You are on page 1of 479

Ixtlan Yolculuu

Carlos Castaneda

Yaqui Kzlderili Bycs Don Juan'n Yeni retileri

eviri: Nevzat Erkmen

On ki Yaptn Yazar Carlos Castaneda

On iki yaptn 4.'s olan bu kitabn yazar Carlos Castaneda, Los Angeles'teki California niversitesi'nde insanbilim dalnda doktora rencisiyken Meksika'nn Sonora blgesindeki Kzlderililer tarafndan kullanlan birtakm tbbi bitkilere ilikin bilgi devirdii srada yal Yaqui Kzlderilisi don Juan'la tant. lk kitab Don Juan'n retileri, bu iki insann usta ve mezi olarak birlikte geirdikleri ilk dnemin yksdr. kinci kitab Bir Baka Gereklik ise bu yknn devamdr. nc kitap, Ixtlan Yolculuu, yazarn bycln gizlerini rendii yllarn insanbilim aratrmalar yaparken kuzeybat Meksika'da tant artc bir kiilik olan Yaqui Kzlderilisi don Juan'n klavuzluunda bir "bilgi adam" olmasnn son kerte ilgin yksdr.

Castaneda'nn bu kitab, ve kimi br kitaplar, gizemci bir yazar olan, ve James Joyce'un Ulysses adl yaptn Trk-eye kazandrandon Juan retilerinin hem evirmeni hem de uygulaycs olarak okurlaryla yakn almalarn srdren Getalt Yaklam uzman pedagog Nevzat Erkmen tarafndan Trkeye evrilmitir. Don Juan'n igrleri, Don Juan'n retileri, Bir Baka Gereklik ve Ixtlan Yolculuu adl kitaplarn Castaneda, sava ve yaymlanr yaymlanmaz birer klasik arnm, bilgeliini, olmasna yol amtn. Ixtlan Yolculuunda Carlos "alkanlklarn bilgi adam tutsaklndan don Juan'n zgr, seyyal, ne yapaca nceden kestirilemeyen" avc, bilinmeyenle bir dizi heyecan verici kar lamalar araclyla rendikten sonra, Erk yklerinde, don Juan'la serveni, "son kerte ilgin ve dokunakl bir vedalamayla sonulanyor."

Carlos Castaneda yaptlarnn evirmeni Nevzat Erkmen

Amerikal yazar Mark Lieberman'n Nevzat Erkmen'le 1998'de yapt bir rportajn giri blmnden:

ULYSSES MISINIZ?

EVRME

NEDENNZ

AIKLAR

Gerekten bilmiyorum. Kim ne biliyor ki? Bu soruyu ya da baka sorulan yantlarken, hep yeni yantlar, deien yantlar bulduum sonucuna vardm. Ama, size, imdiye kadar ne yantlar vermi olduumu anlatabilirim. O

kitab bana 1960'ta karm Eileen Riley, New York City'de vermiti. eitli blmlerini okumaya alm, ama bir ey anlayamamtk. Yllar sonra, stanbul'da, 1992 ylnda, Yap Kredi Kltr Sanat, Kzm Takent Klasik Yaptlar eviri Yanmas'na katldm. Kazandm, ok mutlu oldum. ... imdiyse herkes benim byk bir evirmen olduumu sylyorama ben ne bu etiketi ne de bir bakasn stme takmak istemiyorum. Evet, birok kimse bana eitli etiketler yaptragelmitir: genel mdr (the Coca-Cola Export Corporation'n Trkiye pazarlama mdr, sonra da Schweppes'in genel mdrydm); Zen ustas (bir Zen uygulaycsym, ve bu retiyi ileyen kimi kitaplar Trkeye evirmiimdir); Trk don Juan', ada aman (Carlos Castaneda'nn, Yaqui Kzlderili byc don Juan Matus'un retilerini anlatan on iki yaptm evirmekte ve yaymlamaktaym); Trk Beyin Takm Kaptan {World Puzzle Federation-'Dnya Zek Oyunlar Federasyonu 'nun Trkiye temsilcisi olarak, Zek Oyunlar Kulb'n kurdum; her yl drt kiilik yeni bir Trk Beyin Takm seerek uluslararas yarmalara gtryoruz.) Baka kitaplar da evirdimrnein, Fritz (Frederick S.) Perls1, Jack Kerouac2. Ne var, don Juan'n rettii isel sessizliin ve szcksz sezginin nemini

vurgulayan bir Zen ve Getalt Yaklam rencisi de olarak, bu yaamdaki rolmn bir evirmen ya da herhangi baka bir ey olduunu dnmyorum. Olsa olsa, bir problem zcsymdrbaka herkes de yledir ya. Ancak, u son yllarda, tm varlmla, bir alglayc olduumu dnmeye baladm.

NE. nerkmen@turk.net

Getalt Yaklamn Trkiye'ye ben getirdim. Getalt

Terapisi - MZDEK OCUK 1 (nsan Kiiliinde Heyecan ve Bymezn Harekete Geirilmesi) ve Getalt Terapisi MZDEK OCUK 2 (nsan Kiiliinde Heyecan ve BymeYenilik, Heyecan ve Heflertine, ve Goodman) adl Byme; yazanlar: Perls, 2-ciltlik yapt Trkeyo

evirdim; bir pedagog olarak, bu reti zerinde bireysel ve grup almalarm srdrmekteyim.
2

Jack Kerouac'n Dharma Bums adl yaptn Zen

Kaktan adyla Trkeye evirdim. Beat Generation\r\ (Beat Kua) Trkiye temsilcisi, diye tanyorlar beni. Geenlerde NTV bu konuda bir program yapnca, beni de ardlar. Haftalk "ehir Iklarnn bir blm olarak sunulan bu program, 20 Ekim 2000 , Cuma gn 21:10'da yaynland.

ADA RETLER (NEW AGE EQ) ANADZS CARLOS CASTENEDA DZS: 3 zgn Ad: JOURNEY TO IXTLAN The Lessons of Dan Juan "Published in agreement with the author, c/o BAROR INTERNATIONAL, INC., Armonk. New York. U.S.A." Yayn Hakk 1972 CARLOS CASTANEDA/ONK Ajans Ltd. ii. Araclyla Trkiye Yayn Hakk 1994, 1995, 200(1 Sz Yayn Oyunajans Lld. ii. SZ YAYIN OYUNAJANS YAYIMCILIK VE ZEK OYUNLARI LTD. T. 4. Gazeteciler Sitesi, C-2 D:9, Levent 80630 stanbul P.K. 7 Levent 80622 stanbul Tel: (0212) 280 67 01 Fax: (0212) 280 68 03 e-mail: ncrkmen@turk.nc 3. Bask : 2000 Kapak tasarm: Ali Erkmen Bask ve Cilt: Mart Matbaaclk Sanatlar Trc. ve San. Ltd. ti. stanbul (0212) 212 03 39-40 Tel: (0212)21203 39 (Pbx)

indekiler
Ixtlan Yolculuu ................................................................................... 1 indekiler ............................................................................................. 8 Sunu ....................................................................................................... 9 BLM BR........................................................................................ 23 "Dnyay Durdurma"..................................................................... 23 1 -evremizdeki Dnyadan Yinelenegelen Dorulamalar...... 23 2 -Yaamyksnn Silinmesi ..................................................... 38 3 -Kendini Beenmiliin Yitirilmesi .......................................... 53 4 -Bir Danmandr lm ............................................................. 67 5 -Sorumluluk Alma....................................................................... 85 6 -Bir Avc Olmak ........................................................................ 104 7 -Ulalamaz Olmak ................................................................... 124 8 -Yaamn Sradanlm Krma ................................................. 144 9 -Yeryznn Son Sava.......................................................... 157 10 -Erk in Ulalabilir Olmak.................................................. 175 11 -Savann Havas ................................................................ 203 12 -Bir Erk ava........................................................................ 230 13 -Bir Savann Son Dura .................................................. 261 14 - Erk Trs ............................................................................... 288 15 - Yap-mama ............................................................................ 332

16 - Erk Halkas ........................................................................... 365 17 -Yarakl Bir Dman............................................................ 388 BLM K....................................................................................... 416 'Ixtlan Yolculuu' ............................................................................... 416 18 -Bycnn Erk Halkas........................................................ 416 19 -Dnyay Durdurmak............................................................. 442 20 -Ixtlan Yolculuu .................................................................... 460

Sunu

Yirmi iki Mays 1971 Cumartesi gn, bir Yaqui Kzlderilisi byc olan ve 1961 'den beri birlikte altm don Juan Matus'u grmek iin Meksika'nn Sonora blgesine gittim. O gnk ziyaretimin, ona mezlik etmi olduum o geen on yl boyuncaki saysz

ziyaretimden pek farkl olacan sanmyordum. Oysa, o gn ve izleyen gnler boyunca yer alan olaylar benim iin ok nemli olmutu. mezliim de ite bu olaylardan sonra son bulmutu. Bu, benim geici bir kararmdan ok, kesin ve gerek bir sondu. mezliim srasnda geirdiim deneyimleri ilk iki kitabmda sunmu bulunuyorum: Don Juan'n retileri ve Bir Baka Gereklik. Bu kitaplarmn ikisinde de temel varsaym, bir byc olmay renmedeki en can alc noktalarn, psikotropik3 bitkilerin yenilmesiyle ortaya kan olaand gereklik durumlar olduuydu. Bu konuda don Juan bu tr bitkilerden nn kullanlmasnda uzmanlamt: genellikle jimson otu, diye bilinen Lophophora Bu bylesi Datu-ra inoxia; peyote, diye ve Psilocybe etkileriyle bana bilinen williamsii; trnden dnyay retmeye

sanrlandrc4 bir mantar. psikotropik durumlarn bitkilerin don alglaym ylesine yabans ve sarsc olmutu ki, Juan'n altklarnn iletilmesi ve renilmesi iin tek yol olduunu varsaymak zorunda kalmtm. Bu varsaym yanlt.

Don

Juan'la

yrttm almalarma

ilikin bu

birtakm yanl

anlamalar nlemek amacyla,

aamada u noktalar akla kavuturmak isterim. u ana dek don Juan' bir kltr ortamna oturtmak iin hibir aba gstermi deilim. Onun kendisini bir Yaqui Kzl-derilisi olarak tanmlamas, onun byclk bilgisinin Yagi Kzlderililerince yaygn olarak bilindii ya da uyguland anlamna gelmez. mezliim boyunca don Juan'la aramzda geen konumalarn tm spanyolca dilindeydi; onun inanlar dizgesine bilmesiydi. Benim bu dizgeye byclk, don Juan'a da byc demeyi srdrmemin nedeni de, bu terimleri onun kendisinin kullanm olmasdr. mezliimin balangcndaki konumalarmzn ounu, ve daha sonralar, btn konumalarmz not edebildiim iin, geni oylumlu inceleme notlarm bulunuyor. Bu notlarm, don Juan'n retilerindeki arpc btnsellii zedelemeksizin, ko3 beyin hcreleri zerinde zel etki yapc
4

ilikin

karmak

aklamalarn

anlayabilmemin tek nedeni de onun bu dili ok iyi

halisnojenik

layca okunabilen bir biime getirmek amac yla yeniden kaleme almak zorundaym. karm olduum eyler, yle sanyorum ki, vurgulamak istediim noktalarla ilintisi olmayan eylerdi. Don Juan'la almalarmda, abalarm salt, onu bir byc olarak ele alma ve onun bilgi lemine yelik kazanma zerinde younlatrdm. Tezimi sunabilmek amacyla, nce bycln temel nermesini don Juan'n onu bana sunduu biimde aklamam gerekecek. Don Juan, bir bycye gre gndelik yaam leminin bizim inandmz gibi gerek, ya da dmzda yle grdmz bir ey olmadn sylemiti. Bir bycye gre gereklik, ya da hepimizin bildii dnya, yalnzca bir betimlemeden ibarettir. Bu nermenin dorulanmas amacyla don Juan abalarnn ounu, beni, zihnimde "'hemen burnumun dibindeki u dnya", diye yer etmi olan eyin, dnyann bir betimlemesindendoduum andan bu yana benliime kaklagelmekte olan bir betimlemedenbaka bir ey olmadna ilikin iten bir kanya yneltmek zerinde younlatrmt. Don Juan, bir ocuun karlat herkesin, o ocua dnyay ara vermeksizin betimleyen birer retmen olduunu ve sonunda bir an geldiini, ve ocuun artk dnyay kendisine betimlendii gibi

alglar duruma getiini anlatmt. Don Juan'a gre bizlerin o "meum" an'a ilikin hibir anmz yoktur; nk o an' baka herhangi bir eyle kyaslayabilecek bir dorulama noktas bulmamz olanakszdr. Ne var, ocuk o andan itibaren bir yedir artk. Dnya nasl betimleniyor, bilir; ve yelii tamamlanmtrherhalde ocuun tm "mnasip" algsal yorumlamalar yapabilme yetisini kazand, ve o betimlemeye uyarak onu dorulad andr bu. O halde, don Juan'a gre bizim her gnk yaamanzn gereklii, belli bir yelii paylaan biz kiilerin ortaklaa yapmay rendiimiz sonu gelmez algsal yorumlamalarn bir akndan ibarettir. Dnya kavrammz oluturan algsal yorumlamalarn akmakta oluu dncesi, bunlarn- sorgusuz sualsizve doruluklarndan ancak pek seyrek olarak kukulanlarak kesiksizcesine srp gitmeleri olgusuna uygun dmektedir. Gerekte, bildiimiz kadnyann gereklii ylesine sorgusuz sualsiz

bullenilmitir ki, bycln temel nermesi olan, gerekliimizin birok betimlemelerden yalnzca biri, diye ele alnmasa dncesine ciddi bir nerme diye bakld pek grlmez. yi ki, mezliim boyunca don Juan benim, onun bu nermesini ciddiye alp alamadmn zerinde pek

durmamt da, kar kmalarma, inanszlma, ve sylediklerini anlayamamama karn gene de kendi grlerini aydnlatmasn srdrmt. Bylece, bir byclk retmeni olarak don Juan bana dnyay daha ilk konumamzdan balayarak betimlemeye abalamt. Onun kavramlarn ve yntemlerini kavramakta ektiim glk, onun betimleme birimlerinin benimkilere gre yabanc kalmasndan, ve onlarla uyuamaz olmasndan kaynaklanyordu. Don Juann sav, onun bana yalnzca "bakma" yerine "grme"yi rettii, ve "dnyay durdurma'nn da "grme"ye gtren ilk adm olduuydu. Yllar boyunca, "dnyay durdurma" dncesine hibir anlam tamayan gizemli bir eretileme (metafor), diye bakmtm. Ancak don Juan'n bilgisinin ana nermelerinden birisi olarak bu dncenin kapsamn ve nemini btnyle kavrayabilmem, mezliimin sonlarna olmutur. Don Juan'la oturmu rahat bir biimde geliigzel undan bundan sz ediyorduk. Ona, bir arkadamn, dokuz yandaki oluna ilikin yle bir ikileminden sz amtm: son drt yldr anasnn yannda kalmsa da ocuk, o sralarda babasyla birlikte oturmaya balamt; arkadamn sorunu da ite bu ocukla nasl doru yaptmz bir sylei srasnda

baa kabileceiydi. Arkadamn anlattna gre ocuk okula ayak uyduramyor, kendini derslerine veremiyor, ve hibir eyle ilgilenmiyormu. Sk sk huysuzluk nbetlerine yakalanyormu. Haarlklar ekilmez bir hale gelmi, stelik evden kamaya balam. Don Juan glerek, yapt "Arkadann btn ba dertte, desene!" dedi. Ben, ocuun "O ocuun zavall o "kt" eyleri daha da da sralamak isterken, don Juan szm kesti. olancazn durumunu anlatmann yok bi gerei," dedi, "senin de benim de o davranlarn zihnimizde yledir ya byledir, diye grmemize gerek yok." Don Juan bunlar kesin bir tavrla, sesinde kararl bir titremle sylemiti, ama glmsyordu da. "Ne yapsn o zaman arkadam?" diye sordum. "Yapabilecei en kt ey ocuu kendisi gibi dnmeye zorlamaktr," dedi don Juan. "Ne demek istiyorsun?" "Demem u ki, o ocuk babasnn istedii biimde davranmad zaman babas onu pataklamamal ya da korkutmamak" "Ona kar sert davranmazsa, kararl davranmazsa bir ey retemez ki?" "Bi bakasna pataklatmal o ocuu arkadan."

Bu sz iitir iitmez, hayretle, "insan ocuunun klna bile dokundurtmaz bakasn!" deyiverdim. aknlm gren don Juan pek keyiflenerek kkr kkr gld. "Arkadan bi sava deil ki," dedi, "o bi sava olsayd, yaplabilecek en kt eyin insanlar bi gerekle pat, diye yz yze getirmek olduunu bilirdi." "Bir sava ne yapard, don Juan?" "Akln kullanr, bi plan izlerdi bi sava." "Gene de tam anlam deilim." "Yani senin o arkadan bi sava olsayd, ocuun dnyay durdurmasna yardmc olurdu." "Nasl yapsn ki arkadam byle bir eyi?" "Kiisel g kazanmas gerekir bunu yapabilmesi iin. Bi byc olmas gerekir." "Ama deil ki!" "O zaman, olunun bu dnyayla ilgili dncelerini deitirmesine yardmc olmak iin sradan aralar kullanmaldr. Dnyay durdurmak deildir bu, ama gene de ie yarar." Bu sylediklerini aklamasn istedim. "Arkadann yerinde olsaydm," dedi don Juan, "birini tutar, ona pataklardm o keratay. Giderdim bi batakhaneye, oradaki en pis suratl serseriyi tutardm." "ocuu korkutsun, diye mi?"

"Yok yahu, srf ocuu korkutsun, diye deil, kaz kafa. O keratann durdurulmas gerek; babasnn dayayla da yaplamaz bu. "Eer insanlar durdurmak istersek, onlar bask altnda tutan evrenin dnda kalmamz gerektir hep. Basky ynetmemiz byle mmkn olur anca." Bu dnce pek anlamsz, pek mantksz gelmiti bana; ama bir bakma ilgimi de ekmiti. Don Juan enesini sol elinin ayasna yerletirmi oturuyordu. Alak bir masa olarak kulland bir tahta sanda dayad sol koluna gsyle yaslanmaktayd. Gzleri kapalyd ama gzyuvarlar deviniyordu. Kapal duran gzkapaklar nn ardndan bana bakyormu sanyordum. rktm bu dnceyle. "Daha neler yapmal arkadam bu ocukla ilgili, syler misin?" diye sordum. "Syle arkadana bi batakhaneye gitsin, arasn tarasn felaket suratl bi herifbi serseri bulsun," diye srdrd don Juan, "ama genten birisi olsun o serseri. Yani henz ii gememi birisi olsun." Don Juan ardndan ite byle acayip bir bir plan nerdi. Arkadama, adama kendisini

izlettirmesini ya da oluyla birlikte geecekleri bir yerde onun kendilerini beklemesini syleyecekmiim. Adam, ocuun istenmeyen bir davranndan sonra

arkadamn,

daha

nceden

kararlatracaklar

bir

iareti zerine anszn sakland yerden ortaya frlayp ocuu yakalad gibi eek sudan gelene dek bir gzel pataklayacakm. "Adam onu korkuttuktan sonra, arkadan elinden geldiince olunun zgvenini yeniden kazanmasna yardm etmelidir. Bu dediklerimi drt kez yapsn da bak o ocuk nasl deiiverecektir her bakmdan. Dnyayla ilgili dncelerini deitirmi olacaktr." "Ya bu korku ocuu olumsuz etkilerse?" ''Kim incinmi ki korkutulmakla? nsan ruhunu inciten ey, tepesine dikilmi birinin bulunmas, ondan dayak yemesi, ne yapmas ne yapmamas gerektiini hep ondan iitmek zorunda kalmasdr. "O ocuk az ok bi dzene girdikten sonra arkadana, son bi ey daha yapmasn sylersin. Bi yolunu bulup l bi ocuk bulsunartk bi hastanede mi olur, bi doktorun muayenehanesinde mi olur... Olunu da gtrsn oraya, ocuun lsn gstersin ona. Sol eliyle bi dokundurtsun oluna o ocuun cesedini, kam dnda herhangi bi yeriniolan bunu yaptktan sonra yenilenmi olur kar. Artk dnyas bambaka olur kar." ' te o zaman kafama dank etti de don Juan'la birlikte bulunduum bunca yldr onun bana, deiik bir

yolla da olsa, arkadamn istedii bu taktiin

oluna uygulanmasn uygulayageldiini

aynsn

kavrayverdim. Don Juan'a bu konuda fikri nedir, diye sordum. O da bana balangcndan beri bana "dnyann nasl durdurulacan" retmeye alm olduunu syledi. "Ama henz baaramadn," dedi glmseyerek, "Ne ettiysem olmad, nk ok dik kafalsn. O denli inat olmasaydn, sana rettiim yntemlerden herhangi biriyle imdiye dek oktan durdurmu olurdun dnyay" "Hangi yntemler yani, don Juan?" "Sana anlattm her ey dnyay durdurmak iin bi yntemdi." "Bu syleimizden birka ay sonra don Juan daha balangta aklna koduu eyi gerekletirmi, bana "dnyay durdurmay" retmiti. Yaammn o antsal olay, on yllk almalarm yeniden ayrntl olarak gzden geirmeye itti beni. Psikotropik Bycnn bitkilerin dnyay oynad role ilikin ilk varsaymmn yanl olduunu ak seik grebildim. betimlemesinde bunlarn kullanlmas koulunun bulunmadn anladm; bunlar bir bakma yalnzca, baka yollarla alglayamadm kimi betimlemeleri bir araya getirebilmeme yardmc oluyorlard. Gerekliin kendi bildiim biimine saplanp

kalmakta direniim, don Juan'n amalarna kar beni hemen hemen sar ve kr klmt. Bu bakmdan, bu bitkilerin kullanmlarn ekici klan ey, sadece benim kendi duyarszlm olmutu. Aratrma notlarm btnyle gzden geirirken, don Juan'n "dnyay durdurma yntemleri" diye adlandrd bu yeni betimlemeye ilikin pek ok eyi bana daha ilk grmelerimiz srasnda anlatm olduunu ayrmsadm. lk iki kitabm yazarken aratrma notlarmn o blmlerini, psikotropik bitkilerin kullanmyla bir ilikileri yok, diye, karp ayrmtm. Bu kez, daha nce kullanmadm o notlardan yararlanarak don Juan'n retilerini btnyle vermeyi planladmbu kitabn ilk on yedi blm ite bu notlarmn zerine kuruldu. Kitabn son blm ise, "dnyay durdurma"mla son kertesine erien olaylar kapsayan aratrma notlarm ieriyor. zet olarak diyebilirim ki mezlie baladm zaman baka bir gereklik vard; yani bu lemin byclerce yaplan benim bilmediim bir betimlemesi vard. Don Juan, bir byc ve bir retmen olarak, o betimlemeyi bana retmiti. Bu bakmdan on yl sren mezliim boyunca, o nceleri bilinmeyen gerekliin betimlemesi gzlerimin nne serilmi, ve giderek daha

da

karmaklaan mezliimin

blmleri

de

buna

art

arda

eklenmiti. son bulmas, dnyann yeni bir betimlemesini inanlr ve gerek bir biimde renmi olduum, ve bylece dnyann bu yeni betimlemesine uyan, gene o dnyaya ilikin geliyordu. yeni alglamalar yeliim edinebildiim anlamna Yani,

gereklemi oluyordu. Don Juan, "grme"ye varabilmesi iin, bir kimsenin nce "dnyay durdurmas" gerektiini sylerdi. "Dnyann durdurulmas", gerekten de, kimi belli ayrmsama durumlarn belirleyen ok yerinde bir ifadedir. Bu tr ayr msama durumlarnda gndelik yaamn gereklii, genellikle durmakszn ilerleyen yorumlama koullarca aknn, bu aka yabanc tr birtakm deiiklie durdurulmasndan

uratlmaktadr. Benim deneyimlerimde, benim kendi olaan yorumlamalarmn akna yabanc olan koullar, byclerin dnyay betimlemesi olmutu. Don Juan'a gre "dnyann durdurulmas" iin nkoul, bir kimsenin bu yeni betimlemeyi tam anlamyla renmesi ve bunu srarla eskisinin yerine koymas almasyd. nk alglarmzdan grmzden ya da dnya ile ilgili gereklik ilikin kuku tanlamayacana

hepimizin paylat o eski yorumlamalarmz ancak bu yolla sarsabilirdik. "Dnyann durdurulmas"ndan sonraki ilk adm "grme" olmaktayd. Don Juan bununla, "gereklik, diye bellediimiz betimlemenin dnda bir dnyann algsal istemlerini karlayabilme" biiminde aklayabileceim bir olguyu anlatmak istiyordu. Vardm sonu udur ki, btn bu aamalarn anlalmas, yalnzca bunlarn betimlemeleriyle olasdr; don Juan ta balangtan beri bana bir betimleme vermeye abalam olduu iin, ben de onun retilerini bu konuya girerken tek kaynak olarak kullanacam. En iyisi, don Juan bunlar sizlere kendisi anlatsn. C.C. 1972

BLM BR

"Dnyay Durdurma"

-evremizdeki

Dnyadan

Yinelenegelen

Dorulamalar

Karmdaki yal Kzlderiliye, "Bitkiler konusunda pek ok ey biliyormusunuz, efendim," dedim. Daha biraz nce bir arkadam bizi hu* araya getirmi ve oradan ayrlmt. Tanmak ii de bize dmt. Yal adam bana, adnn don Juan olduunu sylemiti. "Arkadan m syledi bunlar sana?" diye rasgele soru-verdi.

"Evet, o syledi." 'Toplarm bitkileri, ya da yle diyim, bitkiler onlar toplamama ses karmazlar," dedi yumuaka. Arizona'daki sorular sormama bir otobs terminalinin etmesini rica bekleme ettim. salonundaydk. Pek adal bir spanyolcayla, ona kimi msaade "Beyefendileri (caballero) kimi sorular sormama

msaade buyururlar m acaba?" diye sordum. "Caballero" szc, at demeye gelen "caballo" szcnden kmaktadr; bir zamanlar, svari ya da ata binmi soylu bir bey anlamnda kullanlrd. Don Juan merakla yzme bakt. "Atsz bir svariyim ben," dedi az kulaklarna varp. Sonra ekledi: "Adm Juan Matus demitim ya." Glmsemesine snmtm. Herhalde dolayszl yeleyen bir adam bu, diye geirip ekinmeyi bir yana brakarak ona asl sorumu yneltmeye karar verdim. Ona tbbi bitkilerin toplanmas ve incelenmesiyle ilgilendiimi anlattm. zel ilgi alanmn sanrlandrc bir kakts olan peyote olduunu, bu konuda Los Angeles'teki niversitemde derin aratrmalar yaptm syledim. Anlattklarmn ok ciddi olduu kansndaym. Bir bilim adam olarak pek inandrc bir konuma yaptm inancn tayordum.

Yal adam ban yavaa sallad; ben, onun suskunluunun verdii cesaretle, ikimizin bu ie eilip peyote zerinde grmemizin ikimiz iin de ok yararl olacan syledim. te tam o anda, don Juan ban kaldrp ta gzlerimin iine bakt. rkn bir bakt bu. Ama fkeli ya da korkutucu bir bak deildi. Ta iime ileyen, delici bir bak... Birden dilim tutuldu, kendimle ilgili boboazlklarm srdremez oldum. Grmemiz bu noktada son buldu. Ama, don Juan ayrlrken bana bir nebze umut vermiti. Ola ki bir gn onu evinde ziyaret edebileceimi sylemiti. Deneyimlerimle ilgili notlarm bu olayn benzersizliiyle etkilenmi olmasayd, don Juan'n o bakndaki arpcl deerlendirebilmem zorlaacakt. nsanbilim almalarma baladm, ve bu nedenle don Juan'la tantm zaman, artk "bir yolunu bulup bamn aresine bakabilme" konusunda epey uzmanlamtm. Yllardr yurdumdan uzak kalmtm ki, kanmca bu, artk kendimi kurtarm olduum anlamna gelmeliydi. Ne zaman terslensem, gler yz gstererek, dn vererek ya da tartarak, fkelenerek, ya da bir ie yaramad takdirde szlanp yalvararak paay hep kurtarmmdr; ksacas, bylesi durumlarda yapabileceime inandm bir eyler hep olmutur, ve

yaamm boyunca hibir insanolu davranlarmn akn o akam don Juan'n yapt denli tez ve kesin bir biimde durdurabilmi deildi. stelik bu yalnzca bir susturulma meselesi de deildi; karmdaki kimseye duyduum saygdan tr, ona tek bir szckle olsun karlk veremediim zamanlar olmusa da, fkem ya da sinirliliim dncelerimde yanslanld. Oysa, don Juan'n bak beni, artk tutarl dnemeyeceim kertede uyuturmutu. Tm ilgim o insanst baka yneldi, ve don Juan' aramaya karar verdim. O ilk grmemizden peyoteyi Amerika Kuzey sonra, nasl Kuzey Amerika ve yaayan Kzlderililerinin zellikle kullandklarn

ayrlarnda

Kzlderililerin peyote trenlerini anlatan kitaplar okuyarak alt ay boyunca hazrlandm. Bu konularda bulabildiim tm almalar inceledim ve Arizona'ya dndmde iyice hazrlandm dnyordum.

Cumartesi, 17 Aralk 1960 O yre Kzlderilileri arasnda yaptm uzun ve yorucu soruturmalardan sonra don Juan'n evini buldum. Oraya varp da arabam evin nne park ettiim zaman

leden az sonrayd. Don Juan' bir st kasasna otururken grdm. Beni anmsama benziyordu. Arabadan inerken beni selamlad. Bir sre hal hatr sorduktan sonra, laf uzatmadan, ilk bulutuumuz zamanki tutumumun epey dolambal olduunu itiraf ettim. O zaman, gerekte hibir ey bilmediim halde, kurumlanarak peyoteye ilikin engin bilgi sahibi olduumdan dem vurmu olduumu anlattm. Don Juan uzun uzun bana bakt. Gzleri sevecenlikle doluydu. Ona, alt aydr kendimi bu grmemize hazrlamak iin srekli okuduumu ve bu kez gerekten engin bilgi sahibi olduumu syledim. Don Juan gld. Kukusuz, bu sylediklerimde ona komik gelen bir eyler vard. Benimle dalga getii belliydi, bu yzden arm ve krlmtm. Don Juan, tedirginliimi grm olacak ki, iyi niyetimden kuku duymadn, ancak kendimi bu grmeye hazrlayabilmek iin herhangi bir aba gstermem gerekmediim syleyerek beni yattrd. Ona, bu szlerinin gizli bir anlam olup olmadn sormam uygun der mi, diye bir sre bocaladm ve sonunda sormamay yeledim. Ama o, duygularm alglarmcasna, o sylediklerimin ne anlama geldiini anlatmaya balad. Benim bu abalarmn ona bir

zamanlar bir kraln hmna urayarak ldrlm olan birtakm insanlara ilikin bir yky anmsattn syledi. Bu ykde kygn insanlar, kimi szckleri salt kendilerine zg bir biimde telaffuz etmekte direnmeleri dnda, kyclardan pek farkl deillermi. te bu kusurlar da onlar ele veremeye yetiyormu. Kral, tm nemli geitleri kapattrarak grevlilerinin gelip geen herkese belli bir szc syletmelerini buyurmu. Szc, kraln syledii biimde telaffuz edenler braklyor, bunu beceremeyenlerse hemen ldrlyorlarm. yknn ilgin yanna gelince, bir gn genten bir adam o geitlerin birinden geebilmek amacyla o anahtar szc tpk kraln istedii biimde syleyebilmek iin hazrlanmay aklna koymu. Don Juan glmseyerek, o gen adamn o szc doru olarak syleyebilmesinin tamam tamamna "alt ay" srdn syledi. Sonra da byk snama gn gelip atm; gen adam sarslmaz bir gven duygusu iinde geide varm ve grevlinin ona o szc syletmesini beklemi. Tam bu anda don Juan pek abartl bir biimde anlatsn keserek yzme bakt. Bu suskunluk bana pek kastl, biraz da baya gelmiti, ama renk vermedim. Bu yknn bir benzerini daha nce dinlemitim. Almanya'daki Yahudilerle, ve kimi szckleri syleyi

biimlerine

baklarak

kimin

Yahudi

olduunun

anlalabilmesiyle ilgiliydi. stelik yknn sonunu da biliyordum: gen adam yakay ele verir, zira grevli anahtar szc unutmu ve ona baka benzer bir szc telaffuz etmesini buyurmutur, ama elbet gen adam o szc hi almamtr. Don Juan benim ona daha sonra ne olduunu soraym, diye bekler grnyordu, ben de yle yaptm. Saf grnmeye alarak yknn sonunu merak ediyor-muasna, "Peki, sonra ne olmu?" diye sordum. "Gen adam kurnaz m kurnazm hani," dedi don Juan, "grevlinin anahtar szc unuttuunu akvermi ve adam daha ona bi ey diyemeden nce, alt aydr o szcn zerinde alm olduunu itiraf edivermi." Don Juan yeniden duralayarak, gzlerinde eytanca bir parltyla yzme bakt. Bu kez zihnimi allak bullak etmiti. Gen adamn itiraf hi hesapta yoktu ve artk yknn nasl biteceini tahmin edemiyordum. Gerekten meraklanp, "E, sonra ne oluyor?" diye sordum. Don Juan, "Elbet, gen adam o anda ldrmler," diyerek kahkahayla glmeye balad. Beni byle merakta brakmas ok houma gitmiti; en ok da, yky benim durumuma balama biimini

beenmitim. Daha da gerei, btn bunlar bana uygun decek biimde kurduu belliydi. Benimle pek ince ve sanatkrane bir biimde dalga geiyordu. Ben de glmeye baladm. Daha sonra ona, ne denli aptalca grnse de bitkiler zerinde gerekten bir eyler renmek istediimi syledim. "Hep yrr dururum, ok holanrm yrmekten," dedi.
Beni

yantlamasn, altm

diye

konumuzu

bile

bile onu

deitirmeye

sandm.

steleyerek

karma almak istemiyordum.


Don Juan onunla lde ksa bir gezinti yapmak ister

miyim, diye sordu. Ona, lde yrmekten byk zevk alacam istekle syledim. "Ama piknik yapmycaz," diye uyard beni don Juan. Ben de, onunla ok ciddi bir biimde almak istediimi anlattm. Tbbi otlarla ilgili bilgi edinmeye, her trl bilgiyi renmeye gereksinme duyduumu, harcayaca zaman ve aba karlnda ona para verebileceimi syledim. "Benim yanmda alrsn," dedim. '"cretin neyse, derim. "Ne kadar vereceksin?" diye sordu. Sesinde bir hrs titreimi sezdim. "Sen ne uygun grrsen," dedim. "Sen

benim zamanma karlk... kendi zamann koy," dedi don Juan. Karmdakinin pek antika biri olduunu dndm. Ona, ne demek istediini anlayamadm syledim. O da, bitkiler zerinde sylenecek bir eyin olmadm, bu nedenle para almasnn sz konusu olamayaca karln verdi. Delici baklarn gzlerime yneltmiti. Kalarm atarak, "Ne yapyorsun cebinde yle," diye sordu. "Matrakukanla m oynuyorsun?" Rzgr ceketimin ok geni ceplerinde tadm kk bir deftere notlarm yazdm bir srada sylemiti bunu. Ne yaptm ona anlattmda bir kahkaha patlatt. Onun gzleri nnde yazarak onu tedirgin etmek istemediimi syledim. "Yazmak istiyorsan, yaz," dedi. "Tedirgin filan olmam ben." Evin evresindeki lde hava kararana dek yrdk. Don Juan bana ne bir bitki gsterdi ne de szn etti. Dinlenmek iin genie bir alln dibine durduk. Don Juan, yzme bakmakszn, "Bitkiler ok tuhaf eylerdir," dedi. "Hem canldrlar hem de duygulan vardr."

Tam bunlar syledii anda, anszn kan gl bir rzgr bizi saran allklar sallad. allklar hrdamaya balad. Don Juan, daha iyi iitebilmek iin sa elini kulana yaklatrarak, "Bak, iittin mi?" diye sordu. "allarda, rzgr da sylediklerimi doruluyor." Glvermiim. Bulumamz salayan arkadam zaten, yal Kzlderilinin son kerte tuhaf biri olduu iin dikkat etmemi sylemiti. Kukusuz, "allarla iletiimi" de tuhaflklarndan biriydi. Bir sre daha yrdk ama brak toplamay, don Juan bana bitki mitki gstermedi. allklarn arasnda dans edercesine ilerliyor, arada bir okarcasna yapraklara dokunuyordu. Sonra durarak bir kayaya oturdu ve dinlenmemi, bu arada da evreme bakmam syledi. Bense ha bire konuuyordum. Bitkiler, zellikle peyote zerinde bilgi toplamay ok istediimi bir kez daha syledim. Bana istediim bilgileri verdii takdirde onu parasal ynden dllendireceimi yineledim. "Para filan vermen gerekmez bana," dedi don Juan. "Sor bana istediini. Bildiim ne varsa anlatacam sana, sonra da onlarla ne yaplacana reteceim." Don Juan, ardndan, bu nerisini kabul edip etmediimi sordu. ok sevinliydim. Sonra u pek

anlamadm szleri ekledi: "Ola ki, yoktur bitkilere degin renilecek bi ey, yok ki onlara degin sylenebilecek bi sz." Ne dediini ya da bununla ne demek istediini anlamamtm. "Ne dedin, don Juan?" diye sordum. Don Juan o sylediini kez yineledi ve tam o srada alak uu yapan askeri bir jet, grltsyle yeri g inletti. Don Juan sol elini kulana yerletirerek, "te!" dedi, "Dnya da benimle ayn dncede." akacl houma gidiyordu. Kahkahalar iimi coturuyordu. Konumalar onun bana bilgi verecei bir konuma ekebilmek amacyla, "Arizonal msn sen, don Juan?" diye sordum. Yzme yorulmua bakarak benziyordu. bayla onaylad. Gzleri altndaki Gzbebeklerinin

beyazl grebiliyordum. "Bu yreden misin?" Yant vermeksizin gene ban sallad. Onaylayc bir harekete benziyordu bu, ama dnen bir kimsenin sinirli bir biimde ba sallamas da olabilirdi. Don Juan, "Ya sen nerelisin?" diye sordu. "Gney Amerikalym," diye yantladm.

"Oras

byk

bi

yer.

Sen

tmnden

mi

gelmektesin?" Bana bakarken gzleri yine delicilemiti. "Bu ynden birbirimize benziyoruz." dedi. "imdi burda oturuyorum ama aslnda Sonora yresinden bi Yaquiyim ben." "yle mi! Benim yurdum ise" Szn bitirmeden kesti don Juan. "Tamam, tamam," dedi. "Sen kimsen osun, yurdun bilmem neresi, ite ben de Sonoral bi Yaquiyim." Gzleri parlaklaverdi ve kahkahas iimde yabans bir tedirginlik yaratt. Bir yalanm yakalam gibi duyumsuyordum. Tuhaf bir bir sululuk bildii duygusuna duygusunu kaplmama yol amt. Benim bilmediim ya da sylemek istemedii vermekteydi bana. O yabans tedirginliim daha da artt. Don Juan bunun farkna varm olacak ki, ayaa kalkarak, kasabada bir restorana gidip bir eyler yiyelim mi, diye sordu. Yryerek evine dnerken, sonra da arabamla kasabaya giderken biraz olsun rahatlamtm, ama tam geveyebilmi saylmazdm. Nedenini tam olarak bilemediim bir tr ylgnlk iindeydim. eyler

Restoranda ona bira smarlamak istedim. Don Juan, bira dahil hi alkoll iki kullanmadn syledi. Kendi kendime gldm. Ona inanmamtm; bizi buluturan arkadam bana, "yal Kzlderilinin ou zaman kfelik vaziyette dolanp durduunu" sylemiti. ki konusunda bana yalan sylemi olsa da, bu beni ilgilendirmezdi. Ondan holanyordum; kiiliinde bana dinginlik verici bir eyler vard. Kukularm yzmden okunuyor olacak ki, don Juan, genliinde ok itiini, ama bir gn alkol brakverdiini syledi. "Yaammzdaki her eyi istediimiz zaman, p, diye, kesebileceimizin pek az insan farkndadr," deyip parmaklarn aklatt. "nsan sigaray, ikiyi yle kolayca brakabilir mi dersin?" diye sordum. Don Juan, kendinden son kerte emin, "Elbet!" dedi. "Sigara, iki bi ey deil. Brakmak istersek, bi ey saylmaz onlar." Tam o anda, kahve ibriinde kaynayan su cokulu bir sesle fokurdamaya balamt. Don Juan, gzleri prl prl, "Dinle bak!" diye nledi. "Kaynayan su da beni dorulamakta." Biraz duraladktan sonra, ekledi, "evresindeki her ey destekleyebilir bi insan."

Tam bu can alc noktada kahve ibrii de gerekten utanmazcasna balamasn m! Don Juan ibrie bakp yumuak bir sesle, "Sa ol," diyerek ban edi ve ardndan bir kahkaha patlatt. arp kalmtm. Kahkahas ok yksek bir sesle kmt, ama btn bunlar bana gerekten zevk veriyordu. Bitkiler zerinde bana bilgi vermesi iin anlatmz bu Kzlderiliyle ilk gerek "toplantm" burada son bulmutu. Don Juan, restorann kapsnda benimle vedalat. Ona, bir arkadam ziyarete gideceimi, ertesi haftann sonunda onu grmeye gene geleceimi syledim. "Saat kata evde olursun?" diye sordum. Don Juan incelercesine beni szd. "Sen geldiinde; evde olurum," diye yant verdi. 'Tam olarak ne zaman gelebileceimi bilmiyorum ki." "O halde sen gel, cann zme." "Ya evde olmazsan?" Don Juan glmseyerek, "Olurum, olurum," dedi ve oradan uzaklamaya balad. fokurdama sesleri karmaya

Ardndan yetierek, fotoraf makinemi getirip onun ve evinin fotoraflarn ekmemde bir saknca var mdr, diye sordum. Kalarn atarak, "Kesinlikle olamaz," karln verdi. "Ya teybimi getirsem? Var m sakncas?" "Ne yazk ki ikisi de kesinlikle olmaz." Canm sklmt. Somurtarak, itirazlarnda mantksal bir neden grmediimi belirttim. Don Juan ban hayr dercesine sallad. Kararl bir biimde, "Bu konuyu unutalm, dedi. ayet benimle grmek istiyorsan, bi daha dnme bu konuya." Zayf da olsa son bir abayla, fotoraflarn ve ses bantlarnn almam iin zorunlu olduunu syledim. O da, yaptmz her ey iin zorunlu olan sadece tek bir eyin bulunduunu syledi. Ona gre bu ey "tin" imi. Don Juan, "nsan tinsiz edemez," dedi. Seninse tinin yok. Sen asl buna zl, fotoraflara deil." "Bununla ne demek...?" Don Juan elinin bir hareketiyle szm kesti ve geriye doru birka adm yrd. Yumuak bir sesle, "Muhakkak gelesin, dedi, sonra elini sallayarak veda etti.

2 -Yaamyksnn Silinmesi

Perembe, 22 Aralk 1960 Don Juan, evinin kaps dibinde, srtn duvara yaslam oturmaktayd. Tahta bir st kasasn ters evirip oturmam, rahat etmemi syledi. Ben de ona sigaralar verdim. Bir karton sigara getirmitim. Sigara imediini syledi, ama hediyemi kabul etti. l gecelerinin soukluundan, teden beriden konutuk. Don Juan'a, bu gelilerimle onun gnlk programn aksatp aksatmadm sordum. Kalarn atarcasna yzme bakt ve gnlk programnn olmadn, istersem akama kadar kalabileceimi syledi. Onun yardmyla doldurmak istediim birtakm soyaac ve akrabalk izelgeleri hazrlamtm. Ayrca, budunbilimsel kaynaklardan, o yre Kzlderililerine zg olduu ileri srlen upuzun bir ekinsel zellikler listesi derlemitim. Bu listeyi don Juan'la birlikte

inceleyerek, istiyordum.

onun

aina

olduklarn

iaretlemesini

nce akrabalk izelgeleriyle baladm. "Babann ad neydi?" diye sordum. Don Juan, son kerte ciddi, "Baba derdim ben ona," dedi. Biraz keyfim kamt, ama anlamadn varsayarak almam srdrdm. izelgeyi ona gstererek bir kutunun babay bir kutunun da anay simgelediini akladm. rnek olarak da, baba ve ana szcklerinin ngilizce ve spanyolcadaki karlklarn verdim. Ola ki nce annesinden balamam daha iyi olacak, diye dndm. "Ya annenin ad neydi, ne derdin ona sen?" diye sordum. Don Juan, safasna, "Anne derdim ona ben," kar ln verdi. Sabrl ve saygl davranmaya alarak, "Yani, babana ve annene ne derdin sen bakaca? Onlar nasl arrdn?" diye sordum. Don Juan ban kad ve aptalca bir ifadeyle yzme bakt. "Vay bee!" dedi. "Sahi yahu, bi dneyim."

Bir

anlk

bir

duraksamadan

sonra de

bir

ey

anmsamasna hazrlandm.

yzme bakt.

Ben

yazmaya

Don Juan, ciddi dncelere dalm gibi, "Bak," dedi. "bi de yle arrdm onlar: Hey, hey, Baba! Hey, Anne!" stemeden glverdim. Hareketleri gerekten ok komikti, ben o anda onun benimle dalga geen inanlmaz bir yal adam m yoksa sadece bunak herifin biri mi olduunu kestiremiyordum. Sabrl olmaya alarak, ona bunlarn ok ciddi sorular olduunu ve bu izelgeleri doldurmasnn almalarm iin ok gerekli olduunu akladm. Soyaac ve kiisel gemi kavramlarn anlatmaya altm. "Babann ve annenin adlar neydi?" diye sordum. Berrak, sevecen gzleriyle yzme bakt, yumuak ama sarslmaz bir kararllkla, "Zamann o samalklarla yele verme," dedi. Ne diyeceimi bilemedim; bu szleri sanki bir bakas sylemiti. Daha birka saniye nce ban kayan beceriksiz, ahmak bir Kzlderiliydi, imdi de bir anda rollerimizi deitirivermiti; ahmak olan bendim, don Juan gzlerini bana dikmi tanmlanmas olanaksz bir bakla bakmaktaydbyklenmeden de, kstahlktan da, nefretten de, hor grmeden de uzak m

uzak bir bakt bu. Gzleri sevecendi, berrakt ve deliciydi. Uzun bir sessizlikten sonra, "Benim kiisel gemiim, yani yaamykm, yani kiisel tarihim filan yok," dedi don Juan. "Bi gn yaamykme artk gereksinmem olmadn bulguladm, tpk iki gibi, frlatp attm onu." Bununla ne demek istediini tam anlayamamtm. Birden keyfim kat, iime bir korku dt. Ona istediim soruyu sorabileceimi sylediini anmsattm. Soru sormamn onun iin herhangi bir sakncas olmadn yineledi. Don Juan, "Artk yaamykm filan yok benim," dedi ve incelercesine yzme bakt. Srdrd ardndan, "Artk gereksinme duymayacam dnerek, bi gn boladm bu eyleri." Yzne bakarak, bu szlerdeki gizli anlamlar tahmin etmeye altm. Tartmaya hazrlanarak, "nsan nasl olur da yaamyksn bir yana atar?" diye sordum. "nsann nce onu bi yere frlatp atma isteini duymas gerekir," dedi. "Sonra da azar azar, uyumlu bi biimde kesip atmaya almaldr onu." "Bir insan niin byle bir istek duysun ki?" diye barverdim.

Kendi yaamykme fazlasyla deer veren bir insandm. Ailemin kkleri ok eskilere uzanyordu. Ta iimden, onlarsz yaammn hibir sreklilii ya da hedefi kalmayacana inanyordum. Don Juan'a dedim ki: "nsann yaamyksn bir yere atmasyla ne demek istediini bana aklaman isterdim." "Yani onu bi yere gm gitsin, demek istediim ey budur," diye verdi yantn konuyu noktalarcasna. Ama direndim, bu konudaki nerisini anlamam olabileceimi ileri srdm. "Seni ele alalm," dedim don Juan'a, "Sen bir Yaquisin. Bunu deitiremezsin ki!" Glmseyerek, "Yaquiyim demek, ha?" diye sordu don Juan. "Nereden biliyorsun?" "Doru!" diye yant verdim. "Elbet, u anda, kesin olarak bilemem, ama sen biliyorsun ya, nemli olan da bu. Yaamyks, dediimiz ey de zaten byle olumuyor mu!" Don Juan'n lafn azna tkadm inancndaym. Yant verdi: "Benim Yaqui olduumu ya da olmadm bilmem bunu yaamyks klmaz ki," dedi. "Ancak baka bi kimse de bunu bildii takdirde yaamyks olur bu. te sana diyorum: hi kimse bunu kesin olarak bilemez."

Bu adam

sylediklerini, anlayamyordum. geirmeye her

ancak

biraz

eksiiyle ilgili

yazabilmitim. Not almay brakp, yzne baktm. Bu Zihnimden baladm; eyden sinir ilk onunla izlenimlerimi evremizdeki karsamasndaki grmemiz dorulamalar bozucu ama

srasnda bana o benzersiz biimdeki gizemli bakn, byleyicilii,

gln yantlaryla uyankl, ana ve babasyla ilgili soruturmalarma kar oynad artmacan ama yaln bnlk roln, ve beni allak bullak eden szlerindeki beklenmedik arpcl. Don Juan, dncelerimi okumuasna, "Benim ne olduumu karamyorsun bi trl, di mi?" diye sordu. "Benim kim ya da ne olduumu asla bilemeyeceksin sen, zira bi yaamykm yoktur benim." Sonra, babam var m, diye sordu. Ben de var, dedim. Babamn, sylemek istedii eye bir rnek olabileceini syledi. Babamn benim hakkmda ne dndn anmsamaya almam istedi. "Senin baban sana degin her eyi bilir," dedi. "Yani, seni biimlendirmitir zihninde. Kim olduunu, ne yaptn bilmektedir, onun sana degin kanlarn deitirebilecek bi g yoktur dnyada." Don Juan, beni tanyan herkesin bana ilikin bir fikre sahip olduunu, benim de tm edimlerimle o

fikirleri desteklemeyi srdrdm syledi. "Grmyor musun?" dedi duygu ykl bir sesle. "Ana babana, yaknlarna ve arkadalarna yaptn her bi eyi anlatarak yaamykn ha bire yenileyip durmak zorundasn. te yandan, ayet yaamyks, diye bi eyin yoksa, kimseye verecek bi hesabn da yoktur; hi kimse senin eylemlerine kzamaz ya da ettiklerinden tr d krklna uramaz. En gzeli de, hi kimse seni dnceleriyle tutsak edemez." Anszn don Juan'n anlatmak istedii ey zihnimde aka biimlendi. Zaten bunu hep biliyormu gibiydim, ama bir trl zerinde durup onu zmseyememitim. Yaamykmn olmamas, en azndan anlksal dzeyde son kerte ekici bir kavramd; ama gene de rktc ve itici bulduum bir yalnzlk duygusu uyandryordu bende. Bu duygularm onunla grmek istiyordum, ama kendimi tutmay yeledim; iinde bulunduumuz durumda son kerte tutarsz bir ey vard. Kltr dzeyi bir niversite rencisininkinden aa yal bir Kzlderiliyle felsefi tartlara girmeye kalkmak bana gln geliyor, byle bir eyi onuruma yediremiyordum. Ama sonuta, balarken ona soyaacm sorma niyetimden beni uzaklatr-mt ite. Grmemizi, amaladm konuya dndrmeye alarak, "Ben senden srf izelgelerimdeki kimi adlar

doldurmamz

isterken

nasl

oldu

da

bu

konuya

geliverdik, hayret," dedim. "Nasl olacak, ok basit," dedi don Juan. "Ben sana, kiinin gemiine degin sorular sorulmasnn samalktan baka bi ey olmadn sylediim iin bu konuya geliverdik." Sesinin "Senin u titremi kararlyd. dncen Onu Yaqui yumuatamayacam grnce, taktiimi deitirdim. yaamykszlk inanlarndan biri mi?" diye sordum. "Benim bi inancm bu," "Nerede rendin sen onu?" "Yaammn belli bi dneminde rendim ben onu." "Baban m retmiti ?" "Hayr. Diyelim ki ben onu kendi kendime rendim. imdi de sana bi giz vereceim, elin bo gitmeyeceksin evine bylece." . Sesini abartl bir biimde alaltarak fsldarcasna sylemiti bu szlerini. Bu beklenmedik davrann ok komik bularak glmeye baladm. Onu ok etkileyici bulduumu itiraf etmeliyim. Zihnimden, onun belki de gerek bir aktr olabileceini geirmekteydim. "Yaz bakalm," dedi sanki rencisiymiim gibi. "Elbet ya! Not tutmaktan bu denli holandna gre..."

Yzne

baktm.

Gzlerim,

aknln

aa

vurmaktayd belli ki. Elleriyle kalalarna vurarak cokuyla gld. "En iyisi tm yaamykn silmektir," dedi yava yava, beceriksizce not aldm grerek bana zaman kazandrrcasna. "Zira, bakalarnn bizleri tkezleten dncelerinden zgr klacaktr bizi bu." Bunlar gerekten sylemi olduuna inanamyordum. Bir an zihnim iyice kart. imde esen kasrgay yzmden okumu olacak ki, bunu annda kulland. "Bak kendine bi kez," diye srdrd. "u anda gelmekte misin, gitmekte misin, bilmemektesin. Bunun nedeni de, benim kendi yaamykm silmi olmamdr. Ben, azar azar, kendi evremde ve yaammn evresinde bir sis tabakas yarattm. imdi artk hi kimse benim kim olduumu ya da ne yaptm kesin olarak bilemez." Barrcasna sordum: "Ama sen kendin kim olduunu biliyorsun, deil mi?" O da haykrrcasna, "Elbet de... bilmiyorum,-" dedi ve yzmdeki akn ifadeye glerek yerde yuvarlanmaya balad. Benim beklediim gibi, biliyorum, diyeceine beni inandrabilmek amacyla epeyce uzun bir ara vermiti.

Onun bu kurnazca oyunu beni ok rktmt. Dpedz korkuyordum. Don Juan sesini toklatrarak, "Sana bugn vereceim kk giz de ite bu," dedi. "Hi kimse bilmez benim yaamykm. Kim olduumu ya da ne yaptm hi kimse bilmez. Ben bile." Gzlerini a gibi yapt. Bana deil, sa omzumun zerinden telere doru bakmaktayd. Bada kurmu oturuyordu, srtn dik tutmasna karn yle gevemi grnyordu ki! O anda tam bir vahet tablosu oluturuyordu. Onun, ocukluumun masalms kovboy filmlerindeki bir Kzlderili reis, bir "derisi kzl sava" olduunu dledim. Duygusallm beni srkledi srkledi ve benliimi sinsiler sinsisi elikili bir duygu sard. Ondan ok holandm itenlikle syleyebilirdim, ama ayn anda ondan dm koparcasna korkuyordum. O yabans bakn uzun sre ylece tuttu. Bam, evreyi gsterircesine dndrerek, "Ben btn bu eylerken, kim olduumu nasl bilebilirim?" dedi. Sonra bana bakarak glmsedi. "Azar azar evrede bi sis tabakas yaratmalsn; her bi ey kesinliini yitirene dek, artk hibi eyin belirli ya da gerek olmad bi kerteye ulaana dek evrendeki

her bi eyi silmelisin. Senin u andaki sorunun fazlaca ak olmanda yatyor. abalarn apak; sorunun fazlaca ak. Her bi eye yle kesin gzyle bakmay brak. Senin kendini silmeye balaman gerek." "Niinmi?" diye sordum bakaldrcasna. O anda kafama dank etti: don Juan benim adma bana davran biimimi salk vermekteydi. beni Tm ileden yaamm boyunca, artk birisinin bana ne yapmam gerektiini sylemeye kalkmasnn karmaya yettii bir noktaya gelmitim; bana ne yapmam gerektiinin sylendiini dnmek bile benim o anda savunmaya gememe yetiyordu. Don Juan, dingin, "Bitkiler zerinde bir eyler renmek istediini sylemitin," dedi. "Bi eyi karln demeden mi elde etmek istiyorsun? Sen ne sanyorsun? Anlatk ya, sen bana sorularm soracaksn, ben de sana bildiklerimi anlatacam. ayet houna gitmiyorsa artk birbirimize syleyecek bi eyimiz yok demektir." Bu yaman dolayszl beni hrnlatrd, ister istemez onun hakl olduunu teslim ettim. "Gel o zaman anlaalm seninle," diye srdrd don Juan. "Bitkileri retmemi istiyorsan, onlarla ilgili sylenecek gerekten pek bi ey olmadndan, sen daha biok baka

ey yannda, yaamykn silmek zorundasn." "Nasl yani?" diye sordum. "nce basit eylerden bala, gerekten ne yaptn aklamamak gibi. Sonra, seni yakndan tanyan herkesten uzaklamalsn. Bunlar yaparak, evrende bi sis tabakas oluturacaksn." "Ama ok sama bunlar," diye kar ktm. "nsanlar beni niin tanmasnlar? Bunun ne zarar var ki?" "Zarar var: zira bi kez seni tanmaya grsnler, artk seni kullanrlar da kullanrlar, ve o andan balayarak onlarn dncelerinin seni balamasn nleyemezsin. Ben kendim, tannmam olmann getirdii zgrle tutkunum. Kimse beni, rnein seni bildikleri gibi, amaz bi kesinlikle bilemez." "Ama yalanclk saylr bu." Don Juan, krcasna, "Yalanlar da dorular da rgalamyor beni," dedi. "Yalanlar, salt bi yaamyks olduu srece yalandr." Kar karak, insanlar bile bile aldatmaktan ya da yanltmaktan syledi. Yal adam, yaammdaki bir bamteline basmt. O dedii eyle neyi kastettiini ya da herkesi aldatmakta olduumu nasl bildiini sormak iin durmadm bile. holanmadm ileri srdm. Buna karlk o da, zaten herkesi yanltmakta olduumu

Srf, onun sylediklerine tepkimi, kimi aklamalarla kendimi savunarak dile getirdim. Ben gerekte yaamm boyunca bir tek yalan bile sylememiken, ailemin ve arkadalarmn bana gvenilemez biri, diye baktklarn bildiimi, bu yzden ac ektiimi anlattm. Don Juan, "Sen oldun bittin yalan sylemeyi iyi kvryorsun," dedi. "Tek eksiin, o yalanlar niin sylediini bileme-mendi. Artk biliyorsun." Hemen kar karak dedim ki: "nsanlarn beni gvenilemez bulmalarndan bktm usandm artk, dediydim sana." "Gvenilemezliin doru ama," dedi don Juan inanla. Haykrdm: "Canlar cehenneme, gvenilemezsem gvenilemezim, ne yapaym yani!" Karamsarlm heriften, kendine bu onu denli ciddiletirecek gvenmesinden yerde, tr makaralar koyuvermesine neden olmutu. O moruk gerekten tiksiniyordum. Ne yazk ki, bana ilikin syledikleri doruydu hep. Bir sre sonra dinginletim; don Juan konumasn srdrd: "nsann kiisel gemii yoksa," diye aklad, "syledii hibi ey yalan, diye alglanmaz. Senin hatan, herkese her bi eyi, kendini tutamayp, aklama

zorunda kalnandr, bunu yaparken bi yandan da yaptn eyin taptaze, yepyeni bi ey olmasn istemendir. Yaptn her bi eyi akladktan sonra cokunluunu srdremediin iin de, olay canl tutmak amacyla yalanlara bavurmandr." Konumalarmzn vard aama beni gerekten akna evirmiti. Grmelerimizi elimden geldiince ayrntlaryla, kendi nyarglarm ya da don Juan'n szlerindeki anlamlar zerinde kafa yormak yerine onun syledii yazdm. Don Juan, " u andan balayarak, insanlara gstermek istediin eyleri gstermelisin srf," dedi, "ama bunu nasl yapm olduunu hi sylemeden." "Ben sr saklayamam ki!" diye sylendim. "Bu anlattklarnn bana bir yarar yok." Don Juan, gzlerinde keskin prltlar, "Dei o zaman!" diye kesip att. Vahi bir hayvana benziyordu. Oysa dnceleri ok tutarlyd., Tedirginliim brakmaktayd. "Anlamaya al," diye srdrd don Juan, "iki seeneimiz var yalnzca; ya her bi eye gerek ve kesin, diye bakarz ya da yle bakmayz. Birinci yolu tutarsak, onlar yerini ok gzel dile bir getiriyordu. aknla sinirlendirici eyler zerinde younlaarak defterime

kendimizden de dnyadan da bi tat alamaz, skntdan patlarz. kinci yolu tutar da yaamykmz silersek, bi sis yaratrz evremizde, tavann nerden kvereceini kimselerin, kendimizin bile bilemediimiz son kerte cokulu ve gizemli bir durum yaratrz." Yaamykmz silmenin gvensizlik duygumuzu arttrmaktan srdm. "Hibi eyin kesin olmamas durumunda uyank kalrz biz," dedi, "srekli tetikte dururuz. Tavann hangi alln ardnda saklandn bilmemek, her bi eyi biliyormuasna davranmaktan ok daha coturucudur." ok uzun sre bakaca bir ey sylemedi; salt sessizlik iinde bir saat kadar yle oturduk. Ne soracam bilemiyordum. Sonunda, don Juan ayaa kalkt ve arabamla onu yaknmzdaki kasabaya gtrmemi istedi. Nedenini bilemiyordum ama konumalarmz beni tketmiti. Uyumak istiyordum. Don Juan yolda durmam, gevemek istiyorsam yolun kenarnda yer alan kk bir tepenin stndeki dzle trmanarak bam douya dnk karn st uzanmam gerektiini syledi. baka bir eye yaramayacan ileri

Halinde bir ivecenlik sezmitim. Ama tartmaya yanamadm; belki de konuamayacak denli yorgundum. Tepeye trmanarak dediklerini yaptm. Yalnzca iki saat kadar uyumutum, ama enerjimin yenilenmesine yetmiti bu. Sonra, kasaba merkezine doru yola koyulduk. Don Juan orada onu brakmam istedi. Arabadan karken, "Gene gelesin, ha!" dedi. "Sakn gelinemezlik etme."

3 -Kendini Beenmiliin Yitirilmesi

Yal Kzlderiliyi bulmam salayan arkadama, don Juan'a yapm olduum ilk iki ziyaretimi anlatma frsatn bulmutum. Arkadam, zamanm bouna harcadm kansndayd. Ona, neler grtmz tm ayrntlaryla aktardm. Ama o, arkadam, benim yal ve ahmak bir buna gzmde byttm, onu destanslatrdm kansndayd.

Bylesi akl almaz birini destanslatrmaya hi de niyetim yoktu dorusu. Kiiliime ynelik eletirileri yznden azaldn ona kar beslediim sevginin Gene de giderek itiraf grerek zlyordum.

etmeliyim ki, eletirilerinin tm de yerinde, kesin ve her bakmdan doruydu. Burada benim ikilemimin dmlendii nokta, don Juan'n benim dnyaya ilikin btn nyarglarm darmadan etmeyi pekl baarm olduunu kabul etmedeki isteksizliim ile "yal Kzlderilinin kan tekinden baka bir ey olmad" na inanan arkadama katlmadaki isteksizliimdi. Bu amazn zerinde daha bir zme ulaamadan nce, don Juan'a bir ziyaret daha yapmamn kanlmazln hissediyordum.

aramba, 28 Aralk 1960 Evine daha henz varmtm ki, don Juan hemen beni ldeki allklarda yrye kard. Ona getirmi olduum yiyeceklerin bulunduu pakete bakmamt bile. Beni bekliyora benziyordu. Saatlerce yrdk. Ne bitki toplad ne de bir bitki gsterdi. Buna karn, bana bir "doru yrme biimi"

retti. Dikkatimi patikann ve evremin zerinde tutabilmem iin, yrrken el parmaklarm hafife kvrmam gerektiini syledi. Benim her zamanki yrymn kuvvetten drc olduunu, ayrca insann yrrken elleriyle hibir ey tamamas gerektiini anlatt. ayet bir ey tamak gerekiyorsa, bunun bir srt antasnda ya da omuza aslan trden bir file ya da torbada tanmas gerektiini syledi. Ona gre, insan ellerini belli bir biimde tutmaya alarak byk g kazanabilir, bilinliliini geniletebilirmi. Tartmay bir yana brakp parmaklarm anlatt biimde kvrdm, ve yrmemi srdrdm. Gcmde de, bilinliliimde de bir deime olmad. Yrymz sabahleyin balamt, leyin dinlenmek iin durduk. ok terlemitim, mataramdan su imek iin davranyordum ki, don Juan yalnzca bir yudum imemin daha doru olacan syleyerek beni nledi. Bodur, sarmtrak bir aldan birka yaprak kopararak onlar inemeye balad. Bi razn da bana vererek bunlarn ok yararl olduunu, yava yava inediim takdirde susuzluumun yok olacan syledi. Pek yle olmamt, ama bir tedirginlik de yaratmamt. Don Juan dncelerimi okumu olacak ki, gen ve gl olduum iin bedenimin birazck anlaysz

olmasndan tr hibir ey farkedemeyip "doru yrme biimi"nin ya da yapraklar inemenin yararlarn alglayamam olduum aklamasn yapt. Glyordu. Oysa benim iimden glmek filan gelmiyordu. Bu durumum onu daha da elendirmie benziyordu. Bedenimin gerekte anlaysz deil de bir para uyuuk olduunu syleyerek az nceki szlerinde bir dzeltme yapt. Tam o anda koskoca bir karga, gaklayarak zerimizden utu. rkvermitim. Glmeye baladm. Byle bir eye glnmesi gerekir, diye dnmtm. Ama don Juan, beni hayrete drecek bir biimde, kolumu skca tutarak sarstbeni susturdu. Yz son kerte ciddilemiti. Neden sz ettiini biliyormuum gibi, "Glnecek bi ey diyil ki bu," dedi serte. Aklama gldne istedim ondan. O, kahve ibriine onu gre, benim kargaya glmemin

fkelendirmi olmasn anlayamadm syledim. "O grdn salt bi karga deildi ki!" diye nledi. "Ama grdm, bir kargayd o," diye direttim. Don Juan, bouk bir sesle, "Bi ey grmedin sen, kaz kafa," dedi. Ondan byle bir kabalk beklemiyordum. nsanlar kzdrmaktan holanmadm, ola ki ordan ekip

gitmemin daha iyi olacan, zaten onun da o gn buluttan nem kaptn syledim. Don Juan, sanki ben onu elendirmeye alan bir soytarymm gibi grltl bir kahkaha kopard. Tedirginliim de, sklmam da giderek artyordu. "Bu ne sertlik byle," deyiverdi don Juan. "Kendini amma ciddiye alyorsun, ha!" Yaptrdm ben de: "Sen de ayn eyi yapmyor muydun? Bana fkelendiin zaman kendini ciddiye almam miydin?" Don Juan bana fkelenmeyi aklnn ucundan bile geirmediini syledi. Delici baklarn gzlerime gene dikmiti. "O grdn, dnyann bi dorulamas deildi," dedi. "Uan ya da gaklayan kargalarsa, kesinlikle dorulama saylmaz. O karga bi yorayd!" "Ne yoras?" "Kehanet yani, bi haberci." "Neyin habercisi?" Don Juan bilmecemsi bir yant verdi: "Seninle ilgili ok nemli bi im." Tam o anda rzgr ksa bir al parasn ayaklarmn dibine sreklemiti.

Don Juan, "Bak, bu bi dorulamayd!" diye haykrd birden. Ildayan gzleriyle bana bakyor ve karn hoplaya hoplaya glyordu. Kendi yabans oyununun kurallarn kendisi yaparak bana hep takldn dnmeye balamtm; yani, onun glmesi serbest, benim glmemse yasak. Ta burama gelmiti bir kez daha, kendisiyle ilgili birikmi dncelerimi kustum ona. Darlm karmt. altn ya Beni da bile krlm bile grnmyordu hi. Glyordu yalnzca. Bu glmesi beni daha da ileden maskaraya o anda, evirmeye "bilimsel dndm. Hemen

aratrmalarm" kesmeye karar verdim. Ayaa kalkp, evine dnmemizi istedim, ordan arabama atlayp Los Angeles'e gideceimi syledim. ''Otur yerine!" dedi don Juan buyururcasna. "Yal hanmlar gibi hemen de ksyorsun. Gidemezsin u anda, iimiz daha bitmedi ki." Ondan tiksiniyor, aalk bir adam olduunu dnyordum. Don Juan ahmaka bir Meksika ezgisi sylemeye balad. O gnlerde pek nl bir halk trkcsne yknd belliydi. Kimi heceleri uzatarak, kimilerini de yutarak ezgiyi glnletiriyordu. yle komikti ki, dayanamayarak glmeye baladm.

"Grdn m," dedi don Juan, "sama sapan bi ezgi seni gldrmeye yetiyor. Ama bu biimde syleyen o adamla onu dinlemek iin onca para deyen milyonlarca kii glmyorlar hi, ciddi bi ey sayyorlar bu ezgiyi." "Ne demek istiyorsun?" diye sordum. Bu rnei bana, kargann gaklayn tpk syledii o ezgi gibi ciddiye almakszn glm olmam antrmak amacyla kasten dzdn dnmekteydim. Ama bu kez gene artt beni. Benim o halk trkcs ve onun ezgilerine baylan, kendini beenmi ve akl banda hibir kimsenin iplemeyecei samalklar son kerte ciddiye alan insanlara benzediimi syledi. Sonra, belleimi tazelercesine, daha nce "bitkilerin renilmesi" zetledi. konusunda byk sylediklerinin istediim blmn bir tmn takdirde, yeniden Gerekten renmek

davranlarmn Tepem yle

biimlendirmem gerektiini zellikle vurgulad. atmt ki, not almak iin bile olaanst bir aba harcamam gerekiyordu. "Kendini fazlaca ciddiye almaktasn," dedi yavaa. "Aklnca birazck pek nem vermektesin hemen kendine. kap Bunu gitmeyi deitirmelisin! Kendine verdiin o pis nem yznden, sknca dnebiliyorsun. Herhalde karakter sahibi olduunu

sanyorsun bylece. Ama samalktr bu! Zayflktr, kendini beenmiliktir!" Kar kmaya altysam da tnmad. Yaamm boyunca, bir trl syrlamadm o ar kendimi beenmilik duygum yznden hibir eyi sonulandramam olduumu belirtti. Bunlar sylerkenki kesinliini grerek hayrete dtm. Elbet doru sylemekteydi; bu da yalnzca fkelenmeme deil korkmama da yol ayordu. Sesinde abartl arballk titremleri, "Kendini beenmilik, tpk yaamyks gibi kurtulunmas gereken bi baka eydir," dedi don Juan. Onunla tartmay kesinlikle istemiyordum. inde bulunduumuz durum buna hi de elverili deildi; o hazr olana dek eve dnmeyecektibense, yolu bilmiyordum. Onunla kalmak zorundaydm. Birden yabans bir biimde devindi, evresindeki havay koklar gibiydi, ban hafife, tartml bir biimde sallad. Ola and bir tetiklik durumuna gemiti. Dnerek, armasna merakla beni szd. Gzlerini, belirli bir eyi arar gibi bedenim zerinde bir aa bir yukar gezdirdi; sonra anszn ayaa kalkarak hzla yrmeye balad. Nerdeyse kouyordu. Onu izledim. Bir saat kadar ok hzl admlarla ilerledi.

Sonunda, kayalk bir tepenin dibinde durdu. Bir alln glgesinde oturduk. Koar adm gitmemiz beni iyice yormutu, ama daha dinginlemi gibiydim. Bendeki bu deiiklik bana pek yabanc gelmiti. im iime smyordu, oysa tartmamzn ardndan o koarcasna yrymz baladnda, ona di bilemekteyidim. "ok acayip bir ey bu," dedim, "ama imdi gerekten ok keyifliyim." telerde bir kargann gakladn iittim. Don Juan parman sa kulana doru kaldrarak gld. "Bi yorayd o," dedi. Kk bir kaya paras tepeden aaya, grltl sesler kararak yuvarland ve alla taklp durdu. Don Juan yksek sesle glerek parman sesin geldii yne doru uzatt. "Bu da bi dorulamayd," dedi. Sonra, don Juan bana, kendimi beenmiliim zerinde konumaya hazr olup olmadm sordu. Gldm; az nceki fkem yle uzaklarda kalm gibiydi ki, nasl olup da ona yle kzm olduumu bir trl anlayamyordum. "Bana neler olduunu anlayamyorum,'' dedim. "Sana kzmtm, imdiyse niin kzm olduumu bile bilmiyorum."

"Bizi saran u dnya gizlerle doludur," dedi. "Srlarn kolayca sunmaz yle." Onun bu bilmecemsi szleri ok houma gidiyordu. Meydan okuyan, giz dolu bir eyler vard onlarda. Onlarn birtakm gizli anlamlarla ykl m yoksa srf sradan samalklar m olduklarn kestiremiyordum. Don Juan, "ayet ln bu yresine gene gelecek olursan," dedi, "bugn durmu olduumuz o kayalk tepeden uzak dur. Vebadan kaar gibi ka ordan." "Niin? Ne oldu ki?" "imdi anlatmann sras deil," dedi don Juan. "imdi senin kendini beenmiliini yitirmenle ilgileneceiz. Sen kendini dnyann en nemli eyi sandn srece, seni saran bu dnyay laykyla anlayamazsn. At-gzl taklm bi at gibisin sen, kendinden baka hibi ey grmyorsun." Don Juan bir an beni inceledi. Kk bir bitkiyi gstererek, "Bu kk arkadamla konuacam biraz," dedi. Bitkinin nnde diz kerek onu okamaya, onunla konumaya balad, nce ne sylediini anlamamtm, ama don Juan dil deitirerek bitkiyle spanyolca konumaya geti. Bir sre anlalmaz bir eyler syledi. Sonra ayaa kalkt.

"nemli olan ey, bi bitkiye ne sylediin deildir," dedi. "Szckleri uydurarak syleyebilirsin; nemli olan ey, bitkiyi beendiin duygusudur, ona bi eitin gibi davranmandr." Don Juan, bitkileri toplayan bir kimsenin bir bitkiyi her koparnda onlar ald iin zr dilemesi, ileride bir gn kendi gvdesinin de onlar besleyeceine ilikin onlara sz vermesi gerektiini anlatt." "Bylece sonuta bitkiler de biz de baa ba geliyoruz," dedi. "Ne biz ne de onlar daha az ya da daha ok nemli deiliz. "Gelsene, konu bu kk bitkiyle az bi," diye dayatt don Juan. "Artk kendini pek nemsemediini anlat ona." Bitkinin nnde diz kmesine ktm de, bir trl onunla konumaya balayamadm. Bi bitkiyle konumak ocuka geliyor, durmadan glyordum. Kzgn deildim, ama. Don Juan srtm tplayarak, vazgememi ve hi olmazsa dinginliimi yitirmemi olduumu syledi. "u tepelere doru git, orada kendi kendine altrma yaparsn." Bitkilerle sessiz olarak, iimden konumamn doru olup olmayacan sordum. Don Juan gld ve eliyle hafife bama vurdu.

"Hayr!" dedi. "Sana yant vermelerini istiyorsan, onlarla yksek sesle ve ak seik bi biimde konumalsn." Onun bu tuhaflklarna iin iin glerek, syledii yere doru ilerledim. Hatta bitkilerle konumay bile denedim, ama yaptm eyin son kerte gln olduu duygusu daha ar basarak beni engelliyordu. Orada yeterli olduunu dndm bir sre kaldktan sonra don Juan'n bulunduu yere dndm. Bitkilerle konumadm bildiine kuku yoktu. Yzme hi bakmyordu. Eliyle, yanna oturmam imledi. "Dikkatlice bana bak," dedi. "Kk arkadamla biraz konuacam." Kk bitkinin nnde diz kt; birka dakika boyunca bedenini devindirip kvrrken konumasn ve glmesini srdrd. Akln yitirdii kansndaydm. Diz kme durumundan ayaa kalkarak, "Bu kk bitki bana, onu yemenin ok tat verici olduunu sana sylememi istedi," dedi. "Onlardan bi avu kadarn yiyen birinin pek salkl kalacan syledi. urackta onlardan bi alayn bulabileceimizi de ekledi." Don Juan yz elli metre tedeki bir bayr gsterdi.

