You are on page 1of 145

Tp ve psikiyatri kkenli bir ruh zmlemecisi olan Jung'un, psikolojik tiplemeler, kompleksler teorisi ve szck arm testi gibi

zgn bilimsel katklar gnmz psikolojisi ve psikiyatrisi iinde hl yerini korumaktadr. Bunun tesinde, bugn Jung'u bir ekol olarak anmamzn nedeni, btn insan bilimlerine yansyan trev ve etkileriyle "simge" alanndaki almalar, ve kiisel ya da kolektif bilindnn dinamiklerini ve grnglerini irdeleyen yaptlardr. Jung dncesinin antropolojiden teoloji ve felsefeye, etnolojiden sosyolojiye ok geni bir alanda kalc izleri vardr.
tekini Dinlemek uzmanlam bir dizi. Ama dizide yer alacak btn kitaplar dorudan insana dair. Hayatlarmza, kendi kiisel deneyim alanmza, ana babalarmza, onlarla ilikilerimize, zor byme yllarmza dair bir bilgi... Kendimiz ve dier insanlarla ilgili sezgilerimizi gelitirmemize yardmc olacak, yeni kavray imknlar verecek ve kukusuz renirken herkesin kendi deneyimleriyle snayaca trden bir bilgi... Psikiyatri ve psikanaliz alannda yzyl boyunca yazlm temel yaptlar bir ktphane oluturacak kapsamda bir araya getirirken bunu amaladk.

METS TEKN DNLEMEK METS YAYINLARI PEK SOKAK N0:9 34433 BEYOLU STANBUL ISBN 975-342-414-0

METS / TEKN DNLEMEK


Carl Gustav Jung DRT ARKETP

isvireli psikiyatr Carl Gustav Jung (Kesswil 1875Kssnacht 1961) analitik psikoloji okulunun kurucusudur. 1902'de Zrih niversitesi'ni bitirerek doktor oldu. 1900'de Eugen Bleuler'in ynettii Burghlzli Akl Hastanesi'nde almaya balayarak psikiyatri alannda uluslararas bir n kazand. 1907-12 arasnda Freud'un yakn alma arkada olan Jung, Freud'un mirass olarak grlmeye baland. 1910'da Viyana Uluslararas Psikanaliz Dernei'nin bakan oldu. Gr ayrlklar, zellikle de Freud'un cinsellie verdii belirleyici role Jung'un katlmamas bu ibirliini sona erdirdi. 1912'de yaymlad Wandlungen und Symbole der Libido (Libidonun Dnm ve Simgeleri) Freud'un ou dncesinin kart savlar ieriyordu. 1914'te dernein bakanlndan istifa etti. 1921'de yaymlanan Psychologische Typen'e (Psikolojik Tipler) ie dnklk-da dnklk kavramlarn gelitirdi. Freud'un kiisel bilind grne kolektif bilind grn ekledi, arketip kavramn gelitirdi. Zrih Federal Politeknik Okulu'nda psikoloji (1933-41) ve Basel niversitesi'nde klinik psikoloji (1943) dersleri veren Jung, 1948'de Zrih'te C. G. Jung Enstits'n kurdu. Balca Eserleri: Die Beziehungen zwischen dem Ich und dem Unbewussten (1928, Ben Kavram ile Bilind Arasndaki likiler), Wirklichkeit der Seele (1934, Ruhun Gereklii), Psychologie und Religon (1940, Psikoloji ve Din, 1963), Psychologie und Alchemie (1944, Psikoloji ve Simya), Die Symbolik des Geistes (1948, Ruhun Simgeleri). Trkede Jung: Analitik Psikolojinin Temel ilkeleri (Konferanslar, Can, 1996); Analitik Psikoloji (Payel, 1997); Anlar, Dler, Dnceler (Can, 2002); Din ve Psikoloji (insan, 1997; Psikoloji ve Din, Okyanus, 1998); insan Ruhuna Ynelik Bilinalt ve ilevsel Yaps (Say, 2001); Kefedilmemi Benlik (ilhan, 1999).

METS YAYINLARI tekini Dinlemek 14


DRT ARKETP

Carl Gustav Jung zgn ad: Die Archetypen und das kollektive Unbewusste iinden seilen "Die Psychologischen Aspekte des Mutterarchetypus, ' ber Wiedergeburt", "Zur Phnomenologie des Geistes im Mrchen" ve Zur Psychologie der Trickster-Figur adl yazlar. 1976, Patmos Verlag, Walter Verlag, Dsseldorf/Zrih Metis Yaynlar, 2001 (ONK Ajans'la yaplan anlama ile yaymlanmaktadr.) Birinci Basm: Mays 2003 kinci Basm: Ekim 2005 Yayma Hazrlayan: M. Bilgin Saydam Dizi Yayn Ynetmeni: Saffet Murat Tura Dizi Kapak Tasarm: Yetkin Baarr Grafik Tasarm: Semih Skmen Dizgi ve Bask ncesi Hazrlk: Metis Yaynclk Ltd. Bask ve Cilt: Yaylack Matbaaclk Ltd.

Metis Yaynlar pek Sokak No. 9, 34433 Beyolu stanbul Tel: 212 2454696 Faks: 212 2454519 e-posta: info@metiskitap.com www.metiskitap.com

ISBN 975-342-414-0

Carl Gustav Jung


Drt Arketip
eviren

Zehra Aksu Ylmazer


Sunu

M. Bilgin Saydam

Dizi Yayn Ynetmeni

Saffet Murat Tura

indekiler

Sunu: Carl Custav Jung: Nesnel Ruh'un aman Bilgin Saydam 7

DRT ARKETP

I ANNE ARKETPNN PSKOLOJK YNLER 17 1 Arketip Kavram zerine 17 2 Anne Arketipi 21 3 Anne Kompleksi 24 4 zet 37 II YENDEN DOU ZERNE 46 1 Yeniden Dou Biimleri 47 2 Yeniden Dou Psikolojisi 49 3 Dnm Srecini Canlandran Bir Simge Dizisi rnei 66 III MASALLARDA RUHUN FENOMENOLOJS ZERNE 78

V HLEBAZ FGRNN PSKOLOJS ZERNE 121

Kaynaka 139

Sunu

Carl Gustav Jung: Nesnel Ruh'un aman


M. Bilgin Saydam

nsan, insan-olmak hususunda bir anlatya giritiinde, irdeleyecei hep kendisi olacaktr. Bu kendini-anlatma, anlatnn hem ieriinde, hem de biiminde ikindir. Hibir zgn kuram teki'nden kmaz. Her ey "kendi"nin kuramdr. teki, ancak bir iliki srecinde, te ki'nde kendini bulmak ve oluturmak iindir. Metis'in psikiyatri-ve-psikanaliz-klasikleri-serisi "tekini Dinle mek", C. G. Jung ile kendisini tekzip ediyor. Serinin elinizdeki kita bnn yazar Carl Gustav Jung (1875-1961) apak bir " kendi"-merke ziyeti-kuramsallk ahikasdr:
Yaamm bir anlamda, yazdklarmn zn oluturuyor, yazdklarm ya ammn zn deil. Kiiliim ve yazma biimim bir btn. Tm dnce lerim ve abalarm ayn zamanda 'ben'im. Bu nedenle, zgemiim 'ben'in yalnzca kk bir paras. (Jung 2001: 14) Yaamm, ortaya koyabildiim bilimsel yaptlardr. kisi de ayn ey de mek. Yaptlarm, isel gelimemi ifade ettikleri iin yaam yolumdaki belli durak noktalar olarak deerlendirilebilirler... Yazdm her ey, isel bir zo runluluun sonucuydu. Kaynaklar da kaderimde olan bir zorlama. Yazdkla rm bana iimden saldran eylerdi... Beni harekete geiren ruhun konuma sna izin verdim... (Jung 2001: 231-2)

Jung iin eer kategorik bir "teki" tanmlamas yapacaksak, te ki'ni, Jung'un "kendi"sindeki, benliinden te duran ve nesnellik ta nd Ruh-ieriklerinde aramamz gerekiyor. Kitabn bal "Drt Arketip" bu konuda nemli ipular veriyor.
*

DRT ARKETP 8

Carl Gustav Jung tp ve psikiyatri kkenli bir ruh zmlemecisidir. Psikolojik tiplemeler, kompleksler teorisi ve szck arm testi gibi zgn bilimsel katklar, gnmz psikolojisi ve psikiyatrisi iinde de yerini muhafaza etmitir. Ancak Jung'u bir okul yapan, btn insan-bi limlerine yansyan trevleriyle sembol-bilim alanndaki almalar ve (kiisel/ortak) bilindnn dinamik ve grnglerini irdeleyen yaam eseridir. Bu katk antropolojiden teolojiye, psikolojiden felsefeye, et nolojiden sosyolojiye ok geni bir alanda deiim ve dnmlere yol am, ve hatta kuantum fizii gibi u doa bilimlerinde yeni almla r (rn. ezamanllk [sinkronisite]) ngrm, nermitir. Kariyerinin dnm noktas, psikodinamik retisinin cazibesine kapld, dnemin aykr ruhu Sigismund Freud (1856-1939) ile yol larnn kesimesidir. Sonradan kuram ve uygulamasn kstlayc ve indirgemeci bularak bu byk ustayla ilikisini koparmtr. ki b yk zihnin bulumas da ayrlmas da ok grltl, bir o kadar da verimli olmutur. C. G. Jung, hep zannedildii gibi, -bir modernite harikas olan- Freud'un rencisi olarak tanmlanamaz; Jung-oluu nu ona borlu deildir; ancak onunla ilikisinden ok ey rendii de inkr edilemez. Her ne kadar birbirlerini tamamlyor gzkseler de, Jung'un gnostik-idealistik yaam felsefesi, -temelde-, ilerlemeci Freudien dnya grnn dolaysyla da psikoteraptik zm kurgularnn- antitezidir. te tam da bu nedenle, onu gemek zerey ken, fersah fersah gerilere dm, ve bu gerileme "Ruh"un tanmn, Freud'un retilerine smayacak kadar geniletmitir. Jung Fre ud'dan "fazla"dr; deliliin, bilin tarafndan delilik olarak tanmlan masna izin verilemeyecek kadar asl'olduunu syleyen ve "zorlama" akl-bandalmza armamz salayan kiidir. O "Ruh"un gizem lerinin Pinel'idir. Ancak, C. G. Jung akl hastalarn zincirlerinden kurtaran Pinel kadar "aydnlanmac" deildir; bir bilin-lilik fanatii hi deildir. Karanla her zaman sayg duymu; karanlksz aydnln mmkn olamayacan vurgulamtr. Aydnlk ve karanln iieliinin oluturduu alacakaranlk onda hibir zaman vasat bir grilik deildir: C. G. Jung'un alacakaranl, mutlak aydnlk ve mutlak karanln hzl geilerinin oluturduu bir yanlsamadr. te bu geilerin, do laysyla da geimelerin aknl ve belirlenemezlii/gvensizlii nedeniyledir ki, Jung'un, modernist "aklc" zihne ters ve rktc gelen bir yan vardr.

C. G. JUNG: NESNEL RUH'UN AMANI I 9

Jung'un yaam izgisini, ocukluundan beri gcne, zenginliine, karmaklna teslim olduu znel dnyasnn tek(il)liinde hissetti i yalnzl, yaltlml, ayn zamanda da seilmilii, ngrd bir insan(lk) nesnelliine balama araynda betimleyebiliriz. Bu aba tekil ve znel Cari Gustav Jung'u, bir yandan canl doa zerin den cansz varlklara, dier yandan Ruh'a ve Tanr imgesine balar. Ara aama her iki tarafa doru da kltr ve ortak bilind, ara ele manlar ise -elinizdeki kitabn ana temasn oluturan- arketiplerdir. Her dnya gr, ki bunun iine kozmolojik/kozmojenik siste matizasyonlar, felsefi kuramlar, her trl bilimsel almn yan sra, psikolojik kuramlar ve uygulamalar da girer, "o dnyay gren gzle rin gr"dr. Genel-geerlilik iddiasyla, sorun zme yntemleri ni kuramlatran ve kurumlatran terapi okullarnn k noktas, her zaman znel bir sknt, tan ve saaltm midi/ngrs/abasdr. nsan yaamnn esas gailesi, kendi tedavisidir, yani kendi eksik liklerini tamamlamak, atmalarn zmlemek ve zedelenmilikle rinin strabn azaltmaktr. Bunu baarmak, dnyay, yeniden ve mer kezinde kendisi olmak kaydyle, yani, kendi dnyas olarak "tamam" etmektir: "Yaratclk" dediimiz, hi bitmeyecek, yani hibir zaman ufkuna ulaamayacak eylem de budur: "Dnyay-tamam-etme-eyle mi"...
Bilincin kozmik anlamn o anda apak kavradm. 'Doann yarm brak tn sanat tamamlar' der simyaclar. Ben, yani bir insan, gizli bir yaratclk la, dnyaya nesnel bir varolu katarak, ona kusursuz damgasn vurmutum. Byle bir davran ancak Yaradan yapabilir denir... nsan, yaradln ta mamlanabilmesi iin gerekli(dir), nk insann kendisi ikinci bir yarat cdr) ve dnyaya nesnel varln kazandran o(dur)... Nesnel varoluu ve anlam yaratan insand(r) ve insan varoluun yce srecinde vazgeilmez ye rini almt(r). (Jung 2001: 262-3).

Jung, ikinci bir yaratc olarak kendini, yani insan, anlam yarat maya memur ve sorumlu/zorunlu ilan ederken, insann ve Tanr'nn i ie getii, -elbette Hristiyan mitolojisinden ve sa-Mesih imge sinden beslenen- bir dnya grnn izlerini sezdirmektedir.

DRT ARKETP I 10

Varolan tm dinler tarafndan, hem modernitenin yzeysellik ve akl clk banazlna kar mttefik addedilen derinlemelerde klavuz, hem de "zndk" sulamasyla dlanacak fikirlerin babas olarak C. G. Jung, bireysel kurtuluun "dinsel" bir merkezde btnlemeyle mmkn olacan vurgularken, bu merkezi, her insann zgn -ama nesnel- kendiliinde ("Selbst") bulabileceini ve/veya gerekletire bileceini syler:
...()nk "Tanr" bir mit deil, insann iindeki Tanrsalln ortaya k masdr. (Jung 2001: 342)

Ancak bu bireysel/znel merkezler aslnda tek bir ortak merkeze akmaktadr. Bu nedenle Jung'un en znel yorumu, nihayetinde insan anonim bir nesnellie gtrr. Paradoksal bir manevrayla iiedir Jung retisi: Kendi znel mitini rrken insan, anonimiteden uzaklaarak zgnleirken, zerine maddenin ve zamann nesnel arlnn ktn farkeder. Merkezka gler, merkezcil ekimin de kaynadr. Belki de C. G. Jung teleolojisinin gerek anlamda bir modern-istik din gibi alglanmasna neden olan, bu ortak (ve tek) merkeze doru bzme, yzeysel katmanlarn ie doru gmesi, kabuun bir ekirdekte -her eyi yutan ve her ey olan o meum ka ra delikte- toplanmasnn mutlakldr. Kara delik metaforunun yklendii g imgesi, antitezini, kendi gibi bir mutlaklk ieren, "her eyi-kapsayan-genleme"de, sonsuz lukta bulur. Mutlaklkta buluma, bir ve ayn olmaktan baka bir ey olamaz; zira mutlak tektir. Bir aykr "Orta-Avrupa Hristiyan misti i olarak Jung'un ekimini hissedecei mutlak-merkez, insann ken dinde tad bir ve sonsuz olan Tanr imgesidir:
"Tm dncelerim, gnein evresinde dolaan gezegenler gibi Tanr'y merkez alyor. Bu ekim gcn yadsrsam en byk gnah ilemi olu rum." (Jung 2001: 13)

C. G. JUNG: NESNEL RUH'UN AMANI I 11

Jung elbette ki bir bilimadamdr da: Her trl nesne ve eylemi bilin cin hkmranlnda merkezletirmek abas, modern zihnin bir kaygsn yanstmaktadr. Bu saiki Jungien psikolojinin k nokta snda tesbit ederek kendisine bir modernite kahraman nvann da yaktrabiliriz:
nemli olan, bilind malzemeye kiilikler ykleyerek kendini ondan ayrabilmek ve ayn zamanda, onlarn bilinle balant kurmalarn sala maktr. Glerini yok etmenin yntemi budur. Bir oranda bamszlklar ve kendilerine zg kimlikleri olduu iin, onlara kimlik vermek ok zor deil dir. Bamszlklarn kabullenmek de bal bana bir itir ama bilindnn kendini byle ortaya koymas, bizim, onu en iyi biimde ynetebilmemizi de salar. (Jung 2001: 199)

Bu amlama, bilincin alglama alann geniletmeye ve benliin nesneler zerindeki etkinliini artrmaya ynelik modernist sylemin amlamasdr; ancak gnmzde artk postmodern olarak nitelendi rebileceimiz bir tarzda ruhsal ieriklere yaklar. Jung merkeze ken di bilincini (insan bilincini) yerletirerek modern bir tutum srdrme nin tesine de gemitir. Ruhsal ierikleri -ki bunlar d gereklik lerle iliki iinde olumu "numinos" tasarmlar niteliiyle arketip olarak tanmlamtr- ayr, kendi bana varolu birimleri, zerk g ve ekim kaynaklar olarak kurgulamtr:
Ruhta, benim retmediim eyler vard. Kendilerini retiyorlar ve ya amlarn srdryorlard. Philemon, benim dmda bir gc simgeliyordu. Fantezilerimde onunla konuurduk... Dnceleri kendimin rettiini sand m, ama aslnda dncelerin bir ormandaki hayvanlar, bir odadaki insan lar ya da havadaki kular gibi olduklarn dndn sylerdi. Bir odada ki insanlar grdnde, o insanlar senin yarattn ya da onlardan senin so rumlu olduunu dnmezsin, deil mi?' diye de eklerdi. Ruhsal nesnellii ve ruh gereini bana reten o olmutur. (Jung 2001: 195)
*

Jung'un kuramsal temelini sunduu, arketipoloji ve bilind dina miklere younlaan "Analitik Psikoloji" okulu, arketiplerin doas gerei, imgeler, resimlerle alr. mgelerin ok-anlamllk ve mu laklklar, ok daha belirli ve keskin bir ifadeyi tayan szcklerin apaklndan farkldr. mgeler ocukluu ve ocuksuluu artrr. mgelerin gerek

DRT ARKETP I 12

lik pas, szden ok daha derinlere, gerilere gider. Bu da zaten eya ve durumlar zerinde hkimiyet amal olan sz'n, her eyin sze dklebilecei saplant ve zorlamndan farkl bir kabul-edii ierir. Denetim amal sz-letirici'nin korkusu, resmin ocuksuluk, ilkel lik, mulaklk, gelimemilik yaftalaryla azmsanma ve kmsen mesine yol aabilir. Oysa arketiplerin ilevi, kristalizasyon odaklar gibi "mevcut" t re-zg biyolojik-evrimsel alglama-duyumsama-yorumlama-tepkile()me emalarn oluturmak deildir. Arketipler, o emalarn mi henk noktalarnda beliren, kendini gsteren ve kendini zor-layan g rnglerdir. Arketiplerin gc kendilerinden menkul deildir; bir yer ve durumun imgesidirler ve o yer ve durumun kendisinden kaynakla nan bir zorlayclklar vardr. Bu olgu onlar -paradoksal gzkse de-, daha bir vazgeilmez klar. Zira gleri kendilerinden menkul deildir. Varolu alm btnlnn zorunlu grngleridir. Ana eylem emalar ve durularn somutlamalardr.
Zihnimizin biimlenmesine yardm etmi ve ana ruhsal koullarmz saptam belirli bir dnyada yaadmz iin,... (d)outan getirdiimiz ya pmzn snrlar iinde kalmak zorundayz. Bu nedenle, tm benliimiz ve dncelerimizle bu dnyaya balyz. (Jung 2001: 304)

Jung'un pagan kaynakl girdilere de ak psikososyal geliim orta m, herhalde "arketip" fikrinin oluum ve geliimine katkda bulun mutur. ekilletirilen ve "numinosum" ile, yani kavranlamayan gi zemli bir g ile doldurulan ruhsal ieriklerin (arketiplerin), amann, insan ve doayla ilgili her trl soru(n)da bavurduu, yardmlat ya da att "d(-latrlm)" gizemli glerle benzerlii aktr. Jung, kendini-insan-insanl saaltm iin ngrd ve nerdii her yntemi, bir amann esrikliinde yaadklarna benzer tarzda, ar ketipsel glerle kurduu iliki iinde deneyimlemi, ortak bilin bo yutuna geri dndnde yaadklarn bilimsel kurgu iinde payla ma amtr. Jung'un psikoterapistin ilevini amlarken kulland "yaral saaltc" tanmlamas, amann saaltc/dzenleyici ilevi nin daha yksek ve btnlemi bir bilinlilik dzeyindeki tekrardr. Modern zamanlarn "had-bilmez" "bilin"-liliinden farkl olarak, ben-liin zaaf ve snrllnn, Ruhun grkem ve okluunun ayr dnda, "Nesnel Ruh'un aman" olarak, Jung'un ular kavuturan duruu, postmodern zamanlarda daha da modern gzkmektedir.

C. G. JUNG: NESNEL RUH'UN AMANI I 13

C. G. Jung'un kuramsal kurgusunun ekirdei, tekil bir insan-lk ne risi olan "bir(eysel)-leme (individuasyon) sreci", bir btnleme srecidir. Bir-leme sreci, -ounlukla bilincinde olmasa da- her in sanda bir te(le)olojik olaslk olarak mevcut bulunan, ruhun, Ruh'a doru gelime-byme-alma servenidir. Jungun va'zettii anla myla psikoanaliz ve psikoterapi, bu olasln uyarlmas, tkanklk larn almas, akn kolaylatrlmasdr. Bir-leme srecinin hem amac, hem kazanm olan bireysel bilinlenme, nihayetinde, tm in sanln ortak bilincine bir sunu ve katkdr. Bu ileviyle bir-leme srecine Jungien etiin mihenk ta pyesini yaktrabiliriz. Bir-leme srecinin temel dzenei bilin ve bilindnn kar lkl eyleimidir. Kiinin kendi merkezine doru byk yolculuunu tarif ederken Jung'un bavurduu referanslar arketipsel sembollerdir. Uzun ve zorlu, bezemelerinde zengin alternatifli, ancak aamalarnda zorunlu gei ve dnmleri telkin eden bir-leme sreci kapsamn da, bireyin ncelikle tanmas ve entegre etmesi gereken arketipsel ge, "glge"sidir:
Kiiliin daha dk dzeydeki paras. Seilmi bilinlilikle baa ka madklar iin yaam srecinde kendilerini ifade etmelerine izin verilmeyen ve bu nedenle, bilindnda kartlk yaratmaya alan ve olduka bamsz bir 'hizip' oluturan tm bireysel ve ortak ruhsal eler. Dlerde, glge fig r her zaman d grenle ayn cinsiyetten olur. (Jung 2001: 19)

Glgeye bilincin yansmasyla, karanlkta kalan aydnla alnr. Daha ileri aamada cinsiyetleraras tekiliin de zmlenecei ve alaca bir karlama belirleyicidir: Erkek, bilindnda btnleyi ci ge olarak yer alan dii imgesi ("anima") ile tanr:
Bu ift cinsellik biyolojik bir gerektir... Her erkek, iinde, o ya da bu ka dna ait olmayan sonsuz bir kadn imgesi tar. Bu imge znde bilinddr ve erkein organik sistemindeki asl kadn biiminin, yani bir arketipin, kal tmsal bir esidir. Bu asl resim, kadnln tm atasal deneyimlerinin ve o gne dek kadnln brakt izlerin bir birikiminden oluur. mge bilind olduu iin sevilene bilinsizce yanstlr. Tutkuya ya da nefrete neden olan budur. (Jung 2001: 16)

Kadnn entegre edecei ruh-imgesi ("animus") ise erildir; Jung' un erkek iin syledikleri, mutatis mutandis kadn iin de geerlidir.

DRT ARKETP I 14

Cinsiyetin ayrdn/ayrtrdn ve kar cinse yansttn, bir leme / btn-leme sreci birletirir, btnletirir. Yaam yolcusu, kendisini tanma (bilinlenme) serveninde -op timal koullarda- pek ok arketipsel karlamayla artar, zenginleir. Ancak birleme/btnleme srecinin nihai hedefi ruhun merkezi olan "Ruh"tur; ikin ve akn olan kendiliktir ("Selbst"). Btnleme, her zaman dnm ile birliktedir. Kendindeki teki'ni zmsemi olan insan ayn kalamaz; dnya gr ve modelinde, dolaysyla da yaamnda sarsc bir deiim kanlmazdr. Jung, kuramlarn yaamsal deneyimlerle bire bir koutlayabile ceiniz, ve bunu kendi ifadeleriyle dorulayabileceiniz az saydaki "ak" auteur'lerdendir. Bu yazda sadece, -dorudan- kendisi hak knda sylediklerinden oluan an-eserinden alntlar kullanyor ol mamn nedeni, onun bu hasletini vurgulamak istememdir:
Gemie bakp fantezilerle uratm dnemde bamdan geenleri gz den geirdiimde, bana o zamanlar ok gl bir mesaj gelmi gibi geliyor. mgelerde benimle birlikte bakalarn da ilgilendiren eyler vard. Bu nedenle yalnzca kendime ait olmaktan vazgetim. Buna hakkm olmadna karar vermitim ve o andan balayarak yaamm herkese ait olmaya balad. lgilendiim ve aradm bilgiler o dnemin biliminde yer almyordu. lk deneyimlerden ben gemek zorunda kaldm, stelik deneyimlerimin sonu larnn gereklik toprana iyice kk salmas gerekiyordu. Bu olmasa, abam yaama geirilemeyen znel bir varsaym olarak kalrd. Bunun sonucunda, kendimi ruhun hizmetine adadm... O karmaadan beni kartabilecek tek yol bilimimdi. O olmasayd, edindiim malzeme beni bataklk iekleri gibi hapseder ve o dev sarmaklar beni board. Her bir imgeyi ve ruhsal daar cmda olan her eyi tek tek anlamaya ve onlar olabildiince bilimsel snf lara ayrmaya zen gsterdim. (Jung 2001: 204)

Metis'in sekisi "Drt Arketip", orijinal bir kitabn evirisi deildir. ngilizce bir sekiye koutluk iinde alt balklar oluturan yazlar Almanca orijinalinden Trkeye kazandrlmtr. ngilizcesinde ol duu gibi Trke Metis basksnda da seki ihtiyari bir toplamadr; sz konusu drt arketipin, zellikle biraradal, ya da ncelii sz konusu deildir. Ancak bu kitabn bir zellii kltrmz iin nem lidir: C. G. Jung, slm ile pek ilgilenmemitir denebilir; birka dolayl deinme dnda tek kapsaml yorumu, "Yeniden Dou" ile

C. G. JUNG: NESNEL RUH'UN AMANI I 15

balantl olarak Kur'an'n 18. Sresi'nin ("Kehf Sresi") psiko-mi tolojik gzden geirilmesidir (s. 66-9). Nesnel Ruhu ararken, ara balant olarak kulland kltrel ve dinsel elerin yorumu, elbette ki Jung'un ruhsal znelinin dorudan etkisi altndadr. Ancak ne kadar yanl, eksik ve hatta nyargl olursa olsun, Jung'un savlarn sorgulamak, yorumlarna tavr almann dahi, getirdii artlar olacak, kltrel yanslamalar zenginleecektir. Bu da nihayetinde o kltrn tad ortak bilincin kazanm olacaktr. C. G. Jung uyarc ve dntrcdr: Binlerce sayfalk Toplu Eser leri'nin hibir satr tekrar deildir: Hep ayn eydir, hep yenidir.

KAYNAKLAR

Jung C. G.: Anlar, Dler, Dnceler ("Erinnerungen, Traeume, Gedanken von C.G. Jung", yay. haz. Aniela Jaffe, 1961), ev. ris Kantemir, Can Yayn
lar, stanbul, 2001.

I Anne Arketipinin Psikolojik Ynleri*

1. ARKETP KAVRAMI ZERNE Byk Ana kavram, din tarihi kkenli bir kavramdr ve anatanra tiplemesinin ok eitli ynlerini ierir. Balangta bu kavramn psi kolojiyle ilgisi yoktur, nk "Byk Ana" imgesi pratik deneyimde bu biimiyle ancak nadiren ve de ok zel koullar altnda karmza kar. Simge elbette ki anne arketipinin bir trevidir. Fakat Byk Ana imgesinin arka plann psikolojik adan incelemeye kalkt mzda, incelememizin temeline, ok daha kapsaml olan anne arketi pini oturtmak zorundayz. Arketip kavramn enine boyuna akla mak bugn artk pek de gerekli olmamakla birlikte, baz temel ifade lere yer vermek ok da gereksiz gelmiyor bana. Erken alarda, Platon'un, idea'nn her tr fenomenin ncesinde ve stnde olduu fikrini -farkl grler ve Aristotelesi dnceler olmasna ramen- kavramak ok zor deildi. "Arketip" daha antikada bile kullanlan ve Platon'un "idea"syla eanlaml olan bir kav ramdr. rnein, muhtemelen 3. yzyla ait olan Corpus Hermeticum' da Tanr'nn 1 olarak tanmlanmas, Tanr'nn, "k fe nomeninin ncesinde ve stnde olan tm klarn "ilkimgesi" oldu u dncesini ifade eder. Eer ben bir filozof olsaydm, bu Platoncu sav srdrr ve yle derdim: Bir yerlerde, "gksel bir yerde", "ana lk" (kelimenin en geni anlamnda) ile ilgili tm fenomenlerin nce sinde ve stnde olan bir anne ilkimgesi var. Fakat bir filozof deil, bir ampirisist olduum iin, dnsel sorunlar karsnda zel miza cm, yani kiisel grm genelgeer bir ey olarak savunmam
* lk kez Eranos-Jahrbuch 1938de (Rhein-Verlag, Zrih, 1939) "Die psycho logischen Aspekte des Mutterarchetypus" adyla yaymlanmtr; gzden geirilip geniletilmi versiyonu Von den Wurzeln des Bewutseins. Studien ber den Arc hetypus (Psychologische Abhandlungen IX) iinde yaymlanmtr (Rascher, Zrih, 1954). 1. Scott, Hermetica I, s. 140; arketipik k.

DRT ARKETP I 18

mmkn deil. Grne baklrsa, byle bir eyi, tutum ve gr nn genelgeer olduunu varsayp kendi kiisel yneliminin felsefe sini belirlediini mmkn mertebe grmek istemeyen bir filozof sa vunabilir ancak. Bir ampirisist olarak, fikirleri yalnzca nomina ola rak deil, gerek olgular olarak gren bir yaklam olduunu sapta mak durumundaym. Tesadfen -diyesim geliyor- yaklak iki yz yldan beri, fikirlerin nomina'dan farkl bir ey olabileceklerini var saymann bile hi rabet grmedii, hatta anlalmaz bulunduu bir dnemde yayoruz. Anakronik bir biimde hl Platoncu dnen ler, idea'nn "gksel", yani metafizik tznn, inancn ve batl inancn kontrold alanna itildiini ya da merhamet ederek yazara brakld n grmenin hayal krkln yaamak zorunda kalacaklardr. Ev renseller zerine olan asrlk tartmada nominalist bak as ger eki bak as zerinde bir kez daha "zafer kazanm" ve "ilkimge" flatus vocis (bo sz) olup buharlamtr. Bu deiimin elikisi, hat ta byk oranda nedeni, avantajlar akla biraz fazlaca dayatlan ampi rizmin gl bir biimde ne kmasyd. O zamandan beri "idea" bir a priori olmaktan km, ikincil, tretilmi bir ey olmutur. Elbette, yeni nominalizm genelgeerlilik talep etmektedir, oysa belirli, bu yzden de mizala snrl bir teze dayanmaktadr. Bu tez yledir: d ardan gelen, bu nedenle de kantlanabilir olan her ey geerlidir. deal olan, bunun deneyle kantlanmasdr. Antitezi ise yledir: ier den gelen ve kantlanabilir olmayan her ey geerlidir. Bu durumun umutsuzluu ortadadr. Maddeci Yunan doa felsefesi, Aristotelesi mantkla el ele vererek, Platon'a kar ge de olsa nemli bir zafer ka zanmtr. Fakat her zafer gelecekteki yenilginin tohumlarn tar. Bir tutum deiiklii olacana dair belirtiler son zamanlarda giderek artmakta dr. zellikle de Kant'n kategoriler retisinin, eski anlamdaki meta fizii canlandrmaya ilikin her abay daha en bandan engelleme si, bir yandan da Platoncu ruhun yeniden douuna zemin hazrlama s anlamldr: insan kapasitesinin tesine geebilen bir metafiziin ol mas mmkn deilse, bilginin a priori yapsnn tuzana dp k stlanm olmayan bir ampirizm de yoktur. Saf Akln Eletirisi'nin (Kritik der reinen Vernunft) yaymlanmasnn zerinden geen bir bu uk asrda, dnce, akl, kavray vb.nin tek bana varolan, tm z nel koullardan bamsz olan ve yalnzca mantn ebedi yasalarna hizmet eden sreler deil, bir kiilie zg ve tbi psiik ilevler ol

duu gr giderek kabul grmtr. "Grlm mdr, duyulmu mudur, elle dokunulmu mudur, tartlm, saylm, dnlm ve mantkl bulunmu mudur?" sorusunun yerini artk u soru almtr: "Kim gryor, kim duyuyor, kim dnd?" Bu eletirel tutum, mini mal srelerin gzlemlenmesi ve llmesindeki "kiisel denk lem"den balayarak, dnemimizden nce bilinmeyen ampirik psiko lojinin ortaya kna dek devam eder. Bugn bilginin tm alanlarn da psikolojik ncller olduundan ve bunlarn konu seimi, aratrma yntemleri, sonularn tr, hipotez ve de kuramlarn oluumu ze rinde etkin rol oynadndan eminiz. Hatta, Kant'n kiiliinin, Saf Akln Eletirisi'nde hi de kmsenmeyecek bir rol oynadna ina nyoruz. Yalnzca filozoflarn deil, kendi felsefi eilimlerimizin, hatta gurur duyduumuz gerekliklerimizin bile kiisel nclleri ol duu fikri rahatsz ediyor, hatta bir tehdit gibi alglanyor. Bylece her tr yaratc zgrlmz -diye haykryoruz- elimizden alnm oluyor! Nasl yani, bir insan ne ise yalnzca onu dnr, syler ve yapar, yle mi? Yine abartp da dizginsiz bir "psikolojizm"in tuzana dmemek kaydyla, bence burada kanlmaz bir eletiri sz konusu. Bu eleti ri, madem psikolojinin z, kayna ve yntemidir: tm insan eylem lerinde a priori bir faktr vardr, bu da, psike'nin doutan gelen, bu nedenle de bilinncesi ve bilind olan bireysel yapsdr. Bilinncesi psike, rnein yeni domu bir bebeinki, uygun koullar sa land takdirde her eyin doldurulabilecei bo bir levha deildir, aksine son derece karmaktr, ok net bir biimde tanmlanm birey sel bir olgudur ve bize karanlk bir boluk gibi gelmesinin nedeni, onu dorudan doruya gremememizdir. Fakat gzle grlebilir ilk psiik tepkiler verilmeye balandnda, bu tepkilerdeki bireysel zellii, yani zgn kiilii grmemek iin insann kr olmas gere kir. Btn bu ayrntlarn gzlemlendikleri anda olutuklarn varsay mak mmkn deil herhalde. rnein, anne babada da grlen baz marazi zelliklerin kaltm yoluyla getiini varsayarz. Epileptik bir annenin ocuundaki epilepsinin acayip bir mutasyon olduunu d nmek aklmza bile gelmez. Kuaktan kuaa aktarlan yetenekler iin de geerlidir bu. Ana babalarn hi grmemi, dolaysyla onlar tarafndan "eitilmemi" hayvanlarn karmak igdsel davranla rn da ayn ekilde aklarz. Gnmzde, insann dier canllardan farkl olmad, her hayvan

DRT ARKETP I 20

gibi onun da nceden biimlenmi, trne uygun bir psike'ye sahip olduu, stelik de, keskin gzlemlerin de ortaya koyduu zere, be lirgin ailevi zellikler tad varsaymndan yola kmak durumun dayz. Bu kuraln dnda kalan insan davranlar (ilevleri) olduu nu dnmemiz iin hibir neden yoktur. Hayvanlarda igdsel dav ranlar mmkn klan yap ya da eilimler hakknda kesin bir fikir sahibi olmamz mmkn deil. Ayn ekilde, bir insann insan gibi davranmasn salayan bilind psiik yaplarn ileyiini de bilmi yoruz. Bunlar benim "imgeler" diye tanmladm ilev biimleri ol sa gerek. "mge" yalnzca gerekletirilecek eylemin biimini deil, eyleme neden olan tipik durumu da ifade eder.2 Bu imgeler, tre z g olmalar nedeniyle "ilkimgeler"dir ve eer bir ekilde "olumu" iseler bile, oluumlar trn ortaya ksyla ezamanldr nsan in san klan zelliklerdir bunlar, insan eylemlerinin insana zg biim leridir. Bu spesifik tarz insann ekirdeinde vardr ve kaltsal olma d, her insanda yeni batan olutuu varsaym, sabah doan gne in nceki akam batan gneten farkl bir gne olduu biimindeki ilkel inan kadar samadr. Psiik olan her ey nceden biimlenmi olduu iin, psike'nin tek tek ilevleri, zellikle de bilind eilimlerden kaynaklananlar da nceden biimlenmitir. Bunlarn en nemlisi yaratc fantezi'dir. "lkimgeler" fantezi rnlerinde grnr hale gelir ve arketip kavra m zel uygulama alann burada bulur. Bu geree ilk iaret eden ki i ben deilim. Bu onur Platon'a aittir. Etnoloji alannda yaygn baz "ilkfikirler"e dikkat eken ilk kii Adolf Bastian'dr. Daha sonra fan tezinin "kategorileri"nden sz edenler, Durkheim ekolnden iki ara trmac olan Hubert ve Mauss'tur. "Bilind dnme"nin bilind nda nceden biimlenmi olduunu gren kii, Hermann Usener3 gibi nemli bir otoritedir. Eer benim bu keiflerde bir paym varsa, o da, arketiplerin yalnzca gelenek, dil ve glerle yaygnlamad n, her zaman ve her yerde, herhangi bir d etkenden bamsz olarak kendiliinden yeniden ortaya kabileceklerini gstermi olmamdr. Bu saptamann boyutlarn kmsememek gerekir, zira bunun anlam, bilind olsa da, aktif, yani canl yap ve biimlerin, Platon cu anlamda idea'larn her psike'de olduu ve bunlarn dncelerimi
2. Bkz. Jung, Instinkt und Unbewutes (gd ve Bilind). 3. Usener, Das Weihnachtsfest (Noel Bayram), s. 3.

zi, duygularmz ve eylemlerimizi igdsel olarak nceden biim lendirdii ve etkilediidir. Arketiplerin ieriinin belirli, yani bir tr bilind "fikir" olduu gibi bir yanl anlamayla sk sk karlayorum. Bu nedenle, arketip lerin ierik olarak deil, yalnzca biimsel olarak belirlenmi olduu nu, biimsel belirlenmelerinin de son derece kstl olduunu bir kez daha vurgulamakta yarar var. Bir "ilkimge"nin ierii, ancak bilinli, dolaysyla bilinli deneyim malzemesiyle dolu olduunda belirlidir. Oysa arketiplerin biimi, daha nce baka yerde de akladm gibi, bir kristalin eksen sistemiyle karlatrlabilir; kristalin eksen siste mi, ana svdaki kristal oluumunu bir anlamda nceden biimlendi rir ama kendisi maddi bir varla sahip deildir. Maddi varlk, ancak iyonlarn, sonra da molekllerin zel bir biimde kmelemesiyle or taya kar. Arketipin kendisi bo, salt biimsel bir unsurdur, kendi tasvirinin a priori bir olaslndan, facultas praeformandi'den (tasar lanan yeti) baka bir ey deildir. Kaltm yoluyla aktarlanlar tasvir ler deil, biimlerdir, bu bakmdan da yine biimsel olan igdlere tekabl ederler. Arketiplerin varl nasl kantlanamazsa, somut bir biimde grlmedikleri srece igdlerinki de kantlanamaz. Bii min belirli olmas nedeniyle, kristal oluumu benzetmesi aydnlatc dr, zira eksen sistemi her bir kristalin somut yapsn deil, yalnzca stereometrik yapy belirler. Kristal byk ya da kk olabilir, y zeylerinin yapsna ya da eklemlenmelerine gre farkllk gsterebi lir. Deimez tek ey, prensipte hep ayn geometrik orantlara sahip olan eksen sistemidir. Ayn ey arketip iin de geerlidir: prensipte ni telenebilen arketip, tezahr biimini asla somut olarak deil, yalnz ca prensipte belirleyen deimez bir anlam ekirdeine sahiptir. r nein anne arketipinin ampirik olarak nasl tezahr ettii tek bana ondan tretilemez, baka faktrlerden de kaynaklanr. 2. ANNE ARKETP Her arketip gibi anne arketipinin de saysz tezahr vardr. Ben bu rada daha tipik baz biimleri anmakla yetineceim: kiisel anne ve bykanne; vey anne ve kaynvalide, iliki iinde olunan herhangi bir kadn, rnein stanne ya da dad, ata ve bilge kadn, daha st an lamda tanra, zellikle de Tanr'nn anas, Bakire Meryem (genle mi anne olarak rnein Demeter ve Kore), Sophia (anne-sevgili ola

DRT ARKETP I 22

rak, ayrca Kybele-Attis tiplemesi, ya da kz-[genlemi anne-]sev gili); kurtulu arzusunun hedefi (cennet, Tanr krall, gksel Ku ds); geni anlamda kilise, niversite, kent, lke, gk, toprak, orman, deniz ve akarsu; madde, yeralt dnyas ve ay, dar anlamda doum ve dlleme yeri olarak tarla, bahe, kaya, maara, aa, kaynak, derin kuyu, vaftiz kab, kap biiminde iek (gl ve lotus); byl daire olarak (Padma olarak Mandala) ya da Cornucopiatypus (Bereket Boynuzu); daha dar anlamda rahim, her tr oyuk biim (rnein vida yuvas); Yoni; frn, tencere; inek, tavan, her tr yararl hayvan. Btn bu simgeler olumlu, iyi bir anlam ya da olumsuz, kt bir anlam tayabilirler. Benzer zellikler kader tanralarnda (Moira'lar, Graia'lar, Norna'lar) da grlr; uursuz simgeler cad, ejderha (balk ve ylan gibi yutan ve boan her hayvan), mezar, tabut, derin su, lm, kbus ve umacdr (Empusa, Lilith vb.). Bu listenin tam olmak gibi bir iddias yoktur, anne arketipinin nemli ynleri sralanmtr, o kadar. Anne arketipinin zellikleri "annelik" ile ilgilidir: diinin sihirli otoritesi; akln ok tesinde bir bilgelik ve ruhsal ycelik; iyi olan, bakp byten, tayan, byme, bereket ve besin salayan; sihirli dnm ve yeniden dou yeri; ya rarl igd ya da itki; gizli, sakl, karanlk olan, uurum, ller dn yas, yutan, batan karan ve zehirleyen, korku uyandran ve kanl maz olan. Anne arketipinin bu zelliklerini Symbole der Wandlung (Dnmn Simgeleri) adl kitabmda ayrntlaryla anlatp belgele dim. zelliklerin elikilerini kitabmda seven anne ve korkun anne olarak ifade ettim. Bizim iin en bildik tarihi rnek, ortaa alegori lerinde sa'nn yalnzca annesi deil, armha gerildii ha da olan Meryem olsa gerek. Seven ve korkun annenin Hindistan'daki kar l zt zelliklere sahip Kali'dir. Smkhya felsefesi anne arketipini prakrti kavramyla ifade etmi ve bu kavrama temel zellikler olarak gunas' yklemitir: iyilik, tutku, karanlk - sattvam, rajas, ta mas.4 Annenin nemli zellii, bakp byten, besleyen iyilii, ar zu dolu duygusall ve yeraltna zg karanldr. Felsefi efsanenin zellii, Prakrti'nin, "ayrm yapan bilgi"yi Purusha'ya anmsatmak

4. gunas'n etimolojik anlam budur. Bkz. Weckerling (der.), Das Glck des Lebens. Medizinisches Drama von Anandaryamakh (Yaamn Mutluluu. Anan daryamakh'nin Tbbi Dramas), s. 21 vd., ayrca, Garbe, Die Smkhya-Philosop hie (Smkhya Felsefesi), s. 272 vd.

amacyla onun nnde dans etmesi, anne arketipinin deil, anima ar ketipinin kapsamna girer. Zira anima arketipi, erkek psikolojisinde annenin imgesiyle bata i iedir. Etnolojideki anne figr az ok evrensel olsa da, bu imge bireysel deneyimde hayli deiime urar. Burada kii, annenin grne gre muazzam boyutlardaki neminden etkilenir nce. Kiiliki psikoloji de bu figr o kadar n plana kar ki, bilindii gibi, kiiliki psikolo ji, hi olmazsa kuramsal olarak bile kiisel annenin tesine geeme mitir. Hemen belirtmeliyim ki, benim yaklammn psikanalitik ku ramdan ilke olarak fark, kiisel anne figrne yalnzca snrl bir an lam atfetmemdir. yle ki; literatrde tasvir edildii zere, ocuk psi ke'si zerindeki btn o etkilerin tek kayna kiisel anne deil, anne ye yanstlan arketiptir; bu arketip anneye mitolojik bir arka plan ve rerek ona otorite, hatta tanrsallk katar.5 Annenin, etiolojik, yani trav matik etkilerini iki gruba ayrmak gerekir: Bir, kiisel annenin ger ekten sahip olduu karakter zellikleri ya da tutumlardan kaynakla nanlar; iki, kiisel annenin grnrde sahip olduu, aslnda ocuun anneye yanstt fantastik (yani arketipik) zelliklerden kaynakla nanlar. Gerek nevroz etiolojisinin, ilk bata sanld gibi travmatik etkilerden deil, daha ziyade ocuk psikolojisindeki garip bir geli imden kaynaklandn Freud da grmtr. Bu tr bir geliimin an nenin rahatsz edici etkilerinden kaynaklanmas olasl yadsnamaz. Bu nedenle, ocuklardaki nevrozun nedenini ncelikle annede ara rm, zira kendi deneyimlerimden de biliyorum ki, bir ocuk nevrotik bir geliimden ziyade normal bir geliim gstermeye eilimlidir; ay rca, vakalarn ounda rahatszln kayna anne babada, zellikle de annede kesin olarak tespit edilebilmitir. Anormal fanteziler kii sel anneyle ancak ksmen ilintilendirilebilir, nk yanl anlalmas mmkn olmayacak kadar kesin ifadeler ieren bu fanteziler, gerek bir anneyle badatrlabilecek zelliklerin ok tesindedir; bu zel likle de had safhada mitolojik fantezilerde aka gzlemlenebilir, zi ra ocuk fobilerinde anne sk sk hayvan, cad, hortlak, insan yiyen dev, erselik ve benzeri olarak grlr. Fakat bu fanteziler her zaman salt mitoloji kkenli deildir, ya da eer ylelerse, her zaman bilin d koullanmalardan deil, bazen de masallardan, tesadfen duyul
5. Amerikan psikolojisi bu konuda zengin rneklere sahiptir. Bu bakmdan nemli ama eitici bir hiciv: Wylie, Generation of Vipers (Engerek Kua).

DRT ARKETP I 24

mu szlerden ve benzeri eylerden kaynaklanabilir, bu nedenle her halkrda titiz bir incelemede bulunmak gerekir. Baz pratik neden lerden tr, ocuklarn ayrntl bir biimde incelenmesi, yetikinle re gre ok daha zordur; yetikinler bu tr fantezileri genellikle teda vi esnasnda doktora aktarrlar, daha dorusu, bu fanteziler zaten yan stlmtr. O zaman da bunlar gln diye bir kenara atmak yeterli deildir, en azndan uzun vadede yeterli deildir, zira arketipler psike'nin d lanamayacak bir parasdr ve mitolojinin daarcndaki saysz mo tiften bildiimiz, Kant'n da szn ettii "karanlk tasavvurlar le mindeki hazine"dir. Bir arketip kesinlikle yalnzca can skc bir n yarg deildir. Ancak yanl yerde olduunda yledir. Arketip, insan ruhunun en yce deerleri arasndadr, bu nedenle de tm dinlerin Olympos'unda yerini almtr. Arketipi deersiz olarak grp bir ke nara atmak, byk bir kayp anlamna gelir. Yaplmas gereken, bu yanstmalar zerek, ieriklerini istemeden kaybeden bireye geri vermektir.

