You are on page 1of 144

ADA DYALEKTN KAYNAI HEGEL incelem e C 2.

basm)

YAZKO Trkoca Cad. 17-19 Caalolu - sta nbul 22 78 45

Y azarn teki k ita p la r:

SOSYALST KLTR A N SKLO PED S (5 c ilt) GZL RGTLER, 2. bask FELSEFE SZL DENZE NEN SOKAK, senaryo GEL BARIALIM, senaryo SHRL SUYUN ARKISI, senaryo SINANIN TRKS, senaryo
Yazarn teki eviri k ita p la r :

PARS DERKEN (E hrenburg), 3. basm VE ELE SU VERLD (O s tro v s k i) 17. basm SOVYET FELSEFE TRKYE BENDEN ARLER A N TO LO JS , 2. basm DEFTERLER (Lenin) MESELES (M a rx ) (S. H il v 'la ) SELAM SYLE A N AD O LUYA, 3. b a sk, D ldo S o tiriy u

FABRKA, G ladkov, 7. bask BEYAZ AT, E. T riolet, TDK 1971 e v iri dl KANUN, R. V ailland YALNIZ ADAM , R. V a illand NGENEM. Z. S tancu BR YOLDUR UZAR GDER, B ene rci ULUSLARARASI LKLER FOMA, Gorky TARH (K om isyon)

PANORAMA, A ragon H7 MUHAMMED (M . R odinson) 2. bask TARH BOYUNCA POLTKA PARS KOMN, C O qu ili HAPSANE M EKTUPLARI, G ram sci ASYA TP RETM TARZI. G odelier

Bu k ita p A ao lu Y aynevi T e sisie ri'ndg diz ild i, ba sld , c iltle n d i 27 73 37 K apak: B le n t E rkm en s ta n b u l 1983

ADA DYALEKTN KAYNAI HEGEL


ATTLA TOKATLI

E S "
Y a z a r la r ve e v irm e n le r Y a y n Koop eratifi retim

A IKLAM A Hegel apnda bir dnr, bir elkitabnm er evesi iinde tm boyutlaryla ayrntl bir ekilde okura aktarm ak elbette mmkn deildir: Dev, a dra smaz. A ncak bu, devi tantm ak, dncesinin eitli alm larn belirleyip daha geni aratrm ala ra yarayacak bir genel grnmn verm ek olanakddr anlam na da gelmez. Bizim burada denem ek cesaretini bulabildiimiz, nitekim, sadece budur. teden beri Hegel'in a n la lm a zl n d a n , yapt larn ann siyasal sansrnden kurtulabilm ek iin alabildiine teknik bir felsefe diliyle kaleme alm lndan doan alm az zorluundan sz edilegelm itir hep. Bu yargda bir gerek pay, hi p hesiz vardr. Ama hi phesiz olan bir baka husus da, sz konusu yargnn, daha ok, H egeli u yada bu nedenle anlam ak istem eyenlerce benimsendii dir. Uzun sze gerek yok: Biz bu kitab, felsefesi, a da dncenin ana kaynaklarndan birini ve belki de birincisini oluturan Hegel'i hem tantm ak, hem de sevdirm ek am acvle hazrladk. Am acm za ulaa bilmek iin de bir hile-i eriyyeye bavurduk: blm halinde dzenledik kitabmz; ve yaptn hem bir bavuru kayna hem de bir antoloji nitelii ka zanm asna autk. yle ki: H egel ve dncesi balkl bir birinci blmde filozofun dnce ser venini ana izgileriyle aktarm aya giritik: H egel ze rine baln tayan bir ikinci blmde ise, okuru byk dnre sndrabilm ek umuduyla, Hegel hak knda ileri srlm bellibal deer yarglarn ak

tardk; ve nihayet, bir nc blmde, H egelder semeler bal altnda, byk dnrn belibal yaptlarna bir gezi dzenledik. Konuya in olan lar, birinci blm tartm a gtrr, ikinci ve n c blmleri doyurucu olm aktan uzak bulabilirler. Herhalde, kendi alarndan hakl da olacaklardr: Hegele bir tek adan yaklam ak sz konusu deil dir. Unutulmasn ki elinizdeki kitap bir uzm andan ok bir amatrn yaptdr. Ve gene unutulmasn ki am atr szc, Franszcada sevgi anlam na ge len amourdan tremedir. Attila Tokatl

Not: kinci ve nc blmlerdeki alntlarda, sa dece bize ait olan evirileri im zasz braktk.

HEGEL VE DNCES Byk Alma dnr Georg W ilhelm Friedrich HEGEL, 1770de Stuttgartda dodu, 1831de Berlinde ld. Kk bir memurun oluydu. Okulla ev arasnda renksiz bir ocukluk hayat yaad. 1788 ylnda Tbingen Protestan ni versitesine yazld. Orada tant, gelecein byk airi H lderlinden etkilendi ve ilk in celem elerini ya,zmaa koyuldu. ok gemeden aralarna katlan Schellingle kurulan l dostluk, Hegel iin daha da verimli olacakt. 1793 ylnda teoloji diplom asn alan ve eit menlik yapm aa koyulan Hegel, bu arada Kant okudV ve felsefesinin temel karakterini m eydana getiren aklclk anlayna baland. Nitekim ilk nem li yapt olarak kabul edilen Dos Leben Jesw> (sann Hayat, 1796) adl aratrmasn aklc bir adan kaleme ald. 1801 ylnda Jena niversitesine atanan He gel, Ficheye kar Schellingin felsefesini savu nan nl yazlarn yazm aa balad. Ama bir yandan da kendi sistemini oluturmaktayd. Nitekim 1807 ylnda yaynlanan Dos Phaenom enologie des G eistes (Zihnin Fenomenolojisi) adl ilk byk yaptnda, Schellingden ve rom antiklerden kesinlikle ayrld grlr. Jenam n N apolyon ordular tarafndan igali zerine b ir tara gazetesini yneten Hegel, an cak 1808 ylnda yeniden retim hayatna ka vuabildi. kinci byk yapt olan *W issenschaft d er Logik (Mantk Bilimi, 1812)i bu ara
7

da yazd. 1816 ylnda Heidelberg niversitesi ne atand ve kendisini birdenbire byk ne kavuturan F elsefe Bilimleri Ansiklopedisi (1817)ni yaynlad. Bir yl sonra Berlin niversitesine atand ve bir baka nemli yapt olan ffufetfe Felsefesinin lk e le r in i yaynlad. Bunu, ancak lm nden sonra Tarih Felsefesi zerine Dersler (1837) bal altnda yayn lanacak olan bir baka nemli yaptn ilk ta sars izledi. Artk Hegel iin, Batda hibir filozofa nasip olmayan bir hret ve prestij dnemi balam t. Dnlsn ki daha salnda Halle ni versitesi, Hegelin sistemini btnyle benim seyerek tm retim alanlarna uygulayp retmee ve yaym aa koy'ulacakt. Sadece A l manya'nn deil, A vrupann drt bir yanndan renciler, onun derslerini dinlem ek iin Ber line akn etmekteydi. Yaptlarnn adlarndan da anlalaca gibi, Hegelin felsefesi, btn bilgi alanlarn kap sayan geni ve derin bir sentez halinde ortaya kmaktadr. A m a Hegelin asl nemi, diyalek tik metodu kusursuz bir biim de kullanarak, insan ile evreni bir tm halinde ve tarihsel bir adan deerlendirmesinden ileri gelir. Filo zofa gre, dncenin diyalektiin ile varln diyalektii arasnda kkensel bir ayrlk yok tur; ayn gerein iki ayr yzdr bunlar. Ev rensel varlk, bir gelime, bir olutur. Hereyin temelinde H egelin de olarak niteledii bu mutlak varlk bulunur. Evrenin gereklii, de_ nin tek tek varlklar halinde belirmesinden, bi imlenmesinden doar. Am a de, tek tek var lklarn eitlilii iinde kaybolmaz; dnen zihin de yeniden kendisini bullr. Btnsel var lk, tarih plannda Devlet olarak gereklem ek tedir. Bu son tez, Hegeli daha salnda m utlak
8

Prusya m onarisinin b ir temsilcisi, hatt bir resm szcs durum una drmt. Bu gnse H egelin aslnda alabildiine devrimci bir dnr olduu kesinlikle ortaya km bulunmaktadr.

Y ukarda da belirtmi olduum uz gibi He gel, daha niversite yllarnda gelecein nl dnr Schelling ve nl airi Hlderlinle yakn dostluk kurmutu. Bu dostluun iki be lirgin sonucu oldu: Eski Yunan uygarlna ve Fransz D evrim ine duyulan derin hayranlk ve ballk. Nitekim dnrmzn fikirsel oluum unu temellendiren eler arasnda, a n siyasal alkant ve dnm leri ile halkla rn dinsel ve zihinsel geliiminin incelenmesini en bata saymak gerekir. Gerekten de H egele gre Antik Sitenin gzel, mutlu ve zgr bir btnsellikli vard: znel irade ile genel nesnel iradenin dolaym z birlii diye tanm lyordu dnrmz bu btnsellii. V e sz konusu btnsellii izle yen Hristiyanl, bu adan baknca, nesnel dnyann, bilincin yazgs yada bir dma nn bilinci halinde kendi bilinci haline geldii yrtl an olarak gryordu (sann H aya t ve Hristiyanln ruhu ve yazgs). Daha sonra Hegel, Kantm znelcilii ve biim ci ahlk ile Fichte ve Schelling tarafndan kurulan idealist sistemleri eletirmee giriti. Kendi diyalektik anlay da bylece belire cekti. Bundan byle, temel tasarsn btnsel in sanda, btnsel insann gerek zgrlnde ve m utluluunda bulan Hegel felsefesinin ere i u olacaktr. Deneylere-dayal-olumlulu*uve-elikileri-im de-tarih ile birlik-ve-evrensellik-gerektirirlii-iinde-akl uzlatrmak, ger
8

ek ile dnce arasndaki kartl zmek. Nitekim 1807 ylnda yaynlad Zihnin Fenomenolojisi adl ilk byk yaptnda, bireysel bilincin oluum evrelerini betim ler Hegel: D olaymsz duyusal kesinlikten kendi bilincine ve kendi bilinlerinin kartlndan A k lda uzlamna doru ilerleyen bir evrelenm edir sz konusu olan. V e bu evreler, ayn zamanda, kltrnn evrensel (nesnel) oluu iinde zih nin de evreleridir. Bu zn geliim yolu, zne ile nesne ve bilin ile dnya arasndaki btn balant ve kartlk biim lerinden geer: Zihin tarafndan yaratlm ve alm olan yabanc lamalarn ve elikilerin tarihidir; ve, bylece, fenomensel bilgiden mutlak bilgiye doru iler ler. Mutlak bilgi de, zne ile nesne, Zihin ile Tzn zdeliidir. Zihnin Fenom enolojisi, dnrn 1812-1816 yllan arasnda kaleme alm olduu M antk Bilimi balkl bir baka byk yaptna bir antropolojik giri niteliindeydi. Byk Mantk diye de anlan bu kitabnda Hegel, eski m etafi ziin yerine kendi mantn getirmektedir. A y n zamanda bir ontoloji (varlkbilim ) ve bir gnozeoloji (bilgi kuram) idi bu yeni mantk: Saf dnce (d e)nin ve onun belirlenim leri nin diyalektik geliiminin incelenmesiydi. V ar. lkn teorisi ve zn teorisi olarak nesnel mantk, ve, kavramn kavram la nesnelliin mutlak birlii halinde denin teorisiyle b tnlenen teorisi olarak znel mantk olm ak zere ikiye ayrlyordu. Gene bu yeni mantk, saf (kendinde ve kendi-iin) denin incelen mesi olarak, Hegelin 1817 ylnda yaynlad Felsefe Bilimleri Ansiklopedisi' nin ilk blm n oluturmaktayd. Sz konusu yapt, Hegel sisteminin hemen hemen kusursuz bir aklamasn getirmekte dir. Diyalektik olarak yle geliir dnce:
10

Mantk; bakalam l iinde denin bilimi olan doa felsefesi; ve, antropolojinin, fenomenolojinin ve psikolojinin konusu olan znel zi hinle nesnel yada pratik zihnin bilimi olarak zihnin, ve, kendinde ve kendi-iin birlii iin de m utlak zihnin felsefesi; ve, sanatta, dinde ve felsefede kendinin saf gerekleimi. Hegel, nesnel yada pratik zihnin bilimine 1820-1821 yllar arasnda kaleme ald Hukuk Felsefesinin lkeleri adl yaptn ayrmt: D nre gre, zihnin kendinden hareketle ikin ci doa olarak rettii dnya demek olan hu kuk sistemi, zgrln (hrriyetin) eit-duraklarndaki edimselleimidir. Sz konusu du raklar yle sralyor Hegel: Soyut hukuk (ra. desi mlkiyette gerekleen zel kiinin huku ku) , znel ahlkllk (znelliin sonsuz gerek tirimlerinin olum lan), ve, nesnel ahlkllk. zgrlk ancak ailede, sivil toplum da (burju va liberalizm inin dnyasnda) ve zellikle de Devlette (ahlk desinin edim halindeki ger eklii dem ek olan, bir halkn hayatnn akla uygun rgtleniinde) bir gerek dnya (so mut evrensel, yada, evrensel somut) haline ge lir. Burada Hegel, Kantm biim ciliine olduu kadar Jean-Jacq*ues Rousseaunun szlemeye dayal Devlet grne de kar kmakta ve, Jean Hyppolitein deyiiyle, sonsuz Hristiyan znellii ile, D evleti y*Urtta iin son ve kesin erek olarak gren, Eski Yunan idealini uzla trmak istemektedir. H egelin sistemi, belki, aadaki ekilde yo unlatrlabilir: Kant soyut entellektelizme ve (Schellingin sezgi dedii) rom antik akldcla, kav ram n zorunlu kesinliini ve aklsalln kar t tutan dnr, felsefe alannda, dorudan doru ya eyle, eyin kendisiyle, yani hakika
11

ten-var-olan'n etkin biim de gerek bilgisiyle hesaplamay istemekteydi. Hegele gre, her tikel gereklii gelecei ve bitim lilii iinde an lamak, onu, btnlk (somut evrensel, yada, evrensel somut) yanndan yakalamak, yani, mutlakm bir fcelirimi olarak kavramakt: M ut lak, kendinin, gene bu kendinin teki-varlka ve yabanclam a (olumsuzlama, ayrm ) ya bamllan ve, ayrca, bu yabanclam a nn stesinden geliini de ieren ilerlek ve dramatik gerekleimiydi. Dolaysyle de diyalektik, dncenin ve ger ekliin geliim yasalarnn tm demek olu yordu: Hareketin, bozulup-deierek-bakalamann bir mant oluyordu diyalektik. Hangi bakalamann? Niteliksel sram alarn nice liksel ilerleyiin srekliliini krp paralad ve elikilerin stesinden gelinip ald hare ketin ve bozulup-deierek-bakalam ann. Bu bakalamay, ou zaman ve biraz da geliig zel bir ekilde yapld gibi, tez-antitez-sentea emasna indirgemek olanakddr. yle diyebiliriz: Hegelin sistemi, tm bilim ler alann ku caklar ve sl bir ri+ me gre gelien m utlak dile getirir: Kendinde konulan ve dnlen mutlak (m antk), kendi-dm da ve kendi-iin nesnellemekte (doa felsefesi) ve gene kendi ne... artk ayn zam anda hem kendinde ve hem de kendi-iin olan kendine dnm ektedir (zihnin felsefesi). Dnceye saydam gerekli i geri vermee ynelik olan bu giriim, mut lak dnceyi gerekletirmek zere tutkula rn tikel e k icili in d e n yararlanarak (akim kurnazl) tarihi akim yapt haline getirme abas olmaktadr.. Hegelin mutlak dnce (de) olarak niteledii de, zne ile nesnenin, tikel ile evrenselin, sonlu ile sonsuzun uzlam ve zgrln (hrriyetin) tam ve yetkin biimde gerekleiidir.
12

HEGEL ZERNE

Bir eletiri zeks olarak Hegel, daim a ku sursuz deerlendirm elerde bulundu. GOETHE Aristotelesin yerini tutamaz Hegel; nk m odern an Aristotelesi odur: Gerekten de Avrupal dnrler iinde en derini ve btn hepim izin kaderi zerinde en belirleyici etkiyi yapm olandr. ALAN Hegel felsefesinin ulat en son son'u u dur ki, insan, bir Tanrnn ynetimi ve koru mas olm akszn tarihi yapm ak zorundadr; ve Dnyay yaratan T an n deildir, tam tersine T a n n y hayal edip yaratan insandr. HENE Hegelin mant, benim anladm ekliyle, taa ocukluum uzdan bu yana kafalarmza doldurulan btn o eski safsatalardan ok da ha fazla akla uygun ve doyurucu. PROUDHON Benim diyalektik metodum, Hegelin metoa*undan sadece temeli bakmndan ayrlmaz; onun m etodunun tam kartdr, nk ben maddeciyim , H egelse idealist. Hegelin diyalek tii, her trl diyalektiin temel formudur; ama o mistik halinden syrlp kurtarlmak ko uluyla. te benim m etodum u onunkinden ayrt eden de budur.. H egelde diyalektik, ba aa yrr; bu diyalektie akla uygun gr nn kazandrm ak iin, onu tfutup ayaklar zerine oturtm ak yeterlidir. MARX
13

Tarihi tamamyla nedensellie indirgiyor He gel; ve bir yn ada bilgince oranla bin kat daha derin ve zengin bir ekilde anlatyor nedensellii... Hegelin nedensellik konusunda syledikleri ni okuyunca, Kantlarn pek sevdii bu tema zerinde bu kadar az duruu ilk bakta tuhaf geliyor insana. Neden mi bu kadar az duruyor Hegel? nk onun iin nedensellik, evrensel bantlln belirlenim lerinden sadece bir idir; ve nk Hegel bu evrensel bantll ok daha derinden ve evrensellii iinde kav ram ve bu evrensel bam tlk iindeki kar lkl geileri, vs., btn aklamas boyunca ve daha batan itibaren daima belirtmi bulun maktayd. N eo-am pirizm in (yada fizik idea lizmsem) doum sanclar ile Hegelin z m lerini, yada daha dorusu, Hegelin diyalektik metodunu yanyana getirip koymak, son derece retici bir i olurdu... Soyut kavram larn oluumu ve bu kavram larla yaplan ilemler, evrenin nesnel balant yasalarnn tasarmn, kansn, bilincini zaten oktan iermektedir. Nedensellii bu balant dan k opanp ayrmak samadr. Evrenselin te kil ve tikeldeki nesnelliini inkr etmek ola nakszdr. Grlyor ki, Hegel, nesnel dnya nn hareketinin kavram larn hareketindeki yanssn izlemee giritiinde, Kant ve teki lere oranla kat kat daha derine iniyor. Dee rin basit ekli, bir maln bir baka mal kar lnda mbadelesi biim ine brnen bir tek edim bile, nasl, kapitalizmin btn ana eli kilerini kapal olarak iermekteyse, tpk bunVm gibi, en basit genellem e de, kavram larm (yarglar, tasmlar, vs.) en ilk ve en basit olu umu da, insann, gittike daha derin bir e kilde, evrenin nesnel balantsnn bilgisine eri ini dile getirmektedir. H egelin M antikmm
14

gerek anlamn, imlemini ve roln asl bura da aram ak gerekiyor ite. Buna dikkat. * Kendi kendine bir erek veren insan etkinli ini, bu etkinliin bir tasm olduunu, zne nin (insann) .tasmsn mantksal ekili iin, de bir terim rol oynadn, vs., syleyerek, mantn kategorileri iine sokabilmek iin bazan rpm rcasna bir aba gsteriyorsa Hegel, KATYEN BR OYUN OLSUN DYE YAPMI YOR BUNU. ALABLDNE DERN VE T A MAM IYLA MADDEC BR MUHTEVA VAR BURADA. TERSNE EVRMEK GEREKYOR: MANTIK EKLLERNN BRER BELT DEE RN ALABLMES N, NSANIN PRATK ETKNLNN, BU ETL MANTIK EKL LERN, NSAN BLNCNE MLYARLARCA KERE TEKRARLATMI OLMASI GEREKYOR DU PHESZ. * Hegel ve M arxm yaptn srdrmek, insan dncesinin, tarihinin, bilim in ve tekniklerin diyalektik adan ilenmesi olmaldr. LENN Burjuva ihtilli arifesinde A lm anyann e limeli gelimesini yanstan Hegel felsefesi, Hegelin ideologluunu yapt ykseli halindeki Alm an burjuvazisinin dalizminin etkisinde kalmtr. Hegel felsefesinde, bir yandan o a n A vrupasnn ihtillci atmosferini yanstan ilerici ve ihtillci eilim lerin mevc'Ut bulunm a s, te yandan da, Alm an burjuvasizinin karar szln, korkakln ve Eski Dnya karsn daki tavizkrln yanstan m uhafazakr ve reaksiyoner fikirlerin m evcut bulunmas ite
15

buradan gelir. Marx tarafndan Hegelci fel sefenin asl kayna ve s im diye nitelendiri len De Phaenom enologie des G eistes (Zihnin fenom enolojisi) (1807) adl yapt dahil, Hegelin btn yaptlarnda bu ikicilik grlr. H e gel, sz geen bu yaptta, insan bilincinin ev rimini, bu evrimde grlen ilk belirtilerden, bi limin ve bilimsel m etodolojinin bilinli bir e kilde gelimesine kadar inceler (fenom enoloji, Hegelin anlad tarzda, gelimesi asndan bilin fenomenlerinin doktrinidir). Die Phaeno m enologie des Geistes, Engels, insan zihninin em briyolojisi ve paleontolojisi olarak, H egelin dncesinin temelini tekil eden tarihilik kav ramnn kkeni olarak nitelendirir. Sz geen bu yapt, idealist bir tarzda da olsa, H egelin emein zm yabanclama kategorisi iin de kavram asnn zmlemesini ierdikten baka, insan ve insan tarihini insann kendi emeinin bir sonucu (Marx) olarak tasarlar. Bu yapt, ayn zamanda, Hegel diyalektiinin temel ilkelerini: Hegel sisteminde hareket n ok tasn tekil eden, varlk ile dncenin zde lii, yani, btn dnyann temeli ve z olarak kendinden-gelien Mutlak denin dahiyane bir aklamasn da ierir. Hegelin, Enzyklopadie der philosophischen W issenschaften im Grundissede (Felsefe Bilimleri Ansiklopedisin d e ) (1817) zetlenmi olan mutlak (objektif) idealizm i, doanm ve sosyal hayatn btn fen o menlerinin m utlaka: zihin ve akla, mutlak ideye, dnya aklna ya da dnya zihnine dayand anlamn tar. Mutlak olan bu ey faaldir; faliyeti, dnceden, daha dorusu, kendini-bilm eden ileri gelir. Mutlak ide, saf hada geliir; bu safhalar unlardr: 1) bizzat idenin barnda, salt dnme unsuru iin de; yani, idenin ieriinin, birlik ve btnlk halinde bir mantki kategoriler sisteminde
16

kendini aa vurduu M antkta gelimesi; 2) Idenin, teki-varlk form lar iinde, doa for mu iinde gelimesi, yani D oa Felsefesi. He gel in grne gre doa gelimez; doa, ken disinin m anevi z n oluturan mantk kategorilerinin d belirim lerinden ibarettir; 3 ) d en in dnce ve tarihte (zihinde) gelime si, yani, Zihnin Felsefesi. Bu evrede, mutlak ide kendi iine kapanp, ieriini deiik akl y rtme ve etkinlik form la n iinde kavrar. He gel kendi sistem inin, m utlak idenin keridinden-gelim esim, ayn zam anda da kendini-bil_ m ein i tamama erdirdii, yani son noktasna eritirdii fikrindeydi. W issenschaft d er Logikte (1812 16) youn bir ekilde ortaya konan Hegel diyalektii, felsefeye son derece deer li katklarda bulunmutur. Sz geen bu ya ptnda Hegel, kantitatif deim elerin kalitatif deim eler haline gelmesini form le eder; b tn gelim enin harekete getirici ilkesi olarak gelime hakknda derin bir incelem eyi ortaya koyrr; inkrn inkr kanununu, form ve ierik diyalektiini, para (cz) ve btn (kl) diyalektiini tanmlar; zorunluk ve hrriyet kategorilerine ve daha birok kategoriye ak lk kazandrr; Kant kendinde-eyler dalizm ini eletirir, vs. Ne var ki, H egelin diya lektii, onun kendi idealist felsefesine aykr der. Felsefesinin idealist karakteri ve burju vaca snrllklar, H egeli, kendi diyalektik fi kirlerine ihanete gtrr. Gerekten de Hegel, dnyann ve b ilginin gelimesinin artk ta mamlanm ldn iddia ediyordu; diyalektke mistisizm i alyordu; gelime ilkesini, sadece ide alanna dahil fenom enlere uygulu yordu; m antk kategorilerini kalplatrp su niletiriyordu. Hegel, diyalektikten tutarl bir ekilde sosyal sonular karmam, daha d o rusu byle bir arzu gstermemitir; milliyeti
17

lik tutkularna gz yum up Prtsya M onarisini sosyal gelimenin zirvesi iln edecek derecede ileri gitmi, statko (kurulu dzen) ile uzla maya girmitir. Hegel felsefesi, M arksizm in gelimesi zerinde izler brakmtr: bu felse fenin en deerli unsurunu, yani diyalektik ! alan Marksizm, diyalektiki, doa, toplum ve dnce nin gelimesini bilimsel tarzda aklyrtme retisi olarak yourmutur. Marksizm, Hegelin agnostisizme kar koyuunu, tarihi lik kavramn, insan aklnn gcne inann, gerek dnyaya ve bilm e ye hkm eden en nemli genel kanunlar arasndaki balantlar ortaya koyan mantk bilim i ni takdirle karlar. M. ROSENTHAL Beni bilen, bundan tanr. Hegel, bu szle ri, W ilhelm Henselin yapt sert grnm l, alayc bakl portresinin altna yazmt. Hegeli tanmak ne demektir? Kukusuz, yaam konusunda hibir ey bil mesek de, yaynlanm yaptlarnda, onun s nrsz dourganlk tayan dncesinin zn kavrayabiliriz. Hegel, daha sonraki kuaklar zerinde, bu yaptlar araclyla ok geni, e itli ve kesin bir etki yapmtr. Am a filozofun gerek kiiliini ortaya kar mada da yarar vardr. Hegeli bilmek, syledi ini daha iyi anlamamza yarar kukus*uz. A y n bilgi, baz szlerine daha fazla nem ver memize, yanklarn artrmamza ya da azalt mamza, geleneksel yorum lar eitlendirm em i ze yol aabilir. Hegelciliin ok nemli bir *uran olu turduu fikir tarihini kavram am z bakm ndan da nem tar bu. Ayrca, bylesine zengin bir dnceyi iinden tredii somut koullara balayan ilintileri de incelem eden geemeyiz. Hegelin politik ve toplumsal tutumunu, ar basan eilimlerini belirlem eyi baardk m ?
18

Bilmiyoruz! A m a en azndan, im diye kadar bilinmeyen ya da yanl bilinen eylemleri, sz leri, ilikileri (ki bunlar ok byk nem ta m aktadrlar), gn na kardk. Bunlardan sz etmemiz, Hegeli km seyen lerin kaba sulam alarn ortadan kaldrm aya yeter. H egelin kendi yaad yllarda bir tutuc ya da toplum sal kurallara ba een bir kimse olduunu sylem ek olanakszdr bugn. Tam tersine Hegel, allagelmi dnceleri bir yana atm, genel kurallar hie saym ve n yarglarla savamt. Hegel ne Ortaaa z lem duym u ne de Y enialardan korkmutu. Hegel, h ibir eyi, verilmi biim i iinde sap tayp dondurm ay istemiyordu. A m a yine de onu, devrim ciler aram a soka mayz. Dnce bakm ndan kimi zam an dev rim ci olduu halele, yaam tarz bakm m dan devrim ci deildi Hegel. Belki de dncelerinin mantksal sonularna kadar gitmek istem iyor du. 1820 ylnda Berlinde devrim ci olm ann ok g bir i old*uunu da kabul etmemiz gerekir. Bu glk sadece tehlikeli olm asm dan deil, durum un devrim sel olm am asndan ileri geli yordu. Toplumsal ve siyasal durum, kkl d nmlere, kesin ve geri dnlm ez kararlara olanak tanmyordu. Bu koullarda, uzlam aya yanamayanlar, bi raz sonra gerekleecek bir siyasal altst olm a ya inanlar, bu yiite benim sedikleri seene i birtakm tutarszlklarla dyorlard. Ama bu kimseler, devrim ci adn tamay hak edi yorlar m yd? 1820 ile 1830 arasnda Prusyada yekpare diyebileceim iz kim seler sadece gericilerdi. Ve Hegel tek paradan yaplm bir kimse de ildi; farkl ve kimi zam an kart eilim ler onun yreinde yer etmiti. te b*u karm aklktr ki bizim karm za an
19

lalmas g bir gerek olarak kyor. Bun dan tr, Hegelin karakterinin, tutumunun, yaptlarnn zm lem eden geirilerek ortaya konan ve birbiriyle badam ayan kurucu e lerini deerlendirmek, lp bim ek ve oran larn saptamak gerekiyor. Yazdklarn ve bunun yan sra bize aktar lan szlerini gz nnde tutmalyz. Onun su sularn iskandillemeliyiz. O zaman bizim karmza ne gibi bir dorul tu kyor? Saknganlklarna, geici pim an lklarna, vaz getii dnlerine ram en H e gel nerelere kadar ilerliyor? Biz, yaptmz inceleme son'ucunda, genel olarak Hegelin somut siyasal ve toplumsal et kinliinin ilerici bir insann etkinlii olduu nu gsterdiimizi sanyoruz. Eer reform ist s z bugn aalatc bir anlam kazanmam olsayd Hegele bir reform isttir derdik. Bundan tr, Hegel bir ilerici reform isttir diyeceiz. Hegel, reform larn gerekli olarak ve atmasz deil ama zorlam alar da olm adan g er ekleeceine inanyordu. zledii reform lar yine de Fransz Devriminden esinleniyordu ve bunlar nemsiz eyler deildi; geici de olsa gereklemelerini salamak iin 1848 Devrimnin ortaya kmas zorunlu olmutu. Hegel siyasal ve dnsel ilerlemeyle yetin miyordu; bunlar zlyor, aryor ve gerek lemeleri iin alyord*u. Hegelin yapt derinlemesine ve srekli bir yaptt; alnyazs da byk zenginliklerle d o luydu. Bu yaptn gnmzdeki red ediliinin ya da pekitirilmesinin tad anlam dan te dirginlik duyularak genellikle kendi iinde ele alnmaya allmasnn nedeni de budur. Am a Hegelin yaptn, domu olduu ve g e litii tarihsel dnem iine, yerletirmek ve m e kansal, zamansal, toplumsal koullar asndan
20

ele almak daha doru olur. Bu aba yerine getirilirse, genellikle H egelin ansna byk bir hakszlk edildii anlalr. Gerekten de H egelin ans, adalarndan birounun yararland iyilik sever bir gr le ve haka anlayla ele alnmamtr. Am a byklk ve ycelik her zam an haksz eletirilere urar. H egelin yceliine de byle olmutur. H ardenbergin yaam nda ve yaptnda hoa gitmeyen birok zellik bulm ak ok kolaydr. Bu Prusyal anslye, H egelden daha ilerici grleri h ibir zaman ileri srmemi ve ger ekletirmemitir. A m a buna ram en herkes onun bir reform ist ya da yar-reformist ol duunu syler ve takdir eder. Altensteina gelince, tarihiler, onun bir li beral olduunda birleirler ve ayrntlara gir mezler. Btn bunlar karsnda Hegeli nasl kaba hatli bulabiliriz. H egelin, kendisini koruyan lardan daha az yeniliki oldu'u nasl sylene bilir? Hege] i dostlaryla da karlatrabiliriz. V arnhagen ve Gans hakl olarak halkn dost lar sfatn kazanmlard. Buna karlk, ok sevdikleri, hayranlk duyduklar v e esin aldk lar Hegel bir bakm a halk dman olarak tannyordu. Prusya devleti polisinin zindanlarnda r yen Frster, Carove ve Cousin iin vgler d zld. Buna bir diyeceim iz yok. Am a onlarn kouturm aya uram alarnn suunu, onlar savunduu, onlarn yardm na kotfuu ve on lar yreklendirdii halde Hegele yklememek gerekir. Biz Hegel dosyasm yle bir kartrdk. Gerek yzn ortaya kardm z iin ta
21

rih ona hakkn vermemizi salad ve onu na slsa yle tanmamz olanan sundu. D HONDT imdiye dein, diyordu Hegel, dncenin elime ilk e sin e boyun emesi gerektii ileri srld. Bu ilkeye gre b ir ey, belirli bir nite lie sahipse, kart nitelie sahip olamaz: Bir kavanoz bosa rnein, dolu deildir. Tm kesin bilim ler hep bu geleneksel mantksn temeli zerinde ykselmektedir. Oysa Kant pek yerinde olarak gstermitir ki, bu bilimler, eylerin ancak yzeyinde kal makta; dorudan doruya gerekliin kendisi ne, yani eyann zne inememektedir. Feno m en lerd ir kesin bilim lerin alan. Ve Hegel belirtmekte ki, bu kesin bilimler, elim eyi red dettiini ileri sren o geleneksel mant kul lanmalarna ramen, daim a ve daim a elikili sonulara varmaktadrlar. Nitekim geom etri de, daire, tanmlanm ve belirlenm i bir b yklktr; dairenin ap da, tpk daire gibi, bir baka belirlenmi byklktr nitekim. Ama bu iki byklk arasndaki bant, belirlenemez; nk sz konusu banty dile geti ren nl t i Cpi) says, 2 rakam ile virglden sonra, sonsuza uzanan rakam lar konm asn g e rektirdii iin, belirlenimsiz kalmaktadr. nsan dncesinin, kendinde ey i bilem e yecei sonucuna varm aktayd Kant. Fichte g i bi Hegel de reddediyor bunu. A m a bu tavr aabilmek iin, insan dncesinin, gerek ke sin bilim ler ve gerekse dorudan doruya sa duyu tarafm dan nne karlan elim eleri ama gcne sahip olduunu kabul etmek ge reklidir, diyor. Funun iin de, elime i lk e s i ni, mantn en son ve temel ilkesi olarak gz nne almaktan vaz gem eliyiz. Tam tersine kabul etmeliyiz ki, evren, z bakmndan, kar tlar arasnda kurulu bir birliktir.
22

Dnyann sonlu, snrl gerekliklerden ku rulu olduu ve bunun yan sra da stn bir gerekliin, bir sonsuzun, Tanrm n varolduu sylenegelm iti bugne dein. Ama, diyor He gel, b\nu sylem ek bile elimenin ta kendisi dir; nk T a n n nn yan sra sonlu ve snrl gereklikler var ise, T ann sonsuz deildir. Bu durum da dnyann, sonlu ile sonsuzun birlii olduunu kabul etmek gerekir. nsan iin ilk gereklik, kendi kendisidir. Oy sa kendi kendisini anlam aa alan insan, bir elime ile kar karya kalmaktadr: nk kendi kendisi dedii ey, ayn zam anda hem doast bir dnce ve hem de doal bir be dendir. nsan bilir ki, dnce olarak, m ekndaki d o. al varlklarla hibir yaknl, ilikisi yoktur: M eknda varolan bir ey deildir insann d ncesi. A m a insan, ayn zamanda, doal bir nesnenin tm karakterlerine sahip olan bir v cuttur. nsan varlnn bu ikiliini uyg\lamak ze re filozoflar, ta Eski adan bu yana bir dizi sistem kuragelmilerdir. Bunlarn en sonuncu su, H egelin yazm aa balad dnem de orta d a bulunan, Fichte ninkidir: Beni, mutlak olarak kabul eder bu sistem; ve doay, bu benin bir yaratm yapar. Ama, diyor Hegel, mutlan dnda herhan gi bir ey varsa eer (bu ey, m utlaktan t resin yada trem esin), m*Utlak, snrl demek tir; dolaysyla da, artk mutlak, mutlak deil dir. te bunun iindir ki Fichtenin idealizmi kabul edilemez. A m a te yandan, m addecilik de kabul edile mez: nk bu gr de bilinci m addenin bir rn haline getirerek, tpk idealizm gibi ken di kendini inkra ynelmektedir. Demek ki bir tek tavr, olanak kazanyor:
23

Diyalektik dnce anlayn salayan ta vrdr bu. Bu anlaya gre, gereklii kavraya bilmek iin, bu gereklikte bulunan elikileri ortadan kaldrmak deil, tam tersine, bu eli kileri temel ve srekli eyler olarak ortaya koy mak gerekir. Bu durum da insan anlamak, bi lincin doaya kar (yada doann bilince k ar ) stn olduumu (ncelikli olduunu) orta ya koymak deil; tam tersine, bilincin ancak kendi kart olan bedenle, doa ile varolduu nu (doann da ancak kendi kart olan bilin le varolduunu) koymaktr. Bir baka deyile, saf bilin yada saf dnce yoktur, cisim lemi bir bilin vardr sadece. Tpk bunun gibi, saf madde de yoktur; sadece, bilin iin (yada dnce iin) bir m adde (yada bir doa) var dr. .. Dnyadaki bu kartlar birlii, dnyann s. reduran, hareketsiz bir ey olmayp, kartla rn bir ayrlma ve yeniden birleme sreci ol duunu kabul etmekle anlalabilir ancak. B *u sre, nce zihnin (yada, tinin) doa ta rafndan, duyulur dnya tarafndan olum suzlanmasna dayanmaktadr; ama insan bilinci de doay olumsuzlayarak, ilk olum suzlam ay ortadan kaldrmakta ve bylece dnyay, zihin olarak yeniden kurmaktadr. G ereki (Rea list) diye niteleyebileceim iz bu dnya gr, dnyay zihinsel bir sre olarak gz nne almak, doann nem ini km semek anlam na gelmemektedir; tam tersine, doann, zihin sel sre erevesi iindeki yerini ve nem ini eksiksiz bir biim de tanmak olur bu. Bu yeni dnya grnn sonulan, siyasal ve ekonomik dncenin evrim i bakm ndan byk bir nem tamaktadr. Bir yandan, hr riyet sorunun bylece zebildiim sanyor Hegel. te yandan da H egelci felsefe, hi p he yok ki, o gne dein btn toplumsal re
24

form cularn karsna dikilen engelin, toplum sal adaleti gerekletirm ek iin kullanlmas gerekli aralarn adaletsizlii sorununun ya ratt engelin almasn salamaktadr. 1. HRRYET SORUNU: Yaynlanan ilk yap tnda, Fichte ile Schelling'in felsefe sistemleri arasndaki fark ta Hegel, Fichtenin Devleti sosyalizmine iddetle kar kyor.- Dnr mze gre bu anlay, hrriyeti olanakl kl mak bahanesiyle tmden yok etmektedir. H eg ele gre Fichtenin yanlgs, Rousseaunun ve Kantm yanlglarndan farkl deildir. Bireysel insan varlnn, hrce seme yetisine (yada, elindelik e, irade-i cziyeye) sahip olduundan dolay doaya ait olmaktan kp hem en bir baka plana, zihin planna yerleti ini kabul etmekten ileri geliyor bu yanlg Heg ele gre. Bireysel insan varlnn, V yada bu itepiye kendini kaptrm adan nce dnebilmesi ve seebilmesiyle hayvandan ayrld dorudur, diyor Hegel. A m a bu fark, biimsel (form el) bir farktr sadece; nk birey, u yada bu do yum yolunu seerken, doa plannda yerleik kalmaktadr: Sofraya oturduum vakit u ya da bu yem ek arasnda bir seim yapabilirim, evet, ama iin ucunda tpk bir hayvan gibi beslenmem gereklidir. Dolaysyla da elindelik, semeden nce dnme olana, bana kesin bir stnlk verm ez ve srf bundan tr d o ann stne karm az beni. Elindelik sadece, insanda doa ile irade arasnda bir elimenin varolduunu gsterir. A m a bireyin bir etkin lii, bu etkinliin iinde elindelik bir rol oy nuyor diye, doal bir etkinlik olmaktan k maz. Doa ile hrriyet arasnda kurduklar mut lak kartln bir sonucu olarak, hrriyeti, bi reysel insan varlnn seme yapabilm e gca
25

olarak yanl bir ekilde tanmladklar iindir ki Rousseau ile Fichte, toplum sorununu d nmee koyulduklar andan itibaren kendi kendileriyle elikiye girmektedirler. Liberallerin ideali olan, ekonomik yasalar sa yesinde otoritesiz ileyen bir toplum'un u ygu lanma olana bulunmadn ok iyi gryor lar. Gerekten de bir iktidarn varl bir zorunluk olarak ortaya konur konmaz, bireyle rin her istediklerini her zaman yapam ayacak larn, yapmak durum unda olam ayacaklarn kabul etmek gerekir. Y olda arabay sadan srmemizi ykmleyen bir ynetm elik varsa, soldan araba sremezsiniz. Bu durumda Rousseau ve Fichte, Rousseaun\m yurttalk hrriyeti diye adlandrd bir baka hrriyet anlayna gemektedirler. lk hrriyet, toplum da yoktur artk. Yasann, top lumsal hayat btnyle dzenleyen buyruk larna kaytsz artsz uym ak zorundadr birey ler. Birey saf bir zihin olarak gz nne aln mak istendii iindir ki, ayn birey imdi, ba sit bir nesne olarak dnlmektedir. Bu kmazdan kurtulmak iin, hrriyeti, il kin ve temel bakmndan, toplum halinde y a ayan insanlarn ortak bir yapt olarak koy mak gerekir; Direyin zerkliine sayg duym ak gereinin nedeni de, sz konusu zerkliin, o ortak yaptn gerekleme koullarndan birini meydana getirmesidir. Hegele gre insan hrriyeti, akla uygun topl\msal kuram larn yaratm na (yada toplum sal kuram larn akla uygun olarak yaratmna) ve bu kuram larn insann z yaratm oldu u nun bilincine varlm asna dayanmaktadr. A k la uygun toplum iinde insan, hr bir siyasal hayat srer; nk byle bir toplum da Devlet, nesnel hale gelen ve insan znesi tarafndan da yle kabul edilen insan zihnidir. Roussea'u20

nun yurttalk hrriyeti diye adlandrd ve suni olarak grd ey, hakiki insan hr riyetinden baka bir ey deildir aslnda. Bununla birlikte, akla uygun Devit tin yava yava yaratl, byk sayda tikel yarlklar dan, bireylerden kurulu olan bir insanln ii dir. D oaya aittir insan; eylemleri tikel kar lar tarafndan ynetilen, tek tek bireylerden olumu bir doal trdr. V e tikel karlarn ileyii, hrriyetin yava yava zerine kuruld'uu doal temeli m eydana getirmektedir. H i bir ekilde ortadan kaldrlamaz bu doal te mel; dolaysyla da, bireyin zerkliinin orta dan kalkmas sz konusu olamaz. Bu zerklie, dorudan doruya toplumun hayat iin zorun, lu olduu gz nne alnarak ve o lde say g duyulm aldr. Bu sayg duyulm ad takdir de, diyor Fichte tarafndan betimlenen toplum konusunda Hegel. Devlet bir rgt deil, bir makina demektir. Zengin ve ortaklaa bir ha yatn organik bedeni deildir halk bu durum da, atomsal ve cansz bir oulluktur... H egele gre, ekonom i bilginlerinin liberaliz mi, kesin bir yanlgdr; nk bu yanlg, Devleti inkr ederek, gerek hrriyeti ortadan kaldrmakta; ve insan geliigzel bir doal varlk olarak gz nne almaktadr. Am a bu na karlk Roussea*u ile Fichte de, hr irade nin insann doal yann tamamyla inkr et mesi gerektiini varsayarak, kart yanlgya dmektedirler. H egelin, bellibal olarak 1821 ylnda yayn lad H ukuk felsefesinin ilkeleri balkl yap tnda dile gelen siyasal felsefesi, batanbaa bu gr zerine, doa ile iradenin insandaki diyalektik birlii (kartlarn birlii) gr zerine kurulu bulunmaktadr. Birey, diye aklyor dnrmz, doal zorunluun basks altm da olduu iin, ihtiya
27

larn doyurm a yolun*u arar. br bireylerle balant haline girer bu amala. Dnrmz, bireyler arasndaki bu kar lkl balantlar, m odem zamanlarn dour duu bilimlerden biri olan ekonomi politiin konusunu meydana getirmektedir.. diyor. Bu bilim, diye ekliyor, kesin bilimlere zg m etodlar kullanarak, akla uygunluun, ihtiyalar alanndaki, eyann doas dolaysyla varolan ve etkiyen yan smasn bulmaktadr. Ama tpk teki kesin bilim ler gibi ekonomi politik de, kart sonulara gtrr bizi; bu da, gerekliin o kendine zg eliik karakterini yans tmaktadr. Mbadele bantlarna, szn ettiimiz akla uygunluk yansmasn veren pazar ya salarnn varln ileri srmektedir ekonom i politik. Am a bu bilim, ayn zamanda, retici lerle tketicilerin karlarnn atma haline girebileceini de gstermektedir. Gene bu b i lim, bireylerin giriimleri sayesinde uluslarn nasl zenginletiini ortaya koyar. Am a ihtiya ve tekniklerin ilerlemesinin, tikel emein par alanmasn ve snrlanmasn, dolaysyla da bu emee bal snfn bam lln ve yoksul luunu arttrdn da ortaya koymaktadr. Demek ki, insanlar arasndaki kendiliinden ekonomik ilikiler, liberal ekonomi bilginleri nin ileri srd gibi, tamamyla uyuml*u so nular dourmakta deildir. Ne var ki insan olu, sadece, doal ihtiyalarnn doyum u ar dnda koan, br insanlardan ayrlm bir varlk olarak gz nne alnamaz: Sadece bir homo oeconom icus deildir insanolu, bir Devletin yurttadr ayn zamanda, yani, iinde bir iradenin belirdii zihinsel bir topluluun yesidir. Ve insann asl hrriyeti, ekonom ik ilikiler alannda deil, Devletin erevesi iin de tm yurttalarn kendi iradeleri olarak ka
28

bul ettikleri bir iradenin oluumUyla gerekle ecektir. H egele gre Devlet, sivil toplumun barn da zorunlu olarak doan elikilerin almas n salayacak kurum lan yaratm akla grevli dir. reticilerle tketicilerin karlarn uzlatr, mak iin, her iki tarafn da stnde ve bu am aca dnk bir dzenleme gereklidir; ve b yk sanayi ile d ticaret gelitike, byle bir dzenleme daha da zorunluk kazanmaktadr. zel karn snrsz egem enliini kabul edile bilir grm yor Hegel. te yandan D evletin bir grevi de, yoksullun aresini bulmaktr; ve bu alanda, kiisel iyilikseverlik duygularna bel balam akla yetnilemez. A m a btn bu n lan syleyen Hegel, ekono mik balantlarn kendiliinden ileyiini orta dan kaldrm ak ve, Fichtenin nerdii gibi, p a zar yasalarnn yerine Devletin iradesini koy mak gerektii dncesinde deil. Dnr mzn gznde bu, insan hayatnn doal ya nn inkr etmek, dolaysyla da, k olm a yan bir yola saplanmaktr. Fransz devrim inin yapt karsnda duydu u hayranla ram en Hegel, belirtmekten g e ri kalm yor ki, sz konusu devrim i yrten adamlar, saf ahlka uygunluun (saf ahlkliin) egem enliini yaratm ak amacyla, iinde artk kiisel karn h ibir rol oynam ayaca bir tophm kurm ak gibi olanakd bir abaya ynelmilerdir. te bu giriim, diyor dn rmz, Terre, dolaysyla da baanszla gtrmtr onlar. Bylece de olmas gerekir di; nk iktidan ellerinde tutanlar, tm yurt talardan yalnz Devlet iin tam ve kesin feda krlk istedikleri andan itibaren, her insiyatif sahibinden kukulanm aa ve onun ortadan kaldrlm asn gerekli grm ee koyulacaklar29

dr. Saf ahlka uygunluun egemenlii, b y le ce en kanl diktatoryay dourmaktadr. Hegele gre, stn irade olarak D evletin, zel karlar tarafndan snflandrlm ay kabul etmesi gerekmektedir; nk doanm stnde dalgalanan bir saf zihin (tin] haline gelmek, insann elinde deildir. 2. SYASAL EYLEM SORUNU: Fichtenin sos yalizmine ve Rousseaunun dem okrasi konu sundaki tezlerine kar k gz nne alna rak, Hegelin tutucu bir dnr olduu ileri srlebilirdi. Gerekte ise dnrn tavr, karmak ve bazan da tanmlanmas g bir tavrdr. Genliinde Hegel, Terr olayn knad halde gene de ateli bir Fransz Devrimi taraf tardr. 1807 ylnda yaynlad Zihnin fenom enolojisi balkl yaptnda, yeni bir toplumsal dn yann geliini trensel szlerle haber veriyor, anm yeni bir dnem e bir gebelik ve gei a olduunu grmenin, pek de g olm ad n belirtiyor. Am a N apolyonun d, A vrupa daki eski krallk rejimlerinin salamlamasna yolam tr. Ve mrnn son dnem ini Berlin de, Prus ya Devletinin bir eit resmi filozofu olarak geirecektir Hegel. Dncesi temelli bir dei iklie uramam olm akla birlikte, hayatnn bu son dneminde, siyasal etkinlikten uzak kalma arzusunu ok ak bir biim de dile g e tirmektedir. lmnden sonra yaynlanan Tarih felsefe si zerine dersler balkl yaptnda ' rnein, ilk defa olarak hrriyet fikri zerine br top lum dzeni kurm aa giritii iin v yor Fran. sz Devrimini. Demek ki dnrmz, 1789 Devrimi konu sundaki genlik deerlendirm elerini inkr et
30

miyor. A m a buna karlk, Fenom enoloji 'de Tas ladm z o yeni alkantlar haber veren l bulam yoruz artk Hegelde. te yandan Hegel, H ukuk felsefesinin ilke leri nde ak seik bir dille, felsefenin dnya ya ders verm ee kalkmamas gerektiini be lirtmi bulunuyordu. Hayatnn son dnem inde H egelin dersleri ve yazlar, daha nceki dnemlerine oranla ok daha sk bir denetimden ve sansrden gemekteydi. Dolaysyla da filozofun pratik tavrnn, ya ilerledike gerekten dnme urayp uram adn kestirmek glemekte dir. A m a H egelin, hayatnn hibir dnem in de, bir toplum sal devrim e arda bulunm ad kesindir. Bunun yan sra, bir bu kadar kesin olan bir baka nokta da, ayn Hegelin, M arxa, bu d nrn devrim ci bir ideali benimsemesine yolaan ve de aralar ve erek ikilemini krmasn salayan entellektel aletleri veren filozof olu udur. Bu olguy*u aklayabilm ek iin, H egelin ah lk ve tarih konusundaki byk tezlerini ha trlamak gerekiyor. Burada d a Kant tan yola kyor dnr mz. Kant, diyor,, ahlk yasasn sadece bir i yasa, yani herkese, davran evrensel bir ku ral deeri tayabilecek biim de davranmasn buyuran bir kesin buyruk haline getirmekle, bireyi kurtardn sanyordu . Am a bireye gerekten klavuzluk edemez bu ilke; nk bireyin karsnda daima, aralarn da seme yapm as gerekli bir ok iyi yada bir ok dev bulunmaktadr. Ve birey daima, kendine zg bir deerlendirm eden yola karak yapar seimini. Demek ki, iyinin evren sel bir deer tadn kabul edecek olursak, bu durum da, bireysel kararn, zel olduu iin,
31

iyiye hibir zaman gerekten uygun dm edi ini sylememiz gerekir. Kendi kendine bra kldnda birey, biribirinin tmleyicisi olan iyi ile kt arasnda iinden klm az bir e kilde debelenmekledir. zel bir erei iyi ola rak ortaya koyduu her seferinde, kt ola rak grnen bir baka erei kurban etmek zo rundadr birey. A m a ayn koullar iine kona cak bir baka birey, iyi ktnn, kt de iyi nin yerini alacak ekilde tam tersi bir seme yapabilir pekl. Hegelin bu konuda vard sonu, ie bire yin asndan, znel adan bakld takdirde ahlkllk sorununun zmsz kalacadr. nk asl ahlk, toplumsal yada nesnel ah lktr; yani belirli b ir toplum da benimsenmi bulunan davran ve gidi ilkelerinin tmdr. Bu satrlar okununca, sk skya tutucu bir filozofun karsnda bulunduum uz izlenimi uyansa gerektir. Oysa yanl olacaktr bu izle nim: nk toplum ca benimsenmi davran ilkelerinin bireysel ahlk yarglarndan stn olduunu ileri sren Hegel, ayn zamanda, top lumsal rgt z tarihsel bir gereklik ola rak gz nne alan ilk filozoftur. Hegelin dncesinin btn eski felsefe sis temlerine oranla byk yenilii, deimez ola rak kabul edilen insan doass-n deil de in sann batanbaa bir dnmn ieren tari hi n plana aldr. nsann tarihsel karakte rinin olumlan, Hegelde, gene ayn insann zihinsel znn olumlanyla zdeleiyor. De imez bir insan doas yoktur, diyor filozo fumuz, nk bedeniyle doaya ait olan insan, ayn zamanda, doaya egemen olm ak ve hr riyeti gerekletirmek ankln tayan bir dncedir. Gene bu nedenledir ki, Hegel, XVIII. yzyl sonlarnda A lm anyada dnyaya gelen evrim 32

ci tarih grlerini reddetmekte. nsan tarihi, diyor, rnein doal bir filizlenm e srecinde olduu gibi, yava yava ve farkna varlm akszm gerekleen bir srece dayanmaz; belirli anlarda, m evcut toplumsal gereklii parala yan insan iradelerinin etkisiyle m eydana gelen bir dnmdr. Demek ki, gereklemesi iin gerekli koullan, kartlk ve m cadelede bu lan bir dnm dr insan tarihi. Kari M arxn dncesinin merkezinde yer alacak olan, diyalektik tarih gryle kar karyayz burada. Bu kesinlikle devrim ci anlay, yukarda szn ettiimiz ilk bakta tutucu gzken ahlk anlayna kart d memektedir; bir toplumun ahlkn, sadece be lirli bir zaman ve belirli bir yer iin geerli sayyor nk Hegel, ve tarihsel zorunhun, ahlktan stn olduunu en ak biim de dile getiriyor. H egelin tm tarih felsefesi: lk kez olarak bu tez, bir toplumsal reform zorunluu teori siyle bu reform u gerekletirm ee ynelen bir eylem in iie geitirilmesini olanakl klyor. Hegele gelinceye dein, bir yanda, Platondan Fourier yada O w ene uzanan devrim teorisyenleri vard; te yanda da, Eski ada ayaklanan klelerin nderlerinden B abefe kadar, devri min uygulayclar yer almaktayd. E'undan byle ise devrim ci dnrler, ayn zamanda birer devrim ci nder de olabileceklerdir. n k Hegel'in felsefesi, ilkin Platon tarafndan dile getirilmi olan temel kartl, siyasal ey lem iinde ereklerin nitelii ile aralarn nite lii arasndaki kartl, amamz salamak tadr. Siyasal eylem, diyordu Platon, bask ve id det kullanmn art kouyor. Oysa bar ve adalet ardnda koan filozofun, bu trden ara, la n kullanmas ya da kullanlmasn nermesi sz konusu olamaz. Rousseau ve Fichte ile bir
33

likte, sosyalizmin btn n-M arks teorisyen lerinin inanlar da budur. Hegel ise, bu ikile min yanl oldu dncesindedir; nk, d i yor, insanlarn eylemlerine egem en olan ey, hibir zaman, bireyin ahlk asndan saf kal mas tasas olmamtr. nsanlarn eylem ini ynlendiren a, tarihsel zorunluktur yada ta rihsel akla uygunluktur (aklliktir). Am a bu byleyse, zorunlu ve akla uygun top. lumsal dnmleri gerekletiren insanlar, zel kiiler olarak bireylerin ahlka uygunlu unu yarglayan llere gre deerlendirile mezler. Sadece iddete inananlar, bu felsefede ken dilerine bir kant aram a olanan daima bu labilirler hi phe yok ki. Bununla birlikte Hegelin, politika konusunda hibir ekilde a rl ve sinizmi savunmam olduunu da be lirtmek gerekiyor. Kuvvete dayanan, yalnz kuvvet zerine kurulu siyasal giriimlerin ge erli olduunu sylem iyor dnrmz; dn yann zorunlu ve akla uygun bir yry ol duunu sylyor sadece. Hrriyete dorudur bu yry, diyor. Ve hrriyete doru bu iler leme iinde tutkular, bu arada iddet tutkusu da rol oynayacaktr ister istemez; nk insan olu saf bir zihin (tin) deildir. Demek ki, bu felsefede tarih, akl tarafndan ynetilen bir ilerlemedir. Am a diyalektik bir ilerlemedir bu; yani kart glerin m cadele siyle gerekleen bir ilerleme. Byle bir m ca dele ise, bazan, iddet kullanmn gerektirebi lir ve dolaysyla da bu kullanm meru kla bilir. Bu sonu, filozofun, dncenin yada ak im abasnn temel bakm ndan elikin eler arasnda bir bileimin (sentezin) gerekletiril mesi olduunu syleyen en kkl tezinden kan sonUtur. Henri DEN

34

Kant, teorik akl ile pratik akl arasnda; doay mekanist olarak aklam a ile teleolojik olarak aklam a arasnda; doru,' fay dal, iyi ve gzel deerleri arasnda; do ru ve yanl bilm e arasm da kesin snrlar izm ee almt. Onun her alann snrlarn belirtm ek isteyii, felsefesinin kritik karakteri ile ilgilidir; kritik deyimi, bir anlamyla ayr ma demektir. Oysa Kanttan sonraki Alman idealistlerinin ana-tutumu, sistem e varmaktr. Sistem dncesi ise, daim a ayrlklar bir letirm ek, kartlan uzlatrmak ister. Sistemde btn dnceler tek bir ana-nerm eye sk skya balanr, bundan tutarl olarak tretilir. Fichte retisine beni k-noktas olarak alm, btn kartlan bu temel zerinde orta dan kaldrm a denemiti. Schelling ayrlkla r, hepsinin iinde erimi olduklan bir kkte balangtaki ayrm lam am ta (Indiffenenz) birletirmek istemiti; onun iin re tisine zdelik felsefesi (Identitaets-philosophie) demiti. Bu durumda, bu sistem dnce si, kartlan uzlatrmak denemesi H egelde, Alm an dealizminin bu nc ve Kjn d nrnde en yksek olgunluuna eriecektir. S chellingte, ok erkenden olgunlam, yeni konulara cou ile atlan canl, dinamik bir sa nat karakterini bulmutuk. Y aa daha b yk olm asna ramen Schelling karsnda uzun zam an bir mrit olarak kalan Hegelin ise, ar am a salam ileyen, glklerden ylm ayp dncenin en derinliklerine kadar in m ede sabr ve direnm e gsteren bir zeks var. Alm an dealizminin bu son byk dnr, tamam iyle kendi iine kapal, metod bakm n dan tam birlii olan, ierii bakmndan ok zengin bir sistem yaratmtr. Hegelin felsefe si, bir sistem olarak, olgunluk ve bykl ynnden Spinozann sistemi yanm da btn
35

likte, sosyalizmin btn n-M arks teorisyen lerinin inanlar da budur. Hegel ise, bu ikile min yanl old\u dncesindedir; nk, d i yor, insanlarn eylemlerine egem en olan ey, hibir zaman, bireyin ahlk asndan saf kal mas tasas olmamtr. nsanlarn eylem ini ynlendiren a, tarihsel zorunluktur yada ta rihsel akla uygunluktur (akliliktir). Am a bu byleyse, zorunlu ve akla uygun top lumsal dnmleri gerekletiren insanlar, zel kiiler olarak bireylerin ahlka uygunlu unu yarglayan llere gre deerlendirile mezler. Sadece iddete inananlar, bu felsefede ken dilerine bir kant aram a olanan daima b u labilirler hi phe yok ki. Bununla birlikte Hegelin, politika konusunda hibir ekilde a rl ve sinizmi savunmam olduunu da be lirtmek gerekiyor. Kuvvete dayanan, yalnz kuvvet zerine kurulu siyasal giriimlerin ge erli olduunu sylem iyor dnrmz; dn yann zorunlu ve akla uygun bir yry ol duunu sylyor sadece. Hrriyete dorudur bu yry, diyor. Ve hrriyete doru bu iler leme iinde tutkular, bu arada iddet tutkusu da rol oynayacaktr ister istemez; nk insan olu saf bir zihin (tin) deildir. Demek ki, bu felsefede tarih, akl tarafndan ynetilen bir ilerlemedir. Am a diyalektik bir ilerlemedir bu; yani kart glerin m cadele siyle gerekleen bir ilerleme. Byle bir m ca dele ise, bazan, iddet kullanm n gerektirebi lir ve dolaysyla da bu kullanm meru kla bilir. Bu sonu, filozofun, dncenin yada ak im abasnn temel bakm ndan elikin eler arasnda bir bileim in (sentezin) gerekletiril mesi olduunu syleyen en kkl tezinden kan sontur. Henri DEN

Kant, teorik akl ile pratik akl arasnda; doay mekanist olarak aklam a ile teleolojik olarak aklam a arasmda; doru,' fay dal, iyi ve gzel deerleri arasnda; do ru ve yanl bilm e arasm da kesin snrlar izm ee almt. Onun her alann snrlarn belirtmek isteyii, felsefesinin kritik karakteri ile ilgilidir; kritik deyimi, bir anlamyla ayr ma demektir. Oysa Kanttan sonraki Alman dealistlerinin ana-tutumu, sistem e varmaktr. Sistem dncesi ise, daima ayrlklar bir letirm ek, kartlar uzlatrmak ister. Sistemde btn dnceler tek bir ana-nerm eye sk skya balanr, bundan tutarl olarak tretilir. Fichte retisine beni k-noktas olarak alm, btn kartlan bu temel zerinde orta dan kaldrm a denemiti. Schelling ayrlklan , hepsinin iinde erimi olduklan bir kkte balangtaki ayrm lam am ta (Indiffenenz) birletirmek istemiti; onun iin re tisine zdelik felsefesi (Identitaets-philosophie) demiti. Bu durumda, bu sistem dnce si, kartlan uzlatrmak denemesi H egelde, Alm an dealizminin bu nc ve son d nrnde en yksek olgunluuna eriecektir. Schellingte, ok erkenden olgunlam, yeni konulara cou ile atlan canl, dinamik bir sa nat karakterini bulmutuk. Yaa daha b yk olm asna ramen Schelling karsnda uzun zam an bir mrit olarak kalan Hegelin ise, ar am a salam ileyen, glklerden ylm ayp dncenin en derinliklerine kadar in m ede sabr ve direnm e gsteren bir zeks var. Alm an dealizm inin bu son byk dnr, tamamiyle kendi iine kapal, metod bakm n dan tam birlii olan, ierii bakmndan ok zengin bir sistem yaratmtr. Hegelin felsefe si, bir sistem olarak, olgunluk ve bykl ynnden Spinozan m sistemi yanm da btn
35

felsefe tarihinde biriciktir denilebilir. Bu felse fe imdiye kadarki felsefe tarihinin en son b yk sistemidir de; nk realist-positivist bir akm karsnda Hegel felsefesi ykldktan son ra, onunki gibi byk bir sistem kurm a dene mesine artk giriilmemitir. H egelin felsefesi, Kant'tan sonraki Rationalismin de en yksek doruudur. Nasl Fichtede ben srf kendisi ne bakm akla hem kendisini hem de ben-olmayan (objeyi) kavryorduysa, H egelde de asl geree speklatif olarak, yani deneye hi ba vurmadan, srf dnm enin snrlar iinde kalnarak varlm aa allr. nk, Hegele gre felsefe objelerin dnce ile grl mesidir. Dnme bunu baarabilir. nk objenin kendisi de sje gibi rationeldir; sje ve obje ayn ilkenin, ayn akln baka baka olan ekillenmeleridir. Ancak, Hegel dnme derken, felsefi d nm eyi gznnde bulundurmaktadr. Bundan baka olan basbaya dnm ede (Reflexion) duyularla edinilmi malzeme zerinde dn lr. Yalnz b malzeme kavranlr; bu herhan gi bir ey zerine bir dnmedir. Oysa fel sefi dnme herhangi bir ey zerine durup dnme olm ayp kavram lar sistemini yap c ve yaratc olarak gelitirmedir. Burada d nme metodlu olarak ilerleyerek objelerin kavramlarn birbirinden trete t rete sonun da kavramlar zincirini ortaya koyar. Bu zin cirin son halkas evren kavramndr, btn teki kavramlar bunun altnda toplan rla !, b u nun iinde yer alrlar, buna baldrlar; dola ysyla felsefe, varln kendi kendini dn mesidir. Onun iindir ki, felsefi dnm ede d ardan gelecek m alzemeye ihtiya yoktur; bu dnme kendi kendisinden beslenir; kendi kendini iler; maddeyi de, form u da kendisin de bulur. Felsefenin devi, varln zn kav
36

ramaktr. Felsefede kavramak, dardan ge len bir eyi, doyum larn getirdiini kavramak deildir; kavram ak, kavram n kendi iindeki faaliyetidir, kendi bana ilemesidir. Bundan dolay, H egele gre, kavram bilginin upuy gun (adaeguat) form udur; bilgim iz ancak kav ram da objeye en uygun olan bu duruma ula r. K avram da rationel bir unsur olduundan. Hegel, akl dndaki herhangi bir yeti ile bilgi edinm ei reddeder,* . Ouygu ya da Duyum bizi ze gtremez; bize ancak zn tesa dfi olan grnlerini, tesadfi olan bln mln ve okluunu gsterir. Salt dnmenin iinde kalarak, sadece kav ramdn kendi kendine ilemesiyle bilgi siste mimizin nasl olutuunu Hegel yle anlatr; Felsefe olacaksa, bilgim izin bir sisteminin de olmas gerektir. Tutarl bir balam olan sis tem, kaplam en geni olan kavram dan kalka rak btn dnlebilenleri ayn metodla bir birinin ardndan gelitirecektir. Burada sz geen metod, Fichte ile Schellingin de kullan dklar dialektik metodtur. Yalnz, Fichtede dialektik, dnmenin gelimesinin form u idi; Schelling onu darya aktarm, tabiat sreci nin gelim esinin form u yapmt. Hegel ise dialektiki niversel bir m etod yapar; ona gre dialektik, hem dnmenin, hem de yalnz tabiatn deil btn varln gelime biim i dir. Dnme de, varlk da hep kartlarn iin den geerek, kartlar uzlatrarak geliirler. Ancak, varlan h er uzlamada yeniden zl mesi gereken yeni bir kartlk gizli oldu'tndan, dialektik hareket, dncenin varl bir btn olarak kavram asna, varlnda bilincine eriip zgrln elde etmesine kadar srp gider. , H egele gre nce bilginin yryecei yol, yani bilginin m etodu ne olm aldr? sorusu ze
37

rine durup kalm amaldr. Kantm istedii gibi, ilkin bilginin yolunu bulup sonra varl ta nyacak deilizdir. nk felsefenin konusu olan varln btnne ynelince, bilm ede y ryeceim iz yolun hangisi olaca kendiliin den belli olur; bu yol da, dialektiin yoludur. En tmel olan elden geldiince dnmee alalm, dialektii hem en karm zda bulu ruz. En tmel olan kavram, varlk kavram dr; ancak, bu kavram n hibir ierii yoktur, bombotur; sadece varolan dndm de, bu kavram her trl niteliinden soym u olu rum; ama hibir ierii kalm aynca da varlk yokluk olmu olur. mdi bu elim eyi z mek, dnmenin karsna kendiliinden kan bir devdir; Varl yokluk olmaktan kurtarmak iin ona bir ierik kazandrmaldr; bu ierii ona kazandrnca da olu kavram kendiliinden ortaya kar. Dem ek ki, daha dnmeye balar balamaz, hem en balang ta dialektik ile karlamaktayz. Onu bndan byle de, ta sona kadar hep karm zda bu lu ruz; dnmede bandan sonuna - kadar yr yeceimiz yol d ialektiktir. Bu yolda btn kav ramlarmz dialektik bir hareket ile birbirin den trerler; her kavram iinde bir baka k av ram kefederiz; varlk kavram nda yokluk kavramn kefettiimiz gibi. Bu, bylece ta btn varl bir kavram lar sistem i iinde d er leyip toplaym caya kadar srp gider. Yalnz, kavramlarn birbirinden tremeleri zam an b a kmndan deil, mantki bakm dandr. Dnce gibi varlk d a dialektik olarak ge lien bir sretir. Varlk (evren), bir ilkenin, bir ilk-tem elin kendisini amas, belli bir e r e e doru gelimesidir. Btn varolanlarn, b tn varlk eitlerinin arkasnda ve temelinde bulunan bu ilkeye Hegel, yerine gre, ide, afei, cevher ya da tin (G eist) der. A dla38

n n d a n da anlalaca gibi bu ilke manevi ni teliktedir. Evren iinde, daha dorusu evren ola rak gelien idenin erei, sonunda kendi ken disini bulmas, kendisinin bilin ve zgrl ne erimesidir. B\ am aca doru gelimesinde ide, dialektiin l adm na uygun olara k basamaktan geer. Ama, her basama n iinde birok zl hareketler de vardr; bunlar bir basam a boydan boya geip onu bir yukar basam aa ykseltirler. de ya da tin ilkin kendi iindedir, kendi kendine dir. Bu evresinde ide henz bir olanaklar l kesidir; gizli olan gcn henz gerekletir memitir; ama kendisini bilmesi, tanmas iin kendisine bir gereklik kazandrmas gerek tir. Bu maksatla ide (tin) kendini ilk ola rak tabiatta gerekletirir. A ncak tabiatta ide artk kendi kendisinde deildir, kendisinden baka bir ey olmutur, zne aykn dm, kendisine yabanclam tr, kendi z ile e liik olan b ir durum a girmitir. Bu elime, idenin gelimesindeki nc basamak olan dar anlam yla tim in dnyasnda (kltr dn yasnda) ortadan kalkar. Bununla da ide ye niden kendini bulur, ama bu sefer bilincine, dolaysiyle de zgrlne kavumu olarak. nk tabiatta idenin kanunu zorunluluk ii; kltr dnyasnn kanunu ise zgrlktr. Ancak, bu sbjektif deil, ob jek tif olan, genele, kanuna balanm a ile olabilen bir z grlktr. Tim in (Geist) gelimesindeki evrede ya p ve kanunca birbirinden baka olan v a r lk alan m eydana gelmitir. Bunlardan ilki matematik ile m antn ideal objelerinin dn yasdr. Hegel burada Platon gibi dnp kavram lar ile saylan, yani m antk ile mate matiin objelerini insan dncesinden bam sz olan b ir m antk alanna yerletirir. Bunlar
39

ne maddi eylerdir, ne de insan bilincinin ya ratlardr; dolaysyla m antk ile m atem a tiki bu ideal alan yaratam azlar, sadece k e fe derler; dnme ve aratrm alarnda onu kendi lerine aarlar, tpk bir corafyacnn bilinm e yen bir yeryz parasn kefetmesi gibi. Kav ramlar bir sistem haline getiren, kavram larn an ren de mantk deildir. Bu sistem, mantknn dnmesinde kendiliinden geli ir; kavram lar mantknn gz nnde ken diliklerinden zincirlenirler; bu hareketi m an tk dnmesinde yalnz seyredip izler. Say lar ile kavram lar m ekn ve zam anda deildir ler; b yzden de neesiz-sonraszdrlar, ne meydana gelmilerdir, ne de yok olurlar, hep kendi kendileriyle zde (identik) kalrlar. 8 says hibir zaman 9 olamaz, bu iki say ara smda hi deim eyen ayn bir oran vardr. deal objeler arasndaki ilgi b ir m antk ilgisi dir, yani bir sebep ve sonu ilgisidir. denin ikinci basam a olan tabiata gein ce, burada bsbtn baka olan bir varlk ya psn karmzda buluruz. deal objelerin dn yas kendinde ve kendisi-iin idi. Her k av ram, bir kavram olarak, kendi kendindedir. Kendisiyle zdetir: varlk varlktr, say say dr, baka b ir ey deildir; bunlarn var oluu kendileri yzndendir, baka bir ey y znden deildir. Tabiat alannda ise bir eyin varl baka bir ey yzndendir; onun iin ta biat, idenin zdeliini yitirdii, nesnelerin okluu iinde blnd, dolaysyla da ba kalap kendisine yabanclat alandr. Kav ramlar ile saylarn hep kendi kendileriyle ay n kalmalarna karlk, tabiat oluun dn yasdr. imdi benim vcudum artk dnk v cAdum deildir, dnden bugne vcudum da birok deiiklikler olmu, bunlar da onu dnk vcudum olmaktan karmlardr. Tabiat ala40

nm da bulduum uz sreklilik, sadece bir dtan grntr. Tabiatn objeleri hep m ekn ve zaman iindedirler; zaten bu objelerin var ol mas demek, m eknda bir yer kaplamalar ve zamann bir annda bulunm alar demektir. Ta biat erevesindeki objelerin kavram lar ve sa ylar gibi balbam a bir varlklar yoktur; b u n lar ancak bir baka ey dolaysyla bir varlk kazanrlar: Bir mekn noktas teki mekn noktalarna eittir; onu teki mekn noktala rndan ayran, sadece mekn iinde bulunduu yerdir. te bu mekn noktas ancak baka m e kn noktalarna olan ilikisi yznden bir var lk, objektif bir belirlenim kazanr, belli bir mekn noktas olur. Kendinden deil de, bir bakas yznden v a r olmak, btn taoiat objelerinin zelliidir. Mknatsn kuzey kutbu gney kutbu olm adan dnlemez. deal ob jeler birbirlerine iten bir ba, bir mantk b a ile bal idiler. Tabiattaki nesneler ise, d tan olan bir Da ile, b ir zam an bakmndan nce ve sonra olu ile, yani bir neden-etki ba ile birbirine baldrlar. Ancak, tabiat dnyas ideal objelerin dnyasndan yapca bsbtn a y n d r diye onu akldan yoksun saymamaldr. Tabiat da aklm (denin, tinin) bir gereklem esidir; onun iin, tabia tn en ilkel basam aklarnda bile akl sakl dr; varln her yannda olduu gibi tabiat ta da ide (akl) vardr. Yalnz, burada ide bilinsizdir, zgrlkten yoksundur, nesnelerin okluu iinde dalp balanmtr; bununla da kendi zne uzak dm, kendisine yaban c olan d bir varlk olmutur. Am a idenin gelimesinin biricik amac, dilii*, ilie evirmektir, kendi zne ay kr durum lardan kurtarmaktr. denin (tinin), z ile eliik olan tabiat durum un dan kurtulmas da, gelimesinin nc ev re
Hegel

41

sinde olur. BUrada tin insann dnyasna, kltrn dnyasna ulamtr. nce tek in sanda uyanan tin (G eist), insan toplulukla rnda bilincini derinletirerek kendini bulur. Tabiat basamandaki elimeyi gideren bir synthesis olarak tabiatn stnde ykselen tin sel varlk da mekn ve zaman iindedir; ancak, bu varlk alannn mekn ve zamana ball, tabiatmkinden baka trldr. nsann bilinci, bedeni gibi, mekn ve zam anda deil, mekn ve zaman insann bilincindedirler. nsan hatr lama ve beklem e ile belli bir zam an anm a b a l olmaktan kurtularak geriye ve ileriye doru uzanabilir. nsan bir ok eyler yaar, yaan tlar boyuna deien bir okluk gsterirler; ama btn bu deime ve okluk iinde insan kendini hep ayni ben olarak bilir. Demek ki, ideal objelerin dnyasna zg olan, ama son ra tabiat alannda yitirilen bir ey, zdelik (Identitaet) tinsel dnyada yeniden ortaya kmaktadr. Tinsel dnya da artk kendinden ve kendisi iin olan bir dnyadr. Burada, ben teki benler yznden varln kazan, maz; her ben b ir kiidir, bir bilin tar; onn bu kiilii, bu zellii baka benlerden ba msz olarak vardr. Bununla birlikte, tek in san pek ok da teki insanlara olan bants yznden ne ise odur. Onun iin, tinsel dnya, ancak kltr tarihinde (devlette, bilim, sanat, din ve felsefenin tarihinde) geliip ilerleyen tine (Geist) ykseldiinde tam anlamyla kendisi iim kendinde olan bir dnya olur. Baka bir deyile: de tinsel alandaki geli mesinde tek insanda deil de, birey-st olu umlarda (devlet, sanat, din ve felsefede) asl kendini bulur, asl burada bilin ve zgrl ne eriir. A ncak o zaman tam anlam yla ken dinde ve kendisi iin olur. Tinsel dnyann gelimesinde ilk basamak olan sbjektif tin42

>
de (su bjektiver G eist), yani tek insann haya tnda ide henz eksik bir kavramdr. de tinsel alanda (kltr dnyasnda) ikinci ola rak objektif tin (ob jek tiver Geist) eklinde grnr. Burada ide artk zne uygun bir dnyay gerekletirmitir. Toplum, devlet ve tarih objektif tinin unsurlardr; bu dnyada zgrlk artk bir gerek olmutur. A m a ide, kltr dnvasndaki gelimesinin nc ve son basam a olan mutlak tim d e (absoluter G eist) tam birliine ve tam bilincine ular. n. k bu son basam an unsurlar olan sanat, din ve felsefe sonsuz bir gelime gsterirler; top lum lar ve devletler gibi gelip geici, lml deildirler. Burada H egelin kltr anlayn, sadece devlet retisi rneinde gstermekle yetinece iz. H egelin devlet grn objektif tin (objektiver Geist) retisi erevesinde bulu ruz. B\ retinin k-noktas, bireyin iradesi ile gen el irade arasndaki ilgidir. Objektif tin ileriye doru gelitike bireyin iradesi genel irade ile uzlar, tek kii kendini kendi stn deki bir kanuna balar; bu kanunu kendi ka nunu olarak duyar. H egele gre, ahlklln ls de, erei de budun Tek kii ne kadar kendini aar, kendini ne kadar kendi stndeki objektif bir dzene balarsa, o kadar ahlkl olur. Tek kiinin hayat, ancak objektif, bireyst (berindividuell) dzenler iine yerleti rilir, bunlara balanrsa bir anlam kazanr. Byle bir tutuma da, tek iradenin genel irade ile \zlap kaynamas olan ibjektif a h l k la (objektive Sittlich keit) varlr. O bjektif ah lk da admda, dialektik olarak gerekle ir: l. Ailede tek irade ile genel iradenin bir lemesi olan objektif ahlk henz tam deil dir; burada birey henz tbi ve dorudan doruya bir durumdadr. Bununla birlikte ai43

le bir sevgi ballndan ok ahlk bir ku rumdur. Birey genel i ilk olarak aile iinde yaar. 2. O bjektif ahlk, ikinci basam a olan medeni toplum>d& (brgerliche Gesellschaft) ileriye doru bir adm atar. G eri toplum b i reylerin bir m enfaat beraberliidir; bu ere vede tek kii sadece kendi ihtiya ve karlarn gznnde bulundurur. Bu yzden toplum da ideel bir m otif yoktur; buras bir atom lam a sistemidir. (Hegel burada m edeni toplum derken, genel olarak toplum u deil de, belli bir toplumu, ekonom ik ilgiler zerine kurul mu olan ada bourgeois toplumunu gz nnde bulundurm aktadr). Bununla birlikte, medeni toplum da zel in genel i bsbtn glgede brakt sanlmamaldr. Burada da objektif ahlk kendini gsterir, burada da zel irade genel iradeye balanm ay renir hem de ailedeknden daha ileri, daha derin olarak. nk birey kendi ihtiya ve karlar ardn dan koarken, bunlar ancak teki bireylerin yardmyla, onlarla dayanarak salayabilece ini renir. te toplum da birey bu yolla ge nelce balanr, bu yolla objektif ahlk kendini toplumda gerekletirmi ol\r. Ama, ne de ol sa, objektif ahlkn toplum erevesinde ger eklemesi (bireyin btn davranlarna ge nel i temel yapmas) tam deildir, eksiktir. 3. Objektif ahlk ancak devlette, gelimesinin bu son ve en yksek duranda, tam bir gerek lie varr. Devlette artk bireyin iradesi ile g e nel irade tam bir uyum halindedirler. Devlet dorudan doruya genel iradenin gereklii dir; bu iradenin som ut bir varlk kazanm as dr; devlet, tek tek iradelerin bir toplam deil, akll canl bir tm dr (Totalitaet). O bjek tif tin basam anda devlet, aklm kendi z. ne en uygun, en yakn olarak kendini gerek letirdii bir form dur, bir kalptr. Bundan d o
44

lay devlet, kendiliinden akla uygun olan bir varlktr. Ancak, H egele gre zel ve genel iradelerin kaynatm as herkeste ayn derecede olmaz; devlet iinde bulunulan yere gre genel iradeyi duym ak bilinci ve temsil etmek dere cesi deiir. Bu bilin, genel in ilerini g r mee kendilerini vermi olan devlet grevlile rinde en yksek derecesine eriir. Onun iin, Hegel devlet m em urluunu hep yksek bir ha yat form u diye anlamtr, onun gznde dev. let memuru, tanrsal cevhere en yakn olan lar arasm da yer alr. Tek tek devletler biribirlerinin karsma ege men varlklar olarak karlar; bundan dolay, aralarndaki ilgiler ancak gereklilie dayana bilir. Karlkl h aklann garanti altna alan kendi stlerinde bir g olm adndan, arala rndaki anlamazlklar devletler harp ile yolu na koyarlar. Her biri b ir bireylik (Individualitaet) olan, her biri kendi zel menfaatine gre davranan devletler iin son hkm tarih ve rir; tarih, bir y ksek dnya mahkem esidir. Dev. letlerin, uluslarn hak ve alnyazlarm belir leyen dnya tarihidir. Tarih, zgrlk bilinci ne dort srekli bir ilerlemedir. Dialektik bir karakteri olan ve birtakm uraklardan geen bu gelim ede her dnem in temsilcisi bir ta rihi ulustur. Her tarih ulusa idenin plann da bir mission, bir dev ayrlmtr. devini yerine getiren ulus tarih sahnesinden ekilir, yerini idenin bundan sonraki bir maksadm gerekletirecek olan baka bir tarih ulusa b rakr. Bylece, D ou'nun eski uluslar, Yunan, Roma, Hristiyan - Cermen mparatorluu bir birinin ardndan tarih sahnesinden ekilmi ler, tarihin mealesini hep birbirine aktarm lardr. Nasl uluslar ile devletler anlam larn tarih denilen balam iinde kazanyorlarsa, tek ki
45

iler de anlam ve belirlenemlerini d evlet iin

de kazanrlar. Devlet teK kiinin araclyla konuup i grr. Tek kii devletin kendisine vermi olduu devi yerine getirdi mi, lm artk bir kayp saylmaz: bu kii isterse bir s kender, bir Caesar ya da Napoleon olsun. Ger i by k kiiler tarihin gidiini sezmi olan, tarihin istediini kavram olan kimselerdir. Ama tarih onlar kendi maksatlar emrinde bir ara olarak kullanr; onlar kendi tutkular ar dndan kotururken bu arada kendi istediini gerekletirir; buna eriince de onlar birer bo kabuk gibi bir kenara atar. Bu da, a kln hiylesi dir (List der Vernunft). denin gelimesinde en son, en y k sek b a
samak, kendini srasyla sanat, din ve felsefe de gerekletiren mutlak timdir (absoluter

Geist). Tarih boyunca bir sr devletler birbi ri ardndan ortaya km, missionlarm yeri ne getirdikten sonra gp gitmilerdir. Dev letlerin lml oluuna karlk sanat, din ve felsefe lmszdrler. nk bugn biz, ara dan 2000 u kadar yl getii halde bir Platonun, bir Aristotelesin dnm olduu ay ni problemleri dnyor, bir Homerosun ya ratm olduu ayn gzellikten tad alyoruz. Sanat, din ve felsefede idenin btn insanlk tarihi boyunca uzanan srekli bir gelimesini bulmaktayz. Bu lmszlk denin zne en uygun olan bir formdur. Bundan dolay ide, erei oan kendi bilin ve zgrlne en tam, en yetkin olarak ancak mutlak timde bunun da en son basama olan felsefede, ev ren yapsnn bu tacnda eriir. Macit GKBERK Fichte, zneyi ve Beni temel olarak kabul etmi, btn varl bundan tretmeye al mt. Schelling ise, her eyin temelinde sadece
43

kendi kendisiyle zde olan, u ya da bu ekle girmemi, belirlenmemi, farkllamam mut lak varln bulunduunu sylyordu. Hegel, Fichtenin, btn varl fertten yani Benden karmaya kalkmasn doru bulmaz. Btn varln kendisinden kt eyin tmel (ev rensel) bir gerek olduunu ve btn tek tek varlklar (fertleri) kapsadn ileri srer. Bu bakmdan, Schellingin hem Beni hem ddnyay kavrayan mutlak varlk kavramn benim ser. Ama bu evrensel varl kendi kendisiyle zde klan, farkllamaya uramayan bir ey olarak kabul etmez; bir gelime olarak kabul eder. Bu her eyi kapsayan varln iinde fark llama ilkesi de bulun\r. Bundan tr ev rensel varlk, deime ve gelimeye urar; ta biat ve insan dnyasn ortaya koyacak e. kilde eitli biimlere brnr. Her eyin te melinde bu evrensel varlk, bu de vardr. deden daha yksek bir ilke yoktur, ondan ayr bir ey de yoktur. nk varolumu olan her ey, onun ortaya k, belirmesi, belli bir bi im almasdr; tenlemesidir. Evrenin gerekli i, denin, tek tek varlklar, ve bu varlklarn eitlilii haline girmesinden ortaya kmtr. Ama de, bu okluk, eitlilik ve tek-teklik iinde kaybolmaz; dnen ruhta (dnen zi hinde) yeniden kendisine dner, yeniden ken disini bulur. Dnen ve kendisinin _ bilinci ne ermi de olarak, yine kendi zne uyg\n hale gelir; kendisi olur. Hegelin, Ruhu (zih ni), temel varln yani mutlak varln bir formu olarak deil, mutlak varln kendisi olarak; kendisinin bilincine varm mutlak var lk olarak yani kendisini bilip tanyan mutlak varlk olarak ele aldn gryoruz. Ruh, ken disine dnm, kendi hakikatini kavram ve tabiatn hakikati yani z olduunu farketmi; tabiat yneten zgr g olduunun bilincine
47

varm olan dedir. de, insanolunun bilin cinde kendini bilip tanyarak bu aamaya ula r... ...Hegelin, btn varln temelinde maddi olmayan ve de, Akl, Zihin, Ruh diye adlan drd mutlak bir gerein bulunduunu ileri srdn grdk. Bu mutlak varlk, farklla ma ve elime (olumsuzlama) ile tek tek var lklar haline geliyor; evreni, tarihi, toplumu ve insanolunun btn rnlerini ortaya koy*uyor; eitli grnlere brnerek ortaya k yordu. Sonunda, insanolunun dncesinde kendi kendisini tanyor, kendisinin bilincine ulayordu. Btn gerek, tez - antitez - sentez lemesinden geerek gerekleiyordu. En b yk leme de Cmutlak varlk) _ Tabiat - n san bilinci eklinde dnlmt. Bu aama larn her biri iinde de birok gelime aamas vardr ve bunlar da saysz lemeden yani diyalektik gelimeden geerek gerekleiyordu. Mutlak varlk en sonunda insann bilincinde kendisine dnerek kendi btnln kavr yor, yabanclamadan kurtulVyor, zgrle ulayor ve Mutlak Ruh haline geliyordu. Hegele gre, Mutlak Ruh en kusursuz ekliyle felsefede ortaya kyordu. Hegel burada felse fe derken kendi felsefesini kastetmektedir. Nes nel zihnin yani hukuk, ahlk, devlet gibi ger ekler iinde genellemi, znellikten kurtul mu ve kendisini ortaya koymu olan zihnin son ve en kusursuz eklini Prusya devletinde grd gibi Mutlak Ruh un en kusursuz ger eklemesi olan felsefeyi de kendi felsefesinde gryordu. Filozof, varln srekli bir dei me ve diyalektik bir ilerleme olduunu kabul ettii halde, bu gelimeyi bir yerde (Prusya devletinde ve kendi felsefesinde) sona erdiri yordu. Bu zellik, Hegelin hayranlk uyand rc derin ve kapsayc felsefesinin en byk
48

kusurudur. Hegel, varln temelinde ide dedi i ve Tanr ile bir tuttuu temel bir ilkenin bu lunduunu sylemekle maddolann manevolandan ve varln dnceden tremi oldu unu sylyordu ve bylece idealist bir felse fe ileri sryordu. Hegel, btn abasna ra men felsefeyi yeryzne indirememiti; din ve bir bakma mistik saylabilecek dncelerden kurtulamamt. Bu da onun felsefesinin bir kusuruydu. Ama diyalektik metodu btn ge nilii ve ayrmlar ile ilk defa ortaya koymu olmas, dncesinin lmsz ve deerli yann gsteriyordu. nemli olan nokta, Hegelin var lk hakknda ileri srd idealist gr ile diyalektik metodu arasndaki elimeydi ve varln geliimini bir yerde durdurmak; sona erdirmek istemesi; bu geliimini bir yerde yani Prusya devletinde ve kendi felsefesinde kapan m olduunu sylemesiydi. Engels, Hegeli eletirirken, bu noktay btn akl ile gz ler nne sermitir. Gerekten de, Hegel in (idealist de olsa), varln geliimini, diyalek tik metoduna ygun olarak sonsuz bir deime ve sre olarak dnmesi gerekirdi. Ama iin de yaad Prusya devleti ve ileri srd kendi dahiyane felsefesi, onun iin her eyin sonuydu; ve insanlk tarihinin kapanyd. Gerekler, bunun byle olmadn gstererek Hegel felsefesine en byk darbeyi indirdi. Bylece felsefe tarihinde grdmz en son ve belki de en byk sistem yklp dald. Selhattin HLAV

49

HEGELDEN SEMELER

MANTIK BLMnden
Genellikle Felsefe zerine

in aslnda metafizik yada saf felsefe demek olan mantk bilimi-

speklatif

Bilimsel bilgi iinde hareket halinde olan ieriin doasndan baka bir ey olamaz bu metod; ayn zamanda da, ieriin bu trl d nlmesi kendi belirlenimini nceden varsa yar ve ortaya koyar. Ancak, kendi kendini kuran bu yolu tutarak tr ki felsefe nesnel, ispatl bir bilim haline ge lebilir.

Duyumlarmz, itkilerimiz, karlarmza ge lince, bunlarn hizmetimizde bul'unduklann seve seve syleyemeyiz, ama bunlar, bamsz kuvvet ve kudretler olarak vardrlar, yle ki biz dorudan doruya buyuzdur.

Yaplmas gereken, zihni canlandran, zihin de yaayan ve edim halinde olan bu mantksal doay, bilince ykseltmektir.

Daha tutarl bir biimde savunulan deneys. t idealizm, eletirici felsefenin ortadan kald
50

ramad kendinde e y hayaletinin, her trl ierikten yoksun olan o soyut glgenin bolu unu kabul etmi ve onun yklmasn tamam lamay amalamtr. Bu felsefe akla, belirle nimlerini kendinden balayarak retmeyi sa lama giriiminin balangcn da simgeliyordu. Ama bu giriimin znel konumu, kendi kendini tamamlamasna el vermedi.

Bilim olarak hakikat z geliimi iinde saf kendi bilincidr.

Olumsuz olan, ayn zamanda da olumludur.

Diyalektik, eyin kendine ait olmayan, d ve olumsuz ve bir edim olarak gz nne alnr genellikle, temeli, salam ve doru olan srf i olsun diye sarsma ve zme znel tutkusu nun boluunda yatan yada en azndan di yalektik olarak ilenen nesnenin boluundan baka yere gtrmeyen bir edim olarak gz nne alnr.

Sadece soyut olarak bir evrensel deil, tike lin zenginliini de kendi iinde tayan evren sel. Nitekim, bir delikanl tarafndan gayet iyi anlalarak sylenen ayn zdeyi, ieriinin btn gcn anlayan tecrbeli bir adamn zihninde kazand anlam ve kapsam tamaz. Tpk bunun gibi, mantksal olan da, ancak bilimlerin deneyinin sonucu haline geldii va kit gerek deeriyle deerlendirilmektedir. te o vakit dnceye evrensel hakikat olarak su51

nar kendini; baka birtakm madde ve gerek liklerin yan sra tikel bir bilgi olarak deil, btn bu ieriin z olarak sunar. Mantn sistemi glgelerin cennetidir. A VARLIK TEORS 1. Belirlenmilik (Nitelik): Varlk ile hiliin bu birliini... her trl gereklikte yada dncede gstermek gu ol masa gerek. N e gkyznde, ne de yery z n d e
hibir ey yoktur ki hem varl kendinde barndrmasn. h em hilii

Belirlenmi, tamamlanm bir varlk, bir ba ka varla ilikili olan bir varlktr; baka bir ierik ile, btn dnya ile zorunluk bants iinde olan bir ieriktir bu. Btnn karlkl belirlenme bants konusunda metafizik, as lnda bir tekrardan baka bir ey olmayan a olumlamada bulunabilmiti: bir tek toz tanesi yok olduu an, btn evren yklr.

Bilimde ilk olan, tarihsel bakmdan da ilk olarak ortaya km olmak zorundadr.

Olu, varlkolmayanm olduu kadar varlk m da varolmasnn kaynadr.

Dolaymlanm varlk iin, varolu deyimini kullanacaz. Gei, olula ayn eydir.

Hibir ey yoktur ki varlkla hilik arasnda bir gei hali olmasm. Balang anlamaz bir eydir.
52

Eletirisiz ve dnmeden kabul edilmi, te melsiz bir n varsaymdan yola kan bir aklyurtmedir nk safsata. Ama bizim diyalek tik ddmiz, akim en stn hareketidir ki bu hareket iinde, birbirlerinden ayr gzken te rimler salt kendi zellikleri dolaysyla birbir lerine geer; ve gene bu hareket iinde ncl, kendi kendini aar. Bylece kendi iin yaltlm belirlenmilik, olmakta olan belirlenmilik olarak, niteliktir.

Olmakta olan olarak kavranmak zere se ilen nitelik, gerekliktir.

Belirlenmilik olumszlamadr.

Herhangi bir ey olumsuzlamann ilk olumsuzlamasdr.

Kendinde ey, hakikatten yoksun bo bir so yutlamadan baka bir ey deildir.

eyler vardr, ama bu varln hakikati, o eylerin sonudur.

Varlk olma gereinde sonluluun almas, sonsuzluk balamaktadr. Oysa herhangi bir eyi snr ta olarak belirlemekle zaten bu s nr tann almaa baland olgusunun bi linsizliini iermektedir bu olumlama.
53

Snrlann her almas, bir kurtulu deildir.

snrlardan gerek

Kendi kendini amak, kendi olumsuzlamasn olumsuzlamak ve sonsuz hale gelmek, do rudan doruya, sonlunun doasdr.

Sonlu ile sonsuz*un birlii, dsal bir yanyana geli; aykr ve tanmlaryla badamayan, biribirlerinden ayrlm ve biribirlerine kart, biri brnden bamsz ve dolaysyla da uz lamaz kendilikleri birletiren bir ba deil dir. Tam tersine bunlann her biri, kendisi ola rak bu birliktir; ve sadece, kendi kendini y rrlkten kaldrma olarak birliktir; ve hi bi rinin brne kar, kendinde varlk olma ve olumlu orada varlk olma gibi bir ayncal yoktur. Yukarda gsterdiimiz gibi, sonluluk ancak kendini ama olarak vardr; ve ite bu nun iindir ki sonluluk, kendi kendine sonsuz olu, bakay da ierir. Ama belirsiz ilerle me, (sonlu ile sonsuzun basite karlatmlmasndan) daha ok ey dile getiriyor; ayn za manda ayn ve seik terimlerin ba onda da var. Baka alanlarda da. sorulan doru k oyabil mek iin, belirli bir eitim arttr; ama bu fel sefe alannda gereklidir daha ok. nk te ki trl, sorulan sorunun hibir anlam olma d cevabn almaK tehlikesi vardr.

Kendi iin varln dncellii, btnsellik olarak ilkin gereklie dnr; ve zellikle de bir olarak, en salam ve en soyut gereklie.

54

Deneye yansyan bilginin yolu; bu yolda bil gi, fenomendeki belirlenimleri alglar ilkin, sonra da bu belirlenimleri temel olarak alr ve bu ayn belirlenimlerin szmona bir ak lamas iin, fenomenin bu belirlenimlerini ret mekle ykml tem el m addeler yada bu ie denk den k u vvetler bulunduunu varsayar.
2. Miktar (Nicelik):

Eski phecilik, bilimlerde rastlad btn kavramlarda elikiyi yada antinomiyi gster mek iin elinden gelen abay ardna koyma mtr. Dnceler, belirlenimlerle ve dolaysyla da bantlarla zenginletike, dncelerin say lar gibi formlarda tasarm da bir o kadar kar. maklamakta ve keyfilemekte ve anlamdan boalmaktadr. Kuvvet yada tzellik, neden ve sonu, vs.nin yrrlkteki belirlenimleri, ayn ekilde canl yada tinsel bantlar dile getirmee yarayan birer simgedirler yalnzca; yani bu sonuncular iin geersiz belirlenimlerdir.
2. l:

lnn iinde soyut olarak formlletirildii zaman- nitelik ve nicelik birlemi du rumdadr. Bu haliyle varlk, belirlenmiliin kendi kendisiyle dolaymsz eitliidir. Belirle nimin bu dolaymszl kendini yrrlkten kaldrmtr. Nicelik, kendine geri dnm olan varlktr; yle ki, belirlenmilik karsnda ay rmszlk olarak, kendi kendisiyle yaln eitlik tir. Bu kategorinin anlam, nesnenin dnceye bants olmaktr. Bu idealizm iin dnce, genellikle z bakmndan kendinde eye d tadr... br kategorilere zg nesnellik, kiplik kategorilerinde yoktur.
55

Bir niteliin yada bir eyin yitiini tasarm lamak yada aklamak iin kolaylkla bu kate goriye bavurulur, bylelikle yitmeye tank ol'unuyormu gibi gelir, nk doas icab de iken bir d snr olarak kabul edilen kuantom, anlaygc iin kendiliinden anlalr olduundan, yalnzca kuantom un deiiklii olarak ele alman deim e de sonu olarak akl iin kendiliinden anlalr olur. Ama gerek te hibir eyi aklamaz bu; z bakmndan deime bir niteliin baka bir nitelie geii dir, yada daha soyut bir syleyile, bir varln bir varlk-olmayana geiidir, derecelilikten daha baka bir belirlenim vardr bu srete; derecelilik, bir eksilmeden yada artmadan ve bykle tek yanl saplanmdan baka bir ey deildir. Ayrmsz snr olarak alman hali iinde kuantom, bir orada varlkn an bir saldrya urayan ve yok edilen yandr. Kavramn tu za, bir orada varlk, niteliinin rol oynamaz gibi gzkt yanndan yakalamaya dayanr; ve ylesine byledir ki bu, rnein bir Devle tin bir servetin, vs., aslnda o Devletin yada o servet sahibinin felketi olan bymesi, il kin onlarn mutluluu gibi gzkr.

Doann ampirik saylaryla, rnein geze genler aras uzaklklarla tanmak, byk ve onurlu bir baardr; ama ampirik kuantalan niceliksel belirlenimlerin evren sel form u na ykselterek bunlarm bir yasann yada bir l nn duraklar haline getirmek ve bylece bu ampirik kuantalan ortadan kaldrmak, kat kat daha byk ve onurlu bir baardr. Bul mu olduklan yaaslar, algnn tm tikelliklerinin bu yasalara denk dtn gstererek ispatlamtr onlar.
56

Doada srama yoktfur deniyor; ve genellik le halk, doumu yada lm anlamak istedii vakit, grm olduumuz gibi, bunlar derece li ortaya k yada yiti eklinde tasarmlaya rak anlad kansndadr. Ama grld ki, ge nel olarak varln dnmleri, bir byklk ten bir baka bykle gei deildir; nitelik ten nicelie ve nicelikten nitelie geitir, bir bakaya ulamadr; dereceli olann kopmas ve nceki orada varlka oranla bir niteliksel baka nn ortaya kmasdr. Su sourken ya va yava katlamaz, pre haline gelip sonra dereceli olarak buz kvamna kadar sertlemez, tersine birdenbire kat haline girer, donma s sna tamamen vardnda bile hareketsizce s v halini srdrebilir ve en kk bir sarsnt suyu kat hale geirir. Douun derecelilii, u tasarma, dayanmak tadr: doan ey, duyulur yada gerek biim de vardr zaten; ama kkl nedeniyle alglanamamaktadr. Tpk bunun gibi yitiin derecelilii konusunda da, varlk-olmayanm yada onun yerine geen bakanm da gene var olduu ama henz farkedilmedii tasanm var dr. t>u varolu, bakanm varolan bakada ierilmi bulunduu anlammda deil, orada ama alglanamayan varlk halinde bulund'uu anlamndadr.Bylece, dou ve yiti, ilke bakmndan ortadan kaldrlm olmuyor; yani kendinde-olan, herhangi bir eyin kendi oradavarlndan nce onda olduu d, d oradavarhk m kk bir var olmas haline dnt rlyor; zsel ayrm da, yani kavramn aynm da, yalnzca niceliksel bir d ayrma dnt rlyor. Bir douu yada bir yitii, deimenin dereceliliiyle anlatmaa kalkmak, bir totoloji. de olduu gibi skcla dmektedir; doan yada leni nceden tamamlanm olarak ve deimeyi de bir d ayrmn dnm olarak
57

kabul etmektir ki, bu da gerekte bir totolojiden baka bir ey deildir. Anlamak isteyen byle bir anlaygc iin zorluk, herhangi bir eyin genel olarak kendi bakasma ve kar tna niteliksel geiinde yatar; bundan kurtul mak iin anlaygc, zdelii ve deimeyi, nicelikselin ayrmsz ve d zdelii ve dei mesi olarak tasarmlamaktadr. Varln alan iinde gz nne almd ha liyle tinsel hayatta da, nicelikten nitelie ayn geii bul'uyoruz; ve deiik nitelikler nicelik farklaryla temellenmi gzkr. Fazlaya ya da eksie doru kck bir kerteyle alr ha fifliin ls, ve tamamyla farkl bir ey kar ortaya; yani adaleti adaletsizlik ve eraemi erdemsizlik haline getiren su ortaya kar. Gene ayn ekilde, Devletler de, tm teki et kenler eit kald halde, byklklerinin farkl olmas nedeniyle, farkl bir niteliksel karakter kazanmaktadr. B Z TEORS
1. Kendinde Yansma Olarak z:

Varln hakikati, zdr. Varlk dolaymsz olandr. Hakikatin, varln kendinde ve ken di iin ne olduunu bilmek isteyen bilgi, dolaymszda ve dolaymszn belirlenimlerinde bu hakikatin iine nfuz eder, bu varln ardnda varln kendisinden daha baka bir ey bu lunduu ve bu arkadaki zeminin de varln hakikati olduu n varsaymyla nfuz eder. Dolaymlanm bir bilgidir b, nk zn ya nnda ve zn iinde dolaymsz olarak bulun maz; bir baka ile, varlkla balar ve hazrla yc bir yolu, varln tesine yada, daha do rusu, varln kendine dn yolunu kat et mek zorundadr. Ama bu sre, dorudan do ruya varln hareketidir.
58

z... kendi z sonsuz hareketi ile ne ise odur.

hareketi ile, varln

Mutlak zn... orada varlk yoktur. Ama mutlak z, orada varlka gemek zor*undadr.

Grnt, phecilerin yada idealizmin feno menidir, bir herhangi bir ey yada bir ey olmayan bir dolaymszlk; genel olarak belirlenimliliin ve zneye bantsnn dnda ayrmsz bir varlk olmayan bir dolaymszlktr. Bu vardr diyemezdi phecilik; ada idealizm, bilgilere kendinde eyin bilgisi ola rak bakmakta saknca grrd. Onlarca bu g rntde bir varln temeli olmamalyd ve kendinde ey bu bilgilerin alanna girmemeliy di. Ayn zamanda phecilik, grntlerinin saysz belirlenimlerini kabul ediyor; yada, da ha dorusu pheciliin gznde bu grnt snn ierii btn dnyann eitli zenginli iydi. Ayn ekilde idealizm fenomeni bu eit li belirlenimliliklerin btn enginliini kendin de ierir. O grnt ve bu fenomen, bylece eitli e kilde dolaymsz olarak belirlenirler. Demek ki bu ieriin temelinde hibir varlk, hibir ey yada kendinde ey olmayabilir; kendi iin, ne ise o kalr; varlktan, grntye evrilmitir sa dece; yle ki dolaymsz olan, ve biri brne kar baka olan btn bu eitli belirlenimle ri kendinde barndrr grnt. Demek ki g rntnn kendisi de, bir dolaymsz belirlenmitir. u yada bu ierie sahip olabilir g rnt; ama her hal ve durumda kendisi ortaya koymaz bu ierii, bu ierie dolaymsz ola rak sahiptir. Tpk phecilik gibi idealizm de, leibnizci, kant, fichteci yada br ekilleri
59

iindeki idealizmde belirlenimlilik olarak var l ve dolaymszl amamtr. phecilik, grntsnn ieriinin verilmesine izin verir; bu ierik ne olursa olsun phecilik iin dolaymszdr. Leibnizin monad, kendi tasarmla rn retici ve birletirici g deildir; sz ko nusu tasarmlar, su kabarcklar gibi belirir onda; birbirileri ve dolaysyla da monad iin ayrmsz dolaymszdrlar. Tpk bunun gibi Kantm fenomeni de algnn verili bir ierii dir; znenin, biribirleri iin ve bu zne iin do laymz olan duygulanmlarn ve belirlenim lerini nceden varsayar bu fenomen. Fichtenin idealizmindeki sonsuz iteleme (yada, itepi)nin temel olarak bir kendinde eyi almad dorudur: yle ki bu sonslz itim, Benin bir saf belirlenimi haline gelir. Ama ayn zaman da bu belirlenmilik dolaymsz bir belirlenmi, liktir, kendisini benimseyen ve dtalm or tadan kaldran benin bir snr tadr, ben ta rafndan alabilir bu smr ta, ama kendin de ayrmszln bir yann tar; bu yann so nucu olarak bu smr ta, benin iinde oldu u halde, kendi dolaymsz varlk-olmayanm iermektedir.

Grnty zden ayran belirlenimler, do rudan doruya zn belirlenimleridir. Grnty meydana getiren, varlk-olmaya. nm dolaymszldr... Varlk, varlk-olmayandr zn iinde. Onun kendinde hilii, doru dan doruya zn olums*uz doasdr... Dola ysyla da, bu iki durak: hilik, ama srp git me olarak hilik, ve varlk, ama durak olarak varlk, yani kendinde olmakta olan olumsuz luk ile yansyan (yada, dnlen) dolaymsz. lk, dorudan doruya zn duraklardr. Grnt, varln belirlenmilii iindeki
60

dorudan doruya zdr. Bylece grnt do. rudan doruya zdr, ama bir belirlenmilik iinde zdr ve gene de yle bir haldedir ki sadece kendi duradr ve zde kendi kendi nin grntsdr. z... kendinde sonsuz hareket olarak kendi kendinde grnty ierir. Kendisine ait olan b\ zdevinim iinde z, yansmadr (yada d nmedir.). Grnt, yansma ile ayn eydir. zn iindeki olu, bunun yansyan hareke ti, demek ki hilikten hilie olan harekettir ve dolaysyla da kendi zerine geri dnen bir ha rekettir.

Yansma (yada dnme), ounlukla znel anlamnda anlalmaktadr; verili bir dolaym z tasarmn tesine ykselen ve kendisi iin evrensel belirlenimler arayan (yada genel be lirlenimlerle kendisini karlatran) yarglama yetisinin hareketi olarak anlalmaktadr. Ama burada sz konusu olan, ne bilincin yansmasdr, ne de, belirlenimleri tikel olan ve ev rensel olan' olan anlaygcnn yansmas. Burada sz konusu olan sadece yansmadr.

Herey kendi kendisi ile zde olunca fa rkl deildir, kart deildir ve temelsizdir.

z, kendi ile zdeliktir sadece.

Aynm a kar kan hareketsiz zdelie sm sk sarlmakla, zdelii kendi hali iinde ha kikatten yoksun kalan tekyanl bir belirlenime dntrdklerini grmyorlar.
61

Formel, soyut, eksik hakikatten baka hibi eyi iermez. Btn eyler biribirinden ayrdr. A, ayn za manda, A-olmayan dr. Biribirine benzer iki ey yoktur. Biribirleriyle katiyen elimemesi istenen eyler iin beslenen o hep bildiimiz sevgi, he zaman olduu gibi burada da unutuyor k, e liki bylece zlm olmaz, sadece baka bir yere, znel yani, genellikle d yansmann ii ne kaydrlm olur; ve aslnda bu znel yada d yansma dft, bu uzaklatrma yada kaydr ma sonucunda valnzca konumlu olarak dile ge tirilen iki duran ikisini de iermektedir, al m ve kendi birlikleri iinde biribirlerine geri getirilmi olarak iermektedir. zlm eliki, varlk nedenidir, olumlu ile olumsuzun birlii olarak zdr.

Herhangi bir eyi oluml*u diye belirleyip bu temelden yola kld vakit bu herhangi b eyin olumsuza dntn, ve bunun tam tersi olarak da, olumsuz diye belirlenmi ola nn olumluya dntn kesinlikle gorup kavramak iin, yansyan (yada, dnen) d nceden bir parack nasibi olmak yeterldr; ve yansyan dnce, bu belirlenimler iinde karr ve kendi kendisiyle eliir. Sz konusu belirlenimlerin doas bilinmeyince, bu kar kln, hi olmamas gereken yanl bir ey olduu sanlr ve znel bir yanlla yklenir bu karklk. Ve aslnda bu gei, bu deimenin zorunlu oluunun bilinci orada yoksa, salt karklk olarak kalr.
62

Olumlu ile olumsuz arasndaki kartlk, zellikle u anlamda gz nne alnmaktadr: sanki olumlu (konumlu, verili varl dile geti ren adndan davranarak), nesneldir; ve san ki olumsuz, zneldir, yalnzca d yansmaya (yada, dnmeye) aittir, kendinde ve kendi iin varolan nesneli ilgilendirmez sanki ve on\m iin hibir ekilde varolmakta deildir.

Nesneye uygun den bilme olarak hakikat da, olumlu olandr; ama hakikat, bilmenin olumsuzca bakaya uygun dmesi, nesnenin iine girmi ve olumsuzluunu am olmas bakmndan, yalnzca bu bakmdan, kendi ken disi ile eitliktir. Yanlg, kendini bilen ve ken dinde ve kendi iin olmakta olan olmayanla kendini olumlayan bir kan olarak, bir olum ludur. Bilisizlie gelince, ya hakikat ve yanl g karsnda tyrmszdr ve dolaysyla da ne olumlu ne de olumsuz olarak belirlenmemi tir ve eksiklik olarak belirlenimi d yansma (yada, dnme) ile ilgilidir; yada, olumlu ola rak, bir doann ze belirlenimi olarak, kendi kendine kar yneltilmi olan itkidir, kendin de olumlu bir ynelmeyi barndran bir olum suzdur. En nemli bilgilerden biri, gznne alman yansmasal belirlenimlerin bu doasn, yani hakikatm ancak bu tr belirlenimlerin karlkl bantlar iinde bulunduunu ve bundan tr de her birinin kendi kavram iinde brn de ierilmi olarak bulundur duunu kefedip hibir zaman unutmamaya dayanan bilgidir; bu bilgi olmakszn, felsefe alannda bir tek adm bile atlamaz.

eliki, hareketin, itkinin, vs., iinde eliki, bu belirlenimlerin basitlii tarafmdan, tasarm
63

iin maskelenmi durumda ise buna karlk b*u ayn eliki, balantlarn belirlenimi iinde dolaymsz olarak ortaya kar. Yksek ve al ak, sa ve sol, baba ve oul, vs., sonsuza de in en sradan rneklerin hepsi, birdeki kar t iermektedir. Yksek olan, alak olmayan dr; yksek olmak zellikle sadece budur = al ak olmamak, ve bir alak olduu srece var dr yksek, alak iin de ayndr bu; her be lirlenimin iinde kart da bulunmaktadr. Ba. ba, oulun bakasdr ve oul da bacann bakasi; ve her biri de yalnzca bakamn bakas olarak vardr. Ve ayn zamanda bu belir lenimlerin her biri baka ile bant iinde var dr ancak; varl, bunlarn birde srp gidii dir. Tasarm, dolaysyla elikiyi her yerde ie rik olarak kendinde bulundurmuyor, ama bu e likinin bilincine eremiyor; eitlikten eitsizli e geen, yani, olumsuz bantdan kendinde farkllarn yansm varlna geen d yans ma olarak kalyor. Bu iki belirlenimi dsal bir ekilde kart tutuyor ve sadece bu iki belirle nimi gryor; bu belirlenimlerden birinin te kine geiini, yani zsel olan ve elikiyi ie reni deil. Oysa burada hemen belirtelim ki zihin, elikinin kavranmasna ve dile getiril mesine dayanr. eylerin ve bantlarnn kavramn dile getirmemesine ve, malzeme ve muhteva olarak sadece tasarmsal belirlenim leri iermesine ramen zihin, bunlar arasmda bunlarn elikisini de ieren, bylece bunlarn iinden doru kavramn belirginlemesini sa layan bir bant kurar. Ama eitlinin kr lenmi farkn, tasarmn basit eitliliini zsel bir farka, kartla getirene dek keskinleti ren, dnen akldr. Ve oklar ancak eliki nin ucuna itildiklerinde biribirlerine oranla,
64

canl ve hareketli hale girer; ve, kendiliinden zdevinimin, hayatn ikin itkisi olan o olum suzluu ancak eliki iinde kazanrlar.

Bu, evrensel olarak u anlama gelir sadece: olan ey, bir olmakta olan dolaymsz olarak deil, bir konumlu olarak dnlmelidir; do laymz orada-olan (varlk)da yada genellik le belirlenmilikte durup kalmamak, ve bunla rn sebebine dnmek gerekiyor.

Formun nasl ze geldiini sormak yersizdir; nk form, zn kendi kendisindeki grnt snden, kendi kendine zg olan ikin yans masndan baka bir ey deildir.

Madde, tam deyimiyle, form un temeli yada dayanadr. Herhangi bir eyin btn belirlenimleri, b tn form u soyutlanrsa, belirlenmemi madde kalr geriye. Sadece soyut bir eydir madde, Maddeyi, grmek, duymak, vs., olanakszdr grlen yada doyulan, bir belirlenmi maddedir; yani madde ile form un birliidir. Maddenin form lanmas (ekillenmesi); form un ise maddelemesi zorunludur.

Formun etkinlii olarak gzken, ayrca bir o kadar maddenin de z hareketidir. kisi, form un yapks ile maddenin hareketi, ayn eydirler... Kendi kendisi olarak belirlen mitir madde; yani zorunlu olarak bir form u vardr, ve form, sadece ve srf maddesel, srpgiden form dur.

65

Doa iin, dnyann temelidir dendii vakit, bir yanda, doa diye adlandrlan ey dnya dan baka bir ey olmuyor, ve dnya da doa dan baka bir ey olmuyor. Doanm dnya ola bilmesi iin, bir ok belirlenim ekleniyor.

eyin btn koullan tamam olduu zaman, varolua girer.


2. Fenomen:

Fenomen, kendinde ey ne ise od*ur. Feno menlerin dnyas, kendi kendinde yansyan dnyaya, kendinde dnyaya kardr.

Varln farkl trleri, kendi zel dolaym trlerini gerekli klar yada ierirler; ite bu nun iindir ki varlk trlerinin her biri iin ta ntn doas da farkldr.

Kendinde ey ile gene bu kendinde eyin dolaymlanm varl, varoluta ierilmi halde dirler ve her ikisi de varolulardr; kendinde ey vardr; ve kendinde ey, eyin zsel var oluudur; oysa dolaymlanm varlk zsel-olmayan varoluudur eyin. Bir eyin, u yada bu etkiyi bir bakann iinde retme ve kendi bantsnda kendine zg biimde dlama zellii vardr. Bylece kendinde ey, zsel olarak varolmak tadr. Kendi kendisi olarak kendinde ey, her trl belirlenmiliin bo soyutlamasmdan baka bir ey deildir; ve onun hakknda hibir ey bili
60

nemez pek doal olarak, nk her trl be lirlenimin bos soyutlamas oldu'u varsayl maktadr.

Deneyst idealizm... eylerin her trl belirlenmiliini, formlarna gre olduu kadar, muhtevalarna gre de bilimin iine aktarr. Demek ki bendeki, znedeki bu bak asn dan, aacn yapraklarn siyah renkli deil de yeil, ve gnei drtke deil de yuvarlak g ryorum ve ekeri ac deil de tatl buluyorum; bir duvar saatinin birinci ve ikinci nlamas n ezamanl deil de ardml (yada ardk, zaman iinde aralksz bir sra ile gelen) ola rak belirliyorum, vs.

Bu felsefenin durduu gr asnn yeter sizliinin esas, kendinde eyin soyutlamasn son belirlenim olarak korumakta inat etmesin den. ve niteliklerin yansmasn yada belirlenmiliini ve okluunu kendinde eye kart tutmasndan ileri gelir; oysa aslnda kendin de ey, bu d yansmay zsel olarak kendin de bulundurmakta ve kendini, kendi belirlenim ve zelliklerine sahip olan olarak belirlemekte dir ki bu da, kendinde eyi, eyin bir soyut lamas olarak, saf bir kendinde ey olarak be lirlemenin yanlln ortaya koyar.

Fenomen..., ilkin, varoluu iinde zdr. Fe nomen... grn ve varoluun birliidir. Fenomenin yasasdr bu birlik.' Demek ki ya sa, grntleenin dolaymlanmasnda lm l olandr.

67

Fenomenin kendi ile zdelikte yansmasdr yasa. Bu zdelik, fenomenin yasay meydana getiren temeli, kendi duradr... yleyse ya sa, fenomenin tesinde deildir; aksine dola ymz olarak vardr fenomende; yasalarn dnyas, varolan dnyann yada grntleen dnyann skin imgesidir.

Varolu, kendi temeline dnd gibi yasa ya dner; fenomen bu iki dura da iermek tedir, hem basit varlk nedenini ve hem de zsellii olduu grntleen evrenin zlme sinin hareketini. Demek ki yasa, asl (zsel) fenomendir.

Yasalarn dnyas, fenomenin skin muhte vasdr; fenomen de ayn muhtevadr gene, ama, tedirgin deiikliin iinde, bakanm iinde yans olarak gsterir kendini... bu ne denle fenomen yasaya gre btnlk tr; n k yasay ierir fenomen, ve dahas; kendiliin den hareket eden form un duran (momentini) ierir.

Grntleen dnya ve zsel dnya... bun larn her biri, varoluun zerk btndr; biri nin sadece yansm varolu, brnn de do laymz varolu olmas gerekirdi; ama her bi ri, kendi bakasmda srmektedir ve bunun iin de bu iki duran zdeliidir.. Her biri bamszdr, ve gene ancak her biri, zsel ba kmdan brnn duran (moment) kendin de bulundurduu iin bamszdr.
Dem ek ki yasa, zsel bant'dr.

68

Dnya, okluun form suz btnln dile getirir genellikle.

Fenomenin hakikati (hakikiliini yapan), z sel bantdr.

Kuvvet, btn ile paralar arasndaki eli kinin iinde zld olumsuz birliktir, bu ilk bantnn hakikatidir.

eyin yada maddenin nasl olup da bir kuv vete sahip old'uklan sorulursa, kuvvet eye dtan bal ve yabanc bir iddet tarafndan damgalanm olarak gzkyor. Her trden doal, bilimsel ve tinsel gelime nin iinde kendini gsteren ve kabul edilmesi esas olan yle bir durum vardr: bir ey henz ancak i bakmdan yada henz ancak kendi kavrammm iinde var olduu srece, balan gtr; ite srf bundan dolay, o eyin edilgin, dolaymsz varoluudur sadece. 3. Gereklik: Gereklik, z ile varoluun birliidir.

Felsefi bir ilkenin tekyanllma antagonist tekyanllk kardr kural olarak, ve btnlk her yerde olduu gibi, en azmdan dank bir btnlk halinde mevcuttur. Henz gerek deildir varlk. Gereklik de, varolutan daha yksek bir yerdedir. Gerek zortnluk, muhtevann doldurduu bir bantdr. Bununla birlikte bu zorunluk,
69

greceldir de ayn zamanda. Demek ki mutlak zorunluk, formel ve gerek zorunluun iine dnd ve bunun yam sra gerekliin ve olabilirliin de iine dndkleri hakikattir.

Herhangi bir eyin olabilir yada olamaz ol mas, muhtevaya baldr: yani gerekliin du raklarnn (momentlerinin) btnlne ba ldr; ve gereklik, gelimesi srasnda kendini zorunluk olarak ortaya koyar.

Tz, idenin geliiminin bir derecedir.

sreci iinde zsel

Nedensellik olarak da gerekliktir tz.

lke olarak, netice... sebebin iermedii hi bir eyi iermez. Bir tek ayn eydir, b*l, ki bazen neden ola rak, bazen sonu olarak, burada zgl kalm llk (dengelilik) olarak, urada ise konumlu varlk yani bir bakada belirlenim olarak or taya kar. u da not edilebilir burada, denk dmeyen bir anlamda kullanlm olmakla birlikte, ne den ve sonu bants kabul edildiine gre, sonu, nedenden daha byk olamaz; nk sonu, nedenin beliriminden baka bir ey de ildir. Olaylarn i ruhu (esprisi, isel doas) bun lara ihtiya duymayabilirdi de hi. Clz bir kkten byk bir figr kartan bu tarihsel arabeskler, zekice ama alabildiine y zeysel bir 'Usuldr yine de.
70

Bylece hareket eden bir ta, nedendir; ta n sahip olduu bir belirlenimdir hareketi; ama bu belirlenimin dnda, rengi, formu, vs., gibi, nedenselliine girmeyen daha bir ok be lirlenimi ierir ta.

Nedensellikin belirlenmi bamtsnm hare, keti dolaysyla sonucun iinde snmekle kalmayabiilr neden yine bundan dolay formel nedensellikte olduu gibi sonu da sner ter sine, snp yiterken, sonucun iinde yeniden olua geebilir neden; ve sonu da, tpk by lece, nedenin iinde snp yok olurken, yine nedenin iinde yeniden olua geebilir. Bu be lirlenimlerin her biri, kendi konumlarnn edimi iinde yrrlkten kaldrr kendi kendi ni, ve amas iinde kendini konumlar; neden selliin bir dayanaktan bir baka dayanaa bir d geii deildir bu; bu baka olu, ayn za manda, kendi kendini konumlaytr. Bylece nedensellik, kendini nceden varsaymakta ve koullamaktadr.

Karlkl etki, ilkin, biribirini karlkl ola rak koullayan konumlu tzlerin karlkl ne densellii olarak kar meydana; her biri bir teki, iin hem etkin tzdr hem de ayn za manda edilgin tz. Kkendeki nedensellik, karlkl etki iinde kendi olumsuzlamas ve edilgenlikten dou olarak ve, gene kendi olumsuzlamasnda yok olu olarak belirir, bir olu gibi... Demek ki, zorunlVk ve nedensellik yok ol maktadr buradr., bunlarn her ikisi de, ba ve balant olarak dolaymsz zdelii ve farklarn mutlak tzelliini. ilerinde barndrrlar; tzel farklarn kkensel birliini, dolaysyla
71

da mutlak elikiyi de ilerinde barndrrlar. Zorunluk, nk var diye varlktr; varln kendi kendisi ile birliidir; ve varln bu ken di kendisi ile birlii, kendi z temelidir. Ama ayn zamanda bu varlk, bir temele sahip ol duu iin, varlk deildir; grnt, balant ya da dolaymdr ancak. Nedensellik, nedenin k kendeki varlktan yansyan yada ksaca ko numlu varla, ve ayn zamanda bunun tam tersine olarak, konumlu varlktan kkendeki varla bu konumlu geiidir; ama varlk ile grntnn bu zdelii de, i zorunluktur h l. Bu isellik yada bu kendinde varlk, neden selliin hareketini aar; bundan dolay da, ba nt halindeki yanlarn tzellii yitecek ve zo runluk kendini aa vuracaktr. Zorunluk. yok olduu iin deil, henz isel haldeki zdelii ortaya kt iin, hrriyet haline gelir.

Hi phe yok ki, karlkl etki, neden-sonu bantsnn en yakn hakikatidir, ve bundan dolay da, yle sylemek gerekirse, kavramn eiinde durir. Ve ite bu da, kavramsal bilgi sz konusu olduunda, bu bantnn uygulan, masyla niin yetinilemeyeceinin nedenidir. Verilmi bir muhtevay sadece karlkl etki asndan gz nne almak tamamyla dn cesiz bir tavrdr; karmzda kupkuru bir ol gu vardr bu durumda sadece; ve nedensellik bantsn uygulamadan sz konusu, zellikle sz konusu olan dolaym gereklii yerine geti rilmemi, karlanmam olarak kalr gene. Daha yakndan baklnca, karlkl etki ba nn uygulanmasndaki bu yetersizlik, urdan ielri gelir: Bu bant, kavrama edeer olmak tan uzaktr; dolaysyla, bu bantnn da kav ranmas gerekir; ve bu amala da, bantnn iki terimini, dolaymsz veri halinde brakma
72

yp, daha nceki paragraflarda gstermi ol duumuz gibi, iki terimden de stn bir n c terimin duraklan (momentleri) olarak ka bul etmek gerekir; o nc terim de, kavramdr ite. Nitekim, rnein, Sparta halknn t relerini bu halkn kurulu yasasnn bir sonu cu olarak gz nne aldmz ve, bunun tam tersini de, yani bu halkn kurulu yasasn t relerinin bir sonucu olarak gz nne ald mz da varsayalm bir an iin: bu tarz bir an lay, doru olmasna olabilirdi pekl, ama gene doyurmazd bizi, nk byle bir anlay la, sz konusu halkn ne kurult yasasn ve ne de trelerini kavrayamazdk. Bunu kavrayabilmemiz, bantnn her iki terimini birden ve bu iki terimin yan sra Sparta halknn ha yatnn ve tarihinin btn br yanlarn da kendilerine temel olmu olan kavramdan k m olarak anladmz takdirde olanak kaza nabilirdi ancak. Kavram, zelliin yada hrriyetin lkesi. C ZNEL MANTIK YADA KAVRAM TEORS Genellikle Kavram zerine: Varlk ve z, oluun duraklardr (momentleridir). Demek ki, varlk ve z ele alp ileyen nesnel mantk, szcn tam an lamyla, kavramm genetik aklamasm mey dana getirmektedir.

Kavram... kendinin bilincinde olan anlaygcnn, znel anlaygcnn edimi olarak deil doann olduu kadar zihnin de bir derecesini meydana getiren kendinde ve ke,"'1 i iin kavram olarak gz nne almmald Ha
73

yat yada organik doa, kavramn kendini apa k ortaya koyu derecesidir doann.

Psikolojide, duygu ve sezgi ve sonra da ge nel olarak tasarm konulur anlay gcnn n cesine. Bilincin bilimi olarak zihnin fenomenolojisinde ise, anlaygcne, duyulur bilin ve sonra da alg derecelerinden geerek ykselinir... Burada kavram, kendinin bilincinde olan anlaygcnn, znel anlaygcnn edimi olarak deil; doann olduu kadar zihnin de bir derecesini meydana getiren kendinde ve kendi iin kavram olarak gz nne alnmal dr. Hayat yada organik doa, kavramn ken dini apak ortaya koyu derecesidir doann.

Genellikle, kavramdan baka bir ey deil bu dendii zaman, kavrama, kavramdan da ha yetkin bir ey olarak sdece de deil, de nin yan sra duyulur, meknsal, zamansal, el le dokunulabilir somut orada varlk olan da kart tutulmaktadr. Soyut, som'uttan daha az arlkl olarak kabul edilmektedir bu durum da; nk onda bu madde, darda braklmtr. Bu dnce erevesi iinde, soyutlama u an lama geliyor: daha nice nitelik ve zelliklerini koparp alarak nesnenin deerini kltmeye, cek bir ekilde ve sadece znel kullanmmz iin, u yada bu karakteristik yann ekip karyoruz somuttan. Soyttlama ileminin b tn bu nitelik yada zellikleri, gereklikleri iinde, ama tede bir yerde, tm deerleri iin de koruyup srdrd sanlyor bylece; yleki, anlaygc, srf kendi gszlnden tr btn bu zenginlii kucaklamayp yok sul soyutlama ile yetiniyor. Ama, sezginin ve rili maddesini ve tasarmn eitliliini kav
74

rama ve dnceye kart gerek olarak alan bu dnce erevesinin terki, yalnz her tr den felsefenin deil, ayn zamanda dinin de temel kouludur; nk, d uyulurun ve tikelin ucu ve yzeysel fenomeni hakikatin kendisi olarak kabul ediliyorsa, soyutlamaya nasl ihti ya duyulabilir ve nedir soyutlamann anla m?.. te bunun iindir ki soyutlayc dn ceye, duyulur maddenin kaldrlp ayr bir ye re konmas ilemi (ve gerekliinden hibir ey yitirmemektedir zaten bu ilem srasnda bu duyulur madde) diye bakmak gerekiyor; so yutlama, daha ok, doyulur maddenin alma s ve, basit fenomen hali iinde, ancak kavram olarak ortaya kan zsele indirgenmesidir. Burda hkm sren belli bal yanllk, do al gelimede yani oluan bireyin tarihinde hareket noktas olarak seilen doal ilkenin, yani balangm, kavramda hakiki olan ve ilk olan olarak kabul edilmesinden ileri geliyor. ... Ama felsefe, olan bitenin hikyesi deil, olan bi tenin iinde hakiki olann bilgisi olmakla y kmldr.

Kendisince yalnz yarggcnn bir kanonundan ibaret kalmas gereken mantm, nes nel grler reten bir organon diye kabul edi liini, mantn kt kullanlmas olarak yo rumlamakta Kant. lerinde daha yksek bir kuvvetin ve daha derin bir muhtevann varl n rahata umabileceimiz akim kavramla rnda, kategorilere zg olan eyden gayr hi bir kurucu yan yoktur; idelerden baka bir ey deildir akim kavramlar; bunlar rahata kul. lanabileceimiz sylenir geri, ama her trl hakikatm ilerinde sonulanmas gereken bu anlalr zlerle, varsaymlardan gayr hibir ey dnlmemektedir; bunlara, kendinde ve
75

kendi iin bir hakikat yklemek, tamamyla keyf ve lgnca bir i olur; nk bunlar, bir deneyin iinde bulunamazlar. Felsefenin, du yarln meknsal ve zamansal maddesinden yoksundurlar gerekesiyle, anlalr zlerin hakikiliini inkra kalkaca kimin akima gelirdi ki? Ama te yandan da, kendinde ve kendi iin eyler olarak eyleri bilemeyeceimizi ve haki katin, bilen akl iin ulalmaz kaldn ileri sryor; nesne ile znenin birliine dayanan bu hakikat, olsa olsa fenomen olabilir... deme e getiriyor; buna gereke olarak da, muhteva nn, sezginin eitliliinden baka bir ey ol madn ileri sryor. Bu konuda daha nce de belirttik ki, tam tersine kavram, kavrama kart olan sezgiye aitlii iinde okluku a maktadr; ve, olumsal olmayan zelliine, an cak kavramdan geirilerek dndrlebilir nes ne. Nesnenin zsellii, fenomende belirmekte dir; ve ite bunun iindir ki fenomen, zsz bir ey deil zn br belirinidir. Daima ok artc bir ey olarak grlecek bir olgu ile kar karyayz. Dnce ile, tak lp kalm olduu, duyulur varou arasndaki bu banty sadece fenomenin grecel bir ba nts olarak kabul ediyor kant felsefe; ve idede, rnein sezgisel anlaygc idesinde bu ikisinden daha stn bir birlii kabul etmi ve dile getirmi oluuna ramen, bu grecel bantda taklp kalyor, ve, kavramn gerek likten tamamyla ayr olduunu ve ayr kald n ileri sryor; b*unu yapmakla, tamamlanm bilgi olarak iln ettii eyi imdi hakikat ola rak kabul etmi oluyor; ve hakikat olarak ka bul edip belirlenmi kavramn ortaya koydu u eyi de akn, yasak ve bir dnce varl olarak yorumluyor.
76

Mantk formlarnda dncenin formel i levlerinden baka bir ey bulunmad ileri s rlse bile hangi lde hakikata denk dtk lerini grmek iin gene de incelenmeleri gere kirdi bu formlarn. Bu sorunla uramayan bir mantk, dnce fenomenlerinin doal bilimle ri dzeyinde bir betimlemesi olarak deer ta yabilir ancak... bununla kalmayp daha ileri, ye gitmek zorunlu\ vardr.

Nesnellii iinde kavram, kendinde ve ken disi iin eyin ta kendisidir.


1. znellik:

Her ey bir tasarmdr; yani tikellik yoluyle tekillikle birlemi bir evrensel; ama hi p he yok ki, btn eyler, nermeden oluan birer btn deillerdir.

Bir tmevarma dayanan bir deney, algnn tamamlanmam olduu teslim edildii halde, geerli olarak kabul edilmektedir; oysa kabul edilebilecek olan tek ey, bu deneye kar, de ney kendinde ve kendi iin hakiki olduu l de, hibir kant gsterilemeyeceidir. Kantta akln antinomileri, una indirgenir ler: Temel olarak kavramn belirlenimlerinden biri konulur ilkin; sonra da, gene ayn zorunlukl-a, bir baka belirlenim kavramn temeline konulVr. Kavramn sadece olumsuz ve soyut form uyla yetinmek, yada kavram, kendi hakiki doa, sna uygun biimde, ayn zamanda olumlu ve somut olarak anlamak tamamyla bize bal bir itir. Buna bir rnek vermek gerekirse, anlaygcnn bir kavram olarak hrriyet kav
77

ram, zorunluun soyut kart diye de gz nne alnabilir nitekim; oysa mantksal ola rak hrriyet kavram, zorunlu*u ilga edilmi olarak kendinde barndrmaktadr zaten.

Tasmn ekillerinin nesnel anlam, genellik le una dayanmaktadr: Her akla uygunun (rasyonelin, rasyonel olanm) l bir tasm olduu meydana kar; hem de yle ki, bu l tasmn elerinden her biri, ulardan biri nin yerini alabildii gibi, dolaymlayan orta terimin yerini de alabilmektedir. Felsefe bilimi, nin esinin, mantksal de, doa ve zihinin durumu budur. Burada orta terim yeniden birletiren e, doadr iklin. Doa, bu dola ymz (yada, ' arasz, immediat) btnlk, mantksal denin ve zihnin meydana getirdik leri iki *u terimde gelimektedir. Zihin, doa tarafndan dolaymlanm (yada ara klnm, mediatise) olduu zaman zihin dir ancak... Doada mantksal deyi bilen (ya da, tanyabilen, tanyp bilen) ve, doay by lece zne ykselten, zihindir... Mantksal ide, zihnin olduu kadar doann da mutlak tzdr, evrensel olan, hereyin iine szlendir.

Dnce, sadece znel ve formel bir etkinlik olarak deer tar burada ancak; nesnel de, dncenin karsnda, kalml ve kendi iin varolan bir ey olarak deer tar. Ama bu ikicilik (yada, dalizm), hakik ikicilik deil dir; ve, znellik ile nesnelliin belirlenimlerini, yalnzca olduklar kadaryla ve kkenlerini soruturmakszm kabul edip almak, dnce sizce bir davrantr.
78

znellik ile nesnellie kalml ve soyut bir kartlk olarak bakmak, tam tersine evirmek tir ileri. Her ikisi de, kesinlikle diyalektiktir.
2. Nesnellik:

Nesnellik iin bir ift anlam vardr: zerk kavramn karsnda kalmak ve ayn zamanda da kendinde ve kendi iin olmakta olan ol mak.

Hakikatin bilgisi, yle konumlanmtr: ken di kendisi olarak nesneyi, znel yansmann her trl eklentisinden bamsz nesne olarak tanmak.

Erekbilim ile mekanikilik arasndaki kart ln, hereyden nce, hrriyet ile zorunluk arasndaki daha genel kartlk demek olduun\ daha nce belirtmitik. Bu form iinde kar tl, akln atklar (yada, antinomileri) ile ve deneyst delerin nc atmas olarak ortaya koymutu Kant. Bu antinominin Kant zm, br antinomilerin genel zmyle ayndr. Akim bu nermelerden ne birini ve ne de tekini ispatlayamayacami; nk bizim, doanm salt grgl (yada, ampirik, deneye dayanan) yasa larna gre eylerin olabilirliini belirleyen hi bir ilkeye sahip olamayacamz sylemee dayanr bu zm de. Sonra da, stelik, her iki nermenin de, zorunlu bir ekilde, nesnel ner meler olarak deil, znel hikmetler olarak d nlmesi gerekmektedir. Bir yandan, basit do a mekanizmasnn ilkesine gre doa olaylar zerinde dnmek zorundaym daima; ama bu, bir deneyi frsat bilip gereke olarak gs
79

terebildiim her seferinde, bir baka hikmete gre, yani son erekler ilkesine gre, doann belirli formlarn aratrmaa girimeme en gel olmuyor; sanki, zaten sadece insan akl iin zorunlu saylan bu iki hikmet (yada, bilge s z, maxime). o nermelerin iinde bulundukla r kartln ayn olan bir kartlk iinde de illermiesine. Daha nce de belirtmi oldu'umuz gibi, salt felsefeye duyulan ilginin ge rekli kld ey, yani iki ilkeden hangisinin kendinde ve Kendi iin bir hakikat olduu, byle bir gr asndan aratrlamaz; nk bu gr asndan, sz konusu ilkelerin nes nel olarak m, yani burada doann dsal bi imde varolan belirlenimleri olarak m, yoksa znel bir bilginin basit hikmetleri olarak m dnlmeleri gerektii arasnda fark yoktur; hatt daha ok, u yada bu hikmeti uygula yan, zel, yani olumsal bilgidir; ve olumsal (yada, zorunsuz, contingent) bilgi, deney so nucunda elde ettii gerekeye gre uygular bu hikmetleri ve gene bunlan verili nesnelere uy gun olarak ele alna gre uygular; uygular ken de, bu belirlenimlerin, bunlar ister nesne lerin yada isterse bilginin iki belirlenimi olsun lar, hakikilii sorusunu koymaz. Erek, bylece, mekanikilik ve kimyaclkla, nc terim olarak meydana gelmi bulun maktadr. B'unlann hakikatidir erek, henz kendisi de nesnelliin alan iinde, yani btn sel kavramn dolaymszl iinde bulundu undan dolay, bu haliyle, dsallm etkisindedir daha henz, ve karsnda da bal bulun duu nesnel bir dnya vardr. Bu bak asn dan, kimyasalcl da genel bir tarzda iine almamz gereken mekanik nedensellik, d ereklik bants olan bu ereklik bants iin de grnmektedir daha; ama ona baml olan olarak, kendinde ve kendi iin yrrlkten
80

kalkm (yada, lavedilmi) olan olarak g rnmektedir. Nesnel srecin nceki iki form unun bam llk doas, buradan ileri gelir; ama bunlarda sonsuza dek ilerleme halinde buftman baka, hereyden nce bunlarn dnda olarak ko numlanm olan kavramdr, erek olan kavram dr, sadece kavram deildir bunlarn tz, tam tersine, dtalkda bunlarn, bunlar iin zsel olan belirlenimlilik (determinite)lerinin olu turucu duradr. Mekanik yada kimyasal tek nik, dtan belirlenimlenmi olma karakteri do laysyla, kendiliinden gelir girer ereklik ba ntsna.

Erekin nnde, etkinliinin varolan bir dn yaya balanr gibi ynelip baland nesnel mekanik ve kimyasal bir dnya bulunmak tadr. Bu l iinde, dnyann dnda gerek anlamnda bir varolua sahiptir daha o; yeter ki bu nesnellik, gerekten ontn karsnda bu lunsun.

Bir arala, nesnellikle birleir erek; nesnel likte de, kendi kendisiyle birleir.

Sonlu (yada, bitimli) olan erek, aynca, son lu bir muhtevaya sahiptir; bu durumunda bir mutlak deildir, yani yalnzca ve basite bir kendinde ve kendi iin akla uygun olan de ildir erek. Ama orta terim, tasmn d orta sdr ve bu d orta da, erein btnleniidir; kendi hali iinde akla uygun olan, sonradan, orta terimde erek iin belirir; ve akla uygVn olan, bu dtaki bakada ve dorudan doru ya da bu dta olu dolaysyla kendini koruyup
Hegel

81

srdryor. Bu bakmdan ara, d erekliin bitimli ereklerinden daha yksek bir eydir; sa ban, kendisi tarafndan salanan ve birer erek olan yararlarn dolaymsz biimde olamaya caklar kadar saygdeerdir. Alet koruyup sr. drr kendini; oysa dolaymsz haz ve yarar lar geer ve unutulur. Erekleriyle d doann klesi durumunda kalan insan, aletleriyle d doa zerinde egemen duruma geer.

Ereksel sre, kavram haliyle, ayr bir bi imde varolan kavramn nesnellie evirisidir.

Erein hareketi imdi u sonuca ulam bu lunuyor: dtalk dura, kavramda konumlu olmakla kalmamaktadr sadece, ve kavram sadece bir gereklik - varlk ve bir zlem deil dir artk; tam tersine, somut btnlk olarak, dolaymsz nesnellie zdetir imdi kavram. 3. de: Upuygun kavramdr de, nesnel d oru d\r (hakikidir) yada yle kabul edilen dorudur.

Akim kavram iin de deyimini istemiti Kant yeniden. Gerekten de Kanta gre akln kavramnn, koulsuzun (yada, koullanmam olann) kavram olmas gerekirdi, ama bu kavram fenomenlere oranla akn olmalyd; sz konusu kavramdan, upuygun bir ampirik kullanma varlamayaca anlamna gelir b\. Akln kavramlar, alglarn kavranmasna, anlaygcnn kavramlar ise, alglarn anlal masna yararlar. Ama aslnda, bu sonuncular gerekten kavram iseler, yle kavramlardr ki onlarla anlalr.
82

Dnceler sadece znel ve olumsal eyler se, geici ve olumsal gerekliklerden daha faz la deerleri yok demektir, ama bu gereklikler karsnda da altta kalmazlar bundan tr, nk sz konusu gereklikler de olumsal ey ler ve fenomenler kadar deer tarlar ancak. Buna karlk, denin, fenomenler karsnda akn olduu iin, ona duyulur dnyada Upuy gun hibir nesne verilemeyecei iin hakikat deeri olamayaca kabul ediliyorsa, fenomeni oluturan ey, nesnel dnyann hakiki olm ayan varl onda eksik diye deye nesnel bir geer lik tanmamak acaip bir yanlma olur. Sonu olarak denin kavramla nesnelliin birlii olduu, hakik olan olduu ortaya k tna gre, deyi artk sadece yaklalmas ge rekli ama kendisi daima bir eit te olarak kalan bir erek olarak deil de yle bir tarzda gz nne almak gerekir ki her gerek ancak deyi kendinde bulundurduu ve dile getirdii kadar var olabilsin. Nesne, nesnel dnya ve znel dnya deye genellikle upuygun olmak zorunda olmakla kalmazlar sadece, bunlar kendileri dorudan doruya kavramla gerek liin upuygunluudurlar. Kavrama denk d meyen gereklik, yalnzca fen om en dir, zneldir, olumsaldr, hakikat olmayan indiliktir.

H ereyd en nce, yaln, hakikattir, evrensel hali iinde kavram ile nesnelliin zdeliidir. kinci olarak, yaln kavramn kendi iin ol makta olan znelliinin, bu kavramn kendi sinden ayrlm nesnelliine olan bantsidir; temel bakmndan, ayrl yrrlkten kaldr ma zZemidir (bu znellik). Bu bamt olarak de, inorganik doasn yeniden znenin egemenlii altna getirmek ve ilk yaln evrensellie dnmek zere, bireyselli

83

ine ve inorganik doasna kendi kendinde b ln sreci' dir. denin kendi kendisi ile zdeliiyle birdir bu sre; gereklii ereksiz deimenin grn tsnden kurtaran ve bylece de olarak biim deiikliine uratan dncenin, gerekliin bu hakikiliini l bir durgunluk, hibir ynsemeyi ve hibir hareketi iinde barndrma yan yaln bir snk imge, bir yetenek yada bir say yada bir soyut dnce olarak tasarlama mas zorunludur: de, kavramn onda ulat hrriyet nedeniyle, en belirgin karthk da kendinde barndrr; denin durgunluu, ba kartl ebed olarak yaratmasndaki ve ebe d oarak amasndaki ve kendi kendisi ile dmdemek iin bu kartla gemesindeki g ven ve kesinlikledir.

de... bilgi ve isteme olarak... Dorunun (ya da, hakiki'nin) ve yinin desidir... Bu sonlu bilginin ve bu sonlu e y le m e nin , sreci, nce soyut olan evrenselliini btnlk haline geti rir, evrensellik bylece tam am lanm nesnellik olur.

de, hakikat'tr, nk hakikat, nesnelliin kavrama uygunluunda yatar... Fakat, ayn zamanda hakiki bir ey olarak tm gerek de_ dir... Tekil varlk denin bir yandr; bandan tr de iin; kendini tikel iinde, varln kendi iin srdren olarak da gsteren baka gerekler gereklidir; kavram, ancak bu gereK. ler birlikte alndnda ve bantlar iinde gereklemi olur. Kendi iin tekil kendi kav ramna tekabl etmez; orada varlnn snrl karakteri, sonluluunu ve kaybn oluturur.

84

Hakikattan ilkin: bir eyin nasl olduunu bildiim anlalr. Ama bu, bilinle ilikisi iin de hakikattir henz, yada formel hakikattir, saduyuya uygunluktur sadece. Buna kar lk daha derin bir anlamda hakikat, nesnelli in kavramla zde oluuna dayanr... Kt bir insan, hakik olmayan bir insandr; yani, kendi kavramna yada belirlenimine uygrn bir ekilde davranmayan bir adamdr. Bu nunla birlikte hibir ey, kavramla gerein zdelii olmakszn, tamamyla varolamaz. Ni_ tekim, kt olan ve hakiki olmayan da, ancak gereklikleri belli bir ekilde kavrama uygun davrand iin vardrlar...

Felsefe adn hak eden herey, kendi teme line, anlaygc iin ancak ayrl iinde g e erli olan eyin bir mutlak birliinin bilincini koymutur daima...

Varlkm ve zn ve gene ayn ekilde kav ramn ve nesnelliin u ana kadar gz nne alman dereceleri, kendilerine ait olan farkllk iinde, iyice oturm u ve kendi kendilerine da yanan bir e y deildirler; ama bu ayn dere celer, diyalektik olarak ortaya kmlardr ve bunlarn hakikilii de, denin duraklar olm anm hakikatidir sadece.

Akl olarak anlalabilir de (akln felsef an lam da, aslnda, budur), sonra zne-nesne ola rak, idesel ile gerein, sonlu ile sonsuzun, ruh ile vcudun birlii olarak; kendi edimsel gerekliini kendinde barndran olanak ola rak; doann ancak onunla varolur olarak kav ranabilecei ey olarak, vs. de anlalabilir.
85

nk anlaygcnn tm bantlar onda, ama zdelikleri ve kendiye dnleri iinde onda ierilmi bulunmaktadr. de hakknda sylenmi olan hereyin kendi kendinde elikin oldu\mu apak ortaya koy mak, anlaygc iin kolay bir itir. Ne var ki bu ona ayn kolaylkla geri evrilebilir, yada, daha dorusu, geri evrilmi bulunmaktadr. dede akln iidir bu da, ve, asl aranrsa, anlaygcnnk kadar kolay bir i deildir. Eer anlaygc, denin kendi kendisi ile, r nein znel yalnz zneldir ve nesnel de onun kartdr diye, varlk kavramdan baka eydir ve dolaysyla da kavramdan karlamaz diye, ve tpk bunun gibi sonlu sadece sonludur ve tastamma sonsuzun kartdr ve dolaysyla da sonsuza zde olamaz diye, ve tm belirle nimlerle birlikte bu hep byledir diye... denin kendi kendisi ile eliki halinde olduunu gsteriyorsa, mantk bunun tam kartn gstermektedir: yalnz znel diye alman sonsuzun, vs. hakikilii olmadn, btn bun larn kendi kendileriyle elitiklerini ve kendi kartlarna getiklerini; sonu olarak da bu geiin ve iinde ularn yrrlkten kaldrl m gibi, bir grnt gibi yada birer durak gi bi olduklar birliin, bunlarn (znelin, sonlunun, sonsuzun, vs.) hakikati olarak belirim kazandn gstermektedir mantk. deyi hedef alp saldran anlaygc, ift yanlmadr: ilkin, denin an ularn nasl dile getirilmi olurlarsa ols*unlar bu ularn kendi birlikleri iinde olarak almad gibi onun (yani denin) kendi somut birlii iinde olmadklarnn anlam ve belirlenimi olarak da almayp denin dnda soyutlamalar olarak ald iin. Belirtik ekilde konmu olduu za man bile balanty bilmeyecektir; nitekim r nein bylecedir ki b ireysel hakkmdaki, zne
86

hakkndaki ve b ir e y se lin bir o kadar da b irey sel olm ayan olduunu, tam tersine evrensel olan olduunu s yley e n yargda koacn doasm grmez. kinci bir bakmdan da, anlaygc, kendine zde olan denin kendi kendi nin olumsuzunu, elikisini de ierdiini belir ten kendi dncesini, dor*udan doruya de nin iine girmeyen bir d dnce olarak ka bul eder. Oysa bu aslnda anlaygcne zg bir bilgelik deildir kesin olarak; tam tersine,
dorudan d oruya denin kendi diyalektiktir;

ve ancak bu ldedir ki bu diyalektik, ken dine zde ola/ farkl olandan, zneli nesnelden, sonluyu sonsuzdan, ruhu bedenden ebed boyunca ayran ve seen bu diyalektik ancak bu rdedir ki, evet, ebedi yarattr,
ebedi hayattr, ebedi zihindir...

z bakmndan de, uzantr-, nk denin zdelii ancak mutlak ve kavramdan bam sz zdelik olarak var old\ka, mutlak ve do laysyla da diyalektik olumsuzluk olarak var olduka vard? r.

Uzan olarak gznne alman de, geliimi boyunca dereceden geer. denin ilk formu haya ttr... kincisi... teorik de ile pratik de nin meydana getirdii ikili ekil iinde beliren bilgi olarak dedir. Bilginin uzan (sreci), birliin, fark ile zenginleerek yeni batan ku ruluunu getirir, ve bu da, denin nc form u olan mutlak deyi verir.

Her bilimin mantn iine sokulmas gere kir; nk her bilim, kendi konus\nu dn cenin ve kavramn form lan iinde kapp kav
87

rad iin ve ancak o lde mantktr.

bir uygulamal

...Demek ki hayatn ilk hkm , bireysel z ne olarak nesnelden ayrlmas oluyor.

...Canlnm kendi egemenlii altna ald inorganik doa, kendinde, hayat kendi iin ne ise o olduu iin, boyun eer buna.

...Gereklii, genellikle, orada-olan (varlk). fontudvss sz konusu olan, bu form un belirlenimidir; kavramn kendinde olduu ey ile, yani znel olarak olduu ey ile nesnellie gmlml ve sonra da hayatm idesine gmlml iinde o!d\:u ey arasmdaki fark, bu orm a dayanmaktadr.
mm

...lye smayacak derecede doadan da ha zengin olmakla kalmaz zihin sadece; ayr ca zihnin zn, kartlarn kavramdaki mut lak birlii meydana getirmektedir. ...unu apak bir biimde kabul etmek ge rekir ki, anlamadka ve basit, sabit tasarm da ve isimde kaldka ne Benin kavramn edinebiliriz, ne de herhangi bir eyin ve ne de hatt kavramn kendisinin.

Hakikatin idesi. znel ide, hereyden nce itki'dir... tkinin daha sonra kendi znelliini

yrrlkten kaldrma, kendi soyut haldeki ger. ekliini somut klma ve bu gerekliini gene kendi znellii tarafndan nceden varsaylan dnyann m uhtevas ile doldurma beiirlenmi.
88

liir vardr... Bilgi, erek olarak, yani znel ola rak de olduuna gre, kendinde var olan (ya da, kendinde olmakta olan) olarak nceden varsaylan dnyann olumsuzlanmas ilk tir (ilk olumszlamadr)...

Garip bir ekilde, sonsuzlukun bu yan (bes belli Kant tarafndan) m odem ada da koru nup srdrlm ve kendi hali iinde sonlunun mutlak olmas gerekirmi gibi! bilgi nin m utlak bants olarak kabul edilmiti. Bu gr asndan, bilginin gerisinde bilinme yen bir kendinde eylik eklenmi oluyor nes nelere ve bu kendinde eylik, onunla birlikte hakikat da, bilgi iin mutlak bir te olarak ka bul ediliyor. Genellikle dncenin belirlenim leri, kategoriler, i dnmenin belirlenimleri ve bunlarn yan sra formel kavramla durak lar, bu durumlar da, kendinde ve kendi iin sonlu belirlenimler deil de bu bo kendinde eylik ' in karsnda bir znel olduklarndan dolay sonlu belirlenimler olmak konumuna geliyor. Bilginin bu hakikat olmay bants n hakik bant olarak kabul etmek, zaman mzn genel kans haline gelmi bulunan ya nlgdr.

...Ama bilgi, kendi z akyla kendi sonlu luunu ve dolaysyla da kendi elikisini z mekle ykmldr.

...zmlemeyi, nesnede ne varsa ona dar dan konm u olarak tasarmlamak ne denli tekyanl bir tavrsa, meydana gelen belirlenimle rin nesneden sadece nceden ayrlp alnm olduklarn ileri srmek de bir o kadar tekyan89

l bir davrantr. lk tasarm, bilindii gibi, znel idealizme denk dmektedir; zmle mede bilginin etkinliini, sadece, tesinde k en dinde feyin sakl kald tekyanl bir konum olarak alr bu gr. kinci tasarm, gereki lik diye adlandrlmas kabul edilmi olan g re denk dmektedir; bu anlaysa, nesnel kavram bo bir zdelik olarak, dncenin belirlenimlerini kendine dardan alan bir z delik olarak kavramaktadr.

...Ama bu iki dura biribirinden ayrmaa gelmez; mantksal olan, zmlemenin onu belirgin kld soyut form u iinde, hi phe yok ki sadece bilgide vardr; tpk bunun tam tersine, sadece bir konum lu deil, ama ayn za manda bir kendinde var olan (yada, kendin de olmakta olan) oldu'u gibi.

...Form el m antkm belirlenimli ban, ba lant kavramlarn ve dorudan doruya sen tetik ilkelerini, veriler olarak... alyor gene... Kant; bunlarn tmdengelimle karlmas, kendi bilincinn bu yaln birliinin kendine ait olan bu belirlenimlere ve bu farkllklara geiinin aklamas olmak gerekirdi; ama Kant, kendi kendini reten kavram m bu ger ekten sentetik dizisini bize gstermeyi gerek, li bulmam.

Analitik bilgi, kavramdan bilgiye her tasm. n dolaymsz balantnn ilk ncldr: bundan tr de, onun (analitik bilginin) ken dine ait olarak bilip tand belirlenimdir z delik, ve var olanm kavranlmaa allma sndan baka bir ey deildir. Sentetik bilgi,

90

var olann aalalmasm yani belirlenimlerin okluunu birlikleri iinde kapp kavramaa yrr. Dolaysyle de sentetik bilgi, tasmn ikinci ncldr; ve farkl olanda, kendi ken dindeki hali iinde bu ikinci ncle aktarlp geri evrilendir. Erei, bu nedenden tr, ge nellikle zorunruktur.

Teoremlere aktarlm olan somutun akla mas ve tant diye adlandrlmasnda uzlama, ya varlan ey, ksmen totoloji, ksmen de ha kiki bantnn bulanklamas olarak gster mekte kendini; te yandan da bu bulankla ma, sayesinde tanmlarna ve basit ilkelerine rahat ulaabilecei deneyleri tekyanl olarak kabul eden bilginin aldatmacasn gizlemee yaryor, deneyden davranarak, (ama) deneyi somut btnl iinde deil de bir rnek ola rak, ve iin daha dorusu, varsaymlar ve teorerlere elverili, yanyla alp ona deer verme siyle uzaklatryor itirazlar. Somut deneyin nceden varsaylan belirlenimlere bu baml lnda, teorinin temeli karanlklamakta ve bu temel sader<j teoriye uyg*Un yanndan gste. rilmi olmaktadr.

znel hali iinde (kavram), kendinde ol makta olan (yada, kendinde var olan) bir baka-varlkm n varsaymna sahip olur ye niden; kendi kendini gerekletirmenin itki'si dir, kendine kendi tarafndan bir nesnellik ver mek ve nesnel dnyada gereklemek isteyen erektir. Teorik dede evrensel olan olarak z nel kavram, kendinde ve kendi iinde belirlenimsiz hali ile, nesnel dnya ile kar karya dr. Ama pratik dede, edimsel gerek olarak bu kavram edimsel gerekle kar karyadr;
91

oysa znenin kendinde ve kendi iin belirlenimli varlnda sahip olduu kendi kesinli i, kendi edimsel gerekliinin ve dnyann edimsel gereklik-olrnayan mn bir kesinlii dir.

...Kavramda ierilmi olan, kavrama eit olan ve bireysel d gerekliin art kotuu is tei kendi iinde tayan bu belirlenmilik, iyi'dir. Mutlak olmann stn deeri iinde orta ya kar bu iyi; nk kendinde kavramm b_ tnldr, ayn zamanda hr birliin ve z nelliin hedefidir. Demin gz nne alnm olan bilgi desinden daha yksektir bu de, nk sadece evrenselin stn deerine deil, onun yan sra saf ve yaln biimde edimsel gerekin de stn deerine sahiptir.

92

ZHNN FENOMENOLOJSnden Kltrn balangc; tzsel yaaymn (idnmeden nceki ilkel birliin .N.) dolaymszumdan syrlma sreci, temel ilkelerin ve tm el bak noktalarnn edinilmesiyle ger eklemek zorundadr; bu balang, ilkin yal nzca kendi z abalar sayesinde, genellikle eyin (nesnenin) dnne ulamasyla (yk selmesiyle) gereklemek zorindadr ve ba langcn, zengin belirlenebilirliklerini gz nnde tutup somut tkenmez doluluu kavra, yarak, ona ilikin salam bir deerlendirme yaparak, ciddi bir yarg vererek bu dn savunmaya ya da yadsmaya yarayacak temel leri ileri srmeyi de unutmamas garekir. Ama kltrn bu balangc, dopdolu yaaymn cid diyetine; eyin deneyine gtren ciddiyete yeri ni brakacaktr ok gemeden ve stelik kav ramn tutarll eyin derinlerine inecek ve o zaman bu tr bilgi ve deerlendirme, konu malarda hak ettii yerle snrl kalacaktr. Hakikatin, iinde varolutuV gerek gr nm (biim .N.), bu hakikatin bilimsel sis temi olabilir ancak. Bunun gerekletirilmesi ne katkda bulunmak; felsefeyi bilimin biimi ne yaklatrmak (bu hedefe varld zaman felsefe, tad bilgi sevSisi adn bir yana b rakarak som ut olarak gerek bilgi haline ge lebilir). gz nnde tuttuum amatr. Bilgi nin bilim olmasn ngren i zorunluk, doa sndan ileri gelir ve bu hususim doyurucu bir
93

aklanmas, felsefenin kendisinin oraya konu uyla bir ve ayn eydir. Kiiye ve bireysel ko ullara ilikin olumsallk soyutlanarak tmel bir biimde kavrandnda, d zorunluk da i zorunluun ayndr ve bu zorunluk, uraklar nn varoluunu zamann ortaya koyduu gr nmden (biimden) baka ey deildir. a mzn, Felsefenin bilim katma ykseltilmesine elverili oldua gsterilebilirse, bu durum, s z geen amaca ynelen giriimlerin, hem bu amacn zorunluunun apakln ortaya ko yarak hem de onu tam anlamyla gerekleti rerek, biricik gerek hakl karl olacaktr.
* * *

te yandan, amzn, yeni bir dneme y nelen bir oluma ve gei a olduunu gr mek pek zor deildir. (Gerekten de .N.). Zihin, bugne kadar sregelen somut varlk ve tasarm dnyasndan kop'up ayrlmtr; ge mi iindeki bu dnyadan kamakta, kendi bakalamn gerekletirmeye almaktadr. Aslnda zihin, dur durak bilmez; srekli bir iler leyi iindedir her zaman. Ama burada ocuunkine benzer bir durum sz konusudur: Ni tekim uzun ve sessiz bir beslenmeden sonra, ilk soluk al, nitel bir sramayla bymenin sadece nicel olan srekliliini bozar ve ocuk ite o zaman domu olur. Tpk bunun gibi, edinecei yeni grnme (biime) kadar ar ar ve sessizce olgunlaan oluma halindeki zihin, birnceki dnyasnn yapsn paralaya rak ykar. Bu dnyann sarsnts, yer yer or taya kan belirtilerde dile gelir; hl varln srdren gerekleri kapsayan ciddiyetsizlik ve sknt, bir bilinmeyenin yarm yamalak du yulmas, ilerlemekte olan bir baka eyin ha bercileridir. Btnn grnmn bozmayan bu ufalanma, yeni dnyann biimini apansz
94

iziveren gn doumuyla birden kesintiye u rar. Ama bu yeni dnya da, doan ocuk kadar az yetkin bir somut gereklie sahiptir ve bu nu akldan karmamak gerekir. Bu dnyann ilk ortaya k ilkin dolaym z durumu ya da kavramdr. Temelleri atl m bir yap, ne lde yaplm saylrsa, ula lm olan bu btn kavram da, btnn o kadar kendisidir. ri gvdesiyle, geni dalla ryla ve yn yn yapraklaryla bir meeyi grmek istediimiz zaman onun yerine bize bir kozalak gsterilirse memnun olmayz. Tpk bu nun gibi, bir zihin dnyasnn tac olan bilim de, balangta eksiklik iindedir. Yeni zihnin (ruhun) balangc da, ok sayda ve eitli kltr biimlerinin geni bir altst oluu; do lambal ve karmak bir yolun, etin ve zah metli bir abann dldr. Bu balang btnolandr ve bu btnolan, art arda geliin ve kapsamnn dnda, kendisine dnmtr ve bu btnolanm yaln kavram haline gelmitir. Ama bu yaln btnolanm somut gereklii, artk birer urak haline gelmi olan daha n ceki oluumlarn (yaplarn) yeniden gelime sine ve yeni bir yaplana girmelerine yol aan sreten baka ey deildir. * * * Ancak sistemin ortaya konulmasyla hakl karlabilecek olan benim gr tarzma gre, her ey u temel hususa, yani Hakikati tz ola rak deil ama ayn zamanda zellikle zne olarak kavramaya ve aklamaya dayanr.

95

FELSEFE TARH DERSLERnden


Felsefe tarihine giri

...Salkl insan akl, somutu arar... Soyutun en byk ve kkl dmandr felsefe, somuta gtrl'...

...Tarihe felsefe sistemlerinin art arda sra lan, denin kavramsal belirlenimlerinin mantksal tmdengelim iindeki art ar^a sra lannn ayndr, derim. Derim ki, felsefe tari hinde grlen sistemlerin temel kavramlarna, bunlarn d formlarna, tikele uygulanmalar na, vs. ilikin olan eyden tam am yla soyu p alacak olursak, dorudan doruya denin be lirleniminin mantksal kavram iindeki eitli derecelerini elde ederiz. Bunun tersine olarak, kendinde mantksal ilerlemeyi aldmz takdirde, temel duraklar iinde tarihsel olaylarn ilerlemesini buluruz bu ilerlemede; ama bu saf kavramlar, tarih sel formun ierdii eyin iinde tanyp bilmek gerektii de dorudur.
Puthagorasn saylar teorisi zerine

Nerededir saylar peki? Meknda biribirlerinden ayr olarak, idelerin gnde kendi ad larna m oturmaktalar? Dolaymsz. biimde, dorudan doruya eyler deildir saylar; n k bir ey, bir tz, bir saydan baka bir ey
90

dir, bir cisimle bir say arasnda hibir ben. zeme yoktur.
Elealilar v e Zenon zerine

...Burada diyalektiin balangcn, yani do. udan doruya dncenin kavramlarn iin deki ,saf hareketini buluyoruz; bu sayede de, dnce ile fenomen yada duyulur varlk ara sndaki, kendinde olanla, bu kendindenin bir ba$ka varl arasndaki kartl buluyoruz; ve nesnelerin znde de, dorudan doruya zn kendisindeki elikiyi, diyalektiin ta ken disini buluyoruz...

Yalnz ve dorudan dor'aya Zenona ait olan, diyalektiktir... Diyalektii balatm olan, odur... ...Hakik anlamda nesnel diyalektii de gene Zenonda bulmaktayz.
H erakleitos zerine

Herakleitos, sonsuzun doasn ilk dile getir mi olandr; ve doay kendinde sonsuz ola cak anlayan, yani doann zn sre olarak gren ilk dnr de, gene odur.
Sokrates zerine

Dnya tarihiin boyutlar apnda bir kii dir Sokrates. Eski a felsefesinde en ilgin smadr.
A ristoteles zerine

Nesneleri dnr Aristoteles; ve bu nesne ler, dnce olarak var olduklar sre ve l de kendi hakikatlan iindedirler, ki bu hakikatlar da onlarn tzdr.
97

Bundan dolay dorudan doruya doann nesneleri de birer dnen olur anlamna gel mez bu. Nesneler ben tarafndan znel olarak dnlmtr; sonra da dncem, eyin kavramdr ayn zamanda; ve bir kavram da eyin tzdr. Doada kavram, dnce sfatyle bu hrriyet iinde varolmaz; doada kav ram, et ve kandr; ama bu varoluun bir ruhu vardr ve ite bu ruh da kavramdr onun. ey lerin kendinde ve kendi iin ne olduklarn bi liyor Aristoteles; ve bu, tzdr onlarn. Kav ram, kendi iin deildir; ama dtalk tarafn dan ggelendirilmektedir kavram. Hakikatin allagelmi tanm udur: Hakikat, tasanmn nesneye uygun dmesidir. Ama tasarm da sadece bir tasarmdan baka bir ey deildir; ben tasarmmla (tasarmmn muhtevasyla) dmdelik halinde deilimdir henz katiyen: Bir ev tasarmlarm ben, kalaslar tasarmlarn rnein; ama bunlan tasarmladm diye bu ev bu kalaslar deilimdir! evin tasarmndan ba ka bir eyimdir ben. Nesnel ile znelin hakik upuygunluu dncede vardr ancak: ben buyumdur. Grld gibi Aristoteles, en yksek gr asmdadr; bundan daha derin bir eyi bilmek istemek olanakddr.
Epikuros zerine

Bu tarz hakknda genel olarak unu da sy lemek gerekiyor: Kendisine bir deer ykleye bileceimiz bir yan da vardr bu tarzn. Aris toteles ve onu ncelemi olanlar, doa felse fesinde, evrensel dnceden hareket ederek apriori 'Usuller uygulamlar ve kavram bu radan balayarak gelitirmilerdir. Bu, iin bir yandr. br yan ise deneyi evrensellie yk seltme, yasalar bulma zorunluudur: Bir ba ka deyile, soyut idenin sonucu olan eyin ev
98

rensel tasarmla ki deney, gzlem, bunun ha zrldr bulumas gerekir. rnein Aristo teleste apriori, tamamyla yetkindir ama ye tersizdir; deneyle ve gzlemle ba, balant yan eksiktir nk. Tikelden evrensele bu ye niden dn, yasalar-doal glerin kefedil mesidir. Dolaysyla da denilebilir ki Epikuros, ampirik doa biliminin, ampirik psikolojinin bulucusudur. Stoaclarn erklerine, anlaygc kavramlarna karlk deney var burada, duyulur var olu var. Bir yanda soyut, snrl, kendinde hakikattan yoksun, dolaysyla da do ann varlndan ve edimsel gerekliinden yoksun olan anlaygc; br yanda ise do ann, btn bu varsaymlardan daha hakiki olan anlam ve o edimsel gereklii.
phecilik zerine

...pheci olmaa karar vermi bir insann iradesi alamaz; yani olumlu felsefeye getirile mez artk o insan, tpk btn organlarna in me inmi bir insann ayakta tutulamayaca gibi... ...Olumlu felsefe \ bilince sahip olabilir d nen phecilik konusunda: pheciliin olumsuzunu barndrmaktadr o kendi kendin de, bu olumsuz ona kart deildir, onun dn, da deildir, tam tersine nn bir duradr, ama hakikati iinde olumsuzdur, yle ki p hecilik sahip olamaz ona... ...Felsefe diyalektiktir, dnmdr b\ diya lektik. Soyut de olarak de, sredurandr, ol makta olandr; ama aslmda bu de ancak ken di kendini canl olarak kavrayp tasarlad l de hakiki olarak vardr; yani bu durgunlu u, bu sredurumu yrrlkten kaldrmak iin diyalektiktir bu de. Demek ki felsefi ide, olum salla gre deil, kendinde diyalektiktir; bu na karlk phecilik, olumsalla gre yr
99

tr kendi diyalektiini; madde ve muhteva nne dtkleri vakit bunlarn kendi kendin de olumsuz olan olduklarn akla karr durmakszn... Bir phe deildir phecilik. pheciliin sonucu olan kaytszln tam kartdr phe. ...Buna karlk phecilik, hem birine ve hem de brne kar ilgisizdir.

100

TARH FELSEFESnden
Tarihte akl zerine

Tarih felsefesi, tarihin dnen bak tara fndan ele alnmasndan baka bir ey deil dir; dnmeyi burada asla bir yana atamayz. nk insn dnendir; hayvandan bu nokta da ayrlr, insanca olan her eyde, insanca ol duu ve hayvanca olmad srece, dnme vardr. Tarihte olduu kadar insanla ilgili her eyde de bu genel dnme paynn kabul edil mesi, dnmeyi Varolana Verilene baml klma ve onu bu temelden tretmek t'utm mz yznden bize yetersiz gzkebilir. Oysa felsefede speklasyonun, varolan gzetmeksi zin kendisinden meydana getirdii birtakm so nular yer alr; speklasyon, bu sonularla ta rihe gider ve onu malzeme olarak ele alr, ol duu gibi brakmaz, tam tersine sonulara g re dzenler, tarih apriori olarak kurar. Buna karlk, tarih, yalnzca, oln olmu olan, olaylan ve eylemleri kavratmak zorundadr. Yalnzca verilene bal kald kukusVz bu, dnmeyle birlikte giden eitli aratrmala r gerektiren ve hemen gereklemeyecek bir eydir ve yalnzca olanlar kendine erek edin, dii lde, tarih olmaktadr. Felsefenin aba s, ite bu erekle elime halinde gzkyor; girite aydnlatmak istediim noktada, bu e lime, bunun tarih bilimine getirdii veriler ve tarihi bu verilere uygun olarak ilemesi y
101

znden felsefeye kar yaplan eletirilerdir. Bu aydnlatma iin, ilkin Dnya Tarihi Felse fesinin Genel Belirlenimini vermek ve buna balanan en yakn sonulan belirgin klmak gerekiyor. A
Tarih Felsefesi G en el Kavram

Felsefenin tarihe getirdii biricik kavram, sa dece Akl kavramdr, buna gre Akl dnya ya egemendir ve Dnya Tarihinde her ey Akla uygun olmutur. Bl kan ve bilgi, yukardaki biimde kendisini ortaya koyan tarih asndan bir varsaym deildir; felsefede spe klatif bilgi yoluyla u nokta kantlanr: Akl Tannyla olan bant ve ilgisini daha yakn dan tartmakszm burada bu anlatmla yeti nebiliriz yani Tz, Sonsuz G olrak, btn doal ve tinsel yaamn Sonsuz Maddesidir; Sonsuz form olarak da, kendinde tad ie riin gereklemesidir: Tz deyince, tm ger ekliin kendisiyle ve kendisinde varln ve kalcln kazand ey anlalr; Akln son suz g olmas demek kendi ieriini yalnz ca deal ve Gerekirlik alanna getirilebilecek ve gerekliin dnda, kimbilir belki de baz insanlarm zihinlerinde zel Birey gibi var olacak derecede gsz olmamas demektir. Sonsuz erik deyince de, tm z ve Doru anlalr; erik kendi kendisinin maddesi olup bu maddeyi ilenmek zere kendi etkinliince verir. Aklm, sonsuz olmayan eylem gibi, d malzemenin ko\llanna, kendilerinden besle necei ve etkinlii iin nesneler alaca, hazr aralara gereksemesi yoktur; o kendisinden beslenir, kendi kendisi iin malzemedir ve bu malzemeyi iler. Hem kendisi kendisinin n ko ulu ve varmak istedii erek mutlak Son Erek tir, hem de yalnz doal Evrenin deil ayn za
102

manda tinsel Evrenin iten kp Grn ala nnda dlamasdr: bu da Dnya Tarihinde olur. te bu denin, Doru, Sonsuz ve kesin likle Gl dea olduu, dnyaya kendisini a t ve bu at eyin kendi ululuundan ba ka bir ey olmad felsefede kantlanr, kant land biimde de burada varsaylmaktadr. inizde felsefe ile henz tanmam olan lardan, Dnya Tarihi zerine olan bu derslere, Aklm gcne inanarak ve akl yoluyla kaza nlacak bilgiye susuzluk duyarak katlmalarn dileyebilirdim; zaten bilimlerin reniminde z nel bir gerekseme olarak ngrlen de, hi phesiz, akla dayanan aratrmaya, bilgiye kar duyulan istektir, yoksa bilinenlerin yle kabaca derlenmesine kar deil. Gerekte ise byle bir inanc nceden nerip istemek zorun da deilim. Daha nce sylemi olduum ve yi ne de zerinde duracam nokta bizim bi limimiz, bakmndan da kabaca bir varsaym olarak deil ama tme Toptan Bak olarak, srdrdmz Dnn Sonucu olarak alnmak gerekir; bu sonu benim iin bilinen bir eydir, nk Tm zaten bilmekteyim. u noktalar, ilkin anlalmtr ve Dnya Tarihinin incelenmesinden de anlalacaktr: Dn ya Tarihinde her ey Akla *uygun olmaktadr; Dnya tarihi, Dnya Tininin Akla uygun, zo runlu Gidii olmutur; Dnya Tini, Tarihin T zdr; bu, Dolas hep bir ve ayn olan Tindir ve Dnya varlndan bu Doay aklar. Bu durum, sylendii gibi, Tarihin bir rndr. Tarihi ise olduu gibi ele almak, historik, am pirik davranmak gerekir. Btn bu eyler ara snda, meslekten tarihilerin bizi yoldan kar malarna da izin vermemeliyiz; nk hi de ilse Alman tarihileri arasnda, hem de b yk bir yetkiye sahip olup kaynak incelemesi denilen eye kendilerini adam olanlardan y_
103

leleri vardr ki, tam knadklar filozoflar gibi, tarih iin apriori iirler yazmaktadrlar. Bir rnek verelim: Dorudan doruya Tanr taran tndan eitilmi, yetkin bir gr ve bilgelik iinde yaayan, btn doa yasalarnn ve tin sel Dor'unun kavrayc bilgisine sahip ilk ve ok eski bir halkn varolmu olduu byle yay gn bir iirdir: u ya da bu ruhaniler zmre sinin, daha zel bir konuya geecek olursak Romal tarih yazarlarnn kendisinden daha eski tarihi kardklar bir Roma Eposunun varolmu olduu da yle. Yabancs olmad mz bu eit apriori konular, hevesli meslek ten tarihilere brakyoruz. lk koul olarak, Tarihsel Olan dort kav radmz ileri srebilirdik; ancak byle genel anlatmlarda, ne kadar doru ve kavranlm da olsa, iki anlamllk vardr. Az ok bir ey ler syleyip iddialarda bulunan, allm ve sradan tarihi de yalnzca belgeler koysa, yal nzca verilmi olanla yetinse bile, dncesi bakmndan, edilgin deildir; kendi kategori lerini birlikte getirir ve varlklara bu katego rilerin iinden bakar. Doru, duyulardan mey dana gelen yzeyde bulunmaz; zellikle bilim sel olmas gereken hibir eyde Akl gaflet uy kusuna dalmamal, derinliine dnp incele, me yaplmaldr. Dnyaya akl gzyle bakana, dnya da akl gzyle bakar; bunlar karlk ldr. te yandan ayr inceleme, bak as ve yar glama tarzlar, bizi hemen salt nem, nem sizlik konusuna vardrr; bunlar nmzde ya tan sons'uz malzeme arasnda zerine arlk verdiimiz, ilk akla gelen kategorilerdir; ancak bu konunun yeri, buras deildir. Yalnzca, Akln dnyada ve bunun sonucu olarak Dnya Tarihinde gemiteki ve imdiki egemenlii konusunda genel kam ile ilgili ola
104

rak iki dnme biimine dikkati ekmek isti yorum, nk bunlar, glk karan temel noktaya daha yakndan deinmemize ve daha sonra belirtmek zorunda olduumuz noktaya iaret etmemize frsat verecektir. Biri, ilkin Yunanl Anaksagorasm ileri sr m oldu tarihsel savdr: buna gre, Nous genel anlamyla Ank ya da Akl, dnyay y netmektedir kendisinin bilincinde olan Akl anlamnda bir Zek, bu trl tanmlanan bir tin deil; bu son sylediimiz ile ilkini birbi rinden iyice ayretmek gerekir. Gne sistem lerinin devinimi, deimez yasalara uygun olur, bu yasalar Aklm ta kendisidir. Ancak ne gne ne de bu yasalara gre onun evre sinde dnen gezegenler, eylemlerinin bilincin dedir. nsan, bu yasalar varlktan ekip karr ve bilir. Akln Doada bulunduu ve genel ya salarca deimeksizin yneltildii dncesi, bu dncenin ilkin Anaksagorasta kendisine Doa ile bir smr koi'mu olmas noktas dn da bizi azck olsun artmaktadr. Bu dn celere alknz ve bunlarla bir ey lmuyor. Bu tarihsel durumu sz konusu ediim, u nok tay belertmek amacyladr: tarih, bize allm gzkebilen ba trl bir eyin dnyada her zaman bulunmam olduunu ve bu dnce nin insana Tinin tarihinde pek ok rlar a tn retir. Aristoteles, Anaksagorastan bu dncenin kurucusu olarak sz etmekte, onun sarholar arasnda bir ay:k gibi gzktn sylemektedir. Bu dnce, Anaksagorastan Sokratese get' ve btn olaylarn nedenini Raslantda bu lan Epikurosu retisini saymazsak, felsefe tarihinde ilk kez yaygn ve baskn bir gr haline geldi: hangi diller ve uluslar zerinde etkili olduunu yeri gelince greceiz. Platon,
105

Sokratesi (Pha don, Steph. 97, 98) dncenin Yani bilinli mi bilinsiz mi olduu belirsiz Akln dnyay ynettii bulgusu zerine yle konuturur: Doay akla uygun olarak bana aklayacak, tikel alanda kendi tikel ere ini, tmde genel erei, son erei, yiyi gs terecek bir retmen bulmu olduuma gve nip sevinmitim. Bu gvencemi yine de yitir mezdim. Sokrates, Ama tam da Anaksagorasm Yazlarna gayretle sarldn zaman diye devam eder ne ok aldanmm. Anaksagorasn Akl yerine yalnzca hava, esir, su ve benzerleri gibi dsal nedenler gsterdiini anladm. Grlyor ki, Sokratesin Anaksagorasm ilkesinde bulduu yetersizlik, ilkenin kendisiyle deil, bu ilkenin somut Doaya uy gulanndaki eksiklerle ilgilidir; doa bu ilke den kalklarak anlalp kavranmamtr, bu ilke genellikle soyut kalmtr; daha kesin sy lersek, Doa, ayni ilkenin bir geliimi olarak, Aklm etkileyici gcyle meydana getirdii bir rgt olarak kavranmamtr. B'urada da ha balangta, bir belirlenimin, bir ilkenin, bir dorunun yalnzca soyut olarak kalm ol masyla, tam tersine daha yakndan belirlen, meye, somu i Geliime doru yolun devam et mesi arasndaki ayrm belirgin klmak istiyo rum. Bu ayrm, temel bir ayrmdr; bu arada, Dnya Tarihimizin sonunda, en son siyasal du rumun kavranmas konusunda bu nokta zel likle karmza kacaktr. Dncenin bu ilk grnmn, yani Aklm dnyay ynettii ilkesini ve b\ ilkedeki ek siklii; bu ilke, bizim iin ok tandk olan ve bizi yukardaki grnme inandran baka bir varlk biiminde tam uygulanmasn bulduu iin ileri srdm; dnyann, raslantmm, d, raslantsal nedenlerin keyfine bal olmad, ama bir ngrnn d n ya y yn ettii yolun
106

daki dinsel doruyu kastediyorum. Daha nce, ad geen ilkeye olan inanlarmz zerinde hibir iddiada bulunmak, istemediimi akla mtm; yine de, bu dinsel inanlar zerinde durabilirim, nk felsefe biliminin zellii, varsaymlarn geerli olmasna asla izin verme mektedir; baka bir yandan alnnca da, ze rinde konumak istediimiz bilimin, her ey den nce, yukardaki ilkenin Doruluu (W a b r b eit) iin olmasa bile kurala uygunluu (R icbtigkeit) iin kant vermesi, somut olan ilkin gstermesi gerekir. Ancak belli ve tanrsal bir ngrnn yeryzndeki olaylardan kesinlikle nce geldii biimindeki Doru, verilen ilkeye karlk olmaktadr. nk tanrsal ngr, kendi ereini gerekletiren sonsuz Gn bil geliidir; Akldr, kendi kendisini tm bam sz olarak belirleyen Dncedir, Noustur. Ama daha ileride, bu inanla bizim ileri sr dmz ilkenin ayrl, hatta kartl da, tpk Anaksagorasm ilkesiyle, Sokratesin bu ilke zerindeki savnn kartl gibi ayn yol dan ortaya kmaktadr. Yani bu inan da be lirsizdir, (genellikle ngrye nanc kastedi yorum) belirli olan eriememekte, dnya olay larnn tmne, alabildiine akp gidiine uy gulanamamaktadr. B*u uygulama yerine, tari hin doal aklamasyla yetinilmektedir. nsan tutkularna, daha gl orduya, u ya da bu bireyin yeteneine, dehasna ya da bir devlet te bunlarn bulunmamasna balanlmaktadr. Bunlar, Sokratesin, Anaksagorasta knad, doal, raslantsal denilen nedenlerdir. Soyutla mada kalnmakta, ngr dncesinin, belirlenmeksizin yle kabaca genellenmesiyle yetinil mek istenmektedir. te Gugr'deki bu belirli lie, yani ngrnn u ya da bu biimde dav ranmasna ngrnn plan (bu yazgnn, bu planlarn erek ve aralar) denir. Ancak bu
107

gzlerimizden sakl olan bir eydir, b\ plan bilmeyi istemek, yeterli temelden yoksun bir kanya dayanmak demektir. Aklm kendisini gereklikte nasl at konusunda, Anaksagorasm bilgisizlii doald; dnme, yani d ncenin bilinci onda ve genellikle Yunanda daha ileriye gitmemiti. Anaksagoras, somutu genel ilkenin nda kavramak iin genel il keyi somuta uygulayamazd. Somutun Genelle bir birleimini, besbelli ki ancak znel bir tekyanllk iinde kavrama yolunda ileriye doeru bir adm Sokrates att: Anaksagoras byle bir uygulamaya kar deildi. Ancak bu inan en azndan byk aptaki uygalamaya kar dmekle, ngr plan zerinde bilinen leri yadsmaktadr. nk u ya da bu durum da bu plann geerlii zellikle kabul edilmek te ve dindar ruhlar, bakalarnn yalnzca raslantlar- olarak grdkleri birok tek tek olay da, yalnzca genel olarak Tanrnm takdirlerini deil, ama ayn zamanda Tanr ngrsnn yazgsn, bu ngrnn yazgy kendilerine uygun olarak biimlendirdii erekleri grmek tedirler. Yine de bu kabul ve grmeler tek tek olaylarn dna kmama eilimindedir; rne in byk bir bocalay ve glk iinde olan bir kimseye hi beklemedii anda bir yardm gelmise, krann anlatmak iin hemen Tanrya ellerini at iin hakszlk etmememiz gerekir. Ancak burada varlmak istenen erek snrldr; ierii de, yalnzca bu bireyin zel ereidir. Oysa Dnya Tarihinde bizim ele al dmz bireyler, tmyle halklar ve devletler dir; yleyse ngr inancnn, deyim yerindey se, mezatln yapan bu dkknda oyalanamayz, dnyay yneten bir ngrnn var oldua tarzndaki genellemeyi ap da belirli lie varmak istemeyen soyut, belirsiz inan larla da kalamayz, tam tersine bu konuda ok
108

daha ciddi davranmak zorundayz. Somut Var lk, ngrnn izledii yollar, tarihteki ara lar ve grnmlerdir, bunlar ak olarak n mzdedir; bizden istenen ise, yalnzca banlar ad geen genel ilkeye ba amamzdr. Genel anlamnda Tanrsal ngr plannn bilgisinden sz ederken gnmzde nem ba kmndan birinci sray alan bir soruna, Tanny bilme olana sorununa iaret ettim: bu, bir sorun olmaktan ktna gre, kastettiim da ha ok, Kutsal Kitaptaki Tanry yalnzca sev mek deil, ama ayn zamanda bilmenin en y ce bir dev olarak nerilmesine kar olarak Tanny bilmenin olanaksz olduunu ileri s ren eyin ta kendisi, Tinin Dor'unun zn kavratan ey olduu, tm nesneleri bildii, ba kn Tanrsalln Derinliklerine kadar iledii yadsnmaktadr. Tanr zerindeki bilgimizin olana tartma sna girmemek iin, Aklm dnyay ynetmi ve ynetmekte olduu yolundaki nermemizin, ngrnn dnyay ynettii biiminde din sel bir klk almasndan sz etmeyebilirdim. Yine de bu konuyu bir yana brakmak isteme dim, bunun da nedeni, ksmen kendi nerme mizde ad geen dinsel bilginin nasl ileri bir bant iinde olduunu gstermek, ama ks men de, felsefenin dinsel dorulan anmaktan utand ya da utanmas gerektii ve bunlar dan kand, b\ yzden de bu konularda hi de iyi niyetli olmad tarzndaki kuku ve sa ndan kurtulmakt. Buna karlk gnmzde iler o denli ilerlemitir ki, felsefe baz teo lojilere kar dinsel konular kendi zerine al mak zorunda kalmtr. Burada u genel nokua izerinde durmak is tiyorum: Hristiyan dininde, Tanr kendini dn yaya amtr, demek ki, kapal, gizli kalma mak iin, ne olduunu insanlara bildirmitir.
109

Bu olanakla birlikte bize Tanny tanmak de vi dmektedir; bu temelden, tanrsal varln kendini amas temelinden kaynak alan, Tin sel geliimin ilkin duytlmu olan eyi de so nunda dnce ile kavrayacak derecede ilerle mi olmas gerekir. Tanry tanmann zama nnn gelip gelmedii, dnyann son ereini oluturan eyin son olarak her yerde geerli ve bilinli bir tarzda geerlik alanna girip gir mediine, bal olmaldr. Sonunda, Dnya Tarihinin ta kendisi olan, yaratc Aklm bu zengin rnlerini de kavra mann vakti gelecektir. Bilgimiz, sonsuz bilge liin kendisine erek olarak koyduu eyin, Do a alannda olduu gibi, gerekliini ve etkin liini dnyada kazanan Tinin alannda orta ya km olduu konusunda bir gr kazan maya ynelmitir. Buna yneldii lde de, incelememiz bir Teodicedir, yani Leibnizin kendi tarzna uyg\m olarak, metafizik asn dan yine de soyut, belirsiz kategorilerle yapt biimde, Tanrnm yollarn bir hakl kar ma denemesidir: buna gre, genel olarak dn yadaki ktln, ahlkszln kavranmas, dnen Tinin de varln negatif yanyla badamas gerekmektedir; somut ktln tm ynnn gzlerimizin nnde yatt alan da, Dnya Tarihidir. (gerekten de, uzlatrmac bilgi iin hibir yerde Dnya Tarihinde olduundan daha fazla bir uyan ve an yok tur, bizim de bir sre zerinde durmak istedi imiz nokta budur.) Bu uzlatrmaya, olumlu olann bilgisiyle vanlabilir, ancak bu bilginin ortaya kmasyla birlikte negatif yan nemini yitirip yenilmi olarak gzden \zaklaacaktr; bunun iin de bir yandan dnyann son ereinin doru ola rak saptamas, br yandan da bu son erein dnyada gereklememi olduunun, ama k
110

tln onun yanmda ayn lde gereklik kazanmadnn ve kendisini birlikte geerli klmadnn bilinmesi gereklidir. Szn etiimiz Akl, Aklm dnyay ynet mesi, tpk ngr gibi, belirsiz szlerdir; Akldan hep belirleniminin, ieriinin, bir eyin akla daaynp dayanmadn yarglyabilmek iin ltn ne olduu bildirilmeden sez edi lir. Akl, kendi belirlenimine uygun olarak kavramak, yaplacak ilk eydir, bundan sonra s, akim yolundan ayrlmadmz srece ken diliinden gelir. Kendimize buyurduumuz b\ devle birlikte, sylediimiz bu girite zerinde durmak istediimiz ikinci noktaya geliyoruz. B Tinin Tarihte Gereklemesi Dnya ile bants iinde ele alnd sre ce, Akln ekndinde belirleniminin ne olduu sorunu, dnyann son ereinin ne olduu som uyla zdetir; daha yakndan bir bakla, bu rada sz kon\su olan, son erein gereklik ka zanmas, gereklemesindeki zorunluluktur. Bu rada iki trl inceleme gerekir: bu son erein ierii, son erek olarak belirlenimi ve bir de gereklemesi. lkin, inceleme konumuz Dnya Tarihinin tinsel zemin zerinde getiine dikkat etmemiz gerekir. Dnya, ruhsal ve fiziksel doay ken disinde biraya getirmektedir. Fiziksel aoa ay ni zamanda Dnya Tarihini de iine alr. te daha balangta, doann belirlenmesiyle ilgi li bu temel koullara dikkati ekiyoruz. Beri yandan, Tin ve onun Geliim sreci, Tzseldir. B'urada doann nasl kendinde ele alnn ca ayn zamanda Aklm bir sistemini olutur duunu, zel, kendine zg bir e olarak or taya ktn incelememiz gerekmiyor, doa
ll

y yalnzca Tinle olan bants iinde greli olarak dnmeliyiz. Beri yandan Tin, kendisini seyrettiimiz ti yatro sahnesinin zerindedir, Yani Dnya Tarihindedir, kendisinin en somut gerekliinde. dir. Ancak ilkin, bu noktay gznnde bulundurmakszm ya da daha ok, geneli kavramak iin somut gerekliin bu tarzndan kalkarak, Tinin doasna degin baz soyut belirlenimler nermemiz gerekmektedir. Ayn zamanda, Tin idesini speklatif olarak derinletirmenin yeri ve vakti gelmi olduuna gre, sylediklerimi zi, dinleyicilerin zihinlerinde daha nce bulu nan allagelmi tasarma \iygun bir biimde vermek zere burada bu konuda yalnzca do ruyu iaret ederek konuulabiUr. Bir girite sylenebilecek olan ey, genel olarak tarihsel anlamnda, yani daha nce belirtildii zere, ya baka bir yerde tamamlanp kantlanm olan ya da tarih bilimindeki almalarn sonu cunda hi deilse onanmas gereken bir varsa ym olarak kabul edilmelidir. a. Tinin Belirlenimi O halde, zerinde duracamz ilk konu, Tin in soyut belirlenimidir. Bu soyut belirlenime gre Dnya Tarihi iin u sylenebilir: Tinin kendini gsterip at yer, Dnya Tarihidir. Doul'ular, Tinin ya da Tin olaak belirlenen insann kendinde zgr olduunu bilmezler. Bilmedikleri iin de zgr deildirler. Yalnzca tek kiinin zgr olduunu kabul ederler; ama bu trl zgrlk, bana buyrukluk, yabans lk, doal bir raslant ya da bana buyrukluktan baka birey olmayan bir tutku uyuuk luu yahut tutk'unun dizginlenip yumuatlma sdr. Bu tek kii yalnzca bir despottur, zgr bir adam, bir insan deildir. lkin Yunanda zgrln bilinci domutur ve bu yzden de Yunanllar zgr olmulardr; ama onlar da
112

Romallar gibi, kendisiyle tanmlanan insann deil, yalnzca baz kiilerin zgr olduunu kabul ediyorlard. nsann insan olarak zgr olduunu Platon da Aristoteles de bilmediler; bu yzden de Yunanllar salt klelere sahip olma yznden, yaamalar ve gzelim zgr lkleri de bu noktada snrlanm olmakla kal mad, ama ayn zamanda zgrlkleri, ksmen raslantsal, bakmsz, solmayan mahkm, yeter siz bir iek, ksmen de bakmsz insann insa na zorlu bir klelii oldu. Hristiyan dnyasn da ilkin Germen uluslar, insann insan olarak zgr olduunun Tin zgrlnn insann do asn meydana getirdiinin bilincine vardlar. Bu trl bilin, ilkin dinde, Tinin bu en derin blgesinde domutur; ama bu ilkeyi dnyalk ze sokmak, zmlenmesi ve uygulanmas g ve uzun bir kltr abas isteyen daha geni apta bir sorundu. rnein, klelik Hristiyan lk dininin kabulyle hemen ortadan kalkma d gibi, devletlerde de zgrlk hkm sr myor, ne hkmetler ve anayasalar akla uy gun bir ekilde rgtleniyor ne de zgrlk il kesi zerine temellendiriliyorlard. Bu ilkenin dnya ilerine uygulanmas, dnyaya nfuz et mesi ve biim vermesi, tarihi meydana getiren uzun olaylar zincirinin ta kendisidir. lkenin soyut ilke olarak kalmasyla uygulanmas, ya ni Tinin ve yaamn gerekliine sokulmas ve yrtlmesi abasndaki ayrma daha nce dik kati ekmitim. imdi tekrar bu noktaya dn yoruz. Bu ayrm bizim bilimimizde temel bir belirlenimdir ve aklda tutulmas nemlidir. Bu ayrm Hristiyanlk ilkesi, zgrlk bilinci bakmndan olduu kadar genellikle zgrlk ilkesi bakmndan da nemlidir. Dnya Tarihi, zgrlk bilincinde ilerlemedir, zorunluluunu tanmak mecburiyetinde olduumuz bir ilerle medir. zgrl bilmedeki dereceler hakknU3

da genel olarak sylediklerimle yani Doulu larn sadece bir kimsenin. Yunan ve Roma dn yasnn ise baz kimselerin zgr olduunu bil diine, bizim ise btn insanlarn insan olarak zgr olduunu bildiimize dair szlerimle Dnya Tarihinde yaptmz blmleme orta ya kmaktadr. Tarihi bu blmlemeye uygun olarak ele alacaz. imdilik buna ylece de inip geiyoruz. Daha nce baz kavramlar aklamamz gerekmektedir. Tzsel ve fizik dnya, tinsel dnyaya bal olduundan ya da speklasyon terimlerini kul lanacak olursak, fizik dnyann tinsel dnya ya kar kacak hibir dorus\ olmadndan, tinsel dnyann yargsnn ve dnyann genel son ereinin Tinin kedi zgrlnn bilinci ve ancak bununla mmkn olan genel anlam da zgln belirsiz ya da ok anlaml bir szck olduu, en yksek yi olarak kendisiy le birlikte sonsuz anlamazlklar, karklklar, yanlmalar getirdii ve mmkn her trl a rlklar iine ald da hibir ada, gnmz de olduu kadar iyi bilinmemi, yaanmam tr. Ama imdilik genel belirlemeyle yetinece iz. Bundan baka, soyut ilke ile gerek olann arasndaki sonsuz ayrmn nemine dikkat e kilmiti. Kendi bilincine varma nk kav ram gerei, zgrlk kendini bilmedir ve byleca kendi gerekliine erimenin sonsuz zorunluluunu kendi iinde tayan, yine zgr ln kendisidir. O, kendisinin ereidir. Tinin biricik ereidir. Akla ilk gelen sorti u olabilir: zgrlk, ken dini gerekletirmek iin hangi aralar kulla nr? Burada incelenecek olan ikinci nokta budur. b. Gerekleme Aralar zgrln, kendisini dnyaya getirmede kulland aralar sorusu, bizi tarih grnm.
114

nn ta kendisine gtrr. zgrln, zgr lk olarak, daha isel bir kavram olmasna karlk, aralar tarihte de gze arpt gibi, dsal ve grnmsel olarak ortaya karlar. Daha ilk bakta tarih, insanlarn gerekseme lerinden, tutkularndan, ilgi ve karlarndan, erimek istedikleri ideal ve erklerden, karakter leri ile yeteneklerinden doan davranlar gs terir. Oyle ki bu etkinlik oyununda, ipler yalnz ca bu gereksemelerin, tutkulann, ilgilerin, vb. elindedir. Bireyler, ksmen daha genel olan ereklere, yiye ynelir, ama bu yinin snr lanm olmasn da isterler. rnein, soylu va tan ama dnya ve dnyann genel ereiyle az bir ilikisi olan belli bir vatan sevgisi ya da aile sevgisi, arkada sevgisi genellikle dortluk, drstlk, ksacas, btn Erdemler bu raya girer. Bu znelerin ve etki evrelerinin yazgs olan Aklm ancak bu erdemlerde ger ekletiini grebiliriz! Ama bu zneleri, arta kalan bireylerle karlatrmamz gerekir; o za man da u anlalr; bunlar insan soyunun to puna gre kk bir oran meydana getiren tek tek bireylerdir. Bu yzden de etkilerin alan greli olarak kktr. A ynca burada tutku lar, belli bir ilginin erekleri, bencilliin tatmi ni de en gl etmenlerdir. Bunlarn gc, ada. letin ve ahlkn koymak istedii snrlarn hi birine aldrmamalarnda ve tutkularndaki do. al iddetin dzen, l, adalet ve ahlk g den yapma ve skc disiplinden insana ok da ha yakn olmalarndadr. Tutkularn bu oyununu seyrettiimizde, id detlerinin ve yalnzca tutkularn deil, ama ay n zamanda ve hatta zellikle iyi niyetlerin, doru ereklerin evresinde toplanan Mantk szln dourduu sonular, tarih iinde gznnde bulundurduumuzda, ktle, kt ye insan zeksnn kurmu olduu en ileri kral.
115

lklarn yklna, bireylerin anlatlmaz peri anlk ve aclarna en derin acmayla bakt mzda, iimiz bu geicilik karsnda znty le dolar; bu ykl yalnzca doann yapt ol mayp, tersine insan sisteminin rn oldu undan, bu tutku oyunun seyri daha ok ah lk znt verir ve eer varsa, iimizdeki iyi Tin bakaldrn Rhetorik abartmaya kama dan, bireysel erdemler ya da susuzlukla oldu u gibi halk ve devlet hizmetleriyle de ilgili olarak ululuun, soyluluun uram olduu ykmlar doru bants iinde grerek, en tyler rpertici tabloya varabilir ve bylece hibir avutucu, yattrc sonucu olmayan, zntlerin en byn, en h*zur bozucusu nu duyabiliriz. Bu zntye kar cephe almak, ondan kp syrlmak iin de yle dnrz: olan olmu, aln yazs byleymi deitirilebi lecek hibir ey yok. Sonra da bu zc Dncenin yaratabilecei skntdan tekrar ya am duygusuna (L ebensgef bl) ve gemi iin zlmeyi deil, ama etkinliimizi buyuran erek ve ilgilerimizin huzuruna, hatta sakin kyda durup, gven iinde, uzaktaki karmakark y knt ynn hazla seyreden bencillie dne riz. Fakat tarihe, halklarn mutluluu, devlet lerin bilgelii ve bireylerin erdemlii kurban edilen bir mezbaha gzyle baktmzda bile, bu dev gibi kurbanlarn kime ya da neye, han gi son eree kurban edildikleri sorusu zihnimi zi kurcalar. Burada incelememizin genel ba langcn oluturan soruna gemi oluyoruz Yine buradan kalkarak bizde melankolik duy gular *uyandran o tyler rpertici olaylar tab losunu; Dnya Tarihinin tzsel yargsn mut lak son ereini ya da bununla zde olan so nucunu gerekletiren aralarn alan olarak belirlemitik. Batanberi tikel olandan genele kmak iin dnce yntemini ileri srmek110

ten kandk. Ayrca o dnceleri ve bununla zde olan sonucunu gerekletiren aralarn alan olarak belirlemitik. Batanberi, tikel olandan genele kmak iin dnce yntemini ileri srmekten kandk. A ynca o dnceleri ve bunlarn yaratt duygllar ap, o incele melerde . verilen ngr bulmacalarn gerek lik alannda zmlemek, bu duygulu dnce nin ii deildir; o tersine bu olumsuz sonucun bo ve verimsiz yceliklerinde melankolik bir haz duymakla yetinir. Bylece taknm oldu umuz tuttma geri dnyoruz, bununla ilgili olarak ileri sreceimiz eler, tarihin gznne serdii o korkun tablonun akla getirebile cei sorularn cevaplandrlmasnda nemli olan belirlenimleri de tayacaktr. Bu konuda ilk sylenecek ey, ilke, son erek, yazg ya da Tinin Tin olarak asl, doas, diye adlandrdmzn sadece genel soyut bir ey olduudur. lke, temel ilke, yasa; genel isel bir eydir ve byle olarak da ne kadar kendinde doru olursa olsun, tamamen gerek deildir. Erekler, temel ilkeler, vb. dncelerimizde, her eyden nce niyetlerimizde yada kitaplardadr, ama henz gereklikte deildir. Onun asl bir olanak bir gizil gtr ( Potentialitaet), ama bu, kendi iinden kp varla gememitir. Gereklik kazanabilmesi iin ikinci bir e ek lenmelidir: bl da etkinliktir, gereklemedir; ilkesi de istemdir, genel olarak insanlarn dn yadaki etkinliidir. Ancak bu etkinlik sayesin de, o kavramlar soyut belirlenimler, gereklik kazanr. Yasalarn, ilkelerin kendiliklerinden yaama ve geerli olma gleri yoktur. Onlar devini me geiren, onlara varlk veren insanolunun gereksemesi, gds, eilimi ve tutkusudur. Be nim bir devindirmem, ona varlk kazandrmam beni ilgilendirmelidir. Onun iin de, orada,
117

onunla olmalym. Yaplmasyla tatmin olma lym. O, benim ilgim olmaldr. lgi, iinde, orada, onunla olmak demektir. Benim kendisi iin etkin olmam gereken bir erek, herhangi bir biim de benim de ereim olmaldr. Bu arada erein beni ilgilendirmeyen bir sr ba ka yanlar olsa bile ben kendi ereimi tatmin etmeliyim. znenin kendisini etkinlikte, al mada tatmin olmu duymas, onun sonsuz hak kdr ve zgrln ikinci esidir. nsanlar, bir eyle ilgilenmeleri gerektiinde, o ey ze rinde bir etkinlik gsterebilmelidirler. Bu de mektir ki, bir ilgide kendilerine ait olan elde etmek, o ilgiye kendilerini katmak ve ite ken dilerine gvenlerini kazanmak isterler. Burada anlamaktan kanmaldr. Birinin bir nesneyle ilgilendiini sylerken onu sular ve ona hakl olarak kzarz, ama burada ilgilenmek sz kendi karn gzetmek anlamnda sylenmek tedir bu demektir ki, o kii her ey bir ya na, yalnz kendi karn, kendi iini dn yor, kendisine bu frsat veren genel eree aldrmakszm hatta ksmen de onun aleyhine, onu kstekleyerek, ona zarar vererek ve onu feda ederek, ama bir ey iin etkin olan biri onunla yalnzca genel anlamda ilgili deildir. Ama orada, onun yannda ilgilidir (interessiert dabei). Alman dili bu ayrm ok iyi belirtmek tedir. Etkin olan bireylerin tatmini olmakszn hibir ey meydana getirilmez. Her ne kadar bakalaryla ortak, ierik bakmndan deilse bile zde olan gereksemeleri gd ve ilgileri varsa da, bireyler tikeldir. Bu demektir ki, ken dilerine zg belirli gereksemelerin ve istemle rinin dourduu ilgiler de vardr tabi, sa duyunun, anln, akim gereksemeleri uyan mlarsa, bu durumda bir nesne iin etkin ol malar gerektiinde o nesnenin kendilerine uy gun olmasn, o nesnenin iyi, doru ya da ya
118

rarl, karl olduuna inanp bylece onun ya nnda yer almay, ona katlmay isterler. Bu durum, insanlarn bakalarna gvenmeleri ve otorite yznden bir eye yaklamak yerine, bir nesneye anlklar, bamsz inan ve kan laryla etkinliklerini adamak istedikleri bizim zamanmzn nemli bir esidir. Bylece etkinlik gsteren kiilerin ilgisi ol madan hibir eyin ortaya kmadn syle mi oluyoruz. nsandaki tm bireylik, sahip ol duu ve olabilecei btn baka ilgiler ve erek leri bir yana atarak damarlarndaki btn is tekle kendini bir nesneye katt, b erekte b tn gerekseme ve glerini younlatrd za man bu ilgiye tutku adn verecek olursak, o zaman dnyada hibir eyin tutku olmakszn meydana getirilmemi olduunu sylememiz gerekir. Tutku, ieriin ya da erein henz be lirlenmemi olduu isteme enerjisinin ve etkin, liin znel, formel yndr. Kiisel inan, g r ve vicdan konusunda da bu byledir. y leyse, tfutkunun neyi erek edindii kadar, inan cmn ierii, bu ieriklerden birinin mi yoksa tekinin mi doaca daha doru olduu da nemlidir. Ama tersine, bu byleyse, o zaman bu erein, varlk alanna girmesi ve btn bu gerekseme, gd, tutku, kiisel gr, dnce inan kavramlarn kendinde toplayan znel istem esi olarak gereklik kazanmas gere kir. Bu arada devlet kurumuna yle bir bakacak olursak, genel anlamda bir erein tarihsel ger ekliinin znel esi zerine olan bu akla madan u sonu kar: kendi genel erekleriyle vatandalarnn kiisel ilgilerinin birlemi old\u, birinin tatmin ve gereklemesini te kinde bulduu devlet, bu bakmndan, iyi d zenlenmi ve iten gl bir devlettir. Bu, ok nemli bir noktadr. Ama bir devlette neyin
119

onunla olmalym. Yaplmasyla tatmin olma lym. O, benim ilgim olmaldr. lgi, iinde, orada, onunla olmak demektir. Benim kendisi iin etkin olmam gereken bir erek, herhangi bir biim de benim de ereim olmaldr. Bu arada erein beni ilgilendirmeyen bir sr ba ka yanlar olsa bile ben kendi ereimi tatmin etmeliyim. znenin kendisini etkinlikte, al mada tatmin olmu duymas, onun sonsuz hak kdr ve zgrln ikinci esidir. nsanlar, bir eyle ilgilenmeleri gerektiinde, o ey ze rinde bir etkinlik gsterebilmelidirler. B\ de mektir ki, bir ilgide kendilerine ait olan elde etmek, o ilgiye kendilerini katmak ve ite ken dilerine gvenlerini kazanmak isterler. Burada anlamaktan kanmaldr. Birinin bir nesneyle ilgilendiini sylerken onu sular ve ona hakl olarak kzarz, ama burada ilgilenmek sz kendi karn gzetmek anlamnda sylenmek tedir bu demektir ki, o kii her ey bir ya na, yalnz kendi karn, kendi iini dn yor, kendisine bu frsat veren genel eree aldrmakszn hatta ksmen de onun aleyhine, onu kstekleyerek, ona zarar vererek ve onu feda ederek, ama bir ey iin etkin olan biri onunla yalnzca genel anlamda ilgili deildir. Ama orada, onun yannda ilgilidir (interessiert dabei). Alman dili bu ayrm ok iyi belirtmek tedir. Etkin olan bireylerin tatmini olmakszn hibir ey meydana getirilmez. Her ne kadar bakalaryla ortak, ierik bakmndan deilse bile zde olan gereksemeleri gd ve ilgileri varsa da, bireyler tikeldir. Bu demektir ki, ken dilerine zg belirli gereksemelerin ve istemle rinin dourduu ilgiler de vardr tabi, saduylmun, anln, akim gereksemeleri uyan mlarsa, bu durumda bir nesne iin etkin ol malar gerektiinde o nesnenin kendilerine uy gun olmasn, o nesnenin iyi, doru ya da ya
118

rarl, karl olduuna inanp bylece onun ya nnda yer almay, ona katlmay isterler. Bu durum, insanlarn bakalarna gvenmeleri ve otorite yznden bir eye yaklamak yerine, bir nesneye anlklar, bamsz inan ve kan laryla etkinliklerini adamak istedikleri bizim zamanmzn nemli bir esidir. Bylece etkinlik gsteren kiilerin ilgisi ol madan hibir eyin ortaya kmadn syle mi oluyoruz. nsandaki tm bireylik, sahip ol duu ve olabilecei btn baka ilgiler ve erek leri bir yana atarak damarlarndaki btn is tekle kendini bir nesneye katt, b*u erekte b tn gerekseme ve glerini younlatrd za man bu ilgiye tutku adn verecek olursak, o zaman dnyada hibir eyin tutku olmakszn meydana getirilmemi olduunu sylememiz gerekir. Tutku, ieriin ya da erein henz be lirlenmemi olduu isteme enerjisinin ve etkin, liin znel, formel yndr. Kiisel inan, g r ve vicdan konusunda da bu byledir. y leyse, t\tkunun neyi erek edindii kadar, inan cmn ierii, bu ieriklerden birinin mi yoksa tekinin mi doaca daha doru olduu da nemlidir. Ama tersine, bu byleyse, o zaman bu erein, varlk alanna girmesi ve btn bu gerekseme, gd, tutku, kiisel gr, dnce inan kavramlarn kendinde toplayan znel istem esi olarak gereklik kazanmas gere kir. Bu arada devlet kurumuna yle bir bakacak olursak, genel anlamda bir erein tarihsel ger ekliinin znel esi zerine olan bu akla madan u sonu kar: kendi genel erekleriyle vatandalarnn kiisel ilgilerinin birlemi old\u, birinin tatmin ve gereklemesini te kinde bulduu devlet, bu bakmndan, iyi d zenlenmi ve iten gl bir devlettir. Bu, ok nemli bir noktadr. Ama bir devlette neyin
119

eree uygun olduunun bilincine varlana ka dar, anln uzun abalarn gerektiren birok tlere, eree uygun olarak dzenlenmi bu lulara gerekseme vardr. Ayn ekilde, birle meyi salayabilmek iin tikel ilgiler ve tutku larla arpp, bunlar g ve skc bir disipli ne sokmak gerekir. Bylece bir birlemenin saland an, devlet, tarihindeki en parlak, er_ demli, gl ve mutlu dnemi yaar, oysa dn ya tarihi, insanlarn yaam ve mlklerini g venlik altna almak gibi bilinli bir eree yne len birarada yaama gdsnn grld topluluklarda olduu gibi herhangi bilinli erekle balamaz. nsan topluluklarnda byle bir birarada yaama gerekleince, byle bir erek daha fazlasna ynelir. rnein Atina, Roma vb. ehirlerini ele geirmek gibi. Aynca, bundan doan her kt durum ya da gerekse meyle, dev daha da yakndan belirlenir. Dn ya Tarihi, Tin kavramnn kendinde (an sich) olarak, yani doa olarak gereklemesiyle, bu genel erekle balar. Tin kavram iten, en ite olan bilinsiz gddr ve daha nce genel iz gileriyle belirtildii zere, Dnya Tarihinin btn ii gc onu bilince karmaktr. Byle ce Doa z, Doa istemi biiminde ortaya kan, znel yn dediimiz eydir; kiisel dn ce, ve znel tasarm gibi kendileri iin varoluveren gerekseme, gd, tutku, kiisel ilgi. s temlerden, ilkelerden ve etkinliklerden oluan bu muazzam ktle, dnya Tininin, kendi ere ine erimek, onu bilincine karmak ve gerek letirmek iin kulland aletler ve aralardr; dnya Tininin erei ise kendini bulmak, ken dine gelmek ve kendini bir gerek olarak sey retmektir. Ancak bireylerin ve halklarn kendi ereklerini arar ve gerekletirirken gze ar pan canllklarnn, ayn zamanda, zerine bir ey bilmedikleri, farknda olmadan gerekle
120

tirdikleri daha yksek, daha kapsayc bir ere in ara ve aletleri olduu sav ite bu tar tlabilirdi, nitekim tartld da. Ama hemen eitli biimlerde yadsnp d rn, felse fe! haykrlaryla geri evrildi, kmsendi. Oysa ben batanberi Akln dnyay ynetti ini ve bununla kalmayp Dnya Tarihi'ni de ynetmi olduunu ve ynettiini akladm, bu varsaymmz ya da inancmz dile getir dim: bun*un da yalnzca bir sonu olmas ge rektii sylenmitir, burada daha fazla bir id dia da yoktur. Kendinde ve kendisi iin olan genel ve tzsel ze btn br varlklar bal drlar, ona hizmet ederler, onun aralardrlar. Akl, tarihsel varla (Dasein) ikindir, ken disini bunun iinde ve bunun araclyla ger ekletirir. Genel olan, kendinde ve kendisi iin olan ile tikelin, znel olann birlemesinin ken di bana bir doru olduu speklatif bir d ncedir ve bu genel formuyla M antk bl mnde ele alnacaktr. Ama Dnya Tarihinin henz ilerleme durumunda olduu dnlen Gidiinde znal yn olan bilin, tarihin salt son ereinin, Tin kavramnn ne olduunu he nz bilecek durumda deildir. Ayrca, bu nok ta gerekseme ve ilgisinin konusu deildir, bi lince konu olmadan da genel olan, tek tek ereklerdedir, bunlarn araclyla gerekle mektedir. Bu balantnn speklatif yn Mantka girdiinden burada bu ynn kavramn verip gelitiremeyeceim, ancak rneklerle da ha iyi aklamay deneyebilirim. Dnya Tarihinde insanlarn kendilerine erek edindikleri ve eritikleri, dolaysz bir ekilde bilip, istedikleri eylerin yanbanda, davra nlarnn rn olarak, baka bir eyin daha ortaya kmas da b balantya girer. lgile rini gerekletirirler, bununla da ilerinde olan, ama bilinli olmadklar, amaladklar baka
Hegel

121

bir ey daha getirilmi olur. rnekseme yoluy la, belki de hakl bir alma duygusuyla ya ni urad haksz bir zarardan dolay ba kasnn evini atee veren bir adamn davran n ele alalm. Kendiliinden, dolaysz olarak kendisi iin alnan bu eylemle bu eylemin kap samad daha geni d koullar arasmda he men bir balant kurulur. rnein kk bir alevi bir kiriin kk bir yerine tutmak by le bir eylemdir. O zamana kadar yaplmam olan ey, bu eylemle kendiliinden olur. Kiriin atee verilmi paras br paralarna, kiri in kendisi evin atsna, b\ da br evlere b i tiiktir. Bylece alnacak kimseden baka birok kiilerin de mlkn yok eden, hatta canlarna malolan byk bir yangn kar. Bu ise yangn balatann, ne dolaysz eyleminde, ne de amacnda vard. Ayrca eylemin bundan da daha geni Dir anlam vardr. Eyleyene g re eylemin erei, mlknn yok edilmesiyle o kimseden intikam almakt. Ama bu bir sutur, su da cezasn iine alr. Eylemin bir su ola rak ceza grmesi, belki de eyleyenin ne bilin li olarak bildii, ne de istedii bir eydi. Yine de eylem, eyleyenin kendinde eylemdir, yani eylemin araclyla gerekleen eylemdeki ge nel tzsel olan eydir. Bu rnek bir eylemde, o eylemi yapann istem ve bilinci ile ilgisi ol mayan baka bir eyin daha bulunabilecei saptanm oluyor. Bu rnek, aynca, eylem t znn, bununla da genel anlamyla eylemin, kendisini gerekletirmi olana kar ktn da gsterir. Eylem eyleyeni ykan bir kar vu ru olur, bir s\ olduu iin de kendisini tke tip yasann geerliini yeniden salar. rnein bu yn zerinde durmamz gerekmez. Bu y n zel duruma aittir. Ayrca, yalnzca bir r nek vermek istediimi de sylemitim. Yine de, sonra yeri gelecek olan genel ile ti122

kel olann kendi iin zorunlu bir yazg ile raslantsal grnen bir erein birlemesini, tarih sel olarak, bizi ilgilendiren zel ekliyle gste ren bir rnek daha vermek istiyorum. Caesar, stn mevkiini deilse bile devletin bamda bulunanlarla olan eitliini yitirmek ve kendi sine dman olmak zere, olan, devletin resmi anayasas ve yasalarn gcn kiisel erekle rinden yana eviren kiilere boyun emek tehlikesindeyken kendisini, mevkiini, onur ve g venliini korumak iin onlarla savat; Roma eyaletlerinin ynetimi bu kimselerin elinde ol dua iin de, Caesarn zaferi ayn zamanda btn Roma Imparatorluunun fethi ile so nuland. Bylece, devlet anayasasn olduu gibi brakt ama devletin tek egemeni oldu. Romann tek hkmdar olmasn, ilkin olumsuz olan bu erein gereklemesini salayan ey, ayn zamanda Roma ve Dnya Tarihi nin ken diliinden zorunlu yazgsyd. yle ki, Caesarn abas, yalnzca kiisel kazanla sonulan mad, tersine bu aba, kendinde ve kendi iin zaman gelmi olan gerekletiren bir gdy d. Tarihteki byk insanlar byledir; dnya Tininin istemini oluturan tz, onlarn kiisel ereklerindedir. Onlarn gerei olan b\ ierik, insanlarn genel ve bilinsiz gdsnde yaa nr. nsanlar byle bir erei gerekletirmeyi kendi ilgisi bakmndan zerine alm olana, iten gelen bir gdyle itilirler, kar koy mak ellerinden gelmez. Halklar daha ok o ki inin bayra evresinde toplanrlar. Byk in san, onlara ilerindeki gdy gsterir ve onu gerekletirir. Trkesi: nay SZER

123

ESTETKten
Estetikin Tanm

Estetiin konusu gzelin snrsz alandr... ve bu bilime en uygun den deyimi kullan mamz gerekirse, estetiin, sanat felsefesi ya da daha kesin olarak gzel-sanatlar felsefesi ol duunu sylememiz gerekir. Ama sadece sanattaki gzeli gz nnde tu tarak gzelin biliminden doadaki gzeli d ta brakan bu tanm, keyfi bir tanm olarak grlebilir. Her bilimin, kendisine, istedii kap sam belirleme hakk vardr. Ama estetiin bu biimde snrlandrlmas baka bir anlam ta yabilir. Gnlk yaamda, gzel renklerden, gzel hayvanlardan, gzel ieklerden ve hat ta gzel erkeklerden sz edilmesinin bir al kanlk olduunu biliyoruz. Biz bk urada szn ettiimiz nesnelere gzellik niteliinin yaratrlmasmn ne lde hakl olduunu ve doal gzelliin sanatsal gzellikle paralellik duru muna getirilip getirilemeyeceini tartmak ni yetinde deiliz. Ama daha imdiden sanatsal gzelin, doal gzelden daha y ksek olduunu ileri srebilirim. nk sanatsal gzellik dourulmu bir gzelliktir ve ruhtan (tinden) kat merli olarak domu bir gzelliktir. mdi, ruh (tin) ve yaratlar, doadan yksek olduklar na gre, sanatsal gzellik de doadan ayn l de yksektirler. eriini soyutlasak bile ak lmzdan geen bir sama dnce, doann herhangi bir rnnden yine de daha yksek tir. nk, byle bir dncede her zaman ruh (tin) ve zgrlk vardr.
124

Sanat dgrn v e kuruntu m udur?

Sanatn ancak bir dgrn ve kuruntu olarak etki yaptn ileri sren ve onu aa latan eletiri, dgrnn varolmamas gere ken bir ey olarak grlmesi zerinde temellendirilebilir ancak. Ama dgrn z iin temel (zsel) bir eydir. Eer ortaya kmasay d ve daha dorusu yeniden grnmeseydi; her hangi bir kimse-iin olmasayd; genellikle ruh iin olmad gibi kendisi-iin de olmasayd, doru (hakikat) diye de bir ey olmayacakt. Bundan tr, yaplan eletirinin dgre deil, kendinde doru olana bir gereklik ka zandrmak iin sanatn kulland zel davu rum tarzna ynelmesi gerekir... Aslnda, halis gereklii dolaysz izlenimlerin ve dolaysz olarak alglanan nesnelerin tesin de aramak gerekir. nk, ancak kendinde ve kendi iin olan; doann ve ruhun (tinin) tz halis olarak gerektir. Zaman ve uzayda ken dini gsterse bile hem kendinde hem de kendi iin var olmaya devam eden halis gerek olan dr. te sanatn dile getirdii de, bu evrensel gcn etkileyiinden baka ey deildir. Ku kusuz bu temel gereklik i ve d gnlk dn yada da kendini gsterir ve geici koullara, ruh hallerinin kaypaklna, rastlantlara, ka rakterlere bal olarak ortaya kar. Ama sanat bu yetkin ve salam olmayan dnyann yalanc ve yanltc biimlerinin arasndan, d grn lerde bulunan doruy'u, bu doruya ruhun (ti nin) yaratt ok daha yksek bir gereklik vermek zere ekip synr. Bundan tr, sa natn dile getirileri, sadece aldatc dgrnler olmann ok uzanda, gnlk varolu tan yksek bir gereklik ve ok halis bir var olu tarlar.

125

BR YAPITLARDAN

Diyalektik zerine

...ou zaman bir sanat olarak dnld diyalektik, sanki znel bir yetenee dayanrm ve sanki kavramn nesnelliine ait deilmie sine... ...Genellikle olumsal bir ey gibi gzkmesi nin yan sra, daha yakm bir formu da vardr diyalektiin; ve bu sz konusu form, una da yanr: Ne olursa olsun herhangi bir nesneye, rnein dnya, hareket, nokta, vs.ye herhan gi bir belirlenim dtn, rnein, adland rlan nesnelerin srasn izleyerek syleyecek olursak: meknda yada zamanda sonl*uluk, u yerde olmak, meknn mutlak ekilde olumsuz, lanmas gibi bir belirlenim dtn; ama ayn zamanda o nesneye tam kart belirleni min de, rnein: meknda ve zamanda sonsuz luk, u yerde olmamak, mekna bantllk, yani meknsallk gibi bir belirlenim de dt n gstermee dayanr. Eski Elea okulu zellikle harekete kar uygulad kendi diya lektiini; Platon ise kendininkini an tasa rmlarna ve kavramlarna kar, bu arada zel olarak sofistlerin tasarm ve kavramlarna ama ayn zamanda saf kategorilere ve dnmenin belirlenimlerine kar uygulad; daha sonra da phecilik bu diyalektii bilincin dolaymsz verileri ve gnlk hayatn zdeyileri diye ad landrlan eye uygulamakla kalmad sadece, tm bilimsel kavramlara da uygulamaa ko. yuldu. Oysa byle bir diyalektikten karlan varg, elde edilen btn olumlamalarn eli
126

kisi ve ortadan kalkdr. Ne var ki ancak ift anlamda gereklenebilir byle bir ey: ster: nesnel anlamda kendisiyle bylece kendi ken dinde elikiye den nesne, kendi kendini h kmsz klacak (yada, yrrlkten kaldra cak) ve hiliin darbesini yemi bulunacaktr; rnein Eleallarn vargs buydu ve rnein hareketin, dnyann, noktann, vs. hakiki ol duklar, bu vargya dayanlarak reddedilmek teydi. ster: znel anlamda: bilginin yetersiz kald kabul edilecektir. Yada bu sonuncu var g, yanl bir grntnn hileli dzeni bu diyelektikle kurulmaktadr, eklinde anlalmak ta. nsanm saduy*usu denilen eyin allm gr budur; ve sz konusu saduyu, duyulur apaklkla ve sradan tasarmlar ve anlatm larla yetinmektedir. Felsefi m etod zerine

Felsef metod analitik olduu kadar sentetik tir de; ne var ki, sonlu bilginin bu iki metodu nun basit bir anlamas yada bir arada olua anlamnda deil bu, daha ok u anlamda: Bun larn ikisini de, yrrlkten kalkm halleri iin de kendinde barndrr felsef metod; ve dolaysyle de, hareketlerinin her birinde ayn za manda analitik ve sentetik olarak davranr. Felsefi dnce, nesnesi olan deyi almaktan baka bir ey yapmad, onu engellemedii, onun hareketine ve gelimesine bir eit tank lk etmekle yetindii anlamnda analitik dav ranmaktadr. Bu bakmdan felsefe, tamamyla edilgindir. Ama felsef dnce bir o kadar da sentetiktir bu durumda, ve dorudan doruya kavramn etkinlii olarak belirir. Ama bu, dai ma gn na kmak isteyen kiisel bulu lar ve zel kanlar kendinden uzak Iltmak iin aba gstermeyi art koar...
127

...Bylece metod, d form deildir, muhteva nn ruhu ve kavramdr.


Hrriyet sorunu zerine

Akla uygunlua karakterini veren eydir hrriyet kendi kendinde, her trl snrlamay yok eden eydir. Ve Fichteci sistemin ycelim noktasdr. Ama bakalaryla ortaklaa hayat iinde, bir arada yaayan tm akl sahibi varlk larn hrriyetini olanakl klmak zere, bu hr riyetin terkedilmesi gerekiyor; topluluk hayat, hrriyetin bir koulu haline geliyor bylece; hrriyet, hrriyet olabilmek iin kendi kendi ni yok etmek zorunda kalyor.

Fichtenin betimledii toplumda Devlet, bir rgt deil, bir makina demektir: Zengin ve ortaklaa bir hayatn organik bedeni deildir halk bu dVrumda, atomsal ve cansz bir oul, luktur. Dnlsn ki Fichtenin sisteminde her yurtta, bir yabancnn ancak gvenilir bir grevli tarafndan gzetlendii Prusya ordu sunda olduu gibi bir tek memur tarafndan bile de deil, yarm dzine kadar adam tara fndan gzetlenecektir. Ayrca bu grevlilerin de gzetleyicileri olacak ve bylece en basit bir i dahi says sonsuza kadar uzayan bir grvliler ordusu gerektirecektir...

Yce ve snrsz ynetim haklarn, sadece bir ka yasay karmak ve bu yasalara uyul masn salamakla yetinen sradan Devletler, manta aykrdr geri; ama bu tutarszlk ku surlu Devletlerde en kusursuz olan yandr.
128

Toplum ve birey zerine Evrenle bir olmak, lmsz doann etkisine kendini ak tutmak dncesi karsnda ke dere boulmaa, dehet duymaa kadar ii ile ri gtren bu korkun kibir, bencin bu ken dini beenmilik sayklamas, doa hakknda ve tikel varln doa ile olan bants hak knda zellikle kaba saba ve akla aykr bir dnya grne dayanmaktadr.

Birey, doal zor*unluun basks altnda ol duu iin, ihtiyalarn doyurma yolunu arar. br bireylerle balant haline girer bu ama la; bunun sonucu olarak ortaya kan da, bi reyin geiminin, refahnn ve hukuksal varl nn kamunun geimine, refahna ve hukuk sal varlna kart, onlarla temellendii, an cak byle bir iliki iinde gereklik ve gven lik kazand bir karlkl bamllk sistemi dir.

Eski Yunanllarn yu rt anlay zerine

Eski Yunanllarn, hrriyetlerinin ilk ve ha kik ekli iinde, bir sosyal dayanma bilinci ne sahip olduklarn ileri sremeyiz; baka hi bir dnceye kaplmakszm, yurt iinde ya ama alkanl hkm sryordu onlarda. Bizim anlaygcmz iin bata gelen Dev let soyutlamasn tanmyorlard. Bu Atina, bu Sparta, bu tapnaklar, bu sunaklar, bu birlik te yaama tarz, bu yurttalar ortam, bu gre nekler ve bu alkanlklar diye kavradklar so mut, canl bir y\rttu tm erekleri. Eski Yunan l iin yurt, dnda yaayamayaca bir zoruniuktu.
129

Ekonomi bilim i zerine Bu bilim, ayn zamanda, reticilerle tketici lerin karlarnn atma haline girebileceini de gstermektedir. Gene bu bilim bireylerin giriimleri sayesinde uluslarn nasl zenginle tiini ortaya koyar. Ama ihtiya ve tekniklerin ilerlemesinin, tikel emein paralanmasn ve snrlanmasn, dolaysyle de bu emee bal snfn bamlln ve yoksulluunu artrd n da meydana karmaktadr.

Ekonomi bilimi gene gstermektedir ki ser vet fazlalna ramen sivil toplum, yeterince zengin deildir; yani bu toplum, btn zengin lii iinde, kendi dourduu ar yoksullua ve halk tabakasna hara verecek kadar mala sahip deildir.

Bu kendine zg diylaektiin etkisiyle sivil toplum, kendi kendinin tesine itilmektedir; ilk olarak, kendi dnda tketiciler aramaa srklenmektedir bu toplum; sonra da gene bu toplum, kendinde fazlasyla var olan kaynak lar bakmndan yada genellikle sanayi bak mndan kendinden aa durumda olan halk larda, kendi geim gerelerini aramaa srk lenmektedir.
Genel v e zel kar zerine

reticilerle tketicilerin karlarn uzlatr mak iin, her iki tarafn da stnde ve bu amaca dnk bir dzenleme gereklidir. Byk sanayi ile d ticaret gelitike, byle bir d zenleme daha da zorunluk kazanmaktadr: Byk sanayi dallarnn d koullara ve uzak lkelerle giriilecek anlamalara olan ba130

mllklardr ki ve bu koullara baml ve bal bullnan insanlar bunlar hakknda b tnsel bir gre ulaamayacaklar iin ev rensel bir ngry ve evrensel bir ynetimi zorunlu klmaktadr.

Sz konusu bu kar (zel kar), stn bir dzenlemeye kar hrriyeti yardma ar maktadr. Ama kiisel erein dorultusunda krce ilerleyip battka, evrensel oana, dn mek ve tehlikeli srtmeleri yumuatmak iin, bilinsiz zorunluun bu srtmeleri ha fifletmesi gereken sreyi ksaltmak iin, byle bir dzenlemeye daha ok ihtiya duyacaktr.
D evlet v e yoksulluk

...te yandan Devletin bir grevi de, yoksul luun aresini bulmaktr; ve bu alanda, kiisel iyilikseverlik duygularna bel balamakla yetinilemez. Yardmseverlik anlaynn yapmas gereken daha bir dizi i vardr; ve bu anlay; yoksul lua are bulmann tikel duygulara ve bu duy gularn eilim ve ilgilenme zoruns'uzluuna b raklmasn istiyorsa, ykmleyici kollektif d zenleme ve ynetmeliklerden yksnyorsa bu anlay, aldanmaktadr. Bir toplumun genel durumu, tam tersine, zel kanlar uyarnca bireyin insiyativine braklan pay, evrensel bir tarzda salanan paya oranla nemsiz kald orantda biraz daha yetkin olarak kabul edilme lidir.

Zihin ancak kendi kendinde blnd tak dirde, doal ihtiyalar ve d zorunlulukla balantlar kendi kendisi iin sanr ve son
131

olarak tand ve bylece bu d zorunluun iine girip oharak onu at ve kendi nesnel varoluunu elde ettii takdirde gerekliine kavuur.
phe ve su zerine

Ynetimin, belirlenimsiz ya da kendi dn da kalm hibir yan yoktur ki, ona kart ira denin kusuru bu boluk sayesinde belirip orta ya ksn. nk evrensel etker irade demek olan ynetimin (hkmetin) karsnda, sade ce niyet (yani etki altnda olmayan saf irade) vardr. pheli olmak, sulu olmaa brakr yerini bu durumda, yada sVlu olmann anlam ve etkisini kazanr; ve bu etkerlie kar niye tin hemen dnda bulunan dsal tepki, bu kendinin, varln kendi varlndan gayr hibir eyi alnamayacak olan esinde, iddet yoluyla ortadan kaldrlmasna dayanmaktadr.
Y eni bir dnya

Kald ki bizim amzn, yeni bir dneme bir gebelik ve gei a olduunu grmek de g deildir... Yer yer grlen serpme belirti lerden, bu dnyann sarslmakta olduu k yor ortaya. Bu eski dnyadan sreduran ey lerin zerine ken havailik ve sknt ve bir bilinmeyenin bulank sezgisi, baka bir eyin yrmekte old'unu haber veren iaretlerdir. Btnn fizyonomisinde hibir deiiklik ya ratmayan o srekli ufalanma, birdenbire doan ve yeni dnyann biimini bir anda iziveren gne tarafndan kesiklie uratlm bulun maktadr.
Byk Fransz D evrim i zerine

Gne gkyznde durduundan ve geze genler de onun evresinden dndnden bu


13a

yana insanolunun ba aada ayaklar hava da yrd, yani ideyi temel alarak gereklii bu ideye gre kurduu grlmemiti daha... De mek ki bu, grkemli bir gne dou'uydu. B tn dnen varlklar kutlad bu dnemi. Tan rsal olanla dnyann gerek anlamda bar masna ite o anda ulalmasma, yce bir heyecan kaplamt o a; ve yeryz, tinin cokusuyla rpermekteydi.
Felsefe ve eylem ilikisi zerine

Dnyann nasl olmas gerektii konusunda ders vermek eklinde beliren kendini been milik gsterisine gelince, hemen belirtelim ki, felsefe bu konuda daima ge kalmaktadr. Dn yann dncesi olarak felsefe, gereklik kendi oluum srecini tamamlayp sona erdirdikten sonra kar ancak ortaya. Minervann gece ku u, alaca karanlk basarken havalanmaktadr.
Asl ahlk toplumsal ahlktr

...nk iyilik akna iyilik kadar bo bir eyin, canl gereklikte genel olarak yeri yok tur. nsann eylemek iin, sadece iyiyi isteme si yeterli deildir; iyinin ne ldn bilmesi gerekir. Oysa iyi yada kt, adaletli yada ada letsiz olan ey, zel hayatn gnlk durumlar bakmndan bir Devletin yasalarnda ve tre lerinde gsterilmitir. Byk bir gl yok tur bunu bilmenin. Bir toplumda yeri olan her birey, yasal ve drst bir davrann neye da yandn genel olarak bilir.
Dnm zerine

Bir an iin var olup sonra ortadan yok olan bireylerin ve halklarn bu ard arkas gelme yen deimesinde gze ilk grnen kategori,
133

ilk kendini duyuran genel ide, genellikle dnmdr. Eski bir grkemin izlerini tayan y kntlarn manzaras karsnda, olumsuz ya nyla kavrarz bu dnm: Kartaca, Palmira, Persepolis, Roma ykntlar arasnda dola p da insanlarn ve imparatorluklarn daya nkszl zerinde dnceye dalmam kimse var mdr?. Oysa dnme bal olarak varlabilen en yakn sonu, u imdi yknt olan eyin ayn zamanda yeni bir hayatn doua olduu ve lmn hayattan kmasna karlk hayatn da lmden kp serpildiidir... V ar olu zarfn paralayan zihin, biiminin klle rinden, genlemi olarak dirilmekle kalmaz sadece; ayn zamanda daha stn, daha yce, daha arlam olarak kar...
Evrimin diyaletii zerine

Organik doal nesnelere de uygun der ev rim... Organik birey, kendi kendini retmek te; kendi kendinde olduu ey haline getirmek tedir kendini ...Kavramla bu kavramn gerek lemesi arasna, kendi kendinde belirlenmi to humun doas ile bu tohumun varoluu aras na giremez hibir ey. Zihinde ise, durlm ba kadr. Zihin yada tinin belirlenmesinden ger eklemesine gei, bilin ve irade sayesinde olur; bilin ve irade ise, hereyden nce, dola ymz doal hayata dalm haldedirler: Konu lar ve erekleri, hereyden nce, o halleriyle do al belirlenimdir; ite bundan dolay da, istek leri, gc ve zenginlii bakmndan sonsuz olan bu doal belirlenimi, zihin canlandrmak ta, zihin harekete geirmektedir. Bylece zihin, kendi kendinde kendi kendine kar kar; ken di kendisi iin, yenmesi gereken en hakiki en geldir zihin. Dolaysyle de, aslnda doann uysal rn olan evrim, zihin iin, kendi ken134

diine kar giritii amansz ve sonsuz bir m cadeledir. Demek ki evrim, organik hayatta grdmz gibisinden zahmetsiz ve mcadelesiz basit bir ortaya k deil, zihnin kendi kendisi zerindeki sk ve zorlu almasdr.
Tarihsel kiiler ve ahlk

Evrensel tarih, tikel duygularn, bireylerin bi lincinin, iradesinin ve davran tarzlarnn meydana getirdii ve ahlkn gerek yerini bulduu alandan daha stn bir alanda olu maktadr. Kendilerine zg deerleri, yklem ve almlar, dlleri ve cezalan vardr, bilin, duygu, irade, vs. gibi etkenlerin. Oysa zihir, kendi kendinde erein art kot\u ve tamam lad ey, ahlka uygunluu asndan birey sellie den devlerin, alm ve ykmleme gcnn ok daha tesinde, dnda yer al maktadr. Zihin desinin ilerlememesinin zo runlu kld eye kar, ahlksal belirlenim ve fikir asaleti dolaysyle direnmi olan kimse ler, sonradan, stn bir dzende ilemi olduk lar sular o dzeni yrrle koyma aralar haline gelmi kimselerden daha yksek bir ah lk deerine sahip olmulardr... Evrensel ap ta tarihsel olaylardan ve bunlarn yaratcla rndan, kendilerine yabanc kalan birtakm ahlk gereklerine uymalann beklemek bou nadr.
D n ya'y akl yn etm ektedir

Felsefenin getirdii biricik dnce, dnyay akln ynettii ve bundan tr de evrensel tarihin akla uygun olduu dncesidir... Demek ki evrensel tarihin incelenmesinden kmas gereken ilk son, tarih boyunca hereyin akla uygun olarak olup bittii; ve evren sel tarihin, zorunlu bir yry olduu sonucu dur.
135

Akl tutkulara brakrsa yerini

Hangi retmen vardr ki, Byk skender in yada Jl Sezarm aslnda bimlem hangi tut kularla davrandn, dolaysyle de ahlksz kiiler olduunu ispatlam olmasn?.. Ve bun dan da, kendisinin bir retmen olarak, byle tutkular tamadndan tr sz konusu kii lerden daha ahlkl bir kimse olduu sonucu na varmasn?. Btn bunlar ispatlamak iin de o retmen, Asyay fethetmediini, Dariusu yenmediini ama ite bakn gene de yaadn ve de herkesi kendi hayatn yaamakta zgr braktn ileri srecektir... Tarihsel bir kii, unu yada bun'u istemek konusunda ince eleyip sk dokuyacak kadar vakte ve huzura sahip deildir. Sadece kendi ereine uygun davranmak zorundadr o kii. Dolaysyle de, byk, hatt kutsal birtakm karlar rahata ineyebilir; bu ahlk asn dan, hi phe yok ki yergiye deer bir tutum olacaktr. O apta bir insan, yolunun zerine den nice iei ezip geecektir elbette... Akl, tutkulara brakrsa yerini, sayesinde varolua kavutuu eyden yitirir ve aldatma caya der... Hemen her vakit ve her yerde ti kel, pek ufak kalmtr genelin karsnda: Bi reyler kurban edilmi ve ortada braklmtr hep. de, varoluun ve ypranmlgn vergisini, kendi kendisi zerinden deil, bireylerin tut kular araclyle demektedir.
Evrensel tarih zerine

Son olarak da imdi evrensel tarihi, gz n ne alnmas gereken bu kategori asndan gz nne alacak olursak, grrz ki, nmzde alabildiine deiken koul ve durumlar ve her trden ereklerle, biribirlerine hi benzemeyen olay ve yazglarla dolu bir hayat ve insani et
136

kinlik tablosu serilidir. Btn b*u olay ve olum sallklarda daima insann etkinliini ve edilginliini grmekteyizdir en n planda; bizden olan bir ey vardr her yerde, ve dolaysyle de, her yerde ilgimiz bir eylere ya ynelmekte yada kar kmaktadr. Bazan gzellik, hrri yet, zenginlik kazanmakta; bazan da adyla ve sanyla erdemsizlik, kendi nemini kabul ettir meyi baarmaktadr. ou zaman evrensel bir ilginin daha geni kitlesi daha ar olarak, dur makszn biraraya gelip kaynaar ve nemsiz gzken eylerden byk eyler dourtan ufak glerin harekete geiini grmekteyizdir. Ba tanbaa renkli bir temaadr bu; ve burada herhangi bir ey ortadan kalkmaya grsn, he men bir bakas yetiip alacaktr onun yerini. Gelgelelim, ne denli ekici olursa olsun, bu incelemenin ilk sonucu usantr; alabildiine deiik bir sihirbaz feneri temaasnn bitimin de gelip yerleir bu usan bize; ve tek tek her temsilin deerini tamsak bile, gene de bir sor*u uyanr iimizde: Nedir peki btn bu garip olaylarn en son amac; btn bu yzeyin a trtl grltsnn altnda btn bu geici fe nomenlerin temel gcn kendinde barndran bir isel, sessiz, gizli yaptn ileyii ve ilerle yii yok mu yani? Ne var ki, daha balang tan itibaren evrensel tarihe de, akla uygun bilgi getirilip yerletirilmiyorsa eer, hi de ilse tarih, akln onda olduu sarslmaz ve ke sin inancyla yada hi deilse zeknn ve ken di kendinin bilincindeki iradenin dnyasnn tesadfe terkedilmemi olduu ve kendi kendi ni bile denin nda kendini gstermesi ge rektii kesin inancyla ele alnmaldr.

137

N D E K LE R

Aklama / 5 Hegel ve Dncesi / 7 Hegel zerine /1 3 Hegelden Semeler / 50 br Yaptlardan / 1 2 6

TJLA TOKA! L
A

V* ^
4

.*' *L
# ?.

v
* M i

.V*

# i1 ? .

> -

J f 'T

. . f

r -

P il

> /*

Y a p tla rn n a d la r n d a n d a a n la la c a yiiji, H e g e l'in fe ls e fe s i, b t n b ilg i a la n la r n o r ta y a kapsayan g e n i ve

de rin b ir s e n t e z

h a lin d e

k m a k ta d r . A m a

H e g e lin a s l n e m i, d iy a le k tik m e to d u k u s u r s u z b ir b i im d e k u lla n a r a k , in s a n ile e v re n i b ir t m h a lin d e ve ta rih s e l b ir a d a n d e e r le n d ir m e s in d e n ileri ge lir. F ilo z o fa g re , d n c e n in d iy a le k t i i ile v a rl n

d iy a le k ti i a r a s n d a k k e n s e l b ir a y rlk yo ktu r;

NEML NOT : 3u kitap basl fiya tn n zerinde satlam az

160 Lira