Parsadan Hikâyesi “Cumhuriyet Tarihindeki Örtülü Ödenek Yolsuzlukları”

Tuncay Özkan

Parsadan Hikâyesi “Cumhuriyet Tarihindeki Örtülü Ödenek Yolsuzlukları” AD Aylık Kitaplar Dizisi

© Türkiye Yayın Hakları: AD Yayıncılık A.fi. 1. Baskı: Temmuz 1996

ISBN 975-325-226-9

Yazan: Tuncay ÖZKAN

Yayın Yönetmeni: Yalvaç URAL Yayın Koordinatörü: Gülgün A.ÇARKO⁄LU Sorumlu Müdür: Necati Güngör

Görsel Tasarım ve Kapak İllüstrasyonu: Ali Sina Özüstün İç Düzenleme: Hayriye KAYMAZ Düzelti: Tekin ERGUN

Basıldığı Yer: Doğan Yayın Holding A.fi. Doğan Medya Center, Bağcılar 34554-İSTANBUL Tel.: 0.212.505 61 11, Fax.: 0.212.505 61 31

Tuncay Özkan

Parsadan Hikâyesi “Cumhuriyet Tarihindeki Örtülü Ödenek Yolsuzlukları”

Sunufi

Bu kitapla amaçlanan Türkiye’de devlet yönetiminin örtülü ödenek harcamaları konusunda son derece hassas bir noktada bulunan olaylarına küçük de olsa bir ışık tutabilmek ve okuyucuya olayların perde arkasında olup bitenlerle ilgili bilgi sunabilmektir. Çünkü bugün devlet hazinesinin örtülü ödenek olarak ayrılan kısmının nasıl harcandığı , nasıl harcanacağı ve bu ödenek ile ilgili suç işlendiğinde buna nasıl yaklaşılacağı konusunda büyük boşluklar bulunmaktadır. Bugün örtülü ödeneği çıkar amaçlı kullanan idareciler ve yönetimler için nasıl bir soruşturma açılacağı bile net değildir. Türk tarihi örtülü ödenekle ilgili tartışmalarla ilk kez karşılaşmamaktadır. Bundan önceki iktidarlar da örtülü ödenek uygulamasını keyiflerine göre yerine getiren Başbakanlar’ın liderliklerine sahne olmuştur. Ama bunlardan en önce ders almaları gereken siyasetçiler nedense bir sonuç çıkartamamaktadırlar.Ders alınacağı yerde mazeret yaratarak, başkalarını suçlayarak veya gizlilik denilen ve artık büyük bir çürüme içinde bulunan “Balon’un” arkasına saklanarak tartışmalardan kaçınmaktadırlar.Ne yazık ki tarihimiz bu hataları işleyenlerin adlarıyla doludur. Bu kitapta bunların bazılarına rastlayacaksınız. Amaç Selçuk Parsadan gibi örtülü ödeneği yani Devlet’i ve Başbakanı’nı dolandıracak kadar gözü kara bir dolandırıcı ile buna yolaçacak kadar gözü kara Başbakan arasındaki ilişkiyi irdeleyerek, onlardan yola çıkarak örtülü ödenek konusunu ve son olayın kahramanlarını detaylı bir şekilde incelemektir.

Selçuk Parsadan ve ailesi Türkiye’de olup bitenlerin en uyanık takipçisidirler. Baba Parsadan’dan başlayarak bu ailenin öyküsü örtülü ödeneğin yasadışı kullanımının öyküsü aslında . Gelin bu öyküyü birlikte ibret içinde inceleyelim. Bu kitabın hazırlanmasında çok büyük emeği bulunan asistanım Ali Öztunç’a, değerli gazeteci dostlarım Metin Aksoy ve Zeki Saral’a, TBMM Kütüphanesinin kıymetli Müdürü Hilmi Çelik ve Müdür Yardımcısı Ali Rıza Cihan’a en içten teşekkürlerimi sunarım. 30 Haziran 1996 Ankara

Başbakan Geliyor Aşka Onun Aşkı Başka

Başbakan Adnan Menderes, toplantı salonunda yeniden alevlenen Kıbrıs sorunu ile ilgili açıklamaları dinlerken, kafasında sevgilisinin hayali, öylece önündeki kâğıtlara bakıyordu. Cumhurbaşkanı Celal Bayar başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu hararetle Kıbrıs tartışmasına dalmıştı. Menderes’in aklından çıkmayan sevgilinin mesajı, İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay’ın özel notuyla toplantı sırasında Menderes’in önüne kondu. Menderes, yüzünde her zamanki donuk gülümsemesi ile özür dileyerek dışarı çıktı. Menderes’in avucunda ihtirasla sıktığı kâğıtta “çok önemli” diyordu. Valinin notunda acil görüşme isteği belirtiliyordu. Gökay o dönem İstanbul’da hem Menderes muhaliflerinin telefonlarının dinlenmesi, hem de özel yaşamlara ilişkin tehdit dosyalarının oluşturulmasında önemli görevler almıştı. Kendisine bu konuda en çok yardımcı olan da o zamanların “tıfıl” gazinocusu Fahrettin Aslan’dı. “Mini mini vali” lakaplı Gökay, Menderes’e aklından çıkartamadığı sevgilisinin kendisini beklediği mesajını telefonda fısıltıyla aktardı. Bir Rus anadan doğma bu güzeller güzeli sevgilinin adı Suzan Sözen’di. Sözen dönemin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ferit Sözen ile evliydi. Menderes toplantı salonundan çıkalı neredeyse 45 dakika geçmişti. Kıbrıs önemliydi. Ama ona göre o an Suzan daha önemliydi. Cumhurbaşkanı Bayar kızmıştı. Ethem Menderes’e Başvekil’i bulma görevini verdi. Aradan 15 dakika geçmemişti ki Ethem Menderes, Bayar’ın yanına yaklaşıp: “İstanbul’a, Boğaz yollarının imar işlerinin teftişine gitmişler” dedi. Bayar ve bakanlar birbirlerine baktılar. Kıbrıs konusu görüşülürken Menderes İstanbul’a Boğaz yollarının teftişine gidiyordu. DP iktidarının ayarlarının bozulduğunun, devletin

Sabahattin Parsadan gönüllü bir koruma. Yalan. Herkes aman bizi de abone et diyor. Sabahattin Parsadan o günleri şöyle anlatıyor: “Mehmet Özdemir Evliyazade (Menderes ile arası 27 Mayıs İhtilali’nde açılan hala oğlu) o zamanlar MİT İstanbul Bölge Müfettişi olmuştu. oturur. Başbakan Çiller’i 1995 yılında örtülü ödenekten 5. O dönem Suzan Sözen. Sabahattin Parsadan İstanbul Emniyet Müdürlüğü birinci şubede görevli polis memuru Bumin Yamanoğlu ve Adnan Menderes’in halasının oğlu olan Mehmet Özdemir Evliyazade. Ben o sıralarda gazeteciliğe devam ediyordum. kapıda gözcülük yaptıkları belirtilen bu adlar arasından su sızmıyordu. belki daha doğru deyimle çapkınlık arkadaşı olarak. Çünkü Sabahattin Bey onu Suzan Sözen’e taşıyan DP’li gönüllülerden birisiydi. onunla Suzan Sözen’e ulaşan yoldaşlıklarını gerçekleştiriyorlardı. (Bu buluşmaların bütün paraları örtülü ödenekten çıkıyordu) Allah rahmet eylesin Adnan Bey Boğaz yollarını teftişe çıkar. Mehmet ve benim kapıda nöbet beklediğimiz söylendi. O (Menderes) zaten pek oturmazdı.5 milyar lira dolandıran Selçuk Parsadan’ın babası Sabahattin Parsadan. Dönüşlerde de Nişantaşı’na Suzan’a giderdi. Bir de Ankara’da benim yine Ankara’dan bildiğim Ayhan Aydan vardı. Adnan Menderes buluşmalarında. Menderes’in vazgeçemediği adlardan biriydi. Benim arkadaşım. Çünkü o damarlarını kesseniz “Demokrat Parti akacak” kadar partili ve Menderes hayranıydı. Kocası İstanbul’un asayişiyle ilgilenirken. Menderes geldiği zaman bir araya gelir. Başvekil Menderes’i bekliyordu. Menderes’in Ankara’daki sevgilileriyle . Menderes’i karşılayıp. Parsadanlar. yıllar sonra oğluna olduğu gibi devletin gizli kapıları sonuna kadar açıktı. yıllar sonra oğlu Selçuk’un ulaştığı örtülü ödeneğe ulaşabilmiş sayılı Türk vatandaşlarındandı. teftişten yorgun dönen Başvekil’i ağırlamak. Ankara’dan bulabildiği ilk uçakla doğruca İstanbul’a uçuyordu. Menderes ve Çiller Ve kader işte tam bu noktada Menderes’ten yıllarca sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlık koltuğuna oturacak Tansu Çiller ile Menderes’in karşısına aynı soyadını çıkartıyordu: Parsadan. Evine. O zamanlar Bumin. Menderes gelince biz Park Otel’de buluşup rakı içerdik. Evet Parsadan soyadı bu iki Başbakanın yaşamında önemli roller oynayacaktı. birlikte olurken. Suzan Hanım’a düşüyordu. Çünkü herkes gayet iyi biliyordu ki Boğaz yollarının teftişinin son durağı hep Suzan Sözen’in Nişantaşı’ndaki apartman dairesiydi.kayıp gittiğinin belirtileriydi bunlar. falan. Menderes’in çapkınlıkları. Çünkü ona da. Onlar kendileri telefonla anlaşır. Daha sonra bu yakınlığımla ilgili olarak Menderes’in Özel Kalem Müdürüyüm diye kartvizit bastırdığımı iddia ettiler. O da birazdan anlatmaya başlayacağımız Parsadan öyküsünde. konuşurduk. bizimkiler falan Suzan Sözen ile Menderes dost hayatı yaşarlardı. İstanbul’da buluşurlardı.” Sabahattin Parsadan ve Necip Fazıl’ın Ziraat Bankası Keyfi Evet “herkesin beni abone et” diye peşinden koştuğu Sabahattin Parsadan dönemin Başbakanının peşinden koşmaktadır. Türk Basın Ajansı’ndan Sabahattin Parsadan olarak. Menderes. Ben adımı söyleyince yetiyor zaten. Suzan Sözen ile o.

Baba Parsadan bu günlere ilişkin bir anısını şöyle aktarıyor: “Biz o zamanlar Allah rahmet eylesin Mithat Dülge’ye gider ve ödenmeyecek hesaptan diye arkasında yazı bulunan bonolardan alır gider 500’er liraları alırdık. Etibank Genel Müdürü Cemil Gökçe. O zamanlar Büyük Doğu adlı dergiyi çıkartıyordu. şuraya bir imza atın der ve verirdi parayı. Elimizde bu konudaki en somut örnekler DP iktidarı dönemine ait. Aramızda konuşuyoruz. Ahmet Salih de örtülü ödenekten para verirdi bize. kumarı. arkadaş olmamızda yardım için birbirimizden istiyoruz. Onun Menderes ile olan ilişkisi çok şeylere malolacaktır. Menderes’in nutuklarını ve İstanbul’un fethini kitaplaştırır. bugünlere gelmeden geçmişteki incelememizi sürdürüp Türk yöneticilerinin örtülü ödenekleri nasıl kullandıklarına şöyle bir bakalım. dur sayayım. Satışlarda kimi zaman siyasi nüfuz. Hatta gözümüze kestirdiğimizi tanıyorsak. Örtülü ödeneğin nasıl kullanıldığının ilginç örneklerine. Mehmet Özdemir Evliyazade. Allah rahmet eylesin. 1000 veya 750 lira bir deftere imza eder. resmiözel herkese satar. O zamanlar 500. Sabahattin Parsadan’la birlikte dönemin Ziraat Bankası Genel Müdürü Mithat Dülge’nin. Gidip paramız kalmadı dedik mi Ahmet Salih’e. 1954’te Kars’tan seçilemediği için Toprak Mahsulleri Ofisi İdare Meclisi Başkanlığı’na getirilen Latif Aküzüm( eski Turizm Bakanı ve milletvekili İlhan Aküzüm’ün babası) İller Bankası Genel Müdürü Nafiz Ergeneli. Ahmet Salih aynı zamanda zamparalık arkadaşımız. Necip Fazıl ile birlikte kapıda beklerdik. Bakın kimler kimler var: Örtülü Ödenek Deniz. Sonrada bu kitapları yıllar sonra oğlu Selçuk Parsadan’ın “dolandırıcılık” yaparken kullandığı yöntemle. Ahmet Salih Korur. Ama kitaplar her zaman değerinin en az 10 misli fiyatla alıcıya ulaştırılır. O zaman bugünkü Atatürk Bulvarı daha yok. Ayrıca Fethi Giray var. Biz o zamanlar Ankara’da Yüksel Palas’ın barında toplanıyoruz. ilginç adlara birazdan değineceğiz. Sabahattin Parsadan’ın o dönem yakın dostları arasında Necip Fazıl Kısakürek de vardır. Sabahattin İlhami Tözüm. Artık öylesine bir gidiş vardır ki DP’nin militanlarına. Yemeyen Keriz 1960 darbesinin hemen ardından Yassıada’da oluşturulan Yüce Divan’ın tutanakları örtülü ödeneklerin iktidarlar tarafından nasıl harcandığının örnekleriyle dolu. Sabahattin Parsadan cezaevi günlerinin ardından yıllar sonra ortadan yok olan bu kitapları Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın kütüphanesinden çalarak elde eder. Mithat Bey Ziraat Bankası’ndaki özel hesaptan. kenarlarına “geri ödenmeyecek hesap” diye yazılan kağıtlarla ödemeler yapılmaktadır. Bizim arkadaşlarımız bunlar yani.” Evet bunlar ilk örtülü ödenek öykülerimizin ortaya çıkış yılları. O zaman Ankara’nın güzel kızları var. iyi adamdı. dönemin iktidarını tutan partizanlara. DP iktidarı bu paraları kullanırken kendinden önceki CHP iktidarının harcamalarını da gözönüne almış ama kendi kullanım alanını da genişletmiştir. 1946-1960 yılları arasında örtülü ödenek öykülerinin kahramanları sadece Parsadan soyadı taşıyanlar değildir. kendi yetkisine dayanarak ödettirdiği kredilerle geçinmektedir. kimi zaman ahbaplık ağır basar. Parasız kaldık mı ya oraya ya da Başbakanlığa doğruca Ahmet Salih Korur’a giderdik. . Bilhassa Necip Fazıl. Kimler geliyor bara.buluşmalarında da Parsadan ve ekibinin haberi olur. Parayı. şair ve Ankara Telgraf Gazetesinin sahibi. o da arkadaşımız. Hızını alamayan Sabahattin Parsadan. Ama o zaman bunlar çok büyük para. parayı koparırdık.. fiimdi bu tutanaklardan birkaç örnekle. içkiyi çokça seven Necip Fazıl.. Menderes’in yakınlarına.

Kumarı. Buna biraz daha yakından bakacak olursak karşılaşılan manzara “örtülü ödenek deniz. 1950-1960 yılları arasında bunlara kontrol olanağı Menderes ile örtülü ödenekten sorumlu olan Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Salih Korur arasındaki gizli iç çekişmeden kaynaklanmıştır. her iktidarın. suikaste azmettirmekten dolayı cezaevinde yatarken bile Menderes’ten para almayı başaran bu ünlü şair ile ilgili tutanakları gelin birlikte okuyalım.Bir dakika. Bu ne parası? Sanık Adnan Menderes . Aslında olmaması gereken ve aylık periyodlarla yok edilen bütün belgeler bir bavula doldurulup Menderes’in evine götürülmüş ve burada 27 Mayıs günü askerler el koyana kadar bekletilmişler. yemeyen domuz “zihniyetini ortaya koymaktadır. O da bal küpünden. Ancak yapılan incelemeler sonucunda geri kalan 219 bin 500 lira 82 kuruşun dönemin Başbakanı Menderes’in ailesine ve yakınlarına özel eşyaların alınması için harcandığı saptanmıştır. Başkan . Ne yazık ki bunu kontrol etmek de mümkün olmamaktadır. en önemlisi her şeyden çok paraya duyduğu büyük sevdası nedeniyle Necip Fazıl.. ne de yok edilmesi kararını vermiştir.. Örneğin DP iktidarı1950-1960 arası kendi partisine örtülü ödenekten direkt olarak 1 milyon 262 bin 414 lira 47 kuruş vermiştir.Efendim. Bir Tahsisatı Mesture’nin klasikleşmiş an’ane haline gelmiş bir sarf mevzuudur.. Necip Fazıl Kısakürek’e 5000 lira diyor. Örtülü Ödenek Gazetecilere Âşık İlginçtir. Bunu keşfeden Sabahattin Parsadan da kendisine ait bir ajans oluşturmakta gecikmemiştir. örtülü ödenekten para alan kişilerin niteliği konusunda ilginç bir örnek olmaktadır. Esas: 1960/21. Örtülü ödenek paralarından en çok nasiplenenler basın ve çevresindekiler olmaktadır. tanıdıklara ve yağdanlık olarak kullanılan çeşitli edebiyat ve basın mensuplarına verilen paralar hariçtir.1950 ile 1960 yılları arasında yapılan 24 milyon 548 bin 713 liralık örtülü ödenek harcamalarının 212 bin 58 lira 61 kuruşunun ne olduğu bilinememektedir. “(S. makamlarını asla terk etmeyeceklerini sanan devlet yöneticileri. birçok gazetelere ve mecmualara icap ettikçe yardım etmek tahsisatı mesturenin maksadı vaz’ına tamamıyla uygundur. bu kadar özel’e inmemiş olsa da siyasi amaçlar bakımından gözlenmektedir. Hele seçilmiş krallar olarak kendilerini görüp. Eşyalar arasında bulunan cımbız ve pardösüler örtülü ödeneğin kullanım rahatlığı konusunda bir fikir verebilmektedir.15. Yani örtülü ödeneğin kullanımı Türk yöneticiler için kuralsız harcama anlamına da gelmektedir.Yalnız Kısakürek’e değil. yani her türlü ihtiyaçlarının yerine getirilmesinde kullanılmıştır. Türkiye’de örtülü ödenek dün olduğu gibi bugün de sıkça basın organlarının ve yazarların ele geçirilip yağdanlık olarak kullanılmasında harcanmaktadır. Bu harcamaların yanı sıra parti il ve ilçe başkanlarına özel harcamaları için verilenler. 2/12/1957 diye başlanarak tekrar kararnameden okundu) Başkan . Korur’a karşı koz olması için harcamaların 10 yıllık dökümünü ne incelemiş. içkiyi.Pek sanmam. daha sonra da darbenin oluşturduğu Yüksek Mahkemece incelemeye alınmışlardır. hesapsız kitapsız harcamalardan nasiplenmek yolunu seçmiştir. kişilerin “sütüne” bırakıldığından ve kullanım gelenekleri oluşmadığından çoğunlukla sübjektif harcamalar yapabilmektedirler. Örtülü ödenek 1950 öncesinde CHP tarafından kullanıldığı gibi DP iktidarı tarafından da partinin ve partililerin iaşe ve ibadesinde. Gazeteciler Örtülü Ödeneğe. harcamaları kurallara değil. . Kalem kalem dökülen harcamalar Türkiye’de örtülü ödeneğin nerelere nasıl kullanıldığının da bir göstergesi durumundadır. Atatürk’e hakaretten. Aynı rahatlık CHP iktidarı sırasında. Menderes. gece hayatını seven. Örtülü ödenekten Sabahattin Parsadan gibi cep harçlığı alanların yanı sıra onun çok yakın arkadaşı olan Necip Fazıl Kısakürek gibi çok büyük miktarlarda para almayı başaranlar da bulunmaktadır. her hükümetin gazetecilerle münasebeti aşikardır.

(S. 91... Esas: 1960/21... 1 Aralık 1960 Perşembe... fiahit Necip Fazıl Kısakürek huzura alındı) Başkan - Adınız? fiahit - Necip Fazıl Kısakürek. Başkan - Babanızın adı? fiahit Necip Fazıl Kısakürek - Fazıl. Başkan - Doğum tarihiniz? fiahit Necip Fazıl Kısakürek - 1323 Başkan - Ne iş yapıyorsunuz ? fiahit Necip Fazıl Kısakürek - Bir şey yapmıyorum. Başkan - Evvelce Büyük Doğu’yu çıkarıyordunuz, başka bir şey çıkarıyor musunuz ? fiahit Necip Fazıl Kısakürek - Hayır. Başkan - Yemin ettireceğim. ( fiahide yemin ettirildi.) Başkan - Örtülü ödenekten size muazzam yardım yapılmış. Gerçi ceste ceste almıştınız, fakat yekün olarak muazzam. Nasıl oldu hangi sebeple hizmete mukabil aldınız ? fiahit Necip Fazıl Kısakürek - Benim mevzuuma taalluk eden maddi ve manevi bütün faktörleri gösteren hususları not aldım. İzin verirseniz notlarıma bakayım gayet mücmel ve her şeyi belli edecek şekilde bir nottur. Başkan - Bakın. fiahit Necip Fazıl Kısakürek - Evet, ben örtülü ödenekten para aldım ve aldığımdan ziyade neden, ne yüzden aldığım mühimdir. Ben örtülü ödenekten methiyeci, kasideci, eski Roma cenazelerinde sahte ağlayıcıları gibi vicdan kiracısı olarak para almadım ve bunlardan hiçbirisini yapmadım. 1943’ten 1960’a kadar taştan taşa vurulan, zindandan zindana süründürülen mukaddesatçı, milliyetçi, Anadolucu, ahlakçı bir idealin himayesi yolunda para aldım ve bunu bir fikir hakkında ... tabii... Başkan - Bu notları yazmışsınız, okuyorsunuz, burada not olarak kelimesi kelimesine okuyamazsınız öyle olmaz. Ara sıra oraya bakarsınız. Keza A, B şeklinde yazmış olduğunuz yazılar çıktı, bu yazılar burada okundu. fiahit Necip Fazıl Kısakürek - Bunlar safha safhadır. Başkan - Bu yazılardan dolayı birçok çekler almışsınız. Yazı yazmak bu şekilde olmaz. fiahit Necip Fazıl Kısakürek - Benim 8 seneyi bulan, devre devre aldığım paralar vardır. Bu kemiyetten ziyade keyfiyet meselesidir. Bu yazıları niçin yazmış olduğumu söyleyeyim. Adnan Menderes’le ilk temasım 1951 senesinde İzmir’de verdiği bir beyanla başlar. Çünkü ben o zaman muhaliftim. Zatıaliniz bana bir dava dolayısıyla 15 dakikada beraat kararı verdiniz. Adaletin ulvi simasını ben o zaman sizde gördüm. fiimdi muayyen maksadı takip eden... Başkan - Malum beyanından bahsettiniz bu ne idi?

fiahit Necip Fazıl Kısakürek - Bu İzmir’de Müslümanlara karşı olan beyanı idi. O zaman ümidimizin mihrakı olarak gözümüze Adnan Menderes’i getirdik. Başkan - Bundan da din istismarcılığı çıkıyor. Zaten hakkınızdaki iddialardan birisi de bu? fiahit Necip Fazıl Kısakürek - Samimi bir adam istismarcı olamaz. Samimi olan her şeye istismardır demek mümkündür. Malumu aliniz Adnan Bey o zaman kendisini bir ümit olarak gösterdi ve biz kendisinde böyle bir hedef gördük. İlk temasım 1952 senesinde oldu.Ankara’ya giderek evvela Tevfik İleri ile temas ettim.Tavassut eden başta, ortada, sonda fikir arkadaşlığını kayıp ettiğim ve çok yakınlık hissettiğim Tevfik İleri’dir. Temas ettim ve 1952’de günlük “Büyük Doğu’yu” kurdum. Bana edilen yardımlar üç safha arzeder. Biri 1952 başından sonuna kadar çıkan ilk Büyük Doğu Gazetesi devresi, 1956’daki günlük gazete devresi ve ondan sonra hiçbir organım olmadan 1959’a kadar bana verilen peşin paralar halindeki yardımlar... Başkan - Cem’an ne kadar oluyor tahminen? fiahit Necip Fazıl Kısakürek - 140 bin lira civarında. Başkan - 147 bin lira yazıyor. fiahit Necip Fazıl Kısakürek-Olabilir, 1952’de bana Osmanlı Bankası vasıtasıyla 30 bin liralık bir kredi açtılar. Bu krediyi ben, alacağım resmi ilanlar ve temin edeceğim satış kârıyle ödeyecektim. Başkan - Sizden fazla alan gazeteci var mı, biliyor musunuz? fiahit Necip Fazıl Kısakürek - Onu bilmem muhterem reisim. fiunu bilirim ki, ilk Türk gazetecisi olan Takvimi Vekai’den bugüne kadar fikre müstenit bir tek gazete mevcut değildir ki, şu veya bu şekilde hükümetten yardım görmesin. Başkan - Üniversite gençliği ki, süt gibi tertemizdir. Onlar sizin yazış istikametinizi beğenmiyorlar, gerici buluyorlar, zaman zaman protesto etmişlerdir. Adnan Menderes’e de sordum, “yazısı öyle bir hal alınca kestik, sonra yine geldi, müracaat etti, tekrar verdik” dedi... fiahit Necip Fazıl Kısakürek - Üniversite gençliğinin bana gerici diyen kısmı, sesi fazla duyulan ve önde görünen kısmı, üniversite gençliğinden onbinlerce gencin benim idealime bağlı olduğunu fakat sesini yükseltemediğini yakınen bilenlerdenim. Adnan Menderes’in o sözüne gelince... Başkan - İdealiniz nedir; formüle edin? fiahit Necip Fazıl Kısakürek - İdealimi arzedeyim. Garbın bütün müsbet bilgilerini rönesans anlayışı içinde almak ve şarkın ruhunu aynen muhafaza etmek, bu inanca sahip etmek, dinin paklığını ve saffetini, asaletin garbın büyük kafasında tekamül ettirmek ve bu ruha tatbik etmektir... Başkan - Başka bir diyeceğiniz var mı? Sanık Necip Fazıl Kısakürek - Adnan Menderes’in söylemiş olduğu sözü ne gibi faktörlerin tesiri altında söylediğini bilmiyorum. Yalnız şunu arzedeyim ki, kendileri şahsen beyanlarda bulunmuşlardır.İşte bu beyanların yakıcı ışığı altında söylenen bu laflardan bir haddı müstakim üzerinde hareket ederek, bu yazılarımı yazmışımdır. Başkan - Sanık Adnan Menderes bir diyeceğiniz var mı? Sanık Adnan Menderes - Yok. Başkan - Sanık Ahmet Salih Korur, bir diyeceğiniz var mı?

Sanık Ahmet Salih Korur - Yok. Başkan - Sonra memleket yararına neşriyat yapan büyük gazetelerin kanaatı da memlekete bunun zararlı olduğu idi. Bunları da biliyorsunuz. Üniversite zararlı görüyor, büyük gazeteler zararlı görüyor. fiahit Necip Fazıl Kısakürek - Büyük gazete tiraj ifade eder....

(S.145... Esas: 1960/21... 05.12.1960 Pazartesi... fiahit Neslihan Kısakürek huzura alındı.)

Başkan - Adınız? fiahit - Neslihan Kısakürek. Başkan - Babanızın adı? fiahit Neslihan Kısakürek - Recai. Başkan - Kocanızın adı? fiahit Neslihan Kısakürek - Necip Fazıl. Başkan - Kaç doğumlusunuz? fiahit Neslihan Kısakürek - 1338 Başkan - Bir iş yapıyor musunuz? fiahit Neslihan Kısakürek - Hayır. Başkan - Sanıkları tanıyor musunuz? fiahit Neslihan Kısakürek - Hayır efendim. Başkan - Yemin ettireceğim. (fiahit Neslihan Kısakürek’e yemin ettirildi) Başkan - Bu örtülü ödeneğin kanun dışı sarf edildiği iddia ediliyor ve bazı yerlere ve bazı şahıslara devlet hizmeti sayılmayacak mahiyette ödemeler yapıldığı da ayrıca iddia edilmektedir. Sizin de bu sahada bilgileriniz varmış, bu arada size de ödeme yapılmış, ne biliyorsanız söyleyin. fiahit Neslihan Kısakürek - Ben örtülü ödenek ismini rahmetli Recep Perk’in yaptığı 100.000 liralık tekliften öğrenmiştim. Ondan sonra evimizde ne böyle bir isim ve ne de böyle bir mevzu geçti. Başkan - Fakat ondan sonra kocanıza 147.000 liralık ödeme yapılmış, size söylemedi mi? Söylemesi de icap eder. fiahit Neslihan Kısakürek - Alakalı değildim efendim. Başkan - Hayır; 100 bin lirayı söyleyebiliyor da, onu neden söylemesin?

fiahit Neslihan Kısakürek - Evet, evde böyle bir mevzu geçti. Ondan sonra alış verişler için alakadar olmadım. Başkan - Size şahsen bir ödeme yapıldı mı? fiahit Neslihan Kısakürek - Evet. 1957 senesinde kocam Necip Fazıl Kısakürek hapiste idi. Bir gün, Park Otel’den Hususi Kalem Müdürü Muzaffer Ersü bizzat evime gelerek bana bir zarf getirdi ve bana geçmiş olsun dedikten sonra, gitti. Bunun içinde üç bin lira para vardı. Başkan - Başka? fiahit Neslihan Kısakürek - Bu kadar efendim. Başkan - Bu da işte örtülü ödenekten. Mesela siz bir kadınsınız. fiahit Neslihan Kısakürek - Kocam hapishanede idi. Başkan - Başvekalet Hususi Kalem Müdürü verdiğine göre örtülü ödenekten evvelce alınmış olan 100.000 liranın, işittiğimiz kaynaktan gelmesi icap eder diye düşünmek ve oraya bağlamak lazımdır. fiahit Neslihan Kasakürek - Hayır, kocamın durumunu nazarı itibare alarak gönderilmiştir, dedi. Başkan - Bir diyeceğiniz var mı bu ifadeye karşı? fiimdi kocası hapse girmeden de birçok ödemeler yapılmış, hapse girdikten sonra da yapılmış, bu nasıl oluyor? Bir kimseye fiilen hizmet ettiği zaman yardım yapılabilir. Cezaevine giriyor, şahsen yardım yapabilirsiniz, Sanık Adnan Menderes. Böyle devlet parasıyla cezaevindeki mahkuma yardım yapmak nasıl olur, fiilen hizmet etmiyor? Sanık Adnan Menderes - Bu ödemelerin hapis olduğu zamana rastlayıp rastlamadığını bilmiyorum. Olsa olsa ailesini duçar olduğu zaruretten kurtarmak maksadı ile yapılmıştır. Başkan-Başka gazeteciler de hapse girdi, onlara da yardım yapıldı mı? Sanık Adnan Menderes - Talep etmediler. Başkan - Talebe ne lüzum var? Gazeteler acıklı bir şekilde yazdılar, aileleri gitti, cezaevi önlerinde fotoğraflar çekildi. Bu acıklı ve teessür verici durum en alakadar olmayan kimselere bile ulaşmıştır. Onlara da el uzattınız mı? Sanık Adnan Menderes - Müsaade ederseniz arz edeyim: Bunlar benim şahsıma vaki, Başvekil sıfatı ile açtığım davalar dolayısiyle mahkumiyete maruz kalıp da vazgeçiniz bu davalarınızdan diye müracaat etmeleri halinde hiç birini red etmedim, derhal sarfınazar ettim. İkincisi, şayet bu sebepten dolayı bir zarurete maruz kalmış olduklarını ifade edip müracaat etmiş olsalardı, bu zaruretlerini de gidermek için mutlaka kendilerine yardım etmekten geri kalmazdım. Başkan - fiahsi davalardan dolayı, veya amme davalarından dolayı da mahkum olanlar var. Yazı İşleri Müdürleri patron olmadıklarına göre mahkum oldukları takdirde çocuklarının nafakalarını teminle mükellef olan kimseler var. Bunlar da bilhassa yardıma muhtaç insanlardır. Bu yardım onlara da yapıldı mı? Umumiyetle yüzde yüz demiyorum; ekseriyet böyle olması icabeder. Bu, bu suretle izah edildi mi? Sanık Adnan Menderes - Bir talep karşısında bulunmadım. Başkan - Buyurun Başsavcı - 1958 senesinde Necip Fazıl Kısakürek hangi suçtan dolayı acaba hapse girmiştir?

Nadir Nadi’ye kadar uzanan birçok basın adamı örtülü ödenekten para almıştır. Örtülü Ödenek Kumarbaz Diplomatın Emrinde Devlet tıpkı bugünlerde yaşanan olayların sonucunda ortaya çıkan tablo gibi.fiahit Neslihan Kısakürek . Örtülü Ödeneğin Başına Gelenler Pişmiş Tavuğun Başına Gelmedi Necip Fazıl’ın dışında Cumhuriyet Gazetesi’ne. Daha sonra olanlar ise insanı hayrete düşürecek cinstendir. kamuoyunu yönlendirme olanağını ellerinde tutanlar da bulunmaktadır. Burada kumar ve gece hayatına dalar. kuruluşlara ekonomik yaptırımlar uygulayarak. Dışişlerinden gelen yoğun talep üzerine bu kumar borcu Başbakan Adnan Menderes tarafından örtülü ödenekten karşılanır. sonra da bunların yüksek paralarla piyasada satılmasına gözyumulmuştur. kendi milletvekillerine örtülü ödenekten paralar vermiştir. Türkiye darbeler ve suçlu yaratmayla. ne yazık ki en gizli kasasını dolandırıcıların yağmasından kurtaramamıştır. Oysa örtülü ödeneğin. Bunlar arasında Sabahattin Parsadan gibi basın organı olmayı sadece para alarak geçimini bu yolla temin etme şeklinde algılayanlar dışında. tarihten ders alınmadığı ve gerekli düzenlemelerin zamanında yapılmadığı durumlarda ülkelerin kaderlerinin değiştirilemeyeceğinin de göstergesidir. Tıpkı 1993 sonrası gibi. diplomat dahi olsalar hiçbir kimsenin kumar borcunu ödemekte kullanılması mümkün değildir. Bu durumdan elbetteki en çok faydalanacak kişiler örtülü ödeneği doymadan yiyen çevreler ile meslekten gelen dolandırıcılar olacaktır.1957 senesinde Fuat Köprülü’ye hakaretten. pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. siyaset ve devlet her türlü entrika ve kötü kullanıma açık bir durumdadır. Dönemin DP iktidarı örtülü parasıyla satın alamadığı gazetecileri de Meclis’te oluşturduğu tahkikat komisyonları aracılığıyla zindanlara göndererek. Menderes banka kredileri ve diğer bütçe olanaklarının dışında. kendi içlerindeki muhalefeti susturmak amacıyla milletvekilleri için dosyalar oluşturmuştur. . Menderes ve DP iktidarı. Başkan . Sokaklar kaynamaktadır ve halk ekonomik kıskaç altında inlemektedir. Ayrıca bunlar için tahsisler yoluyla kıt olan malların satışı düşük fiyatlar ve faizlerden sağlanmış.Buyurun. öylesine bir acizlik içindedir ki 1950’li yıllarda memurlarının kumar borçlarını ödemeye başlamıştır. Siyaset aracı haline dönüşen örtülü ödenek paralarının kötüye kullanımı. Tam 105 bin lira kumar borcu birikmiştir. örneğin kağıtlarını keserek cezalandırma yoluna gitmiştir. Menemencioğlu Paris’e büyükelçi olarak atanmıştır. Başka partilerden kendilerine geçecek milletvekillerine. Bu iki tarih diliminde Türkiye’nin örtülü ödeneğinin başına gelenler. iç boğuşmayla zaman kaybedip sistemini yeniden düzenlemediği ve insanı için yaşanır bir ülke yaratma gayretine düşmediği için. İkinci Dünya Savaşı sırasında çok önemli yararlılıklar gösteren Dışişleri Bakanlığının ünlü diplomatı Numan Menemencioğlu DP iktidarı sırasındaki başı boşluktan dolayı ne yapacağını şaşırıp kendisini kötü yollara vuran yağmacılar arasında yeralır. DP’yi destekleyen veya desteklemeleri için satın almak istediği gazetecilere 722 bin 809 lira ödemiştir.