3. ANNE KOMPLEKS Anne kompleksi denen kompleksin temelini anne arketipi oluturur. Bu kompleksin annenin nedensel bir etken olarak aktan aa kat lm olmadan da oluup olumad sorusu henz yantlanabilmi de ildir. Deneyimlerim bana, zellikle de ocuk nevrozlarnda ya da etiolojik olarak erken ocukluk evresine dek uzanan nevrozlarda, ra hatszln oluumunda annenin daima aktif bir rol oynadn gster di. Fakat her halkrda ocuun igdleri bozulmu; yabanc, ge nellikle korku uyandran unsurlar olarak anne ile ocuun arasna gi ren arketipler olumutur. rnein, ar evhaml bir annenin ocuk larnn dzenli olarak ryalarnda annelerini kt bir hayvan ya da bir cad olarak grmeleri, ocuk ruhunda bir blnmeye, bylelikle de nevroz olaslna yol aar.

ANNE ARKETPNN PSKOLOJK YNLER I 25

A. OULUN ANNE KOMPLEKS

Anne kompleksinin etkileri kz ya da erkek ocua gre farkllk gs terir. Erkek ocuktaki tipik etkileri ecinsellik, Don Juanizm, bazen de iktidarszlktr.6 Ecinsellikte heteroseksel unsur bilindnda anneye balanmtr, Don Juanizmde ise anne bilind olarak "her kadnda" aranr. Anne kompleksinin oul zerindeki etkileri KybeleAttis ideolojisinde grlebilir: kendini hadm etme, delirme ve erken lm. Cinsiyetler farkl olduu iin ouldaki anne kompleksi saf de ildir. Erkekteki anne kompleksinde anne arketipinin yan sra cinsel partnerinin imgesinin, yani anima'nn da nemli bir rol oynamasnn nedeni bu farkllktr. Mstakbel erkein karlat ilk dii yaratk annedir ve anne, aka ya da gizlice, kabaca ya da nazike, bilinli ya da bilinsiz, oulun erkekliini ima etmeden duramaz; oul da an nenin diiliinin giderek farkna varr ya da en azndan bilinsizce, igdsel olarak buna yant verir. Bylece, oulda, kimlikle ya da kendini farkllatrmaya direnle ilgili basit ilikiler erotik ekim ya da itmenin faktrleriyle srekli i ie geer. Bu durum tabloyu hayli karmaklatrr. Fakat oulun anne kompleksinin kznkinden daha fazla ciddiye alnmas gerektiini iddia etmiyorum. Bu karmak ruh sal olguyla ilgili aratrmalarn henz ok banda, nc almalar evresindeyiz. Karlatrmalarda bulunmak ancak istatistiklerle mmkn olacaktr. Oysa elimizde henz byle rakamlar yoktur. Yalnzca kzdaki anne kompleksi saftr ve karmak deildir. Bu rada, annenin etkisiyle dii igdlerin ar glenmesi ya da tama men yok olana kadar zayflamas sz konusudur. gdlerin ar glenmesi, kzn kendi kiiliinin bilincinde olmamasna yol aar, igdlerin zayflamas ya da ortadan kalkmas durumunda ise ig dler anneye yanstlmtr. imdilik, kzdaki anne kompleksinin dii igdleri ya ar derecede glendirdii ya da bunlara ket vurduu, oulda ise doal olmayan bir cinsellemeyle eril igdlerin zedelen mesine yol at saptamasyla yetinelim. "Anne kompleksi" psikopatolojik bir kavram olduu iin, daima incinme ve hastalk kavramlaryla ilintilidir. Fakat bu kavram biraz fazla dar olan patolojik erevesinin dna kardmzda ve ona da
6. Bunda baba kompleksi de nemli bir rol oynar.

DRT ARKETP I 26

ha geni, daha kapsaml bir anlam yklediimizde, olumlu etkilerin den de sz edebiliriz: oulda, ecinselliin yan sra ya da yerine, Eros'un farkllamas7 grlr rnein (Platon'un len'inde, bu tr imalar vardr); ayrca, feminen bir unsurun kesinlikle zarar vermedi i gelimi bir estetik ve zevk, dii eduyum yeteneiyle genellikle mkemmel bir dzeye kan retici kapasitesi, son derece olumlu anlamda muhafazakr olup gemiin tm deerlerini sadakatle koru yan bir tarih bilinci, erkek ruhlar arasnda artc zariflikte balar kurulmasn salayan, hatta cinsiyetler arasndaki dostluu imknsz ln lanetinden kurtaran bir dostluk anlay, ecclesia spiritualis'i (ruhsal birlik) gerekliin ta kendisi yapan zengin bir din duygusu ve nihayet, vahiy iin son derece elverili bir kap olan ruhsal bir aklk biiminde tezahr edebilir. Olumsuz anlamda Don Juanizm olan eyin, cesur, kararl bir er keklik, en byk hedeflere ulama hrs, tm budalalklara, saplant lara, hakszla ve tembellie muhalif bir ruh, dn vermez, salam bir irade, dnyann muammalarndan bile rkmeyen bir merak, ve ni hayet, insanlara yeni bir yurt kuran ya da dnyaya yeni bir ehre ka zandran devrimci ruh gibi olumlu tezahrleri olabilir. Btn bu olaslklar, daha nce anne arketipinin zellikleri olarak sraladm mitolojik motiflere yansr. Oulun anne kompleksini, anima komplikasyonuyla birlikte bir dizi yazda ele aldm iin, an ne kompleksine ayrdm bu seminerlerde erkek psikolojisini arka planda tutacam.
B. KIZIN ANNE KOMPLEKS

a. Annelie zg unsurlarn hipertrofisi Kzdaki anne kompleksinin8 diilik hipertrofisi ya da atrofisi yaratt n daha nce belirtmitim. Diiliin ar derecede gelimi olmas, tm dii igdlerin, zellikle de annelik igdsnn kuvvetlenme si anlamna gelir. Bunun olumsuz tezahr, tek amac dourmak olan

7. ber die Psychologie des Unbewuten (Bilindnn Psikolojisi zerine), paragr. 16 vd.: "Die Erostheorie" (Eros Kuram). 8. Bir dizi anne kompleksi tipini sraladm bu blmde terapi deneyimlerimi aktarmyorum. Her bilgili kiinin bilmesi gerektii gibi, "tipler" mnferit vakalar

kadndr. Erkek aka ikincil nemdedir; o yalnzca bir dlleme ara cdr ve ocuklar, yoksul akrabalar, kediler, tavuklar ve mobilyalarn yan sra baklacak bir nesne konumundadr. Kadn iin kendi kiilii de ikincil nemdedir; hatta genellikle kiiliinin bilincinde bile deil dir, zira yaam bakalarnda ve bakalar zerinden yaanr, kendi ki iliinin bilincinde olmad iin bunlarla zdeleir. nce ocuklar dourur, sonra da bunlara yapr, nk onlarsz hibir raison d'tre (varolu nedeni) yoktur. Tpk Demeter gibi, kzna sahip olma hakk n tanrlardan zorla alr. Eros yalnzca annelik ilikisi biiminde geli mi, ama kiisel olarak bilind kalmtr. Bilind bir Eros ise kendini daima iktidar hrsyla ifade eder9; bu nedenle de bu tip kadn lar, gya kendilerini feda etmelerine ramen, gerek bir fedakrlkta bulunacak durumda deildirler, tam tersine, annelik igdsn, hem kendi kiiliklerini hem de ocuklarnn zel yaamn mahvetmeye varacak kadar gz dnm bir iktidar hrsyla dayatrlar. Byle bir anne kendi kiiliinin ne kadar az bilincindeyse, bilind iktidar hr s da o kadar iddetlidir. Bu tipteki birok kadna uygun simge Deme ter'den ziyade Baubodur. Akl, kendisi iin gelitirilmemitir, genel likle ilk bataki dzeyinde kalmtr, yani ilk halini korumutur, ba botur, vicdandan yoksundur, ama bir yandan da dosdoru, zaman za man da doa kadar derindir.10 Ama kadn bunun farknda deildir, bu nedenle de ne zeksn gsterebilir ne de zeksnn derinliine felsefi bir hayranlk duyabilir, hatta ne sylediini bile unutabilir. b. Eros'un ar gelimesi Byle bir annenin kzda yaratt kompleksin, annelik igdsnn hipertrofisi biiminde tezahr etmesi art deildir ama. Tersine, bu igd kzda tamamen yok olmu da olabilir. O zaman da bunun ye rini ar gelimi bir Eros alr, bu genellikle, babayla bilind bir

deildir. "Tipler", karlalan her vakann iine tktrlmas gereken uyduruk birer ema da deildir. "Tipler", mnferit vakalarla asla zdeletirilemeyecek olan ideal yaplar, deneyimin ortalama imgeleridir. Fakat deneyimlerini yalnzca kitaplardan ya da psikoloji laboratuvarlarndan edinenler, hekimin edindii psikolojik deneyim hakknda bir fikir sahibi olamazlar. 9. Bu cmle, sevgi eksik olduu iin bo kalan yere iktidarn reklenmesi gibi sk yaanan bir deneyime dayanr. 10. ngilizce seminerlerimde bunun iin naturaI mind kavramn kullandm.

DRT ARKETP I 28

ensest ilikisine yol aar.11 An gelimi Eros, dier insanlarn kii liinin anormal derecede nemsenmesine neden olur. Annenin kska nlmas ve ondan stn olma istei, genellikle felaketle sonulanan sonraki giriimlerin leitmotifidir. Bu tr kadnlar, romantik ve sansas yonel ilikilere, salt yle olduklar iin baylrlar, evli erkeklere ilgi duyarlar ve bu ilginin nedeni, bir evlilii ykma frsatn yakalam olmalardr, ki asl ama da budur zaten. Amalarna ulanca, anne lik igdsnn eksikliinden dolay ilgilerini yitirirler ve kancay bir bakasna takarlar.12 Bu tipin en belirgin zellii, dikkat ekecek lde bilinsiz olmasdr. Bu tr kadnlar yaptklar13 eyler kar snda adeta krdrler, ki bu durumun hem etrafndakiler hem de ken dileri iin hibir olumlu yan yoktur. Bu tipin, pasif bir Eros'u olan er keklere, anima yanstmalar iin mkemmel bir zemin sunduunu vurgulamamn gerekli olduunu sanmyorum. c. Anneyle zdeleme Kadndaki anne kompleksi Eros'un ar geliimine yol amazsa, kz anneyle zdeleir ve diilik zellikleri felce urar. Kz kendi igd ler dnyasnn, annelik igdsnn ve Eros'un bilincinde olmad iin kendi kiiliini anneye yanstr. Bu kadnlara annelii, sorumlu luu, kiisel ball ve erotik arzular anmsatan her ey onlarda aalk kompleksine neden olur ve onlar bunlardan kamaya zorlar; kap sndklar yer, kza tmyle ulalmaz gelen her eyi mkem mel bir biimde, denebilir ki bir stkiilik olarak yaayan anneden bakas deildir elbette. Kzn istemeye istemeye hayran olduu an ne, onun yaayaca her eyi nceden yaayp tketir. Kz ise kendi ni feda ederek anneye yapmakla yetinir, bir yandan da bilinsizce, denebilir ki kendine ramen, annenin tiran konumuna ykselir, fakat bunu tam bir sadakat ve boyun eme maskesi altnda yapar. Annesi tarafndan gzle grlr bir biimde kan emilen ve srekli bir kan transfzyonuyla annesinin hayatn uzatan kz bir glge gibi yaar.
11. Bu durumda inisiyatifi ele alan kzdr. Baka durumlarda, kzla ensest ba kurulmas babann psikolojisinden (anima yanstmas) kaynaklanr. 12. Bu kompleksin "baba"ya annelik edilip stne titrendii dii baba komplek sinden fark budur. 13. Bu. olaylarn bilincinde olmadklar anlamna gelmez. Bilincinde olmadk lar ey bunlarn anlamlardr.

29

Kan ekilmi bu bakireler evlilie kar bak deildirler. Tam ter sine, bir glge gibi yaamalarna ve pasifliklerine ramen, ya da ite tam da bu yzden, evlilik piyasasnda ok revatadrlar. Bir kere o kadar boturlar ki, bir erkek onlarda her eyi bulabileceini sanabilir; hem o kadar bilinsizlerdir ki, bilind saysz anten ya da grn mez polip kolu uzatarak erkeklerin tm yanstmalarn emer ve bu da erkeklerin mthi houna gider. Zira bu kadar byk bir dii belirsiz lik erkeklerdeki kararlln ve keskinliin arzulanan karldr; er kek kararllnn bir lde tatmin olabilmesi iin tm kukular, ikir cikler, belirsizlikler ve mulaklklarn byleyici bir dii masumiye te yanstlmas gerekir.14 Bu tipe zg kaytszlk ve srekli incinmi masum rol oynamasna neden olan aalk duygusu yznden erke in payna den avantajl rol, stn bir konumda olup yine de ho grl davranmak ve kadnn bildik yetersizliklerine tam bir valye gibi katlanmaktr. (ansna, bu yetersizliklerin byk lde kendi yanstmalar olduunu bilmez.) zellikle etkileyici olan bir ey de k zn u mehur aresizliidir. Annesinin o kadar ok eteine yapm tr ki, bir erkek ona yaklatnda aknlktan ne yapacan bilmez. Kz o kadar yardma muhta, her eyden o kadar bihaberdir ki, en yu muak kuzu bile adeta kurt kesilir ve seven bir annenin elinden kz n alverir. te bu, bir kez olsun yaman bir erkek olma frsat, erkein eline her gn gemedii iin nemli bir motivasyondur. Nitekim Plu to da Persephone'yi Demeter'in elinden alarak onu aclara gark etmi, fakat tanrlarn meclisinde alnan karar nedeniyle karsn yazlar ka ynvalidesine brakmak zorunda kalmtr. (Dikkatli okuyucu bu tr efsanelerin "yoktan yere" kmadn fark edecektir!) d. Anneye kar diren Ele alnan bu u tip arasnda, yalnzca en nemli olanlarn anmak istediim ok sayda ara basamak vardr. Bu "orta" tipin zellii, dii igdlerin arl ya da fel olmas deil, annenin stnlne kar direnmenin dier her eyden daha byk bir nem tamasdr. Bu tip, olumsuz anne kompleksine mkemmel bir rnektir. Leitmotifi
14. Bu tr bir kadnn kocas zerinde garip bir rahatlatc etkisi vardr, ta ki er kek kiminle evlendiini ve yatan kiminle paylatn, yani aslnda kaynvalide siyle evlendiini kefedene dek.

DRT ARKETP I 30

udur: Nasl olursam olaym, yeter ki annem gibi olmayaym! Bir yandan, asla zdeleme noktasna varmayan bir hayranlk, bir yan dan da, anneyi kskanlkla reddetmekten ibaret olan Eros'un ar ge liimi sz konusudur. Byle bir kz ne istemediini ok iyi bilmesine ramen, yazgsnn nasl olmasn istedii konusunda genellikle bir fikri yoktur. Tm igdleri anneyi reddetmek zerine younlat iin, kendine ait bir yaam kuramaz. Ola ki bir gn evlenirse, evlilii ya anneden kurtulma aracdr, ya da yazg onun bana yle bir erkek sarar ki, adam anneyle ayn karakter zelliklerine sahiptir. Tm ig dsel srelerde beklenmedik zorluklarla karlar; ya cinsel sorun lar vardr, ya istemeden ocuk sahibi olur, ya da evlilik ilikisinin ge reklerini sabrszlk ve huzursuzlukla yerine getirir. nk tm bun larn, anneyi reddetmekten ibaret olan yaamnn asl gerekleriyle il gisi yoktur. Bu kiilerde anne arketipinin zelliklerinin tm ayrntla rn grmek mmkndr. rnein klann ya da ailenin temsilcisi an ne, aile, cemaat, topluluk, gelenek ya da benzeri tm eylere kar iddetli bir tepki duyulmasna neden olur. Uterusun temsilcisi an ne'ye kar diren, genellikle menstrasyon sorunlar, hamile kalmak ta zorluk ekilmesi, hamilelikten nefret, hamilelik esnasnda kanama ve kusma, erken doum ve benzer biimlerde tezahr eder. Maddenin temsilcisi anne, bu kadnlarn nesnelere kar sabrsz, ara gere, kap kacak kullanmakta beceriksiz, giysi seiminde zevksiz olmasna ne den olur. Anneye kar direncin bir tezahr de, akln, annenin giremeyece i bir alan yaratmak amacyla kendiliinden geliim gstermesidir. Bu geliim, bir erkei etkilemek ya da entelektel yaknlk izlenimi uyandrmak amacyla deil, kzn kendi gereksinimlerinden doar. Ama, annenin gcn entelektel eletirellik ve bilgi stnlyle krmak ya da onun tm aptallklarn, mantk hatalarn ve cahilliini yzne vurmaktr. Entelektel geliimin yan sra, erkee zg kimi nitelikler de ne kar.
C. ANNE KOMPLEKSNN OLUMLU YNLER

a. Anne Birinci tip kompleksin, yani annelik igdsnn ar gelimesinin olumlu yn, btn alarda vgler dzlm olan anne imgesidir. Yetikinlerin en dokunakl, en unutulmaz anlarndan biri, her tr olu

ANNE ARKETPNN PSKOLOJK YNLER I 31

um ve deiimin gizemli kayna, eve dnn, her tr balang ve sonun sessiz temeli olan anne sevgisidir. Doa kadar tandk ve ya banc, sevgi ve efkat dolu, yazg kadar acmaszdr, evkle, bkma dan usanmadan yaam verir, aclarn anasdr, lnn ardndan kapa nan karanlk, yantsz kapdr. Anne, anne sevgisidir, benim deneyi mim, benim srrmdr. Anne adn tayan ve onu, beni, tm insanl, hatta tm canllar kapsayan, ocuklar olduumuz yaam deneyimi nin -denebilir ki- tesadfen taycs olan bir insan hakknda ne di ye uzun boylu, yalan yanl, eksik szler edelim? Geri bu szler hep edilmitir ve edilecektir ama duyarl biri, anlam, sorumluluk, cennet ve cehennemden oluan o muazzam yk, zaaf ve yanlglar olan, sevgi, hogr, anlaya ve affedilmeye layk, bize annelik eden bir insann omuzlarna yklemez. Bilir ki, doutan iimizde olan mater natura ve mater spiritualis (doa ana ve tinsel ana) imgesinin, ocuk ken emanet ve de teslim edildiimiz yaamn tamamnn taycs an nedir. nsan hem kendini hem de annesini dnerek, bu dehet veri ci yk onun omuzlarndan almakta bir an bile tereddt etmemelidir. Zira ocuu anneye balayan, onu da ocuuna zincirleyerek her iki sinin de ruhsal ve psikolojik kne neden olan bu anlam arl nn ta kendisidir. Hibir anne kompleksi, annenin salt insani llere indirgenmesiyle zlemez. Byle bir tutum iine girdiimizde, "an ne" deneyimini de atomlarna ayrarak, yce bir deeri yok etme ve bir iyilik perisinin beiimize brakt altn anahtar frlatp atma teh likesiyle kar karya kalrz. Bu nedenle insan igdsel bir nlem alm, ocuk bilinsizlie ya da ksa grl bir rasyonellie kaplp anne babasn tanrsallkla kartrmasn diye, yeni doan bebee, an ne babadan nce varolmu tanrsal bir ift, yani bir "godfather" ve "godmother" (vaftiz babas ve vaftiz annesi) vermitir. Esasen arketip bilimsel bir sorundan ziyade, acil bir ruhsal hijyen meselesidir. Arketiplerin var olduuna dair her tr kanttan yoksun olsaydk, tm akll insanlar byle bir eyin olamayaca konusunda bizi ikna etseydiler bile, en yce ve doal deerlerimizin bilindna gmlmemesi iin arketipleri icat etmemiz gerekirdi. Zira bunlar bi lindnda kaybolduunda, ilk deneyimlerin tm gc de yok olur. O zaman da bunlarn yerini anne imgesinin saplants alr ve bu yeterin ce rasyonalize edildiinde, insann ratio suna bal kalverir, o andan itibaren de yalnzca mantkl olana inanmaya mahkm ediliriz. Bu bir yandan bir erdem ve avantaj, bir yandan da kstlanma ve yoksulla

DRT ARKETP I 32

madr, nk doktrinciliin ve "Aydnlanma"nn ruhsuzluuna daha da yaklalm olunur. Bu Desse Raison (Tanra Akl), zaten biline ni aydnlatan ama zellikle de bilinmesi ve bilincinde olunmas gere kenleri karanlkta brakan sahte bir k yayar. Akl bamszlatka, gerekliin yerine doktrinleri koyan ve insan, olduu gibi deil, ol masn istedii gibi gren salt zihin haline gelir. nsan, kavrasn ya da kavramasn, arketiplerin dnyasnn bilin cinde olmak zorundadr, zira o dnyada doann henz bir parasdr ve ona kkleriyle baldr. nsan ile yaamn ilkimgeleri arasndaki ba kopartan bir dnya gr ya da toplum dzeni, bir kltr olma makla kalmaz, giderek bir hapishane ya da bir ahr haline gelir. lkim gelerin u ya da bu biimde bilincinde olunduunda, bunlardaki ener ji insana akabilir. Fakat aradaki ba korumada baarl olunamazsa, bu imgelerde bulunan ve ocuktaki anne baba kompleksinin altnda yatan cazibeyi yaratan enerji gerisin geriye bilindna gider. O za man da bilindna, zihnin nmze cazip bir hedef olarak koyduu her gr, fikir ya da eilimle ilgili kar konulmaz bir vis a tergo (iti ci g) olarak hareket eden bir g yklenir. Bylece insan kendi bi lincine ve onun doru ve yanlla ilgili rasyonel yarglarna iyiden iyiye teslim olur. Tanr armaan akl, insann bu en byk hzinesini kmsemek gibi bir niyetim yok. Ama karanln olmad bir dn yada n bir hkm olmad gibi, tek bana akl da, anlamszdr. Annenin bilge dn ve doann her varla snrlar koyan acma sz yasasn insan mutlaka dikkate almal, dnyann zt gler denge de tutulduu iin varolabildiini asla unutmamaldr. Nitekim, rasyo nel olan irrasyonel olanla, amalanan da verilmi olanla dengelenir. Konumuzun dna kp genellemelerde bulunmak kanlmazd, zira anne ocuun ilk dnyas, yetikinin son dnyasdr. Hepimiz onun ocuklar olarak bu yce sis'in pelerinine sarnm vaziyette yiz. Fakat biz yine kadndaki anne kompleksi tiplerine dnelim. Er kekte anne kompleksi asla "saf' deildir, daima anima arketipi ile ka rmtr, dolaysyla, erkein anneyle ilgili grleri genellikle duy gusal, yani "anima" lehine nyargldr. Anne arketipinin etkilerini anima karm olmadan incelemek ancak bir kadnda mmkndr, fakat bunda bile, ancak dengeleyici animus henz gelimemise ba arl olunabilir.

ANNE ARKETPNN PSKOLOJK YNLER I 33

b. Ar gelimi Eros imdi, kadndaki anne kompleksinin ikinci tipini, yani Eros'un ar geliimini ele alacaz. Bu tipin, psikopatoloji alannda son derece olumsuz bir tablosunu izmitim. Fakat pek cazip olmayan bu tipin bile toplumun eksikliini duymak istemeyecei olumlu ynleri var dr. rnein, en kt taraf olan yuva ykma vicdanszlnn ardnda, doann anlaml ve yararl bir dzenlemesini grrz. Daha nce de belirttiimiz gibi, bu tip, salt doal ve igdsel olan, bu nedenle de her eyi yutan bir anneye tepki olarak geliir. Bu anne tipi bir anakro nizmdir, erkein yalnzca dlleyici ve tarlann klesi olarak ruhsuz bir varolu srdrd karanlk bir anaerkillie geri dntr. Kzda Eros'un tepkisel geliimi, annelik ve diiliin ar arl altnda ezi len bir erkein kurtarlmasn hedefler. Byle bir kadn, kocasnn bi linsizlii tarafndan tahrik edildii her yerde igdsel olarak mda hale eder. Bu kadn, erkein kiilii iin onca tehlikeli olan, ama er kein sadakat olduunu dnmekten holand konformizmi boza caktr. Bu rahatna dknlk, erkein kiiliinin bilincinde olmama sna ve erkein "baba, kadnn da "anne"den baka bir ey olmad, stelik iftlerin birbirlerine bu ekilde hitap ettii szmona ideal ev liliklere yol aar. Evlilii partnerle bilind bir zdelemeye kolay ca indirgeyiveren kaygan bir zemindir bu. Bu tipin kadn, Eros'unun yakc nn annelikle ilgili unsurlarn glgesinde kalan bir erkee ynelterek ahlaki bir atmaya yol aar. Fakat bu atma olmadan kiiliin bilincine varlamaz. Bu durumda akla u soru gelecektir: "yi de, insan tort et travers (durup durur ken) neden daha yce bir bilince ulamak zorunda ki?" Meselenin tam zne isabet eden bu soruyu yantlamak kolay deildir. Gerek bir yant vermek yerine, bir tr itirafta bulunabilirim yalnzca: Bana yle geliyor ki, aradan geen binlerce ve milyonlarca yldan sonra, dalar, denizleri, gneleri ve aylar, saman yolu, galaksileri, bitki ve hayvanlaryla bu harikulade dnyann varolduunu birinin nihayet kavram olmas gerekirdi. Dou Afrika'daki Athi ovasnda kk bir tepede durduumda ve binlerce hayvanlk vahi srleri, tasavvur edilemeyecek zamanlardan beri nasl otladlarsa, o sessiz sszlkta yine yle otlarlarken seyrettiimde, btn her eyin bu olduunu bi len ilk canl, ilk insan olduum duygusuna kapldm. Etrafmdaki dnya henz balangtaki sessizlii iindeydi ve var olduunu bil

DRT ARKETP I 34

miyordu. Ve dnya ite bunu bildiim o anda var olmutu, o an olma sayd asla var olmayacakt. Doa ite bu amacn peindedir ve bu amacn insanda, ama yalnzca en bilinlisinde gerekletiini grr. Bilinlenme yolunda atlan en kk adm bile bir dnya yaratr. Kartlar ayrt edilmedii srece bilin de olmaz. Ana kucan dan, yani bilindnn ilkscaklndan ve ilkkaranlndan sonsuz bir mcadeleyle kurtulan baba ilkesi, Logos budur. Tanrsal merak domay amalar, bunun iin hibir atmadan, straptan, gnahtan ekinmez. lk gnah bilinsizliktir, Logos iin ktln ta kendisi dir. Bu nedenle, dnyay yaratan ilk zgrleme eylemi anne katlidir ve tm ycelik ve derinliklere inip kmaya cesaret eden ruh, Synesi us'un da dedii gibi, tanrlarn verdii cezay ekmek, Kafkaslarda kayalara zincirlenmek zorunda kalr. Zira hibir ey kart olmadan var olamaz, balangta nasl bir idiyseler, sonunda da bir olacaklar dr. Nasl ki yaayan her ey birok lmden gemek zorundaysa, bi lin de ancak bilindnn daima dikkate alnmasyla var olabilir. atma yaratmak, kelimenin tam anlamyla eytani bir erdemdir. atma, duygulanm ve duygularn ateini yakar ve her ate gibi bu nun da iki yn vardr: yakmak ve aydnlatmak. Duygu, bir yandan scaklyla her eyi var eden, omnes superfluitates comburit, yani tm gereksizlikleri yakp kl eden simya ateidir, bir yandan da eli in tala bulutuu, kvlcmn akt andr: nk btn bilinlen melerin ana kayna duygudur. Duygu olmadan karanln aydnla, ataletin harekete dnmesi imknszdr. Yazgs etrafndakileri rahatsz etmek olan kadn, yalnzca patolo jik vakalarda ykcdr. Normalde, rahatszl kendinedir, dntr c olarak kendisi dnr ve atmann tm kurbanlar onun yaratt atein nda hem aydnlanr hem de aydnlatlrlar. Anlamsz bir kargaa gibi grnen ey, bir arnma sreci haline gelir - "Bo olan her ey yok olup gitsin".15 Bu tip kadn ilevinin anlamnn bilincinde olmamay srdrrse, yani "daima kty isteyip iyiyi yaratan o gcn"16 bir paras oldu unu bilmiyorsa, kendi getirdii klla lecektir. Oysa bilin onu bir kurtarc ve aydnlatcya dntrr.

15. Faust, 2. Blm, Da Geidi. 16. 1. c., 1. Blm, alma Odas.

ANNE ARKETPNN PSKOLOJK YNLER I 35

c. Salt Kz-ocuk nc tipin, yani kendi igdleri fel olup anneyle zdeleen17 kadnn daima koca bir sfr olmas gerekmez. Aksine, eer normal biriyse, bo kabn zellikle de youn bir anima yanstmasyla doldu rulmas olasl vardr. Nitekim, byle bir kadnn yazgs buna ba ldr: bir erkein yardm olmadan biraz olsun kendini bulamaz; anne nin elinden tam anlamyla alnmas gerekir. stelik, kendine biil mi rol uzunca bir sre byk bir gayretle oynar. Fakat sonunda bundan bknca, kendisinin kim olduunu kefedebilir. Bu tr kadn lar, salt bir meslek ya da yetenekle zdeleerek var olan, ama bunun dnda bilinsiz olan ve de yle kalan erkeklere fedakr bir e olabi lirler. Bu erkekler de yalnzca birer maske olduundan, kadn eliki roln byk bir doallkla oynayabilmek zorundadr. Bu tr kadn larn nemli yetenekleri de olabilir, ama kendi kiiliklerinin bilincin de olmadklar iin bunlar asla gelimemitir. Bu durumda yetenekle rini, bundan yoksun olan kocaya yanstrlar ve bir de bakarz ki, nemsiz, hatta silik bir adam sanki sihirli halya binmi gibi baarnn doruklarna kmtr. Cherchez la femme (Arkasndaki kadna bakn) o zaman bu baarnn srr anlalr. Bu tr kadnlar bana -kabalk ediyorsam balaynz- iri, gl dii kpekleri anmsatrlar, bunlar en kk erkek kpekten bile korkup kaarlar, nk karlarnda korkun bir erkek vardr ama onu srmak akllarna bile gelmez. Fakat ne de olsa, diinin byk srrdr boluk. Erkee en ban dan beri yabancdr, yarktr, uurum derinliindeki teki, Yin'dir. Er kekte merhamet uyandran bu boluk ve yokluk (burada bir erkek olarak konuuyorum) diiliin maalesef -diyesim geliyor- tm gize mini oluturur. Byle bir kadn yazgnn ta kendisidir. Bir erkek bu nun hakknda, buna kar, bundan yana her eyi, hibir eyi ya da her ikisini de syleyebilir, ama sonunda ya lgnca bir mutlulukla bu de lie der ya da erkek olmann tek frsatn karr. lkinin budalaca mutluluunu kantlarla rtemez, kinciye talihsizliini saduyuyla kavratamazsnz. "Anneler! Anneler! Kulaa ne garip gelmekte!"18 Erkein anneler leminin snrlarnda teslim bayran ektiini gs teren bu i ekmeden sonra drdnc tipe geiyoruz.
17. Bunun nedeni, igdlerin yanstlmasdr. 18. Faust, 2. Blm, Karanlk Dehliz.

DRT ARKETP I 36

D. OLUMSUZ ANNE KOMPLEKS

Bu tip, olumsuz anne kompleksinin zelliklerini tar. Patolojik bir fenomen olan bu kadn erkek iin sevimsiz, ar titiz, tatmin edilme si g bir etir, nk tm abas doal ilkkaynaktan kan her eye direnmekten ibarettir. Fakat yaamda deneyim kazandka akln ba na toplamayacak diye bir ey yoktur, o zaman da nce anneyle kii sel ve dar anlamda mcadele etmekten vazgeer. Fakat ne kadar iler leme gsterirse gstersin, karanlk, mulak ve mphem olan eylere dmanl srecek, belirgin, net, mantkl eylere deer verecektir. Kendisinden daha dii olan kz kardeini nesnellik ve soukkanllk konusunda geecek, kocasnn ise dostu, kz kardei ve yetkin dan man olabilecektir. Bunu baarabilmesinin nedeni, erkein bireyselli ine, erotizmin ok tesine geen bir anlay gstermesini salayan eril zlemleridir. Anne kompleksi olan tipler iinde, yaamnn ikinci yarsnda evliliini baaryla srdrme ansna en ok o sahiptir, fa kat bunu baarabilmesi iin olumsuz kompleksinin en byk tehlike si olan salt-diilik cehenneminden, anne rahmi kaosundan kmas gerekir. Bilindii gibi, bir kompleksin gerekten stesinden geline bilmesi, o kompleksin sonuna kadar yaanmasyla olur. Kompleksi miz yznden uzak durduumuz eyin tesine geebilmek istiyorsak, onu son damlasna kadar imemiz gerekir. Bu tip kadn dnyaya yzn evirerek yaklar, arkasna dnp gzlerini Sodom ve Gomorra'ya diken Lut'un kars gibidir. Dnya ve yaam bir d gibi geer gider yanndan, bir kere de ban kaldrp karsna bakmay beceremedii iin, yaam onun iin yanlsama, ha yal krkl ve huzursuzluk kaynadr. Gereklie kar salt bilin d-tepkisel bir tutum iinde olmas nedeniyle, sonunda yaam en ok savat eyden, yani salt-annelik-diilik'ten ibaret olur. Fakat yzn evirmediinde, dnyay olgunluun nda, genliin, hat ta ocukluun tm renkleri ve byleyici mucizeleriyle grverecek tir. Byle bir vizyon, bilincin vazgeilmez nkoulu olan gerekliin kavranmasn ve kefedilmesini salar. Yaamn bir paras yitiril mitir geri, ama anlam kurtarlmtr. Babasna kar mcadele eden kadn, igdsel, dii bir yaam olanana sahiptir, nk o yalnzca kendisine yabanc olan redde der. Fakat eer annesiyle mcadele iindeyse, igdlerinin zedelen

mesi riskine karn, yksek bir bilince eriebilir, nk anneyi yadsr ken, kendi benliindeki karanl, gdsellii, mulakl ve bilin sizlii de yadsmaktadr. Saduyular, nesnellikleri ve erkeksi zel likleri sayesinde yksek mevkilere gelen bu kadnlar, annelik igd lerini ve diiliklerini ge de olsa kefettiklerinde, serinkanl akln n derliinde muazzam nitelikler gelitirirler. Diilik ve eril akldan olu an bu ender bileim yalnzca d dnyada deil, ruhun mahrem alan larnda da ie yarar. Byle bir kadn erkein grnmez spiritus rec tor'u, yani manevi lideri ve danman olarak d dnyann bilmedii nemli bir rol oynayabilir. Bu nitelikleriyle, erkeklere, anne komp leksinin dier tiplerinden daha anlalr geldii iin, erkek dnyas ona genellikle olumlu anne kompleksini yanstma tevecchnde bu lunur. Ar dii kadnlar, anne kompleksi olan ok hassas erkekleri rktrler. Oysa bu kadndan rkmezler, nk bu tr bir kadn, erke in duygularn kar kyya gvenli bir biimde ulatrmasn sala yan kprler kurar. Bu kadnn berrak akl erkee gven verir, bu hi de azmsanmayacak bir unsurdur, zira kadn-erkek ilikisinde gvene sanlandan ok daha az rastlanr. Erkein Eros'u yalnzca yukarlara karmaz, her entelektel erkei dehete dren Hekate ve Kali'nin tekinsiz karanlk dnyasna da indirir. Bu kadnn akl, sonsuz labi rentlerin umarsz karanlnda kaybolan erkein yolunu aydnlatr.

4. ZET imdiye dek sylenenlerden de anlalaca zere, gerek mitolojinin ifadeleri, gerekse de, karmak ayrntlarndan syrldnda, anne kompleksinin etkileri, son kertede bilindyla ilgilidir. Eer insan bunun rneini kendi bilincinde ve etkin ama grnmez, yani biline mez olan bilindnda bulmasayd, gndz ve geceden, yazdan ve ktan yola karak, kozmosu aydnlk bir gndz dnyasna ve masal yaratklaryla dolu gece dnyasna blme fikrine kaplabilir miydi? lkel insann nesneleri alglay, ksmen eylerin nesnel davranna, ounlukla da, eylerle ancak yanstma yoluyla ilintilendirilen intrapsiik olgulara dayanr. Bunun nedeni basittir, ilkel insann zihni kat bir disiplini, yani bilgi eletirisini henz bilmez; ilkel insan iin dn ya, kendi fantezi rmandaki hayal meyal bir grntdr, zne ile

DRT ARKETP I 38

nesne ayrt edilmeksizin i ie gemitir. Goethe19 gibi "Darda olan her ey ayn zamanda ierdedir de" diyebiliriz. Fakat modern rasyo nalizmin "dardan" tretmeye bayld bu "ierden", btn bilinli deneyimlerin ncesinde var olan kendine zg a priori bir yapya sa hiptir. En geni anlamyla deneyimin ve de psiik olgularn yalnzca d kkenli olduu nasl dnlebilir ki? Yaamn en derin srlarn dan biri olan psike, her canl organizma gibi kendine zg bir yapya ve unsurlara sahiptir. Ruhsal yapnn ve unsurlarnn, yani arketiple rin herhangi bir zamanda oluup olumad sorusu metafiziin alan na girer, bu nedenle de yantlanamaz. Yap zaten mevcut olandr, ya ni her halkrda var olan nkouldur. Bu da anne, tm deneyimleri iine alan biim'dir. Buna karlk baba, arketipin dinamizmini temsil eder, nk o hem biim hem de enerjidir. Arketipin taycs ncelikle kiisel annedir, nk balangta ocuk onunla tam bir ortaklk, bilind bir zdeleme iindedir. Anne, ocuun hem fiziksel hem de psiik nkouludur. Ben bilinci nin uyanmasyla ortaklk yava yava ortadan kalkar ve bilin, bilin dyla ztlamaya balar, ki bu da bilincin nkouludur. Bylece Ben ve anne ayrm oluur ve annenin kiisel zellikleri giderek belirgin leir. Onun imgesindeki tm efsanevi ve gizemli zellikler ortadan kalkar ve bunlar, en yakn olas kiiye, rnein bykanneye ykle nir. Bykanne, annenin annesi olarak anneden daha "byk"tr. Asl "byk ana" odur. Hem bilgelik hem de cadlk zelliklerini tad sk sk grlr. Zira bir arketip bilinten uzaklatrld oranda netle erek mitolojik yan belirginleir. Anneden bykanneye gei, arke tipin statsnn ykseldii anlamna gelir. Bu durum Bataklar rne inde aka grlr: len babann onuruna verilen kurban mteva zdr, sradan bir yiyecekten ibarettir. Fakat oulun bir olu olduun da, baba da artk bykbaba olduu iin te dnyada daha saygn bir konuma gelmitir. O zaman kendisine byk kurbanlar sunulur.20 Bilin ile bilind arasndaki mesafenin bymesiyle, bykan ne de Byk Ana konumuna ykselir ve bu imgenin zt zellikleri ge nellikle ayrr. yi bir peri ve kt bir peri, aydnlk bir tanra ya da karanlk, tehlikeli bir tanra ortaya kar. Bat antikanda, zellik
19. "Hibir ey ierde deildir, hibir ey darda; / Zira i olan, dtr." Gott

und Wett. Epirrhema. (Tann ve Dnya. Ek.) 20. Warneck, Die Religion der Batak (Bataklarn Dini).

39

le de dou kltrlerinde ztlklar ayn figrde genellikle bir aradadr ve bu paradoks bilinci rahatsz etmez. Tanr efsaneleri sk sk eliki lerle dolu olduu gibi, bu efsanelerdeki figrler de ahlaken elikili dir. Bat antikanda gerek bu paradoks gerekse de tanrlarn ahlaki elikileri insanlarn tepki ve eletirilerine neden olmu, bu eletiriler sonucunda Olympos'taki tanrlar kumpanyas gzden dm ve fel sefi yorumlara vesile olmutur. Bunun en belirgin ifadesi, Yahudi Tanr kavramnn Hristiyanlkta reformasyona uramasdr: ahlaken mphem olan Yehova tmyle iyi bir Tanr'ya dnm ve tm k tlkler eytanda toplanmtr. Batl insandaki hissetme ilevinin da ha gl olmas, Tanr'y ahlaken ikiye blmesini zorunlu klma benziyor. Oysa dounun arlkl olarak sezgisel olan entelektel yaklam duygu deerleriyle ilgili bir karar dayatmad iin, tanr lar ilk bataki ahlaki paradokslarn rahatlkla koruyabilmilerdir. Bu nedenle de, Kali douyu, Meryem Ana baty temsil eder. Meryem Ana glgesini tmyle yitirmitir. Glgesi, popler imgenin cehen nemine dm, orada "eytann bykannesi" olarak sakin bir hayat srmektedir. Duygu deerlerinin geliimi sayesinde aydnlk ve iyi Tanr'nn parlts muazzam boyutlara ulam, fakat eytan tarafn dan temsil edilmesi ngrlen ktlk insanda yer edinmitir. Bu ga rip geliimin balca nedeni, Maniheist dalizmden rken Hristiyan ln tektanrcln vargcyle korumaya almasyd. Fakat karan ln ve ktln gereklii de yadsnamad iin, bundan insan sorumlu tutmaktan baka are yoktu. eytann tamamen ya da nere deyse tamamen ortadan kaldrlmas, eskiden Tanr'nn bir paras olan bu metafizik figrn yerini, mysterium iniquatis'in (baarszla urayan gizlem) asl sorumlusu haline gelen insann almasna neden olmutur: omne bonum a Deo, omne malum ab homine!21 Yeni d nemde bu geliim eytani bir biimde tersine dnmtr, kuzu kl na giren kurt etrafta dolap kulaklara, ktln aslnda iyiliin yan l anlalmas, ilerlemenin faydal bir arac olduunu fsldamakta dr. Bylece, karanlk dnyann ebediyen yok edilecei sanlmakta, bunun insann ruhunu nasl da zehirledii kimsenin aklna gelme mektedir. Halbuki bu tutumla insan kendini eytana dntrr, ki eytan, kar konulmaz gc nedeniyle en inansz Avrupaly bile
21. Adaletsizliin (gnahn) srr - Btn iyilikler Tanr'dan, btn ktlkler insandan (gelir).

DRT ARKETP I 40

uygun ya da uygunsuz her frsatta "Aman Tanrm!" diye haykrtan bir arketipin br yarsdr. nsan bir arketiple mmknse asla zdele memelidir, nk bunun sonular, psikopatolojiden ve dnemin ba z olaylarndan da anlalaca zere, dehet vericidir. Bat ruhen o kadar byk bir knt iindedir ki, zaten yuttuu ktden sonra iyiyi de ele geirmek iin, insann buyruuna girmeyen ve de giremeyecek olan ruhsal gc, yani Tanr'y yadsmak zorunda dr. Nietzsche'nin Zerdt' nn bir de psikolojik adan dikkatle okunmasn neririm. Nietzsche, tanrs len ve tanrsal paradoksu lml insann dar klfna hapsettii iin yklan "st-nsan"n psiko lojisini eine az rastlanr bir tutarllkla ve gerekten dindar bir insann tutkusuyla tasvir etmitir. Bilge Goethe, "stn insann nasl bir deh ete kapldn"22 elbette fark etmi, fakat bunun karl, eitimli cahillerin kibirli tebessm olmutur. Onun, Gn Tanras'nn yan sra Maria Aegyptiacay da kapsayacak kadar zengin olan anne met hiyesi, muazzam bir bilgeliin rndr ve bunun zerine dnebi len her batl iin nemli bir ipucudur. Fakat Hristiyanln en yetkili temsilcilerinin bile din bilgisinin temellerini kavrayamadklarn aka itiraf ettikleri bir dnemden ne beklenebilir ki? Aadaki satr lar bir teoloji (Protestan) makalesinden aldm: "Biz kendimizi -ister natralist olalm isterse de idealist- yabanc glerin isel yaamm za mdahalede bulunabilecei kadar blnm deil, btnsel var lklar olarak kavryoruz,23 ki Yeni Ahit de bunu ngrr."24 Bu satrla rn yazarnn, bilincin zayflnn ve zlebilirliinin bilim tarafn dan yarm asrdan fazla bir sre nce tespit edilip deneyle kantland ndan haberi yok belli ki. Bilinli niyetlerimiz, balangta nedenle rini bilmediimiz, az ok bilind mdahalelerle srekli bozulur ya da engellenir. Psike bir btn olmaktan ok uzaktr, tam tersine, birbi riyle elien itki, ketlenme ve duygulanmlarn kaynad bir kazandr ve atmalar baz insanlar iin o kadar katlanlmaz hale gelir ki, te olojinin vaaz ettii kurtuluu bile dilerler. Neden kurtulmak istenir pe ki? Elbette, son derece kukulu bir psiik durumdan. Bilincin, dier bir deyile kiiliin btnsellii bir gereklik deil, bir dilektir. Bu btnsellikten hayranlkla sz eden ve nevrozu -kanser olduuna dair
22. Faust, 1. Blm, Gece. Doa Ruhu Konuuyor. 23. talik bana ait. 24. Bultmann'dan alnt: Buri, Theologie und Philosophie (Teoloji ve Felsefe) iinde, s. 117.

sabit bir fikri vard- nedeniyle bana bavuran bir filozofu hl ok iyi anmsarm. Benden nce ka uzmana bavurduunu, ka rntgen ek tirdiini bilmiyorum. Ona her defasnda, kanser olmad sylenmi ti. Bana demiti ki: "Kanser olmadm biliyorum ama pekl kanser olabilirim." Bu kuruntudan kim sorumlu? Hasta bu kuruntuyu kendisi yaratmyor, yabanc bir g bunu ona dayatyor. Ben bu durumla Yeni Ahit'teki ecinnilerin durumu arasnda bir fark grmyorum. Bir hava demonuna m yoksa bilindmda bana eytani bir oyun oynayan bir faktre mi inandmn hibir nemi yok. nsann sahip olduunu san d btnselliinin yabanc gler tarafndan tehdit edildii gerei ni deitirmez bu. Teoloji, yz yl geriden takip ettii Aydnlanmac grler dorultusunda "demitolojize" etmeye alt bu psikolojik gerekleri artk dikkate alsa daha iyi ederdi. Yukarda, anne imgesinin baskn olmasndan kaynaklanan psiik olgularn genel bir tablosunu izmeye altm. Benim okurum, B yk Ana figrnn mitolojik zelliklerini, kiiliki psikoloji kisvesi ne brnmlerse bile, bunlar tek tek belirtmeye gerek kalmadan al glamtr. Anne imgesinin etkisi altndaki hastalarmzdan, "anne" denince akllarna gelen -olumlu ya da olumsuz- her eyi szle ya da resimle ifade etmelerini istediimizde, mitolojideki anne imgesiyle bire bir rten simgesel figrlerle karlayoruz. Bu analojilerle, ancak youn almalar sonucunda aydnla kavuabilecek bir alana adm atyoruz. Ben en azndan kendi adma unu belirtmek isterim ki, bu konuda net bir ey sylemem mmkn deil. Yine de birtakm szler etme cretinde bulunuyorsam, bunlara kesinlememi ifadeler gzyle baklmasn isterim. zellikle dikkat ekmek istediim husus, kadn ile erkein anne imgelerinin birbirinden ok farkl olduudur. Kadn iin anne, cinsi yetinin belirledii bilinli yaamn misalidir. Oysa erkek iin anne, rtk bilindnn imgeleriyle dolu, henz tanmad bir yabancdr. Salt bu nedenle bile, erkein anne kompleksi kadnnkinden tmyle farkldr. Erkek iin anne en bandan beri son derece simgesel bir ka raktere sahiptir, erkein anneyi idealize etme eilimi de bundan kay naklanyor olsa gerek. Birini idealize etmek, ktlkten korunma is teidir aslnda. nsan korktuu eyi savuturmak istediinde idealize eder. Korkulan ey bilind ve onun byl etkisidir.25
25. Anne, kz tarafndan da idealize edilebilir elbette, ama bunun iin zel ko

DRT ARKETP I 42

Erkekte anne ipso facto (kendiliinden, otomatikman) simgesel dir, fakat kadnda ancak psikolojik geliimle birlikte simge haline ge lir. Erkekte genellikle Urania tipinin ne kmas, kadnda yeralt ti pinin, Toprak Ana'nn ar basmas dikkat ekicidir. Arketipin ortaya kt evrede, ilkimgeyle neredeyse tam bir zdeleme yaanr. Ka dn dorudan doruya Toprak Anayla zdeleebilirken, erkek (psi kotik vakalar hari) zdeleemez. Mitolojide sk sk grld gibi, Byk Ana'nn zelliklerinden biri de, eril karlyla bir ift olu turmasdr. Bu nedenle erkek, Sophia'nn ltfuna mazhar olan oul sevgiliyle, bir puer aeternus (ebedi ocuk) ya da bir flius sapientiae, bir bilgeyle zdeleir. Fakat Toprak Ana'nn ei bunun tam tersidir, kalkkfalluslu bir Hermes (Msr'da Bes) ya da -Hindistan'daki gibi bir Lingam'dr. Bu simgenin Hindistan'da byk bir ruhsal anlam vardr, Hermes ise Helen senkretizminin en elikili figrlerinden bi ridir ve bat uygarlnn en nemli zihinsel geliimlerinin kayna dr: Hermes ayn zamanda gizli bilginin tanrsdr ve erken ortaan doa felsefesinde dnyay yaratan nous' un ta kendisidir. Bu gizemin en iyi ifadesi, Tabula Smaragdina da yer alan u karanlk szlerdir: Omne superius sicut inferius.26 Bu zdelemelerle, birinin dierinden, kartndan asla ayr ol mad zt elemeler lemine gelmi bulunuyoruz. Birey olmann, kendi olma deneyiminin yaand alandr bu. Batnn ortaa edebi yatnda, hele hele dounun bilgelik hzinelerinde bu srele ilgili ok sayda simge bulunabilir ama burada szckler ve kavramlarn, hatta fikirlerin pek nemi yoktur, hatta bizi tehlikeli sapa yollara gtrebi lirler. Arketipin dorudan karmza kt, henz hayli karanlk olan bu ruhsal deneyim alan, arketipin gcnn en youn hissedildii yerdir. Bu alan, saf deneyim alandr, bu nedenle de herhangi bir for mle hapsedilemez. Fakat bilen kii, Apuleius'un muhteem "Regina Coeli" duasnda nasl bir gerilimi ifade ettiini uzun boylu aklama lara gerek kalmadan anlar, bunun iin coelestis (gksel) Venus ile nocturnis ululatibus horrenda Proserpina'y27 bir arada dnmesi yeterlidir: ilk bataki anne imgesinin rktc paradoksudur bu.

ullar gerekir, oysa erkein anneyi idealize etmesi zaten normaldir. 26. Ruska (yay. haz.), s. 2; Yukarda olan her ey, aadaki her eyin aynsdr. 27. Metamorfozlar, lib. XI, s. 223 vd.; Gece ulumalaryla dehete dren Pro serpina.

