You are on page 1of 3

25/01/2007

Küçük'ün' küçük' yalanı


İNCİ HEKİMOĞLU - SAFA KÖKTENER
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesi
ola-yına ilişkin adliyeye sevk edilen Ogün Samast ile Yasin Hayal'in de aralarında
bulunduğu 5 kişinin tutuklandığını belirterek, "Şüphelilere isnat edilen suçların vasıf ve
mahiyetinden de anlaşılacağı üzere, sanıkların cürüm işlemek için silahlı bir teşekkül
oluşturdukları sonucu çıkmaktadır. Başka gözaltılar olabilir," dedi.

NEDEN TUTUKLANDILAR?
Görevli savcılarca alınan ifadeleri ve mahkemedeki sorgularından sonra 5 sanığın
tutuklandığını belirten Başsavcı Engin, bu sanıklardan Ogün Samast'ın, olayın asli faili
olup, "cürüm işlemek için oluşturulmuş silahlı suç örgütü üyesi olmak", "ta-ammülden
adam öldürmek" ve "6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanununa muhalefet" suçlarından, diğer
şüpheliler Yasin Hayal, Ahmet İskender, Ersin Yolcu ve Zeynel Abidin Yavuz'un ise "cürüm
işlemek için silahlı suç örgütü oluşturmak", "taammüden adam öldürmeye azmettirmek"
ve "6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanununa muhalefet" suçlarından tutuklandıklarını kaydetti.

DELİLLER ELDE
"Şüphelilere isnat edilen bu suçların vasıf ve mahiyetinden de anlaşılacağı üzere,
sanıkların cürüm işlemek için silahlı bir teşekkül oluşturdukları sonucu çıkmaktadır" diyen
Başsavcı Engin, soruşturma dosyasının bugünkü safhasında bu suçların oluştuğuna dair
belge ve deliller bulunduğunu bildirdi.

'ÖRGÜTLENME MEVZUBAHİS'
"Olayda örgüt bağlantısı olup olmadığı" yönündeki soruya, "Cürüm işlemek için
oluşturulmuş teşekkülün mensuplarıdır bunlar" yanıtını veren Başsavcı Engin, bir başka
soru üzerine de "TCK'nın 220. maddesindeki bir örgütlenme mevzuu bahis" şeklinde
konuştu.

ARKALARINDA KURUMLAR OLABİLİR


Başsavcı Engin, şu safhada sanıkların tutuklanmış olmalarının, hemen, kısa bir süre sonra
dava açılacağı anlamında olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi: "Şüpheliler, yasal
gözaltı süreleri dolmuş olması sebebiyle bugün adliyemize getirilmiş ve bugünkü işlemler
yapılmıştır. Savcılarımız, bu örgütlenmede başka kişi veya kurumların bulunup
bulunmadığı, siyasi, ideolojik veya bölücü terör örgütleriyle bir ilişkinin mevcut olup
olmadığı, hatta bu teşekkülü kullanan veya yönlendiren başka örgütler bulunup
bulunmadığı hususlarını, soruşturmayı genişleterek soruşturacak ve araştıracaklardır."

TAHKİKAT SÜRECEK
Başsavcı Engin, ayrıca Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Müdürlüğü ile de
sürekli irtibat sağlanarak ve hatta gerektiğinde oraya İstanbul Emniyet Müdürlüğünün
ekiplerini de göndermek suretiyle tahkikatı o bölgelere de teşmil ederek, her türlü belge
ve delil araştırılmak ve değerlendirilmek suretiyle tahkikatın genişletilerek sürdürüleceğini
bildirdi.

GİZLİLİK KARARI
Tahkikatın sonuçlanması sonrasında kamuoyunun bilgilendirileceğini de anlatan Başsavcı
Engin, gazetecilerin, "Ogün Samast ile Yasin Hayal'in suçlarını kabul edip etmedikleri"
yönündeki sorusuna, "Soruşturmanın mahiyeti itibariyle dosya üzerinde mahkemenin
gizlilik kararı vardır. Sizin sorduğunuz husus, soruşturmanın esasına ve ayrıntılarına
taalluk eden bir husustur. Bu ayrıntı ve detaylar hususunda şu aşamada daha başka bir
şey söylemek imkanı yoktur" yanıtını verdi.

