You are on page 1of 3

23/03/2007

'Kastı aşan öldürme'ye 8'er yıl

Emniyet'te işkenceli sorguda 1991'de öldürülen Hacettepe Üniversitesi


öğrencisi Birtan Altınbaş davası 16 yıl sonra sonuçlandı ve 4 sanık 8 yıl 10
ay 20'şer gün hapse mahkum edildi.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın dünkü duruşmasında


mahkeme heyeti kararını açıkladı. Sanıklar İbrahim Dedeoğlu, Sadi Çaylı,
Süleyman Sinkil ve Hasan Cavit Orhan 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezasına
çarptırıldı. Sanıklar hakkında tutuklama kararı vermeyen mahkeme heyeti,
yurt dışına çıkışlarına yasak getirdi.

YILAN HİKAYESİ GİBİ


9 Ocak 1991'de gözaltına alınan ve 15 Ocak 1991 tarihinde yaşamını
yitiren Altınbaş'ın öldürülmesinden dolayı yargılanan polislerin davası,
Türkiye'de işkencenin cezasız kalmasına yönelik birçok çabaya tanık oldu.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın belirlemelerine göre yargılama bugüne
kadar şu aşamalardan geçti:

» Soruşturmanın başından yargılamanın sürmekte olduğu bugüne dek


hiçbir sanık tutuklanmadı. Müdahil avukatların tutuklama taleplerinin hiç
birisi kabul edilmedi. Tebligat yapılamayan 2 sanık hakkındaki gıyabi
tutukluluk kararı ifadelerinin alınınca kaldırıldı.

» Hiçbir sanık hakkında idari disiplin cezası verilmedi.

Hiçbir sanık görevden uzaklaştırılmadı.

» Müdahil avukatlarının, suçun işlenmesinde sorumlulukları bulunduğu


gerekçesiyle, dönemin mülki ve kolluk amirleri, soruşturma savcıları
hakkında yaptıkları suç duyurularının hiç birisi dikkate alınmadı.

» Hukuksal sürecin başlangıcında dosya, sanıklar hakkında yargılama izni


verilmesi için dosya 6 yıl süreyle Ankara İl İdare Kurulu'nda bekletildi.

» Yargılamanın ilk aşamasında yalnızca görevli mahkemenin tespiti için 2


görevsizlik, 1 Yargıtay kararı ve 1 Danıştay görüşü alındı. Dava, ağır ceza
mahkemesinde iki kez sonuçlandı ve iki kez Yargıtay tarafından bozuldu. I
Emekli olan ve devletten maaşlarını alan 2 sanığa 6 yıl boyunca hiç
tebligat yapılamadı. Aynı biçimde diğer sanıklara da uzun süre tebligat
yapılamadı. Sanıkların duruşmalara katılmalarını ve yakalanmalarını
sağlamak için İçişleri Bakanlığı tarafından 4 genelge yayınlandı.
» Tebligat sorunu nedeniyle yaşanan tıkanıklık ve yargılamanın seyri, ABD
Dışişleri Bakanı Colin Powel'in dava ile ilgili yaptığı açıklamadan sonra
değişti.

Bir çok kez sanıkların vekilleri "vekillikten çekildi". Yeni avukatlar atandı.
Her yeni gelen avukat da, dosyayı incelemek ve savunma hazırlamak için
sayısız kez süre istedi.

Sanık vekilleri, yargılamanın kritik aşamalarında "hakimin davadan


çekilmesi" ya da "hakimin reddi" taleplerinde bulundular. Başlangıçta 10
sanık için açılan ve daha sonra 5'inin beraat etmesi nedeniyle
cezalandırılması istenen sanık sayısı 5'e düştü. Bu sanıklardan ı'nin
ölmesiyle de sanık sayısı 4'e indi.

Yargılamanın 15. ve 16. yılında sanıklardan ikisi "itirafta bulunarak, eylemi


kendilerinin gerçekleştirdiklerini söylediler.

SANIK POLİSTEN SAVUNMA GEREKÇESİ: 'Operasyoncuyum,


sorgulamaya katılmam'
KARAR duruşmasına sanık polisler İbrahim Dedeoğlu, Sadi Çaylı ve Hasan
Cavit Orhan ile avukatlar katıldı. Müdahil avukatı Oya Aydın, sanıkların,
Birtan Altınbaş'ın "işkence ile ölümüne neden olduklarını" iddiasını yineledi.
Avukat Aydın, sanık polislerin ceza almaları halinde, tutuklanmalarını talep
etti. Cumhuriyet Savcısı Günay Serap Yüksel, daha önceki mütalaasını
tekrarlayarak, sanıkların cezalandırılmasını talep etti. Sanıklar Sadi Çaylı
ve Süleyman Sinkil'in avukatı Mehmet Ener de Çay-lı'nın sadece yer
gösterme sırasında görevli olduğunu, Sinkil'in ise Polis Vazife ve
Salahiyetleri Kanununa göre görev yaptığını savundu. Hasan Cavit Orhan
ise özel harekatçı olarak görev yaptığını, bu nedenle operasyoncu
olduğunu ve hiçbir zaman sorgulamalara katılmadığını öne sürdü. Sanık
Hasan Cavit Orhan'ın avukatı Mehmet Emin Bağcı, müvekkilinin, yer
gösterme sırasında çevre güvenliğinin alınması görevinde bulunduğunu,
Altınbaş'ın gözaltına alınması sırasında Balgat semtinde bir operasyonda
görevli olduğunu kaydetti.

Altınbaş ailesi üzgün


BİRTAN Altınbaş davasında 16 yıl sonra verilen karar Birtan Altınbaş'ın
ailesini üzdü. Davayı, avukatları Oya Aydın ile birlikte yakından takip eden
Altınbaş'ın yakınları, mahkeme salonundan ayrılırken, "Bir insanı işkence
sonucu öldürenler 8'er yıl hapis cezası alıyor. Üstelik tutuklanmıyorlar bile.
Kararı kabul etmemiz mümkün değil, temyiz edeceğiz" dediler. Avukat
Aydın ise, mahkemede sanıkların işkenceyle adam öldürmek suçundan
mahkum edilmesini, ayrıca tutuklanmalarını talep ettiğini, ancak bu
taleplerinin mahkeme heyeti tarafından kabul edilmediğini belirtti,
konunun takipçisi olacaklarını söyledi.

Dünya yakından izledi


BİRTAN Altınbaş davası sadece Türkiye'de değil başta AB ülkeleri olmak
üzere dünyanın bir çok yerinde yakından izleniyordu. AB ile yapılan
müzakerelerde bir çok kez gündeme getirilmişti. Colin Powell da ABD
Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e bir
mektup yazarak, Birtan Altıntaş'ın katillerinin yargılanıp gereken cezaya
çarptırılmaları beklentisi içinde olduklarını ifade etmişti. Bu arada, işkence
sanıklarına verilen 8'er yıl ıo'ar aylık cezalar sanık avukatları tarafından
fazla bulundu. Avukatların dilekçelerinde, somut bir delil olmaksızın
müvekkillerinin kamuoyu ve yurt dışından gelen baskılar sonucu mahkum
edildiği belirtildi. ÖZLEM ZORCAN ANKARA