You are on page 1of 0

lber Ortayli

BATILILASMA YOLUNDA
Tarih
MERKO
idrAPtMt
NDEKLER
7 nsz
9 Tanzimat
adam14e
Tanzimat toplumu
29 Tanzimat dneminde tanassur ve dindegigtirne olaylan
'
37 Tanzimat devri basuu zerine notlar
46 ilkOsmanh parlamentosu ve
Osmanh milletlerinin
temsili
55 IL Abdlhamid dneminde anayasal rejim
sorunu
61
lk
Osmanh parlamentosunun yapismda eylet idare
meclislerinin etkisi
70 IL Abdlhamid devrinde
tagrabrokrasisinde gayrimslimler
77 Midhat Papa'nm vilyet
ynetimindeki kadrolan ve politikast
83 Osmanh
mparatorlugu'nda
idari modernlegme
ve
mahall idare
alamndaki geligmeler
93 Osmanhlarda ilk telif iktisat elyazmast
100 Osmanh mparatortugu'ada
sanayilegme anlaylyma bir rnek:
'Islah-1 Sanayi Komisyonu' olayt
104 Osmanh
mparatorlugu ve
Alman diplomasisi: 'Drang nach Osten'
111 Osmanh mparatorlugu'adaAmerikan okullan
uzerine
bazi .
gzlemler
124 OsmanHamdi'nin nundeki gelenek
134 Osmanh
devletinde laiklik hareketteri zerine
146 Hilfet
ve
Trkiye
slamdevletindehil&fet
156 19. yzyildaheteredox din gruplar ve
Osmanh idatesi
161 Alevtik, Nusaydlik ve Bb2li
170 Osmanhmparatorlugu'nda
'millet'
nizann
178 Ortodoks kilisesi
195 Tanzimat dneminde Balkan]ar'da ulusal kiliseler ve
Rum
Ortodoks kilisesi
201 Sondevirde Osmanh Musevleri
216 Osmanh Yahudileri
ve
Trk dili
222 Osmanh
modernlegmesi
ve Sabetaychk
229 Harf devriminiri
nedenleri zerine
nsz
7
Dostum Murat Bardaka,
Merkez Kitaplar adma
bazi
makalelerimi
derlemeyi teklif ettigi
zaman,
buna hay1r diyemedim.
Makaleleri
geneldebenim kadar dagmik
ve
birbiriyle ilgisiz
yaym
organlarmda akan bagka bir meslektay yoktur. Bu yzden bunlart bir
araya getirmeyi teklif edenlere, ancak gkran
duyarim.
ISISYaymlari'ndanSinan Kuneralp, daha ncengilizce, Almanca
ve
Fransizca makaleierimi'Studies On Ottoman Transformation' baghgi al-
tinda
yayimlamigti. GeneAnkara'da bulunan
TurhanKitabevi de, Os-
manh ekonomisi zerine
yazdigimmakalelerimi kalm bir cilt halinde
negretti.
Elinizdeki bu ciltte,
Osmanh millet sistemi,
diplomatik
iligkiler
ve
ekonomi tarihi zerine makalelerim
yer
ahyor.
Bu makaleleri
toplayip
redije eden
dostuin Dr. Erhan Afyoricu'ya
ve Merkez Kitaplar Genel
YaymMdr lknurzdemite
tegekkr bir bor bilirim.
lberOrtayh
24/05/2007
Tanzimat Adams
ve
Tanzimat Toplumu
Keecizade Fuat Paga'ya atfedilen bir nkte vardir: Muhalifierinden
mra bir kipi,Babil'nin parke dgenerek genigletilen
caddesiniver
ve
pek mnasip bir i; yapildigmt syler Papada, "Bize
attlan
taglarla
dget-
tik,"
cevabuu verit Gerekten de Tanzimat yneticilerine
ok taglar atil-
mig,
onlar da bu taglan bir devri bina etmek iin kullanrmglardir. Ihmh
ve
uzlagtinci bir yol
izleyek karp grglleri bile planlarungerekleg-
tirmekiin hizmete
ald11az Onlara gre
bugnn muhalifi
yarmm
ahq-
ma
arkadagiydi. Tanzimat'm ncil kadrosu,
ne
geldikleri
meslek
ve
dun-
ya
grg,
ne
de toplumsalkkenleri bakimindan birbirine ben,zemeyen
kipilerden oluqur; aralannda bir
uyum
vardi,
ama
birlik oldugu sylene-
mez.
Bbil diktatrlerinin birbirleriyle ekigmeleri bazi
zaman parla-
menter Avrupa rejimlerindeki iktidar
ve
muhalefet
partilerinin
srt-
mesini aratacak derecedeydi. A. Cevdet Papagibi
Sleymaniye medrese-
lerindeki dik bagh softalan mat etmi medrese bilgini ile
sefamthaneler-
de yetigmig RegitPaya,
agirbagh Ali Papailenktedan
ve
lafmi sakmmaz
Fuat Paga hep birliktebir devri yaratmiglardir.
Tanzimatilar, 19. yzyi-
lm
ortalarinda reformlarnu
gelenekselbir devletin kadrolariyla egitli dil
ve
dinden gruplann
atigtigt bir ortamda yrtmek zorundayd11ar. Mu-
halifleri oktu; ama
hi kimsenin burnunu kanatmadan, zgrlgn
kisitlamadan
eski bir imparatorlugu agdaglagma yoluna akanhlar.
Tanzimat hareketini bazi agdag yabanct
gzlemciler
'fegislation-ya-
sama'
faaliyeti
olarak yorumlamiglardir
i
Gerekten
de Tanzimat ha-
keti, kanun egemenligini kurma
ve
ynetimi yeniden
dzenleme olarak
grlyor ve
anlagihyordu.
stelik
Tanzimat hamketini
byle niteleyen-
ler sadece Avrupah gzlemciler
degildi, Tanzimat ndederinin kendile-
ri de girigimlerininamacun ve ynetimini
aym
biimdedegerlendiriyor-
lardi. Tanzimat hamketibir devrimin
atmosferini
ve
dnya grnta-
gimiyordu. Tanzimat yneticileri
kipiliklerinde tutuculuk
ve
pragmatik
reformculugu birlestirmig,dnyagrgleri,davramp biimleri
ve politi-
kalanyla 19. yzydOsmanhtoplumundaki yeni insanm tipik temsilcile-
ri
veya
ncleri olmuglardir. Ancak bu yeni
Osmanh tipininbyuk lii-
*
lberOrtayh, imparatorlugun EnUzun
YR2ydt,
stanbul1983,
s.
1/0-183.
1 George Young, CorpsdeDroitOttoman, Oxford at theClarendon Press, 1905,s.XIL
de eski toplumdaki Osmanhefendisinin
yagam
tarzuu,
dnya
grgn
bilinli biimdedevam ettirdigi deaikttr.
Mustafa Regit Papa, A. Cevdet Papa, Ali
ve
Fuat pagalardan
olugan
Tanzimat drds, iktidari
tutucave grngte
reformcu bir kadrodan
devraldilar. Budevir-teslim, eskilerin
gzdendgmesi
ve
bir kpeye itil-
mesiyle
gereklepti.Temkinli, hatta rkek Mehmed Emin Rauf Papa
ye-
ni dneme
uyum
saglayamam19tt. Papa genIiginde ilk sadrazamhgi
si-
rasmda, reform
girigimleri yznden Halet Efendi'nin ktgkirtmas1yla
Sultan Mahmud'un higmma ugramig
ve son
anda padigah,
paganm ya-
kipikhhgun kastedip, "Kallvi kendisine pek
yaktytyor"' diyerek
canuu
bagiglamigti. htiyarM. Emin Rauf Papa radikal girigimlere kargi istek-
sizligini, "Artik bu kallvi bizi kurtaramaz," szyle ifade ederdi. Tanzi-
mat dneminin eledigi diger devlet bykleri, elli begylldir nezaret rt-
besini
taglyanve
'geyh-ul
vuzera' denilen Hsrev Papa, birbirlerininku-
yusunu
kazan Akif Papa
ve
Pertev Payagibi
vezirlerdi. Hsrev Papa giz-
li bir tutucuydu, Mehmed Ali olaymdaki
geligmelerdelursuun
ve
hata-
Iarmm
payi
grIdgnden Tekirdag'a srgne gnderildi. Akif Papa
iserakibi Pertev Paga'nm katline
neden oldu. Bu
son
kanh
entrika idi
ve
Pertev Paga'dan
sonra
Akif Paga'nm daylldizisnd
ve
srgne gnde-
rildi.2
Artik meydan Pertev Paga'nm yetigtirmesi olan
ve
yeni devrin
po-
litikacisi Mustafa Regit Paga'ya
kalnugtL
Regit Paga, Sultan Mahmud dmemi Bbil brokrasisinin
gen
ye-
lerindendi. Kaleme aldig1
belgelerdeki
yazi ve
anlatun padigahmhoqu-
na
gitmig, koruyucusu Pertev Payatarafmdan padigaha vlmt. Bu-
raya
kadar klasik Osmanhkalemiyye snufunn yeteneklibir yesiyle kar-
p
karyay1z. Reformcuhkmdar bu
yetenekli gencin
Fransizca gren-
mesini ister; igteRegit Bey ise
padigahmbu emrini yerinegetirdiginde,
artik
yeni devir brokrasisinin ncs olacak bir kigilikti. grendigi dil-
le dagdnyay1
tanumpti. Bbil'de sratie
ykselenRegit Bey, 1834'te
Paris elisi,
sonra
Londra elisi, ardmdan hariciye mstegan
ve az sonra
da
vezirlik
rtbesiyle hariclye
nazin
oldu.
II. Mahmud'un lmnde ha-
riciye
nazirhgi
stnde kalarak Londra elisiydi
ve
dner dnmez Tan-
zimat Fermam'm ilan
ettirdi.3
1857'de 61yagmda
lene kadar beg kere
Osmanh Devieti'nin sadrazann olmug,
hariciye nazirhgi, valilik, Meclis-
i Vak Meclis-i Tanzimat reislikleri gibi Bbil'nin yuksek grevlerinde
bulunmuqtu. Tanzimat dneminin diger nlleri de
onun getigi yolu
izlediler.
19. yuzydmyksek brokratlan, bugn sadrazam,
yann nazir,
br
gnvali,
sonra gene
sadrazam olabilirlerdi. Ama her grevdedev-
*
Kallvi, sadrazamlarm giydigi kavuk.
2 Abdurrahman
pref,
TarihMuhasebeleri,Kanun
yay.,
stanbul1978,
s.
18,
3 a.g.e., s.
51vd.
let ynetirnini
ok yakmdan
etkiledikleri bir gerektir.
Ali
ve
Fuat
pa-
alarm, daha sonra
Midht Paga'mn, A. VefikPaga'nm
yagam
izgilerin-
deki bu paralellik 19. yzydmdevlet
adamhmda kurumsallagnug bir
gelenek gibiydi.
11
Regit Paga'mn yanda Ahmed CevdetPapadaha ilgin bir hayat iz-
gisine
sahipti. Yz yllnce
yayasa,
ilmiyye snufmm
en
nde gelen ye-
1erinden biri olarak kalacak Cevdet Paga; ilmiyye snufmdaki yksek
rt-
besinden, yani
kazaskerlikten nilkiye
snufma
geig
yapmig,
vezir,ol-
mugtu.
Osmanh tarihinde ilmiyye snufmdan mlkiye snufma geig
ya-
panlar az da olsa yardi, fakatbyle yksek bir rtbeden
geigtek
olay-
dB
ve
Tanzimat
reformlarmm ilmiyye snufnun gc ve
dnya grg
aleyhine geligtigininve
laik brokrasi
ve
dnya
grgnn
berikilerin
nne getiginincanhbir rnegidir. Cevdet Paga, Tanzimat dneminin
yeniliki heyecanim
veya
digdiinyayadnklgn degil; tutuculugu-
nu,
ihmhhnu
temsil
eder. Btn yazdiklarmdave
dgncelerinde Or-
todoks bir Snni Hanefi
oldugu aiktir.
slmiyet
onca
hibir
refornu
gerektirmeyecek kadar stn bir dzen
getirmigtir.
Ik mderrialiginde
Sleymaniye
medreselerinin saldirgan
ve
agzi kalabahk softelanm
sus-
turup
saygilarun kazanacak kadar bilgisi g1yd. Laik brokrasiye
gei;
yapmadan nce Fransizcayigrendi, Avrupa hukukunu gya
g-
rendi, Hammer tarihini
okudu. Yazdigi tarih
eski vakanvislerin
yn-
tem
olarak ilerisinde,
ama
agdag tarihiligin ok gerisindedir. 18. ve 19.
yzy11baglarmdaBalkanlar'daki
ulusalci hareketleri, Arabistan Vahabi-
lerinin isyamru
nasil degerlendirdigini biliyoruz,
ama
bunlara bakarak
Cevdet Paga'yi
saf
veya
aginm ok gerisinde bir
adam olarak
nitelemek
de
mmkn
degildir. Paganmynetici
olarak yazdtgi teftig
raporlan, ha-
zirlad1 nizamnameler
zaman zaman
tarihiliginin ok tesinde bir
gzlem
ve
degerlendirme yetenegine sahip oldugunu gsterir. Cevdet
Papa 19. yzylan her bildigini
ve
dgndgn
yapmayan,
sirrun me-
zara gtren devlet adamlarma tipik bir rnektir. Bizzat kaleme aldigi
Tarih-i Cevdet'teki.bilgi ve yorumlar
eserin diger baslasmda akarihm;
veya degigtiriknigtir.
Nedeni
resmi sansr degil,
pagamn
kendi sansr-
dr. Cevdet Paga, yneticilik sz konusu
oldugunda
tutuculuguna
raga
men
grglerinden taviz
vermekten ekinmemigtir. Bu
tutumu
eyyamci-
hmdan degil, Tanzimat
adammm
'hikmet-i
hkmet'
anlayigmdan ile-
ri gerir..Akilh, bilgili Cevdet Papa, kargitt
olan Ali
ve
Fuat pagalari
eleg-
tirirken zaman zaman
ly kainp galiz bir slub kullamr. Regit Pa-
ga'nm tercme odasanda gayrimslim memur
tutmadiguu, Ali Paga'mn
ise
oraya
Ermenileri doldurdugu gibi szlerle eleptirilerini
srdrur, Fu-
4 A. L Chambers, The Educationof
a
Nineteenth Century Ottoman
Alim',
A. Cev-
det PapaIJ MES, 4, 464.
at Paga'um ise
'familyasinm
trz-1 namusu konusunda laubali' oldugu
dedikodusunu da
yapar.
Dulaubaliligin rtedeni
ona gre
Fuat Paga'nm
kaympederinin Nuseyr taifesinden
olmasidar.5
Gerekte
yaamlari ve
12 familyalanmn
yagam
tarzlari da birbirinden pek farkh olmadigt halde,
bir Cevdet Faa medreseliligine ragmen tek kadmla evlilik taraftartdir
ve
egine yazdigi
mektuplar
duygu
doludur;6
Cevdet Papa,
grup
ekig-
mesinde igilszlge
vardartmg
grnilyor. Ne
var
ki adamlar bir vi-
layetteki
ayaklanmanm bastmlmasi
veya
falan kurumun yeniden d-
zenlenmesi gibi
sorunlarda bu tr ekigmeleri bir
yana
birakir
ve
birbir-
leriyle
aym masanm
etrafinda otururlardi.
CevdetPaga'mn Avrupa tari-
hi
ve
hukuku alamndaki bilgisi; dogutarihi,
islamfelsefesi
ve fikth
alan-
larmdaki genig bilgisini ancak ssleyecek derecedeydi. Bubilgileri
mu-
hafazakr tezlerini savuntrken kullanardi. A. Cevdet Paga zellikle M.
Regit Paga'ya sadik oldugundan
ve
devriri
geregini
anladigmdan Tanzi-
mat hareketine hizmet etmiytir. Ancak bazen takmd1gi taassup ve
saJ d2r-
ganhgi da
agan
slubu nedeniyle, Tanzimat hareketinin
ve her trl
ye-
niligin kar1smdaki evrelerin benimsedigi tek Tanzimata devlet adami
oldu. Cevdet Paga'mn kizi Fatma Aliye Hamm kaleme aldigi CevdetPa-
gave Zamanr adh
kitapta?
M. Regit Papa
ve CevdetPapa ikilisiyle Ali
ve
Fuat papalar
arasmdaki ekigmeyi, ikincilerin Fransiz politikasmataraf-
tar
olmalarma baglar. Fatma Aliye Hanun'm bu vehmi kendisini oku-
yanlan
ve
okuyanlarm yazdigim okuyanlart bugne kadar yamltmigtit
ngiliz
ve
Fransiz politikasmi
kullanmak gibi hner, daha dogrusu h-
ner gsterisini
Tanzimattlar sik sik tekrarlamiglardir;
ama
igleri bir eii-
lige kapilanarak yrtmedikleri
aaktir.
CevdetPaga'nm kiz1Fatma Ali-
ye
Hanun Tanzimat dneminin aydm kadm
tipinebir rnektit Odevrin
aydm
gruplanyla grgr,
zellilde diplomat elerini
veya
stanbul'uzi-
yaret
eden sekin yabanci hammlan evine davet.eder, davetten
ve
konu-
qulanlardan hkmeti haberdar ederdi. Glnar Hamm diye bilinen Rus
kontes Lebedov(a) da Yddiz'a
jurnal
edilen
bu tr
ziyaretilerdendi
6
Tanzimat insam yzyillar boyu kmsenerek bakilan Beyoglu'na
adun
atmigtL
Lamartine'in tagra kasabalarma benzettigi szde gik semt
Beyoglu,
tag
binalariylaistanbul'un
ahpap mahallelerine tepeden bakar-
de Avrupa'ya zenen
aydmlarm bulugtugu yabanci kitapilan, Avrupa
mamulti satilan magazalanyla Beyoglu;
stanbulluTrk'n yaanunda
Avrupa'ya aralanan bir kap1ydi. Cafleri, restoranlan
ve
otelleriyle niha-
S A. Cevdet Paga, Ma'rzat, haz: Y,Halaoglu,
agnyay.,
istanbul1980,
s.
2.
6
Mbahat Ktkoglu, 'Cevdet Papave Aileii tnnasebetteri',
CevdetPa Semine-
ri, ..Ed. Fak. 1985
7 Fatma Aliye, AhmedCevdetPaa
ve
Zamam, Dersaadet, Kanaat Matbaasi,
1332.
8 Baskunhk Arpivi YddizEvrak:
-31-27/5/27/29
(27
R.1309-1891).
yet apartman hayattyla, istanbulluBeyoglu'na ok sonralari
tagmmaya
baglad1. Tanma artip,
Beyoglu'na ayrilan saatler
ve
gnler ogaldika
Beyoglu da tiyatrosuyla,
tketim
zevkiyle, sefahatiyle Avrupa tagrast
ol-
maktan ikip Osmanhlagti.
13
Tanzimatt grubunalafranga sadrazami olarak bilinen Mehmed Emin
Ali Paga, Misir
argisi
esnahadan
bir attarm
ogludur.
Attar akgamlari
arymm
kapisim da kapatt18mdan muhalifleri, kendisine bevvabm (kapi-
cmm) oglu derlerdi Diktatr
sadrazanu tarihteki bir diger diktatr sad-
razamla karplagtirarak
yeren gairin taglamasi
n1dr.
KapacizadeileKyrTnn
farkt
budur,
Birisi
aldt Giridi, birisi verdi bugn...
Gerekte Girit'i vermemig,
o gnn
kopullari iinde, kurtarmi.y
say1-
hrdt. Diplomasi meslegine Regit Payagibi yeni geigyapnnyti. Fransizca-
yl
kendisi grenmigti, kisasrelerle Viyana
ve
Londra eliliklerinde
a-
hgImytt.
Regit Paga'nm elindert
tutmasiyla
Londra eliligine,
sonra
hari-
ciye msteparhma tayin edihnig
ve o
sadrazam olunca da hariciye
na-
zin
olmugtu. Begkere sadrazamhk, sekiz defa hariciye nazirhgi
yapti. z-
mir Bursa valiliklerinde bulundu. Bbll'nin Regit aa'dansonra
ikin-
ci diktatr
o
oldu,
ama BblAlf
yi
de
saraym ve
butn lkenin diktat-
r haline getirdi. Sadaret makamma
Sultan Abdlaziz bile
sayg1
gster-
mek zorundayd1,
ptokolde
ve
resmi iliekilerde Bbil'yi temsil eden
kendisine kargi,
en
hafif saygisizhga kesinlikle msaade etmezdi. Ali Pa-
ga'mn sadrazamhgi sirasmda
ynetimve
hukuk alanmda
Tanzimat d-
neminin
en
kahe dzenlemeleri gerekleptirildi. Su reformlar gerekley-
tirilirken Avrupahlarm
oyununa gelinmedigi, tersine lkenin
asker
ve
maf zaafina ragmen
Avrupa rnfidaafesini
en aza
indirecek Biryntem
iziendigi grlr. Buagirbagh,
dgnerek eyleme
geen,
en
agar kararla-
ri ve
cezalari bile soguk bir tebessmlebelli eden adamm yakm ahyma
arkada, nktedan, delidolu Puat Paga'ydi.
nI ulema ailesi Keeciza-
delerden geliyordu ve
_tip
grenimi grmgt. Frans1z dilini kelime
oyunlari
ve
nkteler yapacak
kadar iyi bilirdi. Ani karar
ve
uygulamala-
rma
ragmen
1861 Suriye
olaylarmdan mlteciler
sorununa vanncaya
dek, btn glklerinustaca zmnde
pay;
byktr. Ali Paga'yla
akrandi
ama
onunkinden ok
farkh bir toplumsal evrede yetigmigti.
Birbirine.zit karakterdekibu iki adam birbirleriyle
aym
politikayt izledi-
ler. Daha dogrusu Ali Paga,
A. Cevdet Papa gibi byleyici bir adamm
bulundugu bir
ortamda Fuat Paga'dan vazgeemezdi. Ali
ve
Fuat
pa-
galar ynetimde birbirlerinin sxekli halef-selefi olan aynlmaz bir ikiliy-
diler.
Tanzimat brokrasisinde fligkiler henz anonimlegnekteydi. Klasik
Osmanh brokrasisinde aday
memurlar kaleme arakolarak girdiklerin-
dekendilerine meslegigreten amire bir usta, bir baba gibi
baglanir, bir-
likte ahgip ykseldikleri akranlanyla kurduklan kardeglik iligkisi hayat
boyu srerdi. Bu yz yze
iligkilerin modern bir kurumsallagma
iinde
14 zamanla kaybolacagi
aikti, ancak Tanzimat brokratlaruun iligkilerinde
ve
gruplagmalannda eski gelenekve
etiket devam
etmigtir, hatta
Tesm
yaziemalardabile bunu gzlemek
mmkndr.
Bir sadrazam, mabeyn
bagktibine yazdigt
arz
tezkiresinde eger byle bir yakmhklan
varsa
'derletli
attfetlu
oglum efendim haztleri' veya
'karmdagi
a'azz-u ekre-
mim
en
sevgili laymetli kardegim' gibi
bir hitapta bulunurdu. Resmi bel-
geIerdeki literatreyanslyan
bu egilimin
politikave
ynetimdeki
grug
lagmalarda baghca
etken olacagma kugku
yoktti.
Tanzimat brokrasisinin yabanci dil bilen, dig dnyay1 izleyebilen
yetenekli
yeleriyamnda yeni devrin
kultrel atmosferine, ahgma yn-
temlerineuyum
saglayamayanlarm da oka bulundugu
auktir. Byle-
1erinin iinde yabanca dili yanhpyazip
konupanlar, koltugunun
altmda
lf ola Fransizca gazetelerle dolaganlar,kaynldigi grevlerdegln ip-
ler yapanlar
boldu. Ahmet Midhat Efendi'nin Feltun Bey
ve
RakimEfen-
di
adh
romam,
19. yzy11
modernlegen brokrasisinde gerekten bece-
rikli, okuyan
ve
yabanci dil grenen Ralom Efendi'yle, tembel, gsterig-
li
ve
yeni hayati yuzeyden taklit
eden Feltun Bey'in kipiliklerindebu iki
tip
Inemuru konu
almaktadir Feltun Bey tipi memurlarm canh rnegi
o
devrin harietye tegrifatilarmdanKmil Bey'di. Franstzcasmm gln-
lgu ile
tatunmig
olanlardandl. 1867yilmdayeni
kurulan Beyoglu Altm-
c1
Belediye Dairesi
reisligine tayin
edilmigti. Fuat Paga'nm bacanagi ol-
dugundan yeteneksizligine
ragmen bu gibi grevlerleRaynhrmig. Kmil
Bey, devrinde Prenk
mukallidi diye
bilinirmig."
Fransizcay1
az
bildigi
halde devamh Fransizca deyimler kullanmaya algarmig, igler atallagti
demek iin'les affaires sont devenue
fourchette'
veya'ol babda irade efen-
dimindir cette porte
l'irade est
monseigneur'
gibi gln
evirileriyle
n1ymg.9
Tanzimat'in bagmdan beri brokrasi yeleri
ve paga2adeler
arasmda Kmil Bey gibileri; yenilige kargi tepki duyanlar tarafmdan de-
vamh hievedilmigtir ve
halen hievedilmektedir. Bu
nedenle siyasal
ede-
biyatumza yerlegmigbir deyimolan Tanzimat tipi, Tanzimatilarm
sade-
ce
bir grubunu,
daha dogrusu ikinci snufuu meydana getirenler iin kul-
lirlabilir. Gerekte Tanzimat tipi, bizim toplumumuzda kendi kendini
yetigtiren, eleptiren ve
yeni
ufuklar
aramaya
baglayan insanlarm ilk r-
negidir:
Tanzimat insannun
olugumunda gelenegin
payi
vardir
ama ge-
Roquefort peyniri yemeden
sofradan kalkmamay1 Frenk nygarhgr
sandigmdan
dolayi, peyniri hi sevmeyen Sadrazam M. RegitPapa tarafmdan muaheze
edil-
9 Osman Nuri, Mecelle-i Lmur-uBelediyye,C. I,
s.
1421-1422.
Ienegi degigtirme
gelenegi,Tanzimatilarla
baglamighrdenilebilir.
Budapepte'de
Tunalayisada girin bir meydan,
J ozef
Bmadnu tagir.
Meydanda General
J ozef
Bm'in bir heykeli vardir. Macar halki, 1848'de
Kossuth'un nderliginde Avusturya'ya kargi baglattiklancumhuriyeti
13
devrime gnll olarak katilan Polonya lejyonu komutannun
amsma
bu
heykeli dikmig
ve
gkran borcunu bildirmigtir. General
J ozef
Bm, Os-
manh ordusunun
nl Murat Paga'sidir. Osmanh lkesine sigman Po-
lonyah, Macar
ve
talyandevrimci birlikterinin bir kasnu geriye yurtlari-
na veya, bagka lkelere
gitmig,bir kismi da din degigtirip Osmanh hiz-
metine
girmiglerdi. Bu
yeni Osmanhlar,17.yzyildanberi Alman
prens-
liklerinde, Rusya'da
grldg gibi orduya
ve
sivil idareye hizmet
su-
nan
bagka lkelerin maceraperest kk asilzadelerinden ok farkhydi-
lar, yeni lkelerine derin bir baghhkla hizmet etmigler,
Tanzimat reform-
larmm
yrtlmesine yeteneklerlyle katkida bulunmuglardir Bir baki-
ma
1930'larda nazizmden kaarak Trkiye'ye sigman Alman
.bilim
adamlannm
niversiteye
yaptiklari hizmete benzer bir durum sz ko-
nusudur.
Ancak 1849Polonya-Macar mltecileri sadece Osmanh ordu-
suna
degil, sivil brokrasiye
ve
kltr hayatma da
yararh
hizmetler
sun-
dular.
Ordusunun kurulugutamamlanamamig
ve
reformun
getirdigi
sanct
ve
sikmtilar iindeki Osmanh Devleti Avusturya
ve
Rusya'nm baskilari--
na
ragmen
mtecileri
geri
vermedi.
SultanAbdlmecit; Tuna klyismda-
ki kalelere sigman
ve bagtaKossuth olmak zere btn Macar hkmet
yelerinin, Polonya-Macar komutanlarinm
bulundugu binlerce kigiye,
kendilerinin
ve
ailelerinin hayat ve
gereflerinin taminat altmda oldugu-
nu,
istedik1eri lkeye
gidebileceklerini,Osmanh hizmetine girenlerin de
rtbe
ve
mesleklerine
uygun grevlere
atanacaklarmi bildirdi. General
Kmety, General Bm(Murat Paga), Bordy, Przyenski, Czaikowsky (Sadik
Paga), Vimety
(smail),
Zanitski (Osman), Stein (Fernat), Nemegyis, Bor-
zecki (Mustafa Celleddin Paga)
gibi yksek
rtbeli Polonyah
ve
Macar
subaylar
din degigtirerek Osmanh hizmetine girdiler.10Dinini degigtir-
meden Tuna kiyilarmda kalan veya Haleb
ve
Ktahya'ya
yerleptirilen
kk rtbeli subay
ve
erIerden Osmanh sanayiinin
ve tarmumn gelig-
mesine yardimci
olacak birok
uzman
ikti. Topuluktan haritac1hga,
matematik egitiminden veterinerlige
veya
ressamhga kadar 19. yzyil
Osmanh hayatmabirtakim
yenilikleringirmesinde
mltecilerin
pay1
ol-
dugu
aiktin
Bizzat MidhatPapaTimavilayetindeki
sanayi mekteplerini
Polonyah-Macar mltecigretmenIer sayesinde
aabilmigti.
IL Mahmud
dneminden beri Osmanh
ordusu zellikle Prusya'dan
uzman getirti-
10
.Hius Hof-St. Archiv, PA XII Trkei fog27, 2
J aenner
1850
ve aym
karton fog.
445,
yordu.
Ancak buPrusyahlarm
reforma ne denli
canla bagla hizmet ettik-
leri
gphelidir. 1830 devrimi
sirasmda nce ngiltere'ye
sigman
sonra
Osmanh
lkesine gelen General Sknanowski ve
maiyetindeki iki Polon-
16 yah subaym Osmanh
hizmetine
almmasim Avusturya,
Rusya
ve
Prusya
piddetle
protesto
etmiplerdi. Prusya elisi Knigsmark, bu olay
zerine
Prusya'dan
askeri
uzman
yollanmayacagt
tehdidini
savurmugtu,11
Os-
manh'ya gerekten
hizmet
edenler byk
devletleri
rahatsiz ediyordu.
Bbill,
1831'de
srgndeki Polonya hkumetini, yani Polonya Mill Ko-
mitesi'ni tammig ve
komitenin
Bbial nezdindeki temsilcisine eli
mu-
amelesi
yapangt1.12Polonez Ve lviacar
AS11110smanli
papalari ve memte-
lan sadece kendileri degil, evlilik yaptildan
ve
akraba olduklan
evteye
de yeni
bir hayat tarzi
getirdiler.19. yzyilntOsmanhyuksek simfi ara-
smda
ulusalo
bir
Batihlagma bu evrede
baglad1.
19. yzyildastanbul ve
byk liman
pehirlerinde yeni bir hayat bag-
ladi. Bu yeni hayat tarzi,
sadece kgir honaklar, Avrupa
mobilyasi ve
alafranga sofra adablyla zetlenemez. Kadmlar egitim grilyorlatda.Ga-
zeteve
dergi
okunuyordu,
asil nemlisi
roman
okunuyordu. Kag b-
yk
lde devam etmekle
beraber yksek
snufm kadmi topium haya-
tma
giriyordu ve
gezinti
yerlerinde kadm erkek rt
baglamigtl. Bazi
tekkelere kadmlar da devam
ediyordu.
Toplumda
hareketlenen, renklenen bir hayat yanmda,
eskisinden
farkh organize bir mistisizm
debagladt. Devlet
tekkelerin yeyhierine
ma-
av
baglatiyor,
yiyecekve
tamirat yardmu yapayordu;
bir taraftan
sayila-
n
artan
tekkeler
ve
mritlerle birlikte istanbul'da
meyhane
sayisi
da art-
maktaydi. Sonra punch iilen dkknlar, balo denen
batakhaneler... AI-
kol keyfiyle, ayin
cezbesi bir
arada her smif halki
sarmaktaydi. Eczane
ve
doktorun yanmda
eski gelenekler de sryordu. stanbul
halki
yoglu'ndaki
hekimden, frkye tagmir
olmugtu. mparatorie
Euge-
nie stanbul'dayken
Kksu Kasn'm
Sultan Abdlaziz'le ziyate git-
mig, padigah
imparatorieye holunu
vennipti. Bu
manzarayi
ayirda top-
Iarup
seyreden kalabahk arasmdaki alafranga zevat,
ikisini kol kola gr-
mekten pek memnun
olmuytu.
Bogaz'daki mehtap sefalan, sayfiyedeki
11 Aym
argiti,
Trkei VI-68.fogl 200-201,20Aut 1838
von
Klezi'den Metternich'e
rapor.
12'Nigr Anafarta,
Osmanh1mparatorlugu ileLehistanArasmdaki
MnasebetterieIlgi-
fi Tarihf Blgeler,basimyeri ve
tarihi
yok(muhtemelen
1980).Topkapi Saray
Ar-
givibelgelerinden E7835kitap 5, 97,
s.
98
vd. N. Gyn,
'1849
Macar Mlteci-
leri ve
Bunlann Ktahya
ve
Halep'e
Yerleetiriimeleri', Trk-Macar Kffar Mana-
sebetteri,
..Ed. Fak. 1976,
s.
173-179.
Mustafa Celleddin Paga'mn ilk
ulusala kitabt ve
diinceleri artaya
attigma
grmgtk. Oglu Ferik Enver Papada
aym
yolu
izlemigtL Bugibi aileler ocuk-
larma
verdikleri egitim ve kagten urak yagantilanylada
ust
tabakanm
mo-
dernlegmesine yakm bir rnek
oldular.
kgklerde kadmh erkekli
saz
sz meclisleri
tutucu
evrelerin ve
A. Cev-
det
paya
gibilerindedikodu
ve
elegtirilerine neden olayorsa da, yeni ha-
yat,
bildigi gibi devam
ediyordu. Alafrangahk laik
egitimin
ve
laik b-
rokrasinin
derecederece
benimsedigibir
hayattarziydi.
Eski devirde in-
n
ceyayam,
ulema sunfmm byuklerine zgyd, gimdi isesivil brokra-
si
Inodern
ve pahah
yaam
biimine nclk ediyordu.
Tanzimat
aydnu Avrupa'ya
ailnugtL
Avrupa'nm ilk anda bir
'mani-
risme'legelmesi
dogaldi. Kahp degigtiren her toplum gibi, Osmanhlar
da maniristebir dnemden geiyorlardt. Rnesans kltrne geex1Or-
ta
Avrupa'nm 15-16. yzyillan ve
Avrupahlagan Rusya'nm 18.yzy1hm,
Trkiye 19. yzyilda yagadi.Bir
uygarhk
evresine girme
agamasmdaki
topium, model aldigt toplumun kendine
gre
bir msmini izer; o uygar-
hktave hayat tarzmda kendine gre demirleme alanlan, referans nokta-
lari saptar.
Kugkusuz, 19. yzyil Fransizma kendi toplumunun betimle-
yici
ve
belirleyici noktalarmi sorsak; Tanzimat brokratuun Avrupa top-
lumu iin izdigi betimleyici ereveden ok daha farkh cevaplar
ahrdik.
Bu gibi
farkhhklar119. yzyilm yerli
ve
yabanci literatrnden tarayip
saptamak da
mmkndr. Manirismekabuk degigtiren toplumun fert-
lerinin model
resme gre
edindikleri bir tr teatralitedir. 18.yzyihn Av-
rupah soylusu karisiyla baloya gitmeyi su
imek gibisinden bir olay ola-
rak grrd. Oysa Buyk Petro devrinde Prens Menikof bu davramply-
layeryzneinen bir
inkilapi ilah.gibi gurarlamr, bir bagka soylu iseho-
murdantrdi. O yzden uzun zaman ar
saraymdaki balo ve
soirfler bir
amatr
oyunu gibi
baglayip profesyonel
bir rezalet halinde bitmigtir. Ba-
zi
ahekankklar ahykanhk hal3ne gelmeden yapihyordu.
Davramplarm
amact
degil, dzenlenigi
mhimdi. 1847Haziram'nda
o
dnemin
nl
virtz Feren Liszt stanbul'ageldi,Avrupa saraylarmda dialeyicilerin
kalabahklanna kargi kapris
ve
hirmhklacevap veren
byk mzisyen,
Osmanh
saraymdaki dinleyicilerinindinleme adabi
ve
vakarma hayran
olmuqtu. Sultan Abdlmecid Avrupa
mzigine
ve operaya
hayrandt Egi-
timini grdugnden degil, grmedigi,
zledigi dnyamn
atmosferine
mzikle bir girigti bu. Bati edebiyatmm ilk rnleri evriliyordu. Siyas,
ilm bilgi
ve
yorumlar iindegil; dogrudan dogruya hayata yeni
gizen
bir
genin, Fransizcamn slup
ve
dil bakimmdan kusursuz
rneklerini nce
mtercim benimsemek
sonra
da tamtmak
amacmda olmahydi. 1859'da
Yusuf Kml PapaFnelon'un Telemaque'im, sonra
Sinasi
Lafontaine, Rci-
ne ve
Lamartine'i eviriyordu. Mnif PapaVoltaire
ve
Fnelon evirileri
yapti.
Saray ve
Bbil Bati'da kaleme
alman
dnya tarihleri iinde Os-
manh topiumunun nasil yorumlandiglyla ilgileniyor,
olumlu
grlen
eser
sahipleri taltif
ve
tegvik
ediliyordu.
Avrupa diline, bilimine, teknigi-
ne
kargihenz btnc
ve tartigmact
olmaktan ok, pragmatik bir yakla-
un
sz konusuydu, ama
bu fazla sren bir tutum
olmadi.
Osmanh aydmi Batt'ya dnp Dogu'yu terk mi
ediyordu?
150yildir
tartlyilan bu
soru veya
stnde durulanbu iddianm
ne
derecedegeerli
oldugunu da dgnmek gerekir. Aslmda Tanzimat aydru, Bat1'nmedebi-
yati, dncesi, muzigine ynelirken;Dogu kltrn de
gemig
yzyil-
18 lardaki Osmanh'dan daha
sistematik
ve
cidd bir ilgiyle incelemekteydi.

bn-iHaldun'un Mukaddime'si 18. yzyil


sonunda Pirzade Mehmed Sa-
dik tarafmdan evrilmig, Ahmet Cevdet Payada 6. blmn bu
siralar-
da evirek
eser
Trkeye kazandmlmigti. Klasik Arap ve ranedebiya-
timn
Trkedeki
en
iyi tercme
ve
gerhleri 19. yzyilda yapilmayabag-
landi. III. Selim, II Mahmud
ve
Tanzimat dnemi boyu. Trk musikisi
en
nemli degigmeleri geirdi
ve
parlak agnu yaadi. Kulaktan kulaga
ge-
en
besteler dnemi kapandi. Ethem Papave
Misirh Halim Papakoleksi-
yonlari gibi derlemelerle
musiki eserleri dzgn kay1t
ve
korunma
altma
ahndilar. Osmanh vekayinamelerinin negri, eski tarih eserlerine cidd
ze-
yiller yazilmasi, nmismatik tetkikler, dzgn argiv kurulmas1 da bu
yzyihn faaliyetidir. Tanzimat ayduu gelecege ynelikbir tarih bilincine
sahip olmaya baglanuu
ve
kltr
mirasun da bu anlamda degerlendir-
meye
bayladig1grlyordu.
Hayatin hareketliligi, degigen topiumun yarattigt yeni
partlar, yeni
imknlar;
gen
brokrasinin nnde ailan
yeni
ufuklarm, grkemin,
renklenen
yagamm
etrafmdaki iktidar kavgasmm getirdigi yorgunluk,
mistisizme ilgiyi de artirdi. Tekkeler doldu, boyaldi, tasavvufi dgnce
ve tecerd
sekinlerin hayatmm bir blmnde
yer
etti,
19. yzyil
se-
kinlerinin ocuklan iiiyanohocasmm, Fransiz mrebbiyenin egitimine
teslim edilirken; ailenin intisab ettigi tarikat geyhinin eli de ptrld.
Zu karmagiklayan renkiortamda bir Dogu-Bati sentezi mi doguyordu?
Hayir... Bylebir sentezin zlemive tartigmasi uzun bir sre sz konu-
su
bile olmadi. Gzel olan, gemkli olan her
gey
denenmeli,
almmah, g-
renilmeliydi. Reform agmm pragmatizmi yerini ideolojiye,
tartigmaya
daha
sonra
birakacaktir; benzer egitimden
geen,
benzer hayat tarzma
sahip insanlar
ayn1
kavramlarm etrafmda, slaun, Osmanldik, Baticihk,
Trklk gibi dgncelerin kavgasmi
yapmaya
baglayacaklardir.
Osmanh aydmlari medseli-mekteplidiye ikiye ayrilungti. Yavag
ya-
vag
mektepli
ve
aIayh
ayrmu
da baglayacakti. Diploma
ve
dzenli egi-
tim 19. yzyil Osmanh adamnun hayatml
ilk yillarda
etkileyen
ve ayri
bir yola
sokan iki kuvvetli toplumsal kuruihdu. Osmanh aydmmm bu
dneurde ok okuyup yazdigun
sylemek gt.1822-1842 arasmda 250
kadar eserin basudigi, btn Tanzimat dnemindebasih kitabm ancak
birka bini gemedigi
biliniyor?
Oysa Byk Petro dneminden Ekim
13 Ubicini, Lettres
sur
laTurquie,
s.
172-173
ve 175-176.Shaw, a.g.e., s.
128.
A. Tietze,
'The Study of Ottoman Literature', Tnt.
J ournal
of
TurkishStudies, 1981,
v.
2, No. 1,
s.
50-51. E. S. Dogramaci, TurkishWomanin TukishLiteratureof the
19th Century, Leiden, 1969,s.5L Gzin Dino, Ingendse
duroman turcau XIXesi-
cle,Paris 1973,
Devrimi'ne kadar Rusya'da 200bini agkmkitap basilmi.yt1. Szl kltr
gelenegi
yayamaya
devam ediyordu. Avrupa romanlan, dgnrleri
okunur, dostlara anlatilir, notlar
tutulur, tekrarlannd1. Sivil
veya
asker
olsun 19. yzy11Osmanh aydim byk imparatorlugu bir ucundan br
19
ucuna
gezerek, grerek grenir
ve
erken olgunlagirdi.
Dgnce
ve
dav-
ramplarmda samldigamn aksine renklilik
ve
esneklik vard1. Siviller de,
askerler de benzer konular igleyip, benzer geylerigrenerek laik egitim-
den geerlerdi. Tagrahayatmda muallim
ve
zabit beraberligi 19. yzyil
aydm egitiminin
ve
kltrnn temelini
ve absim olugtururdu. Top-
lumsal
ve
kultrel degigimin belirli bir ksenophobique
(yabano
dgmam)
tepki
yarattigma
kugku yoktur. Ancak 19.yzyilortalarmda Osmanh
ay-
dmlan, Bat1hayat tarzma ve
Bati kltrne belirli bir rahathkla yaklaga-
biliyorlardi. Duyaklagmada
o
kltrn temelineinmeden
onu pragma-
tik bir tutumla uygulamamn
paya
oldugu kadar,.1keninbagimsizhgrun
da
rol vardir. Osmanh Ikesinde Islamcihk bileBati kurumlarma
ve Ba-
h kltrne karp, Hind Mslmanlari, Rusya Mslmanlan kadar gp-
heci
ve
itici bir egilim iinde degildi. 31Mart olaylanmn kiglorhcist
sa-
yilanDervig Vahdeti'nin Volkan
gazetesindengilizparlamentarizminin
ve
demokrasisinin kurumlanm benimseyemk savundugu aiktir. Batt
dgmanhgi Berlin Kongresi, Balkan Savagi
ve
Hamidiye Panislamizmi
ile
slogan haline dngmekteydi.
Bir toplumda degigme bagladigmda bu degigim ngrlen alanlar
kadar, ngrlmeyen
alanlara
da
s1rar.
Osmanh toplumu belki ok kk-
J bir degigim geirmiyordu
ama
modernlegme toplumun her kesitine
ve
her kurumuna siradi. Osmanh aile
yapisi
ve
Osmanh kadml da bu
geligmelerin digmda kalmadi.
Tanzimat dneminde Osmanh kadimmn hayatmda kayda deger
ge-
ligmeler baglamaktadir; hayati
ayri bir renge
brnmgtr. Burenk de-
gigikligini
sadece modadan, gnlk yagamdan, tketim kahplarmdaki
farkhlagmadan, yabanci dil grenmek
veya piyano
almak gibi yeni
zevklerden ibaret grmemek gerekir.19. yzy11daOsmanh lkelerinde
tarimda, egitimde
grlen bazi yapisal degigmeler
ve
btn dnyanm
yagadigt haberlegme
ve
teknolojideki devrimin Osmanh
topraklarma da
yansimasi,
Idasik aile
yapismi
byk gehir kadar kirsal alanda da
yavag
yavag
degigim
geirmeye
zorlayacaktir.
Nihayet Ortadogu lkelerinde
kadium zgrlegmesi
sorunu
bu dnemin modernlegme ideolojilerinde
nemh
yer
tutar. slamcimodernlegmeci akundan, liberal dgunceye ka-
dar
btn Ortadogu dgnrleri ldasikaienin
yapasi,
kadmmtoplum-
sal yeri zerinde duruyor
ve
degigiklik neriyorlard1. Namik Kemal bu
dnemde kadmm epitligi
zerine ilk alaglari modern
slamcibir aidan
yaplyordu. Bu
imparatorlugun.zma,
Beyrut, Selanik gibi
liman gehirle-
rinde
ve
Rumeli'deki bazz merkezlerin nfusundaki gze
arpan
by-
me
dolayisiyla aile
yapismdada
modernlegmenin baglamasi kamilmaz-
di. Anadolu kitasmda da, Trkiye'nin sosyal tarihi iin nemli bir degig-
me
bagIamaktaydi;ukurova,
Amik, MarayyreIerinde agiretlerin isk-
20
m
nedeniyle gebenfus yeni
hayata gemekteydi. Nihayet yuzyihn
ortasmda Ege Blgesi, ardmdan
ukurova'da
baglayan mono
kltrel
tarimm yarattigi
toprak iiligi kirsal kesimdeki ailenin geimini ve
ya-
pisim
etkilemeye baglayan geligmelerdi.Kirsal kesimde bu dnm
baglatan faktrlerden biri de 1858 (H. 1274) tarihli Arazi Kanunname-
si'dir, Kanunnamenin ok abuk ve
etkin bir biimde zel mlkiyet d-
zeni gerekleptirdiging
hele kk
ve
orta smif iftiligi g1endirenet-
kileri oldugunu
sylemek
gtr.
Ama tarim topraklarmm
mlkiyeti
ve
miras konulannda
yenililder getinnedigi de
sylenemez. Bukanunla i-
lenen topraklarm tapulandmlmasive
miras yoluyla intikaliister istemez
kirsal kesimdeki byk aileyi paralayacak bir sreci baglatti. Bundan
bagka arazinin
miras
yoluylaintikalinde kiz
evlat da erkeklerle egit
pay
alacakti ki bu, hukuki ynden
nemli bir geligmedir. Diger yandan kir-
sal blgelerden lkenin stanbul,Beyrut, Selanik gibi byk gehirlerine
yapilan gte de
niteliksel
bir degigim gzlenmektedir. Daha nce b-
yk gehmbekr
nfus
g
eder
ve
kismen mevsimlik olarak kahrken,
ar-
tik
egitlinedenierle aile
glerininbagladigi grlyor.stanbul'un
sur-
lara yakm kesiminde, Hali civarmda ilk gecekondulagma baglamaktay-
di. Bu
olgulari gehirlegme
ve
ekirdek aileye geiginbaglangio olarak ni-
telemek abartma sayilmamahdir.
Tanzimat dneminin getirdigi sosyo-kltrel degigim hi
degilse st
ve orta tabakakadimmn toplumsal hayata girigini hazirlayan
altm bir
dnem olmugtur. Modern slamcidgnrler ok kari evliliginin kalk-
masma
ya
da simrlandirdmasma ynelik
yeni
yorumlar getirirlerken,
gerek Osmanli lkesinde, gek diger Ortadogu lkelerinde
ve
Rusya
periferisindeki dgnr
ve
yazarlar eski aile
yapisi ve
evlenme
gelenek-
lerine karyl kampanya
aamplanh.
ibrahim
Sinasi
Bey modern tiyatro-
muzun
ilk eseri sayllan
pair
Evlenmesfnde biraz
naiv bir slbla eski
ev-
lilik gelenelderini yererken, Azer dramaturjisinin kurucusu Mirza Fet-
hali Ahundov
ve
izleyicileri tiyatro yapitlarmda slamkadimnm kapah
hayatuu, pedergah
aile dzenini, kiz ocuklarmm cahil birakilmasim
durmaksizm yeriyorlard1. 1880'lerde Rusya Mslmanlarmdan bir
grup
kadm, Alemi Nisvan adh bir kadm gazetesi
ikararak feminist hareketi
*
Sinasi'ninpair
Evlenmesiadh komedisi bizim
modern
tiyatromuzun ilk eseri de-
gildir.
Fahir z1958'de Viyana'da
yazma
bir Trke
oyun bulmuytur. Pabuu
KeggerAhmedinMaceralen diye zettenecek bu oyundan daha bagka
veya
eskile-
ri de bulunabilir, ancak
inasi'nin
oyunu o
devirde temsil edilen
ve tutunan
ilk
tiyatro oyunu
olma zelligini korumaktad2r.
yaygmlagtirmak abasmdaydilar. Tanzimat maarifinin
en
nemli giri-
imlerinden biri,
ortagretim alanmda inas rpdiyeleri aarak kiz ocuk-
Iannm egitim olanagnu geligtirmek
olmugtur. Kiz ocuklarmm
say11an-
mn
artmast ve
19. yzyi1
sonunda egitim derecesinin liseye kadar yk-
21
selmesi ise yeni bir
meslek grubunun ortaya ikiqua
sagladt. Muallime
hammlar... Kadmm ahyma hayatma girigi, Trkiye tarihinde
sanayiden
nce egitim alanmda olmugtur ki, bu
geligme
gnmz Trkiye'sinde
kadmm brokrasideki gldurumunun bir
nedenidir.14
Tanzimat dnemindeki kltrel aihmla ortaya
elkan
yeni aydm
gru-
bunun
yeleri arasmda st smtftan kadmlara da
rastlanmaktadu Cev-
det Paya'mn kizi Fatma Aliye Hamm,
Sair
Nigr Hamm bu tip
aydinla-
rm
prototipidir. Byk kentlerde kadm evin digma 1kungtir. Bogazi-
i'ndeki mehtap gezilerinden,
Beyoglu'ndaki ahyveriglere kadar birok
yerdekadmm toplumsal hayata girigini,
Tanzimat'm devlet
adamlarm-
dan Cevdet Papa,
zenperestligin
ve
muayakanm artmasi
olarak nitelen-
dirir.15
Sanayilegme
ve
kentlegmenin yavashma ragmen toplumda ka-
dimn 19.yzyildan beriihmh bir zgrlegme srecine girdigi grlyor.
Sanayileyen Avrupa'da kadm, zgrlgnn bedelini ok pahah
de-
mig, toplumsal hayatta yeni glklerie
kargilagmtytir. Benzer bir gelig-
me
lkemiz kadmlan iin henz baglamaktadtr,
ama
kopullarm farkhh-
gmdan
dolay1 Trkiye'de kadmm zgrlk iin dedigi bedelin, Avru-
pah kadmmki kadar agir oldugu
sylenemez. Su farkh kogullar, yakm
tarihimizdeki reformlarm sanayilegmeden nce zgrlk iin uygun
bir
zemin hazirlamasmdan ileri
gelmektedir.
Tanzimat dneminin devlet adamlan, yrr1kteki
aile hukuku
ve
evlenme
geleneklerinin
sorunlar yarattigmm
farkmdaydilar. Rengrenk
din yapida herkese hitap edecek bir aile hukuku; bu konudaki
yasama
programlan
Sadrazam M. EminAli Paga'nm Fransiz Meden Kanunu'au
kabul etme girigimine
kadar
varmaktadir,
ama
hibir cemaat bu konuda
msait davranmadigmdan geleneksel
evliligi dzenlemek iin bazi fer-
man ve
tembihler akarmakla yetinmigIerdir. Bu ferman
ve
tembihler,
14 Birinci Dnya Savagt bagladigmda bazi
nezaretlente kadm memur
istihdamma
baglannuqu. BalkanSavagi'nda isekadmamele
taburlan teykil edilemk kadmla-
nn
kol iiligine ekildigi de grulur. Bkz. Zafer Toprak, Trkiye'deMillIktisat,
Yurt Yaymlan, Ankara 1982.,
s.
316, 341, 412.
Osmanh mparatorlugu'nun son
dneminde Darlfnun'un
muhtelif pubele-
rinde baza yuksekokullarda kiz
grencilerin bulunmasi, kizlann
egitimindeki
geligmenin yarathgt olaganst bir durumdur.
nk
devirde Avrupa ve
Ku-
zey
Amerika'nm bazi
niversitelerinde
ya
tamamen
ya
dabazi gubelere kiz g-
renci kabul
edilmedigi, ders
ve seminer
izieyenlerin ise diploma smaviarma ka-
bul
edilmedigi bilinmektedir.
15 A. Cevdet Paga, Ma'rzat,
s.
9-10.
esas
olarak evlenme sirasmda baghk demeyi yasaklamakta,
agir
mas-
raflarin yapilmasmi nlemek
istemekteydi.16
Kugkusuz bu ferman ve
tembihlerin
yagayan
gelenekleri
ortadan kaldudigt sylenemez, bunlar
22 aile hayatmdaki belirli geligmeleri yansitmaktayddar. Tanzimat dne-
minde hi degilse gehirli nfus arasmda ekonomik
ve
sosyal zorunluluk-
larla, eski geleneklerin
ve
ok kari evliliginin adamalolh geriledigi'
ve
hogkargilanmadigi bilinmektedir.
19. yzyilda lkenin byk gehirlerinin defizik dokusunda
ve
yagam
biiminde degigmeler grld. Saray, Bbil denen sadrazam konagi, S-
leymaniye'deki Aga Kapist
ve
Fyeyhlislamhk'tan bagka belli bagh
resm
bina
tammayan
stanbul'unbir blm
nezaretler, devlet daireleriyle do-
nandi. Beyoglu isebankalar
ve
ticarethaneler,
magazalar,
restoran ve ca-
fe'lerle doldu. stanbul'unher yerindekgir okullar, karakollar gibi 19.
yzyilm
mimar zevkini
yansitan
yapilar ykseldi. Nihayet Avrupa'nm
ilk metrolarmdan
biri olan 'Tnel', Karaky
ve
Beyoglu arasmda igletme-
ye
atldi. 19. yzyildaBogaz'm iki yakasmda,Adalaida,
amhca
ve Ka-
diky'desayfiye hayati bagladi. nceleri
sadece azledilmig devletlularm,
Rum bahkilarm yagadigt uzak Bogaz kyleri
vapurlarm
gidip geldigi
mevsimlik oturulan semtler halinde stanbul'labtnleptiler. Byk
.ge-
hirlerde
varhkh,
orta
halli
ve
fakirlerin oturdugu semtler birbirlerinden
ayrilmaya bagladi. Beyrut, zmir,
Selanik gibi zengin liman gehirleri des-
tanbul'la birlikte
aym
degigimsrecine
girdiler.Bbil dzgn parke d-
geli caddeleri, hkmet binalariyla imparatorlugun idare merkezi oldu-
gunu
gsteriyordu. 19. yzyildastanbuldevamh kaldirnn,
su
yoluina-
ati
ve
genigletilencaddelerle bir pantlyegrnm
aldi. Baanlamasa bi-
leimparatorlugun bagkenti, ilk defaplanagredzenlenmek isteniyordu.
lkpark
(Tepebagi) bu dnemde yapildi. Kayikalarmfelaketgn gelip
atmigtr. Karaky
ve
Eminn kpryle baglandi, ehirde iskeleler
arasi
vapur
seferleri baglad1. Sayfiye yerleri
iinde Yeniky, Tarabya yazhk
se-
farethanelerin
ve
ykselen Rum burjuvazisinin semtiydi. Beyoglu Tak-
sim'e dogru geligti. 20. yzylhn baymda Gmgsuyu,Ayaspaa gibi
semt-
16
(erafettin
Turan, 'Tanzimat
Devri'nde Evlenme',
ve DpnceDergisi, XXII,
sa-
ya
182, stanbul,1Ekim1956,s.
14-15.
Osmanb toplumunda muhtelif toplumsal tabakave
blgelerdeki aile tiplerinin
nlk
yaayia,
sosyo-klturel davram kahplan, tketim
ve
kazanIan henz
ciddi aragtirma konusu olmanuptir. zellikle
sosyal degigimin hazlandigt 19.
yzyiliin bu aragtirmalarm smirli sayidaki her yerde pekdzenli olmayan n-
fus kay1tlan,
seyahatnameler
ve
kugkusuz romanlarm
ve
hikyelerin taranarak
yapilmasi gerekmektedir. Hseyin Rahmi Grpmar veya
Ahmet Rasim'in bu
eserleri, bu
arada
19. yzyil halk hayatuu anlamamiza
yarayacak
meddah hik-
yeleri kmsenmeyecek kaynaklardir. Trkiye btn Ortadogu'da
son
yzy21-
daekonomik ynden en
luzh degigimgeiren
lkedir Bu degigimde sadece
ta-
nmaal,
sma geligmedegil, nemlilde hukuk reformlan
ve
sosyokltrel
re-
formlar da
etkin olmugtur.
ler her dindenzengin stanbullularmapartman
yagamma getigiblgey-
di.
Geleneksel Osmanh gehrindeki mahalle, henz simf
ve stat farkma
grebiimlenmigbir mekn degildi. Bir
pagamn
konagi karpsmda, kk
23
bir evkaf ktibinin agiboyah kk evi, ilmiyye ricalinden
bir efendinin

kganesinin
yam
baymda mahalle
su
yolcusunun kulbesi bulunur, btn
bu insantar birbirleriyle her gn kargilagir, belirli bir sosyal dayamema,
saygi ve
himaye kurallan iinde yagarlard1. Aym
tarz
hayat
gayrimslim-
lerin gehrin kenar blgelerine silagtirdnug mahallelerinde
de grltird.
Ama bazilarmin
artan
servetleri konak
ve
gikbinalara, bu gikbina
ve
ko-
naklar siklagan semtlere y1gilmayabaglaymca; cemaat
ruhunun
yaadigi
eski mahalleler
de nitelik degigtirmeye baglad1.Aksaray'm tesi orta hal-
li
ve
fakirlerin semti oldu. Tipki Avrupa'mn byk bagkentlerinde oldu-
gu
gibi,
ayri
sosyal sruflarm yayadigi mahallelerde, farkh bir
argo ve
give
geligti.19.yzydm stanbul'undahenz ilmiyye smifmmnde gelen
efen-
dilerinin, byk
memur ve
papalarmyagadigiFatih-Aksaray-Lalelisemt-
Ierinde stanbulgivesinin (agzuun)en
makbul konuquluyordu. Kasim-
paga
sakinlerinin givegi, Karagmrk
mahallesinin gelenekteri kmse-
nirdi. Yangmlarm silip sprdg gehirde zengin konaklan ahgap
da olsa
yangm
duvarlari
ve genig
bahelerle evriliyor
veya kgir binamimarsi
geligiyordu. Gerekte18.yzyildan beri Osmanh mimansi
Avrupa'mn et-
kisi altmdayda. 18-19.yzyil
stanbul'ununbazi kasir
ve
kykleri, Nuruos-
maniye Cami, Selimiye Kiglasi
gibi yapilanOsmanh barok mimarsinin
rnekleri diye betimlenir. Kugkusuz barok mimad
vesanat iingereklikm
gullarmOsmanh toplumunda olup olmadig1
tartigilacakkonudur, kaldi ki
Avrupa'da barok devrin kaynagt
ve
niteligi dehalen iyi
anlagihp
tarif edil-
migdegildit Ancak bu yzyilda OrtaAvrupa barogunun tamamIannug
ve
daha lyi tammlannug bir slup olarak bir lde Osmanh lkesini etkile-
digi de a1kttr.Osmanh
barogul?
denen mimadnin isezellikleri 18.Ve 19.
yzyilda sadece bagkentte degil, tagradaki bazi kamusal
yapilarda ve
yan konaklarmdabile grlr. 19. yzyilm nl Ermeni mimarlan Bal-
yanlar, bu ortamm yaratip
zenginleptirdigi aileydi. Balyanlar bir yzyil
boyu Dolmabahe Sarayi'adan, Ortaky Cami'ne
ve
Beylerbeyi Sarayi'na
kadar onlarca hinay: yapmiglardir. Marag
ve
Kozan arasmdaki Belenk-
ynden akan, 1730'lardan beri faal olan bu aile Istanbul'un Beyazit Kule-
si, Bendler,
1ragan
Sarayagibi yapilanyla gehredamgasuu
vurnuptur."
17 Osmanh barobrudeyimini kullanan
ve
18. yzyildan itibaren byle bir niteleme-
yi
yapan
C E. Arseven'dir. Ekz. L'Art Turc (Trk Sanati), CemYaymevi, 1970.
Bu konudaki bir tartigma iin Dogan Kuban, "Osmanh Mimarisinde Barok ve
Rokoko', TrkslmSanatyzerine Denemeler,stanbul
1982, s.115 vd.
18 Pars Tuglact, 'Osmanh Mimarisini Batthlagtiran BalyanAilesi'
YrifarBoyu Tarih,
Subat
1983,
s.
3942. Semayi Eyice'nin Balyanlar'm kkenini Belenolarak gster-
mesine kargihk P.Tuglact Kayseri'yi gstermektedir(?)
Balyanlar yerel ssleme, oymacihk, camcihk
gibi
geleneksel sanatlan
ye-
ni
yapt
teknikleri ile kaynagtirm1;1ardir. Ortaya 1kan
eklektik mimar,
19. yzyila zg begeniyi, egrisi
ve
dogrusu ile
en
genig biimde
yansi-
24 tir.
Balyan ailesi geleneksel ingaat ustahmdan modern mimar
egitimi-
ne ve
mimarhga
geigi
temsil etmekteydiler. Yaptiklan
eserler
ampir, ba-
rok, rokokonun izlerini ta1makia beraber, 19.
yzyihn zgn Osmanh
mimarsi
sayilmaktadir. Bu yzyilda stanbuYunmodern mimarsine
damgasmi vuran
bir diger mimar grubu Fossati'lerdir. Fossati'lerin g-
nmze
kalan
eserleri azdir.
svireli
olan Fossati'ler, Milam Biera Aka-
denlisi'nde yetigmigtir.
Bu
akademi 19. yzyilda tamamen Rus
arh-
gi'nm
zevk
ve
talebine
gre
egitim
yapiyordu,
nk
mezun
mimarlara
orada i; bulunuyordu. Neornesans dedigimiz
slupla ahyan Fossati'-
lerden Giuseppe,
1830'larda
stanbul'da
yanan
Rus sefaretinin mimandir.
19. yzyil
gzelligi
ve grkeminden dolayi yeni
binamn
ann
Istan-
bul'daki mstakbel
saray1
olarak tasarlandigi dedikodusu da ikmigt1.
Fossati'ler Bbil evresinin
aradigt adamlar oldu.
Fossati'lerin Osmanh mimarsine girigleri Ayasofya'mn tamiriyle
bagladi. Ayasofya'nm atlaklarmdan dolayi tamiri gekiyordu. Sultan
Abdlmecid Balyanlafa
iltifat etmeyerek
tamir
igini Fossati'le vermig
ve
Temmuz
1849'da Ayasofya'nm
onanmi
bitmigti. Sultan Abdhnecid
bu
arada mozailderi kaziy1p resmeden Fossati'ye bu mozaikleri bastir-
masi
iin
para
yardimmda bulunmuy
ve
Ayasofya mozaiklerinin ilk bas-
kist bylece yapunuptir. Fossati'lerin yapilan yneticileri
etkilediginden
Darlfnun (sonraki Adliye) binasom
yapmu
kendilerne
veriliyor. Ar-
kadan raneliligi de ontara yaptinhyor
N
Fossati'ler bylelikle Tanzi-
mat Trkiyesi'ndeki mimar ile Rusya'daki mimarnin benzegmesini
saglamiglardir.
Du ortakhkta neornesans slubun grkemi byk rol
oynamaktadir. Kamusal binalar
ve
sayth
konaklarmdtmda, gehirler he-
nz yangmlarm silip sprdg ahgap yapilardan
vazgeebilmig degil-
di. zmir,Selanik gibi
pehirler
ve
stanbul'daBeyoglu'nda dar bir blge
kgir konut mimarsine ancak
gemigti.Tanzimat'm nderi
olan Regit
Paa daha 1830'larda Londra
eliligindeyken kgir yapilarm artinhnasi
ve
bunun iin ingaat ustasi yetistirilmesi geregi zerinde durmutu
20
Ancak toplum henz pahahkonut
yapimma
geecek
durumda degildi.
-
19.yzyihnOsmanh toplumubir
arayi ve
ynelig iinde idi. Zu y-
nelig
ve
araylyta 20. yzyll bagmda oldugu gibi ulusal niteligi saptamak,
Avrupa sanati ile mahall
vea ulusal (?)zelliklerin sentezini yapmak
gibi
endigeler henz agir basmamigt1. Tanzimat dneminin
mimarsinde
19 Fossatfler zerindeki bu bilgiler Semavi Eyice'nin aragttrmasi ve TTK 1982
yih
Atatrk Konferanslara dizisindeki konferanslardan
elde edilmitir. Aynca bkz. Is-
tanbul Ansiklopedisi,C. XL
2D Ortayh, Tanzimaf fan SonraMahall ldareler, s.113.
oldugu gibi edebiyatmda da mahalllik kendiliginden
yayamie
ve
etkisi-
ni
srdrmgtr.
pker
Ahmet Paa'da Osman Hamdi Bey'de grId-
g
gibi Bati
resmi ile Trk sanatmm
sentezini
yapma
bilinci veya
endi-
gesi yoktur. Aslmda Osman Hamdi Bey de
setigi
konularla; empresy>
25
niet okul ieriginde
szde kendine zg yanlan
olan bir Trk okulu
ya-
ratabilmig degildir. Tanzimat
edebiyatmm
yazar ve
pairi de, pek bilincin-
de olmadan geleneksel
klasik Osmantnesrinin ve
piirinin biimini ko-
rumuqtur 20. yzy11bagmdaki mill edebiyat
'mill'
szn ve
"milliyet-
iligi' kullandi iinbyle
nitelendiriliyor,
yoksaz ve biim
ynnden
19. yzyil Trk
edebiyatmdan
daha
mill oldugu tart1mahdir. Tanzimat
romamnm
meddah hikyelerinin
slup
ve
biiminikorudugu, hatta ko-
nulann bile 'Hanerli Hamm', 'Sansar
Mustafa' gibi
meddah hikyele-
rinden kaynaklandigi, Namik
Kemal, Ahmet Midhat, Samipagazade Se-
zai
gibi yazarlardabu geleneksel
yapmm
agir bastigi
edebiyat tarihile-
rimiz tarafmdan belirlenmigtir.21
Tanzimat devri Trk edebiyatmin 19. yzyil
dnya
edebiyatt iinde
sekin bir yeri olamaz; buedebiyat bizi yansittigi iin zlmesi gereken
bir konu, bir sorundur. Biimynnden bu edebiyat agir bir evrim
ge-
irdigi hade,
ierik ynnden ani bir nitelik degigmesi geirir. N. Kemal,
Ahmet Midhat, Mehmet Murat,
Sinasi;
roman,
tiyatro ve iir dahnda
halk gretmenligi yapmaktadirlar. rnegin
Mehmet Murat Turfanda
mt,
Turfa
nu
adh romanmda ahlak gretmenligi
(tekzib-i
ahlk-ahlki d-
zeltme)
Iolun
stlenmekte, bunu bir roman tr
olarak
savunmaktadir.
Yzyihn
sonunda
(1890-91)
yazdigt bu
romanda
yazar,
askerlik,
memu-
riyet,
aile hayati gibi kurumlarx ilkel bir
anlatunla tek tek eleahp eleytir-
mektedir?
Biimve
sluptaki ilkelligine ragmen Tanzimat
yazan
top-
lum
gretmenligine erkenden girigmigve
kendisinde
siyasal toplumsal
bir misyon grmgtr.
Ne
var
ki aym
edebiyatin 19. yzydm
sonunda;
Avrupa
edebiyatuun ustahk
dzeyini
temsil eden Rus
edebiyatma aldi-
rig
etmeden Fransiz parnassin'lerini,
sembolizmi izleyip tamamen
bi-
imci bir
nitelige brndg aiktir.
Tanzimat toplumunun aydru
ansiklopedisyen olma istegindedir.
Devlet
adarundan
yazarma
bu toplumun
sekinleri; tiyatrodan gazete-
ye,
mimarden
filolojiye
ve
doga bilimlerine kadar her konuya
el atma
ve
dzenleme
abasmdadat lkroman
yazan
olan
Semsettin
Sami,
ilk
21 Gzin Dino, Trk RomaninmDoguu, CemYaymevi,
1978- P. N. Boratav, Folklor
ve
Edebiyat,Aday yaymlan, 1982,
s.
310-312. Bema Moran, 'gikHikyeleri ve
IkRomanlaruniz', Elegtfri,Ocak 1983,
s.
3M1.
22 Gzin Dino, Tanzimat'innSonraEdebiyattaGereAiligeDogru,
ADTCFYayinla-
n,
Ankara 1954, s.
34-37.
Cevdet Kudmt, Trk Edebiyatr'ndaHikaye
ve
Roman(1859-1959),
Bilgi Yaymlan,
Ankara 1971,
s.
12
129.
szlkleri
ve
ansiklopediyi de ortaya
koymugtur. Sadrazam Ali Papa,
Gll Agop'un Osmanh tiyatrosunu devletin finanse etmesini gereldi
grmve
bazi temsilleri de tegvik iin izlemigtin A. Vefik Papa, tiyatro
26 evirmenliginden szlklge kadar her
alana el
atmigtL
Modernlegme
abasmdakibir toplumda bunlar dogal
ve
faydah
egilimlerdir.
Ancak 19.
yzyild kadar Trk toplumunun Bati kltrne olan yabanc1hgi kendi-
sini zellikle tarihilikte,
iktisatta'
ve
topiumbilimde gstermektedir.Bu
toplumda bilgi birikimi, aragtirmayi rgtleme ve
kurumlagtirma aba-
si
isesmirh kalmigtir.Mart 1864'te Cemiyeti lmiyeyyi Osmaniye ilk k-
tphaneyi
aana
kadar bagkentte
ve
tagra gehirlerinde ktphane,
yaz-
malarm
yigildigt
vakif depolari demekti. Tarih yazicilar iin dzenlen-
mig argivler
yoktu
ve
Osmanh tarihiligi halen
vakayinamelere
dayam-
yordu. 19. yzyilda Trkiye'de tarihiligin buyk atihmlar
yapip
bilim-
sel temele oturdugunu sylemek mmkn degildir. Ancak yzythu so-
nunda N. Kemal
ve
Mizanci Murat Bey gibileri
tarafmdan tarih belli bir
tarth
ve
toplum bilinciyle baglarmydegildi. Tanzimat hareketinin devrim
olarak baglamadigunn bir gstergesi
de budur. Tanzimat Trkiye tari-
hinde devrim degil, hazirlayia
sonular doguran bir harekettir.
Tanzimati devlet adamlarmm ilk kugagmm pragmatik reformculu-
gu,
bir kugak
sonra
siyasal ideolojiye,
grup
ve kipi ekigmesi programh
bir siyasal muhalefete dngt. Mustafa Regit Paga'nm aydin
mutlaka-
yetiligiyle baglayan dnem, Midhat Paga'nm
anayasalahgiyla nokta-
landi. 1860'larda Osmanhdgnce hayatmm
en
nde gelen kipisi, la-
ik ulusu dgnceli olan
Sinasi,2onun yam
bagmda modernlegmeci s-
Iamo Namik Kemal
ve slamc1hklalaiklik, Trklkle Osmanhahk
arasmda
gidipgelen
Ali
Suavi idi. Osmanh dpnr henz
aik seik
siyasal ideolojisini
ve
programim
belirlemig degildi. Siyasal dgnce
ve
muhalefet emekleme devrinde olmasma ragmen, geligmelere bakildigm-
da Osmanh lkesinin geleneksel siyaset
ve hayat tarzmdan iktigt
anla-
gihyordu. Bundan
sonra
smanhtoplumunu modernleme olaymm ka-
hplari iinde degerlendirmek kaamlmazd1. Modernlegmeyetepkiler de
kugkusuz glenmigti.
Modernleyme her toplumda yeniye
tepki
dogu-
ran
hir olaydir: Avrupa
uygarhma
yz
elli
sene
nce giren Rrsya'da bi-
leAksakov,
'geriye
dnelim' diye hayloriyordu.
agdaylagmamn
getir-
digisbunahm Rusya'daki kadar yiddetli olmasa da, Osmanh toplumun-
da da tepki
yaratti.
lkanda yneticiler de
muhalefetin rengini
ve
niteli-
gini
anlayamadilar.
nk
Osmanh toplumundaki her
olay
ve
kurum
gibi, siyasal dgnce ve siyasal muhalefet de degigmigti.
*
ktisatbilimiyle ilgili bilinen
en
eski
yazma,
1830'lara ait olup mtercirni belli
degidir. Dalia ok genel kavramlar ve Malthus nazariyesi zerinde durmakta-
dir. Ilgili
yazma
tarafumzdan yayunlanmigtir. Yapadergisi says
1/1983.
23 Berkes, Trkiye'de
agdaplagma,
Bilgi Yaymlari, Ankara 1973,s.
252.
YeniAydmlar
Takoimi Vekyi'nin 6
Subat
1866tarihli
nshasmda hkmet tarafin-
dan, Paris'teki muhalifler aleyhinde ierigi
ve
slubu ilgin bir bildiri 27
yayunIanmiett; 'Paris'te kurulan bir fesad cemiyetinin yelerinin
tede
beride tahrik
ve
dedikodu yapttgi, hkmet aleyhinde
bulunmanm ken-
dilerine
zaran
dokunacagl ihtar edildigi halde, ismi
geen
cemiyetin
re-
zil kipilerden olugtugu
ve
bunlarm bazi
zadegn aleyhinde iftira
dolu
mektup
ve
imzasiz mazbatalar bastinp dagittiklart, alakhk
ve
rezaletle-
rini, herkesin bildigi bu gibilere inamlmamasi gerektigi' tembih
ve
ilan
ediliyordu. Sz edilenlerin
Gen Osmanhlar oldugu aakta.
Ali Paga'nm Bbll'de kurdugu otoriter ynetimden
nefret edenler
'is-
tibdat'tansz etmeye baglamiglardi, istibdat sz
'despotizm'
kaq1hgi kul-
lamhr olmugtu. Oysa daha elli yll ncebir Osmanh
efendisi
iin
'istibdat'
slamlkesindeki bir yneticinin
olagan
ynetimini
ifadede kullamlabile-
cek bir szd. slamct
siyasai kuramdaistibdat sz
geenve
dogru yne
timle zdegtir yhlislam MehmetZiyaddin Efendi'nin verdigi, Sultan
Abdlhamit'in ha'l fetvasinda istibdat sulamas2 yoktu. istibdatszn
Gen Trk politikacilan kullamyordu. Tanzimat
reformlan Osmanh
aydm-
Ianm
ayri
bir dnya
ve
ynetim anlayagmagtrmgt.
Sultan Abdlmecid
ynetimine
kary2bir darbe girigimi bastelmigt1.
Tarihimizde Kuleli Vakasi olarak bilinen bu olaym gerekbir hkmet
darbesi girigimi
olup olmadig1 henz bilinmiyor Ondan bagka darbeci-
letin siyasal
tutumlan
da aik degildir,
tutucu bir dgnceyle mi, yoksa
anayasac1-demokrat
hir egilimle mi hkmete kar1ikmiglardi? kinci
bir darbe girigimi
de 1865'lerde
olugan ttifak-1 Hamiyyet
adh
bir
grup-
tan
geldi. Osmanh
toplumu siyasal gruplaymalar dnemine girmigti.
Geri bu gruplagmalar, 19. yzyt1dnyasmdaki siyasal ideolojilerin tu-
tarh
veya
tutarsiz bilegimi
olan
programlar etrafmda
olugmaktaydilar;
ancak siyasal modernleyme srecine girildigi a1kti. 1840'lurda Tanzi-
matalinn yarattigi politikadaayum ve
anlagmaya dayanan ortam yeri-
ni siyasal kutuplagmaya terk ediyordu. 1860'larm muhalifleri henz la-
ik ulusalci ideolojiye
veya
billurlagmig radikal grglem sahip degiller.
Kendilerini Gen Osmanhlar olarak adlandinyorlardi,
ama
Avrupa, ihti-
yar
imparatorluga yeni bir mh
ve
hayat
vermek isteyen bu gruplan 7e-
une
Turc' diye adlandirdi.
J n
Trklk zgn bir siyasal kimlikti. Kh-
neyen
monargilere kargi ayaklanan,
direnen btn lkelerin muhalifleri
bu isimle amldt. Portekizli
J n
Trkler gibi..
Modern agmtoplumlan
artik tarihi
yagamayip,
yaplyorlardi. Tanzi-
mat aydnu da tutucu yneticisinden
muhalif
yazarma
kadar agdag
*
Takvimi Vekdyi,No: 832, 1288-20Ramazan.
dnyada
var
olmak iin degigmek
ve
olaylara
yn
vermek gerektigini
anlamigti. Gelenegi korumak iin
onun
bilincinde olmak
gerekir.
Varhgi-
m
srdrebilmek iin Osmanh aydun, gelenegini ve ortamuu
farkh
an-
28 lay1;lada olsa degerlendirmeye
ve
eleptirmeye baglamigtl. Edebiyat zev-
kinden ynetime, Avrupa politikasindan
modernlegmenin
yntem ve
l-
sne kadar hirok konu tartlyihyordu, hem de kahvehane
sohbetiyle
degil basm
ve yayin
aracihglyla...
Osmanh mparatorlugu
anayasal bir ynetime bu ortam
iinde geti.
1876Arahg1'nda Kanun-u Esasi'yi bazi grglerintereine digbaskilarla
degil, lkenin gelecegi iin i
geligmelerin
baskisiyla ilan ettirmiglerdi.
Byk devletlerin bazilari Osmanh
Devleti'nin
anayasal bir monargi
ol-
masma
ilgisiz, bazilara da kargiydi.
19
Mart
1877de toplanan ilk Osmanh parlamentosu, etnik
ve
din
ynden
o
agm kozmopolit Avrupa imparatorluklarmm parlamentola-
rmda bile grlmeyen bir
renklilige sahipti. Mebusan Meclisi'nin bu
kozmopolit
yapisi
yznden megrutiyetin imparatorlugu yikima gt-
recegi,
o gndenbugne ok tekrarlanan bir slogandir. Parlamento olsa
da olmasa da
sadece Hiristiyan Balkan uluslarimn degil, Arap, Trk
ve
Arnavut
ulusalcihgrun da geligecegine kugku,yoktu. Zaten tarih, bag-
langita slamci Osmanhci bir erevede konfederatif programlar
neren
bu ulusulari kaimImaz bir biimde bagimsizhk istemeye itmigtir.
Avrupa'nm iktisad, kultrel
ve
toplurasal ynden
en
gerikalm1; im-
paratorIugu anayasal monaryiye
kendinden
daha geligmigRusya
arh-
gt'ndan
nce geiyordu. Bu siyasal siramayi
hazirlayan
reformlarm l-
kenin siyasal kltrnde de nemli bir geligmeyarattigimkabul etmek
gerekir.Gnmz
Trkiye'sinde bilinle degerlendirilmesi gerekenOs-
manh mirasi budur.
Tanzimat Dneminde Tanassur
ve
Din Degigtirme Olaylart
Tanzimat Fermam'nm ilmgayrimslimlerin hayatma Garp yazarla-
rmca
ifade edildiginin aksine nemli yenilikler getirdi. Bu geligmeler
apagidaki noktalarda zetlenebilir; a) Ruhan rgtterin
ve
ruhan reisle-
rin devlet kargismdaki konumlarmda farkhlagmalar, Bu geligme Rum-
Ortodoks Kilisesi'nin diger
cematler kargismdaki stn durumunu
kaybetmesi
ve
nihayet hemen btn Hiristiyan
cematierde laik
unsur-
larm glenerek cematlerin ynetiminde ruhan elitin
eski nfuzunun
sarsilmastyla sonulandi, b) Osmanh Devleti'nin laik egitimi glendire-
rek bu egitime gayrimslim genIerin de girmesiyle
kilise egitiminin
ge-
rilemesi,.c) Kilise
ve
gayrimslim okullarmm
sayismm
artmasi, yani
ye-
ni kiliseler,
okullar
ve
yetimhaneler insma izin
verilmesi, d) zellikle
vilyet ynetiminde gayrimslim temsilcilerin de vilyet, liva meclisle-
rinde istigare
grevi ve
vilyet
temyiz
divanlarmda karar sahibi yeler
olarak idareye katilmasi. Bu
sonuncu
boyut 1877Osmanh Meb'sn
ve
yan
meclislerinin
dnyada grlmeyecekbir dil
ve
din halitasi halin-
de tegekklnn de
nedeni olmugtur. Din
ve
vicdan serbesti, impara-
torlukta
o gne kadar grlmeyenve
tarihiligin de gznden kaan bir
geligme daha ortaya ikardi;
o
vakte
kadar dinini gizleyen ve geklen
Msfmanhgi kabul etmig bazi gizli Hiristiyan cematler asil dinierini
aiklamakta bir beis grmediler, ilgintir ki, slm
geriatma
gre
bir ta-
nassur
sayilabilecek bu olaym, pek de yle degerlendirilmedigi ve
hatt
gz
yumuldugu grld. Tanassur
ve
benzeri vakialar bazen cemaatler,
bazen de Ms1manhgi kabul eden bir eski Hiristiyanm tekrar asl
m z-
hebineveya bagka
bir kiliseye dnmesi gibi
olaylarla
su
yzne ikti.
Hatt aslmda yasak olan, bir dinden bagkadine gemeler grld. Bilin-
digi zere slmdevletinde
ve
klsik Osmanh toplumunda bir gayri-
mslimin sadece ihtida etmesi, yani slm
dinine gemesi
mmkndr.
Geri klsik dnemde Ermeni Gregoryenlerin Katolik olmasi
veya
Kato-
liklerin Gregoryen
mezhebe geigi gibi
olaylar vardtr,
ama o
dnemde
daha
renkli
ve
radikal
dindegigtirmeler grlmemekteydi. htidakonu-
sunda da
uygulama
ilgintir. Islmageigsadece
o
ferdi baglar,
ne
usl
ne
de frugu, yani
ebeveyni
ve
evltlan
ve
egi baglamaz. Hatt Hiristi-
*
Tanzimat'm 150. Yrl Sempozyumu,Ankara 1994,s.
42-49.
yan
sipahilerden ihtida edenlerin
ogullarimo eski dinlerini muhafazaet-
tigibile grlr. 1556/H. 963'e ait bir Mhmme kaydmda (BOA, no:2
s.
991, hkm 96) Dilvine
beyi bir mektup gnderip;
Kuronug
nahiyesinde
30
mtemekkin
ve on yll nce
vefat eden
Mustafa'mn
oglu Papastrati'nin
slmagelip
tunar
rica ettigini
ve
kendisininMustafatesmiye
edilip ti-
mar
verildigi grlyor. Klsik Osmanh dneminden
verdigimiz bu r-
nek her dnemde ogaltilabilir. Mesel,
1851
ylhArahk
ayma
ait bir ir-
dede Tatarpazan
kazasmdaki muhtedi Ali'nin H1ristiyan zevcesinden
olan ocuklannm durumu hi de Mslmanhk tarafru mutlak istilzam
eden bir zmle ele almmlyor (BOA, .,
Hariciye,
no:
21 S
1268/16
Arahk 1851). Mslman ve
Huistiyanlar
arasutdaki be gibi
olaylan
ele
alip tahlil
ediace,
Tanzimat dneminin getirdigi
degiqikliklerin
pek y-
zeyde kalmadigim dagrrz.
Bu konulann bir lasmma bagka
ahymalarda
deginilmigti."
Burada
Tantimat
dneminde grlen bazi toplu ve
bireysel
tanassur
vakalan
zerinde duracagiz. Tanassur olaylari Tanzimat dneminin ilgin bir
uy-
gulama
ve yeni
anlaytyma konudur. Bu
olaylarla birlikte
gene
makalenin
digmda birakacagumz iki konuyu birlikte dgnmekgerekir
Bunlar: L
Osmank gayrimslim cematlerinin kilise, okul
ve
hayir kurumlari kur-
mak alamada eskisinden ok daha byk lde msaade
almalaridir
(maamafih,
samldigmm aksine, bu konuda tambir serbest yoktuve es-
ki
usulle izin almiyordu. 2. Nihayet devletin kurdugu laik egitim ku-
rumlarmda saptanan
kontenjanlarla (toptan
te bir
ve
her cemat iin
tahmin
edilen nfusa gre
bir oranla) gayrimslim genIer okuyup Os-
manh brokrasisine
girmiplerdir. Bu olay yahut geligmebir
arada
d-
nlecek
olursa, Tanzimat
asrmm
muhtelif dinden tebaast iin
epitlik
ve
din hrriyet
alamnda nemli bir agama
olarak saptanmasi kaiml-
mazdir.
1857
ylhada
Musul'da vukua gelen bir tanassur
olays
ve
bunun B-
bl
ve
yerel yneticiler tarafmdan zm bize ok ilgin geligmeleri
gstermektedir. Hi gphe yok ki, tanassur
slmdevletinde lmle
ce-
zalandmlacak bir sutur Bu olayt grendigimiz sadretin
arz
tezkiresi
,
ve
ikan irdeye gre,
"Musul ahlsinden
anasi
Hiristiyan iken, bundan
otuz bey sene
evvel kabul-1 slmiyyet
edb, bu kerre zevcesi
ve
erkek
*
'Tanzimat Dneminde Balkanlar'da Ulusal Kiliseler ve
Rum-Ortodoks Kilises',
Mill Kufphane, Tanzimat'm 150. YddnmSempozyumu,Ankara 1991,
s.
82-88
konulu tebligimile
ODT,1darf
limlerFakltesi,Tanzimat'm150.
Yddnm Ulus-
J araras: Sempozyumu'nda, 'Tanzhnat ve
Gayrimslimlerin Ruhan Reisleri'
konulu tebliglerim.
evldt ileberaber
tanassur
eylemig
olan pahis hakkmda mahallince iera-
si tasmm
olunan
muameleyi
ve ba'd ezn dah bu misullu ahvlde
nasiI
hareket olunmasi
sulini
ve
Musul'da mine'l-kadm
Katolik mezhebin-
den bulunan teb'ya talim-i yn eylemek
zere mine'I-kadm det oldu-
y
gu
vehiyle
Papa tarafmdan
kasid
(nunciatur
anlammda,
fakat herhalde
psikopos dzeyinde din grevlisi) nmiyle orada bulunan
papazm
bu
maddede medhali
ve
bu yolda mesa-i
mazarrasi
meyhud
ve
mahsus
ol-
mastyla..." Anlayalacagi zere
eski
dinine dnen biri sz konusudur.
Hakkmda ahnan karar iseyerel
ve tekil olmayip
bir
uygulamayi
yansit-
maktadir:1
"Bu misul1lerin,
slmiyetlerizamanmda ikamet ettikleri
yerlerde bazi
slmamahsus mahat
ve
kurada veyahud slm
ve Hi-
ristiyan muhtelit bulunan gehir
ve
kyIerde kalmalan mlke mahzur
ve
mazrratz
ve
mrtediyyin
hakkmda dahi muhatarat1da olacagi
(da-
vet edecegi)
ve
bucihetle karar-2megrh
dairesinde olarak bunlar hak-
larmda mnsib grnecekmuamelenin icrasmda
hi mn olamayaca-
gi
ve
bu kabilden olarak, bundan evvelce
Girit'te
zuhr
edenler hakkin-
dayap21d2gi.gibi,gerek gahs-1merkmun
ve gerek emslinin, ehlisi
yal-
ruz
H1ristiyandan ibaret
bulunan ve
eskiden sakin olduklan mahallere
uzak olan yerlere zemn-i mnsib ile
gnderilmeleri
ve bu mumelenin
tedbir-i
mlkiye iktizasmdan
olacagnun ire
ve
ikfiza edenlere
dahi ol
vechiyle ifade
olunmasi suretlerinin,
mahalline cevaben
ve
bi'l-etraf
ya-
zilmastlazim gelecegi beyn olunub..." Anlayildigi zere bu gibilerin
ca-
nma ve
mahna
zarar
gelmeden, hadise ikmayacak bir mahalle ahlsi .
Hiristiyan
olan
yerlere
nakti daha nceden bireysel
ve
topluca
tanassur
olaylarmda
Bbil'nin ok dikkat ettigibir husustu. Gerekten debu
ta-
rihlerde
bu gibi vakalar hi de nadir olmamahdir
ve
lkede
daha nce-
ki asirlarda
geklen ihtda etmig
grnen gizli Hiristiyan cematler
haki-
kiinan1armi a1klamaya Ipglamigti
ve
bundanbagka,dinden dine dn-
meler de
grlmekteydi. rnegin,slmdevletinde ihtda
(slmagir-
me) digmda Msevlikten Hiristiyanhga
yahut HiristiyanhktanMusev-
lige geiggibi din degigtirmelerde yasaktir. Fakat Tanzimat dneminde
bu kaideye ok uyulmadigim
rneklerle
grecegiz.
1859ylh Nisan ay1baglarmda Sadret'in Mbeyn-i Hmyn'a
sun-
dugu
arz
tezkiresinde skb
ve
Prizren havalisindeki bazi szde Ms-
lmanlann din-i as1lerini iln ettiklerinden
sz ediliyordu:2
"Atfell efendihazretleri, Girit
ve
Trabzon
tarallarmda
oldugu
gibi
skbve
Prizren
havlisindedahi bazi kesn mine'l-kadm
batinm di-
n-i Iseviyyeye salk olduklan halde, zahiren
z slmdabulunub
ara si-
ra
mezheb-i asllerini iln eylemekde
olduklan
ve
htt bundan
bey
on
sene
evvel bunlardan birtalam familya iln-1 sevyye.iderek of vakt
1 BQA,
1.,MM,
no: 357, 14C
1274/30 Ocak 1858.
2 BOA, .,Hariciye,
no:
8922, 25
Q
1275/28 Haziran 1859.
terk-i vatan itdrlb, Brusa'ya (Bursa) gnderilmig
olduklan halde,
yi-
ne
vatan-l
asllerine ide kilmdiklari
misllu,
bu kere dahi skbve
Priz
ren'de bu talamdan olan bazi kimseler yine
bu arzuda olduklan ihbar
ve
32 halen ve
uslen bir
gey
denilmemek lazim gelecegi
dah ihtar olunub,
bunlar
sahihen H1ristiyan
olduklari halde cebr ilez slmda
tutmakdan
bir fide olmayub, bilkis bunara
Mslm denlb de,
mezheb-i aslleri-
ni iln etdikleri
suretde ehl-i slmdaniken tanassur
etmig gibi grndk-
lerinden bunun
s-i te'sirati
olmasiyle, asillan Hiristiyan
oldugundan,
kendi hallerine
b1ralold1 gsterilmek
daha mnasib olur isede.
"
deni-
yor.
Devamla, "Bunlarm durutnu ve
Mslman
ahlnin tepkisinin
ne
olacanm skb
valisine tahkik
ettirildigi
ve
mezkr vilyetteki Meclis-
i id
are
azlarmm ifadesine gre
debu maklelerde hal-i slmiyet
mefkud
olub gimdiye degin bir
iki defa tahvil-i mezheb
ettikleri
ve
ahl-i Msli-
me
tarafmdan
bir
gey
denilmeyecegi dahi
anlagild1ndan bunlar aleyhin-
debir
gey
vuku bulmayacana dellet
eder,"
denmekteydi.Bu tezkirede
sz
geen
Girit
ve
Trabzon
vilyetlerindeki benzer
vak'alar buralarda da
gizli
Hiristiyan
cematlerin varhgmm bilindigi ve zimnen
tamnd1miga-
ret
etmektedir. Aslmda bu
vesikada, bu gibilerin bir defterinin dzenlenip
merkeze gnderildiginden de sz
edilmektedir. Tabi bunun
19.
asir part-
lan iinde hara veya
czye gibi
vergiter tatlu
ve
tahakkukuiin
yapilma-
digi
aiktir. Ancak idarenin bu
cematler hakkmda slmlardandaha fark-
hbit politika izledigi
ve
bilgi edinmeye nem
verdigi anlagihyor. Mesel,
Girit'te
bu gibi
tanassur
eden galuslarm miras davalar da farkh bir gekil-
de
zmlenmigtir.S
Girit'tekibu gibi gizli Hiristiyanlar hakkmda seyyah-
lann
raporlarma dayanan bilgiler
ennemli kaynaktir. Suzmrenin
etnik
mengei de tartigilnugtir. Bunlarm
adamn
fethinden
sonra
m1klerinikoru-
mak
isteyen,
eski Venedikliler
olduklan
ve
zahiren Mslmanhg1 kabul
ettiklerini ileri srenler de
olmutur.*
Bugibi
topluluklann etnik
ve
din
mengeini aragtirmamn glg
ortadadir. Trabzon
vilyeti
dahilindevar
olan bu gibi topluluklarm kahntilarma Hamginli
denmekteydi.5 Pilolojik
historik cidd aragtirmalara konu
olmayan bu kk topluluklann din-et-
nik mengei hep tartigma
konusu olmuytur. Gizli
valtiz deti digmda et-
nografik tetkikler deyeterli malumat
verememektedir. Tanzimat dnemi-
nin bu konulara iligkinbelgelerinde de tanassur
olaylan
veya
gizli Hiris-
tiyatthgm grldgu
ky
adlan verilmemektedir.
Eugibi yerleri bugnn
3
BOA, Girit
defterleri 1273,
no.
137.
4 R. M. Dawkins, 'The Crypto-Christians
of Turkey', ByzantionVIII/1933, fasc. 1,
Bruxelles 1933,
s.
252.
5 R. Benninghaus, 'Zur Herkunft
und ldentitaet der Hemginli', EthnicGroupsinthe
Republic
of
Turkey,
ed. P.A. Andrews, Wiesbaden 1989,Beihefte
zum
Tbinger At-
las de Vordeten Orients, s.
475-495;bkz. R. K Dawkins, a.g.m., s.
258'de Kromni
denen
grup
hakkmda.
NWIIIMIEWSEfD-RIET Pr:WM .
mas.mmmmmm-......nn--.
...-..... .
yerel tarih
aragtincilari ortaya
akarmaktadirlar. Arnavut tarihi B. Grace-
ni; Elbasan, kodra,Dra
civarmda bazi kylerde grnugte Islamfakat
aslmda Ortodoks
veya Katolik
inantaki kyleri tesbit etmig, bunlan
Avusturya ve
Rusya
argivleri konsolosluk kayitlarmdan da ikanyor. Bu 33
gibi
Hiristiyanlarm
vaftiz adlan yamnda kye gelen idarenin temsileileri-
ne
kaydettirdikleri
ikinci isimleri
var.
Kylerde cm yok
sadece gizli kili-
seleri
varmig.
Fakat kasabada isehem
cmi, hemkiliseleri
varmi..6
Gerek
gu
toplu tanassur
rnekleri, gerekse
tekil rneklerden de anla-
ilacagi
zere Tanzimat dneminde slmdanikig(irtid)
olaymi
negre-
dilen belirli kararnameler
veya
dig devlet raporlan ile
anlamak
pek
mmkn
degi1dir.
Olaylan
zaman ve
mekn itibariyle daha genig bir
evrede
aragtirmah
ve
mutlaka Osmanh devlet
aryivlerini taramahdir.
Son zamanlarda bu alanda 1kanDr. G. Bozkurt'un bu konudaki tasvir-
lerinde gze
arpan
noksanhk bizce budur. Su ahymada 25 Agustos
1843'te Mslman olmugken pigmanhkla
eski dinine dnen bir gencin
idmi
uzerine
ngilteree1isininprotestolangibi, literatrde tekrarlanan
olaylar zikredilmekte
ve
Osmanh Devleti'nin bu konuda taviz
vermedi-
gi
(hilfetve
kutsal kitabm hkmleri
dolayistyla)
ve
Bbll'nin bu is-
rannm
Protestan
misyonerlerin faaliyetini
engelleyerek faydah
oldugu
gibi
bir hkme
varihyor.7
Hemenbelirtelim ki, daha nce Katolik misyo-
nerler, 19.
as2rda da Protestanlar, birka vkiaya ragmen kendilerine Mu-
sev
ve
Mslmanlardan pek sahib-i
ruh katilmayacagnu
anlamilardir.
Aslen faaliyetierini de daha ok Arap Huistiyanlar
ve
mezhep kavgala-
niindeki Ermeni topluluklan zerinde yogunlagtirmigve
losmen baga-
nh olmuglardir Bu alanda Balkan Ortodokslan
ve
hele Rumlar zerinde
etkiliolamadiklan da aikttr. Gerekte Tanzimat devrinde tanassur.olay-
Iarma Osmanh
Devleti
gz yummaktaydt ve
bu konuda diplomatik ve
idar kademelerde tartigilagelen lm cezasuun pek
uygulanmadigt,
fa-
kat toleransm veya
umursamazhgm da
resmen
iln edilip gze gsteril-
medigi
anla1hyor.
Bir gayrimslimin islmdinine geigi(ihtida)iin de 19. yzy11dabe-
lirli kurallara
uynlmaya baglandi.
nk
bu gibi
olaylar gerekten kili-
senin mdahalesi
ve
bireyin eski dindaglart
ve
aile yelerinin ikardig1
hadiseler ve
bunlara bazenkonsoloslarm kanoasiyla da
neticeleniyor-
du. 10Ekim 1851'de; Ali adh bir
muhted
kansun evvelce bogamig
olup,
ocuklann
yansi
analarmm dininde,
yarm
isebabanm dininde
ve onun-
labirliktedir. Yunanistan konsolosu (Edirne'deki) ocuklann ikisini kon-
soloshanede ahkoymakta, diger ogul Arifin gikyetiyle sorun ortaya
6 Bardhyl Graceni, 'LeCryptochristianismedans laregion du Shpat
au
Cours dela
Derniere Periode Ottoman', StudiaAlbanica,XXVI/2, 1989
s.
9 102.
7 G. Bozkurt, GayrimslimOsmanh VatandaannmHukNN
TNMM
($39-l14),
TTK, Ankara 1989,
5.130-139.
ikmaktadir. Metropolit de igekangmca, Edirne valisi duruma mudaha-
le
eder
ve
konsolosu
uyarir8
Byle tipik bir olay 1851 yilmda
Sam'da
Rum-Ortodoks iken ihtida eden bir kadmm kizi yznden iktr. Kizm
34 eski dinindekaldigi iddiasi Rus konsolosu, yerel yneticiler
ve ngiltere
konsolosunun da kangmasiyla piddellenen olaylara sebep oldu. Bu
ne-
denle 19. yzyilda bir gayrimsliminihtida etmesi her geyden nceonun
serbest irade beyamna
ve
regit olmasma dayanan belirli bir usulle mm-
knd. Devlet
ve
ynetici by konuda
son
derece
titizdi?
Aslmda bir
gay-
rimslimin ihtida etmesinde
takip edilecek usul gyleydi: Muhtedinin -
git
olmasi, bir
memurun ve papazm
nnde irade beyanmda bulunmasi
gerekiyordu. Sonralan Adliye
ve
Mezhib Nezreti'nin kurulmasiyla s-
z
geen
memur
bu
nezreften
geliyordu.10C
1297/20
Mayis 1880tarih-
li Tercman-1Hakikat
gazetesi Bursa'da evinden kaan bir lazi yamnda s-
tanbul'a
getiren
Sohte Mustafa'mn, kizi Mslman
yapmasi
zerine Rum
patriginin gikyet ettigi
ve
gikyetin hakh bulundugunu
bildiriyor.10
Muhtedlerin bazen iktisad ynden sikmtiya dgtkleri gz nne ahn-
digmdan bunlara yardun ediliyordu. 16 Ca
1274/3
Ocak 1858 tarihli bir
irdeevld
ve
yliyle sefil kalan
muhtedye
Emine Hatun'a, Mliye hazi-
nesinden Evkaf-1Hmyn'a 1150kurug nakliyle
ev
verilmesi kararlagti-
nlm19ti.11
slmdevletinde
gayrimslimlerinslmmd1pmdabir bagka dine
ge-
mesi
hoykargilanmaz
ve
msaade edilmez.
Geri bu kurala mezhepler
arasi
geigte pek uyulmanugtr.
rneginErmenilerin Katolik
ve
Gregor-
yen
Ermeni kilisesi arasmdaki seyyaliyetleri
byleydi. 12Ca 1268
/4
Mart
1852 tarihli bir haricye
arz
tezkiresinde debelirtildigi zere;
'vakia
Hiris-
tiyan tebnm tebdil-i
mezhep eylemelerinde
Devlet-i
Aliyyece
bir bes
yo-
gise
de', bu gibi toplu mezhep degigtirmeler bazen Bursa valisinin
mez-
kr tarihteki rndahelesi gibi, Fransa viskonsolosunun tegvikiyle vukua
gelmig
ve
Ermeni Patrikhanesi'nin mdahale
veprotestosunuyaratrug-
sa,
Bbil'nin duruma el koymasi
gerekebiliyordu.Bu olay Bursa Gl-
pazan
kazast Trkmen karyesindeki Ermenilerin Fransa'mn tegvikiyle
Katolisizme dndrlmesi zerine
patlak
vermigti
ve
Bbili hulefdan
Enis Efendi'yi tahkikat iin greviendirmlyti.12
1830'larda Elliott'un gezi
notlarmdan anlayildig1zere imparatorluk-
ta
Dogu
Avrupa'dan gelen
ve
Protestanhga
geenbir haham (calman
ad-
h) gibi
nadir vakalarm yanmda,13Suriye-Lbnan mmtikasmda
Protes-
8 BOA, , Hariclye, no:
4028, 21 S1268/16 Arahk 851.
9 BOA, I, Hariciye, 28B1267/29 Mayis 1851 tarihli tutanak.
10 BOA, YddizArgivi,
Hususi 164/91, 10
C 1297/20 Mayas1880.
11. BOA,.,
DahiliyE,
no:
26024, 16Ca 1274/2
Ocak 1858.
12 BOA,1.,Hariciye,
no: 4133, 12Ca1268/15 Mart 1852.
13 C. B.Elliott, TravelsintheThreeGreat Empiresof Austria, Russiaand Trkey,Lon-
don 1838,
c
R,
s. 227, 230, 24L
tan olan bir Marn, hatta birDrzye bilerastlannuptir.
Yezdler gibi ba-
zi
din gruplar konusunda Osmanh ynetiminin Tanzimat'tan
sonra
eli-
gikbir
tutumu
da vardu
6Ekim1853/3 Muharrum 1270 tarihli bir irde;
Muy sancagmda kin Yezd tafesinden olup, mukaddema bazi mtealli-
3
katiyia ihtWaetmig
olan Ahmed Efendi'ye tiyye-i seniyye itasmdan sz

ediyor.14 Tanzimat siralarmda blgede Bedirhan Bey'in Yezidlere kargi
uyguladigt baskici fanatik harekt Bbili'yi rahatsiz etmektedir. Dnem
boyu ngiltere
bu grubun potektorasmi yklenmiggibidir.15Ama belirt-
tigimiz gibi bazi Hiristiyanlarm digmda Musev, Mslman, Drz gibi
gruplar
arasmda
din degigtirme olaylarma sika
rastlanmadigt bilinmek-
tedir. Mezhep degigtirmek Tanzimat'tan
sonra
gayrimslimler iin daha
da serbest olmug,
gruplar arasi atigmave
hadiselerthmadika, dogrusu
Osmanh ynetimi bugibi
olaylarla
megguI de olmamigtir.
Kugkusuz
gayrimslimleregetirilen bazi egit stat haklari
ve
hatta
tagra idsinin dzenlenmesinden
sonra,
onlarm memleket meclislerin-
de yelik yoluyla idareye iytiraklerini saglayan
yeni uygulama;
mutaas-
sib Mslumanlar tarafmdan ilknce kabul edilmig degildi. Daha dogru-
su
sadece Mslmanlar degil, gayrimslimlerin bazilan bile digerlerine
kar eski imtiyaz1armi kaybetmekten dogan bir hognutsuzluk iine gir-
diler. Dudnemlerde kank evliliklere bile bazenkoca bir cemntin
na-
sil
olaylar ikararak mdahale ettigi bilinmektedir.
lk anda memleket meclislerinde
gayrimslim
yelere karp br
Ms1man yelerin
tahkrnetavir taknupmuhalefet ettikleri; Rum
pat-
riginin gikyetlerinden anlg1hyor16 Bbll bu gibi geligmeleri nleme-
ye
ahgiyordu. Buna karphk getirilen hrriyet
ve
egitlik prensipleri de
bazen gereginden daha genigyorumlandi. Prof. nalctk'mverdigirnek-
teki gibi:
Konya
amardi
kazasi Megeli karyesi kylleri cizye-i ger'iyye-
nin artik kaldirildigru
ve
demeyeceklerini bildirerek
ayaklandilar.17
Tanzimat'm getirmekistedigi kurumlar ok
yerde
kepki doguniu, yanh;
anlapldi. Haleb'de Hiristiyan cematler ile Mslmanlar arasmdaki
mnferet eskisinden daha ok artti
ve
1853ylh sonbahan bundan m-
tevellid hadiselerle.geti
ve
hkmeti ok
ugragttrd1.18

Drziler konusunda Osmanh ynetiminin tutumu IIgintir Mslman ulemsi


bu grubu kendilerinden
sayma
egiliminde degildir. Fakat idarenin nezdinde bu
grup
gayrimslimlere has bir statde ele almmaz.
Bununla birlikte devletle olan
iligkilerinde deMiislmanlardan farkh bir muamele
ve bakipamaruzdurlar.
14 BOA,,MV,
no: 11312,3M. 1270/6 Ekim
1853.
15
J ohn
Guest,
The Yezidis, London, New York 1987,
s.
92
vd.
16 BOA;1,MV.,
no: 226, 9Za1256/14Ocak 1841
tarihli
arz
tezkiresi;1.
Ortayh, Tan-
zimat'san SonraMahalIfidarefer, Ankara 1974,
s.
25.
17 H. nalczk, Tanzimat'm Uygulanmasi
ve
Sasyal Tepkileri', Belleten,
c.
XXVIII,
sayi
l12, Ankara 1964,
s.
681.
18 BOA,I.,Dahillye,
no:
17756,9M 1270/9 Ekim1853.
1850
ylh
Temmuz
bagmda Trablusgam'da bir Hiristiyan
cenazesi
es-
kiden oldugu gibi katir s1rtmda degil, komgularm
omzunda
taanyor
di-
ye
bazi
mutaassib Mslmanlarm
argi
ortasmda hcumuna
ugradi. Ga-
36 riptir ki, hadiseyi ikanp
zabtiyeden kaanlar
sonra
yakalandiklarmda

verdilderi ifadede,
buvakte kadar neredeydiniz sorusuna;
etraftaki Hi-
ristiyan manastirlarmda kegigkihmda
saldandildan cevabmi
verdiler.19
Tanzimat dneminin
etkileri imparatorlukta samIdigmdan daha derin
olmuytur. Taassub
artlyordu, taassubunyamada din degigtirmeler gr-
lyordu. Hepsinden nemlisi birok inanca
salik cematlerin iinde, di-
ni mme hayatmdan 1karmayabaglayan laikleger zmreler doguyordu.
Bu sonuncular iin Tanzimat dnemi,
ottak bir Osinanhhk boyutunun
ortaya iktigi devirdi
ve
onlarm
tesiri tm Ortadogu'nun
modern tari-
hinde herkesten daha genig
boyutludur.
19 BOA,i.,MV., no:
5184, 23S 1266/6 Ocak
1850.
Tanzimat Devri Bastm
zerineNotlar'