'VATAN SAĞ OLSUN'


Öte yandan, mahkemece tutuklandıktan sonra adliyeden çıkarılan Yasin Hayal,
gazetecilerin, bir şey söyleyip söylemeyeceğini sorması üzerine, "Vatan sağ olsun. Çok
huzurluyum" dedi.

» Dink söylemişti: Bilinçli bir şekilde hedef seçildim


HRANT Dink, gazetenin yazarı Aydın Engin, "Yazı İşleri Müdürü Arat Dink ve Sorumlu
Müdür Serkis Seropyan'ın, Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada Avukat
Kemal Kerinçsiz ile Veli Küçük de vardı. Duruşma sırasında çıkardıkları olaylar nedeniyle
mahkeme heyetince sık sık uyarılan grubun saldırıları ne ilginçtir ki mahkeme kayıtlarına
geçirilmedi. Duruşmada sanık avukatları da "Sizi de izliyoruz" diye tehdit edildi.
Duruşmada saldırılarını sürdüren grubun çıkardığı olaylar üzerine Hrant Dink "Bilinçli bir
şekilde hedef seçildim" diyordu.

» Veli Küçük'ü belgeler yalanlıyor


AGOS gazetesi yayın yönetmeni ve Birgün gazetesi yazarı Hrant Dink suikastından sonra
"Dink'in en tedirgin olduğu isim" olarak gündeme gelen Veli Küçük'ü yalanlayan bir dilekçe
ortaya çıkarken, Hrant Dink'in öldürülmesinin ertesi günü Agos gazetesine TİT imzalı yeni
bir tehdit geldiği açıklandı. Dink'in öldürülmesinden sonraki iddialar üzerine ısrarla
"Kendisini yakinen tanımam" diyen, "Hiç ilgi ve alakası olmadığı halde olayla ilgiliymiş gibi
isminin kullanıldığını" söyleyen Emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ü yalanlayan belgede
Küçük'ün el yazısı ve imzası bulunuyor. Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimliği'ne
verilen, 16 Mayıs 2006 tarihli dilekçede konu kısmında "Müdahale talebimizden ibarettir"
açıklaması yer alıyor. "Katılım talebinde bulunan" olarak adı ve imzası bulunan Veli Küçük,
Hrant Dink'i "Türklüğe sürekli olarak" hakaret etmekle suçluyor ve kendisini "ferdi olarak
zarar görmüş" biri olarak tanımlıyor.

İşte Küçük'ü yalanlayan kendi dilekçesinin tam metni:

"Türklüğe, anayasal kurumlara ve davamızda olduğu gibi yargı kurumlarına hakaret


etmeye ve müdahalede bulunmaya mütemadiyen devam eden sanık ve sanıkların
işledikleri suçtan Türk Milletinin bir ferdi olarak zarar görmüş olduğumdan davaya
müştekilerin yanında katılan sıfatı ile kabul edilmeme karar verilmesini saygılarımla arz
ederim."

» Cinayetten sonra Agos'a TİT'den tehdit mesajı


12 Eylül öncesi de pek çok kri-tik cinayette imzası olan, 12 Eylül sonrası ise Akın Birdal
suikastından, Şimdinli olayından önce dağıtılan bildirilere pek çok olayda" adı geçen TİT bu
kez de AGOS'a gelen tehdit mektubunu imzaladı.

Sadece karanlık günlerde ortaya çıkmasıyla dikkati çeken Türk İntikam Tugayı (TİT) imzalı
elektronik mektupta "asıl soykırım şimdi başlayacak" denilerek, bina havaya uçurulmakla
tehdit ediliyor.