1938 ylnda bu makalenin ilk halini kaleme aldmda, anne ar ketipinin Hristiyanlktaki versiyonunun on iki yl sonra dogmatik bir gerek statsne ykseleceini henz bilmiyordum.* Hristiyan "Re gina Coeli", Olympos'tayken sahip olduu tm zellikleri, aydnlk, iyilik ve sonsuzluk hari, syrp att elbette; hatta maddi rmeye teslim olmaya en msait yeri olan insan bedeni bile ruhani bir lm szle kavutu. Yine de, Tanr'nn anasyla ilgili zengin alegorilerde, pagan ncleri sis (ya da o) ve Semele ile balar ksmen korundu. konolojik rnekler yalnzca sis ve ocuk Horus deildir, Diony sos'un ilk bata lml olan annesi de ge ykselmitir. Semele'nin olu da len ve dirilen bir tanrdr (ve Olympos tanrlarnn en genci dir). Bakire Meryem'in sa'y douran toprak olmas gibi, eskiden Se mele de bir toprak tanrasyd. Bu durumda psikolog u soruyla kar karya kalr; hayvani tutkulara ve igdlere sahip "bedensel" in sann, anne imgesinde onca karakteristik olan toprakla, karanlkla, uurumla, genel olarak "madde" ile ilikisine ne oldu? Dogmann ila n, bilimsel ve teknolojik baarlarn rasyonalist ve materyalist dnya gryle el ele vererek, insanln zihinsel ve ruhsal mlkn yok etmekle tehdit ettii bir dnemde oldu. nsanlk korku ve nefretle do nanarak muazzam bir su ilemeye hazrlanyor. yle durumlar orta ya kabilir ki, rnein hidrojen bombas kullanmak zorunda kalna bilir ve hakl bir zsavunma iin, hafsalann alamayaca kadar kor kun bir eylem kanlmaz hale gelebilir. Ge yceltilmi Tanr Anas olaylarn bu feci geliimiyle taban tabana zttr; hatta onun G e Ykselii, materyalist doktrinizme kar bilinli bir hamle, yeralt glerinin isyan olarak yorumlanmtr. Tanr'nn eskiden gn sa kinlerinden biri olan olu, sa'yla birlikte, gerek bir eytana ve Tan r dmanna nasl dntyse, imdi bunun tersi olmu, gksel bir varlk yeraltyla eski balarn yitirerek, dnyann ve yeralt dnyas nn zincirlerini koparm muazzam glerinin karsnda yer almtr. Tanr Anas maddeselliin tm nemli zelliklerinden nasl arndrl dysa, madde de tmyle "ruhsuzlatrld", stelik de, zellikle fizi in, maddeyi tam olarak maddeden arndrmasa da, ona kendine z g zellikler atfeden ve psike ile ilikisini daha fazla ertelenemeye cek bir konu haline getiren bilgiler elde ettii bir dnemde. Doa bi
* 1950 ylnda Papa XII. Pius, Meryem'in Ge k retisinin Katolikler iin balayc bir dogma olduunu ilan etti, (.n.)

DRT ARKETP I 44

limlerinde yaanan muazzam gelimeler, aceleci davranp ruhun tah tndan indirilmesine ve yine ayn dncesizlikle maddeye taparcas na hayranlk duyulmasna neden olmutu; bugn iki dnya gr arasnda alan koca uurum arasnda bir kpr kurmay kendine g rev edinen de yine ayn bilimsel bilgi ihtirasdr. Psikoloji, Ge Yk seli dogmasn, bir anlamda btn bu gelimeleri ngren bir simge olarak grmeye eilimlidir. Ona gre, anne arketipinin zaruri zellik lerinden biri, toprak ve maddeyle ilikisidir. Bu arketipin bir figr nn ge, ruhsal leme kabul edilmesi, yerin ve gn, yani madde ve ruhun birletiine iaret eder. Fakat doabilimin yaklam tam tersi ynde olacaktr: ruhun edeerini bizzat maddede bulacaktr, ge ykselen ama tm zelliklerini syrp atan dnyevi madde gibi "ruh"un imgesi de, imdiye dek bilinen tm ya da en azndan ou zelliinden yoksun braklacaktr. Yine de, birbirinden ayrlan ilke lerin birlemesinin yolu yava yava alacaktr. Somut adan bakldnda, Ge Ykseli materyalizmle taban tabana zttr. Bir kar hamle kartlarn arasndaki gerilimi azaltma d gibi, en u noktaya gtrr. Fakat simgesel adan bakldnda, bedenin Ge Ykselii, yal nzca "pnmatik" bir eilim yznden ktyle zdeletirilmi mad denin kabul grmesidir. Aslnda, gerek ruh gerekse de madde ntrdr ya da daha ziyade "utriusque capax"tr, yani insann iyi ya da kt de dii eye muktedirdir. Bunlar son derece greceli tanmlar olsa da, hem fiziksel hem de psiik doann enerji yapsndaki gerek eliki lere dayanrlar, ki onlar olmadan varolu da olmaz. Bir fikrin olmas iin kartnn da olmas gerekir. Taban tabana zt olmalarna ramen, hatta tam da bu yzden, biri olmadan dieri de olmaz. Aynen klasik in felsefesinde ifade edildii gibidir: yang (aydnlk, scak, kuru ve eril ilke) yin'in (karanlk, souk, nemli ve dii ilke) tohumunu kendi iinde barndrr, ayn ey dieri iin de geerlidir. Buna gre, madde de ruhun tohumu, ruhta da maddenin tohumu vardr. Eskiden beri bi linen ve Rhine'n deneyleriyle istatistiksel olarak da dorulanan "sen kronistik" olgular da bu yndedir.28 Maddenin "ruhla dolmas", bu durumda ruh bir tr tze sahip olaca iin, ruhun mutlak madded lnn sorgulanmasn gerektiriyor. Tarihin en byk siyasi blnme
28. Jung, Synchronizitt als ein Prinzip akausaler Zusammenhnge (Nedensel Olmayan likilerin Bir Prensibi Olarak Ezamanllk).

sinin yaand bir dnemde ilan edilen bu kilise dogmas, bilimin btnsel bir dnya imgesi kurma abasn yanstan dengeleyici bir semptomdur. Bir anlamda, bu iki gelime simyada kartlarn hieros gamos'unda (kutsal birlik) ngrlmt, ama yalnzca simgesel ola rak. Fakat simgenin en byk avantaj, heterojen, hatta uyumsuz fak trleri tek bir imgede toplamaktr. Simyann kmesiyle ruh ve mad denin simgesel birlii ortadan kalkt, imdi modern insan ruhsuzla m bir dnyada kklerinden kopmu bir yabanc. Simyada ztlarn birliinin simgesi aatr; bu nedenle, kendini dnyasnda yabanc hisseden ve varln ne artk var olmayan ge mile ne de henz olmam gelecekle temellendirebilen gnmz in sannn, bu dnyada kk salan ve gn kutbuna uzanan, ayn za manda da insann kendisi olan dnya aac simgesine yeniden sarl masna amamak gerek. Simgeler tarihinde bu aa, ebediyen olana ve deimeyene doru byme ve yaam yolu olarak tasvir edilir, zt larn birliinden domutur ve bu birlemenin gereklemesinin ne deni onun ebedi varldr. yle grnyor ki, kendi varoluunu bo u bouna arayan ve bundan bir felsefe karan insan, artk bir yaban c olmayaca dnyaya giden yolu ancak simgesel gereklii yaaya rak yeniden bulabilir.

II

Yeniden Dou zerine*

NSZ B u metin, nceden hazrlanmadan yaptm iki konumann en nemli ksmlarn iermektedir. Konferans esnasnda stenografik notlar tutulduu iin konuma metnini kda dkerken bunlardan yararlanabildim. Baz ksmlar karmam gerekti, nk basl bir metnin gerekleri serbest bir konumannkinden farkldr. Yine de, "Yeniden dou" zerine yaptm konumalardaki dncelerimi zetleme niyetimi olabildiince gerekletirdim; ayn ekilde, yeni den dou gizinin bir rnei olarak, Kur'n'n 18. Sresi zerinde yaptm analizin en nemli ynlerini aktarmaya altm. Metne, okurun ilgileneceini dndm bir dizi kaynak da ekledim. ze tim, bir konferans erevesinde ancak yzeysel olarak ele alnabile cek bir bilgi alanna genel bir bak olmaktan baka bir iddia tama maktadr.

Yeniden dou kavram hep ayn anlamda kullanlmaz. Bu kavramn birok yn olduu iin, buraya en nemli anlamlarn aldm. Daha fazla ayrntya girilse saylar artacak olan bu ynlerin, balca an lamlar ierdiini dndm beini ne kardm. Metnin ilk bl mnde yeniden douun eitli biimleri ksaca anlatlrken, ikinci blmde bunlarn farkl psikolojik ynleri ele alnmtr. (nc b lmde ise, dnm sreci bir simge dizisi rneiyle gsterilmitir.)

* lk kez Eranos-Jahrbuch 1939'da (Rhein-Verlag, Zrih, 1940) "Die verschie denen Aspekte der Wiedergeburten" adyla yaymlanmtr; gzden geirilip geni letilmi versiyonu yukardaki balkla ("ber Wiedergeburt") Gestaltungen des Un bewuten (Psychologische Abhandlungen VII) iinde yaymlanmtr (Rascher, Z rih, 1950).

YENDEN DOU ZERNE I 47

1. YENDEN DOU BMLER Ruh g. Daha nce de belirtildii gibi, yeniden dou kavram okkatmanldr. lk olarak ruh gn (metempsychosis) ele alaca m. Bu gre gre, yaam eitli bedenlerde devam eder ya da ya am sreci eitli reenkarnasyonlarla kesintiye urar. Bu retinin byk nem tad Budizmde bile -Buddha ok sayda yeniden do u sreci yaamtr- kiiliin srekliliinin salanp salanmad bilinmemektedir, baka bir deyile, yalnzca karma srekliliini ko ruyor olabilir. Buddha henz hayattayken rencileri ona ruh gn de kiiliin devam edip etmediini sormu, ama o asla net bir yant vermemitir.1 Reenkarnasyon. Yeniden douun ikinci biimi, kiiliin eo ipso (kendiliinden) srd reenkarnasyondur. Reenkarnasyonda insa nn kiilii ve anlar korunur, dolaysyla, insan vcut bulduunda ya da doduunda, daha nceki yaamlarn, bunlarn kendi yaamlar olduunu, yani eski yaamlardaki Ben bilincinin mevcut yaamnda kiyle ayn olduunu anmsama potansiyeline sahiptir. Genellikle re enkarnasyonun anlam, insan bedenlerinde yeniden doutur. Dirili (resurrectio). Yeniden douun nc biimi dirilitir. Bu nun anlam, insan varoluunun lmden sonra yeniden ortaya kma sdr. Buna bir unsur daha eklenir: dnm, transmutasyon ya da varlk deiimi. Dnm kkl olabilir, yani dirilen varlk farkl bir varlktr; ya da dnm kkl deildir ve yalnzca genel varolu ko ullar ncekinden farkldr: insan baka bir yerde ya da farkl yapda ki bir baka bedendedir. Hristiyanlktaki varsayma gre, dirilen be den, etten kemikten bir beden olabilir. Daha st dzeyde bu sre ar tk kaba maddeci anlamda kavranmaz, ller dirildiinde, corpus glorificationis'in, subtle body'nin (yceltilmi beden) rmemi ol duu varsaylr.

1. Bkz. Samyutta-Nikya, 16, 12, Kassapa-Samyutta, Sutta 12: "lmden Son ra", s. 286.

DRT ARKETP I 48

Yeniden dou (renovatio). Drdnc biim, sensu strictiori (tam anlamyla) yeniden doutur; yani bireysel yaam sreci iinde yeni den domaktr. Almanca Wiedergeburt (yeniden dou) szcnn ngilizce karl rebirth szcdr. Fakat Franszcada, yeniden dou szcnn zel anlamn karlayan bir kavram yoktur. zel bir nans olan bu szck, renovatio, yenilenme, hatta by etkisiyle dzelme fikrini de ierir. Yenilenen kiiliin z deimemi, yalnz ca ilevleri, baz ksmlar iyilemi, glenmi ve dzelmise, yeni den dou, varln deimedii bir yenilenme de olabilir. Nitekim, bedensel hastalklar yeniden dou ritelleriyle iyiletirilir. Yeniden douun bir baka biimi ise gerek dnmdr, yani bire yin tmyle yeniden douudur. Buradaki yenilenme, transmutasyon diye nitelendirebileceimiz bir varlk deiimidir; lml varln lmsz varla, bedensel varln ruhsal varla, insann tanrsal varla dnmesi sz konusudur. Bu dnmn en bilinen rnei sa'nn transfgrasyonu ve ycelmesi ya da Tanr Anas'nn lmn den sonra bedeniyle birlikte ge ykseliidir. Benzer tasarmlar Fa ust'ta da vardr; kinci Blm'de Faust nce olan ocuuna, sonra da Doktor Marianus'a dnr. Dnm srecine katlm. Yeniden douun beinci biimi, dolay l yeniden doutur. Burada dnm insann bizzat lmden ya da yeniden doutan gemesiyle deil, onun dnda gerekleen bir dnm srecine dolayl katlmyla ya da tank olmasyla gerek leir. Baka deyile, kii bir dnm ritine katlr ya da tank olur. Bu rit, tzn deiime urad bir ayin, rnein Aai Rabbani ola bilir. Birey rite katlarak Tanr'nn inayetinden payn alr. Pagan ayinlerindeki tanr dnmleri de buna benzerdir, Eleusis Gizlem lerinden de bildiimiz gibi, bu ritlerdeki kutsallktan slik de nasi bini alr. Eleusis Gizlemlerine katlan bir slik'in, lmszln ke sinlii biimindeki inayetle ilgili vg dolu szlerini burada anm satmak isterim.2

2. Bkz. "Demeterhymnus''un (Demeter lahisi) 480.-482. msralar (De Jong,

Das antike Mysterienwesen in religionsgeschichtlicher, ethnologischer und psycho logischer Bedeutung (Antikan gizlemlerinin din tarihi, etnoloji ve psikoloji a
sndan anlam), s. 14).

YENDEN DOU ZERNE I 49

2. YENDEN DOU PSKOLOJS

Yeniden dou herhangi bir biimde gzlemleyebileceimiz bir sre deildir. Onu ne lebiliriz, ne tartabiliriz, ne de fotorafn ekebili riz. O alglarmzn tamamen tesindedir. Burada, bize yalnzca do layl olarak aktarlan psiik bir gereklik sz konusudur. nsan yeni den doutan sz eder, yeniden doua inanr, yeniden doula dolu dur - bu gereklik bizim iin yeterlidir. Burada, "Yeniden dou bir ekilde kavranabilir bir sre midir?" sorusuyla megul olmuyoruz. Bizim psiik gerekle yetinmemiz gerekir. Fakat bu noktada unu da eklemeliyim ki, "psiik olan"n hibir ey olmadna ya da gazdan bile uucu olduuna dair yaygn kany paylamyorum. Tam tersine, psike'nin insan yaamnn en gl olgusu olduu grndeyim. Evet, psike tm insani olgularn, uygarln ve insan katili savan anasdr. Btn bunlar nce psiik ve grnmezdir. "Salt" psiik ol duklar srece duyularla alglanmasalar da, yadsnmaz bir biimde gerektirler. nsanlarn yeniden doutan sz etmeleri, byle bir kav ramn olmas bile, bununla tanmlanan psiik deneyimler olduu an lamna gelir. Bu deneyimlerin ne olduunu, ancak bunlarla ilgili ifa delerden karabiliriz. Dolaysyla, eer yeniden douun ne olduu nu renmek istiyorsak, dnya tarihinde yeniden douun nasl ta nmlandna bakmamz gerekir. "Yeniden dou" ifadesi, insanln ilkifadelerinden biridir. Bu ilkifa delerin temelinde, benim "arketip" diye tanmladm eyler yer alr. Duyutesiyle ilgili tm ifadeler mutlaka arketipler tarafndan belir lenmitir, bu nedenle de, ok farkl halklarn yeniden dou hakknda ayn ifadeleri kullanmalarna amamak gerekir. Psiik deneyimler den kaynaklanyor olmas gereken bu ifadelerin, metafizik ve felsefi nemlerinden bamsz olarak psikolojik adan incelenmesi gerekir. Dnm deneyiminin fenomenolojisi hakknda genel bir bilgi edi
Dnya sakini insanlardan ne mutlu bunlar grene! Oysa kutsal fiillere katlmayann. lmn sisli karanlnda da kt olacak yazgs! Bir Eleusis mezar yaztnda (1. c.) yle denir: Ne de gzel bir sr ifa eder kutsal tanrlar! lmller iin lanet deil, kutsamadr lm!

DRT ARKETP I 50

nebilmek iin, bu alann biraz daha ayrntl bir krokisini izmek ge rekir. Balca iki deyim grubu vardr: birincisi, yaamn aknl, ikincisi ise kiinin kendi dnmnn aknl.

A. YAAMIN AKINLII DENEYM

Kutsal riteller araclyla yaanan deneyimler. "Yaamn aknl " kavramndan kastm, slik'in kutsal bir rite katlarak edindii, ya amn dnm ve yenilenmeyle sonsuzca devam ettiini gsteren, yukarda da anlatlm olan deneyimlerdir. Bu gizlemlerde, yaamn somut tezahrnden farkl olan aknl, genellikle bir tanrnn ya da tanrsal bir kahramann dnm -lm ve yeniden dou- aracl yla tasvir edilir. Slik ya srecin yalnzca bir tandr ya da tanrsal dramda rol alan ve bundan etkilenen bir kiidir, ya da ritel aracl yla tanryla zdeleir. nemli olan, nesnel bir tz, varolu ya da yaam biiminin, aslnda bamsz olan bir srete ritel araclyla dnmesi esnasnda, slik'in de orada hazr bulunmas ya da katl m nedeniyle etki altna alnmas, etkilenmesi, "kutsanmas" ya da "inayete" ermesidir. Dnm srecine dahil olabilmesine ramen, sre onun iinde deil, dnda gerekleir. Osiris'in ldrlmesini, paralanmasn, paralarn etrafa datlmasn, ardndan dirili rit elini yaayan slik, tm tezahr biimlerinden daha kalc olan ve Anka gibi daima kllerinden doan yaamn srekliliine ve kalcl na tank olur. Ritele katlm sonucunda ortaya kan etki, rnein Eleusis Gizlemleri'ne zg bir lmszlk umududur. Yaamn srekliliini ve dnmn tasvir eden mevcut gizlem lerden biri de Aai Rabbani'dir. Ayine katlanlar gzlemlediimizde, kaytszlktan derin bir etkilenmeye kadar uzanan ruh hallerine tank oluruz. Ayin esnasnda k kapsna yakn duran erkek grubu, her tr dnyevi konuda sohbet eder, mekanik bir biimde ha karr ve diz krar ama tm kaytszlna ramen, kutsal ritelde pay vardr, zira Tanr'nn inayetiyle dolu meknda bulunmaktadr. Ayinde dnya ve zamand bir eylem olarak sa kurban edilir, sonra sa dnen varl yla birlikte dirilir. Onun kurban edilmesi riti tarihi olayn tekrar de il, olayn ilk, esiz ve ebedi halidir. Bu nedenle, Aai Rabbani dene yimi, yaamn, zaman ve meknn tm engellerini ortadan kaldran aknlna katlmaktr. Zamanda bir sonsuzluk andr.3

Dorudan deneyimler. Gizlemlerde tasvir edilen eyler ve bun larn izleyici zerindeki etkisi, herhangi bir rit olmakszn kendiliin den, vecd ya da vizyon biiminde de gerekleebilir. Bunun klasik r nei Nietzsche'nin le Vakti Vizyonu'dur.4 Bilindii gibi, bu viz yonda Hristiyan gizleminin yerini, paralandktan sonra dirilen Di onysos-Zagreus alr ("...bir asma ubuunun zengin sevgisiyle epe evre sarlp kendi kendinden gizli kalan..."). Onun deneyimi Diony sosu-doal bir karakterdedir; tanr, antikan doal klnda gr nr, sonsuzluk an ise Pan'a adanan le vaktidir: "Uup gitti mi za man? Dmyor muyum? Dmemi miydim -dinle!- sonsuzluun kuyusuna?" Burada ona yaamn diriliini mjdeleyen "altn halka", "geri dnn halkas" bile grnr.5 Nietzsche bu vizyonu, adeta bir gizlemde yer alyormu gibi yaar. Birok mistik deneyim benzer bir karakterdedir: Sanki izleyicinin de dahil edildii bir gsterim gibidir; fakat bu, izleyicinin mizacnn da bir dnmden geecei anlamna gelmez. Nitekim en gzel, en etkileyici dlerin bile d gren kii zerinde genellikle kalc ya da dntrc bir etkisi yoktur. Bundan etkilenmitir elbette ama bunu bir mesele haline getirmeyebilir. O zaman da olay, sanki baka kiiler tarafndan gerekletirilmi gibi, insann "dnda" kalr elbet te. Genellikle daha ok estetik trden olan bu deneyim biimlerinin, insann doasn mutlaka dntren deneyimlerden zenle ayr tu tulmas gerekir.

B. ZNEL DNM

Aslnda kiilik dnmleri ender rastlanan olaylar deildir. Hatta psikopatolojide nemli bir rol oynarlar. Fakat bunlar, yukarda ele alnan ve psikolojik incelemelerle ancak ok zor kavranabilen mistik deneyimlerden farkldr. imdi ele alacamz fenomenler ise psiko lojinin aina olduu bir alana aittir.

3. Bkz. Jung, Das Wandlungssystem in der Messe (Aai Rabbani'de Dnm Sistemi). 4. Also sprach Zarathustra (Zerdt byle buyurdu), s. 400 vd. 5. Hornefer, Nietzsches Lehre von der Ewigen Wiederkunft (Nietzsche'nin Ebe di Dn retisi).

DRT ARKETP I 52

Kiiliin azalmas. Kiiliin, azalma biiminde bir deiime ura masdr. Bunun bir rnei, ilkel psikolojide "ruh kayb" diye bilinen eydir. lkel insann ruhun kaybedilmesi biiminde aklad garip bir durumdur bu. Ona gre, bir ruh, gece kap giden bir kpek gibi eker gider. Bu durumda byc hekime den grev, kaan ruhu ge ri getirmektir. Ruh ou zaman aniden kaybedilir, o zaman da genel bir rahatszlk, keyifsizlik bagsterir. Bu fenomen, bizim bilincimi zin btnlnden yoksun ilkel bilincin yapsyla ilgilidir. Bizim bir irademiz vardr, ama ilkel insann yoktur. lkel insann srf duygusal ve igdsel deil de, bilinli, maksatl bir eylemde bulunabilecek kadar kendine hkim olabilmesi iin kark egzersizlere ihtiyac var dr. Bizim bilincimiz bu bakmdan ok daha emin ve gvenilirdir; an cak, uygar insann bana da zaman zaman benzer bir ey gelebilir, fakat bu durum ruh kayb kavramyla deil, bu fenomene isabetli bir isim bulan Janet'nin abaissement du niveau (zihinsel seviyenin d mesi) kavramyla nitelenir.6 Bilincin geriliminin azalmasnn sz ko nusu olduu bu durum, kt havaya iaret eden dk barometreyle karlatrlabilir. Tonus* azalmtr ve kii bunu arlk, keyifsizlik ve melankoli biiminde hisseder. nsann "keyfi" kamtr, gne ve ie balayacak hali ve cesareti yoktur. inde hibir kprt olmad iin kendini kurun gibi ar hisseder. Bunun nedeni, insann iinde artk hibir enerjinin kalmamasdr.7 ok iyi bilinen bu fenomen ilkeller deki ruh kaybna tekabl eder. Keyifsizlik ve iradesizlik o kadar b yk boyutlara varabilir ki, kiilik paralanabilir ve bilin btnselli ini yitirebilir; kiilik unsurlar kendi kendilerine bamsz hareket etmeye balayarak bilincin kontrolnn dna karlar. O zaman da, rnein duyum yitimi ya da sistematik unutkanlk grlebilir. Siste matik unutkanlk, "bir organn ilevinin zayflamas ya da tamamen durmas" isterisidir. Bu tbbi kavram ilkellerdeki "ruh kayb"na kar lk gelir. Abaissement fiziksel ve psiik yorgunluk, bedensel hastalklar, iddetli duygulanmlar ve kiinin zgvenini son derece ypratan ok sonucunda ortaya kabilir. Abaissement genel kiilik zerinde daima

* Psikolojik uyanklk hali, (.n.) 6. Les Nvroses (Nevrozlar), s. 358. 7. Kont Kayserlingin (Sdamerikanische Meditationen [Gney Amerika Medi tasyonlar]) tasvir ettii "gana fenomeni" de bunlardan biridir.

daraltc bir etkiye neden olur. Kiinin zgvenini ve girikenliini azaltr ve giderek artan bir benmerkezcilik nedeniyle zihinsel ufku daraltr. Sonunda, gerekten de olumsuz bir kiilik geliimine yol aabilir, ki bu zgn kiiliin sahtelemesi anlamna gelir. oalma anlamnda dnm. nsann balangtaki kiilii ile da ha sonraki kiilii genellikle birbirinden farkldr. Bu nedenle, en azndan yaamn ilk yarsnda, kiiliin oalmas ya da deimesi mmkndr. Bu deiim d katklarla, rnein dardan gelen yeni yaam ieriklerinin benimsenmesiyle gerekleebilir. Bu sayede, ki ilikte nemli bir zenginleme grlebilir. Dolaysyla, bu zenginle menin yalnzca d kkenli olduu, insann dardan gelen eyleri iine doldurduka bir ahsiyet haline gelecei varsaym pek yaygn dr. Fakat kii bu reeteye ne kadar rabet eder, btn bymenin d ardan geldiine ne kadar inanrsa, iinin yoksulluu da o kadar ar tar. Bu nedenle, d kaynakl byk bir fikrin bizi etkilemesinin tek nedeninin, iimizdeki bir eye karlk gelmesi olduunu kavrama mz gerekir. Ruh zenginlii ganimet biriktirmeyle deil, almlama aklyla olur. Dardan ieriye girenler kadar, ierde ortaya kan larn da benimsenebilmesi iin, dardan ya da ierden gelen ieriin bykln karlayacak isel bir genilie sahip olmak gerekir. Ki iliin asl zenginlii, isel kaynaklarla beslenen bir oalmann bi lincine varmaktr. Ruhumuz yeterince geni deilse, nesnemizin b yklyle asla ba edemeyiz. Bu nedenle, insann grevinin byk lne gre byd sz ok dorudur. Ama byyebilme yetisi insann iinde yoksa, en zor grev bile ie yaramaz, olsa olsa insan grevin altnda ezilir. oalmann klasik bir rnei Nietzsche'nin Zerdt'le karla masdr; bu karlama eletirel zdeyiiyi trajik aire ve peygambe re dntrmtr. Benzer bir rnek de, am'a giderken yolda aniden sa'yla karlaan Paulus'tur. Tarihsel kiilik sa olmasa Paulus'un sa's da olmazd herhalde, ama Paulus'un sa vizyonunun kayna ta rihteki sa deil, Paulus'un bilinddr. Yaamda bir zirveye ulaldnda, gonca ap da kn iinden byk ktnda, "Bir ki olur", ve zaten hep var olan ama grnmez kalan byk varlk, insann karsna vahiy iddetiyle kar. Gerek ten de umutsuzca kk olan, byk olann vahyini kendi kklk dzeyine, aaya ekmek ister, kendi kklnn Kyamet G

n'nn geldiini asla kavramaz. Fakat isel olarak byk olan bilir ki, ne zamandr bekledii ruh dostu, lmsz dostu, imdi gerekten de "srgnln srgn etmek*",8 yani imdiye kadar onu iinde ta m ve hapsetmi olan ele geirip yaamn kendisininkine aktmak iin gelmitir - lmcl bir tehlike an! Nietzsche'nin khinvari p Cambaz vizyonu,9 Paulusun bulabildii en yce ad verdii bir olay karsnda "ip cambaz" tavrn taknmann tehlikesini aa vurur. lml insann iinde gizli lmsz insann en yce simgesi sa dr.10 Genellikle bu sorun, biri lml, dieri lmsz olan Diosku roslar gibi bir ikili motifle tasvir edilir. Bunun Hindistan'daki karl iki dosttur: Gzel kanatl, birbirine bal iki dost Bir ve ayn aac kucaklar; Bunlardan biri tatl meyveyi yerken, Dieri yemez, sadece bakar. Bylesi bir aaca melmi kalm ruh, Gszlyle aldatlm, kederlenir; Fakat grnce tekinin kudretini, Ve hametini, znts uar gider.11 nemli bir rnek de, Musa ile Hzr'n12 bulumasn anlatan s lam efsanesidir ama buna daha sonra dneceim. Kiiliin oalma anlamnda dnmnn yalnzca bu tr nemli deneyimlerle oldu u sanlmamaldr elbette. Nevrotik hastalarn klinik hikyesinden ve iyileme srecinden kolayca derlenebilecek olan sradan rnekler de
* Metindeki Eski ve Yeni Ahit evirilerinde bire bir yararlandm eser: Kitab Mukaddes, Kitab Mukaddes irketi, stanbul, 1997. (.n.) 8. Efesliler, 4,8, Luther evirisi. 9. Also sprach Zarathustra (Zerdt byle buyurdu), s. 21 vd.: "Ruhun bedenin den de abuk lecek." 10. Daha fazla bilgi iin bkz. Jung, Vesuch e iner psychologischen Deutung des Trinitatsdogmas (Kutsal l dogmasnn psikolojik yorumu zerine bir deneme), paragr. 226 vd. 11. vetvatara Upanishad IV, 6, 7, 9, Deussen, Sechzig Upanishad's des Ve da (Veda'dan Altm Upanishad) iinde, s. 301. 12. Kur'n, 18. Sre.

YENDEN DOU ZERNE I 55

vardr. Son kertede, daha byk olann idrak edilip kalbin demirden zincirlerinin paraland her durum bu kategoriye dahil edilebilir.13 sel yapnn deiimi. Burada kiiliin oalmas ya da azalmas deil, yapsal bir deiime uramas sz konusudur. En nemli teza hr, bir ieriin, herhangi bir dnce ya da kiilik unsurunun her hangi bir nedenden tr bireye hkim olduu cinnet fenomeni'dir. Garip fikirler, tuhaf huylar, saplantl planlar vs. biiminde grlen baskn ierikler, genellikle hibir biimde dzelmezler. nsann bu tr durumlarla ba edebilmeyi gze alabilmesi iin, cinnet geiren kii nin ok iyi dostu olmas gerekir. Cinnet ile paranoya arasnda kesin bir snr izmek istemiyorum. Cinnet, Ben-kiiliinin bir kompleksle zdelemesi olarak tanmlanabilir.14 Sk karlalan bir durum da, dnyayla ilikilerimizde sergiledi imiz davran biimi ya da uyum salama sistemi olan persona ile zdelemedir. Nitekim hemen her meslein kendine zg bir perso na's vardr. Gnmzde tzel kiilerin fotoraf basnda sk sk kt iin bunu rahatlkla gzlemleyebiliriz. Dnya, insanlar belirli bir davrana zorlar ve profesyonel insanlar bu beklentileri yerine getir mek iin aba harcarlar. Tehlikeli olan, insann persona'syla zde lemesidir, rnein profesr ders kitabyla, tenor sesiyle zdeleir. Bu da onlarn felaketi olur. nk o zaman insan yalnzca kendi bi yografisinde yaar. En basit ii bile doallkla yapamaz. Zira nceden verilmitir: "... sonra uraya uraya gitti ve unu unu syledi" vs. De ianeira'nn giysisi onun tenine yapmtr sanki. Gerekte olduu e ye dnebilmesi iin, Nessos gmleini karp atmas ve lmsz lk alevinin her eyi yutan ateine atlamas, bir Herakles gibi umut suzluk iinde karar verebilmesi gerekir. Biraz abartmak pahasna da olsa, persona'nn, insann gerekte olduu ey deil, bakalarnn ve kendisinin olduunu dnd ey olduu sylenebilir.15 Her hal
13. Zur Psychologie und Pathologie sogenannter occulter Phnomene (Oklt fenomenlerin psikolojisi ve patolojisi zerine) adn tayan 1902 tarihli doktora te zimde bu tr bir kiilik genilemesi vakasn ele aldm. 14. Kilisenin cinnete bak iin bkz. de Tungudec, Les Maladies nerveuses ou mentales et tes manifestations diaboliques (Sinirsel ya da zihinsel hastalklar ve eytan iaretleri; Kardinal Verdier'nin nszyle). 15. Bu balamda Schopenhauer'in Aphorismen zur Lebensweisheit (Yaam Bil gelii zerine Aforizmalar) adl kitabn okumak ok yararl olacaktr (Parerga und

DRT ARKETP I 56

krda, insan grld gibi olmaya tenedir, nk genellikle perso na nakit parayla dllendirilir. Bireyi etki altna alan baka faktrler de vardr. Bunlarn en nemlisi dk ilev denen eydir. Fakat bu sorunun ayrntlaryla ele alnaca yer buras deil.16 Yalnzca unu belirtmek isterim ki, dk ilev insan kiiliinin karanlk ynyle zdetir. Her kiilikte bulunan karanlk yn, bilindna ya da dlere alan kapdr. Alacakaranl n o iki figr, "glge" ve "anima", bu kapdan geerek gecenin d lerine girerler ya da grnmez kalarak Ben-bilincini ele geirirler. Glgesi tarafndan ele geirilen bir insan daima kendi n keser ve kendi tuzana der. Eline geen her frsatta bakalar zerinde olumsuz bir izlenim brakmay tercih eder. ounlukla anssz kii konumundadr, nk kendi dzeyinin altnda yaar, olsa olsa kendi ne iyi gelmeyen eylere ulaabilir. Tkezleyecei bir eik yoksa da yaratr, stelik de faydal bir ey yaptn sanr. Anima ya da animus kkenli cinnet ise farkl bir tablo sunar. n celikle, bu kiilik dnmnde, kar cinse zg, erkekte dii, kadn da eril zellikler ne kar. Cinnet durumunda her ikisi de cazibe ve deerini yitirir, zira bu zelliklere yalnzca dnyaya srt evirdikle rinde (iednkken), yani bilindna bir kpr oluturduklarnda sahiptirler. Anima dadnk olduunda oynak, lsz, keyfi, kont rolsz, duygusal, bazen demonca sezgisel, insafsz, irret, yalanc, ri yakr ve mistiktir17; buna karn animus inat, ilkeci, yasa koyucu, retici, dnyay dzeltme merakls, kuramsal, szcklerin tutsa, kavgac ve iktidar dkndr.18 kisi de birbirinden zevksizdir: ani
Paralipomena I, Bl. II. "Von dem was einer st [Birinin ne olduu zerine] ve
"Blm IV: "Von dem was einer vorstelit" [Birinin ne tasavvur ettii zerine]). 16. Bu nemli sorun Psycholoyische Typen (Psikolojik Tipler), V. Blm'de ay rntl bir biimde ele alnmtr. 17. Bkz. Ulysses Aldrovandus'taki (Dendrologiae libri duo, s. 146) mkemmel anima tasviri: "O ayn anda hem ok yumuak hem de ok sert grnyordu, ve ne redeyse iki bin yldan beri -bir Proteus gibi- birbirinden deiik yz ifadelerine b rnd iin, o zaman Bolonyal bir yurtta olan Lucius Agatho Priscus'un, mutla ka kaostan ya da "agatonik aknlk" halinden doan akn korku dolu endie ve dertlere bouyordu." Benzer bir tasvir de Hypnerotomachia des Poliphilo'da gr lr. (Bkz. Linda Fierz-David, Der Liebestraum des Poliphilo [Poliphilo'nun Ak D], s. 205 vd.) 18. Bkz. Emma Jung, Ein Beitrag zum Problem Animus (Animus Sorununa Bir Katk).

ma etrafn aalk kiilerle doldurur, animus ise baya dncelere kanar. Bir baka yapsal deiim, ancak byk bir saknganlkla yorum da bulunabileceim baz ender gzlemlerle ilgilidir. Burada da cinnet durumu sz konusudur ama cinnet, en doru "ata ruhu" -stelik de belirli bir atann ruhu- szcyle tanmlanabilecek bir eyden kay naklanr. Bu vakalarda lm kiilerle dikkat ekici bir zdeleme grlr. (zdeleme belirtileri elbette ancak "ata"nn lmnden sonra ortaya kar.) Bu tr olaslklara dikkatimi eken ilk kii, da nk ama dhiyane kitab L'Hrdo ile Lon Daudet oldu. Daudet'ye gre, kiilik yapsnda atalara ait unsurlar vardr ve bunlar herhangi bir koulda aniden aa kabilirler. O zaman birey kendini bir atas nn rolnde buluverir. lkel toplumlarda atann ok nemli bir rol oy nadn biliyoruz. Atalarn ruhlarnn yeni doan ocuklara getii varsaymakla kalnmaz, ocuklara atalarn isimleri verilerek atalar o cuklara aktarlmaya allr. Ayn ekilde, ilkel insan kendini de rit lerle- atasna dntrmeye alr. Bu noktada Avustralya'daki yar hayvan, yar insan ata ruhlar olan altjirangamitijna19 dncesine, bu ruhlarn ritlerle yeniden canlanmasnn kabilenin yaam iin ta d byk ilevsel neme dikkat ekmek isterim. Kkenleri ta dev rine dek uzanan bu dncelerin ne kadar yaygn olduu, baka yer lerde de grlen ok sayda izlerden anlalabilir. Bu nedenle, dene yimin bu ilkbiimleri, bugn bile ata ruhlaryla zdeleme biimin de tekrarlanyor olabilir, ki bu tr vakalar grdm sanyorum. Bir grupla zdeleme. Bir grupla zdeleme olarak tanmladm bir baka dnm deneyimine geelim imdi. Burada bireyin, bir grup olarak ortak bir dnm yaayan bir dizi insanla zdelemesi sz konusudur. Bu zel psikolojik durumun, izleyiciler nnde ger ekleen, ama kesinlikle bir grup kimliine dayanmayp byle bir e ye yol amas da gerekmeyen bir dnm ritine katlmla kartrl mamas gerekir. Dnm kendinde deil de, bir grup iinde yaa mak ok farkl bir eydir. zel bir ruh haliyle birbirine bal ve zde olan byke bir insan grubunda yaanan dnm, bireysel dn mle kyaslanamaz. Bir grubun deneyimi, bireyinkinden ok daha dk bir bilin dzeyinde gerekleir. nk ok sayda insann bir
19. Genel bilgi iin bkz. Lvy-Bruhl, La Mythologie primitive (lkel Mitoloji).

DRT ARKETP I 58

araya gelmesiyle ve ortak bir ruh halinde birlemesiyle oluan ortak ruhun, tek tek bireylerin dzeyinin altnda olduu bir gerektir. Eer grup ok bykse, ortak ruh bir tr hayvan ruhu gibidir. Byk rgt lerin ahlaknn daima pheli olmasnn nedeni bu olsa gerek. Bir in san kalabalnn psikolojisinin avamnkinin dzeyine inmesi ka nlmazdr.20 Yani, ortak deneyim denen ey bir grup iinde yaand nda, bu deneyim nispeten dk bir bilin dzeyinde gerekleir, grup iindeki deneyimin bireysel deneyime gre ok daha sk gerek lemesinin nedeni budur. Zaten ulalmas da ok daha kolaydr, n k birok kiinin birlikteliinden byk bir telkin gc doar. Kala balk iindeki birey telkine aklnn kurban olur. Herhangi bir e yin olmas, rnein bir neride bulunulmas, bu neri ne kadar ahlak d olursa olsun, bireyin de buna katlmas iin yeterlidir. Kitle iin de insan bir sorumluluk duymad gibi korku da duymaz. Dolaysyla, grupla zdeleme basit, kolay bir yoldur, ama insa nn zaten bulunduu durumdan daha derinlere inmez. nsanda bir eyleri deitirir ama deiim kalc deildir, aksine: deneyimi srek li klmak ve ona inanabilmek iin kitlenin verdii sarholuun tekrar tekrar yaanmas gerekir. Zira insan artk kitle iinde yer almadn da, nceki ruh halini yeniden retemeyen bambaka bir insandr. Kit le iinde, bilind bir kimlikten baka bir ey olmayan participation mystique (mistik katlm) hkm srer. nsan, rnein tiyatroya gitti inde, baklar baklarla karlar, herkes herkesin nasl baktna bakar ve karlkl bir bilind ilikinin ama yakalanr. Bu durum daha da kuvvetlendiinde, insan adeta zdeliin genel akntsna ka plr. Bu duygu gzel olabilir - on binlerce koyunun iinde bir koyun. Hele hele bu kalabaln byk, harika bir birlik olduunu dn yorsam, o zaman bir kahramanm ben, grupla birlikte ycelen. Daha sonra kendime geldiimde, admn u u olduunu, falanca sokaktaki filanca evin nc katnda oturduumu ve aslna baklrsa btn bu hikyenin ho olduunu kefederim; umarm yarn da gerekleir de, ben yine kendimi tm bir ulus gibi hissederim, vatanda XY olmak tan ok daha iyidir bu. Kiilii daha st dzeye tamann en kolay yolu bu olduu iin, insan, genellikle vecd iinde ortak dnmler yaanmasn mmkn klan gruplar oluturmay tercih etmitir. Bilin cin daha alt ve ilkel dzeyinde yaanan gerilemeli zdeleme, yaam
20. Bkz. Le Bon, Psychologie der Massen (Kitlelerin Psikolojisi).

duygusunun artmasna neden olur, ta anda yar hayvan atalarla gerilemeli zdelemenin diriltici etkisinin nedeni budur.21 Grupta kanlmaz olan psikolojik gerileme, ksmen de olsa ritler le, yani kutsal eylem ve olaylar grup aktivitelerinin odak noktas ha line getirerek, grubun bilind bir gdsellie dnmesini engelle yen klt trenlerle nlenir. Bireyin ilgi ve dikkatini gerektiren ritel ler, grup iinde de nispeten znel bir deneyim yaanmasn ve bir l de bilinli kalnmasn salar. Fakat simgecilii araclyla bilin dn ifade eden bir merkezle balant yoksa, kitle ruhunun hipnotiz ma etkisi yapmas ve kiileri etki altna almas kanlmazdr. Bu ne denle, psiik epidemilerin kuluka yeri kitlelerdir,22 bunun klasik r nei Almanya'da yaanan olaylardr. Kitle psikolojisinin bu hayli olumsuz deerlendirmesine, bireyi soylu amalara ynelten coku ya da dayanma gibi olumlu dene yimler de yaand sylenerek itiraz edilebilir. Bu gerekler yadsna maz elbette. Topluluk insana, yalnzken kolayca yitirebilecei bir ce saret, metanet ve asalet verebilir. inde, insanlar arasnda bir insan olduu ansn canlandrabilir. Fakat bu ona, bir birey olarak sahip olamayaca zellikler atfedilmesini engellemez. Hak etmedii bu armaanlar insana bata byk bir ltuf gibi gelse de, uzun vadede bunlarn bir kayba dnmesi tehlikesi vardr, nk insan doasnda armaanlar doal saymak gibi bir zaaf vardr; sknt annda bizzat aba gstermek yerine, bunlar zerinde hak iddia eder. Her eyi dev letten bekleme eilimi maalesef bunun en belirgin rneidir, oysa en nihayetinde devlet de bu talepkr bireylerden oluur. Bu eilimin do al sonucu, her bir bireyin toplumu kleletirdii, toplumun ise bir diktatr, bir kle sahibi tarafndan temsil edildii komnizmdir. Ko mnist toplum dzenine sahip tm ilkel kabilelerin banda da snr sz gte bir reis vardr. Komnist devlet, yurttalarn deil, yalnzca serilerin olduu mutlak bir monariden baka bir ey deildir.

21. Yan hayvan atalar altjirangamitijana'r. Bkz. Avustralya kabilelerinin rit leri: Spencer ve Gillen, The Northern Tribes of Central Australia (Orta Avustral ya'nn Kuzey Kabileleri), ayrca bkz. Levy-Bruhl, 1. c. 22. H. G. Wells'in fantastik bir yksnn (Dnyalar Sava) kinci Dnya Sa va'ndan ksa bir sre nce New York'ta radyoda piyesinin yaymlanmasndan son ra kan korkun panii anmsyorum, ayn panik daha sonra Quito'da da yaand.