Hepiniz nakletmişsiniz. Başkan .Beyefendi . Sözcü... avdetlerinde karşılaştırılır. Mahkemesiyle.. hatta şu anda bizim konuşmalarımızı dinliyor diye Meclis’te beyanlarda bulunmuşlar. 5 bin lira verirdim.. diyor . Bu da ya Kalemi Mahsus Müdürü veyahut Kalemi Mahsus Müdürü yerine kaim olan zat’dır.) Başkan .. Çünkü giden arkadaşa muayyen miktarda ve seyahat müddetine göre 2 bin. Park Otel’e yapılan ödemeler diye okumaya devam edildi.. hükümet merkezi İstanbul değildir. (.Söyleyecek birşey yok. Netice itibariyle harcanan paranın hesabını tutmaları bakımından bir yekün alırım kendilerinden. ( S. Bu tutanaklardan bazı bölümleri gelin bugünün ışığı altında inceleyip ders almayı bilmeyen bir toplum olarak.fiimdi burada.) Başkan . ne de bir başka yolla Menemencioğlu’ndan ne kumarda kaybettiği devlet parasının ne de daha sonra örtülü ödenekten yaptırdığı ödemenin hesabı sorulur.. 6 senede sarfedilen 800 bin lira sadece benim ikametim için olsaydı 30 sene otursam bu parayı tutmazdı.12. hayır. Hesapsız. Sanık Adnan Menderes . Esas: 1960/21.... tanığıyla.. Park Otel’de bu kadar masraf yapılmıştır. Sanık Adnan Menderes . 22. diye okumaya devam edildi.Yekün itibariyle bakardım Sayın Başkan. kitapsız günlerdir yaşananlar. Bedavaya Getirilen Seyahatler .15. Bu kadar Park Otel masrafları yapılıyor. Başkan . 3 bin. Ankara’dır. örtülü ödenek skandalını bir kez daha değerlendirelim. sanığıyla yargıcı ve savcısıyla bir örtülü ödenek serüveninin 32 tekmilinin birden sergilendiği salona biraz kulak verelim: Menderes’in Otel Masrafları da Örtülü Ödenekten.. Gelin hep beraber 1961 yılına Yüksek Adalet Divanı’nın mahkeme salonlarına tekrar gidelim. Okumaya devam edin...Müsaade buyurursanız arzedeyim. Seyahat masrafları. Bu hesapsızlık ve başıboşluk içinde yukarda bahsettiğimiz bazı gazeteciler ve gazetelere yapılan ödemeler konusundaki tutanaklar günümüze büyük ölçüde ışık tutmaktadır. muhalefet. Sanık Ahmet Salih Korur .1957. Ahmet Salih’e hesap verilir. Masrafı yapan onlar oldukları için emre göre masraf yaparlar. Meclis’e uğramıyor diye feryat ediyor.. Halbuki basın.. Örtülü ödemelerin.Menderes kumar borcunu ödediği diplomatı Türkiye’ye dönüşünden sonra ilk seçimde milletvekili seçtirir. Ve ne zimmet.Sanık Ahmet Salih Korur.. daha sonra yaşadığımız gelişmeleri gözönüne alarak. bu kısmı dinlediniz. o her yerde hazır ve nazırdır.. Orada maiyetimle beraber.

Vali Konağı Menderes’e Dar Gelir (Sanık Ahmet Salih Korur. Başkan .Bilhassa bunu arzetmek isterim. Bunun için bir çare düşünsek. Yalnız bir defa kendisiyle bir görüşme yaptım. Mücadelemden onu kastediyorum.Yani dış seyahatler de dahil mi. Otelde bunları bir şekile bağlattırdım. Paranın sahibi kendileridir.. basit bir yer verelim..Başbakan’la tahsisatı mesture için bir mücadele yapmam mevzubahis değil. Sanık Ahmet Salih Korur . Sanık Adnan Menderes . giden mebuslardan bu parayı alın derdim. Sanık Ahmet Salih Korur . Müsteşar Ahmet Salih Korur’dan diye başlanarak tekrar kararnamenin okunmasına başlandı.) Başkan .Demek bu manada. Öyle mi? Sanık Adnan Menderes . Müsteşar Bey’den sormak lazımdır. Park Otel masrafları gittikçe büyüyor. Çünkü önüne gelen masraf ediyor.Onlar da herhalde Başvekil ödesin. Sanık Ahmet Salih Korur . Vali Konağını tahliye edelim. 8-10 mebus kendilerine refakat eder ve bu mebuslar tayyare bilet paralarını ödemezlerdi. Bu hakikaten senelerce kabarık bir yekün tuttu ve böylece devam edip gitti. Ve bu hesap da böylece kabarıp gitti.. demek istiyorsunuz? Sanık Adnan Menderes . Çünkü yurtiçi seyahatlerimin bu kadar miktarda olacağını tahmin etmiyorum. Bu mevzubahis olan Hava Yollarının masraf pusulaları arasında seyahatin mahiyeti gösterilmemiştir.Evet efendim.Bundan malumatım yok. hatırlayacaklardır. Vali bekardır.Bazı seyahatleri Başvekil kalabalık yapmakta idi. Dış seyahatleri de ihtiva ediyor mu? Bilmiyorum. Bu kısım halen talep edilmekte olan borçlar arasındadır.( Yurdagül Genya. diyorsunuz. Sanık Adnan Menderes . Bu gelenlerin ve davet ettiklerinizin masrafları Vali Konağında daha az olur dedim. Başkan . % 20 tenzilat yaptırdım.Okumaya devam edin. Vali Konağında ikamet edin. Kendileri de bunu kabul .Böyle diyor. diye okumaya devam edildi) Başkan .Türk Hava Yolları’nın alacağı ne olmuş? Bilirkişi Cafer Tayyar Sadıklar . Adnan Menderes seyahate çıktığı zaman. Park Otel’de yapılan masraflar için bir hayli mücadele etmişimdir.Dış seyahatin de dahil olması lazımdır. Başkan . Benim mücadelem Otel ile vesaire ile’dir. Başkan . diye vermediler.Sanık Ahmet Salih Korur. Ben de Hava Yolları bana müracat ettikçe. dahil midir? Tefrik etmeğe imkan yoktur.Bu borçlar nasıl tahakkuk etmiş. Dış mıdır.Türk Hava Yolları borçları henüz ödenmemiş borç olarak kalmıştır. Ödediğim taktirde de zaten tahsisatı sene sonuna kadar kifayet ettirmeme imkan yoktu. Bu mücadele tabiatı ile Başbakan’la değildir. Bunun izahını Ahmet Salih Korur yapabilecektir. Başkan .

. .Sanık Ahmet Salih Korur: Ödemeler olmuş mudur? Sanık Ahmet Salih Korur . dememiş miyim? Başkan . Sahife :20 “2. Sanık Adnan Menderes . para iade edilmemiştir.Ben sarfedilen paranın miktarı hakkında hiç bir bilgiye sahip değilim.Yapılmıştır. Başkan . onu bilmiyorum.Böyle söylemiş olmanın hiçbir kanuni kıymeti olamaz.İade edilmemiş. Sanık Adnan Menderes ..24.ettiler. Müsteşarla Demokrat Parti’nin Genel Merkez Muhasip üyesi arasında bu yardımın yapıldığı ve paranın alındığı zaman bunların iadesi hususunda ayrıca hesap tutarlardı.Onlar hesapta nazara alınmamıştır. harcırah alacak olursan oturduğun odanın ve yediğin yemeğin karşılığını fazlası ile karşılar. Asıl sarfeden kendisidir . ben kendisine Park Otel masrafları için benim hususi masraflarımı buradan ayırınız demiş miyim. doğrudan doğruya emre müstenittir. (Gülüşmeler) Müsaade ederseniz arzedeyim.Evvela onun sözüne cevap veriniz. harcamalar yapılmıştır. Binaenaleyh bunu ayırmakta bir fayda melhuz değildir. Sanık Adnan Menderes . Başkan .Vali Konağını tahsis edelim dediğini pek iyi hatırlamıyorum.) Başkan . Demokrat Parti’ye yardım etmiş olmak herhangi bir. harcamalar yapılmış.Demokrat Parti yararına yapılan ödemeler a kısmı” okundu. bir kere orada kaldılar. Böyle gittikçe masraf kabarıyor. Vatandaşın Derdi Ekmek.Zaman zaman ufak tefek iadeler olmuş mu olmamış mı. Bunları Parti daima iade edebilir.Demokrat Parti’ye sarflar yapılmış...Demokrat Parti’ye zaman zaman para verilirdi. demiştir. Siz bunun cevabını vereceksiniz. Sanık Adnan Menderes . Başkan . dedi mi? Sanık Adnan Menderes . Fakat pratiklerine uymadığı için Vali Konağından ayrılıp tekrar Park Otel’e dönmek zaruretinde kaldılar. Bana verdiği cevapta: Sen tek başına oturuyorsun burada.Demokrat Parti’ye yapılan ödemeler Sayın Başkan taktir buyurursunuz ki. Sanık Adnan Menderes . 25 Kasım 1960.Esas:1960/21.Müsteşar Bey’in bir şey hatırlaması lazım gelir. DP’nin Derdi Örtülü Ödenek S..Demokrat Parti’ye örtülü ödenekten masraflar. Vali Konağını tahsis edelim. Paranın sarfını siz temin edeceksiniz. Başkan . Ancak benim hususi masraflarımı daima ayırınız sözünü söylemişimdir. Başkan .... Yaptığım ödemelerden iade edilen kısımlar mevcuttur. Bilirkişi tetkikatına kadar bu dava açılıp bu raporun tanzimine kadar.

Mükerrem Sarol’a sırf parti propagandası yapsın diye 15 bin lira ödeme yapılmış. Zannederim.fiimdi buraya kadar olan kısmına bir itiraz var mı? Sanık Adnan Menderes . bir itirazınız var mı? Sanık Adnan Menderes .Kısaca para alınmıştır.O başka.Buna ne diyorsunuz? Bunun üzerinden 8. kenarında kayıt yoksa (İade edilmiştir) diyerekten . Ne diyorsunuz. Sanık Ahmet Salih Korur . Belki bir iki sehvim olmuş olabilir. (Sahife: 20’deki “2. (Raporun okunmasına devam olundu) (“cc” ikinci paragrafı okundu) (Samsun Demokrat Parti piyangosuna otomobil tahsisi kısmı okunduktan sonra soruldu.Hayır yok efendim.Yok efendim.Evet ödenmemiş olması lazım gelir.Geriye alınmamış demek.Ahmet Salih Korur. Sanık Ahmet Salih Korur . (Raporun okunmasına devam olundu) Milletvekili Pazarının Mucidi Örtülü Ödenek . Aşağıdaki ifadede de arz ettim.Sayın Başkan. 50 bin lira verdim. Bana nihayet Demokrat Parti’ye 3000 lira veyahut 5000 lira gönderilsin denmiştir. 1951’de yapılmış olan bu ödemenin bir amplifikatör alınması mevzuuna tahsis edildiğini de ben kararnameyi okuyunca muttali oldum. Başkan . Okumaya devam edin.. maksadın ne olduğu belli değil. hatırlamıyorum. okumaya devam edin. Başkan .Peki. bilmiyorum. geriye iade etmemiş. Emin Kalafat Muhasip Üye idi. ertesi gün aldım.Kabulü mümkün değildir. sizin bir itirazınız var mı? Sanık Ahmet Salih Korur . O tarihten beri de iade edilmemiş..Sanık Ahmet Salih Korur’dan soruldu: 1951’de Ereğli Demokrat Parti’sine ödeme yapılmış. fiimdi hatırlayamadığım bir şey üzerinde itiraz dermeyan edecek değilim.Kayıtlarda böyle görünüyor.Büyük çapta birkaç ödeme hatırlıyorum fakat onları deftere geçirmedim.) Başkan .5 sene geçmiş? Sanık Adnan Menderes . Başkan .Amma defterlerde gözükenler üzerinde.Böyle bir iki muamele oldu. Parti’nin parası olmamış. (Kararnamenin “cc” kısımları okundu) Başkan .Sanık Ahmet Salih Korur . Başkan .Demokrat Parti yararına yapılan ödemelerin ‘aa’” kısmı okundu ) Başkan . Başkan . göndermişimdir.

ondan sorulması. Başka bir itiraz yok mu? Sanık Adnan Menderes .000 lira gönderilmiş? Sanık Ahmet Salih Korur .) Başkan . (Sahife 22’deki Faruk Gürtunca’nın ifadesi okundu.Zannediyorum ki. Başkan .Hayır efendim. gönderdim. Sanık Ahmet Salih Korur .Onlar parti faaliyetleridir. ısrarla verdiler.000 lira verilsin dediler.) Başkan . Başkan .Türk Siyasi tarihine. 10 bin lirayı Belediye Reisi Faruk Gürtunca’ya göndermemi emrettiler.Buraya da 10.Buraya bir diyeceğiniz? Sanık Adnan Menderes . Kısa zaman içinde 10 bin lira bir. Ama milletvekili pazarlarının hala çokça müşterisi olduğu birg erçektir. Ordu’dan heyetler geldi. Sanık Adnan Menderes . DP’nin CHP ve diğer partilerden milletvekili ayarlamak için oluşturduğu pazarda ‘Satılık’ milletvekilinin bedeli örtülü ödenekten karşılanmıştır. Atıf Topaloğlu pekala geldi. İktidar görmüş partilerin bu pazardaki bedelleri nasıl karşıladıkları sır olarak saklanmaktadır. Başkan ..Sizin Ahmet Salih Korur? Sanık Ahmet Salih Korur . Bir diyeceğiniz var mı? Sanık Adnan Menderes . Müsteşar daha iyi bilecek.Ordu’da uzun seyahatler yaptı. heyetlerin gelişi falan bunlar parti faaliyetleridir. Niçin gönderdim bilmiyorum.Oraya da gönderdim. 46 yıldır her bunalımlı dönemde damgasını vuran Milletvekili transferlerinin ilk finansörüde örtülü ödenek olmuştur.Diyor ki.Yoktur. aldı. bendenizin itirazı mevzubahis değildir. Bendenize 10. bu uzun bir müddet içine yayılmış olan tediye olacaktır..Hayır yok efendim.Okumaya devam edin.Necip Fazıl’ın yazılarının umumi istikameti memlekete yararlı mı olmuştur? . Reis Beyefendi.500 lira fazla değil mi? Sanık Adnan Menderes .Hayır efendim. (Bu mevzuda şahadetine müracaat edilen Adnan Zafir’in sahife 22’deki ifadesinden raporun okunmasına devam olundu) Başkan . Ordu’ya gidişi. Bu geleneğin halen örtülü ödenek üzerinde devam edip etmediği bilinememektedir..Yok .) Başkan . diye okumaya devam olundu) (Sahife: 22-23’deki (b) kısmı okundu.. (Sahife 22’deki Cemal Tüzün ve Ahmet Salih Korur’un ifadeleri okundu. Halk Partisi’nden istifa etti.Necip Fazıl’a verilen 147.. (Hükümeti ve icraatını öven dergi ve gazetelere. 12 bin lira da bir cem’an 22 bin lira almış. Ama şimdi gelin hep beraber bu pazarın sır olmaktan çıkan ve belgelerle kanıtlanan bir alım-satım öyküsünü tutunaklardan birlikte okuyalım: (Sahife: 21’deki muhtelif partilerden ayrılanlara yapılan ödemeler kısmı okundu) Başkan . Başkan ..Atıf Topaloğlu’nu hepimiz biliyoruz.

Uzun zaman münasebeti kesiyoruz. Ama fazlası da vardır.) Başkan .İcap ederse o alınan mektuplar. Soralım Müsteşar bilir.Peki. Okuyun: (23.Faydalı yazıları olduğu gibi zararlı ve ölçüsüzleri de olabilir.. Başkan . Belki abone bedelleri bunlar içerisinde mevcuttur. Başkan .Amma. Yalnız şunu arz edebilirim. 17.. 10 sene içinde. sahifeden 6’ncı satırından okumaya devam edildi. satırından okumaya devam olundu. Onun da okuyucusu vardır.Buna bir itirazınız var mı? Sanık Adnan Menderes .. bu rakamlar üzerinde genişliğine bir malumatım yoktur. Burhan Belge’yi bir çok temaslara. ecnebi gazetecilerle temaslara memur etmek suretiyle bir takım masraflar ihtiyarını da icap eden vaziyete sokmuş bulunuyoruz.Müsaade buyurursanız Reis Beyefendi onun yazılarının memlekete yararlı olmaktan ayrıldığını gördüğümüz zaman münasebeti kestik. Başkan . Belki abone vesaire suretiyle vermişlerdir. sahifesinin ikinci paragrafından okunmaya devam olundu.. (“Örtülü Ödenek evrakının hıfzedildiği.” Raporun 23. bunlar bir senelik masraf değil. müsaade buyurursanız? Her çeşit neşriyatta muvazene temin etmek için terviç etmekte politik fayda mülahaza edilebilir. Bu para yalnız Radyo Gazetesi’ni hazırlaması için verilmiş değildir.Bunu ne şekilde yapmışlar bilmiyorum. Bunun mukabilidir.Abone bedeli bu kadar tutmaz. umumi istikamete tevcih etmek lazım değil mi? Sanık Adnan Menderes . Başkan . sahifenin 8.Bunlar da uzun zaman içine yayılmış olan tediyelerdir.Tafsilatı ile arz edemeyeceğim Sayın Başkanım. okuyucuyu beslemek.621 lira ödemişsiniz? Sanık Adnan Menderes .) Başkan .) Başkan .Başbakanlığa gelse gelse iki nüsha gelir. Burhan Belge iyi lisan bilen bir insandır. Başkan . tekrar geliyor.Peki devam edelim.Peki.Ama bunlar hiçbir zaman abone bedeli değildir.Burhan Belge’ye 51.Nerelerin abone bedellerini verirsiniz? Sanık Ahmet Salih Korur . Değil mi? Sanık Ahmet Salih Korur . Başkan . Başkan .Abone kayıt bedeli bu kadar yüksek olur mu? Sanık Ahmet Salih Korur . doğruya gideceğim diyor.. münasebeti tekrar tesis ediyoruz. Okumaya devam edin. seviyesini yükseltmek. Başkan .Sanık Adnan Menderes .Tabii abone bedeli olamaz. kartondan aynen de okunabilir.Yalnız Başbakanlık için ödüyoruz tabii. Sanık Ahmet Salih Korur . (23. Bir iki cümle daha ilave edeyim mi.. düzelteceğim. .

Demokrat Parti delegelerine. Bendeniz prensip üzerinde talimat verdim. Başkan . serpantin vesaire? Sanık Adnan Menderes . Serpantin’in alındığını elbette bilmez.Zamanın Reisicumhuru Kotion’un. Cumhurbaşkanlığı Bütçesine Örtülü Ödenek Yardımı (Sahife 24’deki “3. bir diyeceğiniz var mı? Sanık Ahmet Salih Korur . Başyaver gelir müsteşarla görüşürdü.Cumhurbaşkanlığı. kendi tahsisatı kafi gelmediğinden ve birtakım faydalı temaslara ve masraflara ihtiyacı olduğundan bahsettiler.Yok efendim.Buraya kadar olan kısma Sanık Adnan Menderes. Tahsisatı Mestureden yardım yapılmasını talep ettiler.) Başkan . Başkan .Buraya kadar olan kısma bir itirazınız..Okumaya devam edin.(Turist İstanbul Gazetesi Başyazarı diye başlayan 23. sahifeden okunmaya devam olundu.Sarfeden Riyaseti Cumhur. Başkan .Ne kadar fazlalaşmış? Böyle otuz misli. Elbette bunları biliyor değildir. Sanık Adnan Menderes .Hayır efendim.Bir Demokrat Parti balosuna sarfedilmesi tecviz edilebilir mi. Riyaseti Cumhur makamından gelen bu talebin alel müfredat müsteşarla temas edilmek suretiyle halledilmesini kararlaştırdık.794 liraya baliğ olmuş. . (Bu hususta şahit olarak dinlenenlerden Mehmet Öztürk’ün sahife 23’deki ifadesinde okumaya devam edildi. 1959’da bunun otuz misline 146. sonra Demokrat Parti balosu için alınan kotion. kendisinin tahsisatı parası olmadığından talep etmiş olabilir.Miktarını bilmiyorum. Başkan .(Sanık Adnan Menderes’e hitaben:) Böyle. örtülü ödenekten? Resmi bir ziyafet verildi.Sizin bir diyeceğiniz var mı. Bunlar elbette nihayet sarf kademelerinin aşağısına inildikten sonra vasıl olunan neticelerdir.625 lira imiş. Ahmet Salih Korur? Sanık Ahmet Salih Korur . Sanık Adnan Menderes .Örtülü ödenekten Cumhurbaşkanlığına yapılan ödemeler” kısmından okumaya devam olundu) Başkan .Cevaz verebilir kanaatindeyim.. Ziyafetler fazlalaşmış. Başkan .) Başkan . 1952’de 4. bir diyeceğiniz var mı? Sanık Adnan Menderes . Fakat Demokrat Parti balosuna nasıl cevaz verebilir? Sanık Adnan Menderes . Cumhurbaşkanlığına örtülü ödeneklerden tahsisler yapılmış .

Reis Beyefendi..” raporun okunmasına devam olundu.Başkan .. Sanık Ahmet Salih Korur . Örtülü Ödenek ve Bengi Korur .Öylesi de vardır. devam edelim.) Başkan . bunu da hissettilerse.. Hakikaten memleket için faydalı olan şahıslardır. Başkan . gayrete gelir. Buna bir itiraz var mı? Sanık Adnan Menderes .Verilen paraların Büyük Millet Meclisi Reisi tarafından nerelere sarfedileceği hakkında hiçbir malümatım yoktur . Sanık Ahmet Salih Korur . Başkan . (Sahife 26’daki “. Ona bir yardım yapılırsa.Gönder dedi.Peki.Ben bu hususa bir şey ilave edecek değilim. Yalnız seyahate çıktığı zaman. Benim arzedeceğim hususların dışında olacaktır. Benim bildiğim husus. tahsisatım bitti. emsali bundan çok memnun olur. yine bana bir miktar para gönder diyerekten.Benim ilave edeceğim husus budur. Refik Koraltan’ın özel ihtiyaçları için örtülü ödenekten ödemeler yapılmış.Hizmet daha ziyade parti hizmeti olacak. Sanık Adnan Menderes . Meclis Reisi parasının bittiğinden bahsederek bir miktar gönderilmesini istiyor dedim. Haddi asgarisinde olmak şartı ile 2-3 bin lira gönderirdim.Samimiyetle arzediyorum. Sizin bir itirazınız var mı Ahmet Salih Korur? Sanık Ahmet Salih Korur . Refik Koraltan’ın ifadesinden. Başkan . Başkan .fiimdi. şahıslara da Örtülü Ödenekten ödemeler yapılmış. Mesela isimlerini burada arzetmek ve onları rahatsız etmek istemem.Özel ihtiyaçları için olduğunu bilmiyorum. Hatırımda kaldığına göre ameliyattan sonra bize vaki olan müracaatı üzerine kendisine yardım edilmiştir.Okumaya devam edin. falan falan yerleri de görmemde fayda vardı. kendilerine yardım yapılmasında fayda görülen eşhasa bu yardımlar yapılmıştır. Sanık Ahmet Salih Korur . Bu isimler çoktur. ben de Başvekile arzederdim. Bu hususu müsteşar daha iyi bilecektir.Yalnız bana haber gönderildi. Ben şimdi hatırlamıyorum. Bir Meclis Reisini memleket dışında parasız bırakmadım.Bu ödemelerin zamanında. her halde bir hizmet ve ihtiyaç karşılığı olmak üzere verilmiş olduğunu kabul etmek lazım.Böyle. sahifesindeki “4-Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yapılan ödemeler” kısmı okundu) Başkan . göreceğim diye bize müracaat etti. Yalnız buraya birtakım isimler alınmış. pek de gönül rızası ile olmamak şartı ile gönder dedi. Refik Koraltan’ın Özel Masrafları İçin Ödenen Paralar (Raporun 25.

) Başkan . refikanıza ödemeler yapmak caiz mi? Sanık Ahmet Salih Korur .400 lira tutuyor. Daireden ayrıldığım bir zamanda ödenmiş. Kasadan alırım.Bundan sonra gelen.000 yekunu 2.500 lira. Birisi 3 bin yedi lira 98 kuruş Ahmet Salih Korur deniyor. Ben bu 10 yıl içinde devletten bir kuruş harcırah tahakkuk ettirip. kızınıza. Diğeri. 1. fiimdi tahmin etmiyorum 3 bin lira gibi bir rakam olsa. Başkan . Başkan .Bunların hepsi harcırah tahakkuk ettirmeyi icap ettirir seyahatler olduğu için alınmış paralardır.040 lira tutuyor.Karşılanmış olacak ve bu burada gözükmeyecek. muhakkak ki bir hesap neticesidir. 2. Sanık Ahmet Salih Korur . Bunlar karşılığında Hazine’den 10 sene içinde bir kuruş harcırah almadım.Bu Bengi Korur kim? Sanık Ahmet Salih Korur .000 lira oluyor. aşağı yukarı 7.000 lira. devletten almadım. muvakkaten alınan bir paradır. İlk tayyare iki buçuktadır.Hayır.Bunlar hakkında kat’i bir malumat arz etmiyorum. belki 3 bin yedi lira 98 kuruş olduğuna göre yapılan bir masrafın karşılığı olarak alınmış bir paradır.400 liralık masraf. Sayın Başkan.Karşılanmış olacaktır diyorsunuz. Sanık Ahmet Salih Korur . 955. 750-650-1.Refikam efendim. Karşılansa orada kaydedilir.Kızım. Oraya böyle geçmiştir.Eğer böyle harcırah tahakkuk ettirecek bir seyahat yapsaydınız tahakkuk ettirmeniz lazım gelirdi. Sanık Ahmet Salih Korur .400 lira gibi küçük bir rakamı oraya kaydetmekte bir mana yoktur.. 1955.Bu Nezihe kim? Sanık Ahmet Salih Korur . Başkan . Sanık Ahmet Salih Korur . Sanık Ahmet Salih Korur . Aşağıda gelenlerle beraber 8. ilk tayyare ile Müsteşar gelsin. . Kemali samimiyet ve safiyetle arz ediyorum. 300 lira. Bundan sonra gelenler yol masrafları ki. Harcırah tahakkuk ettirmeniz icap ederdi. amma karşılanmadığı da anlaşılıyor. Başkan . Başkan . 500 lira. Başkan .örtülü ödenekten derneklere yapılan yardımlar” kısmından okunmaya devam olundu. Saat yarım veya birdir. Başkan .Arz ediyorum. Benim İstanbul’a veya emredilen yere gitmem bir vazife yapmak içindir.1956 yıllarında. Bazı ufak tefek masraflar yaparım. Bunların örtülü ödenekten yapılması caiz mi? Örtülü ödenekten size.Bundan sonra gelen 1. 10 sene içinde bu yapılan yol masrafları gittiğim yerlerde yapılan masrafların karşılığında aldığım paralardır. 956 yıllarında bunu zannediyorum karşılanmıştır.Hazine’den niye almıyorsunuz da örtülü ödenekten alıyorsunuz? Sanık Ahmet Salih Korur . 2.Üçünü arzettim. öyle olsa Ahmet Salih Korur’un eli ile diye iadesi geçecektir. Bazı masraflar yaparım.Bu tediyeler de size yapılıyor.(Sahife: 26’daki “b) .Hepsini birden arzı malumat edeyim: Bunlar üç gruptur..Tahminen böyle Başkanım. Başkan .Tevhiden yazmış olduğum için öyle zannediyorum. Bu ödeme olsa gerek. Ve ben bunları karşılamışımdır. Yani muvakkaten ödenmiştir. Çünkü bu masrafları bundan yapıyordum. şöyle bir emir alırım. İstanbul’a veya emredilmiş yer neresi ise oraya giderim.

Ben o zaman çok üzüntü içerisinde idim. 1958 yılı en çok çalıştığımız yıl. sonra söylersiniz. lütuf telakki ettim.Binhan Fıratlı kim? Ahmet Salih Korur .500 liralarla meşgul olamazdım. yoksa bir . bu müsaadelerine müsteniden.fiimdi söyleyiniz bu kısmı. harcırahımı tahakkuk ettirip mahsubunu yapsaydım neticede belki de daha fazla miktarda bir parayı tahakkuk ettirir.Harcırah bakımından sağa sola verilmesi icap eden paralar bakımından bu tediyeler yapılmıştır. dağınık vaziyette idiler. Bu masraflar bunun neticesi olarak yapılmış olan masraflardır ve ben bunu bu suretle telakki ederek yaptım . Çünkü henüz oradan yeni gelmişlerdi. genç bir kızı iki çoçuğu ile beraber oraya niye gönderdim dedim. Arada sırada burada görülen bu ufak tefek yardımlar. 14 ay sonra da dönüp geldiler. bunu şimdi arz edeyim: O kadar hareketli mahmur durumda idim ki.Çok haklısınız. Bu ve bundan sonraki masraflar kızım için yapılmış masraflardır. Perişan bir vaziyette olduğum gibi kızım 25 yaşında iki tane yetimle birlikte dul kalmıştı. Bir yandan işlerimle meşguldum. Bir sene kadar kaldı? Kendisine avunması için orada bir iş bulmasını söyledim.1000 lira gibi bir yardım yapmak lazım.Başkan . bir de Golf Kulübü aidatı var. bu çocukları geldiği yere gönder. alırdım ve ben de bugün bu müşkül duruma düşmezdim. O tarihte damadım vefat etti. aniden gönderdim. Bunlar müsteşar diye bana gönderilmiş olan makbuzların karşılığıdır. Ani bir kaza neticesinde yanlış teşhis neticesinde vefat etti. Bunda haklısınız. Bu şekilde bir iki defa verdim. Perişan bir vaziyette idik. devam edelim.Peki. Emir üzerine. Yapılacak iş bundan ibarettir. Çok kıymetli bir genç yanlış bir teşhis yüzünden ölmüş gitmişti. Ödenmiş bir paradır.Yapacağınız şey ne idi? Sonradan harcırahınızı tahakkuk ettirip parayı yerine koymaktı. Ben ne golf’e ne de kulübe giderim. Başkan . Başvekil bana o zaman dedi ki. Bu ifademi Yüksek Soruşturma Kurulu’nda aynen verdim. Ahmet Salih’in Kızına Örtülü Yardım (Ahmet Salih Korur’a ait masraf müfredatının okunmasına devam olundu) Başkan . kendisine yapıldı. 500 . iki çocuğu ile birlikte. Başkan . (Sahife 27’deki cetvelin okunmasına devam edildi) Başkan .Almanya’ya. Henüz Almanya’dan yeni gelmişlerdi. hepsine birden cevap verirsiniz. Bunu müsaade ederseniz hepsini arz edeyim.Kızım. sen bu perişanlık içerisinde çalışamazsın. Binhan Fıratlı mevzuuna gelince: Bu benim üzüntülü olduğum bir mevzuudur Sayın Başkan. Başkan . Fakat bu tutanak elime geçtikten sonra okuduğumda gördüm ki ifade aynen mi geçti. Fakat gönderdim. hem onlar oyalansın hem de sen bir sene kadar bir müddet içerisinde bu işi unutursun ve işine de tesir etmez.Golf Kulübü aidatı ve bir yerde de Anadolu Kulübü aidatı diye 100 lira geçiyor. bu 300 . Evleri İstanbul’da perişanlık içerisinde ne yapacağımı şaşırmıştım. Henüz İstanbul’da yerleşmemişlerdi.Okunsun. bunu şükranla karşıladım. okuyalım. Onlar senin gözünden uzak olsun. Sanık Ahmet Salih Korur .Nereye? Sanık Ahmet Salih Korur . Bulduğu iş bir şey ifade etmeyecekti.Açık olarak söyleyeyim eğer bu şekilde bir para vermemiş olsam. Bir müddet sonra pişman oldum. Sanık Ahmet Salih Korur . Ben bunu minnetle ve şükranla karşıladım.

Ekrem fierif Egeli’nin ısrarı üzerine ilk defa olaraktan Zürih’e gittim. Başkan . asıl mesele parasında . on sene içinde bunun tutarı. kendime kıymet atfetmek için değil.Sanık Adnan Menderes bu hususta bir diyeceğiniz var mı? Sanık Adnan Menderes .Bu hususta maruzatım şu olacak Reis Beyefendi. hata ettiğimi huzurunuzda itiraf ediyorum. Beni kendisi götürdü.. anladınız ve örtülü ödenekten ödediniz.O halde Almanya’ya gönder demenizin manası kalmıyor. İsmi aklıma gelmedi.Başvekilin ifadesinde mi geçiyor. Başvekilin lehinizde bir tedbir olarak düşünmüş diye telakki ettiniz.Başvekil’in o şekilde söylediğini anlayarak örtülü ödenekten bu ödemeler yapılmıştır. Sanık Adnan Menderes . dairesine vermiş bir arkadaşının rahatça çalışmasını temin saadetinde düşündüğünü mütalaa ettim. o tedavi ettirdi. Mütlalaaten. Başkan . Arabası ile gittim. Gönder dedim. senede bir iki bin liranın içinde kalıyor. gecesini gündüzünü işine.Dönünce Vakıflar Bankası İdare Meclisi Azası mı oldu? Sanık Ahmet Salih Korur . Başkan . Bu örtülü ödenekten para al da kızı gönder manasına değildir. Başkan .Tahlili kısmında öyle bir mana çıkıyor.hata ile mi geçti bilmiyorum. Fakat. böyle hareket ettim. benim tedavim için Zürih’e gidiş ve geliş 1000 lira. yoksa sizin ifadenizde mi? Sanık Ahmet Salih Korur . Yalnız şu var.Tahsili ne idi? . Başkan .. aile perişan. (“Bu mevzuda bilgisine müracat edilen Adnan Zafir.Bunu hatırlamıyorum Reis Beyefendi. kendilerinin sarahaten ifadesi değil. Ben bunu bir hüsnüniyetle yani gece gündüz çalıştığımı anlatmak için değil. Ben tahmin etmiyorum. Fakat yine de örtülü ödenekten ver şeklinde bir sözünüz oldu mu? Sanık Adnan Menderes . Emsali misüllü memurlara yapıldığı üzere yol masrafı olarak bin lira tahsisattan ödemek suretiyle aldığım bu para görülmektedir. kendisi perişan. Eğer müsteşar ihtiyaç gösterseydi ve talep etseydi başka devlet memurlarına yaptığım gibi zaman zaman süpleman olarak verdiğimiz gibi kendisine de verirdim.Yaptılar Sayın Başkanım. Onun için arz ettim. Fakat kararnamenin tahlili kısmında Başvekilin bundan haberi yokmuş gibi bir mana çıkarılmıştır. Başvekil’in bundan haberi olmadığı kaydediliyor. Göndermek kolay.Peki devam edin. Gidiş ve kalış masrafları yoktu. Elbette müsteşarın böyle bir talebi karşısında bunu esirgemem.” kısmının okunmasına devam olundu) Başkan . bir de tayyare parası. Kararnamenin tahlilinde geçiyor. Sanık Ahmet Salih Korur . mütalaa neticesinde karar verilirken bundan Başvekilin haberi olmadığı yazılmış bulunuyor. Nihayet.fiimdi hatırlamadığım bir mevzuda zorla birşey söyleyemem. kendisinin lehine görülen tutarı.Başvekilin ifadesinde değil. Hakikaten kızının kocası aniden bir kaza eseri olarak vefat etmiş.Esirgemediniz. Başkan . Bundan sonra iki kalem görülüyor. Başkan .. Bir yer değiştir diye falan söyledim. Soruşturma kurulunda bana sordukları zaman Binhan Fıratlı’yı tanımıyorum dedim. Amma yanlış anlamış ve hata etmişsem bu parayı her an için ödemeye amadeyim. Dönüş tayyare parası verdim. böyle söylemiş olacaklarını. Bana en ziyade dokunan bir mevzu. böyle söylemişlerse o zaman ben yanlış anladığımı. Yalnız şurasını arz edeyim. Geçen sene Prof.

Fakat olmadı. Başkan . ESAS:1960/21.106. Buna katiyen rıza göstermedim.. Kendi arzusu Hariciye Vekaleti’ne girip orada iş bulmaktı.) Bunu siz söylüyorsunuz ifadenizde. Birçok insanlar vardır. Fakat arkadaşları ısrar ettiler ve benim malümatım dışında bunu yaptılar.Diğer ifadelere bir diyeceğiniz var mı? Sanık Adnan Menderes .Otelde verilen bahşişlerdir.Beyefendi.. Sanık Adnan Menderes Müdafii Talat Asal .Başvekil olarak tek başıma gitmiyordum.. olur. Niçin tamamen söylemiyorsunuz? fiahit Basri Aktaş . Güzel Almanca bilir.S.Bendenize sormadınız da. Seyahat esnasında ödenen masraflar emirler ile yapılmıştır.Hayır yoktur. Menderes’in Kuzenine Açılan Örtülü Ödenek Kapısı Mehmet Özdemir Evliyazade.Evet efendim. Böyle oldu mu? fiahit Basri Aktaş . Bu da bir talihsizliktir. Sanık Adnan Menderes . sualimizin bir tanesi şudur: Başvekilin vergi borçlarını ve şahsi masraflarını Tahsisatı Mestureden ödenmesi mevzuunda Başvekil tarafından Hususi Kalem Müdürü Basri Aktaş’a herhangi bir zaman içinde herhangi bir emir ve talimat verilmiş midir. Bu hizmetlerine mukabil ve bu hizmetlerin ifasında zaruri olarak katlandığı masraflara karşılık olmak üzere ödenmiştir. Başkan . bu para verilmiş olabilir.Ne diyorsunuz Adnan Menderes? Sanık Adnan Menderes .Bahşişler? fiahit Basri Aktaş . Bu para Mehmet Özdemir’in çalışmalarına mukabil verilmiştir. 1 Aralık 1960 fiahitten soruldu: (20 Ocak 1954 tarihli Mehmet Özdemir Evliyazade’ye 2000 lira aldığına dair makbuz gösterilerek soruldu: Bu para Başvekilin emri ile Başvekilin kuzeni olan Mehmet Özdemir Evliyazade’ye ben verdim.Anlayamadım? Başkan . bu mesele üzerinde Başvekilin titizlik derecesi ne idi? .Bahşişleri de örtülü ödenekten vermişsiniz. Komünist teşkilatı ile mücadele için vazife almış bir gençtir.. bahşişleri de verdik demişsiniz. Kuvvetli Almancası. İngilizcesi vardı.Yaptıktan sonra da bozduramadım.Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesinden mezun. verilmiştir. Sanık Adnan Menderes .. Müsaade buyurursanız bir iki cümle ile arz edeyim.Efendim. Başkan .Sonra ifadenizde geçiyor. Bazen insan zorlanıyor.Sanık Ahmet Salih Korur . Başkan ..