Tanzimat dnemi, siyasal
ve kltrel tarihimizde deta bir tek ku-
rumun doguu
ve
geligmesiyletammlansayeridir, bu da kitapve zel-
likle sreli yayinlardir. 18.
yzyilda Trk
matbaasi baanh
smav vere-
memig, bas1Ian kitap miktan baghk
ve
basla adedi
olarak pek dgk
derecede kalmig, matbaa okuyanlarm hayatma
girememigtir. O kadar
ki, 18. yzyilda
en
ok bagvurulan vakanvs
tarihleri ve bazi edeb
eser ve
divnlann, guar
tezkirelerinin bile
yazma
koPyalar halinde
dolagimda oldugu malmdur. Su eserlerin nemlileri de,
gene
19. yz-
yllda basilmistir Nedenleri ikidir. Evvel, hurfat farkhhgi nedeniyle
baslo
ve
dizgi teknikleri uyarlanamamig,
ama
asil
nemlisi, kitap oku-
ma
ahgkanhgl
yerleptirilememigtir.Su alanda
din nedenIerin
veya
des-
pot
idarenin rol ise aslmda
gene
tartigilmaya deger.
nk
okuma
ahykanhg1
ve
talebi olsa, birtakim eserlerin
o
devirde Venedik
ve
Viya-
na
gibi
Sark
dillerinde matbaalarm igledigi
yerlerde, basihp getirilip
sa-
tilmasi pekl mmkn olurdu.
18. yzy11daKur'an
ve
nemli din metinler
(perh
ve
tefsirve
En'm
czleri) baskt digi b1rakilmig
ve
bu konudaki
yasak 19. yzyilda da de-
vam
etmigtir. 1853-54'l
yillarda bile
'matbu'
Mushaf-1
Serifierin
men'ine' dir
yasaknmeler
ikiyordu.1
Ancak matbaa
yasagibu konu-
da artik
devametmemig olmah ki, sonraki dnemde basmanshalara
rastlamyor.
18. yzyilm
en
nemli
olayi
gazeteve
sreli
yaymlarmhayatumza
girmesidir, demigtik. Gazete Osmanh toplumuna Resm Gazete olarak
girdi. Bu 13
ve
19
yzyil
reformlarmda
or
tak bir zelliktir. Byk Pet-
ro
da Vedemosti adh resm
gazete
ilebasimRusya'ya sokmugtu. Bu
a-
gm
resm gazeteleri bugnk gibi sadece kanun, emirnme
ve
resm
tebligleri
yayunlamakla kalmaz; i
ve
dighaberlerede
en
genig
ve g-
*
Cahit Talas'aArmagan, Mlkiyeliler Birligi Yayuu,, Ankara 1990,
s.
397-404.
1 BOA, 1, Dahiliye,
no:
16207, 25M 1269/8 Kasim 1852. "Mabaa-i miredenba-
sahbsatilan Mushaf-1prifler oldugu duynlmug, bu saygisizhm nlenmesi...."
iin 1kar11anirade.
BOA, 4, Yildiz Argivi Hususi, 527/H, I C 1323/3 Agustos
1905 tarihli irade; 'Mushaf-1
griflerin
tab'Irun
Matbaa-i Osmaniyye'nin
taht-i
inbisannda muhafaza edihnesini'
ve
diger
matbaalara
yasak edilmesini
emre-
der.
dml anlamda
yer
verirlerdi.
Hatt,
Takom-i Vekayfhabellerlede
ye-
tinmez, polemik
mahiyetindeki yazilar (zellikle
Misir Vlisi Mehmed
Ali Paga'ya karyi)
ve
bazi ilim
ve
fenkonularmda
makaleler de
yay1m-
38 lardi.
Abartilmig
tagra
haberlerine de
yer
verilirdi. Bu
gazetenin
mesel;
T1rnova'da iki yenierinin
dirildigi
ve
vampirlik
yaptiklan gibi, yenie-
rilere karyi nefreti canh
tutmaya
yarayacakdedikodulara da
stunlann-
da
yer
verdigini,
zikredebiliriz.2
Gazete, Osmanh uluslannm hepsi iin
tarih, cografya, edebiyat
ve
hatt iktisat, itimaiyyat
gibi disiplinierde
de
popler
bir etmen oltnuptur Lvn-i VApfa ilk sydamda
iktisat zerine, Malthus kurarm zerine makalelerin
yer
aldigma bir
ya-
zida
deginmigtik.3
Azmhk gazetelerindede bu konuda gretici makale-
lere nem verildigini grecegiz.
Osmanhlar
okumaya
kitapla
degil,
ga-
zete
ve
dergi ilebaglamiglardir. Matbaaysgayrimslim
cematier Trk-
lerden
evvel kullanmakla beraber, yaymlar din olarak
kaldigmdan
ga-
zete onlar arasmda da
ayni
iglevi grmgtr.
Nihayet 1860'h y111arda,
zel gazetelerin
negri
yarunda,
Midhat
Paga'rungirigimleriylevilyet-
1erde de gazete 1kanlmig; bunlar
o
gnk mahalI sorunlar
ve
kltr
hayatim
etkiledilderi
gibi, bugn de tarihilik iin
en
nemli belgeleri
ieren koleksiyonlar olmak niteligine erigmiglerdir. Kugkusuz Takvm-i
VeMyzgn
sade bir Trke ilehaypta girmigve
buna dikkat.edilmig-
ti. Aym
geyiBulgarlann, Ermenilerin, Rumlarm basm organlan iin sy-
lemek de mmkndr.
Nihayet yabancilannkapitlasyon haklanndan yararlanarak
gazete-
cilik
yapmasi ve gazete
ikarmastyla nemli bir kurum daha ortaya ik-
nuptir; hkmetin sansr
ve
para
ilegazeteci
ve gazetesatin
alarak iste-
digini yazdirmas1... Eu ig,son asir devletrgtnn degigmeyen bir
meg-
guliyeti
olarak da kalmigtr Tanzimat brokratlan, ok nceden kontrol-
l
ve
sansrl bir basm
ve yabanc1gazetecileri,
abone
yazilmaveya ba-
gigla
elde etme metodunu geligtirdiler.Telgrafmyayildig1bir dnyada,
18. yzyil Rusya'smda oldugu
gibi,
resm
gazeteninyabanci basmi yanil-
tacak haberler vermesi
yeterli degildi. Istenen
ve
istenmeyen veya sapti-
nhm; haberler kisa zamanda Avrupa basmma yerel muhabirler aracih-
gtyla
ulagryordu.
lkeninher yermde,
tccar, gazeteci ve
konsoloslar
vardi.
stelik, o
dnemin Avrupa gazetelerinde
Konstantinopl rnahreli
haberler, bugnknn aksine, her
gazetede,her gn
stun
stun
verilir-
di.
nk
Osmanh
imparatorlugu byk devletlerdenbiriydi
ve
dn-
yanm
ilgin bir blgesinde idi.
Osmanh mparatorlugu'nda
esasli biimde faaliyete
geen
ilk mat-
baa,
yani
Trke basun
yapan
kurum,Msir, Kahire yakinlarmda Bulak
kasabasmda
1822'de kurulmuytur. Durada Mehmed Ali Papa, Arabca
2 TV, 19Ra1249/7 Agustos 1833nshast.
3 .Ortayh, 'Osmanhlarda lkTelif ktistElyazmast', Yayd, Ekim1983,
saya
l,
s.
37
eserler
yanmda Trkelerinin
debasilmasuu saglanugtir. Nitekim, 18.
asrm
vakayinmelerinden
olan Vastf Tarihi'nin iki cilt halmde burada
basilmig olmasi
buna bir rnektir. Aynca Rafatel-Tahtav'nin Fransa Se-
yhatnamesi,
1834'te Arabca
ve
1839'da
daTrke olarak
gene
burada 39
basilmigtf Gazete ise, Osmanh Trkiyesi'nde
hayata Izmir'de
girdi.
1824'te LeSmyrnden,
sonra
Spectateur Oriental, leCourrier deSmyrne
ve
nihayet
J ournal
deSmyrnebu gazetelerdir? Nihayet
Misu'da Mehmed
Ali Paya imparatorlugun ilk Resm Gazete'si diyebilecegimiz Vak-i
Misriyye'yi 1828'de
Misn'da
yayma
ikardi. Kugkusuz, bu
gazete
stan-
bul'un irdesi digmda
ve ona
karg1
polemik iin
yayma
baIamigtir.
Mehmed Ali Paga'nm bunun
gibi bir
yaymt
da Girit
valiliginde
ikart-
tigi Vak-i Giridiyye'dir
(1831'de).
Valt-iMrsriyye, Arabca-Trke, ikin-
cisi ise Ruma--Trkeikiyordu?
Takofm-i Velay belki buyzden
a-
buka ikartildi. Ashnda Osmanh idaresinin bilinen ilk vilyet
gazete-
si Midhat Paga'nm Tuna valfligi s1rasmda
Ikarttig:
Tuna-Duna imig
g-
rnyor. Ancak endan ok nce
muhtar bir idaresi olan Sisamadasm-
da (Sisam emreti)
bir vilyet
gazetesi
ikartilnug olmasi kuvvetle
muhtemeldir.
Sisam emretinde
'Rumiyu'l- ibare bir
gazete
1kanlma-
si' iin 26
Qubat
1852'de bir irde ikar1Imigt17
Eu gazetenin nshalan-
m
bulamadik. Gayri-Trk imparatorluk tebaasi iin zel gazetelerin
i-
kardmasi da plnlannug
gibi grnyor. Byle bir
gdml
gazetenin
Arablar iin 1kar11masi
gerekli grlmg
olmah.ki,
Ceride-i Havadis'in
sahibi
ril
Efendi'ye,
gazetesinin
Arabcaya evirilerek basilmast iin
ruhsat
itsi, emredilmigti.6
ok
daha erken
bir tarihte 1840'ta hkmet
Brmenice bir
gazete
ikarmak tegebbsndeydi.9Nihayet 29 B 1268/
19Mayis 1852tarihinde Sahhak Ebro
ve
Krikon
BeylerErmenice bir
ga-
zete ikarmak iin izin
ald11ar.10
Sahhak EbroBey, Tercme Odasi
me-
murlarmdandi
ve
Takvm-i Vekyfnin Fansizcasmi
Ikarmakla
grev-
liydi. Kendisine bu grevinden dolayi
maag
baglandigi bir yil ncesi
hir Meclis-i Vl kararindan
anlagiliyor.11
Sahhak Ebro, Tanzimat dne-
mi Osmanh-Ermeni aydmlarmm
nde
gelenisimlerindendi; tarih, ikti-
sat
gibi dallarda nc sayilacak derleme
ve
tercme
yazdart
vardir.
Ge-
4 Ercment Kuran, 'Basmacihm Osmanh Toplumuna Tesirleri', TrkKtphane-
cifer
Dernegi 250. YdToplant2sz
BildiriTeri,Ankara 1979, s.17.
5 Orhan KologIu, 'LePremier
J ournal
Officiel
en
Franais
a
stanbulet
ses
Reper-
cussions en Europe', BasumamqBildin
(tarihsiz).
6 Orhan Kologlu, The Problem of theTurkish and
Arabic Languages and the Ro-
leof Miaqai
Misriyye', BasumamyBildiri (tarihsiz).
7 BOA,f.,MV.,
no:
9105, 11 L 1268/28 Temmuz 1852.
8 BOA,.,MV.,
no:
15183,12 C 1272/17
Qubat
1856.
9 BOA, Dahiliye,
no:
1113,21
Q
1256/18
Ekim1840.
10 BOA,
l.,MV.,
no: 8257,29B
1268/19
Mayis 1852.
11 BOA, MV.,
no:
6647, 16C1267/18 Nisan IB5L
ne
buy111ardaFransa tebaasmdanKapol (?)
isimlibiri, Ermenice
bir
ga-
zete
negri iin ruhsat
almigt1.12
Nitekimaym yll
iinde
(1267
H/1850-
51) bu zat ile Uncu Halil Aga'ya litografya destglu
ve
kitab tab'1iin
40
msaade
ve
ruhsat
verilmigtir.13
Aynen Rusya
Bilimler Akademisi
ve
Paris'teki BibliothequeNationale
rneginde oldugu gibi derleme amaciyla, 'Bb-1Serasker'deki Tercme
Odasi'nda tanzim
olunan ktbhaneye, basilmig
ve
bas11acakktb
ve
resailden bilsemen (parasiz) birer
nsha it olunmast iin' bir
irde
ikmigt1. Su derleme ve
koleksiyonun
alabeti
ve ne
lde gerekleyti-
rildigi
ve
kalmtilan hakkmda bilgi
sahibi
degiliz."
Genebu
yll
iinde
(yani
1850-51) ktphanelerde mevcut kitaplarm telefden
vikayesi
(g-
zetilmesi)
ve yed-i here (diger
ellere) gememesi
zumunda bir
rabit-
i hasene
(gzel
saglam sisteme) konulmasma dair
bir irde de
aktt.15
Matbaa
ve
kitap ylh gibi grnen
bu 1267/1850-51 ylh
hakkmda ku-
tphaneciler tarafmdan genigbir tarih aragtirma yapilmahdir.
Aym ytllarda
Trk basm tarihinin bizce ilgin olaylarmdan birine
daha
rasthyoruz. Rey-y1 Devlet-i A1yye'den Izmirli Evangelos
(Te-
ma-i Dnya
romamnm yazari
Evangelinos Missalidis) ziraat,
ticaret
ve fennedir bir revue (deyim
budur) iin izin
aldi
(bu
derginin 9.
sa-
yisi
argivde mevcuttur). Bylece Yunan harfleriyle Trke basilan, yani
Karamanlica dedigimiz
yaza
egidiyle debir sreliyaymhayata girmi.-
tir
16
Kendisine politikayave
saltanat-i seniyyeye dair hibir gey
tahrir
etmemesi gartiyla izin verilmigti. Burada henz kanunlagmayan
sans-
rn bir pratik usulne ahit oluyoruz. Missalidis'e Izmifdeki Rum t-
ifesi kocabagisi Yunaki kefil gsterilmtytir(1
Nisan
1850/18 Ca 1266).
Osmanh
uluslan
uyamp
aglarmda gazeteyi daha ok egitimleri
iin kullanmiglardir Gazeten plnda haber
orgam
degildi. lk
Bulgar
gazetesi olan Lyuboslovyeki zmifde,
Konstantin Fotinov tarafmdan
1842'de-negre baglanuptir, bunun
tipik bir rnegidir. zmitde
dogan,
Bulgar basmima bu ncs, negrine
qu
ifade ile baglamigtt: "Bir halk
vatauru tammak iin
cografyasuu, dilini iyi bihnek iin gramerini,
ge-
migini tammak iin tarihi
bilmelidir. Bulgarlarda bunlari
bilmelidir."17
Biranddet
sonra
stanbul,Bulgar basmmm merkezi oldu. Tsarigradski
12 BOA,I; MV., no:
6461, 1267 H.
13 BOA,.,MV., no:
6021, gurre-i. Ra1267/3.gubat 1851.
14 BQA,.,Dahiliyeno: 13873,1267H.
15 BOA,I.,MV., no: 6228, 2R1267/4
Subat
1851.
16 BOA, f.,MV., no:
5578,
Ca
1266/1 Nisan 1850.
17 Georgi
Boqukov, Istoriya
na
Balgarskata
fornalistika,
Navkai zk.Sophia 1976, s.
36.
Vestnik, stanbul'da
Balkapaiuham'nda.ikanhyordu.2 Bundan bagka
stanbul'da
Dragan Tsankov'un ilk
nshasi 28 Mart 1859 tarihini tayi-
yan
Bulgarija adh gazetesi,
Fener Patrikhanesi'ne kar2bamsiz Bulgar
kilisesi kurma hareketinin kavgasuu
veren
nemli bir
organdi. Bulgar 41
basim bir
ara
yabanci himaye de buldu. stanbul'da
Britanyah Han-
ley'in ikarttigi Levant Times, Petko Sandov'u redaktrlge alarak, Bul-
garta
bir nsha daikarmaya bagladi, ztonoVremebaghkh gazete iin
Britanya Sefiri Elliot, Babili'nin btn isteksizligine ragmen msaade-
yi
ald1m Londra'ya Lord Derby'ye, 10Eyll 1874 tarihli
raporund
bildiriyor.19
Yabanci devletlerin himayesi Tanzimat'm sansrc tedbirlerini ol-
duka etkisiz kihyor gibidir.Avrupa tebaahlarm ikardig1Levant Herald
gibi bir gazetedeki siyasal haberler bu dokunulmazhga bir rnektir. El-
ilik himayesi
ve kapitlasyou rejimi bu dokunulmazhga yardun et-
mekteydi.
smi
geen
gazetenin
16Nisan 1867 tarihli
nshasmda Pa-
ris'ten Mustafa Fzil Paga'nin yolladigi 28Mart
tarihli
mektup Young
Turkey bagligiyla yayimlanmaktadir; "In seeking
to
base theOttoman
Empire
upon
constitutional liberty which would establish equality and
harmony betweeri
Musulmans
and
Christians..
'
gibi bir
ifadeyi ierdi-
gi
halde...20
Oysa
Bbil bundan bir yif nce Mustafa Fzil Papa
ve
Pa-
ris'teki arkadaylaruu, yani Gen Osmanhlan, Takvm-i Vekyrde
ya-
yimlananbir tebligle(20
N 1268/6
Subat
1866), "Rezil,iftiract, fesat
ce-
miyeti yeleri," diye aforoz etmigti
bile?
Budurtunda yabanci basmm
Bbil politikasmazarar vermesini nlemenin tekyolu iteki gazetele-
ri
ve
dg basmm da
muhabirlerini abone
bedeli ve
parayla elde
etmek-
ti ve Tanzimat brokratlari erkenden bu usul benimsediler.
Tanzimat dneminde sansr dahaok bir
gazeteveya
smli
yaym
orgamma
n izinle kurulmasi
biiminde uygulanmaktadir. Ornegin
Eduard Blaque Bey'in
'yalmz
usul-i
ticaretedir bir
gazete
iin Dersa-
det'teki bir
mahalde
gazete tab'ina mezuniyet
verilmesi'
gibi
bir ir-
deye
rastlamr.22
Digandan
gelen
kitaplar da sansr konusu olmaktadir.
rnegin:
'Dersadet'e gelmigolan bazi kitaplarm toplattir11masi
ve
ba-
dezin (bundan
sonra) gelirise gmrk tarafmdan inen olunmasma da-
ix' bagka bir tedbir
almmighr?
Bugibi sadret tezkirelerine rastlan-
18 A.g.e.,
s.
61-63; Vy. N. Nacov, Tsarigrad kato Kulturen Zenter
za
Bulgarite do
1877
g.
C. BAN, Sophta 1925,
s.
1-208.
19 PRO-FO (78),no:
3197, Elliot
to
LordDerby'.
20 LeventHerald, 12Astos 1867.
21
TV, 20N
1268/6
Qubat
1866 nshasi.
22 BOA, J .,
Hariciye, no:
955, 2 S 1259/5 Mart 1843. 23
BOA, 1,Dahitiye, no:
21689,
17S1272/29 Ekim1855,
23
BOA, .,Dahiliye,
no:
21689, 17S 1272/29 Ekim1855.
maktadm GerekteIL Abdlhamid devrine kadar sansrn cidd
bir
rgt olarak kurumlagmadigi grlyor. Ancak bu durum, Tanzimat
brokrasisinin demokrat grgnden ileri gelmemektedir. Yaymhayah-
42
nm geligmednerlinde, henz sorunlann artmamasmdan ileri gelenbir
gevgek
politika olarak anlagilmahdir. Onsansr,yani (censupralable)
Tanzintat dnemi boyunca grlmeyen
veya
mevzi
kalanbir uygulama-
dir Ama II.Abdlhamid
ynetimi,
1876Kam2n-:Essfsinin istismara
aak
hkmn
(matbuat
kanun diresinde serbesttir) ktye kullanarak
san-
sur ynetmeligi ve
rgtyle bu igi bagardi. Hamidiyye sansrnun
tra-
jikomikboyutlari zerinde hepimiz
az
ok bilgi
sahibiyiz.
Sansr sansr-
dr. Imparatoruna
ve
imparatorluga sadik
veo
kurumun degerlerini be-
nimseyip benimseten Avusturyah
yazar
Franz Grillparzefin oyunlarm-
dan birinin
niin sansrn
htymma
ugrad2gma, Habsburg hanedammn
en
tutueu yeleribile
paymigve
sansr komiserine nedenini sorduklarm-
da,
cevap,
"Mutlaka sakmcah bir yn
vardir," olmug.
Sansrn taraftarian, sadece yneticiler arasmda
degildi. Otokratik
ynetimlerin taraftarlan dnyanm neresinde olursa olsun, aralarmda
bir gizli bag vardir. 19. yzylhnmonargiler dnyasmda,
arhk
Rusyasi
sansrne yeterince
iltifat etmeyig nedenini bir trl
anlayamadigirmz
bir otorite merakhsi, Fransa'nm nl hukukularmdan Gabriel duFo-
ur,
Osmanh sansur nizmnmesine hayranhgim ifade ederek, Fran-
sa'da
da uygulanmasmineriyordu;
hem de
propaganda iin yazilabi-
lecek kirahk bir rislede degil, dpedz nl idare hukuku kitabmda.
Montesquieu, despotik rejimi;
'bon
pour
l'Orient
-
Dogu iin iyi' olarak
degerlendirir.Anlagtlan Dogu'nun bazi orijinal icatlarmi
'bon
pour
l'Occident
-
Batl iin lyi' olarak degerlendirenler de vardi. Nitekim, 19.
yzyilm nl Fransiz idate hukukusu A. Batbie'de
censure
pralable
(nceden
kontrol) Fransiz mevzatindan almalarma ragmen, Fransa
iin
geri
fakat Rusya
ve
Osmanh mparatorlugu iin
progress,
ileri bir
mevzuat olarak
niteler.
1865/1281
tarihli 'Matbat Nizmnmesi'ne kadar sansr
resmen
adi konmayan kurumlaamarug pragmatik bir uygulama
halinde g-
rnyor. Bir
ynyle, dnem iinde dogan Trk basim, bilhassa zel
gazeteler, sonraki devirlerlekargilagtmlamayacak kadar zgr davra-
nabilmig,
yazabilmier, hoya gitmeyenkalemler ise(hemen
hepsi dev-
latynemuru idi) memurlara uygulanan tipten cezalarla susturulma
yo-
luna gidilmigti. Tercman-i Ahvl maarif
ve
iktisad
politikaya iligkin
konularda direktif verip tenkitlerde bulunurken, Tasvir-i Efkr daha da
ileri giderek, i politika
konulan yanmda dig politika konusunda da
hkmeti tenkit
ederdi.
Osmanh hkmeti zerk prenslik
Sirbis-
tan'daki basmm
yazd1klarma
da mdahale edenli. 21
Q
1267/21 Hazi-
24 A. Batbie, TraitDroit PuMicet Administratif, Paris 1885, 2. ed. 2. 187.
ran
1851'de Belgrad muhafiz1Mehmed Vsif Papa
(o
sirada Belgrad ka-
lesi Osmanh egemenligindeydi) Sirb Prensligi gazetelerinde Bosna
Eyletihakkmda eracf
(pislik)ve
muriz geyler yazildigimteblig etmig
ve
Bbil 1854
Arahgi'nda
bugibi
negriyata prenslik nezdinde baski 43
uygulayarak mdahale etmigti.

1865 Matbuat Nizmnmesi (Dstr, 1. tertib, 2. cild), Osmanli
te-
baasmdan birinin,
gazete
akarmak iin Maarif Nezreti'ne; ecrebi
te-
baahlarmise Hariciye Nezreti'ne, vilyetlerde de valiliklere mrataat
edeceklerini mirdir. Bu gibi kimselerm
yagmm
30'un stnde olmasi
ve
mahkmiyetleri bulunmamasi
gerekmekteydi. nsansrnhenz
buluumadigi,
'negrden
sonra
nshalarm
idareye muntazaman teslimi-
nin' emredilmesinden anlagthyor. Teslimedilen nshalardaki ierikten
dolay1 takibat
ve
yarguama sz konusuysa, bu mes'ul mdrlere
yne-
liktir. Padigaha diger yabanci devlet hkmdar ve
reislerine, vzer
ve
sferya hakaret yollu
ve
aleyhte negriyat
yasakti; 6
Q
1281/4 Ocak
1865 tarihli bu nizmnmenin 34. maddesi bunu belirtmektedir. Ma-
amafih eeneb hkmdarlar iin, basimn hakaretinden masuniyet 19.
yzyildagenel bir nezaket tygulamasiydi. Nitekim, 17Ekim 1896ns-
hasmda Sultan IL Abdillhamid'i, 'Bir Devlet Smrcsu Nasil Yaqi-
yox'
baghgiyla eleptiren,
Der Arme Konrad adh Alman sosyalist
gazete-
sini, bagbakan
prens
Hohenlohe
toplattirmigti.26
Kitap basumiin bir
nsansur
vardi.
MsveddelerinOsmanlilar tarafmdan nce Marif Ne-
zreti'ne, eenebiler tarafmdan ise Hariciye Nezreti'ne teslimi gereki-
yordu. Aym gekilde msveddeler eyletlerde valiliklere verilecek
ve
izin yle ahnacakti. Digkaynakh kitaplarin ise sansrden
sonra
satila-
bildigi
anlaIhyor.
Maamafih daha nce szn ettigimiz Fransa tebaa-
hKapol
(7)
ikartmak istedigi Ermenice
gazeteyi
kable't-tab' Hariclye
Nezreti'ne gsterecekti. Bu nygulamamn dnem iinde yaygmhgi
gphelidir. Matbuat Nizmnmesi'nden nce yerlegen uygulama
guy-
du: Bir Osmanh
gazet
ikarmak iin mracaat ettiginde;
'saltanat
ve
devlet
aleyhinde
yazmayacagnu' taahhd eder
ve
kefil gsterirdi.
Evangelinos Missalidis'in 1Nisan 1850 tarihli
mracaatmda bu usuln
uygulandigim
grdk. Gene 2 Temmuz 1862'de Hariciye Nezreti'ne
mracaat eden Bulgar milletinin Dersadet'teki vekili,
Hristo Topcip-
ligte'nin (muhtemelen Topileov) kefaleti
ve
Kyros Petro'nun idare-
sindeki bir
gazete
iin,
aym
usulle
izin veriliyor. Yani saltanat
ve
Dev-
let-i liyye'ninmenfiine mugayir geyler yazmamak... Bu gazeteye
posta
cretinden muafiyet
de
tamnnugti.27
25 BOA,I.,Mariciye,no: 5325, 28RA 1270/29 Aral1k 1854.
26 .Ortayh, Osmanumparatortugu'nda AlmanNfutu, Kaynak
yay.
stanbul
1983,
s. 53. AAA
-
Trkei (159)Bd. 4-5.
27 BOA,
.,Hariciye, no: 11050,15 B
1279/6
Ocak 1863.
Fakat matbaa kurulmast
(litografya
destght)
ve izni iin ak nce-
dengemkli mekanizma tesbitedilmigti. Meclis-i Tanzmat'm kaleme al-
digi dokuz maddelik
bir nizmnme 12Ca
1273/7
Qubat
1857
tarihli
44 bir padigahirdesiyle
yrrlge
girdi. Buna gre;
1) Zabtiye tahkikah
ve
Meclis-i Maarifin mzkere
ve
karan gereklidir. 2) Vilayetlerde
va-
liliklerbu fahkikat
ve karan
verdikten
sonra
merkeze, sadrazamhga
arz
edecek 3) Kitap Dersadet'te dogrudan Meclis-i Maarife gnderik
vil-
yetlerdeise
valiler
tarafmdan gzden geirilip
mlk
ve
millete mazarrati
olmadigi anlaaldiktan
sonra
sadrete
arz
edilir. 4) Ecneb tebaahlar iin
HariciyeNezreti
ruhsati
parttir.
5) Ecneb matbaaet kitab1nce Harici-
ye
Nezreti'ne yollayacaktir. 6) Ecnebi devletlerden
gazete
tkarmak is-
teyenler iin de
aym
iglem
uygulamr. 7) Mlk ve devletemuzir
negri-
yata
zaten devlet el koyar
ve
toplatir 8) Mellife kayd-i hayat partlyla
imtiyaz
verilmesi durumunu aiklar. 9.
madde vali
ve
zabtiyenin
gre-
vini dzenler. Kontrol bu
esas
iinde devam etmigtir.
Fakat sansurn elinin uzanamayacagi digbasm; Osmanhpolitikasi,
devleti
ve
yneticileri hakkmda
ne
yazacakt1? yigeyler
yazmasi,
ten-
kitlerin agir
olmainasi
iin Tanzimat brokratlan aynen bugnk y-
netim
gibi
ok hassasiyet gsterirdi. Tenkitler bazen hakh, bazen de
amah olabilirdi. Onun iin digbasmm elde edilmesi
ve
Avrupa kamu-
oyunun
bu yolla etkilenmesine ahqihyordu. Tabi kabarik abone be-
delleri
ve
hatt Osmanh lkesindeki eeneb muhabirlerin bazen atiyye
ve
takdir ile bazen de dpedz satn ahnmast ile... Bu yolla
olumsuz
propagandamn nlenmesi
veya
bazspeylerin yumugatilarak
veya sa-
vunularak
gazete
stunlarma
gemesi iin
ahg11nugtir.28
Dogrudan Avnipa gazetelerini veya
onlarm Osmanhbagkentindeki
muhabirlerini
satm
alarak,
ynetim lehinde yazdirmak, bizdeSultanII.
Abdlhamid'e
zg bir politika
olarak bilinir. Kugkusuz
onun
dne-
minde bu iglempek sik tekrarlannug
ve
ktye kullamlnuptir. Galiba
Avrupa gazetelerini
satur
almak bahanesiyle denen paralarmbir kis-
mi
da Avrupa bagkentlerindeki bazi temsileiler
ve
hafiyelerin cebine
dnyor; bazi aakgz Avrupah gazeteciler,
naylon gazetelerle bu igten
kazanlyorlardi. Ama bu gelenegin bayim Tanzimat dnemi yneticile-
rinde
gryoruz.
Tagkentte
ve
zmirSelnikgibi merkezlerde
yabanctdildeikan
ga-
zetelerin sahiplerine
ara sira
nign
ve
hediye vermek
gibi
masumne
grngl dllendirmeler digmda,
gazete ve gazeteciler satm ahm-
yordu. 1846y1hNisan
ayi baglarmda
sadrazamm bir
yazisi
zerine
i-
kan bir irde (padigah
onayi)
ile; Frankfurt
gazetesinden belli
miktarda
satm
almarak desteklenmesiiin 23.155 Osmanhkurugu aynlmasi
em-
28 BOA, i.,MV,
no:
16095, 12C 1273/7
Qubat
1857.
rediliyordu. Gya
Frankfurt gazetesi her yerde
okunan
yaygm
bir
gaze-
te imig, devletin ikarma baz1
yazi
ve
haberler bastmhp, her y1I byle
bir deme yapuageldiginden; bu igedevam
olunmasi, aksi takdirde
ga-
zete sahibinin kizip
aleyhte
bir dl
kullanmaya
ve propaganda
yapma-
4s
ya
baglayacagi
belirtiliyordu.29 Frankfurt gazetesi
mdr Schlein'e

yapilan yilhk
demenin, kambiyo degigikligi yznden artirilmasi ci-
hetine de gidilmigti.30Ayni yazida
devamla; "stanbul'daikan Kons-
tantinejurnalinin
muharriri Msy d
San'a
(muhtemelenChamps) da
ara sira
hediye
ve para
verilmesi gerektigi, geri
bu adamm gvenifir-
biri
olmayip, Devlet-i Aliyye lehinde yazdigi gibi, diger Avrupa
gaze-
telerine
aleyhde dedikodular
ve
habrler de verdigi,
ama
ne are
ki, ta-
Inamen def
edilse
daha da
muzir
iglerekalkigacagi"
hatirlatihyor?
B-
bil bu adamdan nce, szde satm aldiklari Baray isimli bir bagka do-
landmemm hipmma ugrarugmig. Bukorkulan rnek dolayisiyla, garla-
tanlarm beslenmesine devam
edilmekteydi.
Tanzimat devri brokrat-
Iarma pek glecek halimiz yok;
kitle iletigiminin
son derece geligip
yaygmlagtigi gnmzde bile, bylesine buz
ustneyazi
yazdirtma ti-
pinden propaganda faaliyetini hararette tavsiye
edenlerimizin
sayisi
hide
az
degiL
29 BOA,.,MV,
no:
1551,26 Ra
1262/24 Mart 1846.
30 BOA,1.,MV,
no:
8227.
31 Aymkaynsk, aym belge.
28 BOA, i.,MV, no:16095, 12 C 1273/7
Subat
1857.
46
--
hk Osmanl: Parlamentosu
ve
Osmanlz Milletlerinin Temsili'
19. yzyil Avrupa'da parlamentolar
agidir. Yzyilm ilk yarismda,
Avrupa lkelerinde imtiyazh
simflarm digmda genigy1gmlar parlamen-
tyu
olugturma hakkmdan yoksundu. Siyasal katilma
sorunu,
yzyilm
son
eyginde genel
oyun
kabul ileyeni boyutlara ulagtigi gibi,olugan
parlamentolarm yapismda da snufsal
(okuluslu
imparatorluklarda da
etnik) bir
grnm
agir basmaya baglad1. Yzyilmilk yansmda, parla-
mentolar ykselen burjuvazi ile, eski feodal smif szclerinin
atigma
alam idi. Yzyilm
son
eyregi ise, agirhmi dayurmaya baglayan diger
si-
mflann
dabu atrymaya katildigma gahit
oluyordu. Ancak, okuluslu im-
paratorluklarm siyasal platformuolan
parlamentolara yeni,
cevval bir
sa-
vai
zmre girdi. Bu zm, ezilen etnik grtiplarm temsilcileriydi. Milli-
yeti burjuvazi, haklar
ve
temsil
yetenekleri
kisith da olsa,
siyaset
arena-
sma
1ktmtt. XIX yzytlda bu tr
mcadelenin
gzlendigi tek
arena
Avusturya-Macaristan monargisi idi. Ancak, ok gemedenTuna
monar-
gisi bu problemle kargilaan tek okuluslu imparatorluk olmaktan ikti.
Hi umulmayan bir anayasal monargi daha ortaya ikrupti, Osmanh Im-
paratorlugu...
19 Mart
1877de Osmanh bagkentinde, lkenin drt yamndan gelen
rengrenk
bir heyet toplamyordu. Arabistan
vilyetlerinden
gelenegit-
li din
ve
mezhepteki temsilcilerin yanmda, Anadoluve
Rumeli'den
ge-
len Trk, Rum, Bulgar
ve
Arnavut temsileiler, ilk Osmanh parlamento-
sunu
olugturuyordu. Mertiyet rejimi, ieride oldugu kadar, diganda
da pagkmhk
ve
sorular
yaratnugtL
Nasil oluyordu da, aydmlanma dev-
rinden beri Avrupa siyasal dgnnde despotik ynetimin
modeli
sayi-
lan bir toplum, anayasal rejime geiyordu? Ustelik bu parlamentonun
kompozisyonuna gz
attigimizda,
Tuna
monargisinin
parlamentosunda
ve
1405'ten
sonraki
arhk
Rusyast 'Dume'larmda bilegrlmeyeniIgin
bir zellik daha vard1. O da imparatorlugun hkim
unsuru
olan Msl-
manlann yanmda, gayrimslim unsurlarm, hele etnik oranlama yapihr-
sa
gayri-Trk unsurlann hayli yksekbir
oranda temsil edilmesiydi. Bu
durum ilginti.
nk
Avusturya-Macaristan monargisinde
ek,
Harvat,
Sloven, Slovak, Polonez, Ruten gibi unsurlarm temsili,oran
bakimmdan
*
Armagan Kann-: Essinin 100.Y,
ASBF,Ankara 1978,
5.169-182.
haksizhk derecesinde dgkt. Macar milletvekilleri ise, ifte
monarg2-
nin kurulmasma kadar
aym
haksizhga maruzdular.
Rusya'da ise,
1905'ten
sonra
kurulan 'Duma'da gayri-Rus milletlerin,
dpk
oranda
temsilizel bir stat ile
saglanmigtL
47
Ilk Osmanh parlamentosunun bu konudaki istisna durumunun
ne-
denlerini a1klamak, sadece birtaktm digsiyasal baskilari
ortaya koymak-
la mmkn
degildir. Nedenleri, Osmanh imparatorluk geleneginde de
aramak
gekiyor. Osmanh Imparatorlugu bir Akdeniz imparatorlugu-
dur. Ona tarihin nc
ve son
Roma
mparatorlugu demek
pek
yani~
olmaz.
'Roma mparatorlugu', Eskidnya'nm ok budunlu
(kavim)gele-
neksel imparatorluklan iin kullamlacak bir deyimdir. Bu imparatorluk-
larda, devlet
ve
toplum hayatmda kabul edilmek
ve ynetime
katilrnak,
etnik kkenden ok devletin ideolojisini benimsemek
ve onun
kogullan-
na uyum
saglamakla mmkndr.
BuBizans
ve
Osmanhlarda oldugu
gi-
bi,
Tesm
dinin
veya
Antik Roma'daki gibiimparatorun kipiligini tanrisal-
lagttran kltnin yesi
olmaktir.
Bu
uyum,
Bizans'ta Ortodokskilisesine
mensubiyet ve
ontm
ba1olan imparatora sadakat, Osmanhlarda isedin-
i slm'a
mensup
olmak
ve hkmdara
sadakat
diye belirlenebilir Bu
stat etrafmda toplananherkes, ister Dagistan
ve
Grcistan'm uzak kpe-
1erinden, isterse Bosna ve Mora'dangelsin, kigi olarak yneticilige aday
ve
grup
olarak da millet-i hkimiyye'ye mensuptur.
Geri 19. yzyildabu geleneksel kahbin kmlmaya baglandigi, bir
yer-
de uluslagma
srecinin
ve
ulusalcihk akumnm bagladigt
grlyor. Bu-
nunla beraber, eski dzen elan devam ediyordu. Diger yandan, digdev-
letlerin
gayrimslim
cematler lehine
zaman zaman
yaptiklart mdahale-
ler, imparatorlugun
klsik dnemdeki kozmopolit brokrasisinin daha
renkli bir
grnmve
yapiya
ulagmasiyla neticelendi. XIX. yzyilda
ne
Avusturya,
ne
de Rusya'da hkim ufusun
(ym
birincisinde Almanca ko-
nuan
Katolik Avusturyah'mn, ikincisinde iseOrtodoks Rus'un) digmda
herhangi bir din etnik
gruptan
sefir,
nazir,
devlet adarm grlemezdi. 19.
yzyilmOsmanh
mparatorlugu'nda iseHiristiyan nazirlar,
sefirler, vali-
J er
ve hatt
milletlerarasi
konferans
ve
barig antlagmalarma
gnderilen
gayrimslim murahhaslara rastlamyor. lkparlamentonun yapismda da
bu kozmopolitizme
rastlamak,
o
nedenle
istinai bir durum degildir. lk
mecliste dokuzu yan
azasi ve otuz
yedisi meb'sn
azasi
olmak zere,
toplam
kirk alti gayrimslim meb's vardi.
Builgin grnm sadece
byk devletlerin baskilarma degil, brokrasinin geleneksel kozmopolit
yapisma
da dayanarak aiklamak
gerekiyor.
Klsik devirden beri Osmanh eylet idaresinde yerei
gmplarmtem-
sili gelenegi,merkez hkmet adma
yrtmeyi
elde bulunduran valile-
rin bagvurup, yararlandigi bir usuld. Vergi tahsili, zarur iglerin
yapti-
*
Makalenin arkasmda,
ayan
ve meb'sn azasuun listesi verilmigti.
rilmasi,
reayanm
temsileilerinden
meydana
gelen
kurullarm yardumile
saglamrd1. Megveret
kuralma dayanan bu temsil
grevi;
ruhan reisler,
Hiristiyan reaya
adma
kocabagilar
ve
memleket
egrafrun temsilcileri
48 (yanlar)tarahndan yerine
getirillyordu. Vergi tevzi
ve tahsili,
sefer
amn-
dagereken
iglerin yerine getirilmesi gibi konularda yneticilere yardun
gayesini tagiyan
megveret
usul, bugne kadar literatrde, sosyal
fonksi-
yonlan gz
nne
almmadan, Islm bir kurum olarak
nitelendirilmigtir.
Oysa
bu, geleneksel
devletin gszlgntelfi
etmek iin, vergi topla-
maktan
kamuhizmetlerinin
grlmesine kadar, her alanda blge ileri
ge-
lenlerinin yardimina bagvurmasi demektir. (Aym
sistem, ortaagm bagla-
rmda Avrupa'da da grlyor. Almanya'da Rat, Rusya'da Veedenen bu
kurullar, baglangatabir devamhhk
ve
hkmi pahsiyet
sahibi degilken,
za-
manla gehirlerin glenmesive
sosyal
yapidaki
degigmelerle ilve haklar
elde etmi
ve
devamhhk
kazannuglardtr.) Trkiye'de bu tr kurumlarm
devamlihk kazanmasi ve
hkm ahsiyete sahip olmalan, Tanzimat'tan
sonra
eylet idaresinde yapilan
reformlarla mmkn olmuqtur. Resmen
Avrupa'dan beg
asir sonra
gerekleyenbu sm, daha nce de
facto
olarak
Balkanlar'da, bazi Akdeniz
adalannda losmen gereklegmekte
idi. rnegin
K1bnsadasmda, Hiristiyan reayanm
temsilcilerinden kurulan ve
demogere-
nitos denen bu heyet; zamaala ada ahlisinin rgtlenmesinde ve
bagim-
siz
hareket
etmesinde nemli bir etmen olmugtu. Esasen
iilkenin her
ye-
rinde bu-tr
kurullar
ve
onlarmnde gelen temsileileri, XVIII.yzyil
son-
larmdan itibaren; merkezin gszlgunden
istifade ile yrtme erkini
ele geirip, devamh bir megveret gelenegi
kurabilmielerdir. Balkanlar'da
bu kurullar, zellikle 19. yuzyilda
Mazzini'nin fikirlerinden
esinlenerek
rgtlenen
ve
abgan 'DiasporaRevolutionnaire'ler haline geldiler
ve
Bal-
kan
bagimsizhgmda nemli rol oynadilar.
Tarihsel
ve
toplumsal temelini de gz
nne aldigimizda, Osmanli
parlamentosunun
snufsal bir
nitelikten
ok, etnik bir
renklilige sahip ol-
masi,
agda
parlamenfolara
greonun
belirgin
ve ayirt
edici zelligidir.
BununIa
beraber, bu durum nemli bir
etnik atigmaya ve
ulusal talep-
ler fleri srlmesine
neden olmam19tir. Parlamento, digrgtler ve
kitle
hareketleriyle
organik baglar iinde degildi. (Zaten bunlar
ya
yoktu,
ya
da.pek
cihzdi.) Tartigmalar
ve
elegtiriler
zaman zaman
cihz kahyordu
ve
lkesel sorunlardan ok yerel sorun ve
istekleri yansitiyorlardi. Geri bu
durum, zellikle kalabahk nfuslu
ve
digticarete
aan vilyetIerin ay-
din
nitelikteki meb'slari tarafmdan lkenin gerekleri kavrandika de-
giemeye
yz tutmug,
sorunlar lkesel dzeyde
ele almmaya baglanung-
tir. Zatenilk megrut
mecliste mslim
ve gayrimslim
meb'slat
arasm-
da, burjuva gleri veya
egilimleri temsil edenler degrlyor. Ama
ge-
ne
de Osmanh parlamentosu rgtl smifsal ikarlar
ve
etnik dzeyde-
ki isteklerin gereklegmesi
iin verilen mcadele aismdan,
o
agm ok
budunlu
imparatorluldarinda grlen atmosfere sahip degildi.
lkOsmanh parlamentosunun etnik grnmnde
hkmedilen millet
temsilcilerinin
oranmm,
Avusturya parlamentosu ve
arhk
Rusyast 'Du-
ma'sma gre,
daha yksekolmasma karyihk, etnik atigmalar henz aym
belirginlikte degildi. Milliyetilik 19. yzylhn
bagmdan beri Osmanli m- 49
paratorlugu'nun gayrimslimve
gayri-Trk
vilyetlerine
sizmaya
bagla-
migtLT.
Buna karphk, Tanzimatilarm
reform
girigimlerininodak noktasi
Osmanhhgi, yni imparatorlugun gelenekselkozmopolit
yapismi ve
ide-
olojisini restore etmekti. Btn burlara ragmen, brokrasideki modernleg-
me,
egitimde
ve
kltrel alandaki modernlegme ile paralei gittigin<ten
Trk milliyetiliginin doguu da kauulmaz olarak hazirlanmigti,
lk
Meclis-i Meb'sn'da ulusalci egilim
ve
atigmalar belirgin olma-
masma
ragmen, dogug
haiindeki ulusalci duygu
ve
egilimlerin
zaman
zaman
ortaya 1ktigt grlecektic Belirtildigi gibi,
meb'slar daha ok
geldikleri
blgelerin sorunlari ile megguldr. Eleptiriler
vilyetlerdeki
ehliyetsiz valiler, lursiz defterdarlar zerinde yogunlagmaktadir.
Ancak
Rumeli vilyetlerinden
gelen
bir iki gayrimslim
meb's, zellikle vil-
yet
meclislerinde mslim
ve
gayrimuslimlerin eit oranda temsili ilkesi-
ni
tenkidle, nfus
esasma gre
temsil ilkesinin getirilmesini
istiyordu.1
Bu gibi ekingen taleplerin yamnda
Arabistan
vilyetlerinin bazi
meb'slars
tamamen pratik
nedenlerle, meb's
olacaklarm Trke bilme
partmm
kaldirilmasmi istemisti. Ahmed Vefik Papa riyaset
makammda
kltrel
milliyetiligin ilk rnegi
sayilan
gu
ikig1yapruptir: "Gelecekse-
ime kadar daha drt yll
var.
Akillan varsa
bu
zaman
iinde Trke g-
renirler."2
Gayrimslim
meb'slarm arasmda hkim
millete kargi bir
1 zellikleSelnik
meb'slan Mihalaki ve
Vasilaki efendilerle,
YanyaMeb'su
AT-
giri Kantarci Efendi bu talepleri ileri srken,
Anadolu
ve
Rumeli'nin Msl-
man
meb'nslan ile Mezopotamya ve
Anadolu'nun H1ristiyan meb'slan bu ta-
leplere karpt ikuugti. Bkz. Meclis-i MeVusanZalnt Ceridesi,Hakla Tank Us, 7Ni-
san
1877 oturumu,
s.
84-85.
2 Bkz. Meclis-i MeVusan Zalut Ceridesi,
s.
313; .Ortayh, Tanzimat'tan SonraMahall
dareler,Ankara 1974,s. 191.
Bukonudaki ilgin bir belge, azmhklarm Megrtiyet ve
Tanzimat dnemlerinde
Trke grenmeye
istek duydugunu ve
Trkenin imparatarlugun kauulmaz
resird dili
olarak zorunlu biimde
grenilmesinin anlagildigim gsterlyor. Bu
ve-
sika Beyoglu Bidayet Mahkemesi yesi Konstantinidi Bey tarafmdan kaleme
ah-
nan
bir
arz
tezkiresidir: "Teba-yi Devlet-i liyyedenRummilleti efraduun Trk-
e
grenmeleri maksadlyla memlik-i ghanede Trke tedris olunmayan Rum
mekteblerinde Marif Nezret-i Celilesi'nin intihabiyle maaglar2 cemiyyet
tara-
fmdan ibka
edilerek muallimler nasbi
ve fikara ocuklanna meccanen
Trke ki-
tablar ve
her tarafta ders-i umm kgadiyle bunlar in
muktezi olan kitab
ve
resaili... eylemek
ve
Lisan-10smaninin Rumlara teshil-i talimi yolunda
telif olu-
nacak kitablara
msabakat usulne tevfikan
mkfaat virmek vs..." BOA, .,
MM.,
no:
2128. "Beyoglu Bidayet Mahkemesi yesi Konstantinidi Bey tarafmdan
kaleme
ahnan, Rum
milletine Osmanh lisam talimine
mahsus bir cemiyyet-i
il-
miyye teykilineruhsat its1hakkmdaki tezkire."
birlik yoktu. Rumell'nin
sz
geen
Huistiyan meb'slarmm
yukanda
bahsettigimiz
taleplerine, Anadolu'nun Muslim
meb'slan
ile birlikte
Mezopotamya vilyetlerinin Hiristiyan meb'slan da kar ikauplardi.
50 Btn bunlara ragmen, ilk Meclis-i Meb'sn't, azmhk milletlerin
gerek
talepve
egilimlerinin temsil
edilebilecegi
bir mahal olarak
gr-
mek
pek
yanhytar. Esasen buraya gelentabi millet
temsilcileri,hkme-
tin itimdmi kazannug kimselerdi. Dukimseler,genel bir oyla degil, gel-
dikleri vilyetin valisinin seimiyle, deta
tayin
edilerek
bu grevegel-
mi1erdi?
lk
anayasanuzm
ilmndan
sonra, ne
bir 'ntihabKanunu'
1-
kanlabilmig,
ne
de seimler iin gekli hazirhk yapilabilmigti.Du du-
rumda liv
ve
vilyet idare
meclislerindeki seimli yeler arasmdan
meb's semek
tygun grlmgtr. Esasta bu yelerin
(livve
vilyet
idare
meclisi yesi) bir seilmigye olmaktan ok
vali
ve
mutasarnflar
tarafmdan adeta
tayin
edilen kimseler oldugu,
hemilgili nizmnmeden
hem de uygulamadan biliniyor.
Simdi
ise, valiler bunlann arasmda
en
ok megrebine
uygun ve gvenilir
kimselere meb'sluk sifatuu deta
tevcih ediyordu. Bu
nederde
gelen gayrimslim
meb'slann
da, daha
nce vilyetlenie idare meclisi yeligini merkez hkmetin
gvenini
kazanacak gekilde
yapanlardan
oldugu anlaglyor. Nitekim verecegimiz
mekler de bunu gstermektedir. Elimizdeki, 12 C 1291/27 Temmuz
18'74tarihli Dahiliye Nezreti'ne yazilan bir
arz
tezkiresinde; 'Manastir
vilyeti
Meclis-i
dareazasmdan Avram Efendi'nin gayreti dolayisiyla
kendisine rtbe-i slise teveihi' isteniyor. Bu Avram Efendi Meclis-i
Meb'sn'da
Manastir-Selnik'i temsil
ediyordu.5
Gene
elimizdeki
Cur-
re-i
C1291tarihli/16 Temmuz 1874bir vilyet
arz
tezkiresi, 'Suriye vil-
yeti, Meclis-i
dare
azasmdan Nikola Nakkap Efendi'nin Araz Kannn-
mesi'ni Arabca'ya evirdigi
ve gayretli hizmetinden dolayi, halihazirda-
ki slise rtbesinin riitbe-i saniyeye ikarilmasim' istlyor.6
Gze
giren
bu
meclis
azasi,
ilk mecliste bilindigi
gibi, Suriye meb'su olarak bulun-
muytur.
Bununla beraber
qu
noktayi nemle belirtmek
gerekirOsmanh Mec-
lis-i Meb'stu'ndaki
gayrimslim
meb's
kalabahg1mn
nedeni salt dig
baskdar olmadigi gibi, valilerin
toleranshseiminden ibaret de degildi.
Tanzimat'tan beri imparaturluk bir laiklegme
ve geleneksel kozmopoli-
tizmin kurumsallagmasi
sreci iine
girmigti.1840'lardan beri vilyetler-
de, liy
ve
kazalarda tegkil edilen
idare meclislerinde, belediye meclisle-
3 Engelhard, Trkiye
ve
Tanzimat,
ev.
Ali Regat,Kanaat Kitabevi, istanbul1328,
s.
354
355.
4 .Ortayh, Tanzimat'tanSonra.Mahalldareler,
s.
82,
5
BOA,
.Dahiliye1291,48003 no'lu
arz
tezkiresi
ve 1295/1878Slnme-i Devlet-iAliy-
ye-i Osmaniyye,Meclis-i Meb'usan
azasi
blm.
6 BOA, .,
Dahiliye
1291, iro: 47923,C 1291 Temmut 1874tarihli vilayet
tezkiresi.
rinde, ziraat komisyonu, Menfi-i Ummiyye Sandig1
gibi
kurumlarda
gayrimslim yelerin
de bulunmasma dikkat ediliyordu. Bu meclisler
bir beynelmilel pra, hatt kimisi tarihte egi grlmemig,
ruhban prala-
n
halinde toplamyorlard17Ticar davalar, yet hkimlerin nnde degil,
si
mslim
ve gayrimslimyelerden kurulan karma mahkemelerde
gr-
lyordu?
Gene, ilk derece mahkemesi olan
get mahkeme
ve
gayrims-
J imlerin ruhan mahkeme kararlan
aym
biimde karma olarak kurulan
Temyiz Divam'na
getiriliyordu.
Ceza davalari, ger'
veya
ruhan mahke-
melerde degil, nizam mahkemelerde
grlyordu. BuimparatorluR, bir
'Globus Ottomanorum' idi
ve
bu imparatorlugun ilk
parlamentosunun
da bylesine bir kozmopolit kurumlar silsilesi iinden ikan
ve o
nitelik-
Ieri tagiyan bir
organ
olmast dogaldi. Nitekim ilk Osmanh parlamentosu
bu kozmopolit birligin,
gerektepekde
var
olmayan
(daha
dogrusu yok
olmaya
baglayan) zlenir bir rnegini vermigti. Etnik atigma
nedeni ola-
cak konulardan mzakereIer eenasmda zellikle kauuhyordu. Meclis,
Rusya ile
savag
bagladigmda Osmanh
vatanseverliginin
rnegi sayilacal
nutuklara salme olmugtur. Bunutuklann bazilari samimiyetten uzak ol-
sa
bile, hibir yenin egitli
milliyeti
dernek
ve
hareketlerle organik
ba-
gi
oldugu bugne kadar aika
ve
kesinlikle ortaya konamamiettr. Bu-
nun
tersine, sadakat rnekleri oktur.
Geri Osmanhparlamentosu, 'Osmanhlar dnyast'nm yikihymi gs-
teren
bazi rneklere de sahne olmugtu. Buna ragmen,
uyanan
Balkan
milliyetiligini
burada grmek
mmkn degildir. Hele byle bir vehme
dayanarak II. Abdlhamid'in meclisi dagitmasi, bu
ortam iinde
anlagi-
lacak bir olay degildi. Parlamentonun milliyetiligi
krklemesi gibi bir
durum, ancak 1866'dan
sonraki
Avusturya-Macaristan
mparatorlugu
-
iin sz konusudur. II. Abdlhamid'in meclisi dagitma
gerekesini Os-
manh Meclis-i Meb'sru'nm iindeki durumdan degil, Avusturya-Ma-
caristan
parlamentarizminebakarak ortaya koydugu dgnlebilir.
n-
ku, ilk Osmanh Meclis-i Meb'sm azmhklarm
en genig
gekilde temsil
edildigi, fakat milliyetilik
sonmunun
da
en
az grdg
bir parlamen-
to
idi.
7 1875 ylhnda Diyarbalar VilayetdareMeclisi byle
lenkli
bir yapida idL Meclis ta-
rihte egi grlmemig bir ruhban grasi halinde idi. kiMslim
ve gayrimslim se-
ilmigye digmda; Rummetropolidi, Ermeni Protestan episkoposu, G11danimetro-
polidi,Ermeni Gregoryan murahhas vekili,
Ermeni Katolikmurahhas vekili, Srya-
n murahhas vekili,
Sryant
Katolik murahhas vekili
ve
mfti bulunuyordu, bkz.
Slname-i Vilayet-i Diyarbalar,
sene
1292 Meclis-i dare-i Vilayat Blm.
8 men:BOA, .Dahiliye1291, no: 48005. Eu belgede, Manas Efendi'nin Kalei
Sultaniye Ticaret Mahkemesi misligine
tayini
arz
ediliyor.
187Tde Gayrimslimyan
Azas?
Meclis-i yan" Rtbesi
52 Musurus Faa (Londra sefiri) Vezir
-
(L dereceden Mecidiyye)
Mihran Bey Bl
-
(2.dereceden Mecidiyye)
Lagofet
Bey"
Bl
Marko Papa Ferik Evveli
(Mekteb-i Tibbiye mzari)
Kostaki Efendi Ferik Evveli
Yorgaki Efendi l
snisi
Davion Efendi lsnisi
Servion Efendi 1snisi
Kastro Efen Bagktip
Fiilen datilmayan bu meclise 1296/1879'da Sertabib-i Hazret-i
Seh-
riyari Mavroyani Efendi ile Konstantin Efendi detayin
edilmigtir (Sl-
nme-i Devlet-iAliyye-iOsmaniyye
sene,
1296, s.43.) Bylecegayrims-
limyan
azasmm
sayilan
on
bire 1kmigttr (Toplamye
sayis136'dir)
1878'de Dagitilan Meclis-i Meb'sn'da Bulunan Gayri Mslim yeler
Istanbul
(Kazazyan Agob Efendi,Sofuzde Aleksan Efendi), Edirne (Kostaki Pe-
ridi Efendi, Toros Efendi, Revin Efendi, Zahari Efendi, Mihalaki Bey), kodra
(Angeli Efendi, FilipAga Rosto [Yahut Resho]), Ankara (Malkon Efendi), Bagdat
(Menahim Efendi), Bosna(SalamonEfendi, Marugik Bzo Efendi,Pero Efendi),
Cezdir-i Bahr-i Sefid(Vasil Efendi), Akdeniz adalari (Zafiraki Efendi, Haci Vasila-
ki, Yorgalidi Efendi), Haleb (Karaca (Manok] Efendi), Hdavendigr (Pavlidi
Efendi, Sahak [Yavrumyan]Efendi), Diyarbakir (Osib [Kazazyan] Efendi), Seld-
nik (Vasilaki Efendi, Avram Efendi, IstefanYani Efendi, Mihalaki Efendi), Suri-
ye
(Nikola Nakkap Efendi, Nufel Efendi),
Trabzon(OhannesEfendi), Tuna (Pet-
raki [Slatovl Efendi, Dimitraki [Teodorov] Efendi), Kosova(Apostol Aga, An-
don Age, Sutiraki Aga, Mihre [Danu] Aga),
Konya(Simonaki [Degirmencizde]
Efendi), Yanya (Nikola
[anaka
veya
Cenruh] Efendi]), Argiri [Kantarc1] Efendi,
Mihail Hurito] Efendi, Davion Efendi).
*
BJ konu,
R. Devereux, TheFirst Constitutional Period,
J ohns
Hopkins Press. Bal-
timore 1963, adh eserde mnakayah bir durum gsteriyor. Daha farkh
ve
eksik,
bazen yeni isimli liste var.
Ancak bu ilk oturum,
yelerini hv bir listedir. Biz
1295(1878)senesi Slnme-i Devlet-i Aliyyei Osmaniyye'yi
esas
aldik.
*
Slnme-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye, 1295,
s.
100-10L
""
Lagofet, daha dogrusu Logothetolup, ortaYunancada defterdar, muhasebeci
an-
lanuna gelir, Patrikhane
muhasebecisi olan
L Bey'in unvam
yanhghkla hep
onun
ismi olarak
kaydedilmig ve 'Logofet, Lagofet' olmugtur. Asil ismini gre-
nemedim.
Not:
Meclis-iMeb'sn'daki
meb's
sayisi
muhtelif
kaynaklarda 115,
116 ve Devereux, a.g.e.'de
119olarak
geiyor (bkz. Thefirst Ottoman
Constitutional Period). Gene
gayrimslim
meb's
say2si da benim tara-
f1mdan
40olarak
saptandig1halde,
burakam da47'ye kadar ikmaktadir.
53
Her halkrda
oran te birin ok stndedir.
Vesika: I
BOA,
.,Dahiltye,
no:
48003, 12C1291/27Temmuz 1874tarihli,
tufellEfendim
Hazretleri,
Manasttr vilyeti
Meclis-i idaresi azasmdan Avram
ve
sandik emini Yusuf
efendiler asdakadan
(sdiklardan)
olub, umr-i memrelerini
hass-i ifaya bezl-i
mesi
eylediklericihelle mmleyhumsdan
AvramEfendi'nin rtbesinin slise-
yeterf'i ve Yusuf Efendi'nin dahi uhdesine
mceddeden rtbe-i rbe
tevchi
ifdesine dir devletl kaymakam
paa
hatretlerinin tezkiresi
leffenarz
ve
tak-
dtm kihnmig olmagla olbbda
emr u
fermn-1hmyn-1cenb-1cihnbn
her
ne
vehile
mteallik
ve
gerefsudr buyrulur
isemantk-1 mrdfi erzn idilecegi
beyniyle tezkire-i senvex terkmkihndi efendim. Fi l2 C
sene 291/27 Temmuz
1874.
Derkenar
(Mbeyn-iHmyn'un)
Marz-uker-i kemineleridir ki
resde-i dest-i ta'zm olan igbu
tezkre-i
smiye-i sfneleriyle zikrolunan
tezkire-i manzr-i li-i hazzet-i
pdiglu buyrulmuy ve ber mcib-i
istzn
mmileyhmdan Avram Efendinin rtbesinin sliseye terf'i
ve Yusuf Efendi-
nin dahi uhdesine mceddeden rtbe-i rabi'e teveihi mteallik
ve
gerefsudr bu-
yurulan emr-i irde-i seniyye-i hazret-i
pdihi mantk-1 mnfinden olarak,
mezkr
tezkire-i seniyye savb-i smi-i sadret
penhlerineiade lalmmig olmag-
la olbbda
emru
ferman hazret-i veliyu'l-emrindir.
Fi
13C.
sene
291 (28Temmuz 1874)
Vesika: II
Sadretin Arz tezkiresi
(Nikola Nakka Efendi'nin
terf'i hakkmda)
BOA,
.,Dhliyye, no: 47923, Guro-i C1291/16 Temmuz 1874 tarihli
^Atufetl
Efendim
Hazretleri,
Suriye vilyeti Mec11s-i idaresi azasmdan
Nikola Nakkay
Elendi'nin lisan-i
arabye nakl
ve terceme itdigi, araz
kannnmesiyle
ana
mteferri pir fikart-i
nizamiyeyi hvi telf eyledigi mecelle
ve
manzumeden dolayi rtbe-i hliyesi
olan slisenin muksften saniyeye terfi'i hakkmda
vilayet-i mezkre valisi dev-
letl
paa
hazretlerinin vrd iden
tahrrat11effenarz ve takdhnolunmuy
ve bu
makule sr-i
nfizenin
terceme ve tahrrinesarf-i mesa
ve
ihtimam idenIerin
tegvik
ve taltifi emsali
ve
pn-1marif rpn-1 li iktizsmdan bulunmuy olmag-
la
iltims-1 marz'un is'fi emrinde irde-i mekrim-i mutde-i cenab-1gehinga-
h her
ne
vehile mteallik
ve
gerefsnh buyurulursa
mantk-i celili infaz ola-
cagi
beyniyle tezkiwi
senveri terkm
kihnda efendim Fi Gurre-i Csene
291.
54
Derkenar (Mbeyn-iHmyn'dan)
'
i
I
IL
Abdillhamid
Dneminde
Anayasal
Rejim Sorunu'
23 Arahk 1876'da Osmanh
mparatorlugu artik anayasal
bir monargi
oldu
ve
1922'de saltanat kaldmlana
kadar, mrnn
son
46ylhm bu
re-
jimletamamladi. Kasacasi
o
agda halk
ve
aydmlar tarafmdan
'istibdd'
terimiyle amlmasma
ve
anayasal
kurum
ve
prensiplerin ihlline
rag-
men,
Hamidiyye dnemi iin
de
anayasal
monargi veya
'megrtiyet
d-
nemi'
terimini
kullanmak
gerekmektedir. Bu durum, her geyden nce
Kann-1 Essi'nin lafziyla
ve bazi temel kurumlarlyla
yrrlkte olma-
smdan; nihayet
imparatorluk cografyasi
iinde otonom blgelerde
ve
bazi cematlerin
ynetiminde
parlamenter
rejimin
sregitmesiyle
yakm-
dan ilgilidir. Nihayet, Hamidiyye
dnemindeynetilenlerin
tepkisini
ve
olugan
kamuoyunun niteligini
de
gz
nne
almak
durumundayiz ki,
nceki devirlerden farkh bir atmosferle
karydatignmz aiktm 19.
yzyt-
hn ikinci yarismda Osmanh
toplumunda byle bir idareyi, hatt daha
despotik bir dzeni
'istibdd'
diye olumsuz
bir terimle betimlemek,
san-
sr
veya
mutlakiyeti
ynetimden gikyet etmek,
yaygm
rastlanan bir
olay degilken, bu dnemde istibdd sz bir rejim elegtirisi olarak
kul-
lamlmaktadir. Yani toplumda da gzden uzak
tutmamamiz gereken bir
siyasal
geligme grlmektedir.
IL Abdlhamid dnemindeki anayasal rejimin problemlerini bu
ne-
denle,
anayasanm
yrrlkte bulundugu
geregi
etrafmda ele almak
ge-
rekmektedir. Osmanh Kann-1 Essisi metin olarak, belirli zaaflari
ve
parlamenter rejimin ihlalinikolaylagtirma
olanaklarmiiermekteydi. Bu
durum, daha ok metni hazirlayanIarm anayasal
yasama
yollarmi bil-
memeleri
veya
rejimin
atisuu
ve
temelini saglamca kuracak usul
mese-
1elerine dikkat etmemeIerinden ileri gelmigtir. Osmanh Kann-1 Ess-
si'ni hazirlayanlar, yani
anayasac1
liberallerimiz
anayasanm kendisini
her geyin zm olarak gren, Profesr Tunaya'nm
tahiriyle
'anayasal
romantizm' iindeki aydmbrokratlardi.
Anayasa metni Hamidiyye d-
neminin otoriter uygulamalarma
aikti. Hukuk
ynnden,
usul
aism-
dan zaaflari
olan bubelgenin;
parlamenter rejimi henz
tamyan,
sendi-
ka, parti gibi ikincil gruplarm bulunmadigt bir toplumda geleneksel des-
pot
uygulamalarm
Kann-1Ess metninin lfzlyla
uyum
saglamadiguu
*
Trkiye'de Demokrasi Hareketleri Konferansa, HEdebiyatFakltesi Dergisi,IV/1
(Ankara 1986).
.ileri
srmek gtr; dolayisiyla Osmanh mparatortugu'ndaanayasamn
kaldirildigmi
syleyemiyoraz.
Osmanh Kanun-1Esssi'nin
en
zayif
yn-
lerinden biri, yetkili fakat
sorumsuz
bir hkmdarhk kurumunu tammast-
56 dir. Bir megrut
Iejim
iinbu, istisna decede sakat
ve
arpik bir
nitelikki

ve
ancak 1905'ten
sonra arhk
Rusyas1
'Duma'.rejiminde benzeri grle-
bilirdi. Prusya Anayasas1'nda grldugu
biimde bir kabine vardi,
ama
meclis denetimine
aik bir hkmet yoktu. Kaldi ki, Osmanh
anayasal
sis-
teminde hkmet bu
aidan katiyen
meclislerin mahatabi degildir. cra,
yani hkmet
meclislere kargt degil, saltanata kart
sorumludur. Hkmet
programmm
kabul,
gvenoyu
gibi kurumlar yoktur.
Byte kurumlar
ol-
madigi gibi, II.
Abdlhamid'in
meclisleri toplaniak
ve
dagitmak,
sadra-
zamlan degigtirmek, riazirlan tayin
etmek
gibi
tasarruflan
ashnda
anaya-
sa
metnine kargi bir durum degildi
ve
metinle mueyyideleri tasrih
ve
tarif
edilmemigti. Kisacasi
eski mutlaktyeti gelenek
anayasal rejimde de de
vam
etmekteydi. Bu
anayasada temel zgrlkler
ve
kipisel hak gvence-
leri, yani
dogal hkim, kanunsuz su ve ceza
olmaz gibi prensiplerin var-
hgi da elifik bir biimde, bir bagkapek orijinal bir maddeyle esash
olarak
zedeleniyordu. Garip
ve
nl 113.
madde ile; hkmdar res'en bir kimse-
nin siyasal sulu veya siyasal ynden
mahzurlu olduguna karar
verebilir,
onu
dogrudan, srgn
cezasma
arptirabilirdi. O takdirde, hkmdarm
daha
meclis toplanmadan MidhatPaga'yi
srgne yollamast ve 33yll bo-
yu
bu cezayi
sistematik
olarak uygulamasi da, megrut bir rejimin
ama ve
ruhuna
uymasa
da, Kann-i Ess'ye pek
uygundu.
Kann-i Ess'deki za-
y1fkurumlardan biri debasmzgr1guyd. 12.
madde, "Matbuat kanun
dainsinde serbestt
"
demekle basm zgrlgunun ihlline aik bir kapi
birakmi.tir. Nihayet bu
madde,
sansr (censure
prealable) nleyemez ve
Kann-i Essinin bu
maddesi pekl sansr
rejimiyle bir
arada yayayabi-
lirdi. Osmanh sansr rejimi, ixpparatorlukta
en
okTrk unsurun
kltl
hayatinda olumsuz
etkilerde bulunmuytur. Balkanhlar, Orta Avrupa ve
Rusya zerinden; Arablar Mtsn'dan gelenyabanet ve her tr1
neriyati
kolayca
izlemigier; yetigen Trk nesliise dftyaya kapah kalnuptir. Bu d-
nemde stelik
sansr
rejiminin Avrupahlar nezdinde, toplumu kmse-
yici degerlandirmeler iin vesile teykil ettigi de grlyor.
megin,19,
yzyilm
nl Fransiz idare hukukusu Batbie
nf
trait'sinde,Napolyon
tipi
sansrn Rusya
ve
Osmanh mparatorlugu'ndaki sansr iin model
tegkil ettigini; Fransa'da kalkan bu rejimin ashnda Fransa iingerileticiet-
kileri
olsa da, Rusya ve
Osmanh'da bir ilerleme tegkil ettigini ileri srmg-
tr. Eu kmseyen ifadede; sansr mjiminin Napolyon tipi bir model be-
nimseyerek ashnda kanun bir biimve
usal kazandigmm ileri srldg
grlyor.1Sansrn
varhgi
aynca
Dogu Avrupahlar iinde uygun gr-
lyordu.
1A. Batbie, TraitdeDroit Publicet Administratif, Paris 1855,
5.187-188.
Meclis-i Meb'sn'm toplanmasi ve dagitilmasma
iligkin usul sorunla-
n
daKann-i
Ess'de
aik degildi. 73.
maddede
'ba
irade-i seniyye heyet-
i mebsn fesh iledagthhrsa,
alti
ayda
yeni
seimle mebus seilecegi' be-
lirtiliyor;
ancak mechs feshedilmemigti, 1878iinde sadece toplantilan 57
tatil
edilmigti. Nitekim,
o
gnden sonra
da devlet
salnmelerinde yan
azasmm
isimleri hep
yer
almigtit Bu hile-i per'iyyeyi
kesinlikle nleye-
cek
bir hkm yoktur.
Kugkusuz; Kann-1 Essinin
ngrdg rejimin
kurumlari, yani
rgrlkler, 26.
maddede de belirtlen, igkence ve
sir
eziyetin
yasak
oldugu gibi
hkmler srekli olarak ihll edilmigtir
ri-
paratorluk brokrasisi eski
ahykanhklanndan kolay vazgeememigtir.
Kisacasi
1293/1876 Arahk
sonrasi
Osmanh mparatorlugu'nu,
anayasal
monari olarak niteliyoruz. Despotikuygulamalara ve
kanunsuziuklara
ragmen, Kann-1 Ess yrr1kten
kalkrug sayilmiyor. Nitekim biim-
sel bir gsteri
olarak, Kann-1 Ess
metni devlet salnmelerinde, iln
edilen hatt-1hmayn
ve
yan
listesiyle birlikte srekli yayimlamyordu.
Osmanh
anayasasi
Hamidiyye dnemi
boyunca tezathbir rejimin belge-
siydi. Profesr Tunaya'nm bir
deytyiyle? "Kann-1Ess kendini kap11a-
rm
ardmda bekleyenbir
despotizme imkn
veriyordu,
ama aym zaman-
da
o
kapilar bir dahakapanmamak zere yeni
geligmelere a11migti."
Parlamentarizmin Cografyast
II.
Abdlhamid dneminde, Osmanh
cografyasi nasil farkh
iklimler-
den ve
morfolojiden olugan bir
renklilik
gsteriyorsa,
parlamenter
rejim
ve
uygulamalari ynnden de yIesine yeknesak olmayan farkh
renk-
1erden olugan bir grnmdedir.
19. yzyilda
Osmanh
siyas cografyasmda zerk blgeler ortaya
1k-
ti.
zellikle
1878
Berlin
Kongresi'nden sonra,
Bulgaristan
Prensligi'nin
kurulmasi
ve
bugnk Guney
Bulgaristan'm da Dogu Rumeli zerk bl-
gesi
olarak (Rumeli-i
Sark
Vilyeti) Hiristiyan bir
val
ve
yerel meclisin
ynetimine
b1ralulmasi, bu
blgede hem
meclisle hem de belirli l-
de
siyasal faaliyet,
cemiyet kurma,
basm zgrlg gibi kurumlarm
ya-
amasma
cevaz
vermigtir.
nk
anayasal
messeseleri inlataa
ugrata-
cak
veya
zedeleyecek bir polisgcnn
burada diger
imparatorluk bl-
gelerinde oldugu gibi
faallyet gstermesi
sz konusu
degildi.3
Dogu Ru-
2 T. Z. Tunaya, 'Midhat Paga'nm
Anayasacahk Anlayigt, Midhat PapaSeminerr(TTK
tarafmdan
1984'te Edirne'de
dzenlenen) teblinden, yakmda aym
kurum
tarafmdan basilacaktir. rnek,
Slnme-i Deviet-i
Aliyye-i Osmaniyye, H. 1302s.
110-132ve
147-148.
3 Bernard Lory, 'Le Sort de YHritage Ottoman en
Bulgarie', Varia Turcica I, ed.
ISIS,stanbul
1985,
s,
13-17.
meli vilyetinde
Haristiyan bir vali yamndaki
vilyet
idare meclisi,
Os-
manh vilyet
sisteminde oldugundan
ok daha etkin
bir biimde,
adeta
bir
parlamento gibi ahyyordu. Nitekim, bu nedenle de burada bazen
58
prenslikte
oldugundan
dahazgr bir Bulgar ynetimi
ne
stanbul,
ne
de Sofya ile kargilagtmlamayacak
derecede
gevgekbir sansr, hatt bu
nedenle
de basmda
ulusu hareketlerin tegvik edildigi
grlyordu. Bir
rnek; bu blgede akan Bulgarca Borba-Mcadele
gazetesi ve
bu
gazete,
zaman zaman Osmanh basmi ilepolemigebile giriyordu.4
Szn ettigimiz
bu zerk ynetim blgeleri, yani Bulgaristan Prens-
ligi, DoguRumeli Vilyeti, Cebel-i Lbnan Mutasarnfligt, Sisam Emare-
ti
ve
hatt Girit Vilyeti, iiglerinde
yan
veya tam
bag1msiz blgeler ola-
rak Osmanh
genel ynetiminin digmdaydilar.Ama
aym zamanda impa-
ratoriukla
olan organik baglan
ve
vasalhk
iligkileri nedeniyle Osmanh
anayasal rejimi iin aik
rnekler saydmaktaydilar
ve
bylelikle parla-
menter
rejimin
sorunlan imparatorlugun diger kpelerine de s1ramakta
ve
fartigmah
bir atmosfer
yaratmaktaydL
Cebel-i Lbnan, bunlarm iinde ulusu egilimlerle kurulmayan, fa-
kat statsu cematlerin
atigmasi
sonucu
zel olarak
tesbit edilen
bir
blge olarak bagta gelir. Marunler
ve
Drzler arasmda
Tanzimat ba
m-
dan beri sregiden attymalar
ve
Avrupa devletlerinia Lbnan'a mda-
halesi
sonucu,
Bbll, 9Haziran 1861tarihli
Cebel-i Lbnan Nizmn-
mesi'ni hazirladi.
Eu
stat yil
sonra (16
Eyll1864)
aymgarantr
dev-
letler tarafmdan uzatildi
ve sonuna
kadar
yrrlkte
kaldi.5
Bu zerk
statye
gre, blgeye Haristiyan bir mutasarnf tayin ediliyordu.
Muta-
samf
blgedeki memurlart
o yer
halkmdan tyin
ve
azil ediyordu.
Mu-
tasarnfm,
yanmda
mezheplerin nfus oramyla
temsili esasma gre ku-
rulan
ve
her cematin seimli
temsilcilerinin bulundugu bir idare mecli-
si
ve aynca
ayni esasa gre
kurulan mahkemeler bulunacakti. Bu
yan
parlamenter dzen digmda, blgede basm
ve
yaym
hayatmm da daha
serbest
bir strktrde oldugu grlyordu. Donaid
J .
Cioeta'nm Suriye
ve
Lbnan'da II. Abdlhamid devri sansiir
zerine yazdigi etrafh
ma-
kaleye gre; basmkontrol ediImektedir,
yasakkelimeler
ve deyimler lis-
tesi mevcuttur Ancak bunlarm ihlli
ve
sansrden kurtulug Trkiye'ye
gre daha kolaydir Belirli basm ki, muhalif ve kaak
mnevverlerin
rnrfdr,
yasaklanmaya ragmen
lkeye daha kolay
girdigi.aplagilmak-
tadir.6
4 BorbaileTarikgazeteleri arasmdaki polemige bir rnek, Tofk, 27 Ca1301/9
Tem-
muz
1885
tarihli nshada
grlebilir.
5 .Ortayh, Tilrkiye'deYerdYnetimGelenegi,I-Iil
yay.,
stanbul1985,
s.
50-52.
6 Donald
J .
Cioeta, 'Ottoman Censorship in Lebanon
and Syria 1876-1908',
IJ MES,
10
(1979),s. 167-186.
GeneYunanisyam sirasmda Sisamadasmda da ayaklanma belirtile-
ri zerine durumu yatigttrmak iin, Sultan II, Mahmud devrinde 1832
yl-
Imda, byk devletlere de teblig edilerek, Sisamadasma zerk bir yne-
tim verildi (SisamEmareti). Ada egrafmm, ki Hiristiyanlardan oluguyor- 59
du, temsilcilerinden seilmig bir meclis; adamn mal, ticar iglerini, ba-
ymdirhk sorunlarmt, kilisenin
ve
evkafm idaresini grfp karara bag-
layacakti. Sisam emiri olarak
Bbil tarafmdan tayin
edilen (Fenerli
beyzadelerden) bir bey meclis reisi oldugu gibi, idarenin debaydt
Li-
man
ynetimi, gemilere
pasaport
vermek, konsoloslarm igine bakmak,
digticreti ynetmek
ve
asayigin sorumlulugunu
yklenmekonun gre-
viydi. Adada asker bulunmuyordu?
Sisamadast demokratik ynetimli
bir
ada sayilmazdi. Yerli zenginlerin
ynetimi ve
baskisi sz konusuydu,
ancak idarede bir tr parlamentarizmin hkim oldugu
grlyor ve
Os-
mank ynetimiiqinde.bu ynytebir istisna tepkii
ediyordu.
Osmanh parlamentarizmi ve
anayasacihgi aismdan ilgin hir mek
Bulgar Pnsligi
ve
1877-78Savag
ncesindeki Bulgar Ulusu Hareke-
ti'dir. Bulgarlar,
daha SultanAbdlaziz
zamanmda 1867ylhnda, Avus-
turya-Macaristan
iftemonargisirneginiizleyerek, Osmanh mparator-
lugu'nda Bulgaristan*m sz sahibi olacagi Osmanh-Bulgar ifte
monar-
gisi
modelininermiglerdi. Bulgar Gizli Merkez Komitesi (Tainaya Zent-
ralen Bolgarski Komitet) bu amala 22
maddelik
bir federal
anayasa
metni
teklif
etmigtir.B
Bu
anayasa
federal bir sistemde Bulgaristan
yne-
timinin
esaslanm
tesbitetmekteydi. Projenin6
maddesi bams1z Bulgar
kilisesinin statsyle ilgili olup, ilk 15 maddesi ise, Osmanh Sultam
ve
Bulgar
an
unvamm tagunasi
ngrlen Sultan Abdlaziz ve halefleri-
nin, Bulgaristan'i parlamenter bir
monargi modeli iinde ynetmesi iin
gerekli
statyu ieriyordu. Bu bizdeki
resmen
nerilmig bilinen ilk Ana-
yasa
tasartsidir. 1878 Berlin Kongresi'nden
sonra
Bulgar Prensligi, iigle-
rinde tamamen bagimsiz bir devlet olarak kurulmuytur. Ancak digigle-
rinde
ve
mal konalarda, asker rgtlenmede Osmanh mparatorlugu
ilebelirli yasal iligkileri
olan
bir zerklik sahibidir. Bulgaristan 16Nisan
1879 Anayasasi'yla bir sre iin anayasal bir monargi de olmugtur. Prens
otoriteyi seilmig temsilcilerden olugan bir
meclis (Sobranye) ilepaylay-
maktaydi.
Rejimin geirdigi sarsmtilara
ve
dig
mdahalelere
ragmen,
Osmanh Devleti ile vasal iligkileri olan bu lkede zellikle anti-Rus
ve
anti-Avrupa partinin, yani bagbakan
(rels-i
mdrn) Stambulov'un
ve
taraftarlarnun Osmank mparatorluguile federatif bir sistem kurma fik-
rini devam ettirdikleri grlmektedir. 1886
ve
1887'de Volov
(stan-
bul'daki
temsilci) aracthgiyla, Stambulov bu teklifi iki kere II. Abdlha-
7 smailHakla, Hukuk-: Adre, Dersadet 1328,s.
369-371.
8 Gandjev-Hristov, BolgarskoVuzrajdane,Sofia1969,
c.
II,
s.
32 332'deki metin.
mid'e sunmuytur.9
Padigah, bu teklifi digbask11ardan
ve
Avrupa'dan
e-
kinerek hasir alti
etmigtir. Eger teklif gerekleptirilebilseydi; Osmanh
Devleti, bir
monargiden
ve BulgaristanCumhuriyeti'nden olugan ilgin
60 bir federatif monargi olacakti.
Buiiglerinde bagamsiz blmlerdeki rejim farkhhga yamnda;
sansr
ve
polis otoritesi lkenin her kpesinde
aym
giddette degildi. rnegin,
Selnik, stanbul'agredaha serbest hir
yaym
ve tartigma ortamma
sa-
hipti. Bir bagka rnek; stanbul'dabir
ara, politiktaglama yapildigi iin
yasak edilen
ortaoyununu Macar Trkolog gnaczKuns, Eskigehir'e gi-
dip
seyretmigty10
Bununla birlikte bu tip sapmalann
veya
istisnalarm,
zaman
zaman
sertlegen otokratik
rejim kargismda
geriledigi de grl-
yordu.
Osmanh ynetimi iinde
parlamenter gelenegin
aksak
ve
suurh ola-
rak
devam ettigi diger bir alan da
gayrimslim
cemaatlerin Tanzimat
dnemi boyunca elde
ettikleri yeni statyd.
rnegin, Ermeni cemati
veya
Musevler bu dnemde laik cemat yelerinden, seimle gelenler-
den olugan meclisler tarafmdan
ynetiliyorlardt. Kugkusus bu meclisle-
rin
ve
cemat ynetiminin kontolden uzak
(kontrol,sadece Bbll'nin
degil patriklerin
ve
din liderlerin kurdugu otorite
olarak da anlamak la-
zimdir)
kaldigmi dgnmemeliyiz.
Ama gerek bu meclisler, gerek vil-
yet ve
belediye
ynetimlerindeki meclisler
tartigma, karar alma, yneti-
mi etkileme
ve yerel temsil ve seim konularmda imparatorlukta ka-
msenemeyecek bir gelenegin
yagamasini
sagladilar.
En azmdan de-
mokrasinin iglemesi
iin gerekli kural, kurum
ve usuller bir abgkanhk
halinde topluma sindiler. ByleceTrkiyebugn, ynetim
ve
toplumsal
rejim
ynnden 150yllhk bir meclis,
tartigma,karar alma
ve seimgele-
negine sahip
lkedir. Osmanh mparatorlugu'nda IL Abdlhamid dne-
mi anayasal rejimin zorluklarla karg11agtigi, otokratik uygulamalarm
anayasal
kurumlan glgeledigi bir devirdir. Buna ragmen
bu otuz yll
zarfmda
parlamenter gelenek
ve
kurumlarm dayagamak konusunda di-
rendigi
ve sregittigi bir atmosfer
de vardir.
9 Stefan Stambulov'un
hatiratuu Marinof kaleme almigtir. Marinov, Stefan
Stam-
bulov
i Noveisata
na
istoriay,
s.
381-390,
aynca
Bozhidar Samardzhiev 'Ottoman
Policy Towards the Principality of Bulgaria During the Regency,' Etud25EDI-
kaniqu, 4/1976,
s.
55-57. Bu konudaki Bulgaristan
komiseri Riza Bey'e yollanan
telgraf
ve
muhaberat
iin BOA, Yddtz Esas EvralaKatalogu, 36/2328 (5)ve Z
146/XV
(mabeynleBulgaristan komiserligi arasmdaki muhaberat
def teri).
10 Ignacz Kunosz, TrkHalkEdebiyyatz,stanbulkblKitabhanesi 1343,
s.
'9-89.
lkOsmanl:
Parlamentosunun Yaptstnda
Eylet Idare
Meclislerinin Etkisi'
ilkOsmanh parlamentosunun toplanmasi
ve
1876yih gibi erken bi
farihte anayasal rejime geig; tarih ve
siyasal bilim literatrnde egitli
yorumlarm ortaya 1kimdanok; hayretle
ve
inanamazhkla kargilammy-
tir. Bu hayret
ve
kmseme, hem
o gnlerde,hem de bugn bilimsel li-
teratrde, megrtiyet
rejimi
ve
ilk meclisin
geleneksiz
kurumlar
olarak
nitelendiri1mesine neden olmugtur.
Meyrut rejime i baskilardan ok digbaskilarla geildigi ne srl-
mgtr. Oysa
o
gnlerindigbaskilarma boyun egmek
iinparlamentariz-
me geigerekli degildi. Bylebir digtalep yoktu. Ulkenin iinden gelen
direnig bununla btnlegtirildigi
vakit, anayasal rejime geigin
nedeni
dahaiyi
anlag1hyor.
Bununla beraber bu yazida, megrut idareye nasil
ge-
ildiginden ok,
onun
baghca kurumu olan parlamentonun ahyma tar
zmda bir gelenek olup olmadtgi tartigilacaktir.
nk,
ilk parlamento
hem
o gn,
hemde bugn birok
yazann,
'toplanti
ve
ahyma gelenegin-
den yoksun bir kalabahk' olarak
rahathkla nitelendirdigi kurumdur. Oy-
sa
parlamentonun yelerine ve
bu yelerin seilip geldigi
vilyellerdeki
birtakun idar kurul
ve
kurumlann ahemalanna
ve
bunlarm tarih teme-
line
gz
attignmzda,
son
iddianm
ne
kadar yanhg
ve
yzeysel
oldugu
an-
laplabilir. Bunu 1877parlamentosunun grnmn,
ahgmasuu
ve
bir
deOsmanh eylet idaresinin klsikten beri var
olan kurumlarnun evrimi-
niinceleyerek
gstermeye
abgacag1z.
19Mart 1877'de, Osmanh lkesinin drt yamndan
gelen
rengrenk bir
heyet toplamyordy. Meyrtiyet iln edi1mig,hazirlanan
anayasa
ileTrki-
ye
tarihinin ilk
parlamentosuoluemuytu.
Rusya
sefiri olayi oktart
protesto
etinigti: "Avrupa'da parlamentosu
olmayan
teklke olmak ay1buu biz tapyamay1z. BuBbll'ye pahahya
mal olacakttr," diyordu. Britanya Sefiri Layard ise, "P;agkm, mill prob-
lemlerden bihaber bir kalabahk..." diye
nitelendiriyordu
meb'slan...I
Aihytan beri, meb'slar hatalan tenkit etmeye baglanuglardi.Selnik,
Erzurum, Bagdad
gibi
uzak,
yakm
vilyetlerden
gelenmeb'slar;
az za-
*
Trk Parlamentoculugunun ilkYzyrlt,Siyasi limlerDernegi, Ankara 1978,
s.
433-
448.
1 Y.T. Kurat, Henry layard'm sfanbul Efiligi,
ADTCF
Yay.Ankara 1968,
s.
167
vd.
manda bozukluklarm sadece kendi blgelerinde degil, lkenin drt bir
yamnda hkm sren, sefalet, bozuk idare gibi derin nedenlerden ileri
geldigini
grendiler.2
Yzydm ortalarmdan beri, Tanzimat hareketinin
2
getirdigi
sarsmti
ve
tephi yaratan
reformlar silsilesi, gimdi demegrtiyet
rejimini ve
onun
kurumlarmi.yaratungti. 'Parlamento, meb'sn, mz-
kere' herhalde imparatorluk halkmm ilk anda anlayabilecegi, havram-
lardan degildi. Meyrtiyet rejimi, ite oldugu kadar digarda da; pagkm-
hk
ve
problemler yaratiyordu. Nasil oluyordu da, aydmlanma devrin-
den beri Avrupa siyasal dgnnde despotik ynetimin
modeli sayilan
bir toplum, anayasal rejime geiyordu.
agdag
dnyaya
ve
zellikle Av-
rupa'mn diger okuluslu imparatorluklarmm parlamenter kurumlarma
veya
anayasal hareketler btnne gz attigunizda, bu yargilan hakh
a
karacak bir durum yokdegildi. Avropa lkelerinde bile
parlamenter re-
jimin
henz sarsmtidan kurtuldugu sylenemezdi.
OrtaAvrupa'daki uluslar hapishanesi
ve
Metternich'in diktatr
y-
netimini
yaayan
kompu imparatorluk Avusturya-Macaristan, 1848'deki
kanh ihtillden
sonra parlamenter
rejime henz yinni yedi y11nce
ge-
migti, 1850'de Prens Schwarzenberg idaresi Sylvester Patent'le parla-
mentoyu dagittp, anayasal haklari rafa kaldirmigt1. Avusturya'mn
1859'da talyave
Prusya kargismdaki yenilgileri, 1860'ta
anayasal
rejime
yeniden dng zorunlu laldi
ve
meclis
1860'tatoplandi. Ne
var
ki, im-
paratorluk dabir sre
sonra
Avusturya-Macaristan olarak, ikiye
ayridt.
ifte
tah imparatorluk milliyetlerin
atigtigi bir ortam
halinde idi. Ana-
yasal
rejim gimdi bagka glklerlekarp
karyaydL
1866'daki ifte-monargi rejimine geigingetirdigi buhranlar gz nne
almdigmda,
parlanienter rejimin Avusturya'da oturdugunu sylemek de
henz gt. Rusya
anayasastz ve parlamentosuz
bir devasa imparator-
luktu. Kompu ran'dabu fikrin
o
agda
mevcut
olup olmadigt henz
arag-
tirma konusudur.
Btun bu gerekleri gz nne
ald2gmuzda;
ilk meclise geleneksiz
gagkmbir meclis demekte acaba hakh miydilar? Osmanh parlamentosu-
nun ve
megrut rejimin kurulug nedenlerini tartigmak, belirtildigi gibi bu
tebligin smirlan digmdadir. Biz, 1877'de toplanan ilk parlamentonun;
mzkere ahykanhgi, fikri
yapisi
zerindeki bazi yadsiyici iddialan ko-
nu
edindik. Bu balomdan ilk parlamentomuzun bir gelenege sahip
olup
olinadigru cevaplandirmak zorundayiz. Evet,
geri
Osmanh megrut
meclisi, agday olan parlamentolarm atmosferinden, sosyal yapismdan
daha farkh bir grnmdeydi. O agm Batih parlamentolan
simfsal
ta-
bana oturan partilerin gruplagtigi, etnik sorunlarm, man-iktisadi politi-
kanm yanmda ii sorunlarmm da tarhgildigi
ve
btn bu sorunlarm ele
2 Mary MillsPatrick, UnderFiveSultans, London 1929,s.150. Yazarmegrutt dnem-
deAmerikan Kiz Koleji grevlilerinden idi.
ahm;
biiminin parlamento digi kaynaklardan
geni;
lde beslendigi
kurumlardi. Avrupa, bir mddettir,
tutucu hkmetlerin getirdigi sta-
tyle genel
oyu
kabul
etmig, parlamentolar artik etnik atigmalar
yamn-
da, simfsal ynden ii simfmm da szclgnn
yapildigi
siyasal
tem-
e
sil kurumlan haline' gelmeye baglamigt1.Ancak ilgin olan, Bismarck'm
dedigi gibi genel oy
ok
gey
degigtirmedi. "Bize
oy
veriyorlar,"
demigti.
Osmanh parlamentosu iseilkbalagta smifsal temelleredayanmaktan
ok,etnik gi nml idi. stelikbu meclis parlamento dii bir kurulug-
lar silsilesiyle
ve
kitle rgtleri ile organik baglar iinde degildi. Tarty-
malar,
tenkitler,
zaman zaman
cihz kahyordu
ve
lkesel sorunlardan ok,
mahall
sorun ve
istelderi
yansitan bir grnmdeydi. Geri bu durum,
zellikle kalabahk nfuslu
ve
zengince vilyetlerin aydm nitelikli
meb'slan
tarafmdan, lkenin
gereklerikavrandika degigti. Ulusal
so-
rumluluk
ve
konulan lkesel dzeyde ele alma egilimi dogdu. Diger
yandan, bu mecliste
gayrimslimve
Mslman meb'slar arasmda, bur-
J uva
gleri ve
egilimleri
temsil eden yelerin debulundugu
grlyor-
du. Ama
gene
de.Osmanh
parlamentosurgtl s2mfsal ikarlar, ulusal
ve
etnik dzeydekiisteklerin gereklegtirilmesiiin verilenmcadele
ai-
smdan;
o
agmokuluslu imparatorluklanmn, hatt 1905'tekurulan
ar-
hk Rusyasi 'Duma'smm atmosferine sahip
degildi. Ne
var
ki, bu nitelik,
bizatihi Osmanh megruti meclisinin, hi degilse
a]Igma
ve
tegekkl tar-
zma
baktigmuzda, kksz,
geleneksizbir kurum oldugunu kamtlamaya
yeterli degildir. Geri Osmanhparlamentosu; endstrilegemeyen, sosyal
btnlegmesi zayrf bir lkenin
yapisma uygun
bir mill meclisti,
ama
ok
eskilere
uzanan
bir tartigma ve temsil gelenegini dedevam ettirmekte idi.
Ornegin, imparatorluk
o
tarihte, otuz yih bulan bir sredir, mahall
mec-
lis
ve
temsil gelenegine vilyet idasinin bnyesinde sahipti.
Igtemahall halkm temsilcilerinin biimsel vilyet ynetimine Natil-
masi; bir tartigma, karar alma
ve
elegtiri gelenegini idarenin genel bn-
yesi iine
sokmugtu.
Eu geligimibu
nedenle
gzden geirmekte
yarar
vardir
Klsik devirden beri Osmanh
eylet idaresinde temail gelenegi,
mer-
kez hkmet adma
yttmeyi elde bulunduran valilerin bagvurdugu
bir kurumdur. Vergilerin kolay tahsili, zarur iglerin yaptmImasi,
reaya-
nm temsilcilerinden
meydana
gelenkurullarm yardum ilesaglamrdi. Su
megveret kuralma dayanan
temsil;
ruhan reisler,
Huistiyan
reaya
adma
kocabaalar
ve
memleket egrafmm temsilcileri
(yanlar) tarafmdanyeri-
ne getiriliyordu. Vergi tevzi
ve
tahsili, sefer anmda genken iglerin yeri-
ne
getirilmesi gibi konularda
yneticilereyardimgayesini taylyordu.
Megveret, bugne kadar sosyal fonksiyonlari gz nne
almmadan
sl-
m
bir kurum olarak nitelendirilmigtir.
Oysabu, geleneksel devletin g-
szlgn telfi etmek iin vergi toplamadan kamu hizmetlerinin g-
rlmesine kadar, her alanda blge ileri gelenlerininyardimma bagvurul-
masi
demektir. Ayru sistem, ortaagm baglarmda
Avrupa'da da grlr.
Almanya'da Rat, Rusya'da Vepedenen
bu kurullar baglangtta bir de-
vamhhk
ve
hkm ahsiyet
sahibi degilken, zamanla gehirierin glen-
64
mesi
ve
sosyal yapidaki degigmelerle hak elde
etmig
ve
devamhhk ka-