DRT ARKETP I 60

Bir klt kahramanyla zdeleme. nemli bir dnm deneyimi de, kutsal ritelle dnen tanr ya da kahramanla zdelemedir. Bir ok klt ayininin amac bu zdelemeyi gerekletirmektir. Bunun en bilinen rnei, Apuleius'un Metamorfozlar'dr; slik, Helios ola rak seilir, palmiye tac giydirilip mistik mantoya sarldktan sonra kalabalk ona hrmetlerini sunar. Cemiyetin telkini onun tanryla z delemesini salar. Cemiyetin bu srece katlm yle de gerekle ebilir: slik ilahlatrlmayp kutsal eylem ezberden okunur, sonra, uzun bir srete, ayine katlan kiilerde psiik deiimler grlmeye balanr. Buna bir rnek de Osiris kltdr. Balangta tanrnn d nmne yalnzca Firavun katlyordu, nk yalnzca onun "bir Osiris"i vard, daha sonra imparatorluun soylularnn da birer Osi ris'i oldu; Hristiyanlkta herkesin lmsz bir ruha ve Tanr'dan pay sahibi olmasyla bu geliim dorua ulat; hatta daha da ileri gidildi, dsal Tanr ya da sa zamanla her bireyin kendi isel sa'sna dn t, fakat birok kiinin iinde olmasna ramen, tek ve ayn olmay srdrd; bu gerek, totem psikolojisinde ok nceden sezilmiti: to tem hayvannn ok sayda rnei ldrlp totem yemeinde yenir, fakat yenen, hep o ayn totem hayvandr; nitekim, tek bir ocuk sa ya da tek bir Noel Baba vardr. Birey, gizlemlerde tanrnn yazgsn paylaarak dolayl bir dn m geirir. Hristiyanlkta dnm, daha nce yaanm ya da anla tlm olanlarn paylalmas nedeniyle dolayl bir deneyimdir. Bunun bir biimi dromenon*, dieri de ezberden okuma, "Sz" ya da "Mjde"dir. lki, Katolik Kilisesi'nin gelitirdii zengin riteller iin ka rakteristiktir, dieri ise Protestanlktaki "Sz'n Mjdesi"dir. Byl ilemler. Bir baka dnm biimine, srf bu amala uygu lanan bir ritle ulalr. Dnm deneyimini rite katlma yoluyla ya amak yerine, rit dnmn gereklemesi iin zellikle kullanlr. Bylece rit, insann uygulad bir tr teknie dnr. rnein, bir adam hastadr, bunun iin de "yenilenmesi" gerekmektedir. "Bana gelmesi" gereken ey yenilenmedir, bunun iin de hasta, yatann baucundaki duvarda alan bir delikten geirilir, bylece yeniden domu olur; ya da hastaya baka bir isim verilir, bu sayede yeni bir
* [Yun.] Aristoteles'in Poetika'sndan kaynaklanan, "yaplp edilen anlamna gelen, "drama" szcyle kkte szck, (.n.)

ruhu olur ve demonlar onu artk tanyamazlar; ya da mecazi bir lm den gemek zorundadr; ya da, ne grotesktir ki, deriden yaplm bir inein iinden geirilir, yani inek onu nden yutup arkadan karm gibi olur; ya da bir ykanma riteli ya da vaftiz banyosu yaplr ve ye ni bir kiilie ve farkl bir metafizik yazgya sahip yar tanrsal bir varla dnr. Teknik dnm. Byl rit uygulanmasndan baka, ritin doasn da olan inayetin yan sra hedefe de ulamak iin kiinin de aba gs termesini gerektiren zel teknikler vardr. Bu dnm deneyimi bel li tekniklerle gerekleir. Douda yoga, batda exercitia spiritualia (zihinsel egzersizler) diye bilinen egzersizler de bu kapsama girer. Bu tr egzersizlerde, az ok belirli reetelere dayanan ve belirli bir psiik etkiyi amalayan bir teknik uygulanr. Bu hem dounun yogas hem de batdaki yntemler iin geerlidir.23 Yani bunlar, kelimenin tam anlamyla birer teknik olup ilk doal dnm srelerinden geliti rilmilerdir. Balangta, henz herhangi bir tarihi rnek yokken, do al ya da kendiliinden olan dnmler yaanyordu, dnm amal tekniklerde ite bu olaylar dizisinden yararlanlmtr. Bu tr yntemlerin nasl ortaya ktn bir masalla anlatmak istiyorum: Bir zamanlar tuhaf bir yal adam vard. Kylerin grltsnden kap snd bir maarada yayordu. Byc olarak nam sald iin, ondan by sanatn renmeyi mit eden rencileri vard. Ama onun aklnda hi byle eyler yoktu. Tek istei, bilmedii ama srekli gerekletiinden emin olduu eyin ne olduunu renmek ti. zerinde dnlmesi mmkn olmayan eyin zerinde uzun bir sre dndkten sonra, iinde bulunduu kt durumdan kurtulmak iin areyi, eline bir para krmz tebeir alp maarasnn duvarlar na trl trl ekiller izmekte buldu. Amac, bilmedii eyin neye benzediini bulmakt. Birok denemeden sonra akima bir daire iz mek geldi. "Bu doru," diye hissetti, "imdi iine bir de drtgen iz meli", ve bylesi ok daha iyiydi. renciler merak iindeydi ama tek bildikleri yal adama bir haller olduuydu; ne yaptn ren mek iin yanp tutuuyorlard. Ona, "eride ne yapyorsun?" diye sordular. Ama yal adam yant vermedi. Sonra duvardaki ekilleri
23. Bkz. Jung, Zur Psychologie stlicher Meditation (Dou meditasyonunun psikolojisi zerine).

DRT ARKETP I 62

kefettiler ve "te bu!" dediler, ve bunlar taklit ettiler. Fakat byle yapmakla, farkna varmadan tm sreci tersine evirdiler: sonucu ba a alarak bu sonuca yol aan sreci batan balatmay umdular. O za manlar byle olmutu ite ve bugn de hl yle oluyor. Doal dnm. Teknik dnm srelerinin yan sra doal dn mler de olduunu belirtmitim. Yeniden doula ilgili tm fikirle rin temelinde doal dnm vardr. Doann isteidir lm ve yeni den dou. Eski simyac Demokritos yle der: "Doa doayla enle nir, doa doay kucaklar, doa doaya hkmeder."24 stesek de iste mesek de, bilsek de bilmesek de doal dnmlerden geeriz. nemli ruhsal etkiler yaratan bu sreler, duyarl bir insan, ona by le neler olduunu sormaya sevkedebilir. Bu tr bir insan masalmz daki yal adam gibi mandalalar izecek, onlarn koruyucu dairesine girecek ve kendinin setii bir snak olduunu sand hapishane nin verdii aknlk ve skntyla tanr benzeri bir varla dnecek tir. Mandalalar doum yerleri, daha dorusu doum kaplar, bir Buddha'nn yaam bulduu lotus iekleridir. Yogi, lotus pozisyo nunda oturarak, lmsz bir varla dntn grr. Doal dnm sreleri kendilerini zellikle de dlerde gste rirler. Bireyleme sreciyle ilgili bir dizi d simgesini bir baka yer de sundum.25 Bunlarn tamam yeniden dou simgelerini ieren d lerdi ve isel dnm ve bir baka varlkta yeniden douun uzun sreleriyle ilgiliydi. O "dier varlk", iimizdeki teki kii, gnl dostumuz olarak tandmz daha geni, daha byk kiiliktir. Bu ne denle, gnl dostu ve yoldamzn bir ritelde tasvir edilmesinin bi ze teselli veren bir yan vardr, nitekim Mithra ile gne tanrs arasn daki dostluk ilikisi buna bir rnektir. Byle bir iliki bilimsel zihin iin bir srdr, nk bu tr eylere duygusuzca bakar. Fakat eer duy guyu dikkate alsayd, dostun, antlarda tasvir edildii zere, gne tanrsnn gne arabasna bindirdii kii olduunu kefederdi. ki er kek arasndaki dostluun bu tasviri, isel bir gerein da yansma sdr; doann bizi dntrmek istedii gnl dostumuzla ilikimi

24. Berthelot, Collection des anciens alchimisles grecs (Antik Yunan simyac lar koleksiyonu) II, I, 3, s. 43 (45). 25. Eranos Jafrbuch 1935. Geniletilmi ve gzden geirilmi versiyonu Psychologie und Alchemie (Psikoloji ve Simya) iinde.

zin aa vurulmasndan baka bir ey deildir; doann bizi dn trmek istedii teki, ayn zamanda biziz, ama yine de ona tmyle ulaamayz. nsan, biri lml, dieri lmsz olduu bir Dioskuros iftidir, bu ikisi hep bir aradadrlar ama asla bir btn olmazlar. D nm srelerinin amac bu ikisini birbirine yaklatrmaktr, fakat bilin buna kar direnir, nk teki yabanc ve tekinsiz gelir, nk kendi evimizin tek efendisi olmadmz fikrine bir trl alamyo ruzdur. Daima yalnzca Ben olmay tercih ederiz. Oysa iimizdeki dost ya da dmanla kar karya gelmiizdir ve onun dost mu d man m olduu bize baldr. nsann kendi sesini duymas iin deli olmas gerekmez. Aksine, en basit, en doal eydir bu. rnein, insan kendine bir soru sordu unda, yantn "o" verebilir. O zaman tartma tpk normal bir soh bette olduu gibi devam eder. Buna "arm srdrme" ya da "ken di kendine konuma" ya da konuma partnerini aliquem alium inter nu, "ite olan bir tr teki" diye niteleyen eski simyaclarn kastettii anlamda "meditasyon"26 denebilir. Ruh dostuyla gerekletirilen bu diyalog biimine Ignatius'un Exercitia spiritualia ynteminde bile yer verilmitir,27 fakat yalnzca meditasyon yapan kiinin konumas, i konumann ise dikkate alnmamas gibi bir kstlama getirilmitir. konuma, insann kendinden kaynakland dnld iin red dedilir, ki bu anlay gnmze dek sregelmitir. Bu, artk ahlakimetafizik bir nyarg olmaktan kmtr ama daha beteri olmu, en telektel bir nyargya dnmtr. "Ses", ayar bozulmu bir saat gibi anlamszca ve amaszca ileyen aptal bir arm zinciri ilan edilmitir. Ya da yle denir: "Bunlar sadece benim dncelerim", oysa daha yakndan incelendiinde, bu dncelerin insann dikkate almad ya da bilinli olarak dnmedii, hatta hi dnmedii dnceler olduu anlalr; sanki Ben'in gzne ilien her psiik ey Ben'e aitmi gibi! Bu kibrin faydal taraf, bilincin stnl koruna rak, bilindnda zlmesinin engellenmesidir. Fakat eer bilind , baz anlamsz dnceleri bir saplant haline getirmeye ya da insa nn kesinlikle sorumluluunu stlenmek istemedii baka semptom

26. Rulandus, Lexicon alchemiae (Simya Lgati), s. 327, bkz. meditatio. 27. Jzquierdus, Praxis Exercitiorum spiritualium (s. 10): Colloquium aliud non est, quam familiariter loqui cum Christo Domino, vs. (Diyalog, sa Efendimizle sa mimi bir biimde konumaktan baka bir ey deildir.)

DRT ARKETP I 64

lar yaratmaya karar verirse, bilin acnas bir biimde ker. ses hakkndaki dncemiz iki u arasnda gidip gelir: ya tam bir samalk olduunu dnrz ya da Tanr'nn sesi. kisinin arasn da bir ey olabilecei kimsenin aklna gelmez. Ben nasl tekynly se, "teki" de kendince yle olsa gerektir. Bu ikisinin atmasndan gereklik ve anlam kabilir, ama bunun iin Ben'in tekine adil dav ranp onun da bir kiilii olduunu teslim ve kabul etmeye raz olma s gerekir. Geri ruh hastasnn sesleri gibi onun da eo ipso bir kiili i vardr, ama gerek bir diyalog kurulabilmesi iin, Ben'in konuma partnerinin varln kabul etmesi gerekir. Bu herkesten beklenemez elbette, ne de olsa herkes Exercitia spiritualia'ya uygun deildir. Yal nzca bir tarafn konutuu bir sohbet olamaz elbette; rnein Geor ge Sand ruh dostuyla sohbetini28 byle yrtmtr; otuz sayfa bo yunca yalnzca o konuur, tekini de duymay bouna beklersiniz. Exercitia diyalounu, modern kukucunun inanmad sessiz bir ina yet izler belki de. Fakat sa yakarlara gnahkr bir insann szleriy le yant verseydi ne olurdu acaba? Korkun bir kuku uurumu al maz myd o zaman? Korkmayacamz bir lgnlk olur muydu? Dolaysyla, tanr imgelerinin susmasnn, Ben-bilincinin arm srdrmek yerine, kendi stnlne inanmasnn daha iyi olduunu anlayabiliyor insan. sel dostun neden bu kadar sk dman olarak grld, ve neden bu kadar uzakta olduunu, sesinin neden bu ka dar hafif ktn anlayabiliyor insan. Her kim "Ona yaknsa, yakn dr atee".29 "yle bir Ta se ki kendine, onun sayesinde krallarn talarna sayg gsterilsin ve hekimler hastalarna ifa versin, nk o atee yakn,"30 diyen simyac bu szleri sylerken benzer eyler dn yordu belki de. Simyaclar iteki bir olay dtaki bir biime yanstr lar, bu nedenle isel dost onlara "Ta" biiminde grnr; Tractatus aureus'ta yle denir Ta iin: "Anlayn, ey bilgelerin oullar, Ta'n size ne haykrdn: Sen beni koru, ben de seni koruyaym, sana yar dm edebilmem iin Benim olan bana ver."31 Bir skolastiki bununla
28. Muhtemelen: Entretiens journaliers avec le tres docte et tres habile docte ur Piffoel, vs. (Pek lim ve pek bilgin Doktor Piffoel ile syleiler, vs.). 29. Neutestamentliche Apokyrphen (Yeni Ahit Apokrifalar), s. 35 30. Rosarium philosophorum iinde bir sahte Aristoteles alnts, 1550, fol. Q. 31 .Largiri vis mihi meum (Benim olan bana vermek istiyorsun) yaygn okuma biimidir ve Ars Chenica'nm 1566 tarihli ilk basksnda Septem tractatus seu capi-

YENDEN DOU ZERNE I 65

ilgili yle der32: "Gerei arayan kii, Ta ile Filozofun ayn anda bir azdan konutuunu duyar." Filozof Hermes'tir, Ta ise Romal larn Hermes'i olan Mercurius'la zdetir.33 En eski alardan beri Mercurius simyaclarn mridi ve ruh taycsdr, onlar amalarna ulatran dostu ve danmandr.34 O, tanquam praeceptor intermedi us inter lapidem et discipulum35dur. Fakat dost, kimilerinin karsna sa ya da Hzr, grnen ya da grnmeyen bir guru olarak da kabi lir. Dost, herhangi bir toplumsal ya da kiisel liderin ahsnda da g rnebilir. Bu durumda diyalog kesinlikle tek tarafldr. sel bir ikili sohbet gereklemez, yant tekinin eylemi, yani dsal bir olaydr. Simyaclar bunu kimyasal maddenin dnmnde gryorlard. Ya ni onlar aradklar dnm darda, maddede buluyorlard ve mad denin dnm onlara yle haykryordu: "Dnm benim", fakat bazlar unu bilecek kadar zekiydi: "Bu benim dnmm ama ki isel bir dnm deil, iimdeki lmlnn lmsze dnt, benim lml kabuumdan kurtulup kendi yaamna doduu, gne arabasna binip belki beni de yanna ald bir dnm."36
tula Hermetis trismegisti, aurei bal altnda, ayrca Theatr. ehem., 1613, IV iin de, ve Manget, Bibliotheca chemica curiosa I, 400 vd. iindedir. Rosarium philo sophorum, 1550, fol. EIV iinde bir baka okuma biimi yer alr: Largire mihi ius meum ut te adiuvem (Sana yardm etmem iin hakkm olan bana ver). Bu, Rosari um'un, yorumla ilgili olan, ama simya aklamalar iin nem tayan keyfiliklerin
den biridir. 32. Manget, 1. c., s. 430 b. 33. Ayrntl bilgi Psychologie und Alchemie, paragr. 84 vd. ve Der Geist Mer curius (Ruh Mercurius), paragr. 278 vd. ve 289 iinde. 34. Bkz. Astrampsykos'un gzel duas: E, E, dua yle sona erer: "Ben senim, sen de bensin". Rietzenstein, Poimandres, s. 21. 35. Manget, 1. c.: "Ta ile renci arasnda araclk eden retmendir." 36. Ta ve Ta'n dnm homo philosophicus'un, yani kinci Adem'in (Artis auriferae I, s. 185 vd. iinde: Aurora consurgens, quae dicitur Aurea hora) insan ruhu olarak (Berthelot, La Chimie au moyen ge, III, 50 iinde: Kratesin Kitab), insann altnda ve stnde bir varlk olarak (Hie lapis est subtus te, quantum ad obe

dientiam: supra te, quo ad dominium: ergo a te, quantum ad scientam: circa te, qu antum ad aequales [Bu ta senin altnda, sanki itaat iin: senin zerinde, sanki hk
metmek iin: bu nedenle senden, sanki bilgi iin: senin etrafnda, sanki senin gibi ler iin], Art. aurif. I iinde: Rosinus ad Sarratantam, s. 310), yaam olarak (sangu is est anima, et anima est vita, et vita lapis noster est [kan ruhtur, ruh ise yaamdr ve yaam bizim Tamzdr], Art. aurif. I iinde: Tractatus Aristotelis, s. 347, yine Art. aurif. I iinde: Rachaidibi fragmentum, s. 398 ve 401), Bakire Meryem olarak (Art. aurif. I iinde: De arte chimica, s. 587), insann kendisi olarak (tu es eius mi-

DRT ARKETP I 66

Bu ok eski bir dncedir. Yukar Msr'da, Assuan civarnday ken, Eski Msr'dan kalma bir mezar ziyaret etmitim, mezar ksa s re nce almt. Giri kapsnn arkasnda, sazlardan rl kk bir sepetin iinde, yeni domu bir bebein paavralara sarl kurumu cesedi duruyordu. Belli ki, iilerden birinin kars len bebeini soy lu kiinin mezarna alelacele brakvermiti; bylece soylu kii yeni bir balang iin gne kayna bindiinde, bebei de onun selame tinden payn alacakt, nk tanrsal ltfun ulaabilecei bir yerde gmlyd.

3. DNM SRECN CANLANDIRAN BR SMGE DZS RNE rnek olarak, slam mistisizminde nemli bir rol oynayan bir kiiyi, "Yeillenen" Hzr' setim. Hzr, Kurn'n, yeniden dou gizemini anlatan, "Maara" adndaki 18. Sre'sinde* karmza kar. Maara yeniden douun gerekletii yer, insann kulukaya yatp yenilen mek zere kapatld gizli bir oyuktur. Kur'n'da buras yle anlat lr: "Gnei gryorsun ya, doduu vakit maaralarndan saa mey leder, batt vakit de onlar sol tarafa makaslar. Onlar (Yedi Uyurlar) maarann geni bir yerindedir."37** Ortadaki "geni yer", mcevherin bulunduu, kuluka ya da kurban riti ya da dnmn gerekletii merkezdir. Bu simgeciliin en gzel rnekleri, Mithra kltnn su naklarnda38 ve dnm cevherini39 daima gne ve ay arasnda gs
nera ... et de te extrahitur ... et in te inseparabiliter manet [sen onun mineralisin ... o senden ekilip alnr ... ve senin iinde blnemez bir biimde kalr], Art. aurif. I iinde: Rosinus ad Sarratantam, s. 311 ) dirilii olarak tasvir edilir.
* Kehf (Maara) Sresi, (.n.) ** Jung, Kur'n alntlar iin L. Ullmann'n 1857 tarihli evirisinden yararlan m. Ben bu alntlar, ikinci dilden eviri olaca iin, Almancadan Trkeye evir medim, Elmall Hamdi Yazr'n Kur'n evirisini kullandm, (.n.) 37. s. 241. 38. Cumont, Textes et monuments figurs relatifs aux mystres de Mithra II (Mithra gizlemleriyle ilgili metin ve antlar). 39. Bunun iin zellikle bkz. Zosimos'un dndeki ta vizyonu: "Bir nesne ta yordu, her taraf beyazd ve olgun bir gzellikle parlyordu ve zerinde [mesoura nisma heliou] 'Gn ortasnda gnein konumu' yazyordu." (Jung, Einige Bemer kungen zu den Visionen des Zosimos (Zosimos'un Vizyonlar zerine Baz Notlar), s. 23 (ve Die Visionen des Zosimos [Zosimos'un Vizyonlar], paragr. 86).

YENDEN DOU ZERNE I 67

teren simya resimlerinde grlr. armha gerilme tasvirleri de genel likle bu tarzdadr. Ayn simgecilik Navaholarn dnm (yani ifa) trenlerinde de vardr.40 Yedi kiinin, yaamlarnn lmszle va ran bir boyutta uzayacandan bihaber yatt maara ite byle bir or ta yer ya da dnm yeridir. 309 yl uyuduktan sonra uyanmlardr. Bu efsanenin anlam udur: Her kim maaraya, yani herkesin kendi iinde tad maaraya ya da bilincin dndaki karanla gi rerse, kendini nce bilind bir dnm srecinin iinde bulur. Bi lindna girmesi, bilinci ile bilindnn ierikleri arasnda bir ba kurmasn salar. Bunun sonucunda, kiiliinde olumlu ya da olum suz anlamda kkten bir deiim olabilir. Dnm genellikle, yaam sresinin uzamas ya da lmszle adaylk olarak yorumlanr. Bi rinci yorum birok simyacda, zellikle de Paracelsus'ta (De vita lon ga41 adl eserinde), ikincisi ise klasik Eleusis Gizlemleri'nde grlr. Uyurlar'n yedi kii olmas, onlarn kutsallna,42 uykuda dn m geiren ve ebedi genlie kavuan tanrlar olduklarna43 iaret eder. Efsanenin bir gizlem efsanesi olduunu bu sayede anlarz. Bu rada anlatlan esrarl kiilerin yazgs dinleyiciyi derinden etkiler, nk efsane onun bilindndaki benzer sreleri ifade ederek bun
40. Matthevvs, The Mountain Chant (Da arks), ve Stevenson, Ceremonial of Dailjis (Dailjilerin Trenleri). 41. Bu eserde ima edilen gizli reti Paracelsus als geistige Erscheinung (Ruh sal bir olgu olarak Paracelsus) adl yazmda anlatlmaktadr (paragr. 170 vd.). 42. Efsanenin farkl versiyonlarnda delikanllarn says bazen yedi, bazen de sekizdir. Kur'n'a gre sekizincisi bir kpektir. Kuranda (18. Sre'de baka versi yonlardan da sz edilir: "(Kimileri): 'tr. Drdncleri kpekleridir,' diyecekler; (kimileri de): 'Betir, altnclar kpekleridir,' diyecekler (...) (Bir ksm da): 'Yedi dir, sekizincileri kpekleridir,' diyecekler." (Ullmann, s. 242). Buna gre, aralarn da mutlaka bir kpek vardr. Buradaki mesele, saynn yedi ya da sekiz mi (yoksa ya da drt m) olduundan bir trl emin olunamamasdr; bu konuyu Psikoloji ve Simya'da (paragr. 200 vd.) ele aldm. Saynn yedi ila sekiz olmas durumunda, k pekten, fino kpeinden dnt bilinen Mephisto ortaya kar. ila drt ara sndaysa, drdncs eytan ya da dii, daha st dzeyde Mater Del'dir (bunun iin bkz. Psikoloji ve Din'de (paragr. 124 vd.) yazdklarm. Buradaki belirsizlik, Msr Dokuzlarndaki (paut = "company ofthe gods": bkz. Budge, The Gods of the Egyp tians I, s. 88) gibi olsa gerek. 250 civarnda Decius'un Hristiyanlar kovuturmas na atfta bulunan efsane, Aziz Yuhanna'nn da "uyuduu" ve lmedii Efes'te ger ekleir. Yedi Uyurlar mparator II. Theodosius dneminde (480-450) uyanmlar d. Yani hemen hemen iki yz yl uyumulard. 43. Bu Yediler, yedi eski gezegen tanrs. Ayrca bkz. Bousset, Hauptprobleme der Gnosis (Gnosis'in Ana Sorunlar), s. 23. vd.

DRT ARKETP I 68

larn bilinle yeniden btnlemesini salar. lk bataki duruma d nlmesi, genliin tazeliine yeniden kavuulduu anlamna gelir. Kur'n'daki Yedi Uyurlar hikyesini, grnte bununla alakas olmayan ahlaki dnceler izler. Fakat bu alakaszlk yanltcdr, gerekte bu aydnlatc bilgiler, yeniden doamadklar iin ahlak ku rallarna, yani yasaya ballkla yetinmek zorunda olanlarn gereksin dii malzemedir. Kurallara uygun davrann ruhsal dnmn yeri ne getiine sk sk rastlanr.44 Bu ahlaki dnceleri, Musa ve hiz metisi Yeua ben Nun'un yks izler:
"Bir vakit Musa gen hizmetisine demiti ki: 'ki denizin birletii yere varncaya kadar durmayacam, yahut senelerce gideceim.' Bunun zerine ikisi de denizin birletii yere vardklarnda balklarn unuttular. O zaman balk denizde bir delie doru yolunu tutmutu. Bu ekilde getikleri zaman gen hizmetisine: 'Getir kuluk yemeimizi; gerekten biz bu yolculuu muzda yorulduk,' dedi. Gen: 'Grdn m,' dedi, 'kayaya sndmz vakit dorusu ben bal unuttum; onu hatrlamam muhakkak eytan unutturdu. O alacak bir ekilde denizdeki yolunu tutmutur. Musa da dedi ki: 'te ara dmz oydu!' Bunun zerine izlerini takip ederek gerisin geriye dndler; derken kullarmzdan bir kul buldular ki, Biz ona katmzdan bir rahmet ver mi ve tarafmzdan bir ilim retmitik. Musa ona: 'Sana retilen ilimden bana da retmen artyla sana tbi olabilir miyim?' dedi. O: 'Dorusu sen benimle beraber olmaya sabredemezsin. Havsalann almad eye nasl sab redeceksin!' dedi. Musa: nallah beni sabrl bulacaksn, senin hibir iine kar gelmem, dedi. O: 'O halde eer bana uyacaksan, bana hibir ey hak knda soru sorma, ta ki ben sana ondan sz ancaya kadar.' Bunun zerine ikisi beraber gittiler; nihayet gemiye bindiklerinde tuttu gemiyi yaralad. Musa: 'A, iindekileri bomak iin mi yaraladn onu? Dorusu kt bir ey yaptn!' dedi. O: 'Demedim mi ki sen benimle beraber olmaya sabredemez sin,' dedi. Musa: 'Unuttuum eyle beni sulama ve bu iimden dolay bana glk karma!' dedi. Yine gittiler, nihayet bir olana rastgeldiler; tuttu onu 44. "Tanr ocuklar"nn, yani yeniden doanlarn zgrl ile yasaya itaat meselesi Paulus'un mektuplarnda ayrntlaryla ele alnmtr. Burada, daha stn ya da daha dk bir bilin geliimiyle birbirinden ayrlan nispeten farkl iki insan snf kadar, tek bir bireydeki daha stn ve daha dk insan da sz konusudur. "Sarkikos" (dnyevi insan) ebediyen yasaya tbi kalr, zgrle yeniden douu yalnzca "pneumatikos" (ruhsal insan) baarabilir. Bu durum, kilisenin, mutlak ita atkrlk talebi ve yasadan bamsz olma iddiasyla ilgili zmsz paradoksu yan str. Nitekim, Kuran'daki hikye "pneumatikos"a hitaben anlatlr ve dinleyecek kula olanlara yeniden douu mjdeler. Fakat "sarkikos" gibi gnl kula olma yanlar, Allah'n iradesine kr krne boyun emekle yetinecek ve doru yola yn lendirileceklerdir.

ldrverdi. Musa: 'Bir can karl olmakszn masum bir cana m kydn? Dorusu ok kt bir ey yaptn!' dedi. 'Dorusu sen benimle asla sabrede mezsin demedim mi sana?' dedi. Musa: 'Eer bundan sonra sana bir ey so rarsam, artk benimle arkadalk etme! Dorusu tarafmdan beyan edilecek son zre erdin.' Bunun zerine yine gittiler. Nihayet bir ky halkna varnca onlardan yemek istediler. Ancak onlar, kendilerini misafir etmekten kand lar. Derken orada yklmak zere olan bir duvar buldular, tutup onu dorult tu. Musa: 'steseydin bunun karlnda mutlaka bir cret alrdn,' dedi. O: 'te bu seninle benim ayrlmamz olacak! imdi sana o sabredemediin ey lerin i yzn haber vereyim. nce gemi, denizde alan birtakm zavall larnd Ben onu kusurlu hale getirmek istedim; nk telerinde btn sa lam gemileri gaspedip alan bir hkmdar vard. Olana gelince, anne babas mmin kimselerdi. Onun bunlar azgnlk ve kfr ile sarmasndan korktuk. stedik ki, Rableri onun yerine kendilerine temizlike daha hayrl ve merha met bakmndan daha yaknn versin. Gelelim duvara; o, ehirde iki yetim olannd, altnda onlar iin saklanm bir define vard ve babalar iyi bir zat idi. Onun iin Rabbin onlarn etkinlik ama ermelerini, definelerini kar malarn diledi. Btn bunlar, Rabbinden bir rahmet olmak zeredir ve ben hibirini kendi grmle yapmadm. te senin sabredemediin eylerin aklamas!' dedi."45*

Bu hikye, Yedi Uyurlar efsanesinin ve yeniden dou sorununun daha net ve ayrntl versiyonudur. Musa arayan, aray iinde olan insandr. Bu yolculukta ona "glge"si, "hizmeti"si ya da "alt insan ("pneumatikos" ve "sarkikos" iki bireyde) elik eder. Yeua, Nun'un oludur. Nun, bir balk addr46 ve Yeua'nn kkeninin derin sularda, karanlkta, glgeler leminde olduuna iaret eder. Hayati noktaya "iki denizin birletii yerde" ulalr. Bu yer, batdaki ve doudaki de nizin birbirine ok yaklat Svey krfezi olarak yorumlanr. Ba ka deyile, buras, simgelerle ilgili nszde deindiimiz "orta yer"dir ama insan ve onun glgesi nemini nce kavrayamamlardr. nk mtevaz besin kaynan simgeleyen balklarn unutmular dr. Balk, Yaratan'n karanlk dnyasndan gelen glgenin, bedensel insann babas Nuna iaret eder. Balk yeniden canlanm ve yurdu na, denize geri dnmek iin sepetten dar sramtr, yani baba, hayvan ata ve yaamn yaratcs, bilinli insandan ayrlr; bunun an lam, insann igdsel ruhunu kaybetmi olmasdr. Bu sre, nev roz psikopatolojisinde ok iyi bilinen ve daima bilincin tekynll
* Kur'n, Elmall Hamdi Yazr evirisi, s. 299-301. (.n.) 45. Ullmann, s. 246. 46. Bkz. Vollers, Chidher, s. 241.

DRT ARKETP I 70

yle ilgili olan zlme semptomudur. Fakat nevrotik sreler, nor mal olaylarn abartlmasndan baka bir ey olmad iin, benzer eylerin normallik yelpazesinde de grlmesine amamak gerekir. Burada, kiiliin zayflamasyla ilgili blmde anlattm, ilkel insa nn "ruh kayb" dedii bir olgu, bilimsel ifadeyle, abaissement du ni veau mental sz konusudur. Musa ve hizmetisi ok gemeden ne ol duunu anlarlar. Musa yorgun argn, a bila oturur. nce fizyolojiyle aklanan bir eksiklik hissetmitir belli ki! Enerji (libido) kaybnn en nemli belirtisi yorgunluktur. Btn bu sre ok tipik bir eyi, hayati nem tayan bir ann farkna varlmamas'n anlatr; bu motif birok mitte karmza kar. Musa, farkna varmadan yaam kaynan bulduu nu ve yeniden kaybettiini anlar, ki bu dikkate ayan bir sezgi olarak nitelendirilebilir. Yemeyi dndkleri balk bilindnn bir ierii dir ve ilkkkenle bir ba kurulmasn salar. Balk, yeniden domu, yeni bir yaama kavumutur. Yorumlara gre, bunun gereklemesi nin nedeni, abhayatla temas etmi olmasdr. Balk denize atladn da, yeniden bilindnn ierii olur, onun dllerinin zellii, tek gzl ve yarm kafal olmalardr.47 Denizdeki garip bir balktan, "klksz ve deriiz bir balk"tan simyaclar da sz ederler,48 bu balk, "canl Ta"n, filius philosopho rum'un* zn temsil eden "yuvarlak unsur"dur. Abhayatn simyada ki karl aqua permanent tir.** "Can veren" diye vlen bu suyun bir zellii de, kat olan her eyi eritmesi, sv olan her eyi de pht latrmasdr. Kuran yorumlarnda, baln kaybolduu yerdeki deni zin sert topraa dnt ve toprakta baln izlerinin hl grle bildiinden sz edilir.49 Orada oluan adada, orta yerde Hzr oturur. Mistik bir yoruma gre, Hzr "aa ve yukar denizin ortasnda, nur dan bir tahtta",50 yani yine orta yerde oturur. Hzr'n grnmesi ile baln kaybolmas arasnda gizli bir ba vardr, sanki balk Hzr'n ta kendisidir. Yorumlarda, yaam kaynann karanlklarda olduun dan sz edilmesi,51 bu tahmini dorular niteliktedir. nk denizin derinlikleri karanlktr (mare tenebrositatis!***). Karanln simyada

* Felsefe Ta, (.n.); ** hi bitmeyen su (.n.) *** karanlk deniz (.n.) 47. 1. c., s. 253. 48. Art. aurif. I iinde: Allegoria super Turbam, s. 141 (Aion, paragr. 195 vd.). 49. Vollers, I.e., s. 244. 50. 1. c., s. 260. 51. I.e., s. 258.

YENDEN DOU ZERNE I 71

ki karl, diinin erili iine almasyla gerekleen coniunctio'dan* sonra oluan nigredo'dur**.52 Nigredo'dan, lmsz Kendilik'in sim gesi olan "Ta" doar ki, ilk grnm "balk gzleri"ne benzetilir.53 Hzr da Kendilik'i temsil ediyor olabilir. Niteliklerinden yle an lalyor: bir maarada, yani karanlk bir yerde doduu syleniyor; lyas gibi daima kendini yenileyen bir "Uzun mrl" o. Tpk Osi ris gibi zamann sonunda o da paralanyor, hem de Deccal tarafn dan. Fakat kendini yeniden diriltebiliyor. Yeniden canlanan balk ola rak yorumlanan kinci Adem54 gibi o da bir danman, kutsal ruh, "Hzr Karde"tir. Her halkrda Musa onu yksek bilin olarak ka bul eder ve onun tarafndan eitilmek ister. Bunu, yazgnn ini k larnda Kendilik'in stn rehberliini Ben-bilincinin nasl alglad n anlatan o kavranmas g olaylar izler. Dnm yetenei olan s lik iin rahatlatc bir hikyedir bu; itaatkr kul iin ise Allahn kadi ri mutlaklna kar dil uzatlamayacan gsteren bir uyardr. H zr yalnzca yce bilgelii deil, bilgelik olmasna ramen insan akl nn ermeyecei davranlar da temsil eder.
* Kartlarn birlii, (.n.); ** kara, karartmak, melankoli (.n.) 52. Bkz. "Visio Arislei" mitosunun zellikle de Rosarium philosophorum (Art. aurif. II, s. 246) eitlemesi, buna gre, gne Mercurius'un kuyusunda boulur ve yeil aslan gnei yutar (1 c., s. 315 ve 366). Ayrca bkz. Psychologie der bertra gung (Aktarmn Psikolojisi), paragr. 467 vd. 53. Beyaz Ta bu ilem esnasnda kabn kenarnda ''ark mcevherleri, balk gzleri gibi" grnr ("tantam oculi piscium"; bkz. Hollandus, Opera mineralia, s. 286; aynca Lagneus, Thealr. ehem, iinde: Harmoniea chemica, 1613, v, s. 870). Gzler nigredo'nun sonunda, albedo'nun (beyaz, beyazlatmak) banda ortaya kar. Bir baka benzerlik, karanlk maddede grnen scintillae' dir(ruhun kvlcm). Bu fikrin kkeni Zekarya 4,10'a dayanr: "Quis enim despexit dies parvos? et laetabun

tur, et videbunt lapidem stanneum in manu Zorobahel. Septem isti, Oculi sunt Do mini, qui discurrunt in universam terram." (nk kk iler gnn kim hor g
rr? nk akul Zerubbabelin elinde grerek bu yediler sevinecekler; onlar Rab bin gzleridir; o gzler ki btn yeryznde gezinmektedirler.) (Eirenaeus Oran dus, Flammel'in hieroglifler zerine yazd eserin nsznde byle der, fol. A 5.) Yeunun nne koyduum ta, zerinde yedi gz olan tek ta (Zekarya 3, 9). Ye diler, yedi yldza, simyaclarn yeralt maarasnda tasvir ettikleri gezegen tanrla rna iaret eder (Mylius, Philosophia reformata, s. 167). Bunlar, "Hades'te uyuyan lar" ya da "balanm olanlar"dr (Berthelot, Alch. Grecs, IV, xx, 8, s. 181). Byle ce, Yedi Uyurlar efsanesine atfta bulunulmutur. 54. Vollers, 1. c., s. 254. Muhtemelen burada Hristiyan etkisi vardr. Bkz. ilk Hristiyanlarn balk yemekleri ve balkla ilgili btn o simgeler. Balk simgecilii iin bkz. yaknda yaymlanacak eserim: "Beitrge zur Symbolik des Selbst" (Ken dilik'in Sembolizmine Katklar) (Aion).

DRT ARKETP I 72

Byle bir gizlem hikyesini dinleyen kii, aray iindeki Musa'da ve unutkan Yeua'da kendini bulacak, yk ona, yeniden douun salad lmszln nasl gerekletiini anlatacaktr. Karakteris tik olan, dnm geirenin Musa ya da Yeua deil, unutulan balk olmasdr. Baln kaybolduu yer Hzr'n doum yeridir. lmsz varlk, gze arpmayan, unutulan, hatta tmyle olaslkd bir ey den doar. Kahraman doumunda yaygn olarak grlen bu motifin burada ele alnmasna gerek yok.55 Kitab Mukaddes'i bilenler, "Tan r hizmetisi"nin tasvir edildii aya 53,2 vd. ile drt ncil'de. sa'nn douunun anlatld ykleri anmsayacaklardr. Dnm madde sinin ya da tanrsnn besleyici zellii birok klt efsanesinde gr lr: sa ekmektir, Mondamin msrdr, Dionysos araptr vs. Bu sim gelerin ardnda, bilin asndan bakldnda yalnzca birer benzet me anlamn tayan, fakat gerek doas gz ard edilen psiik bir gerek yatmaktadr. Balk simgesi bunu aka gsterir: kendi enerji sini kendisi retemeyen bilincin yaam aktivitesini srekli bir enerji akyla salayan bilind ieriklerin "besleyici" etkisidir bu. Dn m yetisine sahip olan ey, bilincin gze arpmayan, neredeyse g rnmeyen (yani bilind) kkdr, ki bilin btn gcn buradan alr. Bilind yabanc, Ben-olmayan gibi hissedildii iin, bilind nn yabanc bir figrle tasvir edilmesi gayet yerindedir. Bir yandan hibir nemi yoktur, bir yandan da, bilinte eksik olan o "yuvarlak" btnl in potentia (potansiyel olarak) iermesi nedeniyle en nemli eydir. Bu "yuvarlak", bilindnn maarasnda gizlenen o byk hazinedir56 ve bilin ile bilindnn yce birliini temsil eden o kiisel varlkta cisim bulmutur. Hiranyagarbha, Purua, Atman ve mistik Buddha gibi bir varlktr bu. Bunu anlatmak iin setiim "Kendilik" kavramndan kastm, Ben'le rtmeyen ama Ben'i, b yk bir dairenin kk daireyi kapsad gibi kapsayan ruhsal bir b

55. Daha baka rnekler iin bkz. Wandlungen und Symbole der Libido (Libi donun Dnm ve Simgeleri), kinci Blm. Simyada bulunan ok sayda kant yerine, u eski msralar alntlyorum: Hie lapis exilis extat, precio quoque vilis, / Spernitur a stultis amatur plus ab edoctis (Bu grnmez tan geri dktr fiyat; budalalar onu kmser, ama limlerce bir o kadar sevilir), Art. aurif. II iinde: Ro sarium philosophorum, s. 210. Lapis exilis ile lapsit exillis, Wolfram von Eschen bach'n ksesi arasnda bir ba olabilir. 56. Bkz. Von den Wurzeln des Bewutseins (Bilincin Kkenleri) iinde: "Die Visionen Zosimos" (Zosimos'un Vizyonlar).

tnlk ve merkezdir. Dnm esnasndaki lmszlk sezgisi bilindnn kendine zg yapsyla ilgilidir. Zira bilindnn meknd ve zamand bir yan vardr. Bunun ampirik kant, "telepatik" fenomenlerdir, bunlar, ar kukucular tarafndan yadsnmaya devam edilse de, sanldn dan ok daha yaygndrlar.57 Kanmca, lmszlk sezgisinin nedeni, garip bir zamana ve mekna yaylma duygusu. Gizlemlerdeki tanr latrmalarn da ite bu ruhsal fenomenin bir yansmas olduu gr ndeyim. Kendilik'in kiilik nitelii zellikle de Hzr efsanesinde aka grlr. Hele hele Kur'n kkenli olmayan Hzr efsanelerinde dikkat ekecek ldedir. Vollers'in ska alntlanan almas da etkileyici rnekler ierir. Kenya seyahatimde katldm safarinin rehberi, Sfi inancna gre yetitirilmi bir Somalili idi. Onun iin Hzr "canl" bir kiiydi; Hzr'la her an karlaabileceim konusunda beni temin etti, nk ona gre ben m'tu-ya-kitbu,58 "ehli kitap"tm (kitaptan kast Kurn'd). Sohbetlerimizden, Kur'n' ondan daha iyi bildiim sonu cunu karmt (fakat bu ok bir ey ifade etmez). Bu nedenle benim "islamu" olduumu dnyordu. Bana, Hzr'a sokakta bir adam s rerinde rastlayabileceimi ya da Hzr'n geceleri saf beyaz k olarak ya da -bunu sylerken glmseyerek bir ot kopard- "Yeillenen"in byle de grlebileceini syledi. Bir zamanlar Hzr ona da teselli vermi, yardm etmiti: Savatan sonra uzun sre i bulamam, b yk skntya dmt. Ama bir gece ryasnda, kapnn yannda parlak beyaz bir k grm, bunun Hzr olduunu anlamt. He men yerinden frlam (ryasnda) ve ona byk bir saygyla selam naleykm demiti ve dileinin artk kabul olacan bilmiti. Gerek ten de, birka gn sonra Nairobi'deki bir tehizat irketi, bir safariye rehberlik etmesini teklif etmiti. Bu olay, Hzr'n halk dininde, insann dostu, danman, teselli ve mjde veren retmeni olarak gnmzde de yaamay srdrd n gsteriyor. Benim Somalili, Hzr'n dini konumunu maleika

57. Bkz. Rhine, Neuland der Seele (Ruhun Yeni lkesi). Burada, eski deneyle rin bir zeti de yer almaktadr. imdiye dek bu sonulara ciddiye alnabilecek bir itirazda bulunulmad iin gz ard edilme tehlikesiyle kar karyadrlar. 58. Bu dil, Dou Afrika'nn lingua franca's olan Kisuahili'dir. Bu dilde Arap adan alnma ok sayda szck vardr. Arapa kitb da bunlardan biridir.

DRT ARKETP I 74

kwanza-ya-mungu= Tanr'nn ilk melei, bir tr "mjde melei", ger ek bir angelos, bir ulak olarak tarif etti. Hzr'n dostluunun nitelii 18. Sre'de anlatlmtr. Metni oldu u gibi aktaryorum:
"Bir de sana Zulkarneynden soruyorlar. De ki: 'Size ondan bir hatra okuyacam.' Biz onun iin yeryznde bir iktidar hazrladk ve ona ulamak istedii eyden bir sebep verdik. Derken o bir sebebi izledi. Gnein batt yere vardnda onu, balkl bir kaynakta batyor buldu. Ayrca onun yann da bir kavim grd. Dedik ki: 'Ey Zulkarneyn, ya onlar cezalandrrsn veya haklarnda bir gzel muamelede bulunursun.' O yle dedi: 'Her kim haksz lk ederse, onu muhakkak cezalandrrz, sonra Rabbna iade edilir ve O da onu grlmedik bir azaba eker. Ancak her kim de iman edip iyi bir i yapar sa, buna da mkafat olarak en gzel akibet vardr ve ona emrimizin kolayn syleriz. Sonra yine bir sebebi takip etti. Nihayet gnein doduu yere var dnda, gnein kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadmz bir ka vim zerine domakta olduunu grd. te byle. Halbuki Biz, onun yann da nelerin bulunduunu tamamen biliyorduk. Sonra da baka bir sebebi takip etti. Nihayet iki set arasna vard zaman, nlerinde neredeyse hi sz anla mayan bir kavim buldu. Onlar: 'Ey Zulkarneyn, haberin olsun, Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde fesat karyorlar; bu yzden onlarla bizim aramzda bir set yapman artyla sana bir vergi desek olur mu?' dediler. Dedi ki: 'Rabbimin beni iinde bulundurduu iktidar daha hayrldr; haydi siz bana bedenen yardm edin de sizinle onlarn arasna salam bir engel yapaym. Bana demir ktleleri getirin!' ki ucu denkletirdii vakit: 'Krkleyin!' dedi. Demiri bir ate haline getirince: 'Getirin bana zerine erimi bakr dkeyim!' dedi. Artk onu ne aabildiler ne de delebildiler. Zulkarneyn: 'Bu Rabbimin bir rahmeti dir. Rabbimin va'dettii an gelince, onu dmdz edecektir. Rabbimin va'di de haktr. Ve o gn Biz onlar birbirlerinin iinde dalgalanr bir halde brakver miizdir, Sura da frlmtr, artk hepsini toplamzdr da toplamzdr. Ve o gn cehennemi kfirlere yle bir gsteri gstermiizdir ki... Onlar ki, gzleri, Beni hatrlatan yetlerin karsnda bir rt iindeydi, iitmeye de ta hamml edemiyorlard."

Kur'n'da nadir olduklar sylenemeyecek tutarszlklar burada da var. ki boynuzlu anlamna gelen Zulkarneyn'e, yani Byk sken der'e bu ani gei tutarszlk deil de nedir? Dehet verici bu anakro nizm bir yana (Muhammed'in kronolojisi genelde pek iyi deildir za ten), btn bunlarn skender'le ilgisini anlamak mmkn deil. Fa kat unu bilmek gerekir ki, Hzr ile Zulkarneyn ayrlmaz bir ikili, b yk dostturlar; Vollers onlar Dioskuroslara benzetmekte ok hakl dr. Bunun psikolojik balants yle olsa gerek: Musa Kendilik ile

ilgili sarsc bir deneyim yaam ve bilind sreleri muazzam bir aklkla grmtr. Daha sonra, imanszlardan saylan kavminin, Yahudilerin yanna gittiinde ve yaad deneyimi bir gizlem yk s biiminde anlatm, kendinden sz etmek yerine, "ki Boynuz ludan sz etmi olabilir. Musa'nn kendisinin de "boynuzlu" olmas*, kendi yerine Zulkarneyni koymasn aklyor. Sonra bu dostluun hikyesini, Hzrn arkadana nasl yardm ettiini de anlatmtr. Zulkarneyn nce gnein batt yere, sonra da gnein doduu ye re gider. Yani Musa gnein lmden ve karanlktan geerek yeniden douunu anlatr. Bununla, Hzr'n insann yalnzca bedensel sknt larda yannda olmadn, yeniden douuna da yardmc olduu ima edilmektedir.59 Fakat bu hikyede Kur'n, birinci oul ahs kipiyle konuan Allah ile Hzr arasnda bir ayrm yapmaz. Ama daha nce anlatlan yardm faaliyetlerine bu ksmda da devam edildii aktr, buradan da Hzr'n Allah'n bir simgesi ya da "enkarnasyonu" olduu anlalmaktadr. Hzr'n skender'le dostluu yorumlarda nemli bir rol oynar, keza lyas Peygamberle ilikisi de yle. Vollers, Glgam ve Enkidu60 kilisiyle de paralellik kurmaktan ekinmez. Demek ki Musa halkna, iki dostun bandan geenleri kiisel ol mayan bir gizlem yksyle anlatr. Psikolojik olarak bunun anlam, dnmn "tekinde" olmu biimde anlatlmas ya da hissedilmesi gerektiidir. Hzrla olan deneyiminde Zulkarneyn'in yerinde Musa olmasna ramen, hikyeyi anlatrken kendinden deil, ondan sz et mesi gerekir. Bu bir tesadf olamaz, nk bireylemenin, Kendi likin en byk psiik tehlikesi, Ben-bilincinin Kendilik ile zdele mesidir. nk bilinci zlmekle tehdit eden bir ikinlie neden olur. lkel ya da eski tm kltrler perils of the soul (ruhu tehdit eden tehlikeler) ve tanrlarn tehlikelilii ve gvenilmezlii konusunda hassas bir sezgi gelitirmilerdir. Baka bir deyile, pek alglanabilir olmasa da hayati neme sahip arka plandaki srelerle ilgili ruhsal i gdlerini henz yitirmemilerdir; ayn eyi modern kltrler iin
* Musa genellikle alnnda Sin lkesinin klarna iaret eden iki boynuzla res medilir. (.n.) 59. Yahudi skender hikyelerinde de ayn ima vardr. Bkz. Bin Gorion, Der Born Judas III, s. 133 vd.: "kutsal maara" yks ve s. 153:18. Sreye ok benze yen "abhayat" yks. 60. Ayrca bkz. Jung, Symbole der Wandlung (Dnmn Simgeleri), paragr. 282 vd.

