You are on page 1of 2

Tarih: 30/01/2007

Aracı kurumlar yabancılaşıyor

Türkiye'de son iki yılda 22 aracı kurum el değiştirdi. Bu kurumlardan


17'sini yabancı, 4'ünü yerli kurumlar, birini de yerli-yabancı konsorsiyumu
aldı. Son bir yılda el değiştiren aracı kurum sayısı ise 14 oldu. Türkiye
Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB) Başkanı Metin Ayışık,
aracı kuruluşlara ilginin devam edeceğini belirtti. Ayışık, "Şu ana kadar
küçük boydaki aracı kurumları aldılar. Bundan sonraki dönemde orta ve
büyük ölçekli aracı kurumlarla ilgilenecekler ve bu ilgilenmenin bir kısmı da
stratejik ortaklık şeklinde olacak" dedi. Ayışık, sektördeki pastanın henüz
106 aracı kurum için yeterli bir pasta olmadığını, yeni aracı kurumların
gelmesiyle bu piyasanın daha da derinleşeceğini vurguladı.

'ŞU AN FİYATLAR DA CAZİP'


Başlangıçta bankaların el değiştirmesiyle aracı kurumların el değiştirmiş
olduğunu, şimdi salt aracı kurumların el değiştirme sürecinin yaşandığını
ifade eden Ayışık, "El değiştirmelerde bir sıkıntı görmüyoruz. Piyasanın
daha da büyüyeceğini düşünüyoruz. Yeni aracı kurumların gelmesiyle yeni
ürünler olacak. Yurt dışı ile iş yapma olanakları daha da artacak ve piyasa
daha verimli hale gelecek" diye konuştu.

Yabancıların kurumsal finansman piyasasında, yatırım bankacılığı


piyasasında yeni ürünlerle birlikte Türkiye sermaye piyasasında çok önemli
bir gelişme olacağını gördükleri için geldiklerini belirten Ayışık, şunları
kaydetti: "Bunlar, şirket evlilikleridir, birleşmelerdir, özel sektör tahvilidir.
Hatta Tutsat (Mortgage) çıktıktan sonra Tutsat'taki sermaye piyasası
araçlarıdır.

Bütün bunlarda büyük gelişmeler olacak. Şimdiden Türkiye piyasasında


aracı kurumlar olarak yer alıyorlar. Aracı kurumların şu anda fiyatları da
cazip geliyor. O nedenle özellikle 2006'da önemli bir şekilde yabancılar
aracı kurum aldılar ve almaya devam ediyorlar."

Küçük şirketlerin sektörün dışına çıkmak istediklerinde tasfiye konusunda


sıkıntılar yaşadıklarını, bürokratik sıkıntılarla karşılaştıklarını belirten
Ayışık, şu anda bu loıruluşların yabancıların ilgisiyle rahatlıkla sektörün
dışına çıkabildiklerini, ortaklarına şirketi devredebildiklerini de vurguladı.
Metin Ayışık, "Biz aracı kurum sayısında bir düşüş veya yükseliş
beklemiyoruz ama bu el değiştirmeler devam edecek" dedi.

Türkiye'deki yatırımcı sayısının düşük olduğunu, 2000 yılından bu yana 1


milyon 400 binden 900 binlere kadar düşen yerli yatırımcı kısmı
bulunduğunu belirten Ayışık, borsada yerli yatırımcıların payının yüzde
33'e kadar gerilediğine dikkat çekti.
'YERLİLER UZUN VADELİ DÜŞÜNMÜYOR'
1994'ten bu yana her kriz sonrası yabancı yatırımcı payının arttığını
vurgulayan Ayışık, "Yerli yatırımcının bu kadar yüksek olan reel faizlerde
daha kısa vadeli düşündüğünü görüyoruz. Uzun vadeli yatırımcı olamıyor,
daha kısa vadeli yatırımcı oluyor. Mevduata, dövize kayıyor. Tabii tasarruf
etme imkanı da yok yerli yatırımcının. Olan tasarrufunu korumak için de
parasını yüksek faize ve sabit getirili enstrümanlara yöneltiyor. Hazine
bonosu devlet tahvili, mevduat veya döviz gibi enstrümanlarda kalıyor"
dedi.

Metin Ayışık, yerli yatırımcı sayısındaki düşüşün artık durduğunu, bundan


sonra yeni ürünlerle birlikte yatırımcı sayısında artış başlayacağını
kaydetti. Ayışık, "Bu sene yeni kurulacak yatırım fonları var. Bu güvenceli
yatırım fonları mevduata rakip olabilecek fonlar. Yatırımcı belli bir garanti
veya korumalı olan yatırımları daha çok tercih edecektir" diye konuştu.

Londra merkezli uluslararası yatırım bankası Merril Lynch, İstanbul Menkul


Kıymetler Borsası'nda (İMKB) 'önde gelen bir oyuncu olmak' için geçen yıl
sonunda Tat-bank'ı satın almıştı. AA