Vergi borçları ve diğer masraflar için Tahsisatı Mesture’den ödensin diye emir almadım ve böyle bir tediye yapmadım. binaenaleyh köşkün tahsisatı yoktur diye bir Tahsin Önder ifadesine isnat ediyor. gitmeseydiniz. Başkan . halbuki öyle değildir.. diyor. fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade huzura alındı. kararnamede başvekiller kendi evlerinde otururdu.Mehmet Özdemir Evliyazade Başkan .Efendim. Başkan . görmek ve şey yapmak bakımından . fiahit Basri Aktaş .Bu olabilir. Fakat heyetin. Bunlar.Bir hususi tayyare giderken mümkün olduğu kadar fazla zevatın gitmesi. Esas: 1960/21. Başkan ..Bilmediği için çalışmadığını.. Hattı zatında heyetin teşkili Başvekile mevdu. devletin tahsisatı ile mütenasip olarak gidecektiniz. Sanık Adnan Menderes . kapalı kaldı.Babanızın adı? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade .fiimdi kalabalık heyetler halinde gidiyorduk.Müsaade ederseniz beyefendi. Başkan .. Milli Emniyet hizmetinde çalıştığını tahmin ettiğimi söyledim.Kaç doğumlusunuz? .. Sonradan gayrı resmi olarak öğrendiğime göre Milli Emniyet ajanı değilmiş..fiahit’ten yüksek soruşturmadaki ifadesine göre soruldu: Özdemir Evliyazade’nin Milli Emniyetle bir alakası bulunmadığını öğrendim diyorsunuz.. Sanık Adnan Menderes . S. Sanık Adnan Menderes . ayağa göre yorgan bulmak .fiurasını arz edeyim.. Başka Milli Emniyette çalışanları biliyor mu? Kendisine sorarsanız bilmez. Biz ayağımıza göre yorgan yaptıracağız. tahsisatı ile de mütenasip olması lazım değil mi? Ya siz yahutta Tevfik İleri şöyle bir söz söylemiştiniz. Başkan .. bu paranın nasıl sarfedildiğini tali komisyondan sordular.. Bu bir..fiahit Basri Aktaş . İkincisi.(Sanık Adnan Menderes’e hitaben:) Bakınız siz komünistlerle mücadele teşkilatında çalışıyor demiştiniz.Adınız? fiahit .154.Yakınınız olduğu için.Bendeniz Adnan Menderes’ten böyle bir emir almadım. Uçak kazasında bazılarının hiçbir vazifesi olmadığı ve bu seyahat ile hiçbirisinin ilgisi olmadığı anlaşıldı. şahsi hesaplarını kontrol edebilmek imkanına sahip mi idi? Başkan . Niçin götürdünüz? Sanık Adnan Menderes .Nejat. fiahit çalışmadığını öğrendim diyor. bu Mehmet Özdemir Evliyazade Milli Emniyette çalıştı. Yorganına göre ayak uzatmak değil. Fakat masraflar devlet geliri ile mütenasip olmayacak mı? Mesela uçak kazası.. Başkan .. Sanık Adnan Menderes Müdafii Talat Asal . Milli Emniyette çalışanların hepsini bendeniz dahi bilmem..İkinci sual: Tahisatı Mesturenin şahsi hizmetinde kullanılmaması hususuna dikkat eder mi idi. fiimdi elli kişiyle gittiniz. diyorsunuz. Başvekalet temsil tahsisatı diye bir tahsisatın 950’den evvel ve sonra mevcut olup olmadığı hususunun tahkik edilmesi lazım gelir.

en kıymetli bir devirde intisap etmişimdir..Hayır . (fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade’ye yemin ettirildi) Başkan . 953’te işlerin bozuk gittiğini gördüm ve tenkitlerimi yapabilmek için ayrıldım.Yemin ettireceğim.Adnan Menderes.Acılı yalak tabirini. fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade .Hangi tarihten hangi tarihe kadar? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade .Yüksek.Akrabalık. Onun için kendilerine daima bu hakikatleri söylerdim ve kendilerinin etrafının kötü insanlarla sarıldığını. Yani istihbarat bakımından sarf edilmiştir. Başkan .. Başkan . 1946’da en kıymetli bir devrede intisap etmişimdir. Başkan . Sizin şahit sıfatı ile bilgileriniz varmış? Ne biliyorsanız söyleyiniz? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade . Başkan .. Yalnız bunların açıklanması memleketin yüksek mefaatlerine mani teşkil eder .Tahsilin ne kadar? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade ... Başkan . Başkan .946 ve 953.fiimdi ne iş yapıyorsunuz? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade .Sanık Adnan Menderes’i ve Ahmet Salih Korur’u tanıyor musunuz? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade . bendeniz düşükler zamanında intisap etmiş değilim.Bunun hakkındaki bilgim.1336. hakikaten benim kötü haberleri getirmem dolayısıyla söylüyordu. Başkan . fiahit Mehmet Evliyazade .Tanırım. hısımlık gibi şahitliğe mani bir haliniz var mı? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade .Milli Emniyette falan çalışmıyorsunuz? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade .fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade .Milli Emniyet’te mi çalışıyordunuz? Sizin hakkınızda bir de karar var . fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade . buraya düşükler zamanında intisap etmiş değilim. Basri Aktaş’ın bendenize tevdi etmiş olduğu 2000 lira doğrudan doğruya bu mevzuun tamamen dahilinde sarf edilmiştir. .1946’da.Efendim.. Başkan .Kendisi kim? Kendisi derken daima isim söyleyin .Örtülü ödeneğin maksat dışı sarfedildiği iddia edilmektedir. annemin halasının oğludur efendim. Başkan . benim kadar hakikatleri kendilerine söyleyen bu 26 milyon içinden kimse çıkmamıştır.Bendeniz efendim. Kendisi bana daima acı yalak derdi.Size hangi tarihten hangi tarihe kadar bulundunuz diyorum. Sapık ideolojilerle yapılan mücadelelerde kullanılan imkanlara sarf edilmiştir.Bu. Başkan . Başkan . Sayın Reisimiz.Serbestim. Milli Emniyette çalışıp çalışmadığınızı tahkik edeceğiz. Siyans Politik.

memleketin adamı olun ve memleket için çalışın dedim. Fakat onların tezvirleri yüzünden en sonunda Reisi Cumhura hakaret ettim diye beni zindanlara attılar. düşmanlar yanınızı.İkincisi. Başkan .Fiilen çalışmadım.Bir şey yapayımda beni yakalasınlar.Zatıalinizin söylediklerini flu olarak alıyorum. Memlekete yapılan fenalıkları ve bütün vurgunları söylemişimdir. Bu vaziyeti Ercüment Bey de bilir. Fakat benim gibi bir teknisyenin malumatlarına müracaat etmişlerdir. sizi fazla tasdi etmeyeyim. oportünistler tarafından sarılmışsınız. Refikamı takip ediyorlar. böyle hakikatleri söylediğiniz şeylerden birkaç cümle söyleyin bakalım . etrafınızı kapatmışlar. İsmet İnönü ile daima temas edin. dedi. Bunlar Milli Birlik Komitesi’ne tevdi edilmiştir. sorabilirsiniz. Bu da vataperverliğinin misalidir. demişimdir. Başkan .. vurunuz demişlerdir. Ethem Yetkiner’in kasasında seni mahv ve perişan etmek için vesikalar buldum. içeri girmek isterse. bir zaafım olsaydı. Gazetecileri affedin. Ne acele ediyorsun? fiimdi.Bu 1953’e kadar devam etmiş. Ne diye beyanat vermiştiniz? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade . Başkan . .Mesela. dur ben soracağım. “Size veda ediyorum. Kendisinin etrafını hırsızların ve fena insanların sardığını söylemişimdir. Bu açık olarak 14 Mart 1954 tarihinde bütün gazetelerde ilan edildi. Başkan . hatta Londra dönüşlerinde Adnan Menderes’i İnönü’nün karşılamasını. Bunun üzerine. Reisi Cumhur sureti kat’iyede istemiyordu.Bu meyanda.Evet. askeri mahkemece mahkum olmuş ve askeri temyizce mahkumiyeti tasdik edilmiş bulunan Behçet Türkmen gibi bir zatın getirilmesi ile memleket menfaati perişan olur.Kısaca arzedeyim. Namık Gedik koruma ekibine. Tam gelmiyor. artık yanınızda durmuyorum.4 Mart 1954’te bir beyanat neşrettim. Milli Emniyet Başkanlığına .Niçin? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade .Son olarak ikazım İnönü’nün saflarına geçiniz” dedim. Ben ısrarla bunu temin ettim.1953’ten sonra ayrıldın mı diyorum? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade ..Teknisyen arkadaşlar gelip benim malumatlarıma müracaat ederlerdi.Dur. Bir beyanat veriyorsunuz. İnkılaptan sonra İstanbul Valisi Bey müjde olsun. kendisi buradadır. Bütün bu başına gelenler ahlaksız bir (Anturaj’ın) eseridir. Başkan . Bunları telgrafla hem Ercüment Yavuzalp’a hem de kendilerine yazmışımdır.Beni takip ediyorlar.. Ben insanlara bunu temin ettim. söylemiştim. Sonra Londra uçak kazasından dönüşlerinde kendilerine Parti’nin değil. hırsızlar. Başkan . ondan sonra ayrıldınız mı? Benim sözlerim duyuluyor mu? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade . düzeltsinler. diye. Başkan . Fatin Rüştü Zorlu gibi gayet düşük ve her türlü fenalığı irtikap edecek bir insanı kabinesinde tutmamasını.Milli Birlik Komitesi’ne intikal eden vesikalardan birisini söyle? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade .fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade .Ondan sonra Milli Emniyet’te çalışmadın mı? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade . her devirde aranır. fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade . doğrudan doğruya bendenizin. kendilerinin devrinde her vekil beni adeta mikroskop ile takip ederdi. Dedim ki.Mikrofon iyi çalışmıyor herhalde.

Başkan ..Başkan . böyle bir geldi geçtiniz yok. Sanık Adnan Menderes .Kendileri ile hiçbir şahsi geçmişim yoktur. fiahit Burhan ..Buyurun... Ödenek mevzuudur.. Yalnız ben etrafındaki namussuzlar ve hırsızlarla yeğan yeğan mücadele etmiş bir insanım.Bırakın artık.. Milli Emniyet’teki hizmetlerine mukabil 2000 lira verildi deniyor? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade . Başkan . Başkan .Aranızda hususi bir geldi geçti falan var mı idi? Mesela para istersiniz.Böyle bir şey olamaz. Başkan . asabidir.Ben kalem kağıda düşmemiş. fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade . Fakat etrafı kendisini bu hale getirdi. fiahit Burhan Belge huzura alındı. düşman olursunuz. kafi . Adnan Menderes’le aranızda bir vazgeçti var herhalde. Mebusların Seçim Masraflarının Kaynağı Burhan Belge.1960/21.Hayır öyle bir şeyimiz yok. fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade . ondan sonra kendisine kırılır. Başkan . S.Belge . bu.Adınız? fiahit . istediğiniz parayı vermez.. Başkan .Burhan. İfadeleri karşısında söyleyecek birşey yok.Siz Ahmet Salih Korur? Sanık Ahmet Salih Korur . Başkan . 116. fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade .Demek ki. En son olarak kendilerini ziyaret etmek istediğim zaman zorla giriyordum. kendisini mazur görmek lazımdır. Başkan ... Örtülü Ödenek. Çünkü ben daima vatana ve memlekete muvaffak olmasına çalıştım.Hayır.. memleketin milyarları kıymetinde sırlar biliyorum.Sonra ne oldu.Bendenizin sarf ettiği paralar yemin ve kasem ederim ki yerinde ve meşru olarak sarf edilmiş paradır. Ve kendisine. Böyle üç beş kuruşa tenezzül edecek insan değilim.Yeğenim Özdemir heyecanlıdır. Başkan .Çok heyecanlı söylüyorsun.Soyadınız. 1 Aralık 1960.fiahsi bir vazgeçtiniz yok mu idi? fiahit Mehmet Özdemir Evliyazade ..

bir mukabelede bulunmam için. 1950’de. ne biliyorsanız söyleyin? fiahit Burhan Belge . fiahit Burhan Belge .Onun haricinde örtülü ödenekte ne şekilde bir tasarruf yapıldığı malumum değildir.Demek 7 sene buradan her ay 500 lira aldınız? fiahit Burhan Belge . “Bu dedi.Örtülü ödeneğin kanunun maksadı dışında sarf edildiği iddia edilmektedir. mebus olduğum tarihe kadar devam eder.Hizmet gördükçe. 1950’de Yeni İstanbul Gazetesi Başmuharrirliğinden ayrıldıktan sonra bir vazifem yoktu. fiahit Burhan Belge .fiahitliğe mani bir haliniz var mı? fiahit Burhan Belge . Saraçoğlu zamanında bizzat yardım gördüm. Sizin de şahit sıfatı ile bu mevzuda bilgileriniz varmış. Başkan . efendim. Bana Başvekil’in muvafakatiyle her ay muntazam olarak 500 lira civarında bir yardımın yapılmasıdır. 500 küsur lira aylığım vardı. Çünkü kâğıt imzalanıyordu. yahut diplomatlarla temaslarım ve onların ziyafetlerine icabetim ve bu davetlere.Bu yardım. Başkan . seçimden evvel senin masrafın ve hizmetlerin dolayısıyla” dedi. Bu böyle devam etti. tediye ettiler. Bundan sonrası yoktu.1950’den bu tarafa doğru? fiahit Burhan Belge .Efendim. Başkan . Atatürk devrinde. Başkan . benim ‘Zafer’in başyazarı olmam münasebetiyle ve Ankara’ya gelen ecnebi meslekdaşlarım. Merhum Refik Saydam zamanında. Başkan .Yok efendim.Babanızın adı? fiahit Burhan Belge .Kaç doğumlusunuz.Sanık Adnan Menderes ile Ahmet Salih Korur’u tanıyor musunuz? fiahit Burhan Belge . 1957 senesinden sonra bir defaya mahsus olmak üzere.Muntazam 500 lira mı? fiahit Burhan Belge . Matbuat Umum Müdürlüğü Dahiliye Vekaletine bağlı iken.Evet.Değil efendim. gayet seyrek olmak üzere bulunmam için yapılmış bir yardımdır. mebus oldunuz. benim örtülü ödenek hakkındaki bilgim 1950’den başlamak suretiyle 1957’ye kadar.fiimdi Yassıada’da mevkufsunuz.1950-1957 senesine kadar aldım. Emlak Bankası Murakıplığı vazifesini aldım. Burada kapandı. Bu yardımın ne zaman başladığını arz etmiştim. Başkan .1899. (fiahide yemin ettirildi) Başkan . Yazdım. Başkan .Başkan .Asaf.1957’ye kadar muntazam ne kadar almışsınız? fiahit Burhan Belge .Mebus olduktan sonra almadınız mı? .Saraçoğlu zamanında muntazam aldım. Ahmet Salih Korur beni çağırttı ve “Yaz şuraya 3 bin lira” dedi.Tanırım efendim. 950-951’ idi. Başkan . Daha evvel Matbuat Baş Müşaviri iken. Başkan . Fakat 1950 . gerek ben gerekse arkadaşlarım bu şekilde yine bu temasları yapmak ve yapabilmek için yardımlar görmüş idik. bu hizmet makbul oldukça yapılabilir.

3000 lirayı da almamalıydınız. Mebus propaganda masrafı yapmış diye 3000 lira ödemek doğru mudur? Vermek de doğru değildir. Siz gitmişsiniz mebus olmuşsunuz. fiahit Burhan Belge . Radyo Gazetesi’nin nasıl hazırlandığı. Başkan . sövmek için milletin parasını örtülü ödenekten tahsisat olarak almıştır. zannediyorum ki.Bendeniz 57’den 960 Mayısı’na kadar devam ettim. İtiraz etmedim.Yalnız şunu arz edeyim. Başkan . Başkan . Zaten Radyo kısmında huzurunuza çıkacağım. fiahit Burhan Belge .Buyurun. Ecnebi meslektaşlarımla temaslarım vardı.Müstemirren aynı vazifeyi gördüm.1950’den 1957’ye kadar hiç vazife görmediğiniz zamanlar olmuş mudur? fiahit Burhan Belge .Reis Beyefendi. Başkan .fiahit Burhan Belge . bunlar yazılmış yazılardı. Elimden geldiği kadar malumat arz edeceğim.Taliplisi değildim. . Buyurduğunuz gibi belki yüksektir. namussuzlar” kelimesini işitmişizdir. ben 500 lirayı tasarruf edip kendi intifaim için sarf etmedim. bizzat tanzim edilen gazetede neler sarfedildiği.Ben millete sövmek için bu parayı almadım ve ben zaten millete sövmüş bir adam da değilim. söveceğim için aldım” diyecek değilsiniz ya.Elbette “sövdüğüm için. biraz masraf etmişsiniz. almak da. fiahsın için hiçbir şey sarfetmedin mi? fiahit Burhan Belge . Bilakis 500 liranın üzerinden sarfederek bana verilmiş olan vazifeyi yaptığıma kaniim. Bunu da ayrıca tasrih etmek isterim. Bu aynı suallere muhatap kalacağım. imzala şu kâğıdı. memleketin üstün menfaati için konulmuş ve Başvekilin tamamen hamiyetine. Reddedilebilirdi. Burhan Belge.Bilhassa mebus olduktan sonra aldığınız 3000 lira tamamen parti işine tahsis edilmiş oluyor. Bu ve diğer paralarımı da sarf etmişimdir. doğru mudur? Kanun tecviz eder mi? Örtülü ödenek.Hayır. Buyurun.950’den 957’ye kadar bütün yaptığın hizmetlere karşı aldığın bu parayı sarf etmişsin. Başkan . sizin Başvekil ile nasıl çalıştığınız.Ayda kaç defa ecnebi meslektaşlarınızla temas ediyordunuz. İddia makamının tarizlerine muhatap kalacağım. mal meydanda. Elimde bir şey kalmamıştır. Mesela Devlet Radyosunda. hakikatı ketmediyor. burada söylendi. Başkan . vicdanına terk edilmiş bir ödenektir. Fakat mebus olduktan sonra param da yetiştiği için ayrı bir ödenek talebinde bulunmadım. fiahit Burhan Belge . fakat Müsteşar Bey çağırdı. onu tahsisatınızdan çıkarabilirdiniz. Bunu kim yazdı? fiahit Burhan Belge . “Alçaklar. Ketmettiğimi söylediler. Başkan . Olduğu gibi burada size hakikatı arz edeceğim. Aynı hizmetleri ifa etmeye çalıştım. Çünkü bu paralar kendisini o maksatla verilmiş değildir.Radyonun parti organı yapılması davasında geçiyor. fiahit Burhan Belge . Başsavcı .Cevap hakkım var mı Reis Bey? Başkan .Hayır. mahdut? fiahit Burhan Belge . bu senin 957’den evvelki hizmetlerin için dedi.fiahit Burhan Belge.

alacaklarımızdan ödenecekti.Kim tarafından? fiahit Mithat Perin . Sadece sorgum esnasında benim örtülü ödenekten bir defa 1500. Başkan .Babanızın adı? fiahit Mithat Perin .İstanbul Ekspres Gazetesi sahibiyim. Başkan . Bunları 1954 senesinde dışarıya yapılmış olan bir İran ve bir Mısır seyahati dolayısıyla aldığımı tahmin etmekteyim.. Ve herhalde ödenmiştir. bir defa da 3500 lira aldığıma dair tahkikat kurulu bir soruşturma yaptı. Çünkü Sirkeci’deki infilak sırasında bütün evrakı ortadan kalktı. Başkan . Bu para bilahare.fiahit Mithat Perin huzura alındı.1917. Sizin de şahit sıfatı ile bilgileriniz varmış. Zaman çok geçmiş bulunmaktadır.Kaç doğumlusunuz? fiahit Mithat Perin . Bunu o zaman Ahmet Salih Bey verdiler.İhtiyacımız olmuştu. Mithat Perin. Başkan ..119. Başkan ..Örtülü ödeneğin kanunun maksadı dışında sarf edildiğine dair şahsen malumatım yoktur. Aradan çok zaman geçti.Resmi İlanlar fiirketi tarafından. 1 Aralık 1960 ... (fiahide yemin ettirildi) Başkan . Bunun dışında bir defa da bir ihtiyacımızı karşılamak için Başvekilden değil. Başkan . tahmin ediyorum Resmi İlanlar fiirketindeki bizim hesabımızdan ödenmesi lazım gelirdi.Ne iş yapıyorsunuz? fiahit Mithat Perin . 1960/21.. fakat bunu size bugün ispat etmeme imkan yok..Adınız? fiahit .Celal Perin.Tanırım. şahitliğe mani bir haliniz var mı? fiahit Mithat Perin ..Sanıkları tanıyor musunuz.Örtülü ödeneğin kanunun maksadı dışında sarf edildiği iddia edilmektedir.Mithat Perin Başkan . .. S.Yemin ettireceğim. bu mevzuda ne biliyorsanız söyleyin? fiahit Mithat Perin .Bu 10 bin lira ne parası idi? fiahit Mithat Perin . Bilahare iade etmek üzere. Almış olduğum 1500 ve 3500 lirayı hatırlıyorum. Onun için bugün size kat’i bir şey söyleyemem. Başkan ... Demokrat Parti Genel Başkanı’ndan 10 bin lira kredi açılmasını talep etmiştik. Belki de ödenmiştir.Gazeteciler Kervanına İstanbul Ekspres ve Sahibi Mithat Perin de Katılır. şahitliğe mani bir halim yok.

Bu 10 bin lirayı Mithat Perin Bey ödeyecektir.Sizin bir diyeceğiniz var mı? Başsavcı . Oradan alacağımız vardı.Müsaade buyurursanız arz edeyim. gelmiş olsaydı kayıtlara geçmiş olması lazım gelirdi. memleket matbuatına hizmet ediyor. Başkan .Evet. diye aldığım emir üzerine. alacaklı duruma geçmiş misiniz? fiahit Mithat Perin . Fakat paranın geri alındığını hatırlamıyorum. Başkan ..128. Esas: 1960/21. Başkan . Başkan . Resmi İlanlar fiirketi’nden bir paranın geldiğini hatırlamıyorum. Fakat bu şekilde verildiğini biliyorum.Tetkik edilecek olursa çok kere alacaklı durumda kaldığım vakidir. örtülü ödenek yoluna gitmiş olmasının sebebini bize açıklasın lütfen.. gazetelerin bazen çok sıkışık vaziyetleri olabilir. 1 Aralık 1960. Binaenaleyh ödetilmemiştir.Başkan .. matbuat işlerini iyi bilen arkadaşlarımız takdir ederlerki. fiahit Mithat Perin .Resmi İlanlar fiirketi.. fiahit Ethem İzzet Benice huzura alındı. hangi bankaya gitse kendisine 10 bin liralık kredi açarlardı.. .fiahsen ödemediniz.Parti Başkanından randevu almak ne kadar zamana müteveccih olduğu malum iken Genel Başkana yani Başvekile müracaat etmek daha kolay olur. Bu hallerde bankaca kredi muamelesinin ikmali zaman alır.Resmi İlan fiirketinin ödemesi lazım gelir. Bilirkişi Cafer Tayyar Sadıklar . oradan ödenmesi şartı ile aldım.Siz öyle söylüyorsunuz.. DP ve Menderes Lehinde Yazmayan Gazetecilere Çifte Standart Ethem İzzet Benice.Evvelce arz ettiğim gibi iadeler tamamen nazarı itibare alınarak tetkikat yapılmıştır. fakat bir kayıtla verildi. Aradan uzun zaman geçmiştir.. eğer makbuz bulunacak olursa bu kayıtta görülecektir. Kendisine borç para lazım olduğu zaman.. örtülü ödenekten verildi. Bunun için sıkışık bir zamanımızda Parti Genel Başkanına müraacat ettik ve bize böyle bir para verdi. Başkan .Parti Genel Başkanına müracaat edip tahakkuk ettirmek çok zor . Başkan .fiahit olarak gelen arkadaşımız münevver bir insandır. Sanık Ahmet Salih Korur . bu parayı ödeyeceksiniz diye Mithat Perin Bey’e verdim. üstelik Demokrat Parti’nin faal üyesi rolündedir.. Bunun ödenip ödenmediğini. bizim için öyle değil.. Bahis mevzuu 10 bin liranın iade edildiğine dair bir kayda rastlayamadım...Böyle bir yola gitmeyip de.. S. bankaya gitmek daha kolay .Sanık Ahmet Salih Korur. fiahit Mithat Perin . fiahit Mithat Perin .Bu örtülü ödenekten nakden verilmedi mi? fiahit Mithat Perin . Başkan .Ödeme kaydıyla kendisine 10 bin lira verildiğini hatırlıyorum.Resmi İlanlar fiirketi niçin ödeyecek? fiahit Mithat Perin . gazetelerin ilanlarının geçtiği şirkettir.Tahakkuk etmiş mi.

Başkan . (fiahide yemin ettirildi) Başkan .. Fakat bir noktayı bu bakımdan tavzih etmek isterdim. kanuni ölçüler içerisinde devam etti. 1950 senesinde muhalefet saffına geçtim. Bendeniz örtülü ödenekten şahsen tediye görmüş bir vatandaşınız değilim. Başkan . Mesela size de ödeme yapılmış? fiahit Ethem İzzet Benice . O . Kanunun maksadı dışında.Kaç doğumlusunuz? fiahit İzzet Benice .Yok efendim.Sanıkları tanıyor musunuz? fiahitliğe mani bir haliniz var mı? fiahit Ethem İzzet Benice . ne kadar abone? fiahit Ethem İzzet Benice .O zaman Son Telgraf Gazetesi’ni çıkarıyordunuz değil mi? fiahit Ethem İzzet Benice . öteden beri teamül olduğu üzere birçok büyük gazetelere abone temin edildiği gibi Son Telgraf Gazetesi’ne Başvekaletçe abone ücreti tediye edilmiştir. bir gazetenin Başvekalet emrine kiralanması veya satılması gibi bir hadise mevzuu değildir.. Başkan .1319.Adınız? fiahit . Eserler telif ettim. O bakımdan abone mevzuunun nasıl tekevvün ettiğini ifade ve izah etmem lazım. Başkan . Son Telgraf Gazetesi için.Ne iş yaparsınız? fiahit Ethem İzzet Benice .Soyadınız? fiahit Ethem İzzet . Başkan .Bir sene içinde bu 15.Efendim. O bakımdan müsaade buyurursanız şehadetimle savunmam izahatimde yer almış bulunsun.Ethem İzzet .Nasıl bu abone. Sizin de şahit sıfatı ile bu mevzuda bilgileriniz varmış.Babanızın adı? fiahit Ethem İzzet Benice . Başkan . bendeniz yüksek huzurunuza çok yaralı bir halde gelmiş bulunuyorum. hukuki manasında da gayrı meşru bir mevzu değildir.İzzet. tabii olarak 1951 senesine kadar bu muhalefetimi şiddetle ama.000 lirayı aldım.Benice. Başkan . Efendim bunun Tahsisatı Mestureden mi. bize normal ve makul.Evet efendim. Bu ticari manasında bir alışveriştir.Yemin ettireceğim. Başkan . Siyasi manasında.. açık tahsisattan mı ödendiği hakkında da bendenizin Soruşturma Kuruluna gelinceye kadar hiçbir bilgisi yoktu. Başkan .Başkan .Örtülü ödenekten usülsüz sarfiyat yapılmış.Gece Postası Gazetesi başmuharririyim. gazetenin hem sahibi hem de muharririyim.Bendeniz 1950 senesine kadar Cumhuriyet Halk Partisi saflarında ve sadece hür ideali olan bir insan olarak gazetecilik yaptım.Ne kadar aldınız? fiahit Ethem İzzet Benice .

dedi. Bana dediler ki.Ve bindim tayyareye Ankara’ya gittim. Evvela gitmemeyi düşündüm. Ama. kötüye kötü diyen bir gazeteci olarak devam ettim ve bu arada zaman zaman gerek Son Telgraf’ın. on sene içinde hususi olarak Başvekil ile konuşmam bundan ibarettir. Binaenaleyh bu vaziyette ısrarda mana yoktur. Başına gelenler de ortadadır. Binaenaleyh menfi hareket etmekte isabet olmayacağı kanaatindeyim. Perişan bir haldeydim. kiralanmış bir başmuharrir değilim. O günkü şartlar içerisinde 70-75 tirajı olan gazete birdenbire felce uğradı. sizin şu vaziyetiniz. 1959’da kağıdını da 4 puana indirdiler. Biz mücadelemize devam ettik. dedi. Bu hususi bir şey. ne de hükümetten bir şey istedim. nihayet seni bir Başvekil çağırmış.Sayın Başkanım zannedersem Ahmet Salih Korur rahatsızlık geçiriyor. madde ile. Hatta 54 ve 57 seçimlerindeki cazip tavassutları da reddettim. Gitmeniz yerinde ve makul olur. fiu noktaya tasrih edeyim ki. Adnan Bey beni Başvekalet makamında kabul etti. Efkarı Umumiye’nin tercümanı olmaya çalıştım. Fakat bu arada bir ‘ara seçimi’ yapıldı. her gazete İzmit Kâğıt Fabrikası’ndan hükümetin emri ile kilosu 60 ila 80 kuruştan kâğıt alırken biz Koç müessesesinden kilosu 136 kuruşa kâğıt almaya mecbur kaldık. tarafsız ve müstakil bir gazete olarak neşriyatınıza devamınız şayanı arzudur. Hemen hareketiniz için uçakta yer ayrıltılmıştır. Binaenaleyh bu bakımdan çok muzdarip olarak huzurunuza geldim. Ve politika denilen nesnenin mahiyeti hakkında bir ders olmuştur. gerek Gece Postası’nın bütün koleksiyonları şahittir ki. ne demokrat Parti’nin destekleyicisi. Bu vaziyette bulunurken bir taraftan da manevi başka üzüntülerim vardı.Bana dedi ki: “Sizin Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu kadar sadakat ve vefa ile bağlı oluşunuz belki yalnız kendinizi teselli etmek gibi bir netice veriyor ama. Bu da ifade ederki. Fakat öyle bir durum hadise oldu ki. Resmi ilanlar kesildi. 6 puan. o sene 300 -400 bin liralık zarara maruz bırakıldık. kağıdınızı da kestik. Emsali yoktur. Bendenizde aynı düşünceye vardım. Başvekil Beyefendi zatıalinizi Ankara’da bekliyor. dedi. biraz dışarı çıkın . Kendi kafama göre yazdım. Ondan sonra hakikaten ben kendi istikaline kavuşan. 9 puan. ameli olarak şu vaziyete geldiniz. dedi. Ne Demokrat oldum. benim size dostane tavsiyem bu muhalefette ısrar etmeyin. Düşüneyim dedim ve kendilerinden ayrıldım.İlhan Örnekol müessesesinden keza 136 kuruştan kağıt almaya mecbur edildik.Çabuk Ahmet Salih Korur’a bakın. Oradan sizi destekleyecek maddi ve manevi herhangi bir vakaya şahit olmadık.zamanki muhalefetimizden Demokrat Parti iktidarı memnun olmadı. 12 puan. Hüsnü kabul etmediniz. Bilakis on yıl içinde Demokrat Parti iktidarının en çok kahirlerine hedef olan bir gazeteciyim. aramızda şahsen birbirimizi rencide edecek bir durum olmamak gerektirir. bize şu fikirleri ilham ediyor. Yalnız şu noktayı tebaruz ettirmem lazımdır ki Adnan Bey’in bu sözleri bana müstakbel hayatım bakımından bir intibah vesilesi olmuştur. Böyle bir vaziyet mevzubahis olursa biz de bu zararları önlemeye gayret ederiz”. (Sanık Ahmet Salih Korur dışarı çıkarıldı.. “Bütün bu vaziyetler içerisinde. kendi hayatında kendi şahsi gayretimle on sene içinde iyiye iyi..) fiahit Ethem İzzet Benice . Demokrat Parti’yi kurduğumuz zamanda gerek Bayar tarafından gerekse arkadaşları tarafından bize iltihakınız hakkında muhtelif tekliflerde bulunduk. Demokrat Parti’ye satılmış. Gazete koleksiyonlarının hepsi meydandadır. Bendeniz Adnan Bey ile ve iktidarı ile hususi temas yapmış ve onlar namına neşriyat yapmış bir insan değilim. “Biz sizin ilanınızı kestik. Bu yolda devam etmeniz sizin gazetecilik mesleğinizi ademe götürür”.Hayır efendim. ‘İşte’ dedi. siz altıncı devre Büyük Millet Meclisi’nde sekizinci devre Büyük Millet Meclisi’nde birlikte arkadaşlık ettiğimiz insanlarsınız. 161. ne de CHP’nin düşmanı oldum. kağıt tahsisatını kesti.Yani Demokrat Parti’yi desteklemediniz mi? Destekleyen matbuat içinde değil misiniz? fiahit Ethem İzzet Benice . Bizim gazetemizin resmi ilanlarını kesti. O arada gazetemiz de Kore Harbi münasebetiyle neşredilen bir karikatürden dolayı Askeri Mahkemeye verilmiştik. Fakat ailem merhum dedi ki. ne de halkçı. Bu perişanlık içinde bir gün Emniyet Müdürü Kemal Aygün telefon etti. mutazarrır olduğunu da biliyoruz” dedi. Başkan . Başkan . Dışarı çıkmak istiyorsanız. Başsavcı . git. Kan kanserinden hasta idi. Buna mukabil 1957’de Gece Postası’nın da ilanını kestiler. Refikam ölüm döşeğinde idi. 4 puan. Yani on seneden beri bu partinin .

Yalnız verdikleri şu 15..Her halde öyle bilmeleri lazımdır.Bakalım Adnan Menderes ne diyecek. fiahit Ethem İzzet Benice .Bu 15.000 lira ne parası? fiahit Ethem İzzet Benice . müessese sizden başka bir şey mi? Müessese bir şirket olursa.Diğer gazeteler de böyle mi bilir? Yani ne o tarafa. Başkan . Başkan .Evet efendim. Başkan . kağıt vermediler.Hangi sene aldınız? Ceste ceste mi yoksa defaten mi? fiahit Ethem İzzet Benice ..Bu konuşmayı kabul ettikten sonra kağıt verdiler mi? fiahit Ethem İzzet Benice ....Arz edeyim efendim. Gece Postası’nda başka hissedar var mı? fiahit Ethem İzzet Benice .000 liradır. müessese demek siz demektir. Efkarı Umumiye’ye açıklamam için bana bu imkanı verdiğinizden dolayı minnettarım. Başkan . Başkan . Başkan .Vermediler.Hangi tarihte? fiahit Ethem İzzet Benice . fiahit Ethem İzzet Benice . Başkan . o zaman birisi gelir..10. Teşrinisani. müesseseye yapılan bir tazminattır. İlhan Örnekol müessesesinden 284 bobinde 54. fiimdi verdikleri maddi zararları arz edeyim.Efendim.15 bin lira değil de 20 bin lira? fiu sözlerin hülasası ve istikametinde Adnan Menderes benim muztar halimden istifade etmek istedi gibi bir hava var konuşmalarınızın .1951’de yevmiye defterinin 149.000 lirayı ceste ceste mi yoksa defaten mi aldınız? fiahit Ethem İzzet Benice .Benim hesaplarıma göre 20 bin liradır.kahrını.. Teşrinisani ve Kanunuevvel gazete abone bedeli olarak . bana şahsi değil. Başkan . her türlü mesleki işkencesine tahammül etmiş bir insan olduğum halde şimdi Tahsisatı Mestureden teayyüş eden bir adam olarak huzurunuza gelmiş bulunuyorum. . alır. Diğer 9 aylığı da 1951’de ilk üç aylık Teşrinievvel. Resmi ilanlarımızı kestiler. resmi ilanlarımızı kestiler o sene. Siz demek müessese demek.fiimdi en son duruma göre. Başkan . Bunlar hesaplarıma geçmiş paralardır. ne bu tarafa? fiahit Ethem İzzet Benice .Arz ettim. huzurunuza hazırlıksız geldim.Hayır. yoktur. 31.Müessese demek siz demeksiniz.Efendim hesaplarımıza ve resmi defterlerimize göre bu para defaten alınmıştır.15 bin lira abone bedeli neymiş . Başkan . Bu 15. Bunun üç son aylığı Teşrinievvel. Kanunuevvel 1951.Cem’an ne kadar aldınız? fiahit Ethem İzzet Benice .194 kilo kağıt almışız. şöyle hatırlayabildiğim kadar arz edeyim.6-7 Eylül hadiselerindeki tazminatı andıran. Başkan . Gazetelerimizin tutumu budur. sahifesinde kaydedilmiş 472 abonenin senelik bedeli olarak.