"Hadi gidip bi bakalm," dedi. Onun bu komikliine gldm. Bu yreyi avucunun ii gibi bildiinden, yenilebilen ya da saaltc bitkilerin yerlerini ok iyi bildiinden tr, o bitkileri orada bulabileceimizden kukum yoktu. Dedii, o yere doru giderken, don Juan bana o bitkilerin hem besleyici, hem de saaltc zelliklere sahip olduunu, bu yzden onlar dikkatle incelememi syledi. Ben de, yan aka, bunlar ona o kk bitkinin mi sylediini sordum. Don Juan duruverdihayretle beni incelemeye balad. Ban iki yana sallamaktayd. "Ah!" diye haykrd glerek. "Senin u sivri akln yok mu, vallahi senin zevzekliinin nedeni o. Tm yaamm boyunca bildiim bi eyi niye sylesin ki o kk bitki?"" Don Juan sonra bana o sz konusu bitkinin eitli zelliklerini ta ocukluundan beri bildiini, o kk bitkinin ona imdi gittiimiz yerde daha bir alaynn yetitiini, ve don Juan'n bunlar bana anlatmasnda bir saknca olmadn sylediini aklad. Bayra vardmzda, koskoca bir kme o bitkilerden grdm. imden glmek geldiyse de, don Juan vakit brakmad. Ordaki bitkilere teekkr etmemi istedi. Bunalrcasna bir utanma duygusu bastrdndan dudaklarm bir trl kmldatamadm.

Don Juan sevecence glmseyerek o bilmecemsi szlerinden birini daha yaptrd. Syledii eyin anlamn karabilmem iin daha zaman tanrcasna, o sz drt kez yineledi. "Bizi saran bu dnya bi gizdir," diyordu. "Biz insanlar br eylerden daha stn deiliz ki! Kk bi bitki ha!" Bunlar sylerken bana nasl baktn grnce tylerim rperdi. Hemen bitkilerin zerine yksek sesle, "Sa olasn!" dedim. Don Juan, kendini tutarcasna, sessizce kesik kesik glmeye balad. Bir saat kadar daha yrdkten sonra, don Juan'n evine dne getik. Bir ara epey geride kalmtm, don Juan ona yetimem iin bekledi. Parmaklarm kvrp kvrmadma bakyordu. Kvrmay unutmutum. Buyururcasna, onunla yrdm zamanlar onun hareketlerini gzlemlemem, ona yknmem gerektiini, aksi takdirde hi ona gelmememi syledi. Beni azarlarcasna, "ocuk bekler gibi bekleyip duramam ben seni," dedi. Bu sz bende derin bir utan ve aknlk duygusu yaratmt. Onun gibi yal bir adam nasl oluyordu da bize cmerte davrandnda, ona teekkr etmemiz gerekir, yoksa bizi burdan bi yere brakmaz,

benden ok daha hzl yryebiliyordu? Ben kendimi atletik ve gl biri, diye gryordum, oysa ona yetiebilmem iin o durup beni beklemek zorunda kalmt. Parmaklarm kimileyin, im kvrdm beni Bu ve ileriye Kzlderili Bana onun o alas ektiini yle arnlamalarna rahata adm uydurabildim. Hatta, ellerimin couyordu. yrmek ileriye duyumsuyordum. yalsyla anlamszca Konumay bana mutluluk peyote veriyordu. bitkilerini

bolamtm.

gstermesini istiyordum ondan, boyuna. Sonunda, don Juan yzme bakt, ama hibir ey demedi.

4 -Bir Danmandr lm

aramba, 25 Ocak 1961

"Bana peyoteyi ne zaman reteceksin?" diye sordum. Daha nce yapt gibi yant vermedi don Juan, kak biri-siymiim gibi yzme bakt yalnzca. Gnlk konumalarmz srasnda, birok kez, sorup durmutum zaten, o da her soruumda kalarn atarak ban sallamt. Ne olumlu ne de olumsuz bir devinimdi bu; daha ok bir aresizlik, bir kanksamtk imine benziyordu. Birden ayaa dikildi. O srada, evinin nndeki toprak zeminde oturmaktaydk. Don Juan bann belirsiz bir devinimiyle onu izlememi imledi. Gneye, ldeki alla doru ilerledik. Yrrken, kendimi durdu. Anszn bana doru dnp, "Senin arkadalarn," dedi, "hani u seni uzun sredir tanyan kiiler... onlar hemen terk etmelisin." Gene deliletiini dndm; bu konuda diretmesini aptalca buluyordum, ama bir ey demedim. Don Juan beni yan gzle szdkten sonra glmeye balad. Uzun bir yryten sonra bir mola verdik. Tam oturmak zereydim ki, don Juan on be metre kadar temizdeki bitkilerin yanna gidip onlarla yksek, anlalr bir sesle konumam syledi. Hemen beenmiliimle kiisel gemiimin yararszlnn bilincinde olmam gerektiini yineledi

tedirginletim, biraz da korkmutum. Onun tekinsiz buyruklar dayanlmaz bir kerteye varmt, bitkilerle konumay pek gln bulduum iin dediini yapamayacam ona bir kez daha anlattm. Buna verdii yant sadece, kendimi beenmiliimin, kendime verdiim nemin snrsz olduuydu. Anszn bir karar vermicesine, doal olarak iimden gelmedike ve gevemedike syledi. "Bi yandan onlar tanmaya alacaksn, bi yandan da almadan knn stnde oturacaksn, olmaz yle ey," dedi sularcasna. "Ne yaptn sanyorsun sen?" Ben de aklamaya altm, gerek niyetimin bu bitkilerin kullanmlar zerinde bilgi edinmek olduunu, bu yzden beni aydnlatmasn dilediimi yineledim. Hatta harcayaca zaman ve emein karln demeyi nerdiimi anmsattm. "Sana biraz para vereyim," dedim. "O zaman ikimiz de rahatlarz. Sana para verirsem, istediim her eyi sorabilirim, sen de benim adamm, benim danmanm olursun. Senin iin krl bir i olur bu. Ne dersin, don Juan?" Don Juan kmsercesine bana bakt; alt dudayla dilini titretirip zorlu bir soluk vererek yellenme sesi kard. bitkilerle konumaya almamam

Yzmn bakarak,

ald

ar

armlk

grnmne

"te bunu derim," dedi, ardndan lgnlar gibi gld. Onunla baa kamayacam iyice anlamtm. Onca yana karn, cokun, takn ve gl m glyd. Yeni tantmzda, o denli yal oluu, onun bana yetkin bir danman, bir bilgi salaycs olabileceini dndrmt. En iyi bilgi salayclarnn, konumaktan baka bir ey yapacak takatleri kalmam olduundan tr yallar arasndan ktn iitip duymuumdur. Gel gelelim, don Juan tam bir musibetti. Beni akna evirmedii bir gn gemiyordu, dorusu ekiniyordum ondan. Bizi tantran arkadam haklyd. Eksantrik bir yal Kzlderiliydi o; arkadamn dedii gibi sabah akam kr ktk sarho dolat filan yoktu, ama daha da ktsyd, bir deliydi o. Daha nce duyumsadm o rkn kuku ve korkuya bir kez daha kapldm. etmek Oysa artk bunlarn stesinden pek fazla gelmi glk olduumu sanyordum. Hatta kendimi, onu gene ziyaret istediime inandrmakta ekmemitim. Ne var ki, kendimin de, iin iin onun gibi olmak istediimi fark ettiim zaman, ola ki benim de az buuk bir kak olduumu istemeye istemeye dnmeye baladm. Benim kendimi beenmilik duygumun bir engel oluturduu dncesi beni gerekten sarsmt.

Ama btn bunlar besbelli ki srf, kendi kendime yrttm birtakm nemsiz fikirlerdi; ancak onun o hi almadm davranlaryla kar karya geldiim zaman, yeniden korkuya kaplmaya balam, ve ondan uzaklamaya karar vermitim. ok farkl insanlar olduumuz, inancyla artk birlikte almamz olaslnn sz konusu olamayaca yargsna vardm./ Don Bir Juan, gzlerini halk yere dikerek, "kimizden birimizin deimesi gerek," dedi. "O da kim, biliyorsun." Meksika trksn mrldanmaya baladban anszn kaldrp bana serte bakt. Gzleri alev-alevdi. Gzlerimi, onlar baka bir yerlere evirmeye ya da kapatmaya altysam da, onun baklarndan koparamadm grerek akna dndm. Don Juan, gzlerinde neler grdm sylememi istedi. Bir ey grmediimi sylediysem de, gzlerinin bende ne duygular yaratm olduunu anlatmam iin dayatt. Ona, gzlerinin bende sadece aknlk duygusu yarattnn bilincinde olmaktan te bir ey duyumsamadm, bir de baklarnn beni ok tedirgin ettiini sylemeye altm. Ama yakam brakmad. Gzlerini dikerek bana bakmay srdrd, srdrd. Tam tamna gzda

verici ya da kt bir bak deildi bu; giz dolu ama birazck tatsz bir bakt. Don Juan, bana bir kuu anmsatp anmsatmadn sordu. "Bir ku mu?" diye bardm. Don Juan bir ocuk gibi kkr kkr glerek gzlerini benimkilerden ayrd. "Evet," dedi yumuak bir sesle. "Bi kuu, ok ilgin bi kuu!" Baklarn gzlerime gene kilitleyerek anmsamam buyurdu, o bak daha nce grm olduumu "bildiini" artc bir kesinlikle syledi. O andaki duygularm yal adamn, azn her anda, tm itenliime karn beni kkrtt eklindeydi. Ben de aka direnerek onun baklarna, baklarmla karlk verdim. Don Juan kzacak yerde glmeye balad. Eliyle kalasna vurarak, vahi bir ata biniyormucasna haykrd. Sonra ciddileerek, onunla kavgalamay brakmamn, ve szn ettii o ilgin kuu anmsamamn son kerte nemli olduunu aklad. "Gzlerimin iine bak," dedi. Gzleri ate sayordu sanki. Baklarnda gerekten bana tam olarak ne olduunu bilmediim bir eyleri anmsatan bir parlt vard. Bir sre dndm, sonra birden karverdim; gzlerinin ald ekil ya da bann

duru biimi deil de, baklarndaki souk yabanslk bir ahinin gzlerindeki bak anmsatmt bana. Tam bunu kavradm an, don Juan bana yan yan bakmaktaydbir an iin zihnim tuhaf bir ekilde karverdi. Sanki grdm, don Juan'n deil de, bir ahinin bayd. Ama bu imge uup gidiverdi de, o ann daha fazla srmemesi canm epey skt. Heyecanl bir sesle ona, yznde bir ahinin izgilerini grdm zerine yemin edebileceimi grmlm syledim. Don Juan gene bir kahkaha att. ahinlerin gzlerindeki baklar vard. ocukluumda ahinleri avlardm, dedem iyi ahin avcs olduumu sylerdi. Dedemin bir Leghorn tavuk iftlii vard ve oraya dadanan ahinler byk zarar veriyorlard. Bu yzden, ahinlerin vurulmas hem elenceli hem de "vacip" oluyordu. O ana dek, bu kularn gzlerindeki keskin baklar yllar boyunca zihnimden kovamam olduumu unutmu gitmitim. Ama btn bunlar ok eskilerde kaldndan, o gnleri artk anmsa-yamayacam sanyordum. "Eskiden ahinleri avlardm ben," dedim don Juan'a. Don Juan, tnmakszn, "Biliyorum," diye yant verdi. Sesindeki titremde ylesine bir kesinlik vard ki, glmeye baladm. Onun akl almaz biri olduunu

geiriyordum. Benim ocukken ahin avlam olduumu bildiini syleyecek denli kstah biri... O anda gzmden iyice dmt artk. Don Juan, iten bir duyarllkla, "Niin byle fkeleniyorsun?" diye sordu. Nedenini bilmiyordum. Don Juan, hi beklemediim bir ekilde bana soru sormaya balad. Ona yeniden bakmam ve bana anmsatm olduu o "ok ilgin kuu" ona anlatmam istedi. Ona di bilediimden inadm tuttu; konuacak bir ey olmadn syledim. Sonra dayanamayp, eskiden ahin avladm bildiini niin sylediini sordum. Beni yantlayacak yerde gene davranlarm parmana dolad. En ufak bir eyden nem kapp "az kpk saan" bir lgna dnverdiimi syledi. Kar karak, O bunun doru olmadna szleri ve inandm belirttim. beklenmedik

eylemleriyle beni zorla rmdan karann kendisi olduunu ekledim. "Niye bu fken?" diye sordu don Juan. Duygularm ve tepkilerimi gzden geirdim. Gerekten de ona kzmam iin bir neden bulamadm. Don Juan yeniden, gzlerine bakarak o "acayip ahin"i demiti, anlatmam imdiyse, gerektiini "acayip syledi. Kulland Onun szckleri deitirmiti; daha nce, "ok ilgin bi ku" ahin" diyordu.

kulland

szcklerdeki

deiiklik,

bende

duygu

deiikliine neden oldu. Anszn iime hzn kt. Don Juan gzlerini iki ince izgiye dnene dek ksarak pek abartl bir sesle, ok acayip bir ahin "grmekte" olduunu syledi. Bu sylediini, o ahini hemen nnde gerekten grmcesine kez yineledi. "Onu anmsyor musun?" diye sordu. Hibir ey anmsamyordum. "Nesi acayipmi o ahinin?" diye sordum. "Onu sen anlatmalsn," diye yantlad don Juan. Dayatarak, neden sz ettiini bilmemin olanaksz olduunu, onun iin hibir ey syleyemeyeceimi bildirdim. "Bana kar gelme!" dedi. "Sen kendi uyuukluunu yenmeye bak, ve anmsa." Bir an iin gerekten onu anlamaya abalad m. Onunla az dalan brakp anmsamaya alabileceim hi aklma gelmemiti. Don Juan, "Bi zamanlar biok kuu grdn sen," dedi, bana ipucu verircesine. Ben de ona, ocukluumda bir iftlikte yaadm, yzlerce ku avladm anlattm. Don Juan da, o halde anlatm olduum o yzlerce kuu anmsamamn pek zor olmayacan syledi.

Gzleri

sorarcasna,

yzme

baktbana

sunabilecei son ipucu buymu gibi. "yle ok ku vurmutum ki," dedim, "hibirini anmsayamyorum." "Ama hu ku ok zel," diye fsldayarak yantlad don Juan. "Bu ku bi ahindi." Sil batan, don Juan'n neyi amaladna taktm kafam. Benimle dalga m gemekteydi? Ciddi miydi? Uzun bir sre sonra don Juan gene, anmsamam iin dayatt. Artk onun bouna oyununa bir son vermeye abalamamn olduunu dndm;

yapabileceim tek ey onunla ibirliine gemekti. "Benim avlam olduum bir ahinden mi sz etmektesin?" diye sordum. Don Juan, gzleri kapal, fsldayarak, "Evet," dedi. "Yani ben kkken oldu bu ey, yle mi?" "yle." "Ama sen, nnde imdi bir ahin grdn sylemitin." "Gryorum, evet" "Sen ne yapmaya "Seni alyorsun anmsatmaya "Neyi? Allah benle?" Akna!"

alyorum."

Don Juan, gzlerime bakarak, "Bi ahini, k gibi hzl bi ahini," dedi. Yreim duruverdi sanmtm. "imdi bana bak," dedi don Juan. Ama bakmadm. Sesi iitilmez olmutu. Grkemli birtakm anlar tm belleimi sarmt. Beyaz ahin! Her ey dedemin Leghorn pililerini saydktan sonra fkesinden lgna dnmesiyle balamt. Pililer srekli ve artc bir ekilde ortadan kayboluyorlard. Dedem, gece gndz tavuklarn banda nbet uarak tutmaya katn balam, sonunda iri, beyaz bir kuun bir Leghorn pilicini peneleriyle yakalam, grmt. Ku hzla umakta ve belli bir yne doru gitmekteydi. nce ordaki aalarn ardnda dala geerek pilici yakalad gibi, iki aa arasndaki bir boluktan uarak uzaklat. Bunlar yle hzl olmutu ki, dedem ne olduunu anlayamad. Ama ben her eyi izlemi, o kuun bir ahin olduunu grmtm. Dedem, yleyse onun bir albino yan bir akn olduunu sylemiti. Hemen harekete geip o akn ahinin peine dtk. ki kez ona vurmama ramak kalmt. Hatta avn drm, ama kamay baarmt. Benim iin fazlaca hzlyd. stelik, akll m akllyd; bir daha dedemin iftliine dnmemiti hi.

Dedem

kuu

vurmam

iin

bei

yeniden

gayretlendirmemi olsayd, unutup gidecektim. ki ay boyunca o akn ahini yaadmz yerdeki vadide kovaladm durdum. Kuun huyunu suyunu rendim; ne zaman nereye uacan sezmeye bile balamtm. Ama o hz, o hi beklenmedik bir anda ortaya kverii beni hep artt. Ona her rastlaymda, ona avn nasl braktrm olduumu dnp kvanrdm, ama onu avlamak ksmet olmamt. Akn ahine kar giritiim bu iki ay sren yabans sava srasnda ona yalnzca bir kez yaklaabilmitim. Btn gn onu kovalam, bitkin dmtm. Dinlemek iin yksek bir okalipts aacnn altnda oturmu, sonra da uyuyakalmtm. Birden bir ahinin l beni uyandrmt. Baka hibir hareket yapmakszn gzlerimi atm, beyazms bir kuun, okalipts aacnn en yksek bir dalnda tnediini grdm. Bizim akn ahindi bu. Kovalamaca bitmiti artk. Pek kolay bir at olmayacakt bu; ben srtst yatyordum, ku da arkas bana dnk durmaktayd. Anszn esiveren rzgrn sesine snarak .22'lik tfeimi kaldrp nian aldm. Iskalamamak iin, ku dnesiye kadar ya da umaya kalkncaya dek beklemek istiyordum. Ne ki, akn ku hi devinmeden durdu. Daha iyi nian alabilmem iin hareket etmem gerekiyordu, oysa ahin, ilk

kmldaymda uup gitmi olacakt. Yaplacak en doru ey beklemekti. Bekledim ben de; uzun, sonu gelmez bir bekleyi. Belki de beni etkileyen ey bu uzun bekleyi ya da ola ki o kula benim bulunduumuz yerin yalnzl olmutu; birden belkemiim-den yukarya doru bir titreme geirdim, sonra hi planlamadm halde kalkp oradan uzaklatm. Ku uup gitti mi, diye bakmak iin bam bile evirmedim. Akn ahinle aramdaki bu son olaya herhangi bir anlam yklememitim. Ancak, onu vurmam olmam son kerte tuhaft. Daha nce dzinelerce ahin avlamtm. ocukken eydi. Don Juan, akn dikkatle dinliyordu. ykm bitirdiimde, "O ak ahini nasl bildin sen?" diye sordum. "Onu grdm," diye yantlad don Juan. "Nerede?" "Burada, tam senin nnde." Artk onunla tartmak istemiyordum. "Btn bunlarn anlam nedir?" diye sordum. ahine ilikin anlattklarm yaadm iftlikte ku vurmak ya da herhangi trden bir hayvan avlamak ok doal bir

Don Juan, onun gibi bir kuun bir yora olduunu, onu avlamam olmamn da en doru davran olduunu syledi. Sesinde giz ykl bir titremle, "lmn seni hafif bi uyarm," dedi. "Hep yle bi titremeyle olur bu." Sinirlenmitim. "Sen ne diyorsun Allah akna?" dedim. Don Juan, o tekinsiz szleriyle gerekten sinirlendirmiti beni. "Kulara degin bilgin ok senin," diye srdrd. "Saysz ku vurmusun. Nasl bekleneceini biliyorsun. Saatlerce, sabrla beklemisin. Bunu biliyorsun. Gryorum bunu." Onun bu szleri benliimi altst etmiti. Beni en ok tedirgin eden eyin, ondaki bu kesinlik olduunu dndm. Onun, benim kendi yaamma ilikin kendimin bile kuku duyduum konular zerindeki bu inaksall, kendine gvenirlii canma tak etmiti. Beni saran bkknlk duygusu iinde, onun zerime doru eilerek kulamn ta iine bir eyler fsldadn grememitim. nce ne dediini anlayamamtm da, yinelemiti sylediklerini. Yavaa dnmemi ve solumdaki iri kaya parasna bakmam istiyordu. lmmn orada bana bakmakta olduunu, ve imledii

anda dnp baktm takdirde onu grmemin mmkn olabileceini sylemekteydi. Gzleriyle imini verdi. Dndm ve iri kaya parasnn zerinde titreyiveren bir devinme grdm sandm. Tm gvdemi bir titreme ald. Karn kaslarm istensizce kasld, bir sarsntya, bir spazmoza tutuldum. Bir an sonra yeniden dinginlemi, o titreyen glgeyi grm olmam, bam yle hzlca evirmemin yol at grsel bir yanlmaya balamtm. "lm srekli bi yoldatr bi insana," dedi don Juan, son kerte arbal. "Her zaman solumuzda, bi kol boyu uzaklktadr bize. Sen o ak ahine bakyorken sana bakmaktayd lm; kulana fsldamt da, bugnk gibi bi titreme geirmitin. Hep sana bakp durur o zaten. Seni tplayana dek bakp duracak sana." Don Juan kolunu uzatarak hafife omzuma dokunurken dilini de serte aklatt. Onun bu hareketi beni ykm, benliimi sarsmt. "Sezdirmeden avna yaklaan olansn sen, lm seni beklerken sabrla bekleyip duran olan; pekl biliyorsun ki lm sol yanmzda durup dururtpk senin o ak ahinin, solunda durmu olduun gibi." Bu szlerde, nedensiz bir korkuya kaplmama neden olan yabans bir g vard; tek savunum, syledii her eyi yazmaya koyulma zorlanmm eklinde oldu gene.

Don Juan, "lm bizi bu denli yakndan izlerken insan kendini nasl nemseyebilir ki?" diye sordu. Gerekten bir yant vermemi beklediini sanmyordum. Zaten syleyecek bir eyim de yoktu. Yepyeni bir duyguya brnmtm. "Sabrszlandn srdrd don zaman yaplacak dnp ey," diye Juan," soluna lmne

danmaktr. ayet lmn sana bi im verirse, ya da bi an iin gzne iliiverirse, ya da yoldann orada durup sana baktn duyumsarsan salt, snrsz lde bayalktan arnm olursun." Gzleriyle zorla seebildiim bir im verdi, ama bakmaya cesaret edemedim. Ona inandm ve korktuumu belirterek, artk stme varmamasn syledim. Gene o grltl kahkahalarndan birini daha kopard. lmmze ilikin bir konu zerinde ne kadar ok dursa da gene de yetersiz kalaca yantn verdi. Ben de kendi lmm zerinde durmamn anlamsz olduunu, zira bylesi bir yaklamn tedirginlik ve korku yaratmaktan baka bir ie yaramayacan ileri srdm. "yi samaladn ha!" diye haykrd don Juan. "lm, bizim en bilge danmanmzdr. Her ne zaman ilerin yolunda gitmediini duyumsadnda, ki senin iin bu hep byledir, ne zaman sonunun geldiini dnsen,

hemen lmne dn ve ona dan. lmn sana yanldn syleyecektir o an; onun sana dokunuu dnda hibi eyin nemi olmadn syleyecektir sana. lmn sana diyecektir ki: "Ben daha sana dokunmadm ki'." Don Juan ban sallayarak benden bir yant beklercesine yzme bakt. Yant veremedim. Dncelerim ahlanmt, onlar dizginleyemiyordum. Don Juan bencilliime sendeletici bir darbe indirmiti. lmm sz konusuyken, don Juan'a sinirlenme gibi incir ekirdeini doldurmayan eylere kafam takm olmam ahmakln ta kendisiydi. Don Juan'n bendeki bu duygu deiikliinin tam bilincinde olduunu duyumsamaktaydm. Olaylarn ak bizi onun dediine getirmiti. Glmseyerek bir Meksika trksn mrldanmaya balad. Uzun bir sessizlikten sonra, "Evet," dedi don Juan. "Bur-da ikimizden birinin deimesi gerek, hem de abuk. Burda ikimizden birinin, lmn bi avc olduunu, onun hep solumuzda bi yerde durduunu renmesi gerek. Burda ikimizden birinin, lme danmas, yaamlarn lm onlar hibi zaman tplamayacakmasna srdren insanlar n o acnas kepazeliini brakmas gerek."

Bir saatten fazla konumadan oturduk. Sonra kalkp yrmeye baladk. Saatlerce ldeki allklarda bir saa bir sola dolatk durduk. Bu yaptklarmzn bir anlam var m, diye sormadm ona; nemi yoktu ki. ok eski bir duyguma, oktan unutmu olduum bir eye herhangi bir entelektel gaye yklemeksizin dolap durmann o saf sevincine-yeniden kavumama neden olmutu don Juan. O iri kaya parasnn zerinde grm olduum eyi bana biraz daha gstermesini istedim ondan. "O glgeyi bir kez daha gstersene," dedim. Don Juan, alayc bir sesle, "lmn m yani?" diye sordu. Bir an iin onu yantlamak istemedim. Sonunda, "Evet," dedim. lmm bir kez daha gstermeni istiyorum." "imdi olmaz," dedi, "Fazlaca sertsin." "Anlamadm, ne dedin?" Don Juan glmeye balad, ancak bilemediim bir nedenden tr glmesi, eskiden olduu gibi krc ve sinsi gelmemiti bana. Glerken sesinin perdesinde, yksekliinde ya da canllndaki bir farka balamyordum bunu; burada yeni olan ey benim duygularmd. lmmn burnumun dibinde olduu bilinci, korkularmn, tedirginliklerimin samaln ortaya karmt.

"O halde bitkilerle konuaym," dedim don Juan'a. Bir kahkaha daha patlatt don Juan. "lerliyorsun, bakyorum," dedi glmesini srdrerek. Bi arlktan brne geiveriyorsun. Durul biraz. Gizlerini renmek istemedike, bitkilerle konumann yok ki bi gerei. stelik onlarla konumak iin sarslmaz bi istencin olmal. Onun iin, bitkilerle konuma isteini ertele imdilik. lmn grmene de yok bi hacet. Onun varln evrende duyumsaman yeter."

5 -Sorumluluk Alma

Sal, 11 Nisan 1961 Dokuz Nisan Pazar gn sabah erkenden don Juan'n evine ulatm. "Gnaydn, don Juan," dedim. "Seni grdm iin ok sevinliyim."

Don Juan bana bakarak yumuak bir kahkaha att. Ben arabam park ederken o arabaya doru gelmi, ben ona getirdiim yiyecek paketlerini karrken o da kapy tutmutu. Eve doru yrdk, kapnn nnde oturduk. Orada ne iim olduunun bilincine gerekten ilk kez o srada varmtm. ay boyunca zlemle hep "oraya" dneceim doast zaman bir eyi beklemitim. anmsamtm. Sanki, iime bir yerletirilmi bir saatli bomba patlamt da, birden Yaammn dneminde ok sabrl ve ok becerikli bir kimse olduumu anmsadm. Don Juan daha bir ey demeden ben ona zihnimi oka yoran bir soruyu sordum. aydr o akn ahinin ans aklmdan kmyordu. Ben kendim unutmuken, don Juan bunu nasl bilmiti? Don Juan gld ama yant vermedi. Anlatmas, iin ona yalvardm. Don Juan her zamanki tavryla, "nemli bi ey deildi," dedi. "Senin tuhaf biri olduunu herkes bilebilirdi. Uyuuk birisin sen, hepsi bu." Beni gene gafil avlayp, holanmadm bir keye sktrmakta olduunu sezdim. Konudan uzaklamamaya alarak, "lmmz grmemiz mmkn m?" diye sordum.

"Elbet," dedi don Juan, glerek. "O da bizimle burda ya." "Bunu nasl biliyorsun?" "Yal bi adamm ben; insan yalannca her trl eyi reniyor." "Birok yal insan var tandm, ama onlar bunu hi renmemiler. Sen nasl rendin?" "Ben mi, diyelim ki ben her trl eyi biliyorum, zira kiisel bi gemiim yok benim, stelik baka hibi eyden daha nemli saymam kendimiben de lmm de ite buramda oturmakta." Don Juan sol kolunu uzatp, birisini gerekten okarcasna parmaklarn devindirdi. Gldm. Beni nereye srklediini anlamtm. Yal eytan, belki de kendimi beenmiliimi parmana dolayp beni gene tua getirecekti, ama bu kez pek aldrmadm. Bir zamanlar son kerte sabrl bir insan olduumu anmsaym, iimi yabans, sessiz bir cokuyla doldurmu, don Juan'a kar duyduum tedirginlik ve hogrszl byk oranda silip gtrmt; artk onun yaptklar bende sadece hayranlk uyandryordu. "Kimsin sen, gerekten?" diye sordum. Don Juan arm gibiydi. Gzlerini iri iri ap, gz kapaklarn bir objektif kapa gibi kapatarak bir ku

gibi krpt. Gzkapaklar bir aa bir yukar gidiyor, ama gzleri hep odanda kalyordu. Bu hareketi beni artmt, irkiliverdim. O da bir ocuk gibi kendisini koyverip gld, gld. Abartl bir nezaketle, "Senin iin ben Juan Matus'um, emrinizdeyim efendim," dedi. Sonra ona beni meraktan atlatan br sorumu sordum: "lk karlatmz gn ne yapmtn sen bana?" Bana bakt zaman neler duyumsam olduumu, ve bu yzden dilimin tutulmasn bir trl anlayamam olduumu anlattm. Saf saf bakarak, "Ben? Hibi ey," diye yantlad. Don Juan, yanaklarndan gzyalar szlene dek gld. imde gene ona kar dmanca bir duygu ykseldi. Ben yle ciddi ve saygl falan olduumu dnrken, o, kabalklaryla barbar bir "Kzlderili" olup kyordu. imden geenleri anlam olacak ki, birden glmesini kesiverdi. Uzun sren bir ikirciklenmeden sonra, ciddi bir ekilde kendime ne olduunu anlamaya alrken, bu kahkahasnn beni tedirgin ettiini syledim ona. Etkilenmi grnmyordu. "Yok ki anlayacak bi ey," diye yant verdi.

Bana

giz

dolu

bakndan

balayarak,

ocukluumun akn ahinini anmsatmasna, ve o iri kaya parasnn zerinde lmm olduunu syledii glgeyi grmeme dek, onu tandmdan bu yana yer alan olaand olaylar bir bir" sraladm. "Btn bunlar bana niin yapmaktasn?" diye sordum. Sorumu etmekteydim. "Bitkilere degin bildiklerimi anlatmam istemitin," dedi don Juan. Kar Sesinde ince bir alay sezdim. Gnlm "Ama," dedim, "imdiye kadar almaya alyor gibiydi. karak, anlattklarnn bitkilerle bir ilikisi yok ki." O da, yant olarak, bitkileri renmenin zaman aldn syledi. Onunla tartmann bouna olduu kans vard iimde. O anda, batan savma ve mantksz kararlar alm olmann tm o ahmaklm iliklerimde hissettim. Buraya gelmeden nce, don Juan'a artk hi sinirlenmeyeceim ya da ileden kmayacam, diye kendi kendime sz vermitim. Oysa, gerekte, syledii ey bana ters gelince hemen bir hrnlk nbetine daha yakalanmtm. Onunla iletiim kurmann bir tart balatmak amacyla sormamtm. Ben yalnzca niin beni setiini merak

olanakszln gryordum, ki bu da beni ayrca fkelendiriyordu. Don Juan anszn, "imdi lmn dn," dedi. urackta, bi kol boyu tende duruyor o. Herhangi bi anda tplayabilir seni, o halde sama dncelere, sama duygulara ayracak zamann gerekten yok senin. Hibirimizin zaman yok bunlara ayracak. "lk karlatmzda sana ne yapmtm, bilmek ister misin? Seni grmtm, senin bana yalan sylediini dndn grmtm. Ama aslnda, yalan sylemiyordun." Ben de ona, bu aklamasnn aklm daha da kartrdn syledim. Buna karlk, edimlerini aklamak istememesinin nedeninin de bu olduu, aklamalarn da zaten gerekmedii yantm verdi. nemli olan tek eyin konumak deil, edimlerle eylemler olduunu syledi. i saman dolu bir ilte kararak zerine uzand, bann altna bir boha ekti. Rahat bir duruma geldikten sonra, bitkilere ilikin bilgi istiyorsam, yerine getirmem gereken bir ey daha olduunu anlatt. Yava yava, sylediklerini anlayabilmem iin bana zaman verircesine, "Seri grdm zaman sende yanl olan ey, ve imdi de sende yanl olan ey, yaptn eylerin sorumluluunu almaktan holanmayndr,"

dedi. "Otobs terminalinde bana o eyleri anlattnda, onlarn yalan olduunun bilincin-deydin. Niin yalan sylyordun?" O sralarda amacmn "gvenilir bir danman" bulmak olduunu belirttim. Don Juan glmseyerek bir Meksika trks mrldanmaya balad. "nsan bi ey yapmaya karar verince sonuna dek gitmeli," dedi, "ama yapt eyin sorumluluunu da yklenmeli. Ne yaparsa yapsn, en bata yapt eyi kendisinin yaptn bilmeli, sonra da kuku ya da pimanlk duymadan eylemlerini srdrmeli." Don Juan beni incelemekteydi. Ne diyeceimi bilmiyordum. Sonunda, dncemi aklamaya karar verdim. Onu yadsyarak, "Bu sylediin, imknsz bir ey!" dedim. Don Juan nedenini sorunca, ben de belki ideal olarak bunun herkesin yapmak bir istedii yolu bir ey ve olduunu, syledim. Don Juan, kesin bir tavrla, "Elbet de var bi yolu,"diye yantlad. oysa gndelik kanmann yaamda kuku

pimanlklardan

olmadn

"Bana bak," dedi. "Kukum da yok, pimanlm da yok benim. Yaptm her ey benim kendi kararm, benim kendi sorumluluumdur. Yaptm en nemsiz bi ey, rnein seni lde gezdirmek, pekl benim lmme yol aabilir. lm sezdirmeden peimden gelmekte. Demek ki, kukulanmaya, pimanlk duymaya zamanm yok benim. ayet seni gezmeye karmam lmme yol aarsa, buna katlanmak zorundaym. "Oysa sen, kendinin lmsz olduunu, lmsz bi kimsenin kararlarnn Ksacas da silinip bi bozulabileceini avcdr lm, sanmaktasn. dostum,

pimanlklar ve kukular iin yoktur ki zaman. Yalnzca karar vermeye var zamanmz." Her eyin ideal davran biimlerine gre kiisel yorumlarla oluturulmas, sonra da herkesin buna uymasnn beklenilmesinden dolay, bu dnyann hayali olduunu itenlikle ileri srdm. Don Juan'a, bir zamanlar daha salkl bir zihinle salkl bir bedenin erdemleri, delikanllarn skntlara katlanarak ve atletik yarmalarda baar gstererek bedenlerini nasl elikletirebilecekleri zerinde sonu gelmez nutuklar eken babamdan sz ettim. Babam gen bir adamd; ben sekiz yamdayken o daha yirmi yedisindeydi. Yaz aylarnda, genellikle, retmenlik yapt kentten en az bir aylna benim yaadm de-

demin iftliine gelir, tatilini benimle geirirdi. O bir ay boyunca cehennem hayat yaatrd bana. Don Juan'a, babamn, o sradaki grmemizle ilgili olduunu dndm bir davranndan sz ettim. Babam, nerdeyse iftlie gelir gelmez beni yanna alarak uzun bir yrye karrd. Yrrken konuurduk; o, her gn sabahleyin saat altda yzmeye gitmemiz iin planlar yapard. Geceleyin alar saati, yeterli zaman kalsn, diye, be krk bee ayarlard, zira saat tam altda alar suya saat girmi bizi olmalydk. uyandrrd; Sonra, babam sabahleyin

yatandan frlar, gzlklerini takar, pencereye gidip darya bakard. Bu sahneyi izleyen konumasn ezberlemitim hatta. "Ih... Bugn hava biraz bulutlu. Bak imdi, ben be dakka yataym gene. Tamam m? Sadece be dakkack? Adalelerimi geveteyim de tam olarak uyanaym." Sonra da hi amayan bir ekilde saat ona, kimileyin de leye kadar uyuyakalrd. Don Juan'a, babamn en fazla tm o belli ki sahte kararllndan vazgemeyi bir trl kabul etmeyiine sinirlendiimi syledim. Her sabah ayn eyi yinelerdi ta ki ben alar saatini ayarlamay reddederek onun duygularn incitene dek.

Don Juan, babam tuttuunu gsterircesine, "Onlar sahte kararlar deildi," dedi. "O yataktan kalkmasn bilmiyordu, hepsi o kadar." "Her neyse," dedim, "ben gerek olmayan kararlara kar hep kuku duymuumdur." Don Juan, ekingen bir glmsemeyle, "Sence gerek karar nasl olur?" diye sordu. "Eer babam yzmeye sabahleyin altda deil de rnein leden sonra saat te gitmeye karar vermi olsayd." Don Juan, son kerte arbal, "Senin kararlarn tinine zarar verir," dedi. Hatta sesinde bir znt titremi bile sezdiimi dndm. kimiz uzun sre sessiz durduk. Tersinmem yok olmutu. Babam dndm. "leden sonra saat te yzmek istemezdi ki o. Anlamyor musun?" dedi don Juan. Onun bu szleri beni sarst. Don Juan'a, babamn zayf bir insan olduunu, bu yzden onun ideal, diye benimsedii eylemleri bir trl gerekletiremediini anlattm. Handysa baryordum. Don Juan bir ey demedi. Ban yava yava tartml bir ekilde sallyordu. Son kerte hznlenmitim. Zaten ne zaman babam dnsem, iimi bir eziklik duygusu sarard.

"Yani sen ondan daha gl olduunu sanyorsun, di mi? diye sordu don Juan kaytszca. Onu onayladm, ve babamn bana ektirdii tm o duygusal sarsntlar anlatmaya baladm, ama don Juan szm kesti. "Sana kaba m davranrd?" diye sordu. "Hayr." "Senin iin elinden geleni yapar myd?" "Evet." "O halde niye beenmezdin onu?" Yeniden bararak babamn zayf biri olduunu sylemeye balamtm, ama farkna varp sesimi alaktm. Don Juan'n beni sorguya ekmesi de tam bir kepazelikti dorusu. "Btn bunlar niin yapyorsun?" diye sordum. "Biz seninle bitkilerden sz edecektik." Her zamankinden daha tedirgin, daha kederliydim. Ona, benim davranlarm zerinde ahkm kesmeye ne hakk ne de en ufak bir yeterlii olmadn syledim. O da grltl bir kahkaha kopard. "Sen krpt. Doruydu syledii. Kzmak iin geerli bir neden varmasna duyumsama eilimindeydim. fkelenince hep hakl olduunu duyumsuyorsun, di mi?" deyip gzlerini bir ku gibi

"Babamdan sz etmeyelim artk," diyerek neeli grnmeye altm. "Bitkilerden sz edelim." Don Juan, "Yoo, babandan sz edelim asl," diye dayatt. "Bugn o konuyu zmleyelim nce. Sen babandan ok daha gl idiysen, niin sabahleyin altda kendin kalkp yzmeye gitmezdin? Onu de bi bakalm." Bu soruyu ciddi olarak sorduuna inanmadm, syledim don Juan'a. Sabahleyin altda yzmenin hep babama ait bir sorun olduunu, beni ilgilendirmediini anlattm. Don Juan, "Onun fikrini kabullendiin an bu senin de sorunun olmutur," diye kestirip att. Ben de ona bunu hibir zaman kabul etmemi, babamn kendi kendine verdii szleri tutmadn zaten bilmi olduumu anlattm. Don Juan da, o halde bu dncelerimi soruverdi. Kendimi savunmak iin, "nsan babasna bu trden eyler sylemez ki," deyiverdim. "Niin sylemesin ki?" "Bizim evde byle eyler konuulmazd, hepsi bu ite." o zamanlar niin seslendirmediimi

Don Juan, bir yarg gibi, "Sen evinde daha kt eyler de yapardn," diye kesip att. "Yapmadn tek ey tinini aydnlatmakt senin." Szlerinde ylesine kahredici bir g vard ki, zihnimdeki yanklanmas srd, srd. Tm savunularm gvermiti. Onunla tartamaz oldum. Not tutmalarma sndm. Dermanszca son bir aklama yapmaya alarak, tm yaamm boyunca babama benzeyen, babam gibi u ya da bu ekilde beni kendi dzglerine ekmeye alan insanlarla karlatm ve nnde sonunda kararszla itildiimi syledim. Don Juan, "Yaknmaktasn yani," dedi yumuak bir sesle. 'Tm yaamn boyunca yaknp durmaktasn, zira kendi kararlarnn sorumluluunu stlenmemektesin. Babann sabahleyin saat altda yzme sen inancnn kendin, sorumluluunu kendin stlenseydin,

gerektiinde, gider yzerdin ya da onun dzgsn aktnda o azm aar amaz ona, cann cehenneme, deyip kardn Ama bi ey demedin sen ona. O yzden, sen de baban gibi zayfsn, zayf. "Bi insann kendi kararlarnn sorumluluunu stlenmesi, o insann o uurda lmeyi gze almas anlamna gelir." "Dur biraz, dur," dedim. "Konuyu eviriyorsun sen."

Bitirmemi beklemeden atld don Juan. Oysa ben ona babam sadece gereki olmayan edimlere bir rnek, diye kullandm, akl banda hibir kimsenin bylesi ahmaka bir ey yznden lmeyi gze almayacan syleyecektim. "Kararn ne olduu nemli deil," dedi don Juan. "Hibi ey baka hibi eyden daha nemli olamaz. Anlamyor musun? lmn bi avc olduu bi dnyada kararlarn k by yok. Kanlmaz lmmz karsnda yalnzca aldmz kararlar var." Bir ey syleyemedim. Bir saat kadar konumakszn geti. Don Juan hi devinmeksizin, ama uyumakszn da, iltesinde oturuyordu. "Btn bunlar bana ne diye anlatyorsun, don Juan?" diye sordum. "Bunlar bana neden yapmaktasn?" Don Juan, "Sen geldin bana," dedi. "Ama o da deil, sen bana getirildin. Ben de senin hatrn iin bi..." "Anlamadm, ne dedin?" "Sen de, yzerek babann gnln alabilirdin, ama yapmadn bunu, ola ki ok kktn de ondan. Senden daha uzun yaadm ben. Askda kalan bi iim yok. Yaammda telaa gerek kalmad, ondandr senin hatrna bi eyler yapabilmem." leden sonra bir yrye ktk. Ona kolayca ayak uy-durabiliyor, onun mucizevi fiziksel gcne bir kez

daha

tank

oluyordum.

Admlar

ylesine

evik,

yry ylesine kendinden emindi ki, ben onun yannda bir ocuk gibi kalyordum. O srada onun, yrrken konumaktan holanmadn fark ettim. Ona bir ey sylediimde beni yantlamak iin duruyordu. Birka saat sonra bir tepeye varmtk; don Juan yere oturdu ve yanna oturmam imledi. Alayl bir ciddiyetle bana bir yk anlatacan aklad. Bir zamanlar gen bir adam varm, bir kentte beyaz adamlarn arasnda yaayan yoksul bir Kzlderili. Ne evi varm bu adamn, ne bir yakn, ne de bir dostu. Bu kente "keyi dnme" umuduyla gelmi, ama yoksulluktan, acdan baka bir ey bulamam. Arada bir eek gibi alp birka kuru kazanrmsa da bu onun ancak karnn doyurmaya yetermi; ou zaman an dilenerek ya da hrszlk yaparak bulurmu. Bir gn delikanl kentin pazaryerine gitmi. Ne yapacan bilemeden sokaklar bir aa bir yukar arnlam. Orada satlan nimetleri a gzlerle izlemi durmu. Kendinden gemiesine, nereye gittiini de bilmeksizin, pazardaki kimi sepetleri devirmi de yal bir adamn zerine yklvermi. Yal adam drt koskoca sukaba tayormu; dinlenmek ve yemeini yemek iin henz oturmumu. Don Juan kurnazca glmseyerek yal adamn,

delikanlnn karlam

onun olduunu

zerine syledi.

yklmasn Adamcaz

hayretle tedirgin

edilmesinden tr kzmam da, o delikanlnn kendi zerine niin devrildiini merak etmi. Oysa, delikanl fkelenerek yal adama yolundan ekilmesini sylemi. Bu karlamalarn ardndaki nedeni aklna getirmemi bile. Yollarn kesitii gerei hi mi hi dikkatini ekmemi. Don Juan, yuvarlanan bir eyin ardndan giden bir kimseye yknerek, yoku yal aa adamn yuvarlanarak devrilen gitmi sukabaklarnn

olduunu syledi. Gen adam sukabaklarn grnce, o gnk rzknn ktn dnm. Yal adama yardm ederek, ar sukabaklarn tamay nermi. Yal adam ona dalardaki evine gitmekte olduunu syleyince, delikanl da, hi olmazsa, yolun bir blmn onunla birlikte yrmek istemi. Yal adam, da yolunu tutmu giderlerken, pazardan ald yiyeceklerden bir blmn delikanlya vermimi. Gen adam yiyecekleri itahla gvdeye indirip de karn doyunca, sukabaklarnn ne denli ar olduklarnn farkna varmaya balayarak onlar skca kavram. Don Juan gzlerini ap eytanca srtarak gen adamn, "Bu sukabaklarnda ne var?" diye sormu

olduunu syledi. Yal adam yant vermemi, ama gen adama onun aclarn hafifletecek, ona dnyann ilerine degin k tutacak, bilgi verecek bir yolda, bir dost gstereceini sylemi. Don Juan ellerini gsterilice devindirerek yal adamn ortaya, delikanlnn tm yaam boyunca grmedii gzellikte bir geyik karm olduunu anlatt. Geyik yle uysalm ki, delikanlnn yanna gelip evresinde dolanmaya balam. Her yan prl prl parlyormu geyiin. Gzleri kamaan gen adamn dili tutulmu da onun bir "tinsel geyik" olduunu anlayvermi. te o zaman yal adam delikanlya, o dostu ve onun bilgeliini istedii takdirde su kabaklarn brakvermesinin yeterli olacan sylemi. Don Juan'n srtnda tutku yansyordu; bunu iiten gen adamn agzllnn kamlanm olduunu syledi. Delikanlnn sorusunu dile getirirken don Juan'n gzleri ufalm, eytanlamt: "Senin bu drt koskoca sukabanda ne var?" Don Juan, yal adamn dingincesine, sukabaklarnn iinde yiyecek eyler bulunduu yantn vermi olduunu syledi: "pinole"5 ve su. Sonra yky anlatmasn keserek bir iki tur att. Ne yaptn anlayamamtm. Ama herhalde yknn bir parasyd

bu. Att dairesel turlar, gen adamn karar vermek amacyla kafa yorduunu simgeliyor olmalyd. Don Juan gen adamn, elbet, kendine anlatlanlara inanmam olduunu syledi. Delikanl, bir byc olduunu dnd yal adamn, sukabaklar yerine bir "tinsel geyik" vermeyi nerdiini, bu durumda sukabaklarnn akl almaz lde glerle dolu olmas gerektiini hesaplam. Don Juan yzn gene buruturdu; eytanca srtarak, delikanlnn sukabaklarn istemi olduunu syledi. yknn bittiini imleyen uzun bir suskunluk oldu. Don Juan sessizce duruyordu, ama ona bir soru sormam beklediine kukum yoktu. Ben de sordum. "Sonra gen adama ne olmu?" "Alm sukabaklarn," diye keyifli bir glmsemeyle yant verdi don Juan. Uzun bir duraklama daha oldu. Ben gldm. Bunun gerr ek bir "Kzlderili yks" olduunu dnmekteydim. Don Juan bana glmserken gzleri ldyordu. Saf saf yzme bakt. Birden yumuaka glerek sordu, "Sukabaklarnda ne vard, bilmek istemiyor musun?" "Elbet istiyorum. Ben yk bitti sanmtm"."

Don Juan, gzlerinde haar ltlar, "Yoo, yoo," dedi. "Delikanl sukabaklarn alp ordan kam; gitmi ssz bi yere am onlar."
5

Msr unundan yaplan bir a

"Ne bulmu iinde?" diye sordum. Don Juan bana bir gz att; zihnimden geirdiim tahminleri okuduunu duyumsamaktaydm. Don Juan ban sallayarak kkr kkr gld. "Syle hadi," diye asldm. "Bo muymu sukabaklar?" "Sadece yiyeceklerle su varm onlarda," dedi. "Gen adam da fkesinden, alm talara vura vura paralam sukabaklarn." Bu tepkisinin pek doal olduunu syledimonun yerinde olan herkes ayn eyi yapard. Don Juan yantnda, gen adamn ne aradn bilmeyen bir sersem olduunu syledi. "Erk" denilen eyin ne olduunu bilmediinden, onu bulup bulmadnn farkna varamam. Kendi kararlarnn sorumluluunu stlenmemi, bu yzden, ettii budalalk onu fkelendirmiti. Bir eyler kazanmak istemi, hibir ey elde edememiti. Don Juan, ben de o gen adam gibi kendi isteklerimin tutsa olursam, benim de onun gibi

fkeleneceimi, pimanlk duyacam ve kukusuz, yaammn geri kalan blmn yitirdiim ey yznden bam talara vurarak geireceimi syledi. Don Juan sonra yal adamn davrann aklad. Gen adama "tok bi midenin getirecei yreklilii" verebilmek amacyla onu zekice doyurmu, delikanl da sukabaklarnn iinde yiyecek bulunca kplere binip, onlar paralamt. "ayet verdii kararn bilincinde olsa ve sorumluluunu stlenseydi," dedi don Juan, "o takdirde yiyecekleri alr, pp bana koyard. Ola ki, yiyeceklerin de erk olduunu kavram bile olabilirdi."

6 -Bir Avc Olmak

Cuma, 23 Haziran 1961

Oturur oturmaz don Juan' soru. yamuruna tuttum. Beni yantlamad, stelik sabrszlanp, eliyle sormamam imledi. Olduka dnceli grnyordu. "Bitkileri renmeye almay srdrdn bunca zaman boyunca hi deimemi olduunu dnmekteyim," dedi beni sularcasna. Don Juan, benimsemem gerektiini ileri srd tm kiilik deiimlerini yksek sesle yeniden saymaya balad. Ben de ona bu konuyu iyice dndm, nerdiklerini yerine getirmemin olanakszln, zira hepsinin de bana ters dtn syledim. O da yant vererek, bu konular srf dnmenin yetmeyeceini, bana syledii tm o eyleri laf olsun, diye anlatmadn belirtti. Ben gene direttim, kiisel yaamm onun dncelerine uydurma konusunda pek fazla bir ey yapmadysam da, bitkilerin kullanm zerinde bilgi edinmeyi gerekten istediimi syledim. Uzun, tedirgin edici bir sessizlikten sonra apak sordum: "Bana peyoteyi retir misin, don Juan?" Don Juan, benim niyet etmemin tek bana yeterli olmadn, peyoteyiilk kez olarak ona "Mescalito" demitirenmenin ciddi bir ura olduunu anlatt. Bakaca sylenecek bir ey olmad ortadayd. Ne var ki, akama doru beni snamaya balad; zm iin herhangi bir ipucu vermeksizin bana bir

problem bir

sundu:

kapsnn

her ve

zaman kendimi

oturup dipdiri

konutuumuz tam nnde tekin bir yer, bir nokta, tam mutluluk duyabileceim hissedebileceim bir noktann bulunmas. Gece boyunca, ben yerde yuvarlanarak o "nokta"y bulmaya alrken, belirlenen blgeleri tek dze koyu renkli zeminin iki kez renk deiimine uradn sezdim. Bu problem beni yorgun drmt, renk birinde deiimlerini sezdiim yerlerden

uyuyakalmm. Sabahleyin don Juan beni uyandrarak ok baarl bir deneyim geirdiimi syledi. Ben sadece o tekin noktay bulmakla kalmamm, stelik onun kart olan dman ya da olumsuz noktay, stelik bu her ikisiyle ilgili renkleri de bulabilmiim.

Cumartesi, 24 Haziran 1961

Sabahleyin erkenden ldeki alla gittik. Yrrken, don Juan bana bir "kutlu" ya da "dman" noktay bulmann, yeryznde dolaan bir insan iin nemli bir gereksinme olduunu aklad. Ben sz peyoteye getirmeye alyordum, ama o bu konuya deinmek istemediini kesin bir dille belirtti. Bu konuyu kendisi

amadka, peyote szcn azma bile almamam uyarsn yapt. Bitkilerin sklat bir yerde ykseke allarn glgesinde dinlenmek iin oturduk. evremizdeki l allklar henz kurumamt; lk bir gnd, sinekler beni tedirgin etmekteydi, ama don Juan hi ses karmadan duruyordu. Acaba sineklere aldrmyor mu, diye baktmda, onlarn don Juan'n yzne hi konmadklarn grdm. Don Juan, "Bazen tez bi kutlu nokta bulunmas gerekir," diye srdrd. "Yada yle diyim, insann dinlenmek amacyla oturaca yerin kt bi yer olup olmadn tez kestirmesi gerekir. Bi kezinde, dinlenmek iin bi tepede oturmutuk da, keyfin kam, ok fkelenmitin. Senin dmannd o yer. Kk bi karga seni uyarmt, anmsarsn." Don Juan'n nemle, artk o yreye gitmemem gerektiini sylediini anmsadm. Glmeme kar kt iin ona kzdm da anmsamtm. "Senin stnden geen o kargann srf benim anlayabileceim bi yora olduunu sanmtn," dedi don Juan. "Kargalarn seninle de dost olduklar aklnn ucundan bile gemezdi." "Ne diyorsun sen, don Juan?"

"O karga bi yorayd," diye srdrd don Juan. "Kargalar tansaydn, o yerden yle bi kaardn ki!.. Ama her zaman insan uyaracak bi karga bulunmaz; o yzden, kamp kuracan, dinlenecein doru yerleri kendi kendine bulmay renmelisin." Uzun bir sessizlikten sonra don Juan birden bana dnerek, dinlenecek doru bir yeri bulabilmem iin yapmam gereken eyin sadece gzlerimi a etmek olduunu syledi. Pek bilmiesine yzme bakp, bir giz aarcasna, evinin nndeki sundurmada yuvarlanrken de zaten byle yapm, o iki noktayla renklerini de ite bu ekilde bulabilmi olduumu syledi. Bu baarmn onu pek etkilemi olduunu da belirtti. "Ne yaptm bilmiyordum ki ben," dedim. "Gzlerini a ettin sen," dedi don Juan bastra bastra. "Yntemi bu, bu iin; sen anmsamyorsan da kukusuz yle yapmsndr." Don Juan sonra, mkemmelletirilmesinin yllar aldn, gzlerin ayn imgeyi ayr ayn grecek ekilde azar azar zorlanmasndan ibaret olduunu syledii bu yntemi betimledi. mgenin deitirilmemesi, dnyann ift olarak alglanmasna balym; bu ift alglay da, don Juan'a gre insana, gzlerinin normal olarak

sezgileyemeyecei, evresindeki deiiklikleri grebilme yetisini bahedermi. Don Juan bunu uygulamam iin tatl tatl dayatt. Grmemde bozuklua filan neden olmayacan anlatt. Gzlerimi, yanlarndan ksa baklarla dikerek balamam syledi. Genie bir all imleyerek, bana bunun nasl yaplacan gsterdi. Don Juann gzlerini yle inanlmaz bir ivmeyle alla doru dikip durmasn grerek yabans bir duyguya kaplmtm. Gzleri bana, dosdoru bir noktaya bakamayan kimi hayvanlarn fldr fldr gzelerini anmsatyordu. Ben gzlerimi herhangi bir nesneye odaklamamaya alrken belki de bir saat kadar yrdk. Sonra, don Juan bana her bir gzmle sezebildiim imgeleri ayrmaya balamam syledi. Bir saat daha gemiti ki, dayanlmaz bir ba arsyla durmak zorunda kaldm. Don Juan, "imdi sen, kendi kendine, dinlenebileceimiz uygun bi yeri bulabilecek misin, bakalm?" diye sordu. "Uygun baklarn, bir yer"i nasl belirleyebileceimi manzaralar bilemiyordum. Don Juan, sabrllkla, bu ksa ksa gzlerin olaand grebilmesine yol atn aklad. "Ne gibi, rnein?" diye sordum.

'Tam bi manzara da saylmaz bunlar," dedi don Juan. "Daha ok duyguya benzerler. Dinlenebileceini duyumsadn bi alla, bi aaca ya da bi kayaya baktnda, gzlerin sana o yerin en iyi dinlenme yeri olup olmadn duyumsatr." Ben gene ona bu duygular betimlemesini sylediimde de, karlk filan veremedi ya da vermek istemedi. Bir yer seerek altrma yapmam syledi, gzlerimin alp almadn o zaman syleyebileceini belirtti. Bir an geldi, yanstan bir akl olduunu sandm bir imge yakaladm. Gzlerimi zerinde odaklatrdm zaman onu gremiyordum, ama baklarm hzla o blgede gezdirdiimde belli belirsiz bir ldama sezebiliyordum. O yeri don Juan'a gsterdim. allarn seyreldii glgesiz bir akln ortasnda bir yerdi oras. Don Juan katlrcasna gld, ardndan bana o belli noktay niin setiimi sordu. Ben de bir lt grdm syledim. "Grdn ey rgalamyor beni," dedi don Juan. "stersen bi fil grm ol. nemli olan, nasl duyumsadndr." Hibir ey hissetmiyordum. Don Juan bana yabans bir biimde bakt, sonra beni ortaya oturtup birlikte dinlenebilmemizi istediini, ancak ben kendi setiim

yeri snarken kendisinin de baka bir yere oturacan syledi. Ben orada otururken, o da on on be metre kadar temde bana merakl gzlerle bakmaktayd. Birka dakika sonra don Juan yksek sesle glmeye balad. Kahkahalar nedense beni sinirlendiriyordu. Asabm bozulmutu. Benimle dalga getiini dnerek fkelendim. Kendime, orada bulunuumun nedenlerini sormaya baladm. Don Juan'la giritiim tm bu abalarmn gidiatnda kesinlikle yanl bir eyler vard. Kendimi onun ellerinde bir oyuncakmm gibi duyumsamaktaydm. Don Juan anszn hzla bana doru komaya balad, beni kolumdan ekerek gvdemi drt metre kadar srkledi. Bir yandan ayakta kalmama yardm ediyor, bir yandan da alnndaki terleri siliyordu. te o zaman, kendisini gcnn son snrna dek zorlam olduunu grebildim. Don Juan srtm tplayarak, yanl bir yer semi olduumu, o yzden olanca gcyle beni ordan kurtarmaya altn,- nk oturmakta olduum o yerin tm duygularm yutmasna ramak kaldn aklad. Gldm. Don Juan'n bana doru yle hzla komas ok komikti. Gerekten, bir delikanl gibi komutu bana doru. Ayaklar, kendisini can havliyle bana doru frlatabilmek amacyla ln o kzlms

topram avularcasna tepmiti sanki. Onu glerken grmtm; sonra birka saniye iinde kolumu yakalayp beni ekmeye balamt. Bir sre sonra don Juan, dinlenebileceim uygun bir yeri aramay srdrmemi istedi. Epey yrdkse de, hibir ey "duyumsadm" filan olmad. ayet biraz daha geveyebil eydim bir eyler sezebilir ya da duyumsayabilirdim. Ne var, artk ona kzgnlk duymuyordum. Sonunda, don Juan birtakm kayalar gsterdi ve orada durduk. Don Juan, "Tasalanma," dedi. "Gzlerin lay kyla eitilmesi epey zaman alr." Yant vermedim. Hi anlamadm bir ey yznden tasalandm filan yoktu. Gene de, don Juan' ziyaret etmeye baladmdan bu yana, onun kt, dedii yerlerde oturmamdan tr kez ok fkelenmi, hatta baylacak derecede bunalm olduumu itiraf etmeliyim. * "Bu iin pf yan gzlerinle duyumsayabilmendir," dedi don Juan. "Senin sorunun u ki, sen ne duyumsayacan bilmiyorsun. Ama zamanla, al trma yapa yapa reneceksin." "Don Juan, ne hissetmem gerektiini sen bana anlatsana." "Olanaksz bi ey bu."

"Niin?'; Ne duyumsayacan hibi kimse anlatamaz ki sana. Is deil ki. Ik deil ki, ya da gzmz kamatran bi ey, bi renk deil ki o. Bambaka bi ey." "Biraz aklayamaz msn?" "Hayr. Yalnzca yntemini anlatabilirim sana. ki imgeyi birbirinden ayrp da her bi eyi iki grdn zaman, dikkatini o iki imgenin arasndaki alana odaklamalsn. Dikkate deer ne deiiklik varsa, ite o alanda yer alacaktr." "Ne tr deiiklikler, yani?" "Yok bi nemi bunun. nemli olan, duyumsadn eydir. Herkes bakadr bu ite. Sen bugn bi lt grmtn, ama bi anlam yoktu onun, zira duygu eliinde olmad bu. Nasl bi duygu olduunu sana ben anlatamam. Bunu kendin renmek zorundasn sen." Bir sre sessiz oturduk. Don Juan apkasyla yzn rtp uyuyormuasna hareketsiz oturuyordu. Ben tm dikkatimi notlanma vermitim. Ama don Juan'n ani bir hareketi beni yerimden zplatt. "Sen avclktan anlyorsun," dedi. "O halde onu ren, yani avcl. Artk bitkilerden filan sz etmeyelim."

Don Juan bir an enesini ileriye doru uzatt, itiraf edercesine, "Zaten yle bi ey de yapm deiliz ya, yle di mi?" diyerek gld. Sonra akama dek her yne doru yrdk. Bu srada don Juan boyuna bana ngraklylanlara ilikin alas bilgiler veriyor, yuvalarn nasl yaptklarn, nasl devindiklerini, mevsimsel alkanlklarn, tuhaf davranlarn anlatyordu. Sonra, don Juan btn bu anlattklarn zetledi, konumasn bycek bir ylan yakalayp ldrerek noktalad; ylann kafasn kesip, i organlarn kard, derisini yzerek, etini atete kzartt. Hareketleri yle gzel ve ustalklyd ki, onu izlemeye doyamyordum. Bylenmiesine onu dinliyor ve izliyordum. Konsantrasyonum son kerte youn olmalyd ki, evremdeki bakaca her ey yok olup gitmiti sanki. Ylann yenilmesi ise, sradan iler dnyasna zor bir dn olmutu. Ylan etinden bir para inemeye baladmda iim buland. Ama eti ok lezzetliydi benimkisi de yersiz bir bulantyd. Midem benden bamsz bir birimdi sanki. Ylan etini bir trl yutamyordum. Don Juan katla katla yle glerken kalp krizine urayacandan korktum. Daha sonra kimi kayalarn glgesinde tembel tembel oturduk. Bir ara notlar m zerinde almaya baladm;

ngraklylanlara ilikin tuttuum sayfalar dolusu notlarn okluu beni artt. Don Juan anszn, arbal bir biimde, "Avc tinin geri dnd, bakyorum. Yakay ele verdin artk." "Anlamadm, Ne diyorsun?" Yakay ele vermemle ilgili szlerini aklamasn istediysem de don Juan sadece glerek ayn sz yineledi. "Nasl ele vermiim yakay," diye steledim. "Avclar avlarlar hep," dedi. "Ben de bi avcym da." "Yani, geimini avclkla m kazanyorsun?" "Yaamak iin avlarm. Nerde olursam olaym, karrm ekmeimi krdan, lden." Don Juan eliyle tm evreyi gsterdi. "Bi avc olmak, insann pek ok eyi bilmesi anlamna gelir," diye srdrd don Juan. "O insann dnyay farkl biimlerde grebildii anlamna gelir. Bi avc olabilmesi iin insann her bi eyle yetkin bi uyum iinde olmas gerek, yoksa anlamsz bi klfet olurdu avclk. rnek mi istersin? Bugn bi ylanc yakaladk. Onun yaamna byle kesin ve anszn son vermi olduum iin zr diledim ondan; bi gn benim yaamma da ayn biimde kesin ve anszn son verileceini bildiimden yaptm bu

yaptm. Yani, neticede, bizim ylandan yok bi farkmz. Onlardan biri amz oldu bugn." "Ben ava ktm zamanlar hi byle bir dengeyi aklma getirmi deilim," dedim. "yle deme. Sen hayvanlar ldrmekle kalmadn ki srf. Sen de ailen de yediniz o avlar." Bu sylediklerini, eskiden benim yaadm yerlerde bulunmu birinin edasyla sylemekteydi. Dedikleri, elbet, doruydu. Avladm eyleri ailecek yediimiz zamanlar olmutu. Bir anlk bir duraksamadan sonra, sordum, "Sen nasl bildin ki bunu?" "Kimi eyleri bilirim ite ben byle," dedi. "Ama nasl bildiimi sana anlatamam." Ben de ona, teyzelerimin ve daylarmn pek bilmiesine avladm tm kulara "sln" dediklerini anlattm. Don Juan, onlarn bir sereye de "kk bi sln" demi olabileceklerini tahmin edebildiini syleyerek, o kular yerken nasl inemi olabileceklerinin komik bir taklidini yapt. enesinin abartmal hareketleri bende, etiyle kemiiyle tm bir kuu yiyormu izlenimini yaratyordu. Don Juan yzme bakarak, "Sende avclk yetenei var bence," dedi. "Biz yanl kap almaktayz belki de.

Ola ki bi avc olmak iin yaam biimini deitirmeyi gze alabilirsin sen." Don Juan, benim iin bu dnyada iyi ve kt noktalarn var olduunu, birazck aba gstermemle onlar bulgulayabildiimi anmsatarak, bu noktalara ilikin belli "Bunlar, renkleri sende de ayrt avclk edebilecek duruma varln geldiimi syledi. yeteneinin gsteriyor," aklamasn yapt. "Her aba gsteren kimse o noktalarda onlarn renklerini ayn anda bulamyor." Bir avc olmak dncesi gzeldi, romantikti, ama benim iin bir samalktan ibaretti, zira avc olmak gelmiyordu ki iimden. Bu yaknmam yle yantlad don Juan: "Avc olman iin yanp tutuman, acl sevmen gerekmez. Senin doal bi yetenein var avcla. En iyi avclar, sevmez zaten avcl; bu ii iyi yaparlar, hepsi o kadar." Don Juan'n, tartma konusu ne olursa olsun, zeytinya gibi ste kacan kestiriyordum, ama o bu konuda konumak istemediini belirtti. "Sana avclara degin anlattklarm gibi," dedi. "Konumay pek sevmem ben. Ama yeteneim var, bu ii iyi yapyorum, hepsi o kadar."

Onun bu zihinsel eviklii gerekten tuhaft. "Avclarn son kerte sk kiiler olmalar gerek," diye srdrd Don Juan. "Pek azdr bi avcnn ansa brakt eyler. Ta batan beri farkl bi biimde yaamay renmen gerektiini syleyip duruyorum. Baaramadn henz. Tutunabilecein bi ey yoktu hi. Ama imdi durum farkl. O eski avc tinini geri getirdim artk, onun sayesinde deiirsin belki de." Bir avc olmak istemediimi syleyerek kar ktm. Ondan balangta sadece tbbi bitkileri anlatmasn istediimi, ancak onun beni bu ilk amacmdan ok uzaklara saptrdn, bu yzden artk bitkilerle ilgili herhangi syledim. "yi," dedi don Juan. "ok iyi. Ne istediine degin kesin bir fikrin yoksa, daha alakgnll olabilirsin sen." "yle yani. Senin amalarn asndan bitkileri renmekle avcl renmek arasnda gerekten bi fark yoktur. Sen kendin anlatmtn bana. Herhangi bi kimsenin sana syleyebilecei her eyle ilgilenirmisin hani. yle deil mi?" bir ey renmeyi gerekten isteyip istemediimi bile bilemez bir hale geldiimi ona

Ben bunu ona insanbilimin amacn tanmlamaya alrken, ondan, bana bilgi salamasn isterken sylemitim. Don Juan, duruma hkim olduundan pek emin, kkrdad. Dncelerimi okuyormuasna, "Bi avcym ben," dedi. "Pek azdr benim ansa braktm ey. Belki de sana avc olmay reniimi aklamam gerek. Ben hep bu biimde yayor deildim. Yaammn bi noktasnda deimek zorunda kaldm. imdi de sana gstermek istiyorum. Sana klavuzluk edeceim. Ne dediimi bilmekteyim ben; btn bunlar bana birisi retmiti. Onlar kendi kendime bulmu deilim." "Yani bir retmenin mi vard, don Juan?" Don Juan, "Diyelim ki, imdi benim sana retmek istediim gibi, birisi avcl bana retmiti," diyerek hzla konuyu deitirdi. "Kanmca bi zamanlar avclk bi insann gerekletirebilecei en ulu eylemlerden biriydi," dedi. "Avclarn hepsi de gl insanlard. Zaten, o zamanlar yaamn zorluklarna gs grebilmesi iin gl olmas artt bi avcnn." Birden Sordum. meraklanmtm. Acaba spanyol stilas'ndan nceki bir zamandan m sz etmekteydi?

"Hangi zamandan sz ediyorsun, don Juan?" "Bi zamanlar." "Ne zaman yani? 'Bi zamanlar' ne demek?" "Yani, bi zamanlar, ya da belki de imdi yani, bugn. Etmez ki bi fark. Bi zamanlar herkes bi avcnn en iyi bi adam olduunu bilirdi. imdi herkes bilmiyor bunu, ama bilen yeterince insan var. Ben biliyorum, bi gn sen de bileceksin. Ya! Anladn m?" "Yaqui Kzlderililerinin avclara baklar da yle midir? Benim merak ettiim ey, bu." "Bi kural deil bu." "Ya Pima Kzlderililerinin?" "Hepsinin deil. Ama kimilerinin." Bunlara komu birka Kzlderili boyunun adlarn saydm. Avcln belirli birtakm boylar arasndaki ortak bir inan, bir uygulama olduuna degin bir aklama bekliyordum ondan. Ama dolaysz bir yant vermekten kand iin konuyu deitirdim. "Btn bunlar benim iin niye yapmaktasn, don Juan?" diye sordum. Don Juan apkasn karp, aknlkla akaklarn kamaya balad. Yumuak bir sesle, "Senin hatrn iin," dedi. Bakalar da benzer biimde senin hatrn iin bi eyler yapmlardr sana, bi

gn sen kendin ayn biimde bi bakasnn gnln alrsn. Diyelim ki imdi benim sram. Bi gn, ayet saygn bi avc olmak istiyorsam, yaammn biimini deitirmem gerektiini kavradm. Srekli szlanan, yaknan bi insandm. Kendimi aldatlm hissetmemin hakl nedenleri vard. Ben bi Kzlderiliyim, Kzlderililer de kpek muamelesi grrler. Bunu deitirmek iin yapabileceim bi ey yoktu, kederimle ba baa kalmaktan baka. Ama talihim varm ki birisi kp bana avcl retti. O zaman, yaay biiminin yaanmaya demediini kavradm... Ben de deitirdim onu." "Ama ben kendi yaammdan memnunum, don Juan. Ne diye deitireyim ki onu?" Don Juan bir Meksika ezgisi sylemeye balad, nce son kerte yumuak bir sesle, sonra da mrldanarak. Ezginin tartmna uyarak, ban bir aaya bir yukarya doru devindiriyordu. Sesini tizletirip, "Senle ben," diye sordu don Juan, "birbirimizin eiti miyiz dersin?" Byle bir som beklemiyordum dorusu. Szckleri gerekten bararak sylemi gibi kulaklarmda tuhaf bir uultu hissettimoysa barmamt, ama kulaklarmda yanklar brakan metalik bir titrem vard sesinde.

Sol elimin sereparmayla sol kulamn iini kadm. Kulaklarm hep kandndan, sa ya da sol elimin sereparmayla ilerini tartml bir sinirlilikle ovmay alkanlk haline getirmitim. Daha dorusu, tm kolumu sallayarak yaptm bir hareketti bu. Don Juan bu yaptma armasna bakmaktayd. "De bakalm... biz eit miyiz sence?" diye sordu. "Elbet eitiz, don Juan, " dedim. Kukusuz, szde alakgnlllk pozlarndaydm. Zaman zaman ona kar karmak duygular iinde kalmakta idiysem ama de, ta onu kendime bir ok yerde, yakn asla hissediyordum, iimde

seslendirmeyecek olsam da, niversiteli bir renci olarak benim Bat uygarlnn kltrl bir insan olarak bir Kzlderiliden ok daha stn olduum inanc vard. "Yoo," dedi don Juan dinginlikle, "eit deiliz biz." "Haydi canim, elbet de eitiz," diye kar ktm. Don Juan yumuak bir sesle, "Yoo," dedi. "Eit filan deiliz. Ben bi avc ve bi savaym, sense bir pezevenksin." Azm ak kalakaldm. Don Juan'n bunu sylemi olabileceine inanamyordum. Not defterimi brakp,

donmuasna Don Juan

onun

yzne

baktm,

stelik

ok bana

fkelenmitim de. dingin, telasz gzlerle bakmaktayd. Gzlerimi onun baklarndan kardm. Sonra o konumaya balad. Szcklerini ak ak telaffuz ediyordu. Szckleri azndan dzgn ve lmcl bir akla dklyordu. Bir baka kimseye pezevenklik ettiimi syledi. Benim savam kendi savam deil de bilmediim birtakm insanlarn savaym. Bitkileri ya da avcl ya da herhangi bir eyi renmeyi istediim yokmu. Oysa onun dakik eylemler ve duygular lemi, benim, "yaamm" adn verdiim yanlglarla dolu ahmaklktan sonsuz kertede daha etkiliymi. Konumasn bitirdiinde kaskat kesilmitim. Konumasnda saldrganlk ya da kendini beenmilik yoktu, engin bir dinginlik ve gllk vard. Artk ona kar fke bile duyamyordum. Sessiz diye oturuyordu. Saatler ok skldmdan, Don Juan aklma giderek syleyebilecek bir sz gelmiyordu. Sessizlii o bozsun, bekledim. geti. hareketsizleti, ta ki bedeni yabans, handysa rktc bir kmldamazla ulaana dek; zifiri karanlk basnca da kayalarn siyahlna karm gibiydi. Ondaki bu

hareketsizlik durumu ylesine tamd ki, varoluunu artk yitirdiini dnmeye baladm. Sonunda onun orada, o Allahn danda, o kayalklarn ortasnda, hareket etmeksizin kalabildiini ve gerektiinde sonsuza dek kalabileceini anladm zaman vakit gece yarsn bulmutu. Onun dakik eylemler, duygular ye kararlar lemi gerekten ok daha stnd. Don Juan'n koluna hafife dokundumgzlerimden yalar boanverdi.