DRT ARKETP I 76

syleyemeyiz elbette. Karmzda, ikinlik nedeniyle arpklam iki dosta dair uyarc bir rnek var: Nietzsche ve Zerdt; ama bu uyar anlalmamtr. Ya Faust ile Mephisto'ya ne demeli? Delirme nin ilk adm Faustvari bir kibirdir. Bence, Faust'taki dnmn m tevaz balangcnn, yenebilen bir balk deil de bir kpek, dnen figrn "inayetimiz ve bilgeliimizle donattmz" bilge bir dost de il de eytan olmas, srlarla dolu Cermen ruhunu anlamamzn bir anahtar olabilir. Metnin dier ayrntlarn atlayp Ye'cc ve Me'cc'e kar ina edilen sura dikkat ekmek istiyorum. Bu motif Hzr'n bir nceki k smda yapt iin, yani kent duvarn ina etmesinin bir tekrardr. Fakat bu kez duvar Ye'cc ve Me'cc'e kar salam bir korumadr. Bu ksm Vahiy 20, 7 vd.'na atfta bulunuyor olsa gerek:
"Ve bin yl tamam olunca, eytan zindanndan zlecektir; ve yerin drt kesinde olan milletleri, Ye'cc ve Me'cc', saptrmak ve onlar cenk iin bir araya toplamak zre kacaktr; onlarn says denizin kumu gibidir. Ve yerin genilii zerine ktlar, ve mukaddeslerin ordusunu ve sevgili ehri kuattlar..."61

Burada Hzr'n roln Zulkarneyn stlenmi, "iki da arasnda yaayan" halka yklmas imknsz bir duvar ina etmitir. Belli ki bu ras, kim olduklar belli olmayan dman srs Yecc ve Me'cc'e kar korunmas gereken orta yerdir. Psikolojik adan bakldnda, orta yerde kurulan ve Vahiy'de "sevgili ehir" (dnyann merkezi Ku ds) diye anlan Kendilik'tir. Kendilik, henz doumunda bile haset ortak gler tarafndan tehdit edilen kahramandr; herkesin sahip ol mak istedii, kskanlk kavgalarna yol aan mcevherdir, kt ve karanlk ilkg tarafndan paralanan tanrdr. Psikolojik anlamda bi reyleme, ortak katmanda horror vacui (boluk korkusu) yaratan ve ruhun ortak glerinin darbesi karsnda hemen yeniliveren bir opus contra naturam'dr (doaya ters bir olgu). Yardmsever iki dostun giz lem efsanesi, araynda mcevheri bulan kiiye korunma mutular.62 Fakat Allah'n takdiri ile bir gn gelecek, demirden sur da yklacaktr, o gn kyamet gndr, psikoloji dilinde sylersek, bireysel bilincin karanln sularna gmld, znel kyametin gerekletii gndr.
61. Luther evirisi. 62. Tpk Dioskuroslarn da denizde gemileri batmaktan kurtardklar gibi.

Bununla, bilincin ilk bata iinden kt karanla Hzrn adas gibi yeniden gmld an, yani lm an kastedilmektedir. Gizlem yks ise br dnyaya dair bilgilerle devam eder: o gn (Kyamet Gn) k ebedi a, karanlk ebedi karanla geri dne cektir. Kartlar birbirinden ayrlacak ve zamann ortadan kalkt bir sreenlik durumu balayacaktr, fakat kartlarn mutlak bir biimde ayrlmasndan tr bu durum had safhada bir gerilim, ihtimald bir balang halidir; bu, sonu complexio oppositorum (kartlarn birli i) olarak gren bakla zttr. 18. Sre'nin simgeler dizisi ebediyet, cennet ve cehennem gibi va at ve uyarlarla sona erer. 18. Sre grnte kopuk kopuk, simgeci bir yapda olsa da, bugn psikoloji bilgimizin artmasyla, bireyleme sreci olarak nitelediimiz ruhsal dnmn neredeyse mkemmel bir tasviridir. Efsanenin ok eski, slamiyetin peygamberinin ilkel bir zihin yapsna sahip olmas nedeniyle, bu sre bilincin alannn d nda iler ve bir dost ya da iki dostun yaptklar ilerle ilgili bir giz lem anlats olarak verilmitir. Bu nedenle de birok ey yalnzca ima edilmitir ve mantkl bir kurgudan yoksundur, fakat dnmn ka ranlk arketipini yle mkemmel bir biimde ifade eder ki, Arabn tutkulu dinsel Eros'u tmyle tatmin olur. Hzr figrnn slam mis tisizminde nemli bir rol oynamasnn nedeni de budur.

III Masallarda Ruhun Fenomenolojisi zerine*

NSZ Doabilimlerinin sarslmaz kurallarndan biri, bilim nesnesinin, an cak hakkndaki ifadeler bilimsel olarak geerli olduu lde bilini yor kabul edilmesidir. Fakat bu yaklama gre, ancak olgularla ka ntlanabilen eyler geerlidir. Aratrmann nesnesi doadaki feno menlerdir. Psikolojide en nemli fenomenlerden biri ifade, zellikle de ifadenin biim ve ieriidir, ki psike'nin z bakmndan ierik da ha nemlidir. Genellikle, nce olaylar tanmlanp dzene sokulduk tan sonra canl davrannn yasalar incelenir. Doabilimlerinde, gzlemlenen eyin tznn ne olduu sorusunu sorabilmek iin d arda bir Arimed Noktas'nn olmas gerekir. Psike'nin darda byle bir noktas yoktur, nk psike'yi yalnzca psike gzlemleyebilir. Do laysyla, psiik tzn ne olduunu bilmemiz, en azndan bugnk aralarla imknszdr. Ama bu, gelecein atom fiziinin bize bir Ari med Noktas salamayaca anlamna gelmez. Fakat imdilik ne ka dar kafa yorarsak yoralm, "psike byle bir davran gsterir" cmle sindeki tespitin tesine gememiz mmkn deil. Drst aratrmac, tzn ne olduu sorusundan kibarca ya da saygyla uzak duracaktr. Okurlarmn, modern psikolojinin her zaman anlalr olduu syle nemeyecek fenomenolojik bak asn kavrayabilmeleri asndan, psikolojinin kendini mecburen ve de gnll olarak kstladn bil melerinin gereksiz olduunu sanmyorum. Bu bak as, hibir inan ve kanaati dlamad gibi, bunlarn geerli olabileceini de yadsmaz. Gerek bireysel yaam gerekse de ortak yaam iin ne ka dar nemli olsalar da, psikoloji bunlarn bilimsel geerliliini kant
* lk kez Eranos-Jahrbuch 1945'te (Rhein-Verlag, Zrih, 1946) "Zur Psycholo gie des Geistes" adyla yaymlanmtr. Gzden geirilip geniletilmi versiyonu yukardaki balkla ("Zur Phnomenologie des Geistes im Mrchen") Symbolik des Geistes (Psychologische Abhandlungen VI) iinde yaymlanmtr (Rascher, Zrih, 1948).

layacak aralardan yoksundur. Bilimin yetersizliinin matemi tutula bilir elbette, ama bu onun kendini amasn salamayacaktr. a. Geist szc zerine Almanca Geist szc o kadar geni bir kullanm alanna sahiptir ki, bu szckle nelerin kastedildiini kavramak hayli aba gerektirir. Geist szcyle, maddenin kart olan ilke tanmlanr. Bu ilke, en st ve evrensel dzeyde "Tanr" diye adlandrlan, madded tz ya da varolutur. Madded tzn, psiik fenomenin, hatta yaamn va stas olduu dnlr. Bu grn antitezi, Geist - doa kartl dr. Burada Geist kavram doast ya da doakart anlamnda s nrlandrlm ve ruh ve yaamla tzel ban yitirmitir. Spinozann Geist'n Tek Tz'n bir nitelii olduuna dair gr de benzer bir s nrlamadr. Geist' maddenin zellii olarak kavrayan canlzdekilik daha da ileri gider. Yaygn bir gre gre Geist yksek, ruh ise dk etkinlik ilke sidir; bu grn aksine, baz simyaclara gre Geist "ligamentum animae et corporis"1, yani spiritus vegetativus'tur (ileride yaam ruhu ya da sinir ruhu olarak adlandrlacak). Bir baka yaygn kan da, Ge ist ve ruhun ayn ey olduu, bunlarn ancak keyfi olarak ayrlabile ceidir. Wundt'a gre, Geist, "dsal varlkla hibir ba olmayan i sel varlktr".2 Dierlerine gre Geist, "ruhsal" mizatan farkldr ve dnme ve akl yrtme gibi psiik yeti, ilev ya da niteliklerle snr ldr. Burada Geist, rasyonel dncenin ya da akln tm fenomenle rinin -irade, bellek, hayal gc, yaratclk, ideallerle motive edilen istekler- toplam demektir. Geist'n bir baka anlam da, akln ok ynl, verimli, parlak, esprili, srpriz ve fikirlerle dolu olmasdr (Geistreichsein). Ayrca, belirli bir bak as ya da bunun temelinde ki ilke de Geist olarak nitelenir, rnein ocuklar "Pestalozzi'nin ilke leri dorultusunda"* eitilir ya da "Weimar'n ruhu lmsz Alman mirasdr"** zel bir durum da, ortak gr, yarg ve eylemlerin ilke

* "im Geiste Pestalozzis" (.n.) ** "der Geist von Weimar ist das unvergngliche deutsche Erbe" (.n.) 1. Ruh ve beden arasndaki ba. 2. Bu alntnn kayna saptanamtr. Anlam itibaryla Logik III: Logik der Ge isteswissenschaften iinde olabilir.

DRT ARKETP I 80

si ve motifi olan dnem ruhudur.* Bir de nesnel Geist vardr, bunun la, insann yaratt kltr eserlerinin, zellikle de entelektel ve din sel olanlarn tamam kastedilir. Dildeki kullanmnn gsterdii gibi, Geist net bir kiiletirme ei limine sahiptir: Pestalozzi'nin ruhu (Geist),** somut anlamda onun imago'su ya da hayaleti olabilir, tpk Weimar'in ruhunun Goethe ve Schiller'in hayaletleri olabilecei gibi, zira Geist ayn zamanda da ha yalet, yani lm kiinin ruhu demektir. "Ruhlarn serin nefesi" bir yandan 'n, souk anlamna gelen ve szckleri ile akraba olduuna, bir yandan da, "hareketli hava" anlamna gelen 'nn ilk anlamna iaret eder ki, animus ve anima da daima (rzgr) ile ilgilidir. Almanca Geist szcnn kprp ka barmak ve comakla da bir ilgisi vardr, bu nedenle de bir yandan Gischt (kpk), Gascht (maya), gheest (hayalet) gibi szcklerle, di er yandan da duygusal aghast (arm, korkudan donakalm) sz cyle akrabal gz ard edilemez. Cokulu duygular ok eskiden beri cinnetle bir tutulur, bugn bile fkeli birinden, iine eytan ya da kt ruh girmi, kudurmu ya da cinlenmi diye sz edilmesinin nede ni budur.3 Eskilerin, llerin hayalet ve ruhlarnn bir hava esintisi ya da duman gibi incecik bir yapda olduunu dnmeleri gibi, simyac da spiritus u incecik, uucu, aktif ve canlandran bir z olarak grr ki, simyadaki gizli maddelerin ou gibi alkol de yle alglanr. Bu dzeyde bakldnda Geist, tuz ruhu, amonyak ruhu, formik asittir. Geist szcnn dzinelerce anlam ve anlam nans psikologun nesnesinin kavramsal snrlarn izmesini zorlatrr ama nesnesini betimlemesini kolaylatrr, nk szcn anlam zenginlii sz ko nusu fenomenin canl bir imgesini sunar. Burada sz konusu olan, ilk bata, ilkel dzeyde, grnmez, nefesimsi bir varlk -a presenceolarak alglanan ilevsel bir komplekstir. William James Varieties of Religious Experience (Dinsel Deneyim eitleri) adl eserinde bu ilkfenomenin canl bir tasvirini sunmutur. yi bilinen dier bir rnek de, Hamsin yortusundaki mucizevi rzgrdr. lkel zihnin, grnmez
* Zeitgeist (.n.) ** Jung'un etimolojik aklamalarndan da anlalaca zere, Geist kavramnn birok anlam olduu iin, bu zengin kavram "ruh ya da "tin" szcklerine hapset mek istemedim. Ama masallardaki ruhu ele alan bu blmn devamnda Geist', balamdan yola karak, ruh szc ile karladm, (.n.) 3. Bununla ilgili bkz. Geist und Leben'deki (Geist ve Yaam) aklamalarm.

varl hayalet ya da demon olarak kiiletirmesi son derece doaldr. llerin ruhlar yaayanlarn psiik aktivitesiyle zdetir; birbirleri nin srekliliini salarlar. Bu gre gre, psike bir ruhtur. Bu neden le, bireyde kendisine ait olarak alglad psiik bir ey olduunda, bu onun kendi ruhudur. Fakat kendisine yabanc gelen psiik bir ey ol duunda, bu bir bakasnn ruhudur ve belki de onu etkisi altna al mtr. Birinci durumda ruh znel bak asna tekabl eder; kinci sinde ise kamuoyu grne, dnem ruhu ya da ilksel, henz insan lamam, insanms duruma tekabl eder ki, buna bilind da denir. lk bataki rzgr doasna uygun olarak, ruh, daima aktif, kanat l, hareketli varlktr, ayrca canlandrr, uyarr, kkrtr, ateler, ilham verir. Modern deyile, ruh dinamik ilkedir, bu nedenle de maddenin, yani onun duraanlnn, hareketsizliinin ve canszlnn klasik antitezidir. Son kertede yaam ile lm arasndaki kartlktr. Bu kar tl ayrntlaryla incelediimizde, ruh ile doa arasndaki kartl n aslnda tuhaf olduunu grrz. yle ki; ruh canl olan ve can verendir, ama doa da ruhsuz ve l deildir ya. Demek ki burada, ruhun yaam doannkinden ok stn olduu iin, onun karsnda doann yaamnn neredeyse l olduu ynndeki (Hristiyanlkta ki) ruh tasarmyla kar karyayz. Ruh kavramnn byle bir geliim gstermesinin nedeni, ruhun grnmez varlnn psiik bir fenomen, yani kiinin kendi ruhu ol duunun ve yalnzca yaamn hezeyanlarndan deil, biimsel yap lardan da olutuunun kabuldr. Birincisinde, gnl gzn doldu ran imge ve suretler ne kar, kincisinde ise, imgeler dnyasn d zenleyen dnce ve mantk. Bylece, ilk bataki doal yaam-ruhu nun zerine bir st-ruh binmi, hatta salt doal olan ruhun kart ko numuna ykselmitir. st-ruh doatesi ve dnyatesi, kozmik bir dzen ilkesi haline gelmi ve "Tanr" olarak nitelendirilmitir, ya da (Spinoza'da olduu gibi) Tek Tz'n bir nitelii ya da (Hristiyanlk ta olduu gibi) Tanr'nn bir paras olarak grlmtr. Ruhun ters ynde, canlzdekilik ynnde, yani a maiori ad mi nus (ounluktan aznla) geliimi Hristiyanlk kartlnn hima yesi altnda materyalizmde oldu. Bu tersine gelimenin nedeni, ru hun, beyin ve metabolizmaya baml olduklar giderek daha ok an lalan psiik ilevlerle zdeliinden artk kesinlie varan bir biim de emin olunmasdr. Varl beslenme ve evreye bal olan ve en st biimi us ya da akl olan bir ruh kavram yaratmak iin yaplmas ge

DRT ARKETP I 82

reken tek ey, "Tek Tz"e baka bir isim vererek ona "madde" de mekti. Bylece, balangtaki nefesimsi varlk tmyle insan fizyolo jisindeki yerini ald ve Klages gibi biri tinin "ruhun hasm" olduu it hamnda bulunabildi. Zira ruh maddenin bir zellii konumuna d rlnce ilk bataki spontanln yitirmiti. Fakat Geist'm deus ex machina zelliinin bir yerlerde korunmas gerekiyordu - onda de ilse bile, onun ilk bataki eanlam olan insan ruhunda (Seele)4 ren grenk parlayan, kelebek benzeri o nefesimsi varlkta (anima, ). Ruhun materyalist erevede kavranmas her yerde kabul grme se de, bu ruh kavram dinsel alann dnda, bilin fenomenlerinin uzamnda kalmay srdrd. "znel ruh" endopsiik fenomenlere z g bir kavram haline gelirken, "nesnel ruh" evrensel ruh ya da Tanr anlamnda deil, insan kurumlar ve ktphanelerimizin ieriinin tamamndan oluan entelektel kltr deerlerinin toplam anlamn da kullanlmaya baland. Ruhun ilk bataki zn, zerklik ve spon tanln tmyle yitirmedii tek alan, ilkkarakterini hi olmazsa prensipte koruduu dinsel alandr. Bu zette,5 varlklarnn fiziksel koullara bal olduuna naiflik le inanlan dier psiizmlerin tersine, dorudan doruya psiik bir fe nomen olarak karmza kan bir z tarif edilmitir. Ruhun fiziksel koullarla ilikisi hemen grlemedii iin, ruhsal fenomenlere mad dedlk atfedilir, stelik de daha dar anlamdaki psiik fenomenlerde olduundan ok daha byk lde. Psiik fenomenin fiziksel yapya bir lde baml olduu dnlmekle kalnmaz, ona belirli bir maddesellik de atfedilir, ki subtle body fikri ve inlilerin gui-ruhu kavram da bu yndedir. Henz psiik olan belirli srelerin benzer fiziksel grnglerle i ie olmas nedeniyle, ruhsal olann tmyle madded olduu elbette dnlemez. Buna karlk, consensus om nium (genel uzlama) ruhun madded olduu zerinde srar eder, ama yine de onun kendine ait bir gereklii olduunu herkes kabul ve teslim etmez. Fakat bugn daha otuz yl ncesine gre bile bambaka bir grnm arzeden hipotetik "madde" gerek kabul edilirken, ru

4. Eski Cermence saiwal szcnden gelen Seele, (rengrenk parltl, hareketli, deiken) szcyle akraba olabilir. Szcn kurnaz, aldatc gibi an lamlar da vardr, ki simyada anima'nn Mercurius diye tanmlanmas da bu olasl artrr. 5. Amerikan basksnda (1959) bu paragrafn numaras unutulmutur.

hun neden gerek kabul edilmediini anlamak kolay deildir. Madde dlk kavram esasen gereklii dlamasa da, cahilce yaklamlar gereklii maddesellikle bir tutmaktadr. Ruh ve madde ayn akn varoluun biimleri olsa gerek. rnein Tantristler maddenin Tan r'nn dncelerinin somutlamasndan baka bir ey olmadn sylerken ayn derecede hakldrlar. Dorudan tek gereklik, duruma gre ruh ya da madde kkenli olarak etiketlenen bilin ieriklerinin psiik gerekliidir. Ruhun zelliklerinden birincisi, spontan bir hareket ve aktivite il kesi; ikincisi, duyu alglarndan bamsz olarak imge retme yetisi, ncs de imgelerin zerk ve bamsz maniplasyonudur. Bu olgu ilkel insann dnda yer alr, fakat artan gelimeyle birlikte insan bi lincinin alanna girer ve bilince tbi olan bir ilev haline gelerek ilk bataki zerk karakterini yitirir. zerk karakteri artk yalnzca en mu hafazakr grlerde, yani dinlerde muhafaza edilir. Ruhun insan bi lincinin alanna inmesi, 'n tutsa olan tanrsal 'un mitinde ifadesini bulmutur. Binlerce yla yaylan bu sre kanlmaz bir ge reklilik olsa gerek, eer dinler bu geliimi durdurmaya kalksalard, kaybeden mutlaka onlar olurdu. Ama onlarn grevi, olaylarn ka nlmaz seyrini engellemek deil, bu seyre, ruha byk zararlar ver meden devam edebilecei biimde yn vermektir. Bu nedenle dinle rin ruhun kkenini ve ilkkarakterini bize daima anmsatmas gerek, ki insan kendi alanna neyi dahil ettiini ve bilincini neyle doldurduu nu asla unutmasn. nsan, ruhu kendisi yaratmamtr, onun yaratc olmasn ruh salamtr; ruh, insan harekete geirir, iyi fikirler, da yanma gc, coku ve ilham verir. Ama insann iine yle nfuz et mitir ki, ruhu kendisinin yarattna ve ona sahip olduuna inanma gafletine der insan. Gerekte, ruhun ilkfenomeni ona sahip olur, tpk fiziki dnyann, insana tbi nesne gibi grnrken, onun zgr ln binlerce zincire vurmas ve baskn ide-force (sabit fikir) hali ne gelmesi gibi. Ruh naif insan ikinlikle tehdit eder, bunun en ibret verici rneklerini kendi dnemimizde grebiliriz. Dtaki nesneler il giyi cezbettii ve doayla ilikilerimizde yaadmz farkllamann, dengeyi kurmak iin ruhla da yaanmas gerektiini unuttuumuz l de tehlike de o kadar artar. Dtaki nesnenin karsnda onu denge leyen bir i nesne olmazsa, delilie varan bir kendini beenmilik ya da zerk kiiliin tmyle yok olmasyla birlikte dizginsiz bir mater yalizm ortaya kar ki, totaliter kitle devletinin ideali de budur zaten.

DRT ARKETP I 84

Grld gibi, gnmzdeki ruh kavram, ruhu summum bo num, Tanr'nn kendisi olarak kavrayan Hristiyanlkla pek bada mamaktadr. Kt ruh diye bir kavram da vardr. Ama modern ruh kavram bununla da rtmez, zira bu ruh da illa ki kt deildir; as lnda ahlaken kaytsz ya da ntr olarak tanmlanmas gerekir. ncil "Tanr ruhtur" dediinde, kulaa bir tzn tanm ya da bir niteleme gibi gelir bu. Fakat grne baklrsa, kt ve ahlaksz da olsa, ayn ruhsal tz eytana da atfedilmektedir. Bu tzn balangtaki kimlii, "dm melek" fikriyle ve Eski Ahit'te Yehova ile eytan arasndaki yakn ilikiyle ifade edilmitir. Bu ilkel ilikinin bir yanks da, asl yoldan karc eytan olmasna ramen, Tanr'ya "Bizi doru yoldan ayrma" diye dua etmemizdir. Bylece, incelememizde henz ele almadmz bir noktaya geli yoruz. Ruh faktrnn psiik grnmleri hakknda bir fikir sahibi olabilmek iin, yalnzca insan bilinci ve dncesinin rn olan kl trel ve genel kanlar zerinde durduk. Fakat psikolojik adan da kuku duyulmayacak bir zerklie6 sahip olan ruhun kendini spontan bir biimde sergileyebileceini henz dikkate almadk. b. Ruhun Dlerde Kendini Gstermesi Ruhun psiik tezahrleri onun arketipik bir doas olduunu gsterir, yani ruh denen fenomen, insan psike'sinin bilinncesi yapsnda ev rensel olarak var olan zerk bir ilkimgeye dayanr. Benzer tm konu larda olduu gibi, bu sorunla da hastalarmn dlerini incelerken karlatm. lk nce dikkatimi eken ey, belirli bir baba kompleksi nin "ruhsal" bir karakterde olmasyd, yani babann imgesiyle ilgili ifadeler, davranlar, eilimler, itkiler, fikirler vs. "ruhsal" sfatn kullanmadan edemeyeceimiz niteliklere sahipti. Olumlu baba kompleksi erkeklerde genellikle otorite inanc, ruhsal dogma ve de erlere kaytsz artsz boyun eme, kadnlarda ise ruhsal istek ve il gilerin ok youn olmas biiminde tezahr eder. Dlerdeki baba fi gr kati beyanlarda bulunur, yasaklar ve neriler getirir. Bu kayna

6. Ruhun kendini gstermesinin, rnein bir hayalet olarak grnmesinin hal sinasyondan baka bir ey olmad dnlse de, spontan (kontrolmz dnda olan) bir psiik olaydr bu. Her halkrda zerk bir komplekstir, bu da bizim ama cmz iin yeterlidir.

n grnmez oluu, nihai yarglarda bulunan otoriter bir sesten iba ret olmasyla vurgulanr genellikle.7 Bu nedenle, "ruh" faktrn simgeleyen kii ou kez yal bir adamdr. Zaman zaman "gerek" bir ruh, yani lm bir kiinin hayaleti, nadiren de, grotesk, ccemsi figrler ya da konuan bilge hayvanlar bu roldedir. Cce biimler, en azndan benim deneyimlerime gre, genellikle kadnlarda grlr; bu nedenle, Barlach'n Der tote Tag (l Gn) oyununda annenin cce "Steibart" figryle anlatlmas -tpk Bes'in de Karnak anatanra syla ilikilendirildii gibi- bana gayet mantkl geliyor. Ruh, gerek kadnlarda gerekse de erkeklerde olan ocuu ya da delikanl gr nmn alabilir. Kadnlarda bu figr, bilinli bir ruhsal aba olasl na iaret eden "olumlu animus anlamndadr. Erkeklerdeki anlam bu kadar ak deildir. Olumlu da olabilir olumsuz da; olumluysa, "yksek" bir ahsiyet, Kendilik ya da simyaclarn kavrad anlamda filius regius,8 olumsuzsa, ocuk kalm glge anlamna gelir.9 Her iki durumda da olan ocuu bir tr ruhu temsil eder.10 Yal adam ve olan ocuu bir ift olutururlar. Bu ift, Mercurius'un simgesi ola rak simyada da nemli bir rol oynar. Dlerdeki ruh figrlerinin ahlaken iyi olup olmadklarndan asla yzde yz emin olunamaz. ou zaman ikiyzlln, hatta ktl n tm belirtilerini gsterirler. unu da vurgulamam gerek: ruhun bilind yaamnn temelini oluturan ana plan bizim kavraym zn o kadar uzandadr ki, karlkl etkileimden iyiliin kmas iin ne tr bir ktlk gerektiini, hangi iyiliin ktle yol aaca n asla bilemeyiz. Yuhannann tavsiye ettii "probate spiritus",11 dikkat ve sabrla bekleyip grmekten baka bir ey olamaz. Yal bilge figr yalnzca dlerde deil, meditasyon vizyonla rnda da (ya da "aktif imgelem"de) o kadar canl olabilir ki, Hindis tan'da zaman zaman grld gibi, bir guru roln stlenebilir.12

7. Benzer bir vaka Psychologie und Alchemie'de (paragr. 52 vd.) anlatlmtr. 8. Meister Eckhart'taki "plak olan ocuu" vizyonu bu balamdadr (bkz. Jung, Die Archetypen und das kollektive Unbewute, s. 172). 9. Burada, Bruno Goetz un Das Reich ohne Raum (Meknsz Krallk) adl ro manndaki "olan ocuklar"n anmsatmak isterim. 10. Bkz. "tanrsal ocuk" (Jung, a.g.e., s. 171 vd.). 11. "...Allah'tan mdr diye ruhlar imtihan edin... (Kitab Mukaddes, Yuhan na'nn Birinci Mektubu, 4, 1). 12. Rishi ve mahatma'larn mucize ykleri bundan kaynaklanr. Gurular hak

DRT ARKETP I 86

"Yal bilge adam" dlerde byc, hekim, rahip, retmen, profe sr, bykbaba ya da otorite sahibi herhangi bir kii olarak grnr. nsan, gulyabani ya da hayvan grnmndeki ruh arketipi, insann idrak, anlay, iyi bir tavsiye, karar, plan gibi eylere ihtiya duydu u, ama kendi imknlaryla bunlara ulaamad durumlarda ortaya kar. Arketip bu ruhsal yetersizlii, boluu dolduran ieriklerle te lafi eder. Gen bir teoloji rencisinin ruhsal skntlarn gidermeye alan ak ve kara byc d buna mkemmel bir rnektir. Bu d gren kiiyi tanmadm iin benim herhangi bir kiisel etkim sz konusu olamaz. Gen adam dnde, uzun, siyah bir cbbe giymi ol masna ramen "ak byc" denen ve rahibi andran ulvi bir kiinin nnde duruyordu. Bu kii uzunca bir konuma yaptktan sonra sz lerini yle balad: "Ve bunun iin kara bycnn yardmna ihti yacmz var." Bu szlerden sonra aniden bir kap ald ve ieriye bir baka yal adam daha girdi, beyaz bir cbbe giymi olan kara by cyd bu. O da gzel ve soylu grnyordu. Kara byc ak byc ye bir eyler sylemek ister gibiydi ama d gren kiinin yannda konumakta tereddt ediyordu. Bunun zerine ak byc d gren kiiyi iaret ederek kara bycye yle dedi: "Konu, o masum biri." Kara byc, cennetin kayp anahtarlarn bulduuna ama bunlar nasl kullanacan bilmediine dair garip bir hikye anlatmaya ba lad. Dediine gre, ak bycye gelmesinin nedeni, ondan anahta rn srryla ilgili bilgi almakt. Ak bycye, yaad lkedeki kraln kendisi iin uygun bir mezar aradn anlatt. Tesadf eseri, kraln tebas, iinde bir bakirenin fani kalntlarnn olduu eski bir lahit bulmutu. Kral lahti am, iindeki kemikleri atm ve ilerde kulla nabilmek iin bo lahti yeniden gmdrmt. Fakat kemikler gn na kar kmaz, bir zamanlar ait olduklar varlk -yani bakirekara bir ata dnm ve le kamt. Kara byc lde at izle mi ve bana gelen bir sr olaydan ve ektii zorluklardan sonra cennetin kayp anahtarn bulmutu. Hikyesi burada bitiyordu ve maalesef d de sona eriyordu.13
knda sohbet ettiim kltrl bir Hintliye gurusunun kim olduunu sorduumda yle yant vermiti: "Sankaracharya idi" (8./9. yzyl). Ben aknlk iinde, "Ama nl yorumcu deil mi bu?" diye sorduumda, "Evet, yleydi, ama elbette onun ru huydu," diye yant vermiti ve benim Batl huzursuzluumdan hi rahatsz olma ma benziyordu. 13. Bkz. Analytische Psychologie und Erziehung (Analitik Psikoloji ve Ei

Fakat burada, d gren kiinin skntlar, ona istedii gibi kolay bir zm sunularak deil, yaamn bizi daima kar karya getirdii -daha nce deindiim- sorunla, yani ahlak deerlerinin mulakl, iyi ile ktnn akna eviren etkileimi ve sululuk, strap ve kefa retin acmaszca i ieliiyle yz yze getirilmesiyle giderilmitir. Dinsel ilkdeneyime giden bu yol doru yoldur ama bunu ka kii g rebilir? ok uzaklardan gelen hafif bir ses gibidir. Mphemdir, phe lidir ve karanlktr, tehlike ve macera anlamna gelir; herhangi bir g vence ve onay olmadan, ancak Tanr adna gidilecek zorlu bir yoldur. c. Masallardaki ruh Okuyucuma gnmz dleriyle ilgili daha fazla rnek sunmak ister dim. Ama korkarm, dlerin bireysellii daha ayrntl tasvir edilme yi, elimizdeki kstl yerden de daha fazlasn gerektiriyor. Bu neden le biz, bireysel vakalarn karmaklyla yz yze gelmeyeceimiz ve ruh motifinin eitlemelerini, az ok benzersiz bireysel koullar dikkate almadan inceleyebileceimiz halkbilime dnelim yine. Ruh, dlerde olduu gibi mit ve masallarda da kendini anlatr, ve arketip ler bu doal etkileimde "oluum, yeniden oluum, ebedi zihnin ebe di elencesi"14 olarak grnrler. Ruhun dlerde yal adam olarak grnme skl, masallarda kiyle hemen hemen ayndr.15 Kahraman, ancak salam bir dnce ya da parlak bir fikir, yani ruhsal bir ilev ya da endopsiik otomatizm sayesinde kurtulabilecei umutsuz bir duruma ne zaman dse, yal adam grnr. Kahraman dsal ya da isel nedenlerden tr gere keni yapamad iin, gerekli bilgi, kiiletirilmi bir dnce, yani t verip yardm eden yal adam klnda ortaya kar. rnein, bir Estonya masalnda,16 kt muamele gren bir yetim ocuun, ot latt inek kanca cezalandrlmaktan korktuu iin evine dnme mesi ve ban alp gitmesi anlatlr. ocuk, grnrde hibir k
tim), paragr. 208 vd., ve Die Beziehungen zwischen dem Ich und dem Unbewuten (Ben ile Bilind Arasndaki likiler), paragr. 287. 14. Faust, kinci Blm, Karanlk Dehliz. 15. Burada kullandm masal malzemesini, Dr. Marie-Louise von Franz'n na zik yardmlarna borluyum. 16. Hi Ummad Anda Mutluluu Bulan Yetim ocuk (Fin ve Estonya Halk Masallar No. 68).

DRT ARKETP I 88

yolunun olmad umutsuz bir duruma der. Bitkin bir halde derin bir uykuya dalar. Uyandnda, "sanki aznda bir sv varm gibi geldi ona ve karsnda, elindeki tkac yeniden st fsna takmak zere olan uzun ak sakall ufak tefek bir yal adam grd. 'Biraz da ha ieyim!' diye yalvard ocuk. 'Bugnlk yeterince itin,' dedi ya l adam, 'eer tesadfen buradan gemeseydim, bu son uykun olacak t, nk seni bulduumda yar lydn.' Sonra yal adam ocua kim olduunu, nereye gittiini sordu. ocuk ona, geen akam yedi i dayak da dahil, anmsayabildii kadaryla bandan geenleri an latt. Bunun zerine yal adam yle dedi: 'Sevgili yavrum! Yaadk larn, sevgili vasileri ve teselli kaynaklar topran altnda yatan bir ok kiinin yaadklarndan ne daha iyi ne de daha kt. Artk geri dnemezsin. Bir kez evden katn iin, dnyada ansn aramaya kmak zorundasn. Ne itim ne ubuum, ne karm ne de ocuum olduu iin, sana daha fazla bakamam ama bedavadan iyi bir t vermek isterim." Yal adamn o ana dek syledii eyleri, masaln kahraman, ya ni ocuk da akl edebilirdi. Duygularna kaplp yle aniden evden kaverirken, yiyecee ihtiyac olacan dnebilirdi en azndan. Bylece, durumunu yeniden gzden geirmek zorunda kalrd. O za man da, bu tr durumlarda hep olduu gibi, tm yaam gzlerinin nnden geerdi. Gemiin anmsanmas, tm ruhsal ve fiziksel g lere ihtiya duyulan kritik bir anda kiilik vasflarnn bir araya top lanmasna ve bu g birliiyle gelecein kapsnn aralanmasna ya rar. Gelecei konusunda kimse ona yardm edemez, kendi bann a resine bakmak zorundadr. Artk geri dnemez. Bunu bilmek, gere ken kararll gstermesini salayacaktr. Yal adam ocua bu ger ei gstererek, onu dnme zahmetinden kurtarmtr. Evet, yal adam, bilinli bir dnce henz ya da artk mmkn olmadnda, bilind psiik alanda kendiliinden gerekleen maksatl dnce lerin ve ahlaki ve fiziksel glerin younlamasnn ta kendisidir. Psi ik glerin younlamas ve gerilimi, byy andran bir zellie sahiptir: radenin bilinli abasndan kat kat stn olan, hi beklen medik bir tahamml gc gelitirirler. Bu, zellikle de yapay youn lama hali olan hipnozda deneysel olarak gzlemlenebilir: tatbiki derslerimde, bedenen gsz olan isterik bir kadn, bir sandalyeye bann arkasn, dierine de topuklarn dayad bir pozisyonda yak lak bir dakika boyunca derin bir hipnotik uykuya daldryordum.

Sonunda nabz dakikada 90'a kyordu. rencilerim arasnda bulu nan gl bir jimnastiki iradesini bilinli bir biimde zorlayarak bu pozisyonu taklit etmeye alt. Fakat nabz derhal 120'ye kt ve y ld kald. Akll yal adam ocuun kendini toplamasn saladktan sonra, sra iyi tler vermeye gelmiti, yani durum umutsuz olmaktan k mt. Yal adam ocua, yoluna devam etmesini ve hep douya git mesini syledi, yedi yl sonra byk daa ulaacak ve mutluluu ora da bulacakt. Dan bykl ve ykseklii yetikin kiilii imler.17 Gcn toplam olmas kararl olmasn salar, baarnn en byk garantisi de budur zaten.18 Bylece, artk hibir eyin eksikliini ek meyecektir. "Ekmek torbam ve fcm al," dedi yal adam, "bun larn iinde gnlk ihtiyacn karlayacak kadar yiyecek ve iecek olacak." ocua bir de yonca yapra verdi, ocuun bir nehirden gemesi gerektiinde yonca yapra sandala dnecekti. Masallardaki yal adam sk sk kim, neden, nereden, nereye soru larn sorarak,19 insann kendisi zerine dnmesini ve ahlaki gle rin toplanmasn salar, sk sk da bunun iin gereken byl tls m,20 yani iyi ve ktnn birletii kiiliin bir zelliini temsil eden
17. Da, yolculuun ve trmann hedefini temsil eder, bu nedenle psikolojide ge nellikle Kendilik anlamna gelir. I Ching hedefi yle tanmlar: "Kral onu Bat Da'na takdim eder" (17. Heksagram, Sui, zleme). Honorius von Autun (Migne, P. L. CLXXII iinde: Speculum de mysteriis ecclesiae, s. 345) yle der: "Montes patiarchae et prophetae sunt" (Dalar atalar ve peygamberlerdir). Richard von St. Victor der ki: "Vis

videre Christum tansfguratum? Ascende in montem istum, disce cognoscere te ip sum" (Dnm geirmi sa'y m grmek istiyorsun? Bu daa k, kendini tanmay ren) (Migne, P. L. CXCVI iinde: Benjamin minor, stun 53-56.9).
18. Bu bakmdan yoga fenomenolojisinin zellikle vurgulanmas gerekir. 19. Bunun ok sayda rnei vardr: spanyol ve Portekiz Masallar (No 34: Be yaz Papaan', No 45: Kralie Gl ve Kk Thomas); Rus Halk Masallar (No 26: Elleri Olmayan Kz); Balkan Masallar (No 15: oban ve U Samovil); ran Masal lar (Bdgerd'in Srr); Kuzeyin Halk Masallar I (sve No 11: Kurtadam), s. 231. 20. Erkek kardelerini arayan kza, onu kardelerine gtrecek bir yn yuma verir (Fin ve Estonya Masallar No. 83, Dven Kardeler, s. 280). Cenneti arayan prense, kendiliinden hareket eden bir kayk verilir (Grimm Kardelerden Gn mze Alman Masallar, Demir izmeler, s. 381). Bir baka armaan da her eyi dans ettiren bir flt (Balkan Masallar, On ki Para, s. 173), ya da yol gsteren bir kre ve grnmez klan denek (Kuzeyin Halk Masallar, No. 18 Danimarka: On ki ift Altn Ayakkabl Prenses, s. 97) ya da mucizevi kpeklerdir (1. c., s. 287, No. 20 sve: Kpek) ya da gizli bilgiler ieren bir kitaptr (in Halk Masallar, s. 248, No. 86: Cang Liang).

DRT ARKETP I 90

beklenmedik ve ihtimald bir baarya ulama gc verir. Fakat ya l adamn mdahalesi, yani arketipin kendiliinden nesnellemesi de kanlmaz grnr, zira bilinli irade, kiilii olaanst bir baar ya ulaabilecek kadar birletirmeye tek bana muktedir deildir. Bu nedenle, arketipin yalnzca masallarda deil, gerek yaamda da nes nel mdahalesine gerek duyulur, zira arketip salt duygusal tepkiyi, bir dizi isel yzleme ve kavrayla engeller. Bu sre, kim, nerede, nasl, neden sorularn n plana kararak, mevcut durumun ve hede fin grlmesini salar. Bunun sonucundaki aydnlanmann ve yazg yumann dmlerinin zlmesinin genellikle byleyici bir tara f vardr ki, bu deneyim psikoterapiste hi yabanc deildir. Yal adamn kiiyi dnmeye sevk etme eilimi, insanlara "n ce bir uyku ekmeyi" tavsiye etmesinde de grlr. Nitekim, kaybo lan erkek kardelerini arayan kza yle der: "Yat uyu hele; geceden daha aklldr sabah."21 Zor durumda kalan kahramann aresizliini de derhal grr ya da en azndan ona yardmc olacak bilgiyi salar. Bu amala hayvanlarn, zellikle de kularn yardmna bavurmak tan holanr. Cennete giden yolu arayan prense yle der kei: " yz yldan beri burada oturuyorum ama imdiye kadar kimse bana cenneti sormad; nerede olduunu bilmiyorum ama yukarda, evin baka bir katnda eit eit ku yayor, onlar mutlaka biliyordur."22 Yal adam, hangi yollarn hedefe gtrdn de bilir ve bunlar kahramana gsterir.23 Karlaaca tehlikeler konusunda onu uyarr ve bunlarla ba etmenin yollarn anlatr. rnein, gm suyu getir mek isteyen olana, kaynan bir aslan tarafndan korunduunu, bu aslann ak gzlerle uyumak, kapal gzlerle nbet tutmak gibi bir hilesi olduunu syler,24 ya da krala ifal su gtrmek iin atyla b yl bir kaynaa gitmek isteyen delikanlya, oraya gelen herkesi ke mentle yakalamaya alan cadlar olduunu syler, bu yzden suyu kaba, atn trs srerken doldurmasn tler.25 Kurtadama dnt
21. Fin ve Estonya Masallar No. 83 (Estonya: Dven Kardeler), s. 280. 22. Grimm Kardelerden Gnmze Alman Masallar (Demir izmeler), s. 382. Bir Balkan masalnda (15: oban ve Samovil) yal adam "tm kularn a r"dr. Bu masalda saksaan bilgi verir. Ayrca bkz. Meyrink'in Der weisse Domini kaner (Ak Dominiken) adl novellasndaki gizemli "Gvercinlik Efendisi". 23. ran Masallar (Bdgerd'in Srr), s. 152. 24. spanyol Masal No. 34 (Beyaz Papaan), s. 158. 25. 1. c. (No. 41: Kralie Gl ve Kk Thomas), s. 199.

rlen sevgilisini arayan prensese bir ate yakp atein zerine ii kat ran dolu bir kazan koymasn syler. Sonra prensesin ok sevdii be yaz zamba kaynayan katrann iine atmasn ve kurtadam geldiin de kazan kurtadamn bana geirmesini syler ve bylece prensesin sevgilisinin zerindeki bynn bozulmasn salar.26 Bazen de yal adamn, kral olabilmek iin babasna kusursuz bir kilise ina etmek isteyen gen prensi anlatan Kafkas masalnda olduu gibi, eletirel yarglarda bulunduu grlr. Gen prens kiliseyi ina eder ve hi kimse bir kusur bulamaz ama yal bir adam gelir ve, "Ah, ne de g zel bir kilise yapmsnz! Ne yazk ki temel duvar biraz eri!" der. Prens kiliseyi yktrr ve yeni bir kilise daha ina eder. Ama yal adam yine bir kusur bulur, bu durum kez tekrarlanr.27 Demek ki yal adam bir yandan bilgi, idrak, dnce, bilgelik, aklllk ve sezgi, dier yandan da iyi niyet ve yardmseverlik gibi ah laki zellikleri temsil eder, ki bunlar onun "ruhsal" karakterini yete rince ortaya koyar. Arketip bilindnn zerk bir ierii olduu iin, yal adam, genellikle arketipleri somutlatran masallardaki dler de, tpk gnmz dlerindeki gibi grnr. Bir Balkan masalnda yal adam sknt iindeki kahramann ryasna girer ve yerine getir mesi olanaksz grnen grevlerin stesinden gelebilmesi iin tavsi yelerde bulunur.28 Bilindyla ilikisi "Orman Kral" olarak adlan drld bir Rus masalnda aka ortaya konur.29 ifti yorgun argn bir aa ktnn zerine oturduunda, kk, yal bir adam kt n iinden srnerek dar kar, "yz buru burutu ve dizlerine dek inen yeil bir sakal vard." "'Kimsin sen?' diye sordu ifti. 'Ben Orman Kral Och'um,' dedi minik adam." ifti haylaz olunu onun hizmetine verir. "Ve Orman Kral onu yanna alarak yerin altndaki o bambaka dnyadaki yeil bir kulbeye gtrd ... Kulbede her ey yeildi: duvarlar yeildi, sralar yeildi, Och'un kars yeil, ocuklar yeildi, ksacas her ey ama her ey yeildi. Ona hizmetilik eden su kadncklar da sedefotu kadar yeildi." Yemekler bile yeildir. Or man Kral bu masalda, ormanlara hkim olan bitki ve aa tanrsdr,

26. Kuzeyin Halk Masallar I, No. 11 (sve: Kurtadam), s. 231 vd. 27. Kafkas Masallar, s. 35 vd. (Ardkuu ve Blbl), s. 35 vd. (Blbl Gisar: Balkan Masallar No. 51). 28. Balkan masal ([No. 49: Lubi ve Dnya Gzeli), s. 217. 29. Rus Masallar (No. 6: Och), s. 30 vd.