12. . bobin verilmemiş.Hangi gazete veya mecmuada yazıyorsunuz? fiahit Peyami Safa .Kaç doğumlusunuz? fiahit Peyami Safa .Bunlar neticeyi değiştirmez.139. Son Telgraf Gazetesi’nin bu şekilde bir muameleye tabi tutulması hususunda bu manaya delalet etmez. 1960/21.Beyefendi hatırlamıyor olanları. yoksa Ethem İzzet Benice mi Kemal Aygün’e müracaat edip de benimle konuşmak için vesile aramıştır? Yalnız hatırlıyorum.. Hiçbirisinden haberim ve malümatım yoktur. bir iki defa Ankara Palas’ta kendisi ile karşılaştık..Babanızın adı? fiahit Peyami Safa . Başkan .. yani işin doğrusunu söylemek lazım gelirse takip etmemiştim. Bunların hepsi muhakkak tahkike değer.fiimdi ne iş yapıyorsunuz? fiahit Peyami Safa .. dediği doğrudur. S. mürekkep verilmemiş. Başkan . Müstakil gibi gider görülür. kağıt verilmemiş. Kendisini durup dururken ben çağırmış değilimdir herhalde? Kendisi müracaat ederek gelmişlerdir. Türk İslam Sentezci Peyami Safa..Niçin .Adınız? fiahit .1960.. karakter bakımından mütalaa edilebilir. görüştük ve bir arkadaş sıfatı ile görüştük. hukuki durumu değiştirmez. Örtülü Ödeneğin Sefasını Sürenlerden Peyami Safa. Acaba ne surette niçin kesilmiştir.Ben mi telefon etmişim.. fiurasını arz edeyim: Hangi sene bilmiyorum. 951-952’de beraber mebusluk yaptık. 05.Sanık Adnan Menderes .. ister böyle olsun... Başkan . kırılmadık.Demokrat Parti’yi desteklediğini hatırlamıyorum. Sorunuz hakiki tirajını? Başkan .Yazarım.Bugün için hiçbirinde.Peyami Safa. Başkan . fiahit Peyami Safa huzura alındı.İsmail Safa. Başkan . tahkikat edilmeye muhtaç ve bir taraflı söylenmiş sözlerden ibarettir. Başkan .. ehemmiyet mi vermediniz? Sanık Adnan Menderes ..Ama hiçbir zaman bu Gece Postası.. Bunu vekili aidinin bilmesi lazım gelir.Çok tirajlı bir gazete değil.. İster öyle olsun. Başkan . Örtülü ödenekten sarfı bakımından bir netice tevlit etmez amma. Kemal Aygün’den sorabilirsiniz. Gidişimizi beğenmiyor musunuz diye hasbıhalimiz olmuştur.Son Telgraf ve Gece Postası gazeteleri Demokrat Parti’yi destekleyen gazete değil midir? Sanık Adnan Menderes .1899.

koruyor? fiahit Peyami Safa . toptan yekünü ne kadardır? fiahit Peyami Safa .000 lira aldınız. Yemin ederim. Devlet hizmetlerine ait ödemeler için normal bütçede tahsis fasılları vardır.Tesis masrafı için. diye iddia edilmektedir. ilim ve kültür dergisi kurmam için.Devletin resmi bir gazetesi mi. Ondan sonra abone bedeli olarak 24. bu örtülü ödenek devletin üstün menfaatlerine sarf edilecektir. bir aylık san’at. telefon vesaire masraflar. Başkan . fiimdi. Sizin de şahit sıfatı ile bilgileriniz varmış. sekiz sene zarfında peyderpey yapılmıştır. Başkan .. Başkan .Sanıkları tanıyor musunuz? Adnan Menderes’i.Bir kısım peşin olarak. Size de bu örtülü ödenekten ödemeler yapıldı mı? Bunun etrafında bilgilerinizi söyleyin. yahutta kapalı tahsisattan yapılır.Türk Düşüncesi . yemin ettireceğim.Cem’an ne kadar tutuyor? fiahit Peyami Safa . Bu tediye 1952 yılından itibaren. 49. Başkan . Ahmet Salih Korur’u. fiahitliğe mani bir halim yok. idarehane. devletin resmi bir dergisi miydi? Bu tesis masraflarını veriyor.Örtülü ödenek kanun maksadı dışında sarf edilmiş. (fiahit Peyami Safa’ya yemin ettirildi) Başkan .Tesis masrafı ne demektir? fiahit Peyami Safa .000 lira aldınız. Teamül böyledir.Efendim. sanıklar tarafından.Bunu kurarken 25. örtülü ödenekten bana bazı emsali olduğu gibi. .Başbakanlığın “Türk Düşüncesi” mecmuasının 100 abonesi vardı. Senede 3 bin lira alıyordum. Başlangıçta 25 bin lira tesis masrafları verilmiş. Benim bildiğime göre bu gibi yardımlar ya bütçeden yapılır. Yani Cem’an 49.Sekiz senede 24 bin liradır. Başkan . Mecmuanın ismi nedir? fiahit Peyami Safa . bir kısmı abone bedeli olarak seneden seneye. bu sualinize muhatap ben olmamaklığım lazımdır.000 lirayı nasıl aldınız? fiahit Peyami Safa . Çünkü bu kabil işlere yardımlar her devlette olduğu gibi bizde de yapılagelmiştir. fiahit Peyami Safa . fiahitliğe mani bir haliniz var mı? fiahit Peyami Safa . derginin çıkması için kağıt. Başkan .Senelik mecmua .Sizin zannettiğiniz gibi değildir. Sonrakiler de abone ücreti olarak tediye edilmiş.Efendim. tesis ve abone ücreti olarak tediye yapılmıştır.Tanıyorum. Ben olduğumu farz ederek cevap vereyim. Sizin çıkardığınız gazete veya mecmuanın tesis masrafı olarak değil.Aylık mı yoksa? fiahit Peyami Safa .Başkan . Başkan .Efendim Yüksek Soruşturma Kurulu’ndan öğrendiğim rakama göre benim hesaplarımı teyit ediyor. Bu da onlardan biridir. Başkan .Tesis masrafı.000 lira almış oldunuz..

Öyle olsaydı yazardınız. yardım kesildi. İçinde bütün üniversite hocalarını ve her çeşit imzaları toplamış bir mecmuadır. Siz söyleyeceksiniz ben dinleyeceğim. Başkan .Hayır.Başka nerelerde yazdınız? Hangi gazetelerde yazdınız? fiahit Peyami Safa . Başkan . Başbakanlık bana teessüflerini bildirmişlerdir.Sizin tavsif ettiğiniz gibi böyle her çeşit mecmuaya para verilebiliyor mu idi? fiahit Peyami Safa . günlük politikaya ve parti politikasına kat’iyen. Başkan . fiahit Peyami Safa . memlekette yüksek aydın sınıfın muhtaç olduğu bir mecmuadır. daima yardıma muhtaçtır.Efendim. İki kalem darbesi ile gayet güzel yazarsınız.fiimdi çıkmıyor mu Türk Düşüncesi? fiahit Peyami Safa .Bu size verildiği gibi başka gazetelere ve mecmualara verilmiş midir? fiahit Peyami Safa . Ama tutumunuz öyle değilmiş ki. Başkan . bir yazı yoktur ki.Müsait olmasına müsaittir.Hangi tarihe kadar? fiahit Peyami Safa .Yazdırmıyorlar değil. benim mecmuam yedi sene intişar etmiştir. teklif karşısındayım yakında yazacağım. örtülü ödenekten bu kadar yüksek bir ödeme yapılmış size? fiahit Peyami Safa .Maalesef çıkmıyor. Esasen benim mecmuam halis ilim mecmuası olduğu için. her gazete ve her dergi. fiimdi burada sizin tavsif ettiğiniz mahiyette..Diğer gazetelerde yazıyor musunuz? fiahit Peyami Safa ..(Sanıklara hitaben:) Bu ifadeye karşı bir diyeceğiniz var mı? Yok.Efendim.Milliyet ve Tercüman gazetelerinde yazdım. her mecmuaya tesis masrafı verilmiş mi? Buna devletin açık veya kapalı bütçesi müsait midir? fiahit Peyami Safa . Başkan .Ben söyleyeceğim.Yazılarınızla iktidar partisini destekliyor muydunuz? fiahit Peyami Safa . Başkan . Verilip verilmemesi benim takdirime tabi değildir. siz dinleyeceksiniz. siz Demokrat Parti’yi desteklemek için olacaktır ki. Tutumunuz öyle değilmiş.Kaleminiz kuvvetli yazarsınız.İddiaya göre. . Başkan . iktidarı müdafaa etsin. Başkan .Demek ki yazdırmıyorlar.Bilakis en şiddetli hücumları ben yapmışımdır. Başkan .1954’ten 1959 sonuna kadar Milliyet ve Tercüman gazetelerinde o kadar şiddetli yazılarım çıkmıştır ki. Başkan . Bunun bir tek nüshasında. yazdırmıyorlar.fiahit Peyami Safa . Memleket hayrına çıkarılmıştır.İstemişler de verilmemişse onu bilemem. Başkan . fiahit Peyami Safa .Bu.Halen birçok teklifler karşısındayım. Başkan .

hiç de iyi olmamaktadır. Diyor ki. malını ayrı ayrı tutmuşlar ve bunların birbirine karışmasını engellemeye çalışmışlardır.Peki buyrun. şimdi yazmıyorum ancak birçok teklifler karşısındayım. Osmanlı padişahları. Parsadan. destancıları. bugünkü deyimle rüşvetin bile bir raconunun bulunduğu kabul edilmiştir. Gelin onun öyküsünü kendi yorumuyla ondan dinleyelim: “İhtilalin 40.Başsavcı . Bu bireysel çatışmaların yanı sıra Osmanlı’da yaygın olan rüşvet ve iltimas sırasında kazanılan paralar ile devlet hazinesi birbirine karıştırılmamış. Ama bazıları için bu yollar yıllarca zorlu ve zahmetli mücadelelere sahne olmuştur. Vahdettin gibi basiretsiz bir padişah dahi yurdunu düşman korumasında terk ederken Hazine malıdır diye yanına bir şey almamıştır. kendi paraları yani özel servetleri ile Hazinenin yani devletin servetini. Başkan .Teklifler karşısında kaldım dedim. Sabahattin Parsadan Hovardalığının Faturasını Ağır Öder Menderes ve arkadaşlarının sonu malum. mukaddes sayılan devletin parası ile özel harcamaların yapılamayacağı şeklindedir.Müsaade ederseniz bir şey arz edeyim: fiahit karanlık bir laf söyledi. Başkan . Saat 02. Ama ya diğerleri? Paraları alanlar veya dolandıranlar. fiahit Peyami Safa . Tavzif lazımdır. şairleri. 43 senedir matbuat hayatında çalışırım. Gerçi padişahlar işlerine gelen şeyleri yazan tarihçileri. Onlara ne oluyor? Gelene ağam. Ama onlar devlet malı yememişlerdir. Osmanlı’da Devlet Hazinesi Anlayışı Oysa Türklerin devlet geleneklerinde. Kimi zamanlar padişahlar ile sadrazamları ve yakın paşaları arasında oluşan servet kıyaslarında padişahların geride kaldığı görülmüştür. 27 Mayıs sonrasında uzunca bir süre cezaevinde kalmıştır. Nitekim Sabahattin Parsadan için de kader ağlarını böyle örer.00’den sonra sokağa çıkma yasağı var. günüydü. Orta Asya’da iken önemli bir yer tutan anlayış “Beytül mal” olarak tanımlanan. methiyecileri pek sevip kollamışlar ve ihya etmişlerdir. Hayır gerçek sebebi şudur: Örtülü ödenekten para vermiyorlar da onun için yazmıyor. Ama bu anlarda kellelerinden korkan sadrazamlar. filmci İrfan Tözüm’ün babası Sabahattin İlhami Tözüm ve ben üç . gidene paşam diyerek aynı yolda yürüyorlar desek yalan olmaz. Her ne kadar padişahlar ile devlet yönetenler arasında servet yüzünden zaman zaman büyük çatışmalar yaşanmışsa da devlet malına el uzatanlar açığa çıktığında affedilmemişlerdir. Örtülü ödenekten para almamışımdır. Allah rahmet eylesin Vedat Eczacıbaşı.43 senelik muharririm. servetlerinden büyük miktarları padişahlara bağışlayarak ölüm tehdidini uzaklaştırmaya çaba göstermişlerdir.Teklifler karşısında mı kaldım dediniz yoksa tehditler karşısında mı? fiahit Peyami Safa . Örneğin. Ama bu racona uyulmadığı zamanlar ortaya çıkan sonuçlar.

Kalabalık masadan birisi bize ‘İşte Menderes’in piçleri’ diyor. İkinci eşi . yani merkez memuru. Cezaevi cezaevi gezip hapis yatar. Aslında 93 Harbiyle Kafkaslardan göçen Çerkez kabilelerinden birine mensup. Bana da bir gasp suçu yıktılar ve 10 seneye mahkum oldum. Bolu. Kapıda bir cemse duruyor. Ama orada birisi devam ediyor: ‘Bak Menderes’in piçleri duymazdan geliyor’ dedi.kızla beraber Vedat’ın evine gittik. İşte o sırada yan masadan bir laf attılar. Duymazdan geldik tabii. dönüşte de 1847 yaka numarası 5504 sicil ile Kadıköy Emniyeti’nde merkez memuru (polis memuru) olarak çalışan Sabahattin Parsadan.” Kadıköy Emniyeti Merkez Memuru Sabahattin Parsadan. Ben buna bir tokat attım. Kızlar gece yarısından sonra işkembeciye gidelim dediler. Burhaniye cezaevinden tahliye olur. sonradan öğrendim. Ayrıca kitaplar satar. Ama orada korumalar falan varmış. O zaman bilmiyorum kim olduklarını. İzmit. Sabahattin askeri liseden ayrılma. O zamanlar Beyoğlu’nun meşhur Gaskonyalılar adlı meyhanesi var. Türk Basın Ajansı adına ben çıkardım. Kaçmak için bir ara kapıya yöneldik. O sıralarda ben Menderes’in siyasi hayatı ve nutukları diye bir kitap yazmıştım. güm cemsenin içine. Nasıl mı? Parsadan 30 Ocak 1953 günü Ticaret Sicili Gazetesi’ndeki ilanla kurulan Türk Basın Ajansı’nın sahibidir ve bu ajans adına devletten ne kadar para alabilirse onu kâr saymaya devam etmektedir. Topbaşı. Burhaniye cezaevlerine geçer. Ama ne mümkün. Yani bugün “Aloculuk” diye tanımlanan bir tatlı para kazanma yönteminin ilk uygulayıcılarındandır. Sol tarafımızda bir masa var. Ama o zaman siviller. Cemse kapıya dayanmış. ‘Menderes’in piçleri geldi dedim’dedi. hem de yüksek paralar karşılığında. Oraya gittik. Masada oturanlardan birisi Askeri Müzenin Müdürü Cahit Obel. dönemin gizli servisinin ünlü Doğu Emniyeti olarak adlandırılan bölümünde bir akraba torpili ile yapan. Milli Türk Talebe Birliği adına Parsadan’ın kurduğu bağlantılardan paralar toplanır. 1953 yılından sonraki yaşam serüveninde bu noktalara gelmiştir. 6-7 kişi oturuyorlar. Olay böyle oldu. eyvallah kadehleri kaldırdık bir yudum aldık. Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nden. Çok Eşli Aile: Parsadan’lar Sabahattin Parsadan (doğum tarihi 1921)Kars’ta bulunun Parsadan Köyü nüfusuna kayıtlı. Aloculuk Mesleğinin İlk Uygulayıcısı 1953 yılından önce askerliğini. eğleniyoruz. Yani yine en büyük müşteri devlettir. Biz hadi Allah. Kafamı çevirip. Bu sırada paraları toplama işini makbuz karşılığı üstlenen gençler vardır. Vedat zavallı zaten yediği dayaktan öldü sonra. o kurtardı paçayı. Örneğin. İlk eşi Hafize Hanım. Masaya gelen ise Muzaffer Yurdakuler adlı bir albay. Mustafa Necmettin Parsadan’dan aileye geçen önemli özelliklerden birisi çok eşlilik.Gasp falan yoktu oysa. Bir ben kaldım. Onu da yaktılar. Geceler düzenler.5 yıl yattıktan sonra tahliye olur. Birisi kalktı ve masaya geldi. Bir dayak yedik ki sormayın. 3. Ama o yıllardaki çalışma usullerini ve yöntemlerini hapisten çıkınca da sürdürür. işkembe çorbası ama tuzlama. Biz. Muhabere Okulu. ‘kim söylüyor’ dedim. Geceler ve uyduruk derneklerin baloları ile Türk Basın Ajansı’nın her yıl düzenlediği baloya biletler satar. Mustafa Necmettin yani dede Parsadan 3 kez evlenmiş. Babası Mustafa Necmettin Parsadan dönemin Beyoğlu Polis Müdürü. Rakı.

Amerikalara gittiğinde ben yardımcı oldum. Muteber Evirgen ile evlenmiş. Ne yapalım bir türlü vazgeçmedi. biz ayrılmıştık. Kendisi gibi örtülü ödenekle haşır neşir olan büyük oğlu Selçuk Parsadan da ailenin çok eşli erkekleri arasında yeralıyor. Esin kumarhane ve gece kulubü işleten yeraltı dünyasının bildik adlarından Kürt Yaşar’ın kızıdır. Bu yıllarla ilgili olarak Sabahattin Parsadan şunları anlatıyor: “Necdet bize tay geldi. Çocukken de çok muzırdı. yakışıklılığı. Yani Sabahattin Parsadan’ın üvey kardeşi. 3. Esin Hanım bir trafik kazasında ölür. Yani onunla bizim babalarımız ayrı. Bursalı Filiz Uz ile yeniden dünya evine giren Selçuk Parsadan boşanma yoluyla ayrıldığı Filiz’in ardından kendisine eş olarak Canan Hanım’ı seçer. Rıfkıye Hanım o dönem Beyoğlusunun ünlü simalarından olan bir kadın. esprileri. Ama çok iyi bir insandır. üçüncü eş olarak Nebiye Güler’i seçmiş. Okumadı da. Selçuk. Kumar onun için anneden ırsiyet yoluyla kendisine bulaşmış bir olay. İstanbul’da annesiyle birlikte yaşadılar. Necdet Seçkinöz. Tam 6 ayrı kadın. Babam büyüttü. Parsadan soyadını 2 yıl taşımış. daha sonra da Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği görevine getirilen Necdet Seçkinöz.5 yıl evli kalan Sabahattin Parsadan. laf yapan çenesi.Osmanlı sarayından çıkma Melek Hanım. Annesi Rıfkıye Parsadan. O da 6 kez evlenmiş.5 yıl sonra boşanarak Ülkü Gönenç ile evlenmiş ve 1. O sırada. Kızlık soyadı Seçkinöz mü bilemeyeceğim. Muteber Hanım’dan da Cahit adlı bir oğlu dünyaya gelen Parsadan. Hani var mıydı.” Parsadanların böyle ünlü bir üveylik bağlantıları da bulunuyor. yok muydu pek belli değil. Nereden aldı bu soyadını bilemiyorum. ilk olarak daha 14 yaşında olmasına rağmen kaçırmaktan çekinmediği Esin ile evlenir. yıllarca oynadığı basketbolun da kötü bir oyuncusu. Selçuk’u kumar tutkusu yüzünden terk ederler. Üçüncü eşi ise karnındaki çocuğuyla kendisine gelen Rıfkıye Hanım. Tansu Çiller ile Adnan Menderes’in örtülü ödenek kaderlerini birleştiren Parsadanlar’ın Selçuk’u. defalarca başkaları için yaptığı jubilelerin aranan adamı.5 yıl evli kalmış.” . O da ondan öğrendi. Nebiye Hanım’dan meşhur dolandırıcı Selçuk Parsadan dünyaya gelmiş. Canan Hanım’ın ardından Zühre ile evlenen Selçuk Parsadan örtülü ödenek dolandırıcılığı ortaya çıktığında Zühre Parsadan ile birlikte saklanır ve yakalanır. Tasulay adlı bu hanımla baba Parsadan’ın evliliği 4 ay sürmüş. Demirel ile beraber Başbakanlık Müsteşarlığı görevine gelen. Selçuk Parsadan 2. Selçuk Parsadan’ın üvey amcası. Babası Sabahattin Parasadan bununla ilgili olarak şunları söylüyor: “Annesi kumara çok düşkündü. Ondan da boşanan Sabahattin Parsadan. Kumarbazdır benim oğlum. Hayattaki en büyük tutkusu para ve kumar. Dördüncü eş ise Gaziantepli Mine Hanım. Mine Hanım. Nebiye Hanım’ın bir özelliği de Sabahattin Parsadan ile en uzun süre yani 5 yıl birlikte yaşamayı başaran kadın oluşu. Anadolu’da böyle derler.05cm’lik boyu. Sabahattin Parsadan’ın ilk eşi Rum asıllı bir İstanbullu. Selçuk Parsadan. Ama babam okuttu onu. Ama kazadan az önce oğlu Hakan ile Esin Hanım. Sabahattin Parsadan da babası gibi çok eşlilikten yana yaşamış. Ama 6 kez kendisi için düzenlediği. Yufka yüreklidir. Çünkü o para işini iyi biliyor. Çok zekidir. Evet yanlış okumadınız. Onun babasını ben tanımam. tabii benim çok ilgim olmuyordu. İkinci eş Hatice Gençay ile 1. Sabahattin Parsadan kız tarafının davadan vazgeçmesi için başlık parasını biraz bolca tutar: 50 bin lira. ailenin çok eşlilik geleneğinin de devamını sağlar. Karnındaki çocuk da son 30 yıldır Süleyman Demirel’in sağ kolu olarak görev yapan Necdet Seçkinöz’den başkası değildir. çok çok iyi becerdiği ses taklit etme yeteneği ile ünlenmiş bir isim.

Sabahattin Parsadan için 1970’li yıllar çocukları. Yani tahsildar olarak çalışmaya başlamıştır. büroya sürekli gelmektedirler. Seçkinöz’e göre Selçuk için ne askere giderken ne de Etibank’ta memur olurken bir yardımı dokunmadı. radar üssüne yine torpilli olarak gönderilir. Ama şansı yaver gitmez ve işinden ayrılmak zorunda kalır. Üst düzey bürokratlar.Ve aynı günlerde Muteber Hanım. Evlenince işi bırakır. Ama adını kullanarak piyasayı dolandırdığında en ağır şekilde cezalandırılmasını istediğini anlattı. Sabahattin Parsadan’ın o dönemdeki karısı Muteber Hanımdır. Sabahattin Parsadan’a göre Mukadder çok yetenekli bir insandır. Bu günlerde büyük oğlan Selçuk Parsadan askerdedir. Nişanlanır. O dönem Sabahattin Bey’in gelen misafirleri hep “kalbur üstü” insanlardır. Nikahına 4 gün kala evlenmekten vazgeçer. Onun Parsadanlarla olan ilişkisinin başlangıç tarihi 1972’dir. Muteber Hanım’ın asıl mesleği hemşireliktir. Ekstra getirdiği işlerden prim alır. Aileye üvey evlat olarak girdiğini belirten Seçkinöz. babası Mehmet Ali Bey’in kendisi çok küçükken öldüğünü ve annesinin soyadını aldığını belirtti. Patron Sabahattin Parsadan ile görüşür ve hemen işe başlar. Askerliğini dönemin AP’sinin gözde bürokratlarından olan üvey amcası Necdet Seçkinöz’ün araya girmesi nedeniyle İzmir’de havacı olarak yapan Selçuk. karıları ve toparlanma süreciyle birlikte geçmişin unutulmaya yüz tuttuğu zamanlardır. “Ben müteahhitlik camiasında. ailenin ablası olan Mukadder Balkan’dır. O da Parsadanlar gibi biraz deli delişmen bir yaşamdan yanadır. Parsadan’lar ve Mukadder Diye Bir Kadın 1972 yılının kavurucu haziran sıcağında PTT’deki işinden ayrılan 20 yaşındaki Mukadder Balkan. yine aileyle birlikte cezaevine kadar uzanan bir serüvenin içine girer. 1973 yılından sonra kendisine en büyük yardımcı Türk Basın Ajansı’nın sekreteri olarak işe başlayıp. Stad Oteli’nde santral görevlisi olarak çalışmaya başlar. İşe başlangıç maaşı 900 liradır. Üvey Amca’nın İkinci Torpili: Selçuk’u Etibank’ta İşe Sokmak . Selçuk tezkeresini Sinop’tan alır. Balkan aileyle birlikte taa örtülü ödenek kasalarının önüne kadar gidip paraları alır ve değiştiremediği talihinin peşinden. Üvey Amca İlk Torpilini Askerde Yapar Sabahattin Parsadan’ın da doğruladığı bu bilgilere karşın kendisiyle görüştüğümüz Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Necdet Seçkinöz Selçuk ve ailenin diğer fertleriyle hiçbir zaman yakın bir ilişkisinin bulunmadığını dile getirdi. kendi mesleğimin camiasında çok iyi tanınırım. bir kavga olayına karıştığı için Sinop’a. Parsadan onu Türk Basın Ajansı’nın resmi dairelerdeki abonelik işlerinin takibi ve abone tahsilatı ile görevlendirir. Seçkinöz üvey yeğenlerinin kendi adını kullandıkları için en ağır şekilde cezalandırılmalarını da istediğini belirterek. Benim temiz adımdan yararlanmak istediler. küçük oğlan Cahit’e hamiledir. Ben buna çok kızdım ve arkadaşlarıma bunları yakalatmalarını istedim” diyerek aileyle ilgili düşüncelerini aktardı. 3-4 ay kadar sonra Cahit dünyaya gelir. Gazetede bir ilan görür: Hanımeli Sokak’taki bir gazete sekreter aramaktadır. Hemen başvurur.

Sonrasında ise kıyamet kopar. Birlikte akşam yemeklerine çıkarlar. Devlette bir iş onun için en iyisidir. Bunun üzerine Selçuk’a yakınımdaki daktiloyu fırlattım. Kaygıları ortadan kaldıracak kişi yine AP’nin gözde bürokratı üvey amca Necdet Seçkinöz’dür. Gelin bu kıyametin öyküsünü Mukadder Balkan’dan dinleyelim: “Selçuk. verem sonrası form düşüklüğü yüzünden hiçbir takımda iş bulamaz. Kız benimle telefonda konuştu.” . Bu kavga karakolda son buldu.5 ay bile tahammül edemez ve ayrılır. Bu sıkıntılı günlerde Selçuk ile Mukadder arasındaki ilişki giderek artar. Bu arada. Çünkü onun bir baltaya sap olamayacağından duyduğu kaygılar artmaktadır. Davadan vazgeçtim.Tartışmaya o günlerinin TRT Haber Dairesi Müdür Yardımcısı olan Kemal Savcı şahit oldu. Günlerden bir gün Selçuk. Kemal Savcı mahkemede olayın şahidi olarak dinlendi. Tüm bu olayların sonunda 2 . Kız da bunu Selçuk’a anlatmış. Bağırıp çağırdı. Askere gitmeden önce Galatasaray’ın milli basketbolcusu olan Selçuk. Fakat Selçuk Parsadan devlet memurluğuna 1. Bir tokat attı. Mukadder Balkan ile Parsadan ailesinin tanışmaları bu arada 1. Babası da bol para verirdi. Selçuk’un hastalığının ardından huysuzlukları daha da artmıştır. yakışıklıydı.3 günlük bir izin aldım. Bunun üzerine Sabahattin Parsadan. Mukadder Balkan o dönem Selçuk’a çok acıdığını dile getirerek o günler için şunları söylüyor: “O dönem gerçekten Selçuk için üzülürdüm. Bu günlerde de Selçuk ve babasının da arası çok iyi değildi. İkisinin arasından su sızmaz. Selçuk’tan şikayetçi oldum. Bürodaki fazla odada yatıp kalkar.. evliliğidir. sinir küpü gibi büroya geldi. Selçuk’a bir iş aramaktadır. Ben de ona çok acıdım o zamanlar. Selçuk. Anne Nebiye Hanım Selçuk’a tahammül edemez ve Ankara’ya. Ankara’ya geldikten sonra babasıyla birlikte onun evinde kalmaz. Üvey yeğenini Etibank’ta işe sokar.Selçuk’un annesi Nebiye Hanım yeniden evlenmiştir ve İstanbul’da yaşamaktadır. Selçuk’un annesini bırakır. Selçuk’un annesi de başka biriyle evlenir. Sabahattin Bey oğlu Selçuk’tan bürosunda olay çıkarttığı için şikayetçi oldu. yılını doldurmuştur. Bir iki gün kalıp hemen İstanbul’a gider. Baba Parsadan oğlu için yeniden üvey kardeşi Necdet Seçkinöz’e başvurur. Aralarından su sızmayan iki arkadaş’ın arasına bir kara kedi girecektir. Bu arada Selçuk iyi bir bakımla hastalığını atlatır. Ama o gariptir. uzun dalyan gibi bir delikanlıydı. Fakat üvey babası Selçuk’a gerçekten iyi bakar. Sabahattin Bey. o da benden. Derken nöbetçi mahkemeye çıkarıldık. babasının yanına gönderir. Selçuk da tesadüfen o gün büroda yoktu. İş kavgaya dönüştü. Doğruca İstanbul’a döner. kız bir gün Selçuk’u aradı. Mukadder Hanım’ın bunda ona karşı gösterdiği ilginin fazlasıyla payı vardır.” Parsadan fiirketi Karakolluk 1972 yazıdır. Selçuk terhis olunca Ankara’ya önce babasının yanına gelir. İstanbul’a gider ve Selçuk’un tedavisi ile ilgilenir. Enerji Bakanlığı müsteşarıdır. Bunun üzerine telefonu kızın yüzüne kapattım. Selçuk tartışmayı kavgaya dönüştürdü. fiu an 7. Ben. başka biriyle evlenir. O sıralarda Seçkinöz. koluna taktığı bir paşa kızı ile büroya gelir. Selçuk yok deyince de ukalalık yaptı.. Çünkü Baba Parsadan olaylara karşı son derece kızgındır. Benim üzerime yürüdü.Çünkü Sabahattin Bey kadınlar konusunda hovardadır. Selçuk. Kış aylarında Selçuk’un askerde verem olduğu ortaya çıkar. Bu arada Kemal Bey beni ikna etti.

Ama bu işte de ilk çatlak Mukadder ile Sabahattin Parsadan arasında ortaya çıkar. Selçuk hovardadır. Abidinpaşa’da kiraladıkları bir değirmende işe başlanır.Balkan A. Sabahattin Bey’in de Cahit Sunar isimli bir akrabası vardır. Türk Basın Ajansı ile aynı sokakta olan bir gazete işçi aramaktadır.. Mukadder Hanım eşi Süheyl Balkan ile burada tanışır. fiirket de başkalarına devrolunur. Bu olayın ardından da ilk evlilik serüveni yaşanır.. Daha sonra Süheyl bir bankerin (Hitit Tic. Bu sırada Sabahattin Parsadan 1981 yılında Türk Basın Ajansı’nı İstanbul’a taşır. Ve bu günden sonra Selçuk.fi.Selçuk’un Seks Yıldızı Sevgilisi Zerrin ve İlk Evliliği İzin dönüşü Mukadder Balkan bir daha Selçuk ile karşılaşmaz. Mukadder Hanım’ı arayarak tekrar ajanstaki işine başlamasını ister. Araştırma sonunda Zerrin’in daha önce İzmir genelevinde çalıştığı ortaya çıkar. Çünkü başı bir türlü dertten kurtulmayan Selçuk’u İstanbul’da toplamak baba Sabahattin Parsadan’a düşer. Fakat bu teklifi Mukadder Hanım reddeder. iş yerinde Mukadder Balkan ile Sabahattin Parsadan arasında yaşanan sorunlar 1977 yılında Mukadder Balkan’ın şirkketten ayrılmasıyla doruğa ulaşır. Ve Mersin’e yerleşip yine ilan ve reklam işleriyle ayakta kalan gazetelerde çalışmaya karar verirler. Takip eden günlerde Mukadder Balkan gazetede bir iş ilanı görür. Fakat bir süre sonra o arkadaşının iflas etmesi üzerine işi son bulur. Ama ondan sürekli haber gelmektedir. Ham tuz işlenip yem fabrikalarına satılmaktadır. Aynı günlerde Mukadder Balkan’ın bir arkadaşı tuz işi ile uğraşmaktadır. Sıhhiye) Fakat anlaşamazlar. Bundan sonra Sabahattin Bey sürekli İstanbul’a Selçuk’un yaptığı işleri temizlemeye gider. Bir müddet sonra da diğer ortak. Bunun üzerine Mukadder Hanım hisselerini Sabahattin Bey’e satarak ortaklıktan çıkar. Kendisine iş ortağı arayan bu arkadaşın teklifiyle Sabahattin Parsadan ve Mukadder Balkan da tuz işine ortak olarak girerler. Ankara. Sabahattin Parsadan’ı suçlayarak ortaklıktan ayrılır. Bu ayrılık bir yıl sürer. Sabahattin Bey bu ara Cahit’in annesi eşi Muteber Hanım’dan boşanır. Bunun üzerine Sabahattin Parsadan. Baba burada yine kesenin ağzını açınca aradaki buzlar da çözülür. Mukadder Hanım eski matbaacı bir arkadaşının sekreterliğine başlar. Parsadan . Ailede buzlar çözülürken. ailesine karşı tavır alır. Aradan 6-7 aylık bir süre geçtikten sonra Sabahattin Parsadan. (Sokak adı İlkiz Sok. Ta ki 1993 Sonbaharına kadar. Cahit Sunar Polis Akademisi Müdürüdür. Mukadder Balkan yeniden Sabahattin Parsadan’ın ajansına döner ve çalışmaya başlar. Fakat bankerin iflası ile ikiside yine işsiz kalır. İzleyen günlerde Mukadder ve Süheyl Balkan çiftinin erken doğumla Murat isminde bir erkek çocukları dünyaya gelir. Süheyl bir süre sonra işten ayrılır. . Bir gün Ankara’ya onun ünlü bir seks yıldızı ile nişanlandığı haberi gelir. Selçuk ile Zerrin’in beraberliklerine engel olur. Sabahattin Bey Cahit Sunar’a Zerrin adlı bu kadın hakkında bilgi istemeye gider.Ve evlenirler.) yanında iş bulur ve çalışır. Aynı yerde Mukadder de çalışmaya başlar.

Mukadder 1993 Eylül ayı başlarında Mersin’den Ankara’ya döner. Selçuk. Adı Tansu Çiller olan öğretim üyesi ise öyle siyaset çizgisi problemi taşımamaktadır. Ve işler giderek karışmaya başlamıştır. Bu sırada İstanbul’da kitap satış işleri. Çiller öğretim üyesi olarak kalırken. Ondan sonra Halkçı Partiye Genel Başkan olanlarla da arası çok iyidir Selçuk Parsadan’ın. Mukadder Balkan Mersin’den Ankara’ya Döner Ama bir süre sonra İstanbul’da olamayacağını anlar ve Ankara’ya döner. Sabahattin Parsadan İstanbul’dan.5-2 milyar liranın şokundadır. bundan etkilenen ve onu tekrar Mersin’e çağıran Mukadder’e:” Çağırma bu iti” diye çıkışır. Selçuk Parsadan. Beyoğlu’nun bütün barları Selçuk’u tanır. Selçuk’a ne iş yaptığını sorar. Problemlerle doludur. Selçuk bunların menajerliklerini de üstlenmeye başlar. Kâh meyhane işletir Beyoğlun’da kâh başka işler yapar.Selçuk Politika Kapısından İçeri Girerken Tansu Çiller Dışarıda Kalır 12 Eylül askeri darbesinin hemen sonrasıdır. Mukadder bir haftada toplanan 1.5-2 milyar kazandığını söyler. Mukadder’e bu buluşmada: “Selçuk ajansın bokunu çıkarttı” diye yakınır. Tabii bu sırada sinema ve sahne sanatçıları da Beyoğlu’ndadır. Ne olacak sorusunun yanıtı aranmaktadır. O gittiği siyasi partide bakan olmak koşuluyla her şeye hazırdır. Sabahattin Parsadan. Aynı dönem içinde bir öğretim üyesi de siyasetin içinde olmak için kocasıyla birlikte var gücüyle çabalamaktadır. Bu kadar iyi ilişkilerinin sonucunu da alır. babası. kitap satışı yaptığını söyler. Selçuk Parsadan 12 Eylül’ün sol parti olarak tanıdığı Halkçı Parti’de giderek yükselir. Selçuk Mersin’den gelen Mukadder’e “Mersin’e geldiğini ve 1 haftada 1. Bu amaçla Çiller’ler öncelikle MDP’ye giderler. O artık sahne ve siyasetin ünlüleri arasında yeralmaktadır. Türkiye yeniden büyük bir kaosun içine düşmüştür. Partinin Genel Başkanı Necdet Calp İstanbul’a gidiş ve gelişlerinde kendisine büyük ilgi gösteren “dalyan” gibi delikanlı Selçuk’u sever. Ama 12 Eylül darbecilerinin açıkça destekledikleri MDP bakan olma koşullu siyaseti kabul etmez. Ankara’ya geldiklerinde Sabahattin ve Selçuk Parsadan ile buluşurlar. Mukadder Balkan’ın kız kardeşi. siyaset yelpazesinin solunda kendisine yer arar. Gülver’i İş Bankası’nda işe sokar. “Selçuk bunları anlatırken. Parsadanlar’ın ajansı 1992 yılında tekrar Ankara’ya taşınır. Kitap satışından bir haftada 2 milyar lira . gece ve jübile organizasyonları bütün hızıyla devam etmektedir. Bu yıllar Sabahattin Parsadan da İstanbul’dadır. Askerlerin izin vermesiyle yeniden başlayan siyasi parti faaliyetleri içinde İstanbul’da Selçuk Parsadan adı duyulmaya başlanır. Ama içindeki potansiyeli fark ettiği bu yıllarda daha sonra yapacaklarının ve gelecek ünün yanında o gün yaptıkları “leblebi çekirdek” kalırlar. 1984 yılından beri ajansı aslında fiilen Selçuk yönetmektedir. Selçuk Parsadan Halkçı Parti’nin Beyoğlu İlçe Başkanlığına kadar yükselir. Çünkü hem evlilik hem de iş yaşamı son derece sıkıntı vericidir. Baba Parsadan sıkıntılı günlerin yaklaşmakta olduğunu sezmektedir.