zanmiglardir. Trkiye'de bu tr kurumlarm


devamhhk kazanmasi ve
hkm ahsiyete sahip
olmalan, Tanzimat'tan
sonraki eyalet idaxesinde
yap11an
reformlarla mmkn olmugtur. Resmen
Avrupa'dan beg
asir
sonra gereklegen
bu sre, daha nce de
facto
olarak Balkanlaida, bazi
Akdeniz
adalannda k1smen gerekleymekte idi. rnegin,Kibns adastn-
da, Hiristiyan reayanm
temsileilerinden kurulan
ve
demogerentosdenen
bu heyet; zamanla ada ahlisinin
rgtlenmesinde, bagunsiz hareket et-
mesinde nemli bir etmen olmutu. Esasen, lkenin her yerinde bu
tr
kurullar
ve
oniarm
nde gelen
temsilcileri 18. yzyil
sonlanndan itiba-
ren;
merkezin gazlgnden
istifade ile
yrtme
erkini ele alabilmig-
ler
ve
devamh bir megveret
gelenegi
kurabilmiglerdir? Balkanlaida bu
kurullar, zellikle 19. ymydda
Mazzini'nia fikirlerinden
esinlenerek
r-
gtlenen ve
ahyan, 'Diaspora
Revolutionnaire'ler haline geldiler ve
Bal-
kan
bagansizhgmda nemli rol
oynadilar.
Merkeziyeti bir
atdim saytlan Tanzimat
hareketi, eylet idaresinde
bu tr eski kurum ve
geleneklerin
islahuu;
yeni
strktrn yerleetirilme-
si, kanun ve
merkeziyeti bir idarenin gerekleymesi iinyeniden orga-
nize etmeyi tercih etti.
Mal
1slahat
iin gnderilen
fevkalde yetkili
muhassillarm
yamna, o
yerin
ruhan reisleri, mfti
ve
ahli arasmdan seilen yelerden kurulan
Muhassil Meclisleri verildi. lk
zamanlar maag
da
alan
bu meclis yeleri
kapah oturumlarda; vergi tevzi, tahsili,
nfia
ve
maarife iligkinkonular-
da tartipyor, karar
allyordu.4
Bu kurullarm yeleri, Tanzimat ncesi
yan
ve
egrafru meydana
getiren
gruplardandir. Baghcayenilik
Hiristi-
yan
ahli temsilcilerinin arada bulunmas1yd1. Bunlara Mslman yeler
ilk zamanlar pek
iltifat etmedi, hatt hakaret
ettiler. Ancak zamanla bir-
likte ahyma gelenegi yerleyti. Uyelerin idarecilerle atipp,
ahalyi kip-
kirttiklarma veya
onlara boyun
egdiklerine dair rnekler vardir. Gene
yelerin birbirleriyle atipp bu kurullan bir
nfuz mcadelesi
alaama
evirdikleri
grlyor,5
1845Lbnan
olaylart
ve
byk devletlerin fiil
mdahalesi, burada
ayti
bir idar statnn gerekleptirilmesini
gerektirdi. Gerekte,
Lbnan
hibir
zaman
lke ile btnlegememigti.
Simdi
ise, Fransa Marunleri,
ngiltere
Drzleri kigkirtiyor ve
himayesi
altma aldigi
bu
cematlerin,
Cebel-i Lbnan daresi'nde
sz sahibi
ve
gvence
altmda bulunmalarmi
3 Bu konada Prof. H. nalokbir
makale hazirlamaktad1r Bizimbu hkmmz,
onun
Chicago niversitesi'ndeki
derslerine
dayanmaktadir.
4 Bkz. .Ortayh,
Tantimat'tan Sonra
Mahalltidareler, Ankara
1974,
8.13-28.
5 A.g.e.,s. 13-28.
istiyorlardi. Byk
devletler
ve
Osmanh temsileilerinden
kurulu komis-
yon,
9Haziran 1861tarihli Cebel-i Lbnan Nizmnmesi'ni
hazirlad1.6
Bu
yilhkbir statyd. 16Eyll1864'de yenilendi
ve
imparatorlugun
sonuna
kadar yrrlkte
kaldi.
65
H1ristiyan bir mutasarrifm ynetiminde,
ahliyi teykil
eden cemat-
lerden her biri (Marun, Drz, Melkit), mutasarnfm yanmda bir
vekile
sahip olacak,
gene
bu
cematlerin ikiger yesinden kurulu bir merkez
meclis
seilecekti.
Bu
agm
zerk stt, Avnipahlarca btn
lkede uygulatilmak isten-
di. Ancak Osmanh yneticileri,bagtaA. Cevdet Paya
olmak ze, daha
mutedil
ve
merkez hkmetin
etkisine aakbir umum stat hazirladi-
lar. Bu 1864Vilyet Nizmnmesi'dir. Yaygmgekilde
uygulanmasa bile,
ilk anda bazi vilyetlerde
sratle
yrr1ge
kondu. Burada Mslim
ve
gayrimslim
vilayet meclisi yeleri cematlerce
seilmiyor, vilyet
y-
netiminin gsterdigi
adaylan, belli miktar vergi verenler seiyordu.
Ka-
za,1iv
ve
vilyet kademesinde yapilan seimin
sonu1an vali tarafmdan
tasdik
edilerek, adaylarm yeligi
kesinlegiyordu?
Meclisler,
mfti
ve
cematlerin ruhan misleri digmda, seimle gelen
iki Mslim
ve
iki de gayrimslim
yeden mtegekkildir. Vilyet, liv
ve
kaza
idare meclisleri bylece; vali,
mutasarnf
ve
kaymakam yamnda ic-
ra bir
organ
olmaktan ok bir karar ve
istigam
orgam
olarak bulunuyor.
Maalesef
toplantilar gizli oldugundan, hibirininmzkere usul hak-
kmda bilgi edinecegimiz belgelere
sahip degiliz.
Ancak ilk parlamento-
nun
mzkem havasmdaki ahgkanhk bize bu konuda da bir
grvere-
biliyor.
Sistemin yaygmlagtmhp son
geklini almasi, 1871
Nizmnmesi ile
mmkn oldu. Bu stat apagi
yukan
imparatorlugun sonuna,
1916
ta-
rihli Vilyet Kann-1 Muvakkatimn ikanlmasma kadar devam edecek-
tix.
1871 Vilyet Nizmnmesi ile, her sancak
ve
kaza
merkezinde idare
meclisleri
ve
vilyette
de
vilyet idare meclisi teykil edildi. 1871Nizm-
nmesi meclisleri
yaygm
hale getirmigtir.
1871 Nizmnmesi ile gelen
yeni
bir kurum da; vilyet
umm meclisleridir ki, her livdan seilen
temsilciler, merkezde
valiyle vilyet sorunlanm tartipp,
temenni
mahi-
yetinde karar
aldiklan yllhk toplantilar yaparlardi.
"Bu
meclislerin hepsinin yeleri kaza, liv
ve
vilyet dzeyinde ka-
demeli
olarak seilic Seimidari mirlerin onayiyla kesinlegir. Tabi ye
olan ruhan reisler
ve
mfti digmda, iki Mslim iki de gayrimslim ye
seilir," demigtik Gayrimslim
yelerin sayisiyla ilgili bu hkm, Ru-
6 Nizamnmenin
etrafh bir tahlili iin bkz. smailHakki Bey, Hukuk-t idare,L la-
sun,
L tab't Dersadet Kanaat Matbaasi, 1327,
s.
3045.
7 Bkz. Dstr, L tertib, c.1, s. 608.
meli vilyetlerinde
dikkatte
uygulannug,
Anadolu vilyetlerinde pek
dikkatlice uygulanmamigtir, Babil kulesini andiran bir etnik
yapiyasa-
hip olan Mezopotamya vilyetlerinde ise, zellikle uygulanmigti. Zaten
bu vilyetlerin rengrenk idare meclislerindeki etnik atigmalar; bir "Ar-
biterMundi Ottomanorum" rolndeki valilere
genig
inisiyatif
ve
yetki ka-
zandirnugtir.S
Bir anlaimanm olmadigt
buyerlenie, harc-1lem igler ha-
ri, nemli hibir konu grglemezdi. Onemli sorunlar
ise, devlet kapi-
sinm
gizliligi ardmda zm beklemek zorundaydalar.
Engelhardt, "Valiler meclislerin
bu kozmopolit
yapisma
sigmarak,
konsoloslann taleplerini de rahat reddedebiliyorlardi,"
demektedir?
1877
meclisinin meb'slar
yenidenyapilan, umm seimlerle degil
de, zaten
seilmig sayilan, vilyet idare meclisindeki bu yelerin
meb'sluk
sifatmlkazanmasiyla kurulmugtur. Nitekim Engelhardt, vali-
lerin meb'sluk sifatmi
ok defa kendi arzulayip, gvendikleri kimsele-
re
deta
tevcih
ettiklerini ilve ediyor
ve diyordu ki: "Valiler kendi
adamlanna, kendi yetigtirmeleri olan
memur
ve agar
mltezimlerine
meb'sluk s1fatim
tevcih
ettiler."10
Bununla beraber gelen
meb'slar;
tartigma,
seim
gibi
konularda bir teerbe sahibi idiler
ve
bunu stanbul
meb'slarma
bir stn1kleri olarak kabul ediyorlardt.11 Bu konuda il-
gin bir yn de, Osmanh parlamentosunun
semenlig; verilen vergiye
gre,
varhkh simflara mnhasir bir imtiyaz olarak birakma
elimlidir.12
Istanbul vilyetiilk defa seim
gryordu. Burada ilk semerder
ma-
halle muhtar
ve
imamlannca tesbit edildiler. Seimlerin sonucunda;
ev-
velce tesbit edilen kontenjan dolmamigt1. Meclise 33' gayrimslim ol-
mak zere 99meb's gelmigti.13Rumeli meb'slan,
yan yanya
Mslim
ve gayrimslim, Anadolu meb'slan
byk lde Mslman'di. Me-
8 1875yllmda Diyarbalar vilayet idi ve meelisi
debyle
renkli bir yapida idi. Meclis
tarihte egi grlmemig bir ruhban
prasi hali
arz
ediyordu. 2 mslim
ve
2 gayri-
mslim seilmig ye d1;mda; Rummetmpolidi, Ermeni Protestan episkoposu, Gil-
dan metropolidi, Ermeni Ggoryan murahhas vekili,
Ermeni Katolik murahhas
vekili,
Sryan murahhas vekili, Sryan Katolikmurahhas vekih
ve
mfti bulunu-
yordu.Skz. Slname-iVilayet-iDiyarbalor,
sene
1292, 'Meclis-i Idare-i Vilayet' bl-
m.
9 Engelhardt, Trkiye
veTanzimat,
ev.
Ali Regad, stanbul1328,
s.
98.
10 A.g.e.,
s.
354-355. Siyasal
parti gibikuruluglar olmadigmdan bir seim yapilsa da
aym
kimseler meb's olurdu.
11
Edirne
Meb'su Rasim Bey "Biz tagrahyiz. Bu igi elbette daha iyi biliriz. Biz
ibtida-i
Tanzimattan beri bu igin iindeyiz. stanbul
daha bu
sene
intihaba gir-
di." H. T. Us, MMZB, 7Nisan 1977
oturumu,
s.
84-85.
12 A.g.e., 18 Nisan 1877oturumu,
s.
32. Meb'slar intihab hakkma
mlik
olacakla-
rm
200
veya 500kurug senev vergi vermeleri
konusunu tartiglyor,
umum
se-
imhakkmdan sz eden
yoktur.
13 Slnme-i Deviet-i Aliyye-i Osmaniyye,
sene 1295 (1878),s.
102'de Heyet-i
Meb'sn
azasi
veriliyor. 110. sahifede
ise yan azasmm isimleri var. (8gayri-
mslim 37 Mslim.)
zopotamya ve
Arabistan meb'slan arasmda tektk Hiristiyanlar vardi.
Bu sonuncular, mecliste hkmetin
ve
Mslman meb'slann grgle-
rini destekliyorlardi. Vilyet
meclislerinin
iinden yapalan
seimle, de-
ta
bir 'Vilyet Meclisleri Umm Heyeti' meydana
gelmigti. Meclis-i
e
Meb'syn tagra
megveret meclisleri
gibiydi. BunedenIe ilk parlamento-
muz;
kkl smifsal,
politik nitelikli mcadelelerde
sivrilen, rgtsel
ve
suufsal
taban1 temsilen geIen yelerden degil, bu mahall temsilcilerden
meydana
geliyor ve
buna
uygun
bir fikri
yapiya
sahip bulunuyordu.
'(i-
lyet idare
meclislerinin
ve
diger kurullarm (Temyiz I3vni, Nfta, Zira-
at,
Maarif Komisyonu gibi)birok nfuzlu yesi, meb's olmugtu. rne-
gin,
Kastamonu meb'slan; 1867-1876yillart arasmda vilyet idare
mec-
Usinde deta demirbag ye olarak bulunan, Haci Mustafa Efendi ile Sa-
lim Efendi idi. Gene Suriye meb'slarmdan Nikola Nakkap Efendi
1869'dan beri
vilyet meclisinde idi. Bursa Vilyeti Meclis-i dare
azh-
gim1870'ten
beri
yrten
Seyh
Bahaeddin Efendi ile
aym
meclis yele-
rinden Pavlos Pavlidi Efendi Hdavendigr vilyeti meb'slan olarak
geldiler.14Bu rnekler ogaltilabilir
ve
byle olmasi da bu gartlarda do-
gald1.
Seimher geyden nce bir rgr sorunudur. Osmanh lkesinin bu
konuda bir tecrbesi yoktu. Sonra temsi1cilik
ve
meb'sluk
gibi
sifatlar
iin, herkes nce vilyetlerde bu
niteligi kazananlati
uygun
gryordu.
Bu nitelik, agdag Avrupa parlamentolarmm tersine Osmanh parlamen-
tosunu bir
'vilyetter
grast' haline getirecek
kadar agir basmaktaydi. Si-
yasal
par
tiler; sendikalar gibi
kuruluglarm siyasal hayatta nemli rol
oy-
nadigi lkelerde; meb'slar mahall temsileilik niteligini kaybeder ve
ulusal temsilcilik niteligini kazamr. Geri Osmanh
meb'slan bu konu-
da luzh bir evrim geirip,
kayda deger rnekler verdiler. Ancak mahalE
temsilcilik
nitelikleri dolay2siyla genel
oy
gibi bir fikirden de yoksundu-
lar. Tersine vilayet kurullanrida
oldugu
gibi iki dereceli seimi
savunu-
yorlard1.15
Genel
oy
lkesel apta faaliyet gsteren
sendika
ve
smif
par-
tileri gibi kuruluglardan gelentemsileilerinsavunacagi bir konudur.
Meb'slar ilk anda
bir
lkenin sorunlarina tmuyle sahip ikan kipi-
ler degil; kendi blgelerinin dertlerini anlatmaya gelen kimseler niteli-
gindeydi.
Maamafih, bu durum
zamanla degigti. Meclislerin mzakere
ve
ynetim
tarzi,
megrut meclise desinmieti. ReisAhmed
Vefik
Papa,
es-
ki bir valiydi,
kargismdaki
meb'slar da eski vilyet meclisIeri
uyeleri...
Onlarm terikit, temenni
ve
taleplerini; A. VefikPaga, bir
valinin
despot-
lugu
ve
hazircevaphgiiinde karyihyor,
mzkere usuln kendi sapti-
yor, yer yer
hagin davrarular
ve
azarlamalarla oturumlari
ynetiyordu.
14 Vilyet tegkiltula ait kayatlar dzgn degildir Bundan bagka, bazavilyet sal-
nmelerinin eksik olmass, tambir istatistik
tablo
hazirlamanuza engel oldu.
Bu-
nunla beraber hkm dogrulayacak rnek, salnmelerde dahi bir hayli oktur.
15 .Ortayh, Tanzimat'fan SonraMahalif Idarder, s. 84,
I. mecliste, etnik ikarlar biledaha ok
blgesel bir hava iinde
savunulu-
yordu. rnegin,
vilyet
ve
belediye kanunlan tartigihrken, stanbul'un
imtiyaztmdan yakmmayl meb'slar det haline
getirmilerdi.16Bu
par-
68 tiklarist
egilimin; mill bir
politika
gr
ve
savunuculuguna evrilebil-
mesi iin
zaman
geti.
Gene.de tenkitler; idarenin genel yapismdanok,
falan
veya
filan
vilyetin
yolsuz
valisi, lursiz defterdan zerinde yogun-
lagiyordu... Blgecilik Mslumarilar kadar gayrimslim
meb'slarda da
grluyordu, Rumeli Hiristiyanlarmm blgesel milliyeti
ve
hatt burju-
va-milliyeti nitelikteki isteklerine, Mezopotamya Hiristtyanlan hi de
ayni
nitelikte olmayan,
tamamen
yerel ikarlanm
savunan
itirazlarla
kargi
dayorlardi:17
Osmanh parlamentosunun;
kurulugu iin yapilan seim
ve
seilen
meb'slarm
muzkere ahgkanhgi ile mevcut taleplerinin niteligi
aism-
dan temelini;
vilyet
ynetiminin
organlan olan,
mahall
idare meclisle-
ri olugturmaktadir. Meclisin, ilk zamanki
atmosferini de
gene
bu
meclis-
lerin fikir iklimi etkiliyordu. Buzellik, zamanla zellikle II.
yasama
d-
neminde giderek kaybolmaya yz
tutacaktir. Unutmayalim ki, 1877
meclisi Trk parlamento
hayatmda,
1960'lara kadar gzearpmayan
bir
cesaretin rnegini
vermig, tabu sayilan dig politika konusunda
aktif
bir
izleyicilik
ve tartigma
ortamma girmigti.Bunun geni
lde
parti
disip-
lininin
ve
siyas parti
gruplarinm bulunmaylgmdan ileri geldiginegp-
16 MMZC16.Nisan 1877 tarihli oturum, s,
120. Kastamon Meb'su SalimEfendi:
"Kantar ve
esnaf rsumu tagralarda maliyeye
ait, stanbul'da
ise belediye daire-
1erine
verilmig. Eu stanbuliginbir istisnadir
"
ReisA. V.Paga: "Sizdestanbulgibi bir gehir
yaparsantz
olur."
23Nisan 1877
ta-
rihli oturum, s.
157.
Astarcriar Kethdas: AhmedEfendi."Zannolunuyor ki, stanbulaz
vergi verir.
-
tigimiz suya
kadar vergi veririz. Galiba tagra
halki
suyu
bedava iiyordu.
Sim-
di bir de pencerelerimize vergi koymak istiyorlar." MehmetA. H. Efendi (Sivas):
"nallahbundan
sonra,
stanbulhalki da
vergiler verirler de, tagrahalla ilem-
savi olurlar." Gerakte
anayasanm
12. maddesine
gre,
"Bagkent stanbul'dur
ve diger beldelerden fark ve imtiyazayoktur
"
Ancak belediye ve
vilayet kanun-
lan bu
maddeye ruhen
uygun degildir.
17 lberOrtayh, Tanzimat'tan SonraMahall idareler,
s.83-85.
rnegin
Rumeli meb'slanndan (Selnikli Mihalaki ve
Vasilaki ile Yanya'dan
-
J ugiri
Kantan:1) nahiye, kaza, liv ve
vilyet idare
meclislerine
ye
seilirken
Muslim-gayrimuslim aynm ve orammn
kaldmlmasmi istediler. Bu
milliyeti
bir grgt.
Rumeli
ve
Oniki Adalar'da Rumlar ogunluktu. Buna karp Suriye
meb'su 9e diger Mezopotamya
vilyetierinin Hiristiyan meb'slan direndi.
MMZC 7Nisan 1877tarihli oturumu, s.
8085. Suriye Meb'su Nufel Bey:
"ok
olan
cemnt
azayi seer,
brleri seilmeden kahr." SalimEfendi (Kastamonu):
"Meb'su
oldugum Kastamoni'da begyzbin slm
vardar. Topu drtbin Haris-
tiyan bulunur. Eger
yan yanya
olmazsa Hiristiyan'dan hi aza
olmaz." Suri-
ye'nin Hiristiyan meb'slan, Osmanh tebaasmm birlik
ve
btnlg zerine
nutuklar atarak, neriyi nlyorIar.
he yoktur. lkparlamentomuz, digerlerinintersine
siyasal
grup
ve parti-
lerden ok,
vilyet temsilcilerinin olugturdugu bir kurumdu.
Meb'sn Meclisi'nin bu niteligi yanMeclisi'nde gr1emez.
mpa-
ratorlugun yksek
rtbeli blokrat
ve
askerlerinden olugan
ve yeleri 69
tayinle gelen
Meclis-i Ayan; birinci meclisin tersine yerel
sorunlar konu-
sunda
ya
bilgi
sahibi degildi,
ya
debunlan
tartigmaya
tenezzl etmiyor-
du. Maamafih bu kurulun hukuk
ve
id
are
alanmdaki
tecrbe
ve
bilgi s-
tunlgn gz ardi edemeyiz.
Umum politika, i ve
dig siyaset
sorun-
larmda da,
saltanata saygih
ve
'hikmet-i
hkmet'
fikrinin gizlilikilke-
sine baghydilar. O yzden
onlar
da ynetici
elitin
tutumu
ierisinde bir
geyi tartigip
itiraz etmemeye,
irde-i seniyyenin buyunlugunu bekleme-
ye
hazirdilar. ilk
yasama
organlan arasmdaki bu derin fark, yelerinin
yapisal kkeninden
ileri gelmektedir.
70
IL Abdlhamid Devrinde
Tagra
Brokrasisinde
Gayrimslimler'
Sultan II. Abdlhamid devri, Osmanh
mparatorlugu'nun, yani Orta-
dogu-Akdeniz imparatorluklarmin nc
ve sonuncusunun
alb
asar
sren hayatamn
son otuz yihmkapsar. Bundan
sonra
bu
tip
imparator-
luklar, bir drdncs olmamak zere tarihin mah olmugtur. Kugkustz
-
Osmanh mirast halen bu lkelerde kltrel, siyas izleriyle,
yaayan
bir
tarih olarak
devam
etmektedir.
Bu
yaayan
tarih, her
zaman
tath amlar
ve
izier olarak degil; Balkanlar'da
ve
Ortadogu'da oldugu gibi kan ve
barutla da kendisini hissettirmektedir, Bu nedenle Osmanh asirlanmn
her biri gibi Hamidiyye dnemi degittike artan bir alka
ve aragtirma-
ya
konu olmak durumundadir. Sultan II Abdlhamid'den sonraki
on
yilda imparatorluk; Balkanlatdaki hkimiyetini kaybedip, gnmz
si-
mrlarma dogru Akdeniz adalanndan
ekilecek
ve
nihayet
Birinci Cihan
Savagi sonunda bugnk anavatan topraklarm
mdafaa
iin
yeni
bir
savagm
baglamasi gerekecektir.Asimda, hkmdarmtahta ilagmm he-
men
ardmdan baglayan Trk-Rus Savagi ileBalkan topraklari Ayastefa-
nos Antlagmasi'yIa hemen
tamamen
elden tkmigken, 1878Berlin Ant-
laymasi'nda
yapilan
tashihle
imparatorluk Balkanlaf da
otuz
yll daha
yagayabilmitir. Ancak buhkimiyet, artik idare
ve
maliyeye
yogun Av-
rupa
mdahalesi
ve Avrupa devletlerinin tkenmeyen
islaht
talepleri
zerine
islaht
projeve
uygulamalarlyla srm, imparatorluk dig
poli-
tikada gerek Avrupa devletleri, gerekseyeni Balkan devletleri
ve prens-
likleri arasmda denge diplomasisine ynelik bir siyaset devrine girmig-
tir. Bu bakimdan 1878-1908
arasi,
zellikle Rumeli vilyetierinde
gerek
memurnin
etnik kompozisyonundaki degigiklikler, gerekse Marif Ne-
zreti
ve
Dahillye Nezreti'ne bagh pubeler; adliye
tegkilti
ve jandarma-
d-aki
islaht
konusunda yeni vecheler,
yeni
uygulamalar gstermektedir.
Osmanh tagra brokrasisinin bu yeni devrini anlamak
iin, ikan kanun
ve
talimatnmeler kadar; brokratik igleyii takip edebilecegimiz Sicill-i
Ahvl gibibiyografik kay2tlarm,devrin vilyet gazetelerinintaranmasm-
dan
ve
nihayet
son
senelerde argivlerimizde tasnif edilip aragtiricilara
*
Sultan1L Abdlhamid
ve
Devri Semineri,27-29Mayis 1992, EF, Tarth Aragtirma
Merkezi, stanbul1993,
s.
163-171.
ailan Rumeli MfettigligiEvrkt
ve
Ylldiz belgelerininyeni tasnif edilen
kisunlarmdan nemli bilgiler elde edilecegi aiktir. Bundan bagka, gerek
Osmanh
ve
gerekse Avrupa basuu, yeni kurulan muhtar statdeki Bulgar
Prensligi'nin aryivleri
ve bizdebulunmayan
gazete
koleksiyonlan ileDo-
gu
Rumeli basuu; Balkandevletlerinin benzer malzemesi
yeni bilgiler
ge-
tirecektir. Hi kugkusuz nemli bir kaynak devrin byk devletlerinin
argivleridir. Nasil Osmanh argivleri, Rusya
ve
Almanya
ve
Avusturya
iin ok nemli ise
ve
bulkelerin
mill
tarihleri bizim argiv
malzm-
mizle yeni bilgi
ve yonunlar
kazaamaktaysa; bizim imparatorluk tarihi-
miz de, bu lkelerin benzer
malzemesi ile yeni boyutlar ilve
edilerek
yazilabilir. Aragtirmacilarumzm kullanmaya bagladiklan Britanya argiv-
leri (Public Reconi Office), Fransiz Digigleri
ve
diger aryivleri,
Avustur-
ya-Macaristan'in argivleri (Haus Hof und
Staatsarchive)
ve
diger fonla
n,
Alman argivleri
(son
olarak Demokratik Alman Cumhuriyeti'nden
geen
Postdam'daki Zentral Staatsarchivbizimtarihiler
tarafmdan
pek
kullamlmamigtir), Rusya argivleri bu konularda zengin malzemeye
sa-
hiptir. zellikle sonuncusunun
herhalde Balkanlar, Suriye
ve
Filistin'de-
ki konsoloslukagt bakunmdan19.yzyilm ikinci
yansi
iin zengin
olay-
lan ierdigi,
yapilan
negriyattan anlalmaktadar. Osmanh Rumelisi
ve
Suriye-Filistin'deki olaylarm
ve problemlerin
anlayilmasi iinbu gibi ar-
giv
malzemesi kamilmaz
olmaktadir. Galiba Sultan II. Abdlhamid
devrinin byk problemleri
ve
bu problemlerin nasil zldgne dair
yap11anc1hz degerlendirmeler digmda, bir devrin kompozisyonunu i-
zebilmek iin bu gibi kaynaklarm gerekliligi
aiktir.1
IL Abdulhamid devrinde isnparatorlugun idar cografyasmda
gze
arpan
ilk husus, bazi
muhtar idarelerin mevcudiyetidir. Bunlar; Bulgar
Prensligi, sonradan
prensin
vali tayin
edilmesiyle Bulgaristan'la btn-
1eyecekolan
ama
Berlin Kongresi'nden beri zel bir idamsi olan Dogu
Rumeli (yani Filibe'nin
merkez oldugu Gney Bulgaristan), SisamEma-
reti, Cebel-i Lbnan Mutasarrifhgi
ve
ngiliziggalindeki Misir Hidivli-
gi'dir.
Bu blgelerin idasinde Bblli'nin farkh, fakat belirli llerde
mdahaleci bir m1,
ayni
zamanda da tarudigrimeiyaziar
vardfr. Mese-
l, merkez idare sistemi iinde olmalarma tagmen, gerekparlamenter
rejimin igleyisi,
gereksesansur gibi idar
tedbirlerin
uygulanmasi
a1sm-
dan Dogu Rumeli
ve
Cebel-i Lbnan'da farkh grnm
ve
problemler
oldugu
anlagdmaktadir?
IL Abdlhamid devrinde Yildiz Sarayt'tun Bbil'yi glgede birakti-
gi
ve
idarenin bazi blmlerinin paralelinin sarayda kuruldugu
oka
1 Bukonuda bkz. .Ortayh, 'kind
Abdlhamid Dneminde Anayasal Rejim Soru-
nu', Trkiye'deDemokrasiHareketferi,HEF Dergisi,
c.
11,1986,
s.
55-61.
2 Lbnan'daki sansr iinDonald
J .
Cioeta, "Ottoman Censorship inLelbanon and
Syria", IJ MES, 10/1979,
s.
167
vd.
tekrarlanan
ve
dogruluk pay1olan
bir vakladir. Vilyetlerden
ve
harite-
ki sefaretlerimizden devamh bilgi
akipi, Yildiz Sarayl'nda Mbeyn-i
Umm
ve
Bagkitbetofislerini yirmi drt saat faaliyete sevk etmektedir.
72 Bu dnemde Bagkitbet
ve
tahriratta Mlkiye Mektebi'nin baarth
me-
zunlarmdan alman
gen
ktibler
gece
nbetine de kahrlar
ve telgraf ba-
ymda gelentahrirati kabul ederler, vilyetler
gibi
sfer da devamh
sa-
rayla
yazigir ve
nce
oraya
mracaat ederlerdi. Thnuslu Hayreddin Pa-
a'nm sadrazam
olarak
itiraz ettigi noktalardan birincisi budur. Verdigi
lyihada, Bablli'nin atlanmasi
ve
bilgi akigmmdigmda btrakilmasmdan
ikyet
etmigti?
Budurum
maalesef bazi valileri ve SalihMnir Payagi-
bi
sferayi devlet galerisinde Bbil nazirlarmdan daha ok gze
ar-
pan
portreler
haline
getirmigtir.
Bilindigi zere Sultan IL Abdlhamid
imparatorlukta
teftiggezilerinde bulunmazdi. Fakat raporlarm
ve
szl
haberlerin digmda, devamh fotograflarla memlik-i mahrusamn her ka
gesindeki
ahlnin det
ve
kiyafetinden, trenlerden, inat
ve
auan
eserlerden haberdar olurdu. Bu
egsiz, zengin albm koleksiyonu yakm
tarihiligimiz iin yol gsterici bir kaynaktir Yukarida belirttigimiz du-
ruma
ragmen Bb1li fonksiyonlarun kaybetmig bir brokratik makine
degildir. Kayitlardan
ve
aryiv tasniflerinden de grlmektedir ki, tagra
ileolan
yazismalar daha abuk takip
edilmekte, ihtisaslagma arttigmdan
abuk degerlendirilmekte, faaliyet
ve
iq
hacmi artmasma ragmen bu ih-
tisaslagma iglerin takibini daha kolaylagttrmaktadir. Lyihalarda birta-
kun meselelerin, Tanzimat dneminin
ehliyetli brokratlarmdan eksik
kalmayan bir vukufla ele almdigt grlmektedir. Yazigmalarda tezkire-
lerin
(arz
tezkiresi) leffinden anlapIdigma
greast ve
stler
arasmda
ev-
rakm ulay1m srati artmigtir. Bunun
yam
bamda
evvelki
devirlere
naza-
ran
nemli bir fark grlmektedir; bazz meselelerin halli iin (islah-1sa-
nayi,
demiryolu, nafia
ve
maarif gibi)
projeler
hazirland1,
bulyihala-
rm
ogu
ehliyetli brokratlar.tarafmdan kaleme
ahndigi
grlmektedir.
Kisaca bmkrasi
uzman ve teknokrat
bir karakter kazanmaya baglamig-
tir. Trkiye mparatorlugu'nunTanzimat asrmdaki modernlegmesi de-
vam
etmektedir.
Taraidamsi merkez brokrasinin bu geligmelerindenetkilenmekte-
dir, IL Abdlhamid dneminde
tagra
brokrasisinin iki
ana
zelligi
var-
d. Birincizellik;
memur
sayismdaki artig
tir.
Herhangi bir vilyetin sal-
nmelerinde belirli arahklarla
yapuacak rnekleme
ve
say1mda
bunu
grrz,
Bu memurlarm bilgi
ve
yeteneklerinde dzelme grlr; n-
k
artik merkezdeki l mekteplerin mezunlari bu brokraside
yerlerini
artan oranda ahrlar. Bundan bagka,
vilyet
gazeteleri gibi
organiari takip
ettigimizde bir tr
rapor ve
izleme olayagrlmekte, bazi idareciler bu
3 bnleminMahmud Kemal nal,
Osmanh DeurindeSon Sadrazamlar, VL cz, 4.
baski,
s.
943
ve
sz
geen
21Ca1296/13 Mayis
1879tarihli arize,
s.
946-951.
nedenle faaliyet gstermekteve
taltif beklemektedirler. Egitimin sonu-
lan almmaya baglanmigttr. Nitekim
Sicill-i Ahvl defterlerinde yapilan
taramalarda kk
ve
byk memurlarm biyografilerinde bunu grmek
mmkndr. 1296H/1879'da kurulan 'Sicill-iAhvl Komisyonu' mte-
73
akip senelerde ilk anda 92.137 tane
her riitbeden memurun
kaydiyla
hem devlet hayatma hizmet etmig ve hemde
tarihiligimiz iin 196 adet
ciltten
olugan byk bir kaynak
birakm19ti.4Bylelikle ilerideki bir tara-
ma
ve
tasnifle Abdlhamid devrinin tagra
brokrasisi birok zellikle-.
riyle daha lyi
anlagilacaktir. Bukayitlar yeni
bilgiler verir, hatt bu kay1t-
larda grlen
bazi
okullara maarif tarihiyle ilgili ahymalarda rastlan-
mamaktadir. megin;Fransiz
asilh olup Osmanh
tabiyetine
geen parl
.
Saritene
(Charles Chariten)'in Dersadet'te alti
sene
masonlar (duvarci-
hk) mektebine devam
ettigi
belirtiliyor.5
Bu okul zerinde bilgi yoktur.
Bir bagka konu burada
memurlarm dilbilgisidir. Aika grlyor ki;
Rumeli vilyetlerinde kk
memurlann arasmda bile 2-3 dil bilenler
kalabahk bir
grup
olugturmaktadar. Bilindigi zere Tanzimat
asunm me-
mur
yetistiren yksek grenim kurumlari (Mlkiye Mektebi, Hukuk
Mektebi, bilhassa Nuvvb
Mektebi
ve
Mekteb-i
Sultan gibi)IL Abdl-
hamid devrinde
islahat
ve
Inukemmellegme
geirmekte, ayn1
gekilde
teknokrat yetiytiren
egitim kurumlari da
tagra
brokrasisine gerekli ele-
mam
saglamaya baglamaktadirlar. htisaslagan
brokrasi,
ihtisaslaan
egitimden gidasun
almaktadir; ikincizellik, tagra
brokrasisinde artan
sayida
gayrimslimmemur
istihdamidir. zellikle
son
zamanda tasnife
ailan Rumeli Mfettigligi Evrki'ndabu konudabaza
cetvellere rastlan-
maktadu ki,
apagida
bunlarmtahlilini
yapacag1z. EsasenOsmanh
yk-
sek egitim kurumlarma Tanzimat baymdan beri belirli kontenjanla
(gay-
rimslim
nfus
te bir diye tahmin edildiginden, gayrimslim millet-
lerden
talebe de te bir
oramnda)
gayrimslim
milletlerin genlerinin
ahndigt
grlyor.
Mesel, gerek Ermeni
cemati,
gerekse
sonradan
mstakl ekserlya
halinegelen
Bulgarlar, Rum-Ortodokskontenjan aley-
hine Mekteb-i Tibbiyye'de kendi
kontenjanlanmn
artmlmasun istemig-
ler, Bbtl de bu mracaati kabul
etmigti.6
Diger yandan tagra
vilyetlerinde 18.yzyddan beri belli ofislerde ve
zellikle
ma1
grevleri yerinegetirme
konusunda gayrimslimlerinet-
kinligi artmaktaydi. Mesel
Suriye'de Musevt Farh
ailesi malt iglery-
kmlenmigti
ve
sarraflik yapmaktaydi. Bunlarm devlet
nezdindeki
ra-
kipleri Huistiyan Bahr
ailesiydi. 1840'akadar sren Misirh brahim
Pa-
ga'nm ynetimi
devrinde, yerel HiristiyanlarMslmanlari da
mttefik
4 Atila
etin,
'SiciH-i Ahval Defterferi', Trk Dunyas: Taril: Dergisi, Haziran
1992/66,
s.
34vd.
5 BOA, Siciu-i Ahod!Defterferi,c.12,
s
391.
6 BOA, .,MV., 12N 1273/6 Mayas 1857tarihii arz
tezkiresi ve leffi.
olarak celp edip Farhlerin nfuzunu kudilarsa da, Osmanh
otoritesinin
tesisinden
soura
durmn
degigti.7
Rumeli eyletlerinde de gayrimslim-
lerin bu gekilde baz1idar grevler
edindigi;
en
azmdan 18.
yzyil bagm-
74 dan beri bazi muhtar gehir ynetimlerininortaya aktigi, Bosna'daki ba-
z1
merkezlenie
ve
Arnavutluk'ta Voskopoj gibi merRezierde gayrims-
limlerin idar
grevler
edindigi grlmekteydi? Tanzimat'tan
sonra
meclis-i idareler
ve
nfia
ve ziraat komisyonlari, Menfi-i Ummiyye
sandiklari
gibi komisyonlarda
ve
Vilyet Temyiz Dvm
ve
karma tica-
ret
mahkemelerinde gayrimslim yeler bulunmaktaydi. Giderek
mer-
kez idarenin tagrapubelerinde, mahkemelerde
gayrimslimmemur,
h-
kim
ve
zabita
sayisi
artti Bunlar her
zaman
mahall
memurlar degildi;
gittike
merkezden
tayin edilen
gayrimslirn
memurlar da grlyor-
du. Gayrimslim memurlar merkez.idarenin
temsilcileri
olarak
teknik
ve
fen dallarmm digmda silk-i adliyeye, dahiliye
ve
zabitaya intisab
ederlerdi.
Eu geligmeyi dig Hiristlyan devletterin baskisma baglayarak
aipklamak
pek dogru degildir. Devlet hayatmdaki kozmopolitizmin 18.
yzyildan beri gekillenmesi
ve
19.
yzyildazellikle laik egitim kurum-
Iarmm yetigtirdigi gayrimuslimgen1erin tipki Mslmanlar gibi hiz-
mete girip muhtelif yerlere tayin
edilmesi sr konusudur. Bylelikle
Tanzimat dneminde bu alanda
gelenekselbmkrasinin bir kahbl degig-
mekte,
yeni bir geligmegrlmektedir.
Nitekim Rumeli vilyetlerinden olan Manastn'dan 26 Za 1321/19
Mart 1904
ve
Selnik'ten 9Za
1321/26
Subat
1904tarihinde mektb-i vi-
lyet kalemindensadrete gnderilentezkire
ve Kosova
vilyeti
iin Ru-
meli Vilyt-i
Sahanesi
Mfettig-i Umumhgi memuriyeti celilesinden
kaleme alman 16Za 1321/4 Mart 1904tarihli tezkirede, "Dahil-i
vilyet-
de hdemt-i mlkiye
ve
adliye
ve
mliye
ve
sirede
teb-yi Hiristiya-
niyye'den olarak mstahdem
bulunan bi'l-umum memurnin isim
ve
milletleriyle nev' memuriyet
ve
tarih-i tyinve
mikdar-1 maaglarm1
ve
nereli olduklariru mbeyyin bir defterin lzum-1 tanzimi hakkmda irde
zerine leffen takdim kilman"
defterlerde* memurlarm knyeleri
gz
nne ahorsa bu gereke grlyor. BerlinKongresi'nden
sonra,
Rume-
li
islahat
meselesi Osmanh Devleti'nin Avrupa devletleriyle zitlagtigt bir
konudur. Bugibi
cetveller sadece bu gibi
beynelmilel mdahaleye bir
ce-
vap
iin mi hazirlamyordu? Belki evet,
ama
devletin kendi i teykiltma
7 Moshe Ma'oz, "Changes in the position of
the
J ewish
communities of Palestine
and Syria...' , Studies
on
Palestinedwing theOttomanPeriod, ed. M. Ma'oz, Magnes
press, J erusalem1975,s. 146-151.
8 Virginia Paskaleva, 'Die Wirtschaftsbeziehungen der Bulgarischen Gebiete mit
Mitteleuropa im 18. und 19.
J ahrhundert',
WirtschaftswegeHermann Kellenbenz
Fesfschrift,Klett Gotta 1978,
s.
169.
9 BOA, Rumeli MfettipHgi UrnumEvrah, TFR-1-UM 21.12.1321 tarbli evrak
no:
2907/2,
3, 4, 7, 9, 10'daki cetveller.
ve artan Makedonya Balkan milliyetiliginin kontrol iin bu hususlara
nem verdigi agikrdir.
Eu konu henz genig bir aragtirmaya
ve tartig-
maya
aiktir Bu vakte
kadar Osmanh memu2ninin tetkikalmda istatis-
tik malmata
pek
rastlanmtyor.
Carter Findley'in
son
devir brokrasi-
75
sinde
araytirdigi gayrimslimler daha ok merkez ofisler
ve
hassaten.

Hariclye Nezreti ile smirhdir.10
Sz
geen
Rumeli vilayetierindeki
Hiristiyan
ve
Musev memurla-
rm
cetveline baktigimizda, nemlice
ve
yksek rtbeli
olanlarmm
ger-
kez hukmetin
tayiniyle
geldiWerive
mahall halktan olmadiklan
g-
rulmektedir.
rneginManastar vilyetine
bakahm Acemyan Efendi
(Nfia mhendisi)
Dersadetli bir Ermeni'dir.
OvakimMutafyanEfendi
(kondktr) nyelibir Ermeni'dir. Kiryos Efendi
(merkezidadt Rumca
ve
Fransizca muallimi) Konya Akgehir Rumlarmdandir, Florina kazas2
kaymakam muavini Bedros Efendi Sivas Ermenilerindendir. Mahkeme-i
bidayet
azasmdan Filip Yuvakis Efendi, Kayseri Rumu'dur. Gene
aym
mahkeme azasmdan
Anastas Efendi Ankara Rumlarmdandir (TFR-I-
UM-1321-12-26-2907/4). Manastir vilyeti vali muavini
stefanaki Bey
stanbul Rumlarmdand1r.Adliye mfettigi
Paskal Efendi stanbulErme-
nilerindendir.
Bidayet Mahkemesi'nin drt
azasi istanbulErmenilerin-
den, diger drt
azasi stanbulRumlarmdandir.
Selanikvilyeti vali
mu-
avini Kostantinidi Papa stanbulRumu'dur. Selnik
mahkeme
azalan
iinde AnadoIulu Ermeni, Rum
ve
Sryanler
gze arpmaktadtr (TFR-
I-UM- 1321-12-262907/2). Ohri
vilyeti
bidayet
mahkemesi
reisi Filip
Efendi Kayseri Rumu'dur
(TFR-I-UM-1321-21
2907/3).
Bunun gibi Ko-
sova
vilyeti mahkeme-i istinaf azasmdan Yakob Faik Efendi Diyarba-
karhbir Sryan'dir. Aymmahkeme azasmdan Corci Efendi Diyarbakir-
hKaldan'dir. Diger iki
azamn
biri Kayserili Rum
ve
digeri Sivash Erme-
ni'dir (TFR-I-UM-1321-12-26, 2907/7). Listeler renkli bir biimde
uza-
maktadir. Bulgar, Ulah, Msevler dahaok yerel
memuriyetlerde
posta
ve maliye dairesinde
veya
kompu sancaklarda gretmenlik
grevinde
bulunmaktadirlar. Maamafih Musev memurlarm
maliye ofisinde
nemlice bir oranda
grevde
oldugu
gze
arpmaktadir Bu
uzun liste-
leri
teferruatiyla
nakletmek makalenin samrlarim agacagmdan, ancak ba-
zi
rakamlar vererek konuyu kapatmak
gerekmektedir. Dudefterlerden
akarttiguniz hlsa rakamlar gylesunulabilir:
Yukanda ele ahnan Ma-
nastir
vilyeti defterine gre; 37Rum-Ortodoks, 10Ermeni,2 Katolik
(bun-
J ar Makedonya
ve BulgarKatoJ ikkilisesine bagh yem] memurlar), 4U1ah,
3Musev
memur ve
Bulgar
ve
Sirb vardir. 1ginolan Fener Patrikhanesi
BulgarEksarhhk Kilisesi'ni hl
tammamasma
ragtnen
(bu
tamma
ancak
Ikinci Dnya Savagi'ndan
sonra
oldu) Bbil bu kilisenin cematini
mstakilen zikretmektedir.
Kosova vilyetinde ise; Dahiliye dairesinde 1
10 Carter V. Findley, OttomanCivil Ocialdom, Princeton 1989,
s. M3.
Katolik, 2Rum, 1Musevi
vardtr. Adliye dairesinde 1Sryan, 1Kalda-
n, 4Rum, 4Ermeni, SBulgar,
11Ortodoks (Sirp
ve
Ulah kastediliyor ol-
mah)
ve
1 Musevt vardir. Maliye dairesinde2 Bulgar ve 1 Ortodoks,
76 Maarif dairesinde, 4Bulgar, 5Rum-Ortodoks, Posta ve
Telgraf idaresin-
de ise2Rum, 4Musev, 1Katolik
memur grevlidir.
Aym
vilyetin N-
fiadairesinde1Rum, 2Katolik, Polis'te ise14Ortodoks (herhaldeOrto-
doks Arnavut, Sirb
ve
Makedon kastediliyor), 12Musev, 28 Bulgar,
15 Rum, 4Ulah polismemuru ve
zabita miri ahemaktadx. Buiki
vilye-
tinHiristiyanve
Musev
memur sayisi
hi.de
kmsenmeyecek bir
sayidir.
Aym y11msalnmeleri ile yapilacak etrafh bir kargilagtirmada dabu
grlebilicTamsayilara vurulan
mukayeseli bir tesbit tablosu isebura-
da
verilemeyecektir. Btn bu
memurlarin
ve
idare edilenlerm, idar
mekanizma iindeki
tavn ve
ynetimin igleyigi ise gphesiz yazihkay-
naklarm ok genigtaramasma
dayanmahdir. Bu renkli
emperyal
gr-
nm, Rumeli kitasmm elden alagiylaok lasa
zamanda silindi. Yeni ku-
rulan Balkan devletikleri,
mahall etnik unsurlarm bilebu gibi grevler-
den diglanmasi politikasun izlediler. Eu n planda
kadrolarm
iinde ig-
bilir
memurlarm
yer
almamast ve
Balkan devletlerinin problemli,
eksik,
ehliyetsiz kadrolarla ynetim hayatma baIamalarma neden
oldu. Bu
konuda Berlin Antlagmasi'ndan
sonra
Bulgaristan Prenslij!;i'nin
sorun-
larla bogugmak
zorunda kalan yeni
brokrasisini belgelemnig
ve
canh
bir biimde tasvir
eden Bernard Irry'nin
eserinden
gu
pasaji
nakletmek
gerekir: "Osmanh idaresi
memur
sayismda tasarrufaok riyet etmek-
teydi. Ruslar ise
imparatorluklarmda bunun aksine
anormal byklk-
te
bir brokratik gvde yarattilar.
Dogu Rumeli'de ise Franstz sistemi
tatbik
ediliyordu. Neticede burada
eski
2sancak ve
14kaza
alanmda, 6
department
ve
28kanton ihdas edildi. Memur ve jandarma
kalabahm-
dan kyller pagkmadndler. Harpten nce 2-3
jandarmamn
bulundu-
gu
bir kk blgede otuza yakm
grevli
memur
ortaya
1kti." Bu du-
rum
dzelmedi, aksine 1879'da 2.800
olarak bilinen
memur sayisi,
1896'da 20.509'a
ikmigtt.11
Bernard Lory
ve
yararlandigi
Bulgar tarihi-
lerinin bu tipteki ahqmalart bfn Balkan lkeleri iin yapudigi
takdir-
debenzer bilgiler elde etmek mmkn
olabilecektir.
Sphesiz
bu
alanda
ileride yetipecek Balkanist ve
Osmanist
tarihilerimizin daha
etrafh
ve
-mukayeseli
aragtarmalarla Osmanh mirasmm problemlerini
ve
Sultan IL
Abdlhamid devrinin bmkratik
yapasim
daha iyi
degerlendirecekleri
aiktu
11 Bernard Lory,
'le
Sort de l'Heritage Ottoman
en
Bulgarie 1878-1900', VariaTur-
cicaI, ed. Isis,1stanbul 1985,
s.
67,Todorov
ve
Kantchov'a dayanarak yapt1 tah-
liller.
77
Midhat Paga'mn Vilyet Ynetimindeki
-
Kadrolart
ve
Politikast
Osman11mparatorlugu'nda
1860'larda, reform
ve
ulusalci ayaklan-
malar,
anayasaci
liberalizm
ve
reaksiyon
i ieyagiyordu. Byle bir
or-
tamda Midhat Papa, modernlegen
ve zamamna
ayak uydurmak isteyen
ihtiyar bir imparatorluktaki yeni
zihmiyeti temsil
etmekteydi. Tuna, Ni,
Bagdad,
Sam;
her biri 19. yzyilm ulusu
akimlanyla alkalanan
veya
endstri dnyasmm yarattigi yeni iktisad iligkiler ortamma
girenmer-
kezierdi. Osmanh
reformculugu bu degigen dnyaya
nasil
nyum
sagla-
yacakti. Midhat Paga'mn
ynetimi; bu zitlar dnyasmda reformcu
Os-
manhcahgm geligiminin yksdr denilebilir.
Midhat Paga, Tuna
vilyetine bir Osmanh valisi olarak
geldi. Du
vali,
Osmanhci dgncenin de
en
aktif adarnlydi. Gerekkendi fikirleri, gerek-
se
maiyetindekiler,
Tanzimat dneminin
modernlegmeciideolojisini, Os-
manh yurtseverligini temsil ediyorlardi.
Osmanhcihgm, 19. yzyilm
ikinci yarismdaki
ulusalcihk ortanuyla
ne
derece
uyugabildigi
ayn
bir
sorundur. Ama Midhat Paga, klsik dnemin yneticilerinden
farkh d-
gncede, farkh kadrolarla
greve
baglayan, Tanzimat dnemi insanmm
ve
okumug (literati)bmkratmm niteliklerine sahip yeni bir yneticiydi.
Osmanhc1hk, Osmanh ynetici
smsfmm 19.
yzyildaki
ideolojisiydi.
Midhat Paga'nm ilk kugak
Tanzimatilardan farkh bir yn
vardi. O
megrtiyete,
yani
anayasal monargiye inanmig bir yneticlydi. O halde,
sadece kanun ve
adil bir idareyi degil, ynetilenlerinynetime
katildi-
gi
ve ona
sahip akacaklari bir tarz-i
idareyi yerleptirmekgerekiyordu.
Midhat Paga'nm yakm ahyma
arkadaylan
da Osmanhca bir kadro
olugturuyordu. Tahrirat mdr Ismail
Kemal Bey'di; Amavut'tu.
1878
yilmda
Balkanlaim Osmanh mparatorlugu'ndan kopma
tehlikesi zeri-
ne
kurulan Prizren Birligi'nin nclerindendi. Arnavut
ulususuydu,
ama
Arnavutluk'un Osmanh
ittihad1 iinde glenipyagayacagma
ina-
naniardandi. Diger yakmbir ahyma
arkadagi
Ermeni Odian Efendi, Hir-
vat asdh KihVasif Efendi
ve
nihayet yakmahema
arkadagl olan Ahmed
Midhat Efendi'ydi. Yanmdaki teknisyen
kadrolan, 1849'da
imparatorlu-
ga
sigman Polonyah
ve
Macarlardi. Bunlar kartograf, teknisyen
veaaca-
*
tRusiamrast
Midhat Paa
ve
ZamamSemineri,Ankara 1986,
s.
227-233.
gi
sanayi mektebinin hocalanydi. lerinden en
nde geleni Polonyah Ka-
ro1Brzozowski'ydi. KaraAvci diye bilinen bu kimse,
onu
Bagdad vilye-
tinde de izlemig
ve
oradaki ahymalara yardimo olmugtur. Becerikli bir
78 maliyeci, kitabet
ve
teknisyen kadrosunu toplayip rgtlemek Midhat

Pasa iin nemli bir baande. 19.yzyllmikinci yansmdabir Avusturya


valisi, hatt bir
arhk
Rusyasi valisi iinbu imkn zaten
vanh.
Ama Os-
manh mparatorlugu
merkeziyetilik agmda, artan brokratik faaliyet-
1eri yrtecek ktib kadrosundan, teknik altyaplyt kuracak teknisyenler-
den
mahrumdu. Daha 1859senesinde vilyetlere yazzlan
ve
tensikat
em-
reden bir
yaziya;
valiler ellerinde zaten yeterli sayida
memur
olmadigi
cevabru vermiglerdi. Midhat Papa,
ulusulugun kaynadijfp bir blgeye
Osmanhci ideolojinin taraftan
ve
nitelike de Osmanh olan kozmopolit
bir kadroyla
geliyordu?
Geldigi lke, Bulgarlann yaadtgi yerdi. Bulgar ulusala hareketi
1860'h
yIllarda
gerek ideoloji, gerekse rgtlenme olarak doruk
noktasi-
na
ulagrupti. lksafhada Rum
Patrikhanesi'nden kopmak
ve
milI kilise-
1erini kurmak yolunda nemli
adunlar atmiglardi.
kinciolarak, bu yll-
Iarda komiteler halinde rgtlenmeyi luzlandirm191ard1. Yunan bagun-
sizhk hareketinden farkh olarak, Bulgaristan'm byk Avmpa devletle-
rinden
aym
lde bir destek aldigmi sylemek
zordur.
Sartlar,
Bulgar-
lan kurtuluu hareketlerini kendi baglanna rgtlemeye zorlamigtir. Bu
kyl kitlelerinin katildigi
veya
katilmak zorunda kaldiklan komiteler,
bir yerdezgn bir Balkan
komitecilik
hareketinin de baglangici
sayil-
mahdir. G. Rakovski'nin Sirbistan'da kurdugu VerhormaNarodna Graj-
danskaNaaitstvo
ve VasilLevski'nin Romanya'daki komiteleri Tima vi-
lyetindeki hareketleri digaridan ynetiyordu. Bulgar ticaret burjuvazi-
si, etnik renldilik
ve
toleransm bulundugu Romanya'da, Osmanh Trak-
yasi'nda
ve Egeblgesinde
geligmigti.Hattilk Bulgar gazetesi Lyubos-
lovyeKonstantin Fotinov tarafmdan zmifdeakanlnug,
gene
1863'te s-
tanbul'da Kiryos Petro
ve
Hristos Topipligte tarafmdanbir gazete
1ka-
nlmaktaydi. Bulgar egitimi Tanzimat bagmdan beri geligiyorve
zengin
evreler tarafmdan finanse ediliyordu. Bulgaristan'da egitim bir
sorun-
du. Kimi
zaman
Rusya'run
okullan etkiledigi
grlyor,kimi
zaman
Fe-
ner
Patrikhanesi'nin
temsileileri
Bulgar egitimciIerle ati1yor,
onlarin
Rus ajani oldugunu Osmanh makamlarma ihbar
ediyorlardi.
Bu
sorun-
lar l<asabadan
vilyete, vilyetten Bbil'ye
ve
oradan yabanct
sefaret-
hanelere dogru byyen problem dalgalan halini ahyordu. Midhat Pa-
1 BOA, CevetDahiliye,no: 5432, 2C 1276/27 Arahk 1859 tarihIi Kastamon vilye-
tinden, Sadaret hkmine cevab,
'tagrada
mustahdem ketehenin icab-rmaslahata
gre hadd-i kifyeye tenzili hakkmdaki emrin, Kastamon meclisinde okundugu
ve
mstahdemin
hadd-i kifyede bile olmayub, hariten
valinin
maag
ile adam
kullandigi dati vaki olub,
tenzilin mmkn olmadigi' bildiriliyor.
a'nm politikasi budurumda nokta zerinde
yogunlagti.Basm
ve
egi-
time Bulgar dilinde el atarak,
Osmanh vatanseverligini
ve
Osmanh
res-
m kontro1n
yerlegtirmek,ikincisi mahall
halkm ynetimde sz sahi-
bi olmasmi saglayarak,
Tanzimat bagmdan beri grlen otokratik
mo- 79
dernlegme yntemini bertaraf edip,
ynetimi daha liberal bir
esasa oturt-
mak
ve
nihayet etelerin faaliyetine daha aktif biimde karp koymak.
Tuna
vilyetini
genig.lde Rusya'dan gelen muhacirlerle iskn etmek
de bu politikanm bir tamamlayicisi olarak
degerlendiri1melidir.
Midhat Papa, Bulgarca
gazete
ikarip bazi kitaplar
yayuntatti. Bulgal
okullarma Trke dersi ve Osmanh tarihi
ve
cografyasi gibi dersler koy-
durarak, Bulgarlann kendi dilinde egitim
grmeleri yanmda, Osmanh
yurtseverligini kabul ettirmek abasmda idi. Bu sayede zellikle Rus-
ya'dan, Sirbistan'dan
gelen
ihtillci negriyatin etkilerini ortadan kaldir-
mak istiyordu. Paga'nm bu
projesi,aymyillarda Rusya fnparatorlugu'n-
da Trk kabilelerini kazanmak iin uygulanan Ilminsky projesini andir-
maktayd1.
lminsky, Rusya
mparatorlugu'nun azmhklan olan
Tatar
ve
Trkik uluslarm byle bir egitim
ve
yaymla entegrasyonunu amalamig-
ti.
Midhat Paga'nm egitim
politikasmm buuk
y11iinde kayda deger
sonular sagladigan1 belirtmek gerekir. Bulgar okullarmdaki egitim, bu
politikadogrultusunda
etkilenebilmig,
Bulgarca kitap basum iin impa-
ratorlukta (Misir hari) ilk Vilyet Matbaasi kumlmugtur. Eu matbaanm
asilnemliigi
Duna
yahut Tunaisimli Trke-Bulgarca vilyet
gazetesini
Ikarmak
olmuqtu. Tunabizdeki ilk vilyet gazetesine rnektir (dahan-
ce
Mistr'da ikan Vekay-iMasriyye'yi bu anlamda ele alamayxz). Bu
gaze-
tenin
tahli1i
yapilruptir. Sanildigmm aksine; vilyet haberleri, yerel tarih
ve
iktisad-beled konular agirhkh
olarak
yer
almakta idi. Bagdad
ve
Su-
riye'de de
aym
geyin devam ettigini belirtelim. Gereki
ve
dengeli bir
egitimpolitikasi geregi,
ktib
ve
subay
yetiptirecekokullardan ok teknis-
yen
yetigtirecek okullarm geregini anlamigt1. Osmanh mparatorlu-
gu'nun
Rumeli vilayetlerinde,
ardmdan Bagdad'da ilk sanayi mektepleri
kurmak Midhat Paga'nm igidir. Bukonudaki
yardimc11anPolonez-Macar
teknisyenlerbagta olmak zere kendi maiyetindekilerdi.
.
Elimizde bir mazbata
var... Buna gre Tulcasancagi, Mahmudiye ka-
zasi,
Kregme kylleri; muhtar-i evvel
ve
muhtar-i sni
ve
ihtiyar
meclisi yeliklerine
qu
kimseleri intihab ettik diye matbu hir
mazbata
sunuyor.
Midhat Paavilyet
ynetiminde Tanzimat bagmdan beri izle-
nen
modern otokratik
ynetimi terk eden ilk devlet adammuz,
daha
dogrusu
anayasaca
demokratlann ilk temsilcisidir. Vilyet halkma
yne-
timekatilmak
ve
sorunlan kendileri zmekte daha ok inisiyatif
ver-
mig, bu inisiyatifi meclisler sayesinde
kurumlagtirmig
ve
meclislerin
se-
imli yelerinin, vilyet,
liv, kaza dzeyinde dzgnce seimine dikkat
ederek, kylerde
aym
biimde seimleri
yaptirmaya
dikkat etmigtir. Pa-
ga'nm Bbil ilebitmeyen mcadelesi valilere verilen
yetkilerinkisithli-
gi
konusundayd1. zellikle
Suriye'de iken asayi; konusunda
ordu m-
grinin, yetkilerini validen bagunsiz olarak kullanmasma
Midhat Pa-
pa'mn itiraz ettigi
ve
gek m.irle, gerekse
merkezle atigtig1grld.
80
Midhat Papa, mahall halk idamye kat11d1ka,ulusaIci
radikalizmin
bertaraf
edilecegi kamsmdaydt. Vilyetler idaresinde
adem-i merkezi-
yetilik
duncesi, Midhat Paga'dan
J n
Trklere, zellikle Prens Saba-
hattin'e gemigtir.
Eu
egitim 1921Anayasast'nda
arpici
bir ifade ile
yer
almaktaydi.2
Midhat Paa, Tuna
Nizmnmesi'nde de;
'mutasamf
s-
zn
ve unvanun despota
bularak kaymakama ve
'kaymakamt
md-
re
evirtmigti. lkOsmanh parlamentosunda
vilyet kanunu grglr-
ken
meb'slar,
Midhat Paga'mn
kullandigt bu
unvanlarm kanunda
yer
almasim
israrla
istediler. Midhat Papabu geEgmelere
ve
demokrat
tutu-
i muna
ragmen,
ulusalci hareketlere g
verecek bir
mahall zerkligin
giddetle kargismda durmuytur. Tuna
vilyetinde
kilit
noktalarda Bulgar
memur az
kullan1hyordu.3
Ayrica, Avusturya ve
Rusya'nm Viyana Pro-
tokol'nde
(1855)
israrla
zerinde durduklan, Balkanlar'da nahiye ida-
relerinin geligtirilmesi projesini
engelleyenlerin bagindayd1. Nahiye
meclisleri ogunluk halktan seilecek, mdr
onlarm arasmdan tayin
edilecekti. gteMidhat Paga bu hkmn
getirecegi tehlike dolayisiyla;
yerlegme hiyerargisinin geregineve
nfusun kompozisyonuna
ragmen,
Tuna
vilyetinde nahiyelerin geligmesini,
kurulmasuu engelledi. Tuna
vilyeti 7sancaga ayrilmlyh
ve
48kaza
vardi. Ama
nahiye statsndeki
yerlerin
sayisi
yzleri agmasi gerekirken,
sadece
15
tane
idi. Midhat Pa-
pa'nm
vilyetin nfusu zerinde
etkin bir degigikligi baglattiga
grul-
yor.
Rusya'dan gelenerkez-Tatar
muhacirler bu yillarda
bolca yerlepti-
rilmekte
ve
bizzat kyler ve
kasabalarhalkuun destegiyle toprak verilip,
ev
yapilmaktaydi. Halk harcamalan
yapiyor,
devlet
onlara borlantyor-
du. Sonra ogu zaman bu
bor devlete bagiIanfyordu. Sultan Abdlha-
mid de ileride Orta Anadolu'yu iskn etmek iin bu metodu izlemekte
tereddt
etmeyecekti.
Midhat Paga'mn kurdugu memleket
sandildan bizde ulusal kredi
kurumlarm1n baglangier sayillyor. steristemez
19.
yzyihn
ilk
yarismda
Macaristan tanmmm ve
kredi kurumlarunn nt
islahatisi
Kont Szec-
heny tvan'shatirhyoruz.
Szecheny, Macar tanmmm
islahi
ve
tefeciligin
nlenmesi iin taransal kredi kurumlaruu tasarlayan ve
gereklegtiren
-
adamdi. 19, yzyihn Dogu Avrupa'si, galiba
byle girigimci byk y-
neticileri yaratiyordu. Midhat Paga'nm
memleket sandsklarmi
o agm
lleri
iinde banka olarak uiteleyemeyiz.
Bunlar daha ok imece
usu-
l bir yardimlagmayave
kisa
vadeli faizli bor
vermeye
dayamyordu.
2 1921 Anayasasi'nm 11-14. maddeleri 'Vilyet
Sralan';S.
Gzbyk-S. Kili, Trk
AnayasaMetinferi, Ankara 1982, IL baski, s.94-95.
3 R. Davison, ReformintheOttoman Empire
1856-1876,Princeton 1963,
s.
154.
Ama
olay
komn maliyesi aismdan
mhimdi, merkez devlet kontro-
lnden
ve
mdahalesinden uzak komn
maliyesinin temellerinin
atil-
masi
demekti. Memleket sandiklarmm nitelik
ve
geligmesi her yerde
ay-
m
olmadt Kimi yerlerde sermayedar
ve
belirli zmrelerin tekelinde idi, 81
ama
Tuna
vilyetinde
en yaygm ve
gl yekliyle uygulandi. Bulgar ta-
rihi Maria Todorova'ya
gre,
1864-1866arasmda sadece liusuk'ta
san-
dik sermayesi 883.000kurugtan 3.665.093kuruga
ikti.4
Tirnova'da ise,
bu artig bey
misliydi.
mece
usul, sadece
sermaye ve
kredi piyasasiiin
<iegil,
baymdirhk iglerinde de
uygulandt. Bagig
veya angaryamsi
bir hiz-
metle kprler
ve
yollar
yapunau
biliyoruz.Vidin-Selanik gosesinin,
ya-
ni Tuna ileAkdeniz'in bu
sayede birleptigini dgnmek yeterlidir. Ime-
ce
usul abgma, bagig
ve
mahall imknlatla Varna limam ile Dunava
gl arasmda bir kanal aalrmgtir.Bunun Varna limantnm geligmesi
a1-
smdan
arz
ettiginem
aiktir.5
Nigvaliligi sirasmda dabu gibi tedbirler-
lerefah
ve
gvenlik
artmca, Nigisyamadan beri lkeyi terk edip S1rbis-
tan'a
ve
Rusya'ya kaan Bulgarlar
geri
gelmeyebaglamigti. Midhat Pa-
a'mn Balkanlar'daki
valilik
yillarma
ait byle arzuhaBerin
sayisi
kaba-
nktir.6
Ticareti geligtirmekiin
mahalli
vapur
girketleri Tuna
ve
Bagdad'da
kuruldugu gibi, ilk anda
posta
arabalari kumpanyasi da
kurulmugtu,7
Bayindirhk hizmetleriiin halkm
angaryaya
kopumu cebren olmuyordu.
Yapilan igler dolayisiyla egraf, ileri gelenlerve
halk kendileri bu igeka-
tilmigtir.
Hamidye dneminin Abidin Papagibi
valileri bu gibi iglerir-
gtlemekteMidhat Paga'yl izlemiylerdir. Ankara'ya demiryolu gelmesi
iin Ankaralilarm bedenen ahymaya
razi
olduklarim bir dilekeyle
sa-
raya
bildirdiklerini
biliyoruz.8
Dahil emniyet
ve
refahi saglayacak bu
tedbirlere kargihk Midhat Pa-
ga
Bulgar komitecilerine kargi
etkin bir politikayritmgtr. Bu
alanda
da yargilamaya
ve suu
kanun dairesinde cezalandirmaya dikkat etmig-
tir. Dnem iinde, Bulgar komiteleri iledaha etkin mcadele edildigi
an-
lagilmaktadir. Sayisiz
rneklerden biri; 1864ythiinde Tuna'da bir Rus
gemisinde
silh elegeirildigini
ve
zabt
edildigini bildirir.
Tarih a1dan Midhat Paga'mn trajik konumu burada
ortaya
1kmak-
tadar. Baganlari, yaratict yrtetimi ve
demokratlagma istegi, Bbll'nin
tutucu evlerinin hoguna gitmemigve onu
bugne kadar sren bir de-
4 M.
Todorova, 'Obgopoleznita Kasina Midhat Paga', istorieski Pregled,1972/5,
s.
6
vd.
5 BOA, .,MM., no: 1010,sene
1278.
6 BOA, , Dahiliye, 1279 yihbelgelerine bakilabilir.
7 BOA, L, MV, 26C 1280/8
Arahk 1863,
no:
22521.
8 lberOrtayh,'Ankara
ve
Demiryolu', ODTMimarhkFaklfesi,TarihindeAnka-
ra, 1984,
s.
209-10.
dikoduyla 'Mehmed Ali zentisi' olarak nitelemiglerdir. Diger yandan
Bulgar
ulusulugunun
en
geligtigi zamanda; Osmanho bir politika izle-
yemk, Bulgar ulusularryla da
atigmaya
dgmgtr. Avusturya
ve
Rus-
82
ya
ise, Balkanlar'm bu kesiminde Midhat Paga'mn
reformlarla
Osmanh

egemenligini
glendirebilecegini dgnerek, Bbil zerinde baskida
bulunmuglardu. Bb>lmuhafazakrlart ise, bu
entrikalara hayirhah bir
biimde uymuglar
ve
pagayi
geri
agararak
Suryi
Devlet nazirhgma
ta-
yin ettirmiglerdi.
19. yzyrhn otokratik imparatorluklarrnda belirli bir devlet adami ti-
pi
vardr. Ehliyetli, organizatr, ahykan ynetici tipi; tembel bir brok-
rasiyi harekete geirmekteve ynetilenebir geyler veimeyi amalamak-
tadtr. Tolstoy'un Anna Kareninaromamndaki Aleksandr Karenin; byle
bir tipin tasviridir. Ancak, sahnedeki muhafazakr
ve
otokrat tipli bu
devlet adamlarma, Kont Witte, Midhat Papa gibi liberal demokrat tu-
tumlu yeni yneticiler grubunun katildigmi grrz. Midhat Papa, ba-
ganlan
ve
bagaris2zhklanyla 19. yuzyil modernlegmesinin yarattigi libe-
ral devlet adamlarma bir rnektir. Onlarm trajedisi; otokrat imparator-
luklarm khne yanlanyla, geligenliberalizmin
aym
bnyedeki atigma-
smm
bir sonucudur.
Midhat Paga, kadrolar
yetigtirmeyi
amalayan
veynetimyetenegini
daha
geniggruplara
yayan
Tanzimat brokratlan kugagmm
son
temsil-
cisidir. Tuna vilyetinde de yeni kadrolar,
gen
memurlar yetigtirmigtir.
Liberal bir monargi iin mcadele
veren,
Tanzimat'm getirdigi kanun
devletizlemini, anayasacihga
dngtren Midhat Paga;.modern Trki-
ye'nin olugum smcinde bu ynylenemlidir. Anayasacihgi salt kendi-
ne
ait bir zlem
ve
hareket olarak kalmadt. 1867'de yarattig2havaya bir
lde ulusu Bulgar hareketi de katildi. 1867yilmda Gizli Bulgar Ko-
mitesi Sultan Abdlaziz'e 21maddelik bir
anayasa taslagi
sundu.9
'Hag-
metli
mparator
Efendimiz' diye baglayan neri, Feren Deak'm hazirla-
digi federal Avusturya-Macaristan monargisi statsnn
yapisim
izleye-
. mk; sultam, Osmanh Hakaiu
ve
Bulgar
an
olarak iki fedem lkenin
y-
neticisi diye taniyordu. lk16
maddede Bulgar ynetimi, 5 maddede
Bulgar kilisesinin stats dzenleniyordu. Ulusu aynlmacihk
ve
radi-
kalizm; yerini kisa bir sre srecek
ve
reddedilecek bir
ilunhhga
ve
fede
rasyonculuga
birakmigtt.bsmanh
mparatorlugutarihinin bilinen bu ilk
anayasa tasarisi, kugkusuz Tuna
vilyetindeki
bayarih bir
ynetim
dene-
mesinin ve
politikasmm izlerini
tagiyordu.
9 Metin: Histovi- N. Gandjev, BolgarskeVozrajdane, 1969, SofiaBAN, c.
E,
s. 324-5.
Osmanlt
mparatorlugu'nda dar
Modernlegme
ve
i
Mahall Idare
Alanmdaki Geligmeler'
I
Mahall idare, siyas ve
hukuk bir kavram
ve
sosyal-idar bir kurum
olarak
ge
ortaag Avrupa'suun rndr. Sahip oldugu
mal
kaynakla-
rt
kendi organlarmm kararlari dogrultusunda kullanan zerk bir mal-
idarl
yapi
ve
bu
yapmm
tzel kipilikkazanmasi yoluyla gehirlerin zgr-
lemesi gerekte
12. yzyil Avrupa'smda baglayanve
boyutlan bugne
kadar
uzanan bir tarihsel olgudur. NeEski Ywunan-Romagehir ynetimi,
neortazaman
slmlkelerindekiveya Bizans'takibeled idareyi,
modern
mahall idarenin baglangici
ve
kaynagi olarak
grmekpek dogru sayilma-
mahdir.
$ehir
uygarhgmm birka binyllnceden Ortadogu-Akdeniz hav-
zasmda dogdugu ve
gehir ynetiminin ilk parlak rneklerinin
gene
bu
blgede grldgunu yadsimak
niyetinde degiliz, ilkaglarm Mezopo-
tamya ve
Misir gehirlerinin idar-ekonomik
yapisi
uygarhk tarihinin
nemli agamasidir. Yunan-Roma uygarhgrun gehir demokrasisi birok
kimselerce agdag dnyadaki
siyasal kultrn baglangict
olarak dgnl-
mektedir. Ancak buradaki gehir ynetimi ister demokrasi, ister
onun
bo-
zulmuy biimi tiranhkotsun,
ne
mahall idare,
ne
deagdag demokrasi ol-
gusu
ile ilgilidir.
agda
mahalH idare
ve
mahal1 demokrasi bir kurum
olarak ancak genig bir alanda
ve
toplumun butn kurumlart zerinde
kontrol fonksiyonu yrten
bir merkez idarenin varhgi kargismda sz
konusudur. Yani devletin glenen
erkine ragmen, tarihin akigl iinde bir
blgenin
veya
gehrin mal-idar
alanda zerklik
elde edip bunu glendir-
mesiyle
mahall idare denen hukuk
varhk
ortaya ikmigtir. Nihayet, yeni
aglarmhukuk devriini,bir yerdebu tipidarelerin hukuki
varhgim
tamt-
masi,
yani tzel kipilik kazanmasidir.
*
O halde, sadece kendi bagma
ve
*
HF
dare
Hukuku
ve
ilimleriDergisi,I/3
(stanbul
1982),8. 137-148.
**
Avrupa'da mahall idare veya
serbest komn geleneginin dogu.guve
geligmesi,
hukuk tarihileri, sosyologlar
arasmda halen tartigdan etinbir konudur. Bu
ge-
lenegi Eski Roma'mn
fiscus
kurumuna
baglayarak aaklayanlar oldugu gibi, ta-
mamen
Germanik kkenli kurum
olarak a1klayanlar
da
vardir. Trk okuyucu
bu tart1malart kisa elden
ve
etrafhca izleyebilmek
gansma
mteveffa profesr
Siddik SamiOrlar ve Charles Crozat
sayesinde sahip
olabilmigtir. Hkm ahsi-
yet kurumunun geligmesiS. Sami One idareHukuku,
c.
I, istanbul
1944, s.371-
400'de; C. Crozat, AmmeHukukuDersler,
c.
II, kisam1,
.T.
yay.
1944,243-301
ara-
st
Avrupa'da komnterin
geligmesine
iligkin
egitli tezlert ele
almaktadular.
kendi iinde
var
olan Eski Yunan polis'1
veya
bunun bir imparatorluk fe-
derasyonu iinde biimdegigtirmigi diyebilecegimiz Roma sitelerinin
(ci-
vitas) modern beledlye ile kavramsal
ve
hukuk bagru kurmak gtr.
84 Eski Roma gehirlerinin imparatorluk iindeki zerk grnmleri aldati-
ci
olmamahdir. dar-maE-ynden
merkezin baskisi altmda idiler. Bu
baski
ve
merkezlegme byk lde
yargi
alanmda da grlr. Esasen
hibir Romagehrinin bagimsiz bir hukuk kipiligi yoktu. Roma'da birok
kurumun bir tzel kipilik sahibi olmadigi grlyor; hatta respublica
bi-
lebir tzel kipilik sayilamaz. Romanistler, bir lde fiseus'un
(maliye)
byle bir stats olup olmadigim da henz tartigmaktadirlar. O halde,
modern mahall idarelerin tarih kaynagim
ve
doguunu Roma mpara-
torlugu'nda aramak
fazlaiyimserlik olur. Gene maliye, idare
ve
kolluk
alanmda rnek
ve
mkemmele
yakm tegkiltlanma rnegi
gsteren
or-
taagislmgehirleri iin idar zerklikten sz etmek
gtr. Geleneksel
toplumlarda
ulagun
ve
haberlegme
teknolojisininilkelligi yznden bl-
geler
ve
gehirlerde bir dereceye kadar bir merkezka sistemi grlrse
de, bunun mahall zerklik
ve
demokrasi anlamma gelmeyecegi aiktir.
Modern anlamdaki mahall idare, merkez idareyle birlikte
ve ona
rag-
men
vardir.
Eskiagm polis
veya
sitelerinde devlet
veya
gehrin zdeglik
iinde oldugu
grlyor. Var olan demokrasi tiranhga dngrse,
ma-
hall demokrasi diye adlandmlan mekanizma da felce
ugrar.
Oysa,
mo-
dern aglar Avn.1pa'smda merkezi hkmet gekli demokrasi, tiranhk
ve-
ya
diktatorya da olsa, mahall
ynetimin varhgnu surtlrdg
grl-
mektedir. Alti yzyildan beri Avrupa'da mahalli
idareler, kralhklara,
cumhuriyetiere, ihtilllere ragmen,
bnyelerini koruyarak
ve
geligtirerek
yayanulardir.Bukendi kendini
ynetme
sisteminin devamhhgi, kugku-
suz
20. yzyil Avrupa demokrasisinin varhgim saglayan
en
byk et-
kenlerdenbiridir.
Avrupa kitasuun her yerinde mahall idare geleneginin doguu
ve
gelimesi egzamanh olmadigi
gibi,
egit luzda daolmadi. Zamanda
ve
ni-
telikteki bu farkhhgm sonularmi
Avrupa lkelerinin siyasal
ve
idar
ha-
yatmda bugn de grmek mmkndr.
Gerek blgecilik
(localpatri-
otizm),
gereksemahalE idarelerin etkinligi
ynnden Iskandinavya'yi,
Britanya, Almanya, Fransa, talyave sviregibi lkeleri aymllerle
ve
aym
dzeyde degerlendirmek mmkn degildir. Fransa'da ilk komn,
1065yilmda bir kral fermanle bu staty
elde eden Manse blgesidir
(commundesMans). Bukomn, bylece
ayri
bir idar rgte,
yarg1ya,
ma-
liyeye
ve
miliceburgeosedenen kolluk kuyvetine sahip olmustur. Ancak
mahall idarelerin Fransa'daki gcli zaman1a merkez kralhk tarafmdan
lasilmig
ve
bugnk niteliklerine
ulagmalil
iinbyk Fransiz
htilli'ni
beklemeleri
gerekmigtir Flandre blgesinde, Avusturya
ve
Almanya'da,
mahall idareler
uzun
sren
ama
kesintisizbir evrimle bugrik yapilari-
na
ulagnuelardir.
Britanya'daki mahall idarelerin 11.yzyddan beri
gs-
terdikleri zerk geligmeise diger bir rnektir
ve gnmz Britanya de-
mokrasisinin
grkeminde baghca
pay,
bulkenin
saglam
ve kesintisiz
ge-
ligenmahall
idarelerine
aittir. Ortaag Avrupasi'nm talya'da, Kuzey Al-
manya Hansa gehirlerinde rastlanan oligarvik idare tipinin bu nedenlerle
85
mahalli
bir demokrasi gelenegi
ile ilgisini
kuramayiz. Rusya tarihileri

arasmda 15.yzyila kadar Kuzey Rusya'da Novgood
Whir
Cumhuriye-
ti'nin oligarpik ynetimini tarih demokratik bir baglang1 sayanlar
var-
dir. Eu
yorumun
da bir
romantizmden
tede anlami yoktur. Avrupa
geh-
rinin
ynetimi,
kugkusuz doguptan mahall bir zerklik
veya
demokrai
niteligine sahip degildi. Bir
sosyoekonomik evrim
sonucu merkez yne-
timden bu zerklik almnugti. Bylebir sreci
gzlemlemekiin, Viyana
gehtinin 13. yzyil bagmdan beri geirdigi
evrimi rnek olarak incele-
mekte
yarar
vardir. Ortaag gehirIerinin ogu gibi Viyana da 12. yzyll
sonuna kadar zerk bir idareye sahip degildi.
phrinyargici
ve
belediye
bagkam derecesindeki'Stadtrichter', Habsburg byk dknn tayiniyle
gmvlendirilirdi. nceleri istigar grevi
olan
24 kipilik meclis (Stadtrat)
tccar
ve
esnaf loncalanum yeleri arasmdan
tayin
ediliyordu
ki, Habs-
burg'lu VI. Leopold'un 1221'de verdigi
bir imtiyaz berahyla devamhhk
kazanar bir kuru1 hafine geldi. 1288'de, belediye bagkanmi (Bergemteis-
ter) semek iin direnen Viyanahlan Habsburg dikleri
te'dib
ettiler.1
zerkbir gehir ynetimi Tunaboyu lkelerinde daha
ge
gereklegebildi.
13.yzyil
sonuna
kadar burada gehir yneticisi, stat ve grevleri ynn-
den Osmanh kadisindan daha farkh degildi. Avrupa'da mahall idarenin
geligme evreleri
ve
nedenlerini tarhymak konumuz digmda kalmaktadir,
ancak Osmanh
mahall
idare gelenegininanlagilmasi balammdan etrafh-
ca
bilinmelidir.
II
KlsikdnemdeOsmanh gehrinin idaresi
ve
yargi
grevi,ilmiyye
si-
mfmdan olan kadilara birakilunytt Kadisadecegehrin degil, civanndaki
ky
ve
nahiyelerin de mlki
mirive
yargia
idi ki, bu bir kaza dairesidir.
Merkez brokrasisinin yesi
olan
kadt, belirli bir sre iin
tayin
edildigi
bu blgede
yargmm,
kolluk iglerinin, mal grevlerin
ve gehir ynetimi-
nin sorumlusuydu..Geleneksel devlette devamh grev grenve
kurum-
sallaan
brokratik kadro ok dardir. Genellikle byk mernurlann
per-
soneli onlarm zel hizmetlileridir. Kadt da, grev yerine
kendi kapi halki
(zel personeli) ilegelirve
giderd
veya
gittigi yerde bazt kimseleri istih-
dam ederdi. Osmanhlarda mahkeme grevlileri iinde degigmeyenler
1 1221 tarihli berat, ViyanaNational BiM.Cod.lat. 352'de kay1tholup,
gu
makaleye
bagvurulabilir: Pelix Czeike, 'Vom Stadtrecht des Mittelalters
zur
Modernen
Verfassung'a, WienerGeschichtsWaetter, Wier 1971, 260
vd.
ok dar saylda olmahdir. Mahkeme
veya
gehir ktibi diyebilecegimiz bu
gibilerin
her yerdebulunup bulunmadigi da kesinlik kazammy
degildir.2
Kaddann belediye
veya
mahkeme gibi
kurumsallagmayi
temsil eden
86 ofisleri de yoktu. Hangi binayayerlegirlerse
orasi
mahkeme
veya
beledi-
ye
binasi sayiludi. Hatt bagkent
stanbuYda
bile
belli
bir
kadihk ofisi ol-
madigi, ancak IL Mahmud dneminde stanbulkadismm Bab-1 Me-
hat'mbir blmne yerleptirildigi
ve
devamh ofisinin burast oldugu bi-
linmektedi Ne kadmm,
ne yardimetpersonelininmahall halk tarafm-
dan seilip denetlenmesi
veya
idareye halk temsileilerinin belirli bir sta-
t
ve
kural erevesinde katilmalari sz
konusuydu. Ekonomik iglerde
(flyat
tesbiti, narh konmast), kolluk grevininyerine
getirilmesinde,
ma-
l iglemlerin yrtlmesinde (vergi
tarh
ve
cibayeti gibi) kadt halkm
ve
eenafm temsilcisi sayilan kimsele bagvurdugu takdirde yardimci olur-
lardi. Esnaf loncalarmm temsilcileri olan
esnaf kethdalarmn, gehir
ile-
ri gelenlerinin (vcuh-i belde), ruhan
reislerin varhma ragmen
bugibi
kimselerin gehir ynetiminekat11makiin devamh kurullar halinde top-
lanmadiklarive
ahymadiklari grlmekteydi.
$u
halde, Tanzimat devrine
kadar Osmanh
lkelerinde
gehir
ve
eylet idatesinden, valaflar gibi ekono-
mik-sosyal
kuruluglardan,cemat
rgtlerinden sz edilebilir
ama,
mahal-
l idare gibi bir kavramve kurumdan, hattidaieye yanhmet
olan devam-
hhk kazammy
mahall kurullardan sz etmek kesinlikle mmkn degildir.
mparatorlugun idarecileriile yerelhalkmbir uzlaymaya
gittilderi,
kargihk-
h bir gler dengesinin yasallagmast
iinde ortak karar veretek ynetimi
paylagttklari
grlmyor,Merkez brokrasinin teknik
nedenlerle
ykumle-
nemeyecegi bazi hizmetleri mahal1 gruplara birakmasmm
ne
tutarh bir
adem-i merkeziyyet,
ne
de mahall demokrasiyle ilgisi olmadigi
aaktir.
Belediye dahi, aslmda
'commune',
'Gemeinde'gibi terimlerin tercmesi
degildir. Gerte irangehirlerinde beledlye reisi, 'maire-Brgermeister' te-
rimleri karyihgt iin
'gehrdax',
belediye iin
'gehrdar'
gibi pek uyiimsuz
tabirler kullamhr. Bunlarm hepsibu alandaki geleneksizligin
aksidir.
As-
hada byle bir gelenek
olmadigi
iin demek de gerekmez. Bu, Ortadogu
medeniyetinin
eskiligi
ve
Bati Avrupa'nm gehir kltrne
ge
girigi ve
kabile gelenekleri
iinde gehri olupturmasi
ve
Roma hukuku
prensiple-
rini uyarlamasiyla
messeselerini
geligtirmesinden
ileri
gelir.Kabile d-
zeni mirasi
ve
Roma hukuk prensip
ve
kurumlari birbirinden ayrilmaz
biimde bu
yapiyi
zgr bir tarih geligim
ortammda olupturmuglardtr.
Tanzimat dnemi, idar
modernlegme
ihtiyacmm giddetle duyuldu-
gu
imparatorlegun
son
yzyshdir. Eu idar
modernlegme
ise, kaimimaz
olarak hukuk, kltrel, siyasal
ve
sosyal degimeyle birlikte olmutur.
2 lberOrtayh, VOsmanh
phirlerinde
Mahkeme',
AHF,
B. N. Esen'e Armagan,
Ankara 1977, 257-258.
3 A
g.m-, s.
246-247.
19. yzyil
Trkiye'sinde tanmda,
sanayide gzden
uzak tutulamayacak
bazi degigmelerin
meydana
geldigi deaaktir. Bu
degigikliklerdir ki, ida-
re
adamlan pek istekliolmasalar da, eylet idaresinde
mahall gruplarm
idareye bir
lde katilmalarmi gereklikilmigtir. Bukatilma
nasil olmug- 87
tur? Merkez brokrasisinin bu konudaki
siyasai tutumu
neydi?
Kimler
nasil bir
seimle idareye temsilei olarak katalrmy,
merkezl hkmetin
temsilcileriyle
nasil birlikte ahymiglar
ve ne
lde
etkili olmuglardir?
Nihayet bu geligmeler
imparatorlugun genel ynetim
mekanizmasi
ve
siyasi
geligmesinde
ne
demcede tesirli olmugtur? Bu
sorularm cevabnun
aranmasi,
gnmz
Trkiye'sindeki idar siyas
yap1yi
tammak aisin-
dan gereklidir.
19. yuzyila kadar imparatorluk idaresi bazi hizmetleri
mahall
grup-
lara, din cematlere, valoftara birakmigtt. Tanzimatalar bu gibi
hizmet-
leri de olabildigince merkez hkmet rgtne
devrettiler. Mesel, bazi
yol geitlerininkorunmasi
vergi bagigikhgi kargihmda
derbenti denen
kylere birakilmigken; Tanzimat'tan
sonra
bu grev onlardan almnug,
hkmetin kolluk kuvvetlerinin
sorumluluguna veri1migti. Vergilerin
tarh
ve
cibayeti daha nce
cemat idarelerinin, gehir ileri gelenlerininre-
yiyle tesbit edilip mltezimler tarafmdan toplamrken, bu usulden vazge-
ildi. lk
anda iltizam
usul de kaldmlmig,
merkezden
gnderilen
yetki-
li
muhassillar
ve
onlara yardimet olarak mahall halkm temsilcilerive ru-
han
reisterden
olugan devamh kurullar (muhassiihkmeclisleri) bu igler-
le grevlendirilmigt.
Ancak Tanzimat
nderleri kisa samanda
merkez
bir
mal idareyi gereklepticek brokratik altyapuun
noksanhnu
gr-
dler ve
trajik bir biimde iltizam
usufne dnld. Asayigin
saganma-
si
ise, ky
ve
kasabalardaki halktan, bazi loncalardan veya
bu grevi iha-
le
usul ileyklenen
yasaka, muhtesib vs
gibi kimselerden ahndi, zabti-
ye
rgt
glendirildi. Bazi
bagarisizhklarma
ragmen Tanzimat liderle-
ri, merkeziyeti bir devlet mekanizmasuu gerekleytirmekte
hayli yol al-
miglardi.
qte
bu modern
merkeziyetilik glendigi lde, Osmanh
toplumunda
modern anlamda
mahall idarelerin ekirdeginin olugtugu,
yerel gruplarm
idareye katildigi grlyor.
Ordunun,
mallyenin, mlk
idarenin her dahnm
likmet kontrolne ahnmak
istendigi
ve
egitimin
de buna ynelikbir biimde dzenlendigi
ortamda, mahall halkm
tem-
silcilerinin yardumna
bagvurmak da kamilmazdi.
Su
halde
1840'1ardan
beri
muhassilhk meclislerinde,
sonra
memleket meclislerinde, daha
son-
ra
vilyet, liv, kaza idare meclislerinde, vilyet temyiz dvnlarmda, zi-
raat komisyonu,
mal sandigi
ve
belediye
meclislerinde maha11 temsilci-
lerin bulunmast,
sadece merkez hkmet brokratlarmm tek tarafhta-
sarrufu
veya
inayetiyle gereklegmig degildir. Merkez hkmet bu
gruplari diglayacak gte de degildi, zaten o
agda
sadece
Osmanh
dev-
letinin merkez brokrasisi
degil, Avrupa'nm hibir modern devlet rg-
t
byle totaliter bir
gce
sahip degildi. Demokratik degil, sadece kanu-
n ve dil bir idarenin
gerekleptirilmesiiin idam edilenlere
de damy-
mak
ve onlarin yardunmi
almak
gerekliydi.
Tanzimat dneminin idar reformlan, bu nedenle lkemizde mahal1
88 idarelerin dogugu iin gereldi ortami da hazirlanupti. Kugkusuz Tanzi-
mat dneminin devlet adamlan, siyasai katalma, mahall demokrasi gibi
bir siyasal
programi
benimsemig kimseler degillerdi. Hatt bylebir si.
yasal geligme onlan rktrd. Onlarm istedikleri kanun
ve
dil bir
idarenin
kurulmasiydi. nlerindekiAvrupai model,
ne
ngiltere
ve ne
de Fransa'ydi; sadece Metternich Avusturyahat'ydi. Tanzimat nderleri-
nin Metternich'e olan hayranhklari
ve onu
izledikleri biliniyor. Metter-
nich de, Osmanh reformlarim
onaylayan
ve
yakmdanizleyen bir devlet
adamiydi.
Osmanh mparatorlugu
nezdindeki
Avusturya diplomatlart,
zellikle Eduard
von Klezl, II. Mahmud dneminin
reformlanm
ayrmti-
lanna kadar
ve
olumlu
bir degerlendirmeyle bagbakamnabildirmektey-
di.*
Osmanh mparatorluguasr
bir merkeziyeti
yapi
kazaruyoniu, bu
yapi
yerlegtigi lde mahall idarelerin doguu da kauulmazdi. 19.
yzyil tarihimizin
en
nemli geligmelerinden biri igte budur.
III
Seim konusu bizim tarihimizde Tanzimatzlarm vilayet idaresinde
yaptiklan reformlar
dolayisiyla
gndeme
geldi. Seim
usulne,
kumm-
sallagan
ve
devamhhk kazanan kurullara yerli halktan
temsilei olarak
katilacak yelerin
saptanmasi nedeniyle bagvurulacakti. Ongrlen
se-
imusul pek ilkeldi, bundan bagka
yaygmhkla uygulanmadigi da ke-
sindir. Ancak nemli olan bir
seim usulnn
ngrltnesi
ve
hukuk-
legmesidir.
Maliyenin
islahl
iin vilyetlerde sancak merkezierine gnderilen
va-
li yetkisindeve
validen
bagimsixyksek
rtbeli maliye memurlarmm,
yani muhassillarmm yamnda muhassil meclisieri
kurulacakt1. Bu me-
lisle muhassilm maiyyet memurlarmdan bagka,
memleketin
hkimi,
mftisi, asker zabiti, ruhan
Ieisler
ve
memleket ileri gelenlerindenalti
kigi katilacakti. Sz edilen alti kigi seimle grevlendirileceklerdi. Mu-
hassil meclislerinin kurulug biimiyle ilgili olarak, Meclis-i Ahkam-1 Ad-
liye'nin ha21rladigi nizmnmenin
ilk bendinde seimin
usul
tarif edil-
meEtedir. Seilecekkimseler bulundugu memleketin akilh,
afif
vemute-
ber adamlarmdan olmahdir. Adaylar nce
mahkemeye
gelipisimlerini
kardettirecekler,
sonra
semenlerin
oyuna
bagvurulacakti. Semenler
ise, kazaya bagh kylerden kura ile
saptanan
beger kipi
ve
kaza merkez-
lerinde de yerlegme
yerinin
byuklgiine
gre
'akilh,
sz anlar, emlk
4 st.Haus Hof und Stats Archiv,
6740 Trkei VI, Vana1837-1838,'stanbul-B-
ykdere'den, Eduard
von Klaezi'den Metternich'e raporlar.'
sahiplerinden
20-50kigi olacakti. Bir
araya
toplanan bu semenlerin
kar-
gisma
adaylar 1kanlacak
ve tektek her adayi
isteyen semenler bir
ya-
na,
istemeyenler br
yana
geeceklerdi. Oylann ogunlugunu elde
eden
aday seilecek, isteyen ile istemeyenler egit ise kur'a-i per'iyye'ye
89
bagvurulacakti.5
Kugkusuz nizmnme
ile kurumlagan bu seim usul

genig bir tabaum kattlmasmi saglamaktan uzakti.
Aynca
geregi gibi ve
yaygmhkla
uygulanmadigun
da belirtmigtik.
agdag
gzlemcilerin be-
lirttigi,
"meclislere
seilenler
0)
ya
mlk mirin tayin ettikleri
veya
ben-
zer
biimde gayrimslimcemat ileri gelenlerininsaptadiklan
ya
da yk-
sek
rtbeli memurlarla anlayilan mahallin
ileri gelenleriydi.rr6Ancak bu
tr bir mekanizmayi
19. yzy11mOsmanh mparatorlugu iin
gzefazla-
ca
batan bir kusur olarak grmemek gerekir. O agda Rusya mparator-
lugu'nda zemstvo'lar,
Avusturya mparatorlugu'nun birok yerinde idari
kurullara getirilenyeler daha
genigtabanadayanan bir seimle saptam-
yor
degildi?
Toplanan meclislerin,
grev
ve
yetkilerini
kesinlik
ve
aikhlda
belir-
ten hibir nizmnme
veya talimatnme yoktu. Konuyacaklan konular
ne
olacakti? Anlagtiklan noktalar
bir karar
ru,
yoksa bir dilek niteligi mi
tagimaktayd2?Bunlar belirlenmig degildir. 1864'ten itibaren vilyet, liv
ve
kaza idare meclisleri
vilyet
btesini, giderleri,
okul,
hastane
vs gibi
kuruluglar iin yapilacak harcamalan tartigruglardir. Ancak merkez h-
kmet memurlarmm
bu meclislerdeki seimli yelerden
ve
ruhan reis-
lerden asil bekledigi, arazi anlagmazhklarnun zmlenmesiydi. Meclis-i
idarelerin baIang1tan beri baghca iglevi kyller
ve
kyller arasmdaki
arazi anlagmazhklarun zmlemek oldu. Kugkusuz meclis-i idamlerin
arazi sorunlarun
ve
anlaymazhklan her
zaman
hakkaniyetle zdg
dgnlemez. Mirl arazilerin belli gruplar tarafmdan yagmalanmasi
ve
tapulanmasi iglemi bu kurullarda baglanny
ve
yogunlagmigtir.
yelerin
yetkileri tarif edilmedigi gibi, yasayla belirlenmig bir
gvenceleri de
yoktur.
ogu,
mecliste konugtuklarmdan
veya
meclste tart1;ilan konu-
lari diganda
sz konusu
ettiklerinden
dolayisulanmaktayd11ar. Bunun-
laberaber Osmanh Imparatorlugu'nun tarihinde ilk defa kurumsallagan
ve
mahall halkm temsilcilerinin
katildigi kurullardan sz etmek mm-
kn olmaktadir
ve
bu ileri bir adimdir.
Bukurullarm bir tzel kipilik ka-
zandigun ileri srmek
gtr.Ancak buyndebir geligme
vardir.
Hatt
yelere belirli bir miktar
maa
baglanungtir. Geri bu maaglann
kimlere
ne
miktarda denecegi kesinlikkazannug degildi. Hatt inaag konusun-
da yolsuzluldar grlmesi zerine, vazgeildi. 1864 Vilayet Nizmn-
5 A. Vefik, TekalifKavadt,
c.
II, Dersadet 1329, 26-27, nizmnmenin uygulanmasi
iin ilgili olarak muhasalhklara gnderilen bir sadret tezkisi rnegi: BO,Cev-
det Dahiliye,no: 16602,23Safer 1256/26 Nisan 1840tarihli.
6 Halil Inalcik;'Tanzimat'm Uygulanmasi', Belleten,
sayi
l12, 1964,
s.
634-635.
7 A.g.m.,
s.
635.
mesi'nde bu nedenle, vilyet, liv, kaza idare meclislerindeki seimli
yelerin falu olarak ahymalan
ngrlyoidu.8
Fakat bu
organlann
tzel kipilik kazanmalan iin asl unsurlardan biti olan yeligin
anonim-
90
leptirilmesi, yani yelerin niteliklerinin belirlenmesi hususu,
1840'tan
beri
muhass11hk meclisleri ileilgili nizmnmelerde,
sonra
1864Vilyet
Nizmnmesi ve
1871
tarihli Daire-i Ummiyye-i Vilyet Nizmnme-
si'nde yerine getirilmigtir.
Tabi yeler; mlk mir
ve
memurlar, ruhan
reislerden ibantti. Seimli yeler ise,
o
yerin
halkuu temsilen
seilen
ya-
risi
Mslim,
yanst
gayrimslimdrt kigi idi. Su
son
kural Osmanh dev-
let geleneginde
nemlibir geligim
ve
degigim demektir. 19. yzyilm Os-
manh dgnr
megrtiyet rejimini,
parlamentoyuveya
bu gibi
mahal-
l kurullart
slmmegveret gelenegi
iinde
aiklamaya ahylr
ama,
bu
gibi kurullan slmmegveret gelenegi iinde ele almanm mmkn ol-
madtgi
aIktir.
dareyeve
karar almaya belirli kurallar erevesinde
gay-
rimslimler de katthyordu. Kurullarm tegkil tarzr
znde laik bir
teme-
ledayanmamakla birlikte, laik bir geligmeye yol amigttr. Mahall
grup-
larm
merkez idarenin kararlarma hi degilse dilekte bulunma yoluyla
katilmalari 1840'lardan itibaren bir kurumsallagma
ve
devamhhk kaza-
myordu. Bu geligmenin
mahall idarelerin doguu
aistndan
gsterdigi
nem digmda, muhassilhk meclisleri
ve onun
devaru
olan vilyet idare
meclislerinin Osmanh mparatorlugu'nunparlamenter
hayata geiginde
de nemli bir katleda bulunduklarm1 belirtmek
gerekir.
19Mart
1877'de ilk Osmanh Meclis-i Meb'sm toplandigmda, im-
paratorlugun
drt bir yanmdan
gelen
meb'slar, byk ogunlukla
vil-
yet
idare meclislerinin seimle
gelen yeleri arasmdan valilerce
veya
meclis yelerinin ortak karanyla tayin
edilen kimselerdi. Meb's seimi
iin hazirlanan tlimat-i
muvakkate, vilyet idare
meclislermin seilmig
yelerinin ilk
semen
sayilarak meb's seilmelerini ngryordu ki,
pratikte meb'slar bunlarm arasmdan seilmig
veya
valilerce
tayin
edil-
miglerdi. rnegin,Kastamon
meb'slan, 1864-1876yillari arasmda vil-
yet
meclisinde yelik
yapan
Haci Mustafa
ve
Salim efendiler, Suriye
meb'su, 1869'dan beri vilyet meclisinin
seilmig yesi olan Nikola
Nakkap Efendi'ydi. Hdavendigr meb'slari da
1870'ten
beri
vilyet
meclisinde bulunan
pyh
Bahaeddin
ve
Pavlos Pavlidi efendilerdi. r-
.nekler
ogaltuabilir.9
Gelen meb'slar ilk
anda eski gtevlerinden gelen
ahykanhkla, daba ok geldikleri yerlerin sorunlan
zerinde durdularsa
da, lasa zamanda lkenin genel sorunlaruu kavrarug, hatt digpolitika-
yi
bile tartigmaya baglamiglardi. Budemokratik terbiyede
yirmi
yih
apan
vilyet idare
meclisleri
ve
daha eskiye uzanan
muhassilhk meclisleri
ge-
8 .Ortayh, Tanzimat'tan SonraMahalltIdareler,
Ankara 1974,
s.
22-23.
9 Kastamon (1286-1293), Suriye (1286-1292),
Hdavendigr (1287-1293)
vilyetleri
salnmelerinden kargilagtumayla elde
edilen bilgi.
leneginin byk
payi
vardir. Meclis-i Meb'sn'm bir itzg olmama-
sma
ragmen
meb'slar belli bir
mzakere abykanhgina sahipti. Eski vi-
lyet mfettigi olan
meclis
reisi Ahmed VefikPaga'mn otoriter bapkanh-
gmdan,
meb'slarm
tartigma dabma kadar her geyin
eski vilyet
mec- 91
lislerindekitecrbe
ve
gelenege
dayandigt
aakti. Tagradan gelen
meb's-
lar seimkonusu tarttg1hrken, stanbullularm
ilk defa seimgrduklerini,
kendilerinin ise
'ibtida-i
Tanzimat'tan beri seim
usuln bildiklerini' ileri
sryorlardi.10
Vilyetlerdeki meclis-i idarelerin digmda, yerli halkm temsileilerih--
den olugan
Menfi-i
Ummiyye sandiklari, Ziraat
ve
Nfla komisyonla-
n,
mahal1 yelerin katildigt
ticamt
mahkemeleri memleketin iktisad
hayatuu dzenlemekte kmsenmeyecek
rol olan kurullardi. Rumeli
vilyetlerinde zellikle Midhat Paga'nm
valiligi
sirasmda Tuna
vilye
tinde
Menfi-i Ummiyye sandiklan nemli bir
sermaye
birikimini
ger-
ekleptiren kuruluglar
olmuglardi.11
Bu sermayenin kullamhp biimi,
ya-
tmm yapilacak alanlar mahall
sandik kurullarinca kararlagtirdiyordu.
Bununla birlikte sandiklar imparatorlugun her yerindeaym
etkinlige
ve
gce
sahip degildi. Yerli tccarm gszlg
ve
iktisad geligmenin
ya-
vaghgindan dolayl, mahalli idarelerin gerek
anlamda glenigini sagla-
yacakbu kuruluglar bir
mddet
sonra
etkinliklerini
tamamen
kaybetti-
ler. zellikle
Osmanh-Rus savagmdansonra
sadece
var
olan Menfi-i
Ummiyye
sandiklarmm degil, Osmanh gehirlerindeki eenafm gelenek-
sel avriz sandiklarma biledevlete ei
konmuqtur;
ktisadkonularda ka-
rar
alma
gszlgii
ve
sermaye
kuruluglanna sahip olamamak baglan-
g1tan
beri lkemizde
mahall idarelerin geligmesini nleyen bir olgu-
dur. 1860'lardan beri
szde her yerdevar
olan meclis-i belediyeler, ste-
lik ilk Osmanh Meb'sn Meclisi'nde 'Dersaadet
ve
Vilyt Belediye Ka-
nunu'nun hazirlanmasina
ragmen,
geligememiglerdir.
Glenen
merke-
z hkmet kargismda mahall gruplarm
iktisad gc de
aym
oranda
artmadigmdan Trkiye'de
mahall idareler
nce
iktisad
ve bunabagh
olarak da hukuk zerklik konusunda
geri
kalmiglardir.
IV
19. yzyilda, Osmanh mparatorlugu'nda
da
merkeziyeti devlet fel-
sefesi
ve
egilimi egemendi. Modernlegme
brokratik rgtlerin by-
mesine
neden olmugtur. Devlet faaliyetlerindeki ihtisaslagma, merkezde
ve
vilyetlerdeki rgtlerde ihtisaslagmay1 yaratmaktadir. Merkez h-
kmet
sanayiden egitime kadar hayatm her alanru
dzenlemeegilimin-
dedir.
Yabanci devletlerin
misyonerieri lkenin her yamnda
sayisiz
okul
10 H. Tank Us, Meclis-i MeVsnZafntCeridesi,nikad,
7Nisan
1877,
s.
84-85.
11 Maria Todorova, 'Obgopoleznite Kasi na Midhat Paga', storieski
Pregled,
1972/5,
56-76.
ve
sosyal kurum aarken, Bbil brokrasisi hayirhah davranmasa bile
engel
olamamaktaydt.12
Ama herhangi bir yerdeki halk kendi ihtiyacma
ynelik bir 1rakveya
ebelik okulu,
ya
da obanhk
ve tanm teknisyenli-
92
gi
kursu amak istese buna izin
verilmeyecegine gphe yoktu. Yetimha-
ne veya sanayi
mektebi
kurmak, tagradaki mahall nderlerin degil,
an-
cak gnderilen
valilerin
girigimyle
oluyordu. Merkez hkmet ogu
yerde belediye rgtn kurmamig
ve
belediye meclislerine
uzun sre
tzel kipilik kazandirmamistir Belediyelerden beklenen hizmetIerin bir
losuu vakiflarm, bir kismi merkez hkmet
organlarmm elinde oldu-
gundan,
stanbul'dabile beledlyenin etkin bir hizmet
grmesi
mmkn
degildi. Bir semtten diger bir semte suyolu veya
kaldiryn dgemek iin
iki- nezret
veya
evkafla anlagmak
gerekirdi. Kugkusuz beledlyelere
ayrilan mal kaynaklar da ok yetersizdi. Belediyeye yeni
mal kaynak-
lar saglamak konusunda Bbil brokrasisinden daha isteksiz davra-
nanlar ise
tagra
egrafi idi Yeni kaynak, yenivergi demekti. BueglimiOs-
manh meb'slar meclisinde de grmek
mmknd.
Son devir Osmanh yneticileri belediye rgtn sadece dzenli
ge-
hir hizmetlerinin grlmesi iin istediler. H.Megrtiyet dneminde bele-
diyeler
orgt
olarak geligtirilip, tzel kipilik kazandiklan halde, nceki
devirden daha gl
merkeziyeti politik baskiyla
ynetildiler ve
her
yerde merkez hkmete daha bagimh hale getirildiler.Bupolitika impa-
ratorluktan cumhuriyete miras olarak
kalmigtir. Hizh bir gehirlegmeyle
birlikte siyasal katilma
sorununun
dabyk boyutlara ulagtigi
gnmz
Trkiye'sinde
mahall idareler halen gemigin
getirdigi
uyumsuz
yapiyi
tagunaktadirlar.
12 19. yzydm
sonunda Osmanh mparatorlup'ndasadece ABD'nin kurdugu
okul
ve yetimhane sayis1400'e yaklagiyordu.
Ekz.
.Ortayh, 'Osmanh mpara-
torlup'nda Amerikan Okullan', Ammeidaresi,1982,c.
14,
sayi 3, 90-91.
13 H. T. Us, M.M.Z.C., 15. Inikd,16Nisan 1877, 118.
. .
r
93
Osmanhlarda Ilk Telif Iktisat Elyazmast

