You are on page 1of 2

‘ABD’nin Karadeniz Projesi’ ve de suikastların şifresi

guler.k omurc u@aksam.com .tr


gulerkomurcu@superonline.com

İbretlik bir diyaloğu aktararak başlayalım, belki okuyunca birileri ‘ar’ yapar! Leyla ZANA,
Hrant Dink’in cenaze törenine katılıyor ve orada hazır bulunanlardan Marmara Vakfı
Başkanı Akkan SUVER’le kısa bir sohbet yapıyor, malum birilerinin elindeki ‘’hepimiz
Ermeniyiz’’ yazılı pankartları eleştiriyor, Leyla ZANA diyor ki; ‘bugün birileri çıkıp inatla,
inadına -hepimiz Ermeniyiz- diye bağırır ise, biz de inadına ‘-hepimiz Kürtüz- diye
bağırırız, buna karşın da başka bir grup da çıkar —’hepimiz Türküz-diye bağırır, bunlar
çook çok yanlış, tehlikeli söylemler.’ Leyla ZANA bunu söylüyor, kendini ‘aydın’ zanneden
bazı isimler ise-topyekün bizi Ermeni ilan edip, milliyetçi avı başlatıyorlar.

Gelelim büyük fotoğrafın içindeki saklı fotoğrafa, salı yazımda da altını çizerek
belirttiğim gibi; ‘küçük katiller özellikle Trabzon’dan seçiliyor’ çünkü; Trabzon ili, Trabzon
Limanı, ABD’nin olası bir İran operasyonunda birinci dereceden jeo-stratejik önem taşıyor.
Hem Kafkasya hem İran açısından ‘Trabzon’, Trabzon Limanı çoook önemli. Böylesine
stratejik yerdeki vatandaş yani Trabzon halkının milli duruşu-mukavemetinin güçlü olduğu
hepimizce malum. Birileri işte bu nedenle Trabzon’un milli direnişinin derhal zayıflatılması
için kargaşa yaratarak uluslararası arenada adeta karantinaya alınması sağlandı.’ Tam bu
noktada duralım ve bir derin saptamayı ilave edelim, kaleme alan Prof.Ümit Özdağ;

WASHİNGTON, TRABZON’U ÜS OLARAK İSTİYOR ‘Türkiye’de ve dünyada ABD’nin


üzerinde en çok konuşulan stratejisi, Büyük Ortadoğu Projesi. Ancak Washington’un bir
başka büyük projesi daha var. Bu projeye ‘Genişletilmiş Karadeniz Projesi’ deniliyor. Bu
proje ile ABD, Baltık Denizi-Karadeniz-Hazar Denizi havzalarını birleştiren bir bakış ile
‘Baltık’tan Türkistan’a’ uzanan bir alanda etki kurmak istiyor.

ABD’nin Karadeniz’de açıklanan beş hedefi var. Bu hedefleri şu şekilde özetlemek


mümkün: 1) Demokratikleşme, 2) Gürcistan ve Ukrayna’nın NATO üyeliği, 3)
Dondurulmuş çatışmaların çözülmesi, 4) Enerji güvenliği, 5) Rusya’nın etkisinin kırılması.
Ancak Türkiye ile ABD arasında bu bölgede bazı anlaşmazlıkların olduğu görülüyor. ABD,
Türkiye’nin anılan bölgede demokratikleşmeye karşı çıktığını söylüyor. Türkiye ise
Karadeniz’de risklerin ABD’nin ileri sürdüğü kadar yüksek olmadığını savunuyor. ABD
Karadeniz bölgesinde askerî üslere sahip olmak istiyor. (Trabzon, ABD’nin Karadeniz’de
üs olarak kullanmak istediği en önemli yerlerin başında bulunuyor.G.K)

Ankara’nın ABD’nin askeri üs taleplerine karşı çıkması üzerine Washington’un


şimdilik bölgede askeri yollar dışında etkili olma arayışı içinde olacağı düşünülüyor. İşte
böyle bir ortamda ABD’den Dr. Ariel Cohen’e göre, Karadeniz, bir enerji nakil hattı, insan,
silah, kitle imha silahları ve uyuşturucu kaçakçılığında kullanılan bölge olarak, ABD
menfaatleri açısından büyük bir önem taşıyor. ABD, çıkarlarını gerçekleştirmek için
muhakkak bu bölgeye etkili bir şekilde ittifaklar aracılığı ile yerleşmesi gerekiyor...’

‘Neden Trabzon’ sorusunun arka planına bakar iken bu notun içindeki şifreleri kayda
geçiniz efendim.

ERDOĞAN SINIR ÖTESİ OPERASYONA KESİNLİKLE KARŞI Son olarak, sınır ötesi
operasyona dair kısa bir not; duyumum o ki Başbakan Erdoğan kesinlikle ‘sınır ötesine
askeri operasyon yapılmasını’ istemiyormuş. Çevresindekilere; ‘bugüne kadar Irak’a 16
defa girdik de ne oldu, Amerikalılar müdahale etti de ne oldu diyor, (bu arada kulislere
göre Erdoğan-Amerikalılar Irak’ı işgal etti-demekten özellikle sakınıyor yani işgal
kelimesini kullanmamaya gayret ediyor, ABD müdahalesi demeyi tercih ediyormuş)
Türkiye’nin sınır ötesi operasyonuna karşı çıkıyormuş. Peki ama acaba niye dersiniz her
şeyin farkında olan okur?
Çember giderek daralıyor...