7 -Ulalamaz Olmak

Perembe, 29 Haziran 1961 Don Juan, neredeyse bir haftadr her gn yapt gibi, av hayvanlarnn davranlarna ilikin ince ayrntlar zerindeki bilgisiyle beni gene byledi. nce aklama

yapyor, ardndan "bldrcnlarn marifetleri" dedii eylere kar gelitirilmi birtakm avclk taktikleri zerinde uygulamalara geiyordu. Anlatt eyler beni ylesine ekmiti ki btn bir gnn akp gittiinin farkna bile varmamtm. leyin yemek yemeyi bile unutmutum. Don Juan benim bir n atlam olmamn pek allmadk bir ey olduuna ilikin akalar yapp durdu. Gnn bitiminde, kurma ve altrma dzenini bana da rettii dahiyane bir kapanla be bldrcn yakalamt. Don Juan, "ikisi yeter bize, " diyerek n serbest brakt. Sonra da bldrcnlarn atete nasl piirileceini retti. Ben dedemin eskiden yapt gibi allarla bir zgara ukuru amak, taze dal ve yapraklarla deyip sonra da toprakla svamak istediysem de, don Juan dallar incitmememiz gerektiini, zaten bldrcnlara ac ektirmi olduumuzu syleyerek beni nledi. Yemek bitince amaszca kayalk bir blgeye doru yrye getik. Bir tepenin yamacndaki bir kumtana oturduk; ben aka yollu, piirme iini bana brakm olsayd, bldrcnlarn beini de piirmi olacam, stelik benim yapacam zgarann onunkinden ok daha lezzetli olacan syledim.

"Kukusuz yledir," dedi don Juan. "Ne ki, o dediklerini yapsaydn, buradan sa salim kmamz mmkn olmazd." "Ne demek istiyorsun?" diye sordum. "Bizi nleyecek bir ey var m?" "O dallar, bldrcn, evredeki her ey bizi nleyebilirdi." "Ne vakit ciddisin, ne vakit deilsin, hi anlayamyorum," dedim. Don Juan sabrszlk taklidi yaparak dudaklarn aprdatt. "Senin," dedi, "ciddi konumann ne olduuna degin acayip bi grn var. Benim sk sk glmem, glmeyi sevmemden, ama sylediim her bi ey, sen anlamasan bile son kerte ciddi. Dnya ne diye senin dndn gibi olmalym ille de? Kim vermi sana yle dnme yetkisini?" "Dnyann baka trl olduunun yok ki kant," dedim. Hava kararyordu. Don Juan'n evine gitme zaman geldi mi, diye geiriyordum, ama onun pek acele ettii yoktu, ben de halimden memnundum. Rzgr tyordu. Don Juan birden ayaa kalkt, bana tepeye trmanmamz, orada allarn seyreldii bir aklkta durmamz gerektiini anlatt.

"Korkmayasn," dedi. "Yannda ben varm, seni ktlklerden korurum." Tasalanarak, "Ne ktl?" diye sordum. Sinsice szleriyle beni katksz sevinten katksz korkuya gark etmede onun stne yoktu. "Gnn bu saatinde epey yabanslar dnya, dedi. "Onu anlatyorum. Ne grrsen gr, ama sakn korkma. "Ne greceim ki?" Don Juan, ta uzaklara, gneye doru bakarak, "Henz bilmiyorum," dedi. Pek tasal grnmyordu. Ben de o yne doru bakmaya koyuldum. Don Juan anszn canlanarak sol eliyle ldeki allklar arasnda koyu bir blgeyi imledi. Birdenbire grnveren bir eyi beklermicesine, "te orada," dedi. "Nedir o?" diye sordum. "te orada," diye yineledi. "Bak! Bak!" Hibir ey gremiyordum. Sadece allklar. Don Juan, sesi son kerte ivecen, "imdi buraya vard," dedi. "te burada." Tam o srada aniden esen bir yel yzme arparak gzlerimde yanma yapt. Gzlerimi o blgeye evirdim. Hi de olaand bir ey yoktu. "Bir ey gremiyorum," dedim.

Don Juan, "Sadece duyumsadn," diye yant verdi. "Tam imdi. Gzlerine girerek grmeni engelledi." "O da ne demek oluyor?" "Seni bu tepeye bile bile getirdim," dedi. Burda pek grnrdeyiz, bi ey de bize doru gelmekte." "Ne? Rzgr m?" Don Juan serte, "Sadece rzgr deil," dedi. "Sana rzgrm gibi grnebilir, nk senin tek bildiin ey, rzgr." Gzlerimi zorlayarak ldeki allklara baktm. Don Juan bir an, sessizce yanmda durdu, sonra yakndaki bir allktan kalnca dallar koparmaya balad; sekiz dal topladktan sonra onlar demet halinde balad. Bana da ayn eyi yapmam ve onlar kestiimizden dolay bitkilerden yksek sesle zr dilememi buyurdu. ki demet dalmz olunca beni yannda dallarla birlikte tepeye koturup iki iri kaya arasnda srtst yatrd. Akl almaz bir hzla benim baladm demetteki dallarla tm bedenimi rtt, sonra kendisini de ayn ekilde rtp yapraklarn arasndan fsldayarak rzgr dediimiz eyin biz grnmez haldeyken nasl ekip gideceine bakmam syledi. Bir an geldi, artc bir ekilde, rzgrn esii gerekten de don Juan'n syledii gibi durdu. Bunlar yle azar azar olmutu ki, bile bile bekliyor olmasaydm

bu deiimin farkna varmayabilirdim. Rzgr bir sre yapraklar hrdatarak yzme doru esti, ardndan evremizdeki her ey sessizlie gmld. Fsldayarak don Juan'a rzgrn durduunu ve syledim, o da fsldayarak ses karmamam

kmldamamam buyurdu, zira benim rzgr, dediim ey aslnda rzgr deilmi de kendi istenci olan, bizi tanyabilen bir eymi. Sinirlenerek gldm. Don Juan sesini ksarak dikkatimi evremizdeki sessizlie ekti, sonra fsldayarak, ayaa kalkacan, benim de dallar sol elimle sevecence yana doru ekip onu izlemem gerektiini syledi. kimiz ayn anda kalktk. Don Juan bir an gneye, uzaklara doru bakt, sonra birden batya doru dnd. Gneybat dorultusunda bir blgeyi imleyerek, "Sinsilik bu. Dpedz eytanlk," diye sylendi. "Bak! Bak!" diye seslendi. Elimden geldiince tm dikkatimle bakmaya baladm. Szn ettii ey her neyse onu grmek istiyordum, ama hibir ey yoktu ortada. Ya da daha nce grmediim bir ey gremiyordum, sadece hafif bir yelin sallad allklar, fundalklardalgalanyorlard.
vDon

Juan, "te geldi," dedi.

Tam o anda havann yzme arptn hissettim. Sanki rzgr, biz ayaa kalktktan sonra yeniden esmeye balamt. nanamyordum; bunun mantksal bir aklamas olmas gerekiyordu. Don Juan hafife kkrdayarak, bunun nedenini aramamn zihnimi bou bouna yormaktan baka bir ie yaramayacan syledi. "Haydi gene dal toplayalm," dedi. "Zavall bitkilere yapmak istemezdim bunu, ama seni durdurmamz gerek." Don Juan daha nce kendimizi rtm olduumuz dallar toplayarak zerlerine kk talar ve toprak yd. arada Sonra, rzgr daha nce yaptmz hareketleri Kulaklarmn yineleyerek, her birimiz sekizer yeni dal kopardk. Bu aralksz esmekteydi. evresindeki salarm kartrdn hissedebiliyordum. Beni rttkten sonra, don Juan gene fsldayarak en ufak bir ses karmamam ve kmldamamam anmsatt. Dallan abucak zerime yerletirdikten sonra kendisi de yatp zerini rtt. Yirmi dakika kadar o durumda kaldk, o sre boyunca inanlmaz bir olaya tank oldum; srekli ve iddetli esen rzgr deierek hafif, titrek bir esintiye dnmt.

Soluumu tutarak don Juan'n iaretini bekledim. Bir an geldi, don Juan dallar usulca bir yana itti. Ben de yle yaptm, sonra birlikte kalktk. Bulunduumuz tepe ok sessizdi. evremizdeki allklarn yapraklarnda belli belirsiz bir titreme seziliyordu sadece. Don Juann gzleri, bakmakta olduu gneyimize den allktaki bir blgeye aklm gibiydi. Yksek sesle nledi, "te," dedi "gene balyor!" rkilivermi, nerdeyse dengemi yitirmitim. Don Juan yksek, sevecen bir sesle, bakmam buyurdu. "Ne grmemi istiyorsun?" diye sordum aresizlikle. Don Juan, yel ya da her neyse, onun allklarn epey zerindeki bir bulut ya da sarmal bir eyler olduunu, frldak gibi dne dne bulunduumuz tepeye doru yaklatn syledi. Uzaktaki allklarda bir dalgalanma dikkatimi ekti. Don Juan kulama eilip, "ite geliyor," dedi. "Bak nasl da aryor bizi." Tam o anda aniden esen gene deminki gibi iddetli, srekli bir rzgr, yzme arpverdi. Ancak bu kez tepkim farkl oldu. Dehete kaplmtm. Don Juan'n gsterdii eyi grmemitim, ama allar yalayan tekinsiz bir dalgalanma grm

tm. Korkuya kaplmak istemediimden, mantkl bir aklama aramaya baladm. Kendi kendime, o blgede srekli hava akmlar olabileceini, don Juan'n da, tm bu yreyi avucunun da dakik ii gibi bildiinden, tahmin bunun bilincinde olmakla kalmayp esintilerin meydana geldii zamanlan olarak edebileceini syledim. Demek ki don Juan sadece yere yatyor, sayarak rzgrn dinmesini bekliyordu; ayaa gene kalkmas da rzgrn yeniden esiini beklemek iin olmalyd. Don Juann sesi beni dncelerimden uzaklatrd. Gitme zamannn geldiini sylyordu. Ben oyalanyordum; rzgrn iyice dinmesini beklemek istiyordum. "Don Juan, ben bir ey gremedim," dedim. "Ama olaand bir eyler sezdin." "Ne grm olmam gerektiini sylesene bana." "Sylemitim ya," dedi don Juan. "Rzgrn iinde saklanan, frldak gibi dnen bir Sarmal, bi bulut, bi duman ya da bi yze benzediini." Don Juan bunlar sylerken elleriyle de yatay, dikey hareketler yapyordu. "Belirli bi dorultuda ilerler," diye srdrd. "Ya yuvarlanyormuasna ya da dne dne ilerler. Bi

avcnn doru biimde hareket edebilmesi iin, btn bunlar bilmesi gerek." aka yollu onu taklit etmek istedim, ama kendini anlatt eylere ylesine vermiti ki, buna cesaret edemedim. Sonra bir sre bana bakt, ama gzlerimi ondan kardm. "Dnyann senin sandn gibi olduuna inanmak budalalktr," dedi. "Dnya giz dolu bi yerdir. zellikle alacakaranlkta." Don Juan enesinin bir hareketiyle rzgr imledi. "Bizim peimizden gelebilir bu," dedi. "Bizi bitkin drebilir, hatta ldrebilir de." "Bu rzgr m?" "Gnn bu saatinde, alacakaranlkta, rzgr olmaz. Bu saatte yalnz erk olur." Tepedeki dzlkte bir saat kadar oturduk. Rzgr iddetliydi, srekli esmekteydi. Cuma, 30 Haziran 1961 Akama doru, yemekten sonra, don Juan'la kapsnn nne gittik. Ben kendi "noktamda" oturdum ve notlarm zerinde almaya koyuldum. "Rzgr" yznden btn gn evden ayrlamamtk. Don Juan rzgr bile bile tedirgin ettiimizi, onu hafife almann

doru olmadn syledi. Hatta uyurken bile zerim dallarla rtlyd. Anszn kan bir esinti don Juan'n inanlmaz bir srayla yerinden kalkmasna neden oldu. "Kahretsin," dedi. "Seni aryor rzgr." "Vazge, Niyetim don Juan," dedim glerek. "Bunlara sadece inanmam bekleme benden." inatlk yapmak deildi, ben rzgrn kendi istenci olduu ve beni arad, ya da tepenin zerindeyken bizim yerimizi bulup stmze ullanm olduu fikrine katlmay imknsz bulmaktaydm. yle "istenli bir rzgr" fikrini bu dnyay aklamann basit bir yolu olduunu dndm syledim. Don Juan meydan okurcasna, "O halde nedir rzgr?" diye sordu. Sabrl olmaya alarak, ona, scak ve souk hava ktlelerinin farkl basnlara neden olduunu, basncn da hava ktlelerinin dikey ve yatay dorultularda hareket etmelerine yol atn akladm. Meteorolojiye ilikin temel ayrntlar izah etmem epey uzun srmt. "Yani, bu rzgr srf scak ve souk havadan m ibaret?" diye sordu don Juan, zihni karmasna.

Zaferimin tadn kararak, dingin, "Ne yazk ki yle," dedim. Don Juan afallam gibiydi, ama sonra bana bakarak yrtnrcasna glmeye koyuldu. Ac ac glerek, "Yani senin dncelerin son sz olmakta, yle mi?" dedi. "Son sz sylemi oluyorsun aklnca, deil mi? Bi avcya gre senin dncelerin samaln dik ls. Basn ha? ster bi olsun basn, ister iki, ister on; sen de bu bozkrda yaam olsaydn, alacakaranlkta yelin erke dntn bilirdin. ayet, bi avc olsaydn, sen de bunu bilir, ona gre davranrdn." "Nasl davranrm bir avc, yani?" "Alacakaranl kullanrd bi avc, yeldeki erki kullanrd." "Nasl?" "Bi avc, elinden geldiince, kendisini rterek alacakaranlk geene dek, ve erk onun korunmasn mhrleyene dek o erkten saklanmaya alrd." Don Juan ellerini, bir eyi rtercesine devindirdi. "Onun korunmas ite byle bi..." Don Juan, en uygun szc ararcasna bir an duraksad; ben atlarak, "Koza," dedim. "Hah," dedi don Juan, "erkin korumas bi koza gibi sarar seni. Bi avc bozkrda yle kalr da ne bi puma, ne

bi Amerikan akal ne de zehirli bi bcek tedirgin edemez onu. Bi daasla-n gelir, o avcnn burnunu koklayp durur, avc devinmedii takdirde eker gider o daaslan. nan ki byledir bu. "Ama te yandan, avc grlmek isterse, alacakaranlk basarken tepenin zerinde dikilir ayakta, o zaman erk musallat olur ona, gece boyunca arar onu. O yzden ya, ayet bi avc geceleyin bi yere gitmek istese ya da uyank kalmas gerektiinde, kendisini rzgra ak klar. "Byk avclarn gizi hurdadr ite. stedii anda ak, istedii anda kapal tutmak kendisini." Kafam iyice karmt, zetlemesini istedim ne demek istediini. Don Juan son kerte sabrl, alacakaranl da, rzgr da kendi karna nasl kullandn, bunun kendisini ak ya da kapal klmak arasndaki fark vurgulamada can alc nemi olduunu aklad. "lnmeli olarak kendini ak ya da kapal klmay renmelisin," dedi. "imdi senin yaamnn akna bak, ister istemez kendini ak klmaktasn sen, her zaman." Kar ktm. Kanmca benim yaam biimim giderek daha da gizlemekteydi kiiliimi. Don Juan, ne demek istediini anlamadm, kendimi kapal klmann saklanmak ya da kendimi gizlemek anlamna

gelmediini, syledi.

ulalamaz

olmak

anlamna

geldiini

Son kerte sabrl, srdrd konumasn, "Ya da yle syleyim: Herkes senin saklandn biliyorsa, fark etmez ki saklanm olman. "u anda senin sorunlarnn kkeni ite bu. Sen saklandn zaman, herkes senin saklandn biliyor, saklanmadn zaman da, herkesin seni drtklemesine ank klyorsun kendini." Kendimi Don bask altnda bir hissederek sesle, apar topar savunuya getim. Juan alayc "Brak kendini aklamay," dedi. "Gerek yok ki buna. Aln tekiyiz biz, hepimiz, sen de farkl olamazsn. Bi zamanlar ben de, senin gibi, hep ak verir dururdum, ta ki, belki alamak dnda, yapacak bi eyin kalmayana dek. O zaman ben de alardm, senin gibi." Don Juan bir an beni tartarcasna bakt, yksek sesle iini ekti. "Ama ben senden daha gentim," diye srdrd, "ancak bi gn burama geldi de, deitim. Diyelim ki bi gn, bi avc olmaktayken, ak ya da kapal olmann gizini rendim." Ne dediini anladm syleyemeyeceimi anlattm ona. Btn bu ak ya da ank olma szcklerinin ne

anlama geldiini gerekten anlayabilmi deildim. Don Juan, spanyolcada-ki "ponerse al alcance" ve "ponerse en el medio del camino", yani, kendini ulalr klmak ya da kendini ilek bir yolun ortasna karmak deyimlerini kullanmt. Don aklad. Juan, " Kendini ilek uzaklatrmalsn," bi caddenin diye "Kendini ortasnda

brakmamalsn. Senin tm varln orada, o yzden saklanmann bi yaran olmaz; sen kendini saklanm sanrsn srf. Bi yolun ortasnda olmak demek, gelip geen herkesin senin gelilerini, gidilerini grmesi demektir." Bu benzetmesi ilginti, ama karanlkta kalan yanlan da yok deildi. "Sylediklerin bilmece gibi," dedim. Don Juan gzlerini bana dikerek uzun uzun bakt, sonra bir ezgi mrldanmaya balad. Srtm dorultup dikkatle dinledim. Don Juan'n bir Meksika trksn mrldanmasnn beni hrpalamaya balayaca anlamna geldiini renmitim. Don Juan glmseyerek, "Hey," dedi ve merakla beni szd. "Senin o sarn dostundan ne haber? Hani bi zamanlar abay yakm olduun kz."

Ona, akl karm bir ahmak gibi bakm olmalym. Don Juan keyifli keyifli gld. Ne diyeceimi bilemiyordum. Don Juan, "Ondan sz etmitin bana hani," dedi beni rahatlatrcasna. Ama ben ona, brakn sarn bir kzdan bahsetmeyi, hibir kimseye ilikin bir ey anlattm hatrlamyordum. "Ben sana yle bir ey sylemi deilim," dedim. Don Juan tartmay noktalarcasna, "Pekl da syledin," dedi. Ben kar kmak istedim, ama don Juan o kz bilmesinin bir nemi olmadn, nemli olan eyin onu sevmi olmam olduunu syleyerek beni nledi. imde ona kar bir fkenin kabarmakta olduunu hissettim. Don Juan alayl bir sesle, "Sakn ha!" diye uyard. "Artk kendini beenmilik duygularndan arnmann zaman geldi att. "Bi zamanlar bi kadnn vard senin, ok sevdiin bi kadn, sonra bi gn onu yitiriverdin sen." Ben o kadndan don Juan'a hi bahsetmi miydim, diye dnmeye baladm. Aramzda yle bir konuma gemedii sonucuna vardm. Ama bahsetmi de olabilirdim. Arabamla gezdiimiz zamanlar durmakszn

konuur,

her

konudan hepsini

dem

vururduk.

Ben

grtklerimizin

hatrlayamyordum,

zira

araba srerken not tutamyordum. Bunlar dnmek biraz yattrmt beni. Don Juan'a hakl olduunu syledim. Yaammda ok nemli bir yeri olan sarn bir kadn vard. Don Juan, "Niin birlikte deilsiniz," diye sordu. "ekip gitti." "Niin?" "Birok nedeni var." "Bi ok nedeni yoktu. Bi tek nedeni vard. Sen kendini fazlaca ulalabilir klmtn." Ne demek istediini gerekten ok merak ediyordum, te gene hassas bir yerime dokunmutu. Bu dokunuunun bende yaratt etkinin bilincinde olduu belliydi, haylazca son bir glmsemeyi emin, gizlercesine ikinizi dudaklarn bzd. Kendinden biliyordu," dedi. "Hata bende miydi, yani?" "Hem de nasl. O ok iyi bi kadnd." Onun iin bu ekilde tahminler yrtmesinden ve zellikle, oradaym da her eyi grm gibi kendinden son derece emin bir ekilde konuup durmalarndan tiksindiimi itenlikle akladm. kerte "Herkes

Don Juan da, inandrc bir drstlkle, "Ama doru sylyorum," dedi. "Her eyi grdm ben. ok iyi bi insand o." Tartmann anlamszln biliyordum, ama yaammn bu yarasna tuz biber.ektiinden tr ona krgndm. Sz konusu kadnn pek yle vgye layk biri olmadn, syledim. Don Juan, dingin, "Sen de ylesin," dedi. "Ama nemli deil bu. nemli olan, senin onu her yerde aram olman; bu da onu senin iin zel bi kii klar, zel bi kiiye ilikin de gzel szler sylemeli insan." Utanmtm; tm benliimi derin bir keder sard. "Bana ne yapyorsun sen, don Juan? " diye sordum. "Beni kederlendirmeyi ok iyi beceriyorsun. Neden?" Don Juan sularcasna, "Kendini duygusalla kaptrmaktasn imdi de," dedi. "Peki ama btn bunlarn anlam ne, don Juan?" " Ulalamaz olmakite sorun bu," diye aklad. "Ben o kadnn ansn salt, sana rzgrla gsteremediim eyi dolayszcasna gsterebilmek iin bi ara olarak ortaya kardm. "Sen onu, ulaabilirliin yznden yitirdin; sen hep onun kolayca ulaabildii bi konumdaydn, stelik yaamn da tekdze bi yaamd." hatta zayf karakterli biri olduunu

"Deildi!" dedim. "Yanlyorsun. Benim yaamm asla tekdze olmamtr." "Hep yleydi, imdi de yle," dedi kesin bir dille. "Geri allmadk bir sradanlk bu seninkisi ve tekdze deilmi izlenimini vermekte sana ama inan ki sradan bi yaam bu seninkisi." Suratm asarak ksknlme dalmak geldi

iimden, ama her nedense don Juan'n gzleri beni tedirgin etti; beni itmekte, itmekteydi gzleri. "Bi avcnn sanat ulalamaz klmaktr kendini," dedi. "O sarn kzla ilikinde bu, senin bi avc olup onu pek seyrek grmen anlamna gelmezdi. Senin yaptn gibi deil yani. Sen gece gndz demeden onunla kaldn, sonunda kala kala ortada salt can skntnz kald. Di mi doru bu?" Yant vermedim. Vermek zorunda olmadm dnyordum. Haklyd don Juan. "Ulalamaz olmak demek, evrendeki dnyayla temasnda tutumlu olmak demektir. Be bldrcn birden yemezsin; bi tane yersin. Bi zgara ukuru yapacam, diye bitkileri heba etmezsin. Pek gerekli olmadka kendini rzgrn gcne ak brakmazsn. nsanlar, zellikle sevdiin kimseleri kullanp onlar kupkuru brakana dek skp sularn karmazsn." tenlikle, "Kimseyi kullanm deilim ben," dedim.

Ama, don Juan srarla, insanlar kullandm; onlardan usanm, sklm olduumu aka syleyebildiimi yineledi. Don Juan srdrerek, "Ulalamaz olmak, kendini de bakalarn da tketmekten dedi. "Bi lnmeli daha hi olarak yiyecek kanmak demektir,"

bulamayacan dnerek midesini tka basa dolduran, be bldrcn birden gvdeye indiren zavall bi dilenci gibi a ve umutsuz deilsin demektir." Don Juan"n en zayf noktalarm topa tuttuu belliydi. Gldm. Bu onun houna gitti. Hafife srtma dokundu. "Bi avc avn tuzana hep ekeceini bildiinden, tasalanmaz. Tasalanmak, ulalabilir duruma sokar insan ister istemez. Bi kez kayglandn m, umutsuzluktan nne kan eye yaprsn; yaptn m da, tkenir ya da yaptn eyi tketir gidersin." Don Juan'a, gndelik yaammn ak iinde kendimi ulalamaz klmamn olanakszlndan sz ettim. Benim grme gre, ilevlerimi srdrebilmem iin, benimle herhangi bir ii olan herkesin eriebilecei bir yerde olmam gerekiyordu. Don Juan, dingin, "Ulalamaz olmann, saklanmak ya da bi eyleri gizlemek anlamna gelmediini

sylemitim zaten," dedi. "nsanlarla gremeyecein anlamna da gelmez. Bi avc dnyasn tutumluca, sevecence kullanro dnya ister bi nesne, ister bi bitki, bi hayvan ya da bi insan ya da bi erk olsun. Bi avc, dnyasyla yakn bi iliki iindedir, ama o ayn dnya iin ulalamazdr ayn zamanda." "Bir olamaz ki!" Don Juan, sabrl, "Anlamadm," dedi. "Dnyasn skp onun biimini deitirmedii iin ulalamaz olur kii. Hafife dokunuverir ona, gereksindii srede kalr orada, sonra bi iz falan brakmadan tez ayrlr oradan." eliki bu sylediin," dedim. "ayet dnyasndaysa kii gnbegn, her bir saat, ulalamaz

8 -Yaamn Sradanlm Krma

Pazar, 16 Temmuz 1961

Btn

sabah

besili

sincaplar

andran

kimi

kemirgenleri izlemekle geirdik; don Juan bunlara susanlar diyordu. Bu evik hayvanlar tehlikeleri atlatmakta pek ustaymlar, ama yrtc bir hayvandan kap kurtulduklarnda, olduklar yerde duruver-mek ya da hatta bir kayaya trmanp arka ayaklarnn zerinde dikilerek evrelerine baknp kendilerini temizlemeye balamak gibi kt bir huylan varm. "Gzleri ok keskindir bunlarn," dedi don Juan. Srf onlar hareket halindeyken kmldamaksn, onun iin, ne zaman, nerede duracaklarn kestirmeyi renmelisin ki sen de ayn anda durabilesin." Kendimi tamamyla onlar izlemeye vermitim, btn zamanm bir avc gibi onlardan birounu arayp bularak geirdim. Sonunda hemen hemen her defasnda onlarn hareketlerini nceden kestirebilir duruma gelmitim. Don Juan sonra bana onlar yakalamak iin tuzaklarn nasl yaplacan gsterdi. Bi avcnn, tuzaklarn kuraca yerleri belirlemesi iin onlarn beslendikleri ve yuvalandklar yerleri sabrla gzlemlemesi gerektiini anlatt; sonra da, avc, geceleyin tuzaklarn kurar, ertesi gn artk sadece, onlar rktp karmakla yetinirmi. Susanlar kaarak tuzaklara yakalanrm.

Biraz al rp toplayp tuzaklarmz kurmaya baladk. Ben, heyecanla bir ie yarayp yaramayacan dnerek kendi tuzam bitirmek zereyken, don Juan anszn durdu, sol bileine bakt. Sanki hi edinmedii bir kol saatine bakmaktayd. Ardndan, saatine gre le yemei zamannn geldiini syledi. Benim elimde, daire eklinde bkerek bir ember yapmaya altm uzunca bir dal vard. Dal da, br tuzak malzemesini de hemen nme brakverdim. Don Juan merakl bir ifadeyle bana bakmaktayd. Sonra, yemek saatini bildiren bir fabrika ddn andran bir slk ald. Glyordum. kard ddk sesi mkemmeldi. Ona doru ilerledimonun dikkatle bana baktn grdm. Bam iki yana doru sallamaktayd. "Vay canna," dedi don Juan. "Ne oldu ki?" diye sordum. Don Juan canavar ddn yeniden ttrd. "le tatili bitti," dedi, "haydi i bana." Bir an afallamtm, ama aka yaptn dndm. Belki de yanmzda yiyecek bir ey olmadndan yle yapmtr, diye geirdim. Bu susanlar iine kendimi ylesine kaptrmtm ki, yemek getirmemi olduumuzu unutmutum. Yerdeki dal alp emberimi tamamlamaya

baladm. Sonra baktm, don Juan "ddn" gene ttrmekte. "Eve gitme saati geldi," dedi. Hayali saatine yeniden att. Bir giz aklyormuasna, "Saat be oldu," dedi. Birden bu avclk iinden
Diktiini, bakt,

ban kaldrp bana bir gz

o yzden olaymz

noktaladn dndm. Her eyi brakp, gitmek iin hazrla getim. Ona bakmyordum. Onun da eyalarn hazrladn oturmaktayd. "Ben hazrm," dedim, "istediin zaman gidebiliriz." Don Juan kalkt, bir kayaya trmand. Orada, yerden bir buuk metre kadar yksekte durarak bana bakt. Ellerini aznn iki yanna yerletirip ok uzun ve delici bir lk att. Grkemli bir fabrika ddnn sesi gibi. Sonra tam bir dn yaparak, lm srdrd. "Ne yapyorsun, don Juan?" diye sordum. Don Juan, tm dnyaya, eve gitmeleri iin paydos dd aldn syledi. Zihnim allak bullak olmutu. aka m yaptn yoksa akln m kardn anlayamamtm. Onu dikkatle izliyor, yapt eyleri daha nce sylemi olabilecei bir eylere balamaya alyordum. Sabah boyunca pek konumam sanyordum. im bittiinde bam kaldrp ona baktm, iki metre temde bada kurup

olduumuzdan, hatrlayamyordum.

nemli

herhangi

bir

ey

Don Juan hl kayann tepesinde dikilmekteydi. Bana bakarak gld, sonra gene gzn krpt. Birden telalanmtm. Don Juan ellerini aznn iki yanna getirerek uzun, slms bir lk daha att. Sabahn sekizi olduunu, nmzde koskoca bir gn olduundan gerelerimi yeniden kurmam syledi. Artk zihnim iyice karmt. Birka dakika iinde korkum, oradan kama isteimi zorla nleyebildiim bir kerteye ulat. Don Juan'n aklm yitirdiini sandm. Tam oradan kayordum ki, don Juan kayadan aaya inerek yanma geldi glyordu. "Beni delirdi sanyorsun, dii mi?" diye sordu. Bu beklenmedik davranyla beni gerekten rktm olduunu syledim. O da, detiimizi syledi. Ne demek istediini anlamamtm. Yaptklarnn delilikten baka bir ey olmayaca dncesinden kurtulamyordum. Don Juan, benim hi deimeyen ezici davranlarmla onu bunalttm iin, bu umulmadk ezici davranyla onun da beni bile bile korkutmay amalam olduunu aklad. Benim yaptm sradan eylerin de, onun canavar dd al denli bir delilik olduunu da ekledi.

Bu syledikleri beni sarsmt, ona herhangi sradan bir davranta bulunduum ya da belli bir programmn olmadn belirttim. Yaamm aslnda biraz danka bulduumu, buna da salkl bir program izleyemememin yol atm dndm anlattm. Don Juan glerek, yanna oturmam imledi. Durum akl almaz bir ekilde deimiti gene. Don Juan konumaya balar balamaz, korkum uup gitmiti. "Neymi benim sradan ilerim?" diye sordum. "Yaptn her bi ey sradan, programlanmsn sen." "Hepimiz yle deil miyiz?" "Hepimiz deil. Ben bi program izlemi olmak amacyla yapmyorum yaptklarm." "Nerden karyorsun bunlar, don Juan? Senin o ekilde davranmana yol aacak ne yaptm ya da ne syledim ki ben?" "le yemeini takmtn kafana." "Ben sana bir ey dememitim ki; le yemeini dndm nasl anladn?" "Sen her gn le sularnda, ve sabahleyin saat sekiz sularnda, ve akamleyin saat alt sularnda bi eyler yemeyi takarsn kafana," diye haynca srtt. "A olmadn zamanlar bile akln hep yemekte senin."

"Bu sradan tinselliini gsterebilmenin tek yolu ddm almamd. Senin tinin bi imle ilemeye alm nk." Don Juan, gzlerinde bir soru, bana bakmaktayd. Kendimi savunamadm. "imdi de sen avcl sradan bi programa evirme hazr-lndasn," diye srdrd don Juan. "imdiden programl bir avc oldun bile; belli bi zamanda konuur, belli bi zamanda yer, belli bi zamanda uyursun." Syleyecek bir eyim yoktu. Don Juan'n yemek alkanlklarma yaammn, bilmekteydim. Don Juan, "Artk sen avclkta epey ustalatn," diye srdrd. "yi bi avcnn her eyden nce bildii u eyi kavraman zor olmayacak: iyi bi avc avnn sradan davranlarn bilir. Onu iyi avc klan ey de ite budur. "ayet, sana avcl retirken izlediim yntemleri anmsarsan, ola ki ne demek istediimi anlarsn. Sana nce tuzaklarn nasl yaplacan, nasl kurulacan rettim, sonra da avlayacan hayvanlarn alkanlklarn, huylarn, yani sradan davranlarn ilikin ou sylemi olduklarn, ya ben da yaammdaki her eyde uygulamaktaydm. Gene de arkadamn tandklarmnkinden daha az programl olduunu kesin

rettim, son olarak da tuzaklar onlarn bu sradan davranlarna kar snadk. Bunlar, avcln d biimleridir." "imdi de sana en sonuncu, ve kukusuz en zor blm retmem gerek. Ola ki sen bunu anladm, diyene, ve bi avc olana dek yllar geecektir." Don Juan hazrlanabilmem iin biraz duraklad. apkasn karp, daha nce gzlemlediimiz kemirgenlerin kendilerini temizlerkenki hareketlerini taklit etti. ok glnt yaptklar. Yuvarlak bayla tpk bir sufaresini andryordu. "Bi avc olmak, avn tuzaa drmek deildir srf," diye srdrd don Juan. "Avc denilmeye layk bi avc tuzak kurabildii iin ya da avnn sradan alkanlklarn bildii iin deil, ama kendisinin sradan bi alkanl olmad iin yakalar avn. Ona stnlk salayan ey, budur. O yakalamak istedii hayvanlar gibi deildir hi; ar, sradan davranlar yoktur onu balayan, yoktur tuhaf hareketleri nceden bilinebilen; zgrdr, akcdr, ne yapaca nceden kestirilemezdir o." Don Juan'n syledii ey bana keyfi, usd bir idealletirme gibi gelmiti. Alkanlklarn olmad, programsz bir yaam dnemiyordum. Ona kar ok drst olmak istiyordum, srf onun dncesine

katlmak ya da yadsmak deil. Onun dnd eyi gerekletirmek ne benim ne de bakasnn elindeydi. Bunlar ona anlattm. Don Juan, "Ne dndn rgalamaz beni," dedi. "Bi avc olmak iin yaamnn sradanln krmak gerekir. Avclkta baarl oldun sen. abucak reniverdin, imdi de avc gibi olduunu, ne yapacan nceden kolaylkla kestirebileceini biliyorsun." Aklamasn, somut rnekler vermesini istedim ondan. "Avclktan sz etmekteyim," dedi sakince. "Onun iin, hayvanlarn yapt eylerle ilgilenmiyorum; nerede yerler; nerede, nasl, ne zaman uyurlar; Onlarn nerede sradan dinlenirler; nasl yrrler.

alkanlklar, dediin eyler ite bunlar; sen de kendi benliinde bu tr davranlarn bilincinde olasn, diye sylyorum bunlar. "ldeki hayvanlarn alkanlklarn gzlemlemitim. Belli yerler var yedikleri, su itikleri, yuvalarn yaptklar; kendilerine zg braktklar izleri var; gerekten, yaptklar her ey iyi bi avc tarafndan nceden bilinebilir ya da sezilebilir." "Daha nce de sylediim gibi, benim gzmde sen bi av gibi davranmaktasn. Yaammn bi dneminde adamn biri bana da ayn eyi sylemiti, yani srf sen

deilsin yle olanhepimiz, peinden gittiimiz av gibi davranrz. Bu yzden de, bi baka eyin ya da kimsenin av olup karz. Demek ki, btn bunlar bilen bi avcnn balca ii, kendisinin bi av olmasna son vermektir. Ne dediimi anlyor musun?" Ben gene onun bu savnn eri ilemeyecek bir ideal olduu dncemi yineledim. Don Juan, "Zamanla oluyor," dedi. "rnein sen her gn saat on ikide le yemeini yemeyerek balayabilirsin." Don Juan bana bakarak sevecence glmsedi. Yzndeki ifade ok komiktiglmeye baladm. "Ancak kimi hayvanlar vardr ki, izlerini sremezsin bi trl," diye srdrd don Juan. "Kimi geyik trleri var, rnein, talihli bi avc salt ans eseri yaam boyunca bi kez onlardan biriyle karlaabilir." Don Juan etkileyici bir sessizlie geerek delercesine yzme bakt. Bir soru sormam bekler gibiydi, ama soracak bir eyim yoktu. "Sence onlar yle zor bulunur, yle benzersiz klan ey nedir?" diye sordu don Juan. Ne diyeceimi bilemediimden, omuzlarm silktim. Don Juan, bir giz aklarcasna, "Sradan bi programlar

yoktur da ondan," dedi. "Onlar byleyici klan ey budur." "Bir geyik geceleyin uyumak zorundadr," dedim. "Sradan bir alkanlk saylmaz m bu?" "Elbet, o geyik her gece hep belli saatte ve belli bi yerde uyuyorsa eer. Ama o sihirli varlklar yle davranmazlar. Gerekten, bi gn bunun doruluunu sen de greceksin belki. Ya da ola ki yaamn boyunca onlardan birini kovalamak senin kaderin olacaktr." "Bununla ne demek istiyorsun?" "Sen avcl seviyorsun; ola ki bi gn, bu dnyann bi yerinde yolun sihirli bi varln yoluyla kesiir de onu izlemeye balarsn. "Sihirli bi varlk grlmeye deer bi eydir. Benim yle biriyle yollarmz kesimiti. Avcl iyice renip uzun sre uyguladktan sonra yle bir karlama gereklemiti. Ben orta Meksika dalarndaki sk aal bi ormandayken birden tatl bi slk iitmitim. Bildiim bi ses deildi bu; ormanlarda dolatm tm o yllar boyunca yle bi ses iitmi deildim. Sesin kt noktay belirleyemiyordum; deiik yerlerden geliyor gibiydi. Acaba tanmadm bi hayvan srsyle mi evrildim, diye geirmekteydim. "Beni meraktan ldrtan o sesi bi kez daha iittim; sanki her yerden gelmekteydi. O anda ne denli talihli

olduumu kavrayverdim. Onun sihirli bi varlk, bi geyik olduunu anlamtm. stelik byleyici bi geyiin, sradan insanlarn alkanlklarnn, avclarn davran kalplarnn bilincinde olduunu da bilmekteydim. "Bylesi bi durumda normal bi insann ne yapacan kestirmek hi de zor deildir. En bata, korkusu, yle bi insan bi ava eviriverirdi tez. Bi ava dnnce de yapabilecei iki ey kalrd onun. Ya kaar giderdi ya da dayanla olduu yerde kalrd. ayet silah yoksa, bi an nce ormandan kp kurtulmaya bakard. Ama silahlysa, bulunduu noktada dikilerek ya da yere yatarak kmldamakszn atee hazr durumda beklerdi. "Oysa bi avc, vahi bi ormanda sezdirmeden avna yaklarken, kendini savunamayaca bi noktaya asla ayak basmaz, hemen gizler kendini. Kepeneini yere atverir ya da onu bi tuzak gibi bi dala asverir; sonra da saklanr, avnn bi sonraki hamlesini bekler. "te ben de, o sihirli geyiin nnde bunlardan hibirini yapmadm. Hemen bamn stnde amuda kalkp hafif hafif uzun inlemeye sre baladm; hkra gerekten aladm, alyordum, hkra

baylacam hissedene dek. Anszn hafif bi yelin estiini duyumsadm; bi ey gelmi ta kulamn arkasnda salarm koklamaya balamt. Bam evirip onun ne olduunu grmeye alrken yere

yklverdim. Hemen dorularak oturdumprl prl bi yaratn bana bakmakta olduunu grdm. Geyik bana bakarken ben de onu incitmeyeceimi syledim ona. O zaman geyik benimle konumaya balad." Don Juan konumasn keserek bana bakt. Elimde olmadan glmsedim. Bir geyikle konumu olmasn, en azndan inanlmaz bir ey olarak grmekteydim. Don Juan, "Benimle konutu o," diyerek srtt. "Geyik konutu yani?" "Konutu" Don Juan yerinden kalkarak avclk gerelerinin bulunduu bohasn ald. Hl aknlk iinde, "Gerekten konutun mu?" diye sordum. Don Juan bir kahkaha patlatt. "Ne dedi sana geyik?" diye sordum aka niyetine. Don Juan'n benimle elendii kansndaydm. Ama o bir sre sessiz durdu, anmsamaya alyordu sanki, sonra geyiin sylediklerini anlatrken gzleri parldad. "Sihirli geyik dedi ki, merhaba arkada,'" diye srdrd don Juan. "Ben de yantladm, merhaba,'. Sonra geyik sordu, 'Niin alyorsun?', ben de dedim ki, 'ok zgnm de ondan'. Ben bunu deyince, sihirli yaratk kulama eildiu anda benim konutuum gibi ak seik, 'zlme sen,' dedi."

Don Juan gzlerimin iine bakmaktaydgzleri akmak akmak, haar m haar. Ardndan, kendine zg kahkahasn patlatt. Geyikle konumasn biraz aptalca bulduumu syledim
Ona.

"Ne bekliyordun ki," diye sordu don Juan glmesini srdrp. "Bi Kzlderiliyim ben." Don Juan'n mizah duygusu ylesine yabansyd ki, ben de koyuverdim makaralar. "Sihirli bi geyiin konutuuna inanmyorsun, di mi?" "Kusura bakma, ama yle eylerin olabileceine inanamam ben," dedim. Don Juan, "Hakkn da yok deil hani," dedi bana gven verircesine. "Nerde grlm ki byle bi ey, dii mi?"

9 -Yeryznn Son Sava

Pazartesi, 24 Temmuz 1961

leyi epey gee, saatlerce lde dolatktan sonra, don Juan dinlenebileceimiz glgelik bir yer seti. Oturur oturmaz da konumaya balad. Avcla degin pek ok ey rendiimi, ama onun arzulad denli deimi olmadm syledi. "Tuzaklarn nasl yaplacan bilmek, onlar kurmak yetmez," dedi. "Bi avc, yaamn gerek bi yaam klmak iin tam bi avc gibi yaamaldr. Ne yazk ki, deiimler zordur, ok yava gerekleir; kimi zaman bi adamn deimesi gerektiini kavramas yllar alr. Benim bunu kavramam yllar ald, ama avcla yoktu fazla bi eilimim de ondand bu. Kanmca bana en zor gelen ey deimeyi gerekten istememdi." Ne demek istediini ok iyi anladm belirttim. Aslnda, bana avcl retmeye baladndan bu yana ben de eylemlerimi gzden geirmeye balamtm. Kefettiim en arpc ey belki de don Juan'n yntemlerine snm olmamd. Don Juan' bir insan olarak beeniyordum. Davranlarnda gl bir eyler vard; yapt eyler onun ustal konusunda herhangi bir kuku yaratmyordu, gene de bu stnlklerini benden bir eyler istemek amacyla kullanmyordu. Don

Juan'n, benim yaamm deitirme tutkusu, kanmca, onun kiisel karlar tesinde bir eydi, ya da ola ki benim baarszlklarm grerek kendi yetkesini kullanmak istemesinden kaynaklanyordu. Don Juan bende, zayf yanlarma ilikin kkl bir bilinlilik uyandrmt, iyilemeyi ama nasl onun yntemlerinin bende bir salayacan anlayamyordum.

tenlikle inanyordum ki, yaammdaki amalarmn nda, onun yntemleri bana sadece ac ve yoksulluk getirebilirdi. Buydu amazm. Ne var ki, onun ifadesini amazcasna gzellik ve dakiklikle sergileyen ustalna sayg duymay renmitim. Don Juan, "Taktik deitirmeye karar verdim artk," dedi. Bu sylediini aklamasn istedim; ne demek istediini anlayamamtm, stelik bunun benimle ilgili olduundan bile emin deildim. "yi bi avc, gerektike, deitirir yntemlerini," diye yant verdi. "Bunu sen de bilirsin." "Neler geiyor aklndan, don Juan? Anlatsana." "yi bi avc sadece avnn alkanlklarn deil, bu dnyada insanlar da hayvanlar da ve her bi eyi de yneten gler olduunu da bilmelidir." Konumasn kesti. Biraz bekledim, ama syleyeceklerini bitirmie benziyordu.

Uzun bir sessizlikten sonra, "Ne gibi gler bu szn ettiklerin?" diye sordum. "Bizim yaammz, lmmz yneten gler." Don Juan konumasn kesti, ne syleyeceine karar vermekte byk bir glk ekmekteydi sanki. Ellerini ovuturdu, ban sallad, enelerini skt, iki kez, tam ben onun "Kendini bu bilme-cemsi kolay szlerini aklamasn isteyecekken, susmam imledi. kolay durdurabileceini olduunu sanmyorum," dedi en sonunda. "nat

biliyorum, ama etmez bi fark. Ne denli inat olursan, sonunda kendini deitirmeyi baardnda o denli iyi olur senin iin." "Elimden geleni yapyorum," dedim. "Hayr. Sana katlmyorum. Elinden daha iyisi gelir, biliyorum. Ho bi laf etmek iin syledin yle; zaten yaptn her bi eye degin edersin o laf sen. Yllar var ki hep elinden geleni yapmakta ama hava almaktasn. Bunu deitirecek bi eyler yapman gerek." Her zaman olduu gibi, kendimi savunmadan edemedim. Don Juan gene, en zayf noktalarm topa tutmakta gecikmedi. O anda, ne zaman kendimi onun eletirilerine kar savunmaya kalksam sonunda kendimi hep bir aptal gibi hisseder durumda bulduumu

hatrlayarak birtakm aklamalara girieceim uzun bir konumay daha ortasnda kesiverdim. Don Juan beni merakla szd ve gld. Sesinde sevecence titremler, daha nce bana hepimizin aptal eytanlar olduumuzu zaten aklam olduunu syledi. Ben de bir istisna deilmiim. Sen hep, eylemlerini aklaman gerekirmiesine davranyorsun, sanki bu dnyada bir sen varmsn gibi yanlg iinde olan," dedi. "Gene senin o eski kendini beenmiliin. Bu duygudan oka var sende; kiisel gemiin de ar tar. Buna karlk, eylemlerinin sorumluluunu aldn da yok; lmn bi danman olarak kullanmyorsun, hepsinden nemlisi de ulalabilirliin pek fazla. Demem u ki, senin yaamn hl, seninle tantm zamaki gibibok stn bok." Gene hakl olduum inanc tm benliimi kaplad; onun hatal olduunu yzne sylemek isteim duydum. Don Juan elini devindirerek susmam imledi. "nsann, bu tekinsiz dnyada bulunmann sorumluluunu stlenmesi gerekir," dedi. "Tekinsiz bi dnyadayz, bu kesin." Bam olurlarcasna ne doru edim. Don Juan, "Ayn eylerden sz etmiyoruz biz," dedi. "Sana gre bu dnyamn tekinsizlii, dnyann seni skmad zaman dnyayla elimenden kaynaklanyor.

Bana

greyse

dnyann

tekinsizlii,

onun

grkemliliinden, gizlerle dolu olmasndan, varlamaz derinliinden kaynaklanyor; ben seni, burada, bu artc dnyada, bu artc lde, bu artc zamanda bulunmann sorumluluunu stlenmen gerektiine inandrmak istemiimdir. Her bi eylemini nemsemeyi renmen gerektiine seni inandrmak istemiimdir, zira sen burada ancak ksa bi sre kalacaksn, gerekten de bu dnyann tm harikalarna tank olamayacan denli pek ksa bi sre." Ben de direterek, dnyann skntl ve i karartc koullarnn insanolunun kaderi olduunu syledim. "Deitir bunu sen, o halde," dedi don Juan serte. "ayet o koullar deitirmeye abalamazsan, bi lden farkn kalmaz." Don Juan, yaammda benim tm dncelerimi saran bir konuyu sylememi istedi. Ben de sanat, dedim. Oldum bittim, bir sanat olmay dlemi, uzun yllar bu amaca Don ynelik birtakm abalar "Sen harcamtm. derinliine Baarszlmn acsn hl belleimde tarm. Juan, sularcasna, bu varlamaz dnyada bulunmann sorumluluunu hi stlenmemisin ki," dedi. "Bu yzden asla bi sanat olamadn, bu yzden belki de asla bir avc olamayacaksn."

"Bundan iyisini yapamam ki, don Juan." "Brak. Neler yapabileceini bilmiyorsun daha sen." "Elimden geleni yapyorum ben." "Gene yanldn ite. Daha fazlas gelir senin elinden. Senin tek, basit bi yanlgn varbol bol zamann olduu kansndasn." Don Juan srtt; tepkimin ne olacan beklercesine bana bakt. "Bol bol zamann olduu kansndasn," diye yineledi. "Ne yapmak iin bol zamanm var, don Juan?" "Sen, yaamnn sonsuza dek sreceini sanmaktasn." "Hayr. yle dnmyorum." "O halde, yaamnn sonsuza dek sreceini dnmyorsan ne diye bekliyorsun? Deimek iin niin bu ikirciklenmen?" "Deimek istemeyebileceimi hi dndn m sen, don Juan?" "Elbet dndm. Ben de, tpk senin gibi, deimek istemezdim. Ne var ki, beenmiyordum yaamm; tpk senin gibi, bkmtm yaammdan. imdiyse, yetmiyor yaamm bana." Yaam biimimi deitirmek iin bunca dayatmasnn rktc ve keyfi bir ey olduunu ateli bir ekilde savladn. Aslnda, belli bir dzeyde, ona

katldm, ama srf onun bu dncelerini bana hep buyururcasna benimsetmeye almas yznden ona kar fke duyduumu syledim. Don Juan, sesi katlam, "Bu tutumunu sergilemek iin zamann yok senin," dedi. "Senin imdi yaptklarn, her ne mene eyse, ola ki senin son savandr. Bi dakka daha yaaman salayabilecek bi g yoktur bu evrende." fkemi dizginleyerek, "Onu biliyoruz," dedim. "Yoo. Bilmiyorsun. Bilseydin eer, bi avc olurdun sen!" Burnumun hemen dibindeki lmn bilincinde olduumu, ancak bunu dnmenin ya da sz konusu etmenin bir yaran dokunmayacan, zira ondan kanmak iin yapabileceim bir ey bulunmadn ileri srdm. Don Juan gldbenim ayn numaray robot gibi yineleyeduran bir soytar olduumu syledi. "ayet bu senin yeryzndeki son savansa, o takdirde ben senin bi ahmak olduunu sylerim," dedi dingince.. "Yeryzndeki son oyununu, bu aptalca tutumunla heba ediyorsun sen." Bir sre sessiz durduk. Dncelerim kafamda kaynayordu. Haklyd, elbet. 'Hi zamann yok senin dostum, hi. Hibirimizin yok zaman," dedi.

"Haklsn, don Juan, ama" "Bana hak vermen yetmez," diye yaptrd. "yle kolayca hak vereceine, eyleme gemelisin. Her eyi gze al. Dei. "Hemen yle?.." Pek tabii. Szn ettiim deime asla azar azar olmaz; anszn oluverir. Topyekn bi deiimi getirecek olan o ani olaya hazrlamyorsun sen kendini." Anlattklarnn elikili olduu kansndaydm. Kendimi deiime hazrlyorsam, bunun kukusuz azar azar deimekte olduum anlamna geldiini syledim. "Sen hi deimedin," dedi don Juan. "O yzden, azar azar deitiini sanyorsun. Ama bakarsn, bi gn hibi uyar olmakszn anszn deierek arp kalrsn. Byle olacan biliyorum ben, bu yzden ya seni inandrmak iin ara vermeksizin seninle ilgilenmem." Tartmay srdremedim. Gerekten ne diyeceimi bilemez durumdaym. Bir anlk bir duraksamadan sonra, don Juan konumasn srdrd. "Belki de," dedi, "yle demem daha iyi olacak. Yapman nerdiim ey, yaamamzn sonsuza dek srmeyecei gereini gz nnde tutmandr. Ben sana deiimin anszn ve beklenmedik bi ekilde geliverdiini sylemitim ya, lm de yledir. Bu konuda ne yaplabilir dersin?"

Onun bu soruyu sadece, konumasna renk katmak amacyla sorduunu sandm; ama o, kalarn devindirerek beni yant vermeye zorlad. "Mmkn mertebe mutlu bir yaam srdrmek," dedim. "Doru! Ama mutlu bi yaam srdren bi kimseye rastladn m hi?" imden, nce, evet demek geldi; tandm birka kiiyi rnek olarak gstermek istedim. Ama iyice tarttktan sonra, bu savmn temelsizliimi kavrayarak, "Hayr," dedim. "Sanmyorum." "Ben rastladm," dedi don Juan. "Eylemlerinin niteliine byk zen gsteren kimi insanlar tanyorum. Onlarn mutluluu, zamanlarnn olmad kesin bilgisiyle eyleme gemelerindedir, bu nedenle, onlarn eylemlerinde yabans bi g vardr, onlarn eylemlerinde bi tr..." Don Juan arad szc bulamaynca, akaklarn kayarak gld. Sonra konumamz son bulmuasna ayaa kalkt. Bana anlatmakta olduu eyi bitirmesi iin yalvardm ona. Don Juan yere oturarak dudaklarn bzd. "Eylemlerde g vardr," dedi. "zellikle, eylemdeki insan o eylemlerinin, onun son sava olduunu bilmekteyse. nsann yapmakta olduu herhangi bi eyin

belki de bu yeryzndeki son eylemi olabileceini iyice bilerek eyleme gemesinde benliini tututurucu yabans bi mutluluk vardr. Ben de sana, yaamn gzden geirmeni, eylemlerini o aydnla karman neririm." Onunla ayn fikirde deildim. Bana gre mutluluk eylemlerimin zndeki bir srekliliin bulunduunu; o anda yapmakta olduum zellikle bana zevk veren bir eyi, her istediimde, yapmay srdrebileceimi varsaymaktan geiyordu. Onunkinden farkl olan bu bak amn banal bir yan olmadn, dnyann da kendimin de belli bir sreklilii olduu kansna dayandn ona anlattm. Don Juan tutarl olma abalarmdan holanma benziyordu. Glerek ban sallad, salarn dzeltti; ben tam "belli bir sreklilik" ten sz ederken, apkasn yere atp ayayla inedi. Onun bu aklabanlna glerek konumam kestim. Don Juan, "Zamann yok senin, dostum," dedi. "nsanolunun talihsizlii burda ite. Hibirimizin yeterince vakti yok; bu rkn, gizemli dnyada senin sreklilik, dediin eyin de bi anlam yok." "Senin sreklilik, dediin ey seni ekingen klmaktan baka bi ie yaramaz," diye srdrd. "Senin eylemlerinde, yeryzndeki son savan verdiini bilen bi adamn sergiledii eylemlerin doall, gc, amansz

zorlamas hi mi hi bulunamaz. Demem u, senin o srekliliin seni ne mutlu klar ne de gl." O zaman dem ben de, leceimi beni dnmekten son derece korktuumu itiraf ettim; yaknarak, onun durmakszn lmden vurmasnn tasalandrdn syledim. Don Juan, "Ama hepimiz leceiz," dedi. Parmayla uzaktaki kimi tepeleri gsterdi. "Ta orada beni bekleyen bi ey var, bu kesin; onunla birleeceim ben, bu da kesin. Ama ola ki sen farklsndr da, seni bekleyen bi lm filan yoktur." Don Juan, aresizlikle yzm buruturmama gld. "Bunu dnmek istemiyorum, don Juan." "Ne diye?" "Anlamsz da ondan. ayet orada beni beklemekteyse, ne diye kendimi zeyim?" "Kendini zmen gerektiini sylemi deilim ki." "Ne yapmam gerekiyor o halde?" "Yararlan arasndaki bundan. Dikkatini kendinle lmn baa odaklazntszce, pimanlk

duymakszn, kayglanmakszn. Dikkatini, hi zamann kalmad gereine odakla, eylemlerinin de ona gre zgrce akmasna izin ver. Her bi eylemin, senin yeryzndeki son savann eylemleri olsun. Eylemlerin, ancak bu koullar altnda gllk kazanacaktr. Aksi

takdirde,

mrn

boyunca,

eylemlerin ekingen

bi

adamn eylemleri olarak kalacaktr." "ekingen bir insan olmak ok mu kt bir ey ?" "Deil. ayet lmsz olacaksan, kt bi ey deildir; ama eer leceksen, ekingenlik iin zaman yoktur, zira ekingenlik senin salt dncelerinde var olan bi eylere yapp kalmana yol aar. Her bi eyin uyuyup kald bi ortamda yatman salar, ama sonra o rkn, gizemli dnya, her birimizi yutmak iin olduu gibi senin iin de azn averir de, o zaman senin o gvenilir yntemlerinin hi de gvenilir olmadklarn akverirsin. ekingen olmak, insan olarak bizlerin nasibimizi aramamz, hakkmz kendi karmza kullanmamz nler." "Srekli olarak leceimizi dnerek yaamak doal bir ey deil ki, don Juan." "lmmz bizi beklemekte; u anda yapmakta olduumuz u eylem de pekl yeryzndeki son savamz olabilir," yantn verdi don Juan, arbal bir sesle. "Ben buna sava adn taktm, nk bi bouma var burda. ou kimse bi eylemden bi eyleme hibi atma, hibi dnce olmakszn geiverir. Oysa bi avc, her bi eylemini inceden inceye tartar; lmne ilikin bilgisi tam olduundan, her bi eylemine, sanki o eyleme onun son savaymasna, sagryle giriir. Bi

avcnn baka insanlara olan stnln ancak bi ahmak gremez. Bi avcnn baka insanlara olan stnln ancak bi ahmak gremez. Bi avc, son savana, o savan hak ettii saygy gsterir. Yeryzndeki son savana drt elle sarlmasna amamak gerekir. Zaten o bundan byk zevk alr. Korkulan da bylece yok olur gider." "Haklsn," diyerek onu doruladm. "Ama kabul edilmesi zor bir ey." "Aklnn yatmas iin yllar gemesi gerek, sonra da eylemlerini buna gre gerekletirmen iin gene yllar gemesi gerek. Umarm yeterli zamann kalmtr senin." "Bu szn beni ok rktyor," dedim. Don Juan, yznde arbal bir ifadeyle beni szd. "Bunun yabans bi dnya olduunu sylemitim sana," dedi. "nsanlar gden rktc glerin ne zaman ne yapaca belli olmaz, ama onlar n grkemi de grlmeye deer." Don Juan konumasn kesip gene bana bakt. Bana bir ey aklayacakm gibi durmaktayd, ama toparlanarak gld. "Bizi gden bir eyler mi var?" diye sordum. "Elbet var. Bizi gden gler, erkler var." "Onlar betimleyebilir misin?"

"Tam deil; onlarn birtakm gler, tinler, soluklar, yeller ya da onun gibi bi eyler olduunu sylemenin dnda bi ey diyemeyeceim." Ben sormaya devam etmek istedimse de, daha azm amaya frsat bulamadan, don Juan ayaa kalkt. Gzlerimi dikmi, hayretle ona bakmaktaydm. Zira tek bir hareketle bedeni yle bir silkilenivermi, ayaa dikilmiti. Bylesi bir hzla hareket edebilmesi iin sahip olmas gereken olaanst yeti zerinde kafa yormam srdrrken, don Juan buyurgan bir sesle, tuzak kurup bir tavan yakalamam ve alacakaranlk bastrmadan nce onu kzartmam syledi. Bir yandan gkyzne bakarak yeterli zaman mn olduunu da ekledi. Hemen kalktm, daha nce pek ok kez yaptm gibi ie koyuldum. Don Juan yanmda yryor, her hareketimi dikkatle izliyordu. Ben ok sakindim, dikkatle ilerliyordum. Zorluk ekmeden bir erkek tavan yakalamtm. "imdi onu ldr," dedi don Juan kat bir sesle. Ben tuzaa uzanarak tavan kulaklarndan yakaladm. Darya doru ekerken, birden byk bir korkuya kapldm. Don Juan'n bana avcl retmeye balayaldan beri avn nasl ldrleceini hi

retmemi olduunun farkna ilk kez varmtm. lde yaptmz pek ok gezi srasnda don Juan kendisi bir tavan, iki bldrcn, bir de ngraklylan ldrmt. Tavan brakarak don Juan'a baktm. "ldremem ben onu," dedim. "Niyeymi?" "Daha nce hi yapmadm bu ii." "Ama yzlerce kuu, bi sr hayvan ldrmtn." "Tfekle ldrmtm ama ellerimle deil" "Ne fark eder ki? Bu tavann eceli gelmi." Don Juan, gzlerinde vahi baklar, buyurdu gene: "ldr onu!" "ldremem." Don Juan bararak, tavann lmesi gerektiini sylyordu. Artk onun bu gzel lde koup durmasnn sona erdiini anlatt. Oyalanmaya hakkm olmadn, zira tavanlar gden erk ya da tinin bu nmzdeki tavan, tam da alacakaranln eiinde benim tuzama yneltmi olduunu syledi. Benliimi bir dizi elikili dnceler, duygular sard. Sanki hep varm da bu an bekliyormu gibi algladm duygulard bunlar. Tavann bu ackl durumunu, tuzama dm olmasn tm arpclyla duyumsuyordum. Birka saniye iinde birka kez lm ve dirilmi gibi oldum, sanki o tavan bendim.

Ben tavana bakyordum, tavan da bana bakyordu. Tavan kafesin arkasna sinmiti; orada iki bklm olmu, ses karmadan, devinmeden durmaktayd. Tavanla aramzda heyecansz bir bakma oldu; sessiz bir umutsuzluk, diye algladm bu bakma, ikimizi perinlercesine zdeletirmiti. Sesimi ykselterek, "Vazge yahu," dedim. "Ben bu tavan ldrmem. Brakalm gitsin." Derin bir cokuyla yakalamaya sallandm. alrken Tavan kollarm kulaklarndan

titriyordu; hayvan hzla saa sola kayor, onu bir trl tutamyordum. Bir kez daha denedim, ama bouna. aresizlikten deliye dnmtm. im bulanyordu. Birden, tuza krp, tavann kamasn salamak amacyla, tuzaa bir tekme attm. Tuzak tahmin ettiimden daha sa-lamm ki, krlmad, aresizliim, dayanlmaz derecede ac vermeye balamt. Sa ayamla, olanca kuvvetimi sarf ederek, kafesin yan tarafn ezdim. ubuklar atrdayarak krld. Tavan darya ektim. Bir an ferahlamtm, ama bu hissim ok uzun srmedi. nk tavan elimden, slpk, asl kalverdi. lmt. Ne yapacam bilemedim. Tavann nasl lm olacan dnmeye baladm. Don Juan'a doru

dndm. O da bana bakyordu. Tm bedenim korkuyla rperdi. Bir kayaya oturdum. Bamda mthi bir ar vard. Don Juan elini bamn zerine koydu ve kulama fsldayarak, alacakaranlk gemeden nce tavan yzmem ve kzartmam gerektiini syledi. Midem bulanyordu. Don Juan, bir ocukmuum gibi, byk bir sabrllkla bana bir eyler anlatt. nsanlar ya da hayvanlar gden glerin o tavan, tpk bir gn beni de kendi lmme doru yneltecekleri gibi, bana doru ynelttiini syledi. Tavann lm, benim lmmn bir gn bir baka ey ya da kimse iin nasl bir armaan olacaksa, benim iin de yle bir armaan saydrm. Bam dnyordu. O gnk basit olaylar beni ezmiti. Onun srf bir tavan olduunu dnmeye altm; ama onunla aramzdaki o tekinsiz zdeleme duygusunu zerimden atamyordum. Don Juan, avm kutsamam iin, tavann etinden, bir lokma olsa bile, biraz yemem gerektiini syledi. "Kesinlikle olmaz/' deyi kar ktm. Ama diretemedim. Don Juan, "Bizler o glerin elinde bi oyuncaz," diye yaptrd. "Kendini nemsemeyi brak da, sana sunulan armaann hakkn ver." Tavandan bir para alp yedim. Scakt.

Don Juan zerime doru eilerek kulama fsldad. "Senin tuzan, o tavann yeryzndeki son savayd. Sylemitim ya, onun artk bu gzelim lde koup oynayacak zaman kalmamt."

10 - Erk in Ulalabilir Olmak

Perembe, 17 Austos 1961 Arabamdan iner inmez don Juan'a yaknarak kendimi iyi hissetmediimi syledim. Don Juan elimden tutarak srklercesine beni evinin nndeki sundurmaya gtrerek "Otur, otur," dedi. Glmseyerek srtm tplyordu. ki hafta nce, 4 Austosta, don Juan, daha nce sylemi olduum gibi, bana kar taktik deitirmi, kimi peyote mantarlarn deneyimimin yememe izin vermiti. peyote Sanrlanma doruundayken,

treninin yer ald evin kpeiyle oynamtm. Don Juan benim kpekle etkileimimi pek zel bir olay, diye yorumlamt. Benim o durumda yaam olduum erk anlarnda, sradan iler dnyasnn var olmadn, hibir eye kesin gzyle baklamayacan, o kpein de gerekte bir kpek olmayp, peyotede ierilen erk ya da kutsal varlk Mescalito'nun yaama gemesi olduunu ileri srmt. O deneyimimin sonrasndaki etkiler genel bir yorgunluk hissiyle hzn eklinde olmu, ayrca hi alk olmadm canl ryalar, karabasanlar grmeye balamtm. Ben sundurmada oturur oturmaz, don Juan, "Yaz taklavatn nerde ki?" diye sordu. Not defterlerimi arabada brakmtm. Don Juan arabaya giderek antam ald, getirip yanma brakt. Sonra, yrrken genelde evrak antam tayp tamadm sordu. Tadm syledim. "Delilik bu," dedi don Juan. "Ben sana, yrrken asla ellerinle bi ey tamaman sylemitim. Bi srt antas edin." Gldm. Defterlerimi bir srt antasnda tamak dncesi ok komikti. Don Juan'a genellikle takm elbise giydiimi, pantolon-yelek-ceketli bir giysinin

zerinde srt antasyla dolamann ok sakil kaacan anlattm. "Ceketini srt antann stne giy," dedi don Juan. "nsanlarn seni kambur srtl sanmas, tm bunlar tayp dolaarak bedeninin anasn alatmaktan daha iyidir." Sonra da, srarla, not defterimi karp yazmam istedi. Beni rahatlatmak Ben tuhaf gene bir iin lnmeli yaknarak huzursuzluk bir aba iyi duymakta harcamaktayd. hissetmediimi, kendimi

olduumu syledim. Don Juan glerek, "renmeye balyorsun," dedi. Ardndan, uzun bir grmeye getik. Don Juan, Mescalito'nun, kpekle oynamama izin vererek, beni bir "seilen kii" olarak imlediini, bir Kzlderili olmadm iin bu yorann onu artmasna karn, bana kimi gizli bilgileri reteceini syledi. Bir zamanlar kendisinin de, nasl bir "bilgi adam" olunacan ona reten bir "velinimet'inin olduunu anlatt. Korkun bir eyler olacan sezdim. Onun seilen kiisi olduumun aklanmasnn zerine bir de onun yntemlerindeki o amaz yabanslyla peyotenin zerimdeki ypratc etkisi, bende dayanlmaz bir ylgnlk ve kararszlk durumunu yaratmt. Ne var ki, don Juan benim duygularma aldrmakszn, sadece,

Mescalito'nun benimle oynam olmasnn grkemini dnmemi tledi. "Baka bi ey dnme sen," dedi. "Arkas kendiliinden gelecektir sana." Sonra ayaa kalkp bam sevecence tplayarak yumuak bir sesle dedi ki: "Sana, avc olmay nasl retmisem, nasl bir sava olunacan da reteceim. Ama uyaryorum, avcl renmen seni bi avc klm deil, saval renmen de seni bi sava klmaz." imin sknts, bedenimdeki arlar youn ac verecek derecede artt. Son zamanlarda grdm canl ryalardan ve karabasanlardan yakndm. Don Juan bir an dnr gibi yapt, sonra gene oturdu. "Bunlar ok tekinsiz ryalar," dedim. "Zaten sen tekinsiz ryalar grrdn hep," diye yaptrd don Juan. "Vallahi bu grdklerim, eskiden grdklerimden bin kat daha tekinsiz." "Aldrma sen. Sadece rya onlar. Sradan bi insann ryalar gibi, erk iermeyen ryalar. O yzden ne yarar olur ki onlara zlmenin, onlardan sz etmenin?" "Beni tedirgin ediyorlar, don Juan. Onlar durdurmann bir yolu yok mu?"

"Yok bi yolu. Sabret biraz," dedi don Juan. "imdi senin erk iin ulalabilir olmann zamandr, o nedenle rya grmeyle ba ederek balayacaksn." "Rya grme" szn sylerkenki sesinin titremi bana onun bu szckleri olduka farkl bir biimde kullandn dndrmt. Ben ona sormak istediim bir soruyu en iyi ekilde nasl dile getireceimi tasarlarken, don Juan gene konumaya balad. "Ben rya grmeden hi sz etmedim sana, zira imdiye dek sana sadece avcl retmekteydim," dedi. "Erki kendi karma kullanma peinde deildir bi avc, o nedenle onun ryalar srf rya olarak kalr. Ne denli etkileyici olsalar da rya grme saylmazlar." "te yandan bi sava erk peindedir; erke gtren yollardan biri de rya grmedir. Bi avc ile bi sava arasndaki fark, bi savann erke ynelmi olmasnda, bi avcnn da bu konuda hibi ey bilmemesinde ya da pek az ey bilmesinde yatar. "Kimin bi sava olabileceine, kimin yalnzca bi avc olabileceine biz karar veremeyiz. Bu karar, insanlar gden erkler lemince verilir. Senin Mescalito'yla oynaynn pek nemli bir yora olmasnn nedeni de ite budur. O gler seni bana doru ynlendirdiler; seni otobs terminaline getirdiler, anmsadn m? Soytarnn biri seni bana getirmiti. En

l bi yora sana, bi soytar seni gsteriyor. Ben de sana nasl bir avc olunacan gsterdim. Sonra da br kusursuz yora, Mescalito'nun kendisinin seninle oynamas. Anlyorsun, di mi?" Onun bu acayip mantna kar diyecek bir ey bulamadm. Don Juan'n szleri bende rkn, bilinmeyen bir eye, hi hesapta olmayan, yaamm boyunca varln aklma hayalime getirmemi olduum bir eye doru ekildiim kuruntusuna yol ayordu. "Ne yapmam gerektiini neriyorsun?" diye sordum. "Kendini erk iin ulalabilir kl; ryalarnla cebelle," diye yantlad don Juan. "Sende erk olmad iin onlara rya diyorsun sen. Bi sava, erk arayan bi insan olarak, onlara rya demez, onlar gerek, diye grr." "Yani ryalarnn gerek olduuna m inanr?" "Hibi eyin baka hibi ey olduunu sanmaz o. Senin rya, dediin ey, bi sava iin gerektir. Bi savann aptal bi kimse olmadn unutma. Bi sava, erk avlayan kusursuz bi avcdr, ne sarhotur ne de lgn. Blf yapmaya, yalan sylemeye, yanl bir adm atmaya ne zaman vardr ne de niyeti. Zira yksek mi yksektir bunlarn diyeti. ok uzun bir sre boyunca zenip bezenerek kurduu dzenli yaamdr

karlndaki diyet. Aptalca bi yanllk yaparak, bi eyi bi baka bi ey sanarak btn bunlar yele vermez o. "Rya grme bi sava iin gerektir; nk o, ryasnda lnmeli olarak eyleme geebilir, bi eyi seer ya da yadsr, bi sr ey arasndan erke ulatracak olan eyi seebilir, sonra da onlar kendi karma kullanabilir, oysa sradan bi ryada lnmeli olarak eyleme geemez." "Yani sen o halde, don Juan, rya grmenin gerek olduunu mu sylemek istiyorsun?" "Elbet gerektir." "imdi bizim yapmakta olduumuz eyler denli gerek yani?" "ayet karlatrma yapmak istiyorsan, belki daha da gerek olduunu syleyim sana. Rya grmede erk vardr; bi eyleri deitirebilirsin; saysz gizli olay aydnlatabilirsin; istediin eyi denedeyebilirsin." Don Juan'n bu sav bana belli bir dzeyde hep ekici gelmiti. Onun, insann ryasnda her eyi yapabilecei fikrinden holanmasn kolayca anlayabiliyordum, ama onu bir trl ciddiye alamyordum. Benim iin imknsz bir eydi bu. Bir an birbirimize baktk. Anlattklar delice eylerdi, ama onun imdiye dek tandm en sagrl insan olduunu da biliyordum.

Ryalarn inanamadm bulunduum evine girdi. Don Juan

gerek syledim durumun

olarak ona. zorluunu

kabul Don Juan

ettiine iinde

kavramasna

kkrdad, sonra bir ey sylemeksizin ayaa kalkp daha sonra beni evinin arkasna

arncaya dek orada uzun sre, uyuuk, oturdum. Don Juan yapt msr lapasndan bir tas da bana uzatt. Ben ona insann uyank olduu zamanlara ilikin bir soru sordum. Onun buna belli bir ad verip vermediini renmek istiyordum. Ama don Juan sorumu anlamad ya da yantlamak istemedi. imdi yapmakta olduumuz eyin ryalarn kart olan gereklik olduunu kastederek, "Sen buna ne diyorsun, yani imdi yaptmz eye?" diye sordum. Don Juan, "Ben buna yemek yemek diyorum," diyerek glmesini tuttu. "Ben buna gereklik diyorum," dedim. "nk yemek yememiz u anda yer almakta, yani u anda cereyan etmekte." Don Juan kkr kkr glerek, "Rya grme de yer alr yle," diye yant verdi. "Avclk da, yrmek de, glmek de yle yer alr."

Tartmak istemedim. Ama, kendi snrlarm ne denli zorlaan da onun savn kabul edemiyordum. aresizliim onu keyiflendirmie benziyordu. Yemeimizi lde bitirir daha bitirmez, nceki don Juan kaytszcasna, bir yrye kacamz, ama bunun yaptmz gezintilere benzemeyeceini syledi. "Bu "kez farkl olacak," dedi. "Bundan sonra erk yerlerine gideceiz; kendini erk iin nasl ulalabilir klacan reneceksin." Gene telalanmtm. yle bir ura iin hazr olmadm belirttim. Don Juan tok bir sesle, "Haydi canm, korkulacak bi ey yok ki," dedi, srtm svazlayarak sevecence gld. "Senin avc tinine seslenegelmekteydim hep. Bu gzelim lde benimle dolamaktan holandn belli. Cayman iin artk ok ge." Don Juan ldeki allklara doru ilerledi. Eliyle, onu izlememi imledi. Arabama girebilir, oradan gidebilirdim, ama o gzelim lde gezip tozmak bana byk zevk veriyordu. Sadece don Juan'la birlikte olduum zamanlar, bu gerekten artc, gizemli ve o denli gzel lemde olmak beni oka etkiliyordu. Don Juan'n dedii gibi, bir tutkun olup kmtm.