Andreas Tietze'ye
Dnen
ve yazan
kimselerin bulundugu her toplum gibi,
Osmanh
toplumunda dabir iktisad dgnce, ilkOsmanh vekayinmeleri ile
top-
lum
ve
devlet hayatma ait metinlerin kaleme almmaya baIandigi devir
lerden beri
var
olagelmigtir. Ancak Osmanh toplumunda iktisad dgn-
cenin bilinen klsik, geleneksel
niteligini
degigtirmesi, daha dogrusu Ye-
niag Avrupasi'nda
yeni
bir yntem
edinerek geligen iktisat bilgisinin
ta-
nrup
izlenmesi
ne zaman
olmugtur?
Soruyucevaplamak zordur.
Avrupa iktisad dguncesi, pekl 18.yz-
yll sonlarmda Osmanh
aydmmm ilgisini ekmig olabilir. Ancak iktisad
dgncedeki bu nemli degigmeyi belgeleyecekeldeki metinler bugn
iin
o
kadar
geriye
gitmiyor. Yakmzamanlara kadar aragtirmacilar, Os-
manh toplumunda Batiiktisad dgncsi tarzmda kaleme ahnmig
me-
tinleri en
ok 1850'li yillara kadar gtrebiliyorlardi.1Viyana'da, Avus-
turya Mill Ktphanesi
Sark
Yazmalari blmnde mevcut bir
yazma
risale ile bu tarihi pimdiden
sonra yirmi
yll daha geriye
gtrebiliriz."
Ele alacagimiz kk risale, 1830'lu yillarm bagina ait bir yazmadir
ve
imdilik bu tarih,
Osmanh toplumunun Avrupa iktisad dgncesiyle
ve
iktisat ilmiyle tamstig1
zaman
olarak
kabul edilmelidir.
16-18. yzyillarda Gelibolulu Mustafa
li'ninSultanlara Nasihatler'in-
den
veya
daha nceki bazi nasihatnme
tr eserlerden baglayarak, Ko-
i BeyRisalesi, Selnik Tarihi, Hizru'l-Mlk, vb kitaplarda, Osmanhtop-
lumunda
egemen
olen ekonomik-sosyal grglere bolca rastlanmakta-
dir. Memnuniyetle kaydetmek
gerekir ki, bunlarm bir kismi tarihi
ve
dilbilimcilerin ahgmalariyla okuyucunun yararlanmasma da
sunul-
*
Yaprt,Ekim-Kasun 1983,
s.
3744.
1C. Orhan Tiitengil, 'Trke'de hkiktisutKitabmm Konusu
ve Yeni Bir Eser ze-
rine Notlax', 101F
Mecmuasi,
c.
25, S. 1-2,Ekim1965,
s, 141-150;Z. E Fmdikoglu,
'ktisadTefekkr Tarihimizden Bir
Para',1brahim
FazdPelin'eArmagan, stanbul
1948,
s.
221-230; M. Orhan Okay, 1ktisatta Milli Dar,nceye Dogru', TrkKltr,
XVIII, S. 207-208,
s
72 vd.
**
Yazmayaele geirmedeki yanhuu
ve
metni incelemedeki tegviki iinhocam Prof.
Tietze'ye tegekkrbir bor bilirim.
muytur?
Dumetinlerin baghca
zelligi, ok kiginin bildigi gibi,Osmanh
geleneksel dzeninin restorasyonunu
amalayan eleptiriter olmalandir.
Klsik Osmanh
dneminin bu gibinasihatnme ve
Islabat
lyihalarr, ta-
94
nm
ekonomisine dayah bir
imparatorlugun
yapismi
temel olarak kabul
edip, Yeniag
Avrupasi'umiktisad degigmesindenve
o
dnyanm rn
olup
yeni
dil
ve
kavramlar kullanan iktisad dgnceden habersiz bir
slbla, imparatorlugun
islahati
haklanda neriler getirmektedirler.
Osmanh toplumunda Avrupa iktisad dgncesine
niin
yabanci
ka-
Imdigi
ve
bildigimiz kadanyla niin 19. yzyildan
itibaren bu dgnce-
nin benimsenmeye
baglandigmm
cevabi, Osmanh.iktisadt
tarihini sag-
lam bilgilere dayanan zengin bir sentez
halinde
yazmak
kadar zordur.
Hatt, bu gibi
tarihilik rnleri ortaya
kondugu
zaman
bu
soruya ce-
vap
verilebilir demek,
daha dogru olur.
19. yzyil Osmanh.iktisat bilgisinin szlg, kismen klsik devir Os-
manh dgncesinden kaynaklanmaktadir. Nitekim 19. yzyilda
'iktisat'
karquig1kullamlan
'ilm-i
tedbr-i
menzil' deyimini Ktib
elebi,
Keyf-z-
zunn'da
kullanmaktadir?
Ktip
elebi'ye
gre
Menzil tedbri ilmi, bir
hanenin
reisinin, hane halki
ve
uaklar arasmdaki iligkileri
ve
hane d-
zenini
nas11 kurup
ayarlayacagma iligkin bilgi olarak tarif ediliyor. An-
cak bu bilginin n plnda, kaynaklarmve
gelirinblgmne
ve mas-
raflarm dzenienmesine degindigi aaktir.Menzil tedbri ilmi,
aile
dzeyi-
nin stnde btn topluma da yayllarak dgnlmesidir. Esasen 19.yz-
yll
Osmanh iktisad dgncesinde de, retimin
artinlmasi
ve
dogal kay-
naldann bunun iinnas11kullamlmasi gerektigi gibi
sorunlardan ok
ser-
vet
ve
gelirlerinblgm
konusu
zihinleri meggul
etmektedir.
Bugne kadar bilinen ilk Trke iktisat kitaplan, Z. E Fmdikog-
lu'nun, brahim
Fazil Pelin'in ktphanesinde buldugu
Tasarrujit-i Ml-
kiyye
ve
1965yllmda
merhum sosyologumuz CavitOrhanTtengil'in ta-
mttigi Ilm-i
Tedbr-i Mlk
adh eserlerdir Sonuncusu 1860'ta Londra'da
Charles Wells
tarafmdan Trke yazahp
tagbaski olarak bastmlmigtir.
Fmdikoglu, tamttigi
risalenin
yazan
olarak Serendiz Argizan
adh
bir
ta-
bibi gsteriyor. Serendiz Argizan, bu eseri Rossi diye bir
yazann
Econo-
miePolitique'inden yararlanarak Fransiz dilinde kaleme
almig, Fransizca
2 mek
olarak, bkz. A. Tiet2e, Mustafali'sCounsel
for
Sultans
of 1581, -Part I-ll Wi-
en; st.Akad. derWiss.,1982; Y Ycel, Kitab-iMesalihi'l-Mslimin
ve
Mendfi'l-M-
minin, ADTCF
yay., no:
307, Ankara 1981;Y.Ycel, Kitb-iMstetab,
ADTCF
yay.,
no: 216,
Ankara 1974.Aynca, bkz. M. Ktkoglu, OsmanhlardaNarhMesse-
sesi
ve1640 TariFdiNarhDefteri,zmir1984.
3 Bu fasil iin, bkz. O. Saik Gkyay,
Katib
elebi:
Yaami,Kigiligi
ve
Yaprilarmdan
Semeler,Trkiye Bankast
yay,
Ankara 1982,
s.
365. 1850'lerde
'ilm-i
tedbir-i
menzil', iktisat risalelerinin baghgadir. Bizim
ele aldigimiz
yazma
baghgi ise
menzil deyimini kullanmaz; tedhir-i
Emrn-1mlki'economie politique' karhgt
kullamr.
metni de Aleko SucuOsmanheaya evirerek bastirmigtir. Gerekte ise,
Fmdikoglu'nun tamttigi bu eserden nce, Mliye Nzm Mehmed Cavid
Bey, 1315Hieri/1897-98miladi tarihli kendi iktisat
kitabmm birinci cil-
dinde,
J .
B. Say'den
mlhem bir kitabm
lm-iTedbtr-iMenzil
adiyla
Sehak
ps
Ebru tarafmdan 1850'lerde evrildigini belirtir. Fmdikoglu'na
gre,
ele
aldigi risale,
Rossi isimli bir
yazarm,
EconomiePolifiquekitabmdan Tasar-
ruft-I
Mlkiyyeolarak
evrilmigtir. Ancak
eser
iin
CavidBey'in szn
ettigi kitaptan daha eski
bir tarih vermekle
beraber, bu tarih, kitabgi
knyesinde yoktur; dil zelliklerine dayanarak
tahmin
etmektedir
(tah-
minen 1268H/1851 M). Bu
eser Sultan Abdlmecid'e
takdim
edilmigtir.
Mehmed Cavit Bey'in naklettigiiktisat
kitaplanyla Fmdikoglu'nun ince-
ledikleri arasmda kimlik atirnasi grlmekte
ve yazarlar
J .
B.Say'in iki
ayn
kitabrunevirisinibirbiriyle
kangtinm; gibi grnmektedirler.Yahuz,
aik
ve
kesin olan
bir
pey,
her iki eserin de 1850'ler civanna
tarihlenehile-
cegidir. Ttengil'in tamttigi Wells'in kitabt ise, 1860 basunhdir. Bir ngiliz
tarafmdan Trke kaleme ahnan
bu ikinci
eser
de iktisat bilgisini
ve
kav-
ramlan kisa
ve yetersiz
olarak
tamtmaktadir. Eu bilgilere gre, Osmanh
toplumu
yzyihn
ikinci
yansindaiktisat bilgisiyle henz
tampmaagama-
smdadir. Ancak,
tamtdan
bu risalelerin
tag
baskisi olarak basilmasi, ilgi-
nin yayilmaya bagladigmi gsterebilir?
Bizimele aldigmuz,
yazan (veya
derleyicisi) mehul risale
ise, sade-
ceyazma
olarak kalmigtir. Viyana'da, Mill Ktphane'nin ark Yazma-
J an arasmda bulutunaktadir. Elimizdeki risale
86 sayfadan olugan bir
yazmadir ve
'Risle-i tedbir-
mrn-1 mlkf adru tagimaktadir.5
Bunun
EconomiePolitique'ten bir eviri oldugu dpnlebilir Risalenin
yazan
veya derleyen mterciminin
adayazmada
yer
almadigt
gibi, bagvurdu-
gu
Avrupa kaynaklan da belirtilmemigtir. Ancak risale
sahibi,
zellikle
Malthuttan sz ederken,
onun
nfus zerme olan
eserini otuz
sene
n-
ce
kaleme aldignu sylyor
ve yakmlardabu konudaki
tatutici bir
ma-
kaleyi 56sayih Takom-i Vekyrde
neettigini
belittiyor
(nfus
ile
ve
ik-
tisad durumla ilgili byle iki makale, Takvm-i Vekyrnin 56. sayismda
degilse de54
ve
55. sayilarmda, 'Umr-i Hariclye' blmnde eviriola-
rak
yer
almaktadir.
evirinin
risale sahibi tarafmdan
yapildigi anlagih-
yor.
55. say1daki makale, Tedbtr-t mrn-r mlk ilmindeki
hazk-i hke-
mdan Estrada nm spanyolhir ztm nfus meselesi
ve iktisad kay-
naklar
zerindeki yazdiklarmm bir tercmesidir). Malthus'un meghur
denemesi l798'de basildigma
ve 1831'den beri akanTakvfm-i Vekyrnin
54-56. sayilan da 1832yihna
rastlad2gma
gre, elimizdeki
yazmamn
ta-
rihi 1833'ten daha
ge
olamaz.
Herhalde Bbil'nin
gayrimslimterc-
4 Ttengil,
a.g.m., s.
142-144.
5 Viyana, National Bibliothek, CodexVindobonensisPalatinus, 43yaprak, Mixt 1169.
Yazmamn
son
sahifesinde muhtemelisim
ve
tarih belitsizdir.
manlarmdan olan
yazar;
Arab, Fars
ve
Yimandilinde
bulunmayan ve sa-
dece ngilizve
Fransiz dilleriyle
edinilmesi mmkn olan bu bilgileri dil
bilmeyenlere
aktarmak iin risaleyi kaleme aldignu bildiriyor (yazma,s.
96 39
r).
Risalenin giriginde
merkantilist bir yaklagimgze
arpmaktadir.
"Devlet diger devletlerle ve
milletlerle olan ticarette kendi tebaasmm
1-
karnu kollamah
ve onun ticaretini
digerlerine gn
artiracak tedbirleri
gzetmelidir" (s.3v
4 r).
Yazar,
Osmanh neerinde ah.plmig slbun digmda, derhal
konuya gi-
riyor, ilk paragraftan
itibaren iki sahife kadar, devlet
hayatmda
ve
dn-
yada
iktisad sistemin
niye degigtigini
ve
niin yeni
bir iktisat bilgisinin
gerektigini
ve
neden risaleyi kaleme aldigun pyle
aikhyor: "Eyym-1
mazyede vcudi nbud
ve
dvel-i salfe
zamanlannda
eser ve
haberi
mdum ve
mefkud olan ecza-1barut
tuhur
ve
kuds edib,
anm
mukte-
zsmdan olan eslha-i natiyyenin karn-i
lcd
ve
hurb
ve
kit'alde ist-
mali mutad
olduktan sonra,
usul-i muharebe ve
andan matlb olan za-
fer
ve galebeesbabi tagyir ve
tebdil
olmagla, dvel
ve
milel-i
mteahh-
renin pir
nizmt-i dahiliye-i
mlkiyelerinin tebdilini icb ve
ale'1 hu-
sus
umrn-1mlkiyeye
aid
nizm ve
tedbrin ilm-i
mazbut insabm ib-
lag
ve
slini
istcab etmig oldugu beyamnda
risle-i muhtasaradir"
(s.
I
v-2 r-2
v). Bu
aiklamaya
gre,
barut
ve
ategli silhlann icadi ve
kullam-
nuyla merkez
ordular
ortaya
ikmig; bunlarm egitimi
ve
donanmu, su-
bay
ve
gretmenlerinin yetigtirilip
maaglarmmdenmesi, devletin id-
zeninde
ve
ynetimde
degigiklikler
yaratip,
mal
ve
iktisad dzen nite-
lik degiytirmigtir. Bylebir degigikligi merkezlegen monargiler olayxola-
rak aiklayan (ve
bir boyutuyla dogru
olan)
grg;
yazar
tarafmdan be-
nimsenmigtir. Yeniag devleti,
bnyesi
ve
iglevleri ynnden bymg,
geligmigtir. Yeni bir iktisadt Anlayi;
ve
iktisat bilgisi, bu
olgudan dolay1
gerekli grlyor. Risalede, iktisat tarihilerinin
kisaca ticari ve sonra si-
nai kapitalizm agi dedikleri (itiraz
edilmeyecek bir terim) dnemin ka-
mu ynetimi ve
idari-asker bnyede yarattigt
merkezyeti degigiklik
sermaye
hareketinin bymesive kapital birikimi gibi
olgularla yapilacak
bir a1klamaya yeg tutulan
degigkenler olarak elealmmaktadir, Ama tari-
h ynden
hi de
yanh; ve
ok farkh bir
aiklama sayalmamahdir bu...
Geri
risalenin
yazari,
fark
edilecegi zere, 18. yzyil sonu ve
19. yzytl
baglarmm iktisat literatrndeki
ifade
ve
terimleri kullanmaktadtr
ama,
giripteki bu
aiklama
bizce
qu
atdan ekici, hatt orijinaldir:
1820'lerden
beri
orduda
ve
merkez idade Yeniag Avrupasi'ndakine benzer
m-
form
ve
degigmeleri geiren Osmanh imparatorluk ynetiminin sorun-
larma cevap
vermek
amaci
gdlmekte
ve
buna uygun
bir yaklayimla
risalenin kaleme ahndigi grlmektedir. Eu
ynyle
yazar,
eserini orta-
ya
koydugu yillarda yrtlen
ynetsel
modernlegmeyi, benimsedigi
kuramla uyum
gsteren bir olgu olarak
degerlendirmektedir.
Yazarin bu
risaleyi kaleme
almakta kendini de ilgilendirebilecek
pra-
tik bir amact
oldugu da bellidir. Devletin gizli, atk, genel
veya
zel igle-
riyle ilgisi olmayan, tedbr- mran-i mlk (economie
politique) ilmi ko-
nusunda bilgisi
ve
tecrbesi olan herhangi bir devlet
ve
ulustan kimse- 97
lerin,
nzir-i meclisin
(yani ticaret meclisi nazmnm) yanmda,
ona
danig-
manhk yapmalan gereklidir. Bugibi
kimseler davet
edilmeli
ve
dnya-
mn
ekonomik durumu, kanunlar
ve
iktisad-ticari faaliyet izlenmelidir.
Bylece Avrupa devletlerinin iki
yz
senede yarattiklan
eserler,
servet,
refah
ve
baymdirhk, ingallah
Osmanh
1kelerinde deyirmi yllda gerek-
legebilecektir
(s.
2
y).
Yazar burada ilgin bir eldemede bulunur: Maziye
bakarak degil,
yaanan
gne bakarak hareket etmelidir. Yani eskinin
res-
torasyonuna
ynelik bir
iktisad anlayila degil, gnn partlarma
uyup
tedbirler
almahdir. Bunun iin bn-iHaldun'un bir tmcesine bagvuru-
yor:
"Bir devrin halki ve
devrin
gan
ghretini
anlamak iin, diger de-
virlerle karg11agtirmay1p, Tauri'mn her devir iin ortaya koydugu yne
timve
igleyigeuymah
ve
devietve toplumiq1erinibu biimde yolakoyma-
ya
gayret
etmelidir"
(s.5
r).
Girig
(Mukaddime)'teki bu teorik
ereve
diyebilecegirniz
aiklama-
dan sonra,
risale begblm (fasil)ve
bir sonucu
(hatime)
iermektedir.
Bublmlerin ierigini lasaca gzdengeirelim.
Fasl-1evvel (L Blm),
s.
6r-10
varast:
Bu
blmde iktisat biliminin
te-
mel kavramlari tammlaniyor. htiya
nedir, mal
nedir gibi... IhtiyaIarm
nedmt (kithk) ve
rf
ve
dete gm
biimlenecegi,
artacag1zerinde du-
ruluyor.
rneginparap,
fes
ve
gapka gibi
geylere kargi Hiristiyan
ve
Muslmanlarn
aym
gereksittmeyi duymayacagi
syleniyor. Degerin l-
t olarak lothk (nedret) ve
emek gsterilmektedir.
Fasl-t
sni
(2.
Blm),
s.
11 r-14
r:
retim
srecinin
ne
oldugu aiklan-
diktan sonra,
bu blmde retimin geleri
(istihsal
unsurlan) zerinde
duruluyor. retimfaaliyetini (a)tanm,
(b)sanayi ve
zenaat (amel-ihref)
ve (c) ticaret
olarak e
aymnaktadir.
retim
olaynu gerekleptirenler
ise, (a)
mtegebbisler
(risalede,
mbagirn-i umml)
olup, bunlar kr ve
zarari
ykmlenen,.retim iin sermaye
ve
lt-edavati saglayanlardir,
(b)
ucretliter
olup, gnlk,
ayhk
ve
yllhk cret alan
ve
oban, irak, kal-
fa veya
ticarette sandikkr, mutemet gibi
risk
yklenmeden
abganlar-
dar.
Fasl-I
slis(3.
Blm),
s.
14v-21
r:
"stihsalde
kullamlan
lt,.edavat
ve
esbb-i mstahsile-i
emval beyatumdandir." Yani
retim aralan zerin-
de duruluyor. Enbasit ve
aak rneklerle, bir malmretimde kullamIma-
siyla
(mal-1
sermaye) retim araci
niteligini kazandigi aiklamyor. Ure-
tim
aralanm (a)mal-i
sermaye,
(b)
amel-i beger (emekyerinesay
deni-
yor) olarak aynmhyor. Bu sayede (madde-i
asliyye) hammadde iglenip
mamul mal haline
getirilmektedir. Klsik Osmanh dneminde ferman-
lardan kayatlara
ve
siyas-edeb
metinlere kadar
malkelimesi,
Arapa
as-
Ima
uygun
olarak
para
anlammda kullamhrken, metinde mal szcg-
nn bugnk anlamuu kazandigi
grlmektedir.
Fasi-:
rab
(4.
Blm),
s.
21r-29
v:
"Krymet-imal-1sermayenin hakkat-i
98 zt
ve
maliyeti
veanm
husiil-1mal emrinde tark-iistmali
ve
efrd-i
nsm
mlk
ve
tasarruflarmda sret i teksirve
terakmi beyanmdadir." Bir
t-
ketim mahnm
kiymeti, tketicinin verdigi
degere, mahn kullamm imk-
mna ve derecesine gredir. Buda ashnda bir
sermaye
mahnm da dege-
rini
tayin eder. (Bu tmce, birinci blmdeki
deger kavrammm aik-
lamastyla eligki iinde gibi grnmektedir.) Bir mahn retiminde
ser-
mayenin degeri de
yer
ahr; daha dogrusu,
sermaye
mah
o
rne dn-
gr. Kr lsnde
sermaye
artmhr
ve
i; byr. Mesel, bir sabuncu da-
ha fazia yag ahr
ve
sabun
kazammyeniler, bylece bu iglemden diger
reticiler de
yarar
saglar.
Bublmde devletin zenginliginin debu
yolla
artacagivurgulamyor.
Risalede, Tanzirnat arifesinde yapilacal reformlar
veyeni
iktisad
politi-
kaya
uygun
bir anlaysym
yer
aldigi, bu gibi
meklerle aika
grlmek-
tedir.
Fasl-rhami
(5.
Blm),
s.
29
v- ve
devamt:Bublmde nfus
sorunu
ele
aluunakta
ve
risalede orijinal bir egilim olarak, Malthus'un
grzet-
lenmektedir. Yazar, Malthus'un
otuz sene
nce kaleme aldigi-eser
ve
bu
konuda Avrupa
gazete
evrakmdan
(!)yaptag1eviriyiTakoim-i
Vekayfde
bastudigmdan sz
ediyor
(s.33r).
En
uzun
blmbudur
ve
risale
sahi-
binin, daha nceki
gazete
eviriferinden de anlagildigi
zere, Malthusu
nfus
kuramma
yalonilgi duydugu aiktir.
Hatt risale sahibi, bir
an-
lamda iktisat bilgisinin, nfus
artrymm yaratacagt sorunlari kavramak
ve
zmek iin bir
a
oldugu kamsmdadu. Malthus'un bu konuda
ver-
digi rnek hesaplamalan nakleder; her dogan ocuk
yagasa,
yirmiden
fazla ocuklu evililikler
yaygmlagir.Bir memleket nfusunun
artig
yete-
negi,
o
memleketin nfusunu her 26yllda kat ykseltecek derecede-
dir. Yaniotuz milyonlu Fransa, 26
sene sonra
90
milyon
nfuslu
ve
52
se
ne sora
270milyon nfuslu bir lke olacaktir.
Bu nedenle hastahk, sal-
gm, savag gibi tahripkr olayla_rkamilmazdir. Risalesahibininbu konu-
lan daha ok Malthusu yazarlarm Avrupa gazetelerindeki makalelerin-
den iziedigi anlalmaktadir.
Bundan
sonra,
girigblmnde ileri srlen dgncelere atif
yapila-
rak,yisalenin
bu sorunlara dikkati ekmek
ve
tedbir- mrn-i mlktilmi-
nin grenilmesi
ve ona gm
tedbir almmast
iin yazildigi bildiriliyor. Ri-
sale sahibi,
Malthus'un nl denemesi hari, metinde hangi kaynaklari
kullandigmi
belirtmemigtir (klasikOsmanh
nesrinde
pek grlmeyen
bir biimde,
yazar
ek audamalar
yapmakiindipnotu kullanmaktadar).
Risalenin kaynaklan muhtemelen temel, orijinal eserleiden ok, bazi
vlgarize
kitap
ve
makalelerdir.
Risalede, fizyokratlardan, tabi denge
kuramcalarma,
J .
B. Say'den Ricardo'ya kadar birok iktisat kuramci-
smdan esintiler vardar
Belki
yazar,
bu nllerin
yaptigi tammve
ileri
srmg olduklan dgnceleri, onlarm isimlerini bile bilmeden ikincil
kaynaklardan naklen derlemigtir.
99
Bununla beraber, elimizdeki
ilk iktisat
kitabt
(daha
degrusu
yazma
risale),
btun nahif
yapisma
ve slbuna ragmen,
iktisat biliminin konu-
larina
ve
temel kayramlarma
yazarm
zekice
yaklagtigi ve
bunIarm ol-
duka yanhysiz grenilip gretildigi bir metin
grnmndedir. Daha
nemlisi, bu gibi bilgi1erin grenimi
ve
okunmasi yaygmlagmamig Shra
bile, asker endigelerle baglarrug Mahmudiyye reformlari dnemi Os-
manh adammm, degigen dnyanmiktisad
mekanizmasuu
ve
dgnce-
sini
grenme istegi
ve
bazi
tedbirler ahnmasi zlemi bu
risalede
gze
arpmaktadir.
Osmanh mparatorlugu'nda
Sanayilegme
Anlayzytna Bir Ornek:
'Islah-t Sanayi Komisyonu' Olayr
19. yzy11agirildiginde taramsal
ve
endstriyel
geligimgsteremeyen
imparatorlukta, tezgh
ve
Lonca
sanayinin ugradigi knt genel ola-
rak bilinmektedir Gene Tanzimata grubun
bazi dallarda, zellikle teks-
til
ve
porselen sanayinde
atdunlar
yapip,
bazi devlet fabrikalari kur-
duklan da bilinen gereklerdendir.
Bunlarm sayilart,
sermaye ve
retim
kapasiteleri
zerinde
tam ve
ayantih bilgi
elde etmek
qu an
mmkn
degildir. 1835'te kurulan feshane ve
uha fabrikalari, zrnit
Kgit Fabri-
kasi, Beykoz Tehizt-i Askeriyye Fabrikas1, Tophane,
Beykoz-nceky
porselen fabrikalan gibi tesisler
bunlardandir.1
Bu tesislerin bir kismi
rantablkogullar altmda a14maya devam etmig, bir kisnu
zaranm
srek-
li olarak hazine yardim1ylakapatmy, fakat tekstilde nclk etmesi du-
gnlen nemli bir kisuu ise, yolsuzluk
ve
rezaletler
serisi ile ifls edip
kapanmigttr. lkenin
genel retim
yapisanm
ve
digticar iligkiler sistemi-
nin bu geligmeyi
nledigi aiktir.
Burada zerinde durmak istedigimiz
asil konu; Osmanh
devlet
adamlarrun sanayilegme
programi,
daha dogrubir deyigle
sanayilegme
anlayigidir. Hemen grlecektirki, bu konada Osmanh devlet
adami bir
bakuna gereklerden
uzak neriler getirmektedir,
ama
budurumun ne-
deni de sanayilegme konusunda iinde bulunulan dilemmadir.
Sultan Abdulmecid dneminde byk
umutla
girigilen
sanayileyme
tegebbs, 1asazamanda
olumsuz sonular verdi. Budurumda
1860'lar-
dan itibaren sanayilegme konusunda baziyeni projelerortaya kondu. Bu
szde
programi
yrutmek
iin 'Islah-1Sanayi Komisyonu'nun kuruldu-
gunu
gryoraz. Sultan Abdlazz devrinin sanayilegme koitusunda
belli bagh tek eylemi sayilabilecek bu komisyon, Meclis-iVl
azasmdan
bazilarmm
yelige tayiniyle kuruldu. Komisyon
reisi
gene
Meclis-i Vl
azaimdan
ve
birok komisyonlarda yelik
yapmi.9
olan Riza Efendi idi.
Yayunlanantalimatnameye gre bu komisyonun ugrayip zmleyece-

sorunlar
gunlanhr:2
*
ODTGehpimDergisi, 1978zelSayisi, s.
123-130.
1 . CelAl Sar, 'Tanzimat ve
Sanayimiz', Tanzimat I, stanbul
Marif Basunevi,
1940,s. 432-439,
2 Takvim-i Vekay,
no:
1027, 11 Tegrinisani 1284;
ayrica
bkz. Osman Nuri, Mecelle-i
Limr-I
Belediyye,stanbul
1338-1922, I,
s.
718-724.
a) Halen %5olan gmrk resmini artirmak,
b) Sergiler aarak sanayii tegvik
etmek,
c)
Sirketter
(esnaftan) teykili ilesanayii geligtirmek,
d) Sanayi
mektepleri amak. 101
sKomisyon faaliyete
muhtemelen 1280-1282/1863-1865
yillarmda
ge-
migtir.3
Sanayi mektepleri stanbul,Edirne, Tuna
vilyetlerinde ok
son-
ralan aildi ise de,
mezunlarma
i; sahasi bulunamadigmdan dumura
ugradilar. Gmrk resimleri ise imparatorlugun
son
zamanlarmda bile
%8
oranma
ancak ykseltilebilmigtir. Yerli
tccar
iin iseihtisb rsurim
ve
dahin gmrkler yznden bu
oran
ok daha yksekti. Sanayi fuar
ve
sergileri imparatorluk tarihinde
gstermelikbir iki nemsiz
olaydan
ibarettir. Bu talimatnamede komisyonun
asil hedefinin esnafi, girketler
halindergtlemek oldugu grlyor.
Nitekim talimatnamenin 3. maddesi;
'esnafin
artik mnferiden degil,
girket halinde ahymast' lzumuna deginiyor. 4.
madde,
bu girketlerin
her suuf esnaf iin lonca kethdasive loncanm ileri gelenesnafmdan
se-
ilen azadan kurulu hir idare cemiyeti tarafmdan
ynetileceginibelirti-
yor.
Ancak 6. madde, girket idare cemiyetinin kararlan
ve
faaliyetinin
Meclis-i Vl tarafmdan denetlenecegini belirtmektedir. ByIece, daha
igin bagmda
serbest
girigime
dayah kapitalist bir geligme kavrammin
yerlegmedigi
ve
girketlerin brokratik kontrol
ve
gdm altmda tutul-
mak
istendigi
anlayihyor.4
Bazi esnafm girketler halinde rgtlendiril-
mesini ngren komisyonun talimatnamesi, daha ok ikincil maddelerin
retimi
zerinde
duruyor, rnegin
simkey esnafi,
sara,
altm varaki
es-
nafi
bagtageliyor. Debbaglar 2000kese
altm,
demittiler ise5000kese
al-
tmsermaye
koyarak birer girket kuracaklardir. Demirciler girketinin 100-
150beygirlik makine
ve
telgraf telleri iml etmesi ngrlyor. Bu
su-
dan
projenin
gerekleytigine dair bir kayda
rastlamadik.
Bundan bagka
balmumu, kumaa, yastiki, dogramac1gibi, yirmi daldaahgan
esnafm
girketler halinde rgtlenmesi ngrlmgtr. Bu konudaki girigimler
suya
dgmgtr. Ciddt bir sanayive
pazarlamasz konusu degildir. Sa-
nayilegme halinde ortadan kalkmasi gereken reticilerle, yani
esnafla
bir
sanayilegme girigiminde bulunulmak
isteniyordu. Nitekim bu girketle-
rin hibiri gereklegememigtir.
-
IL Abdlhamid dneminde
lkede ulagun, brokratik rgtlenme,
egitimin yayilmasi
alanmda kayda deger hazi geligmelergzlemlenmig-
se
de,
sanayide
cidd girigimlergzearpmlyor ve
sanayilegme alanm-
3 Osman Nuri, a.g.e., s.
718.
4 A.g.e.,
s. 724
ve
devami; bu talimatnamenin son
gekli olup 22Temmuz 1290
(1873)
tarihini tagiyor.
daki bu arpik
tutum ve
dgnce devam ediyordu. Yildiz Argivi'nde
rastladigumz
ve
burada ele
alacagmuz bir
Islah-1
sanayi
raporu
bu
ger-
ege igaret
etmektedir.5
102 Bu
raporda
stanbul'da ve
vilyetlerde kurulan sanayi mekteplerinin
arzu
edilen sonucu dogurmaylp iglerligini yitirdigi
ve
sanayiin tegviki-
ne yarduna
olmadigi belirtiliyor. Kurulacak bir sanayl
islah
komisyonu-
nun
tekstil, camcthk, demircilik dallarmda mahall sanayn kg
ne-
denlerini aragtirmast isteniyor. kinci
olarak,
bu
mallara talep
yaratilma-
st
iin
refer
gerektigininaragtmlmasi
ve
nc
olarak mimar ve inga-
at dahnda eleman yetigtirilmesiiin gzel
sanatlar okulunun
Islalu
ge-
rektigi belirtiliyor. Drdnc
olarak kgit
ve cam
setiminde ncelik1e
yerlisanayiin geligtirilmesi
ve
nihayet pamuklu dokumaahkta yerlire-
timin geligtirilmesi gerektigi belirtiliyor.Ancak burada ilgin bir nokta
gze
arpiyor
"Budalda fabrikalar kurulmast
amaca
ulagmaya
mmkn
kilmaz," deniyor Istenen
gey,
'pamuklu
dokumamn ahliye iml
ettiril-
mesi', yani kk retimin tegvikidirki, bylece cidd bir sanayi
progra-
mindan sz
etmek mmkn olmuyor. Raporda bu husus aika apagida-
ki gibiifade
edilmektedir: "Tegekkl edecek komisyou tarafmdan
mra-
caat olunmasi lzun gelen tedbir; evvelen memlik-i mahrusa-i pahane
(de)
vaktiyle sanayi hayli terakk
ederek olduka ihtiyac-1 dahiliyemize
kifayet edecek derecede iken, gimdi bunlardan evvelki kadar istifade di-
lememekte olup,
mesel Ankara soflan, Bursa ve
Haleb ipekli
ve
kumag-
lari
ve
Bilecik atmalan
ve
vilyt-1 gahanelerinin
ekserinde iml
edil-
mekte olari alaca ile debbaghk
ve
Ktahya'mn inileri
ve
hah imli
ve
bahusus sanayice derece-i
vcbda olan demircilik sanatlan heman
mahv
u
mnkariz olmak derecesine gelmig
olmagla bunlarm yine ma-
hallince
ihysi
ve
ilerletilmesi tahtu'z-zeminde olmagla tegekkl
edecek
hey'etin evvel enfinle; sanayi-i mezkrenin inkirazur mucib olan esba-
bi
ve
badehu bunlann hal
ve zamanm
terakkisi nisbetinde
islahi
in ne
gibi tegbbsta ibtidar
edilmesilazun gelecegini arz
ve
mik teemml
ve
mlhaza etmesi.
Sniyen; mahslt-i dahiliyenin beyn-el ahl nazar-iitibre
almmasi
ve
revc-1resinin istihsli
zunnmda
ne
yapmak lzun gelecegini p-i
nazar-i
mtlaaya almasi.
Slisen; teb'a-i Islmiyyeden fenn-i
mimarde hayli zevt-i meghre
gehnig ise de her
ne
esbba
mebn isebir mddetten ber bu zenat-i
lyeye
ragbet edilmemig oldugu gibi, oymacihk
ve
hakkkhk
ve
fenn-i
nakkag dahi gerde kahm;
oldugundan
bunlann
ilerledlmesi lzime-
den bulundugu cihetle sye-i
terakkvye-i hazzet-i
mlkdrlerinde
el'n
mevcut
olan
ve
hl-i haziriyle intizm
ve
mkemmeliyeti derece-i
matlbede bulunan senyi-i nefse mektehinin bu
nokta-i nazardan
tev-
5
BOA, YgdazArgivi Evrakt, 12-88/35, ID Ca 1306/9 Ocak 1889.
si ve
mekteb-i sanyin dahi tanzm
ve
islahi
resin dgnmesi.
Rbien;
cam ve
kagit gibi pek ok srm olan
egya in memlik-i
mahrsa-i ghneden her
serie
milyonlarca
paralar Avrupa'ya
gitmekte
oldugu cihetle bu
paralar
harice ikmayarak
dhil-i memlikde kalmak 103
ve
pek ok ehli-i
slmiyyekullari dahi bu yzden mstefid
olarak
er-

bb-i zenatden ustalar yetiptirilmek zere muntazam fabrikalar insi
zunmnda cb eden tedbirin teemml
ve
mlhaza etmesi.
Hmisen; ehli ekseriyet
zempamuk bezi iks
ve
istihlak etmektrol-
dugu.cihetle, buyzden dahi Avrupa'mn memlik-i phneden almak-
daoldugu
para, camve
kt in akanakeden
daha ziyde oldugu
ci-
hetlebunun dahi hrice ikmayarak dhil-imemlikde kalmasma
bir
-
re bulunmasi
ve fakat bunun in fabrika insi hlinde maksad-i aksa-
um
husul mmkn
olmayacagmdan, bunun ehlye
ml ettirilerek, bu
yzdenpek ok
efrd-1slmiyye'nin
istifdesi redinin istihsli."
Fi 10 Ca
sene
306
ve
fi 21 Knmevvel
sene
304tarihli raporda M-
ze-i Hmyn mdri kullari Hamdi
(muhtemelenOsman Hamdi)
ve
mgir
kullan (Said?) imzasi grluyor.
Yzyilm
sonuna gelinmigtirama,
Osmanh devlet adamlarisanayiley-
me
at11mum
gereklegtirmekiin hl esnaf
ve
fezgh
uretimini
feda
et-
meye
cesaret edememektedirler.
Osmanh sanayinin bu
temel
zerinde
kurulup geligtirilmesineahqilmakta
ve tabi girigimler bir
yana,
hazirla-
nan
raporlar bile arptk bir
nitelik
gstermektedirler. Kk retimin
ve
lonca dzeninin Avrupa'da 15. yzyildanberi byk olaylar
ve
istirap-
lar yaratarak
y21aldigi, aym
deneyin
J aponya'da
lasa zamanda
yogun bi-
imde tekrariandigt
dgnlrse; Osmanh devlet adamlari
byle bir
toplumsal devrime
cesaret
edemediler
denebilir. Ancak,
sorun
bukadar
basit degildir. Tanmsal fazIayi yaratamayan
ve
kirsal alanda nemli de-
gipmeler geiremeyenlkede, fabrika endstrisine
gepecekpartlas da
mevcut
degildi. O nedenle, Osmanh sanayi programlarmm arpik
man-
tigi byk lde lkenin tarimsal yapismdaki arpildiklardan ileri gel-
mektedir samyoruz.
II. Megrtiyet'ten.sonra
da
esnafi
feda
edemeyen
bu
sanayilegme
programlarma devam edilmig
ve
Osman Nuri Bey'in dedigi gibi6
kuru-
lan bazi esnaf girketleri yolsuzluk
ve
ifls
denemeleriyle ostadan kalk-
m1gt1r.
6 Osman Nuri,
a.g.e., s.
728.
104
.
Osmanl2
Imparatorlugu
ve
Alman Diplomasisi: "Drang
Nach Osten"*
Almanya'mn Osmanh mparatorlugu
ile olan iligkilerinde tesis ettigi
diplomatik
sistemi
nasil
tarif
edebiliriz? Alman imparatorlugu
esas
iti-
bariyle bir kara devletidir ve
Reichszn kozmopolit bir imparatorluk
degil, bir mill devletin Versailles'da kurulugu
olarak anlamahyxz.
1878BerlinKongresi'nden
sonra
Osmanh mparatorlugu'nun
18. yz-
yll
sonundan itibaren
nyguladigt
politikdengenin
unsurlan
degigmekte-
dir. ngilterebirinci derecede gI devletta Fransa isengiltereilebag-
kalan
arasmda vardan uyugmalari
er ya
da
ge
izlemek
zonmdadtr. 18.
yzyildaFransa'run Osmanh Devleti lehine izledigi, politik
diplomatik
arabuluculuk rol; artik 1878'den
sonra
sz konusu
olmamaktadir. Faz-
ladan ngiltereve
Fransa'mn bundan byleOsmanh Devleti'ni Rusya
aleyhine eskisi kadar desteklemeleri
sz konusu degildir. Byk devlet-
ler dnyanm bu
parasmda
'ihtillller
ve
milliyetler' agru olgu olarak
kabul etmig grnyorlar ve
Balkanlar'm kopuu konusunda, Osmanh
btnlgn koruma
prensibinden
vazgeilmigtir. 1791 Zigtovi
ve
Yaq
antlagmalarmdan beri kendisi ile harb edilmeyen Avusturya (1867'den
beri
Avusturya-Macaristan) gimdi kongrede Bosna-Hersek'i iggal
ederek
Balkanlar zerindeki mtecaviz emellerini kuvveden fiileikarmaktadir.
ngiltere'de
muhafazakr hkmetler, hassaten
Benjamin Disraeli, Os-
manh Devleti'nin birliginden
yana
bir
politika izlemigtir. Hatt ngiltere
bagbakam bu politikasmdan
dolay1parlamentoda 'Yahudi' diye tahkira-
ne
bir
protestoya
da ugramigtir. Bagbakamkugkusuz pro-Trk politikaya
iten
saik Sefarad Yahud
mengenden ok, ngiltere'nin
gerek menfaatini
grebilmesiydi. Nitekim Gladstone
ve
Liberaller bupolitikamn
aksini iz-
ledilderinden; Balkan halklanmn
milliyetiligini desteklediler ve
tarihin
sop
Roma mparaterluguAvrupa
topraldarmda gerilemeye
bagladt. Di-
ger
yanda Berlin Kongresi'nde Rusya
umdugunn bulamadi; Avrupa
onun
kargismdaydi,
asil nemlisi
romantik bir hava iinde,
ugrunda d-
vgtkleri Balkan Slavlan, Alman politikasuu
ve
kltrn ve tabi Al-
manya
ile iktisad baglantry1 Rusya'ya
tercih
ediyorlardi. Du durumda
Rusya, zellikle byk sma yatirunlarm yapildigi III. Aleksandr dne-
minde (ki
kendisi Mirotvoretz,
sulhsever unvamni
tagir) Osmanh mpa-
*
agdag
Trk
Diplomasisi;20DYdhk
Sure,
15-17 Ekim1997, Ankara 1999,s.215-221.
ratorlugu ile barii bir politika izlemeyi tercih
"etmigtir.
Hatt Rusya ile
btn perde
arkasi iligkinin, stanbul
gehreminlerinden olan, daha nce
de Rusya
sefaretinde bulunan Riza Papaaracihglyla srdrldg riva-
yet
edilmektedir. Demek ki Balkanlar'da Avustura ve
talya'nmemelle- 105.
ri, ngiltereve
Fransa'am Balkan
milletlerini destelder tavri da Osmanh
Devleti'ni Almanya'ya yakmlagtiran
nedenlerden biridir. Bugnknn
aksine Almanya 19.yzyilda Balkanlar'da aktif politikagtmeyen ve
he-
nz tkarlanyla
sahneye ikmamig bir devletti.
Alman-Osmanh yakmlagmasmi tersm
ve
tesis
eden diplomatik ilig-
kiler agt,
esas
itibariyle otoriter bir
toplum ve
devlet
yapisma
dayanlyor-
du. 'Otoritet rejim
'totaliteiden
farkh bir yapidir. Tek merkezli bir ide-
oloji
ve
idareden ok, belirli bir dnya gru (Weltanschauung) etrafm-
da biimlenen bir toplumyapisi ve
bir egitim sistemine dayamr. Otori-
ter
mjim Rusya tipi bir
'otokrasi'
dedegildir. Parlamentonun,
serbest ba-
som
daima mdahaleye a1k
ve
zorba tedbirlerle kulagt ekilebilen, bir
hkmetin parlamentodan ok hkmdara karpi
sorumlu bulundugu
sistemdir bu. Alman dig politikasi
kapah kapilar ardmda diplomatlar,
askerler
tarafmdantespit edilir
ve
kitleler basm
ve
cemiyetler yoluylabu
politikayi
desteklemeye agrdir ve ynlendirilirler. Belirtildigi zere kit-
leler bu rejimi, bu sansr ve
bu tekmerkezlilige
egilimi desteklemeye
hazirdir. Alman toplumunda Karl Liebknecht
ve
Rosa Luxemburg da
yazip
faallyet gsterebiliyordu; ama gazete
toplatmak da ngiltereve
Fransa'ya gre ok kolay bir igti. Hr
(!)
basmm nastlkontrol
altmda
tu-
tulduguna bir rnek; Der ArmeKonradadh sosyalist
parti orgaru,
bir ta-
rihte Sultan Abdlhamid iin
'devletin
paraziti
nasil
yagiyoir diye
yazm-
ca;
Berlin
sefirimiz Tevfik Papa gazeteyi gikyet etti
ve
arunda Bagbakan
Hohenlohe-Schillingfst'n
emriyle
gazete
toplattir11di.1 Bu gibi tasar-
ruflann di politikada.
Wilhelmstrasse'ye kazandirdig1
manevra
kabili-
yetini gz
nne
almak lzim. Bugn diplomasimiz, Almanya'da bu sis-
temin bir tarih
miras olarak belirgin lde devam
ettigini anlamahdir.
Zannediliyor
ki ngittere, Fransave
Almanya digigleri
aym prensipleig-
liyor. Hayn, ilkikisinde pluralist sistemin
elemanlari ok eskiden beri
ra-
yina
oturmuy ve
igleyigkazanmty; Almanya'da ise demokratik ogulcu
sistemin ikardigi sesler,
anayasal
sistem gegi
tolere
edilir,
ama
isten-
meyen o
gnk politika
ile
ayugmayan
sester ise, hasir alti edilir. O
an-
da hkmetin politikmanevralarma yararh ise
hoparlrn sesi yksel-
tilir ve
'halkm
sesi hakkm sesi' formlileri srlr. Bazt halde bazi
ses-
lerin ykseltilmesi ve
bazi halde kisilmasi halen devam
eden
ve
otoriter
sistemin
miras1 olan bir
mekanizmadtr.
Totaliter rejim yrkilabuir,ama
otoriter
rejim yikilamaz,
ancak
uzun
bir tarih iinde erir...
1 Der ArmeKonrad,
no: 8, 17Okt. 1896, Hohenlohe raporu,
Archiv de; Auswaerti-
ges
Amt,
Trkei 159,
no:
1,bkz. 4-5.
Osmanh lkesindeki Alman demiryolu yatirimlan
ve
teknolojik s-
tnlk Alman diplomasisinin
nemli
birer aracidir. Bu19.yzyil iin
ye-
nilik
ve
atihmdo
Almanya bir demiryolu agt
tesis
ediyor. Budemiryolu
106 Fransizlann yaptigi Manisa-Kasaba
veya
ngilizIerin
Aydm demiryoln

gibi degil; demiryolunun etrafmda


aym zamanda mthip bir sosyal
te-
sisler manzumesini bugn bile
gryorsunuz, hastaneleriyle, lojmanla-
nyla,
demiryoluna baglanan poselerle... Bundan bagka
umra'da
grl-
dg gibi, sulama kanallanyla,
ukurova'daki
gibi ziraatm islluyla
ye-
ni bir
yatmm
modeli
giriyor.
Bukadar
aktif
bir
yatmm
sz konusu oldu-
gu
vakit
ister istemez diplomaside yeni
vasitalar
geligmekte; yani her iki
tarafm da bagh oldugu
ve
her iki tarafmda
ynettigi eni
silahlar sz ko-
nusu
oluyor. Bu, byc iragma benzer bir olaydir. Wilhelmstrasse Kurt
Sanders
ve
Helfferich'i kullamr. Helfferich
ve
Sanders iseWilhelmstras-
se ve Osmanh'yi kullamr. Bu
ikili
iligkiyi bilhassa Bagdat Demiryolu ko-
nusunda grmekteyiz. Her
yeye
ragmen
punu
syleyeyim;
gerek
Anado-
lu Demiryollari Kumpanyasi ve onun geniglemesiolan Bagdat Demiryo-
lu Kumpanyasi adru alan girketlerde lisan Fransizca olmugtur. Fransiz
sermayesi hkim olmug, Ingiliz sermayesi de
girmigtir.Vegirketin Isvi-
reli mdr Birinci Byk Harb iinde Liman Von Sanders'inve
Istan-
bul'daki Alman kurmay heyetinin taleplerini her
zaman
dinlememekte-
dir. Yani'gunu tagi' deyince
'tagiyamam'
diyor;
ve
harb ortasmda bilegir-
ket statsn koruyor ki bu ilgin bir
yapidir. Bunun iin diplomasi de
bu gibi yeni
olugumlari
(ki bu ok yenidir) 19.yzyil sonu
ve 20. yzytl
bagi itibariyle
gz
nnde bulundurmak zorunday1z.
Bagdat Demiryolu malmdur ki, tamamlanamayan bir hat olarak
kaldi. Bagdat-Basra
arasim,
birinci harbden
sonra ngilizler;Bagdat'tan
kuzeye olan
kismi da
gene
ngilizmanda idaresi tamamlamigttr. Bas-
ra'da
en u
nokta
Hamad'a kadar
oluptu.
teyandan Rusya kuzeyde
ran'daHenekin'e kadar demiryolu dgyor
ve
kendince Basra krfezi-
ne
ulagmayi
hedefliyor. Mamafih Witte
gibi
akilh maliyeci bagbakan bu
nafile
prestij projesinden vazgemigtir.
Nitekim Heniken'e ulagan Rus demiryolunun daha
gneye inmesi
hedeflenmigken, Witte'ci evreler, Transsibirya demiryolunun invasim
bu projeye tercih ettiler. Basra'ya kadar uzanacak demiryolunu ise Al-
manya'da kim istiyor? Kayzer IL Wilhelm istiyor, Genelkurmay'da Graf
von'Waldarsee
istiyor. Askerler
ve
diplomattar
ve
bir de birtakim
yan
mnevverler,
kasaba gretmenleri, militarist
Pan-Cerman birligi yeler
istiyor.
Gerekten ticaret, sanayi
ve
bankacilikla ugraan, sermayeyi y-
neten gruplar bu konuda ok ihtiyath
ve
gerekidir. Sermayedarlarm bu
ihtiyatmi
Rosa Luxemburg gibi militan ii hareketi Uderleride paylagi-
yor.
Projepahahdir ve bir noktadan
sonra
faidesiz yatirundir. Svey; Ka-
nah aalmig;
gemiylenaldiyata
greAvrupa-Hind Denizi
arasi
demiryo-
luyla birka
gn
daha kisahyor,
ama tapima
masrafi denize gre yksek.
Bir yandan Helfferich, "Sivas'a dahi
uzanmaya
degmez,"
derken; Bas-
ra'ya
ve
Bagdat'a gelenher
vali Alman konsoloslarma, "Bu yol
ne za-
man
bitecek?" diye
soruyor. nk
Deviet-i Aliyye jandarmay1ve
aske-
ri sevk
edecek
emm ve
kisa bir vasita
ariyor,
imparatorlugunu daha et- 107
kin biimde kontrol etmek istiyor. Vebr yandan Mezopotamya rn-
leri demiryoluyla daha sratli
ve ucuz
olarak merkeze gelecek; Anadolu
ve
Arabistan imparatorluk ile btnlegecek. tebu yatmm,
diplomatik
ama ve
seimleri ok
etkileyecek bagh bagma bagnnsiz bir olayd2r. Ma-
mafih Kayzer, Osmanh idaresini sadece Basra degil, Kuveyt zerinde de
hkimiyetini pekigtirmesihususunda kipkirtiyor
ve
ingilizmdahalesine
kari
szde
garanti ve
destek veriyor. Sultan II Abdlhamid'in nadir al-
danmalarmdan biri bu skandaldir
ve
ngiltere'ninkrfeze yerlegmesini
hizlandiracak biimde
sonulanmigtir. Temmuz 1897'de
ilgin bir
atigma
ikti. Osmanhya tabi Necid Emiri bnRagid,Sabah ailesinden Mbarek'le
at19ti.ngiltere'nir
cevabi quydu: "Her Majesty's Government have
ne-
ver
admitted that Kuwait is
under the
protection
of the Turkish Govern-
ment. But since it is practically under Turkish
influence,
it is doubtful,
whether
we
could deny thelatter," deniyor. Eu dnemde Hindistan kral
naibi olan Lord Elgin deOsmanhlarmKuveyt'te katantina istasyonu kur-
malari, hatt Britanya'mn hak iddia ettigi yerlerde de
aym
geyi yapmala-
rma
itiraz
etmedi. Bunaragmen Britanya Kuveyt zerinde Osmanh hki-
miyetini
veya
korunmasuu tanmuyor. Fakat Osmanh idaresini byle bir
hkimiyeti pekigtirmeye
kykirtan Almanya'nm bn-iRagid'i
Seyh
Mba-
k
es-Sabah'a kar1kigkirtmst da gerekli asker tedbirler almarak nle-
niyor.
Sonundabn'urRapidde28Mayis 1901'deBritanya protektorasuu
kabul
ediyor.2
Bu
skandal Alman gdmnn
ve
desteginin pek gve-
nilmez oldugunu gstermigtir.
Pahah bedel deyen IL Abdlhamid Al-
manya'ya, artik ilerde ttihatalarmsafdil tavrmm
aksine fazla gvenme-
yecek, sadece Alman
asker
yardmu
digdnyaya karp
adeta bir Karagz
perdesindeki
abartilrug ittifak gibi gsterilecektir. (BenimAlman
gene-
rallerim
var,
Kayzer dostum
var
dercesine.) Bu
sayede Rusya ile sulh
iinde geinilecek, Avusturya'mn Balkanlar'daki emelleri dizginlenebi-
lecek;
ngilizve
Fransiz diplomasisinin saygisizhgt nlenmeye ahgila-
caktir.
Ashnda bu olayda Alman diplomasisi Trkiye'yi belirsiz bir hedef
ve
yoldakullanmaktan ok, kendi teknik bilgisizliginin de kurbam olmug-
tur. Schoefield'in
aragtirmasmda
da
aaka gralyor ki, Istanbul'daki
ngilizbyke1isi Sir Philippe Currie Trklerin Kuveyt'te hkimiyet
haklan
olmadignu' kabaca ifade ederken,
aym
ingiltere Almanya'ya kar-
gi,
"Shaikh Mbarek, technically
a
subject of theOttoman Sultan, in
prac-
2 Richard. Schofeld, I<uvoaitand Iraq: Historical Claimsand Territorial Disputes, The
Royal Institute of International Affaires, London 1991,
s.
15-17.
ticehe enjoys
a
fair dege of independence," diyebiliyor. Bungiliz
tari-
fi de Almanlan harekete geirmeye yetmig
olmahdir.
Aslmda Midhat PapaBagdat
valiligi
(1869-72)
sirasmda Bagdat'a yal-
108
mz
Osmanh'mn
renklerini vermelde kalmamigttr. Onun baymdirhk fa-

aliyetleri bu
cografyaya Osmanhhm rengini
birakmigtL
Ama, Papa
ay-
m
zamanda Kuveyt zerinde hkimiyet tesis etme gayretindedir. Muh-
temelen Paga'mn dneminde Sabah ailesini'paga'
olarak kaymakamtayin
etmesi gibi tasarruflan.nedeniyle Londra Berlin'e byle ikin bir ifadede
bulunmugtu.
ligkilerdebelirli galuslann hediye
ve
rgvet ile satm almmasi sz ko-
nusudur. Bunu her iki
tarafm
dayaptigt anlagiliyor. Saraym cmert he-
diyeleri, tevcih
edilen niganlar
ve
rtbelerle bazi misyon geflerinin bilgi-
lenmede kullamldigi a1ktar. Mesela
von
der
Goltz Paga'nm bir darbe
planlayan
mektubu Woldersee'ye yazilmig
ve
bazi papalan
elde ettigini
syleyen satirlan IL
Abdlhamid'in eline nasil
gemigtir?3
Vonder Goltz
IL Abdlhamid'in perde zerinde dig dnyaya gsterdigi 'Bendeki Al-
man
Papalan'ndan bir tanesidir,
Kendisi Trk ordusunda sevilen ve say-
gi
gren
bir mgavir
papaydi, Prusya Genelkurmay1ile de
arast o
dere-
cede ktyd. TabAlman askeriydi
ve
gereken grevleri yapti: stihba-
rat
ve
Alman silh sanayi
iin Trk ordusunu tavsiyeletiylebir
pazar
haline getirnek. Bunda da papilacakbir yn yoktu, iki taraf da karg1hkh
istihbarati aiga vurmadan belirli llerde devam ettirmig grnyor.
1912-18 arasmda bu sure
Almanya lehine yogun bir biimde geligmig-
tir.
Hepimizin bildigi gibi Yakmdogu'daki diplomatik misyonlar ngilte-
re
aasmdan pylebir dzene gre kurulup igler:
Londra'da ForeignOffice,Avrupa'daki btn eli, bykeli,
orta
eli
ve
konsoloslan tayin
eder.
Buna stanbul
dahildir, Rumeli dahildir, Trab-
zon, zmir
ve
skenderundahildir. Buna kar1hkTahran'daki bykeli-
yi ve
civar blgelerdeki konsoloslan India Government tayin ediyor. Bu
ok ilgin. Du demek ki India Government'in tayin ettigi diplomatlar
Londra ile ok hizla ve direkt bir temas
halinde degiller. Acil blge de-
gil,
fakat bunlarm hepsi ngilizhariclyesinin
en uzman
kipileridir. Dos-
yalarma bakm, yazdiklan raporlara bakin, sahayi bilen, dili bilen adam-
lardir. Basra'daki konsolosu IndiaGovernmenttayin
ediyordu. Baktilar ki
Osmanh Imparatorlugu
ve
Almanya ile atigma ikti,
hemen
Lond-
ra'dan tayin etmege bagladilar. Sicak blgenin iine girdi. Bu
en entere-
san
degigmelerden biri; niin byle bir durum ortaya tkiyor? Benkendi
tezimi
ahytigim
zaman
Irak konusunda pahsen blgedeki Alrnan kon-
soloslarun Richarz dahil, yazdiklanmn
para
ettiginifakat
beg
para
et-
medigini syleyebilirim. Zaten seyrek yazilan raporlardir. Malumku-
3 . Ortayh, Osmanhimparatortugu'nda Ainun Nfu2:u,ikinci basla, 1983, s. 78.79.
rent yaziyla
yazumigtLr.
Halbuki
aym
dnemin iinde Basra'daki India
Government'in
veya
Londra'nm
tayin
ettigikonsoloslarm raporlan mt-
higdegerli geylerdir, bunlar kitap halinde yayimlanmaya deger belgeler-
dir. Blgeyi ok iyi tammaktadirlar, 19.
yzyilm
son on
yllmda daktilo 109
kullamhyor. Buok ilgin...
nk
daktilo yeni iktmg bir alet
ve
adam-
lar bunu kullamyorlar Bubrokrasinin niteligini
gsteriyor. BritishIndia
ok cimridir. Herkesin
masasi
bile tayin edilir. Lks masa
bile yksek
memur
iin bir imtiyazdir. Fakat daktilo kullamhyor. Veburadan tabi
alman bilgi
son
derece ilgin
ve
ayrmtthdir.
1900y11mdaAlmanya
ve
Osmanh Devleti arasmda
ne
oluyor?
Simdi
herkes Kayzer Wilhelm fazla zeki degil
ve
yalanci diyecek. Bu gibi
gey-
ler hem dogrudur hemdegildir, iktidarda bulunan kigi en azmdan bizim
kadar zeki
ve
bizimkadar yalancidir. Bunu da hesaba katmak zorunda-
yiz.
Yani Osmanh mparatorlugu'nu 1898'de ziyaret ettiginde
Kayzer
Wilhelm kalkip Abdlhamid'i kigkirt1yor, "Sizngilizierebakmaym, Ku-
veyt sizin ecdad mirasunz, saldmverin,"
diyor. Kimi
saldirtacak,
tabi
kendi
sahamizda
bulunan Necid Emiri
bnu'r-Rapid'i,
Sabah ailesinin
zerine saldirtacak. Tabi Sultan Abdlhamid tedbirli oldugu iin, "He-
men
niye saldirahm?" diyor, igi sallantida birakiyor. Fakat faaliyet bagh-
yor.
Hemen 1899Kasum'nda bir irade ikmig,
'demiryolunu
krfezin
so-
nuna
kadar uzatasmiz' diye. VeOcak 1900'de Alman mhendislerin ba-
y
ektigi demiryolu fen heyeti ilk saptamalari
yapiyor.
Ancak bundan
hemen sonra ngiltereartik Berlin nezdinde
de yumugak davranmanm
faydasi olmayacagim anlanu; olacak ki, 1898yilmda, "Kuveyt'e
ne
Al-
manya, ne
Rusya,
ne
deOsmanh Devleti'nin hat ekmesine msaade et-
meyiz," diye bize ltimatom
veriyor.
Aymyll 1900'de padigahm irade-i
seniyyesinin 1kmasi ve demiryolu iginin ciddiyet kazanmasi zerine,
1900Haziram'nda BerEn
sefiri olan Nagel, Blow'a, "Kuveyt'in zerin-
deki hkmranhgi tammayiz," diyor. Bunaragmen 1901'de maalesef n-
giltere'ninAlmanya'dan aldigi
szn ettigimiz ifte
tarif
ve
diger taraf-
tan da Almanya'nm buna gvenerekOsmanh'yi kigkirtmasi, btn ihti-
yata ragmen
-nku
demiryolu yapilmasafhasma girmistir- hi degilse
Bagdat-Basra
arasmm
tamamlanmasi dgnlmektedir), Sultan Abdl-
hamid bnu'rRapid'i Sabah ailesinin zerine saldirtlyor. 1901-1909yil-
lan
arasmdaki bu atigmada tabi Sabah ailesi ngiltere'dengntg
m-
zaheretle
bni Ragid'i pskrtyorlar
ve
kesin talimat
"memorandum'
geliyor: "Bundan byle hibirimizin Kuveyt'te hkimiyeti yoktur. Hele
sizin hi yoktur." Bu talimat ngiltere'dengeliyor
ve
bu kesinbir kopug-
tur. Yani zamanmda Midhat Paga'nm Bagdat valiligi sirasmda atilan
adimlarla
tartigmahbir hkmranhm-somutlagmakta oldugu bir saha-
da, Bbll'nin, daha dogrusu Yildiz Saray1'nm da ihtiyath
politikasma
ragmen maalesef bu
yeni
girdigimiz
'concert'
dolayisiyla Alman diploma-
sisi bizi byk politik yamlgiyaitiyor
ve
bu da Kuveyt'in kesin olarak
Osmanh'dan kopmasma neden oluyor. Kuveyt tekrar
uzaklapyor, kur-
makta oldugumuz sistem batrmytir
ve
bu hazn
bir geligmedir.Basraze-
110 rinde
yazdtgim
kk bir tetkikte
deifade ediyorum
ki,4
II. Abdlhamid
yillari Basta vilayetinin
en
ok geligtigi
ve
imparatorlukla iktisad ba-
kimdan
en
btnletigi yillardir. O kadar ki l906 yihndaburadan 50bin
ton tahil ve 40 bin balya yn Avrupa'ya sevk ediyoruz.
ok
ilgin bir
geligme
ve
nemli bir gelir art1 baglamigt1. Fakat
pimdi
bu blgede de-
miryolu
ingaedemiyorduk
ve
elimizde Fao
ve
Kuveyt gibi bir blgeol-
madigi iin; buradaki liman
ve
hinterland tehlike altindada, yani iktisa-
d geligmesi aasindan tehlike
altmdadir,
nk blge asker bakundan
emin degildir. Dolayisiyla butipbir diplomasinin, yanibirbirine gablon-
lanmig, yeni tip bir Balkan politikasmm;
maalesef 1878'den
sonra
Os-
manh
mparatorlugu'nu
br Balkan devletterinin politik karakteri ii-
ne
ektigi grlyor. Buyeni
tip
diplomasi ok gdmldr ve
Berlin
kolay gey1ervaat ettigi ve
bazi geyleri ynlendirdigi
iin, Osmanh'yt ba-
zi ynlereve
olaylara srnkleyebilmektedir. Bu srklenme sonunda
hepimizin
malmudur ki, yanhy ata oynamigiz ve
bir yamlgmm iine
girmigizdir.
4 .Ortayh, 'Basra limam ve XIX.yzyildaOsmanh-Arap dnyasa', Hacettepeni-
versitesi Trk-Arapfligicileri
Konferans:Teblieri,1979 Ankara,
5.221-232.
Osmanlz
mgaratorlugu'ndaAmerikan
Okullar:
Uzerine Bazz
Gzlemler'
Aziz hocam,Prof. SehaMeray'm
amsma
19. yzyllda ABD, siyaset
arenasma henz byk gler arasmda
rkmayan bir devlet olarak bilinir. Avrupa devletlerinin nfuz alanmi
gz nnde
tutarsak budogru bir yargidrr. Bu nedenledir ki, Osmanh
devlet adamlari
arasmda ABD'ye karp
'ehven-i
ger' bir
g olarak yak-
Iayma egilimi beslendigini de biliyoruz. Geri bu devletin 19. yzyil bo-
yunca
Osmanh
mparatorlugu'yla ilgilenmedigi
ve
faaliyet
gstermedi-
gi
pek
sylenemez.
Daha 1876'da ABD ile Osmanh ticareti, hacimbaki-
mmdan, drdnc sirada
yer
ahyordu. Agagidaki tabloda bu durumu
gryoruz.1
ithalat hracat ToplamTicaret
(ABDdolan clarak)
(ABDdolan alarak)
(ABD dolan olarak)
Byk Britanya LS23.302.000 1.292.799.DDO 3.066.101.000
Almanya 1.203.980.000
905.000.000 2.108.980.000
Fransa 797.680.000 715.120.000 1.512.800.000
ABD 420.350.000 594.918.000 1.015.268.000
Rusya
,
363.000.000
332.000.000 695.000.000
*
Ammedaresi Dergisi,c. 14,sayi 3, Eyll 1981,Ankara.
1 Leland
J ames
Cordon, AmericanRelationsWithTurkey1836-1980,
Univ. of Pennsly-
vania Press, fondon 1932,
s.
52-53.
Fakat ticar faaliyetdigmda
diger devletlerle loyas
edilemeyecek de-
cede Osmanh devletinin
dig
ve
i sorunlarina kargi
yansiz
kalan
ve
kang-
mayan
Amerikan diplomasisinin bir konuda dinamik bir politika
izledigi-
112 ni
gryoruz.
ABD
vatandalanmn misyonerlik faaliyeti... Bu dnemde
misyona
mensup
din
adami
veya
laik
Amefikan vatandaylannm kurduk-
lari
okul,
hastane, yetimhanegibi
tesislerin
ahgabilmelerini Amerikan
diplomatlan desteklemiglerdir. Du
dnemde ABD, Bbrli'yi mdahalele-
riyle rahatsiz eden bir devlet degildi. ingiltere,
Fransa,
Almanya
ve
Rus-
ya'mn tersine,
bykelilik dzeyinde de temail
edilmiyordu. Ancak mis-
yonerlik faaliyetinin desteklenmesi
dolayisiyla 20.yzyil bagmda Osman-
li mparatorlugu'aun
her yerinde
Amerikan egitimi grmg, Amerikan
tarz-i
hayatma ve
politikasma sempati duyan bir
aydm tabaka yetiytirile-
bilmigti. Busayededir ki Amerika, bir
lde Balkanlar'da, fakat zellikle
Anadolu
ve en
ok da Arap
Ortadogusu'ada kendi politikave
ticaretine
yardimcl
olacak geniggruplar kazannug
bulunuyordu. Eukazanta, Ame-
rikan misyonerlerinin byk
payi
vardi.
Nahif bir dini
inanla igegirien,
saf, gayretli, ahekan, zaman zaman
mahall yneticileri
inatihklanyla i-
leden ikaran, ama
Katolik Cizvitlerle
karplagtinlmayacak derecede poli-
tik
nitelikten yoksun bu
misyonerler,
mstakbel ABDikarlannm
ve
bag-
kacabir
yigmidar
ve
etnik problemin
platformunu hazirlayan
yan
bilin-
li
veya
bilinsiz ncler olmuglardir.
Protestanhgi yaymak isteyen bu
misyonerler, Mslmanlar
ve
Orto-
doks Rumlar
arasmda ganslartolmadigmi abuk anlamaIardt. Bundan
sonra
yneldikleri
asil cemat Ermeni
Gregoryenler oldu. Ermeni kilise-
si bu
sayede
yeni
bir paralanmayadaha
ugrad1
ve
Katolik
ve
Gregor-
yen
Ermenilerin itiraz
ve
nleyici faaliyetine
ragmen, Ermeni-Protestan
kilisesi gnden gne
glendi.
Protestanhgm yayilmasma kargi ikanlar,
sadece eski inanta
sebat eden Ermeniler ve
Katoliklerin hmisi Fransa
degildi. Yerli Ortodokslannyneticilerinin
Bbtl nezdindeki gikyet
ve
itirazlan bitmiyordu. Osmank Ortodokslarnun
ruhan liderleri
ve
cem-
at ileri gelenleri,
sik stk Osmanh makamlanna, Amerikan misyonerleri-
ni gikyet
ediyor
ve
cematlerini onlar aleyhine kigkirtlyorlardi. Osman-
h
yneticileri sirf isyan
ve
kangikhklan
nlemek iin,
misyonerlerin fa-
aliyetini yasaklaylp kendilerini ynetim
blgelerinden kovunca; bu sefer
deAUDelisinin
ve
konsoloslarm bitmez
tukenmez itirazlan baghyordu.
Btt durumu ABD elilik
raporlarmda da grmek
mmkndr.2
Or
o-
dokslann hmisi Rusya
arhgt,
Protestan
misyonerlerin faaliyetinden
en
ok rahatsiz olan devletti. Bir tarihte bir Amerikan
misyonerinin tu-
tuklanmasuun
nedeni, Rus
sefarethanesinin mracaati idi. Amerikan
misyonunun
gefi Dr. Schaufle ile
bykeli Boutinev'in bu konudaki
2 American National Archives, Despatcheso(LI.SMinisters toTurkey,M. 46, Roll 65,
no:
113, September 28, 1899 tarihli
rapor.
mnakayast
ilgintir. Eli, "Efendimiz
ar
Hazretleri, Osman1
Impara-
torlugu'nda
Protestanhgt
yaymamza
as1aizin
vermeyecektir," diyordu.3
Osmanh mparatorlugu'nda
ilk Amerikan okulu 1824'te Beyrut'ta
aaldi. 1824'ten
1886'ya kadar
imparatorluktaki Amerikan
egitim kurum-
113
lannm sayisi
400'e yaklagti. Bunlar, ogunlukla 1830'lar
ve
1840'larda ku-
rulmugtu
ve
ruhsatsiz olarak
faaliyetlerinisrdryorlardi (O.smanhma-
arif salnameleri buna
ragmen bu ruhsatsiz okullan maarif messeseleri
arasmda saymaktan ekinmiyorlard1. Du
konuda bir damgikh dvy
ol-
duguna gphe yoktur).1869'da
Osmanh Devleti'Marif Nizmnmesi'ni
1kartti. Bunun 1, 29. maddesine gre yabana
okullarm ruhsatsiz ahy-
mast
mmkn degildi ve
ruhsat
almalan gerekiyottlu. Buna
ragmen bir-
ok okul
ancak 1880'ler ve
1890'larda
ruhsat almiglardir ve
devletin bu
konuda cidd bir
mdahalesine de
rastlanmanugtir.
1874 yumda Suriye
vilyetinde bu
nizmnmeye dayandarak,
ruh-
satsiz
ahytiklan gerekesiyle
bazi Amerikan okullan mahall yneticiler
tarafmdan kapatdi. Bununla beraber, ortaya
ikan tatsizhk, Suriye vali-
si EsadPaga'mn,
"...nizmnmenin
akitarihinden
evvel kurulan
okul-
larm durumu igbu
nizmnmede de
belirtilmediginden, mezkr mek-
teplerin
faaliyete
devam1"4 geklindeki karan yznden, Suriye, Beyrut
ve
Lbnan'da bu
okullar kapatilmanug
ve son
zamanlara kadar faaliyet-
lerini
'bilruhsat'
srdrmglerdir. Ancaklkenin her yerinde,
fiil bir
durum
sonucu
ahyan
ve
mantar gibi reyen
Amerikan okul
ve
kurum-
larmm birok konuda ynetim
iin bir bag agnsi teykil ettigini gruyo-
ruz. rnegin,
Beyrut
vilyetindeki Amerikan misyoner
kurumlan; diger
eenebi okul ve
kurumlar getirdikleri egya
iin gmrk demezken,
gmrkte kargilagtildan farkh
muameleden
yakmmaktadirlar.5
Bununla beraber, Marifazm
Mnif Paga'nm2 Ra1304
/
16Arahk
1886tarihli bir
memorandutriuna (tamm)gre,
'ruhsatsiz
ahyan okul-
lar da
mracaat
ettikleri takdirde ruhsat
alabileceklerdir
6
Marif Ni-
zmnmesi'itin
129'uncu maddesinin
ve
nezretin
umum tamminin
verdigi bu haktan yararlamlmasi gerektigini,
maslahatgzar Pendleton
King
blitn Amerikan misyonerlerine bildirdi ve
derhal mahall idare
mirlerine
mracaat edip
uyum
iinde ahgmalan
ve
akilhca davranip
sempatik bir hava yaratmalan ve uygun
taktik kullanmalanm
istedi.7
3 Cyrus Hamlin, My Life
and
Times,(2.
ed.),
Boston
and Chicago
1893,
s.
187-188.
4 American National
Archives, Despatches
of U.S. Ministers ToTurkey, M. 41, Roll
47,
no:
276, 16Arahk 1886tarihli rapor.
5 American
National
Archives, Despatches...,3Mart 1906tarihli stanbul
e1ilik
ra-
poru,
M. 46, RoH71,
no:
1308.
6
American National Archives, Despatches...M. 46, Rolt 47deki16
Arahk 1886 tarih-
li
no:
23'deki Marif Naziruun
Trka tamiminin kopyasi.
7 A.g.k.,maslahatgzarm
famimi.
Buna ragmen, Protestan Amerikan misyonerlerinin, Katolik misyonerle-
re
has kurnazca
ve diplomata siyaseti izleyemedikleri
ve
ruhsat elde
edemedikleri
veya
konuyla hi ilgilenmedikleri, sonraki yillarda birok
114
okulun
(zellikleSuriye
ve
Lbnan'da) ruhsatsiz
ahqmaya devam
et-
melerinden anlagthyor.
rneginH. 1264
ve
1292
ylllarmda(M. 1847
ve
1875)
ailan bazi okullar
1900'lerde yeni
ruhsat elde
etmigtir.S
Anado-
lu'da da durumpek farkh degildir.
Duokullarm kurulmast da bir mesele
oluyordu.
Gerek hkmet,
ge-
rekse her din
ve
irktan
ahli,
bu okullarm kurulmasuu ho grenler,
ara-
zi
ve
bina kiralayan
ve
satanlara
iyi gzle
bakmiyordu?
Ama Amerikan
misyonerleri
okul yamnda, dispanser
ve
hastane aarak
saghk hizmetle-
nni debirlikte
gtrmekgibi bir yolizlediler. MahalH halka bazi hizmet-
ler
gtrerek, aralarmda taraftar toplama
ve tutunma aresine bagvur-
dular. Atiklan okullarda okuyanlarm
diganda is bulamamasi
sz konu-
suydu.
zellikleProtestanhga girmekle sulanan Ermeni genlerin
ve
diger Hiristiyanlann, cemat
ynetiminin tekelinde
ve
kontrolnde olan
igyerlerine girebilmeleri
ve tezgh sahibi olmalan
imkmnm, onlann
elinden ahnacagi dgnlerek, bu kimselem toplumda bulunmayan
mo-
dern
ve
nadir
zenaatlann gretilmesiiin
"industrial
school'lar
da kurul-
du. C. Hamlin bu
sonuncu
kuruluglarm nedenini etrafhca
aiklamakta-
dir.10
19.
yzyilda sayilarmm 400'e yaklagtigtresm raporlarda
belirtilen
bu okullann,
Ek'te
venligimiz
listede de
hepsini grmek mrfikn
degil-
dir. Gene bu makalenin Ek'inde sayilan
yetimhaneve
hastane
gibi tesis-
lerin
tamgereksayiyi
vermedigi de aiktir. Ancak liste bizeAmerikan
okul
ve sosyal hizmet kurumlannm cograf dagilmu hakkmda kesin bir
fikir vermektedir.
Listeyebakildiginda,
Amerikan misyonerlerinin
faaliyet alamnm Suri-
ye,
Lbnan, Filistin, Dogu Anadolu,
yukan Mezopotamya,
ukurova ve
kismen de Orta Anadolu oldugu
grlmektedit.Selnik, Manastir,
kod-
ra, Kosova
ve
Yanyagibi nemli Rumeli eyletlerindeki
kurumlar yok de-
necek kadardir. nemlibir ltr
ve ticaretmerkezi
olan
Selnik'te bu yll-
larda Amerikan misyoner kurumlan grlmyor. kodra'datalyan,
8 Slnme-i Nezaret-i Marif-i lImmiyye,
sene
1318/1900, s.1387.
9 rneginRobert College arazisi ancak
A. Vefik Paga'dan ahnabildi. Sadt
makann
dahi
pagamn
bu hareketini hoggrmedi, etrafta dedikodu yayildi. Papa
ise'Paris sefareti eenasmda tahsisatm tam venlmedigi
ve
bor1andigi, buneden-
le
ne
halt etse mstahak
oldullarmt sylemigtfr. Ekz. Cyrus Hamlin,
a-g,e., s.
474-478;
Osman Nuri Ergin, Trkiye
Marif Tarihi,
c.
2, stanbul,1940,
s.
649-650,
10 Ham[in,
a.g.e., s.
292.
Fransiz, Avusturya egitim kurumlan
oldugu halde, Amerikaldar faal de-
gildi.
Gene kalabahk Edirne
vilyeti debu cmledendir.
garkta
isebunun
tersine, bazen kk kasabalar
ve
himsenin
ayak basmadtgi
vilyetierde
Amerikan
misyonerlerinin yogun bir gekildebulundugu grlyor.
Yuka-
115
rida saydigmuz blgelerin
etnik niteligine baktigiruzda grlen zellik
gudur: Amerika, Ermeniler
ve Sark
Katoliklerini kendine hedef olarak
se-
mig, ordar arasmda faaliyet
gstermeyi yeglemigtir.
Ermeni cemnti bazi
hallerde
Amerikart misyonerlerine kargi
olumlu
tutum takmmig, hatt
yardimci olmugtur. rnegin
misyoner David Brewer Eddy, 1910'larda
Van'daki faaliyetlerini
anlatirken, "Van'da 1872'de kurulan okul geligi-
yor.
1905'te
erkek okulunda 120gnci
varken, 1910'da bu
sayi
325'e
ulagtt. Talebenin %75'i Gregoryen
Ermenilerden; bunlarm bazilarim
ra-
hipler yolluyor ve
bir losun masraflari da piskoposluk kargihyor," de-
mekteydi.11
Buna kargihk Ggoryen ve
Katolik Ermenilerin baglangita
bu Protestan propagandasmdan
genellikle rahatsiz olduklarl ok a1kti.
Cyms
Hamlin, 1840'larda istanbul'daki faaliyetlerinin, Ermeni patrigi
tarafmdan engellendigini, patrigin
defalarca,
'memleketlerine
geri dn-
melerini, Ermeni genligin
egitimi iglerine karqmamalarmi ihtar httigi-
ni'
anlatir.12
Hatt bir keresinde patrigin sekreteri Baron Niyan;
mektebe
devam
eden
grenci
ve
veli1erinin isimlerini istelmig
ve
bukimselerin
hapsedilecegini
bildirmigti.13
Zamanla bu direnig gevgemig
olabilir. An-
cak, bir Ermeni Protestan
cematinin kurulup geligmesinde Amerikan
misyoner1erinin byk
paya
varda.
ABD'nin Trkiye hakkmda iyi hisler beslemedigi,
misyonerlerinin
faaliyetinin daima bu ynde desteklendigi aaktir. Daha 1896'da Everett
P. Wheeler, "Biz Trkiye'de Hiristiyanlar
ve
H1ristiyanhk iin
okul,
has-
.
tane aiyoruz,
il
gtryoruz,
modern hbbi
ve
egitimi kuruyoruz.
Trk bizi istemeyebilir
ama oramn
sahibi Trkler degil ki..."
diyordu.14
Bu tr
negriyat eksik degildi. Esasen
Amerikan diplomatlari hibir
za-
man
misyonerlerin bu gibi agirihklarmi fnlemekiin cidd bir girigim-
de bulunmamiglar, Bbili'yi suIu gstermeyi
det
edinmiglerdi, Bir
yandan da bir gmen
lkesi olarak ABD gayrimslim Osmanh tebaasi-
na en
ok
vatandaghk hakki
veren
bir
devletti.15
Bu
nedenle
de Ameri-
11
Idavid
Brewer Eddy, WhatNext inTurkey,TheAmerican Board, Boston, Massac
hussets 1913,
s.
124.
12 Hamlin,
a.g.e.,
5. 221-222.
13 A.g.e., s.
213-214.
14 Everett Wheeler, TheDuty of UnitedStatesof America
to
AmericanCitizensin Tur-
key,Fleming H. Revell Comp, New
York 1896,
s. 35.
15 ABDDigigleri argivbelgelerinde (Trkiyeblm)
en
ok rastlanan vesika tr,
vatandaglik iglemleriyle IIgili olanlardir
kan misyon mektepleri Osmanh lkesinde
deta Amerikan
vatanday
yetigtiren kurumlar olma iglevini
ykmlenmigoldular.
Bumekteplerin Osmanh mparatorlugu'nunuzak kpelerine Bati kl-
116 trn
ve
hayat tarzuu ne
derecede
getimbildiklerinibilemiyoruz. Byk

lde toplumdanizole edilmig bir muhite


ve
belirli gruplarahitap
eden
kuruluglar olarak kald11ar.
EK
LSTE
Osmanh mparatorlugu'ndaAmerikan Okullan, Yetimhane,
Teoloji Semineri. Hastane
ve
Dispanserler
Bu liste 1318/1900 tarihli Marif Slnmesi
ve
American National
Archives'de bulunan 'Despatches of U.SMinisters toTurkey' adh seride-
ki 25
Subat
1903 tarihli bir listenin kargilagtirilmasi ile hazirlandi."
Os-
manh resm listesi Amerikan
raporuna gre yll evvel olup kurumla-
rm sayisi
dgk
grnyor.
Amerikan listesi teferruathdir. Ancak Os-
manh listesinde
mekteplerin ruhsat
tarihi de verilmektedir.
Listede
oza-
manki vilyet taksimatma
uyuldugu
grlecekti. Bazi cograf yerlerin
bgnk ismi tesbit
edilemedi, bunlar belirtildi. Eski isimlerin yenileri
verildi:
Ankara vilyeti
:
Bugnk Kirgehir
ve Kayseri'yi
Bitlis : Bitlis
ve
Mup'u
Halep : Antep, Urfa, Maraq, Antakya'yt
Sivas : Amasya, Tokat
ve
Sivas'1
Erzurum
: Erzincan, Erzurum'u
Edirne :
Gelibolu, Tekirdag, Kirklarell,
Gmlcine'yi
Aydm : zmir,Aydm, Manisa (Saruhan),
Mentege (Mugla), Denizli'yi
Hdavendigr : Bursa, Ktahya, Bahkesir, Bilecik'i
Adana
:
Mersin, Adana'yl
Diyarbakir : Mardin, Diyarbaktfi
-
Trabzon
:
Btn Dogn Karadeniz'i
*
Slnme-i Nezret- Marif-i Ummiyye, Dar-]-Hilfet-l-liyye, sene
1318,
s.
968-1490
arasi.
**
American National Archives, Despatches of U.S. Minister toTurkey, M. 46.
Roll 71,
s.
362, 25
Subat
1903tarihli Leishmann'm
raporu.
ieriyordu. Lbnan ise; Cebel-i Lbnan zerk mutasamfhgi
ve
Beyrut
vilyetinden oluguyordu (bu
vilyete Trablusgam
ve
Hayfa sancaklan
da dahildir).
117
Bu taksimata gre listede nce
okulun adi,
sonra
bulundugu kaza,
sancak
ve
vilyet verildi. Yetimhane, dispanser
ve
hastaneler
aynca
be-
lirtildi. Okullarm tarihleri bulunabildigi lde verildi.
Ruhsatsiz ah-
ganlar belirtildi.
Karg1Iagtirmaya
ragmen her iki listenin yeterince
sihhatli veriler ihti-
va
etmemesi baghca
sorun
olmuytur.
Bukonuda
en
mkemmel
liste
an-
cak Boston'daki Misyonerler Merkezi'nin
argivlerinde hazirlanabilir ka-
nismdayiz.
Buokullarm talebe
ve
personel
sayisi
listede tespit
edemedi-
gimiz
nemli bir noktadtr,
AMERKAN
OKULLARI
118
EgitimKummunun Kazave
Vilyet Ruheat yda
Ada Sancak (Bilinenler yazada)
Erkek YabhOkulu Metsin
ADANA 5
Subat
1309 (1891)
KazYahhOkulu Merkez
"
w -
KazYabhOkulu, KiBse Sis-Kozan
KmOkulu
Hacin, Kazan
-
4 Mart
131
(1895)
Erkek Okulu
" "
. -
Sanat Okulu
" " " " "
Erkek Okulu
.
Tarsus-Mersin
a.
2Tegrin-i
sani
1309(1891)
Anaokulu Kayseri
ANKARA
Erkek YatzhOkulu Talas-Kayseri
KazYatihOkulu, Kilise
" " "
Oku]
ve
Kilise Akhisar-Saruhan AYDIN
Okul
ve
Kilise Manisa Merkezi
"
Okul
ve
Kilise clemig-izmir
"
Amerikan Erkek Koleji
Merkez-Izrnir
"
Amerikan
KIz
Koleji Merkerzmir
"
Anackulu
ve
Tesisleri Merkez-zmir
-
BADAT'TA Amerikan akulu
ve
diger tesis yok
BASRA'DA
" "
Amerikan Koleji Beyrut Merkez
BEYRUT
1240'ta (1824)aahmg.
Ruhsatsiz ahyyor
"
Arnerikan KadinSemineri
- - -
*
Uygur Kocabagoglu, Anadolu'daki Amerihr (19.yiltydda AmerikanMisyoner Okul-
lart), Arba,
stanbul
1989,
bu konuda bekleneni veriyor.
Etim Kurumunun Kaza
ve yimyet
Ruhsat yah
Ada
Sancak (Bilinenier
yar
dda)
Teoloji Semineri Suku'l Garb
BEYRUT
119
Erkek YahhOkillu
- - ---
K:z Lisesi (Nablus)Yahudiye
-
Akademi
ve
Sanat Sidon
Okulu
Kiz lizesi
,
Erkek YanhOkulu
Sveyr
KazSemineri Trabiusgam
Erkek Lisesi Abein
Erkek YahhOkulu Lazkiye
KazYatihOkulu
'
BeyrutAmerikanOkulu Beyrut-Merkez
-
Kilise
ve
Okul Humus
"
Kiliseve
Okul
ible's-Suki
,,
(Merci Avun)
Kiliseve Okul UI-Khiyun
,,
(Merci Avun)
Kilise
ve
Okul Mualleke
"
Kiliseve Okul Bugbun
"
Kiz YabhOkulu BitWMerkez
BTLS
Kaz
ve
Erkek lkokulu Derkevank*(Bitlis)
"
Kaz
ve
Erkek lkokulu Mogunk' (Bitlis)
-
Erkek Okulu Mug
"
KazOkulu
-
Kaz
ve
Erkek lkokulu Tuk*
CEZR-
BAHR-i SEFit (EgeAdalan'nda)
x.merikan<kulu
yoktur.
Erkek Okuin
ve Tesislati
DYAR-
BAKIR
KizOkulu ve Tesisleri ,,
Teologi Semineri ,
Kiz YatzhOkulu Merkea ERZU-
RUM
Erkek YatzhOkulu
-
EDRNE vilayetinde Amerkan okul tesisleri yoktur.
Bugnk isimleri bulunamanughr
E'gitimKurumunun Kaza
ve
Vilyer Ruhsat y1h
Ada Sancak
(Bilinenler yaz:Idt)
Erkek Okulu Suveydiye
HALEB
120
KazOkulu
Antep Amerikan Koleli
. Anteb u
(Central Turkey College)
KazYatihOkulu
" -
ilkokullar
"
r
Kilise
ve
Okullar
Geral
"
Kiliseve
Okullai
Cabbin
*
K2zOkulu KassaWHaleb
=
Amerikan KizKoleji
Mara
Teoloji Semineri
"
Okul ve Kilise Urfa
Kilise
ve
Okullar Haleb (Merkez)
.
Kilise
ve
Okullar
Antakya .
Kiliseve Okullar
Beylan

Kiliseve Okullar Bias
"
KizYatihOkulu Bursa Hda-
vendigr
Yetimhane
"
.
igKODRA vilyetinde Amerikan okulu yoktur.
RumelihisanAmerikan Koleji(RobertCollege) STANBUL
skdarAmerikan KizKoleji Misyon
Okulu (Rahibe egitimi iin) Kumkap1'dada
Kiliseve Okul Ain-i Zehaltah CEBEL-I LUBNAN
Kiliseve
Okui Abein
MUTASARRIFLId]
Kilise
ve
Okul Zahleh
(zerkve
zel
stattil blge)
KASTOMON
vilayetinde Amerikan okulu
ve
tesisi yoktur.
Kilise
ve
Okul Burdur KONYA
KOSOVA
vilyetinde
Amerikan okulu
ve tesisiyoktur.
HarputAaserikanKoleji
Harput-Merkez
MAMURETt.-ZiZ
130S(1908}
(Euphrates College)
Amerikan Kiz Koleji
-
Anaokulu
ve
Yatih
.
Okul
Teoloji Semineri
" "
1318 (1900)yah Slnme-i Nezaret-i Marif-i Ummiyyesi, bu vilayette hibir
Amerikan kurumunun aduu bildirmiyor
Ej[;itimKurumanun Kazave Vilyet
Ruhsat ysh
Adi Sancak (Bilineuler yazaldr)
Amerikan Kiz Koleji Manastir MANAS 1L6.1308(1890)
MUSUL vilyetinde Amerikan okulu ve tesisi yoktur.
SELNK - -
Metzifon Amerikan Merzifon-Amasya
SVAS
Mart 1315(1897)
Koleji (A'notolia
n
College)
Amerikan KazKolejl
" "
SVAS Mart 1315
(1897)
Sanat Okulu
Teoloji Semineri
-
Okul
ve
Kilise Grn-Merkez
Kiz Okulu
Erkek Okulu ve Kilise
"
Okul
ve
Kilise
"
Okul
ve
Kilise Tokat
KizLisesi
gam
SURYE*
14Tegrinevvel 1309
(1891)
Erkek Lisesi
Okul Merkez TRABZON
TRABLUSGARBvilyetinde Amerikan okulu
ve
tesisi yok
tur.
Erkek Okulu Merkez VAN
Kiz Okulu
"
YANYAvilyetinde Amerikan okulu ve resisi yoktur.
YEMEN
" " "
"Salname-i
Nezret-i Maarif-i Ummiyye'de gerek olmayan
ve
muglak bir sayi
var.
Fakat Amerikan belgelerinde Suriye konusunda bir bilgi yok.
MERKEZE
BALI
MUTASARRIFLIKLARDAK
(SANCAK)
AMERKAN OKULLARI
Egitim Kurumunun Kaza
ve Vilyet
Ruhsat yah
Adi Sancak (Bilinenter yazilda)
Erkek Lisesi Bagecik N
Haziran 1893
BNGA2 saucagmda (Libyakuzey) Amerikan okulu yoktur.
ATALCA sancagmda
Amerikan okulu yoktur.
KrzYatihOkulu Ramallah
KUDS
Erkek YatthOkulu
"
Amerikan Arkeoloji
Okulu
KALE-
SULTANYE
(anakkale)
sancagmda Amerikan okulu yoktur.
MUHTELF
YERLERDEK
YETMHANE,
HASTANE
VE
DSPANSERLER
Kurumun Cinsi
1
Kaza
ve
Sancak Vilyet
Yetimhane Hacin-Kozan
Adana
"
Merkez Bitlig
"
Erzurum
"
Anteb Haleb
"
Marag
"
e
Urfa
"
"
Buna Hdavendigar
-
Harput Mamuzet-l-ziz
Grn-Merkez Sivas
Merzifon-Amasya
"
Merket
Van
" "
zmit Sancaj
Hastane Anteb Halep
Amerikan Haslanesi
veRispanseri Talas-Kayseri Ankara
.
Merkez
ggs
-
Iazkiye Beyrut
Kurumun Cirisi Kazavc
Sancak Vilayet
Hastane Trablusgam
*
Dispanser Sidon
"
Hastane Sveyr
Cebel-i Lbnan Mutasarnfh
Haslane
ve
Dispanser Maahnetein .
Hastane
ve
Dispanser
Halput Mamuret-l-ziz
"
Merzifon-Amasya Sivas
Merkez Van
Osman
Hamdi'nin
niindeki
Gelenek'
Osmanh mparatorlugu'nun
tarihinde Tanzimat sadece brokrank
reformlar silsilesinden ibaret bir dnem
olmayip
aym
zamanda zihni-
yetteve tarz-i hayatta
vukua gelen bir degigme demektir. Bu dnemde
aruk Osmanh tarihini butn Osmanh milletleri
ve
onlarm sekinleri bir-
likte yapmaktadir.
Ancak
bu gruplann
birlikteligi sadece
olumlu
ve
ayumlu olarak grlmemelidir.
Planlanmig bu beraberlik digmda,
ayak-
lanma ve
ulusuluk
gibi
olugumlarla birlikte
geligen
bir bagka tarih
yap-
ma
sreci daha
vardir.
Buasnn
kltr tarihinin
en
nemli bir
vechesi de
Bati'nm, istesek de istemesek de hayatirniza girmig
olmasidir. Taraftarlar
ve
kargitlar Bati'yi yagatmaktave
tartigmaktadir. Aynca bu mesele
sade-
ce
Mslmanlar
iin varid
degildi,
imparatorlugun gayrimslimleri de
Bati'yi yagamak
konusunda olurnlu
veya
olumsuz tavir
almaktayd1.
nk
Bati
etkisi,
var
olan
benimsenmig cemaat kurumlarmi, kiliseyi,
ruhbam, inanci ve
ananeyi sarsmaktaydi. Protestanhk Osmanh
lkesinin
Hiristiyanlan
arasinda sadece birka misyonerin kurdugu kilise, okul e
bu mezhebe
giren bazi Hiristiyanlarmsebep
oldugu hadiseler zinciri
alarak
kalmamakta; btn bir zihniyet, hayat tarzi ve
davram; degi.fik-
ligine
neden olmaktaydi. Bu sarsmtiya
en
eski H1ristiyan topluluklan
nasil kargi duracakti. Tipk: Mstman yurttaglari ve
hemgehrileri gibi,
Bati'yt
tamyip
benimseyerek, laiklegerek,
ortak cografya
ve
tarihlerinin
mirasma sahip 1karak; aile
yapisim,
kadrun konumunu, det
ve gelene-
gi
nasil korumaltyd1. Cevap Osmanhhk oldu. Okumuglarm
ortak direni-
gi Osmanhhk adma oldu
ve
Batt'mn kargismda
ve
digmda kalarak, Ba-
ti'yi benimseme tutumunun adt byle kondu.
Bunedenle Osman Hamdi'nin agdaylatim bu dnemin
ve
bu klt-
rel evrenin iinde degerlendirmek gerekir. Aslmda Polonya
asilh Mus-
tafa
Celaleddin Papa(Borzecki) ile Frans1z kltrne baghhk
gsteren
OsmanHamdi Bey
veya
daha Trk Ziya Pagagibileri
yer yer
Osman-
hhktan ok bir Trklg, bazen isim, bazen de
o
kltr
ve
edebiyati zik-
rederek vurgulamig olsalar
da, 19. yzytl Trklgn, IL Megruti-
yet'le
ve
Cumhuriyet dnemiyle kargilagttrmak
inmkn
degildir. Su
boyut
nemlidir
ve
19.
yzyil
Osmanhhmda Avrupa geler kadar (ki
bunlar ekseriye 20. yzyil aydnundan
daha
byk bir itahla
ve
fazla
*
1. OsmanHamdi BeyKongresi Bildiriferi,2-5Ekim1990,stanbul1992,
s.
123-131.
tartigmadanalmmig giiinyor)
Sark
da hkimdir
(insanlar
bilse de bil-
mese
de, istese de istemese deo
kltr,
o
kahtun ve mirasla daha yakm-
dan ilgilidir. Bugn Osman Hamdi gibi, tablolarmda
Sark
hattatlanm tu-
vale aksettirecek bir
ressam
yoktur
en
azmdan). Aslmda 19. yzy11Batt- 125
cihmda Avrupahhk sorunu
bir baloma 20. yzyilda oldugu kadar b-

yk bir sorunsal
olmanugttr. rneginAzerbeycan, Kazan gibi Rusya
evre
vilayetlerinin
aydmlari
arasmda
da Rus
medeniyeti
ve onun men-
gei
olan Avrupa, ok
saygiyla
ve
rklmeksizin
kabul edilmigtir. Aslui-
da Osman Hamdi'nin iine dogdugu19.yzyil Osmanh cemiyeti, Garb'i
tamma ve
benimseme mcadelesindedir;
fakat
aym
zamanda mensubu
oldugu
Sark
medenlyetini de gemig asirlara
gre daha yogun, daha ti-
tiz
ve
daha metodik
bir biimde incelemektedir. Farsa hibir
asirda 19.
yzyilda
oldugu
kadar sevilip edebiyati
incelenmemigtir. Arapa
ve ar-
dmdaki edebiyatla da bu
as2rda daha yogun ve ustaca ilgenilmigti.
Geri Bati dillerine
ve
felsefeye ilgi, 18. yzyil Osmanh okumuglan-
nm
her dil
ve
dinden gruplan
arasmda yaygmhk kazanmytz. rnegin
bu yzyilm
ilk
eyreginde stanbul'daEflak beyzadesi Dimitri Cantimir
Fenerli beyzadelerden Padova'da tahsil gren Mavrokordato Kardepler,
Nefriyoglu gibi kibar bir Trk hep birlikteAristoteles zerine
tesfirler
yapan,
Latince
ve
Yunanca bilen byle bir
grup
olugturuyordu.
te
yan-
dan aslen Macar olan brahimMteferrika'nm
yanmda ilgin bir kigi
vardi.
Eski Galata kadisi olan
ve
Yanyah Hoca olarak da bilinen
Meh-
med Esad Efendi, bildigi Rumcanm
yamsira
Latinceyi de grenmig bir
ilmiyye mensubuydu. 18. yzyilm bu geligmeleri 19. yzyilda
artik
ku-
rumlagmig anlamda
bir aydm
(intelligentsia)
zmnin
varhmi
hazirla-
migti
ve
Tanzimat reformlarim sadece
idarede degil hayatm her safha-
smda
gtrecek
grup
buydu. Okullara kadar resim dersleri ve Osmanh
hayatmda Batt anlamda
ressamlar
ortaya akmigtt. Bu yeni olugumun
bayru asker ressamlar ekiyordu. 3 Cemaziyyelevvel 1275
(9
Arahk
1858) tarihli bir irade
skdarve
Begiktagriigdiyelerine Mlazun Necib
ve
Mlazim Salim efendilerin, iki
yz
elliger
kurug maagla resim hoca-
hklarma tayinmi_
emretmekteydi.I
Benzeri tayinlerden sadece birisidir
bu. Bu yillarda Istanbul
ve tagra
mekteblerine
Mekteb-i Harbiye ikigh
resim gretmenleri tayin
edliyordu.
Osmanh, hsn- hattla resim
sana-
.tim
bir arada greniyordu. Aym yillarda nl
ressam
Ayvazovski'ye,
Sultan Abdlmecid'e takdim ettigi tablolar nedeniyle
drdnc
rtbe-
den bir nigan
verilmigti?
AncakAyvazovski Osmanh
saray1
tarafmdan
taltif
edilen ressamlarm
en
nls olmakla
beraber tek degildi. Osman-
1 Bagbakanhk Argivi (BA),I.D.,
27764, 3CA 1275(Arahk 1858);
Tlin Erlan
omh-
lu, 'Asker Okullarda
lkResimDersleri
ve Asker Ressamlannuz', Asker Tarih
Blteni,
Subat
1990/28,
s. 39
vd.
2 BA, I.H., No: 7991-12CD1274(Ocak 1858).
h bagkentine ve saraya
Ferenc Liszt
ve
bagka birok
vitz
gelmekte,
Muzika-yi Hmayun, lkeyi Batt mzigine amakta
ve
Muzika-yi H-
mayun komutani
Ethem Paya 'Frenk' usul notayla Osmanh musikisi-
126
nin
en
genig.koleksiyonunu
derlemekteydi. Eski eserleri korumaya ve
anlamaya ynelik bir faaliyet
ve geneldeyeni
bir
anlayig vardi. Ayasof-
ya'mn tamiri
esnasmda Fossati kardegler
mozaik
ve
freskleri ortaya
i-
kartmig ve
resmetmiglerdir. Bupahah basklyi Fossatiler Rus
arma sun-
mak istemig ama ar
gerekli
parayi
vermek istemedigi iin, Sultan Ab-
dlmecid'in cmert
yardimlanyla basilan bu
fresk
ve
mozaikler,
ona
it-
haf edilerek
uygarhga
sunulmuytur.3
Subat
1856'da Sultanahmet Mey-
dam'ndaki
obeliks (Dikilitag) ile, Pers Savaglan
sonunda Platea
zaferi
zerine Yiman
ehirlerinin Delphoi'deki Apollon Sunaga'na
adadiklan
trophaei'nin bir
ayag1 olan burmadiregin (Yilanh Stun)
etrafmm
par-
makhkla evrilmesi iin irade ikar. Bu dnemde kentsel alandaki
eski
eserlerin korunmasi, zaman
ve
uygarhk
simrlamasi tammadan
sregi-
der. Osmanh'nm
600yilhk
hayatmdakiilk rnekler degildir bunlar, ama
19. yzyilda bu alanda bir yogunlayma grlr. Bir yanda ordudaki
su-
bay
ressamlarm faaliyet gsterdigi stanbul'da,
br yandan kadm ve
erkeklerin mesire yerlerinde
edepli davranmalan iin sik sik iradeler,
ya-
saklar
ikar,4 vapurlarda harem-selamhk usulne dikkat
edilmesi iste-
nirdi. Osmanh, 400yildir ynettigi Yemen'de
'kat'
denen
ve
ignenen bir
bitkinin ne
oldugunu
o
stralarda tahkik etmeye baglar. Bir irade
ile Ekim
1854'te 'Yemen
ahalisinin tenavl eyIedikleri kat tesmiye
edilen nebatm
numunesinin irsal
olundugundan' sz ediliyor. Osmanh artik vatan cog-
rafyasimgzenmeyba1amigttr.teyandandevlet,tiyatrolarminpasmi
ve
cografyasmi grenmeye
baglamigtir. te
yandan devlet, tiyatrolarm
ingastm ve yagamasim,
mal olarak desteklemektedir. Mart 1867'de Te-
peba1'nda bir tiyatro
ingasi iin 3bin m2'lik bir arazi satm
almmast iin
irade akar.NaumT1yatrosu piyango
iledesteklenmekteve daha
1851'de
Beyrut'ta
meclis-i ticaret
azasi
Maron Nakkay'm
atigt
tiyatroya (ki
Arapa eserler temsil
edecekti)
Tuhsat vari1mektedir.5
mparatorluk
Ba-
tihlagiyor, Bati'ya ilgi artiyor
ama
Dogu'nun edebiyat
ve
tarihi de
gene
Bat1'dan gelen bir
esintiyle daha yogunve
bilimsel
olarak inceleniyordu.
bniHaldun tercmesini
Ahmet Cevdet Papa tamamhyor;
onun
kaleme
3 BA, T.H.,No: 4813-16Safer
1269 (Kasun
1852).
AyaSofiaConstantinopleas Recently
Resfored by Order of H. M. TheSultan Abdul Mejidadlyla basilan
kitaplardan 20
adedinin 178,5 sterline ahamast hakkmda irade.
4 BA,1.M,V., No: 830, 1268(Mayis 1852) tarthli 'Mesirelerde
edeb ile
get-guzar
edilmesi'; aym
fasnif,
No: 5212-27Safer 1261 (Mart 1845)tarihli'Vapurlarda kadm
erkek yerlerine dikkat
edilmesi'; frad-Dah., No: 1968020Muh 1271(Ekim
1854)
tarihLi 'Kat denilen
nebat hakkmda'.
5
BA, LD., No: 45223-14 RA 1289
(Mayis 1872);1.M.V., No: 5976:12 1266{Apstos
1856).
aldigi
tarihleartrk vakanvislik
gelenegi
sona
eriyor
ve
Osmanh modern
tarihyazicihmaadim atiyordu. Ancak Mtercim Asun'in 18. yzy11so-
nunda
eviniigi Firuzbadi'nin
nl Arapa lgati Kamus'l-Muhit,
el-
Okayns'l-Basit ffl Tercemet'I-Kamusi'l-Mhit
baghgiyla baskaya
ve-
m
riliyor.
Bb1l
TercmeOdasi'ndan sahhak Ebro'nun Bati iktisadmdan
.
ve
tarihinden
yaptigi tertme
ve derlemeleryanmdastanbullular Iran-
h pair Hafiz'a yogun ilgi duyuyor
ve
Iranhlardan ok Hafiz gerhi telif
ediyorlardi.
stanbul'unher
yerindekadmlara dahi gerbet
ve ay
iinde
gizlicekanyak
ve
rom
kangtirip satan
'puni'6
dkknlan tredigi gibi
gekerlemeciligi tegvik iin Francesko Vallaury'nin dkknma
'gekerle-
meci-i
gehriyari' serlevhasinm asilmasma
izin
veriliyordu?
Viyana'mn
imparatorluk gekerlemecisi Demmel gibi stanbuYda
daha niceleri taltif
edilecekti. Osman Hamdi bey'in dogdugu
yillardaOsmanh'dasr-t ati-
kaya karp olan
ilgi de birden artnug
ve resmlegmigti. Toplama
ve en-
vanter tespit ahymalan da bu tarihlerde baglar. Resim, mzik
ve
arke-
oloji
derkenOsmanHamdi'ninboy atacagi ortam
adeta
olugmaktadir.
Aslolan her ilim
qubesinin kendi tarihini bilmek zorunda olmasidir.
Bukaide arkeoloji ilmi iin de
geerlidirve
Trk arkeolojisi de biraz da-
ha yakm asirlarla ilgilenmek
ve
Osmanh-Trk
toplumunda antik dn-
yaya
duyulan ilginin tarihini bilmek durumundadir.
ylebir ilgilenme
ve
bilgilenmenin, bilim adammm
ahytiga
ve
entelektel
hesaplagma
iinde bulundugu
zamam ve
mekm,
yani hlihazir
ve gemigteki
ev-
resini tammak iin kamilmaz oldugu da a1ktu
Osmanh lkeleri, birka binyildir
uygarhm eit zengin merkezlerini
olugturmug olan Anadolu, Suriye-Filistin
gibi blgeleri kapstyor, impa-
ratorlugun dogal zenginlikleri kadar, tariht zenginlikleri de Bati Avrupa
koleksiyonculari
ve mzelerinin iytahm1 kabartlyordu.
19. yzyil Bati
Avrupa'simn bu alandaki iddia
ve
talehi
bugnknden daha fazla, daha
israrh
ve pervasizdt. Eu daakla,
lkedeki eski
eserler acaba
yeterince ko-
runabiliyor
ve
degerleri anlagilabiliyor
mu
sorularma getiriyordu. Birin-
ci
soruyu evet diye
cevaplamak
zor, ama
ikincisine de hayir demek
yan-
h. Bat1Avrupa, 18.
ve
19.
yzyillarda, kendini, kultr tarihinin her tr-
l malzemesini degerlendirecek
ve
sahiplenecek; uygarkgm
bekisi bir
dnya olarak
niteliyordu. Aslmda Avrupa kItr evresi (Kulturkreis),
eski eserlerin
deger kazanmasi konusunda bilgi birikiminin bulundugu
bir
di)yayd1.Aynca
bu IIgi
ve
bilgisi sadece
kendi Hiristiyan kltr
evresinin kahplarlyla smirh
degildi. Devletlerin
ve
varhkh
smtflarm
btelerinde, eski eserleri
koruyacak, meydana
akartacak bol miktarda
para
bulunuyordu. Eski eserlerin
tamnmasi,
egitim
kadar nemli
gr-
lyor
ve
sadece belirli bir
zmrenin
ugragisi olmaktan ikar11makisteni-
6 BA, IMV., No: 4582,
22Safer 1266(Ocak 1850).
7 BA, LH., No: 8463, 17M 1275(Aj'pastos
1858).
yordu. 18. yzyilm
aydmlanmaci
dgnrleri, hkmdar
ve
soylularm
koleksiyonlanm herkesin
grebilmesini
istiyordu. Diderot'nun ansikl
pedisindeki
'mze'
maddesi, imtiyazh smifm kapah koleksiyonlannm,
I
128 mzelerde herkese
aalmasi gerektiginden sz
eder. 1789 Fransiz Devri-
mi'nden
sonra
yapilan iglerden biri
Louvre'un halka
aik bir mze ha-
linde
dzenlenmesidir. lkmzenin Atina'da
Akropolis'teki
'pinokothe-
que' oldugu; Ptolemaioslar
devrinde de skenderiye'de
benzer bir ku-
rum
olmasi ihtimal dahilinde.
Roma-Bizans'a ise mzesiz devir
denir.
Rrlesans
Floransasi'nda Medici'ler,
Roma'da
papa
ve
kardinaller,
gehir-
lerde patriciler,
eski kitap, eski eser,
tropik
nebat
ve
hayvan trlerini ie-
ren
mzelerle, zooloji
ve
botardk baheleri
kurmuglardir. Du
merak b-
tn Avrupa'ya
yayilmig
olmakla birlikte, koleksiyonlar
husus, kralhga
ait
ve
hep halka
kapahdir. Dolayisiyla Fransiz
aydmlanmaci dgnrle-
rinin, bu
zenginlikleriherkesin grmesini
telkin etmeleri yeterli degildir.
27Temmuz
1793tarihli bir kararname ileLouvre Sarayi, 'Museum de la
Republique' olatak dzenlenmig
ve
halka ailmigtir Buolay
mzeciligin
yaygmlagmasmda baglang1
noktasidir.
19. yzyilda Osmanh
toplumu
ve
aydmlari eski
eserlerden
anlama-
yan
bir toplum olarak
nitelendirilir. Bu
yaygm
fakat
dogralugu gpheli
kamya gre,
eski dnyamn
kahntist
eserler
gya
'tag
parasi'
olarak ni-
telendirilmigtir. Bu
iddia,
daha ok, eski eserleri, mavi gk
kubbenin ve
Akdeniz gneginin
altmdan kaldirip Londra, Paris ve
Berlin'in soguk
mzelerme yrgmak isteyenlerin tekrarladigi
bir sz
olmakla birlikte, bi-
zim
aranuzda da
yaygm
bir inantir. Oysa,
btn dnyada halkm genig
kesimi
tarih boyu, eski
eserleri, hele gndelik
yagamina
ve
kullammma
yabanct olan tarihsel
kalmtilan, pek yle bagnna basmamigtir.
in
Sed-
di, asirlardir, ev
yapmak isteyen
civardaki kyllerinyagmasma
ugra-
migttr. Misir piramitleri mezar
luzsizlarimn elinden ok ekmigtir. Antik
heykellerin, ilk Hiristiyanlar,
ya
kafasmi koparmig, yahut bazilannm
zerine ha kaziyarak
vaftiz
(!)
etmiglerdir. Kale
yapmu
ve tamiratta
kul-
lamlan
kitabeler her yerde grlr, Daha birka yil nce
Paris'teki Place
des Vosges yapsati
mteahhitlerin elinden zor
kurtanlmigtir. Eski
esere
saygt,
refah
ve
egitimle geligir
ve
ancak
son
agm bir egilimidir. Her
memlekette eski eseri degerlendiren
ve
bunun
iin didinenler,
aslmda,
kitap
merakhlan rneginde oldugu gibi,
vardi
ve
aydin zmna iinde
ol-
dugu kadar, devleti ynetenler
arasmda da eski
eserden anlayan ve say-
gi
gsterenlere
rastlanmaktayd1.
rnegin,
Aydin
vilayeti salnamelerinde
(yillik),
Efes ve Bergama'nm
nasil gezilmesi gerektigi
sahife sahife anla-
tilmigtir. Bu
mkemmel arkeolojik gezi
rehberini
hazirlayanve
hazarla-
tan
Osmanh brokratlarmm
efes
ve
Bergama'ya
'tay
yagam'
diye bakma-
digt
atktir.
nk
bazi tespitlerin
vilayetteki memurlar tarafmdan
ya-
pildigt grlr.
rnegin
Bodrum Kalesi hakkmdaki
mgahede, izilen
resim
ve
krokiler bunu gsterir ve
dogrusu gnmzdeyazilan
rehber
kitaplarda gzden
kaan bazi noktalar bu
eski metinlerde
yer
almakta-
dir.S
Hier 1308(Milad 1890) tarihli
vilayet salnamesinin tam 80 sahifesi
bazi plan ve
kokilerte zmirve
Ege'nin nemli btun harabeleri iin
ya-
129
zdmig ilgin bir rehber olarak dzenlenmigtir. Bu
rehber hi de bagtan
savma
olmaylp titizceve
dikkatlice hazirlanmigtir. Vilayet yilhgmda bu
kadar iyi tamtilanBergama Zeus Sunagi, Almanlara
'tag
y1gnu' diye, g-
nl rahathg1yla nas11birakilabilirdi ki? Bu
olaym arkasmda byk
olasi-
hkla Alman kayzerine dayulan siyas borcun
ve o
siralarda yapilmakta
olan demiryollarmm etkisi
vardi. Kugkusuz byle olaylara rastlamyor-
du. rnegin
byk devletlerin hkmdar allelerinden Trkiye'yi
gezen
prenslere
veya o
sitada iligkilerin iyi oldugu bir devletin stanbul'daki
sefirlerinden grdgne imrenenle politika
geregi bazi geyler hediye
ediliyordu. Ama bu
hediyeler bilinsizce degil,
cigerden koparir gibive-
riliyordu. Temmuz
1845'te Rus grandklerinden Konstantin Trkiye'ye
gelmig,stanbul ve anakkale'yi
gezmigve Pirkr
denen kyde bir cami
avlusundaki eskibir kitabeyi begenmigti.Y1mancaolan bu kitabe musal-
la
tagi
olarak kullanihyordu. Yazigmalardan
sonra tag
kendisine hediye
edildi. Gene IIL Selimdevrinde, ngiltere
elisiNuruosmanlye Cami
av-
lusunda bir lahit kapagi begenmig, ancak byle bir hedlyenin dedikodu
ve
hognutsuzluk yaratacagindan
korkuldugu iinkapak, nce
saraya ge-
tirilmig, oradan da kendisine gizlice
verilmigtir?
Avrupa devletlerinin
eski
eser
talepleri, siyas nedenlerden tr
reddedilmiyordu. 2 Receb 1272'de ($ubat
1856) Avusturya'nm stan-
bul'dakibuykelisi Baron Prokesch'e hazine-i celleden bazi
antik
mes-
kktm
verilmesi iin ikanlan iradede "Prokey, hazine-i
cellede
mev-
cut bazi merkkt- atkayt grmg ve
bu misullu sr-1atikamn
cem'ne
pek hevesli bulunmuy oldugundan
meskkt-i mezkreden birer mil<-
darnun yadigr-i l
olmak zere kendisine ta
ve
ihsan buyurulmasi..."
deniyordu.10
O siralar Kirun Savagi
bitmig, Prokesch'in temsilcisi
oldu-
gu
lke tarafsiz kaldigl iin
o
da bu
mkfatt hak eden bir diplomat
ol-
muytu. Kendisine
verilen sikkeler gunlardir:
En
or:
Alexandre Magnus, 76pieces;
Philippus, 28pieces
Enargent: Lysimachy, 5pieces;
Philetairy, 10pieces;
Antiochus, 40
pi-
eces
8 AydmVilayetineMohsusSalnameH. 2308,
s.
80MS5. onya,
Aiolia, Lydia, Frigya
ve
Karia tarihlerinden bahseder.
9 BA, IX, No:
1478; Turgut Ipksal, 'Eski Eserlerimizin Yagmalanmasma Ait r-
nekler', BelgelerleTrk Tarihi,
sayi
4,
s.
27-31,
10 BA, IX, No: 6778, B1272(10Mart 1856);
aym
tasnif, No: 5457, 23L 1270(Tem-
muz
1854).
Bugibiihsanlarda bir
mbadele
veya
degigim
zihniyeti deyoktu.
Ge-
ne aym sava; yillarmdarusya
elisine
de
Sevval
1270'te(Temmuz
1854)
zmir'de
bulunan antika hediye edilmig, Ramazan 1298 (Agustos
130 1880) tarihli bir irade ile "Bergama (Aydin vilayeti dahili) da eda edilen