DRT ARKETP I 92

bir yandan da -su perileri araclyla- sular diyaryla da balants vardr, bu da onun bilindyla olan ilikisini aka gsterir, zira bi lind sk sk orman ya da suyla ifade edilir. Yal adamn bir cce olarak grnmesi de bilindna ait olma syla ilgilidir. Sevgilisini arayan prenses masalnda yle denir: "Ge ce ve karanlk kmt, yldzlar yanp snyordu, ve prenses hl ayn yerde oturmu alyordu. Derin dncelere dalmt ki, bir ses duydu: 'yi akamlar, gzel kz! Neden burada byle yapayalnz otu ruyorsun ve neden bu kadar zgnsn?' Prenses yerinden frlad, ok armt. Ama etrafna bakndnda, minnack, kck, yal bir adamck grd, onu bayla selamlayan kk adam ok candan ve mtevaz grnyordu." Bir svire masalnda, kraln kzna bir sepet dolusu elma gtrmek isteyen ifti delikanl da minik bir adamla karlar: "es chlis isigs Manndle, das frogtene, was er do e dem Chratte hig?"* Bir baka yerde "Manndle"** "es isigs Chlaidle an".***30 Buradaki "isig", "eisig"****den ziyade "eisern"***** olsa ge rek. Yoksa "es Chlaidli vo Is"****** olurdu. Geri Buzadamcklar ol duu kadar, Demiradamcklar da var, hatta modern bir dte siyah bir Demiradamckla bile karlatm, bir prensesle evlenmeye kalkan ap tal Hans' anlatan masalda da olduu gibi, yaamn ok kritik bir annda ortaya kmt. Yal bilge tipinin birok kez grnd, gnmzden bir vizyon lar dizisinde, yal adam bir sefer normal boyutlardadr, fakat bir kra terin dibindedir ve etraf yksek kayalarla evrilidir, bir baka sefer de miniciktir ve alak, tal bir alanda ykselen bir dan tepesinde dir. Ayn motif Goethe'nin, evi kk bir kutunun iine san cce prenses masalnda da vardr.31 Bu balamda Anthroparion'u, Zosi mos'un vizyonundaki32 Kurunadamck', maden ocaklarnn Demi radamck'n, antikan hnerli Daktyller'ini, simyaclarn homuncu

* Sepette ne olduunu soran kk bir demir adam (.n.) ** kk adam (.n.); *** demir elbiseler giymiti (.n.) **** buzdan (.n.); ***** demirden (.n.) ****** elbiseleri buzdan (.n.) 30. Buradaki masaln ad Anka Kuu-, Grimm Kardeler tarafndan derlenen o cuk masallarndan biri, II, No. 84, s. 29 vd. Metin fonetik hatadan geilmiyor. 31. Die neue Melusine (Yeni Melusine). Masal. 32. Bkz. Einige Bemerkungen zu den Visionen des Zosimos (Zosimos'un Viz yonlar zerine Baz Notlar) adl yazm.

li'sini (kk insan), Heinzelmnncher', skolarn brownie'lerini vs. de anmak gerekir. Bu tr tasavvurlarn ne kadar "gerek" olduunu, dada ar bir kaza geiren iki felaketzedenin gpegndz yaad ortak bir Kapuzenmnnchen vizyonunu renince anladm; felaket zedeler kukuletal ccenin buzlar arasndaki geit vermez uurumlar arasndan kp buzuldan getiini grmler ve mthi bir panie kaplmlard. Bilindnn, son derece kk boyutlarn dnyas ol duu izlenimine kapldm motiflerle sk sk karlammdr. Ras yonel olarak bakldnda, bu izlenimin, bylesi vizyonlarn endopsi ik eylerle ilgili olduuna dair karanlk bir duygudan kaynakland, byle bir eyin kafaya sabilmesi iin ok kk olmas gerektii sonucu karlabilir. Bu tr "mantkl" varsaymlara rabet etmesem de, tmyle yanl olduklarn iddia edemem. Fakat kltme eili minin bir yandan an bytmeyle (devler!), bir yandan da, bilind ndaki zaman ve mekn kavramnn garip belirsizliiyle ilgili olma olasl daha yksek bence.33 nsann oran duygusu, yani byk ve kkle ilgili rasyonel kavrammz kesinlikle insanbiimcidir ve yal nzca fiziksel grngler leminde deil, insana zg alanlarn ok tesindeki ortak bilind alanlarda da geerliliini yitirir. Atman "kkten daha kk, bykten daha byktr", baparmak byk lnde olmasna ramen, "dnyann her yerini iki kar kaplar".34 Goethe de Kebirler'den yle sz eder: "Kendileri kkt, ama g leri bykt".35 Yal bilge arketipi de miniminnack, neredeyse gz le grlemeyecek kadar kk olmakla birlikte, konunun zne inil diinde grlebilecei gibi, yazgya yn verecek gtedir. Arketiple rin bu zellikleri, gnmz aratrmalarnda mikrofizik leme giril dike, muazzam enerji younluunun da o kadar arttn gsteren atomlarn dnyasyla ortaktr. En kk eylerin en byk etkilere sa hip olduu, yalnzca fizikte deil, psikoloji aratrmalarnda da aa kmtr. Yaamn kritik anlarnda, btn her ey szmona ufack gibi grnen bir eye bal deil midir! Arketipimizin aydnlatc doas, baz ilkel masallarda yal ada mn gnele zdeletirilmesiyle ifade edilir. Yal adam yannda ge
33. Bir Sibirya masalnda (No. 13, s. 62, Taa Dntrlen Adam) yal adam ge kadar uzanan beyaz bir figrdr. 34. Bkz. Die Archetypen..., s. 184 vd. 35. Faust, 2. Blm, Kebirler Sahnesi. Ayrca bkz. Psychologie und Alchemie, paragr. 203.

DRT ARKETP I 94

tirdii mealeyi bir kaba kzartmakta kullanr. Kaba yedikten son ra mealeyi de yannda gtrnce, insanlar ondan mealeyi alar.36 Bir Kuzey Amerika masalnda yal adam atee sahip olan bir by c hekimdir.37 Eski Ahit'ten ve Hamsin yortusu mucizesinden de bil diimiz gibi, ruhun bir yn de atetir. Daha nce de belirttiimiz gibi, yal adam, aklllk, bilgelik ve idrakin yan sra, ahlaki zelliklere de sahiptir, hatta insann ahlakn snar ve armaanlarn verip vermemesi bu snava baldr. Bunun en belirgin rneklerinden biri, vey kz ile evin kzn anlatan Estonya38 masaldr. vey kz, itaatkr ve iyi huylu bir yetimdir. Masal, vey kzn rekesini kuyuya drmesiyle balar. Kz rekesinin peinden kuyuya atlar, ama kuyuda boulmaz, sihirli bir lkeye varr ve yolu na devam ederken bir inek, bir ko ve bir elma aacyla karlar ve bunlarn isteklerini yerine getirir. Sonra bir hamama varr, hamamda ki kirli yal adam, kzdan kendisini ykamasn ister. Aralarnda y le bir konuma geer: Yal adam: "Gzel kz, gzel kz! Yka beni, byle kirli olmak ok arma gidiyor!" Kz: "Atei neyle yakaca m?" "Tahta kazk ve karga pislii topla ve bunlarla atei yak." Ama kz al rp toplar ve sorar: "Suyu nereden bulaym?" Yal adam: "Ahrda beyaz bir ksrak var. Ksra tekneye iet!" Ama kz tekneyi temiz suyla doldurur. "Banyo frasn nereden bulacam?" "Beyaz ksran kuyruunu kesip bir fra yap!" Ama kz bunun iin hu aa cnn liflerini kullanr. "Sabunu nereden bulaym?" "Hamam talarn dan birini al ve beni bu tala ov." Ama kz kye gidip sabun alr ve yal adam sabunla ykar. Yal adam kz bir torba dolusu altn ve kymetli tala dllendirir. Evin kz ok kskanr elbette, o da reke sini kuyuya atar ama rekesini hemen bulur. Yine de yoluna devam eder ve vey kzn doru yapt her eyi yanl yapar. dl de ona gre olur. Bu motif o kadar yaygndr ki, baka rnee gerek yoktur. Yal adamn hem ulvi hem de yardmsever olmas, onunla Tanr arasnda bir ba kurma dncesini akla getiriyor. "Asker ile Kara Prenses" adl Alman masalnda39 lanetlenmi prensesin her gece de
36. Gney Amerika Yerlilerinin Masallar, s. 285 (Dnyann Sonu ve Ate Hr

szl).
37. Kuzey Amerika Yerlilerinin Masallar, s. 74 (Menebutan ykler: Ate

Hrszl).
38. No. 53: vey Kz ile Evin Kznn dl, s. 192 vd. 39. Grimm Kardelerden Gnmze Alman Masallar, s. 189 vd.

mir tabutundan kt ve mezarnn banda nbet tutmakla grevli askeri tabutuna gtrp yedii anlatlr. Fakat nbet sras kendine ge len bir asker kap kurtulmak ister. "Ve gece olduunda kap gitti, dalardan, tarlalardan geip gzel bir ayra geldi. Orada aniden uzun ak sakall bir adamckla karlat, bu bizim sevgili Tanr efendimizdi, eytann her gece yapt ktle daha fazla gz yummak istemiyor du. 'Nereye byle?' diye sordu Akadamck, 'ben de elik edebilir mi yim?' Ve yal adamck ok gvenilir birine benzedii iin asker ona katn ve bunu neden yaptn anlatt." Bunun zerine yal adam her zamanki gibi iyi tler verir. Bu masalda yal adam gerekten de Tanr olarak sunulur, ayn naiflik, "yal kral" antiquus dierum di ye niteleyen ngiliz simyac Sir George Ripley'de de grlr.40 Tm arketiplerin olumlu, yararl, aydnlk, yukarya iaret eden bir yan olduu gibi, aaya iaret eden, ksmen olumsuz ve dman ca, ksmen de yeraltna zg, ama genellikle ntr bir taraflar vardr. Bu, ruh arketipi iin de geerlidir. Cce grnmnde olmas bile s nrlayc bir kltme anlamna gelir, ayn ey yeralt dnyas kken li bir bitki tanrs iin de geerlidir. Bir Balkan masalnda yal adam bir gzn kaybettii iin engellidir.41 Bir tr kanatl demon olan "Vil"ler gzn oymutur ve kahramann grevi, yal adamn gz n yeniden eski haline getirmelerini salamaktr. Yal adam grme yetisinin bir ksmn, yani idrakini ve aydnln demonlarn karanlk dnyasna aldrmtr; onun bu sakatl, kara bir domuza, yani Seth'e bir bak att iin bir gzn kaybeden Osiris'in yazgsn ya da gzn Mimir'in pnarnda kurban eden Wotan' anmsatr. Masa lmzda yal adamn zerine bindii hayvann bir teke olmas, onun karanlk bir yn olduuna iaret eder. Bir Sibirya masalnda yal adam tek bacakl, tek elli ve tek gzldr ve demirden bir asayla bir ly diriltir. Masaln devamnda, yal adam birok kez dirilttii l tarafndan yanllkla ldrlnce, l de tm ansn yitirir. Masaln ad "Tek Tarafl Yal Adam"dr ve gerekten de, yalnzca bir yardan ibaret olmak gibi bir engeli vardr. Dier yars grnmezdir ama ma salda, kahramann cann almak isteyen bir katil olarak karmza kar. Sonunda kahraman onun katilini ldrmeyi baarr; ama mca dele annda tek tarafl yal adam da ldrr, bylece, ldrlen iki
40. Gnlerin Yal Adam - Ripley'in "Cantilena"snda. 41. Balkan Masallar No. 36: Kral ile Olu.

DRT ARKETP I 96

kiinin zde olduu anlalr. Buradan karlabilecek bir sonu da, yal adamn ayn zamanda da kendi kendinin zdd olduudur, yani hem dirilten, hem de ldrendir, Hermes'in de nitelendii gibi, "ad ut rumque peritus"tur.42 Dolaysyla, "mtevaz" ve "iyi niyetli" yal adamn ortaya kt her durumu eitli nedenlerle kurcalamakta yarar var. Bu durumda, ilk bata bahsettiimiz, inei kaan yetim ocukla ilgili Estonya ma salnda, tam o srada ortaya kan yal adamn inei nceden kurnaz ca ortadan kaldrarak, ocua evden kamas iin mkemmel bir ne den verdii kukusu doar. Bu mmkndr, gndelik yaamdaki de neyimin de gsterdii gibi, yazgnn stn ama rtk sezgisi, cansk c olaylar yaratarak, Ben bilincinin aptal Kelolan'n drter ve onun budalal yznden asla kendi bana bulamayaca doru yolu bul masn salar. Bizim yetim ocuk inei elinden alan kiinin yal adam olduunu sezseydi, yal adam ona ktcl bir cin ya da eytan gibi gelirdi. Gerekten de yal adamn kt bir taraf da vardr, nite kim ilkel byc hekim de bir yandan ifa veren kii, te yandan da rktc bir zehir ustasdr ve szc hem panzehir hem de zehir anlamna gelir ve son kertede zehir her ikisi de olabilir. retici Merlin figrnde de olduu gibi, yal adamn mphem, cinimsi bir karakteri vardr, baz durumlarda iyinin ta kendisidir, ba z durumlarda da ktnn zelliklerine sahiptir. O zaman da, bencil lii yznden, srf ktlk olsun diye ktlk yapan kt bycdr. Bir Sibirya masalnda43 yal adam, "bann zerindeki iki glde iki rdek yzen" kt bir ruhtur. nsan etiyle beslenir. Masala gre, bir enlie katlmak iin komu kye giden kahraman ve arkadalar k peklerini evde brakrlar. Bunun zerine kpekler de -"kedi evden gi derse, fareler dans eder" ataszndeki gibi- bir enlik yapmaya karar verir. enliin doruunda kpekler et stoklarna saldrrlar. nsanlar enlikten dnnce kpekleri kovarlar. Kpekler de vahi ormana ka arlar. "Yaratc, masaln kahraman Ememquta dedi ki: 'Git de karn la birlikte kpekleri ara!'" Fakat masaln kahraman korkun bir kar frtnasna tutulur ve kt ruhun kulbesine snmak zorunda kalr. Bunu, tuzaa drlen eytan motifi izler. "Yaratc", Ememqut'un
42. Her ikisinde de maharetli. Prudentius, Contra Symmachum; bkz. Rahner, Die seelenheilende Blume (Ruhu yiletiren iek), s. 132. 43. No. 36: Yaratcnn Kpekleri.

babasdr. Yaratc'nn babas ise "Kendini Yaratan"dr, nk kendi kendini yaratmtr. Masaln hibir yerinde, bann zerinde iki gl olan yal adamn aln gidermek iin kahraman ve karsn tuza a drd belirtilmemesine ramen, kpeklerin tpk insanlar gi bi enlik yapmalarnn, daha sonra da, hi huylar olmad halde, ka p gittikleri iin Ememqut'un onlar aramaya kmak zorunda kal masnn nedeninin kpeklerin iine giren kt bir ruh olduu varsa ylabilir; sonuta kahraman bir kar frtnasna yakalanm ve kt yal adamn eline dmtr. Ona yol gsteren kiinin, Kendini Ya ratan'n olu Yaratc olmas, ortaya yle bir sorun yuma atar ki, biz en iyisi bunu zmeyi Sibiryal teologlara brakalm. Bir Balkan masalnda yal adam ocuu olmayan arieye sihirli bir elma verir, arie elmay yiyince hamile kalr ve bir olan dourur. Yal adamn bataki koulu, olann vaftiz babas olmaktr. Fakat o lan, btn ocuklar dven, obanlarn hayvanlarn ldren kt bir ocuktur. On yl boyunca bir ismi olmaz. Sonra yal adam kagelir, olann bacana bir bak saplar ve ona "Bak Prensi" adn verir. Olan macera yaamak iin uzaklara gitmek isteyince, babas uzun tereddtlerden sonra buna izin verir. Olann yaam bacandaki b aa baldr: ba bir bakas karrsa lecektir, kendisi karrsa yaayacaktr. Sonunda bak onun felaketi olur, nk yal bir cad o uyurken ba ekip karr. lr, ama dostlar onu yeniden hayata dndrr.44 Bu masalda yal adam yardmc olur geri, ama kt de sonulanabilecek tehlikeli yazgnn msebbibidir. Ktlk en ban dan beri olann habis ruhunda kendini aka gstermitir. Yine bir Balkan masalnda bu motifin anlmaya deer bir eitle mesi vardr: Bir kral, yabanc biri tarafndan karlan kz kardeini aramaktadr. Yolculuu esnasnda yal bir kadnn kulbesine varr, yal kadn onu kz kardeini daha fazla aramamas iin uyarr. Kral, ondan kap duran meyve ykl bir aacn peine taklp kulbeden dar kar. Aa nihayet durduunda, tepesinden yal bir adam iner. Kral yedirip iirdikten sonra bir atoya gtrr. Bu atoda kra ln kz kardei yal adamn kars olarak yaamaktadr. Kz kardei krala kocasnn kt bir ruh olduunu ve onu ldreceini syler. Ni tekim gn sonra kral ortadan kaybolur. Bu sefer kraln kk kar dei onlar aramaya kar ve bir ejderha klna girmi olan kt ru
44. Balkan Masallar No. 9: arn Olu ve ki Yoldann Maceralar.

DRT ARKETP I 98

hu ldrr. Ejderha aslnda yakkl, gen bir adamdr, zerindeki kt by bozulur ve kz kardele evlenir. Masaln banda aa tan rs olarak karmza kan yal adamla kz karde arasnda bir ba lant olduu aktr. Yal adam bir katildir. Araya sktrlm bir epi zotta, tm bir kente by yapp "demire dntrmek", yani hareket siz, kaskat ve kapal hale getirmekle sulanr.45 Ayrca, kraln kz kardeini de tutsak etmekte, akrabalarnn yanna dnmesine izin ver memektedir. Burada, animus'un kz karde zerindeki egemenlii an latlmaktadr. Yani yal adam kz kardein animus'udur. Fakat kraln bu ie karmas ve kz kardeini aramaya kmas, kral iin kz kar dein anima anlamna geldiini dndrmektedir. Buna gre, yazg y belirleyen arketip nce kraln anima'sn ele geirmitir, yani ani ma'da kiiletirilmi olan yaam arketipini kraln elinden alarak, onu yitik yaam cazibesinin, "ulalmas ok zor hazine"nin peine d mek zorunda brakm ve bylece onu mitik kahraman, yani Kendi likin bir ifadesi olan yksek bir ahsiyet haline getirmitir. Burada yal adam kt adamdr ve iddet yoluyla ortadan kaldrlmas ge rekmitir, ancak ondan sonra kz karde-anima'nn kocas, aslna ba klrsa, kutsal ensesti zt ve ayn olanlarn birliinin simgesi olarak ycelten ruh damad olarak karmza kar. Sk sk karlalan bu cretkr enantiodromi* yal adamn genleip dnmesi anlamna gelmekle kalmaz, ktnn iyiyle, iyinin de ktyle gizli bir ba ol duunu ima eder. Bu masalda yal adam arketipi, hieros gamos'a (kutsal evlilik) dek uzand ima edilen bir bireyleme srecinin dnm ve dm noktalarna yerletirilmi kt adam olarak karmza kar. Daha n ce sz edilen Orman Kral'yla ilgili Rus masalnda, Orman Kral n ce iyi niyetli ve yardmseverdir, ama sonra, hizmetine giren olan ar tk bir trl brakmaz, yle ki masaln ana temas, olann sihirbazn penesinden kurtulma abalandn Arayn yerini ka alr, fakat bu ka abalar da cesurca kovalanan maceralar gibi dllendirilir, zi ra masaln sonunda kahraman kraln kzyla evlenir. Sihirbaz ise alda tlm eytan rolyle yetinmek zorunda kalr.

* zt yne ilerlemek (.n.) 45. No. 35: Uzaklardan Gelen Damat.

MASALLARDA RUHUN FENOMENOLOJS ZERNE I 99

d. Masallarda hayvan biimindeki ruh simgecilii Arketipimizin tezahrlerinden biri olan hayvan biimini ele almasay dk, onu eksik tasvir etmi olurduk. Bu, tanr ve demonlarn hayvan biimini almas gibidir ve psikolojik anlam da ayndr. Zira hayvan biimi, sz konusu ierik ve ilevlerin henz insand bir alanda, ya ni insan bilincinin tesinde olduuna ve bu nedenle bir yandan demo nik-stinsans, te yandan da hayvans-altinsans olanla ilikili oldu una iaret eder. Fakat bu ayrmn geerli olduu tek alann, dn menin gerekli bir koulu olan bilin alan olduunu gz nnde bu lundurmak gerekir. Mantk yle der: "Tertium non datur",46 yani zt lklar birlik iinde dnemeyiz. Mevcut bir kartln ortadan kal drlmas, ancak bir koyut olabilir bizim iin. Fakat tm ierikleri olanca paradoks ve ztlklaryla kendi iinde barndran -buna varlk kategorisi de dahil- bilindnda durum kesinlikle byle deildir. Bi lindnn psikolojisi hakknda bir fikir edinmek isteyen birine, H ristiyan mistiklerini ve Hint felsefesini incelemesini neririm. Bilin dnn ztlklarnn en ak ifadelerini bu alanlarda bulacaktr. ncelememizde, yal adam imdiye kadar genellikle insan gr nm ve davranlar sergilese de, by yetenei ve ruhsal stnl, hem iyi hem de kt anlamda insann dnda, stnde ve altnda olan eylere iaret eder. Hayvan yn, ne ilkel insan ne de bilind iin bir deer yitimi anlamna gelir, zira belli ynlerden hayvan insandan stndr de. Hayvan henz bilincin iinde kaybolmam, onu yaatan gcn karsna bana buyruk bir Ben koymamtr; tersine, onu y neten iradeye neredeyse mkemmel bir biimde boyun eer. Eer hayvanda bilin olsayd, ahlaken insandan daha iyi olurdu. lk gnah efsanesinde derin bir reti vardr, nk Ben bilincinin bamszl n kazanmasnn eytani olduuna dair mulak bir duygunun ifade sidir. nsanlk tarihi bandan beri aalk duygusu ile kibrin at masndan ibarettir. Bilgelik orta yolu arar ve bu cretkrlnn bede lini demon ve hayvanla olan pheli bir yaknlkla der, bu yzden de ahlaken yanl anlalmaya msaittir. Masallarda yardmc hayvanlar motifiyle sk sk karlarz. Bu hayvanlar insanlar gibi davranr, insanlarn dilini konuurlar ve insan
46. Bir nc yoktur.

DRT ARKETP I 100

larnkinden daha stn bir zek ve bilgiye sahiptirler. Bu durumda, ruh arketipinin bir hayvan araclyla ifade edildiini sylersek ya nlm olmayz. Bir Alman masalna47 gre, kaybolan prensesini ara yan bir delikanl bir kurtla karlar, kurt ona yle der: "Korkma! Ama syle bana, nereye gidiyorsun byle?" Delikanl kurda hikyesi ni anlatr, bunun zerine kurt ona byl armaan olarak birka kln verir, delikanl bu kllarla kurdu ne zaman isterse yardma arabile cektir. Bu sahne, yardmsever yal adamla karlama sahnesi gibidir. Bu masalda arketipin dier yn, kt yn de ortaya kar. Bunun iyice anlalmas iin masaln baz blmlerini aktarmak istiyorum: Delikanl ormanda domuzlarn gderken, dallar bulutlar arasn da kaybolan byk bir aa grr. "Acaba nasl olurdu," der delikan l kendi kendine, "bu aacn tepesinden dnyay seyretmek?" Aaca kar, btn gn boyunca trmanmasna ramen dallarna bile ulaa maz. Gece olur ve aacn dallarnn atalland yerde gecelemek zo runda kalr. Ertesi gn trmanmaya devam eder ve lene doru yap raklara varr. Akama doru dallar arasna kurulmu olan bir kye ular. Kyller onu yedirir iirir ve gece iin yatacak yer gsterirler. Sabah olunca trmanmaya devam eder. leye doru bir gen bir k zn yaad bir atoya varr. Orada, artk aacn sonuna geldiini renir. atodaki gen kz, kt bir bycnn tutsak ettii bir kral k zdr. Delikanl prensesin yannda kalr, prenses atodaki btn oda lara girmesine izin verir, yalnzca tek bir odaya girmesini yasaklar. Ama delikanlnn merak ar basar. Odann kapsn aar ve orada iviyle duvara aklm olan bir karga grr. Bir ivi boazndan, di er iki ivi de kanatlarndan gemektedir. Karga susuzluktan ikyet edince delikanl ona acr ve imesi iin su verir. Kargann itii her yudumda bir ivi der ve nc yudumu da alnca karga serbest ka larak pencereden uup gider. Prenses bunu duyunca ok korkar ve der ki: "Bu bana by yapan eytand... ok gemeden beni almaya ge lecektir!" Gerekten de, gzel bir sabah prenses ortadan kaybolur. Delikanl da bunun zerine onu aramaya kar ve yukarda sz edildii gibi, yolda kurtla karlar. Daha sonra bir ay ve bir aslan la da karlar, bunlardan da birka kl alr. Ayrca aslan ona, prense sin yaknlardaki bir avc kulbesine hapsedildiini anlatr. Delikanl
47.Aacn zerindeki Prenses (Grimm Kardelerden Gnmze Alman Ma sallar).

kulbeyi ve prensesi bulur ama oradan kamann mmkn olmad n renir, nk avcnn, her eyi bilen ve avcy derhal uyaracak olan bacakl beyaz bir at vardr. Yine de delikanl kzla kamay dener, ama bouna. Avc ona yetise de, bir kargayken hayatn kur tard iin delikanly serbest brakr ama prensesi alp atyla geri dner. Fakat delikanl, avc ormana gidince, gizlice kulbeye girer ve avcnn akll beyaz ata nasl sahip olduunu renmesi iin prense si ikna eder. Geceleyin prenses bu srr avcnn azndan almay ba arr ve yatan altna saklanm olan delikanl, avcnn kulbesinden aa yukar bir saat uzaklktaki bir iftlikte sihirli atlar yetitiren bir cad olduunu renir. Oradaki taylara gn bakabilen, dl olarak kendine bir at seebiliyordur. Eskiden cad, at iftliinin etrafndaki ormanda yaayan on iki kurt saldrdnda, kurtlarn aln yatt rp onlar savuturmak iin, atn yan sra on iki kuzu da verirmi. Ama avcya kuzu vermemi. Avc atyla birlikte iftlikten ayrldn da kurtlar onu takip etmi ve snr gemek zereyken beyaz atnn tek bacan kapp koparmlar. Bu yzden de atnn yalnzca ba ca varm. Delikanl hemen cady arar bulur ve kendi seecei bir atn yan sra on iki de kuzu vermesi kouluyla cadnn hizmetine gireceini syler. Cad kabul eder. Fakat taylara delikanldan kamalarn emre der. Delikanly uyutmak iin ona iki verir. Delikanl ikiyi iince uyuyakalr, taylar da kap gider. Delikanl ilk gn kurdun yardmy la taylar geri getirir, ikinci gn ay ona yardm eder, nc gn de aslan. Artk dln semeye hak kazanmtr. Cadnn kk kz ona hangi atn annesinin at olduunu syler. En iyi at budur elbette ve yine beyaz bir attr. Delikanl caddan bu at ister. Fakat ahrdan d ar kar kmaz cad beyaz atn drt naln deler ve kemiklerindeki ilii emer. likten bir bir pasta yapar ve bu pastay delikanlya yolluk olarak verir. At ok bitkindir ama delikanl ona pastay yedirince es ki gcne kavuur. Delikanl on iki kurdun aln on iki kuzuyla ya ttrdktan sonra ormandan sa salim kar. Prensesi atnn terkisine atarak kaar. bacakl beyaz at avcy derhal uyard iin avc on larn peine der ve drt bacakl beyaz at drt nala gidemediinden abucak onlara yetiir. Avc onlara yaklatnda, drt bacakl at bacakl ata, "Kz kardeiim, at onu srtndan!" diye seslenir. By c atn srtndan der ve iki atn nallar altnda ezilir. Delikanl pren sesi bacakl ata bindirir, sonra prensesin babasnn lkesine gider

DRT ARKETP I 102

ler ve orada evlenirler. Drt bacakl beyaz at, delikanldan her iki atn da ban kestirmesini ister, yoksa ona uursuzluk getireceklerdir. Delikanl bu istei yerine getirince, atlar yakkl bir prense ve gzel bir prensese dnrler ve bir sre sonra "kendi krallklarna" doru yola karlar. Bir zamanlar avc onlar da ata dntrmtr. Bu masalda ruhun hayvan biiminde simgelenmesi bir yana, bilgi ve sezginin bir binek hayvanyla temsil edilmesi zellikle ilgintir. Bununla, ruhun bir mlk de olabilecei ifade edilmektedir. Nitekim, bacakl beyaz at demon-avcnn, drt bacakl beyaz at ise cadnn maldr. Buradaki ruh, ksmen bir nesne gibi sahibi deiebilen bir i levdir (at), ksmen de zerk bir znedir (atn sahibi olan byc). De likanl drt bacakl beyaz at caddan alarak bir ruhu ya da zel bir dnceyi bilindnn egemenliinden kurtarr. Baka yerde olduu gibi burada da cad mater natura anlamna gelir, yani bilincin ilk ba taki, denebilir ki "anaerkil" durumudur ve bilindnn karsnda salt zayf ve baml bir bilincin bulunduu psiik bir duruma iaret eder. Drt bacakl at bacakl attan stndr, nk ona hkmede bilir. Drtlk bir btnlk simgesi olduu ve btnlk bilindnn imgeler dnyasnda nemli bir rol oynad iin,48 drt bacaklln bacakllk zerindeki zaferi beklenmedik bir ey deildir. Fakat lk ile drtlk arasndaki kartln, yani ln btnlk kar sndaki anlam nedir? Simyada bu soruna Meryem Aksiyomu denir ve simya felsefesinde bin yldan fazla bir sre ilendikten sonra, Faust'ta (Kebirler Sahnesi) yeniden ele alnr. Bu sorun edebiyatta ilk kez Ti maios'un giri cmlelerinde ifade edilmi,49 daha sonra da Goethe ta rafndan anmsatlmtr. Tanr'nn kutsal lnn alttaki, yeraltn daki bir le (Dante'deki bal eytan benzeri) nasl tekabl etti ini simyaclarda aka grebiliriz. Bu kutsal lk, simgeleri nede niyle ktlkle olan akrabaln ele verir ama ktlkten baka bir ey ifade etmedii de kesinlikle net deildir. Fakat her ey, ktl n, yani onun bildik simgesinin, karanl, geceyi, aay, yeraltna
48. Drtlk konusunda eski almalarma, zellikle de Psychologie und Reli

gion ile Psychologie und Alchemie'ye iaret etmek isterim.


49. Bildiim kadaryla, bu sorunun en eski tasviri zaman zaman nn hayvan kafal, birinin ise insan kafal tasvir edildii drt Horus oludur. Kronolojik olarak bir sonraki rnek, Ezechiel'n, daha sonra ncil yazar drt havariyle ilgili simgeler de karmza kan drt figrle ilgili vizyonudur. Bilindii gibi, bunlarn hay van kafal, biri de insan kafaldr (melek).

zg olan anlatan simgeler ailesinden olduuna iaret eder. Bu sim gecilikte altta olan stte olana tersinden tekabl eder,50 yani stteki gibi, lk olarak kavranr. rakam eril bir rakam olduu iin k t avcy simgeler, kt avc ayn mantkla (simyasal olarak) alttaki lk olarak kavranabilir. Oysa drt rakam dii rakam olduu iin yal cady simgeler. Her iki at da konuan ve bilen mucizevi hay vanlar olduu iin bilind ruhu temsil ederler, fakat bu ruh bir du rumda kt bycye, dierinde de cadya tbidir. Demek ki, lk ve drtlk arasnda eril-dii kartl vardr, ay rca, drtlk bir btnsellik simgesiyken, lk yle deildir. Buna karlk lk, simyaya gre, hep dier bir l de gerektirir, tpk stn alt, aydnln karanl, iyiliin ktl de gerektirdii gibi. Kartlk, bir enerji potansiyeli anlamna gelir, ve potansiyelin oldu u yerde, bir olaylar aknn olasl da vardr, zira kartlarn geri limi denge peindedir. Drtl bir kare olarak dndmzde ve bu kareyi apraz bir izgiyle iki eit paraya bldmzde, tepeleri farkl ynleri gsteren iki gen elde ederiz. Bu nedenle, metaforik olarak u sylenebilir: drtlkle simgelenen btnlk iki eit paraya blndnde, ortaya zt ynde iki lk kar. Bu basit karm ln drtlkten nasl tretildiini gsterir, ayn ekilde, avc da tut sak prensese, beyaz at drt bacaklyken, on iki kurt bir bacan ko parnca bacakl kaldn anlatr. Yani beyaz atn bacakl olma snn sorumlusu, karanlk anann diyarndan ayrlmak zereyken ger ekleen bir kazadr. Psikoloji dilinde bu u anlama gelir: bilind btnlk ortaya ktnda, yani bilindn terk edip bilincin alanna girdiinde, drtten biri geride kalr, zira bilindnn horror vacui'si (boluk korkusu) tarafndan alkonmutur. Bylece, masaldan deil, simgeler tarihinden bildiimiz, bir le tersinden tekabl eden bir lk meydana gelir,51 yani bir atma doar. Demek ki Sokrates'in sorusu burada da sorulabilir: "Bir, iki, - iyi de sevgili Timaios, dn konuk olup bugn evsahibi olanlarn drdncs nerede peki?"52 O,
50. Tabula Smaragdina'daki nerme yledir: "Quod est inferius, est sicut qu od est superius" (Aada olan yukarda olann aynsdr). 51. Bkz. Psychologie und Alchemie, Resim 54 (ve paragr. 539), daha ayrntl olarak Der Geist Mercurius iinde. 52. Platons Dialoge Timaios und Kritias (Platon'un Timaios ve Kritias Diya loglar), s. 29. Aklamas yaplamayan bu ifadeyi Platon'un "o anki muzipliine" verenler olmutur.

DRT ARKETP I 104

karanlk anann diyarnda kalmtr, karlnda bir kurban verilme dii srece hibir eyin etki alannn dna kmasna izin vermeyen kurt gibi agzl bilind tarafndan alkonmutur. Avc, yani yal byc ve cad, bilindnn byl dnyasnda ki olumsuz anne baba imgesine tekabl eder. Masalda avc karmza nce kara bir karga grnmnde kar. Prensesi karm ve tutsak etmitir. Prenses onu "eytan" olarak niteler. Ama ne gariptir ki, avc nn kendisi de atonun girilmesi yasak bir odasna kapatlm ve iviyle odann duvarna aklm, yani bir anlamda armha gerilmi tir. Tm gardiyanlar gibi kendisi de tutsaktr ve lanetleyen herkes gi bi kendisi de lanetlenmitir. Her ikisinin hapishanesi de, muhtemelen dnya aac olan dev aacn tepesindeki sihirli bir atodur. Prenses gnee yakn, aydnlk st dnyaya aittir. Dnya aacna hapsedildi ine gre, karanln eline dm bir tr anima mundi (dnyann animas) olsa gerektir. Fakat bu av, karanlk iin de pek iyi olmama benzer, zira avc armha gerilmitir, hem de iviyle. armha ge rilmenin strap dolu bir balanma ve aslma, kart ilkenin alanna girmeye cret eden Prometheus gibi cezalandrlma anlamna geldii aktr. Avcyla zde olan karga da bu creti gstermitir, nk ay dnlk st dnyadan deerli bir ruh almtr, bu nedenle yukar ya da st dnyada duvara ivilenmitir. Bunun Hristiyanlktaki ilkimgenin ters yansmas olduu aikrdr. Tpk hrsz kargann dnya aacnn tepesinde duvara ivilenmesi gibi, insanln ruhunu bu dnyann efendisinin egemenliinden kurtaran sa da bu dnyada armha ge rilmitir. Bizim masalmzdaki cezalandrma arac ivilerin l dr. Masalda kargay kimin tutsak ettiinden sz edilmez. Fakat san ki teslisin anld bir by szc kullanlma benzer. Dnya aacna trmanan ve prensesi kurtaraca sihirli atoya gi ren kahraman delikanlnn bir oda dnda tm odalara girmesine izin verilir, girmesi yasaklanan odada ise karga bulunmaktadr.53 Tpk cennetteki bir aacn meyvesinden yemek yasak olduu gibi, bu oda ya girmek de yasaktr, ama ite tam da bu yzden girilecektir. Hibir ey bir yasak kadar kkrtc deildir. taatsizlii kkrtmann en iyi yolu yasak koymaktr. Belli ki burada gizli bir maksat vardr, yani prensesten ziyade kargann kurtarlmas istenmektedir. Kahraman
53. Bir Grimin masalnda (I, No. 55: Meryem Ana'nn ocuu) girilmesi yasak odada "Kutsal lk"n olmas bana ilgin gelmiti.

kargayla karlanca, karga hemen feryat figan susuzluktan yaknr54 ve merhamet duygusu uyanan delikanl kargaya tuz ve sirke vermez, taze suyla onun susuzluunu dindirir, bunun zerine ivi yere d er ve karga ak pencereden uup gider. Bylece kt ruh yine ser best kalr, avcya dnr, prensesi ikinci kez karr ve bu sefer onu yeryzndeki avc kulbesine kapatr. Gizli maksat ksmen belli olur: prensesin st dnyadan insanlarn dnyasna getirilmesi gerekiyordu ve belli ki bunun, kt ruhun ve insan itaatsizliinin yardm olmadan gereklemesi mmkn deildi. Fakat ruh avcs insanlarn dnyasnda da prensese hkim olduu iin, kahramann yeniden mdahale etmesi ve caddan drt bacakl at alp bycnn bacakl gcn krmas gerekir. Kargay arm ha geren lktr, lk ayn zamanda da kt ruhun gcdr. Kart ynlerdeki iki lk budur ite. Bambaka bir alan olan psikolojik deneyim alannda, drt bilin ilevinden nn ayrt edilebileceini, yani bilin dzeyine kabi leceini biliyoruz; fakat bir tanesi ana zemine, bilindna, bal ka lr ve alt, daha dorusu "dk" ilev olarak nitelenir. O, en kahraman bilincin bile Ail topuudur. Bir yerde, gl olan gsz, akll olan aptal, iyi olan ktdr vb., ve bunun tersi de dorudur. Bizim masal mzda lk sakatlanm drtlk olarak grnr. bacaa bir bacak daha eklenebilseydi, btnlk oluurdu. Gizemli Meryem Aksiyomu da byle der: "ncden Bir olur Drdnc (olarak)" ( ),55 bunun anlam u olsa gerek: nc drdncy

54. Aelianus (De natura animalium, 1,47), su almaya gnderilen bir karga yol da fazla oyaland iin, Apollon'un kargalar susuzlua mahkm ettiini anlatr. Al man halkbiliminde kargann Haziran'da ya da Austos'ta susuzluk ekmesi gerekti i sylenir. Bunun nedeni, sa'nn lmne bir tek kargann zlmemesi ya da Nuh tarafndan kefe yollandnda geri dnmemesidir. (Panzer, Zeitschrift fr deutsche Mythologie II, s. 171, ve Khler, Kleinere Schriften zur Mrchenforschung 1,3. K tnn alegorisi olarak karga iin bkz. Rahner, Erdgeist und Himmelgeist in der pat ristischen Theologie (Patristik Teolojide Toprak Ruhu ve Gk Ruhu) iindeki ayrn tl aratrma. te yandan, karga Apollon'un kutsal hayvan olarak onunla yakn ili ki iindedir; ayrca karga Incil'de de olumlu bir anlam tar (Mezmurlar 147, 9): "Hayvanlara, aran karga yavrularna, yiyeceklerini verir." Eyb 38,41: "Karga ya avn kim hazrlyor, yavrular Allah' imdada ardklar zaman..?" Luka 12, 24'te de benzer ifadeler vardr. /. Krallar 17,5'te, lya'ya her gn yiyecek getiren "yardmc ruhlar" olarak karmza karlar. 55. Bkz. Psychologie und Alchemie, Dizin, bkz. Maria Prophetissa.

DRT ARKETP I 106

oluturduu zaman birlii de oluturur. Byk anann kurtlarnn eli ne geen kayp para yalnzca eyrek paradan ibaretse de, dier parayla birlikte, ayrlma ve atmay ortadan kaldran btnl oluturmaktadr. Simgecilie gre eyrein ayn zamanda da lk olmas neden kaynaklanr peki? Burada masaln simgeleri bizi yaya brakt iin psikolojik olgulara snmak zorundayz. Biraz nce, ilevin ayrt edilebileceini, yalnzca bir tanesinin bilindnn etkisi altnda kal may srdrdn sylemitim. Bu saptamann biraz daha ayrntl bir biimde ele alnmas gerek. Deneyimlere gre, yalnzca bir ilev ayrt edilebilmekte, bu yzden de st ya da ana ilev olarak nitelen mektedir ve iednklk ve dadnklkle birlikte bilin tipini olu turmaktadr. Bu ilev, az ok ayrt edilmi bir iki yardmc ilevle des teklenmektedir, fakat bunlar ayn ayrt edilme derecesine, yani iradi uygulama kapasitesine asla ulaamazlar. Bu nedenle de, byk l de gvenilir olan ve isteklerimize boyun een ana ilevden ok daha yksek bir spontanlk derecesine sahiptirler. Drdnc ilev olan d k ilev ise bizim irademize kapal bir alandr. Kimi zaman insana taklp duran, rahatsz edici kk bir eytan, kimi zaman da deus ex machina olur. Fakat daima sua sponte* gider gelir. Bundan da anla laca zere, ayrt edilen ilevler de bilindnn etkisinden ancak ksmen kurtulmulardr, bir ynleriyle hl bilindndadrlar ve onun isteine gre hareket ederler. Ben'in hizmetinde olan ayrt edilmi ileve, bilindndan henz kopmam bilind unsur te kabl eder.56 Ve bilinli ve ayrt edilmi ilev unsurunun karsn da, ayrt edilmemi drdnc ilevin eziyet eden bir rahatszlk fakt r olmas gibi, st ilev de bilindnn en byk dmandr sanki. Fakat belirtmeden geilemeyecek hassas bir nokta var: eytan, nurlu melek klna girmekten nasl holanyorsa, dk ilev de en ok ana ilevi gizlice ve sinsice etkiler, ki ana ilev de en ok dk ile vi bastrr.57 Maalesef biraz soyut olan bu aklamalar, bizim -hani derler ya"ocuk oyunca gibi basit" masalmzdaki hile ve ima dolu balant
* kendisi ne zaman isterse o zaman (.n.) 56. Bir Kuzey masalnda (Norve, No. 24: Beyaz lkedeki U Prenses), boaz larna kadar topraa gml olan ve kurtarlmay bekleyen prensesler olarak betim lenmitir. 57. lev kuram iin bkz. Psychologische Typen (Psikolojik Tipler).

lar biraz olsun aydnlatmak iin gerekli. Biri ktl dlayan, di eri de ktln gcn temsil eden iki kart lk, bizim bilinli ve bilind psike'mizin ilevsel yapsna kl klna uyar. nsan ruhu nun spontan, naif ve arptlmam bir rn olan masal, insan ruhu ne ise onu ifade etmekten baka bir ey yapamaz belli ki. Bu neden le, yapsal psiik koullar yalnzca bu masalda deil, saysz baka masalda58 da anlatlr. Bizim masalmz ruh arketipinin kartlklarla dolu doasn ender rastlanan bir aklkla sergiler, bir yandan da, kartlarn, yksek bir bilince ulamay hedefleyen artc etkileimini ortaya koyar. Hay vanlarn seviyesinden kp dev dnya aacna trmanan ve en tepe deki aydnlk st dnyada Bakire Anima'y, soylu prensesi kefeden gen domuz oban, bilincin hayvans alanlardan kp, bilin ufku nun geniledii yksek bir noktaya ulamasn simgeler.59 Erkein bi linci bir kez bu kadar ykseklere ktnda, orada kendi dii karl animayla karlaacaktr.60 O, bilindnn kiiletirilmesidir. Bu karlama, bilindnn "bilinalt" diye adlandrlmasnn ne kadar yanl olduunu gsterir. Bilind yalnzca "bilincin altnda" deil, stndedir de, hatta o kadar stndedir ki, kahramanmzn ona ula mas iin bir hayli trmanmas gerekir. Fakat "stteki" bu bilind, kahramanmz gibi, ona ulaan kiinin, yerden ykseldike "bilinal t"nn zerine kmas anlamnda bir "stbilin" deildir kesinlikle. Tersine, yksek ve aydnlk anima'snn, Prenses Psike'nin, yukarda byye maruz kaldn ve altn bir kafesteki kutan daha zgr ol madn zlerek kefeder. Geri neredeyse hayvans bir bnln dzlklerinden ykselmi olmakla vnebilir, ama ruhu kt bir ruh, eytann bildik simgesi olan karga grnmndeki karanlk, yeraltna zg bir baba imgesi tarafndan ele geirilmitir. Eer sevgili Psike'si hapiste ryecekse, yksekte olmas ve geni ufku neye yarar ki?
58. Meslek erbabndan olmayanlar iin burada eklemek isterim ki, psike'nin ya ps kuram masallar ya da mitlerden tretilmemitir, tbbi-psikolojik aratrmalar dan edinilen deneyim ve gzlemlere dayanmaktadr; tbbi uygulamalara balang ta ok uzak olduu dnlen alanlardaki karlatrmal simge aratrmalaryla desteklenmesi daha sonra olmutur. 59. Burada tipik bir enantiodromi sz konusudur: bu yolda daha da yukarlara klamayaca iin, insann varlnn br ynn de gerekletirmesi iin aa inmesi gerekir. 60. Delikanl byk aac grdnde kendine u soruyu sorar: "Acaba nasl olurdu, bu aacn tepesinden dnyay seyretmek?"

DRT ARKETP I 108

Hatta yeraltnn bu oyununa prenses de katlr, tutsaklnn srrn kefetmesin diye delikanlnn bir odaya girmesini yasaklar. Fakat i te tam da byle bir yasakla delikanly gizliden gizliye kkrtr. Bi lindnn, biri dierinin yaptnn tam tersini yapan iki eli vardr sanki. Prenses hem kurtarlmak ister hem de istemez. Fakat belli ki kt ruh da bir kmazdadr: aydnlk st dnyadan gzel bir ruh al mak istemitir, kanatl bir yaratk olarak bunu baarmtr da, ama bu yzden kendisinin st dnyaya kapatlacan hesap edememitir. Karanlk bir ruhtur geri ama a zlem duyar. Onun gizli gereke si budur, ama snr amasnn cezas da byyle balanmaktr. Kt ruh st dnyada tutsak edildii srece prenses yeryzne inemez, kahraman ise cennette kaybolur. Fakat kahraman itaatsizlik gnahn ileyerek haydutun kamasna frsat verir ve prensesin bir kez daha karlmasna, yani bir dizi felakete neden olur. Fakat sonuta, pren ses yeryzne iner ve eytani karga insan biimini alarak avcya d nr. Bylece, aydnlk, dnyast anima ile ktlk ilkesi insanla rn lemine gelir, yani her ikisi de insani boyutlara inerek ulalabilir olurlar. Avcnn asl gcn, her eyi bilen bacakl at temsil eder. bacakl at, ayrt edilebilir ilevlerin bilind unsurlarna tekabl eder.61 Avc ise, kahramann meraknda ve maceraperestliinde ken dini gsteren dk ilevin kiiletirilmesidir. Masal ilerledike deli kanl giderek avcya benzemeye balar: avc gibi kahramanmz da atn caddan alr. Ama ondan farkl olarak, avc on iki kurdu besle mek iin yanna on iki kuzu almay ihmal etmi, kurtlar da atna za rar vermitir. Avc, yeralt glerine bedel demeyi unutmutur, zira ne de olsa bir hayduttan baka bir ey deildir. Fakat kahraman, bi lindnn yaratklarn ancak bir kurban karlnda serbest brakt n onun yapt hata sayesinde renir.62 Buradaki on iki says za manla ilgili bir simge olmann yan sra, bilindndan kurtulabilmek iin yaplmas gereken on iki i ()63 anlamn da ierir.64 Avc,
61. Bilind ilev unsurlarnn her eyi bilmesi bir abart elbette. Fakat gerek ten de bilind alg ve anlara, ayrca igdsel, arketipik bilin ieriklerine sahip tirler, daha dorusu bunlarn etkisi altndadrlar. Bilind eylemlere hi beklenme dik dorulukta bilgiler iletenler de bunlardr. 62. Avcnn evdeki hesab arya uymamtr, genellikle yle olur zaten. Ru hun faaliyetleri yznden denmesi gereken bedelleri ya hi dnmeyiz ya da na diren dnrz. 63. Bkz. Herakles miti.

kahramann kendi ruhuna zorla sahip olmak iin kalkt ama baa rszla urad bir ilk denemedir adeta. Oysa ruhun ele geirilme si, bir sabr, fedakrlk ve sebatkrlk meselesidir. Kahraman drt ba cakl ata sahip olduunda, tmyle avcnn yerine geerek prensesi de elde eder. Masalmzdaki asl byk g drtlktr, nk btn olmas iin gereken unsuru kendine dahil eder. Ruh arketipi bu -kesinlikle ilkel olmayan- masalda hayvan bii mindeki simgelerle, bir birlie, kt ruha tbi ilevli bir sistem -bilinmeyen bir otoritenin kargay iviyle armha germesi- ola rak ifade edilmitir. ki st birlik, ilk durumda, ana ilevin bilind hasm olan dk ileve, yani avcya; ikinci durumda ise, ana ileve, yani kahramana tekabl eder. Sonunda kahraman ve avc birbiriyle rtr, yle ki avcnn ilevi kahramanda ortaya kar. Evet, en ba ndan beri avcnn iinde olan kahraman, avcy elindeki ahlakd tm imknlar kullanp ruhu gasp etmeye iter, sonra da avcnn ruhu istemeye istemeye kendisine brakmasn salar. Grnte ikisi ara snda vahi bir mcadele vardr, oysa her ikisi de dierinin iine gele cek ekilde hareket eder. Bu dm, kahramann drtl ele geir meyi baard anda, psikolojik dilde sylersek, dk ilevi l sis teme dahil ettii anda zlr. O anda atma sona erer ve avc fig r buharlap uar. Bu zaferden sonra kahraman prensesi bacakl ata bindirir ve birlikte prensesin babasnn krallna giderler. Eski den kt avcya hizmet eden ruh lemini artk prenses ynetmekte ve kiiletirmektedir. Bilindnn, insann ulaabilecei bir btnle asla dahil edilemeyecek olan unsurunun temsilcisi anima'dr ve hep yle kalacaktr. e. Not Metnimi tamamladktan sonra bir arkadam masalmzn Rus eit lemesine dikkatimi ekti. Rus masalnn ad: "Maria Morevna".65 Bu masaln kahraman bir domuz oban deil, van arevi. Rus masa lnda yardmc hayvann ilgin bir aklamas var: onlar, van'n
64. Simyaclar iin uzun sreli olduunu vurgular ve longissima via, diuturni tas immensae meditationis (ok uzun bir yol - youn meditasyonun uzunluu) gibi ifadeler kullanrlar. On iki says, sa'nn kurtarclk faaliyetinin sresinin dolduu kilise ylyla ilgili olabilir. Kuzu kurbannn kkeni de bu olsa gerektir. 65. Denizin Kz (Rus Masallar, s. 553 vd.)

