You are on page 1of 1

İkinci tetikçiyi gördüm

Dink cinayetinin önemli tanıklarından biri, Samast'ın yalnız olmadığını söylüyor ve ekliyor:
Polis beni hiç aramadı, ya gerçekten örgüt işiyse ve beni ortadan kaldırırlarsa? Sokağa
çıkamıyorum

RADİKAL

AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in katledilmesiyle ilgili soruşturma sürerken, olayın
olduğu günden bu yana cevapları verilmeyen sorular kafaları karıştırıyor. Olaydan iki saat sonra canlı
yayına katılan bir tanık katili beresine kadar tarif ederken çok önemli bir bilgi verdi: "İkinci bir kişi
vardı." Cinayetten bir gün sonra İstanbul Valisi Muammer Güler açıklama yaparken bu bilgiyi
doğrulamadı. İlginç olan cinayetin tanığı gazeteciyi şimdiye kadar Emniyet'ten kimsenin aramamış
olması. Samast'ın olaydan önce uçakla İstanbul'a geldiği öne sürülüyor. Samast'a tabanca İstanbul'da
mı verildi? Dönüş yolunda cep telefonuyla Yasin Hayal'le konuştuğu söyleniyordu. Oysa Hayal
gözaltındaydı. Peki Samast yol boyunca kimlerle konuşmuştu?..

Saat 14.57'ydi
Gazeteci T.E.Y. cinayetin işlendiği 19 Ocak Cuma günü Osmanbey'e doğru yürürken silah sesiyle
irkildiğini anlattı: "Sol tarafıma döndüm. Katille yüz yüze geldim. Adam yürürken gülmeye başladı.
Bana gülmüyordu. İkinci adama 'bak yaptım' der gibi 'bir iddiayı kazanmış' gibi gülüyordu. İkinci adam
tombul yanaklı, esmer, daha iri yarı, sert ifadeli biriydi. Ateş eden birkaç adım bu adama doğru yürüdü.
İkinci kişi köşede, caddeye yakın bir yerde bekliyordu. Silahı yoktu. Katil ona yaklaşınca hiçbir şey
konuşmadan sokağa doğru 4-5 adım attılar, sonradan da birlikte koşmaya başladılar. Beyaz bereli olan
daha hızlı koşuyordu, öndeydi. Onları gören bir kadın çığlık attı, onlar koşmaya başlayınca birkaç adım
peşlerinden koştu. Diğer herkes şoktaydı. Cadde çok boştu. Sadece üç kişi gördük. Bir kadın daha
vardı, yaşananları gören. Kadının çığlıklarını duyunca polis arabası, boş caddede geri geri geldi. Cep
telefonumun saati 14.57'yi gösteriyordu." Tanık, tüm bu ayrıntıları cinayetten iki saat sonra özel bir
televizyon kanalında da anlattı. Hatta herkes 'beyaz şapkalı' birinden bahsederken o 'kısa beyaz bere'
dedi. Ancak buna karşın Emniyet tanıkla iletişime geçmedi ve ifadesini almadı. Tanık, "Bu denildiği gibi
bir örgüt işiyse ve beni ortadan kaldırırlarsa.. Bunu mu bekliyor polis" diyor.
Samast'ın koşarak gelişini ve sokağı dönmesine tanık olan ismini açıklamak istemeyen bir esnafsa
"Bizim dükkânımız katilin saptığı köşede. Arkasında kimse olmadığına eminim. Tabii bir önceki
sokaktan sapan biri olduysa bilemem" diye konuşuyor. Ogün Samast'ın saptığı Süleyman Nazif
Sokak'tan önce tek sokak var: Matbaacı Osmanbey Sokak.

Bir kadın da görmüştü


Tiyatrocu Orhan Alkaya da olaydan sonra çevredeki esnaftan olayı gören bir kadın olduğunu
öğrendiğini ve savcılıktan bir ekibin kadının ifadesini aldığını aktardı: "Ben de yanındaydım. Katil
kadını eliyle ittikten sonra önündeki Dink'i vurmuş. Kadın bunu 'Beni itti. Önümdeki beyin ensesine...
tak tak tak' diye anlattı. Bir kişinin beyaz bereli genci kovaladığını anlattı. Sonradan bu kişinin sivil polis
olabileceği söylendi. Ya bu kişi sivil polisti ya da olayda ikinci biri vardı. Kadının anlatımına göre, beyaz
berelinin üzerinde bir de beyaz atkı vardı ve cinayetten sonra atkıyı attı. Polisler atkıyı ararken ben de
vardım. Çöplere bakmadılar." Görgü tanığı kadınsa 'ikinci kişi var mıydı' sorusuna 'abartıyorlar' yanıtını
verdii.

Uçakla mı geldi?
Zanlı Samast'ın birkaç kez uçakla İstanbul'a geldiği iddia edildi. Bilgilere göre, cinayeti işlemek için
gelirken de havayolunu kullandı. Samast, uçak yolculuğu sırasında silah bildiriminde bulunmamış. Bu
durumda silahı İstanbul'a geldikten sonra edindiği ihtimali beliriyor. Samast'ın Trabzon'a giderken
bindiği otobüsteki tanıklar da zanlının sık sık cep telefonuyla konuştuğunu söylemişti. Bu kişinin de
Yasin Hayal olduğu ihtimali üzerinde duruluyordu. Ancak Hayal ve azmettici olarak yakalananlar
Samast'tan önce gözaltına alınmıştı. Peki Samast yolculuk boyunca kiminle konuştu?
Bu sorular yanıtlanmadan cinayet aydınlanmayacak.