hafriyattan ihra olunan bazi srm Berlinmzerine tasi..." emredilmig-


tir, radelertasnifi katalogunda kay1tli iradenin metni argivde olmadigi
iin hangi eserlerin
verildigini
bilemiyoruz. Bergama kazisi ileilgili ef-
saneler mzeciler arasmda kugaktan kugaga gemigtir. Gya
Almanlarm
almak istedigi sunagt
vermemek iin, vali, zmitdenbir
garnizon
yolla-
mig, ama
sonunda iradei seniyye
ile
Almanlar sunagi almig. Iskender
Lahdi iin de Osman Hamdi Bey'in, "Kayzere bu lahdi iinde
cesedimle
hediye edersiniz," dedigi
anlatihr.
Eenebi devletlere pegke; ekilen sr-i atikadan bir grubuda Mauso-
leum'un paralariyla Hahlar'm ingaettigi Bodrum Kalesi'ndeki bazi
an-
tik paralar olugturur. Msy Kanin (Canning?) Bodmm Kalesi'nde bu-
lunan bazi miisavver taglan, yerlerine digerlerini koydurmak partryla
ta-
lep
ediyor
ve
bunlann ihracma musaade
ediliyordu.12
Oysa bundan 10
yil sonra,
yani
Qubat
1857de
ayni
kalenin duvarlarmdaki
'sr-i
atika-
dan mermer
bir arslan bagmm,
mahallinden ihraci halinde asia mazarrat
tegkil etmeyecegi misullu, mahalli doldurularak Tophane mgiri
devlet-
lu paga.hazzetlerininbir lata tezkiresinden
ve
buna binaen
mzeye nak-
linden' sz ediliyor
ve emir
veriliyor.13
Sz
geen
Tophane Mgiri Fet-
.hi
Ahmed Paga'dir. Haziran
1858'de Lahey sefiri Karaca Bey
'hapmetlu
Flemenk krah hazzetlerinin meskkt koleksiyonu iin mevcut
eski
ve
yeni
Osmanh sikkelerinin
gnderilmesinden
memnun
olacagim'
yazi-
yordu.l*
Ama
aym
yillardaSisam kaymakami Kife Bey 'Anadolu'nun
mahall-i mnsabesinde
baz1sr-i
atikanin keyf
ve
taharrisiyle buluna-
cak geylerin Dersaadet'e
nakli
iin bir yzbin
gurug
tahsis edilirse, Avru-
pa'nm
maghur mzeleri gibi bir mzenin
dogacagmdan' sz
edlyofl5
Aslmda olay aiktir. Bugn nasil ki Trk genlerine
ve
halka gstermek
iin Avrupa
mzelrinden sergi tertipletip Turkiye'ye getirmekiin
ir-
putanlar yanmda, diganya gezi sergileri yollayanlar ve
klasik arkeoloji
dahada n
yapan,
hayatuu verenlerle bu kazilara aynlan tahsisati tenkit
edenler
varsa, o gndebu gibi eserlerin
pegine
dgenler
veya
onlari
dip-
lomatik iligkiler iin gzden ikarardar vardi. Kazi izinleri debu yillarda
verilmeye
baglanmigti
ama,
bunlar daha ok define arayanlarla yapilan
11 BA, I.D., No: 67046, Y Ramazan
1298 (Apstos 1881) kayd1
var,
irade zuhur
etmedi.
12 BA,IX, No: 1478, 2Muh. 1262(1
Ocak 1846).
13 BA,J .D., No: 24347,6C 1273($ubat1857).
14 BA,IX, No: 8441, 16M1275(A1stos 1858).
15 BA,1.D.,No: 24654,18
B1273(Mart 1857).
anlayma gibisinden izinlerdi. ingilteredevlet-i fahimesinin Midilli'deki
konsolos vekili Mister Noto'nun bazi sr-1atika
ve
kadime taharrisi iin
Bodrum havalisinde yapacagi kazi iinaldigi jznin bir yil daha uzat11ma-
si
gibi bir irade (28Cemaziyyelevvel 1274/Ocak 1858)
akan
eserlerden
131
tek rnek olanlarmm saltanat-i seniyye mzesi iinzabtolunmasmi, iki
ve
daha ziyade olanlariam birinin saltanat-i seniyye mzerine degerinin ha-
fire verilmesini
part
kopuyor?
Aym mzeye (Ayarini Kilisesi) Selanik
valisi
Yusuf Paga'nm
gnderdigi
mermer
sanduka
(lahit)gibisindeneger-
ler gelmekteydi? Ama rnegin Musul'da Fransizlara verilen kazi ruhsa-
ti
zerine18
onlarin ihra ettikleri sr-i atikanm raporlari da geliyordu.
Ancak bu kazi raporlarmm
ne
denli saghkh
0)
oldugu tartsmahydi.
Yukandaki rnekleri yaygmlagtirmak
gene
de pek dogru degildir.
Tersine
olaylar da oktur. Y1manSavagi sirasmda,
Dmeke meydan
mu-
harebesmin galip komutam Gazi Ethem PapaYunanistan'dan bazi
eser-
ler getirmigti, Bunlarm bazilari bugn stanbulArkeoloji Mzeleri'nde-
dir. Eski
Sark
Eserleri Mzesi de dnyamn
en
eski iviyazisi argivine
sa-
hiptir. Osmanh eski eserler iradesinin dzenleyip yrttg kazilarda
elde edilen zengin koleksiyonIar bu mzeleri doldurur. Eski
eser
dg-
knlg, samldigi gibi Osman Hamdi Bey ile baglarug degildir. O bir
geleneginyetigtirdigi byk bir Trk
mzecisiydi.
Daha Tanzimat dne-
minin baglarmda bu konuda
saygm
bir rgtlenme
ve
faaliyet vana
ama,
bu faaEyet parasizhk
ve
imknsizhk yznden geligememigti. An-
lagudigi zere,
daha
1840'larda btn vilayetlerdeki
yneticilere,blge-
lerindeki eski eserleri
araytp
belirlemeleri
ve
degerlilerini stanbul'a
gndermeleri veya
mahallinde
mze kurmalan bildirilmigti. (Bu d-
nemde mzenin adi mzehane olarak geiyor.) O yillarda uzak yakm
her sancakta bu gibi aramalarm bagladigi
anlagthyor.
Arahk 1847de Kuds mutasarnft, Gazze sancagmda Askalan deni-
1enyerde, aragtirmalari
sonucu
bir sfenks kabartmasi bulundurdugunu
yaziyor.
UzmanIara incelettigi bu somaki
mermer eser,
3600
senelik
(1)
olmahym19.19
Kabartmamn
tasviri
hazirlattmlnug
ve
bir
raporla birlikte
Bbrl'ye
gnderilytigtir. Eu eserin bir yll iinde stanbul'agetirtildigi
izIeyen yazagmalardan anlayihyor. Ekim 1847de, Adana mal mdr
Ahmed Ata Bey topladigi sikke, seramik gibi
antik paralarm bir envan-
terini Istanbul'a gndermiti. Ahmed Ata Bey
'mehasin-i
sr-1asriyye-
16 BA, IR., No: 8335, 28 CA 1274(Ocak 1858).
17 BA, I.D., No: 16351,2RA 1269 (Arahk 1852).
18 BA, I.H., No: 5148, 12R 1270(Ocak 1854).
19 BA,I.D., No: 2807,27L 1263 (Ekim1847).Raporda nahif
bir
slupla sfenks'in
ne
oldugu, Oidipustragedyasmdan rneklerle nakledilmektedir.
dareciler bu alan-
da ilgili
ve
hilgili olmasalar bile eski eser arama, bulma
ve
gnderme emrinin
Bbialfden geldigi anlaImaktadar.
yi
cenab-1
mlkneye ilaveten, saye-yi gevketvayeyi hazret-i
mlk-
nede tahsis olunmuy olan', yani kisacasi devrin gzel
eserleri arasmda,
padigah tarafmdankurulan mzeye konmak zere takdim ediyor bu bu-
132 luntulan.20
16. yzyilm gik
ve
Avrupa.modasma dqkn, Italya'yi Osmanh
sara-
yma
tagiyan ve
kendisi de
muhtemelen talyanasilh olan Kanuni'nin n-
l sadrazamt, nce Makbul,
sonra
Maktul lakab1ylaamlan brahimPapa
Budin'den getirttigi
gzeller
heykelini Sultanahmet Meydam'ndaki
konagimn
(brahim
PayaSarayi) nne diktirmigti.
Sair
Figani'nin hievi-
ne
ve
ahalinin
gulgulesinesebep olan bu heykeller neden
sonra
ortadan
kaldiraldi. Osmanli tarihinde
zaman zaman
antik
dnyaya
kargi byle
amatr ilgiler duyan kipiler grlmgtr. Ama 19.yzyilda artik giderek
profesyonellegen bir ilgiden
ve
bu ilgiyi gtren,
yayan
bir zmreden
sz etmek mmkndr.Osmanh aydu, digdnyaya ve
kenditoplumu-
nun
digmda, tarihe ilgi duymaya, kisacasizamanda
ve
meknda hareke-
te,
daha dogrusu
emeklemeye baglamigt1. Eu emekleme dnemi bugn
hl luzh bir kopuya dngmg degil,
onun
i Tanzimat'm
aydm
gele-
negini pek kmseyebilecek bir durumda degiliz. Bu yillanla Osmanh
idaresi sagda solda,
vilayetlerde
ve
evrelerinde bulunan
antik sikkele-
rin te bir kadanm bulana veriyor,
gerisini
kendi ahyordu. Diger
yan-
dan define
aramak
isteyen yerli
ve yabancilarabu partla izin
veriliyor-
du.21
g nedenle 1880'de akartdan 36maddelik 'Subhi PapaNizamna-
mesi'nin
esasi
byle clugmuy gibidir. sr-1
atika mevzuatuu bundan
sonra
Osman Hamdi Bey
1slah
edecektir. Vilayetierde bazi valilerin bu
konuda
gayret
gsterdigi
ve
eski
eser
topladigt gnilr. Aym yillarda
mze
inili
Kgk'e tagm1my, daha
sonra
Osman Hamdi Bey dneminde
de Vallaury'nin plamm
izdigi bugnk byk imparatorluk mzesine
geilmitir.22
19Eyll 1890tarihli Sabah
gazetesi 'Amasra'da halen eczacuik
yapan
refeth Ahmet Refik efendinin elde etmig oldugu 16
para
eski eserin
ter-
tip olunan
resimlerinin bi'lvasita Mze-i Hmaun mdr atufetli
Hamdi beyefendi hazretlerine
arzedildigi
ve
Ahmet Refik efendinin bu
babdaki gayret ve
hizmetinin takdir edilip,
gayan-i
mkafat bulundu-
gu'nu
yaziyordu? Osman Hamdi Bey'in mensubu oldugukltr daim-
20 BA, 1.D.,No: 8060ve No: 8207.
21 BA,J .M.V., No: 8023, 13 CA 1268(Mart 1852), Siverek Samsat'ta Ggoglu Meh-
med'in hanesinden zuhur eden meskkt;
aym tasnif, No: 6220, Midilli cezire-
sinde Butre kynde ikan gumy
sikkeler, Rusya'da spandoni'nindefine
taharrisine izin; BA, I.M.V., No: 5255, Receb1267 (Mayis
1851).
22 Bukonularda Semavi Eyice'nin 'Arkeoloji Mzeleri', stanbulAnsiklopedisi,
c.2,
s.
1025-1032'deki makalesine bagvurulmahdir.
23 Sabah,4Safer 1308(19Eyll 1890).
si halkalar halinde uzak Anadolu
ve
Rumelikentlerine
ve her yagtan Os-
manldara dogru yayilmakta, onlari etkisi
altma almaktadir.
mparatorlu-
gun
19. yzyilmda bu aydmlar yeni bir dnyayi kurmak isteyen kugagi
olugturmaktadirlar. 13'
Osmanh
Devleti'nde Laiklik
Hareketleri zerine'
Osmanh Devleti'nin toplumsal, idai
ve
siyas dzeninin laik olup ol-
madigi oka tartigilan bir konudur. Bu tartigmanm yam
bagmda Os-
manh devlet
ve
toplum hayatmda zamanla dogan nemli geligmeterin
yarattig;i
hukuk,
ynetimve
toplum dzenindeki degigmeler sonucu or-
taya
akanikilegmeleri ogu gzmzden katigi gibi,
toplum dzeni
ve
kurumlardaki degigmeleri bu aidan yeterli
biimde inceleyemedigimiz
de sylenebilir,
Osmanh toplum dzeninin laik
veya
ger'i
oldugu konusundaki
tar-
trymalara girmeden nce laik kavrammdan
ne
anlagilmast gektigi ze-
rinde durmahyiz. Laique, Laicusladini, kavram olarak
ruhban snufma
ve
rubaniyete
ait olmayan dn ve yagam
biimini ifadede kullam1an
bir deyimdir. Genel
sanmm
tersine dnyada laik tutumlu din yoktur.
"Tanri'nm hakki Tann'ya,
sezarin
hakki
sezara," diyen Hiristiyan dini-
nin temelde byle bir felsefe
ve
toplum tarzi
zerine
kurulmadigi
ve
di-
n toplumun, Avrupa tarihinin
uzun
yzyt1Iarru kapsadigi aiktir. Bar-
bar akmlari
sonunda Avrupa, yeni bir dnem
ve
dzenegirdi.
Roma m-
paratorlugu yikilmigti ve
barbar kabilelerin, kabile dzeni kitada yeni
imparatorlugun ynetimdzenini, hiyerargi ve hukuk mevzuatim be-
lirleyecek tek
g,
Roma gelenegini devam ettiren kilise rgt idi. Bu-
rada Avrupa tarihiningeligimini
saptayan bir zellikten sz etmek
gere-
kir Grngte Roma kilisesinin hiyerargisi yeni germanik
topluma
ege-
men
olmuy gibi grnuyorsa da, igin
ashnda germanik gelenegintemel-
de bir degigtiren
ve
devindiren etkisi
vard1. Avrupa tarihinin kavimler
g
sonunda olugumunu saptayan bir
ikilem
sz konusudur burada...
Hegel Helen-Hiristiyan Avrupa'nm olugumunu betimlerken; barbarla-
Im
(ona
gre germanik
dnyamn) Roma dini
ve
messeselerini
ve
hiye-
targisini
tamamlammy olarak
aldiklarmi,
yeni
kabul ettikleri Hiristiyan
dininin konsller
ve
kilise babalan
tarafmdan oktan gekillendirildigini
belirterek, "Bu
neden1e dig grngte Germen dnyastada yeni bir tin
(Geist)
vardi.
Su tin dnyayi yenileyecek tindir
ve
ondaki znelligin di-
renigi esasta mutlak bir degigikligin meydana
gelmesi
demektir. Germen
kavminin bnyesindeki
ihmb
kaygisizhk, znelcilige dayanan bir sada-
*
Prof,
.Y. Doganny'aArmagan, stanbul
1982.
I
kat (yani mevcut kurumlarm zne
ve
meselelere kargi lakayt kalarak,
grngte bir sadakat)
ve Roma hiyerargisinin bu ller iindekikonu-
mu ve
degigimi, Avrupa
tarihinin evrimini saglayan iki zit
unsurdu,"3
demigti. Bylece kilise
ve
devlet bir kargithk
ve
bir beraberlik,
ama
ayni
135
zamanda da bir yol
ayrdigl iinde
geligmelerinedevam etmigierdir. Ger-
ekten de Camlus Magnus 800yilmda
papanm
elinden
ta
giydiginde,'
dnyev otoritesini, ruhan elitin dzenleyecegi kurallarla birlikte
ve on-
lara ragmen
(veya
onlart
istismar ederek) kullanacagim dgnyordu
Kilise egitimi, hukuk hayatml
ve toplum ideolojisini
belirlemeye bagla-
di. Bir mddet
sonra
bu geligmeler, kiliseye kargi
germanik lakaydi
ve
gsteripteki
sadakatin
devamnu imknsiz kddr. Avrupa'nm toplumsal
rgtlenmesi, invevestitur kavgasuu kazanan kilise tarafmdan yerine
getirilmeye baglandika devlet-kilise
atigmast artti. Bu
uzun mcadele-
yi
burada zetleyecek degiliz. Ama laiklik Avrupa kitasmda kanh kav-
galarla tarihte ilk defadir ki bir toplum
ve ynetim dzeni olarak ortaya
1kacaktir. Hem de bu geligme
ancak
yakm
zamanlarda
tamamlanacak-
t1T,
Germanik bnyede varhgi ileri srlen bu zgr1k
ve
dogal la-
isizm, modern anlamdaki laik dzene inkilap etmesi iin
uzun zaman
gemesi gerekti. Tarunm zenginleptigi, manifaktrn
geliptigi
ve
gehir-
legme denen olaym bagladigi Avrupa'da mil1
pazar
ligkileri de
yogun-
lagti. Geligmenin bu safhasmda Avrupa hayatmm,
yeni Avrupa insani-
nm
iligkilerini dzenlemek yeni bir hukuku metotla mmknd.
Bo
nedenle
13. ve 15. yzyillar boyu Avrupa dnyasmda laik hareketin ba-
im
ne
Hussitterne Unitarist kilisemensuplan,
ne
Balkanlax'daki Bogo-
miller
ve hatta talyanRnesanst'nm Pietro Pomponazzi'si
ve benzerle-
ri degil, dpedz hukukular ektiler. Almanya'daki
kilise evrelerinin
eski dzeni sessizce
ve
sabirla kemiren bu yeni Romanistler iin
'J uristen
sind bse
-
Hukukular kt H1ristiyanlardr' meseli bunu gstermekte-
dir.. Bu devirde
J ustinianus'un
kodifikasyonundan
sonra
Glossatrler
dneminde sadece perh
ve
ezber
gelenegi ile srdrlen
Roma hukuku
kaynaklarma yeni bir
anlay1pla
yaklagildi. Roma hukuk sisteminin prin-
cipia
ve
kunimlari ett edilerek bu ilkeler
191gmda
yeni hayat dzeninin
1 G.W. F. Hegel, Vorlesungen ber diePhilosophieder Geschichte,4. Blm, 'Germa-
nische
Welt', ilk alti paragraf.
*
Dogu'da Bizans'ta imparator patrigin elinden
ta giydiginde bu patrigin otorite
ve grevinin imparatorca tasdik edilmesi
deinektir. Byuk bazilikalardaki nart-
hex, imperyal loca gibi blmler dnyev otoritenin kilise zerndeki
hkimiye-
tini gsterir. 1L
asir sonuna
kadar Avrupa'da da boyleydi. Aix la Chapelle ve
Sepyr katedrallerinde buimperyal localar
ve narthex tipi tren koridrlan vardir.
Papahk bu dnemden
sonra
stnlg
kazamnca,
kiliselerdnyev otoriteye hi-
bir
yer vermez ve
mimariden
bileatarlar. BUtarihten sonradir ki
papamnmonar-
ka ta giydirmesi anun
hkimiyetini tasdik anlamma
gelir.
l
sorunlanm rmek
ve
iligkileri dzenlemek yolunagidildi.
Hukuk d-
zeninde gerek kipi
esas
almdi. Su standartlagtirma
ve
kodifikasyonu
kamu kurumlarmdaki laiklegmeve
standart hukuk
uygulamasi izledi.
136
Ancak devletin
ve
toplum dzeninin laiklemesi,Avrupa tarihini doldu-
ran
mezhep
kavgalarr, din
savaglari
gibi
kanh
olaylardan
sonra
gerek-
legebilmigtir. Laik toplum
dzeni Avrupa kttasmda da gok g
ve
ge
yerlegmigtfr
Laik toplumdzeninin
tannnnu
burada ele
almahyiz. Byle bir ta-
rum
muhtelif biimdeyapilagelmigtir.
Kimi
zaman
her din
ve
inanca
mensup
gruplarm tolere edildigi, kimi zaman datolum hayatino d-
zenlenmesinde din kaynaklann digmda kaynaklara dayanan hukuk
normlarman
egemen
oldugu bir hukuk dzeni anlag1hr. Oysa bu iki ko-
qui laik bir toplumda bulunmasi gerekli,
ma yeterli
zellikler degildir.
Laik toplum
standart
ve
monist bir ynetim dzeninin
ve
her din
ve
cin-
siyete mensup
insanlarm
egit
kogullarlabagh
oldugu bir hukuk
mevou-
atmm bulundugu toplum dzeni demektir. Yani bir
toplumda din hoy-
gr olabilir (Eski Roma ve Osmanh
imparatorluklarmda oldugu gibi),
din d1 kaynaklardan
esinlenen
veya
bu gibi
kaynaklarm agirhk kazan-
digi bir hukuk mevzuatt
uygulanabilir (Osmanh, Eski Roma, Bizans ve
Cengiz imparatorluklan gibi),
ama
toplumdaher din cemaat aym
yasa-
larla ynetilmiyorsa, kadm ve
erkek iindin inanca dayah farkh dzen-
leme ve norm varsa (mirasta
egitsizlik, toplum hayatma katihmda kisit-
lama ve
farkhhk gibi), hatta
sadece belirli bir sm1f iin rnegin
rubban
iin
imtiyazlar
tanmmig ve
ynetici elitin
imtiyazlarunn megruiyeti tan-
risal bir kaynaga
dayandmlarak aildantyorsa,
orada laiklikten sz
edi-
lemez.
Kisacasi tm toplumsal smiflar iin
aym
hukuk mevzuatm
uygulan-
masi,
hi kimseye dinsel ayricahk
ve
stnluk
tammayan
bir toplumd-
zeni diye tammlanan laikligin,
merkeziyeti modern toplum yapistyla
zdeg
oldugu, ancak
o
sayede gereklegebilecegi aiktr. Laiklik bir
yer-
de modern toplumun nkogullarmm gerekleymesine
baghdr. Ancak
toplumun belirli bir geligme
dzeyinde bu ideoloji
modern bir toplu-
mun
geligimini hizlandrabilir de...
-
,Osmanh Devleti gefi bir devlet miydi? Bu
sorunun
cevaplan oktur
ve
.tartiplan
bir konudur. Bazi yazarlar Osmanh Devleti'ni ynetim ve
yargida gefi hkmlerin
egemen
oldugu bir
sistem olarak tammlar.
"Devletin dini, din-i lam'dtr,kanunlar slamdininin kaynaldandu," di-
ye
tezlerini zetlerler ve
bununla Osmanh Devleti'ni periata dayah bir
devlet
olarak nitelerler. Buna kargthk
bazi yazarlar,
Osmanh toplumun-
da gayrimslim gruplara
da tolerans gsterildigini belirterek, bunun la-
. ikligin
ta
kendisi demek
oldugunu ileri srerler. Gerekten de Osmanh
mparatorlugu
tarihte Roma mparatorlugu'ndan sonra
din toleransin
en
ok grldg,
stelik bu durumun zaman ve
hukmdarm kipiligine
bagh
olmaksazm kurumsallagtigi bir devletti. Din gruplarm
iktisad,
ad-
l, din
ve
maarife i1igkinigleri
kendilerine birakumig, hatta
ruhan lider-
ler ve
kurumlara
rtbe,
imtiyazlar bahy edilmigtir. Bunun
sayisiz
kamt-
larmdan
sadece birka1m
verelim: Ocak 1454'te Gennadios'a
resmen
Rum Ortodoks patrikligi
bah;
edildiginde
ona yapilantren ve
gsteri-
len ihtiram gz
aheiyd12
ve
bylesi, Bizansdevri
patrikterine bile
nasip
olmanupt1. Ermeni patrigi, Musev hahambagi protokolde nde gelen.ir
yere
sahipti, mparatorlugun
drt bir tarafmdaki
manastirlar vergi
ve
angarya
bagigildigma sahip
oldugu
gibi,
faaliyetlerini
srdrmeleriiin
huzur ve
gvenlikterinin
saglanmasi
mahall yneticilere
sik sik ihtar
edil hatta bazi
manastirlara
mir hediyeler dahi gnderilirdi. rnegin
Balkanlar'daki
nl
Rio
Manastirfnin
(Bulgaristan'da Sofya civari) 21
Eyll 1378'de
son
Bulgar
ari Sigman
van'dan
aldigi imtiyaz Osmanh
dneminde de aynen
tasdik
edilmigti.
Manastirin
argivindeki Evahiri Rebi'ulevel 870 tarihli (Kasun 1465)
imtiyaz
berat1Fatih tarafmdan
Filibe
sahrasmda verihnig olup, bu imti-
yazm
mtemadiyen yenilendigini
gstermekte olup, bu tr beratlar ma-
nast1rm
aryivini
doldermaktadir.3
Gene Yildiz
argioinde
bir kopyasi bu-
lunan, Yavuz Sultan Selim'in Aynaroz
(Athos dagi) manastm kegiglerine
verdigi
benzer
bir imtiyaz beratuu
belirtelim.4
Tolerans kurumunu ileri
srenler her cemaatin kendi iglerini kendinizi grdgnu
belirtirler ki
bunun laiklik olup
olmadigrun
tartigmasmi
apag1da yapacagiz.
.
L. Barkan'in
ncluk
ettigi bir
grup yazar
ise; Osmanh devlet ve
toplum hayatmdaki
uygulmada
gefi mevzuattan
ok, dnyev
otorite
tarahndan konan kurallarm (rfi
sultan) rf
ve
detin hkim
oldugunu,
bu
nedenle Osmanh Devleti'ne gefi devlet demenin
pek kolay
olmad1-
guu
belirtirler.5Cerektende
uygulamaya bakildigmda bu hkm dog-
rulaacak bir durum
vardir. Devlet hayatmi,
toprak dzenini tayin eden
kanunnameler gefi hukuklauyum
iinde degildir. Osmanhidaresi top-
lumve
devlet hayatmin
temel kurum ve
iligkilerini gefi mevzuattan ok,
rff kanunlarla, hatta
mahall
gelenekve
teamlle
dzenlemeyi tercih
et-
migtir.
Osmanh kadisi bile sadece toprak
dzeni, maliye gibi
konularda
2 Franz Babinger,
MehmedderEroberer
und
seineZeit, F.Bruchrnann,
Mnchen,
1959,
s,
110-111.
3 D. Ihiyev, Turkei Dokumenti na
RilskiyaManatira, Izd, Rilskiyat manastir, Sofya
1910, bu
vesikalann bazilartni
ierir.
4 B.A., Yrldiz
Argivi, 'Aynaro2
Papazlanna Mlkiyet
Vemn Yavuz Selim'in Ferman
Sureti', Ylldiz 24(128).
5 .L. Barkan, 'Osmanh imparatorlup
Teekilt ve
Messeselerinin Ser'iIigi Mese-
lesi', st.niv.
Huk. Fak.Mec.,1945,C. XI, Sayi 3-4,
s.
203-224.
degil, hatta bazen aile hukukuna iligkin sorunlarda bileperiattan ok rf
ve
det hukukuna
bavurmayi
tercih
etmigtir.6
Ulemamn bazi konular-
da verdigi fetva,
"Ser'i
maskalat degildir, UI'ulemr
ne
ise yle o1sa..."
138
yeklindedir. Buradaki Ul'ulemr dnyev otoritenin koydugu kanunlar-
dir. Ancak
btn bunlara ragmen Osmanlirgtlenmesine baktigimizda
ger'i
ve geleneksel bir dzenle karlagiriz. Bu
soruna
yaklayim biimi
toplumsal rgtlenmeyi incelemek olmahdir.
Laik devletin
ulkenin
her yaninda her vatandag
iin
aymmevzuatm
uygulandigi, ynetsel
ve
adl kurallann standardize edildigi, merkezi-
yeti
bir devlet olmak
oldugunu belirtmigtik. Tabi
bu zellikle din ku-
rallarin
ve ayrimlarm kalkmas1,
yani
ayri
cinsten
(kadmve
erkek),
ayri
dinden insan
gruplarma aym mevzuatin
uygulanmasi
demektir.
Su nedenle
Osmanh ynetiminde
o
agm Avitpa'sma gre bir din
tolerans Osmanli hukuk dzeninde dindigi uygulamalarm
yaygmhgim
grdgmz halde; Osmanh devlet
ve
toplum dzeninilaik diye adlan-
diramayiz. Bunun baghca nedeni;
toplumun
smen dini mensubiyet
esasina dayanan milatadiverilen
gruplarablnmesi, vergilerin bu
esa-
sagretarhve tevzi,
yargi
dzeninin
ve
egitimin
bu anlay1g
iinde din
l
cemaat liderleri tarafmdan rgtlendirilip yrtlmesidir. Buise
adl
ve
ynetsel rgtlenmede bir tr dine dayah ademi merkeziyetilik
ve
e-
gitlilik demektir. Millet ayrimmda isedil
ve
irk
esasi
gzetilmezdi. Aym
dili konuyan Ermeniler
mensup
olduklari kiliseye
gre,
Ermeni, Ermeni-
Katolik
ve
19. yzyildabir de Ermeno-Protestan milletleri olarak
geer-
di. Buna kargthk Bulgarlar
ve
Rumlar
ayni
millet
sayihyordu. Trkler,
Arnavutlar, Araplar slam
milleti idi. mparatorlukdagtlana
kadar,
n-
fus say1mmda bile
etnik
ayrrn
degil, dinsel gruplamaesas
ahnmigtir. Di-
n
cemaat rgt
ve
liderleri;
yargi,
egitim, maliye
ve
belediyeye ait konu-
i
6 rneginXVI.yzyil Ankara
Sez'iye
sicillerine baktigmuzda kadmm slamhuku-
kunun merb
ve
nikh
akdine iligkin
kurallarindan ok,
birtaktm mahall rf
ve
dete
grehkm verdigini
grrz. Namzedlik diyebir det gze
arpar ve
kiz
ocuk okkk
yagta
baba tarahndan ahnan bir
paraya
kargihk nikh iin biri-
ne vaat edilir. Kadi slamhukukunun merh konusundaki aik hkmlerinin ih-
181iolan bu durutnu kabul ederek
hkmler vermigtir. Ornekler:
a).Ankara
per'iye
Sicili,Etnografya Mzesi H. 358 (M. 1551),No. 2, Kayst1314'te: Ed-
hem adh biri, skender
veled-i
Devlet adh bir z1mni hakkmda gikyette bulunu-
yor ve 600ake kefalet borcunu demesini
talep ediyor. Sebebi skender'inEd-
hem'in kizi Aype'yi nikluna alan
Kara Yenieri'yekefil olmasidir.
KaraYenieri
kizi ahrken
daha evvel
onun
namzedi olan
ve
bunun ifa
600
akesayan
simiti
Yunus'a
parayi
verecegini vaat etmigtir.
b)
Ankara
ger'iye
Sicil No. 1, Kayit 1010:Cneyd bin
Mustafa adh biri Bali bin Emir
Ahmed'i dava ediyor
ve davahnm kiz kardeginin
kiziKatunBula'mn
onun nam-
zedi
oldugunu fakat, buna ragmen
bagkasina verildigini iddia ediyor. Namzed-
lik akdi merh ahkruna aykiri oldugu
halde kadi davacilan hakh grmektedir.
larda
soruniu
ve ykml
tutulmuytur. Bundan bagka gayrimslimlere
gsterilen tolerans, Snn
olmayan Mslmanlara hi gsterilmemigtir.
Bu
nedenledir ki byle bir dzeni laik olarak
niteleyememekteyiz.
Seriata
ait sorunlan zmekle grevli olan geyhlislamdr. Bumakam
139
nemini 16.
yzy11da
Kemalpagazade
ve
Ebusuud Efendi gibi
mftler
sayesinde kazandi. 18.
yzyildan itibaren bagkent
mftsne geyhlis-
lam denmigtir. 19. yzy11daiseger'iye
naziri
olarak heyeti vukelaya (ka-
bineye) girdiler. Klasik Osmanh devrinde geyhlislamlarm devlet igle-
rinde rol yoktu. Fiil hukuk alamna ntdahale etmezlerdi.
16. yzil
dan
sonra
sosyal rolleri
artti. Esasen bu yzyildan itibaren din basle da
artti. 15. yzyilda Yunan
heykelleri getiriliyor, G. Bellini gibi
ressamlar
faaliyet gsteriyordu.
17. ve
18.
yzy111ann
mistisizmi ise
neredeyse
minyatr bile
reddediyordu.16.
yzyildanitibaren toplumun
dinsizli-
ge
saptigmi iddia eden
ve
her det
ve
kurumu bid'at diye niteleyen Mol-
la Kabiz
ve Ustnavi Mehmed Efendi gibi yobazlar tremig ve
taraftar
toplamiglardir (Bunlarm bni
Taymiyya'dan esinlenmeleri
mmkn-
dr.)
18.
ve
19.
yzyillardaisegelenfelaketlerin
tesellisi
slam
dinini bir
ideoloji haline getirmekte
aramyordu.
Osmanh padigahlarrun
ruhan demesek bile din bir
unvan
olan hi-
lafetunvamna
da sahip
olduklarim belirtelim. Esasen
egemenligin
mey-
ruiyetini ilah bir kaynaga
dayandirmak da Osmanli devlet ve
toplum
hayatmdaki
ideolojinin laik
olmadigam
gsteren
bir diger noktadir.
Osmanli padigahr 15.
yzyilda
artik Oguz
boylarnunbagkanhgindan
ok bir Roma kayzeri olmayi benimsemigtir. Buun yamnda
btn Islam
hkmdarlan gibi Mslmanlann koruyucusu, emin
olduklarmi iddia
ederlerdi. Fetihten beri Misir Memluklerine karp takmilan tavir
bunu
gsterir.Eu tutum
imparatorluk olgusuyla bir btnlk meydana geti-
rir. Esasen Osmanh hkmdarlanum hilafet messesestyle
olan iligkile-
rini incelemekte
yarar
vardir.
Osmanh padigahlan
iinde Fatih Sultan Mehmet
ve
IL
Bayezid'in
benzer
unvam
kullandiklari
vakayinamelerdeki bilgilere dayamr. zel-
likle Kemalpagazade
Semseddin
Ahmet 1494'te kaleme aldigi tarihinde
hem IL Mehmet'e (Fatih), hem IL Bayezid'e bu
unvam
yakigtirir.7Resm
tarihinin bu
gayreti politikbir genge
dayamyor
ohnahdir. Yavuz Se-
lim'in hilafet sembollerini hem de merasimle aldigi rivayeti, onun
ag-
daylan tarafmdan degil de, 18. yzyil
vakarvisiEnderunlu Ata tarafm-
dan ortaya
atiluugtir.
stelikYavuz Selimbu
unvam kullanmanny,
sade-
ce
'Haim
u
Haremeynuggerifeyn' gibi bir
unvanla yetinmigtir. Ferman-
larda
ve
anlagmalarda
son
derece aaah bir elkab
(titlatr)
kullanan
7 bni
Kemal, Tevarih-i Ali Osman,
yay:
grafettin
Turan, TTk.1, Seri No. 5, Ankara
1954.
Kanuni Sleyman'da bile halife
unvamna
rastlanmaz. Zaten halife
un-
vanmi
tek Osmanhlar kullanmtyoxtlu. Hindistan'da Delhi hkmdarla-
n
da kuBamyorlardi.
140 Hilafet
unvammn
kullamlmasi 1789Aynah Kavak Tenkihnamesi
ile
baIar. Kmm'm Rusya tarafmdan ilhaki
tamnmakla beraber, Osmanh
hkmdari bu Msluman lke
zerinde bilafetinkendisine bah; ettigi
ruhan haklardan yararlanmak istiyordu
ve
bunun Rusya tarafmdan
ta-
nmmasuu
saglady Byleceartik
hilafet
adeta beynelmilel bir ruhan ku-
rum
halini aldi. Ornegin fiiliyatta Kmm
ve
Polonya Mslmanlanmn
mftlgn
Btn Rusyalar
an
kendi gvendiklerinden birine tevcih
ediyorsa da, tayin
ve
emeklilik iglemleri
gya
Osmahh sultam tarafm-
dan
yapihyordu.S
Aynca
ar
her
sene
K1nm'da, Yalta'daki
(Livadya)
yazhgma geldiginde, padigahbir temsilei gndererek
'hog
geldiniz' di-
yordu.9
III. Selim'den itibaren hilafet
unvam
bylece resm unvanlar
arasmda
yer
aldi,
19. yzytldabu
unvan
hem hkmdar, hem halk
ve
hemtmdnya Mslgianlannca hararette benimsendi. Bilhassa Sultan
Abdlaziz
ve
IL Abdlhamid 'Halifei mslmin, zill'ullalu
fi'raz' (Al-
lah'm yeryzndeki glgesi) gibi hempanislamist, hem de mutlak mb-
nargi grgn
yansitan bir
unvan
takmdilar. Sultan IL Abdlhamid
'za-
ti kudsiye i tacidari' gibi adeta
cesaro-papist bir
unvam yaztymalarda
kullanm19tir. Maliyesi iflasetmig, btn kurumlan
sarsmt1
iindeki bir
lke bu dnemde beynelmilel alanda kendisinden beklenmeyecek giri-
gimler
ve
entrikalar dzenliyordu. IL Abdlhamid
ngiltereve
Rusya
imparatorluklarmm
topraklarmdaki slam
ahali
zerinde nfuzunu de-
vam
ettirme abasiridaydi.
Mrsr'da, Cava'da, Hindistan'da halife ruha-
n otoritesini kullanarak, Mslmanlar arasmda bazi
girigimlerdebulu-
nuyordu.
Bu
araci
kullanarak IL Abdlhamid, Hicaz demiryolu ingasi
iin btn dnya Mslmanlanndan iane topladt. Ancak hilafetinetkin
bir
ara
olmad1
I. Dnya Savagi sirasmda anlayildi. 1924'te de hilafet
kaldmldinda tek nemli tepki Hind Mslmanlarmdan geldi.
Burada Osmanh
yneticilerininslambirligi gibi bir ideali 19. yzy1-
lakadar
soren
edinmediklerini
belirtelim. Osmanhlar, Haristiyanlar
ara-
si
aynhklan politik amalarla
desteklediler. Macar unitarizmini, Balkan-
Iafdaki bogomilizmi, Protestanh bu
amala
himaye ettiler.
Byk Pet-
*
Scak
bu
unvanm bazi halde kullaruldigt grlyor. "Haledet hilafetehu, zillu-
lah, hilafet
penahi"gibi elkabm
kullanildigt bir
yazigma
iin bkz, Ludwig FEKE-
TE, Einfhrung dieOsmanisch Turkische
DiplomatikBudapest1926, H.943 (1536)ta-
rihti VeziriazamAyas Paga'nm I. Ferdinand'a mektubu, Tafel L
8 rnek:Bagbakanhk Argivi, rade-Dahiliyye,
yll 1259
(1840),sarano.
923, 'Varova
mfts Hafiz Elendi'nin tekadlg hakkinda
'sen
tezkire-i Illye'.
9 Sultan II. Abdlhamid her
sene
Mabeyn-i Hmayun'dan Tahran Paga'yl Livadya
Sarayi'na gelen
ara
'hog
geldiniz'demeye
gnderlyor,bunu lkenin ruhani reisi
olarak yaplyordu. 329-330.
ro'dan kaan
starovertsleri
ve spanya
Musevlerini lkeye buyur etti-
ler. Her cemaat kendi kurallan
ve
dnyast iinde
yagamaya
devam etti.
Ancak
modernlegen dnyanm kopullarma bu yapiyla
uyum
kolay olma-
yacakhr.
Hukuk
mevzuattaki bu egitlilik
ve
dinsel farkhlagma 19. yz- 141
yilda belirgin bir
merkezlegme, moderalegme
ve
kanun ynetim siste-
mini benimseyen Osmanh mparatorlugu'nda
kauulmaz
olarak
yeni
Trklegme girigimlerinidoirmugtur.
Tanzimat'tan Sonra Kurumlarda Laiklegme Baglangtet
'
19. yzyil dnyasinm kopullan iinde merkeziyeti
ve brokratik
ya-
piya ve
bu tr bir ynetimin gere olan standart, derlenmig bir hukuk
mevzuata sahip
olmasi kamilmaz olan Osmanh mparatorlugu,
mo-
dernlegmenin ilk adunlaruu asker
mekteplerdeki
islahatla
beraber hu-
kuk
alanmda atrugtir, demek pek yanhy
olmaz.
mparatorluk
dnyanm yeni
ekonomik dzenine
ayak
uydurmak
iin, ilk elde Fransiz Ticaret Kanunu'nu
adapte etti (Kanunname-i Tica-
ret 1850yih). Yeni kanuna
gre
faiz kabul ediliyor, ticar davalarda ha-
liyle din ve
mezhep
aynmi sz konusu
olmuyordu.
Gene
modern
an-
lamdaki girketler dahi, slamhukukunda
yer
almayari bir messese,
't-
zel kipilef
olarak kanunda
yer
alnuglardir. 1863ylhnda da 'Ticaret-i Bah-
riye Kanunnamesi' kabul edildi. Bu
sonuncusu
da denizci Avrupa ulus-
larmm kanunlanndan
hazirlannugti.10
stelikticar
davalara bakacak
mahkemeler de, geri hkimlerden degil, nizamiye mahkemesi hkimleri
denen yeni
hukukulardan
ve
mahallin tccarmdan olugan karma ku-
rullardi.
Tanzimat Devri'nin
aydm sadrazaru Ali Paga, Fransiz Meden
Kanunu'nu kabul ettirmek istedigi halde, A. CevdetPaga'mn bagmi ek-
figi muhafazakr
grup,
1868-1876ydlan
arasmda 16kitaptan meydana
gelen Mecelle-i
ahkm-I
Adliye
adh eseri hazirladilar. Mecelle esasta Is-
lamm Hanef
fikhmm esaslarma dayanmak1a birlikte, fasillarm dzenle
nigi
ve
eserin sistematigi gz nne
almdigmda, Bati hukukunun stn-
lg kurul yelerince ister istemez kabul
edilmig
grlmektedir.
Niha-
yet,.aile hukukuna ve
ahsm hukukuna ait konularm bu
eserde
dzen-
lenmeyigi, periatagr
sahiplerinin modern dnya kopullan kargism-
da amsizliklerini kabul
ettiklerinin aak belirtisidir.
Yargi
usulnde de, nizam mahkemelerin kurulup
yargi
alamma
gnden gne gefi
mahkemeler aleyhine geniplemesi Tanzimat'tan
sonra
grlen
bir geligmedir. Nihayet 1828'de gikartlan Teykilat-iMehakimKa-
nunu
ile
savcihk, 1879'da noterlik
ve
daha nceden de
avukathk
iin
i-
kanlan bir ferman
(1875
yih)
ve
asil nemlisi
ceza
mahkemelerindeki
hkmlerin
sayismm
artirilmasi
ve
temyiz mercinin tegekklu ile, Islam
10 C. ok
-
A. Mumcu, TrkHukukTarihi,
A,.Huk. Fak. Yay.338, Ankara 1976.
hukukunun monist yargdama usul agir bir darbe yemigtic Zira dava-
da
veklet,
kamunun
veya
bireyin mahkeme nnde savunulmasi gibi
esaslar
islamda
yoktur.,slam
hukukunun monist yargilama
usul
ge-
142
erliydi.11
Modernlegen Osmanh
yargi
dzeninde istinaf
ve
temyiz gibi
messeselerle mahkemeler bit hiyerargiye baglamyor
ve bir tr denetim
geliyorduki, kadmm mstakil
(mahkemeninistiklal prensibi)
ve
huku-
ken tek otorite oldugu
slamsistemden olduka uzaklagilmigtir.
Dalist Bir Hukuk Yapt
Kamu hukuku alanmda da ger'i mevzuat vergtlenmeden ilk aynl-
ma
1840'ta Ceza Kanunu'nun kabul ile olmugtur
ve
14 Temmuz
1851'de yeniden dzenlenen CezaKanunnamesi, smif
ve
mezhep
ve
din
farki gzetmeksizin btn Osmanhlara uygulanmak zere yrrlge
girmigtir.
Ancak Tanzimat dneminin hukuk sisteminin dalist niteligi
en
ok bu alanda
grlecekve
trajik denecek problemler dogacaktir. B-
tn tebaa iin hazirlanan bu kanunun hkmlerine gre agir
ceza
dava-
larmda
saver resmen
kamu adma
dava
atig1halde
isteyenleri davamn
(Mslim
veya gayrimuslim) kendi cemaat mahkemelerinde kendi peri-
atma
gre
niyetini talep edebiliyorlardr. By1ecernegin
ceza
mahkeme-
sinde grlp, verilen hkme ragmen davac1taraf kadiya mracaat ede-
rek verilen hapis
cezasmi
uygulattirmayip, diyet almakla yetinebilirdi.
Bu dalizmin yarattigt problemler devam
edegelmigtir.12
Tanzimat dneminde modern anlamda standart bir hukuk uygula-
ma
getin ve
laiklige dogru
en nemli adim sayilabilecek olay, 1858
ta-
rihli Arazi Kanunnamesi'dir. Geri kanun slam
hukukunun esaslarma
gre
vakif
arazi
ve
mir arazi gibi kategoriler tespit etmiyse de esasta
mlkiyet
ve miras konusunda mhim sayilacak laik hukmler getirmig
tir. Arazi konusundaki bu yenilik
esas
olarak klasik Osmanh devrinde
de toprak sistemine ait dzenlemelerin gerti degil de, rfi (dnyev) hu-
kuk aracihgiyla yapilmasmdan ileri gelmektedir.
3
Kamusal
alanda laiklegme srecinin luzlandigi bir blm de
tagra
idaresidir. Tanzimati brokratlar daha ilk elde,
tagra ynetimini
islah
etmeyi, kanun bir ynetimkurmayt
ve
mal sistemin bu yolla dzeltile-
bilecegini dgndler. Ynetimde
moderalegmeyi saglamak
iin, yerel
halkm temsilcilerinin idar karar organlannm ahymasma katilmalarnu
ve
idareye yardunci
olmalarm kauulmaz bir part
olarak gryorlardi.
11EmileTyan, HistoiredePOrganisation
J uridique:
Islam..., Deux. Edit., Leiden-Brill,
1960, s. 212.
12 C. ok
-
A. Mumcu,
a.g.e., s. 321-323.
33O. L. Barkan, 'Trk Toprak Hukuku Tarihinde Tanzimat
ve 1274(1858)Tarihli
Arazi Kanunnamesi', Trkiye'deToprakMeselesi,GzlemYaymlan,
s. 291-375.
1864'te ikarilan
ve bazi yerlextle denenen Vilayet Nizamnamesi'nden
sonra
1871yih bagmda ikardan dare-iUmumiye-i Vilayet Nizamname-
si
va
1878'deki.ilk parlamentomuzun kabul ettigi Dersaadet
ve
Vilayet
Belediy Kanunu kamu ynetimi
alanmda laiklegme srecini luzlandin- 143
ci
etkiler yaptilar. Bu nizamnamelen
ve
belediye kanununa gre
vilayet,
liva, kaza idare meclislerinde
ve
gehirlerde meclisi belediyelerde
memur-
lardan bagka
ahalinin
temsili
esas
kabul ediliyor
ve Ms1man
ve gayri-
mslim ahalinin temsilinde
eitliksistemi
amalamyordu. Bu idare karar
organlarmdan bagka vilayet temyiz divarunda memleket
sandigt, ziraat
komisyonu gibi ihtisas organlarmda
yan yartya
temsil ilkesinin kanun
teminat altma almdigmi
gryoruz.
Esasen, laik bir devlet dzeninde g-
rlmeyecek bu hassasiyet, Islamin
megveret kuralmi temelden zedele-
migtir. Yani ilk defadir ki
gayrimslim
ahalinin idareye kattlmast, huku-
ken bir devlet dzeni haline
getiriliyordu. (Fiiliyatta bu duruma klasik
devirde de rastlamyordu.) Nihayet 1876 Anayasasi ile devlet sistemi d-
ng, olmayan bir biimde modern laik
geligmesurecme girmigtir.
O agm hukuku
ve
bazi dunrlerinin rejimi slamdakimegveret
prensibi
ve
kurumuna baglayarak aiklamalarma ragmen anayasal ku-
rumlar, zellikle parlamento, megveret prensibiyle alakasiz
ve ters bir
nitelige sahipti. Devletin dininin din-i slamoldugu
ve padigahm
'hali-
feligi' zellikle belirtilmesme
ragmen, anayasa seme ve
seilme yoluy-
laher dinden btn tebaanm idareye katilmasmi
ve
simrh da olsa
yrt-
me
erki zerinde temsili organIar vasitastyla denetimini ngryordu
ve
byle bir
grevi
ilk defadir ki gayrimslimler de stleniyordu. 1876
Anayasasi bir slamlkesinde ilk defadir ki laik devlet dzeninin temel-
lerini hazirlayan bir belgedir. Esasen daha 1839Tanzimat Fermam'nda,
slamdininin stnlg vurgulamyor. Mslmanlarm menfaat
ve
refa-
hmm saglanmasi iin yap11masi gerekenler stralamyor ise de, devletin
din gruplaradayanan
ve
homojen olmayan
ynetiminin
ilunh
bir tasfi-
yesi degze arpryordu. Aik
yargi,
tebaanm egitligi
ve
gayrimslimle-
re
daha fazla kamusal hak
ve
devler verilmesi askerlik
ve
memuriyet
fermanm belirgin bir
niteligidir.14
pri
karakterine
ragmen, ferman
saye-
sinde Bati hukukunun bazi temel kurumlari ilk defadir ki slam
toplu-
munun
iine giriyor
ve
dalist bir
yapi
geligtiriyordu.
Ikinci Megrutiyet dnemi, bir bakima
anayasa
degigildiklerini
gz
nne aldigirmzda laiklik
nnden
bir lde gerilemesayilsa
da,'
ge-
nelde IL Meyrutiyet laikleyme ynnden bir
geip
dnemi olarak adlan-
dirilabilir. Bu dnemde ikanlan bazi kanun
ve
kararnameler, bazi
uy-
14 S.
N.
Arsal, "Tanzimat
ve
Laiklik',
TanzimatI., stanbul Devlet Basunevi, 1940,
s.
59-95.

geriata
bai;unhhk ilkesinin getiriImesi 1876'da bulunmayan bir hususun ila-
vesidir.
gulamalar
dalist
yapiyi
g1endirmigtir. 1913'te ikanlan 'Kiliseler Ka-
nunu'
ve 1915'te ikanhp, kisa yetersiz uygulamadan sonra,
mtakere-
de kaldinlan 'Hukuk-u Aile Kararnamesi' meden kanuna dogru yakla-
144
ganve
ilerde mantik
ve
cesaret sahibi radikal devlet
adamlarmt Meden

Kanun'u bir
an
evvel kabul etmeye zorlayan
geligmeierdogurdular. Ni-
hayet Birinci Dnya Savagi'nm getirdigi
lhtiya dolayisiyla, medrese ta-
lebesinin
askerlik muafiyetinin kaldmlmasi
ve
daha nceden cizye-i
getiyenin lagvedilerek gayrimslimlerin
de askere almmasi gibiuygula-
malar laiklige yaklagtino etkiler yarattigi gibi,
aym
zamanda da idare
ve
toplum hayatmda gefi
ve
laik
unsurlarm bir arada buluumasmdan ileri
gelensancilan
artirmiglardir.
Tanzimat'la baylayan
uygulama laiklige dogru bir gidigtir,ama,
elig-
ki kangildigm da bymesine
neden olmuytur. 19. yzyil dgnr ve
yneticisi gekli
reformlan
yan
slamci ve yan
Batici bir dilemma (ikir-
ciklenme)
iinde tasarlayip, yrtmeye
abalamaktadir Bu
niteligisade-
ce
Osmanh toplumunun inden ikan islam
dunrIerinde degil, b-
tn slam
lkelerinin modernlegme taraf
tan
dgnrledade gryoruz.
Nanuk Kemal, Seyyid Ahmet Han, Cemaluddin Efgani,
modernlegtir-
meyi
kolaylagtiracak kogullarm Islamdaki ictihad sistemi
ve
kurumu
iinde mmkn oldugunu savunurlar. Her Mslman bir
ictihad ileri
srebilir. slamm
cemaati adma belirli bir kurulun ileri
srdgu ictihad
itiraz grmez
veya
ogunlugun tasvibi ilekargilamrsa slambit
ictihad-
dir. Anayasal rejimi Islami ima
ve megveret
kurah
ve
her yeniligi (hat-
ta
Bati hukukunun temel kurumlannm kabuln bile) slam
ictihad sis-
temi iinde mmkti
gren ve byle
adlandmlan bu grgler, dualist bir
geligmeyi
nleyememigtir. Bu dalizm yeni dzenin egitim sisteminde
de ortaya
ikmaktadir.
Tanzimat'tan nce
egitim
dzenindebir ikilegme baglamigti. Merke-
ziyeti modern bir devlet kendiideolojisini agalamak
ve
ihtiyao
olan b-
rokrat kadrolan yetigtirmekiin,
en
azmdan yurttaglann din
ve
inan
farknu pek dikkate almayan tarafsiz egitim
veren
bir sistem
kurmak
zo-
rundadir. Klasik dnemde her
simf halk
ve
her din
grup
iin,
tamauuy-
la dini egitimin hkim
oldugu Osmanh mparatorlugu'nda,
19. yzyil
bagmdan itibaren orduda
ve
nihayet mulki idaredeki
modernlegme do-
layisiyla laik
nitelige yakm modem egitim
veren
okullar kuruldu
ve
bdhlar din egitim kurumlarmm
yam
bagmda ve
onlarm
aleyhine
yayi-
lip, geligmeye
bagladilar. Gayrimslimler de ilkegitime
geme
ihtiyaom
duydular. Osmanh mparatorlugu
tebaaya adaletin iki egitmahkemede
(ger'i ve
nizam) iki
ayn
sistemdeki kanunlarla dagitildigi,
egitimin iki
tr okulda yapudigi, brokraside iki smif memurun
yanyana
ahetigi
(dahadogrusu birbiriyle ekigtigi), iki tr dnya grgnn
birbiriyle
atigtigi bir toplum
sistemi halinde mrn tamamladi. Bunun idar
ve
sosyal hayatta yarattigi
sanalan,
son
nesil Osmanh
aydmlan ektiler. II.
Megrutiyet dnemi bu
sanciya
dindirme areleri neren
reetelerle ail-
dt, fakat siyas
ve
idar kadrolar bu
sancly1
dindirmeden perdekapandi.
Bu nedenle yeni Trkiye 1925'te tevhidi tedrisat ve
1926'da hukuk
devrimiyle laik kurumlarm
temelini radikal bir biime
atti.
Bu
son
Os- 145
manh
asrmm yarattigaikiligi
ortadan kaldirdi. 1928'de Trkiye Cumhu-
riyeti Anayasasi'na laikligin ilk olarak girmesi bu geligmelerjn bir
sonu-
cudur.
Laik dzene geigle
son
Osmanh asrmdaki modernlegmenin
yaratti-
gi
gereksinimlerden dogan yeni kurumlarm
eskileriyle olan
atigmasi-
mn
yarattigi kargaamn
ortadan kaldmlmasi hazlandm1migtir. Laik dn-
ya
grg
ve
devlet dzeniyle
modern toplumlara zg siyasal
yap1ya,
ynetim
sistemine
ve
hukuk dzenin
mkemmelleymesine
geig
mm-
kn olmuytur. Aymdili konugan ve aym
kltrel mirasa sahip bir halkin
mezhep ayrshklari
ve atigmasi
iinde
yagamasmason
verilmek
isten-
migtir.
Tarihsel geligimiinde,
siyasal
modernlegmeninn parti
sosyal
ve
ekonomik geligmedir. Ancak bu yeterli degildir. Ekonomik modernleg-
meye girigi
Turkiye kadar eski olan bazi Ortadogu lkelerinde (Misir,
ran) siyasal kurumlagmalarin ve
ideolojinin lkemizdekine gre ok
daha geridzeyde bulundugunu
ve
nihayet aksakhklarma ragmen Trk
demokrasisi duzeyindebir demokrasinin bu lkelerde henz bulunma-
dignugz nne getirdigimizde,20. yzyil bagmdaki Trkiye'nin degig-
mekte olan sosyal
yapismm
laik devrimlerinden
etkilenip ynlendigi
aiktir.
Trkiye'de siyasal moderalegmenin Batatoplumlarmdakine benzer
biimde geligebilmesi
ve
demokratik bir toplumsal mcadelenin varh-
gmda
laik ideolojininnemli
payl
vardar. Tarihin belirli bir geligme
anm-
daideolojik bir degigmenin yapisai degigmelereluzverip, oniarl ynlen-
direcegi egitli tarihsel rneklerle
sabittir. 19. yuzyildan beri degigmeye
baglayan
ve
bu degigimin
sanc11anm eken Trk toplumunda laiklik
ve
onunla bir btun meydana getirendevrimlerin, sosyal-siyasal geligmeyi
h2zlandmo
etkiler
yarattiklarnugryoruz.
Hilfet
ve
Tiirkiye slmDevletinde Hilfet'
Halife; kelime anlamiyla ardil,
succesor (Nachfolger)demektir. Eu
an-
lannyla,
slm
cematinde reis, ynetici ve Muslmanlarm peygamberi-
nin vekili olarak
kullamhr. Ancak, bu anlamlann
ve
yetkilerinhangisine
sahip oldugu tarhymahdir. Hilfet kurumu daha bagmdan,yani Msl-
manlarm
peygamberi Hz. Muhammed'in
(S.A.V.) vefatmdan beri (632
ylh) mnakagah olan; mahiyeti
ve
meruiyetiise
(legitimity)1slam siyasal
dgncesinin baghca sorunsallarmdan biridir.
Bir bagka deyigle, hilfet
ashada
teoride tartymah ojan, fakat praf kte
zmlenenbir kurumduz
Bununla birlikte, pratikteki problemler de
hilfetin tarihinj
en
ilgin
ve
aragtirmaya deger kilan bir yndr. Bugn hilfet kurumu lagvedilmig-
tir ve restorasyonunun pek
mmkn
olmamasi da bu yamyla ilgilidir.
MslmanIarm kutsal kitab1Kur'an'da
(vahiy)halife sz birka ke-
re
geer.
Fakat bu, daha ok Hz. dem
ve Hz. Davd gibi peygamberler
iin bildirilen bir niteliktir. Hz. demiin (Kur'an, U 30),
meleklerin
ar-
dth
ve
Allah'm
yeryzndeki
nizmmi
saglayan,
onun
adma hkme-
den; Hz. Davd (Kur'an XXXVIE,26) iin
ise,'Allah'm
onu
insanlara ha-
kikati anlatmak iin, Allah'm yolundan
aynlmamalanm
saglamak
iin
(halife)olarak gnderdigi' bildirilmektedir.
Mslmanlann tarihinde ilk
halife olan Ebubekir, Allah'in halifesi,unvamm reddeder
ve
"Ancak ha-
zir
olmayana halife olunur," der. Ebubekit'in
halife
unvanmi
kullandigi .
gphelidir (Caetani, Annali slm
anno
II, 63/11'den naklen
Wensinck-J .
H. Kramers, Handwrterbuch desislm,
1941,
s.
251). Kendisinden
sonra
gelen halife merise, Resulullah'm halifesi
unvanru
Ebubekir'e bir
say-
gi
gsterisi
olarak reddeder
ve
'emr-'l-rn'minn'
unvamm
benimser.
Bununla birlikte, slamtarihinde halifetu'llah
unvamm
Hasan bin Sabit
bir giirinde halife Osman iin kullanmig, Emev hukmdan Abdlmelik
ise,
muhtemelenBizans
rotokolnezenerek
bu
unvam
almigtir. Abba-
shalifelerinden
el Memun (9.asir) bu
unvam zaman zaman
kullanmi-
tir. A3il ilginci,
el Nsir.(1180-1225) Seluk
denetimi altmda zaylf bir ik-
tidar sahibi
olarak bu
unvant
kullanmigtir. El Nsr'm
unvanma
'Kaffet-
l Mslimn' szun de eklemesi,1
onun bu
makami neredeyse niver-
sal
bir din makam olarak
yorumlamasiylailgili olmahdir. Ancak, bunu
bir papahk niyabeti, ilh makam anlamtada almamahdir slmcem-
*
Trkiye
Gnlg,
say1:
31, (Ankara 1994),
s.
25-31.
1
Bernard I.awis, ThePoliNcalLanguageofislam,
Universityof Chicaga 1988,
s.
4M5.
atinde bu anlamda bir klerikalizm, bir ruhan snuf
ve kurumyoktur.
slmcematinin liderligi meselesi, daha baglangita muhtelif
siyas
gruplar arasmda mahiyet
ve
megruyyet aismdan mnakagah olmug-
tur. slmhukukulan
(fukaha)ve
siyaset teoricilerinin hilfet kurumu-
147
na
bakiplari kategoride toplanabilir ki; bu grgler, byk lde ha-
lifeHz. Alive
Sam
valisi
Muviye arasmdaki SiffinSavag'ndan (M. 657)
sonra
gekillenip ortaya ikmigtir
a}Hilfetin Kureygkabilesinden birine (Hz. Peygambefin kabilesi) ait
olmasi gerektigini slmsiyas doktrininde
en
etkili biimde el Maver
l
Ahkamu's Sultanlyye
adh eserinde
savunor.
Bueserde, halifede bulunmasi
gereken
partlar da sayihp tartigihr. Asker
ve
idar kabiliyet,
cesaret ve
fazi-
let,
vcut
ve
ruha saghk, yeterli bilgi sayilan partlar arasmdadir.
slm-
doktrini
'hilfet'
ve
'immet'i
kadmlara yasaklanug gibi grnyor.
Ancak,
bu konuda Kur'an'da aykm
bir hkm yoktur. "Eger Sabmelikesi rne-
gini
ahrsak kadmlarm liderligi zerinde dgnlebilir de..."
grguson
zamanm
modernistleri tarafmdan ileri
srlmektedir (Sleyman Ateg),
b) kincigrg hilfetin, daha dogru deyimle immetin peygamber
soyuna,
yani Ali ibn Ebu Talbilepeygamberin kizi Fatima'nm torunla-
nna (ehl-i beyt'e) ait olmasidir. Bu grgn taraftarlari, yani
a
firkasi,
hilfetin Ms1manlarm peygamberi tarafmdan veda haecmdan
sonra,
onun
damadi
ve
kuzeni Hz. Ali'ye verildigini ileri
srerler.
Devrin slm
ulemsmdan el
Sehristan
bu grgleribildirir (Kitabu'l-milel
nel-
nihal).
c)
nc
grup,
SiffinSavagive Hakem olaymdan
sonra,
iki tarafa da
(yani Muviye
veya
Ali) katilmayan
ve
bundan dolayi Haric
(dipta
ka-
lan) diye adlandir11an
grg
sahipleridir.2
Onlara
gm,
halife slmce-
matinin lideridir
ve
seimle gelmelidir. Soyluluk
veya
Kurey; kabile-
sinden olmak
part
degildir. Dindar, bilgili, liderlik
vasfina
sahip bir Ms-
luman;
gayri
Arap
veya
bir kle dahi olsa halife seilebilir.
daresi
ahlk
ve
fazilete dayanmayan, periattan
aynlambir
halfe azil
ve
hatt idam bi-
le
edilebilir.
Bu
radikal
gry aslmda samldigmdan
daha
uzun zaman
yagamigtir ve zamanm
modernist
slm
akimlari iinde de yeniden
yo-
ruma
tabi tutulmaktadir.
Hilfetin Muvie'den itibaren bir irs monargiye dnymesiyle, si-
yas iktidara itaat
ve
Sam
halifelerinin megruyeti meselesi sz konusu
oldu. Burada konunun asil odak noktasi bat, yani halifenin megruyeti-
ni
tamma,
cemat ilehkmdar arasmda bir akid gibidir. slm
fakihle-
ri Ebu Ya'lael Furra
'ei
Ahkmu's- Sultniyye'
ve
Belazur Ensbadh
eser-
lerinde
'bfar
iglemini bu gekilde formle etmigler
ve bubyk lde
kabul
edi1migtir.3
slm
monargisinin karsmda olan
veya onu
destekle-
2 Bu griigleri zet halinde Thomas Arnold, TheCaliphate, Oxford 1924,
s. 184-
189'da bulabiliziniz.
3
Vecdi Akyz, HilfetinSatanata Dngmesi,stanbul1991, s.19L
yen
veya
bitaraf kalan akunlar vardir. Mrcie akum, anargiye kargi oto-
riteyi
tercihettigi iin, hkmdara itaati
ve
imamet
ve
hilfet makamm-
daki kiginin kt
ve
adaletsiz davramplan iin hkmn kiyamet
gnu-
148
ne
birakilmasi gerektigini ileri sryordu. 9. mild asuda slmfelsefe-
sinin hellenizasyonu demek.olan
'mutezle'
akum mensuplan, hilfetin
monargik tegkiltlanigma kar1tartigmada tarafsiz
veya
suskun siyaset
takip ettiler. Bazi
radikal akunlar ise, daha nceki Harictlerin grgn
benimseyerek; halifenin adaletsiz oldugu takdirde azlinin gerekli
oldu-
gunu
ileri srmglerdir. Nihayet Emev hanedam bir loyamile grevden
uzaklagtinlmigti. slm
ulemsigenellikle Ebu Hanife rneginde oldugu
gibi, otorite ve
devletin digmda kalmayive tenkit
ve
dogru yolu gster-
me grevini benimsemiplerdir.
Abbasiler devrinde teorideran
asilh
b-
nu'l-Mukaffa'nm bagi ektigi bir akim hilfetin yetkileri ve
konumu iti-
bariyle eski
Iran
monarldan
gibi olmasnu nermektedir. Imam-1
azam
Ebu Hanife
gibi fakihlerbugrg engelleme gayretindeydiler.
Tarihi itibariyle
Sam'daki
Emev halifeleri emr-l-m'minn olarak
imparatorlugun btn ordularmm
ve
idarenin bagidir. mam
clarak
s-
lm
cematinin ibadet esnasmda adma hutbe okunan lideridir. Abbas
devrinde (750'den
itibaren)
slmpeygamberininakrabas1 olan bu
aile
halfenin
aym titulatr
ve
ihti.ami daha parlakbir biimde srdrme-
sini de
sagladive monargik
yapibuna ragmen daha mnakapasiz
olarak
kabul edildi, Bu devirdeArap olmayan ranh
ve
Trk gibi
unsurlar
or-
duya
ve
idareye daha ok girdi. Aym
zamanda siyasal teori, felsefe
ve
ilimlerde de kozmopolit kadrolar sz sahibi oldu. imparatorluk
monar-
gik bir sistem iindeydi
ve
kalabahk bir ktibgrubundan ikan bnu'l-
Mukaffa
gibileri rejimin megruiyetini formle
ediyorlardi.
Ancak bir
ta-
raftan imparatorluk paralanmaya
da baglamigt1. Aglebiler (Tunus), Sa-
manler, Tahirler (Horasan) gibibu
yeni siyas g1eritammak
zorunda
kalan Bagdad halifeleri, bir tr baglantlyi devam ettirmek iin bu yeni
hkmdarlara emr-lmer gibi
unvan ve
beratlar veriyor. Nihayet 11.
astrda Buveyh
ve
Seluk rneginde
grldg
gibi
'sultanhk'
messe-
sesi ortaya ikmigti. Burada artik halifenin siyas hibir otoritesi yoktur.
Ona (Buveyh
veya Se1uk
sultanma) sultan olarak veklet vermigtir
ve
din bir lider konumundadir. Bununla birlikte Abbas dneminde halife
unvam
ve
hilfet kurumu da rekabetten kurtulamada. Mild 928' de,
Endls Emev hkumdarl IIL Abdurrahman
'halife'
unvamm
benim-
sedi. Nihayet Misir Fatimleri l2.
asrmsonlarmda
(1171)Sultan Selahad-
din tarafmdan ortadan kaldirilana kadar Abbas halifesinin
en
byk.
rakibiydiler. Hz. Ali
ve
Fatuna soyundan geldikleri iin kendiIerini
gi
mezhebin koruyucusu
ve
ehl-i beyt mensubu olarak gerek halife ve
imam iln etmilerdi. Hatt
unutmayahm,
bugnn Islm dnyasom
nl merkezi el
Ezher niversitesi'nin kurulugu dabudevirdedir
ve
Si
siyaset
ve
imamet grgn
iglemek
ve
yaymakla greve girmigtir.
1256yihndaHlg, Bagdad't istil
ve
halife el Mustasm'i idam et-
tirene
kadar da, Abbas halifeleri otoriter bir idarenin
ve
tahtm stnde
degillerdi. Buveyh hanedam(ki
Si
olmalanna ragmen, halifeyi nufuz 145
ve
idareleri altmda yerinde birakmayt tercih ettiler)
ve
onlardan
sonra
da Selukler
aym
durumu devam ettirdiler. Sonuncular Snni mezhe-
bin
sadik hamleri
olarak Bagdad halifesi ile ili.kileri kendine zg bir
saygi gsterisi ve
perdearkast otorite iligkileriyle srdrmgler ve-'sul-
tanu's- seltin' yahut
'gehingah'
gibi bir
unvam
kendi imparatorluklan-
nm
Klik Asya'daki
vassllanyla olan iligkilerinde de ustahlda kullan-
miglardL4
Fakat Hlg'nn kanh istilasindan
sonra
Abbas hanedannun
iki yesi Memlk SultamBaybars'a sigmd11ar1261 y11mdabirincisi, ardm-
dan 1262'de digeri halife olarak iln edildi. Ama Memlk saraymdaki Ab-
bas halifeleri bir dahaKahire'den Bagdad'a dnemedikleri gibi; durum-
lan da Mukaddes Roma-Germenimparatorunun yamndave
Avrupa
sa-
raylarmda
gezinen,
Kudus dgtkten sonraki Kuds kralmdan daha
farkhdegildi.
Abbas egemenliginin Hlg'nn Bagdad'i istilasiyla kanh biimde
sona
ermesi
ve
ailenin
son
fertlerinin Misir Memlkleri
yanma
sigmma-
siyla baglayan yeni dnemde;
'hilfet'
unvani
asImda muhtelif blgeler-
de hkm sren bazi Mslman hkmdarlar tarafmdan kullamlnugtr
kiastrhk bir dnem iinde, yeni
tarih tetkiklerle
sayisi
artabilecek bazi
rnekler verelim. Mesel 1271'de Sivas'ta inga ettirdigi medresede III.
Glyaseddin Keyhusrev kitabede kendisi iin
'halife'
ve
'hakan'
unvanla-
run
kullamr. By dnemde bir paralanmageizen spanya'daki
Msl-
man
devletilderinin hkmdarlan da bu
unvam ayn ayn
benimserler.
1500-1510ylllannda Orta Asya'da hkm sren
zbekhkmdari Mu-
hammed
Sayban
tahtmdan hilfet makami olarak sz
eder.5 16-17.
asir-
Iarda Osmanhlar digmda tekSnn hanedan
ve
devlet olan Hind-Babr
devletinde, Ekber
Sah'tan
beri merkezierinden 'Dr-l-hilfet' diye sz
edilmektedir. Osmanhlarm aksine Ekbefin
altm sikkesinde de bu
unva-
na
rastlamr.6
Esasen Abbaslerden
sonra
'sultan'
unvam
hkimiyet
ve
hkimiyetin mengenin Allah'dan geldigini gsteren bir unvandir. l-
hanh hkmdartCazanMahmud Han 1260AynCallut Savagtndan
son-
ra
fethettigi
Sam'da
bu grg
aika iln etmig; sultanhgm Allah vergi-
si
oldugu v Misif daki halife
ve
Memlkilerin
tasdikini gerektirmedigi-
4 V. V.Bartold, 'HaIif i Sultan', Soinenija,VI, Moskova 1936,
s.
30-31,
5 T. Arnold, a.g.e., s.
116,
118; C. Huart, 'Epigraphie Arabe d'Asie Mineure', Revue
Semitique,
c.
III,
s.
369.
6 Arnold, a.g.e.,
s.159; S.Lane-Poole, CatafogueoffndanCoinsintheBritishMuseum,
TheMoghal Empetors, London 1886,
s.
DOOGIL
nisylemigtir. Bu dnemde artik hilfet
ve
Kureyg arasmdakibaghhk
ve
zorunluluk da siyas literatrde aaka gereksiz
grlyordu?
, 150
Osmanh Devleti
ve
Hilfet
Kugkusuz bu durumun devanu,
siyas artlar
ve
cografyadaki
degi-
gimle bagka bir
mecraya girdi.
15-19, asarlar boyu islmcamiasmm
en
gl temsilcisiOsmanh Devleti'nde hilfet kurumunun durumu neydi,
byle bir kurum bagmdan beri var
maydi? Yeni agar tarihiboyunca Av-
rupa
medeniyetiyle
en
yogun
temas ve atigma iindeki bu toplum
ve
devletin Batt kurumlan karpsmdaki direnci
ve
Osmanh kurumlannm
degigen dunyaya gre biimlenmesi sz konusudur. Hilfet, Osmanh
asirlannda Avrupa siyaseti ileolan fligkilerin agirhkh etkisi altmda
yeni-
den bir biimlenme geirecektir.L Selim'in Misn'1 fethiyle hilfeti aldigi,
daha ok sonraki tarihlerde
ortaya
atilan
ve
zamanumzda
okul kitapla-
rma kadar girenbir iddiadtr. Duiddia, aslen bir OsmanhErmenisi olup,
sonra svetabiyetine
geen ve sve'idiplomat
olarak stanbuYda
da
temsil
eden mtebahhir
(erudite) tazihi Mouradgea D'Ohhson'un Os-
manli kaynaklarmm tetkikiyle
ve
Osmanh ketebe takum
ve
hukukula-
r1yla olan mnasebet
ve
tartigmalarla kaleme aldi nl eserinde ileri
srlmgtr. Tdleau General de Empire Ottoman'da ortaya attlan,
'bu
devralman hilfet' olayi sonralan da ok tekrarlannugtir. Muhtemelen,
d'Ohhson bu olayt naklederken,
temasta
bulundux Osmanh hukuk
ve
devlet adamlarimn telkinlerinin etkisi altmda kalnugtar. Gerekte Os-
manh hkmdarlarmm L Selim'den nce de
zaman zaman
hilfet
unva-
mm
kullandiklan grlmektedir.
Mesel IL Mehmed (Fatih) kanunn-
mesinin dibacesinde bu
unvaru
kullannugtu IL Bayezid'io de bu
unva-
m
kulland1 tarihi ibn-iKemal tarafmdan ileri
srlmgt.8
Ama
gunu
ehemmiyetle belirtmelidir ki, Osmanh
hkmdarlan slmdnyasmda-
ki stn durumlarru Hac yollarmahkim olmak, Sam-Hicaz koruyucu-
lugunu stlenmekte grmglerdir.Nitekim, hocaruz Prof. Inalcak daha
II. Mehmed'den itibaren Osmanh hkmdarlarmm Memlkler kargism-
dabu greve talip oldugunu belirtir. Butemsil bir otoriter grev
ve un-
vandir
ve
slmlemi karpsmda
sadece
hilfet
unvanmdan daha ycel-
ticidir, I. Selim'in 1517'de kesinlikle stlendigi 'Hdim-l-haremeyn-g-
7 Arnold,
a.g.e.,s.
III; Mufaddal ibn Abi'l Fedah, Histoiredq SultansMamiouks,
ev.
E.
Blochet,
s.
483'ten nakil
A. VonKremer, GeschichtederherrschendenIdeendesIslams,1868, Leipzig 1961, Hil-
desheim,
s. 414, Ebubekr Bakillar'nin grgleri.
8 H.inalcik, IL Mehmed,.A, V11, 514s.514; bn-iKemal, Tevdrih-ilOsman, 7. Def-
ter, yay. Serafettin
Turan, T.T.K.Ankara 1991,
s. 233ve 235GLBayezid'den, hazret-
i Hakan-1 sad Sultan Bayezid harun hilfet zamanmda...; Fatih'in Bosna seferin-
den sz ederken debu
unvam
kullamr).
Sexfeyn (Mekke
ve
Medine hizmetkri)
unvanmin
nedeni anlayihyor;
o
bunu kullandi
ve
hutbede okutturdu.
I. Selim'in bunun digmda hilfeti
trenle
ve
beratla devraldigma dair agdagi Osmanh
ve
Sark
kaynakla-
rmda bir
malmata
rastlanmaz. Osmanh kanilaryasuun rnek metinle-
151
rini ieren Feridun. Bey'in Mngeat
adh eserinde evvelki sultanlar gibi

Kanun Sleyman.iin debu unvamn
kullamldigi grlr (Halfe-i Ryi
Zemn
veya
Halfe-i Mslimn gibi). Devrin protokoler
vesikalarmda,
mesel Sadrazam Aya; Paga'nm mparatorFerdinand'a
yazdigi nmede
L Sleyman'dan
'hledet
hilfetehu'
gibi invocatio (du) ile sz edilir.
Ancak
gunu
belirtmelidir ki, Sultan-Sleymandabu
unvam
her
zaman
kullanmig degildir.9
Hilfet messesesi herhalde
on
asirhk tarihi iinde
enzor
ve
ilgin
dnemini 1919-1924Trkiye'sinde
yaamigttr.
1919'da Anadolu'da iggal
kuvvetlerine kargi mcadele, 'Hilfet
ve
Saltanati Kurtarmak' slogamm
ihmal etmiyordu.
Eyll1922'de zafer kazamlmca
son
sultan VI. Mehmed Vahdettin l-
keyi terk
etti ve
saltanat makami, Ankara'daki Byk Millet Meclisi ta-
rafmdan, veliahd
Abdlmecid
sadece
halife. seilerek
(18Kasun 1922)
lagvedildi. Saltanatm mrnn ok
uzun
olmayacagi, ashnda 23Nisan
1920'de, Trkiye Byk Millet Meclisi, Ankara'da toplamrken telffuz
edilmiyorsa dahi, hissediliyord. Ancak, hilfet kurumu meb'slarm zi-
hinlerinde
ve
gnllerinde
aym
gekilde mtla edilmiyordu. Hilfetin
kaldm1masiyla biten bu dnem,
mill mcadeleyi
frten
kadrolar
ara-
smda bile derin gr ayrihklarma, mcadele
ve
gerilime, kopma
ve
yurtdagma
ilticalara sebep oldu. Meclisin, saltanat lagvedilince, 18 Ka-
sim
1922'de veliahd Abdlmecid Efendi'yi sadece halife olarak semesi
niin nemliydi? 1.300yil iinde ilkdefa btn
milleti
temsil eden bir -
ra
halifeyi seiyordu. Zu slm'milk asrmda Hariclerin nerdigi siste-
min garip ve
degigik gartlar altmda gerekleymesiydi adeta. Vakiabu ha-
lifenin, siyas iktidan yoktu. mruzun
olmayacakti. MisirExher ule-
msi
ve
Hind Mslmanlan hilafet komitesi bu seimi
onayladiklarnu
bildirdiler. Aynca Kinm'dan gelenbir heyet, Rusya Mslmanlar1Kong-
resi adma da
cuma namazi
hutbesi iin halifeye
mracaat etti, yani
onu
tamd1.10
Sphesiz
siyas iktidara sahip olmayan
ve
iktidar aralanm kullana-
mayan
bir halifenin durumu 1924
$ubatve
Mart aylarmdan ok nce
tartigilmaya
baglannupti. Hilfetin muhafazasuu isteyenler bile, Anka-
ra'daki iktidar ile
stanbul'daki hilfet arasmdaki iligkilerin
gelecegini
9 L. Fkete, EinfhrungindieOsmanisch-TrkischeDiplomatik,Budapeyte 1926,
s.
5, Tafel; FeridunBeyMngent:H, s.6 67.
10 Mete Tuncay,
Trkiye Cumhunyeti'nde TekParti YnetimininKurulmasi, Ankara
1982,
s.
70.
kesin bir biimde tarif
edemiyorlardi. Hatirlayacagimiz zere... tarihteki
mek, Abbas halifelerinin
son
zamanlan
ve
Memlk hanedamyla
MI-
sn'da olan iligkilerinin dunimuydu. Ama bu rnek;
saltanatm kaldml-
152
masmdan
sonra
Osmanh hamedam
ve yeni
cumhuriyet arasmdaki iligki-

leri modern bir dnyada ayarlamak iinbir model olamazd1. Diger


yan-
dan hilfet kurumu diy dnyada, zellikle Hind Mslmanlan
ais1n-
dan gimdi bagka trlbir nem kazanmigt1. Hattbu kurum tarihte
g-
rlmeyen bir nitelemeye
ve
yeni bir karaktere kavugturulmak isteniyor-
du. 'Hilfet-i slmiye'kavranu burada tartigilmaya
ailnugti.
Halifenin tahta ikigi, bir hkmdrmkinden farkhydi. Eyb Sultan
Cami'nde kdi kuganma (yani bir nevi
ta giyme)treni yap21madi. Top-
kap1'da Mukaddes Emanetler ziyaret edildi. Hatt dua, Trke
okundu,
24Kasim1922gnkbir trendehalifeninArap lemiyle ilgisi kalmadi-
gmi
Trke dua okunmastyla izah eden E. G. Mears gibi yazarlar var-
dir.11Halife selefierinin sarayinda ikamet ediyordu. Cuma selmhk
t-
renleri
yapihyordu. Bu
cuma
selmhklari
az
zamanda
egitliyorumlara
ve
halife Abdlmecid'in saltanatizledigi dedikodulanna
neden oldu.
Kemalist iktidarm, hilfeti saltanatin bir
uzantasi
olarak grdg
ve
iktidara tam
sahip olmak iin bu kurumu kaldarmak istedigi,
o
gnden
bugne literatrde
ve
siyas mahfellerde hep tartigiluug, ileri srlmg-
tr. Bizzat slmci
hanket
ve dgnceile ilgisi olmayan siyaset bilimci
ve
tarihiler, mesel Mete Tuncay da bu grg ileri srmglerdir. Fa-
kat Kemalist iktidarm hilfeti, laik cemiyet kurulmasi iin kaldtrdigmi
ileri sn bir siyas sylem
veya
addama da ortaya ikti. Hilfet kuru-
mu
zerinde tartigmalar 1924
Subat
ve Mart
aylarmdan ok nce bagla-
migt1.
Daha 1923yllinda, Seyyid Bey'in HildfetinMahiyet-i
Ser'iyyesi
adh
risalesi, hilfet kurumunun slmitikads ilebaglantisi olmadigim
savu-
nur.13
"Hilfet din degil, dnyev
ve
siyasi bir kurumdur," der. Daha
sonra
kanunun mecliste mzkenleri sirasmda adliye vekili olan bu s-
lamlimi
(aym
zamanda
zmir
meb'su) bir
yil
evvel kaleme aldigi risa-
leye dayanarak hilfetin ilgasi geregini
muhalifle
kargi savunmugtur.
Hkmet bu konuda kararhydi. Cumhuriyet rejimi, hilfeti siyas ikti-
dardan koparmiytt
ve
gimdibu siyast iktidarsazhk
nedeniile
(ashndate-
oriye
uygun
olarak) hilfeti ilga
ve
hanedam
yurtdigmasrme hazir-
11gmdayd1.Hilfete kar siyasal sylemin
en arpict
rnegi, cumhurbag-
kam Gazi Mustafa Kemal'in (Atatrk) 2Mart 1924'te meclise ird ettigi
nutukta grlr. Mustafa Kemal; Trkiye'de
tedrisatm
birlegtirilmesin-
11 A.g.e.,
s. 68
12 A.g.e.,s.
60-78.
13 Seyyid Bey,Hilfet'in Makiyet-i
periyyesi,
Ankara, Trkiye Byk Millet Meclisi
Matbaast, N.D. (1923),
s.
10. Sonradan Seyyid Bey'iri Meclis zabatlarmdaki ko-
nugmasi (aynbasim)bir risale olarak yeniden basildi.
den
(yani
din egitimin kaldm1masi
ve
yabanci
okullarm Maarif Vekle-
ti gzetiminde
mill okullarla
program
uyumu
saglamasmdan) sz edi-
yor ve
aile hukukunda
ve
vatandag hukukunda Meden Kanun'un geti-
rileceginden
sz ediyordu.
1926'daki hukuk
formo
gndeme gelmi 153
ve
iki yll nceden iln edilmig demektir. Hilfetin kaldir11masim takip
eden
zaman
iinde din egitim kurumlan kapatildi; slmtarkatlar da-
gitildi;
tekkeler
kapatildi
ve
K1yafetKanunu akanld1. Bu
olayla muhte-
melen kltl velaik bir degigimbirbirine baglanrmy olarak bir
radikal
reform dnemin
girildi.
Kugkusuz btn bu
olaylar s1rasmda bir mllf-
yeti hava da g2e
arptyor.
1924ylluun Mart-Nisan
aylan boyunca ka-
patilan Fransiz ve talyan
mektepleriyle ilgili haberler gazetelerde tas-
vibkr bir biimde
yer
ahyordu. Genigbir kitlenin gemigtekikapitlas-
yon
uygulamalarim tasvib etmedigi
aikti.
Fransiz sefaretinin kapatilan
Fransiz
okullan konusunda ekimser
kaldigi
ve
matbuata bu ynde de-
meler
verildigi grlyor.1437adet Fransiz
ve
talyan
mektebi kapald-
magttr.
Bu 37
adet okul
(7'sitalyan)
maarif mfettiplerinin bir gn1k
aragtirmast ile kapatildi.
Buradaki tepki,
eski imparatorlugun slm
ya-
pm
kadar, kozmopolit
yapisma
da ynelikti. Bu
anlay17 yerini Trk
bir kavrama birakiyor
ve
laisist bir ifade biimi kazamyor; laiklik
ve
Trk milliyetiligi bir
arada
geligiyordu.
Din
egitim kummlari tefrik
edilmeden tenkit ve hcum konusu olu-
yordu. Fransiz
ve talyanrahiblerin
okullari iin Vakt gazetesi bagmu-
harriri Mehmet sim,"Mektepler mabet degildir. Buralarda, din tasvir
bulundurulamaz. Bunun
vicdan hrriyeti ile alkasi da yoktur.
Hele
Fransa kendisi, mektep ile kiliseyi ka
zaman
nce birbirinden
ayirmig-
tir,"
diyor.15
Rejimmodern g4rgl, Mslman din adamlarmm yetigti-
rilmesi iinDrlfnn
(stanbulniversitesi)
lahiyat
Fakltesi'ni yeni-
den kuruyor
ve
yeni bir ders
prograru
tesbit
ediliyordu. Aihe dersini
Seyyid Beyveriyor, tefsir, kelm, filah gibi klsik
slm
ilimlerin adi tef-
sir tarihi, kelm tarihi,
hkih tarihi adun almigtir
ve
bol miktarda
sosyo-
loji, psikoloji ve
edebiyat
tarihi gibi dersler ilve
edilmigtir.16
Laisist bir
akun birok evreyi
sarmaktada 1924ylh baglarmda Selnik dnmesi
(Sabbataist) ailelerin nde gelenlerinden Karakay Rgd
Bey dnmeli-
gin
ne
oldugunu atkhyor ve
artik Cumhuriyet Trkiyesi'nde bu gibi
dgnce
ve
inan gruplagmasmm
yeri
olmadigim
sylyordu. Ortahk
hareketlenmigtir. Buna
karyihk, 12 Ocak 1924tarihli Vakt gazetesinde
Musev Hahambagisi Bacarano, dnmeligin
ve
Sabetay Zvi'nin kurdugu
tarikatm muhalif bir Yahudi tarikatt oldugu konusunda deme
vermek-
14 VaHt, 9Nisan
1924.
15 VaHt, 9Nisan 1924.
16 VaHt, 8Mayis 1924.
teydi. Laiklik antiklerikal, fakatTrk bir
tepkiyi debirlikte getirdi. Bir
meb's
ismini
vermeden
10Mart 1924tarihli Vatangazetesinde, "Inkil-
bm tamamlanmast iin gerekli olan iglem, patrikhaneler
ve
hahambagi-
154 hklarm da hilfet gibi kaldirilmasidir. slmi tedrisat kurumlan gibi