Artık intikam hırsıyla doludur. Bunlardan birisi bir aile büyüğüdür. tavrı bir diplomat inceliğindedir. Selçuk Parsadan bir ara ünlü ülkücü babalardan. birilerinin canını yakmaktadır. Bugünler Süheyl ile Mukadder Balkan’ın arasının iyice bozuk olduğu dönemlerdir. kızlarla ve gece hayatıyla yakından ilgilenen bir Parsadan’dır. Yüzüğüne varana kadar her şeyi elinden alınır. semt terk etmek sıkça yapılan bir iştir. Ankara’da kalan Mukadder’i arayan Sabahattin Parsadan: “Ajansı Cahit’e devredeceğim. Selçuk. Konuşması. bürodaki eşyaları toplamak için gittiğinde. jübile gibi konularda dolandırmakta ve aldatmaktadır. Fakat bir süre sonra Sabahattin Parsadan. oluşturduğu küçük ekiplerle sürekli olarak.kazanılmaktadır. Büyük Dolandırıcı fiebekesi İhbarlarla Bölünür Yöney’den şüphelenen Selçuk. Eşi Zühre’ye göre Selçuk iki kişiden nefret eder. Müftüoğlu intikam için adamlarını Selçuk’un ofisine gönderir. Onda da Parsadanların insanları büyük etki altında bırakan büyüsünden vardır. Süheyl tekrar Mersin’e yeni bir ev tutmaya döner. Sen de gel eskisi gibi haber bültenleri çıkar. telefonla ulaştığı Mukadder’e Cahit’in ajansı tekrar kurmaktan vazgeçtiğini ve Atakule’de Dipsomanya adlı bir barın işletmeciliğini aldığını söyler. Ama Yöney bir süre sonra Selçuk’a da kazık atabileceğinin işaretlerini verir. onu bürosundan kovar. Bugünlerde İstanbul’da “dolandırıcılık” üzerine ihtisasını tamamlayan Selçuk Parsadan. Ve Sabahattin Parsadan çok sevdiği Cahit’e ajansı bırakmayı düşünmektedir. Günler sonra bir defa gelir ve tekrar kaybolur. yaşamında ilk kez dayak yer. Hatta büronun yerini değiştirip ondan gelecek zararlardan kurtulmak ister. Fakat gidiş o gidiştir. Selçuk. Ekibin en parlak elemanı Nafiye Yöney adındaki kadındır. Fethi Müftüoğlu’nu da dolandırmıştır. Bu. Ertesi gün Selçuk’u görüşmek için arar ama o karısıyla birlikte ortadan kaybolmuştur. Cahit de uzun boylu. diğeri ise Nafiye Yöney. yakışıklı. hali. Hem Cahite de haberciliği öğretirsin” teklifinde bulunur. Nafiye Yöney bunu Müftüoğlu’na sızdırır. Zaten büro değiştirmek. Ve boşanma kararı verilir. Parsadanlar kararsızdır. baskına uğrar. Süheyl Mersin’de yeni bir kadınla. Selçuk çok rahatsızdır. gece düzenleme. Küçük Oğlan Cahit. Bu küçük ekipler önlerine gelen herkesi kitap satışı. . İşlere El Koyar Sabahattin Parsadan’ın küçük oğlu Cahit de büyümüştür. Hatta o da bir ara bar işletmiştir. işleri hep para yüzünden ters giden Mukadder Balkan’ı çok etkilemiştir. yeni bir yaşama çoktan başlamıştır bile.

küçük kardeş Cahit’e bir miktar para yardımında bulunur. 30 Nisan 1994 tarihinde ajansın 41. Mukadder gel ve bizimle çalış. Daha sonra bu 20. Hepsi utanmıştır. Yani tahsilatlara gidebilecektir. 30. Büro ilk açıldığı sırada Selçuk. Çünkü paraya ihtiyaç vardır. Aradaki buzlar çözülmektedir. 25. beyefendiliği.Eline aldığı telefonla Perihan Savaş’ı arar ve adının kullanılarak piyasadan büyük miktarlarda dolandırıcılık yapıldığını ihbar eder. Fakat Selçuk büroya gelince bu fiyat 50 milyon olur. Ajans’ın bürosu Türkan Sokak’tadır. Cahit Parsadan arasında şöyle bir diyalog geçer: . Çokça para toplanmaktadır. büro yenilenir ve en az 500 milyon liralık bir harcama ile harabe ev. Selçuk seninle çalışacak mı? -Yok abla. der. Hatta başta evin büroya çevrilmesine karşı çıkan komşuları sonradan onu çok severler. Büronun sorumlusu olan Cahit’in o günlerde arabası yoktur. Selçuk büronun açıldığı ilk gün büroyu arar ve Cahit’e hayırlı olsun dileklerinde bulunur. Mukadder Hanım maaşını Cahit’le konuşur. Mukadder’e yetki belgesi verilir. Ayrıca Ajansın kuruluş balosunun da yapılması kararlaştırılır. Mukadder Hanım 20 fiubat 1994 Pazartesi günü işe başlar. Mukadder 35 . ellerindekileri taşımalarına yardım eden bir beyefendidir karşılarındaki. Bu merkezin kitapları pazarlanmaktadır. İlk aşamada 15 milyon maaş alacaktır. Haber bültenlerinin yıllık abone fiyatı o dönem 10 milyondur. Bu balo biletleri resmi kuruluşlara. Başımı belaya sokar o benim. Cahit Parsadan. Bunu sağlayan İstanbul’dan Selçuk’tur. Yaklaşık olarak 15-20 abone yapar. İlk avans olarak Mukadder’e 500. İlk iş olarak haber bültenleri çıkartmayı kararlaştırırlar. Ancak bu ekibin içindeki bir büyük sır henüz duyulmamıştır. sessizliği ve saygılı tutumuyla komşularından takdir toplar. Bu büyük sır örtülü ödenek konusunda yeni bir skandalı içinde barındırmaktadır. Bu balonun davetiyeleri 1’er milyondan satılır. kuruluş yıldönümü İçkale Oteldeki bir baloyla kutlanır.40 kadar davetiye satar ve sattığı her davetiye başına % 30 prim alır. Mukadder Hanım abone primi olarak % 30 alır. Artık adliye ve polis serüveni başlamaktadır. Apartmanda oturanların karşı çıkmasına rağmen. sendikalara her yere pazarlanmaktadır. Bu telefon görüşmesinden sonra Mukadder Balkan ile. fiimdi gelin bu büyük sırrın ne olduğuna bakalım. Çünkü arkasında bir koruması olduğu halde insanlara kapıları açan. mükemmel bir hale getirilir. Büyük Sır’a Doğru Adım Adım Yaklaşılır 1995 yılı fiubat ayı başlarında Sabahattin Parsadan.Cahit. şahıslara.000 lira Cahit tarafından verilir. Mukadder Balkan da bu teklifi kabul eder. Ekip bölünmüştür. Bu arada büro içinde Kemalist Yayınlar Merkezi adı altında bir yeni oluşum da gerçekleştirilir. Bu prim her davetiyede otel parası (kişi başına 600 bin lira) çıktıktan sonra kalanın % 30’u şeklindedir. Her tahsilat için %10 ücret alacaktır. Büro olarak tutulan ev şair fiemsi Belli’nin evidir. Türk Basın Ajansı’nın Açılışı İle Selçuk’un Ankara’daki Faaliyetleri Hızlanır . 35 milyona kadar çıkar. Mukadder Balkan’ı arar ve oğlu Cahit’in Türk Basın Ajansı’nı tekrar canlandırdığını söyler. tövbe.

Mukadder olmadığını söyler. Bu sırada apartman sakinleri Başbakanlık eski danışmanlarından Tolga Atik ile Adil Aşırım’a benzettikleri iki kişiyi büro civarında Cahit ile konuşurken görürler. Bunları. Atik ve Aşırım da bu bağlantıyı yalanlamaktadırlar.Aynı günlerde Selçuk. Üç beş kuruş da sana veririm”der. Pazarlanan Atatürk’ün fotoğraflarının bulunduğu iki kitaplık bir albümdür. İzmir Kütüphanesi’ndeki ve İl Kültür Müdürlüğü’ndeki ilişkileri sayesinde elde eden Selçuk. Aslında Kültür Bakanlığı’nın bu kitaplarının basımı ve Selçuk Parsadan’a ulaşması konusu da ayrı bir dolandırıcılık öyküsünü oluşturmaktadır. Gidilen yerlerle öyle sağlam bağlar kurulmuştur ki kimse araştırma gereği duymadan paraları ödemektedir. genç ve Tansu Çiller’e yakındırlar. Ayrıca Tolga Atik’in böylesi bir komploda rol almasını mümkün görmediklerini ifade ederek. Mukadder’i yeniden tahsilata göndermeye başlar. Konuyla ilgli olarak görüştüğümüz MİT yetkilileri de Tolga Atik’in bünyelerine giriş yöntemini içlerine sindiremediklerini ancak Başbakan’dan gelen talimat üzerine böyle bir uygulamanın gerçekleştirildiğini belirttiler. Ve Selçuk İstanbul’a gittiği zaman fiahap Fişek imzalı bir yetki belgesi gönderir. kimi zaman 20 milyona satılmaktadır kitaplar. Selçuk’un adamı Yılmaz ile birlikte odasında çalışmalarına hız vererek sürdürür. Cahit. Türk Basın Ajansı harıl harıl çalışmaktadır. evliliğini Zühre hanım ile yapar. Selçuk Parsadan bu arada 4. Parsadanlar İçin Karakol Serüveni Başlamaktadır Selçuk çok iyi para kazanmaya başlamıştır. Mukadder Balkan’a “belki seni 1-2 yere tahsilata gönderirim. Kemalist Yayınlar Merkezi adına Billur Sokak’ta büro açar. Çiller. Kimi zaman 2 milyara. O ara Yılmaz da ayrı tahsilatlar gerçekleştirmektedir. Kapı sürekli kapalı tutulmaktadır. Mukadder’e Kemalist Yayınlar Merkezi’nin yetki belgesinin olup olmadığını sorar. Bu sırada Türkiye’nin en tepesinde bulunan Başbakan Tansu Çiller ile Parsadanlar’ın kader çizgileri giderek birbirlerine daha da yaklaşmaktadır. Kitapları Kültür Bakanlığı yapmaktadır. Selçuk’la birlikte gelen Yılmaz adlı esrarengiz kişi tahsilatlara çıkmaya başlar. Selçuk. “MİT olarak Parsadan veya örtülü ödenek konusunda en küçük bir ilgi ve bilgimiz mevcut değildir” dediler. Ama nedense ilişkileri bir ara bozulmuştur. daha ilk hafta ben aslında ANAP’lıyım diyerek ANAP’a geçer. Mukadder Balkan o günlede yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor: . Ama apartman civarında Cahit ile birlikte görüldüklerini iddia eden ve kendilerini tanıyan bazı DYP’li komşuları tarafından dikkat çekici bulunmaktadır.1995 Haziranı’nın ortalarında bir gün Selçuk Ankara’ya büroya gelir. Adil Aşırım ise DSP’den milletvekili olarak parlamentoya girip. Uzunca bir aradan sonra ilk tahsilat LİMAK’ adlı şirkette yapılır.Selçuk daha önce de Mukadder’e kendisinin ortağının fiahap Paşa olduğunu söyler (fiahap Fişek sahte ad). Selçuk Parsadan. Cahit Parsadan böyle bir görüşmeyi reddetmektedir. pazarlamalarını yapmaktadır. Bu iki isim. Bunun üzerine Selçuk “İstanbul’a gittiğimde halledelim de sana bir yetki belgesi gönderelim” der. Ve ikiz kız çoçukları olur. Yanında Yılmaz adlı birisi vardır. Tolga Atik’i ısrarları üzerine kendisine bağlı olan MİT’e sınavsız sokar.

Bu arada benim adıma bir kargo geldi. Basın ile ilişkiler.Cahit’i. Çünkü Sabahattin Bey aramış ve Necdet Bey’e biraz sitemde bulunmuş. Araba 1993 modeldir ve 400 milyona satın alınır. Perşembe veya Cuma günüydü. Yemeğe gittikten bir gün sonra sabah büroya bir kırtasiye malzemesi almam gerekti. 2 gece düzenlediler. Selçuk’a haber ver yapmasın bir daha dediler. Bunu da Necdet Seçkinöz’e haber vermişler. elindeki bütün kozlarla. onu verdim. Selçuk Seçkinöz mü. Cahit kısa bir süre sonra Erzincan plakalı bir Doğan marka otomobil daha satın alır 200 milyon liraya.20 BMV satın alır. Başbakan Tansu Çiller. O arada Selçuk Kenedi Caddesi’nde bir büro tutmuş.. Altay veya Atalay diye bir şube müdürünün odasına Cahit’i aldılar. (Kemalist Yayınlar Merkezi için) Telefonlar hep oraya geliyormuş. belki de paşa maşa değil. fiikayet olmadığı için işlem yapamıyoruz dediler. Daha sonra elindeki iki arabayı bir galeriye veren Cahit. 24 Aralık’ta Dedeman Otel’de gece ayarlandı. Selçuk. hemen kaçtı gitti ve 10-15 gün hiç gelmedi. O arada Cahit Türk Kalp Merkezi adına ilave işler yapıyordu. O da Emniyet Asayişten Komiser Yardımcısı Murat dedi. Cebinde 400 milyon vardı. belki de hakikaten fiahap Fişek diye bir ortağı var. Ben de yalnız bırakmamak için beraber gittim. Çok uyanık belki de imzayı kendisi attı. reklam tarifelerine. Ağabey kardeş Bodrum’a tatile gittiler.1 hafta 10 gün sonra Selçuk tekrar geldi. Sonra Cahit ve Selçuk. ‘Mukadder abla ben emniyete gidiyorum. İçinde benim adıma bir yetki belgesi çıktı. ilanlara bağlanmıştır. Selçuk da ‘hiç sorma iş patladı’ dedi. Cahit’e haber verdim. Yılmaz Bey yine yanında vardı.2 gün daha çalıştı Bodrum’da. O ara ajansta gece düzenleyecek. Gençten biri Cahit veya Selçuk’u sordu. Hilton’un kumarhanesi beni yedi bitirdi’ dedi. kazanmak için eşi Özer Çiller’le birlikte çabalamaktadır. Sonra aynı odaya beni de aldılar. Kemalist Merkeze Selçuk gece yapmaya karar verdi. Cahit her yere kendisini Necdet Seçkinöz’ün yeğeni diye tanıtırdı. dönüşte Manager marka bir araba ile gelir. (1995 yazında) 1 hafta kaldılar Bodrum’da. Bende para yoktu. Fakat Selçuk’un gecesi yapılmamış.. Türkiye’de siyasetin istikrarının kaybolduğu günleri getirir beraberinde.’Yılmaz İş Bankası’nda yakayı ele veriyordu az kaldı’ dedi.. Sabahattin Seçkinöz mü diye bir yerleri aramış. gerisini de taksitle ödeyeceğim” diye açıklama yapar. Ben sordum: ‘ne oldu’ diye. Tansu Çiller’in Peşinde Bodrum tatilinden sonra İstanbul’a Abisinin yanına giden Cahit. ben de bürodayız. Siyasetin kirlenmişliği saklanamayacak boyutlardadır artık. Ama çok ateşli bir şekilde.“O günlerde Selçuk bizi yemeğe davet etti.” Selçuk Ankara’da kaldığı günlerde has adamı Yılmaz’ın başından geçen bir olay nedeniyle oldukça sıkıntılıdır. Bir saat kadar konuştular. Bir süre sonra Cahit. “60 milyon birikmişim vardı. Ben sordum ne oldu dün cebinde 400 milyon vardı dedim. emniyete çağırdılar. vardı. bende Selçuk’tan istedim.” Arsen Lüpen . 26 Aralık’ta da ajansın gecesi var. 1995 yılı. Cahit hemen o benim çok samimi arkadaşım dedi ve Cahit’le odaya geçtiler. Selçuk 1 . Bu geceler başarılı oldu. Cahit’te. Büroyu tutuş sebebi de güvenlik şirketi kurmak içinmiş. Bültenlerde çıkmamaya başlamıştı bu ara. sen de gelir misin benimle’ dedi. Cahit sürekli “Abla bize bir şey olmaz Emniyet bizim elimizde” derdi. Yılmaz Bey 2 -3 gün kaldıktan sonra askerdeki oğlunun yanına gitti. Selçuk korkmuştur: “Selçuk büronun içinde ahlaya. Cebinde 100. Bir akşam üstü emniyetten gelmişler.000 TL. ‘Vallaha. O gün büroda bulunan Mukadder Balkan onu böyle görmenin şaşkınlığı içindedir. Selçuk. Kemalist Yayınlar Merkezi’ne. poflaya dolaşıyordu. Erken seçim artık kapıdadır. .. Bu olaydan sonra araları bozuldu. Kim arıyordu dedim. Fakat Selçuk’la ilgili hiçbir telefon büroya gelmiyor. galerici Ramazan’dan 1993 model 5. Birkaç defa Seçkinöz Cahit’i aramış. Fakat Cahit’in Necdet Seçkinöz’le arası çok iyiydi.

Selçuk’u ülkücü babaya teslim edip iyice bir dövülmesine ve elinden alyansına kadar her şeyinin alınmasına neden olan Nafiye Yöney. Ancak burada bu dolandırıcılık şebekesi karşısında polisin ne yaptığını görmekte yarar bulunuyor. yarıştan duyduğu amansız zevki ve pervasızlığını saptamıştır. Bu kez Kazancı Yokuşunda yeni bir iş yeri açmış. ünlü dolandırıcı Selçuk Parsadan. Ben o zaman dergi almak için buraya gidiyordum. Onun gözünde ondan daha büyük kimse yoktur. ses taklit etme yeteneğini kullanarak onları dolandırmaktadır. Ben 3. Müştekiyi telefonla arayıp benim hakkımda ihbarda bulunan ve ismini Selçuk olarak bildiren şahsın tam olarak adı Celalettin Selçuk Parsadan’dır. sinema sanatçısı Hale Soygazi ve Perihan Savaş’la anlaştığını. Yani gece düzenliyor. Ben de işsiz olduğumdan Celalettin Selçuk Parsadan’ın bu teklifini kabul ederek Ankara’ya gittim. Çünkü Nafiye Yöney ile birlikte Cumhurbaşkanı Demirel ve pek çok politikacıyı dolandıran Selçuk Parsadan. Selçuk’un ihbarı üzerine İstanbul polisi tarafından yakalanır ve bildiklerini her şeyiyle polise anlatır. “Ben de tanırım. sinema sanatçılarına yardım amacıyla sinema ile ilgili kitap ve dergi satışı yapacağını söyledi. Ses taklit etmedeki yeteneği müthiştir. Çiller ile ilk dolandırıcılık kontağının ardından yaptığı bir telefon konuşmasında hissettiği şeyler ona ellerini ovuşturup “işte büyük balığı şimdi yakaladık” dedirtir. Ben bu şahsı ilk olarak 1983 yılında tanıdım. Selçuk da tanır Özer Çiller’i. Yine aynı işleri yapıyordu. Hakkımda şikayetçi olan fierife Perihan Zafer (Savaş)’ın iddialarını dinledim.Parsadan kardeşler arasında 1995 Ekim ayından itibaren bir Başbakanlık lafı dolaşmaya başlar. gel benim yanımda çalış dedi. Bu kitaplar etiket fiyatının üstünde bir fiyatla satılacaktı. İlk zamanlarda kitap satışını artırmak amacıyla benden kendisinin tespit etmiş olduğu işyerlerine ve şahıslara telefon ederek kendimi . Celalettin Selçuk Parsadan Ankara’dan beni telefonla aradı. Parsadanlar’ın Başbakanlık’ta örtülü ödeneği dolandırdıklarının ilk bilgileri Başbakanlığa ve polise ulaşır. İlk teşebbüslerine başlar ve Kasım ayının ilk perşembesi sahte bir adla Başbakanlık konutunu arar. Takma adlarla insanları arayıp bağlantılar kurup.” Evet. Bunu da yapacaktır. sonra da büyük sırrın üzerindeki örtüyü kaldıralım. Ama nedense olayı ört bas eder. Arsen Lüpen adını vermiştir. Organizatörlük yapıyordu. Özer Çiller İstanbul Bankası’nda Umum Müdür. Uzun süre Celalettin Selçuk Parsadan ile görüşmedim. gece düzenliyordu. Celalettin Selçuk Parsadan Beyoğlu İpek Sokak’taki bürosunda basketbolla ilgili dergi çıkarıyordu.... Sonrası gelecektir. Ülkenin Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ı dolandırılmıştır.4 ay süre ile çalıştıktan sonra ayrıldım. Celalettin Selçuk Parsadan Ankara’da Gaziosmanpaşa’da bir büro açmıştı. karısı da müşavir falan gibi bir şeydi orada. Ankara’da bir büro açtım. Bakın baba Sabahattin Parsadan bu tanışıklık hakkında neler anlatıyor. Birkaç defa abone parası almak için gittik.. 1984 yılında evlendim. ben o tarihte Mecidiyeköy Lisesi’nde vekil öğretmenlik yapıyordum. bu sırada Başbakan Tansu Çiller’i de dolandırmıştır. Evet polis Başbakanlığın dolandırıldığını bilmektedir. artık gözünü başka noktalara çevirmiştir.Ve bu sırada konuştuğu Çiller’in iktidar hırsını. Hatırladığıma göre 1994 yılı başları idi. Anlatılanlar müthiştir. Ve o Başbakanı bile dolandırabilecek yetenektedir. Gelin bu ilk ve belki de masum dolandırıcılık öyküsünü Nafiye Yöney’in ağzından dinleyelim: Nafiye Yöney’in Savunması . Kendi kendine. davetiyeler bastırıyor ve satıyordu.. Üstelik Tansu Çiller ve eşi Özer Çiller’le olan tanışıklığı geçmişe dayanıyordu. Gelin isterseniz önce bu olayla ilgili ilk bilgilerin polisin eline nasıl ulaştığına bir bakalım. elimde işler var.

İsteyenlere bu kitaplar gönderildi. Soruldu 3: Ekim 1995 tarihinde kendimi Perihan Savaş olarak tanıtmak suretiyle Gaziantep Belediye Başkanı Celal Doğan’ı aradım. Erdener ile birlikte işyerine gittik. Gelen paradan masraflar düşüyordu ve kalanı Celalettin Selçuk Parsadan ile bölüşüyorduk. Hanım ‘iki takım kitap gönderin.. Bazen de Celalettin Selçuk Parsadan çeşitli tanınmış kişilerin adını kullanmak sureti ile kişilerle görüştü. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel benden hesap numarası istedi. fiubat 1996 ayı içinde ben bir holding sahibinin eşini telefonla aramak suretiyle kendimi eski Bakanlardan Türkan Akyol olarak tanıttım ve çevre çalışmaları amacıyla yardım talebinde bulundum. bir kısmı Ayhan Aydınay’ın banka hesabına yatırılıyordu. Ben Ayhan Aydınay’ın İş Bankası Taksim fiubesi’ndeki hesap numarasını verdim. Uzun bir süre Ankara’da çalıştıktan sonra İstanbul’a geldik. Ben de kendisini . Cihangir semtinde bir büro açtı ve aynı işe burada devam ettik. Soruldu 2: Kasım 1995 ayı içerisinde Başbakan Tansu Çiller’i telefonla aradım ve kendimi sinema sanatçısı Perihan Savaş olarak tanıttım. Ancak ben İstanbul’dan telefon etmiştim. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i de aradığımı ve 50 milyon TL. 200 milyon TL. Bu şekilde satılan kitaplardan gelecek olan paranın yatırılması için bankada bir hesap açılmasını.1995 yılı sonlarında Ankara’daki bürosunu kapatıp İstanbul. Hesaptaki paradan bazen Ayhan Aydınay çekip bize elden teslim ediyordu. Ben bizzat kendi yaptığım işlerle Celalettin Selçuk Parsadan’ın yaptığını bildiğim işleri ayrıntılı olarak aşağıda maddeler halinde anlatacağım dedi. para topladı. Ayhan Aydınay’ın hesap numarasını bildirdim ve ayrıca Gaziantep Belediyesi’ne kitaplar posta ile gönderildi. Celalettin Selçuk Parsadan. Kendimi sinema sanatçısı Perihan Savaş olarak tanıttım. Bu arada Ayhan bir de bankamatik kartı alıp bana göndermişti. Paranın bazıları elden alınıyor. 100 milyon TL. hesaba 50 milyon para geldi. Bu tarihte büromuz Ankara’da idi. yardım yapayım’ dedi. . Ankara’da ve İstanbul’da süren bu faaliyetler sırasında ben bazen kendimi sinema sanatçısı Hale Soygazi bazen de yine sinema sanatçısı Perihan Savaş olarak tanıtmak sureti ile birçok kişileri aradım. sonra ben yukarıda da söylediğim gibi önceden tesbit edilen çeşitli işyerlerini aradım ve kendimi sinema sanatçısı Hale Soygazi olarak tanıtmak sureti ile sinema sanatçılarına yardım amacıyla kitap satışı yaptığımızı beyan edip isteyenlere yanımızda çalışan elemanları vasıtasıyla kitapları göndermeye başladım. Erdener kitapları götürdü. Cumhurbaşkanı bana buyrun bir arzunuz mu var? diye sordu. Cihangir’de büro açtı.. 100 milyon TL. Celal Doğan benden hesap numarası istedi. Ben de bu kartı Celalettin Selçuk Parsadan’a şifre numarasını da bildirmek suretiyle verdim. Ayhan Aydınay’ın bankadaki hesap numarasını bildirdim. yardım edeceğini söyledi. Bu sıralarda yanımızda Celalettin Selçuk Parsadan’ın yeğeni olan Erdener Güler çalışıyordu. ben dışarıda bekledim. bu hesabın da bizim üzerimize olmamasını istedi. Ayhan Aydınay İş Bankası Taksim şubesine kendi adına bir hesap açtı. Bu para hesaba yatırıldı. Başbakan Tansu Çiller 200 milyon TL. Hesap numarası istedi. yardımda bulunduğunu söyledim.Hale Soygazi olarak tanıtmamı istedi. 50 milyon TL. Sinema sanatçılarına yardım amacıyla kitap satışı yaptığımızı söyledim.yılından beri tanıdığım ve İstanbul’da tekstil işi yapan Ayhan Aydınay’a bu teklifi ilettim ve hatta Celalettin Selçuk Parsadan ile kendisini tanıştırdım. Birçok kere de Celalettin Selçuk Parsadan Bankamatik kartı ile para çekiyordu. Ben de sinema sanatçılarına yardım amacıyla kitap satışı yaptığımızı söyledim. Soruldu 1: Kasım 1994 ayı içinde Başbakanlıktan telefon numarası öğrenmek sureti ile Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i telefonla aradım. para Ayhan Aydınay’ın hesabına bankaya geldi. Bu amaçla kitap satışı yaptığımızı söyledim. Güvendiğin biri var ise onun adına bir hesap açtıralım dedi. Soruldu 4: Celalettin Selçuk Parsadan. Hesap numarasını bize verdi. Sinema sanatçılarına yardım amacıyla kitap satışı yaptığımızı beyan ettim. yardımda bulunacağını söyledi. Başbakan Tansu Çiller bana ‘bir isteğin var mı?’ diye sordu. ben de sinema sanatçılarına yardım amacıyla kitap satışı yaptığımızı. Burada aynı faaliyete devam ettik.alıp geldi.

. yardımda bulunacağını söylemiş. Soruldu 11: Mart 1996 ayı içinde Celalettin Selçuk Parsadan kendisini emekli Korgeneral Recai Ünsal olarak tanıtıp İstanbul’da faaliyet gösteren Kınay Denizcilik Firmasını aradı ve Kemalist Yayınlar Merkezi’ne yardım amacıyla Atatürk maskı satışı yaptığını söyledi. parayı elden alıp getirdi. 40 Milyon TL+KDV olarak alınan para getirilip teslim edildi.. 50 milyon TL. Kendimi eski Bakanlardan Türkan Akyol olarak tanıttım. Kanser Vakfı’na yardım amacıyla kitap satışı yaptığımızı söyledim. Çek’i tahsil edip geldiler.Bankanın Genel Müdürlüğünü telefonla aradım. Sinema sanatçılarına yardım amacıyla kitap satışı yaptığımızı söyledim. Bir milyar TL.fi. maddede adı geçen hanımı aradım. Genel Müdür Atilla Bey’le ile görüştüm. Sorular 6: Mart 1996 ayı içinde kendimi eski Bakanlardan Türkan Akyol olarak tanıtmak suretiyle Galatasaray Vakfı Başkanı İnan Kıraç’ı telefonla aradım. ben talimat vereceğim. Soruldu 10: fiubat 1996 ayı içinde Celalettin Selçuk Parsadan kendisini Lösemili Çocuklar Vakfı Başkanı Prof. Kitapları Erdener Güler götürdü ve 500 milyon parayı getirip teslim etti. yardımda bulunacağım’ dedi. Soruldu 7: Mart 1996 ayı içinde kendimi eski Bakanlardan Türkan Akyol olarak tanıtmak sureti ile . ‘İki takım alacağını ve 200 milyon TL. Soruldu 9: Mart 1996 ayı içinde işadamı Mustafa Kefeli’yi telefonla aradım ve kendimi Perihan Savaş olarak tanıttım. Soruldu 8: Mart 1996 ayı içinde Adnan Polat’ı telefonla ben aradım. Ve Kemalist Yayınlar Merkezi’ne yardım amacıyla Atatürk maskı satışı yaptığını söyledi. Adnan Polat ‘100 milyon TL. Soruldu 12: Mart 1996 ayı içinde Celalettin Selçuk Parsadan kendisini emekli Korgeneral Recai Ünsal olarak tanıtarak Eminönü ilçesinde faaliyet gösteren fiirinoğlu Factorik firmasını aradı. Bir takım kitap gönderdik.Nuhfet Büyüköztürk ile Erdener Güler’i Ankara’ya gönderdik. Kitapları teslim etmişler. alıp geldiler. yardım yapılacağı söylenmiş Atatürk masklarını Figen ile Erdener götürdü. Dr. Soruldu 14: Mart 1996 ayı içinde Celalettin Selçuk Parsadan kendisini emekli Korgeneral Recai Ünsal olarak tanıtmak suretiyle İhlas Holding’i aradı.. Kanser Vakfı’na yardım amacıyla kitap satışı yaptığımızı söyledim. Bana ‘iki takım kitap gönderin 200 milyon TL. parayı alıp getirdi. Kemalist Yayınlar Merkezi’ne yardım amacıyla Atatürk maskı sattığını söyledi. Kanser Vakfı’na yardım amacıyla kitap satışı yaptığımızı söyledim. Sonra ilgili firma 50 milyon TL.alıp geldiler.+KDV olarak alınan para getirilip teslim edildi. yardım edeceğini’ söyledi. Figen Onay 50 milyon TL. Gündüz Gedikoğlu olarak tanıtmak suretiyle bir holding sahibinin eşini telefonla aradı. Yardım yapılacağı . bir milyar TL. Atatürk masklarını Nuhfet Büyüköztürk ile Erdener götürdü. Her takım kitabın fiyatı 250 milyon lira olup İnan Kıraç ‘kitapları Ankara’da bulunan Türk Traktör A. Soruldu 13: Mart 1996 ayı içinde Celalettin Selçuk Parsadan kendisini emekli Korgeneral Recai Ünsal olarak tanıtmak suretiyle İstanbul’da faaliyet gösteren Mega Denizcilik firmasını telefonla aradı. Kemalist Yayınlar Merkezi’ne yardım amacıyla Atatürk maskı satışı yaptığını söyledi. Vakfa yardım amacıyla kitap satışı yaptığını kitap alıp almayacağını sordu. İki adet alacaklarını söylemişler. 200 milyon TL. Yanımızda yeni işe başlayan Figen Onay ile kitap gönderdik. yardım yapacağını’ söyledi. Hanımefendi ‘kitap alacağını ve 500 milyon TL.’ye teslim edin. yardım yapacağını’ söyledi. 50 milyon TL. fiubat 1996 ayı içinde yanımızda işe başlayan Nuhfet Büyüköztürk’e kitapları verip Erdener’le birlikte gönderdik. Sinema sanatçılarına yardım amacıyla kitap satışı yaptığımızı söyledim.lik çek almışlar. ödenecek’ dedi.. İki adet Atatürk maskını Nuhfet ile Erdener götürdü. Kitapları Nuhfet ile Erdener götürdü 100 milyon TL. Nuhfet kitapları teslim ederek 200 milyon TL. Kitapları Nuhfet ile Erdener götürdü. 50 milyon+KDV olarak alınan para getirilip teslim edildi.Soruldu 5: Mart 1996 ayı içinde bu kez kendimi Perihan Savaş olarak tanıtmak suretiyle 4.

Ve Celalettin Selçuk Parsadan’a verdi.03. Dairelerden biri oğlum Onur Uzun’un üzerinedir. Bildiğim kadarıyla Erdener Güler gidip parayı elden aldı. Zaten bunların bir kısmını sonradan öğrendim. ben de hiç saklamadan gerçek adımı söyledim ve Ali Özcan’ın yakın arkadaşı olan eski milletvekillerinden birinin akrabası olduğumu söyleyince bana yardımcı olacağını. Henüz inşaat halinde. İnan Kıraç bir milyar TL. Soruldu 15: Hatırladığıma göre 1995 yılı içinde Celalettin Selçuk Parsadan kendisini emekli Korgeneral Recai Ünsal olarak tanıtmak suretiyle iki sefer olmak üzere Başbakan Tansu Çiller’i aradı ve Kemalist Yayınlar Merkezi’ne alınacak gayrımenkul için yardım talebinde bulundu. Soruldu 16: Celalettin Selçuk Parsadan kendisini eski Bakanlardan Mete Tan olarak tanıtmak sureti ile 1995 yılı içinde Galatasaray Vakfı Başkanı İnan Kıraç’ı aradı.1996 tarihli faks yazıda sırası ile Türkan Akyol’un ismi verilmek sureti ile Ege Bank Genel Müdürlüğü’nden yardım alındığı. Ali Özcan. İstanbul SHP eski İl Başkanı Ali Özcan ile ANAP Beykoz İlçe Başkanı Mecit Yılmaz’dan da yardım talep edildiği bildirilmiştir. yardım yapacağını söylemiş.Dr. Bunlardan Ege Bank Genel Müdürlüğü’nden Türkan Akyol’un isminin kullanılması suretiyle yardım alınmasından ve yine ANAP Beykoz İlçe Başkanı Mecit Yılmaz’dan yardım talep edilmesinden benim bilgim olmadı. Benim bu olaylarla ilgim yoktur. Yine Büyükçekmece Beylikdüzü’nde iki adet kooperatif dairem var. ikinci seferde ise 2 milyar yardım yaptığını paranın ayrı bir hesaba yatırıldığını söyledi. Bunun dışında Celalettin Selçuk Parsadan’ın kendi organize ettiği olaylardan ben para almadım.5 milyar. Gerek kooperatife girdiğim esnada verdiğim peşinatı ve gerekse arsa alımında verdiğim peşinatı kendi paramla yatırdım. Babaeski ilçesine gittiler. Kalp Sağlığı Merkezi’ne yardım amacıyla kitap satışı yaptığını alıp alamayacağını sordu. hakkımda herhangi bir şikayette bulunmayacağını söyledi böylelikle işi kapattık. Araba için verdiğim parayı bu olaylardan temin etmiştim. Ancak İstanbul SHP eski il başkanı Ali Özcan’ı. İki yıl önce Saroz Körfezi yakınında (Gelibolu) 373 m2 arsa aldım. Soruldu 18: Mart 1996 ayı içinde Celalettin Selçuk Parsadan kendisini Emlak Bankası eski Genel Müdürü Aydın Ayaydın’ın kardeşi olarak tanıtmak sureti ile Kemalist Yayınlar Merkezi’ne yardım amacıyla Atatürk maskı satışı yaptığını söyledi.söylenmiş. dedi. Celalettin Selçuk Parsadan bana Başbakan Tansu Çiller’in ilk sefer 3. getirdi. Bu para yaklaşık 500 milyon liradır. Soruldu 17: Mart 1996 ayı içinde Celalettin Selçuk Parsadan kendisini eski bakanlardan Mete Tan olarak belirtmek sureti ile Babaeski Belediye Başkanı’nı aradı. Türkan Akyol tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilmiş olan 21. 50 milyon TL. Selçuk Parsadan bazen benim bilgimin dışında da başka kadınları alet ediyordu. Onu satarak daha doğrusu takas yaparak. Peşinatları bunlarla ödedim. Daha önce ayrıldığım eşimden kalma Opel marka arabam vardı. Erdener ile Figen. 30 milyon getirdiler. İki yıl önce girmiştim. Yardım yapılacağı beyan edilmiş. hatırladığıma göre Mart 1996 ayı başlarında telefonla ben aradım. Nuhfet ile Erdener Atatürk masklarını götürdüler. . Adımı Türkan Akyol olarak bildirmek suretiyle Kanser Vakfı’na yardım amacıyla yardım talep ettim. Kanser Vakfı’na yardıma amacıyla kitap satışı yaptığını söyledi. Soruldu: Eski Bakanlardan Prof. 50 milyon TL. Kendime ait 06 M 0025 plaka sayılı BMW marka bir arabam var. Yardım edileceği beyan edilmiş. Soruldu: Yukarıda maddeler halinde saymış olduğum olaylardan bizzat benim organize etmiş olduğum ilk 9 maddedeki şahıslardan elde edilen paraları masraflar düştükten sonra Celalettin Selçuk Parsadan ile aramızda bölüştük. bu işleri yapmamamı tavsiye etti. üste para vermek sureti ile bu arabayı aldım.+KDV olarak alınan para getirilip teslim edildi. Ancak Ali Özcan benim Türkan Akyol olmadığımı sesimden anlamış ve bana gerçek adımı sordu. Ben kendi durumumu olduğu gibi kendisine anlatmıştım. Sonra taksitlerin ödemesini yukarıda anlattığım olaylarda elde ettiğim paralardan yaptım. Adıma tescil ettirdim. Ayrıldığım eşimden bana hisse senetleri kalmıştı. Atatürk maskını Erdener Güler götürdü.