Don Juan beni doudaki tepelere doru gtrd. Uzun bir yry yapmtk. Scak bir gnd; genellikle bana tedirginlik veren scakl nedense fark etmiyordum. Don Juan durup da kimi kayalklarn glgesinde oturana dek bir vadiden aaya uzun sre yrmtk. Oturur oturmaz, srt antamdan birka biskvi kardm, ama don Juan onlar brakmam istedi. Sonra, gze arpan bir tmsee oturmam gerektiini syledi. Drt be metre tedeki yksek, yuvarlak bir kayay gstererek, tepesine trmanmam iin bana yardm etti. Kendisinin de yanmda oturacan sanmtm, ama kayann, bana bir para kurutulmu et uzatabilecei bir yerine kadar trmanmakla yetindi. Son derece ciddi bir sesle, bunun bir erk eti olduunu, ok yava inememi, baka hibir yiyecekle kartrmamam syledi. Sonra glgelik yere dnd, srtn bir kayaya yaslayarak oturdu. yice gevemiti, belki de uyukluyordu. Ben yememi bitirinceye dek don Juan o konumda kald. Sonra oturduu yerde srtn dik tutarak ban saa doru edi. Sanki dikkatle bir eyi dinlemekteydi. Birka kez bana baktktan sonra birden ayaa kalkt, bir avc gibi gzleriyle evreyi taramaya balad. Ben de, elimde olmakszn, ta kesildimsadece gzlerimle onun hareketlerini izledim. Don Juan, bir

avn

sanki

bulunduumuz

yere

kmasn

bekliyormuasna, dikkatle kimi kayalarn arkasna doru yrd. Kuru bir dere yatann oluturduu vadideki, koskoca kumtalaryla evrili yuvarlak bir kovuun iinde bulunduumuzu o zaman anladm. Don Juan anszn kayalarn ardndan ktglerek bana bakt. Kollarn aarak gerindikten ve esnedikten sonra benim bulunduum kayaya doru yrd. Gergince duruumu geveterek rahata oturdum. Fsldayarak, "Ne oldu?" diye sordum. Don Juan bara bara, tasalanacak bir ey olmadn syledi. Birden midemde bir kaslma hissettim. Verdii yantn yersizlii tuhafma gitmiti; belli bir nedeni olmasayd, kukusuz o ekilde bararak konumazd. Ben kayadan aaya inmeye balamtm, ancak don Juan bararak bir sre daha orada,kalmam buyurdu. "Ne yapyorsun?" diye sordum. Don Juan yere kerek, benim bulunduum yksek kayann dibindeki iki kayann arasna gizlendi, ok yksek bir sesle, evresine srf, bir eyler iittiini sand iin bakm olduunu syledi. Bycek bir hayvann sesini mi iittiini sordum. Don Juan elini kulana koyarak gene yksek sesle, beni

iitemediini, onunla bararak konumam syledi. Barmaktan konumamda sklyordum, dayatt. Ben ama de o, bara bara avazm ktnca

bararak neler olmakta, diye sordum; don Juan da, yeri g nlatarak, gerekten orda bir ey olmadn syledi. Kn yrtarcasna, kayann tepesinden bir ey grp gremediimi sordu. Ben de hayr, dedim. O da, gneye doru uzanan arazide grdklerimi anlatmam istedi. Bur sre bara ara konutuk durduk. Sonra, don Juan, aaya inmemi imledi. Yanna vardmda, kulama fsldayarak varlmz duyurmak iin barmamzn gerekli olduunu aklad. O yere zg pnar oyuunun erkine kendimi ancak bu ekilde ulalabilir klabilirmiim. evreme bakndm ama herhangi bir su kayna gremedim. Don Juan kaynan zerinde durduumuzu syledi. Fsldayarak, "Burdan su kar," dedi, "erk de burdan kar. Burann tinini darya ekmemiz gerekecek; ola ki peine taklr senin." Tin, dedii eye ilikin ayrntl bilgi vermesini istedim, ama o, t karmamamzda diretti. Tam bir sessizlik iinde kalmam, fslt bile karmamam ya da

varlmz

bildirecek

en

kk

bir

hareket

yapmamamz tledi. Hi kmldamakszn durmak onun iin kolay bir ey olmalyd; oysa benim iin bir ikence oluyordu bu. Bacaklarm uyutu, srtm armaya balad, boynum ve omuzlarm tutuldu. Tm gvdem duyarszlamt. yordum. Sonunda don Juan ayaa kalktnda tedirginliim son derece artmt. Don Juan zplayarak ayaklarnn zerinde dikildi ve kalkmama yardm etmek iin elini bana uzatt. Bacaklarm zplayvermi kaslarma uzatmaya alrken, da don Juan'n Bacak saatlerce hareketsiz durduktan sonra yle kolayca olmasna tekrar daha ardm. yryebilecek esneklii

kazandrabilmem iin epey zaman gemesi gerekmiti. Don Juan eve doru yrmeye balad. Son derece yava ilerlemekteydi. Onu izleyebilmemi salamak amacyla adm nmde gidecei bir hz tutturmutu. Yrrken saa sola sapyor, sonra gene yrdmz patikaya dnerek ona yetimemi salyordu. Eve vardmzda nerdeyse akam olmaktayd. Ben o gnk olaylara ilikin kimi sorular sormaya altm. Don Juan konumamzn gereksiz olduunu syledi. Onunla gene bir erk yerine gitmemize kadar soru sormaktan

kanmalymm. Bununla ne demek istediini renmek iin yanp tutuuyordum. ekine ekine bir soru sormaya altysam da, don Juan souk baklaryla kararlln hatrlamam salad. Saatlerce sundurmada oturduk. Ben notlarmn zerinde altm. Don Juan arada bir bana bir para kurutulmu et uzatyordu; sonunda, yazamayacam denli karanlk bast. Yeni gelimeler zerinde dnmeye abalarken, bir yanm da kar karak, uykuya daldm.

Cumartesi, 19 Austos 1961

Dn sabah don Juan'la kasabaya indik. Arabam park ettikten sonra bir restorana girip kahvaltmz smarladk. Don Juan yemek yeme alkanlk! ar m toptan deitirmememi tledi. "Senin bedenin erk etine alk deil henz," dedi. "Kendi yemeklerini yemezsen hastalanrsn." Oysa kendisi, maallah, her eyi itahla gvdeye indirmekteydi. Bunu ona aka yollu sylediimde, "Benim bedenim her eyden holanr," demekle yetindi.

leye "Grltl

doru

yryerek

su ve

vadisine saatlerce

dndk. sren

konumalarmzla"

zorlamal sessizliimizle kendimizi gene tine ank klmaya altk. O yerden ayrldmzda, eve yneleceimize, don Juan dalara doru yneldi. nce kimi hafif eimli yamalara ulatk, ardndan birtakm yksek tepelere trmandk. Don Juan orada, glgesiz bir aklkta dinleneceimiz bir yer seti. Alacakaranla dek orada beklememiz syledi. Pek alak bir sesle, "Tinin pusuda bizi beklediini bilmekteyim," dedi. "Nerede?" "te urda, allklarda." "Ne trden bir tin bu?" Don Juan taklrcasna bana bakarak, "Ka tr var ki?" diye yaptrd. kimiz de gldk. Heyecanm yattrmak amacyla birtakm sorular sormaya baladm. Don Juan, "Alacakaranlkta kacaktr," dedi. "Beklememiz gerek." Ses karmadm. Ne soracam bilemiyordum. "Durmakszn konumamz gereken bi zaman bu," dedi don Juan. "nsan sesi tinleri eker. urackta bi tin gerektiini, gayet doal bir ekilde davranmam, istediim tm sorular da sorabileceimi

pusuya yatm. imdi biz kendimizi o tine ulalabilir klmaktayz. Onun iin ha bire konu dur." Ahmaka srtm tplad. "Ne ekilmez bi eysin!" dedi. "Konutuun zaman, dilin zlverir. Asl imdi alsn dilin, haydi." Don Juan dilini karp hzla sallayarak komik bir hareket yapt. "Bundan sonra yalnzca erk yerlerinde konuacamz kimi eyler var," diye srdrd. "Seni buraya getirdim, zira bu senin ilk deneyimin. Buras bi erk yeri; burda yalnzca erkten sz edebiliriz." "Nedir erk? Hi de bilmiyorum ki," dedim. "Erk, bi savann urat bi eydir," dedi don Juan. "nceleri inanlmaz, eriilmez bi eydir; dnmesi bile insana zor gelir. imdi sana da yle olmakta ite. Sonra erk ciddi bi mesele olur kar; bi insanda erk olmayabilir, ya da bi insan onun var olduunu tam olarak kavramayabilir de. Ama gene de bilir o kimse bi eyin varln, daha nceleri grememi olduu bi eyleri. Ardndan, erk, insana gelen nlenemez bi ey olarak kendini gsterir. Onun nasl geldiini ya da gerekte ne olduunu bana sorma, bilemem. Aslnda o hibi ey deildir, ama gznn nnde tansklar bir boluk duygusuna kapldm. Syleyecek bir ey bulamyordum. Don Juan glerek

sergileyiverir. En son unu diyeyim: erk, zdeki bi eydir, kiinin eylemlerini denetleyen ama kiinin buyruuna boyun een bi ey." Ksa bir sessizlik oldu. Don Juan bana, anlayp anlamadm sordu. Anladm sylerken kendimi pek gln hissettim. Ylgnlm sezmi olacak ki, kkr kkr gld. Bana bir mektup yazdrrcasna, "Ben sana imdi, burada erke ulatran ilk adm reteceim," dedi. "Rya grmeye gei yntemini reteceim sana." Don Juan bana bakt; ne demek istediini anlayp anlamadm gene sordu. Anlamamtm. Anlattklarn izlemekte zorluk ekiyordum. Don Juan, "rya grmeye gei"in, bir ryadaki genel durum zerindetpk ln herhangi bir yerini, rnein bir tepeye trmanmay ya da bir su vadisinin glgelik bir yerinde oturmay seerken olduu gibizl ve geerli bir denetim kurmak anlamna geldiini aklad. "ok basit bi eyi yaparak balamalsn," dedi. "Bu gece ryalarnda ellerine bakmalsn." Yksek sesle gldm. Sesinde yle gereki bir titrem, vard ki, sanki bana sradan bir eyi yapmam sylemekteydi. armasna, "Ne diye glyorsun?" diye sordu. "Ryalarmda ellerime nasl bakabilirim ki?"

"ok basit, gzlerini ellerinin zerine byle odakla ite." Don Juan ban ileriye doru eerek, az ak, ellerine bakt. Onun bu hareketi yle komikti ki, kendimi tutamayarak gldm. "Allah akna, bunu yapmam nasl beklersin benden?" "Demin anlattm gibi," yaptrd don Juan. "Ama cann ne cehenneme karnna, bile nedeni, bakmak ya benim da istiyorsabak pek Ellerine ellerime istiyorsan bakman kolayca parmaklarna, matrakukana sylememin

bakabilirsin.

bakabilmemdir. Sakn hafife alma. Rya grme de grmek ya da lmek ya da bu rkn, gizemli dnyadaki herhangi baka bi ey denli nemlidir. "Elenceli eyleri getir bi eymi gibi dn onu. rya Gerekletirebilecein btn o akla hayale smaz aklna. Erk avcs bi adamn grmesinde snr filan bulunmaz." Biraz daha aklama yapmasn istedim. "Aklamaya ne hacet?" dedi. "Ellerine bak, yeter." "Herhalde syleyebilecein bir eyler daha vardr," diye direttim. Don Juan gzlerini ksarak ban sallarken ksa baklarla bana bakmaktayd.

Sonunda, "Her birimiz farklyz," dedi. "Senin istediin aklama olsa olsa benim bunu rendiim srada yapm olduum eyler olabilir. Ama biz ayn deiliz ki seninle; yle azck bile benzer bi yanmz yok." "Bir eyler anlatsan, belki iime yarayabilir." "Ellerine bakmaya balasan senin iin ok daha iyi olacak." Don Juan dncelerini toparlyormu gibi ban bir aaya bir yukarya doru devindirdi. Uzun bir sessizlikten sonra, "Ryalar ndaki herhangi bi eye her baktmda, o ey biim deitirir," dedi. Rya grmeye geii renmenin pf noktas kukusuz bi eylere sadece bakmak deil, onlarn grntsn srekli tutmaktr. Rya grme, kiinin her eyi odaklamay baardnda gerek olur. O zaman, uyurken yaptn eyle uyankken yaptn ey arasnda bi fark kalmaz. Ne dediimi anlyor musun?" Syledii eyleri anlamama karn, ileri srd temel dnceyi kabul etmek elimden gelmiyordu. Tuttum, uygar bir dnyada gerekten yer alan eylerle riayetlerinde yer alan eyleri ayrt edemeyen, onlar birbirine kartran bir sr insan bulunduunu anlattm. Bylesi kimselerin belli ki akl hastas olduklarn, onun bana kak birisi gibi davranmam her neriinde tedirginliimin arttn belirttim.

Bu upuzun aklamalarmdan sonra don Juan avularn yanaklarma dayayarak komik bir hareket yapt, ye yksek sesle inledi. "Ge u uygar dnyay," dedi. "Ne isterlerse yapsnlar. Senin kak birisi gibi davranman isteyen de kim? Anlatmtm sana, avlad erklerle ba edebilmesi iin kusursuz olmas gerekir bi savann; bi savann hayallerle gerekleri birbirinden ayrt edemeyeceini nasl dnebiliyorsun?
"te yandan, gerek dnyann ne olduunu bilen

en,

dostum,

ayet

senin ayrt

yaamn etme

gerek olanla

olmayan

birbirinden

yeteneine bal

olsayd, ok gemeden tkezler, br dnyay boylardn." Meramm tam olarak anlatamadm belliydi. Her kar kmda, durumumu savunulamaz bir hale getirmenin oluyordum. Don Juan, konumasn srdrerek, "Ben seni hasta, kak bi adam haline getirmeye almyorum," dedi. "Sen bunu kendin, benim yardmm olmadan da yapabilirsin. Ne var ki, bizleri gden gler senle beni bi araya getirdi de, ben de sana senin bu ahmaka hallerini deitirerek, temiz, esenlikli bi avc yaam srdrmeyi retmeye almaktaym. Sonra o gler seni gene getirerek bana, kusursuz bi sava yaamn srdrdayanlmaz aresizliini dile getirmi

meyi

renmen

gerektiini

bildirdi.

Bunu

baarabileceini sanmyorum. Ama kim bilir? Biz insanlar da bu kavranlamaz dnya denli gizemli varlklarz, onun iin senin neler baarabileceini kim bilebilir ki?" Don Juan'n sesinde kederli titremler vard. zr dilemek istedim, ama o yeniden konumaya balad. "lle de ellerine bakman gerekmez," dedi. "Demitim ya, ne istersen onu se. Ama nceden bi eyi se de, ryalarnda onu bul. Ellerine bak, dedim, zira onlar hep hazr durur. "Ellerin biim deitirmeye baladnda, baklarn onlardan uzaklatrp seecein baka bi eye yneltmelisin; sonra, gene ellerine bakmalsn. Bu yntemde ustalamak uzun zaman alr." Kendimi yazmaya ylesine vermiim ki, havann iyice karardn farkedemedim. Gne ufukta oktan yitip gitmiti. Gkyz bulutluydu, karanlk bastrmak zereydi. Don Juan ayaa kalkarak gzucuyla gneye doru bakt. "Haydi gidelim," dedi. "Su kaynann tini kendini yeniden gsterene dek gneye doru yrmeliyiz." Yarm saat kadar yrdmz sanyorum. Arazi umulmadk ekilde deiiyordu. orak bir blgeye geldik. allklarn yaklm olduu yuvarlak, geni bir

tepe vard. Kel bir kafay andryordu. O tepeye doru yrdk. Ben don Juan'n, tepenin pek az eimli yamacndan trmanacan sanrken, o duruverdi, son derece dikkatli bir durua geti. Sanki gvdesi, tmyle kaslarak, younlam gibiydi, bir ara titremiti de. Sonra geveyiverdi, duruu yumuad. Kaslar bylesine gevedii halde nasl dik durabildiini bir trl anlayamyordum. O srada esiveren iddetli bir yelle sarsldm. Don Juan'n gvdesi rzgrn estii yne, batya doru dnd. Dnmek iin kaslarn kullanmyordu, ya da en azndan kaslarn, benim dnerken kullanm olacam ekilde kullanmyordu. Don Juan'n gvdesi sanki dardan ekiliyor gibiydi. Sanki baka bir kimse onun bedenini yeni bir yne bakacak ekilde dzenlemekteydi. Aralksz ona bakmaktaydm. Don Juan gzucuyla bana bakt. Yznde kararllk, amallk okunuyordu. Tm varlyla dikkat kesilmiti. Hayranlkla ona bakyordum. Bylesine yabans bir konsantrasyonu gerektiren bir durumla hi karlamamtm. Don Juan'n gvdesi, anszn souk dua girmiesine, birden bir rperti geirdi. Ardndan bir daha sarsld, sonra bir ey olmam gibi yrmeye balad.

Ben de peinden. Dou ynndeki plak tepelerin yamalarn izleyerek tepelik blgenin ortasna ulatk; don Juan orada durarak yzn batya evirdi. Durduumuz yerde tepe, uzaktan grnd kadar yuvarlak ve przsz deildi. Dorua yakn bir yerde bir maara ya da bir oyuk vard. Don Juan da yle yapyor, diye durmadan tepeye bakyordum. Gene iddetli bir yel beni rpertti. Don Juan gneye doru dnerek gzleriyle o blgeyi tarad. Fsldayarak, gsterdi. Gzlerimi zorlayarak grmeye altm. Yerde, yedi sekiz metre ilerimizde bir ey vard. Ak kahverenginde, ben baktka titreyip duran bir ey. Tm dikkatimi onun zerinde benzettim. "Bu da ne?" diye fsldadm don Juan'a. Don Juan da, gzleri o nesneye dikili, fsldayarak, "Bilmem ki," dedi. "Sence neye benziyor?" Onu bir kpee benzettiimi syledim. Sakincesine, "Bu bycek bi ey, kpek olamaz," dedi. Birka adm yaklatm, ama don Juan beni nazike durdurdu. Bir daha baktm. Uyumakta olan ya da lm younlatrdm. Yuvarlack bir eydi, kvrlma benziyordu; onu kvrlm yatan bir kpee "te!" dediyerdeki bir nesneyi

bir hayvand, kukusuz. Ban grr gibiydim; kulaklar kurt kulaklar gibi dikti. Artk onun kvrlm yatan bir hayvan olduundan emindim. Belki de kahverengi bir buzadr, diye geirdim. Bu dncemi don Juan'a fsldadm. O, bunun, bir buza olamayacak denli ince, stelik kulaklarnn da sivri olduunu syledi. Hayvan gene titremeye balad da onun canl olduunu anladm. Soluduunu aka grebiliyordum, ama tartml bir soluma deildi bu. Daha ok, dzensiz rpermeler eklindeydi. Birden anlamtm. Don Juan'a fsldayarak, "Can ekiiyor," dedim. "Evet yle," diye fsldayarak karlk verdi. "Ama ne tr bi hayvan bu?" Bunu bilemiyordum. Don Juan ekine ekine bir iki adm ilerledi. Ben de onu izledim. O srada hava iyice kararmt. O nedenle, hayvan grebilmek iin birka adm daha yaklamamz gerekti. Don Juan kulama fsldayarak, "Dikkatli ol," dedi. "Eer lmek zereyse, can havliyle stmze saldrabilir." Ne olduunu bilemediimiz hayvan lmek zereydi; soluklar dzensizdi, gvdesi jspazmoza tutulmutu, ama kvrk konumunu deitirmiyordu. Ne var, geirdii iddetli bir sarsnt hayvan yerinden kaldrmt. Ac bir

lk attktan sonra ayaklarn germeye balamt; peneleri, rktcl bir yana, irentiler de. Hayvan, ayaklarn gerip yerden biraz kalktktan sonra, bir yana devrilmi, yuvarlanarak srtst uzanmt. Korkun bir hrlama iittim, ardndan da don Juan'n, "abuk ka, kurtar kendini!" diye bardn. Hemen, dediini yaptm. Yerleri trmalaya trmalaya, inanlmaz bir hz ve eviklikle, tepenin doruuna doru kotum. Dorua ulamak zereydim ki, arkama baktm; don Juann demin olduumuz yerde durduunu grdm. Eliyle yanna inmemi imledi. Tepeden aaya doru komaya baladm. Nefesim kesile kesile, "Ne oldu ki?" diye sordum. "Hayvan ld galiba," dedi. ekinerek hayvana doru ilerledim. Srtst yere serilmiti. Yaklatka, korkumdan barasm geliyordu. Tam olarak lmediini Havaya anlamtm. diktii Gvdesi ha hl bire titremekteydi. bacaklar

rpnyordu. Son nefesini vermek zere olduu belliydi. Don Juan'n nne doru getim. Hayvann gvdesi yeniden sarsld; ban grebiliyordum. Dehet iinde, don Juan'a dndm. Gvdesinden, bunun memeli bir hayvan olduu anlalyordu; ama bir de gagas vard tpk bir ku gibi.

Dehet iinde, ona bakyordum. Aklm byle bir eye inanmak istemiyordu. Ne dneceimi bilemiyordum. Zihnimden geenleri dile getirmekten bile acizdim. Yaamm boyunca buna benzer bir eye tank olmamtm. te, gzlerimin nnde akl almaz bir ey durmaktayd. Don Juan'dan, bu inanlmaz yarata ilikin bir aklama yapmasn istedim; ama szckler dudaklarmdan gevelenerek dkldnden, ne dediimi anlayamad. Bana bakp duruyordu. Gzm bir an ona, ardndan hayvana doru kayd; sonra iimde dnyay rayna oturtmuum gibi bir his duydumo anda hayvann ldn anladm. Hayvana doru yryerek leini tutup kaldrdm. Kalnca bir aa dalyd, yaklm bir odun paras. Rzgrn srkledii kl ve yank allar bu kuru dal parasna yaparak ona irice bir hayvan grnm vermiti. Yank al rpnn onda yaratt ak kahverengilik de, dal parasn evresindeki yeillikten ayrmaktayd. Ahmaklma glerek don Juan'a, koflam dal parasnn kovuklarndan giren rzgrn onu canl bir hayvan gibi gstermi olduunu heyecanla anlatmaya koyuldum. Bu muammay bu ekilde zmlemi olmam takdir edeceini sanyordum, ama o yerinde dnp tepenin doruuna doru yrmeye balad. Onu izledim. Don Juan srnerek bir maaray andran bir kovuun

iine girdi. Pek derin bir kovuk deildi bu, kumtann dibindeki hafif bir girintiydi. Ben gene dal konusuna dnmtm, ama don Juan beni susturdu. "Matah bi ey yaptn sanyorsun," dedi. "Sen, ok gzel bi erki, o kupkuru dal parasna yaam fleyen bi erki heba ettin." Don Juan, srdrerek, kendimi olayn akna brakm ve dnyann var olmay brakmasna dek o erki izlemi olsaymm, bunun benim iin gerek bir utku olmu olacan syledi. Bana kzgnm ya da yaptklarma ierlemi gibi grnmyordu. Art arda yineleyerek, bunun sadece bir balang olduunu, erkle ba edebilmenin zaman aldn vurgulad. Omzumu tplayarak, daha o gn birka saat nce gerek olanla olmayan bilen kiinin ben olduum konusunda benimle dalga geti. ok utanmtm. Her zaman byle kendimden emin bir ekilde davranma eilimimden tr zr dilemeye baladm. "Yok bi nemi," dedi. "O dal paras gerek bi hayvand, erk ona dokunduu an canlyd o. Onu canl tutan ey erk olduundan, iin pf noktas, rya grmeden olduu gibi, ona bakmay srdrmekti. Anlyor musun?"

Baka bir ey soracaktm ki, don Juan beni susturarak hi kprdamadan olduum yerde kalmam, btn gece boyunca hi uyumamam, sadece kendisinin bir sre konuacan syledi. Don Juan'n sesini tanyan tinin, onun sesiyle uysallaarak bizi terk edeceini anlatt. Kiinin kendisini erke ulalabilir klmas dncesinin ok nemli birtakm ynlerinin bulunduunu belirtti. Erk, insann lmne yol averecek kahredici bir g olduundan, byk bir zenle ele alnmalym. nsan kendisini erke dizgeli olarak, ama ihtiyat elden brakmakszn, ulalabilir klmalym. Bu amala, kontroll bir ekilde yksek sesle konuarak ya da baka trden grltl eylemlerle insan kendisinin varln aikr klmalym, ardndan da uzun sre tam bir sessizlik iinde kalmalym. Kontroll bir ekilde grlt karmak ve kontroll bir sessizlie gemek, bir avcnn niteliklerindenmi. Don Juan, o canl canavara bakmay biraz daha srdrm olmam gerektiini syledi. Kontroll bir ekilde, zihnim dalmakszn ya da heyecana, korkuya kaplmakszn, "dnyay durdurmaya" alm olmam gerekirmi. Don Juan, panie kaplarak dorua doru kotuktan sonra benim, "dnyay durdurmak" iin mkemmel bir durumda olduumu belirtti. Zira o

durumda hem korku, hem huu, hem erk, hem de lm hep birlikte varlarm; ylesi bir durumun yinelenmesi de epey gm. Don Don yntem Juan'n Juan kulana nce fsldadm, sert '"Dnyay sonra bu durdurmak'la neyi kastediyorsun?" yzme bakt, yantlayarak, bunun erk avclarnn uygulad bir olduunu, bizim bildiimiz dnyann yntemle kertildiini syledi.

11 - Savann Havas

31 Austos, 1961, Perembe gn don Juan'n evine vardm; daha onu selamlamaya frsat bulamamtm ki, don Juan ban arabamn penceresinden ieriye uzatarak glmsedi, ve dedi ki: "Epey uzaktaki bi erk yerine gitmemiz gerek, bak nerdeyse le olacak." Arabamn kapsn aarak yanmdaki n koltua oturdu; gneye doru gideceimizi syledi. Yetmi mil

kadar gittikten sonra douya doru uzanan bir oseye girdikdalarn yamalarna ulaana dek ilerledik. Arabay yolun kysndaki ukurca bir yere park ettim. Don Juan bu yeri, arabay gizleyebilmemiz iin semiti. Oradan, doruca alak tepelerin doruuna doru yrye getik. Ama nce ssz, geni bir dzl amamz gerekmiti. Hava kararnca don Juan uyuyabileceimiz bir yer seti. Tam bir sessizlik iinde olmamz gerektiini belirtti. Ertesi gn ok az bir ey yiyerek dou

dorultusundaki yolculuumuzu srdrdk. le zg allklarn yerini artk dalarn yemyeil youn bitki rtsyle aalar almt. leyi epey gee, bir duvar andran dev kayalardan olumu sarp bir yarn tepesine trmandk. Don Juan oturduktan sonra benim de oturmam imledi. Ksa bir sessizlikten sonra, "Bi erk yeridir buras," dedi. "ok eskiden savalar buraya gmlrlerdi." O anda tam zerimizden bir karga, gaklayarak utu. Don Juan gzlerini dikmi, kargann uuunu izliyordu. Ben merakla kayaya bakarak savalarn nasl, nereye gmldklerini dnrken, don Juan omzuma dokundu.

Glmseyerek, "Aada."

"Burada

deil,

sersem,"

dedi.

Tam altmzda, yarn dibinde, douya doru uzanan dzl gstermekteydi; bu dzln birtakm kayalarla evrili olduunu aklad. Oturduumuz yeden baknca, yaklak yz metre apnda tam bir daireyi andran bir alan grlyordu. Yzeyini kaplayan sik allklar, kayalar gizlemekteydi. Don Juan sylemeseydi, kayalarn tam bir daire oluturduunun farkna varmayacaktm. Don Juan, Kzlderililerin gemiinde buna benzeyen pek ok alann bulunduunu syledi. Buralar, birtakm tepeler ya da arazi oluumlar gibi, tam olarak erk yerleri saylmazm; buralar, daha ziyade, insana bir eylerin retilebilecei, insann ikilemlerine zmler bulabilecei yerlermi. Don Juan, "Yapman gereken ey buraya gelmektir srf," dedi. "Ya da, duygularn yola koymak amacyla, geceyi bu kayann zerinde geirmektir." "Geceyi biz burada m geireceiz?" "yle tasarlamtm, ama az nce kk bi karga bunu yapmamam syledi bana." Karga konusunda daha bilgi isteyecektim, ama don Juan sabrsz bir el hareketiyle beni susturdu.

"Kayalarn oluturduu u halkaya bak," dedi. "Bunu belleine kaz da, bi gn bi karga seni byle bi baka yere gtrsn. Kayalarn oluturduu halka ne denli kusursuzsa, erki de o denli byk olur." "Savalarn kemikleri hl burda m gml?" Don Juan arm gibi komik bir hareket yapt, sonra gevrek gevrek gld. "Mezarlk deil ki buras," dedi. "Kimsenin gmld filan yok buraya. Ben sana, ok eskiden savalar buraya gmlrlerdi, dediydim. Yani, buraya gelirler, bi gece ya da ne kadar isterlerse, kendilerini gmerlerdi. Mezarlklar ilgilendirmez beni. Onlarda erk bulunmaz. Geri bi savann kemiinde de erk vardr, ama onlar da mezarlklara hi uramazlar. Bilgi adamnn kemiklerinde daha da ok erk varsa da, onlar bulabilmek nerdeyse olanakszdr." "Bilgi adam nasl olunur, don Juan?" "Herhangi bi sava, bilgi adam olabilir. Anlatmtm sana: Bi sava, erk avlayan kusursuz bi avcdr. ayet bu avclnda baarl olursa, o takdirde bilgi adam olabilir." "Sen kendin..." Bu tekinsiz patikadan aaya doru yava yava inmeye abaladk; yere ulatmzda, don Juan, hi durmakszn, dairesel alann merkezindeki sk alla

gtrd beni. Orada kimi kuru dallar sprge gibi kullanarak oturabileceimiz temiz bir yer at. Bu temizledii yer de tam daire eklindeydi. Don Juan, "Seni btn gece buraya gmmek istiyordum," dedi. "Ama biliyorum ki henz zaman deil. Erk yok sende. O yzden seni yalnzca ksa bir sre gmeceim." Yerde gml tutulma dncesi beni dehete drmt. Don Juan'a beni nasl gmmeyi tasarladn sordum. Bir ocuk gibi kkr kkr glerek kuru dal toplamaya balad. Kendisine yardm etmeme izin vermedioturup beklememi syledi. Toplad dallar daire eklindeki temiz yere att. Sonra beni, bam douya dnk biimde yatrarak ceketimi bamn altna yastk etti, bedenimin etrafna bir kafes rd. Bu kafesi, 70-80 santimlik dal paralar n yumuak topraa sokarak kurmutu; ular atal biiminde olan dallar, kafesin atksn oluturan ve ona ak bir tabut grnmn veren uzun srklar tutuyordu. Kutu eklindeki kafesin zerini kk dal paralaryla, yapraklarla rterek kapatt. Omuzlarmdan aas kafesin iinde kalmt. Yastk ettii ceketime yaslad bam darda kalmt.

Don Juan daha sonra kaln bir para kuru dal alp onunla evremdeki topra kazmaya, topraklar kafesin zerine sermeye balad. Kafesin atks yle salamd, yapraklar yle gzel yerletirilmiti ki, zerime hi toprak dklmyordu. Bacaklarm rahata oynatabiliyordum, hatta istesem kendimi darya ya da ieriye kaydrabilirdim. Dn Juan normal olarak bir savann nce kafesi kurduunu sonra da kendini onun iine kaydrarak kafesin kalm olabilecek yarklarn ieriden tkadn anlatt. "Ya hayvanlar?" diye sordum. "Kafesin zerindeki topra eeleyip kafese girer de insana saldrabilirler mi?" "Yo sava rgalanmaz bu eit sorunlarla. Sende erk olmad iin seni tasalandrr bunlar anca. Bi sava, te yandan, amacn azimle gerekletirme peindedir, o yzden her eyi savabilir bandan. Ne bi san, ne bi ylan, ne de bi daaslan tedirgin edemez onu." "Ne diye gmerler kendilerini, don Juan?" "Aydnlanma iin, erk iin." Son kerte zevkli bir dinginlik ve honutluk hissine kaplmtm; o anda dnya huzur iinde grnmekteydi. Sessizlik hem pek latif hem de rktcyd. O trden

bir sessizlie alk deildim. Konumay denediysem de don Juan beni susturdu. ok gemeden o yerin dinginlii bana da sirayet etti. Hayatm ve kiisel tarihimi dnmeye baladm; aina olduum o hzn ve pimanlk hissine gene kapldm. Don Juan'a, orada bulunmay hak etmediimi, bu dnyann gl ve adil olduunu, oysa benim zayf bir insan olduumu, hayat koullarmn tinimin canna okuduunu syledim. Don Juan glerek, takdirde bu bam ekilde konumay rtecei srdrdm toprakla

tehdidinde bulundu. Benim bir insan olduumu syledi. Her insan gibi benim de insani olan eylerden sevinten, acdan, hznden, savamlardannasibimi almaya hakkm olduunu, bir sava gibi davranldka kiinin eylemlerinin ne olduunun nemi bulunmadn da ekledi. Sesini derhal bir fslt dzeyine indirerek, tinimin gerekten bozulmu olduunu hissetmi olsaydm onu onarm arndrm, mkemmelletirmi olacam, zira tm yaammzda bundan daha nemli bir iimizin olmayacan syledi. Tinin onarlmamas lmn aranmas demek olurdu, bu da hibir eyin aranmamasna eti, zira ne yaparsak yapalm, lm bizi nnde sonunda yakalayacakt.

Don Juan uzun bir sre sustu, ardndan, sesinde derin inanllk titremleri, dedi ki: "Savann tininin yetkinliini aramas insanlmza layk tek uratr." Szleri bir katalizr etkisi yapmt. Gemi eylemlerimin arln tanlmas olanaksz, ket vurucu bir yk gibi duyumsuyordum. Benim iin bir kar yol kalmadn boyunca kabul etmekteydim. dolatm, Yaammdan sz ederek alamaya balamtm. ok uzun bir sre gezip kendi yalnzlmla aresizliimi kavrayabildiim nadir anlar hari acya da hzne de duyarsz hale geldiimi syledim. Don Juan hibir ey demedi. Koltuk altlarmdan kavrad gibi beni kafesten ekip darya kard. Beni braktnda, oturdum. O da oturdu. Aramzda tedirgin bir sessizlik hkm srmekteydi. Kendime geleyim, diye bana zaman tandn dndm. Sinirimden, not defterimi karp bir eyler yazmaya baladm. "Rzgrn bakarak. Gerekten de yle hissetmekteydim. Duygularm anladndan emindim. Don Juan, ruh halimin ona bir arky anmsattn syleyerek pes perdeden nlemeye balad: "Doduum yerin semalarndan ne kadar da uzam. Onulmaz yurt zlemi dncelerimi sarar hep. insafna terkedilen bir yaprak gibi hissetmektesin kendini, deil mi?" dedi sonunda yzme

imdi rzgrn nne katt bir yaprak denli yalnz ve hznl olduum iin, kimi zaman alamak, kimi zaman da hasretle glmek istiyorum." (Que lejos es-toy del cielo donde he nacido. Immensa nostalgia invade mi pensamiento. Ahora que estoy tan solo y triste cual hoja al vi-ento, quisiera llorar, quisiera reir de sentimiento.) Uzun sre konumadk. Sonunda o, sessizlii bozdu. "Senin doduun gnden bu yana, u ya da bu biimde, birileri sana bir eyler yapagelmekte," dedi. "Haklsn," dedim. "Ve birileri senin istencine karn sana bir eyler yapmaktalar." "Doru." Yaammdaki koullarn bazen tahamml edilemez trden olduunu syledim. Can kulayla dinliyordu, ama glmsemesini zapt etmeye altn grene dek bunu salt nezaketen mi yoksa gerekten ilgi duyduundan m yaptn anlayamamtm. "Kendine acmaktan ne kadar holanrsan holan, bunu deitirmek zorundasn," dedi yumuak bir sesle. "Bi savann yaamnda yeri yoktur byle bi eyin." Glerek, arky yeniden sylemeye baladne var ki, baz szcklerin telaffuzunu arptyor, ortaya komik bir at trks kyordu. Bu arky beenmi olmamn nedeninin kendi yaammda da her eye bir kusur bulup

ah figan etmi olmamdan baka bir ey olmadn belirtti. Ona kar kamadm. Haklyd zira. Ancak kendimi rzgrn nndeki bir yaprak gibi hissediimi hakl karmaya yeterli nedenlerimin varlna inanmaktaydm. "Bu dnyada en zor ey bi savann tavrn benimsemektir, dedi don Juan." Hznlenip yaknmak, bunun iin geerli nedenlerin bulunduuna inanmak, birisinin hep bize bi eyler yaptn dnmek yararsz eylerdir bunlarn hepsi. Hi kimsenin hibi kimseye hibi ey yapt filan yok, hele bi savaya asla. "Sen burada benimlesin, zira burada olmay istemektesin. imdiye dek sorumluluu tam stlenmi olman gerek, o halde rzgrn bi oyunca olduun dncesi asla kabul edilemez." Don Juan ayaa kalkarak kafesi skmeye balad. Topraklar avu avu alarak onlar getirmi olduu yere gtrp serpti; dallar da allarn arasna yerletirdi. Sonra yerdeki temiz daireyi tala toprakla rterek o blgeyi hibir ey olmam gibi brakt. Onun ustaln vdm. O da, ne denli dikkatli olursa olsun, iyi bir avcnn orada bulunmu olduumuzu bileceini, zira insan izlerinin tamamyla yok edilmesinin olanaksz olduunu syledi.

Bada kurarak yere oturdubenim de, yzm beni gmm olduu noktaya dnk, mmkn mertebe rahat bir ekilde oturmam, hznl halim geene dek orada hareketsiz kalmam buyurdu. "Bi sava erk bulmak amacyla gmer kendini, kendine acyarak alamak iin deil," dedi. Tam aklayacaktm ki, ban sabrszca devindirerek beni nledi. Ruh halimin bozukluundan tr beni kafesten apar topar karm olduunu, o yerin benim duygusallma fkelenip beni inciteceinden korktuunu syledi. "Kendi kendine acma denen ey erkle birlikte gitmez," dedi. "Bi savann havas, kendini hem denetlemesini hem de brakmasn gerektirir." "Nasl mmkn olur bu?" diye sordum. "nsan kendisini ayn anda nasl hem denetleyip hem de serbest brakabilir?" "Zor bi yntemdir bu," dedi don Juan. Konumay srdrmekle kesmek arasnda bocalyora benziyordu. ki kez bir ey sylemesine ramak kalmt ama kendini tutup glmsemekle yetinmiti. "Hznl halin gemedi henz," dedi. "Hl kendini zayf hissetmektesin, onun iin imdi bi savann havasndan sz etmenin yarar yok."

Salt sessizlik iinde bir saat kadar geti. Sonra o birden, bana retmi olduu "rya grme" yntemini renmeyi baarp baaramadm sordu. Youn almalar yapmtm; olaanst abalar sarfettikten sonra ryalarm zerinde belli lde bir denetim salayabilmitim. elenceymi haklym. Zira yaammda ilk kez olarak yatma zamann sabrszlkla bekler olmutum. lerlemelerime ilikin ayrntl bilgi verdim ona. Ellerimin imgelerini gzmn nnde srekli olarak tutabilmeyi renmem nispeten kolay olmutu. Her zaman ellerimi iermeseler de, grntlerimi uzun saylabilecek sreler boyunca, denetimi yitirip hi tasarlanmam sradan ryalara dalana dek tutabiliyordum. Kendime, ellerime ya da ryalarmda-ki baka nesnelere bakma komutunu verdiim zamanlar irademle herhangi bir sonu alamyordum. Kendiliinden oluveriyordu bu. Belli bir anda, ellerime sonra da evreme bakmam gerektiini anmsyordum. Ancak, bunu yapmay hatrlayamadm geceler de oluyordu. Don Juan anlattklarm yeterli bulmu olacak ki grntleri genellikle nelerin oluturduunu renmek Don Juan bu altrmalara sylemekte nazaryla baklabildiini

istedi. Aklma belli herhangi bir ey gelmiyordu, ben de tuttum, bir gece nce grdm karabasanms bir ryam inceden inceye anlatmaya koyuldum. "Brak imdi bunlar," dedi serte. Ryalarm btn ayrntlaryla defterime yazdm syledim ona. Ellerime bu yana bakma ryalar m altrmalarna byk nem baladmdan

kazanmt, onlar artk en ince ayrntlarna dek hatrlayabilecek bir duruma gelmitim. Don Juan, ryalarn ayrntlarna zaman harcamamn zaman israf olduunu, zira ayrnt ya da canllk gibi elerin hibir neminin bulunmadn syledi. "Sradan ryalar, insan rya grmeye geince epey canllk kazanrlar," dedi. "Bu canllk da berraklk da devasa bi engeldir, ayet bu durumdaysan bu dnyada senden daha berbat bi konumda bi kimse yok demektir. Hastalklarn en kts sende. Ha bire yazmaktasn her bi eyi." Dorusunu sylemek gerekirse, yaptm eyin doru olduuna inanmaktaydm. Ryalarm titizcesine kaydediim, uyurken grdm grntlerin niteliine ilikin belli bir berraklk kazandryordu onlara. "Vazge!" dedi don Juan buyurgancasna. "Hibi eye yaramaz. Seninkisi srf, kendini rya grmenin amac olan denetimden, erk olgularndan saptrmak."

Don Juan yere uzanarak yzn apkasyla rtt; bana bakmakszn konumasn srdrd. "Uygulaman gereken yntemlerin hepsini gene anmsataym sana," dedi. "nce baklarn balang noktas olarak ellerinin zerine odaklamalsn. Sonra baklarn baka nesnelere doru evirir, onlara ksa nazarlarla bakarsn. Mmkn olduunca ok ey zerinde odaklanmalsn. Unutma ki ksa srelerle baktn zaman imgeler yer deitirmez. Ardndan, gene ellerine dnersin. "Ellerine her baknda rya grme iin gereken erki yenilemi olursunonun iin balangta ok fazla eye bakma. Her seferinde drt nesne yeter. Sonralar, istediin eyi kapsayana dek geniletirsin alann; ama imgeler yer deitirmeye balar balamaz ya da denetimi yitirdiini grdnde gene ellerine dnersin. "Nesnelere bitimsizcesine bakabildiini grdnde yeni bi ynteme hazrsn demektir. O yeni yntemi sana imdi reteceim, ama onu yalnzca hazr olduumda uygulayasn." On be dakika kadar bir ey demeden kald. Sonunda uzand yerden kalkp oturdu ve yzme bakt. "Rya grmeye gemenin izleyen aamas yolculuk yapmay renmektir," dedi. "Ellerine bakmay nasl

rendiysen, hareket etmeyi de, bi yere gitmeyi de istencini kullanarak baarabilirsin. nce gitmeyi istediin bi yer belirlemen art. yi bildiin bi yeri se rnein okulunu, ya da bi park, bir arkadann evini falansonra da istencini kullanarak oraya gitmeye al. "ok zor bi yntemdir bu. ki koulu yerine getirmen gerekir: o belli yere gitmek tam amacyla olarak istencini kullanmak; sonra da, bu yntemde ustalatn zaman, yolculuunun renmek." Anlattklarn defterime yazarken kendimi gerek bir kak gibi hissetmekteydim. Gerekten de delice ynergeleri yazmaktaydm, bir szcn karmayaym, diye kendimi harap ediyordum. im pimanlkla, utanla dolmutu. "Neler yapyorsun bana, don Juan?" diye aka yollu sordum. Don Juan arm grnd. Gzlerini bir an yzme diktisonra glmsedi. "Art arda ayn soruyu sorup duruyorsun hep. Sana bi eycik yaptm yok benim. Sen kendini erke ulalabilir klmaktasn; onu avlamaktasn, ben de sana klavuzluk ediyorum." zamann denetlemeyi

Ban yana doru eerek beni incelemeye koyuldu. Bir eliyle enemi teki eliyle de bamn arka tarafn tuttu; bam bir ne bir arkaya devindirdi. Boyun kaslarm ok gergin olduundan, bamn oynatlmas gerilimi azaltmt. Don Juan bir an gkyzne bakt, oradaki bir eyi inceler gibiydi. "Gitme zamandr," dedi serte; sonra kalkt. Dou istikametinde iki byke tepenin arkasndaki bir vadide bodur aalarn bulunduu bir yere doru yrdk. Oraya vardmzda saat leden sonra bei bulmutu. nemsiz bir ey imiesine geceyi orada geirebileceimizi syledi. Aalan gstererek o civarda su bulunduunu da ekledi. Bedenini kasarak bir hayvan gibi havay koklamaya balad. Burnundan art arda hzl soluklar alp verirken karnndaki kaslarn ok hzla, ksa spazmlarla kasldn grebiliyordum. Ayn eyi benim de yaparak kendi kendime suyun nerede bulunduunu belirlememi istedi. Gnlszcesine onu taklit etmeye altm. Be alt dakika hzla soluduktan sonra bam dnmeye balamt, ama burun deliklerim olaanst bir ekilde alm, rmak stlerinin kokusunu aka alabilmitim. Ne var, nerede olduklarn bilemiyordum.

Don Juan birka dakika dinlenmemi syledikten sonra havay koklamaya yeniden balamam istedi. kinci sefer daha da hzl solumaya baladm. Irmak stlerinin kokusunun sa tarafmdan geldiini gerekten ayrt edebiliyordum. O yne doru ilerleyip, drt yz metre temizde sular durgun, batakla benzer bir yer bulduk. O yerin evresini dolap biraz daha ykseke bir dzle vardk. Dzln st yanyla evresinde allk son kerte youndu. "Buras daaslanlaryla, br daha kk hayvanlarla doludur," dedi don Juan, nemsiz bir ey anlatyormuasna. Hemen bastrd. "Genellikle buraya asla gelmem," dedi. "Ama o karga bu yn imlediydi. zel bi ey olmal burada ki..." "Mutlaka burda bulunmamz lazm m, don Juan?" "Lazm ya. Yoksa ne iim var burda benim!" Epey kayglanmtm. Don Juan syleyeceklerini dikkatle dinlememi istedi. "Su oyuklarnn evresinde yaayan susanlarn yakalamak iin kullanlan kapanlar zel bir yntemle yaplrlar. Yem olarak kulanrz susanlarn. Kafesin yan taraflar gecek ekilde yaplr, iki yannda keskin, sivri ubuklar bulunur. Kapan kaldrlnca sivri yanna kotum. Don Juan kahkahay

ubuklar gizlenir, kafesin zerine bir ey dmedike yle kalrlar; ama bir ey derse, yan taraflar gverir de, sivri ubuklar kapana den hayvana saplanrlar. Ne sylediini anlayamamtm ama don Juan yere bir ema izerek kafesin yan ubuklarnn erevedeki eksenimsi deliklere nasl geirildiini, tepesine bir ey dt takdirde iki yanndan birisinin hasl ktn aklad. ubuklar grgenden yaplm keskin, sivri ilerdi; bu iler, erevenin zerine tutturulmulard. Don Juan, kafese balanan, ve onun zerinde epey yksee aslan ubuklu erevenin zerine genellikle ar talarn yerletirildiini syledi. Bir daaslan yem olarak iinde susanlar bulunan bir tuzan zerine geldiinde, ekseriya onu perinleyerek krmaya alr, lgnlaarak zerine atlar, bylece tepesinden sarkan talarn boalarak onu ezmesine neden olur. "Ola ki bi gn bi daaslan yakalaman gerekebilir," dedi. "zel erklere sahiptir daaslanlar. Son kerte aklldrlar; onlar yakalamann tek yolu onlar acyla ya da rmak stlerinin kokusuyla aldatmaktr." Don Juan artc bir hz ve uzlukla tuza hazrlad; uzun bir bekleyiten sonra tombul sincaplara benzeyen san yakalad. Batakln kysndan bir

avu st yapra toplayp onlarla giysilerimi ovmam istedi. Ayn eyi kendisi de yapt. Sonra, abucak ve ustalkla, iki avucuyla karp kendisini gizledii dzle getirdi. Bu srada sincaba benzeyen sanlar cyaklamalarn iyice arttrmlard. Don Juan gizlendii yerden bana seslenerek, br fileyi kullanp bir para amurla bitki toplamam, sonra da sanlarn bulunduu kapana yakn bir aacn daha alaktaki dallarna trmanmam buyurdu. Don Juan vahi kediyi de sanlar da incitmek istemediini, onun iin daaslan kapana yaklarken amuru onun zerine frlatacan syledi. Aatan dmemek iin ok dikkatli olmam tavsiye etti. Son ynergesi ise dallarla birlemi gibi ok hareketsiz olmamd. Don Juan'n nerede olduunu gremiyordum. Sanlarn cyaklamalar iyice artmt, nihayet hava yle kararmt ki yerdeki inileri klar ayrt edemez oldum. Birden ok yaknmda kimi yumuak admlarn sesini ve ardndan bir vahi kedinin hrlayarak soluduunu, sonra ok hafif bir homurtu iittim. te tam o anda bulunduum aacn altnda bir hayvann sazlarla iki basit tama filesi rd, bataklktan irice bir para yeil bitkiyle kark amuru

karaltsn grdm. Daha ben onun bir daaslan olduuna emin olmadan, hayvan kafese doru hcum etti, ama daha kafese ulaamadan bir ey hayvana arpt, ve onun irkilerek durmasna yol at. Don Juan'n syledii gibi, filemi hzla savur-dum. Iskaladysam da epey grlt karmt. O esnada don Juan, tylerimi rperten bir dizi keskin l koyuverdi, vahi kediyse, olaanst kayboldu. Don Juan bir sre daha o delici lklarn atmaya devam etti, sonra bana aatan inerek kafesi sincaplarla birlikte kapp dzle komam, hzla onun bulunduu yere gitmemi syledi. Saniyesinde, don Juan'n yannda durmaktaydm. O, kafesi skp de sanlar serbest brakadursun, daaslanlarn uzak tutmak amacyla elimden geldiince onun lklarn taklit etmemi syledi. Haykrmaya baladm ama ayn etkiyi yaratamyordum. Heyecanmdan olacak, sesim ksk kmaktayd. Don Juan, kendimi koyuverip gerekten hissederek haykrmam, zira aslann hl oralarda olduunu syledi. Birden durumun vahametini kavrayverdim. Hakiki bir aslan vard orada. Bir dizi grkemli lklar karmaya balayvermitim. Don Juan glmekten knlyordu. bir eviklikle, dzle atlayp gzden

Bir sre lk atmam dinledikten sonra oray mmkn mertebe sessizce terketmemiz gerektiini, zira aslann enayi olmadn, o nedenle belki de bulunduumuz yere dnmekte olabileceini syledi. "Bizi izleyeceine eminim," dedi. "Ne denli dikkatli olsak da Pan American otoyoluna e koskoca bi iz brakacaz gene de." Don Juan'n ok yaknnda yryordum. O, zaman zaman durup kulak kabartyordu. Sonra bir an geldi, don Juan karanlkta komaya balad, ben de dallara arpmaym, diye ellerimi gzlerimin nnde ileriye doru uzatarak koa koa onu izledim. Nihayet, daha nce geldiimiz yarn tabanna vardk. Don Juan, aslan bize saldrmadan nce tepeye trmanabildiimiz kendisi nden takdirde kt. paamz kurtarm saylacamz syledi. Bana yolu gstermek amacyla Karanlkta trmanmamz srdrdk. Nasl oldu bilmiyorum, ama onu son kerte emin admlarla izliyordum. Tepeye varmamza az bir mesafe kala yabans bir hayvan l iittim. Handysa tpk bir inek brmesine benziyordu, yalnz bir para daha uzun ve kaln-cayd. "k! Yukar k!" diye haykrd don Juan.

O zifiri karanlkta kala gz arasnda, don Juan'dan nce tepeye varvermitim. Yarn tepesindeki dzle ulatmzda hemen oturup dinlenmeye baladm. Don Juan yerde yuvarlanyordu. Bir an, hzla trmanndan dolay onun kesildiini dndm; oysa don Juan benim yle apar topar trmanma glmekteydi. Tam bir sessizlik iinde iki saat oturduk; sonra arabama doru yola koyulduk.

Pazar, 3 Eyll 1961 Uyandm zaman don Juan evde deildi. Notlarm zerinde altm; bir ara o dnmeden evre allklardan biraz odun toplaym, dedim. Don Juan eve geldiinde ben oturmu bir eyler yiyordum. Benim bu leyin yemek yeme alkanlmla gene dalga gemeye baladysa da, hazrladm sandvilerden alp kendisi de bir gzel attrd. Daaslanna ilikin cereyan eden olaylarn beni hayrete drdn anlattm ona. Olanlar tekrar dndmde, ki, gerekten hepsi de gerekd grnyordu. Olaylar birbiri ardndan yle hzl bir ekilde gelimiti korkmaya bile vakit bulamamtm.

Eyleme gemek iin yeterli zamanm olmutu, ama iinde bulunduum koullar zerinde fikir yrtecek kadar deil. Notlarm yazarken daaslann gerekten grp grmediim sorusu aklma taklverdi. O kuru dal belleimde hl taptazeydi. "Bi daaslanyd o," dedi don Juan buyururcasna. "Yani hakiki, kanl canl bir hayvan myd o?" "Elbette." Don Juan'a, kuku duymamn, btn olaylarn yle rahata geliivermesinden kaynaklandn anlattm. Sanki aslan orda beklemekteydi de, tam don Juan'n tasarlad eyleri yapmak iin yetitirilmiti. "Yaman adamsn vallahi," dedi. "Vahi kediyi grdn, iittin. Senin ktn aacn tam altndayd. Irmak sdnn kokusu her bi kokuyu yok eder, hatta vahi kediler iin bile. Kucanda vard bi avu ya." Buna karlk ona inandm, ama o gece her eyin bana hayatmdaki br olaylara kyasla son kerte yabanc geldiini syledim. Bir sra, notlarm yazarken, don Juan'n o aslan roln oynam olabilecei bile geldi aklma. Ancak, bu dnceyi zihnimden attm, zira gerekten de, kafese hcum eden, sonra da dzle doru zplayarak kaan drtayakl bir hayvan gvdesinin karaltsn grmtm.

"Ne diye bytyorsun?" dedi don Juan. "Kocaman bi asland ite. O dalarda binlercesi vardr kukusuz. Sen, her zamanki gibi, dikkatini yanl eyin zerinde odaklyorsun. Onun bi aslan ya da benim pantolonum olmas hibi fark etmez. Senin o andaki duygularndr nemli olan." Tm yaamm boyunca sinsice dolaan bir daaslan ne grm ne de iitmitim. Bunu dndmde, o gece bir da-aslannn bir iki metre yaknma gelmi olduu gerei beni sarst. "O kocaman aslana kar niin byle hayet duymaktasn ki?" diye sordu don Juan merakl bir ifadeyle. "Bu yrede yaayan hayvanlarn ouna yaklamln vardr, onlar niin hayet vermediler ki sana? Aslanlar m seversin sen en ziyade?" "Hayr, sevmem." "E, unut gitsin o zaman. Zaten dersimiz aslan av deildi ki." "Ya neydi ki?" "O kk karga bana o belirli noktay imlediydi, o noktada bi avcnn havasndayken insann eylemlerini nasl gerekletirdiini anlayabilmen iin bi frsat grdydm. "Dn gece yaptn her ey doru bi hava iindeydi. Kendini hem denetim altnda tutabilmi hem de,

aatan aaya atlayp kafesi kapar kapmaz bana kouun gibi, kendini braka-bilmitin. Korkudan elin ayan tutulmamt. Sonra, yarn tepesine yaklarken, aslan yle kkrediinde, ne kyak devinmitin. Sen o yara gndzn bakm olsan o yapm olduun eye inanmazdn altnda kukusuz. Kendini Altn belli slatacak lde denli brakabilmi-tin, ayn anda kendini belli bi denetim tutabiliyordun. brakmamtn kendini, gene de zifiri karanlkta o duvar trmanabilecek denli brakmtn kendini. Patikadan ayrlp kendini ldrebilirdin. O duvara karanlkta trmanmak senin bi yandan kendini tutmay srdrrken, bi yandan da kendini brakyor olman gerektiriyordu. Bi savann havas, dediim ey budur ite." Yant olarak, o gece her ne yaptysam, denetim ya da kendini brakabilme havasnn bir sonucu deil, hepsinin de korku rn olduunu syledim. "Biliyorum," dedi, glerek. "Ben de ite, sana, kendini snrlarnn tesine ulaacak biimde kamlayabileceini gstermek istediydim. Bi sava kendi havasm kendisi yaratr. Bunu bilemezdin sen. Korku seni bi savann havasna sok tu, ama imdi bunu biliyorsun, insan o havaya herhangi bi ey sokabilir."

Onunla tartmak istedim, ama gerekelerim net deildi. Aklayamadm bir tedirginlik duymaktaydm. "Her zaman byle bi hava iinde eyleme gemek uygundur," diye srdrd don Juan. "Sama sapan eyleri bi yana frlatp atarak inam arndrr. O yarn tepesine ulatnda keyfine diyecek yoktu herhal. Diyil mi?" Ne demek istediini anladm, ama onun rettii eyi gndelik yaammda uygulamaya almann aptallk olacan dndm anlattm ona. "nsan, her bi eylemi iin bi savann havasn gereksinir," dedi. "Aksi takdirde kii bozulur ve irkinleir. Bu havadan yoksun olan bi yaamda erk bulunmaz. Kendine bak bi. Her ey seni gocundurup keyfini karyor. Alayp yaknyor, herkesin sana onlarn kendi istediklerini yaptrdn sanyorsun. Rzgrn nne katt bi yapraksn sen. Yaamnda erk yok senin. Ne irkin bi duygu iinde olmalsn sen! "te yandan, bi sava bir avcdr. O her eyi hesaplar. Buna denetim denir. Ama hesaplamalar bi kez bitti mi, eyleme geer. Brakr kendisini. Buna da kendini brakma, denir. Bi sava, rzgrn nne katt bi yaprak deildir. Kimse itip kakamaz onu; kimse ona kendisine kar ya da onun saduyusuna karn bi eyler yaptramaz. Bi sava yaamn

srdrmeye Szleri

ayarlanmtrolas kulama

en

iyi birlikte

biimde onlar

srdrr o yaamn." ho gelmekle gereki bulmuyordum. inde yaadm karmak dnya asndan son derece safa eylerdi. Don Juan itirazlarm glerek karlarken ben srarla bir savann havasnn, baz kimselerin davranlarnn beni gcendirmesini ya da, rnein yetkili bir makamdaki gaddar ve kt niyetli bir kimsenin fiziki saldrda bulunmas gibi, beni bilfiil incitmesini nlemesinin imknszlndan dem vurmaktaydm. Don Juan kahkahasn patlatarak verdiim rnein isabetliliini kabul etti. "Bi sava incitilebilir, ama gcendirilemez," dedi. "Bi sava iin baka kimselerin eylemlerindeki hibir ey, ayet kendisi ona uygun bi hava iinde deilse, gcendirici olamaz." Geen gece sen aslana gcenmemiim. Onun bizi peimizden kovalamas bizi fkelendirmi deildi. Onu svdn ya da ona bizi izlemeye hakk olmadn sylediini anmsamyorum. E, bakarsn gaddar ve kt niyetli bi asland belki de. Ama ondan kanmak iin yaptn mcadeleyle bi ilgisi yoktu bunun. O anda

nemli olan tek ey yaamnn srdrlme-siydi. Sen de bunu gayet iyi becerdin. "ayet yalnz olsaydn da aslan seni yakalam ve paralam olsayd, o takdirde onun bu hareketinden dolay yaknmak ya da ona gcenmek aklnn ucundan bile gemezdi. "Bi savann havasnn, senin de baka birinin de dnyasyla ilikili olmadn ileri sremezsin. Fasa fisoyu bi yana frlatp atabilmen iin buna gereksinmen var." Ben de kendi dn biimimi akladm. Bir daaslan ile benim karlatm insanlar ayn kefeye konulamazlard, zira bir aslanda asla rastlanamayacak nice manyaklklar sergileyen insanlar yakndan tanmtm. Baka insanlarda beni gcendiren ey, onlarn bile bile kt niyetli davranmalaryd. "Biliyorum, biliyorum," dedi don Juan sabrllkla. "Bi savann havasna kavumak kolay bi i deildir. Bi devrimdir bu. Aslanla susanlarna, ve evremizdeki insanlara eit gzyle bakmak sava tininin grkemli bi eylemidir. Bunu yapabilmek iin erk gerekir."

12 -Bir Erk ava

Perembe, 28 Aralk 1961

Sabahleyin erkenden bir yolculua ktk. nce gneye, sonra da douya dalara doru araba srdk. Don Juan yiyecek ve suyla doldurduu sukabandan kaplarn yanmza almt. Yrye kmadan nce arabamda bir eyler yedik. "Hep yaknmda ol," dedi don Juan. "Buras Sana yabanc bi yre, kendini bo yere tehlikeye atmana gerek yok. Sen erk arayndasn, yaptn her eyin bi nemi var. zellikle gn batarken rzgr kolla. Yn deitirdii zaman incele onu, rzgrdan korunmak iin srekli siper et beni." "Bu dalarda ne yapacaz, don Juan?" "Erk avlayacaksn." "Yani somut olarak ne yapacaz?" "Erk avlarken plan filan yaplmaz. Bi avc karsna ne karsa onu avlar. O yzden her zaman tetikte bulunmaldr.

"Rzgr tanyorsun, imdi rzgrdaki erki kendi bana avlayabilirsin. Ama bilmediin baka eyler de var ki onlar da, rzgr gibi, belli zaman ve belli yerlerde erk zeidirler. "Pek yabans bi eydir bu erk," dedi sonra. "Onun tam olarak ne olduunu belirleyebilmek olanakszdr. Kimi eylere ilikin hissettiimiz bi duygudur o. Erk kiisel bi eydir. Sadece insann kendisine aittir. Benim velinimetim, rnein, srf bakarak, gzleriyle bi insan lecek derecede hasta edebilirdi. Gzlerini zerlerine evirdii kadnlar sararp solard. Ama kiisel erki sz konusu olduu zamanlar hari hibi kimseyi hasta etmemitir." "Hasta edecei kimseleri nasl seerdi?" "Bilmiyorum. Kendisi de bilmezdi bunu. Byledir ite erk. Seni buyruu altnda tutar ama sana itaat da eder. "Bi erk avcs onu tuzaa drerek, onu, bulduu br eylerin arasnda saklar. Bylece, kiisel erk byr; kimi zaman bi savann yle ok erki birikir ki, bi bilgi adam olup kar." "Erk nasl biriktirilir, don Juan?" "O da baka bi duygudur. Savann ne tr bi kimse olduuna baldr. Benim velinimetim fkeli bi adamd. Erki bu duygu araclyla biriktirdi. Ona ilikin

anlarm hep krp dkmeyle doludur. Onun bana gelenler de hep o trden eylerdi." Bir duygu araclyla erkin nasl biriktirildiini anlayamadm syledim ona. "Aklamas yoktur ki bunun," dedi uzun bir duraklamadan zorundasn." Don Juan yiyeceklerin bulunduu sukabaklarn alarak arkasna ast. zerine sekiz para kurutulmu et dizili bir krna b bana uzatp boynuma astrd. "Erk besinidir bu," dedi. "Onu erk besini klan ey nedir, don Juan?" "Erk sahibi olan bi hayvann etidir bu. Bi geyik, benzersiz bi geyik. Onu bana kiisel erkim getirdiydi. Bu et bizi haftalar, hatta gerekirse aylar boyunca besleyecek. Her kezinde kck bi parasn ine, ama iyice ine. Erki bedenine ar ar ilesin." Yrmeye baladk. Saat leden evvel on bire gelmekteydi. Don Juan izleyeceim yntemi bir kez daha anmsatt. "Rzgr kollayacaksn," dedi. "Sakn arpmasn seni. Yormasn da. Erk besinini inearkama saklanarak rzgrdan korun. Rzgr beni incitmez; birbirimizi iyi biliriz biz." sonra. "Bunu kendin yapmak

Doruca yksek dalara uzanan bi keiyoluna soktu beni. Bulutlu bir gnd, yamur yamak zereydi. Yamalar tepelerindeki grebiliyordum. leden sonra saat e kadar tam bir sessizlik iinde yrdk. Kurutulmu etin inenmesi gerekten insana zindelik veriyordu. Rzgrn ynndeki ani deiikliklerin kollanmas da giz ykl bir i haline gelmiti, yle ki deiimleri daha meydana gelmeden nce bedenimin btnyle alglayabiliyor gibiydim. Rzgr dalgalarn akcierlerimin st blmnde, bronlarmda bir eit basn imiesine alglayabildiim kansndaydm. Rzgr ne zaman biraz hzlanverecek olsa, gsmde ve grtlamda bir kant peyda oluyordu. Don Juan beni birka saniye durdurup evremizi kolaan etti. Kendini ynlendiriyor gibiydi, sonra sana dnd, onun da kurutulmu et inediini fark ettim. Kendimi ok zinde hissediyordum, hi yorulmamtm. Rzgrdaki deiimlerin bilincinde olma iine kendimi yle kaptrmtm ki zamann nasl getiinin farkna varamamtm. Derin bir koyaa indik, sonra yukarya doru trmanp muazzam bir dan dimdik yamacndaki bir bulunduumuz alak yreye inen dalarn sisi yamur bulutlaryla

dzle ulatk. Epey ykselmitik, nerdeyse dan tepesine varmtk. Don Juan dzln bir ucundaki devasa bir kayaya trmand, sonra bana yardm ederek beni de oraya kard. Bu kaya, sarp duvarlarn tepesine oturtulmu bir kubbe izlenimi vermekteydi. Kayann evresinde yavaa yrdk. Daha sonra kayann evresini dnmek iin km kayaya dayayp, yzeyini topuklarm ve ellerimle tuta tuta ilerlemem gerekmiti. Terden srlsklam olmutum, ellerimi sk sk kurulamak zorunda kalyordum. br yandan, dan tepesine yakn alak ama ok geni bir maara grnyordu. Kayann iine oyulmu bir dehliz gibiydi. Ana ana iki stunlu bir balkon grnmn alm bir kumta oluuuydu bu. Don Juan orada kamp kuracamz, daaslanfannn ya da baka yrtc hayvanlarn barnamayaca denli bask, sanlarn yuva kuramayaca denli ak, bcekler iin de fazlaca rzgr tuttuundan tr bizim iin gvenli bir yer olduunu syledi. Glerek, bakaca "mahlukatn" burunlamasndan dolay, orann insanlar iin ideal bir yer olduunu belirtti. Sonra bir dakeisi gibi oraya trmand. Bu harikulade eviklii beni afallatmt.

Km kayaya yaptrp kendimi yava yava kayadan aaya ektim, sonra o kntl yere ulamak amacyla dan yamacnda komay denedim. Son birka metre, tm gcm tketmitim. Don Juan'a aka yollu, gerek yann ka olduunu sordum. Kanmca, o kntl yere onun yapt gibi ulaabilmesi iin insann son kerte formunda ve gen olmas gerekirdi. "Ben istediim kadar gencim," dedi don Juan. "Bu de gene bi kiisel erk meselesi. Erk biriktirdiin taktirde bedenin inanlmaz eyler yapabilir. te yandan, erkini heba edersen, ok gemeden lapac bi adam olup karsn." kntl yerin konumu, uzunlamasna dou-bat dorultusundayd. Balkona benzeyen oluuun ak taraf gneye bakyordu. Ben bat ucuna doru ilerledim. Manzara ahaneydi. Ta aalarda yamur yamaktayd. Saydam bir maddeden yaplm bir araf gibi ovalarn zerinde asl durmaktayd. Don Juan bir barnak kurmak iin yeterli zamanmzn olduunu syledi. Tayabildiim kadar ok kayay getirip kntl yere ymam istedi, kendisi de at kurmak iin dal toplamaya balad. Bir saat gemeden kntl yerin dou ucunda otuz santimetre kalnlnda bir duvar rmt. Uzunluu altm santim, yksekliiyse doksan santim kadard.

Sonra, toplam olduu dallan birbirine balayarak ve rerek bir at yapt; ular atal eklinde iki diree tutturdu. Ayn uzunluktaki bir baka direk de atnn kendisine balanmtbu direk duvarn kar tarafnda aty desteklemeye yaryordu. Kurduu yuva ayakl ykseke bir masaya benziyordu. Don Juan atnn altnda, kntl yerin hemen kysnda bada kurarak oturdu. Benim de, yanna, onun sana oturmam syledi. Bir sre sessiz kaldk. Don Juan sessizlii bozdu. Fsldayarak, olaanst hibir ey yokmuasna davranmamz syledi. zellikle yapmam gereken bir ey olup olmadn sordum. O da, yaz yazarak kendimi megul etmemi, sanki yaz masama oturmu da yazmaktan baka hibir ey dnmyormuum gibi hareket etmemi syledi. Bir sre sonra beni drteceini, o zaman gzleriyle imleyeceim yere bakmam gerektiini anlatt. Beni uyararak, ne grrsem greyim, azmdan bir kelime dahi karmamam buyurdu. Yalnzca kendisi arplmakszn konuabilirmi, zira o dalardaki tm erkler onu iyi tanrlarm. Ynergelerini yerine getirerek bir saatten fazla yazdm durdum. Kendimi yaptm ie iyice kaptrmtm. Birden koluma bir fiske vurulduunu hissettim; don Juan'n gzleriyle bann iki yz metre

kadar temizde dan tepesinden inen bir sis tabakasn imler ekilde devindiini grdm. Don Juan kulama o kadar yakndan dahi zorla iitebileceim bir ekilde fsldad. "Gzlerini sis kmesinin zerinde ileri geri devindir," dedi. " Ama ona dorudan doruya bakma. Gzlerini krptr, ama onlar sisin zerine odaklama. Sis kmesinin zerinde yeil bir leke grdnde, onu gzlerinle bana imle." nerek bize doru yavaa yaklamakta olan sis kmesinin zerinde gzlerimi ileri geri devindirdim. Bu ekilde yann saat gemi olacakt. Hava kararmaktayd. Sisin hareketi son kerte yavat. Bir ara birden sa tarafmda hafif bir lt grm gibi oldum. nce, sisin arasndan bir kme yeil fundalk grdm sandm. Ama dosdoru ona baktmda hibir ey gremez oldum, oysa gzlerimi oraya odaklamadan baktmda, belirsiz yeilimsi bir alan grebilmekteydim. Orasn don Juan'a imledim. Don Juan gzlerini ksarak oraya bakt. "Gzlerini o benein zerine odakla," diye kulama fsldad. "Grene dek gzlerini krpma." Ne grmem gerektiini sormak istediydim ki, o, konumamam gerektiini bana anmsatrcasna dik dik yzme bakt.

Oraya baktm gene. Yukarlardan inmekte olan sis sanki kat bir maddeymicesine asl durmaktayd. Tam, yeilimsi rengi grdm noktann hizasna gelmiti. Gzlerim gene yorulup da onlar kstm zaman, nce sis kmesinin zerine eklenmi gibi grnen kk bir sis yn, onun ardndan da aralarnda ince desteksiz bir yapya benzeyen bir sis eridi grdm; sanki tepemizdeki da ile sis kmesi nmde bir kpryle birlemi gibi durmaktayd. Bir ara, dan tepesinden aaya, kpry bozmakszn srklenerek inen saydam sisi grebildiimi sandm. Sanki boyutlu, som bir kpr vard gerekten. Bir an geldi, o serap yle mkemmelleti ki, kprnn alt tarafnn, st tarafna oranla daha koyu renkte olduunu, yanlarnn kumta rengiyle tezat tekil ettiini bile ayrt edebiliyordum. Dilim tutulmu, kprye bakyordum. Sonra ya ben kendimi onun seviyesine karmtm ya da kpr benim seviyeme inmiti. Birden tam nmdeki dmdz bir kirie bakmaktaydm. ok ama ok uzun, somut bir kiriti, dard, korkuluklar yoktu, ama zerinde rahata yrnebilecek kadar geniti. Don Juan kolumu kavrayarak beni hzla silkeledi. Bamn bir aaya bir yukarya sallandn hissettim, gzlerim de dehetli kanmaktayd. Farknda olmadan onlar ovuturdum. Don Juan, ben gzlerimi tekrar

aana dek beni sarsmay srdrd. Sukabandan, elinin ukuruna biraz su dkerek, suyu yzme serpti. Bunun etkisi ok naho olmutu. Su yle souktu ki, her bir damlas tenimde birer yaraym gibi ac vermiti. Bedenimin ss oka ykselmiti. Ate basmt sanki. Don Juan imem iin derhal bana su verdi kulaklarmla boynuma bolca su serpti. Bir kuun yksek sesle meum, uzunca bir lk attn iittim. Don Juan bir an dikkatle dinledi; rd duvarn talarm ayayla iterek atsyla birlikte devirdi. aty allarn iine doru atarak btn talar birer birer yan tarafa frlatt. Sonra kulama fsldad, "Biraz su i, sonra kurutulmu etini ine. Burada kalamayz. O lk bi ku sesi deildi." kntl yerden dou istikametine doru inie getik. Bir sre sonra yle bir karanlk basmt ki, gzlerimin nnde siyah bir perde vard sanki. Sis, iinden geilmesi olanaksz bir engel gibiydi. Geceleyin sisin ne denli bir felaket olduunu daha nceleri hi bilmezdim. Don Juan'n nasl yryebildiim bir trl anlayamyordum. Ben bir kr gibi onun kollarna tutunarak yryebiliyordum. Her nedense, bir uurumun kaplmtm. kysndan Bacaklarm yryormuuz duygusuna

hareket etmek istemiyordu. Aklm don Juan'a gveniyor, mantksal olarak yrmeyi istiyordum, ama bedenim istemiyordu. Don Juan zifiri karanlkta beni srklemek zorunda kalyordu. O araziyi avucunun ii gibi biliyor olmalyd. Bir yerde durarak beni yere oturttu. Kolunu brakmaya cesaret edemiyordum. Bedenim, su gtrmez bir ekilde, kubbeye benzeyen kra bir dan zerinde oturduumu bilmekteydi, ve iki santim sama dnm olsam sanki korkun bir uuruma yuvarlanacakmm gibi hissediyordum. Oturduum yer muhakkak kavisli bir da yamac olmalyd, zira bedenim gayri ihtiyari saa doru meylediyordu. Dik konumda kalabilmesi iin bedenimin geldiince Don byle davrandn duran don dnerek, Juan'a elimden solumda Juan yaslanarak onun

terazilenmeye. gayret ettim. anszn yanmdan uzaklat; bedeninin destei olmaynca yere yklverdim. Yere deince, denge duyumu yeniden kazanmtm. Yattm yer olduka dzd. Dokuna dokuna yakn evremi kefe koyuldum. Kuru yapraklarla dal paralar vard. Birden her yan aydnlatan bir imek akt korkun bir gk grlts iitildi. Don Juan'n solumda durmakta olduu

nu grdm. Onun birka adm tesinde dev aalarla bir maaray da grebilmitim. Don Juan o delie girmemi syledi. Srnerek ieriye girdim, srtm kayala dayayp oturdum. Don Juan'n bana doru eilerek fsltyla hi kmldamamam sylediini hissettim. Birbiri ardna imek akt. Bir bakta don Juan'n solumda bada kurarak oturduunu grdm. Maara, iki ya da kiinin snabilecei byklkte obruk bir oluuktu. Aslnda iri bir kayann alt tarafndaki bir girintiydi bu. yi ki oraya srnerek girmitim, diye geirdim, zira yrm olsaydm bam kayaya arpacaktm. imein parlakl sis kmesinin ne kadar kaim Olduuna ilikin bir fikir vermiti. Dev aalarn gvdeleri sisin donuk ak gri ktlesinin iinde koyu renkli hayaletlere benziyordu. Don Juan fsldayarak, sis ile imein birlikte bir harekt sergilediklerini, canm diime takarak tetikte bulunmam, zira erk savann iinde yer aldm syledi. Tam o anda muhteem bir imek akarak manzaray renkli bir de evirmiti. Sis, elektriksel arjlar kralatrarak onlar tekdze datan beyaz bir filtre ilevini grmekteydi; sis yksek aalarn arasnda asl duran youn, beyazmtrak bir madde gibiydi, ama

tam nmde yer seviyesinde sis incelmeye balamt. Yerdeki bitkileri ayrt edebiliyordum. Bir am ormanndaydk. evremizde ok yksek aalar vard. yle an ykseklikteydiler ki, bulunduum yerin neresi olduunu bilmesem Kaliforniya'daki servilerin arasnda olduuma yemin edebilirdim. Birka dakika sren bir imek bombardman na tutulmutuk. Her imek aknda, grebildiim eyler giderek netleiyordu. Tam nmde bir keiyolu uzanyordu, zerinde herhangi bir bitki yoktu. Aasz bir alanda son bulmaktayd. imek aklarnn says yle oktu ki, ne ynden geldiklerini tayin edemez oldum. Ama manzara epey aydnlam, iim ferahlamt. Karanln kesif perdesi bol kla ortadan kalkar kalkmaz korkularm da endielerim de yok olmutu. O nedenle imek aklar arasnda uzunca bir ara olduu zaman artk evremdeki karanlk yznden yolumu armyordum. Don Juan fsldayarak, artk yeterince baktm, imdi de dikkatle gk grltsnn sesi zerinde odaklanmam gerektiini syledi. Gk grlemesi hep sa tarafmdan geliyor gibiydi. Sis kalkmaktayd, zifiri karanla alm bulunduumdan, etrafmdaki bitkileri ayrt edebiliyordum. imek de gk grlts de devam

etti,

sonra

birden

sa

tarafm sama daha grdm.

alverdi, doru

artk

gkyzn grebiliyordum. Elektriksel benziyordu. uzaklardaki aydnlatm, gkyzne da vard. evremizdeki sis tamamyla dalmt. Srekli esen bir rzgar sol tarafmdaki koskoca aalarn frtna yapraklarn hrdatyordu. Elektrik ykl Bir bir frtna imek da ilerliyora samda, plan ksiyah arka akt; Ik ta

dan kesilerek

devasa

ktlesi

meydana dzgn,

vermiti. Tepesinde aalar grmtm; prl prl bir yaptrlm resimleri andryorlard. Dan zerinde bulut ynlar

aalar aydnlatamayacak denli uzaktayd, ama koyu ktleleri hl ayrt edilebiliyordu. Frtnann yayd ktan anladma gre sa tarafmda uzak da silsileleri vardorman da ancak sol tarafmda kalyordu. Sanki hi grmediim karanlk bir vadiye tepeden bakyor gibiydim. Elektrik ykl frtnann cereyan ettii alan ise vadinin kar yanndayd. Sonra yamur yamaya balad. Elimden geldiince kayann dibine yapmaya altm. apkam bamn slanmasna bastrarak mani oluyordu. Dizlerimi sadece gsme oturuyordum, baldrlarmla

ayakkablarm slanyordu.