Rum, Ermeni, Musev mektepleri de kapatilmahdu," diyordu.17


$phesiz
Osmanh hilafetinin
son
birka
on
yih Hindistan Mslman
hareketinin tarihi ile i ice
geen
bir tarih dnemdir. 'Hind Hilifet Ko-
mitesi' genelde hilfetin aynlmasi
ve
cumhuriyet
ynetimi ile (daha
dogrusu Millet Meclisi hkmeti) birlikte
var
olmasmi olumlu kargila-
nugtir. Snn Mslmanlar digmda Aga Han
ve
Seyyid Emir Ali de bu
tarz zm tebrik ve tegvik
etmiglerdir.18
Zaten Osmanh Devleti'nin
son
zamanlarmda Hind Mslmanlarnun nl liderlerinden Mevlna
Azad, Osmanh hilfetinin Avrupa emperyalizmine karyi Asya direnigini
ynlendirecek bir kurum oldugu
zerinde duruyordu. O, hatt M. 628
yilindaki Hudeybiye Bangi'm rnek gstererek Hindu
ve
Mslmanla-
nn ittifak halinde bu harekete kattlmalan nerisinde bulunmugtur. Eyll
1919'da 'Ali Indian Khilafat Conference'ta, Britanya
mallarina boykot
iln edilmesi
istenmigtir. Valaa Gandhi burada, sadece barig genlikleri-
nin
protestosuyla yetimlmesiniistemigti,
ama
Pencab
ve
Bengal gibi
yer-
lerde Mslman hilfet komiteleri 1929yih boyunca ngilizlerekargi ik-
tisad boykot tegebbslerini srdrdler. Hindistan Mslmanlan iin,
hilfetin kaldmlmasi gphesiz byk bir
sarsmti
oldu. Bir Hind Msl-
man
tarihinin ifade ettigi gibi bundan
sonra
Mslmanlar artak Hind
topragmda birlikte yaadiklan diger dinden kardepleriyle kendi toplum-
larmm kurtulugu iin yol
aramahydilar."
Kanaatimizce bu anlayi;
ve
strateji Hind Mslman liderleri arasmda dayerlegmeye baglamigt1. Biz-
zat Mevlna Azad'm bundan sonraki hayat
ve
siyas kariyeri bunun bir
rnegidir.
Son Osmanh halifesi Abdlmecid
ve
hanedan yeleri ok kisa zaman
iinde yurtdi.yma ikar11dilar.Madd
ve
manev sikmtdar iinde
uzun
bir
srgn hayati bagladi. 9Mart 1924tarihli
gazetelerMisir kralmm hane-
dan yelerini mlteci olarak kabul etmedigini yaztyordu. Buarada Irak
ye Mavera-1
Sara
(Transjordan) Krah Hseyin'e hilfet teklif edildigi,
bunu kabul ettigi bildiriliyordu, Fakat slm81emi
Serif
Hseyin'in hil-
fet ddiasmi
ciddiye almayacaktu,
Vatan
gazetesi
bagmuharriri Ahmed
Emin
(9Mart 1924), hanedan yelerinin srgn iin, "Buinsanlara
acr-
mahyxz,
ama iginesasmi
unutmayalun," diye baglayan yazismda,
'hane
danm Trkiye'ye yaptigiktlk
ve
ykledigi borIardan' sz ediyordu.
17 Vatan, 10Mart 1924.
18 Mete Tuncay, a.g.e., s.
76-77.
19 Mushiru'l-Hasan, Nationalismand Communal Politics inIndia, Yeni Delhi 1991,
s. 129-130
ve 172-173.
Benzeri
yazi ve
mektuplar
ve tagra
gazetelerinden yapilaniktibaslar
ga-
zetelerde
yer
ahyordu.
Son halife Abdlmecid sikmtih srgn hayatmdan sonra1944'te Pa-
ris'te ld. Nagmm Trkiye'ye nakIl
uzun grgmelerdensonra
De- 155
mokrat Parti devrinde de imknsiz grld. Nihayet 30 Mart 1954'te
Medine'de lytslmanlarm peygamberinin
civarma Cennet-l-Bak
me-
zaritna nakledilip,
gmld.
SundIerin halihazir geleneklerinegre
kendisiiin gsterili
ve
yazith bir
mezar
yapilamadigindan, bugn kab-
rini
tam
olarak
tesbitin
mmkn olmadigi
syleniyor.20
20Murat Bardak1, SonOsmanhlar, OsmanhHanedamnmSrgn veMiras yksu, s-
tanbul 1991,
s.
49.
19. Yzytida Heterodox Din Gruplar
ve
Osmanlz Idaresi*
Osmanh mparatorlugu'nda
'millet'
geklinde rgtlenmenin
ne
de-
mek oldugunu biliyoruz. 'Ehl-i kitab'
veya
'zimm'-status
altinda
9-
lmm tamdigi farldl inan topluluklan; zel stat, zel idar-mal dzen-
lemeeileidare edilirdi. Ruhan snuflan
ve
yneticileri belliydi, inanla-
ri
aikt1
ve
sadece din degil, dnyev igleri de ruhan liderlerine biralol-
m1gt1.
Buarada inanIarru belli etmeyen, gizienen
veya
daha ilginci, devle-
tin
inanlarmi bilmezIikten geldigi gruplar da vardir. Osmanh mpara-
torlugu'nda bazi H1ristiyan gruplar vardi ki (Chrypto-Christians), bunlar
asil dinlerini gizlerlerdi. Bunian bazi aragttrmalardan biliyoruz. Fpahsen
Tanzimat dneminde bu gibi bazi
gizli Hiristlyan cematlerin Trabzon,
Girit, Makedonya blgesinde hakik inanIaruu a1kladigmi
ve
ilgin bi-
imde bunlann toplumsal reaksiyonla
pek
kargilagmadigim bir
makale-
mizde ele aldik)
$phesiz
gizli
cematlerin iinde
en
ilginci; iyi incele-
nemeyen ve
mensuplarmm ritelini, akdesini
ve
ibdet gekillerini aik-
lamadigi topluluk Sabetaistlerdir. Dnme denen bu
grup
hakkmda bir
mensubu tarafmdan
son
zamanlarda baz1
makaleler yazihyor.2
Osman-
h mparatorlugu,
en
kalabahk dinIer konglomerastyda. Tamnan, kurum-
laymig din
ve
mezhebler kadar; kendini gizleyen,
resmen tanmmayan,
ancak kompu cematlerin tamdigi inan
veya
ritellere
sahip
gruplar
da
vardi. BunIarm bazisi tarihin
akigmda eridi
gitti,
bazilart ise
aksine
yagi-
yor ve
zamanmuzda hayli nemli kltrel siyas rol
oynuyor.
Sz edi-
len cematIer Islm dini iinde kategorize edilirken rafiz
(heretik) ola-
rak adlandirihr;
gene
bazl
yazarlar
tarafmdan dayanhy olarak
'harici'
is-
miyie an11an
gruplardir.
Devlet bunlari
gayrimslimdiye grmez,
ama
ulem
ve
bazen halk kendi digmda degerlendirir. Mal
ve
idar alandaki
uygulamalar
Mslman Snni cematten farkh degildir. dareninbu
gruplar hakktndaki grg
ve
yaklaamifarkhdir. Bufarkh grg de ba-
+
slm
Araphrmalan Dergisi, l/I (stanbul 1996,67,
s.63-68.)
1 . Ortayh, 'Tanzimat Dneminde Tanassur
ve
Din Degigtirme Olaylan', Tanzi-
mat'm150.Yds tIluslararast Sempozyumu,TTK.1989Ankara,TYK.1994, s.481487.
2 Ilgaz Zorlu, 'Atatrk'nlkgretment gmsi
Efendi', Toplumsal Tarih, Ocak
1994/1,
s.
5%0; "Sabetaycahk
ve
Osmanh Mi.stisizmi", Topiumsal Tarih
1994/10,
s.
22-24; 'Sabetaycdar 1-2', Tiryaki,
sayx
2, 3, stanbul1994,
s.
447.
zen
aiklar, bazen de a1klamazlar. Argivlerdeki resm
yazigmalarve
ba-
zi
tarihi
ve
ulemnm
grp
eleahmrsa, slmabagh heterodox
grup-
lar iin 19
yzyildailgin gr
ve
uygulamalar vardir
Szn
edecegimiz
grup
Suriye-Lbnan-Filistin'de kalabahk bir 157
grup
teykil
eden,
iyi tegkiltlanmig; Arabca konugmalarma ragmen, artik
deta
ayri
bir
ethnie olarak
yagamuu
srdren Drzler; Kuzey Irak
ve
Gneydogu Anadolu'da
yasayan
Yezdler
ve
Anadolu
ve Rumeli'nin
her yerinde
yagayan
Alevler
ve
bazen Alev diye
amlmakla beraber, Su-
riye-Antakya blgesinde
yagayan
Nuseyrlerdir. Bu gruplara
devletin'
bakig1
ve
idare ile olan iligkilerinde hukuk, idar, mal uygulama ok il-
gintir
ve
aslmda birbirinden defarkhdir. Kugkusuz bunlar gibi
mtalaa
edilmeyen
ve
kurumlagan bir mezhep olan
Qa
hakkinda da Osmanh
idaresi imparatorluk dahilinde bazi kargi tedhirler
almaktadir.
Son iki yilda
argivlerimizde,
tasnif edilerek okuyucuya aalan 'rde-i
Hususiyye' ve
'Yddiz Evraki' fonlan yeni bilgiler getirmektedir. Bunlar-
dan bazilarmm
igigmda
bu
saydigimiz
topluluklarmresm evrelerde
na-
sil mtalaa edildiklerini elealabiliriz.
19. yzyil boyu Osmach idatesinin
en
eligkili politikasi Yezdler
zerindedit Hi kugku yok ki, Osmanh ulemsi bunlara kargi yogun bir
iIgi gstermemigtir.nmzdekibilinen
ilk derli tophi deneme, 1892'de
blgede valilik
yapan
Mustafa Nuri Paga'nm,
Abede-i blis
adh eseridir
(stanbul
1910). Eski slm
ulemsmm mesel
bn-iTeymyye'nin Mec-
muatu'r Resaffi'l-Kbra's1gibi bunlar hakkmdaki tractatlar
ne
kadar oku-
nuyordu, bilmiyoruz. Ama hem Osmank
ulemsi, hem evredeki halk
Yezdileri Mslman
olarak mtalaa etmemiytir dareiseYezidleri
ver-
gi,
askerlik
gibi konularda nasil bir
muameleye tabi tutuyordu? Ne s-
lm,
ne
de gayrimslimler gibi, diye
cevab verebiliriz. Yezdlerden ciz-
ye-i
ger-'iyye
almdigma dair bir kayit yoktur. Hatt kendilerinin diger
Mslmanlar gibi
askerlik
ykmllgu de
vardir. Bu hizmetin yerine
getirilmesi
bazen idare ileihtilflara
da
neden oluyordu,
7Z 1277/17 Ma-
yis
1861 tarihli bir irde Erzurum valisine
ilgin bir emir veriyor; buna
g-
re
Rusya'dan Bayezid sancagina
gelen
200hane Yezid halk, bedel-i gar
ve
resm-i agnam gibi vergileri veriyor. Ancak bunlar kura-i ger'iyye ile
as-
kere
almmaktadir.
Yezdler
askerlikten muaf tutulmak istiyorlar. Baha-
neleri ise,
askerin mavi niforma giymesi
ve
bunun
mezheplerine ayki-
ri olmas1ymig. rdebunlara
ayri
niforma
giydirilmesini,
aksi takdirde
muaf tutulup bedel-i askeriye derlerse, btn civardaki cahil Krd agi-
retterinin de askere almmasinm zorlaacagnu
bildiriyor.3
(Cahil bir ta-
lamekrd
ve
agre muafiyet
iinaik kapt birakmak olur). Askerlik hiz-
meti
yapan,
kendilerinden cizye
(capitation)
almmayan Yezid11erin,inan-
larim terk etmeleri ise
ihtida
(convert)ve (geref-islm
ile mgerref ol-
3 BOA, L, MM,
no:
895, 7Za 1277/17 Mayis 1861.
mak), slmia
pereflenmek diye ziklediliyor. 19. yzyil boyunca bunun
rnekleri ok grlr. Yezdleriin
(ihtid)
tabiriisrarla kullamhr.Oysadi-
ger
gruplar iintashih-i itkad (inancr
dzeltme) tabiri kullaruhrdi 6Ekim
158
1853/3 M 1270 tarihli bir irde, Mugsancaginda kain
(oturan)
Yezdt taife-
sinden
(grubundan)
daha nce bazi adamlanyla
(mteallikati)ihtida etmig
olan Ahmed Efendi'ye bir mkfat
(atiyye-iseniyye) verilmesini emreder.
Gene bu yillara ait bir
irde ile
Sehr-i
Zor eyletinde slmilegereenen
(peref-islmile mgerref olan)
Seyh
Mustafa'ya 150kurug
maag
tahsis
edilir.* Sultan II Abdlhamid devrinde be uygulama devam etmigtir.
Yezd agireti
mersmdan
(liderlerinden)
Kastamonu'ya gnderilmek
zere Sivas'a getirilen
Ali Paga'nm ihtida ettigi
ve
aretinin dahi ihtida
edecegi
anlagildigmdan bu agiretten Hamidiyye Alaylari'nm tegkiline
gayret
edilecegi,5
bunun Sivas vilyetinden
telgraflabildirildigi anlagih-
yor.
(7Za
1310/27
Kasim
1892
tarihli
sadrazam
tezkiresi.)Buinan de-
gigiklikleri
ne
kadar
samimidir?
Anlag11anbu Bbil'nin de
sorunu
de-
gildi,
huzursuzluk ikmasm yeter, diye dgunulyordu. Nitekim Mid-
hat Papa, Bagdad
valisi iken
(1872)
Yezdleri askere almaya
ahymig, li-
derleri Mr Hseyin Bey'in
ve
etrafmm 1200 imzah dilekesi zerine bu
iglemden vazgemigtir. Sultan Abdlaziz'in
aynca
Mr Hseyin Bey'i ka-
bul edip
'kapi
uhadart'
unvannu
verdigi biliniyor. Gene
Abede-i
blis
ya-
zan
Mustafa Nuri Papablgede valiyken, Lalig'teki kutsal ziyaretglu
ta-
mir
ettirmig.6
Benzer durumdaki Drzlerden de cizye gibi vergiler almmaz
ve
kura-i ger'iyye usul ile
asker
toplanird1.
4
9
1278/1
Agugtos 1861tarih-
li bir irde, Cebel-i Duruz halkmdan Arabistan
ordusuna asker ahndigi
halde, aaka belirtilmeyen durum
ve
nedenler dolayisiyla
o
y1l asker
ahnmamasi isteniyor?
Aika belirtilmeyen durum;
o
yilki Lbnan olay-
lan, yani Drz-Marun atigmasi ve
asayi bozuklugudur. Drzler,
Snn-Hanef hukuku tatbik ettiklerindenkamu hayatmda bir
sorun teg-
kil etmiyorlardi. Fakat asil nemlisi toplu oturmalan, iktisaden kuvvetli
ve
rgtl
ve sava1
bir
grup
olmalan, Osynanh idaresini onlara olum-
lu yaklaymaya
zorluyordu.
Szn ettigimiz tarihte Marun-Drz atig-
malan yeni
sakinleymig
ve
9 Haziran 1861'de, Cebel-i Lbnan'm yeni
stats
(reglement
organique), byk devletlerce tasdik edilmigti. Drz-
ler gl bir baski grubuydu. IL Abdlhamid devrinde Drzlerin Os-
manh sistemiyle btnlegmeleri iin okul
ama
faaliyetine luz
verilmig-
ti. 4
1315/2 Eylul 1897 tarihli bir
padigahirdesi Cebel-i Duruz'un
nfus
4 BOA,
.,MV., no:
131213 M 1270/6 Ekim1853;
BOA,
,,Dahiliye,
no:
17209.
5 BOA, YddtzArgivi, Husus, no: 267-24:7Ca 1310/27 Kasim1892tezkire-i saniye,
daire-i sadret.
6
J ohn
S. Guest, TheYezdis,KPI, New York1987,
s.
116, 138.
7 BOA, .,Dahiliye,no:
32713,4S 1278/11 Astos 186L
miktarma
gre tesisi kararlayttr11anokullann
bir
an
evvel atlmasim
em-
rediyordu?
Bb>l,grmezliktengeldigi bu gibi
rafiz
(heterodox)gruplarla iseil-
gin
iligkiler yrtyorlu. Bunlar 19.asirda Suriye'de Lazkiye
ve
Antak- 159
ya'daki Nuseyrler (Nuseyrlere Alev de deniyor) ve genigve
dagnuk
olarak Anadolu
ve
Rumeli'deki Alev
topluluklard1. Babili Nuseyriferi
sadece heretique
veya
saplan
olarak
gryor; tabi bu
gruptan gayrims-
limler gibi cizye aluuyor
ve
onlan
resmen
bir
gayrimslim(millet)
olarak
grmyordu.
Sayet
bunlar Snn olduklarnu
veya
bu gr kabul ettik-
lerini sylerse, tashih-i itkad (inancmdzeltilmesi) deyimi kullatuhyor.
II Abdlhamid devrinde buraya gnderilenpropagandistler sayesinde
Antakya
ve skenderun kazalarmdaki (blge)Nuseyrlerin tashih-i itkad
ettikleri
ve
bunun iin gereken yerlerde
mektepler aalmast
iin kabine
(meclis-i
vkel) karan
almm19t1.9
Burada din degil etnik bir btnleptir-
me
abasi da grlyor Resm
yaztyma ve tutum digtnda devlet adamla-
n ve
ulem Nuseyriler haklanda
ne
dgnyordu? Ulem
ve
idareci
zmrenin mensubu olan eski ilmiyye flyesi, kazasker tarihi Cevdet Pa-
a,
NuseyrIer hakkmda olduka
garip bir ifade kullamr
ve
daha da ileri
giderek, rakibi
Fuat Paga'mn kaympederi
ve ailesi Nuseyr oldugu iin,
aileyi
galiz bir ifadeyle, Ma'rzt adh derlemesinde hafife ahr. Tarih'inin
1. cildinde Nuseyrler iinyaptig1yorum daby1edir; Beyruggam, Lazki-
yeve
Trahlus daglarmda yagarlar der
ve
sevimsiz bir tasvirle bu fash ka-
patir.1 Verdigi bilgiler kismen dogru, kismen rivayettir. Drzilerle bazi
benzerlik de kurar. Drzler
ve
Nuseyrler zellikle grngte Msl-
mandirlar
ve
birbirlerine benzerler;
ama
itikatlarrun derinliginde nem-
li farklar vardir. Fakat bu kapah toplumu, haliyle cidd
bir
aragtirmayla
tammasi
mmkn degildir. Nuseyrlerhakkmdaki fash
gu
cmleyle biti-
rir.. "Hafazan Allah'a min
gurur-l
akadehum."
Bununla birlikte idare adamt
bu grglerindigmda bir politikag-
der. SelimDeringil'e
gre; 26Haziran 1890tarihinde Lazkiye (Latakia)
mutasarnft Muhammed Hassa, stanbul'agnderdigi yazida Sahvun
blgesi Nuseyrlerinin Sna-Hanef mezhebe
getiklerini dileke ilebil-
dirip, bu mezhepte egitim iin okullar
ve
camiler istediklerini,
daha n-
ce
Markab
ve
Cebele blgesi Nuseyrlerinin de
ayni geyi yaptiklanm;
blgedeki Hiristiyan misyonerlerinin faaliyetine karpt aclen bu istekle-
rui kargilanmasi, gerektigini belirtiyor Bblli de, misyonerlerin Nusey-
r liderlerini mal ynden destekledigini, kargi tedbir olarak
aym
yeyin
8 BOA, .,Hususiye, no:
243/613, 1-4 R1315/30 Agustas-2 Eyll 1897.
9 BOA, .,Marif
no: 67/804/1, 8R 1311/19 Ekim1893.
10 Cevdet, Tarih,
c. I. 1309,s.
332-334;
ayni yazar,
Ma'rzt,
yay.
Y.Halaoglu, stan-
bul, 1980,
s. 2.
yapilmasi gerektigini
dgnyordu.11
Nuseyrlerin durumu, blgedeki
Hiristiyan misyonerlerin propagandast dolayis1yladevletin dikkatini
e-
kiyordu.
160 19. yzyil boyu Nuseyrtler hakkmda kullamlan ifadeler veya
resm
yazigmalarda ortaya
konan grglerinbenzerine,
Anadolu Alevilerihak-
kmda gahit olmak mmkn degildir. 19.
yzyil Osmanh belgelerinde
Anadolu
veya
Rumell'deki Alev gruplarm ihtid(!) ettiklerine dair bel-
gelere
rastlamty degiliz. Muhtemelen bu konudaki
suskunluk, devletin
Alev
gruplarm
farkh ritelini grmezliktengelmesi
ile izah edilebilir.
Nitekim, imparatorluk
cografyasm1detleri
ve
inan gruplarlylataruyan
Ahmed Cevdet Paga, birok din
ve
mezhep zerinde bilgi verip
yorum
yaptigi halde, Alevllik konusunda susmay1
tercih etmigtir. Bu
suskunlu-
gun
muhtelif sebepleri vardir. 19. yzyilm idarecisi herhalde konnyu
grmezlikten geliyordu. Adliye
ve
Mezhib Nezreti'neait irdelerde
II.Abdlhamid devri boyunca Alevlerle ilgili bir tek kayda
rastladim;
(4
Ekim 1898) tarihinde Akadag kazasi (Malatya) Domkili kynde Sn-
nler ve Alevler
arasmda vuku bulan
muktele
(kargihkh
ldrme) hak-
kmda adl tahkikat yapilmasmdan
vazgeilmesi,
nazirm
tezkiresiyle
em-
rediliyor.12
lve
edelim ki;
Semseddin
Sami, Kams-l- a'lam,
c.
1.,
s.
226'da 'Agadag' maddesinde,
blge Mevtlerinden hi sz etmiyor. Bu-
rada
geleneksel
suskunluk
ve
mezhep
arasi
gerginlik
ve
taraflann birbi-
rini diglamatutumunu
rtbas etme
vegrmeme
egilimi grlyor.
Ad-
liye Nezreti'nin politikas1da
Cevdet Paga'mn suskunlugundan farkh
degildir. Kaldi ki, Cevdet Papa ok
uzun
yillar Adliye Nziri olmuy
ve
muhtemelen bu konudaki politikay1 da tesbit etmigtir. Su konuda 19.
asirda yerleptigi anlaplan Trk
ulusu
tutumun
da etkisi olabilir
Kugkusuz Osmanh idaresi, Basra
vilyeti
gibi yerlerde
tranhgi
ule
mmn propagandasma karei tedbirler ahyordu
(mezheb-i
$a'run
men'in).
Bu
mezhebi
yayan
iranji
ulemya
kar blgeye zel maagh
mderris
ve
din grevlileri tayin
ediliyordu.
23
Qubat
1901tarihli bir ir-
dedebu iglemi
tekrarhyor.13
Fakat
Qa'am
akde ynnden
szn etti-
gimiz
mezhep ve
inanlar gibi
mtalaa edilmedigi;
ama
aksine, siyas bir
alam olarak cidd bir tehlike diye grldg atktir.
19. yzyil basimm
ve
kitabin yaytidigt
bir asirdir. Szl tarih aragtirmalart iin geciktik, fa-
kat basth
ve
yazih evrakm tetkiki bu konuda
yeni
arprei
bilgiler getire-
Bilfr.
11 S. Deringil, 'The Invention of Traditionin theLateOttoman Empire', Comparative
Studiesin Society
and History,
vol. 35,1993/1,
8.15-16.
12 BOA, I., AvM, no:
1196/1118/5,
18Ca1316/4 Ekim1898.
13 BOA, I., AvM, no:
439/2775/1, 4 Za1318/23 ubat 1901.
Alevlk, Nusayrlk
ve
Bbtl re
Osmanh Alevligi nedir? Alevlik
akdesi, ritueli, ibdet biimleri, li-
turjisi
(dua
metinleri ilhileri) ile tarifi
yapiluug,kabul edilmig ortakta-
tehism'ive
gretisi olan bir inan
mid1r? Yoksatamamen bir ahlk siste
mi, bir dnya
gr
mdr? Galiba her ikisi iin de evetler
ve
hayirlar
izhar1 mmkndr. Alevligin kesin hay1r denebilecek
yam
ise;
merkez
bir teykiltlanmasi,bir ruhban simf
ve
hiyerargisinin olmadigidir. Bu
ne-
denlegnmzde Trk Alevligi Trkiye apmda bir tegkiltlamma
ve
bu meyanda Diyanet leri'nde
debir blm isterken; bizzat Alevi dg-
nr
ve
liderler tarafindan ortaya
konan
programlar farkhdir ve bunlann
nasil gereklegecegi de muhtelif
cepheleriyle bir problem olarak ortada
durmaktadir.
Alevilik
esas
itibariyle
(bzi
istisna gruplar hari) Trk
unsura
has
bir inanttr. Bu
nedenle
ok tekrarlanan bir nokta,
yani
Trk
Samanizmi
iletemel baglantisi aiktir. Ancak bu tarih-kltrel bagm mahiyetive
te-
ferruatt, folklor
ve din tarihi
alamnda baanh bilimsel
monografilerle
aydmlatilmaruptir.
Saniyen Trk
Samanizmi
konusundaki bilgi
ve
yo-
rumlar henz karanhktadir. Sukonudaki
son yorum
M. Eliade gibi bil-
ginIerin eserleri
igmda,
Samanizmi
Zerdglkteki gibi
daf
(ikilemli)
karakterde bir inan
olarak
grmekve
degerlendirmektir.
Sahsen
bu g-
rg
popler bir
yazar
olan
J ean
Paul Roux'da dahi
grlebilmektedir.1
Trkiye Aleviliginin kaynaklan bahsinde ihmal edilen ikinci
soru;
Alevligin topraklarmuzda grtilengizli H1ristiyanhk (Chrypto-Chreti-
anisme) Sabbataist Yahudilik gibi (Chrypto
J udaist)
cemaatlerle rituel
ve
folklorik iligkisi olup
olmadagidir. Aleviligin mensuplarnun bir lasuu bu
dinlere
gemig
midir
veya o inanlardanAlevlige
geen
olmug mudur?
Bu
sorunun
cevabi
aranmamig, gerekentetkikler
yapilmanuyt1L
Mesel 17. asirda Sabbatai Zvi'yi Mesih olarak benimseyenler
sadece
Yahudiler miydi? Millenarist (kiyametgn geldigine inanan) dgnce
ve
beklentilerin hkim oldugu 17.
asir
dnyasmda Zvi'ye birtakim Trk-
men
gruplardan, Hristiyanlardan da katilan olabilir miydi? Bizzat Se-
lnik Sabetaycalari iinde Smi asilh olmadiklarmi iddia edenler vardir.
Nitekim Selnikli Mslman bir aileden olan
romanci Cahit Uuk, bu
Tarih
ve
Kltrel Boyutlanyla Trkiye'deAlevfler, Bektaler, Nusayriler, Ensar
Negriat, stanbul1999.
1
J ean
Paul Roux, HistoiredesTurcs, Fayard, Paris 1985.MirceaEliade, Shamanisme,
Pantheon Books, New York 1964.
zmre hakkmda,
"Sahsen
Mslmanlar bu tarikata
(yle
diyor) diger
dialerden Hiristiyan
ve
Mslmanlarm girdigini sylerlerdi,"
diyor.2
Belgesi bulunmayan bu
yaygm
sylenti
ve
kanaat aragtmlmahdir.
n-
162
k Yemen'debunu destekleyecek benzer olaylar belgelenebilmektedir.
1861-65'te Yemen'de ortaya ikan
Sukur
Kuheyl I, sahte mesihti. IL
Qu-
kur Kuheyl
1868'de
ortaya
ikti. 1888'de YosefAbdullah ortaya ikti. Bu
n de destekleyen Mslmanlar vardi
ve
bunlar hir
zaman
mesih-
leri olarak bu adamlara itaat
ettiler.3
Bu Mslmanlann muhtemelen
Zeyd olmaktan ok Yemen'de
az
bildigimiz Mslman inan gruplan-
na mensup
olmalan mmkndr. Gene ilk elde
slnukabul eden bzi
zmrelerin, Girit
ve
Arnavutluk'ta oldugu gibi Bekta
ama
daha ok
ky Alevligi gibi din inan gruplarma intisab ettigi malmdur. Resm
Snn Islm bu gibi yeni
muhtedIere pek
czib
gelmiyor
olmahdir. Ay-
nca
devletin Islm kurumlanm genig lde
tegkil edemedigi Giritgibi
yerlerde bu hal
yaygm
olmahdir Dogu Anadolu'da da henz yeterince
aragtirilmayan byle kk gruplarinvarhgi bilinmektedir.
Dukonuda bir suskunluk sz konusudur. Nihayet devlet Alevlige ve
diger bu gibi diglamyor bilinen mezheplere kargi nasil bir
tutumve g-
ry sahibidir? Resm slm
acaba
Alevligi dighyor, te'db
ve
takip mi
ediyordu? Her
zaman mi
ediyordu? Bunun da cevabi verilmemigtir. Mo-
dernlegmeci
ve
Trk gruplar Alevligi ilerilik, adik,
banalhk, ka-
dm-erkek epitligi olarak yorumladilar. Cumhuriyet'in belirli
grup
aydi-
m
iin Alevilik sola aik bir inantir. Fakat bunun digmda Alevlige kar-
gi
gedd
ve ithamci davranan
ynetici
bir
evre
her
zaman var
m1yd1?Bu
sorulara
cevap
verirken;
zaman zaman
demelidir, nk Yavuz Selim
Han politikast Osmanh asarlan iiit tipik
ve
devamh bir uygulama degil
gibidir. Daha ziyde Alevligi grmezlikten gelen bir grg Osmanh
asirlari
iin ok tipik ohnahdir
ve
zellikle 19. yzyil muhafazakrlari
diyebilecegimiz evrelerde bu durumu daha atk olarak gzlemek
mmkndr.
19. yzytl slnn,bilhassa devlet szclgn stlenen evreler, Ale-
vlik konusunda suskun kalmayi tercih
etmig grnyorlar. Demek ki
Trk
unsur
arasmdaki bu din ihtilf onlan itiraf edemeyecekleri bir
ra-
hatsizhk iine sokmug
ve
herhangi bir degerlendirmede bulunmaktan
kamrniglardir. Dikkati-eken nokta; bu asirda Alevlik ile benzer du-
rungla olan,
yani k1sik idar
yapi ve
'millet'
teykilti iinde megruiyet
kazanmayan bazi mezhepler hakkmda fikir beyan edilip,
tutum
ahndigi
halde; Alevlik iin bu gibi beyanlarm sz konusu olmamasidir.
2 Cahit Uuk, Birmparatorfuk
kerken,
Yapi Kredi Yay.,stanbul1995,
s.
79.
3 Cahit Uuk, Birmparatoriuk
kerken,
YaptKredi Yay.,stanbul1995,
s.
79. Batem-
ya
Bat Zion Eraqi Klorman, 'Muslim Supporters of
J ewish
Messiahs in Yemen',
MiddleEasternStudies, vol. 29/4. 1993,s.714 vd.
Osmanh Devleti'nde
'millet'
geklinde rgtlenmenin
ne
demek oldu-
gunu
biliyoruz. 'Ehl-i Kitap' veya
'Zimm' stats altmda slmmbir ba-
kima tamdigi farkh inan topluluklari; zel stat,
zel idr-ml dzen-
Iemelerle idare
edilirdi.
Ruhan simflan
ve
yneticileri belliydi. nanla-
163
r1aikti
ve
sdece din degil, dnyev
igleri de
ruhan liderlerine
birakil-
migt1.Dolayasiyla Musevlikte
ruhban smifi yoksa
da, din grevli1eribel-
li bir hiyerargi ilecemaat reisi statsn
almigttr
ve
hatta akideye iligkin
meselelerde de bunlar yetkili
makamdi. Bu statdeki din grevlilerin
etkisi, Sabbatai Zvi
olaymda grlmgtr. Mslman tebaa iin iseby-
le bir teykilttan sz
edilemez. slm,devletin kendisi idi. Ehl-i Snnet
digindaki zmrelerin bu gekilde rgtlenmesi
ve
idar bir hiyerargi iin-
de liderlerini tayin
sz konusu degildi. Var olan liderler de fiiliyatta
(Drz
ve
Yezid geyhleri) idare taraftadan muhatab almsalar bile, bir
millet teykiltmm bagi (einarh)
olarak tanmmazlardi.
19.yzyilda II. Mahmud
reformlan
en
bagta, Yenieriligin ilgasi; Bek-
tag tekkelerinin kapatilmasive tekkelerin kayyumiugunun Nakgibend-
lere
verilmesi
ve
asil nemlisi, Bektalerin takib
ve
te'dbiyle sonulan-
di. Bugn literatrde bu olay bzl yazarlarca yanhg
olarak Alevligin
ta-
kib
ve
te'dbi
ile aynlegtiriliyor. Oysa messeselegmig Bektaligin her
daim Alevlik ilebir olmadigi, Bekta derghlarmda ky Alevligi rit-
elinden ok Bektaligin kendi dabmm izlendigi, Sunn
ve
gayr-i
ms-
limlerin detarikata intisaba
veya
baglantisi oldugu
malumdur. Alev de-
deligi ile Bektag babahgt
ve postniginligininde
ne
kadar ilgisi kurulabi-
lir, bu bir sorundur. Nitekimbugn
artik ortaya ikanAlev
cemevleri
ve
derghlar, mesel stanbul'unaz
saytdaki Bekta
zmreleri tarafmdan
pek ilgi grmemekte
ve
ziyaret
edilmemektedir.
Sphesiz
Bekta edebi-
yati Alevler tarafindan benimsenir, ama
Alevligin zgn katki
ve
folk-
lorik zenginliginin
Bektalerte her
zaman
tamndigt
ve
izlendigi syle-
nebilir mi?
Osmanh
Devleti, tarihteki
en
kalabahk dinler konglomerasiydi. Tani-
nan,
kurumlagmig din
ve
mezhepler kadar; kendini gizleyen,
resmen
ta-
mnmayan,
ancak
kompu cemaatlerin tamdigiinan
veya
ritellere sahip
gruplar da
vard1. Bunlarm bzisi tarihin
akigmda eridi
gitti.
Bzilan ise
aksine
yagiyor
ve
zamanimizda hayli nemli kltrel, siyas
rol
oynuyor.
Sz edilen bu cemaatter slmdini iinde smiflandmhrken, Ranzi (he-
retik) olarak adlandmlmalan ashnda bir zaruret geregidir
ve pek
dogru
bir deyim degildir. 'Heterodox' gibi bir kavrami iseTrkeye evirmeyi-
gimiz filolojik bir meseleden ok itikada iligiktir. Haristiyanhkta
ilh bir
niybet iddiasi taglyan
rubban smifmm; kilisenin yeniden ortaya koydu-
gu,
yorumladigt, tasdik
ettigi bir
akidenin digmda kalanlan yeya
muha-
lifieri tarumlama biimi bir genig lgat yaratti.
Heterodox (dogruyolda
olmayan), heretique (Rafizi) gibi
deyimlerin ardi gelmez. Bu deyimleri
bizdeki zendeka
(zmdik), irtidad (mrted) gibi deyimlerle elegtirmek
de pek
kolay olmuyor.
nk
Hiristiyanhk-Mslmarthk arasmda
para-
1ellikkurmak da mmkn degil.
164 Bu gruplar
gene
bzi
yazarlar
tarafmdan dayanhg olarak
'haric'
di-
ye
nitelendiriliyor. Bu da pek toptanci ve
gerekleve
Islmm tarih
ya-
pistylabagdagmayanbir smiflandirmadir. Devlet bunlan
gayr-i
mslim
diye
grmez.
Ama ulema
ve
bazen halk kendi digmda degerlendirir. Ce-
maat
ve
devlet iligkilerinde mli
ve
idad alandaki uygulamalar, Msl-
man
Snn cemaate yapilan
muameleden farkh degildir; fakat idarenin
bu gruplar hakkmdaki gry
ve yaklagimi farklidir. Brokratlar (mlk
erkn) bu farkh grp de bazen
aiklar, bazen a1klamazIar. Argivler-
dekiresm yazigmalar
ve
bzi tarihilerin
ve
ulemnm
grg
elealmir-
sa, slmdaki
Iteterodox(!)gruplar iin19. yzyildailgin
grveuygu-
lamalar
vardir.
Szun edecegimiz
grup
Suriye, Lbnan, Filistin'de kalabahk bir
grup
teykil eden; iyi teykilatlannug,Arapa konupmalarma ragmen artik
deta
ayn
bir
'ethnie'
olarak
yaammi
srdren Drzler, Kuzey Irak
ve
Gneydogu Anadolu'da
yagayan
Yezidler
ve
Anadolu
ve
Rumeli'nin
her yerinde
yagayan
Aleviler
ve
Alav diye
amimakla
beraber, Suriye,
Antakya blgesinde
yaayan
Nusayrlerdir. (Nusayrler kendileri bu
isimle amlmaktan hoglanmaz.) Bu gruplara devletin bakigi
ve
idare ile
olan
iligkilerinde hukuk, dar,
ml nygulama ok ilgintir
ve
aslmda
birbirinden de farkhdir. Kugkusuz bunlar gibi mtalaa edilmeyen
ve
kurumlaan bir mezhep olan
gia
hakkmda da Osmanh idaresi impara-
torluk dahilinde bzi kargi tedbirler
almaktadir.
Son iki yllda argivlerimizde, tasnif edilerek okuyucuya aalan 'rade
Hususiye'
ve
'Yddiz Evralo' fonlan yeni bilgiler getirmektedir. Bunlardan
bzilanmn
igigmda
bu saydigimiz topluluklarm resm evrelerde nasil
mtalaa edildiklerini elealabiliriz.
Bbili, Drziler'in Snn fiklum tatbik etmesinden dolayi
amme
ha-
yatmda bir problem teykil etmemeleri, toplu yagamalan, kuvvetli
sosyal
hiyerarpi, iktisden kuvvetli
ve savai
olmalan
nedeniyle;
bu grubu s-
lm mmeti iinde grmg, vergi vermeleri
ve
hele askerlik yapmalan
nedeniyle devletle Drzler arasmda .iyi iligki kurulmugtur. Drzler
hakkmda ulemmn reyi
ve grg
politikaya
yansimaruptir ve
hatta
Cebel'deki liderlerin M'n Emir Fahreddin (XVIL asir),
Sihab
Emir
Begir (IX. asir) gibilerinin belirli otonomisi dahi
olmuytur.*
Drzlerin
Osmanh cemiyetinin ve
resm slmaentegrasyonu iin IL Abdlhamid
devrinde okul
ama
faaliyetine luz verilmigti. Yezidlerle de
ayru
dz-
lemde iligki yrtlmgt. Bunlar gayet Sunniinanca
geerse
'geref-i
Is-
lmile mgerref olmalanndan'
veya
'ihtida
ettiklerinden' sz edildigi
4 BOA, Ir-Dah, No:
32713/4,
s. 1278
ve
BOA, Ir-Har, No: 243/613/1-4 R 1315.
hlde,
gayr-i
mslim bir
millet
gibi muamele grmedikleri, cizye ahn-
madigt
ve kendi1erine askerlik
yaptirildigi
mlumdur.5
Sphesiz
Osmanh idaresi Alev
aduu alan Nusayrlere Yezdlerden
daha farkh bakar. Ama Nusayrlerin degerlendiriligi
ve
ele aluuaAna- 1 5
dolu
ve
Rumeli'nin her tarafmda
yaayan
Trk-Alevt gruplardan da
farkhd2r.
Bbll ise, grmezliktengeldigi bu gibi Rafiz1
(heterodox) grupiarlail-
gin
iligkiler yrtyordu. Bunlar 19. asirda Suriye'de Lzkiye
ve
An-
takya'daki Nusayrler
(veya
Alev de deniyor), genig ve dagmik
olarak
Anadolu
ve
Rumeli'deki Trk-Alev topluluklardi. Bb-i Al Nusayrneri
sadece sapkm
(heretique)olarak grmyor; ama
bu zmreden gayr-i
mslimler gibi cizye alnuyor
ve
onlan
resmen
bir gayr-i mslim (millet)
topluluk
olarak da
grmyor.
Sayet
bunlar Snn
olduklan
veya
bu g-
rg kabul ettiklerini sylerse, Yezidlerin aksine fashih-i
i'tikd
(inancm
dzeltilmesi) deyimi kullamhyor. II. Abdlhamid devrinde buraya gn-
-
derilenpropagandistler (tebligei)
sayesinde Antakya
ve
Iskenderun ka-
zalarmdaki Nusayrlerin
fashih-i i'tikd ettikleri
ve
bunun iin gereken
yerlerde mektepler ailmasi iin hkmet (Meclis-i Vkel) karan ahn-
mig.6
Burada din degil, etnik
ve
entegrasyon (btnleptirme)abasi da
grlyor.
Resm
yazigma
ve tutum diginda devlet adamlan
ve
ulema Nusayr-
ler hakkinda
ne
dugnyordu? Ulema arasmda
yetigen
ve
ghret bulan,
mlkiyye silkine
geerekidareci zmrenin mensubu olan eski kazasker
tarihi Ahmed Cevdet Papa, Nusayrler hakkmda olduka
garip bir
ifa-
de kullamyor
ve
daha ileri giderek;
rakibi
Fuat Paga'nm kaympederi
ve
ailesi
Nusayr
oldugu
iin, Fuat Paga'nm haremini
pagamiza
yalagmaya-
cak galiz bir ifadeyle, Ma'ruzt adh derlemesinde hafife abr: "Fuat Papa
o
rtbe Rayitsiz idi ki, familyasmin 1rz
u
nmusunca lubaliyne harek-
tam
bildigi halde igmaz eIerdi; nk zevcesi hammm pederi
Ahmed
Efendi, Nusayr tifesindenolup, Nusayrlerde iseirz
u
hamiyyet diye-
Ieri olmad2gmdan,
hammm
mbaltsizhgi pederinden
mevrus
olup
vs..."
Tarih'inin 1.
cildinde
Nusayrler iin yaptigt
yorum
da byledir Bey-
rut,
pm,
Lzkiye
ve
Trablus daglarmda yaarlar der
ve namus
anlay1g-
larma ait olumsuz bir tasvirle bu fash kapatar
7
Verdigi bilgiler k1smen ri-
vayettir. Paga, Nusayrler
ve
Drzler arasinda bzi benzerliklere de iga-
ret
eder.
Onagre:
Drzler
ve
Nusayrler zellikle
grngteMsl-
mandirfar
ve
birhirterie benzerfer;
ama
firicidlarmm
derin/Ide
5 BOA, Ir-Mec, Va. 3Muh 1270-No:11312;BOA, Ir-Dah, No. 17203,
gene
BOA, YA-
dizArgivi IJ mumiNo: 267-24/7 CA 1310,tezkire-i samiye.
6 BOA, Irade-Maanf,
No: 67/804/1, 8Rebiulhir 1311
(19
Ekim1893).
7
Cevdet, Tarih, I, 332-4.Ma'ruzt, s.2.
nemli farklar
vardir. Fakat bu
kapah toplumlan,
haliyle cidd bir
arag-
tirmayla tammy
olmasi miimkn degildir. Teorik bilgi
ve
szl tahkikat
ve
rivayetle bilgi edinmigtir. Nusayrler hakkmdaki fash
u
cmleyle bi-
166 tirir: "Hafazan Allahu min purr akaidihim."
Bununla birlikte idare adaru bu grglerin dqmda bir politikag-
der. Selim Deringil'e
gre:
26Haziran 1890tarihinde Lzkiye (Latakia)
mutasarnfi Muhammed Hassa stanbul'a
gnderdigi yazida Sahyun
hlgesi Nusayrlerinin
Snnt-Hanef mezhebe
getiklerinidileke ilebil-
dirip, bu mezhebin egitimi iin okullar
ve
camiler istediklerini, daha n-
ce
Markab
ve
Cebele blgesi Nusayrlerinin de
aym
geyi yaptiklarmi;
blgedeki Hiristiyan
misyonerlerin faallyetine kargr
acilen bu isteklerin
kargilanmasi gerektigini belirtiyor. Bbll de misyonerlerin
Nusayr li-
derleri ml ynden destekledigini, karei tedbir olarak
aym
geyin yapil-
masi
gektigini,
dgnyor?
Nusayrlerin durumu, blgedeki Hiristi-
yan
misyonerlerin propagandast dolayistyla devletin dikkatini ekiyor.
Burada Suriye Nusayrligi (Alav) ileAnadolu ky Alevhgi
arasm-
daki benzerlikler
ve
aynhklar zerinde duracak degiliz. Konumuz hari-
cdir. Her iki
halk da bzi din liderler tarafmdan ynetiliyor, baglarmda
merkez bir
organ
yoktu. Fakat Nusayrlerin kendi
aralarmdaki iligki da-
ha
sikidir. Eu halk, bir
zamanlar Trkmenlerle evrili bir denizdeArap-
a
konugan bir
etnik
gruptu.
Nusayri topluluklar arasmda iletigim kuv-
vetliydi. Mesel, Lzkiye ileMersin'deki Nusayrler aralarmda haberle-
giyor, kiz
ahp veriyor, ortakhk kuruyor, ticaret yapiyordu. Mersin mmti-
kasmdakiAlev Nusayritopluluk Lzkiye'den g etmigtir. Mamafih Pe-
ter
Alford Andrews'in
verdij!;i Adana iin 22.356
ve eliin 9A30
raka-
mi
ihtiyatla
kargilanmahdir.9
Ama Anadolu-Rumeli Alevleriyle, Hatay
ve
Suriye Alevleri arasmdaki
en
byk farkgphesiz lisandir. Bir
ara
i
gve
gehirleyme Arapay1
eritmeye baglarugken,
son yillardaNusayr
topluluklar arasmda Arapa, bir dirilme gstermektedir.
Bugn
iin Antakya
ve
ukurova
Nusayrliginin
Araphk ile
ulusal bir
kimlik aynlegmesi
iinde oldugu
sylenemez.
Ama Nusayrtler Snn
topluluklari lle
aynlegmemeyi debelli bagh bir strateji olarak grrler.
Osmanh idaresi Alevligi bir inan grubu,
hele bir
'millet'
olarak
gr-
memigtir. Gemig asirdakiidare ileAlev ky topluluklari
arasmdaki
so-
kluk
veya
idarenin onlara gsterdigi tolerans etrafh belgesel aragt1r-
mlara konu
olmaktan ok bir
edebiyat
ve
abartma mevzuudur.
19.
yz-
yil
idatesi ise Anadolu-Rumeli
Alevleri hakkmda Nusayxlerin
aksine,
ihtiyatla ifade dahi kullanmaktan da ok susmay1
textih
etmektedir. Nu-
sayrler hakkmdaki grgler
veya
Yezdler hakkmda MustafaNuri Pa-
8 SelimDeringil, 'The Invention
of
Tradition in late Ottoman Empire', Comparative
StudiesinSociety
and History, vol XXXY,
.1993/1,
8.15-16.
9 Peter Alfred Andrews, 'Ethnie Groupsin the Republic
of Turkey', TubingenAtlas,
Wiesbaden 1989,
s.
151-152.
ga'mn yaptigi degerlendirmelerin benzerine Anadolu Alevleri hakkmda
rastlamak
mmkn degildir.
Alevler konusunda
mesel
Nusayrler
ve
Yezidlenie oldugu gibi te-
rimler kullarulamiyor. 19. yzytl Osmanh belgelerinde Anadolu
veya 167
Rumeli'deki Alev gruplarm ihtida
(!)
ettiklerine dair belgelere rastlarny

degiliz. Byle bir tbir kullanmazlar Alevler hakkmda. Avam
ve
szl
bazibetimlemeler vardir
ve
Snn-Alev atigmast bu nedenle devlet rhe-
torique'inden
(sylem)
kaynaklanmaz. Muhtemelen bu konudaki
sus-
kunluk, devletin Alev gruplarm farkh ritelini
grmezliktengelmesi ile
izah edilebilir. Nitekim imparatorluk cografyasim detleri
ve
inan
gruplanyla
tamyan Ahmed Cevdet Papabirok din
ve
mezhep zerinde
bilgi verip
yorum
yaptagi halde; Alevlik konusunda
susmay1
tercih et-
migtir. Bu suskunlugun muhtelif sebepleri vardir. 19. yzyslm idarecisi
herhalde konuyu grmezlikten geliyordu. Adliye
ve MezahihNezare-
ti'ne ait irdelerde II. Abdlhamid devri boyunca Alevlerle ilgili bir tek
kayda rastladim. 18Cemziye'l-evvel 1316/4 Ekim1898tarihinde Aka-
dag kazas1(Malatya) Domkili kynde Snnler
ve
Aleviler arasmda
vu-
ku bulan mu.katele hakkmda adl
tahkikat
yapilmasmdan
vazgeilmesi,
nazirin
tezkiresiyle
emrediliyor."
lveedelim ki;
Semseddin
Sami dahi
IGimsu'l-A'fm,
c.
1,
s.
226'da 'Agadag' maddesinde blge Alevlerm-
den hi sz etmiyor. Burada geleneksel suskunluk
ve
iki mezhep
arasi
gerginlik
ve karhkh diglama
tutumunu
rtbas etme
ve grmeme egili-
mi
grlyor. Adliye Nezreti'nin politikasi da Cevdet Paga'mn suskun-
lugundan farkh degildir. Kaldi ki Cevdet Papaok
uzun
yillar adliye
na-
z1r1
olmuy
ve
muhtemelen bu konudaki politikaya da tespit etmigtic Bu
konuda 19. asirda yerlegmeye baglayan Trk milliyeti
tutumun da etki-
si
olabilir.11
kinciMegrutiyet'te Mevlev, Bekta
ve
Melmi gibi tarikat
10 BOA,
Arade-Adliye
ve
Mezahib,
no:
1196/1118/5, 18Cemaziyel evvel
1316.
11 Bukonuda StudiesinOttomanTransformation,'LesOrders Mystiques et L'Admi-
nistration Ottoman l'Epoque du Tanzimat'
s.
151-156,adh makalemizde Tan-
zimat devrinde merkez hkmetin tekkeleri
ve
tarikatlarl kontrol usulne de
ilmektedir.
Klsik Osmanh devrinde bu gibi mezheplerden ok, bazi tarikat
ve
dergh
men-
suplart takibata ugrada. Mesel 16.
asra
ait
gu
mhimme hkmlerini grelim:
Sekkelerin etrafma zm dikip, hamr
yapan agiklarm
istanbul'agnderilmeleri
hakkmda' 2 RA 968/10-XI 1561 tarihli hkm: (Mhimme 3)
veya
"Kaliakra
nam
hisardakiSaru Saltuk zviyesi asiklan eh]-ibid'at m1yoksa ehl-i
snnet
vel-
cemaat nudir? Nicedr bildiresiz..." (14M 967/15 Ekim1559tarihli Mhimine3).
Aymtarihlerde 'Tekkelerde ehl- snnetten olmayan gildarm
men
edilmesine
dair Varna kadisma
ve
nzir-1 emval olan Mehmed'e hkm' (Mhimme 3,
473/172 29M. 967-1559ylh Kas2m). Kisacas: byk kitlelenien ok, propaganda
yaparak etran kendine ekecek dervig zmreieri takip edilmektedir.
Tanzi-
mat'tan
sonra devlet bukonuda ok daha dikkatlidir
ve galibatebaada
aym
l-
iidedikkatli
ve
siyast nizamla
ters
dgmeme gayretindedir. Tekkeler
ve
parlatan
dervig
ve
mgid
namma
kimseler
gene
takip edilip surlmektedir.
ehlinin birlegip cemiyetler
tegkiliylehkmeti, ttihadve
Terakki'yi des-
tekledigi biliniyor. Esasen ttihatilann bu gibi tarikatlara dahil oldugu
da
malum.
Amma hkmet esasta Snni-Alev gibi
ayrimlan zikretmek
168
ve
taraf tutmak
cihetine
o zaman
dagitmemigti.Tekparti dnemi iin de
aym gey
sylenebilir
12
Literatrde Tartk Zafer Tunaya
ve
daha nce E.
Ramsaur bu konuya
temas
etmiglerdir.
Cevdet Paga; H. Mahmud devrinde Baktalerin takibi
ve
derghlan-
nm
kapatumasi konusunda da ihtiyath
ve
dil bir slp kullanmaktadz.
zelliklebzi mnevver kimselerin, laskan ulemmn
zulmne ugra-
masim gayet tesirli bir biimde
nakleder. Nitekim Cevdet Paa
Bekta-
lik
iftirasi
ile
srlen zevati da
saylyor:
"Garibdir ki bu sitada Anadolu
payeluleiden Melekpagazde Abdlkdir Bey, Mekke-i Mkerreme
pa-
yelulerinden
vak'anvis-i sabik
Sanizde
Mehmed Ataullah Efendi
ve
gik-a-slis
defterdan meghur
smailFerruh Efendi dahi Bektalikle it-
hamolunarak; Abdlkdir BeyManisa'ya,
ganizde
Menemen'e, Ferruh
Efendi Bursa'ya sruldler... Bunlarm Bektalikle hi teallk
ve
mn-
sebetleri yok idi," der. Kisacasi BegiktagCemiyet-i lmiyyesiddigimiz
zel ilm
grup
dagilm19ti
ve
ulem
ve
debmn zarif kipileri birilerinin
gazabma ugrarmytt. "O
zaman
megahr-i felsife-i slmiyye'denolan
Begiktagh Kethdazde Efendi
dahil3
haftada iki
gn
ol meclise devam
ilegerek felsefyata
ve
gerek edebiyata dair olan
mbahestda
bulunur-
mug." Kendisini Cevdet Papa
'ayakh
ktphane' diye tammlar. Garb
ve
Sark
msikisinden, Fars dilindeki derinliginden sz eder: Nitekim Ket-
hdazde'nin mtevazi ve
drst hayah zerinde
anekdotlar elyazma
mecmualarla elden ele dolagmytir.
"Genellikle Bektaler
Seyhu'l-slm
nnde imtihan edildikte
$i-
lerin usul
uzere
(takiyye)yolunu
seerek Snnt grndler," der. Cev-
det Papa Tanzimat dneminin Bektalik
ve
Alevlik konusundaki akl-1
selimini temsil eder. Nitekim Tanzimat dnemi brokratlan II. Mahmut
devrinin aksine Bektalik
ve
Melmlikle byle amansizca
ugragmak
-
yntemini terk
etmiglerdir. Zamanla bu tarikatlann bir rehabilitasyonu
da saglandi. Fakat genelde btn tarikatlar zerinde
gzetleme, dene-
tim ve
suurlayict bir mekanizma geligtirdiler. Tekke devlete yamandi,
devlet tekkenin gzeticisi
ve
hamisi
oldu.
-
.DevletinVahhablik
ve
smailiyyegibi mezhepleri tantmadigi, hop
grmedigi; buna karythk Drzlik
ve
Yezidlik gibi
inanlar1slm
ina-
myi
dqmda grdg halde idar ynden sabir
gsterip,
eritme
ve sa-
kinleptirme yoluna gittigi bilinlyor. Aym gekilde tarikatlar iin de ben-
12 Ramsaur, 'The Bektashi Dervishes and the Young Turks', TheMoslem World,
XXXII,1942; Tunaya, Trkiye'deSiyasiPartiler, c.I, ve
III.
13 Cevdet Pa, Tarih,
c. 12. Dersaadet 1309,s. 180,Mehmet EsadssiZafer,
s.
205-
209,
aynca
R. E. Kou, 'Arif Efendi', IstanbulAnsiklopedisi,II, 996.
zer tavir
sz konusudur. Hurufilik hop grlmemigve halen 15. asirda
mensuplan takib, tedib
ve idam edilmig. Ticanlik tarikati slm
akide-
sine
aykiri grlmemig
ve
fakat
resmen tammp himaye
grmemigtir.14
Tanmmayan
ve
tasdik edilmeyen tarikatlar
veya
buna
rnessup
olanla- 169
nu
tekke kurmalan devlet tarafmdan
yasak
edilir, dergh
ve
tekkeleri ka-
patihrdi. Mesel
1851'de Istanbul Anadoluhisan'nda tanmmayan bir tari-
kat geyhi, parlatanhlda vasiflandmhp, srgn edilmigti. Mahallemuhtan
bzi sekene-i mahalle ile beraber Meclis-i Vl'ya bir arzuhal takdim,et-
mig
ve
Anadoluhisari'mn
sadik ahalisinin mezkr
gyh
Mustafa'dan gik-
yet
ettigini
ve
takibini talep etmig. Meclis-i Vl
kararmda:35
"Gksu
ta-
raflannda bzi b idrakler geyhimdiyerek, izlle mncasir
olan Mustafa
nam
gahsmtaraf-i val-i meghatpenahden sual
ve
tezkire olunan ahvli,
seair-i is1miyyeye bakigaun si ef alde ohnasma
ve
bir mahalle nefyi"
mealindeki tezkire
ve
irade ilesrgnne karar verilmigti.
Meclis-i Vl, Tanzimat devri boyunca tekkelerin dzenine, bzi ih-
tiyalarria, beslenmelerine
ve
ml
yardunlara
karar
veren
organdi,
Mesel Valide Sultan'm Cerrah Derglu'na yaptigi bir
bagiqut16
dahi
Meclis-i Vl'dan gemesi, bu alandaki merkez kontrol politikasim
gsterir.
Buna kargilik Osmanh devlet idaresi ran
Siligi
konusundaki olum-
suz tavrim sonuna
kadar devam ettirmig grnyor. Alevlik
ve
Bekta-
lik konusundaki
suskun
veya grmezci,
bzrhalde kabul edici tavir
bu alanda srdrlmemigtir.
23
Subat
1901 tarihli bir irade debu iIemi
tekrarhyordu.17
Fakat
Sianm
akde ynnden szn
ettigimiz mezhep
ve
inan1ar gibi m-
talaa edilmedigi;
ama
aksine,
siyas bir alam olarak cidd bir tehlike di-
ye
grldg aiktir.
19.
yzyll basmun ve kitabm yayild2gi bir asirdu. Szl tarih arag-
ttrmalar1iin geciktik, fakat hi degilse basih
ve
yazih evrakm tetkiki
bu konuda yeni
ve arpici
bilgiler
getirebilir.
Bektalik
ve
bilhassa ky Aleviligi siyas bir direnige gemedigi tak-
dirde devlet katmda
mesele olarak mtalaa edilmez. zellikle19. yz-
yllm liberal ulusu
veya
radikal evrelerinde ise Alevlik milI Trk
inanc1, folkloru
olarak hayirhah bir bakigla mtalaa
edilirdi.
14 Ahmedlik, Bahalik gibiinanlar: B.Lewis, The
J ews
of Islam, Princeton 1984,
s.
20.J ohn
S. Guest, TheYezidis,London 1987. Yezidler ve
Osmanh idasi
iin
BOA, IMV, No:
11312/3
Mart 1270tarihliirade Mu; Sancagl'ada ihtida eden Ye
zidler BOA, radeMec.Mah. No: 895gurre-i CA 1277, YezidIer ve
kur'ai pefiy-
ye.
15 14 Eyll 1851,IMV, Nr. 573316 Mu. 1267/21 KasimTB50,
16 BOA. IMV. No: 1113118 Za 1287/14 Eyll 1851.
17 BOA,
rade-Adliye
ve Mezahib, No:
439/2775/14 2.ilkaade 1318.
Osmanlz mparatorlugu'nda
'Millet' Nizamt
Osmanh Devleti bir Mslman devletti
ve
halihazir tarih izgisi iti-
bariyle
son slm
imparatorlugu olma vasfmi tagunaktadir. Epphesiz
bu
devletin tarihe kangmasi demek, bu tarihin lm demek degildir, tarih
elan
ya1yor;
Osmanh sistemi bugnk dnyamn hadiseleri iinde ka-
Imtilariyla vardir. slmimparatorlugundan nce (ki bu devir ikinci ha-
lifeHz. mer
zamamadaki ftuhatla baglar) daha slm
devletinin
ve ta-
rihinin baIangicmda Medine-i mnevverede gayrimslim
cemaatle
ya-
gama
uygulamasi baglamigtr. Binaenaleyh Daful slmiinde kitap eh-
li olan
gayrimslim
zmrelerin zzmm stats altmda hukuk
ve
mkel-
lefiyeti olmutur. slmdevletinde gayrimuslimler himaye
altindadir.
Buna kargihk bazi vergi mkelleflyeti
(tarnnda harac)
altmdadirlar
ve
kafa vergisi
(cizye)
derler. Mamafih bu iki konunun zengin tefermati
vardir. slmimparatorlugunun daha ilk asrmda haracvermekle mkel-
lef gayrimslimlerin ihtida etmesiyle vergi
geliri
azaldigmdan; bir md-
det
sonra
verginin matrahi
mkellefin
kendi degil,
arazisi olacak biim-
de tefsir edilmig
ve
arazi harac olarak sunflandinlmigttr
Burada tatbi-
kattaki bazi meselelrin de Halid bin Veld (Irak fatihi),zamanmda, eski
Sasani dihkan'larm
(ky
resasmm)
gmvlendiriImesi ilezldg
ma-
lumdur. Cizyegibi
bir bag vergisi de uygulamada Roma, Bizans; Sasani
imparatorluklarmda da
(capitatio,kephaletikon,
gezit) ad1altmda dev-
let dini d1pmdaki unsurlardan ahnmaktaydi. Cizye islmhukukunun
esaslan
iinde
askerlik mkellefiyetine
kargihk almmaktadir.
slmtari-
hinde bu tabir Osmanh'nm
son
asrmda,
yani Tanzimat'tan
sonra
kalk-
mig
ise de, vergi gayrimslimlerden bedel-i asker adi altmda almmigtir.
Ne
var
ki kimi gayrimslimlerin orduda
ve
donanmada asker oldugu
malmdur.
Hatta donanmada nefer olatak da bulunuyorlardi. Bundan
bagka bazi Mslman genlerinde bu bedeli deyip askerlikten muaf
old'ugu
grlmgtr.
Sair yndenBirinci Cihan Savaga'nda askerlik
mu-
afiyeti
genig
lde lagvedilmig, gayrimslimler de orduya ahnmigttr.
Ordunun meslek
simflarmda bir hayli gayrimslim zabit vardir. Bundan
bagka slmimparatorlugu eski imparatorluklarm bu sahadaki det
ve
kurumlarmdan
uygun grnenleri kabul etmigtir. MeselaSasani mpa-
ratorlugu'nda
Hiristiyan kiliselerinin
an
almasi
uygun grlmez,
bir
*
Prof. Dr. HmideTopuoglu'naArmagan, Ankara 1995.
tahta, tokmakladvlmek suretiyle
cemaat ayine agrihrdi. Bu
usul hep
benimsendi; ancak 1856Islahat Fermant hkmleriyle
mutabakat halin-
de bu yasak
kalkb1
ve an
almdi. Kuds'teki mukaddes
mezar
kilisesi St.
Sepulchredenen Kamame Kilisesi'ne Rus
art
dev bir
an
hediye etti.
ni
Ancak eski tahta oymak alma
ananesini Hiristiyanlar da benimsemig
olmah ki; bugn dahi ayin bagmda anlarla birlikte aym
yerde tahta
tok-
mak vurulmaktadir. Gene degigik din
mensuplannm ayrikiyafet giyme-
leri debu gibi
mkellefiyetlerdendir. Mamafih kdik kiyafet
ayrimi ve ay-
ri
mahallelerde oturma gibi
zorunluluklari; gayrimslim gruplar dabe-
nimsemigtir.
Gayrimslim
iin de Mslman'la kangmama, dinini ve
ananesini bu yolla devam ettirme gibi bir keyfiyet sz konusuydu. Bu
nokta mhimdir.
slam
devletindeki
ve
ezcmle Osmanh'daki millet bi-
iminde teykiltlanma
ve
ferdin bu kesime
aidiyeti modern dnyadaki
azmhk
stats ve
psikolojisindenhem objektif hem de
sbjektif esaslan
itibariyle farkhdir.
Millet sz gerekten de
din bir aidiyeti ifade eder. Bukavrami bu-
gnk
'nation'
anlammda kullanmak,
Sark
milletlerine Osmanh asirla-
rmm,
hassaten
son
asirda getirdigi bir kullanun biimidit Fert dogdugu
millet komparumamnm iinde
o
cemaatin ruhan, ml, idarl
otoritesine
baj!;holarak
yaar.
Ancak ihtida
ederse bu kompartimam degiytirir s-
lam devleti gayrimslimlerin ihtida
(yani
sadece slamagemesi) digm-
da bir dinden brne gemesini
hog
grmez; pratikte
de bu pek
olma-
mietir. (Yahudi cemaatinden Hiristiyanhga, Hiristiyanlardan Yahudilige
geig gibi.)Fakat Hiristiyan cemaatin kendi iinde
mezhep degigtirme
olaylari grlr. Nitekim Ermeni Gregoryenlerin Katolik
ve
Protestan;
Suryani
Kadim (monofizist)cemaat azasmm
Katolik, hatta Kobtlarm
ve
19. asirda bazz Bulgarlarm Katolik
olmast gibi
olaylari kastedlyoruz. Mil-
letbir kavram degil bir itima teykilatlanma, bir ruh hali
ve tebaamnbir-
birine bak1pml ifade eder. Ekalliyet
(minorit,
azmhk)
sz devlet ve top-
lum hayatmuza imparatorlugun
son on
yillarmda girmigtir.
Millet kompartmanma mensub olan kimse; modern toplumdaki
azmhgm aksine bazi davranig
ve
tutum
sergiler. Bu aidiyet fertlere
aile
ve
slale
ve
cemaat iinde bir glivenlik
ve
hatta
vekar verir. Kendi
top-
lumsal grubu
iinde kendi annesi
ve
babadan ogla szl kltur
iinde
yagar.
Kompartimanlar arasmda ilighi
azdir,
atigma
azdir. Modern
top-
lumdaki azmhk ferdi gibi
evre
ile didigme, kimlik ispati,
asimile olma
(ogunluk tarafmdan
emilme)
veya
asimilasyona kargi direnme dolayi-
s1ylaatigmac1
davramelara girmegibi
durumlar sz konusu degildir.
A1k
toplumdenenasrt smai
cemiyetteki
gruplagmalar, rekabet sz ko-
nusu degildir.
Bu gibi
rekabet
ve
cemiyet hayatmda kozmopolit elitin
1 B.A., ADVNH, 1263.2.20/22-51Yenicevardar'a bagh yerleniekiliselerde
an
al-
masma
mni
olunmamasi...
iinegirmekiinrekabet
ve
ekigme
gibi tutumlar, Osmanhcemiyetinde
son
asirdaki uluslagma
ve
modernlegme
ile baglam19tir.,19. asirda her
dinden bir
grup gen
imparatorlugun egitim messeselerinde
btn di-
172
ger
kompartunanlardan insanIarla birlikte egitilmig,
brokrasiyegirmig,
ykselmig
ve
Osmanh sekinleri iinde
yer
almigken; bir
grup
bu sre-
em
digmda kalm24,ulusu akimlar
ve
atigmalara katilung; diger kalaba-
hk nc
grup
ise asirlardan
beri srdrdug
hayatt kyl
ve
gehirli
zanaatkr
ve
esnaf olarak devam
ettirmtir.
Son asirda
gayrimslim
co-
maatlerin iindeki atigmalar
OsmanL otoriteleri ile atigmalardan ok
daha baskmdir Kilise kendi cemaati zerinde otoritesini kaybetmekte-
dir. Asil nemlisi17-18. yzyillarda Katolik Cizvit
ve
Lazarist rahiplerin
propaganda ve tegkilatlanmasi;19.
yzyilda
da daha
ziyade
Amerikan
misyonerlerin Protestan propaganda
ve faaliyeti Ermeni cemaatini b-
len, i atigmaya
sevk eden
ve
bu dagt1ma kargismda
cemaat
yelerini
ulusu akimlara
iten bir
manzara arz
etmektedir. Bunun
yanmda Rum-
Ortodoks
milleti fetihten beri sadece Hellen degil, fakat Slavlan, Arna-
vut
ve
Arap unsurlan
da ihtiva ettiginden; burada ulusu
akunlar kilise-
yi blmekte
ve
zayiflatmaktadir.
O kadar ki 1829'daki Yunan
bagunsiz-
hgmdan
sonra
Fener Patrikhanesi, Yunan kilisesinin kendini autocephal
(zek)ilan edip,
aynldigim
grmektedir.Feneideki patrikhane 19. yz-
yll boyu zayifladigiru, kendine tabi ruhlarm
koptugunu dehgetle
yaga-
m19tir.Buna kargihk Yahudi cemaati ananesi,
tutumu ileBatfya kargi ol-
mug; yavag yava;
Osmanhidaresi
ve
brokrasisi iinde etkisini
artirmig
ve
devlete sadik kalmayi
tercihetmitir. Bati tipi
ulusulugu
bir Haristi-
yan
ideolojisi olarak
grmg
ve
iltifat etmemiglerdir.
Millet
teykilati
nedir?
Bir blgenin Datulislm'a katilmasmdan
sonra
buradaki
kitap ehlinin
(ehl-i zimmet) bir ahfdname,
hukuk
ve
himaye
bah; edici
bir ahit ileslamdevletinin idaresi altma
girmesinden dogan
bir teykilat, bir hukuk varhktir.
Bu
tarifin
diginda, milletin hukuk
vec-
hesinin farkh
ve
aynntih ynleri vardir. Bu ahdname
tek tarafh bir ta-
sarruftur. Osmanh mparatorlugu
tarihtekisonslamimparatorlugu ola-
rak bu konularda bir mkemmellegme
ve
hukuki-idar yapida baztm-
gahhas vecheler
ortaya koyma durumundadir.
Osmanh ilerlemesi 14
ve
15.
yzyildahareketli, degigen dnya
part-
larmda vukua geldi. Bu iki asirhk dnemin gerati slaminilk asirlarm-
daki dnyadan farkhdir. Fthat iinOsmanh asker
gcve
asker tek-
nigi,
politikayla hassaten
uzun
vadeli
politik uygulamalarla
birlikte y-
rmek zorundaydi. Prof. Halil nalcik'mdeyimiyle
gayrimslimler Os-
manh idaresi altmda drt farkh devir
ve
agamadan
gemigtir.lkfthat
dneminde propaganda fetihten
sonra
kyl, gehirli zanaatkr,
ruhban
ve
toprak sahiplerine bazen slamhukukunu bile zorlayan
imtiyazat; fe-
tih ncesi hukuk messese
ve
kaidelerini tatbik
etmig, eski dzen agir
partlar ieriyorsa, lagvetmig, eski
ynetici gruplar
ve
toprak sahiplerini
askex zmreye sokmuglardir. Bupolitikave
sisteme istimalet
denir.2
Fe-
tihten
sonra
da durumun degigmesiiinmcbir sebepler olmadika bu
stat devam eder. Balkanlar'da zamanla eski feodal zmnin
ya
Msl-
man
cemiyet iinde eridigi
veya
bu durumlarim kaybettikleri gzleni- 173
yor.
Ama Osmanh cemiyet nizann bu muhtelif dinlerin millet nizamt
iinde varhnu srdrmesi geklinde olmuytur. Millet teykilati
bir sosyal
smillama
esasma
da mstenit degildir. Her millet grubu iinde Osmanh
toplumunun imtiyazhlari olabilir. Genellikle askeri tabiri altinda smiflan-
dmlan ve hizmet karythgmda belirli
veya hemen
tm
vergilerden
menf-
zmre, her
millet
grubunda
vardir Mesela Martolos dedigimiz H1risti-
yan
askerler,
voynuk dedigimiz sipahi statsndeki Bulgar
savagalar,
muhtelif dinden derbentiler
veya
bir Rummetropolid, bir Ermeni
vartabed
veya
amira zmresi yesi (memurlar) Ermeniler
veya
bir haham
ve
ha-
hambaqi tipkt bir Mslman mderris, mtevelli
vs
gibidir. Asker
suu-
fmdiganda
reaya
dedigimiz vergi
veren, angarya
ykmls
ve
silah
ta-
g1yamayan genigzmteye Mslman, Hiristiyan, Yahudi herkes dahil-
dir. Bunlarm ykmllklerinde kalem farki olur. Bir kismmm (Musl-
manlartn) cizye vermemesi digerlerinin vermesi gibi. Bunu Eski Ro-
ma'daki civis-fides
ayrimma
da pek
benzetemeyiz. Roma mparatorlu-
gu'nda
civis
(yurttag)
kavranu
zamanla
latium arazisi digma tagmigtir,
ncil'dekinl lasasa
gre
Tarsuslu bir haham olan St. Paul bir
vaazi si-
rasmda oradaki Centurion tarafmdan tevkif edilip zincirlendiginde,
"Ci-
vis Romanus
sum
-
Roma vatanda1ylm," demieti. Centurion zr dile-
yerek zincirlerini zd
ve
serbest birakta (Yeni Ahit, 'Resullerin leri',
XXH,25-29). Burada
civis/fides'e
tabiolana gre belirli
vatandaghk
hak-
larma
ve
muafiyetlere sahip biridir. Ynetici olmasi
veya byle bir yetki-
si olmasi gerekmez. Oysa Osmanh dzeninde asker simf
yesi haklar
degil, belirli hizmetler karghgmda sadece imtiyaz
ve
yetkisiolan
kipidir.
Onun civis
gibi belirli haklan yoktur.
Buhizmet statsne de her millet-
ten (yani dinden) sekinler sahiptir. Bunlarm illa irs
olarak devami da
gerekmez. rsenbuna sahip olanlar gibi, hizmetle sahip olanlar daha
oktur.
Millet tegkilatt etnik (kavm) ve
lisan aidiyetine gre degil, din
ve
mezhep aidiyeti
esasma
dayanir. Ermenilerin hepsi Ermeni milleti ola-
rak
degil; Gregoryen (Ermeni), Ermeni-Katolik (Katolik)
ve
19. yzyilda
da Protestan
olarak

millet halinde teykilatlanmigti. Bir sre Sryani
kadim cemaati Ermeni cemaati ile birlikteydi. Bunun
nedeni ikisinin de
'anti<haicedon'
(Kadiky konsl) kartt denen monofizisist mezhep
iinde olmalaridir. Musev milleti ise Karaim mezhebindeki Yahudiler
ile hem bir
arada hem degildi. Ferman
ve
iglemlerde Musevi
milleti ha-
2 'Status
of
the
Greek Orthodox Patriarch under theOttomans', TurkishReview
Qu
arterly Digest,
KIq
1922,
s.
25vd.
hambagisi
ve
Karam milletbagmdan sz
ediliyor. Bu iki cemaatin ayrih-
gi
daha ok idar mall meseleler aasindan byle grlmy
olmaltdir?
Bulgarlar, Sirplar (bir ara
16.
asirda
Pe-pek
Patrikligi kurulmuy isede
174 lagvedilmig
ve
Strp Kilisesi 19.
asir
bagma kadar bu aidan mevcut
olma-
migtir), OrtodoksArnavut ve
RumOrtodoks Araplar Hellen unsurla be-
raber Fener'de Rum-Ortodoks Patrikhanesi'nin ruhan, mal, idar ve
hu-
kuk
ve
sansurc
(egitimve yaym
sansr) denetim ve
ynetimine tahi
idiler (Fener
semtinde patrikhanenin tagmmasi
16.
yzyil
sonundadir).
te
19.
yzydda ulusu hareketler suasmda bu
unsurlarm Bbllf den
ok Rum (Hellen) unsurla
ve
patrikhaneyle mcadelesinin nedeni bu-
dur. Buunsurlar arasmdaki atigma ve
olaylar cemaatlerin
tarihindede-
rin
izler birakm1; bizatih Makedonya
ve
Bulgaristan'da Katolik kilisesi
kurma
ve
bu
mezhebe
girme nedeni de bu gibi ulusu duygular olmug-
tur.
Zira Fener bu
unsurlara
ibadet
ve
egitimde kendi dillerini kullanma
izni
vermiyor,
yksek
rtbeli ruhbam hep Hellen
unsur
arasmdan tayin
ediyordu.
Bu durum; Ortodoks Araplar arasmda da,
o
gnden
bugne
bir huzursuziuk yaratti ve
Grek-Katolik denen (Melkit)kiliseye
geme
egilimini artirdt
Esasen
kmenik
(universal)
unvaniyla an11an
ve
itibar
ve
kudretine Osmanh devrinde ulaaa Ortodoks kilisesi, 19. yzyilda
Sirp, Eflk Bulgar
ve
hatta Yunan kiliselerinin autocephal
(zerk)
olarak
kopmalarlyla zaytfladi.
stanbul, zmirve
Selanik'te eskiden beri giderek Sayda, Trablusgam,
Halep gibi
gehirlerde Osmanh devrinde yerlegen tccar, zanaati Ital-
yanIar
vardt Ancak 18-19. yzyx11ardatalya
ve
Bati Avrupa'dan hayat
ve
ekmek arayan
trl kavimden insanlar da buralara
g
etti. Roma-
Katolik kilisesine tabi
ve
bizim
ve
Avrupalilarm 1evanten' dedigi bu
gruplar
Latin
milleti olarak
idar
tasnife
tabi tutulur. Bunlarm iinde Al-
manca,
Macarca,
eke,
Fransizca, talyancakonuganlar vardt; fakat
za-
manla hepsi kendine zg deyi;
ve
giveli bir Fransizca kullanmaya bag-
Iadt Latin
milleti dogrudan Roma-Katolik riteline tabidir,
o
agda kili-
selerinde
ibadet Latince idi. EparkKatolikleri iseErmeni-Katolik, Sryan-
Katolik, Kobt-Katolik ve 1860'da Bulgar-Katolik cemaatleri idi. Bunlar
ibadette kendi dillerini kullamrlar; Roma kilisesine tabi
olmakla beraber,
kendi zgn ritel
ve
hiyerargilerini bir nevi zerklik
iinde korarlar;
Lbnan Marunileri ve Melkitler (Grek-Katolik) debu cmledendir.
'
Musev
milleti Osmanh topraklarmda
en
dagruk
ve en
ok dilli bir
cemaatti. spanya'dangelenle Sefaraddenir
ve
J udeo-Espanyol (Ladi-
no) konugurlardi. 18-19. yzyillarda Dogu
ve
Orta Avrupa'dan g e-
denler (Ashkenasi Yahudiler) Yidig diye bir dil konugurdu.
mparator-
lukta, Mezopotamya'da Aramca, sair magnk lkelerinde
Arapa konu-
ar
Yahudiler
vard1. Su millet brleri gibi bir
merkezin silo rabti altm-
3 B.A., gayrimslim cemaat
defterleri, YahudiveKarni defterferi,cilt 18,
s.
38-42.
daki bir
cemaat degildi.
ng
Yahudilikte de slmiyetgibi
nihban
si-
nift
ve
kilise yoktur. Zamania Osmanh politikasmm da tegvikiyle 19.
yzyilda (bilhassa II.
Abdlhamit devrinde hahambagi kaymakamt
Moshe Halevy
ve
II. Meyrutiyet'te hahambagtHaim Nahumdevri) s-
ns
tanbul'daki hahambaymmbr cemaatler zerindeki stnlgnn
res-
mlegmesi saglandt Osmanh kanilaryasimn klasik devir kaylarmda
bazi ahvalde Haristiyanlar iin
'kefere'
tabiri kullaruldigi halde, Yahudi-
ler iin bu deyim kullamlmaz,
'kefere
ve
Yahudi taffesi' denir. Musev-
lerle Hiristiyanlar, zellikle
I-fellenRum-Ortodokslar
arasmdaki mnfe-
ret malmdur.
Her Pesah bayrammda Rumlar Yahudilerin aleyhinde,
ocuk kaarip katlettikleri
'katt
crm' sulamasiyla
devlet
ve
mahkeme-
ye
mracaat ettiklerinden; Bbll bu
gibi
'abes
davamn' dinIenmemesi-
ni fermanlarla tenbih etmigtit.
Su gibi olaylar
19. yzyilda da grlm
ve
Bbil zellikle Yahudi cemaatini bu gibi Rum baslolarmdan koru-
mak
ve
tagkinhklan yasaklantak durumunda kalnugttr.4
Osmanh sistemi
iinde, dairumu degigik iki din zmre vardi. Drz-
ler
ve
Yezdiler... slamulemasi bu
iki
zmreyi slammmetinin iinde
saymak durumunda degildir. Mslmanlar bu iki zmreyi
organik ola-
rak
cemaatin yesi diye greinemiglerdir. Ancak iki grubu millet olarak
nitelemek
de mmkn degildi. Yezidlerin
slam
itiksdi iinde grlme
diklerine dair resm
tutumu
bazi belgelerde de
grmek mmkndr.
Mesela Kastamonu'da srgrtde olan bazi Yezidliderlerinin kendiferini
ve agiretlerini
'ihtida
ettirecelderine' dair syledikleri, 1892 tarihIi bir
sa-
daret tezkresinde grlyor.5Gene 1857
ve 1858tarihlerine ait iki irade-
de; biri
Sehrizor
sancagt, digeri Bayezid sancagma Rusya'dan gelenYe-
zidlerin
'Seref-i
Islm ile mgerref olmalarmdan' sz edilmektedir.6
Drzlerin kendi aralarmda
teykilatlanmalan
ve
idar
mal otoritele-
nuam
bsk emaat har temas
etukku,
hahassa W61tank 17 mad-
deyle yrrlge giren
ve
16 Eyll
1864'te
yeniden dzenIenen 'Cebel-i
Lbnan Nizamnamesi'ne
gte,
muhtar
Cebel-i Lbnan idatesine
cema-
at temsili
esasma gre
katddaklar malmdur.
Ancak hukuk ynnden
Snn-Haneff fiklu ile
nemli lde mutabik olduklan da malmdur.
Su sahada bir mesele
ve
nizas
akartmama yolu seitmigtir.
Kaldi ki Dr-
zler kura-i per'iyye ileaskere
de mesele ikarmadan
almlyorlardi.7
phe yok ki Osmanh
millet
teykilattalti
asn aym
yapi
iinde geir-
memigtir. Hassaten Tanzimat'tan
sonra
cemaatlerin
her biri, laik
unsur-
larmda
cemaat idatesine kat11matalebiyIe
yavag yavag
birer nizamname
4
B.A., I.M.V., No: 5129, 2
Saban
1266/Haziran 1850.
5 B.A., Y.A. Hus. 267-24,7Ca
1310.
6 B.A., LM.V., No: 17209, 7 Safer 1274; Irad. Meclis-i Mahsus, No: 895, 27
Sevval
1274.
7 B.A., LD., No: 32712, 4Safer
128-
1karttirmig ve patrikve
ruhan kurullarm yamnda
millet meclislerinin te-
gekkl
safhasma girilmigtir. Bytece millet teekilati adeta bir ahsiyet-i
hkmiye kazamyor; cemaatlerin
vaktf, okul ve
itima tesislerinin idare-
176 si
ve
denetimi bu meclislerin eline geiyordu. Patrikhanelerin
yetkileri
azabyor, ruhban dryilaik
unsurlarm idarede
ve
fikir liayatmda rol arti-
yordu.
Bu gibi
kurumlagmalar aslmda
ulusuluk
ve
ayrihkihgi dogu-
ran ve
artiran sebepler
miydi? Bir bakima evet, ama
br yandanbu mil-
let meclisleri ulusu egilim
ve
hareketlere kar da Bbll'nin kontrol
ve
ynlendirme
mekanizmalan olarak rol
oynamiglardir. 19. yzyilda Os-
manh dnyasi
ulusu akunlarm dig
ve
iteki patlamasma
aakti. Millet
tegkilatmi Tanzimat devri yneticisi,
cemaatlerin iinde Osmanhet bir
elit
yetigtirmekve
bu organlan kullanarak gayrimslim
cemaatleri
y-
netmek iin bir
platform haline getirmigtir.
19. yzyilda
Osmanh millet
tegkilatmm yeniden dzenlenmesi;
asrm
etin partlan gz nne
ahmr-
sa,
dhiyane bir bulugtur. mparatorlugu
kompartunanlara dayanarak
ynetme
sistemi,
ILMegrutiyet yillarmda
'kiliseler
kanunu' ilevazgei-
len
ve
bu hata sonucu
millet gruplan arasmdaki gerilimin
azalmasiyla
ulusu hareket
ve
birlegmeleri artiran sonaIar dogurmuytur.
Osmanh
millet teykilati, Mslman topraklarmm kaybedildigi, yani
Mslman tebaamn
daful harbde
yaama
durumunda kaldigi bir d-
nemde, Avusturya, talyagibi devletlerle
eski Osmanh tebaasimn bazi
haklarnu korumak iin yapilan
mzakerelerde de
simetrik bir
model
olagmugtur denebilir. Daful harbde
yagayan
Mslmanlann hukuku
ne
olacakti, nasil bir teykilatlanma lazimd1? Endls'teki trajik rnekten be-
ri tartigilan
ama
vuzuha
az kavuganteorik ve
hukuk bir
mesele btn
agirhg1yla ortadaydi. Osmanh hilafeti ise modern dnyamn, koloniya-
list politikalan kargismda bu meseleyle yogun
olarak karyi kargiya kal-
migtir.
1908'de Bosna-Hersek'in Avusturya-Macaristan tarafmdan
res-
men
ilhakmdan
sonra
stanbul'daki
bykeli Marki Pallavicini ile
ya-
palan protokolde
(tenkihname)
Bosna Mslmanlarnun
reis-ul ulema's1
ve
ruhan dairenin
ve
evkafm Istanbul'da Makam-1 Megihat-u Islmi-
ye'ye bagh olmasi, tayin ve
azillerin
stanbul
tarafmdan yapalmasi, Trab-
lusgarb'm talya
tarafmdan ilhaki zerine debenzer
antlagmanm
oraya
tatbiki gibi hkmler, bilinen bir
modelin digta
uygulanmasidir,
Osmanh millet nizami tarihin sui generis (kendinezg) bir olay1dir.
Ett bir idar tegkilatlanma zgnlg kadar, Osmanh cemiyetinin zgn
itima kltl ortammda geligenbir tegkilatlanmadtr. Ne koloniyalist
imparatorluklarda azmhk milletlerin durumuyla,
ne
de federatif
yap1-
larla benzeptirilemez. Osmanh
mirasuu devralan Ortagark lkelerindeki
ve
Balkaniar'daki farkh din
ve
dilden
zmmlerin durumu da bununla
baglantih degildir. Balkanlafda azmhk sorunu
zlemeyen bir hukuk-
suziuk yumagidtr. Ortagark
lkelerinde ise farkh din bazen
aym dilden
gruplar
arasmdaki
nyugma,
bir politik uzlagma durumundadir. Zaman
zaman
dengeler, politik geligmelerle
altst olmaktadir Misr'da Kobtlar-
la Mslmanlar, Suriye
ve
Lbnan'daki gerilim
ve
atigmalar buna r-
nektir.
Osmanh millet nizanu belli bir cografyada yagayanlar kadar, dag1mk 177
yerleyme biimi gsteren ve bazen aralarmda dil vahdeti olmayan (Mu-
sevler gibi) gruplarm da imparatorlugun mr boyunca kltrel degil-
se
de din kimliklerini korumasuu
saglamigtir.
Hatta
o
kadar ki bu sis-
tem
sayesinde, din kompartimanm iinde geigme
ve
kimlik zmse-
meleri olmugtur.
Bazi Bulgarlar Ye Haristiyan Arnavutlar Hellenlegmig,
aym
gekilde Anadolu'nun Karamanh denen Trk asilh Trke konugan
Ortodoks Hiristiyanlari
tarihlerini
Hellen
olarak kapamak zorunda kal-
m1ptir. Ayni gekilde Mslman
olan bazz unsurlar da, dilleri farkh olsa
da, Trk kimligini benimsemig veya
buna bitigmigtir (Pomaklar gibi).
Btn bu kltrel
cografya
ve
tarih henz sarih sonular getiren bir tet-
kik ve bilginin digmdadir. Millet sistemi, bazi Avrupa tipi
milliyetilige
temel olamaz. Bati tipi
milliyetilik
busistemle atigarak
ve onun
silin-
mesiyle gelebilmigtir.
Bizatihi millet sznn
(nation) ve
milliyetilik
(nationalisme)gibi terimlerin tercmesi olamayacagi a1ktir. Terim
uyug-
mazhgi, tarih ynden
uyugmazhgi da aksettirmektedir. Buna
ragmen
tarih tecrbe,
millet sisteminin yeni milliyetiligin
biimleniindede
zellikle Mslman havimler
arasmda
yeni bir kaynaptmci kimlik oluy-
turulmasma yanhmci oldugunu gsteriyor. Su eligik geligme,belirt-
tigimiz gibi
bu kavimlerin tarihi btn hadiseli safhalariyla birlikte
yaamalarmdan ileri gelmektedir.
178
Ortodoks Kilisesi'
mparatorluk,dinler bakunmdan
en
renkli
ve
kalabahk listeye sahip-
ti. Trkiye, bugnk suurlan iinde dahi, dnyada
pek
az
lkede rastla-
nacak
din bir eyitlilik gsterir. Bu, Hiristiyanhk aasindan zellikle by-
ledir. 1kemizdevar
olan btn kiliseleri
(yani
cematleri)
saymaya
kal-
karsam, iki elin
parmaklan yetmez. Eu bir mbalga degil, isterseniz
sa-
yahm; Rum Ortodoks Kilisesi, Ermeni Gregoryen, Ermeni-Katolik, Er-
meni-Protestan, Sryani Kadim dedigimiz Sryan Ortodoks, Sryani
Katolik, Kaldan eski kilisesi
ve
Kaldan Katolik, Nastur Kilisesi (bizde
u sira
hemen hemen hi yesi kalmadi
ve
Nasturlik de bir
ara
pat-
riklige
aynlmigt1).
Cumburiyet devrinde
ortaya
ikanbir niza dolayisiy-
IaTrk-Ortodoks kilisesinin ortaya ikipi... Grdgnz gibi
iki el bitti.
Kiliseler bitmedi. Busaydiklarm,
stelik bu
topraklarda
dogan
ve geli-
genveya
nemli merkezleri burada olan kiliselerdi. Roma-Katolik, Ang-
likan, Protestan gibi Avrupa kkenli kiliselerin Trkiye'de kk de ol-
sa
bulunan cematlerini
saymaya
kalksak, iki
elin parmaklari da yet-
mez.
Yine
aym gey
Mseviler iin sz konusudur. Hem bildigimiz Talmud
(Tevrat) -Torah
gelenegini
izleyen Msevler, hem deKaram dedigimiz,
ayn
ve gelenekleri, dulan itibariyle onlardan farkh uygulamalan olan
Msevlervardir (sayllari
epey
azalmakla birlikte Karaim cematinin s-
tanbul Hasky'de eski bir kinisalan
lsinagog
demezler] da vardir.
ok
tekrarlanan bir sz de,
'memleketimizin
yzde doksan dokuzu
Mslman' szdr. Mezheb, akde, ibdet biimleri itibariyle renklilik
ve blmlenme Mslmanlar iin de sz konusudur. Yani, Trkiye
as-
hnda sayilmayacak kadar ok din cematin lkesidir. Bu dinler buna
ragmen
aym
akdeye;
Hazreti ibrqim'ingretisine, tek Tanr1'ya,
aym
inan sistemine dayamr. Yani Budizm, Konfyanizm
vs.
gibi
ayn
din
kltrel evreler sz konusu degildir. Ama sayalamayacak kadar blm-
lenmig, byk dinin paralarrun oguna Trkiye'de rastlamr. Bu ka-
dar egitlilik nerede olabilir? Amerika'da
olur,
ama orasi gmen
1kesi-
dir, burasi ise dinlerin otokton topragidir. Tm bunlara ragmen, Trki-
ye'de insanlar dinleri tammaz1ar
ve
merak etmez1er. rnegin,stan-
*
'86-87
argamba
Sylegilexi', MlkiyelilerBirligi,Ankara 1987,
s.
129-141,
bul'da dogar,
yagar,
lrler,
ama
bir kilisenin iine girip de, burada
pa-
zar yini nas11
yapihyor,
burlarm inanct nedir, dualan nedir, bayram
gnleri nedir, inanlan nasil atklamr diye merak etmezler. Hiristiyanlar
da Mslmanhgi tammazlar. Kisacasi, kapalt kompartimanlar halinde 179
yagayan
bir toplumduk
ve
halen ylebir toplumuz. Sokaktaki insandan
vazgetik, okumug-yaznuglarm dabu konudaki bilgisizlik
ve
ilgisizlik-
leri, brokrasiye de yansimaktadir.
Din klturne kargi ilgi
ve
bilgilenme olayi bizim toplumumuzun
yelerine
gerekten
uzaktir Dinle ilgili, laik bir tutum,
merak
ve
hogg--
r cidd bilgiyle temellenmig degildir. Dinin sz buna ragmen ok edi-
liyor, eksik bilgilere
gre
tarih yorumlamyor. Ortodoks kilisesi
ve
inanci
da bu bilgisizlik havasmm digmda kalmig degildir. Ortodoks kilisesi
as-
Unda Trkiye topraklarmda,
orta
aglarda
yeeren,
geligen bir messe-
sedir
ve
elan bu dinin mhim merkezlerinden biri.
ve
birincisi stan-
bul'dadir. Bunun zerinde de ok tartigma yapihyor. Mesel, biz laikligi
iln ettik, 1924'te de halifeyi attik, Patrikhane'yi niye
tutuyoraz
diyorlar.
Bunu diyenler, hem sadece belli bir
grg
sahibi degil; birincilerin tam
tersi,
politik grg ve
dunya grg
sahibi
olanlar da
ayru
geyi syleye-
biliyor. Bilmiyorlar ki, hilfetle, patriklik aym gey
degildir. Hilfet bir
messesedir
ve
bu messesenin her geyden evvel siyas erk sahibi olma-
si
gerekir. Yani, MslmanIarm halifesi olan kimsenin, imam olmasi,
Mslman cematinin, daru'l- slm'myneticisi olmasi gerekir. Byle
bir
vasfi yoksa, zaten
onun
artik halifeligi de
sz konusu degildir. Dola-
y1siyla, 1922ila 1924
arasmdaki hilfet bu anlamda temelsiz bir messe-
sedir. Tarihte hafenin ynetici olmadig1, kukla gibi bir bagka ynetici-
nin yanmda durdugu durumlar vardir. Nitekim; Mogollar
zamanmda,
Seluklular zamanmda Bagdad halifesi bu curumdaydt. Memlk
zama-
mnda Misifda Abbas halfesinin durumu budur. Ama hi
olmazsa
tit-
ler
olarak
ona
bir yneticilik
vasfiveriliyordu.
Hilfet bunun gibi bir
yey
olmug bizde.de kisa bir sre. Meclis
ve
cumhuriyet rejiminin
yamnda
gsz bir kurum olarak
yayamig.
Ama hilfet aslmda, yneticilik
olma-
digi anda bitmigtir..Ynetici olmadtgi
zaman,
hilfet denilen messese-
nin byle bir uhrev, ruhan bir makam gibi devami sz konusu degildir.
Halbuki patriklik iin durum byle degildir. Patrik dnyev
makamdan
aynlarak her
zaman var
olabilir
ve
yle de olmuytur.
Bir diger yanhp da, Patrikhane'y dnyadaki btn Ortodokslarm
Roma'st gibi, Papahk gibi dgnmektir. Buhata ok yapihyor. Hatt rah-
metli Avctoglu'
bile bir
makalesinde,
Feneideki
patrikhane iin, "Yz
yirmi
milyon Ortodoksun bap," diyor ki, hele makaleyi
yazdigi tarihte
hi geerli bir rakam degildi. Herhalde Rusya, Bulgaristan, Yunanistan
vs.
hesaplanarak, yz yirmi
milyon nfus ortaya konuluyor
ve
Fener de
*
D. Avcioglu, "Patrikhane sorunu", Yeni Gazete,5.3.1970,
s.
2.
onun
bagi sayihyor. Halbuki, Ortodoksluk iin byle bir vahdet, byle
bir byk kitle olma dunimu hibir
zaman
sz konusu degildir. Biraz
sonra
konuya girdigimizdegrecegiz ki, Katoliklikle Ortodoksi
arasm-
180 da byk fark
vardir.
Hem kilisenin birligi bakmundan (yani
vahdet),

hem dayandiklan kltr ortam1 bakmundan, hem itikad bakunmdan


ok farkhdir Biri birisine epitleptirilemez
ve patrikindurumu ile
papamn
durumu arasmda,
gerekiki kilisenin ruhan
hiyerargisi, dnyev kuvvet-
Ierleiligkisi
ve gekseiidarelerinde dnyev kurumlann temsili
baki-
mmdan ok byk aynhklar vardir.
Evvelen;Ortodokske1nesiyanligdegildir,fakattamdogrudadegif-
dir. Ortodoks hepinizin bildigi gibi,sapmaz,
dogru inanh adam demek-
tit. En bit
vasanandirmadu. Yani siz bu dinde olan birisine, "Siz Orto-
doks musunuz?" dediginizde, tab ki, hay1r demez, "Evet ben Ortodok-
sum," der. Ama patrikligin
adi Ortodoks patrikligi degildir; belki
gr-
mgsnzdr,
kmenikPatriyark'tir
(niversal).
Kilisebtn dnya-
ya
hkmettigi iddiasmdadir. Tabi bu iddia gerekle
bagdagmamaktadir
Dnyada 16. yzyilda tutunan Protestantizmi gz nnde tutmaz-
sak, Katolik ve
Ortodoks kilisesi niye ayndir? Niin bir Katolisizm var-
dir? Niye bir Ortodoksi
vardir? Bu
aralanndaki ayrrhk
ne zaman
ortaya
ikmigtir?
Tarihe baktigmiz
zaman,
aslmda Roma'daki Papa ile, istanbul'daki
Patrik'in attymasom
apagi yukan
Sarlman
devrinde bagladigru grr-
snz.
Sarlman
devrinin de, Bizans'ta, Makedonya slalesi dedigimiz
bir Rnesans dnemine; yani Bizans'm yeniden kuvvetlendigi, Arablara
7-8. yzydlarda kaptirdigt bazi topraklari
yenidenaldigi, byk bir dip-
lomatik beceri
ve propagandayla
pagan,
yani oktannh Slavlan
I-1risti-
yanlagtirdigi, Bizans'm medeniyetinin, hukuk sisteminin, isminin yeni-
den partadigi bir dneme
rastladignu
grrz.
Yani, ashnda
Sarlman'm
vrisleri ile Makedonya
slalesinin
ynettigi Dogu Roma
arasmda bir
unvan ve
iktidar patlamasi sz konusudur. Bu dnemde Batihlarm,
ya-
ni arlman
ekolnn
ve
Roma'daki papahm ileri srdg bir gereke;
stanbul'da
toplanan bir konsln ikonaklastlari,
yani
putkiranlan
d-
detmesi sirasmda,
ortaya
ikan teolojik yorumlardir, IIL Leo'nun 726'da
topladigt konsL Halefi V Konstantin bu kararlan
uygulatti
ve
754'te
topladigt konslde ikona tapinanlan nl aziz
Sanb
Yahya da
(J oannis
imascenus) dahil olmak zere
afaroz ettirdi.
konaklast hareket 8.
asir-
da, zellikle Anadolu'da
ve
Suriye'deki Hiristiyan ahlnin;
aziz tasvir-
leri
ve satasvirlerini
ve
hele bunlann aziz1erle aynleptirilmesini dinsiz-
lik, zmdikhk olarak nitelemesidir.
Asimda
sorun o
kadar kolay degiL
konlan
yapan ve satan manastirlarm da bunu satamayacagmi, bu igle-
min kfr oldugunu, ruhban smifmm
birtakim topraklan da elde tutma-
smm
mmkn olmadigmi syleyerek
isyan ikarmalaridir. Anadolu ka-
ngmigtir
o
devirde. Bizans Trakyasi ise, bu grg ve harekete karyiydi.
Nihayet asrm
sonunda Bizans, karar vermigtir: konaklastisizm(putkm-
cihk) kfirliktirdiye
ve
bu hareket bastirlnugttr. 787'de Imparatorie Ire-
ne'nin znik'tetoplattigt bir konsl karanyla. OysaBatt Kilisesi
{Roma)
bu konsln karanm mddediyor.
Sarlman
kendi yle pekikon
seven
bi- 181
ri degildir
ama,
ashnda bugn hepimiz biliyoruz ki, Katolik kilisesi iin-
de putlann, tasvirlerin birtakun
aziz kahntdannm (relique)
kudsiyyeti
vardir. Demek ki, bu bir
sebeb olamaz.
Sonra IX.asrm
ortasmda 850'lerde, Roma'daki Papa I. Nicolas iles-
tanbul'daki Patrik Photios (St. Photios denir, Ortodoks kilisesinin
azizle-
rindendir)
arasmda bir din tartigma ve
karghkh
aforozlayma sz konu-
sudur. Ruhban I. Nicolas'm ileri
srdg gemkeler dogrudan dogruya,
Ortodokslarm Roma'mn stnlgn tammamalandar. Yani, Roma'da-
ki ruhbary Aziz Peter'in
ve
Aziz Paul'un Roma'da armtha gerildigini,
dolayisiyla Roma'daki
papamn
onlarm vekili olarak kudsiyyet ve nce-
lik kazandigru sylyor.
Papa
devamla, "Patrik bu
vek1etimizi
tammi-
yor,
dolayistyla kiliseye
ve
Hiristiyanhga kargi ilahyor, Bizans
ruhbant
kfr iindedir," diyor, St. Photios ise diyor ki: "Hayir biz
papay1
tam-
nz,
hatt
saygt
da gsteririz, ona
ruhban arasmda birincilik de tamriz.
Fakat
papanin
bizim zerimizde ruhan
ve
uhrev
bir
stun1g ola-
maz."
Ashnda St. Photios, devrinin
tanman
bir hmanistidir, yani Yunan-
Latin gelenegini bilen, kilise doktrini
zerinde etkili fikir
ve
yazilan olan
bir rahibdir
ve
sonradan azizlik mertebesine akarilmigtir. Fakat baIa-
yan
kavga kesintilerle
srmgtr. Nihayet 11.astm
ortalarmda 1054'te
Roma'daki
papa,
Kaniinal Humbert'i stanbul'a
yollamqtir
ve
Kardinal
Humbert, dogrudan dogruya bir aforoz fermamm
papa
adina, Ayasof-
ya'mn mihrabma birkip akmigtir; yani Bizans
ruhbamyla konugma-
miettr bile. Bunun
uzerine
Bizans da tabi kargi vaziyet almigttr. Byle-
likle iki kilise birbirierini
dinsizlikle, kfrfe itham ederek, aforoz etmig
oluyorlar. Ama btn bu olaylara ragmen, kavgagenig
halk kitlelerine
yayilmig degildi
ve
ashnda iki kilisenin iligkileri devam edegelmigtir
za-
man zaman.
Hatta
biliyorsunuz, 13, 14ve
15. asirlarda iki kiliseyi birley-
tirme
abalari da vardar. As21Ortdokslarla
Katoliklerin birbirleriyle kan
dgmam olmalari, genigkit1elere
nefretin yayalmasibildigimiz gibi,
1204
Hah Seferi'nden souradir. 1054'teki aforoz vakasinm nedeni ise;
o za-
man
Katolik italyanlarm
ticaret yapmak iin Bizans'ta koloniler kurma-
lari, hatt stanbul'daGalata'ya yerlegip, beraberlerinde
rahibleriyle Ka-
tolik tipi bir ibadet
ve
liturjiyi getirmeleridir. Su
olay Patriklik'in hogu-
na
gitmedi
ve o
kiliselerdeki
o
tip
ayinleri yasak edip kiliseleri kapatti.
Sebeb budur. Fakat 1204'te Hahlar stanbul'u
adamakilh
talan edip,
ahlyi kihtan geirince,
bundan
sonra
iki dnya, iki millet
arasmda de-
rin bir nefret bagladi. Ortodokslar
kendilerini
o
kadar ay1rdi ki, Katolik
olanlara komnyon
ekmegi vermezlerdi. Oysa, herhangi bir Katolik ki-
lisesine kimgiderse gitsin, rahibin nne ktg
zaman
komnyon
ve-
rilir, dinini mezhebinisormazlar.
Ama Ortodokslar, Ortodoks olarak vaf-
182 tiz edilmemiglere vermezler. Budet bu dnemden kalma,
'seni
sa'nm
mmetinden saymiyoruz'
grgnnbir ifadesidir.
kidin
grup
arasmdaki nefretin nedenleri derindir. Bir kere
papanm
stnlg meselesi vardir, bu hi degigmemigtir. 12.
asirda
zmit,yani
Nikomedya piskoposu
olan Niketas'm yazdigi bir denemeye
baktL
1W1Z
zaman,
"Roma'daki
papa
kimoluyor da, kendisinde ulhiyyet
grpbi-
zim stmze akiyor? O bizierin kardegi degil de, efendisi oluyor
ve
bizleri kle olarak
gryor," gibi bir
ana
fikir vardir. 1846yilmda Rus
dgunr, Slavyanofillerden
ve
kilisenin nemli teologlanndan Aleksis
Chomiakov'un bir ingilizeyazdigi
mektuba bakarsak,
gene
aym
fikirle-
ri grrz; "Btn Katolikler cryptopapistta yani Tanri'nm kullart de-
gil,
Roma'daki kepigekulluk etmektedir
ve
bunlar hangi hakla Hiristi-
yan
cmiasi
ve
Tanri'nm insanlari zerinde bir stnlk kuruyorlar?"
diye sormaktadir (W.
J .
Birkbeck, Russia and
Englsh
Churchs,
s.
950; T.
Ware, the Orthodox Church, Harntondsvvorth , 1964
s.
255-257).
Demek ki, iki cmia arasmdaki asil mesele,
papanm
ulhiyyet iddi-
asi ve
stn1gdr. Papaya hitap edildiginde;
'eb-i
mukaddes',
'zat-1
kudsiyetpenhileri' gibi deyimler kullamhr Bunu kabul etmiyor Orto-
doks kilisesi.
nk
Ortodokskilisesine gre, tane derece vardir ruh-
ban arasmda; bildiginiz (asket)keyi,
sonra papaz,
yani cemati aydmla-
tan,
ibadeti
yaptiran ve
nihayet
piskopos. Piskoposun rahan bir vasfx
vardir
ve
rahiblerin stnde bir yneticidir.Patrik ise, ilah bir makara
degildir; piskoposlardan bir tanesinin bir idareci-koordinatr olmasidir.
Yani Ortodoks kilisesinde aslmda ulhiyyet
kesp etmig tek bir yksek
ruhan yoktur
Halbuki Roma
-kilisesinde
papaya
bu ulhiyyet verilmektedir. Hele
19. yzy11da
papanm
yamlmazhgt dakabul edilmigtir
ve
hkmleri tar-
tigilmaz olmugtur. Ortodoks kilisesinde piskoposlar (metropolit) bekr
olmak zorundadir Papazlar evlenebilir. Katolik kilisesi
ruhbam ise,
top-
tan
bekrdir
ve
rahib olmayan manastir yeleri dahi evlenemezler. Tabi
ikinci nemli
sorun
kltr
ve
dil meselesidir.
Yani talya'da
merkezle-
gen,
Latin dilineve
kltrne dayanan
ve o
iklimin havasiyla
yegemn
bir din; Dogu Akdeniz iinyabancidir. Yani, Dogu kilisesiher
zaman iin
Yunancayi kullanmaktadir
veya Sryanler gibi Aramcayi, l dillerden
birini kullanmaktadir. Dil farki nemlidir. Geri Bizans'ta Iustinianus
devrinde Latince stn bir dildir, lustinianus, hatt (Institutiones) denen
.
GnmzdeYunan kilisesinin ilahiyaruarmdan Petros A. Botsis, 'Was ist Ort-
hodoxie' baghkh (Athen s.d.) polemik risalesinde
papanm
St. Petrus'un vekili
ve
en
st ulhiyyet keep eden rahib aldugu tezini
aym
gekildereddediyor
(s.
15-22).
Roma hukukunun teorik blmn Latince tertib ettirmi.ti.
Kanunlan
Yunanca derlettigiiin ok zgndr, Maamafih bu Latin etkisi
abuk si-
linmigtir. 8. asirda mesel, mparator III. Mikhael'in nazarmda; Latince,
Iskitlerin konugtugu bir barbar dilidir. Yinell,
asrm
ok lim
ve
ok f- 183
zil
ve
ok derin
yazan
bir bagka Bizanshsi Psellus iseLatince bildigini de
iddia ediyor, ancak Cicero ile Caesar'i birbirine kanyttracak kadar bu
dnyanm kltrnden habersizdir.
Dolayisiyla Latin diliyle ibdet eden,
Latince
yazan,
btn dogmala-
ri
Latince
tartigan bir dnya; Dogu kilisesi iin ok uzaktt.
nsanlann
arasmda diyalog kuracak ortak bir
ara
olmaymca, ayrihk
da kauul-
mazdir.
Sonra kugkusuz siyas nfuz sz
konusudur. 9.
asrm
baymda
garl-
man
Imparatorlugu ortaya iknug Bati Avrupa'da; Dogu'da da Bizans
var.
Bunlar artik
iki
ayn
kuvvetti
ve maruz
kaldiklan tehlike
aym
degil-
di. Bizans Arablarla mcadele halindeydi.
Sarlman
ise,
tam tersine,
Arablarla iyi geinmekteydi. Bunlarm misyoner faaliyetleri de birbirle-
riyle atigmaktaydt. Papahk Bulgarlan
ve
Ruslan kendine baglama
a-
basindaydi. Bizans da
aym
geyin pegindeydi ve
bagardt. Pagan dnya
zerindeki nfuz mcadelesi bagkakavgalar da kamilmaz kildi.
Tabi btn bu dern kavgamn dafilozofik, dogmatik bir grnm
vardi ki,
'filioque'
diye ifade edilebilir.
Ortodoksi
ve
Katolisizmin gn-
mzde dahi birleymesi sz konusu oldugunda bu terim
ortaya iktyor.
Bu
'filioque'
8. asirdan beri byk tarhyma konusudur.
nk
'odla'
an-
lamma
gelir.Aslinda
tamtartigilacakbir
gey
dedegil,
gayet
basit bir
olay.
Daha ziyade dedigim gibi, iki kilisenin artik oktan
paralanmihgma
hizmet eden bir deyim. Ekanm-i selse (trinite),Baba, Ogul, Ruhu'l-Ku-
ds' ifade eder.
Katolik
ve
Ortodoks herkes iin bu
aym
geydir. Fakat
Ortodokslar iin Ogul, Baba'nm ulhiyyetini
alan
onun bir
parasi
ola-
rak vardir. Katolik kilisesi ise Baba'dan
ve
Ogul'dan
(jloque)
sz ettigi
iin; bu terimyznden Ortodokslatca Tann'ya ortak kogmak, Tann'yi
ikiye epitlemekle, kfrle sulamyor.
Geri bu filioque'nin de sadece bir
yanhytercme ileortaya aktigi syleniyor. 5. yzyildaki konsl kararla-
ruun Yunaricadan Latinceye
yanhy tercmesi olmahynug. Hlsa kib
kirk
yaran
ve
niteligi karanhk bu teolog kavgast, ki kilisenindogma
ay-
nhgi
gibi grunyor, Hlsa
'filioque'
sorunu,
iki kilise arasmda
atima
kadar, birlegme de sz konusu olunca
ortaya ikmahtadir.
Btn bu grnmn
ve
aynmm
digmda; Katolik kilisesi byk bir
dnyev kuyvettir. Roma'daki
papanm
yanmda
en
gl
rahib-kardinal
olan bir devlet sekreteri vardir. Aym zamanda digigleri bakamdir. Vati-
kan'm her yerdeki temsilciliklerinigryoruz. Bunlara
'ambassadeur'
de-
gil,
'nuncius
apostolicus'
denir. Bir yerde kordiplomatigin bagmda
yer
ahrlar. Btn dnyada yatinmlan olan, bankalan
ve
btn dnyada
emlki olan,
hayir kurumlan,
pmpaganda misyonlan, saghk kurumlan
vs
olan bir tegkilttirVatikan. Kiliseye
renk
nk
insanlar bagh. Conclau
(Kardinal Meclisi) toplandiginda Afrika zencisinden, Hintli kardinal-
den,
inli
ve J apondan
Gney Afrikahya, Amerikahya kadar, hepsi
ora-
184 dadir
ve
bu bir btn dnyadir
aslmda.
Buradaki hiyerari belirlidir. Bu
hiyerarginin iinde
insanlarm dereceleri belirlidir
ve
bu btn kalabah-
gm
yaptigt her i; Vatikan'm denetimindedir. Ka kurug
ahrlar? Ka ku-
rug
sarf ederler? Nerede
ne
igeyatirim
yaparlar? Nasil hayir yaparlar?
Burdann hepsi Vatikan'm bilgisi dahilindedir
ve
btn dnyada
muaz-
zam
bir misyon tekilts
vardir.
Bu da Vatikan'm bilgisi
ve
ynetimi
al-
tindadir.
15-16. asirdan beri btn dnyanm dillerini grenen
ilk byk filo-
loglar Katolik rahibleridir;
nereye
hangi dili bilen adam yetigtirilecek, bu
plnlanu.
Mesel, Paris civarmda Manse'da bir Benedicten manastin
vardir. indekiher bir
rahib birinc smif filologdur; nadir Kafkas dille-
rinden,
inceye
kadar bilen insanlardir.
Katolisizmde
bir zerk
yapi var
gibi grnr. Yamlticidir, Bakarsak
Afrika'daki kilisede yerel detlerin, tamtam almak gibi, yerel eski
pa-
gan
detlerin gya yne
sokuldugunu gryorsunuz. Ama hibir gekil-
de
o
bir
muhtriyeti ifade etmez; itikatta
ve
duada, her
gey
Vatikan'm
bilgisi,
msaadesi, anlayigi nisbetinde olmaktadir. Dpnn ki, II. Dn-
ya
Savagt
sonrasma
kadar, bu kilisede, her yerdeLatince ibdet
ediliyor-
du; ister
ganghay'da,
ister Bavyera'da, ister spanya'dabir kiliseye gidil-
sin, (Latince)
aym
dilden ibdet ediliyordu. Ancak 1960'larda mill dille-
re
msaade ettiler.
stisnasibunun,
Sark
Katolikleriydi.Yani Ermeni-Ka-
tolik, Sryari-Katolik, Marun, Kobt-Katolik gibi daha ok Osmanh m-
paratorlugu'ndaki
Katolik
kiliseleri ile Roma'daki
papa,
kendi dillerini
kullanma konusunda daha evvelden anlagm19t1.Onlar kendi dillerinde
ibdet ederlerdi; begendikleri adami da patrik o1arak Roma'nm tasdiki-
ne
sunarlardt;
orasi
da
tasdik ederdi.
Ama bunun digmda Roma her
ge-
yi
kontrol
ederdi, halen de yledir. Gya mill dillerle ibdet ediliyor
ve
yerel din
nderlere
itimat ve saygi
gsteriliyor; hibir
zaman
Cracovv
Bagpiskoposluguna bir italyantayin
edilmiyor;
byle bir
gey
sz konu-
su
degil, ama
gene
her
geyo
dnyamn iindedir
ve
bu
monolitik byk
bir
messesedir.
-
J Ialbuki Ortodoks kilisesi iin byle bir renklilik
ve g
sz konusu
degildir. Ortodoksinin yayildigi alanlarda
grecegiz
ki, idar ynden de,
itikat ynnden de, dil ynnden de, hiyerargi ynnden de ok byk
farkhhklar
vardar Bugunk Ortodoks kilisesinde belki bir tek standart
unsur
vardir; bir tek renk var<iir;
o
da Hellenizmdir. Yani bu kilisenin, bu
itikata sahip
olanlarm
bir blinnde Yunanhhk
ve
Yunan dili hkimdir.
Bubir gerektir.
Grngte Ortodoks kilisesi dnyev iktidarla, siyaset-
leKatoliklerden daha fazla
ugrapiyor
gibidir.Grngte diyorum; Kato-
likler
siyasetle daha
az
ugragnuyorlar,
ama
onu
rtyorlar, dahakozmo-
polit bir grnmleri vardir. Halbuki Ortodokside bir Hellenizm,
bir
Hellen ulusulugu, Hellen
rengi sz konusudur. Nitekim Kuds Katolik
Grek
(daha
dogrusu Arab Katolik) kilisesi bagpiskoposu Luffi Iaham,
Rum-Ortodoks kilisesinintamamen
Hellenlegen
ve
Hellenlerden bagka 185
kimsenin patrik ve
din adami olamadigi,
oysa
asil mminlerin Filistinli
Arablar
oldugundan gikyet eder (Hoffnung auf eine Oekumene in
J eru-
salem, Luthe Verlag, Kln
1985,
s.
10).
Herhangibir Ortodoks din
adamma rastladignuz
zaman;
isterse daj-
daki manastirm
basit bir kepigi
olsun,
isterse bir metropolit olsun, biraz
konugtugunuz zaman,
Katolikleri;
kryptopopist, yalanct, paparun
zayif
imanh mensuplan olarak itham eder.
Dahasi var;
"Btn bu Hiristiyan-
hktaki blnmeler, bu samahklar, Amerika'da ikan mezhebler, bu Ye-
hova
Sahitleri
gibi
manasizhklar, Katolisismin gnaludir,
blnme bu
Katoliklikle
baglamigiar
ve
devam
etmektedir,
sebebi Katolisizmdir," der.
"Ortodoksluk ise, hibir zaman
blnmeyen, gl tek
kilisedir, itikat-
tir," der. Fakat tabi bu
ashnda Ortodoksi iin hi dogru olmayan bir g-
rgtr.
.
Bir kere
itikat ynnden
alahm,
Hiristiyanhm
ilk byk konsl
(Nicea) Iznik'te
toplandi (325
yih). Orada bir blnme baglamigtir. Rahib
Arius ikungtir; Arius'un
fikirleri
ve
ilhi teslis zerindeki ok
maddeci
grgleri
kabul
edilmemigtir
ve
aforoz edilmigtir
ve
Arianizm bylece
Kuzey'deki
barbar kabileler
arasma
itilmigtir.
431'de Efes Konsl'nde, Nasturlerle henz degil ama, stanbul pat-
riki Nestorios ile, akidesine kargi olantar
arasmda
kavga ikmigtir. 451'de
Khalkedon'da ise, Antakya ve skenderiyepatrikleri,
sa'daki
ulhiyyet-
le, Tann'daki
ulhiyyetin aynlamayacagim, ikisinin bir oldugunu
ileri
srmglerdir; yani grnen
Isa dpedz Tann'mn kendisidir. Bugrg
ve inanel
o
zamanki Ermenistan kilisesi
ve
skenderiyekilisesikabul
etti-
gi
iin, konsln
reddetmesine ragmen tutunmuytur. Bu
aynhktan, bildi-
giniz
gibi, Ermeni43mgoryen ve
Misn'daki Kobt
kilisesi (veya
Kabt kili
sesi, bizdeki Kibt kelimesi yanhp
kullamhyor,
ingeneler
iin
diyoruz)
ortaya
iknugtir. Kibtiler ashnda
Sark
dillerinde Misn'daki Hiristiyanla-
rm
nemli bir ktsnudir
ve
bunlara bugnk bir Ortodoks
rahip, bir Yu-
nanh
veya
Rus
rahip monophysist diye kmseyerek
bakar. Hem kili-
senin
resm doktrininde, hem de
halk arasmda bu monofizism diye
ad-
Iandmlan inanca ve
monofizist kiliselere kargi bir yabancilagma
vardir.
Yani kilise tegkiltlan, detleri itibariyle
Ermeni-Gregoryenin, Rum Or-
todoksun, Misir Kobtlarmin arasmda bir yakmhk
var gibi grnyorsa
dabir ayrihk
ve
aralannda didigme de
vardir. Sonra Misir Kobtlarmdan
da; Habegistan Kobt kilisesi
aynldi
ve
Habey kilisesi 1960'tan beri ms-
takildir.
Birbirleri ilede
anlagmazhk iindedirler. Mesel Kuds'teki
mu-
kaddes yerleri
nasil paylaacaklarmi
bilemiyorlar. Araya srail'i koyu-
yorlar.
srail,hem Habeglerie lyi, hemMisn'laiyi gimdi;
o
da
ne
yapaca-
gim
bilemiyor iinde
yer
alamaymca byk kilisenin. Kamame kilisesi-
nin damina
manastir
kurmug Habegler. Sonra tabi Sryan dedigimiz
kilisenin aynhga
sz konusudur
ve
nihayet 431Efes Konsl'nden beri
186
Nasturler de, yine
sa'mnulhiyyet-i
selsedeki yerine ynelik bir m-
nakagayla
stanbulpatrikinden aynlmiglardi. 451'de Bizans'tan ayrilan
monofizist kiliseleriise, bu adla degil, anti Khalkedon diye adlandirmak
gerekir.
Demek ki; Ortodoks kilisesi itikat bakunmdan bir birlik iinde degil
ve
Katolisizmle Protestanizmden ok evvel blnmelere ugramig
bir ki-
lisedir.
kincisi,bu kilise dogrudan dogruya dil
ve
hiyerargi bakirmndan b-
lnmgtr. Bugn dnyadaki Ortodoks kilisesinin durumuna baktigt-
ruz zaman
bunu grrz.
Simdi
normal olarak Hiristiyanhkta bagmdanberi beg tane patrik
vardir. Patrik dedigimiz, aslmda
yalruz blgepiskoposlan
arasmda n-
de gelenleridir. Bunlar Roma, Istanbul, Antakya, Kuds
ve
Iskenderiye
patrikleridir.
Roma dedigim gibi bu be patrik iinde protokoldende
geleniydi.
mparatorIustinianus da bunu byle tamrdt
o zaman. brleri de
yine
byk patriklerdi. Bu
en
byk begpiskoposun iinde
stanbulhari, di-
gerleri;
yani Roma, Antakya, Kuds
ve skenderiye, Hiristiyanhgm
ne-
yet
ettigi, St. Paul'un
ve
St Pierre'in kiliseler kurdugu, ilk cematleri
olugturdugu, apostolik piskoposluldardir;
yani havarilere ait episkopal
makamlardir. Bunlarm iinde sadece stanbuYun
bu vasfi yoktur.
n-
k, stanbulbildiginiz gibi, Huistiyanhm ilk dnemlerinde kilise kuru-
lan, St. Paul'un
veya
St. Pierre'in gelip cemat kurup,
vaaz
verip, ahli-
yiiniana davet ettikleri bir
yer
degildir.
Su ok ilgintir. Yani Ankara'nm
mesel mukaddes bir
yer
olmasi
mmkn; nk St. Paul bu blgede
Galatyahlara hitaben
vaaz
verdi
ve Yeni Ahid'in,
yani ncil'inbir bl-
mnde, Galatyahlara Mektop diye bir epistula
yer
aldi.
Su bakundan
Ankara'ya da ugramt; olabilir. Dublge Hiristiyanhk akaidinin, inanct-
-
nm vaaz
edildigi blmlerden, yerlerden biridir. Korinth byledir, Sel-
nik byledir, Efes byledir, Antakya byledir;
ama
stanbuliin bu sz
konusu degildir. Istanbul dogrudan dogruya Konstantin devrinde, B-
yk Roma mparatorlugu'nunve artik Hiristiyanligm
resmen tanmdigi
ve
Theodosius'tan beri de resmen din oldugu, bir imparatorlugun bag-
kenti oldugu iin oradaki piskoposa da patriklik izfe edilmiytir.
Eu patriklerin iinde, Roma kilisesi nce geliyor, bir tr
'primus
inter
pares.' Roma
ayrildigma
gre, bugn geride drt tane patrik
var.
Orto-
doks kilisesi debu
esasa greblnmgtr. Antakya Patrikligi sz konu-
sudur,
Kuds Patrikligi sz konusudur, stanbulPatrikligi sz konusu-
dur, drdnc skenderiye.Fakat bu skenderiye'dekipatriklik, biraz
nce szn ettigim Kobt kilisesi degildir. Kobtluga,
yani
monofisizme
gemeyen,
Grek-Ortodoks inanca sadik kalan, Misu'daki ok
az
say1da-
ki Yunanca konu.gatunbagh oldugu bir patrikhanedir;
elan vard2r Bir
za-
nianlar Iskenderiye
en
kalabahk Hellen gehriydi.
Simdi
nfuslan ok
azaldi. 187
Demek ki, bu drt patriklik vardir. Bunlar birbirinden
mstakildir
grngte. Ashnda iligkilerine Ortodoks inancm
ve
Hellenliligin getirdi-
gi
bir bag egemendir. Dudrt patrikligindaireleri bellidir. Antakya,
aga-
gi
yukari.bugnk btn Suriye-Lbnan
ve
Antakya
ve
Hiristiyanlann
bulundugu Kilikya
ve
yukan Mezopotamya'yi kapsiyor. Iskenderiye
Patrikligi ise, gya btn Afrika'y1ieriyor. Kuds Filistin'le ilgilidir,
sa-
dece Filistin, yani srail
ve rdn'n
batisiyla simrh bir dairedir
ve is-
tanbul Patrikligi dedigimiz
zaman
da gya dnyamn diger blgeleri
zerindeki bir ruhan rgt sz konusudur. Tabi bu geeig alan iin
'g-
ya' deyimini kullanmak gerekir. Fakat bu patrikliklerin
digmda,
auto-
cephai dedigimiz zerk kiliseler
vardir. Bunlar Kibns, Yunanistan,
Bul-
garistan, Romanya,
ekya,
Polonya, Rusya, Rusya'nm iinde Grcistan
ve
Sina kiliseleridir. Sina dedigimiz
yer,
bir cograf
mekn degildir;
sa-
dece dagm etegindeki
St. Catherine manastmdr. Bu
ayri
bir cumhuriyet
gihidir
ve autocephat bit kilisedir. Butlann r.etinde dusmak gerekit.
Byk patriklikten, stanbul'daki patriklikten Yunariistan kopmug-
tur. nk
Yunan ayaklanmasmdan hemen
sonra,
bu kilise bir kere mil-
li
simrlan itibariyle
ve
Ortodoksinin tek hr blgesi
olarak ayrihmytir.
Bulgaristan ise,
hepinizinbildigi gibi,
1840'larda
akan bir mcadele ile
1870'te aynldi.
Hatt, birtakun Bulgarlar, artik bu Fener Patrikhanesi'nin
zulmnden kurtulahm diye, Katolik olmaya kalkmiglardir. Osmanh h-
kmeti l870'te Bulgar kilisesinizerk bir kilise, eksarhhk olarak
tarumig-
tir.
Fener ise, bu zerkligi tammanugtir. Ancak II. Dnya Sava1'ndan
sonra,
Fener, Bulgar kilisesinin autocephal
oldugunu ltfen
tammigttr.
Aym.gey, Bulgarlardan biraz evve1Romanya kilisesi iin sz konusudur.
ekya
ve
Polonya'daki Ortodokslarm ise, bizim Osmank Hkmeti ile
veya
Fener Patrikhanesi ile bir ilgisi yoktur; onlar dogrudan dogruya
Rusya kilisesi kargismda, autocephaldirler. Finlandiya Ortodokslart ise,
yakm
zamanda dogrudan stanbul'abagland11ar. Karelya ise
elan Mos-
kova'mn
sahasmdadir.
Osmanh hkimiyeti dolayisiyla daha nce kazandigt
(3.kumenik
Konsil'de)
autocephalie perinlenen Roma Ortodoks kilisesiise Kibns'tir.
nk
bBdiginiz gibi,Xibns'tal<i cematin dnyev yneticisi olarak da
Osmanhhkmeti oradaki episkoposu
tamnuptir;
o
hem ruhan liderdi,
Su
yakmlarda Estonya'daki kk Ortodoks cemat byk grltyle Moskova
Patrikligi'nden kopup Fenestebiat etti. Bu olay da Moskova
ve
Fener'in
arasun
att.
hemvergileri toplardi, hem idar igierebakardi ve
Demosgerentos deni-
len halk prasmm bagkamydi. BuOsmanhlar ilegelen bir zerkliktir
ve
o
yzden deKibns adasmda biz.ekildikten
sonra
da, ngilizynetimin-
188 de de
ve sonra
da bu usul devam etmigtir
ve o
yzden de Makarios'un
hem kilisenin bagi, hem de cumhurbagkam olmasi
bu durumun yaratti-
gi
bir olay olmuytur.
Antakya Patrikligi ise, yakm zamanlarda (Grek Ortodoks diyemeye-
cegiz artik,
nk Grekligini birakmigtir) Arabca kullanmaya baladi.
Ortodoks, Arabca kullanan
ve
merkezi
deAntakya'dan ain'a
gidenbir
patrikhanedir. Antakya'da eski patrikhanenin kilisesine devam edenler,
deta yirmi kigi kadar tutan bir slledir. (O yzden de artik kilisenin
harem kisnu biraktlnug, hepsi birbiriyle
akraba oldugu iin
kadm
erkek
aym yerde,
apagi tarafta ibdet
ediyorlar.
Sark
kiliselerinde de, biliyor-
sunuz
kadinlar tipki camilerdeki
gibi yukanda,
kafesli yerde ibdet
ederler. Eski devirlerde Bati'da da yleydi. Yani ilk nce
ayn
oturdular,
imdi kangik oturuyorlar.)
Demek ki, byle bir blmlenme sz konusudur. Bugn iin
en
kala-
bahk Ortodoks kilisesi Rusya kilisesidir. Rusya 9.
asirda
Hiristiyanlay-
migtir. Bizans kanunlanru almigtir. Fakat kilisede pek kisa sre hari hi-
bir
zaman
Rumca kullam1mamigtir. Daima eski Slovince ibdet edilmig-
tir
ve
ashnda Bizans, diplomasi ustast olarak bu kilisenin diline de karty-
maruptir.
zellikle
15. asarda, stanbulfethedildikten
sonra
ise Rusya,
artik kendini Ortodoksinin merkezi,
hmisi olarak
takdim
etmigtir dn-
yaya
ve bu kilisenin Fener'le idar, mal ynden ortak tarafl yoktur Hi-
bir gekilde de yoktur. Ortak ynleri liturji, yani ibdettir. 17. asirda
Romanovlar zamanmda, Rusya kilisesinin bagmda olan Patrik Nikon
btn din metinleri, ibdet geklini
ve
hiyeraryiyi gzden
geirmigtir.
Ol-
dugu
gibi Bizans'm liturjisini,
yani burada kullamlan ibdet eklini, du-
alan,
hiyerargiyi
aynen
Rusya'ya kabul ettirmigtir. Tabi kabul ettirmek
kolay olmamitir, byk kavgalar ikuugtir
o
devirde. Storoverts denilen
eski inan sahipleriile,
yenilik taraftarlan arasmda ok kanh kavgalar ol-
mugtur. Yani biz parmakla
m1
istavroz akanrtz, iki parmakla
mi, gu
duayi
mi
ederiz, diye millet blnmgtr. nsanlaratege gitmiglerdir
inatlan yzunden, katlim olmurtur; bir kismi da biliyorsunuz, bizim
top
aklatimiza
sigmmigtir o zaman.
Dogu Anadolu'da, Marmara civa-
nnda Malokan denilen, bu
eski inanct saklayan Ruslar
vardi,
yani Os-
manh mparatorlugu'nasigmmiglardi
o
kavga strasmda.
Demek ki, liturji
ve
dogma bakunmdan iki kilisebirbirine
egitlenmig-
tir; yani grngte, herhangi bir Rus'un, Atina'da bir kiliseye gidipdua
etmestade itikat
ve
ibdet baktmmdan bir
sakmca yoktur. Aym geyleri
Y1manca dinleyecektir Fakat iki kilisenin idaresi arasmda byk fark
vardir.
Syle
ki; Byk Petro, Rusyakilisesinin
ynetimini,yani Mukad-
des Sinodu tamamiyle devletin denetimi altina alnugtir.
ar,
Prokurator
denen bir sivil
memur tayin
ederdi
ve
Sinodu
o
ynetir, patrikten
ok
onun sz geerdi. Bumemurlarm
en
korkunlarmdan biri debiliyorsu-
nuz,
HL Aleksandr'm hocasi Pobedonovtzev'di. Tarihteki byk aniise-
mitlerdendir.
Rusya'da Yahudi pogromlarnutertipleyen, sadece Yahudi- 189
leri degil, Mslmanlari vs'yi de topraklarmdan srdrten, Bagkirlarm