Bir gün Süheyl beni aradı ve buluşmak istediğini söyledi. İfade verme sırasında C. Erdinç Çaglayan’la görüşeceğimi söyledi. Onu alınca inşallah sana ödeyeceğim maaşını.’ dedi. 1 saat sonra bir telefon geldi. Bunun üzerine Cahit güldü. Ne kadarmış bu para diye soran Mukadder Balkan’a Cahit Parsadan. Cahit telefonda ‘Abla hemen buraya gel sana sözünü ettiğim iş oldu’ dedi. Gelin sonrasını örtülü ödenek parasını Başbakanlık’tan alan Mukadder Balkan’dan dinleyelim: “Ben Cahit’e niye versinler bu parayı diye sordum. “3 ile 5 milyar arasında bir para”cevabını verir. Birileri bu işin ortaya çıkmamasını istemektedir.. O da ‘kılığıma baksana böyle gidilir mi sakal. maddede yazılı hususların tümü yerine getirildi. Ama bu iş nasıl kotarılmıştır. Cahit’e ‘ne diyeceğim’ diye sordum. dedi.. parayı alalım’ dedi.U. O ara Bayındır Holdingle de görüşülmüş. Cahit de ‘Abla senin adına randevu alınmış müracatta.’ Bana telefon etti 14. İfade tutanağı okundu ve imzalandı. Cahit sonra ‘Bayındır Holding’e de gece davetiyelerini verelim.Yukarıda beyan ettiğim gibi faks yazıda belirtilen diğer olaylarla benim bir ilgim yok. Cahit hemen boynuma sarıldı ve Başbakanlık’tan 3 milyar ödeneceğini söyledi. Hemen büroya gittim.30’da ‘Başbakanlık’ta Akın İstanbullu. Cahit’ten maaşını ister.5 milyar lirasının dolandırıldığı bu örtülü ödenek yağmasını dakikası dakikasına ele alıp bu işin üzerindeki örtüyü kaldıralım..M. Öğlen saatlerinde buluştuk ama ben gittiğim yerden. . Konuyu ‘Abim biliyor’ dedi. Polis her şeyi bilir ama hiçbir şey yapmaz.Ben Cahit’e ‘sen niye gitmiyorsun’ dedim. Cahit taksiyle mi yoksa araçla mı gidelim diye bir ara tereddüte düştü.K.. Cahit “Abla Başbakanlık’ta paramız var. Özel Kalem’de seni bekliyor’ dedi. Daha sonra ‘park sorunu olur’ dedi ve ‘taksi çağıralım’ dedi. kot. Yeşilvadi Lokantasıydı. Akın Bey’le görüşürsün’ dedi. Örtülü Ödeneğin Çarpılması İçin Harekat Emri Verilir Parasal açıdan sıkıntıda olan Mukadder Balkan. Ben de şakaya aldım ve konu kapandı. İfadenin bitiş saati 16:30 İfadeyi Alan İfadeyi yazan İfade veren Beşir İnci Polis Memuru İMZA Ruhi Aydın Polis Memuru İMZA Nafiye Yöney İşte böyle. çok çektin” der. Gelin devletin tam 5. büroya bulunduğum yerin telefonunu bildirdim. Olaylarla ilgli savunmam bundan ibarettir. sen adını ver. 135.

O polis başka bir polise beni verdi. Anavatan Partisi ile ilgili şikayetlerimizi anlattık. Cahit binanın az ötesinde bekliyordu. Müracaata gittik. Daha sonra Akın Bey müsaade istedi ve içeride anahtarla iki kapı açtı. Akın Bey Özel Kalemin kapısında karşıladı. Daha sonra takside Cahit’e sen niye Akın Bey’in yanına gelmedin dedim. Necdet Öztorun Paşamın acil olarak Başbakan ile görüşmek istediğini duyurdum. 6 Kasım 1995 Pazartesi günü Selçuk aradı. geçtikten sonra Cahit çıktı ve Akbank’a gitti. Para sıkıntısı olduğunu söyledim.Bir müddet sonra çıktı. Selçuk’a para göndermek için. Akın Bey ile görüşeceğimi söyledim. ‘Aaa. Ben o sıra Cahit’e. Bu aslında bana güvenmemesinden kaynaklanıyor. Cahit ‘abla boşver’ dedi. İki tane blok 100’er milyonluk deste verdi. gittim. İki dakika içerisinde Akın İstanbullu’nun beni arayacağını ve örtülü ödenekten 3 milyar alabileceğimi belirtti.’ Artık değişik işler yapacağım. Çantanın içerisine parayı soktu. 280 milyon lira verdi. Aldım. Yazıldı 3 milyar. Hemen Konut’u aradım. Tansu Çiller’in kişiliğini çok iyi tahlil eden Selçuk Parsadan onu kandırmanın yolunu bulmuştur. Cahit’le salonda buluştuk. Emirleriniz uzun ise sizi yarın 11. Telefon açtılar. unutuyorum çoğu zaman. O da ‘işte yoğunuz. Bayındır’a gittim Erdinç Bey’le görüşeceğimi söyledim. Bu günden sonra Cahit ve benim Selçuk’la olan irtibatım koptu. Ben aynı soruyu Akın Bey’e sordum. Beni destekleyen subay ve astsubayların olduğunu. Ben de sağolun dedim.. Daha sonra Akın Bey bana ‘Mukadder Hanım alacağınız parayı biliyorsunuz değil mi.00’de Çiller’in aradığını arkadaşım Ali Yiğitoğlu beni cep telefonumdan arayarak bildirdi. yan odaya girdi. Ben de evet bana da 3 milyar dendi. söyledi.. yukarı çıktık. çıktım. Cahit de ‘Ben senin korumanım’ dedi. iyi çanta varmış’ dedi. bir yanlış anlama olmasın. Daha sonra ‘Bunu Sayın Başbakan’a günlük hesap verirken. Hemen Çiller bağlandı ve konuşmaya başladık. 3 milyar diye bana yukarıdan talimat geldi’ dedi. Ben de evet dedim.. Cahit de yanımdaydı ama o Özel Kalemin salonunda bekledi. Bu olaylar 3 Kasım 1995 Cuma günü oldu. az sonra Erdinç Bey geldi ‘Siz davetiyeleri getirdiniz değil mi’ dedi. geldi. dedim. bir süre görüştüler. ben de teşekkürler dedim. hatta Çiller ANAP döneminde benim Genelkurmay Başkanlığımın resmen gasp edildiğini söyleyerek Demirel’in buna seyirci kaldığını belirtti. O polis başka bir polise verdi ve üçüncü polis Akın Bey’in yanına götürdü.Cahit ‘tamam hallettim’ dedi. Hatta Cahit Özel Kalem salonunda polislere ben güvenlik memuruyum demiş. Kimliklerimizi verdik. Paraların alınması için emir veren Selçuk bu işi nasıl kotarmıştır. Bana büro tutacağını. Kapıdaki polis ‘Mukadder Hanım mı’ dedi. ‘Aslında buna da gerek yok’ dedi ama. ‘Bir poşet bulalım’ dedi.. Beş dakika sonra Akın İstanbullu’nun beni aradığını öğrendim ve onu . Cahit arabada hep gergindi. Akın Bey bana ‘bir şey alır mıydınız’ diye sordu. aynı yöntemle Başbakan’ı aradım. ‘Cahit bu parayı niye Başbakanlık bize verdi’ dedim. Kapıdan çıkınca parayı Cahit’e verdim. birkaç bakanla toplantı halinde idim. ‘Bir dakika parayı getireyim’ dedi ve gitti. ANAP’ın 30-35 bin oyunu Doğru Yol’a aktarmak için çalışacağımı anlattım. 280 milyonu hemen Cahit’e verdim. Gitti. Büroya geldik Cahit Selçuk’u aradı.” Evet paralar böyle alınır Başbakanlıktan. iyi misiniz?’ dedi. Birkaç arkadaş bir şirket kurup güzel bir iş kuracağız’ dedi.Sonra çantayı gördü.00’de arayayım’ dedi. Sonra Başbakanlığa geldik. Cahit de kimliğini verdi ve benimle yukarı çıktı. unutmamak için makbuz keselim’ dedi. Üç dört dakika sonra Çiller’in bana hitaben ‘Sayın Paşam kusura bakmayın. Altına Mukadder Balkan diye imza attım ve beni ziyaretçi salonunun ortasına kadar uğurladı. Selçuk Akın adıyla Başbakanlık Konutu’nu aradım. Az sonra Cahit beni çağırdı ve 300 milyon prim ve birikmiş maaşımı verdi. evimizin yüzünü bile göremiyoruz’ dedi. Çiller bir sevinç çığlığı atarak “Gönül hazinemden ne istersiniz” dedi. Evet dedim. Daha sonra Akın Bey ‘nasılsınız.Ve Hedef Başbakanlık İlk olarak Bayındır Holding’e gittik. 2 Kasım 1995 günü ve sonrasında aralarında geçen konuşmayı Selçuk şöyle anlatıyor: “1995 Kasımı’nın ilk perşembe günü idi. Ben asıl konuya geçmeyi istedim. Aradan 15 -20 dk. sizi uzun süredir arayamadım. Ertesi gün saat 11.

Milyarlar Parsadan A. Botaş’ı arar. ortağı Ali Yiğitoğlu’nu adına kayıtlı Kemalistler Merkezinin 4676860 no’lu telefonundan arayarak operasyonu başlatır.Parsadan.43 .54 .46 . Ayrıca örtülü ödeneğe bir miktar para bekliyoruz. onbeş yirmi İlçe Başkanı para için arıyor. eski Başbakanlık’ta bekliyorum’ dedi.” Evet Selçuk Parsadan operasyonunu böyle tamamlıyor.Halk Bankası’nı arar.48 .15 .Parsadan.17 . araştırmalarında bu para trafiğinin telefon ve diğer bağlantılarını şöyle sıralıyor: Dakika Dakika Dolandırıcılık 2 Kasım 1995 Perşembe 12. Bayındır’a yarın gitmesini ve davetiye paralarını almalarını ister. 12.Parsadan. Ali Yiğitoğlu’nu bilgilendirir. Ben de Mukadder Balkan’ın geleceğini söyledim. kendisinin de yanlış numara deyip cep telefonunu kapattığını söyledi. 13. 10 Kasım 1995 günü Akın İstanbullu’ya ikinci haftaya söz verilen 3 milyarı almak için telefon ettim ve “Her gün üç dört İl Başkanı. kendisine ulaşamadım.Parsadan. 14. Bayındır Holding’i arar. Örtülü ödeneği sıfırladık. 13.Cahit Parsadan’ı arar. 13. Bana ‘Sayın Paşam üç milyar liranız hazır. 14. Konuyla ilgili soruşturma yapan ve dava açan savcılık. Hiç olmazsa cebinizden çıkmaz.Cahit Parsadan’ı arar. alacak arkadaşın adı soyadı yeterli olur. 13.Cahit Parsadan’ı arar gerekli bilgileri verir. Bana önümüzdeki salıya kadar müsade et” dedi.Parsadan. .20.58 .48 . Merkez Bankasını arar.fi’ye 18 Aralık 1995’te Erdener Güner beni aradı ve Akın İstanbullu’nun arayarak Necdet Öztorun ile görüşmek istediğini. İleriki haftalarda aradım.26 . Mukadder Balkan ile Cahit’i gönderip parayı aldırdım.37 . Bayındır Holding ve Başbakanlık’la ilgili planın son detaylarını konuşur. 13. İleride parayı DYP’den alıp yerine koymamız gerekecek.aradım. Cahit Parsadan’ı arar.Selçuk.Parsadan. 13. Ben de İstanbullu’yu aradım sert bir tavırla ne söyleyeceksen söyle diye çıkıştım. kardeşini arayarak Bayındır Holding’i arayacağını ve Kemalistler Merkezi adına davetiye satma işini halledeceğini söyler. 13. 13. 4471114 no’lu telefonundan kardeşi Cahit Parsadan’ı arar.Parsadan.16 . İstanbullu bana “Paşam size iki buçuk milyar lira daha ayarlayabildik. Başbakanım sizden defalarca özür dilememi istedi” dedi.

kardeşini arar. Başbakanlık Özel Kalemini arar.40 . 17. İfadesine göre Parsadan. 15. İfadesine göre İstanbullu ile yaklaşık 7 dakika konuşur.06 .34 . Ve üç milyarın göndereceği Mukadder Balkan’a verilmesini ister. 17. merkezin telefonunu verdiğini söyler.49 .Kardeşini yeniden arar . ondan Çiller’in Özel Kalem Müdürü Akın İstanbullu’nun merkezden kendisini aradığını öğrenir. Parsadan’ın ifadesine göre Çiller’le 4 dakika görüşür. Ve Çiller.Parsadan.36 .Parsadan.13 .39 .Ali Yiğitoğlu’nu arar.59 . 13.18 . Ali Yiğitoğlu’nu arar. 3 milyarı Akın İstanbullu’dan alabileceğini söyler .Parsadan.00 . Çiller ile yaklaşık 7 dakika konuşur. 18.15. kardeşini arar. 12. Ali Yiğitoğlu’nu arar. Kemalistler Merkezi senaryosu kahramanı Ali Yiğitoğlu’nu arayıp Başbakanlık ile yaptığı görüşmeleri aktarır.Parsadan. 12.TRT Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı arar. Başbakanlıktan Kemalistler Merkezi’ne edilen telefon hakkında bilgi alır. Emekli Albay Selçuk Akın’ın adını vererek Başbakanlık Konutu’nu arar.Parsadan.Kardeşini arar. görüşme hakkında bilgi verir.19 . Başbakanlığı arar.Botaş’ı arar. Başbakanlığı arar.28 . 12. 12. yeniden Başbakanlığı arar. 16.Parsadan.Yeniden kardeşini arar.Parsadan.Parsadan. 18. bu kez Başbakanlığı cevaben arar. beni Öztorun Paşa gönderdi deyip böylece 3 milyarı alın.18 . Ertesi gün için 3 milyarlık randevunun saati belirlenir.Ali Yiğitoğlu.Parsadan. 16. 15.37 . Selçuk Parsadan’ı arar ve Başbakanlığın Kemalistler Merkezini aradığını aktarır. 12.Ali Yiğitoğlu’nu arar.Telefonu kapatır.Parsadan.27 .41 . 15. 3 Kasım 1995 Cuma 11.Parsadan. 12. Sekreterlikten Cafer isimli birisi ile görüşür ve Necdet Öztorun’un Çiller ile görüşmek istediğini söyler. .00 . talimatını verir. müjdeyi verir.34 . 12.. hemen kardeşini arar ve telefona çıkan Mukadder Balkan’a Başbakanlığa gidin. 16. 15.. kardeşini arar. kardeşini arar detayları konuşur.Telefonu kapatır.57 .36 . Ve Başbakanlığa. 17.Parsadan.23 .39 .

1 milyarı da Akbank Nenehatun fiubesi’nde işlem görür.30 .Yukarı çıktım doğrudan. Orada bekledim.27 . 14. Aynı taksi ile Başbakanlığa giderler. Sonra beni Bakanlar Kurulu toplantı salonuna götürdü. Selçuk da ‘2. Bunu bana Selçuk söyledi’ dedi.5 milyar lira” dedi. 14.53 .Yine elimde boş çanta vardı. dedi. Bir milyar lira da Akbank Nenehatun fiubesi vasıtasıyla yollanır. Erdinç Çağlar’dan davetiye bedelleri alınır. Paranın 250 milyon lirası Balkan’a kalır. beni aşağıda bekliyordu.Mukadder Balkan ve Cahit Parsadan bir taksiye binerek Bayındır Holdinge gider. Ben aldığım bu parayla otel borcumu.Parsadan. bana ‘2.5 milyar lira aldım” diye yazdım.56 . 1. Aynı gün paranın 1 milyar 250 milyon lirası Akbank Parmakkapı fiubesinde.5 milyar lira Alibeyköy Emlakbank şubesi ile Parsadan’a gönderilir. ismimi yazıp imzamı attım. Parsadan ve Balkan’ın ifadelerine göre üç milyar alınır. buyrun 2. 200 milyondan biraz fazla para bana verdi. Sekreter Hanım çıktı. Cahit’i ve beni İstanbul’a çağırdı. Cahit. Sonra sekreter geldi “Kusura bakmayın Akın Beyin misafirleri ile işi uzadı.19 . Oradan da bankaya gittik. Paranın son bölümü iki buçuk milyar lirayı alırlar. Akın Bey’in yanına gittim.Ali Yiğitoğlu’nu arar. diğer borçlarımı ödedim. O ara Selçuk.Yine taksi ile Başbakanlığa gittik. kardeşini arar. bir saniye bakayım’ dedi. Cahit. 18 Aralık 1995 14. kardeşini arar işin tamamlandığını söyler. bir bardak su içtim.01 . Bu sefer Cahit yukarı gelmedi aşağıda bekledi.Ve bir tekstir kağıdına “Akın İstanbullu Bey’den 2. onu da bir alsak iyi olacak. Ben neden diye. . Sonra da parayı alıp çıktım.Kardeşini arar. müjdeyi ona da verir.00 . Akbank Nenehatun şubesine gittik.13. Selçuk’ta Başbakanlık’taki işi hallettim öğleden sonra gidin alın’ dedi.’ Akın Beyin misafirleri var. 14. 13.Parsadan. Biraz da yeğenime ve oğluma alışveriş yaptım.5 milyar var ya. 15.5 milyarım var. sordum. (Mahkeme Banka dekontlar ile aynı gün belirtilen miktarda paranın gönderildiğini saptadı) 200 milyon da Yiğitoğlu ve işçilere dağıtılır. 13. Cahit Parsadan ile birlikte Başbakanlığa gider.42 . Ona bu olayı anlatıp para almayı ve ününü artırmayı düşünüyordu) Bir gün öğle saatlerinde telefon geldi.Mukadder Balkan. (Mahkeme banka dekontları ile saptadı)” Tahsilatçı: Paraları Nasıl Aldım? Mukadder Balkan ise ikinci para ödemesiyle ilgili yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “1995 Aralık ayı içerisinde yine bir Başbakanlık lafı dönmeye başladı.’Bunlar ileriki maaşların’ dedi. Selçuk benimle konuştu. Paranın üçyüz milyonu Balkan’a verilir.Bayındır Holdingi arar davetiye parasını bugün aldıracağını söyler. Ben hangi işi diye sordum. (İnter Star televizyonu yöneticisi Ardan Zentürk için. Cahit sana söylemedi mi?’ dedi.Kardeşini arar bilgi verir. ‘ne olur Mukadder Cahit’i bul.

bu açıklamalarını Arena ekranından da yapınca ortalık karışır. Cahit. Basında çıkan haberler hayali ve gerçek dışıdır. Mukadder. Selçuk’un Ankara’daki bürosunu Cahit tutmuş. konuyu Başbakan’a ilettiklerini. gelmesin. daha sonra ilk açıklamalarını kendisi yalanlayarak savcılıkta şunları diyecektir: “Necdet Öztorun olarak sekreterlikçe bağlanan kişi Atatürk’le ilgili bir derneklerinin olduğunu. Bunun üzerine telefonda beni arayan kişi isteklerini belirtip netleştirdikten sonra yeniden. ağız değiştirip “biz para vermedik” demeye başlar. İstanbullu Ne Diyor? Daha önce kendisiyle konuşan gazetecilere “parayı bina almaları için verdik” diyen Akın İstanbullu. bu konuya açıklık getirildiğinde konuyu değerlendirmeye alacağımızı belirttim. Bu görüşme dışında herhangi bir sebeple aranmadım. bankada kendi hesabına 900 milyon yatırdı. Arsa 14 dönümdü ve hisseliydi. 400 milyondan geri kalanını bir arkadaşının çekini vererek kapattı. Sen Cahit’ten kop Mukadder. Selçuk’u hiç aramaz oldun diye sordum.Cahit. Elmadağ’da MESA’nın yaptığı sitenin kayak merkezinin. Ben de yardım taleplerinin ne olduğunu.” Oysa bunun tam tersini söylediğine dair tam 3 gazeteci şahitlik etmektedir. O arada büro İzci sokaka taşındı. Çiller ailesinin bürokratıdır.. yanında bir arsa. geceyi yapanın Selçuk olduğunu söyledi. Polis Cahit’le büro sahibini yüzleştirmeye getirdi. Ama Çiller’in talimatıyla kimseyle bu konuda görüşmez. Çankaya Belediyesi’nde bir araştırma yaptım ve arsanın imarsız olduğunu öğrendim. Bu tahsilattan sonra Cahit satın almak için bir ev aradı. arayacağını belirtip telefonu kapattı. Daha önceleri Selçuk büyük şirketleri ajansa abone yapmıştı. Babama da söyledim ölürsem ölüme. o başına bela getirir’dedi. Kardeş Kavgası İlerleyen günlerde Selçuk’la Cahit’in arası bilinmeyen bir nedenle bozuldu. tıpkı 1950-1960 arasında olduğu gibi gene kendi bürokratik . isteklerini Özel Kaleme iletmelerinin uygun olacağı şeklinde cevap aldıklarını bu sebeple beni aradıklarını belirtip yardımcı olup olamayacağımı sordu. Cahit. Bilmiyorum dedim. Bir daha yapmayacağım. derneğin faaliyetlerini geliştirmek ve yaygınlaştırmak amacını taşıyacağını. Necdet Öztorun vasıtasıyla herhangi bir kişiye kesinlikle para vermedim. Selçuk bana ‘sizin deseniniz çok zayıf. 400 milyon peşin para vererek 1 milyara yakın bir ücretle arsayı satın aldı. yani telefonda iyi konuşamıyorsunuz’ dedi. Sonra bir arsa düşeşe getirdi. Bana “Yemin ettirdi. ‘Ne iş yapıyorsun?’ diye sordum. O sıra bir gün ben Selçuk’u cep telefonundan aradım. Selçuk ‘ben Aloculuktan vazgeçtim. gerçekleri söylemez. Gerisini Selçuk’a çıkardı. Evsahibi Cahit’i tanımadı. Oysa yakın çevresine artık siyasetin kirli ortamından sıkıldığını anlatmaktadır. Hatta ben Cahit’e. Kendime bir başka iş yapacağım. Görüşmek için kendisini aradığımızda DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’in evinde çıkar. Selçuk’un yapmadığı gece ile ilgili olarak Çankaya Emniyet Müdürlüğü’nde ifade verdi. Örtülü ödenek. O da ‘Boşver abla onunla iş yapılmaz’ dedi..” Mukadder Balkan. ölürse ölüsüne gitmeyeceğim. Çünkü o artık devletin değil. sen Cahit’in bana attığı kazığı biliyor musun’ dedi. Akın İstanbullu daha sonra basından fellik fellik kaçar. İstanbullu.

kadrolarını yaratmıştır. annesinin ölümünden sonra iyice içine kapanmıştır ve büroya zaman zaman uğramaktadır. Ve eline geçen her fırsatta. traş bıçağını tanıtmayı planladığı öyküsünü anlatmaya başladı. Ertesi gün Selçuk yine arar ve Kemalist Yayınlar için birkaç yere not bıraktığını söyler. bu yüzden sizin büronun telefonunu bırakacağım” der. Cahit. Bir gün yine telefonla Cahit’i sorar. Selçuk cenazeye de gelir. Kemalist Yayınların faturasını alır ve çantasına koyar. tam bir bomba etkisi yapmıştır. gazete manşetlerinde dolaşmaktadır. İki aylık sakallı olduğunuzu duyuruyorlar. ülkenin Başbakan’ının kendi ‘namusuna’ bırakılan örtülü ödeneği. Cahit yine büroya gelmeye başlar. Selçuk ise İstanbul’da kayıptır. Birileri de Selçuk Parsadan’a susması ve bugüne kadar anlattığı herşeyi inkar etmesi için inanılmaz tekliflerde bulunmaktadır. Artık öyle bir hal almıştır ki Türkiye’de Selçuk Parsadan’ın adını duymayan . yaptığı dolandırıcılıkların öyküsünü anlatmaktadır. hemen bir yere gidip cebinizden jileti . kitapları satmak için kendisini yazar ve eski politikacı Ahmet Taner Kışlalı diye tanıtmıştır. Ben kaçak olarak büyük ilgi uyandırdığım için halk beni izliyor. Bu sırada Toplu Konut İdaresi Başkanı ve eski politikacı Yiğit Gülöksüz’ün de adını kullanarak piyasadan kitap satarak para toplamaktadır. Ankara’yı arar. Cenazede aile arasındaki buzlar çözülür. O. Gazeteciler ve Politikacılar (Özellikle DYP’li politikacılar) dolandırıcı Selçuk Parsadan’a ait 0. Bir iki hafta bu reklamın ilk yarısı sürecek siz sürekli kaçıyorsunuz. her gün televizyon ekranlarında. Ve devletin savcıları dahi bu devlet memurlarına doğruyu söyletememektedir. Aramasının nedeni Cahit’in bir hırsızlık olayında öldürülen annesiyle ilgili başsağlığı dileğidir. “Kitapları satacağım. Öylesine teklifler almaktaydı ki bu duruma kendisi bile şaşırıyordu: “Telefon çaldı. Hele Uğur Dündar ile televizyonda canlı yayında olayı anlatan Selçuk Parsadan’ın söyledikleri. Sonra arabada giderken yanınızdan geçen bir polis arabasının telsizinden sizin eşkalinizi belirtiyorlar. 0 532 311 78 04 ve 0 532 311 06 54 numaralı cep telefonunu bilmeyen kalmamıştır. Not bırakmak.532 311 78 04 no’lu telefonu sıkça çaldırmaktadır. ben işi ayarladım siz gidin parayı alın demektir. Bu işlerinden birinde holding yetkililerinin ihbarı üzerine Cahit Parsadan. Basın onun peşindedir. Türkiye’nin gündemini belirler olmuştur. Türk insanını şok eden olay. Beni tanıyan biri karşımda. Paraları kumarda yitirmiştir. Süheyl ve Mukadder Balkan yakalanırlar. Sebebi de çok sıkışık durumda oluşudur. Selçuk. Siz bunu duyar duymaz. Kimi Selçuk Parsadan’ın son durumu hakkında bilgi almak. Paraya ihtiyacım olduğunu belirterek. Büroya kitaplar gelir. elindeki öyküyü basına satarak para kazanmaya çalışmaktadır. O gün yine yoktur. dolandırıcılara. Parsadan’ın Cep Telefonu Daha sonra giderek dağılan ve yayılan öykü. Türkiye seçim ortamına girmektedir. Selçuk. büyük bir zevkle. Cahit’in kendisini aramasını ister. Ünlüler Parsadan’ın Emrinde Örtülü ödenek parasını bitiren Selçuk Parsadan. siyasi hırsları nedeniyle kaptırmış olduğunun açığa çıkmasıdır. kimi Selçuk Parsadan’ın yapacağı yeni açıklamaları öğrenmek istemektedir. Selçuk Parsadan diye biri çıkmış ve Tansu Çiller sayesinde en büyük dolandırıcı Sülün Osman’ın dahi prestijini ayaklar altına almıştır. Adam enfes bir senaryo hazırlamış.

çıkarıyor ve sakalınızı kesiyorsunuz. Tansu Çiller ilk günlerdeki hırçınlığını yitirmiş ve kendi iç dünyasına çekilmişti. O ise cep telefonuyla görüştüğü gazetecilere dalga seslerini dinleterek. Peki. lütfen çok entresan gelecek halkımıza. Olayın kamuoyunca duyulmasından iki ay kadar önce Ülkücülerin’in elinden sonra polisten kaçmaya başlayan Parsadan.” Selçuk Parsadan. milliyetsizdir” gibi sert bir üslub ile cevap verdi. ismi ile dolandırıcılık yapılan Necdet Öztorun. Örtülü Ödenek fierefli mi fierefsiz mi? Başbakan Tansu Çiller’in örtülü ödeneği har vurup harman savurduğu yolundaki iddiaların ortaya atılmasına ilk tepki tabii ki iddiaların muhatabından geldi. Daha sonra bu konuda benim talimatıma getirilen hiçbir husus olmamıştır” şeklinde konuşur. ilerleyen günlerde 360 derecelik dönüş yaparak ‘Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Necdet Öztorun olarak bağlanan bir kişiyle konuştum.” Oysa o. Kendisine hiçbir fayda sağlamaz bu saatten sonra. Parti Meclis’i toplantısı’nda çok sinirli ve kendinden emin bir şekilde konuşan Tansu Çiller. Oysa. Ülkü Ocakları’nda o yakışıklı çakallar bana birşey yaparlarsa. Bana Atatürk’le ilgili olarak yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi ve yardım istedi. seçimi kazanacaklar diye benim canımı aldırmasın. Özel Kalem Müdürü Akın İstanbullu ise birbiriyle çelişen ifadeler vermekteydi. Ama daha çok. Çünkü bu saatten sonra. Bu kişilerin dolandırıcı olduklarına ilişkin iddialar var. İlk günlerde. Benim bu konuda o dönem bir bilgim olmadı” şeklinde konuşurken. bu tekliflerin kendisini yakalamak için kurulmuş birer tuzak olduğunu düşünmektedir onun asıl derdi basındır. tüm aramalara rağmen bulunamıyordu. ancak para ödemedim’ demeye başlar. Kendisini Arsen Lüpen ile özdeşleştiren Parsadan cephesinde durumlar böyle iken. Türk polisi seferber olmuş dolandırıcı’nın peşine takılmıştı. Tansu Çiller ise aradan bir iki gün geçtikten sonra: “Kara Kuvvetleri eski Komutanı Sayın Necdet Öztorun’un aradığının bana iletilmesi üzerine kendisiyle telefonda konuştum. olup bitenler karşısında ne hissetmektedir? Gerçek Öztorun Ne Diyor? Necdet Öztorun yaptığı açıklamalar ile Tansu Çiller’i yalanlamıştır. . Bunlar şerefsizdir. deniz kıyısında olduğunu ve tatil yaptığını anlatıyordu. Kendisine ilgileneceğimi söyledim. saklandığı yerden Selçuk Parsadan da dinliyor ve gülüyordu. kurdukları Atatürkçülükle ilgili bir bina işlemi için verildi. Müthiş satacağız dedi. Onlar MHP ile seçime girecekler.Çünkü onu bir tek Türk Polis’i aramıyordu: “Safbayan Tansu Çiller (dolandırırken aralarında oluşan diyaloğa dayanarak söylüyor). ‘Necdet Öztorun ismiyle Sayın Başbakan’la konuşmuşlar. bu açıklamaları yaparken devletin tam göbeğinden destek alan ülkücü mafyanın kendisine ulaşmasından çok korkmaktadır. hayatından kaygılanıyordu. Ancak bu para iddia edildiği gibi kahvehane toplantıları yaparak DYP için çalışsınlar diye değil. iddiayı ortaya atanlara “ Bizim başımız diktir. Ülkü Ocakları’nı peşimden çeksin. bundan en büyük zararı Başbayan pardon Safbayan görecek. kendisini. ben ölürsem bunun müsebbibinin Tansu Çiller olacağını herkes biliyor.

Çiller daha önceleri yanından hiç ayırmadığı İstanbullu’yu. Onlardan da bulunamamış. Bankamatik Memur İstanbullu Türkiye allak bullak olmuş. . Paranın 250 milyar liralık bölümünün yasadışı kullanıldığını ispatlayabilirim” Devlet Sırrı ve Dolandırıcılığın Altın Kuralı Bu açıklamanın öncesinde gergin olan ipler artık tamamen kopmaya yüz tutmuştur. Ama devletin savcısı örtülü ödeneğin dolandırıldığına inanmış ve dava açmıştır. Yeni Başbakan Genel Kurmay’a. Hiçbir olayla ilgim olmadığını bildirdim. Dış Ticaret Müsteşarlı’ğındaki Genel Müdürlük makamına oturmadan devletten maaş alırken. MİT’e ve Dışişlerine sormuş ama bu paranın izini bulamamıştır. Benden bu suçu işlemem beklenmemelidir” gibi tuhaf bir savunma ile reddetmiştir. İstanbullu. ilk günkü açıklamaları nedeniyle Çiller’den epey fırça yemiştir. Olayın duyulduğu ilk günlerdeki ‘Acaba. Diğer kurumlar beni aradı ama Başbakanlık’tan beni arayan olmadı” görüşünü dile getirdi. Bu paranın 250 milyar lirası 100’lük olarak dolara çevrilmiş ve bir gecede çekilmiş. Çünkü Çiller’in sağ kolu olan İstanbullu. ne isterse onu söylüyor. Tansu Çiller ise topluma yapması gereken açıklamayı “Devlet sırrını açıklamanın cezası 5 yıl hapistir. Dolandırıcının kurbanları.Daha önce de kurduğu Atatürkçü dernek adına bazı kişilerin dolandırıcılık yaptığını vurgulayan Öztorun Paşa. “Bunun üzerine savcılığa suç duyurusunda bulundum. Günler geçtikçe örtülü ödenek ile ilgili yeni iddialar ortaya atılır. aynı İstanbullu.Bunun üzerine Merkez Bankası gece yarısı açtırılarak bankaya para aktarılmış. Selçuk Parsadan ise hiç boş durmamaktadır. Bazı kişilerin adını kullanarak. Kendisine bu olanakları sağlayan Çiller. Bankada yeterli miktarda para olmadığı için şubelere bakılmış. Afyon lokumu gibi. para sızdırma çalışmaları ile ilgili olarak Toprak Holding ve Ziraat Bankası gibi kuruluşların kendisini aradığını söyleyen emekli Orgeneral Öztorun. Yani temizlik isteği bile kirletilmiştir. Daha sonra talimatla Başbakanlık Konutu’na götürülmüş. Burada yarım saat kadar kalmış. Nitekim ilerleyen günlerde ANAYOL Koalisyonu bozulmuştur. Çiller sayesinde devletten çifte maaş alan yani bankamatik memurluk yapan bir bürokrattır. Bu ikilem karşısında. Bu para önce Başbakanlığa getirilmiş. Tansu Çiller. Başbakanlığın dolandırılmasını ise bir türlü anlayamadığını belirterek “Çiller ile hiçbir zaman görüşmedim” demiştir. olan Akın İstanbullu’ya olmuştur. Dönemin Başbakan’ı Mesut Yılmaz şu açıklamayı yapar: “Vakıflar Bankası’na iki araba gitmiş. Çiller’in Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü gibi zirvedeki bir başka görevi de yürütüyor. Kısacası çifte maaşlı ve çifte görevli İstanbullu. bir komplo mu?’ sorusu vatandaşın aklından uçup gitmiştir. artık yurtiçi gezilerine bile götürmemeye başlamıştır ve böylece onu basından kaçırmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclis’inde komisyon kurulması için verilen önerge ise Refah Partisi’nin hükümet olabilme isteği yüzünden reddedilmiştir. İstanbullu. Bunlardan birisi Çiller’in Başbakanlık koltuğunu bırakmadan 21 gün önce çektiği 500 milyar ile ilgilidir. Selçuk Parsadan ve örtülü ödenek üçgeni içerisinde gidip gelmektedir. bir olayı doğruluyor ve para verdiklerini kabul ediyorlar. bir inkar ve çarpıtma politikasını seçerek para vermedik diyorlar.

İlk önce Akçay’a giderler. Akçay’da gezinirler ve Edremit Altınoluk’a geçerler. Altınoluk’ta bulunduğunun anlaşılması üzerine Altınoluk’taki 4000 ev teker teker aranır. Bir gün sonra Zühre Parsadan gazete almaya geldiğinde takip başlar ve Parsadan’a ulaşılır. Bu araştırmalar sırasında bir bayiinin anlattığı sarışın ve kendisini gazeteci olarak tanıtan bayan. tutuklanmasını sağlamıştır. Selçuk Parsadan ve aslında boşanmak üzere olduğu eşi Zühre Parsadan’ın kaçışları da çok ilginç. Devlet olayın üstüne gidememektedir. fians kaynağı ise kiraladığı dairenin DYP Altınoluk İlçe Teşkilatı’nın tam yanında olmasıdır. möbleli oluşu ve televizyona sahip olması tercih nedenidir. bu işten benim payıma düşen parayı vermedi. Parsadan Altınoluk’ta bulunduğu süre içerisinde birkaç defa dışarı çıkar. Böylece kendisi hakkında yazılanları öğrenen Parsadan. Ayrıca silahlı adamları bana göndererek 115 milyon TL. Selçuk Parsadan ve eşi 10 Mayıs 1996 akşamı Altınoluk’a gelir. Büyük Oteller’in kumarhanelerine gider. Eşi ile birlikte tatil yapmak için Altınoluk’a geldiklerini ve kiralık bir pansiyon aradıklarını söyler. Tansu Çiller’den 200 milyon aldı. Başbakan Tansu Çiller. Altınoluk’taki 4000 ev’i teker teker arayan polisin aklına DYP İlçe Teşkilatı’nın yanındaki daireye bakmak gelmez. şanslı oluşundan kaynaklanıyor. Çünkü ilk ihbarı gerçekleştiren Nafiye Yöney’dir. belki de meslek ilkesi dolandırıcının dolandırıcıyı ihbar edemeyeceğidir. Aslında o intikam almaktadır. Örtülü ödeneğin kamuoyu tarafından duyulmaya başlandığı zaman Selçuk ve eşi Ege kıyılarında gizlenecek bir yer aramaktadırlar. Bunun üzerine Altınoluk’taki gazete bayiileri’nden araştırmalara devam edilir. (Banka kayıtlarıyla belgeli) Biz dolandırıcılar olarak birbirimizi ihbar etmeyiz. Bu pansiyonun bulunmasında Altınoluk esnaflarından Mustafa Kasapoğlu yardımcı olur. polisi Parsadanlar’a yaklaştırır. Gazete bayii önünde pusu kurulur ve beklenmeye başlanır. Daireden pansiyona çevrilen evin. parayı Ayhan Aydınay isimli kişinin İş Bankası Karagümrük fiubesi’ndeki hesabına gönderdi. Eski ortağı Nafiye Yöney’i ihbar ederek. Ardından operasyon başlar ve Parsadan kıskıvrak yakalanır. Polis Parsadan’ın cep telefonu ile konuşmasından yararlanarak aktarıcının bulunduğu bölgeden onun yerini saptar. Bu kaçış 21 Mayıs 1996 tarihine kadar sürer. Parsadan’ın günlük gazetelere ihtiyaç duyacağını düşünür. Ama Parsadan bu kuralı çiğnemiştir. sokaktaki bir pansiyona yerleşirler. cep telefonu ile canlı yayınlara katılır. Parsadan’ın bulunamamasının sebebi iyi gizlenmiş olmasından çok. Fakat onun izine rastlanamaz. Parsadan’ın bulunamamasına rağmen aramalara devam eden polis. Günlüğü 2 milyondan olmak üzere 10 günlüğüne kiralanan evin bir haftalık ücreti peşin verilir. havuzlarında yüzer.. Dolandırıcılık mesleğinin altın kuralı. Parsadanlar DYP İlçe Binasının Yanında Saklandılar Kısa bir süre sonra İskele Mahallesi 1. sinema sanatçısı Perihan Savaş’ı arayarak şunları söyler: “Ben dolandırıcıyım ve Nafiye Yöney isimli bayanla birlikte 4-5 yıldan beri bu işi yapıyoruz. paramı gaspettirdi. Bir bankadan para çekerler. Ardından intikam duygusuyla yanıp kavrulan Parsadan. ancak Nafiye Yöney.Tansu Çiller kendisi dışında herkesi suçlu bulmaktadır. senin eşin Yılmaz Zafer hasta iken ve vefat ettikten sonra senin adına birçok kişiden para topladı.. Zühre Parsadan kendisini çevreye gazeteci olarak tanıtır. Eşi Zühre ise her gün bütün gazeteleri muntazam bir şekilde alır. Operasyonu gerçekleştiren . Nafiye Yöney. Cumhurbaşkan’ı Süleyman Demirel’den 50 milyon.” Bu ihbarın ardından Perihan Savaş harekete geçer ve Nafiye Yöney başta olmak üzere tüm ekibi tutuklattırır. Onu ülkücü babalara teslim etmiştir.