Uzun

sre

yad.

Ilk

bir

yamurdu.

Bunu

ayaklarmla hissettim. Sonra uyumuum. Ku sesleriyle uyandm. Etrafma baknp don Juan' aradm. Orada yoktu; normal olarak acaba beni orada yalnz m brakt, diye dnrdm, ama evremdekileri grmenin oku beni handysa felce uratmt. Ayaa kalktm. Ayaklarm srlsklamd, apkamn kenar da srsklamd. indeki sular zerime dklmt. Bulunduum yer bir maara deildi; kesif bir alln altndaydm. Bir an emsalsiz bir aknlk geirdim. allarla kapl iki kk toprak tepenin arasndaki dz bir yerde durmaktaydm. Solumda aa filan olmad gibi samda da vadi yoktu. Tam nmde de, ormandaki keiyolunu grdm sandm yerde koskoca bir al vard. Tank olduum eye inanmay reddettim. Gereklie ilikin bu iki versiyonum arasndaki Uyumazlk beni bir izah yolu aramaya evketti. Ben ml ml uyurken don Juan'n beni srtnda tayarak, uyandrmadan, bambaka bir yere getirmi olmas pekl mmknd. Uyumu olduum yeri inceledim. Orada yer kupkuruydu, onun yanndaki, don Juan'n bulunduu yer de kuruydu. Bir iki kez onu ardm, sonra youn bir kaygya kaplarak avazm knca ona seslendim. lerdeki bir

alln

ardndan

kageldi.

Birden

onun hereyi

bildiini fark ettim. yle muzip bir glmsemesi vard ki, ben bile glmeye baladm. Zamanm onunla oyun oynayarak harcamak istemiyordum. Derhal, niin byle hissettiimi sordum. Elimden geldiince ona btn gece sren sanrlarma ilikin btn ayrntlar anlattm. Lafm kesmeden dinledi beni. Ancak nitekim yzn bir iki bir kez trl glmeye ciddiletiremiyordu;

balam ama derhal buna son vermiti. drt defa bu konuya ilikin dndklerini sordum; ama o btn bunlardan bir ey anlamyormu gibi ban sallyordu. Ona anlattklarm son bulunca yzme bakt, ve dedi ki: "ok kt grnyorsun. alla bi uraman gerek galiba." Bir an kkr kkr gld, giysilerimi kararak burup skmam, onlar kurutmam syledi. Gneli, prl prl bir gnd. ok az bulut vard. Rzgrl, insan canl tutan bir havayd. Don Juan, kimi bitkileri arayacam, benim de kendime gelip sakinlememi, bir eyler attrp g kazanana dek onu armamam syleyerek oradan uzaklat.

Giysilerim gerekten srlsklamd. Kurunmak iin gnete oturdum. Geveyebilmek iin tek yolun not defterimi karp bir eyler yazmak olduunu dndm. Notlarm zerimde alrken biraz yemek yedim. Bir iki saat sonra nispeten rahatlay nca, don Juan' ardm. Dan tepesine yakn bir yerden seslenerek karlk verdi. Su kabaklar n toplayarak onun bulunduu yere trmanmam syledi. Oraya vardm zaman, onu dz bir kayann zerinde oturur buldum. Sukabaklarn aarak bir eyler yemeye balad. Bana da iki koskoca et paras uzatt. Nereden balayacam bilemiyordum. Soracak yle ok ey vard ki. Duygularm anlam olacak ki neeli bir kahkaha atarak dalga geercesine sordu: "Naslsn bakalm?" imden bir ey sylemek gelmiyordu. Hl sinirliydim. Don Juan yass kaya parasnn zerine oturmam buyurdu. Kayann bir erk nesnesi olduunu, orada bir sre oturduktan sonra tazelenmi olacam syledi. "Otur, otur," diye serte steledi. Glmsemiyordu. Baklar deliciydi. ster istemez oturuverdim. Marazi davranlarmla erke kar ihmalkr davrandm, bu halime son vermem gerektiini, aksi

takdirde erkin her ikimize dman kesileceini, o durumda da bu ssz dalardan asla sa salim ayrlamayacamz syledi. Ksa bir duraklamadan sonra ylesine soruverdi: "Rya grme iin nasl gidiyor?" Kendime, ellerime bakma komutunu vermenin benim iin ne denli g olduunu ona anlattm. nceleri, belki de bu kavramn yeniliinden tr, nispeten kolay oluyordu. Kendime ellerime bakmay hatrlatmakta hi zorluk ekmiyordum. Ama o ilk heyecan yitirmitim bunu hi yapmadm geceler bile oluyordu. "Uyurken bana bir saband taksana," dedi don Juan. "Saband takmak iyi bi taktiktir, ama ben veremem sana, zira sen kendi bandn sil batan kendin yapmalsn. Ama rya grmede onun bi suretini gresiye kadar sabandn yapamazsn. Anladn m? Sabandnn belli bi surete gre yaplmas gerekir. Ban st blmn skca kavrayacak ekilde bi srm da olmaldr. Ba skca tutan bi kep eklinde de olabilir. nsan bana bi erk nesnesi geirince rya grme daha kolaylar. Uyurken bana bi apka giyebilir ya da bi rahip gibi bi kukuleta da geirebilirsin, ama bu eyler youn ryalara neden olurlar, rya grmeye deil." Bir sre sustu, sonra bana, arada soluk almakszn hzla, sabandna ilikin sureti yalnzca "rya grme"

srasnda uuunu,

deil, suyun

uyanklk

durumlarnda bulutlar,

kularn vesaireyi

devinimlerini,

seyretmek gibi alakas olmayan bir olayn sonucu olarak da grebileceimi anlatmaya koyuldu. "Bi erk avcs her eyi izler," diye srdrd. "Ve her ey de ona bi giz aklar." "Ama her eyin giz anlattna nasl emin olabilir ki insan?" diye sordum. "Doru" yorumlamalar yapabilecei zel bir formlnn olabileceini dnmekteydim. "Emin olmann tek yolu, daha beni grmeye geldiin ilk gnden bu yana sana vermi olduum ynergeleri yerine getirmektir," dedi. "Erk sahibi olabilmesi iin insann erk ile yaamas gerekir." Alicenap bir ekilde glmsemekteydi. Az nceki sertliini yitirmie benziyordu; hatta dirseiyle hafife kolumu drtmt. "Erk besini yesene," diye yineledi. Vermi olduu kurutulmu eti inemeye baladm, o anda birden aklma o kurutulmu etin iinde psikotropik bir madde bulunmu olabilecei, sanrlarn da o yzden ortaya kt ihtimali geliverdi. Bir an sanki rahatlamtm. ayet etin iine bir ey koymu ise, sanrlarm son derece normal saylrd.

"Erk besini"nin iinde herhangi bir ey bulunup bulunmadn sordum ona. Don Juan gld ama beni dolayszcasna yantlamad. Ben dayatarak, kzgn ya da tedirgin bile olmadm hususunda onu temin ettim, ama evvelsi geceki olaylar aklayabilmem asndan bilmem gerektiini syledim. Hakikati anlatmas iin steledim, dil dktm, en sonunda ona yalvardm. "Sen gerekten atlaksn," dedi don Juan inanamyormu gibi ban sallayarak, "Sinsi bi yann var senin. Her bi eyin seni rahatlatacak biimde aklanmasnda srar ediyorsun. Ette erkten baka bi ey yok. O erk oraya benim ya da baka birisi tarafndan deil, erkin ta kendisince koyulmutur. Bi geyiin kurutulmu etidir o; bana sunulan bi armaand o geyik, tpk bi sre nce bi tavann sana sunulmu olduu gibi. Ne sen ne de ben, tavana bi ey koymu deiliz. Ben sana tavann etini kurutman sylemedim, zira o eylem iin sende bulunandan daha ok erke ihtiya vardr. Gene de, onun etini yemeni istemitim. Pek fazla yememitin, ama o senin kendi salaklnd. "Dn gece senin bana gelenler ne akayd ne de bi eytanlk. Erkle karlamtn sen. O sis, o karanlk, o imekler, o gk grltleri, o yamur, onlarn hepsi de

byk bi erk savann paralaryd. Acemi ans var sende. Bi sava yle bi sava grmek iin neler vermezdi." Benim cereyan meramm, btn gerek o olmamas bir nedeniyle erk sava eden olaylarn

olamayacan anlatmakt. "Gerek olan nedir ki?" diye sordu don Juan son kerte dingin. "Bu, bakmakta olduumuz her ey gerektir," dedim, evremi gstererek. "Ama dn gece grdn kpr de gerekti, orman da, baka her bi ey de." "Ama gerek idiyseler, nerede onlar imdi?" "Buradalar. Yeterince erkin olsayd, onlar geriye getirebilirdin. u anda bunu yapamazsn, zira kuku iinde kalp drdr etmenin daha yararl olacan sanyorsun sen. Yanlyorsun, dostum. Alemler stnde lemler var, tam burada, nmzde. Glnecek eyler deildir onlar. Dn gece senin kolunu kavra-masaydm, istesen de istemesen de o kprnn zerinde yryecektin. Daha nce de seni arayan o rzgrdan korumak zorunda kalmtm seni " "Beni korumam olsaydn ne olurdu?" "Yeterince erkin bulunmad iin, rzgr sana yolunu kaybettirecek ya da hatta seni bi koyaa iterek

ldrecekti. Ama dn gece en nemlisi o sisti. O kprden geip br yana geebilir ya da dp lmn bulabilirdin. Ama kesin olan bi ey var. Ben seni korumam olsaydm, her eye karn sen o kprye girer, zerinde yrrdn. Erkin doas byledir. Daha nce anlatmtm sana, o sana egemendir, ama senin buyruundadr da. Dn gece, rnein, erk seni kprye girmeye zorlayacakt kprnn zerinde yrrken o sahneyi srdrmek de senin elinde olacakt. Ben seni durdurdum, zira senin erki kullanma yetinin olmadn biliyordum, erk olmaynca da kpr gp gidecekti." "Sen de grdn myd kpry, don Juan?" "Yo. Sadece erki grdm ben. Herhangi bi ey olabilirdi. Bu sefer erk, senin iin, bi kpryd. Ne diye bi kpryd? Bilmiyorum. Biz insanlar pek anlalmaz mahlklarz." "Siste hi kpr grdn m sen, don Juan?" "Grmedim. Ama senin gibi olmadmdan dolay. Baka eyler grdm ben. Benim erk savalarm seninkilerden ok farkl." "Neler grmtn, don Juan? Ltfen anlatr msn?" "Sisin iinde ilk erk savam srasnda dmanlarm grmtm. Senin dmanlarn yok. Sen insanlardan nefret etmiyorsun. Ben o zamanlar insanlardan nefret

etmeye mptelaydm. Artk yle deilim. Nefretimi yendim, ama o zamanlar nefretim beni neredeyse ldrecekti. "Oysa senin erk savan harikayd. Seni helak etmiyordu. Asl sen kendini tm o uyuz dncelerinle, kukularnla imdi helak etmektesin. Senin iptilan da bu ite. "Sis sana kusursuz bi ekilde davrand. Sende onu eken bi ey var. Sana grkemli bi kpr sundu, o kpr bundan sonra hep orada sisin iinde olacak. Kendini art arda gsterecek o kpr, ta ki sen bi gn onu geene dek. "u gnden itibaren, ne yaptm bilene dek, sisli yerlerde tek bana dolamaman hararetle tavsiye ederim. "Erk pek yabans bi eydir. Ona sahip olmak iin, onu ynetebilmek iin insann en bata erke sahip olmas" gerekir. Ancak, insann kendisini bi erk savandan sa salim karabilme-sine yeterli erke sahip olmasna dek onu azar azar biriktirmek de olasdr." "Nedir bir erk sava?" "Dn gece senin bana gelenler bi erk savann balangcyd. Grm olduun sahneler erkin bulunduu yerlerdir. Bir gn bunlarn ne demeye geldiini kavrayacaksn; o sahneler ok anlamlyd."

"Onlarn anlamn sen bana anlatabilir misin, don Juan?" "Hayr. O sahneler senin kendi kiisel fetihlerindir, kimseyle paylaamazsn onlar. Ama dn gece onlar yalnzca bi balangt, hafif bi ekimeydi. Gerek sava, sen kpry getiinde cereyan edecek. Kprnn br tarafnda ne var? Bunu yalnzca sen bileceksin. Ormandaki o keiyolunun sonunda ne olduunu da yalnz sen bileceksin, ama btn bunlar senin bana gelebilir, ya da gelmeyebilir. Bu bilinmeyen keiyollarndan da, kprlerden de gemek iin insann kendisi yeterli erke sahip olmaldr." "nsan yeterli erke sahip olmazsa ne olur?" "lm her zaman bekler durur, savann erki tkenir tkenmez lm hemen onun kapsn alar. Onun iin, bilinmeyene erk birikimi olmakszn atlmak aptallktr. Yalnzca lmn bulur insan o zaman." Onu pek dinliyor saylmazdm. Kafam hl, o sanrlanmalara neden olan eyin, kurutulmu etin iindeki bir madde olduu dncesiyle meguld. Bu fikre balanmak beni rahatlatyordu. "Anlamaya alarak kendini helak etme," dedi don Juan aklmdan geenleri okumuasna. "Bu dnya bi muammadr. grndnden Bakmakta baka bi olduun eydir her de. ey, Dnya

dndmzden ok fazlasn ierir, yle fazlasn ki, sonsuz, diyebiliriz. Byle olunca, onu anlamaya almak demek, aslnda onu bildiimiz bi eye benzetmek demek olur. Sen de ben de, burada, senin gerek, dediin dnyann iindeyiz; zira ikimiz de onu biliyoruz. Ama sen erk dnyasn bilmiyorsun, o yzden onu bildiin bi sahneye benzetmektesin." "Bu hususu seninle tartmayacam biliyorsun," dedim. "Ama aklm bunu bir trl kabul etmiyor." Don Juan glerek bama hafife dokundu. "Vallahi sen delisin," dedi. "Ama olsun. Bi sava gibi yaamann ne denli zor olduunu bilirim ben. ayet benim ynergelerimi izleseydin, sana retmi olduum eylemleri yerine getirseydin, imdiye dek o kpry gemeye yeterli erki toplam olacaktn. Grmeye ve dnyay durdurmaya yetecek erki." "Ama ne diye erke ihtiyacm var ki, don Juan?" "Ben de senin gibiydim. Erk filan istemiyordum. Ona sahip olmak iin mantkl bi neden bulamyordum. Sendeki kukularn hepsi bende de vard, o nedenle bana verilen ynergeleri hi uygulamyordum; ya da bu konuyu hi dnmyordum; ama aptallma karn yeterince erk biriktirmitim, sonra bi gn geldi, kiisel erkim dnyay kertti."

"Ama bir insan ne diye dnyay durdurmak istesin?" "Kimse istemez ki, mesele burada. Kendiliinden oluverir bu. Dnyay durdurmann nasl bi ey olduunu bi kez rendin mi, nedeni hemen anlalr. Bak evlat, savann sanatlarndan birisi belli bi amala dnyay kertmek, sonra da, yaamn srdrmek amacyla onu yeniden biimlendirmektir." Ben de ona, bana yardm etmesi iin en iyi yolun dnyann kertilmesi iin belirli bir nedeni rnek olarak gstermesi olacan syledim. Bir sre sessiz kald. Ne diyeceini dnr gibiydi. "Bunu sana anlatamam," dedi. "Bunu bilmek iin ok fazla erke gereksinme vardr. Bi gn, sen istemesen de, bi sava gibi yaayacaksn; o zaman ola ki yeterince kiisel erk biriktirmi olursun da o soruyu kendin yantlarsn. "Ben sana bi savann bu dnyada yola koyulmak iin bilmesi gereken hemen her eyi, yani kendi kendine erk biriktirmesi gerektiini rettim. Ama bunu yapamayacan bildiim iin sana kar sabrl olmam gerekiyor. Erk dnyasnda tek bana kalmann yaam boyu bi savam gerektirdiini ben kendim deneyerek rendim." Don Juan gkyzne, dalara bakt. Gne batya doru inie gemiti bile. Dalarn zerinde yamur

bulutlan birikiyordu. Saatin ka olduunu bilmiyordum; saatimi kurmay unutmutum. Don Juan'a saatin ka olduunu tahmin edip edemeyeceini sorduumda yle bir glme krizine yakalanmt ki, kayann zerinden ta allara kadar yuvarland. Sonra ayaa kalkp kollarn uzatarak gerindi, esnedi. "Daha erken," dedi. "Sisin dan tepesinde toplanmasn beklememiz gerek, sonra sen bu kayann zerinde tek bana duracak, ltfettikleri iin sise kranlarn sunacaksn. Sis insin ve seni sarsn. Gerektiinde, olacam.'' Sisin ortasnda bir bama kalma dncesi nedense beni dehete drmt. Byle mantksz bir ekilde tepki gsterdiimden dolay utandm. "Bu ssz dalar, kranlarn dile getirmeksizin terk edemezsin," dedi kesin bir ifadeyle. "Bi sava, kendisine sunulan ltuflarn karln vermeden srtn asla dnmez erke." Don Juan, elleri bann altnda, yz apkayla rtl, arka st uzand. "Sisi nasl beklemek lazm?" diye sordum. "Ne yapmam gerekir?" yardmna komak iin buralarda

"Yaz yaz!" dedi don Juan apkasnn altndan. "Ama gzlerini kapatma, srtn ona dnme." Yazmay denediysem de konsantre olamyordum. Ayaa kalkp huzursuzca dolatm. Don Juan apkasn kaldrp tedirgin baklarla beni szd. "Otur!" diye buyurdu. Erk savann daha sonulanmadn, tinime duygusuzluu retmem gerektiini syledi. ayet o dalarda kslp kalmamay istiyorsam, yaptm hibir eyin duygularm aa vurmamas gerektiini de ekledi. Sonra ayaa kalkp elini nemli bir ey sylemeye hazrlanrcasna devindirdi. Anormal bir durum yokmu gibi davranmam gerektiini, zira o anda iinde bulunduumuz trden erk yerlerinin hastalkl insanlar tketme potansiyeline sahip olduklarn syledi. Bu yzden insan bir "mahal" ile yabans, zarar verici ilikiler gelitirebilirmi. "Bu ilikiler insan bi erk yerine balayabilir," dedi don Juan. "Ama buras senin yerin deil. Onu kendin bulmu deilsin. Onun iin kemerini sk bala ki pantolonu yitirmeyesin." Don Juan'n anlattklar beni adeta bylyordu. Saatlerce ara vermeksizin yazdm.

Don Juan gene uyumaya balad, ancak, dan tepesinden inen sis yz metre kadar ilerimize vardnda uyand. Ayaa kalkarak evremizi kolaan etti. Ben arkam dnmeksizin etrafa bakyordum. Sa tarafmda dadan inen sis ovalara kadar ulamt. Sol tarafmda manzara akt; ama, rzgr sa tarafmdan esmekte, sisi ovalara doru iterek sanki bizi evirmesini salamaktayd. Don Juan fsldayarak duygusuz kalmam, gzlerimi kapatmakszn olduum yerde durmam, sisle tam olarak sarlmadan nce arkaya dnmememi, ancak o zaman inie geebileceimizi syledi. Don Juan bir iki metre arkamdaki kimi kayalar n ardna gizlendi. O dalardaki sessizlik grkemli olduu kadar rktcyd de. Sisi tayan yumuak rzgr sisin kulaklarmn halinde iine doru slk dp ald beni hissini yaratyordu. Sis dadan aaya koskoca kmeler inerken, zerime ezecekmie benzeyen beyazms kat maddeleri andryordu. Sisi kokladm. Sert, ho bir rayiha karm yabans bir kokusu vard. Sonra sis beni sar verdi. Sis gzkapaklarm bastryormu gibi alglyordum. Sisin arln hissediyor, gzkapaklarm kapatmak istiyordum, ayrca yordum. Grtlam kanyordu;

ksrmek istiyor ama buna cesaret edemiyordum. ksrm yattrmak amacyla enemi kaldrp boynumu aa yukar esnetmeye baladm, yukarya doru bakarken sis kmesinin kalnln gerekten grebildiimi ilerleyerek kapanmaya koyamadm. sandm. Gzlerim sanki sisin iinde kalnln uykuya yere an lebilecekti. dalma Gzlerim kar gibi balad, Her arzuma onun

yklverecekmiim

hissetmekteydim. Tam o anda don Juan yerinden srad gibi kollarmdan kavrayarak beni sarst. O sarsnt beni iyice kendime getirmiti. Don Juan kulama fsldayarak olanca hzmla yoku aaya komam gerektiini syledi. Sonra, benim arkamdan geleceini, zira koarken devireceim talara arparak paralanmam istemediini ekledi. nderlii benim yapacam, zira bunun benim erk savam olduunu, her ikimizi de oradan sa salim karabilmem iin zihnimin ak olmas, benim de kendimi brakmam gerektiini de belirtti. "Haydi i bana," dedi yksek sesle. "Bi savann havas yoksa sende, asla kamayabiliriz bu sisin iinden!" Bir an duraladm. O dalardan aaya koarak yolumu bulabileceimden emin deilim.

"Ko, tavan, ko!" diye haykrd don Juan yamatan aaya doru beni itti.

13 -Bir Savann Son Dura

Pazar, 28 Ocak 1962 leden sonra saat on sularnda don Juan eve girdi. Evden afak skerken kmt. Onu selamladm. Kkr kkr glerek soytarca reverans yapp benimle el skt. "Ksa bi yolculua kyoruz," dedi. "Erk araynda pek zel bi yere gtreceksin bizi arabanla." Don Juan iki tama filesini aarak her birinin iine yiyecek dolu ikier sukaba yerletirdi, fileleri bir knnapla balayarak birini bana uzatt. Kuzeye doru ar ar drt mil kadar gittikten sonra Pan American karayolunu terk ederek bir oseden batya doru yneldik. Saatler boyunca yoldaki tek araba benimki-siydi sanki. Biz yol alrken bir an geldi,

camdan nm eylere

hi gremediimi fark ettim. bakmak iin kendimi ha bire

evredeki

zorluyordum ama hem ortalk karanlkt hem de n camm ezilmi bcekler, tozlarla kaplyd. Don Juan'a, durup n cam temizlemem gerektiini syledim. Saatte iki mil gitmek zorunda olsak dahi, bam pencereden darya karp nm grerek araba srmeye devam etmemi buyurdu. Belli bir yerde saa dnmemi syledi. Ortalk yle karanlkt ki, farlar yaktm halde bir ey gremiyordum. Korka korka oseden saa doru girdim. Alak banketlerden kayglanyordum, ama kr toprak sertmi. Darya bakmak iin kapy ak tutarak, elimden gelen en yava ekilde yz metre kadar gittim. Nihayet don Juan durmam buyurdu. Dev bir kayann hemen ardnda durdum, don Juan o kayann arabam gizleyeceini syledi. Arabadan karak, farlarn nda evreyi dolatm. Ama don Juan farlar sndrd. Yksek sesle yitirilecek zamanmzn olmadm, arabay kilitlememi, zira derhal yola kmamz gerektiini syledi. Sukabaklaryla dolu filemi bana uzatt. Karanlk olduundan tkezlendim, az kalsn fileyi dlyordum. Don Juan yumuak ama kesin bir dille gzlerim

karanla alana dek oturmam buyurdu. Ama sorun gzlerimde deildi. Arabadan ktktan sonra etraf iyice grebiliyordum. Asl sorun, dalgn imiim gibi davranmama yol aan yabans bir asabiyet haliydi. Her ey bana batyordu. "Nereye gidiyoruz," diye sordum. "Zifiri karanlkta zel bi yere yolculuk yapacaz," dedi don Juan. "Niin?" "Erk avlamay srdrme yetin var m, yok mu, onu renmeye." Szn ettii eyin bir snav m olduunu, ayet baaramazsam gene de benimle konuup bilgisini anlatmay srdrp srdrmeyeceini sordum. Szm kesmeksizin beni dinledi. Yaptmz eyin bir snav olmadn, bir yora beklediimizi, yora gelmedii takdirde bunun erk avlamay baaramadm anlamna geleceini, o durumda artk beni taciz etmeyi brakacam, ondan sonra istediimce salak olmakta zgr kalacam anlatt. Ama ne olursa olsun, benim dostum Sanki olarak kalacan, benimle her zaman gibi konuacan syledi. baaramayacam biliyormu hissetmekteydim.

"Yora gelmeyecek," dedim aka yollu. "Biliyorum. Bir para erkim var benim." Glerek, sevecense srtm tplad. "Sakn zlmeyesin," diye karlk verdi. "Yora gelecek. Biliyorum. Bende senden ok erk var." Don Juan kendi syledii tmcelere baylmt. Kalalarn dverek, ellerini rparak katla katla gld. Don Juan benim tadm fileyi srtma balayarak onu bir adm gerisinden izlemem, mmkn mertebe onun ayak izlerine basa basa yrmem gerekti ini syledi. Pek dramatik bir ekilde fsldayarak, "Bu yry erk iin, o bakmdan her bi ey ok nemlidir," dedi. Ayak izlerine basa basa yrdm takdirde, o yrrken datm olaca erkin bana aktarlm olacan anlatt. Saatime baktm; gecenin on biri olmutu. Don Juan beni bir asker gibi hazr ol vaziyetine getirdi. Sonra sa bacam ileriye doru iterek ne doru bir adm atmm gibi bir pozisyona soktu. Kendisi de nmde ayn durua geerek, onun ayak izlerini gayet titiz bir ekilde izlemeye almam bir kez daha anmsatarak yrmeye balad. Fsldayarak net bir ekilde, onun izlerine basmann dnda hibir eyle

ilgilenmememi buyurdu; ne ya da yana bakmamak, gzlerimi onun bast yerlere dikmeliymiim. Don Juan gayet rahat bir ekilde yrmeye balad. Onu izlemekte hi gl ekmiyordum; nispeten sert bir zemin zerinde yrmekteydik. Yaklak otuz metre boyunca onun ayak izlerine basarak onu izlemeyi kolaylkla srdrdm; sonra bir an yan tarafma doru bir gz attm, o anda don Juan'a bindiriverdim. Don Juan kkr kkr glerek koskoca pabularmla ayak bileini incitmi miyimdir, diye merak edip zlmememi, ama teklemeyi srdrdm takdirde sabaha varmadan ikimizden birinin sakatlanacan syledi. Glerek, gayet alak ama kararl bir sesle, benim salaklm ve konsantrasyonsuzluum yznden bir yannn incinmesine izin vermeye niyeti olmadn, bir daha onu tekmelersem, yalnayak yrmek zorunda kalacam da ekledi. "Ayakkabsz yryemem," dedim yksek, hrltl bir sesle. Don Juan mthi bir kahkaha patlatto sakinleene dek durmak zorunda kaldk. Don Juan sylediklerinde ciddi olduunu aklad. Erk peinde yolculuk yaptmz, her eyin mkemmel olmas gerektiini syledi.

O l yerinde ayakkabsz yrme olasl beni dehete drmt. Don Juan alayla belki de benim ailemin yatarken iftilerden Hayatmda bile pabular n syledi. karmayan hele tip olduunu yalnayak Aslnda, haklyd. lde

dolamamtm,

ayakkabsz yrmek benim iin intihar demek olurdu. "Bu lden erk fkryor," diye kulama fsldad don Juan. "rkek olmak iin zaman yok." Yeniden yrmeye baladk. Don Juan rahat yryn srdrd. Bir sre sonra sert zeminden yumuak kumlarn zerine getiimizi ayrmsadm. Don Juan'n ayaklar kumun iine batyor, derin izler brakyordu. Don Juan durduunda saatlerce yol alm bulunuyorduk. Ama birdenbire durmam, ona bindirmeyim, diye nceden beni uyarmt. Zemin yeniden sertlemitieimli bir arazide yukarya doru gitmekteyiz gibi gelmekteydi bana. Don Juan, alla gitmem gerekiyorsa gidebileceimi, zira ondan sonraki yrymzn bir kez dahi duraklamadan kesiksiz olmas gerektiini bilirdi. Saatime baktm, gece yarsndan sonra birdi. On ya da on be dakikalk bir moladan sonra don Juan bana esas duruumu aldrd, gene yrmeye baladk. Haklym, berbat bir yryt. Daha nceleri bu kadar konsantrasyon gerektiren bir ey

yapmamtm. Don Juan yle hzl yryordu, onun her admna bakmann bende yol at gerilim yle arttyd ki, bir an geldi artk yrmekte olduumu bile unutmu gibi olmutum. Ayaklarm da bacaklarm da sanki benim deildiler. Sanki havada yryordum da bir kuvvet beni ardmdan ha bire itiyordu. Konsantrasyonum yle kusursuzdu ki, havann azar azar aydnlandnn bile farkna varamamtm. Birden, don Juan' nmde grebildiimi ayrmsadm. Btn gece yaptm gibi ayaklarn ve ayak izlerini tahmin etmek yerine, onlar aka grebiliyordum. Hi beklemediim bir anda don Juan yana doru atlayverdi, momentim beni yirmi metre kadar teye gtrd. Ben yavalarken bacaklarm dermanszlat, sonra ben yere yklana dek zangr zangr titremeye balad. Bam kaldrp sakin sakin beni incelemekte olan don Juan'a baktm. Hi de yorgun grnmyordu. Ben soluk soluaydmsouk souk terleyerek srlsklam olmutum. Don Juan kolumdan ekerek beni dndrp slst yatrd. Gcm yeniden kazanmak istiyorsam bam douya dnk yatmam gerektiini syledi. Giderek rahatladm; aryan bedenimi dinlendirdim. Nihayet, kalkacak kadar enerji toplamtm. Saatime bakmak

istedim, ama don Juan elini saatimin zerine koyarak beni nledi. Yzm ok nazik bir ekilde douya doru evirip o mendebur zaman aygtna ihtiyacmn olmadn, sihirli bir zamana girdiimizi, erk izi srme yetim var m, yok mu, kesin olarak reneceimizi syledi. evreme baktm. ok geni yksek bir tepenin doruundaydk. Ben bir kaya knts ya da yarna benzeyen bir yere doru yrmek istedim, ama don Juan zplayarak beni nledi. Son kerte kesin bir dille, az bir mesafe temizdeki kara bir dan tepesinden gne doana dek dm olduum yerde kalmam buyurdu. Douyu imleyerek dikkatimi ufuktaki youn bulut kmelerine ekti. Gnein ilk klar bu tepede benim bedenime varmadan nce rzgrn bulutlar uzaklara srklemesinin olumlu bir yora olacan syledi. Sa bacam nde tutarak, yryormu gibi kprdamadan durmam, gzlerimi dorudan doruya ufka doru dikerek deil de, odaklamadan bakmam buyurdu. Bacaklarm kaskat olmutu, kalalarm aryordu. O durumda kalmak tam bir ikenceydi, bacak kaslarm beni tayamayacak denli szlamaktayd. Canm diime takarak dayandm. Yklmak zereydim. Bacaklarmn

titremesini nleyemiyordum, derken don Juan her eyi durdurdu. Oturmama yardm etti. Bulut kmeleri hareket etmiyordu; gnein ufukta douunu grmemitik. Don Juan'n tek sz u oldu: "ok kt." Baarszlnm gerekte ne gibi sonular douracana ilikin sorularm hemen sormadm, ama don Juan' tanyordum, yoralarnn hkmne gre hareket etmi olduuna emindim. Demek ki o sabah yora gelmemiti. Baldrlarmdaki arlar yok olmutu, iim esenlikle dolmutu. Kaslarm gevetebilmek iin zplamaya baladm. Don Juan ok yumuak bir ekilde bitiikteki bir tepeye koup ordaki belli bir bitkiden birka yaprak koparmam, kaslarmn arsn gidermek iin bacaklarm onlarla ovmam syledi. Benim durduum yerden geni bir alana yaylm yeil bir bitki kmesini rahata grebiliyordum. Yapraklar epey nemli grnyordu. Onlar daha nce de kullanmtm. Beni rahatlattklarn pek syleyemem, ama don Juan gerekten dost bitkilerin etkilerinin insann onlar fark edemeyecei denli gizli olduklarn, gene de her zaman beklenen yararlan saladklarn ileri srerdi.

Tepeden trmandm. Dinlenesiye

aaya Tepesine kadar

doru

koarak

br nefes

tepeye nefese de

vardmzda, zaman

kaldm grdm. epey geti, midem bulanyordu. Rahatlayana dek yere melip bir sre dinlendim. Sonra ayaa kalkp toplamam istedii yapraklara doru uzandm. Ama o bitkiyi bulamadm. evreme bakndm. Doru yerde olduuma emindim, ama o tepenin doruu civarnda o bizim bitkiye uzaktan da olsa benzeyen hibir bitki gremedim. Ama onu grdm nokta buras olmalyd. Bulunduum yerden baka herhangi bir yer, don Juan'n durduu yerden bakan bir kimse iin gz eriminin dnda kalrd. Aramay brakarak br tepeye gittim. Hata yaptm anlattmda, don Juan hogryle glmsedi. "Ne diye hata dersin ki buna sen?" diye sordu. "Belli ki o bitki orada deil?" dedim. "Ama onu grmtn, deil mi?" "Grdm sanmtm." "imdi onun yerinde ne grmektesin?" "Hibir ey." O bitkiyi grdm sandm noktada bitki namna hibir ey bulunmuyordu. Grm olduum eyin grsel bir aldanma, bir tr serap olduunu aklamaya altm. Herhalde ar yorulmutum da, younluum

yznden aslnda orada olmayan bir eyi grrm gibi olmutum. Don Juan tatl tatl glmseyerek ksa bir an beni szd. "Hata filan grmyorum ben," dedi. "O bitki tepenin doruunda duruyor ite." Glme sras bana gelmiti. Btn o blgeyi dikkatle taradm. Grnrde yle bir bitki yoktu; daha nceki deneyimimin bir sanrlanma olduuna ilikin kanm pekiti. Don Juan gayet sakin bir ekilde tepeden aa inmeye balayarak onu izlememi imledi. kimiz birlikte br tepeye trmandk; yz Don bitkiyi emin, Juan grm alayl da olduumu ekilde ekilde zannettiim noktada durduk. Ben, yzde bir ayn glmsyordum. glmsemekteydi. "Tepenin br tarafna git," dedi. "Bitkiyi orda bulacaksn." Ben, tepenin br yarsnn gr alanmn dnda kaldn ileri srerek, orada bir bitki olabileceini, ama bunun herhangi bir anlam tamadn belirttim. Don Juan bann bir devinimiyle onu izlememi imledi. Tepeyi doruca ap gideceine, tepenin

etrafndan dolaarak gayet alml bir ekilde yeil bir bitkinin nnde, bitkiye bakmakszn durdu. Sonra dnerek bana bakt. Bu yabans, delici bir bakt. "Burada bu bitkilerden yzlercesi vardr," dedi. Don Juan gayet sabrl bir ekilde tepenin teki tarafndan aaya doru inmeye balad, ben de onun ardndan. Her yerde ona benzer bir bitki aradk. Ama grnrde bitki filan yoktu. Baka bir bitkiye rastlayana dek eyrek mil kadar ilerlemitik. Bir kelime bile sylemeden don Juan beni ilk tepenin doruuna geri gtrd. Orada bir an durduk. Sonra don Juan beni bu sefer kar t dorultuda baka bir bitki arama gezisine kard. evreyi taraya taraya bir mil kadar tede iki bitki daha bulduk. Yerden birbirlerine bitiik olarak kyor, youn iki kme halinde, evrelerindeki btn br bitkilerden daha fazla serpilerek yaylyorlard. Don Juan ciddi bir ifadeyle bana bakt. Bunun nedenini karamamtm. "Bu pek yabans bi yora," dedi. lk tepenin doruuna, oraya yeni bir dorultudan yaklamak amacyla bu defa daha uzun bir yoldan dolaarak dndk. Don Juan o yrede bu bitkilerden pek az sayda bulunduunu kantlamak iin adeta elinden

gelen her eyi yapmaktayd. Dn yolumuzda o bitkilerden hi bulamadk. Tepenin doruuna vardmzda tam bir sessizlik iinde oturduk. Don Juan sukabaklarn fileden karp zd. "Yemekten sonra bi eyciin kalmaz," dedi. Neesini gizleyemiyordu. Bam tapklayarak glmserken keyfine diyecek yoktu. Neler olduunu anlayamyordum. Bu yeni gelimeler beni tedirgin etmekteydi, ama o anda bunlar dnemeyecek denli a ve yorgundum. Yemekten sonra uykum iyice bastrmt. Don Juan srarla benim gzlerimi odaklamakszn bakma yntemiyle tepenin zerinde o bitkiyi grdm yerde uyumaya uygun bir nokta aramam syledi: Bir yeri setim. Don Juan o noktadan biraz toprak alarak bedenim lsnde bir daire oluturdu. allardan byk bir zenle kopard taze dallarla o dairenin iini sprd. Aslnda sadece sprlm gibi yapyor, dallarla yere hi dokunmuyordu. Ardndan, dairenin iindeki yzeyden btn talar ayklayarak merkezine yd; onlar titizce boylarna gre eit iki kmeye ayrd. "O talarla ne yapyorsun?" diye sordum. "Bunlar ta deil ki," dedi. "p bunlar. Senin noktan asl tutacaktr.

Don Juan talarn daha kk olanlarn alarak, onlar dairenin evresine yerletirdi. Aralarnda eit mesafeler brakyor, bir duvarc ustas gibi her bir ta bir dal parasyla birlikte skca yere akyordu. Benim dairenin iine girmeme izin vermiyor, yaptklarn dairenin etrafnda yryerek izlememi istiyordu. Don Juan saatin tersi dorultuda on sekiz ta saymt. "imdi tepeden aa ko da, dzlkte bekle," dedi. "Ben kyya gelip senin uygun noktada durup durmadna bakacam." "Ne yapacaksn ki." "plerden her birini sana atacam," dedi don Juan, daha iri talarn bulunduu kmeyi gstererek, "Sen de onlar benim brlerini yere aktm gibi imleyeceim noktaya akacaksn." "Son kerte dikkatli olman gerek. nsann, erkle urarken mkemmel olmas gerek. Burada hatalar lmcldr. Bunlardan her biri bi iptir, ortaklkta babo- brakldklar takdirde bizi ldrebilecek bi ip; onun iin kesinlikle hata yapmaman gerek. Gzlerini ipi atacam noktaya dikmeksin. ayet herhangi bi eyden dikkatin dalrsa, ip sradan bi taa dnr de onun etrafndaki br kayalardan ayrt edemezsin."

"pleri" tepeden aaya teker teker tamann daha kolay olacan syledim don Juan'a. Don Juan glerek ban hayr, demecesine sallad. "ptir bunlar," dedi dayatarak. "Benim onlar sana frlatarak atmam, senin de onlar yakalaman gerek." Bu ii yerine getirmek saatler almt. Gerektirdii konsantrasyonun younluu ikenceden farkszd. Don Juan her defasnda dikkatli olmam, Byle baklarm yapmakta odaklamamam anmsatyordu.

haklyd. Tepeden aaya doru zplayarak, yolu zerinde arpt br kayalar devirerek inen bir ta yakalamak gerekten ldrtc bir iti. Daireyi tamamyla evirip de dorua trmandmda, dp lvereceimi sanyordum. Don Juan toplad kimi yapraklar dairenin iine yatak gibi demiti. Bana da birka yaprak verdi; onlar pantolonumun cebine yerletirerek, gbeimin tenine yakn tutmam syledi. ihtiyacm Onlarn beni lk da tutacan, ekledi. yumuack battaniyeye iine yatak bir olmayacan Yapraklar Dairenin

yatrverdim.

oluturuyordu, hemen uyuyuvermiim. Uyandmda akam olmak zereydi. Hava rzgrl ve bulutluydu. Tepemizdeki bulutlar kesif kmebulutlard; ama batya doru ince saakbulutlara

dnyorlard, zaman zaman da gne onlarn zerine vurmaktayd. Uyku beni zindeletirmiti. Kendimi enerjik ve mutlu hissediyordum. Rzgr beni tedirgin etmiyordu. myordum. Bam kollanma dayayp etrafa baktm. Daha nce farkna varamamm, tepenin doruu epey yksekti. Bat ynnde manzara ok etkileyiciydi. Alak tepelerle dolu ovalk bir arazi vardsonra da l balyordu. Kuzeye ve douya doru sra sra koyu kahverengi dalarn doruklar yer almakta, gneye doru da usuz bucaksz yer yer tepelik bir arazi ile ok uzaktaki mavi dalar grnmekteydi. Kalkp oturdum. Don Juan grnrlerde yoktu. Beni orada yalnz brakm olabileceini geirdim, arabama nasl gidebileceimi de bilmiyordum. Yeniden yaprak yatama uzandm; ne tuhaftr, kayglarm yok oluverdi. Gene bir esenlik duygusu beni sard. Kendimi salkl hissediyordum. Dingin bir cokunluk iimi doldurmutu. Batdan esen yumuak bir yel beni tmeden tm bedenimi yalyordu. Esintiyi yzmde, kulaklarmn evresinde tatlca akarak beni ykayp geri ekilen sonra yeniden beni ykayan bir lk su dalgas gibi duyumsamaktaydm. rumuydu bu. Gndelik, rndan ama km zgn

yaammda benzeri olmayan yabans bir varolu duAlamaya baladm,

olduumdan

ya

da

kendime

acdmdan

deil;

adlandramadm, aklamayacam bir sevinten. O noktada sonsuza dek kalma isteini duydum, zaten don Juan koup beni ekerek apar topar o yerden karm olmasayd, kalabilirdim de. "Yeterince ekedursun. Beni dolatrd. tepe doruunun yava, evresinde tam bir sakin sakin iinde Yava sessizlik dinlendin," dedi don Juan beni

yryorduk. Don Juan benim, evreleyen manzaralar gzlemlememi amalyor-mu gibi duyumsamaktaydm. Gzlerini devindirerek ya da enesini uzatarak bulutlarla dalar imledi. Akama yakn bu saatte manzara muhteemdi. imde huu ve keder duygular uyandryordu. ocukluumdaki manzaralar anmsatyordu bana. Tepe doruunun, volkanik bir kayadan oluan en yksek noktasna trmandk; srtmz kayaya dayayp, yzmz gneye doru rahata oturduk. Gneye doru uzanan usuz bucaksz topraklar gerekten ahaneydi. "Bunlarn hepsini belleine naket," diye kulama fsldad don Juan. "Buras senin noktan. Bu sabah sen grmtn, seni yoran oydu. Bu noktay grerek buldun sen. Beklenmedik bi yorayd ama geliverdi ite. Sen istesen de iste-mesen de erk avlayacaksn. Bu insani bi

karar olmann tesinde bi eydir, senin ya da benim kararm deil. "imdi, iin gerei, bu tepenin doruu senin yerindir, senin kutsal yerin; evrendeki her ey senin koruman altndadr. Sen burdaki her eye bakarsan buna karlk onlar da sana gz kulak olurlar." akaya getirerek ordaki her ey benim mlkm m, diye sordum. Don Juan son kerte arbal bir biimde evet, dedi. Ben glerek bu yapmakta olduumuz eyin bana Yeni Dnya'y fetheden spanyollarn ordaki topraklara kendi krallar adna el koymalarn anmsattn anlattm. Onlar da bir dan tepesine trmanarak herhangi bir dorultuda grebildikleri tm araziye sahip karlarm. "yi fikir dorusu," dedi don Juan. "Ben de sana grebildiin tm topraklar veriyorum, hem de bir dorultudaki deil, epeevre hepsini." Don Juan ayaa kalkt, elini uzatp gvdesini tam bir daire izecek ekilde dndrerek, gsterdi: "Btn bu topraklar senin olsun," dedi. Yksek sesle gldm. Don Juan kkrdayarak bana sordu, "Niin olmasn? Bu topraklar niin veremeyeymiim ki sana?" "Sen onlarn sahibi deilsin ki," dedim.

"Ne kar? spanyollar da o lkelere sahip deildiler ama gene de oralar paylatlar. Sen de ayn ekilde niin mlkiyetine geiremeyesin buray?" Glmsemesinin ardndaki gerek niyetini renebilmek amacyla onu inceledim. O anda don Juan bir kahkaha patlatarak handysa kayadan aaya deyazd. "Gznle grebilecein btn topraklar senindir," diye srdrd, hl glmseyerek. "Kullanmak amacyla deil de anmsamak amacyla. Ne ki, bu tepenin doruunu lene dek kullanabilirsin. Ben onu sana veriyorum, zira onu sen kendin buldun. Senindir oras. "Al ve kabul et." Ben doruunu sanrdnz. "Niin olmasn?" diye sordu don Juan benim dncelerimi okumu gibi. "Kabul ediyorum," dedim yarm azla. Don Juan'n glmsemesi kayboldu. Gzlerini ksarak bana bakt. "Bu tepedeki, zellikle doruundaki her kaya, her akl, her bitki senin himayende," dedi. "Burada yaayan glyordum, bana ama don Juan gerekten ok ciddi grnyordu. O komik glmsemesi olmasa, o tepenin verebileceine inanyor

her bi bcek senin dostundur. Sen onlar kullanabilirsin, onlar da seni kullanabilirler." Birka dakika konumakszn durduk. Hibir ey dnemiyordum. Havasndaki deiikliin neler getireceini merak ediyordum ama korku ya da vesvese iinde deildim. Sadece, konumak istemiyordum, o kadar. Nedense, de zor szckler yetersiz, anlamlarn ilikin belirlemek grnyordu/Konumaya

bylesi bir duygum olmamt hi, iinde bulunduum bu olaand havamn farkna varr varmaz derhal konumaya baladm. "Ama ben bu tepeyi ne yapabilirim ki, don Juan?" "zerindeki her bi eyi, her bi zellii belleine naket. Rya grme durumunda gelecein yer burasdr, senin. Erklerle tanacan, gizlerin bi gn sana aklanaca yer burasdr. Sen erk avlamaktasn, buras da senin yerin, glerini toplayacan yerdir. "u anda sana anlamsz gelebilir. stersen sama bi ey olarak kalsn imdilik." Kayadan indik, don Juan beni tepe doruunun batsndaki kk, anak gibi ukur bir yere gtrd. Orada oturup yemek yedik.

Kukusuz o tepenin doruunda benim iin tanmsz bir zevk baheden bir ey vard. Yemek de, dinlemek gibi hi tanmadm enfes bir deneyim olmaktayd. Batan gnein bakrms kzartsn yayd zengin k altnda her ey epeevre yaldzla bezenmi gibi grnyordu. Kendimi tamamyla manzaray izlemeye vermitim; dnmek istemiyordum bile. Don Juan benimle fsldayarak konuuyordu. Ne denli ufak olsa ve nemsiz grnse de, evremizdeki tm ayrntlara ynndeki bakmam manzarann sylyordu. hatlar zellikle ok daha bat gze

arpyordu. Don-Juan, gne ufukta kaybolana dek gzlerimi odaklamakszn gnee bakmam istedi. Gne bulut ya da sis tabakasnn iine gmlmeden hemen nceki birka dakika boyunca, her bakmdan, harikayd. Gne sanki yeryznde bir enlik atei yakmak istiyordu da tutusun, diye alevlerini flyordu. Yzm de krmzlam gibi bir duyguya kapldm. "Kalk ayaa!" diye bard don Juan beni yukarya doru ekedursun. Atlayarak yanmdan uzaklat; kesin, srarl bir sesle durmakta olduum yerde zplamam buyurdu. Ben ayn noktada sekip dururken bedenime bir scakln yayldn duyumsamaya baladm. Bakrms bir scaklkt bu. Damamda ve gzlerimin

"atsnda" da duyumsu-yordum bunu. Sanki bamn tepe blm, bakrms bir kzart yayan serin bir atele yanyordu. neden imdeki Bir bir an ey, geldi, gne kaybolmaya kendimi, balarken giderek daha hzl admlarla zplamama oldu. gerekten uabilecekmiim gibi hafif hissetmeye baladm. Don Juan bileimi skca kavrad. Elinin yapt basn bir ayklk, bir dinginlik havasna girmeme yol at. Yere ktm, o da yanma oturdu. Birka dakika dinlendikten sonra don Juan sessizce ayaa kalktomzumu tplayarak onu izlememi istedi. Gene daha nce oturmu olduumuz o volkanik kayadan oluan dorua trmandk. Kaya bizi souk rzgrdan koruyordu. Don Juan sessizlii bozdu. "Gzel bi yorayd," dedi. "Ne tuhaf! Gnn bitimine rastlad. Seninle ben ok farklyz. Sen gecenin bi yaratsn. Ben sabahn o taze parlakln yelerim. Ya da sabahn parlaklnda arar gne beni, ama senden kaar hep. te yandan, batan gne seni ykad. Alevleri, seni yakmadan kavurdu. Ne tuhaf!" "Ne diye tuhaf olsun?" "Hi bylesini grmemitim. Yora, gelecei zaman, gen gne leminde gelmitir her zaman." "Acaba neden yle oluyor, don Juan?"

"imdi bunlar anlatacak zaman deil," dedi serte. "Bilgi erktir. Ona ilikin konumak iin bile yeterli erki ancak uzun bi srede toplayabilir insan." Israr etmeye altm, ama don Juan derhal konuyu deitirdi. "Rya grme"mdeki gelimeleri sordu. Ryamda, okul ya da baz arkadalarmn evleri gibi belirli yerleri grmeye balamtm. "Sen o yerlerde gndzn m yoksa geceleyin mi bulunuyordun?" diye sordu. Ryalarmdaki zamanlar, o yerlerde genellikle bulunmaya alk olduum zamanlara tekabl ediyorduokul-daysam evindeysem geceleri. Don Juan gndz vakti ekerleme yaparken "rya grme"ye almam, setiim yeri gerekten, "rya grme" srasnda olduu gibi gzmn nnde canlandrp canland-ramadm aratrmam nerdi. Geceleyin "Rya grmede" duyumsanan eyin "rya grmenin" cereyan ettii gnn zamanna uygun olmas gerektiini anlatt; aksi takdirde insann gznn nnde canlandrm olduu eyler "rya grme" deil, sradan ryalar olurmu. "Kolaylk salamak amacyla, gitmek istediin yere ait olan belli bi nesne semeli, dikkatini onun zerinde odaklamalsn," diye srdrd. "rnein, burada bu gndzleri, arkadalarmn

tepenin doruunda, belirli bi al parasn belleinde yer edene dek gzlemlemelisin. Rya grme srasnda o aly anmsayarak ya da oturduumuz u kayay anmsayarak, ne bileyim burdaki baka herhangi bi eyi anmsayarak hemen buraya gelebilirsin. Rya grme srasnda, rnein byle bi erk yerine odaklanabilirsen oraya gidebilmen daha kolay olur. Ama buraya gelmek istemiyorsan, baka herhangi bi yeri kullanabilirsin. Ola ki senin gittiin okul senin iin bi erk yeridir. Kullan oray. Dikkatini ordaki herhangi bi nesne zerinde younlatr, sonra rya grme srasnda onu bul. "Anmsayacan srdrrsn. "Ne-ki, sen imdi dikkatini bu tepe doruunda var olan her bi ey zerinde odaklamalsn, zira buras senin yaamndaki en nemli yerdir." Don Juan szlerinin etkisini grmeye alrcasna beni szd. "Buras senin lecein yerdir," dedi yumuak bir sesle. Oturu biimimi deitirerek sinirli sinirli kprdandm; glmsedi don Juan. "Ben seninle birlikte bu tepenin doruuna ok kereler geleceim." dedi. "Sonralar sen orasyla mebu olana, bu tepe doruu senin kulaklarndan fkrana dek belirli bi nesneden, ellerine dnersin, sonra baka bi nesneye, derken, bu ekilde

kendi bana buraya geleceksin. Onunla mebu olduun zaman sen kendin anlayacaksn. Bu tepe doruu, imdi olduu gibi, o zaman senin son dansnn yeri olacaktr." "Son dansmla neyi kastediyorsun, don Juan?" "Buras senin son duran olacak," dedi don Juan. "Nerede olursan ol, burada leceksin sen. Her savann lecei bi yer vardr. Unutulmaz anlar dolu, nemli olaylarn izlerini brakt, tansklara tank olduu, gizlerin kendisine akland, kiisel erkini toplad gznn bebei gibi sevdii bi yer. "Bi sava, ne zaman oradan erk toplamak isterse, o gznn bebei gibi sevdii yere dnmek zorundadr. Sava oraya yolculuk yaparak ya da rya grme araclyla gider. "Ve nihayet, bi gn bu dnyadaki zaman tkenip de lmnn, omzuna dokunduunu hissedince, her zaman ank olan tini gznn bebei gibi sevdii o yere uar da, sava orada lmne dans eder. "Her bi savann, yaam boyunca gelitirdii belli bi getalt, belli bi erk duygusu vardr. Bi tr danstr bu. Kendi kiisel erkinin etkisi altnda yapt bi devinme. "ayet lmekte olan bi savann erki snrlysa, ksa srer bu dans; ama erki grkemliyse, dans da yle olur. Ama erki ister kstl, ister grkemli olsun, lm durup onun dnyadaki son durana tanklk eder. Yaamnn

meakkatini dans bitene dek son defa hikye etmekte olan bi savay gtremez lm." Don Juan'n szleri tylerimi rpertti. Sknet, alacak-karanlk, muhteem manzara, hepsi de oraya bir savann son erk dans imgesini tamamlayc sahne donanm olarak yerletirilmilerdi sanki. "Ben bi sava deilsem de o dans bana retebilir misin?" diye sordum. "Erk avlayan her kimse o dans renmek zorundadr," dedi don Juan, "Ama retemem imdi sana. Yaknda kendine layk bi hasmn olabilir, erkin ilk devinimini o zaman retirim sana. br devinimlerini sen yaadka kendin eklersin. Demem u ki, bi savann getalt, duruu, onun yaamnn yksdr, kiisel erki bydke gelien bi danstr." "Sahiden de lm durup bir savann dansn seyreder mi?"

"Bi insandr yalnzca bi sava. Alakgnll bi insan. lmnn hedeflediini deitiremez. Ama onun, akl ermez zorluklarndan sonra erk biriktiren kusursuz tini, lmn ancak bi an, kendi erkini son bi kez anmsamaya yetecek uzunlukta bi an boyunca tutabilir. Diyebiliriz ki, kusursuz tini olan kimselere lmn bi jestidir bu."

Soluumu kesen bir kayg duygusuna kaplarak srf onu bastrmak amacyla konumaya baladm, Don Juan'a, hi len savalar tanyp tanmadn, tanyor idiyse onlarn son danslarnn lmlerini ne biimde etkilemi olduunu sordum. "Kes bunlar," dedi don Juan souka. "lmek muazzam bi olaydr. Kuyruunu titretip kakrdamaktan da te bi eydir." "Ben de lmmn nnde dans edecek miyim, don Juan?" "Ebette. Sen henz bi sava gibi yaamyorsan da kiisel erk toplamaktasn. Bugn gne sana bi yora verdi. Yaamnda yapacan en hayrl ii sen yarn akama doru gerekletireceksin. Belli ki sen sabahn o gencecik olgun, parlaklndan lmekteki holanmyorsun. Sabahlar Senin yolculuk yapmak seni amyor. Sen yal, sarmtrak ve gneten hazzediyorsun. istediin ey atein scakl deil, kzarts sadece. "Dediim gibi, sen dansn bi gnn bitiminde burada, bu tepenin doruunda yapacaksn. Son dansn yaparken verdiin mcadeleleri, kazandn ve yitirdiin savalar anlatacaksn; kiisel erkle karamaktan tr duyduun sevinleri ve aknlklar dile getireceksin. Senin dansn, biriktiregeldiin gizleri,

tansklar hikye edecek. Senin lmn burada oturup seni izleyecek. "lmekteki gnein kzarts bugn olduu gibi seni yakmakszn yzne vuracak. Yumuak bi yel tatl tatl esecek de, senin tepe doruun sarslacak. Sen dansnn sonuna varrken gnee bakacaksn, zira onu bi daha ne uyankken ne de rya grme durumunda hi gremeyeceksin; sonra senin lmn gneyi imleyecek. Engin topraklar."

14 -Erk Trs

Cumartesi, 8 Nisan 1962

"lmn bir kiilii var mdr, don Juan?". diye sordum sundurmada otururken. Don Juan armcasna bakakald. Marketten ona getirmi olduum dolu bir kesekdn tutmaktayd. Onu dikkatlice yere brakt, gelip nmde oturdu. Cesaret bularak, bir savann son dansn seyreden

lmn bir insan eklinde mi, yoksa insana benzer bir ey mi olduunu renmek istediimi anlattm. "Ne fark eder ki?" diye sordu don Juan. Ben de ona bu imgenin beni bylediini, onun bu fikre nasl ulam olduunu renmek istediimi syledim. Bunun byle olduunu nasl biliyordu. "ok basit bi ey bu," dedi. "Bi bilgi adam lmn son tank olduunu bilir, zira grr." "Yani sen bir savann son dansna tanklk ettin mi kendin?" "Yo. nsan tanklk edemez buna. Yalnzca lm yapabilir bunu. Ne ki, benim kendi lmmn bana baktn, benim de lrm gibi dans ettiimi grmlm vardr. Dansmn sonunda lm herhangi bi yn imlemedi, gzmn bebei gibi sevdiim yer de benimle vedalaarak sallanmad. Demek ki bu dnyadaki zamanm henz dolmamt da, lmemitim. Btn bunlar olduu zaman, snrl erke sahiptim, kendi lmmn hedefini anlamamtm, onun iin lyorum sanmtm." "Senin lmn bir insana benziyor muydu?" "Ne kaz kafalsn yarabbi. Soru sorarak bi eyi anlayacan m sanrsn. Hi sanmam, ama ben kimim ki?

"lm insana filan benzemez. Bi tr varlktr o. Ama onun hibi ey olmadn syleyebileceimiz gibi her ey olduunu da syleyebiliriz. Her ikisinde de gereklik pay var. lm insann istedii her bi eydir. "Benim insanlarla aram iyidir, onun iin lm bi insana benzetirim ben. Gizler de eker beni, onun iin gzleri ukurdur lmn bana gre. Onlarn iinden telere bakabilirim. Bi ift pencere gibidir gzleri, ama gzlerin devindii gibi devinen. O halde, diyebilirim ki, bi sava yeryzndeki son dansn oynarken lm iki delik gzyle onu izler." "Ama bu yalnz senin iin mi byle, don Juan, yoksa br savalar iin de mi?" "Erk dans yapan her sava iin ayndr, ama deildir de. lm bi savann son dansna tanklk eder de, bi savann kendi lmn ne biimde grdne gelince kiisel bi meseledir bu. Herhangi bi ey olabilir bi ku, bi k, bi insan, bi al, bi akl, bi para sis, ya da bilinmeyen bi varlk." Don Juan'n lm imgeleri beni tedirgin etmiti. Sorularm bulamayarak tevik etti. seslendirmeye kekelemeye uygun baladm. szckleri Don Juan

glmseyerek bana baktkonuabilmem iin beni

Ona bir savann kendi lmn grme biiminin yetitirili tarzna dayanp dayanmadn sondum. Yuma ve Yaqui Kzlderililerini rnek olarak gsterdim. Benim fikrime gre insann lme ilikin imgelemlerini, iinde bulunduu kltr belirledi. "nsann yetitirili tarzyla yok bi ilgisi," dedi don Juan. "nsann herhangi bi eyi ne ekilde yapacan belirleyen ey kiisel erktir. Bi insan yalnzca kendi kiisel erkinin bi toplamdr, o toplam da, o insann nasl yaayacan, nasl leceini belirler." "Kiisel erk nedir?" "Kiisel erk bi duygudur," dedi don Juan. "ansl olmak gibi bi ey. Ya da ona bi hava, bi ruh hali de, diyebiliriz. Kiisel erk insann kkenine baklmakszn edindii bir eydir. Bi savann bi erk avcs olduunu, erkin nasl avlanp biriktirileceini sana retmekte olduumu anlatmtm. onu Senin skntn, aslnda olaslna hepimizin sknts, ikna olmamaktr. Kiisel erkin kullanlabileceine, olmadn sen." Don Juan'a ok mantkl konutuunu, beni ikna etmi olduunu syledim. Gld. Ben o tr ikna olmaktan sz etmiyorum." dedi. biriktirmenin inanmaya gereksinmen var; ama u ana dek ikna

Yumruuyla omzuma iki kez hafife vurarak kkr kkr gld. "Bak, piyazlanmaya ihtiyacm yok benim." Ciddi olduum hususunda onu temin etmem gerekirmi duygusuna kapldm. "Hi kukum yok," dedi don Juan. "Ama ikna olmak, demek kendi bana eyleme geebilmek, demektir. Bunu yapabilmen iin daha epeyce aba sarf etmen gerekir. Yapman gereken ok ey var daha. Sen daha yeni baladn." Don Juan bir an konumadan durdu. Yzne uysal bir ifade yayld. "Kimi zaman bana kendimi anmsatyor olman ne tuhaf," diye srdrd. "Ben de savann yolunu izlemek istememitim. Btn o abalarn bouna olduu inancndaym, sonunda hepimiz leceimiz iin bi sava olmak ne fark ederdi ki? Yanlmm. Ama bunu kendi kendime renmem gerekti. Yanlm olduunu kavradn zaman, ne mthi bi fark ettiini anladn zaman, ikna olduunu syleyebilirsin. Sonra da kendi bana ilerleyebilirsin. Hatta kendi bana bi bilgi adam bile olabilirsin." Don Juan'dan, bilgi adam demekle neyi kastettiini aklamasn istedim.

"Bi gerekten

bilgi

adam, katlanm

renmenin bi

meakkatlerine dedi. erkin kiisel

kimsedir,"

"Sabrszlanmadan, insandr."

savsaklamadan,

gizlerini zmekte sonuna dek azimle ilerlemi olan bi Don Juan bilgi adam kavramn ksaca anlattktan sonra bu konuyu bi yana brakmamz nerdibenim kiisel erk biriktirme fikriyle ilgilenmemin daha doru olacan syledi. "Bunu havsalam almyor," diye kar ktm. "Senin bana ne yaptrmak istediini bir trl anlayamyorum." "Erk avlamak yabans bi itir," dedi don Juan. "Onun nce bi fikir olmas gerekir, sonra da adm adm ilerlemesi, sonra bi bakmsn, hoop! Gerekleivermi." "Nasl gerekleir yani?" Don Juan ayaa kalkt. Kollarm gerip srtn bir kedi gibi kabartt. Kemikleri, her zamanki gibi, bir dizi ktrt sesleri kard. "Haydi, gidelim," dedi. "nmzde uzun bi yolculuk var" "Ama sana sormak istediim o kadar ok ey var ki," dedim. "Bi erk yerine gidiyoruz," dedi eve girerken. "Somlarn oraya vardmzda sorarsn. Konuma frsat buluruz orda her-hal."

Arabayla gideceimizi sanmtm, o nedenle kalkp arabama doru yrdm, ama don Juan evden bana seslenerek sukabaklarn koyduu fileyi almam istedi. Evinin ardndaki l alln kysnda beni beklemekteydi. "Acele etmemiz gerek," dedi. Bat Sierra Madre dalarnn alaktaki yamalarna leden sonra sralarnda ulatk. Ilk bir gn olmutu, ama vakit ilerledike rzgr tmeye balamt. Don Juan bir kayann zerine oturarak, benim de ayn eyi yapmam imledi. "Bu defa ne yapacaz, don Juan?" "Pekl biliyorsun ki buraya erk avlamaya geldik." "Biliyorum. Ama burada ne yapacamz merak ettim de." "Vallahi hibi fikrim yok benim de." "Yani izlenecek bi programn filan yok mu?" "Erk avcl pek yabans bir itir," dedi don Juan. "nceden plan tasarlanmas olanaksz zira bi eydir. kiisel Onu erkine heyecanl klan da budur ya. Ne var ki, bi sava bi varmcasna davranr, gvenmektedir. Bu davrann kendisini en uygun bi biimde eyleme geirteceine kesinlikle inanr." Bu anlattklarnn bir bakma eliki olduunu syledim ona. ayet bir sava zaten kiisel erke sahipse, o takdirde niin erk peindeydi?

Don Juan kalarn kaldrarak gya bkknm gibi devindirdi. "Kiisel erk avlayan kimse sensin," dedi. "Bense, zaten erke sahip olan bi savaym. Sen bana bi programm var m, diye sordun, ben de kendi kiisel erkimin bana klavuzluk edeceine gvendiimi, bi plana gereksinme duymadm syledim." Bir an konumakszn durduk, sonra yrmeye baladk. Yamalar epey dik olduundan onlara trmanmak benim iin ok g, ve son derece yorucuydu. te yandan, don Juan'n takati handysa tkenmez gibiydi. Kotuu ya da telaland yoktu. Deimeyen bir tempoyla yryor, hi mi hi yorulmuyordu. Hatta, muazzam, nerdeyse doksan derece diklikte bir yamac trmandktan sonra dahi, terlemediine dikkat ettim. Ben o yamacn tepesine vardmda don Juan oraya oktan ulam, beni beklemekteydi. Ben onun yanna kerken kalbimin barmdan darya frlayacan sanyordum. Srtst yattm, alnmdan arl arl terler akyordu. Don Juan yksek sesle glerek beni bir sre saa sola sallad. Bu ekilde devinmem soluk alp vermemi rahatlatmt. Bedensel salamlnn beni hayrete drdn syledim ona.

"Daha ilk gnden bu yana senin dikkatini bunun zerine ekmeye alagelmekteyim," dedi. "Sen hi de yal deilsin, don Juan!" "Elbet deilim. Bunun farkna varman iin urayordum hep." "Nasl gen kalyorsun?" "Hibi ey yapmyorum ben. Bedenim gayet rahat, hepsi o kadar. Ben de kendime ok iyi bakyorum, onun iin yorulmam, tedirgin olmam iin bi neden yok ki. Bunun gizi, kendine neler yaptnda deil, neler yapmadndadr." Bunu aklamasn istedim. Benim anlamakta yetersiz kaldmn bilincindeydi sanki. Anlaylca glmseyerek ayaa kalkt. "Buras bi erk yeridir," dedi. "Bu tepenin doruunda kamp kuracak bi yer bul bize." Ben kar kmaya baladm. Bedenime neler yapmamam gerektiini aklamasn istedim ondan. Elini buyurganca devindirdi. "Kes u samalklar," dedi lk bir sesle. "Bu kez de salt eyleme ge bakalm ne olacak. Dinlenebilecein uygun bi yer bulman ne kadar uzun srerse srsn, nemi yok. Ola ki btn gece srebilir. Hatta o noktay bulmann da yok bi nemi; nemli olan ey bulmaya almandr."

Not defterimi antama koyup ayaa kalktm. Don Juan, bir dinlenme yeri bulmam istediim zamanlar, saysz kereler yapm olduu gibi, gzlerimi herhangi bir nokta zerinde odaklamakszn, grm bulanklancaya dek gzlerimi ksarak bakmam bana hatrlatt. Yan kapal gzlerimle yeri tarayarak yrmeye baladm. Don Juan bir metre kadar samda, birka adm arkamdan yryordu. nce tepe doruunun evresini dolatm. Amacm sarmal bir izlekten merkeze doru ilerlemekti. Ama ben tepe doruunun evresinde ilk turumu bitirirken, don Juan beni nledi. Allm yeleme huyumun gene ortaya ktn syledi. Taklgan bir sesle kukusuz btn alan sistematik bir ekilde dolaacam, ama bu berbat yntemle uygun belirtti. noktay o sezemeyip skalayacam nerede olduunu Kendisinin, noktann

bildiini, o nedenle benim geliigzel baka yeri gsterme ansmn da bulunmadm ekledi. "Pekl, ne yapmalym ya?" diye sordum. Don Juan beni yere oturttu. Sonra, birka ayr allktan birer yaprak kopararak onlar bana verdi. Srtst yapraklar yere yatmam ve kemerimi geveterek zerine gbeimin etrafnda tenimin

yerletirmemi buyurdu. Hareketlerimi denetleyerek, yapraklan iki elimle bedenime doru bastrmam istedi. Sonra gzlerimi kapatmam buyurdusonularn mkemmel olmasn istiyorsam ellerimi yapraklarn zerinde gevetmemem, gzlerimi amamam, bedenimi bir erk pozisyonuna getirdiinde kalkp oturmaya almamam hususunda da beni uyard. Beni sa koltuk altmdan kavrayarak dndrmeye balad. Gzlerimi aralayarak etrafma bakmak iin dayanmaz bir arzu duymaktaydm, ancak don Juan elini gzlerimin zerine koydu. Dikkatimi yalnzca yapraklardan Bir sre gelecek hareket olan scakl hissetmeye sonra yneltmemi buyurdu. etmeden yattm, yapraklardan yabans bir snn yayldn hissetmeye baladm. lkin sy avularmn iinde duyumsamtm; sonra lklk karnma da yaylr oldu da, sonunda tm bedenimi kaplad. Birka dakika iinde ayaklarm scaktan yanmaya balamt ki, bu da bana ateimin ykseldii zamanlar hatrlatmt. Don Juan'a, ok rahatszlk verdii iin ayakkablarm karmak istediimi syledim. O da ayaa kalkmama yardm edeceini, ama o syleyene dek gzlerimi amamam, dinleneceim o uygun noktay

bulmama Ayaa

dek

yapraklar zaman

kamma don Juan

bastrmay kulama

srdrmem gerektiini anlatt. kalktm fsldayarak gzlerimi amam, yapraklardaki erkin beni ekmesi ve gtmesiyle plansz bir ekilde yrmemi syledi. Amaszcasna ykselen ss yrmeye tedirgin baladm. ediyordu. Bedenimin Ateimin beni

ykseldiine emindim; don Juan'n bunu nasl yapm olabileceini dnmeye baladm. Don Juan ardmda yrmekteydi. Birden, handysa beni felce uratan bir lk koyuverdi. Sonra, glerek, ani grltlerin naho cinleri karttn anlatt. Ben gzlerim ksl yarm saat kadar bir ileri bir geri dolandm durdum. O sre boyunca bedenimdeki scaklk zevkli bir lkla dnmt. Ben de tepe doruunu arnlarken, kendimi ku gibi hafif hisseder oldum. Ama hayal krklna uramtm; ben bir bakma grsel bir olayla karlaacam sanmtm, oysa gr alanmn iindene olaand bir renge, ne bir parltya, ne kara ktlelerehibir deiiklie rastlamamtm. Sonunda olan gzlerimi ksmaktan bir yorulup onlar nnde amtm. Tepe doruundaki birka kayalk yerden biri kumtandan kk kntnn durmaktaydm; br yerler, kk bitkilerin geni

aralklarla yer ald toprak bir zeminden oluuyordu. Buradaki bitkiler bir sre nce yanm da yeniden srm, henz tam gelimemi gibi grnmekteydiler. Bilinmez bir nedenle o kumta kntnn gzel bir yer olduunu dndm. Onun nnde uzun bir sre durdum. Sonra gidip zerinde oturuverdim. "iyi! yi!" dedi don Juan srtm tplayarak. Sonra, Ben yapraklar giysilerimin altndan alr zenle almaz kararak, onlar kayann zerine yerletirmemi syledi. yapraklan tenimin zerinden serinlemeye balamtm. Nabzma baktm. Normal gzkyordu. Don Juan glerek bana, "Doktor Carlos," diye seslendi, onun da nabzna bakmam istedi. Don Juan hissettiim eyin yapraklardaki erk olduunu, o erkin zihnimi aarak grevimi yerine getirmemi saladn syledi. Ben btn itenliimle belli hibir ey yapmam olduumu, o yere srf yorulmu olduumdan, kumtann rengini ok ekici bulduumdan dolay oturduumu ileri srdm. Don Juan bir ey demedi. Benden birka adm tede durmaktayd. Anszn geriye doru adayarak inanlmaz bir eviklikle kimi allklarn zerinden zpladbiraz tedeki bir kayaln tepesine kondu.

"Ne oluyor?" diye telala sordum. "Yapraklarna doru esen rzgrn dorultusuna bak," dedi don Juan. "abuk say onlar . Rzgr geliyor. Yansn sakla, onlar gene kanunin zerine koyarsn." Yirmi yaprak saymtm. Onunu gmleimin altna soktum, sonra sert bir esintinin br yapraklan uuruunu seyrederken, gerek bir varlk onlar yeil alln ekilsiz ktlesine doru bile bile srklyormu gibi tekinsiz bir duyguya kaplmtm. Don Juan benim bulunduum yere geldi; yanma, sol tarafma, yz gneye dndk, oturdu. Uzun sre hi konumadan durduk. Ne diyeceimi bilemiyordum. Bitkin bir haldeydim. Gzlerimi kapatmak istiyor ama buna cesaret edemiyordum. Don Juan benim bu halimi sezmi olmal ki, istersem uyuyabileceimi syledi. Ellerimi karnmn zerine, yapraklarn stne yerletirmemi, "gzmn bebei gibi sevdiim o yerde" benim iin yapm olduu o "ipten" yatan zerinde asl olarak yatmakta olduumu dnmemi istedi. Gzlerimi kapattm, br tepe doruunda uyurken duyumsam olduum bir huzur ve bereket duygusu gene beni kaplad. Gerekten havada asl m durmaktaym, diye bakaym, derken uyumu gitmiim.

Gnein batmna az kala uyandm. Uyku beni tazelemi, dinletirmiti. Don Juan da uyumutu. O da gzlerini benimle ayn anda amt. Hava rzgrlyd, ama myordum. Karnndaki yapraklar bir frn, bir tr stc ilevini grmekteydi. evreye bir gz attm. Dinlenmek iin setiim yer kke bir anaa benziyordu. inde, uzun bir sedire oturur gibi durulabilirdi; srtmz dayayabilecek kayadan bir duvar bile vard. Don Juan'n not defterimi getirip bamn altna yastk ettiini de bulguladm. "Tam yerini bulduydun," dedi Don Juan, glmseyerek. "Her ey tam da sana sylediim gibi gerekleti. Erk seni buraya senin herhangi bi plan yapmana hacet kalmakszn getirdi." "Bana verdiin o yapraklar neydi yle?" diye sordum. Yapraklardan yaylan, battaniye ya da kaln giysiler olmakszn beni yle rahat bir havaya sokan lklk gerekten son kerte merak ettiim bir olayd. "Yalnzca yapraklar ite," dedi don Juan. "Yani ben herhangi bir aldan yaprak koparsam onlar da ayn etkiyi gsterir mi zerimde?" "Yo. Bunu senin yapabileceini sylemek deildi, meramm. Sende kiisel erk yok. Demem u ki, her bi trl yaprak sana yarar salayabilir, yeter ki onlar

sana veren kimsede erk bulunsun. Bugn sana yarar salayan ey yapraklar deil, erkti." "Senin erkin mi, don Juan?" "Benim erkimdi, diyebilirsin herhal, ama bu pek doru olmaz. Erk hibi kimseye ait deildir. Kimilerimiz onu devire-bilir, o zaman dolayszcasna baka birisine aktarlabilir. Bak anlataym, biriktirilmi erkin gizi yledir ki, o yalnzca baka bi kimsenin erk biriktirmesine yardmc olmak amacyla kullanlabilir." Don Juan'a, kendisindeki erkin sadece bakalarna yardm etmek amacyla snrl olduunu mu anlatmak istediini sordum. Don Juan sabrllkla, kiisel erkini istedii ekilde kullanabileceini, onunla can ne isterse yapabileceini, ama onu dolayszcasna bir baka kimseye aktarmaya gelince, o kimse onu kendi kiisel erk araynda kullanmadka hibir ie yaramayacan anlatt. "Bi insann yapt her bi ey onun kiisel erkine baldr," diye srdrd don Juan. "Onun iin, erkli insanlarn eylemleri, kiisel erki olmayan kimseleri hayretlere drr. Erkin ne olduunu kavramak iin bile erkli olmak gerekir. Daha ilk gnden beri hep bunu anlatyorum ya sana. Ama anlamadn bilmekteyim; anlamak istemediinden deil de kiisel erkinin pek az oluundan dolay."

