You are on page 1of 1

BBP lideri Yazıcıoğlu'ndan Dink'e şiir...

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Hrant Dink cinayeti üzerinden yeni siyasi senaryolar
üretilmeye başlandığını savundu.
Uluslararası Ahıska Türk Dernekleri Federasyonu tarafından düzenlenen "Uluslararası Ahıska
Türkleri Vatana Dönüş Konferansı"nın açılışına katılan Yazıcıoğlu, basın mensuplarının sorularını
yanıtladı.
Hrant Dink cinayetinden sonraki gelişmelerle ilgili bir soru üzerine Yazıcıoğlu, cinayetin bütün
Türkiye’yi sarstığını söyledi.
Yazıcıoğlu, Dink’in cenazesinin üzerinden yeni siyasi bir projenin ortaya konulmaya çalışıldığını
öne sürerek, şöyle devam etti:
"Hrant Dink cinayeti üzerinden yeni siyasi senaryolar üretilmeye başlandı.
Etnik çatışmaları körükleyecek, etnik duyguları tırmalayacak, onu artıracak, onla ilgili birtakım
tepkilerin yoğunlaşmasını sağlayacak bir ortama Türkiye sokuldu.
Cinayet dolayısıyla maktulu kastederek, ’Vurulan Hrant’tı, Öyleyse Hepimiz Hrantız’ dense ve
orada herkes bir Hrant maskesi takarak yürümüş olsa, ben şahsen bunu anlayışla karşılarım, ’doğru
bir tepki’ derim. Çünkü madem bir insanı vurdunuz, öyleyse hepimiz insanız, hepimiz onun yerine
kendimizi koyarız.
Ama ’Hepimiz Ermeniyiz’ kavramını, tek elden çıkmış dövizlerle sembolleştirmek, ortaya koymak,
zannediyorum sembolik bir mana ifade etmiyor. Bu ülkenin şehitsiz hiçbir zamanı olmadı. Neredeyse
her gün bir şehit kaldırıyoruz.
O zaman bir şehit cenazesinde buyursun bütün o eski marksist tüfekler, her görüşten kişiler, şehit
cenazesi arkasında da toplanalım. ’Hepimiz Mehmetiz, Hepimiz Türküz’ diye bağıralım."

ŞİİR YAZDI
BBP Lideri Yazıcıoğlu, "Hrant Dink için şiir yazarken hangi ruh hali içindeydiniz" sorusu üzerine de
cinayeti televizyondan duyar duymaz, arkasından da görüntüyü seyrettiğinde bir şiir yazdığını ve o şiiri
daha sonra hatıra olarak sakladığını söyledi.
"İlk olarak, bir insan canı gitti, yine devletin birliğine kurşun sıkıldı, yine milletin huzuruna kurşun
sıkıldı" diye konuşan Yazıcıoğlu, gazetecilerin ısrarları üzerine şiirden şu bölümleri okudu:
"Yine bir korku ve telaş arasında kalakaldık/ Yine ne derler diye endişelendik maktulün başında/
Timsah gözyaşlarından daha masum değil gözyaşlarımız/ Caniyi besleyen korku ve telaşlarımız... Hep
korku ve telaşlarınızla süslediğiniz çatışma kültürünüz/ İnsan hakları söylemleriniz, medya maydanozu
liberalleriniz... Kan sızıyor Fırat’ın delinmiş tabanından toprağına/ Bağrındaki bütün Mehmetler ağlıyor/
Oğlunun adını Fatih koyan bütün Ermenilerle birlikte..." Bu topraklarda yaşayan Ermeniler arasında
çocuklarına "Fatih" adını koyanların da bulunduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, Türklerle Ermenilerin bu
toprakların kültüründe yıllarca birlikte yaşadıklarını hatırlattı.

"TÜSİAD TEPKİLERİ HAK EDEN BİR KURULUŞ OLDU"


Muhsin Yazıcıoğlu, bir gazetecinin, "MHP-TÜSİAD arasındaki gerginliği nasıl
değerlendiriyorsunuz" sorusu üzerine de TÜSİAD’ın ekonomi ile ilgili bir sivil toplum örgütü olmasına
rağmen bugüne kadar bu konuyla ilgilenmediğini savundu.
TÜSİAD’ın kendisiyle ilgisiyi olmayan ülkenin sorunlarına yöneldiğini ve bu arada da hep bölücü
unsurlara güç verdiğini ileri süren Yazıcıoğlu, "TÜSİAD, bölücü unsurların elini güçlendirecek, onları
kışkırtacak zemin haline geldi. Ve bu ülkede milli değerlere, inanç değerlerine ve bu inanç özgürlüğüne
karşı baskıların artırılmasını teşvik eden bir unsur haline geldi. Dolayısıyla TÜSİAD bu yaklaşımı ile
tepkileri hak eden bir kuruluş oldu" dedi.