Kimse onları sokakta görmedi. aslında olayların ortaya çıkacağı da yoktur. aslında olaylardan şaşkın ve yorgundur. Ama evdeki hesabı çarşıya uymaz. Ama Parsadan’a her zaman olduğu gibi para lazımdır. Paraları eliyle Mukadder Balkan’a teslim eden Akın İstanbullu olayları inkar yoluna gitmektedir. Ama sonra ortadan kaybolurlar. Avukatlar kaçak gezdiği günlerde kendisine ulaşıp. Kadın çok güzeldi. Ama o Nafiye Yöney’in ceza alması için üste para bile vermeye hazırdır. Selçuk Parsadan için cezaevi adliye arası mekik turları başlamıştır. Bu basın temaslarının ardından Nafiye Yöney’in avukatlarının olayla ilgili savcılık atakları başlar. Bizim belde teşkilatımızın bulunduğu dairenin tam karşısında olduğu için gördüğüm kadarıyla. Para kazanmanın bir yolunun da elindeki bilgileri basına satmaktan geçtiğini sabit fikir haline getirmese. Evde Parsadan’la birlikte bir el bombası ve iki tabanca ele geçirildiği söyleniyor.30’da gazeteleri ve yiyeceklerini alıp eve kapanıyorlardı. Hatta bir gün saklandığı evin yan tarafında toplanan DYP’li kadınların televizyonda kendisini izleyip küfürler ettiğini duyar. çift maaşlı İstanbullu. Bu medya yetkililerinin daha sonraki açıklamaları ‘elinde belge yoktu’ şeklinde olur. Çünkü parayı Parsadan’a kaptıran Tansu Çiller suskun kalmakta ve onu ihbar etmemektedir. öyküsünü basına pazarlamayı ama bunun karşılığında Nafiye Yöney’le ilgili suçları ortadan kaldıracak bir anlaşmayı önerirler.ekibin İstanbul Polisi olması nedeniyle Parsadan ilk olarak İstanbul’a götürülür. Sabahları saat 07. Arada sırada Golden Sea Oteli’nde denize ya da havuza giriyorlardı. Eee ne de olsa Başbakan dolandırılmıştır. Bunun için seçimden önce konuştuğu televizyon yetkilileri kendisine olur der. Parsadan sıkışmıştır. Aslında onu arayan ve ortaklık teklif eden Nafiye Yöney ve arkadaşlarının avukatlarını dinlese yine de sorun yoktur. Fakat bu noktada ilginç olan DYP İlçe Teşkilatı yanındaki dairede ikamet eden Parsadan’ın her akşam televizyonlarda canlı yayınlara katılmasıdır. O kahkahalarla gülmektedir. Selçuk Parsadan ile basın arasındaki ilişki gerçekten çok ilginçtir. . artık ünlü dolandırıcı yakalanmıştır. Gelin Altınoluk DYP İlçe Başkanı İsmail Doğan’ın anlattıklarına kulak verelim: Güzel Kadın’ın Marifetleri “Evden hiç çıkmıyorlardı. Selçuk için en güzeli kendisini arayan polisten bir süre kaçarak olayı tırmandırmak sonra da en çok parayı verecek basın organına her şeyi anlatmaktır. Dış Ticaret Müsteşarlığı Genel Müdürlük kadrosunda işinin başına bir gün dahi gitmeden ve yerine vekaletle başkasını gönderterek çalışıyor gösteren. kapı zorlanmış durumda. Bunun için de onları kabul etmez. O da para kazanmanın yolunu. fiu anda jandarmalar daireyi sarmış durumda ve kimseyi yaklaştırmıyorlar. öyküsünü basına anlatmakta arar. Üstelik sadece bir suçtan ve bir mahkeme tarafından yargılanmamaktadır. İstemeye istemeye sürüklendiği Çiller kaosunda hapsolmuş gitmiştir. Oysa devletin parasının dolandırıldığını başından beri bilmektedir. Bununla ilgili ilk temaslarda kendisinin istediği para miktarı 1 milyon dolardır. Aslında Parsadan kazandığı paraları kumarda kaybetmese basına yönelmeyecektir. Dün 34 plakalı sivil Mercedesle iki kişi gelmiş ve Parsadan’la hanım arkadaşını kelepçeleyip götürmüşler. Bu sırada basın ile konuşmalarını sürdürmektedir.” Evet.

işim memleketi soyanlarladır.” “Ben geziyorum.Artık ok yaydan çıkmıştır. Cep telefonuyla ona ulaşanlar arasında olayın boyutunu değiştirmek isteyenler de çıkar. Hayatta hiç can yakmadım. kimsenin ahını almadım. O da benim suçsuz olduğumu söyle diye yalvarmaktadır. O da kardeşi Cahit’tir. ne yapayım yazın güzelleşeyim istiyorum. O da korkmaya başlamıştır aslında. Gezmeyi çok seviyorum. Ayrıca yüzkızartıcı suç işleyenler devletin büyükleridir. Büyük paralar aldım. sahtekara pek fazla dokunmam. Çünkü ben sahtekarım. kameraları oraya yığar. suç ortağım yoktur. Niye gizli yapıyorsun ki? Ama ben oryantal değilim. Memleketi abisi.” “Bakın artık Türkiye’de meşhur olmak kolay. Mustafa fiahin adıyla arayarak hayali Kanser Araştırma . Sonuçta polis ele geçirene kadar o fasılalarla konuşmalarını sürdürür. Onlar beni kamuoyu’na çirkin göstermek için . kumar oynuyorum bol bol. Bu onlardan daha zeki olduğumun bir emaresidir. Utanmaz. Saklandığı sıralarda telefonla konuştuğu Mukadder Balkan’a. sonra da başka anlatacaklarım var diye para isteyerek geçen günleri arasında. Söyledikleri ilginçtir. Ortağım geçici bir zaman için Nafiye Yöney oldu. Allaha şükür onlar benim her gün dağıttığım bahşiş paraları. Cahit bunun peşindedir. kendisini Türkan Akyol adıyla aramış ama o aldanmamış.” “Sözümona Nafiye Yöney. şerefsiz onlar. Halbuki ben kendisini Prof. kendisini Refah Partili olduğunu sandığı bazı adamların aradığını anlatır. bütün isimleri kullandım. Cahit bu işten kurtulup kurduğu film şirketi için Kültür Bakanlığı’ndan çıkarmayı başardığı 50 milyarlık teşvik kredisini almayı istemektedir. yani sisteminin oluşturduğu kumarhanelerde yedim. Bir gariban vatandaş olarak hakkımı aldım. Zeka fışkırıyor maşallah. Olaylar kontrolünden çıkmıştır. ama İbrahim Tatlıses’ten daha büyük bir iş yaptım. Kafasında çizdiği imajı söyledikleri ile üslubuyla pekişmektedir. 5-10-30 milyona adam göndermedim. onun ismini kullanan şerefsizdir.” “Beni arayanlar arasında daha önce 10 kez dolandırdığım Sanayi Bakanı Yalım Erez ile Haset de var.Dr. Hayatta hiç şerefsizlik yapmadım. elindeki malzemeyi de para hayalleri geri gelmemek üzere basına kaptırmıştır. Hemen her gece televizyonda bir şeyler söyleyerek. Ben de küçük bir günah çıkartıyorum onlardan. söylediklerim gerçek. amcası. Hiçbir zaman ortağım. Çiller Hanımefendi ile Özel Kalem Müdürü iki gün kafa kafaya vererek olaya bir kılıf arıyorlar ve sonunda Atatürkçü bir derneği desteklemek için para verdiklerini açıklıyorlar. Yiğit Gülöksüz çok şerefli bir insandır. Yahu Atatürkçü bir derneğe para versen bütün basını. Gelin bunları şöyle bir hatırlayalım: Parsadan’dan İnciler “5-10 milyon gibi ufak paralardan bahsediliyor. hepsi örümcek. Hepsi zavallı aslında. Ben sahtekarlarla iş yapmam. Yaptığım şeyin yüzkızartıcı olduğuna kesinlike inanmıyorum. Hayatta ufak iş yapmadım. Son paralarımı da kumara veriyorum. hem de konuşmaya kalkınca. niye geri alayım. Onun haricinde hiç kimseyle ortaklık yapmadım. Benim dayım amcam yok ki böyle Yahya Demirel gibi trilyonları vurayım. O da öyle yapar ama eldeki deliller onu doğrulamamaktadır. Bu paraların hepsini rahmetli Özal’ın. dayısı vasıtasıyla dolandıranları tokatlıyorum. Hem pazarlık yapıp. Bakanlık Parsadan fiirketi’ne Türkiye’yi tanıttırıcı flim yapması için bu parayı vermektedir. Bu konuşmaların da aldığı olumlu tepkiler onu daha da coşturmaktadır.” “Türkiye’de bütün önde gelen işadamları eşeğin önünde gidenlerdir. onu bir başka kişi daha ısrarla aramaktadır. Onlar ancak çevre ile siyasetçileri kullanarak bu ortama gelmiş insanlar.” “Yiğit Gülöksüz hariç. reklamını yaparsın be.

Telefona sarıldım lap diye bakan karşımda. Türkiye’yi bu kadına emanet etmesinler. Kafamı kullansam 50 milyarını götürürdüm. Bildiğim bir tek şey var. Bakan Bey sürekli beni aratıyor.16 BMW çektim altıma. Tansu Çiller kadın olarak çok hoşuma gidiyor. Beni yendiği için onu tebrik ediyorum. Yalım Erez hariç.5 milyar dolandırdım. Kendi doktorumu bıraktım demez mi. beni dinledi. Bu bana büyük bir moral veriyor. Basketçi Selçuk adına altı kere jübile yaptım. altısını da bu adama sattım. 5.” “Benim tek hatam az istemek. Aradan 10. Bir gün bakanın telefonunu çevirdim.Vakfı için 150 milyon lira aldım.12 gün geçti. Maliye Bakanlığı’ndan bulduğum makbuz karşılığında teslim ettiler. İlk günden beri ilaçlarınız iyi geldi. Necmettin Cevheri ve Esat Kıratlıoğlu amcalara söyleyin akıllı olsunlar. hırsız Tansu’dan önce hapise giriyor.” “Dolandırıcı Selçuk. Özel Kalem hemen Bakan Bey’i bağladı. Baba parası yemek kolaydır. Bir bakan kalp krizi geçirmişti. değil 500 milyar. Aldığım para da kumara gitti. Ben davetiyelerden iki tane sıfır 3. Bakan Bey buyrun hocam diye başladı.000 Dolarlık Adam Evet. Ama onu da Ankara’da yatıracaklar.” “Yalım Erez’i çok dolandırdım. ama oğlumun da geçirdiği bir krizden sonra aldıkları İsoptin ve Apranaks adlı ilaçların çok iyi geldiğini anlattım. Onlar ise hırsızdır. sonra aramadım demeyeyim diye kendisini ben de aradım. Battal jübile parasıyla bir Renault aldı. Ben hemen yolladım.” 150. Swiss Otel’e geldiler ve Tekstil Bank’ın 150 milyon liralık çekini arkadaşım Ayhan Aydınay’a. 150 bin dolardan aşağı bir paraya konuşmayacağını anlattı : . Denizin sesini dinletip. Bakan Bey nasıl teşekkür ediyor. Hasan Ekinci.30 davetiye istedi. Masasının arkasındaki çok daha iyi portrenin yerine sattığımı astı. Bu bakanımızı da aradım. iki gün sonra da para geldi. oradaydım dedim. Adi bir iş yapıyorlar. Demedi ki ‘Bu kaçıncı jübile kardeşim?’ Basketçi Battal’ın jübilesinde 400 davetiye aldım. Kastelli’ye bir paşanın adını kullanarak Atatürk portresi sattım. Yaptığım açıklamalar ile memlekete önemli iyilikler yaptığımı ve benim yaptığım küçük dolandırıcılığın diğerlerinin yanında dolandırıcılıktan sayılmayacağını söylüyorlar.” “O zamanlar ismi önemli değil. 1983 yılında Halkçı Parti kurulduğunda Beyoğlu İlçe Başkanlığı yaptım. Çıktıktan sonra tekrar kendisi ile görüşeceğim.” Erez’i Eze Eze “Tahmin ettiğimden fazla hapiste yatacağım. Ben de kalp krizi geçirdiğini duyunca çok üzüldüğümü. profesörüm. Ben de ünlü bir göz cerrahıyım. Ödül olarak onu emekli etsinler. Başkomiser fientürk Demiral olmasa beni zor yakalarlardı. Dolandırıcılık bir zeka işidir. Biz de Körler Derneği adı altında para topluyoruz. Hani bu insanlar bu dönemde daha hassas olurlar diye. Çiller’in örtülü ödenekten DYP’nin seçim propaganda çalışmaları için. sonra 25 .. DYP’de gerçekten iyi insanlar var. ama akıllı değil. Parsadan ile konuşmak moda olunca. “Hocam sizden Allah razı olsun. birkaç tane 500 milyar harcadığından adım gibi eminim. Politikayı bilirim. Bakan Bey.. Aman hocam neredesiniz diye sorunca da Akdeniz’de kongre vardı.

Siyasi özeleştiri ve hesap verme mekanizmaları. siyasiler için çalışmıyor. Parsadan örneğinde olduğu gibi dolandırıcılar için bile çalışırken. O kendisine dolandırıcı diyordu. Artık onun için mahpusluk günleri başlayacaktı. İmaj çağında kendisini 2000’li yıllara koşan Türkiye’nin Robin Hood’u olarak ilan etti. Korkularının ne kadar haklı olduğunu yakalandıktan sonra yaşadıkları ile anladı. Selçuk Parsadan “Aloculuk” olarak adlandırılan “telefonla iş bitirme” ve adam dolandırma yönteminin Türkiye’de ortaya çıkan dehalarından biri. Dolandırdığı ülkücü mafya babasının hışmını dayak olarak görmüştür. sokakta öldürülmekten korkar.” Türkiye’de ise ona hayran bir Bayan Başbakan’la yetinmeyi uygun bulmuştu. Yoksa dolandırıcılar arasında ünlü ve ölü bir ad olarak ortada kalabilirdi.“Seni yakalarlar ve hırpalarlar. Kimbilir daha niceleri var. Artık açığa çıkmak zamanının geldiğini anlamıştır. Sadece Parsadan’ı değil Çiller’in tüm karşıtlarını da suçlamaya ve olaya sokmaya başladı. Ona göre en az 20 fukarayı besliyordu. Ama para kazanmak ve ünlü olmak için açığa çıkıyordu artık. Nafiye Yöney DYP İstanbul İl Başkanlığı’nın emri altına girdi. Bir de İstanbul Ekibi’nin en önemli elemanı Nafiye Yöney ile kavgalıydı. Ötesinden ürker. “Beni kimse yakalayamaz. Gelip başından geçenleri anlat” dediğimde. Arkadaşları da bunu ona teyid ediyorlar. Selçuk gibilere halkın emeği ve alınteriyle oluşturulan örtülü ödeneği kaptırmayacak ve hatta örtülü ödeneğe gerek duymadan çalışmayı göze alacak kadar cesur ve akıllı olanları çıkar mı dersiniz? . “Amerika’da yaşasa elde edeceği teknik olanaklarla Başkan Clinton’u dolandırırdı. Ama o elde ettiği imajını asla yıkmayacak kadar akıllıydı. Yakalanmam mümkün değil. Ondan her türlü kötülüğü beklemektedir. Poliste işkenceden. Üzerinde üretilecek pek çok senaryo ile anlaşılmaz hale getirilecek bir örtülü ödenek ve Selçuk Parsadan olayı DYP’lilerin ve Tansu Çiller’in daha çok işine geliyordu. Ama yakın çevresine göre o kumar ve şöhret hastalığı olan bir adamdı aslında tedavisi gerekmektedir. Meşhur olup dokunulmaz olmak için bunları yapımaktadır. Eşi Zühre Parsadan’a göre Selçuk’tan daha büyüğü yok dolandırıcılar arasında. İzmir ve Ankara’da yanında çalışan ekibi olsa gerekir. Ama Türkiye’nin temizlenmesi ve temiz bir yönetim için çok az siyasi çaba bulunuyor. Onlar entrika ile uğraşmayı ve olayların üzerini kapatmayı başarı sayıyorlar. Bu onun can güvenliği açısından da çok önemliydi. Kaybettiği parasını kazanmak ve dokunulmaz olmak için ünlü olmak gerektiğini anlamıştı. Bundan kastı İstanbul. çalıştırılamıyor. Peşindeki adamlar hem devletin içinde hem de sokakta ne kadar güçlü olduklarını ona göstermişlerdi. Bunun için de ataklar devam ediyordu. 150 bin dolarda ısrarlıydı. Ama bir hafta sonra cep telefonundan yola çıkarak saklandığı yere ulaşan polislerin aramasında yakayı ele veriyordu.” Edebi kahraman Arsen Lüpen kadar akıllı ve başarılıydı. O yüzden başından geçenleri açığa verir. Hem de “Dolandırıcıların Kralı. Sonuçta o babasının ve kendisinin dediği gibi ‘Zenginleri dolandıran’ bir adam olmayı uygun buldu. Ona kimse erişemezdi. Bir Başbakan Aranıyor Peki ama Başbakanlar ve diğer siyasiler arasında. Ben istemezsem olmaz” diyordu. Bu Türkiye’nin cilalı imajlı yapısıyla kesişen ve akıllıca bir tercihtir. Oysa sussa Başbakan’ı dolandıran adam olarak mesleki kariyeri yerinde olacaktı. Artık onun için atış serbestti. Ne de olsa arkasında dağ gibi DYP ve onun ülkücü yöneticileri ve ekipleri vardı. Olay bir siyasi karalama kampanyasına dönüştü.

Örtülü ödenekteki paranın sınırı yoktur. ya da tekneler yaptırabilir. Çünkü yabancı ülkenin yetkilileri ortaya çıkıp “Ey Türk milleti. bu iddiayı ortaya atanları “şerefsiz. Bütçede gösterilemez. Bir başka Başbakan. şimdi burada Tansu Uçuran Çiller’e örtülü ödenekle ilgili bazı sorular sormak istiyorum. Kendi namus ve şerefine emanet edilen ÖRTÜLÜ ÖDENEK parasından 500 milyar lirayı kısa süre önce hesaptan çektiğini birkaç gün önce inkar etmişti. İnkar etmekle de kalmamış. Kimse hesap soramaz çünkü belgesi yoktur. Yapacağı açıklamalara bu köşe açıktır: .Gazete Manfietlerİyle Örtülü Ödenek 12 MAYIS 1996 EMİN ÇÖLAfiAN HÜRRİYET Muharrem Sarıkaya’nın dünkü Hürriyet’te patlattığı belge. Orada villa.. apartman vesaire alabilir. Sadece devletin güvenliği açısından çok gizli amaçlarla harcanabilir. Tansu Uçuran Çiller’i çok zor durumda bıraktı.. milliyetsiz” olmakla suçlamıştı. günün birinde örtülü ödenek parasından 600 milyar lira çekip bu paranın bir bölümünü eşinin adına Amerika’ya veya karapara cenneti ülkelere transfer edebilir. Kalanıyla Türkiye’de arazi kapatır. bu adam bize bu kadar para falan vermedi” diyemez. şerefine ve anasından emdiği süte kalmıştır. Ama bunu hiç kimse kanıtlayamaz. Sevgili okuyucularım. Oysa bu paranın yarısını birbiriyle sahtekarlık yarışına girmiş yakınlarına hortumlatmıştır. Onun namusuna. Örneğin bir başbakan ortaya çıkıp “Ben falanca kişiyi getirmek için filanca ülkenin yetkililerine örtülü ödenekten 2 milyon dolar rüşvet verdim” diye açıklama yapabilir. Harcama yetkisi bütünüyle Başbakana aittir.

Her hafta 3 milyar gerekiyor.’nin iş ortağı olan M. isimli bir şahıs. Hatta Uğur Dündar’da bu konuya ilişkin bantlar da var. milliyetsizdir” gibi laflara hiç girişmeden. Bize para yardımı yapabilir misiniz?. Yapan varsa suçludur ve hesabını verir. geçtiğimiz kasım ayında güvenoyu alamamıştı.P. “Paşam.5 milyar lira daha nakit olarak ödedi mi? Emekli Orgeneral Necdet Öztorun’un ismini kullanan şebekeye böylece örtülü ödenekten toplam 5. paranın bulunduğu Vakıfbank şubesinde 300 milyar çıkışmadı mı? Bu durumda 11 ayrı şubesinden apar topar 300 milyar toplandı mı? 2.” Başbakan. Yalan veya yanlış olabilir. “Bizim başımız diktir.. özel kaleme gitti mi? Bu kadına burada örtülü ödenek parasından 3 milyar lira nakit para ödendi mi? Tarih. Ancak iddia çok ürkünç ve vahimdir. 1995 yılı kasım ayının ilk cuma günü müydü? Karşılığında kadına kasa fişi gibi bir şey imzalatıldı mı? İkinci haftanın 3 milyarı alınacağı zaman Akın İstanbullu... Seçimde DYP için çalışacağız ve en az 30 bin oyu ANAP’tan DYP’ye aktaracağız..Bu oylamadan bir gece önce veya sonra örtülü ödenekten 300 milyar çekti mi? Bu aşamada. aynı kadına aynı yöntemle Başbakanlık Özel Kalem’de 2. O nedenle Tansu Uçuran Çiller’den bir kez daha istirham ediyorum. Ancak paramız yok. Kişisel amaçla veya parti çıkarı için örtülü ödenekten harcama yapılamaz.5 milyar lira “Seçim öncesinde DYP için yapılacak çalışmalarda kullanılmak üzere” ödendi mi? Bu olayın tanığı olduğunu söyleyen kişiler. bu durumda Tansu Uçuran Çiller kesinlikle Yüce Divan yolcusu olur.1.P. . Örneğin Uğur Dündar biliyor.P.S. 24 Aralık 1995 seçimlerinden birkaç hafta önce Tansu Hanım’ı emekli Orgeneral Necdet Öztorun ismiyle arayıp şöyle dedi mi? “Biz emekli ve muvazzaf bütün subay ve astsubaylar İstanbul’da örgütlendik. yukarıdaki sorulara evet yanıtını veriyor. Bekliyorum. başkaları biliyor. Çünkü ilgili yasa örtülü ödenekten nerelere harcama yapılacağını belirttiği gibi.P. Tansu Uçuran Çiller’in para vermeyi kabul etmesi ve Özel Kalem Müdürü Akın İstanbullu’ya bu konuda emir vermesi üzerine. Çünkü örtülü ödenek belgeleri saklanmaz ve imha edilir. Bunlar şerefsizdir. Kanıtlama olanağı. verilecek ifadelerle mümkündür. Böylece ben Özal’ın geçmişte bana attığı kazığın intikamını almış olacağım. Bu hadiseyi devlet belgelerinden kanıtlama olanağı elbette yoktur. düzgün bir açıklama göndersin. Kahve toplantıları yapıyoruz. Yukarıda değindiğim bu olayı bilen tek gazeteci ben değilim.Kurduğu azınlık hükümeti. Tansu Hanım’ı örtülü ödenekte dolandırdı mı? Mesleği dolandırıcılık olan S. Eğer emekli Orgeneral Necdet Öztorun’un ismini kullanan dolandırıcılara örtülü ödenekten böyle bir ödeme yapıldıysa. nerelere yapılamayacağını da açıkça saymaktadır. yani seçimden hemen önce. isimli kadın. sadece bu kişilerden biri veya bazıları tarafından yapılacak yazılı açıklamalar. kendisini Necdet Öztorun olarak tanıtan ve aslında ünlü bir dolandırıcı olan kişinin bu önerisini kabul etti mi? Birkaç kez yapılan bu telefon konuşmalarında Tansu Uçuran Çiller’le S. 13 Aralık 1995 günü.B.. örtülü ödenek paramız maalesef bitti” dedi mi? İstanbullu bir süre sonra. arasında çok ilginç konuşmalar da geçti mi? Dolandırıcı S.

Bizim bu faaliyetlerimizi bilen bazı dolandırıcılar bu olayı suiistimal ederek rahatlıkla para toplayabiliyorlar.Çiller Emretti Verdim Bir dolandırıcının Tansu Çiller’in Başbakanlığı döneminde. İşin aslını öğreneceğim. bu kişileri savcılığa şikayet edeceğim. Daha önce de bizim adımızı kullanarak para toplandı. bazı kişilerin benim adıma para istediğini bildirdi. İstanbullu’nun yakın çevresine “Madem Emniyet bu kişileri yakalamış. ben de yerine getirdim” dediği öğrenildi. kendisini telefonda emekli Orgeneral Necdet Öztorun olarak tanıtıp Başbakanlık örtülü ödeneği’nden 5. İstanbullu. dün telefonlara çıkmamayı tercih eden İstanbullu’nun. Bilemezdim ki böyle bir olayın olduğunu. “Bize bu şahıslar Atatürkçülükle ilgili bir olgu için geldiler. Onun için ödeme yapıldı” dedi.” Öztorun. emekli paşalar olarak örtülü ödenek skandalında mağdur durumda olduklarını vurgulayarak. Bu kişilerin dolandırıcı olduklarına ilişkin iddialar var. Emekli Orgeneral Necdet Üruğ da. Başbakanlığın böyle bir ödeme yapmadan önce telefonla bana sorması lazımdı. Siyasetle ilgisi bulunmadığını vurgulayan Öztorun konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu iddiaların gerçek olup olmadığını bilmiyorum. yakın çevresine “Ben bu kişilerin dolandırıcı olduğunu nereden bilebilirdim. Bu kişilerin kimliğini öğrenerek savcılığa bildirdim. araştırma yapmadan para vereceklerini sanmıyorum. İlk kez duyuyorum. adını kullanarak dönemin Başbakanı Tansu Çiller’den 5. Ben de araştırma yapıp. Böyle açıktan. Öztorun İlgim Yok Emekli Orgeneral Necdet Öztorun. kurdukları Atatürkçülükle ilgili bir bina işlemi için verildi. Üruğ şöyle konuştu: “Emekli bazı Paşalar Mustafa Kemal Derneği’nde faaliyet gösteriyoruz. Bugüne kadar bize böyle bir olayı neden haber vermediler?” diye yakındığı da ileri sürüldü. Bana bir işlem için talimat verildi. Yine Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’ne çok sayıda Atatürk’le ilgili kitap pazarlayarak bağış toplamak istediler. Mesela Bayındır . Ödemeyi Çiller’in talimatıyla gerçekleştirdiğini belirten İstanbullu. Kalkıp.” Bu arada. Devlet müessesesinin para vermesi öyle kolay mı? Başbakan’ı dolandırmışlar. Benim bu konuda o dönemde bir bilgim olmazdı.5 milyar lira örtülü ödenekten aldığı öne sürülen Selçuk Parsadan’ı tanımadığını belirtti. Ben de kendisini uyararak bu kişilerle ilgim olmadığını söyledim. “Bazı ticaret erbabı ile hükümet başının böyle bir oyuna gelmesi çok ilginç” dedi.5 milyar lira alması olayını dönemin Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Akın İstanbullu da doğruladı. daha önce de kurduğu Atatürkçü Dernek adına bazı kişilerin dolandırıcılık yaptığını vurgulayarak. sözlerini şöyle sürdürdü: Türk Hava Yolları Genel Müdürü beni arayarak. Ben de bunların dolandırıcı olduğunu ve Öztorun’un adını kullanarak para aldığını Emin Çölaşan’ın yazısından öğrendim. Ancak bu para iddia edildiği gibi kahvehane toplantıları yaparak DYP için çalışsınlar diye değil. şunları söyledi: “Necdet Öztorun ismiyle Sayın Başbakanla konuşmuşlar. ismi bilinmeyen bir adama para verilmez.

“İtin tekidir.Bu kişiler emniyette beni şikayet etmişler.Dr. Ancak ikisi de şikayetçi olmadı ve olayı kapattırdılar. Parsadan’ın babası ve Seçkinöz’ün üvey kardeşi Sabahattin Parsadan’ın da. Bu arada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı. Dolandırıcı: Çiller Örtbas Etti Selçuk Parsadan. Prof. Çünkü 11 Aralık’ta Ardan Zentürk’le de bu konuyu konuştuk. Seçkinöz. Çiller ve İstanbullu dolandırıldıklarını aralık ayında öğrenmiş olabilir. Parsadan’ın üvey yeğeni olduğunu doğrulayarak. söz konusu TV Kanalı Haber Müdürünün konuyu 11 Aralık gecesi saat 24. “Dolayısıyla Çiller ve İstanbullu’da öğrendi. Örtülü ödenekten aldığım 5. ancak örtülü ödenekten para verdikleri anlaşılmasın diye şikayetçi bile olmadıklarını öne sürdü. Yiğit Gülöksüz ve Ahmet Taner Kışlalı’nın da aralarında bulunduğu çeşitli bürokrat ve yöneticilerin adını kullanarak dolandırıcılık yapmaktan yargılanıyordu.00’te Mesut Yılmaz’a ilettiğini. Neyin pazarlığı. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Nazmi fiarvan. İnsan açar telefonla sorar. Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Necdet Seçkinöz’ün yeğeni çıktı. Nisan başında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün haberi oldu. Demirel’in Başbakanlık döneminde Özel Kalem Müdürlüğü’nü yürütmüştü. emekli Orgeneral Necdet Öztorun’un adını kullanarak. “Bu konuda benimle konuşan gazetecilere sadece ‘Sayın Öztorun’ olarak bana bağlanan kişiyle görüştüğümü söyledim” dedi. Çıksın canlı yayına konuşalım. 1950-1960 arasında Başbakanlık yapan Adnan Menderes’in Özel Kalem’i kimliğini kullanarak dolandırıcılık yaptığı ve bu nedenle hapiste yattığı belirlendi. Necdet Seçkinöz.Ticaret erbabının bu oyuna gelmesi çok ilginç. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün bu nedenle nisan ayı başında dolandırıcılıktan haberi olduğunu vurgulayan Parsadan.” 15 MayIs 1996 Sİyah Beyaz Gazetesİ Örtülü ödenek dolandırıcılığı davasının sanığı Selçuk Parsadan. seçim öncesinde olayı açıklamak için bir televizyon kuruluşuyla 1 milyon dolar karşılığında anlaştığını. Kamuran Değer. Başbakanlık Özel Kalem eski Genel Müdürü Akın İstanbullu da dün yaptığı bir açıklamada. Allahın belası ne diyeyim” dedi. DYP Genel Başkanı ve eski Başbakan Tansu Çiller’i 5. neyin şantajı yapıldı. Saf saf bu paraları vermelerini anlamıyorum. ancak daha sonra seçim yasaklarının başladığı tarihe kadar kendisinin oyalandığını ileri sürdü. Parsadan. Bunları hep açıklaması lazım. Tansu Çiller ile Akın İstanbullu’nun kendisi tarafından dolandırıldıklarını çok önce öğrendiklerini. Dolayısıyla Çiller ve İstanbullu da öğrendi. bu adamlara 295 milyon vermiş. Parsadan. şöyle konuştu: “Yılmaz.5 milyar lira dolandıran Parsadan hakkında soruşturma başlattı.Holding. Daha önce açılan iki davada Parsadan. Celalettin Selçuk Parsadan’ın hakkında daha önce açılan soruşturmalardan dolayı ifadesinin alınması için arandığını bildirdi. Öztorun’un adını kullanan kişilere yapılan para yardımı konusunda. İstanbullu’nun benim dolandırıcı olduğumu yeni öğrendiği şeklindeki açıklaması doğru değildir” diye konuştu. bu olayı bilerek neden sakladı. Soruları cep telefonundan yanıtlayan Parsadan.” . şunları söyledi: “Perihan Savaş adına örtülü ödenekten yine Çiller’in emriyle 200 milyon lira verilmesi olayıyla ilgili Nafiye Yöney ile Ayhan Aydınay’ı Nisan ayının başında tutuklattım.5 milyar lirayı söylemişler.

Öztorun “Sayın Çiller. dün yaptığı açıklamada. Kendisine ilgileneceğimi söyledim” dedi. Ama Başbakanlıktan beni arayan olmadı” görüşünü dile getirdi. para sızdırma çalışmalarıyla ilgili olarak Toprak Holding ve Ziraat Bankası gibi kuruluşların kendisini aradığını söyleyen emekli Orgeneral Öztorun. Son olayın ardından Sayın Çiller’in beni arayıp aramadığı soruldu. ÇİLLERİ YALANLADI Öztorun. Görüşmemizi gizli kameraya çektiğini sanıyorum.” 17 MAYIS 1996 CUMHURİYET GAZETESİ: AKIN İSTANBULLU.5 milyar dolandırdığını öne süren Selçuk Parsadan’ın kamuoyunu sarsan iddialarına Çiller dün cevap verdi. “Bunun üzerine savcılığa suç duyurusunda bulundum. örtülü ödenek hakkında açıklama yapmaktan kaçındı. Zentürk örtülü ödeneğin dolandırma işimi kameraya anlatmam karşılığında bana 1 milyon dolar vermeyi kabul etti. Diğer kurumlar beni aradı. Örtülü ödenek hakkında bilgi vermek ceza yasalarımıza göre suçtur” demekle yetindi. Sizi aradı mı? diye. Öte yandan Çiller’in Özel Kalem Müdürü Akın İstanbullu da dün yaptığı açıklamada Necdet Öztorun olarak kendisini arayan kişiyle konuştuğunu. Sonradan ne olduysa yayınlanmadı. “Diğer kurumlar böyle bir şey için beni aradılar. “Çiller’le hiçbir zaman görüşmedim” yanıtını verdi. “Daha sonra bu konuda benim talimatıma getirilen hiçbir husus olmamıştır. Çiller. ANKARA DGM’YE İFADE VERECEK . Bana Atatürk’le ilgili olarak yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi ve yardım istedi. Bazı kişilerin adını kullanarak. Çiller’le hiçbir telefon konuşması yapmadığını da vurgulayan Öztorun.Parsadan. Öztorun Pafiayla Konufitum DYP Genel Başkanı Tansu Çiller. Kara Kuvvetleri eski Komutanı Necdet Öztorun’un adını kullanarak örtülü ödenekten devleti 5. sanıyorum benim yerime benim adımı kullanan bir kişiyle konuştu. O kişi de zaten beni arayıp benden özür diledi. Çiller. İstanbullu bu kişiye ödeme yaptığı yönünde basında yer alan ifadelerin gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. 16 MAYIS 1996 Cumhurİyet Gazetesİ: ÖZTORUN. Benimle konuşmadı dedim. Bunu örtülü ödeneğe bağlamak isteyenler yanlış yapar. ancak bu konuda hiçbir ödeme yapmadığını belirtti. Telefon görüşmesinin ardından konuyu incelemelerini yetkili arkadaşlarından istediğini ifade eden Çiller. Hiçbir olayla ilgim olmadığını bildirdim” dedi.” 16 MayIs 1996 Zaman Gazetesİ: Çİller. şöyle devam etti: “Zentürk’le 11 Aralık 1995 akşamı İstanbul Möwenpick Oteli’nde 2 saat görüştük. kendisiyle temas kurduğunu ve ödeme yapmadığını yazılı olarak öne süren Çiller’e. “Kara Kuvvetleri eski Komutanı Sayın Necdet Öztorun’un aradığının bana iletilmesi üzerine kendisiyle telefonda konuştum.