110

kz kardei ile onlarn aslnda birer ku olan kocas. kz karde, hayvanlar ve ruh lemiyle ilikili bilind ilevi temsil eder. Ku insanlar bir tr melektir ve bilind ilevlerin yardmc doasn vurgularlar. Nitekim masalda da (Alman masalndan farkl olarak) kahraman kt ruhun eline dt, ldrlp paraland (tanr-in sann tipik yazgsdr bu!)66 anda kurtarc olarak devreye girerler. Kt ruh genellikle plak tasvir edilen yal bir adamdr ve ad Ko ey Besmertnoydur (lmsz Koey67). Cadya ise nl Baba-Ya ga tekabl eder. Alman masalnda saylar olan yardmc hayvan lar, Rus masalnda iki katma kmtr, ku insanlarn yan sra, bir as lan, tuhaf bir ku ve arlar da vardr. Burada prenses, kt ruhu ato sundaki yasak odada on iki zincire vurmu olan Kralie Maria Mo revna'dr; kralie byk bir ordu kumandandr (gn kraliesi Mer yem, Rus-Ortodoks ilahi kitabnda "ordu komutan" olarak ycelti lir!). van yal adamn susuzluunu giderince, yal adam kralieyi karr. Sihirli atlar sonunda insana dnmez. Rus masal kesinlikle daha ilkel bir yapya sahiptir. f. Ek Bu ksmdaki deinmeler, genellikle teknik olmalar bakmndan, o u kiinin ilgisini ekmeyebilir. Bunlar, elinizdeki gzden geirilmi baskya almay dnmyordum, fakat sonra fikrimi deitirdim ve ekte sunmaya karar verdim. Psikolojiye zel bir ilgi duymayan okur bu ksm okumadan geebilir. Zira bu blmde, grnte anlalma s g bir sorunu, sihirli atlarn ve drt bacakl olmalarn ele aldm ve dncelerimi, kullandm yntemi sergileyecek ekilde sundum. Bu psikolojik muhakeme, bir yandan malzemenin, yani masal, mit ya da dn irrasyonel verilerine, bir yandan da bu veriler arasndaki "rtk" rasyonel ilikilerin bilinli idrakna dayanmaktadr. Dlerin bir anlam olduu varsaym gibi, bu tr ilikilerin olduu da yalnz ca bir varsaymdan ibarettir. Bu varsaymn doruluu a priori kant lanamaz. Yararl olup olmad ancak uygulamada anlalacaktr. Bu nedenle, irrasyonel malzemeye yntem uygulamann anlaml bir yo
66. Yal adamn paralanm cesedi bir fya koyup denize atmas Osiris'in yazgsn (ba ve fallus!) akla getirir. 67. Kost = kemik, ve pakost, kapost = iren, pis szcklerinden.

ruma imkn verip vermeyeceini bekleyip grmek gerekir. Yntem, malzemeye sanki kendi iinde anlaml bir tutarll varm gibi yak lamaktan ibarettir. Bu amala, Cardan'n yorum kuralna uygun ola rak, ou veriye belirli bir amplifikasyon uygulanr, yani aklk ge tirilir ve nispeten genel bir kavrama yaklatrlr. rnein, bacakl ln kavranmas iin kavramn nce atlardan soyutlanmas, sonra da kendi ilkesine, yani le yaklatrlmas gerekir. Masalda anlatlan drt bacakllk, genel kavram dzeyine karldnda, lkle iliki ye girer, ki buradan Timaios'taki bilmece, yani ve drt sorunu or taya kar. lk ve drtlkler, genel simgecilikte ciddi bir rol oyna yan ve hem mit hem de d aratrmalar asndan nemli olan arke tipik yaplardr. rrasyonel verilerin (yani ve drt bacaklln) ge nel bir kavram dzeyine karlmas motifin evrensel anlamnn g rlmesini salar ve aratrmacya bu sorunu ciddi bir biimde ele al ma cesaretini verir. Bu grev, psikolojiye ilgi duyan okurdan, zellik le de uzman kiiden esirgemek istemediim teknik birtakm dnce ve karmlar ierir, nitekim simgeleri zmenin tipik bir yolu olan bu zihinsel aba, bilindnn rnlerinin kavranmas bakmndan kanlmazdr. rnein, astromitoloji, meteoromitoloji ve -last but not least- cinsellik kuramyla ilgili yorumlar gibi, hakknda nceden fikir edinilmi kuramlardan kaynaklanan tmdengelimli yorumlarn aksine, bilind ilikilerin anlamlarn ele vermeleri ancak byle mmkn olabilir. bacakl ve drt bacakl at, daha yakndan incelenmeyi hak eden gizemli bir konudur gerekten de. ve drt bize psikolojik i lev kuramnda karlatmz ikilemi anmsatmakla kalmaz, simyada nemli bir rol oynayan Maria Prophetissa aksiyomunu da akla getirir. Bu nedenle, bu iki sihirli atn anlamnn biraz daha yakndan incelen mesinde yarar var. zellikle dikkat ekici bulduum nokta, prensesin bindii ba cakl atn bir ksrak, ayn zamanda da byyle ata dntrlm bir prenses olmasdr. lk burada aka diilikle ilikilidir, oysa , tek rakam, yani eril olmann yan sra, baskn dinsel gre gre de salt erkei imler. Bu nedenle, lk dorudan doruya "erkeklik" ola rak tercme edilebilir, ki bu durum Eski Msr'n Tanr-Kamutef68-Fi
68. Kamutefin anlam "annesinin boas"dr. Bkz. Jacobsohn, Die dogmati sche Stellung des Knigs in der Theologie der alten gypter (Eski Msrllarn

DRT ARKETP I 112

ravun'dan oluan Kutsal lk'nde daha da belirgindir. Bir hayvann bacakllk gibi bir zellie sahip olmas, dii var lktaki bilind bir erkeklik anlamna gelir. Gerek bir kadnda bu, tpk sihirli at gibi ruhu temsil eden animus'a tekabl ederdi. Buna karn anima'daki lk Hristiyanlktaki Kutsal lk tasarmyla deil, "glge"yi oluturan dk ilev lsnn "alt gen"iyle rt r. Kiiliin dk yarsnn byk ksm genellikle bilinddr. Ki iliin bu yars bilindnn tamam deil, glge onun kiisel ksm dr. Buna karlk anima, glge'den ayrt edildii lde, ortak bilin dn kiiletirir. lk ona binek hayvan olarak verildiyse, bu onun glgeye "bindii" anlamna gelir, glge onun ksra69 konumunda dr. Bu durumda glgenin sahibidir. Fakat eer kendisi at ise, ortak bilindnn bir kiiletirmesi olarak baskn konumunu yitirir ve kah ramann zevcesi Prenses A ona "biner", yani sahip olur. Masalmzda sylendii gibi, Prenses B bacakl ata dntrlmtr. Biraz karmak olan bu mesele yle zlebilir: 1. Prenses A kahramann anima'sdr.70 bacakl ata, glgeye, yani daha sonra zevci olacak kiinin dk ilev lsne binmi, ya ni ona sahip olmutur. Daha basit ifade edecek olursak, kahramann kiiliinin dk yarsna el koymutur. Onu zayf tarafndan yakala mtr, ki bu normal hayatta da byledir, zira kii zayf olduu nokta da destee ve tamamlanmaya ihtiya duyar. Hatta kadn erkein zayf olduu taraftaysa, doru ve anlaml bir yerdedir. Kahramana ve Pren ses A'ya sradan iki kii olarak baksaydk, durumu byle ifade etme miz gerekirdi. Fakat masalmz, byl bir dnyada geen fantastik bir hikye olduu iin, Prenses A'y kahramann anima's olarak yo rumlamak daha doru olur. Bu durumda kahraman, anima ile karla nca, tpk Merlin perisiyle karlatnda olduu gibi, maddi dn yann dna kmtr; yani sradan bir insan olan kahramanmz, b yl bir dn tutsadr ve dnyay artk yalnzca sisler arasndan grr. 2. mdi, bacakl atn bir ksrak, Prenses A gibi dii olmas me
teolojisinde kraln dogmatik konumu), s. 17, 35,45 vd. 69. Bkz. Symbole der Wandlung (Dnmn Simgeleri), paragr. 370 vd. V3
658 vd. 70. Onun sradan bir kz deil, soylu bir kii ve kt ruhun electa's olduunun kant, insan doasna deil, mitolojik bir doaya sahip olmasdr. Bu noktada, oku run anima kavramn bildiini varsaymak durumundaym.

seleyi hi beklenmedik, karmak bir hale sokar. bacakl at Pren ses B'dir. At grnmnde olan Prenses B, Prenses A'nn glgesine (yani dk ilev lsne) tekabl eder. Fakat Prenses B'nin Prenses A'dan fark, ata biniyor deil, atn iinde bulunuyor olmasdr, yani byyle ata dntrlmesi nedeniyle eril bir ln egemenlii al tna girmesidir. Demek ki Prenses B bir glgenin egemenliindedir. 3. imdi sorulacak soru udur: kimin glgesinin egemenliinde dir? Bu glge kahramann glgesi olamaz, nk kahraman kendi anima'snn egemenlii altndadr zaten. Masaln bize verdii yant, Prenses B'ye by yapan kiinin avc, yani byc olduudur. Daha nce grdmz gibi, avc ile kahraman arasnda belli bir ba var dr, nitekim kahraman yava yava avcnn yerine gemitir. Bu ne denle, aslnda avcnn kahramann glge'sinden baka bir ey olmad sonucuna varlabilir. Fakat bu karm, avcnn, yalnzca kahrama nn anima'sn deil, kahraman ve anima'snn varlklarndan bile ha berdar olmadklar, masalda da aniden ortaya kan erkek karde-kz karde iftini etkisi altna alan nemli bir gc de temsil ettii gere iyle eliir. Bireyin tesine uzanan g, bireyst bir karaktere sa hiptir, dolaysyla, her bireyin kiiliinin karanlk yars olarak tanm ladmz glge olarak tespit ve tehis edilemez. Bireyst bir faktr olarak avc imgesi ortak bilindnn baat zelliidir ve avc, by c, karga, sihirli at, armha gerilme ya da dnya aacnn tepesinde asl kalma71 gibi karakteristik zellikleri nedeniyle zellikle de Cer men ruhuyla yakndan ilgilidir. Sonu itibaryla, Hristiyan dnya g rnn bilind denizindeki yansmasnda Wotan'in hatlar gr lr.72 Avc figrnde bir imago dei, bir Tanr imgesiyle karlarz, nk Wotan ayn zamanda rzgr ve ruh tanrsdr, bu yzden de Romallarn onu Merkr olarak yorumlamalar gayet yerindedir.
71. Bilmiyorum, nasl asl kaldm rzgrl aata dokuz gece boyunca, mzrakla yaralanm, Wotan'a kurban edilmitim: kendi kendime, kklerinin nerede bydn herkesten gizleyen o aata. "Wodans Runenkunde" (Hvaml, 139. msra), Die Edda iinde. 72. Bkz. Nietzsche'nin "Ariadne'nin Feryad"nda tasvir ettii Tanr deneyimi: ...- yalnzca avnm senin ben, avclarn en acmasz! senin en gururlu tutsanm, ey, bulutlarn ardndaki haydut... (Dichtungen: Dionysos-Dithyramben (Werke VIII, s. 423).

DRT ARKETP I 114

4. Demek ki, Prens ve kz kardei Prenses B, pagan tanrnn eline dmler, atlara dntrlerek hayvan dzeyine indirgenmi, yani bilindna inmilerdir. Buna gre, bir zamanlar insan biimindey ken ortak bilind leme aittiler. Peki kimdir bunlar? Bu soruyu yantlayabilmek iin, hi kukusuz her ikisinin de kah raman ve Prenses A'nn karlklar olduundan yola kmak duru mundayz. Bunlarla aralarnda, onlarn binek hayvan olmalar bak mndan da bir ba vardr ve kahraman ile Prenses A'nn alt, hayvan yarlar olarak karmza karlar. Hayvan, neredeyse tmyle bilin d olmas nedeniyle, ezelden beri insann igdsel yaamnn ka ranlklarnda gizli psiik alann simgesidir. Kahraman, ift (dii) ra kam (drt) ile karakterize edilen aygra, Prenses A ise yalnzca ( eril bir rakamdr) baca olan ksraa binmitir. Bu rakamlardan da anlalyor ki, hayvana dntrlmek cinsiyet yapsnda da deiik lie yol amtr: aygr dii bir zellie, ksrak da eril bir zellie sa hiptir. Psikoloji bu sonucu yle teyit eder: Bir erkek (ortak) bilind nn etkisi altna ne kadar girerse, gdler dnyas da daha dizginsiz ce aa kmakla kalmaz, "anima" diye nitelenmesini nerdiim be lirli bir dii karakter de ortaya kar. te yandan, bilindnn ege menliine giren bir kadnsa, dii doasnn karanlk taraf, son derece erkeksi zelliklerle birlikte ne kar. Bu zellikler animus kavram altnda toplanmtr.73 5. Fakat masala gre, erkek karde-kz karde iftinin hayvan bi iminde olmas "gerekddr" ve varln pagan av tanrsnn by l etkisine borludur. Eer hayvandan baka bir ey olmasaydlar, yu kardaki yorumla yetinebilirdik. Bu ise, cinsiyet yapsndaki deiik likle ilgili tuhaf imay sessizce geitirmek olurdu. Oysa beyaz at s radan bir at deil, doast glere sahip sihirli bir hayvandr. Dola ysyla, byyle hayvana dntrlen insann da doast zellikle re sahip olmas gerekir. Fakat masal bu konuda bir yorum yapmaz. Eer bu ikisinin hayvan biimlerinin kahramann ve prensesin altin san unsurlarna tekabl ettii varsaymmz doruysa, o zaman insan biimleri de kahraman ve Prenses A'nn stinsan unsurlarna tekabl eder. lk bataki domuz obannn stinsan zellii, onun kahraman lk, bir nevi yar-tanr mertebesine ykselmesiyle, domuzlarnn ya
73. Bkz. Emma Jung, Ein Beitrag zum Problem des Animus (Animus Sorununa Bir Katk).

nnda kalmayp neredeyse Wotan gibi tutsa olaca dnya aacna trmanmasyla kendini aa vurur. Ayn ekilde, eer avcyla, daha nce grdmz gibi, belli bir benzerlii olmasayd, giderek avc gibi olmazd. Nitekim Prenses A'nn dnya aacnn tepesinde tutsak edilmesi, onun bir nevi seilmi biri olduu anlamna gelir, hatta ma salda sylendii gibi avcnn yatan paylatna gre, tanrnn ka rsdr. Sradan iki insan insanst bir yazgnn kucana atan ey, kahra manln ve seilmiliin stinsanla yaklaan olaanst gleri dir. Bu sayede, maddi dnyada bir domuz oban kral olur, bir pren ses gnlndeki erkee kavuur. Fakat masallarda maddi dnyann ya n sra bir de byl dnya olduu iin, insan yazgsyla i bitmez. Bu nedenle, byl dnyada olup bitenlere de iaret edilmeden geil mez. Orada da bir prens ve prenses kt ruhun eline der, kt ruh ise bakalarnn yardm olmadan kurtulamayaca zor bir durumda dr. Bylece, delikanlnn ve Prenses A'nn insan yazgs byl dn yada paralelini bulur. Fakat avc, bir pagan tanr imgesi olarak kahra manlarn ve tanr sevgililerinin dnyasnn tesine yceltildiinde, aradaki paralellik salt byl olann tesine geerek, kt ruhun, ey tann, ya da en azndan bir eytann, iviyle gsterilen, ayn gte, hatta daha da gl bir kar ilkenin etkisi altna girdii kutsal ve ruh sal bir leme uzanr. Btn dramn k noktas olan kartlar arasn daki bu yksek gerilim, belli ki st ve alt lk arasndaki atmadr, ya da teolojik terimlerle ifade edecek olursak, Wotan'in74 hatlarn ta yan eytan ile Hristiyan tanrs arasndaki atmadr. 6. Grne baklrsa, masal doru anlamak iin ie bu st d zeyden balamak durumundayz, zira dramann kayna, kt ruhun her eyi balatan saldrsdr. Bunun hemen ardndan armha geril mitir. Dt kt durumdan kurtulabilmesi iin, dardan yardm gereklidir ve bu yardm yukardan gelmedii iin ancak aadan is tenebilir. Gen domuz oban, dnya aacna trmanmak iin gere ken, cretkr olduu kadar da ocuksu olan macera ruhuna sahiptir. Eer aa dseydi de kemiklerini krsayd, insanlar yle derdi: "ine hangi kt ruh girdi de, bylesine dev bir aaca trmanmak gi bi lgn bir fikre kapld!" Nitekim bunda haksz da saylmazlard,
74. Wotan'in l iin bkz. Ninck, Wodan und germanischer Schicksalsgla ube (Wotan ve Cermenlerde Yazg nanc), s. 142 vd.

DRT ARKETP I 116

nk kt ruhun istedii tam da buydu. Prenses A'nn tutsak edilme si maddi dnyaya, yar-tanrsal erkek karde-kz karde iftine by yaplmas ise sihirli dnyaya kar bir saldryd. Kesin olarak bile meyiz ama bu bynn Prenses A'nn karlmasndan nce yaplm olmas mmkn. Her halkrda, kt ruh hem maddi dnyaya hem de sihirli dnyaya tecavz etmitir. Kurtarcnn, Kayp Oul gibi bir domuz oban olmasnn mutla ka derin bir anlam vardr. En alt tabakadan geliyor olmas, simyac larn o tuhaf kurtarc tasarmyla rtr. lk kurtarma eylemi, kt ruhu arptrld tanrsal cezadan kurtarmaktr. Dramatik dm atan da, zlmenin ilk aamas olan bu eylemdir zaten. 7. Bu masaln kssas gerekten de ok tuhaftr. Masaln sonu, o ban ile Prenses A'nn evlenmesi bakmndan tatmin edicidir. Prens ve Prenses B de evlenirler ama onlarnki, arkaik krallk haklarna uygun olarak ensesttir, bu durum insana itici gelse de, yar-tanr evrelerin detlerinden biri olarak grlebilir.75 arptrld hakl cezadan kur tarlarak tm bu drama yola aan kt ruha ne olur peki? Kt avc atlarn nallar altnda inenir, ama bir ruh olarak bundan kalc bir zarar grmemi olsa gerek. Grne baklrsa, hibir iz brakmadan kaybolur; fakat bu sadece grnte yledir, zira ardnda bir iz bra kr, bu da, hem maddi dnyada hem de sihirli dnyada byk zorluk larla elde edilen mutluluktur. Bir yandan oban ve Prenses A, dier yandan da Prens ve Prenses B'nin temsil ettii drtln iki yars bir araya gelerek birlik oluturmutur: imdi iki evli ift kar karya durmaktadr, bir yandan birbirlerinin ayns, bir yandan da farkldr lar, nk iftlerden biri maddi dnyaya, dieri de sihirli dnyaya ait tir. Bu kuku gtrmez farklla ramen, aralarnda, bir ifti dierin den tretmemize izin veren gizli psikolojik ilikiler vardr. Dramatik rgsn en yksek noktadan balatan masaln ruhuna uygun bir ifade kullanrsak, yar-tanrlar dnyasnn maddi dnyadan nce geldiini ve maddi dnyay kendinden rettiini, nitekim yar- tanrlar dnyasnn da tanrlar dnyasndan doduunu syleyebili riz. Bu adan bakldnda, oban ve Prenses A, Prens ile Prenses

75. Buradaki iftin erkek karde-kz karde olduu varsaym, aygrn ksraa "kz kardeik" diye hitap etmesine dayanmaktadr. Bu bir deyim olabilir, ama me cazi anlamda olsun ya da olmasn, "kz kardeik"ten kast yine de kz kardetir. Dahas, ensest gerek mitolojide gerekse de simyada nemli bir rol oynar.

B'nin dnyevi suretlerinden baka bir ey olmad gibi, Prens ile Prenses B de tanrlar soyundandr. At yetitiricisi cadnn avcnn di i karl, bir tr yal Epona (Kelt at tanras) olduunu unutmaya lm. Prens ile Prenses B'nin atlara nasl dntrld maalesef an latlmamaktadr. Ama bunda cadnn bir parma olduu, her iki atn da onun ahrndan kmasndan, bir anlamda onun rnleri olmasn dan anlalmaktadr. Avc ile cad ifti, sihirli dnyann karanlk ye ralt ksmndaki tanrsal bir anne baba iftinin yansmasdr. Bu ift Hristiyanln ana dncelerinden biri olan sponsus et sponsa, "sa ve Gelin Kilise" kavramnda da aka grlebilir. Masal kiiselci bir yaklamla aklama denemesi, arketiplerin keyfi icatlar deil, bilind psike'nin, tm icatlardan ok nce varol mu, zerk unsurlar olmalar nedeniyle baarszla urayacaktr. Arketipler, "gerek" olduunu bilin zerindeki belirleyici etkileriy le gsteren psiik bir dnyann deimez yaplardr. Dolaysyla, bi lindnda insan iftine76 tekabl eden bir baka ift olmas ve bu iftin insan iftinin yalnzca grnte bir yansmas olmas nemli bir psiik gerekliktir. Soylu ift gerekte daima ve her yerde a pri ori' dir, bu nedenle de insan ifti ebedi ilkimgenin bireysel, zamansalmeknsal bir somutlamas anlamna gelir, en azndan biyolojik siste me damgasn vuran ruhsal yaps itibaryla byledir. O halde, domuz obannn, stdnyada bir yerlerde bir ele bir araya gelen "hayvan" insan temsil ettii sylenebilir. Bu ein soylu bir kkeninin olmas, a priori varolan yar-tanrsal iftle bir ba ol duunu gsterir. Bu adan bakldnda btn bunlar, bir insann dnya aacna yeterince trmanrsa, nasl bir kii haline gelebilecei ni anlatr.77 Zira gen oban soylu dii yarsn ele geirdii lde, yar-tanrsal ifte de o kadar yaklaarak, evrensel geerlilik anlamna gelen kralla ular. Christian Rosencreutz'un Chymische Hochze it'nda (Kims Dn) da bu temayla karlarz: Kraln olunun soylu nianls kendi rzasyla bir Mariplinin metresi olmutur, pren sin nianlsn Mariplinin elinden kurtarmas gerekmektedir. Ma ripli, gizli maddeyi ieren simyasal nigredo'yu temsil eder; bu dn

76. Anima'nn yerini bir insan ald takdirde. 77. Byk aa simyadaki "arbor philosophica"ya tekabl eder. Dnyevi insan ile aacn tepesinden bir denizkz klnda inen animann karlamas rnein "Ripley Rulosunda da vardr. Bkz. Psychologie und Alchemie, resim 257.

DRT ARKETP I 118

ce, bizim mitologemimize paraleldir, yani -psikolojik ifadeyle- bu arketipin bir baka eitlemesidir. Simya gibi masalmz da, Hristiyan bilin durumunu dengeleyen sreleri betimler. Ne ortaan ne de yenian yantlayabildii so rulara yant bulmak amacyla, Hristiyan dncesini, kilisenin n grd snrlarn tesine tayan bir ruhun faaliyetlerini anlatr. kin ci soylu ift imgesinin kilisenin gelin ve damat tasarmnn bir yans mas, avc ile cad imgesinin ise Hristiyan dncesinin bilindn da hl yaayan bir Wotanizme doru arptlmas olduunu grmek zor deildir. Masalmzn bir Alman masal olmas durumu daha da ilgin klar, zira Wotanizm ayn zamanda nasyonal sosyalizmin de psikolojik vaftiz babasdr.78 Nasyonal sosyalizm, en alt dzeyde bir arptmann ne olduunu tm dnyaya gstermitir. te yandan, ma sal, insann bir btn olmasnn, tamamlanmasnn, ancak karanlk ruhla ibirlii iinde gerekleebileceini, hatta kurtulu ve bireyle menin causa Instrumentalis'inin (msebbib) karanlk ruh olduunu gzler nne serer. Doa tarafndan hedeflenmekle kalmayp Hristi yan doktrini tarafndan da ngrlen bu ruhsal geliim, nasyonal sos yalizm tarafndan tamamen saptrlarak insann ahlaki zerklii yok edilmi ve anlamsz bir totaliter devlete dnmtr. Oysa masal, karanlk ruhun gcnn alt edilmesi iin ne yaplmas gerektiini gsterir: onun yntemlerini ona kar kullanmak gerekir; fakat kt avcnn sihirli yeralt dnyas bilind kald ve lkenin en parlak zihinleri insan ruhunu ciddiye almak yerine dogma ve inan vaaz et meyi tercih ettii srece bu olanakszdr. g. Sonu Ruhu, masalda ve dlerde karmza kt arketipik biimiyle ele aldmzda, birok anlama blnm olan bilinli ruh fikrinden ga rip bir biimde farkl olan bir tablo ortaya kar. Balangta ruh, in sann karsna insan ya da hayvan biiminde kan bir ruh, bir da imonion dur. Ama bizim malzememizde, balangtaki bilind ala n yava yava igal etmeye balayan ve daimonia'y ksmen istemli edimlere dntren bir bilin genilemesinin izleri grlmeye bala
78. Bkz. Aufstze zur Geschichte (Tarih zerine Makaleler) adl almam (zellikle de "Wotan" ve "Nach der Katastrophe" [Felaketten Sonra]).

nr. nsan doaya hkim olmakla kalmad, ne yaptnn farknda bile olmadan ruha da hkim oldu. Aydnlanm insan, ruhlar sand eyin insann ve en nihayetinde kendisinin ruhu olduunu grdnde, bir hatann dzeltildii duygusuna kaplr. Eski alarda daimonia'y ifa de eden, iyi ya da kt insanst tm eyler, bir abartymlar gibi "mantkl" boyutlara ekildiinde, sanki her ey yoluna girmi gibi grnr. Ama gemiin ortak kanaatleri gerekten de birer abart myd yalnzca? Eer abart deildiyseler, insan ruhunun btnleme si u anlama gelir: insan ruhunun demonize edilmesiyle, yani eskiden doada olan insanst ruhsal glerin insana yanstlmasyla, insann eline, insan olmann snrlarn son derece tehlikeli bir belirsizlie ta yan bir g verilmitir. Aydnlanm rasyonaliste u soruyu sormak durumundaym: Rasyonalist indirgemecilik madde ve ruhun herkesin yararna olacak bir biimde kontrol altna alnmasn salad m? Ras yonalist, yant olarak, fizik ve tptaki ilerlemelere, ruhun ortaan donukluundan kurtarlmasna ve iyi niyetli bir Hristiyan olarak da, demon korkumuzun sona ermesine gururla iaret edecektir. Ama biz sormay srdrelim: Dier tm kltrel baarlarla ne elde edildi? Bunun rkn yant ortadadr: nsan hibir korkudan kurtulmad, dnyann zerine karanlk bir kbus kt. u ana kadar akl ackl bir baarszla urad, zellikle de herkesin kanmaya alt ey, dehet verici bir hzla ilerliyor. nsan muazzam iler baard, ama bu nun karlnda dnyann uurumunu derinletirdi; insan nerede du racak, durabilecek? Son Dnya Sava'ndan sonra midimiz akld; imdi yine mit ediyoruz. Ama insanlar atom paralanmasnn sundu u olanaklar karsnda daha imdiden byleniyor ve Altn a bek lentisi iine giriyorlar - tahribatn akl almaz boyutlara ulatnn en byk kant bu. Ve btn bunlara neden olan kim? Gya zararsz, ye tenekli, buluu ve saduyulu olan ama maalesef demonizminin bi lincinde olmayan insan ruhu. Evet bu ruh, kendiyle yz yze gelme mek iin her eyi yapyor ve herkes canla bala ona yardm ediyor. Aman, psikoloji olmasn da ne olursa olsun, nk bu sapma insann kendisi hakknda bilgi sahibi olmasna yol aabilir! Onun yerine, hep kar tarafn sulanabildii sava olsun daha iyi. stelik de, tm dn yann, korkulup kalan eyi adeta ldrm gibi yaptn kimse fark etmiyor. Aka itiraf etmem gerekirse, bence, gemi alar abartmyor du, ruh, demonizmini syrp atmad, insanlar bilimsel ve teknolojik

DRT ARKETP I 120

gelimeler yznden cinnet geirme tehlikesine giderek daha ok maruz kalyorlar. Elbette, ruh arketipi hem iyilie hem de ktle muktedirdir, ama iyiliin eytanilie dnp dnmemesi insann zgr, yani bilinli iradesine baldr. nsann en byk gnah bi linsizliktir, ama insana yol gsterip rnek olmas gerekenler bile bi linsizlie hrmet ve rabet ediyorlar. nsann barbarlnn aikr sa ylmayaca, onun iindeki eytan karmann ve bilinsizliini sona erdirmenin yolunun ve aralarnn tm ciddiyetle aratrlmasnn en byk uygarlk grevi saylaca bir dnem ne zaman gelecek? Tm dsal deiim ve gelimelerin insann isel doasna ulamad, son kertede her eyin, bilim ve teknolojiyi elinde bulunduran insann so rumluluunun bilincinde olup olmadna bal olduu ne zaman kavranacak? Hristiyanlk bize yol gsterdi, ama olgularn da kantla d gibi, yzeyin altna yeterince nfuz edemedi. Dnyadan sorum lu liderlerin gznn, kendilerinin olsun doru yoldan sapmayaca kadar alabilmesi iin daha ne kadar aresizlie dmek gerekiyor?

IV

Hilebaz Figrnn Psikolojisi zerine*

Bir sonszn kstl erevesi iinde, Kzlderili mitolojisindeki hile baz/oyunbaz (Trickster**)1 zerine yazmak kolay deil benim iin. Fakat uzun yllar nce Adolf F. Bandelier'in The Delight-Makers (E lendiriciler) adl klasik kitabn okuduumdan bu yana, bunun Avru pa'daki analojisi olarak hiyerarik dzeni tersine eviren ve gnmz renci topluluklarnn karnavalnda da yaamay srdren ortaa Kilisesi'ndeki karnaval zihnimi megul etti. Bu kartln bir rnei de, eytann "simia Dei"*** olarak tanmlanmas, hatta halkbilimde "faka bastrlm" ve "aptal" olarak karakterize edilmesidir; hilebaz lkla ilgili tipik motiflerin garip bir bileimi, ksmen elenceli ksmen de ktcl (zehir!) olan kurnaz oyunlar, biim deitirme yetisi, hay vansal-tanrsal ifte doas, her tr ikenceye maruz kalabilmesi ve -last but not least- bir kurtarc figrn andrmasyla Mercurius'ta da grlr. Bu nitelikler, Mercurius'un, Yunanllarn Hermes'inden bile daha eski olan, ilk alarn derinliinden kp gelmi bir daemo
* C. G. Jung'un bu psikolojik yorumu ilk kez, Sam Blowsnake'nin derledii
Der gttliche Schelm. Ein indianischer Mythenzyklus iinde yaymland; derleme

de, eserin yayncs da olan Paul Radin'in ve Kari Kerenyi'nin makalelerine de yer verildi. Rhein-Verlag, Zrih, 1954. ** Trickster terimi olumlu ve olumsuz ok sayda anlam ykl olduundan, bi re bir evirisi ok zordur, tek bir szckle karlanamaz: Trickster arketipi oyunbaz lk, hilekrlk, ocuksuluk, alayclk, drtsellik vb. sfatlarla bezenmitir. Metinde ki anlam btnln gzeterek ihtiyari bir seim olarak "hilebaz" kullanmay ter cih ettik, (.n.) *** Tanr'nn maymunu, (.n.) 1. [Rhein Verlag, Kzlderili mitos evriminin anlatld Der Gttliche Schelm'n basksnda, kitabn tamamnda Jung'un "Trickster" kavram yerine "Schelm" (esprili, kt, hain, hilebaz, bir eit Kelolan) szcn kullanma y tercih etmiti. Bu mdahale yazan o kadar kzdrmt ki, konuyla ilgili yorumu -"Msaadenizle belirtmek isterim ki, orijinal metnimin tamamnda 'Schelm' deil, 'Narr' (budala) ve 'Trickster' szcklerini kullanmtm"- uyarnca metni ilk haliyle veriyoruz.]

DRT ARKETP I 122

nium gibi grlmesine neden olur. Mercuriusun hilebazlklar, onu halkbilimin belirli figrleriyle de akraba klmyor deildir, ki masal larda karmza kan bu figrler evrenseldir: "Aptal olan", "aptal Hans" ya da tam bir anti-kahraman olup dierlerinin tm abalarna karn baaramad eyi aptallyla baaran "Kelolan". Bir Grimm masalnda2 "Ruh Mercurius" bir kyl delikanl tarafndan oyuna ge tirilir ve zgrln deerli ifa sanatyla yeniden satn almak zo runda kalr. Tm mitik figrler isel yaantlara tekabl ettiine ve ilkin onlar dan kaynaklandna gre, hilebazn zelliklerini andran belli olgu larn parapsikoloji alannda da grlmesine amamak gerek. Bunlar, zaman ve mekn bakmndan evrensel olup ocukluk ve ergenlik a nda karmza kan "Poltergeist"n* grngleridir. Poltergeist'n oynad muzip ve ktcl oyunlar, kurduu "iletiimler'indeki zek dkl ya da aptall kadar mehurdur. Poltergeist'n zellikle rinden biri de biim deitirme yetisi olsa gerektir, nk hayvan bi iminde grld birok kez bildirilmitir. Kimi zaman kendini ce hennemde bir ruh olarak tanmlad iin, znel ac ekme motifi de eksik deildir hani. Evrensel yaygnlk bakmndan, spiritalist feno menolojinin tamamn ierdii bilinen amanizme benzedii syle nebilir. aman ve byc hekimin de hilebaz bir taraf vardr, nk o da insanlara nce kt oyunlar oynar, sonra da zarar verdii kiile rin cne kurban gider. Bu nedenle, meslei bazen son derece tehli kelidir. Ayrca, aman teknikleri byc hekim iin bir ikence olma sa da, genellikle hayli sknt vericidir. Her halkrda, "the making of a medicine man"3 pek ok yerde o kadar byk bir ruhsal ve fiziksel ac anlamna gelir ki, kalc psiik hasarlar brakabilir. Buna karlk, onun neredeyse "kurtarcyla bir tutulmas", yaralanm olann yara lananlar iyiletirdii, ac ekenin aclara son verdii ynndeki mi tik gerei dorular. Bu mitolojik zellikler, dinsel-tinsel geliimin en st alannda da grlrler. rnein, Yehova'nn Eski Ahit'teki demonik zellikleri da ha yakndan incelendiinde, onlarda, hilebazn nceden kestirilemez

* Bir yere vurarak, grltl sesler kararak gelen, kargaa ve ykma yol at na inanlan ruh, hayalet, (.n.) 2. [Cam Fanustaki Ruh, No. 167.] 3. [Bir byc hekimin yetimesi.]

oluu, anlamszca tahrip etme hrs ve kendi kendine dayatt aclar la birlikte yava yava bir kurtarcya dnmesi, ayn zamanda da insanlamas gibi birok unsur bulunabilir. te tam da bu, anlamsz ln anlama dnmesi, hilebazn "aziz"le olan dengeleyici ilikisini gsterir. Erken ortaada bu iliki, antikadaki Satmalia'larn an sna dayanan baz garip kilise detlerine yol amt. Genellikle, sa'nn doumunu izleyen gnlerde, yani ylbanda, arklar ve dans larla kutlanrlard. Rahiplerin, alt dzeydeki din adamlarnn, diyakoz ve ocuklarn balangta zararsz olan bu danslar (tripudia) kilisede yaplrd. Bu innocentium'da4 bir episcopus puerorum (ocuk pisko pos) da seilir, ocua piskopos kyafetleri giydirilirdi. ocuk pisko pos byk bir amata eliinde bapiskopos sarayna resmi bir ziya rette bulunur, piskoposun inayetini sarayn pencerelerinden birinden ihsan ederdi. Ayn ey tripudium hypodiaconorum'du (diyakozlarn dans*) da olurdu, ruhban snfnn dier derecelerinde de. Onikinci yzyln sonuna gelindiinde, innocentium yozlap gerek bir buda lalar enliine (festum stultorum) dnmt. 1198 tarihli bir bilgi ye gre, Ntre Dame'daki (Paris) Snnet enlii'nde "o kadar ok ta knlk yaplm ve utan verici hareketlerde bulunulmutu ki, kutsal yer yalnzca edepsiz szlerle deil, kan dklerek de kirletilmiti". Papa III. Innocent "onlarla [din adamlaryla] alay eden akalara" ve "oyunlarnn utanmaz lgnlna" bouna kar kyordu. ki yz el li yl sonra (12 Mart 1444) bile, Paris Teoloji Fakltesi'nden Fran sa'daki tm piskoposluklara gnderilen bir mektupta, "rahip ve din adamlarnn bir piskopos ya da papa [!] seip onu budalalarn papas (fatuorum papam) diye adlandrdklar" bu enliklere veryansn edili yordu. "Kutsal ayinin tam ortasnda, grotesk maskeler takm ya da kadn, aslan ve soytar klna girmi kiiler dans etmeye, koro halin de edepsiz arklar sylemeye baladlar, ayin srerken sunan bir kesinde yal yiyeceklerini yediler, zar oyunlarn kardlar, eski ayakkab derisinden yaplm pis kokulu bir tts yaktlar ve kilise nin her tarafnda hoplayp zpladlar," vs.5
* Tripudium, cokulu dans ya da kularn ekmek krnts yemelerine baklarak kartlan kehanet, (.n.) 4. [Masum ocuklar Gn: 28 Aralk] 5. Du Cange, Glossarium mediae et infimae latinitatis, Kalendae, s. 481. Fran szca "Soudiacres" szcnn "saturi Diaconi" ya da "Diacres saouls" anlamna geldii ifadesi de burada yer alr.

DRT ARKETP I 124

Bu gerek cad sebti mthi popler olduu iin, Kilise'nin bu pa gan mirastan ancak byk abalar sonucunda kurtulabilmesine a mamak gerek.6 Eski bilin durumunu, yani pagan ve barbar vahilii, lgn bir coku ve sorumsuzluu iyiden iyiye aa karmasna ramen (ya da tam da bu yzden?), belli yerlerdeki rahipler de "Libertas Decembri ca" denen budalalk zgrlnn tadn karmay srdryorlard.7 Hilebazn ruhunu henz ilk haliyle gzler nne seren bu kutlamalar 16. yzyln balarnda sona ermie benziyor. En azndan, 1581-1585 tarihleri arasndaki eitli Konsil kararlarnda, artk yalnzca festum puerorum ve episcopus puorerum seilmesi yasaklanr. Bu balamda, zellikle de Fransa'da kutlanan "Festum Asinorum"u da anmamz gerek. Msr'a Ka'n ansna zararsz bir kutla ma olarak dnlm bu enlik, yanl anlamalara meydan verebile cek, biraz tuhaf bir biimde kutlanyordu. Beauvais'da eek korteji kiliseye bile giriyordu.8 Bunu izleyen Missa solemnis'in her blm nn (Introit, Kyrie, Gloria vs.) sonunda anrlyordu (yani bir eek gi bi a-i a-i sesleri karlyordu, "hac modulatione Hinham conclude bantur"). 11. yzyldan kalma olduu sylenen bir codex manuscrip tus'ta yle yazar: "Ayinin sonunda rahip 'Ite missa est' demek yerine, kere anracak (ter Hinhannabit), cemaat de yant olarak 'Deo gra tias' yerine kere 'a-i' (hinham) diyecektir." Du Cange bu kutlamada sylenen ilahilerden birini alntlar:

6. "Cervula" ya da "Cervulus" denen enlik, bu kilise detlerine dorudan do ruya bir rnek oluturmua benziyor. Ocak aynn ilk gnlerinde gerekletirilen bu enlik, bir tr ylba kutlamasyd. nsanlar birbirine "stranae" (trennes, ylba ar maanlar) verirler, hayvan ya da yal kadn klna girerler, arklar ve alklar e liinde sokaklarda dans ederlerdi. "Cantationes sacrilegae, kutsal arklar, syle nirdi. (Du Cange, 1. bl., Cervula). Roma'daki St. Peter katedralinin yan banda bile olurdu tm bunlar. 7. "Festum fatuorum"un birok yerde uygulanan bir deti de, henz akla ka vuturulmam olan, "ut etiam sese ad lusum pilae demittant" [onlar da Pila oyunu na itirak edebilsin diye] piskopos ya da bapikopos nclnde balatlp din adamlar tarafndan oynanan top oyunuydu. Pila ya da pelota, oyuncularn birbiri ne att toptur. Bkz. Du Cange, 1. bl. Kalendae ve Pelota. 8. "Puella, quae cum asino a parte Evangelii prope altare collocabatur" [Suna n yaknnda, ilahi okunan tarafta bir eekle duran bir kz]. (Du Cange, 1. bl. Fes tum Asinorum.)

HLEBAZ FGRNN PSKOLOJS ZERNE I 125

Orientis partibus, Adventavit Asinus, Pulcher et fortissimus, Sarcinis aptissimus.


Dou diyarlarndan Eek geldi buraya, En gzel, en gl, En iyi yk taycs.

Bu trden msralar Franszca bir nakarat izliyordu:


Hez, Sire Asnes, car chantez, Belle bouche rechignez, Vous aurez du foin assez Et de l'avoine plantez.
Hey, Bay Eek, ark Sylesenize! Leziz yiyecei red mi ediyorsunuz? Samannz olacak yeterince Ve bol miktarda yulafnz.

On msradan oluan ilahinin son msras yledir:


Amen, dicas, Asine, (hic genuflectebatur) Jam satur de gramine, Amen, amen itera Aspernare vetera [?]
Amin, desene Eek (burada diz krp selam verilir) Tka basa doydun samanla, Amin, amin diye tekrarla, Eskiye tenezzl etme (?)9

Du Cange der ki: bu rit ne kadar gln grnse de, "bir o kadar byk bir cokuyla uygulanrd" (eo religiosiori cultu observata fu erint). Baka yerlerde eein zerine altndan bir rt rtlr, rt nn ular "praecipus Canonicis" (sekin din adamlar) tarafndan tu tulurdu; "orada bulunan dier kiilerin de tpk Noel'de olduu gibi trensel giysiler giymeleri gerekiyordu". sa'yla eek arasnda simge
9. Vetera yerine caetera [bakalar, dierleri] m acaba?

DRT ARKETP I 126

sel bir ba kurmak konusunda belirli eilimler olduundan, ayrca es ki alardan bu yana Yahudi tanrs halk arasnda eek olarak d nldnden -Palatinus'daki mparatorluk Harp Okulunun duvarna izilmi o alay hann gsterdii ve Tertullianus tarafndan da teyit edildii10 zere, bizzat sa da bu nyargdan payn almt- teriomor fizm [hayvanbiimcilik] tehlikesine dmek iten bile deildi. Pisko poslarn bile uzun sre nn alamadklar bu det, sonunda "aucto ritas supremi Senatus" tarafndan ortadan kaldrld. Kfre ne kadar yaklalm olduu, daha sonra Nietzsche'nin11 kastl bir kfr olan "Eek len"indeki yorumuyla gzler nne serilmektedir. Hilebaz figrnn roln ad oculos (mkemmelen) ortaya koyan bu ortaa detleri, Kilise'nin alanndan kaybolduktan sonra dind talyan komedi sahnelerinde ortaya karlar ve sk sk kalkkfalluslu olarak nitelenen o komik tipler pek de iffet dkn saylamayacak izleyicileri Gargantuavari ak sak esprilerle elendirirler. Pulcinel la, Cucorogna, Chico Sgarra ve daha nice klasik figr Jacques Cal lot'un gravrlerinde lmszlemitir.12 Hilebaz fantazmas muzip anlatlarda, karnaval cokusunda, ifa ve by ritlerinde, dinsel korku ve aydnlanmalarda, kimi zaman ak seik, kimi zaman da mulak biimlerde, tm zaman ve meknlarn mitolojisinde dolanr durur,13 belli ki bir "psikologem", yani ok eski bir arketipik psiik yapdr. Zira en belirgin tezahrlerinde, hayvansal dzeyin henz pek stne kamam, ayrmlamam insan bilinci nin sadk bir yansmasdr. Nedensel ve tarihsel bir adan bakld nda, hilebaz figrnn kkeninin bu olduunu yadsmak pek mm kn deil herhalde. Bir grngnn neden ortaya kt sorusu, so runun yant ilevsel anlam konusunda genellikle bir fikir vermese de, biyolojide olduu gibi psikolojide de ne geitirilebilir ne de k msenebilir. Bu nedenle, biyoloji "ne iin" diye sormaktan asla vaz

10. Apologeticus adversus gentes, XIV. ["Alay ha", Symbole der Wandlung' un iinde gsterilmitir: s. 355, Resim 83.] 11. Also sprach Zarathustra (Zerdt byle buyurdu), s. 452 vd. 12. Burada "balli di Sfessania" dizisini kastediyorum. smini, ak sak ark laryla nl Etrsk kenti Fescennia'dan alm olabilir. Horatius'taki "Fescennina li centia" da buradan gelir, zira Fescennius = [fallik], 13. Bkz. A. McGlashan'n The Lancet'de (s. 238) yaymlanan "Daily Paper Pantheon" adl makalesi. Yazar, ngiliz gazetelerindeki "comic strip" figrlerinin ar ketipik analojiler ierdiine iaret eder.

gememelidir, zira grngnn anlam ancak yantla birlikte ortaya kacaktr. Aslnda kesinlikle bir anlam tamayan lezyonlarn sz ko nusu olduu patolojide bile salt nedensel yaklamn yeterli olmad anlalmtr, nk anlamlar ancak "ne iin" sorusundan sonra orta ya kan patolojik grnglerin says hi de az deildir. Fakat nor mal yaam grnglerinin sz konusu olduu yerlerde 'ne iin' soru sunun tartmasz bir ncelii vardr. Demek ki, ilkel ya da barbar bir bilincin, gelimenin ok daha er ken bir evresinde bile kendisine dair bir imge oluturmas, bunu yz lerce, hatta binlerce yl hi durmadan srdrmesi, en temel zellikle rinin, ayrmlam, hatta en yce zihinsel rnlerle karmasna izin vermesi, arkaik zelliklerin eski olduu oranda muhafazakr ve inat olmalaryla aklanabilir. Eski imgelerin ansndan bir trl kurtu lamaz insan, bu nedenle de bu any anlamsz bir yk gibi tar durur. amzn rasyonalist taleplerini bile karlayabilecek kadar ucuz olan bu aklama, hilebaz evriminin gerek sahipleri olan Winnebago'lar tatmin etmezdi ama. Onlar iin mitos kesinlikle bir artk, bir kalnt anlamna gelmez, bunun iin mitos fazla elencelidir, katksz elencenin bir nesnesidir. Onlara gre -ayet medeniyetle bozulma mlarsa tabii- mitos "ileyen bir eydir". Sradan Avrupalnn Noel aacnda bir sorun grmemesi gibi, onlarn da mitlerin anlam ve ama cn sorgulamak gibi bir dertleri yoktur. Fakat kafa yoran bir gzlem ci iin her ikisi de, gerek hilebaz gerekse de Noel aac, zerinde d nmek iin yeterince neden sunarlar. Bu nesneler hakknda ne d necei gzlemcinin fikir yapsna ok baldr elbette. Hilebaz evri minin kaba ilkellii dnlrse, birinin bu mitosu basite eski, temel bir bilin evresinin yansmas olarak aklamakla yetinmesi pek de artc olmazd, nitekim hilebaz da aka yleymi gibi grnr.14 Yantlanmas gereken tek soru, bu tr kiiletirilmi yansmalarn ampirik psikolojide olup olmaddr. Vardr da nitekim, hatta en eski psikopatolojik gzlemler bu kiilik blnmeleri (double personnali t) ile ilgilidir. Bu zlmelerin ilgin yan, blnm kiiliin her

14. Eski bilin evreleri ardlarnda belirgin izler brakyora benzerler. Nitekim Tantrik sistemdeki chakra'lar eskiden bilincin bulunduu dnlen yerlere tekabl ederler, rnein anahata = gs blgesi, manipura = karn blgesidir, vishudda modern insann dil bilincine ve grtlaa tekabl eder. (Bkz. Avalon, The Serpent Po wer [Ylan Gc].)