topraklarmi aldirtan, panslavizmin teorisyenlerinden, gayet
reaksiyoner
bir adamdl.
Rusya kilisesinin btn dnyadaki emlki
ve
ynetimi de farkhdir.
Yani mukaddes topraklarda da emlki
ve
topraklart brlerinden
ayn-
du, hi kimse, hi kimseninkine karigmaz. Buiki Ortodoks kiliseden bi-
risinin dili Rumcadir, birisinin dili Rusadir. Birisinde Helenizm hkim-
dir
tekinde
kendi Slavizmi, kendi Rusulugu hkimdir, Yani bunlar
idax, mal
yndenayn
kiliselerdir. Ruskilisesi
l917 devriminden
sonra,
ikiye blnmgtr; Paris'te
srgndeki
Rus kilisesi kurulmuytur,
sonra
New York merkez seilmigtir. brise, Stalin devrinde peksesi ikma-
yan, ama
IL Byk Savag'tan
sonra restore
edilen, bildiginiz Mosko-
va'deki patrikliktir. Bugn iki Rus kilisesi vardir. Duda ok mhimdir.
Mesel,
IsraiYdeki
Rus kilise
emlki ikiye blnmgtr. 1948'de kurul-
duge
zaman
sraildevleti; Rus kilisesinin oradaki topraklarmi
anlagma
sonucu, SovyetlerBirligi'ne yani
Moskova kilisesine vermig. Fakat 1967
savagmda iggal ettigi Filistin,
Seria
vadisindeki Rus kilise topraklanm ise
vermemig Sovyet kilisesine. Oras! NewYork'a bagh ve ikisinin de hiye-
rargisi, rgutii ayridir. Demekki, byle bir blnme de sz konusudur.
Bu gibi blnmelerin digmda Kibns, stanbul'dakiPatrikhane, Yuna-
nistan kilisesi, Sina, Kuds Patrikligi
ve
skenderiyeRum Ortodoks Pat-
rikligi arasmda kugkusuz ki, organik bir bag vardir. Bunlar Yunancayi
kullamrlar liturjide
ve
rahipler hepsi
aym
kaynaktandir. Yani Kuds'e
gittiginiz
zaman
Peleponezli, Selnikli insanlan grrsnz, skenderi-
ye'deaym
geyi grrsnz. K1bns'taki kilise mensuplan ise
ora
halkm-
dan daha ok,
ama yine
bunlarla bir iligkisi
var,
Rumca konuquyorlar.
Dolayisiyla bir iletigim
sz konusudur. BizimFener'deki patrikhanenin
kmeniklik
(niversal)
vasfmi burada artik
tartigmamn yeri gelmigtir.
Patrikhanenin, bu yerlerin hibirisinin
zerinde sz hakki yoktur. Hatt
Yunanistan, Albaylar Cuntasi devrinden beri, Patrikhane artik bizim
topraklanruza
tagmsin
demektedir.
nk
orada
hibir
geyyapamiyor,
ok kuvvetsiz, Yunanistan'a
tagmmazamam gelmigtir
demektedir. Ama
tagmm1yor;
tagmmamasiiin debazisebepler
var.
Sebeplerden bir tane-
si Trkiye'deki Ortodoksinin, Yunanistari'la
o
kadar da halhamur ol-
maya
niyeti olmamasidir, ok kipinin
sandigmm
tersine.
Ananenin,
tari-
h gelenegin
tesiriyle, kendisiyle Kk Asya'daki
ve
Bizans'm kalmtisi
bir zmre oldugunun bilincinde
ve onu
temsil ediyor.
Bu patrikhanenin
kontml ettigi, dnyadaki merkezlere
gelince; hi
samldig1 kadar ok degildir. Amerika zerinde kontrol
vardir.
nk
Amerika'daki Rum Ortodoks Kilisesi, agtocephal degildir, dogrudan
gya Fener Patrikhanesi'ne baghdir. Avustralya iin de
aym gey
sz ko-
nusudur.
ok
daha ilgin bir durum patrikhaneye bagh Finlandlya'daki
190 Ortodoks kilisesidir.
nk
Finlandiya'daki Ortodokslar ashnda Rus-
ya'ya
bagliydilar. Fakat 1917 ihtilli olunca hem Sovyetler'den koptular,
hem dezaten Rus kilisesinden koptular. Onun iin 1923'te,
gayret gste-
rip zerk olarak Fener Patrikhanesi'ne bagland11ar. Dolayistyla Fener
patrikinin gya
orada bir sz hakki vardir Igteburadaki bu Okmenik
Patrikarya'nm btn
nfuzu
budur. Sayahm gimdi: Trkiye'deki 2500
Rum Ortodoks, Avustralya
ve
Amerika'daki bir milyonu agkm kipiyle,
Finlandiya'daki
yirmi
bin kipi. Hepsi budur. Fenerin btn beynelmilel-
ligi, ruhan alam bundan ibatfir. stelikKuzey
ve
Gney Amerika'da-
ki Ortodokslarmkendi bagma buyruktugu
ve
Fener'le atigmalan
ma-
lumdur.
Patrikhanenin Amerika ile iligkileri
son dereceilgintir.
nk
Ame-
rika zengin bir memleket; Amerika ok egitli insanlarm bulundugu bir
memleket
ve Amerika byk asimilasyon,
yani
erime problemlerinin
bulundugu bir mernleket. Bugn iki milyon Amerikan Rum-Ortodoks-
lanmn bir kismt; bizim stanbul'lane
ilgimiz olabilir, Yunanistan'a bag-
lanahm diyorlar. Bir k1smi ise, "Allah aykma biz bir Kuds, bir skende-
riye kadar da degil miyiz ki, Allah'm yarattigi bu yeni kita stnde niye
ayn
patriklik olmayahm?" diyorlar. Byle mnakagalar
var ve
Orto-
dokslugun det
ve
rf orada ok degigik. Mesel, ben Amerika'da bazi
Ortodoks kiliselerinde dpedz
sira kuruldugunu, bankta kadm erkek
kangik oturdugunu grdmki, bu diger lkelerdeki kiliselerde olacak
bir
gey
degildir.
nk,
Ortodoks kiliselerinde ayakta
durularak ibdet
edilir. Yani her
gey
degigiyor, orada Yahudilik bile degigiyor. Reformist
sinagoglar ikmigtir. Amerika garip bir lke
ve
bu garipliklerden Orto-
doks kilisesi de
payim
ahyor. Ashnda Amerika'daki bagpiskoposlugu
Venizelos kurdurmuytu
ve
bir
mddet
Yunanistan kilisesine bagh
olarak
devam etmigti. Fakat ondan
sonra
Venizelos'un hempehrisiolan oradaki
bagpiskopos, stanbulFener patrigi olunca, birdenbire Trkiye'ye bag-
landilar. Trkiye'de de
o zaman,
mbadeleye ragmen tahminen iki
yz
bin kadar Rum-Ortodoks
yagiyordu.Amerika da Turkiye'ye
bagh alsun
dediIer, hepinizin bildigi gibi, Athenagoras da aslmda, Amerika'daki
Ortodokslann bagpiskoposuydu. Yunan kilisesinin; Yunanistan, ABD,
Turkiye
arasmaki iligkilerinin ok iyi oldugu bir zamanda, IL Dnya
Savagi'ndan
sonra,
patrik olarak Fenefe gelmigtir.
Bugn iin Yunan kilisesinin artak Fener zerinde etkisi yoktur
ve ay-
m
gekilde Fener'in deAmerika zerinde etkisi yoktur.
nk
ABD,
son
derece byk nfuz mcadelelerinin, kavgalann, anlaymazhklann, ha-
reketlerin oldugu bir dnyadir
Ortodoksi ashnda bugn, Katolik kilisesinin aksine diinya zerinde
etkisi
olan bir din, bir kilise degildir. Daha ok kendi
mill bnyesi iine
kapannugtir. Bu kapamklihk
teoloji bilgisinde, ruhanlerin 11gi
ve bilgi-
sinde
de grlr. Osmanh mparatorlugu'na
gelenngilizseyyahlardan
biri 1830'lania, Fener'deki Patrik cenaplariyla
konugtugu
zaman,
hayretle
191
onun 'Canterbury bagpiskoposuvun
kim
oldugimu,
ne
grev grdgn
bilmedigini' mgahde
etmig (biliyorsunuz Canterbury bagpiskoposu,
Anglikan
kilisesinin
en
yksek rtbeli rahibidir).
C. B.Elliott, Travelsinthe
ThreeGreat Empiresof Austria, Russiaand Turkey, c.1, 1838,
s.
230. Demek
ki, Rum-Ortodokskilisesinin daha
o
tarihlerde dnyadan tecrit
edilritig-
bir hali vardi. Dnyadaki H1ristiyanhk
ve
din1erin duremu hakkmda da
fazla bilgileri yoktur ki, bu durum misyoner
faaliyetin olmadigmi
dags-
terir.
Vakia bugn Yunankilisesi
(dahadogrusu ABD Ortodokslart) biraz
misyoner faaliyetlerde bulunuyor
ve
Afrika'da
yirmi
bin kadar kipiyi di-
ne
kazandirdiklarmi sylyorlar ise de; Afrika'da Katoliklerin, Protes-
tanlann
ve
Arab parasiy1aahgan Mslmanlarin yaptiklan misyoner
faaliyet yanmda, devedekulak bile degildir.
Bumill kiliselerde bugn durum aslmda
nedir? Arnavutluk'taki Or-
todoks kilisenin autocephaiie'sinden
sz etmek mmkn
degildir, n-
k ok cidd bir laik lkeydi. Arnavutluk ateistti
ve
din kurumlaymala-
rm
durumu malumdu.
Yunanistan kilisesindeki hiyerargi daha ilgintir.
1950'lerde rahiplerin drtte biri okuma
yazma
bilmiyormug. Ama Yuna-
nistan'da
papaz
dediginiz
zaman, yle din bilgisi kuvvetli
ve
Katolikle-
rin ky
papazi
gibi, kendini cematin
digma
ve stne ekecek bir adam
dgnmeyin. Ky
papazi
marangozluk
yapar,
domates
yetigtirir,evlidir.
Kyn din i.91erinebakan bir adamdir. Hatt bizim ky imamlarmdan
bile daha dnyed
bir hava iindedir.
stanbul'daki Ortodoks papazlan
daYunanistan'dakinden daha farkh biregitim
ve yagayag
iindedirler
-
lerinde bayagi bilgili olanlan vardu.
Bu egitimden
ileri
gelmektedir.Ya-
km zamanlara
kadar Fener Patrikhanesi'nin egitim
merkezi, hepinizin
bildigi gibi, Heybeliada'daki
seminerli
ve
Ortodoks dnyasi iinde ta-
nmm1pt1.Yunanistan'da iseteoloji sivil fakltelerde yapilmaktadir,
yani
aynen
bizim ilahiyat faklteleri
gibi. Bu yzden Almanya'ya
gidip
egi-
timgrenlaikilahiyatilar Yunan
kilisemnsuplarmdan daha ok tani-
mr.
Yani laik teolog
grubu dogrudan dogruya Alman egitimli. Mesel
Rus kilisesinde dunim daha degigikti. Orada, ihtillden evve1Kiev'deki
Ruhban Akademisi'nde, Varpovagibi yerlerde yetigen papazlar vardi
ve
bazilan da iyi filologdu.
Rum-Ortodoks kilisesinde Yunanh ruhbanm
ve
.Yunandilinin kesin
*
Son birka yildaki geligmeter ilgin sonulara
sebep olacak
gibidir.Arnavut-
luk'ta Ortodoks Hiristlyanlar,
Amavut olmaya
nu,
yoksa Ortodoks almaya
nu
agirhk
verecekler grecegiz.
hkimiyeti vardir Du yzden
Ortodoks inanca
mensup
sir etnik
grup-
lar bir
memnuniyetsizlik iindedirler. Yani
Suriye-Filistin'in Ortodoks
Arablar1; Arabcamn kullamlmamasi
ve
Arab
asilhlarm hiyerargide terfi
192 edememesi
yznden
sogumuglardir
bu kiliseden. 19. yzyildan
beri
Rum-Ortodoksinin yamnda
Grek-Katolik kilisesinin glenmesi
bu yz-
dendir.
Grek-Katolik kilisesinin Gmklikle
alkasi yok.
nk
Arabca
kullanlyor, ama
besbelli ki, Ortodoksluktan kopan bir cemattir. Kuds
Patrikligi'adeki Ortodoks manastarlari artik bombogtur. Buna
ragmen
Yunanhhk Rum-Ortodoks
kilisesinin
vazgeemeyecegi bir
unsurdur.
Mesel, Yunanistan'da Aynaroz
manastirlanm elealahm. Burada birok
manastir
vardir; Bulgar, S1rb, Rum, Rus
vs.
Ama bunlar da bogahyor.
nk
Bulgaristan'la Rusya'dan
artik rahip gelmiyor, gelenleri
de Yu-
nan
hkmeti sokmuyor. Maregal Tito'ylabir
ara
Balkan Pakti dolayisiy-
la anlapilmipti
ve
Sirb
manastirlarma rahipler geliyordu. Fakat Aynamz
artik beynelmilel vasfru kaydediyor,
sratle hellenize oluyor.
Simdi
bu
kilisenin Osmanhlar dneminde geirdigi
evrime kisaca ve ana
hallan
ilebakahm.
nk
Osmanhlar devrinde Ortodoks kilisesi iin
Copkun
ok'un
iki konferansi
vardir.'
Ben burada bazi
noktalari
vurgulamak
istfyorum.
Ftihstanbul'u
fethettikten
sonra,
protokoldeOrtodokspatrik1erine
tarihte gsterilmeyen
bir
yer
vermig, iltifat etmigtir
Gennadios'u tayin
ettigi
zaman (bizim
tarih kitaplanmizm
tekrariadigt gibisadece Katolik
dgmanhgmdan degil. Latin dpmam olmayan ruhan yok o zaman
Bi-
zans'ta. Metropolit Bessarion Katolik
taraftariyd1, birlegme taraftariydt,
Floransa Konsl'ne gitti,
kaldt orada, kardinal
olda. Bizans'm
son pat-
rigi M. Athanasios, Cennadios'tan
daha fazla Latin
ve
Katolik dgma-
mydi. Ama onun
hayati fetihle bitti. Burada Ftih'inbagka bir politikast
vardir.
Gennadios aym
zamanda siyas
muhalefetin gzbebegi olan
ve
kitlelerin ok tapmdtgi bir din
adamiydi), Ftih bundan istifade
etmeyi
dgnd, lkpatrikhane
o zaman
Pammakaristos Kilisesi'ydi. Fakat
16.
asirda, bugnk yerine,
AyaYorgi Kilisesi'ne (Fener) geiyor. Fener as-
hnda
eskiden beri Bizaris patrikhanesinin
bulundugu, Rum
aristokrasi-
sinin
bulundugu bir
yer
degiL
Sonradan
olmuy. Osmanh devrinde Bi-
zans'taki durum yeniden restore
ediliyor. Yani Bulgaristan, Romanya
J Eflak-Bogdan), Sirbistan, tabi btr Yunanistan stanbul'dakipatrikli-
ge
baglamyor ve
patrik birinci dereceyi ahyor. Fakat buna
ragmen nastl
oluyor da, Bulgar, Romen, S1rph,Osmanh devrinde Fenet Patrikhanesi'nin
ynetiminde ibdet
ve
egitimde Rumca kullanmak
zorunda oldugu halde
bu
milletler kendi dillerini koruyabiliyorlar? Osmanh idaresinin burada
*
TTK Atatrk konferanslan dizisinde
ve
IIL Askeri Tarih Semineri'nde,
1986,
Ankara.
en
nemli
yam,
manastirlarin otonomisini tanump
olmasidir. YaniBulga-
ristan'daki (RiloManasttr1) gibi Sirbistan'daki
manastirlar, rahiplerin
ye-
tigtigi yerlerdi
ve
burlara mal zerklik, vergi muafiyetleri tanmmig.
Me-
sel, Kral
$igman
bir berat vermig
Rilo Manastm'na, bizim sultanlar he- 193
men onu
yeniliyor ve
devamh hediyeler
veriyorlar. Dolayisiyla, Hellen
asilh olmayan Ortodokslar
kendi
manastirlarmda egitim grmek,
aray-
tirma yapmak,
parlalarmi toplamak, ktphanelerini kurmak, gelen hal-
k1egitmek gibi
grevleri rahata yapabiliyorlar. Manastirlarm her biri
bir hac yeridir, orada halkm gelip gecelemesi sevaptir.
Geliyorlar, Ara-
hiplerin hikyelerini dinliyor, telkinleri
altmda kahyorlar, hediyeler
ve-
riyorlar. Manastirlara Osmanh
politikasinm
bu zerkligi gstermesi,
Fe-
nerrin btn stnlgne
ragmen, Slavlarm hellenizasyonununnlen-
mesinde etkili olmuytur.
NitekimBulgar tarih
ve dil
aragtirmlarma,
Sirb tarihve
dil aragtirmalarma nclk eden simalarm bagmda
rahiple-
rin gelmesi tesadf
degildir.
Fener'de idar ynden pek fazla bir degigiklik olmamigtir.
nk
yz
elli dokuz patriginOsmanh devrinde yz begi
azledilmig, yirmi
ye-
disi istifa etmig, bey
alti kipi debirka kere azledilip, yenidentayin
edil-
mig. Bunda Bbili'nin politikasi kadar, cemaatin
iindeki itigmeler,
menfaat atigmalan, gruplagmalarm
dabyk rol
var ve
Osmanh dev-
rinde
gerekpatrikhanenin, gerekseBbil'nin
en
byk problemlerin-
den birisi, Rum metropolitlerinin blgelerindeki tarz-1idaresi olmutur
ki, bizzat reaya
ok gikyet etmigtir. Sik sik burlarm
ma1
yolsuzluklart
vs
iin tedbirler dgnlmektedir.
Htt
1849 yllma ait bir fermanda da
(H. 1265) Rum
metropolitlerin
islah-1
ahvl iin patrikhanedebir
meclis
teykiline dair emir
var.
Genel Islahat Fermani'ndan sonra
1279/1859-60 M Rum Patrikhane-
si'nin
islahi
zimmnda, patrikhane-i
mesture'de
toplanan bir komisyon;
nas11patrik seilecek, meclisler nasd aligacak diye bir nizmnme hazir-
ladi
ve
bu arada 117
adet metropolitlik isim be isim tesbit
edilmigtir.
RumPatrikhanesi'nin ve
metropolitterin,
bazen dinler
aras1meseleler
i-
kardig1 bilinmektedir. 19. asmia,
en
byk olay da
antisemitizmdir. Sik
sik igneli
fiahikyeleriyle Rumlar, gikyet ediyorlar YahudilerBablli'ye:
"Bunlar ocuk kesiyorlar, igneli fiadangeiriyorlar,hamursuza katiyorlar
kamm," diye
ve
muhtelif
fermanlarla
byle sama
davalarm dinlenmeme-
si iin kadilara ferman1ar veriliyottlu. Bunlardan
en
byk
ve grilltls
de yine
19.
yuzyil
sonunda
zmir'de
almugtur. Tarih
ve
Toplum'da, Esth
er
Benbassa bunun iin uzunca
bir
makale yazdi (Tarih
ve
Topium,
say1
30,
1986).Genelde her Pesah'ta Yahudilerin Rumlarm hcumuna uamasuu
da Elliott,
a.g.e.,
c.1,
s.
449'da naklediyor.
Kiliseler arasmda, zellikle bu Balkan kiliseleri autocephalie (zerk-
lik) kazandiktan
sonra,
mal mlk
ve
emlak kavgasi
olmugtur. Bubitmez
tukenmez bir davayd1
ve-
aaktir ki, Sultan Hamid bu tip mnazaadan
pek gzel istifade etmekteydi.
nk
bu tip kavgalar ruhban arasmda
kalmiyor, bu yzden Balkan daglarmdaki komitacilar da birbirini ylyor-
lardL
ikinciMeyrtiyet'ten
sonra,
artik
bir
nevi brriyet, uhuvvet
ve
d-
194 zen
iin ttihadTerakki tesirmdeki hkmetler, bu konuya egildi.
3Tem-

muz
1910'da, Kiliseler Kanunu ikarihmptir Bunu uzun
uzun
anlatacak
degilim. Fakat bunun baghca etkilerinden birisi; bugn bile geerli ola-
cak bir saglamhk derecesinde, btn Balkan
ve
bu Ortadogu blgesinde
kilise em1kinin bu kiliseler arasmda
taksim edilmesi
ve
lastasm konma-
si,
hiyerarginin tesbit edilmesi, Bbili ile kiliseler arasmdaki iligkilerin
tesbit edilmesidir.
Du
nemli bir olaydir, kinciMeyrtiyet'in bence
en
kayda deger laik icraati
ve
kahci messeselerinden biridir. Tabi Hami-
diye rejimi taraftarlari da bu olayive kanunu, "Ah igtebasiretsizler, kav-
ga
eden kiliseleri birleptirdiler," geklinde yorumlamaktadirlar. Bu
yo-
rumda da tabi bir gerek
payi
vardit
Lozan'dan
sonra
hepinizin bildigi gibi, 30Kasim 1921'de, daha evvel
Anadolu'da
Rumca bilmez, Trke konuqur, Trk Hiristiyanlan temsil
eden Papa Eftim, bir Trk Ortodoks patrikhanesikuruldugunu iln etmig-
tir. 6Arahk 1923'te,
Venizelos'un dostu olan Giritli Meletios'un patriklik-
ten
istifa etmesi zerine, Kadiky metropoliti olan Gogorius patrik
se-
ilmigtir. 1925'te
Gregorius'u tammamigtir
Trk hukmeti. Trkiye
si-
mrlan digmda dogdugu iin,
mbadeleye
tbidir denmigtir. 1925'te
o si-
mr
di i edildikten
sonra,
yerine znikMetropoliti Vasilius gelmigtir
ve
patrikhane bugnk statsne ve
idaresine de
o
gekilde oturmuytur.
Burada patrikhanenin idare tarzma lasaca deginelim: Patrik bir
papa
gibi her
geye
karar
verme yetkisine
sahip degildir. St Sinod Meclisi'ne,
yani
on
iki metropolitten olugan ruhan meclise damsmak zorundadir
darkonularda patrikhanenin logothet denen
muhasebe mdr
(bu
unvan Bizans'ta maliye nazirlarma verilirdi) byk
yetkileresahiptir
ve
laik idad
memur zmresinin kadrosunu da
o ynetir
asimda.
Her kilise-
nin yanmda yine laik cemat yelerinden olugan bir ephoria,
yani
dernek
vardir. Uyelerle birlikte, kilisenin ynetimine,
vakiflarm
denetimine ba-
karlar. Duteykilt
yapisi,
bugn iin de devam etmektedir. Kanunda
sa-
yilan 117 piskopostuk, metropolittik elan devam etmektedir. Mesel Mut
diye bir
yer
vardir, Mersin'den
geince
Konya'ya dogru, orada
ararsamz
bir tane Ortodoksbulamazsunz,
ama o
bir
metropolitliktir
ve
Mut'un da
metropoliti vardir. Alagehir'de de (Philadelphia)
aym
gekilde Rum-Orto-
doks artik yoktur,
ama orasi
daok nemli
bir metropolitliktir. Vebu met-
opolitler
patrikhane
nezdinde muhtelif grevler grrler.Yani, eski hi-
yerargi
elan devam etmektedir.
lkemizde bugn Ortodoks
vaktflar,
okullar patrikhane denetiminde degildir; her birinin kendi vakif idare
hey'eti
ve
kilise cemiyeti
(ephoria)
sorumlu makamdir
ve patrikhane
Rum-Ortodoks
yurttaglarm
ruhan mercidir.
Tanzimat
Dneminde Balkanlar'da Ulusal i
Kiliseler
ve
Rum-Ortodoks Kilisesi'
Osmank mparatorlugu'ndakilise deyince
akla ilk nce 'Rum-Ode
doks Patrikhanesi'
ve
buna tabi Huistiyanlarm gelmesidogaldir. "Frenk'in
ekmegindense Trk'n kihct evldu." 15.yzyd boyu Bati
ve
Dogu kilise-
lerinin birlegmesine hakh
olarak
karyi akanbu zihniyet, stanbul'unfethi-
nin
tamamlanmasiyla,
imparatorlukta idar, adl, din, mal
ve
egitim
y-
nnden imtiyazh
ve
diger gayrimslimtebaaya kargi
son
derecede
ustn-
lg
olan
bir kurumun ortaya ikmasuu da
saglamigtir.
Gerektehepimi-
zin
bildigi gibi, Trklerin imparatorlugu, Bizans'm yikihymdan ok n-
ce
gayrimslim
tebaaya Balkanlar
ve
Bati Anadolu'da hkmetmekteydi
ve
gayrimslimlerin idaresi ynnden tarihteki diger slm
dev1etierin-
de
az
grlen bir tecrbeye sahip olmu.ytu. Bu tecrbede Hiristiyan te-
baanm oklugu
ve
egitli kompartmanlara
mensup
olugu, Bati
ile ilgisi
birinci derecede rol oynanugttr.
Yani, Osmanh idaresi
ve
adl mekaniz-
mast,
stanbul'unfethinden rtcebu nemli
sorunu
zmlemek
ve part-
lara
uyum
saglamak
ve
birlikte
yagama tarzuu
kurmak yolunda
daha
.imparatorlugun
kurulug
dneminde ahykanhk
kazannugte Fetihten
sonra;
kilisenin hiyerargisinin, imtiyazlarmm
ve
nfuz alanmm, tesbitin-
de boyutlan bugn bile
tartigilan politikanm anlalmasmm, ancak
M53'e kadar Osmanh gayrimushm
cematlerinin hayatmmve idare tar-
zuun
yerli ve yabanci ve
Osmanh Balkan dillerindeki kayitlarm tetkiki
ile
mmkn olacagi aiktir.
Gerekklsik agda, gerekse 19. yzyilda, Osmanhkiliselerinin tarihi
bu nedenle birbirinden aynlmaz bir biimde metodik inceleme
ve
bilgi
birikimine
muhtatir. Osmanh mparatorlugu kadar diger dinlerin ve
cematlerin hayatuu bilmeyi gerektiren bir konu yoktur.
Osmanh
mo-
dernlegmesi de, nemli bir boyntuyla Balkanlar
ve
Ortadogu blgesin-
deki Hiristiyan cematlerin Batt
ve
Bbll kargismdaki tutumlan, reak-
siyonlannm tarihidir.
ok
kere peginen iriandtgumzm tersine, kiHseler
Bati'yi arkalarma ahp
ona
tabi
olarak Bbil ile atigmigdegilleniir. Ba-
tt'mn etkileri, Osmanh gayrimuslimlerini de ogu
zaman
Mslman
muhafazakr evler kadar rahatsiz etmigtir. 17
ve
18. yzydlania Ba-
*
Tanzimat'm150. YddnlimUlusfamrast Sempazyumu,25-27Aralik 1989,T.C. Kl-
tr BakanhMill Ktphane Bagkanh, Ankara 1991,
5.385-388.
ti'dan gelen Katolisizmin etkileri
ve
19. yzyilda
Protestanhm etkileri,
klsik kilise ynetimini rahatsiz etmig
ve
tepki duymalarma
neden ol-
mugtur. Tanzimat dnemi
reformlan
bir yerde
klsik Rum-Ortodoks
196 Patrikhanesi'nin
ve
hatt Ermeni-Gregoryen kilisesinin erime
tarihidir

denebilir. Buerimenin nedeni Bati'nin din propagandast kadar, impara-


torlukta dogan yeni Osmanh dnya
grgve
laiklegmeye baglayan egi-
tim
ve
basmdir.
Fener'deki Rum-Ortodoks Patrikhanesi, ok nceden kiliseye bagh
muhtelif dilden etnik cematlerin iinde dogan Bat1Avrupa tesirine
ve
zellikle laiklegme egilimlerine kargi mcadele vermek zorunda kalnug-
tir.
Nihayet,
uluslagma
agmda kilisegndengne
nfuz alanuun daral-
digim grmgtr.Aslmda uluslagma agmda grecegimiz
ulusal kilise-
lerin dogugu
ve
Fener'den kopma sreci, Balkan kavimlerinin tarihinde
yatan
bir
eskirgtlenmeye
de dayanmaktadir. Sirbve
Bulgar kiliseleri-
nin ayrilmasada
bu zellik
gzearpar.
Her
geye
ragmen ulusal ayak-
lanma
ve
bagunstzhk
sonucu,
Yunanistan kilisesinin Fener'den ayrilma-
si
nemli
ve
yeni bir geligmeydi. 1771'de Sirb kilisesinin laik din adam-
larmdan Dositei Obradovi, "Martasttrlarumz lzumsuz, insanlar
aydm
bir egitim grp batddan kurtulmah
ve
Allah'a yle yaklagmahdir,"
der.1
Bu tip
'deiste'
bir dnya
ve
din
grg,
kupkusuz S1rblarm
Avus-
turya
ile kuuluklan egitim, kltr
ve
ticaret iligkilerinin bir neticesidir.
Avusturya, Sirblarm topraklarmda
yagamasuu
ve
egitim grmelerini bir
yerde tegvik etmigti. Gene
aym
dnemlerde Aynaroz'daki manastirlarda
Sirb
ve
Bulgar rahipleri
Yunan ulusulugunun etkisi altmda kendi tarih
benliklerini de
aramaktaydilar.
18. yzyil
sonlarmda
Hillander Manas-
tirfndaki bir Bulgar kegig, Paissij Hillanderskij popler bir slbla kale-
me
aldigt Slav-Bulgar Tarihfnde, Bulgarlara dillerini
ve
tarihlerini
ve
l-
kelerinin ganh
gemiginigrenmelerini vaaz
ediyordu.
BtunOrtodoks
kilisesi iin bu egilimi genelleptirerneyiz. Bunlar Fener Patrikhanesi'nin
izgisi digmdaki
geligmelerdir.
nk,
Rum-Ortodoks patrikhanesi kul-
landigi dil
ve
akdesi itibarlyle hal Bizans
ortaagma sadikti
ve bu sa-
dakat dolayisiyla ulusalci bir dnyagrgn benimsemekten ok, kil-
seyi restore
eden
Osmanh ynetimine
sadakati tercih
etmekteydi.2
Kili-
senin bu dnemdeki teolojik mnakagalari
ve
dinler konusunda ortaya
koydugu grgler,Islmdan ok bati Katolisizmi
ve
Protestanhga yne-
lik bir
mcadeledir.
Fenerli beyler, Fransiz htilli'nin
getirdigi fikirlere
pek
abuk karyi ikmiglar, sonralan
gen
Mmanistan'ida hesaptan akar-
1 L S. Stavrianos, 'The Influence of the West
on
the Balkans', TheBalkansin Tran-
sition,
ed. C. ve
B.
J elavich.
Univ. of California Press, 1963,
s.
193.
2 A.g.m.,s.
186-187;Fikret Adamr, DieMakedonischeFrage, Steiner-Wiesbaden 1979,
s.
48-49; Clogg R., 'Dhidaskaita Patriki' (1798),
'an
Orthodox reaction to French
Revolutionary
PIppaganda',
MES5(1969),s.
104-105.
miglar
ve ama
olarak Osmanh mparatorlugu'nu
Trk
ve
Hellenlerin
mgterek bir imparatorlugu olarak geligtirmeyi tercih etmiplerdir. Fener
Fatrikhanesi,
Yunan
ayaklanmasmda len
ve
aziz olarak amlan bir ta-
kun tarihi
kipilerin
azizligini
tammay1
uzun
bir sre
ddetmigtir.3
Fe-
197
netin Bati kargiti tutumu, kugkusuz Rnesans'a kadar uzanmaktadir. 16.
asir
sonunda Patrik Kyril Loukaris'in ncil'ihalk diline (Dimefiki) evir-
digi ve
Protestanhga yakm fikirler besledigi biliniyor. Katolik
propagan-
dayakargi
savagirken,
stanbul'daki Protestan diplomat
ve
misyonlarm
destegini
aranug
ve giderekProtestan evreierin tesiri
altmda
kalmg ve
Confessionsadiyla Cenevre'de ok
sonra
1629'da basilan
eserinde, Calvi-
nist fikirlerin agir bastig1 grlmugtr
(Timothy Ware,
The Orthodox
Church, Penguin-1973,
s.
106).
Alti defa patrikligetayinve
azil edilen, si-
yas
entrikalar zinciri iinde ylldizi snen bir ruhan
kipiliktir.
Ama bu gibi egilimler kendisinden
sonra
piddetle yasaklandi
ve
kili-
se
dil
olarak
daKoinae dedigimiz Bizans dnemi Yunancasuu kulland1.
Osmanh,
egemenligi Sirblar, Bulgarlar, Ortodoks Arnavullar
ve
Arab-
larm dir, mal ynetimini de Fener Patrikhanesi'ne vermigti. Bununla
birlikte
imparatorlukta btn Yunanca konuganlar Ortodoks mezhepte
degildi. on
adalarmda, Chios'ta (Sakiz) apagi yukan 11.000Katolik
var-
di. Buna Mslmandininegeenlerideilve
edersek, imparatorlukta Yu-
nanca
alfabeyle yazihrdi. Yani, Frango-Chiotiki denen Latin harfleriy-
leyazilan ve
el Camiya dedigimiz Arab harfleriyle yazilan Yunanca me-
tinIeri de, Yunan
alfabesiyle
yazilanYtmancaya ilve etmemiz gerekir.
Patrik butn kilise evkafina hkmederdi. Vrissiz terekelere
patrikhane
sahip olurdu. Egitimi
ve
basun iglerini sansrc olarak denetler
ve ceza-
landirdiklarnu srgne yollayabilirdi. Bu
iglerde
de Osmanh kolluk kuv-
vetterinin mzaheretini grrd. Patrigi sadece Dvn-i Hmyn
yargi-
layabilirdi. Kilisenin tesbit ettigi blgelerdeki
metropolitler de oralarda
patrigin mutlak yetkili temsileileriydi.Bu yetkiler Ermeni Patrikhanesi
iin de sz konusuydu. Ancak
gayrimslimtebaa
arasmda Rum Orto-
doks
Patrikhanesi tabileri itibarlyle
en
yaygm
ve
kalabahk
nfusa hk-
mediyordu
ve
Fener'deki
patrikler
diger gayrimslim ruhani
reisler
ara-
smda
protokol
bakumndan neelik sahibiydiler. Aymgekilde bu kilisenin
nemli bir destegi Babili nezdinde nfuz
ve grev
dereceleri kudretli
olan Fenerli beyler dedigimiz,
Fener'deki Rum aristokrasisi idi. Fener
soylularmm hepsi Bizans'tan kalma
safkan
Rumlar
degildi. lerinde Ro-
men,
Bulgar,.Hiristiyan Arnavut ve italyan
asilh aileIer de
vardi.4
Fener-
3 Demetrios Tsakonas, Geistund GesellscimftinGriechenland,Bouvier Verlag, Bonn
1965,
s.
19ve 22.
4 Fenerli
aristokrasihakkmda
mufassal bilgt iinbkz. M. D. Sturdza, Grandes
famil-
lesdeGreced'Albanieet deConstantinople(Dictionnaire
HistohquE
E
BngOgggfi
Paris 1983.
li beylerin devlet
nezdindeki nfuzlan
da, tipki patrilder gibi Tanzi-
mat'tan
sonra yava; yavag
agmacak
ve
dier
gayrimslimunsurlann
se-
kinIeri de bu alanda onlarla
eg
rtbe
ve
movkie kavugacaktir. Asimda Er-
198 meniler iin bu sre, 18. yzyilda baglamig
ve
gl bir Amira zmresi
dogmuytu.
Rum patriklerinin protokoldeki ncelikleri, eyletlerde de metropo-
litlere tegmil edilmigti. Yani bir blgede Rum-Ortodokslar
ne
kadar
az
olursa olsun, ruhan
reisler arasmda
mettopolitter ncelikli bir
yere sa-
hipti. Diger gayrimslim
cematlerin, Tanzimat'tan
sonra
Ermeni-Gre-
goryen,
Marun, Sryan gibi cematlerin riufusunun daha kalabahk ol-
dugu blgelerde, bu ldsik protokolerimliyaz kaldmldi
ve
Marun, Ka-
tolik,Ermeni, Sryan tebaadan kimkalabahksa, onlarm ruhan reisleri-
ne
idar-mal meselelerde daha fazla sz
haklave temsil
nceligi
tanm-
di.5
Nasil oldu da Ftih Sultan Mehmed devrinde muhtegem
yetkilere
ve
gnnme
Aavugan Rum-Ortodoks Fadkgfnm yetki
ve
afaru agmdt?
Afmma,
evvelen
Yunan
ayaklanmastyla
kopan Yunanistan kilisesi,
niha-
yet
Tanzimat boyunca geligen laik egitim
ve
basm
ve
nihayet diger
gay-
ri-Yunan Hiristlyanlarm
ulusal kilisehareketleriyle luzlanmigtir, Balkan-
lar'da
sayica az
taraftari olmakla beraber, 18. yzy1ldan beri geligen
Ma-
kedonya
ve
nihayet Bulgar-Katolik kilise hareketinin de bu zlmede
manev bir pay1vardir.
nk
bu sonuncular itikad
ve
akde meselesin-
den degil, ulusal dilde
ve
ulusal ruhbanla
toplumsal
yagamlaruu surdr-
me
isteginin ifadesiolarak geligtilerve
Ortodoks kilisesinin paralanma-
smda
dolayh bir
rollri oldu. Bulgar eksarhiasmm bu olaylar
sonucu
do-
guu,
bu nedenle nemlidir. Diger yandan, Ermeni
ve
Rum patrikhane
meclislerinin tegkili (bunlata
millet meclisleri
deniyor)
ve
kilisenin kont-
rol digmda laik egitim grenHiristiyan
genlerin
varhgi, bu kurumun
kendi milleti iindeki
nfuzunu
kirmigttr. Bilindigi zere 1235T1rnova
Patrikligi
ve
Stefan Dugan tarafmdan 1341'de
teykil
edilen Ohrid-Pe
Patrikligi Bulgaristan
ve
Sirbistan'm mstakil ulusal kiliseleri
mesabe-
sindedir. Osmanh fetihleriile bu kiliseleria bagunsizht ilk anda devam
etti ise de; 1453'te btn Balkan Ortodokslan stanbul'dakiRum-Orto-
doks patriginin
ruhan, adE, mal, idari ttnlgne tabi oldular
ve
ba-
gimsizhklan sona
erdi. Sokullu Mehmed Papasayesinde 16.yzyilda
ye-
niden bagunsizhgim
elde.eden
Pe Patrikligi de 1767'de bir daha lagve-
dildi. Bu dnemden beri Bulgarlar arasmda bagimsiz kilise zlemi
var-
di
ve
bir
ara
17.
yzyilda baz18ulgarlarm
Roma'ya tabi
diger
Sark
Kato-
likleri gibizerk bir Katolik kiliseteykil etmek istedikleri biliniyor. stan-
bul'daki Fransa bykelisi Girardin13
Subat
1686tarihli bir
raporun-
5 BOA, .,MV.,
no:
383, 15 S1273/15 Ekim1856.
da; bazi Bulgarlarm Fransa kralmm bu konuda himaye
ve
muzahentini
istediklerini
bildiriyor.6
1773'teCizvitler Osmanh lkelerinden
kovulun-
ca
bu yerlerdeki Katolik misyon Lazaristlere geti. rneginLazarist
ra-
hip Girolomo Bono'nun 1742'de Selanik'te kurdugu kilisede Fransizca, 199
talyancave
Yunanca yin yap2hyordu?
Giderek bu mezhep kk
gruplar
arasmda yayddi. Ortodoks-Rum kilisesinden kopug 19.
yzyd-
da genel bir egilimdi. Ashnda slmdevletinde din degigtirme sadece ih-
tida
(yani
slmageig)biiminde mmknd, Yoksabagka dinler
ara-.
smda
geig
kabul edilmiyordu. Oysa19. yzyilda diger mezheplerden,
rnegin Protestanhga
ve
Katolisizme
geig
bagladi. 1850'de
ngiltere,
Protestanhga
geigi
kolaylagtiracak msaadeyi elde etti
ve
Protestan
misyonerler Rum
ve
Ermeni kiliselerinin itiraz
ve
nlemesine ragmen
daha kolay faaliyet gsterebildiler.Eu sre, Suriye
ve
Filistin'de daha
da belirgindi. rnegin
1830'da Arab Hiristiyanlarmyzde90'1Rum-Or-
todokskilisesine baghyken, 19. yzyil
sonunda bu
oran
yzde 30'a ka-
dar
dgt.8
Protestan misyonerlerin blgedeArab Hiristiyanlar, Marun-
ler, hatt Drzler arasinda faaliyet
gstermesi yanmda, Rum-Ortodoks
kilisesinin yksek rtbeli ruhbanm tayminde Arablara iltifat etmemesi
ve
dil
sorunu,
ykselen Arab ulusulugunun (zelliklebu akim H1risti-
yanlar arasmda
glidi) taleplerine
cevap
verememig
ve
onlar1Protes-
tan ve
Katolik misyonlarm kucagma itmigtir. Rum kilisesinin bu tutu-
munu,
dnemin Rus kilise grevlilerinden Porfirij
(o
polejeniijerusalems-
kihtzerkwi) adh risalesinde, Ortodoks kilisesinin Arab mminle
ve
is-
teklerinekarpi lkaydiligini
elegtirir.9
Balkanlaida Rum-Ortodoks Kilisesi'nin zay1flamasi, grltl bir fi-
nalle, Ulusal Bulgar Kilisesi'nin kurulugu ile tamamlannugttr denebilir.
Ama belirtildigi zere, Fener'in
zayiflamasmda asil cesamtlendirici rnek,
bagunsiz Yunanistan'dan dogdu. YeniYunanistan'm lideri Kapod'istria s-
tanbul'dan gelenFener temsilcisinigpheilekargilamtyt1.1829-31 arasmda
YunanKilisesi Fenef den koptu
ve
kendini autocephal olarak ilnetti. Ola-
ym
etkisi grld. 1830'lar Bulgaristan'm her yerinde, zellikle Filibegibi
kangik etnik yapifi
gehirlerde, Bulgarlar
ve
Rum
ruhban arasmda bazen
kan dklmeye kadar
varan
kavgalarla geti. Eu yillarda midini kaybe-
6 Girardin'in
raporu
iin: Fransiz DigigleriArgivi, C. P., Turouie, voL 18,
s.
102, 13
Feb. 1686.
7 Osmanh tarihi konusunda pek iptida bir bilgi sardetmekle birlikte, Makedonya
Katolik Kilisesi iin
guesere
bakilmahdir. Rudolf Grulich, Dieunierte Kirchein Ma-
zedonien
(1856-1919), Augustinus Veri.VVrzburg 1977,s. 33-34.
8 Priedrich Heyer, Kirchengeschichtede; Heiligen Landes, Kohthammer-Stuttgart
1984,
s.
203.
9 A.g.e.,
s.
210, Bu gibi bazi din degigtirme vakalari iin C. B.Elliott, Travelsin the
ThreeGreat Empiresof Austria, Russiaand
Turkey,
c.
II, London 1838,s.227 ve
241.
den Slav unsurlann kk gruplar halinde
yeni
kurulan
ve
gark
Katolik-
leri
meyanmda sayilan Makedonya
ve
1860'larda da Bulgar-Katolik Ki-
lisesi'ne geigi bundan ileri gelmekteydi. 1860'tastanbul'dakibirkabin
200
kigi, Bulgar kiliseleri iin bagimsizhk isteyen bir hareketebagladi
ve B-
brl'denbylebir talepte
bulundular. Babil'nin bukonuda tereddd,
-kilisede
dogacak bir atigmadan ekinmesi
ve
Rusya'nm Fener
Patrikha-
nesi'nden
yana
takmdigi tavirdan ileri gelmekteydi.Selanik, Edirne gibi
yerlerde bu dnemde Bulgar-Katolikhanketi yayilmaya baglad1. Buha-
reketin teorik nclgn 1859'dan
beri Bolgariagazetesini
1karanDra-
gan
Tsankov yapiyordu. Mezkr 1860yih
sonunda 2000kadar Bulgar,
stanbul'da
bir nmayi;
yapti ve
ErmeniKatolik patriki Hason Efendi
ve
stanbul'daki
Papahk temsilcisine mracaat ederek ark-Katolikleri
ara-
smda sayllacak bir zerk Katolik Bulgar kilisesinintamnmasuu
sagladi-
lar.10
Bukilise, buna ragmen sam1dtgi kadar yayllmadi, fakat bu olayla-
rt
izIeyen ilk
on sene
iinde Ortodoks Bagamsiz Bulgar Eksarhiasi Bbt-
ll tarafmdan tanmdt. Tabi Fener'deki Rum-Ortodoks Patrikhanesi bu
kiliseyi, ancak IL Dnya Savi'ndan
sonra
tamdi. Bulgaristan ulusal ki-
lise hareketi Balkan Ortodokslan
arasmda ulusal kiliselerin tamnmasim
luzlandirIruptir.
1879'da
aym
hareket, merkezi Belgrad olmak zere Sirb
Kilisesi iin, 1885'te de Romanya iin
sz konusudur. 1878'de Arnavut-
luk ligasi kuruldugunda bu halkm Ortodoks kesimi de, diger,dindeki
kardefieriyle Arnavut
olduklarmi
ve
Osmanh mparatorlugu'nunsadik
tebaast olduklarmt
aaklayarak patrikhaneden
ruhen
ve
hatt pratik ola-
rak koptuklanm a1klamtytir.
Kugkusuz kilisenin ideolojik
ve
siyasal nderliginin erimesinde, ba-
gunsiz
ulusal kiliselerin dogmasi kadar nemli bir olay;
bizzat
Rum mil-
letinin
sekinlerinin
grdkleri
laik egitim
ve
Takvim4Vakayi'nin Rum-
ca
nshasiyla baglaylp gidek
yayllan
ve
zellegen Rumca basm
organ-
lan ve
negriyattir. 19. yzy11dabtn Tanzimat aydmlari gibi,
Rumlarin
da nemli bir kesimi Osmanhhk gibi
yan
laik bir
imparatorluk ideoloji-
si
etrafmda toplandilar. Ulusaleilar kadar, bu grubu da bir vakia olarak
kabul
etmeliyiz.
Atina
ve
Londra sefiri Musurus Papabu grubun rnek-
lerinden biridir. Gene Ermeninaztrlardan Dadyan Artin PapaErmeniler
a,rasmdaki
bu tip Osmanhlara
rnek tegkil eder. Sayilan
samldigmm ak-
sine hi de
az
degildir
ve
yeni tetkiklerle daha ok ortaya
ikmaktadir.
19. yzyil
Osmanh toplumunun
"who's
who"su henz hazirlanmig de-
gildir.
Laik
egitimi 18. yzy11daancak Avrupa'da
okuyarak edinen
gay-
rimsliinferin saylSL, 19. yzydda arth. Osmanh yksek okullart bunu
10 f. Ortayh, 'Dejatel'nost Bolgarskoi Katolieskoi Tserkvi', Pervi Meidunaroden
KongressPoBolgaristiAn,SofiaBAN 1982,
s.
6%9, Bulgar Katolik kilisesi hareke
ti zerine.
sagladi. Galatasaray (Mekteb-i Sultan), baglangtta
ruhan reislerin hi
hoguna gitmemigti. Ama bir mddet
sonra,
Topkapih mtevazi bir Er-
meni genci Ohannes Aryaruni burada okudu
ve
ilerinin Ermeni patrigi
oldu.11
Kilisenin
ideolojive telkinleri ve
dnya grg onun
sansr di- 201
mda kalan
yaym
organlanyla
zayifhyordu. Bu
agmma,
geneldeErme-
ni-Gregoryen kilisesi iin de
dogrudur
ve
yukanda
saydiginuz sebeple-
re
dayanir. Ozellikle,19.yzydda kiliselerin ruhan yneticileriyanmda,
laik
zenginlerden
ve
zenginlegen
zenaatkr
ve
esnftan gelen
yelerle
kurulan
meelisler tarafmdan da denettenip
onlarm idareye itirak etme-
leri de nemli bir
geligmeydi.
Fakat Balkan eyletlerinde klsik Rum-Or-
todoks kilisesinin
erimesi, genellikle
ulusalci Slav
alamlarmm geligmesi
ve
Tanzimat'm
maarif, idare
ve
basin
alanmda getirdigi
reformlar
saye-
sinde hizlanmigtir. Su
nedenledir ki, Tanzimat dnemine, bir yerde,
Rum-Ortodoks kilisesinin aymma
tarihi demek pekde gerekdigi bir de-
gerlendinne
sayilmamahdir,
11 K. Pamukuyan,
'ArruniOhannes', istanbul
Ansiklopedisi,II, 1063.
2o2
Son
Devirde
Osmanl: Musevleri'
Osmanh
megrtiyetinin siyasal
ve
sosyal tarihi
iindeki
en
ilgin
un-
surlardan biri de Osmanh Msevligidir. 1908Temmuzu'nda Osmanh
mparatorlugu'ndamegrtiyet iln edildiginde, Musev
milleti
ilgin bir
sosyo-politik konumdaydt Cemnt iinde megrut
rejim taraftarlan etkin
oldugu gibi, Hamidiyye rejimine sempati duyanlar da vardi. Bu tutum,
Mslman Trklerinkine paralellikgsterir. Nitekim, bu dalizm Yahu-
di cematinin
ynetim
kademelerine de
yansumptL
Ozamandan beri tek-
rarlanan
ve
bilinen olay; IL Abdlhamid'in 1909'da 31Mart
vakasmdan
sonra
tahttan indirilmesi zerine hahambagi (kaymakam) Moshe Le-
vi'nin istifa etmesidir. Aslmda galiba eski ynetim, yerini
J n
Trklerin
taraftanolan partlye hadise 1karmaksizm terk
etmek yolunu semigti.
kinciMeyrtiyet yillarmda Osmanh Msevlerinin
genel
durumu
yle zetlenebilir. Cograf ynden Msevler, imparatorlugun
en genig
alana
yayilangrubudur. Btn Arab vilyetlerinde
ve
eski Osmanh
ege-
menlik blgeleri olan Magrib
ve
Misifda, Trablusgarb'da (Libya), Ye
men,
Suriye, Lbnan
ve
Filistin digmda Mezopotamya
ve
Gneydogu
Anadolu'da, Orta Anadolu'da, zellikle Bati Anadolu'da hemen her
kentsel
merkezde
ve zmitdegenigbir cemat halinde yagiyorlarda.Av-
rupa
eyletlerinde de Edirne, Selanik
ve Gelibolugibi kalabahk merkez-
ler digmda Bosna, Gney Bulgaristatt
ve
Makedonya'da birok kentler-
de Musev cematine rastlamak mmknd. Osmanh Yahudiligi, aslm-
da Sefardi gn.iptan, yani spanya
ve
Akdeniz'den gen Msevlerden
oluguyordu. Fakat zellikle Dogu Avrupa ve
Rusya'dan glerinartma-
siyla her yerde Aykenaz gruplar da gze arpmaktaydi. Dit bakimmdan
Osmanh mparatorluguMsevlerini sadece bu iki
grupla
smirlayama-
yiz;
zira Msevler kadar degigik dil konuan bagkabir
grup
yoktur. Do-
gu
Avrupa'dan
ve
Rusya'dan gelen dag1mk gmen gruplarm (Akena-
z) konugtugu
ve
ibdet esnasmda da kullamlan Yidigdenen dildi. n-
celeri Aykenaz sinagoglari
ayriyd1, ancak zamanIa
eridiler
ve
yerli Sefa-
rad cematle
kaynagtilar. Agkenazi sinagoglaribugn stanbul'dadil de-
gil
soy ve
gelenek dolayistyla ibdete devam ediyor. spanya'dangelen
asil kalabahk cematin diliJ udeo-Espagnol (Ladino) d1pmda, imparator-
lugun genig cografyasiiinde, zellikle Mezopotamya
ve
Arab vilyetle-
*
Tank Zafer Tunaya'ya Armagan, stanbulBarosu
yay.,
sfanbul1992,
s.
501-515.
rinde Arabca, hatt ramcakonuguluyordu. stanbul,zmir,
Selanik
gi-
bi byk liman gehirlerinde
ayn
sinagoglan olan talyan
Yahudi grupla-
n
da vard2. (Omen Istanbul'da Yazici Soka
ve
Karaky'de 26J fam
Sokagt'nda
sinagoglan vardt
ve
gigli'de
de
onlara
ayrt
bir
mezarhk
tah- 203
sis
edilmigti.)1
Italyan Yahudileriimparatorlukta
uzun zaman
nee
yer-
legmeye
baglamigt1. Ama yerli cematie kaynagma
ve
tebaaya gemeleri
19.
yzyilazg bir
olaydir
Bukonudaki belgelerde
rastladtgimiza
g-
re,
uyrukluk
sorunu
19. yzyd ortalannda
ortaya amptir. Bilindigi gi-
bi Osmanh hukukunda her dinden Osmanherkegi iin yabanci
uyrukhi
zevce
almak mmknd. F4kat kadm iin yabanc1 uyruklu kocaya
var-
mak mmkn degildi. Bunedenle devlet, rnegin 19. yzyd ortalannda
Toscana devletinin
pasaportunu tagiyan Musev erkeklerle, Osmanh
Msevsi kadmlann
evlenmelerinin
sakagrlmeye baglanmas1 zeri-
ne,
duruma mdahale etmigtir.
2
$
1266/13 Haziran 1850tarihinde ikan
bir fennan zellikle Selnik'te bu gibi
olaylarm
grliidgrfve
yasak-
lanmasmi
emrediyordu.2 Osmanh Musevleri
arasmdaki lisan renkliligi-
ne
IL Meertiyet
siralannda
ideolojik bir
renklilik de katdi denebilir.
19. yzyilmikinci yarisurda laik bir egitim
ve
dnya grggetiren
'Alliance Israelite niverselle'
okullanndan
sonra,
bu
sefer Osmanh
Musevligi
modernist bir ideoloji
ile de tamgiyordu.
1910'da
Anglo-Le-
vantin Banking Company, Istanbul'da bir gube
atL
Sionist liderlerin
en
nlleri bu bankamn bagmda, bundan sonra
bu gehirde ve
imparator-
lukta Sionist temsilei olarak
grev grmeye
bagladilar. Su dnem, gerek
OsmanhMusev
milletinin
ynetimi, gerekse Bbili'nin tutumu
a1sm-
dan ok kannagik boyutlar
arz
eder
ve
literatrde bu
konuda kolayca
verilen
hkmlerin,
sorunu
anlamamizi daha da
zorlagtirdigma kugku
yoktur.
Kugkusuz Osmanh
mparatorlugu'nda Sionist hareketin temsil-
cis2nin, bu bankanm bagmda bahmmast
onan
gayrimsmdurumuyfa R-
gilidir. Ama, Osmanh mparatorlugu'nunbagkentinden yazilan
rapor-
lar, sadece Sionist hareket aismdan degil, fakat
son
devir Osmanh
y-
netimi
ve
bagkentteki diplornasinintarihi
aasmdan
da ilgin belgelerdir.
Osmanh Msevlerinin Sionizm kargismdaki
tutumlanm anlamak
iin, nce
onlarm modern agm
ulusulugu kargisindaki tutumlarm1
an-
lamak gerekir.Osmanh
Musevleri iin
ulusuluk makbul
ve
moda bir
akun olmanupts. Ashada politikbalamdan etkin bir rgtlenme degze
arpmaz.
zellikleegitimin
yapisma
bakihnca da bu durum anlagihr.
Cematin
maarif rgtnn
yapist,
Osmanh Yahudilerinin imparator-
luktaki ulusalci
akimlar atmosferinden uzak
olduldanm gsterir. He-
men
btn merkezlerde dint bilgilerin gretildigi ilk tahsil kurumlarmm
1 NaimGleryz, 'stanbulitalyan Musev Cemati',
Salom,
17Arahk 1986, no.1980,
s.
2.
2 BOA,I., MV.,
no:
5129, 2
$
1266/13 Haziran 1850,
bulunmasma nem verilmigtir. Dindarhk
ve
din kimligi saglayacak bir
egitim yeterli grlmekteydi. Dolayisiyla ulusalci
ve
laik egitimin veri-
lebilecegi daha st dzeydeki egitim kurumlanm Osmanh
cemaat r-
204 gtleri meydaria getirmernigve
genIeri bir dzeyden
sonra
kendi hali-
ne
birakmigtir. Dolayisiyla modern, laik st dzey egitimini
Osmanh
Msevlerine Alliance Israelite gibi kendi cematlerinin kurmadig1 ku-
ruluIar getirmigtir Bunun dagmda Osmanh Musev genleri hemen her
trlu okulda
ve
mali imkm olmayanlar iseburs sisteminin
yaygm
ola-
rak uygulandigi
Osmanh egitim kuntmlarmda okumuglardir. Ashnda
Osmanh st brokrat kesimi iinde Osmanhlagmig Musev
sekinlerin
varhx da bundan ileri gelmektedir. Birsayisal veriyle durumu a1klaya-
biliriz: stanbul'da
1909/1327
H. yihiinde, devlet salnamesine gre 7
adet Musev rdiyesi
(ortaokul)
vardir.
lkokullarda yaygmdir, ama
Musev cematiyle ilgisi olan daha yksek kurumlar hahambagihk
veya
ilgili vak1flar tarafmdan kuralmuy degildir. Daha yksek derecede egi-
timveren
Alliance okullart
yabanci kkenliydi
ve
baglanglta bilindigi
gibi Osmanh Musev
milleti idacilerinin
ve
din liderlerin kargi 1ktigi
kurumlardi. Aym durum
bagka yerlerde, rnegin Aydm vilyetinde
de
grlyor. Izmifde Musev
ilk tahsil
kurumlan yaygmken, rgdiye
sa-
y1stndaazalma grlyor
ve o
yillardadaha yksek egitimi Musev
ce-
mati kendi dzenlemiyor, genlerbagkaokullara
ve
Mekteb-i Mlkiye,
Hukuk, Tibbiye gibi kurumlara gidiyorlardt. Osmanh nazirlan, sefirleri,
valileri arasmda Musev sekinlerine rastlanmlyordu,
ama
muhtelif
ne-
ztlerin, Maliye rgtnn, Sihhiye rgtiinn yksek kademelerin-
dekiOsmanh Msevsibrokrattarm
sayist
kmsenecek gibi
degildi.3
Nihayet, imparatorluktaki bazi unsurlar gibi,Musev aydinlan arasmda
daiki dilli olanlar,
Trkeyi anadili
gibi bilenler
az
degildi. Zaten Muse-
v genIigin okudugu tm okullarda Trke dersi oldugu
gibi, II. Mep-
rtiyetle Musev okullan nc bir uygulama ileTrke lisans derslerini
artird2
ve programlara
Trke okutulan
Osmanhtarihi
ve
Osmanh cog-
rafyasi gibi dersler koydular Buikili egitim
yapisuun
Galatasaray(Mek-
teb-i Sultan)'dan
sonra
ilk uygulayanlan Musev mektepleri oldugu
an-
lagthyor (bu nygulamanm 1925'te btn yabanc1
okullara
nygulanan
program
iin rnek olup olmadigi aragtinlmaya
deger). rneginHa-
hambagmm kethdasi Moiz Fresco'nun 1888-1890 yillarmda zmifde
stiadh, Trk dilinde, fakat
brari harfli bir gazete tkardigru biliyo-
ruz.
Nesim Maziiyah, IL Meyrtiyetdneminde ttihad, Moiz Kohen ise,
1915-18'de ktisadiytMecmasr'ni akarnuglardir. Nihayet Avram Galan-
ti de bu dnemin sivrilen iki
dilli Osmanh aydmlarmdandi.
3 Avram Galanti, Trkler
ve
Yahudifer,stanbul1928,
s.
128-136.Musevt memurlar
komusunda Bagbakanlik OsmanhArgivfndeki
yeni
tasniflerden tkan bazi bilgi-
leri yakmda yayunlayacagaz.
Msevler megratiyet hareketini destekleyen nc bir grubasahipti-
ler. Nesim Maziyah, Albert Ferid Asseo, Paris'te Mepveret gazetesi
gru-
bundan Albert Feva,meghur Emmanuel Karasso
ve
Nesim Russo ttihad-
ci
grupla, daha Sultan
Abdlhamid
devrinde temasta
olan politikacilar- 205
di. Dugruba
son
dnemin nl simalarmdan
Avram Galanti'yi de ekle-

yelim.
Ahmed Riza ile muhalefet yillarmda temasa
geen
ve
destekle-
yen,
Misir
Cemiyyet-ilsraillyyesi adh
rgtte
yer
almigti. Musev aydm-
lar II. Megrtiyet'i tamdesteklediIer. Bu destegi bazi Balkan uluslaripm
veya
Rum
ve
Ermeni aydmlari gibi bir ulusal uzlagma olarak degil, dog-
rudan
Osmanh patriyotizmi erevesinde gsterdiler. Nitekim dnemi
iinde laik bir ulueuluk olan Sionizme de iltifat edilmemig
ve
impara-
torlugun diger unsurlarma karp Yahudiler hep uzak kalmiglardir. Bul-
garlar,Ruin
ve
Ermeniler
seimlere ulusal
programlarlagirerken, Mse-
vilenie bu
egilim
hi olmanug; hatt bazi Arnavut
ve
Arablarm aksine,
mill kulpler dahi tegkil etmemiglerdir. Fakat Mseviler diger yandan
siyasal hayatladaha ok ilgilenen,
ttihadve
Terakki'yi destekleyen ko-
numdaydilar.
Ikinci Megrtiyet parlamentosunda Msevler 1877ye
g
daha etki-
li bir gruplatemsil ediliyorlard1(1877'de AvramAciman, Menahim Salih;
Bosna'dan Ziver
ve
Yanya'dan Davion Irvi
vard1).
Simdi
istanbul'dan
Vitali Faraci, Selanik'ten Emanuel Karasso, zmir'denNesim Mazliyah,
Bagdad'dan Hezekiyel Sason
vardi.
yanMeclisi'nde Davion Karmano
.
ve
Behor Egkinazi bulunuyordu. Balkan Harbi'nden sonraki devrede Se-
lnik kaybedilince Emanuel Karasso, stanbul'dan
seildi.
Osmanh Musevileri,II. Megrtiyet dnemine yakm tarihimizin ilgin
simalarmdan biri olan Hahamba HayimNahum'un temsilciligi
ve y-
netimi altmda girdiler.4Nahum'un kipiligi, bugn bile tarihiler
arasm-
da tartigma konusudur. Ama kariyerinin ttihad
ve
Terakki ileykselme
gsterdigi
ve
hahambahgin Osmanh Musevileri zerinde hem idar,
4 2Temmuz 1909/23 C 1327
tarihli
pu
tayin fermam ilgintir.
BOA, KarayveYahd
Defterleri,
s.
38-42:
"Nin-1hmyn odur ki:
Mnhal olan sitne-i liyyem
ve
tevabii hahambaghma bermceb-i nizm
te-
gekkl eden
heyet-i intihabiyye
tarafmdan intihb kalmmigclan kudvetu'l-mille-
ti'l-Mseviyye HAYM
NAHUM Elendi damet rtbethunun icra-yi memuriye-
ti Adliyye
ve
Mezhib Nezreti'nden vukbulan
ig'r ve Meclis-i Mahss-1Vke-
l-y2fhhamca virilen
karar zerine tensibkilmmagla, mezkr hahambaghm
mmaleyh uhdesine tevchini
mutazammm purt-u kadtmenin derciyle igbu be-
rat-i hmaynu
verdim
ve
buyrdm ki: mumaileyh Hayim Nahum Efendi s-
tanbul
ve tevb
millet-i Yehd'nm hahamba1s1olub, kffe-i memlik-i mahr-
samda bulunan millet-i Yehda'nm hahamlan
ve
cemat basilari ve gir byg
ve
kg mumaileyhi zerlerine hahambagi bilerek bahambaghga mteallik
umurlan damumaileyhe
mracaat
edib
ve
yolunda olub
ve
sznden
tecvz et-
meyib,
kendi yinleri zere itaat ve
inkiyzda kusur eylemiyeler..."
hem
siyas, hem de potokol ynndenstn
ve
etkin bir
makam
hline
gelmesionun
dneminde olmutur. Gerekte "stanbul ve
tevbii millet-i
Yehda'mn haham-ba1simn btn
memlik-i mahrusa (Osmanh lkele-
zod
rindeki) Msevlerinin ruhan liderleri
arasmda stn durumda bulun-
masi"
keyfiyeti
IL Mahmud'dan beri tayin
fermanlarmda belirtilir;
ama
bu gerekII. Megrtiyetve
Hayim- Nahum'un
liderliginde vurguland1.
Aymyll devlet salnamesinde
(1327
H.) Nahum'dan hahambagi
ve
diger
27nemli
merkezdeki reislerden baghahamdiye sz
edilmektedir. Belirtil-
digi zere stanbul'daki
hahambaquun butnMsevlerin din ve
idar li-
deri olma stats klsik Osmanh devrinden beri grlr. Musev milleti-
nin
yarn
bagmda bundan bagka
ayn
bir mezhep olan Karay (oguluKa-
raim) grubu iin Karay
cemntbay1hr stats
vardi.
H. 1255--1327/1839-
1909yillaniin Karay
ve
YahdDefterlediki cematle ilgili
idar
strkt-
r gsterecek bir hayli
yazigma
ihtiva eder
(mesel
imparatorluktaki tal-
yan
Msevler iin Hasky'de
ve
Bogazii'nde, Kuzguncuk'ta
ve
bagka
bir yerdeToskana Devleti'nin ricasiyla
ayn
bir
mezarhk hazirlanmasi gi-
bi). Genellikle herhangi bir yerdeki
haham tayinlerindeve
diger nemli
iglerde stanbul'dakihahambagmm grg
almiyordu. Karam cemati-
nin nfus tahriri
aynca
yap111rdi.Bunda iki cematin mezhep farkhhgi,
ayn
mahallede kurulan
ayn
sinagog (Karaim
cemnti kinisa tabirini kul-
lamr)
ve
mal, idar kompartunan farkhhgirol
oynamaktaydt
kinciMeyrtiyet'le Musevi hahambagmm titulatr (elkb)belgeler-
de gyle
geer:
"istanbul
ve tevbii
Yahd taifesi hahambagis1...
iftiha-
ru'1-mille-ti'l- Mseviyye... hutmet
avakbehu bi'l-hayr." Bununla bir-
likte Hayim Nahum iin, hahambagx olduktan sonra yart
resm
ve
gayri-
resm belgelenle,
matbuatta, "Memlik-i Osmaniyye Musevi
milletinin
reis-i ruhansi, hahambagi rtbel Hayim Nahum
efendi..." deynniskul-
lamlmaktaydi. Kendisi birinci dereceden
mecid nigan tagimaktaydi
ve
protokoldeki ve
hkmet nezdindeki itibar
ve
nfutu kuvvetliydi. Bu
titulaturde, Ittihad
ve
Terakki ideolojisi kadar, Nahum'un roln de
gr-
mek gerekir
ve esasen
imparatorluktaki diger gayrimslim grupIarm
ileri gelenlerinin Nahum'u hedef almalarmm bir
nedeni de, bu itibarh
konumuydu. Geri imparatorluk tarihinde,
zellikle Rumeli kitasmdaki
Rum-Ortodoks
ahl, Musev cematini igneli fti
ve
ocuk katli sula-
malariyla yneticilere gikyet edip dava amayiteden beri
yaygtn
hale
getirmigtir. En gibi
gikyetieri devlet,
'abes
dinlemek' deyimiyle
pegimen
yasak
eden fermanlar da
ikarmigtt.6
Ama olaylar tekrarlamyordu. 19.
yzyil
ortalarmda Yanya, Tirhala gibi
eyletler;
gyaiki kipinin
ryada
Meryem Ana'yi grdg
ve
Yahudiler aleyhinde bazi
mesajlar
aldiklarl
5 BOA,aym defter,hkm 17Ca
1259/15 Haziran 1843.
6 BOA,M.,
no:
78,
s.
616. 25M
1018/30 Nisan 1609.Bukonuda Uriel Heyd, Studi-
es in OldOttomanCriminni Izw, edi. Menage, Oxford 1973,
s.
223.
rivayeti zerine bir anda
yzlercekipinin verdigi dilekelerle antisemit
alkantrya
girdi.7
Gene 19. yzyll sonunda zmir'deok hadiseli bir benzer kan crm
davasi dolayisiyla ikan abgmalar, Esther Benbassa
tarafmdan
yayim-
207
lanmigtir.
mparatorlukta Kahire, skenderiye
(imparatorluga
sadece hukuken
hidivlik olarak bagh olmasma ragmen), Kuds, zmir,
Sam,
Trablusgarb,
Beyrut, Musul, Yanya, Tokat, Rodos,Bursa, Manastir, Selanik, Edirne
(bu
siralarda baghahamnce Meit,
sonra
Becerano), Girit, Haleb,
anakkale,
Bingazi, Trablusgam, Celibolu,
Sayda, Yafa, Bagdad, Safed'de bagha-
hamlar vard1. Osmanh vilyet salnameleri bunlari baghaham olarak be-
lirtir
ve stanbul'dakihahambagimn alunda
yari
mstakil din cemat
idareleridir. Ikinci Meyrtiyet yillarmda ticar faaliyetler
ve
ekonomik
refah ynnden Musev cemilati henz kayda deger bir geligmegster-
memigtir. Sekin Msevler tababet, hukukuluk ve devlet memurlugu
gibi
grevleri yerine getiriyordu. Paul Dumont'a gre, bu yillarda
mese-
l Silivri'de 7000Yahudi nfus
iinde,
50.000
frank serveti olan sadece
bir kipi
vardi.9
Kk ticaret
ve
zenaatler
Selanik
ve
zmirgibi merkez-
1erdebile henz
yaygm
bir
geim
alamydi. 1907'deki bu durum
zaman-
ladegigecektir. Ama henz,
at gelir
getiren
zenaatler
(kundurachk,
eski-
cilik, erilik, ufak
tamir
igleri gibi) byk kentlerdeki Msevler
arasm-
da yaygmdi. Bundan bagka Msevlerimparatorlugun ugradigi toprak
kaybmdan Mslmanlarla birlikte
en
ok
zarar
gren
ve
muhacir olan
bir
gruptu. Bu, byk liide H1ristiyan idarelerden,
en
azmdan
Msl-
manlar kadar hognut olmamalarmdan
ileri geliyordu. rnegin,Kmm
sa-
vagi
sirasmda da
muhtemelen
yerli Mslman halkla beraber Osmanh
ve
mttefik kuvvetleri desteklemig olmahlar ki,
savagm
bitiminde baglayan
Msfuman muhacerefine K1rimMilsevferi de kalifdifar. IS Ra 1273
/
13
Kasim 1856
tarihli bir irdede, Kinm ahlsinden
ve
Yahd milletinden
olup
Dersadet'e nakl
ve
hieret etmig.olanlar iin iskn edilecek bir
ma-
hal seilmesi
ve
kendilerine rikb-i merhimt-i cenb-i mlkneye
(pa-
digaha) takdim eyledikleri ar2uhal
dolay2siyla, Kmm'dan hicot edenle-
rin Rumeli canibindeki mahallem
yerleptirildigi
ve
bunlar da Kmmh ol-
duklari iin oralarda mnasip mahallere
yerlegtirilmeleri emrolunuyor
(BOA, .,Dahiliye,
no:
23899). Bir mddet
sonra 1Ocak 1857'de ikanlan
bir irde ise, bu gibi muhacirlerin
Osmanh uyruguna gemeleri
ve yeni ha-
7 BOA,1.,Hariciyye,
no:
3902, 1267/1850-51.
8 Esther Benbassa,
'1901'de
zmir'deCereyan EtmigBir Kan
ftiras1Vakast',
Tarih
ve
Topium, 1986Haziran,
saye
30,
s.
44-50.
9 Paul Dumont, 'J evvishCommunities in Turkey During the Last Decades of the
Nineteenth Century in theLight of Azthives of theAlliance Israelite niverselle',
CIrristiansand
J eros
intheOttomanEmpire,ed. B.Lewis-B. Braude, New York1982
c.
1,
s.
217.
yatlarmi dzenlemekiin toprak
verilmesi
ve
vergi muafiyeti
saglanmasi
gibi
durumlan dzenlemekteydi (BOA ,
.5Dahiliye, no:
24120ve
24122,
3Ca
1273). Bu gibi gler geligen
olaylarla devam
etti. 1877-78Osmanh-
208 Rus Savagt,1912Balkan Sava1sonucu
Rumeli'den Mslmanlarla birlik-
te
Msevler de g etti ve
20. yzyil
bagmda muhaceret, Dogu Avru-
pa'dan
gelenleri degz nne
ahrsak, Osmanh Musev
toplumunda fakir-
lik
ve problemleryaratti.
Ama diger yandan
Musev burjuvazisi zellikle
II Meyrtiyet ydlarmda, tipki yeni
bir Trk burjuvazisi gibi
dogma
ve
yk-
selme agamasmdayd1. Bugeligme
henz
ayrmtilanyla
tetkik
edilmemig bir
konu
olarak Osmanh tarihiliginin nunde durmaktadir.
IL Megrtiyet'te Osmanh Musevligi
ve
Sionizm konusu
speklasyo-
nu
ok yap11anama o
nisbette
deaz
aragtirilan bir konudur. Aratirma-
lar kimi
zaman
Sionizmin Osmarth Msevleriileolan
iligkileri zerinde
yogunlaquugtir;
ama
Osmanh Musevliginin bu alomla temasa gemesi-
ni saglayacak neden
ve
geler gerekten nedir
sorusu
zerinde durul-
mamigtir. Birbagka deyigle 19, yzyil sonu ve
20. yzyd bagmdaOsman-
h Musevliginin kltrel, ekonomik, din, siyas, tarihi aragtirmalart he-
nz ocukluk agamasmda oldugu halde; ogunlukla Sionizme kargi Os-
manh Yahudiliginin tutumu ve yaklagimi
hazar bir hipotez
olarak kabul
edilmig
ve
deta Polonya, Rusya
veya
Bati Ayrupa
Musevligi gibi
ele
almmigttr. Sionizm 19. yzy1hn btn
ulusalciliklari
gibi
laik bir ulusu-
luktu. Yahud dini ve
akaidi kadar, Avrupa muhitinin etki ve
tepkileri
iinde
yegerenbir
dgnceydi
ve
yaythpgeligtigialan itibariyle Sionizm,
Dogu Avrupa
ulusuluklarmdan
biridir.
Kugkusuz vatan
edinmek
eme-
linde olan bir hareket olarak, izledigi politika
ok farkh
olacakhr.
gte
bu
farkhhk dolayislyla
da Sionizm Osmanh lkesinde gerek
Mseviler,
ge-
rek yneticiler ve
aydmlar tarafmdan degigik biimde algxlanrmy ve de
gigik
tepkiler yamada, bazen gze
arpacak lde tepkisizlikle de kar-
planmigtir.
Ulusuluk alomi Osmanh yneticisi ve
ayduunm
kafasmda
komiteler
halinde rgtlenen, hatt
silhh mcadeleye bagvuran Bulgar
ulusulugu, Ermeni
ulusulugu
ve
Makedonya'deki etnik gmplar atly-
mastyla aynlegmigti. Bu
nedenle Sionizm hareketi;
niteligi, faaliyet tarzi
itibarlyle nemli
tepkiler dogurmadig1 gibi,
zaman
zaman
bazi Osman-
h yneticilerinin ve
aydmlarmm
sempatiyle baktigi, hatt pek
sicak ba-
kilmayan Avrupa H1ristiyan dnyasma karp bir direnig olarak degerlen-
-
dirilmigtir. Galiba Sionistlere sempatiyle bakan Ahmet Agaoglu'nun bu
niteligini de
gene
istanbul'dakiSionist temsilei Dr. Lichtheim dogru
ola-
rak teghis
etmigti]O
Sionizm ok kiginin
alg11adigmm tersine, homojen
dgncede yelerden olugan bir alam degildi.
Alman Yahudileriyle Rus
Yahudi1erinin politik farkhhgi dgnce
ve
pogramlara kadar
yansmug-
10 Richard Lichtheim,
Rckkerhr-Lebenserinnerungen aus
der
Frhzeit desDeutscherl
Zionismus, Stuttgart
1970,
s.
188.
ti. Rus Sionistler ilerinde her akuna
mensup,
her
yagtan
yelerin debu-
lunmastyla,
gze
arpiyordu. Osmanh Musevileri, iinde bulunduklan
partlar itibarlyle bu Avrupa akimla nas11
temasa geerdi ve
nas11bir tu-
tum
aludi? Bu sorunun
cevaplan zerinde durmak gekir. Imparator- 209
lugun
ulusulukla
en ge
temasa
geen
unsurlanndan birisi Trklerse,
brnn Msevler oldugunu
sylemek mmkndr. Osmanh Muse-
vligi 19. yzyil Avrupa kltryle
ge
temasa
gemigti;
ulusulugu
so-
yut
bir kavram
olarak grenip hayata
uygulamast hem bu
aidan, hem
de cograf dagrukhgi dolayistyla beklenemezdi. Diger yandanulusulu-
gu,
18. yzytl
sonundan beri Balkan uluslan,
zellikle
Hiristiyan
unsur-
lar birbirinden grenmig
ve
Osmanh ynetimine kargi baglang1tabirbi-
rini desteklemigtir. Yunan
ayaklanmasi, Sirb
ayaklanmastna bir yeyler
borludur. Bulgar
ulusuluk hareketinin dogugu (ulusugruplar
-
Phili-
ke Hetairia), Yunan hetairialanna ok
gey
borludur ve Yunan ayaklan-
masmda, Bulgar gnlllerinin rol bilinmektedir. Oysa Hiristiyankar-
degligi digmda kalan ve
imparatorlugun Hiristiyan
unsurlarmm antise-
mitizmini hisseden Osmanh Msevlerinin
onlar arasmda
yayilan
bu
gi-
bi
akunlara ilgi
ve
sempati duymasma imkn yoktur. Kaldi ki, Musevi-
ler imparatorlukta dag1mk blgelerde,
ayra
dil
ve
kltr evrelerinde
ya-
gayan
dahaok kentli bir toplumdur. Osmanh
Museviligi aslmda dili
ve
detleri itibariyle
de Dogu
ve
Bat1Avrupa Yahudiligiyle de
ne
kadar
ilig-
ki
ve
etkilegim iinde idi? Bu konudadafazIaolumlu
cevap
verecek bil-
giler pek mevcut degildir. Kisacasi
imparatorlugun sonunda Osmanh
Musevliginin modern
ulusu akimlara
mensup
olmasi iin
objektif
part-
lar grlmemektedir ve
Osmanh patriyotizmi, yani 19. yzy21m
rn
olan modern Osmanherhk akmu Yahudi sekin evrelerde daha fazla il-
gi gryor gibidir.
Bunlarm digmda Osmanh Musevligi modernleyme dnemine de,
Alliance Israelitegibi
Sionizme sempati duymayan bir egitim
ve
sosyal
yardimlagma kurumunun
etkisi altmda girmektedir. Gene Filistin'de
Msevilerin yerlegmesinde nemli rol olan bir bagka yardunlagma
ve
egitim kurumu
'Hilfsverein der Deutschen
J uden'
de Sionizm
aleyhm-
deki kurulugtu. Lichtheim, 1Haziran
1915 tarihli
raporunda bu
sonun-
cu
rgtn engelleyici ahymalarmdan
ve
Efraim Cohn Reiss'in kendile-
rini Osmanh
makamlari nezdinde
yiloci
faaliyette bulonmakIa itham et-
tiginden dert
yanmaktadir.11Belki bu gibi geligmelerin Osmanh Mse-
vlerinin Sionizme kargi cephe almalar1gibi bir durum yarattigi
sylene-
mez, ama
cemat, tarih ve
kltrel
yapisi
itibariyle bu modern akuna
yabanct kahrug, ilgisiz
veya
tarafsiz davranmigte. Sionizmin
bununla
birlikte byk
merkezlerde bazi gruplarla temasa getigi ve
taraftar ka-
zandigi aragtirmacilarm stnde birleptigi bir gerektir.Ama bu taraftar-
11 Isaiah Friedman, GermanyTurkey
and Zionism2897-1918,Oxford 1977,
s.
249.
larm, cemnt iinde nemli ikna edici bir rol oynayamad1klan, Dogu Av-
rupa'nm tereine Sionizmin cemat nderleri
ve
halk iinde popler bir
ideoloji
ve
hareket olmadigi anlagilmaktadir.
210 Sionizm, Avrupa'mn 19. yzyildaki laik
irkihgina
tepki olarak akti.

Ghetto'dan ikmay1 mit eden Avrupa Yahudileri, eski Haristlyan anti-


semitizminin arkt
bir nitelik kazandigim
grdkten
sonra,
Yahudi vata-
m
iin daha somut bir
program
ve
hareketin etrafmda toplanmaya bag-
ladi.
egitli
evrelerin Sionizme kargi tepkisi farkhyd1. Papahk 1897'de
Osmanh ynetimini Sionizme kar uyarmak iin kardinal Bonetti'yi'
resmen grevlendirmigti.Ama bu olaym vukua
geldigi sirada daha ba-
gimsiz
dgnen ngilizKatolikligi,
yani Westminister evresi adma Kar-
dinal Vaughan, Sionizme
ve
Musevlige sempatisini belirtiyor, hatt s-
lmdininin Musevligekaryt Hiristiyanlardan daha toleransh oldugunu
bileilve ediyordu.12
Osmanh brokratlari
ve
aydm
evreieriiinde, Av-
rupa'daki antisemitizmden dolayh
veya
dolaysiz etkilenen bazi kimse-
lerin oldugu biliniyor,
ama
genellikleOsmanh sekinleri Sionizm konu-
sunda pegin fikiriere
ve
belirli bir davrama sahip
degillerdi, zellikle
Kuds mutasarnflan ileBeyrut valilerinin Sionist yerleymelere kar iz-
ledigi politikalar; bundan bagka Bbili'nin,
parlamento yelerinin
ve
bazi
gazetelerinbirbirinden farkh, zamandan
zamana
degigen
politika-
larmda bunlan gdlendiren sikleri aramak gerekmektedir.Ortaya ko-
nan
rnekler, Sionizm
ve Osmanh politikasi konusunda hemen hibir
organ veya
zmreyi kesin izgilerle betimlemeyi imknsiz kilar. Buna
ragmen
Osmanh politikasi
ve
idatesinin Sionizm kargismda
genelde
ntr oldugunu sylemek mmkndr. Dr.
J acobson'un
Istanbul'dan 8
Kasim 1909'da Dr. VVoifssohn'a yazdigi bir
rapor;
Sionizm konusunda
Osmanh yneticileri
ve OsmanhMusevleri arasmdaki
nyargilan
veya
bilgisizlik
ve
ilgisizligi anlamaya
yarar.
Budnemde SionisttemsiIcilere
sempatiile bakan Celal Nuri Bey
(leri), Sionisttemsilci Dr. Viktor
J acob-
son
ile Evkaf Naziri Harnada Paya arasmda bir randevu ayarlar
ve
Ce-
ll Nuri
onu
Sionist olarak
takdim
edince,
nazir
gakayollu, "Ha, demek
Filistin'de Yahudi devletinikuracaksruz?" der
ve
Dr.
J acobson'un
izaha-
tmmbitmesini beklemeden, "Evet, bu manasizhklarm sebebi bizIere
ge-
len her Musevinin kesinlikle Sionist
olmadigim
syleyip sze baglamasi
ve
Filistin'deki yerlegmeler ileilgili mracaatindan
nce bunu tekrarla-
masidir.
Biz Trklere, bu duruida haliyle Sionistlere kargi pupheyle
bakinaktan bagka ikalmlyor," der. Sionizmi ciddiye
almayan
tutum da
bu dnemde
yaygin
olmahydi (CZA,
a
19/7.2-
J acobson'dan
Wolfs-
sohn'a
rapor
Constantinople, 8. XI. 1909tarihli). Sionist temsilciler
stan-
bul'da Anglo-Palestine Company'nin kurdugu Anglo-LevantineBank'm
gu-
+
stanbul'daki papahk temsilcisi (Delegue Apostoligue).
12 DieWelt,
no: 18,
s.
7, 2October 1897;
no:
17,
s.
3-4.
be yneticileri olarak bulunmaktaydilar.
J acobsonve
Lichtheim bu tem-
sileilerin arasmda
en
nemli iki portredir. Osmanh mparatorlugu'nun
son on
yilmda Sionizmin debag1msizhk, hatt belirlisuurlar iinde mut-
lak bir zerklik degil;
ancak idar
ve
kltrel bir zerklik program1yla 21/
ortaya iktigi griilmektedir
ki iligkilerde bu
unsuru gz
ardi etmemek

gerekmektedir. Nihayet Sionizmin Trablusgarb Savagi, Birinci Dnya Sa-
vagi gibi
olaylarda Osmanh ynetim ve
politikasma destekledigi
veya
destekler grndg; bu
nedenle de diytaki kamuoyunun aleyhte kam-
panya
ve
baslalarmdan bunalan; gerek
d2; devletlerin, gerekse digta
ye
itebirtakim bagka gruplarin destegini
arayan
Osmanh ynetici evrele-
rinin Sionist hareketten
rahatsiz olmadiklara anlagilmaktadir. Dgman
olmayan, destekler
grnen
gruplara kar bu
tutum
dogal kargilanma-
hdtr. Her
geye
ragmen, iligkiler tekboyuttu olarak ele ahnamayacak ka-
dar kangik bir yumak
haliradedir. Bu gibi destek gsterilerindenSionist
rgtler kammadalar. rnegin,SionistlerinBalkan Savagi'nda tibb
yar-
dim iin
orduya
katilacak bir
grup ve
Birinci CihanSavagi'ndada Os-
manh birliklerine yaniim iin gnll birlikler kurma konusunda giri-
gimleri grlmektedir.
Ashnda Sionist gruplarm
Osmanh birliginin de-
vamimve
Osmanh idaresini Filistin'deki yerlegme iin
enuygun
bir
var-
hk olarak grdkleri de
aakg13
Ba
nedenlerle rnegin Hicaz demiryo-
lu
yapmuna
bileSionist organizasyon teberruda bulunmak
istedi. Kug-
kusuz ki,
aym
dnemde Birinci Dnya Savagt'nda Sionist gruplarm
ba-
zilarinm ilerleyen Britanya kuvvetleriyletemasagetikleri ve
onlara is-
tihbarat hizmetleri
arz
ettikleri de bilinenvakiad2r. Dudenge politikast,
Osmanh egemenliginin
son
zamanlannda belirgin biimde ortaya ik-
migtir.
ok
tekrarlanan bir
olay, eskiKuds valisi Ekrem Bey'in 1907senesin-
de, zellikle Rusya'dan gelen
Musevilerin
'tehlikeli
unsurlar oldugu'
ve
'devletin
selmeti aismdan gn
nlenmesi ve
kontrollerinin gerektigi-
ni' dahiliyenazarma telkin
etmesidir14
Aymmutasarnfm Kuds'te bu-
lundugu sirada bunun aksi bir tutumda oldugu
ve
dogrusu Rusya Yahu-
dilerimn
gne
kapi etkin tedbirlerden sz etmedigi bilinlyor. Osmanh
yneticismin bu politikalarindagnn
partlarmm, degigen yapilarm
et-
kin oldugu keyfiyetine, tek rnek bu degildir
Osmanh yneticileri,
Sionizm.konusunda gpheci olmakla birlikte,
zaman zaman
takdirden
ve
hatta Sionistlerle temastan
ekinmemiglerdir.
Kuds mutasarnfmm aldigi bir bor zerine Levontin, 3Mayis 1904'te
13 Central Zionist Archive, 39-A II a2, 3, 4. Sympathieaktionen der Zionistischen
Organisation der
Trkei
in Trkisch-talienischen
Kriege-Entwurf von Dr M.
Nordau, 5October 1911;
aytu
biimde A11d/Z2 Sionistlerin Hicz demiryoluna
ba girigimleri deburada
zikrediliyor.
14 L Friedman,
a.g.e., s.
141,aynca
CZA., A 19/7
J acobson'dan
Wolfssohn'a 10Sep-
tember 1908tarihli
rapor.
Herzl'e
yuraporu
yazlyordu: "Mutasarnf
beni aceleagudi
ve
maliye
na-
zmndan aldigt bir telgraf.zerine benden
3000sterling daha bor istedi."
Mutasarnfm daha nce de sikmtih durumlgrda Sionist liderden-byle
212 bor aldigi anlagihyor.
Levontin, "Buyilki koyun
vergisi
(resm-i
agnam)
iyi
olacak, bu mebla
da demekte bir mahyur grmyorum,"
diyor.15
Bu
arada ilgin olan durum maliyedeki sikinh yznden
yneticiterle
Sionist koloni arasmda dogan bu gibi
alacak-bor iligkilerinin literatr-
de sadece
yerel yneticilerin bir hatasi, hatt
suiistimali olarak
gsteril-
mesidir.16
IL Meyrtiyet dneminde de, Talt
Paga'dan diger ttihad
ve
Terakki liderlerine kadar bazi kimselerin,
Filistin'in kalkmmasi
ve
vergi
gelirlerinin artmasmda
Sionistkoloniteri
takdirle izledigi
grlyor.An-
cak diger yandan Arab-Yahudi
atigmasuun
artmasi, byk devletlerin
kolonizasyondan kendi ikarlari
dogrultusurida istifade
ve
mdahalele-
ri
dolayistyla, toprak alumnm
nlenme tegebbsleri grlmektedr.
zellilde bu nedenle Talt Papa, Rusya tebaahlarmOsmanh uyruguna
gemeleri zerinde
israrla
durmugtu.
Sionistlerin
'ffentlich-rechflich'
deyimiyIe ifde ettikleri kltrel zerklik ye idareye katilma talepleri
Osmanh
parlamentosunda g, kolonizasyon ve
bagimsizhk faaliyeti
olarak tenkit edildiginde (zellikle
Cosmidi Efendi tarafmdan), Sad-
razam
Hakki Paga Sionist emellerine karp tedbir almacag1m
bildirdi.
Sio1st31her3erhenmo31sso3m
unun
zeieMr3m'kuiu o3anMa3g
Paga'ya 10Agustos 1911tarihinde
qu
mektobu yaziyor:"
"Votre altesse
n'a
pas
besoin de Iongues explications
pour
comprendre
que
le
terme
[1ffentlich-rehctlich]
que
Yexpression franaise
'droit
public'
ne
rend
qu'imperfaitement appliqu
des relations
entre
l'individu
ou un
group
d'individue.." geklinde baglayan
aiklamasinda,
terimin
'mme-hakla-
n'ndan tede bir talep ifade etmedigini aaldiyordu.
Basmda Ebzziya Tevfik, antisemit
ve
anti-Sionist bir
tavir
almqti.
Buna karghk Ahmed Agayeff (Agaoglu Ahnted)
ve
Esad, Sion dostu ola-
rak bilhassa Sionist temsilei
J acobson
tarafindan
gsteriliyor.
Ancak bu
konularda daha sogukkanh bir degerlendirmeci
olan halefi Lichtheim,
bunlarm Sion dostu olmaktan
ok, ngilizlere
karp
ve
diger ulusalci Os-
manh
gayrimslim
unsurlara kargi Musevileri
ve
Sionistleri destekler
g-
rndklerini belirtmektedir.18
Dr. Abdullah Cevdet Yahudiligin
ve
Si-
onist hareketin sempatizamdir. Ancak Alemdargazetesi
ve
Ebzziya Tev-
fik devamh antisemit
ve
anti Sionist bir
negriyat
yapmaktadirlar. Diger
taraftan Sionist temsilciler tarafmdan
antisentit olarak degerlendirilen
ik-
dam
ve
Peym
yazan
Ali Kemal'in pek de le olmadigi,
d4 devletlerin
15 CZA, ZI/541
Levontin'den Herzl'e,
J affa
3Mag
1904.
16 M. Kemal ke,Siyonizm
ve FilistinSorunu, stanbul
1982,
s.
90.
17 CZA., Z2/1, s.401-410,
'Trkische Parlamentsangriffe auf den Zionysmus', Dr.
VYolfssohn'dan
Sadrazam Hakki Paga'ya, (Kln) Cologne, 1DApril
1911.
18 Lichtheim, Rckkehr,
s.
188.
bazilartnm Sionizmi destekler grnmesindendolayi, Sionizme kargi ol-
dugu grlyor. Nitekim, dnem iinde antisemit bir kadronun ynetti-
gi
Alman politikasi, zellikle
stanbul'daki Alman imparatorluk temsilei-
Ieri; Byke1i Wangenheim'in sirf Almanya'am Filistin'deki ikarlanna 2/3
uyar
dgncesiyle Sionizme destek oldugu, hatt 19. yzyilda antisemi-
tizmingampiyonu olan Rusya'am stanbul'dakidiplomatlanmn bileRus
pasaportlu Filistin kolonizatrlerine benzer
egilimlerle pek karyi olma-
diklan
bilinmektedir?
Anti-Sionistpolitikanmveya
Sionizm sempad-
zanhgnun
bu
nedenle hibig Osmanh evresinde bir firka yeligi
veya
muhalif
veya
iktidar taraftan olmakla pek paralelligi yok gibi grn-
mektedir. Gene ttihad11armmuhalifi Riz Tevfik, Sionizmesempati
duyan bir dgnrd. Bir yerde Sionizm hakktnda Trk yneticilerin
bilgisizligi de bu ilgisizligin bir belirtisidir. Savag yillarmdaCemal Pa-
pa'nm Sionizme kargi uygulamalan nedeniyle mahkemeye verilen Dr.
Ruppin'in hattralarmdaki
gu
ifade dikkate
degerdir.20
"Trkische Offizi-
ere
die
als Richter fungierten hatten
von
Zionizmus nicht die geringste
Ahnung, und
mit
den Zivilrichtern vvelche die Anklage vorbereiteten
stand
es
nicht besser..." Yani, Trk
asker
yargilarmSionizm hakkmda
hibir
gey
bilmediklerini
ve
adliye silkindeki, sivil
yarg1
ve iddianame-
yi hazirlayan savc11armda onlardan daha fazla bir
gey
bilmedigini sy-
lyor. Savag
iinde Cemal Papa
ve
yardimasi Bahaeddin, Sionist koloni-
zatrlere karg1bir
tavir
iindedir. Yalruz Cemal Papa
ve
Bahaeddin'in
Arablara kargi da
ayni sert tutumu
izledilderini biliyoruz. Bu daha ok
blgenin huzurunu despot bir idam ilesaglayip Arab
ve
Musev grupla-
rm
ekigmesine
meydan vermemek gibi bir tavirla aiklanabilir. Beyrut
Valisi Bekir Sami, Sionist liderle kargi
sempatizandir. Bagkentte Talt,
Cavid
ve
Haci Adil Sionist ge kara
uygulamalarda bulunan liderler-
di;21ancak iktisad bagarilari dolayis1yla Sionizmekari ntr kalmiglar-
dir. Kaldi ki,
savag.
iinde Alman elisi Wangenheim
ve
ABD eiisi
Morgenthau'nun Sionistg
destekleyen politikalaruunhkmet tara-
fmdan nlenmedigi de biliniyor. ttihad
ve
Terakki liderleri Osmanhlay-
mayi
gart koparak, Filistin'de Yahudi varhmi kabule egilimli grn-
yorlar.
Osmanh Msevlerinde debu dnemde Sionizme kargi suskun
ve
ih-
tiyatlr bir tavir gzlemleniyor.Onlarm bu
tutumu
stanbul'dakiSionist
temsilcileri de baglang1tayamltmig,zaman zaman
kizdirnugtir. Onlarm
19 CZA., Z3/51 8 Februar 1915, Wangenheim'dan, Lichtheim'a telgraf CZA.,
Z3/49
s.
24M4.
J acobson'dan
Tschlenow'a Rusya
sefretindeki grpme hak-
kmda, 2Mai 1914.
20 Arthur Ruppin, TageMcher BriefeErinnerungen,
J udischeveriag,
Atheneaum
1985,
s.
264.
21 CZA., Z3/43-00186, HactAdil Sionist dostuolduldanm
ama gekarpi olduk-
larm: sylemig, 4
J anuar
1912tarihli.
raporlarmda
ve
yazigmalarmdabu lazginhgm izierini grmek
mm-
kndr. rneginBatzaria Efendi'nin kod ada 'Aprilnarr' olarak gemek-
tedir. Kuds'tekiOsmanh Msevlerinden Yarg1Hammon,
J acobson
ta-
214 rafmdan Meclis-i Meb'sn
seimlerinde aday olmaya teqvik edilmig
ve
kendisinin Sionistleri temsil
edebilecek bir kiqi oldugu yolunda Dr.
J a-
cobson tarafmdandegerlendirmeyapdnugtir.J acobson,
Hammon iin 11
Kasim 1912'de, "Sionist degilse de, bu konuda anlayipi
var,
namuslu
ve
lyi
tanmm19
bir
gen
yarg1,"
diyor.E
Anlagilan Hammon da sz gmg-
se
skt altmdir demeyi tercih edenlerdendi. Nitekim, stanbul'dakiSi-
onist temsilciler E. Karasso, N. Mazliyah gibi ileri gelen Musev
meb's-
larla da anlaamamaktadirlar.
J acobsonve
Lichtheim'm
en
ok hayal kmkhma ugradiklart
ve
bir
inddet
sonra
nefret ettikleri kigi hahambagi Hayim Nahum oldu. Na-
hum,
o
gndenbugne literatrde de yanh; degerlendirilen bir tarih ki-
iliktir. Maliye Nziri Cavid Bey'i, Talt Paga'yt, hatt
Seyh-l-slm
Mu-
sa
Kzim Efendi'yi sionist ikarlarma hizmet eden kipiler olarak
gsteren
belirli literatrn Nahum'u da
aytu
kategoriye kolayca soktugu
grlr.
Oysa Nahum iin 16
Subat
1912'de Lichtheim, 'Nahum
zu
strzen und
medjlis-i cisman
zu
haiten-laik konseyi yerinde biralop, Nahum'u alaga-
gi
ettirmekten' sz
etmektedir?
Gerekte Nahum frankofil
ve Alman
aleyhtan gruplardandi. Bu tutumunu, Osmanh mparatorluguAlman-
ya'nmyanmda
savaga
girince de devam ettirmigtir. 14 Arahk 1914tari-
hinde stanbul'dan
J acobson;
Auerbach'a, Nahum'un Alman
eliliginde
eli Wangenheim'la olan grgmesini
naklediyor; buna
gre
Nahum,
frankofil
olsa da, germanophobe olmadigmi bykeliye sylemig.Licht-
heim bu mlakat zerine, Nahum'la olan konugmasim da degerlendirk
ken,
onun
Sionistlerden pek hoglanmadignu
qu
ifade ile
belirtiyor:24
'
seiner Dummheit hat
er
mir selbst erzaehlt, dass
er
bei dieser Gelegenhe-
it die Zionisten etwas
verleumdet hat, denn imGrunde
hasst
er
uns."
Kupkusuz bu sert degerlendirme, Nahum'un Almanlar
veo
paraleldebir
politikayi
desfkiememesi
ve
ekingenliginden ileri gelen ntr
tutumuna
kargi sert bir tepkidir. Diger yandan
sava;
sonrasmda Sionizmin Osman-
h Musevileri
arasmda
ne gibi bir etki kurabildigini de
aragtirmak ihmal
edilmemesi gereken bir konudur.
Osmanh mparatorlugu ve yeni
Trkiye'de Msevlerin siyasal
tutu-
m
ve
toplumla btunlegmeleri genelde ok zgn bir
nitelik
gsterir.
Onu genel Musev
tarihi
veya
anti-Sionist negriyata balop degerlendir-
22 CZA., Z3/43-0014, 11Nov. 1912,
J acabson'dan
Auerbach'a.
23 CZA., Z3/43 d. 16 Februar 1911, Lichtheim'dan Auerbach'a.
24 CZA., Z3250, 2.XII,1914,
Lichtheim'm
raporu.
*
"Malm hamkatiyle bana, Sionistlere bu arada
(sefrette)biraz bhtanda bu-
Iundugunu syledi. Ashnda bizden
nefret ediyor."
mek mmkn degildir. Kaynaklarm tetkiki
ve
mukayeseli olarak deger-
lendirilmesi kauulmazdir. Galibamuhterem hocanuz Prof. T.Zafer Tuna-
ya'mn ahyma
ve
aragttrma yntemi
ve
IL Meertiyet'in siyasal hayatm-
da Msevilerin rol zerindeki
degerlendirmesi bu yndeydi ve
nemli 215
bir baglangici
olupturmaktaydi.E
25 Tank Zafer Timaya, Trkiye'deSiyasal Parfiler-Ikinci Meprtiyet Dnemi,c.1, s-
tanbul, Hrriyet Vakfi
yay.,
1984,
s.
555-563; burada 'Museviler ve rgtleri
-
Osmanh lkesindeSiyonizmSorunlan' baghkh blmttihadve Terakki'yi Ya-
hudi dostu, fakat Siyonist olan
ve
olmayan Musevileri
ayiran
bir rgr
olarak
niteler.
arail'lidiplomat Neville
J .
Ivandel, TheArabs and ZionismbeforeWorld War,
Univ. of California Pmss 1976.
ttihataTrk meb'uslann
ve Rum meb'uslarm (buyanhg) Arablan Sionistlere
karadesteklemedigini sylyor.
Eu kitap Sionist argiv belgelerini genig
lde
kullamyor. Fakat Osmanh kaynaklarun
ve
Arab kaynaklarun yeterli kullan-
madig1 grlyor. Bu
nedenle
abartzh hiikmlere rastlamyor
Osmanl: Yahudileri
ve
Tiirk Dili
19. astrda Yahudiler btn dnyada dilproblemiyle karpikargiya gel-
difer.
nk
egitim yaygmlaymty, gazete ve
kitap hemen hemenher
eve
girmigti ve
asil nemlisi herkes milliyetiydi; mill kimligi
ifade
vasitala-
nnm
baymda da dil geliyordu. En byk problem
Yahudilerin bulun-
duklan lkeyle btnlegmeleri
ve
ulusal dili ok iyi bilen,
ulusal edebi-
yata
katkida bulunan mnevverlerle
ortaya
akti. Acaba Yahudi toplu-
mu
mill dilleri mi konugmahyd1? Ortadogu, yani
Osmanh lkelerinde-
ki Yahudiler
muhtelif dilleri konuquyordu. Bunlann brancaveya
Yidig
gibi
Yahudilere zgn diller oldugunu sylemek
zor;
J udeo-Espagnol gi-
bi Yahudi
renklerini alan
ve o
cemste zg bir ispanyollehesi Osman-
hYahudileri
arasmda hkim dildi. Ne
var
ki, bu dilde
egitim
ve
yaym
19.
yzy1hn
ihtiyalanna
cevap
veremezdi
ve
asr medeniyete, OsmanhYa-
hudilerinin bu dille
uyum
saglamalan mmkn
grnmyordu. Malum
oldugu
gibi;Trkiye Yahudilerine modern egitimi Alliance Israelite ni-
verselle'in getirmesi,
modern egitim diIinin Fransizca olmasi
(stelik
bu
okullar bu dili ok iyi gretiyordu), toplum hayatmda da J udeo-Espag-
nol'un gerilemesine ve
sekin zmrenin
gnlk hayatta Fransizca konu-
gup yazmaya
baglamasiyla neticelendi. Nitekim, Trkiye Yahudilerinin
hayatmda J udeo-Espagnol gazeteden
ok Fransizca
gazete
vardir
ve
bunlar
uzun
mrl
ohnuptur. Asd nemlisiilmi kitap
ve
edebi yaymlar
(romanIar
ve
mesel AvramGalanti'nin kitaplan) Fransizca yazilmig
ve
basilmigtir
(40
yildirbu durum degigti).Artik Trk Yahudileri herkes gi-
bi sadece Trke
yaziyor
ve
Trke okuyor,
Salomve
Tinaki gazeteleri
temelde Trke iktyor. Trk Musev yazarlan roman ve
hikyeleriyle
Trke edebiyat dunyasmda yerini
ahyor.
$urasim
nemle belirtelim;
19. yzyil
ortalarma kadar Osmanh Yahudi toplumunun dil
sorunu
ol-
dugu
sylenemez.
Ama
asnn
ikinci yansmda Franstzcanm girmesiyle,
bu linguistic denge bozuldu. J udeo-Espagnol iin gerileme baglayacakti;
iki dil arasmdaki
tartiemaya grgve tavar
olarak bir ncs,
yani
Trke taraftarlart da katilacakti.
Trkenin 19.
yzyd
sonlanndan itibaren Yahudi
aydmlar
arasinda
kabul gren
bir dil oldugu basm hayatmdan da anla1hyor. rneginha-
hambagt (Chiefrabby) kethdasi Moiz Fresco 1888-1890 yillannda z-
mir'de
Ostadadh Trke (fakatbran
harfli) bir
gazete
akanyordu. IL
Meyrtiyet dneminde Nesim Mazliyah ttihad,Moiz Kohen ise 1915-18
ylllarmda iktisadiyt mecmuasuu
akarruplard1.1 Maamafih MoizKohen
Tekinalp'in
cumhuriyet dneminde sadece Trkeyi degil, tamamen
Trklegmeyi
savundugu malumdur.
Cografi
ynden Msevler imparatorlugun
en genig
alana yaydan
gru-
217
budur. Btn Arab vilyetlerinde, Mezopotamya'da yaarlaid1.Araba di-
ymdayukan
Mezopotamya'da ramca
ve
Krde konuganlar vardi, srail
kurulduktan sonra
bu nfus g
edince ramca
nemli bir darbe yedi.
Bati
Anadolu'da zmirbagta, hemen her kent merkezinde Bursa'da,
Orta Anadolu
gehirlerinde cematler (kahal)
vardi. Buralarda J udeo-Es-
pagnol
temel dildi. Gene Osmanh Avrupasi'nda da, Selanik bir Yahudi
ehri denecek kadar kalabahk cemate
sahipti. Tarih demografik tetkik-
ler
16. asirdan beri gehirde Yahudiligin egemen
oldugunu
ortaya
koyu-
yor.
19.yzydda
maarif
hayatmm
merkez devlet tarafmdan yeniden
d-
zenlenmesi ile gayrimslim Osmanh
okullarma Trke
zorunlu olarak
kondu. Bu kaideye gayrimslimler iinde
en
ok itaat eden
ve
Trk dili,
Trk
edebiyati, Trk tarihi
ve
cografyasim okutanlar Yahudiler oldu; 'Al-
liance Israelite niverselle'
okullan kurulunca da ayni yol izlendi.
Osmanh Yahudilerinin zgn dili J udeo-Espagnol,
Osmanh Ikesine
g
eden Dogu
ve
Orta Avrupah Akenaz Yahudilerin konugtugu Yidig,
talya'dang
edenlerin konuptugu talyancay1
asimile etmigti. Fakat
Franstzca ve
Fransiz
etkisi kargismda
aym
baanyi gsteremedi. Franstz
dili, bu iine kapanmig
ve
iki
as1rdir ekonomik kltrel knt iinde-
ki cemati dnyaya aan ve
dirilten
bir
rol oynamaktaydi. Trkenin
J u-
deo-Espagnol'un (halk
arasmda Trklerin Yahudice dedigi) yerini alma-
suu
isteyenler Fransizca iin ne
dgnyorlardi? Bu konuda sarih bilgi-
miz yoktur. Vakia bu talepte bulunan nde gelen
Yahudi
aydmlarmm
hepsinin
lyi Fransizca
bildikleri
malumdur. Musev
Alliance okullarinda
geri
temel egitim Fransizca idi
ama,
1925'teikan Tevhd-i Tedrisat (egi-
timin
standartlagmasi) Kanunu'ndan sonraki gibi bir
program
vardi. Bu
konuda Alliance okullan, deta
Galatasaray (Mekteb-i Sultan) ile
para-
lel bir
program
izlemekteydi. Trke ve
Fransizcaya egit derecede nem
veriliyordu. Trk tarihi,
Trk cografyasi, Turk dili
ve
edebiyatma agirhk
veren
bu programlarm,
belki 1925'ten
sonra
yabanct
okullardaki egitim
curriculum'unun dzenlenmesine
model
oldugu dgnlebilir. Bu
ne-
denle, Musev
mekteplerinde yazih Trke lyi
grenilirdi. Bilinmeyen
bir gerek,
imparatortugun yksek
rtbeli yneticileri arasinda ok faz-
la
sayida Musev olmamasma ragmen, merkezde bakanhklarda, tagra
idaresinde zellikle Mallye Nezreti'nde kalabahk sayida Musevi
me-
murun
bulunmasidir. Bu,
okullarda Trk dilinin iyi
grenilmesiyle sag-
lanan bir
avantajdi. Szn ettigimiz
memurlar, Nfia
ve
Ziraat komis-
1Bu listeler iin Nesim Benbanaste, rneklerte
TrkMusevfBasom Tarihesi,Istan-
bul 1988,
s.
57-62.
yono ve
Menfi-i Ummiyye Sandig1(umum tasarruf kredi sandigi)
gi-
bi mahall kurullardaki yeler degillerdi sadece, merkez hkmet
tara-
fmdan tyin edilen memurlardan
sz ediyoruz (Carter Findley'in
son
218 devir Osmanh brokrasisinde zikrettigi
gayrimslimler daha ok
mer-
kez ofisler
ve
zellikle Hariclye Nezareti'ndedir. Bkz. Carter Eindley,
Ottoman Civil Officialdom, Princeton, 1989,
p.
143-168). Argivlerimizde
tasnif
edilip aalan
yeni
vesika fontlan bizebu konuda yeni bilgiler veri-
yor.
Rumeli Vilyt-i
gahanesi
Mfettig-i Umumiligi Memuriyet-i Celile-
si'nden
gnderilen16Za 1321/4 Mart 1904tarihli bir raponia
Manastir,
Selnik
ve
Kosova vilyetlerinde
Adliye, Mlkiye
ve
Maliye'de ahyan
gayrimslim
memurlarm
listesi
veriliyor?
Bu listelere
gre,
Manastir vilyetinde
Musev
memur
merkezden
tayin
edilmig, Kosova'da Dahiliyye Dairesi'nde bir Musev, Adliye Da-
iresinde yine bir Musev vardir. Burada
posta
idaresinde
drt Musev
memur
vardir. Ayni yerinNfia Dairesi'nde 12 adet
Musev
zabita
me-
muru
vardir. Bublgelerdeki Musev nufus azdi
ve
Osmanh mparator-
lugu'nda
memur sayisi
da kalabahk olmadig1iin rakamlar kmsene-
cek miktarda degildir?
20. yuzyil bagmda imparatorlugun Yahudi nfusu
en az
400.000 kigi
tahmin
ediliyor.
BunIarm 120.000kadart Filistin'de
ve
civarmda, 200bin-
den fazlasi imparatorlugun ekirdek blgesinde yagiyordu; burada dil
olarak J udeo-Espagnol hkimdi-ve Italyanca
ve
Yidiggibi bagka dilleri
eritmigti. Okadar ki, Aykenazi sinagoglarmda bile dil, kisazamanda
J u-
deo-Espagnola dngmgtr. Bizzat Akenazi cemntinin bilgin din
adanu
Rav. Dr. Markus kurdugu lisenin arhy treninde Trk dilinin
zerinde nemie durulmasuu belirtir.*
Vebu rnek Musev egitimciler
tarafindan takip edilmigtir. Anlalan
son
devir Osmank Yahudilerine
bakarsak;
genighalk tabakasi arasmda 'Osmanhhk'
ve
'Trke' bilinci
yoksada, mnevverler arasmda bir 'Osmanhhk' bilinci vardi;
bunu ba-
zdan daha
u
noktaya, 'Trklk'e
kadar gtrdler. Trk dilinin span-
yolca
yerine
Osmanh yahadilerinin mill dili olarak kabuln
ve
yerley-
mesini isteyen
ele alacagmuz
girigim
ve
kurulan komisyon bu bakundan
nemlidir.5
Burada bir konunun zerinde durmahy1z. Cumhuriyet'in ilk
yillarm-
da"Vatanday Trke Konug' kampanyasi strasmda, bu kampanya dola-
2 Yeni tasnifler iin BOA, Rumeli Umum Mfettigli Evraki, TFR-IUM- 1326, 1321-
12-21-26,
no:
2907/2, 3, 4, 7, 9, 10.
3 Ayfudosya, TFR-I-UM-132142-26'da 2907/4, 2, 3, 7nolu listeler.
4 MoyeGrossman, Dr. Markus-Osmanli'danCumhuriyet'eGeiple.TrkYahudileri'nden
Grunmler,
stanbul-1992,
s.
29-Hannavassergazetesi, 3.121911nshasmdan nakiL
5
BOA,
.,AM.,
no:
6,
17 Ca 1318/12 Eyll 1900(8belge).
y1siylahcum edilen bir
grup
da, Trkeyi zgn telffuz ile konugan
veya
zellikle yagh kadmlann konugamadiklan Musev grubuydu: Ah-
met Emin Yalman (kendisi
SelnikIi Sebatayct gruptan) dahi, liberal tu-
tumuna
ragmen dil milliyetilexi arasmda
yer
almigtive Msevlere y- 219
lehitap ediyordu: "Dnyanm hibir
memleketi
yoktur ki,
orada
yerlegen
Msevler memleketin dilini benimsemesinler
ve
anadili haline koyma-
smlar.
ok
gariptir, bunun yegne
istisnasi Trkiye'dir; Yahudilere
asir-
lardan beri dost
ve
efendi muamelesi eden
ve
ifrat cereyanlarnun ilerle-
mesine imkn birakmayan Trkiye..." Yazar spanyolca ve
Fransizcano
umumt yerlerde kullamlmasuu tenkit
ediyordu (Ayhan Aktar, 'Cumhu-
riyetin lkY111arindaUygulanan Trkleytirme Politikalan', Tarih
ve
Top-
lum, Arahk 1996,
s.
13). Dudil politikasi,Moiz Kohen Tekinalp gibiler ta-
rafmdan
da takip
edildi Bugnk Trk MsevlerininTrke yi
kullan-
mast
ve
onu
iyi
yazan
bir
grup
olmasmda bu politikalar
mi,
yoksa siya-
s, hukuki, iktisad, kltrel btnlegme mi
rol oynad1, komi tartigthr.
23Za 1317/24 Nisan 1900taxihinde
Dersadet Musevileri Hahamba-
gi
Kaymakann
(locum-tenens) MosheLevi cenahlarmm imza
ve
mhry-
le Adliye ve MezhibNezreti'ne
verilen
bir dilekede Lisan-1Osma-
nnin (Trkenin) lisan-i mill olarak kabuln talep etmekteydi. zetle
dilekede
gu
hususlar belirtilmektedir;
Asirlarca bizi himaye
eden
ve
nimetini
veren
Osmanh saltanatma
gkran vesilesi olarak, sadik bir
millet olan Museviler; Lisan-i Osrnan yi
(Trke) kabul
ederek,
yaymak
ve
gimdiye kadarki lisanlan
olan
span-
yolcayt ortadan kald2rmak
ve
mevcut Musev
mekteplerinde asil dil ola-
rak Trkeyi kabul
ve tatbik
etmek istlyorlar (bkz. belge 1). Bunun
iin
bir 'Tamim-i I
isan-10sman
Komisyonu' (Osmanhcayi
yayma
komisyo-
nu) teykil edilmig olup, ekte bu komisyon azasuun
isimleri takdim edil-
migtir. Marif Nztri (9
Mayis 1900), Hariciye Nzin (28May1s 1900),
Adliye Nzin (25
Mayis 1900)tarihlerindebu talebi uygun
grdlderini
sadrete (bagbakanhk)bildirmigler
ve Osmanhkabinesi
hahambagi kay-
makanu (locum
tenens) tarafmdan
verilen
rapor
zerine, Musevilerin
dilini spanyolcadanTrkeye evirmek
ve
yaymak iin komisyonun
varhgmi
ve faaliyetini 5Eyll 1900(10
Ca 1318) tarihinde kabul etmigtir
(bkz. belge 2). Bunun zerine
ayni gn
saraydan irde akmigtir.
Eu komisyonun azalan Osmanh Yahudi cemati
iinde
tanman ve
sonraki
yillardapolitikve
kltrel hayatta da rol oynayacak simalardir
(bkz.
belge 3);
Tamim-i Lisan-1Osman Komisyonu (Osmanhcayi
yayma
komisyo-
nu)
yeleri:
220
a) Rsumatemneti cellesi fercme kalemi mdr muavini Haruna-izde
saadeflujak bey
b) BahriyeNezreti
cellesi
sertercmamkaymakamizzettuMoiz bey
c) Daire-i celle-i Hriciye
ve
umr-i pehbenderkalemindenHak izzellu Yu-
suf bey
d) Marif Nezdreti cefilesi encmen-i teffi;
vemuayene
azaamdanrefetlushak
efendi
e) Daire-i
celle-i
Hriclye
ve
umr-i
ticariyekalemindenizzetlu
J ak
Menage
f)
stire
odast mpavirlerindenizzelluishakYena
efendi
g)
Ebbb-i bahriyedenkolagastrefeilu Viktor
efendi
h) Muallimin-i Mseviyyeden
hahamHayimNahumefendi, sonraki hahamba-
i)
park
demiryollart idresi hukukmgviri refettu
J ak
Samanon
efendi
.
Bu
konuda
J ak
Samanon'un byk
torun
ocugu Lizi Behmoaras
benden
aldigi vesika
ve
aile hatiralanyla
Salom'un
21 Haziran 1995
nshasinda bir makale hazirlad1.
k) Ettbb-i mlkiyedenrefetlu
J ak
Mandil efendi
Bu listede bir tek kigi devlet
memuru
degildi. O da gelecegin (11
se-
ne
sonra) imparatorluk haharnbagisi olacak Hayim Nehum
efendidir.
Digerleri hepsi asker ve
mlk erkndandir.
J ak
Mandil efendi
saraym
hekimi olmugtur. Torunu Matilda nl Trk
yazan
YagarKemal Gke-
li ile
evlidir.
Sark
Demiryollan hukuk
mgaviri
J ak
Samanon'un torunu
Lizi Behmoaras
(Salom,
23Haziran 1995) da dedesi hakkmda biyografik
bilgi
veriyor.6
Avram Galanti bu komisyondan
sz.ederse
de yelerden
ve
ilgili arzuhal
ve
iradelerden
sz etmez.
Osmanh cemiyetinde 1840'lar-
da Moiz Fresko gibi Yahudi aydmlann Trkenin kabuln nerdigini
de bu
vesile ilehatirlatahm.
Bu
gen
Yahudi aydru, zikrettigimiz Yahudi aydmlann yanada
Prens Yusuf Izzettin
ve
Galib Papagibi
aristokrat Trklerle
ahbabdir
ve
edeb bir
grup
olugturmuglardir.
48 yagmdalmgtr, n1tarihi Av-
ram
Galanti byle bir
girigimve
komisyondan bahsetmigse de, komis-
yen.yeleri
ve
ilgili brokratik procedure'den sz etmez. Bunlar bagba-
kanhk argivi fontlarmda
mevcuttur.
gphesiz
ki, Galanti'nin Trkler
ve
Yahudileradh eserinde belirttigi gibi
mekteplerdeki
Trke girigiminden
evvel, Talmud
ve
Tevrat'm Trke tefsir tercmeleri de
vardir.7
Fakat,
cidd bir biimde Trke okuma
yazma
ve
konugmaya ynehk
bir egi-
6 Lizi Behmoaras,
'J ak
Samanon Efendi
ve
TrkeAki Asrumz Dogarken',
Salom,
21Haziran 1995, s. 5.
7 AvramGalanti, Trkler
ve
Yahudder,stanbul1947
s.
156, 162.
tim grmek iin bilinen ilk girigim budur
ve
Trk Yahudilerinin Trk-
eyle butnlegme tarihi iin bu nemlidir. Komisyonun ahymalan ze-
rine fazla bilgi
yoktur. Fakat zaten bu tarihlerden itibaren spanyolca,
Yahudi cemati arasmda ok kere
eve
mnhasir kalnug, okullarda terk 221
edilmigti. Gazetelerde
ve
ibadette daha
uzun zaman
kullam1migsa da,