"Ne yapmam gerekir, don Juan?" "Hibi ey. imdi olduun gibi ilerle yeter. Erk bi yolunu bulur." Don Juan ayaa kalkp, evresindeki her bir eye baka baka tam bir daire izerek dnd. Gzleriyle birlikte bedeni de devinmekteydi; bu hareketi bende sabit bir hzla yz altm derece dnen mekanik bir oyuncak hissini yaratmt. Azm ak ona bakmaktaym. Don Juan, aknlmn farknda, glmsemesini gizledi. "Bugn sen gece karanlnda erk avlayacaksn," diyerek, oturdu. "Anlayamadm, affedersin?" "Bu gece cesaretini toplayp o bilinmeyen tepelere gideceksin. Karanlkta tepe deildir oralar." "Nedir ya?" "Baka bir eydirler. Senin dnemeyecein bi eyler, zira sen onlarn varlklarna asla tank olmamsndr." "Ne demek istiyorsun, don Juan? Bu tekinsiz szlerinle beni korkutup duruyorsun hep." Don Juan glerek baldrm hafife tekmeledi. "Bu dnya gizemli bi yerdir," dedi. "Senin dlediin gibi bi yer deildir kesinlikle." Zihnini toparlarcasna duralad bir an. Bir yandan kafasn tartnd bir ekilde bir aa bir yukar

oynatrken bir yandan da glmseyerek ekledi: "Bi bakma da senin dlediin gibidir, ama ondan baka eyler de vardr bu dnyada; hem de daha pek ok eyler... Onlardan kimilerini zaten bulgulayagelmektesin, ola ki bu gece bi yann daha reneceksin dnyann." Don Juan'n sesindeki ton tm bedenimi rpertti. "Neler tasarlyorsun gene?" diye sordum. "Bi ey tasarlamam ben. Her ey, sana bu noktay bulduran o erke belirlenir." Don Juan ayaa kalkarak uzaklardaki bir eyi gsterdi. Benim de kalkp bakmam istediini sandm. Srayp itti. "Ben izle demedim ki sana," dedi hain bir sesle. Sonra sesinin tonunu yumuatarak ekledi: "Bu gece senin iin epey zor geecek, toplayabildiin tm kiisel erke gereksinmen olacak. Olduun yerde kal da, enerjini sonraya sakla." Don Juan herhangi bir eyi gstermek istemediini, sadece orada baz eyler var mj, diye bakmakta olduunu aklad. Her eyin yolunda olduuna ilikin bana gvence vererek sessizce oturup bir eylerle megul olmam, zira zifiri karanlk tepeleri bastrana ayaa kalkmaya alrken, daha tam kalkmadan, don Juan beni byk bir iddetle yere doru

dek notiarm yazacak daha epey zamanm olduunu syledi. Glmsemesi bana da sirayet etmiti; oka rahatlamtm. "Ama ne yapacaz yani, sylesene, don Juan?" Don Juan, iittiklerine inanmadn gsterircesine ban abartl bir ekilde iki yana sallad. "Yaz!" diye buyurarak srtn bana dnd. Bakaca yapacam bir ey kalmamt. Hava, yazamayacam denli kararana dek notlarm yazdm ben de. Don Juan ben yazdm srece hep ayn duruunda kald. Gzlerini bat ynnde uzaklara doru dikmiti; bakaca hibir ey dnlyormu gibiydi. Ama ben yazmay keser kesmez bana doru dnp akac bir sesle beni susturmann tek yolunun nme yiyecek bir eyler vermek, bana yaz yazdrmak ya da beni uyutmak olduunu syledi. Srtantasndan kk bir paket kararak alayile at. Pakette kurutulmu et paralar vard. Don Juan bana bir para uzatt; kendisi de bir para alarak onu inemeye balad. zerinde durmakszn bunun, o srada her ikimizin de gereksindii erk besini olduunu bildirdi. O et parasnn psikotropik bir denli madde atm. ierebilecei olasln dnmeyecek

Sessizlik iinde et kalmayana dek yememizi srdrdk, zaten o srada da ortalk iyice kararmt. Don Juan ayaa kalkp kollaryla srtn devindirerek gerindi. Benim de aym eyi yapmam istedi. Uykudan, oturduktan ya da yrdkten sonra tm bedenin gerinerek esnetilmesi-nin ok yararl bir alk olduunu syledi. Dediini uygulamaya alrken gmleimin altnda tuttuum yapraklardan bazlar pantolonumun paalarndan aa dverdiler. Ben onlar toplasam m, diye geirirken, don Juan onlar unutmam, artk onlara ihtiyacm kalmadn, dp gitmelerinin bir nemi olmadn anlatt. Sonra, don Juan bana oka yaklaarak kulama onu son derece yakndan izlemem, yapt her eyi taklit etmem gerektiini fsldad. Bulunduumuz noktada gven iinde olduumuzu, zira, bir bakma, gecenin kysnda durduumuzu anlatt. "Gece buras deil," diye fsldad, ayayla zerinde durduumuz kayay teperek, "Gece ite orada." Don Juan bizi evreleyen karanl gsterdi. Sonra tama filemi inceleyerek yiyecek dolu olup sukabaklaryla olduu etin not defterimin sa emniyette salim

olmadklarna baktyumuak bir sesle, girimek zere deneyimden kacana

inandndan dolay deil de kendi kusursuz davran biiminin bir gerei olmas bakmndan bir savann her zaman her eyin dzgn bir eklide bulunduundan emin olmas gerektiini syledi. Yapt uyarlar beni rahatlataca yerde, sonumun yaklatnn kesin olduu izlenimini yaratyordu. Alamak istedim. Don Juan'n, szlerinin etkisinin bilincinde olduundan emindim. "Kendi kiisel erkine gven," diye fsldad kulama. "Bu gizlerle dolu dnyada sahip olduun tek eydir o." "Beni hafife ekerek yrmeye balad. Birka adm nmden gitmekteydi. Gzlerimi yere dikip onu izlemeye baladm. Nedense etrafma bakmaya cesaret edemiyordum, gzlerimi yere doru dikerek yrmek beni garip bir ekilde rahatlatyordu; adeta beni ipnotize ediyordu. Ksa bir yryten sonra don Juan durdu, zifiri karanln yaklamakta olduunu, kendisinin benim daha nmden ilerleyeceini, ama bulunduu yeri kk trden bir bayku sesini yknerek bildireceini fsldad. Onun bu yknmesinin balangta biraz hrltl ktn, ama giderek gerek bir bayku l gibi tatllatn bilmekteydim. Yalnz, yanlmamam, br baykularn ayn ekilde kmayan seslerine dikkat etmem hususunda da beni uyard.

Don Juan btn bu ynergeleri bana vermeyi bitirdiinde iyice panie kaplmtm. Koluna yaparak gitmesini nledim. Syleyeceklerimi kavuabilmem rahata iin iki dile getirebilecek sknete

dakikann gemesi gerekti. Karnmn ve midemin zerinde sinirsel bir rperme peyda oldu da tutarl olarak konuamaz oldum. Don Juan dingin ve yumuak bir sesle kendime gelmemi, zira dikkatsiz davrandm takdirde karanln da rzgr gibi beni kapana drebilecek bilinmeyen babo bir varlk olduunu syledi. Onunla baa kabilmek iin son kerte sakin ol-malymm. "Kiisel erkini gecenin erkiyle kaynatrabilmen iin kendini brakabilmelisin," dedi don Juan kulamn iine. Kendisinin sylediinde yakalandm. "lgnlk bu," diye kar ktm. Don Juan ne fkelendi ne de sabrszland. Sakince glerek kulamn iine anlamadm bir eyler fsldad. "Ne diyorsun?" diye atrdayan dilerimin arasndan yksek sesle sordum. Don Juan elini azmn zerine koyarak bir savann, aslnda bir ey bilmedii halde ne yaptn benim biraz bir nmde korku yryeceini daha mantksz nbetine

biliyormuasna davranmas gerektiini syledi. Sonra da bir tmceyi, ezberlememi ister gibi drt kez yineledi. uydu o tmce: "Bi sava, kiisel erki ister kk ister muazzam olsun, ona gvendii takdirde kusursuzdur." Ksa bir bekleyiten sonra nasl olduumu sordu. yi olduumu syleyince, don Juan sessiz sedasz yanmdan uzaklaverdi. Etrafma bakmak istedim. Kesif allklarla kapl bir yerde duruyor gibiydim. Bitki kmelerinin karalts ya da belki de birka bodur aatan gayri hibir eyi ayrt edemiyordum. Dikkatimi seslere ynelttiysem de nemli bir ey iitemedim. Rzgrn uultusu, iri baykularn zaman zaman attklar delici lklarla birtakm baka kularn cvltlar hari tm br sesleri bastryordu. Bir sre tam bir "teyakkuz" halinde bekledim. Sonra kk bir baykuun uzatlm hrlt sesini iittim. Onun don Juan olduuna hi kukum yoktu. Arkamdan bir yerlerden zira gelmekteydi. Arkama dnp o ynde yrmeye baladm. lerlemem ok yava olmaktayd, karanlk hareketlerimi nerdeyse tamamyla kstlamaktayd. On dakika kadar yrm olacam. Birden nmde simsiyah bir ktle atlayverdi. l bastrdm gibi geriye doru k st dverdim. Kulaklarm

nlyordu. yle ok korkmutum ki, nefesim kesilecek gibi oldu. Nefes alabilmek iin azm amak zorunda kaldm.. "Kalk oradan," dedi don Juan yumuak bir sesle. "Seni korkutmak istememitim. Sadece yanna geldiydim." Benim o rezil yryme baktn, karanlkta bir kt-rm kocakar gibi dakikada iki adm ata ata ilerlemeye altm grdn syledi. Bu benzetmesinden pek holanarak yksek sesle gld. Sonra karanlkta yrmenin zel bir yntemini gstermeye balad, don Juan bu ynteme "erk trs" diyordu. nmde eilerek, bedeninin ald pozisyonu anlayabilmem dolatrtt. bklmt. Her adm atnda dizlerini handysa gsne kadar kaldrdn grebileyim, diye nmde yava yava yrd. Sonra hakikaten koarak gzden kayboldu, ve gene dnd. Zifiri karanlkta yle nasl koabileceini havsalam almyordu. "Erk trs geceleyin komaya yarar," diye fsldad kulamn iine. iin ellerimi srtnda ve dizlerinde ne eik Don Juan'n gvdesi hafife

duruyordu, ama belkemii dzd. Dizleri de hafife

Don Juan bunu benim de denememi istedi. Ben, bir ukura der ya da bir kayaya toslarm da bacaklarm krarm, diye pek oral olmadm. Don Juan, gayet sakin, "erk trs"nn son kerte gvenli olduunu syledi. Onun yaptklarn ancak bu tepeleri avucunun ii gibi bilmesinden, bu nedenle de tehlikeli noktalardan kanabilmesinden dolay gerekletirdiine inandm syledim ona. Don Juan ban elleriyle tutarak iddetlice fsldad, "Bu, gecedir! O da, erktir!" Bam yetisinin kiisel defa brakt, bu erkini dizginleri yumuak iyi bir sesle geceleyin ilintisi erkiyle hata dnyann farkl olduunu, onun karanlkta koabilme tepeleri zgrce ele ald tanmasyla akacak, m, bir olmadm aklad. Bunun pf noktasnn insann gecenin kaynaacak biimde brakmas olduunu, ve o erk bir insann artk yapmasnn olanakszlaacan anlatt. Son kerte ciddi bir edayla, ayet bundan kuku duyuyorsam bir an iin cereyan etmekte olan eylere bakmam buyurdu. Kendi yandaki bir adamn o saatte o tepelerde komasnn, gecenin erki ona klavuzluk etmedii takdirde intihar demek olacan da ekledi. "Bak!" diyerek hzla koup karanln iine dald, sonra da geriye dnd.

Bedeninin

devini

biimi

yle

grkemliydi

ki,

gzlerime inanamyordum. Don Juan bir sre olduu yerde zplayp durdu. Bacaklarm kaldr ekli bana bir ksa mesafe koucusunun yar ncesi yapt snma altrmalarn anmsatt. Don Juan sonra onu izlememi istedi. Kendimi iyice skarak, son kerte tedirgin, onu izledim. Byk bir dikkat sarfederek bastm yerleri grmek istedim, ama mesafeleri kestirmek olanakszd. Don Juan geriye dnp yanmda benimle birlikte zplamaya balad. Fsldayarak kendimi gecenin erkine brakmam, az da olsa sahip olduum kiisel erke gvenmem gerektiini, yoksa zgrce devinmenin olanakszlaacan, karanln bir engel olarak grlmesinin, bir baka devinme ynteminin de erkin klavuzluk etmesine izin vermek olduunu bilmediimden dolay, yaptm her eyde srf grme duyusuna gvenmemden kaynaklandm syledi. Birka kez baarsz denemeler yaptm. Ama kendimi bir trl brakamyordum. Bacaklarm bir yerlere arpp kracam, diye dm kopuyordu. Don Juan, ayn noktada kalarak devinmemi, ve "erk trsn" gerekten kullanyormuum gibi duyumsamaya almam buyurdu. Sonra koarak ileriye doru gideceini, ardndan onun bayku ln beklememi syledi. Zaman zaman

gzlerimi kapayarak, bulunduum yerde, dizlerim ve gvdem bkl, zplamay srdrdm; belki bir saat kadar gemiti. zerimdeki gerginlik azar azar yok olmaya balamt, nihayet kendimi olduka rahat hisseder oldum. Ardndan, don Juan'n lm iittim. Don Juan'n nerdii gibi "kendimi brakmaya" alarak sesin geldii dorultuda be alt metre kadar kotum. Ne ki bir alla tkezleyince tm gvensizlik duygularm yeniden canlanverdi. Don Juan beni beklemekteydi; duru biimimi dzeltmeye balad. Israrla en bata, her iki elimin baparmayla iaret parman da doru uzatp br parmaklarm ayalarma doru kvrmam syledi. Sonra da benim hl kendimi srf yetersizlik duygulanma kaptrdm, hibir eyin zerinde odaklanmayarak nmdeki yeri taramay srdrdm takdirde, gece ne denli karanlk olursa olsun, her zaman gayet iyi bir ekilde grebildiimi bildiimi syledi. "Erk trs" da dinlenecek bir yer aramaya benzermi. Her iki i de insann kendisini brakabilmesini, bir gven duygusunu gerektirirmi. "Erk tns" insann gzlerini tam nndeki yere doru evirmesini gerektirirmi, zira saa ya da sola ksa bir nazar atlmas, devinimin aknda bir deiiklie neden olurmu. Don Juan aklayarak, gvdenin ne doru bklmesinin, gzlerin yere

yaklatrlma-s asndan gerekli olduunu; dizlerin gse kadar kaldrlmasnn da admlarn ok ksa ve gvenli olmasna yol atn anlatt. Don Juan balangta bol bol tkezleyeceim hususunda beni uyard, ama altrma yapa yapa tpk gndzn olduu gibi hzl ve gvenli bir ekilde koabileceimi syledi. Saatlerce hareketlerini onun hareketlerini diye taklit bir etmeye, sabrla tledii havaya girmeye altm. Don Juan onun grebileyim, byk nmde durduu noktada zplayarak deviniyor, kimi zaman da bir kou uzaklap tekrar yanma geliyordu. Hatta bazen beni iterek, birka metre komama neden oluyordu. Sonra benden uzaklap bir dizi bayku lklar atarak beni ard. Anlayamadm bir ekilde hi beklenmedik lde bir zgveniyle hareket ediyordum. Bildiim kadaryla bu duyguyu hak edecek bir ey yapmamtm, ama bedenim dnmeden de baz eyleri seziyora benziyordu. rnein, yolumun zerindeki sivri kayalar pek gremiyordum, ama bedenim, dikkatimin dalmasndan dolay dengemi yitirerek meydana gelen birka aksilik hari, hep kylara basmay, ukurlara hi dmemeyi kendi kendine becerebiliyordu. Tam nme rastlayan yerin taranmas iin gereken konsantrasyonun nemi ok bykt. Don Juan, yana ya da fazlaca ileriye

doru

atlan

bir

nazarn,

ak

hemen

kesecei

uyarsnda bulunuyordu. Uzun bir araytan sonra don Juann yerini belirlemitim. Aalara benzeyen birtakm koyu karaltlarn arasnda oturmaktayd. Yerinden kalkp bana doru gelerek gayet iyi kotuumu, ama artk brakma zamannn geldiini, zira slk ala ala bakalarnn da sln taklide balayacaklarndan kayglandn syledi. Ben de dinlenmek istiyordum. Didinmekten bitkin dmtm. Onun szlerini memnunlukla karlayarak, sln kimin taklit edeceini sordum. "Erkler, dostlar, tinler, kim bilir?'- dedi fsldayarak. Don Juan "gecenin varlklar" dedii bu eylerin genellikle ezgiye benzeyen ho sesler kardklarn, ancak insan sesine zg hrltlarla kularn cvltl seslerini karamadklarn aklad. ylesi bir sesi iitir iitmez devinmeyi kesmem gerektii, ve yakn bir zamanda doru tanlama yapmam icap edeceinden dolay bu anlattklarm anmsamam hususunda beni uyard. Sonra beni verek "erk trs"nn ne olduunu iyice anlam bulunduumu, bu konuda ustalaabilmem iin biraz daha gayret etmemin yeterli olacan, ve bunu yapacak frsat gecenin ilerleyen saatlerinde tekrar

bulacam bildirdi. Omzumu tplayarak artk gitmeye hazr olduunu syledi. "Haydi gidelim burdan," diyerek komaya balad. "Dur! Bekle!" diye lgnlar gibi haykrdm. "Yrsek ya." Don Juan durdu, apkasn kard. "Vayy be!" dedi afallamasna. "imdi ne halt edicez? Karanlkta yryemediimi biliyorsun. Yalnzca koabiliyorum garanti." Yzn gremiyordum ama, bunlar srtmakta olduuna emindim. Mahrem bir ey anlatrcasna yryemeyecek denli yalandn, o gece renmi olduum "erk trs"ndan biraz daha yararlanmann hakkmzda hayrl olacan bildirdi. '"Erk trs'ndan yararlanmazsak, imen gibi biileceiz, alimallah," diye fsldad kulamn iine. "Kimin tarafndan?" "Gecenin iinde insanlar kollayan varlklar vardr," diye tm bedenimi rperten bir sesle fsldad don Juan. Onunla ayn hzda komamn art olmadn, sk sk her defasnda drt bayku lyla sinyal vererek onu izlememi salayacan belirtti. sylerken ben. Yrrsem bacaklarm krarm

afak skene dek o tepelerde kalmamz, yola sonra kmamz nerdim. Son derece dramatik bir sesle orada kalmamzn intihar demek olaca karln verdi; oradan canl k-sak bile, gecenin kiisel erkimizi emip tketeceini, gnn ilk badiresinin bizi kolayca helak edebilecei bir duruma getireceini anlatt. "Hi vakit yitirmeyelim," dedi, sonra telal bir sesle, "ekip gidelim burdan," diye ekledi. Beni rahatlatsn, diye, kendisinin mmkn mertebe yava komaya alacan syledi. Son ynergesi de ne olursa olsun hi ses karmamam, nefes alrken bile dikkatli davranmam hususundayd. Gideceimiz yn gstererek her zamankinden daha yava bir tempoyla komaya balad. Onu izledim, ama o ne denli yava kosa da ona yetiemiyordum; ok gemeden, don Juan nndeki karanln iinde grnmez oldu. Yalnz kaldktan sonra, farkna varmakszn olduka hrsl bir tempo gelitirdiimin bilincine vardm. Bunu grmek beni sarsmt. O ekilde komay uzun bir sre devam ettirdim, sonra don Juan'n sinyalini biraz samda iittim. Drt kez art arda tt. ok ksa bir sre sonra don Juann bayku lm yeniden iittim, bu kez gene samdan ama ok daha uzaktan gelmekteydi ses. Oraya ynelmek amacyla krk be derece kadar dndm. br ln ne tarafa

gitmem gerekeceine ilikin daha kesin bir fikir vereceini dnerek o yeni yne doru ilerledim. Yeni bir t daha iittim, ama sesin geldii yn don Juan'la yola ktmz noktaya yakn bir yerdi. Durarak dinlenmeye baladm. Ksa bir mesafe temde iddetli bir grlt iittim. Birbirine arpan iki kayann kard ses gibi bir ey. Kulak kesildimiki kayann hafif hafif srtnmesiyle oluuyormu gibi algladm bir dizi hafif grltler iittim. Ardndan bir bayku sesi daha geldi; o anda don Juan'n ne demek istediini anlayverdim. Gerekten ezgiye benzeyen bir sesti bu. Gerek bir baykuun sesinden kesinlikle daha uzun ve daha tatl bir ses. Yabans bir korku duygusuna kapldm. Kammda bir skma peyda oldusanki birisi beni belimden kavram da yere doru ekmekteydi. Geriye dnp kart istikamete doru yar zplayarak komaya hazrlandm. Uzaktan hafif bir bayku sesi geldi. Ardndan lk daha iittim. Don Juan'n sesiydi bu. O yne doru komaya baladm. O anda don Juan'dan en azndan eyrek mil uzakta olduumu kestirdim; demek o biraz daha komu olsa ok gemeden bu tepelerde kaybolup gidebilirdim. evremde tur atmak yerine don Juan'n ne

diye

kadar

uzaklara

gittiini

bir

trl

anlayamyordum. Tam o anda sol tarafmdaki bir eyin benimle birlikte hareket ettiini grr gibi oldum. Gr alanmn ta d snrnda belli belirsiz bir ey vard. Panie kaplmak zereydim ki, aklma iimi rahatlatan bir dnce geldi. Karanlkta ama herhangi o bir ey grebilmem evirmek korkuyordum. ittiim yem bir bayku l beni sarsarak dncelerimden uzaklatrd. Solumdan gelmiti bu ses. O sesi izlemedim, zira hi kuku yok ki hayatmda iittiim en tatl, ezgisel bir sesti bu. Ama beni rktmemiti. ok ekici, hatta byleyici ya da hznl bir ey vard o seste. Sonra son derece sratle giden bir karalt nmde soldan saa doru geiverdi. Hareketinin evikliine bakmadan edemedim; o yzden dengemi yitirip bir al kmesine arptm. Yana doru devrildimbirka adm temden o ezgisel sesi iittim. Ayaa kalktm, ama komaya balamazdan nce birincisinden daha srarl, daha byleyici bir lk iittim. Orada bir ey sanki benim durmam, ve onu dinlememi istemekteydi. Bayku lnn sesi yle Uzun ve sevecendi ki, korkum olanakszd. istiyor, Gzlerimi yne doru

dengemi

yitirmekten

epey azalmt. Tam o anda don Juann drt hrltl ln iitmemi Don olsaydm, sesi gerekten yaklam orada gibiydi. duracaktm. Juann

Srayarak o yne doru kotum. Bir an sonra karanln iinde gene bir kprt ya da bir dalgalanma grr gibi oldum. Aslnda bu bir grntden ziyade bir sezgiydi, ama bana onu gzlerimle seziyormuum gibi geliyordu. Benden daha sratli ilerlemekteydi, ayn ekilde soldan saa doru hareket ettiinden dengemi yitirmeme neden oluyordu. Bu kez yere dmedim, gariptir ama dmemi olmam beni tedirgin etti. Birden fkelendim; bu kez yersiz heyecanlanmdan dolay tam bir panie kapldm. Admlarm hzlandrmaya altm. Don Juan'a nerede olduumu bildirmek amacyla bir bayku l atmak istediysem de onun ynergelerine aykr bir ey yapmaya cesaret edemedim. O anda dikkatimi iren bir ey ekmiti. Sol tarafmda hayvana benzeyen bir ey vard, bana deecek kadar da yaknmdayd. Gayri ihtiyari frlayvermi, saa doru yn deitirmitim. Korkudan boulacak gibiydim. Korkum o kadar youndu ki, karanlkta gcmn yettiince koarken zihnimde dnce, diye bir ey kalmamt. Bu hissettiim korku bedensel bir duyuya benziyor, dncelerimle hibir ilgisi bulunmu-

yordu. Bu durum beni ok artt. Zira yaamm boyunca korkularm hep zihinsel birtakm srelere dayanm, muhataral toplumsal durumlardan ya da bakalarnn bana kar tehlikeli davranlar sergilemesinden kaynaklanmt. Oysa imdi, duyduum korku yeni bir eydi. Dnyann bilinmeyen bir yanndan kp benim kendi bilinmeyen bir yanm vurmutu. Hafif solumda ok yakn bir bayku l iittim. Sesin perdesindeki ayrntlar yakalayamamtm, ama don Juan'n-kine benziyordu. Ezgisellii yoktu. Yavaladm. Bir lk daha iittim. Don Juan'n lklarndaki hrlty tanyp hzm artrdm. ok ksa bir mesafeden nc bir lk sesi daha geldi. Bir kayaln ya da ola ki kimi aalarn karaltsn seebiliyordum. Bir bayku sesi daha iittim, ama tehlikeli alandan ktmz iin artk don Juan'n beni beklemekte olduuna hkmettim. Daha karanlk olan alann kysna varmtm ki, beinci bir lk yerimde donup kalmama yol at. Karanlk alann iini grmeye alyordum, ama anszn sol yanmdaki bir hrt, gecikmeden dnp evremin karanlnda daha siyah bir nesnenin yan bamda yuvarlanarak ya da kayarak devindiini grmeme yol at. Soluum kesilerek frladm. Birisi dudaklarn aprdatyormu gibi sesler

iitiyordum; sonra karanlk alandan ok iri ve siyah bir karalt belirdi. Kare eklindeydi, iki buuk metre yksekliinde bir kapy andryordu. Onun apansz kvermesiyle l koyuvermiim. Bir an iin snrsz bir korku duymutum, ama bir saniye sonra kendimi dingin bir huu iinde o siyah nesneye bakar buldum. Tepkilerim, eski tutumlarm dnnce, tamamyla yepyeni bir eydi. Bir yanm beni meum bir inatla o karanlk alana doru ekiyor, bir baka yanm da ona direniyordu. Sanki bir yandan durup onun ne olduunu renmek istiyor, br yandan ise lgnlar gibi koup oradan kamak istiyordum. Don Juan'n bayku lklarn iitmekte zorluk ekiyordum. ok yakndan geliyormu da, bana bir tehlikeyi duyuru-yormu gibiydiler; bana doru koarken normalden daha uzun ve hrltlydlar. Birden aklm bama toplayarak dnebildim; bir sre tam don Juan'n bana rettii ekilde kotum. "Don Juan!" diye haykrdm onu bulduumda. Don Juan elini azmn zerine koyarak kendisini izlememi imledi, sonra ikimiz birden rahat bir tempoyla koarak daha nce bulunduumuz kumta kntya ulatk.

kntnn zerinde tam bir sessizlik iinde, afak skene dek bir saat kadar oturduk. Sonra sukabaklarmzdan yiyeceimizi yedik. Don Juan o kntda leye kadar kalarak uyumamamz, anormal hibir ey olmam gibi konumamz gerektiini syledi. Onun yanmdan ayrlndan sonra cereyan eden her eyi ona ayrntl olarak anlatmam istedi. Tutup her eyi bir bir anlattm. Konumam bitince don Juan uzun bir sre sessiz oturdu. Derin dncelere dalma benziyordu. "Pek iyi grnmyor," dedi sonunda. "Dn gece senin bana gelenler son derece vahim, yle vahim ki artk sen tek bana gecenin iine girmeye cret edemezsin. u andan itibaren o gecenin varlklar senin peini brakmayacaktr." "Dn gece bana neler olmutu, don Juan?" "Bu dnyada yer alan ve insanlara musallat olan kimi varlklara tosladn. Onlarla hi karlamadn iin onlar hakknda bildiin bi ey yok. Belki de onlara dalarn varlklar, demek daha isabetli olur; aslnda geceye ait deildir onlar. Onlara gecenin varlklar deyiimin nedeni, insanlarn, onlar karanlkta daha kolay sezebilmelerinden tr. Her yerde vardr onlar, her zaman evremizdedirler. Ancak, gndzn, onlar sezebilmek daha zordur, nk dnyaya ainayzdr

aina

olduumuz

eyler

de

ncelik

tar.

Oysa,

karanlkta, her bi ey eit yabanslkta olduundan, ncelik tayan pek az ey vardr; onun iin geceleyin biz o varlklar daha kolay alglarz." "Gerek midir ama onlar, don Juan?" "Elbet! Hem de yle gerektirler ki, ekseriya insanlar ldrrler, zellikle kiisel erk sahibi olmayp da dada krda babo gezenleri." "Madem ki o denli tehlikeli olduklarn bilmektesin, niin beni orada bir bama braktn?" "renmenin tek bi yolu vardr, o da sadede gelmek, oturup bi ii bitirmektir. Erk zerinde yalnzca konumann yoktur bi yarar. Erkin ne demek olduunu renmek istersen, onu biriktirmek istersen, her bi eyi kendin halletmen gerekir. "Bilginin ve erkin yolu pek zordur, pek uzundur. Dn geceye dek senin karanla tek bana girmene izin vermemi olmam, dikkatini ekmitir. Bunu yapabilmeye yeterli erkin var, ama karanl kta kendi bana kalabilecek kadar deil." "Ya kalrsam, ne olur?" "lrsn. Gecenin varlklar seni bi bcek "gibi eziverirler."

"Yani geceyi tek bama geiremez miyiz, diyorsun?" "Geceyi tek bana yatanda geirebilirsin, ama dalarda deil." "Ya ovalarda?" "nsanlarn yaamad tm yaban yerlerinde, zellikle yksek dalarda. nk gecenin varlklarnn doal ortamlar kayalklar, yarlardr; u andan itibaren, yeterince kiisel erk biriktirmediin takdirde, dalara kamazsn." "Ama kiisel erki nasl biriktirebilirim ki" "nerdiim biimde yaayarak bunu yapmaktasn sen. Azar azar tm sznt noktalarn tkamaktasn. Bunu dnerek, tasarlayarak yapman gerekmez, zira erk her zaman bi yolunu bulur. rnein, ben. Bi savann senin gibi, yntemlerini zellikle renmeye ilk baladm gibi zaman erk biriktirdiimin farkna varmamtm. Tpk bi ey yapmyormuum geliyordu bana, ama mesele yle zellii vardr." Don Juan'a, karanlkta tek bama kalmamn benim iin tehlikeli olaca sonucuna nasl vardn aklamasn istedim. "Gecenin varlklar senin sol yannda devinmiler," dedi don Juan, senin lmnle birlemeye deildi. Erkin,

biriktiril-dii srada dikkati ekmeme gibi garip bi

almaktaydlar. zellikle grdn o kap. Bir alt o, ya! Sen onun iinden geene dek seni ekip duracakt. Bu da senin sonun demek olacakt." Elimden geldiince net bir ekilde, tuhaf eylerin hep onun yannda bulunduum zamanlarda cereyan ettiini, sanki btn o olaylar onun yaratm olduunu dndm anlatmaya altm. Daha nceleri dalarda ya da krlarda kallarm srasnda her ey son derece normal ve olaysz gemekteydi. Ne bir hayalet grm, ne de yabans sesler iitmemitim. Aslnda, beni herhangi bir eyin korkuttuunu hi hatrlamyordum. Don Juan tatl tatl kkrdayarak, her eyin saysz eyi yardmma arabilecek kiisel erke sahip olduumu kantladm anlatt. Bir an iin onun ibirlii yapmak amacyla baz kimseleri birlikte getirdiini mi antryor, diye bir kuku dt iime. Don Juan aklmdan geenleri okumucasna yksek sesle gld. "Aklama yapmaya alarak kendini helak etme," dedi. "Benim sylediklerim sana anlamsz geliyor, zira senin henz yeterince kiisel erkin yok. Ancak baladn zamankinden daha ok imdi erkin, onun iin bana kimi eyler gelmekte. Sisle ve imekle iddetli karlamalarn oldu. O gece sana olan eyleri anlamann yok bi nemi. nemli olan, onu belleine

yerletirmi olmandr. O gece grdn kpr de, baka her bi ey de, yeterli kiisel erke sahip olacan bi gn gene yinelenecektir." "Btn bunlarn yinelenmesindeki ama nedir, don Juan?" "Bilmiyorum. Ben sen deilim ki. Onu anca sen yantlayabilirsin. Biz hepimiz farklyz. lm tehlikesi olduunu bilmeme karn, dn gece seni yalnz bana o yzden brakmtm; kendini o varlklara kar snaman gerekiyordu. baykularn Onlarn o Bayku sesini seiimin nedeni, varlklarn iin tehlikeli ulaklar olmalar olmalarndan zlerindeki

dolaydr. Bi bayku l atarsan ortaya kverirler. senin ktlkten deil, senin kusursuz olmandan kaynaklanr. Sende bi pespayelik var ki, ne olduunu bilmekteyim. Benimle hasbi geiyorsun. Zaten sen herkesle hasbi geegelmektesin, ki bu da seni otomatik olarak herkesin, ve her eyin stnde bi yere oturtuyor. Ama sen kendin bunun yle olmadn bilmektesin. Yalnzca bi insansn sen, yaamn da bu ahane dnyann tm o harikalarn, tm o dehetlerini ihata edemeyecek kadar ksadr. Onun iin, senin hasbi geiin bi pespayelik; seni pis bi boyuta indirgiyor." Kar kmak istedim. Don Juan daha nce pek ok defalar yapt gibi gerek yzm ortaya karmt. Bir

an fkelendim. Ama daha nceleri de olmutu bu, not tutmak beni sakinletirdii iin hemen defterimle kalemimi kardm. "Onun nasl tedavi edileceini biliyorum galiba," dedi don Juan uzun bir aradan sonra. "Dn gece yaptklarn anm-sayabilirsen sen bile bana katlacaksn. Sen bi byc gibi komaya ancak hasmn ok tehlikeli bi hale geldii zaman gemitin. kimiz de biliyor bunu; ben galiba sana yaraan bi hasm bulmu durumdaym." "Ne yapacaksn yani, don Juan?" Don Juan yant vermedi. Ayaa kalkp tm bedeniyle gerindi. Btn kaslarm kasar gibiydi. Benim de ayn eyi yapmam buyurdu. "Gn boyunca sk sk gerinerek bedenini esnetmelisin," dedi. "Ne kadar ok yaparsan o kadar iyi, ama yalnzca uzun sren alma ya da uzun sren dinlenmelerden sonra." "Benim iin nasl bir hasm bulmay tasarlyorsun?" diye sordum. "Ne yazk ki yalnzca insanoullardr bize layk hasmlar," dedi don Juan. "br varlklar kendi kendilerine hareket edemezler, onun iin insann kp onlar kendine ekmesi gerekir. nsanoullar tam tersine, acma nedir bilmezler.

"Yeterince konutuk," dedi don Juan kesin bir dille ve bana doru dnd. "Gitmeden nce yapmam gereken bi ey daha var, hem de en nemlisi. imdi senin zihnini rahatlatacak bi ey syleyeceim, niin burada bulunduumuza ilikin. Beni sk sk grmeye geliinin nedeni ok basit; beni her grnde, arzularna aykr da olsa bedenin yepyeni bi eyler renmekte. Bunun neticesinde, bedenin daha baka eyler renmek iin bana dnmek gerektiini duyumsamakta. Diyelim ki, senin bedenin, sen hi dnmesen bile, leceini bilmektedir. Onun iin ben senin bedenine benim de leceimi ve ben lmeden nce senin bedenine kimi eyleri, senin kendi bedenine kendinin veremeyecei birtakm eyleri gstermek istediimi anlatmaktadr. rnein, senin bedeninin rkye gereksinmesi var. Ondan holanr o. Senin bedeninin karanla ve rzgra gereksinmesi gereksinmesi var. Senin bedeninin bitkisel iin erke de vardr, ona kavumak

sabrszlanmaktadr. Ksacas, demem u ki, senin bedenin beni grmek iin dnp gene geliyor, zira onun arkadaym ben." Don Juan uzun sre sessiz kald. Dnceleriyle cebelleiyor gibiydi. "Gl bi bedenin gizi senin ne yaptnda deil ne yapmadndadr, demitim sana," dedi sonunda. "imdi

artk senin her zaman yapmakta olduun eyleri yapmamann srasdr. Biz burdan gidene dek urackta otur ve bi ey yapma." "Seni anlayamadm, don Juan." Don Juan ellerini yazdm notlarn zerine koyarak defteri elimden ald. Kaldm yeri bir lastik banda belirleyip, zenle kapatt, ardndan bir frizbi gibi uzaktaki alla doru att. ok ararak kar kmaya balamtm ki, don Juan eliyle azm kapatt. all gstererek, dikkatimi yapraklarn zerinde deil de, yapraklarn glgelerinin zerinde toplamam syledi. Karanlkta komann ille de korku sonucu deil, "yapmamay" bilen cokun bir bedenin pek doal bir tepkisi sonucu da olabileceini aklad. Kulamn iine fsldayarak, art arda, erkin anahtarnn "nasl yapldm bildiim eyi yapmamak" olduunu yineledi. Yapraklarn glgeleri ya da yapraklarn daln aralarndaki boluklar beni hi mi hi ilgilendirmiyordu. Don Juan'n verdii son t, tek bir zerindeki yapraklarn glgeleri zerinde odaklanmaya balamam, sonra giderek tm aac kapsayarak, gzlerimin yapraklara dnmesini nlemem eklindeydi; zira kiisel erk insann atmas gereken ilk mama"sn salamakm. biriktirmek adm, amacyla "yapbedenin

Yorgunluumdan mdr, yoksa sinirlerimin gergin oluundan mdr, kendimi yapraklarn glgelerine yle kaptrmtm ki, don Juan ayaa kalktnda, glgelerin oluturduu kuytuluklar, normal olarak yaprak ve dallar snflandrrkenki Bunun bende uzluumla yaratt etki snflandrabilmitim.

artcyd. Don Juan'a, biraz daha kalmak istediimi syledim. Don Juan glerek apkam tplad. "Demedim mi ben sana," dedi. "Beden bu tr eylerden holanr." Sonra, biriktirdiim erkin bana klavuzluk ederek beni allklardaki defterime gtrmesine izin vermemi syledi. Beni sevecence alla doru itti. Bir sre amaszca yrdm, sonra defterimi buluverdim. Don Juan onu frlatp atarken, bilinaltmdan, att yn bellemi olmalydm. Don Juan bu olay, yani doruca defterime gitmi olmam, bedenimi saatlerce "yapmama" ile beslemi olmann bir sonucu olduunu syleyerek aklad.

15 -Yap-mama

aramba, 11 Nisan 1962 Evine dner dnmez don Juan, bana hibir ey olmam gibi notlarm zerinde almam, bamdan gemi olan olaylardan hi sz etmememi, hatta onlarla ilgilenmememi nerdi. Bir gnlk bir dinlenmeden sonra, don Juan, o "varlklarda aramza mesafe koymann akllca bir hareket olacan belirterek o yreden birka gnlne ayrlmamz gerektiini aklad. Don Juan o varlklarn beni oka etkilemi olduunu, ama bedenimin yeterince duyarl olmamasndan dolay etkilerinin farkna varamadm sylyordu. Ancak, arnmak ve glenmek amacyla "gzmn bebei gibi sevdii yere" gitmediim takdirde ar bir ekilde hastalanabilirmiim. Gne domadan nce arabamla kuzeye doru yollandk, yorucu bir araba yolculuundan, ve sratli bir yryten sonra, akama doru tepe doruuna vardk. Don Juan, daha nce de yapt gibi, uyumu olduum o noktaya ince dallarla yapraklar serdi. Sonra bana bir avu yaprak vererek gbeime yakn tenimin

zerine koymam, yatp dinlenmemi syledi. Soluma yakn bir yerde bama bir buuk metre kadar mesafede bir yer seerek oraya uzand. Daha birka dakika gemeden nefis bir lklk, grkemli bir esenlik duyumsamaya baladm. Bedensel huzur diyebileceim bir duyguydu bu, havada asl dururmuasna bir duyumsama. Don Juan'n, "ip yata"nn beni havada asl tutaca eklindeki szleri hi de yalan deildi. Bu duyusal deneyimimin inanlmaz niteliinden sz ettim don Juan'a. Don Juan, zerinde durmakszn, zaten bu "yatan" o amala yapldn syledi. Ben de konuurken belagatli ifadeler kullanmann bir mahzuru olmadm anlatmaya altm. O da, yleyse o takdirde baka bir anlatm tarz semem gerektii karln verdi. Onu ciddi bir ekilde taciz ettiim belliydi. Yar dorularak zr dilemeye baladm, ama don Juan glerek ve, benim konuma biimime yknerek, onun yerine kullanabileceim bir dizi gln belagatli ifadeyi art arda sralad. nerdii rneklerden bazlarnn hedefledii anlamszla glmeden edemedim. Don Juan kkr kkr glerek yumuak bir sesle kendimi asl durma duyusuna terk etmem gerektiini anmsatt.

O giz dolu yerde duyumsadm bu bar ve bereket duygusu ta derinlere gml birtakm cokularm uyandrd. Yaammdan sz etmeye baladm. Hibir kimseyi, hatta kendimi bile saymam ve sevmemi olduumu, hep zde kt bir kimse olduuma inandm, bu yzden bakalarna kar davranlarmda her zaman belli bir efelik taslama, avurtlama kisvesinin ardna gizlendiimi itiraf ettim. "Doru," dedi don Juan. "Kendini hi sevmiyorsun sen." Kesik kesik glerek, benim anlattm srada kendisinin "grmekte" olduunu syledi. nerisi yleydi: yapm olduum hibir ey yznden pimanlk duymamalymm, zira insann kendi edimlerim kaba, irkin ya da kt, diye etiketlemesi, kendi kendine yersizcesine nem vermek saydrm. Asabi takdirde, tledi. bir hareket yaparak, zerinde yattm yapraklar hrdattm. Don Juan, dinlenmek istediim yapraklarm Sonra, taciz etmemem gerektiini, srasnda benim kendisine yknerek tek bir hareket dahi yapmamam "grmesi" havalarmdan birine rastladn anlatt. Bir an uygun szck ararcasna duraladhavann, srekli olarak iine dtm zihinsel bir durum olduunu belirtti.

Bunu, beklenmedik zamanlarda alp beni yutan bir tuzan kapsna benzer bir ey olarak tanmlad. Daha belirgin bir ekilde aklamasn istedim ondan. Don Juan, "grme" konusunda belirgin olunamayaca yantn verdi. Ben daha baka bir ey demeden, don Juan gevemem ama uyumamam, elimden geldiince uzun bir sre bir bilinlilik durumunda kalmam gerektiini syledi. O "ip yatamn" bir savann belli bir bar ve esenlik Don durumuna Juan ulamasn bir salamak sesle, amacyla esenliin, kurulduunu bildirdi. heyecanl aranabilmesi iin insann kendisini hazrlamas ve onunla tanmas gereken budunun olduunu belirtti. "Sen esenliin ne olduunu bilmiyorsun, zira hi tatm deilsin ki onu," dedi. Hemen itiraz ettim. Ama o srdrerek esenliin, insann tasarlayarak ulat bir ergi olduunu ileri srd. Benim aramay bildiim eylerin ise sadece danklk, keyifsizlik, sknt olduunu ekledi. Don Juan alayl bir ekilde glerek, benim kendimi perian etme gibi byk bir baary gerekletirebilmek amacyla son derece youn bir gayret sarfetmekte olduumu, ve ayn gayreti kendimi btnletirip hi aklma glendirmek amacyla sarfetmeyi

getirmeyiimin delilikten baka bir ey olmadn ileri srd. "in pf taraf insann neyin nemli olduunu bilmesidir," dedi don Juan. "Biz kendimizi ya mutsuz ya da gl klarz. Her ikisi iin de harcadmz aba ayndr." Ben gzlerimi kapayarak tekrar gevedim, havada aslymm duygusuna kavutum; ksa bir sre boyunca kendimi, bir yaprak gibi, bolukta gerekten umaktaymm gibi algladm. Her ne kadar ok zevkli ise de, bu duygu bana hastalandm ya da gzlerimin karard, ve bamn frldak gibi dndn hissettiim zamanlar anmsatt. Acaba dokunacak bir ey mi yedim, diye dndm. Don Juan'n benimle konutuunu biliyor ama onu dinlemek iin bir aba sarf etmiyordum. O gn yemi olduum her bir eyi zihnimde sralamaya alyordum, ama sonra ilgimi ekmez oldu da vazgetim. Bunun nemi yokmu gibi bir duyguya kaplmtm. "Gne ndaki deiimlere bak," dedi don Juan. Sesi ok net gelmekteydi. Su gibi akan bir ses, akc ve lk. Bat ynnde gkyz tamamyla bulutluydu, gnein klar grkemli bir manzara oluturmaktayd.

Belki de don Juan'n antrmalarndan tr akam gneinin sarm trak kzarts gerekten muhteemdi. "Kzart seni tututursun," dedi don Juan. "Gne bugn batmadan nce son kerte dingin ve tazelenmi durumunda olmalsn, zira yarn ve br gn, yapmamay reneceksin." "Neyi yapmamay reneceim?" Diye sordum. "Brak imdi," dedi don Juan. "u volkanik dalara trmanalm da hele." Don Juan kuzeyde ta uzaklardaki sivri, kapkara, rkn grnml dalarn tepelerini gsterdi.

Perembe, 12 Nisan 1962 Akama yakn volkanik dalar eviren yksek le ulatk. Uzaktaki koyu kahverengi volkanik dalarn meum bir grnts vard. Gne ufukta epey alalmt; doruklarn katlam lavlardan oluan bat yamalarnn koyu kahverengi yzeyini gz kamatrc yansmalarla yaldza Doyuyordu. Gzlerimi oradan ay ram yordum. Bu doruklar insan gerekten ipnotize ediyordu. Gn bitiminde dalarn dip yamalar grnmeye balad. Yksek lde pek az bitki vard; sadece

kaktslerle

bekler

halinde

yetien

uzun

otlar

grebiliyordum. Don Juan dinlenmek amacyla durdu. Yere oturup, yiyecek tayan sukabaklarn dikkatlice bir kayaya yaslarken, bu gece burada kamp kuracamz syledi. Nispeten ykseke bir yer semiti. Durmakta olduum noktadan drt bir yanmzdaki ok uzak yerleri grebiliyordum. Bulutlu bir gnd, alacakaranlk ortal abucak kuatvermiti. Batdaki koyu krmz bulutlarn kaln tekdze koyu kuruni bir renge nasl hzla brndklerine bakmakla meguldm. Don Juan ayaa kalkarak alla doru gitti. O dndnde, volkanik dalarn silueti artk kapkara bir ktleydi. Don Juan yanma oturarak dikkatimi dalarn zerine, kuzeydou istikametindeki doal bir oluua benzeyen bir yere doru ekti. evresindeki yerlerden ok daha ak renkli bir noktayd oras. Alacakaranlkta volkanik da siluetlerinin her taraf tekdze bir koyu kahverengi grnmde olduu halde, don Juan'n gsterdii nokta sarmtrak ya da koyu bej renkteydi. Orasnn nasl bir yer olduunu kestiremiyordum. Uzun sre oraya baktm durdum. Deviniyormua benziyordu; hatta nabz gibi attm bile dnmedim deil.

Gzlerimi kstmda, rzgr oray srklyormu gibi dalgalanyordu. "Gzn ondan ayrma!" diye buyurdu don Juan. Gzlerimi onun zerinde tutmaya baladktan epey bir sre sonra, bir an geldi, tm da silsilesinin bana doru yaklatm duyumsadm. Bu duygu eliinde midemde alk olmadm bir karncalanma peyda oldu. Artarak beni son derece rahatsz etmeye balaynca ayaa kalktm. "Otur yere!" diye haykrd don Juan, ama ben hl ayaktaydm. Bulunduum bu yeni bak asndan o sarmtrak oluuk, dalarn yamalarndan daha aadaki bir yerde grnmekteydi. Gzlerimi oradan ayrmakszn tekrar oturdum, bu defa o oluuk daha yksek bir yere kt. Bir sre oraya baktm, birden her ey yerli yerine oturdu. Bakmakta olduum eyin, dalarda olan bir ey deil de, aslnda nmdeki ykseke bir kaktsten sarkan sarmtrak yeil renkte bir kuma paras olduunu kavradm. Kahkahay bastrarak don Juan'a alacakaranln bir optik yanlma oyunu oynadn anlattm. Don Juan ayaa kalkarak o kuma parasnn sarkt yere gitti, onu karp katlad, kesesinin iine yerletirdi.

"Niin yle yapyorsun?" diye sordum. "nk bu "Bir ara kuma parasnda erk var," iyi gidiyordun, hep dedi zerinde durmakszn. gayet oturarak kalsaydn kim bilir daha neler olacakt."

Cuma, 13 Nisan 1962 Tan arrken dalara yneldik. artc bir ekilde uzaktaydlar. leyin derin vadilerden birine girdik. S glcklerde biraz su vard. Dinlenmek iin bir yarn glgesinde oturduk. Dalar, kme kme devasa lav akntlarndan binlerce rn yldr olumaktayd. havann sadece Talaan pskrtler koyu ot etkisiyle gzenekli

kahverengi kayalara dnmt. Yarklardaki kayalaarasnda Derin bir birka dayankl duvar Birka yabani yetiiyordu. vadinin handysa hissettim. bu gibi yz dimdik metre sanki yamalarndan yukarlara baktmda, midemde tuhaf sanclanma yksekliindeki duvarms yamalar

zerimizde kapanacakm hissini vermekteydiler. Gne nerdeyse tepemizde, biraz gneybat istikametindeydi.

"Burda ayakta dur," dedi don Juan, ve bedenimi gnee bakabileceim bir konuma getirdi. Gzlerimi bakmam istedi. Manzara harikuladeydi. Pskrtnn o muazzam ykseklikten ak zihnimi allak bullak etmiti. Ne mthi bir volkanik patlama cereyan etmi olduunu hayret iinde dlemeye baladm. Kanyonun duvarlarndan bir yukarya bir aaya doru baktm durdum. Kayalk duvarn o renk zenginlii iinde kaybolup gittim. Tasavvur edilebilecek her renkten izgiler, benekler vard. Her kaya ak gri renkte yosun ya da liken paralar yla kaplyd. Tam tepeme doru baktmgne klarnn donmu lavlarn zerindeki parlak pulcuklara arparak son derece nefis yansmalar yarattna tank oldum. Gzlerimi dalardaki, gne n yanstan bir alana evirdim. Gne hareket ederken, nlarn younluu da azald; sonunda tamamyla yok oldu. Kanyon boyunca gz gezdirirken nefis k oyunlar sergileyen bir alan daha grdm. Don Juan'a bunu anlatrken, bir kl alan daha dikkatimi ekti, sonra deiik bir yerde bir bakas bir bakas daha, tm vadi dev kl alanlara gark oluverdi. dikerek tepemdeki da duvarlarna

Bam dnmekteydi, gzlerimi kapattm halde o parlak klar hl grebiliyordum. Bam ellerimin arasna alp bir kayann--glgesine snmaya altm, ama don Juan kolumu skca yakalayp buyurgan bir sesle istedi. Parltlar gzlerimi kamatrdndan, bakmak istemedim. Duyumsadm eyin bir pencereden gneli bir sokaa bakp sonra her yerde o pencere eklinin koyu renkli siluetini grmek gibi bir ey olduunu syledim. Don Juan ban iki yana sallayarak kkrdamaya balad. Sonra kolumu brakt; tekrar yarn dibine oturduk. Ben evreme ilikin izlenimlerimi defterime kaydederken, don Juan, uzun bir sessizlikten sonra, birden heyecanl bir sesle konumaya balad. "Ben seni buraya bi ey retmek amacyla getirdim," dedi, ve bir sre duralad. "Yap-mamay reneceksin sen. Konumaktan baka arem yok, zira sen baka trlsn ne yazk ki anlamaktan acizsin. Ben senin yap-mamay benim bi ey anlatmama gerek kalmadan anlayabileceini sanmtm. Yanlmm." "Neden sz ettiini anlamadm, don Juan." dalarn duvarlarna bakmam, ordaki k alanlarnn iinde koyu karanlk benekleri belirlememi

"Aldrma," dedi. "Ben imdi sana uygulamas ok basit ama pek zor olan bi eyden sz edeceim; geri bu i, srf bedenle yaplacak bi ey olduundan tr konumakla aklanabilecek bi ey deildir ama ben gene de yap-mamay anlatacam sana." Don Juan bir iki kez gzlerini bana doru dikti, ardndan, sylediklerini can kulayla dinlememi istedi. Defterimi kapattm, ama don Juan srarla yazmay srdrmemi sylediinde kulaklarma inanmamtm. "Yap-mama yle zor ve yle gl bi eydir ki ondan kesinlikle sz etmemelisin," diye devam etti don Juan. "Dnyay durdurana dek, yani, ancak o zaman ona ilikin zgrce konuabilirsin, ayet konumadan edemiyorsan elbet." Don Juan evresine yle bir bakt, irice bir kayay gsterdi. "uradaki kaya, yapma yznden bi kayadr," dedi. Birbirimize doru baktk, don Juan glmsedi. Ben bir aklama yapmasn bekliyordum, ama o sessizce kald. Nihayet, ne demek istediini anlamadm syledim ona. "Bu yapmadr ite!" diye nledi. "Affedersin?" "Bu da yapmada." "Ne diyorsun sen, don Juan?"

"Yapma, o kayay kaya, u aly da al klan eydir. Yapma, seni sen, beni de ben klan eydir." Aklamalarnn hibir ey aklamadn anlattm ona. Don Juan glerek akaklarn kamaya balad. "Konuunca byle olur elbet," dedi. "nsann akln kartrr hep. Yapma zerinde konumaya balaynca, insan hep baka bi eye atlam olduunu grr. Yalnzca eyleme gemek en iyisidir. "rnein u kayay ele alalm. Ona bakmak, yapmadr, ama grmek, yap-mamada." Szlerinden hibir ey anlamadn itiraf etmek zorunda kaldm. "Anlyorsun, anlyorsun!" diye bastrd don Juan. "Ama anlamadna inanyorsun, bu da senin yapmanda ite. Bana kar da, dnyaya kar da davran biimin bu senin." Don Juan gene kayay gsterdi. "Bu kaya, senin birok ey arasndan yapmay en iyi bildiin eyin bu olmas yznden bi kayadr," dedi. "Ben buna yapma, diyorum. Bi bilgi adam, rnein, bu kayann bi kaya olduunu srf yapma yznden bilir, bu durumda bu kayann bi kaya olmasn istemedii takdirde yapmas gereken tek ey yap-mamaktr. imdi anladn m?" Dediklerinden hibir ey anlamamtm. Don Juan glerek bir aklama giriiminde daha bulundu.

"Bu dnya bu dnyadr, zira sen onu yle klmak iin gereken yapmay bilmektesin," dedi. "O yapmay bilmeseydin, dnya bambaka bi ey olurdu." Don Juan merakla beni inceledi. Yazmay kesmitim. Onu sadece dinlemek istiyordum. Don Juan aklamasn srdrerek, o mahut yapma olmadan evremizde aina olduumuz hibir ey kalmayacan anlatt. Uzanarak yerden bir ta ald, onu sol elinin baparmayla iaretparmann arasnda tutarak, ta gzlerimin nne doru kaldrd. "Bu bi akldr, nk sen onu bi akla eviren yapmay bilmektesin," dedi. "Ne diye armaktasn, bilmiyorum," dedi. "Sen szckler olmadan edemiyorsun. Kendi cennetinde yayorsun." Don Juan giz ykl bir bakla beni szerek iki kez kalarm kaldrd. Sonra gzlerimin nnde tuttuu o kk ta tekrar gsterdi. "Senin bunu bi akl kldn sylyorum, zira bunun iin gerekli olan yapmay durdurmam gerekiyor." Dnyay durdurman iin, senin nce yapmay durdurman gerekiyor. Don Juann hl anlamam olduumu bildii belli olmaktayd; glerek ban sallamaya balad. Sonra

yerden bir dal paras alp akln przl kysn imledi. "Bu kk taaz ele alalm," diye srdrd, "yapmann gerekletirdii ilk ey onu bu boyuta indirgemektir. O halde, bi savann dnyay durdurma amacyla yapaca ilk ey, bu kk ta, ya da baka herhangi bi eyi, yap-mama ile geniletmektir." Don Juan ayaa kalkarak akl iri bir kayann zerine yerletirdi, sonra da bana, oraya yaklap onu incelememi syledi, akln zerindeki deliklerle girintilere bakmam, onlardaki en ince ayrntlar belirlememi istedi. Ayrntlar zerinde younlatm takdirde o deliklerin de, girintilerin de ortadan kaybolacan, o zaman "yap-mamann" ne anlama geldiini anlayacam syledi. "Bu Allah'n belas akl bugn sana akln kartacak," dedi. aknlm yzmden aka okunuyor olmalyd. Don Juan bana bakarak kahkahay koyuverdi. Sonra gya akla kzm gibi apkasyla ona kez vurdu. Biraz daha aklamas iin dayattm. Biraz gayret gsterdii takdirde istedii her eyi aklamasnn mmkn olduu grn savundum. Don Juan eytanca bir nazarla beni szdumutsuz bir vaka karsndaymasna ban sallad.

"Elbet her eyi aklayabilirim," dedi, glerek. "Ama sen anlayabilecek misin?" "Onun bu ineli sz beni hayrete drmt. "Yapma, senin bu akl u koca kayadan ayrmam salar," gerekir." Don Juan akln, o iri kayarm zerine vuran kck glgesini gsterdi; onun bir blge deil de, onlar birbirine balayan bir tutkal olduunu syledi. Ardndan geriye doru dnp, daha sonra geri gelip beni snayacan syleyerek uzaklat. Uzun bir sre akl seyrettim. Dikkatimi denklerdeki ve girintilerdeki ince ayrntlarn zerinde younlatramyordum, ama akln o ipiri kayann zerine vuran glgesi ilgimi oka ekmeye balamt. Don Juan haklyd; bir tutkal gibiydi o glge deviniyor, yer deitiriyordu. Sanki akln altndan sklarak aktlan bir zamk gibiydi. Don Juan dndnde, glgeye ilikin gzlemlerimi ona anlattm. "yi bi balang bu," dedi don Juan. "Bi sava glgelere bakarak biok eyi anlayabilir." Sonra don Juan o akl alarak bir yere gmmemi syledi. "Neden?" diye sordum. diye srdrd don Juan. "Yap-mamay renmek istiyorsan, diyebiliriz ki, onlar birletirmen

"Uzun bi suredir bakmaktaydn ona sen," dedi. "imdi senden bi eyler var onda. Bi sava her zaman yapmann gcn, onu yap-mamaya evirerek dengeler. O akl srf kk bi tatr, diye ortalkta brakrsan, bu yapma olur. Ama o akl, srf bi kaya paras olmann tesinde bi ey olarak alrsan, bu da yap-mama olur. Bu durumda, o akl seni uzun sre emmitir; ve sen u anda, onu ortalkta ylece brakamazsn, onu gmmelisin. Ama sende kiisel erk olsayd, yap-mama o akl bi erk nesnesine evirmi olurdu." , "Bunu yapmam mmkn m imdi?" "Senin yaamn bunu yapabilecek denli ar deil. ayet grebilseydin, senin youn ilginin o akl ekimsiz bi eye dntrdn bilirdin; onun iin, yapabilecein en iyi ey bi ukur kazp onu gmmen, topran onun arln emmesini salamandr. "Btn bunlar doru mu, don Juan?" "Senin soruna kar evet ya da hayr demek, yapmadr. Ama, yap-mamay renmekte olduuna gre sana anlatmam gerekir ki, bunlarn doru olup?olmamasnn bi nemi yoktur. Bi savann sradan bi kimseye olan stnl buradadr. Sradan bi insan her bi eyin doru ya da yanl olmasna zen gsterir, ama bi sava yle yapmaz. Sradan bi adam, doru olduunu bildii eylere ilgili olarak belli bi ekilde, doru

olmadn bildii eylerle ilgili olarak da baka bi ekilde davranr. ayet kimi eylerin doru olduu syleniyorsa, o kimse belli birtakm eylemlere geer, ve yapt eye inanr. Ama kimi eylerin doru olmad syleniyorsa, takdirde o kimse 1 eyleme gemeye gerek grmez, ya da yapmakta olduu eye inanmaz. te yandan, bi sava her iki durumda da eyleme geer. ayet kimi eylerin doru olduu sylenmekteyse, yapma amacyla eyleme geecektir. ayet kimi eylerin doru olmad sylenmekteyse, o takdirde, bu kez yapmama amacyla, gene eyleme geecektir. Anlyor musun beni?" "Hayr, ne demek istediini kesinlikle anlayamyorum," dedim. Don Juan'n anlattklar fkelenmeme yol amt. Onun anlattklarndan bir anlam karamyordum. Btn bunlarn sama olduunu syledim ona. Don Juan benimle dalga geerek, en ok sevdiim ey olan konumay dahi gerekletirebilecek kusursuz bir tine sahip olmadm bildirdi. Hatta konuma tarzmla dpedz alay ederek doru drst konumaktan aciz olduumu belirtti. "ayet srf enene ykleneceksen, bi ene savas ol sen," diyerek mthi bir kahkaha patlatt.

Keyfm

kamt.

Kulaklarm

uuldamaktayd.

Bamn ii yanyormuasna aryordu. Aslnda fena halde utanmtm, yzm belki de kpkrmz kesilmiti. Ayaa kalkarak alla doru yrdm; orada akl gmdm. "Bi para taklaym dediydim," dedi don Juan dnp de tekrar oturduunda. "Ama bilmekteyim ki, sen konumadn takdirde anlayamyorsun. Konuma, senin iin yapmadr, ama konuma yeterli olmaz ki, yapmama ile neyi kastettiini renmek istiyorsan basit bi altrma var, onu yapman neririm. Biz imdi yapmama ile ilgilendiimiz iin bu altrmay ister imdi yap ister on yl sonra yap, fark" etmez." Don Juan beni yere yatrarak sa kolumu yakalayp dirseimden kvrd. Sonra elimi, ayas nme bakana dek evirdi; parmaklarm, elim bir kap tokman tutarm gibi grnene dek kvrd, ve sonra kolumu bir arka takl bir kolu itip eker gibi dairesel bir hareketle ileri geri devindirdi. Don Juan bi savann ne zaman kendi bedeninden, bir hastalk ya da naho bir duygu gibi bir eyi def etmek istese bu hareketi yaptn anlatt. in pf yan, insann kendi elinin zgrce hareket etmesini engelleyici ar bir nesnenin ya da youn bir ktlenin varln hissedene dek direnen muhayyel bir gc itip

ekmesiymi. Bu altrma balamnda, "yap-mama", hissedilmesinin yinelenmesiymi. Kolumu devindirmeye baladm; ksa bir sre sonra elim buz gibi oldu. Elim lapalam gibi geliyordu bana. Sulu, hamurumsu bir ortamda krek ekiyor gibiydim. Don Juan ani bir hareketle kolumu yakalayp, devindirmemi durdurdu. Tm bedenim grnmeyen bir gle arpmasna salland. Ben dorulup otururken don Juan beni merakla inceledi; sonra ayaa kalkp etrafmda birka adm attktan sonra yeniden ayn yerine oturdu. "Bu kadar kfi," dedi. "Bu altrmay baka zaman da yaparsn, daha ok kiisel erke sahip olduun zaman." "Yanl bir ey mi yaptm?" "Yo. Yap-mama yalnzca ok gl savalar iindir, onunla ba edebilecek erkin henz yok senin. uanda sen elinle yalnzca korkun eyleri yakalayabilirsin. Onun iin, bi daha elin soumadan dur. Elindik kaldka, onunla dnyann izgilerini gerekten hissedebilirsin." Don Juan, izgilere ilikin soru sormam beklermi gibi duralad. Ama ben daha soru sormaya frsat mmkn olduuna inanmamasna karn insann eliyle ar bir ktle hissetmesine dek

bulamadan, bizi her eye balayan saysz izgilerin varln aklamaya balad. Az nce anlatm olduum "yap-mama" altrmasnn bir kimsenin devinen bir elden kan bir izgiyi duyumsamasna yardmc olacan, bylece o kimsenin o izgiyi istedii yere atabileceini ya da yerletirebileceini anlatt. Don Juan bunun yalnzca br altrma yaamda olduunu, gerek bir ve elle yarar oluturulan izgilerin yeterince dayankl olmamas nedeniyle gnlk salamayacan da ekledi. "Bi bilgi adam, dayankl izgiler retmek iin bedeninin br blmlerini kullanr," dedi. "Hangi blmlerini mesela, don Juan?" "Bi bilgi adamnn rettii en dayankl izgiler bedeninin ortasndan kar," dedi don Juan. "Ama gzleriyle de yapabilir onlar." "Gerekten izgi midir onlar?" "Elbette." "Yani onlar grmek, onlara dokunmak mmkn mdr?" "Onlar hissedebilirsen, diyelim. Bi sava yaklamnn en zor yan dnyann bi duygu olduunu kavramaktr. nsan yap-mamay uygularken dnyay duyumsamaktadr; ve insan dnyay izgileri araclyla duyumsar.

Don Juan durdumerakla beni inceledi. Kalarn kaldrp gzlerini at, sonra kapatt. Bu hareketinin bende brakt etki bir kuun gz krpmas eklindeydi. O anda tedirginleiver-dim; midem bulanr gibi oldu. Sanki grnmez bir varlk midemin zerine bastrmaktayd. "Grdn m?" diye sordu don Juan gzlerini benden uzaklatrrken. Ben midemin bulandn syleyince, don Juan sradan bir eymiesine bunu bildiini, ve gzleriyle bana dnyann izgilerini duyumsatmaya almakta olduunu anlatt. O eklide hissetmeme onun yol am olduu savn kabul edemezdim. Duyduum kukular dile getirdim. Bulant hissimi onun yaratm olduu fikri inanmayacam bir eydi, yle ya, zerimde fiziksel herhangi bir etki uygulamamt. "Yap-mama ok basit ama ok zordur; sonra, grmeye anca, insann yap-mama yntemiyle dnyay durdurmasndan sonra eriilebilir." Kendimi tutamayarak gldm. Ne demek istediini anlamamtm. "Bi kimse baka insanlarla bi ey yapt zaman," dedi don Juan, "Onlarn Ben de bedenini seninle gz hep nnde byle bulundurmaldr.

yapagelmekteyim u ana dek, yani senin bedenine

seslenmekteyim. Sen anlamsn ya da anlamamsn, rgalamaz o beni!" "Ama hakszlk bu, don Juan. Ben her eyi anlamak istiyorum, yoksa buraya geliim srf zaman israf demek olur." "Zaman israf ha!" diye sesimi gln bir ekilde taklit ederek bard don Juan. "Amma da kendini beenmisin ha." Don Juan ayaa kalkarak samzdaki volkanik doruun tepesine doru bir yrye kacamz syledi. Dorua daclkt trman bu meakkatli ey, bir iti. Gerek bir yaptmz yalnz gvenliimizi

salayacak iplerimiz yoktu, o kadar. Don Juan sk sk aaya bakmamam sylemekteydi; ben bir kayadan aaya kaymaya baladmda, kendisi birka kez gvdemi bilfiil yukarya doru ekmek zorunda kalmt. O yal haliyle bana yardm etmek mecburiyetinde olmasndan dolay son derece utanmtm. Tembelliim yznden beden egzersizleri yapmadm iin fiziki kondisyonumun kt olduunu syledim ona. O da insann belli bir kiisel erk aamasna erimesinden sonra egzersizin de herhangi bir almann da gereksiz olduu yantn verdi; zira kusursuz bir formda

olabilmek iin insann gereksindii tek ey kendisini "yap-mama" iine vermekmi. Dorua vardmzda hemen yere uzandm. Bitkin vaziyetteydim. Don Juan ayayla, daha nce yapt gibi beni ileri geri yuvarlad. Bu devinme azar azar beni kendime getirmiti. Ama sinirlerim bozulmutu. Bir eyin anszn ortaya kver-mesini bekler bir halim vard. Elimde olmadan sama ve soluma birka kez baktm. Don Juan bir ey demedi ama o de benim baktm yne doru bakt. "Tuhaftr u glgeler," dedi birden. "Bi tanesi bizi izlemekte, farkndaysan." "yle bir eyin farknda filan deilim ben," diye yksek sesle kar ktm. Don Juan, srarla kar kmama ramen bedenimin izleyen varln farkna varm olduunu syleyerek kendinden emin bir sesle bir glge tarafndan izlenmenin anormal bir yan olmadn syleyerek beni sakinletirmeye alt. "Yalnzca bi erktir o," dedi. "Bu dalar onlarla doludur, geen gece seni korkutan o varlklar gibidir onlar da." Onlar benim de sezmemin mmkn olup olmadn renmek istedim. Don Juan gndzn onlarn varln sadece hissedebileceimi bildirdi.

Onlar belli ki bir kayann glgesi gibi olmadklar halde onlara niin glge dediini aklamasn istedim. Don Juan, her ikisinin de ayn izgilere sahip olduklar, onun iin ikisinin de glge olduklar yantn verdi. Tam nmzde duran ykseke bir kayay gsterdi. "u kayann glgesine bak," dedi. "Glgesi o kayadr, ama deildir de. Kayann ne olduunu anlamak iin kayaya bakmak, yapmadr; ama onun glgesine bakmak da, yap-mamaktr. "Glgeler kapya benzer, yap-mamann kaplar. rnein bi bilgi adam, glgesine bakarak insanlarn en gizli duygularn bilebilir." "Hareket eder mi glgeler?" diye sordum. "Devindiklerini ya da dnyann izgilerinin onlarn iinde gsterildiini syleyebiliriz." "Ama glgelerin iinden duygular nasl kabilir ki, don Juan?" "Glgelerin salt glge olduklarna inanmak yapmadr" diye aklad don Juan. "Aptalca bi inantr bu. u ekilde dn bi de: dnyadaki her bi ey grndnden ok daha fazlasn ierdiine gre glgeler de herhal bi eyler iermeli. yle ya, onlar glge klan ey yalnzca bizim yapmamzdr." Uzun bir sessizlik oldu. Bakaca ne diyeceimi bilemedim.

"Gnn Sonu yaklayor," dedi don Juan gkyzne bakp. "Bu gzelim gne n son bi altrma yapmak iin kullanmalsn." Don Juan beni bir buuk iki metre arayla birbirine paralel duran iki kayaln bulunduu bir yere gtrd. Kendisi o iki kayadan on metre kadar uzakta, yz batya dnk, durdu. zerinde duracam bir noktay iaretleyerek o iki kayann glgelerine bakmam istedi. Onlara, dinlenecek bir yer ararken genellikle gzlerimi odaklamakszn nasl bakyorsam yle bakmam syledi. Ynergesini aklamak amacyla, dinlenecek bir yer ararken insann gzlerini odaklamadan bakmas gerektii, lakin glgeleri gzlemleyerek gzlerin hem a bakar duruma getirilmesi, stelik net bir imge elde edebilecek kadar odaklanmas gerektii aklamasn yapt. nemli olan ey, insann gzlerini a bakar gibi yapp bir glgenin tekinin zerine getirilmesini salamak imi. Don Juan bu srele insann glgelerden yaylan kimi duygular alglayabileceini de aklad. Anlattklarn mphem bulduumu sylediimde, don Juan anlatmak istedii eyi baka bir biiminde tasvir edebilecek bir yolun bulunmadn ileri srd. O altrmay yapma abalarm bounayd. Bam aryana dek abaladm. Don Juan'n baarszlmla

ilgilendii yoktu. Kubbemsi bir dorua trmanm, haykrarak iki kk ince uzun kaya paras bulmam sylyordu. stedii kayann boyutunu elleriyle gstermekteydi. ki kaya paras bulup onlar don Juan'a uzattm. Don Juan her bir kayay otuz santimetre arayla iki yarn iine yerletirdi, yzm batya dnk onlarn zerinde durmam, ayn altrmay onlarn glgeleriyle uygulamam buyurdu. Bu kez bambaka bir ey olmutu. Daha ilk denemede gzlerimi alatrabilmi, her bir kayann glgesini st ste bir glgeymi gibi alglayabilmitim, imgelere onlar birletirmeksizin bakmann tek bir glgeye inanlmaz bir derinlik, ve bir bakma, saydamlk kazandrdna tank oldum. Baktm, baktm, hayretten donakaldm. Kayann, gzlerimi zerinde odakladm her bir delii net bir ekilde ayrt edilebiliyordu; onlarn zerinde st ste getirilmi olan bileik glge ise tanmlanamaz saydamlktaki bir film gibiydi. ylesine zorlukla yakalam olduum imgeyi yitirmek korkusuyla gzlerimi krpmak istemiyordum. Nihayet gzlerim acmaya balad da onlar krptm, ama ordaki ayrntlarn grntsn yitirmemitim. Aslnda, korneam yeniden nemlendirdiim iin grnt daha da netlemiti. O aamada, lsz bir

ykseklikten o zamana dek hi grmediim bir leme bakyormuum duygusuna kapldm fark ettim. O glgenin evresini de grsel alglamamdaki odaklamay yitirmeksizin tarayabildiim bilincine vardm. Sonra, bir an iin, bir kayaya bakmakta olduumu unutuverdim. O zamana dek tasavvur dahi edemediim denli vasi bir dnyaya inmekte olduumu duyum-sadm. Bu olaand sezgim bir saniye kadar srd, sonra her ey normale dnd. Gayri ihtiyari bam kaldrdm, don Juan'n tepemdeki kayalklarda durmu bana baktn grdm. Gnei gvdesiyle kapamt. Don Juan'a o harika duyumsamam betimledim, o da, o manzarann iinde kaybolmak zere olduumu "grdnden" dolay bu deneyimimi kesmek zorunda kaldn aklad. O ekildeki duyular ba gsterdiinde hepimizin kendimizden geme eiliminde olduumuzu syleyerek, kendimi o ekilde kaptrarak handysa "yap-mamay" eski alkanlm olan "yapmaya" dntreceimi de ekledi. Yapmam gereken eyin o manzaraya kendimi teslim etmeksizin bakmay srdrmek olduunu syledi; zira "yapma" da bir tr kendimi teslim etme saydrm. Nelerle karlaabileceim hususunda bana daha nceden bilgi vermi olmas gerektiini syleyerek yakndm, ama don Juan glgeleri birbirine

kaynatrmay baarp baaramayacam bilmesinin imknsz olduu yantn verdi. "Yap-mama" konusunda zihnimin eskisinden daha ok karm olduunu itiraf etmek zorunda kaldm. Don Juan bunun zerine yapm olduum eyden memnunluk duymam gerektiini syledi, zira bir kere olsun yntemini doru olarak izlemi, ve dnyay azaltarak izgilerini glgelerini Dnyay geniletebilmiim; hissedememi "yap-mama"ya azaltarak stelik, karn kaps olmama giri dnyann kayalarn olarak ilikin olmama

kullanabilmiim. geniletmi szleri merakm oka ekmiti. Gzenekli kayann gzlerimi odaklam olduum alanndaki ayrntlar yle canl, yle kesin hatlardan olumulard ki, yuvarlak doruun st blm benim iin vasi bir dnya haline gelmiti; gene de, kayann azaltlm bir grnts olmaktayd bu. Don Juan engellediinde, normal zamanlarmdaki gibi baktm anladmkesin hatl ayrntlar delikleri belirginlemi, iri-lemi, gzenekli kayann kck kemiklemi pskrtnn

kahverengisi donuklam, kayay gerek bir leme eviren o parlak saydamlk yok olmutu. Don Juan sonra iki kayay alp, onlar derin bir ukurun iine yatrarak yz batya dnk kayalar n

bulunduu ilk yere bada kurup oturdu. Sol yanndaki bir noktaya vurarak benim de oturmam syledi. Uzun sre konumadk. Sonra, gene sessiz kalarak, bir eyler yedik. Gne battktan az. sonra don Juan anszn bana doru dnp "rya grmeye" ilikin gelimelerim var m, diye sordu. Ben de ona balangta "rya grme"nin bana kolay geldiini, ama o sralarda ryalarmda artk ellerimi bulamaz olduumu anlattm. "Sen rya grmeye ilk baladnda benim kiisel erkimi kullanmaktaydn, o yzdendi kolay gelmesi sana," dedi don Juan. "Ama imdi bosun sen. Ama kendin yeterli erk kazanana dek aba gstermeyi srdrmelisin. Bilesin ki, rya grme, ryalarn yapmamas da; sen yap-mama konusunda ilerledike rya grmede de ilerleyeceksin. in pf noktas, yapmakta olduun eyin bi anlam olmad dncesine kaplsan bile ellerine bakmay bolamamandr. Aslnda, daha nce de anlatmtm sana, bi savann inanmaya gereksinmesi yoktur; zira, inanmakszn eylemi srdrdke gene de yapmamaktadr. Bir an karlkl baktk. " 'Rya grme'ye ilikin sana anlatacak baka bi ey kalmad," diye srdrd don Juan. "Syleyebileceim her bi ey yalnzca yap-mama olacaktr. Ama yap-

mamay

dolaysz

olarak

gerekletirebilirsen, rya

grmede ne yapman gerektiini sen kendin bilebilirsin. Ama u aamada, ellerini bulmak ok nemlidir, bunu baaracandan da eminim." "Bilmiyorum, don Juan. Kendime gvenim yok." "Bunun bi kimseye gvenmekle bir ilintisi yok. Bu i, bi savann verdii mcadeledir; sen de mcadeleni srdrmelisin, bunu kendi erkinle yapamazsan, o takdirde ola ki buna layk bi rakibinin darbesiyle, ya da u anda seni izlemekte olan kimi dostlarn yardmyla baarabilirsin." Sa kolumla gayri ihtiyari bir silkinme hareketi yaptm. Don Juan, bedenimin kendi zannettiimden fazlasn bildiini syledi, zira beni izlemekte olan gl varlk sa tarafmdaym. Don Juan bir sr verircesine sesini alaltarak o gn dostun bana iki kez yaklam olduunu, kendisinin araya girerek onu durdurduunu aklad. "Gn boyunca glgeler yap-mamann kaplardr," dedi. "Ama geceleyin, karanlkta pek az yapma kald iin, dostlar dahil her ey bi glgedir. Erk trsn retirken bundan sz etmitim sana." Yksek sesle gldm, ama kendi kahkahamdan rkmtm.