DRT ARKETP I 128

hangi bir kiilik deil, Ben-kiilii ile btnleyici ya da dengeleyici bir iliki iinde olmasdr. Ben-kiiliinde grlenden bazen daha k t bazen de daha iyi karakter zelliklerinin kiiletirilmesidir. Hile baz gibi bir ortak kiiletirme, mnferit vakalarn toplamndan oluur ve bu bireyler tarafndan tandk bir ey olarak alglanr ki, eer bi reysel bir sapma sz konusu olsayd, byle bir ey olmazd. mdi, eer mitos salt tarihsel bir artk ise, neden imdiye dek ge miin byk p ukurunda kaybolmayp uygarln en yksek do ruklarnda, budalal ve grotesk tuhafl nedeniyle bir "delightma ker"* rol oynamad yerlerde bile etkin varlk gsterdiini sormak gerekir. Birok kltrde grlen, iinden hl su akan eski bir nehir yatadr o. Bunun en ak kant, hilebaz motifinin yalnzca mitik bi imde ortaya kmayp her eyden habersiz uygar insanda da ayn na iflik ve zgnlkle grlmesidir, stelik de uygar insann, irade ve eylemlerini belli ki kt niyetle engelleyen tesadflerle kar karya olduunu dnd her yerde. O zaman da, bir zamanlar her kltr l Almann okumu olmas gereken F. Th. Vischer'in Auch Einer (Bi ri Daha) adl romannn kahraman gibi "cinlerden ve "nesnenin hilesi"nden sz edilir. Burada hilebaz bilindndaki kar eilimlerle, mnferit vakalarda ocuksu, dk karakter olan bir tr ikinci kiilik le temsil edilir; bu ikinci kiilik, spiritalist evrelerde sz alan ya da Poltergeist'a zg o son derece ocuksu fenomenlere yol aan kiilik lerden ok farkl deildir. Sanrm ben hibir yerde eksik olmayan bu kiilik unsurunu glge diye nitelendirmekte haklym.15 Bu kiilik unsuru bizim kltr dzeyimizde kiisel bir gaf ("gaffe", "slip") ola rak grlr ve bilinli kiilikte bir bozukluk olarak yaftalanr. rne in karnaval detlerinin ve benzer detlerin ortak bir glge figrnn artklarn ierdiinin ve kiisel glgenin gizemli bir ortak figrn t revi olduunu kantladnn bilincinde deiliz artk. Zira ortak figr uygarln etkisiyle yava yava ayrr ve ne olduu artk ok zor an lalan izler halinde halkbilimde yaamay srdrr. Fakat ana unsu ru kendini kiiletirir ve znel sorumluluun nesnesi olur. Radin'in hilebaz evrimi glgenin ilk bataki mitik biimini koru duu iin mitosun oluumundan nce varolan, Kzlderilinin henz
* elendirici (.n.) 15. Ayn kavram, "umbra" olarak kilise babas Irenaeus'ta da geer (Adversus haereses, I, 11, 1).

benzer bir ruhsal karanlk iinde olduu ok eski bir bilin evresine iaret eder. Kzlderili, bilinci ancak daha yksek bir dzeye ulat nda, eski halini bir baka durum olarak kendinden ayr tutup nes nelletirebilirdi, yani kelimelere dkebilirdi. Bilinci hilebaznki gibi olduu srece, byle bir yzleme mmkn olamazd. Daha alt ve dk seviyeye geri dnp bakmas, ancak daha yksek, yeni bir bi lin dzeyine ulamasyla mmkn olmutu. Bu retrospektif baka nemli bir miktar alay ve aalama karmas ve gemiin her hal krda pek de parlak olmayan ansn daha da bulandrmas kanl mazd. Bu fenomen zihinsel geliim tarihinde sk sk tekrarlanm ol sa gerek. Yeni alarn nceki asrlarn zevk ve zeksna bakndaki soukkanl aalama bunun klasik bir rneidir ve bu grngnn ok ak bir imas Yeni Ahit'te de vardr: Resullerin leri 17, 30'da, Tanr'nn bilind alara ( ) tepeden baktn (, despiciens) okuruz. Bu tutum, "eski gzel gnler" diye vlmekle kalmayp Altn a, cennet olarak gklere karlan gemiin, yalnzca cahil ya da batl inanl insanlar tarafndan deil, bir zamanlar Atlantis diye bir yksek kltr olduuna hl inanan, -denebilir ki- teosofiyle zehir lenmi milyonlarca kii tarafndan da sk sk idealize edilmesiyle ga rip bir kartlk oluturur. deal durumu gemite bir yerlerde arayan bir kltr evresine ait bir kii, hilebaz figrnden garip bir biimde etkileniyor olsa gerek. Hilebaz, kurtarcnn bir ncsdr ve tpk onun gibi, Tanr, insan ve hayvandr. Hem insann altndadr hem de stnde, en belirgin ve nemli zellii bilinsizliidir. Bu yzden (belli ki insan) yoldalar tarafndan terk edilir, bununla, bylesi bir bilin dzeyinden vazgeil mesi ima ediliyor olabilir. Kendi hakknda o kadar bilinsizdir ki, bir btnle sahip deildir ve iki eli birbiriyle dalaabilir. Ansn de kendinden ayrarak ona zel bir grev ykler. Fallik zelliklerine ra men, cinsiyeti bile istee baldr: bir kadna dnebilir ve ocuk do urabilir. Penisinden yararl bitkiler yapar. Bu durum onun ilk bataki yaratc doasna iaret eder: Dnya Tanr'nn bedeninden olmutur. te yandan, birok bakmdan hayvanlardan daha aptaldr ve bir gln beceriksizlikten dierine der. Aslnda ktcl olmamasna ramen, bilinsizlii ve alakaszl yznden ok fena eyler yapar. Hayvans bir bilinsizliin iine hapsolmu olmas, bir geyiin kafa tasnn iinde tutsak edilmesiyle ve bu durumdan kurtulmak iin de

DRT ARKETP I 130

bir ahinin kafasn kendi rektumuna hapsetmesiyle anlatlr. Geri bundan sonra yine eski durumuna, yani donuk haline dner ama art arda hayvanlar tarafndan faka bastrlmaya devam eder, sonunda a kal bile kandrmay baarnca, kurtarc doasn anmsar. Hilebaz, tanrsal-hayvansal bir doas olan "kozmik" bir ilk-varlktr, bir yan dan insanst zellikleri nedeniyle insandan stnken, bir yandan da aklszl ve bilinsizlii yznden insandan aadr. Dikkate ayan bir igd ve beceri yoksunluu nedeniyle hayvanla da ba edemez. Onun bu eksiklikleri, evre koullarna bir hayvan kadar iyi uyum salayamam olan, buna karlk ok daha yksek bir bilin gelii mine aday, yani muazzam bir renme hrsna sahip insan doasnn zelliidir, ki bu mitos tarafndan da gereince ne karlr. Mitosun tekrar tekrar anlatlmas, henz anlalamayan nedenler le uzun sre unutulmamas gereken ieriklerin terapik anamnezi* an lamna gelir. Eer bunlar eski dk durumun artklarndan baka bir ey olmasalard, onlara artk ilgi gsterilmemesi ve yeniden ortaya klarndan rahatszlk duyulmas anlalr bir ey olurdu. Fakat g rld zere, byle bir ey kesinlikle sz konusu deildir; Pulcinel lo ve soytar gibi karnaval figrlerinde uzun bir sre daha yaamaya devam eden hilebaz, uygarlk dnemine dek bir elence kayna ol may srdrr. Bu onun ilevini srdrmesinin nemli bir nedenidir ama tek nedeni deildir, ayrca ok ilkel bir bilin durumunun yans masnn mitolojik bir kiilikte somutlamasnn nedeni de deildir. Artk soyu tkenmekte olan eski bir durumun artklar giderek ener jilerini yitirirler, aksi takdirde asla yok olmazlard. Fakat eer dar dan gelen bir enerjiyle, dorudan doruya daha yksek bir bilinten ya da henz tkenmemi bilind kaynaklardan beslenmeselerdi, kendi efsane evrimine sahip mitik bir figr seviyesine kendi gle riyle ykselmeleri kesinlikle beklenemezdi. Eer bu soruyla benzer bir bireysel olgu -kiisel bilincin karsnda yer alan etkileyici, zt bir glge figr- arasnda bir paralellik kuracak olursak, ki buna hem olanamz hem de hakkmz var, bu figr hl mevcut olduundan deil, varl yalnzca iinde bulunulan durumla aklanan bir dina mie dayal olduundan ortaya kar, rnein glge Ben-bilinci iin o kadar nahotur ki, bilindna bastrlmak zorunda kalnr. Bu ak lama bizim buradaki nesnemizle tam olarak rtmez, nk hilebaz
* Tedavi edici anmsama, (.n.)

yok olmaya yz tutmu, kendini biimlendirip ifade etme gcn gi derek yitiren bir bilin evresini temsil eder. Ayrca, bastrlmas onun yok olmasn engellerdi, zira bilindii gibi bilindnda hibir ey dzeltilmedii iin, zellikle de bastrlm olann ayakta kalma an s ok yksektir. Bunun tesinde, hilebaz hikyesi Kzlderili bilin cinde ne uygunsuz ne de nahotur, tam tersine elencelidir ve bast rlmaya davetiye karmaz. Tersine, mitos bilin tarafndan destekle nip besleniyor gibidir. yle de olsa gerektir, zaten glge figrn bi linte tutmann ve bylece bilinli bir eletiriye maruz brakmann en iyi ve en baarl yolu budur. Fakat eletiri ilkin eletiri karakterinde deildir, daha ziyade olumlu bir deerlendirme gibidir, bu durumda, bilincin ilerleyen gelimesiyle birlikte mitosun, beyaz uygarln bas ksyla hzla yok olmas tehlikesi olmasa da, daha kaba ynlerinin ya va yava ortadan kalkacan dnebiliriz.16 Balangta zalim ya da mstehcen olan baz detlerin zamanla basit simgelere dnt birok kez grlmtr. Motifin tarihinin de gsterdii gibi, bu zararsz hale getirme sre ci o kadar uzun srer ki, ok yksek uygarlk evrelerinde bile motifin izlerine rastlanr. Bu kadar uzun mrl olmasn, mitosta anlatlan bilin durumunun hl varln koruyan gc ve canllyla ve bi lincin bundan kaynaklanan gizli bir cazibe ve byye kaplmasyla aklayabiliriz. Biyoloji alannda salt nedensel hipotezler genellikle pek tatmin edici olmamakla birlikte, bizim durumumuzda gz nn de bulundurulmas gereken nokta, st bilin dzeyinin daha dk olann stne binmesi, alt dzeyin ise, daha nce de vurguland gi bi, zaten geri ekiliyor olmasdr. Ayrca, hilebaz yeniden anmsan masn bilincin ona duyduu ilgiye borludur; bunun yan sra, daha nce grdmz gibi, yava yava gerekleen uygarlamann ka nlmaz sonucu olarak, balangta bir daemonium olarak belli bir zerklie, ldrma kapasitesine sahip ilkel bir figrn asimilasyonu na da baldr. Nedensel yaklamn son bir yaklamla desteklenmesi, medikal psikolojiye, bilindndan kaynaklanan bireysel fantezileri yorumla makta yardmc olmakla kalmaz, ortak fantezileri, yani mit ve masal
16. Kilisenin karnaval enlikleri henz ortaada papalar tarafndan yasaklanr. Basel'de Ocak aynn ikinci yansnda "Ueli"nin suya batrlmas, kurbanlardan biri zatrreeden lnce, yanl anmsamyorsam, altml yllarda polise yasaklanmt.

DRT ARKETP I 132

lar da daha anlaml bir biimde yorumlamamz salar. Paul Radin'in iaret ettii gibi, uygarlama sreci bizzat hilebaz evrimiyle balar, ki bu ilk durumun aldnn ak bir gstergesidir. Hi olmazsa en derin bilinsizliin izleri ortadan kalkar, evrimin so nuna doru hilebaz, acmasz, zalim, budalaca ve anlamsz davran mak yerine, yararl ve mantkl eyler yapmaya balar. Bylece, eski bilinsizliin deer kaybna urad henz mitos srerken bile anla lr. Fakat insan kendine, hilebazn kt zelliklerine ne olduunu sorar. Sradan okur, karanlk ynler artk grlmediinde, gerekten de yok olduklarn sanabilir. Fakat deneyimlerin de gsterdii gibi, durum hi de yle deildir. Gerekte, bilin kendini ktln cazi besinden kurtarabilmi, onu mecburen yaamak zorunda kalmam tr; karanlk ve ktlk buharlap umamtr ama enerji kaybndan tr bilindna doru ekilmitir ve bilinte her ey yolunda oldu u srece orada kalacaktr. Ama bilin kritik ve kukulu durumlarda sarsldnda, o zaman glgenin yok olup gitmedii, hi olmazsa komusunda bir yansma olarak yeniden ortaya kmak iin frsat kollad anlalr. Eer bu hilesinde baarl olursa, ikisi arasnda yi ne o ilkel karanlk dnya oluur ve bu karanlk dnyada, hilebaz fig r iin karakteristik olan her ey -en st uygarlk dzeyinde bile gerekleebilir. Popler dilde ok isabetli bir biimde ve kelimenin tam anlamyla "maymun tiyatrosu" diye nitelenen bu durumda her ey ters gider ve samalamak iin en kk bir frsat bile karlmaz, akllca bir ey ya ok nadiren ya da son anda gerekleir. Bunun en iyi rnekleri politikada grlr. Szmona uygar insan hilebaz unutmutur. Ancak yanl davra nlardan huzursuz olup da cinlerin oyununa gelmekten ve benzeri eylerden sz ettiinde, metaforik ve figratif olarak anmsar onu. Gizli, grnte zararsz glgesinin, hayal bile edemeyecei kadar tehlikeli zelliklere sahip olduu aklna gelmez. nsanlar, bireyin si lindii kitleler oluturur oluturmaz bu glge harekete geer ve -tari hin de gstermi olduu gibi- bir kiide vcut bulur. nsan ruhuna her eyin dardan verildii, onun dnyaya tabula rasa* olarak geldii ynndeki uursuz dnce, normal koullar al tnda bireyin de normal olaca gibi yanl bir inanc destekler. Bu durumda, insan esenliini devletten bekler ve kendi yetersizliinden
* bo levha (.n.)

toplumu sorumlu tutar. htiyalar evinin kapsna bedava getirildi inde ya da herkesin bir otomobili olduunda, varoluun anlamna ulatn sanr. Bylesi ve benzer naiflikler bilind glgenin yeri ni alarak onun bilinsizliini besler. Bu nyarglarn etkisiyle, birey kendisini tmyle evresine baml hisseder ve kendi iine bakma yetisini yitirir. Dolaysyla, etik deerleri, neyin yasak ya da zorunlu olduu bilgisiyle bastrlr. Bu durumda, bir askerin stnden ald bir emri ahlak szgecinden geirmesi nasl beklenebilir ki? Spontan etik itkilere sahip olduunu, bunlar en azndan kimse onu izlemiyor ken uygulayabileceini kefetme olanan bile bulamamtr. Bu adan baktmzda, hilebaz motifinin neden korunup geliti rildiini anlayabiliriz: onun, baka birok mit gibi psikoterapik bir et kisi olabilir. Entelektel ve etik dzeyin eski dkln, gemiin nasl olduunu unutmasn diye bireyin gz nnde tutar. Geri biz, anlamadmz bir eyin bize faydal bir etkide bulunamayacan d nrz. Ama bu her zaman byle deildir. Bir insan nadiren, hele hele bir ilkelse ok daha nadiren, yalnzca aklyla anlar. Gizemi saye sinde mitos, bilinli bir biimde anlalp anlalmadndan bam sz olarak, bilindna dorudan etkide bulunur. Mitosun tekrar tek rar anlatlmaktan tr oktan anlamsz bir hale gelmemesinin, bir amaca hizmet etmesiyle aklanabileceini dnyorum. Bir akla mada bulunmak zor, nk iki kart eilim sz konusu: bir yandan eski durumun dna kmak, bir yandan da onu unutmamak.17 Radin de bu zorluu grmtr ki yle yazar: "Psikolojik adan bakld nda, insan kltrnn tarihi, byk oranda, insann hayvandan in sana dntn unutma abasndan ibarettir."18 Birka sayfa sonra da (Altn a'la ilgili olarak) yle devam eder: "Unutmamak konu sundaki bu inat srar bir tesadf olamaz."19 Eer mitosla ilgili bu paradoksal tutum amlanacaksa, bu kartl ifade etme mecburiye ti de bir tesadf deildir. Bizde en aydn kii bile, Noel aac detinin ne anlama geldiine dair en ufak bir fikir sahibi olmadan ocuklarna bir Noel aac dikecek ve buna bir yorum getirmeyi deneyenin lafn

17. Unutmamak demek, bilincinde olmak demektir. Eer dman gr alan mn iinde deilse, belki de arkamdadr, ki bu daha da tehlikelidir. 18. Radin, Gott und Mensch in der primitiven Welt (lkel Dnyada Tanr ve n san), s. 11. 19. 1. Bl., s. 13.

DRT ARKETP I 134

derhal azna tkacaktr. Kentlerimizde ve tarada szmona batl inanlarn ne kadar yaygn olduunu grmek artcdr; ama tutup da bir kiiye ak ve net olarak "Hayaletlere inanr msn? Bycle re? Byl maddelerin etkisine?" diye sorsanz, fkeyle "hayr" diye yantlar. Btn bunlar daha nce hi duymam olmas ve samaln dik ls olarak grmesi yzde bir ihtimaldir. Gizliden gizliye, tpk bir cangl sakini gibi btn bunlarn iindedir. Zaten kamuoyunda da pek bilinmez bunlar, zira bizim aydnlanm toplumumuz bu tr batl inanlarn oktan kknn kurutulduundan emindir ve genel uzla m, braknz inanmay, sanki bu tr eyleri hi duymam gibi yap mak ynndedir. Oysa hibir ey gemi gitmi deildir, eytanla yaplan anlama lar bile. Darya kar unutmutur insan ama kendi iinde asla. Elgon dann gney yamalarndaki ormanda bir sre birlikte yrd mz zenci gibi davranr herkes: Yolun atallat bir yerde, zencinin ailesiyle birlikte yaad maarann yaknlarnda ok gzel (ev ola rak) yaplm yepyeni bir hayalet tuza grdk. Ona, bu kulbeyi kendisinin mi yaptn sordum. Tm heyecan belirtilerini gstererek soruma olumsuz yant verdi ve bu tr "oyuncaklar" (Bat Afrika'da "jou-jou" denir) ocuklarn yaptn syledikten sonra kulbeye y le bir tekme indirdi ki, kulbe darmadan oldu. Ayn tepkiyi bizim buralarda da gzlemleyebiliriz. nsan dardan bakldnda uygar bir insan gibidir ama kendi iinde bir ilkeldir. n sann bir yn vardr ki, kkenini gerekten ele vermeyi hi istemez, bir baka yn de, btn bunlar oktan atna inanmasdr. Bir ke resinde ok etkileyici bir olayla bu elikinin farkna vardm: Bir ah rn zerindeki bynn "Strudel" (byc-hekim) tarafndan bozul masn izliyordum. Ahr, Gotthard tren yolunun hemen yanbanday d ve by ayini sresince birok uluslararas hzl tren geti yanmz dan, bu trenlerin iindeki yolcular kendilerinden birka metre tede ilkel bir rit gerekletirildiini nereden bileceklerdi! Bu iki bilin boyutunun kartl, enerjik bir sistem olarak kart gerilime muhta olan psike'nin iki kutuplu yapsnn bir ifadesinden baka bir ey deildir. Bu nedenle, tm psikoloji nermeleri tam ter sine de evrilebilir, geerliliklerini kantlayan da budur zaten. Nite kim, psikolojiyle ilgili konumalarda bizim psike hakknda bir ey sylemediimizi, psike'nin kanlmaz olarak kendi hakknda konu tuunu unutmamalyz. Bizim "zihin" sayesinde psike'nin zerine

kacamz dnmemizin, zihin psike'den bamsz olduunu iddia etse de, hibir yarar yoktur. Zihin bunu nasl kantlayabilir ki? Bir ifademizin psike'den kaynaklandn, yani psiik ve yalnzca psiik olduunu, dierinin ise zihinsel olduunu, bu nedenle de psiik olan dan stn olduunu istediimiz kadar iddia edebiliriz. Bu iddialar inan koyutuna dayaldrlar ve yle de kalacaklardr. Gerek u ki, psiik ieriklerin bu ok eski l (maddi, psiik, pnmatik) hiyerarisi, deneyimin dolaysz nesnesi olan psike'nin iki kutuplu yapsdr. Bir elalenin canl birliinin yukaryla aa arasn daki dinamik balantda olmas gibi, psiik doann birlii de ortada yer alr. Dolaysyla, mitosun canl etkisi, zgrlnn ve bamsz lnn farknda olan daha yksek bir bilincin mitolojik figrn zerkliiyle kar karya geldii ve onun bysnden kaamayp olaanst etkisine biat ettii yerde karmza kar. Figr etkili olur, nk izleyicinin psike'sinde gizliden gizliye bir pay vardr, hatta fark edilmese de, onun bir yansmasdr. znel bilinten kopmu ol duu iin zerk bir kiilik gibi davranr. Hilebaz, ortak glge figr dr, bireyin dk karakter zelliklerinin bir toplamdr. Bireysel glge kiiliin hi eksik olmayan bir unsuru olduu iin, ortak figr kendini buradan srekli yeniden oluturur. Fakat her zaman mitolojik bir figr olarak deil de, amzda eski mitologemlerin giderek bas trlmas ve ihmal edilmesi sonucu, baka toplum gruplar ve halkla ra yanstmalar olarak. Hilebaz ile bireysel glge arasnda bir paralellik kurduumuzda, hilebaz motifinde grlen anlaml olana eilimin, znel ve kiisel glgede de gzlemlenip gzlemlenemedii sorusu ortaya kar. Gl ge, dlerin fenomenolojisinde sk sk karlalan, iyi tanmlanm bir figr olduu iin bu soruya olumlu yant verebiliriz: glge, tanm itibaryla olumsuz bir figr olsa da, farkl yapdaki bir arka plana ia ret eden olumlu ynler ve balantlar da sergiler bazen. Deersiz bir kabuk altnda anlaml ierikler gizliyordur sanki. Deneyimler tah minlerimizi dorular niteliktedir: genellikle, gizlenen ey giderek gi zemli figrlerden oluur. ou zaman glgenin hemen ardnda, mu azzam bir by ve etki gcne sahip anima durur.20 Genellikle fazla
20. "Ardnda durur" metaforuyla, glge fark edildii ve btnletirildii lde iliki sorununun, yani anima sorununun ortaya kt gereini anlatmaya alyo rum. Glgeyle ilikinin Benin isel ve dsal olgularla ilikisine kalc etkilerde bu

DRT ARKETP I 136

gen bir figr olan anima'nn iinde de son derece nfuzlu bir tipleme olan "yal adam" (bilge, byc, kral, vb.) gizlidir. Bu sralamay bylece srdrmek mmkn. Ama bunun bir anlam yok, nk in san psikolojik olarak ancak bizzat yaadn anlar. Karmak psiko lojimizin kavramlar aslnda entelektel tanmlar deil, her ne kadar betimlenebilseler de, bunlar yaamayan iin l ve mulak olan be lirli deneyim alanlarna ilikin ifadelerdir. Benim grdm kadary la, insanlar "glge" yerine, kulaa "bilimsel" gelen Latince ya da Yu nanca bir szck kullanlmasn tercih etseler de, bu kavramla neyin kastedildiini genellikle ok zorlanmadan anlyorlar. Buna karn anima kavramnn anlalmas konusunda daha byk zorluklar yaa nyor. Geri edebiyatta ya da film yldz olarak karlalan anima kolayca kabul edilir ama onun yaamdaki rolnn bilincine varlma s gerektiinde hi mi hi anlalmaz, nk erkein asla stesinden gelemedii her eyi temsil ettii iin asla kurcalanmamas gereken srekli bir duygusallk durumunda kalakalmtr. Bu noktada grlen bilinsizlik, en hafif ifadeyle artcdr. Bu nedenle de, kendi diili inden korkan bir erkee "anima" kavramyla neyin kastedildiini anlatmak neredeyse imknszdr. Aslnda bu durum ok da artc deildir, nk modern Avrupa l glge ile ilgili en temel bak bile kavramakta zorlanr bazen. Fa kat glge, bilince en yakn ve en az tehlikeli figr olduu iin, bilin dnn zmlenmesinde ilk sz konusu olan kiilik unsurunu olu turur. Bireylemeye giden yolun banda ksmen tehditkr ksmen de gln bir figr olarak durur ve kuku uyandracak kadar basit olan sfenks bilmecesini sorar ya da tekinsiz "quaestio crocodilina"ya21 ya nt verilmesini ister. Hilebaz mitosunun sonunda kurtarc kendini belli ederse, bu ra hatlatc ngr ya da umut, bir felaketin gerekletii ya da bilinli bir biimde anlald anlamna gelir. Kurtarcya zlem duymak iin "ktlk" iinde kaybolmu olmak gerekir, yani glgenin kav
lunmas anlalr bir eydir, nk glgenin btnlemesi bir kiilik deiimine yol aar. Bu konuyla ilgili olarak bkz. Aion'daki [13. paragr. vd.] aklamalarm. 21. Timsah bir anneden ocuunu almtr. Anne ocuu kendisine geri verme si iin yalvarr, bunun zerine timsah, soraca soruya doru bir yant verirse bu is teini yerine getireceini syler: "ocuu geri verecek miyim?" Eer anne "evet" derse, yanl cevap vermitir ve ocuk geri verilmez; eer "hayr" derse, yine doru deildir, yani anne ocuunu her halkrda kaybetmitir.

ranmas ve kanlmaz bir biimde btnlemesi o kadar skntl bir durum yaratr ki, bu yazgnn dmlenmi yuman ancak doas t bir kurtarc zebilir. Glgenin ortaya koyduu sorun bireysel va kada anima, yani iliki dzeyinde yantlanr. Gerek ortak-tarihsel ge rekse de bireysel alanda, kendini 'da, yani bilinsizlikte tutsak olmaktan yava yava kurtaran bilincin geliimi sz konusudur,22 bu nedenle de kurtarc bir aydnlatcdr. Ortak mitolojik biiminde olduu gibi, bireysel glge de enanti odrominin, geri dnn, ekirdeini kendi iinde barndrr.

22. Neumann, Ursprungsgeschichte des Bewutseins (Bilincin Kkeninin Tari hi).

Kaynaka

Aelian (Claudius Aelianus), De natura animalium libri XVII, 2 eilt, Leipzig 1864/66. Aldrovandus, Ulysses (Ulisse Aldrovandi), Dendrologiae naturalis scilicet ar borum historiae libri, Frankfurt, 1671.
Allegoriae sapientum supra librum Turbae. [Apuleius] Lucii Apulei Madaurensis Platonici philosophi opera, cilt I: Meta morphoseos sive De asino aureo, Altenburg, 1778. Almancasi: Die Meta morphosen oder Der goldene Esel, ev. August Rode ve Hanns Floerke,

Mnih ve Leipzig, 1909. Avalon, Arthur (yay. haz., Sir John Woodroffe'un takma ad), The Serpent Po wer... Two Works on Tantrik Yoga, Sanskrite'den eviri, Londra, 1919. Bandelier, Adolph Francis Alphonse, The Delight Makers, New York, 1890, 2. basm: 1918. Barlach, Ernst, Der tote Tag, Drama in fnf Akten, Berlin, 1912. Berthelot, Marcellin, La Chimie au moyen ge, 3 cilt (Histoire des Sciences), Paris, 1893. ------- Collection des anciens alchimistes grecs, Paris, 1887/88. Bousset, Wilhelm, Hauptprobleme der Gnosis (Forschungen zur Religion und Literatur des Alten und Neuen Testaments X), Gttingen, 1907. Budge, E. A. Wallis, The Gods ofthe Egyptians or Studies in Egyptian Mytho logy, 2 cilt, Londra, 1911. Buri, F., "Theologie und Philosophie", Theologische Zeitschrift VIII iinde, Basel, 1952, s. 116-34. Cumont, Franz, Textes et monuments figurs relatifs aux mystres de Mithra, 2 cilt, Brksel, 1896/99. "vetvatara-Upanishad, bkz. Deussen, Paul, Sechzig Upanishad's des Veda. Daudet, Lon, L'Hrdo. Essai sur le drame intrieur, Paris, 1916. De Jong, K. H. E., Das antike Mysterienwesen in religionsgeschichtlicher, eth nologischer und psychologischer Beleuchtung, Leiden, 1909. Deussen, Paul, Sechzig Upanishad's des Veda. Sanksrite'den eviri, Giri ve Notlar'la birlikte, 3. basm, Leipzig, 1938. Du Cange, Charles, Glossarium ad seriptores mediae et infmae latinitatis, 6 cilt, Paris, 1733-1736. Edda, Die, Gtterlieder und Heldenlieder. Eski Norvee'den eviren: Hans von Wolzogen, Leipzig [t.y.]. Fierz-David, Linda, Der Liebestraum des Poliphilo. Ein Beitrag zur Psycholo gie der Renaissance und der Moderne, Rhein-Verlag, Zrih, 1947. Garbe, Richard, Die Smkhya-Philosophie. Eine Darstellung des indischen

KAYNAKA I 139

Rationalismus, gzden geirilmi 2. basm, Leipzig, 1917. Geheimlehre des Veda, Ausgewhlte Texte der Uparishad's. Sanksrite'den e

viri: Paul Deussen, 3. basm, Leipzig, 1909. Goethe, Johann Wolfgang von, Werke. Tam metnin zgn son hali, 31 cilt, Cot ta, Stuttgart, 1827-1834. ------- Faust, Gesamtausgabe Insel, Leipzig, 1942. Goetz, Bruno, Das Reich ohne Raum, Potsdam, 1919. Tam metnin yeni basm, See-Verlag, Konstanz, 1925. Hollandus, Ioannis Isaacus, Opera mineralia, sive de lapide philosophico, om nia, duobus libris comprehensa, Middelburg, 1600. Honorius von Autun, "Expositio in Cantica canticorum", Migne, Patrologia Latina CLXXII iinde, 347.-496. stunlar. Hubert, Henri ve Marcel Mauss, Mlanges d'histoire des religions (Travaux de l'anne sociologique), Paris, 1909. Irenaeus (Lyon'lu), 5. Irenaei episcopi Lugdunensis contra omnes haereses lib ri quinque, Oxford-Londra, 1702. [Kitapta, yaygn Adversus omnes haere ses bal kullanlmtr.] Almancasi: Des heiligen Irenaeus' fnf Bcher gegen die Hresien (Bibliothek der Kirchenvter) Kitap I-III, Kempten ve Mnih, 1912. Jacobsohn, Helmut, Die dogmatische Stellung des Knigs in der Theologie der alten gypter (gyptologische Forschungen VIII), Glckstadt, 1939. James, William, The Varieties of Religious Experience, Londra, 1902. Janet, Pierre, Les Nvroses (Bibliothque de philosophie scientifique), Paris, 1919 [ilk basm 1909], Jung, Carl Gustav, Aion. Untersuchungen zur Symbolgeschichte (Psycholo gische Abhandlungen VIII), Rascher, Zrih, 1951. [Ges. Werke (Btn Eserleri) IX/2 (1976)]. ------- Analytische Psychologie und Erziehung, Kampmann, Heidelberg, 1926. Yeni basm: Rascher, Zrih, 1936. Gzden geirilmi ve iki makale daha eklenmi basm: Psychologie und Erziehung, Rascher, Zrih, 1946, 1970. [Ges. Werke IV ( 1969)]. ------- Antwort auf Hiob, Rascher, Zrih, 1952. Yeni basmlar: 1953, 1961 ve 1967 [Ges. Werke XI ( 1963 ve 1973)]. ------- Aufstze zur Zeitgeschichte, Rascher, Zrih, 1946. [Ges. Werke X (1974) ve XVI (1958)]. ------- Die Beziehungen zwischen dem Ich und dem Unbewuten, Reichl, Darmstadt, 1928. Yeni basmlar: Rascher, Zrih, 1933, 1935, 1939, 1945, 1950, 1960 ve 1966 [Ges. Werke VII (1964)]. -------"Bruder Klaus", Neue Schweizer Rundschau 114 (Zrih 1933) iinde, s. 223-9. [Ges. Werke XI (1963 ve 1973)]. -------"Einige Bemerkungen zu den Visionen des Zosimos", Eranos-Jahrbuch 1937 iinde. Rhein-Verlag, Zrih, 1938. Geniletilmi yeni basm Von den Wurzeln des Bewutseins iinde. Bkz. a.g.e. -------"Geist und Leben", Form und Sinn II/2 iinde (Augsburg 1926). Daha sonra Seelenprobleme der Gegenwart iinde (Psychologische Abhandlun

DRT ARKETP I 140

gen I I I ) . Rascher, Zrih, 1931. Yeni basmlar: 1933, 1939, 1946, 1950 ve 1969 [GVv. Werke VIII (1967)]. "Der Geist Mercurius", Eranos-Jahrbuch 1942 iinde, Rhein-Verlag, Z rih, 1943. Geniletilmi yeni basm Symbolik des Geistes iinde. Bkz. age. "Der Geist der Psychologie", Eranos-Jahrbuch 1946 iinde, Rhein-Ver

lag, Zrih, 1947. Sonraki versiyonu: "Theoretische berlegungen zum Wesen des Psychischen", bkz. a.g.e.
Gestaltungen des Unbewuten (Psychologische Abhandlungen VII),

Rascher, Zrih, 1950 [Jung'un bu ciltteki makaleleri, ayrca Ges. Werke XV, (1971)]. "Instinkt und Unbewutes", ber die Energetik der Seele iinde. Bkz. a.g.e. [Ges. Werke VIII (1967)].
Paracelsica. Zwei Vorlesungen ber den Arzt und Philosophen Theoph rastus, Rascher, Zrih, 1942 ["Paracelsus als geistige Erscheinung", Ges. Werke XIII\ "Paracelsus als Arzt", Ges. Werke XV (1971)]. Psychologie und Alchemie, (Psycholoische Abhandlungen VO Rascher, Zrih, 1944. Gzden geirilmi yeni basm 1952 [Ges. Werke XII (1972)]. Psychologie und Religion. Die Terry-Lectures, gehalten an der Yale Uni versity, Rascher, Zrih, 1940. Yeni basmlar: 1942,1947 ve 1962. StA Wal ter, Olten 1971 [Ges. Werke XI (1963 ve 1973)]. Die Psychologie der bertragung. Erlutert an Hand einer alchemistisc hen Bilderserie, fr rzte und praktische Psychologen, Rascher, Zrih, 1946. [Gei. Werke XVI (1958 ve 1976)]. Psychologische Typen, Rascher, Zrih, 1921. Yeni basmlar: 1925, 1930, 1937, 1940, 1942, 1947 ve 1950 [Gei. Werke VI (1960 ve 1967)]. "Das Rtsel von Bologna, Festschrift Albert Oeri iinde. Bkz. a.g.e. [Ges. Werke XIVII (1968)]. "Die Struktur der Seele", Europische Revue IV/1 iinde (Berlin, Nisan

1928), s. 26-37 ve IV/2 (Mays 1928), s. 125-35. Geniletilmi versiyonu


Seelenprobleme der Gegenwart iinde. Bkz. yukarda Geist und Leben. [Ges. Werke VIII]. Symbole der Wandlung. Analyse des Vorspiels zu einer Schizophrenie, Rascher, Zrih, 1952. Wandlungen und Symbole der Libido (1912) adl eserin gzden geirilmi 4. basm [Ges. Werke V (1973)]. Symbolik des Geistes. Studien ber psychische Phnomenologie, Dr. phil. Riwkah Schrf in bir makalesiyle (Psycholog. Abhandlungen VI), Rascher, Zrih, 1948, 1953. [Jung'un bu ciltteki makaleleri ayrca Ges. Werke XI (1963 ve 1973) ve XIII iinde],

"Synchronizitt als ein Prinzip akausaler Zusammenhnge", C. G. Jung


ve W. Pauli, Naturerklrung und Psyche iinde (Studien aus dem C. G. Jung-Institut IV), Rascher, Zrih, 1952 [Gei. Werke VIII (1967)]. "Theoretische berlegungen zum Wesen des Psychischen", ilk kez "Der Geist der Psychologie" adyla Eranos-Jahrbuch 1946 iinde yaymland, Rhein-Verlag, Zrih, 1947; Von den Wurzeln des Bewutseins iinde ele

KAYNAKA I 141

alnd. Bkz. a.g.e. [Ges. Werke VIII (1967)]. -------"ber das Selbst", Eranos-Jahrbuch 1948, Rhein-Verlag, Zrih, 1949. "Das Selbst" adyla Aion'un IV. Blm'nde. Bkz. a.g.e. ----- - ber die Psychologie des Unbewuten, Rascher, Zrih, 1943. Yeni ba smlar: 1948, 1960 ve 1966 [Ges. Werke VII (1964)]. -------"Versuch einer psychologischen Deutung des Trinittsdogmas", Symbolik des Geistes iinde. Bkz. a.g.e. [Ges. Werke XI (1963 ve 1973)]. -------"Die Visionen des Zosimos", bkz. "Einige Bemerkungen zu den Visionen des Zosimos". -------"Das Wandlungssymbol in der Messe", Eranos-Jahrbuch 1940/41 iinde, Rhein-Verlag, Zrih, 1942. Geniletilmi versiyonu: "Von den Wurzeln des Bewutseins", bkz. a.g.e. [Ges. Werke XI (1963 ve 1973)]. ------- "Von den Wurzeln des Bewutseins. Studien ber den Archetypus" (Psychologische Abhandlungen IX), Rascher, Zrih, 1954 [ makale bu cilt iinde, dierleri Ges. Werke VIII (1967 ve 1977), XI (1963 ve 1973) ve XIII (1978) iinde], -------"Wotan", Aufstze zur Zeitgeschichte iinde. Bkz. a.g.e. "Zur Psychologie stlicher Meditation", Mitteilungen der Schweizerisc hen Gesellschaft der Freunde Ostasiatischer Kultur V (Bern, 1943) iinde, s. 33-53. Sonra Symbolik des Geistes iinde. Bkz. a.g.e. Ayrca, Bewutes und Unbewutes. Beitrge zur Psychologie iinde, (Bcher des Wissens Tb) Fischer, Frankfurt a. M. ve Hamburg, 1957 [Ges. Werke XI (1963 ve 1973)].
- Zur Psychologie und Pathologie sogenannter occulter Phnomene. Eine psychiatrische Studie. Doktora tezi. Oswald Mutze, Leipzig, 1902 [Ges. Werke I (1966)]. -------ve Karl Kernyi, Einfhrung in das Wesen der Mythologie. Das gttliche Kind / Das gttliche Mdchen, Rhein-Verlag, Zrih, 1951 [Jung'un bu ki

taptaki makaleleri].
------- ve Wolfgang Pauli, Naturerklrung und Psyche (Studien aus dem C. G. Jung-Institut IV), Rascher, Zrih, 1952 [Jung'un makaleleri Ges. Werke VIII (1967) iinde]. Jung, Emma, "Ein Beitrag zum Problem des Animus". Jung, C. G., Wirklichke it der Seele. Anwendungen und Fortschritte der neueren Psychologie, (Psychologische Abhandlungen IV), Rascher, Zrih, 1934 iinde. Yeni ba smlar: 1939 ve 1947. Makale, "Die Anima als Naturwesen" (Studien zur Analytischen Psychologie C. G. Jungs, II iinde, Rascher, Zrih, 1955) ile

birlikte, "Animus und Anima" bal altnda mnferit olarak yaymlan mtr, Rascher, Zrih, 1967. Kant, Immanuel, Kritik der reinen Vernunft. Werke, yay. haz. Karl Kehrbach, 2. basm, Reclam, Leipzig [t.y.]. Kernyi, Karl, "Hermes der Seelenfhrer. Das Mythologem vom mnnlichen Lebensursprung", Eranos-Jahrbuch 1952 iinde, Rhein-Verlag, Zrih, 1943. Ayrca: Albae Vigiliae, Neue Folge, 1. Fasikl, Rhein-Verlag, Zrih, 1944.

DRT ARKETP I 142

Khler, Reinhold, Kleinere Schriften zur Mrchenforschung, Weimar, 1898. Le Bon, Gustave, Psychologie der Massen, eviri (Philosophisch-soziologisc he Bcherei II), gzden geirilmi 2. basm, Leipzig, 1902. Lvy-Bruhl, Lucien, La Mythologie primitive, Le Monde mythique des Austra liens et des Papous (Travaux de l'anne sociologique), 2. basm, Paris, 1935. Matthews, Washington, "The Mountain Chant", Fifth Annual Report of the U.S. Bureau of American Ethnology iinde (Washington, 1887), s. 379467. McGlashan, Alan, "Daily Paper Pantheon", The Lancet iinde, Cilt 264 (i) (Londra, 1953), s. 238/39. Meyrink, Gustav, Der weisse Dominikaner, Viyana, 1921. Mylius, Johann Daniel, Philosophia reformata continens libros binos, Frank furt, 1622. Mystiker, Deutsche, des 14. Jahrhunderts, yay. haz. Franz Pfeiffer, 2 eilt, Leip zig, 1845/57. Neumann, Erich, Ursprungsgeschichte des Bewutseins, C. G. Jung'un ns zyle, Rascher, Zrih, 1949. Nietzsche, Friedrich, Also sprach Zarathustra, Ein Buch fr Alle und Keinen, cilt VI iinde. Ninck, Martin, Wodan und germanischer Schicksalsglaube, Jena, 1935. Orandus, Eirenaeus, Nicholas Flammel, His Exposition of the Hieroglyphicall Figures usw, Londra, 1624. Paracelsus (Theophrastus Bombastus von Hohenheim), Smtliche Werke (Tm Eserleri), yay. haz. Karl Sudhoff ve Wilhelm Matthiesen, 15 cilt, Mnih ve Berlin, 1922-1935. De vita longa, Cilt III, s. 247 vd. [Mnferit basm: Yay. haz. Adam von Bodenstein, Basel, 1562 (?)]. Plato(n), Gastmahl. Almanca evirisi: Rudolf Kassner, 2. basm, Jena 1906. Dialoge Timaios und Kritias. eviri ve aklamalar: Otto Appelt (Philo sophische Bibliothek 179), 2. basm, Leipzig, 1922. ------- Timaios, Kritias, Gesetze X. Almanca evirisi: Otto Kiefer, Jena, 1909. Prudentius, bkz. Rahner, Hugo, "Die seelenheilende Blume". Radin, Paul, Gott und Mensch in der primitiven Welt, eviri, Rhein-Verlag, Z rih, 1953. Rahner, Hugo, "Antenna Crucis, II: Das Meer der Welt, Zeitschrift fr katho lische Theologie LXVI iinde (Wrzburg, 1942), s. 89-118. ------- "Erdgeist und Himmelsgeist in der patristischen Theologie", EranosJahrbuch 1945 iinde, Rhein-Verlag, Zrih, 1946. -------"Die seelenheilende Blume. Moly und Mandragore in antiker und christ licher Symbolik", Eranos-Jahrbuch 1944 iinde, Rhein-Verlag, Zrih, 1945. C. G. Jung'un 70. doumgn vesilesiyle zel yayn. Rhine, J. B., New Frontiers of the Mind, Londra, 1937. Almancas: Neuland der Seele, Zrih, 1938. Richard von St. Victor, "Benjamin minr", Migne, Patrologia Latina CXCVI

KAYNAKA I 143

iinde, 1.-64. stunlar. Rosencreutz, Christian, Chymische Hochzeit, Strazburg, 1616. Ruland(us), Martin(us), Lexicon alchemiae sive dictionarium alchemisticum, Frankfurt, 1612. Ruska, Julius (yay. haz.), Tabula Smaragdina, Ein Beitrag zur Geschichte der hermetischen Literatur, Heidelberg, 1926.
Samyutta-Nikya, Die in Gruppen geordnete Sammlung aus dem Pli-Kanon der Buddhisten, Almanca'ya ilk kez Wilhelm Geiger tarafndan evrildi,

cilt I, Mnih-Neubiberg, 1930. Sand, George, uvres autobiographiques, 2 cilt, NRF, Paris, 1970/71. ["Ent retiens journaliers", Cilt II iinde, s. 972-1018.] Schopenhauer, Arthur, "Aphorismen zur Lebensweisheit", Parerga und Para lipomena. Kleine philosophische Schriften iinde, yay. haz. R. von Koeber. 2 cilt [tek kitapta], Berlin, 1891. Scott, Walter, (yay. haz.), Hermetica. The ancient Greek and Latin writings
which contain religious or philosophic teachings ascribed to Hermes Tris megistus, 4 cilt, Oxford, 1934-1936. Spencer, Baldwin ve F. J. Gillen, The Northern Tribes of Central Australia,

Londra, 1904. Stevenson, James, "Ceremonial of Hasjelti Dailjis and Mythical Sand Painting of the Navaho Indians", Eighth Annual Report of the U.S. Bureau of American Ethnology 1886-87 iinde (Washington, 1891), s. 229-85. Tertullian(us), "Apologeticus adversus gentes", Migne, Patrologia Latina I iinde, 257.-536. stunlar. Usener, Hermann, Das Weihnachtsfest (Religiongeschichtliche Untersuchun gen), 2. basm, Bonn, 1911. Vischer, Friedrich Theodor, Auch Einer, 2 eilt, Stuttgart ve Leipzig, 1884. Vllers, Karl, "Chidher", Archiv fr Religionswissenschaft XII iinde (Leipzig, 1909), s. 234-84. Warneck, Johannes, Die Religion der Batak. Ein Paradigma fr die animistisc
hen Religionen des IVII), Leipzig, 1909. Indischen Archipels (Religions-Urkunden der Vlker

Weckerling, Adolf (der.), Das Glck des Lebens. Medizinisches Drama von Anandaryamakh, Sanksrite'den Almanca'ya ilk evirisi (Arbeiten der
deutsch-nordischen Gesellschaft fr Geschichte der Medizin, der Zahn heilkunde und der Naturwissenschaften 13), Greifswald, 1937. Wells, Herbert George, The War of the Worlds, Londra, 1898. Wilhelm, Richard ve C. G. Jung, Das Geheimnis der Goldenen Blte. Ein chinesisches Lebensbuch. C. G. Jung'un bir Avrupal gzyle yapt

yorumuyla, Domverlag, Mnih, 1929. Yeni basm: Rascher, 1938. Dier basmlar: 1939, 1944, 1948 ve 1957 [Jung'un makalesi Ges. Werke XIII iinde], Wylie, Philip, Generation of Vipers, New York-Toronto, 1942.

METS / TEKN DNLEMEK 1 Sigmund Freud Narsizm zerine - Schreber Vakas 2 3 4 5 6 7 8 9 10 D. W. Winnicott Oyun ve Gereklik Heinz Kohut Kendiliin zmlenmesi Heinz Kohut Kendiliin Yeniden Yaplanmas Sigmund Freud Uygarln Huzursuzluu Melanie Klein Haset ve kran Otto Kernberg Snr Durumlar ve Patolojik Narsisizm Anna Freud ocuklukta Normallik ve Patoloji Otto Kernberg Sapklklarda ve Kiilik Bozukluklarnda Saldrganlk Sigmund Freud Haz lkesinin tesinde - Ben ve d

11 Otto Rank Doum Travmas 12 Margaret S. Mahler, Fred Pine, Anni Bergman insan Yavrusunun Psikolojik Doumu Harry Guntrip izoid Grng Nesne ilikileri ve Kendilik Cari Gustav Jung Drt Arketip Didier Anzieu Freud'un Otoanalizi ve Psikanalizin Kefi Heinz Hartmann Ben Psikolojisi ve Uyum Sorunu Andr Green Hadm Edilme Kompleksi Edith Jacobson Kendilik ve Nesne Dnyas Anna Freud Ben ve Savunma Mekanizmalar J. Chasseguet-Smirgel Ben deali

13 14 15 16 17 18 19 20

Epub olarak aadaki linkten indirebilirsiniz: Drt Arketip - Carl Gustav Jung yi okumalar.. ST...