Hrant Dink cinayetinden bir gün sonra 20 Ocak tarihinde Agos Gazetesi'ne gönderilen
maile ilişkin Hrant Dink'in avukatı Fethiye Çetin Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette
bulundu. Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesinin ardından Agos'a değişik
adres ve imzalarla tehdit mesajları geliyor. Gazetenin içi ve dışında olmak üzere iki ayrı
koruma verilmesine neden olan TİT imzalı tehdit e-mailinin ardından 10 farklı tehdit
mesajı daha aldıklarını belirten gazetenin avukatı Fethiye Çetin bu mesajlarla ilgili olarak
da yasal başvuru yapacaklarını açıkladı.
Dink ve Agos'un korunması konusuna da açıklık getiren avukat Çetin, "Hrant Dink sadece
duruşmalarda korunuyordu. Ben duruşmadan bir gün önce gidip başvurumu yapıyordum
ve koruma duruşma ili sınırlı kalıyordu. Bunun dışında atanmış bir koruması yoktu. Olsa
benim bilgimin olması gerekirdi" dedi. Çetin son başvuru üzerine Agos'a görülmemiş bir
hızla koruma atandığını da sözlerine ekledi.

AVUKAT: ÖRGÜT BAĞLANTISI YOK


OGÜN Samast'ın İstanbul Barosu'nca görevlendirilen avukatı Levent Yıldırım, Dink davası
ile ilgili olarak, "Ben müdafi olarak bu olayın işlenişinin örgüt mahiyetinde olmadığını,
bireysel bir adam öldürme suçu olduğunu söylüyorum. Olayın terör boyutu var mıdır, yok
mudur bunlar araştırılıyor? Derin bir araştırma yapılıyor. Savcılar çok titizlikle çalışıyor.
Ama benim kanaatim, terör niteliğinde, terör boyutunda değil. Terör zaten değil ama
örgüt niteliğinde hiç değil. Olayın örgütsel bir bağlantısı, boyutu olduğunu ben
düşünmüyorum. Şu an örgütle ilgili değerlendirme yapılmadı. Şu andaki tutuklama tedbir
niteliğinde. Şüpheli herhangi bir ceza almış değil. Araştırma, soruşturma devam
edecek.Olayın işlenişi tek başına. 'Ogün bunu tek başına yaptı' demem de doğru olmaz,
'Ogün yaptı' demem de doğru olmaz. Yani bu konu hakkında fikir beyan etmem doğru
olmaz" dedi.

ŞİFRE: 'Ya Sev Ya Terk Et'


HRANT Dink'e gelen tehditler yalnızca gizli ya da faili belirsiz değildi. Nitekim Dink'te
bunun altını çizmiş ve "Ya Sev Ya Terk Et" sloganıyla tehdit edenleri açıkça dile getirmişti:
"Türk düşmanlığı yaptığımı ortak bir kampanyayla dile getirmeye başladılar. Bu yayınların
ardından ise 26 Şubat günü İstanbul Ülkü Ocakları İl Başkanı Levent Temiz'in başını
çektiği bir grup ülkücü, AGOS'un kapısına gelerek aleyhime sloganlar attı ve tehditlerde
bulundu. Polis gösterinin olacağını önceden haber almıştı. AGOS içinde ve kapısında
gereken önlemleri aldı. Tüm televizyon kanalları ve gazete muhabirleri de haberdar
edilmişlerdi, hepsi AGOS'un önündeydi. Grubun kullandığı sloganlar çok netti: "Ya sev ya
terk et", "Kahrolsun ASALA", "Bir gece ansızın gelebiliriz" Grubun lideri Levent Temiz'in
yaptığı konuşmada hedef açık ve seçikti: "Hrant Dink, bundan sonra bütün öfkemizin ve
nefretimizin hedefidir, hedefimizdir."

"ŞEMDİNLİ'DEN ÖNCE DE KULLANILDI


Şemdinli Davası'nın gerekçeli kararında, Astsubay Başçavuş Ali Kaya, Özcan İldeniz ile
PKK itirafçısı Veysel Ateş'in işledikleri suç için 43 kanıt gösteren Van 3. Ağır Ceza
Mahkemesi, Umut Kitabevi'nin bombalanmasından önce dağıtılan 'Ya sev, ya terket' yazılı
Türk İntikam Tugayı (TİT) bildirilerinin provokasyon amaçlı olduğunu vurguluyordu.