gittike gerilemigtir. Bugn Trkiye Yahudileri iinJ udeo-Espagnol artik
arkaik bir dildir.
222
Osmanla Modernleymesi
ve
Sabetayctlzle
16 Eyll 1666'da hem Yahudilik, hem de Trklye tarihi iin nemli
bir olay
meydana geldi. Bir mddettir beklenen Mesiholdugunu iddia
eden
ve
imparatorlugun birok kyesinde, hatta Dogu Avrupa'daki Ya-
hudilerin bilebir kesimini ikna eden Sabetai Zvi SltanIV.Mehmed ta-
rafmdan Edirne'ye getirtilmig
ve
orada divanda
yargilammyt1.
zmir'de
kazandigi etkiden
dolay1,hahamlann gikyeti
ve
huzursuzluk bunun
nedeniydi. Bizzat
Seyhlislam
Van Mehmet ,Efendi yarg1lardanda.
lme
mahkm edilecegini grendigi
son
anda bir tereddt ve
ardm-
dan bir telkinle
Mslmanhgi kabul etti ve
Aziz Mehmet Efendi adim al-
di. Bunu kendisine telkin eden muhted bir Yahudi olan hekimbagi Ha-
yatzade'ydi.
Sabatai Zvi bagiglandi, kendisine 150ake yevmiye
bag
landive kapucubaphk memuriyetinden
emekli edildi. Maiyyetine deben-
zer
rtbe
ve
armaganlar verildi. Kendisine inananlarla birlikte zellikle
hadiselere sebeb oldugu
zmit'i
terk edecekti. Bundan
sonra
Selnik geh-
ri cemaatinin baghca yerleyme yeri
oldu. Sabetai bundan
sonra Arnavut-
luk'a
gemigve
orada lmgtr. Kendisine
inananlar Mesih'in tekrar
dnmesini bekliyorlard1, Sabetaym cemaatine Trkler
'dnme'
veya
'av-
deti', eski dindaglan,
yani
Yahudiler ise sazanikos
(renkleri
degigen bir
bahk oldugundan) demekteydi. Cemaat isekendine inananlan,
ma'ami-
nim diye
adlandmr. Ashnda Sabetaycihk bazilarmm sandigmm aksine
basit bir gizli din
degildir. Bir lasun Yahudiler Zvi'nin korktugunu d-
gnp beise kapildi. Miiridlerinkimi eski inamga dnd. Kimisi
onu
iz-
ledi. Kavga Dogu Avrupa'ya da s1radi, Frankistler cemaatin iinde hu-
zursuzluk
yaratti. Fakat asil kanyikhk histeriografide sryor, bu vaka-
yt
Osmanh Yahudiliginin 17.
asirdan sonraki dekadansmm nedeni ola-
rak gsterenler
var.1
Esasen Trkiye tarihiliginde de paralel bir yakla-
gimla gerilemeyi slamdin adamlarma hasredenler vardi. Laik tarihiler
bazen dine geregindenok nemverirler.
*
Tiryaki, Sayi: 24,Mayis 1998, s.9-18.
1 Benzer gekildeYemen'de art arda iki tane sahte mesih
gukr
Kuheyl I (1861-65)ve
Sukr
Kuheyl II (1868-75) aknug.ncbir Yahudi sahte mesih ise
(1883-93)
yil-
larmda ortaya ikan Yusuf Abdullah'tr. Her nn de Mslmanlar
arasmda
hemfikir ve
mrifleri olmugtur. Hatta
gukr
KuheyI II Musevilerle Zeydigiler ara-
smda
sahiplenme konusunda bir ekigmeyebile neden olmuytur. Ekz. Bet-Zion
Eraqi Klorman, 'Mslim supporters of
jewish
Messiahs in Yemen', MiddleEastern
Studies, VoL29/4 1992,
s.
714.
Sabetaycihm Mslmanhkla sirf
grn
olarak
nu
ilgisi
var,
yoksa
muhteva olarak da baz1iligkileri
var mi? Gizli bir inan
olarak
hakkmda
fazla bilgi sahibi degiliz. Diger yandan
o
gnden bugne dolaan bir ri-
vayet, 17. yzyilm tm dnyada
(kiyamet
bekleyen millienarist) insan- 223
hgi iinbu hareketin Yahudi olmayanlar tarafmdan
daizlenip benimsen-
digi
ve
Sabetay'm mesih olarak
selamlandigidir.2
BaziSabetaycilarm
ne-
silden nesile
kendi ilerinde tapidiklari bu bilgiyi belgelemek
gtr.An-
cak Selnik
yresiyle
ailev baglan olan
ve o
lkenin kltrelkahp
ve
ri-
vayet ve
grglerininyargisiz olarak hayathikyesinde
nakleden
Cahit
-
Uuk (BirImparatorluk
kerken,
Yap1Kredi
yayuu,
1stanbul1995,
s.
79)
o
dnemde Selnik'te dolaan bu rivayete
deginlyor.
"$ehrin
Mslman-
lan da sylenti arasmda; bu tarikata (yIe
diyor) diger dinlerden
Hristi-
yan ve Mslmanlarmgirdigini, padigahm da bu nedenle
hepiniz Ms-
lman olmazsamz boynunuz vurulacak diye Sabatai Zvi'yi tehdit etti-
gini,
bunun zerine hepsinin grngte Mslmanhgt kabul ettigi..."
eklinde
bir rivayettir bu. Belgelere
yansimayan
bu sylenti
dogruysa;
Saray'm
ve
Osmanh idaresinin Sabatai Zvi
ve
taraftarlanm zahiren de
olsa Islam'a dndrerek byk bir idam faaliyetini
ve
kriz atlatmay; be-
cerdigi aiktir. Halkm bu tefsir
ve inancmm tarihi bir temeli de olmah-
dir. Kuvvetle muhtemelen, bir kisun mensublar Yahudilikten degil bag-
ka dinden gelmelerdir. Cahit Uuk da Selnik'te Sabata Zvi cemaatinin
oru-namaz gibi Mslman
adetlerine
riyayetkr oldugunu nakledlyor.
19.yzyilda Selnik'te bu cemaatin iktisad
ve
kltrel bakimdan herke-
si
getigi anlagihyor. Nitekim Mayis 1901'de Selnik'e vali olan Mehmet
Tevfik Beyhatiralarmda Fevziye Mektebleri'nin
(mektebleri
bu cemaatin
kurdugunu zikretmiyor
ve
belki bilmiyor) diger mekteblerin
fevkinde
oldugunu, iyi
memur yetigtirdigini belirtmektedir. (Bir devlet adammm
[Mehmed Tevfik Biren111.Abdlhamid
ve
Meyrutiyet demi hattratart,
cild I,
Arma
yaym,
Istanbul 1993,
s.
170). Sabetayolar sonraki asarlarda Edirne
ve
bazi Rumeli gehirlerinde 1912-1913Balkan savaglanndan
soara
Ms-
lmanlarla birlikte imparatorluga g ederek
stanbulve zmirgibi
ge-
hirlere de yerleptiler Osmanh
mparatorlugu'nda byle bir millet
grubu
yoktu. Hele 20. yzyilda kimin Sabetaya oldugu kayitla belli degildi
ve
ritellerinden vazgetikleri
iin birok mensubu bakimmdan da nemli
bir egilim
olma vasfmi kaybetti. Bilhassa Kemalist laisizm Trk toplu-
munda bu meseleyi
adamakilh silmig
ve
k1y1yaitmigtir. Esasen
gemig
asirlarda
da Sabetaycilar idare nezdinde Mslmandi
ve
19. yzyil mo-
dernlegmesi boyunca bu adi konmamig asimilasyonun hadisesiz bir
ge-
kilde ilerleme kaydettigi grlyor. Makalemizin konusu da bu
mo-
dernleyme sreci olacaktir.
Sabetaycdarm basit bir gizli din
ve
gizli Yahudi mezhebi
olmadiklan
2 Fmdikli Mehmed, SUahdarTarihi, cild 1,
s.
431, Sene1077 8/1666.
(spanya'daki
Maranoslarm
aksine)
gu
iki husustan da anlaghr. 19. yz-
yll
ve
ncesinde, Sefarad Yahudiler
ya
J udeo
Espagnol konugmuy
sonra
Fransizca
kullanmigken, Sabetaycilann19.
asirdan itibaren
ev
dili Trk-
224
e
olmugtu.
Ortodoks
Musevler
onlan aforoz etmiyti,
ama
Sabetaycilar
bu konuda
onlardan daha katlydi. kincive
nemli
unsur,
Mesih'i bek-
leyen (yani Sabatai Zvi)bu cemaat her iki dinin ibadetini ok sofuca
ye-
rine getirmekteydi Nitekim Osmanh
mparatorlugu'nun
cra kpelerin-
deki gizli Hiristiyan
cemaatler sadece idarenin kayttlartkargismda Ms-
lman
olduklarun syler
ve
ibadeti pek yerine
getirmezken, Sabetayci-
larm bu
sofu davrarugi dikkati eker
ve
kendi
mistisizmleri bakunmdan
nemli bir noktadir. Nitekim 1856Islahat Fermam sonrasi,
Girit, Make-
donya, Dogu Sirbistan, bilhassa Arnavutluk
ve
Dogu Karadeniz'de birta-
kimgizli Huistiyan
cemaatler artik bir hrriyet
havasi
sezdiklerinden
es-
ki dinlerini
aakladi
ve kimliklerini
saklamadilar? Halbuki Selnik'teki
kalabahk Sabetayc1 cemaat byle bir
aiklamada bulunmadi
ve
stelik
grngte slamiibadeti
gene
softica devam ettirdi
ve
kendi eski riteli-
ne
devam etti. Bilinen hahamlari olmalarma
ragrnen,
onlar da
resmen
a11danmadi;
gene
Talmud-Tevrat Yahudileriyle iligki kurmadilar
ve
inanIari hakkmda hibir a1klama
yapan
risale kaleme
alan 1kmadi
(son
zamanlarda bu konuda yazan lgaz
Zorlu hari). Tam
aksine eski
devrin tccar ve
zenaati Sabetayc11ari
daha ok egitime nem verdi
ve
Osmanh brokrasisinde dalla ok grev aldilar. Daha ok yurtsever ha-
reketlere karryti
ve
nitelikli serbest meslekler icra ettiler. Nitekim bu d-
nemde akardiklarmi bildigimiz tek
yaym orgam
da ne
din ne de siyas-
dir. Ama szn ettigimiz
organ
laik
ve
meden bir genlikyetiptirmeye
ynelik
iki haftahk bir dergidir. Duderginin
zerinde duracag1z. Osman-
h nfus
sayunlari din
esasina gre
olur. Selnik
Sabetaycilari Yahudiler
arasmda degil, Mslmanlar arasmda kayst edilir. 19.yzyildan itibaren
bir
aiklama
gene
sz konusu degildir. Devlet bu cemaati
tammaz; ce-
maatin de
gizli
bir rgtlenme iinde kendi kay1tlarim tuttugu gpheli-
dir. Zaten Sabetai Zvi'den sonra cemaat
kendi iinde paralanmigttr
ve
bu gibi bir rgt
ve
gizli
kayit
ve
nfus
sayunmm
da fazla bir
gey
gs-
termeyecegi aiktir. Bu
nedenle Sabetaycilarm
sayisi
gemigte
ve gn-
mzde kimsenin
vkif olmadig bir sirdn
Selnik Sabetaycilarm elimizde bilinen
ilk
periyodik
organi
Gonca-i
~
Edeb
adh
bir
on
beggnlk meemuadir.
lk
nshasi I Mart 1299'da (1882)
3 Bu konada
rivayetler: Slousch N: 'Lesdeunmes, une
secte judeo-musulmane
de
Salonique', Revuedumonde musulman,
No XU,Faris-1908'de
yer
ahr.
brahimA. Gvsa, SabetaySevi,Resimii Yeni Lugat ve
Ansildopedi, I-V stanbul,
1939.
Abdurrahman Kk, Dnmeler
ve
DnmelikTarihi,
tken,
istanbul,Sine D,
5.155.
11amqtir.Asil redaktr Fazh Necib Bey'di. Bu
risalede Sabetaycihga
a-
it bir telkin
ve
bilgi yoktur. Genlere hitap eder, fakat dinden sz etmez.
Daha dogrusu kozmopolit bir Trk tarikat1 olan Mevlevttarikati (men-
sublan arasmda, Yahudi
ve
Hiristiyarilar devamli) ok vlur; Selnik 225
Mevlev
derghmdaki yinler
ve
derghm
duvarlapndaki yazilardan
sz
edilir.4
Bu kozmopolit tarikat, Batihlagmig kozmopolit evrelerde
ok
seviliyordu. Bu dergi;
edeb
yazi,
piir
(bazilart
ok amatrce),
seya-
hatriameler, Victor Hugo tercmeleri
(hep
laik yazarlar seiliyor), sonra
entellektel bir
gen
nasil yetipir ve
davramr gibi yazilar ihtiva ediyor.
Bun)arin ogu nahif
ve tagra
havasi dzeyindedir. Fakat
ama
egitim,
daha
iyi egitim
ve
dnyaya
a11madir. Aika grlyor, Musevlerden
nce Batihlayma ve
egitim ile Sabetaycdar daha nce durumlarim yk-
selttiler (emancipelvebir yerdeBati Avrupa'da Musevlerin kendi cemi-
yetlerineyaptiklan
kltrel katkiyi, Trk cemiyetinde Sabetaycilar
yap-
tilar. Nitekim bir
mddet
sonra
kurulacak Fevziye
ve
Terakki gibi gerek
anlamdaki gymnasiumlar-laikegitime nem vermigtir. Onlarm bugnku
devami
olan Ipk Lisesi de (Istanbul)kanun zorunluluk olan din dersle-
rini laik bir retoriqueile
srdurmektedir. Gonca-i Edebegitime nem
ve-
rir, her saytda kimya, biyoloji terimleri zerinde aiklamalar
yer
ahr.
A11an
okullardan
sz eder. Abdlhamid devri
modasma
uygun
olarak
ailan okullar
ve
egitimde ilerlemeden sz etmek. Bu rejimin
ve
sans-
run de hoguna gider. Fakat derginin
amaci
sansrle
uyugmaktan ok,
Battlilagmaydi. Anlagilan modernist Sabetayci sekinIer modern Bati egi-
timiyle, kapah cemaat hayat biiminin degigecegine
de
inaniyotlardi.
Normalde bu gazetede din bahislerin
yer
aldigru
grmekzor
(Mevlevi-
ligi methetmek digmda). Ancak dnmelik
zerine bir
seri
yazi
negredi-
len Vatan gazetesi l924 Ocak
aymda
(10
Ocak 1924'te) Gonca-i Edeb
mec-
muasim
progressiv
modern dnmelerin ikardignu
ve
bunlarm Sabatai
Zvi'yi burada
parlatanhkla itham.ettiklerini
yazar.5
Ben bu pasaji tesbit
edemedim. 'Bir tarih aragtiricisi' imzah bu seride
genlerin bu batil
mez-
hepten hoglanmayip, izdiva yoluyla Mslman Trk gruba
kavugmak
niyetinde olduklar.i syleniyordu. Selanik Sabetaycilari Istanbul'ag et-
tiklerinde benzer
mektebleri kurdular
ve
laik ulusalc1 bir Trk
egitim
sisteminde ncti
oldular. 19.
yzyil boyu Selnik,
Edirne, stanbul'da
ya-
ayan
Sabetayc11armmodernlegme srecine dair Resin bilgilerimiz yok.
4 . Ortayh. 'Tanzimat Dneminde Tanassur ve Din Degiptirme Olaylarf, Tanzi-
mat3n 150. YrfrSempozyumu,Trk TarihKurumu, Ankara 1989,
s.
1-7.
Girit iin, BA, J r. Me.Mah. No: 357,14C1274(30-1-1858)
skp
iin BA, Irad-Han No: 8922, 25 L 1275(28-VI-1859)
ve
Arnavutluk iin,
Bardhyl Graceni; 'LeCrypto-christianisme dans laregion du Shpatau cours
dela
derniere priode Ottoman', Studia
Albanica, XXVI/2 1989,
s.
93-102.
5 Vatan,
20 Ocak 1924,
s.
2, 'Tarihin Esratengiz Bir Sahifesi.' Bir tarih
mdekkiki.
Ancak
mecmuamn
yazarlarmm
memur
zmresinden oldugu,
stan-
bul'dan gidenbazi zevatm
yazi ve
demelerinin basildigi; okuyucularm
civar Edirne'ye kadar uzandig1 anlagihyor.
226 Gazetenin egitimi
ve
yazarlarmkipiligi; Sebataycilar arasmda Os-
manh brokrasisine bir katuma egilim
ve
eyleminin oldugu, yabanct dil
egitimi sayesinde dig ticarette de Msluman Trkler
ve
Yahudilerden
daha
niteliklive lyi durumda olduklan anlagihyor.
Bu arada dnme denen Sebataycilar laik bir ulusalc1hgi benimseyen
grup
olarak
J n
Trk hareketi
ve
ttihadve
Terakkiiin<ie de
yer
alnug-
lardar. Nitekim imparatorlugun nl maliye
nazin
Mehmed Cavid Bey,
ki
aym
zamanda kuvvetli bir iktisataidi, Sabetaycidir. Cavit Bey salta-
nat
ve hilfetinaynlmasuu isteyenlerdendi. Diger bir maliye
nazin
olan
Nzhet Faik, dahiliye nazirlanndan Mustafa Arif
ve
maarif mstegan
ve
hukuk profesr
Muslihiddin Adil, Sabetayct kkenliydiler.Trk mat-
buatmm nemli simasi, Vatan
gazetesi
sahibi Ahmed Emin (Yalman) da
Sabetayciidi
ve
bu konndailk tef rika 1924Ocak
aymda
onun
gazetesin-
de yayunlandi. Orduda, matbuatta
ve
ttihadve
Terakki parti evrelerin-
de Sabetaycilar vardi. Bunlardan nl Hasan Tahsin (Osman Nevres)
1919 yih 15Mayis'mda Yunan kitalan zmirleikarken onlara ilk kurgu-
nu
sikti
ve
dimnigi baglatan kahraman olarak tarihe geti. Onunla birlik-
te
direnen
ve
vurulan
bir
zabit, kolordunun
saghk zabiti Selnikli E2kr
Beydebir Sabetayclydi.Hasan Tahsin (OsinanNevres)ttihat
ve
Terakki
grubu iinde
anar
gizme
varan
fikirleriyle
tamnan
ilgin bir gahsiyetti.
Cumhuriyet dnemi baglarmda 1924yib Ocak aymda Trkiye kamu-
oyu
ani olarak
'dnme'
meselesi ileyz yze
geldi. Sebeb cemaatin ken-
di iinden ikmigtt. Bilindigi zere Sabetaym izleyicileri Sabatai Zvi'nin
lmnden
sonra zaman
iinde birbirine rakip
ve
kopuk partiye ay-
nlmigti. 1) Yakub (veyaHamdi Beygrubu),
2) Karakaglar(yahutOsman
Babagrubu), 3) Kapancilar (yahutbrahimAga grubu)...Bunlardan ikin-
ci
gruba
mensub Karakay Rgdi Beybugn pek
anlagilamayan bir sebeb-
le
1924 Ocak
ayi
bagmda Trkiye Byk MilletMeclisi'ne
'dnme'leri
gi-
kyef eden, bunlan
(yani
kendisinin de dahil oldugu grubu) gayri Trk,
gayri-Islam
ve
Trklgu smren bir
grup
olarak itham etti
ve
bunlarm
Timanistan'la olan ahali mbadelesinde Tiirk
olarak bu topraklara geti-
rilmemelermi, ancak hepsinin batil inamy ve
tavirlarim biraktp Trkl-
gii
kabul etmeleri
gartiyla Trkiye'de
yagayan
Trkler olarak-kabul edil-
melerini Millet Meclisi'nden istedi. Sebeb alle ii bir anlagnazhk
ve
di-
ger
dnme liderleri bir tehdit ve intikamdir dendi. Kendisi Sabetayci
olan
Ahmed
Emin (Yalman) gazetesinde
onu
mflis,
ahIksiz diye
su-
ladi. Ancak basinda bir
mnakaga
baglanugtL
Sabetayct (dnme) inanci
zerine birtakun rivayetler yazihp konuquluyordu. Neticede kendisi de
Sabetayci kkenli olan Ahmed Emin gazetesinde bukonuda dnmeleri
anlatan bir tefrikay110-22Ocak 1924tarihleri arasmda neretti
ve
dn-
melerin
bu inantan
vazgeen
Iaik, ilerici, ulusalci,
yurtsever bir kitle ol-
dugunu
yazdudi. Bu Sabetaycilarm
kendilerini ilk defa anlattiklari
ve
tamttiklan bir
yazi
serisidir, bu bakimdan ilgintir. Ancak
yazanm
ismi
yoktur
'bir
tarih aragtincist' diye imza atilmigtr. Muhafazakr Sebifr- 22:
regad
dergisi bayyazari Ebuzziya TevfikiseAhmed Emin'e hcum eden

yazilar yayimladi. Hseyin Cahid (Yalm) ise Tanin'de hem Karakap
Rgdi'yi tenkit
ve
itham
eden, hem de Sebifrregad'i itham eden yazilar
yazdi. SabetaycilarmTrk oldugunu, aksi
grgn
irkihk
ve
Osmanh
imparatorluk realitesi
ve
Trkiye realitesi
ilebandaymadigim ileri
tr-
yordu. Bu nedenle,
gimdi Trkiye smirlan digmda kalan Selnik Sabe-
taycilannm ahali mbadelesi
dig birak1hp Trkiye'ye
getirilmemeleri
mnasebetsiz
ve
tehlikelidir diyordu?
Karakay Rdi Bey'in bu dileke-
sinin nedeni
pek belli degil Cemaatineduydugu bir kizgmhk
ve
ihbar
nu,
yoksa, gerekten mbadele yznden Selnik'te i;
ve glerini bi-
rakmak
istemeyen Sabetayci
cemaate yardunci olmak
mi
istedi? Zira
o
stralarda Selnik'te Mustafa Bey,Yunan hkmetine mracaatla.kendi-
lerinin Trk
ve
Mslman degil; aslen Yahudi olduklarun,
bu yzden
mbadele
ile
ev, i;
ve
yurtlanndan srlerek
gnderilmemelerini iste-
miyti. Konortas bu fikre yatkm grnm isede, bazi bakanlar Sabetay-
c11armYunanistan'a Trk'ten daha zararh olduklanm
ve
bu yzden der-
hal Trkiye'ye gnderilmelerini istemiglerdi?
'Dnmelef,
yani
Sabetaycihm zerindeki mnakayamn arttigi
gn-
lerde bazi gazeteciler Trkiye hahambagisi nl bilgin Haim Becera-
no'ya da
'dnmeler'le
Yahudiligin
ne
dereceyekadar alakast oldugunu
sormu1ardir. 12 Ocak 1924
tarihli
mlakatmda
hahamba, "Ben dinler
konusunda ok tetkikat
yaptun,
ancak bu Selnikliler konusunda bilgim
yoktur. Herkes
ne
kadar biliyorsa ben de
o
kadar biliyorum," diyor. An-
cak bir
ara
'Sabatai Zvi kabilesinin Musev itikadma kismen
ve
muhalif
bir tarikat oldugunu' ilave
ediyor?
Sti mbhem,
ekingen deme bile
as-
hnda, Sabatai Zvi vakasmdan
sonraki iki
asir
iinde; bir Osmanh
ve
Tr-
kiye Yahudi din liderinin Selnik
'dnme"leri
hakkmdaki ilk resmi a1k
degerlendirmesidir. Ancak arkasi
gelmemigve
Trkiye Yahudileri bu
konuda
susmayi tercih
etmiglerdir.
Budnemi bir suskunluk izlengtir.
'Dnme' denen unsurlarm durumunu, yeni Cumhuriyet'in Iaik ulusu-
Iari
ve Cumhuriyet Halk Partisi tartigmamista. Sansr bu gibi
tartigma-
lan muhafazakr evrelerdeki ftsiltilara terk etmigtir. Karakap Rgdi.ola-
6 Sebilurregad,cild 23. sh.175; Abdurrahman Kk,
age
sh. 232;
Tanin, 5Ocak 1924
(1340H).
7 Vakit, 4 Ocak 1924(1340
H).
8 Vkit, 12 Ocak 1924(1340H) Hahambay Haim
Becerano ile mlakat.
*
Bukelime eenebi dillerle dahi deunme
veya
dnmek diyeyazumakta, Sabetayci de-
yimi
israrla
kullamImamaktadr.
yi
da bu
konuda Sabetayc11arm
susmasim
zorlamig olmahdir. En olayla
Sabetayci evreler unutma
ve susmayi, yeni toplumun laik vatandaghgi-
m
benimsemeyi tercih
etmiglerdir. Esasen 19. yzyildan beri byle laik-
228
ulusalci
toplumu
isteyenferin
arasmda onlar da
vardi. Bununla beraber
dar bir antisemit
evre,
laik
ideolojinin nde gelen bazi pahsiyetlerini
yanhg
veya
dogm fisilti gazetesinde
'dnme'
veya
'mason'
olmakla it-
ham etmeyi
srdrmglerdir.
Harb iinde 1942'de akardan fazla kazantan
ahnmak istenen
'varhk
vergisi'
uygulamalart sitasmda
'dnme'
meselesine ilgin bir biimde
bmkrat ynetici evreler yeniden
el
atmigtir.
Vergi kategorileri iinde
'D'
cetvelinin dnmelere konan
vergiler
oldugunu
o
zamanki
stanbul
defterdari
Faik kte
yazrmtir.9
Ma1mdur ki
en yksek
varlik vergisi
meblagt da bu kategoridekiBezmen
ailesiiin
tahakkuk
ettirilmigti.
An-
cak
'varhk
vergisi' Trkiye
mal tarihinde abuk terk edilen rezilane bir
uygulamaydi
ve
egitli evrelerden tephi grmgtr. Ondan
sonra
da
buna benzer
aik
veya kapahbir
uygulama grlmez.
Bugn Sabetaycilar kendilerini henz aiklamaz, bu inan
zerinde
bir aragtirma
yapip
yayimlamaz. (Tekistisnanm,
ama
hakikaten tekistis-
nanm
Tinjaki
ve
Toplumsal Tarihgibi dergilerde
yazan
Ilgaz Zorlu
oldu-
gunu
takdirle belirtmek gerekir.) ylegrnuyor ki bu inan
ve
kimlige
sahip olanlar halen var
fakat,
sayilanm kimse bilmez. Herhalde
son yet-
mig yllm laik geligmeleri
ve
yeni kent kltr iinde, Sabetaycihk laik
ideoloji, fakat daha ok laik hayat
tarzi
iinde erimigtir. stelikbu laisiz-
min en
ateglinc
ve
uygulayicisi dabu
grup
olmugtur. Bu
grup
zerin-
de halen Lucette Valensi'nin bir aragttrma yaptigru
duyuyoruz. Tabil
Osmanh
arpivleri, kanaatlerin
aksine, hibir
gey
veremez.
Onun iin
aragtirmanm
mlakat
ve
bazi kalmti belgeleri (yazihveya yazisiz) ara-
mak eklinde olmasi gerekir.
9 Faik kte,
Varhk Vergisi Faciast,stanbul1947(?),s.
85, 87, 195, bkz. A Kk, age
s.
258,
Harf Devriminin Nedenleri
zerine'
3Kasim
1928'de"
Trkiye
modern
dnya kogullan iinde ok
cesur
bir denemeye girdi. Alfabe degigtirmek tarihte ilk kez grlen bir
olay'
degildi. Hatta
en
bagta Trkler,
tarih boyu birka kez alfabe degigtiren
bir toplum olarak bu olaym nde gelen
rnegi sayllabilirler. Ne
var
ki
al-
fabenin degigtirilmesi, ilk
ve
ortaag toplumlan iin kkl bir degigiklik
sayilmayabilir. Yazi
ve
kay1tigleri iledar bir brokratik kadronun birka
rahib
ve
pairin
ugragtigt
geleneksel toplumlarda
yazi
ile ilgisi olmayan
genigy1gmlarbylebir degigimden haberli bile olmamiglardir. lkagm
parlak
uygarhk rneklerini
veren
Ahamaniglbr
raruiviyazismi, Sasan-
ler ram
Pahlavi denilen kk Aram alfabesine dayah
yazlyi
kullanmig
ve
Araplar ran'i
fethedince
Arap
alfabesi bunlarm
yerini
almigti. Eu
son
olay her
ne
kadar eski
ran
uygarhgom kaynaklanm bir sre karanhkta
birakmigsa da, 9-10. yzyillarda
eski kltrn restorasyono olanak ka-
zanmigti.
nku
geleneksel
toplumun bir zelligi, kltr
rnlerinin
szl olarak saklanmasidir. Bylece
eski
rankltrnn destan, yiir
masal gibi rnleri, hatta din metinleri buyuk oranda halkm tm ke-
simlerinin belleginde yagadigmdan,
sonraki
dnemlerde yenidenyazih
olarak
saptanmasi
mmkn olmutur. Iran'm nl airi Farsanm sta-
di Firdevs (Firdos) bile
$ehname'sini
bu tip
szl anlatimlardan derle-
migtir.
Oysa basmm, kitaplarm
ve
eski aglara oranla
yaygin
egitimin grl-
dg modern aglarda, byle bir degigiklik kolay cesaret edilip yrt-
lecek bir iydegildi. Nitekim toplumlar bu konuda ok rkek
ve tutucu
davranmaktadir. Degigimden nemli say1dakigi
ve
kmeler olumsuz bi-
imde etkilenir
ve
yeninin
benimsenmesi birok glkyaratin
Bunlara karym Trk inkilbmm bu konudaki
Israrh
tutumu
nasil
olup da bayanya
ulagmigtar. Baganyagerekleptirmeye yardim
eden ilk
nokta; 1928Trkiye'sinde Arap harflerinemuhalif, kk 19. yzyilm
ilk
yansma
kadar
uzanan
edebt
ve
fikr bir akmun varhgidar.
Du akmun
varolug nedenini
ve
yayihyra bu yazida gstermeye ahyacag1z. Arap
harflerinin yerine Trk dili iin
en uy gun
alfabenin hangisi olacagi
soru-
*
TrkiyeCumhuriyeti'nin YetmigBegYthArmagam,
Atatrk Kltr, Dil
ve
Tarih
Yksek Kurumu. Trk Tarih Kurumu Yaymlan, Dizi XVI, S. 80. Ankara 1998,
s.
68-84

Yasa1Kasun 1928'de kabul edilip, 3Kastm'dan baglayarak yrrlge girmietir.


su
ise, Latin harflerinin kabl ile zlmgtr, Bu da harf devrimini
olanakh kilan ikinci
noktadir. Alfabe tarihine baktigimizda Latin harfle-
ri,
yazmm
geligiminin doruk
noktasi olarak kargimiza ikar. Fonetik ba-
230 kimdan
en
mtekmil alfabe oldugundan, sesIllerin
(vokal)
nemli ol-

dugu Trk dili iin, Latin


alfabesi
en uygun grlmgtr.Bunu
yazmin
geli.im
tarihinde saptamak
mmkndr.
Ik
yazi
M..
XXXILyzyilda uygarhm egigi olan Mezopotamya'da
Smerler tarafmdan kullaruld1. Smerce aglutinant
(ekve
kk
yapist
ile
kurulan kelimelerden
meydana
gelen,
iftisaki)bir dildi. Smer dilinin
grameri, Mezopotamya'da daha
sonra
siyas bir birlik kuran
ve
Sam bir
toplum olan Akadlar tarafmdan yazdnugttr.Bilinen Smer
metinleri bir
hece
yazist
olan
iviyazisi ileyazilmi.ptir
ve
resim yazismdan (pictograp-
hique) geligerekortaya
akmigtar.Geri,
in,J aponve
Proto-Hind (Mo-
hanjo) kltrlerinin de yazilari vardt Ancak bu yazilar
resim
yazisi
olup,
alfabetik degildir. Hitit hiyeroglifi, Aztekhiyeroglifi gibiyazilar da
byledir. Fakat bunlarda tek
ses gsteren
baziiaretler
vardir Buneden-
ledir ki Mezopotamya kltrlerinin kullandigi
yazi,
modern alfabeyi
doguracak bir baglangi olarak uitelendirilmektedir. Gney Mezopo-
tamya'da, bugn Varka, Tevrat'ta iseErekdiye
geen
eski Uruk gehrinde
J ordan
tarafmdan yapilankazilarda, Uruk IV katmamnda
ilk
resim
yazi-
lan
ele
geti.
Bu
yazi
tahminen Smerlerin Mezopotamya'ya geliglerin-
den yz
yil
sonrabulunmuytur. Smer sitelerinin bu dnemdeki top-
lumsal dzenine
'mabed
sosyalizmi' ad2veriliyor. Eu dzende zelml-
kiyet geligmemigti. Her toplulugun yeleri y1gmatepeler zerindeki ta-
pmaklar etrafmda yagamakta ve
elde ettikleri rlin bu tapmaklardaki
rahiblere teslim
etmekteydiler. Teslimedilen rnlerin
yaz2m,
sayun ve
blgm rahipler tarafmdan yapihyordu. Rahipler getirilen rnn
cinsi, miktan
ve
verenin adim kaydetmek iin bazizel igaretler kullan-
dilar. Zamanla bu igaretleri her birinin anlayaca gekilde sistemleytirdi-
1er.Bylece resim
yazisi
dogmug
oldu.1
Resimyazismdan
daha sistema-
tik bir
yazi
olan ivi
yazisma
geigin
agamalan
tam
olarak aydinlanmig
degildir. Ama ivi
yazist
gekillgri drt-beg tane sesli harfi
verebiliyordu.
Hele ranhlartm
igaretterin
sayistru otuz
dokuza indirerek ivi
yazisim
neredeyse alfabetik bir
agamaya
getirdiler.
Ashnda
uses (akrofoni)
dedigimiz yntemle modern
alfabenin
teme-
-
lini atanlar eski Misirhlardir..Hiyeroglifte her resmin
(iyaretin)kargih
olan kelimenin bagharfleri kullamlarak sesli
ve
sessiz harfler ortaya ak-
ti. rnegin,
kz=k alef,
ev=
O
=
beth, igaretlerini alahm. Burada iki iga-
retten
ave
bsesleri ahamakta
veyan yana ya
da
alt alta
yazildiklarmda
ab kelimesi ortaya
tkmaktadtr. Bylelikle,bu tr
fonemlerin
daha ok
1 Fntzan Kinal,
'ivi
Yazistrun Dogugu
ve
Geligmesi', DTCF TarihAraphrmalan
Dergisi, C. VII, S. 12-13, Ankara 1973,
s.
5-7.
kullamldigi Misir hiyeroglifi bir antamda modern alfabenin
baglangici
sayllabilir. Gerek resim, gerekse ivi yazismda hece yntemine bagh ka-
Imdig1halde,gimdi
ses
yntemine
geiliyordu,Sami dilleri konugan
top-
lumlar bu alanda
Akdeniz uygarhmm
ncs olacak
ve
alfabe
giderek 231
modern
yap2sma
kavugacaktir.
iviyazisi ve
hiyeroglif apagi yukan
M..L yzydda yerlerini t-
myle
daha geligken
ve sistematik alfabelere biraktdar. Bunlardan biri
hiyeroglif
ve
ivi
yazisma gmharfleri yirmi ikiye
indiren
ve ses
yntes
-
mine dayanan Fenike alfabesidir.
Fenike alfabesi; 1. aleph,
2.
vav,
3. yodh
harfleri ile 1. A, 2. O,U, 3. Y..seslilerini ieriyordu.
Fenike alfabesinden
ikan bir kol ise Suriye'de Aram, ran'daPahlav, sonralar1 Araplarda
Kuji ve Neshf, SryanlerdeEstrangelos
ve
dolayh olarak
da Turfan
yazit-
Iarmda grdgmz
Uygur
alfabelerinin
temelini olugturmugtur. Feni-
ke alfabesinin
asil geligme alam,
M.. XI. yzyilda
on
adalan
ve
Yuna-
nistan
olmutur. Yunanhlar;
a-e, y-i,
u-o
seslilerini aldiklan
gibi,Sade-
rin
'ayn'
gibi sessizlerini de sesli harf olarak aldilar. ByIece
M.. 403'te
Attika'mn resmi
alfabesi olarak
kabul edilen klasik Yunan alfabesi orta-
ya
ikmigtir.
Yunan alfabesine
gre daha sistematik bir alfabe olan
Latin alfabesi
baglangita
yirmi bir harften oluguyordu.
Augustus devrinde Y
ve
Z
harfleri eldendi. Latin yazismda (C) fonemiyle verilen
Yunanblarm (K)
harfi Latin
alfabesinde
yer
almaz.
Bununla beraber sonralari bazi keli-
meler iin istiana olarak kullamImigtir.
Latin
alfabesi
hece
yntemiyle
kurulmuytur. Kolay okuyup
yazmaya ve
standart
imlya olanak hazir-
lamaktadir. Bu nedenle
bugn dnyada eyitli
gruptan dillerin
en yay-
gm
olarak kullandiklari alfabedir. Bazi dillerin gereksinimlerini kargila-
mak iin harf alti
ve st igaretler (diacritique'ler) kullamhr. (rnegin,
Trkedeki
Q,ve
;
ekedeki
6I Almancadaki
gibi...)Bokonuya
ilerde
yenidendeginilecektir.
Bir toplumda
zaman
iinde
degigen
ve geligentoplumsal iligkiler
ne
deniyle daha standart
ve
mkemmel
bir imlya
gerek duyulur. Buda bir
yerden
sonra
alfabeyi etkileyip degigime zorlamaktadir.
Alfabe dogdu-
gu
gnden beri degigmektedir
ve
halen de
son
geklini aldig1 sylene-
mez.
Trk dilini konuyanlar da
tarih boyu kullandiklan alfabeyi drt
kez degigtirmiIerdir.
Tarihte Trk Alfabeteri
Radlov
ve Thomsengibi
trkologlarmbilim dnyasma tamttiklan
Orhun
yazitlan, Trklerin bilinen ilk yazth amtidir. Bu yazitlardaki ilk
alfabe,
onu
kullanan siyasal
grubun
adi
olan 'Gktrk' terimiyle adlan-
dinhr
(M..
732). Thomsen 1893ylhnda Orhun vadisinde
bulunan bu
yazitlarmsirrmi zdgnde, bilim dnyasi bir olayla
kargilagtL
Gk-
trkler
yazigma
iglerinde Sugdaklan (Sogdianahlar) kullamyorlardi. B-
yk bir olasilikla bu
yazi
Sugdaklar
tarafmdan geligtirilmigtir. Eu alfabe-
nin zelligi iseiinde yalutzcadrt tane
seslinin bulunmasidu Buseslife-
232 rin ince
ya
dakahn olarak
degerlendirilmesi,yanma
geleasessizin ince
ya
da kalm oluguna baghdir.Bu
nedenle sessizler ince
ve
kahn olarak birka
tanedir. Yazi bitigik yazilmaz, kelimeler
ust
ste konan iki nokta ile
ayri
lir. Dolayis1ylaGktrk alfabesi brokratik hizmetler
iin
nygun
olmaylp
daha ok
amtsal
bir yaz1egidi
olarak kalmiptin Bu
yazi
trne bagka
yer-
lerde de rastlanir. rnegin,
Peenekler
ve HiristiyanhktannceMacarlar
amtsal yazitlarda bylerunik bir
yazi
kullanmiglardar. Bu-rneklere Maca-
ristan'm Szekel blgesindeNagy
Sznt Mikls'da
rastianmigtir.2
8
ve
M.
yzyillar arasmda yalmzca
Uygurlar tarafmdan degil, Otta
Asya'nm diger
Trk toplumlan tarafindanda kullamlan Uygur
alfabesi
kltr
tarihimizde
Gktrk
alfabesine oranla daha ok yaygmhk kazan-
nuptir. Bu
yaz2y2
Zerdgtler, Mastur Hiristiyanlar
ve
Budistler de kul-
Ianmiglardtr.3
zellikle
Mogol
mparatortugu
dneminde Uygur
alfabe-
si,
resmi yazigmalarda daha ok kullamldi. Bunun
nedeni, Trk
ses ya-
pisim
ifadeye elverigli olmamasma kargm, brokrafik kayatlarda iglekli-
ge
sahip oluguydu. Zaten imparatorluk brokrasisi
de Uygurlardan
ve
diger Trk toplumlardan seilen kimselerden olugmugtu. UygurcadaSa-
mlerin; I
(a,
e,),
a (u, o,
)
ve J (i,iYami
kargilayan
sesli vardt.
glek-
ligine karymbu
alfabenin Trk im1simkargilayamamasi,Arap harfleri-
nin kabul
edilme nedenlerinden biri olabilir. 11-13.
yzyillardan
bagla-
yarak Arab
alfabesi artik Trk soyundan toplumlar arasmda
yaygm
ola-
rak kullamhyordu. ranldarmtersine
Trklerin Arap harflerini kendi
dillerine
uygun
bir biimde degigtirdikleri sylenemez. Seslilerin yeri-
nin ok nemli oldugu
ve
higdtih sessiz
harflerinde
(,S
gibi)
kullaml-
digi dilimizde, yuzyillar boyu Arap alfabesinin
seslisiyle yetinilmig-
tir. P=
y
=
5
ve J
=
3gibi harfler isealfabemize ranhlar
yoluyla gir-
migtir.
zellikle
imlmizin konuqulan dili
arkadan izlemesi olayt (oda=
ota,
demirci= teymurci, maydonor=midenuvaz gibi) imlmizda dagi-
mkhk, kuraIsizhk yaratrug ve
ahykanhk kazamlmasi (meleke)geregi gi-
bi nemli
sorunlar
yaratmigtar.
ytebu nedenlerden tr, XIX.yzyilda
baylayan
modernleyme hareketleri, Arap harflerinin
'islalu'
ya
da Latin
-
harflerinin kabul glbi seenekler
etrafmda yogun bir tartigma
baglat-
nuptir.
2 Claude Cahen, Pre-Offaman
Turkey, Sidgwick and
J ackson,
London, 1968,s. 3-4.
Burada Trk topraklannda bir hayli sogda
ve
sernitik belge ve
kahnti bulun-
dui bildiriliyor. Okuyucu, H. N. Orken, Eski Trk Yazrtlarr,C. II, TDK Yay. s-
tanbul 1939,
s.
188-206.Aynca eserierde bu bilgilere
rastlayabilir.
3 A.
von
Gabain, AltfrkischeGrammatik,Leipzig 1950,
s.
15-28. Eu
yazi ve
metinier
zerindebagvurulacak temel kaynak.
mlve
Harf Degigtirme Sorununun Ortaya
akapr
Yaz1brokratik rgtlerde temel bir teknik aygittir. Bir kay1t
aract
olarak mal
ve
hizmet ahmlarmm denetimine
yarar.
Oyleyse
retimde
n3
denetim olgusunu saglayan bir
ara
olarak teknik bir
altyapisal gedir, Bu
teknik aygitm iIerligini
saglayacak gekilde mkemmellegtirilmesinin
toplumsal-teknolojik
moderalegmede byk nemi
varir.
Buyargumzla
bir toplumun temel retim birim
ve
aralan arasmda
yazty1nsiraya
koy-
muyoruz.
Ama retimde modernleyme baladigi
an,
im1
ve yazidaki
ak-
sakhk
ve
uyumsuzluklar rahatsiz edici olur. Bylece egitim alamnda-
ve
brokratik rgtlerde
reform
yapan
gruplar tarafmdan ele ahnmasi kaa-
m1mazdir. Bu nedenle gerek
modernlegen
yeni aglar
Avrupa'smda,
ge-
rekse 19. yzyil Trkiye'sinde
aym
ihtiya duyulmustur. Arap harflerinin
'Islalu'
ya
da tmyle degigtirilmesikonusundaki tartigmalarm Trkiyeta-
rihinde brokratik rgtterdeki
ve
egitim alanmdaki
reform denemeleri
kadar eski oldugunu
ve
onlarla
atbagi
gittigini
belirtmigtik. Budurum
salt
Trkiye tarihinezg degildir, Yeniaglarmbagmdan bu
yana
Latin
ve
Ki-
ril (Rus-Bulgar-Sirb) alfabelerini kullanan, modernlegen
toplumlar iml
re-
formlari yrtmy
ve
alfabeleri zerinde degigiklikler yapmiglardinYaga-
yan
dillerinhibirinde
ortaag boyunca standart bir iml yoktu. Eski b-
rokrat kadrolar
ve dar bir
aydm
tabakanm
kullandigi
yazi
bellege
ve
ahg-
kanhga dayanmaktayd1. yle
ki,
nerdeyse her
yazarm
kendine gre bir
imlsi vardi. Herkesin kabul ettigi standart imlkurallan
ve
okunmast ba-
sit bir
yazi
yoktu. Aslmda buna ihtiya duyulmarmytir.
nkl8.
yzyila
degin okuryazar oram% 5-10'u
geen
lke yoktur. Ornegin Alman iml-
formu, ncil'in
Almanca'ya evrildigi reformasyondnemine degil, Prusya
Kralhgi'nm glendigi
ve
mparatorie
Maria Theresia'nm Avusturya y-
netimini modernlegtirdigi dneme
rastlar. mparatorienin13 Agustos
1770fermamyla ilkokul
egitimi
genelleptirilirken, yaym
yagamr
dacanlam-
yordu.,Bu, Alman diliimlsnun
dzelmesine, daha dogrusu dzeltilmesi-
ne
neden
oldu.
18. yzyil bagmda BykPetro, Rusya brokrasisini
ve
egi-
tim
yaarum
agmgereklerine greyeniden
dzenliyordu. Bunedenle
es-
ki kilise Slavcasmm kahntisi olan Rus harflerini
ve
imlsim da
1710
yilm-
da yeniden
dzenlettirdi. 1713'teVedemosti(Haberler)
adh
gazeteyi akart-
tirarak, Rusya'da basin hayatuu baglatti.Okuma
yazma
bilgisinin yayilma-
suu
gerektirenbu gibi
hareketler nlerinde engel olarak Rus alfabesini bu-
luyordu. Onun iin iml dzeltilerek alfabeden 18.harf
ikart11di.4
Rus al-
fabesindeki ikinci nemli dzeltme iglemi,
1921'de Sovyetter dneminde
gereklegtirilmigtir. Fransa'da iseKardinal Richelieu konuulan dile
uygun
standart bir iml dzenlemesi iinnl Fransiz Akademisi'ni kurdurmug-
tur
4 S. N. Syrov, Stmnitsiy Istorii, z.
RusskiYazak, Moskva 1975,
s.
116-117.
Genellikle faaliyetleri artan, etkinlik alam byyen brokrasilerde
eleman ihtiyaci da artmaktadir
Ama diger yandan
yazi
konusundaki
ah.kanhgi
ve
yetenegi
eski
brokrat tabaka
ve gruplarmki ile kargilagti-
234 nlamayacak kadar
az
olan
yeni memurlarm brokratik rgtle
girme-
si gtr.
nk
geligen toplumsal
yagam
maliye, adliye
ve
egitim r-
gtlerinin
eleman
gereksinmesini arbrmigtr. Ote yandan modernlegen
ordulann yeni subay kadrolan artik eskisi gibi
okuma
yazma
bilmeyen
kahramanlardan degil, topografya, matematik, mekanik
ve
'talimname-
leti okuyup anlayabilen kipilerden olugturulmak
zorundayda. Eu
mo-
dern
savag
adamlarmm ise; bir
in
mandarini, bir Osmanhdivan ktibi
ya
dabir manastir rahibi gibimrleriniyaziya
ve karmagikimlya
ada-
yacak kimseler olamayacaklari
aiktir.
Modernlegen ordularda kolay bir
imlnm geligtirilmegereginindebu reformlarda etkisi vrdir. Bundan
bagka,
yaym yagammm
geligmesi, genig y1gmlarm
okuma
yazmayi
ko-
layca kavramasuu gektiriyordu. 18. yzyddan beri
ngilizce, Fransaz-
ca,
talyanca,Rusa, Almanca gibi Bati dillerinin imlsimn
geirdigi
de-
gigiklikler
byle bir byk toplumsal degigime
ve
modernlegen brok-
rasinin ihtiyalanna dayanmaktadir.
Alfabe
ve
iml degigmeleri konusundaki ikinci nemli etken, birinci
etkenin de iinde bulundugu bu zincirleme toplumsal geligmelerin
so-
nucu
olarak
ortaya
aknugtir. Bu etken
ulusaledik akunlandir.
Bati Avru-
pa
toplumlari
19.
yzyilasanayilegme
ve
kentleyme,
yaygm
egitim
gibi
olgularla
giverken
ortaya akan vatandaghk, epitlik,
ulusalcihk
gibi d-
gnce
ve
eylemler, Dogu Avrupa'mn boyunduruk altindaki toplumlan-
m
da etkileyerek ulusalci bilincin
uyanmasmi
sagladi. Bu nedenlerden
tr 19. yzy11;tarih,
filoloji, etnoloji
gibi
bilimlerin geligmesi iin
uy-
gun
bir ortamm dogdugu dnemdir.
18.yzyddaiml
reformlanmn
ne
gibi
nedenlerle
yapildigru yukarda
aaldamaya ahytik. 19. yzyil isebelirtildigi gibi,uIusalcihk bilinci dola-
y1slyla, tarih
ve
filoloji aragtumalanmn geligtigi bir agdir. Dil araptuma-
lan
sonucu, o zamana
degin karmakangik
olarak
kullamlan filoloji
ve
lin-
guistikterimleri, iki
ayn
disiplinin adi oldular. Filoloji, sz konusu bir di-
leiligkinhetinlerinkargilagtirmah bilimi
ve o
dilintarihsel
evriminin
sap-
tanmasi; linguistik ise, sentaks ve
morfoloji
(yani grameri) ieren bir bi-
limsel disiplin oldu. Macar filolog Samuel GyarmathyXVIII
yzyilmso-
nunda bu dallardaki
incelemeleriyle
Macarca
ve
Fince'nin akrabahgru
saptadi. Filoloji
ve
linguistik aragtirmalan bir yandanBati
uluslarmm
ta-
rih bilincini
ve
ulusalcthgim
besledigi gibi, bir yandan da daha standart
ve
dogru bir imlnm yerlegtirilmesiiin aba gsterilmesineneden olu-
yordu. Kasacasi, dilbilim aragtirmalari, rgt
ve
iligkiler
sistemi
anonimle-
gen,
yazihkltr rnlerinin
yaamm
nemli
parasi
haline
geldigiAvru-
pa
endstri toplumlarmmgereksiniminehizmet
ettigi
gibi, toplumlann
ulusalcibilincini
deynlendiriyordu.Aydmlar,
standart
iml
ve
basit ku-
ralh yazly1bir ulus iin vn kaynagi saymaktayd11ar. Bylebir ortam-
da Romenler, Latin kkenli bir dil konuyan bir ulus
olarak, Slavlarla
mgtereken kullandiklan Kiril alfabesini atip 1860'ta Latin alfabesini
ka-
bul ettiler.
19. yzyil
sonunda
Osmanhmparatorlugu'nda,Arnavutlar 235
Latin harflerinin kabul
sorununu tartigmaya baglad11ar. 30 Eyll

1879'da kurulan 'Cemiyet-i lmiyye-iArnavudiye' Latin harflerinin ka-
bul
porununa
ciddiyetle
egildi.5
BuCemiyet,bir Ortodoks, bir Katolik
ve
bir Mslman Arnavut'tan olugan bir kurula Abetare(ABC) denilen
bir alfabe hazarlatti. Bylece Arnavut okullarmm kullanmasi iin Latin
ve
Grek harflerinden meydana gelen bir alfabe hazirlanmig
ve
Arnav'ut-
lar bu
alfabeyle egitim
ve
kltrel yagamlarmi srdrmeye baglanuglar-
dir lginolan gmseddig/Sam'nin Kaamus-uTrk
ve
Kaamus'ul AIm
da islahedilmig bir iml kuHamrken, Arnavue dili iin Latin harflerine
dayanan bir alfabe nermesidir.
gte
Osmanh
mparatorlugu 19. yzyildabyle bir ortamda
yagiyor
ve
modernlegme srecine
gixyordu.
Brokratik merkeziyetilik,
yaygm
egitim abalan, apragik
ve
karmak imly1bir.sorun haline getirmigve
yazi
zerinde tartigmalar
baIamigtL
Osmants mparatorlugu'ndaReformlar
ve
Alfabe Sorunu
Geleneksel toplumda
brokratik rgtlerin kadrolan dardir. lemle-
ri
az
oldugundan brokratik kayitlar da simrhdtr. Byle bir rgtte ka-
ylt
sistemleri
ve
yazigmalar da
genig
y1gmlarm deg, kuk bir
ynetici
tabakamn denetimi altmdadir.
Okuma
yazma
oram dgktr
ve
yksel-
tilmesi iin gerek de duyulmaz. Bu durumda karmagik
ve
ahekanhga
dayanan im1bir
sorun
haline gelmemigtir.Hatta brokrasinin iinde
bazi
uzmanlagnug blmlerin memurlan kendilerine zg bir
yazi ve
kayit sistemine sahiptirler.
(rnek; Avusturya devlet argivlerinde bulu-
nan
18. yzylla kadarki belge
ve
kay1tlarm egitli dillerde [Latince
veya
talyanca-Fransizca]
tutuldugu grlr. Kullamlan
Almanca
bile yaban.
ci
terim
ve
deyimlerle doludur. Bundan bagka kullanilan kaligrafi trle-
ri
az
kimsenin tahathkla okuyabilecegi
yazi
trleriydi. Dnemin bazika-
y1tlanm okumak uzmanlarm i.gidir).
Venedik devlet argivleri
yan
Latince
ve
gotik
tr bir yaziyla kaleme
alman belgeler
ve
hay1tlarla doludur. Belirtildigi gibi
Byk Petro'dan
nee, Rus bmkrasisi, kilise Slavcasi kalmtasi bir
yazi
trnden rahatsiz.
olmamigtir. Osmanh brokrasisinin ahykanhklan da bu durumun-tipik
5 Fevziye A. Tansel, ArapHarfferininIslahr
ve
Degigtidimesi HakkmdalkTegebbsler
ve
Netkeleri, T.T.K.Bellten, C. XVII,Say116,
s.
245.
6 L. S. Stavrianos, TheBalkansSince1453, Holt Reinhart and Winston, New York
1958,
s.
505
bir rnegidir. Her
memurun
gzel
yazi yazmas1
yetmez,
adeta hattat ol-
mast
istenir. Yazimalarda edeb bir uslb yaratmasi
dogal grlr ve
takdirle kargilamr. Bir niganamn
ve
hatt bir divan-1hmayun ktibinin
236 kendine zg edeb slbu fermanlarave yazigmalara
iglemesi, begeni-

len dogalbir davramytir. Kanun devrinin nl nigancisi Cellzade Mus-


tafa (KocaNiganct) bu brokrat tipininen
parlak rnegiydi. Divan-1h-
mayundan akanfermanlar, divandenen bir
yazi
trnyle kaleme
ahmt-
di. Maliyeci
grup,
siyakat denen bir
yaz1ve
rakam tr kullarurdi. Eu
ya-
z1yi
okuyup anlayanlar
da yine kendileri
olurdu. Bugn bile bu belgele-
ri ok
az
sayida
uzman
tarihi degerlendirebilmektedir. Kisacasi devlet
argivlerinin brokrasi
yeleri digmda kimseye hitab etmesine gerek g-
rlmyordu.
Ama imparatorluk 19. yzyilda modernlegme srecine gi-
rince hkmet
merkezindeki
brolardave
vilyetlerde
memur
ihtiyaci
artmigtir. Ustelikbrokrasinin yeni adaylannm, hukuk, maliye,
yabano
dil,
cografya bilmeleri, daha nemliydi. Zaten bu ok sayida
memurun
tmnn yetenekli hattat
ve
'edib'
kipiler
olmalari mmkn
olmadigm-
dan, Tanzimat brokrasisinin kayatlarmda
ve
yazigmalarinda bir slp
sadeleymesi,
bir basillik grlmektedir. Bu sadelegme, fermanlarm
hitab
ve
elkab blmlerindeki (titulaturde)
yazigma
kurallarmda grldg gi-
bi, kaligrafide de grlr. Tmbrolarm belge ve
yazigmalari
nesih
yazi
ileyazihnaktadir. Zaten tersi
de dgnlemez.
nk
hkmet
merke-
zi ile
en
uzak vilyet arasmdaki
yazigmalarbile
eskisine oranla ok art-
migtir ByleceTanzimat dnemi kendiliginden ilk
yazi
dzenlemesinin
yapildigi,
ynetimin her kesiminde
standart
yazi
trnn kullamldig1
bir dnem
oldu.
lkedeortaokullar
(rgdiyeler)her yerde
aihyor,
yeni yeni
sivil
okullar
kuruluyordu,
Yaygmlagtirilmak istenen egitim dolayisiyla Arap
harflerinin glg,
zellikle Trk dili ilebu alfabenin uyugmazligi
so-
runu
kendini duyurdu. Bu sorunlarla salt Osmanh brokrasisi yeleri
degil, egitim
ve
dgn alamada yeni bir
uyamp
dnemine giren
arhk
Rusyasi periferi
vilyetlerindeki Mslman aydmlar da ugragmaya bag-
Lamigti.Bu grubagirenler 19. yzyil baglarindan beri
ulusalci bir bilin-
letarih ve dil araghrmalari
yapan
egitimciter
ve
yazarlardL
Sz
geen
her iki
grup
da
"iml
1slahatt'
nerileriyle igegirigip, Latin harflerinin ka-
buln
savunmaya
kadar igi vardmhlar.
. ,Osmanh
mparatorlugu
digmdaki ulusalci aydmlarm ilk megine 19.
yuzyd baglarmda
arhk
Rusyasi'nda rasthyoruz. Azerbaycanh
olup, Hi-
ristiyanhga
geen
(Aleksandr) Mirza IGzunBey(kendisi 1835'te mpara-
torluk Bilimler Akademisi yeligine seilmig, 1840'ta Ingiliz Kraliyet Bi-
limCemiyeti yesi
olmuytur) Trk leheleri
ve
dilleri zerindeki arahr-
malariyla
tanmmig
bir bilgindir. En bilim adami, Trk dilleri iin ortak
bir dil
ve
iml nermektedir. Yine
1863'te
stanbul'agelen
Azerbaycanh
nl dramaturg Mirza Fethali Ahundzade, Osmanh Cemiyet-i lmiyesi'ne
sundugu, 20Safer 1280(6Agustos 1863)tarihlibir neride, imlmn dzel-
tilmesini nermektedir. Ancak Cemiyet bu neriyi
olumlu
ve
yararhgr-
mekle birlikte, imlmn bu yenineriyle pek dekolaylagmayacagnu belirt-
migtir. Ahundzade ashnda Trkenin I.atin harfleriyle yazilmasi gerektigi 237
grgnde
olan bir dgnrd. 'Imla
islahati'
projesi Fuat Papa
ve
Cemi-
yet
tarafmdan
'ihtiyat'
gerekesiyle reddedilmig, fakat Ahundzade'ye bir
Mecidi nigan ihsan
buyrulmuytur.T
Aymdnemiinde Osmanh devletadamlan, daha ihtiyath
ve
gerel-
i t11emlerneriyorlardt. Duneriler; 'Arap harflerinin
islain,
yani iml-
mn
Trk diline
uydurulmasi...' dgncesi etrahnda toplanmaktadir. Bu,
daha nce grdgmz Byk Petro tipi bir yenilikiliktir.Tarih,
mo-
dernlegme dnemine daha
ge
girenOsmanhmparatorlugu'ndabenzer
partlan yaratmaktadir. Nitekim; Ahundzade'den bir yil nceOsmanh dev-
let adanu Mnif Papa(Efendi) bir iml
1slahi
nerisiyle ortaya ikmigti.
Mnif Papa 13 Zilkaade 1278'de
(12
Mayis 1862) Osmanh Cemiyet-i Il-
myyesi'ne sundugu nergede,
o gn
kullamlmakta olan
yazi
zerindeki
eleptirilerini
pu
drt noktada toplanugti,
1. Dilin imlsmdakikuralsizhk, okumayi aligkanhga dayandirmakta-
dir. rnegin,
krk (
J J
), on (al), u (gal)
kelimeleri birka trl
okunabilir.
2.Arapa, Farsa tamlamalar okumayi daha da glestirir. Gerekten
de Arap harfleri, okumakla kelime dagarcigmi artirmaz,
ancak keli-
me
dagarcigi ykl
olanlann rahat okuyabilecekleri bir yazidir.
3. Byk harf olmamasi,
cmlelerin izlenmesini g1egtirir.
4. Arap harfleri baski iglerinde glk dogurur. Bagta, ortada
ve son-
da
ayri
yazilmalan
nedeniyle, bir dizgi kasasmda 30-40 tane
degil,
100' agkm harf
gereklidir.8
Birka yll
sonra, gene
aym
konu zerinde Namik Kemal ileran'ms-
tanbul bykelisi Mirza Melkom Han arasmda Hiirriyet gazetesinde
bir
tartlyma
aildi. Gazetenin 13Rebilalur 1281(9Agustos 1869) tarihli
sa-
yismda Melkom Han; "Arap harflerinin halihazir durumu slamocuk-
7
Ahundzade'nin
layihasmi ise Cemiyet
cevabmda, "Fevad
ve
muhassenati tasdik
ve
teslimolunmug isede, milcerred icrasmda derkr olan mgkulat-i azmi
ve es-
ki sr-l islamiyyenin
nisyamnda meddi olacagmt" ileri
sryordu. Ekz. Agh
Sirn Levend, Trk Dilinde Geligmeve
SadelegmeSafhalan, T.D.K./D 31, T.T.K.
Basimevi, Ankara 1949,
s.
170; aynca
bkz.
Q.
lktar,
Atatrk
ve
Harf Devrimi,
TDK Yayun,
Ankara 1973,
s.
19;Ahundzade projesine Cemiyet'in cevabi hakkm-
da ayrmtih bilgi iin bkz. Tansel,
e.g.m.,s.
225-226.
8 Mnif Paga'mnbu projesi Mecmua-i Fnun Hic,
1270/M. 1868
say1
14,
s.
74-
77dedir. Ekm.
S.
lktapr, a.g.e., s. 17.
larmm
maarif
ve
terakkne mni olmaktadir," diyerek harflerinyeniden
dzenlenmesini
ve
apagidakiiglerin yapilmasuu neriyordu:
238
1. Sesfiharflerin
artirdmasi,
2. Harflerin
ayrr
yazzimast,
3. Harekesisteminingetirilmesi.(Hareke,Arap
alfabesinde seslilerin
yeri-
ne
kullamlan igaretierdir.)
Nanuk Kemal,Melkom Han'a
aym gazetede
verdigi cevapta
vesonra-
lari yayunlanan bagka mektuplarmda, Arap harflerini oldugu
gibi savun-
du?
Namik Kemal'in buradaki
savunmasi ve
ileri srdg tez sonralan
Arap harflerini savunanlarca tekrar ele almagelmigtir. Namik Kemal, oku-
ma
glklerinin Fransiz
ve
ngilizdillerinde
debulundugunu sylyor-
du. Ancak Namik Kemal, Osmanh imlsmm yalmzca glk degil bazi
tutarsizhklan dabarmdirdigmi zikretmemeyi
tercih
etmigtir. Aymkelime-
nin
birka
trl okunabilmesi, imlnm
saygin
bir dzeyi olmadigim
gs-
terir.
Reform isteklilerinin tm abalan da bu durumu dzehmekti. Mir-
za Melkom Han daha sonralar1 Londra'da bykeli iken 1885yihnda
Durub-u Emsal adh bir kitap
bastirdi.10
Mirza Melkom Han burada, ver-
digi projeyi uygulamaya koyuyordu. Harfler
ayn ayn
basilnupts. Ustelik
imlnm Trkeye uydurulmasi iin sesliler bol bol kullamhyordu. Byle-
liklesonralan Huruf-u Munfasilaadiyla Enver Papatarafmdan orduda ku
lamlacak olan bu alfabe,
Mirza Melkom Han tarafmdan ortaya
atilmigtt.
Eu
yazi
tr verecegimiz rnekte degrlecegi gibi okumayi kolaylagtm-
yorsa
da yazmak iin pekpratik degildir.rnegin, ak akekara
gniin-
dir. Bunu
yazi
biiminde yaziyordu. Nanuk Kemal
ve
Mirza Melkom Han
arasmdaki
tartxma
sretken TerakkigazetesindeHayreddin Bey, 'Maarif-
i Umumiye'
adh makalesinde Rusya'yt rnek gstererek
elif
badadegigik-
ligineriyor ve
Ebzziya Tevfik Bey'le tartigmaya
giriyordu.11Butr tar-
tigmalarm kinciMegrutiyet'ten
sonra
yogunlagtiguu,
ustelik
daha cret-
kr degigiklik neriteri de yapildigim
gryoruz. 19. yzy11boyunca Ali
Suavi,
Semseddin
Sami, Ebzziya Tevfik gibi
aydmlar nerilerini hep
Arap harflerinin dzeltilmesi etrafmda yogunlagtirnuglardi. Oysa gimdi
Latin harflerinin kabulnden sz
edenler de vardir.
latin harflerinin kabuln nerenler iinde Abdullah Cevdet, Hse-
yin Cahit (Yalm)
ve
Celal Nuri
(leri)
bagta gelir. Bunlar Arap harfleriyle
Trk
yazi
dilinin karigskhktan kurtulamayacagim, bu harflerle hbir d-
9 F. A. Tansel,
a.g.m,, s. 231 ve
Melkom Han'm Farsa
mektubunun metni ile
Nanuk Kemal'in zel mektuplamu vermektedir.
10 Server skit,Trkiye'deNegriyatHareketleri TarihineBir Baky Devlet Basimevi,
stanbul1939, Ek'teki fotogaf
11 E A. Tausel,
a.g.m., s.
234-238.
zenlemenin mmkn olmadigim
ileri sryorlardi. Trk dilinin
ve
egiti-
minin
geligmesinin ancak
Latin harflerininkabul ile mmkn olacagnu
savunmaktaydilar.
HseyinCahit Bey, uygulama
iinArnavutlarm Latin
harflerini almasuu rnek
gsterirken,Cell Nuri, hi degilse bir sancak 239
merkezinde
birka yil bu sistemin uygulanmasmi
istiyordu. Bu neri
ve
tartigmalarm sonucunda Arnavut halkmi temsil eden
bir
grup,
Meclis-i
Mebusan'a Latin harflerininkabul iin bir
'takrii'
deverdirmigtir. Anak
Sinop mebusu Hasan Fehmi Efendi, bu takrir aleyhine
eyhlislam'dan
bir fetva alarak,
yasalaymasim
nlemittir.12
Latin hartlerinin, kendini
gizleyenbir taraftari da Sultan IL Abdlha-
mid
gibi grunyor. Ona
gre:
"Halkmuzm byk cehaletine sebep, oku-
ma yazma
grenimindeki glktr. Bug1gnnedeni iseharflerimiz-
dir." Sultan Abdlhamid, "Belki bu igi kolaylagttrmak iin Latin alfabesi-
ni kabul etmek
yerinde olur," demektedir.13
kinciAbdulhamid'in tersine
bu konuda inandigim cesaretle savunanlar da vardir.
Manastir vilyeti-
nin Grice Sancagi'nda Kuran-1Kerim
ve
Ulm-u Diniye muallimi olan
Hafiz Ali Efendi, Latin harflerine
taraftar
oldugu
iin iginden atilmietir.
Ancak Manastir Valisi Ali Mnif Paga'mn ricastyla 4 Kasun 1327 (16
Ocak 1911) tarihinde yeniden ige
almm14tir.14
Taraftarlarmm
artmasma
karym, Latin harflerinin kabulsorunu nygulamada cesaretsilik nede-
niyle hasir alti edilmektedir
Arap harflerinden
memnun
olmayanlar
inde Uygur harflerinin kabuln savunanlar da
vardir.15
.
Fakat kinci Meyrutyet dneminde Arap harflerinin
'islahi'
taraftarlari
dgncelerini kismen uygulamaya
koyabildiler.ranhlarmdaha VIII-IX.
yzyillardaArap harflerini bir lde kendi dillerine uydurabilmelerine
kargm, Trklerin
ayru titizligigsteremediginibelirtmigtik. Oysa Trk di-
linin ek kk
yapismave ses uyumu temeline dayanan morfolojik zelligi
(analitikfleksibl), bu
tr
dzenlemeleri kamilmaz kilmaktadir. Bu d-
nemde
islahatilarm
bapnda gelenler,Milash
smail Hakki, smailHakki
(Baltactoglu), Celal Sahir (Erozan)
ve
Cihangirli
M.
Qinasi'dir.16
Bunlardan
Ismail Hakki
ve
Cihangirli M.
Sinasi,
1912'de 'TadI-i Huruf
Mselesi' adh
bir risale yayimlayarak nerilerini sundular. Bu kipiler, seslilerin
bol bol
kullamlmasmi istemekteydiler. rnegin
ya
dve olarak
yazilankelime,
we
deve o1arak; y,Iolnmy diye yazilan kelime
Agg
olunmuy di-
12 lktagir,
a.g.e., s.
31-32.
13 Suhan Abdlhamid'in 1930'dan
sonra
yayunlanan bu grg ve dgncelerini
iaren defter, dilimize avrilmigtir. Bkz. Sultan Abdlhamid,
Siyasi Hataraftm,
ev.
Salih Can, Hareket Yaymlari, stanbul,1974,
s.
177-178.
14. Elif Naci, 'Harf nkilabave
Eski Bir Vesika', Cumhuriyet, 29 Haziran 1963.
15 lktapir,
a.g.e., s.
32'de Dobrucah A. H. Mustafa Bey'in bu dmemde Uygur
harflerinin kabuln nerdigi bilirtiliyor.
16 Levend,
a.g.e., s. 356-357.
ye
yazilmahdir. a
ly
yapse
diye ekilen fiil,
ses uyumuna
uygun
olarak I ly
yapsa
diye
kullaruhp yazilmahdir. Bundan bagka,
Trk fonetigi ileilgisi olmayan
g
(ayn),
.a
(ti),
,
(sad)ve ,
(dad) harf-
leri kullanilmamahdir. Aynca
kelimeler konuquldugu gibi
yazilmah,
es-
ki im1
terk edilmeliydi.17
Islahatilann bu fikirlerini egitim
yoluyla
uygulamaya koyan iki d-
gnur ve-egitimci zerinde durmak gerekir kamsmdayiz. Ustelikbu iki
egitimeinin bu yoldaki katkilar bugne degin
literatrde yadsmmigtir.
Bunlardan birincisi Sat1Bey'dir. (Sonralan Arap lkelerine gen
ve
Sa-
t:-Al Husr
olarak
tamnan
ve Arap ulusalcihmm
teorisini
yapan
Iigidir)
Sati Bey, megrutiyetin fikir
iklimi iinde nemli bir dgnr
ve
egitimci-
dir. Daha ok fizik-pozitivist
olan bu dgnr, bireyin egitimi sirasmda
bireyci bir topluma ynelik degerlerin kazandirlntasi
ve
uygulamah g-
retime agirhk verilmesi taraftanydi. 1910 yllmda kendisinin kurdugu ve
bizdeki ilk rnek
olan anaokuluna 'Yuva' adnu vermigtir; Burada Satt
Bey, Trk fonetigineuygun
bir imlyi
esas
almig ve ocuklara kisa
za-
manda okuma
yazma
gtmigtir. Sati Bey'inkine benzer bir uygulama-
yi,
daha nceden genigbir gekilde gereklegtirenikinci kigi ise smail
Gaspirah (Gaspirinski) Bey'dir. Rusya periferisindeki Trk toplumlart,
zerinde
egitim
ve
basm organlari ile
etkili olan bu dgnr, Trk fone-
tigine
uygun
imlyi
okullarda gretmek iin
1883'te Kinm Bahesa-
ray'da ilk IJ sul- Cedidmektebini kurmuy
ve

ayda okuma grettigi
grlnce20yil iinde Rusya periferisininher yerinde bu
okullarm
sa-
yist
5000'e ikmigtm Ayrica akanhgt Tercmangazetesinin
bazi
makale
ve
haberleri bu iml ileyazihyordu. Kugkusuz bu imlmn uygulanmasi
iin Gaspirah, dildede
sadelegme ynne gitmigve
Azeri-Oguz lehele-
rinden
alman kelimeleri bolca
kullanm14ttr.18
Caspirah
iml dzenleme-
si
konusunda Tanzimat'tan beri rastladig1mix Osmanh dgnrlerinin
nerilerini de dikkate almig grnyor.
mlreformu konusundaki bu neri ve
uygulamalar megrutiyetten
sonra
etlsili olmugtur. Basilan kitaplarda yeni imlya bir
lde dikkat
edildigi, noktalamaya
nem
verildigi bilinen gereklerdendii. Buular di-
gmda rnegini daha nce Mirza Melkom Han'm
verdigi
ve
tm ile
Tr.k fonetigini dikkate alan bir
yazmm
geligtirilip,Enver Paga'nm
em-
riyle orduda
uygulamasma geildigini belirtmigtik. Huruf-u Munfastla,
Enver Yaz2,Hatti Cedid, OrdaElifbasedenilen
bu alfabenin pratik olmadi-
17
smailHakki, Cihangirli M. Sinasi,
Tadil-i Huruf Meselesi,Nefaset
matbaasi,
s-
tanbul 1330
(1912);bu fikirlerini smailHakki "Harflerin
islalu",
Trk Yurdu, 8
Mart 1328
(1910)No: 8'deki makalesinde yaymIandt.
18
rney 23EylI 1895(Ortodoks Rus Tak. Gre) tarihli
Tercman'da
yer
alan
bir haberde; "Yere
atub, ayak ilebasub... hanelerine kaytmaya
mecbur bulun-
dular" gibi kelimelere rasthyoruz.
gi
ve
'harb
muhaberatuu sekteye ugratacagi'
gerekesiyle
birakildigmi
biliyoruz."
Su
kadarru dabelirtelimki,
Birinci Dnya Savagi'nda Gali-
ya
cephesinde haberlegme
Latin harfleri
ileyapihyordu.
Btn bu
uygulama
ve giriimler yeni
Trkiye Devleti'ne bir miras
241
olarak
gemi.ptir.
Ancak bu miras bir yeyi gsteriyor
ki,
o
da, Arap harf-
1erinin modern brokraside
ve yaygm
egitimde kullamlabilecek bir
ara
olmadigiydi: Bu
nedenle 1920'lerde Latin harflerinin kabul konusu
Trkiye iinde
ve digmdatekrar
canhhk kazandi. Daha 1923yilmdaz-
mir ktisat
Kongresi'nde, delegeleiden biri Latin harflerinin kabul
iin
bir neride bulundugunda Kazun Paa (Karabekir), "Latin
harflerinin
kabul
meselesi, Avrupahlarca bizi blmek
ve
slam
leminden kopar-
mak iin ortaya atilan bir
nifak tohumudur," diyor
ve
Arnavutlarla
Azerbaycanhlarm bu yzdenoktan pigman
oldugunu ekliyordu. Gr-
lyor ki, yeni
Trkiye Cumhuriyeti daha ilk gnlerinden
bu tartigmalar-
lakaryt kargtya kalacaktar.
1925'te Bak'da
toplanan Trkoloji Kongresi'nde Bekir
obanzde,
Hasan Sabn Ayvarof, Agamalioglu tm Trk dillerini konuganlar iin
Latin harflerinin kabuln savundular
ve
bir genel
alfabe projesi ner-
diler. Bukongreye katilan Kprlzade Mehmet Fuat Bey'in tutumu g-
Tenilemedi."
Ancak kendisi, Arahk 1926'da Mill Mecmua'dayayunla-
nan
bir makalesinde,
'harer
konusu ileihtisas
sahibi olmayanlarm ug-
ragmamasi
gerektigi halde, herkesinbu konuyu i;
edindigi,
bir
milletin
maarif
ve
kltr hayatmda harflerin nemsiz bir mesele oldugu, Latin
harfleriyle medeni terakki
saglanamayacagi, zaten yeni
alfabenin
yara-
tacagt zorluklar dolayisiyla tutunamayacagi'm
yazmaktadir.22Kprl
o
siralarda
yeni harflerin
aleyhindedir. Nitekim Trk
Ocagi'nda
verdigi
bir konferansta dabudgncelerini
aiklamigtir.E
Trk
Ocagi'nda veri-
len konferans,
Darlfnun mderrislerinden
pkib
(Hsn)
Bey'in Ak-
gam
gazetesindeakan
ve
Trkenin ilkel bir dil
oldugund, bir yabanct
dilin kabulgerektigini savunan yazisi
zerine
verilmfytir.
Budgnce-
ye
karpi dogan hakh tepkileri Kprl,
'ilmin
sesi
olarak', Latin harfleri-
ne
kargi bir kampanya
yrtmelde kullanruytic Fuat Kprl, Trk im-
lsi ile Arap
harflekinin
ne
derecedebagdagtig1
sorunu
zerinde dur-
19 Bkm.rdu
Sainamesi,stanbul
1330
(1914).
20 Gndz Okun (derleyen),
Trkiyelktiset
Kongresi1923 izmir,
Haberler, Belgeler,
Yorumlar, S.B.F.,(ikinci
basig), Ankara 1971,s.
318-320.
21 Bak Trkoloji kongresi iin bkz: Thedor Menzel 'Der. II. Trkologische Kong-
ress
in Baku
(26.1Lbis 6.IIL 1926)' Sonderdruck
aus
der Z. Der Islambd.
XVI,
Berlin Leipzig 1926, s.
176.
22
Kprlzade Mehmet Fuat, 'Harf Meselesi', Mill Mecmua, c.
7, no:
75,
Knunevvel 1926,
s.
1206-1207.
23 Konferansm metni, TrkYurdu,
c.
4, no:
19, Temmuz
1926
sayisi, s.
473-426'da
yer
ahnaktadn.
maksizm,
Namik Kemal'in bu konudaki itirazlan etrafmda
Arapharfle-
rinin
savunmasuu yaplyordu. 1926 yih bir yerde, bu konudaki
tartigma-
lann doruk noktasm1 teykil eder. Aymyll iinde Ali Seydi Bey, benzer fi-
242 kirlere dayanarak Latin harflernin aleyhinde
bulunan bir risale
yayim-
lamigt1r. Ali Seyd Bey'in baghca itiraza, Arapa kelimelerin Latin harfle-
ri ile yazilamayacagidiru
Gerektende bu
tr
itirazIara
cevap,
1930'lar-
da harf devriminin hemen ardmdan
baglayan dilde sadelegme hareketi
ile oldu. Bu s1ralarda Dr. smail
Skr,
Latin harflerininkabulne kar1
1kmakta fakat Arap harflerinde denemli bir dzenlemeyi gerekli gr-
mektedir.
xkardigt
bror, LatinHarfierinden
ve
Arap Harfierinden Daha
yisiniBulahmadmi tapyordu. smail
Skr'nn
dahaiyisi dedigi alfabe-
de; ti
&,
21
& , dad
y
, sad
,, ayn
g
gibi yabanctsesli harflerin
ve yin
j
,
e
y
gibi
noktahlarm
kaldmlmasi nerilmekteydi. Ayrica, harflerin
bagta, ortada, sonda farkh yazilmasmm da
kaldmlmas11stenmekteydi.E
Btn bu tartigmalar 1927yllmdakesilmektedir. O tarihten
sonra
ba-
smda yalnizca Latin harflerinin savunucularma rastlamyor.
Anlagilan
Cumhuriyet yneticileri bu konuda kesin
ve
kararh
tutumlarmi duyur-
muglardir.
1927
ve
1928 ytllarmda Falih Rifki (Atay), Yunus Nadi, Mithat Sadul-
lah (Sander) basmda srekli olarak Latin harflerinin
propagandasmi
yapmaktadirlar. Bir
ara
Latin harflerinin savunuculugundan
vazgeen
Celal Nuri
(leri)gimdi
gene
kdam'daAhmet Cevat (Emre) Vakit'te bu
kafileye katilmiglardir. Mayis 1928'de Byk Millet Mechsi, Arap asilh
Latin (1)
rakamlarmi
lcabul etmigtir.
Bukanunun
grgmeleri s1rasmda,
aslen ulemadan olan
Hasan Fehmi,
'rakamlardan
bagka Latin hurufu-
nun ne zaman
kabul edilecegini,
gecikmesindeki sebebi' hkmete
sor-
maktadir26
20Mayis 1928'debir dil encmeni kuruldu, yeler;Falih Rif-
kt, YakubKadri, Rugen Egref,.R.Hulusi, A. Cevad, Fazil Ahmet, M. Emin
ve hsan
Bey'dir. Encmen, Latin harflerinin kabul
ve
uygulanmasi
soru-
nuyla cidd
olarak ugra1yordu. 9Agustos'ta Atatrk'n Sarayburnu
ko-
nugmasmdan
sonra,
bir lde
uygulamaya
geilmigtir.Agustos ay1ier-
sinde, stanbulniversitesi Rektrlg,
gelecekyil derslerin
yeni harfler-
leyapilacagm1 a1kladi. Latinharfleri
kampanyasimyrtenlerin nde
ge-
lenlerinden Adliye Vekili Mahmut
Esat(Bozkurt),
Hukuk Fakltesi diplo-
malrmm
yeni harflerle basilmasuu
emretti.27
1Kasim 1928'de
Atatrk,
Meclis'i
aay
nutkunda,
getirilenkanuntasarismdan
sz ederek, Arap harf-
24 Ali
geydi,
LatinHarfleri LisammrzaKabil-i TatbikMidir? kdamMatbaasi, stan-
bul 1340
(1926).
25 smail
gkr,
Infin Alfabesi, latin Harfleri
ve Arap Harflerinden Daha yisini
Bulahm,
Kader Matbaasi,
stanbul1926.
26 Faik Regit Unat, 'Latin Alfabesinden Trk Alfabesine', Trk Dili,
c.
2, S. 23,
Apstos 1953, s.
721-737,
27 Sami N. zerdim, Harf Devriminin
yks, T.D.K.,
no:
202,
s.
17-21.
lerini
savunan
grglerin inandmci olmadigini, bu kugagm, gelecekku-
gaklarmegitimi
ve
ilerlemesi iin, ahykanhklanndan fedakrhk etmek
zo-
runda oldugunu
bildirdi.E
Gerekten de
yeni
harflere direnme, yazikonu-
sundaki yetenegini kaybetmek korkusundan da geliyordu. . 243
Devrimin ilk anda
sarsici
etkileri
grld,
1 Ocak 1929'dan baglaya-
rak Latin harflerinin istisnasiz
uygulanmasi, ders kitab2stoku
yapan
ba-
zi
yaymevlerininiflsma
neden olurken, gazetelerin satiplan da ilk
ay-
larda dgt. Harf devrimini kisa srede gerekleptirmekbiimindekitu
radikal uygulama, Falih Rifki'ya
gre,Atatrk'n, 'Latin harflerinin de
Envet
yazmm
akibetine ugrayabilecegi' yolundaki endigesinden kay-
naklamyordu.29
Fakat bu sarsmti dnemi, lasa srede
sona
ermigtir.
Trkiye'de yeni harflerin kabulnden nce, Latin harfleri 1924'te
Kafkasya'da Azeriler, Kumik
ve
Karaaylar tarafmdan, 1927'de de z-
bekler
ve
Kazanhlar tarafmdankabul edilmigtir. Ancak, amlan yrelerde
Latin harfleri uygulamasi smirh
bir deneme
niteliginde kalmigtar. Oysa
literatrde bu konuda bir yamlgi devam
edegelmektedir.30
Trkiye'de
Latin harflrinin kabulnden
sonra, Soxyetlefdeki Trk cumhuriyetler-
de de Latin harfleri yaygmhk kazanmigtir stelik
1928 sonlarmda K1-
run'da
ve
Kazakistan'da da Latin harfleri nygulamaya baglanmigtir. La-
tin alfabesi
yaymyaaru ve
egitim dzeyinin olduka dgk bulundu-
gu
bir dnemde kabul
edildiginden,
degigikligin bynk soruniar yarat-
tigi
sylenemez. Eger bu tr bir yenilikhareketi gecikseydi,
daha byk
sorunlar
yaratacagma
kugku
yoktur. Nitekim, Iran'da da Latin harfleri-
nin kabuf
tarbymalan
uzum
zamandir srdg halde, degigiklige kim-
se
cesaret edememigti. 1946'da Ebulkasim Azd Meragi tarafmdan kuru-
lan 'Encmen-i Taraftaran-1Elifbay1Asn'm faaliyeti, bu konuda bir bag-
langi oldugu halde, tartigmalar yakm
zamana
kadar
srmgt.31
Ben-
zer
tartigmayt
yapan
bir
grup
srail'dedevardu.
1Kasun1928'de kabul
edilen alfabe,
o
zamana
kadar fleri srlen
al-
fabe projelerindendaha mkemmeldi. Ashnda Trkede Latin harfleri-
nin Tanzimat'tan beri telgraflarda, bazi
szlklerdea2
Yunan harflerinin
ise Karaman Rumlarmm ncil'lerinde kullamldigun
biliyoruz.*
Ancak,
1928devrimi ile getirilen alfabe, bu rneklere
greTrkfonetigine daha
28 Zalnt Ceridesi,
c.
5, Birinci nikad,Birinci Celse, I Tegrnisani l928,
s.
5.
29 Falih RiflaAtay,
ankaya,
Dogan Karde; Mat. Sa. A., stanbul1969,
s.
440.
30 Bernard Lewis, EmergenceOf ModernTurkey,Oxford University Pmss London,
1961, s.271'de Sovyet Trkik
cumhuriyetlerinde Latin harflerinin kabul edilme
sinin Trkiye'yi etkitemek
amacim
tayidignu syler. Euyanhp
yarglya,
olayaet-
rathca incelemedigi
iin
varmaktadit
31 'Alfabe' TrkAnsiklopedisi,
c. II, MEBBasunevi, stanbul1966,
s.
63.
32 rnegin; Artin Hindoglu, DictionnaireAbrgTurc-Franais, Vienne 1838.
33 Panaia Diatiki, Giani Teurati
Senf,
Atinata.Georgi Polumeri'nin Basmas'inde tab
olunmutur, 1838.
.
uygundu. Sadelegenve-konuguldugu gibi yazahnayabaglananTrke
iin bu harflerden bagkasi da dnlemezdi.
244
YaymKatalogu
1929'da Plaklarda Dinledigz Sanatkrlar /
H. S. Gezgin| Seyfe i
27 Mayis / NazhIhcak
/
Tarih
Ajda'tun Elmaslan
/
Mehmet Murat Somer
/
Polisiye
Albayun Beni
Nezahat leEvlendir
/
lhamiAlgr /
Roman
Altt Bardakta Dnya Tarihi /
TomStandage /
nceleme
Amanvermez Avni'nin
Servenleri L Cilt/ E.Sami/ Polisiye
Amanvermez Avni'nin Servenleri2. Cilt / ESami /
Polisiye
gikGaripile
@ah
Senem
/
Adnan
zyalmer /
Halk Hikayesi
Athkarmeada Bir Tur Daha
/
Tiziano Terzani
/
Anlatr
Atlasm Yku
/ J eanette
Winterson
/
Mitoloji
At SirtmdaAnadolu /
Frederick Burnaby/
Tarih
Avrupa'da
Demokrasi zerineDnceler
/
G. Mazzini /
Deneme
BayPergembe/
G,K. Chesterton /
Roman
BaysizSvari / Washington
Irving
/
yk
Batihlagma Yalunda
/ lberOrtayh
/ Tarih
BestOf (
Perihan Magden
/ Deneme
Birileri Kadmlarmuzi Fena Kandmyor
/
H. Sonsuz
elikta;
/
Deneme
Bir Sen Kaldm
Yalnizhk Gelince/ Ali Poyrazoglu
/ ykler
Bir
Sapka
Bir Tabanca/ Celil Oker / Polisiye
Bulutlar Kuranu /
Stephane Audeguy
/
Roman
Bulutlarm
Prensi
/ Gianni Riotta/
Roman
Bono'nun Odasmda / Michka Assayas
/ Sylegi
Cedric 1ilkDersler / Laudec, Cauvin /
ocuk
Cedric 2Kar Tatili
/
Laudec, Cauvin / acut
Cedric 3Tehlikeli Oyunlar /
Izudec, Cauvin / ocuk
Cedric 4Benim BecerikliBabam / Laudec, Cauvin
/ ocuk
Cedric 5Ah
Qu
Sinekler
/
Laudec, Cauvin
/ ocuk
Cumhuriyetin Kara Kutusu
/
Yavuz Donat
/
Ana
1plak
Ceset / Celil Oker /
Polisiye
Darwin Komplosu / J ohn
Damton
/ Roman
Dehget Migferi
/
Viktor Pelevin/ Mitoloji
DillerinGizli
DnyAst
/
Cevdet Kudret / Deneme
Din
ve
Psikiyatri /
Irvin D. Yalom/ Deneme
DilzYazu 10DYazi
/
Haydar Ergillen /
Deneme
Edgafin Laneti / MarcDugain
/ Roman
El Yordamiyla
/ Claudia Magris
/
Roman
EyvahAk / SylvieOvernoy / Roman
Fakat Mzeyyen BuDerin BirTutku / lhamiAlgr / Roman
Farkh Ryalar
Sokag:| Nazh Eray/
Roman
Ferhad ile
$irin/
Feridun Anda/ HalkHikayesi
FBrin EinsteinDosyasi /
Fred
J erome/ Inceleme
Erom Tallinn ToTurkey
/
Henrik Liljegren/ Memoir
GeceYolculugu/ J an
CostinWagner / Polisfye
Citmek /
Tahar Ben
J elloun/ Roman
Gzel Sanatlarm
Bir DahOlarakCinayet / T.DeQuincey/
Deneme
HayatmSessizliginde/ AshErdogan / Siirsel
DGzyaz:
Hayalhane /
Berrin Karakap/
Roman
Hangimiz Uamadik Sanki Haksizhklara / P.Magden / Deneme
imdekiTimsah
/
Ali Poyrazoglu / Anfata
li Yoksul
/
Tahir Musa Ceylan
/ Roman
stanbul'daSemai Kahveleri ve Meydan
gairleri j O, C. Kaygsh /
Halkbilim
stanbulKitabi /
Kolektif
/ Anlatr
kiGenKazmRomaru
/
Perihan Magden
/
Roman
Isa'ya GteIncil / J osSaramago / Roman
Kalemin Ucu
/
Cevdet Kudret /
Deneme
Kalfa ileKraha / lhamiAlgr / Roman
Kapitalizmi Kapitalistlerden Kurkarmak /R. G. RajanL Zingales / IgDnyas
Karda Kalan z/
Ali Koak
/ yk
Kartal Yuvasi
/
Anna Kavan
/
Roman
Kk Ada
/
Andrea Levy
/
Roman
Krampanlu Ceset
/
Celil Oker /
Polisiye
Lizka
ve
Erkekleri /
Aleksandr Ikonnikov /
Roman
Mavi Kanh Prenses
/
J ean-Patrick Manchette
/
Polisiye
MerhabaTembellik
/ CorinneMaier / Deneme
Miguel Sakagt
/
V.S. Naipaul
/
Roman
Mitlerin Kisa Tarihi /
Karen Armstorig
/
Mitoloji
Nefertiti'nin Esran
/
Pierre Boulle
/
Roman
N'Gustro Vakasi / J ean-PatrickManchette/ Polisiye
Oguisuz / Walter Veltroni
/
Anlati
Once Kalbim
/
Ayge Emze /
Saghk
dnYaamlar / Ali Poyrazoglu / Anlat:
lmBir Skandal / Haydar Erglen/ Qiir
lmBir Varrrug Bir Yokmuy
|J os
Saramago
/
Roman
Politik Yazdar
/ PerilianMagden / Deneine
Penelopia
/
Margaret Atwood
/
Mitoloji
Refakati
/ Perihan Magden
/
Roman
SafranSan
/
nciAral
/ Roman
SavrulanIar
/
Esmahan Aykol
/
Roman
SmavStresi
/ Bengi Semerci / Saghk
Suursiz Canavarlar
/
Uzodinma Iweala / Roman
Sinekkupu'nun Kizi / LuisAlberto Urzea
/
Roman
Stilist
/
Aleksandra Marinina / Polisiye
SudanAdam
/ J ohnIrving /
Roman
afak Portreleri
/
Erdal
Safak/
Deneme
Su
Benim lkem/
Mehmet Ali Kihbay
/
Deneme
pheli Bir
lm/
Esmahan Aykol
/
Polisfye
Tarihin Dng / J oschkaFischer /
Dguce
Talin'denTilrkiye'ye
/ Henrik Liljegren
/ Aru
Ufuklarm Efendisi Osmanldar / J asonGoodwin/
Tarih
zgnKediler Gazeli
/
Haydar Erglen /
giir
Veronica
/
Nicholas Christopher
/ Roman
-YqlmzAdam Adnan Menderes / NazhIheak
/ Am
Yaradamm12 Medya / Marshall McLuhan/ nceleme Araphrma
Yenieri Agaci
/ J ason
Goodwin / Roinan
Yddiziara Yolculuk
/
Nicholas Christopher
/
Roman
Yitik Adanm yks/ J os
Saramago / Roman
Vatan Dersleri
-
Hal
ve
Zaman Mektuplan I lbrahim Yildmm
/
Roman
VampirleGrgme/
Anne Rice/
Roman
Zaman Geriye Dnmez
/
Ferhan
gayhman/ Roman