. Balkan. AP ve DYP olarak bizi şeffaf ve dürüst çizgide götürdü. İfadelerinin hemen alınması durumunda soruşturmayı en kısa zamanda tamamlayacağız” dedi. kimler tarafından basına sızdırıldığını araştırıyoruz” dedi. çok. Partimiz şimdi de sahipsiz değildir. Kendisini ben telefonla arayıp durumu bildirdim. Balkan. Yıllarca Demirel. fiarvan. Tansu Çiller’in. DYP lideri ile görüşmediğini açıklayarak DYP liderini yalanladı.” 18 MAYIS 1996 CUMHURİYET GAZETESİ: AKIN İSTANBULLU DÜ⁄ÜMÜ ÇÖZECEK Dolandırıcı Selçuk Parsadan’ın kurye olarak kullandığı Mukadder Balkan’ın önceki gün yaptığı açıklamalar. en kısa zamanda gelip ifade vereceklerini söylediler. 3 kasım 1995 tarihinde 3 milyar lirayı Başbakanlık makamından doğrudan İstanbullu’dan aldığını bildirdi. bekliyoruz. “Kendilerini çağırdık. bu pis işlerden bir an önce sıyrılmalıdır. Başbakanlık görevinden ayrılmasına 22 gün kala çekmeye başladığı 500 milyar liralık örtülü ödenek dışında. daha önce yaptığı açıklamaları tekrarladığı bildirildi. Çiller’in. Anadolu’daki yöneticiler ve partililer aydınlanmak istiyor. Temiz toplum için geldik biz. Bu misyon partisi bizim. ama parti yıpranıyor. Savcılığa dün teslim olan Balkan’ın ifadesi alınarak tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 18 MAYIS 1996 MİLLİYET GAZETESİ: DGM. “Biz sadece devlete ait örtülü ödenek gizli belgesiyle ilgili soruşturma yürütüyoruz.” Soruşturmayı yürüten DGM savcısı Talat fialk. Ama partiye sahip çıkacağız. Başbakanlığı döneminde örtülü ödenek işlemleri ile görevlendirdiği Özel Kalem Müdürü Akın İstanbullu’nun ifadesine başvuracaklarını söyledi.5 milyar lira verildiğini açıkladı. Yayımlanan bu belgenin gerçek olup olmadığı. Bundan partimin hiç günahı yok.Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Nazmi fiarvan. eski Başbakan Tansu Çiller’in örtülü ödenekten 500 milyar lira çektiği bilgisini sızdıran bazı kişileri saptadıklarını belirtti. Daima ayakta ve dik durmuş bir misyon partisi. 18 MAYIS 1996 HÜRRİYET GAZETESİ: ÇA⁄LAR “BU PİSLİKLE DYP’NİN İLGİSİ YOK” Cavit Çağlar en çok rahatsız olanların başında geliyor. Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nda akşam saatlerinde ifade veren Balkan’ın. Parsadan’ın Necdet Öztorun adıyla Çiller’le yaptığı görüşmenin ardından. DIfiARIYA BİLGİ SIZDIRANLARI SAPTADI Ankara DGM savcısı Talat fialk. Ve bunu saklamıyor: “Çok rahatsızım. 24 Aralık seçimleri öncesinde de Başbakanlık kaynaklarını siyasi amaçlarla kullandığı iddialarını gündeme getirdi. gerçekse eğer. “Gazetelere yaptığı çelişkili açıklamaları nedeniyle Sayın İstanbullu’nun tanık olarak ifadesini alacağız. Öztorun’la görüştüğünü doğruladı ancak para ödeme talimatını vermediğini savundu. Çiller. 18 Aralık 1995 tarihinde de İstanbullu’nun sekreteri aracılığıyla yine Başbakanlıkta kendisine 2. Öztorun. AA’nın haberine göre fialk.

ancak para ödemedim” dedi. ama bu olaylar üç yıl kadar önce oldu. para ödediği yolunda daha önce . İstanbul emniyeti bu işe çanak tutmuştur. Parsadan.5 milyarı alınca önce CHP’li bir yetkiliye bu sırrı ifşa edip yurtseverlik adına onlardan hiçbir talepte bulunmadan Çiller’in ipini çekeceğini söylemiş.” 21 MAYIS 1996 CUMHURİYET GAZETESİ: İSTANBULLU. Teslim Olayım Emekli Orgeneral Necdet Öztorun’un ismini kullanarak Başbakanlığa ait örtülü ödenekten 5. asıl suçluların bu şahıslar olmadığını belirterek “Suçlular Parsadanla birlikte başkalarıdır” dedi. Adliyede ifade verdi. Parsadan’ın bir kitap satışı şirketi kurduğu ve ünlü kişilerin adlarını kullanıp bazı şirket yetkililerini kandırarak kitap satışı yaptığı belirtildi. 5.Örtülü ödenek alırken devleti dolandırdıkları gerekçesiyle tutuklanan Nafiye Yöney ve Ayhan Aydınay’ın avukatı Doğan Yıldırım. Parsadan. CHP hükümet ortağı olması dolayısıyla Parsadan’ın bu teklifini nazik bir şekilde reddetmiş. Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Necdet Öztorun olarak bağlanan kişiyle telefonla konuştuğunu. İstanbullu bu konuda daha önce yazılı basın açıklaması yaptığını anımsatarak suçlamaları kabul etmedi. Trabzon eski Valisi Kemal Esensoy ve Kocaeli eski Valisi Kemal Nehrozoğlu’nu da Atatürk’le ilgili kitap setlerini satmak karşılığında dolandırdım. Savcının. en üst yetkili ilgilenilmesi talimatını vermiştir. istediği şartların yerine getirilmesi durumunda 7 gün içinde teslim olacağını belirterek “Aksi taktirde beni daha çok ararlar” dedi. Dün sabah tanık olarak ifade veren Çiller’in Özel Kalem Müdürü İstanbullu. sanıkların bir dolandırıcılık şebekesi kurarak muhtelif şirketleri dolandırmak suretiyle para aldıkları belirtildi. üç valiyi de dolandırdığını itiraf ederken şöyle konuştu: “Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu.” 18 MAYIS 1996 MİLLİYET GAZETESİ Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı. muhtemelen ANAP adresi verilmiş. İkinci iddianamedeyse. KONUfiTUM AMA PARA ÖDEMEDİM Akın İstanbullu. kısmen bu suça Parsadan tarafından bulaştırıldığını belirterek şu görüşlere yer verdi: “Yöney ve Aydınay’ı dinledikten sonra duyduklarımla dehşete düştüm. Yıldırım. Davalarda sanıklar hakkında 7’şer yıldan 21’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Hazırlanan iddianamelerin ilkinde. “ Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Necdet Öztorun olarak bağlanan bir kişiyle konuştum.5 milyar lira çeken Selçuk Parsadan. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği dilekçesinde Yöney ve Aydınay’ın ünlü dolandırıcı Selçuk Parsadan’ın yanında maaşlı çalıştığını. Parsadan’ın ibraz ettiği örtülü ödenek alındı makbuzu sahte çıkınca en yukarıdaki yetkilinin de siyasi ip çekme operasyonunu ileriki bir tarihe ertelemiştir. örtülü ödenek dolandırıcılığına adı karışan Celalettin Selçuk Parsadan’ın da aralarında bulunduğu 4 kişi hakkında 2 ayrı ceza davası açtı. bu ifadesiyle çelişen daha önceki açıklamalarının geçerli olmadığını söyledi. ancak para ödemediğini savunan İstanbullu. fiartlarımı Tutun. konu seçim atmosferinde ANAP’ın üst yetkilisine kadar iletilmiş.

00 sıralarında gazete bayine gelen Parsadan’ın sevgilisi takip edilerek yeri belirlenen evin girişinde yakalandı. DYP Altınoluk belde teşkilatının karşısında bulunan Mustafa Kasapoğlu’na ait möbleli daireyi günlüğü 2 milyon liraya kiraladı. İstanbullu. Bakın da Parsadan’ın yanında bulunan Seher( Adı geçen şahıs eşi Zühre Parsadan’dır. DYP’nin yanı başındaki eve bakmak uzun süre kimsenin aklına gelmedi” dedi. “Altınoluk’taki evleri tek tek aradılar. Selçuk Parsadan’ın ifadesinde. Saat 11. Polis tarafından yakalandıktan sonra da DYP Genel Başkanı Tansu Çiller hakkındaki iğneleyici sözlerini sürdüren Selçuk Parsadan. dün gazetecilere “Dolandırıcı Selçuk. .5 milyar lira aldığı iddia edilen Selçuk Parsadan. bu açıklamanın gerçeği yansıtmadığını. cep telefonu ile yaptığı konuşmalardan belirlendi. Selçuk Parsadan’ın yanındaki sarışın sevgilisinin kendisini çevreye gazeteci olarak tanıttığı bildirildi. para almak için herhangi bir kimsenin Başbakanlığ’a gelmediğini ve kendisinin de kimseye para ödemediğini iddia etti. Selçuk Parsadan’ın 10 Mayıs akşamı Altınoluk’a geldiği ve sevgilisi Seher vasıtasıyla İskele Mahallesi 1.gazetelerde yeralan açıklamasını anımsatması üzerine. İstanbul Cumhuriyet savcısı tarafından serbest bırakıldı. dün getirildiği İstanbul Adliyesinde tutuklanarak Bayrampaşa cezaevine gönderildi.5 milyar lira dolandırdım” dediğini söyledi. bulunduğu süre içerisinde evden hiç dışarı çıkmadı. örtülü ödenekten 5. Parsadan’ın Altınoluk’ta bulunduğunun belirlenmesi üzerine İstanbul’dan hareket eden iki sivil ekip otosu beldeye gelerek araştırmalara başladı . 22 MAYIS 1996 SABAH GAZETESİ: TÜRKİYE’Yİ KARIfiTIRAN DOLANDIRICI YAKALANDI Selçuk Parsadan dün Edremit Altınoluk’ta gizlendiği bir pansiyonda ele geçirildi. İçişleri Bakanı Ülkü Güney’de. Parsadan. Tansu’dan önce içeri giriyor. “Uzun boylu sarışın bir kadın alışveriş için her gün dışarı çıkıyormuş. 23 MAYIS 1996 HÜRRİYET GAZETESİ: ÇİLLER’E SATAfiTI Kara Kuvvetleri eski Komutanı Emekli Orgeneral Necdet Öztorun’un adını kullanarak. Altınoluk’a 10 gün önce gelen Selçuk Parsadan ile kendisini gazeteci olarak tanıtan sevgilisi. Bir gazete bayiinin. İstanbullu. Selçuk Parsadan’la birlikte Altınoluk’ta yakalanan eski eşi Zühre Göregen. son ifadelerinin doğru olduğunu savundu. DYP Belde Başkanı İsmail Doğan yaptığı açıklamada. Ancak ben hiç karşılaşmadım. Durumu DYP Genel Merkezi’ne bildirdim” dedi. En çok buna üzülüyorum” dedi. Parsadan’ın Altınoluk’ta gizlendiği ev. Sokak’taki pansiyon odasını geceliği 2 milyon liradan kiraladığı öğrenildi. “Tansu Çiller’i 5. Parsadan. ) adındaki son sevgilisi de gözaltına alındı. Parsadan’ın üzerinde 25 milyon lira çıktı. Duyduğuma göre evde iki tabanca da bulunmuş. Altınoluk’taki daireyi DYP Belde Merkezi yanında tuttuğu için geç yakalandığını ileri sürerek. Bu sırada evde bulunan Selçuk Parsadan kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Necdet Öztorun olarak bağlanan kişiyle konuştuktan sonra. sarışın bir kadının her gün gelerek tüm gazeteleri aldığını söylemesi üzerine araştırma bu yönde derinleştirildi. 10 günlük süre içinde dolandırıcıyı hiç görmediğini belirterek. Polis ekipleri evde buldukları iki valiz dolusu eşya ile evrakları da yanlarına alarak geri döndüler. Bunların ortalığı karıştıran kişiler olduğunu anlayınca çok şaşırdım. Polis ekipleri ertesi gün bayii çevresinde tertibat aldı.

Baba parası yemek kolaydır.” İstanbul Asayiş fiube Müdürü Fatih Özkan. ama akıllı değil. DYP’de gerçekten çok iyi insanlar var. . 1986’dan beri. politikacılar ve sanatçıların da bulunduğu çok sayıda kişiyi 1 trilyon lira dolandırdığını öne sürdü. Parsadan’la ilgili soruşturmanın daha önce yapıldığı. Çıktıktan sonra tekrar kendisi ile görüşeceğim. eşi Zühre Hanım. 24 MAYIS 1996 SABAH GAZETESİ: VE ÇİLLER AÇIKLADI DYP Lideri Tansu Çiller. Sultanahmet Adliyesi’ne dün öğleden sonra gelen Selçuk Parsadan’ın 4. Başkomiser fientürk Demiral olmasa beni zor yakalarlardı. Onlar ise hırsızdır. Burada.Dün sabaha karşı 03. daha sonra İstanbul Adliyesine sevk edildi. Politikayı bilirim. Parsadan. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gıyabi tutuklama kararı bulunan Parsadan polis tarafından sorgulanmadı. “Türkiye’yi bu kadından kurtardığım için mutluyum” diye söze başlayan Parsadan. Hasan Ekinci. DYP’liler “Günlerdir süren kuşku bulutları dağıtıldı” dedi. Tansu Çiller kadın olarak çok hoşuma gidiyor. Geceyi mali şube müdürlüğünde geçiren Sealçuk Parsadan ve eski eşi Zühre Göregen. parmak izi tespiti yapılan Parsadan ile eski eşi. polis otosunun Fulya’da durması üzerine gazetecilerle konuşma fırsatı bulan Selçuk Parsadan hemen her cümlesinde Tansu Çiller’e ve DYP’ye sataştı. fiimdiye kadar yaptıklarının hepsini açıklamış. 1983 yılında Halkçı Parti kurulduğunda Beyoğlu ilçe Başkanlığı yaptım. Asayiş fiube Müdürlüğü’ne götürülürken.Ödül olarak onu emekli etsinler. yakalanan suç ortaklarının da adliyeye sevkedildiğini belirterek “Parsadan’ın İstanbul’da başka soruşturması yok. Bu arada Selçuk Parsadan ile Cumhurbaşkanı Demirel’e suikast girişiminde bulunan İbrahim Gümrükçüoğlu’nun Bayrampaşa Cezaevinde aynı koğuşta kaldığı öğrenildi. 24 MAYIS 1996 YENİ YÜZYIL GAZETESİ: PARSADAN’IN Efiİ KORUMA İSTEDİ Devlet erkanını dolandırdığı iddiasıyla tutuklanan Parsadan’ın eşi Zühre Parsadan. Hakkında dolandırıcılık suçundan İstanbul 3. Yalım Erez hariç. Ankara’daki suçları ile ilgili Ankara polisi soruşturma yapıyor.00’te İstanbul’a getirilen Parsadan ve eski eşi. Necmettin Cevheri ve Esat Kıratlıoğlu amcalara söyleyin akıllı olsunlar. Beni yendiği için onu tebrik ediyorum. Adi bir iş yapıyorlar. Kafamı kullansam 50 milyarını götürürdüm. örtülü ödenekle ilgili beklenen açıklamasını dün Cumhurbaşkanı’na yaptı. ancak bu olayı yapmadığını belirtmiştir. saat 10:30 sıralarında Gayrettepedeki asayiş şube müdürlüğüne götürüldü. uzun süredir takibimizdeydi” dedi. Türkiye’yi bu kadına emanet etmesinler. sürekli tehdit edildiği gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak koruma istedi. Mali fiube Müdürlüğü’ne ait nezarethaneye alındı. aralarında ünlü işadamları.5 milyar dolandırdım. 5. Parsadan şöyle dedi: “Eşim acı içinden ve zor durumda olan insanların ismini kullanarak hiçbir şey yapmayacak kadar dürüsttür. Ancak Emniyet Genel Müdürü Alaattin Yüksel ve İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu’nun Selçuk Parsadan ile yaklaşık 3 saat görüştükleri öğrenildi. Aldığım para da kumara gitti. şöye devam etti: “Tahmin ettiğimden fazla hapis yatacağım. Selçuk Parsadan. Dolandırıcılık bir zeka işidir. geçen günlerde Parsadan’ın ikinci eşinden olan 9 yaşındaki kızının Işık Lisesi’nden kaçırılmaya çalışılması nedeniyle koruma talebinde bulunulduğunu bildirdi.

Benim açımdan bu konu noktalanmıştır. Devlet tahrip olmuş. Ne isterse onu açıklamaya hazır olduğumu ifade ettim. fiüphe varsa bunun bir bilgiye dayanması gerekirdi. 25 MAYIS 1996 TÜRKİYE GAZETESİ. Çiller’in açıklamalarından sonra Çankaya Köşkü’nden kulislere şu bilgi sızdı: Demirel. Cumhurbaşkanı’nın yanına çıktığımda tüm bilgiler yanımdaydı. Çiller. amaç Çiller’i Başbakan yapmamaktır. 25 MAYIS 1996 YENİ YÜZYIL GAZETESİ: PARSADAN ZİMMETLENDİ İbrahim Gümrükçüoğlu ve Selçuk Parsadan’ın can güvenlikleri nedeniyle ayrı ayrı Cezaevi Gardiyan ve Müdürleri”ne zimmetlendiğini kaydeden Bilgin. fiüphe tamamen hukuk dışıdır.20. Bunun peşini bırakmak da mümkün değildir. fiüphe uyandırılmak istendi. hemen ardından da “Sayın Yılmaz’ın görevi iade etmesi gerektiğini Sayın Cumhurbaşkanı’na söyledim” diye ekledi. . Bütün komploları açığa çıkmıştır. Onun açıklaması gerekirdi.30 arasındaki vaki ziyaretiyle ilgili olarak çeşitli haberler ve yorumlar yeralmıştır. Yılmaz’ı bir yandan hesap vermeye çağırıyor. ben Anayasal bir Cumhurbaşkanı’yım. Buna rağmen bizim hukuk dışı davranmamız istenmiştir. önceki akşam DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’i kabulü konusunda dün yazılı bir açıklama yaptı: “Bugünkü (dünkü) gazetelerde DYP Genel Başkanı Sayın Tansu Çiller’in 23 Mayıs saat 19. Bu kişiler önümüzdeki günlerde hesap verecek. yaptırıma rağmen.30’da köşke çıkan Çiller. Bu hukuki gerekçelere rağmen. tartışmalı Başbakandır ve bu komploların içinde olan ve düzenleyen kişinin ta kendisidir.30. Örtülü ödenekle ilgili açıklamalarımı yaptım. diğer yandan da açıkça kınıyorum. Örtülü Ödenek tartışmalarının devleti ve devletin kurumlarını yıpratıcı bir boyut kazanması karşısında. Çiller şöyle konuştu: “Ancak bir hukuk dışı olayla karşı karşıya kalındı. DEMİREL: BİLGİLERİ YILMAZ’A DA ANLAT Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. hukuk yasalar hiçe sayılmış. Bunu bütün arkadaşlarımın önünda bana açıkça ifade etmiştir. Bu çerçevede benim artık ilave edebilecek bir şeyim yok. Sayın Cumhurbaşkanı’na emirlerini sordum. 1 saat sonra Köşk’ün kapısında bekleyen gazetecilere “Gereken bilgileri Cumhurbaşkanı’na verdim” dedi. Yani suç işle 5 yıl ceza ile karşı karşıya kal deniyor. saat başı zimmetlenen kişiler tarafından kontrol edildikleri bildirdi. Çünkü kendisi tahrip olmuş. Sen bu bilgileri ve belgeleri senden sonra Başbakan olan zata ver” dedi. Bir Başbakan’ın değil kimsenin buna yetkisi yok. bundan duyduğum rahatsızlığı hem Başbakan’a hem de Sayın Tansu Çiller’e daha önce söylemiştim.” Çiller Mesut Yılmaz’ı suçlayarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Benim böyle bir konuyu Sayın Mesut Yılmaz’a aktarmam mümkün değil. Amaç bellidir. Biz o zaman da bu zaman da hukuka saygılıyız.Demirel’den önceki gün aldığı randevu üzerine dün akşam 19. devletin örf ve âdetlerinin ihlal edilmesine rağmen Cumhurbaşkanı’nın huzuruna çıkmayı gerekli gördüm. Yılmaz’a güvenmediğini belirtince “Ona güvenmiyorum dersen neticelerine katlanırsın” dedi. Çiller’in örtülü ödenek konusunu açıklamak istediğini söylemesi üzerine “Bak kardeşim.

Aşağı tükürsen sakal. Bayraktaroğlu: Bütün bu yapılanlar 2 Haziran seçimlerine kadar sürdürülecek ve seçimde başarılı olmanız engellenecek. bunun hukuka ve kanunlara aykırı olacağını tekrarlamıştır. 27 MAYIS 1996 YENİ YÜZYIL GAZETESİ: ZİRVEDE KÜFÜRLÜ FİNAL . fiayet Başbakan’a bu bilgileri vermezse. Çiller: Zaten bütün bunlar onun için yapılıyor. Kamuoyundaki 40-50 yıl yatar düşüncesinin yanlış olduğunu dile getiren hukukçular. Bayraktaroğlu: Sayın Çiller. Bu itibarla hükümetin icraatlarının durdurulması söz konusu olamaz. ‘taş çatlasa 6 ay yatar ve çıkar’ dediler. Cumhurbaşkanı’nın meselede doğrudan doğruya muhatap olmayacağını da sözlerime eklemiştim. Kendisine bu bilgileri Sayın Başbakan’a vermesi gerektiğini. Bayraktaroğlu: Sizi kurt kapanına aldıklarını lütfen kabul edin. Devlet işlerinin devamlılığı asıldır. benim talimatımı istemiştir. fiunu ihsas ettim ki Sayın Cumhurbaşkanı da bu işin içinde. Çiller: Aynen. bundan doğacak sonuçlara da katlanması gerektiğini söyledim. Bu konuda ne dersiniz? Çiller: Ben de Sayın yazarın görüşlerine katılıyorum. yukarı tükürsen bıyık misali. benim bunlara muhatap olmayacağımı tekraren ifade ettim. aynen canım. Hükümetin Meclis konusu olduğunu. hükümeti varsayacağımı söyledim. bir köşe yazarı size oynanan oyunun asıl mimarının Sayın Cumhurbaşkanı olduğunu iddia ediyor. kendisinin bu konuda kimseye bilgi vermek durumunda olmadığını.Kamuoyunun aydınlığa kavuşması için konunun eski Başbakan ile yeni Başbakan arasında konuşularak çözülmesini de telkin etmiştim. aynen öyle. Ancak kendisinin de ifade ettiği gibi ‘Bu konuda bilgilerle geldiğini söylemiş’. Cumhurbaşkanı’nın bunun dışında bir yorum yapamayacağınıda ifade ettim. Sayın Tansu Çiller dünkü (Önceki gün) vaki ziyaretinde kamuoyunca bilinen düşüncelerini ifade etmiş.” Radyoda Kendi Sesinden Yalanladı Çiller radyoda kendi sesinden “fiunu ihsas ettim ki Sayın Cumhurbaşkanı da bu işin içinde” dedi. Kendisine hükümetin istifa etmedikçe veya mecliste güvensizlik oyuna muhatap olmadıkça. 26 MAYIS 1996 MİLLİYET GAZETESİ: PARSADAN EN FAZLA 6 AY YATAR Dolandırıcılık suçundan tutuklanarak cezaevine konulan Selçuk Parsadan’ın ‘6 ay sonra dışardayım’ sözünü hukukçular da doğruladı. Sayın Tansu Çiller’in hükümetle ilgili düşüncelerini de dinledim. Başka bir şey söylemek istemiyorum.

Türkiye’ye hizmet edecek bir ortak aramıyor. . Yılmaz eğer görevi hemen iade etmezse hayalet Başbakan olur. Devlet diye bir kavram vardır. “Biz de kendisine Selçuk Parsadan’ın cezaevine götürülmesi sırasında nezarette 5 dakika görüşme izni verdik” dedi. “Beni satın alacak para henüz icat edilmedi” dedi. ya istifalarını verirler veya gensoru versinler ya da RP’ye verdirsinler.” 28 MAYIS 1996 YENİ YÜZYIL GAZETESİ: ÇİLLER’DEN BAfiKASINI DOLANDIRMADIM Parsadan. Zühre Parsadan’ın kocasıyla görüşme talebinde bulunduğunu kaydederek. Çiller. Mukadder Balkan’ın daha önceden aldığımız ifadesi ile aynı yönde” dedi. Tansu Hanım kendisine. İktidarda kalmak için bazı şeyleri görmezlikten gelemeyiz. ANAP’ın kendisine para verip vermediğinin sorulması üzerine. Kendisinden halkın parasının hesabı soruluyor. Çıkar halka çok güzel anlatırız. Tansu Hanım dönüşümlü Başbakanlığın ilk dönemini kendisi almak istedi. Meclis’te yeni bir hükümet kurulmasına ilişkin mutabakat sağlanmadan istifa etmemeye kararlıyım. 1991’de gösterdiğim siyasi olgunluğu tekrarlamak niyetinde değilim. Tansu Hanım bu hesabı vermek yerine siyasi manevra peşinde. Benimle ilgili ortaya atılan iddiaların araştırılmasından şeref duyarım. Ben gidebildiğim yere kadar gideceğim.Yılmaz.Bunun üzerine bana yurtiçinde veya yurtdışında maddi veya manevi her türlü teminatı vermeye hazır olduklarını söyledi. Ama bu durumda Hükümeti kimin bozduğunun kamuoyu tarafından bilinmesi lazım. “Üstelik bu ifadesi. Tansu hanım kendisi hesap vermek yerine bana misilleme yapıp hakkımda abuk sabuk soruşturma önergeleri veriyor. 28 MAYIS 1996 HÜRRİYET GAZETESİ: ÜÇ BÜROKRAT BANA HER fiEYİ ANLATTI Başbakan Mesut Yılmaz şöyle dedi: Koalisyon kurulurken. Ben kendisine güvenmediğimi dönemin sonunda bırakıp gidebileceğini söyledim. sözlerinden sonra mertçe gittim. Tansu Hanım’ın örtülü ödenekle ilgili tavrını demokrasi ile bağdaştırmak mümkün değil. Bazı şeylere gözünü kapatacak ortak arıyor. devletin usullerini gözeten yollar öneriliyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Nazmi fiarvan. daha sonra cezaevine götürüldü. Yeni bir hükümet modeli ortaya çıkmadan. Selçuk Parsadan’ın ne olup bittiyse her şeyi anlattığını belirterek. Benim önceki ortağımın. İcranın her aşamasında Meclis denetimi çalıştırılmalı. gazetecilerin soruları üzerine suçsuz olduğunu söyledi ve “Çiller’den başka kimseyi dolandırmadım” dedi. Başsavcı fiarvan. Benim kanaatim. Çünkü Sayın Çiller’in bunu nasıl istismar ettiğini gördük. Hükümetin nasıl son bulacağının Anayasa’da belli olduğunu belirtti ve şöyle devam etti: “Eğer Hükümetten çekilmek istiyorlarsa. Yaklaşık 3 saat süre ile ifadesi alınan Parsadan. Bir taraftan da kendisiyle ilgili iddiaları hasıraltı etmek için RP ile gizli bir ilişkiye giriyor. “Devletin âdetleri vardır. Cumhurbaşkanı’na iki saat içinde görevi iade ettim. Ben istifa etmedikçe de bu hükümet devam eder. Parsadan’ın eşinin kendisiyle görüştüğünün hatırlatılması üzerine. hükümet hukuken ve fiilen bitmiştir.

Basın Yayın Genel Müdürü Murat Ersavcı ile de görüştüm.Devlet sorumluluğu taşıyan herhangi bir kişinin onunla böyle bir ilişkiye girebileceğini değil iddia etmek. şu an DYP içindeki sağduyudur. birtakım suçlamalarda bulundular. bana bütün itirazlarına rağmen örtülü ödeneğe aktarılan 500 milyar liranın nakit çekildiğini ve Başbakanlık konutuna götürüldüğünü söyledi..5 yıldır yürüttüğü görevi devrederken Başbakanlık Müsteşarı’na bilgi verdiğini bildirdi. Başbakanlık eski Müsteşarları Yücel Edil ve Ali Naci Tuncer ile örtülü ödeneğe bakan memurlardan Sedat Bayer ile konuştum. 20 bin insanımızın ölümünden sorumlu bir canidir. Zaten koalisyon yaptığımız Tansu Hanım değil. yalan olan bu yayına sarılarak . Soru: Üç önemli bürokratla konuşmuşsunuz. Murat Ersavcı: 1. Bayer. DYP yoldan çıkmış bir parti. Tanıtma Fonuna bakan.Ya DYP Tansu Hanım’ın hedefleri peşinde gidecek veya onu aşıp protokol yönüne gidecek. Ama orada ifade edilen isimler doğru değildir. Bana Tanıtma Fonu’ndan yapılan harcamalar hakkında bilgi verdi.” TEYPTEKİ YILMAZ’IN SÖZLERİ: Soru: Elinizde örtülü ödeneğin nereye harcandığı konusunda belge var mı? Yılmaz: No comment (Yorum yok) Soru: Bir sorum daha olacak Yılmaz: Çok geç kaldım. Ali Naci Tuncer: Milletvekili adayı olmak için 1 Kasım’da istifa ettiğim için olayların meydana geldiği tarihlerde görevde de değildim dedi.Yılmaz şunları söyledi: “Dün bu konuda bazı siyasi parti yetkilileri baştan aşağı asılsız. dedi. PKK lideri Abdullah Öcalan’ı suikast yapılacağı konusunda uyardığı iddiasını yayınlayan gazete hakkında suç duyurusunda bulunacağını ve tazminat davası açacağını açıkladı. Ama ben DYP’de sağduyunun ölmeyeceğine inanıyorum. 29 MAYIS 1996 HÜRRİYET GAZETESİ: BÜROKRAT ADI VERMEDİM Yılmaz şunları söyledi: “Bu konu ile ilgili üç bürokratın örtülü ödeneğin kullanımında teamüllere aykırı bazı uygulamalar olduğu konusunda bana bilgi verdikleri doğrudur. Türkiye’ye hizmeti unutmuş Tansu Hanım’ın hesabını örtme peşinde. DYP’nin RP ile ortaklık kurması için büyük bir gayret görüyorum. Huzurunuzda. Dolayısıyla bu arkadaşlarımız haklı olarak tepki göstermişlerdir.” Yılmaz.. Yılmaz: Ali Naci. Yücel Adil: Örtülü ödenekle ilgili olarak şahsıma atfen ifade edilen hususlar gerçek dışıdır.DYP’nin Refah ile kuracağı ortaklığın bir hizmet Hükümeti olduğunu iddia edemezler. Türk kamuoyuna açıkça ifade ediyorum: Abdullah Öcalan denilen kişi. Edil ise iki yıl önceki bazı harcamalar hakkında bilgi verdi. . düşünmek dahi mümkün değildir. Böyle bir hükümet olsa olsa Örtülü Mercümek Hükümeti olur.

Parsadan daha sonra hakkında açılan diğer davayla ilgili olarak savcı Sabit Sarıkaya’ya ifadesini verdi. nereye sarfedildiği falan değil. Tanıtma Fonu ile ilgili. örtülü ödenek ile ilgili değil. kendisini Prof. Bunun üzerine Merkez Bankası gece yarısı açtırılarak bankaya para aktarılmış. Öbürü kim? Soru: Sedat Bayar deniyor. Kamuran Değer. Ahmet Taner Kışlalı’nın da aralarında bulunduğu birçok üst düzey bürokrat olarak tanıtıp. Burada yarım saat kadar kalmış. Daha sonra talimatla Başbakanlık Konutu’na götürülmüş. dolandırıcılık amacıyla bir araya gelmişler ve birbirleriyle bu konuda anlaşarak.O bundan şikayet ettiğini de söyledi.. İddianamede.fi’nin yetkilililerine ise Yiğit Gülöksüz’ün kardeşi Dündar Gülöksüz olduğunu söyleyip. C..Dr..İddianamenin son bölümünde. Fakat ben onları hiç incelemedim. kendisini Ahmet Taner Kışlalı olarak. Bu davada ise. dekontlarını da aldım. Ama onunla konuştuğum iki sene önceydi. Bu paranın 250 milyar lirası 100’lük olarak dolara çevrilmiş ve bir gecede çekilmiş. sanıklar hakkında 3’er yıldan 9’ar yıla kadar hapis cezaları isteniyor.Selçuk Parsadan. İddianamede sanıklar. Parsadan’ın. Dövizleri Türk paralarını aldılar bavullara getirdiler. Yılmaz: Sedat Bayar şu anda memur zaten.Soru: Diğerinin de Yücel Edil olduğu söyleniyor. müştekilerin zararına. “Vakıflar Bankası’na iki araba gitmiş. eskiden evet. dolandırıcılık ile suçlanan sanıkların 2 yıl 4 aydan 24 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanması isteniyor. Paranın 250 . Mukadder Balkan ve Süheyl Balkan’ın her üç şirkete 471 milyon 500 bin liralık kitap satışı ve teslimi yaptıkları. ünlü kişilerin adlarını kullanarak bazı şirket yetkililerini dolandırmak suçundan hakkında davayı açan Savcı İlhan Arslan’a ifade verdi. Mukadder Balkan ve Süheyl Balkan.. Ama nereye harcandığını ben de bilmiyorum.Ben ayrıca banka ile de görüştüm. Hüseyin Cahit Parsadan.. Onlardan da bulunamamış. Soru: Murat Ersavcı ile de konuşmuşsunuz. Parsadan’ın olay tarihinde müştekilerden Salih Ataker’in Muhasebe Müdürlüğü’nü yaptığı Ataç İnşaat fiirketi ile müştekilerden Kemal Tüzün’ün işyeri Ata İnşaat’a telefon edip. Yılmaz: Ersavcı. İnceleme imkanım da yok yani.. Onun söylediği bundan ibaret. Bankada yeterli miktarda para olmadığı için şubelere bakılmış. Bu para önce Başbakanlığa getirilmiş. bavullarla gittiler bankadan’ dedi. O dönemde örtülü ödeneğin keyfi kullanıldığından bana yakındı. Avukat Sıtkı Yılmaz fiahinalp’ın Müşavirliğini yaptığı MNG Holding A. İlk önce kitap satışıyla ilgili bir şirket kurup.Cahit Parsadan. 31 MAYIS 1996 HÜRRİYET GAZETESİ: PARA BÖYLE GİTTİ Yılmaz. İddianamede sanıklar Selçuk Parsadan. Ben de onu söylüyorum.Ona sordum ne oldu diye. Bütün aldım. satılan nutuk ve Atatürk ile ilgili kitaplara ait fatura tanzim ettikleri kaydedilerek. çeşitli kurumların muhasebe müdürlerini toplam 348 milyon lira dolandırdığı belirtildi. Atatürkçü düşünceye yardım maksadıyla kitap sattığı belirtildi. buradan da konuta götürdüler. İşte ‘Ben itiraz ettim. 8 müştekiyi hile ve desise yaparak hataya düşürmüşler. kendilerinin yararına haksız bir menfaat sağlamışlardır” denildi. Yiğit Gülöksüz. H. Yılmaz: Yücel Edil.” 29 MAYIS 1996 ZAMAN GAZETESİ: PARSADAN RESMEN İTİRAF ETTİ Selçuk Parsadan dün sabah saatlerinde gizli bir şekilde Ankara Adliye Sarayı’na getirildi.

03. aile. Ama sordum yok. Nerelere Ne Harcandı? 16.1996 23. Bu paranın 250 milyarlık bölümünün.1996 05.1996 23. parti’ giderleri niteliğinde olduğunu vurguladılar.1996 100 MİLYAR 139 MİLYAR 5 MİLYAR 118 MİLYAR AKIBETİ MEÇHUL AKIBETİ MEÇHUL SELÇUK PARSADAN’A ÖDENEN ÇİLLERİN İTALYA GEZİSİ ÖNCE ALDI⁄I 01. 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu’nun 77.02. örtülü ödenek için de RP’nin gensorusunu destekliyor.03.02.” “Açıklamazsa.02. yani yüzde 60’ını yasadışı kullanıldığını ispatlayabilirim.02. Aynı şekilde dolandırıcı Selçuk Parsadan’a ödenen 5 milyar liranın da örtülü ödeneğin amaçları ile bağdaşmayacağını kaydeden kaynaklar akıbeti belli olmayan diğer ödemelerinde ‘Kapalı İstihdam ile devletin yüksek menfaatleri’ doğrultusunda harcanmadığı kuşkusunun güçlendiğini belirttiler.1996 10 MİLYAR 29 MİLYAR AKIBETİ MEÇHUL SANCAK AIR’E ÖDENEN . Çiller.1996 16. 1 HAZİRAN 1996 MİLLİYET GAZETESİ: ÖRTÜLÜ ÖDENE⁄İ AÇIKLIYORUZ Başbakanlığa yakın kaynaklar yaklaşık 400 milyar tutarındaki bu ödemelerin.” dedi. Ancak bu para usulüne uygun harcansa.milyar liralık bölümünün Başbakanlık konutuna neden götürüldüğünü bilmiyoruz. maddesinde düzenlenen örtülü ödeneğin harcanabileceği amaçlar doğrultusunda kullanılmadığının anlaşıldığını savundular. şahsi menfaati için kullanıldığı kanaati kalacaktır. devlette kaydı veya bilgisi olurdu. Sancak Air’e ödenen paranın Başbakan Tansu Çiller’in seçim çalışmaları ve bazı yurtiçi geziler için kiraladığı uçak ve helikopterler için ödeneğinin belirlendiğini belirten aynı kaynaklar bu tür ödemenin sözkonusu yasa hükmünün yasakladığı ‘fiahıs.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful