You are on page 1of 230

T.C.

GAZ NVERSTES SOSYAL BLMLER ENSTTS RADYO TV VE SNEMA ANABLM DALI

HOLLYWOOD SNEMASINDA KLTREL TEMSL VE ORYANTALZM

YKSEK LSANS TEZ

Hazrlayan Hilal NCEPLK

Tez Danman Prof. Dr. A. Seil BKER

Ankara- 2008

T.C. GAZ NVERSTES SOSYAL BLMLER ENSTTS RADYO TV VE SNEMA ANABLM DALI

HOLLYWOOD SNEMASINDA KLTREL TEMSL VE ORYANTALZM

YKSEK LSANS TEZ

Hazrlayan Hilal NCEPLK

Tez Danman Prof. Dr. A. Seil BKER

Ankara- 2008

ONAY Hilal NCEPLK tarafndan hazrlanan Hollywood Sinemasnda Kltrel Temsil ve Oryantalizm balkl bu alma, 08/09/2008 tarihinde yaplan savunma snav sonucunda oybirlii ile baarl bulunarak jrimiz tarafndan Radyo Televizyon ve Sinema Anabilim dalnda Yksek Lisans tezi olarak kabul edilmitir.

Prof. Dr. A. Seil Bker (Bakan)

Do. Dr. Serdar ztrk

Do. Dr. Laika Funda Cantek

NSZ

Hollywood sinemasnda kltrel temsil ve oryantalizm isimli bu tez almasnda, Oryantalist gelenek iinde yaratlan sylemin, Hollywood filmlerinin Douyu ve Araplar kltrel olarak konumlandrrken kullandklar sylemsel pratikler zerindeki etkisini ortaya karmak amalanm ve bu ama dorultusunda, 17. ve 19. yzyllar arasnda Dou hakknda yazan seyyahlarn gezi metinleri iinde rettikleri Dou imgeleriyle, gezgin temasn ileyen Hollywood filmlerindeki Dou/Doulu imajlar arasndaki etkileim tespit edilmeye allmtr. almada, film ve gezi metinlerindeki Dou temsillerinin ve bu metinler arasnda Dou/Douluyu anlamlandrma ve kurma ynndeki etkileimselliin ortaya karlmas noktasnda baz glklerle karlalmtr. Filmlerin anlatlar iinde incelenen Oryantalist temsiller ortaya karlrken ncelikle, Douyu kuran, anlamlandran ya da tanmlayan imge, imaj ve klielerin saptanmas ve bunlarn seyyahlarn metinlerinde nasl ve ne biimde kullanldnn ortaya karlmas gerekmitir. Bu noktada, literatr taramas yaplrken, 17. ve 19. yzyllar arasnda Dou zerine gezi yazlar retmi seyyahlarn metinlerinin elde edilmesi ve kapsaml betimleme ve analizler ieren bu metinlerden almaya yn verecek zetlerin karlmas noktasnda baz glklerle karlalmtr. Bununla birlikte, seyyahlarn gezi yazlar, film anlatlarnn Oryantalist sylem balamnda analiz edilebilmesi ve uygulama aamasnn ekillendirilmesi noktasnda bu almaya byk katk salamtr. Bu tez almasnn planlama ve ortaya karlma aamalarnda bilgi ve nerileriyle beni ynlendiren ve almann ekillendii bu sre boyunca yardmlarn benden esirgemeyen tez danmanm Prof. Dr. A. Seil Bkere ve destekleriyle her zaman yanmda olan aileme ve arkadalarma teekkr ederim.

ii

NDEKLER

NSZ ........................................................................................................... i NDEKLER ............................................................................................... ii GR ............................................................................................................ 1

BLM I ORYANTALZMN TARHSEL EVRM 1. ANTKA EFSANES VE ORTA ADA DOU ALGISI .................... 16 2. RNESANS VE REFORM DNEMNDE ORYANTALST ALIMALAR ................................................................... 21 3. ONYEDNC YZYILIN EGZOTK DOUSU VE AYDINLIKLAR AININ BATISI ......................................................... 26 4. ENTELEKTEL BAKIIN ODAINDAK DNCE MALZEMES DOU .................................................................................... 32 5. KURUMSALLAAN ORYANTALZM VE SMRGEC FAALYETLER 38 6. ONDOKUZUNCU YZYIL ROMANTZMNDEK DOU MGES ........... 45

BLM II SEYYAHLARIN YARATTII DOU MGES 1. ONYEDNC YZYIL SEYAHAT METNLERNDE EGZOTK DOUNUN KURULUU ......... ..................................................................................... 47 1.1. Jean Baptiste Tavernier ve Acem Dnyas ............................... 47 1.2. Jean Chardinin ran zerine Dnceleri ................................. 51 1.3. Msra Smrgeci Bir Yaklam ve Jean de Thevenot ............. 54

iii

2. DOUYU SEYRETMEK YERNE DOUYU DNMEK ................... 56 2.1. Volney: Gzlemleri znellie stn Tutan Bir Gezgin .............. 56 3. ONDOKUZUNCU YZYIL ROMANTK SEYYAHLARININ YARATTII DOU MT ................................................................................................. 59 3.1. Tuhafln, Ahlakszln ve Egzotizmin Merkezi: Dou ............. 59 3.2. Antropolojik Irk Snflamalar ve Erotikletirme Eksenindeki Dou Kurgusu ............................................................................................ 63 3.3. Rastlantsall ve Maceray Deneyimleme Alan Olarak Dou . 68 3.4. Hayallerdeki Dounun Yeniden Kefi ....................................... 77 4. KISA BR DEERLENDRME ................................................................. 82

BLM III HOLLYWOOD SNEMASINDA ORYANTALZM 1. INDIANA JONES RAIDERS OF THE LOST ARK FLMNN SYLEM ANALZ ...................................................................................................... 84 1.1. Olay rgs .............................................................................. 84 1.2. Filmin Anlats inde Oryantalist Sylemin Kuruluu ................ 85 1.2.1. Mekna ve Zamana likin Temsiller ............................ 85 1.2.2. Yerli Kadna likin Temsiller ........................................ 91 1.2.3. Yerli Erkee likin Temsiller ........................................ 91 1.2.4. Batl Kadna likin Temsiller ....................................... 97 1.2.5. Batl Erkee likin Temsiller ....................................... 98 2. MUMMY FLMNN SYLEM ANALZ ................................................. 102 2.1. Olay rgs ............................................................................ 102 2.2. Filmin Anlats inde Oryantalist Sylemin Kuruluu .............. 103

iv

2.2.1. Mekna ve Zamana likin Temsiller .......................... 103 2.2.2. Yerli Kadna likin Temsiller ...................................... 113 2.2.3. Yerli Erkee likin Temsiller ...................................... 122 2.2.4. Batl Kadna likin Temsiller ..................................... 136 2.2.5. Batl Erkee likin Temsiller ..................................... 139 3. MUMMY RETURNS FLMNN SYLEM ANALZ ............................... 144 3.1. Olay rgs ............................................................................ 144 3.2. Filmin Anlats inde Oryantalist Sylemin Kuruluu .............. 144 3.2.1. Mekna ve Zamana likin Temsiller .......................... 144 3.2.2. Yerli Kadna likin Temsiller ...................................... 160 3.2.3. Yerli Erkee likin Temsiller ...................................... 164 3.2.4. Batl Kadna likin Temsiller ..................................... 175 3.2.5. Batl Erkee likin Temsiller ..................................... 177

BULGULAR ............................................................................................... 183 SONU ..................................................................................................... 190 NERLER ................................................................................................ 195 KAYNAKA .............................................................................................. 197 EKLER ...................................................................................................... 203 ZET ........................................................................................................ 221 ABSTRACT ............................................................................................... 222

GR

zerinde yaadmz dnyay tanmaya

balarken edindiimiz

bilgilerden belki de ilki dnyann elips eklinde olduudur. Bu bilgiyi doubat, kuzey-gney gibi ynlerin ve corafik blge adlarnn renilmesi takip eder. Ancak dnyann ekli ve bunun zerine edinilen bilgiler bir araya gelince nemli bir soru cevaplanmay beklemektedir; Dnya yuvarlak ise ynlerin belirlenmesi ve meknsal ayrmlarn yaplmas noktasnda neresi merkez olarak kabul edilir? Dou-bat ve kuzey-gney gibi yn adlarn duyduumuzda zihnimizde beliren olumlu ya da olumsuz imajlara neyin kaynaklk ettii de cevaplanmay bekleyen bir dier soru olarak durmaktadr. eitli lkelerin Douda ya da Batda oluuna ynelik ifadeler farkl dnemlere, bu dnemlerdeki siyasal ve ekonomik karlarn ekilleniine gre farkllk gstermektedir. 15. yzyln son eyreinde Batdaki Amerikay keif yolculuuna kan Christopher Columbusun amac Hindistana, yani Douya ulamakt. Hindistan ve in corafi olarak Amerikann Batsnda yer almasna ramen, bugn bakldnda bu lkelerin dnyann Dousunda olduklar kabul edilmektedir (Keyman, Mutman ve Yeenolu, 1996:7). Dnya haritas zerindeki yerleimlerinin gsterdiinin tersine, Batda yer alrken Douda diye keyfi bir adlandrmaya tabi tutulan lkelerden bir dierinin 1989 ncesi dneme referans vererek ekoslovakya olduunu belirten Derek Sayere gre Prag gerekte Viyanadan Batda olmasna ramen zihinlerde Dou olarak kurulmutur (aktaran Durukan, 2004:32). Dnya haritalar zerindeki bu zihinleri biimlendirici, kafa kartrc yer ve yn adlarna dair yeni sorgulamalar yaplabilir: Eldeki haritalarn ezici ounluunda niye Avrupa merkezdedir? Bu haritalarda, Afrika gerek byklnden oransal olarak daha kk resmedilirken, Avrupa ve Kuzey Amerika niye daha byk gsterilir?(Durukan, 2004:32) Hentschin (1996:17) Jeopolitik yer adlarnn arptlmas olarak nitelendirdii bu durum, blgelerin ve ynlere ait kategorilerin btnyle

Baty merkez alarak ekillenip, retilmesine ve sabit kategoriler olarak Batnn dnda kalan kltr ve kltrel zellikleri tanmlamak iin bir g oluturmasna sebep olmaktadr. Bat, Dou ya da baka blgelerin hibiri basite reel corafi meknlar deilken, blmlemeler ve mesafelendirmeler Douyu basite baka bir yer ya da kltr deil, Batdan radikal olarak farkl, hem daha az uygar, hem de gizemli, egzotik ve fantastik bir mekn olarak (Keyman, Mutman ve Yeenolu, 1996:8) tarihsel ve sylemsel olarak kurmaktadr. Dou-Bat gibi meknsal ayrmlarn ncelikle farkllk zerine ina edildiini dnen Yumula (2003:20) gre, zihinlerimizde bir ayrlk ve tekilik bilinci reten tanmlayc ve snflandrc metaforlar, meknsal ilikilere de hkmetmeye balamtr. Douyla Batnn birbirinden farkl olduunu vurgulamak iin kullanlan balca yollardan birisi, corafi olarak birbirinden farkl iki alan yaratp, Dou ve Baty tanmlayan ve betimleyen bir anlamlar dnyas oluturarak bu iki alann iini doldurmaktr. Ancak Dounun zerine ina edilecei ve Batnn tam kart olarak kurulaca alann neresi olduu Batnn kendisi ya da kendisinin dorudan uzants saymad her eyi iine alabilecek kadar hayali ve snrszdr. Dier bir deyile jeopolitik snrlar hayali bir hat sz konusu olduuna gre asla belirgin olmayacaktr (Hentsch, 1996:10). Dounun Bat iin sadece komu bir diyar olmadn, ayn zamanda Avrupann en byk, en zengin, en eski smrgelerinin mekn, uygarlklar ile dillerinin kayna, kltrel rakibi, en derin, en sk yinelenen teki imgelerinden biri (2004:11) olduunu belirten Edward Said, Dounun yaznsal temsillerini inceledii Orientalism (1978) isimli eserinde Dou-Bat arasnda kurgulanan kartlklarn nedenini keskin bir biimde eletirerek ortaya koymutur. Saidin Orientalismi, 1970li yllardan itibaren nlenmeye balayan postkolonyal incelemelerin, edebiyat eletirisi ve feminist teorinin birok yeni aratrma alannn olumasnda veya gelimesinde tevik edici ve yntem belirleyici bir etki yaratmtr. Said, kltrel temsil zerine yaplan tartmalar iin bir balang noktas da oluturan eserinde, Dou toplum ve kltrn, dilleri ve halklarn inceleyen Bat kkenli bir aratrma gelenei

olan arkiyatl sahip olduu olumlu anlamdan syrm, onu 18. ve 19. yzyllardaki Avrupa emperyalizminin ekillendirdii bir bak as eklinde nitelemitir. Oryantalizm, kazand bu olumsuz yan anlamla Dounun ynetilmesi, ekonomik, sosyal ve kltrel olarak gzetim altnda tutulmas iin Bat tarafndan kurgulanan, dnce ve aratrma alannda temsil edilen bir stratejiler btn olmutur. Oryantalist stratejinin hareket noktasn belirleyen, temelde, kendi fark ve stnlklerini zerine kuraca bir teki yaratmaktr:
Dou olmasayd eer, Batda olmazd. Bat Douyu tekiletirmek suretiyle, baka bir deyile, kendisinin tamamen zdd olan bir Dou icat ederek, Douyu Doululatrarak kendisini tanmlar. Bu tekiletirme ilemiyle, kendisinde olan iyi eylerin Douda olmadn ve kendisinde olmayan kt eylerin hepsinin Douda var olduunu iddia eder (Bulut, 2004:13).

Dounun teki olarak belirlenmesi ve zihinsel olarak kuruluu Batnn entelektel tarihi iinde Bat dnda kalan toplumlar tanmlamak iin ska bavurduu bir yol iken, zihinsel kuruluu mmkn klan, Batnn Douyu kendi sylemi iinde anlalabilir klmasdr. Bat bu ekilde sadece tekini anlalr klmakla kalmaz, kendi kimliini de ina etmeye balar. Dier bir deyile Batl znenin kendini merkeze ekmesiyle belirlenen (Yavuz, 1998:25) tarihi ile Dounun teki olarak kuruluu ayn anda balamtr. rnein spanyollarn Amerika ktasndaki yerli halk anlayabilmek iin yaptklar ilk ey, bu yerli halkn rasyonel bir doaya sahip olmadklarn dnmek ve Yavuzun (1998:56) deyimiyle, insan olmayan bir kimlik kurarak Kzlderili halk kendi zihinlerinde anlalabilir klacak snrl dncelerin iine hapsetmektir. tekiletirmeyle iki kutba ayrlarak Dou-Bat eklinde adlandrlan iki farkl dnyann zihinsel biimlendirmesinde Batnn kendine bitii zellikler tamamen olumludur. Gce ve akla vurgu yapan Batl znenin doldurduu alan evrensellie iaret ederken bilim, demokrasi, adalet ve ilerleme fikri Batnn Doudan farkllamasn salayan ayralardr. Batl znenin yerinin insann evrensel varln oluturan bir norm haline geldiini belirten Yeenoluna (2003:14) gre bu dzenlemede teki eklinde iaretlenen, Batl znenin kyaslanabilecei bir eden ibarettir. Batnn Dou adna konuma kapasitesini salayan, farkllk vurgusu zerinden stnlk kurmasn mmkn klan erkek egemen, eril bir sylemdir.

Oryantalizmin bu eril sylemi Douyu kadnsla ilikin terimlerle kurarken, kltrel fark cinsiyeti bir ayrmn, cinsel farkllklarn iine yerletirir. Dou bu eril sylem iinde duygusallk, zayflk, irrasyonellik ve bamllk gibi kadnn doasna ynelik retilen sfatlar araclyla temsil edilir. Kadnslatrlan Dou, znenin sahip olduu zelliklerden yoksundur ama ayn zamanda da radikal farkndan dolay znenin istikrarl dnyasna bir tehdit oluturmaktadr (Yeenolu, 2003:15). Batnn teki imgelerinden biri olan Dou, Batl znenin dncesi, kimlii ve deneyimi olarak kendini tanmlamasna yardmc olan kart bir imgedir (Said, 2004:11). Oryantalizm de bu kart imgelerin topland, farkllklarn birbirinden karld i grme alan olarak ilev grr. Saide gre Dou hakknda yazan, onu aratrp baka bir eyle karlatran, Douyu reten herkes Oryantalist, yapt i ise Oryantalizmdir. Bu balamda Oryantalizm derken birden ok eyi kastettiini belirten Said iin Oryantalizm ncelikle akademik bir disiplindir. Oryantalizm, akademik gelenekle balantl olarak, ark ile Garbn arasndaki ontolojik ve epistemolojik ayrma dayanan bir dnce slubu olarak daha genel bir anlam da ihtiva etmektedir. Said, bu ontolojik ve epistemolojik ayrmn mmkn klnmasnda felsefecilerin, romanclarn, siyaset kuramclar ve iktisatlarn oluturduu byk bir yazarlar topluluunun meydana getirdii Dou ve Dou insanna ilikin kuramlar, romanlar ve toplum betimlemelerini merkeze alr. Bylece Oryantalizm, farkl alanlardan Dou hakknda yazan herkesi tek bir dnce biiminin ats altnda toplayabilme gcne sahip olmutur (2004:1213). Oryantalizmin akademik bir disiplin ve bir dnce slubu olmann yan sra daha tarihsel, daha somut olan nc bir anlam daha mevcuttur:
arkiyatlk, arkla -ark hakknda saptamalar yaparak, ona ilikin grleri merulatrarak, onu betimleyerek, reterek, oraya yerleerek, onu yneterek- uraan ortak kurum olarak, ksacas arka egemen olmakta, ark yeniden yaplandrmakta, ark zerinde yetke kurmakta kullanlan bir Bat biemi olarak incelenebilir, zmlenebilir (Said, 2004:13).

Oryantalizmin bir Bat bieminin zerine kuruluu veya biimsel bir boyuta, yani dil gibi ayrm ve blnme ile karakterize olan Oryantalist bir dnce slubuna (Mutman, 1996:30) dayan, Saidin Oryantalizm aklamasnda Michel Foucaultnun bilgi-iktidar ve sylem nosyonlar araclyla formle edilmitir:
arkiyatlk bir sylem olarak incelenmedike, Aydnlanma sonrasnda Avrupa kltrnn ark siyasal, sosyolojik, askeri, ideolojik, bilimsel, imgesel olarak ekip evirebilmesini -hatta retebilmesini- salayan o mthi sistemli disiplinin anlalmas olanakszdr (Said, 2004:13).

Dou, Bat tarafndan retilen bir bilgi ve hakikati reten sylem ile kurulan bir bilgi nesnesi olarak en ince detayna kadar incelenen ve yorumlanan bir karlatrma nesnesidir (Mitchell, 2001:33, Said, 2004:323). Oryantalist sylem iinde oluturulan Dou ve onun olumsuz, gsz imaj gemite ve bugnde, hatta gelecekte de deimeyecek, tarafsz ve dorudan biimde edinilmi gibi duran bir bilgi anlaynn sabitlii iine yerletirilmitir. Oryantalizmi bylesine bir hakikat ve bilgi retim stratejisi olarak okumak ise sylemin iindeki g yatrmn grmemizi salar. Mutmana gre bilginin Batl znesi, nesnesi kld Douyu gzler nne sererken kendisini gizleme veya saklayarak kurma yolunu seer. Bu ekilde sylemin setii nesnenin adlandrlmasnda, Mutmann ifadesiyle, bu nesnenin bilinmesi gerekliinin apakm gibi davranlmas ve bylece ayn anda sz konusu bilginin znesinin ustaca saklanmas amalanmaktadr. Kendini gizleyen, hibir yerden deil gibi davranan ya da yzn silerek dili serbest brakan Batl zne, sylemin bir arkn dilileri gibi ilemesini mmkn klar (1996:32). Oryantalist gelenekte ortaya karlan Dou imgesi ve kategorilerini neredeyse hibir deiiklie uratmadan sabitleyen, Dou imgesinin srekli yeniden retilmesini mmkn klan -bir metinden tekine alntlama yolu olarak da ifade edilen- metinleraraslktr. Bir metinden dierine geerek pekitirilen ve kltrel bir tortu haline getirilerek gereklik kazandrlan Dou, Oryantalist sylemin kkl gelenei iinde daha kolay elde edilebilir,

ynetilebilir ve smrlebilir bir kaynaa dntrlmtr. Oryantalist yaznn giderek artt, Douya dair sylenen szlerin dier dnemlere gre en yksek dzeye ulat zaman aralnn 18. yzyl sonu ve 19. yzyl olmas artc deildir. Daha nceki dnemlerde elde edilen bilgiler geliip byyerek artk bildik ve tandk bir yer olan Dou ve Doulu halk smrlebilir bir unsur haline gelmi, 19. yzyl Avrupa smrgeciliinin gereklemesi iin gerekli olan gc, Dounun bilgisi mmkn klmtr. Bu noktada, bilgi ve g arasnda ift ynl bir iliki ve ileyiten sz edilebilir. Gcn olumas iin bilgi besleyici bir kaynak grevi grrken, bilginin devamllnn salanmas ve hakikatin srekli olarak yeniden kurulmas iin de g gereklidir. Dou, bir bilgi nesnesi olmann yan sra, bilgi ve g arasndaki bu iliki nedeniyle bir mdahale nesnesi de olmaya balamtr. Bat denilen kltrel, ekonomik ve siyasal oluumu modern klan zelliin byle ift ynl bir bilgi-g ilikisine dayanan bir ynetme mant olduu sylenebilir. tekini ynetebilmenin yolu olarak Batl zne kendini evrensel norm ve merkez olarak kurarken, Oryantalizm gibi kurumsallam ve maddilemi bir dnya kurgusunun temelinde Bat ile dnyann geri kalan arasndaki ekonomik ve siyasal g ilikileri belirleyicidir (Keyman, Mutman ve Yeenolu, 1996:910). zetle devam edersek, Batnn jeopolitik yer adlarndan balayarak kendini evrensel ve merkezi norm olarak kurmasna, kendi dnda kalan toplumlar ikincilletirmesine, dier bir deyile kltrel hegemonyasn teki dedii kltr zerinde kurmasna olanak tanyan, Oryantalizmin sylemsel ekonomisidir. Batnn kartlklar kurucu sylemi dil ile alan dilin ayrmsal yapsna yerleik bir dizgedir. Bu durumda kartln bir kutbu hep bir yokluk ya da eksiklik ile iaretlenir, bylelikle dier kutbun stnl hi ifade edilmeksizin ak hale gelir (Keyman, Mutman ve Yeenolu, 1996:10). Douyu, onun kendi kendisini tanyabileceinden daha iyi bildiini ve onun bilgisine hkim olduunu gsteren Bat, karlatrmal bir lek iinde Douyu kltrel olarak temsil eder.

Temsil kavram, Saidin de zerinde durduu gibi, Oryantalizmin balca rnlerinden biri olmakla birlikte, smrgecilik sonras eletirilerde daha sk karmza kmaktadr. Oryantalizmin ileyiinden ayr dnlemeyecek olan temsil, Halla gre, anlamn retildii ve kltrn yeleri arasnda dei toku edildii bir faaliyet alan; dilin kullanm araclyla dnya hakknda anlaml bir eyler syleme ya da evreyi dier kiilere anlaml bir ekilde tasvir etme yoludur. Ancak, eyleri tasvir eden veya onlarn yerine geen dilin, iaretlerin ve grntlerin kullanmyla oluturulan temsilde, dnyadaki nesne, kii ya da olaylar, sadece hali hazrda bulunduklar en basit halleriyle yanstlmaz. Bu durumda, Halln temsilin yanstmac (reflective) doas olarak belirttii durumdan, dil, iaretler ve grntlerin gerein tekrar retilerek dnyann ina edilmesi iin kullanld kastl (intentional) bir temsil evrenine geilir. Bu noktada gerein yeniden inas bilinli bir retim, ereveleme ve dzenleme iinden yaplr (1997:1517). Buna bal olarak, Oryantalist temsillerce kurgulanan Dou imajnn tartlma nedeni, bakalarnn dnya grlerinin etkilenip, ynlendirildii ve Dou-Bat arasndaki g ve g eitsizliklerinin ortaya karld bilinli ve kastl bir temsil kullanmnn var olmasdr. Smrgecilik sonras almalarla ilgilenen kuramclar, temsilin grsel, yaznsal ve dier farkl oluumlarn yakndan incelemek suretiyle, temsili mmkn klan bu imajlarn g eitsizliklerindeki farkl kullanmlarn ortaya karmlardr. Temsilin grsel ya da yaznsal bu farkl oluumlar filmlerde, televizyon, fotoraf ve resimlerde, reklmlar ve popler kltrn dier farkl formlarnda gzlemlenebilir. Bununla birlikte, temsil kavramna akademik yazlarda, romanlarda ve dier yaznsal metinlerde de rastlanmaktadr. Temsil rnekleri, farkl derecelerde de olsa gereki olarak grlrler; ak olduklar veya gerei ifade ettikleri dnlr. Ancak simlasyonlar (benzetimler) veya grnteki izlenimlerin ne derece doru olduu ve gerei yanstt zerine uzun sre tartlmtr.

Dounun

yaznsal temsillerinin

hibir

zaman

Dounun

doal

betimlemeleri olamayacan vurgulayan Saide (2004) gre Douya ilikin temsiller ideolojik ierikleri nedeniyle sorgulanmas gereken, ina edilmi imajlar olarak grlmelidir. Dounun temsiline ilikin bu bak as sadece yaznsal alandaki deil, Dounun grsel alandaki (sinema, televizyon, reklm) temsil edili biimlerinin incelenmesi iin de temel bir dayanak noktas oluturmutur. Radyo, televizyon, sinema ve dier medya kltr rnleri, Kellnern ifadesiyle kendi kimliklerimizi, kendi kendimize bakmz, erkek ya da kadn oluumuza ait dncelerimizi; snf, etnik farkllklar, rk, milliyet ve cinsellikle ilgili alglarmz ve nihayet biz ve onlar alglaymz ekillendirirken kullandmz materyaller sunarlar. Medya gsterileri Kellnera gre kimin gl ve ya da gsz olduunu, kimin g ve vahet uygulamaya muktedirken kimin aciz olduunu ortaya koyup, hem gce sahip olanlarn durumunu merulatrr hem de aciz olanlara olduklar yerde kalmalar mesajn verir (1996:12). Dnyann en byk film endstrisi kabul edilen Hollywoodun rettii grsel rnlerde Kellnern bahsettii etnik farkllklar, snf, rk, milliyet ve cinsellik gibi temalar biz ve tekiler algsnn yaratlmasnda kullanlrken, kltrel farkllk vurgusu deimez bir biimde Dou zerinden yaplr. Bunun yan sra Dou, dnyaya bakmz ve en derin deerlerimizi ekillendiren, neyin iyi veya kt, olumlu veya olumsuz, ahlaki veya fena olarak anlamlandrlacan belirleyen bu grsel rnlere zengin bir dekor da oluturur. Hollywoodun film endstrisindeki yeri ve dnya apnda ulat izleyici kitlesi gz nne alnp, kltrel farkll kuran, devam ettiren ve izleyicilerin alglarn, dnce ve karar mekanizmalarn ynlendiren etkisi de dnldnde, Dounun Hollywood filmlerindeki temsili ve bu temsil yoluyla yaratlan imaj, Oryantalizmin yaratt Dou kurgusu ekseninde aratrlmas gereken bir sorun olarak karmza kmaktadr.

Ama Bu aratrmann temel amac, Hollywoodun gezgin temal filmlerinin Douyu ve Araplar kltrel olarak konumlandrrken hangi sylemsel pratikleri kullandn incelemek ve Oryantalist gelenek iinde yaratlan sylemin filmlerdeki Dou temsillerine nasl etki ettiini ortaya karmaktr. Bylece filmlerde Dou ve Douluya kar yaratlmak istenen izlenimin seyyahlarn yaratt Dou imgesinden ne derece beslendii ve temsilin kltrel farkn sabitlenmesinde nasl bir rol oynad sorgulanabilecektir. almada alt amalar olarak u sorularn yantlar aranmtr: 1. Batnn Douyu tanmlarken, farkll kurup onu temsil ederken oluturduu teki imaj tarihsel olarak nasl bir geliim izgisine oturmaktadr? 2. Douya seyahat eden ve onun hakknda yazan seyyahlar bir Dou kurgusunun oluturulmas ve klielerin yaratlmasnda nasl bir rol oynamlardr? 3. Seyyahlarn metinlerinde yer alan Douya ve Araplara ait zellikler ile Hollywood filmlerinin Douya ilikin klieleri arasnda nasl bir iliki vardr? almann kuramsal erevesini oluturan I. ve II. Blmlerde srasyla, Batnn tarihsel olarak kendi geliim izgisi zerinde tekine kar baknn nasl oluturulduu ve Oryantalist gelenekle smrgeci sylemin kademeli biimde nasl kurulduunun izleri srlmeye allmtr. Oryantalizmin Tarihsel Evrimi balkl birinci blmde Oryantalizmin ksa tarihinin verilmesi deil, Bat uygarlnn geliim izgisine paralel olarak dnm geiren Douya bak ve bu bakla beslenen klielerin birbirine eklemleniinin gsterilmesi hedeflenmitir. almann kendi iindeki snrlarna paralel olarak ikinci blmde, Seyyahlarn Yaratt Dou mgesinin bir incelemesi yaplmtr. Seyyahlarn ve onlarn metinlerinin ayr bir blm olarak ele alnmasnn balca nedeni, birinci blme konu edilen ve Oryantalizmin geliim sreci iinde ekillenip

10

Douya atfedilen tm zelliklerin birletii bir imge havuzu yaratmalardr. Dier bir deyile, 17. ve 18. yzyl seyyahlar ile 19. yzyl romantikleri kendilerinden nce oluturulan btn bir Oryantalist imgelemin gcn arkalarna alarak Douyu betimledikleri iin zel bir neme sahiptir. almann uygulama aamasn ieren III. Blmde, Oryantalizm ve Hollywood filmleri arasndaki iliki sorgulanrken, seyyahlarn kulland ark/arkl imgeleri ve klietiplerinin, Hollywood filmlerindeki yansmalar zerine odaklanlmtr. nem Bu alma, Oryantalizm konusunu incelerken, anlam retiminin gereklemesinde etkinlii olan ve grselliin youn yaand gnmzde daha da nemli hale gelen sinemay merkez alm olmasndan tr nemlidir. Literatre bakldnda Oryantalizm zerine ok sayda almann olduu ancak filmlerdeki Oryantalist sylemin nasl ve hangi biimlerde kurulduunun incelendii alma saysnn olduka az olduu gzlenmitir. Jack Shaheenin The Reel Bad Arabs isimli kitab ve Matthew Bernstein ile Gaylyn Studlar editrlnde yaymlanan Visions of the East bu snrl saydaki almalarn banda gelmektedir. Shaheenin The Reel Bad Arabs (2001) isimli almas, 900den fazla filmin alfabetik bir sraya konulup, ierdikleri temalara gre snflandrld bir aratrma olarak gze arparken, Bernstein ve Studlar editrlndeki Visions of the East (1997), film aratrmalar zerinde alan nemli kuramclarn makalelerinin derlendii ve farkl dnemlere ait Hollywood yapmlarnn Oryantalizmle ilikisine farkl bak alarnn getirildii bir almadr.

Bu erevede almann; 1. Dounun Hollywood sinemasndaki kltrel temsilinin

incelenmesinde Gezgin temasn ileyen ve Msr konu alan filmlerin incelemesini ierdiinden bir ayrntya katk getirecei ve

11

sinemada Oryantalizm konusunda, daha sonra yaplacak benzeri aratrmalara k tutaca, 2. ncelemede sadece filmlerdeki temsil zelliklerine baklmayp,

Oryantalist gelenekle etkileimine tarihsel ve ok boyutlu bir perspektif getirilmeye alldndan, kltrel almalarla ilgilenenlere alternatif bir kaynak olaca mit edilmektedir.

Aratrma Hipotezleri Hollywood Sinemas, filmlerde Douyu ve Araplar temsil edi biimiyle Oryantalist sylemin srdrld bir alan olmutur. Bu temel varsaymdan yola karak bu almann hipotezleri u ekilde gelitirilmitir: 1. Oryantalist gelenekte ve seyyahlarn gezi metinlerinde vurgulanan Douya ve Araplara ait zellikler ile Hollywood filmlerinin Douya ilikin klieleri arasnda yakn bir iliki vardr. 2. Farkl dnemlere ait filmlerde Dounun temsil edili biimi

deimemektedir. Snrlar Aratrmada incelenecek olan filmler yalnzca Msrda geen ve iinde sadece Arap dnyasnn konu edildii filmlerle snrldr. Trkiyenin ve dier Dou lkelerinin konu edildii filmler bu aratrmann kapsam dndadr. Snrllk ngiliz, Fransz ve talyan sinemasnda Douyu ve Araplar konu edinen filmlere ska rastlansa da inceleme alannn genilii nedeniyle aratrma sadece Hollywood sinemasndan rneklerle yrtlmtr.

12

Yntem Aratrma Modeli Hollywood Sinemasnda Kltrel Temsil ve Oryantalizm ismini tayan bu tez almas, bir durum saptama almasdr. Aratrma tekil tarama modeline gre yrtlmtr. Aratrmann evrenini Douyu ve Araplar konu edinmi 19802007 yllar arasndaki tm Hollywood filmleri oluturmaktadr. Aratrmann evreni ve dolaysyla daha sonra belirtilecek rneklem seiminin nedenleri asndan aydnlatlmas gereken birka nokta bulunmaktadr. Douyu ve Araplar konu edinen Hollywood filmleri tematik zelliklerine gre kendi iinde snflanmakta ve temelde ikiye ayrlmaktadr. Bunlardan ilki, sadece Dounun anlatld ve hibir Batl karakterin gzkmedii filmlerdir. Hollywood sinemas bu tr filmlerle, Dounun aslnda kendi kendini anlatt izlenimini vermeye alr. Sinbadn Maceralar (1958) ve Badat Hrsz (1940) bu tr filmlere rnek olarak gsterilebilir. kinci trde bulunan filmler Douyu anlatrken aka kartlk kuraca Batl karakterlerden yararlanr. Batl kahraman; bir arkeolog, tarihi ya da gezgin olarak bir misyonla Douda bulunur. Hollywoodun bu tr filmlerinde bir keif ya da gezgin temasndan sz etmek mmkndr. Seyyahlarn Douyla ilgili yazl kaynaklarn ve edebi eserlerin ortaya knda ve Oryantalist Dou imgesinin oluturulmasnda mihenk ta zellii tad gz nne alnarak, bu almann evreni, ikinci tr olarak belirtilen ve sadece gezgin temasn ileyen Hollywood filmleri olarak belirlenmitir. Buna gre aratrmann evrenini oluturan 19802007 yllar arasnda Douyu konu edinmi gezgin temal filmler arasndan en yksek gie baars elde etmi Indiana Jones Raiders of the Lost Ark (1981), Mummy (1999) ve Mummy Returns (2001) filmleri aratrmann rneklemi olarak belirlenmitir. Aratrma evreninden gezgin temal bu filmin rneklem olarak seilmesinin nedeni gsterime girdikleri yllarda en yksek izleyici orann elde etmi olmalardr. Aratrma rneklemini oluturan bu film Msr konu edinmeleri, gezgin temasn ilemeleri ve aksiyon-macera tr iinde yer almalar asndan ortak zelliklere sahiptir.

13

Veri Toplama Teknikleri Aratrmada ncelikle, postkolonyal almalar, kltrel almalar ve Oryantalizm zerine literatr taramas yaplarak kuramsal ya da kavramsal ereve belirlenmitir. Dier taraftan, aratrmada ele alnacak filmlerin incelenmesinde sylem analizi ynteminden yararlanlmtr. Bu noktada sylem analizinin Douyu kuran, anlamlandran ve onu temsil ederek tanmlayan Oryantalist sylemin filmler iinde nasl ya da ne derecede kurulduunun ortaya karlmasn salayacak bir yntem olduu dnlmtr. almann uygulama aamasnda sylem analizinden yararlanlmasnn nedeni, sylem analizinin, sosyal ve siyasi ierikteki metinler ve szl ifadelerde sosyal g suistimali, baatl ve g eitsizliinin ortaya konulduu, yeniden retildii ya da savunulduu durumlarda, zellikle g ve sylem arasndaki iliki zerine odaklanmasdr (Van Dijkdan aktaran Woods, 2006:14). Buna ek olarak, anlam paylamnn tanmlanmas ve deerlendirilmesinin detayl bir ekilde yaplmasna, sosyal dnyada hkim/baskn olan temsillerin incelenmesine ve ayrca insan ve dnya, gller ve geri kalanlar arasnda ne tr bir etkileimin olutuunun analiz edilmesine de olanak salayan sylem analizi, rnein, farkl medya metinlerinde anlamn nasl farkl ekillerde oluturulduunu ve buna gre de, nasl farkl grme ve dnme ekillerinin meydana geldiini ortaya koyar (Matheson,2005:12). Medyann hedef kitlelerinin doal olarak nitelendirdii, ancak, gerekte dnyann grnm ve alglannn sklkla ina edilen sylemlerle doallatrld n syleyen Bell ve Garrette gre (1998:58), bu durumun tek olas bak haline gelmesi biz ve istenmeyen onlar gibi gruplarn ite kalan ve dlanan eklinde kutuplatrlarak konumlandrlmasna neden olmaktadr. Bu noktada sylem analizinin, bu tr kutuplatrmalar mmkn klan baskn sylemlerin oluturulduu sosyal dzen ve uygulamalara kar durmay amalayan eletirel bir yaklam olduu sylenebilir. Bu ereveden ele alndnda, amac Hollywood filmlerinin Oryantalist gelenekle olan etkileimini ve Oryantalist sylemin filmlerde nasl kurulduunu ortaya karmak olan bu almada filmlerin

14

sylem analizi uygulanarak zmlenmesi, Oryantalizmin biz (Batllar) ve onlar (Doulular) kutuplatrmasn yapan syleminin film metinleri iindeki varlnn sorgulanabilmesini salamtr. Bununla birlikte sylem analizinin yaygn olarak haber ve reklm metinlerinin zmlenmesinde kullanld bilinmektedir. Ancak film de kendi bana bir metindir ve sylem analizi yntemiyle zmlenebilir. Filmlerin sylem analizi yntemiyle incelenebilmesi ve yorumlanabilmesi iin, aratrmann uygulama ve veri toplama aamasnda temel e iinde aranan kategoriler belirlenmi ve veriler bu kategoriler temel alnarak toplanmtr. almann rneklemini oluturan filmler sylem analizi yntemiyle incelenirken, filmde sylemi oluturan eye baklmtr. Bunlardan ilki film diyalogudur. Bu aamada, incelenen filmlerin film diyalogu iinde kolonyal ve Oryantalist sylemin nasl kurulduuna baklmtr. Film diyalog zmlemesinde filmin zgn dili temel alnmtr. Bunun nedeni, Trkeletirilmi film metinlerinin zgn durumlarn koruyamayacaklar dncesinde olunmasdr. Anlam katmanlarndan biri olan ses ve sesbirimlerinin oluturduu dil farkllatnda filmin metin olarak anlam deiebilir. Kald ki bu filmler Batda zgn dilleri olan ngilizce ile Dou zerine temsiller yaratmaktadrlar ve dolayma sokmaktadrlar. almada film iinde sylemi oluturan ve metnin baat esi olan grnt de zmlenmitir. Bu noktada filmlerdeki grsel eler, Oryantalist gelenekte Dou ve Doulunun zelliklerine ilikin betimlemelere yaknl ya da etkileim iinde olup olmad temel alnarak incelenmitir. Aratrmada sylemi oluturan nc ve son unsur olarak, film iindeki Doulu ve Batl karakterlerin zellikleri, olay rgs iindeki konumlandrllar ve hangi eylemler iinde sunulduklarna baklmtr. Filmlerde sylemi oluturan diyalog, grsel eler ve eylemlerden hangilerinin seilip sylem analizi uygulanacann belirlenmesinde, Oryantalist gelenekte kullanlan Douya ilikin klieler ve tekiletirmeyi salayan ikili kartlklar yol gsterici olmutur. Bu noktada, E. Baldwin, B. Longhurst, S. McCracken, M. Ogborn ve G. Smithin Introducing Cultural Studies (1999) isimli almada Saidden uyarladklar Doulu ve Batlnn zellikleri, sylemin kurulmasn salayan

15

ikili kartlklar olarak gz nnde bulundurulmutur. Buna gre Oryantalist sylemde Dou/Doulu; Kargaa, ihtiam, despotluk, zulm, ehvet, kendi kendini ynetememe, estetik kayg, dnsel, geleneki, mistik, aklsz, mantksz, entrikac, kurnaz, uyuuk, ahlaksz, ocuksu, egzotik, kaderci/pasif, esrarengiz, sessiz, zayf ve karanlk gibi niteliklere ayrlmtr. Bat/Batl ise, bu yirmi niteliin tam kart olarak kurulmutur ve dzen, ie yararllk/fayda, demokratik, adil muamele, kiisel kontrol, kendini ynetebilme, pratik kayg, eylemsel, yeniliki, makul, akl banda, mantkl, doru szl, gvenilir, hareketli, erdemli, olgun, egzotik olmayan, kaderci olmayan/aktif, ak, dndklerini aka syleyen, gl ve aydnlk eklinde temsil edilmektedir. almada sylem analizi yntemi uygulanarak zmlenen ve yorumlanan filmlerin, yukarda bahsi geen niteliklerin anlamlandrlmasnda dz deimece (metanomi), eretileme (metafor) ve benzetme (analoji) vb. deimece trlerini nasl kulland da incelenmitir. Verilerin zm ve Yorumlanmas almada yukarda belirtilen l elere ve bunlar iinde mevcut olan niteliklere gre toplanm verilerin zmlenmesinde sylem analizi uygulanmtr. Sylem analiziyle zmlenmi bu veriler, literatr taramas sonucunda elde edilen bilgiler ve almann kuramsal erevesini oluturan Oryantalizm ve kolonyal sylemle ilikilendirilerek yorumlanmtr.

BLM I ORYANTALZMN TARHSEL EVRM

1. ANTKA EFSANES VE ORTAADA DOU ALGISI Bat Avrupann Orta adan itibaren en ok etkilendii, bilinmeyeni tanma gereksinimi iinde kimi zaman yaknlap, kimi zaman da bilinmeyenden korku duyup kopular yaad blge Hentschin (1996:9) deyimiyle Akdeniz tarihinin bir paras olan Dou, dier bir deyile Akdenizli Dou olmutur. Akdeniz, Dou ve Bat uygarlklar arasnda izilen snr izgisinin srekli yeniden ortaya karld ve yaplandrld blge olarak tarihsel bir neme sahiptir. Bat ve nc dnya ad verilen kesimin en uzun ve en sk ilikide bulunduu yeri temsil eden Akdeniz, Dou ve Batnn birbirleri hakknda bugn bile hala devam eden sabit fikirlerinde etkili olan eitli imgelerin yaratld havuzdur (Hentsch, 1996:18). Bat dnyasnn her frsatta Akdenizle veya Akdenizli Douyla iliki iinde olma gereksinimi ncelikle medeniyet kavramyla aklanabilecek bir olgudur. Bat dnyas medeniyete adm atmaya balad andan itibaren geliiminin her safhasnda Dou ile iliki ierisinde olmak mecburiyetinde kalmtr. Dou, medeniyete daha nce gemeyi baaran, maddi ve kltrel zenginlikleriyle takip edilmesi gereken bir taraf olarak, tarih boyunca Batnn dikkatini ekmitir. Dier taraftan Bat, Akdenizli Dou sayesinde kimlik kazanabilmi ve uygar dnyaya katlma imkn bulabilmitir (Bulut, 2004:15) Avrupann kimliinin ve kltrel mirasnn temelini bulmaya alarak kendini evrensel klma ihtiyac kklerini Akdenizde aramasna sebep olmutur. yle ki, Avrupann daha sonra kltrel mirasn devam ettirmeyi ama edinecei Helen uygarlnn gelimesinden nce Avrupa, ran Antikanda kklerini aramak durumunda kalmtr. Ancak Avrupann ileride kendini dier medeniyetlerden ayrarak, olumlu zelliklerinin varlnn kant olarak atfta bulunabilecei bir ortam hazrlayan, Yunan Medeniyeti olmutur. Bu andan itibaren Avrupa ranla kurduu kltrel mirasa ynelik

17

ilikiyi kopararak, onun Avrupal karakterini yitirmesini ve Asyann iinde erimesini salamtr. Avrupann kendini ran Medeniyetinden kopararak Helen Uygarlyla btnletirmesi Dou-Bat ayrmnn balad bir dnm noktas saylabilir. Hentsche gre, Avrupa Dou-Bat arasnda balayan bu ayrm antikadan mehur bir efsaneye dayandrarak, kkleri ve kimlii konusunda besledii ideolojiyi alabildiine doyuracak kadar malzeme de yaratma imkn bulmutur. Bu efsaneye gre Zeus, Okeanos kzlarndan gzeller gzeli Europaya k olur ve onu sar bir boa klna girerek yaad Asya topraklarndan Girit adasna karr. Efsaneye gre Europann kz kardelerinden birisi Asia olmasna ramen Zeus birok kz karde iinden onu semi, gelecekteki soyunu deitirmesi iin Europay doduu topraklardan koparmtr. Bylece bu yk kendilerini Helen soyundan sayan kavimlerce benimsenecek, Helen soyundan gelen bir Avrupann temelleri atlacaktr (1996:2026). Avrupann kendisini Asyadan ayrmasn salayacak bu efsaneyi destekler biimde, 7. ve 8. yzylda slam dininin doarak Avrupa topraklarn tehdit edecek biimde yaylmas ve Hristiyanla rakip bir din olarak alglanmas Dou ve Baty bir daha birlememek zere koparacaktr. Dinin iki medeniyet arasnda Hristiyan Bat ve Mslman Dou eklinde temel ayrm noktas olaca 8. ve 10. yzyllar arasnda Hristiyan Bat, bedeninde ve ruhunda, o zaman ikinci bir dalga haline gelmekte olan Arap fetihlerinin son hamlelerini hissetmektedir (Cuayyt, 1995:20). Arap saldrlar Bat dncesine gre Avrupann kendisininmi gibi benimsedii Akdenizden kopmasna ve Akdenizde salanan birliin bozulmasna sebebiyet vermitir. nl tarihi Henri Pirenneye gre slamiyet Romann badatrmac uygarln yerinden eden, gnmze dek srecek olan bir kopuun olumasn salayan yeni bir dnyadr (2000:2734). Hentsch bu konu zerine yapt yorumda, Avrupann Akdenizdeki kendi paralanmlndan her frsatta Mslman Araplar sorumlu tuttuunu, Antik Yunana ve Roma birliine duyulan zlemini bu blnml ve nedenini lanetleyerek dile getirdiini sylemektedir (1996:40).

18

Orta ada Bat Hristiyanlnn Mslmanla bakn ve slam algsn cehalet a, akl ve umut a ve son olarak basiret ve ngr a olarak dneme ayran Southern, Avrupann cehalet an hapisteki, ya da snrl bir mekndaki kiinin yalnzca duyduklarna ya da sylentilere dayanarak pein hkm vermesine benzetir. 1100den nceki Batl yazarlarn slam ile ilgili olarak ok az ve kulaktan dolma bilgiye sahip olduunu dnen Southerne gre, slam dininin peygamberinin isminin dahi ok az kii tarafndan bilindii bu dnemde yerleik dnce Araplarn Hristiyanl her taraftan tehdit eden saysz dmandan yalnzca biri olduudur (2000:23). Orta an slama ynelik cehalet dneminde, ele avuca smayan, yamac, stelik Hristiyan da olmayan bir kavim olarak grlen Araplar hakknda fazla bir bilgi edinilme ihtiyac duyulmazken, en sk rastlanan sabit dnce, dier barbar kavimler gibi Araplarn da birer ba belas olduklardr (Rodinson, 1983:1516). Dier taraftan, cehalet dneminde Mslmanlarn insani vasflardan yoksun, vahi bir gruh olduu zerine vurgular yaplarak, yabanc ve tehlikeli bir toplum figr ortaya karlmtr (Tibawi, 1998:50). Bat Avrupann giderek kendinden farkl, tehlikeli ve baa klmas gereken bir yer ve topluluk olarak Mslman Douyu ve Araplar tekiletirmesi 11. ve 13. yzyllar arasnda Katolik kilisesinin nderliinde gerekletirilen Hal Seferleri ile daha da kkl bir nitelik kazanmtr. Seferlerin ortaya kn hazrlayan dnce, Orta ada, Avrupann tersine altn an yaayan ve aknlk uyandracak derecede hzl bir yaylma gsteren Mslmanlarn, sann tanrsalln kabul etmeyen, yanl yolda olan bir topluluk olarak, savalmak suretiyle dinlerinden dndrlmesidir. Dinin yan sra ekonomik karlar iin de dzenlendii

dnlen Hal Seferleri sayesinde karanlk bir perdenin arkasnda kalan slam-Hristiyanlk ilikileri kkl bir biimde dnmtr (Arl, 2004: 18 19). Hentsche (1996:50) gre, cehalet anda Mslmanlar ve slam dini hakknda yzeysel bir bilgiye sahip olan Avrupallarn 11. yzylda Kudsteki

19

hor grlm Hristiyanlar kfirlerin (Mslmanlarn) elinden kurtarmak iin dzenledikleri ve kutsal bir grev saydklar hac seferleri dmann ehresinin daha iyi belirlendii, dmanla yazarlarn aracl olmadan birebir karlald dnem olmutur. Douya yaplan hac seferleri ve Kutsal Topraklar kurtarma d, Avrupann bir yeryz cennetine duyulan belirsiz arzusuyla aklanabilir. Isodoro de Sevillann deyiiyle cennet Douda bir yerdedir ve dman elinden kurtarlmas gerekir (Deleuzedan aktaran Hentsch, 1996:50). Douya yklenen bu anlam, Orta a boyunca srp gidecek bir gelenei hakllatrrken, Hal Seferleri sayesinde Bat Hristiyanlnn karsna daha elle tutulur imaja brndrlm bir dman konulmutur:
Hedefler kesinlemiti. Dmann ehresi ister istemez daha keskin hatlarla belirtilecek ve kafalardaki imaj basitletirilecek ve biteviyeleecekti. Haclarn gznde Araplar hidayetten yoksun, gereksiz ve ilgiye layk olmayan kfirlerdi. Yneticiydiler ama sadece fiili bir durumdu bu. Onlar hi yokmu sayabilirdiniz (Rodinson, 1983:1819).

Haclarn Kutsal Topraklarda gzlemledikleri ve ou kez hara haydutlar olarak aaladklar Mslman Araplar Hal Seferleriyle birlikte kutsal topraklar kirleten bir imanszlar rk olarak fanatik bir kkrtmaya maruz kalmtr. Hal Seferleri geni halk ynlarnn gerek Douya, politik Douya, onun tarihine ve farkllklarna olan ilgisinin sfr olduu (Hentsch, 1996:59) bir dneme iaret ederken, sentetik, elendirici ve bir fikir sistemi olarak dman ideoloji hakknda doyurucu bir imaj izmitir (Rodinson, 1983:21). Bu dnemde Araplar ve slamiyet zerine halk elendirici imajlarn pek ounun Hz. Muhammed zerinden kurgulanm, zellikle Hz. Muhammedin ok elilii bir sapknlk eklinde eletirilmi ve bylece tekini kltc bir imge olarak sapknlk, cinsel hazza dknlk ve genel bir avam imgesi oluturulmutur. Rodinsona (1983:2225) gre, 11. ve 13. yzyllar arasnda slam peygamberine, onun zerinden de Araplara aktarlan, cinsel sapknlk, barbarlk, sihir ve byclk, yalanclk ve dzenbazlk gibi imajlar Latin yazarlar sayesinde klielemeye balamtr. Hristiyan ve Avrupal ruhundan tamamen uzakta bir teki imgesi, bir kart taraf olarak Araplar ve slamiyet, srekli olarak geni halk kitlelerinin ilgisini

20

ekmekte, bu byk ilgi de zincirleme ekilde ayn imajn pek ok edebi eserde yinelenerek kullanlmasna sebep olmaktadr. Bu dnemde Araplar ve slamla ilgili olarak halka hitap eden eserlerdeki imaj, ciddi eserlerde sunulan imajdan daha uzun mrl olmutur. Rodinson, halkn kendisinden farkl olana gsterdii bu ilgiyi siyasi veya askeri bir meraktan ok, garip ve egzotik masallara duyulan susuzlua balar. Southernin (2000:24) szn ettii 7. ve 10. yzyllar arasndaki cehalet anda sradan insanlar, slam peygamberinin adn dahi bilmezken, seferler srasnda slam dnyasyla kurulan yz yze iliki sayesinde, sradan halka dein uzanacak kapsaml ve masals bir edebi yazn olumutur. 11. yzyl ve Hal Seferleriyle birlikte slamla daha dorudan karlalm olsa da cehalet ortam tam olarak dalmamtr. Hal Seferlerinden nceki dnemde, insanlarn korku ve dehet iindeki halini lmcl bir tehlikeye maruz kal annda insann karsndakini insan suretinde dehetengiz varlklar olarak grmesine benzeten Houraninin vurgulad gibi (2001:45) seferler, Avrupallar iin bir umut ve rahatlama ortam salasa da slama ynelik nyarg ve cehaleti azaltamamtr yz yl sren Hal Seferlerinin ardndan Mslmanlarn savala dinlerinden dndrlemeyecei anlalm ve 14.yzylda Southernin basiret ve ngr a dedii tekini kendi dilinde anlama dnemi balamtr. Oryantalizmin kesin olarak hangi tarihte baladn belirlemek g olsa da genel dnce Oryantalizmin Hal Seferleri sonrasndaki bu basiret ve ngr anda ortaya ktdr. 14. yzyl, Arap dilinin renilmesi ve retilmesi noktasnda, tekini kendi dilinde anlayarak ona hkim olma dncesinden tr, Oryantalizmin geliimi asndan nem tamaktadr. 14. yzyln balarnda Avrupallarn teki imgesi, Orta an byk blmnde olduu gibi, hl slam dini ve Araplardr. Avrupa niversitelerinde yeni yeni ortaya kan Arapa dil okullar sayesinde Kuran- Kerim kendi orijinal dilinde okunabilecek, tercmeleri yaplabilecek ve bylece zayf yanlar ve kusurlar belirlenerek slamn daha da ok yaylmas nlenebilecektir. Ancak 14. yzyln sonlar Avrupallar iin ok daha byk

21

bir tehlikenin habercisi olmutur. Rodinsona (1983:36) gre bu tehlikenin ad Hristiyan olan Balkanlar Avrupas zararna alabildiine genileyen, stelik de Mslman bir Osmanl mparatorluudur. Osmanlnn 1453 ylnda stanbulu fethetmesi ve Dou Bizansn varlna son vermesiyle birlikte korkulan, insan suretinden kararak tekiletirme eylemi tekrar grnr hale gelir. Osmanl mparatorluu artk bal bana korkulan bir teki imgesi olmu, dier yandan da devlet, askeri ve siyasi kurumlar taklit edilecek stn bir g olarak dnlmtr (Sphanda, 2004:102). Osmanl mparatorluu bu dnemde ideolojik bir tehlikeden ok, dnyevi ve kltrel bir tehlike (Rodinson, 1983:37) unsuru olutururken, tehlike algs slam ve Arap fikrinden, slam ve Trk tehlikesine doru deiim gstermitir. Rodinsona gre Osmanl mparatorluunun ykselii Avrupallarn zihnindeki Arap takntsnn snmesine neden olmutur:
Araplara gelince siyasi bakmdan hibir nemleri kalmamt. Dou denince tasavvur edilen tabloda ancak arada bir boy gsterip kayboluyor, en az Joinville dneminden beri olduu gibi, yamac gebelerle bir tutuluyorlard. Serazen deyimi yava yava kullanlmaz olmutu ( 1983:4142).

Osmanl mparatorluunun en byk g olmaya balad bu dnemde Avrupallar kendilerine yakn bulduklar bu komuyla daha yakn ilikiler iine girmiler, hatta Osmanlnn artk Avrupal olmu, yakn iliki kurulacak Mslman bir devlet olduunu dnmlerdir. Rnesans ve reform dnemiyle birlikte Doulu bir devlet olan Osmanl ve Bat Avrupa lkeleri arasnda karlkl olarak eliler, yazarlar ve devlet adamlar iyi niyetli yolculuklar yapacak, zellikle Orta adaki din meneli Dou klielerinin yerlerini seyyahlarn gizemli, egzotik ve despotik Dou betimlemeleri alacaktr.

2. RNESANS VE REFORM DNEMNDE ORYANTALST ALIMALAR 15. yzyln sonlar ve 16. yzylda Avrupay etkisi altna alan, felsefe, sanat ve din konular zerinde yeni bir dnce akmnn ekillenmesini salayan Rnesans, bir yeniden yaplanma ve yeniden dou dncesi

22

iinde modern dnyaya biim verecek olan kkl dnmn iki boyutunu ortaya karmtr. Bunlardan ilki Aminin haral ideolojilerden kopu olarak nitelendirdii kapitalist toplumun belirginlemesidir. Buna paralel olarak gerekleen ikinci boyut ise dnyann kapitalist Avrupa tarafndan fethediliinin balamasdr (1993:8485). Rnesansn balang tarihi olarak kabul edilebilecek Amerikann kefedildii 1492 yln Avrupa kltrnn Hristiyan bir kltr olarak tasavvur edilmesini mmkn klan bir btnletirme veya merkeziletirme ileminin balad tarih olarak nitelendiren Yavuza gre, 1492 sadece Amerikann kefedildii yl deil, spanyol Emevilerinin ve Yahudilerin spanyadan kovularak isel tekiliklere son verildii, bylece dikkatlerin Amerika ktasndaki yerli halklara, yani dsal tekilere yneltildii ikili bir hareketin semboldr (1998:56). Avrupann gzn bu dsal tekilere diktii yeni dnem, hem Avrupamerkezci bir bilincin domasn hem de yeni iktisadi ve toplumsal rgtlenme tarz bnyesinde daha nceki toplumlarda rastladklarmzla en ufak bir benzerlii bulunmayan fetihi bir dinamizmin (Amin, 1993:86) olumasn salamtr. 15.ve 16. yzyllar Avrupa iin dnyann ekseninin yava yava Batya doru kayd, bu Bat eksenli dnn ise Douya bak etkiledii bir dnemi simgelemektedir. Rnesans ve reform dnemindeki yeni oluumlar sayesinde Dou-Bat ilikileri, Orta adaki Hristiyan-Mslman atmasndan farkl bir seyre girmitir. Avrupa, kendi dinsel inanlarnn stn olduuna inand, ancak bunu tekine kabul ettiremedii Orta an tersine, fetihi yeni dnemde kapitalizmin gcn de arkasna alarak Dou zerinde stnlk salamaya balamtr. Rnesans ve reform dneminde Dou zerine yaplan aratrmalarn, gezginlerin seyahatlerinin ve ilk kez 14. yzylda kurulan Arapa dil okullarnn saylar giderek artmtr. Dier taraftan bu dnemle birlikte Avrupada eskiye oranla daha objektif aratrmalar yaplmaya balanmtr (Zakzuk, 1993:18). Rnesans Avrupasnda Douyla kurulan ilikiler bir yaknlama, sklaan siyasal ilikiler, iktisadi ilikilerin gelimesi eklinde cereyan ederken, Douyu dolaan yolcularn ve misyonerlerin

23

sayca art daha tarafsz inceleme ve deerlendirmeleri zorunlu klmtr. Avrupann bu fetihler anda, Doulu toplumlarn yaay biimlerinin ve inan sistemlerinin Hristiyan ahlakna ne derece aykr olup olmadna baklmazken, bu toplumlarn rf ve adetleri daha objektif biimde tahlil edilmeye balanmtr (Rodinson, 1983:43). Bu dnemde Mslman Douyla iletiim kurabilmenin yolunun ona daha ll ve daha entelektel bir yolla yaklamaktan getii dnlse de, Hristiyanla kazandrma niyeti tamamen kaybolmu deildir. Ancak 16. yzyl reformasyon hareketleriyle birlikte saylar gitgide artan birok dnr iin din kurumu insanlarn deerlendirmesinde en temel lt olmaktan kacaktr. Hentschin de belirttii gibi 16. yzyl bir inanszlk dnemi olmaktan ok, dinin merak ve aray isteini sndrmesine izin verilmedii, keiflerin yasaklanmad ve tekine almann daha kolay olduu bir dnemdir (1996:97). 16. yzylda din ateinin merakn bomasna izin vermeyen ve Dou dnyasn incelemeyi kendisine ama edinenlerden belki de ilki, Saidin Rnesans arkiyats (2004: 60) olarak tanmlad Guillaume Posteldir. lk byk Oryantalistlerden saylan Postel, Paristeki ilk Arap dili krss olan College de Francete grevde olduu sre iinde, Avrupada Dou dilleri ve milletlerine ilikin incelemelerin zenginlemesine katkda bulunurken, Douda bulunduu sralarda pek ok elyazmas eseri de beraberinde getirmitir. Postel tekini anlayabilmek, onu sindirebilmek iin onu kendi dilinde tanmann gerekliliine inanm, bunun iin de kaynaklara ve tekinin lkesine gitmenin temel art olduunu sylemitir. Postel iin bir tek dili (Arapa) bilmek suretiyle kii btn dnyayla iliki kurabilmektedir (Zakzuk, 1993: 19). Hentsche (1996:100101) gre Postel, slam dinine ve Douya bak tarz asndan geleneksel, tekini daha iyi eritebilmek amacyla onu daha iyi anlamak iin gsterdii abalarlaysa yeniliki ve ncdr. 16. yzylda Posteli takiben Dou hakknda yazan izen, bu yzyln gelenei olan tekine hogrl ve objektif yaklamn en iyi rnei olarak gsterilebilecek dnr Jean Bodindir. Bodin tekine baknda her kltrn kendine ait bir deere sahip olduunu ve farklln zenginletirici

24

niteliini n plana karsa da etnik tiplemeler yapmaktan geri durmamtr. Aydnlanma dneminde iklimler teorisiyle karmza kacak Montesquieudan da nce bir iklimler kuramn ilk ortaya atan Bodin olmutur. Bodinin iklimler kuramna gre kuzey, gney ve merkez olmak zere corafi blge ve bu blgelerin iklimsel zelliklerine gre karakter yaplar olumu halk tipi vardr. Almanlar, ngilizler ve skitler gibi kuzeyin souk ve kuru ikliminde yaayanlar, gl ve iri yar fiziksel zelliklere sahip, souk halklardr. Gneyin scak ve nemli iklimindeki Msrllar, Yunanllar, talyan ve spanyollar minyon tipli, genelde hayalperest ve akl kurnazla alan toplumlardr. Son olarak Fransann da iinde yer ald merkez blgenin halklar lman iklimsel zellikler nedeniyle adalet ve hukukun stnlne inanan, becerikli eylem insanlardr. Bodinin La Methode de lhistoire (Tarih Yntemi) isimli eserinde yer alan bu etnik tiplemelerin Aristotelesten alnma olduunu dnen ve oluturduu iklimler kuramyla Dou-Bat ayrln ap, farkl bir biimde kuzey ve gneyi ayrma yoluna gittiini belirten Hentsche (1996:103) gre Bodin, Fransay merkezde oluun olumlu ve lml zellikleriyle stn bir konuma karrken, Avrupay da kendi iinde blgesel zelliklere gre blp paralamtr:
Bu yeni bak as onun etnik tiplemelerinin daha da olgunlamasn salyor; nk ayn paralelde, Batllarn fiziksel gleriyle, Doulularnsa zeklaryla ak farkla nde olduklar ve Bat (gnein batt yer) Kuzeyle byk bir yaknlk gsterirken, Dounun (gnein doduu yer) Gneyle benzetii sabit gibidir. yle ki Kuzeybatda yaayan halklar (skolar gibi) iki kat yiit ve vahiyken, Gneydoulular (Msrllar gibi) iki kat tembel ve bilge olacaklardr (Bodinden aktaran Hentsch, 1999:105).

Bodinin

Avrupay

iklimsel

zelliklere

gre

birtakm

sfatlarla

nitelemesine benzer bir durumdan bahseden Hazarda gre Avrupal lkelerin sadece isimlerinin sylenmesiyle bile arm yapacak tipik zellikleri bulunmaktadr. Avrupada yaygn olan bir sfatlandrma dizisi kullanarak tanmlama ve akla getirme geleneine vurgu yapan Hazard, Almanlarn nasl harpi ve birinci snf sava olarak tanmlandklarndan, Polonyallarn sanat ve edebiyat zevkleri ve yiitliklerinden, Macarlarn iki dknlkleri ile gzel kadnlarnn nasl klieletirildiinden bahsetmektedir.

25

Avrupallarn birbirlerini tanmlamak iin oluturduklar bu yaktrma sfatlar zamanla byk bir hiciv lgati haline gelmekte, yazarlarn karakter araylar iin ise uygun bir depo grevi grmektedir (1998:6364). Bodinin iklimlere gre lke halklarnn karakter emalar, Hazardn szn ettii yaktrma sfatlar ve klie karakter retimi 17. ve 18. yzyllarda Dou zerine yazan, alan ve fikir reten tm arkiyatlar etkileyen bir gelenek haline dnecektir. Corafi incelemelerde elde edilen baarlarn farkllklarn belirgin klnmas amacyla nasl kullanldn Barthold yle aklyor:
Bu durumda, elde edilen materyalleri sistematize etme, ktann eitli blgelerinin corafi zelliklerini toplumlarn hayat tarzlaryla karlatrma ve halklarn ve eitli lkelerin kaderini belirleyen temel neden olarak corafi koullar aklama teebbs ortaya kmaktadr (2004: 226).

Bartholda (2004:164166) gre Avrupann fetihi dinamizmi iinde byk bir gvenle ilerledii 16. yzylda gerek Doulu halklarn rf ve adetleri, gerekse blgeye has bitki ve hayvan topluluklar stne olabildiince bilgi toplamak amacyla dzenlenen seyahatlerin says olduka oalmtr. Dou gezginlerinin arka akn edecei 17. yzyldan bir asr nce, bir seyyah olarak en dikkat eken kii Pierre Belon du Mans olmutur. Belon du Mans, ba ve yardmlarla gerekletirdii Dou Akdeniz seyahatinden, gezdii blgelere ait bitki ve hayvan trlerine ve yre halklarnn rf ve adetlerine ilikin bilgilerle dnmtr. Belon du Mans gibi 16. yzylda Douya seyahat eden seyyahlarn birtakm ortak zellikleri bulunmaktadr. Daha sonraki yzyllarda iyice tektiplemi bir Dou imgesinin olumasnda byk paylar olan bu seyyahlarn ounun seyahat etmelerindeki birincil ama memleketlerinde saygnlk kazanma arzusudur. lkelerinde ok da iyi bilinmeyen blgeleri ziyaret edip, buralardan yeni bilgilerle dnmenin kendilerine byk bir itibar salayacan dnen seyyahlar, hayatlarndaki baarszlklar rtmek iin Douyu yeniden kefe kmtr:
Ne tccar, ne misyoner, ne eli, ne de bilgin olan bu tr seyyahlar, daha ok hayatlarndaki baarszlklar ve Avrupa toplumunda bulunduklar konumdan kaynaklanan memnuniyetsizliklerden dolay arka gidiyorlard. Yabanc bir

26

lkede hedeflerini baarmay ve hayatlarna heyecan katmay mit ediyorlard (Barthold, 2004: 167).

lkelerinde isimlerini duyurma peinde olan bu dnem seyyahlarnn bir baka ortak zellii ise rahata gzlem yapabilmek iin Mslman gibi grnmeye zen gstermeleri ve ran seyahat iin gzde bir ark memleketi olarak ilan etmeleridir. 16. yzylda seyyahlarn Dou gezileriyle birlikte Oryantalist

almalarn rengini belirleyen olgu, Douya bakn politik bir ereve iine alnmas olmutur. Orta adaki din eksenli Dou-Bat kartlnn yerini 16. yzylda dinle hibir ilgisi olmayan tamamen politik yapda bir farkllk almtr. Machiavelli teki hakknda serinkanl bir politik bilinlenme iinde, daha 16.yzyldan Dou despotizmi kavramn besleyecek olan bir modele kap amtr (Hentsch, 1999:96). Dier bir deyile izleri yava yava belli olmaya baladysa da 16. yzylda ne tam anlamyla despotik bir Dou imajndan, ne de seyyahlarn gezilerinden kan bir egzotik Dou imgesinden sz edilebilir. Orta adan itibaren Mslman Dou iin yaratlagelen cinsel haz dknl, dzenbazlk, barbarlk ve byclk gibi klieler 16. yzyl Avrupasnn oluturmaya balad ve 17. yzylda iyice grnr hale gelecek olan egzotik ve despot Doulu imgesiyle birleecek ve hayali Douyu Batnn kullanmna sunacaktr.

3.

ONYEDNC

YZYILIN

EGZOTK

DOUSU

VE

AYDINLIKLAR

AININ BATISI Avrupada 15. yzyl Rnesans hareketi, 16. yzyldaki reformasyon ve 17. yzyln ortalarndan itibaren etkileri belirginleen kartezyen felsefe, en ayrt edici zellii btn kullanm farkllklar ve eitliliiyle birlikte akl kavramnda gizlenmi 18. yzyl Aydnlanma dneminin n tarihini oluturmaktadr (idem, 1993:15). Aydnlanma a dncesinin ilkeleri ve temel kavramlarnn byk lde iinde hazrland, tm varlk ve var olma sorununu bilin ve dnen zne dzeyinde temellendiren 17. yzyl kartezyen felsefesi, Dou-Bat sorununu siyasal ve ontolojik bir krize

27

dntren

dnceyi

beslemektedir

(Arl,

2004:20).

Bu

noktada

cevaplanmas gereken bir soru ortaya kmaktadr; Dou-Bat kartln kurarken Oryantalizmin yasland ben ve teki dncesinin olumasnda Kartezyen felsefe ne gibi bir rol oynamtr? otuksken e (2001:4749) gre, Descartesn Ben ki dnyorum, o halde varm, olmaktaym sz insann dnmesinin tm var olma biimlerini ncellerken, Kartezyen felsefe, Ben kimim? Biricik: ama evrensel ve tarihsel olmayan bir zne olarak ben kimim? kartezyen sorusu zerinde ekillenmektedir. Ben kimim?, Ben neyim?, Biz kimiz?, Biz neyiz ? sorusunun sorulduu her ortamda ben/biz olduu durumun dna karlmtr. Baka bir deyile tekil, bireysel ve yerel olarak zne imdi ve burada var olmakla birlikte genelin/evrenselin iine sokularak ve kendi dna karlarak varln kesinler. Kartezyen felsefede zne ancak kendine belli bir uzaklktan bakabilme becerisini gstererek, kendi dna kar. Bylece kendisiyle, kendisi olmayan/bakas arasndaki ayrm grebilecek ve yaama znesinden bilgi/bilme znesine evrilecek olan Batl bir bilgi znesi aama aama kefedilecektir. Orta an zneyi mutlak zneye gre konumlandran yzyllarndan, insan zihninin kefedildii, zneyi anlama yetisi balamnda ele alan Rnesans sonlarna kadar Avrupann ve Avrupalln ne olduu sorusu Avrupal znenin kafasn megul etmitir:
znenin aama aama kefedilii, Avrupann olumasna da denk dyor byk lde znenin doum yeri olan Avrupa; kendini, kendisi olmayan zerinden kurarken, kendisi olmayan belirlerken aslnda kendi var oluunu hep bir sreklilik iinde gzden geiriyor; kendini yeniden kuruyor (otuksken, 2001:50).

Kkenleri 17. yzyldaki zne dncesine dayanan benmerkezci (ego-centric) ve tekici sylem tarzlar Oryantalizmin idealletirilmi bir teki zerinden kurulan dntrmeci yapsna, modern tahakkm biimlerininse merkezlemeci ve evrelemeci fikir ve pratiklerine temel tekil etmektedir. Batnn Douya kar Oryantalist yaklam 17. yzyln kartezyen felsefesi iinde beliren yeni zne konumuyla daha gzle grlr ben ve teki

28

kartlklarn doururken, klasik dnem Avrupas 16.yzyldaki fetihlerin mirass olarak tekini incelemek, farkllklar tanmlamak iin daha fazla olanaa sahip olmutur. 17. ve 18. yzyllarda Avrupada Dou zerine sylenen szlerin zenginleip 16. yzyla kyasla daha verimli hale gelmesi artc deildir. nk Avrupa geirdii Rnesans ve Reform gibi byk maceralar devrinde daha ok yeryznn fiziksel kefi ve kendi kimliinin olumlanmas zerinde durmutur. Kendi zihinsel snrlaryla birlikte dnyann da kefine kan Avrupa, Douyla esas temasn 17 ve 18. yzyllarda kuracaktr. Foucaultnun Kelimeler ve eyler isimli eserinde zerinde ska durduu Klasik temsilin yzylnda (17. yzyl), yeryznn doymak bilmeyen bir hrsla kefi, mantar gibi oalan byk projeler, dnyaya ekidzen verme planlar, seyahat ykleri ve Avrupa dndaki lkelerle ilgili bilgiler birbirini izler (Hentsch, 1996:114). Bu dnemde tam anlamyla Batllarn aknna urayan Dou lkeleri ticaret ve politik ilgiyle kar karya kalrken, Douya szmann ve onu kendine mal etmenin yolunun tekini merak etmekten getii anlalmtr. Douya kar bu sonsuz merak giderecek olan ise 1718. yzyl seyyahlar ve onlarn seyahatleridir. Sadece 17. yzylda Dou zerine yaymlanan seyahat notlarnn says 200den fazladr (Yerasimostan aktaran Bulut, 2004:63). Bu dnemde Douya seyahat eden maceraperestlerin ve seyyahlarn gezileri ounlukla devletin resmi emri ile gerekletirilmi ve masraflar da Avrupal devletler tarafndan karlanmtr. Gezginlerin saylar ve beraberlerinde getirdikleri bilgilerdeki art Douya ilikin bal bana bir dokman yn olumasn salamtr. Ancak Dou zerine be, on, yirmi yl arayla korkun biimde birbirini tekrarlayan raporlar (Hentsch, 1996:117) hem ierdikleri anlatlar, hem de gzlemlerin dile getirili biimi ynnden benzer zellikler tarlar. Oryantalist yaznn birbirinin kopyas gezi edebiyat rnekleri daha 17. yzyldan balayan alntlama geleneini gzler nne sermektedir. Her yazar kendinden ncekilerden beslenirken, kendinden sonra gelecek olan Dou aratrmacs iin bavurulacak temel bir kaynak olmaya balamtr. Buluta

29

(2004:6465) gre, Dou iin yaratlan belli imgelerin kullanmndan vazgeilememesinin ve klietiplerin retilmesinin sorumluluu yalnzca bu dnem gezi yazarlarnn zgn olmayna balanamaz. Seyyahlar kopyac bir biimde retimde bulunurken onlar denetleyen, seyahat notlarnn yaymlanma aamasnda okuyucu beklentilerini gz nnde bulunduran editrlerin varl da gz ard edilmemelidir. Editrlerin ilk grevi eser yaymlanmadan nce eseri denetimden geirmek ve hatta sansr uygulamaktr. Dou zerine yazanlarn bir ksm aslnda hakknda yazd blgeyi dahi grmeden, sadece daha nce okuduklar ve duyduklarnn etkisiyle, hayal ederek retimde bulunduundan, eksik bilgileri gelen yeni bilgilerle doldurmak editrler iin ikinci bir grev haline gelmitir. Dounun 17. yzylda bir merak oda ve bilgi nesnesi haline gelmesinde, okuyucuya sunulan egzotik diyar olarak bir moda haline dntrlmesinde seyyahlarn ve editrlerin pay azmsanamayacak boyuttadr. 17. yzylda Msr, Suriye ve ran gibi lkelere seyahat ederek pek ok el yazmas eseri lkelerine getirenler Fransz seyyahlar olmutur. Egzotik yerler ve hikyelere ilgisi daha da ok artm okuyucuya Dounun kervansaraylar, kervanlar ve l develeri hakknda ince detaylarlarla sslenmi bilgiler veren 17. yzyl seyyahlarndan Tavernier, Oryantalizmin Dou kurgusunun olumasna kendisinden ncekiler ve sonrakiler gibi nemli hizmetlerde bulunmutur. Dier pek ok seyyahta karmza kaca gibi, Tavernierin de eserleri ve gezi notlar dorudan doruya kendi kaleminden kmamtr. Eseri editrlerinin denetiminden gemi, modaya uygun hale getirilmitir (Bulut, 2004: 65). Tavernierin ada olan nemli gezginlerden Chardin, 17. yzyl gezginleri arasnda ran en eksiksiz ve detayl biimde tasvir eden seyyah olarak n yapmtr (Barthold, 2004: 173). Douya birden fazla kez yolculuk yapan Chardinin seyahat notlarndaki ilgin bir yorum Tavernierin grleriyle birebir rtr. ki seyyahn Douya, zellikle de rana kar tutumu kmseyici bir baktan, ders verici, retici bir tona doru eitlilik gsterir. Onlara gre ran halk yoksulluk ve sefalet iindeki hayatlarn deitirecek bir yol olarak almaktan kam ve yoksul kalmay

30

tercih etmilerdir. Ancak bu tembel halka retilmesi gereken, refaha giden yolun kaderci bir kanaatkrlktan deil, srekli almaktan getiidir. Hem Chardin hem de Tavernier ran sefahat dknlnn hkim olduu, hovarda, dalkavuk, sinsi ve ikiyzl bir halktan oluan egzotik bir lke olarak tasvir etmi ve tantmlardr. Tavernier ve Chardinden farkl olarak sadece zevk iin gezen ve zengin bir aileye mensup olan Jean de Thevenot, ayn olumsuz betimlemeleri Msr anlatrken yapmtr. Her gezgin de Oryantalizmin alntlama gelenei iinden yetienlere ve kendi eserlerini temel alacak olanlara olumsuz bir Dou imgesi miras brakmtr. Bununla birlikte, onlarn Doulu halklar zerine yazarken altn izdii tembellik, dalkavukluk ve sinsilik gibi olumsuz zellikler Oryantalizmin klie daarcn zenginletirici bir etki de yaratmtr. rnein, Thevenotun esmer tenli Msrllarn geveklik ve rahatlklar hakkndaki dnceleri, adalar Tavernier ve Chardinin ranllarn almaktan nefret edileri zerine yazdklaryla birleince, her eyin ortak paydasn oluturan bir Dou tembellii kliesi ortaya kmtr. 18. yzylla birlikte Montesquie, Dounun bu ataletini ve srekli vurgulad bir konu olarak halkn despotik ynetime kar umursamazln yaanlan scak iklimin etkisine balayacaktr. 17. yzyln sonuna doru ismi geen seyyahlarn ve daha biroklarnn sayesinde Avrupada zellikle de Fransa ve ngilterede ok zengin bir ark elyazmalar koleksiyonu olumutur. Douyla ilgilenen ve onu merak edenlerin herhangi bir konuda bilgi edinebilecekleri ok saydaki kaynak, dHerbelot gibi Douya hi gitmemi yazarlarn eserlerine de temel oluturacaktr. Fransz arkiyats Barthelemy dHerbelot, arkl yazarlardan alntlad ve Mslman ark hakknda bilgilerin topland ilk ansiklopedik szlk olan Bibliotheque Orientalei (Dou Ktphanesi) 17. yzyln sonunda meydana getirmitir (Barthold, 2004:176). DHerbelotun Mslman lkelerin kltrleri, tarihleri, yazarlar ve edebi eserleri zerine ilk ansiklopedi olarak kabul edilen almas, Dou aratrmalar tarihinde bir kilometre ta olmutur. Dier taraftan onun Douyu hi grmeden, sadece okuduklaryla oluturduu bu eser, Dounun seyahat edilmeksizin, birebir

31

gzlenmeksizin de tasvir edilip hakknda yazlabilecek esnek bir malzeme olduunu gstermitir (Endress, 1988:10). 17. yzylda Avrupal seyyahlarn Dou merak ve onun

kefedilmesine ynelik istei, Douyu, birbirine benzer kaynaklar iin zengin bir malzeme, eyletirilmi bir kyaslama ve fikir yrtme nesnesi haline getirmitir. 17. yzyln son yirmi ylna dek canl bir ekilde srdrlen ark gezileri pek ok seyyaha gre gzlerindeki perdeleri kaldrmann bir yoludur. Ancak yolculuklarn temel ilevi hibir zaman tam anlamyla gzlerdeki perdelerin indirilmesi olmamtr. Tam tersine, Douya yolculuk Batl gezgin iin kendi deer ve inanlarn bsbtn pekitirmenin bir yoludur. Seyyahlarn eserlerindeki Doulu halklar kimi zaman cmert, yardmsever ve stn insani vasflara sahipmi gibi gsterilse de, metinlere serpitirilmi bu olumlu zellikler asl olan farklln yannda kuru birer detay olarak kalmaktadr. Dou zerinde hkimiyet kurmann, ondan stn olduunu vurgulamann ikinci yolu onu basit bir elence malzemesi haline getirmektir. 17. yzylda seyyahlar elencelik ve egzotik bir Dounun temellerini atarken, sadece gezi edebiyatna deil, edebi kurguya da uzun mddet malzeme olacak yaygn bir Dou modas balatmlardr. Cuayyta (1995:2829) gre, Dou modasnda popler dnce artarda, harikalar diyar, debdebeli bir ark; zalim, ehvet dkn arkl; ilkel, iddet dkn Arap imajlarnn peine dmtr. Bu durumda Avrupa, tekiletirdii zerinde daha rafine edilmi kltrel temsil aletleri kullandka kendisini dnyann daha da merkezinde bulmaya balamtr. lkel Douya her tepeden bakyla, Dounun manzaras gzlerinin nnde daha pitoresk bir hale gelmitir. 17. yzyl gerek seyyahlarn gezi notlarnda, gerekse seyahat etmeksizin yalnzca ark yaznndan beslenerek yazanlarn metinlerinde, Dounun aal olduu kadar aalayc bir kullanmna tanklk ederken, tm cokusu, iyimserlii ve evrenselcilii ile 18. yzyln Aydnlanma dnemi, Douyu abartdan uzak ve hogrl bir biimde anlamaya ynelir.

32

4. ENTELEKTEL BAKIIN ODAINDAK DNCE MALZEMES DOU 18. yzylda Avrupa, Aydnlanma dneminin etkisiyle, Douya bakn daha lml ve sorgulayc hale getirmi, Dou 17. yzyldaki seyirlik nesne konumundan karlarak, bir tartma konusu ve dnce malzemesine dntrlmtr. Aydnlanmayla birlikte Bat, merakn ve ilgisini Dounun toprak genilii ve kalitesinden, yetitirdii rnlerden ve egzotik diyarlarndan bir nebze olsun uzaklatrp, dikkatini Dounun kanunlarn, hkmet sistemlerini ve imparatorluklarn incelemeye yneltmitir. Hazardn Avrupann durgunluk dnemi olarak adlandrd 16801715 yllar aras, klasik an kafasnn mevcut durumu koruma isteiyle megul olduu ve eriilenlerin ok fazla sorgulama ile kaybedilmesinden korkulduu bir bilin bunalm veya Aydnlanmaya gei dnemidir. 17. yzyl Douya ilikin seyahatnamelerin, hikyelerin, tasvir, rapor ve koleksiyonlarn sayca byk art gsterdii bir dnem olmakla birlikte, Hazardn vurgusuyla, dnce ve zihinler bu yzylda hl bir istirahat halindedir (1973:311). harekete Avrupann geii 18. dnce yzylda alanndaki bu durgunluktan kurtulup Aydnlanmann

sorgulayc ve kukucu aklclyla mmkn hale gelecektir. ngiliz devrimiyle balatlp Fransz devrimiyle bitirilen felsefi bir hareket ve sre olarak aydnlanma, Batnn evrensel tarihi iin bir dnm noktas olmutur. Aydnlanma hareketinin temel amac insanlar kleletirici olduu dnlen mit, nyarg ve hurafelerden, dolaysyla da bunlar besleyip reten din merkezli eski dzen ve ancien regimeden kurtarmaktr. Aydnlanmann rasyonalist Batsnn bu eski dzenler yerine kabul ettii, akln dzeni olmutur. Akl a olarak da bilinen aydnlanma, akln iyi ve zgrletirici niteliine vurgu yaparken, her trl felsefi ve toplumsal projenin de akln emsiyesi altnda toplanp, aklla somutlaan ilkelere dayandrlmasn zorunlu klmtr. Aydnlanma, 18. yzylda Avrupann olaylara ve nesnelere daha iyimser bakmasn, akl ve dncenin nderliinde entelektel bir aba sarf etmesini ve toplumsal ve insani olaylara daha duyarl yaklamasn mmkn klmtr (idem, 1993: 1116). 18.

33

yzyl Avrupas Aydnlanmann znde bulunan bu olumlu nitelikler sayesinde kendine olduu gibi tekine de daha farkl bir perspektiften bakmaya balamtr. Grnenin tesine bakmaya alan, srekli sorgulayan rasyonalist Batl zne iin bir rpda kabul edilebilecek bir Dou imaj olmamaldr. Orta adan bu yana Douya atfedilen ne kadar kt zellik varsa bunlar tekrar kukucu bir aklla gzden geirilmeli, tekine hi deilse daha hogrl bakmay renmek gereklidir. 17. yzyln sonlar ve 18. yzyln balarnda ortaya kmaya balayan Fransz aydnlar, Avrupann bir nceki yzyl boyunca kulland Dounun seyirlik malzeme niteliini bir kenara itip, daha ok, onun kanunlar ve hkmet sistemleriyle ilgilenmitir. Douyla ilgili dnceleri tam da bu ereveye oturan 18. yzyln en byk dnrlerinden Montesquieu, Douyu ve onun despotik idare biimini hayali bir takm hikyeler yaratp, imal bir dil kullanarak Fransz toplumunun incelenmesi ve eletirilmesi iin kullanmtr. Bu nemli Aydnlanma dnrne gre dnyada eit ynetim biimi vardr; vatandalarn medeni haklar ve erdemleri sayesinde ibana getirilen ve onlarn yardmlar ile baarl olan cumhuriyet idaresi; an ve hrete dayal olan monari ve son olarak Dou despotizmi olarak da bilinen ve muhafazas iin iddete bavurulan despotik idare biimi. 18. yzyln ebedi abidelerinden saylan ve Montesquieunun bu hkmet biimiyle birlikte pek ok siyasi gerekleri anlatt Kanunlarn Ruhu isimli eseri uzun yllar Avrupa ve Amerikada bavurulan bir kaynak olmutur. Montesquieu olgularn doal faktrlere dayandrlarak aklanabilecei ilkesini benimseyen bir dnr olarak, hem kanunlarn oluturulmasn, hem de siyasi ynetim biimlerinin toplumlara uygunluunu tabiat kavramn merkeze alarak sorgulamtr. Ona gre bir lkenin kanunlarnn belirlenmesinde o milletin dini, serveti, ticaret kapasitesi, rf ve adetleri etkin bir rol oynarken, souk, scak ya da lman iklimlere, lke arazisinin bykl ve yaylna gre de kanunlar deiiklik arz eder. 16. yzylda Bodinin ortaya koyduu iklimler teorisini daha detaylandrlm ekilde ilk ortaya atan Montesquieudan bakas

34

deildir. Daha nce de kullanlan bir kavram olmakla birlikte iklimler teorisi Montesquieuyla zdelemi, onun katklaryla zenginlemitir. Montesquieuya gre scak ve souk iklimlerin insanlar zerinde birbirinden farkl etkiler yaratan, derin, somut ve fizyolojik etkileri vardr. Dnyann baka baka yerlerindeki kurumlarn deiik yaplarn ve insan karakterleri arasndaki farkllklarn temel nedenini iklim koullarna balayan Montesquieu iin, kanunlar da iklim zellikleriyle birebir iliki iinde yaplandrlmtr. klimler teorisine gre bir toplumun kaderini belirleyen, onun ne olup olmayacana karar veren, iinde yaanlan ve alkn olunan iklimdir. nsanlarn davranlar zerinde etkili olan iklim, ayn olgulara farkl reaksiyonlar verilmesi gereini beraberinde getirir. rnein, Doulular gibi scak ve deiken olmayan iklim artlarnda yaayan toplumlar, Batnn sert ve deiken ikliminde yaayan toplumlarna gre rehavet iinde bir hayat srerler. Srekli hareket ve canllk gerektiren kuzeyin souk hava artlarnda insanlar, glgeliklerde yan gelip yatma eilimi iindekilere gre daha ok i yapmaktadrlar. Havense (1971:99135) gre Montesquieu, iklimler teorisini kullanarak her toplumun ayn biimde ynetilemeyeceini, rnein cumhuriyetin her millet iin uygulanabilecek bir ynetim biimi olamayacan vurgularken, Dou despotizminin tekrar tekrar hafzalara kaznmasn salar. Dou despotizminden sz ederken alayc ya da aalayc bir tondan uzak duran Montesquieu iin farkl artlar, farkl tarih ve tecrbeler, doal bir biimde farkl ynetme biimlerini de beraberinde getirecektir. 18. yzylda byk lde Montesquieu sayesinde gndeme gelen Dou despotizmi slama ynelik eski nyarglar yarnda fanatizmi de geride brakr (Bulut, 2004: 80). Aydnlanma yzylnda slam Orta alardaki gibi peinen yarglanmasa da dinlerin tarihsel kkenlerinin aratrlmasndan doan eletirel yaklamlarla da kar karya kalacaktr. Hentsche gre Montesquieu gibi nemli aydnlanma dnrlerinden olan Voltaire ve Boulainvilliers iin slam, 18.yzylda, Hristiyanla yakn ve tehlikesiz bir din olarak nemli bir deneme alan olmutur. nl dnr Voltaire, Douya zellikle de slam dini ve Araplara kimi zaman hayranlkla

35

kimi zamanda fkeyle kark bir kmsemeyle bakmtr (1996:139). En nl eseri Le Fanatisme, ou Mahomet le Prophetede (Fanatizm ya da Muhammed Peygamber) Hz. Muhammedi ve onunla zdeletirdii slam dinini ktleyen ve dmanca bir tutum sergileyen Voltaire, tpk ada Montesquieu gibi tekini kullanarak kendi deerlerini eletirme yolunu seer. Voltaireye gre Hristiyan kilisesini eletirmenin en iyi yolu slam kullanmaktan geer. Onun gznde vahyedilmi dinler zeki din adamlarnn insanlar zerinde egemenlik kurabilmek iin halkn budalalk ve nyarglarn kullandklar bilgisizlik ve yalanlar zerine bina edilmi rnlerdir. Voltaire, slam dinini bu yolla eletirirken, aslnda Hristiyanl eletirmek istemitir. (Bulut, 2004:7980). slam dini ve Arap toplumlaryla ilgilenen ve genelde Araplarn Avrupadaki sahtekr, arlatan, sapkn ve sefahat dkn gibi klielemi imajlarn dzeltmek iin alt dnlen aydnlanma dnr Boulainvilliers, Mslmanlara saygnlklarn geri vermek niyetiyle hareket etmitir. Ancak Hentsche (1996:139142) gre onun bu hogrl bak asnda hak edilen bir saygnl geri vermekten ok, tekiyle ilgili olumsuz imajlar daha da pekitirmek sz konusudur. Boulainvilliersa gre Araplar Batllarn nadiren ulaabildii bir gnl ycelii ve soylulua sahiptir. Hor grlmemesi gereken bir millet olarak Araplar, dnyann byk ounluunca unutulmu, gzden derek llere yaylm ve yapayalnz yaamlardr. Onun savunduu temel nokta Avrupann Orta adan bu yana sregelmekte olan slam ve Araplara kar kalplam nyarglarnn nesnellik ve ciddiyetin yardmyla yok edilmesidir. Araplar tarihte arya kam toplumlar olmakla birlikte kmsenmeyi de hak etmemilerdir. Hentsch, Araplara ve slama kar tm bu olumlu dncelerine ramen Boulainvilliersin ou zaman daha nce yazdklaryla elien fikirler de ortaya attn dnmektedir. tekine hogrl olmakla birlikte mesafeli de bir tavr taknan dnr, rnein bir taraftan Araplarn evrensel tarihe katklarndan sz ederken, dier yandan onlarn antlar yakp ykarak, kitaplar yok edip gemiin ve onu korumaya alan bellein izlerini silmeye

36

alarak nceki insanlarn yaratt ne varsa mahvettiklerini ileri srmtr. Hentschin ifadesiyle her iki dnrn de tekine baklarnda vc ne varsa, baktklar eyin eksikliiyle koullanm gibi grnmektedir (1996:145). Aydnlanma dneminde tekine baktaki mesafeli, souk ancak hogrl tavr, Volney gibi bir seyyah ve dnrde de kendini belli etmitir. 17. yzyl seyyahlarndan tamamen farkl bir biimde Volney, Douyu abartmadan, hayal gcnn tuzaklarna kaplmadan ele alm, bu zelliiyle de yalan sylemeyen tek gezgin olarak tannmtr. Volney ada Boulainvillierse benzer bir ekilde arkllara ynelik nyarglar ve yaygn klieleri reddetmi ve Douya klielerin etkisi altnda kalmadan, daha objektif bir biimde bakmaya almtr. Avrupann Aydnlanma yzylnda Dou, slam ve Araplar zerine 17. yzyl seyyahlarndan bambaka bir tavrla yazan ve dnen Montesquieu, Voltaire, Boulainvilliers ve Volney egzotizm ve mistik heyecanlar peinde komadan, dnce malzemesi bir Douya ilgi gstermilerdir. Onlarn yazlarnda esas ve ortak olan siyaset, karakter analizleri, din ve kurumlar tarihi gibi Batnn bir i kritiinde ya da eitli medeniyetlerle karlatrmal baklarda dikkate alnan konulardr. 18. yzyl Avrupal aydnlarnn oluturduu arkiyat metinlerin ounluunda gzlenen dier bir ortak zellik ise, Saidin ikinci tr arkiyat metinler dedii kategori iinde yer almalardr. Saide gre arkiyat metinlerin birinci trnde yazar znelliini tamamen gizlemeye alr. Gzlemlerin znellie stn tutulduu metinleri ikinci tr olarak niteleyen Saide gre, nc tr arkiyat metinlerde yazarn znellii gzlemlerini bastrr. arkiyat metinlerin ikinci ve nc trnde kiisel ya da en azndan arkiyat olmayan bilincin oyun alan ok daha genitir (2004:169). 18. yzyl dnrlerinin metinlerinde ikinci tre uygun olarak, objektiflik ve gzlem gcnn yansmalar dikkat ekici boyuttadr. Ancak btn bir 18. yzyl boyunca retilmi metinlerin gzlemi znellie stn tutan bir yapda olduunu sylemek de mmkn deildir. nk 17. yzyldan itibaren arkn egzotizmi ve ba dndrc

37

debdebesine altrlm bir okuyucu kitlesi, bir yzyl sonra da byk bir alk duyarak Dounun gzleri nnde sergilenmesini beklemektedir. 18. yzyln balarnda, Antonio Galland gibi yazarlar okuyucularn byk Dou merakn gideren ve onlara duraan hayatlarn bir renk cmbne dntren egzotik, byleyici ve masals bir Dou sunmutur. Gallandn 1706da Franszcaya evirdii 1001 Gece Masallar Arap, ran ve Hint kkenli olmakla birlikte Avrupalnn dnde btnsel bir sihirli Dou yaratmtr. ykler iindeki ak, tutku, ihanet, entrika, cinsel iliki ve harem kurallar gibi temalar tekine kar merakn adeta bir tutkuya dnmesine neden olmutur (Parla, 2005:36). Binbir Gece, Avrupadaki peri masallarna hayran kalan okuyucular iin sihirli bir dnya yaratrken, Dounun sihirli lambalardan kan cinlerini, tepegzl akl almaz canavarlaryla, uan hallarn da Dou mitleri arasna katmtr. 18. yzylda Gallandn Avrupal okurlarla buluturduu Binbir Gece Masallar ile William Beckfordun nl Vatheki ayn romantizm ncesi eilimin rn olarak domutur. Beckford, History of the Caliph Vathek (Halife Vathekin yks) isimli eserini Douyu hi grmeden, sadece o zamana kadar edindii bilgiler nda yazmtr. Eserini oluturduu srada yararland kaynaklarn banda hi kukusuz Binbir Gece Masallar gelmektedir. Dier taraftan Vathek yksn yazarken Beckford, daha nce yazlm Dou seyahat notlarndan yararlanm, yaad atoyu hayalinde bir Dou beldesine dntrerek okuduu masallarn da esiniyle youn grsel betimlemelerle dolu zengin ve renkli bir Dou yaratmtr (Parla, 2005:37). Doulu despotizm, cinsel arzu, sapkn ilikilerle yasak bilgi ve zevklerin harmanlanmas sonucu ortaya kan Vathek eseri iin Beckford unlar sylemitir:
Her eyi yceltmem, abartmam, Doulatrmam gerekti Zmrd Anka kuunun kanadnda uuyordum; cinler, periler, byler arasnda sanki bu dnyadan deildim (Beckforddan aktaran Parla, 2005:37).

Parlaya

gre,

19.

yzylda

romantiklere

Dou

temalarnn

kullanlmasnda nclk eden Beckfordun yks son derece kiisel ve o denli problematik zlemleri Douyu kullanarak dile getirmektedir (2005:41).

38

5. KURUMSALLAAN ORYANTALZM VE SMRGEC FAALYETLER Oryantalizmin tarih sahnesindeki evrimi, Batnn Orta adan balanarak incelenen tarihsel geliiminin bir izdm olarak grlebilir. Bat kendinden farkl olan aklama, dier bir deyile kendi stn tarihini evrensel klarak kendi egemenliini kabul ettirme abas iinde Douyu yaanlan yzyln koullaryla, dnce ve etkinlik alanlaryla balantl olarak temsil etmitir. Dou, kimi zaman Orta ada olduu gibi korku duyulan, sapkn, vahi ve barbar bir teki, bazen merakl Batl gzlerin seyirlik egzotik beldesi, kimi zaman da aydnlanm dimalarn despotik ynetim biimlerini eletirdii kleletirilmi bir toplum olarak sunulmutur. teki hakkndaki bu imgelerin tamam Batl ile Batl olmayan halklar ve fikirler arasndaki zamand bir kartln duraan rnleridir (Loomba, 2000:79). Yzyllar boyunca, Dounun ne olup olmadn tanmlamak iin eitli tarihlerde srekli yeniden biimlendirilen ve birbirine eklemlenerek gelitirilen bu yzergezer klieler, Saidin yorumuyla, balangtan beri yeniden kurma ve tekrarlama biimiyle iletilen bir tarzn iinde yaplandrlmtr. Ancak Douyu masumane dnceler iinde tanmlama, kategoriler iinde ele alp, ereveleme istei, tekini sadece zihinsel olarak deil, fiziksel balamda da kendine mal etme sreci olarak grlebilecek smrgecilii dourmutur. Saide gre smrgeci faaliyetlerin kullanmna sunulan bilginin olumasnda nceki Oryantalist almalarn katks ok byk olmakla birlikte, 19. yzyla ait fikirler, kurumlar, betiler, bilinen en byk toprak kazanma ann ilk aamasnn nemli bir ksmn oluturmaktadr (2004:133). Antropoloji, sosyoloji ve karlatrmal dil bilim almalarnn 19. yzylda gelimesiyle, Oryantalizmin imge havuzundaki bilgiler daha sistematik biimde toplanmaya balanm ve Oryantalizm akademik bir alma alanna dnmtr. 19. yzyl sadece Saidin Modern arkiyatlk dedii bu uzmanlam Oryantalist almalarn sayca artna deil, Batnn dnya zerinde kesin bir egemenlik kurmasna da tanklk etmitir (2004:129133). 1789 Fransz devrimiyle balayp I.Dnya savayla sonlanan yzylda kaydedilen gelimeler, emperyalizmin ve smrgeciliin nn aarak etki

39

alann geniletmitir. Fransz ihtilalinin ortaya k nedeni olarak grlen smrge elde etme yarnda Dou, hem kyasya rekabet eden ngiltere ve Fransann ekonomik ve politik kar alan olmu, hem de kurtarclarnn kendisi iin srekli sava halinde olduu muhta bir teki roln oynamtr (Bulut, 2004:8587). Smrgecilii merulatrma dilinde Avrupa, Dounun sahip olduu tm zenginlik ve deerlere hayrandr. Ancak Dou ne sahip olduu bu zenginliklerin farkndadr ne de bunlar nasl kullanacann bilgisine sahiptir. Dounun zenginliklerinin tm insanln kullanmna sunulmas iin hayran olunana el koymak, onu ynetmek, ona eki dzen vermek gerekmektedir. Ynetimi altnda olduu despotun hkmranln cehaleti yznden sorgulayamayan ve bu yzden kendisine yardm eli uzatlan Dou, nce kendi despotundan kurtarlmal, sonra yerli despotun yerine geilerek ynetilmelidir. tekinin zenginliklerine el konulmas, kendi ynetimi altnda tutulmas yarnda tm smrgeci faaliyetlere elik eden, kurumsallamaya balam bir Oryantalizm ve uzmanlam Oryantalistler olacaktr. Dou aratrmalarnn bilimsel bir nitelie brnd ve doa bilimlerinden ziyade beeri bilimlerin baarlar elde ettii 19. yzylda Dou dillerine, tarihine ve Doulu halklarn yaam biimlerine gelimekte olan sosyal bilimlerin yntemleriyle yaklalmtr (Barthold, 2004:189). Oryantalizmin, sosyal bilimlerin de katksn arkasna alarak Douyu inceleyen zel bir disiplin haline geliinde Rodinsonun uzmanlam messeseler dedii dernek ve cemiyetler ve bunlarn yaymladklar dergi vb. yaynlar byk bir neme sahiptir (1983:62). Oryantalistlerin almalarn gerekletirmesi iin ilki Pariste kurulan Asya Cemiyeti, ngiltere ve rlandadaki Asya Kraliyet Cemiyetleri ve bunlar takiben alan Amerikan ve Alman ark Cemiyetleri kendi isimlerini tayan pek ok dergi karmtr. Dou bilimcilerinin uluslararas kongrelerini de dzenlemeye baladklar ve ilki 1873 ylnda Pariste dzenlenen bu kongrelere ilikin olarak Zakzuk unlar belirtmitir:
Bu kongreler her yerdeki msteriklere (dou bilimcilerine), aralarndaki organizasyonu ve irtibat kuvvetlendirme, dorudan doruya birbirlerinin almalarndan haberdar olma ve faaliyetlerini birletirmek suretiyle fikir ve

40

enerji israfna sebep olan mkerrer (tekrarlanm) almalardan saknma frsatn vermitir (1993: 32).

Dou bilimcileri tarafndan dzenlenen kongrelerin Dou aratrmalar alanna dier bir katks ise dergilerde yaymlanan bu kongre almalarnn tm aratrmaclar iin temel bir kaynak, bir yol ve metot gsterici olmasdr. 19. yzyln ortasndan itibaren tm olumlu ynleriyle nemli bir disiplin haline gelen Oryantalizmin bu sistematik bilgi retme kapasitesi ve Oryantalistlerin derin ark bilgisi, smrgeciliin yararlanaca bir alan haline gelmitir. Bilimsellikle smrgecilik, dier bir deyile kalemle silah arasndaki ilikinin yaknlk derecesini renmenin bilgilendirici olduu kadar esef verici de olduunu dnen Saide gre Avrupada Oryantalistler direkt olarak smrge dairelerine baldrlar (1984: 16). Smrgeci amalara ulalp, hedeflerin gerekletirilmesinde Dou bilimcilerin katks yadsnamayacak bir gerektir. Avrupann smrgeci istilalarnn balayaca tarihten uzun yllar nce Dou uzmanlar Msr fetih giriimi iin kullanlacaktr. Napolyonun ngiltereye ciddi bir darbe indirmek ve Hindistan yollarn kontrol edebilmek amacyla 1798 ylnda Msr fethetmek zere gerekletirdii sefer daha gl bir kltrn baka bir kltr salt bilimsel yoldan kendine mal ediinin modeli olmutur (Said, 2004: 52). Napolyonun Msrda kurduu Institut d Egypte, iinde arkeologlarn, biyolog, tarihi, kimyac ve tplarn bulunduu bir bilim merkezi olarak grev yaparken, enstit aratrmalar nl Description de lEgypte (Msrn Tasviri) kitabnda toplanmtr. Msr seferi Oryantalizme bir sahne ve dekor salayacak bylesine bir bilgi antnn olumasn salarken, Dou uzmanlarnn, fetih giriimlerinde ne lde katk saladn da gsteren bir rnek olmutur. Avrupada, ilerleyen yllarda, smrgeci faaliyetler lkenin nde gelen ark uzmanlarnn yardmyla srdrlmtr. ngiltere 1857de Hindistan istila ederken Lord Cruzondan, Franszlar 1830dan Hollanda beri istila etmeye ele baladklar Cezayir topraklarnn ele geirilmesinde Silvester de Sacy ve Louis Massignondan ve son olarak Endonezyay geirirken Snouck Hurgronjedan yardm grmtr. Dou bilimcilerinin smrgecilikle olan ilikisi sadece akl verme ynyle snrl kalmamtr. Smrgeci glere rehberlik eden, sadece

41

emperyalizmin istilas srasnda deil, sonrasnda da bu gler iin alan ark uzmanlar sayesinde, smrgeletirilmi Douyu idare etmek ve ynetmek daha kolay hale gelmitir. Oryantalist bilgi a, tekini tanma ve onu kendine tabi klma srecinde smrgeciliin glenmesini salamtr. Dier bir deyile bilgi (Oryantalist bilgi), bilgi znesinin (Bat), -tekini- bilgi nesnesine (Dou) dntrmesini ve onun karsndaki iktidarn mmkn klmtr. Bylece kurumsallam Oryantalizm ve uzman Dou bilimciler sayesinde g ve bilgi kanlmaz olarak birletirilmi ve ortaya kan g ilikileri Oryantalist sylemler vastasyla bir dizi analitik obje retmitir (Turner, 2003: 19). Oryantalizmin sylem ekonomisi, yaratt yapay deerler, bilgi kalplar ve son olarak aratrmaclarn gerekleri inas, emperyalizm ve smrgecilie hizmet eden hegemonik, tekici ve ikici bir yapy oluturmutur. Oryantalizmin zselciletiren ve dikotomize eden sylemi, ben ve teki arasndaki diyalektik ilikiyi en temel teknii olan ikili kartlklarla kurar. Oryantalizmin bu ikili kartlklarnda teki, srekli bir yoksunluk, benin sahip olduu deerlerden mahrum olu silsilesi iinde sunulur. Medeniyet, ilerleme, aklclk ve modernite Batnn kurucu eleriyken Douya braklan sadece gemite kalm gl bir uygarln kalntlardr. Bat gerein ve bugnn adyken, Dou hayallerin, egzotizm ve masallarn diyardr ve dne aittir. Batnn bu Oryantalist sylemi eril zellikler tarken, Douyu kadnsla ilikin terimler ve metaforlarla, Dou ve kadn arasndaki metonomik ilikilerle kurar (Yeenolu, 2003: 99). Oryantalizmin eril sylemi Dounun kadnslatrlmas iin kullanlrken, smrgecilik erotikletirilir (Kabbani, 1993). Kltrel bir temsil, smrgeci zneyi muktedir klan ve yetkelendiren aktif bir kurma pratii olarak Oryantalizm, tekiliin temsilini ayn anda hem cinsel hem de kltrel farkllatrma biimleriyle gerekletirir. Bu noktada smrgeci sylemin incelenmesi, smrgeci astln inasnda cinsiyeti eretilemelerin can alc roln ortaya karr. Oryantalist ve smrgeci sylemde Dou, l ve ormanlarnn ilkel ancak verimli topraklarn Batl smrgeci erkek zne iin saklayan, el dememilii ve

42

bekretiyle efendisi tarafndan kefedilmeyi bekleyen dii bir arzu ve fantezi nesnesine dntrlr:
Bakire bir toprak, bozulmaya ve dllenmeye btnyle hazr haldedir. Sahiplikten yoksun olduu iin de, kefedenin ve yetitirenin mlk haline gelir. Terminolojinin safl, topraa ve doal kaynaklara el konulmas eylemini maskeler. Hali hazrda dllenmi olan ve yerli halka rn veren topraklar, bu balamda ana kabul edilir ve eretilemeli anlamda bir bakire gibi dokunulmam bir doaya sahiptir; bu yzden de yeni bir sahip bekledii iin ele geirilebilir niteliktedir (Shohat, 1997: 22).

Dounun bakir topraklarnn kefi, peesinin ardnda gizlenen yerli kadnn bedeninin de kefidir. Alloulann (1986:53) belirttiine gre, Oryantalist tablolar, fotoraflar ve yks Douda geen filmlerdeki peeli kadnlar alay edercesine gizlediklerinden daha fazlasn gsterirken temsil edilirler. Batl eril sahiplenme gcnn ifadesi iin kadnslatrlm Dou, btnyle bir plaklatrma eylemine tabii tutulur ve meknn bir eretilemesi olarak kadn, Batnn yaylm ve bilgisi iin uygun hale getirilir. Yeenolunun (2003:35) vurgulad cinsel imgeler, bilin d fanteziler, arzular, korku ve ryalarla rlen Dounun temsil edili biimlerindeki arzu, fantezi ve korkular, Saidin rtk Oryantalizm dedii bilin d alana gnderme yapar. rtk Oryantalizm daha sonra deinilecek olan 19. yzyl romantiklerine, seyyahlara, yazar, tarihi ve antropologlara konuma kapasitesi salarken, Douyu sistematik biimde retilmi bir bilgi nesnesinin yan sra bir arzu nesnesi ne dntrr. rtk Oryantalizmde oybirlii, istikrar, sreenlik byk lde deimeden kalrken Saidin Douya bir renme, kefetme ve tatbikat konusu olarak baktn syledii ak Oryantalizm ark bilgisindeki tm deiikliklerin gerekletii alandr (2004: 218). rtk ve ak Oryantalizmin ierikleri arasndaki bu farklln kayna psikanalizde yatmaktadr. Oryantalizmin tekini bir arzu nesnesine dntrc rtk alannda Dou, Lacann kk teki nesnesi (objet petit a) (Zizek, 2002: 110115) dedii biimde, bir ayna ilevi grmesi iin kurgulanr. Lacanc psikanalizde object petit a arzuya sebep olan ama arzunun bizzat kendisinin kurduu, zneden ayr ve ayrlabilir olan, onun araclyla znenin kendini tand ve kurduu nesnedir (Brennandan

43

aktaran Yeenolu, 1996: 139). Dier bir deyile bu nesne, znenin arzusu tarafndan ekillendirilen ve bu arzuyu nesne nedeni haline getiren gerek olmayan bir fantezi nesnesidir. Oryantalizmin eril baknn odakland bu arzu ve fantezi nesnesi, Douyu kendisi iin tehlikeli ve anlalamaz klan gizemini ortadan kaldrmaya, dier bir deyile Doulu kadnn peesini amaya iter. Bylece pee, basit bir giysi olmann ok tesine geerek Batl zne ile onun tekisi arasndaki fantezi ilikisini kurmaya yarayan bir objet petit ann yerini doldurur. Smrge ynetimlerindeki kstlayc ve yasaklayc simgelerin

smrgeletirilen toplumlar iin aslnda tetikleyici ve direnie daha da ok tevik edici olduunu ve bu nedenle de avken avc konumuna gemeye alan yerli halkn kaslarnn srekli gergin olduunu belirten Fanona gre, Cezayirin smrgeletirilmesi dneminde smrge ynetimini direniiyle en ok zorlayan peelerini karmay reddeden yerli kadnlar olmutur (1988: 4243). Peesini bir direni arac olarak kullanan Cezayirli kadn, smrge ynetiminin ncelikle kadnlar ele geirme, nce onlara nfuz etme gibi politik bir doktrin tanmlamasn ve toplumun direni kapasitesinin ancak bu yolla yklabileceine inanmasn salamtr. Smrgecinin bu askeri ve teknik dnce biimi Fanonun (1965:3646) ifadesiyle, nce fantezi ve ryann alannda biim alr. Smrgecinin ryalarna fantazmatik bir dekor oluturan pee, yerli kadnn bedenine sahip olmak iin yrtlp atlmas gereken bir arzu nesnesi, kk teki nesnesidir. Yerli kadnn peesini amak ve onu grnr klmak, Dounun nfuz edilemezlii ve gizemini de ortadan kaldrmak demektir. Smrgeletirilen, peenin yrtlmasyla nfuz edilebilir hale getirilip pasifize edilen Dou toplumlarnn ynetilmesinde ve 18. yzylda ortaya kan bir rk sylemi iinde Afrikal Doulularn ve zellikle yerli kadnlarn rksal hiyerari merdiveninde en aa basamaa itilmesinde (Loomba, 2000:85), antropolojinin katks kanlmaz olmutur. Oryantalizmin daha sistematik bilgilerle donatlmasnda etkinlii olan antropoloji eldivenin iindeki el statsnde alrken, smrge ynetimleri iin sonsuz yararlar

44

salayan bilgiler getirmitir (Asaf, 1989:20). tekinin kltrel zellikleri, antropologlarn ilgi alannn kapsamna giren bilgiler olarak, smrge ynetimi iin tekinin zayf ve kuvvetli yanlarna ilikin ipularn grnr klmtr. Antropoloji, kltrel farklln derin ve deimez olduunu ve kltrn asli ekillendirici zelliini vurgularken rk bilimiyle bir ittifak iine girmi (Fenton, 2001:99) ve Oryantalizmin tekilii kltrel farkllkta anlamlandran sylemine dayanak oluturmutur. Bernasconiye gre Kantla balayp Hegelle doruuna ulaan tarihsel gelimeye dair baz varsaymlar temelden rk olan smrgeci bir zihniyeti beslemitir (2000: 9). Hegelci Efendi -Kle Diyalektiinin, zerk ve hkmran zne anlatsn ortaya kardna inanan Bernasconinin dncesine gre, Dnya Tarihi zerine Derslerinde Hegel, barbar, yamyam, zihinleri fetilerle dolu, bir tarih ve zgrlk bilincinden yoksun insanlar (2000: 73) olarak yarglad Afrikallara ilikin tartma kaynaklarn iki farkl bak asndan beslenerek oluturmutur. Bernasconinin bu kaynaklara ilikin ilk iddias Hegelin aa, ya da kle rklardan sz ederken seyyahlarn gezi notlarndan fazlaca yararlanddr. Ona gre, Hegel, seyyahlarn hayal dnyalar yaratarak okuyucuya bo yere mit vermelerini eletirse de, seyyahlarn yazdklarn temel almaktan da vazgememitir. Hegelin yararland kaynaklar zerine Bernasconinin ikinci iddias, Onun iklimlerin toplum zerine etkileri hakkndaki teorileri temel alarak Montesquieununkine benzer bir fikri savunduudur. Ynetim biimi, kanunlar ve ten rengi zerinde iklimin belirleyici olduunu savunan ve 18. yzylda rk bir sylemi dourduu dnlen iklim teorileri, Hegel zerinde de bir etki yaratm ve onun ar iklim koullarnda doann belirleyici olduu fikrini kabul etmesini salamtr. Hegele gre ok scak ve ok souk lkelerden ziyade lman blgeler insan zgrl ve dnya tarihine ait halklar iin bir temel olabilirler. Ona gre Afrikann kzgn scandaki halklar bu byk iklimsel kuvvete kar direnemeyeceinden tin de zgrce hareket etmeyi beceremez. Sonu olarak Afrikallar iklimlerinin de etkisiyle duyusallk iinde kilitli kalmlardr (Hegelden aktaran Bernasconi, 2000: 8283).

45

6. ONDOKUZUNCU YZYIL ROMANTZMNDEK DOU MGES Dounun Bat iin nesnel gereklii olan bir yerden ziyade bir metin olarak alglanmas ve onun ancak bu metinler araclyla anlalabilir klnabileceinin dnlmesi tarihsel olarak Napolyonun Msr Seferi, William Jones ve Anquetil Deperronnun modern ve belirleyici metinlerine kadar uzanr. Dou zerine retilen her metinde deimez olarak kalan yn Dounun ayn sfat ve ayn imgelerle betimlenerek, metinlerde tekrar tekrar retilmesi olmutur. Metnin dnda Dou olmadn savunan bu dnce, Dou hakknda birbiri ardna iir, yk ve seyahatname yazlmasn salam ve bunlarn birbirlerinden beslenmesini mmkn klmtr. Metinlerdeki Dounun hz kesmeden oaltld dnemlerden en belirgin olan kolonyal dnyaya antikolonyalist bir tepki olduu ne srlen 19. yzyl Dou romantizmidir. Raymond Schwabn estetik bir Dou Rnesans vardr (Schwabdan aktaran Parla, 2005:18) diyerek ilk kez altn izdii dnem, Batl romantiklerin tmyle romantik yansmalar bulduklar Dou edebiyatndan etkilenmelerinin bir sonucu olarak ortaya kmtr. Avrupal romantikler huzuru, 19. yzyln smrgeci ortamnn getirdii sknt ve snrlamalardan, parann yegne deer haline geliinden kaarak Douya ynelite bulmulardr. Douya ynelik bu heyecanl aray iinde romantikler bilim d fanteziler olarak snflandrlabilecek eserlerinde bir Dou miti yaratmlardr (Parla, 2005:1722). Belgeye (2001:80-81) gre, romantizm Aydnlanmann dlad Orta a yceltmekle megulken, romantik yazarlar Aydnlanmann bu aklcl ve burjuva tekdzeliine bakaldrmann yolunu Dou yolculuu yapmakta bulmulardr. Kendi toplumlarnda yitip gitmi safl ve huzuru Dounun dingin limanlarna demirleyerek bulacaklarn dnen romantikler iin Dou ebedi ve deimezdir. Yzyln modern seyyahlar olarak grlebilecek romantik Dou gezginleri dokunduklar her eyi mitletiren mit yapclardr (Parla, 2005: 24). Orijinal olan aramay ve onu bulunca da ondan daha orijinal bir ey yaratmay grev edinen romantikler iin Dou, iinde barndrd tezatlarla, ideal bir alma alan olmutur. 16. ve 17. yzyl

46

seyyahlar ve ardndan Napolyon sayesinde ismi ska duyulur olan Msr, ran ve Suriye romantik yazarlar, ressamlar ve airler iin yeniden zengin bir malzemeye dnmtr. Victor Hugonun Les Orientalesi, Goethenin Dou-Bat Divan, Delacroixnn Sakz Adas Katliam ve Sardanapaln lm gibi resimleri 19. yzyl romantik dnemine ait eserler olarak ne kmaktadr. nceki dnemlerin seyyah tipine uygun ancak daha da znel bir tavrla, kendini Douda aray yolculuuna kan Nerval, Flaubert, Burton, Lamartine ve Chateaubriandn eserlerindeki Dounun debdebesi, kalabal, gizemi ve yabanll seyyahlarn betimlemelerinden bile daha renklidir. Onlarn yabanc, uzak, yasak ve rktc olana duyduu ilginin kaynan, adalar Edward William Lanein tarih ile antropoloji incelemelerinde bir temel yapt (Said, 2004:24) zellii tayan Modern Msrllarn Gelenek ve Grenekleri zerinesi oluturmaktadr. Oryantalizmin eninde sonunda bir yapt ve yazar alntlama dizgesi (Said, 2004:32) olduunu dnen Said iin, Lane ve onun eseri bu alntlama geleneini en iyi ifade eden rnek olmutur. Romantik bir arkn yeniden yaplandrlmas ve yeniden

yorumlanmas 19. yzyl romantikleri iin arka dair yenilenmi bir tasavvur oluturmakla kalmam, daha sonra incelenecei zere metinlerindeki birbirine benzer Dou manzaralar ve Doulu klieleri, seyyahlarn gezi notlarnn sabitletirdii Dou zerine, bir Dou miti kurmutur. Dou miti, Avrupann uzunca bir sre biriktirdii Dou imgelerinin klieletirilmesiyle olumutur ki Gilman klieletirmeyi imgeler ve fikirler eitliliinin basit ve kullanl bir biime indirgenmesi (aktaran Loomba, 2000:81) olarak ifade eder.

BLM II SEYYAHLARIN YARATTII DOU MGES

1. ONYEDNC YZYIL SEYAHAT METNLERNDE EGZOTK DOUNUN KURULUU 1.1. Jean Baptiste Tavernier ve Acem Dnyas Avrupada deerli ta ticaretinin yaygn olduu 17. yzyl, pek ok tccar ve seyyah Dounun deerli hazinelerini aramaya, dolaysyla ark memleketlerine art arda seyahatler dzenlemeye tevik etmitir. Suriye, ran ve Msr gibi lkelerden elyazmalar koleksiyonu, elmas vb. deerli talar ve Douya ait doa ve insan manzaralaryla dnen seyyahlar iinde Tavernier, ran kefe kan ilk gezgin olarak bilinmektedir. Seyahat ettii dnem iinde Douya alt yolculuk gerekletiren Tavernier, Doulu halklar ve onlarn yaam biimleri ile Dounun zenginlikleri zerine yazdklaryla elmas memleketlerine yolu am, bylece Fransz ticaretine byk yardmlarda bulunmutur (idemolu, 1998:110). 17. yzyl seyyahlarnn gezi notlar daha nceki blmlerde de deinildii zere, okuyucunun ilgisini daha ok ekecek detaylarn editrler tarafndan metne yerletirilmesi ve eksik grlen noktalarn giderilmesiyle srekli bir kontrole tabi tutulmu ve bazen de sansre uramtr. Tavernierin eserine nsz yazan Breton, seyahat notlarn nasl gereksiz ve can skc anlatmlardan kurtardn, Tavernierin slubunu nasl sadeletirip, eseri hoa gitmeyen biimlerden arndrdn aklarken, seyyahlarn ark zerine yazd dnemde bu eserleri okumak isteyen kitle hakknda da bizleri aydnlatmaktadr:
Bu eit kitaplardan, renmenin yannda elenmekten baka bir ey beklemeyen sosyete insanlarnn, bilhassa hanmlarn ve genlerin isteklerine daha uygun bir biime sokulmaya Tavernierninkinden daha layk bir seyahat hikyesi olamazd (Tavernier, 1980:11).

Elence dkn okuyucuya daha elenceli bir Dou sunmann yolu Bretona gre metnin gerekli grld yerlerde kesilip biilmesi ve yeni

48

betimlemelerin metne eklenmesiyle mmkn hale gelecektir. yleyse okuyucuyu hem elendirecek, hem de akna evirecek bir Dou kurgusunun yaratlmasnda yazarn grevi, gerekli malzemeyi seyahati sresince toplamak, daha sonra da ilenmek zere bu malzemeyi editre teslim etmektir. Editrlerin metinleri kontrol etme ve hatta deitirme gc sadece metinleri deil, okuyucu algsndaki Douyu da istenilen biimlere sokmutur. Baka bir deyile, Dou adna metinler araclyla konuan Batl imgelem gc, onu sabit, pitoresk bir manzara olarak Batl okuyucularn seyir zevkine sunmutur. Six Voyages de en Turquie, en Perse et aux Indes isimli eseri slup sadeletirmesi ve not ilaveleri eklinde Breton tarafndan yeniden dzenlenen Tavernier, ocukluk dneminden merak sald farkl corafyalar tanma arzusunu seyahatler vastasyla gerekletirir. Ona gre Douda zellikle de randa, hakknda yazlabilecek pek ok ilgin malzeme bulunmaktadr. Six Voyages eserine kervansaraylardan, geilmesi zor llere, deve tccarlarndan, kervanlara kadar Doulu her ayrnty malzeme eder. Ele ald her konuyu en ince detayna kadar aktarmaya, gzlemlerinin ne denli gl olduunu gstermeye alan Taverniere ve eserine ilikin olarak nl tarihi Stefanos Yerasimos unlar belirtmitir:
Jean-Baptiste Tavernier kervan ticaretinin vazgeilmez koulu olan gzerghlar belirleme ve betimleme ilevini stlenerek, her eyden nce bir corafyacnn grevini yapt. Anlatlan gzerghlar, elbette kervan yollarna saladklar yarara gre seilmiti. Tavernier iin Dou bir yandan baarnn, te yandan da servenlerin, saraylarn ve deerli talarn, ksaca ihtiamn simgesiydi; ama orada yaayan insanlarn simgesi asla deildi ( 2006:9).

Tavernier, Six Voyagesn altnc blmne konu ettii kervansaraylar yap, idare ve konfor bakmndan incelerken, Yerasimosun onun hayran kaldn belirttii saraylar ve lks yaantdan uzak bir teki Douyu gstermeye alr. Ancak aal Dounun teki yzn incelerken, tekine olan hayranl kmseyici ve karlatrma yapan bir baka dnr. Ona gre Doudaki kervansaraylar Avrupal otellerin kalitesiyle karlatrlamayacak derecede ilkel kalmaktadr:

49

Kervansaraylar, Doulularn lokantal otelleridir; bizimkilerin rahatlk ve temizliini onlarda bulamazsnz (Tavernier, 1980:66).

Burada Tavernierin Doulular dedii ran ah ya da saray ileri gelenleri deil kervanclkla uraan, develer zerinde aylar sren yolculuklar yapan tccarlar ve kervanclardr. Yerasimosun da belirttii gibi Tavernier vb. seyyahlar, Batllarn antikadaki byk Dou medeniyeti hayali zerinde durduklarndan Dounun bugnk manzarasn hayal krkl iinde izlemektedirler. Antikadan ve sarayn ihtiamndan en ufak bir iz tamayan bu teki Dou iinde yamac ve sefil kyllerden, deve tccarlar ve bedevi Araplardan baka bir ey aranmamaldr. Barbar ve dzenbaz bir gruh olarak Doulular bu yabanl corafyayla uyum iinde yaarlar. Tavernier uzun Dou yolculuunda llerin develerle, aylar sren zorluklara katlanlarak geilmesi aamasnda, Doulularn gsterdii direnci kendinde bulamayn bu yabanlla ve mahrumiyete balar. Ona gre ller hayat srdrmek iin gerekli olan hibir eyin bulunmad tamamen ssz diyarlardr (1980:90). Douya seyahat edecek biri llerin geit vermez doasn gz nne alarak, susuz, a ve yorgun gnlere kendini hazrlamaldr. Tavernier okuyucuya iklim ve corafik zelliklerle ilgili uyarlarn yaparken kervanlarda gnler, hatta aylar sren l yolculuklarna ve yksek scaklklara dayanabilen develeri aknln gizlemeden okuyucuya uzun uzun anlatr. Ona gre kanaatkr, krk gn yemeden imeden durabilen bu hayvanlarn satclarysa kendi lkesindeki dalaverecilere benzemektedir:
Deve satclar bizdeki dalavereciler gibi kalle olurlar. Hi unutmam, ikinci ran seyahatimden dnmdeydi, Kazvinde bulunuyordum; sekiz gzelim deve aldn sanan ranl tccar, kendisine en iyi grnen drd hakknda yanlmt. Bu develerin semiz olduklar gze arpyordu; fakat aslnda iirilmilerdi. Dolandrclar, deve zayf olduundan kuyruunun yanndan bir delik amlar, oradan ieriye bir krn borusunu sokup, deveye en keskin gzleri ou zaman yanltacak gzel bir grn vermilerdi (1980:7576).

Tavernierin seyahatnamesinde aknlkla aktard bir dier olay ise Kufede biri on, dieri on yandaki iki eyh ile karlama andr. Birbirlerini sultan diye aran ve lal rengi, ii odalara blnm byk bir

50

adrda yaayan bu iki karde, Tavernier ve yanndaki ressam arkadana kendilerine satlacak eyalar olup olmadn sorar. Tavernier iin buraya kadar alacak bir durum yoktur. Ancak sandklar almaya balandka alveri meselesi ilgin bir hal alr:
Onlardan (eyhlerden) birinin yaveri sandklar alrken, ilerinden hibir eyin arlmamas iin, kendi adamlarndan hibirinin sandklarn yannda bulunmasna msaade etmek istememiti. Beraberimde gen bir ressam da gtrmtm; onun sandnda canl renklerle boyanm birok basma resimler, manzara resimleri ve insan resimleri vard; arasnda yar plak pek ok kyl kadna ait portrelerin bulunduu baka resimler de vard. Bu gen sultanlar, sadece bu kyl kadnlara ait resimleri aldlar ve istemiyorum dememe ramen bana oniki duka altn dediler (1980:93).

Tavernierin aktard bu karlama annda okuyucunun da ilgi ekici bulaca nokta kukusuz ocuk yataki Doulu iki eyhe pek ok resim arasndan plak kadn portrelerini setirtecek cinsel itahtr. Hentsche (1996:122) gre, Six Voyages konu ve ana temasyla bir hayli ihmal edilmi bir lkenin ortasnda, rahata gezilemeyen ve ekicilikten uzak bir bakentte, sfahanda, sarayn debdebe ve sefahat iindeki kn anlatrken, Tavernierin Douya bak ve zellikle ran hakknda izdii tablo hem hogryle doludur, hem de pek vc saylmaz. Doulularn temizlikten ve konfordan uzak, yemekli otelleri diye tanmlad kervansaraylarn ve dalavereci deve tccarlarnn dnda Tavernier, Dounun salk konusundaki geriliini vurgulamakta da srarc olmutur. Tavernier seyahati esnasnda karlat bir eyhin salk sorununa ancak kendi yanndaki Batl cerrahn zm bulabildiini aktarrken szlerine telala ranllarn kendileri de tbbn pek de yntemli olarak uygulanmadn itiraf ediyorlar ve bu iten en iyi anlayanlarn Franklar olduunda hem fikirler (aktaran Hentsch, 1996:122) aklamasn eklemitir. Tavernier baka bir deyile, tp alannda mkemmel dzeyde saylan rann Avrupallar tarafndan geildiini ranllarn kendi azlaryla itiraf ettiklerini gstermek ister. Tavernierin esas amac bir tccar gezgin olarak sadece grdklerini aktarmak, ardndan Dou yolculuu yapacaklara bir rehberlik hizmeti

51

sunmaktr. Ancak Yerasimosun (2006:10) da dikkat ektii zere Douya yolculuk eden Batllarn yanlarna almay ihmal etmedikleri ilk ey bir zgven ve Douya kar bir stnlk duygusudur. Douya bakarken, onu gzlem altnda tutup, olaylardan karmlar yaparken hep bu stnlk duygusu egemendir. Tavernierin anlatt doa ve insan manzaralarnda tekine kar kimi zaman aknlkla kimi zaman da bir stnlk duygusuyla rlm bakn izleri grlmektedir. Antika ryasndan uyanan bir gezginin, bugnk Douyu olduu haliyle anlatt izlenimini veren eserde, seyreden Batl gz iin Dou seyirlik bir nesnedir.

1.2. Jean Chardinin ran zerine Dnceleri Taverniere benzer bir ekilde Douya elmas ticareti yapmak iin giden bir dier 17. yzyl gezgini Jean Chardin, ran en detayl biimde okuyucuya aktaran seyyah olarak tannmtr. Le Recit du Roi Perse ve ikinci bir seyahatinden sonra kaleme ald Voyages en Perse et aux indes orientales isimli eserlerin yazar Chardin, Dou gezilerinin ardndan bir ark uzman olarak ngiliz ve Hollanda irketleri iin alm, Douyla ilgili bilgilerini bu irketlerin ticari yararna kullanmtr (idemolu,1998:110). Bir gezgin olarak Chardin, ada Taverniere gre daha zengin bir paletin ve keskin bir gzlem duygusunun iinden ran anlatrken, kendisini yalnzca Doulularn rf ve adetlerini gzlemlemekle snrl tutmamtr. Chardin temelde kendisine Avrupayla ilgin kyaslama malzemesi salayan bilimsel konulara ve siyasal-dinsel kurumlara da ilgi gstermitir (Hentsch, 1996:123). Chardin, ranllarn bilimde yetenekli olduklarn vurgulamak iin, inliler ve Hristiyan Avrupallardan sonra onlarn dnyann en bilgin toplumu olduklarnn altn izer:
Hi bilmedikleri modern sistemler ve Avrupamzn yeni keifleri dnda, her trl bilimde bizim kadar stn, bizler kadar geni bilgi sahibiler; bizim dndmz kadar nemli olmayan eyse, biz de yeni bulular olarak geen pek ok teoremin, ok daha kapal bir ekilde de olsa Arap ve ran kitaplarnda yer almas (aktaran Hentsch, 1996:123).

52

Chardin ranllarn bilimdeki ilerleyiini vmekle birlikte, onu Avrupa ile kyaslamaktan, Avrupadaki bilimsel yntem ve bilgideki uzmanlamann yannda bunun yava seyirli bir ilerleme olduunu bildirmekten de kendini alkoyamaz. ranllarn aratrmada ve bilimde yetenekli ve ilerleme kaydeden insanlar olmalar Chardin iin baz gerekleri deitirmez:
Ama bizim Avrupamzn etkili yntemlerine sahip olsalar ve ayn anda birok bilim dalyla birden ilgilenmeseler, matbaa sayesinde bizler kadar ucuz kitap edinebilseler ok daha ileride bir yerde olabilirlerdi (aktaran Hentsch, 1996:123124).

Bu durumda Chardinin bilim ve ilerleme zerine vd ne varsa, temelde yalnzca Avrupadaki bilimsel gelimiliin n plana karld ve tekine bu manzara iinde sadece bir kyaslama figr muamelesi yapld izlenimini vermektedir. teki zerinden kendine ilikin fikir yrtme ve onu bir kyaslama nesnesine dntrme, Oryantalist almalarn ana yrngesini oluturacak bir stratejidir. Hentsche (1996:125) gre iinde Chardinin de yer ald 17. yzyl seyyahlar gurubu gerekletirdikleri Dou seyahatleri ile ncelikle kolektif bir kimlik olarak ele alnan kendi kimliini az ok bilinli olarak dorulamay hedeflemektedirler. Kendi kimliini dorulama istei ile hareket eden gezgin kendinden emin olmak iin farklla doru gitmek, kltrel bir mesafeyi salamlatrmak zorundadr. Chardin iki kltr arasndaki farkll kurarken ve aralarndaki mesafeyi nce yaratp, sonra salamlatrrken ncelikle bilimdeki ilerleme meselesini gndemine almtr. Chardinin ikinci gndem konusu aslnda Douyla ilgili tm dnce alann kapsayacak bir moda olgusudur. Chardin, Asyann Avrupa gibi olamayn bu moda ve deiime kapallk konusuna balar:
Avrupada ister giyim kuamda, ister binalarda olsun, ister baka eylerde, moda denen ey az ok deiiklie urar. Douda byle deil. Orada hemen her ey ve her yer sabit (aktaran Hentsch, 1996:126).

Chardinin bu dncesinde de grld zere, Batnn Douyla arasnda kltrel bir mesafe yaratmas ve bu mesafeyi gitgide salamlatrmas iin Dounun Batdan farkl olduunu ispat etmesi ve bunun iin de onu baka

53

bir zamana aitmi gibi gstermesi gereklidir. Hentsche (1996:126) gre, zamanda geriye itme ve tekini sabitletirme, seyyahlarn ska kullandklar bir yntemdir. Baka bir deyile gezginler seyahat ettikleri Dou lkelerini bir donup kalmlk ve gemiteymi hissiyle sunarak Batnn kendi canllnn farkndaln yaratrlar. Kadim Dounun stn medeniyetleri ve eserlerini abartl bir biimde ycelten Oryantalistlerin asl vurguladklar da bugnn Dou toplumlarnn rml ve geri kalmldr. Gemiten gelen grkemli mirasn iinde bugne yakr hibir ilerleme kaydedemeden duran Dounun, zamanda asl braklmas ve gemie sabitlenmesi gereklidir. Dier bir deyile Douya el koyup kaynaklarn smrmenin, zerinde siyasal ve askeri stnlk kurmann birinci yolu farkll zamana indirgemekten ve gnmz Dou halklarn eskilerin yozlam torunlar olarak sunmaktan geer (Barthold, 2004: 6472). Chardin, eskilerin bu yozlam torunlarna, yani bugnk Dou sakinlerine tpk Tavernierde grlen stten ve kibirli bir bakla yaklamtr. Chardin iin ranl doal olarak kabadr. Ona bu doutan kabal veren damarlarnda tad ran kandr. ranlnn doal yetenekleri olmas bu irkin, biimsiz, ar, kaln derili ve esmer tenli insanlarn kabaln rtmeye yetmez. Fiziksel zelliklerini eletirdii ranllar Chardine gre stn ve doal yeteneklerini tembelliklerinden tr kreltirler. Ona gre ranllarn en byk eksii almaktansa yoksul bir yaam tercih etmeleridir (aktaran Hentsch, 1996:34). ranllarn almaktan nefret edileri ve yoksul bir yaam kader olarak grmeleri Chardinin ada Tavernier tarafndan da benzer cmlelerle eletirilmitir. Hem Chardin, hem de Tavernier ranllar sefahat dkn, hovarda, sinsi, ikiyzl ve dalkavuk olarak resmetmi, yoksulluklarnn balca nedeni olarak ise fena halde tembel olmalarn ne srmlerdir.

54

1.3. Msra Smrgeci Bir Yaklam ve Jean de Thevenot 17. yzylda Suriye, Msr, ran ve hatta Hint adalar olmak zere pek ok lkeye seyahat eden Thevenot, bugn kif dediimiz profesyonel seyyah tipinin ortaya knda nemli bir rol oynamtr. Dou seyahatine kmadan nce gidecei lke ve blgelerin yollarna ait pek ok yazl eseri gzden geiren Thevenota (1978:30) gre, seyahatin anlam ne bilim endiesi ne de siyasi veya ticari bir vazifesi olmakszn sadece merak ve renme isteinde sakldr. Yapaca uzun yolculuklarda grdklerini anlatmaktan baka hibir ey dnmeyen Thevenot, sadece doal olmann yollarn aramtr. Thevenot, Dou gezisinin balangcnda ncelikle ngiltere, Hollanda, Almanya ve talya gibi lkeleri gezdiini ancak bu lkelerde dikkate deer bir eyle karlamadn belirtirken, bu durumu Oryantalizm asndan ok nemli saylan bir bilgi meselesine balar. Thevenota gre, bu lkelerde gezmenin ilgi ekici bir taraf yoktur nk onlar dikkate deer yapan eyler Franszlarca bilinmektedir (1978:38). Onun gznde, bir seyyah olarak, bilmediinin (Dounun) bilgisine ulamak nemlidir. Bu durumda Thevenotun bilinmeyeni kefetme istei tekini daha dikkate deer klmakta ve Douyu bal bana bir bilgi nesnesi haline getirmektedir:
Romann talyaya salayabildii eylerle kafam doldurduktan sonra, burada kalmann enteresan bir yeri olmayacana karar verdim. Byk bir arzu ile beklediim yerleri grmek iin baka lkelere gittim: fakat nce nereye seyahat edeceimi tespit etmem lazmd ve faydasz bir seyahat yapmamak ve seyahatten yararlanmak iin lzumlu artlar ve klavuzlar gerekliydi (1978:38).

Thevenot, uzun bir sre n hazrln srdrd Dou seyahatini gerekletirirken zellikle Trkiye ve Msra ilgi duymu, bu iki lkenin sosyal ve kltrel dokusu zerine yorumlarda bulunmutur. Thevenotun seyahat ettii 17. yzylda yalnzca Aa ve Orta Msr bilinmektedir ve henz 18. yzylda ortaya kacak hiyeroglif incelemelerine balanmamtr (idemolu, 1998:112). Thevenottan bir yz yl sonra tam anlamyla kefedilecek olan Msr, ilerleyen dnemlerde Avrupal gezginler iin hem en

55

byk merak konusu olacak, hem de smrgeci lkelerin siyasi ve ekonomik kar yarna bir dekor oluturacaktr. Tarafsz ve doal bir gzlemci olarak Thevenot, ayrnt ve gereklik konusundaki titizliiyle adalarnn pek oundan ayrlmasna ramen, zellikle Msr zerine yapt yorumlarda klielerin etkisinden kurtulamamtr. Tavernier ve Chardinin ran iin yaptklar olumsuz yorumlarn bir benzerini Thevenot Msr iin yapmtr. Anlattklarna etnografik bir karakter kazandran (Yerasimostan aktaran Hentsch, 1996:118) Thevenotun, Msrllarn esmer deri rengiyle tembellik, miskinlik, adilik ve dayak dknl gibi karakter zellikleri arasnda kurduu yakn iliki zerine Hentsch unlar sylemitir:
Ortaya konu biimi bakmndan yeni bir rklktr bu: Artk bal olunan dine deil (Thevenot Hristiyanlarla Mslmanlar ayn kefeye koyuyor), derinin rengine (esmer) ve iddia edilen karakter zelliklerine dayanyor Buna karlk, bu aalayc dille, ilerde smrgecilerin kullanaca dil arasnda bir benzerlik kurmak iten bile deil. Beyaz adamn gznde renkli insanlarn tembellii ve geveklii, onlara uygulad her trl iddeti mazur gstermek iin her zaman kullanld (1996:120).

Thevenotun gezi notlarna Msrn grkemli piramitleri, ya da doa artlarndan ziyade insan manzaralar hakimdir. Eski Msr medeniyetinin kalntlar zerinde miskince zaman ldren bu esmer tenli halk iin Thevenotun syleyecei tek bir olumlu sz bile yoktur:
Genel olarak, insanlarn hepsi esmer, ok kt, ok rezil, alak, korkak, miskin, ikiyzl, fena halde olanc, hain, haydut, son derece hatta bir Medine iin adam ldrecek kadar paragz, sonu olarak her ktl yapmada stlerine yok, son kertede dlekler, hi yoktan fkeye kaplp, annda barrlar (1978:65).

Thevenot ilerleyen sayfalarda, smrgecinin tekini smrgeletirirken kullandna benzer bir dile gei yapmaya balarken, ynetilen ve zerinde hkimiyet kurulup ezilenin sadece hak ettii muameleyi grdn vurgular. Thevenot, sopayla idare edilen bir kpekle benzerlik kurduu dayak dkn Msrllar smrgeci bir dilin iinden tanmlar:
Bu sefillere Trkler kle gibi davranyor, daha dorusu kpek gibi, nk Trkler onlar elde sopayla idare ediyorlar []. Msrllar ok kt huylu olduklarndan, sopa yemeye baylyorlar ve kpekler gibi, kendilerine dayak atanlar daha ok seviyorlar ve bir temiz okandklar zaman ok daha iyi

56

hizmet ediyorlar, oysa kendilerine adam gibi davranldnda dayanlmaz oluyor ve iten kaytaryorlar (1978:295).

Thevenot bir yandan Msrly sopayla ve efendi-kle ilikisi iinde idare ettiini syledii Trkleri barbar ve acmasz ilan ederken (ki bu Trkler iin en sk kullanlan kliedir), Msrllar (insan bile olmadklar iin) smrgecinin adil ve iyi muamelesine layk olmayan, efendinin hogrsn suiistimal edecek bir kle topluluuna benzetir. Thevenotun Msrllar tanmlarken, baka bir deyile tekini eseri iinde temsil ederken kulland tm dilsel malzemeler tektipletirici ve tekinin kltrel zenginliini tek bir anlam katmanna indirgeyici niteliktedir.

2. DOUYU SEYRETMEK YERNE DOUYU DNMEK 2.1. Volney: Gzlemleri znellie stn Tutan Bir Gezgin Avrupann Aydnlanma an yaad ve her trl zihinsel faaliyeti sorgulayc bir aklla gerekletirdii 18. yzyl, Batnn tekini dnme biimlerini de etkilemi ve nyargdan mmkn olduunca uzak, tekini anlama isteiyle dolu bir tavrn yaygnlamasn mmkn klmtr. 17. yzylda Douya seyahat eden gezginler deri rengi, bilgi ve grg dzeyi gibi temel dayanak noktalarndan hareketle, Dou ve Bat arasnda kapatlmas pek de mmkn olmayan kltrel bir mesafe yaratmlardr. Aydnlanma dneminde Suriye ve Msra seyahat eden Volney, 17. yzyl gezginlerinin bu znel, klielerle beslenmi bak asn reddetmi, Douya yaad yzyln nesnel ve hogrl tavryla yaklamtr. Bu adan Volney, Aydnlanma yzylndaki dnme biiminin seyyahn gzlemlerine ve farkll alglay tarzna nasl etki ettiinin grlebilecei ideal bir rnek oluturmaktadr. 18. yzyln sonlarna doru bir btn olarak dnlmeye balanan Msr, Volneyin Travels in Egypt and Syria (Suriye ve Msrda Seyahat) adl eserine konu olurken, seyahati esnasnda yazd notlar Napolyonun Msr seferi ncesi nemli bir bilgi kayna olarak kullanlmtr. Volney, Travels in

57

Egypt and Syriada ne gerekletirdii seyahatte yaad bir takm maceralardan sz eder, ne de seyahatin bizzat kendisiyle ilgili bilgiler verir. Seyahatlerinde tm dikkatini ziyaret ettii lkenin politik durumu stnde younlatran Volney, Msr ve Suriyenin fiziksel zelliklerini sadece inceledii toplumun yaad corafi ortamlar daha iyi anlatabilmek amacyla ele alr. Kendinden nceki seyyahlardan farkl olarak, Doudaki Antika izleriyle ya da kalntlarn gzellikleriyle ilgilenmez. Dier taraftan, masals bir Dou yaratmakla ve grdklerini abartp, okuyucuya sadece muhteem bir ark manzaras sunmakla yetinen seyyahlar da eletirir. Seyyahlarn Douda grdklerini gklere karma merakyla alay eden Volney, Msrn en grkemli yaplarnn, Giza piramitlerinin karsnda bile soukkanl bir duru sergiler ve bu yaplarn varln despotik ynetim biimleriyle ilikilendirerek politik bir bak sunar:
Bu barbarca ileri yaptran despotlarn arl karsnda insann isyan edesi geliyor (Msr Piramitlerinin ortaya koyduu) zengin ve sanatsever bir halkn dehasndan ok, efendilerinin kaprisleriyle ac eken bir milletin kleliidir (aktaran Hentsch, 1996:156).

Volney, piramitlerin sanatsever bir halkn dehas deil, zorba bir ynetim altnda ezilen insanlarn aclar zerine ina edildiini sylerken Nil lkesinin bu kt ynetim biiminden kurtarlmas gerektiini sezdirir. Ona gre despotizm bir hastalk gibi insanlar esir almakta ve insancl, cmert, soylu ve davranlarnda ince ve nazik Doulu toplumlar rahatsz etmektedir (aktaran Hentsch, 1996:412). Ancak Volneyin bu hastall yok etmek iin ortaya koyduu zm, bir yzyl sonra kendini daha da ok hissettirecek olan smrgeci dncenin iine gizlenmitir. Ona gre Msr, kt ve acmasz ellerden kurtulup, adil ve merhametli baka ellere getiinde salkl bir biimde varln srdrebilecektir. Bu noktada en byk grev ise kendi karlarnn farkna varmas gereken Msr halkna dmektedir. Ne var ki Volney deiimi isteme gc olduuna inand bu halk, miras ald Antika medeniyetinin devamn salayamam, sanattan anlamadklar iin Antika eserlerinin yok olmasna gz yummu bir toplum olarak eserinin muhtelif blmlerinde eletirir:

58

Eer Msr halk sanatsever bir halk olsayd, burada Antika tanmamz salayacak ve artk dnyann geri kalan ksmnn bize vermeyi reddettii kaynaklarn bulunmas gerekirdi Msrn baka ellere getiini grme dileini, kukusuz antlardan ok bu halkn karnn belirlemesi gerekiyor (aktaran Hentsch, 1996:156).

Volney, Msrllarn karna olacan dnd ynetim deiikliini sorgularken, toplumdaki temel tkanmann nereden kaynaklandn da aratrr. Hentsche (1996:167) gre, Volneyin aratrmasnda kulland karlatrmal Bat sosyolojisi onun etnik merkezciliini tamamen modern hale getirir. Douyla ilgili nyarglarda bulunmadan ve kendisinden sonra gelecek olan Oryantalistlerin arkeolojik abalarndan uzak durarak alan Volney, toplumdaki tkanmann nedenini aklamadan nce, kendisi gibi Aydnlanma dnr olan Montesquieunun iklimler teorisini reddeder. Volney iin Asya tembellii anlay gibi iklime dayandrlan bir klie kabul edilemezdir. klimin etkiledii, tabiatn cmert davrand toplumlar, ihtiya maddelerine daha zor ulaanlara kyasla pasif olabilirler, ancak bu durum tamamen iklimin scaklk veya soukluuna balanamaz, bu daha ok zenginlikle ilgili bir durumdur. Volneyin iklimler teorisi ve Asya tembellii kliesini neye dayanarak reddettiini Barthold yle aklyor:
Volneyin gnmzde bile henz terk edilmemi tarihsel dnemde ark lkelerinin iklim deiimine uram olmas, scak iklimin enerji eksikliini ve i randmann etkilemesi ve lman iklimin Avrupa medeniyetinin gelimesine neden olduu eklindeki yaklam reddetmesi ilgintir. Volney, Msrdaki iklim koullarnn aslnda antik Msr medeniyeti dnemindeki iklim koullarndan pek farkl olmadn, ark milletlerinin bu devasa medeniyeti ayn iklim artlarnda gerekletirdiklerini ve scakln sadece, lman iklimden gelen insanlarn randmann etkilediini, yerlileri etkilemediini hakl olarak ispatlamtr. Volney, Mslman arkn gerilemesini, kt ynetime ve slam dininin, halkn psikolojisi zerindeki zararl etkisine balamaktadr (2004:182).

Volneye gre kii ve uluslarn eylem ve durgunluklarn belirleyen esas etken, hkmet ve dinin oluturduu sosyal kurumlardr. Dier bir deyile Dou toplumlarnn knn nedeni iklimsel zelliklerde deil, Douda bir ara snf yaplanmas olmamasnda aranmaldr. Volney, Doudaki bu burjuvazi sorununu yle dile getirir:
Avrupa devletlerinde halk ynetme gcn bizzat halkn barndan alan yneticilerin iktidarlarn ktye kullanmalar ne kolaydr, ne de onlara bir

59

avantaj salar[] bunun nedeni, adna halk denen ve saysal stnlne karn birleemedii iin daima zayf kalan kitlelerin dnda, bir de halkn ve ynetimin niteliklerini birletirerek, bu ikisi arasnda bir eit denge oluturan ara bir grubun varldr. Bu grup, toplum iindeki grevlere dalm, yararlandklar gvenlik ve mlkiyet haklarna sayg duyulmasnda ortak karlar olan, varlkl ve refah iindeki yurttalardan oluan bir snftr. Msrdaysa, tersine, ne ara devlet, ne de soylulardan, hukukulardan ve ruhbandan, tccarlardan, toprak sahiplerinden vb. oluan ve halkla ynetim arasnda bir eit ara yap konumundaki kalabalk snflar vardr. Orada herkes ya askerdir ya da kanun adamdr, yani hkmetin adamdr (aktaran Hentsch, 1996:114).

Volney iin, snfsal yaplanma sorunu kapsamnda, iklimden ok sosyal kurumlar insan ihtiyalarnn ve buna bal olarak insan faaliyetlerinin boyutlarnn genileyip daralmasna sebep olmaktadr. Buna gre bir toplumun, rnein Doulu toplumlarn dnn dier bir nedeni de, sosyal ve siyasi kurumlarn arpk ekilde ilemesi yzndendir (Cuayyt, 1995:41 42).

3. ONDOKUZUNCU YZYIL ROMANTK SEYYAHLARININ YARATTII DOU MT 3.1. Tuhafln, Ahlakszln ve Egzotizmin Merkezi: Dou Dounun kurgulanm bir hayal ve macera alanndan karlarak antropolojik ve etnografik almalar iin bilimsel bir inceleme konusu haline getirilmesinde ngiliz ark Aratrmalarnn ve bu aratrmalarn ncs kabul edilen Edward William Lanein katks byk olmutur. Saidin Douya yaklam tarz olarak birinci niyet kategorisine yerletirdii Lane ve onu takip eden dier ngiliz yazarlar, gzlemlerin znellie stn tutulduu ve znelliin tamamen gizlenmeye alld bir aratrma alanna mensuptur. Douyu aratrrken geree sadk kalmaya ve kantlarn tm inandrclyla sunmaya alan Lane, Saide gre arktaki ikametini bir bilimsel gzlem biimi olarak gren, bu ikameti arkiyatlk mesleine bilimsel malzeme salamak gibi zel bir grev iin kullanmay hedefleyen bir yazardr (2004:169).

60

Lanein etnografik tasvirlere yer verdii Modern Msrllarn Gelenek ve Grenekleri zerine isimli eseri, Ortadouyla ilgili ilk ciddi etnografik almalardan biridir. Laneden sonra Douya seyahat eden pek ok gezginin Msr tasvirlerini olutururken bavurduu bu eser, arkiyat metinlerin bir alntlama geleneinin rnleri olduu grne somut bir rnek de oluturur (Said, 2004:33). Lane, hem kendisinden sonraki Dou aratrmaclarn ve zellikle seyyahlar etkileyen, hem de onlar en sert biimde eletiren kii olarak da dikkat ekmektedir. Gzlemlerinde nesnellik ve geree sadk kalma ilkeleri ar basan Lanee gre seyyahlar, baz geleneksel hileleri kullanarak metinlerini daha ilgin hale getirmektedir. Ancak Kabbaniye gre Lane, Doudaki yerli halk enge, batl inanl, zevk dkn ve din fanatii gibi Bat kaynakl geleneksel sfat ve lakaplar araclyla tanmlayarak eletirdii geleneksel hilelerin bir kullancs da olmutur. Lane, metinlerinde tandk ve bildik bir Dou manzaras olutururken yalnzca Douya ilikin klielerden deil, bir zamanlar Oryantalist eserlerin editrlerinin kulland, belirli ayrntlarn oaltlp, dierlerinin dikkatle ve titizlikle hikyeden karld ereveleyici hilelerden de yararlanr (Kabbani, 1993:54). Lane, Modern Msrllarn Gelenek ve Grenekleri zerine isimli eserine Batl okuyucunun dikkatini ekeceini bildii sihirbazlar, by ve astrolojiyi, egzotik danslar ile ehvet dknlnden kaynaklanan tuhaf olaylar konu etmitir. Setii belirli konularn merkezi kahraman olarak sahneye kan Lanein, Msr bakire bir kadna ve kendisini de bu el dememi gzelliin sahibine benzettii Msr tasviri, Oryantalizmin Douyu diiletiren ve Baty onun sahibi olarak eril bir gle eletiren sylemini yeniden retir:
Kyya yaklarken kendimi Doulu bir damat gibi hissettim. Gelinin duvan henz aacaktm ve ilk kez beni byleyecek, artacak ya da hayal krkl na uratacak her eyi grmek zere idim (aktaran Kabbani, 1993:85).

Hayalinde kurgulad Douyu, olaslklar ve srprizleri deneyimleme alanna; kendisini artacak, byleyecek ya da hayal krklna uratacak dii bir imgeye dntren Lane iin Dounun srprizlerle dolu tm

61

manzaralar bu denli saf deildir. Lane, sokaklara ve kenar mahallelere doru gidip, Dou yaantsnn daha ok iine girdike dile getirmek iin bile fazlaca erotik ve vahi bulduu tuhaf sahnelerle karlar. Lane, ahlak anlayna ters den ve saygn okuyucu kitlesi iin uygun bulmad bu sahnelerin metne yerletirilmesi problemine hikyenin en can alc noktasnda anlatm noktalayarak zm getirir. rnein okuyucunun ilgisini ekecek sihir ve sihirbazlk gsterilerini ya da dans kzlar tasvir ettii bir pasajda okuyucu iin fazla erotik bulduu sahneleri metnin dnda brakr. Bylece Lane, effaf giysiler iinde resmettii yerli gzellerin metinde bulunmayan erotik danslarn Batl, eril hayalgcnn sonsuz kullanmna sunar:
zel bir izleyici grubu nnde gsteri yapacaklar zaman, bazlar renkli tlden, geni kollu, n taraf yarya kadar ak, uzun ve effaf bir elbise ile yine effaf bol bir pantolon giyerdi. Sonraki sahneleri ise anlatmak olanaksz (Sihirbazlk gsterileri srasnda) kk bir ocukla uygulad baz edepsizce numaralar tasvir etmekten kanmak zorundaym; bazlar berbat denecek kadar iren idi (aktaran Kabbani,1993:55).

Lane, Msra ve yerli halka ilikin gzlemlerinin gereki ve nesnel olduklarn vurgularken, okuyucuda arkn dorudan ve ilk elden tecrbe edildii izlenimini uyandrmaya alr. Saide (2004:171) gre arkn ve arklnn bu trden birinci el bir tecrbe iinde sunulmasna olanak salayan ey, onun Batl gzlemci tarafndan taklit edilebilir bir doaya sahip olmasdr. Yerel kostmlere brnerek kimlik deitirmek ya da yerlilerin davranlarn taklit etmek onlarn konumalarn, doal tavrlar ve grnmlerini kaydetmenin bir yoludur. Mitchelle gre tekini taklit etmek hem gzlenmeden gzetlemeyi, hem de ark bir sergi geziyormu gibi tecrbe etmeyi mmkn klar. Lane gibi aratrmac ve seyyahlarn yazdklarna otoriter bir hava getirmeleri ve okuyucu ile taklit ettikleri yerlinin gznde gven kazanmalar Mitchellin vurgusuyla Avrupalnn katlmc gzlemci olarak igal ettii bu tuhaf ikili konum a baldr (2001:6667). Msr seyahati boyunca kimliini gizleyerek yerli halk arasnda dolaan, onlarla ayn dili konuup seyahat metnini zenginletirecek pek ok etnografik ayrnt elde eden Lane, yerlilerin en ilgi ekici zelliklerini kavrayabilmesini salayan dostluklar da kurmutur. Lane Msrda tant ve

62

iyi arkada olduu eyh Ahmedin garip bulduu zelliklerini vurgulayarak Dounun nasl artc ve tuhaf bir yer olduunu gstermeye alr. Ahmedin ok elilik zaaf ve cam yeme zellii Lanein oluturmaya alt gariplikler tablosunun ilk malzemesidir. Doulularn batl inanlarn, vahi ve acayip tavrlarn okuyucusuna gstermeye alan Lane, katld bir dn trenindeki tuhaf manzaray u ekilde anlatr:
Krk be yl kadar nce Nakibleraf (ya da Peygamber soyundan gelenlerin nderi) Seyit mer kzlarndan birini evlendirirken, dn alaynn nnde, karnn demi olan ve byk bir ksmn dar kard barsaklarn gm bir tepside tayan gen bir adam yryordu. Trenden sonra barsaklarn toplad; bu ahmaka ve tiksindirici hareketin etkilerini atlatp iyileene kadar gnlerce yatakta kald (aktaran Said, 2004:121).

Lanein metninde oluturmaya alt garipliklerle dolu ark resminin nc ve son malzemesi batl inanl yerli kadnlardr:
Baz kadnlar, kafas kesilmi adamn zerinden hamile kalmak iin yedi kez atlyordu, bazlar da ayn istekle bir para pamuu kana batryordu. Bu kanl pamuu daha sonra ne yapacaklarn sizlere anlatmamalym (aktaran Kabbani, 1993:56).

Msrda geirdii sre iinde yerli kadnlar tanmaya ve onlarn karakter zelliklerini zmlemeye alan Lanein en nemli gzlem nesnelerinden biri kendisine ev ilerinde yardmc olmas iin edindii Nefise isimli kledir. Lane (1973:39), aritmetik, okuma yazma ve dikite tatmin edici bir gelime gsteriyor dedii dii klesi karsnda, kendisini onun cehaletini ve bilgisizliini giderecek bir eitmen, akll ve gvenilir bir klavuz olarak konumlandrrken, yerli kadn korunmaya muhta, saf bir ocuksuluun iine yerletirir. Modern Msrllarn Gelenek ve Grenekleri zerine, Nefise isimli klenin cehaleti ve ocuka saflnn dnda, Lanein Msrl kadnlara ilikin pek ok olumsuz grn de ierir. Lane, yerli kadnlar tehlikeli derecede mstehcen bulurken, onlar ikiyzl ve dalaverici dii eytanlar olarak resmeder:
Msrl kadnlar uygar uluslara dhil olduklarn iddia eden btn kadnlar arasnda, duygusal bakmdan en ikiyzl karaktere sahip olanlardr. zgrl ktye kullanrlar ve ou kilit altnda tutulmadka gvenilir deillerdir. En uyank ve dikkatli kocalarn bile kar koyamad ileri derecede kurnazca dalavereler evirme yeteneine sahip olduklarna inanlr.

63

1001 Gecedeki kadnlarn ikiyzllklerine ilikin hikyeler, gnmzn modern metropol Msrda hi de az rastlanmayan olaylar anlatr (1973:296).

Msrllarn alma dzenleri, i disiplinleri ve bilim ve teknikteki ilerlemelerini de sorgulayan Lane, Montesquieunun iklimler teorisini merkeze alarak, scak iklimin Msrllar tensel zevklere dkn, almaktan zevk almayan, uyuuk bir toplum haline getirdiini savunur. Lanee gre (1973:185), Msrllarn ttn, haha, kahve ve afyon gibi keyif verici maddelere dknl, scak iklimin getirdii ataletle birleince verimli bir ekilde deerlendirilebilecek nice saati boa harcamalarna sebep olur.

3.2. Antropolojik Irk Snflamalar ve Erotikletirme Eksenindeki Dou Kurgusu 19. yzylda Hindistan, Suriye ve Msr gibi pek ok lkeye seyahat eden Burtonun arkiyat yazm tarz, hem mensubu olduu ngiliz ark aratrmalar geleneinin, hem de daha sonra incelenecek olan Fransz seyyahlarn temsilcisi olduklar Romantik akmn izlerini tar. Burton, kiisel bir deneyime dayanan yaptlarnda, Fransz seyyahlara benzer bir biimde, kendine hayali macerann ve fantezinin bakahraman roln verir (Said, 2004:207). Burton etkisi altnda kald bu ilk yazm tarznda, Douyu snrsz cinsel hazlarn deneyimlendii bir macera alanna dntrmtr. Kabbaniye gre, bu noktada Burtonun metinlerine sapkn cinsel ilikilerin yaand, harem entrikalarnn dnd ve kadnlarn tamamen erotik hatta pornografik olarak sunulduu bir Dou manzaras elik eder. Burton, cinsellikle ilikilendirdii ve zellikle Batl erkek okuyucular iin kurgulad Dounun erotik bir kompozisyona dntrlmesinde ngilizceye evirdii Binbirgece Masallarn bir dekor olarak kullanmtr. Kabbaninin dncesine gre Burton bu masallar, ecinsellik, seksel bozulma ve hadm etme gibi her trden cinsel sapmay sergileyebilmek iin bir yol olarak kullanmtr (1993:6283).

64

Douyu saplantl bir biimde cinsellie ve yozlam ilikiler alanna indirgeyen Burton en iin zel haremler ve Doudaki Dounun kurumlaryla arpk aktarrken ilikilerin tm Burton, gzlemlenebilecei pervaszlklaryla, meknlardr. cinselliini,

arlklaryla

Oryantalizmin alntlama geleneini akllara getirecek bir biimde kendisinden nce yaam bir seyyahn dncelerine de yer verir:
Zengin haremler, dediim gibi seviciliin yataklaryd. lk genliini henz gemi her kadnn menekem diye adlandrd bir kz partneri vard Mslman haremi lezbiyen aklar iin yegne okuldu Chardin, randa kadn genelevlerinin nerede olduklar bilinmezken, erkek fuhu evlerinin ok yaygn olduunu sylyordu. Bugn de durum ayndr: Gen ocuklar ok zenli bir bakmla hazrlanyorlar: Diyetler, banyolar, epilasyon ve bir grup kozmetiki(aktaran Kabbani, 1993:70,75)

Dou, Burtonn ahlakszlklar, egzotizm ve arlklarla dolu cinsellii rahata sergileyebildii sahnenin adyken, yerli kadn ve erkekler Batllarn ancak fantezi dnyalarnda yaatabilecekleri bir entrika ve cinsel heyecann ba aktrleridir. Bu noktada Burton, glerini retim ve stnlk iin kullanan Avrupa imajn zedelemekten kanrken, Douyu sadece cinsellikle tatmin olabilen ve bu ynyle Batdan farkl, erotik bir mekn olarak kurar:
Hayvanca yaamn tadna varmak, pasif duyumsal zevkler, ho bir uyuukluk, rya gibi bir durgunluk Asyada, Avrupadaki youn, etkin ve tutkulu yaamn yerini alan o ferah saraylar. Heyecanl bir doann, iddetli duyumsal alglarnn bir sonucudur ve ite Arap keyfi budur. Mutluluun maddi, manevi glerin kullanlmas anlamna geldii Kuzey blgelerinde hi tannmayan bir ehvet dknln ne karmakta (aktaran Kabbani, 1993:71).

Burtonun metinlerdeki bu trden Dou manzaralar Assada gre duyumcu, zevk dkn bir Dou yaratrken, onun kurgulad bu an iine dmesine neden olmutur. Burtonn artk yalnzca maddi dzlemde, karmakark detaylar ve yzeysellik dnda yaam grebilmesi ve hissetmesi mmkn deildir (1964:15). Burtonn sadece cinsellik zerine odakland iin kimi zaman yzeysel kalan metinlerinin ikinci saplantl vurgusu ikiyzl ve eytan ruhlu olarak nitelendirdii yerli kadn zerinedir. Burton, Doulu kadnlar erdem yoksunu, cinsel olarak ekici ve entrikac olarak betimlerken bir nceki blmde incelenen Lane ile ayn grleri paylar (1907:212236). Burton,

65

seyahat metinlerinde ark fantastik, egzotik ve erotik bir mekn olarak kurmasn ark salayan ile yazm adetleri tarznn haricinde, yetke Douyu sahibi bir ve Araplar antropolojik incelemelerine konu ettii ve kendini Lanee benzer bir biimde, toplumu konusunda yorumcuya dntrd ikinci bir yazm tarzn da benimsemitir. Saide gre, Burton, Medine ile Mekkeye bir Hac Seyahatinin Kiisel yks isimli eserinde antropolojik gzlemi arkiyatla bilimsel bir malzeme salamas iin kullanm, ancak Laneden farkl olarak, bireysel bilincinin ayrksln ve biemini de bu uurda feda etmemitir (2004:169). Burton, Medine ile Mekkeye bir Hac Seyahatinin Kiisel yksnde, rk ve kltr dzeylerini aratrmaya ynelen ve 19. yzylda ncelikle hiyerarik rk snflandrmasnda bir sistem olarak kullanlan antropolojiden destek alarak Arap rkn snflandrr. Kabbaniye (1993:8081) gre, Burton bu snflamalar yaparken Araplar ncelikle igdsel, cinsel tutkularla ynetilen, beyaz rkta evrimlemi olan niteliklere sahip olmayan vahi bir rk olarak tanmlamtr. Araplarn vahi bir rk olduunu kantlayabilmek iin Burtonn bavurduu ilk yol Bedevilerin yz ekillerini ve ifadelerini incelemek ve ardndan bu grsel nitelikleri vahi hayvanlara benzetmek olmutur:
Arab al-Mutarribah ya da doulu tarihilerin deyimiyle Araplam Araplar hibir zaman da snrlarn gemezler; her ne kadar soydalarnn yaknlarnda ikamet etseler de hala daha vahi geleneklerini ve atalarnn evcillemeyen ruhlarn devam ettirirler Bedevi erkeklerin yiitlii dzensiz ve belirsizdir. Onlar doalar gerei, toplumun karmak ilikileri ierisinde eitilen, ama yine de eski alkanlklarna geri dnen avc hayvanlar gibidirler Hicazn bu bedevilerinin en belirgin zellii heyecanlandklarnda gzlerini byke amalardr. Bu durum, baklarndaki sabitlikle birleince, ar sertliin takip ettii canl bir cokunun ifadesine dnr Kulaklar Arap atlarnnki gibidir; dzgn, kvrk, eitli ykselti ve girintileri olan incelikli kulaklar Sesleri ise gl ve nettir; bastan ok bariton zelliklidir. Kzgnlk annda vahi bir hayvann ln andran bu ses, tiz bir atrtya dnr (1907:7982).

Barbar ve vahi bulduu Araplarn ilkelliini daha iyi vurgulayabilmek iin metnin ilerleyen blmlerine medeniyet kavramn yerletiren Burton, Dou ve Bat arasnda aka kartlk kurmasn salayan bu kavram yz ifadeleri ve manevi deerler balamnda ele alr:

66

Bana gre ifade, medeni insanlarn grnmlerini birbirlerinden farkl klan en byk ayrmlayc niteliktir: lde ise ok az farkllk gze arpar Yrtclk ve kana susamlk eilimleri lde sratle geliirken, yine ayn sebeple medeniyetin cretkrlklar da buralarda bilinmez. Vahiler ve yarbarbarlar her zaman dikkatlidir, nk onlarn tek hazineleri yaamlar ve vcutlardr. Buna karn medeni insan onlar olmadan yaamn hibir ey ifade etmeyecei yzlerce farkl istek, umut ve amaca sahiptir. Araplarn cesaret ile ilgili fikirleri bizlere bir ey ifade etmez. lgnca kahramanlklarla ve imknsz yiitliklerle dolu servenleri bize belli bir sre ekici gelebilir (1907:87).

Mekke

ve

Medineye

yapt

yolculuk

srasnda

Arap

kadnlarnn

grnmlerine ilikin de pek ok fikir elde eden Burton, irkin bulduu Hicazl kadnlarn grntlerini yorumlamak iin aka kartlk kuraca Batl bir gzellik anlayn metne yerletirir. Bu noktada yerli kadnn gzel olup olmadna ilikin bir yargda bulunulmas ancak Avrupal rkn evrensel bir gzellik normu olarak kurulmasyla mmkn hale gelir. Burtonn metnindeki bu rnek, Oryantalizmin Douyu ancak Batl deerleri merkeze alarak tanmlayan ve buna bal olarak Dou zerinden aslnda Baty kurmaya alan yapsn akllara getirmektedir. Dier taraftan bu rnekte, Oryantalistlerin gerek Douyu grdkten sonra yaadklarna benzer bir by bozumu yerli kadnla ilikilendirilerek kurulmutur:
Peki, kadnlar nasldr? Onlar aynen efendileri gibi, ancak daha geni ve gevek duran mavi renkli, pamuklu kyafetler giyerler. Uzak mesafelere giderken kafalarn siyah renkli Yamaklarla* veya Msrdakilere benzer kzl renkli Burkalarla** rterler. Pantolon giymezler; terlik veya sandalet giydikleri de nadiren grlr. Salar Majdul denen kk atkuyruklar eklinde rlr ve bolca srlen tereya ile kaplanr. Zenginler ciltlerini gl ve tarn kokulu yalarla ovarlar ve salarn ln en tatl bitkisi olan Al-Shayh (Pelin otu) ile sslerler; aksesuar olarak bilezikler, gerdanlklar ile altn, gm ve yaldzl kpe ve hzmalar kullanrlar. Daha fakir snflar boyunlarna gm paralardan oluan kolyeler takarlar Akas gerekler beni Hicaz Bedevilerinin kadnlarnn pek de ekici olmadn sylemeye zorluyor. Her ne kadar Ben Amur baz gzel kzlar barndryor olsa da, Nijdin diri gsl gzelliklerinin ok ama ok uzanda kalyorlar. Hicazl kadnlarn gzleri vahi, hatlar kaba ve yzleri bezgin; Gneyli herkes gibi ok abuk soluyorlar ve yalandka daha ok cadya benziyorlar. Uyarmalym ki, karalama defterimdeki ekici yzl Bedevi kzn Hicazda aramaya kalkan herkes ac bir hayal krklna urayacaktr: Kyafet bir Arap kyafeti, ancak giyen Batl bir peri (1907:116117).

Mslman kadnlarn giydikleri yalnzca gzleri akta brakan ince kumatan iki paral yz ve barts. ** Her taraftan kapal, giyenin nn grmesi iin yz ksm kafesli araf.

67

Burton Medine ile Mekkeye bir Hac Seyahatinin Kiisel yksne Araplarn beslenme ekillerini de konu ederken, onlarn yemek zevklerinin bir tabak ekirgeyi bir tabak lezzetli bala tercih edecek kadar gelimemi olduunu vurgular. Burton ilgin bulduu bu durumu daha da aknlk yaratacan bildii tanmlar ve ifadelerle ssler:
Bedeviler hali hazrda ekirge-yiyenlerdendir, hatta ahali Msrda ringa bal, sardalya ve anez(hamsi) yerine yenen Fasikhden* ok bir tabak ekirgeyi tercih ederler. ekirgeler tuzlu suda halanp drt be gn gnete kurutularak hazrlanr: bir smklbcek bir Britanyal iin ne ise, ya bir ekirge de Araplar iin ayn eydir. nce kafa koparlr, i organlar karlr, kanatlar ve bacaklarn dikenli ksmlar yolunur ve bcek sofraya konacak hale gelir. ekirgeler, mide bulandrc olaca iin tatl eylerle beraber yenmez: yemek her zaman tuz ve biberle ya da tereyanda terbiyelenmi soanla birlikte scak olarak servis edilir ki bu durumda tad ancak bozulmu karidese benzer (1907:118)

Burtona gre Araplarn yeme ime adetleri kadar yaptklar iin karln isteme biimleri de artcdr. Araplara yaptrlan herhangi bir iin ardndan duyulacak ilk kelimenin bahi olacana dikkat eken Nerval (2004:216219) gibi Burton da yerlilerin hizmetlerinin karl olarak denen cretin dnda para talep etmelerini rahatsz edici bulur:
Bahi, Msrda duyduum ilk ve son tiksindirici kelimeydi. Ky gemisinin sahibi, cretini demeden kiraladmz teknenin kenarna trmanmamza izin vermedi, demeyi yaptktan sonra ise bahiini istedi. Eer Doulular Avrupallarn yaptklarn bir ekilde uygulamaya alsa ki bir ngilizin herhangi birine bahi verdiini hi grmedim tm bu skntlardan kurtulurlard. Ancak bu durumda beraberimdeki herkes bu istei kabul etti ve bilindii gibi, baz durumlarda tekil kalmak ileri zorlatrr. Teknenin ii, ilk bakta olduka rahatsz edici bir grntye sahipti; agzl tekne sahibi Ali Murad, gemiye altm kiiyi alacan sylemiti, ancak bu sayy 97ye kadar esnetmiti (1907:189).

Burtonn bahi rneinde, bir Batlnn yz kzartc ve hatta kk drc bulaca bylesine bir hareketin Doulular tarafndan nasl rahatlkla ve pervaszca yapld vurgulanrken, utanmazlk yerlinin doasna atfedilir. Dier taraftan yerlilerin a gzllk, geveklik ve riyakrlk gibi en sakil kusurlar iinde sunulmas Batl deerlerin yceltilmesine olanak salayan bir ereveleme ilemidir. Bu noktada Burtonn tant bir yerliden nasl bahsettiine bakacak olursak:
*

Gnete kurutulup tuzlanm Kefal bal.

68

O aylak, duyarsz ve iki tiryakisidir. Kiilii bozuktur. Tehlike annda korkaklndan ad kmtr. Korkacak bir ey yokken de ayn oranda kstahtr. Geree ya da drstle ilikin en kk bir fikri yoktur. Yalnzca daha fazla hainlik yapabilmek iin yetenee gereksinim duyar (aktaran Kabbani, 1993:19).

3.3. Rastlantsall ve Maceray Deneyimleme Alan Olarak Dou Edward Saidin (2004:168), Avrupal niin hayalinde arka yerleir? sorusuna cevap olarak ortaya koyduu niyet kategorileri iinde Nerval ve onun metinleri, tasarsyla beslenip biimlenen kiisel bir estetik zerine kurulu nc bir alana aittir. Saidin nc niyet kategorisi dedii bu alanda Nervalin de iinde bulunduu yazarlar gerek yada mecazi bir ark yolcuunu, derinden hissedilen, kanlmaz bir tasarnn gerekletirilmesi olarak grrler. Bu nc niyet kategorisine gre, Douya seyahat eden ve onun hakknda metinler reten yazar iin bilincin oyun alan ok daha genitir (2004:169). 19. yzylda bir Dou Rnesansnn oluturulmasnda etkinlii olan Nerval, nl eseri Douya Yolculukta, nc niyet kategorisinin bir temsilcisi olarak, kendi varln metinde daha iyi ortaya koymasna ve sergilemesine yarayacak daha geni bir alana sahip olmutur. Nerval, yenileyerek yeniden kurma fikrinin 19. yzyldaki romantik dnceye temel bir kaynak oluturduu yllarda, hem sembolistlerin hem de gerekstclerin hayranln kazanmtr. mge toplamak iin gezen Nerval, ryasall ve imgeleme gc iinde, kendine bal olduuna inanabilecei bir kken ve bir soy aac yaratmay istemi ve temelde yaamn tesindeki bir baka yeri aramtr (Nerval, 2004:13). Nerval de ve dier 19. yzyl romantiklerinde grlen kendine baka bir kken arama, ya da bireysel i dnyalarn kendilerine yeni bir yurt arama zlemi, 1789 devriminin ortaya kard ve Romantiklere Dou kapsn aan psikolojik bir neden olarak grlebilir (Nerval, 2004:27). Bu psikolojik neden, Nervalin seyahatlerine ve Dou hakknda oluturduu metinlere, talihe inanma ve zamana boyun eme eklinde yansmtr. Nervalin kkenini baka bir diyarda ararken, kendini talihin kollarna brak, ona seyahatlerinde hareket serbestlii salayan ve

69

iinde herhangi bir yasann olmad, tek bir hareket yasasna inanmasyla aklanabilir bir olgudur (Richard, 2003:83). Ona gre seyahatin kiiye zgrlk salamas iin bir mantk programna oturtulmu klasik kurallara uyulmamas ve rastlantsalla ak bir deneyim alan yaratlmas gerekmektedir. nk Nervale gre yaratcln ve mucizelerin kapsn aan sadece rastlantlardr. Avrupada ok nem verdii bu rastlantsalln olmadndan ve kurallarn skc dzeninden bahsederken, istasyonlarn toplumsal kesinliinden, tarifeli vapurlarn amazlndan ikyet eder. Nerval iin Avrupa, ehirlerin birbiri ardnca oluturduklar bir medeniyet zinciridir. Her halka bir sonrakine hayat tarz bakmndan baldr. Bu adan Nerval, bu sistemli yaplanma ve kurallarn kr edici arenasnda hayatta kalma mcadelesi vermek yerine, gzn rastlantsalln iinde bir ocuk gibi saf ryalar grebilecei Douya evirir. Douya her alnda, Batnn kat medeniyet zincirinin halkalarnn gevediini ve gzlerinin nnde birbirinden farkl, hepsi teker teker kefedilmeyi bekleyen hayat adacklarnn belirdiini deneyimler (2004: 2930). Nervalin Douya Yolculuk eserinde onun tarafndan kefedilmeyi bekleyen ilk hayat adac olarak Kahire karmza kmaktadr. Oryantalist gelenein tarih iinde yaratt imgeler ve oluturduu Dou kurgusu Nervalin betimlemelerinde gzle grlr bir etkiye sahip olmutur. Nerval uzun mddet kald Kahireyi ncelikle, Oryantalizmin eril, Batl baknn merceinden grm ve kadim bir ehir olarak grd Kahireyi etkisinden kurtulmay aklna bile getirmedii kkrtc bir dii imgeye dntrmtr. Oryantalizmin kltrel farkll cinsel bir farklla indirgeyici yapsn akllara getirecek bir anlatmla Nerval, Kahire ve Doulu kadnlar arasnda zdelik kurmutur. Nerval iin Kahire, kendi iine dnk, ama ayn zamanda cazibesini bu st rtl srra borlu olan bir ehir; kahvehaneleri, arlar ve panayr yerlerinin hareketliliiyle ise seyyah aknla uratan bir hayal dnyasdr. Nervalin kafasn kartran ve onun ok nem verdii rastlantsall yaamasn mmkn klan Kahirenin kadnlar da tpk ehrin kendisi gibi cazibesini suskunluuna ve iinde gizledii renkli dnyaya

70

borludur. Kahiredeki peeli kadnlarn Fransz bir ressama poz verdiini duyan Nerval, ilgi ekici bulduu bu olay zerine u yorumlar yapar:
Zaman zaman, buraya, ona modellik etmekten holanan portakal ve eker kam satcs kentli kadnlar getiriyormu. Onlar da, Msrn belli bal rklarnn beden ekillerinin incelenmesine glk karmadan raz oluyorlarm; ama aralarndan ou, peesini karmyormu yznden; bu da, Dou utangalnn son sna ite (2004:152).

Nerval Kahirede bulunduu zaman srecinde bir ev tutup buraya yerlemesi iin gerekli olduunu rendii Doulu bir adetle karlam ve utanga bulduu Doulu kadnlardan biriyle evlenmek zorunda olduunu renmitir. Her taraflar rtl, gzel olup olmadklar bile anlalamayan bu utanga kadnlardan biriyle evlenmek istemeyen Nerval, Doulu kadnlarn gzelliklerinden bahsederek kendisini bu evlilie ikna etmeye alan tercman Abdullahn sylediklerini renkli bir kurgu iinde aktarrken, Oryantalizmin sapkn Doulu erkek ve seyirlik, ehvetli Doulu kadn imajlarn yeniden retmitir:
Mavi tunikler giymi, gm bilezikler ve gerdanlklar takm bu portakal satcs kadnlar ok gzeldir. Msr heykelleri gibidir bedenleri; gelimi gsler, ahane omuzlar ve kollar, biraz fazla iri kalalar, ince ve sert bacaklar Arkeolojik bir ey bu; atmaca ba eklinde bir sa dzeni, bedenlerini saran eritler ve kulplu halar olsa, al sana sis ve Athor. Yryyle, endamyla, giysisini kvrmlarndan zarafetiyle, peesinde ya da balndaki sra d bir eyle, genlii ya da hoa gitme isteini aa vuran bir kadn grdnz diyelim. Sadece izleyin onu ve eer, kalabaln farkna varmadna inand an yznze bakarsa, evinizin yolunu tutun; arkanzdan gelecektir o kadn (2004: 166167).

Abdullahla olan diyalogunda, onun azndan aktard bu cmleler, Nervalin hem nceleri utanga bulduu Doulu kadnlarla, onlarn ocuksu hallerine yakr bir oyun alanna girmesini salam, hem de ehvetli gsterdii Doulu erkeklerle benzer bir fanteziyi deneyimleme isteini merulatrmtr. Bu noktadan sonra Nerval, kltrel farkll cinsel, cinsel farkll da ten rengiyle belirginletirilmi rksal bir farklla dntrc, l bir tekici sylem iinden konumaya balamtr:
Kadnlar rtl, ama ben rtl deilim. Avrupal yz rengim, bu lkede ekici bir zellik olabilir. Avrupada sradan bir kavalyeyimdir kukusuz, ama Kahirede, Kuzeyin sevilmeye deer bir ocuuna dnyorum. Kpekleri

71

ileden karan Frenk elbisem, en azndan, dikkati ekmemi salyor; daha ne isterim! (2004:167).

Nervalin beyaz deri renginin koyu renkli Doulu bir kadn zerinde yarataca etkiyi dlerken sergiledii bu kendinden eminlik, Fanonun smrgelerdeki siyah bir kadnla, smrgeci beyaz bir erkek arasndaki iliki zerine sylediklerini akla getirmektedir. Fanon, beyaz bir erkee k olan Mayottenin onu seviyorum, nk onun mavi gzleri, sar salar ve beyaz bir teni var szlerini bir nermeye dntrrken, smrgecinin kendi deri rengine vurgu yapan bu sylemlerle yerli kadna nasl koulsuz bir teslimiyet duygusu yaattnn ve efendiliini merulatrdnn altn izer (1988:53 56). Nervalin, Doulu kadnlar cezbedeceinden emin olduu beyaz deri rengi, Fanonun vurgusuyla, bir siyahn asla sahip olamayaca bir gzellik ve erdeme iaret etmektedir. Nerval, Douda bir evlilik gerekletirmekte kararsz olsa da, yerli kadnlarla evlilik d bir beraberlik yaama konusunda hevesli grnr. Kolay elde edilebilir bir fantezi nesnesi olarak grd Doulu kadn ve onun peesi, Nervalin yava yava peeyi bir arzu nesnesine dntrmesine neden olmutur:
te Binbir Gecenin tam ortasna dmtm. Bedreddinin dkkn nnde emirin kznn yapt gibi, iki hanmn kumalarn gstermesini istedikleri gen satclardan biri olamaz mydm yani! Badatl gen adam gibi yle diyebilirdim onlara: Srma iekli bu kuman fiyatna karlk yznz gsterin bana; fazlasyla demi olacaksnz! (2004: 168).

Nervalin hayallerini ssleyen bu Doulu gzelleri katld bir elencede nasl betimledii ve kendisine kz semek iin gittii bu geceden nasl bir aknlkla dndne bakacak olursak:
Bir toz ve ttn bulutu iinde almeler* beliriyor karmzda. lk bakta, rgl salarnn zerine oturulmu yaldzl takkelerinin lts etkiliyor beni. Yukarya kaldrlm kollar ayn ritimle hareket ederken zemini dven topuklar, kk zilleri ve halkalar n n ttryor: Kalalar, ehvet dolu hareketlerle titriyor; Aphroditenin kua gibi gevek braklm ve epey aalara inen gz kamatrc kemerleri ile yeleklerinin aralklarndan muslin giysi altndaki bellerinin plakl grnyor. Kastanyet byklndeki zilleri parmaklarnn arasnda akrdatan ve fltlerle teflerin ilkel seslerine uyarak
*

19. yzylda fahielik de yapan danszler iin kullanlan bir tr meslek ad.

72

lgnca dans eden bu gnl elici varlklarn yz hatlar, hzl dnler iinde zar zor seiliyor. Aralarndan iki tanesi, gururlu ehresi, rastk ekilip belirginletirilmi Arap gzleri, hafife allk alnm dolgun ve yumuak yanaklaryla pek gzeldi Bu manzaraya daha gereki bir ekilde baknca ve dans da sona ermi olunca, teki ikisinin yz hatlarn daha iyi seebilme olanan elde ettim; ok gemeden bunlarn erkek danslar olduunu anlamakta gecikmedim. Ey Dou hayat, ite senin srprizlerin! Ve ben, bu ne id belirsiz yaratklar iin aptalca heyecanlanmaya balamak zereydim ve Levantn en basit geleneine uyarak alnlarna birka altn para yaptrmaya hazrlanyordum (2004:195).

Nerval Dou seyahatine balarken ok nem verdii rastlantsall Kahirenin srprizlerle dolu yaantsnda bulmutur. Gzlemlerini aktarrken Douyla kendisi arasna bir mesafe koymak, gzlemlerini znellie stn tutmak yerine, tm duygu ve dncelerini sbjektif bir tavr iinden sunmutur. Douda bir Avrupalnn grp araca her ayrnty, Dou zerine bir avam imgesi oluturarak aktaran Nerval, kltrel farkll bayalk izlenimi veren bir klie evren, bir tiyatro dnyas grne vardrr (Richard, 2003:84). Nerval, bir yabancnn Douda kalabilmesi iin gerekli olan evlenme adetlerini, Doudaki zorbal ve kle ticaretini eletirmekten geri durmam, ancak farkll deneyimleme alan olarak grd Douda kendisi de eletirdiinin bir paras olmutur. Nerval, Doulu bir kadnla evlenmek yerine, parasn dedii bir kle edinerek de Kahiredeki yaantsn devam ettirebileceini renince, kendisini eletirdii kle ticaretinin iinde bir alc olarak bulur:
Tam ortada, bir akaaacn glgeledii bir kuyu vard. Sa tarafta, duvar boyunca, bir dzine zenci ayakta ve sra halinde duruyordu; mahzun olmaktan ok tedirgin bir halleri vard; ou, halktan insanlarn srtnda grlen kolsuz ve mavi gmleklerden giymiti; hepsinin birbirinden farkl bir yaps ve rengi vard Hasrlarn zerinde oturmu olan ve ou ttn ien be zenci kadn kahkahalarla glerek karlad bizi Yzlerce incecik rgyle ayrlm salar, onlar iki byk kmeye ayran krmz bir eritle tutturulmutu; ayrm yeri zincefreyle* boyanmt; kollarna ve bacaklarna kurun ve kalay karm halkalar takmlard Bazlarnn burunlarndaki ve kulaklarndaki bakr kpeler, baz dvmelerin ve boyalarn daha da belirginletirdii bir eit barbar sslemesini tamamlyordu ( 2004:213).

Civa ve kkrtn bileiminden elde edilen bir tr krmz renkli boya.

73

Nerval kle kadnlarn grntsn detaylar atlamadan ve renkli bir Dou tablosu olutururcasna aktarrken, hayranln bastran smrgeci bir dilin iinden konumaya balar. Nervalin farkl bir rktan gelen bu kadnlarn Avrupal normlarda bir gzellik anlayna sahip olmadn belirtirken setii szckler, smrgecinin yerliden sz ederken kulland zoolojik terimlerdir (Fanon, 1994:34).
Bunlar, hi kukusuz, bizim benimsediimiz gzellik anlayndan ok uzak Sennaar zenci kadnlaryd. enenin ok kntl, alnn bask ve dudaklarn ok kaln olmas, bu zavall yaratklar, neredeyse hayvansal diyebileceimiz bir kategori iine sokuyordu Bu zavall yaratklarn ok ilgin vahi bir havalar vard. ou bir yn dvmeyle ekilsiz hale getirilmilerdi; grotesk izgiler, mavi yldz ve gneler, kaba bir ekilde ilenmiti kuruniye alan siyah derilerine. nsan olduklarn kabul etmek gereken bu bahtsz ekilleri grnce, rksal gururumuz dolaysyla kendimizden uzak tutma konusunda inat ettiimiz maymunlar iin, bu yanl tannm atalarmz iin kimi zaman gereken saygy gstermediimizi dnp insanseverlik bakmndan kendimize sitem edebiliriz. El kol hareketleri ve durular da aradaki bu benzerlii gz nne seriyor gibiydi. Hatta hi kukusuz, aalara trmanma alkanl sonucu ok gelimi ve uzam ayaklarnn onlar, gze batacak ekilde, drt elli hayvanlar ailesi iine sokabileceini de fark etmitim Doann onlara verdii bu ehre bir yana, vcutlar nadir grlen bir kusursuzluktayd; gmleklerinin altndan bakir ve saf ekiller beliriyordu Evet, ama bu irin canavarlar grp azacak deildim herhalde Beyaz rktan bir kadn, bu gece kzlar arasnda hayranlk verecek ekilde ortaya kabilirdi; onlarn narin endamlar, sa taramaya, kuma sermeye, antik fresklerde grld gibi kk ieler ve kseler tamaya adanm gibiydi (Nerval, 2004:213216).

Smrgeci sylemin tekini hayvani zellikler ykleyerek aktarmasna ve zellikle Loombann (2000:85) bahsettii, yerli kadnlarn rksal hiyerari merdiveninde en aa basamaa itilmesine bir rnek tekil eden bu alntda, seyreden Batl eril gzn, farkll nce kltrel, sonra cinsel ve en sonunda da rksal bir dzleme indirgedii grlmektedir. Nerval iin grd Habeli ya da zenci tm Doulu kadnlar ilkel rklarda grlen bir benzerlie sahiptir. Nerval, kendisine kle olarak setii Caval kadnla kurduu ilikiden bahsederken kendisini koruyucu bir baba, Doulu klesini de ocuksu bir safln iine yerletirmitir. Oryantalizmin ikili kartlklarndan biri olan bu erikin Batl ve ocuksu Doulu kliesi, kendini idare etmekten aciz olduu syleneni ekip evirme ve hkimiyeti altna alma yolunda smrgeci el koymay merulatrc bir sylemdir. Fanona (1988:39) gre, zenciyle bir

74

ocukla konuur gibi konumak, ona bulunduu dzeyi hatrlatmaya yarayan, snf belirleyici, soyutlayc, pirimitize edici ve barbarlatrc otomatiklemi bir tavrdr:
ok uzak ve eksantrik bir lkeden gelmi olan bir kadnda byleyici bir ey vardr; bilinmedik bir dil konumaktadr bu kadn; giysileri ve alkanlklar sadece yabanclklaryla hayrete drmektedir sizi ve stelik onlarn lkemizdekilerden alk olduumuz sradan kk kusurlar da yoktur. Bylece ben, bir sre yerel rengin bu byleyiciliine kaplp gittim; bu kle kadnn bebek gibi konumalarn dinliyor, rengrenk giysilerini ortaya sermesini seyrediyordum; bir kafese konmu gz kamatrc bir kutu ve ben de onun sahibiydim sanki Kader onunla karlamam istemi, onun iyi ya da kt talihini belirlemek bana verilmiti Yeni satn ald bir eyde kusur olmasndan endielenen bir mal sahibi gibi salarn incelediim srada bu zavall ocuk uykuya dalmt Ona konuma ve yaz dersi vermeye baladm. nce bir ocukmu gibi kt zerine dik izgiler izdirttim ona, sonra birka kelime rettim. Hayli eleniyordu bunlarla ve Franszcann telaffuzu, Arap kadnlarnn aznda pek de ho olmayan grtlaktan gelen tonlamalar kaybettiriyordu ona Arapa yazmay bildiini dnp temiz bir beyaz kt verdim ona. Ama ok gemeden, parmaklarnn hareketleriyle, hibir halkn yazsnda bulunmadndan kuku duyulamayacak bir dizi acayip hiyeroglifin ortaya ktn grdm Bunlar hi bir ey ifade etmiyor. Ancak, mrekkebe batrlm bir kedi penesi byle eyler izebilir (Nerval, 2004:243274).

Nerval Douya Yolculuk isimli eserinde Douyu sadece diiletirilmi bir imge olarak kurmaz. Oryantalist gelenein iinde kurgulanan olumsuz Dou klielerini metne serpitirerek, tembel, szne gvenilmeyen, barbar ve despotik Doulu imajlarn seyahatinde karsna kan farkl kiiler zerinden yeniden retir. Dou manzaralarna ilikin betimlemelerine srekli, insan ynlarnn oluturduu bir dzensizlik ve kargaa hali elik etmektedir. Nerval, kalabalk panayr alanlar ve pazar yerlerinden, Dounun gl baheleri ve Kahirenin kadim Msrdan miras ald piramitlerden bahsederken manzaraya saplantl bir biimde toz ve tozlu kelimelerini ilitirir. Ona gre Douda sis olmad halde, toz, bir gnn aydnlna hznl bir rt rter (2004:187).
Byk ve yksek kargir binalar, sokan bir yanna yaylan tozlu gne nlarn zikzaklar halinde paralara ayryor. Buras genellikle ok kalabalk, ok grltl; portakal, muz ve halkn tatl blmn zevkle inedii hala yeil olan eker kam satclaryla dolu. arkclar, greiler ve boyunlarna koskoca ylanlar sarm gstericiler de var; ayrca Rabelaisnin acayip ryalarndaki baz imgeleri gz nne seren bir temsil de veriliyor Kpeklerin, develerin, salatalk satclarnn ve ekmeki kadnlarn

75

oluturduu kalabalkta yirmi adm boyunca mcadele etmek gerekiyor. Eekler drtnala kouyor, develer baryor, kpekler de kasap dkkn nnde sralar halinde inatla bekliyor Birok ke dndkten sonra, sokak daha sessiz, daha tozlu ve daha ssz hale geliyor; ykk camiler ve orada burada harap evler grlyor te kentin balca mahallelerinden kanalla ayrlan bir eit kenar mahalledeyiz; i tarafnda ok sayda kahvehane ve gazino var, teki yannda birka tozlu palmiye ile enlenen olduka geni bir bulvar grlyor (Nerval, 2004:161165).

Nerval, Dounun kendisini kimi zaman hznlendirip kimi zaman da neeye boan manzaras karsnda hayranln gizlemezken, Doulularn beslenme biimlerini ilkel hatta tiksindirici bulur. Burtonn Araplarn ekirge yeme alkanlklar zerine sylediklerini Nerval de benzer cmleler kullanarak metnine konu eder (2004:188). Nerval, Doulularn beslenme ekilleri kadar alma dzenlerini de ilkel bulur. Kendisi de bir Fransz olan Msy Jeann Dou tembellii zerine sylediklerini u ekilde aktarr:
Kahirede, insann ne kadar farkl ihtiyac varsa, o kadar hizmetkr olmas gerekirmi. Bunlar, tek bir i yapmay bir izzeti nefis meselesi yaparm ve zaten ylesine tembelmiler ki, bu davranlarnn nceden hesaplanm bir ey olduu da dnlemezmi Hibir ey yapmadan birka gnlk para kazandktan sonra, ou da sizi brakp gidiyormu Bu halk, yoksul ve hi kukusuz cahil; uzun sre klelik iinde yaamalar da onlar dkn hale getirmi. Etkin olmaktan ok hayalciler ve alkan olmaktan ok zekiler (2004:190191).

Nerval, haclarn Kahireye yapacaklar ziyarete ve ehirde yaplacak dini trenlere katlrken Arap giysilerine brnerek kendini gizlemeye ve onlardan biri gibi grnmeye alr. Bu noktada, farkl bir kltre ait giysilere brnmenin Batl karakter iin bir kimlik deitirme arac olduu karmza kmaktadr:
Ertesi gn, haclarn gelileri iin dzenlenen enlii dnerek, onlar rahata grebilmek iin lkenin giysilerine brnmeye karar verdim. Arap giysilerinin en nemli paras vard bende; omuzlara rtlebilen ya da baa sarlan, hatta tm vcudu da sarabilen atalardan kalma malaht* bu... Mslman bayramlarna katlmak iin Hristiyan grnmn hayli kaybetmek gerekiyordu st ste giydiim iki takke, ak boynum ve kesilmi sakalmla, berberin bana tuttuu deniz kabuu kakmal k aynada zar zor tandm kendimi Sonunda, ekil deitirmi, memnun ve artk uval

Kol ksm derin yrtmal, elbise zerine giyilebilen bir tr pelerin.

76

gibi paltom ve yuvarlak apkamla bu pitoresk kenti lekelemediim iin kendimle iftihar ederek berber dkkanndan ktm (2004: 221224).

Nerval, Avrupadayken hayalinde canlandrd Douyu kefettike eitli hayal krklklar yaamaya balar. Oryantalistlerin metinlerinde ska rastlanan bu hayal krklklar ve Douda umduunu bulamama, Batl zneye kadim Dounun gemi gzellikleriyle bugnk grnm arasnda bir karlatrma yapma frsat verir. Bylece Dou, gemie ait bir hayal alan olarak sunulurken, seyyah, bildik ve tandk bulduu bu teki manzaraya kar yabanclamaya ve bu yabanclamay da Batnn lehine olacak bir karlatrma alan iine dhil etmeye balar:
Otelde le yemei yedikten sonra, Muskinin en gzel kahvehanesine gittim. Ve orada, almelerin herkesin nnde dans ettiini grdm ilk defa. Bu kahvehaneyi bir tiyatro sahnesine dntrmek istedim biraz; ama dekorasyonunda ne yoncalar, ne ince stunlar, ne porselen duvar kaplamalar, ne de aslm deve kuu yumurtalar vard yazk ki. Bu tr oryantal kahvehanelere ancak Pariste rastlanr. Oysa buras, kire badanal ve kare eklinde gsterisiz bir dkkn (2004:194).

Msrn antik gemiinin kalntlarna yine hayal krklklar yaayarak bakan Nerval, Orta ada kaldna inand ehrin bugnk halini kmsemeyle kark bir krgnlkla anlatr:
Taraadan inmem ve kumlar iinde yars gzden kaybolmu bir sfenksin ezeli srlarn saklad bu dilsiz antikadan gzlerimi evirmem gerekiyordu. Bakalm slamiyetin ihtiam ve inanc, ln ve mezarlarn ifte sszln, yaayan insanlarla dolduracak myd; yoksa yava yava kaybolan iirsel bir gemi iin alayacak mydk? yz yl geri kalm bu Arap ortaa, Yunan antika gibi, tasasz Firavun antlarnn ayann dibinde ok gemeden yklp gidecek miydi? Bu eski hatralarla, iinde bulunduumuz kasvetli sszl canlandrmaya alyorduk. Bu dev yaplar, (piramitler) yaklaldka klyordu. Geniliklerinin yksekliklerine eit olmasndan kaynaklanan bir perspektif etkisi olmal bu. Ne var ki, yanlarna ulalnca, insan elinden km bu dalarn glgesinde, hayranlk ve rknt duymamak elde deil (2004:228,286).

Nerval, Kadim Msr Avrupada olduu sralarda ryalarnda grdnden, onun tm grkemini kefe ktndan ve adm att her gizli blmeyi neredeyse bildiinden bahseder. Ancak ryalarnda ve hayallerinde gezip grd Msrn, bugn, yknt iindeki hali ona yabanc gelmitir. Oryantalist kurguda Dou, gemie atfedilerek, ounlukla dilsiz, suskun ve

77

kasvetli olma hali iinde tanmlanrken, bu, yazarn gemiteki gcn yitirmi bir toplumun kurtuluu iin Batl reeteler hazrlamasn mmkn klar. Bylece, Nervalin kent karsndaki hayal krkln tedavi edecek olan da, birka ay sonra, zavall fellahlarn stne yklan bu tozlu ve dilsiz kenti dik alarla kesecek Avrupa sokaklar n dlemesidir (2004:300). Kahireden ayrldktan bir sre sonra Nerval, Douyla ilgili gerek izlenimlerini okuyucuya ard ardna sralamaya balamtr. Despotizmin Doulu halklarn ynetilebilmesi iin ne kadar ideal bir sistem olduundan bahsederken setii kelimeler, Nervalin kendinden iki yzyl nce seyahat etmi Thevenottan nasl etkilendiini gzler nne serer. Thevenotun (1978:295), Doulularn birer kpek gibi sopayla idare edilebilecek arsz bir toplum olduklar ve ancak kt muameleyle itaatkr hale getirilebilecek bu insanlarn kendilerine iyi davranldnda nasl ekilmez hale geldikleri zerine sylediklerinden hareketle, Nervalin dncelerini gzden geirecek olursak:
Zaman zaman kstah davranan ya da hemen boyun een, her zaman kuvvetli ve geici izlenimlerin etkisinde kalan ve de despotizmin, Dounun normal siyasal ynetiminde ne kadar ar bastn anlamak iin mutlaka tanmanz gereken bu insanlar etkileme isteine biraz fazla kaplmm herhalde Araplarn, geri ekildiiniz zaman sizi sran ama zerine gittiiniz zaman gelip elinizi yalayan yaratklara benzedii sylenebilir. Bir sopa vursanz, aslnda byle bir hakknz olup olmadn dnmez ve bilmez. Durumunuz ona baya grnr nce, ama bbrlenirseniz ve yksekten atarsanz, karnzdaki basitlii etkileyen nemli bir ahsiyet olursunuz hemen. Dou, herhangi bir eyden hibir zaman kukulanmaz; orada her ey mmkndr, Binbir Gecedeki gibi sradan bir kalender, bir kraln olu olabilir (2004:359).

3.4. Hayallerdeki Dounun Yeniden Kefi 19. yzylda Douya seyahat eden hibir gezginde grlmeyecek kadar byk kiisel ve estetik hedeflere odaklanm olan Nerval ile kendisi de bir Fransz olan Flaubertin yaptlar, imgesel bir gereklie uzanm olmayan bir boyuta sk skya sabitlenmeleri asndan benzerlik gsterir (Said, 2004:181). Tpk Nerval gibi hayalinde canlandrd dsel bir Douyu deneyimlemeye ve bu tandk ve bildik Douyu derin dleri ve dnceleri

78

iin edebi bir dayanak haline getirmeye alan Flaubert, Douya yaplan gerek bir seyahati dsel olan dorulamaya hizmet eden bir arac olarak grmtr. Gerek seyahatte karlalan Dou, Flaubertin kendisi ile birlikte tad Dou hayalinin, ya da arkn dsel gezintisi sonucunda izilmi olan resminin yansmasndan baka bir ey deildir. Douya ncelikle dsel bir gezinti yapmak, Flaubertin Douyu gerek seyahati iin bir dj vu meknna ve seyahat tamamlandktan sonra bile dncede defalarca geri dnlmesi mmkn olabilecek bir yere dntrmesini mmkn klar. Dier taraftan, Flaubert, romanlarna konu olacak zengin bir dler dnyasnn ve ok sayda roman karakterinin yaratmnda yine bu dsel ve abartl Dou kurgusundan yararlanmtr (Kabbani, 1993:9091). Flaubertin Dou gezisi, kendisine, ait olduu Bat kltrnden farkl, hayali bir alternatif yaratma ve yeni bir anayurt arama giriimidir. Bu hayali alternatif Flaubert iin Fransz kr manzaralarnn gri tonlamasyla tezat oluturan gz kamatrc renkler anlamna geliyordu. Yeknesak, kanksanm grnt yerine heyecanlandrc bir seyir, fazlasyla tandklk yerine srgit gizem demekti (Levinden aktaran Said, 2004:197). Flaubertin renksiz ve donuk bulduu Batya hayali bir alternatif olarak kurgulad Dou, renk cmbnn elendiriciliinin yan sra grsel bir kargaa olarak da tecrbe edilir. Msr seyahatinde grd Kahire ehri Flaubert iin kelimelerle anlatlamayacak kadar dzensiz bir renk ve ayrnt karmaasdr:
te nihayet Msrdayz. Onun hakknda size ne syleyebilirim, ne yazabilirim ki? Daha ilk sarholuu zerimden atamadm Her ayrnt gelip insann yakasna yapveriyor; gzlerini yakyor ve dikkatinizi bu ayrntlar zerinde ne kadar younlatrrsanz btn kavramaktan o kadar uzaklayorsunuz. Sonra, btn bunlar yava yava bir ahenge kavuuyor ve paralar perspektif yasalarna uygun bir ekilde ait olduklar yerlere oturuyorlar. Ama o ilk gnler, tanrm, renklerin karmaas insann kafasn allak bullak ediyor(1996:80).

Flaubert, ayrntlarn karmaklatrd Dou manzarasn bir btn halinde grememe sorununu amaya alrken, gerek Douyu bir resim, ya da tablo haline getirilmi bir manzara olarak alglama yolunu seer. Baka bir deyile, arkn dsel/btnsel olmaktan karak ayrnt younluu iindeki ok paral gerek bir deneyim alanna dnmesi sonucunda Flaubertte

79

ortaya kan yabanclama, Dounun resimsel bir btnlk iinde sunulmas ve uzak bir keden resminin ekilmesi gibi anlamlandrma abalarn beraberinde getirmitir. Dounun her seferinde pitoresk ve sabit bir manzara eklinde temsil edilmesi Flaubertin arkn kefedilen deil, yeniden kefedilen (1996:81) bir yer olduuna ilikin dncesinin de oluum nedenidir. Mitchelle (2001:71) gre Dou, daha nce grlm bir resmin kopyas, zihinde zaten yer etmi olan bir harita, daha nce karlalm bir tasvirin tekrar olarak kavrandka bir temsil olarak anlamlandrlabilir ve Flaubertin dncesindeki yeniden kefedilen bir yere dnr. Flaubertin deneyimlerinin grlen eyin ieriinden ok, onun nasl grldne ilikin, ou zaman teatral bir sluba dayanmas, Dounun muazzam bir tiyatro sahnesine dntrlmesini mmkn klar. Dehet verici Dou manzaralar karsnda irenme, beeni ya da duygudalk gibi tm kiisel hislerini bastran Flaubert, ayrntlarna inerek anlatt her Doulu manzaray zenle kurulan bir tiyatro sahnesinin ve konuyla ilgili bir dekorun iine yerletirir:
Kasrl- Ayni Hastanesi. yi durumda Bir raitik: Elleri geriye kvrlm, trnaklar uzun, pene gibi; gvdesinin kemik yaps bir iskelet kadar ak seik grlebiliyordu; bedeninin kalan ksm da inanlmaz lde zayft, kafasnda ak czzam lekeleri vard. Terih odas: Masada bir Arapn kadavras, karn kesilip alm; gzel siyah salar(aktaran Said, 2004:198).

Flaubert, Doulunun hastalk sonucu ortaya kan tuhaf vcut eklini aktard bu pasajda ayrntlar bir hastane dekorunun iine yerletirir. Flaubertin metinlerinde arkn btnne atfedilmi bir eksantrikliin elik ettii manzaralar, seyreden Batl gzn elence konusu olacak canl bir gariplikler tablosuna dntrlr. Dounun tuhaf grntsn egzotik meknlara dair imgeler, sado-mazoist zevkler, gizemli olaylar ve son olarak gl ve tehlikeli yerli kadn tiplemeleriyle zenginletiren Flaubert, u noktalara varm bir hayvanilik ve kaba bir mstehcenlikle rlm, sapknla varan bir Dou beenisine sahiptir. Flaubertin bu Dou beenisi temelde ark ile cinsellik ve ark ile kadnslk arasnda kurulan tek dze bir ilikinin rndr (Said, 2004:196200).

80

Flaubert Doulu kadn snr tanmaz bir cinsellik ve buna bal bir bereket simgesi ile eletirirken, cinsellik, tehlike ve tehdit, ehevi zevkler, snrsz bir arzu ve hayalgc Dounun vaat ettii zellikler olarak kurgulanr. ark bu trden diiletirilmi sfatlarla anlamlandrma, Baty Dou iin hayaller kuran eril bir arzunun temsilcisi, Douyu ise bu arzunun kadnslatrlm nesnesi olarak konumlandrma abasdr. Flaubert, Dou seyahati boyunca karlat yerli kadnlar erkekler arasnda hibir ayrm yapmayan, cinsel yn gl makinelere benzetirken kolay elde edilebilir grd bu kadnlar sonsuz bir itaatkrlk ve suskunluun iine yerletirir. Flaubertin Msrda tant dansz Kk Hanm bu trden bir cinsel tecrbe ve suskunluun ayrca Flaubert romanlarndaki kadn karakterlerin ilk rnei olarak karmza kar. Flaubert, etkileyici ancak szel da vurumu zayf olarak nitelendirdii kiiliinin ya bu da kadn, kendinden hi sz hibir etmeyen, ekilde duygularnn, tarihinin temsilciliini

stlenmeyen, stelik karsndakinden hibir ey talep de etmeyen suskun bir varlk olarak konumlandrr. Flaubert, Kk Hanmn cinsel tecrbesi, kaba saba halleri ve duygusuz tavrlarn erotik ve elencelik konular olarak metne yerletirirken, kendisini yerli kadn adna konuan ve onun bedenine koulsuz sahip olan eril bir gle konumlandrr:
Bana gelince Neredeyse gzlerimi hi kapamadm. O gzel, uyuyan yarat seyretmekle (horluyordu, kafas kolumun stndeydi; iaret parmam kolyesinin altna geirmitim), gecem uzun, sonsuz younlukta bir hlya oldu - kalmamn nedeni de bu. Paris kerhanelerinde geen gecelerimi dndm - tm eski anlar geri geldi. Onu, dansn, benim iin anlamsz, hatta birbirinden ayrt edilemez szcklerden ibaret arklarn sylerkenki sesini dndm (aktaran Said, 2004:199).

Flaubet yerli kadnn gzelliini betimledii pasajlarda, zenle setii szcklerle, okuyucunun grme ve koklama duyularn harekete geirici canl tasvirler de sunar. Flaubertin bir Arap kadnla karlama ann anlatt bu pasajda, okuyucu karsnda banyodan henz km, plak ve davetkr bir ark kadn bulur:
Merdivende, karnzda, n evreledii ve onu mavi fondan ayrd, pembe alvarl, gvdesinde koyu mor tlden baka bir ey olmayan bir kadn

81

ayakta duruyordu. Hamamdan yeni kmt. Diri gerdan taze, ekerli sakz kokusu gibi bir ey kokuyordu (aktaran Kabbani, 1993:92).

Eserlerinde tehlikeli olduklar kadar gl ve ehvetli kadn tiplerine de ska rastlanan Flaubertin en nemli kadn kahramanlarndan bir dieri Salomedir. Flaubert Herodiasda Salomeun seksi ve lmcl olan lgnca dansn yle tasvir eder:
Kerevetin tepesinde peesini kard Sonra dans etmeye balad. Bir ift zil ve fltn ritmiyle ayaklar birbirinin nne geerek oynuyordu. Halka olmu kollar her zaman kaan birini aryordu(aktaran Kabbani, 1993:87).

Flaubertin yerli kadnlardan ve Dou cinselliinden esinlenerek yaratt dier bir roman karakteri La Tentation de Saint Antoinde oryantal cilveleri kullanarak elde etmek istedii erkei kurnazlkla aldatabilen Saba Melikesidir. Salome gibi dans eden, ehrazad gibi hikyeler anlatan ve Cleopatrann muhteem ve gln portrelerine benzeyen Saba Melikesi, Flaubertin yaratt karma bir Doulu kadn tiplemesidir (Kabbani, 1993:91). Diiliini karsndakine sonsuz cinsel vaatler ve benzeri duyulmam zevkler sunacak biimde sergileyen Saba, ehvetli yerli kadn tipinin bir taklididir:
Ben bir kadn deilim, lemim. Giysilerim zerimden kp gidecekler ve bylece benim kiiliimde srlarla dolu bir miras kefedeceksin. Eer parman omzuma koysaydn, bu damarlarmn iine bir ate yolu gibi olacakt. Vcudumun en kk parasna sahip olmak seni imparatorluun fethinden daha iddetli bir cokuyla dolduracak. Uzat dudaklarn! pcklerim kalbinde eriyecek bir meyve tadndadr(aktaran Kabbani, 1993:91)

Douyu cinsellik, diiletirilmi imgeler ve canl betimlemeler iinden sunan Flaubert tm romanlarnda cinsel fantezilere snp yaamdan kamakla balantlandrd ark Avrupada edinilemeyen cinsel deneyimlerin aranabilecei bir yere indirgemitir. Flaubert, kendisine bir anavatan aramak iin gittii ark, hem okuyucular hem de burjuva yaamlarnn kasvetli ve tekdze halinden sklm olarak kurgulad roman kahramanlar iin hayali bir ka alanna dntrr. Okuyucunun egzotik heyecanlar ve farkl trden bir cinsellii sululuk duymadan tadaca bu hayali alan haremler, peeler, danszler, kekler, kleler, prens ve prensesler gibi ark klieleri ile doldurulmutur.

82

4. KISA BR DEERLENDRME Oryantalizmin geliim sreciyle birlikte zenginleen seyahatnamelerin ve gezi yazlarnn oluturduu metinler topluluu Dounun tanmlamas ve zihinlerde belirli bir Dou algsnn yaratlmasnda belirleyici olmutur. Oryantalist metinler ve bu metinleri reten seyyahlar 19. yzylda Dounun smrgeletirilerek kaynaklarna el konulmas, smrgeletirilenin kolaylkla idare edilebilmesi ve son olarak smrgeciliin merulatrlmas iin kullanlacak bir Dou bilgisini retirken, betimlemek zere ortaya ktklar gerekliin kendisini de yaratmlardr. Gemi, ryalar, fantezi, arzu, egzotizm ve cinsellik gibi imgelere indirgenerek, hayali bir alana itilen ve Batnn sahip olduu tm deerlerden yoksunlukla iaretlenerek ortaya karlan Dou bilgisi ve gereklii, Douyu klietipler araclyla temsil eden Oryantalist gelenei ve bu gelenein bir sonucu olarak ortaya kan Oryantalist sylemi meydana getirmitir. Bilginin gc, gcn de bilgiyi besledii bu ift ynl ak iinde meydana gelen metinler belirli bir yazarn yaratclnn deil, Oryantalist gelenein ya da sylemin varl ya da basknlnn rnleridir. arka ilikin bilgilerin, imge ve temsil biimlerinin kopyalanarak bir metinden dierine aktarlmas sonucunda klieletirilmi Dou/Doulu imajlar ve sabit bir teki imgesi ortaya karlmtr. Douyu betimlemek zere bir araya gelen klie imajlar Batnn tarih sahnesindeki kendi geliim izgisine paralel olarak dnm geirmi, gelimi ve zaman iinde birbirine eklemlenerek sabit bir Dou algs yaratmtr. Avrupann ekonomik, siyasal ve kltrel geliimini srdrd farkl yzyllar, Batnn Douyu dnme, alglama ve teki olarak konumlandrma biimlerindeki deiime de tanklk etmitir. Dinin merkezi konumda olduu Orta ada Bat ve Dou arasndaki farkllk Hristiyanlk ve slamiyet arasndaki farklla ilikin sylemler zerinden ekillendirilmitir. Dounun Mslmanlkla ilikilendirildii bu dnemde, sihir ve byyle uraan, ok eli, vahi, tehlikeli ve cinsel hazza dkn arkl klieleri Dou zerine kltc bir avam imgesi oluturacak biimde ilk kez kullanlmaya balanmtr. Corafik keiflere sahne olan Rnesans ve Reform dneminde

83

Dou, Orta adaki din eksenli dncelerden, dman ve uzak durulmas gereken teki imgelerinden arndrlm ve Avrupann hayalinde hogryle yaklalmas gereken, merak uyandran ve kefedilmeyi bekleyen bakir topraklar olarak yeniden biimlendirilmitir. Kendini Avrupalnn kefi iin saklayan, el dememi, bereketli Dou gibi klielerin ekilleniinde dorudan doruya etkisi olan bu keifler a, bir yzyl sonra (17. yzyl) ortaya kacak seyyahlara, onlarn byk Dou seyahatlerine ve sonunda arkn seyirlik, elencelik, egzotik ve tamamen hayali bir alan olarak kurgulanaca gezi yazlarna da kaynaklk etmitir. Dounun byleyici, egzotik, yabanl ve her trden sapknl deneyimlemeye ak bir alana dntrld bu dnemde, yerli halkn karakter zmlemeleri Orta adan devirilen sapkn, cinsel yn gl, ahlaksz, kaderci ve geliime kapal Doulu gibi klielerin yeniden retilmesiyle yaplmtr. arkn hayali ve seyirlik bir alan olmaktan karlp ynetim biimlerinin incelendii ve ciddi bir dnce malzemesine dntrld Aydnlanma a, Avrupann Dou algsndaki yeni krlmalarn izlerini tar. Bu yeni dnemle birlikte ska vurgu yaplmaya balanan despotizm ve kendini ynetmekten acizlik gibi Dou imajlarnn, Batnn hali hazrda var olan Dou/Doulu klielerine eklemleniinin ardndan, 19. yzyl seyyahlarnn kullanmna girecek sonsuz bir imge havuzu yaratlm ve sonuta tamamen sabitlemi bir Dou miti meydana getirilmitir. 17. ve 19. yzyl arasnda Douya seyahat etmi gezginlerden bazlarnn seyahat metinlerinde Douyu hangi ifadeler ve imgeler araclyla kurduklar ve klietiplerin sabitlemi bir Dou miti yaratacak biimde nasl bir araya getirildikleri Tablo 1de gsterilmitir.

BLM III HOLLYWOOD SNEMASINDA ORYANTALZM

1. INDIANA JONES RAIDERS OF THE LOST ARK FLMNN SYLEM ANALZ 1.1 Olay rgs Yl 1936. Gney Amerikadaki bir hazine avnda tehlikelerden kl pay kurtulan, tannm arkeolog ve doast olaylar uzman Dr. Indiana Jones, Amerikan Ordu stihbarat tarafndan kutsal kitaplarda geen ve efsanelere gre stn gleri ile byk ordular yok edebilen iinde On Emirin sakl olduu Kutsal Ahit Sandn bulmakla grevlendirilir. Ancak Hitler de Nazi askerlerini uzun zamandr kayp olan Sandk bulmak zere Kahireye gndermitir. Indiana Jones grevine eski sevgilisi Marionla yeniden bir araya geldii Nepalde balar. Marion, Indiana Jonesun Ahit Sandn bulmas iin ona yardmc olacak ve ifreleri zmesini salayacak deerli bir madalyona sahiptir. Alman ordusundan baz grevliler de bu deerli madalyonun peindedir. Jones ve Marion Nepalde Almanlarn saldrlarndan kurtulmay baararak Msra giderler. Kahireye vardklarnda Kutsal Sand Jonesun Almanlar iin alan en byk rakibi Belloqdan nce bulabilmek iin Almanlarn Tanisteki kaz blgesinde alan arkadalar Sallahtan yardm alrlar. Aratrmalar sonucunda Jones, Kutsal Sand Almanlardan nce ele geirmeyi baarr ancak Indiana Jonesun rakibi Belloq ve Alman askerleri, Sand Jonesun elinden alarak Akdenizde kk bir adaya gtrrler. Belloq ve Almanlarn gizli bir brani ayini ile Ahit Sandnn ierdiklerini renme planlar Sandn doast ve gizemli glerinin ortaya karlmas ve Kutsal Sandn Indiana Jones ve Marion haricindeki tm Batl kahramanlara felaket getirmesiyle sonulanr.

85

1.2. Filmin Anlats inde Oryantalist Sylemin Kuruluu 1.2.1. Mekna ve Zamana likin Temsiller Filmin anlats iinde Dounun meknsal ve zamansal olarak temsili, gemi ve bugn arasnda kyaslamalar retecek iki farkl sunum eklinin iine yerletirilmitir. lk sunum eklinde Dou, Batl kahramanlarn Msr topraklar altna gizlenmi kutsal sand arama giriimlerine kaynaklk eden bir mekn olarak zenginlik, deer ve gizemle ilikilendirilmektedir. Gezginlere, aratrmaclara ya da Avrupa lkelerinin ordularna g ve zenginlik vaad eden bu hayali Dou, anlat boyunca deerini gemiinden alan bir mekn olarak sunulmaktadr. Batl kahramanlarn ryalarn sslemekte olan kutsal sand binlerce yldr topraklar altnda saklayan Tanis ehri, anlatda, hem zenginlik ve gc, hem de lmcl tehlikeleri vaat eden hayali bir Dounun yerine gemektedir. nl bir arkeolog ve hazine avcs olan Indiana Jonesun Amerikan stihbarat Tekilat tarafndan Msra gnderilme nedenlerinin akland sahnede Douya atfedilen deer gemile kurulan balantnn rn olarak karmza kmaktadr. Indiana Jonesun Almanlarn kutsal sand ele geirme planlarn rendii bu sahnede, gemiten gelen deerli bir mirasn (kutsal sandk) gizlendii ve binlerce yl nce tanrlarn gazabyla lanetlenmi bir Dou ehri (Tanis) zenginlik ve lme yaplan gndermeler araclyla sunulur. Bunun yan sra diyalogda geen obsessed/obsession (saplant haline gelmi/saplant)gibi baz ifadeler Batllara tehlikeli, lmcl ancak krl bir deneyim salayacak olan Dounun nasl takntl bir imgeye dntrldn de gsterir:

INDIANA JONES:The Nazis have discovered Tanis. STHBARAT GREVLS II: Just what does that mean to you, uh, Tanis? INDIANA JONES: Well, the city of Tanis is one of the possible resting places of the lost ark.

86

MARCUS: However, an Egyptian pharaoh invaded the city of Jerusaleme right about 980 bc, and he may have taken the ark back to the city of Tanis and hidden it in a secret chamber called the well of souls. However, about a year after the pharaoh would return to Egypt, the city of Tanis was consumed by the desert in a sandstorm which lasted a whole year. Wiped clean by the wrath of god. STHBARAT GREVLS: See, over the last two years, the Nazis have had teams of archaeologists running around the world looking for all kinds of religious artifacts. Hitler's a nut on the subject. He's crazy. He's obsessed with the occult. And, right now, apparently, there's some kind of German archaeological dig going on in the desert outside of Cairo. STHBARAT GREVLS II: Now you seem to know, uh, all about this Tanis, then. INDIANA JONES: No, no, not really. Ravenwood is the real expert. Abner did the first serious work on Tanis. It was his obsession, really. But he never found the city.

Almanlarn ve Amerikallarn elde etmek iin rekabet ettikleri kutsal sandk, anlatda, deerini gemiinden alan Dounun, Batllarca arzulanan, gizemli ve tehlikeli bir eklentisine dntrlmektedir. Bu noktada, kutsal sand betimlemek zere anlatya yerletirilen ve sandn deeri, lmcll ve gizemine gnderme yapan btn ifadeler, eklentisi olduu Dounun da ayn zelliklerle eletirilmesi iin kullanlmaktadr. rnein aadaki ilk diyalogda Marcusun kutsal sandn tehlikelerini bildirmek iin kulland baz ifadeler sadece sandn deil, sand barndran Dounun da meknsal olarak gemile, srlarla ve tehlikeyle ilikilendirilmesini salamaktadr. Kutsal sand Almanlardan nce bulmas ve lkeye getirmesi gereken Indiana Jones, diyaloun alntland sahnede Marcusun kulland ifadeler araclyla, sandn tad srlara ve dolaysyla Douda yaayaca deneyimin belirsizliine kar uyarlr. Batl kahramann Dounun gizemli rtsn aarken karlaaca tehlikelerin yukardakine benzer bir biimde dile getirildii bir baka sahnede gemi ve lmle ilikilendirilen Dou, tuhaf, doast ve srprizlerle dolu bir deneyim alanna dntrlmektedir. kinci diyaloun getii bu sahnede Msrl Sallah, Indiana Jonesu kutsal sandn

87

bu dnyadan olmad, lmle kuatld ve bu yzden rahatsz edilmemesi gerektii konusunda uyarr. Bu noktada Sallahn kutsal sandk iin kulland tm ifadeler sandn btnletii Msr topraklarna da benzer zellikler yklenmesini ve Dounun hem lm hem de zenginlii vaat eden tuhaf bir mekn olarak kurulmasn salamaktadr: DIYALOG1
MARCUS: Possibly, but... Marion's the least of your worries right now, believe me, Indy. INDIANA JONES: What do you mean? MARCUS: Well, i mean that for nearly 3,000 years, man has been searching for the lost ark. Not something to be taken lightly. No one knows its secrets. It's like nothing you've ever gone after before.

DIYALOG2
SALLAH: Perhaps a man i know can help us. Indy... there is something that troubles me. INDIANA JONES: What is it? SALLAH: The ark. If it is there, at Tanis, then it is something that man was not meant to disturb. Death has always surrounded it. It is not of this earth!

Filmin ilerleyen sahnelerinde geen bir baka diyalogda Dou, Batllarn kefini bekleyen hazine ve zenginliklerin kayna olarak sunulmaktadr. Aadaki diyaloun alntland sahnede Almanlar iin alan Belloqun sandn nemine vurgu yapmak iin kulland treasures (hazineler) gibi szckler, Dounun kefedilmeyi bekleyen, babo ve sahipsiz zenginliklerle ilikilendirilmesini salamaktadr:
INDIANA JONES: I'm going to blow up the ark, Rene. BELLOQ: Okay, Jones. Blow it up. All your life has been spent in pursuit of archaeological relics. Inside the ark are treasures beyond your wildest aspirations.You want to see it open as well as i.

88

Dounun kayp zenginlikleri barndran, gemiin gizemli srlaryla dolu, tuhaf ve lmcl bir mekn olarak temsil edildii ilk sunum eklinde Batllarn ilgi oda haline gelmi hayali bir Dounun portresi izilmektedir. Bu ilk sunum eklinde Dou, vaat ettii tm tehlike ve zorluklara ramen Batllarn sonuna kadar mcadele verecei, gemile olan balar nedeniyle deerli hale gelen bir mekna dntrlmektedir. Bunun yan sra, anlatda Dounun dn ve bugn arasnda kyaslama ortaya karacak ve kendi kendisiyle karlatrld izlenimini verecek biimde temsil edildii ikinci bir sunum ekli daha bulunmaktadr. Bu sunum eklinde Dou, Batllarn bugnk manzarasna hayal krkl iinde bakt ve by bozumunun gerekletii bir alan olarak kurgulanrken, Dounun gerek grnts hayali olanla kyaslanarak deersizletirilir. Bu deersizletirme ilemi anlatda Dounun dzensiz biimde hareket eden ynlar, dar ve bakmsz sokaklar, kalabalk pazar yerleri ve yabanl l grntlerinin oluturduu bir kompozisyon iinde sunulmasyla tamamlanmaktadr. Bylece, bugnk Dou, gemi Doudan izler arayan Batllarn tm eylemlerine yalnzca dekor oluturan bir mekna dntrlmektedir. Bakmsz binalarn evreledii pazar alanlarnn yerel giysileri iinde dzensiz biimde hareket eden Msrl kadn ve erkeklerin grntleriyle renklendirildii sahnelerde Kahire, kargaa iinde ve esenlikli olmayan bir ehir olarak grselletirilmektedir. Kahirenin labirenti andran dar sokaklar, pis yaam alanlar ve ldrm gibi davranan halk arasnda dolaan Batl kahramanlar bu tuhaf manzaraya hayal krkl ile bakmaktadrlar. Anlatda ok renkli, kargaa iinde ve dzensiz bir mekn olarak grselletirilen Kahire ehrinin canll ve hareketlilii yalnzca grntler deil, diyaloglarda geen ifadeler araclyla da n plana karlmaktadr. Msrl bir karakter olan Sallahn Indiana Jones ve Mariona Kahireyi tantrken kulland city of the living/paradise on earth (yaayanlarn ehri/yeryzndeki cennet) gibi ifadeler, Dounun ayn anda yaam/lm, canllk/dinginlik gibi ikili kartlklar iine yerletirilmesini ve farkl deneyimlerin yaanabilecei tuhaf bir mekn olarak kurulmasn salamaktadr. Sallahn Kahire ehrini betimlerken kulland yaayanlar ifadesi, hem ehrin renklilii ve canllna

89

hem de ehirdeki insanlarn yaantlarnn devam ettii kavram zerine yaplan bir eretileme olarak iki farkl anlam barndrmaktadr. Yaayanlarn ehri olarak betimlenen Kahire ehri yaam ve canll sembolize ederken, onun tam karsna yerletirilen l, eski Msrn gizemli, tehlikeli ve lmcl srlarnn gizlendii bir mekn olarak lm ve dinginlikle ilikilendirilir. Bu noktada city of the living (yaayanlarn ehri) ifadesinin, lm/yaam, dinginlik/hareketlilik gibi birbirinden farkl anlamlar ieren iki farkl Dou (l/ehir) resminin oluturulmas iin kullanld grlmektedir:
SALLAH: Cairo, city of the living. A paradise on earth.

Anlatda Dounun dingin, lmcl ve srlarla dolu yzn sembolize eden l, palmiye aalarnn, develerin ve yerel giysileri iindeki Araplarn oluturduu bir kompozisyon iinde ve daha ok usuz bucakszlk ve yabanlln n plana karld panoramik grntler araclyla sunulur. Filmde Indiana Jones ve dier Batl kahramanlarn eylemlerine dekor oluturan ve kutsal sand arayan kahramanlarn atma alanna dntrlen l, Batllar arasnda gelien diyaloglarn da deimez konusu haline getirilmektedir. rnein Marion ve Belloq arasnda gelien aadaki diyalog, ln yabanll ve usuz bucakszlna gnderme yapmas ve ayrca Dounun dnyann medeniyetten uzak ksmn oluturduuna ilikin ifadeleri iermesi asndan dikkat ekicidir. Diyalog iinde Belloqun kulland baz ifadeler dnyay Dou-Bat gibi ikili paralara blen ve bu paralardan biri olan Douyu medeniyetsizlikle ilikilendiren smrgeci sylemin izlerini tar. Dnyann btn deil paralara ayrlm bir yer ve Dounun da bu paralardan biri olduuna ilikin in this part of the world (dnyann bu blmnde) ifadesi ile medeniyet yokluuna atfta bulunan we are not entirely uncivilized (tmyle medeniyetten uzak deiliz) ifadesinin birletirildii bu pasajda, even (bile) szc Dounun eksikliine daha ok vurgu yaplmasn salamak amacyla, glendirici bir ifade olarak cmleye eklemlenmitir. Oryantalist sylemde Batllarn sahip olduu deerlerden (medeniyet) yoksunlukla iaretlenen ve biz/teki karlatrmasndaki teki

90

konumunu igal eden Dou, aadaki pasajda dnyann medeniyetten yoksun ksm olarak temsil edilmektedir:
BELLOQ: If you're trying to escape on foot, the desert is three weeks in every direction. MARON: What kind of people are these friends of yours? BELLOQ: At this particular time and place, to do my work, they are necessary evils. They're not my friends. However, with the right connections, even in this part of the world, we are not entirely uncivilized.

Indiana Jones ve Marionnun kutsal sandn bulunduu yeralt odasna girdikleri sahnede gelien diyaloglar tehlikeli, lmcl ve gizemli bir deneyim alan olarak anlamlandrlan Dounun meknsal zelliklerine gnderme yapan olumsuz ifadelerle ssldr. Dounun gizemli srlarn barndran yeralt odas iskeletlerin, ylanlarn ve rmcek alarnn bulunduu karanlk ve rktc bir yer olarak grselletirilmekte ve gemie ait meknn bu olumsuz zellikleri diyalogda geen ifadeler araclyla bir kez daha vurgulanmaktadr. Aadaki diyalogda hem Belloqun, hem de Alman askerin kulland nasty/awful (berbat/rezil) gibi sfatlar, mekn pis, berbat ve korkun bir yer olarak betimleyen eanlaml kelimelerdir:
BELLOQ: Hello! Why, Dr. Jones, whatever are you doing in such a nasty place? INDIANA JONES: Why don't you come on down here! I'll show you! ALMAN ASKER: I'm afraid we must be going now, Dr. Jones. Our prize is awaited in Berlin. But i do not wish to leave you down in that awful place all alone.

Batl kahramanlarn byk ve doast bir gce sahip olduunu bildikleri kutsal sandk gemile ilikilendirilen Dounun tehlikeli ve srlarla dolu bir eklentisi olarak onu arayan, elde etmek isteyen ya da srlarn zmeye alan herkese lm ve lanet getirmektedir. Alman askerlerinin kutsal sand atklar sahnede sandkla birlikte tanan karanlk ruhlar Indiana Jones ve Marion haricindeki tm Batl kahramanlara lm getirmekte ve bylece farkl olan deneyimleme ve gizli olan grnr klma istei

91

iindeki tm Batl kahramanlar Dounun kolayca el koyabilecekleri bir zenginlik vaat ederken, tehlikeli ve lmcl srlar da beraberinde getiren fkeli ve doast yzyle karlamaktadr. 1.2.2. Yerli Kadna likin Temsiller Filmin anlats iinde yerli kadnla ilikilendirilen belirgin bir karakter olmamakla birlikte Sallahn ailesiyle birlikte grntlendii sahne ve pazar yerindeki sahnelerde yerli kadnlarn sunumunu ieren grntler bulunmaktadr. Hem pazar alanlarnn tantld hem de Sallahn ailesinin gsterildii sahnelerde Msrl kadnlar yerel giysileri iinde, utanga, suskun ve misafirperver kiiler olarak gsterilmitir. Yerli halkn yn eklinde gsterildii pazar yeri grntlerinde yerel kostmleri iindeki Msrl kadnlar birbirine benzer grntlere indirgenmekte ve yz hatlar belirgin ekilde ortaya kmayan, ifadesiz ynlar olarak sunulmaktadr. 1.2.3. Yerli Erkee likin Temsiller Olay rgs iindeki konumlandrllar ve birlikte sunulduklar eylemler bakmndan anlatda yerli kadna kyasla daha detayl ve net bir ekilde portrelenen yerli erkekler, hem Sallah ve Katanga gibi belirli tiplemeler, hem de yn eklinde gsterilen, isimsiz Arap erkekleri araclyla sunulmaktadr. Arap erkekleri pazar yerinde ve lde geen sahnelerde Batl aratrmaclarn etrafnda dolaan, ldrm gibi davranan, Batllarn yapmak istemedii ilerde ara olarak kullanlan isimsiz ve ifadesiz ynlar olarak gsterilmektedirler. Oryantalist metinlerde tembel, kaderci, korkak, sinsi ve hain gibi olumsuz zellikler yklenerek temsil edilen yerli erkekler, zellikle pazar yerinde geen sahnelerde benzer zelliklerle eletirilerek sunulmaktadr. simsiz ve ifadesiz kalabalklar olarak gsterilen yerli erkekler pazar sahnesinde iki farkl sunum eklinin iine yerletirilmitir. Yerli erkeklerin Amerikallar (Indiana Jones ve Marion) ldrmek isteyen, Almanlarn parayla tuttuklar deersiz yardmclar olarak konumlandrld ilk sunum eklinde,

92

para iin her eyi yapabilecek, hain ve kolay ynetilebilir bir yerli erkek imaj ortaya konulmaktadr. Bu noktada yerli erkeklerin pazar sahnesi iindeki grntlenme ekilleri ve birlikte sunulduklar eylemler Arap erkeklerin anlatda kt karakterler olarak lanse edilmesini kolaylatrmaktadr. Almanlarn yardmclar olarak konumlandrlm yerli erkeklerin adam karma, ldrme ve sinsice planlar yapma gibi bir dizi olumsuz eylemle birlikte sunulduu bu sahnede en dikkat ekici olan ayrnt, Batl karakterlerin resim karesinin odana, pasif yardmclar olarak konumlandrlan yerli erkeklerin ise onlarn evresine yerletirilmesidir. Bylece, Batl karakterlerin merkeze alnarak gsterildii bu sahnede Araplarn yardmclk konumu Batlnn sanda ve solunda yer alacak biimde erevelenmeleri ve glge karakterler olarak sunulmalaryla da belirgin hale getirilir. Buna ek olarak, sahne iinde dikkat eken bir dier nokta da Mariona saldran Arapn koyu renkli derisi ve sararm dilerinin yakn plan ekimle n plana karlmasdr. Bylece yerli erkein vahi, saldrgan ve tehlikeli biri olduu d grne ait detaylarn belirgin biimde ortaya karlmasyla da vurgulanm olmaktadr. Pazar sahnesi iinde yerli erkeklerin kaytsz, umursamaz ve uyuuk kiiler olarak konumlandrldklar grntler, anlatda yerli erkee ilikin ikinci sunum biimini ortaya karmaktadr. Sahne iinde Indiana Jones ve hizmetkr Araplar arasnda geen kavgalar, pazarda dzensiz biimde hareket eden isimsiz ynlarn kaytsz biimde izlemekten zevk aldklar seyirlik bir manzara gibi sunulmutur. Yerli erkeklerin, dv alannn etrafna rastgele serpitirilen grntleri, Doulu erkeklerin hem ifadesiz ve birbirine benzer yzlere indirgenmesi, hem de kavgay alklayan ve yksek sesle tezahrat yapan ldrm Arap bir topluluk vahilik olarak ve sunulmas d amacyla kullanlmaktadr. erkeklerin akl davranlarla

ilikilendirildii bu sahnede, Indiana Jones ve Belloq arasnda geen diyalog, grntde yaratlmak istenilen imajn ifadeler araclyla da sabitlenmesini salamaktadr. Indiana Jonesun holanmad rakibine birbirlerini ldrseler bile Araplarn bu durumu umursamayaca ve onlarn aralarndaki meselelere karmayacaklarn syledii bu diyalog, kavga sahnesi iindeki grntlerin destekleyicisi olarak anlatya yerletirilmitir. Bylece Indiana Jonesun

93

ifadeleri araclyla, yerli erkeklerin Dounun karmaas iinde kaybolmu, umursamaz ve uyuuk hale gelmi kiiler olduuna bir kez daha gndermede bulunulmaktadr. Ayrca, Belloqun Indiana Jonesun szlerine karlk vermek iin kulland ifadeler, yerli erkein medeniyetten yoksun olula nasl ilikilendirildiini gstermesi asndan son derece nemlidir. Belloqun en azndan medeni insanlar gibi davranabiliriz diyerek Indiana Jonesa yzyze konumay nerdii bu sahnede, Belloqun ifadeleri Indiana Jonesun yerli erkeklerin umursamazl ve uyuukluu zerine sylediklerinin hemen zerine bindirilmekte ve bylece yerli erkeklerin genel tavrlarna medeni olmayan davranlar olarak imada bulunulmaktadr:
INDIANA JONES: Well, these Arabs don't care if we kill each other. They're not going to interfere in our business. BELLOQ: Please, sit down before you fall down. We can at least behave like civilized people.

Pazar sahnesinde yerli erkeklerin sunumuna ilikin olarak dikkat eken bir dier grnt, Indiana Jonesun Kahire sokaklarndan birinde rastlad Msrl dilencilere aittir. Indiana Jonesun Araplar tarafndan karlan Marionu ararken rastlad bu dilenciler sahnede, karsndakini elleriyle taciz eden ve para alabilmek iin arszca yalvaran kiiler olarak sunulmutur. Yerlilerin vahilik ve saldrganlklarna ek olarak agzllkle de ilikilendirildikleri bu sahnede, Indiana Jones zerine hcum eden dilencilere birka tane bozukluk atarken, dilenciler ise paralar yerden toplarken gsterilmektedir. Pazar sahnesi iinde yerli erkein sunumuna ilikin olarak dikkat eken son grntde, dilenci gibi gzken ve tek gz kapal olan Msrlnn Indiana Jonesu ldrmek iin kurduu planlarn (yemeine zehir katmak) sinsiliine gnderme yaplmaktadr. Sonu olarak, yerli erkeklerin isimsiz ve ifadesiz ynlar olarak gsterildii pazar sahnesi boyunca vahilik, sinsilik, a gzllk, uyuukluk ve tuhaflk gibi zellikler Doulu karakterlerin grntye yansyan eylemleri ve diyaloglardaki ifadeler araclyla n plana karlmakta ve bu zellikler yerli erkein doasna atfedilmektedir.

94

Almanlarn ve Indiana Jonesun kutsal sand aradklar sahnelerde yerli erkekler, Batllarn lde yapmaktan kandklar ilerde para karlnda kullandklar pasif yardmclara dntrlmektedir. lde geen bu sahnelerde yine isimsiz ve ifadesiz ynlar olarak gsterilen Arap erkekleri, kendi topraklar altnda gizlenen mirasn (kutsal sandk) farknda olmayan, deerlerini korumaktan aciz ve para karlnda Batllara hizmet eden kiiler olarak sunulmaktadr. Arap erkeklerinin ounlukla kazclar olarak resmedildii bu sahnelerde, almalar kaytsz ve merakl gzlerle izleyen yerli halkn kaz alannn etrafna serpitirilmi grntlerine de yer verilmektedir. Yerli erkeklerin yaplan almann nemi ya da aranan nesnenin deeri ile ilgili en ufak bir bilgiye sahip deilmi gibi gsterildii bu sahnelerde, Doulularn kaytszl kolay smrlebilir olduklarna gnderme yaplarak sunulmaktadr. Bu noktada Batllarn (Indiana Jones, Belloq ve Almanlar) kutsal sandn tarihi deeri ve sahip olduu snrsz glerle ilgili bilgileri, anlatda, ellerinde bulundurduklar bu gcn farknda olmayan yerlilerin ynetilmesi ve sandn Batllarn himayesine gemesi iin merulatrc bir yol olarak kullanlmaktadr. Pazar sahnesi ve lde geen sahnelerde isimsiz ynlar eklinde sunulan yerli erkeklere ek olarak, anlatda belirli bir karaktere karlk gelen Arap tiplemeleri de bulunmaktadr. Indiana Jonesun yakn arkada olan Sallah ile sand tayan geminin kaptan olan Katanga, olay rgs iindeki konumlandrllar ve birlikte sunulduklar eylemler bakmndan en ok dikkat eken Arap tiplemeleri olarak karmza kmaktadr. Olay rgs iinde iyi niyetli, dost canls ve misafirperver bir karakter olarak konumlandrlan Sallah, filmde genellikle Indiana Jonesun kutsal sand bulmasna yardmc olurken grntlenmektedir. Sallah, anlatda Doulularla ilikilendirilen olumsuz karakter zelliklerinden syrlm bir tipleme olarak karmza ksa da, Batl karakterlerin de iinde bulunduu baz diyaloglar ierdikleri ifadeler asndan onu basite kazclk yapan, ok ocuklu bir ailenin babas olarak konumlandrmaktadr. Sallah ve ailesinin konukseverliinin vurguland sahneden alntlanm olan aadaki diyalog, Indiana Jones ve Sallah arasnda gereklemektedir. Bu diyalogda Jonesun Sallah iin kulland

95

best digger in Egypt (Msrn en iyi kazcs) ifadesi, Sallah Batllar iin kazclk yapmaktan baka bir ie yaramayan ynlarn tipik bir yesi haline getirmekte ve bylece anlatda yerli erkekler iin izilen pasif yardmc imaj belirgin bir karakter zerine yerletirilerek sabitlenmektedir. Diyalogda dikkat eken bir dier nokta, Sallahn Batllarn kazclara yaptrdklar i karlnda birka kuru demelerini, firavunlarn dneminin geri gelmesi olarak nitelendirmesidir. Almanlarn acmasz firavunlara, kazclarn ise firavunlarn emrinde alan klelere benzetildii bu cmle, anlatda Dounun despotizmle, Doulularn ise klelikle nasl ilikilendirildiini ortaya koymas asndan nemlidir. Sallahn Doulularn deerlerinin bilincinde olmayan, onlar korumaktan aciz, parayla tutulmu hizmetkrlar olduuna gnderme yapan bu ifadeleri araclyla Dounun halk kleletiren, despotik bir idare ile ynetildiine vurgu yaplmaktadr:
INDIANA JONES: I knew the Germans would hire you, Sallah. You're the best digger in Egypt. SALLAH: They've hired or shanghaied every digger in Cairo. The excavation is enormous. They hire only strong backs and they pay pennies for them. It's as if the pharaohs had returned. The Germans have a great advantage over us. They are near to discovering the well of souls.

Sallahla ilgili konumalar ieren bir baka diyalogda Sallahn gzel bir ei ve ok sayda ocuu olduu Marionun ifadeleri araclyla n plana karlmakta ve bylece anlatda Araplarn aile yaplarna esprili bir dille gnderme yaplmaktadr. Aadaki diyalogda, Doulu ve Batl erkek arasndaki fark, Batl kadnn (Marion) ocuk saysna vurgu yapmasn salayan raise eight or nine kids (sekiz, dokuz ocuk bytmek) ifadesi araclyla gndeme getirilmektedir:
MARON: How come you haven't found some nice girl to settle down with, raise eight or nine kids, like your friend Sallah? INDIANA JONES: Who says i haven't?

96

Filmin anlats iinde yerli erkekle ilikilendirilen bir dier karakter, kutsal sandn tand geminin kaptan olan Katangadr. Indiana Jonesun ve Marionun sandkla birlikte Kahireden kamasna yardmc olan Katanga, anlatda konukseverlii ve iyi niyeti bakmndan Sallaha benzer bir karakter olarak konumlandrlmtr. Kutsal sandn gizlendii geminin Almanlar tarafndan ele geirildii sahnede gelien diyaloglar, Katangann hangi zelliklerle eletirildii ve nasl betimlendiini gsteren rnekler olarak karmza kmaktadr. Aadaki diyaloun gerekletii sahnede Alman komutan Katangadan hem sand hem de Marionu kendilerine vermelerini ister. Bu noktada Katanga Marionu kurtarmak iin komutana sand alabileceklerini ancak kzn (Marion) gittikleri yerde iyi para getirebileceini syler. Katangann ifadeleri her ne kadar iyi niyetli bir davrann rn olarak sunulsa da, komutan ikna etme yntemi anlatda onun kle tccar ya da kadn satan yerli erkek imajyla eletirilmesini salar. Bylece, bu dnce eklinin yerliler arasnda yaygn ve kabul edilebilir olduuna gnderme yaplmakta ve Doulu erkekler (Katanga ve mrettebat) diyalogda geen a very good price (iyi para getirir) ifadesi araclyla paragz kiiler olarak konumlandrlmaktadr. Diyalog iinde Alman komutann Katangann szlerine karlk olarak verdii cevap ve ona sesleni biimi, Batlnn lehine olan ve teki karsndaki stn pozisyonuna gnderme yapan, rk kavramyla belirginletirilmi bir farkllk vurgusunun iine yerletirilmitir. Alman Komutann sand almalarn ancak Mariona dokunmamalarn isteyen Katangaya seslenirken kullanld savage (vahi) szc, yerlinin Batl karsndaki ikincilletirilmi konumuna gnderme yapan bir sonraki cmleye you are not in the position to ask for anything (bir ey isteyecek konumda deilsin) eklemlenmekte ve bylece Katangann siyah derisi araclyla vahilie, vahilikle de yerlinin astlkla iaretlenmi pozisyonuna zincirleme ekilde gndermede bulunulmaktadr:
KATANGA: This girl, however, has certain value where we're headed. She will bring a very good price. Herr colonel, that cargo you've taken... if it's your goal, go in peace with it, but leave us the girl. It would reduce our loss on this trip.

97

ALMAN KOMUTAN: Savage! You are not in the position to ask for anything. We will take what we wish. And then decide whether or not to blow your ship from the water.

1.2.4. Batl Kadna likin Temsiller Filmde Batl kadn karakter olarak dikkat eken Marion, Indiana Jonesun eski sevgilisi ve kutsal sandkla ilikili olan madalyonun taycs olarak konumlandrlmtr. Marion, olay rgs iindeki konumlandrl ve birlikte sunulduu eylemler bakmndan belirgin zelliklere sahip bir karakter olmaktan ok, birbirine nemli lde balantl hikyelerden oluan filmin sandkla ilikilendirilen dii kahraman olarak n plana kmaktadr. Marion ve kutsal sandk, anlatda, Batl erkek kahramann (Indiana Jones) denge ve dzen araynn ikiz objeleri haline getirilirken, sanda giden yolu gsteren madalyon, ilk olarak, birbirleriyle yaran milliyeti eril arzularn nesnesi hale gelen Marionla ilikilendirilmektedir. Anlatda sandn yerini gsterecek bir ifre zcye dntrlen madalyon, Marionun babasndan devrald ve saklad bir obje olarak, onu Batl eril arzunun nesnesi haline getirmektedir. Madalyonun ardndan kayp sandkla ilikilendirilen Marionnun kaderi ise, sandn bana gelenlerle byk lde benzerlik gstermektedir. rnein kutsal sandn Almanlar ve Arap yardmclar tarafndan karlmas gibi Marion da karlr ve Indiana Jones film boyunca sadece sand deil Marionu da kurtarmaya alr. Bu noktada, Batl kadn ve sandn anlatda Batl erkein dzen arayn sembolize etmek iin ikiz objeler olarak kullanld grlmektedir. Marionnun anlat boyunca iinde bulunduu diyaloglardan bir tanesi ierdii ifadeler bakmndan, onu aralarnda vakit geirmek zorunda olduu yerlilerden farkllatrc, hatta stn konuma ykseltici bir slupla rlmtr. Aadaki diyalogda Marion, kendisini karmaya alan yerlileri mensup olduu milliyeti Im an American (Ben Amerikalym) n plana karan ifadeler kullanarak durdurmaya almaktadr. Bylece Marionnun Amerikal oluu, yerlilerin ona kar olan davranlarna dikkat etmelerini gerektiren ve

98

Batl kadn yerli erkek karsnda konum olarak stnlkle ilikilendiren bir duruma dntrlmektedir:

MARON: Help! Over here, Indy! INDIANA JONES: Get out of the way! Move! Move it! MARON: Help me! You can't do this to me! I'm an American!

1.2.5. Batl Erkee likin Temsiller Dounun Batl eril arzularn nesnesi ve Batl erkeklerin urunda kyasya savatklar bir mekn haline dntrld filmde, Batl erkek bilgi ve kas gcyle donatlm tiplemeler araclyla sunulmaktadr. Anlatda daha ok arkeolog, gezgin ya da hazine avcs olarak konumlandrlan Batl erkekler eski medeniyetlerle ilgili bilgilerini Douyu iinde bulunduu unutulmuluktan kurtarmak iin kullanan eril kurtarclara dntrlmektedir. Indina Jones ve Belloq gibi tiplemeler, anlatda, gemi ve bugn arasndaki kpry kurmaya muktedir, arkeolojik nesnelerin nemini Doululardan daha iyi bilen Batl bilim adamlar olarak sunulmaktadr. Bylece, anlatda Batl erkeklerin bilgilerine, Msrllarn tarihi miraslarndan yoksun brakllar ya da hazinelerinin Avrupa mzelerinde hapsediliinin merulatrlmas ve Dounun Batnn eril kurtarn bekleyen dii bir imgeye dntrlmesi noktasnda belirleyici bir rol verildii grlmektedir. Almanlarn kutsal sand ele geirme fikriyle bozulan denge halini, bilgisi, zgveni ve kas gc sayesinde yeniden yaplandrmaya alan Indiana Jones, anlatda, bilgi donanm sayesinde Dounun gizli kalm glerinin kt niyetli kiiler (Almanlar) tarafndan ynetilmesini engellemekle ykml bir kurtarcya dntrlmektedir. Filmin bakahraman olan Indiana Jonesun mesleki zellikleri, olay rgs iindeki konumlandrl ve birlikte sunulduu eylemlerin belirleyicisi olarak anlatya yerletirilmekte ve bylece ncelikli olarak Jonesun kendisini eski eserleri aratrmaya adam baarl bir bilim adam olduunun alt izilmektedir. Uzmanlk, deneyim ve bilgi birikimi gibi zellikler Batl kahramana olay rgs iinde aktif,

99

eylemsellikle rl ve bilgiyle btnleik bir kurtarc rolnn verilmesini, ayrca, Dounun hazinelerine el koyulacak bir mekna, Doulularn ise kolay ynetilebilecek insanlara dntrlmesini salayan malzemeler olarak anlatya yerletirilmektedir. Aadaki diyaloun getii sahnede, Indiana Jonesun mesleki zelliklerine bu trden bir nem atfedilmekte ve diyalogda Batl kahramann stn niteliklerini n plana karan farkl ifade ard ardna kullanlmaktadr. Aadaki diyalogda srasyla, Jonesun arkeoloji profesr oluu, doast ve esrarengiz konular zerindeki uzmanl ve en son olarak da ender bulunan antikalara olan merak n plana karlmaktadr:
STHBARAT GREVLS: Yes, Dr. Jones, we've heard a great deal about you. INDIANA JONES: Have you? STHBARAT GREVLS: Uh, professor of archaeology, expert on the occult, and, uh, how does one say it? Obtainer of rare antiquities.

Indiana Jonesun Douda yaayaca deneyimi tanmlama ve farkll alglay biimi, Jonesun, anlatda ska vurgulanan bilim adam kimliiyle rtecek bir ereve iine yerletirilmektedir. Bylece, Batl erkek kahramann mesleki zelliklerine yaplan gndermeler araclyla, Dounun neden Batl kahraman tarafndan esrarengiz ve tehlikeli bir deneyim alan deil de, bilimsel aratrma yapmaya uygun, deerli bir mekn olarak alglandnn da cevab verilmektedir. Aadaki pasajn alntland sahnede, Jones ve mze mdr olan arkada Marcus, Dounun getirebilecei tehlikelerden sz etmektedirler. Marcusun Indiana Jonesu kutsal sandk ve Doudaki gizemli gler konusunda uyard bu sahnede Jones, Douda bulunduu rivayet edilen sihirleri, peri masallarn ve sylentiler gibi batl fikirleri pheci bir akl araclyla sorgular. Bylece anlatda mesleki zelliklerine yaplan vurgularla bilgi ve akln temsilcisi olarak konumlandrlan Jones, aadaki pasajda, Dou deneyimini doast oluumlarla deil, byk bir tarihi anlama sahip bulgularla ilikilendirir. Bunun yan sra, pasajda, Indiana Jonesun iini ansa brakmayan, temkinli bir karakter olduuna da gnderme yaplmakta ve Jones sahnede Dou

100

gezisinde

ie

yarayacan

dnd

modern

silahlar

bavuluna

yerletirirken gsterilmektedir:
INDIANA JONES: Oh, Marcus. What are you trying to do, scare me? We've known each other for a long time. I don't believe in magic, a lot of superstitious hocuspocus. I'm going after a find of incredible historical significance. You're talking about the bogeyman. Besides, you know what a cautious fellow i am.

Anlat iinde Batl erkek karakter iin n plana karlan zelliklerden bir dieri, olaylar pheci aklla sorgulayan Batl erkein, bilgiye sahiplikle ilikilendirilmesidir. Indiana Jonesun arkeoloji alanndaki uzmanl ve Dou zerine bilgisi, hem grntler, hem de diyaloglarda bilgiye sahip olua gnderme yapan know (bilmek) gibi szckler araclyla n plana karlmakta ve bylece Batl erkek kahraman anlatda bilgi znesi olarak konumlandrlmaktadr. Burada dikkat eken nokta, anlatda Jonesun kutsal sand nerede arayacan, sanda giden yolu gsteren madalyonu nasl kullanacan ve ifreleri nasl zmleyeceini, teki olarak konumlandrlan Almanlar ya da Msrllardan daha iyi bilen bir karakter olarak sunulmasdr. Bu noktada, Jonesun inceleme nesnesi olan Dou zerindeki bilgisinin, anlatda onu dier karakterlerden ayran, stn bir zellik olarak belirginletirildii grlmektedir. Marion ve Indiana Jones arasnda gelien aadaki diyalogda, Batl erkein bilgi znesi konumuna gnderme yapacak ifadeler, grntler araclyla yaratlan imajn desteklenmesi iin kullanlmaktadr:
MARON: They keep asking about you. What you know. INDIANA JONES: I know where the ark is, Marion.

Yerli erkeklerin toprak kazclar olarak gsterildii ve ynlar eklinde sunulduu l sahnelerinde, Batl erkein sahip olduu bilgi, yerlilerin ynetilmesini merulatrc bir zellik olarak kullanlmakta ve Batl erkek, Doulu ynlara ne yapmalar gerektii konusunda komut veren, stn

101

nitelikli bir yneticiye dntrlmektedir. Indiana Jonesun bilgiye sahip olan taraf olarak yneten, yerlilerin ise pasif yardmclar olarak ynetilen konumuyla eletirildii l sahnelerinde Jones, kutsal sand aramalar iin grevlendirdii Msrl kazclar eitli komutlar vererek ynlendirmektedir. Doulularn kolay gzden karlabilir kalabalklar olarak resmedildii bu sahnelerde Indiana Jones, kazclara iinde emir kiplerinin bulunduu ifadeler araclyla komuta etmekte ve ard ardna sralanan bu ifadeler Jonesun yneten konumunu sabitlemektedir:
SALLAH: Indy! Here! We've hit stone! INDIANA JONES: Clear it off. Come on, find the edges. Okay, bring the pry bars in. SALLAH: As a team, boys! As a team! INDIANA JONES: Push! Get them in there. Get them under. Good, good, that's it. Watch your toes.

Filmde l sahnelerini nemli klan bir dier ayrnt, Batl kahramann kendini gizlemek amacyla bu sahnelerden birinde yerel giysilere brnm ve kimlik deitirmi olmasdr. Indiana Jonesun kutsal sandn arand kaz alannda Almanlarn kendisini fark etmemeleri iin arkada Sallahn zerindekilere benzer giysilere brnd bu sahnede, yerli erkekleri birbirine benzer grntlere indirgeyen yerel giysiler, Batl kahramann kimlik deitirmesini ve ifadesiz ynlar eklinde gsterilen Araplar arasnda kaybolmasn salar. Batl erkein kimlik deiimini ve gzlenmeden gzleyen konumuna gemesini salayan yerel giysilerin, sahnede, Oryantalist metinlerde Doulularn kolay taklit edilebilir fiziksel zelliklere sahip olduuna ilikin klielerin yeniden retilmesi iin bir ara olarak kullanld grlmektedir. Anlat iinde bilginin ve pheci akln temsilcisi olarak sunulan Indiana Jonesun, filmdeki sahneler araclyla yalnzca akl gcne deil, kas gcne de gnderme yaplmaktadr. Indiana Jonesun hem yerli erkekler hem de Alman subaylarla atma iine girdii tm sahnelerde Jones, fiziksel g

102

stnl nedeniyle galip gelen taraf olarak konumlandrlmtr. rnein Jonesun, byk bir klla karsnda gsteri yapan ve ona meydan okuyan Msrly, elinde bulundurduu silahla bir hamlede malup ettii sahnede, Batl erkein modern silahlarnn Doulularn geleneksel silahlar karsndaki stnlne gndermede bulunulmaktadr. Bununla birlikte, Indiana Jonesun kutsal sand karan Almanlarla tek bana mcadele edip, onlar ldrd ve Almanlarn hizmetinde alan Msrllara kar da yine tek bana sava verirken gsterildii tm sahnelerde modern silahlar, kas gc ve pratik akl, Jones iin izilen imajn malzemeleri olarak kullanlmaktadr. 2. MUMMY FLMNN SYLEM ANALZ 2.1. Olay rgs Milattan nce 3000li yllarda, Firavun I. Setinin kars Anck-su-namun ve Ba Rahip Imhotep birbirlerine k olurlar. Ancak hibir erkein Anck-sunamuna el srmeye hakk yoktur. Yasak aklarnn ortaya kmas sonucunda iki k Firavunu ldrrler. Firavun I. Setinin lm Anck-sunamunu lme, Imhotepi de sonsuza dek lanetlenmeye gtrr. 3000 yl sonra 1923 Msrna gelindiinde; mhotep bir mit, bir efsane haline gelmi ve bedeninin gmld Hamunaptra, engin Sahra lnn bir yerlerinde kaybolmu, masals ve lanetli bir ehre dnmtr. Bir hazine haritas sayesinde filmin ana karakteri OConnell, Evelyn ve Jonathan Hamunaptray bulmak ve isimsiz hazineleri ele geirmek iin yola karlar. Ancak kahramanlarn hazine aray tm dnyay tehdit edecek gte olan Imhotepin hayata dndrlmesiyle sonulanr. Bu noktadan sonra filmdeki ana karakterler mhotepi yok etmeye ve dnyay Mumyann lanetinden kurtarmaya alrlar.

103

2.2. Filmin Anlats inde Oryantalist Sylemin Kuruluu 2.2.1. Mekna ve Zamana likin Temsiller Film, Dounun sefahat ve lks iindeki ihtiaml yaantsnn grsel eler ve grnt zerine bindirilen ses araclyla izleyiciye aktarld bir al sahnesiyle balar. Dou yaantsnn zenginlii ve ihtiamnn, Msr piramitleri, altn ve deerli talarla sslenmi firavun heykelleri ve batmakta olan gnein yansmalarnn altn rengine brndrd bir ehir grntsyle verilmeye alld bu sahnede mekna, zamana ve meknn zelliine ilikin bilgi grnt zerine bindirilen kelimeler ve sesler araclyla aktarlmaktadr: Grnt zerine bindirilen kelimeler:
THEBES - 2,134 B.C

Grnt zerine bindirilen ses:


Thebes. City of the Living. Crown jewel of Pharaoh Seti the First

Filmdeki Msrl karakterlerden Firavun I. Seti, Anck-su-namun ve mhotepin yaadklar Thebes ehri zenginlik, refah ve huzurun sembol olarak kurulurken, ehirden Yaayanlarn ehri olarak bahsedilmektedir. Burada ehri betimlemek iin kullanlan yaayanlar ifadesi, hem ehrin ihtiam ve canll/hareketlilii, hem de ehirdeki insanlarn yaantlarnn devam ettii kavram zerine yaplan bir eretilemedir. Buna benzer bir eretileme Ancksu-namun ve Firavunun lmnden ve mhotepin cezalandrlmasndan sonra, filmin meknsal oda haline gelen ve lm, karanlk gler, ktlk ve tehlike ile sembolize edilerek yeraltndaki sessiz ve karanlk bir mekn olarak grselletirilen Hamunaptra ehri iin de kullanlr: Grnt zerine bindirilen kelimeler:
HAMUNAPTRA- 1290 B.C

Grnt zerine bindirilen ses (anlatc):


They raced deep into the desert, taking Anck-su-namun's corpse to Hamunaptra, City of the Dead. Ancient burial site for the sons of pharaohs... and resting place for the wealth of Egypt.

104

Dounun zenginlik, ihtiam ve sefahat iinde bir yaantyla eletirildii Oryantalist temsiller filmde Thebes ve Hamunaptra ehirleri zerinden kurulurken, Oryantalist sylemde Douyu ve Baty tanmlamak iin kullanlan ikili kartlklardan bazlar Thebes ve Hamunaptra ehirlerinin karlatrlmas, dier bir deyile Dounun kendi iinde olumlu ve olumsuz niteliklerine gre ayrlmas iin kullanlmaktadr. Filmde aydnlk, hayat dolu ve zenginliin yer stnde snrszca gzlenebildii bir mekn olarak olumlu zelliklerin atfedildii Thebes ehri (Yaayanlarn ehri) piramitler, firavun heykelleri ve ihtiaml saraylarla Dou zenginliinin gzle grlr kantlarna sahiptir. Thebesten farkl olarak Msrn zenginliklerinin yeraltna gizlendii Hamunaptra (ller ehri), filmde firavun soyundan gelenlerin gmld ssz, karanlk, tehlikeli ve lm getiren bir mekn olarak olumsuz zelliklerle iaretlenmektedir. Msrn tm zenginliini iinde barndran Thebes ve Hamunaptra ehirleri ve Msrl karakterlerden Firavun I. Seti, Anck-su-namun ve mhotepin izleyiciye tantld al sahnesinin ardndan ypranm Msr heykelleri ve harabeye dnm antik bir ehrin ldeki kalntlar grntye gelir. Grnt zerine bindirilen kelimeler:
HAMUNAPTRA- 1923

Meknn grsel zelliklerindeki deiimi vurgulamann bir yolu olarak mekn adna (Hamunaptra) ilitirilen bu trden zaman belirteleri (1923), grntnn de desteiyle, Dounun gemi ve gnmz arasnda geirdii dnm, dn ve bugn arasnda bir kyaslama ortaya karacak biimde retmektedir. Bu noktada, filmin anlats iinde Dounun kendi kendisiyle kyasland izlenimini veren ikinci bir karlatrma biimi ortaya kmaktadr. Birinci karlatrmada, ayn zaman dzleminde (M. 2134) bulunan Thebes ve Hamunaptra ehirleri yaam ve lm gibi kart kavramlar kullanlarak, ikinci karlatrmada ise Hamunaptra ehri, farkl zaman dzlemlerinde, (M. 1290 ve 1923) grnm zelliklerindeki deiim n plana karlarak kyaslanmaktadr. Hamunaptra ehrinin 3000 yl sonra, gemiteki medeni ve

105

gelimi grntsnden olduka uzakta, orak ve terk edilmi bir alan olarak gsterilii, Oryantalizmde Dounun, tarih ve geliim arasndaki dorusal izgiden sapm ve duraanlam bir mekn olarak temsil edilmesiyle elemektedir. Douyu zaman iinde geriye itme ya da srekli gemile ilikilendirme, kar karya kalnan ve ounlukla hayal krkl yaratan bugnk Dou manzarasn deersizletirme ilemidir. Filmin Batl karakterleri (Amerikal Kovboylar) ve bakahramanlarnn (OConnell, Evelyn ve Jonathan) 19231926 yllar arasnda bulunduklar Kahire ehri sadece gemiin hazinelerinin ve Hamunaptrann yeraltnda gizlenen zenginliinin ortaya karlma abalarna bir dekor oluturmaktadr. Batl kahramanlar iin Msr anlaml ve deerli klan ve aratrma yapmak iin gzde bir mekn haline getiren sebep 3000 yl nceki eski Msr hazinelerinin bu topraklar altnda gizlenmesidir. Kahramanlarn eylemleri iin dekor oluturan Kahire ehrinin tantld sahnelere pazar yerlerinin, boyas dklm, bakmsz binalarn (Kahire hapishanesi), usuz bucakszlk hissi veren panoramik l manzaralarnn grnts elik etmektedir. Kahiredeki pazar alanlar arafl kadnlarn, saa sola kouturan ocuklarn, develerin ve eeklerin dzensiz bir biimde hareket ettii renkli ve kemeke iinde bir panayr yeri gibi grselletirilmitir. Filmin anlats iinde yerlilerin bir arada gsterildii tm sahneler Douyu kargaa iinde bir yer olarak kurmaktadr. Filmde Dounun bu dzensizlii sadece grntler yoluyla deil, karakterlerin Kahireyle ilgili fikirlerini belirttikleri diyaloglar araclyla da sabitlenmektedir. Batl kahramanlarn gemiyle Giza limanndan Hamunaptraya doru hareket ettikleri gece Tuareglerin sessizce gemiye szmas ve bunun sonucunda gelien olaylar (gemiden atlayan ve kamaya alan insanlar) zerine Amerikallardan biri apkasna dolan suyu nehre dkerek unlar syler:
DANIELS: This is a messed-up country!

Danielsin lkeye ilikin dncesini belirten bu cmlede Msr betimlemek iin kullanlan messed-up ifadesi hem dzensizlik hem de ldrmlk

106

anlamnda, ayrca dizimsel bir bant kuracak (lkede yaayan insanlar lke) ekilde dzdeimeceli olarak kullanlmaktadr. Akln kaybetmek ya da ldrmak insan doasna zg bir durumken bu zellik cmle iindeki kullanmda lkeyle ilikilendirilmitir. Ancak cmlede kastedilen lkenin kendisi deil, o lkenin bir paras olan ve orada yaayan insanlardr. Filmin olarak anlats iinde Kahire meknn dzensizlii ve yerli halkn ldrmlna gnderme yapan bir dier grnt esenliksiz ve pis bir mekn grselletirilen hapishanesine ilikindir. Hapishane grntsnde yerel giysileri iindeki mahkmlar demir parmaklklara vuran, grltl biimde baran ve kafesteki vahi hayvanlar gibi saldrgan tavrlar sergileyen ldrm bir topluluk olarak sunulmutur. Pazar yeri ve hapishane grntleriyle kargaa iinde bir yer olarak anlamlandrlan Dou, panoramik Kahire ve Sahra l manzaralarnn gsterildii sahnelerde seyirlik, egzotik ve yabanl bir mekn olarak suskunlukla ilikilendirilmitir. Piramitlerin, camilerin, palmiye aalarnn ve Nil nehrinin beraber oluturduklar kompozisyonda Kahire ehri izleyene huzur veren mistik ve seyirlik bir manzara olarak kurulmutur. Bunun yan sra Batl kahramanlarn maceralar iin nemli bir dekor oluturan Sahra l yakc gne, palmiyeler, develer ve ufuk izgisine kadar uzanan kum grntleriyle, usuz bucakszlk hissi yaratacak biimde grselletirilmi ve ln acmasz doasna alk olmayan Batl kahramanlar iin tehlike yaratacak bir yabanllkla ilikilendirilmitir. ln Batl kahramanlarn yaamas iin uygun bir alan olmad Tuareglerin lde mcadele veren OConnelli izledikleri sahnede gelien bir diyalogla tekrar vurgulanmaktadr:
MED-JAI: The creature remains undiscovered. MED-JAI SAVAISI: And what of this one? Should we kill him? MED-JAI: No. Sahara will kill him.

Filmin grnmyle

anlats by

iinde

Kahire,

kargaa ve

ve

suskunluk Batl

iindeki

bozumunun

yaand

kahramanlarn

beklentilerini karlamaktan ok uzak bir ehir olarak temsil edilirken, eski

107

Msr ve gizemli Hamunaptra ehri Batl kahramanlarca arzulanan ve hayal edilen bir mekn olarak kurulmutur. Batl kahramanlarn eski Msra ilikin diyaloglarnda, Hamunaptra ehri sabit bir biimde hazine ve gizli servet kelimeleriyle ilikilendirilirken, ehir al sahnesinde olduu gibi sembolik olarak lm e benzetilmektedir. Bu noktada Hamunaptra (ller ehri) eski Msrn hazinelerini elde etme abasnda olan Batl karakterler iin hem zenginlik vaadinde bulunan hem de onlara lm getirecek olan tehlikeli bir yer olarak sunulmaktadr:
EVELYN: I know all the blather about the city being protected by the curse of a mummy... but my research has led me to believe... that the city itself may have actually existed. JONATHAN: Are we talking about the Hamunaptra? EVELYN: Yes. The City of the Dead. Where the earliest pharaohs were said to have hidden the wealth of Egypt JONATHAN: Yes, yes, in a big, underground treasure chamber. Heh!-Oh, come on everybody knows the story. The entire necropolis was rigged to sink into the sand on Pharaoh's command. The place would disappear beneath the sand dunes, taking the treasure with it. MZE MDR: Many men have wasted their lives... in the foolish pursuit of Hamunaptra. No one's ever found it. Most... have never returned.

Hamunaptrann onu arayan insanlar iin tehlike oluturacak bir yer olduu zerine mze mdrnn yaptna benzer bir tehlike vurgusu aadaki diyalogda bir kez daha yinelenmektedir. Giza limannda, Hamunaptraya gitmek iin bekleyen Batl kahramanlardan OConnellin bu ehri bulmak iin sarf ettikleri abay ve sonuta bulduklar eyin kan ve kumdan baka bir ey olmadn syledii bu diyalogda, yolculuun tehlikeleri ilk elden bir tecrbe araclyla aktarlr:
EVELYN: Can you look me in the eye and guarantee me this isn't some kind of a flimflam? Because if it is, I am warning you...

108

OCONNELL: You're warning me? Lady, let me put it this way: My whole damn garrison believed in this so much... that without orders, they marched halfway across Libya and into Egypt to find that city. When we got there, all we found... was sand and blood.

Gizli olan bir serveti ortaya karma ya da kendine ait olmayana el koyma isteiyle dolu Batl kahramanlar iin Hamunaptra ncelikle bir macera alandr. Macera, grnmeyeni grnr klma, gizemi ortadan kaldrma ve farkll kefetme ve deneyimleme isteiyle dolu Batl kahramanlar ncelikle birer kif ya da gezgine dntrr. Aadaki diyalog Giza limanndan Hamunaptraya hareket etmek iin bekleyen Batl kahramanlarn Dou ve macera arasnda kurduklar ilikiyi gsteren bir rnektir:
JONATHAN: Smashing day for the start of an adventure, eh, O'Connell? OCONNELL: Yeah. Yeah, smashing.

lm, hazine, tehlike ve son olarak macerayla ilikilendirilen Hamunaptra ehri filmin anlats iinde Dounun srprizlerle dolu, tuhaf ve gizemli bir mekn olduu izlenimini yaratacak ve ehrin Batl kahramanlar iin neden tehlike oluturduunu aklayacak biimde yeniden anlamlandrlmaktadr. Anlat boyunca grnt ve diyaloglar araclyla en ok vurgu yaplan konu Hamunaptrann tuhaf, gerek st ve artc olaylarla rl bir ehir olduudur. Grnt ve diyaloglarda ktlkle ilikilendirilen ve Batl kahramanlara yeni srprizler hazrlayan Hamunaptra lanetlerin, yryen ve konuan mumyalarn, insan eti yiyen bceklerin ve gizemli glerin bulunduu karanlk bir dnya olarak sunulmaktadr. Hamunaptrann ln kumlar altnda saklad ktle yaplan ilk gnderme OConnellin Franszlarn yannda yer alarak Araplara kar savat sahnede ortaya kmaktadr. Tuareglerin OConnelli sava alannda keye sktrd anda atlar rkten, garip bir ses duyulur ve gizemli ekilde hareket etmeye balayan kumlarn zerinde bir yz ekli belirir:

109

Grnt zerine bindirilen ses (Anlatc):


For 3,000 years, men and armies fought over this land... never knowing what evil lay beneath it.

Hamunaptrann yeraltnda yatan gizli bir ktlkle ilikilendirilmesine rnek olabilecek bir baka diyalogda ktln kayna yeryznde deil, yine kumlarn altnda aranmaktadr. Yukardaki cmlede, ktln toprak altndan geldii vurgusu land (toprak) ve beneath (altnda) szcklerinin kullanmyla yaplrken, aadaki diyalogda ktln ynne ilikin vurgu ayn anlama gelen baka szckler sand (kum) ve underneath (altnda) araclyla yaplmaktadr. Yeraltndan gelen ktlk Batl kahraman iin grnmez bir tehlike oluturduundan diyalogun getii sahnede OConnell daha nce de ziyaret ettii Hamunaptraya silahlanm ekilde gitmeye karar verir. Evelyne bir tr antik Msr gezintisi yerine savaa gittikleri izlenimini veren OConnellin bu hazrldr:
EVELYN: Um, did I miss something? Are we Are we going into battle? OCONNELL: Lady, theres something out there. Something underneath that sand. EVELYN: Yes, well, Im hoping to find a certain artifact. A book, actually. My brother thinks theres treasure. What do you thinks out there? OCONNELL: In a word? Evil. The Bedouin and the Tuaregs believe that Hamunaptra is cursed.

Filmin anlats iinde Hamunaptrann lanetlenmi bir yer olduuna iaret eden bir baka diyalog, Batl kahramanlarn ehre ulatklar gn yaanan gizemli lmleri deerlendirdikleri kamp sahnesinde ortaya kmaktadr. Dounun bir kez daha tuhaflk ve artclkla iaretlendii bu diyalogda lmn gizemlilii ya da tuhafl lm ekline vurgu yaplmasn salayan melted (erimi) szc ile ortaya karlmakta ve lm eklinin kendisi meknn lanetli oluunun kant olarak sunulmaktadr. Diyalogda, kazclarn eriyerek ldnn belirtildii cmleden sonra, erimenin hangi yolla gerekletiinin aklanmasn ve lm eklinin artclnn birka kez

110

daha vurgulanmasn salamak iin what/how (ne/nasl) gibi soru kelimeleri kullanlmtr. Erimenin nedeni ncelikle genel bir aklamayla, salt acid (tuz asidi), daha sonra nitelii n plana karacak pressurized salt acid/ some kind of ancient booby trap (basnl tuz asidi/ bir eit eski bubi tuza) gibi detayl ve zel ifadelerin kullanm yoluyla kademeli ekilde ortaya karlmtr:
EVELYN: What do you suppose killed him? JONATHAN: Did you ever see him eat? OCONNELL: Seems that our American friends had a little misfortune of their own today. Three of their diggers were, melted. EVELYN: What? JONATHAN: How? OCONNELL: Salt acid. Pressurized salt acid. Some kind of ancient booby trap. JONATHAN: Maybe this place really is cursed.

Batl kahramanlarn Hamunaptray ve ehir iindeki gizli odalar kefettikleri bir dier sahnede meknn zelliklerine ilikin yeni bilgiler, sahne iinde kurulan diyaloglar araclyla verilmektedir. Mumyalama odalarnn tantld bu sahnede mekn, lmden sonraki yaama geile ilikilendirilirken, meknn rahatsz edici ve rktc taraflar koklama, awful stench (berbat koku) ve iitme, sounds like bugs (bcek sesi gibi) duyularnn n plana karld ifadeler araclyla belirginletirilmitir:
EVELYN: We're standing inside a room no one has entered in over 3,000 years. JONATHAN: Whoo! What is that god-awful stench? EVELYN: Oh, my God. It's a Sah-Netjer. A preparation room. OCONNELL: Preparation for what? EVELYN: For entering the afterlife. JONATHAN: Mummies, my good son. This is where they made the mummies. What was that? OCONNELL: Sounds like bugs.

111

Anlat iinde Hamunaptrann lanetlenmi bir yer olduu aa karlrken mumya grntlerinden de faydalanlmtr. Aadaki diyalogun getii sahnede 3000 yllk olmasna ramen rmeye devam eden bir mumyann grnts Batl kahramanlarca meknda bulunan lanete kant oluturacak, artc bir durum olarak alglanr. Diyalogda Hamunaptrann tuhafl mumyann grntsne ilikin olarak sylenen juicy/decomposing (slak/ryen) gibi ifadeler araclyla bir kez daha kesinlenir.
OCONNELL: Is he supposed to look like that? EVELYN: No, I've never seen a mummy look like this before. He's still... still... OCONNELL & JONATHAN: Juicy. EVELYN: Yes. He must be more than 3,000 years old... and, well, it looks as if he's still... decomposing.

Diyaloglar iinde ska kullanld gzlenen fairy tales and hokum stuff (peri masallar ve sihir) gibi baz ifadeler, gerek st bir dnyaya gndermelerin yapld walking, talking corpse (yryen, konuan cesetler) gibi yeni ifadelere ve grntlere eklemlenerek Dounun hayali ve masals bir dnya ile eletirilmesini salar. Dou, aadaki diyalogda, yryen ve konuan cesetlerin, yalnzca peri masallar ya da sama hikyelerde bulunabilecek anlatlar olduuna inanan Batl kahramanlar gerek st servenlere tayacak bir fantezi dnyas olarak sunulmaktadr:
OCONNELL: I thought you said you didn't believe in that fairy tales and hokum stuff. EVELYN: Having an encounter with a 3,000-year-old walking, talking corpse does tend to convert one.

Batl kahramanlarn eski Msrn hazinelerini bulmak ve Hamunaptra ehrine ilikin meraklarn gidermek amacyla ktklar yolculuk 3000 yldr uyuyan bir ktl (mhotepi) uyandrmalar ile sonulanr. Gizemi ortadan kaldrma ve grnmez olan grnr klma istei Douyu snrsz bir macera alan olarak

112

alglayan Batl kahramanlara tehlike ve lm getirecektir. Filmin anlats iinde tuhaflklarla rl bir mekn olarak kurulan Dou, mumyann canlanmas sonucu gemiin tm lanetlerini Batl kahramanlarn zerine yadran bir felakete dnr. Dounun bela ve ykm getiren bir gariplikler beldesi olduu ard ardna oluum gsteren yedi lanetle aa karlr. ekirge srlerinin kara bir bulut gibi grselletirildii sahnede yedi beladan ilkine gnderme yaplr. lk lanet ekirge srleriyle gkyznden inerken, ikinci lanet scarab bcekleriyle toprak altndan gelir. Msrn Batl kahramanlarn zerine yadrd nc lanetle birlikte tm sular kana dnr. Anlat iinde sularn kana dnmesine ayr bir vurgu yaplmakta ve grnty destekleyen ifadeler kullanlmaktadr:
JONATHAN: "And the rivers and waters of Egypt ran red and were as blood."

Grntde gkyznden yaan ate toplarnn olduu sahne drdnc, ay tutulmas ise beinci lanete gnderme yapmaktadr. Daha ncekine benzer bir biimde, beinci bela olan ay tutulmasna da ayr bir vurgu yaplm ve grnty destekleyen ifadeler kullanlmtr. Bu noktada dikkat ekici olan Jonathann hem sularn kana dnmesi hem de ay tutulmasyla ilgili ifade biiminin kendi dncelerini deil, daha nceden yazlm bir kehaneti aktard hissini vermesidir. Ayrca aadaki ifade Oryantalist sylemde Douyu ve Baty karlatrmak ve tanmlamak iin kullanlan ikili kartlklarndan birine, Douyu karanlkla eletirerek ilerlik kazandrr:
JONATHAN: "And he stretched forth his hand towards the heavens... and there was darkness throughout the land of Egypt."

Karanlkla iaretlenmi Dounun gizemli rtsn amaya alan Batl kahramanlara Msrn getirecei son iki lanet yzleri czzam yaralaryla korkun hale gelmi yerlilerin ktln esiri olmas ve son olarak mumyann yani mhotepin tamamen yenilenerek lmsz bir felakete dnmesidir.

113

2.2.2. Yerli Kadna likin Temsiller Oryantalist metinlerde, karakter zellikleri ve fiziksel grnme ilikin klietipler araclyla kurulan yerli kadn imajlar filmin anlats iinde birbirinden farkl kadn tiplemeleri zerine ina edilmitir. Film ierisinde bu kadn tiplemelerinin ele aln ncelikle sunum asndan farkllk gsterir. Anlatda yerli kadnn sunumu ak ve dolayl olarak iki ekilde yaplmaktadr. Doulu olua ynelik belirlenimlerin isim, kostm ve grnm zellikleri araclyla Anck-su-namun ve dansz kadn tiplemeleri zerinden yapld ilk sunum eklinde izleyiciye tiplemelerin yerli olduunun anlalmasn salayan ipular verilmektedir. Anlatda, isim, kostm ve grnm zellikleri bakmndan yerli oluuna ilikin belirgin ipularnn verilmedii ve Doululuuna ilikin kantlarn anlat iine gizlendii Evelyn karakteri ise dolayl bir sunum araclyla izleyiciye aktarlmaktadr. Filmin bakahramanlarndan biri olan Evelyn anlat iinde hem Doulu hem de Batl olmaya ynelik gndermelerin yapld melez bir karakter olarak karmza kmaktadr. Evelyn, olay rgs iinde birbirinden farkl ekillerde konumlandrlp, farkl eylemler iinde sunulurken, karakter zelliklerindeki eitlilik melez oluuyla ilikilendirilir. Evelyn'in hem Doulu hem de Batl oluuna ynelik aklamalarn sunulduu aadaki diyalog, Douyu kadnsla Baty ise erkeksilie ilikin imgeler araclyla kuran Oryantalist sylemin izlerini tar. Bu noktada ilk dikkat eken ayrnt, Evelynin babasndan gelen Batl ynnn annesinden gelen Doulu ynne baskn kmasdr. Bu basknlk film iinde Evelynin Bat tarz kostmler giymesi ve ngiliz aksanyla konumasyla iaretlenirken, Doulu oluuna ynelik izlenimler st rtl bir biimde, aadaki diyalogda rnei grlen Egypt is in my blood (Msr benim kanmda var) gibi zel ifadeler araclyla ortaya karlmaktadr. Diyalog iinde dikkat eken ikinci nokta Batlnn kefeden, eylemlerin ynn belirleyen, etkinlie gnderme yapacak erkek bir karakter (Evelynin babas) zerinden, Dou/Doulunun ise kefedilen, yn belirlenen ve edilginlie gndermede bulunacak kadn bir karakter (Evelynin annesi) zerinden kurulmasdr. Pasajda Evelynin babas farkll

114

(Egypt/Egyptian) kefeden ve kendi eylemlerinin belirleyicisi (loved/married) olan ok nl bir Batl kif, annesi ise Msrl olduu iin sevilen ve evlenilen macerac ruha sahip Doulu bir kadn olarak betimlenir. Aadaki diyalogda geen ifadelerle ilgili dikkat ekici olan son nokta cmlelerin znesinin Batl erkek, nesnesinin ise Dou/Doulu kadn olmasdr:
EVELYN: I know. You're wondering... what is a place like me doing in a girl like this. OCONNELL: Yeah, something like that. EVELYN: Egypt is in my blood. You see, my father was a very, very famous explorer and he loved Egypt so much he married my mother, who was an Egyptian and quite an adventurer herself.

Hamunaptradaki kamp sahnesinde OConnell ve Evelyn arasnda geen bu diyalog, Evelynin yerli kadnla ilikilendirildii grnt ve diyaloglara ve Msrl annesiyle zdeletirildii ifadelere de kaynaklk etmektedir. rneklemek gerekirse, iki farkl sahneye ait diyaloglar iinde Evelyn, kardei Jonathan tarafndan Msrl anneyle zdeim kurulmasn salayacak old mum (yal annem) gibi ifadeler araclyla arlr:
EVELYN: "High note." Jonathan, please, I'm really not in the mood for you. I've just made a bit of a mess in the library... and the Bembridge scholars have rejected my application form again. They say I don't have enough experience in the field. JONATHAN: You'll always have me, old mum!

Evelyn karakteri anlat iinde aadaki diyalogda yinelendii zere hem Msrl olan annesiyle ilikilendirilmesini salayan old mum (yal annem) ifadesi, hem de mhoteple yaad yasak ak nedeniyle lanetlenmi Msrl bir kadn olan Anck-su-namuna benzer noktalarnn vurgulanmas iin kullanlan he called me Anck-su-namun (beni Anck-su-namun diye ard) gibi ifadeler araclyla yerli kadnla zdeletirilmektedir. Filmde Msrl kadnlar Evelynin Doulu ynnn n plana karlmas iin arasal bir neme sahiptir. Bu noktada, anlatda Doulu olarak belirginletirmeye elik

115

edenin bir kadnslatrma ilemi olduu sylenebilir. Imhotepin yani mumyann Evelyne kar olan olumlu yaklamnn olas nedenleri zerine konumalar ieren aadaki diyalog, Evelyni yerli kadnla zdeletirme abasnn bir baka rneidir. mhotepin Evelynin peine dmesi ve onu ldrmemesinin nedeni onu 3000 yl nce kaybettii Msrl ak, Anck-sunamuna benzetmesidir:
EVELYN: When I saw him alive at Hamunaptra, he called me Anck-su-namun. And then just now in Mr. Burns' quarters, he tried to kiss me. MZE MDR: It's because of his love for Anck-su-namun that he was cursed. Apparently, even after 3,000 years... MED-JAI: He is still in love with her. Perhaps he will once again try to raise her from the dead. MZE MDR: And it appears he has already chosen his human sacrifice. JONATHAN: Bad luck, old mum.

Evelynin yerli kadnla ilikilendirilmesine kant oluturacak bir baka sahnede, zdeim grnm zelliklerindeki deiiklik araclyla kurulur. Daha nce de vurguland zere Evelynin Bat tarz giysileri ve ngiliz aksan ilk bakta onun Batl bir kadn olduu izlenimini vermektedir. Bu noktada, Msrl annesiyle ya da Anck-su-namunla zdeletirildii diyaloglarn haricinde Evelyne yerli kadn olarak gndermede bulunacak grsel malzemelerin bir sre iin anlatnn dnda brakld gzlenmektedir. Ancak filmin ilerleyen sahnelerinde, rnein Evelynin yerel kostmlere brnd sahneyle birlikte Evelyn ve yerli kadn arasnda kurulan balant arkl kadn imajna gndermede bulunacak grsel malzemeler dolaymyla en st seviyeye karlr. Evelynin siyah renkte sade bir giysi, gm aksesuarlar ve yzn tam olarak gizlemeyen, zeri ilemeli, yar effaf bir pee iinde grntlendii bu sahnede, Oryantalist metinlerde seyirlik, egzotik ve cazibeli olula iaretlenen yerli kadn imgesi, yerel kostmler dolaymyla yeniden retilir. Evelyni Batl erkein (OConnell) gznde daha cazibeli ve cinsel olarak arzulanr hale getiren yerel giysiler, anlatda bir

116

kimlik deitirme arac olarak da karmza kmaktadr. Sahnede dikkat ekici olan bir dier ayrnt, Oryantalist metinlerde Doulularn fiziksel grnmlerinin betimlenmesi amacyla kullanlan klielemi ifade ve imajlarn bu sahne araclyla anlat iinde yeniden retilmesidir. Yerel giysiler Evelynin kimlik deitirmesini, daha egzotik, byleyici bir gzellie kavumasn ve dier Doulu kadnlardan ayrt edilmesini salarken, sahne iinde ona refakat ederken grntlenen yerli kadnlar birbirine benzer grntlere indirger. Bu noktada, yerel giysilerin, Oryantalist metinlerde Doulularn grnmlerine ilikin olarak vurgulanan ifadesizlik ve birbirine benzer yz hatlarna gnderme yapacak bir ara olarak anlatya yerletirildii grlmektedir. Bu erevede ele alndnda yerel kostmlerin Batl kadnn zerindeyken farkllatran, yerli kadn zerinde ise aynlatran bir etkiye sahip olduu sylenebilir. Sahne iinde Doulularn fiziksel zelliklerine ilikin olarak kullanlan bir dier klie birbirine benzer grntlere sahip Doulularn kolay taklit edilebilir olduudur. Doulularn fiziksel zelliklerini betimlemek amacyla retilen klielerin filmin anlats iine yerletirildii bu sahnede, Evelynin yerel kostmler iindeki ekiciliine Jonathan ve OConnell arasnda geen diyalogdaki awfully tempting (son derece ekici) gibi ifadeler araclyla gnderme yaplmaktadr:
JONATHAN: Awfully tempting, wasn't it? OCONNELL: Awfully.

Diyaloglar ve grntler araclyla yerli kadnla zdeletirilen Evelynin anlat iinde birlikte sunulduu eylemler ve olay rgs iindeki konumlandrl da Doulu ya da Batl olua gre ekillendirilmektedir. Eveylnin anlat iinde mantksz, ocuksu bir meraka sahip ve problem kayna olarak iaretlenmesini salayan eylemleri, anlatda deimez bir biimde Doululua gnderme yapar. Evelyn, Hamunaptradaki ller kitabn ap okuyarak ve mumyann uyanmasna sebep olarak anlatda Batl kahramanlarca baa klmas gereken tm sorunlar yaratan ve dolaysyla denge halini bozan kii olarak sunulmaktadr. Evelynin okumamas gereken

117

bir kitab amas ve eylemlerinin sonularn dnmeden hareket etmesi anlatda mantkszlk ve ocuksu bir merakla ilikilendirilir. Evelynin eylemleri araclyla gnderme yaplan ocuksu karakteri, Evelyn ve yerli kadn arasnda kurulmak istenen ilikinin de belirleyicisidir. Evelynin ocuksu eylemler iinde sunularak yerli kadnla zdeletirilmeye allmas, Oryantalist metinlerin yerli kadn ve ocuksuluk arasnda kurduu ilikiden anlatnn nasl beslendiini ortaya karmaktadr. Film iinde farkl sahnelerde geen diyaloglar ve bu diyaloglarda dikkat ekici ekilde yinelenen playing around / playing hide-and-seek (etrafta oynamak/saklamba oynamak) gibi ifadeler, anlat iinde Evelynin ocuksuluuna gnderme yapmak iin kullanlmaktadr. Evelynin ller kitabyla ilgilenmesi, onu amas ve okumas Batl erkek karakter tarafndan Evelyne ve evresindekilere tehlike getirecek bir oyun oynama eylemi olarak grlmektedir. Aada, Evelyn ve OConnell arasnda gelien diyalogdan yaplan ilk alntda, OConnell ller kitabn amak isteyen Evelyni byle bir eyle oynamak isteyip istemedii konusunda uyarmaktadr. Bu noktada Evelynin kitab ama eylemi, ocuksulua gndermede bulunan bir oynama eylemine dntrlmektedir. Aadaki diyalog, Oryantalist sylemin Douyu ocuksu ve kadn, Baty ise erikin ve erkek olarak kuran ikili kartlklarnn ifadeler iinde gzlenebilmesi asndan ayr bir nem tar. OConnell (Batl erkek) Evelyni (Doulu kadn) kitapla oynama eylemi (ocuksuluk) sonucunda ortaya kacak olas sorunlara kar uyarrken, Batl erkein erikinliine ve mantkl dnebilme yeteneine gnderme yapacak bir hitap ekliyle buluturulur:
EVELYN: I think this may be the Book of the Dead. OCONNELL: The Book of the Dead? Are you sure you want to be playing around with this thing?

Yerli kadnla zdeletirilen Evelynin ocuksuluuna aadaki diyalogda geen playing hide-and-seek (saklamba oynamak) ifadesi ile anlat iinde tekrar gndermede bulunulur. Diyalogun getii sahnede Evelyn, Hamunaptraya birlikte gittii aratrma grubunun yanndan ayrlr ve gizli

118

odalardan birinde tek bana dolarken ac iinde kvranan Burns ve mhoteple karlar. Evelynin mhoteple ilk kez yz yze geldii bu sahnede, OConnell onu bulur ve mhotepten kurtulmasn salar. Bu noktada OConnell, Evelynin gruptan ayrlp, ortadan kaybolarak kendini tehlikeli bir duruma soktuu ve yine mantksz bir eylemde bulunduunu ima etmek iin saklamba oynama ifadesini kullanr. Evelynin eylemlerinden birinin (ortadan kaybolma) ocuklarn oynad bir oyuna (saklamba) benzetilii, anlatda Evelyn ve ocuksuluk arasnda kurulmak istenen balanty bir kez daha n plana karr:
EVELYN: Please dont leave me. MUMYA (IMHOTEP): Anck-su-namun? BURNS: My tongue. He took my tongue EVELYN: Please help me OCONNELL: There you are! Will you quit playing hide-and-seek?

Evelyn ve OConnelln mhotepin yok edilmesi ve dnyann onun lanetinden kurtarlmas iin neler yaplabilecei zerine konutuklar bir baka sahnede, Evelynin ocuksuluu ve OConnelln erikinliine diyalogdaki ifadeler araclyla yeniden gnderme yaplr. Burada Evelynin kitab okuma eylemi bir kez daha oyun oynamayla ilikilendirilirken, OConnelln bu konuda yapt uyarlar hatrlat bir erikinin hatal davranan ocua kar kulland ifadeleri ierir:
EVELYN: Oh, no, we are not. We woke him up, and we are going to stop him. OCONNELL: "We"? What we? We didn't read that book. I told you not to play around with that thing. Didn't I tell you?

ller kitabn ap okuyarak mhotepin dirilmesine neden olan Evelyn, anlat iinde, kontrol edemedii merak nedeniyle hem ocuksuluk hem de felaketle ilikilendirilir. Evelynin bal bana bir problem kayna ve babelas olduu, Evelynin ilk kez izleyiciye tantld sahnedeki eylemler ve

119

bunun zerine gelien diyaloglar araclyla sunulur. Aadaki diyalogun alntland sahnede Evelyn kitaplar dzenleyip, raflara yerletirirken ktphanedeki raflar birden bire, domino talar gibi yere yklr. Bu manzaray gren mze mdrnn diyalogda geen plagues / catastrophe (bela/felaket) gibi ifadeleri Evelynin felaket ve belayla nasl ilikilendirildiine gzel bir rnek oluturmaktadr. Evelynin mze mdr tarafndan, Msrllar iin en byk bela kabul edilen kurbaa, sinek ve ekirgelerle karlatrlmas ve bu belalarn Evelynin yannda birer elence olarak nitelenmesi diyalogda dikkat ekici olan dier ifadelerdir:
MZE MDR: Oh, look at this! Sons of the pharaohs! Give me frogs! Flies! Locusts! Anything but you! Compared to you, the other plagues were a joy EVELYN: I am so very sorry. It was an accident. MZE MDR: My girl, when Rameses destroyed Syria, that was an accident. You are a catastrophe! Look at my library! Why do I put up with you?

Doulu yn n plana karlrken sabit bir biimde ekicilik, ocuksuluk, mantkszlk ve felaketle ilikilendirilen ve anlatda tm bu ynlerini Msrl annesinden aldna ilikin gndermeler yaplan Evelyn, filmin anlats iinde, dolayl biimde sunulan karakterlerden biri olarak karmza kmaktadr. Filmdeki dier yerli kadn tiplemelerinden olan Ancksu-namun ve dansz kadn ise Evelynin dolayl sunumundan olduka farkl, yerel giysiler, isim ve d grnmn Doululua iaret ettii ak bir sunum tarznn iine yerletirilmitir. Filmde M. 3000li yllardaki zengin ve ihtiaml Thebes ehrinin tantld ve Batl kahramanlarn bu tarihten 3000 yl sonra ba etmek zorunda kalacaklar lanetlerin oluum nedenlerinin gsterildii al sahnesi, Anck-su-namun karakterinin izleyiciye tantld ilk ve son sahnedir. Anck-sunamunun kim olduuna ilikin bilginin verildii bu al sahnesinde, hem grnt hem de grnt zerine bindirilen ses araclyla erotik, batan karc ve gizemli bir kadnnn sunumu yaplr. Anck-su-namunun yerli kadn olarak sunumuna ilk elik edenin grsel ve iitsel malzemeler

120

araclyla glendirilmi bir cinsellik vurgusu olmas, anlatnn yerli kadn ve cinsellik arasnda gl bir ba kuran Oryantalist metinlerle nasl bir etkileim iinde olduunu gstermektedir. Sahnede, Anck-su-namunun cinselliine ncelikle grsel bir yanlsama yaratacak biimde kullanlan erotik kostm araclyla gnderme yaplmaktadr. Dikkatin daha ok vcut zerinde toplanmasn salamak amacyla kullanlan bu grntde, grsel yanlsamay yaratan, altn rengi, yar effaf bir giysi iindeymi gibi algladmz Anck-sunamunun aslnda plak olmasdr. Anck-su-namunun plak vcudu zerine uygulanm siyah ve altn renkli desenler, yerli kadnn cinselliinin anlatda nasl ikircikli ekilde n plana karld ve vcudun grsel hileler yoluyla nasl seyirlik bir malzemeye dntrldnn sembolik gstergesidir. Anlatda Anck-su-namunun, yani yerli kadnn cinsel bir objeye dntrlmesi sadece grntler araclyla deil, eylem ieren to touch (dokunmak) gibi ifadelerin kadn vcuduna gndermede bulunacak ekilde kullanlmasyla da salanmaktadr. Buna gre, aadaki pasajda geen dokunma ifadesi sadece fiziksel temas ieren bir dz anlama deil, yerli kadnla cinsel tecrbe yaamaya iaret eden bir yan anlama da sahiptir: Grnt zerine bindirilen ses (Anlatc):
(Thebes) Birthplace of Anck-su-namun. Pharaoh's Mistress. No other man was allowed to touch her.

Yerli kadnn erotiklii ve cinsel ekiciliinin n plana karlmas iin Anck-sunamunun fiziksel zelliklerinin kullanld al sahnesinde, yerli kadnn vcuduna birka kez daha dokunulma eylemine ilikin ifadeler araclyla gndermede bulunulur. Aadaki diyalogun getii sahne, Anck-sunamunun anlat iinde birlikte sunulduu eylemleri ve karakter zelliklerine ilikin ipularn ortaya karmakta ve dokunma/dokunulma ifadelerinin neden bu kadar sk kullanldna aklk getirmektedir. Eylemleriyle tpk Evelyn gibi srmekte olan denge ve dzen halini bozan ve bu nedenle olay rgs iinde binlerce yl srecek bir lanetin sorumlusu olarak konumlandrlan Anck-sunamun, anlatda eytani bir ruhla ilikilendirilmitir. Firavun I. Setiyi barahip

121

mhoteple aldatan ve gizli aklarnn ortaya kmas sonucu nce Firavunu sonra da kendisini ldren Anck-su-namun, anlat iinde sinsi, entrikac ve tehlikeli bir kadn olarak betimlenmitir. Anck-su-namunun cinsellii kendisine ve birlikte olduu erkeklere lm getirirken, zenginlik ve huzur iindeki Thebesi lanetlenmi bir ehre dntrr. Bu noktada dikkat ekici olan, ihanet, entrika ve hainlilikle rlm bir dizi eylem araclyla sunulan Anck-su-namunun Oryantalist metinlerde ehvetli, tehlikeli, entrikac, dalavereci, sinsi ve hain gibi karakter zellikleri araclyla temsil edilen yerli kadn modeline karlk geldiidir. Bunun yan sra, tm sahne boyunca sadece bir kez konuan Anck-su-namun zerinden, yerli kadnnn suskunluuna ve bu suskunluunun altnda yatan sinsilii de gnderme yaplmaktadr. Aadaki diyalogun getii sahnede Firavun kendisini aldatan Anck-su-namunu ihanet annda yakalar. Bu noktada Anck-su-namunun cinsellikle ve ehvetlilikle ilikilendirilmesini salayan ifadelerin sahne iinde geen diyalogda tekrar ortaya kt grlmektedir. zellikle, Anck-sunamunun bedenim artk onun mabedi olmayacak ifadesiyle, anlatda yerli kadnn bedeninin birisine ait olan ya da birisinin sahibi olduu cinsel bir obje olarak nasl kurulduu tekrar gzler nne serilmektedir:
FRAVUN: Who has touched you? Imhotep?... My priest ANCK-SU-NAMUN: My body is no longer his temple!

Filmin anlats iinde Anck-su-namun ve yerli kadnla ilikilendirilen Evelynin dikkat eken ortak bir zellii bulunmaktadr. Anlatda Anck-sunamunun lanete neden olan, Evelynin ise laneti aran kii olarak konumlandrlmas yerli kadnn sabit bir biimde belayla ilikilendirildiine kant oluturmaktadr. Bu noktada, lanete neden olma ve laneti arma eylemleri iinde sunulan Anck-su-namun ve Evelynin, anlatda, var olan dengeyi bozmak ve baa klmas gereken problemleri yaratmakla ilikilendirildii gzlenmektedir. Eveyln ve Anck-su-namunun bela kayna olarak sunuluu, anlatda, yerli kadnn karakter zelliklerine ilikin Oryantalist klieler dolaymyla yaplmaktadr. Anlatda, byk lanetin ortaya kma

122

sebebi Anck-su-namunun lmcl cinselliine, lanetin geri arl ise Eveylnin ocuksu merakna balanmaktadr. Anck-su-namun ve Evelyn haricinde anlatda yerli kadn olarak konumlandrlan bir dier karakter filmin ortalarnda ok ksa bir sre iin gzken dansz kadndr. Evelynin yerel kostmler giydii sahnede baran ve tmyle rtnm ynlar eklinde gsterilen yerli kadnlarn karikatrize edilmi sunumunun bir benzeri dansz kadnn gzkt sahnede de karmza kmaktadr. Ar kilolu, gbei kostmnn zerine sarkm bir kadn olarak sunulan dansz, sahne iinde ar derece sarho olan ve ortadaki havuza basp ikisini dktnde kendisine birinin arptn sanan bir adamn yannda dans ederken grntlenmektedir. Dansz kadnn ve Anck-su-namun ile Evelyn haricindeki dier yerli kadnlarn anlat iindeki bu karikatrize edilmi sunumu Doulu kadnlarn bugnk grntsne bakan Batl eril gzn yaad hayal krklnn bir gstergesidir. 2.2.3. Yerli Erkee likin Temsiller Filmde yerli erkei temsil etmek zere yaratlan tiplemeler, anlatnn Doulularn karakter zellikleri ve fiziksel grnmlerine ilikin olarak retilen klieler ve Oryantalist temsillerden nasl beslendiini bir kez daha ortaya karmas asndan nemlidir. Anlatda Arap erkeklerin sunumu, hem yn eklinde gsterilen yerli erkekler hem de Beni, Gardiyan, Med-Jai ve mhotep gibi belirgin tiplemeler araclyla yaplrken, her karaktere onunla zdeleecek belirli zellikler yklenmektedir. Bu zellikler, karakterlerin olay rgs iinde nasl konumlandrld ve hangi eylemler iinde sunulduunun ve yerli erkein hangi klietipler araclyla temsil edildiinin belirlenmesi asndan yol gsterici olmaktadr. Anlatda yerli erkein sunumuna ilikin olarak ilk dikkat eken nokta, belirli bir karaktere karlk gelmeyen ve Msrl erkeklerin genelinin sunulmasna olanak tanyan kitle grntlerinin sahneler iinde sk kullanlmasdr. Bu sahneler iinde yerli erkekler kahverengi derileri, kirli trbanlar ve yakn plana yansyan disiz azlar ile genellikle dzensiz

123

biimde hareket eden, kontroln ve bilincini kaybetmi ynlar olarak grselletirilirler. Filmde Kahire hapishanesindeki mahkmlarn aslmak zere olan Batl kahramann lmnden aldklar zevki demir parmaklklara vurarak ve uultu yaratacak biimde bararak sergiledikleri sahnede, yerli erkekler geni ynlar olarak ve vahilikle ilikilendirilerek sunulmaktadr. Dier taraftan, Oryantalist metinlerde Doulularn fiziksel zelliklerine ilikin olarak retilen grnt benzerlii ya da ifadesizlik klieleri yerli erkeklerin yn olarak sunulduu bu tr sahneler araclyla yeniden retilmektedir. Doulularn birbirine benzeyen yz ifadelerine sahip olduu, aadaki diyaloun getii hapishane sahnesinde tekrar vurgulanmaktadr. Diyaloun getii sahnede Jonathan, kendisini bir yerlerden anmsadn dnen OConnella evresindeki mahkmlar iaret ederek, sadece u yzlerden birine sahibim der. Aadaki diyalogda geen bu ifade, yerli erkeklerin anlatda isimsiz ve ayn zamanda ifadesiz ynlar olarak nasl sunulduuna rnek tekil etmektedir:

OCONNELL: Do I know you? JONATHAN: O, no. I've just got one of those faces.

Anlatda Doulularn karakteristik ve ayrt edilebilir yz ifadelerine sahip olmadklarnn vurgulanmasna yardmc olan yn grntlerinin, filmin ilerleyen sahnelerinde tekrar kullanld grlmektedir. Bu sahnelerden birinde yerli erkekler yakn plana yansyan yaral yzleri ve bylenmi gibi sabit bir noktaya bakan gzleriyle ktln hizmetine girmi kle ynlar olarak sunulmaktadr. mhotepin, sand aan Msrbilimciyi emerek, onun vcuduyla kendini yeniden oluturmaya balad bu sahnede, yerliler, grdkleri manzara karsnda lklar atan, ancak tm olanlara kaytsz kalan ynlar olarak sunulmaktadr. Yerli erkeklerin bir kez daha bilincini kaybetmi ve kendini kontrol etmekten aciz kitleler olarak sunulduu bu sahnede, grnt benzerlii ya da ifadesizlik kliesi Doulunun kolay taklit edilebilir olduuna vurgu yapmak iin tekrar kullanlmaktadr. Sahne iinde

124

istemeden yerli erkeklerden oluan bu kzgn topluluun arasna karan Jonathan, gvenli bir yere ulaabilmek iin yerli erkekleri taklit etmeye ve onlardan biri gibi davranmaya balar. Gzlerini sabit bir noktaya odaklayp ayn ses tonlamasn kullanarak mhotepin ismini zikreden yerli erkeklerin bu karikatrize edilmi grnts, Jonathannn onlar kolayca taklit etmesini ve fark edilmekten kurtulmasn salar. Bu noktada Batlnn yerliler arasnda rahat hareket edebilmesini ve gzlenmeden gzleyen konumuna geebilmesini salayan, benzer grntlere sahip Doulularn taklit edilebilir olmasdr. Filmin anlats iinde yerli erkekler sadece birbirinin kopyas yzlerden deil, en basit haliyle havalara uurulan, vurulan, ezilen, bcekler tarafndan yenen veya eski Msrdan kalan tuzaklarda ortaya kan tuz asidi tarafndan eritilen vcutlardan ibarettir. Batllarn yapmaktan kand tm tehlikeli ilerde piyon olarak kullanlan ve beyaz efendilerinin deersiz yardmclar olarak konumlandrlan yerli erkekler anlatda gzden karlabilir bedenlere indirgenmektedir. Anlat iinde isimsiz ve belirli bir yze sahip olmayan ynlar eklinde gsterilen yerli erkeklerin haricinde, belirli bir karaktere karlk gelen ve ounlukla olumsuz zellikler yklenerek temsil edilen yerli erkek tiplemeleri de bulunmaktadr. Doulu erkekleri temsil etmek zere anlatya yerletirilen Beni tiplemesi, olay rgs iindeki konumlandrl ve birlikte sunulduu eylemler bakmndan en olumsuz zelliklerin yklendii Arap karakterden biri olarak karmza kmaktadr. Anlat iinde birlikte sunulduu eylemlere sinsi, hain, korkak, ikiyzl, dalavereci, yalanc, nankr, dalkavuk ve a gzl gibi neredeyse tamam Oryantalist metinlerden alntlanm klielerin elik ettii Beni, Doulularn karakter yaplarndaki zaaflarn ortaya karld tiplemelerden biri olarak karmza kmaktadr. Olay rgs iinde hibir meslei olmayan, sadece Batllarn kltc szlerini merulatracak karakter zelliklerine sahip, gvenilmez bir yardmc olarak konumlandrlan Beninin, anlat iindeki eylemleri Batlnn Doulu karsndaki erdemli karakterini olumlayc niteliktedir. Fransz ve Amerikal askerlerin Msr topraklarnda Araplara kar savat sahne, Beninin hainlik, korkaklk ve

125

sinsice eylemlerle nasl ilikilendirildiini ortaya koymas asndan gzel bir rnektir. Sahnede Beninin hainlii, korkakl ve ikiyzllne gnderme yapan eylem n plana karlmaktadr. Sahne iinde Beni, Batllarn yannda yer alarak kendi topraklarnda kendi halkna kar savarken hainlikle, birlik olduu Batl askerleri de yzst brakp sava alanndan kaarken korkaklk ve iki yzllkle ve son olarak snd bir barnaa apraz ate altnda kalan OConnell almayp, onu lde lme terk ederken tekrar hainlikle ilikilendirilir. Beninin sava sahnesindeki eylemleri ve bu eylemlerin belirleyicisi olarak anlatya yerletirilen Doulu karakteri, filmin ilerleyen sahnelerinde ve bu sahnelerde gelien diyaloglarda Araplara ilikin klielerin sabitlenmesini salayacak biimde yeniden n plana karlr. Aadaki diyalogun getii sahnede OConnell ve kendisini sava alannda yalnz brakan Beninin yollar tekrar kesiir. Yerli erkein hainlik ve ikiyzllkle rl karakterine gndermede bulunacak ifadelerin getii aadaki diyalogda, Beninin para karlnda rehberlik ettii Amerikallar da yzst brakacak bir karakter olduu, nceki eylemlerine tekrar vurgu yaplarak n plana karlmaktadr:
OCONNELL: Shut up! So you're the one who's leading the Americans. I might have known. What's the scam? You take them into the desert, and then you leave them to rot? BENI: Unfortunately, no. These Americans are smart. They pay me only half now, half when I get them back to Cairo. So this time I must go all the way.

Aadaki diyalog, yerli erkekle ilikilendirilen Beninin anlatda sadece hainlik ve iki yzllk gibi olumsuz zelliklerle deil, Doulunun batl inanll ve rkekliine de gnderme yapacak karakter zellikleriyle eletirildiini gsteren bir rnektir. Aadaki diyalogun getii sahnede Beni, Batl aratrma ekibini bulduklar sandn lanetli olabileceine kar uyarr. Bu noktada yerli erkein (Beni) lanete inanma ya da lanetten saknma duygusu, Batl bir karakter tarafndan (Daniels) batl inanl olmakla ilikilendirilir. Aadaki stupid superstitious (aptal batl) ifadesinde, Doulularn sahip

126

olduu batl inanlarn samalna ilikin vurgu, batlla eklemlenen stupid (aptal) gibi olumsuz bir ifadenin kullanmyla yaplr. Anlatda, Dou ya da Doulularn batllna ilikin gndermelerin, akldlk ya da mantkszln artrlaca kelimeler araclyla yapld bir baka diyalog rnei daha bulunmaktadr. Birinci diyalogda batlla eklemlenen stupid (aptal) kelimesi ile elde edilen etkinin bir benzeri, bu ikinci diyalogda yine batlln akldlna gnderme yapacak e anlaml bir baka kelimenin silly (aptal) kullanmyla retilir. Diyalogun getii sahnede Beni, hizmetkr olduu mhotepin dokunulmaktan holanmadn sylerken, bunun Douya zg aptal bir batl inan olduunu szlerine ekler. Bylece anlatda Dounun mantksz, ii bo ve akld inanlarla dolu bir yer olduuna, Batl bir karakterin deil, yerli erkein kendi ifadeleri zerinden, farkl bir kullanmla gnderme yaplmaktadr: DYALOG1
ARAP MISIRBLMC: Have a care, Mr. Henderson. In these hallowed grounds, that which was set forth in ancient times... is as strong today as it was then. MR. HENDERSON: What's it say? ARAP MISIRBL MC: "Death will come on swift wings... to whomsoever opens this chest." BENI: We should not be here. This is not good. It's the curse. It's the curse. It's the curse! Beware of the curse! DANIELS: Stupid superstitious.

DYALOG2
BENI: Prince Imhotep does not like to be touched. A silly Eastern superstition, I'm afraid. Mr. Burns... Prince Imhotep thanks you for your hospitality. And for your eyes... and for your tongue. But I am afraid more is needed BURNS: Wait! No!

Filmin anlats iinde yerli erkein aklszlna, hem batl inanllk, hem de bilgi eksiklii zerinden gnderme yaplmaktadr. Aadaki diyalogun getii

127

sahnede yerli erkein (Beni) bilgi eksiklii (tercme hatas), Batl kadnn (Evelyn) onun aklszl ve daha da belirgin olarak cehaletine vurgu yapt idiot (aptal) szc araclyla n plana karlmaktadr. Doulunun var olan bilgisinin Batl tarafndan dzeltildii ve yeniden gzden geirilmesi gereken eksik bir bilgiye dntrld bu diyalogda, yerli erkek bir kez daha aklszlk ve cahillik gibi olumsuz zellikler yklenerek temsil edilir:
MHOTEP: Keetah mi pharos... aja nilo, isirian. BENI: "Come with me, my princess. It is time to make you mine forever. EVELYN: "For all eternity," idiot.

Film iinde yerli erkekle ilikilendirilen Beninin dalkavukluk, iki yzllk ve agzllk gibi klieler dolaymyla temsil edildii birok sahne bulunmaktadr. Oryantalist metinlerde yerli erkein karakter zelliklerini betimlemek iin kullanlan bu klieler, filmin anlatsna yerli erkein eylemlerini ve olay rgs iindeki konumunu belirlemek iin yerletirilmitir. Beninin mhoteple karlat ve onun klesi olmay kabul ettii sahnede, yerli erkein dalkavukluu, agzll, korkakl ve ikiyzllne yerli erkekle ilikilendirilen Beninin eylemleri araclyla ard ardna gndermelerde bulunulur. Araplar iin kullanlan Oryantalist klielerin komedi niteliklerinin iine gizlenerek sunulduu bu sahnede Beni, Hamunaptra ehrinde yalnz bana dolarken grd doast yaratkla (mhotep), boynunda zincirlerle asl olan, farkl dinlere ait sembolleri kullanarak iletiim kurmaya alr. nce Hristiyan, sonra slami ve en sonunda da Budist dinsel simgeleri Mumyaya gsteren ve her gsterdii sembolle birlikte o dine ait dualar okuyan Beninin, ard ardna tekrarlad bu hareketler, anlatda yerli erkein siyasi ve dini adan kimliksiz, yzsz, dalkavuk ve ar derecede korkak bir karakter olarak sunulmasn salar. Kendisini bekleyen lmcl bir sondan kurtulmak iin her trl kurnazl deneyen Beni, sahne ilerledike para hrs ve agzll tarafndan kontrol edilen ve zenginlik vaadine kolayca kanp kle olmay kabul edecek bir karaktere dntrlr. Yerli erkein klelik ve agzllkle ilikilendirildii ifadeleri ieren aadaki

128

diyalog, Beninin en olumsuz zellikler yklenerek temsil edildii sahneden alntlanmtr:


BENI: May the good Lord protect and watch over me.. as a shepherd watches over his flock. No? Okay. The MUMMY (IMHOTEP): Language of the slaves. I may have use for you. And the rewards will be great. BENI: My prince!

mhotepin hizmetkr olarak hem cann kurtaran, hem de zenginlie kavuan Beni, filmin ilerleyen sahnelerinde mhotepe Batl kahramanlar yakalamas ve onlar ldrmesi iin yardm eder. Arkada olduklarn syledii Batl kahramanlara trl tuzaklar hazrlayan ve yz yze geldikleri anda kendini ele vermeyecek ekilde birok yalan syleyen Beninin tm eylemleri, anlat iinde yalanc, karc ve gvenilmez bir Doulu portresinin izilmesini salar. Aadaki diyalog, yerli erkein olumsuz ekilde temsil edildii birden ok ifadeyi iermesi asndan nem tamaktadr. Bunlardan ilki, Batl karakterin yerli erkein pis koktuunu belirtmek iin kulland stinkweed (pis kokulu herhangi bir bitki) ifadesidir. Yerli erkein kokusunun sembolik olarak kt kokan bir bitkiye (stinkweed) benzetildii bu cmlede, bitkinin kt kokusu Beninin kirlilii ve kt kokusu iin bir eretileme olarak kullanlmaktadr. Pis ve kt kokan Arap kliesinin ak bir ekilde kullanld bu diyalogda, yerli erkein karcl ve agzllne Batl karakterin kulland what's in it for you (bundan karn ne) ifadesi araclyla gnderme yaplr. Bununla birlikte, Beninin menfaatleri peinde koan bir karakter olduuna sadece OConnelln ifadeleri deil, Beninin kendi eylemlerinin lanetlere nedenini aklad ifadeler araclyla kalacan dnen da gndermede yalancl ve bulunulur. eytann klesi olan, ona hizmet eden ve onun sa kolu olarak kar bak Beninin gvenilmezlii ise diyalog iinde OConnelln try not to lie (yalan sylememeyi dene) gibi kinayeli ifadeleri araclyla tekrar n plana karlr:

129

OCONNELL: Hey! Beni, you little stinkweed. Where you been? Oh, Beni, did you fall down? Let me help you up. You came back from the desert with a new friend, didn't you, Beni? BENI: What friend? You are my only friend. OCONNELL: What the hell are you doing with this creep? What's in it for you? BENI: It is better to be the right hand of the devil than in his path. As long as I serve him, I am immune. OCONNELL: Immune from what? BENI: I don't wanna tell you. You'll just hurt me some more. OCONNELL: What are you looking for? And try not to lie to me.

Filmin anlats iinde dikkat eken en nemli noktalardan biri, para hrsnn, agzlln ve yalancln yerli erkee korkun bir lm getirmesidir. Filmin son sahnesinde Beni, OConnell ve Jonathanla birlikte grd hazine odasndan kendisi iin bir eyler almaya karar verir. Bir uval dolusu altn darda bekleyen deveye ykledikten sonra, agzll onu son bir kez daha ieri girmeye ve bir uval daha almaya zorlar. Sonuta agzll nedeniyle yapt bu son hamle Beninin lmesine neden olur. Beninin lm nedeninin yerli erkein karakter zelliklerindeki zaaflara baland bu sahnede, yaam/lm ve dl/ceza gibi ikili kartlklar Doulu ve Batlnn eylemleri ve bu eylemler sonucundaki kazanmlarn betimlemek iin kullanlmtr. Yerli erkek, kendi topraklarndaki zenginliklerden pay almaya alan bir yamac olarak lmle cezalandrlrken, Batllar o topraklara bar, zgrlk ve denge getirmeye alan tokgzl ve erdemli kahramanlar olarak yaamla dllendirilir. Doulunun olumsuz, Batlnn ise tam kart olarak olumlu zelliklerle ilikilendirilmesini salayan eylemlerle dolu olan bu sahne, anlatnn, Oryantalizmin kartlklar kurucu syleminden nasl beslendiini ve bu sylemi tekrar nasl rettiini gstermesi asndan nemlidir. Mumya filminin anlats iinde yerli erkek olarak konumlandrlan ve Araplara ilikin klieler dolaymyla temsil edilen birden ok Doulu erkek tiplemesi bulunmaktadr. Oryantalist klielerin Doulularn temsilinde

130

kullanlan sunum stratejisinin deimez bir paras olduu, anlat iinde benzer zellikler yklenerek oluturulan tektipletirilmi Arap portreleri araclyla bir kez daha gn yzne karlmaktadr. Doulu klielerinin benzer zelliklere indirgenmi ve neredeyse e karakterlerin retilmesini salamak iin kullanld anlatda, Beni karakterinin bir benzeri Gardiyan tiplemesi zerinden yeniden retilmektedir. Gardiyan, olay rgs iindeki konumlandrl ve birlikte sunulduu eylemler bakmndan Beniden sonra en olumsuz zelliklerin yklendii ikinci Arap karakter olarak karmza kmaktadr. Beninin aksine isimsiz bir karakter olarak gzken Gardiyan, anlat boyunca, Oryantalist metinlerde yerli erkei betimlemek zere kullanlan ehvetli, sapkn, korkak, dalavereci ve a gzl gibi klieler dolaymyla temsil edilmektedir. Gardiyann izleyiciye tantld ilk sahnede, batll kahramanlardan OConnelln hayatn balamak iin pazarlk eden ve Batl kadndan (Evelyn) parann yan sra cinsel aln giderecek taleplerde de bulunan, frsat bir Arap erkeinin portresi izilir. Aadaki diyalog, Kahire Hapishanesinde OConnelln hayat iin Gardiyanla pazarla girien Evelynin, yerli erkek karsndaki parlak zeksna ve Doulu erkein kaba, ilkel ve frsat davranlarna yaplan gndermelerle doludur. Diyalogda hem Gardiyann, hem de Evelynin ifadeleri araclyla ekillendirilen imajlardaki alt eden (Batl kadn) ve alt edilen (yerli erkek) konumlar, rk kavramyla iaretlenmi bir stnlk vurgusunun rn olarak karmza kmaktadr. Diyalogda geen ifadelerde Gardiyan, yani yerli erkek, rvet karl ya da bir miktar sus pay ile grevinin gerektirdiklerinden vazgeecek, ilkesiz ve disiplinsiz bir karaktere dntrlmektedir. Buna ek olarak, aldyla yetinmeyen, daha fazlasn isteyen ve agzllnn gdledii bir talepkarla da sahip gibi gsterilen Gardiyann, diyalog iindeki And what else? I'm a very lonely man (Daha baka? Ben ok yalnz bir adamm) ifadesi, yerli erkein sapkn ve ehvetli olduuna ilikin Oryantalist klielerin anlatya nasl yerletirildiini de gstermektedir. Sahnede, OConnell lmden kurtarmak iin beyz pound teklif eden Evelynin bu nerisine karlk, ellerini yannda oturan Evelynin bacaklarnn zerine koyan Gardiyan, ona yalnz bir adam olduunu syler. Bu noktada Gardiyann (yerli

131

erkein) szlerinin cinsel bir ima ierdiine, eylemler (dokunma) araclyla da gndermede bulunulurken, Doulu erkein doyumsuzluu, art beklentiye iaret eden what else (daha baka) ifadesi araclyla n plana karlmaktadr. Yerli erkein sapknlk ve frsatlkla ilikilendirildii bu diyalogda, Batl kadn yerli erkek karsnda daha erdemli ve stn zekl bir karakter olarak konumlandrlr. Sahne iinde, rakamlara ve alnacak yzdelere ilikin olarak Evelyn ve Gardiyan arasnda gelien hzl pazarlkta, Gardiyann ararak kendisine teklif edilenden daha azn talep etmesi, Evelynin yerli erkek karsndaki zeks ve kurnazlnn bir sonucu olarak gsterilmektedir. Bununla birlikte, diyalogda, Evelynin asla yalan sylemeyeceine ilikin olarak kulland ifadeyle, Batl kadnn yerli erkek karsndaki erdemli karakteri de n plana karlr:
GARDYAN: Come, come! Step over the threshold. Welcome to Cairo Prison, my humble home. EVELYN: Where are they taking him? GARDYAN: To be hanged. EVELYN: I will give you 100 pounds to save this man's life. GARDYAN: Madame, I would pay 100 pounds just to see him hang. EVELYN: Two hundred pounds! GARDYAN: Proceed! EVELYN: Three hundred pounds! Five hundred pounds! GARDYAN: And what else? I'm a very lonely man. EVELYN: He knows the location to Hamunaptra. GARDYAN: You lie. EVELYN: I would never! And if you cut him down, we will give you... Ten percent. GARDYAN: Fifty percent. EVELYN: Twenty. GARDYAN: Forty. EVELYN: Thirty! GARDYAN: Twenty-five. EVELYN: Ah! Deal.

132

Anlatda, Gardiyann agzl ve doyumsuz bir karakter olarak sunulduu bir dier sahnede, para hrs ve bu hrsn sebep olduu mantksz eylemler, tpk Beni gibi, Gardiyan da korkun bir lme doru srkler. Bu noktada, kendi topraklarndan hazine elde etmeye alan onursuz ve agzl Arap erkeklerinin, anlatda srekli ayn sona yazgland ve lmle cezalandrld grlmektedir. Aadaki monologun getii sahnede, Hamunaptradaki gizli bir odada grd ve mavi altn sand scarab bceklerini duvardaki yerinden skmeye ve kard paralar antasna doldurmaya balayan Gardiyan, bu bceklerden birinin canlanp vcudundan ieri girmesi sonucunda lr. Sahne iinde Gardiyann eylemlerine elik eden this will fetch a mighty fine price (bu iyi para eder) ifadesi araclyla, yerli erkein para hrs ve agzllne bir kez daha gndermede bulunulur. Monolog iinde en dikkat ekici olan nokta, yerli erkein a gzll ve doyumsuzluuna gnderme yapmak iin, ikilemeli ekilde kullanlan one more (bir tane daha) ifadesi ile pazarlk sahnesinde Gardiyann doyumsuzluunun gsterilmesi iin kullanlan what else (daha baka) ifadesinin ierdikleri anlam balamnda benzemesidir:
GARDYAN: Hey. What have we here? Blue gold. This will fetch a mighty fine price. Oh, Allah. One more. One more.

Anlat iinde agzllk, frsatlk ve cinsel itah gibi zelliklere sahipmi gibi gsterilen Gardiyan tiplemesi filmin ortalarnda geen baz sahnelerde Batl kahramanlar tarafndan kaba, ahlaksz ve adi bir karakter olarak deerlendirilir. Batl kahramanlarn Gardiyanla ilgili fikirlerini akladklar sahnelerden birinde, yerli erkei betimlemek iin kullanlan ifadeler, hileli bir ekilde baka bir kahramana atfediliyormu gibi gsterilmektedir. Evelynin hapishanede hayatn kurtard OConnelln ahlaksz, kaba ve adi biri olduu ve ondan hi holanmadn syledii bu sahnede, cmlenin bitiminin hemen ardndan grntye OConnell yerine Gardiyan girer. Bu noktada sylenen sz ve grntdeki kii ironik bir biimde eletirilmekte ve Gardiyann kaba, adi ve ahlaksz biri olduuna ilikin ima sesin (Evelynin

133

cmleleri) ve grntnn (Gardiyann grntye girmesi) kesitirilmesiyle elde edilmektedir:


EVELYN: Well, personally I think he's filthy, rude, a complete scoundrel. I don't like him one bit.

Batl kahramanlarn develer hakkndaki yorumlarn ieren aadaki diyalog, ses ve grntnn yerli erkein (Gardiyan) develerle ilikilendirilmesini salamak amacyla lde hileli biimde kesitirildii zerinde bir zorlu dier bir sahneden yolculuk alntlanmtr. Diyalogun getii sahnede Hamunaptraya doru giden Batl kahramanlar, develer gerekletirmektedirler. Yolculuk srasnda develerle ilgili olarak konuan Jonathan, kaba ve pis bulduu bu hayvanlardan hi holanmadn; kokan, sran ve tkren develerin mide bulandrc olduunu syler. Jonathann develerin zelliklerini sralarken kulland they spit (develer tkrrler) gibi baz ifadelerin Gardiyann grnts ve grntdeki eylemleriyle (yere tkrme) eletirildii bu sahnede, ses ile grntnn anlk birleimi, develer iin kullanlan ifadelerin tmnn yerli erkee yklenmesini salamaktadr. Jonathann develer kokar, srr ve tkrrler yorumunu yapmasnn hemen ardndan yere tkrrken gsterilen Gardiyann ayn sahnenin ilerleyen dakikalarnda uyurken kard horlama sesleri develerin homurdanma seslerinin zerine bindirilir. Bylece Douya ait bir hayvan (deve) ile Doulu (Gardiyan) arasndaki ilikinin anlatda szn (Jonathann ifadeleri) eylemle (tkrme), sesin (horlama) ise sesle (homurdanma) eletirilmesi sonucunda kurulduu grlmektedir. Bu noktada Oryantalist metinlerde zoolojik terimler ve hayvanlarla benzeim kurmay salayacak eretilemeler araclyla temsil edilen yerlilerin, filmin anlats iinde de benzer bir sunum iine yerletirildii ve Gardiyann sahne boyunca kendisi ve deve arasnda benzerlik kurmay salayacak eretilemeler yoluyla temsil edildii grlmektedir:
JONATHAN: Never did like camels. Filthy buggers. They smell, they bite, they spit. Disgusting.

134

Aadaki pasajda Batl kahramann Gardiyan iin kulland smelly/stinky (kokan/kokumu) ifadeleri, Arap erkeklerinin anlatda kirli, kt kokan ve tiksindirici kiiler olarak nasl formlize edildiini bir kez daha gstermektedir. Pasajn alntland sahnede Jonathan, Hamunaptradaki kaz alanndan kaybolan Gardiyana atfta bulunarak, kk kt kokan arkadamz nerede? demekte ve Gardiyann ld anlaldktan sonra antasndan kan ikiye bakp yine ona atfta bulunarak kt kokan biri olmasna ramen damak zevki iyiymi demektedir. Her iki cmlenin de ortak noktasn oluturan kt kokan Arap kliesi, anlatda yerlilerin scak iklimde terleyen, ykanmayan ve Batlnn katlanmak zorunda olduu tiksindirici zelliklerin kayna olarak formlize edildiini gstermektedir:
JONATHAN: Where'd our smelly little friend get to? Let's see what our friend the warden believed in. My God, what is it? A broken bottle. Glenlivet. Twelve years old! He may have been a stinky fellow, but he had good taste.

Filmin anlats iinde kitleler eklinde gsterilen, ayrca Beni ve Gardiyan gibi tiplemeler araclyla olumsuz zellikler yklenerek sunulan Araplar dnda cesaret ve kuvvetle ilikilendirilmi gebe Araplarn da sunumu yaplmaktadr. Anlatda dier yerli erkek tiplemelerine kyasla daha olumlu zelliklerle ilikilendirilen ve olay rgs iinde yiit, gl ve koruyucu kiiler olarak konumlandrlan bedeviler, filmin adsz Doulu kahramanlar olarak karmza kmaktadr. Bedevilerin lideri olarak konumlandrlan gizemli Arap gebe, tpk Gardiyan tiplemesinde olduu gibi, belirgin bir isme sahip deildir. Bedevilerin lideri ve dier tm gebe Araplar anlat boyunca Med-Jai savalar olarak isimlendirilmekte ve eski Msrn gizemli ve ktlk dolu glerinin yeniden ortaya kmasn engellemekle grevli koruyucular olarak sunulmaktadr. Filmin ilk yars boyunca macerac Batl kahramanlarn Hamunaptray ve Imhotepi bulmalarna engel olmaya alrken gsterilen Med-Jai savas, mhotepin uyandrlmas ve lanetlerin gereklemeye balamasnn ardndan Batl kahramanlara yardm eden ikincil bir karaktere

135

dntrlr. Med-Jai, anlatda agzl, yamac ve hain olarak sunulan dier yerli erkek tiplemelerine oranla daha olumlu zelliklerle ilikilendirilse de, dnyay ktlkten kurtarma misyonunu ellerinde bulunduran Batllarn akl ve kas gcne umutsuzca ihtiya duyan baml bir karakter olmaktan kurtulamaz. Kendi topraklarna huzur ve barn gelmesi iin Batllarn yardmna ihtiya duyan Med-Jai, anlatda dvmelerle ssl yz ve yerel giysileri n plana karlarak grselletirilmitir. Film iindeki sahnelerde ata binerken ve makineli tfek tarken gsterilen Med-Jainin gelenekselliine ise daha nce arabaya ya da uaa binmemi biri olarak gsterildii sahneler araclyla gndermede bulunulur. Med-Jainin mhotepin yok edilmesi iin her trl tehlikeyi gze alan Batllara kendisinin ve halknn sayg ve takdirlerini kazandklarn syledii final sahnesi, Dou/Doulularn karanlkla, Bat/Batllarn ise aydnlkla ilikilendirildii ikili kartlklarn anlat iine nasl yerletirildiini gstermesi asndan nem tar. Doudan yaylmakta olan ktln egemenliine bilgileri, kas gleri ve modern silahlar sayesinde son veren Batl kahramanlar, sahne iinde, gn batmndan yansyan klarn aydnlatt yzleriyle ln aydnlk tarafna doru yol alrken, Doulu (Med-Jai) atn gnein oktan batm olduu ln karanlklarna, yani Batllarn tam aksi yne doru srer. Bu noktada, Oryantalizmin kartlklar kurucu syleminde Dounun karanlk, Batnn ise aydnlkla ilikilendirilmesini salayan ikili kartlklarn Doulu ve Batllarn ynelimlerine gndermede bulunan final sahnesiyle birlikte tekrar n plana karld grlmektedir. simsiz ve gizemli bir kahraman olarak sunulan Med-Jai savasnn karanlkta kalmasn istedii ancak Dounun gizemli rtsn amaya kararl aydnlk Batllar tarafndan grnr klnan ktlk, anlatda mhotep (mumya) tiplemesiyle zdeletirilmektedir. Doast ve durdurulamaz bir gce sahipmi gibi gsterilen mhotep, Dounun barbalk ve despotizmle ilikilendirilmesine araclk eden bir karakter olarak n plana kmakta ve temelde modern dnyann kar karya olduu Arap tehdidinin kiiletirilmi hali olarak sunulmaktadr. Anlat iinde geen diyaloglarda yaratk, canavar, yryen bir hastalk ya da insan rk zerindeki byk bela olarak tanmlanan

136

mhotep, Batl kahramanlarn durdurmaya alt, Dou topraklarna ait bir ktlk ve tehlike olarak konumlandrlr. mhotep ve Msrllarn bir arada gsterildii tm sahnelerde, mhotep insan suretinden karlm bir despotla, Doulular ise kleletirilmeye uygun, babo ynlarla eletirilir. Bu noktada Batl kahramanlarn medeni dnyay barbar ve ilkel yaratktan kurtarma abalarna yalnzca Dou tehdidini bertaraf etme deil, kleletirilen ve zulm edilen yerlileri zgrletirme istei de elik etmektedir.

2.2.4. Batl Kadna likin Temsiller Filmin anlats iinde Batl kadna ynelik temsiller daha nce yerli kadnla da ilikilendirilen ve anlatda hem Doulu hem de Batl olmaya ynelik gndermelerin yapld melez bir karakter olarak karmza kan Evelyn zerine kurulmaktadr. Anlatda Evelynin melezlii hem Dou ve Bat arasndaki farkllk vurgusunun yaplmas, hem de Evelynin deiken bir karakter olarak farkl eylemler ve eitli karakter zellikleri iinde sunulmas iin kullanlmaktadr. Evelynin Msrl annesiyle zdeletirilerek n plana karlan Doulu yn, var olan dengeyi alt st etmesine neden olan mantksz eylemler ve ocuka bir merakla ilikilendirilmektedir. Dier taraftan, Evelynin ocuksu meraknn neden olduu problemler, ironik bir biimde yine kendisi tarafndan zlecek ve bylece anlatda bilgi, zveri ve kendine gven gibi olumlu zelliklerle iaretlenmi farkl bir Evelynin sunumuna geilecektir. Daha nce de belirtildii zere Evelyn anlat iinde konutuu dil ve giydii kostmler araclyla baskn bir biimde Batlla gnderme yapacak ekilde sunulmu ve bu babasndan ald bir z nitelik olarak anlatya yerletirilmitir. Anlat iinde Evelynin Batl olula eletirildii noktalarda bilgi, zgven, olgunluk, erdem ve eylemsellik gibi zelliklerin n plana karld ve Evelynin dengeyi yeniden ina etmesinde bu zelliklerin Batlla gnderme yapacak ekilde kullanld gzlenmektedir. Evelyn ve mze mdr arasnda geen diyalogdan alntlanan aadaki pasaj, Dounun bilgisine sahip olan Evelynin anlat iinde bilgi

137

znesi olarak nasl kurulduuna rnek tekil etmektedir. Eski Msr dilini okuyabilmesi ve yazabilmesine ve zellikle binlerce kilometre iinde ktphaneyi gerektii gibi dzenleyecek tek kii olmasna ynelik ifadelerle Evelyn, olay rgs iinde sorularn cevabn bilen tek kii olarak konumlandrlmaya balar. Mze mdr, Jonathan ve Evelyn arasnda geen ikinci diyalogla birlikte Evelynin Msra ilikin bilgisinin somut bir biimde ortaya konulduu grlmektedir. nc diyalogda, Msr bilimci ve Mr. Hendersonun Evelyn zerine olan konumalar, ierdii know (bilmek) szc bakmndan Evelynin bilgiye sahiplikle nasl ilikilendirildii ve bilgiye sahip olann dierlerini ynetme gcn nasl elde ettii zerine gzel bir rnek oluturmaktadr. Bu diyalogda, Msrbilimcinin bir kadn ne bilebilir ki ifadesinin hemen zerine, kaz alannda Anubis heykeli hakknda bilgiler veren Evelynin grnts getirilmitir. Bu bilinli kullanm araclyla Batl kadn bir kez daha bilgiyle zdeletirilmi ve Arap Msrbilimciden daha bilgili ve daha stn olduuna gnderme yaplmtr:

DYALOG1
MZE MDR: My girl, when Rameses destroyed Syria, that was an accident. You are a catastrophe! Look at my library! Why do I put up with you? EVELYN: Well, you put up with me because I can... I can read and write ancient Egyptian... and I can decipher hieroglyphics and hieratic... and, well, I am the only person within a thousand miles... who knows how to properly code and catalog this library, that's why.

DYALOG2
EVELYN: It's the official royal seal of Seti the First, I'm sure of it. MZE MDR: Perhaps. JONATHAN: Two questions. Who the hell was Seti the First, and was he rich? EVELYN: He was the second pharaoh of the 19th dynasty... said to be the wealthiest pharaoh of them all. I've already dated the map. It's almost 3,000 years old. And if you look at the hieratic just here... well, it's Hamunaptra.

138

DYALOG3
MR. HENDERSON: Do they know something we don't? ARAP MISIRBLMC: They are led by a woman. What does a woman know? EVELYN:That's a statue of Anubis. Its legs go deep underground. According to Bembridge scholars, that's where we'll find a secret compartment containing the golden Book of Amun-Ra. OCONNELL:So, uh, what are these old mirrors for? EVELYN:Ancient mirrors. It's an ancient Egyptian trick. You'll see.

Aadaki diyaloglarda geen ve zorunluluk bildiren must/have to (zorunluluk ifadeleri) gibi ifadeler, anlat iinde bilgi znesi olarak konumlandrlan Evelynin, bilgisiyle eylemlerin ynlendiricisi olduuna bir kez daha iaret etmektedir. Doudan balayarak tm dnyaya yaylacak olan ktl durdurmak zere bir araya gelen Batl kahramanlar iinde Evelyn, bilgi an kapatan kii olarak anlatya yerletirilir:
EVELYN:We must stop him from regenerating. Who opened that chest? MR. HENDERSON: There was me and Daniels here. And Burns, of course. DANIELS: And that Egyptologist fellow. EVELYN: We must find the Egyptologist and bring him back to the safety of the fort... before the creature can get to him. Well, according to legend, the black book the Americans found at Hamunaptra... is supposed to bring people back from the dead. Until now it was a notion I was unwilling to believe. I'm thinking that if the black book can bring dead people to life... OCONNELL: Then maybe the gold book can kill him. EVELYN: That's the myth. Now we just have to find out where the gold book is hidden. According to Bembridge scholars, the golden Book of Amun-Ra... is located inside the statue of Anubis.

Evelynin anlat iinde ortaya kan en temel zelliklerinden bir dieri etrafnda gelimekte olan tm olaylara pheci bir aklla yaklamasdr. Douda olduu rivayet edilen gizemli olaylar onun iin peri masallar ya da

139

sylentilerden baka bir ey deildir. Aadaki diyaloglarda Evelyn, bilgi ve akln temsilcisi olarak, grd ya da dokunabildii eyleri gereklikle ilikilendirir ve bu nedenle inand tek eyin gerein kendisi olduunu vurgular. Bu noktada Evelynin pheci aklna iaret eden tm ifadelerin Aydnlanma andaki eletirel, pheci ve zeletirel akla gnderme yapt ve onu dier karakterlerden ayran bir zellik olarak anlatya yerletirildii grlmektedir. Hamunaptrann lanetli olduuna inanan kiiler olarak Bedevilerin ve Tuareglerin n plana karld aadaki diyalogda, Doulular batl inanllk ve Batlnn sahip olduu eletirel akldan yoksunlukla iaretlenmekte ve Oryantalist sylemin ikili kartlklar Dou ve Bat arasnda bir karlatrma yapmak iin anlatya tekrar yerletirilmektedir:
EVELYN: Yes, well, Im hoping to find a certain artifact. A book, actually. My brother thinks theres treasure. What do you thinks out there? OCONNELL: In a word? Evil. The Bedouin and the Tuaregs believe that Hamunaptra is cursed. EVELYN: Oh, look, I don't believe in fairy tales and hokum, Mr. O'Connell.. But I do believe one of the most famous books in history is buried there. The Book of Amun-Ra. It contains within it all the secret incantations of the old kingdom. It's what first interested me in Egypt when I was a child. It's why I came here... sort of a life's pursuit. OCONNELL: You don't believe in curses? EVELYN: No, I don't. I believe if I can see it and I can touch it, it's real. That's what I believe.

2.2.5. Batl Erkee likin Temsiller Filmin anlats iinde Batl erkee ilikin temsiller OConnell, Jonathan ve dier Amerikal karakterlerin zerine kurulmakta ve her karakter farkl zellikleriyle n plana karlmaktadr. Bu noktada, olay rgs iindeki konumlandrllar ve birlikte sunulduklar eylemler bakmndan Batl erkek karakterlerin anlatda birbirinden olduka farkl ekillerde sunulduu grlmektedir. Anlatda ngiliz ve Amerikal olarak konumlandrlan erkek

140

karakterler Douda bulunma amalarna ve bu amalar gerekletirmelerine ynelik eylemlere gre snflandrlmtr. Filmde OConnell haricindeki tm Amerikallar (Mr. Henderson, Burns ve Daniels) Douyu macera ve elence alan olarak gren ve Dou gezileri sonucunda lkelerine zenginlikle dnmeyi bekleyen hazine avclar olarak konumlandrlm ve olay rgs iinde bu hazineyi bulmaya ynelik eylemler iinde sunulmutur. Amerikallarn bulunduu sahnelerin iinde gelien diyaloglarda Dou, srekli hazine ve zenginlik gibi kelimelerle ilikilendirilirken, Batl kahramanlar tarafndan zenginliklerine kolayca el koyulabilecek bir mekna dntrlmektedir. Gemi yolculuu srasnda poker oynayan Amerikallarn yolculuk sonrasnda varacaklar Hamunaptra ehrini ve oradan elde etmeyi umduklar hazineleri byk bir bahis konusuna evirdikleri sahnede, Dounun zerinde oyun oynanacak, korunmasz ve pasif bir alan olduuna ilk kez gnderme yaplmaktadr. Dier taraftan, aada, birinci ve ikinci diyaloglarda geen treasure (hazine) gibi szckler araclyla Dou, Amerikallarn hazinelerine el koyabilecei sahipsiz bir alana, Doulular (Arap Msrbilimci) ise kendi zenginliklerini Batllara kolayca sunabilecek pasif yardmclara dntrlmektedir:

DYALOG1
MR. HENDERSON: Let's get us some treasure! ARAP MISIRBLMC: Careful! Seti was no fool. I think perhaps we should let the diggers open it, hmm? DANIELS: Oh, I think we should listen to the good doctor, Henderson.

DYALOG2
ARAP MISIRBLMC: Oh, my God. It does exist. The Book of the Dead. DANIELS: A book? Who cares about a book? Where the hell's the treasure? ARAP MISIRBLMC: This, gentlemen... this is treasure. MR. HENDERSON: Hell, I wouldn't trade you for a brass... EGYPTOLOGIST: Look at that. There's your treasure, gentlemen.

141

Filmin anlats iinde Batl erkek karakterlerin temsili iin rklkla ilikisi olmayan, sadece komedi niteliklerinin n plana karld klietiplerin kullanld grlmektedir. Filmde OConnell haricindeki tm Amerikal erkekler hazine aray iindeki, kavgay seven, kumarbaz ve macerac ruha sahip kovboylar olarak sunulmaktadr. Dounun, Batlnn alk olduu imtiyazlar, hatta yaamsal ihtiyalarn bile salayamayacak konforsuz ve ilkel ve bir yer olduuna ilikin gndermeler, anlat iinde elitist bir ngiliz olarak sunulan Jonathan araclyla yaplmaktadr. Hayat ciddiye almayan ve elenceyi seven komik bir karakter olarak sunulan Jonathann rk akalar, anlat iinde Doulularn karikatrize edilmi olumsuz temsillerini bir kez daha gn yzne karr. Anlat iinde Jonathan ve Amerikal kovboylar haricinde en ok n plana karlan karakter kas gc, pratik zek ve temkinlilik gibi zelliklerle iaretlenen OConnelldr. mhotepin lanetinden dnyay kurtarmak zorunda olan kahramanlarn g ve fiziksel dayankllk an kapatan OConnell araclyla Batl erkek, anlatda gcn ve mantn temsilcisi olarak sunulur. Amerikal bir paral asker olarak Douda bulunan OConnell, olay rgs iinde erdemli, yardmsever, gl ve korkusuz bir karakter olarak konumlandrlmtr. Bununla ilikili olarak OConnell, anlat iinde, Doulularn tek balarna yok edemeyecei byk ktle kar savaan ve onlara yardm eli uzatan bir karakter olarak srekli eylemsellikle ilikilendirilmitir. Aadaki diyalog OConnelln erdem ve gvenilirlik gibi olumlu zelliklerle nasl ilikilendirildiini gsteren bir rnek olarak karmza kmaktadr. Diyalogun getii sahnede Evelyn, Giza limannda tedirgin bir bekleyi iindedir. Bekledii kii kendisine ve gruptakilere Hamunaptray bulma konusunda yardm sz veren OConnelldr. Tedirginliinin nedeni ise OConnelln onlar yar yolda brakacan dnmesidir. Bu noktada Jonathan ve Evelyn arasnda gelien diyalogdaki onun sz szdr ifadesi Evelynin endiesinin yersizliini ortaya karrken, Batl erkei gvenilirlik, doru szllk ve erdemli olula ilikilendirir:

142

EVELYN: Do you really think he's going to show up? JONATHAN: Yes, undoubtedly, knowing my luck. He may be a cowboy, but I know the breed. His word is his word.

Anlatda ncelikle gvenilir ve drst bir karakter olarak sunulan OConnell, ilerleyen sahnelerde pratik zeks ve kas gc nedeniyle kendine gvenen ve bu gveni evresindeki kiileri rahatlatmak iin kullanan bir kahramana dntrlr. OConnell, birinci diyalogda Hamunaptrann haritasnn yanmas zerine endieye kaplan Evelyni haritann kendisi olduunu, yani Hamunaptraya gidi yolunun hafzasnda yer ettiini syleyerek rahatlatr. Bu noktada OConnelln haritann kendisi olduuna ilikin ifadesi, kendisine olan zgveninin ilk gstergesi olarak karmza kmaktadr. OConnelln stn niteliklerini ortaya koyduu benzer ifadeler ikinci diyalogda da karmza kmaktadr. Birinci ve ikinci diyalogda ortak olarak kullanlan relax (rahat ol) szc, OConnelln tm zorluklarn stesinden gelebileceine ilikin inancna ve yardmna muhta olan dier kahramanlarn gvenini kazanma arzusuna gnderme yapmaktadr. OConnelln ikinci diyalogun getii sahnede mhotepin uyandrlmasndan ve herkesi ldrmesinden endienen Med-Jaiyi onun iini bitirdiini syleyerek rahatlatmaya alrken kulland i got him (onun iini bitirdim) ifadesi, Batl erkein alt edilemez gte olan Doulu bir yaratk karsndaki cesaretine ve fiziksel zelliklerinin stnlne gndermede bulunur: DYALOG1
EVELYN: The map! The map! I forgot the map! OCONNELL: Relax. I'm the map. It's all up here. EVELYN: Oh, that's comforting.

DYALOG2
MED-JAI: I told you to leave or die. You refused. Now you may have killed us all... for you have unleashed a creature we have feared for more than 3,000 years.

143

OCONNELL: Relax. I got him. MED-JAI: We saved him, saved him before the creature could finish his work. Leave, all of you, quickly, before he finishes you all. Yallah. Nimishi. We must now go on the hunt and try and find a way to kill him. OCONNELL: I already told you I got him.

OConnelln birlikte sunulduu eylemler anlat iinde kurtarc rol verilmi Batl erkek karakterin erdemliliine iaret edecek ipularyla doludur. rnein, OConnell ve Jonathann Hamunaptradaki gizli hazine odasn bulduklar sahnede OConnell, hazine odasndan kendisi iin bir eyler almay reddederek yanndakilere birincil amalarnn Evelyni ve dnyay mhotepin lanetinden kurtarmak olduunu hatrlatr. Bu noktada Batl erkein anlat iinde nne serilen tm zenginliklere ramen birincil amacndan vazgemeyen, nefsini ve kendini kontrol altnda tutabilen biri olarak erdemlilik ve kiisel kontrolle ilikilendirildii ve bu zelliklerin Batlnn Doulu karsndaki stnlne vurgu yapacak biimde kullanld grlmektedir. Aadaki diyalog, OConnelln birincil amacnn yeniden vurguland ve anlat iinde Batl erkek karakterin eylemselliinin n plana karld bir baka rnek olarak karmza kmaktadr. Diyalogun getii sahnede OConnell, eski bir sava pilotu olan Winstonu kendilerini Hamunaptraya uakla gtrmesi ve Evelyni mhotepin elinden kurtarmalarna yardmc olmas iin ikna etmeye alr. OConnell, diyalog iinde, Winstonun mcadele verecei eyleri kzn kurtarlmas, kt adamn ldrlmesi ve dnyann kurtarlmas olarak sralarken, aslnda kendi amac ve mcadelesine ynelik ipularn da vermekte ve bu yolla anlat iinde Batl erkek karakterin birincil amacna yeniden gndermede bulunulmaktadr:
WINSTON: What's your little problem got to do with His Majesty's Royal Air Corps? OCONNELL: Not a damn thing. WINSTON: Is it dangerous? OCONNELL: You probably won't live through it. WINSTON: ByJove, do you really think so? What is the challenge then?

144

OCONNELL: Rescue the damsel in distress, kill the bad guy and save the world.

3. MUMMY RETURNS FLMNN SYLEM ANALZ 3.1. Olay rgs Yl 1935. Mumyann (mhotep) yeniden canlanarak dnyaya dehet samasnn ardndan 10 yl gemitir. OConnell, Msr gezisinde tant Evelyn ile evlenmi ve Alex isminde bir oullar olmutur. OConnell ve Evelyn, eski Msr ve tarihi eserler hakknda yeni aratrmalar yapmak zere bulunduklar Kahirede, Anubisin binlerce yl nce lanetlenmi, gizemli gleri olan bileziini bulurlar. Bileziin tehlikeli ve snrsz gcnn bakalar tarafndan da fark edilir olmas sonucunda Batl karakterler, eski arkadalar olan bedevinin (Med-Jai) de yardmn alarak Anubisin bileziini dnyay kontrol etmek ve byk bir g kazanmak iin isteyen Araplardan korumaya balarlar. Ancak OConnell ve Evelyn dnyay eski Msrn lanetinden uzak tutmak iin sadece Araplara deil, mumyalanm cesedi Londrada bir mzeye nakledilip yeniden diriltilen mumyaya kar da mcadele etmek zorunda kalacak ve bilezii elde ederek Anubisin ordularna hkmetme planlar yapan mhotepi yok etmeye alacaklardr. Binlerce yl nce Anubisin bileziini takarak byk ordular ynetmi olan ve korkusuzluk, acmaszlk gibi zellikleriyle efsanevi hale gelen Akrep Kraln da dirilmesiyle birlikte, dnyaynn kaderini belirlemek iin mcadele veren Batl kahramanlar, birden ok tehlikeyle yzyze gelmek zorunda kalacaklardr.

3.2. Filmin Anlats inde Oryantalist Sylemin Kuruluu 3.2.1. Mekna ve Zamana likin Temsiller Film, Dounun eski alardaki zenginlii ve ihtiamnn grsel eler araclyla izleyiciye tantld bir al sahnesiyle balar. Antik dnemdeki Thebes ehrinin altndan bir kent olarak sunulduu bu sahnede, Msr medeniyetinin zenginlii ve gsterii, mimari yaplarn ve Msr heykellerinin

145

plana

karld

grntler

araclyla

vurgulanmaktadr.

Al

sahnesindeki mekn grntleri (saraylar, heykeller, piramitler ve Firavunun gsterili kostmler iindeki askerleri) anlatda antik Msr medeniyetinin gcne ve atafatna gnderme yapacak bir kompozisyon iine yerletirilmitir. Ayn sahne iinde, usuz bucakszlk, sessizlik, yabanllk, lmcllk ve gizemli glerle ilikilendirilerek sunulan l, izleyiciye tantlan ikinci bir mekn olarak karmza kmaktadr. Grntler araclyla birbirine kart zelliklere sahip, iki farkl Dou manzarasnn resminin izildii bu al sahnesinde ehir (Thebes) canll, hareketi, zenginlii ve dnyevilii, iinde Arm Shere vadisinin olutuu l ise, dinginlik, suskunluk, rastlantsallk ve lmden sonraki yaam sembolize etmektedir. Sahnede, iinde bulunulan mekna ve zamana ilikin bilgi, grnt zerine bindirilen kelimeler araclyla aktarlmaktadr: Grnt zerine bindirilen kelimeler:
THEBES-3067 B.C.

Anubisin ordularna kumandanlk ederek Firavunun askerlerini alt etmeye alan Akrep Kraln da izleyiciye tantld al sahnesinde Msr, geni topraklar ve sonsuz hazineleri bakmndan urunda sava vermeye deecek bir mekna dntrlmektedir. Anlatnn getii 1900l yllara gelindiinde, binlerce yl nce uruna mcadeleler verilen Msr, zenginlikleri kumlarn altna gmlm, ihtiaml yaplar harabeye dnm, bakmsz ve ilkel bir mekn olarak grselletirilmektedir. ln deersiz ve babo bir eklentisine dnm gibi gsterilen antik Msr kalntlar, Dounun dn (atafat) ve bugn (yknt) arasnda geirdii deiimin vurgulanmasn, Dounun tarih ve geliim izgisinden sap ve zaman iinde geriye itiliinin altnn izilmesini salayan grsel bir yardmc olarak anlatya yerletirilmitir. Sahne iinde Dounun hayalkrkl yaratan bu grntsnn gnmze ait olduu, grnt zerine bindirilen zaman belirteleri araclyla vurgulanmaktadr:

146

Grnt zerine bindirilen kelimeler:


EGYPT-1933

Bu noktada her iki dnemin grsel olarak sunumuna elik eden zaman belirteleri (3067 B.C/1933), serinin ilk filmi olan Mummy deki gibi Dounun dnk ve bugnk grnts arasndaki farklarn vurgulanaca ve bugnk grntnn deersizletirilecei bir kyaslama ortaya karr. Gemiten devralnan zenginliklerin korunmad, geliimini tamamlayamam zamanda asl kalm bir mekn olarak sunulan Dounun ve Batl

kahramanlarca hayal edilen, arzulanan ve deerli grlen gemiteki hali, anlatda, zamanda geriye gidilerle (flashback) sk sk n plana karlmakta ve bylece Dou, filmin anlats boyunca zamanda geriye itilerek temsil edilmektedir. Oryantalist metinlerdeki zamansal temsili srasnda gemie atfedilerek sunulan Dou, filmin anlats iinde, bu metinlerde retilen duraanlama kliesinin yeniden kullanlmasnn sonucunda zamanda geriye itilerek sunulur. Anlatda, bugnk grnts ile Batl kahramanlarn gemi

Doudan kalan zenginlikleri aradklar dekoratif bir mekn olarak sunulan Msr, sahneler iinde unutulmulua, el dememilie, rktclk ve tuhafla gnderme yapacak grsel malzemelerin kullanmyla temsil edilir. Batl kahramanlarn (OConnell ve Evelyn) eski Msra ait gizemli nesneleri ortaya karmak iin altklar sahnelerde, meknn tuhafl ve rktclne yakn plana yansyan iskelet ve kafatas grntleri ile vurgu yaplrken, rmcek alar, fareler, ylanlar ve bceklerle kaplanm mekn grntleri, tarihi bir mirasn unutulmuluunun kant olarak sunulur. OConnell ve Evelynin Msr harabesinde aratrma yaptklar bu sahne, ierdii diyaloglar bakmndan grntler araclyla yaratlmaya balanan Dou imajnn destekleyicisi olarak anlatya yerletirilmitir. Aada, OConnell ve olu Alex arasnda gelien diyalog, iinde bulunulan mekna Batl kahraman tarafndan yeni anlamlar yklenmesini salayacak ifadelerle doludur. Babasnn yanna sessizce yaklaarak onu korkutan Alex, babasnn

147

korku duyma nedenini meknn rktcl ve gizemliliine gnderme yapacak bir ifade araclyla sorgular. Babasnn anlk olarak verdii tepkiyi esprili bir dille eletiren Alex, ona bir mumyann yeniden canlandn m dndn sorar. Bu soru zerine OConnelln verdii cevap, bir nceki Dou deneyiminin tuhafl, akldl ya da ryasallna gnderme yapacak I will tell you a story (sana sonra bir masal anlatacam) ifadesinin kullanmyla ekillendirilmekte ve bu ifade araclyla Dou deneyimi, bir eit peri masal olarak sunulmaktadr. Bunun yan sra OConnelln diyalogda geen baz ifadeleri araclyla, meknn tehlikeli ve rktc olduuna da gndermede bulunulmaktadr:

OCONNELL: Alex? ALEX: What were you thinking, a mummy had come back to life? OCONNELL: I'll tell you a story some time. What are you doing down here? I told you to wait for us up in the temple. It's dangerous down here, Alex Go on.

OConnell ve Evelynin Msra ait bu tarihi meknda aratrma yaptklar sahne, anlatda Dounun meknsal olarak nasl sunulduunu ortaya karacak yeni diyaloglar ve ifadeler iermesi asndan nemlidir. Eski Msra ait meknn rktc, gizemli, tehlikeli ve unutulmu bir yer olarak sunulduu sahne iinde Dou, Batl kahramanlarn daha nce grdklerini hayal ettikleri, onlara yanlsamalar yaatan, hayali ve ryasal bir alan olarak kurulur. Sahnede Evelynin rastlantsal biimde Anubisin altn bileziini bulmasnn, bilmedii ifreleri ve kendisine gizli kaplar ardnda sunulan tuhaf ipularn zebilmesinin nedeni, bu mekn hayallerinde daha nce grm olmasna balanr. Batl kahramann grd hayaller ya da ryalar, anlat iinde zamanda geriye gidilerle (flashback) gsterilirken, bu sunum biimi Eski Msrn arzulanan ve deerli klnan atafatl grntsnn Msrn harabeye dnm bugnk grntsyle srekli olarak kyaslanmasn mmkn klan bir sunum stratejisine dntrlr. Batl kahramann dejavu yaamasn, dier bir deyile hayalleri ya da ryalarnda bu egzotik meknlarda dolam hissine kaplmasn salayan hayali Dou, 17. ve 18.

148

yzyllarda Douda bulunmu seyyahlarn yaratt bir imge olarak karmza kmaktadr. Seyyahlarn Douyu deneyimlemeye baladklar zaman, gezdikleri meknlar hayalleri ya da ryalarnda daha nceden kefettikleri duygusuna kaplmalarna benzer bir durum, anlatda Batl kahramanlarn Dou deneyimleri zerinden yeniden gndeme getirilmektedir. Dounun ncelikle hayallerde deneyimlenen bir alan olarak sunulduu bu sahnede, Evelyn ve OConnell arasnda gelien diyalog, ierdii ifadeler bakmndan dikkat ekicidir. Sahnede, Evelyn grd ryann etkisiyle OConnell meknn bilinmeyen blgelerine doru gtrmekte ve bu srada grd bir hayalin ynlendirmesiyle zerinde ifre bulunan bir kapnn nasl alacan sylemektedir. Evelynin bu gizemli kapnn ifresini zmesinin ardndan iki kahraman odann iinde gizlenen Anubisin altn bileziini bulurlar. Anlat boyunca Batl kahramanlarn Douda bulmay hedefledikleri zenginlik ve gce kavumalarn salayacak bir nesneye ya da dzen arayn sembolize eden bir objeye dntrlen bilezik, Evelyn ve OConnell tehlikeli bir servenin iine srkler. Aadaki diyaloglarn alntland sahnede Evelyn ve OConnell, eski Msra ait olan mekn bileziin varlndan haberdar olmadan kefetmeye balarlar. Evelynin rya grdnden beri bu mekndan baka bir ey dnemez hale geldiini belirttii ilk diyalogda, Dounun ncelikle hayallerde ve ryalarda deneyimlenen bir mekn olduu i feel like ive been here before/ how do I seem to know exactly where I'm going? (sanki daha nce de burada bulunmuum gibi bir hisse kaplyorum/Peki o zaman nereye gideceimi tam olarak nasl biliyorum?) gibi ifadeler araclyla n plana karlmaktadr. Evelynin kapnn ifresini zmeden nce grd hayali OConnella aktard ikinci diyalog, Dounun bir eit dejavu meknna dntrlmesi ve bir kez daha hayalle eletirilmesini salayacak I just had a vision. It was like my dream It was like I was actually here in ancient times (Bir hayal grdm. Ryamdaki gibiydi Sanki gerekten antik alarda burada bulunmu gibiydim) ifadeleri ierir:

149

DYALOG1
EVELYN: Ever since I had that dream, this place is all I can think about. OCONNELL: Ever since you had that dream, I haven't had a decent night of sleep. EVELYN: I feel like I've been here before. I know I've been here before. OCONNELL: Evy, nobody's been here before. Not in at least 3,000 years. Except for these guys. EVELYN: Then how do I seem to know exactly where I'm going?

DYALOG2
EVELYN: I just had a vision. It was like my dream, but it was real. It was like I was actually here in ancient times. OCONNELL: Well, if you actually were here, could you show me how to open this thing?

Filmin anlats iinde eski Msrn grkemli grntlerinin n plana karlmas iin kullanlan zamanda geriye gidiler, Evelyn ve OConnelln Anubisin bileziini bulduklar sahnenin haricinde de kullanlmakta ve bu geriye gidiler tekrar Evelynin hayalleri zerinden gerekletirilmektedir. Aadaki diyalogun alntland sahnede Evelyn, kendisinin eski Msrda yaam bir prenses (Nefertiri) olduunun ve Firavun tarafndan Anubisin bileziinin koruyucusu olarak grevlendirildiinin hayalini grmektedir. Evelynin hayali zerine ina edilen bu zamanda geriye gidile birlikte, filmin al sahnesindekine benzer, lks ve sefahat iindeki, atafatl bir Dounun portresi izilir. Bylece anlatda ihtiaml saraylarn, altn heykellerin, cazibeli kadn ve erkeklerin grntleri araclyla, gemiteki Dounun zenginlii ve grkemine bir kez daha gndermede bulunulur. Dounun zamanda geriye itilmesini ve bugnk Dounun deersizletirilmesini salayan bu temsil biimi, Evelynin firavunun kz (Nefertiri) olarak konumlandrld bu sahneyle birlikte tekrar n plana kmaktadr. Sahnede OConnell ve Evelyn arasnda gelien diyaloglar, anlat iinde, hayallerde deneyimlenen Dou imgesinin sabitlenmesini salayacak you haven't exactly been yourself lately with all these dreams and visions/they are memories from my previous life

150

(Tm bu ryalar ve hayalleri grmeye baladndan beri pek kendinde deilsin/Bunlar nceki yaammdan hatralar) yeni ifadeleri iermektedir. Diyalog iinde, Evelynin bilezii gerek yaamda bulma nedeni, hayalinde kendisini bilezii korumakla ykml Msrl, sava bir prenses olarak grmesine balanr. Bylece Dou, Batl kahraman dzensiz, ldrtc ve farkl bir deneyime srkleyen, hayal ve gerein birbirine kart tuhaf ve rktc bir mekn olarak iaretlenmektedir:
OCONNELL: Evy, I know you haven't exactly been yourself lately with all these dreams and visions EVELYN: No, no, they're memories from my previous life. Honestly, I'm not losing my mind. It all makes perfect sense now. OCONNELL: And that's the reason why we found the bracelet? EVELYN: Exactly. I was its protector.

Filmin anlats iinde Douyu hayali, tuhaf, tehlikeli ve gizemli bir mekn olarak kuran ve Oryantalist metinlerde Dounun meknsal olarak temsil edilmesi iin de kullanlan bu klielere, filmin ilerleyen sahnelerinde bir yenisi daha eklenmektedir. Aadaki diyalogda iki kez vurgulanan to coincide/ coincidence (tesadf etmek/tesadf) szc, Dounun, anlatda rastlantsal ve dolaysyla Batl kahramanlar iin srprizler hazrlayan bir macera alanna dntrlmesini salar:
OCONNELL: Evy, that first weird dream of yours was exactly six weeks ago, right? EVELYN: I think so, yes. But what's that got to do with anything? OCONNELL: It just happens to coincide with Egyptian New Year. EVELYN: Oh. That's right. What a coincidence.

Batl kahramanlarn Douda bir tesadf sonucunda bulduklar bilezik, anlatda Dounun gizemli, tuhaf ve tehlikeli yann sembolize eden bir araca dntrlmektedir. Anlatda, tm dnyay yok edebilecek gteki bir orduyu uyandrabilecek tehlikeli bir nesne olarak anlamlandrlan bilezik araclyla,

151

dnyaya yaylmaya balayacak olan ktlk ve tehlikenin Doudan geldii sezdirilmektedir. Dier taraftan, anlatda dokunulmamas ve iinde gizledii doast glerin uyandrlmamas gereken tehlikeli ve lmcl bir nesne olarak da iaretlenen bileziin, Batl kahramanlarn dndaki kiiler (Araplar) tarafndan kontrol edildiinde felaket ve ykm getireceine de gnderme yaplmakta ve bylece bilezik, Batl kahramanlarn dnyann var olan dzenini koruma abalarnn sembolik bir gstergesine dntrlmektedir. Aadaki diyaloglarda, Dounun tuhaf ve gizemli bir paras olarak gsterilen bileziin belirli zelliklerine vurgu yaplmakta ve diyaloglar iindeki her yeni ifadeyle bileziin stn nitelikleri ortaya karlmaktadr. Evelyn ve OConnell arasnda gelien ilk diyalogdaki the bracelet is some sort of guide (bilezik bir eit klavuz) ifadesi araclyla bilezik, Batl kahramanlara kayp Ahm Shere vahasna giden yolu gsterecek bir klavuza dntrlmektedir. Bileziin, Dounun gzle grlemeyen kayp meknlarn gsterecek ve hayali bir Dounun kaplarn Batl kahramanlarn deneyimleri iin aralayacak sihirli ve gizemli bir klavuz olduuna, Med-Jai ve Alex arasnda gelien ikinci diyalogda da gndermede bulunulmaktadr. Alexin, anne ve babasnn (Evelyn ve OConnell) Msrda bulduklar bilezii merak ederek koluna takmas sonucunda neler grdn Med-Jaiye aktard bu diyalogda, bileziin doast ve gizemli gleri I saw the pyramids at Giza/Then, Woosh! Straight across the desert to Karnak (Gizadaki piramitleri grdm sonra hzla l ap Karnaka ulatm) ifadesi ile tekrar n plana karlmaktadr. Filmdeki Arap karakterlerin de bilezikle ilgili fikirlerini belirttikleri bir baka diyalogda (nc diyalog), bileziin gizli kalm bir gc aa karacak bir ifre zc ya da klavuz olduu yinelenmektedir. mhotep ve Hafz arasnda gelien bu diyalogda, bileziin nemine It will unlock the Army of Anubis/ The bracelet is the key? (Bu Anubisin ordusunu serbest brakacak/Bilezik anahtar m?) yaplmaktadr: gibi ifadeler dolaymyla vurgu

152

DYALOG1
EVELYN: I think the bracelet is some sort of guide to the lost oasis of Ahm Shere. OCONNELL: Evy, I know what you're thinking, and the answer is no.

DYALOG2
MED-JAI (ARDETH BAY): They once again removed the creature from his grave. That woman who was with him, she knows things that no living person could possibly know. She knew exactly where the creature was buried. We were hoping she would lead us to the bracelet. She obviously did. And now they have it. ALEX: I wouldn't get too nervous just yet. When I stuck it on, I saw the pyramids at Giza.Then, whoosh! Straight across the desert to Karnak.

DYALOG3
MHOTEP: Yes, but we need the bracelet. It will unlock the Army of Anubis. HAFIZ: The bracelet. The bracelet is the key? Retrieve that bracelet. LOCK-NAH: With pleasure.

Filmin anlats boyunca Dounun meknsal temsili asndan dikkat eken bir dier nokta, Dounun gerek d deneyimler salayan bir tuhaflklar beldesine dntrlmesidir. Anlatda, gemiten gelen gizemli ve tehlikeli oluumlarn meknna dntrlen Dounun tuhafl ve rktclne, yalnzca stn glere sahipmi gibi gsterilen bilezik zerinden deil, yryen ve konuan mumyalar, pigmeler, insan eti yiyen bcekler, yeniden dirilen bedenler (mhotep/Anck-su-namun), karanlk ruhlar ve insan-hayvan zellikleri tayan yaratklar (Akrep Kral) araclyla da gndermede bulunulur. Dounun tuhaf ve rktc bir masal diyar olarak sunulmasn salayan bu doast oluumlar, sahneler iinde Batllarn servenlerine elik eden renkli birer dekor olarak grselletirilmitir. Anlatda, Dounun tuhaflklar beldesi olarak sunumunda yalnzca grnt elerinden deil, Batl kahramanlarn diyaloglar iinde geen ifadelerden de yararlanlmtr. rnein Izzy ve OConnell arasnda gelien birinci diyalogda, OConnelln Msrda deneyimlediklerini aktarrken olaan eyler olarak bahsettii

153

mumyalar, pigmeler ve byk bcekler, aslnda Dounun tuhaflkla eletirilmesini salayan artc ve olaanst varlklardr. Masals bir Dounun resminin izilmesi iin anlatya yerletirilen bir baka diyalogda (ikinci diyalog), Douya ait varlklarn (pigmeler) tuhaflna, tyler rperticilik zellii de eklemlenmektedir. Jonathan ve OConnell arasnda gelien bu ikinci diyalogda What were those creepy little pygmy things? (Peki, u tyler rperten pigme eyleri de neydi?) ifadesi ile yaratklarn tuhafl ve rktclne, Just the local natives (Sadece yerliler) ifadesi ile de yaratklarn aslnda var olmayan, hayali Ahm Shere vahasnn yerlileri olduuna dikkat ekilmektedir. Bylece, her iki diyalogda geen ifadeler ve sahneler iindeki grsel eler araclyla Dou, bir kez daha tuhaf ve rktc olan hayali bir alan olarak kurulur: DYALOG1
IZZY: O'Connell, who the hell you been messin' with this time? OCONNELL: Oh, you know, the usual. Mummies, pygmies, big bugs.

DYALOG2
JONATHAN: What were those creepy little pygmy things? OCONNELL: Just the local natives.

Dou, filmin anlats iinde, yalnzca tuhaflklar beldesine deil, gizemli olan grnr klma abas iindeki Batl kahramanlarn mcadele etmesi gereken lanetli bir yere de dntrlr. Anlatda, karanlk bir dnya (ller diyar) olarak betimlenen Eski Msr, Batl kahramanlarn binlerce yl sonra savamak zorunda kaldklar, karanlk ruhlarn (llerin) doldurduu lanetli bir mekn olarak temsil edilmektedir. Bu noktada, anlatda yaplandrlan Dou imgesinin tuhaflk, rktclk, esrarengizlik ve lanetlilik gibi zelliklerin grntlerde ve diyaloglarda i ie geirilmesiyle oluturulduu bir kez daha ortaya kmaktadr. Aadaki diyalog, Msr harabelerinden birinde hazine arayan iki arkadan konumalarn iermektedir. Diyalogun getii sahnede, eski Msrdan kalma olan meknn lanetlilii, grsel eler, tuhaf sesler ve

154

karakterlerin diyaloglar iindeki This place is cursed (Bu mekn lanetli) gibi ifadeleri dolaymyla vurgulanmaktadr:
SPIVEY: Aaah! Jacques, something's hit me head! JACQUES: Shut up, Spivey. This place is cursed.

Filmde Batl kahramanlarn birer gezgin ya da aratrmac olarak bulunduklar Dou, anlat iinde ilikilendirildii tm olumsuz zelliklerin (lanet, tehlike, lm, gizem) yan sra, Batlya egzotik bir deneyimin kaplarn aan, hayranlk uyandrc bir mekn olarak da kurulmaktadr. Bu noktada Dou, Batl kahramanlarn farkl olan ilk elden tecrbe etme isteklerini, sezdiren sunduu elikili bir snrsz egzotizmle karlayan, ancak Aadaki gsterdii diyalog, gzelliklerin karlnda Batllara bir bedel deyeceklerini (tehlike/lm) de mekna dntrlmektedir. Dounun pitoresk manzarasnn anlatda nasl cazibeli ancak lmcl ekilde tehlikeli olan dii bir imgeye dntrldn gsteren bir rnektir. Diyalogun alntland sahnede Evelyn, Msra geri dnmeyi ve kayp Ahm Shere vahasn aramay reddeden OConnelli yeni bir serven iin ikna etmeye almaktadr. Diyalogda Evelynin bu tehlikeli mekna geri dnmek iin kendisine iyi bir sebep nermesini bekleyen OConnell kadns cazibesiyle ikna etmeye alrken kulland It's just an oasis beautiful, exciting, romantic oasis (bu sadece bir vaha gzel, heyecan verici, romantik bir vaha) gibi ifadeler, Dounun Batl eril gzn bakna sunulan kkrtc dii bir imgeyle ilikilendirilmesini ve bir arzu nesnesine dntrlmesini salar. Diyalog iinde, Dounun gzel, heyecan verici ve romantik olan egzotik manzaras, OConnellin The kind with the white, sandy beach and the palm trees and the cool, clear, blue water (beyaz kumdan kumsallar, palmiye aalar, serin, berrak ve mavi sular) ifadeleri araclyla bir kez daha betimlenmekte ve cmle iine yerletirilen kelimeler dolaymyla Dou, daha canl ve renkli olan egzotik bir tabloya dntrlmektedir. Dounun, Batl kahramanlarn hayallerini ssleyen ahenkli manzaras karlnda talep edecei bedel, diyalog iinde farkl olan

155

yaama arzusuyla dolu Batl gezginlerin elikiyi fark ettiklerini gsteren Sounds too good. What's the catch? (Kulaa ok ho geliyor. Ceremesi nedir?) gibi ifadeler araclyla vurgulanmaktadr. Evelynin gitmek istedii Ahm Shere vahasnn aslnda Anubisin ordularnn gizlendii bir mekn olduunu sylemesinin ardndan, Dounun cazibeli grntsndeki aldatclkla Batl kahramana srekli bir bedel dettiinin alt, OConnellin I knew there's a catch. Theres always a catch (Bir ceremesi olduunu biliyordum. Her zaman bir ceremesi vardr) ifadeleri araclyla tekrar izilir. Film iindeki bir baka sahnede, Dounun hayranlk uyandran manzarasna, hem grntler hem de diyalogdaki ifadeler araclyla bir kez daha atfta bulunulur. kinci diyalogun getii bu sahnede Jonathan, kayp Ahm Shere vahasnn ve vaha iindeki altn piramidin grkemi ve gzellii karsnda bylenerek, grd manzaraya ithafen fabulous (dsel/mkemmel) demektedir. Bylece, anlatda, hem grntler, hem de her iki diyalogda geen ifadeler araclyla seyirlik, izleyene haz veren, ancak Batl kahramanlarn demesi gereken bedellere de sahip olan bir Dou portresi izilmektedir: DYALOG1
OCONNELL: Evy, I know what you're thinking, and the answer is no. We just got home. EVELYN: That's the beauty of it. We're already packed. OCONNELL: Why don't you just give me one good reason. EVELYN: It's just an oasis, darling. A beautiful, exciting, romantic oasis. OCONNELL: Mmm. The kind with the white, sandy beach and the palm trees and the cool, clear, blue water and we could have some of those big drinks with the little umbrellas. EVELYN: Sounds good. OCONNELL: Sounds too good. What's the catch? EVELYN: Supposedly it's the resting place of Anubis's army. OCONNELL: See? I knew there's a catch. Theres always a catch. And let me guess. It was commanded by that Scorpion King guy? EVELYN: Yes, but he only awakens once every 5,000 years.

156

DYALOG2
EVELYN: They made it. Thank God. JONATHAN: Oh, yes. Great. Fabulous.

Filmin anlats iinde Dounun hayranlk verici, egzotik, yabanl ve suskun manzaras grntler araclyla da n plana karlmakta ve Dou, sahneler iinde Batl kahramanlarn servenlerine dekor oluturan bir mekna dntrlmektedir. Dounun yabanll, el dememilii, gizemlilii, egzotizmi ve lmcll anlatda l grntlerinden faydalanlarak vurgulanmakta ve grsel eler (piramitler, palmiyeler, kzl-sar renkteki usuz bucaksz kumullar) ounlukla eritme efektleri (dissolve) kullanlarak izleyende hayranlk uyandran, seyirlik bir Dou manzarasnn ortaya karlmas iin bir araya getirilmektedir. Anlatda Dounun suskunluk ve dinginlikle ilikilendirilmesini salayan l grntlerinin yan sra, kayp Ahm Shere vahasna ait grntler de yabanl, tehlikeli ve hayranlk uyandrc hayali bir Dounun portrelenmesi iin kullanlmaktadr. Ahm Shere vahasnn tantld bu grntlerde ln usuz bucakszlk hissi veren kumlar, yerini bakir ve alabildiine uzanan yeil bir araziye brakmaktadr. Batl kahramanlarn urunda bedeller deyerek el dememiliini bozaca bu vaha, ln bir yerlerine gizlenmi, gzle grlemeyen, tam ortasnda tepesinde elmas bulunan grkemli, altn bir piramidin gizlendii hayali bir mekn olarak kurulmutur. Dou, anlatda Ahm Shere vahas araclyla, Batl gezginlerin gizemli rtsn aralamak iin ura verdikleri macera ve zenginlik vaad eden, ancak lmcl tehlikeleri de barndran dii bir imge olarak kurulmaktadr. Bu noktada vaha, tpk Batl eril bakn gsterdiinden daha fazlasn peesinin altnda gizlediini dnd yerli kadn gibi, Batlnn eril kurtarn bekleyen, nfuz edilebilecek ve bekreti bozulacak, edilgin bir keif nesnesine dntrlmektedir. Batl kahramanlarn vahann hayranlk uyandran manzaras karlnda deyecekleri bedeller, vahann sszl iinde yanklanan tuhaf seslerin, insan iskeletlerinin ve kahramanlara her an yeni bir tehlike hazrlayan geit vermez arazi grntlerinin sahneler iinde oluturduu kompozisyon araclyla sezdirilmektedir.

157

ln ve vahann egzotik, byleyici gzellikte, seyirlik Dou manzaralar olarak grselletirildii anlatda, Kahire ehri, Batl kahramanlarn by bozumunu yaad, dzensiz ve karmaa iindeki bir mekna indirgenmektedir. Kahire ehrinin betimlendii sahnelerde develerin, tozlu arazilerin, bu alanlar iinde saa sola kouturan Msrllarn, meyve sepetleri tayan kara arafl kadnlarn, kei ve koyun srs gden ocuklarn grntleri, hayal krkl yaratan, kargaa iindeki bir ehir dokusunun yaratlmas iin kullanlmtr. Bylece, anlatda Kahire ehrine, Batl kahramanlarn hayali Douyu (Ahm Shere vahas) arama abalarnn gerekletii, nemsiz ayrntlarla dolu bir dekor ilevi yklenmektedir. Dounun esenliksiz ve kargaa iindeki grnm, anlatda, bugnk Dounun geri kalml ve yetersizliinin vurgulanmas iin de kullanlmaktadr. Bu noktada film iindeki pek ok grnt ve diyalog, Douya mahrumiyetler beldesi olarak yeni bir imaj kazndrlmas iin bir araya getirilmektedir. Anlatda Dounun az gelimiliinin vurguland sahnelerden birinde, Batllarn kendi lkelerinde faydalandklar yksek teknoloji rn ulam aralarnn (ift katl otobs/uak) yokluuna we need a magic carpet (bir uan halya ihtiyacmz var) gibi ifadeler araclyla gndermede bulunulmakta ve Dounun getirdii mahrumiyetler, Binbirgece Masallarndakine benzer fantastik imgelerin ironik bir biimde kullanlmasyla vurgulanmaktadr. tarafndan Dounun oullarn yetersizliinin bulmak iin tekrar hayali bir alana planlar indirgenerek n plana karld bu sahnede, OConnell ve Evelyn, Araplar karlan Kahireye gitme yapmaktadrlar. Alexin en ksa srede kurtarlmas ve Msr iinde nereye gtrldnn takip edilebilmesi iin hzl bir ulam aracna ihtiya duyduklarnn farknda olan OConnell, umutsuzluunun bir gstergesi olarak uan bir halya ihtiyalar olduunu syler:
OCONNELL: When he put it on, he said he saw the pyramids at Giza, the temple at Karnak. MED-JAI (ARDETH BAY): And when they reach Karnak, the bracelet will show him the next step of the journey.

158

EVELYN: Well, if we don't get to Karnak before them, we won't have any idea where to look for him next. OCONNELL: Seems to me like we need a magic carpet.

Filmin ilerleyen sahnelerinde, OConnelln kulland bu ifade, Msrda bulunan bir hava yolu irketinin ismine balanmaktadr. OConnelln Doudaki eski gezilerinden arkadalk kurduu Izzy adnda bir Arap tarafndan iletilen Magic Carpet Airways (Uan Hal Havayollar) isimli bu meknn tantmnda kullanlan grsel eler, Dounun geri kalmlna ironik bir biimde tekrar gndermede bulunulmasn salamaktadr. Sahnede, toz iinde ak bir alana yerletirilmi, iinde tavuklarn dolat, yerlere salm kt ve evraklarn dank biimde durduu bir mekn olarak grselletirilen havayolu tama irketinin bu grnts, anlatda Dounun dzensizlii ve mahrumiyetler iindeki halinin sunumu iin bir malzeme olarak kullanlmtr. Bunun yan sra, Izzynin OConnell lde olunu arayabilecekleri en hzl aracn zeplin olduu konusunda ikna ettii bu sahne, OConnelln daha nce kulland uan hal ifadesinin zeplin iin bir eretileme olarak kullanldn ortaya karmas asndan da nem tamaktadr. Anlatda rastlanmaktadr. ykl bir mahrumiyetler Evelyn, beldesi ve olarak Izzynin kurulan Dounun azgelimilikle ilikilendirilmesini salayan farkl diyalog rneklerine de OConnell konumalarn ieren Izzynin Dounun aadaki ilk diyalog, Alexi bulmalarna yardm etmesi durumunda kendisine miktarda para deneceini renen mahrumiyetine gndermede bulunacak ifadeleri asndan dikkat ekicidir. Bu noktada, Dounun meknsal temsili asndan, birinci diyalogu nemli klan iki farkl ifade biimi n plana kmaktadr. Izzynin yakn dostluk kurduu OConnelln Dou deneyimlerinden bahsederken kulland i see him waltzing up with some belly dancer girl (bir danszle birlikte gle oynaya geldiini grdm) ifadesi, Dounun Batl erkein egzotik ve erotik deneyimler yaayaca bir mekna indirgenmesini salamaktadr. Izzynin ayn diyalog iinde kendisine denecek parayla ilgili yorum yaparken

159

kulland ifadeler ise, Douyu para harcamay gerektirecek rn ve hizmetlerden yoksun bir mahrumiyetler blgesine dntrmektedir. Diyalogun getii sahnede Izzy, kendisine ok para deyeceklerini syleyen Batllardan evrelerinde grdkleri yabanl corafyaya bakmalarn ve bylesi bir meknda paray ne iin harcayabileceini dnmelerini ister. OConnell ve Izzy arasnda gelien ikinci diyalog, Dounun yetersizliinin esprili bir ekilde dile getirildii bir baka rnek olarak karmza kmaktadr. Diyalogun getii sahnede, Alexi aramak zere yola koyulan kahramanlarn iinde bulunduklar zeplinin benzini biter ve kahramanlar Ahm Shere vahasna zorunlu ini yapmak zorunda kalrlar. Bu noktada Izzy, kendisinden zeplini yeniden havalandrmasn isteyen Batl kahramanlara, benzini bu el dememi ormanda mango ya da muzdan elde etmesini mi beklediklerini sorar. Izzynin ikinci diyalogda geen ve Dounun Batl kahramanlara yaatt mahrumiyetlerin altnn izilmesi iin kullanlan bu ironik ifadeleri, Dounun, anlatda az gelimi, yabanl ve ilkel bir mekn olarak sabitlenmesini salamaktadr: DYALOG1
IZZY: Whatever it is, whatever you need, I don't care. Forget it, O'Connell. Every time I hook up with you, I get shot! Remember that bank job in Marrakesh? I'm flying high, hiding in the sun. The white boy here flags me down, so I fly in low for the pickup The next thing you know, I get shot! I'm lying in the middle of the road with my spleen hanging out, and I see him waltzing up with some belly dancer girl. EVELYN: Belly dancer girl? Izzy, I think you and I should talk. OCONNELL: Quit your whining. You're gonna get paid this time. IZZY: O'Connell, have you looked around here any? What do I need money for? What the hell am I gonna spend it on?

DYALOG2
OCONNELL: We're gonna go get my son. Then we're gonna wanna get out of here fast, so make this work, Izzy. IZZY: No, no, you don't understand, goddamn it. This thing was filled with gas.

160

Not hot air gas. I need gas to get this thing off the ground. Where am I gonna get gas from around here? Bananas? Mangos?

3.2.2. Yerli Kadna likin Temsiller Filmin anlats iinde yerli kadnn sunumu serinin ilk filmi olan Mummyde de yerli kadnla ilikilendirilen Evelyn ve Anck-su-namun tiplemeleri zerine ina edilmitir. Serinin ilk filminde Msrl annesi dolaymyla melez bir karakter olarak n plana karlan Evelyn ile Firavunun kendisine ihanet eden lmcl cinsellie sahip Msrl kars Anck-su-namun, bu devam filminde Doulu kadna ilikin temsillerin kurulmasn salayan karakterler olarak dikkat ekmektedir. Evelyn ve Anck-su-namun tiplemeleri olay rgs iindeki konumlandrllar ve birlikte sunulduklar eylemler bakmndan yerli kadnn anlatda karakter zellikleri ve fiziksel grnm balamnda nasl temsil edildiinin ortaya karlmasn salamaktadr. Serinin ilk filminde Msrl bir anne ile ngiliz bir babann kz olarak konumlandrlan ve anlat boyunca Doulu ynn sembolize eden ocuksu merakyla kahramanlarn ba etmesi gereken birok felaketin kaynana dntrlen Evelyn, Mummy Returns filminin anlats iinde bir kez daha eylemlerinin sonularn dnmeyen ve denge halini bozan, ocuksu bir karakter olarak kurulur. Annesinden ald Doulu yn baskn bir ekilde ocuksuluk ve fiziksel ekicilikle ilikilendirilen Evelynin melezlii, anlatda karakter zelliklerindeki eitliliin (ocuksu/denge bozan, olgun/dengeyi tekrar yaplandran) nedenine dntrlmektedir. Anlatda ncelikle ocuksu merak ve mantkszlna gndermede bulunulacak eylemler iinde sunulan Evelynin, tm dnyay tehdit edebilecek gteki bir eski Msr ordusunu uyandracak ifreyi (bilezii) bulmas, anlatda mevcut olan denge halinin bozulmasyla sonulanr. Bylece, eylemlerinin sonucunu ve demek zorunda kalacaklar bedelleri dnmeden hareket eden Evelyn, Anubisin altn bileziinin sakl olduu sand aarak ard ardna gelecek felaketlerin tetikleyicisine dntrlr. Evelynin ocuksu merak ve mantkszlnn hem grntler hem de diyaloglardaki ifadeler araclyla n plana karld

161

bir sahnede Evelyn, gizemli sand ait olduu yerden alarak amaya alr. OConnelln Evelyne, daha nce (serinin ilk filminde) amamas gereken bir kitab okuduu iin tm dnyay tehlikeye attn hatrlatt ve bu yzden sand kesinlikle amamas gerektiini syledii bu sahnede Evelynin ocuksu merak ve akl d davranlarna Lets open this/Its only a chest (Hadi bunu aalm/Bu sadece bir sandk) gibi ifadeler araclyla gndermede bulunulur:

EVELYN: That's the emblem of the Scorpion King. He's supposed to be pure myth. No trace of him has ever been found before. No artifacts, no archival evidence. OCONNELL: Maybe they didn't want anybody to find him. EVELYN: Let's open this. OCONNELL: Evy, I don't have a real good feeling about this. EVELYN: It's only a chest. No harm ever came from opening a chest. OCONNELL: Right, and no harm ever came from reading a book. Remember how that went?

Evelynin, anlatda yerli kadnla ilikilendirildii bir baka diyalog rneinde, Doulu kadnn fiziksel zellikleri, cinsel ekicilik, cazibe ve egzotik bir gzellie yaplan vurgular araclyla n plana karlr. Evelyn ve OConnell arasnda gelien aadaki diyalogda, Evelynin fiziksel grnmne vurgu yapmak iin kulland attractive, sweet and devilishly charming? (ekici, tatl ve eytani bir cazibeye sahip) gibi ifadeler, yerli kadn anlatda, Batl eril bakn seyir zevkine sunulan ve cinsel olarak arzulanr bir nesneye dntren eril bir sylemin rnleridir. Bunun yan sra, diyalog iinde Evelynin kulland devilishly charming (eytani cazibe) ifadesi, Doulu kadnlarn lmcl bir cinsellie sahip, eytani diiler olarak resmedilmesini salayan Oryantalist bir klienin (yerli kadn=dii eytan), yerli kadnn anlat iindeki temsilinde nasl kullanldn gstermesi asndan da nem tar:
OCONNELL: Alex wanted to show me something. I swear, the kid gets more and more like you every day.

162

EVELYN: What, you mean more attractive, sweet and devilishly charming?

Anlatda Evelynin fiziksel grnmnn betimlenmesi iin kullanlan eytani yerli kadn imajndan, filmin ilerleyen sahnelerinde, yerli kadnla ilikilendirilen baka bir kahramann (Anck-su-namun) karakter zelliklerinin tanmlanmas iin de faydalanlmaktadr. Filmin anlats boyunca, birlikte sunulduu eylemler bakmndan tehlikeli, entrikac ve dalavereci bir kadn olarak konumlandrlan Anck-su-namun, eski Msrn karanlk gleri (Anubisin ordusu) araclyla dnyay ynetme planlar yapan ve yerli kadnn eytani ve lmcl yann temsil eden bir karakter olarak n plana karlmaktadr. grntler ve Anlat iinde Anck-su-namunun geen ifadeler eytani karakterine gndermede diyaloglarda araclyla

bulunulurken, sinsilik, entrikaclk ve dalaverecilik gibi karakter zellikleriyle eletirilen yerli kadnn, cinsel cazibesini istedii herhangi bir eyi elde etmek iin nasl kullandna da vurgu yaplmaktadr. Aadaki ilk diyalog rneinde, Anck-su-namunun, dnyay tehdit edecek, tehlikeli ve lmcl eylemler iinde sunulduu grntleri destekleyen ifadelere yer verilmitir. mhotep ve Anck-su-namunun Akrep Kral ldrp, Anubisin ordularn dnyay kontrol etmek iin kullanmay planladklar bu sahnede, yerli kadnn eytani eilimleri ve tehlikeli karakterine Anck-su-namun with his army we shall rule the world together (onun ordusuyla dnyay birlikte ynetebiliriz) gibi ifadeleri araclyla gndermede bulunulur. Filmin ilerleyen sahnelerinde gelien bir baka diyalogda (ikinci diyalog), Anck-su-namunun eytanilii ve ktlne vurgu yaplmasn salayan yeni ifadelere yer verilmektedir. kinci diyalogun getii bu sahnede Anck-su-namun, ellerinde rehin olarak bulundurduklar kk yataki bir ocua (Alex) yanlarnda bulunduu srete iyi davranmas gerektiini sylemekte ve onu gece uyurken yatana zehirli ylanlar koyabilecei konusunda uyarmaktadr. Bu noktada, diyalog iine yerletirilen uyar ifadeleri, yerli kadnla ilikilendirilen Anck-su-namuna anlatda sinsi, tehditkr ve eytani bir dii olarak yeniden gndermede bulunulmasn salamaktadr. Anlatda Anck-su-namunun benzer zelliklerle eletirilmesini salayan bir dier diyalog (nc diyalog), ierdii ifadeler

163

bakmndan, gizli iler eviren, entrikac ve dalavereci bir kadn imajnn yaratlmasn salamaktadr. Diyalogun getii sahnede kendilerine hizmette bulunan baz Batl yardmclar mhoteple yz yze getirmeyi ve onlara lmle sonulanacak korkun bir son hazrlamay planlayan Anck-sunamunun entrikac yn, diyalog iinde geen No tricks now, woman (Artk dalavere istemiyoruz kadn) gibi ifadeler araclyla vurgulanmaktadr. Ancksu-namunun dalavereci ve sinsi bir kadn olarak sunulduu bu sahne, dalaverecilie gnderme yapan ifadeler ile Anck-su-namunun eylemlerinin (yalan syleme/kandrma) zekice rttrld bir rnek olarak karmza kmaktadr. Anck-su-namun, sahne iinde, bulduklar sandk karlnda anlatklar yzdeden fazlasn talep eden bu yardmclar, kendilerine byk bir dl verileceini syleyerek kandrmakta ve aslnda onlarn lmcl sonlarn hazrlamaktadr. Bu noktada, Anck-su-namunun sahne iindeki eylemlerinin, diyalog iinde geen ifadeleri desteklemek ve onun iin izilen dalavereci ve sinsi kadn imajn sabitlemek iin kullanld grlmektedir.

DYALOG1
MHOTEP: I shall now go to Ahm Shere and kill the Scorpion King ANCK-SU-NAMUN: And with his army we shall rule the world together.

DYALOG2
ANCK-SU-NAMUN: Your mother must be missing you terribly. If you wish to see her again, you'd better behave. ALEX: Lady, I don't behave for my parents. What makes you think I'm going to do it for you? ANCK-SU-NAMUN: Because your parents wouldn't slip poisonous snakes into your bed while you were sleeping.

DYALOG3
ANCK-SU-NAMUN: In here, gentlemen, you shall receive your just rewards. RED: No tricks now, woman. We're not givin' up this chest till we're satisfied.

164

Anlat iinde yerli kadnn hainlik ve sinsilikle ilikilendirilmesini salayan bir baka sahne, Evelynin kendisini eski Msrda yaam bir prenses (Nefertiri) olarak grd renkli bir Dou hayalinin zerine ina edilmitir. Eski Msrn zenginlik iindeki atafatl yaantsnn grsel eler yoluyla n plana karld bu sahnede, ynetici snfn (Firavun ve rahipler) gzleri nnde dvtrlen Msrl kadnlarn (Nefertiri ve Anck-su-namun) gzellikleri, cinsel ekicilikleri ve cazibelerine vurgu yaplmaktadr. Msrl kadnlarn gsterili ve erotik kostmlerinin belirginletirdii kusursuz vcutlarnn seyirlik bir elence aracna dntrld bu sahnede, kadn dvlerini seyirlik bir izlenceye dntren eski Msrllarn elence anlayna da gndermede bulunulmaktadr. Sahne iinde birbirlerine rakip kadnlar olarak konumlandrlan Nefertiri (Evelyn) ve Anck-su-namun arasnda gelien aadaki diyalogda, sinsilik, tehditkrlk, entrikaclk ve gvenilmezlik gibi zellikler, diyalog iinde geen I will have to watch my back/and I will watch mine (Bundan sonra arkam kollayacam/ve ben de benimkini) gibi ifadeler araclyla yerli kadnn doasna atfedilir:
ANCK-SU-NAMUN: Put your mask on! Lets not scar that pretty face. Youre learning quickly Nefertiri. I will have to watch my back. NEFERTR (EVELYN): Yes and I will watch mine.

3.2.3. Yerli Erkee likin Temsiller Yerli erkein anlat iindeki sunumu, olay rgs iindeki

konumlandrllar ve birlikte sunulduklar eylemler bakmndan belirgin karakter zellikleriyle n plana karlan tiplemelerin (Akrep Kral, mhotep, Hafz, Jacques, Med-Jai ve Izzy) ve ayrca kolay gzden karlabilir bedenlere indirgenerek sunulan ifadesiz ynlarn gsterildii sahneler araclyla oluturulmaktadr. Bilinsiz kalabalklar olarak sunulan isimsiz yerli erkekler, anlat boyunca Batl ya da Doulu efendilerinin hizmetindeki deersiz toprak kazclar olarak resmedilirken, belirgin bir karaktere karlk gelen tiplemeler Oryantalist metinlerde Doulularn karakter zelliklerine ilikin olarak retilen klieler dolaymyla temsil edilmektedir.

165

Film iinde yer alan birok sahnede Dounun topraklar altnda gizlenmi hazinelerden pay almaya alan kiilerin hizmetkrlar olarak konumlandrlan yerli erkekler, kendilerine emanet edilen tarihi miraslarn farknda olmayan, deerlerini korumaktan aciz ve tamamen bilinsiz ynlar olarak sunulmaktadr. Yerli erkeklerin ne aradklarnn bile farknda olmayan, parayla tutulmu ve genellikle toprak kazan kiiler olarak portrelendii bu sahnelerde, Arap erkeklerinin fiziksel grnmlerindeki ifadesizlik ya da benzerlik, yn grntlerinden faydalanlarak vurgulanmaktadr. Anlatda kitleler eklinde gsterilen yerli erkeklerin sunumuna ilikin olarak dikkat eken bir dier nokta, Arap erkeklerinin gzden karlabilir bedenlerinin Dounun tehlikelerinin (bcekler, pigmeler, yaratklar, lanetler ve tuzaklar) gsterilmesi iin bir malzeme olarak kullanlmasdr. Yerli erkeklerin tehlikeler karsndaki tedbirsizlikleri ve fiziksel gszlklerine de gndermede bulunulmasn salayan bu sahnelerde, Batl kahramanlarn kolayca atlattklar eitli tehlikeler, yerli erkeklerin korkun ekilde lmelerine yol amaktadr. vahasnda Filmde, Altn Hamunaptra bulma (ller ehri) ehrinde veren mhotepin mezarnn bulunmas iin yaplan kaz almalarnn ve kayp Ahm Shere piramidi mcadelesi kahramanlarn servenlerinin gsterildii sahnelerde yn eklinde sunulan Arap erkekleri snrszca kullanlan, havalara uurulan ya da tuhaf yaratklar tarafndan paralanan bedenlere indirgenir. Anlat iinde isimsiz ve kimliksiz kiiler olarak konumlandrlan bu bilinsiz kitlelere ait grntlerin yan sra, Doulu erkeklerin tembellik, uyuukluk ve ie yaramazlk gibi klieler dolaymyla temsil edildii ve grsel elerin scak iklimde yan gelip yatan bu yerli erkek imajn sabitlemek iin kullanld grntlere de yer verilmektedir. Yerli erkeklerin tembel ve uyuuk kiiler olarak konumlandrld sahnelerden birinde, isimsiz ve babo Arap erkeklerinin Doulu) grntleri oluturulmasn yaratlmak salayan istenen imajn (tembel/uyuuk malzemelere

dntrlmekte ve bu grntler komedi unsurlar tayan bir eit geri plan malzemesi ya da dekor olarak sahne iinde gelien ana grnt/eylemlerin

166

iinde eritilmektedir. Sz edilen sahnede OConnell ve Evelyn, oullar Alexi kurtarabilmek iin Msrdaki bir hava yolu tama irketine gelmekte ve bu meknn yetkilisi olan Izzy adndaki bir Arapla grmektedir. Bu kiinin grntleri ve konumalarnn ana grnt ve eylemler olarak kurulduu bu sahnede, alma ortamlarnda uyuuk bir ekilde dinlenirken gsterilen iki Arabn grnts komedi nitelikleri n plana karlarak sahne iine yedirilmitir. Yerli erkein uyuukluk, tembellik ve sorumsuzluk gibi zelliklerle ilikilendirildii bu sahnede, isimsiz Araplardan biri ktlarn ve ofis malzemelerinin dank ekilde durduu bir masann zerinde uyurken grntlenmektedir. Izyynin Batl kahramanlarla konuurken kafasnn altnda skan ktlar almak iin ban havaya doru kaldrd ve sonrada sert bir biimde yere brakt bu Arap erkei, sahnede, evresinde olan bitenden habersiz ekilde uyumaya devam ederken grntlenmektedir. Bylece sahnede, uyuukluu ya da tembelliine komedi nitelikleri (uykusunun arl) n plana karlarak gndermede bulunulan karikatrize edilmi bir Arap erkeinin portresi izilmektedir. Ayn sahne iinde geen bir baka grntde, yerli erkein tembellii ve keyif dknlne, meknn avlusu iinde yer alan kvette, gne banyosu yapan ve gazete okuyan bir Arap erkeinin tuhaf ve gln grntleri araclyla gndermede bulunulmaktadr. Filmin anlats iinde yerli erkein (Lock-Nah) grntlerinin yer ald sahnelerden bir dieri, Doulularn ilkel ve pis kiiler olarak sunulmasna imkn veren grnt ve diyaloglar iermektedir. Eveyn ve OConnelln kk oullar Alexin Araplar tarafndan karlarak, trenle Karnaka gtrld bu sahnede, Doulularn zen gstermedii hijyen kurallar Batllarn (Alex) bu eksiklii dile getirecekleri bir eletiri malzemesine dntrlr. Aadaki diyalogun getii sahnede Karnaka giden ve Doulularn kulland bir ulam aracnn bakmszl ve pisliine hem grsel (tuvaletin yerleri ve duvarlarndaki pislikler) hem de iitsel (sinek vzltlar) elerin kullanmyla gndermede bulunulur. Meknn kirliliinin Doulularn pis ve ilkel kiiler olarak temsil edilmesi iin kullanld bu sahnede, yerlilerin

167

bilgisizlii ve medeniyet yoksunluuna Doesn't anyone around here know how to flush a toilet? (Buralarda kimse tuvaletin sifonunu ekmeyi bilmiyor mu?) gibi ifadelerin kullanmyla atfta bulunulur:
ALEX: I have to go to the bathroom. LOCK-NAH: Make it quick. Hurry up. ALEX: Hey, reading material. I can't go when someone's watching. I don't trust you. You'll look. Oh, my God! Doesn't anyone around here know how to flush a toilet?

Doulularn daha nce deneyimlemedikleri, medeniyet gstergesi olan gelimi teknoloji rnlerine kar duyduklar yabancln, filmin ilerleyen sahnelerinde, yerlilerin geliim ve deiime ak olmayan geleneksel zihinlerine gnderme yapacak ekilde yeniden vurguland grlmektedir. Film iinde yerli erkein modern dnyadan kopuk, geleneksel yaantsnn gsterildii bu sahneler, serinin ilk filminde Batllarn gnlk yaantlarnn bir paras haline gelmi teknolojik aralara (uak) kar duyduu rkekliin nedeninin bunlar ilk kez grm ya da deneyimlemi olmasna baland bedevi tiplemesi(Med-Jai) zerine ina edilmitir. Serinin ilk filmi boyunca ata binerken, makineli tfek kullanrken gsterilen Med-Jainin geleneksellii, bu devam filminde, yerli erkein farkl olan (modern olan) tecrbe ederken yaad adaptasyon sorunuyla ilikilendirilerek n plana karlmaktadr. Aadaki diyalogun alntland sahnede hayatnda ilk kez otobs yolculuu yapyormu gibi gsterilen yerli erkein (Med-Jai), baka bir kentte (Londra), farkl bir kltr deneyimlerken yaad aknla ve uyum problemine grntler ve diyaloglarda geen This was... my first bus ride (Bu benim ilk otobs yolculuumdu) gibi ifadeler araclyla gndermede bulunulmaktadr:
OCONNELL: You all right? MED-JAI (ARDETH BAY): This was... my first bus ride.

168

Filmin anlats iinde yerli erkein farkl olan deneyimlerken yaad uyum sorununa vurgu yapan bir dier sahnede, yerden en fazla bir deve boyu kadar yksee kabilen bedevinin genellikle Batl kahramanlarla birlikteyken yaad uu deneyimlerinden duyduu korku ve aknln alt izilmektedir. Serinin ilk filminde ilk kez uaa binmekten tr tedirginlik yaayan Med-Jainin uu korkusu, bu devam filminde, kahramanlarn Ahm Shere vahasna gitmek iin zeplinle seyahat etmek zorunda kaldklar sahnede geen Why cant you people ever keep your feet on the ground? (Siz insanlar ayaklarnz yere bastnda rahat edemez misiniz?) gibi ifadeler araclyla bir kez daha n plana karlmaktadr. Cmle iinde kullanlan ever keep your feet on the ground ifadesiyle, temelde, hayatnn byk bir ksmn lde geiren yerli erkein seyahat ederken kulland geleneksel yntemleri (ata ya da deveye binmek) allmn verdii gven (ayaklar yere basmak) nedeniyle Batllarn modern ve teknolojik ulam aralarna nasl ye tuttuu gsterilmekte ve bylece Doulular deiime kapal, sabit, esnek olmayan ve geleneksel bir zihniyetle eletirilmektedir:
MED-JAI (ARDETH BAY): Why cant you people ever keep your feet on the ground?

Doulularn geleneksellii ve deiime kapallna yaplan vurgunun belirgin bir karakterin (Med-Jai) eylemleri ve dnceleri zerine ina edildii anlatda, yerli erkeklerin tehlikeli, kt niyetli ve dnyann dirlik ve dzenini bozmaya meyilli kiiler olarak sunumu, buna benzer bir biimde, belirgin tiplemelerin kullanmyla yaplr. Olay rgs iindeki konumlandrllar ve birlikte sunulduklar eylemler bakmndan, anlatda, Araplarn dnyaya yaylmakta olan bir tehlike kaynana dntrlmesi iin kullanlan Hafz ve Lock-Nah gibi tiplemeler, mantksz, eylemlerinin sonucunu dnmeden hareket eden karakterler olarak Batllar tarafndan bertaraf edilmesi gereken bir Arap tehdidine iaret etmektedirler. Olay rgs iinde eski Msrn lanetlenmi glerini bugnk dnyaya yayarak g ve saygnlk elde etme peinde olan ve dnyay ynetme planlar yapan karakterler olarak

169

konumlandrlan Hafz ve Lock-Nah, kt/tehlikeli Arap kliesinin anlat iine yerletirilmesini salayan eylemler (adam karma/ldrme, haince planlar yapma) ile birlikte sunulmaktadr. Bu noktada Hafz ve Lock-Nah gibi Arap erkekleri, anlatda birincil bir amacn (Anubisin ordularn uyandrarak dnyaya hkmetme) gdlemesiyle hareket eden ve bu amac gerekletirmek iin sinsi, hain ya da kt niyetli eylemler iinde bulunmaktan kanmayan karakterler olarak konumlandrlmaktadr. Aadaki diyalogun alntland sahnede OConnell ve Med-Jai, mhotepi uyandrmak ve Anubisin ordularna komuta etmek iin planlar yapan Hafz ve Lock-Nah nasl durduracaklar zerine konumaktadrlar. Sahne iinde geen bu diyalogda Araplarn olumsuz zelliklerle ilikilendirilerek sunulmasn salayan baz ifadelere yer verilmektedir. rnein diyalog iinde Hafz ve Lock-Nah gibi yerli erkeklerin birincil amalarna gnderme yapan use it to destroy mankind and rule the Earth (onu kullanarak insanl yok edip dnyann hkimi olabilir) gibi bir ifade ile dier konumacnn bu durumu doruladn belirten That is their plan (Planlar bu) gibi yeni bir ifadenin ayn konuma pasaj iindeki kullanm, anlatda insan rkn yok etmek ve dnyay kontrol etmek isteyen kiiler olarak temsil edilen Araplar, Batllar tarafndan durdurulmas gereken ciddi bir tehlike kaynana dntrr. Yerli erkeklerin temel amalarna ulamalarn salayacak eylemlerine de gndermede bulunulan bu diyalogda, Alexi ve Evelyni karan Hafz ve Lock-Nah gibi karakterlerin sunumu iin kullanlan kidnapped/ the bad guys (karld/ kt adamlar) gibi ifadeler, anlat boyunca izilmeye allan kt/tehlikeli Arap imajn sabitlemektedir:
OCONNELL: You're here, the bad guys are here, Evy's been kidnapped. MED-JAI (ARDETH BAY): Whomever can kill the Scorpion King can send his army back to the Underworld or use it to destroy mankind and rule the Earth. OCONNELL: That's why they dug up Imhotep. He's the only guy tough enough to take out the Scorpion King. MED-JAI (ARDETH BAY): That is their plan.

170

Anlat

iinde

yerli

erkein

sunumuna

elik

edecek

biimde

konumlandrlan gvenilmezlik, dalaverecilik ve paragzllk gibi belirgin zellikler, Batl kahramanlarn Dou servenlerini renklendiren Izzy tiplemesi zerine yaplandrlmtr. Bu noktada belirgin bir tiplemenin eylemleri ve ifadeleri sonucunda ortaya karlan genel imajn, anlatda, bir kez daha Doulu erkeklerin klielere karakter zelliklerinin betimlenmesi Anlat iin kullanlan Batl Oryantalist baland grlmektedir. boyunca

kahramanlarda gven telkin etmeyen (dalavereci) ve yapt yardmlarn karlnn denmesi konusunda srarc davranan (paragz) bir karakter olarak sunulan Izzynin bu zellikleri, iinde bulunduu sahnelerde n plana karlan eylemler ve karakter zellikleriyle ilgili ipularnn verildii diyaloglar araclyla n plana karlmaktadr. OConnell, Izzy ve Evelyn arasndaki konumalar ieren aadaki diyalog, Izzynin karakter zelliklerini n plana karan ve dolaysyla anlatda yerli erkein temsil edilmesi iin bir ara olarak kullanlan klielerin gzlenebildii baz ifadeleri iermektedir. Evelyn ve OConnelln para ya da deerli bir eya karlnda kendilerine oullarn bulmas iin yardm edecek olan Izzyi tanmaya altklar bu sahnede, Batllar tarafndan bir eit karakter analizine tabi tutulup, gvenilirlii test edilen yerli erkek, yar gvenilir bir yardmc konumuna indirgenmektedir. Yerli erkein agzllne ve karl denmeden hibir iyilikte bulunmayacana dair gndermelerin yapld aadaki diyalogda, Izzynin parayla tutulan yardmclk konumu get paid this time (Bu sefer deme alacaksn) ifadesi araclyla sabitlenirken, agzllne ilikin izlenimler para yerine alaca deerli bir eya (altn asa) karlnda Batl kahramann kendisine neler yapabileceini sayarken kulland you can shave my head, wax my legs and use me for a surfboard (kafam kazyabilir, bacaklarm tra edebilir ve beni srf tahtas olarak kullanabilirsin) gibi abartl ifadeler araclyla yaratlmaktadr. Bu noktada, Izzynin yapaca i karlnda kendisine teklif edilen para yerine daha byk bir deere sahip olduunu bildii altn asay isterken taknd tavr, anlatda, yerli erkein agzll ve doyumsuzluuna kant oluturan bir eylem olarak kullanlm ve bu durum (doyumsuzluk/agzllk) Izzynin isteyi biimine vurgu yapan

171

abartl ifadelerden yararlanlarak daha da n plana karlmtr. Ayn sahne iinde, Izzynin tutarsz, gvenilmez ve dalavereci bir karakter olarak iaretlenmesini salayan ve Batllarn onun gvenilirliini test etmek zorunda kalacaklar eylemleri ve bu eylemlerle balantlandrlan ifadelerine de yer verilmektedir. Sahnenin bu dakikalarnda OConnell eskiden beri tand Izzynin tek gznn deri bir aksesuarla kapatlm olduunu grerek ona gzn ne zaman kaybettiini sorar. Bu noktada Izzy, gznn zerindeki bu aksesuar kararak, bunun onu daha haval kldna inandn syler. Sahnede, Izzynin bu eylemi zerine bindirilen ve yerli erkein bu eit aldatmacalar iinde yer alabileceine ya da kendisini olduundan farkl gstererek kar taraf yanltabileceine vurgu yapan it made me look more dashing (bu beni daha haval yapyor) ifadesi, yerli erkein dalavere evirebilecek, gvenilmez bir karakterle zdeletirilmesini salamaktadr. Bunun yan sra, sahnede, tutarsz eylemleri nedeniyle Batl kahramanlarn kafasn kartran Izzynin ne kadar gvenilir biri olduuna ilikin sorgulamalar ve analizleri ieren baz ifadelere de yer verildii grlmektedir. Burada dikkat eken nokta, Evelyn ve OConnelln kendi aralarndaki konuma iinde yer alan are you sure Izzy reliable?/ hes reliable-ish (Izzynin gvenilir olduundan emin misin?/ Eh, gvenilircedir) gibi baz ifadelerin, yerli erkein gvenilirlik derecesinin yar olumlu olarak etiketlenmesini salayan reliable/reliable-ish (gvenilir-ce-dir) gibi kelime oyunlar zerine kurulmasdr:
OCONNELL: Quit your whining. Youre gonna get paid this time. IZZY: OConnell, have you looked around here any? What do I need money for? What the hell am I gonna spend it on? OConnell, if you give me that gold stick there, you can shave my head, wax my legs and use me for a surfboard OCONNELL: Say, by the way, when did you lose your eye? IZZY: Oh. I didnt. I just thought it made me look more dashing. EVELYN: Rick, are you sure Izzys reliable? OCONNELL: Yeah, hes reliable-ish.

172

Oryantalist metinlerde Doulular betimlemek zere ortaya karlan korkaklk, batl inanllk ve kadercilik gibi klieletirilmi karakter zellikleri, yerli erkein anlat iindeki temsilinde kullanlan ve filmde belirgin olarak Jacques, Hafz, mhotep ve Med-Jai gibi tiplemeler zerine ina edilen yeni zellikler olarak n plana kmaktadr. Doulu erkeklerin eylemleri ve Film iinde yer alan sahnelerde araclyla vurgulanan bu ifadeleri

zelliklerden ilki, Jacques ve Hafz gibi yerli erkek tiplemelerinin sunumu iin kullanlan korkaklk ve batl inanllktr. Filmin anlats iinde Anubisin ordularn ele geirerek dnyay ynetme planlar yapan kt Araplarn yardmcs olarak konumlandrlan Jacques, lanetli sandklar, gizemli gler ve karanlk ruhlarla ilikilendirilen Eski Msrn, kendilerine bela ve lm getireceine ve iinde bulunduklar tehlikeli grevler sonucunda lanetli bir sona yazglanacaklarna inanan, batl inanl ve korkak bir karakter olarak sunulur. Jacques ve yanndaki dier iki kiinin gsterildii sahnelerde dikkat ekici olan ayrnt, Msrl Jacquesin, Red ve Spivey gibi Msr hazinelerinden pay almak isteyen, gz kara Batl karakterlerin yannda, daha batl inanl ve korkak olan, karikatrize edilmi bir tipleme olarak sunulmasdr. Aadaki diyalogun alntland sahne, yerli erkein (Jacques) batl inan ve korkaklkla eletirilmesini salayan eylemleri ve ifadeleri barndrmaktadr. Jacquesin ekipteki Batl arkadalaryla birlikte bulunduu bir mekn ve bu meknda bulunan eski bir sand lanetle ilikilendirdii bu sahnede, yerli erkein batl inanlarnn sonucu olarak ortaya kan rkek tavrlar Batl karakterlerin espri malzemesine dntrlmektedir. Jacques, Red ve Spivey arasnda gelien ve sz edilen sahneden alntlanan aadaki diyalogda, yerli erkein batllna ve cesaret eksikliine gnderme yapan This place/ chest is cursed /He aint happy without a curse. This is cursed. That is cursed (Bu mekn/sandk lanetli/Lanetli deilse beenmiyor. Bu lanetli. u lanetli) gibi ifadelerin bu zellikleri ve bu zellikleri tayan yerliyi karikatrize edecek biimde sk sk tekrarland grlmektedir:
JACQUES: This place is cursed. RED: What is it with you and curses?

173

SPIVEY: He ain't happy without a curse. This is cursed. That is cursed. JACQUES: This chest is cursed. It says there is one, the undead, who will kill all those who open this chest.

Filmde, yerli erkein korkaklk ve batl inanllk gibi karakter zellikleri ya da inanlarla eletirildii bir baka sahnede, Hafz tiplemesinin tehlike annda taknd korkaka tavrn ve tehlikeyi bertaraf etmek iin sunduu bahanelerin alt izilmektedir. Sahnede, Ahm Shere vahasnda karlatklar pigmelerden kurtulmak ve kendi gvenliini salamak iin yannda altrd Araplardan yardm dilenirken gsterilen Hafzn, hayat iin kendilerini kurban etmelerini istedii yardmclar ikna etme yntemi, dini inan zerinden yaplan bir smr gibi sunulmutur. Bu sahneden alntlanan aadaki pasajda, Hafz, anlat boyunca gzden karlabilir bedenler olarak sunulan yerlilere yapacaklar fedakrln sonucunda cennette mkfatlandrlacaklarn symekte ve karsndaki iki kiiden kendilerini onun iin adamasn istemektedir. Bu noktada, bakalarnn dini inancn smrerek hayatta kalmaya alan yerli erkee (Hafz), anlatda sadece korkaklk deil, eytani bir zek ve kurnazlk gibi zelliklerin de yklendii grlmektedir:
HAFIZ: The two of you must sacrifice yourselves for me. You shall be rewarded in heaven!

Filmin anlats iinde yerli erkein eylemleri ve ifadeleri araclyla n plana karlan kadercilik zellii, Doulularn kar karya geldikleri olaan ya da olaanst tm durumlar ilikilendirdikleri, kemiklemi bir anlamlandrma biimi olarak ortaya konulur. Yerli erkein kadercilikle ilikilendirildii sahnelerden ilkinde, gizemli gleri elinden alnan mhotep (Mumya), sevgilisi Anck-su-namuna kendisini ldrecek kadar gl olduunu bildii Akrep Kralla kar karya gelme ve onunla mcadele etme zorunluluunu kaderle ilikilendirerek aklamaktadr. Bu sahneden alntlanan aadaki ilk diyalogda yerli erkein kaderci bir yapyla ilikilendirilmesini salayan It is our destiny (Bu bizim kaderimiz) gibi ifadelere yer verildii grlmektedir.

174

Filmin bir baka sahnesinde, Batl kahramanlarn yardmcs olarak konumlandrlan bedevinin (Med-Jai) kaderci zelliklerinin vurgulanmas iin yine yukardakine benzer ifadelerden yararlanlmtr. Aadaki ikinci diyaloun getii sahnede Batl erkek kahramann (OConnell) gereki ve pheci akl tarafndan sorgulanan kurtarclk misyonu, yerli erkek (Med-Jai) tarafndan aln yazs ya da kader kavramyla ilikilendirilerek anlamlandrlmaktadr. OConnell ve Med-Jai arasnda gelien bu diyalogda dikkat ekici olan nokta OConnelln, Eski Msrda ahin kafal gne tanrs olarak kabul edilen Horusun isminin verildii, haber tayc bir atmaca kuuna kadere umak/yol almak gibi bir benzerlik ilgisi kurularak benzetilmesidir. OConnelln zeplinle Ahm Shere vahasna doru utuu/yol ald sahne iinde yaplan bu benzetme, kadere inanmayan Batl kahramanla, grd her olay yazgya balayan yerli erkein dn ve alglay biimleri arasndaki fark vurgulamaktadr. Ayn sahne iinde dikkat eken bir dier nokta, diyalogda Med-Jainin (yerli erkein) kaderci yaklamna gndermede bulunulmasn salayan but he flies like Horus towards his destiny (fakat o Horus gibi kaderine doru umakta) ifadesinin ve ayrca you were destined to protect this woman (bu kadn korumak kaderine yazlm) gibi ifadelerin ortak paydasn oluturan destiny/destined (kader/ kaderine yazlm) szckleriyle yaplandrlmasdr: DYALOG1
MHOTEP: I must face the Scorpion King alone ANCK-SU-NAMUN: No, you must not. Without your powers he will kill you. MHOTEP: Nothing can stop us. It is our destiny!

DYALOG2
MED-JAI (ARDETH BAY): O'Connell does not want to believe, but he flies like Horus towards his destiny. OCONNELL: Right. She's a reincarnated princess, and I'm a warrior for God. MED-JAI (ARDETH BAY): Now do you believe, my friend? Clearly, you were destined to protect this woman.

175

Anlatda gemiteki Dounun gizemli, korkutucu ve doast tarafn temsil eden Akrep Kral tiplemesi, yerli erkee yklenen korkusuzluk, gaddarlk ve vahilik gibi baz zelliklerin eylemleri zerine ina edildii bir karakter olarak n plana kmaktadr. Filmde, Eski Msrda firavunun ordularna kar savaan, gl ve cesur bir karakter olarak sunulan Akrep Kraln gsterildii al sahneleri zerine, yerli erkein barbarlk, vahilik ve korkusuzluk gibi zelliklerle eletirilmesini salayan ifadelerin (grnt zeri ses) eklemlendii grlmektedir. Anlatcnn grnt zerine bindirilen sesi araclyla Akrep Kraln karakteristik olan baz zelliklerinin betimlendii aadaki pasajda, yerli erkein eylemlerindeki gaddarla after a vicious campaign (acmasz bir savan ardndan), vahilikle ilikilendirilen karakterine ise a fierce warrior (vahi bir sava) gibi ifadeler dolaymyla vurgu yaplmaktadr. Bunun yan sra, ayn pasaj iinde, yerli erkein komuta ettii ordunun barbarl, vahilii ve ykm gcne gnderme yapacak and like an evil flood, they washed away all that lay before them (uursuz/azgn bir sel gibi nlerine kan her eyi yok ettiler) gibi benzetmelerden de yararlanld grlmektedir. Al sahnesinde barbar, tehlikeli, gl ve yiit bir karakter olarak konumlandrlan Akrep Kraln ordusunun acmaszl ve ykm gc, pasajda, nne kan her eyi yok eden/yerle bir eden ve ktln kontrol ettii, uursuz bir sele benzetilerek betimlenmitir: Grnt zerine bindirilen ses (Anlatc):
Five thousand years ago, a fierce warrior known as the Scorpion King led a great army on a campaign to conquer the known world. After a vicious campaign which lasted seven long years, the Scorpion King and his army were defeated and driven deep into the sacred desert of Ahm Shere Anubis gave the Scorpion King command of his army, and like an evil flood, they washed away all that lay before them.

3.2.4. Batl Kadna likin Temsiller Filmin anlats iinde Batl kadna ilikin temsiller, serinin ilk filminden itibaren Msrl bir anne ile ngiliz bir babann kz olarak konumlandrlan ve

176

eylemleri

arasnda

kimi

zaman

ortaya

kan

tutarszlklarn

(denge

bozma/denge kurma, ocuksu/olgun vb.)

melez oluuyla ilikilendirildii,

Evelyn tiplemesi zerine kurulmaktadr. Serinin ilk filminde, Eski Msrn lanetli glerinin gnmz dnyasna yaylmasn salayacak bir kitab (ller kitab) ap okuyan Evelynin, Doulu annesiyle zdeletirilerek n plana karlan ocuksu merak ve mantksz eylemleri, var olan denge halinin bozulmasna balanrken, bilgili, olgun ve kendine gvenli olan teki (Batl) karakteri, dengenin yeniden ina edilmesiyle ilikilendirilmektedir. Doulu ile Batl arasndaki dnce ve davran farkll, devam filminde yine Evelyn tiplemesinin melezlii zerinden vurgulanrken, bu farklln iine yerletirilen pasiflik ya da eylemsellik, ocuksuluk ya da olgunluk gibi kart zellikler, Doulu ve Batlnn karakter zelliklerindeki farkll aa karacak formller olarak Evelynin eylemleri zerine ina edilmektedir. Filmde Evelynin Anubisin altn bileziini bulmas ve Ahm Shere vahasn aramak istemesiyle gelien ve ironik bir ekilde yine kendisinin zm retmek zorunda kalaca problemlere yol aan olaylar, anlatda Evelynin Doulu ynne vurgu yapan ocuksu bir merakn ve mantkszln rn olarak sunulmaktadr. Evelynin bilgi, zgven, olgunluk, erdem ve eylemsellik gibi zelliklerle birlikte sunulduu sahnelerde, dengeyi yeniden yaplandrma beceresi Evelynin tm bu olumlu zelliklerle donatlm Batl ynyle balantlandrlr. Bu noktada Evelyn tiplemesinin bilgi, zgven, zek, olgunluk, erdem ve eylemsellik gibi zelliklerle birlikte sunulduu sahneler boyunca, bu farkllk kurucu ve stnletirici zelliklerin Batl kadnn portrelenmesini salayan malzemeler olarak kullanld grlmektedir. rnein, OConnelln Evelyne Araplar tarafndan karlan oullar Alexin kurtarlaca ana dek zarar grmeden kendi bana idare edebileceini syledii bir sahnede, Alexe yklenen zelliklerden biri annesinden (Evelyn) ald stn bir nitelik olarak sunulmakta ve bylece zeki olma zellii Batl kadn farkl ve stn klan bir ayra gibi kullanlmaktadr. Anlat boyunca, Batllkla ilikilendirildii noktalarda bilgi, pheci akl ve zek gibi zelliklerle n plana karlan Evelynin zeksna, aadaki diyalogda geen He's

177

smarter than you (o senden daha zeki) ifadesi araclyla vurgu yaplmaktadr:
EVELYN: I want him back, Rick. I want him in my arms. OCONNELL: I know. We taught him well. He's smarter than you and he's tougher than me.

Filmin anlats iinde Evelynin sunumuna ilikin olarak dikkat eken bir dier nokta, Batl kadnn (Evelyn) yerli kadn karsndaki erdemli karakterinin ve fedakrca tavrlarnn yerli kadnn (Anck-su-namun) hainlii, ikiyzll ve korkarka davranlar karsndaki stnlne gnderme yapacak ekilde vurgulanmasdr. Filmde, bu farklln ilendii final sahnesinde, Evelyn ve Anck-su-namun gibi tiplemelerin benzer koullar altndayken verecekleri tepki, Doulu ve Batl kadnn davran ve dn biimleri arasndaki farka iaret edecek eylemler araclyla sunulur. Evelynin, kocas OConnell, Akrep Kralla dvrken dmek zere olduu uurumun kenarndan kendi hayatn da tehlikeye atarak kurtard bu final sahnesinde, Anck-su-namun (yerli kadn), ebedi ve byk ak olan mhotepin uurumdan aa dmesine gz yumarken gsterilmektedir. Bylece sahnede Evelynin zveri, erdem ve fedakrlkla ilikilendirilen karakteri Anck-su-namunun ikiyzl, hain ve korkak davranlar karsnda stn bir konuma ykseltilmekte ve ikili kartlklarla (fedakr/bencil, cesur/korkak) yaratlan bu fark, anlatda Doulu ve Batl kadnn sabit imajlar iine yerletirilmesini salamaktadr.

3.2.5. Batl Erkee likin Temsiller Anlat iinde Batl erkee ilikin temsiller temkinlilik, mantkl olu, pratik zek, kendine gven, pheci akl ve kas gc gibi zelliklerle n plana karlan OConnell tiplemesi zerine kurulmaktadr. Serinin ilk filminde de benzer zelliklerle eletirilen ve film iindeki dier kahramanlarn g ve fiziksel dayankllk an kapatan OConnell, olay rgs iindeki

178

konumlandrl ve birlikte sunulduu eylemler bakmndan gcn ve mantn temsilcisi olarak sunulmaktadr. Devam filminde, tpk daha nce olduu gibi, dnyaya Doudan yaylmakta olan bir ktl durdurmaya alan ve Doulularn tek balarna yok edemeyecekleri gizemli ve karanlk glere (mhotep, Akrep Kral ve Anubisin ordular) kar savaan OConnell, anlat boyunca srekli eylemsellikle ilikilendirilmekte ve olay rgs iinde gl, korkusuz, yardmsever ve erdemli bir karakter olarak konumlandrlmaktadr. Anlat iinde OConnelln sunumuna ilikin olarak dikkat eken en nemli nokta, Batl erkein (OConnell) heyecann dizginleyebilen, mantyla hareket eden ve her koulda temkinli davranmay elden brakmayan stn karakterinin, farkl sahneler iinde yer alan eylemler ve diyaloglarda geen ifadeler araclyla sk sk vurgulanmasdr. Bu noktada, anlatda, Batl erkei temsil eden OConnelln dizginleyicilik ve temkinlilik gibi farkllatrc ve stnletirici zelliklerinin, sahneler iinde Batlnn olgunluuna iaret edecek biimde kullanld grlmektedir. Aadaki birinci diyaloun getii sahnede OConnell, Msrda daha nce yaad tuhaf deneyimleri aklda tutarak yeni ve tehlikeli bir maceraya daha atlmak isteyen Evelyni gemite yaanlanlardan ders alnarak tedbirli olunmas konusunda uyarmaktadr. Batl erkein mantkl dnme biimi ve temkinliliinin vurguland bu sahnede Evelyn ve OConnell arasnda gelien diyalog, Batl erkein tedbirliliine gnderme yapacak lets be cautious (tedbirli olalm) gibi ifadeleri iermektedir. Buna benzer ekilde bir baka sahnede, eski Msra ait gizemli bir sand amak ve iinde barnan srlar grnr klmak isteyen Evelynin aceleci eylemleri OConnelln temkinli tavrlaryla dizginlenmekte ve bu durum, sahne iinde gelien diyalogda, OConnelln uyar ieren ifadeleri ile aa karlmaktadr. Sahnede gelien diyalogda (ikinci diyalog) OConnell Evelyne sandkla ve onun iindekilerle ilgili sknt veren hislere kapldn sylerken, daha nceki deneyimlerini (ller kitabnn almas) de gz nnde bulundurarak, bunun basit bir sandk olduunu dnen Evelyni, gemite yaadklar tecrbeleri gndeme getirerek tedbirli olmalar gerektii konusunda uyarmaktadr. Bu noktada anlat iinde Batl erkekle ilikilendirilen OConnelln, bir kez daha mantkl

179

ve temkinli olu gibi stn zellikler yklenerek temsil edilii grlmektedir. Aadaki nc diyaloun gelitii sahnede, OConnell karakteriyle eletirilen bu ayrc ve stnletirici zellikler, sahne iindeki eylemler ve Batl kahramann diyalogda kulland ifadeler araclyla bir kez daha vurgulanmaktadr. OConnneln tehlikeli ve lmcl olan Ahm Shere vahasnda karlatklar pigmelerden kurtulmak iin yannda bulundurduu dinamiti ateledii bu sahnede, Batl erkein sadece, var olan sorunlara pratik ve kalc zmler bulabilme yeteneine deil, kurtarclk rolyle btnletirilmesini salayan temkinlilik (yannda dinamit/ateli silah tama) zelliine de gndermede bulunulmaktadr. Sahneden alntlanan nc diyalogda OConnelln dinamiti kastederek kulland Just a little something in case of an emergency (Sadece acil bir durum olursa diye kk birey) ifadesi, temkinlilikle ilikilendirilen Batl erkek kahramann Dounun tehlikeli topraklarnda geliebilecek acil durumlara kar ne derece hazrlkl olduunu gsteren bir rnek olarak karmza kmaktadr:

DIYALOG1
EVELYN: Oh. That's right. What a coincidence. OCONNELL: Maybe. All I'm saying is, let's be cautious.

DIYALOG2
EVELYN: Let's open this. OCONNELL: Evy, I don't have a real good feeling about this. EVELYN: It's only a chest. No harm ever came from opening a chest. OCONNELL: Right, and no harm ever came from reading a book. Remember how that went? EVELYN: We can't stop now.

DIYALOG3
JONATHAN: Whats that for? OCONNELL: Ah, nothing. Just a little something in case of an emergency.

180

Anlatda, temkinlilik, mantkl olu ve problemler karsnda acil zm retebilecek pratik bir zekyla ilikilendirilen OConnell, bu zelliklerin yan sra pheci bir akln ve gereki bak asnn temsilcisi olarak da sunulmaktadr. OConnelln bu pheci ve sorgulayc akl, anlatda sylentilere abuk inanan, kaderci ve batl inanl kiiler olarak konumlandrlan Doululardan onu kesin bir izgiyle ayracak, farkllatrc bir zellik olarak n plana karlmaktadr. Anlatda OConnelln mantkll ve temkinli tavrlar zerine eklemlenen bu yeni zellikle, Doulu ve Batl arasnda yaratlmak istenen fark vurgusu karakterlerin olaylar dnme, kavrama ve ilikilendirme biimlerindeki kartln vurgulanaca bir temele oturtulmaktadr. rnein, aadaki diyaloun getii sahnede Evelynin ryalarn, Alexin altn bilezii tamasn ve OConnellin kolundaki dvmeyi bir eit kehanet olarak gren ve bu olaylarn ya da simgelerin anlamn kaderci bir yaklamla zmlemeye alan yerli erkein (Med-Jai) bak as, Batl erkein (OConnell) sorgulayc, gereki ve pheci akl tarafndan irdelenmekte ve Doulunun kaderle balantlandrd tm bu iaretler Batl tarafndan tesadf olarak adlandrlmaktadr. Evelyn, Med-Jai ve OConnell arasnda gelien aadaki diyalogda, Batl erkein eletirel ve pheci olan dnce biimi, OConnelln yaanlan olaylar deerlendirirken kulland coincidence (tesadf) szc araclyla n plana karlmaktadr. Doulu ve Batlnn dnme ve alglama biimleri arasndaki farkn kader/tesadf gibi ikili kartlklar zerine oturtulduu bu sahnede, yerli erkein batllkla ilikilendirilen inanlarna, Batl erkein eletirel ve gereki akl zerinden gnderme yaplmaktadr:
EVELYN: And how does the story end? MED-JAI (ARDETH BAY): Only the journey's written, not the destination. How else do you explain Evy's visions? That it is your son who wears the bracelet? How do you explain your mark? OCONNELL: Coincidence. MED-JAI (ARDETH BAY): My friend, there is a fine line between coincidence and fate.

181

Anlatda temkinliliin, pratik zeknn, pheci akln ve mantn temsilcisi olarak sunulan OConnella, sahneler iinde, onu dier karakterlerden stn klacak ve bir eit kurtarc rolyle btnletirilmesini salayacak fiziksel g, dayankllk ve zgven gibi yeni zelliklerin de yklendii grlmektedir. Batl erkein (OConnell) kas gc ve salamlk gibi stnletirici zelliklerle birlikte sunulduu sahnelerden birinde OConnell Araplar tarafndan karlan olunun dayankllna kendisinden alnm olunan g ve salamlk gibi zelliklerin altn izerek vurgu yapmakta ve Alexle kendisi arasndaki benzerlii bu zellikler zerinden kurmaktadr. Oullar Alexin hayatta olup olmad konusunda endie duymakta olan Evelyn ve OConnelln konumalarn ieren aadaki ilk diyalogda, Alexin babasyla olan benzerlik noktas (dayankllk/g) OConnelln hes tougher than me (o benden daha dayankl) ifadesiyle vurgulanmakta ve bylece bu zellie Batl erkei gl ve stn klan bir durum olarak gndermede bulunulmaktadr. Ayn pasaj iinde dikkat eken bir nokta, OConnelln kas gc ve dayankllk gibi zeliklerine bal olarak gelimi zgvenini, kendisine kurtarclk misyonu yklemi kiileri (Evelyn) rahatlatmak iin kullanmasdr. Aadaki pasajda, oullarn geri getireceine dair Evelyne sz veren OConnelln kas gc ve dayankllk gibi zelliklerine, bir baka diyalogda (ikinci diyalog) olunun ondan ald stn nitelikler olarak tekrar gndermede bulunulmaktadr. mhotepin Alexe salamlk ve g bakmndan babasna (OConnell) benzediini syledii ikinci diyalogda, Batl erkee anlat boyunca yklenen gllk zellii You have strength You are your father's son (Gce sahipsin Babann olusun) gibi ifadeler dolaymyla yeniden n plana karlmaktadr: DIYALOG1
EVELYN: I want him back, Rick. I want him in my arms. OCONNELL: I know. We taught him well. He's smarter than you and he's tougher than me. I'll get him back, Evy. I promise. EVELYN: I know you will.

182

DIYALOG2
MHOTEP: You have strength, little one. You are your father's son. But I know something you don't. This bracelet is a gift and a curse.

BULGULAR almann uygulama aamas sonucunda seyyahlarn yaratt Dou imgeleri ve Indiana Jones, Mummy ve Mummy Returns filmlerinin anlatlar iinde Dou/Douluyu temsil etmek iin kullanlan imajlar arasndaki benzerlik ya da farkllklara ilikin olarak elde edilen bulgular aada, mekn, zaman, yerli kadn, yerli erkek, fiziksel zellikler, Batl kadn ve Batl erkek gibi kategoriler altnda toplanarak verilmitir. Dounun meknsal temsili bakmndan Indiana Jones, Mummy ve Mummy Returns filmlerinin hem kendi aralarnda hem de seyyahlarn metinlerindeki Dou betimlemeleriyle ortak zellikler paylat grlmektedir. Meknsal temsil asndan her filmi de ortak klan ilk ayrnt, Dounun meknsal olarak ilikilendirildii zelliklerin gemi ve bugn temasnn iine konumlandrlarak eski ortaya karlmasdr. gelen Bu noktada, filmlerin anlatlarnda Msra karlk ehirlerle (Tanis/Thebes-

Hamunaptra/Thebes-Ahm Shere) bugnk Msrn betimlenmesi iin kullanlan Kahire ehrinin birbirlerinden olduka farkl ekillerde, farkl zellikler yklenerek sunulduklar grlmektedir. Tavernier ve Burton gibi seyyahlarn ihtiam, zenginlik ve sefahat gibi zelliklerle eletirdikleri Dounun bu ihtiaml, zengin ve arzulanan yn filmlerin anlats iinde yalnzca eski Msrn tantmna elik eden zellikler olarak n plana kmaktadr. Her filmdeki ana Batl kahramanlarn (Jones, OConnell ve Evelyn) arzu ve hayal oda olarak kurulan eski Msr; diyaloglar, grntler ve karakterlerin eylemlerinde zenginliin, deerin ve el konulacak hazinelerin kayna olarak sunulmaktadr. Bu noktada kahramanlarn bugnk Douda bulunma nedenlerinin, temelde gemiten gelen bir zenginlii kefetme arzusuna baland grlmektedir. Bununla birlikte, her filmde de, Batl karakterlerin gemiteki Dounun gizli hazinelerini grnr klacak ifre zc objelere (madalyon/ller kitab/Anubisin bilezii) sahip olduklar ve bunlarn eski Msrn zenginlik vaad eden ancak gizemli de olan birer eklentisine dntrld grlmektedir. Filmlerin anlats iinde Dounun gemiine ynelik olarak izilen resimde eski Msr; zenginlik, atafat ve

184

sefahat gibi zelliklerle eletirilirken, ayn zamanda kahramanlarn gizli hazineleri elde etmek iin urunda bedel deyecekleri gizemli, tehlikeli, lmcl ve lanetli bir mekn olarak da kurulmaktadr. Gizemli tuzaklar, doast gler, tuhaf yaratklar ve yeniden dirililer, her filmde de gemile ilikilendirilen Dounun lmcl, gizemli, tehlikeli ve lanetli olan tarafn n plana karan ayrntlar olarak gze arpmaktadr. Bunun yan sra gemile ilikilendirilen Douya yklenen bu zelliklerin her filmde de ortak olarak kullanld gzlenmekle birlikte seyyahlarn metinlerinde; lanet, rktclk ya da beklenmeyen tehlike gibi zelliklerin Dou betimlemeleri iin kullanlmad grlmektedir. Filmlerde Dounun meknsal temsili iin kullanlan ve seyyahlarn metinlerinde bulunmayan bu yeni zelliklerin varl, hem filmlerin kurgusal doas hem de incelenen filmlerin trlerinin bir sonucu olarak dnlebilir. Bu noktada, canlanan mumyalarn laneti, tanmsz seslerin ve k demetlerinin rktcl ve alt edilmesi imknsz doast canllarn yarattklar olaan d tehlikelerin, filmlerde bozulan dengeyi savaarak yeniden yaplandrmak gibi bir izlenceye sahip olan Batl karakterlerin bir eit kurtarc ya da kahraman zellii alabilmesini salayan zellikler olarak kullanld grlmektedir. Bylece filmlerin anlats iinde Douya yklenen bu yeni zellikler, hem Dounun gemiinden gelen tehditin byklnn, hem de bununla balantl olarak Batl kahramann bu tehditi bertaraf etmesini salayacak zelliklerinin abartlmasnda kullanlmaktadr. Bu erevede ele alndnda Douyu genellikle katlmcgzlemci olarak irdeleyen seyyahlarn metinlerinde kimi zaman ortaya kan abartnn filmlerden farkl olarak, yalnzca toplumsal olaylar, sosyal ve kltrel olgular ve seyirlik Dou manzaralar zerinden yapld sylenebilir. Filmlerin anlats iinde ortak olarak gzken bir dier zellik Dounun meknsal olarak temsilinde dekor ilevi yklenen, hayal krkl yaratan ve daha deersiz olarak sunulan bugnk Dounun gemiteki hayal edilen ve deerli olan Douyla karlatrlacak bir kyaslama malzemesine dntrlmesidir. Dounun bugnk manzarasnn betimlenmesi iin kullanlan Kahire ehri, her filmin anlats iinde de konforsuz, pis, kemeke iinde, dzensiz, renkli, rastlantsal, medeniyetten uzak ve

185

mahrumiyetler iinde bir Dou beldesi olarak temsil edilmektedir. filmde de Kahire ehriyle ilikilendirilen bu zelliklere Tavernier, Lane, Nerval ve Flaubert gibi seyyahlarn gezi yazlarnda da rastlanmaktadr. Filmlerin anlats iinde Msr halknn ynlar eklinde bulunduu ak kamusal alanlara ve zellikle pazar yerlerine ait grntler, Kahire ehrine yklenen bu zelliklerin ortaya karlmas iin kullanlmakta ve Dou grsel gelerin de yardmyla gz yoran detaylarn ve renklerin bulunduu kaotik bir mekna dntrlmektedir. Bunun yan sra, filmlerin anlats iinde sadece Kahire ehrinin deil, usuz bucakszlk, yabanllk, tuhaflk ve suskunluk gibi zelliklerle eletirilen ln de Batl kahramanlarn eylemlerine dekor oluturan bir mekn olarak kurulduu grlmektedir. Filmler iindeki sahnelerde yabanllk ve usuz bucakszlk gibi zellikleri panoramik grntler araclyla vurgulanan l, Eski Msrdan izler arayan Batl kahramanlara elikili ve ldrtc deneyimler yaatan hayali ve egzotik bir belde olarak sunulmaktadr. Bunun yan sra, her filmde de ortak zellikler yklenerek betimlenen ln Tavernier, Thevenot, Lane, Burton, Nerval ve Flaubert gibi seyyahlarn metinlerinde de egzotiklik, suskunluk, yabanllk, usuz bucakszlk ve tuhaflk gibi benzer zelliklerin kullanmyla betimlendii grlmektedir. Bu noktada, seyyahlarn metinlerinde Douyu meknsal olarak resmetmek iin yarattklar imgelerle, filmlerin anlatlar iinde Dounun meknsal temsili iin kullanlan zelliklerin etkileim iinde olduu sylenebilir. Dounun zamansal temsili bakmndan Indiana Jones, Mummy ve Mummy Retuns filmlerinin meknsal temsilde olduu gibi hem kendi aralarnda hem de seyyahlarn metinlerindeki Dou betimlemeleriyle ortak zellikler paylat grlmektedir. Dounun meknsal temsilinde ortaya kan gemi ve bugn temas, filmlerin anlats iinde dn ve bugn arasnda bir kyaslama yaplmasn salamakta ve bu durum Dounun zamansal olarak gemile, duraanlk ve zamanda asl kalma gibi zelliklerle eletirilmesini mmkn klmaktadr. 17. ve 19. yzyllar arasnda Dou zerine gezi yazlar oluturmu olan Tavernier, Chardin, Volney, Burton, Nerval ve Flaubert gibi seyyahlarn Dounun zamansal temsili iin

186

rettikleri duraanlk ve sabitlik gibi klielere, filmlerin anlats iinde Dounun zamansal olarak konumlandrlmas noktasnda yer verildii gzlenmektedir. Dounun zamanda geriye itilmesini salayan bu klieler, filmlerde, binlerce yl nceki gz kamatrc ve ihtiaml Dou medeniyetlerine atfedilen deerle, Batl kahramanlarn by bozumunu yaad bugnk Dounun hayal krkl yaratan grnts arasnda bir kyaslama yaplmasn mmkn klmaktadr. Bu noktada, filmlerin anlatsnn Dounun kendi kendisiyle kyaslanmasn salayacak birden ok ortak zellii barndrd ve bu zelliklerin Dounun zamansal olarak srekli gemile ilikilendirilmesini salayacak malzemelere dntrld grlmektedir. rnein, her filmde de gemi Doudan izler ararken gsterilen Batl ana kahramanlar iin bugnk Dou keif eylemlerine dekor oluturan bir mekn olarak sunulmakta ve gemi Dounun arzulanr ve hayal edilir nitelii (zenginlik/medeniyet/atafat) genellikle zamanda geriye gidiler (flashback) araclyla n plana karlmaktadr. Dnk Dounun gelimilii (Eski Msr) ile bugnk Dounun az gelimiliine (Kahire) vurgu yapmak iin kullanlan bu kyaslamalarn, filmlerin anlats iinde Dounun tarih ve geliim arasndaki dorusal izgiden sapm, zaman iinde gelimek yerine geriye gitmi bir mekn olarak sabitlik ve duraanlkla ilikilendirilmesini salad grlmektedir. Filmlerin anlats iinde yerli kadnn temsili iin kullanlan zellikler, tpk dier kategorilerde (mekn/zaman) olduu gibi, seyyahlarn metinlerinde kurguladklar Doulu kadn imajlaryla benzer zellikler tamaktadr. rnein Mummy ve Mummy Returns filmlerinde yerli kadna karlk gelen tiplemelerin Lane, Burton, Nerval ve Flaubert gibi seyyahlarn ocuksuluk, suskunluk, mantkszlk, sinsilik, mstehcenlik, lmcl cinsellik, eytani cazibe, entrikaclk ve erotiklikle ilikilendirerek ortaya kardklar yerli kadn imajyla rtt grlmektedir. Hem bu iki film iinde hem de yukarda isimleri geen seyyahlarn metinlerinde ehevi zevkleri tattracak, erotik ve egzotik bedenler olarak temsil edilen yerli kadnlar, ocuksuluk ve suskunluk gibi klielerin cinsel deneyim ve eytani cazibe gibi zt anlamlar tayan zelliklere eklemlenmesi sonucunda davetkr, elikili ve ikircikli cinsel

187

deneyimlerin pasif ya da aktif objelerine dntrlmektedir. Buna ek olarak, Mummy ve Mummy Returns filmlerinde, yerli kadnn ocuksu merak ve mantkszl nedeniyle, var olan denge halini bozan bir eit felaket kayna olarak da temsil edildii grlmektedir. Yerli kadnn temsilinde belirgin tiplemeler yerine yerli isimsiz ynlar eklinde iki gsterilen kyasla Doulu daha kadn olumlu grntlerinden yararlanan Indiana Jones filminde suskunluk ve utangalkla ilikilendirilen kadnlarn dier filme (misafirperverlik) zellikler yklenerek temsil edildii gzlenmektedir. Seyyahlarn metinlerinde Dou ve Doulular betimlerken kullandklar belirli klielerle, filmlerin anlats iine yerletirilen Dou/Doulu imgeleri arasndaki etkileim, yerli kadna benzer bir biimde, yerli erkek kategorisinde de ortaya kmaktadr. Yerli erkein her filmin anlatlar iindeki sunumunun hem belirgin tiplemeler hem de isimsiz ve ifadesiz kitleler olarak gsterilen Arap erkeklerine ait grntler araclyla yapld grlmektedir. Yerli erkeklerin babo ve tembel ynlar olarak gsterildii film iin de ortak olan nokta, deerlerinin bilincinde olmayan, bilinsiz, kaytsz ve kolay smrlebilir kiiler olarak gsterilen Doulu erkeklerin Batllarn emrinde alan, gzden karlabilir bedenler olarak temsil edilmesidir. Bu zellikler yklenerek temsil edilen Arap erkeklerinin, filmlerin anlatlar iinde, Batllarn kendi kltrlerine ait olan deerlere el koymalarna yardmc olan ve genelde onlarn ayak ilerini yapan, toprak kazclar olarak resmedildii grlmektedir. Bunun yan sra, filmlerin anlatlar iinde Arap erkeklerine yklenen olumsuz zelliklerin sunumunun gerekletirilmesini salayan belirgin tiplemelere de rastlanmaktadr. Indiana Jones, Mummy ve Mummy Returns filmlerinde yerli erkekle ilikilendirilen tiplemeler, birlikte sunulduklar eylemler iinde vahilik, gaddarlk, agzllk, sinsilik, cinsel korkaklk, sapknlk, iki yzllk, dalaverecilik, ahlakszlk, gvenilmezlik,

yalanclk, dalkavukluk, cahillik, kadercilik ve batl inanllk gibi pek ok olumsuz zellie sahipmi gibi gsterilmektedir. Yukarda ismi geen filmlerde yerli erkein karakter zelliklerinin betimlenmesi iin kullanlan bu klieler Tavernier, Volney, Lane ve Nerval gibi seyyahlarn gezi metinlerinde Doulu erkei portrelemek iin kullandklar zelliklerle rtmektedir.

188

Bununla birlikte, yerli erkeklerin olumsuz zellikler yklenerek temsil edildii filmler iinde baz tiplemelerin (Med-Jai, Akrep Kral, Sallah, Katanga) Burtonn seyahat metinlerinde l bedevilerini tanmlarken kulland cesaret, yiitlik, misafirperverlik ve iyi niyetlilik gibi olumlu zelliklerle de ilikilendirildii grlmektedir. ncelenen filmlerde ve seyyahlarn metinlerinde betimlemeler asndan benzerlik tayan bir dier kategori Doulularn fiziksel zelliklerine ilikindir. Hem seyyahlarn gezi yazlarnda hem de filmlerin anlatlar iinde Doulularn fiziksel grnmlerine ilikin olarak dikkat eken ilk ortak nokta, Doulularn ifadesiz ve birbirinden ayrt edilemeyecek derecede benzer grntlere indirgenirken, bu benzerlik zelliinin Doulularn Batllar tarafndan kolay taklit edilebilir olmasyla ilikilendirilmesidir. Doulularn fiziksel grnmlerine ilikin sunumun filmlerin anlats iinde hem benzerliin ve ayrt edilemezliin vurguland uzak ekimlerdeki kitle grntleriyle, hem de koyu renk ten ve disiz azlarn ya da buna benzer detaylarn gsterimini salayan yakn plan ekimleriyle saland grlmektedir. Doulularn fiziksel grnmlerinin betimlenmesi iin her filmde de ortak olarak kullanlan bu zelliklere yerlileri irkin, biimsiz, ifadesiz, kaln derili, esmer tenli ve karikatrize edilmi tipler olarak sunan Chardin, Thevenot, Lane, Burton ve Nerval gibi gezginlerin seyahat metinlerinde de rastlanmaktadr. Bunun yan sra, hem Burton, Nerval ve Flaubert gibi seyyahlarn gezi yazlar iinde hem de filmlerin anlatlarnda Doulu kadnlarn fiziksel grnmlerine ilikin betimlemelerin, ekici vcut ve yz hatlarna yaplan vurgularla oluturulduu ve bu zelliklerden yerli kadnn cinsel ekiciliine gnderme yapmak iin yararlanld grlmektedir. Filmlerin anlats iinde yerli kadnla ilikilendirilen zelliklerin ikili kartlklar zerinden temsil edilen Batl kadn, filmlerin zmlenmesi aamasnda ele alnan bir dier kategoridir. Her filmde de Batl kadna karlk gelen tiplemelerin olay rgs iindeki konumlandrllar ve birlikte sunulduklar eylemler incelendiinde, Batl kadna yklenen ve yerli kadnn temsilinde kullanlan zelliklerin birbirinin kart olduu ortaya kmtr. Filmlerin anlats iinde olgunluk, bilgi, erdem, eylemsellik, zgven, zek ve

189

eletirel ve pheci bir aklla ilikilendirilen Batl kadnlarn, genellikle yerli bir kadnn ocuksu merak ya da mantkszl nedeniyle bozulan denge halini yeniden kurmakla grevli olan cesur ve zverili karakterler olarak konumlandrld grlmektedir. Bu noktada, her filmde de, Batl kadnlarn yerli kadnlarla kyaslandnda daha olumlu zellikler yklenerek temsil edildii ve Doulu-Batl kadn arasnda bir kyaslama retecek bu zelliklerin Batlnn lehine olacak bir stnlk vurgusunu gndeme getirdii sonucuna varlabilir. Filmlerin anlatlarnda Batl kadna benzer bir biimde Batl erkein sunumu iin de olumlu zelliklerden yararlanld ve bu olumlu karakter zelliklerinin Batl erkek ve yerli erkek arasnda bir kyaslama retecek biimde ekillendirildii grlmektedir. Bu noktada, Batl erkein temsiline ilikin olarak dikkat eken ilk zellik, incelenen filmlerin olay rgs iinde Batl erkee karlk gelen tiplemelerin kahramanlk zellikleriyle donatlm ve kurtarclk misyonu yklenmi stn karakterler olarak konumlandrlmasdr. Buna ek olarak, her filmin de ana kahramanlar olarak konumlandrlan Batl erkeklerin birlikte sunulduklar eylemlerde mantk, pratik zek, cesaret, zgven, yksek kas gc, gvenilirlik, yardm severlik, erikinlik, erdemlilik, temkinlilik, doru szllk, fiziksel olarak dayankllk gibi stnletirci zelliklerin sabit bir biimde n plana karld da grlmektedir. Bir eit keif ya da macera alan olarak grdkleri Douda genellikle uzman, kif ya da gezgin olarak bulunan ve dnyaya yaylmakta olan Dou ya da Arap tehditini bertaraf etmekle ykml olan Batl erkek karakterler, filmlerin anlats iinde ortak bir biimde bilgiyle, eletirel ve pheci bir aklla btnleik kiiler olarak sunulmaktadr. Batl erkei yerli erkek karsnda stn bir konuma karan bu zel nitelikler, filmlerin anlats iinde cahil, bilinsiz ve ynlendirilmeye uygun gruhlar olarak sunulan Arap erkeklerini emir alan hizmetkrlara, Batl beyaz erkei ise onlara komuta eden efendilere dntrmektedir.

SONU Irk, milliyet ve dieri olma durumunu temsil eden, Batnn 18. ve 19. yzyllar arasndaki smrgeci faaliyetlerinin ideolojik techizatn oluturan ve Batnn smrgeci ve emperyalist teebbsleri ile desteklenmi, dzenlenmi ve kuvvetlendirilmi, ayrmc bir yntem olarak Oryantalizm, zihinlerde ayrlk ve tekilik bilinci reten bir alglama biimidir. Bu noktada Oryantalizm, Batllarn, tarih sahnesi iinde elde ettikleri Dou bilgisini kaynaklar smrlp, kolayca ynetilebilecek olan tanmlamak, smrgeci bir el koymay merulatrmak ve zaman iinde kemikleecek, kart imgeler zerine ina edilen Dou/Doulu klielerini ark hayali ve snrsz bir malzemeye dntrmek iin kullandklar kartlk kurucu bir sylem olarak karmza kmaktadr. Batnn, kendi fark ve stnlklerini zerine kuraca bir teki imgesi yaratmasn olanakl klan Oryantalist sylem ve bu sylem iinde yaratlan Dou imaj, Batnn tarih sahnesi iindeki geliimine paralel olarak gelien ve kimi zaman dnm geiren bir Dou algs iinde yaplandrlm imgelerin bir metinden dierine tanmas ve birbirine eklemlenmesi sonucunda olumutur. Dounun kltrel olarak temsilinde Batya snrsz ve zengin bir malzeme salayan Dou imgeleri, temelde, 17. ve 19. yzyllar arasnda ark gezilerine kan seyyahlarn Douyu betimlemek zere rettikleri ve birbirlerinin metinlerinden alntlayarak klieletirdikleri bir Dou portresinin oluturulmasn salamtr. Zaman iinde oluturulan bu imge havuzu sadece seyyahlarn gezi yazlar iin deil, ark egzotik, erotik ve hayali bir belde olarak portreleyen ressamlar, roman yazarlar ve siyasetiler iin de Douyu anlamlandrma, tanmlama ve temsil etme noktasnda zengin bir malzeme kaynana dnmtr. Oryantalist sylemin bnyesinde ina edilen ve Dou iin yaratlan imajn dorudan ve tarafsz biimde elde edilmi gibi sunulduu bu ark temsilleri, aslnda Dounun bilinli bir retim, ereveleme ve dzenleme ile yeniden ina edilmi olan, kurgulanm grnmlerini yaratmaktadrlar. Bir eit Dou miti yaratacak biimde ekillendirilen ve ideolojik ieriklere sahip olan bu Dou temsilleri, sadece yaznsal deil, sinema televizyon ve reklm

191

gibi grsel alanlarda da varlk gstermekte ve biz-onlar algsn ina ederek Dou ve Bat arasnda kapatlmas mmkn olmayan kltrel bir farkllk yaratmaktadrlar. Kltrel fark vurgusunun yaplaca zengin ve snrsz bir malzeme olarak Dounun, grselliin daha da nemli hale geldii gnmzde anlam retiminin gerekletirilmesinde etkinlii olan sinema ve televizyon gibi medya kltr rnlerinin beslendii bir kaynak haline geliiyle birlikte klietipler zerine ina edilmi Dou temsilleri daha geni kitlelerin alg, dnce ve karar mekanizmalarn etkileme gcne sahip olmutur. Bylece yaznsal alanla balayp, grsel medya rnlerine kadar yaylan ve bir eit dekor ya da zengin bir materyal olma ilevi yklenen Dounun grsel temelde medya rnlerinin hedef kitleleri tarafndan alglanma ve anlamlandrlma sreci Douyu erevelendirip, yeniden dzenleyen ve klietiplerle yaplandrlan Dou temsilleri tarafndan ekillendirilmektedir. Dounun grsel medya rnlerindeki, zellikle de dnya apnda ilgi gren filmler reten ve bu filmlerde ark vazgeilmez bir dekor olarak kullanan Hollywood sinemasndaki temsil edilme biimini, ulalan izleyici kitlelerinin alg, dnce ve karar mekanizmalarnn etkilenmesi noktasnda aratrlmas gereken bir sorun olarak ele alan bu tez almas, Dounun Hollywood sinemasndaki kltrel temsilini ve bu temsil biimlerinin Oryantalist sylemle olan etkileimini konu edinmitir. almada, 17. ve 19. yzyllar arasnda Douda bulunan seyyahlar ve onlarn oluturduklar gezi yazlar Dou betimlemelerinin en zengin eitlemelerini barndran kaynaklar olarak mihenk ta kabul edilmi ve bu yzden uygulama aamasnda, sylem analizi yntemiyle incelenen filmler Douyu aka kartlk kurulacak Batl karakterlerden yararlanarak anlatan gezgin temal Hollywood filmleri arasndan seilmitir. Tematik zellikleri, trleri ve gsterime girdikleri yllarda elde ettikleri yksek izleyici oran asndan ortak zelliklere sahip olan ve almann rneklemini oluturan Raiders of the Lost Ark (1981), Mummy (1999) ve Mummy Returns (2001) gibi Hollywood filmlerinin anlatlar iindeki Dou temsili, seyyahlarn gezi metinlerinde oluturduklar Dou/Doulu imaj ya da imgeleri ve betimelemeler iinde kullanlan klietipler gz nnde

192

bulundurularak incelenmitir. Bylece bu filmlerde Dou ya da Doululara ilikin olarak yaratlmak istenen izlenimin seyyahlarn Oryantalist gelenekte arkn anlamlandrlmas, betimlenmesi ve hayali bir teki olarak kurulmasna byk katk salayan eserleri ve bu eserlerde yarattklar Dou imgesinden ne derece beslendii ortaya karlmaya allrken, Batl anlatsal sinema iinde retilen filmlerin Oryantalizmin temel ald kltrel varsaymlar, ayrca, anlatsal ve grsel gelenekleri nasl miras ald da sorgulanabilmitir. almann uygulama aamasnda seyyahlarn gezi yazlarnda Dou/Douluya ilikin olarak yarattklar imgeler, standartlatrlm imaj ya da ifadeler sylem analizi yntemiyle zmlenen filmlerde mekn, zaman, yerli kadn, yerli erkek, fiziksel zellikler, Batl kadn ve Batl erkek gibi kategoriler temel alnarak incelenmi ve bylece gezi yazlarnda ve filmlerin anlats iinde Dounun temsilini olanakl klan imaj ya da ifadelerin ne derece etkileim iinde olduu ortaya karlmtr. Bunu yan sra filmlerin anlats iinde Bat/Batl ve Dou/Douluyu tanmlamak iin kullanlan ikili kartlklarn nasl kurulduu, eretileme, dz deimece ve benzetmelerden ne ekilde faydalanldna da baklarak Dou ya da Batyla ilgili nitelendirmelere ilikin daha detayl bir resim izilmeye allmtr. almann rneklemini oluturan filmlerin Dou/Doulularn temsil edilmesi noktasnda Oryantalist sylemle, dier bir deyile seyyahlarn rettikleri metinler ve bu metinlerdeki Dou imgeleriyle nasl bir etkileim iinde olduunun ortaya karlmas iin sylem analizi ynteminden yararlanlm ve bu analizler filmin anlatsn oluturan diyalog, grnt ve eylem gibi temel ge gz nne alnarak uygulanmtr. Filmlerde bu temel geye baklarak elde edilen veriler daha nce belirtilen kategorilere gre snflandrlm ve her bir kategori altnda yer alan bu veriler Oryantalist sylemde yaratlan imajlar ve seyyahlarn metinlerinden elde edilen Dou imgeleri temel alnarak sylem analizi yntemiyle zmlenmitir. almada, Oryantalist sylemin yaznsal ya da grsel alanlardaki kullanm biimlerine ve Dounun temsilinde hangi klielerden ortak olarak yararlanldna k tutabilmek adna, hem seyyahlarn gezi yazlar, hem de sylem analiziyle

193

incelenen filmlerin anlatlar iinde yaratlan Dou/Doulu imge ya da imajlar daha nce belirtilen katagoriler esas alnarak tablolatrlmtr. Seyyahlarn yaratt Dou imgeleri ve gezgin temal filmlerin anlatlar iinde Dou/Douluyu temsil etmek iin kullanlan imajlar arasndaki benzerlik ya da farkllklara ilikin olarak mekn, zaman, yerli kadn, yerli erkek, fiziksel zellikler, Batl kadn ve Batl erkek gibi kategorilerin temel alnmas sonucunda elde edilen bulgular ve bulgulara dayal olarak elde edilen sonular aratrma hipotezleri balamnda u ekilde deerlendirmek mmkndr: Batdan farkl olan temsil etmek iin Douyu teki olarak kuran ve onu klietipler ve sabitletirilmi imgeler araclyla anlamlandran Oryantalist gelenekte, seyyahlarn Dou ve Douluyu betimleyecek en zengin ve masals imgeleri yarattklar gezi yazlarndaki Dou/Doulu imajlaryla, Hollywoodun gezgin temasn ileyen filmlerindeki klieler arasnda anlaml ve yakn bir iliki tespit edilmitir. Her iki metin tr (gezi metinleri ve film metinleri) iin temel alnan kategoriler altndaki bulgular deerlendirildiinde, 17. ve 19. yzyllar arasnda Dou zerine seyahatnameler oluturmu gezginlerin ve sylem analiziyle zmlenen Hollywood filmlerinin Dou ve Douluyu betimlerken kullandklar imge, imaj ya da klie zelliklerde yakn bir iliki ya da etkileim olduu sonucuna varlmtr. Buna ek olarak, Indiana Jones Raiders of the Lost Ark (1981), Mummy (1999) ve Mummy Returns (2001) gibi farkl dnemlerin rn olan bu filmde Dou/Douluyu betimlemek zere kullanlan imajlar arasnda da yakn bir iliki olduu gzlenmi ve farkl dnemlere ait bu filmlerin kendi aralarnda imge alverii eklinde ortaya kan etkileim temel alnarak Dounun temsil edili biiminin deimedii sonucuna varlmtr. Bu noktada, farkl dnemlere ait Hollywood filmlerinde Dou/Doulular temsil etmek iin kullanlan bu klielerin Doulular karikatrize eden ve yeni eklemelerle ssleyip, abartan uzlamsal ina modelleri olarak ngiliz ve Fransz seyyahlarn gezi yazlarnn, dier bir deyile Avrupadan miras alnm bir gelenein rnleri olduu sylenebilir. Sonu olarak, almada, metinler arasnda var olduu saptanan bu iliki, Oryantalist gelenein

194

Douyu anlamlandran, tanmlayan ve kuran sylemindeki egemenliin ve daha genel bir bak asyla toplum, tarih ve metinsellik arasndaki olaanst ilikilerin bir grnts olarak aklanabilir.

NERLER

Hollywoodun gezgin temal filmlerinin Douyu ve Araplar kltrel olarak konumlandrrken hangi sylemsel pratikleri kullandn ve Oryantalist gelenek iinde yaratlan sylemin filmlerdeki Dou temsillerine nasl etki ettiini ortaya karma amacn gden bu alma sonucunda ileride gerekletirilebilecek benzer almalara ynelik olarak u nerilerde bulunulabilir: 1. Seyyahlarn rettikleri gezi yazlarn ve bu yazlar iinde oluturduklar Dou imgesini mihenk ta kabul eden bu alma snrlar nedeniyle yalnzca Hollywood yapm olan ve gezgin temasn ileyen filmlerin bir incelemesini iermektedir. Bu balamda alma Dou/Doulu imge ve klielerinin kullanm, metinler arasndaki etkileimselliin incelenmesi noktasnda Msr konu edinen, ayn tre mensup olan ve gezgin temas zerine ina edilmi, yakn dnem filmlerini ele alarak bir ayrntya katk getirmeyi hedeflemitir. almadan elde edilen bulgular gz nne alndnda Hollywoodun yksek gie hslat yapan ve btnyle Douyu anlatmad ya da yanstmad iin arkiyat filmler snflamas iine alnamayacak olan filmlerinde Dou/Doulunun kltrel olarak temsil edilmesini mmkn klan klietipler ve sabitletirilmi Dou imgelerinin bu filmlerin anlatlar iine yedirilerek gizlendii gibi anlaml bir sonu ortaya kmaktadr. Bu balamda, ileride yaplacak almalarda, bu almann snrlar nedeniyle incelenemeyen hem farkl trlere ve dnemlere ait hem de Hollywood yapm olmayan filmler, Dounun sinemadaki kltrel temsili ve arkiyat sylemin film metinleri zerindeki etkisi noktasnda aratrlabilir. Bylece Oryantalist sylemin ve bu sylem iinde retilen Dou/Doulu imge ya da klielerinin kullanma ilikin olarak belirecek benzer ya da farkl noktalar, Batl anlatsal sinemann farkl kltrleri nasl temsil ettii sorusuna geni bir perspektif kazandrlarak aa karlabilecektir.

196

2. Kitleler iin retilmi, kitlesel bir elence arac olan ve her kltrde, her dilde, her sosyal dzeyde ve her lkede kendine yer bulan filmler, kitlesel retimin gerekletii, materyale dayal bilgi alanlarndan biri olarak tmyle masum ve zararsz olarak grlemezler. Bu balamda ele alnacak olunursa, hitap ettikleri hedef kitlelerin Dou ve Douluyu anlamlandrma ve alglama biimlerini etkileyen filmlerin, bir rka mensup tm kiilerin kimliklerini bozuk ya da deitirilmi imajlar haline dntrmesi, izleyicilerin gerek bir Arap ile klieletirilmi olan arasndaki fark ayrt edememe riskini gndeme getirmektedir. Bu ereve temel alndnda, anlam retiminin gerekletii bilgi alanlarndan biri olan filmlerde ina edilen Dou/Doulu imajlarnn retildikleri kitleler tarafndan nasl almland, izleyicilerin gerek ve kurgu arasndaki farkn bulanklamasna neden olan klielerle gereklerin ayrmna ne derece varabildii, ileride zerinde aratrma yapmaya deecek bir konu olarak dnlebilir.

197

KAYNAKA ALLOULA, Malek; Colonial Harem, Minneapolis, University of Minnesota Press, 1986. AMIN, Samir; Avrupamerkezcilik; Bir deolojinin Eletrisi, ev. Mehmet Sert, stanbul, Ayrnt Yaynlar, 1993. ARLI, Alim; Oryantalizm-Oksidentalizm ve erif Mardin, stanbul, Kre Yaynlar, 2004. ASAF, Hseyin; Oryantalistler ve slamiyatlar: Oryantalist deolojinin Eletirisi, ev. Bedirhan Muhib, stanbul, nsan Yaynlar, 1989. ASSAD, Thomas; Three Victorian Travellers, London, Routledge and Kegan Paul, 1964. BALDWIN, Elaine, v.d.; Introducing Cultural Studies, London, Prentice Hall Europe, 1999. BARTHOLD, Vasili Vladimirovi; Rusya ve Avrupada Oryantalizm, ev. Aye Meral ve Kaya Bayraktar, stanbul, Kre Yaynlar, 2004. BELGE, Murat; Ortaa, Dou Bat, cilt 4, say 14, ubat-Mart-Nisan 2001, s. 7784. BELL, Allan, GARRETT Peter; Approaches to Media Discourse, United Kingdom, Blackwell Publishing, 1998. BERNASCONI, Robert; Irk Kavramn Kim cat Etti: Felsefi Dncede Irk ve Irklk, ev. Zeynep Direk, v.d., stanbul, Metis Yaynlar, 2000.

198

BERNSTEIN, Matthew,

STUDLAR, Gaylyn; Visions of the East:

Orientalism in Film, New Jersey, Rutgers University Press, 1997. BULUT, Ycel; Oryantalizmin Ksa Tarihi, stanbul, Kre Yaynlar, 2004. BURTON, Richard F.; Personal Narrative of a Pilgrimage to al-Madinah and Meccah, London, George Bell et Sons, 1907. CUAYYIT, Hiam; Avrupa ve slam, ev. Kemal Kahraman, v.d., stanbul, z Yaynclk, 1995. DEM, Ahmet; Aydnlanma Felsefesi, stanbul, Aa Yaynlar, 1993. DEMOLU, Sema; Ortaa, 16, 17, 18 ve 19. Yzyllarda Fransz Dou Seyyahlarna Ksa Bir Bak, A.. Dil ve Tarih-Corafya Fakltesi Dergisi, say 38, 1998, s. 103120. OTUKSKEN, Betl; Avrupa: znenin Doum Yeri, Dou Bat, cilt 4, say 14, ubat-Mart-Nisan 2001, s. 4652. DURUKAN, Kaan; Dou-Bat kilemine Drt Bak: Montesquieu, Fanon, Galeano, Said, stanbul, Trkiye Bankas Kltr Yaynlar, 2004. ENDRESS, Gerhard; An Introduction to Islam, Edinburgh, Edinburgh University Press, 1988. FANON, Frantz; Ulusal Bilincin Servenleri, ev. Ali Uzunisa, stanbul, zlem Yaynlar, 1965. FANON, Frantz; Siyah Deri Beyaz Maske, ev. Cahit Koytak, stanbul, Sekin Yaynclk, 1988.

199

FANON, Frantz; Yeryznn Lanetlileri, ev. en Ser Kaya, Kayseri, Sosyalist Yaynlar, 1994. FENTON, Steve; Etnisite: Irklk, Snf ve Kltr, ev. Nihat ad, Ankara, Phoenix Yaynevi, 2001. FLAUBERT, Gustave; Flaubert in Egypt, ev. Francis Steegmuller, New York, Penguin Books, 1996. HALL, Stuart; Representation: Cultural Representations and Signifying Practices, London, Sage Publications, 1997. HAVENS, R.George; Fikirler a, ev. Behzad K. Yeen, Ankara, Milli Eitim Bakanl Yaynlar, 1971. HAZARD, Paul; Bat Dncesindeki Byk Gelime, ev. Erol Gngr, Ankara, Babakanlk Kltr Mstearl Yaynlar, 1973. HENTSCH, Thierry; Hayali Dou: Batnn Akdenizli Douya Politik Bak, ev. Aysel Bora, stanbul, Metis Yaynlar, 1996. HOURANI, Albert; Avrupa ve OrtaDou, stanbul, Yneli Yaynlar, 2001. KABBANI, Rana; Avrupann Dou maj, ev. Serpil Tuncer, stanbul, Balam Yaynclk, 1993. KELLNER, Douglas; Media Culture, London, Routledge, 1996. KEYMAN, Fuat, MUTMAN, Mahmut, YEENOGLU, Meyda; Giri; Dnya Nasl Dnya Oldu?, Oryantalizm, Hegemonya ve Kltrel Farkllama iinde, der. F. Keyman, M. Mutman, M. Yeenolu, stanbul, letiim Yaynlar, 1996, s. 723.

200

LANE, Edward William; An Account of the Manners and Customs of the Modern Egyptians, New York, Dover Publications, 1973. LOOMBA, Ania; Kolonyalizm ve Postkolonyalizm, ev. Mehmet Kk, stanbul, Ayrnt Yaynlar, 2000. MATHESON, Donald; Media Discourses, United Kingdom, Open University Press, 2005. MITCHELL, Timothy; Msrn Smrgeletirilmesi, ev. Zeynep Altok, stanbul, letiim Yaynlar, 2001. MUTMAN, Mahmut; Oryantalizmin Glgesi Altnda, Oryantalizm,

Hegemonya ve Kltrel Farkllama iinde, der. F. Keyman, M. Mutman, M. Yeenolu, stanbul, letiim Yaynlar, 1996, s. 2569. NERVAL, Gerard de; Douda Seyahat, ev. Selahattin Hilav, stanbul, Yap Kredi Kltr Sanat Yaynclk, 2004. PARLA, Jale; Efendilik, arkiyatlk ve Klelik, 3. Bask, stanbul, letiim Yaynlar, 2005. PIRENNE, Henri; Ortaa Kentleri: Kkenleri ve Ticaretin Canlanmas, ev. adan Karadeniz, stanbul, letiim Yaynlar, 2000. RICHARD, J. Pierre; Nervalin Byl Corafyas, ev. Kenan Saraliolu, Adam Sanat, say 214, Aralk 2003, s. 8386. RODINSON, Maxime; Baty Byleyen slam, ev. Cemil Meri, stanbul, Pnar Yaynlar, 1983.

201

SAID, Edward W.; Haberlerin Anda slam, ev. Alev Alatl, stanbul, Pnar Yaynlar, 1984. SAID, Edward; arkiyatlk, ev. Berna lner, 4. Bask, stanbul, Metis Yaynlar, 2004. SHAHEEN, Jack; The Reel Bad Arabs: How Hollywood Vilifies a People, New York, Olive Branch Press, 2001. SHOHAT, Ella; Gender and Culture of Empire: Toward a Feminist Ethnography of the Cinema, Visions of the East: Orientalism in Film iinde, ed., Matthew Bernstein, Gaylyn Studlar, New Jersey, Rutgers University Press, 1997, s.19-66. SOUTHERN, Richard; Ortaa Avrupasnda slam Algs, ev. Ahmet Aydoan, stanbul, Yneli Yaynlar, 2000. SPHANDAI, smail; Oryantalizm, stanbul, Gelenek Yaynclk, 2004. TAVERNIER, Jean Baptiste; XVII. Asr Ortalarnda Trkiye zerinden rana Seyahat, ev. Erturul Gltekin, stanbul, Tercman, 1980. THEVENOT, Jean; 1655-1656da Trkiye, ev. Nuray Yldz, stanbul, Tercman, 1978. TIBAWI, A.L, ABDLMELK Enver, ALGAR Hamid; Krizdeki Oryantalizm, stanbul, Yneli Yaynlar, 1998. TURNER, Bryan S.; Oryantalizm, Postmodernizm ve Globalizm, ev. brahim Kapaklkaya, 2. bs., stanbul, Anka Yaynlar, 2003.

202

WOODS, Nicola; Desrcibing Discourse, United Kingdom, Hodder Arnold Education, 2006. YAVUZ, Hilmi; Modernleme, Oryantalizm ve slam, stanbul, Boyut Kitaplar, 1998. YEENOLU, Meyda; Peeli Fanteziler: Oryantalist Sylemde Kltrel ve Cinsel Fark Oryantalizm, Hegemonya ve Kltrel Farkllama iinde, der. F. Keyman, M. Mutman, M. Yeenolu, stanbul, letiim Yaynlar, 1996, s. 107161. YEENOLU, Meyda; Smrgeci Fanteziler: Oryantalist Sylemde Kltrel ve Cinsel Fark, stanbul, Metis Yaynlar, 2003. YERASIMOS, Stefanos; Tavernier Seyahatnamesi, ev. Teoman Tundoan, stanbul, Kitap Yaynevi, 2006. YUMUL, Arus; Arafta Kalanlar, Dou Bat, say 20, Mays-HaziranTammuz 2003, s. 1121. ZAKZUK, Mahmut Hamdi; Oryantalizm ve Medeniyet Hesaplamasnn Arka Plan, zmir, Ik Yaynlar, 1993. ZIZEK, Slavoj; deolojinin Yce Nesnesi, ev. Tuncay Birkan, stanbul, Metis Yaynlar, 2002.

203

EKLER EK I. TABLO 1: Seyyahlarn Yaratt Dou mgesi II. TABLO 2: Gezgin Temal Hollywood Filmlerinde Dou/Doulu Temsilleri III. Indiana Jones Raiders of the Lost Ark Filmindeki Diyaloglarn Trke evirileri IV. Mummy Filmindeki Diyaloglarn Trke evirileri V. Mummy Returns Filmindeki Diyaloglarn Trke evirileri 206 208 215 205 Sayfa 204

204

EK- I. Tablo 1: Seyyahlarn Yaratt Dou mgesi

TAVERNER Sefahat, Konforsuz, Pis, lkel, Yabanl, Usuz bucaksz Gemi e atfetme

CHARDN

THEVENOT

VOLNEY

LANE

BURTON

NERVAL

FLAUBERT Gizemli, Renkli, Seyirlik, Dzensiz, Ayrntlarla dolu, Tuhaf Gemi e atfetme

MEKN

Egzotik

Egzotik, Srprizlerle dolu, Tuhaf

Sefahat, Rastlantsal, ehvetli, Suskun, Elenceli, Usuz bucaksz Dzensiz, Tozlu

ZAMAN

Gemi e atfetme Bilimde geri olma, Geliim / Deiime ak olmama

Gemi e atfetme

Durgunluk Duraanlk

Gemi e atfetme

BLMSEL DNSEL SYASAL KURUMLAR

Despotizm, Bu ynetimi hak eden bir toplum

Despotizm, Ara yaplarn eksiklii / Burjuvazi sorunu

(iklimler teorisi merkeze alnarak) Scak iklim ve geliime kapal olma arasnda kurulan balant)

Despotizm, Bu ynetimi hak eden bir toplum

BENZETME METAFOR METONOM

Doulu Deve

Doulu - (Elde sopayla idare edilen) kle, kpek

Doulu Kle

YERL KADIN

Dou - Dii, Hayal Dou - Dii, dnyas, ocuksu, Hayal Dou - Macera Harabe dnyas, alan, Hayvanca Gariplikler Yerli Kadn Dou - Gelin, Dii, ya ant, Rya, tablosu, Yerli Kadn - Dii Yaratk, Maymun, Hayal krkl, Yerli Kadn eytan Kafesteki gz Doulu - Avc kamatrc ku, (Herkesle hayvan, At Doulu - kle, ili kiye giren) kpek makine Suskun, Erotik, ocuksu, Lezbiyen, Gl, Suskun, ocuksu, Cahil, Batl inanl, Tatminsiz, Tehlikeli, Utanga, ekici, kiyzl, Entrikac, Duygusuz, Seyirlik, Dalavereci, ekici, Cinsel olarak Teslimiyeti Mstehcen Erdemsiz deneyimli, Teslimiyeti ok eli, Tuhaf Homoseksel / Olanc, Yiit, Barbar Sapkn, ehvetli -

YERL ERKEK

Dalavereci, lkel, Dayankl, ehvetli

Homoseksel ili ki / Olanclk

Acmasz, kaprisli

KARAKTER ZELLKLER

Tembel, Kaderci, Sefahat dkn, Sinsi, kiyzl, Dalkavuk

Tembel, Kaderci, Sefahat dkn, Sinsi, kiyzl, Dalkavuk, Kaba

Tembel, Korkak, Barbar, kiyzl, Hain, Zevksiz, Haydut, Sanattan Agzl, yoksun, Nankr, Dayak Deerlerini dkn, koruyamayan Tutarsz

Tembel, Zevk Dkn, Din Fanatii, Vahi, Ahlaksz

FZ KSEL ZELLKLER

Dayankl

irkin, Biimsiz, Kaln derili, Esmer tenli

Esmer tenli

Taklit edilebilir

Sapkn, ehvetli, SadoDnyevi, mazo ist Uyuuk, Vahi, Utanga, Tembel, zevkleri olan, gdsel, Barbar, Yalanc, ehvetli, Geleneksel, Zevksiz, Nankr, Sapkn, Tehlikeli ve Medeniyetsiz, Dayak dkn, Zevksiz, Agzl tehditkr, Agzl, Zevk dkn Korkak, Aylak, Kstah, Hain ekici vcut ve ekici vcut ve yzler, Gl ve net sesler, yzler, Maymuna fadesiz yz benzeyen yz ekici vcut yaplar, Grnt hatlar / ve yzler herkesin benzerlii, birbirine Taklit edilebilir benzemesi

205

EK- II. Tablo 2: Gezgin Temal Hollywood Filmlerinde Dou/Doulu Temsilleri


INDIANA JONES: Raiders Of The Lost Ark
Eski Msr (Tanis ehri) Hayal Edilen Hayali - Deerli Zenginlik, gizli hazinelerin kayna, gizemli, lanetli, lmcl, tehlikeli, srlarla dolu

The Mummy
Eski Msr (Thebes/ Hamunaptra ehirleri) Hayal Edilen Hayali - Deerli Sefahat, ihtiam, zenginlik, gizli hazinelerin kayna, gizemli, lanetli, lmcl, tehlikeli, srlarla dolu Bugnk Msr (Kahire) Hayal Krkl Getiren Gerek Dekor Deersiz Konforsuz, pis, dzensiz, kemeke iinde, yabanl, usuz bucaksz, egzotik, seyirlik, suskun, tuhaf, do ast oluumlar barndran, hayal dnyas, srprizlerle dolu, rastlantsal

The Mummy Returns


Eski Msr (Thebes/ Ahm Shere Vahas) Hayal Edilen Hayali - Deerli Sefahat, ihtiam, zenginlik, gizli hazinelerin kayna, gizemli, lanetli, lmcl, tehlikeli, srlarla dolu, usuz bucaksz, sessiz, yabanl Bugnk Msr (Kahire) Hayal Krkl Getiren Gerek Dekor Deersiz Harabe, yknt, bakmsz, ilkel, unutulmu, el dememi, tuhaf, rktc, rastlantsal, srprizlerle dolu, aldatc, elikili, ldrtc deneyimler yaatan (dejavu), egzotik, seyirlik, suskun, usuz bucaksz, yabanl, konforsuz, pis, dzensiz, kemeke iinde, mahrumiyetler beldesi Gemie atfetme, duraanlkla ilikilendirme Zeplin - Uan Hal Batl-Batl erkek - Atmaca/ahin (kaderine yol almak/umak noktasnda kurulan benzerlik ilgisi) Doulu-Yerli erkek - Azgn, ykm gc yksek sel (vahilik/azgnlk/ykm gc noktasnda kurulan benzerlik ilgisi) ocuksu, mantksz, merakl, felaket getiren, denge bozucu, ehvetli, ekici, cazibeli, eytani, erotik, mstehcen, seyirlik, tehlikeli, dalavereci, sinsi, hain, gvenilmez, tehditkr, korkak, bencil fadesiz yzlere sahip, bilinsiz, deerlerini korumaktan aciz, tembel, uyuuk, kaytsz, sorumsuz, keyif dkn, ilkel, pis, medeniyetsiz, geleneksel, deiime kapal, tehlikeli, kt niyetli, saldrgan, tehditkr, mantksz, sinsi, hain, dalavereci, a gzl, tutarsz, gvenilmez, korkak, batl inanl, kaderci, kurnaz, vahi, gaddar, barbar. Med-Jai/Bedeviler - Cesur, gl Akrep Kral - Korkusuz, gl, yiit

MEKN

Bugnk Msr (Kahire) Hayal Krkl Getiren Gerek Dekor - Deersiz Konforsuz, pis, dzensiz, kemeke iinde, renkli, yabanl, usuz bucaksz, egzotik, seyirlik, suskun, tuhaf, doast oluumlar barndran, srprizlerle dolu, medeniyetten uzak Gemie atfetme, duraanlkla ilikilendirme

ZAMAN

Gemie atfetme, duraanlkla ilikilendirme Dou Yaayanlarn ehri/ller ehri, ldrm lke/Belde Doulu - Yerli Erkek Kt Kokulu Bitki,Deve (kokan, sran, tkren) ehvetli, ekici, seyirlik, erotik, mstehcen, gizemli, ocuksu, mantksz, merakl, suskun, felaket getiren, denge bozucu, sinsi, entrikac, tehlikeli, dalavereci, hain, eytani, taklit edilebilir, ifadesiz yzlere sahip irkin, biimsiz, esmer tenli, pis kokan, ifadesiz yzlere sahip, taklit edilebilir, vahi, bilinsiz, deerlerini korumaktan aciz, kontrolsz, ehvetli, sapkn, kaba, ilkel, disiplinsiz, sinsi, hain, korkak, ikiyzl, ahlaksz, dalavereci, yalanc, gvenilmez, nankr, dalkavuk, agzl, karc, frsat, batl inanl, aklsz, bilgisiz, cahil, siyasi ve dinsel adan kimliksiz, kle Med-Jai/ Bedeviler - cesur, gl Taklit edilebilir, ifadesiz yz hatlar, herkesin birbirine benzemesi, ekici vcut ve yzler, koyu renk ten, disiz azlar, irkin yz hatlar Kendine gvenen, bilgili, olgun, zeki, erdemli, eylemsel, pheci bir akla sahip, eletirel, denge kurucu

BENZETME METAFOR METONOM

Dou Yaayanlarn ehri

YERL KADIN

Misafirperver, suskun, utanga, ifadesiz/birbirine benzer grntlere sahip irkin, biimsiz, esmer tenli, ifadesiz yzlere sahip, taklit edilebilir, tembel, kaderci, kaytsz, medeniyetsiz, vahi, saldrgan, bilinsiz, deerlerini korumaktan aciz, kontrolsz, kaba, ilkel, sinsi, hain, korkak, gvenilmez, agzl, karc, frsat, batl inanl, aklsz, bilgisiz, cahil, kle Sallah - yi niyetli, dost canls, misafirperver Katanga - yi niyetli, konuksever Taklit edilebilir, ifadesiz yz hatlar, herkesin birbirine benzemesi, koyu renk ten, sararm diler, irkin yz hatlar

YERL ERKEK

FZ KSEL ZELLKLER

ekici vcut ve yzler, fadesiz yz hatlar, herkesin birbirine benzemesi, koyu renk ten, irkin yz hatlar

BATILI KADIN

mtiyazlar olan

Kendine gvenen, bilgili, olgun, zeki, erdemli, eylemsel, denge kurucu, cesur, fedakr

BATILI ERKEK

Maceraperest, pratik zekl, bilgili, uzman, deneyimli, pheci bir akla sahip, temkinli, kas gc yksek, fiziksel olarak dayankl, cesur, mantkl, yardmsever, kurtarc, eylemsel, gvenilir, erdemli, kendine gvenen, kendini kontrol edebilen

Maceraperest, pratik zekl, temkinli, kas gc yksek, fiziksel olarak dayankl, cesur, mantkl, yardmsever, eylemsel, erikin, gvenilir, erdemli, doru szl, kendine gvenen, kendini kontrol edebilen

Temkinli, mantkl, pratik zekl, kendine gvenen, pheci bir akla sahip, eletirel, kas gc yksek, fiziksel olarak dayankl, cesur, mantkl, yardmsever, kurtarc, eylemsel, gvenilir, olgun, kendini kontrol edebilen

206

EK- III: Indiana Jones Raiders of the Lost Ark Filmindeki Diyaloglarn Trke evirileri
INDIANA JONES: Nazi'ler Tanis'i bulmu. STHBARAT GREVLS II: Tanis'in sizin iin anlam ne? INDIANA JONES: Tanis ehri Kayp Sandn muhtemel yeri. MARCUS: Msrl Firavun M.. 980 ylnda Kuds' igal etti ve Sand Tanis ehrine gtrp, Ruhlar Kuyusu denen gizli bir blmede saklam olabilir. Firavun'un Msr'a dnmesinden yaklak bir yl sonra Tanis ehri bir yl sren bir l frtnasnda le gmld. Tanrnn gazabyla yok oldu. STHBARAT GREVLS: Bak, son iki ylda, Naziler dnyann drt bir yannda arkeologlardan oluan ekiplerle dini eserler aryorlar. Hitler bu konuda ldrm. Hatta delirmi. By konusunda saplantl. Ve imdi de grne gre Almanlar Kahire dnda lde arkeolojik bir kaz yapyorlar. STHBARAT GREVLS II: Tanis hakknda her eyi biliyorsunuz. INDIANA JONES: Pek saylmaz. Gerek uzman Ravenwood'dur. Tanis'le ilgili ilk ciddi almay Abner yapt. Baz kalntlar toplad. Onda bir saplant halindeydi. Ama ehri asla bulamad. MARCUS: nan bana Indy, en kk sorunun Marion olacak. INDIANA JONES: Ne demek istiyorsun? MARCUS: nsanlar 3000 yldr kayp Kutsal Sand aryor. Hafife alnacak bir ey deil bu. Kimse srlarn bilmiyor. Daha nce yaptn hibir eye benzemiyor. SALLAH: Tandm bir adam anlatabilir. Indy Beni telalandran bir ey var. INDIANA JONES: Ne? SALLAH: Kutsal Sandk. Tanis'teyse, insanlarn uramamas gereken bir ey olmas gerek. Hep lmle kuatlmt. O ey bu dnyadan deil. INDIANA JONES: Kutsal Sand havaya uuracam, Rene. BELLOQ: Tamam Jones. Havaya uur. Tm hayatn boyunca hep arkeolojik kalntlar peinde kotun. Sandkta hayal bile edemeyecein hazineler var. Sen de benim kadar almasn istiyorsun. SALLAH: Kahire, Yaayanlarn ehri. Yeryzndeki cennet. BELLOQ: lden yaya olarak kamak iin en az hafta yrmeniz gerekir. MARON: Bu arkadalarn nasl insanlar byle? BELLOQ: imin bu aamasnda onlar gerekli olan ktler. Dostlarm deiller.

207

Ancak doru balantlar varsa, dnyann bu ksmnda bile medeniyetten ok uzak deiliz. BELLOQ: Merhaba! Dr Jones, byle iren bir yerde ne yapyorsunuz? INDIANA JONES: Aa gel de gstereyim. ALMAN ASKER: Dr. Jones korkarm ki imdi gitmek zorundayz. Ganimetimiz Berlin'de bekleniyor. Ama sizi byle iren bir yerde yalnz brakmak istemem. INDIANA JONES: Bu Araplar birbirimizi ldrmemizi umursamazlar. Bizim iimize burunlarn sokmayacaklardr. BELLOQ: Ltfen, dmeden nce otur. En azndan medeni insanlar gibi davranabiliriz. INDIANA JONES: Almanlarn seni tutacandan emindim Sallah. Sen Msr'daki en iyi kazcsn. SALLAH: Kahire'deki tm kazclar tuttular ya da kandrdlar. Muazzam bir kaz var. Gl insanlar tutup kuru para veriyorlar. Firavunlar geri dnd gibi sanki. Almanlarn bize gre byk avantajlar var. yaklatlar. MARON: Nasl oldu da kendine gzel bir kz bulup, bir yerlere yerleip arkadan Sallah gibi sekiz dokuz ocuk sahibi olmadn? INDIANA JONES: Olmad m kim sylemi? KATANGA: Gittiimiz yerde kzn bir deeri var. yi para getirir. Albay, aldnz u kargo Eer amacnz oysa onu alp gidin ama kz bize brakn. Bylece yolculuktaki kaybmz azalr. ALMAN KOMUTAN: Vahi! Sen bir eyler isteyecek konumda deilsin. Biz istediimizi alrz. Sonra da geminizi havaya uurup uurmamaya karar veririz. MARON: mdat! Bu tarafa, Indy! INDIANA JONES: Yoldan ekilin! Aln! MARON: mdat! Bana bunu yapamazsnz! Ben Amerikalym! STHBARAT GREVLS: Evet, Dr Jones, hakknzda ok ey duyduk. INDIANA JONES: yle mi? STHBARAT GREVLS: Arkeoloji profesr, esrarengeiz konular zerinde uzman ve nasl denir, nadir eski eserleri tedarik eden biri. INDIANA JONES: Marcus Beni korkutmaya m alyorsun? Uzun sredir tanyoruz. Sihre ve batl hokus pokusa inanmam. Tarihi nemi ok byk olan bir Ruhlar Kuyusu'nu bulmaya ok

208

eyi arayamaya gidiyorum sen ise cden bahsediyorsun. Ayrca ne kadar dikkatli biri olduumu biliyorsun. MARON: Hep seni sordular. Neler bildiini. INDIANA JONES: Marion Sandn nerede olduunu biliyorum. SALLAH: Indy, buraya, taa ulatk. INDIANA JONES: Temizleyin. Haydi. Kenarlar bulun. Tamam, demirleri getirin. SALLAH: Ekip halinde ocuklar, ekip! INDIANA JONES: tin! Buraya getirin. Altna koyun. Gzel, gzel byle. Ayaklarnza dikkat edin!

EK- IV: Mummy Filmindeki Diyaloglarn Trke evirileri

THEBES M. 2,134 Thebes. Yaayanlarn ehri. Firavun 1. Seti'nin gzbebei. HAMUNAPTRA- M. 1290 Imhotep ve rahipleri mezarna girip bedenini aldlar. ln derinliklerine doru ilerleyerek Anck-su-namunun bedenini Hamunaptra'ya, ller ehrine, eski firavunlarn oullarnn ve Msr'n hazinelerinin gmld yere gtrdler. DANIELS: Buras ne ldrm bir yer! MED-JAI: Yaratk henz kefedilmedi. MED-JAI SAVAISI: Ya bu ne olacak? Onu ldrmeli miyiz? MED-JAI: Hayr. l onu ldrecek. EVELYN: ehrin bir mumyann laneti tarafndan korunduuyla ilgili samal biliyorum... Ama aratrmalarm beni, bu ehrin gerekten varolabileceine inanmaya zorluyor. JONATHAN: Sen Hamunaptra'dan m bahsediyorsun? EVELYN: Evet. ller ehri. sakladklar yer. JONATHAN: Evet, byk bir yeralt hazine odasnda. Hadi. Hikyeyi herkes biliyor. ehri gerektiinde kumlara gmlecek ekilde ina ettiler. Bir dme evrilir ve ehir hazineyle birlikte kumlara gmlr. Firavunlarn muhtemelen... Msr'n hazinelerini

209

MZE MDR: Hamunaptra'y ararken pek ok insan hayatn anlamsz bir ekilde kaybetti. Hi kimse onu bulamad. ou bir daha geri dnmedi. EVELYN: Gzlerimin iine bakp bizi kandrmadnz syleyebilir misin? nk eer yleyse, seni uyaryorum... OCONNELL: Beni uyaryor musun? yle syleyeyim, btn birlik buna o kadar inand ki... Bu ehri bulmak iin Libya'y geip Msr'a girdik. Oraya ulatmzda tm bulduumuz kum ve kand. JONATHAN: Maceraya balamak iin harika bir gn, deil mi OConnell? OCONNELL: Evet, harika. 3.000 yl boyunca insanlar, altnda ne tr ktlkler yattn bilmeden bu topraklarda savap durdular. EVELYN: Bilmediim bir ey mi var? Savaa m gidiyoruz? OCONNELL: Bayan, orada bir ey var. Kumlarn altnda bir ey. EVELYN: Ben baz sanat eserleri bulmay umuyorum. Aslnda bir kitap. Kardeim bir hazine olduunu dnyor. Sen orada ne olduunu dnyorsun? OCONNELL: Tek kelimeyle, Ktlk. lanetli olduuna inanrlar. EVELYN: Onu neyin ldrdn dyorsun? JONATHAN: Onu bir eyler yerken grdn m? OCONNELL: Amerikal dostlarmz bugn biraz ansszlk yaam grnyorlar. Kazclarndan erimi. EVELYN: Ne? JONATHAN: Nasl? OCONNELL: Tuz asidi. Basnl tuz asidi. Bir eit eski bubi tuza. JONATHAN: Belki de buras gerekten lanetli. EVELYN: Yldan fazla bir zamandr kimsenin girmedii bir odaya girdik. JONATHAN: Bu berbat koku da ne byle? EVELYN: Aman Tanrm. Buras Sah-Netjer. Hazrlk odas. OCONNELL: Ne iin? EVELYN: Sonraki hayata giri iin. JONATHAN: Mumyalar evlat. Buras mumyalar yaptklar yer. Bu da neydi? OCONNELL: Bcek sesi gibi. OCONNELL: Byle grnmesi normal mi? EVELYN: Hayr, daha nce hi bunun gibi bir mumya grmedim. O hala OCONNELL & JONATHAN: Islak Bedeviler ve Tuaregler Hamunaptrann

210

EVELYN: Evet. 3.000 yandan fazla olmal ve hala ryormu gibi grnyor. OCONNELL: Peri masallarna ve sylentilere inanmadn sen sylemitin. EVELYN: 3000 yanda yryen ve konuan bir ceset grnce insan her eye inanyor. JONATHAN: "Ve Msr'n nehirleri ve sular kzla dnd ve kana benzedi JONATHAN: "Ve ellerini cennete doru uzatt ve Msr topraklar batanbaa karanla brnd." EVELYN: Biliyorum. Benim gibi bir kzn burada ne ii olduunu merak ediyorsun. OCONNELL: Evet, onun gibi bir ey. EVELYN: Msr benim kanmda. Babam ok ama ok nl bir kifti. Msr' ok severdi. Msrl ve kendisi gibi maceraperest biri olan annemle evlendi. EVELYN: Tabii canm! Ltfen, u anda gerekten seninle uraamam. Az nce btn raflar devirdim. Bembridge limleri de bavurumu yine reddettiler. Bu alanda yeterince tecrbem olmadn sylyorlar. JONATHAN: Hep yannda olacam anneciim. EVELYN: Onu Hamunaptra'da canl grdmde, bana Anck-su-namun dedi. Ve imdi Bay Burns'n odasnda beni pmeye alt. MZE MDR: Anck-su-namun'a olan ak yznden lanetlenmiti. sonra bile... MED-JAI: Hala ona k. Belki onu tekrar canlandrmaya alacaktr. MZE MDR: Ve grne baklrsa kurbann oktan semi. JONATHAN: ok anszsn anneciim. JONATHAN: Son derece ekici deil mi? OCONNELL: Son derece. EVELYN: Bunun ller Kitab olabileceini dnyorum. OCONNELL: ller Kitab m? Bu eyle oynamak istediine emin misin? EVELYN: Ltfen bana yardm edin BURNS: Dilim. Dilimi ald. EVELYN: Ltfen bana yardm et. OCONNELL: Hele kr! Saklamba oynamay brakacak msn? EVELYN: Hayr, onu biz uyandrdk ve biz durduracaz. OCONNELL: "Biz" mi? O kitab "biz" okumadk. Sana onunla oynamaman sylemitim, deil mi? 3.000 yl

211

MZE MDR: una bak! Firavunlarn oullar adna! Bana kurbaa, sinek, bcek versinler! Ama beni senden kurtarsnlar. Seninle karlatrldnda dier belalar bir elence. Sen en byk belasn! EVELYN: ok zgnm, bir kazayd. MZE MDR: Ramses'in Suriye'yi yok etmesi de bir kazayd. Sen tam bir felaketsin! Ktphaneme bak! Neden sana katlanyorum? (Thebes) Firavunun ei Anck-su-namun'un doum yeri. Ona baka hibir erkein dokunmasna izin verilmezdi. FRAVUN: Sana kim dokundu? mhotep? Rahibim. ANCK-SU-NAMUN: Bedenim artk onun mabedi olmayacak! OCONNELL: Seni tanyor muyum? JONATHAN: Hayr, sanmam, sadece u yzlerden birine sahibim. OCONNELL: Kes sesini! Amerikallara yolu gsteren sensin. Bunu anlamalydm. Bu seferki plann ne? Onlar le gtrp sonra da lme mi terk edeceksin? BENI: Maalesef hayr. Bu Amerikallar zeki. Paramn sadece yarsn dediler, kalann onlar kahireye geri getirdiimde verecekler. Yani bu sefer btn yolu gitmek zorundaym. ARAP MISIRBLMC: Sakn kmsemeyin Bay Henderson. Bu kutsal topraklarda eski alarda lanetlenmi bir ey. Bugn de gcn koruyordur. MR. HENDERSON: Orada ne yazyor? ARAP MISIRBLMC: "Bu sand her kim aarsa... lm ona hemen gelecek. BENI: Burada olmamalyz. Bu iyi deil. Bu lanetli. Bu lanetli. Lanetten saknn! DANIELS: Aptal, batl inanl. BENI: Prens mhotep kendisine dokunulmasndan holanmaz. Aptal bir Dou batl. Bay Burns Prens mhotep misafirperverliiniz iin size teekkr ediyor. Ve gzleriniz iin. Ve diliniz iin. Fakat korkarm daha fazlas gerekli. BURNS: Bekle! Hayr! MHOTEP: Keetah mi pharos... aja nilo, isirian. BENI: "Benimle gel prensesim. Sonsuza kadar benim olma zamann geldi."' EVELYN: "Ebediyete kadar" salak. BENI: Ulu Tanrm, oban srsn nasl korursa... Sen de beni yle koru. Hayr, m, pekl. MUMMY (IMHOTEP): Klelerin dili. Seni kullanabilirim. Ve dl muhteem olacak. BENI: Prensim!

212

OCONNELL: Hey! Beni, seni kk, kt kokulu ey. Nerelerdeydin? Ayan m takld Beni, dur sana yardm edeyim. lde kendine yeni bir arkada edinmisin, doru mu bu? BENI: Ne arkada? Benim tek arkadam sensin. OCONNELL: O tyler rpertici eyle ne iler eviriyorsun? Bundan karn ne? BENI: eytann yoluna kmaktansa onun sa kalmak daha iyi. Ona hizmet ettiin srece bak kalacam. OCONNELL: Neye kar bak? BENI: Sana sylemek istemiyorum. Beni daha ok hrpalarsn. OCONNELL: Ne aryorsun? Ve bana yalan sylememeyi dene. GARDYAN: Girin! eri gelin. Benim mtevaz evim Kahire hapishanesine hogeldiniz. EVELYN: Onu nereye grtyorlar? GARDYAN: Asmaya. EVELYN: Bu adamn hayatn kurtarmak iin sana 100 pound veririm. GARDYAN: Bayan, onun sadece asldn grmek iin 100 pound verirdim. EVELYN: 200 pound GARDYAN: Asn! EVELYN: 300 pound! 500 pound! GARDYAN: Daha baka? Ben ok yalnz bir adamm. EVELYN: O Hamunaptrann yerini biliyor. GARDYAN: Yalan sylyorsun. EVELYN: Asla yalan sylemem! Onu brakrsan sana yzde on veririm. GARDYAN: Yzde elli EVELYN: Yirmi GARDYAN: Krk. EVELYN: Otuz! GARDYAN: Yirmibe. EVELYN: Anlatk! GARDYAN: Bakalm burada ne var? Mavi altn. Bu iyi para edecektir. Oh, Allahm. Bir tane daha, bir tane daha EVELYN: ahsen onun pis, kaba ve alak biri olduunu dnyorum. Ondan bir nebze bile holanmyorum.

213

JONATHAN: Develerden hi holanmadm. tkrrler. Mide bulandrc.

Pire torbalar. Kokarlar, srrlar, Bakalm dostumuz neye

JONATHAN: Kk, kt kokan arkadamz nerede? kokuyordu ama damakzevki iyiymi.

inanyormu? Tanrm, bu da ne? Krk bir ie. Glenlivet. On iki yllk! Le gibi MZE MDR: Ramses'in Suriye'yi yok etmesi de bir kazayd. Sen tam bir felaketsin! Ktphaneme bak! Neden sana katlanyorum? EVELYN: Bana katlanyorsunuz nk eski Msr dilini okuyup yazabiliyorum. Hiyeroglifi de, hiyeratii de zebiliyorum. Ve bu ktphaneyi uygun ekilde dzenlemeyi bilen bu koca lkedeki tek insan benim. EVELYN: Bu, l. Seti'nin resmi kraliyet mhr, bundan eminim. MZE MDR: Olabilir. JONATHAN: Sana iki soru. I. Seti kimdi ve zengin miydi? EVELYN: O 19. hanedann ikinci firavunuydu. Firavunlarn en zengini olduu sylenir. Haritann tarihini buldum bile. Yaklak 3.000 yllk. Ve eer tam uradaki hiyeratie baklrsa buras Hamunaptra. MR. HENDERSON: Bizim bilmediimiz bir eyler mi biliyorlar? ARAP MISIRBLMC: Bir kadn tarafndan ynetiliyorlar. Bir kadn ne bilebilir ki? EVELYN: Bu, Anubis'in heykeli. Bacaklar yeraltna kadar uzanr. Bembridge limlerine gre o gizli blmde altn Amun-Ra'nn altn Kitab 'n bulacaz. OCONNELL: Bu eski aynalar ne iin? EVELYN: Eski aynalar. Eski bir Msr hilesi. Greceksin. EVELYN: Canlanmadan nce onu durdurmalyz. Sand kim at? MR. HENDERSON: Ben ve Daniels ve tabi ki Burns. DANIELS: Ve u eski Msr uzman. EVELYN: Yaratk iini halletmeden nce doktoru bulup gvenli bir ekilde getirmeliyiz. Efsaneye gre, Amerikallarn Hamunaptra'da bulduu kara kitap insanlar lmden geri dndrebilir. imdiye kadar bu inanmak istemediim bir fikirdi. Eer kara kitap insanlar lmden geri dndrebiliyorsa... OCONNELL: O zaman belki altn kitap onu ldrebilir. EVELYN: Efsane byle. imdi altn kitabn nerede sakl olduunu bulmak zorundayz. Bembridge limlerine gre Amun-Ra'nn altn Kitab Anubis heykelinin iinde.

214

EVELYN: Ben baz sanat eserleri bulmay umuyorum. Aslnda bir kitap. Kardeim bir hazine olduunu dnyor. Sen orada ne olduunu dnyorsun? OCONNELL: Tek kelimeyle, Ktlk. lanetli olduuna inanrlar. EVELYN: Bakn Bay OConnell ben peri masallarna ve samalklara inanmam. Ama bence tarihteki en nl kitaplardan biri orada gml. Amun-Ra'nn Kitab. Eski krallktaki tm gizli sihirleri inde barndryor. Bu ocukluumda Msr'da ilgimi eken ilk eydi. Bu yzden buraya geldim, bu hayatmn amac. OCONNELL: Lanetlere inanmaz msn? EVELYN: Hayr, inanmam. bu. MR. HENDERSON: Hadi biraz hazine toplayalm! ARAP MISIRBL MC: atrmalyz. DANIELS: Sanrm doktoru dinlemeliyiz Henderson. ARAP MISIRBLMC: Aman Tanrm, gerekten varm. ller Kitab. DANIELS: Kitap m? Bir kitab kim nemser? Hazine hangi cehennemde? ARAP MISIRBLMC: Bu beyler Hazine bu. MR. HENDERSON: Ben buna metelik vermem EGYPTOLOGIST: uraya bakn. te hazineniz beyler. EVELYN: Sence gerekten gelecek mi? JONATHAN: Evet, ansm hep yaver gider, gelecek. Bir kovboy olabilir ama onun gibileri bilirim. Onun sz szdr. EVELYN: Harita! Harita! Haritay unuttum! OCONNELL: Rahatla. Harita benim. Hepsi burada. EVELYN: Oh, bu ok rahatlatc. MED-JAI: Size kan ya da ln demitim. Reddettiniz. imdi hepimizin hayat tehlikede. 3.000 yldr korktuumuz bir yarat serbest braktnz. OCONNELL: Rahatla, onun iini bitirdim. MED-JAI: Yaratk iini bitirmeden nce onu kurtardk. Hepinizi ldrmeden hemen gidin buradan. imdi gidip onu avlamann ve ldrmenin bir yolunu bulmalyz. OCONNELL: Sana onun iini bitirdiimi daha nce de sylemitim. WINSTON: Sizin ufak sorununuzun Kraliyet Hava Kuvvetleriyle ne ilgisi olabilir? OCONNELL: lgisi yok. Dikkatli olun! Seti aptal deildi. Belkide bunu kazclara Ancak grebilir ve dokunabilirsem inanrm. nandm Bedeviler ve Tuaregler Hamunaptrann

215

WINSTON: Tehlikeli mi? OCONNELL: Muhtemelen sa kamayabilirsin. WINSTON: Gerekten byle mi dnyorsun? Neye kar mcadele vereceiz? OCONNELL: Kt adam ldr, hayat tehlikede olan kadn ve dnyay kurtar.

EK- V: Mummy Returns Filmindeki Diyaloglarn Trke evirileri

THEBES-M. 3067 MISIR1933 OCONNELL: Alex? ALEX: Ne dnyordun, bir mumyann tekrar hayata dndn m? OCONNELL: Bir gn sana bir hikye anlatacam. Burada ne yapyorsun? Sana bizi tapnakta beklemeni sylemitim. Buras tehlikeli. Alex hadi git. EVELYN: O ryay grdmden beri bu yerden baka birey dnemiyorum. OCONNELL: O ryay grdnden beri gzme doru drst uyku girmedi. EVELYN: Sanki daha nce de burada bulunmuum gibi bir hisse kaplyorum. Daha nce de burada bulunduumdan eminim. OCONNELL: Evy, en az 3000 yldr buraya kimse ayak basmad. Bu adamlarn dnda. EVELYN: Peki, o zaman nereye gideceimi tam olarak nasl biliyorum? EVELYN: Bir hayal grdm. Ryamdaki gibiydi, ama gerekti. antik alarda burada bulunmu gibiydim. OCONNELL: Eh, gerekten buradaydysan bunun nasl alacan bana gsterebilir misin? OCONNELL: Evy, tm bu ryalar ve hayalleri grmeye baladndan beri pek kendinde deilsin. EVELYN: Hayr, bunlar nceki yaammdan hatralar. Gerekten, yoksa aklm karmyorum. imdi her eyi anlyorum. OCONNELL: Bilezii onun iin mi bulduk? EVELYN: Kesinlikle. Ben bileziin koruyucusuydum. OCONNELL: Evy, o acayip ryay alt hafta nce grmtn, deil mi? EVELYN: Evet, ama bununla ne ilgisi var? OCONNELL: Yalnzca Msrllarn ylbasna tesadf ediyor da. Sanki gerekten

216

EVELYN: Dou. Ne tesadf. EVELYN: Bence bilezik, kayp Ahm Shere vahasnn yerini bulmak iin bir eit klavuz. OCONNELL: Evy, ne dndn biliyorum ve cevabm hayr'. MED-JAI (ARDETH BAY): Yarat gene mezarndan karm olmallar. Yanndaki kadn hi kimsenin bilemeyecei eyleri biliyor. Yaratn gml olduu yeri eliyle koymu gibi biliyordu. Bizi bilezie gtreceini umuyorduk. Anlalan yle olmu. imdi onlarn eline geti. ALEX: Fazla telalanmanza gerek yok. Onu koluma taktm anda Giza'daki piramitleri grdm. Sonra hzla l ap dosdoru Karnak'a ulatm. MHOTEP: Evet ama bilezie ihtiyacmz var. Bu Anubisin ordusunu serbest brakacak. HAFIZ: Bilezik. Bilezik anahtar m? Bilezii geri getirin. LOCK-NAH: Zevkle. IZZY: O'Connell, bu sefer kiminle dalayordun? OCONNELL: Bilirsin, olaan eyler. Mumyalar, cceler, kocaman bcekler. JONATHAN: Peki, u tyler rperten pigme/cce eyleri de neydi? OCONNELL: Sadece yerliler. SPIVEY: Aaah! Jacques, kafama bir ey arpt! JACQUES: Kes sesini Spivey. Bu mekn lanetli. OCONNELL: Evy, ne dndn biliyorum ve cevabm 'hayr'. Daha yeni eve dndk. EVELYN: yi ya. antalarmz toplanm durumda. OCONNELL: Bana inandrc bir gereke gsterebilir misin? EVELYN: Bu sadece bir vaha sevgilim. Gzel, heyecan verici, romantik bir vaha. OCONNELL: Beyaz kumsal bir plaj, palmiyeleri, serin, berrak, mavi suyu olan trden mi? Kenarna kk emsiyeler ilitirilmi byk bardaktaki o ikilerden ieriz. EVELYN: Kulaa ho geliyor. OCONNELL: Fazlasyla. Ceremesi nedir? EVELYN: Denildiine gre Anubis'in ordusunun yatt yermi. OCONNELL: Grdn m? Bir ceremesi olduunu biliyordum. Her zaman bir ceremesi vardr. Dur, tahmin edeyim. u Akrep Kral denen adamn komutasnda myd? EVELYN: Evet, ama ancak 5 bin ylda bir uyanyor.

217

EVELYN: Baardlar. Tanrm teekkrler. JONATHAN: Evet, ok iyi. Mkemmel OCONNELL: Bilezii taknca Giza'daki piramitleri, Karnak'taki tapna grdn syledi. MED-JAI (ARDETH BAY): Ve Karnak'a ulatklarnda bilezik ona yolun bir sonraki aamasn gsterecek. EVELYN: Eer Karnak'a onlardan nce ulaamazsak onu nerede arayacamz bilemeyiz. OCONNELL: Bana kalrsa bir uan halya ihtiyacmz var. IZZY: Ne istediin, neye ihtiyacn olduu umurumda deil. Bo ver, O'Connell. Ne zaman seninle olsam kurunlara hedef oluyorum. Marake'deki banka iini unuttun mu? Yksekten uuyorum, gnei arkama almm. Beyaz ocuk alal diye iaret veriyor ben de onu almak iin alalyorum. Bir de ne greyim, vurulmuum. Dalam dar frlam vaziyette yolun ortasnda yatyorum ve bir bakyorum, bir danszle birlikte gle oynaya geliyor. EVELYN: Dansz m? lzzy, biraz konumamz gerek. OCONNELL: Szlanmay kes. Bu sefer para alacaksn. IZZY: OConnell evrene bir baktn m? Paray ne yapaym? Neye harcayacam paray? OCONNELL: Gidip olumu alacaz. Sonra da hemen buradan kaacaz. Onun iin bunu altr, lzzy. IZZY: Anlamyorsun. Bunun ii gaz doluydu. Scak hava deil, gaz. Bunu uurabilmem iin gaz lazm. Burada gaz nereden bulaym? Muzdan m? Mango'dan m? EVELYN: Bu, Akrep Kraln simgesi. O sadece bir efsane kahraman. Daha nce izine bile rastlanmad. Hi somut bir ey yok. Arivlerde hibir kant yok. OCONNELL: Belki de onu kimsenin bulmasn istemiyorlard. EVELYN: Hadi unu aalm. OCONNELL: Evy, bilemiyorum. Bununla ilgili pek iyi eyler hissetmiyorum. EVELYN: Alt taraf bir sandk. Sandk at diye kimseye bir ey olmaz. OCONNELL: Doru, kitap okudu diye de kimseye bir ey olmazd. O zaman neler olduunu unuttun mu? OCONNELL: Alex bana bir ey gstermek istiyordu. Bu ocuk gn getike sana daha ok benziyor.

218

EVELYN: Yani daha ekici, daha tatl ve daha eytani bir cazibeye mi sahip oluyor? MHOTEP: imdi Ahm Sheree gitmeli ve Akrep Kral ldrmeliyim. ANCK-SU-NAMUN: Ve onun ordusuyla dnyay birlikte ynetebiliriz. ANCK-SU-NAMUN: Annen seni ok zlyordur. Eer onu tekrar grmek istiyorsan, laf dinlemelisin. ALEX: Bayan, ben annemle babamn lafn bile dinlemiyorum. Senin lafn dinleyeceimi nereden kardn? ANCK-SU-NAMUN: nk annenle baban, sen uyurken yatana zehirli ylanlar koymazlar da ondan. ANCK-SU-NAMUN: Buyrun, baylar, hak ettiiniz dl alacaksnz. RED: Artk dalavere istemiyoruz kadn. Tatmin olmadka bu sand vermeyeceiz. ANCK-SU-NAMUN: Maskeni tak! O gzel yznde iz kalmasn. reniyorsun, Nefertiri. Arkam kollamam gerekecek. NEFERTR (EVELYN): Evet... Ben de kendi arkam kollayacam. ALEX: Tuvalete gitmem gerek. LOCK-NAH: ini abuk gr. Acele et. ALEX: Hey, okuyacak bir ey! Birisi seyrederken yapamam. Sana gvenmiyorum. Bakarsn. Aman Tanrm! Buralarda kimse tuvaletin sifonunu ekmeyi bilmiyor mu? OCONNELL: yi misin? MED-JAI (ARDETH BAY): Bu benim ilk otobs yolculuumdu. MED-JAI (ARDETH BAY): Siz insanlar ayaklarnz yere bastnda rahat edemez misiniz? OCONNELL: Pekl, sen buradasn. Kt adamlar da buradalar. Evy karld. MED-JAI (ARDETH BAY): Kim Akrep Kral ldrmeyi baarrsa ordusunu gerisin geri yeralt dnyasna gnderebilir veya onu kullanarak insanl yok edip dnyann hkimi olabilir. OCONNELL: Akrep Kral yenecek kadar gl olduu iin lmhotep'i mezarndan kardlar. MED-JAI (ARDETH BAY): Planlar bu. OCONNELL: Szlanmay kes. Bu sefer deme alacaksn. IZZY: OConnell evrene bir baktn m? Paray ne yapaym? Neye harcayacam paray? OConnell, o altn sopay bana verirsen kafam kazyabilir, bacaklarm tra edebilir ve beni srf tahtas olarak kullanabilirsin. OCONNELL: Sylesene gzn ne zaman kaybettin? abuk

219

IZZY: Kaybetmedim. Sadece bunun beni daha haval yapacan dndm. EVELYN: Rick, Izzynin gvenilir olduundan emin misin? OCONNELL: Eh, gvenilircedir. JACQUES: Bu mekn lanetli. RED: Senin bu lanet iiyle alp veremediin nedir? SPIVEY: Lanetli deilse beenmiyor. Bu lanetli. u lanetli. JACQUES: Bu sandk lanetli. Sandn zerinde yazdna gre bu sand aanlar hortlaklar tarafndan ldrlcekmi. HAFIZ: Siz ikiniz kendinizi benim iin kurban etmelisiniz. Cennette dlnz alacaksnz. MHOTEP: Akrep Kralla yalnz bana yzlemeliyim. ANCK-SU-NAMUN: Hayr, olmaz. Glerin olmadan seni ldrr. MHOTEP: Hibir ey bizi durduramaz. Bu bizim kaderimiz! MED-JAI (ARDETH BAY): OConnell inanmak istemiyor ama o da Horus gibi kaderine doru uuyor. OCONNELL: Tamam. O yeni bir bedende doan bir prenses, ben de Tanrnn savasym. MED-JAI (ARDETH BAY): imdi inandn m dostum? Bu kadn korumak senin kaderine yazlm.

Grnt zerine bindirilen ses (Anlatc):


Be bin yl nce, Akrep Kral adyla tannan vahi bir sava byk bir ordunun bana geerek bilinen dnyay fethetmek zere sefere kt. Yedi yl sren acmasz bir savan ardndan Akrep Kral ve ordusu yenik dtler ve kutsal Ahm er lnn derinliklerine srldler Anubis, Akrep Kral kendi ordusunun bana geirdi ve uursuz/azgn bir sel gibi nlerine kan her eyi yok ettiler. EVELYN: Onu geri istiyorum Rick. Onu kucamda grmek istiyorum. OCONNELL: Biliyorum. Onu iyi eittik. O senden daha zeki, benden daha dayankl. EVELYN: Doru. Ne tesadf. OCONNELL: Olabilir. Sadece biraz daha tedbirli olalm. EVELYN: Hadi unu aalm. OCONNELL: Evy, bilemiyorum. Bununla ilgili pek iyi eyler hissetmiyorum. EVELYN: Alt taraf bir sandk. Sandk at diye kimseye bir ey olmaz. OCONNELL: Doru, kitap okudu diye de kimseye bir ey olmazd. O zaman neler olduunu unuttun mu?

220

EVELYN: Artk duramayz. JONATHAN: Bu ne iin? OCONNELL: Bir ey deil. Sadece acil bir durum olursa diye kk bir ey. EVELYN: Peki, hikye nasl bitiyor? MED-JAI (ARDETH BAY): Yalnz yolculuk yazlm, var noktas hakknda bir ey yok. Evy'nin grd hayalleri baka nasl aklarsn? Bileziin senin olunun kolunda olmasn? Kolundaki iareti nasl aklarsn? OCONNELL: Tesadf. MED-JAI (ARDETH BAY): Dostum, tesadfle kader arasnda ok ince bir snr vardr. EVELYN: Onu geri istiyorum Rick. Onu kucamda grmek istiyorum. OCONNELL: Biliyorum. Onu iyi eittik. O senden daha zeki, benden daha dayankl. Onu geri getireceim Evy, sz veriyorum. EVELYN: Yapacan biliyorum. MHOTEP: Gce sahipsin yavrum. Babann olusun. Ama senin bilmediin bir eyi biliyorum. Bu bilezik hem bulunmaz bir nimet hem de lanetli bir beladr.

221

ZET NCEPLK, Hilal. Hollywood Sinemasnda Kltrel Temsil ve Oryantalizm, Yksek Lisans Tezi, Ankara, 2008. Bu almada, 17. ve 19. yzyllar arasnda Dou hakknda yazan seyyahlarn gezi metinleri iinde rettikleri Dou imgeleriyle, gezgin temasn ileyen Hollywood filmlerindeki Dou/Doulu imajlar arasndaki etkileimin ve Oryantalist gelenek iinde yaratlan sylemin filmlerdeki Dou temsilleri zerindeki etkisinin ortaya karlmas amalanmtr. almada gezgin temasn ileyen ve Msr konu edinen Indiana Jones Raiders of the Lost Ark (1981), Mummy (1999) ve Mummy Returns (2001) gibi Hollywood filmlerinin Douyu ve Doulular kltrel olarak konumlandrrken kullandklar sylemsel pratiklerin incelenmesi ve seyyahlarn Douyu betimlemek iin rettikleri imge, imaj ya da klielerin film metinleri iindeki Dou/Doulu temsillerine nasl etki ettiinin ortaya karlmas iin sylem analizi ynteminden yararlanlmtr. Diyalog, grnt ve eylem gibi temel ge dikkate alnarak incelenen filmlerde Dou ve Doulularn seyyahlarn gezi metinlerinde oluturduklar imaj, imge ve klielerin kullanmyla temsil edildii belirlenmi ve Dounun, film ve gezi metinlerinde ortak zellikler yklenerek temsil edilmesinde, Oryantalist sylem iinde yaratlan sabitlemi Dou kurgusunun etkili olduu sonucuna varlmtr. Anahtar Szckler 1. Oryantalizm 2. Hollywood Sinemas 3. Kltrel Temsil 4. Sylem 5. Seyyah

222

ABSTRACT NCEPLK, Hilal. Cultural Representation and Orientalism in Hollywood Cinema, Master Thesis, Ankara, 2008. In this study, it is aimed to reveal the connection between the Eastern images produced by the travellers that wrote about East in 17th and 19th centuries and the East/Eastern projections of the Hollywood movies with the traveller theme, and to clarify the effect of the discourse created within the Orientalist tradition on the Eastern representations. The study uses (critical) discourse analysis method in order to identify the discoursive practices used for cultural positioning East and Easterns in Hollywood films with the traveller theme and located in Egypt, like Indiana Jones Raiders of the Lost Ark (1981), Mummy (1999) and Mummy Returns (2001) and to unveil the effecting aspects of the images, signs and stereotypes that were used by the Western travellers while defining East on the East/Eastern representations within the movie scripts. Within the movies, which were intensively examined in three aspects, namely dialogue, image and action, it was seen that East and Easterns were represented in accordance with the signs, images and stereotypes that were used in the literature of the travellers and it was concluded that the representation of East in both the films and travel literature with the same common qualities was a consequence of the stable and concrete Eastern fiction of Orientalist discourse. Keywords 1. Orientalism 2. Hollywood Cinema 3. Cultural Representation 4. Discourse 5. Traveller