"u ana dek sana rettiim her bi ey yapmamann bi vehesi olmutur," diye srdrd don Juan. "Bi sava yapmamay dnyadaki her bi eye uygularsa da, bugn sana anlattklarmdan fazlasn anlatamam. Sen kendi bedeninin erki, ve yap-mama duygusunu kefetmesine izin vermelisin." Asabi bir glme nbetine yakalanmtm gene. "Sen srf istihfaf yapmasn biliyorsun, diye dnyann gizlerini kmsemem aptalca bi ey," dedi don Juan arbal bir edayla. Ben de hibir eyi ya da kimseyi kmsemediim hususunda onu temin ettim ve onun zannettiinden ok daha sinirli ve yetersiz bir kimse olduumu syledim. "Yaamm boyunca hep byleydim ben," dedim. "Ama deimek istiyorum, ama nasl, bilemiyorum. yle beceriksizim ki." "Kendini berbat hissettiinin farkndaydm zaten," dedi don Juan. "Senin yapmann bi sonucudur bu. imdi o yapmay halletmek iin sana baka bi yapmay daha renmeni nereceim. u andan balayarak, sekiz gnlk bi sre boyunca, kendine yalan sylemeni istiyorum. Kendine gerei, yani irkin, berbat ve beceriksiz olduunu syleyecein yerde, bunlarn tam kart olduunu syleyeceksin, ama yalan sylediini ve

umutsuz

bir

vaka

olduunu

aklndan

hi

karmayacaksn." "Ama kendime o ekilde yalan sylemenin ne anlam var, don Juan?" "yle yaparsan, baka bi yapmaya taklm olur ve her iki yapmann da yalan ve gerekd olduunu, kendini bunlarn ikisine de balamann zaman israfndan baka bi ey olmadn, gerek olan tek eyin iindeki lecek olan varlk olduunu anlarsn. O varla ulamak, zn yap-mamasdr."

16 -Erk Halkas

Cumartesi, 14 Nisan 1962

Don

Juan

sukabaklarmz

yle

bir

tartp

yiyeceklerimizin bitmek zere olduunu, eve dnme zamannn geldiini syledi. Onun evine ancak iki gnde

varabileceimizi syledim ben de. Don Juan, Sonora'ya dnmeyeceini, bir i iin bir snr kasabasna urayacam syledi. Ben su kanyonundan inie geeceimizi dnyordum ki, don Juan volkanik dalardaki yksek yaylalara doru yneldi. Yarm saat kadar yrdkten sonra don Juan beni derin bir koyan iine gtrd; koyan sonunda, iki yakasndaki kayalarn tepeleri adeta birbirine kavuur gibiydi. Orada dan ta tepesine ulaan ve iki tepenin arasnda meyilli ibkey bir kprye benzer acayip bir yama vard. Don Juan yamacn yzeyindeki bir alam gsterdi. "Gzlerini dikerek oraya bak," dedi. "Gne tam kvamnda." Don Juan gn ortasnda gne klarnn bana "yapmama" konusunda yardmc olacan aklad. Sonra bana bir dizi buyruklar verdi, zerimdeki tm sk giysileri gevetmemi, bada kurarak oturmam, belirledii noktaya dikkatle bakmam istedi. Gkyznde ok az bulut vard, bat yzndeyse hi yoktu. Scak bir gndgne katlam lavlarn zerinden prl prl yansyordu. Bana gstermi olduu alana dikkatle bakmay srdrdm.

Uzun bir uyanklk halinden sonra, zellikle neye bakmam gerektiini sordum. Don Juan elini sabrszlkla devindirerek beni susturdu. Yorulmutum. Uyumak istiyordum. Gzlerimi yar kapattm; gzlerim kand iin onlar ovaladm, ama ellerim nemli olduundan gzm terden yanmaya balad. Gzlerimi yar aralayarak lavlardan oluan doruklara baktmbirden da btnyle klanverdi. Don Juan'a, gzlerimi kstm zaman btn da silsilesini ktan dokunmu girift bir rnt eklinde algladm syledim. Don Juan k dokusu grntsn srdrebilmem iin elimden geldiince az solumam, oraya gzlerimi "dikerek deil de, yamacn hemen zerindeki bir noktaya rahat bir ekilde bakmam nerdi. Onun dediklerini yaptm, rmcek ana benzeyen bir k rtsyle kapl nihayetsiz bir mesafenin grntsn srdrebilmeyi baardm. Don Juan gayet yumuak bir sesle k dokusundan oluan alann iindeki karanlk blgeleri ayrmaya almam, karanlk bir nokta bulduktan hemen sonra da, gzlerimi ap o noktann yamacn yzeyinin neresinde olduunu aratrmam syledi. Karanlk bir blge sezemiyordum. Birok kez gzlerimi ksp ksp yeniden ayordum. Don Juan bana

yaklaarak samdaki bir alan, ardndan tam nmdeki bir baka alan gsterdi. Bedenimin duru eklini deitirmek istedim; ayet perspektifimi deitirirsem, gstermekte olduu karanlk alanlar sezebilirim, diye dnmekteydimama don Juan kolumu sallayarak sert bir sesle devinmememi, sabrl olmam syledi. Gzlerimi tekrar kstm, rmcek an andran k dokusunu gene grdm. Bir sre ona baktm, sonra gzlerimi iyice atm. Tam o anda belirsiz bir gmbrt iittimbu bir jet uann uzaklardan gelen sesi olarak kolayca aklanabilirdi sonra, gzlerim yle apak, nmde duran tm o da silsilesinin minik minik k noktacklarna dntn grdm. Sanki katlam lavlarn iindeki birtakm metal paracklar ksa bir an boyunca hep birlikte gnein klarn yanstmaktaydlar. Ardndan, gne azald, sonra birden snverdi; hava birden rzgrlanarak sourken ayn anda tm o dalar da donuk koyu kahverengi bir kaya ktlesine dnt. Gne bir bulutun ardna girdi de kayboldu mu, diye arkama dnp bakmak istedim ama don Juan bam tutarak devinmemi nledi. ayet dnersem, bizi takip eden, dalara zg bir varlk olarak o dosta ilikin bir grntnn gzme alnmas olasl varm. O trden bir manzaraya tahamml edebilecek gten yoksun

bulunduumu kesin bir dille ifade etti; sonra sesinin tonunu kurnazca ayarlayarak iittiim o gmbrtnn bir dostun varln mutulamasnn yabans bir yntemi olduunu da ekledi. Don Juan, ardndan, ayaa kalkp yamatan yukarya trmanmaya balayacamz duyurdu. "Nereye gidiyoruz?" diye sordum. Don Juan, karanlkta nokta olarak belirlemi olduu o alanlardan birini gsterdi. "Yap-mama" sayesinde O noktay olas bir erk zei ya da ola ki erk nesnelerinin bulunabilecei bir yer olarak seebilmi olduum aklamasn yapt. Don Juan'n szn ettii o noktaya zahmetli bir trmantan sonra ulatk. Don Juan birka adm nmde bir sre devinmeksizin durdu. Ben ona yaklamak isterken, o, eliyle durmam imledi. Kendisini yneltiyora benziyordu. Bann arka tarafnn, dalar gzleriyle batan aaya taryormuasna devindiini grebiliyordum; sonra emin admlarla raf gibi dz bir kntya gtrd beni. Don Juan oturduktan sonra, kntnn zerinde birikmi kimi tozu topra eliyle sprd. st blm grnen kk bir kaya parasnn etrafn parmaklaryla kazp temizledi. Sonra, kazarak, o ta karmam buyurdu.

O kaya parasn kardm zaman, don Juan onun bana ait bir erk nesnesi olmas nedeniyle onu derhal gmleimin altna saklamam syledi. Onu saklamam iin bana verdiini, onu cilalayp zenle muhafaza etmemi bildirdi. Bundan hemen sonra su kanyonuna iniimize baladk; bir iki saat sonra volkanik dalarn eteindeki yksek l mntkasna vardk. Don Juan metre kadar nmde yryor, hzl temposunu hi bozmuyordu. Gne batmazdan hemen ncesine dek gneye doru yrdk. Batdaki kesif bulut tabakas gnei grmemizi engelliyor idiyse de, ufukta kaybolup gideceklerini dnerek o vakte kadar orada bekleyelim, dedik. Don Juan daha sonra ynmz deitirerek gneydouya doru ilerledi. Bir tepenin zerine kp, doruuna varyorduk ki, gneyden drt adamn bize doru geldiini grdm. Don Juan'a baktm. Gezilerimiz srasnda baka kimselere hi rastlamamtk; o yzden byle bir durumda ne yaplacan bilmiyordum. Ama don Juan ilgilenmi grnmyordu. Hibir ey olmam gibi yrmesini srdrd. Adamlar aceleleri yokmu gibi gayet yava yrmekteydiler; kvrla kvrla bizim bulunduumuz

yere doru ar ar ilerliyorlard. Bize yaklatklarnda onlarn drt gen Kzlderili olduklarn grdm. Don Juan' tandklar belliydi. Don Juan onlarla spanyolca konutu. Hepsi de halim selim delikanllard, don Juan'a son derece saygl davranyorlard. lerinden yalnzca biri benimle konumutu. Don Juan'a fsldayarak ben de onlarla konuabilir miyim, diye sordum, o da bayla beni evetledi. Onlarla konumaya baladktan sonra dilleri zlverdibana pek dosta davrandlar; zellikle, benimle ilk konuan gen bana ok snmt. Bana erk kuvars kristalleri aradklarn anlattlar. Volkanik dalarn orada gnlerce dolatklarn ama anslarnn yaver gitmediini sylediler. Don Juan evresine bakarak, iki yz metre kadar tedeki kayalk bir alan gsterdi. "Bi sre orda kamp kurabiliriz," dedi. O kayala doru yrmeye balad, hepimiz onun ardna dtk. Semi olduu alan son derece przlyd. Bitki namna hibir ey yoktu. Kayalarn zerine oturduk. Don Juan tedeki alda kadar uzanp kamp atei iin kuru dal toplayacan syledi. Ona yardm edeyim, dedim, ama don Juan fsldayarak bana bunun o yiit

delikanllar iin zel bir kamp olacan, yardma gereksinmesi olmadn syledi. Gen Kzlderililer bana iyice yaklaarak evremi sarmlard. Don bana bu lerinden kucak biri bana srtn dal dnerek oturmaktayd. Onun bu halinden sknt duymaktaydm. Juan dolusu bir paralar yla mezleri dndnde, onlar dikkatli olmalarndan dolay vd; delikanllarn bycnn olduunu anlatarak, erk nesneleri aramak amacyla ava ktklarnda bir daire oluturup iki kiinin ortada srtlarm birbirine dnk oturmalarnn bir kural olduunu aklad. Delikanllardan biri bana, kristal bulup bulamadm sordu. Ben da ona don Juan'n bana kristal aramam hi sylememi olduunu anlattm. Don Juan irice bir kayaya yakn bir yer seerek kamp ateini yakmaya balad. Genler yerlerinden bile kprdamakszn dikkatle ona bakyorlard. Btn dallar tututuu zaman, don Juan srtn iri kayaya dnerek oturdu. Ate onun sa tarafn-dayd. Delikanllar neyin cereyan etmekte olduunu biliyor gibiydiler, ama benim bir bycnn raklarna kar nasl davranlacana ilikin en ufak bir fikrim yoktu. Gen adamlara bakyordum. Onlar, yzleri don Juan'a dnk, tam bir yarm daire oluturarak

oturmaktaydlar. O anda don Juan'n tam karsnda bulunduumu, genlerden ikisinin solumda, br ikisinin de samda oturduklarn fark ettim. Don Juan onlara benim volkanik dalarda "yapmama"y renmekte olduumu, ve bir dostun da bizi takip ettiini anlatmaya balad. Bunun pek dramatik bir balang olduunu dnyordum ki haksz saylmazmm. Gen adamlar durularn deitirerek sol bacaklarn kvrp altlarna aldlar. Daha nce nasl oturmu olduklarna dikkat etmemitim. Onlarn da benim gibi bada kurarak oturduklarn sanyordum. Gzm don Juan'a iliince, onun da sol baca ie doru kvrlm olarak oturduunu grdm. Don Juan, enesinin belirsiz bir devi-niiyle bana oturu biimini antrd. Bende yavaa sol bacam kvrp zerine oturdum. Don Juan bir zamanlar, iler aprak gittiinde, byclerin bu durua geerek oturduklarn anlatmt. Oysa bu ekilde oturmak benim iin son kerte yorucu olmaktayd. Don Juan'n konumas boyunca o ekilde oturarak kalmam benim iin bir eziyetti. Don Juan benim bu handikabm gayet iyi biliyor olmalyd ki, delikanllara ksaca kuvars kristallerinin o blgedeki bir takm belli noktalarda bulunabileceini, onlar bulduklar zaman onlar yuvalarndan belirli yntemlerle

ayrmadan nce tatl dil dkerek onlarn ikna edilmeleri gereim anlatt. O takdirde kristaller o adamn kendisi olur da, o kimselerin erkleri de havsalamzn alamayaca denli artarm. Don Juan kuvars kristallerinin genellikle kmeler halinde bulunduklarn, onlar bulan kimsenin en uzun ve en iyi grnml ubuklardan beini semesi, ve onlar bein rahminden skp karmas gerektiini anlatt. Bulan kimsenin onlar yontarak ve cilalayarak sivriltmesinin ekledi. Ardndan, kullanlan kuvars kristallerinin byclkte amacyla silahlar olduklarm, ldrmek kendi sa elinin parmaklarnn boyutlarna ve biimine getirmesinin art olduunu da

frlatlarak atldklarn, onlarn, dmann vcudunu delerek iine girdiini, sonra da, sanki hi oradan ayrlmam gibi sahibinin eline dndn syledi. Daha sonra, sradan kristalleri silaha dntrecek olan tinin aranmasndan sz ederek, insann yapmas gereken ilk eyin tini ekmek amacyla ltufkr bir yerin aranmas olduunu bildirdi. yle bir yer bir tepenin doruunda olurmu ve elin, ayas yere dnk olarak topran zerini sprrcesine dolatrlmas srasnda yaylan bir snn belirlenmesiyle bulunurmu. O yerde bir atein yaklmas gerekirmi. Don Juan,

dostun alevler tarafndan cezbedileceini anlatt. Bir dost arayan bir kimsenin o grltlerin ynnde ilerlemesi, ona galebe alabilmek amacyla, onu yere ykana dek onunla dvmesi gerekirmi. Don Juan bu volkanik babo dalarda, gler de dostlara olduunu benzemeyen baka

syleyerek bizi uyard; ama, nemli olan eyin o nesnelerin bulunmas olduunu aklayarak nnde sonunda herhangi bir nesnenin ayn ekilde etkili olabileceini de ileri srd. "Erk verici tini bulamadktan sonra gayet k bir ekilde cilalanm kristallere sahip olmann ne yarar olur ki?" dedi don Juan. "te yandan, kristalleriniz yoksa, ama tini bulmu iseniz, dokunulacak herhangi bi eyi koyabilirsiniz onun nne. "Hibi ey bulamazsanz, karn bllklerinizi koyun nne yahu!" Delikanllar kkrdamaya baladlar. lerinden en atlgan olan, ve benimle ilk konuan gen, yksek sesle glmekteydi. Don Juan'n bada kurmu rahat bir ekilde oturmakta olduu dikkatimi ekti. Btn delikanllar da bada kurarak oturmulard. Usulcack bacam ekip rahat bir pozisyona gemeyi denedim, ama dizim kaskat kesilmitiadalelerim sanclanmaya balamt; bunun zerine ayaa kalkmak, ve birka

dakika boyunca olduum yerde zplamak zorunda kaldm. Don Juan, yllardr, yani onunla taban tepmeye baladmdan bu yana gnah kartmaya hi gitmemi olduumdan dolay diz kmeyi kvramadma ilikin latife etti.
:.

Bunun zerine gen adamlarda bir kaynamadr

balad. Durup durup yksek sesle glyorlard. Bir ikisi de yzlerini kapatarak kkr kkr glmekteydiler. "Durun imdi sizlere bir ey gstericem," dedi don Juan bir ara delikanllarn glmesi yattktan sonra. Tahminime gre kesesinde saklad kimi erk nesnelerini gsterecekti bize. Bir an herkesin onun bana eceini sandm, zira hepsi de anszn birlikte yle bir davranmlard. Hepsinin, kalkacakm gibi, hafife ne doru eildiklerini grdm, ama sonra sol bacaklarn gene altlarna doru kvrp benim dizlerimin canna okuyan o esrarl durularna getiler. Sol bacam zevahiri kurtaracak derecede kvrp oturdum. Sol ayamn stne oturmadm, yar diz kermi gibi durduum takdirde de, dizlerimin o kadar armadm bulguladm. Don Juan ayaa kalkarak, gzden kaybolana dek o iri kayann etrafnda yrd.

Ayaa kalkmadan nce, ben ayam kvraym derken o, atei beslemi olacak ki, taze dallar atrdayarak tutumaya, uzun alevler ykselmeye

balamt. Son derece grkemli bir manzarayd bu. Alevler iki kat yksee uzanr olmulard. Don Juan anszn iri kayann olduu ardndan karak Bir daha nce oturmakta noktada durdu. an app

kalverdim. Don Juan bana komik bir siyah apka geirmiti. apkann iki yannda, kulaklarn bulunduu yerlerde saa ve sola doru kntlar vard ve tepesi yuvarlakt. Sahici bir korsan apkas gibi grnyordu. Don Juan srtna da, tek bir parlak metal dmeyle iliklenmi uzun siyah ve kuyruklu bir redingot geirmiti, bir de tahta bacak takmt. Kendimi tutamayarak gldm. Don Juan o korsan giysileri iinde gerekten gln grnmekteydi. ln ortasnda o giysileri nasl bulduunu merak etmeye balamtm. Mutlaka bir kaya kovuunda saklam olmalyd. Don Juann tipik bir korsan olmak iin tek eksiinin gznn zerinde siyah bir ba ile omzunda bir papaan olduunu syledim. > Don Juan hepimize teker teker bakarak gzleriyle sadan sola doru tarad. Sonra gzlerini zerimize doru evirerek arkamzdaki karanla doru dikti. Bir

sre o pozisyonda kaldktan sonra iri kayann etrafnda yryp gzden kayboldu. Nasl yrdne dikkat etmemitim. Herhalde tahta bacakl birini taklit etmek amacyla bir dizini kumadan yrm olmalyd; kayann ardna doru yrmek iin arkasna dndnde bacan kvrp kvrmadn grm olmam lazmd, ama kendimi don Juan'n hareketlerine yle kaptrmtm ki, bu ayrntlara pek dikkat etmemitim. Don Juan iri kayann ardna gittii an alevlerin iddeti derhal azalmt. Don Juan'n zamanlamasnn ahane olduunu dnmekteydim; kamp ateine sonradan koyduu ince dallarn ne kadar dayanacan hesaplam olmal, geliini de gidiini de ona gre ayarlam olmalyd. Atein iddetindeki bu deiiklik oradakileri oka etkilemiti; delikanllar aralarnda hararetli bir ekilde konuuyorlard. Alevlerin boyutlar iyice azaldnda, gen adamlar tekrar bada kurarak oturma pozisyonuna getiler. Don Juan'n iri kayann ardndan hemen gene kp yerine oturacan sanyordum ama yle olmad. Bir trl ortaya kmyordu. Sabrszlkla bekledim. Delikanllar, sakin baklarla oturmaktaydlar.

Btn o taknca gsterileriyle don Juan'n ne yapmay amaladn anlayamamtm. Uzun sre bekledikten sonra samdaki gence dnerek alak bir sesle don Juan'n giydii o eylerino komik apkayla uzun kuyruklu ceketinve tahta bacak takmasnn ne anlama geldiini sordum. Gen adam yzme tuhaf ve bo bir ifadeyle bakt. Zihni karma benziyordu. Ben sorumu yineledim, bu sefer onun yannda duran delikanl dinlemek iin dikkatle bana bakmaya balad. Sonra byk bir aknlkla birbirlerine baktlar. Ben, o apkayla tahta bacan don Juan' bir korsana evirdiini syledim. O aamada delikanllarn drd de birbirlerine sokularak evreme toplanmlard. Yumuak bir ekilde kkrdyorlar, sklgan baklarla beni szyorlard. Ne diyeceklerini bilemez gibi bir halleri vard. lerinden en atlgan olan nihayet benimle konutu. Don Juan'n apka filan giymediini, zerinde uzun bir ceket bulunmadn, hele tahta bacak hi takmadn, giydii eyinse, bana geirdii siyah bir kukuletadan ve rahiplerinki gibi yere kadar inen simsiyah bir tnikten ibaret olduunu syledi. "Yo!" dedi bir baka delikanl hafife nleyerek. "Kukuleta deildi bandaki o ey."

"Elbet ya," dedi btn brleri. lk konuan delikanl bana yle bir bak att ki. kk dilini yutmu sanrdnz. Bunun zerine onlara, cereyan eden olay dikkatli ve sakin bir ekilde gzden geirmemizi nerdim, zira don Juan'n byle yapmamz istediinden, bizi de bu nedenle yalnz braktndan emindim. Sa tarafmda en uta duran delikanl don Juan'n hrpani bir klkta olduunu syledi. zerinde yrtk prtk bir pano ya da bir eit Kzlderili ceketi ile son derece eski bir sombrero varm. Kolunda dolu bir sepet varm, ama sepetin iinde neler olduunu grememi. Don Juan'n aslnda bir dilenci klnda deil de, acayip eyler devirmi olduu pek uzun bir yolculuktan dnen bir adam suretinde grndn belirtti. Don Juan' siyah kukuletayla gren delikanl, elinde sepet filan grmediini, ama salarnn upuzun ve dank olduunu, sanki bir rahibi ldrm de, onun giysilerine brnerek kendi vahetini gizlemeye alan barbar bir herife benzediini deri srd. Solumdaki delikanl kkr kkr glerek btn bu anlatlanlar pek tuhaf karladn syledi. Don Juan'n aslnda atndan henz inmi olan nemli bir adam gibi giyinmi olduunu bildirdi. Bacaklarnda svarilere zg deri tozluklar, ayaklarnda koskoca mahmuzlu

izmeler, sol avucuna vurup durduu bir kams, konik tepeli Chiuahua apkas, belinde de .45-kalibre-lik pitovlar varm. Varlkl bir "ranchero" (ifti) tablosu sergiliyormu don Juan. Sol tarafmda en utaki gen adam utangaa glmseyerek ne grdn sylemekten kand. Anlatsn, diye dil dktm ama brleri pek ilgilenmi grnmyorlard. Konuamayacak denli utanga birine benziyordu. Don Juan o iri kayann ardndan kp geldiinde ate snmek zereydi. "Biz bu genleri kendi balarna brakalm en iyisi," dedi don Juan bana dnerek. "Vedala onlarla." Don balad. Gen adamlar beni kucakladlar. Kamp ateinden alev kmyorsa da, kor kmrler yeterince k yayyordu. Don Juan birka adm temizde koyu bir glge gibiydi, delikanllar da kesin hatlarla belirlenmi kprtsz siluetlerden bir halka oluturuyordu. Karanlk bir zemin zerindeki bir dizi simsiyah heykeli andryorlard. te tam o anda btn bu olayn arpc etkisini benliimde hissettim. Omuriliimden yukar bir Juan onlara bakmyordu. Onlarla vedalaabilmem iin ar ar yryerek uzaklamaya

rperme geirdim. Don Juan'n yanna vardm. Byk bir ciddiyet ve endieyle, bam evirip o genlere bakmamam buyurdu, zira o anda onlar bir glge halkas oluturuyorlarm. Midemde dardan gelen bir gcn basncn duyumsadm. stemeksizin barverdim. Don Juan o blgede pek fazla erk bulunduunu, onun iin "erk trsn" kullanmamn ok kolay olacan syledi. Saatlerce rahat bir tempoyla kotuk. Be kez yere dtm. Don Juan dengemi her yitiriimde yksek sesle saymaktayd. Sonra bir yerde durdu. "Otur, kayalara sokulkamn ellerinle rt," diye kulamn iine fsldad.

Pazar, 15 Nisan 1962 Sabahleyin gn .maya balar balamaz yrmeye baladk. Don Juan beni arabam brakm olduum yere gtrd. Karnm at ama kendimi tazelenmi ve dinlenmi hissetmekteydim. Arabamda sakladm krakerleri yiyip birka ie maden-suyu itik. Don Juan'a beni bunaltan kimi somlar sormak istedim, ama o parmam dudaklarna gtrd.

leden sonra saat civarnda, don Juan'n benden ayrlmay tasarlad snr kasabasna ulamtk. Yemek yemek iin bir restorana girdik. Restoran bombotu; pencere nndeki bir masaya oturarak ilek caddeyi seyrederken yemeklerimizi syledik. Don Juan gayet rahat grnyordu; gzlerinde afacanca bir parlt vard. Cesaret bularak onu soru yamuruna tutmaya baladm. zellikle o kyafet deiikliinden sz etmeyi amalyordum. "Size bi para yap-mamamdan gsterdiydim," dedi don Juan gzleri l l. "Ama hepimiz baka baka eyler grmz," dedim. "Bunu nasl yaptn ki?" "ok basit," diye yant verdi don Juan. "Yalnzca tebdili kyafet ite, zaten yaptmz her bi ey bi kyafet deiimi, bi gizlenmedir. Demitim ya sana, yaptmz her bi ey bi eit yapmadr. Bi bilgi adam kendini herkesin vallahi. "O yapmasna Yalnzca, drt engelleyip kslm henz iin acayip kiilere eyler gre yaratabilir. Ama acayip deildirler aslnda onlar, deil yapmaya acayiptir onlar. delikanlyla sen yap-mamann kolayca bilincinde deilsiniz, onun hepinizi

aldatabildim."

"Ama nasl aidattn bizi?" "Sen anlamazsn ki. Bunu anlayabilmen olanaksz senin ." "Gene de bir dene, don Juan, ltfen." "Diyelim ki her birimiz doarken yanmzda az bi para erk halkas getiririz bu dnyaya. O kck halkay doar domaz kullanmaya balarz. Demek ki her birimiz daha doutan engellenmiizdir de, erk halkamz btn baka insanlarnkiyle birlemitir. Demem u ki, bizim erk halkalarmz, dnyann kurulmas engellenmitir. "Bi rnek versen de iyice anlasam unu," dedim "rnein, bizim erk halkalarmz, seninki ve amacyla dnyann yapmasna

benimki, u anda bu odann yapmasna engellenmitir. Yani biz bu oday kurmaktayz. Bizim erk halkalarmz hemen u anda re re bu oday var klmaktadr. " "Dur, dur bi dakka," dedim. "Bu oda burada kendiliinden var zaten. Onu ben yaratmyorum. Hibir alakam yok benim bu odayla." Don Juan'n benim itirazlarma aldr ettii yoktu. Sakin bir ekilde, iinde bulunduumuz odann herkesin erk halkasnn gcyle yaratldn ve devam ettirildiini ileri sryordu.

"Bak," diye srdrd don Juan, "her birimiz odalarn yapmasn biliriz zira, u ya da bu ekilde, yaammzn nemli bir blmn odalarn iinde geirmiizdir. te yandan, bi bilgi adam, bi baka erk halkas daha gelitirir. Ben bunu yap-mama halkas adn taktm, zira yap-mamaya engellenmitir bu halka. Onun iin bu halkayla, baka bi dnya rebilir kendine bilgi adam." Gen bir kadn garson yemeimizi getirdibize kukulu gzlerle bakmaya balad. Don Juan fsldayarak, paramzn olduunu gstermek amacyla garsona hesab dememi syledi. "Bizi gz tutmam olmasna amam," dedi don Juan, ve bir kahkaha patlatt. "ok berbat grnyorsun." Hesab deyip bahiini de verdikten sonra kadn yanmzdan ayrld; ben, konumamz nerde kald, diye sorar gibisine don Juan'a baktm. Hemen imdadma yetiti. gelitirmemi "Senin sorunun henz o erk halkan olman, /bedeninin de, yap-mamay

bilmiyor olmas," dedi don Juan. Ne demek istediini anlamamtm. Zihnim hl baka bir konuya taklm durumdayd. renmek istediim tek ey, onun korsan kyafeti giymi olup olmadyd.

Don Juan yant vermedi ama iddetli bir kahkaha patlatt. Aklamas iin yalvardm ona. "Ama daha imdi akladm sana," diye karlk verdi. "Yani klk filan deitirmemi miydin?" diye sordum.
"Ben yalnzca kendi erk halkam senin kendi

yapmana engelledim," dedi don Juan. "Gerisini sen yaptn, brleri hakeza." "nanlmaz bir ey bu!" diye bardm. "Bizim hepimize yapma zerinde fikir birlii iinde olmamz retilmitir," dedi yumuak bir sesle. "O fikir birliinin yol at kuvvetin ne denli muazzam olduunu tahmin edemezsin. Lakin, kr ki, yap-mama da ona e kuvvettedir, ona e ihtiamdadr." Midemde hissettim. kontrol edemediim ile bir onun dalgalanma aklamas Benim alglaym

arasnda dalar kadar fark vard. Sonunda, her zaman yaptm gibi, inanmazlm, zihnimdeki kuku ve itimatszl kendi kendime u cmleyle sordum: "Ya don Juan o delikanllarla anlam da, bana bir oyun oynamsa?" Konuyu deitirerek, don Juan'a o drt mezi sordum: "Onlarn glge olduunu sylemitin, deil mi?"

"Doru, dedin." "Dost muydu onlar, yani?" "Yo. Tandm bi adamn mezleri onlar." Ne diye glge demitin ki onlara sen?" "Zira o srada, yap-mama halkas onlara dokunmaktayd-da ondan; sonra, onlar senin gibi salak olmadklar iin senin bildiinden ok baka bi eye dntler. Onun iin senin onlara bakman istememitim. Sadece incinindin baksaydn eer." Soracak baka sorum yoktu. A da deildim. Don Juan byk bir itahla yiyor, ok keyifli grnyordu. Ama ben kederliydim. Birden kendimi son derece bitkin hissettim. Don Juan'n yolunun benim iin ok etin olduunu kavrayverdim. Byc olmak iin gerekli meziyetlere sahip olmadm syledim. "Belki Mescalito'yla bi karlama yapman yararl olabilir," dedi don Juan. Ben de ona, bunu dnmek bile istemediimi, bunun benim iin imknsz bir ey olduunu belirttim. "Btn bu rendiklerinden bedeninin bi yarar elde etmesine izin verebilmen iin arpc deneyimler geirmen gerek," dedi don Juan. Ben de tuttum, Kzlderili olmamamdan dolay bir bycnn olaand yaamm srdrebilmek iin

gerekli

meziyetlere beni

gerekten

sahip o

olmadm ilerimden

dndm syledim. "Belki balayan btn kurtulabildiim takdirde daha sratli bir ilerleme kaydedebilirim," dedim. "Ya da senin yanna gelip burada yaayabilirsem. Ama imdiki durumda, her iki dnyada birer ayamla, ilerleyebilmem imknsz." Don Juan uzun bir sre beni szd. "ite bu senin dnyan," dedi pencerenin dndaki hareketli caddeyi gstererek. "Sen o dnyann adamsn. Oras, o dnya, senin avlanma alanndr. Dnyamzn yapmasndan kaabilmemize olanak yoktur; onun iin, bi sava kendi dnyasn bi av alanna evirir. Bi avc olarak, bi sava dnyann kullanabilmek iin yaratldn bilir. O nedenle, her bi eyini kullanr dnyann. Bi sava, istedii bi eyi alp kullanmaktan dolay vicdan azab ekmez hi, ama u var ki bi savann kendisi kullanld ve ksld takdirde, aldrmaz o buna, onuru krlm gibi de hissetmez."

17 -Yarakl Bir Dman

Sal, 11 Aralk 1962 Kurduum tuzaklar mkemmeldi; ortam pek uygundu; tavanlar, sincaplar, br kemirgenleri, bldrcnlar, ve daha baka kular grdm, ama btn gn tek bir hayvan bile yakalayamadm. Don Juan sabah o erkenden gn onun evinden birine ktmzda bana tuzaklar mdan

debilecek olan ve etini "erk besi ni" olarak kurutabileceim zel bir hayvan, "erk armaan" n beklemem gerektiini sylemiti. Don Juan'n dnceli bir havas vard. Azndan tek bir neri ya da yorum kmyordu. Gnn bitimine doru nihayet bir ey syleyebildi. "Birisi senin avlanman engelliyor," dedi. "Kim?" diye sordum, gerekten ararak. Don Juan bana bakarak glmsedi; inanmadn gsteren bir ekilde ban iki yana doru sallad. "Sanki bilmiyormusun gibi davranyorsun," dedi. "Oysa btn gn biliyordun onun kim olduunu."

Tam kar kyordum ki, bounaln dnp vazgetim. Kukusuz, "la Catalina" diyecekti, ayet o trden bir bilgiyi antryordu ise, o takdirde haklyd, kim olduunu bilmekteydim. "imdi," diye srdrd don Juan, "ya eve gitmemiz ya da karanlk bastrana dek burda bekleyerek onu yakalamak iin alacakaranl kullanmamz gerekir." Benim kararm bekliyora benziyordu. Ben gitmek yanlydm. Daha nce kullanmakta olduum ince ipi sarmaya durdurdu. "Otur yerine," dedi. "Hemen u anda buradan gitmek en akllca ve mantkl karar olurdu, ama bu pek zel bi durum, onun iin kalmalyz derim ben. Bu gsteri srf senin iin." "Ne demek istiyorsun?" "Birisi, zellikle senin ilerine karmakta, o yzden senin gsterin Oluyor bu. Ben onun kim olduunu biliyorum, e, sen de biliyorsun." "Beni rktyorsun," dedim. "Ben deil," diye yant verdi don Juan, glerek. "Seni korkutan ey, o kadn, orada sinsi sinsi dolap frsat kollayan o kadn." baladm ama ben daha niyetimi seslendiremeden nce don Juan kesin bir buyrukla beni

Szlerinin bende yarataca etkiyi beklercesine duralad. Dehete dtm itiraf etmeliyim. Bir ay kadar nce, "la Catalina" denilen byc kadnla korkun bir karlamam olmutu. Onunla hayatm yitirme pahasna yz yze gelmitik, zira don Juan onun kendisini ldreceine, onun saldrlarna kendi bana kar koyamadna beni ikna etmiti. O kadnla temas kurmamdan sonra, don Juan aslnda onun kendisi iin gerekten asla herhangi bir tehlike tekil etmediini, tm o olayn haince bir aka anlamnda deil de beni faka bastrmay amalayan bir oyun olduunu aklamt. Don Juan'n tutumunu drstlkle badatrmam olanakszd, o yzden kendisine ok kzmtm. Kendisine fkelenerek veritirdiimi gren don Juan derhal bir Meksika trks okumaya balamt. O zamann popler arkclarn taklit ederken yle komik bir hal alyordu ki kendimi tutamayarak bir ocuk gibi glmtm. elendirmiti. mezdim. "Sana bi ey anlatcam," demiti sonunda o zaman. "ayet bizi faka bastrmazlarsa, hibi ey renemeyiz. Ayn ey benim de bama gelmiti, herkesin de bana Don Juan o zaman o beni sama saatlerce sapan Repertuvarnda

arklardan o kadar fazla sayda bulunduunu hi bil-

gelecektir. Bi velinimetin grevi bizi bi uurumun kenarna getirmektir. Bi velinimet yalnzca yolu gsterip oyununu oynar. di Ben mi? sana daha nce sana de oyun oynamtm. Senin avc tinini nasl geri aldm anmsyorsun, Avcln bitkileri unutturduunu sen bana kendin sylemitin. Bi avc olmak amacyla pek ok ey yapmay istemekteydin, bitkileri renmek amacyla yapmay gze almayacan eyleri. u anda sen yaamn srdrmek amacyla ok daha fazlasn yapmak zorundasn." Don Juan bana bakt, bakt, sonra bir kahkaha nbetine tutulmuasna glmeye balad. "Bu delilik srf," dedim. "Oysa biz ussal yaratklarz." "Ussal olan sensin," diye karlk verdi don Juan. "Ben deilim." "Elbet ussalsn sen de," diye dayattm. "Sen benim hayatta tandm en ussal insanlardan birisisin." "Pekl!" diye nledi don Juan. "Tartmayalm. Ussalm ben, ne olmu yani?" Ben onu, iki ussal insann, o byc kadnla olduu gibi ylesine delice bir ekilde hareket etmesinin niin gerekli olduu tartmasna ekmeye altm. "Sen ussalsn, mantksalsn, tamam," dedi don Juan serte. "Bu da senin bu dnyaya ilikin pek ok ey

bildiine inandn anlamna geliyor, ama biliyor musun acaba? Gerekten biliyor musun? Sen yalnzca insanlarn eylemlerini grmsn. Senin deneyimlerin yalnzca insanlarn sana ya da bakalarna neler eyledikleriyle snrl. Bu giz dolu bilinmeyen dnya hakknda hibi ey bilmiyorsun." Don Juan eliyle kendisini arabama doru izlememi imledi; sonra yaknlardaki kk bir Meksika kasabasna srdk. Ne yapacamz sormak istemiyordum. Don Juan arabam bir restorann nnde park ettirdi, ardndan otobs terminaline ve kasaba marketine doru yrdk. Don Juan sa tarafmda, nmden yrmekteydi. Anszn sol tarafmda da birisinin benimle birlikte yrmekte olduunun bilincine vardm, ama dnp de ona bakmazdan nce, don Juan seri ve ani bir hareket yapt; yerden bir ey alrmasna nne doru eilerek beni koltuk altmdan kavrayverdinerdeyse onun zerine yklacaktm. Don Juan beni srklercesine arabama gtrd, ben anahtarla arabamn kilitli kapsn aarken bile kolumu brakmad. Bir an, anahtar kilide geiremedim. Don Juan beni hafife arabann iine doru itti, sonra kendisi de ieriye girdi. "Yavaa sr, ve o marketin nnde dur," dedi.

Durduumda, don Juan bam hafife eerek bakmam imledi. Don Juan'n beni kolumdan kavrad noktada "la atalna" durmaktayd. Birden irkiliverdim. Kadn arabaya doru birka adm attyaklaarak meydan okurcasna durdu. Onu dikkatle inceledim; ok gzel bir kadn olduu sonucuna vardm. Son derece esmer bir kadnd, vcudu tombulcayd ama adaleli ve gl birine benziyordu. Deirmi yznde ykseke elmackkemikleri, genlii oldu. simsiyah Olsa olsa salarnn otuzlu iki uzun rgsyle gzel bir kadn. Beni en ok artan da onun yalarnn balangcndayd. "sterse daha da yaklasn, brak," dedi don Juan, fsltyla. Kadn drt adm daha atarak arabama metre kadar bir mesafede durdu. Birbirimize baktk. O anda, ondan korkmamn gereksizliini hissetmitim. Ona doru glmseyerek el salladm. Utanga bir kz gibi azn eliyle rtt, kkrdayarak gld. Nedense kendimi neeli hissetmekteydim. Don Juan'a dnerek onun grnne, giyini biimine ilikin bir iki sz syleyim, dedim, ama don Juan'n haykr adeta dm patlatt. "Arkan o kadna dnme, ulan kahrolas!" diye yksek sesle bard.

Kadna bakmak iin hza dndm. Arabama do ru birka adm daha ilerlemitikapya bir buuk metre kadar bir uzaklkta durmaktayd. Tebessm ediyordu; dileri iri, beyaz, muntazamd. Ne var, glmsemesinde tekin olmayan bir ey vard. Pek dosta grnmyordu; kontroll bir srtt onunkisi; sadece glen bir az. Gzleri siyah ve souktu, onlar yzme dikmi, bakmaktayd. Tm bedenimin rperdiini hissettim Don Juan ritimli bir ekilde kesik kesik glmeye balad; bir anlk bir bekleyiten sonra kadn yavaa gerileyerek br insanlarn arkasna karp gzden kayboldu. Arabay srerek oradan uzaklarken, don Juan ayet yaamma ekidzen verip de renmi olmasa imiim, o kadnn beni savunmasz bir bcei ezer gibi inemi olacan syledi. "Senin iin bulmu olduumu sylediim yarakl dmandr ite o," dedi.

Don Juan, benim avlanmam engellemekte olan kadn konusunda ne yapacamz kararlatrmadan nce bir yora beklememiz gerektiini syledi. "Bi karga grr ya da iitirsek, bekleyebileceimizi kesin anlam olacamz gibi nerede beklememiz gerektiini de renmi oluruz," diye ekledi.

Tm evremizi tarayarak ar ar, tam bir daire oluturacak ekilde dnd. "Beklenecek yer buras deil," dedi fsldayarak. Douya doru yrmeye baladk. Hava artk iyice kararmt. Anszn iki karga, derimizdeki kimi yksek allklarn syledi. Oraya vardmzda don Juan tepenin etrafn dolaarak, tepenin dibinde gneydouya bakan bir yeri seti, Kum dal paralar yla yapraklar, ve ta topra temizleyerek bir buuk iki metre apnda daire eklinde bir yer at. Ona yardm etmek istedim, ama elinin sert bir hareketiyle bunu nledi. Parman dudaklarna gtrerek susmam imledi. Don Juan iini bitirdiinde beni, dairenin merkezine ekerek, yzm tepenin uzana, gneye doru bakacak ekilde evirdi, sonra kulama fsldayarak onun hareketlerini taklit ermemi syledi. Sa ayayla tempolu bir ekilde yere serte vurarak dansa benzeyen birtakm hareketler yapmaya balad; yedi eit aralkl vuruu izleyen hzl vurutan ibaret bir danst bu. Kendimi bu tempoya altrmaya altmbirka acemice admdan sonra doru tempoyu yakalayabildim. "Niin yapyoruz bunu?" diye kulama fsldadm. ardndan uarak tepenin arkasndan kayboldular. Don Juan o tepenin hedefimiz olduunu

Don Juan bana, gene fsldayarak, bir tavan gibi ayak teptiimi, bu grltnn sinsi sinsi dolaan o kimseyi er ge ekeceini, merak edip ne oluyor, diye ortaya kmasna neden olacan syledi. Ben dansn ritmini iyice kavradktan sonra, don Juan yeri tekmelemesini brakarak, eliyle usul tutup benim devam etmemi syledi. Zaman zaman kulak kesilip, bam hafife saa doru eerek, allklardan gelecek sesleri bekler gibi dikkatle dinlemekteydi. Don Juan bir ara durmam imleyerek son kerte tetikte durarak kald; bilinmeyen ve grnmeyen bir saldrgann zerine frlayarak adamaya ank bir haldeymi gibi beklemekteydi. Don Juan, ardndan, dansm srdrmemi imledi bir sre sonra beni.takrar durdurdu. Benim her duruumda ylesine bir konsantrasyonla dinliyordu ki, bedeninin her bir azas gerginlikten kopacak izlenimini yaratyordu. Anszn don Juan benim yanma zplad; alacakaranln, erkinin doruunda olduunu kulama fsldad. evreme baktm. allklar, tepeler, kayalklar koyu renkli ktleler halinde grnmekteydiler. Gkyz lacivert bir renk almt, artk bulutlar grnmez olmulard. Btn dnya koyu renkli, tekdze

siletlerden olumu gibi gzkyor, herhangi bir eyin snrlarn belirlemek imknszlayordu. Ta uzaklardaki bir hayvann rkn ln iittimbir akal ya da bir gece kuunun l olabilirdi. yle aniden olmutu ki, dikkat edememitim. Ama don Juann gvdesi bir para silkelendi. O yanmda dururken kaslarnn titretiini hissediyordum. "Haydi i bana," diye fsldad don Juan. "Yeri tekmelemeye bala, ve hazr dur. Kadn burada." Yeri lgncasna tekmeleyerek dansma baladm, don Juan ayan benimkinin zerine koyarak rpnrcasna, gevememi, yere ritimli vurmam imledi. "Onu korkutup karmayasn," diye kulamn iine fsldad. "akin ol, ve asabna de!" Don Juan gene yere vurma ritmimi eliyle ynetmeye balad, ikinci turdan sonra beni durdurduo anda ayn l gene iittim. Bu defa, tepenin zerinde umakta olan bir kuun sesine benziyordu. Don Juan beni gene dansma balatt, tam duracam srada solumdan yana tuhaf bir hrt iittim, Kuru allklarn arasnda yrmekte olan irice bir hayvann kard bir sesti bu. Aklma ilk gelen hayvan bir ay oldu, ama sonra lde ay bulunmadn hatrladm. Don Juan'n kolunu kavradm; o glmseyerek parmam dudana gtrdsusmam

imledi. Art arda, tam zerimdeki bir noktay gstererek yzm tepenin kapkara ktlesine bakana dek beni yavaa ve sessizce geriye doru evirdi. Don Juan parman aaya doru indirerek tepedeki belli bir noktaya doru uzatt. Gzlerimi o noktadan sanki bir ayrmakszn bakmaktaydm ki, birden,

karabasandaymzca, kara bir glge zerime atlad. Feryad bastrarak srtst yere yuvarlandm. Bir an o kara varln siluetini koyu lacivert renkli gkyznde grr gibi oldum; ardndan, kara glge havada salnarak temizdeki allarn arasna indi. Ar bir gvdenin kuru ald ezerek kard sesi iittim; bunu meum bir lk sesi izledi. Don Juan yerden kalkmama yardm ederek beni, karanln iinden, tuzaklarm brakm olduum yere gtrd. Onlar bana toplatp sktrdkten sonra paralarn drt bir yana frlatp att. Btn bunlar tek bir kelime sylemeksizin yapmaktayd. Onun evine dnene dek hi konumadk.

"Ne dememi istiyorsun ki?" diye sordu bana don Juan, birka saat nce tank olduum olaylar aklamasn st ste istedikten sonra ben. "Neydi ki o?" diye sordum.

"Hay

Allah!

Onun

kim

olduunu

pekl

bilmektesin," dedi don Juan. "Neydi ki o, diye sorarak meseleyi sulandrmasana!" Kendimce, bulmutum. aklma yatkn bir aklama yolu Grdm o silet, birisinin tepenin

zerinden salverdii bir uurtmaya benziyordu, bir bakas da, arkamzda duran biri, onu yere ekip indirmiti, bylece koyu bir karaltnn havada aa yukar be alt metre salnd izlenimi yaratlmt. Don Juan aklamam dikkatle dinledikten sonra gzlerinden yanaklarna doru gzya damlalar yuvarlanana dek gld. "Brak samalamay da sadede gel," dedi. "Baklay kar azndan. Bi kadn deil miydi o?" Yere dp de yukarya doru baktmda son derece yava hareket ederek szle szle zerime adamakta olan uzun etekli bir kadnn kapkara siluetini grdm itiraf etmek zorunda kaldm; sonra bir eyler o koyu renkli silueti ekmi, hzla zerimden uarak alla aklmasna neden olmutu. Aslnda, uurtma fikrini bana veren ey, onun bu son hareketi olmutu. Don Juan artk bu konu zerinde durmak istemedi. Ertesi gn esrarengiz bir iini yerine getirmek iin benden ayrld; ben de bir baka uruktaki Yaqui dostlarm ziyarete gittim.

aramba, 12 Aralk 1962 Yaqui uruuna varr varmaz, Meksikal bakkal bana, Guadolupe Bakiresi erefine planlanan "fiesta" iin Ciudad Obregon'daki bir maazadan bir pikapla yirmi plak kiraladm syledi. Yaqui uruuna her ay iki kez urayarak kimi Yaqui Kzlderililerine takside satmay baard birtakm elden dme giysilerin paralarn toplamaya gelen gezgin satc Julio'ya gerekli tm hazrlklar yaptrdn herkese duyurmu bulunuyordu. leden sonra Julio erkenden pikab getirerek dkkna elektrik salayan dinamoya balad. Pikabn altna emin olduktan sonra sesini en yksek konuma getirerek, bakkala, ayar dmelerine kesinlikle dokunmamasn tembihledi, ve yirmi pla teker teker incelemeye balad. "Her birinde ka izik var, biliyorum," dedi Julio, bakkala. "Sen onu kzma anlatacaksn," diye karlk verdi bakkal. "Sorumlusu sensin, kzn deil." "Olsun, sen gene de syle, plaklar ben deil o deitirecek." Julio, plakalar kim ellerse elesin hi fark etmeyeceini, bozulan plaklar bakkala deteceini

yineledi. Bakkal, Julio ile tartmaya balad. Julio kpkrmz kesildi. Arada bir, bakkal dkknnn nnde toplanm olan Yaqui Kzlderililerinden sabrnn oluan kalabala bakyor, ellerini sallayarak, yzn ekitip buruturarak aresizliini, tkendiini anlatmaya alyordu. Son bir zm yolu olarak pein bir kaparo talep etti. Bu sefer tartma bambaka bir maceraya dklerek bir plan bozulmasnn nasl tanmlanacana dnt. Julio salhiyettar bir tavrla bozulan her plak iin daha da fkelenerek pikabn kablolarn ekmeye balad. Pikab dinamodan ayrp akamki elentiyi iptal etmeyi kafasna koymua benziyordu. Dkknnn nnde toplanan mterilerine, Julio ile anlaabilmek amacyla elinden gelen her fedakrl yapt iletisini vermeye almaktayd. Bir an geldi, herkes elentinin daha balamadan nce pi olaca hkmne varayazd. Blas, evinde kaldm yal Yaqui Kzlderilisi, sesini ykselterek Yaquilerin kendi en kutsal dinsel bayramlar olan Guadalupe Bakiresi festivalini bile doru drst kutlayamadklar iin avaz avaz yaknd. Ben araya girerek yardm etmeyi nerdim, ama Blas beni nledi. ayet kaporayu ben deyecek olursam, bakkaln tutup plaklar parampara edeceini syledi.

Uzun sren bir tartmadan sonra, gelin grn, oradaki herkes Julio'nun tarafn tutar oldu da, bakkal da ikisine de en uygun koullarda bir anlamay kabul etti. Netice olarak kaparo demeyecek, ama plaklarn da pikabn da sorumluluunu kabul edecekti. Julio'nun motosikleti o yredeki daha uzaka bir mahalleye giderken ortal toza dumana bodu. Blas, Julio'nun o mahallelerdeki millet bakkal dkknna gelip de taksit paralarn islime yatrmadan nce oraya yetimeye altn syledi. O bana bunu anlatrken, dkknn ardndan bir grup Kzlderili kt. Blas onlara bakarak glnce, oradaki herkes onunla birlikte glmeye balad. Blas bana, onlarn Julio'nun mterileri olduunu, dkknn ardna saklanp, onun gitmesini beklediklerini syledi. Bakkaln kz pikaba bir plak koyarak pikabn ineli kolunu plaa yerletirdi; kulaklar trmalayan feci czrtlar, tiz hrtlar arasnda bir borazanla gitarlarn sesleri gmbrdedi. Elence dedikleri ey pikab sonuna dek ap dinlemekten ibaretti Bakkaln kz ve daha Meksikal gen kadnla dans eden drt Meksikal delikanl vard. Yaquiler hareketini dans etmiyorlard; ak, dans edenlerin izliyorlard. her Srf azlar keyifle

seyretmek ve ucuz tekillalar gvdeye indirmek onlar yeterince elendiriyora benziyordu. Tandm herkese iki smarladm. Onlarla dost olmaya alyordum. br Kzlderililerin de aralarnda dolaarak onlarla konutumonlara iki smarladm. Benim bu tutumum, onlar benim hi imediimi anlayana dek gayet iyi iledi. Benim imediimi gren Kzlderililer hep birden taciz olmua benziyorlard. Sanki hepsi de benim oraya ait olmadm kolektif olarak kefetmiler gibiydi. Kzlderililer homurdanmaya, bana ters ters bakmaya balamlard. Kzlderililer kadar sarho olan Meksikallar da ayn anda benim dans etmediimin farkna varmlard; bu, onlar daha da fazla rahatsz etmie benziyordu. Giderek saldrganlatlar. bir bardak lerinden biri kolumu iddetlice skarak beni pikabn yanna srkledi; bir bakas elime tekila tututurarak, "maoluumu" kantlamak amacyla bir dikite imemi syledi. Onlar engellemeye alarak sanki bu durumdan zevk alrmm gibi aptal aptal gldm. nce dans edip sonra ieceimi syledim. Delikanllardan biri bir ark ad syledi. Pikabn bandaki kz st ste yl plaklarn arasndan o pla aramaya balad. Kadnlardan hibirinin aka iki itii grlmyordu, ama pla arayan kz olduka ikiliye benziyordu, o

yzden pla yerine geirmekte mklat ekmekteydi. Gen bir adam, kzn setii plan twist olmadn syledi; kz istenilen pla bulabilmek amacyla plaklar beceriksizce kartrd, herkes onun etrafn sardndan beni unutmulard. Frsattan istifade, klandrlm alandan uzaa, dkknn arkasna katmoradan uzaklatm. Onlardan otuz metre kadar tede bir yerde durdum, kimi allklarn arasna gizlenip ne yapacam dnmeye baladm. ok yorgundum. Arabama ulap eve dnmeye karar verdim. Arabam park etmi olduum Blas'n evine doru yrmeye ayrldm fark etmeyeceini dnyordum. Pikapla czrtsndan sorumlu baka kiiler bir ey hl o pla aryor olmalydlar zira hoparlrn yksek sesli ve tiz iitemiyordumama ardndan bir twistin gmbrdeyen sesi yaylverdi. Onlarn belki de benim bulunduum yere dndklerini, benim gitmi olduumu kefettiklerini dnerek yksek sesle gldm. Kar ynden, dkkna doru yrmekte olan birka insan karaltsnn gelmekte olduunu grdm. Birbirimizin yanndan geerken onlar "Buenas noches", diye mrldandlar. Onlar tanmtm, onun iin onlarla baladm. Arabay ar ar srdm takdirde kimsenin ordan

konutum. Onlara toplantnn ok elenceli getiini syledim. Yolda keskin bir dnemece varmazdan nce tanyamadm iki kiiye daha rastladm, ama onlar da selamladm. Pikabn gmbrdeyen sesi ta yola da, handysa dkknn nnde olduu denli, alalmakszn ulamaktayd. Yldzsz, karanlk bir geceydi, ancak dkknn klarnn avk evremi grsel olarak sezebilmemi salamaktayd. Blas'n evi olduka yakndayd; admlarm sklatrdm. Sonra, solumdan yana yolun dnemecinde oturan ya da melmi duran bir insan karalts dikkatimi ekti. Bir an iin onun elentiden, olabileceini benden nce dndm. ayrlm Yolun olan birine ait kenarnda byk

aptesini yapan birine benziyordu. Bu bana tuhaf geldi. O yre insanlar bu tr ihtiyalarn allklarn arasna gizlenerek grrlerdi. Bu nedenle, nmdeki kimsenin sarho olduu kansna vardm. Dnemece vardmda, "Buenas noches", dedim. O kimse bana tekinsiz, bouk bir sesle uluyarak yant verdi. Tm bedenimde tylerim diken diken olmutu. Bir sre, donup kalmasna durdum. Sonra hzla yrmeye baladm. Gzmn ucuyla bir bakaym, dedim. O karaltnn yar dorulmu olarak durduunu grdm; bir kadnd o. Kamburu kmasna ne doru

eilmiti; o durumda birka metre yrd, sonra hoplayverdi. Ben komaya baladm, kadn da yanmda ayn hzla bir ku gibi seke seke yrmekteydi. Blas'n evine vardmda, kadnn nm kesmesine ramak kalmt, nerdeyse bana demiti. Evin nndeki kk kuru bir hendein zerinden atlayarak, evin entipften kapsna yklenerek kendimi ieriye attm. Blas evdeydi; anlattm hikyeyle ilgilenmi grnmedi. "Seni maytaba almlar," dedi beni sakinletirmeye alarak. "Kzlderililer yabanclarla makara gemekten holanrlar." Az nceki deneyimim sinirlerimi ylesine ypratmt ki, ertesi gn tasarladm gibi evime dneceime don Juan'n evine gitmeye karar verdim. Don Juan akama doru dnd. O daha bir laf edemeden ben zerine ullanp, Blas'n syledikleri dahil tm olanlar bir nefeste anlattm. Don Juann yz kasvetlendi. Ola ki bu benim kendi kuruntumdu, ama don Juan'n tasalandn dnmekteydim. "Blas'n sylediklerine pek aldr etme sen," dedi arbal bir sesle. "Bycler arasndaki ekimelerden hi anlamaz o.

"O karaltnn senin solunda olduunu grdn an ciddi Ne bi durum olduunu yani? anlam Orda olmalydn. durmal Komamalydn ayrca." yapmalydm dikilip mydm?" "Evet. Bi sava dmanyla karlatnda, o dman da sradan bi demolu deilse, kar duruuna gemelidir." "Neler sylyorsun sen, don Juan?" "Ben diyorum ki sen o yarakl dmannla nc kez karlatn. O seni her bi yerde izliyor, senin zayf bi ann yakalamaya alyor. Bu kez seni penesine geiriyordu az kalsn." imin kaygyla dolmakta olduunu hissettim; don Juan', beni gereksiz yere tehlikeli durumlara sokmakla suladm. Benimle oynad bu oyunun ok gaddarca bir ey olduunu syledim. "ayet byle bi ey sradan bi adamn bana gelmi olsayd, gaddarca olurdu o zaman," dedi don Juan. Ama insan bi avc gibi yaamaya balad an, sradan bi kimse deildir artk. stelik, ben sana yarakl bi dman seninle oynamak, sana eziyet etmek, seni tedirgin etmek amacyla bulmadm. Yarakl bi dman seni gayretlendirebilirdi, 'la Catalina' gibi bi hasmn etkisi altnda sen benim sana rettiim her bi eyi

kullanmak zorunda kalabilirdin. imdi artk senin baka bi seenein kalmad." Bir sre sessiz kaldk. Don Juan'n szleri iimde tanmsz bir korku uyandrmt. Don Juan daha sonra bana, ben "Buenas noches" dedikten sonra iittiim o l elimden geldiince taklit etmemi istedi. Ayn sesi karmaya altm; azmdan beni bile rkten acayip bir uluma sesi dkld; don Juan nerdeyse kendini tutamayarak glmeye balad. Daha sonra don Juan bana tm olanlar sil batan anlattrd; kotuum mesafeyi, kadnla karlatm zaman onunla aramdaki uzakl, eve vardm zaman kadnn bana ve zplamaya balad yere olan mesafesini, her eyi. "Hibi tombul Kzlderili kars onca yolu zplayarak gidemez," dedi btn anlattklarm deerlendirdikten sonra. "O kadar yolu koamazlar bile." Don Juan beni zplatmaya balad. Her defasnda yz-yz yirmi santimden daha fazla gidemiyordum, alglayma gre o kadnn her zplaynda en azndan metre kadar bi mesafeyi am olmas gerekirdi. "Elbet bundan sonra srekli tetikte beklemen gerektiini biliyorsun," dedi don Juan ar endieli bir

sesle. "Bilinsiz, zayf bi annda seni sol omzundan vurmaya alacak." "Ne yapmam gerekir?" diye sordum. "Yaknman anlamsz olur," dedi don Juan. "u andan itibaren nemli olan ey yaamnn stratejisidir." Syledii eylerin zerinde konsantre olamyordum. Ha bire not tutuyordum. Uzun bir sessizlikten sonra don Juan kulaklarmn ardnda ya da boynumda herhangi bir ar hissedip hissetmediimi sordu. Ben, hayr, dedim, o da bu iki blgeden birinde herhangi bir rahatszlk hissettiim takdirde bunun bo bulunarak "la Catalina"nn beni incitmesine yol am bulunduum anlamna geleceini anlatt. "O iin o gece senin yaptn gittin, her bi konuda bo bulunmusun sen," dedi. "En bata, zaman ldrmek toplantya sanki ldrecek zaman varmasna. Bu seni zayflatt." "Elenceli yerlere gitmemem mi gerek, yani ?" "Yo. Demem o deil. Cannn ektii yere gidebilirsin, ama bunu yaptn takdirde, o eyleminin tm sorumluluunu stlenmen gerekir. Bi sava, yaamn stratejik olarak yaar. O trden elenceli bi partiye ya da bi toplantya, ancak stratejisine uygun dt takdirde gider. Bu da, kukusuz, kendisinin duruma yzde yz hkim olduu,

gerekli bulduu her bi eylemi yerine getirebilecei anlamna gelir." Don Juan gzelerini bana dikmi, glmsyordu; sonra yzn elleriyle kapatp yumuak bir ekilde kkr kkr gld. "Basiretin feci ekilde balanm senin," dedi. "Senin hasmn peine dm senin, onun iin yaamnda ilk kez olarak batan savma hareket edemezsin. Bu kez tamamyla farkl bi yapmay renmek zorundasn: stratejik yapma. yle de dnebilirsin. ayet 'la Catalina'nn saldrlarndan sonra sa kalrsan, bi gn ona seni yapmam deitirmek zorunda brakt iin teekkr edeceksin." "Anlattklarn pek i ac eyler deil!" diye haykrdm. "Ya sa kalmazsam?" "Bi sava o tr eyleri aklna bile getirmez," dedi don Juan. "Bi sava, baka kimselerle bi eyleme getiinde, stratejik yapmasn izler, bu biimdeki bi yapmada yalnzca eylemler vardr." Don Juan'a, stratejik yapmann nasl uygulandn sordum. "nsann, kendisini bakalarnn insafna terk etmemesiyle uygulanr," diye yant verdi. "rnein, o elentide sen bi soytar rolndeydin, ama soytarlk

senin amalarna uygun dtnden deil de kendini o insanlarn insafna terk ettiin iin. Duruma hkim olamadn iin oradan kamak zorunda kaldn." "Ne yapm olmalydm?" "Bi kere oraya gitmemeliydin, ya da oraya belli bir eylemi gerekletirmek amacyla gitmeliydin. "Meksikallarla yz gz olduktan sonra zayf bi duruma dtn, 'la Catalina' da o frsat kulland. Tuttu, yolun kysnda melip seni beklemeye balad. "Oysa senin bedenin bi eylerin yolunda gitmediini bilmekteydi, ama sen tuttun, buna ramen konutun onunla. ok kt bi ey yaptn. Bu trden karlamalarda hasmna tek bi laf bile sylememelisin. Sonra srtn ona dnmtn. Bu daha da ktyd. Ardndan, ondan kamaya baladn, buysa yapabilecein en kt eydi! kr ki hantall tutmu. Gerek bi bycnn seni o anda, srtn dnp de kamaya baladnda, biivermesi iten bile deildi. "Artk senin biricik savunman, olduun yerde kalp dansn yapmaktr." "Ne dansndan sz etmektesin?" diye sordum. Don Juan, bana retmi olduu "tavan adm" nn dansmn giri blm olduunu, bir savann bu dans yaam boyunca itinayla gelitirerek bu yeryzndeki son duranda onu icra ettiini anlatt.

Birden yabans bir uyanklk havasna girdim; zihnime bir dizi dnce akn etti. Bir adan baknca, benimle "la Catali-na" arasnda, onunla ilk karlatm zaman yer alan olaylar dpedz gerekti. "La Catalina" gerekti, onun beni sahiden takip etmekte olduu ihtimalini zihnimden kovamazdm. Baka bir adan baknca da, onun beni nasl takip ettiini anlayabilmem mmkn deildi, bu nedenle don Juan'n benimle bir oyun oynayabilecei, ilikin tank mphem olduum bir o tekinsiz arlk grngleri bir yolunu bulup onun gerekletirmi olabileceine kazanyordu. Don Juan birden gkyzne bakt; gidip bycye bakmak iin hl zamanmzn olduunu bildirdi. Sadece onun evinin nnden arabayla geeceimizden dolay, pek fazla bir tehlikenin olmad konusunda bana gvence verdi. "Onun endamn iyi bellemelisin," dedi don Juan. "O zaman zihninde u ya da bu ekilde hibi kuku kalmaz." Ellerim terden srsklam olmutu; havluyla onlar sk sk kurulamak zorunda kalyordum. Arabama bindik, don Juan beni ana karayoluna kard, sonra genie bir toprak yola girdik. Yolun tam ortasndan gidiyordum; ar kamyonlarla traktrler yolda ok derin kuku

oyuklar amlard, bu yzden, alt alak olan arabam yolun solundan ya da sandan sremiyordum. Youn toz bulutunun iinden ar ar ilerledik. Yolu dzeltmek iin serilmi olan iri akllar yamurlu zamanlarda amurla kararak ri topaklar oluturmutu; koskoca kuru amur ve ta paralar frlayarak arabamn altna arpyor, patlama sesleri karyorlard. Don Juan, kk bir kprye yaklatmz bir srada yavalamam syledi. Orada oturan drt Kzlderili bize el sallad. Onlar tanyp tanmadmdan emin deildim. Kpry geince yol hafife kvrlmaya balad. "ite, kadnn evi u," diye fsldad don Juan, gzleriyle her yan yksek kamtan bir itle evrili beyaz bir evi imlerken. Don Juan bir U-dn yapp yolun ortasnda durmam, kadn ikillenerek yzn gsterene dek orada beklememizi syledi. Belki on dakika kadar orada bekledik. Zaman hi gemiyormu gibi hissediyordum. Don Juan bir kelime dahi etmedi. Eve bakarak devinmeksizin duruyordu. "te orada," dedi silkinerek. Evin iinde duran, ve ak kapdan darya doru bakan bir kadnn siluetini grdm. Bulunduu oda epey don Juan gvdesi zplamasna

lotu,

yzden

kadnn

karalts

daha

da

belirsizleiyordu. Birka dakika sonra kadn o lo odadan karak evinin kapsna geldi, orada durup bize bakmaya balad. Biz de birka saniye ona baktktan sonra, don Juan arabay srmemi syledi. Dilim tutulmu gibiydi. O gece karanlkta zpladm grdm kadnn o olduuna yemin edebilirdim. Yarm saat kadar sonra, asfalt yola dndmzde, don Juan benimle konumaya balad. "Ne diyorsun?" diye sordu. "Kadnn endamn tanyabildin mi?" Yant vermeden nce uzun sre duraksadm. Evet, demenin Yantm gerektirecei dikkatlice teslimiyetten dnerek korkuyordum. verdimkaranlk

yznden tam emin olamayacam syledim. Don Juan glerek sevecence bam tplad. "Oydu, deil mi?" diye sordu. Bana, yant verecek zaman brakmadan, parman sus demesine azna gtrd; kulama fsldayarak herhangi bir ey sylemenin anlamsz olduunu, "la Catalina"nn hcumlarn atlatabilmem iin de don Juan'n retmi olduu her eyi kullanmam gerektiini syledi.

BLM K

'Ixtlan Yolculuu'

18 -Bycnn Erk Halkas

1971 ylnn Mays aynda don Juan'a mezliimin son ziyaretini yapmtm. Bu defaki gidiimde de niyetim, birlikte alm olduumuz on yl boyunca olduu gibi onun yannda bulunmann bana vermi olduu huzuru bir kez daha tatmakt.

Don Juan'n, bir Mazatec Kzlderili bycs olan arkada don Genaro da onunla kalyordu. Alt ay nceki ziyaretim uasnda onlarn ikisini de grmtm. Ben onlara hep bir arada m bulunduklarm sormay dnyordum ki, don Genaro kuzey ln pek sevmediinden dolay beni grmek amacyla tam zamannda dnm olduunu sylemiti. Her ikisi de bir gizi paylarmasna glmlerdi. "Srf seni grmek iin geldim," dedi don Genaro. "Gerekten yle," diye yanslad don Juan. Don Genaro'ya, geen defa ben ordayken, "dnyay durdurmama" yardm ermek amacyla yapt giriimlerin benim iin felaket olduunu syledim. Ondan korktuumu dosta ifade etmek iin sylemitim bu sz. Don Genaro kendini tutamayarak, bir ocuk gibi gvdesini sallaya sallaya, tekme savura savura gld. Don Juan bana bakmaktan kanyor, o da glyordu. , "Artk bana yardm etmeye almayacaksn, deil mi, don Genaro?" diye sordum. Sorum, her ikisini de bir kahkaha tufanna daha srkledi. Don Genaro glerek yerde yuvarland, sonra kamn yere dayayarak zeminde yzmeye balad. Onun bu hareketini grdm zaman kendimi kaybettiimi anladm. O anda bedenim bir bakma sonun geldii

bilincine ulam gibi oldu. Sonun ne olduunu biliyor da deildim. Olaylar dramatize etmeye olan kiisel eilimim, bir de don Genaro ile olan daha nceki deneyimim beni bunun yaammn sonu olacana inanr duruma getirmiti. Onlar son ziyaretim srasnda, don Genaro beni "dnyay durdurma"nn kysna itmeye almt. O gayretleri yle acayip ve dolaysz olmutu ki, don Juan kendisi bana ordan gitmemi sylemek zorunda kalmt. Don Genaro'nun "erk" gsterileri ylesine olaand, ylesine artcydlar ki, beni, kendimi sil batan yeniden deerlendirmeye sevk ettiler. Ben de evime dndm, mezliimin ilk gnlerinden itibaren tuttuum notian gzden geirdim, bylece tamamyla yepyeni bir duygu beni gizemli bir ekilde sard, ama don Genaro'yu zeminde yzerken grene dek bu duygunun farkna tam olarak varamamtm. Zemin zerinde yzme eylemi, Genaro'nun burnumun hemen dibinde gerekletirmi olduu br yabans ve artc eylemlere benzer ekilde, o yerde yzkoyun dururken balad. Genaro balangta yle iddetli glmekteydi ki, tm gvdesi sarslarak sallanyordu, sonra tekmelemeye balad, sonunda da bacaklarnn hareketleri kollarnn krek ekme hareketleriyle uyumlu bir hale geti, artk don Genaro yerde,

alt bilyelerle donatlm bir tahta levha zerinde yzkoyun yatarm gibi kayarak ilerlemeye balamt. Birka kez yn deitirdi, benim ve don Juan'n etrafnda manevralar yaparak don Juan'n evinin nndeki tm alan dolat. Don Genaro daha nceleri de nmde eytanlklar yapm, byle bir eyi yapt zaman don Juan benim, "grme"nin kysnda bulunduumu sylemiti. Benim "grmeyi" skalamam, don Genaro'nun edimlerinin her birisini rasyonel bir adan aklamaya alma kararmdaki srarmn bir sonucu imi. Don Genaro yzmeye baladnda, bu defa dikkat ederek olay aklamak ya da anlamak iin aba gstermedim. Sadece ona baktm. Ama hayrete dme duygusunu nlemeyi baaramadm. Adam dpedz karnnn ve gsnn zerinde kayarak devinmekteydi. Ona bakarken gzlerim a bakar bir duruma geliyordu. imden bir rk duygusu ykseldi. Cereyan etmekte olan eyi aklamadm takdirde "greceime" inanm durumdaydm; bu dnce beni son derece kayglandrmaktayd. Bu asabi beklentim ylesine bykt ki, bir bakma dnp dolap gene ayn noktaya gelmi oluyor, tekrar rasyonel bir aba harcama noktasna ulayordum.

Don Juan bana bakyor olacak ki, birden omzuma vurdu; otomatikman dnp ona baktmbir an iin baklarm don Genaro'dan uzaklatrm oldum. Don Genaro'ya tekrar baktmda, ba hafife eik, enesi handysa sa omzuma dayanm olarak onu yan bamda durur vaziyette grdm. Gecikmeli bir irkilmeyle gsterdim reaksiyonumu. Bir an ona baktm, ardndan geriye doru zpladm. Suratna gya arm gibi bir ifade vermesi yle komikti ki, kendimi tutamayarak yksek sesle gldm. Ne var ki, kahkahalarmn farkndaydm. sinirsel yaylan her bir zamankilere kammn spazmoza benzemediinin ortasndan Bedenim,

tutulmuasna sallanyordu. Don Genaro elini kamma koyduihtila nevinden dalgalanmalar duruverdi. "Bu kk Carlos her eyi byle abartr hep!" diye titizlenerek bard. Sonra, don Juan'n sesiyle hareketlerini taklit ederek, ekledi: "Bi savann asla o ekilde glmediini bilmiyor musun?" Don Juan' karikatrize edii yle mkemmeldi ki, bu sefer glmem daha da iddetlendi. Sonra ikisi de kp, leye kadar birka saatliine gittiler.

Dndklerinde, don Juan'n evinin nndeki alanda oturdular. Bir kelime dahi etmiyorlard. Uykulu, yorgun, her eyi Unutmu bir halleri vard. Hareket etmeksizin uzun bir sre yle kaldlar, ama son derece rahat ve gevemi grnyorlard. Don Juan'n az, uykudaymasna hafife aralanmt, ama ellerini kucanda kenetlemiti, baparmaklarn ritimli bir ekilde oynatmaktayd. Ben yerimde kprdayarak oturu biimimi deitiriyordum ki, iime birden teskin edici bir sknet hissi yayld. Uykuya dalm olmalydm. Don Juan'n gln iiterek uyandm. Gzlerimi atm. kisi de bana bakmaktaydlar. "Konumadn takdirde, uykun bastryor," dedi don Juan, glerek. "Ne yazk ki yle," dedim. Don Genaro srtst yatarak bacaklaryla havay tekmelemeye balad. Ben, bir an onun gene o taciz edici eytanlklarna balayacan geirdim, ama don Genaro hemen yeniden bada kurarak oturma duruuna dnd. "Artk farkna varm olman gereken bi ey var," dedi don Juan. "Ben buna bi santimetre kplk frsat adn taktm. Hepimizin nne, sava olalm ya da olmayalm, zaman zaman bi santimetre kplk bi frsat

kverir. Sradan bi adamla bi savann arasndaki fark, savann bunun farkna varmasnda-dr, savann grevlerinden biri de, o bi santimetre kplk frsat nne kverdiinde, onu yakalayabilmek iin gerekli olan hza ve cesarete sahip olabilmek amacyla tetikte durmak, ve lnmeli olarak, yani hile bile beklemektir. "Ksmet de, talih de, kiisel erk de, ad ne olursa olsun, acayip bi durumdur. Sanki minnack bi ubuk, nmze gelir de, bize onu almamz syler. Genellikle onun bizim bi santimetre kplk frsatmz olduunu kavrayamayacak denli ok megulzdr biz, ya da ok dalgnzdr, ya da, ne bileyim, salak ve tembel. te yandan, bi sava her zaman tetikte ve anktronun iin o frsat yakalayacak hamleyi yapabilecek durumda ve cesarettedir." "Sen her zaman ank msndr?" diye bana sordu don Genaro tepeden inercesine. "Galiba yleyim," dedim inanaraktan. "Yani nne kan o bi santimetre kplk frsatn yakalayabilir misin?" diye don Juan bana sordu, pek inanmaz bir ses tonuyla. "Kanmca bunu her zaman yapmaktaym," dedim. "Galiba sen yalnzca bildiin eyler konusunda anksn," dedi don Juan.

"Ola ki kendimi aidat yorumdur, ama bugnlerde hayatmda imdiye dek olduumdan ok daha bilinli olduum kansndaym," dedim ki buna gerekten inanyordum. Don Genaro bam onaylamasna ne doru sallad. "Evet," dedi yumuak bir sesle, kendi kendine konuur gibi. "Kk Corlos hakikaten ank, nasl da tetikte hep, vallahi." Onlarn benimle elendikleri hissine kaplmtm. Ola ki benim her zaman ank olduumu sylemi olmam onlarda bir rahatszlk duygusu uyandrmt. "Amacm vnmek deil," dedim. Don Genaro kalarn kaldrarak burun deliklerini geniletti. Not defterime bir gz atarak yazma taklidi yapt. "Galiba Carlos her zamanki gibi ank durumda," dedi don Juan don Genaro'ya. "Belki de fazlaca ank," diye cevabn yaptrd don Genaro. "Vallahi de yle," diye onaylad don Juan. Bu aamada ne demem gerektiini bilemediimden sustum kaldm. "Arabann almasn engellediim gn anmsar msn?" diye sordu don Juan, durup dururken.

Sorusu ok ani olmutukonutuumuz eylerle ilgisizdi. Arabam altramadm bir srada bunu baarabileceimi syledii, sonra gerekten de arabay altrabilmi olduum bir zaman antrmaktayd. Hi kimsenin yle bir olay unutamayacan syledim. "O bi ey deildi," diye bastrd don Juan kendinden emin bir sesle. "Bi eycik deil. Di mi, Genaro?" "Haklsn," dedi don Genaro, zerinde durmakszn. "Ne demek istiyorsun?" dedim kar karcasna. "O gn yaptn ey hakikaten havsalamn almad bir eydi." "Bu szn beni pek etkilemedi," diye karlk verdi don Genaro. kisi de yksek sesle gldler, sonra don Juan srtm tplad. "Genaro mi, Genaro?" "yle ya," diye yant verdi don Genaro, dudaklarn bir ocuk gibi yayarak. "Ne yapabilir, yani?" diye sordum, istifimi bozmakszn. senin araban almaz duruma getirmekten daha beterini yapabilir," diye srdrd. "Di

"Genaro araban toptan yok edebilir!" diye nledi don Juan gmbrdeyen sesiyle; sonra ayn ses tonuyla ekledi: "Di mi, Genaro?" "Ya Genaro. Yerimden zplayvermitim. Tm bedenim drt kez asabi bir ihtilala silkindi. " Ne demek istiyorsun, yani arabam ortalktan kayp m olacak?" diye sordum. "Ne demek istediydim, Genaro?" diye sordu don Juan. "Yani en diyorsun ki, ben onun arabasna biner, motoru altrr, ve ekip gidebilirim burdan," yantn verdi don Genaro yapmackl bir arballkla. "Yok et u arabay, Genaro," diye dayatt don Juan sesinde akac titremler. "Oldu bu i!" dedi don Genaro, kalarm atp, bana yan yan bakarak. att kalarnn dalgalanmakta olduu ve baklarna haan ve delici bir nitelik kazandrd dikkatimi ekti. "Pekl!" dedi don Juan sakince. "Gidelim uraya da arabaya bi bakalm." ya!" diye karlk verdi bir insann haneresinden karabilecei en yksek sesle, don

"Peki!" diye yansdad onu don Genaro. "Gidelim uraya da arabaya bi bakalm." kisi de son kerte yava hareketlerle ayaa kalktlar. Bir an iin ne yapacam bilemedim, ama don Juan kalkmam imledi. Don Juan'n evinin nndeki kk tepeye yneldik. Onlar iki yanmda durmaktaydlar, don Juan samda, don Genaro da solumda. Onlar benden drt be adm ilerde, hep gr alanmn ierisindeydiler. "Bakalm u arabaya bir," dedi don Genaro tekrar. Don Juan, grnmeyen bir iplii remesine ellerini devindirmekteydi; don Genaro da ayn eyleri yaparak yineledi: "Arabaya bir bakalm." Seker gibi yrmekteydiler. Admlan normalden daha uzundu, ellerini ise nlerindeki grnmeyen birtakm nesneleri rpyor ya da iliyorcasna devindiriyorlard. Don Juan'n bu ekilde soytarlk yaptn daha nce hi grmemitim, onunla gz gze gelmekten nerdeyse sklyordum. Tepenin zerine ulatmzda, tepenin dibindeki elli metre kadar temizde arabam park etmi olduum dzle baktm. Midem bir sarsntyla bzld. Arabam grnrlerde yoktu. Bir an byk bir aknlk geirdim. Ne yapmam gerektiini bilemedim.

Sabahn erken saatlerinde oraya geldiim zamandan beri arabam orda durmaktayd. Daha yarm saat nce arabama uram, yeni bir not defteri almtm. O zaman, hava an scak olduundan pencereleri ak brakmay dnm, br ama o blgede dolay kaynaan fikrimi sivrisineklerle bceklerden

deitirerek arabam her zamanki gibi kilitlemitim. Tekrar etrafma baktm. Arabamn yok olduuna inanmay reddediyordum. O dzln kenarna kadar yrdm. Don Juan ile don Genaro da benimle birlikte yryerek yanmda durdular; benim hareketlerimi taklit ederek araba acaba telerde bir yerde midir, diye uzaklara doru baktlar. Bir an iimden cokulu bir sevin duygusu taar gibi oldu, sonra asabm bozucu bir tedirginlie dnt. Onlar da bunun farkna varm olacaklar ki, etrafmda gezinmeye, ellerini, avularndaki kimi hamur paralar n yoururcasna devindirmeye baladlar. "Arabaya ne olmutur sence, Genaro?" diye sordu don Juan uysalcasna. "Arabaya binip uzaklara gtrdm," dedi don Genaro, ardndan inanlmaz bir harekeden ekilde vites ve yapt. Dizlerini, direksiyon kullanma

oturuyormu gibi bkerek birka saniye, kukusuz sadece bacak kaslarnn desteinde, o konumda kald;

sonra arln sa bacana ykleyerek sol ayan debriyaj pedalna basar gibi ne doru uzatt. Dudaklaryla motor sesi kard; nihayet, bunlar yetmezmi gibi, yoldaki bir tmsee arpm gibi yukar aa yaylanarak devindibende, direksiyonu brakmakszn zplayan acemi ofr izlenimi yaratmaya alt. Don Genaro'nun pandomimas harikayd. Don Juan soluu kesilene dek gld. Ben de onlarn cmbne katlmak istiyordum ama bir trl geveyemiyordum. Daha nce hayatmda hi duyumsamam olduum bir kayg hissine kapldm. im yanyormu gibiydi; sonunda yerdeki kk talar tekmelemeye baladm; ii, onlar yerden toplayp bilinsiz ve beni de artan bir fkeyle frlatp atmaya kadar vardrdm. Sanki beni fkelendiren ey benim dmdaym da, birden beni sarvermi gibi hissetmekteydim. Sonra o tedirginlik duygusu, nasl gizlice geldiyse gene yle yitti, yok oldu. Derin bir soluk aldm, artk iyilemitim. Don Juan'n yzne bakmaya cesaret edemiyordum. Deminki fke krizimden dolay utan duymaktaydm, ama ayn zamanda glmek de istiyordum. Don Juan yanma gelerek srtm svazlad. Don Genaro da kolunu omzuma yaslad. "Aldrma sen!" dedi don Genaro. "Keyfine bak. At yumruunu burnuna, kanasn. Sonra bir ta alr, onunla

dilerini krarsn. yi hisseder insan! O da yetmezse sana, urdaki koca kayann stndeki tala taaklarn ezersin be yahu." Don Juan kkr kkr glmekteydi. Onlara, yle salaka davrandmdan tr utan duyduumu syledim. Birden ne olduunu anlayamamtm ite. Don Juan, benim neler olduunu kesin olarak bildiim halde bilmezmi gibi davrandmdan, ve beni fkelendiren eyin de bu ikiyzl tutumum olduundan emin bulunduunu syledi. Don Genaro her zamankinden farkl olarak beni teselli ediyordu; sk sk srtm tplyordu. "Hepimizin bana gelir byle eyler," dedi don Juan. "Bununla ne demek istiyorsun, don Juan?" diye benim sesimi taklit ederek, benim don Juan'a soru sorma detimi tiye alarak don Genaro sordu. Don Juan da, "Dnya tepetaklak durur iken biz dimdik durmaktayz, oysa dnya dimdik durmakta iken biz tepetaklak durmaktayz. Ancak dnya da biz de dimdik durdukta, biz kendimizi tepetaklak durmakta sanrz kim..." diye sama sapan bir eyler syledi. Gevezeliini srdrd de srdrd, bu srada don Genaro da benim not alm taklit etmekteydi. Burun deliklerini geniletip elini oynatarak grnmeyen bir deftere yazyor, sonuna kadar at gzlerini don

Juan'dan

ayrmyordu.

Don

Genaro,

benim,

konumalarn doal akn deitirmekten kanma amacyla defterime bakmadan not tutma yntemimi parmana dolam, dalgasn gemekteydi. Beni taklit edii gerekten harikayd. Birden kendimi son derece rahat, mutlu hissettim. Onlarn kahkahalar beni yattryordu. Bir an kendimi koyuverip ta yrekten bir kahkaha patlattm. Ama sonra zihnim yeni bir korku, aknlk ve tedirginlik durumuna girdi. Orada cereyan etmekte olan eylerin hepsinin de imknsz olduunu dndm; gerekten de, nmdeki dnyay deerlendirmeye alk olduum mantksal olmaktayd. beni dizgeler Ama asndan alglayabilen bir akl bir almaz kimse kar eyler olarak, karya

arabamn orda olmadn alglamaktaydm. Don Juan'n aklanamayan fenomenle getirdii her zaman olduu gibi, sradan yntemlerle bana oyun oynand dncesine kapldm bir kez daha. Zihnim, stres altndayken, hep ayn gayri kurguyu ihtiyari ve kanlmazcasna yineliyordu.

Arabam, onu park etmi olduum yerden kaldrarak gtrebilmeleri iin don Juan ile don Genaro'nun ka yardakya ihtiyalar olduunu hesaplamaya baladm. Kaplan her zaman yaptm gibi zorgulu bir ekilde kilitlemi olduuma emindim; el freni de ekiliydi; araba

vitesteydi; direksiyon kilitlenmi durumdayd. Araba m o durumda ancak kaldrarak gtrebilirlerdi. Bunun iin gerekli insan gcn ikisinin de bir araya getiremeyeceinden emindim. Bir baka ihtimal de onlarn anlat bir kimsenin arabann camn krarak ieriye girdii ve kablolarla oynayarak arabay srp gtrd eklindeydi. Ama bunu da ancak zel bir teknik bilgiye sahip birisi kvrabilirdi. Geriye sadece bir izah yolu kalyordu ki, o da beni ipnotize etmi olmalar ihtimaliydi. Hareketleri benim iin ylesine yeni ve kuku uyandrc eylerdi ki, kendimi bir dizi ussallatrma kurgular iinde yitirmekte olduumu fark ettim. ayet beni ipnotize etmekte idiyseler, o halde ben o anda bir baka bilinlik durumunda bulunmaktaydm. Don Juan ile geirdiim deneyimlerimde bu gibi durumlarda insann geen zamana ilikin tutarl bir zihinsel kayt tutamadna dikkat etmitim. Olaand gereklik durumlarnn hepsinde, zamann gemesi balamnda, dzenli bir sreklilik bulunmuyordu; vardm netice de, kendimi tetikte tuttuum takdirde, ardk zaman duyumunu yitireceim bir ann gelecei eklindeydi. Sanki, rnein, belli bir anda bir daa bakmaktayken, dnm olduumu hatrlamakszn bir an somaki bilinliliimde kendimi kart dorultudaki bir vadiye bakarken bulmu olmam gibi. ayet bu

trden bir deneyim geirmekte idiysem, o halde belki ipnotizmada olduu gibi arabama ne olduunu aklayabilmi olabilirdim. Yapabileceim tek eyin her bir ayrntya tm dikkatimi seferber ederek bakmak olduuna karar verdim. "Arabam nerede?" diye sordum, ikisine birden hitap ederek. "Arabas nerede, Genaro?" diye sordu don Juan byk bir ciddiyetle. Don Genaro yerdeki kk talar kaldrarak altlarna bakmaya balad. Arabam park etmi olduum dzlkte kaldrmad tek ta brakmamacasna harl hani didindi. Kimi zaman fkelenmi gibi yapyor, ta allklara doru hmla frlatyordu. Don Juan zevkten drt ke don Genaro'nun aklabanlklarn eleniyor, benim grnyordu. Don Genaro sahte bir kzgnlk sergileyerek talar frlatmasna daha yeni son vermiti ki, dikkatini nne kan, ve o dzlkteki tek iri ve ar ta olan koskoca bir kayaya yneltti. Altna bakmak amacyla onu kaldrmay denedi, ama kaya yerin iinde derinlere uzandndan, onu kmldatamad bile. Dort Genora, srlsklam terleyene dek oflaya izlemekteydi. orada Kkr kkr glerek unutmu bulunduumu

puflaya didindi. Sonra bir kayann zerine oturarak, yardm etsin, diye don Juan' arda. Don Juan neeyle glmseyerek bana dnd ve, "Haydi gel, Genaro'ya yardm edelim," dedi. "Ne yapyor ki?" diye sordum. "Araban aryor," dedi don Juan istifini bozmadan, pek doal bir ey sylermi gibi. "Aman Tanrm! Kayann altnda hi bulunur mu ki araba?" diye kar ktm. "Aman Tanrm! Niin olmasn ki? diye karlk verince don Genaro, ikisi birden kahkahalarn patlattlar sil batan. Kayay kmldatamyorduk. Don Juan, eve gidip, manivela olarak kullanabileceimiz kaln bir tahta paras aramamz nerdi. Eve doru yrrken ben onlara bu harekeerinin samalk olduunu, bana her ne yapmaktaysalar bunun gereksiz olduunu anlattm. Don Genaro beni szmeye balad. "Genaro pek titiz bi adamdr," dedi don Juan arbal bir ifadeyle. "O da tpk senin gibi mklpesent, p adamaz biridir. Sen kendin hep, altna bakmadk bi ta brakmadndan sz etmez misin? O da ayn eyi yapyor ite."

Don Genaro benim omzumu tplayarak, don Juan'n ok hakl olduunu syledi, ve aslnda, benim gibi olmaya karar verdiini bildirdi. Gzlerinde delice bir parltyla yzme bakp burun dileklerini at da at. Don Juan ellerini rparak apkasn tuttuu gibi yere frlatt. Evde, kalnca bir tahtay uzun sre aradktan sonra, don Genaro evin kirilerinden biri olan uzunca ve olduka kaln bir aa kt buldu. Onu omuzlarna yatrd; hep birlikte araba m aradmz yere yollandk. O kk tepeye doru ilerlerken yolda, park ettiimiz dzl grebileceim bir dnemece yaklarken, birden iime bir ey dodu. Arabam, onlardan nce bulacama dair bir igr idi bu; ama aaya baktmda, tepenin dibinde araba falan yoktu. Don Juan ile don Genaro zihnimden geenleri anlam olacaklar ki, ardmdan kotular, ve kahkahalarn patlattlar. Tepeden dzle indiimizde derhal ie koyuldular. Onlar birka saniye izledim. Yaptklarn havsalam almyordu. alyormu gibi grnmek deildi onlarn yapt ey, arabam aramak amacyla ta kaldrp altna bakma iine kendilerini gerekten tm gleriyle vermilerdi. Bu kadar na dayanamayp onlara katldm.

kisi de soluk soluaydlar, arada bir haykryorlard; Genaro, bir akal gibi uluyordu. kisi de tere batmlard. Bedenlerinin, zellikle don Juan'nkinin, ne denli kuvvetli olduunu grebiliyordum. Onlarn yannda hmbl bir delikanlydm ben. ok gemeden benden de ter boanmaya balad. Sonunda kayay evirmeyi baardk; don Genaro kayann altndaki topraklar ldrtc bir sabrllk ve itinayla incelemeye koyuldu. "Yok. Burada deilmi," diye duyurdu nihayet. Onun bu szleri, ikisinin de yerde yuvarlanarak katla katla glmelerine yol at. Ben de asabi bir ekilde glmekteydim. Don Juan gerekten sanclanmasna kvranyordu; elleriyle yzn rtp sarslan vcuduyla yere uzand. "imdi hangi istikamete gideceiz?" diye don Genaro Uzun bir moladan sonra sordu. Don Juan ban eerek gsterdi. "Nereye gidiyoruz?" diye sordum. "Araban aramaya!" dedi don Juan hi glmeksizin. Onlar gene iki yanmda yryerek hep birlikte alla doru yneldik. Daha birka metre ilerlemitik ki don Genora durmamz imledi. Ayak parmaklarnn ularna basa basa yryerek birka adm temizdeki

yuvarlaka bir alla doru yaklat, bir sre dallarn arasna bakt; ama arabamn orada olmadn syledi. Bir sre daha ilerledikten sonra don Genaro eliyle susmamz imledi. Ayak parmaklar nn ularna basarak dururken srtn kamburlatrd, kollarn bann zerinden havaya doru uzatt. Parmaklar bir pene gibi gerilmiti. Bulunduu yerden, don Genaro'nun vcudu bir S harfi gibi durmaktayd. Bir sre o pozisyonda kald, ardndan da, mbalasz, kendini tepesi st, zerinde kum yapraklar bulunan ince bir dala doru att. Dal yerden alp inceledikten sonra gene arabamn orada olma-dan syledi. alln younlat blgeye girerken, Genaro allarn arkasna bakyor, bodur paloverde aalarna trmanarak yapraklarnn altm muayene ediyor, ama arabay ne yazk ki orada da bulamadn bildiriyordu. Bu arada ben dokunduum ve grdm her bir eyi kl krk yararcasna bir dikkatle zihnimde tutmaya alyordum. evremdeki dnyay ardk ve dzenli bir ekilde alglaym her zaman olduu gibi srekliydi. Kayalara, allara, aalara dokunmaktaydm. Baklarm nmdeki yerden, bir gzm sonra da tekini kaydrarak arkama doru eviriyordum. Edindiim btn verilere gre o allktaki yrym,

normal farkszd.

yaamda

saysz

kereler

yaptklarmdan

Daha sonra don Genaro karnnn stne uzanarak bizim de ayn eyi yapmamz istedi. enesini, kenetledii ellerinin zerine yaslamt. Don Juan da aynsn yapt. kisi de gzlerini yerdeki bir dizi minik tepelere benzeyen son derece kk tmsekciklere diktiler. Birden don Genaro sa elini havada savuruverdi, ve bir eyi yakalad. Apar topar ayaa kalkt, don Juan da onu izledi. Don Genaro yumruk ettii elini nne doru uzatt, bize yaklaarak bakmamz istedi. Elini yar aralad zaman irice siyah bir ey uup gidiverdi. Bu yle-ani olmutu ki, birden irkilerek dengemi yitirdim. Ama ben daha geriye doru dmeden don Juan beni yakalad. "Araba deilmi yahu," diye yaknd don Genaro. "Pezevenk sinein tekiymi. Kusura bakma!" kisi de dikkatle bana bakmaktaydlar. Tam nmde durmakta, ama bana dorudan doruya deil de gz ucuyla bakmaktaydlar. Uzatlm nazarlarla. "Sinekti, deil mi?" diye don Genaro sordu bana. "Galiba," dedim ben. "Brak galibay," diye buyurdu don Juan mtehakkim. "Ne grdn? Syle!"

"Elinden kp uan karga gibi kocaman bir ey grdm," dedim. Sylediim ey, algladm eye uygun bir ifadedeydi, ama onlar buna o gnn belki de en byk akasymasna tepki gsterdiler. kisi de kendilerini yerden yere atp katlana dek gldler. "Kanmca bu kadar Carlos'a yeter artk," dedi don Juan. Sesi, glmekten kslmt. Don Genaro, arabam bulmak zere olduunu, hislerinin giderek kztn syledi. Don Juan, bulunduumuz yerin ok engebeli olduunu, arabay orada bulmann pek ho bir ey olmayacan syledi. Don Genaro apkasn kararak kayn, cebinden kard bir para sicimle dzenleyerek, yn kuan apkasnn kenarna takl bir pskle balad. "apkamdan bir uurtma yapyorum," dedi bana. Gzlerimi uzman ona doru evirdimaka en yaptn karmak apkann anladm. Zira uurtma konusunda kendimi hep bir saymmdr. ocukluumda vard; uurtmalar yapmlm hasr

kenarnn rzgra direnemeyecek denli esnek olduunu bilmekteydim. stelik, apkann tepe blm epey derindi; o yzden rzgr onun iinde dnerek havalanmasn imknsz hale getirecekti.

"Umaz diyorsun, yle mi?" diye sordu don Juan bana. "Umayacana eminim," dedim. Don Genaro'nun bizi dinledii yoktu; uurtmasna uzun bir sicim balamay bitirdi, sonra sicimi tartarak ekmeye havaland. "Bak, bak uurtmaya!" diye baryordu don Genaro. Uurtma bir iki kez daha yana yatt, ama sonunda havada kald. "Gzlerini uurtmadan ayrma!" dedi don Juan buyururcasna. Bir an bam dnd. Uurtmaya bakarken, baka bir zamana ait bir hatra gzmn nnde canlanmt, sanki uurtmay uuran kimse bendim de, eskiden olduu gibi doduum kasabadaki rzgrl tepelerdeydim. Ksa bir sre boyunca o anm beni alm gtrm, geen zamana ilikin bilincimi yitirmitim. Don Genaro'nun haykrarak bir eyler sylediini iittim, ardndan apkasnn arabamn iki yana doru yere yalpalanarak, sonunda bulunduu balaynca kahrolas uurtma gerekten

dtn grdm. Hepsi de yle hzl bir ekilde cereyan etmiti ki, ne olduunun farkna bile varamamtm. Gene bam dnmeye balad,

unutkanlamtm. Zihnim son kerte karmak bir imgeye taklm kalmt. Ya don Genaro'nun apkasnn arabama dntn grmekteydim, ya da apkann arabamn stne dtn. nanmak istediim, ikincisiydi, yani don Genaro'nun apkasn, arabam gstermek amacyla kullanm olduu. Aslnda bunun bir nemi yoktu, zira her iki k da birbirinden daha rktcyd, ama gene de aklm normal zihinsel dengemi korumak amacyla o nemsiz ayrntya taklp kalmt. "Uramasana," dediini iittim don Juan'n. imden bir eyin yzeye kmakta olduunu duyumsadm. Uykuya dalyormuum gibi, dnceler ve imgeler kontrol edilemez dalgalar halinde meye baladlar. Kk dilimi yutarcasna arabama bakyordum. Yz metre kadar temde kayalk dz bir yerde durmaktayd. Sanki birisi onu oraya kasten koymu gibi grnmekteydi. Arabama bakmak amacyla oraya doru komaya baladm. "Kahrolasca!" diye haykrd don Juan. "Arabaya bakma-sana! Dnyay durdursana!" Sonra, bir ryadaymasna, onun bardn iittim: "Genaro'nun apkas! Genaro'nun apkas!" Onlara doru baktm. Onlar da gzlerini dikmiler, delici nazarlarla bana bakmaktaydlar. Midemde bir

sanclanma hissettim. Aniden bir ba ars tuttu, fenalamtm. Don Juan ile don Genaro beni merakla szmekteydiler. Arabamn yannda bir sre oturdum, sonra bir robot gibi kapsnn kilidini aarak don Genaro'yu arkaya oturttum. Don Juan da onu izleyerek onun yanna oturdu. Bunu biraz tuhaf bulmutum, zira don Juan ekseriya n koltukta otururdu. Zihnim epey kark, arabay don Juan'n evine doru srdm. Kendimi deimiim gibi hissetmekteydim. Midem oka bulanyordu, bulant hissi ayk kalmam engelliyordu. Arabay bir robot gibi sryordum. Arka kanepede don Juan ile don Genaro'nun ocuklar gibi glerek bardklarn iitmekteydim. Don Juan'n bana, "Yaklayor muyuz?" diye sorduunu iittim. te tam o anda lnmeli olarak dikkatimi yola ynelttim. Gerekten de don Juan'n evine epey yaklamtk. "Az sonra oradayz," diye mrldandm. kisi de kahkahay bastrdlar. Ellerini rpyor, uyluklarn tokatlyorlard.

Eve vardmzda ben gene bir robot gibi arabadan kp onlarn kapsn atm. Arabadan nce don Genaro indi; hayatnda yapt bu en gzel, en sarsntsz yolculuk nedeniyle beni kutlad. Don Juan da ayn eyleri syledi. Syledikleri eylere pek nem vermedim. Arabam kilitledim, kendimi eve zor attm. Uykuya dalmadan nce don Juan ile don Genaro'nun kahkahalarn iitmekteydim.

19 -Dnyay Durdurmak

Ertesi gn uyanr uyanmaz don Juan'a sorularm sormaya baladm. Evin arkasndaki avluda yakacak odun kesmekteydi, ama don Genaro grnrlerde yoktu. Don Juan anlatacak bir ey bulunmadn syledi. Ben, nesnel bir yaklam sergilediimi, don Genaro'nun "zeminde yzdn" herhangi bir aklamaya ihtiya duymakszn ya da onlardan bir aklama talep etmeksizin gzlemlediimi, ancak bu kstlamalarmn

orada cereyan eden eyleri anlayabilmeme yardmc olmadn anlattm. Ardndan, arabamn yok oluundan sonra, otomatikman mantksal bir aklama bulmaya almadaki srarmn kasten tasarladm, srf sorun yaratmak amacyla yaptm bir ey deil de, bende iliklerime ilemi ve tm br dnceleri etkisiz klan bir huy haline gelmi olan bir ey olduunu anlattm. "Bir hastalk gibi, yani," dedim. "Hastalk diye bi ey yoktur," diye yant verdi don Juan, dingince. "Yalnzca dknlk vardr. Sen, her bi eyi aklamaya alarak dknln sergiliyorsun. Senin durumunda aklamalar gerekli deil artk." Ben, dayatarak sadece dzenli, koullarda ilev grebildiimi anlayabildiim Birlikte syledim.

altmz sre boyunca kiiliimi nemli oranda deitirmi bulunduumu ve bu deiiklii mmkn klan koulun bu deiiklie yol aan nedenleri kendime aklayabilme anmsattm. Don Juan sevecence gld. Uzun sre bir ey sylemedi. "ok zeki bi insansn," dedi nihayet. "Sen, her zaman yaam olduun yere dn. Ama bu defa iin bitik senin. Gidecek bi yerin kalmad. Artk sana hibi eyi aklamayacam, dn Genaro sana her ne yaptysa, yetimden kaynaklandn ona

onlar senin bedenine yapt, onun iin brak da neyin ne olduuna bedenin karar versin." Don Juan'n sesi dostayd ama kendini belli bir mesafede tutmaktayd; bu bende dayanlmaz bir yalnzlk duygusu yaratt. zntm ifade ettim. Don Juan glmsedi. Parmaklaryla hafife elimin stn kavrad. "kimiz de lecek olan varlklarz," dedi yumuak bir sesle. "Eskiden yapmakta olduumuz eyler iin zamanmz kalmad artk. imdi sen, benim sana rettiim olanca yap-mamay durdurmalsn." Elimi bir kez daha skt. Dokunuu candand, dostayd; benimle ilgilendiini, beni sevdiini gstermek istiyor gibiydi, ama ayn zamanda kararndan dnmeyecei izlenimini de veriyordu. "Bu benim sana bi jestim," dedi, elimin stnde duran elini bir ana gene skarak, "imdi sen o dost dalara kendi bana gitmelisin." enesiyle gneydou istikametindeki uzak sradalar imledi. Orada, bedenim bana brakmam syleyene dek kalmam, sonra da onun evine dnmem gerektiini syledi. Beni arabamn bulunduu yne doru hafife kullanarak dnyay

iterek bakaca bir ey sylemememi, daha fazla da beklemememi istediini belli etti. "Orada ne yapacam ki ben?" diye sordum. Don Juan yant vermedi ama ban iki yana doru sallayarak bana bakt. "Yeter artk," dedi sonunda. Sonra parmayla gneydouyu gsterdi. "Oraya git," dedi noktalayarak. Don Juan'la dolatm zamanlar hep getiimiz yollar izleyerek nce gneye, sonra da douya doru srdm. Toprak yolun bitiminde arabam park edip bildiim bir keiyolundan ilerleyerek yksek yaylaya ulatm. Orada ne yapacama ilikin hibir fikrim yoktu. Saa sola kvrlarak dinlenecek bir yer aradm. Anszn solumdaki kk bir alann farkna vardm. O noktada topran kimyasal birleimi farkl gibiydi, ama gzlerimi o yerin zerinde odakladm zaman o fark gsteren ayrt edici herhangi bir ey bulamadm. O noktadan birka adm tede durup, don Juan'n bana her zaman nerdii gibi o fark "duyumsamaya" altm. Belki de bir saat orada hareketsiz durdum. Kendi kendime konumalarm kesilene dek dncelerim giderek yok olmaya balad. O zaman bir tedirginlik duydum. Sadece karnmda duyduum bir eydi bu ve sz konusu alana dndmde daha da keskinleiyordu. O

yerin

beni

itmekte

olduunu

hissederek

oradan

uzaklamak istedim. Gzlerimi a bakar duruma getirip o blgeyi taradm; ksa bir yryten sonra genie dz bir kaya grdm. Kayann nnde durdum: Kayada beni zellikle eken bir ey yoktu. zerinde herhangi zel bir renk ya da parlt grm deildim, ama gene de o kaya houma gitmiti. Bedenimde bir esenlik duydum. Her yanma bir rahatlk hissi yayld; bir sre kayann zerinde oturdum. Yksek yaylada, ve oray evreleyen dalarda ne yapacam ya da beklentimin ne olduunu bilmeden btn gn dolatm durdum. Alacakaranlk bastrnca o dz kayaya dndm. Geceyi orada geirdiim takdirde orann gvenli olacan kestirmitim. Ertesi gn yksek dalarda dou ynnde daha da ilerilere gitmeyi gze aldm. Akamn ge saatlerinde daha da yksek bir yaylaya ulamtm. Daha nce oraya gelmiim gibi hissettim. Anmsamak amacyla evreme baktm ama oray eviren doruklardan hibirini tanyamadm. Uygun bir yer setikten sonra plak kayalk bir alann kysnda dinlenmek iin oturdum. ok lk, asude bir yerdi. Sukabamdan biraz yiyecek karaym dedim, ama boalmt. Biraz su itim. Ilm, bayatlamt. Don Juan'n evine dnmekten baka arem kalmadn, derhal geriye dnmek iin yola koyulmam

gerektiini dndm. Karn st yere uzanarak bam koluma yasladm. Rahat edemeyip pozisyonumu birka kez deitirdikten sonra batya doru dnm olduumu grdm. Gne epey al-almt. Gzlerim yorulmutu. Gzlerimi yere doru evirip baktmda irice siyah bir bcek grdm. Kk bir kayann ardndan, boyunun iki kat irilikte bir gbre parasn iterek gelmekteydi. Uzun bir sre onun hareketlerini izledim. Bcek benim mevcudiyetimle ilgilenmeksizin ykn yerdeki kayalarn, kklerin, girintilerin ve kntlarn arasndan ha bire itmekteydi. Anladm kadaryla, bcek benim orada olduumun farknda deildi. Bcein benim varlmn farknda olmadn bilmemin imknsz bir ey olduunu dndm; bu dnce zihnime, benim dnyama kar bir bcein dnyasna ilikin bir dizi ussal deerlendirmelerin skn etmesine yol at. Bcek de ben de ayn dnyada yayorduk, ama kukusuz ki bu dnya ikimiz iin ayn dnya olmaktan uzakt. Kendimi bcee bakmaya kaptrp, o ykn kayalar n arasndan, yarklarn iinden tamas iin gereksindii muazzam gc hayretle dndm. Bcei uzun sre gzlemledikten sonra evremdeki sessizliin dallarn farkna ve vardm. Sadece, rzgrla allklardaki titretiini yapraklarn

iitebiliyordum. Yukarya doru baktm, birden gayri

ihtiyari olarak soluma doru dndm, belirsiz bir glgenin ya da birka adm tedeki bir kayann zerinde bir eyin titrediini grr gibi oldum. nce bunu nemsemedim ama o glgenin solumda olduu aklma geldi. Tekrar anszn dndmkayann zerindeki bir glgeyi aka sezgiledim. Glgenin derhal kayadan yere doru kayd, topran da onu kurutma kadnn mrekkebi ekivermesi gibi emdii eklinde tekinsiz bir duyguya kapldm. Tylerim diken diken olmutu. lmn bana ve o bcee bakmakta olduunu dndm. Tekrar bcee bakaym dedim, ama onu bulamad m. Hedefine ulam ve ykn yerdeki bir deliin iine brakm olabileceini dndm. Yzm, dzgnce bir kayaya yasladm. Bcek derin bir delikten karak yzmden be on santimetre tede durdu. Sanki bana bakmaktayd, zira bir an iin onun benim varlmn farkna, belki de benim kendi lmmn farkna vardm ekilde tylerim rperdi. O vardn duyumsadm. Gene

bcekle benim aramda o kadar fark yoktu demek. lm, bir glge gibi, ikimizi de koca bir kayann ardndan kollamaktayd. Alk olmadm bir sevinle doldu iim. O bcek de ben de birbirimizden farkszdk. Hibirimiz, tekinden daha stn deildi. lmmz bizi eit klyordu.

imi dolduran sevincim, kvancn yle oald ki, alamaya baladm. Don Juan haklyd. Her zaman hakl olmutu o. Baka herkes gibi ben da son kerte giz dolu bir dnyada yayordum, son kerte giz dolu bir varlktm ben, ama gene de bir bcekten daha nemli deildim. Gzlerimi silerek ellerimin tersiyle onlar ovalarken bir adam, ya da adam eklinde bir ey grdm. Elli metre kadar samda durmaktayd. Dorularak onu grmeye altm. Gne nerdeyse ufuk izgisine ulamt, gnein sarmtrak kzarts net bir grnt salamam engelliyordu. Tam o anda tuhaf bir grlt iittim.* Uzaktan geen bir jet uann sesine benziyordu. Dikkatimi ona ynelttiimde, grlt artarak uzatlm keskin metalik bir czrtya dnt, sonra da yumuayarak ipnotize edici bir ezgi halini ald. Elektrik akmnn titreyiini andran bir ezgiydi bu. Bu ses, aklma birbirine yaklaan elektrikli iki kreyi ya da birbirine srtnen, tam bir hizaya geldiklerinde de, birbirine vurarak akan kare eklinde elektrikli iki levhay getiriyordu. Tekrar dikkatle bakp, benden saklanyor gibi grnen o kimseyi grmeye altm, ama allklarn nnde duran koyu renkli bir karaltdan baka bir ey gremedim. Ellerimi gzlerimin zerine koyarak siper ettim. Gne nn parlakl o anda

deiiverdi de,, o zaman onun sadece optik bir yanlma, glge ve bitkilerin bir oynamas olduunu kavradm. Gzlerimi oradan ayrdmda, uzakta bir akaln telaszca yrdn grdm. akal, adam grdm zannettiim noktaya yakn bir yerdeydi. Gney dorultusunda elli metre kadar ilerledikten sonra dnerek bana doru yrmeye balad. Korkup da kasn, diye birka kez bardm, ama yaklamaya devam etti. Bir an korkuya kapldm. Belki de kuduzdur, diye, bana saldrd takdirde kendimi korumak amacyla yerden ta toplamay bile geirdim. Hayvan benden drt be metre bir uzakla geldiinde onun son derece sakin olduu dikkatimi ekti; hi de telal ya da korkmu grnmyordu. Admlarn yavalatarak metre kadar nmde durdu. Birbirimize baktk, ardndan akal daha da yaklat bana. Kahverengi gzleri dosta ldyordu. Ben kayala oturdum, akal da nerdeyse bana deecek kadar yaklat. Hayretten donakalmtm. Vahi bir akal o kadar yakndan hi grmemitim; o anda yaplacak tek eyin onunla konumak olduunu dndm. Dosta, bir kpekle konuur gibi konumaya baladm onunla. Sonra da akaln benimle "konutuunu" sandm. Onun bana bir ey anlattna kesinlikle emindim. yice afallamtm, ama duygularm tartacak zaman bulamadm, zira akal

benimle yeniden "konutu". Geri hayvan szckleri benim alk olduum, insanlarn farkl seslendirdii bir ekilde szckleri iitme biiminden

seslendirmekte filan deildi; bu daha ziyade onun konutuuna ilikin bir "duygu"ydu. Ama bu bir insann evindeki kedisi yada kpeiyle kurduu iletiimdekine benzeyen bir duygu deildi. akal gerekten bir eyler anlatmaktayd, bir dnceyi aktarmakta, o iletiim de, bir tmceye oka benzeyen bir ekilde kmaktayd. Ben ona, "Naslsn, kk akal?" demitim. Ve galiba onun bana, "yiyim, sen naslsn?" diye sorduunu iitmitim. Sonra akal o tmceyi yineleyince, frladm gibi ayaa kalktm. Hayvan kln bile kprdatmamt. Ben aniden zpladmda rkmemiti bile. Gzleri hl dosta ldamaktayd. kaldrd; sordu: Karnnn "Ne zerine uzanarak ban akaln diye korkuyorsun?"

karsnda oturup onunla hayatmn en acayip sohbetini yapmay srdrdk. Nihayet akal bana orada ne iim olduunu sordu, ben de oraya "dnyay durdurmaya" geldiimi syledim. akal, "Que bueno!" dedi. Bunun zerine onun iki dil bilen bir akal olduuna hkmettim. Tmcelerindeki akaln adlar ve eylemler ngilizce, dncesi ama geti ekimler ve nlemler spanyolcayd. Bir Chicano6 karsnda bulunduum zihnimden. Btn bu cereyan eden eylerin samaln

dnerek katla katla glmeye baladm. Sonra, tank olduum bu eylerin imknszlnn tm arl beni ezercesine kafama dank etti. akal ayaa dikildi, gzlerimiz birbirini buldu. Gzlerimi dikerek ona baktm. Gzlerinin beni ektiini duyumsamaktaydm ki, birden hayvan yanardner renklere brnerek kland. Sanki zihnim, on yl nce cereyan etmi olan, peyotenin etkisinde olduum bir srada bir kpein yanardner renklenmelerle akal unutulmaz sanki bir o varla anlar dnmesi eklindeki bir olayn ansn karmda tekrar canlandrmaktayd. depretirmitio eski olayn ans gelmi de akaln u andaki grntsnn zerine akmt; akkan, sv, kl bir varlkt akal. Ikll gzlerimi kamatryordu. Gzlerimi kapamak iin ellerimle onlar rtmek istedim, ama kprdayamyordum. O kl varlk benim tanmlayamadm bir yanma dokunmaktayd, bedenim yle ahane, yle tarif edilmesi imknsz bir lklk ve esneklie gark olmutu ki, sanki o dokunu iimdeki bir eyin patlamasna yol amt. Mhlanm gibi orada kaldm, ayaklarmn, bacaklarmn ya da bedenimin maktayd. br taraflarnn nerede olduunu hissedemiyordum; ama bir eyler beni dimdik tut-

O durumda ne kadar bir sre kalm olduumu bilemiyorum. Bu srada, o kl akal ile zerinde bulunduumuz tepe 6 ABD'de oturan Meksika kkenli kii

eriyip gitmiti. Dnce, duygu, diye bir ey kalmamt bende. Hepsi de yitip gitmiti-ben zgrce uar gibiydim. Birden bedenime bir eyin arptn duyumsadm, ardndan her yanm beni tututuran bir eyle kapland. Gnein zerimde parlamakta olduunu grdm. Bat istikametinde uzak bir da silsilesini belli belirsiz bir ekilde ayrt edebiliyordum. Gne ufuk izgisinin zerine ulamt bile. Dosdoru ona doru bakmaktaydm, sonra "dnyann izgilerini" grdm. evremdeki her bir eyi her ynden rercesine saran olaanst beyaz floresan klanmalarn bolluunu algladm. Bir an bunun acaba m, gne nn kirpiklerimde yansmasndan kaynaklandn

dndm. Gzlerimi krpp yeniden baktm. izgiler olduklar gibi durmaktaydlarevremdeki her eyin zerine doru uzanyor ya da onlarn iinden kyorlard.

Tm etrafma bakarak bu olaand yeni dnyay inceledim. Gneten baka yerlere baktm zaman da, izgiler aka grlebiliyordu, kalcyd. O tepenin zerinde esrimi durumda bana sonsuzmu gibi gelen bir sre boyunca kaldm, oysa bu geenler sadece birka dakika iinde, belki de gne ufka ulaana dek cereyan etmi olmalyd, ama bana sonsuz bir zaman gibi gzkmt. Dnyadan ve bedenimden lk, yattrc bir eylerin fkrdn hissettim. Bir sr kefettiimi biliyordum. yle yaln bir eydi ki bu. Hi tanmadm bir duygu seline kapldm. Hayatmda ylesi bir ilahi fori duygusunu, ylesi bir dinginlii, ylesi bir her eyi kuatan kavray daha nce hi tatmamtm; anlatabilmem, ama hatta kefettiim onu srr kelimelerle dahi dnebilmem

olanakszd, onu ancak bedenim bilmekteydi. Ardndan uyumu ya da baylm olacam. Tekrar kendime geldiim zaman kayalkta yatmaktaydm. Ayaa kalktm. Dnya, onu her zaman grm olduum gibiydi. Hava kararmaktayd, hi dnmeksizin arabama dnmek iin inie getim. Ertesi sabah vardmda, don Juan evde yalnzd. Don Genaro'yu sorduumda, bir i iin o yrede bir yere gittiini syledi. Derhal ona bamdan geen olaand

deneyimleri anlatmaya baladm. Beni can kulayla dinledi. "Dnyay anlattklarm durdurmusun bitirdiimde. Bir ite," sre dedi ben konumadan

oturduk, sonra don Juan, don Genaro'ya bana yardm ettii iin teekkr etmemi syledi. Benden ok honut grnyordu. Sk sk srtm tplyor, neeli neeli glyordu. "Ama bir akaln konuabilmesi inanlmaz bir ey," dedim. "Konuma deildi ki o," diye yant verdi don Juan. "Neydi ya?" "Senin bedenin ilk kez olarak anlamt. Ama sen en bata onun bi akal olmadn anlayamamtn, stelik onunki senin ve benim konutuum trden bi konuma deildi." "Ama akal gerekten konuuyordu, don Juan!" "Bak sen, u aptal aptal konuan da kimmi. Yllarca renim grm bi adamsn, bilmen gerek senin. Dn sen dnyay durdurmutun, hatta grm bile olabilirsin. Sihirli bi varlk sana bi ey anlatm, senin bedenin de, dnya kertilmi olduundan tr onu anlayabilmiti." "O dnya bugn olduu gibiydi, don Juan."

"Yo, deildi. Bugn akallar sana bi ey anlatmazlar, sen de dnyann izgilerini grmezsin. Dn sen btn bunlar yaptn, zira senin iindeki bi ey durduydu." "Neydi o duran ey?" "Senin iinde duran o ey, insanlarn sana bu dnyann nasl bi yer olduuna m? Herkes ilikin bize, anlatp anlatageldikleriydi. ekilde, filanca Anladn

doduumuzdan bu yana dnyann falanca falanca filanca biimde olduunu durmutur, elbet bizim de dnyay onlarn bize anlatt ekilde grmekten baka bi seeneimiz yoktur." Don Juan'la birbirimize baktk. "Dn dnya byclerin anlatt ekilde grnd sana," diye srdrd. "ylesi bi dnyada akallar konuur; bi zamanlar sana anlatm olduum gibi geyikler de konuur, ngrakl-ylanlar da, aalar da yaayan her bi canl da. Ama senin asl grmeyi renmen gerek. Ola ki sen grmenin, insann yalnzca iki dnya arasna, sradan insanla byclerin dnyas arasna sokulduu zaman gerekletiini renmisindir. .Sen u anda o iki dnyann tam ortasndasn. Dn sen o akaln seninle konutuuna inanmtn. Grmeyen herhangi bi byc de o ekilde inanr, ama gren bi kimse bilir ki buna inanmak, bycler leminde aklp kalmaktr."

"Yani, don Juan, sradan insanlarn da, byclerin de dnyalar gerek deil, yle mi?" "kisi de gerek dnyalardr. kisi de seni etkisi altnda tutar. rnein, sen o akala, renmek istediin her bi eyi sorabilirsin, o da seni yantlamak zorunda kalrd. in hazin taraf udur ki, akallara gven olmaz. nam aldatabilirler. Gvenilir bi hayvan arkadann olmamas, senin kaderin." Don Juan o akaln hayatm boyunca benim yoldam olarak kalacan; bycler leminde bir akal yoldaa sahip olmann arzu edilen bir ey olmadn aklad. Bir ngrakly-lanla konumu olmann ideal olmu olacan, zira onlarn ahane yoldalar olduklarn anlatt. "Ben senin yerinde olsaydm," diye ekledi, "akallara hi gvenmezdim. Ama sen farklsn, hatta bakarsn bi akal bycs olup karsn." "akal bycs de nedir?" "akal kardelerinden bi sr ey eken bi byc." Soru sormay srdrmek istiyordum ama o bir el hareketiyle beni nledi. "Dnyann izgilerini grmsn," dedi. "Ikl bi varlk grmsn. Artk sen dostla karlamaya hazr duruma geldin. Elbet biliyorsun ki allarn orda grdn adam, dosttu. Bi jet ua gibi kkrediini

iitmisin. O, seni bi ovann kenarnda bekleyecek, o ovaya ben seni kendim gtreceim." Uzun bir sre sessiz kaldk. Don Juan ellerini kamnn zerinde kenetlemiti. Baparmaklarn belirsiz bir ekilde devindirmekteydi. "Genaro da gelmek zorunda o vadiye bizimle," dedi anszn. "Senin dnyay durdurmana yardm eden o, zira." Don Juan bana delici nazarlarla bakmaktayd. "Sana bi diyeceim daha var," diyerek gld. "u anda artk nemi var. Genaro geen gn senin araban sradan insanlarn dnyasndan yok etmi ya da gtrm deildi. O yalnzca seni dnyaya bycler gibi bakman iin zorlamt, o dnyada da senin araban yoktu. Genaro senin her eye kesin gzyle bakma alkn yumuatmak istemiti. Onun aklabanlklar senin bedenine her eyi anlamaya almann samaln anlatmt. Uurtmasn uurduunda da handysa grmtn sen. Araban bulmutun; her iki dnyada birden bulunmaktaydn. Kasklarmz tuta tuta glmemizin nedeni de senin arabay bulunduunu zannettiin yerden eve doru srmekte olduuna gerekten inanm olmand." "Ama benim dnyay byclerin grd gibi grmem iin nasl zorlayabilmiti beni?"

"Ben de onunla beraberdim. O dnyay ikimiz de biliriz. nsan o dnyay bi kez rendi mi, artk yapmas gereken tek ey sana byclerin sahip olduunu anlattm o ilave erk halkasn kullanmaktr. Genaro bunu son kerte kolay bi ekilde yapabilir. Senin zihnini elip datmak, ve bedeninin grmesini salamak amacyla talar evirip durduydu." Ben don Juan'a son gnk olaylarn dnyaya ilikin grlerimi onulmaz biimde zedelediini syledim. Onunla almakta olduum u on yl boyunca, psikotropik bitkileri yediim sralarda bile hi bu kadar etkilendiim olmamt. "Erk bitkileri yalnzca bir aratr, bi yardmcdr," dedi don Juan. "Gerek olan ey, bedenin grebildiini kavram olduu zamandr. nsan yalnzca o durumda her gn seyretmekte olduumuz dnyann srf bi tanmlama olduunu anlar. Benim amacm hep sana bunu gstermek olmutur. Ne yazk ki, dost sana musallat olmadan nce pek az zamann kald." "Dostun bana musallat olmas art m?" "Bundan kanmann bi yolu yoktur. Grebilmek iin insann dnyaya byclerin bakt gibi bakmay renmesi, bylece dostu armas gerekir; yle olunca da dost*kar gelir."

"Dostu armaya gerek kalmadan bana grmeyi retemez miydin?" "Hayr. Grebilmek iin insann dnyaya bi baka tarzda bakmay renmesi gerekir; benim bildiim tek baka tarz da bycnn bak biimidir."

20 -Ixtlan Yolculuu

Don Genaro le sularnda dnd; don Juan'n nerisiyle mz arabayla doru bir gn nce kalm olduum ayn sradalara yneldik. Benim getiim

keiyolunda ilerleyerek, ama yksek yaylada, benim yaptm gibi durmakszn, daha alaktaki sradalarn doruuna ulaana dek trmandk, sonra da ovalk bir vadiye inmeye baladk. Yksek bir tepenin zerinde dinlenmek iin durduk. Yeri don Genaro hep seti. Onlarla birlikte olduum gibi hemen, bir gen zamanlar yaptm

oluturacak ekilde, don Juan' sama, don Genaro'yu

da soluma alarak, oturdum. l allklar gayet nefis nemli bir parlaklk iindeydiler. Ksa sren bir ilkbahar saanandan sonra prl pnl bir yeile brnmlerdi. "Genaro sana bi ey anlatacak," dedi don Juan birdenbire. "Sana kendi dostlaryla ilk karlamasnn yksn anlatacak. Di mi, Genaro?" Don Juan'n sesinde ayartc bir eda vard. Don Genaro bana bakarak az yumuak bir delik haline gelene dek dudaklarn bzd. Dilini kvrarak damana dayad; kvranmaktaymcasna azm ap kapamaya balad. Don Juan ona bakarak yksek sesle gld. Neler olduunu anlayamamtm. "Ne yapyor?" diye don Juan'a sordum. "Bi tavuk o!" dedi. "Tavuk mu?" "Bak, azna bak. Tavuun gt ite, yumurtlamak zere." Don Genaro'nun aznda kvranmalar artmaya balam gibi grnmekteydi. Gzlerinde yabans, delice bir bak vard. Az, kvranmalar o yuvarlak delii geniletmiesine, ald. Grtlandan gdaklama sesleri kard, ellerini ieriye doru bkerek kollarn gsnde kavuturdu, gayet nezaketsiz bir ekilde azndan bir tutam balgam kard.

"Kahrolasca! ekiterek.

Yumurta

deilmi,"

dedi

yzn

Bedenin duru biimiyle yznn ifadesi yle komikti ki, glmeden edemedim. "Artk Genaro gre, szm ola ona ki yumurtasn dostuyla da ilk yumurtladna kendi

karlamasn anlatr sana," diye dayatt don Juan. "Ola ki," dedi Genaro, ilgilenmemi grnerek. Ben de birka kez, anlatsn diye srar ettim. Don Genaro ayaa kalkt, kollarn ap srtm yaylandrarak "Ben kendi gerindi. Kemikleri atrtl sesler bir karyordu. Sonra gene yerine oturdu. dostumla tututuumda gen delikanlydm," dedi sonunda. "Her eyi hatrlyorum, bir leden sonrayd. afaktan beri krlarda dolam, evime dnyordum. Birden bir alln ardndan dost karak yolumu kesti. Epeydir beni beklemekteymi, niyeti de onunla gree tutumam imi. Ondan uzaklamak amacyla geriye dndm ama sonra onunla greebilecek denli gl olduumu dndm. Korkmuyor da deildim. Tm bedenim yay gibi gerilmiti, boynum tahta gibi katlamt. Ama gel gr ki, insann hazr olduunu gsterir bu, yani boynunun kaskat kesilmesi."

Don Genaro gmleini aarak bana srtn gsterdi. Boynunun, srtnn, kollarnn adalelerini kast. Adalelerinin fevkalade gelimi olduunu grdm. Sanki o ans, bedenindeki tm kaslar harekete geirmiti. 'Byle bir durumda," diye srdrd, "azn hep kapal tutmalsn." Don Juan'a dnerek, "Di mi, Juan?" dedi. "Evet," diye karlk verdi don Juan sknetle. "Bi dostu tuttuun zaman yle iddetli bi sarsnt geirirsin ki, insan dilini srp kesebilir ya da dilerini krabilir. nsan gvdesini dik olarak tutmal, yere skca basp dengeli bir ekilde durmaldr, ayaklar yeri adeta kavramaldr." Don Genaro ayaa kalkarak bana doru dnp doru duru biimini gsterdi: Dizlerini hafif bkl tutmaktayd, kollarm iki yana sarktarak parmaklarn hafife kvrmt. Gevemi grnyordu ama yere skca basmaktayd. O pozisyonda bir sre kald; ben onun oturacan sanrken, o, topuklarna yaylar taklymasna inanlmaz bir srayla ileriye doru atld. Bu hareketi yle ani olmutu ki ben arkaya doru srtst yuvarlandm; ama dtm srada don Genaro bana bir adam ya da insan eklindeki bir eyi kavram gibi gelmiti.

Tekrar oturdum. Don Genaro'nun bedenindeki ar gerginlik hl srmekteydi, sonra birden kaslarn gevetti; daha nce oturmakta olduu yere dnerek oturdu. "Carlos u anda senin dostunu grd," dedi don Juan kaytszca, "ama hl mecalsiz olduundan yere yuvarland." "Sahi, grdn m?" diye sordu don Genaro safcasna, burun deliklerini iiredursun. Don Juan, "grdmden" emin olduunu syledi don Genaro'ya. Don Genaro tekrar ne doru yle bir gle srad ki, ben yan tarafma ykldm. Don Genaro son kerte hzl bir ekilde sradndan, ayaklar onun, zerine oturma nasl pozisyonundan frlayarak

dtn anlayamamtm. kisi de yksek sesle gldler, sonra don Genaro kahkahasn bir akal sesinden farksz bir ulumaya evirdi. "Dostunu yakalayabilmen iin Genaro kadar iyi sraman gerektiini sanmayasn," diye don Juan dikkatimi ekti. "Genaro'nun nedeni yle iyi ona bi ekilde yardmc atlayabilmesinin dostunun

olmasdr. Senin yapman gereken tek ey arpmaya kar koyabilmek iin ayaklarn yere skca basmaktr.

Genaro sramadan nce nasl durduysa, sen de yle durmalsn, sonra atlayp dostu yakalarsn." "Ama nce madalyonunu pmesi gerek," diye araya girdi don Genaro. Don Juan tedirgin olmu gibi yaparak madalyonumun olmadn syledi. "Ama ya not defteri?" diye dayatt don Genaro. "Not def-terleriyle bir eyler yapmas gereksramadan nce onlar bir yere koymas gerek, ya da belki de dosta not defteriyle vurur." "Deme yahu!" diye gerekten armasna nledi don Juan. "Bak bunu hi dnmemitim. Bi dostun defterlerle yere serildiine ilk kez tank olacaz demek ki." Don Juan'n kahkahalaryla don Genaro'nun ulumalar yatnca hepimiz keyifli bir havadaydk. "Dostunu yakaladn zaman ne oldu, don Genaro?" diye sordum. "Olanca gcmle ona sarldm," dedi don Genaro bir anlk bir tereddtten sonra. Dncelerini toparlamaya alr gibi bir hali vard. "O ekilde cereyan edeceini asla tahmin edemezdim," diye srdrd. "yle bir eydi ki, yle, yle, yle... Vallahi anlatlr gibi deil ki! Onu yakalamamla dnmeye balamamz bir oldu. Dost beni frldak gibi

eviriyordu, ama onu brakmadm hi. Havada yle bir hzla dnmekteydik ki, artk hibir ey gremez olmutum. Her ey sisli grnyordu. Dnmemiz srd, srd, srd. Birden tekrar yerde durmakta olduumu hissettim. Kendime yle bir baktm. Dost beni ldrmemiti. Her bir yanm salamd. Kendimdim ben. Baardm anlamtm. Nihayet benim de bir dostum olmutu. Sevinle zplamaya baladm. Ne gzel duyguydu o! Ne grkemli bir duyguydu! "Sonra, nerdeyim, diye etrafma bakndm. Hi bilmediim bir yerdeydim. Dost beni havaya kaldrm, dnmeye baladmz yerden uzakta bir yere frlatp atmt. Ynm bulmaya altm. Evimin dou istikametinde bir yerlerde olmam gerek, diye dnerek, o yne doru ilerledim. Vakit daha erkendi. Dostla karlamamz pek uzun srmemiti. ok gemeden bir patika buldumbirka adamla kadnn bana doru gelmekte olduklarn grdm. Kzlderiliydiler. evremi sarp nereye gitmekte olduumu sordular. Ben de, 'Yurduma, Ixtlan'a gidiyorum,' dedim onlara. 'Kayboldun mu?' diye sordu birisi. 'Evet,' diye yantladm onu. 'Niin?' Ama Ixtlan o ynde deil. Tam tersi ynde. Biz de oraya gidiyoruz," dedi bir bakas. 'Sen de katl bize!' dedi hepsi birden. 'Yiyeceimiz de var!' " "Sonra ne oldu?" diye sordum. "Onlara katldn m?"

"Hayr, katlmadm," dedi don Genaro. "Zira onlar gerek deildi. Onlar grr grmez anlamtm bunu. Seslerinde, zellikle onlara katlmam isterkenki dosta davranlarnda onlar ele veren bir ey vard. Onlardan kamaya baladm. Arkamdan arp, dneyim, diye yalvardlar. O tekinsiz yalvartan giderek artyordu, ama komay srdrp onlardan katm."' "Kimdi onlar?" diye sordum. "nsanlar," diye yant verdi don Genaro uzatmakszn. "Ama gerek insan deildiler." "Hayalet gibi, yani," diye aklad don Juan. "Grntden ibaret." "Bir sre yrdkten sonra," diye srdrd don Genaro, "kendime gvenim artt. Ixtlan'n benim gittiim istikamette olduunu biliyordum. Sonra yolda, bana doru iki adamn geldiini grdm. Onlar da Mazatec Kzlderililerine benziyorlard. Yakacak odun ykl bir eekleri vard. Yanmdan geerken, merhaba,'diye mrldandlar. " merhaba!' " diyerek yoluma devam ettim. Benimle pek ilgilenmemiler, yanmdan geip gitmilerdi. Admlarm yavalatarak yle bir dnp onlara baktm. Benimle ilgilenmek-sizin yollarna devam etmekteydiler. Gerek insanlara benziyorlard. Arkalarndan koarak bardm, 'Durun, durun!'

"Eeklerinin iki yanna geip, sanki ykn korur gibi durdular. '"Bu dalarda kayboldum,' dedim onlara. Txtlan'a nasl gidilir?' Gitmekte olduklar istikameti gsterdiler. 'Sen ordan ok uzaktasn,' dedi ilerinden biri. 'Dalarn te tarafnda kalr oras. Drt be gnde varabilirsin oraya. ' Sonra dnp yola revan oldular. Onlar n gerekten Kzlderili olduklarn sezmitim, onlara katlmama izin vermelerini istedim. "Bir sre yol aldktan sonra iki adamdan biri torbasndan biraz yiyecek kararak bana sundu. Yerimde donup kalmtm. Yiyeceini sunu biimi bana son derece yabans gelmiti. Bedenim korku hissine kapld; yle ki, irkilip kamaya baladm. kisi de onlarla birlikte gitmezsem dalarda lp kalacam sylediler, onlara katlmam iin diller dktler. Onlarn dil dkleri de bana pek tekinsiz gelmiti, onun iin koarak onlardan uzaklatm. "Yrmeye devam ettim, artk gerekten Ixtlan yolunda olduumu, sekiz o hayaletlerin kiiye daha beni yolumdan benim evirmeye altklarn anlamtm. "Sonra rastladm; kararmdan dnmeyeceimi anlam olmallard. Yolun kenarnda durup, yakaran gzlerle bana baktlar. ou bir sz dahi etmemiti; ancak, aralarndaki kadnlar

daha cretkr davranp bana yalvardlar. Hatta kimileri pazarda satmaya gtrdkleri yiyeceklerle br eyalarn bile, saf kyl satclar gibi nme serdiler. Ama hibirine bakmadm, yoluma devam ettim. "Akama doru aina olduum bir vadiye ulatm. Sanki daha nce orada bulunmutum. Ama o takdirde orann Ixtlan'n gney yresi olmas lazmd. Hatrlayabileceim daha baka iaretler arayp kendimi ynlendirmeye alyordum ki, keilerini gden bir Kzlderili olan grdm. Aslnda o ocuk bana babamn iki keisini gden kendimi anmsatmt. "Onu bir sre izledim; ocuk benim kkken yaptm gibi kendi kendine konumaktayd, sonra keileriyle konumaya inin balad. ehliydi Kei ocuk. gtmekten Keileri anladm iin onun bu ii gayet iyi bir ekilde yaptn grmekteydim. martmyor, ama onlara gaddarca da davranmyord. "Ona seslenmeye karar verdim. Yksek sesle onu arnca ocuk yerinden frlayp kayalk bir yere kat kayalarn ardndan beni gzetlemeye balad. Her an tabanlar yalamaya hazr gibi grnyordu. O ocuu sevmitim. Korkarak kamt ama keilerini benden rak tutmay da pekl baarmt. "Onunla uzun bir sre konutum; yolumu kaybettiimi, Ixtlan'a nasl gideceimi bilmediimi

syledim. Bulunduumuz yerin neresi olduunu sordum, o da orann benim aradm yer olduunu syledi. Bu yant beni ok mutlu klmt. Demek ki artk yurdumdaydm; dostun tm gvdemi gz ap kapayana dek onca uzak yerlere nasl tam olduunu hayretle dndm. "ocua teekkr ederek yrmeye baladm. ocuk sakland yerden karak keilerini daha nce dikkatimi ekmemi olan baka bir keiyoluna doru gtt. O keiyolu vadiye doru, uzanmaktayd. ocua gene seslendim ama bu sefer kamad. Ona doru yrdm; ona epeyce yaklatm zaman ocuk koarak allarn arasna gizlendi. Kendisini yle iyi kollad iin onu vdm, ona kimi somlar sordum. '"Bu keiyolu nereye kar?' diye sordum. 'Aaya,' dedi ocuk. 'Nerede oturuyorsun?' 'Aada.' 'Orda ok ev var m?' 'Hayr, bir ev var.' 'br evler nerde?' ocuk, o yataki olanlara zg bir kaytszlkla parman br tarafa doru uzatt. "'Dursana,' dedim ona. 'ok yorgunum, ve am. Beni ailene gtrver.' '"Ailem yok ki benim,' dedi ocuk; bu beni olduka sarst. Niin, bilmiyorum, ama sesi beni duraksatmt. Draksadm gren ocuk durdu, bana doru dnd.

'Bizim evde kimse yok,' dedi. 'Amcam gitti, kars da tarlada. Evde yiyecek ok. Bol. Benimle gel.' "Epey zlmtm. O ocuk da bir hayaletti. Sesinin tonuyla isteklilii onu ele vermiti. Btn hayaletler peimdeydi demek; ama benim korktuum yoktu. Dostla karlamann sersemletici etkisi hl devam etmekteydi. Dosta da hayaletlere de kzmak istiyordum, ama bi trl eskisi gibi fkelenemiyordum, o yzden vazgetim ben de. Sonra kendimi zntye kaptrmak istedim, zira o kk olan sevmitim, ama zlmek de gelmedi elimden, onun iin ondan da vazgetim. "Birden bir dostum olduu, hayaletlerin bana hibir ey yapamayacaklar geldi aklma. Keiyolunda ocuu izledim. br hayaletler de derhal ortaya kp beni uurumdan aaya yuvarlamaya altlar, ama benim istencim onlardan daha glyd. Onlar bunu hissetmi olacaklar ki, beni taciz etmekten vazgetiler; zaman zaman kimileri zerime doru atlyordu, ama onlar istencimle durdurabiliyordum. Sonra hepsi de beni taciz etmekten vazgetiler." Don Genaro uzun sre sessiz kald. Don Juan bana bakmaktayd. "Ondan sonra ne oldu, don Genaro?" diye sordum. "Yrmeye devam ettim," dedi dpedz.

yksn bitirmi olmalyd; eklemek istedii bir ey yoa benziyordu. Onlarn yiyecek sunmalarn, ne diye hayalet olduklarn gsteren bir ipucu olarak yorumladn sordum don Genaro'ya. Bu soruma yant vermedi. Sorumu yineledim; Mazatec Kzlderililerinin yiyecek eyleri olduunu yadsma detlerinin olup olmadn, yiyecek konusunda ar hassasiyet gsterip gstermediklerini sordum. Don Genaro onlarn ses tonlarnn, kendisine tatl diller dkmelerinin, stelik hayaletlerin yiyecee ilikin tutumlarnn aikr ipular olduklarn sylediayrca bunlar dostunun yardmyla da bildiini anlatt. Btn zelliklerin farkna kendi bana varamam olacan da ekledi. "O hayaletler dost muydular, don Genaro?" diye sordum. "Yo. Onlar insand." "nsan m? Ama sen onlarn hayalet olduklarn sylemitin." "Ben onlarn gerek olmadklarn syledim. Benim dostla karlamamdan sonra hibir ey gerek deildi artk." Uzun bir sre sessiz oturduk. "O deneyiminin nihai rn ne olmutu, don Genaro?" diye sordum.

"Nihai rn m?" "Demem u ki, sonunda Ixtlan'a nasl ulatn?" kisi de ayn anda makaralar koyuverdiler. "Yani sana gre nihai rn buydu, ha!" diye nledi don Juan. "yle anlataym bari. Genaro'nun yolculuunun bi sonu yoktu. Nihai bi rn olmayacak hibi zaman. Genaro hl srdryor balan yolculuunu!" Don Genaro delici nazarlarla beni szmekteydi; sonra gzlerini uzaklara, gneye doru evirdi. "Xtlan'a asla ulaamayacam," dedi. Sesi kesin ama yumuakt, mrldar gibi. "Ama duygularma gelince... Kimi zaman duygularm bana oraya ulamaya sadece bir adm kaldn syler. Ama asla ulaamam oraya. Yolculuum boyunca bildiim aina iaretlere bile rastlamyorum. Artk hibir ey eskisi gibi deil." Don Juan'la don Genaro birbirlerine baktlar. Baklarnda pek hznl bir ey vard. "Ixtlan yolculuunda ben sadece hayalet yolculara rastladm," dedi yumuak bir sesle. Don Juan'a baktm. Don Genaro'nun ne demek istediini anlayamamtm. "Don Genaro'nun Ixtlan'a yolculuunda herkes gerek bi varlk," diye aklad don Juan. "rnein, seni alalm. Sen bi hayaletsin. Senin duygularn da isteklerin

de insanlarnki gibi. Ixtlan yolculuunda yalnzca hayaletlerle karlatn sylemesi o yzden." Anszn don Genaro'nun yolculuunun bir mecaz olduunu kavrayverdim. "bulan yolculuu gerek deil, yleyse," dedim. "Gerek!" diye nledi don Genaro. "Gerek olmayan, o yolcular." Bann ne doru devinimleriyle don Juan' imledi, bastra bastra, "Gerek olan bir bu var. Ben anca onunlayken dnya gerek oluyor,." Don Juan glmsedi. "Genaro'nun sana yksn anlatmasnn nedeni," dedi, "senin dn dnyay durdurmu olmandr, senin stelik grdn kansnda, ama sen yle sersemsin ki bunun kendin bile farknda deilsin. Sende bi tuhaflk olduunu, er ge greceini ona uzun uzun anlattm. Her ne hal ise, sen dostla bi dahaki karlamanda, ayet bi daha yle bi ey olacaksa, senin onunla greip onu uysallatrman gerekecek. ayet o olayn okunu sa salim atlatrsan, ki gl olduun, bi sava gibi yaamakta olduundan dolay baaracandan eminim, o zaman sen kendini bilinmeyen bi lkede yayor bulacaksn. O zaman, hepimiz iin doal olan eyi yapacaksn, yani Los Angeles'e dnmek iin yola kacaksn. Ama Los Angeles'e dnebilecein bi yol

yoktur.

Orada

brakm

olduun

eyleri

ebediyen

yitirmisindir. Ama bu arada, elbet, bi byc olmu olacaksn, ama bu da bi ie yaramayacaktr; yle bi durumda hepimiz iin nemli olan ey sevdiimiz ya da nefret ettiimiz ya da arzuladmz her bi eyi gerilerde brakm olduumuz gereidir. Ama bi insann duygular lmez ya da deimez, onun iin byc de asla ulaamayacan bildii halde, yeryzndeki hibi gcn hatta lmn bile onu sevdii yere, nesnelere ve insanlara kavuturamayacan bildii halde, yurduna dnmeye alr. Genaro sana bunu anlattyd ite." Don Juan'n aklamas bir katalizr etkisi yapmt; don Genaro'nun yksnn arpc etkisini, onu kendi yaamnn hikayesiyle badatrmaya balar balamaz, btnyle hissettim. "Ya sevdiim insanlar?" diye sordum don Juan'a. "Onlar ne olacak?" "Hepsi de geride kalacak!" dedi. "Ama onlara kavuabileceim bir yol yok mu? Onlar kurtarabilir, yanma alabilir miyim?" "Hayr. Dostun seni, tek bana, frldak gibi evirip, bilinmeyen diyarlara gtrecek." "Ama pekl Los Angeles'e dnebilirim, deil mi? Atlarm bir otobse ya da uaa, giderim oraya. Los Angeles gene yerinde duruyor olacak, deil mi?"

"Elbet," dedi don Juan, glerek. "Manteca da Temecula da, Tucson da yerlerinde duracak." 'Tecate de," diye ekledi don Genaro byk bir ciddiyetle. "Piedras Negras ile Tranquitas da," dedi don Juan, glmseyerek. Don Genaro daha baka yer adlar da ekleyince, don Juan da baka adlarla ona katld; artk ikisi de hi akla hayale gelmeyen son derece komik kent ve kasaba adlarn sayp dkmekteydiler. "Dostunla frldak gibi dnmek bu dnyaya ilikin dncelerini deitirecek senin," dedi don Juan. "O dnce her eydir; ama bi deiti mi, o zaman dnyann kendisi de deiir." Don Juan bir zamanlar ona okuduum bir iiri gene sylememi istedi. iiri anmsatmak amacyla birka szcn syleyince hemen hatrladm, Juan Ramon Jimenez'in bir iiriydi bu. El Viaje Definitivo adl bu iirin ngilizcesi The Definitive Journey (Son Yolculuk) idi. Okudum iiri. ... ve brakp gideceim. Ama kalacak kular, tecekler: bahem de kalacak, yeil aalaryla, su kuyusuyla.

Saysz huzurlu,

ikindilerde

gk

olacak

masmavi

ve

ve alacak anlar ankulelerinde, tpk bugn aldklar gibi. Beni sevmi olan insanlar gp gidecek, tm kent coacak her yl yeniden. Ama ruhum ebediyen hasretle dolaacak iekli bahemin hep o kuytu kesinde. "te, don Genaro'nun szn ettii duygu budur," dedi don Juan. "Bi byc olabilmesi iin insann tutkulu bi kimse olmas gerekir. Tutkulu bi insann dnyevi edinleri, aziz tuttuu eyler vardrhibi eyi yoksa bile, tuttuu bi yol vardr. "Genaro'nun yksnde sana anlatt ey de ite budur. Genaro tutkusunu Ixtlan'da brakt: evini, insanlarn, aziz tuttuu her eyi. imdiyse, duygularyla dolap duruyor; kimi zaman, dedii gibi, handysa ulayor Ixtlan'a; senin iin bu Los Angeles olacak; benim iin..." Don Juan'n kendi hayatn bana anlatmasn istemiyordum. O da, zihnimi okumu gibi, duraklad. Genaro gs geirerek iirin ilk dizesinden aklnda kalanlar mrldand. "Brakp gittim. Ama kald kular, tmekteler."

Bir an youn bir strap dalgasnn, tarifsiz bir yalnzlk duygusunun mz de yutarcasna sardn duyumsadm. Don Genaro'ya baktmtutkulu bir insan olarak onun gerilerde brakt ok sayda kalbi balar, aziz tuttuu pek ok eyleri olduunu anladm. O anda onun yllar boyunca biriken anlarnn bir heyelan gibi kayp yklacan, yani don Genaro'nun alamak zere olduunu ak bir ekilde sezdim. Derhal alatmt. Don Juan'a baktm. O da beni szmekteydi. "Bilgi yolunda yalnzca bi sava sa kalabilir," dedi. "Zira bi savann sanat bi insan olmann dehetiyle bi insan olmann grkemini dengelemektir." Srayla, ikisine de baktm. Gzleri l l ve dingindi. Kar konulmaz bir zlem dalgasn davet etmiler, ve tam strapl gzlalarna gark olacaklar bir anda dalgalarn kabarp onlar yutmasn engellemilerdi. Bir an iin grdm dndm. nsanlarn bu en yalnzn, nmde donup kalan, bir mecazn grnmeyen mendireiyle engellenen devasa bir dalga olarak grmekteydim. gzlerimi ondan uzaklatrdm. Don Genaro'nun tutkusu, onun grkemli yalnzl, beni

Hzn duygum yle kar koyulmaz younluktayd ki kendimi bir foriye, ar sevin duygularna kaptrdm. Kalkp, onlar kucakladm. Don Genaro glmseyerek ayaa kalkt. Don Juan da kalkarak elini sevecence omzumun zerine koydu. "Seni burada brakyoruz," dedi. "Neyi uygun grrsen yle yap. Dost seni u ovann kenarnda bekleyecek." Don Juan uzaktaki karanlk vadiyi gsterdi. "ayet henz erken olduunu dnyorsan," diye srdrd don Juan. "Zorlamann bi yarar olmaz. Yaamn srdrmek istiyorsan, zihnin kristal gibi berrak olmal, sen de kendinden son kerte emin olmalsn." Don Juan bana bakmakszn yryerek uzaklat, ama don Genaro birka kez dnerek gz krplar ve bann bir hareketiyle o ii hemen halletmem iin beni yreklendirdi. uzaklatm. Onlar Benim uzakta zamanmn kaybolana gelmediini dek bilarkalarndan baktm; sonra arabama binip oradan mekteydim, henz deil.