You are on page 1of 1026

2

Nihat Gen Modern an Canileri


NHAT GEN Trabzon'da dodu. 20 yanda Ankara'ya yerleti. Salk Bakanl ve Kltr Bakanl'nda 9 yl memuriyet yapt. Genlik yllarnda gazete ve dergilerde "teknik" eleman olarak alt. Genlik yllarndan bugne, siyasi dergiler, edebi dergiler ve son olarak Leman dergisinde yazmay srdryor! Yaymlanm kitaplar: Oflu Hoca. eriatta Ayp Yoktur (hikye), Bu an Soylusu (roman), Dn Korkusu (roman), Dar Alanda Tufan (roman), Souk Sabun (roman), Komple Hikyeler (deneme), One. Man Show (oyun), Kpeklemenin Tarihi (deneme), Modern an Canileri (deneme-hikye), Arkas Karanlk Aalar (deneme).

NHAT GEN Modern an Canileri


letiim Yaynlar 592 Trke Edebiyat 85 ISBN 975-470-768-5 2000 letiim Yaynclk A. . 1. BASKI 2000, stanbul (1000 adet) 2. BASKI 2000, stanbul (500 adet) 3. BASKI 2000, stanbul (1000 adet) 4. BASKI 2001, stanbul (500 adet) 5. BASKI 2002, stanbul (500 adet)

DZG KAPAK TASARIMI : mit Kvan KAPAK : Fato Genosman KAPAK DESEN : Francisco di Goya'nm "The Blind Guitarist" (1778) [Kr Gitara] adl tablosundan detay. KAPAK FLM : Diacan Grafik DZG : Remzi Abbas UYGULAMA : Suat Aysu DZELT : Drdane Abdal ve Hande t

MONTAJ : ahin Eyilmez BASKI ve CLT : Sena Ofset letiim Yaynlar Klodfarer Cad. iletiim Han No. 7 Caalolu 34400 istanbul Tel: 212.516 22 60-61-62 Fax: 212.516 12 58 e-mail: iletisim@iletisim.com.tr web: www.iletisim.com.tr letiim Hseyin Baytrk ve Gnhan Burak'a

NDEKLER
28 Aralk 1914 Allahekber Dalar--------009 Trk'n Trk'ten Baka Dman Yok------029 Kemalizmin Yan Etkiler----------------------049 Boksullar-------------------------------------060 Kokarak len nsanlar-----------------------075 Malta Kuatmas-----------------------------092 Halanm Yumurta--------------------------109 Mandann Suya Sarken kard Ses-----125 Dolapta Pekmez Yala Yala Bitmez----------141 Rauf Orbay'sz Cumhuriyet 75 Yanda--- 157 plak Bebek---------------------------------174 Pislik Tutucular (dokunulmazlar) -----------191 Hayat Buysa ...mna Koyim------------------208 Modern an Canileri---------------------- 223 Koyu Zamanlar----------------------------- 231 Acayip---------------------------------------249 Put Gardalarm bne Gardalarm--------267 Mecburiyet Kafas------------------------- 282 Giresunlu Topal Osman Aa-----------------299 Devletin Trk Okumas Deliliktir----------316

Soytar---------------------------------------327 Elmal ekerci-------------------------------339 Mzrapla Paralanan Yrekler--------------353 Hayatsz Aklar -----------------------------370 Bir Mendil Niye Kanar?---------------------384 Kaya-----------------------------------------402 Dnlmez Akam----------------------------418 Kyller Piyadeler---------------------------436 Deliler Matinesi-----------------------------452 Narlbahe Soka---------------------------465 Mutlak Baszlar----------------------------483 Krmz Kazak--------------------------------499 ocuk Kovas---------------------------------522 Cemal!----------------------------------------540 Kasaba Sknts-----------------------------554 Melekler ve Sapklar------------------------569 Pamuk Prensesleri Kyn htiyar Heyeti Dzyor---------------------586 Roma Nereye Gidiyor-----------------------605 Ormanlarn Gmbrts--------------------618 Bakanlklar Kzlay---------------------------633 Trkiye Srlarnn Pazarlama Teknikleri--634 Toprak Yalan Tutmaz -----------------------661

Benim dllerim-----------------------------676 Davul Yaks----------------------------------690 Bosna'ya Koan ocuklar--------------------705 Trabzon Hurmas----------------------------716 Gangsterlerin Siyaseti----------------------731 Eein Sopas--------------------------------748 ...iktirolup Gidecekler -----------------------764 Turing Kulp ve elik Glersoy--------------780 Orta Snfn Tkrts -----------------------795 Batan Geminin Padiahlar-------------------812 Sevgiliye Mektup----------------------------829 erkesarmas--------------------------------842 Siyasal Evhamn Holdinglemesi------------859 Eber Yamurdereli-------------------------878 Makal ofr Sabri------------------------891 Gelen Geen Okusun Bamzdan Geenleri-902 Ardndan Dkecek Kadar Suyumuz Var----918 Dandaklar (Sanatlar)----------------------933 Sermayemiz Bir Ah Kald--------------------945 ikayetsiz lmn Dinsellemesi -----------964 Ar Misafir (KESK)------------------------979 Boklu Derenin Faresi Godzilla--------------993 Kartal'daki Bamya Tarlas-----------------1007

28 Aralk 1914 Allahekber Dalar


25 Aralk'ta Enver Paa, tm ordulara emrini vermiti, dman Sarkam'ta yok edilecekti. Anadolu'nun ilerinden, Samsun'dan yola km ordular 10-12 gndr durmakszn yryordu. Galip Paa son iki gndr yiyecek yetitirin telgraflar gnderiyordu. Btn eli silah tutanlar cephede olduundan yalar 1217 arasnda deien 80'i lise rencisi 120 ocuk seildi. Yatak araflarndan, perdelerden kesilerek yaplan torbalara mermiler konuldu, ocuklarn srtlarna baland. Kafile souk havada yola kt. uh Da'n aarken tipi ve frtnaya yakalanan kafileden haber alnamad. 82 ocuk 10 jandarma donarak lmt. 38 ocuk 8 jandarma can ekiirken bulundu, iddetli souk algnlnn yol at zatrreden ldler. Arazi, Sarkam ynnde gneye ve douya doru ykseliyor. Ordularn nnde st karla kapl Akmezar ve ilhoroz Dalar korkun bir vahilikte grnyordu. Kar yamyordu. Ama

10

her taraf diz boyunu aan karlarla kaplyd. Tmene destek olsun diye ncye katlan da topu taburu, emre uygun olarak Bardz Yaylas-Malkan komlar (hayvan yaylmlar demek) yolunda ilerlemeye balad. Biraz yrdkten sonra dik yokularla karlald. Kar ykseklii giderek artyordu. Savalar karlar yarmakta glk ekiyor, da toplarnn paralarn tayan hayvanlar karlara gmlp kalyordu. Albay Arif klavuzunu ard, klavuz, "Sarkam'a Kzl kilise zerinden dolanp gidilse iyi olur. nii k boldur, ama ksadr," dedi... Klavuzun az kar tuttuunu syledii yolda bile karn ykseklii kalalara yaklayordu. Savalar bata ka yryorlard. Yumuak kar ilk sralardakileri yoruyor, savalar ikierli sralar biiminde ar ar ilerliyorlard. Yry hz git gide azalyordu. Alman subaylar yeni bir akl verdi! (Savaa Almanya yznden girdiimiz iin ordularmzn banda Alman subaylar vard.) En nde yryen

11

blkler drderli yrrlerse, kar ineyerek geridekilere yol aarlar. Bu akl da pek ie yaramad. Kar, inemekle ezilemeyecek kadar oktu. Askerler adm atarken ayaklarn kar yksekliince kaldrmak zorunda kalyorlar, her admda karn stnden atlyorlard sanki. Ksa zamanda yoruluyorlar, kalalarn dayanlmaz arlar saryordu... Kzl kilise kk bir kyd. Hristiyan olan halk ky olduu gibi brakp kamt. Bo evlere girerek azck dinlenmeleri, snmalar, bir eyler yemeleri askerlere g kazandracakt... Biraz sonra Enver Paa ve yanndaki Alman subaylar Kzl-kilise'ye girdiler. Enver Paa Albay Arife fkeyle bard. "Niin durdunuz? Ne bekliyorsunuz?" Bararak emretti: "Hemen yola kn." Kyn evlerine dalarak, sekilere, ocak balarna, hasrlar stne serilip biraz dinlenmeyi birka lokma bir eyler yemeyi umanlar henz girdikleri evlerden karldlar.

12

Askerler Kzl kilise kyn boynu bkk gerilerde brakrlarken Enver Paa ve Alman subaylar, kyn bacas tten en byk evine yerlemilerdi. Ev sahibinin kaarken ocakta brakt tencerede et halanyordu. Almanlar itah kabartan yemek kokusunun ekiciliine kaplmlard. hsan Paa son gelimeleri sunmak amacyla eve girmek zereyken kap ald. Enver Paa kt: "Siz burada msnz, ne bekliyorsunuz, ileriye, yry kolunun bana gein..." 29. Tmen yine kalalara varan yumuak karla boumaya balamt. En nde yryenlerin ii iyice zorlamt. nlerinde insan aya dememi, usuz bucaksz bir kar denizi uzanyordu. Gz karar, yolun getiini sandklar hafif dzlkleri izliyorlar, hendekler, ukurlar kar savruntularyla rtlm olduundan bazen adm atyoruz derken bir yamatan aa yuvarlanyorlar, ya da boazlarna dek kara gmlyorlard... Zaman ilerleyip ksa k gnnn akam yaklanca gne grnrlerden uzaklam,

13

yerini ayaza brakmt. Erimi kardan srlsklam olan arklar birden dona ekmi, askerlerin ayaklarnda kaskat kesilmi ve buzdan mengenelere dnmt. Sfrn altna inen s daha aalara hzla inmeye balaynca yry kolundaki sesler, akalamalar kesilmi, ayaklar altnda ezilen karlarn hrtlarndan baka ses duyulmaz olmutu. Isnacak bir ate ba, bir iki kak scak yemek bulmaktan nasl umutlarn kesmilerse, konuma isteklerini de ylece yitirmilerdi... Buzlaan arklarn parmak ularnda balatt karncalanmalarn dona evrilmemesi iin, kimi sava yry biimini deitirmiti. Ayak parmaklarn oynatabilmek ve canllklarn korumak amacyla zplar gibi adm atyorlar, ayaklarn hzla yere vuruyorlar. Parmaklarda balayan donma hzla ayak bileklerine ulayordu. Bilekler bklemez olunca, birka kt admdan sonra yere yklmak kanlmaz oluyordu. Yrylerini srdrenler, yklp kalanlarn ksa srede donarak

14

leceklerini dnyorlar, korkuya kaplarak can havliyle zplamalarn arttryorlard. oruh ve Ara rmaklarn datan Sankale Top Yolu -Akmezar Da dorultusunda uzanan doruk izgisine varlmt. Sarkam'a giden yolun getii boyun noktasnn iki yannda, Ruslar'n mevzilendikleri grlyordu. Artk dmanla cephe ilikisi kurulmu, herkes nemli olaylarn balamakta gecikmeyeceini sezmiti... Tmen komutan Albay Arif, atn hsan Paa'nn atnn yanma srerek: "Paam, tmen birlikleri sabahtan beri g ve ar yrylerde ok yorgun dtler. Geceyi burada geirelim, erleri dinlendirelim..." Enver Paa sorumlu kolordu komutannn grn beklemeden, saldr hazrlklarna balamt... Da topu taburu yeni gelmiti. Sabahtan beri srtlarndaki top paralaryla, cephane sandklaryla karlar yararak yol alan hayvanlar yorgunluktan bitkindi... Enver Paa ve Alman subaylar bir saldr plan kurdular. En nde bulunan 86. Alay

15

sessizce Rus mevzilerine yaklaacak, aniden sng hcumuna kalkarak dman tepeleyecek. Ne hsan Paa'ya ne de Albay Arife haber vermeye gerek grmeden saldry balattlar. Alaylar yrye baladnda karanlk bastrm, insan iliklerine kadar titreten dondurucu bir ayaz ba gstermiti. Gz gz grmyor, savalar yar bellerine kadar gmldkleri karlar yarmaya alarak uzakta kaba hatlarn seebildikleri srta ve ormana doru ilerliyorlard. Enver Paa'nn sabrszl git gide artyor: "Srta kan olmad m?" Srta kmak, Ruslar sngleyip hemen ardndaki Sarkam'a girmek demekti... Enver Paa'nn morali bozulmu gibiydi. Bir ara 9. Kolordu Kurmay Bakan Yarbay erife dnd: "Bizim askerin gece hcumu yapabileceini sanmyorum" dedi... Yarbay erif: "yleyse gece yars askeri bu bilinmeyen dalara, ormanlara niye sryorsun, kumar m oynuyorsun" dememek iin kendini zor tuttu...

16

86. Alay'n savalar gece yarsna doru srta karak sng hcumuna getikleri srada, kuzey kanattan ilerleyen 87. Alay da mevzilere yaklamay baarmt. Rus mevzilerinde kanl bir sngleme balam, savalardan "Allah, Allah" sesleri. Rusa verilen komutlar birbirine karmt. Karanlkta kimin Trk, kimin Rus olduu zor seiliyordu. Tek l kafa biimleriydi. Ruslar uzun krk balklar giydiklerinden kafa siluetleri daha uzundu. Mevzilere ilk giren alayn ikinci taburu Ruslar kovalamaya koyuldu. Kanl boumay yarasz beresiz atlatan savalar ise srta trmanrken, can pazarnda dvrken terlere bulaan i amarlarnn kaskat kesilmesinden, donuu kolaylatracak buz zerreciklerinin bedenlerini sarmasndan korkuyorlard. Enver Paa amacna ulam, srt alnm, sra, srtn hemen gerisindeki Sarkam'a girmeye kalmt. Sarkam yoktu grnrlerde.. Saa bakld, sola bakld, drbnlerle her yan

17

tarand, mutlu haberler getirecek atllar gnderildi, bounayd... Sonunda facia anlald. Sarkam sekiz kilometre uzaktayd. Bu yanlgya eldeki 1/200.000 lekli haritann Oltu paftas neden olmutu. Paftann bu blmnde "Sarkam'a gider" anlamnda Sarkam yazyordu. Haritaclk tekniinde yollarn uzantsnda nereye gidildiini belirtmek iin. Bata Enver Paa olmak zere, uydurma haritalarla Kafkasya'nn fethine kan herkes yanlmt... Sarkam'ta bulunan Rus Kafkas Ordusu komutan vekili General Myshlayevski'nin bu sabah ald raporlar, Trkler'in Sarkam ynnde ilerlediini doruluyordu. General, Albay Bukretov'a emir verdi, "Yeni erlerden blk kurun Trkler'in ilerlemesini durdurun..." Albay Hafz Hakk'nn komutasndaki 10. Kolordu birlikleri gece yars verilen ksa moladan sonra yeniden yrye balad. On drt saattir yryen savalar yorgunluktan, uykusuzluktan ve dondurucu souktan iyice bitkinlemiti. Donma korkusu, amlarn

18

arasndan kalbine evrilmi tfekler kuruntusu, yerini umursamazla brakmt. Sabaha doru, yryn balamasndan on sekiz saat sonra 91. Alay'a aniden ate ald. Ar aksak, bilinsiz admlarla yrmeye alan savalar pusuya dmlerdi. Bir iki saniye iinde kimseler kalmad ayakta. Doktor Dervi shhiyeci erlerini alarak bir kuytuda sarg yeri kurdu... Kaim eldivenlerle aletleri tutmas, yaralar zerinde almas imknszd. Eldivenleri kard, ellerini bol alkolle ykayarak sterilize etti. Alkol uarken ellerindeki sy da alp gtrm, souun etkisi daha artmt. Buz gibi elik forsep, neter, makas eline yapyor, parmaklarnn derisini kaldryordu. Zaman zaman ellerini atee tutuyor, parmaklarn stmaya, donmalarn nlemeye alyordu. Doktor Dervi, Hudut Taburu Komutan Binba Hilmi'yi tanyamad. Bir kurun azn paralam, tkrkle karan kan enesinde ve yanaklarnda donmu, kirli krmz buz kristalleri yzn kaplamt. Yrtlan

19

dudaklarndan szan kanlarn bulat byklar topak topak buz tutmutu. Gemici fenerinin yla, paralanan az estetii bozmayacak biimde dikmek, imknszd. Aznda, kk lokmalar girebilecek lde boluk brakarak yaray sard. Korkun grn bir para giderilebilirdi, bundan byle binbann sakal brakmas iyi olacakt. Savalar onsekiz saat yrdkten, geceyi uykusuz geirdikten sonra iki saate yakn arpm, birazck kestirmeden, beden ve sinir yorgunluunu stlerinden atamadan yola dtler. Derken tipiye evirdi hava. Yry hz emeklemeye dnt. Bu koullar altnda 91. Alay, Penek ile Kosor arasndaki sekiz kilometrelik yolu tam yirmibir saatte aabildi. Yani askerler saatte 385 metrelik bir hz yapabilmiti. Tmenler hedeflerinin 25-30 kilometre gerisindeki yerlere ancak varabilmiler, Allahekber Dalar eteklerine yaklaabilmilerdi. Sarkam ku ucumu 35-40 kilometre

20

uzaklktayd, arada almas zor Allahekber Dalar vard... Sfrn altnda yirmibe dereceyi bulan soukta, geceyi ormanda geirmeye almak, lgnlk olacakt. Enver Paa biraz gerideki Kzlkilise kynde gecelenmesine izin vermemi, arpmadan sonra da kye dnlmesini nlemiti. Gen subaylar fkelerinden burunlarndan soluyor, askerlerini "2. Blk buraya, 3. Blk buraya" diye toplamaya alyor, bu arlar ie yaramyor, nk askerlerin birou lm, birou da dondurucu rzgrdan korunmak iin ormana ve amurlu-da eteklerindeki yamalara snmlard. Ar yorgunluk olanca arlyla savalarn stne km, arprken farkna varamadklar bo mideleri kemirmeye balamt. Ormana dalanlar, yapraklar karlara belenmi am aalarna saldrmlard. Ellerinde kazma, krek, sng, kl ne varsa onlarla dallan kryor, bir araya topluyorlard. Son bir metreye ykselen kan kreklerle atp bir yer ayorlar. am dallar tazeydi,

21

tutumuyordu. Kibritleri bitene dek didiniyorlar, baaramaynca umutsuzluk iinde saa sola kouyor, snacak kuytu yer aryorlard. Talihi yaver gidenler yaklm bir ate gryor, yaklayordu. Bu kez birazck snabilmek byk sorun oluyordu. evresinde toplanan otuz, krk kii atee sokulabilmek iin itiip kakyordu. Clz alevlerle isli dumanlar kararak yanan ate snmeye yz tutunca yeni dallar krp getirmek kimsenin iine gelmiyordu. Oradan ayrlmak, bir daha atee sokulamamak demekti. Subaylar, avular ortalkta dolayor, baryordu: "Uyumayn ha, uyumayn, kprdann..." Ate ba bulamayanlarn, ate yakamayanlarn durmakszn kprdanmas zplamas dile kolayd. Onbe saat yol yryen, gece arpan, bir de sng hcumu yapan bedenler sz dinlemiyordu artk. Arada bir garip lklar, acl haykrlar gecenin sessizliini yrtyordu. Donma korkusu bilinaltna iyice ilemi olanlar, glerinin, direnilerinin son noktasna gelip zplayamaz,

22

ayakta duramaz hale gelince aniden byk bir umutsuzlua kaplyor, dehet iinde lk atyor, hay kryorlard. Yere ykldktan sonra son glerini karlar yumruklamaya, kendilerini bu duruma sokanlara beddualar yadrmaya harcyorlard. te bu tmenler sabah gn doarken Sarkam'a saldraakt. yimserlik buna denirdi. Ruslar'dan kalma bir atein banda krklere brnm Enver Paa, bu tmenlerin ku olup umalarn bekliyordu. aresiz bitkin sava, erzak, da topu paralar ve cephane ykl katrlara, atlara, arabalara, toplara can havliyle tutunmak istiyordu. Srcler buna kar kyordu. Yorgunluktan derman kalmayan hayvanlar, kendi gzbebekleri gibi koruyan srcler kimseleri yaklatrmyordu. Atlarn, katrlarn donarak lm farkl olmuyordu. Gcn yitiren hayvan nce bir kyor, srcnn art arda aklatt kamlarn uyarsyla silkinip ayaa kalkyor, derken biraz sonra yeniden yklyordu hayvancaz.

23

Yry kolunda leden sonra yol kysnda sralanan lmlerin says hzla artmaya balad. Sere serpe uzantaki rahatlk, yumuaklk yoktu yatlarnda. Havaya kalkk bacaklar, kara bir boluk gibi gzken azlar rperticiydi. Donuk hayvanlarn grnmyse tek dzeydi. Yzkoyun ya da srtst olanlar yoktu insanlar gibi, bir yanlarna yatmlar, stte kalan bacaklar bolukta asl gibi ileriye uzanmt. Yol boyunca sralanm donmular, yryenlerin morallerini bozuyordu. Ulumalar yamalarda yanklanan kurtlarn, yry kolu getikten sonra dkntlere, donuklara saldracan dnmek sinirlerini ypratyordu. Hele arada bir kargann hzla dalp bir donuun bana konmasyla kalkmasnn bir olduunu, sonra o donuun bir gznn yuvasnn bo kaldn grmeleri korkuyla titretiyordu savalar. Kurtlar ise, yumuak yerleri karnlarndan dalyorlar, paralamaya donuklar... Yry kolunun ba tam ondrt saat sren bu lm yolculuundan sonra

24

Allahekber Da'n ap dan dou eteindeki Beyky'e ulat. Saym yapld, 150 savadan oluan b-lklerdeki sava says 10-15'e dm, hatta baz blklerde kimse kalmamt. Tarih, atma olmadan bir tmen gcndeki bir kuvvetin byle korkun bir felakete uraym ilk kez kaydediyordu. Allahekber Da'na trmanmaya balamadan nce 30. Tmen 10.300 dolayndayd, yaplan yoklamada asker saysnn 1.400'e zor ulat anlald. Subay kaybnn az oluu; ounun altnda at oluu ve kendi paralaryla Erzurum'dan aldklar klk giyeceklerdendi. Koca bir tmenden artakalan a, bitkin, souktan perian aksrkl ksrkl 1.400 savann yaamlarm srdrmesi, Beyky'deki bu dinlenmeye balyd. Bazlarnn ellerinde ayaklarnda kk donmalar vard. lyiletirilmedii takdirde kangrene dnecek, kesilecekti. Alktan deilmiti, yrrken elinde olmadan ryor, barsaklarnn iinde kurtlar gibi dertop olduunu seziyordu. Atn dks dahi, frndan yeni km buram buram

25

tten ekmee benziyordu. Torbann dibinde, atn dudaklarnn eriemedii birka arpa tanecii, son umutlaryd. Ky odalarna dalan savalar byk tehlike bekliyordu, odann scaklyla ortala kan bitler. Cinsel organlarnn evresindeki ve koltuk altlarndaki kllar arasnda gnlerdir kprdanan ve habire reyen bitlerin srmalarn souk bedenler fark etmemi, kanma gerei duymamlard. Bitler sca grnce dayanamam, giysilerin yakalarnda, boyunlarnda, sakallarnda, yzlerinde srler halinde dolayorlard. O gnlerin nadir canl tanklarndan yal bir Okulu, bir erin kalarnda yzlerce bitin dolatn syler. Byk kazanlara atlmadan bitlerden kurtulunamaz. Bitlerin yumurtalarna, sirkelerine ne demeli, askerler bilmeden birbirlerine byk ktlk yapmlar, soyunduklar elbiselerin karmasyla tifsl bitleri birbirlerine aktarmlard, bylelikle tifs hastal savatan daha byk bir

26

bozguna dnt, sa kaldm diyenlerin ou da savatan sonra Erzurum hastanelerinde ld. Ruslar'n Kafkasya'daki merkez komutan geri ekilmeye karar vermiti, Sarkam'taki komutanlar ise Trkler geliyor diye tm erza, buday uvallarn derelere dkmeye balamt. Enver Paa'nn gz de bu erzaklardayd. Ancak, esir Trk askerlerinden ac gerei renmiler, Trkler'in savamaya hallerinin kalmadn anlamlard. Alman subaylar korkudan, geriden destek getirelim bahanesiyle savatan kamaya balad. Geriden destek ayda gelmez. Almanya'nn verdii sz yerine getirebilmesi iin Romanya ve Bulgaristan'nn yol, geit izni vermesi gerekiyordu, byk paralar istiyorlard. Avrupa gazetelerinde her gn Romanya'nn, Bulgarlar'n izin veririz - vermeyiz siyasetleri tartlrken, dalarda 90.000 kiilik ordudan geriye kimse kalmamt. Ayakta kalan 1.000-1.500 kiilik tmenler can havliyle Sar kam'a saldrd. Sokak sokak, ev

27

ev arpmalar balad. Doymu, snm, uykusunu alm, kaim krkler giyinmi Rus or dusu sava kazandndan, bir tmenden geriye 180 asker, bazlarndan 4-5 kii kalmt. Rus ordusunda savaan zbek Trkler'i, Kazak Trkleri, 100-150 kiilik Trk kafilesini esir alp, daha da souk bir yere, Sibirya'ya srdler. Trk ordular, yln en souk gecesi, souk, kurtlar, le kargalar, bitler ve macera sever komutanlara, Allahekber Dalar'nda, ldrp donarak teslim olmutu. Enver Paa savala ilgili tm anlar, belgeleri yasaklad. Savlarn, cmlelerini aynen buraya aldm tarihi Alptekin Mderrisolu, Sarkam kitabn yazmak iin ok urar, Alman ve Rus sava tarihi belgelerine bavurur. Rus arivlerinde, Allahekber Dalar'nda donarak len savalarn fotoraflarn bulup, kitabn sonunda yaymlar. Ruslar kazandklar bu byk sava mttefiklerinden gizler, lngilizler'den, Franszlar'dan yardm isterler, ay

28

gemeden Ruslar'n imdadna ingilizler, tarihinin en byk mekanize leriyle anakkale'ye saldrr. anakkale Sarkam'tan da beterdir, sava sonras Trkler'e Sevr ilan edilirken, Almanya'ya bir iki kk snr dzenlemesiyle yetinilip, cumhuriyetlerini daha iyi kurabilmeleri iin siyasi, sosyal destek verilir. Biz ise cumhuriyetimizi, her gecesi Sarkam'tan ac dokuz yl sonra bileklerimizle kuracaz. Bu dalarda ko gibi yakkl gen bir nesil btnyle gitti, geriye televizyonlarda, gazetelerde yakn tarihimizde gryorsunuz, itin, ibnenin, ktnn eline kaldk. Ve bu yazm Allahekber Dalar'nda ldrarak, donarak lrken, kurtlarn karnlarndan paralad 90.000 Yozgatl, Sivasl, Trabzonlu, Afyonlu, Diyarbakrl askerlerin ruhlarnda ykselen tarihin bu en byk trajedisindeki muhteem asaleti, inanlmaz kahramanl, Yeil gibi, akc gibi akallara teslim eden devletimize ithaf ediyorum...

29

Avrupa'nn en lks otellerinde vatansevercilik oynayanlar, bu yoksul halkn bana alikran bakesen tayin eden alaklara ithaf ediyorum... Kars'n, Erzurum'un kylerinden bana acl mektuplar yazan retmen kardelerim. Bu yoksul halk yalnz, sahipsiz brakmayn, adlarna ne bir film yapld, ne hikyesi yazld, ne ant dikildi... Sizler, bir bahar gn, Allahekber Dalar'ndan kurt sr stnde buz kristalleri iekler toplayn, koyunlarnza sokuturun, aralarna beni de koyun...

Trk'n Trk'ten Baka Dman Yok


Cogito dergisinde Klaus Kreiser imzal bir yaz: "Trkler'de Akl Var m?" bal altnda, Osmanl'nn k dnemi 17., 18. yzylda Dou'ya gezide bulunmu din adam, asker, eli, seyyahlarn Dou gzlemleri sonrasnda Avrupa'da, Napolyon dneminde balattklar bir tartmann evrenini uzun uzun anlatr. Ksacas, Batllar, Trkler'in dini, mzii, barbarl ama yetenekleri, gelien teknolojiyi

30

anlama abalar zerine bir "Dou" tartmas balatr. Bu tartma "oryantalizm"in temellerini oluturur. Biz oryantalizme nefretle baktk, Batllar'n Trk dman olduklar iin, bizi aaladklarn savunduk. Ezcmle, son ikiyzylm Trk aydnlar, oryantalistlerden nefret etti, ancak, kendi topraklarn, aalarm, siyasi yaplarn, oryantalistler kadar inceleme, bilimsel alma yapma zahmetine katlanmadlar! Trkler'de akl var m? sorusunu, artk istemesek de biz de, btn dnya da yeniden byk bir rezillik-kepazelik duygular iinde bir daha soruyoruz. Hrriyet ve benzeri sac holdingci kalknmann gazeteleri depremden bir gn nce, lkemizdeki ri milyonun stndeki bilgisayar, bir milyon internet kullancsn ve dnya rekoruna ulaan cep telefonu talebini rakamlarla verip, "kalknmann", modernlemenin baars olarak zal'dan rendikleri ekliyle, vgyle manete ektiler! Modern toplumun verilerini, imknlarn yaamadan, onu yaam kabul edip, bilgi

31

ama, elektronik ana atlayabilir miyiz? Hayr. Modern toplum, iki kere iki drt eder, elma aatan der, su deniz kysnda u derecede kaynar ve yannda krallarn karsnda insan, bireyin sosyal kalknmasn ne kartp, d dnyay, fizik, kimya, matematik ve edebiyat, felsefeyle sorgulamaya, ayrtrmaya balayp, byk bir sosyal, fen ve siyasi bilimleri oluturarak bugnk akademilerini, partilerini, devasa teknolojilerini oluturdular. Bu a, en banda kazma-krek sapan bilgisini son noktasna tadktan sonra, "mekanik" bir a balatt, bugnk kendi kendine alan daktilolarmz, dozerler, matbaa makineleri bunlara rnektir. Bizler ise, akademilerimizi, ehirlerimizi, televizyonlarmz, gzlk camlarmz, bu topraklarda hi denemeden, onlardan rendiimiz gibi alp, kullanmaya baladk. te lkemizde sac devletin sac kalknma modeli elli yldr iktidar ve elli yllk kalknma masallar krk saniyede yerle bir oluyor. lk

32

olarak, kazma-krek'i kullanamadmz grdk, sonra, planlama,-organizasyon olarak, yarm saat iinde Da ndirme Tugay'yla E-5'i tutup, profesyonel ekipler gelinceye kadar, iki saat iinde onbinlerce doal uzman Zonguldak madencilerini yreye gnderemedik. Onbinlerce cep telefonu olan ilgili, gya uzman, ilk yardm konusunda hibir ey yapamadn grd. Deprem rakam bykse de, biz bu rakam, be-alt ylda trafik kazalarnn yeknundan biliyoruz, ama, yine de, bir kiinin parma kesildiinde ne yapmal, omurilik zedelenmeden arabann iinde skan adam nasl kartlmal, bir kurs, panel, retim konusu, niversitelerimizde, partilerimizde, mfredatmzda yoktur, partilerimiz ve niversitelerimiz son yirmi yldr, liklik, eriatlk gibi mezhepsel konular tartr! zal'n a atlatan bu vahetine tm aydnlar iman etmi, hipnozundan hl kurtulamamtr, bugn Demirel ve sac zihniyette kendini ifade eden zal vaheti, bu gz boyamayla,

33

bu topraklarn yzyllk insan birikimini bir yana brakp, "ayaktakmn" iktidar yaptlar. Bu ayaktakmna gazeteler, televizyonlar balayp, bize a atlattlar, bin yllk, ahlki, sosyal, insan ne kadar duygu varsa, hepsini ezip, paraladlar, yok ettiler. Sadece para kazanmay deil, "kanlsn" daha makbul, kutsal grdler. Bakn, bindrtyzyldr namaz klyoruz, ama, seccadeye pusula koymay bir ngiliz tccar akl etmi, ngiliz Kraliyet Ailesi'nden de bu buluu iin dl almtr. Bunu biz neden akl edemedik? nk "kasabasndan" kmam insanlar, pusulay ne yapsn, ynlerini, o kk, dar kasabalarnda zaten biliyorlar. Ama, 200 yldr, o dar kasabadan, rm ahlktan koca bir uygarla girdik, hl kasabann yn bilgisiyle kblemizi bulmaya alyoruz. Dou topraklarnda iki tane Doulu olmayan halk vardr; biri Japonlar, yzyl nce tm Budist tapmaklarn yakp, yerle bir etti, ikincisi, Israiloullar, ilkin Msr terk ettiler, ikinci olarak, Kuds'... Kzldeniz'de Musa'nn asas

34

nnde yarlan yerkabuu, srailoullarna yeni bir yn gsterdi. Glck'te alan, yarlan yerkabuklar da, hi deilse bundan sonra, bizim ynmz gsterir! Kasaba tccar, kasaba mfts bu adamlar, stelik kafatas herifleri, ayaktakmn iktidar yaparsak, daha ok yz binlerce insanmzn kafatas beton bloklar altnda krlr! Bindrtyz yldr cuma namaz klarz, kutsal camilerimizde bile her cuma onlarca ayakkab alnr. Babakanlarn, bakanlarn onca korumasna ramen camilerimizde ayakkab alnmasnn nne geilemedi, bin yldr iimizden bir kii kp, ayakkablarmz cami iinde alnmayacak ekilde ku-tulayacak bir sistem gelitiremedi. Eskiden kasabamzda herkesin ayakkabs, kimin ne giydii, o dar kasaba evreninde belliydi, imdi kalabalklatk, byk yaplar, kitleleri, organize etmek, lkclk, milliyetilik... dokuz k gibi kasaba zeksyla zmlememiz mmkn deil, Trke yaasayd, dokuz a

35

bir de depremcilik maddesini ekler, on kla lkeyi yine kurtarrd. Trk milliyetilerinin en kutsal ismi Gn Sazak ailesinden Fenerbahe Bakan Gven Sazak'n inaatlar altnda binlerce insan kald. Hadi, televizyonlar, gazeteler bu isimlere bir kk eletiri getirsinler, hayr, krk televizyonun sahipleri de bu ayak takmnn ortaklardr! imdi de, biimsiz kfrlerin, babo serseri isyanlarn enkaz altnda kaldk, herkes geliigzel kfrediyor, krk televizyondan bir tanesi yklann "sac ahlk", felaketin "sac zihniyet" olduunu gstermemek iin, kk bebelerin lm grntleriyle kendilerini saklamay baaryorlar! lk iki gn felaket grntlerine ramen endie, panik duymamam ve hi alayamamam, ben sapk mym, doktora m grnmeliyim, gibi duygulara yol at, sonra, Diyarbakrl yoksul bir kadnn, plak ayakl bebeini koltuunun altna alp, bir naylon torba arpa ehriyesini kampanyaya balamas, Yunanl kzlarn kan verme grntleri. Dnya atletizm

36

ampiyonasnda tm dnya sporcularnn, stadyuma giren Trk ekibini ayakta alkladn grnce, tellerim koptu ve hngr hngr alamaya baladm. Evet, alayacamz nokta, insanln blme, yardmlama, insan olma noktasnda balyor, trafik kazalarndan, gneydoudan, ikencelerden lme katlanma becerimiz ok bym, ok sava, cephe grm komutanlar gibi duvarlamz, ama, Yunan, Msr, mezhep, din, snf demeden, byk bir galaksi evreninde birbirimizin elini tutmaya altmz o anlar, ite, dudaklarmz kurumu beklediimiz, o sarlma! Blmeye ve yardmlamaya "az"! Felaketler sonras deil, her zaman ite bu almz gidermeye alyoruz. Evrende bir toz zerresi gibi dnya kabuu stnde insan olduumuzu, kasabann ayaktakm tccarlarna, holdinglerine, kurumlarna yzyldr anlatamyoruz; bizi, Diyarbakr'a, bizi Yunan'a, bizi gya Trk'ten baka her eye dman yapanlara anlatamadk!

37

Yllar nce annem ldnde de byle olmutu, yzlerce insan basal diliyor, ben hibir ey olmam gibi gmleimi tlyor, souk, duvar gibi suratla ayaktaym. Ne zaman ki, ailemden babam, aabeyim, "annemiz ld" dediiudc, yeti g yrtan bir feryatla kendimi kaybettim. imdi, on binlerce basal mesaj; klm kprdamyor, naylon sidik torbas yzyle Ecevit'i, Baheli'yi, Ylmaz' rezillik, kepazelik duygular iinde izliyorum. Tarihimizin en byk felaketi olmu, siyasilerden basal mesajlar arma gidiyor. imdi diyorum, zihnimden geiriyorum, Kazm Kara-bekir Paa, Mustafa Kemal, Rauf Orbay Paa TV'ye kp, "bamz saolsun" deseydi, ite bunu dndmde zrl zrl alamaktan kendimi kurtaramyorum, diyorum ki, Karabekir Paam, Orbay Paam, ite alevin, bin bir yoksulluun iinden kurtardn halk, bu zal vahetinin srtlanlar, holdingleri, paralad, bitirdi koca lkeyi!..

38

Kardelerim, milletimize, halkmza, basal dileyecek hi kimsemiz kalmamtr, hepimizin ba saolsun. Milletlerin karakterleri, byk k ve ykseli anlarnda ortaya kar. te devasa bir k annda, "sac zihniyetin" kadrolar, memurlar, televizyonlar, ahlk! Trk tarihinin 12 Eyll'den bugne yirmi yl iinde, nce lkemizde i sava, sonra Gneydou'da otuz bin l, sonra on binlerce insann ikencede ldrlmesi, sonra Susurluk, sonra Bulgaristan gleri, sonra Irak'tan kaanlarm yollarda telef oluu, sonra, bir ve iki Bosna ve Kosova mezalimi, hepsini grdnz, getiimiz yirmi yl size, "sac" ahln, ayaktakmnm iktidarn, devlet oluunu, ideolojisini de retemediyse, baka hibir g, sizi kurtaramayacaktr! Bir yerlerde hl "sac devleti" sac kadrolar alklyorsanz, gidin stadyumun yannda alm, Sedat Peker deprem yardm adrnda mehter alp yardm eden lkclerin yanma!

39

Mandann suya sarken kard sesten beter bu insanlarn suratlarn yalayn, doymayn, bir daha yalayn!.. Saclk tarihinin en byk uursuzluu, halklar dman klan, lkeleri zehirleyen en ar siyasi radyasyondur, bu yzden suratlar, yabani bir kara kzn ayak trnaklarna benzer, bunu, bu topraklarda benim kadar dile getiren yazar yoktur. nk saclam insan, fke, panik, kargaa, tela, yaamaz, tm bu duygulan normal insanlar yaar. Saclk hayra almet deildir, felaketlerin felaketidir. Otuz bin kiinin lmn dahi senaryo olarak grrler. Belleklerini uyaracak hibir facia, eylem tr yoktur, boynuz darbeleriyle kendilerini savunurlar. nk sac insan, yaamak iin hayvan gibi srekli "unutmak" zorundadr, iman, unutmadr. Lidere, davaya, zal'a, Trke'e, Demirel'e ballk, aslnda "dnyay unutma" eklidir. Darda olup bitenler, zihinlerini hi megul etmedii iin, d dnyada olup biten byk felaketler dahi zihinlerinde iz brakmaz. Bir mddet sonra

40

hafzalarndan silinir. Bitii olmayan bir sersemlik halidir saclk, d dnyay bir ryaym gibi grrler. Saldrganlklar, znt duyduklar, lkelerini ok sevdikleri iin deil, "ryalar" bozuluyor, otladklar imenlie, yoncala baka glgeler giriyor diye, insan haklarna, tartmaya, eletirmeye, bilime dmandrlar. Yirminci asr Trk asr olacakt, ite felaket asr oldu. On yedi yandaki gen kzn uyurken, salarnda unuttuu tokas, beton blokun sert hmyla kafatasna demir ivi gibi saplanmas, onlara sorsak, Tanr'nn bir cezasyd. Vicdanlarmz utanmayacaksa, bu bedenleri neden tayoruz, Avustralya kylerinde yer arayalm kendimize... Bin yl trksn syledik ama "bir kazmayla bir krek" alp mezarn kazamadk, bok torbasna dnm vicdanlarmz utanmayacaksa usuz bucaksz okyanus adalarna siktir olup gidelim. Yere ge yemin olsun, o sa tokalarnn intikamn alacaz. Bizi, artk bitmi tkenmi vicdanmz deil, duygusu yaatacak.

41

Gtlerinde asl kuyruklar ekip, omurilikleriyle dar kartana dek, hurdayz. Mteahhitlerin, siyasilerin gzbebeklerinin oyuklarnn iinde hamambceklerini tam dibinde ezip, paralayana, o gzleri kapkara bir leke yapana kadar hurdayz. Kardelerim, o melek gsl gen kzlar, o incecik biimli, renkli sa tokalarm ayn sahillerde takp, deniz suyuyla sevitikleri, oynatklar gnleri grene kadar, hurdayz. Keke, yerkabuu yarlp hepimizi iine alsayd, tabiatn koynunda hepimiz ml ml uyurduk, sonsuza dek. O akal, srtlan mteahhitlerin beton bloklarndan kefen olmaz, ey lkemin gen kzlar, ku yzl ocuklar kalkn ayaa! Gn birlik, beraberlik gnym, beyanat veriyorlar, yeterince birlik, beraberlik olup kan kustunuz, sizle neden birlik olalm, bu barsak yiyici, beyin emici yz binlerce ahlksz, vahi herif devleti ynettii mddete hangi beraberlikmi bu, bizi de mteahhit mi sanyorlar. Ta stnde ta kalmam, daha byk gaddarlk hi

42

grlmemi, ldrmenin bunca sapkas, zebanicesi grlmedi ve hepsi sac zihniyetin ideolojilerinde, holdinglerinde, televizyonlarnda baryorlar: Birlik olacak myz? Elinizden ne gelir artk, beton blok kefenlerinin stne tane de bayku dikmek, ite salk bakan baykutan beter. Dnyadan akan yardm paralarn gren mteahhitler el ovuturup, ekonomi yeni paralarla canland, yaplacak yz binlerce ev var diye demeler vermeye oktan balad. Kesimhaneler-deki kuzular daha ansl. Kardelerim, maherimsi o yer kbus deildi, lkemizin, sanayilemenin gzbebei, akamlar, denizin ve takmyldzlarnn ve dalardan esen rzgrlarn sevinle dinlendii o yer, saclara gre, bizi ktlklere kar koruyan balayc Tanr'nn iblis, cinleriyle bizi cezalandrd yer! Tanr bizi cezalandrmak iin sac mteahhitleri mi seti, Allah'n arslan, Malkoolu artk mteahhitler mi?

43

Sac ahlkn ta kendisi bu akallar!. Ceset kokularna musallat olan akallar devlet kadrolarna yerletiren lkemin "imanl" "milli" nesillerin yzyllk mcadelesi, imdi byc, mneccim din adamlarna, liderlerine sorsak, bir yandaki ocuklarn kafasna korkun betonlar indirmeleri, Allah'n bir cezas. Allah neden artk azraillerini milli eitim, Bayndrlk Bakanl, ya da camilerden seiyor? akal, kurt, akrep, solucan kanyla bym saclar, tm bu hayvanlarn karma organlaryla karm, klktan kla giren siyasileri, medyaclar, Gneydou'da, Susurluk'ta da, yerkabuu yarklarndan daha ar bu en korkun beton stunlar on yedi yandaki gen kzlarn stne indirirken, siyasi liderler, "Ne yapalm Allah'n afeti, devlet her bir yurttaa mifer mi datsn" diyorlar! Kafataslar, gencecik ocuklarn, bir gvercin yumurtas gibi krlrken, sac devlet ve onun uursuz lideri, uykusuna, azmanlam burun deliklerini tm lkeyi yutacak kadar ap, bir eliyle de mumyalanm kulaklarn kayp

44

"stesinden geliriz" diyor, ne yapalm, bu hayvanlarn beslenme alkanlklar byle. Tarak dilerindeki akla gk altnda, tek yana gl yapra gibi kokmu bebeleri, tek aya para para ezilip morarm gen kzlarn, kopmu organlarn kurban diye veriyoruz, "birlik ve beraberlik tanrs" adma... Bu milli korkuluu ayakta tutan gizli direkler, Sabanc, Ko, rtkler, holdingler, bebeklerin azndan yzyldr st emmekle doymuyorlar, rtk'n Ankara'daki Bayndr Hastanesi'nde tek bir depremzede yok, kapdan kovuldular. Kameralar gsteriyor, enkazn beton deliinden alayarak kan kk kz, "Amca amca kardeim ld, amca amca ne olur annemi de kurtar," diye korkuyla baryor. Ceset kokular holarna gider. Tkabasa yedikten sonra, l srtlan gibi ceset kokusunun hayaliyle uyurlar. Kk kardeim, kes sesini! Annenin cesedi, sac ahln aznda baldan zamklaana kadar, yemek zorunda devlet!

45

imdi ld m otuz bin insan, gen kzlarn sa tokalar, okuluna yeni hazrlanan ocuklarn resim defterleri artk olmayacak m, deniz kysnda alkalanan sular artk seyredemeyecekler mi? Denizlerin iindeki balk srlerini, usuz bucaksz ovalardaki koyun, kuzu srlerini yamalayan, talan eden de onlar deil miydi? Dadaki iki obann stne milyarlk helikopterleriyle otuz bin kiilik asker kuvvetleri ullandrp, dan banda birbirlerine kerpi damn altnda sarlp uyuyan zavall insanlarn, yastklarn, yorgan ilerini dahi kamalarla, baklarla delik deik eden bunlar deil miydi? Gecekondusunda, atlyesinde, niversite kapsnda, on yedi yanda gen kzlarn gslerinde bitmeyen bir korkulu rya gibi reklenen, bu yzbinlerce delirmi, sac, yazar, gazetecisi, partilisi iirilmi borsalar, manyaklk, delilik, aptallk, canilik kusan, alev, rmlk pskren gzlerin sahibi bu insanlar deil miydi?

46

Maarallam srtlan delegelerle doldurulmu partilerinde milyonlarca minicik iek tozunu, ancak amur yapmak, bu amurdan ideolojik tabletler yapp, yzlerce niversitede, on-binlerce ilkretim okulunda, krk televizyonda minicik ocuklarn beyinlerine tka basa dolduran bunlar deil iniydi? Dnyann daha hi kullanlmam, denenmemi, en pahal teknolojik silahlarn, joplarm, ikence aletlerini, henz piyasaya kmadan, Amerika'dan, alklarla, vglerle, kalkmyoruz masallaryla Trkiye'ye, bu halkn milyar dolarlaryla getirip, yoksul halk paralayanlar bu insanlar deil miydi? Emniyetin damndan atlad diyen resmi rakamlara gre yzelli, sivil rakamlara gre ikibin kiiyi intihar ettirenler, bu adamlar deil miydi? Masallarmzda tandmz en byk korku "gulyabani" idi. Gece, iri suratl, arafa sarlm bir heyula karabasan gibi gelirdi. Artk yunus bal kadar neeli ve sessiz ocuklar, dnya tarihinin en byk canavarn

47

gnlerce televizyondan izliyor. Beton bloklarn ene kemiklerini krd, onluk demirlerin az boluklarndan dillerini ortadan yarp getii, hava alamayacak kadar darack enkaz altnda, kendi nefeslerinin bir mddet sonra dnyann en ar zehirli otundan daha hzla kendilerini ldrd, kurtarmak iin abalatmaya alt ayak bileklerindeki kemiklerini betona demire kemirtip, ke-mirterek kemiklerini, bedeninden kurtulmaya abalarken, artk korkudan solumay unuttuu... Demirlerin, cam paralarnn karnlarnn bo barsaklarn deip, etten lehim gibi birbirlerinin barsaklarna, suratlarna banp kilitlendikleri o anda, imdat seslerini slks hrltlarla, ilik dahi atamadan boularak ldklerim... Batakla gmlen ylanlar gibi, beton bloklarn iine gmlp, gecenin en gzel uykusundan, gmldkleri ta bloklarn iinden, insanln hibir mucizesinin artk onlar kurtaramayacak olmas... ayn ta blok altnda ezilip, kars, ocuu, birbirine kucanda bulanm, yar me-

48

lek ezii, yars kadnnn yz paraya krlm bacak kemikleri, yars kafatasma karm, ocuunun kkrdak elleriyle, bir insan bulamacna dnt, o yerde, daha canavarca, onbin-lerce insan nasl telef edebilirdi, bunu bu sac partiler, mteahhitler, holdingler dnda kimse baaramazd. Bir labirent mi vard, bir koridor mu hayatlarnda, imdi mezarlar bilmeceler bilmecesi, karncalarn bile yuva yapamayaca kadar pestille-mi ta blok aracklar onlara dinlerinin, devletlerinin, mteahhitlerinin, basever dayanmasnn bir armaanyd! O karnca yuvalarn da dnyaya daha fazla rezil olmayalm diye, ok grp, kurtarma ekiplerini kovdular! Bebelerin krlan kafataslarndan byk scakla yumurta ak gibi akan beyinlerini tm kameralar grp, lkemizi dnyaya rezil ettiimiz iin devletimizden zr dileriz. Sayn Diyanet Bakan, gen kzlarmz on drt yanda gecenin bir yarsnda, tesettre uygun olmayan grntlerle beton bloklarn altnda erik kadar memelerini tm

49

dnya televizyonlar grd iin sizden de, dininizden de zr dileriz. Sayn mftm, cesetlerimiz, ar scak altnda ryp, morarp, pelteletii ve elle tutulmaz hale gelip, yardmsever dualarnza yetiemedii iin, sizden de, dininizden de, zr dileriz!

Kemalizmin Yan Etkileri


Mustafa Kemal kahraman bir devrimci ve Cumhuriyet'in kurucusudur. Srf bu ynyle hayranlk verici bir lider ve her trl tartmann stndedir. Ancak "Zeus" deildi. Mustafa Kemal bugn yaasayd, Kemalizmi zararl cemiyetler iinde sayard, nk kemalistler, 1960 htilali, 12 Mart Darbesi, 12 Eyll ve son olarak 28 ubat gizli darbesiyle ynetime drt kez el koymu, drdnde de cumhuriyeti, tarihi, lkeyi, ilkokuldan niversiteye, harp okullarndan tp fakltelerine tek adam mitolojisiyle aklamaya mecbur klm ve hibir reform

50

gerekletirememi, "yukardan emir ve talimatlar" dnda hibir varlk gsterememilerdir. Kemalistlerin tm darbe giriimleri burjuvann iine yaramtr. Ve her kemalist darbe; okumu aydn kadrolar ya tasfiye etmi, ya susturmu, ya da onlar tedirgin bir sevgi gsterisi ovuyla ypratm, pasifize etmitir. Ve yine 28 ubat gizli darbesiyle okumu solcu aydn kadrolar, kemalizmin peinden koarak bir kez daha intihar etmiler, eriat pskrtmek dnceleri, avuntular olmutur. Kemalizm hastaln hep birlikte amak zorundayz, bu darbelerin sonu gelmeyecek ve bu insanlar lkelerini sevmekten geri kalmayacak. Ve lkelerini seve seve her defasnda bu hale getireceklerdir. Paranoyalaan bu sevgiyi, bunaltc sadizminden abucak ayrdetmek zorundayz. Bu yzden onlara Kral Lear'm yalaka kzlar gibi "ya eken" burjuva ve holding aydnlar gibi deil, kardee, erkeke karlarna kp, Kral

51

Lear'm tek gereki kz Cordelia gibi souk bir onurla gerei yzlerine kar sylemek zorundayz.. Hi kimsenin baka da ans yoktur. Bunu, bu gzel Cum-huriyet'in nderi Mustafa Kemal ve bu gzel topraklarn onurlu gelecei iin birilerinin, hepimizin yapmas gerekir. Velhasl kemalistlere bir ift lafm var. Mesela zmir ktisat Kongresi'nde alman kararlarn dnceleri tek bana Mustafa Kemal'in deildi, o dnceler bu topraklarn aydnlar tarafndan otuz-krk yldr tartlyordu. Mesela Mslman Trk zengin yaratma fikri, Merutiyet'ten beri vard. Mesela, Reji daresinin kaldrlmas fikri merutiyetilerindi, ancak savalar araya girince kapitlasyonlarn kaldrlmas Mustafa Kemal'e kald. Mesela Harf nklabm Mustafa Kemal icat etmedi, ilk alfabe deiiklii Azeriler'den geldi. Sonra Enver Paa Osmanlca'ya sesli harfleri soktu, yani fonetik alfabe Trke'ye

52

uygundu, uyguland, Osmanl aydnlar alfabeyi uzun yllar tartt. Mesela, Klk Kyafet Kanununu da icat eden Mustafa Kemal deildi. II. Mahmud'dan o gne yrrlkteydi, saray, asker oktan devrimci yenilikler yapmt, Mustafa Kemal bunu da kkl bir zme soktu. Mesela ziraat faaliyetlerini de balatan Mustafa Kemal deildi. Abdlhamid dneminde tarla-tarm almalar aydnlar tarafndan en ok tartlan konuydu. Cumhuriyet gnlerinden ok daha ileride tartmalar yapld. On binlerce kyl dergisi tek tek kylere gnderildi. Hatta, kye, Anadolu'ya gitmek fikri byk siyasi oluumlara, akmlara yol at, temsilcileri byk apta dergiler kardlar. Orman iftlii, Atatrk'ten nce de vard, bunu da adam eden, ekip eviren Mustafa Kemal oldu. Mesela bakentin Ankara olmas fikri de Mustafa Kemal'in deildi. Osmanl aydnlar iinde Anadolucular grubu vard. Mustafa Suphi de bu gruptayd. Konya'nn bakent

53

olmasn talep ediyorlard. Bu fikri de Mustafa Kemal devrimci kimliiyle hayata soktu. lgin olacak ama olsun, bir fikirdir renelim, mesela, Misak- Milli dncesinin olumas da Mustafa Kemal'e ait deildir. Misak- Milli, yani milli snrlar fikri son yzylda doup geliti. Osmanl'nn son asrnda asker alnabilen, vergi toplanabilen topraklar kendiliinden Anadolu olarak belirdi, nk bakalar vergi vermiyor, asker vermiyordu, grld ki vergi ve asker Anadolu'dan geliyordu, ve byk bir ksm da bugnk haritamzn dnda kald. Mesela, dil, tarih, Trk kltr ve kurumlar fikri de Mustafa Kemal'in deildi. Osmanl aydnlar tm bu konularda ok uzun tartmalar yapmlar, tarih almalar bilimsel eserlerini vermeye balamt. Gerek o ki, Mustafa Kemal bu topraklar zerinde yaplm fikr tartmalar en yakndan izleyen adamd, takipisi ve devrimcisi oldu.

54

Peki neden imdi, ilkokuldan niversiteye Mustafa Kemal'i tek adam olarak okutuyor, arka plandaki bu aydnlar- tartmalar es geiyoruz. Ve neden drt defa darbe yapan Kemalistler, Mustafa Kemal gibi okumuyor, tartmyor, idareyi ele geirdiklerinde, baretmen gibi deil, emir ve talimatlarla lkeyi ynetmeye alyorlar? Ve neden, Abdlhamid'in diktac ynetimine ramen asker kadrolar iki byk devrimci kuak kartt. Birinciler, merutiyeti ilan etti, ttihatlar Birinci Dnya Sava'nda heba oldular, Ittihatlar'n B takm saylan Kuvay Milliyeciler ise hem stikll Sava yaptlar, hem cumhuriyeti kurdular. Ve neden cumhuriyet kadrolar kulluk-klelik dzeni hanedan devirdikleri halde "devrimci" bir kuak yetitiremedi? Ve Osmanl paalar, analarndan kul-kle domulard, onlar iin eref, padiah iin almakt, dnyay byle okumu, byle anlamlard. Buna ramen padiaha bakaldrdlar. Ancak cumhuriyet

55

kadrolar, Mustafa Kemal'in sayesinde analarndan yurtta dodu, hi kimseye boyun emeleri gerekmiyordu. Ama neden, cumhuriyet kadrolar siyasi liderlerine tapman, ibadet eden kadrolar kard? nk ttihat ve Kuvac kadrolar hayat sava meydanlarnda rendiler. 57. Alay gibi meydanda savaacak tek bir adam kalmad. Emir verecek, talimat verecek kimse yoktu, kendileri ayaa kalkt, kendileri uygulad. Al kendileri ekti, lme kendileri yrd. Bu yzden lgnlar gibi okudular, lgnlar gibi savatlar, tarttlar. Cumhuriyet kadrolarnn emir ve talimat verme lksleri yoktu, meydanlarda kendileri ld, tarlalarda kendileri alt. Oysa, bugnn kemalist kadrolar, o gnn savalarn dahi bir tiyatro, bir sinema, bir roman, bir iirin estetik becerisine getirmekten yoksun, okumuyorlar, tartmyorlar, marlarla ayaa kalkp, yoksul milyonlarn nne geip emrediyorlar. Kemalist kadrolar lojmanlarndan kmyorlar. Ve

56

kemalist kadrolar Mustafa Kemal'den bugne dnya devletleri iinde silaha en ok para deyen insanlar oldular. Anadolu topraklarnda r aan Mustafa Kemal'in dnceleri, kemalistlerin elinde ta bir baltaya dnyor, kulluktan yurtta yaptklar insanlarn balarna iniyor... Ve yalnz onlar alklayan: Ko Holding ve Aydn Doan'm militan kemalist ekranlar. nsana ldrtc bir aka gibi geliyor. Ve Ko Holding ve Aydn Doan da iyi biliyor ki, Kemalizmi var eden duygu: Galeyan kltr. Holding ekran ve yazarlarnn gazyla halk, eline Atatrk posterleri alp sokaa dklyor. ova dnen mitingler, balar, dller. Galeyan kltr dnya stnde en ok Kuzey Kore, Irak ve ran'da yayor. Bir de bizde. Galeyana ancak, beyni ocukluundan beri ykanm kitleler gelir. Kemalist galeyanlarn tipik zelliklerini de reniyoruz; msaade edilmi bir galeyan. Yani isizlik, alk zerine sokaa kmak yasak. Ama, bayrak, Atatrk denilince, serbest.

57

Sindirilmi halk, kimlik gsterilerine davet ediliyor. Ve bu topraklar stnde halk, hayatnn hibir yerinde "yurtta" olamyor. Yalnzca galeyana geldiinde "yurttalkla" dllendirilip, vgye deer bulunuyor, ba okanyor. Her eye ramen kemalistler "saf" insanlardr, eletirmenlerin Kral Lear iin syledikleri gibi, "Yce bir ruhla ocuksu bir dima birlemitir. Duygu bakmndan bir dev olan Lear, kafa bakmndan gelimemi bir ocuk gibidir". Siyasetin binbir cilvesinden habersizdirler. Her defasnda "zoraki" metotlar bir ncekinin ayns olarak kullanrlar. Her defasnda nedense Ko Holding ve Aydn Doan tr burjuvalarla uzlarlar. Kararlarn zorla kabul ettirebilecekleri ynetici snf her zaman bulmulardr. Sert bir iklimde zor bir hayat yaarlar ve kendilerini anlamayanlar toplum dna atarlar. Hiyerariyi reddeden her trl fikre kardrlar. Kemalistler henz . yaayan, hayatta olan bir nder kartamamlardr.

58

Sivil hayat denildiinde akllarna balk avlamak, apartman nndeki baheyi dzenlemek gelir. Adaleti, sorgulayarak, aratrarak, tartarak deil, dorudan salarlar. Sosyal hastalklardan byk endie ve znt duyarlar, ancak, zm iin sosyal mant allak bullak eden emirler dnda ellerinden bir ey gelmez. Kemalistler Kral Lear gibi, padiah gibi, lke topran tapulu mallar gibi grrler. Dnya edebiyatnn bu nl klasiklerini yz defa okuyun. Kral Lear, lke topran kzlarna paylatrr ve bunadmda yanldn, aldatldn delirerek barr. Lear, kzlarna lke topraklarm datmsa, bir daha hangi hakla onlar kallelikle, sevgisizlikle sulayabilir? nk, sarayn iinde kzlarndan kendisine sevgilerini dile getirmelerini ister. Yalnz Cordelia drst davranr. Babasnn sevgisine ov ve gsteri uruna ikiyzllkle cevap vermez. Sessiz bir gururla babasna "hi" der...

59

Kemalistler, her darbe ncesi ve sonras, halktan ve medyadan, aleni sevgi gsterileri ister. Ve Ko Holding ve Aydn Doan tr kurumlar, Kral Lear'm yalaka kzlar gibi sevgilerini mararak, bararak, gsteriyle sunarlar. nk, onlar lke topraklarnn yal paralarn oktan kapmlar, bunam babalarm "idare" etmektedirler. Oysa Kral Lear' gerekten seven yalnz Cordelia'dr. Sevgisinden emindir, ikiyzl riyakr tavra girmez, midesi bulanr.. Bir lkeyi ynetecek insanlar, devraldklar topra yalakalk gsterileriyle ynetemezler. Cordelia gibi soylu, onurlu insanlar, o topraklar stnde krallk sreceklerse, babalarna gsteri olsun diye yz vermezler... Kemalistler sk sk medyadan ve halktan Kral Lear'm riyakr kzlarndan istediini isterler: Sevgi. Bunu en ok Ko Holding ve Aydn Doan tr burjuvalar ve onlarn aydnlar fazlasyla verir... Biz vermeyiz, vermeyeceiz... nk bizler, Mustafa Kemal'in devrimlerini, tarihimizin en

60

byk devrimi gibi grmekteyiz. Ve Mustafa Kemal ile hanedanlk, halkn eline gemitir. Kral artk halk seecektir. Bu yzden hibir "kral" tanmyoruz. Tanmayacaz. Bu aalk sevgi gsterilerine pabu brakacak lke ve memleket sevgimiz yoktur... lke sevgimiz, bamszlkla, onurla, direnile, soylu bir adalet duygusuyla olur. Yalakalarn lke sevgisi, lke topraklarndan kopardklar, kopartmakta olduklar ball, yal paralarn hatr iindir. Ve kemalistler, tarihin bu en byk oyunlarndan biri Kral Lear'de olduu gibi, bu numaray yerler. Ve bu oyun her defasnda yine oynanr, Kral Lear, kprerek, delirerek bize "hain" diye barr...

Boksullar
amzn nl bilim adam Erich Fromm, Sahip Olmak ya da Olmak adl kitabnda pazar

61

ekonomisi karakter biimini anlatr, ksaca, "pazar karakteri" der adna. Karanlk ruhlu, ta yrekli, ancak gsterili kravatl bu insanlar yle anlatr: "Yani insan kiilik pazarnn mal olmu gibidir. Kiilik pazarnn deerleme ilkeleri asndan mal ve eya satlan piyasalardan hibir fark yoktur. Tek deiiklik ilkinde kiiliklerin, ikincisinde de mallarn satlyor olmasndadr." "Yani, insan kiiliine verdii deer, mala verdii deer gibi deitirilebilir, olmas." "Pazar karakterinin en st hedefi, kiilik pazarnda her koulda baarl olmay salayacak olan, kaytsz artsz uyumu salamaktr. Bu tipleme iindeki bir insanda tutunaca, deimeyen ve kendini sayabilecei bir ego ve bir benlik bile yoktur. nk pazarda her an yeni bir benlie brnmek zorundadr." "Bu karakter, her an srekli bir hareket iinde olup, her eyi byk bir acelecilikle halletmekten baka amalar yoktur. Onlara neden acelecisiniz dediinizde, 'daha ok

62

kiiye i yeri salamak' veya 'firmann retimini arttrmak' szleri olacaktr." "Bu tiplerin byk ve srekli deien bir egolar vardr ama hibirinin bir benlik ve btnlk duygusu ile kendilerine zg bir kiilikleri yoktur. Bunun nedeni, bireylerin benliksiz birer ara gibi dnlmesi ve kiiliklerinin brokratik ya da ekonomik byk glere bal olmasdr." "Pazar karakteri, sevgi ve nefret duygularndan yoksundur. Bu arada soru sormak, ya da kendini baz duygulara kaptrmak, ileyii bozacandan bunlara o byk ileyi iinde yer yoktur." "Pazar karakteri ne kendisine ne de dier insanlara yaknlk duymad iin, hibir ey onu ilgilendirmez. Bu insanlarn elinde nkleer felaket, evre kirlenmesi olmasna ramen, bu olaylara kar ilgisiz ve duyarszdrlar." "Duygularn yitirilmesi bu karakter biiminin olaylara kolay ve pratik bir gzle bakmasn salar. Onun iin nemli olan prestij ya da baz

63

eyleri kullanarak konforlu yaamaktr." Onlarn dostlar da eyalar gibidir. Yzlerce mimar, mhendis, gazeteci, Amerikal zerinde yaplan bu aratrmann en hazin yan ise udur: Duygular srekli yararsz, engelleyici olduu iin duygular dnyas ksr braklmtr. Ve ocuk aamasnda kalrlar duygu asndan. Bu karaktere sahip insanlar, Aydn Doan, Serdar Turgut, Hakk Devrim, Aye Arman, Glay Gktrk vs. en adi mzik biimlerinden ok abuk etkilenirler, bu karaktere sahip insanlar, Saadettin Teksoy gibi arlatan tr cinci, hocac tiplerden aniden etkilenirler. nk zeklar duygularyla ayr ynde ilerlemitir. Erturul zkk'n neden pop sevdii, Demirel'i, Tansu iller'in neden en yakn siyasi arkadalarna eya gibi davrand, Rahmi Ko'un ikiyzellibin aac bir rpda neden kestiini anlarsnz. Ancak, bu duygusuz insanlar yalnz deildir, onlarn duygusuzluu bir baka kesimi lme mahkm etmitir!..

64

imdi de iimizde milyonlarcas yaayan, ama fark edip, adam gibi gremediimiz yoksul bir kesimden sz edelim. Tandmz yoksullardan deildir bu insanlar, karn doyurmak hi zlmeyecek bir sorundur onlar iin. Talihsiz bir yldz domular. Aile fertlerinin hibirinin namuslu bir yz kalmamtr. Ahr bozmas evlerinde ne souun, kn, ne de aile fertlerinin dahi lmlerinin farkndadrlar. Yoksulluk babadan oula miras gemitir. sizlikleri de! Ellerinden hibir i gelmez. Lo klar, krk camlar, yal kilimler, derme atma sobalar, bulak suyu orbalar ve erden-pten eyalar iinde yaayp giderler. Tm bunlardan znt, keder, gzya, szlanma, ar sz duymazlar, kzlar kerhaneye dse dahi... mr boyu kadnlarnn dzgn bir earb, etei, erkeklerin dzgn bir ileri hi olmamtr. Getir, gtr, kaldr, topla gibi yarm yamalak yardmc ileri igdyle yaparlar ve hep byle yaarlar. ehrin kusmuu yoksullar ise, bu insanlar kusmuun ac sar suyudur. Bir tek gn gazete okuduklar

65

grlmedi. Televizyonu dahi meraktan deil, orada durduu iin seyrederler. Onlar iin hayatta hibir ey arpc, artc, yadrgatc, garip deildir. Khnemi sandallarnn srekli su almasndan hi endie duymazlar, boulduklar, hastalandklar, hayatn n grmeden yava yava ldkleri evlerinde hibir bart, art, endie yoktur! Dondurucu rzgr altnda, pten yiyecek toplayan insanlarn dahi umutlar vardr. Bu insanlar da pazardan rm, bozuk yiyecekler toplar ama, bunu bir i, bele, kelepir, ucuz olduu iin deil, hayat hep byle bir i olduu iin, gndelik hayatn gerei gibi yaparlar. Eski Hint masallarnda dahi yoksullarn gzlerinde bitmekte olan kandil gibi onurlar vard, ama bu insanlara para verdiinizde alrlar, "Niin veriyorsun?" diye sormazlar. Vermezsen szlanmazlar. Dilenci, apulcu, toplayc bir halde ama srarla bir aile grnts iinde abalarlar. Kurban Bayramnda dahi uzak semtlerden bu insanlara, et-kol, bacak, but deil, barsak, iya, ya da

66

hayvann bacaklar-kellesi gibi yerleri kurban diye balanr. Aalanmaktan rahatszlk duymazlar, kovulmaktan, siktiredilmekten gocunmazlar. Kimsenin iine derdine karacak takatlar yoktur, kendi dertlerine dahi. Sistemli bir ekilde alarlar, ancak hrszlk gibi alma deil, akta grdklerini alma detleri vardr. nk bir hrsz iin gerekli cesarete ve zekya sahip deildirler. Onlar asla etrafa bakarak yrmezler, balar nde ve byk bir dalgann stnde srklenmi pm gibi... Hastanede altm yllarda bu insanlar daha yakndan takip ettim. Mesela herkes musluk, yiyecek, deterjan gibi ele avuca gelen eyler alarken, bu insanlar, paralanm kasalar, hibir ie yaramayan mukavva paralarn arrlar. Deerli eyleri sevmediklerinden deil, riski gze almadklar iin. Se-kiz-on saat hibir i yapmadan bir sandalye stnde kprdamadan ve srekli ekmek yiyerek otururlar. Ancak, hayal kurmamak iin o sekiz saati de, sandalyenin

67

neresinden gcrt geliyor deyip geliigzel tamiriyle geirirler. Sonsuza kadar makarna, bulgur yemekten bkmazlar, o elimsiz vcutlaryla, nlerine be tabak bulguru koysan, beini de yerler, hibir yemee souktu, scakt, diye bakmazlar. Bir gn bir adamn olunun hapse dtn duydum, adamn kl kprdamad, oral olmad. Bir gn, bir baka kadnn kznn bir pavyona karldn duydum, kadn oral olmad, merak etmedi. Anladm ki, olup biten eylere kar gleri, takadan kalmam. te orada dndm, biz gerekten yoksul deyip stnden atlyoruz, burada baka bir insan cinsi yayor... Ne dinler onlara inmiti, ne anayasalar, cumhuriyetler onlar iin kurulmutu, ocuklar balici, hrsz olsa da asla kederlenmez, hibir ey olmam gibi sigaralarn yakp, antalarn er-ple doldurur evlerinin yolunu tutarlar. Her akam evin yolunu armazlar, ayn saatte o evde olurlar. Ama neden, aile fertlerine, topluma ve kendilerine kar sorumluluk duymazlar!

68

Hayata kar ok krm ve ok eskimi bir soru soruyorum, biliyorum, ama on yedi yldr takip ediyorum bu insanlar. Ot gibi yayorlar dersem, belki doru sylerim, ama bu ot gibi kliesi yznden bugne kadar olduu gibi tmyle bu yaam, yaayan lleri yanl anlarz. nk, bozuk toplum dzeninin babadan oula geirdii rmlk, yklmlk, bitmilik, kemiklerine kadar ilemi, insan duygularn lmne sebep olmutur. Yoksulluun iki kuak sren rngas iliklerine kadar tm kiiliklerini emip almtr. Boksullar adn ben yaktrdm, nk bildik yoksullardan deillerdi, ne diyeceimi de bilmiyorum, ar iznine km askerler gibi hepsi yoksulluk niformas altnda tek bir insan gibi grnrler, yani hibiri grnmeden yaar. Bu insanlar takibe almaya karar verdiim gn 12 Eyll gndr, ihtilal olduu gnn sabah kahvede herkes heyecandan lrken, bu insanlar bir kenarda hamurlam ktlar ve rk tahta suratlaryla oyun oynuyorlard ve gnboyu bir kez televizyona bakmadlar,

69

grdm ve ok sonra anladm ki, ne ihtilal, ne deprem, ne bir sosyal felaket, ne bir ma ilgilerini ekiyordu. Hastanede altm yllarda bu insanlarn trajik, sahipsiz lmlerine ahit oldum, yine iin iinden kamadm, nk 30-40 yalar arasnda byk hastalklarn penesine dyor, hastane, doktor ve ila ilgisizliinden asla ikyet etmiyorlar. Cenazelerinin ortada, sahipsiz kallarna ses karmyorlar. Ve hatta kadnlar kocalar, kocalar kadnlar iin kan vermek gibi kenarda biriktirdikleri kk paralar gibi fedakrlklar asla yapmyorlar. Ama yine de birbirlerinden asla ayrlmyorlar, inatla aile grntlerine bir zeval getirmiyorlar. Ve zamanla inandm ki, nasl bir hayvann lm o kadar trajik gelmez ise bir insana, hayvanlam bu insanlarn lm de trajik gelmiyor bize. Onlar krlemi av kpekleri! Sokaklarda bulduklar al rpyla, ya da kk komilik, getir gtr ilerle karn doyuruyor, bu

70

aptalca, amaszca yaamlarn farknda olmadan gidiyorlar. nk bu insanlar, umudu kendileri kaybetmedi. Kendileri kaybetmi olsalard, bir umut, onu arayabilirlerdi. Umudu babalar kaybetmiti, ve babalarndan aldklar tek miras: Kaybedilmi umut, yani ebedi umutsuzluk. Bir gn sokakta dost olduum balici bir ocuun ailesiyle grmek zere Akdere semtindeki evlerine gittim. nsan maymunlarla, kpeklerle dahi konuabilir, ama bu insanlarn azlarndan iki saat boyunca tek bir cmle kt. Kzlay'a ocuklarn bulmak iin inecekleri iki dolmu paras olmadn sylediler. Birilerinin, ocuklar yznden yldrm gibi stlerine gelmesinden rahatszlk duymuyorlard. Aile ii bir dertle, televizyon seyrediyormu gibi ilgileniyorlard. ocuklarnn durumu dolaysyla birileri zlp kendilerine para, yiyecek verirse, uzamaktan artk kvrlm trnakl elleriyle uzanp alyorlard, o kadar.

71

Aslnda, dertlenip, zlp, barp, arp, kfr edip, bir ackl trk syleyip, ne lan bu hayat deseler, onlar yoksullar kategorisine alp, ben de rahat edecektim... Onlarn hayatlarna nfuz edebilmemiz, derinliklerinde olup bitenleri zmleyebilmemiz hi de kolay deil. Kolay olmadn ergen yaa gelmeden kzlar, oullar bizden daha iyi biliyor ve evlerini terk ediyor, kimi kerhaneye, kimi sokaa... Mesela kadmm aznda yalnzca iki di vard ve bu iki di aygr dii gibi iri ve glyd, ben de olsam kaardm bu evden, dedim. Ya Sava Ay'n programnda, ya Sca Scana programnda ya da ili'deki masaj salonlarnda mastrbasyoncu kz olarak altklarnda, ite orada tanyoruz onlar. Sokaa den ocuklar, alamay, ac ekmeyi, kederlenmeyi, zlmeyi, isyan etmeyi renmek, yani stat olarak insan olmay tatmak iin kayorlar o evlerden. Ve hepsi anne babalar iin yeryz kltrnn en

72

soysuz-sonsuz kfrlerini ediyor, nefret ediyorlar, grmek istemiyorlar ailelerini. Orospulaan, balici, it kpek olan ocuklarn byk ksm lyor, kayboluyor, dayanamyor. Ayakta kalanlar, yalar otuz-otuzbei devirenler, kendiliklerinden tarihin en byk yasasn reniyorlar hayattan: Yaamak iin alamak, ac ekmek, trk sylemek yok. Tam bunlar yoksulluu, deimeyecek ac gerei hatrlatyor, isyan hatrlatyor. Sokak, gazete, televizyon, komular, olup biten her ey hayat hatrlatyor onlara. Kaldrm talarmdaki dizili dzeni, bulutlarn uumas, hayat hatrlatyor. Evlerinden, anne-babalarma isyan ederek kaan bu ocuklarn ga-galaan dudaklar, artk pmek yerine srmaya balyor. Ve her srdklarndan dayak yeyip, hapse dp, anne-babalarnn ne kadar hakl olduklarm grp, onlar gibi suskun-duygusuztakatsiz-kemik-p hayatlarna geri dnyorlar.

73

Ve anne-babalarna yeraltnda gizlenen Tanrlar gibi sayg gsterirler. badet ederler. Ve asla abartmadan. Alamadan. Szlanmadan her akam torbalarn er-ple doldurup, ayn saatte, ayn yoldan yeralt Tanrlarnn yaad evlerinin yoluna koyulurlar. Duygu dengelerini bir gn olsun bozduklarnda, ya birbirlerini baklayp baba katili olurlar, ya da sabaha kadar sokakta szp alkolik. Anlamlardr ki, anne-babalar onlara hayatn en yksek gndeki nameleri retmitir: Duygu dengelerini bozmadan yaamak. Duygu dengelerini hi bozmayan anne-babalarmn kemiksi-buruuk yzlerinde, hayat, dary, insanlar hatrlatan tek bir izgi olmad iin kendilerini huzur iinde bulurlar. te ancak, hibir kkrts olmayan sakin bir smakta yaayp giderler. ocuu kerhaneye dm bu insanlarn tek elencesi, kendiliinden kaplarn yuva tutmu sokak kpekleri. Her eyi, en adi kfrleri etseler de, kpeklerini "eek kulakl" diye severler. Kpeklerinin hangi kpekle

74

dztn ehrazat hikyesi gibi anlatp ve evin tek gzel, en scack minderini altna verip huzur iinde yatarlar. Ve ancak, Jack London'un dedii gibi: "Kpee kemik atmakla iyilik yaplm olmaz. Gerek iyilik, kpek kadar aken kemii kpekle paylamaktr" diye, alklarn kpekleriyle ayn sofrada bastrrlar. te sayn Cumhurbakanmz Sava Ay'n programn seyredip bu ocuklar grnce uyuyamam. Ankara Valisi'ne duruma el koymas iin telefon etmi. Ertesi hafta Kzlay'da bir afi. Cumhurbakan Sleyman Demirel'in yksek huzurlaryla sokak ocuklar iin konferans. Ve yine o gnk gazetede bir haber Demirci'den: "Sereler bile yavrularn brakmaz, bunlar nasl anne-baba yavrularn sokaa brakyorlar" diyor... Ne diyelim sayn Cumhurbakanmza. Uyuyamyorsa geceleri, o da bu yoksul insanlar gibi en scack minderlerini versin kkn kpeklerine. Kusmu, sereymi, yavruymu

75

gibi beyanatlar verip, bize soka, darsn hatrlatan duygular hatrlatan eyler syleyip... Otursun, oturduu yerde, sereymi, yavruymu, aileymi, hayatm, yldzm, doaym gibi lallar edip DUYGU DENGEMZ BOZMASIN!.. Yksek snf, hret ve para iin duygu ve onurlarn gnllce iptal ediyor. Hatta mrleri bu duygularla dalga gemekle geiyor. Ancak, bazen bir yoksula -be kuru yardm etmek istediklerinde, bu yoksul insanlarda onur aryorlar. Yoksul insanlara yardm etme artn bu insanlarda onur aramaya balamak, Trk halknn deimez zaaf ve hastaldr.

Kokarak len nsanlar


Leman dergisi Bilmiyorlar ki Gen! 10 yl yemeyeceksin, yllardr dt laleleri seiyor. lalenin has, yazarlar Nihat oldu, neler ekiyorum, acl mayal iki yok, k geldi mi

76

soua kma, yumuak, kadife kumal sandalyeden bakasna oturma. Birok hastalm kendim tedavi ettiim iin, sabrl, dikkatli olmay, kendimi korumay, nemsemeyi rendim, rahatln, keyfin de vcut iin ilatan deerli olduunu, ac gerekleri nce kendime itiraf etmeyi rendim. Hatta, her insann mutluluu yakalayabilmesi iin vcudunda, onu srekli dikkatte tutup megul edecek bir hastaln olmas gerektiine inandm. Kestir, kurtar diyenler de oldu. Doktorlar, hastalar inceledim, henz ameliyat kvamna gelmedi. Ancak, hastaln arkadalarn bilmemeli. Sk sk taklrlar, "Bak olum, kantn varsa bir kere dzdreceksin". Allah'a bin kr bu ince kalpli zarif esprileri yksek sesle ve her ortamda yapacak bollukta arkadam var. Hatta, "Bak olum, dnyann en mutlu yarat ...kilmi spadr... Bir kereden bir ey olmaz" denemi de olursun. Byle yazm olmakla denemek arasnda da bir fark yoktur aslnda, hadi biz bu ibnelie

77

altk, u gzelim gzl irin mi irin spalardan ne istiyoruz? Yalnz ben mi. u an ieride yatmakta olan Dou Perinek Cumhuriyet gazetesinde "Emperyalizmle gelen ecinsellik" bal altnda bir yaz dizisi yaymlyor, u paragraf birlikte okuyalm: "Bilim adamlar grltl bir ortamda braklan farelerin bir sre sonra ecinsel ilikilerini gzlemliyorlar. Emperyalist-kapitalist sistem, bunalm dnemlerinde yaratt kargaalk ve gvensizlikle insanlar serseme evirmekte ve grlt altnda kalan farenin durumuna itmektedir..." Yazy, baka bir sefer tartrz da, bu farelerin de ektii nedir canm? Yaz yle devam ediyor: "Grltde kalan farenin durumunu, son yllarda Rusya halk byk aclarla yaad..." Yani, farelerden toplumsal tezler, fikirler retiyoruz. Hadi spay getik, o Anadolu'nun kavruk, evde kalm evlad, ama, bir yazar fare dedi mi duracaksn, nk fareden bahseden yazar, bilimden bahsediyor demektir. Bilim,

78

deney, fare laflan artk gnlk gazetelerin de katksyla ayn anlama geliyor. Bilim adamlar fareleri kurban yapacana, benim gibi yazya kendi kantsyla balayp, durumu harbiden kendi deneyimlerinden rnekleseler bilime katklar daha byk olmaz m? Olmaz. nk bilim adamlar o kadar sosyal, ideolojik, siyasal olarak dzld ki, kendilerinden emin deiller. Kendimizi laboratuvara koysak, taraf tutarz, fareler ise modernizmin idiinden gememitir, doaldr, karakterleri, namuslar, ahlklar, daha itendir, sac, solcu, devleti, cumhuriyeti gibi davranmaz, taraf tutmazlar. Dorusu, diimi sktm, ac yiyen farelerin "basur"a kar verdikleri tepkileri konu edinen haberleri okumadm. Ve byk mucize gerekleti, ubatn birinci gn hastalm bak gibi kesildi. Trabzon'dan gelen aabeyim, uzun yllardr grmediimiz Kayseri'deki akrabalarmza uram. Otuz yl nce Trabzon Maka'dan

79

Kayseri'ye yerleen yaknlarmz Erciyes ve Toros dalarnda arclk da yapyorlar. Bir kavanoz hakiki Toros balndan bir kak yediimin gn mucize gerekleti. "Akit" gazetesi bu haberi duysa: "Allah'n mucizesi" diye manete eker. Byle eylere ben de inanmam ama ne yapabilirim, on yldan beri beni yeyip bitiren "basur" Toros bal sayesinde tarihe gmld; iimi derin bir sevin kaplad, yle neeliyim ki anlatamam. Abartmak istemiyorum ama, ilk defa havadan gelen sudan ucuz bir mucizenin aknln yayorum. Ka gndr bu mucizeyle yayorum. Akrabalarmz ki, en bykleri eref Amcadr, ben onu 10 yalarnda yaz tatillerinde kye gittiimde tandm. nce uzun, ok krk yzl, ok alkan insanlar. Kyn bitimi nl Maka Orman'yd, alt snger gibi yumuak ine yapraklaryla dolu, st gn ortasnda bile karanlkt. Kar dizboyu olduu gnlerde, srtna eski Osmanl tfeini geirir, kurtlarn ayak izinden dalar tepeler aar, inlerini bulurdu.

80

Sisli dalarn ardnda yamur hi dinmez aylarca iselerken, ngrakl ineklerin ahrdan klar kutsal bir tren gibiydi. akallarn, sansarlarn sinsice her gece tavuk kmesinden birka tavuu kandrp paralamalar ve hl akallarn uultusu, zifiri karanlk gece yarlarnn kutsal treni gibiydi. Ahap ve toprak zeminli evin iinde duvara alm canavar azl kara frnda minderden byk ekmeklerin yaplmas kutsal tren gibiydi. Tuzlu, yal, slak tereyann yaykta gnlerce sallanp, mermer kaya paras gibi bir kse iinde nmze konmas kutsal tren gibiydi. Dadan daa byk yatak araflarn rparak, gererek Kzlderililer gibi konumalar kutsal tren gibiydi. eref Amca, ormandan kaim aa ktkleri srkleyip getirmedii, deniz gibi dalgalanan yonca ayrnda orakla ot bimedii, diz boyu amura dnen tarlay komularla birleip bellemedii zamanlarda, ar kovanlaryla urard.

81

Bir gn kovann deliine kadar soktum gzm. Bir vin gibi kocaman patlak patatese benzeyen eliyle boynumdan tutup frlatt beni geriye. Gnlerce aladm. Ama, bir kez ieride olup bitenleri grmtm. Bir kak bal verdi bana, "Deli baldr vurur, fazla yeme" dedi. Petein mumunu emerek sakz gibi inerken, kovanlardan uzak tutup konuurdu benimle. "Deli bal ne demek?". eref Amca, Kralie ar sinirliyse, onun bal da delidir, deyip kestirip att. Ama sonra, anlar gndelik iini yaparken, bal, ieklerin etrafnda dans etmeden getirirler, o bal delidir, dedi. eref Amca'nm dediklerini hi unutmadm: "ieklerde aslnda bal yoktur, iein zsuyu olur, arlar minik borularna ektiklerinde, saniyede yz kere kanatlarn rparak bu zsuyu tatllatrrlar. Ve zsuyu iyice alkalamak iin, ieklerin etrafnda dans ederler..." Dediklerine inandm, meyveler niye tatldr, rzgr dallarn sallad iin, insanlar ne zaman tatldr, ok alp dans edip yorulduklar

82

zaman, orgazm, Mevlna, metafizik ulara kadar gtrdm ii... ieklerin renklerinin bulutlu, yamurlu, gneli ve sabah, le, akam ayr ayr tonlara brndn ve byk gvdeli aalarn efkatle mifer gibi en narin iekleri frtnalara kar nasl koruduunu, hangi bayrn hangi rzgr ald iin o ieklerin hangi mevsimlerde atn ondan rendim. Hilesiz, hurdasz, sert alnlarnn teriyle tatan ekmek kartan bu masal gibi Anadolu insanlarnn deimeyen yoksul hayat kavgalarna romanlar yetmez. Bal, dnte eve getiren aabeyim, "Bu insanlar melek" dedi. Birka saat karlkl sustuk, derine, otuz yl ncesine daldk. Kendileri sabahn krnde deprem yarklar gibi ukurlarla dolu tarlalara girer, bizim iin evin nnde, iki ayva aac arasna hamak gererlerdi. Aabeyimle birlikte yine, "Bu insanlar sahici melek" dedim. Yoksulluun ve almann melekletirdii bu insanlar tanmak da hayatmn en byk mutluluu, gerek mucizesi...

83

O gece ite bunlar dnp ml ml uyudum. Uyurken, 10 yanda giremediim kovann iine girmiim. Hayallerim ykld, bir kbus gibiydi, kovan pis allarla doluydu, arlar byk bir savatan km gibiydi, yzlercesi baln bataklna gmlm boulmulard, yzlercesi yorgun admlarla petein mumunun stnde, g bela arkadalarn srkleyerek ekiyorlard. Birounun kellesi kopmu, ayakta kalanlardan birka geni yapraklarn battaniye gibi altna girmi, souk ve pimanlk dolu gzlerle olup biteni izliyordu. Gen bir ardan din ve yrtc bir ses duydum. "Bir kralienin lmyle datmayalm arkadalar!" Ayakta kalan binlerce gen ar bana topland. "Acilen kralieyi semek zorundayz!" Bir dieri, "Kralieyi seene kadar kovanmz temizleyelim, havalandralm, iek ve ceset paralarn toplayp sprelim" diyordu. Gen arnn konumasna bayldm, havaya kalkm kahraman ba gibi, zaten ayn kyn ocuuyuz. Bolevik gibi sert bir konuma

84

yapt: "Yaknda kovanmzdan Ankara'ya bir kavanoz bal gidecek, sert ileler ekmi, cokun bir yazar, kendini Ergder Yolda gibi ota, bcee vurmadan, skntlarndan birkan bitirelim, ancak bu i iin, Toros Dalar'nn denize bakan yznde alacaz bu ay..." Kovann stne yamur saklayarak vururken, gen arnn konumas alklarla kesildi. Ayaklar zincirle balanm gen bir ar kt krsye, dramatik bir konuma yapt, rperdim: "Ablas 17 yanda len 7 yandaki ocuklara ikence yaplmasn yasas kartalm..." Vcudumu ter basarak kbusla yataktan frladm. Ryamda ciddi bir karklk kt, hayalle gerek birbirine girdi. nsan zihni neler uyduruyor, cinlerin bir akas m, korku dolu bir suskunlukla yatakta ylece durup sabah bekledim... Telefonda bir arkada: "Samsun Cezaevine gre gidiyoruz, hazr araba var, hemen gel..." Gittim. Yolda ikfte yiyorum, souk talara oturuyorum, acmyor, keyfim yerinde. Gr

85

yerinde bir sr aklabanlk yaptm, yabani mandalar gibi akalatm. Mstehcen fkralar anlattm, tek bir satrnda bkknlk olmayan, enlikli ve klas kfrler savurduk. eriden ok sonra, uzun boylu, zayf yzl, gen bir tutuklu geldi, sessizce. Hali yoktu, yz solgundu. Aldan bir tebessmle hogeldin dedi. akalarmz, kapya konulmu eski bir tel dolap gibi dinledi. Bu uzun boylu ve sessiz delikanllarn ok ili bir mzii oluyor, dedim iimden. 16 yanda ieri dm, pankart amaktan. kenceler, kalp, bbrekler iflas. imdi yirmisine giriyor. Ayrlrken herkesle kuvvetle ve neeli bir kas gcyle kucaklatk, o an, baz eyler vardr eksik kalr, dner, doyamaz bir daha kucaklar-sn. En son onunla kucaklatm, sayg ve ekingenlikle yanaklarmzdan perek. Bastk gaza girdik yola, ben basur maceralar anlattm, arkadalar gld, yol uzad, skldk, berber fkralarna geldi sra. Gecenin bir vakti resim gibi sessizletik. Vurdum kafay yattm...

86

Telefon sesiyle uyandm. Bir arkada alayarak "(...?) (dnk uzun ocuk) ld" dedi. kenceden hali kalmam, 16 yanda girdi, bakmszlk, 20 yanda lsn veriyorlar, alt taraf bir pankart am... Buna can dayanr m? En son beni pmt... Atm pencereyi Ankara'ya yumuak bir yamur yayor. Yamur yad ben aladm, yamur yad ben aladm... imdi, ieride kouta herkes alyordur, dedim. Bu kadar da fazla Tanrm, kafam duvara vurdum, alnmda kanl bir boynuz, buna can dayanmaz... Adli Tp'a koalm, polis her yan kesmi... Yaknlarndan bir gen anlatt... Dedi ki, 7 yandayken, ablas 17 yanda kalpten lm... Yldm yere. Gergin ve kbus dolu gecenin tlsmm imdi rendim, bam dnd, kusar gibi oldum... eride insanlar ikenceden lrken, son bir hafta kk bir hastalmn iyilemesi yznden dnyann en neeli insan gibi havalara umamn sululuk kompleksi ayan beyan ryalarma giriyordu, ite Kralie ar,

87

gzleri krmz bir kmr, hiddetle baryor: "Ben size demedim mi biz o bal, o uzun ocua en son sarlacak, pecek grs diye bu adama gnderdik, bu ...kilmi spa yazarlar kendilerini ne bok sanyor?" Ertesi gn yaknlarndan birini bulup konutuk. Babas mstahdem, dedi, st, eker yzl bir adam, temiz, sakin, efendi, ihtiyar, yorgun... Evleri Mamak'n bile tepesinde, ie gitmek iin babas, her sabahn beinde kalkmak, iki vastaya binmek zorunda... Arkadalarna, komularna olum pankart at, ieri dt diyemedi, kh utand, kh korktu, "Olum askere gitti" dedi. Dkk dilerinin arasnda bal damlayan bir gl vard ama, dnyann en gzel armaan gencecik oullar yalnz brakmt onlar. O kck maala, yemediler, yedirdiler. Kendini ibadete vermi gibi oullarnn peinden koturdu. Be yl nce, henz 15 yandayken uzun olunu, bulak ald yanna... ki ay alabildi, arna gitti bulaklk, ayrld... Olu yanmdayken, nazik bir adam, aln ayna gibi parlard, imdi, ak

88

dm o simsiyah kalarnn arasndan ban suyu gibi gzyalar dyor. Yoksulluun melekletirdii bu insanlar devlet dve dve ldryor... Buna can dayanmaz. Kendimi sakinletirmem lazm. Hemen alan deitirip Belgin Doruk'un hayatn okudum. Kendinden 25 ya byk Faruk Ken adnda sinemac sosyeteyle evleniyor. Enver Paa'nn kars Naciye Sultan'n ailesi, yallar, antikalar, sefalar etrafnda amatas, elencesi bitmek bilmeyen stanbul geceleri. Ne ok elenmi, ne ok mutlu olmular, fotoraflarna bakyorum, yzleri yumuak, giysileri yumuak, glmseyileri yumuak. Benim de byle yumuack yzm olsayd, hak veriyorum hepsine, simsiyah salarm omuzlarna atp, ah baklaryla sabaha kadar vursunlar arabn kkne... Delirmek, olmayan bir eyin peinden komaksa, sabaha kadar balkonda, helada, sinek, bcek aradm, sonunda mutfakta ziftlenirken buldum birkan tm acm

89

onlardan kardm, ulan ziftlenip duruyorsunuz, yaptnz bal, kum gibi gzel aresiz annelerin memelerine st m oluyor, hela srgs gibi kilitli gzleri, a ocuklarn meinlemi yanaklarna krmzlk m oluyor, yaptmz bal, devlet oluyor, dayak oluyor, bundan sonra kzgn, kr kaya kalarnn altndan akrepler toplayacam... Hayatmn en korkun gecesinden uyanrken, demir kapl bir hcrede ba ezilen iri kym bir akrep gibi grdm kendimi. Tanrm, nedir bu evin hali... Bir telefon... "Nihat unutma, birka arkada halkevinde seninle tanmak istiyor." Alelacele ktm. te artk gn batyor, kraliemle uzun uzun konuuyorum. Gzel kokulu sevgilim. En ho kokulu ieklerin baln perken naslsa dudaklarn, yle dinle beni. Bundan on sene nce, talar, arabalar, elbisem, sigaram, dokunduum tm nesneler zehirli sarmaklar gibiydi. Sonra pembe srgl kapsn averdi dnya. nsan sarho eden, yumuak, okanan eyler, az en

90

tatl sevgililer gibi dokunduum eyler... Eekler gibi mutlu oldum, seyrettike. Zaman denen bu akarsu gnlm eldi. le sonralar bir kk yry, dilenmi nar tadnda. Akam vakti bir sigara iimi, zambaklar tadnda... Anladm ki, bu dnya, sevgililer sevgilisi. Bir gn akam etmek, gzeller gzeli... Sonra grdm ki, sesi tatl, yata scak, can tatls tahtrevan gibi bu gzel hayat, insan ham ayva tadnda bencil yapyor... Gencecik, arap yzl ocuklar, tr kokulu gen anneler, polis ikenceleri karsnda tarihin en vahi eziyetleriyle paralannca, ite bu yzden gzlerimizi yumuyoruz. nk, bir kez olsun kelebeklerin imenler stnde dans ettiini gren insan, hayat herkesten, her eyden kskanyor. Geride kalan tm iren, soysuz katliamlara sessiz kalyor... Rahat kam bir insan, sonsuz plerle bir daha kurtaramazsn kraliem... Artk itiraf edelim, ...kilmi bir spa olmadan, bu deniz

91

lkesinden gzel bu topraklarda hi kimse mutlu olamayacak... Halkevi kk bir oda, ieride sigara imek yasak. -be kii ancak var. Yarm saat kadar konutum, darya attm kendimi, sa diplerimden fkran teri durduramyorum, soukta titreyerek sigara imenin tadndan... 66 yanda gen bir delikanl, konukan, scak, hareketli Hasan Baba'y burada herkes seviyor. Erzurum ivesiyle konuuyor, Horasanl. Ne tatl konuuyor. Bal gibi. Genliinde bandan geen siyasi kavgalar anlatyor. Alar gibi oluyorum. Dudaklar, avular yarlm. st ba, kavrulmu toprak renginde. Horasan Dalar'nda, karn altnda donma tehlikesi yaad geceleri anlatyor. Alar gibi oldum. Kara tren vagonlar gibi, ar kmr ykleri eker gibi konuuyor. Bak, "Nihat Garda, u insanlara bak... Sokan lo kelerinde insanlar gryorum, ayn renk arabalar iinde insanlar gryorum... Bu insanlar yle griyem ki... Hani eti buzdolabna koymaz, darda brakrsan... Topraa plak

92

ayakla basmam, bir kere eline pabucunu alp bu putlarn peine dmemi... Nihat Garda, bu insanlar kokarak lrler. Ben onlar ele gryem, hepsi kokir bunlarn..." Kokirler... Kokirsiniz... Kokiyrik...

Malta Kuatmas
Bu, gri, kara, korkun, duru ehirde yazmaya baladm. Byk demir kaplar, geni avlular, mehtab, gnbatm yok bu ehrin. ehre ilk girdiimde duvarlarnda Orhan Kemal'in 72. Kou, Murtaza, spinozlar adl oyunlarnn afilerini hatrlyorum, her yer karanlk. Titreyen mum gibi sessizce, l yata gibi kirli kelerinde, yllarca kafalarmz duvara vurur gibi dndk. Kfl turu kavanozlarna benzeyen souk, sar apartmanlarn nemli bodrumlarndaki ay ocaklarnda bekledik. Benim gibi yz binlerce gen ocukla, ayn siyasi kara rmcein alarnda. Kimseye etmedim ikyet, eve

93

dnp, alt aydr masann stnden kaldrlmam taban dibindeki incecik ya tabakasyla oynarm, sona kalm -drt patates kzartmasyla yalnzlm blrm. Terden srlsklam, sabaha dek desenler izerim yan stne. Ruhumuzu temizlemekten kmrleip bez parasna dnm bedenimizi avutacak ne bir ak yorgunluu, ne uzaktan geen bir gemi. Orhan Kemal'i ellisinde yakalayan onlarca yoksulluk hastal, otuzunu gemeden oynamaya balad vcudumuzla. yle ince bir yz vard ki karanln, boucu bir dumana sarlm incecik yamur, ssz, plak, souk, hasta, inleyen, hep susmu, kemik ve paavra yzl insanlarn yanma srkledi beni. Yorgunluk ve aresizlikten srlsklam yzleri seyrederken, yuttular beni, baka bir insan oldum. Yedi kat yalnz kuru insanlarn ranzalatrd ay ocaklarnda, kebap komileriyle gecelemek yle dokunurdu iime. Kim konusa, eski bir kol kayna dnm boynu, kzarm yz, yetim, kim konusa, kendi sesim

94

sanrdm. Kimseye etmedim ikyet, yazdm. Taban dibindeki yaa desenler izdim, kk patates kzartmasnn yanm kelerinden sergiler atm. Benim gibi, bir kez olsun alnna ay vurmam, yz binlerce eck, cck, kara, gsz, elimsiz, sessiz, kz, erkek, toz, toprak, al, amur, ne id felaket karamsar bir kalabaln iine dtm. Aklmn ucundan hi geirmediim patlayc maddeler tadm. Beynimde gcrtl bir zmpara. Balklar, biraclar, kebaplar, iekiler, afilerle karmakark Sakarya'da yllar boyu turlarken, kasa tahtasndan iki iviyle atlm incecik omuzlarm, sarsntsna dayanamazd dndklerimin, ayaklarmn ba zlr, tkezlerim. Entarisini syrm iya suratl bir korku, kalabaln ortasnda nm keser, durduum yerde boa yoku trmanrm. Sidik kokan bir rezillik suratm. Bitmek bilmeyen Allah'n belas kocakar souklarnda, yumruklarm, ceplerimde skmaktan yumurta

95

kabuklar gibi sertleir, bir zlseler altma ieyeceim, her eyi sil batan kartracam. Tela, tela iinde lrd akam. Aklm alrd tandk biriyle merhabalamak. Ne zordur aylarca kilitli kalm ksa, pasl konumalar. Her gn havalandrp bin kez tlediim, katladm ksa konumalar, merhaba, naslsn, kzgn bir demir gibi azmn iini dalard. Ac soan gibi midemi yakar hal hatr sormak, dehet iinde tir tir titretir, uurumun kenarnda, maher yerinde, ey insanlar, naslsnz, bugn nasl geiyor, deyip bir tutam kuru ot gibi kopartacam ayaklarm topraktan. ataln ucu kaim gelir desenlerime, kibrit pn liflerine ayrr, amar ipine kelimeler dizerdim. Sessizce alamak iin akamlar kurulan pazarlara gidiyorum. Bayi nnde dergiler kartrr, mtemadiyen samalayan edebiyat hastalaryla kuatlm bu lkeden tiksinti duyan kfrler savururum. Dolu bir salonda oturmadm. Benimle, mektup gibi uzun boylu konuan eek kestanesi olsa, beyaz

96

geceli, peri masall, yangn gibi kara gller yetitirip, ak olacam. Azna kadar bokla tkanm ehir helalarnn aynalarnda, grltl smkr-lerle daha da irkinleir yzm. Hibir iim yokken kaarm, ok iim varm gibi oraya buraya kouan insan seline. Zehir krmz biber gzlerimi herkesten saklarm. Bu karanlk derin sularda zpkn yemi balklarn acsn, denizin stnde gemi gvertesinde seyredenlere anlatmak ne byk ihanettir, deyip, hrsmdan alarm. Nereye baksam, memeleri hamam kesesi gibi kir ve pimanlk lklar dolu, yorgun, tk nefes yal kadn aksrklar gryorum. Deli Trkan bunlardan biriydi, (ne zamandr grlmyor, lm m?). Krt balklar akam pazar, sardalyeyi, hamsiyi tanmayan Ankaralya, bara bara hamsi diye kasyor! Mteri tezghlarn iinde korkudan herkesin kulaklarn kapatt tiz bir lk kopuyor. Turucular, ekmekiler sokaa frlyor. Akam telan, yorgunluunu unutmak, elenmek iin Deli Trkan'la dalga geiyorlar. O da kendini

97

savunmak iin yeri g yrtan kuduzlu bir lk atar, souk akamlar orta yerinden cart diye ikiye ayrr. Yoldan geenler, dkkn sahipleri dayanamaz, "Bartmayn kadn, gnahtr yapmayn" diye itiir kakrlard. Birini mi ldryorlar, biri mi bodurtuluyor, yirmi iki yl aralksz her akam Deli Trkan'n lklaryla akamlar krbalard beynimizi. inde gcnde kalabalk kaskat kesilip kalrd, korkudan. Asit gibi iimi yle bir oydu ki bu lk, delirme fantezim Deli Trkan gibi lkla balyor, stm bam paralayp karayollarna kayorum. Nereye kasam, havada asl kramp girmi bir lk. Nasl korkun! Kadavra tahtasyla ruhumu dvyor. Nasl ac bir lk, zpkn gibi beynime giriyor. Aklm alr, korkudan iimde ne varsa boaltr. Isszln ortasnda uulda-yan, tnlayan bo bir tabuta dnerim. Hcrede sorguda bizi bekleyen, bozuk, yrtlm, banda kaydedilmi ikence lklar...

98

Ya da halkn kara isyan bayra m bu lk! Kulaklarmzda infilak eden teneir, hepimizi ayn tragedyann seyircileri yapyor. ieklerin uykusunu blen korkun bir alamayla ykanm incecik bedenlerimiz, ya da, kltr diye bir korku bahesinin iine mi drm bizi. Medeniyetler mzesine kayorum. Hitit tanrlarnn gzleri ldrm patlak, arslan heykellerinin gzlerine bakn, kudurmu gibi frlam, kartallarn gzleri delirmi, hepsi vcudumuzu hrpalayan dehet tiz lklarla orada barp duruyorlar. Neden, Buda gibi mlayim suratl tanrlarmz olmad. Kemirilmi fare krkl mantosu, yirmi yldr ykamad beton gibi kalplam salaryla Deli Trkan' herkes tanr, ehre ilk girdiimde yirmiyl nce ben sadece Orhan Kemal'in, Yaar.Kemal'in, Kemal Tahir'in ukuroval, Orta Anadolu kylerinin abooovvv diye baran kahramanlarn tanrdm. O gnlerde bir krtasiye-kitap dkknnda tandm Trkan', st ba perian deliyi grnce rkp geriye katm. Elinde, Sakarya

99

esnafndan yiyecek toplad antas aynyd. Yal kitapyla ok sakin, hatta fazlasyla zarif konuuyordu. Herkesin alay ettii, hayat boyunca ykanmam kadnla sakince nasl arkada olabiliyorsunuz, diye sordum yal kitapya. ok gzel bir kadnd diye balad, bir doktora akt. Aklar dillere destan, doktor baka kadnla evlendi, ne olduysa ite... Dkkna gelir gider ak romanlar alr. Okur, almaz ise, saatlerce romanlarn kapaklarndaki resimlere bakar, gler, onlarla konuur. Deli Trkan', ak romannn sayfalarn, portakal yapraklarnn kokusu gibi evirip evirip kokladm grdm. Ne zaman yalnz kalp hznlensem, Deli Trkan'dan rendiim gibi, koklarm sayfalar. Aklm ald kadnn l, kendime, bu memleket bu kadar byk adam, hayrl evlat karm, onlarn iirlerinin, sanatlarnn peinden gitsene, ne aryorsun bir delinin karanlklar yrtan vahi hayvanlar gibi lnn peinde. Kelimelerimin ac ekeri,

100

yazdklarmn niformas, iimde hafif atete pien deliliklerimin ta kendisi oldu bu lklar. 1980'e kadar hapishanelerde mahkmlarn ou kz karmadan suluydu. Trkiye ok deiti, artk kz karma en dk sulu grubunu oluturuyor. Trkiye'nin nnde milyonlarca kara bcek biimli gen kz bekliyor. Uygarlmz ne bara yarad, ne ekonomiye, ne demokrasiye. Bir gzellemeye iyi geliyor, ancak, bu dzenbaz yoksulluk, yalnzlmz buradan da meyvesini alamyor. irkinlik utan verici bir hastalktr! mrm boyu grdm en irkin kzd Rdvaniye. Kz grnce, yzm, asit dklm gibi acyla oyuluyor. Konfeksiyon atlyesinde kendiyle birlikte ellinin stnde gen kzla ayn dairede alyor, akam saat altda stad kaps gibi boalyorlar, hzla otobs duraklarna kouarak. Rdvaniye ise, o kadar bo masa varken, gelir masama oturur. aym iip, sevgilisini bekler. irkinlik sosyal bir ktlktr. Sarkk alt dudandan salyas, smklbcek a gibi yrd yolda ipincecik

101

uzayp giderdi. Yap yap salar prasa rengi, gzleri korkudan frlam. Geni ve engebelerle dolu aln onu ilkel bir hayvana benzetiyor. Bir i bulmann keyfi ona yetiyordu belki. irkinlii ustabann kendisine sarkmamasn salyordu, belki. Ama dev bir hindinin suratna benziyordu, sarkarak katlanan yanaklarnda geni bir ty tabakas vard. Kendimi tutamayp ine ucu bir gzm ilise, gnlerce unutamyorum suratn. irkinlii yetmiyormu gibi, arkasnda patlam fermuarndan i donu gzkr, gtnden dmekte olan etei, bir zahmet toplamazd. Kararm oktan verdim, sel, deprem, sava., irkin bir kadndan daha byk acl bir felaket yoktur. Bu acmasz talihsizlii tasarlayan Tanr'yla aram alyor. Ahlkla ahlkszl, gzellikle irkini ayrt edecek tm geleneksel llerimi kaybettim. Bu uyuuk, miskin, aptallar ve irkinler srsn, bir toplama kampnda yakmahyz. Sovyet bayraklar, afileri ne kadar abartlym, gl yapl, gzel adaleli ii kzlar. Yoksulluk insann bedenini erittiine,

102

insan aptallatrdna gre, bu kadar din, salkl, gzel olabilmeleri mmkn deildi. Konfeksiyon atlyesinden frlayan yzlerce kara kk bi-imsiz bcekleri, akntl cerahat gibi yzlerce surat grdke kafam karyor, altst oluyorum. Kendimi toparlamak iin manavn nnde dakikalarca sera mal ilekleri, kirazlar seyrediyorum. Onlar da ok pahal. Yoksa irkinlik, halkn kara isyan bayra m? Grn bu suratlar mideniz kalksn, grn ey insanolu panie kapln, mutsuz olun, grn zkkmn kkn yeyin. Rdvaniye'nin sevgilisine ise, ap kalyorum, incecik bir olan, gururlu, sakin, duru bir yz var. Yolunu gzlyor, bu ucube kzn etrafnda centilmenler ve melekler gibi fr dnyor. Birbirlerine sokulup sokak sokak sonsuz bir mutlulukla gzlerini kapatp dnyay unutuyorlar. k, heyecanl, alml baklarla kz bekliyor. Nasl baarm bu le paras yz sevmeyi. Bu ocuk hangi lkeden, nasl bir dnyadan gelmi!

103

Yllar geiyor, yaseminler gibi sevgilisini pmekten dudaklar kurumad, baharlar geiyor, nar yapraklar ineyerek birbirlerine sarlmaktan yorulmadlar. Bense, lma hazrlanyorum, bu akam, olmad yarn buz gibi krlp gibi deceim. yle mutlu yryleri vard ki, ite yine geiyorlar deyip, derin bir sevinle tuhaf aklar izlerdi, insanlar. Ben ise kulaklarmn dibinde kramp geirip kaskat havada kalm mzrak ulu lk tarafndan uuruma ekiliyorum. Ne zaman grsem bu boklu kumrular, ekingen, mahzun ocua bu irkin kza niye aksn ki, budala diye kfrler savururum. Hibir ak insan bu denli kr edemez. Bizler iek tozlar myz rzgrla uuurken kime toslarsak onunla hazla sevielim. Kontrolm kaybediyorum, pamuk ipliine bal hayatm, Trkan'n lyla koptu, krlacak. lklaryla lunaparkta srf yapanlara imreniyorum, iz sren av kpekleri gibi beynimin barsaklarn hrpalayp kokuturan l bekliyorum. Bir zamanlar Aziz Nesin, Talip Apaydn, Fikret Otyam,

104

Yaar Kemal, Orhan Kemal, Fakir Baykurt, onlarcas, kylnn, varolardaki insanlarn yasn, atn, cahilliini, aresizliini es-tetize ediyor, ok satyorlard. Kemal Tahir ok ciddiydi, plan ve program dahilinde ky romanlaryla kylmz, yurdumuzu kurtaracakt. imdi, bir telefon ap en mahrem orgazm lklarn dinliyorsunuz, haber bltenleri, acl annelerin, gecekondularda san ban yolan yoksul insanlarn lklarn pazarlyor. lklarmz, medya tik pazarda her Allah'n akam ov grntleriyle montajlanyor. Hepimiz, zevkli meneke gzlerle dnyann en azap verici seslerini kat bir psikolojiyle izliyor, bir de stne sanattan, edebiyattan sz ediyoruz. te burada, bu sokakta, odalarmzda, televizyonlarda bu lklar, bin yllk tazeliiyle hi deimiyor, bin yldr ldrtyor, yrei olan her eyi yakarak, beyinlerimizi, kulaklarmz kesiyor. Acyla, yoksullukla cehaletle ge ykselen lklar satan, ova dndren bu lkede ne iimiz var. aresiz,

105

zavall insanlarn san ban yolarken frlatt can yakc lklardan orgazm olan, dnyann en sapk mutlu insanlar oluyoruz. Zevkle nasl izlenir bu programlar, bu iniltiler, bu atlar, keyifle nasl seyredilir cenaze trenleri, cumartesi anneleri. nsan ruhunun dinamitlendii bu seslerle hepimiz elenip, oyalandmza gre, ne lkesi, ne sanat, ne vatan, ne insanl. Osmanl da byle yapt ite, bu yoksulluun ln sava naras Allah Allah seslerine dntrd, yuttu, kaybetti. Yeni bir tr, sapk, baka cins insanlar olduk. ileri Bakanl nnde, akamlan, kaamak sevgililer park vardr. Anayoldan ii karanlk. Sevgililer ikier ikier tm banklar doldurur. ileri Bakanl'nm nnde nbet tutan polisin can sklr, gelir, tek tek banklar gezip kimlik kontrol yapar. pmekte, sarlmakta olanlarn keyfini karr. El feneriyle iyice kimlik resimlerine, sonra kzarm pembe yzl sevgililerin yzlerine. Belinde ar makineli silah.

106

Ne zamandr alamakl ve yalnz oturuyor Rdvaniye. Sevgilisi ocuk yok ortalkta. Garson Kemal'e sordum, "Hayrdr, bizimki yalnz" dedim. "Polis, parkta tekme-tokat dvm bunlar..." Duygusallkla salalam bu romantik aktan ben de kuku duyuyordum, ayrntlaryla dinledim. Polis niye dvsn. Gizli, cinsel bir entrika anlatr gibi, kulama, fermuar muhabbeti balam bankta. Kz boylu boyunca banka uzanyor, olann fermuarn ayor. Yalap alap tutkuyla kendilerini kaptrdklar bir anda, polis yakalyor. Tamamlanmam bir orgazmn ortasnda dvlmek kadar insan ne actabilir? Olan, arna gitmi olmal hi ortalkta grlmyor, Rdvaniye, mutsuz, km, sigara ve ayla alayp duruyor. Garson Kemal, kzn ezik, dkn halini grdke, kulama: ".mma koduumun memleketinde garibanlarn yiyimesi bile yasak..."

107

yle gnlerce iledi iime. Tam sras, bas l, parala stn... Emir verdim kendime, bas l. Tam da o srada, Trkan'n l Sakarya'da korkun tnlamasyla patlad. Uurumundan den lkla senkronu nihayet yakalamtm, basyordum ki l... Yanmdaki masadan, benden nce, Rdvaniye, yeri g titreten, bomba dm gibi angur ungur lk atp, aynalar krmaya, sandalyeleri paralamaya balad. Neye uradmz ardk, garsonlar sakinletirmek iin kollarndan tuttu. Garson Kemal kulama, "Kopard ipi, rahat etti!" dedi. Su, kolonya getirdiler. "Nefes al bacm, sakin ol bacm" sesleri arasnda kzn masasnda buldum kendimi. Niyeyse, ne biliyorsam, ben de naslm ki, kz sakinletirmeye alyorum, azmdan ilk kan laflar: "Bak abla m, Kanuni, Trk tarihinin en byk padiahdr. O bile iki kere byk yenilgi yaad. Biri Viyana Kuatmas, gittii gibi geri geldi. kincisi Malta Kuatmas...

108

Turgut Reis ehit oldu. Otuz-bin levent sulara gmld. Bugn bile Malta'da, Turgut Reis adnda lokantalar vardr..." Garson Kemal tuhaf tuhaf gzlerime bakt, kz kimlere teslim ediyoruz gibisinden beni bir kenara ekti. "Bir saniye Nihat aabey, sen yle ekil..." Oysa ben daha hazrlklydm ipi koparmaya. Rdvaniye benden nce kopard. ok dndm bunu, anladm ki domuzdan, eek kestanesinden olsun ayrlk acs duyacam bir sevgilim olmam. Aradan yllar geti, Kemal'i grdm. "Hatrlyor musun Kemal, Rdvaniye'nin, Trkan'n lyla ortal birbirine katmasn". "Zavall, kafay yedi, gitti..." Sonra glerek yzmn iine bakarak "Sen de az deilsin, neydi o Viyana kaplar Napolyon... Neyse iyi grnyorsun, toplamsn..."

109

Halanm Yumurta
Kardeim Davut Genc'e Hastabakclar demir gcrtl arabayla, demir karyolalar souk uykusundan kaldran kfrlerle, sabah kahvaltsnn halak aym elik bardaklara doldurur. Hastane servisleriyle zdelemi bu gcrtl arabalardan biri trenle deitirilmi, sekiz on lions kadn kulbnn ald servis aracyla gazetecilere poz verip, aracn bir yzne kocaman harflerle falan lions kulbn hizmetidir, yazsn yazp, mutluluk ve sevinli alklar ve hastalarn uzaktan baklaryla servise sokmulardr. Sabah kahvalts hastabakcnn tanzimiyle oluur, bazen , bazen be zeytin, bir de Bozkurt reeli, en nls, halanm yumurtadr. Gnlerce depoda bekledii iin rm kokar. Her sabah servislerde, ruhsuz ve hayvanca yumurta hakk, zeytin hakk zerine kadnlarn sa saa

110

kavgalar airet kavgas gibi.. Maher yerine dndrr servisleri. Her Allah'n sabah "yumurtam alnm", "hayr benim hakkmd o yumurta", diye baran kadnlarn arasna girip mahkeme etmek, halanm yumurtalarn bllmesinden kan kavgalarda en duyulmam kadn kfrleri duyarak gne balamak; umutsuz bir imha savanda yumuak karnnz sn-gleniyor, bok, psrk, barsak, herkesin boynuna sarlp, bulap, lam tkam lelere dnyoruz. Paralanm kaya parasna benzeyen kz suratl hastabakclar bu yzden burann krallardr. Kmrlemi patates gibi burunlaryla kavgann ortasna girer, bir Tanr gibi, zeytinin, halanm yumurtann, fazladan bir dilim ekmein gerekeli kararn aklarlar! Hastabakclar depodan aldklar teneke zeytinin yarsn her daim i ettikleri iin, dier yarsn ta-neletirip bltrmek, Trk milletinin asla zlemeyecek en hazin, en sert sorunudur!

111

Bu kfrleri her sabah duymak, yarm uykulu, acl gzkapaklarm frengiletiriyor. Yalnzdm odamda, bu berbat pislie bulamadan gne balamann imkn yoktu, bir daktilom vard odamda. Saat ba kalkp hastaneyi kolaan eder, yine her sabah doktorun gelip, hastalarm yatrp muayene ettii ila kokulu bu hasta yatanda kemiklerimi duvarlara vurmadan dzeltmenin imkn yoktu! ocuk kouunda, halanm yumurta kavgasnda sa ba yolunup bir kenara frlatlm, berbat suratl bir gen kadn tandm. Papaz sakal gibi salar. Kocas isiz, zavall bir adam. ocuu spastik, 4-5 yalarnda. ocuu yznden alamyor, be kuruu yok. Alnnda deri o kadar incelmi, zerinden ustalkla syrd ince zar gibi, bir hznl, ac ekmi yz var ki, eskiden pencere nlerine aslan kurumu biberler gibi. Kadna gidip yardmc olsam, ertesi gn dier kadnlar ona sulandmn dedikodusunu kartp, o mehur iren kfrlerden savuracaklar: "Kz cad, yumurta yemek iin

112

memurlarn ...ikini mi yalyorsun". Bu kfrler yle korkaklatryor ki beni, sululukla bam yere eip hzla geiyorum kouun nnden. Yemekhane ise grlmemi bir bolluk, len! Henz sabahn seherinde byk tava et, pirzola, byk ocaklarda gizlice pi^ irilip, srtlan suratl kapclar, alar etrafna reklenmi. Hayatm orada, bu kyl, kpek adamlar, byk ate ocaklarnn iine kafalarn sokup yakarken, bitebilirdi! Bugnlere nasl geldim sanyorsunuz. Oturur hayalimden hikyeler yazar, avuturdum kendimi. Ne yazaym. Hikye deil mi, gya o kadn benim sevgilim. O benim, ok uzaktaki karagzlm, karasevdalm, ben, drst, soylu, geni bykl eski zaman subay. Kadn hayal edip iziyorum portresini. Yolunmu salarn hikyemde dzeltiyorum. Uzun siyah salarn rmak gibi beline indiriyorum. Kellemi alnndan dmdz kesilmi perem indiriyorum. Ksa bluzunun kolundan frlam kas izlerinin stnde diken diken olmu tylerini, dudaklarmla dzeltiyor,

113

bembeyaz, yumuak beyaz kadn eti dolduruyorum... Kalemimle canlandrdm bu eli sonra ehvetle sryorum. Her eyi unutmann yolu, hikyem gzel olsun, kelimeleri zenle seerken geirdiim zamann eriyip kaybolmas, ite, unutmak iin darsn. Tam da o kadn anlatan Melih Cevdet evirisi, Bennet adl airin szlerini yazyorum: "Seni Siyahln in Seviyorum / u Gsn Saran Karanlk in / Seni Efkrl Sesin iin Seviyorum / Glgeli Gzlerin in /.. Ve iirin ikinci drtlnde u msra deli ediyor beni: "Unut Kle Olduunu Bir Zaman." Her gece sabaha doru drtte, iki saatlik uykuma yatyorum ve bee doru, morgun kapsnda l lklar, atlaryla uyanyorum, hortlak gibi. yle umutsuz, plak, perian cesetlerin mezar yzleriyle karlayorum ki, duvardaki bembeyaz kflenmi kabarm yalboyalar cins bir virs gibi, kabir bcekleri gibi ruhumu, tenimi yiyor. Cesedin banda paralanm insan kalabalklarnn gasilhane

114

mermerine arpan cyltlarmdan kurtulmam imknsz. nk, grevim buras, ekmek param buras, nbeti brakp bir yere gidemem. Ne diyeyim, stn bam paralarken, gasilhanenin aput sprgesinin stne baylp dvermi kadnlarn paralanm earplarna, entarilerine, "Teyze, burada alama, git evinde ala" m, diyeyim. Kadnlar lk atmyor, beynime, ruhuma, kkken nnden getiim karanlk gecelerdeki mezarlklardan l dileri, fare kuyruklarndan jiletler, cam paralar frlatyorlar. Dilenci klnda binlerce anne lklar, kpek, srtlan gibi insan eti yiyor! Kafa derilerinden sinir paralarn gagasyla kartan le akbabalarna dnt imamn sesine, ezann sesine karyor; bu sabah yerinden talar, duvarlar, plk dalp, tm yola yalaryla akan yemek artklar bile kurtulamyor bu seslerden! Her sabah, yola yaylm yemek artklar iinde, onlarca an-ne-babamn biimsiz alvarlar, yamaklar, entariler iinde snrsz bir bozguna uram bedenlerini yerden yere

115

atlarm seyretmek dayanlr ey deil, sanki grnmez zehirli bir oltann kancas, tam da cierlerinin orta yerinden onlar tutup savuruyor, hayali bir denizin iinde izofren bir ahtapot gibi kollar, ayaklar, bacaklar, her ey ynn kaybediyor! nsan bedenlerinin maskesiz, kaygsz, aldatmasz, byle hesapta olmayan parampara edilip kudurmas, insanlar sanki burada, hayatlar boyu duyduklar tm zevkleri, sululukla Tanr huzurunda kezzaplatrp dkveriyorlar birbirlerinin gzlerine! Tm duygular irenletirilip sarkt buzullar gibi kafatasmza dyor. Adn kimsenin koyamad bu telerden te len, kol, bacak, yrtnma, barlarla deliren kalabalk; sonsuzlua m umaya alyorlar, korkaklm verdii acemilikle hareketlerinden biz mi anlamyoruz, ama, insan hayatnn en yksek uurumunun kysnda, en dibe dm kendi canndan bir yere sarlmak istercesine bolua atlm bu bedenler bir zaman sonra, acayip,

116

obur bir vahi hayvann homurtularna dnyor. Etraftan geen herkes, bu akl almaz histerinin iine ekiliyor, hi kimse darda kalamyor, lmn l kertenkelesinin tyl bacaklaryla donatlm sofrasna davet oluyoruz! Ama onlar belki de on ylda bir l banda alyor, ben, her sabah hurdaym, bu souk lm davetine katlacak gcm kalmad. Kendimi kurtarmann tek yolu, camlar, duvarlar, ameliyat bezleri, kanl sarglarla dolmu tam p bidonlar kadn lklaryla souk ldrc bir kurulukta kaslrken, ben o hayalimdeki kadna mektup yazmaya baladm. Hayalimde yarattm o uzun siyah sal dii kadnn macerasna gmlmeliyim. Sanki, souk, kat cesedimi mezara brakrlarken, ben, kendimi son bir can havliyle, romantik, bir gln usl usl serin sularna atmaya alyorum. te bu katr benim yazarlm. Allah kahretsin, yle usta bir kalemim var ki, hayalle gerek birbirine karyor. Hikyemi

117

okuyan kadnlarn ba dnyor, bu kadar sahici, esiz bir ak, yok diyorlar! ocuk kouundaki perian, zavall kadnn i ekilerinden, ssl kelimelerin hilesiyle damarlarmdaki kan smscak stan yeni bir sevgili yarattm. Gya karagzlm stanbul'da. Hikyemde, ben ona trenle stanbul'a gidiyorum. Kanad krk bir ku gibi koynunda alyorum, ama, kazanova bir kara kaplann, mthi erkeklik gcn bedenimde hissediyor, ftursuz bir gururla kadna drtbir yandan saldryorum. nce Kadky skelesinde buluuyoruz, skdar'da bir ay bahesinde saatlerce oturuyor, onu garsonlardan utanp, saklanarak, gizlice pyorum. Tm bunlar yle ayrntl gereki yazyorum ki, spastik ocuuna yedirecek be kuruu olmayan kadna olan akm, olmayan bir tuvale kelimelerle iziktirdiim gizli ve byl bir bahe! Yazarlm, kalemimi, o byl baheden kurtaramyorum. Sabaha doru, morgun kapsnda lm feryatlar gasilhane mermerlerinde

118

arplrken, kurtulmak iin, ite burada, uyduruyorum, uyduruyorum, gzelletiriyorum ve dzyorum bu kadn! Hikyemin utan verici karanlklarda sapkvari, yz asla kzarmayan ahlksz yerlere uzanmasndan asla korkmuyorum! Kelimeler beni nereye atarsa, kadnn orasn en olmadk kalabalklar iinde diliyorum. Korktuum bama geldi, yazdm hikyemi masann stnde unuttum. Ertesi gn, ayn odada greve balayan doktor arkadam tm hikyeyi okudu. ok houna gitti. Hakkmda gizli bir eyler renmi olmann yaygarasyla, fotokopisini kartp, tm hemirelere datt. Ertesi gnn akam nbete geldiimde, herkes benim ilahi akm ve gizli cinsel fantezilerimi konuuyordu. Gecenin skntsyla yazlm hikyem ortal kartrmaya yetti. Bahemire odasna ard beni. Gn boyu elinde fal, bur kitaplaryla gezen, hosohbet, fazlasyla kilolu bu kadn, iki yardmcsn odasndan kartp, beni karsna ald. "Olum, sen ok gzel bir ocuksun, benim

119

de byle bir akm oldu, zmir'de, artk zmir'e ldrseler gitmem. Bana o gnleri hatrlattn. Benim bakanlkta tandklarm var, gel senin tayinini stanbul'a kartalm, sevdiin kzn da yannda olursun!" Bana, olmayan, hayali sevgilim iin yardmc olmaya alyor. Eline benim hikyemi ald, bak, dedi, Bolu Da'ndan telefon ederken sylediin u szler: "Srtna vuran glgenden bir mr boyu oynayacam uurtmalar yapmaya geliyorum!".. Bahemire, "Sahiden bu kadar seviyor musun?" dedi. Bahemirenin hlyalanm gzlerinde hayal krkl yaratmak istemem, ama, "Dikkat ettiyseniz, hem trenle gidiyorum hikyede, hem de Bolu Da'ndan telefon ediyorum, nk bu bir hikye, aceleyle yazlm..! Yani, byle bir kz yok, hayalimde yazdm bir hikye..." Bahemirenin gslerinde tatsz bir infilak oldu. Kzgnlkla bard: "Yazk o kza, nasl sevmi seni, bu erkekler hep byle..." Ben, yeniden "yahu bir hikye" diyemeden, Bahemire: "O kz zdn duymayaym,

120

hadi, istersen, stanbul'a tayinini de kartrm..!" Bahemirenin odasndan karken, ilk defa orada dndm, hayatta elimden gelen tek ey yazmak, hayatm iin tehlikeli olmaya balyor. Bundan zehirli ve rktc bir gurur duydum. kinci ey, bakalarnn hayallerine lam fareleri gibi iren ve korkaka bir yoldan giren, aalk, ruhsuz biri gibi hissediyorum kendimi. Bu tereddtler iinde, nc bir ey rlplak nmde, ite yine gece balyor, yine morgun kapsnda korkun lm lklar sabahn drdnde tm varlmn yolunu kesecek, delirmeden sabah nasl bulacam. Kalemim usta bir tiyatrocu olabilir, hayaller bakasnn olabilir, ama, bu serum ieleri, ilalarla canl cenazeye dnm hayatn en deli yerinde bir de ben varm. Ben ne yapacam! Kalemimi arabmla, hayalimdeki sevgilimle doldurmaktan baka arem yok! Hikyemde sadece model olan spastik ocuun annesini iyice tasvir etmek iin bir daha ktm ocuk

121

kouuna. Bir kenara braklm kirli bir naylon torbas gibi, kadnlar stne hcum edip gzn morartm, ocuu koynunda, bir akl hastas gibi bolua bakyor, demir karyolann dibinde bada kurmu oturuyor. Gece, yandaki hasta ocuun dn ziyaretilerin getirdii portakallardan alp, sabahn drdnde ocuunu uykudan uyandrp, gizlice yedirmi. Kadnlar, hrsz diye hcuma geip, zavally parampara etmi st ba dklyor, eteini boydan boya yrtmlar... ocuunu kucanda son bir can havliyle tutan mecalsiz ty gibi kollar, karyolann kirli kesine frlatlm, paralanm lastik terlikler her eyi anlatyor. Sabahn drdnde ldrtan l sesleri, onu da bir yerlere frlatm olmal. ocuum alktan lr m diye, bu hayat nedir mi diye, buna benzer sesler mi duydu diye, ben onun hayalinde romantik bir akn gllerinde yzerken, o, vahi gecekondulu kadnlar kouunda portakal alm, bir gn daha yaamak iin!

122

kimiz de yaamak iin, ikimiz de byle zayf, ikimiz de toprak testi, ikimizin de kollar sska, sakat, ikimiz de bir bolua gmlyor saatlerce kamyoruz, ikimiz de durduk yerde silkinip rperen kular gibi, ah, kular silkinirken neler gelir akllarna! Tm bu resmin paralarn, bir anlk alan kouun kapsndan karanlk bir heyula gibi baklarm sokuyor, hayatma dair bilgiler topluyorum. Odama yryp, daktilomu nme koyana kadar, sskack, kara kadnn baklar iimde byyor. Masals bir glmsemeye dnyor. ncecik bacaklar, iimdeki akntl karanlk tnelleri dolduracak kadar nar iei desenleriyle uzuyor. Yzne, ah tatl bebeim, dnyann en tatl ballanm meyvelerinin gln oturtuyorum, sarlyorum ona. Darda, gasilhaneden san ban yolan kadn lklar ezan sesleriyle ykselirken, onu yatama brakyorum usulca. Yalan ve tiyatro ve eytanlar stne kurulu bu aulu, zehir hayattan kamyorum onu, simsiyah salar

123

dokunduka bedenime, hkrarak alyorum, koynunda... Nasl seviyor kelimelerim onu, bunu bir yazar nasl anlatr Tanrm! Dalgal denizler gibi gs. Gbei inip kalkyor. ine girip, inciler toplasam, midyeler... Alamadan sevimeyi renebilsem. Bir su kenarnda ayaklarn, su kenar gibi baldrlarnn ilerini, oralarn, ovalar gibi... Ah, biraz sonra elale olup delirip dkleceini biliyor mudur bu dere! Nasl baarabiliyor bunu dere, tm amurunu tutup, ince ince toz bulutlar uarak atlyor kayalarn stne! Nasl tutuyor amurunu, nasl uuyor tepe st kayalarn en keskin yerine! Sabaha kadar o su kenarnda ykanverdik. ieklerini hi dkmeyen aalar gibiydik. yle narin yerlerime dokunuyor ki glleri, en gizli sevinlerim, yzmde eki zm gibi tatl bir acyla buruuyor... Odamdan tm hastanenin seslerini tanyorum asansrn altn duydum, sabahn bei, nedir? Lastik ayakkablarla kap ses kartmasn diye, arka koridoru dolatm,

124

paralanm bir kaya parasna benzeyen, bir kz kadar kll kapc kemerini balyor, kadn gremedim, bir sinek, bir solucan gibi arkasnda grlmyor, sonra merdivenlere doru frlad, ardndan baktm, iki avucunda skh, iki halanm yumurta. Kapc: "Gryon, dayn nasl i bitiyor," diye kaslarak iki kolunu deve gibi gerinerek, geti yanmdan. Nesine kzaym bu adamn. Ben de hikyemde, odamda ayn ii yapyorum. Hi deilse o, iki avucuna, iki halanm yumurta brakt. Sust yakalanan bendim. Kelimelerin beni srkledii o iren, utan dolu ahlksz uurumda yle utandm ki... Birka hafta sonra kocas ziyaretine geldi, bir kavun getirmi. arap ieleriyle dolu, bakm olmad iin aalarn bile kf balad, kpek boklaryla dolu bahenin en dibinde yere gazete serip, gle oynaya ocuklarn orta yere koyup, glerek akalamaya baladlar. Zayfa, kara kuru adam, kavunu bayla ince dilimlere ayrd, ocuk, kontrol edemedii

125

spas-tik elleriyle kavunun en ballanm yerlerini avulad, suratna srd. Adam, bir eliyle ocuun kontrolsz ellerini tutup dier eliyle kavunun en ballanm yerlerinden bir dilimi ak bana geirdi, ocuun azna doru gtrd. Srekli oynayan bayla ocuk dilimi ham yapt. Annesi, ah canm, deyip olunu bandan pverdi. Durdum ve dndm, dnyann tm edebiyat, ekspir'i, Balzac', u ocuun azna giden, kavunun tatl ballanm bir dilimi olabilir mi? Mandann Suya Sarken kard Ses Duyduk duymadk demeyin. Mercimeki Aye, bulgura dnm. 1930'da doan Aye Baysal, Amerika'da eitimini grdkten sonra yurda dnp Trk mutfak kltr ve beslenme zerine kitaplar yazp, yzlerce makale yaymlad. Trk diyetisyen ve beslenme uzmanlarnn annesi, en magazinel ismi oldu.

126

Mesleinde zirveye oturdu, talebeleri kendisine "armaan" bir kitap hazrlad. Mercimeki Aye'yi alk yllarmdan hatrladm. Mercimek zerine sk yazlar yazm, kamuoyunu etkilemi, onlarca televizyon programna katlm Ky ileri ve Kltr Bakanln derinden etkileyip kaynaklar bulmu, zal'n ikita muzla Trkiye'yi deitirdii yllarda, Toprak Mahsulleri Ofisi'ne bir dizi bfevari dkknlar atrp, mercimein baklavasn, helvasn, orbasn, kftesini, vs. onlarca eit yemeini yaptrp, ucuza halka sattrm dahiyane bir bilim kadn. Mercimeki Aye, heykeli dikilesi bir kadn. Bir ekmek parasna bir baklava, bir eyrek ekmek parasna bir orba ier, karnmz ier, doyduumuzu sanrdk. Tek kanall TV yllarnda her akam mercimek sohbetleri yapar, dersini ar bir ciddiyetle, bkp usanmadan anlatrd. Kamuoyunu yle derinden etkiledi ki, Cumhuriyet gazetesinin asrlk kalemi lhan Seluk dahi dayanamam, Mercimeki Aye'yi azarlayan kar bir yaz

127

yazmt. "zal, kredilerini zenginlere peke ektirirken, siz fakir halka mercimek mi yeyin demek istiyorsunuz" gibisinden bir yazyd. Mercimeki Aye kendini savunan yazya "Ben 40 yllk Cumhuriyet okuruyum" diye balyor, Atatrk devrimlerinden girip, mercimein yoksul halka getirecei faydalar ve Trk mutfak kltrnn engin derinliklerini anlatyordu. Dorusu ben de Mercimeki Aye'den yanaydm. Mercimeinden deil, topyasn sevdiim iin. Gzm yaartr cumhuriyet topistleri. Yazarlk hayatm onlara ithaf edip bir cumhuriyet topistleri kitab yazmak istiyorum. En nls Ky Enstitleri'ydi. Mustafa Ekmeki de bir zaman domuz eti yedirip yoksul halkn et sorununu krk yllk yazarlk hayat boyunca bkmakszm savundu. imdi elimde bir ceviz kitab, 1928'lerde yazld, ceviz aacnn faydalar uzun uzun anlatlyor, ceviz dikilmesi iirsel bir dille tevik ediliyor, daha da tesi yazar, kendini ceviz aac dikme ve diktirmeye adam, bugn

128

Orta Anadolu'da ceviz aalarndan kendine bir ky yapan bir topist kendi halinde yayor... Ankara sokaklarnn en sevimli bahvan Zihni Derin'dir. Ankara sokak ve parklarna emei oktur, Rize'de uzun yllardr ekilen ay, bir dzene koyup, yaygnlatrd, iktisadiletir-di, bugn ayclk onun adyla zdelemi, Rizeliler, Anadolu'nun en zengin insanlar oluvermitir. Her biri Anadolu kasabalarnn ksk alevi iinde, Mustafa Kemal'in devrim ateini yumuak bir insancllk, usanmaz bir alkanlkla yoktan var ediyorlard. Anadolu'nun hangi kasabas ve ehrinde rahat ve bele bir zenginlik varsa, oray inceleyin, hrn, radikal bir slm kar altndan. Kemalizmin bahvan bekisi Zihni Derin, talihini deitirdii Rize'den bugn evki Ylmaz tr insanlarn ktn grseydi, ne derdi acaba? Bir akademide hoca olsam, rencilerime ite saylar yzn stnde bu topistlerin

129

almalarn dev verirdim. imdi, burada, bu satrlar yazarken sizi bilmem, ama ite ben yine alyorum. nk onlar, ekinin, topran, milli kaynan, kendi abalarmzn, yerli malnn, kendi kendimize yetmemizin, ele gne muhta olmamamzn, yoksul halkn karnn doyurmasnn derdine dm halk insanlaryd. Bugn, hayatlar ve abalar komiimize gelebilir, glmekten krlr, belki de bozuk bilimsel grlerinden utanabiliriz. Sanki onlar daha sahici insanlard... 40'l yllarda yaymlanm, kuru zmclmz zerine iki kitap okudum, grdm ki, srf kurutma ve ambalaj teknikleri yznden kuru zm piyasasnda geri kalmz, glmeyin, marketlerden ithal cipsler, ithal fstklar yediriyorsunuz ocuklarmza. Yine 40'l yllarda yaymlanan Ttn Kongresi kitabna baktm, grdm ki, lafla peynir gemisi yrten siyasetilerimiz o yllarda dnyaca mehur ttnmz tarihe gmm. Yine bir kemalist retmenin elinden km anakkale zmleri adnda bir kitap okudum.

130

araplmz konusunda da -drt sk kitap. stne seyyahlarn anlarn eklediimizde, son onbe ylda aldmz mesafeyi saymazsak, asrlar boyu tmyle unutmuuz. imdi bu ii iyi bilen bir arkadama sordum. Karadeniz'de eit zm kalm, kitaplar, on-yedi eitten sz ediyor. Milli yemeimiz orbadr. Seyyahlar, Trkler her yemekten nce mutlaka orba ierler, diyor. Abdlhamid'in saray davetlerindeki menlere baktmzda, tpatp Fransz mutfan grrsnz, batan orba, sondan erbet, hari. kincisi, kebaptan ok, dolmalar. Seyyahlar, Trkler ne bulurlarsa iine doldururlar diyor. te bu ok doru, aydnlarmzn toplama ve doldurma dnce sistemlerini gzel zetliyor, ne bulurlarsa doldururlar. Eber Yamurdereli telefonda "Ne okuyorsun" dedi, "Patatesle ilgili bir kitap" dedim, gld. "Ne yazacaksn?" dedi, "Hani Erbakan siz patates dinindensiniz diyor ya, onu yazacam..."

131

Sonra Trabzon'un nl paa patatesini anlattm Yamurdereli'ye. Dalmayan, sertliini kaybetmeyen bu tabiatn en nl patatesi, son onbe yldr km bir toprak kurdu yznden, tarihe karmak zere.... Her gn sofrada -drt kez karlatmz patatesi bu halk neden tanmaz. Trabzon, Rize muhafazakr oylarn deposu, Erbakan geldi, slm gitti diye akllar kacak, ama ite, yeryznn bu en gzel, en verimli topraklarnda bir patatesi koru yamadlar... Telefonu kapattm, bir saat sonra polis ilingirle kapy ap gtrm, TV'de izledim... Bir gn daha kalsayd, patates dinini anlatacaktm, ksmet olmad... Cehalet ne kadar korkunsa, konumak o kadar zordur, ite izofrengi dergisi, artk biz iyiyiz, ancak bakalarndan pheliyiz, diyerek yayn hayatlarna son verdi. Ve Mercimeki Aye de mercimei brakp, bulgur yazlarna balad. te 80'li yllarn zlem dolu dev duygusu. Deiim. Toplama ve doldurma zihinsel

132

kabalmzn savurduu aydnlar karnaval. zal mhendisleri yanma alyor, Cumhuriyet gazetesi ikiye blnp ayrlyor, yazarlar, genler hapiste; yzlerine bakan yok, deiim adnda parti dahi kuruluyor, yol grnmt, yola kmtk. Cem Boyner'in kurduu partinin al konumasnda Le-man dergisi editr Tuncay Akgn'le beraberdik, kalabalk ve merakl kitleye niin siyaset yapyorumun hikyesini yle anlatyor: "Bir gn arkadamla Boaz'da kalkan yiyoruz, arkadamn kalkan ok kzarm geldi, garsona kt bu ne diye? Arkadama dndm, senin garsona kzmaya hakkn yok dedim, bu lkede az kzartlm kalkan yemek yiyorsun, bu lkeyi deitirmen gerekir, deitirmek iin de, ayaa kalkp siyaset yapacaksn, ite orada siyaset yapmaya karar verdim..." Salon alkla hoplad, bir Tuncay ve ben glme krizine yakalandk, bunlar deli mi diye... Saymz ok az olduu iin "deli olan" bizdik...

133

Deiim tanrs bir kez toplumumuzu armha germiti. Zindanlarda insanlarn kafalar patlatlarak ldrlrken, radyolar alyor, beyaz bir ihtilal gerekleiyor, zal kprleri satm, yllarn solcusu etin Altan deiim rzgrn arkasna alm, orta yal onlarca solcu entellektel medyaya cici kelerinde pazar yazlarna "di macunlarn sknca, nasl olacak" oktan balamlard... Hadi Uluengin, Osman Ulagay Hasan Cemal, Zafer Mutlu ve Sabah gazetesi lkemizi esiz bir yaz bahesine dntrd. En sinirli ve telal deiimci phesiz Hncal Ulu'tu, hem kprde trafik polislerini azarlyor, hem de zgr radyosundan dinledii harika ocuklar Yonca Evcimik'in, zel'in, elik'in arklarna laf yetitiriyordu. Deiiyorduk, bir gn zal deitiriyordu bizi, bir gn Hncal Ulu, Duygu Asena, Glay Gktrk, bizim neyimiz eksik dediler, byk bir zveriyle onlar da bizi deitirmeye karar verdiler!..

134

Deiim rzgr on be yl srd. Bu ryann sisleri hl dalmad... Ylan kabuk deitirmezse lr, deiim gaz, ylanlar glendirdi, Hasbi Aa gibi onlarcas holding kurdu. Deiim rzgrnn efsane ismi: Salyangoz ihracats Samsunlu Hasbi Menteolu'ydu. Kar oynatp, futbolcu satp, zal'n elinden ihracat madalyalar alyordu. TV'lerden, inmiyordu, hayalici kt, kayboldu... lkenin tm ahlkszlar birleti, irkinliimizden, yoksulluumuzdan utanan yazlar yaymladlar... Sonunda bu onbe yldan dev bir ses kt: Mandann suya sarken kard ses... Bu sesten Duygu Asenalar, Hmcal Ulular, Seda Sayanlar, Ayegl Tecimerler, Glay Ashtrkler, kt... Yldrm Aktuna Ajda Pekkan'la, Ercan Karaka Mjde Ar'la, Gkberk Ergenekon Nilferle, Serap Aksoy Aydn Gven Grkan'la ve nicesi, erdi muradna, deiim byle hayrl ksmetlere de vesile oluverdi... Kalbimizin lklarn anlatan tek bir yk kmad, derin mavileri unuttuk, artk ruhumuz

135

kabarmyor, deiim canavarnn kudurmasyla, modern an tanrlar amansz bir kavgaya giriti, borsa, banker, medya boutu, hamasi nutuklarn istilasna uradk. Kalbimizin lklarn, ate koru testerelerle daladlar. Zulm ve zenginlik barbarl delirdi... Ve getiimiz elli yl nasl kalknmay otomobil bayiciliiyle zdeletirmisek, bu byk deiimi de zelletirmeyle, zdeletirdik, ite deiimin aydnlan bu ite kullanldlar... Mkemmel bir katakulliye geldiler, bugn deiimin tm aydnlar piman ve sancl, yava yava ac yazlar yazmaya balyorlar ve manda bokuyla rttkleri solculuklarn ayklamaya alyorlar. Trk aydn, zal'n, Boyner'in, Aydn Doan'nn, Zafer Mutlu'nun katakullisine neden geliyor? Neden kaba zihinsel, uyuuk llere, deerlere tapyor, ruhunu yalanla kavuranlarn tuzana dyor!.. Bunu iyi dnelim, nk bu insanlar asla kt insanlar deiller, zihinleri "yaln, plak gerei" ayklamayacak kadar, dolma, toplama

136

bilgilerin istilasna uram, dolma, toplama beynini kalknmann, deimenin "byl iksiri" gibi gryor... Halk hikyeleri kylerde, kasabalarda anlatlan Ferhat ile irin, Krolu, Battal Gazi gibi ak, kahramanlk hikyeleridir. Mutlaka kahramanlar iyi ya da kt... Mutlaka mutlu ya da mutsuz son. Hikye kahramanlarnn kutsallatrld, destanlatrld, asrlarca ky, kasabalarda anlatlan metinlerde... Ancak meddah hikyeleri ok farkl. Ben de meddahlarn taklit ve ksa fkralar anlattklarn sanrdm. Yeni yaymlanm meddah hikyelerini okuduumda, yanldm anladm. Meddahlar, uzun yklerini sslemek iin aralara ksa yk ve taklit sokuturuyor, o kadar. nce unu renelim, meddahlk bugnk sinema, tiyatrodan daha yaygnd. Hemen her kahvede, her akam bir program vard. Sonra unu renelim, binlerce meddah hikyesi vard ve repertuvar ok geniti. Her birinin senaryosu akllara durgunluk verecek

137

gzellikte, ayrntl, srkleyici ve dramatik derinlikteydi. Bir de unu renelim, meddahlar hikye kahramanlaryla dalga geebiliyor, eletirebiliyorlard. Halk hikyelerinde kahramanlara kimse kt, irkin bir davran, sz dokunduramaz, yasakt. Ve halk hikyelerinde olduu gibi, meddah hikyeleri mutlu bitecek diye bir yasa da yoktu. Meddahlar bu creti, bu yksek eletirici gcn nereden alyorlard? Sk sk Yenieri isyanlaryla vezirlerin kellelerinin alnmas, yani isyanc bir halk iinde yaadklar iin mi? te buras, bu cret zerinde dnmemiz gereken bir yer, Fransz htilali ok ey deitirdi ama en ok, sert, tatminsiz, her eyi altst edebileceine inanm "aydmlar"a yzyl boyunca g verdi... Ayrca, bu hikyelerde, bugnk Amerikan sinemasndan daha dramatik, arpc, orijinal metinlerle karlaabilirsiniz. Mesela 42 yl krek mahkmu olmu bir insann hikyesi...

138

42 yl krek mahkmluu yapm bir insann etkileyici hikyesinin hem yapsn, hem de dinleyici zerindeki etkisini dnn. Ya da, hrszlk, dolandrclkla mrn geirmi bir insann, yallnda ald paralarla mutlu olduunu anlatan bir hikye dinleyin. Bu kadar arpc bir geree Trk sinemas ve tiyatrosunda rastlayamazsnz... Glay Ashtrk, Ayegl Tecimer, Selim Edes, byle bir hikyenin kahraman olduklar halde, ne medya, ne gazeteler, ne de sinema byle bir sinema filmi ekecek gte ve yrekte deildir. Ve ilgintir, meddah, hikye kahramanlarn ilgin sslerle gelitirdi, aknlk dzeyinde ifade zenginlikleriyle, yani bugnk hikyemizden ileride bir "anlatm"... Trk roman, hikyesi, bu dramatik zenginlie kavuabilmek iin Tanzimat'tan sonra ellialtm sene beklemi, hatta bu serbestlie ve eletiri gcne kavuabilmek iin Tanzimat'tan sonra yz sene gemesini beklemitir, ve o creti ise, Trk hikyesi hl bekliyor...

139

imdi, yirmi bin Trk filminin ortalama yaplarna, binlerce tiyatro eserimize baktmzda, bugn Trk sinema ve tiyatrosunun devam olan Mahallenin Muhtarlar; Bizimkiler gibi senaryolar izlediimizde, bu senaryolarn "halk hikyeleri" tarznda gelitirdiini grrsnz... ddiam odur ki, Ahmet Altan, Krat Baar, Duygu Asena, Buket Uzuner tarz yazarlar, Trkanl, Filizli onbinlerce film, Kandemir Konduk'lu dizilerin senaryo yaplar kasaba ve ky hikyeleri uysall, naiflii, basitliindedir... ki yzyl ncesinin Osmanl ehirleri, Avrupa ehirlerinden ndeydi, nk meddahlar, "ehrin sanatlarydlar"... nsan, iktidar, hrszlk, seks, ka, cinayet yklerini ilerken, glerini ve cesaretlerini ehrin kozmopolit gcnden, ehrin isyankr bakaldrsndan alyorlard... Bugnk yk yazarlar, ke yazarlar, edebiyatlar, aradan ikiyz yl gemesine ramen, meddah hikyelerindeki kadar zek

140

gelikinliine, renkli sluba, dramatik zenginlie, srkleyicilik, eletirel cesarete ulamyor... Kaba zihinsel leklerle yazlm, ky, kasaba tarzndan kamyorlar!.. nk "iftlikte" yayorlar, Aydn Doan'nn iftlii, Zafer Mutlu'nun plaza kasabas, zal'n masallarnn anlatld ve artk birer halk tekerlemesine dnen, binlerce dizi, oyun, makale, kitap... Ben bir cumhuriyet ocuuyum ve cumhuriyet aym, bu topraklardaki en byk siyasi olayn cumhuriyet olduuna inancm tamdr, ancak, cumhuriyet devrimleri "kasaba festivalinden" bir trl kamam, her yeni darbe, kasabaya mahkm aydnlar tretmitir!.. Ve darbelerimiz dahi stn bir alicengiz oyunu, sk bir zek komplosu dzeyinde deil. Darbelerimiz dahi basit bir halk tekerlemesine dnt.

141

Dolapta Pekmez Yala Yala Bitmez 14. yzyl ortalarnda atl tekerlekli tat arabalarna sspansiyon sistemi, yzyln sonuna doru arabalarn n ksmlarnda, n dingil dner hale getirildi, teknikten ok o yllarda koum takmlar, araba sslemeleri yksek bir sanat halini ald. 16. yzylda arabalara cam takld, 19. yzylda sspansiyon geliti, kasalar dingiller zerinde yaylar araclyla kondu. Ve zemberek yay veya rzgrn itme etkisiyle kendi kendine hareket edebilen ara fikri olutu, patlama ile motor gc elde edilebilecei, 1753 ylnda Paris'te 14. Louis'nin bir bakannn, ilk barut motoru denemesiyle kantland. En iyi deriyle rtl kupalara sahip, srgl caml, kolla alp kapanan kaplaryla atl arabalar, 1770'li yllarda otomobillemitir. 1860 ylnda Lenoir patentinin aklamasnda, havann gaz yanarken genileyerek pistonu ittii ve yatay bir buhar makinesine benzeyen bir ift tesirli motoru buji ile atelendii gsterdi, bylelikle modern

142

dnyann ibadet edecei yeni bir yaratk aramza kat-lverdi. Ayn dnemde Rudolf Dizel adl bir baka Alman, skan snm hava iine basnla yakt pskrterek ateleme (patlama) temin ettii diesel motoru gelitirdi. Motoru Avrupallar buldu, seri retime Amerikal Henry Ford geti. 1988'e geldiimizde Avrupa lkelerinin toplam retimi 12 milyon 500 bine ykseldi. Yzyl iinde, asi, motor, elektrik sistemi, transmisyon organlar, tekerlekler, frenler, direksiyon, sspansiyon inanlmaz bir hzla ilerledi. Osmanl'nn kou arabalar, kzlerle ekilen, stleri rtl, etraflar ak, yanlan aynalarla, naklarla sslyd. Faytonlar, kou arabalarndan sonra kullanlan ilk yayl kupal arabalard. Sultan arabalar, saltanat arabalar rneklerini Avrupa'dan alyordu. Abdlhamid'e Mercedes bir araba hediye edilmise de, padiahmz ldrlrm korkusuyla bu otomobili kullanmamtr. Haklyd, o yllarda Fransa Cumhurbakan Carnot'yu anaristler, otomobile srayarak kama ile vurmutu.

143

Portekiz Kral ve veliahtn otomobilde ldrdler. Yugoslav Kral ve Fransz Hariciye Nazr, Bartoux'da yan yana otomobil iinde vuruldular. Birinci Cihan Harbi'nin patlamasna sebep olan Saraybosna suikast da otomobilde. Kennedy'yi, Abdi peki, Uur Mumcu ve nicesini otomobilde vurdular. leri grllnden dolay Abdlhamid'i sulayamayz. Merutiyet'ten nce, makam arabas olarak birka otomobil ancak girebildi lkemize. Merutiyetle hrriyet geldi, Gagenau kamyon fabrikasna eitim iin be kii gnderdik. Sonra Yzba Selahattin Bey komutasnda, ordumuzda otomobil taburu kuruldu. Almanya'dan otomobil blkleri getirildi. Otomobil taburunda yetitirilen ofrlere Gagenau marka kamyonlarn ynetimi verildi. Ford, Chevrolet, Studebaker otomobil ve kamyonlar, birtakm komisyoncular piyasaya srmeye balad. Ve asl meslei fes tcl olan Rait El Katip gen bir iadam olarak oto-

144

motivcilii kendisine meslek edinen ilk Trk oluyordu. Hem Trk hem de Mslman iadamlarnn kurduu ilk otomobil firmas 1927'de faaliyete geti. Bu, Kemal Halil, Mehmet Rfat ve rekas adl firmayd. Dodge otomobil ve kamyonlar, Good Year lastiklerinin acenteliini yapmaktayd. Nihayet nl arabacmz Vehbi Ko, 1928'de Kozade Vehbi adl firmasyla Ankara ve havalisi iin Ford bayiliini ald. Trabzon'da Sadkzadeler, Samsun'da Ald Kat yeenler, izmir'de Fevzi zakat, Gallia Ailesi, Adana'da Rasinzade Biraderler, Gaziantep'te Mehmet Ali Alevli, Diyarbakr'da Birecikli Halil, Zonguldak'ta Alian adyla tannan kiiler bayicilie baladlar. 1925lerde stanbul'un eitli semtlerinde, ilek kebalarn tutmu taksi duraklar olutu. Chevroletciler bir durakta, Fiatlar dier durakta, Fordcular bir baka durakta toplanm olurlard. Taksiciler en iyi otomobil mterisiydiler. 1960'dan sonra en iyi mteri, varolarn olumasyla '"minibsler" oldu.

145

1930'da bir yl iinde taksicilere 20-25, zel otomobil olarak da 10-12 otomobil satabilen bir bayi, iyi i yapm saylrd. 1930'a geldiimizde, 1500'e yakn otomobil, 100'e yakn kapt kat, 3000'e yakn da kamyon olmak zere tmyle 5000 motorlu tat yollarmzda gezinmeye balad. Ford Motor Company, 1929 ylnda stanbul'da montaj iine balad. 450 ii ile faaliyete geen, montaj retim yapan bu fabrika, 1931'de gnlk 38 kamyon ve otomobil retim saysna kt. Makinelemenin ekmeklerini ellerinden alaca kukusuna kaplan gmrk hamallar, para sandklarn denize attlar, gemiteki kapitlasyonlardan da rkm olan halkn yabanc yatrmlara souk bakmas, gnlk retimi 8'e kadar drd ve Trkiye'nin ilk montaj sanayi denemesi stanbul Ford, retimi durdurdu. Trkiye bu retim dzeyini bir daha elli yl sonra ancak yakalayabilecektir. 1930'da kendisinden ok ey beklenen zel sektrn yerini devlet sektr ald, Sanayi ve

146

Maadin Bankas, Trkiye Sanayi Kredi Bankas'na, bu da Smerbank'a dntrld. 1943 sava ylnda Amerikan sanayi kurulularnda 12,6 milyon insan almaktayd. Ankara ve havalisine otomobil, kamyon rnleri satan Ko, giderek Ford'dan Anadolu'nun dier bayilerini de istedi. ankr'dan Hakkari'ye onlarca bayi Ko'a baland. Ayn gnlerde Ford'un in'e satt 272 Ford marka asker kamyon, in'deki karklklar neticesi, Ko'un ricasyla Ko'a satld, 260'n Ko, Milli Savunma Bakanl'na, 12'sini de Ziraat Bakanl'na satarak ilk tatl krn yapt. 1930'da 956 olan traktr says, 1948'de ancak 2000'e kabildi. Ve bu yllarda ilk otomobil ustalar yetimeye balad, "toplama" usl dedikleri, birok araba parasn biraraya getirip, ilk otomobiller yapld ve onlarcas bayilerde satld. Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle, lkemize 173 deiik marka veya tip traktr

147

girdi, 1950'li yllarn ba belas belli oldu: Yedek Para. Aziz Nesin'in en gzel hikyesinin ad da budur: Medeniyetin Yedek Paras. "Medeniyeti veriyorlar ama, parasn vermiyorlar" diye bir cmleyle biten bu hikyenin kahraman, son krk ylmz zetliyordu. Talip Apaydn'n San Traktr roman da mehurdur. lk iki byk montaj fabrikamzdan biri, yabanc ortakl mehur Trk Traktr Fabrikas'dr, ikincisi jeep'leri retti. Traktr ve jeep, 50Ti yllarn karakteristii oldu, ky romanlarnn, ky filmlerinin, hayatmzn barollerine traktr ve askerin kulland jeep'ler oturdu. ocukluumun Cumhuriyet Bayramlarnda ite bu traktrler sslenip pslenip resmi geit yapard. Bu bilgileri edindiim kitap, Otomotiv'in tarihsel geliimini anlatyor, Otomotiv Sanayi Dernei, byk boy 376 sayfa hazrlam, ne hazin itiraflar sakl kitapta, i adamlarmzn, aalk komplekslerini, yalanlarn rtecek zeky dahi bulamamlar. Her neyse, Ko,

148

Ford'la grmeyi, hayatnn topyas haline getirdi. Ancak, ne zaman Ford'a gitse kovulur. Hatta grmeye dahi alnmaz. Sonunda Menderes'ten bir mektup alp yle gider. Mektuba karlk Ford, nezaketle Ko'u ve Trkiye'yi yeterli bulmadn syleyip kibarca yine kovar. Kovulmalarnn arkas gelmez. Kovmak, cins kpek yetitirmek iin esasl bir taktirdir, yine kapnza geliyorsa, cins bir kpeiniz oldu, demektir. Vehbi Ko, anlarnda, "Pencereden kovuluyorsan, bacadan gireceksin" eklinde konuur. Niye gireyim kardeim, hangi aalk dedemiz sylemi bu kpek ruhlu vecizeyi. Bu vecize, Trk halknn ortak hafzasna yerlemi, kle zihniyetin bir paras, deitirelim bu vecizeyi: "Pencereden kovulup, bacadan girenlere gvenmeyin!". nk onlar ya dzenbazdr, ya da onur bilmezler. 60'l yllarn renci hareketlerinde de bacadan girenler iin renciler "Truva at" diyordu montajclarmza. Truva at maketi

149

tayp meydanlarda yakyorlard, montaj sanayini aalamak iin... 68'lilerin tm bilgilerinde ambalaj sanayi, montaj sanayi sulamalar vardr. Sonunda bir ans, piyangodan Ford'la grlr, nk Ko, Ford'un dnya bayileri iinde birincisi olmutur, Amerika davetlisidir. Yine de istediini alamaz. te bu kovulma, son elli ylda ruhumuzu kpekletiren bir yaygaraya dnr, politikacmz, siyasetimiz, bu topraklara geldiimiz gnden bugne, Kzl Elma gibi bir ideal edinir. Otomobili kendimiz yapacaz, Trk'n gcn cihana gstereceiz!.. Trkler de otomobil retecektir, biz de otomobil yapabilirsek, tm yoksulluumuzdan, aalk kompleksimizden kurtulmu olacaz... Otomobil retmeden kalknmann imkn yoktur, dnyann her yerinde sanayinin lokomotifi otomobildir... te bu yaygaradan hl kurtulamadk, son elli ylmzn siyasetini, Merkez Bankasn, tm teviklerimizi

150

sanayicilerimiz bu yaygaraya kilitlemi, ceplerine indirmitir. Solcu aydnlarmz montaj sanayini, ambalaj sanayini eletirip, dalgaya alnca, ortalk yangn yerine dner. Bitmeyen bir it sava balar. Uzmanlarmz, iadamlarmz Amerika'dan kovulmu ancak, dnyann birok lkesinden de akl almaktadr. Bir akl da spanya Kral Franco'dan, tarihin benzersiz diktatrnden alnr, yle der Franco: "Mhendis raporlarna bakarsanz bu ii yapamazsnz, bu ii ancak, emir vererek halledebilirsiniz!" htilal olmu ve Cemal Grsel de Franco gibi dnmektedir, Trk'n ylmaz gcn sanayide gstermek ister. Gzdesi, sevdii bilimadam Necmettin Erbakan'dr. 90 gn iinde otomobil yaplacaktr, nk emir demiri keser. etin Altan'n alaylar bitmez: "Otomobil yapacaz, ha gayret!.." Gazetelerin manetinde artk her gn otomobil haberleri vardr. "Otomobil fabrikas tahakkuk ediyor", "Milli Birlik Kurulu ile

151

bakanlar, ar sanayinin gelitirilmesi meselesine el attlar"... En inandrc Erbakan'dr: "Halk tipi otomobil imal edeceiz, dikkat edeceimiz husus sadelik ve salamlk. Otomobil paralarnn tmn memleketimizde yapmamzn imkn yoktur, bilhassa vites dilileri ve rulmanlar ithal etmeyi dnyoruz"... Ve bu haberin altnda Atatrk derneimiz haykrr, Sanat Mektepleri Mezunlar Dernei: "Atatrk'n, 'ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir', dedii gibi, Trk sanat ordular da Akdeniz'e inecektir, ilk hedefimiz memlekette otomobil sanayini kurmaktr. nanyoruz ve yapacaz!" Dinmek bilmeyen bu otomobil ateine inanmayan tek adam etin Altan ve birka solcu yazardr, vatan haini ilan edilirler, otuz yl sonra, bugn hakl kan tek insan ise etin Altan oldu. Adn Devrim Otomobili koydular, fiyaskoyla sonuland. Ancak, otomobil virs lkeye girmiti. Ankara, stanbul, zmir gibi

152

illerdeki yabanc misyonun kullanlm otomobilleri ok yksek fiyatla satlyordu. Nihayet Devlet Planlama'nn msaadesiyle terzi zzet'in otobs karoseri n ver Otobs Karoseri sanayi irketi oldu, Magirus'un 37 kiilik otobsleri Trkiye'de montajlanmaya baland. O yllarn da radyolarnda en nl reklam spotu uydu: Bir araba sesi, dolgun bir ses: "Ne Geti? Magirus Geti!"... Bu sevilen reklamla Magirus pek sevildi. Devrim otomobili, devletin, ihtilalin, askerin, modern dnyaya kafa tutmas, kabadayca meydan okumasnn eseriydi, imdi srada Ko'un, zel sektrn icad otomobil vard: Anadol. 20 Ekim 1963'te srail'e giden Rahmi Ko, orada, "sac" yerine, talatan yaplan bir levha grr, bunun ad: Fiberglass'dr. Kaportada sac deil, ite bu sktrlm tala kullanlacaktr. Bylelikle Trkiye tarihinde ilk defa arptnda "krlan" arabay yapverdik, krldnda dnya tarihinde ilk defa, kz ve ineklerin yedii kaportasyla hret olmu

153

arabadan tam seksen yedi bin tane retip, Trkiye halkna sattk. Karoseri bir trl sacdan yapamadlar ve Ko, geri adm atp, yerli retim sevdasna son noktay koydu. Artk yeni hretimiz: Murat 124 ve Renault 12'leri piyasaya srecektik. Bir baka ortaklkla Otomarsan irketini kurdurup, 0302 serisi Mercedesler retildi... Krk yln bilanosu: Trk Traktr'n traktrleri, jeepler, Devrim Otomobili, Anadol, Murat 124, Renault 12, Magirus, sonra 0302 Mercedes... ve 700'n stnde grevle, 12 Eyll'n kapsna dayandk. Yetmi sente muhta, be binin stnde renci lm; devlet bir ampul dahi retemiyor!.. Btn su, anari kartan genlere yklendi... Krk yln en nl kavram: thal ikamesidir. Eer bu lkede bir ey retiyorsan, hem tevik alrsn, hem de o rnn benzeri lkeye gmrkten sokulmaz. ktisat bilgisine hi gerek yok. Huzurevinden kocakarlar dahi parmak hesabyla bu hesab yapar: Otuz-krk yl tarm rnlerini ihra

154

etmi, giren dvizi, montajc bayiler otomobilcilere hediye etmiiz... . Ko, 12 Eyll'e kadar, bu krk yl iinde, Sultanahmet'te turistlere kartpostal satan karayzl bir ocuk satc kadar bile lkeye dviz sokamamtr. 80'lerin ortasnda tek vndkleri, darya buzdolab satyoruz idi. Nereye? Cezayir'e. Neden Cezayir'e, tuhaf deil mi, anlatalm. Cezayir Bamszlk Sava, Avrupal beyaz eyalarn sokaa atlmasyla balamtr. Cezayirlilerin bakaldrs, gvur mallar olan buzdolaplar, amar makineleri reddederek balamtr. Onurlarna yedirememiler, uzun mddet asla Avrupa'dan mal almamlardr. Bir Trk ve Mslman olan Ko'un mallarm almakta tereddt etmemiler, bu kadar uzun yolun nakliye girdisinin pahallatrd mallar, Avrupa'ya kar ideolojik kavgalardan dolay almay uygun grmlerdir. Elli yln kalknma masal budur: Otomobil! zerine yz tane kitap yazlmas gerekirken, bir tek kar yaz yazlmamtr.

155

nk otomobil efsanesi hl yklmamtr. 1990'a kadar deil otomobil, sanayi dahi elli yln tm dvizini cebe indirdii halde, tarm geride brakamamtr. Ancak, ucuz iinin sebillemesiyle, turizm ve konfeksiyon, tarmn yannda gelimi, nihayet kalknma stratejimiz ruhumuza gre ekillenmitir: Garsonluk, kyllk, overlokuluktur. 12 Eyll - 24 Ocak kararlan, cumhuriyet tarihinin en ac ekonomik reetesidir, bu kararlarla onbinlerce kadnn ukur zeceini zal'n kendisi sylemitir, peinden banker skandali, peinden hayali ihracat ve onbin askerin ehit olduu Gneydou sava... 10 bin ehit ailesine 1 trilyon para yardm yapldn medyann kendi sylyor, kendisi ise sadece bir ylda 17 trilyon gtryor, vatan, memleket sevgileri de ite bu. 28 ubat'ta Erbakan'nn alaa edilme sebebinin otomobil sanayiyle oynamas olduunu birok ke yazar yazd. Ve dnyada, Ford dahil, tek bir lira zarar etmeyen tek sanayi, Trk Otomotiv Sanayiidir.

156

Elli ylda dnyann en byk okuluslu firmalarnn bile zarar ettii yllar oldu, bizimkilerin kaybettii bir tek gn olmad. Elli ylda tek kazanan, hep kazanan onlar oldu, ihtilallere ramen kazandlar, i savalara ramen kazandlar, dnyaca nl Japon firmalar dahi zarar etti, bizimkiler asla!.. Bize baladklar kurmaca hayat budur. Bu rezil, lanet hayat onlarn bize hediyesidir. Hediye paketinden ancak Sibel Can kar, ya da aydnlar ldren bir mermi. Ve teneke otomobillerine, kartondan rettikleri otomobillere kar yaz yazanlar, terrist, kalknmay baltalayan vatan hainleri olarak sulayan onlar deil midir? Kalknma, otomobillemeyle, stelik, teneke otomobilleriyle zde saylm. Bugne kadar tek bir akademisyen bu byk yalan ve fiyaskolar karsnda tek bir cmle yaz yazmamtr... Bu yalan gsteren tek yer, 1960'h yllarn i Partisi programdr! Bugn hakl kan sadece o programdr. 68'li renciler ise, romantizmin heyecanna

157

kaplm, meydanlarda tad pankartlarda neler yazyor olduunu oktan unutmulardr!.. Rauf Orbay'sz Cumhuriyet 75 Yanda Yap Kredi Yaynlar'ndan yaymlanan Aba adl kitap eski Osmanl yemeklerinin tariflerini veriyor, kebaplar faslnda ise, tas kebap, frn kebap anlatlrken sra "kt kebabna geliyor, tarifin altna u not dlyor: "Kt kebabnn en byk meziyeti frncnn taarruzundan masun kalr!" Cumhuriyetimizin 75. ylnn havai fieklerle kutlandn (Gmrk Birlii'ne girdiimiz gn de stanbul yallarndan ykselen havai fieklerinin benzeri) bugnleri ereflendiren en byk siyasi olay, akc'nm krmz pasaportlarla Nice'de yakalanmasdr. Cumhuriyetimizin 75. yln akc-derin devlet tezgahyla Nice'de kutluyor, krmz pasaportlarla skandalimizi sslyor oluumuz, Topal Osman'dan Ye'e, devlet ve cumhuriyetimizin 75 ylda ald mesafeyi

158

gstermesi bakmndan nemli. Ve imdi burada aktaracam tarihi ayrnt, komik devletimiz iin eytani bir rastlant. Bundan tam 70 yl nce Nice'de benzer bir suikast giriimini derin devletimiz, cumhuriyetimizin ilk babakan ve cumhuriyet tarihimizin en byk devlet adam, kusursuz vatansever Rauf Orbay'a kar dzenledi. Rauf Orbay kuva ve cumhuriyet kadrosunun en byk ikinci ismidir, yurtdna kmak zorunda kalan tek ve ilk babakanmzdr. Dinleyelim: "... Mehmet Sabri denen bu cani, muhakemesi esnasnda bizzat kendisi Gmlcineli smail Hakk'y, Mustafa Kemal Paa'ya aleyhtar olduu iin ldrmek maksadyla vurduunu syledi. Mdafaas iin Fransa'nn en yksek cret alan mehur avukatlarndan Tores memur edilmiti. Tevkifhaneden yazd mektuplardan bazlarnn muhteviyatna tesadfen muttali olarak, Ankara'da kimlerle mnasebeti olduunu renmitim. Ankara'dan kaarak geldiini ve pasaportu olmadn srarla her yerde syledii halde, cinayeti

159

iledikten sonra yakalannda aranan oteldeki eyalar arasnda Ankara'dan verilmi biri 1927, dieri 1928 tarihli muntazam ve Avrupa iin vizeli pasaportlar bulunmutu. Ayrca muhtelif konsolosluklarmzdan ve ortadaki bir ahstan Ankara'dan kendisine gnderilen muhtelif miktarlarda paralar ald da tesbit edilmiti. Btn bunlar Mehmet Sabri denen bu mahlukun Nice'de peime drlm olmasnn sebebini aka gstermeye kfiydi..." (Yakn Tarihimiz, 4. cilt 376 sayfa.) Cumhuriyet, henz ilk gnlerinde kendi babakann neden ldrmek istesin? Ve Mustafa Kemal'in en yakn silah arkada neden yurtdna kap Mustafa Kemal'le ilikisini bitirsin. Hikye uzundur, sr noktalar arivlerde kapaldr, piyasada yazlanlar ksaca zetleyelim. 27 Mart 1923 gn, meclisin en alkan, heyecanl, sevilen milletvekili Trabzon mebusu Ali kr Bey, Topal Osman tarafndan "Hemerim naslsn, bir grp akam yemei yiyelim, bu nasl hemerilik" ricasyla Topal

160

Osman'n evine gtrlp, byk bir boumadan sonra ldrlp, ankaya'da bir kkn bahesindeki ukura atlr. Ali kr Bey'in basma ne geldii iki gn anlalamaz, bulunamaz. 30 Mart 1923 gn Ali Fuat Paa bakanlnda toplanan mecliste, Hseyin Avni Bey, feryat ederek mthi bir konuma yapar, "canileri affetmeyeceiz, ya namusumuzla yaayacaz, ya leceiz", diyerek meclisi ayaa kaldrr. Topal Osman yaverleriyle birlikte sakland evde ldrlr, kellesi kopartlp meclis bahesinde sallandrlr. Ali kr'nn cenazesi byk maheri kalabalklarla kaldrlp Trabzon'a gnderilir. Lazistan milletvekili Ziya Hurit de meclis tarafndan cenazeye refakat iin grevlendirilir. Ziya Hurit, meclis krssnde olayn arkasndaki gerek katillerin ortaya karlmas iin bir meclis tetkik komisyonu kurulmasn ister. nk Ziya Hurit'in kukular rktcdr. Ali kr Bey'i Mustafa Kemal'in ldrttne inanr.

161

Ali kr Bey'in ldrlmesine tahmini sebep de, meclis krssnden Ali kr Bey'in, Mustafa Suphi'yi ldrmesiyle mehur Trabzon Kayklar Khyas'n kimin ldrttnn ortaya kmasn istediini heyecanl bir nutukla sylemesi, Khya'y ldrd bilinen Topal Osman'n da bundan rahatszlk duymas. Bu olaydan yl sonra Atatrk'e zmir gezisinde suikast yaplaca haberi, ortal ayaa kaldrr ve ite burada cumhuriyetimiz, 75 yl sren byk yarasn alr. Eski ittihat ve Te-kilt- Mahsusa'dan Kara Kemal, Sar Edip, Laz ismail, Ayc Arif vs. ki hepsi paalarla ve Mustafa Kemal'le arkadatr, aranr, bulunur. Kara Kemal sakland evde yakalanacan anladnda kmeste intihar eder, dierleri sorgulanr, istiklal mahkemeleri kurulur, hepsi srayla idam edilirler. Sayfalarca sren tutanaklardan ksa blmler verelim. Mustafa Kemal ile Ziya Hurit Bey arasnda u konumalar geer:

162

Mustafa Kemal: Ziya Hurit Bey, uzun zaman beraber alm deil miydik? Bir gaye uruna almadk m? Nedir bu suikast? Hem de ebekenin elebas, ruhu imisiniz, yle mi? Ziya Hurit: yle, dorudur. Suikast yapmaya geldim. Ama baaramadm. Mustafa Kemal: Sizden bunu beklemezdim. Ziya Hurit: Dnya beklenmedik eylerle doludur paam. Ne yapaym ki karnzda bu vaziyette sulu olarak bulunuyorum, ne diyebilirim... Ziya Hurit idam edilmeye en son gtrlen idi, Gazi Paa'ya Suikast adl kitabnda Uur Mumcu sahneyi yle anlatr: Zya Hurt uyandrldnda son derece soukkanlyd 'Anladm tela etmeyin' diyor, ar ar giyindi, ipek mendilini dzeltip, yzne kolonya srerek 'buyrun gidelim' dedi Cezaevi mdrnn odasnda karar dinlerken ayak ayak stne atmt Kararn okunmas bitlikten sonra sordu. - Hepsi bu kadar m, baka bir ey yok mu? Zya Hurit, lm cezasna arptrlanlarn

163

adlarn renince, 'galiba bunlarn bazlar idama mstahak deillerdi, bir yanllk olmal' demiti Cezaevi Mdr Nuri Bey'in odasndan karken de cebinden kard 200 liray mdre vererek: - Bunu aabeyim Faik Bey'e verin, kabrime erefime uygun bir mezar ta diktirsin. Nuri Bey, vasiyetimi yerine getirmezsen bak karmam, yarn br dnyada iki elim yakandadr. Sana orada suikast yaparm ha, hem de elimden kurtulamazsn... Ziya Hurit, suikastn yaplaca Kemeralt Camii'nin kesinde aslmt, alacak derecede soukkanlyd. - En son gelir bezme (meclise) ekabir derler ya... Ben sonuncu aslan mym diye sormu, yant alamaynca yksek sesle barmt. - Ben zaten baka bir ey beklemiyordum. Sizin elinizden yalnz bu gelir. Ama bu da zevk. Hrriyetsiz bir memlekette yaamaktansa namusuyla lmek daha hayrldr. Zahmet buyurmayn, ben kendi iimi kendim grrm.

164

Sehpaya karken de 'ne mkemmel ey, salncaa da benziyor, yksekliine de bakacam, istediim de buydu' demiti. Ziya Hurit, tam aslaca srada mahkeme yesi Kl Ali ile gz gze gelmi ve 'Kl Ali mi o? Nerede bakaym,' demiti. Aman beyim, vakit geiyor, abuk ol' diyen cellada glerek, 'Acelen ne be kuzum? Tela etme. lecek ben deil miyim? Gidiyorum ite. Dnya sana kalacak, merak etme. Be dakika sonra br tarafta soyuna sopuna kavuacam. Mektubun falan varsa ver de gtreyim. Ahirete mektup gnderecek yok mu?' diye sormutu." Baytar Rasim'in idama giderken syledikleri de Met-st'n karikatr esprileri gibidir. Kla kapsnda kurulan idam sehpasna giderken kendi kendine syleniyordu: 'Akam ryamda grmtm (aslacam) buyur bakalm te imdi karmda iler zaman ryam byle ksayd ya . Yolcu yolunda gerek, hakl haksz gidiyoruz ile.

165

p boynuna geirilirken gzln karmak isteyen cellad azarlyordu 'Brak gzlm, sen iine bak Ya otuz bei geen her Trk aydnnn kendini ittihatlarn hayatn okumaya hasretmesi bundandr "Gzpek, maceraperest, sk rgt" bu adamlarn ilk on sn Birinci Dnya Harbi'ni, geriye kalanlar Kurtulu Savan verdi. Cumhuriyeti kurduklarnda ayn zamanda kuvac olan eski ittihat kadrolar, yani, Mustafa Kemal ve arkadalar, ruhlarnn ekillendii ittihat karakterlerinden kurtulamadlar. 75. yln kutladmz cumhuriyete ruhunu veren bu karakterdir. (Bu ittihat ruh, milletimizin sac-solcu asil karakteri olmutur. 1979'da iddetli sol gruplardan Kurtulu grubu datt bildirinin sonunda yle diyordu: Yaasn zevkli ve kanl mcadelemiz.) te, zmir suikastnn arkasnda da Mustafa Kemal, en yakn arkadalar Kazm Karabekir, Rauf Orbay ve Ali Fuat'n olduunu iddia edip, stiklal mahkemesine kartmak istedi.

166

Paalarn hepsi stiklal mahkemesinde ifade verdi, yalnz Rauf Orbay onuruna yediremeyip yurtdna kat... Mustafa Kemal'in bu kukusu, Cumhuriyet'in tm siyasi tartmalarn da iinde saklyor, yle ki, Mustafa Kemal ve Halk Frkas, mecliste ikinci grup denilen Terakkiperveri kuran, Babakan Rauf Orbay, Ali Fuat, Kazm Karabekir gibi arkadalarn hilafetilik ve cumhuriyet dmanlyla sulayacak.. Halk Frkas mr boyu, nne geleni cumhuriyet dman ve din istismarclyla sulamay bir gelenek haline getirecek. Rauf Orbay, cumhuriyet kelimesini duyduunda tedirginlik yaar, nk, cumhuriyet karar anidir, hi danlmamtr. ok sonra cumhuriyete olan inancn samimiyetle tekrarlar, ancak, unlar syler: "Bize milli hakimiye kavram, millet meclisi kavram yetiyordu"... Aradan yetmi yl getikten sonra bugn Rauf Orbay'n szleri ok daha anlaml. Bize milli hakimiye, millet meclisi neden yetmeliydi,

167

cumhuriyet baka bir ey miydi? Gerekten cumhuriyet tek partinin, ordunun sahip olduu bir kavram gibi byd. Ne zaman milli hakimiyet perinlense, millet meclisi glense karsnda cumhuriyeti koruyan-kollayanlarn darbesini buluyordu. Adnan Menderes'in mecliste, siz isterseniz hilafeti de getirebilirsiniz demesi, hilafeti istemesi deil, meclisin bykln gstermek iin sylenmiti, ancak, bir uval inciri berbat edecek, tm kukular paranoyaya dntrecek ok talihsiz bir konumayd. lkemizin cumhuriyet kavram, milli hakimiye ve millet meclisi kavramndan ok ayr bir ynde geliti. Karlkl hesaplamaya dnt. Cumhuriyet'in bugn tad anlam: Trk ordusunun eref ve haysiyeti. Dorudur. Ancak, millet meclisinin eref ve haysiyeti nerededir, milli hakimiyetin kaytsz artsz eref ve haysiyeti nerededir? Birileri gerekten eref ve haysiyet iinde yayor dorudur, geriye kalan bizler ise fasulyeden yayoruz. lkemiz yakn tarihi

168

gerekte sa-sol deil, lik-eriat deil, bambaka iki ayr kanada ayrlr: Milli hakimiyetten yana olanlar - Cumhuriyet devletinden yana olanlar. Son elli yln sac muhafazakr partileri her ne kadar tek parti sultasna kar iktidara gelip oturmularsa da, ordunun kafasndaki cumhuriyetle btnlemi, kenetlenmilerdi, nk millet meclisinin, ya da milli hakimiyetin ne olduu kafalarnda net deildi... Ordunun kafasndaki cumhuriyet devleti, tpatp halkn kafasndaki cumhuriyet ve devlet fikriyle ayndr: Demokrat Parti'ye, Adalet Partisi'ne, Tansu iller'e, Anap'a ve Kenan Evren'in anayasasna oy veren halkn ve bu siyasi kadrolarn "fikir" anlamyla cumhuriyet devletiyle bir tartmas olmamtr... Olan udur: Eski gazeteciler anlatr. Merutiyet'te herkes birbirine, Talat'n adam, Enver'in adam, sarayn adam gzyle bakarm. Son elli yldr siyasetimiz zal'm adam, Demirci'm adam, Aydn Doan'm adam, Ko'un adam, Tansu iller'in adam vs.

169

eklinde yelpazeleen bir siyasal rant kavgasnda, MT ve akallarn da ortak ederek bugne geldi... Ezcmle: Rauf Orbay'n brakt yer bombotur, milli hakimiyetin ve millet meclisinin mdafileri, partileri, siyasetilerini bu lke grmemi, tanmam. Bu lafzlarla iktidara gelenler, cumhuriyet kadrolarnn elik gvdesine mhlanm, onlar oraya gnderen halk bulguruyla ba baa brakmtr. Ayyldzl bayramza sarl devletimizin yannda 'bulgurun' laf m olur, olmad, ezildiler, srldler, a kaldlar, ehit oldular, oluyorlar... Falih Rfk'nn Zeytinda adl kk kitab Trke'nin en gzel 5-6 kitabndan biridir, Arap llerinde yzbinlerce Anadolu askerini ehit verdikten sonra, dnte, yle bir sahne anlatr: "... Anadolu hepimize hm, phe ve gvensizlikle bakyor. Yzbinlerce ocuunu memesinden skerek alp gtrdmz bu anaya, imdi kendimizi ve pimanlmz

170

getiriyoruz. stasyonda bir kadn durmu, gelen geene: Benim Ahmed'i grdnz m? diyor. Hangi Ahmed'i, yz bin Ahmed'in hangisini... Yrtk basmasnn altndan kolunu kararak, trenin gidecei yolun, stanbul yolunun aksini gsteriyor: Bu tarafa gitmiti, diyor. O tarafa? Aden'e mi, Medine'ye mi, Kanal'a m, Sarkam'a m, Badat'a m? Ahmed'ini buz mu, kum mu, su mu, skorpit yaras m, tifs biti mi yedi? Eer hepsinden kurtulmusa, Ahmed'ini grsen, ona da soracaksn. Ahmed'imi grdn m? Hayr!.. Hibirimiz Ahmed'ini grmedik. Fakat Ahmed'in her eyi grd. Allah'n, Muhammed'e bile anlatamad cehennemi grd... imdi Anadolu'ya, Bat'dan, Dou'dan, sadan, soldan btn rzgrlar bozgun hay krarak esiyor. Anadolu, demiryoluna, oseye, han ve eme balarna inip melmi, olunu aryor..."

171

Evet, Falih Rfk'nn dedii gibi, Anadolu 75 yldr Ahmed'lerini aryor. te ehit anneleri, ite cumartesi anneleri, hepsi Ahmed'lerini aryor: Ahmed'leri kim ldrd, nerede lyorlar, Ahmed'lere kim ne yapyor? Hepimiz ldryoruz Ahmed'leri! Zevkli ve kanl ittihat mcadelemiz sryor. Rauf Orbay'n siyasi mirasna, kaytsz milli hakimiyete, kaytsz artsz seilmilerin rejimine inanmadka, Ahmed'leri bir 75 yl daha arayacaz!.. Rauf Orbay, yirmi yl sonra dndnde, smet Paa'yla oril arasnda kinci Dnya Sava'na girelim-girmeyelim davasndayd... Rauf Orbay'n siyasetiyle savatan kurtulduk... ismet Paa, Rauf Orbay'a zr diler gibi, "Paam yeniden Terakkiperveri kursanz" der. Rauf Orbay: "Ne kadar akllsn ismet, sen yine parti bakan, biz yine muhalefet!.." Erken Devlet tanm ve tarihi zerine, Afrika kabilelerinden Timur'un adr devletine kadar yaplan teorik tartmalar gsteriyor ki,

172

iktidar sahiplenenler, sahiplendikleri eyi "saltanatlatryor". Yetmi be yldr biz bulgur yedik ehit verdik, bulgur yedik ehit verdik, o bize, Yeil'i, atl'y, akc'y dahi vermedi, vermiyor... Ahmed'leri hi kimse sormuyor. Analar ellerinde fotoraf; soracak, alayacak ama, sandan srklenerek gtrlyor. Frnda kt kebabna sarl cumhuriyetimizi "milli hakimiyetin", "millet meclisinin" taarruzundan koruyup bu gne kadar getirdik. Ahmed'lerini arayan analar; fazla sitem-kr olmayalm, Kabil'den, Taliban'dan, Kahire'den, Malezya'dan, Bak'den fersahlarca ilerdeyiz, yetmi be yln zenginliini stanbuldaki on holdinge dattysak da, onlar cumhuriyetimize ak yzde yz Trk, kahraman iadamlarmz. Evlatlarnn peinde yalvaran, srnen dilencilere dnen anneler! Kara trnaklarnz, yrtk yamal gslerinize geirip alamayn anneler. Ahmed'leriniz bir nefes deildi, uup gittiler. Gnein kavurduu bo testi deildi, krlp gittiler. Kovukta, delikte bymediler.

173

Kulardan kk, gklerden yksek oullarnz, Anadolu'nun ebedi sessizlii iine gmldler. Bin yldr gmlyoruz. Biz bu cumhuriyeti gmtler iinde bulduk. Kolu baca krktr. Yz vcudu ok klldr. Bizim gibi karadr. Bu topraklarda bulup buluturduumuz tek hazinemizdir. Btn mevsimlerin aalarna tantrmak, kar yanakli, gm tenli bebelerle konuturmak, serin k gnleri bir gecekondu kahvesinde onunla buulu bir ay iebilmek biraz uzun srecek. Biraz uzun srecek anneler, bir yetmi be yl daha! Kim bilir. Pfr pfr bir muhabbetle kp gelir, az ilerinde boulan beddualarmz avu avu gllerimize dnr, enlenir evimiz. Bu soysuzlarn elinde fasulyeden ucuza gidiyoruz sanmayn. Senin serin dalarnda, nemli vadilerinde bir tek gece geirmi bu insanlar, kimseye diz kmeden, karanlk servilerin yapraklarna asl lklarmz teker teker toplayp kokulu ieklerle oynaan kularn Ahmed! Ahmed! Ahmed! seslerine kartracak bir gn.

174

plak Bebek Oyuncak tarihimiz yok, oyuncak mzemiz yok, oyuncamz yok, oyunca hi sevmemiiz. Bu konuda hafzalarmzda birka kk not bulunsun. Dinleyelim, nl oyuncak Recep Ersan anlatyor: "Anadolu'da oyuncak yoktu eskiden, oyuncak da. zmir'de dkkn, istanbul'da yine birka tane. Bebei pek az kimse bilirdi. Byk ehirlerde bile. Bir Macar vard stanbul'da, ben gelince yendim onu bebek imalinde, iini kuruttum. Adn tam bilemiyorum, bir Alman Yahudisi vard, onu da kardm. Bir de ressam Hseyin Bey vard. Shirley bebek yapyordu, gvdesi pamuk, ba mukavva. "1939'da harbin balamasndan bir ay sonra bir bebek almtm, 550 kurua. O zaman inaat iisinin yevmiyesi 25 kurutu. Kzma vermitim bebei. Kafas mukavvadan, elleri ayaklar da kadayf teli gibi otlar vard eskiden, ondan yaplmt. Bir gn bozmu bebei, tamiriyle uratm. Bunu yapaym

175

derken sekiz ay uratm, 18 bin lira param vard hepsini bu ilk tecrbelere harcadm. "Bizimki de mukavva kafalyd. Gvdesini saman doldururduk, kumala kaplardk. ocuk bir ineyle dokunsa, eve ince tala yaylrd. 51-52 ylnda ithalata yneldik. 60 senesinde plastik bebek imaline baladm. Bebein iine koyduumuz karndan basmal sesi 1942'de yaptm. Bebein karnna basnca ses verir. Mam-ma sesine 1948'de baladm, 14 sene uratm, 62'de baardm. Mam-ma sesi 1962'de inkiaf etti. Taklit ettiler ama hepsi kei sesi karyordu. Mekanizmann zerinde West Germany yazar, ama bizim tarafmzdan yaplyordu. "Mukavva ban iki parasn krapon kadyla birletiriyordum, bu fikri kaynanam vermiti. Plastik baa sa dikmek mesele olmutu. Almanya'dan makine getirmitim ama kullanamyordum. Aladm hatrlarm hrsmdan. Sonunda buldum, ban st ksmn kestim. Kalplar ok atlar buna. O paraya sa kolayca dikiyorduk. Ban bu st parasn alt

176

ksmna ekleme meselesi kt sonra. nce elektrikle kaynatma usln buldum. Sonra gemeli para yapmay akl ettim. "Plastik bebekleri zmir'de bir Yahudi yapt nce, 1950'de, makineleri ve malzemeyi gizlice memlekete sokmutu, 1 veya 1,5 lirayd bu bebekler. portaya derdi uvallarla bebek. Bir kamyon dolusu bebek gece gelir, ertesi sabah birka saatte satlrd..." Tm bu bilgileri, bir oyuncak mzesi kurmay kafasna koymu, bu yzden eski yeni tm oyuncaklarla grmeler yapp, il il dolam, dnyann byk oyuncak mzelerini tek tek inceleyen Prof. Bekir Onur'un Oyuncakl Dnya adl kitabndan alyorum. Sln Oyuncak'tan Alian Sln konuuyor: "Drt kii vard bu iin balarnda, babam Mehmet Sln, Spiro Giokas, Kazm Gksel ve Kamil Horozolu. Kzma birader'i ilk Horozolu yapt, sonra biz. Tombala filan yaptk, kt fener, ss kd. plak bebee ilk elbise giydiren benim.

177

"Azim Sebat Maazas'nda Manuel ukurel talya'dan kalp kiralad. Oyuncak tanker yapp piyasaya srd. iirme plastikten 1958-60 aras oyuncan r at dnemdir. ukurel, plastik taba, barda, Trkiye'ye sokan kiidir ayn zamanda. Plastik mutfak eyas retimi ve sat anormal boyutlardayd, mal yetmiyordu. Bu arada biz Baltaliman'nda patlayc madde imaline girdik. Mantar, atapat, kestane fiei, havai fiek. "Tenekeden siyah mantar tabancasn bir Krolu vard, ilk o yapt, 53-54 seneleri. Ben de tahta tabanca yaptm, kendi icadm olarak. ennesil Oyuncaklar'nm sahibi Ahmet Sara da ok eskilerdendir. Tahtadan tabancalar, tfekler yapard." "Trkiye'nin ilk kt bayran da biz yaptk. Fason olarak ingenelere yaptrdk. ta bulamaynca saz takardk sap yerine. Sallanan tahta at yaptm mesela. Gzlerine ampul taktm. Gemini ekince gzleri yanard. Drt kanall kablo ithali durunca o da bitti... "lk defa spa yaptk. Karakaan, tarih mi belki

178

"brahim Eren kt benden sonra bayrak iinde. Trkiye'de imdi bir numaral bayrakdr. Sinan Kasalkaya 57-60 arasnda ufack drbnl sinema yapard. Parmak bebekler retti babam, olan bebek, kz bebek yapt. Grup oyunlar yapmaya baladm. Monopol, kzma birader, at yar gibi onbe eit karton oyuncak. imdi bebek yapyorum bir tek eit..." imdi de Japon oyuncaks gibi, Trkiye'nin tarihi ve en nl oyuncak maazas Beyolu Bonmaresi'nde sahipleri Ferdi Bey ve Madam Meline'yi dinleyelim: "1945'te annem talya'ya gidiyor, oyuncak ithal etmek istiyor, gezerken harpten zarar grm ocuklar destekleyen bir gsteriye giriyor, ierde, biraltm boyunda glen bir kukla gryor, kukla gerekten glyor, omuzlar hareketli, ba hareketli kahkaha atyor. Annem byle bir ey grnce oke oluyor, bebei yapan kiiyi buluyorlar, adama aynsn yaptryor, bir palyao kyafetinde Trkiye'ye getiriyor. Trkiye'de oyuncak olarak hibir ey yok.

179

Birdenbire annemin karsna bir takas km. Balk ihra etmek istiyor adam, annem bu adamla o zamann kanunlar erevesinde anlamaya gidiyor ve bir balk takas yoluyla Avrupa'dan oyuncak ithal etmeyi baaryor. "Harbin balang yllar, maazadan ieri ekoslovaklar'n kylerinde yaplan minik, tahta oyma biblolar giriyor. Macaristan'dan bir bisiklet geliyor. Almanya'dan Hitler eklinde yaplm askerler, sktrlm topraktan yaplm oyuncak askerler, btn Nazi iaretlerini tayan niformalar ile, o zamanlar asker oyunlar ok yaygn, kaleler de vard. "Sava yllar herkes nereye gidiyorsun diye sorar, o da oyuncak almaya gidiyorum deyince, arrlarm, bombalar patlarken, kurunlar yaarken oyuncak alverii. Burada oyuncak yok. ok iyi hatrlarm, bir tornacnn aatan yapt kpek. Bu hemen hemen Trkiye'de yaplan ilk oyuncaklardan. Kim olduunu bilmiyorum, tombul bir poposu, tombul bir gs, bu iki tombul tahta yuvarlak bir

180

gvdeyle birbirine tutturulmu arkasnda bir kuyruk yuvarlak bir ba, burun ve kulaklar, hepsi birbirine tellerle bal... "1946-47'lerde Fransa'dan plak bebek geliyordu, elbiseli nadirdi. Almanya'dan Raynise bebekleri ithal ettik. Yerli oyuncak hl yerinde sayyor bu arada. Bir iki kk atlye birka vr zvr oyuncak. stanbul piyasasnda Anadolu ii oyuncaklar da hatrlyorum. ou ham tahtadan yaplm eyler, bir bebek hatrlyorum mesela. Tenekeden kanatlar, tekerlekli bir sopa. Bu kelebek aklmda kalan tek ey. "Bir de atba vard, atba eklinde kesilmi bir tahta, tahtann kulak yerinde elle tutmak iin geirilmi bir sopa, uzun bir gvde, ucunda iki tekerlei, ocuk sopay elinde tutacak, gvdeyi ayaklarnn arasna alacak, ata biniyormu gibi oynayacak... "1954'te ithalatn durmas Trkiye'de oyuncak sanayinin balangc oldu. Tahta oyuncaklardan en uzun mrl olan bir tanesi divan takmyd. Bir divan, arkasnda duvar, bir

181

pencere, pencerenin perdesi, iki koltuu, bir de ufak masas." "Yava yava tahta oyuncan eitleri de kmaya balad. En uzun sre sattmz eitlerden biri de kaleydi. O zamanlar Avrupa'dan gelmi kurun askerler vard, yerli kurun asker yapld, tabii. Hatrladm o Alman imdi, evet evet, yuvarlak tknaz bir adamd. Sonra ba derde girdi kurunla, zehirli filan diye. "Annem Atatrk'e oyuncak gtrm Dolmabahe Saray'na. Bir sr oyunca buradan yklenmi saraya gtrm. lk iin olabilir. Ben Atatrk'e oyuncak satm oyuncakym derdi. "Annem kral Zogo'ya da mal satm, Arnavut kral, harp yllarnda buraya kam hatrlyorum, annem anlatrd." Ve 1971 ylnda Fatma ilhan (Fato) adnda bir kadn klasik oyuncakl ykacak, lkemizde gizli ve byl bir oyuncak devrimi gerekletirecektir. Cumhuriyet tarihinin en ibilir, en zeki kadnlarndan biri olan Fatma

182

lhan pel bebekleriyle lkemizin tm vitrinlerini sarst, bir r at. ie, kpek, fil, ay, maymun, arslan gibi, alt eit hayvanla balad. 1947'de Ankara'da dodu, 66'da Ankara Koleji'ni bitirdi, 69'da anne oldu. Onbe ylda eit saysn 170'e karan bu sarsc, byl kadn dinleyelim: "Trkiye'de gerek oyuncak retimi Cumhuriyet'ten sonra balam, ondan nce el sanat olarak kalm, bebek hl istenmiyor, insan sureti anlay ile engelleniyor. Gerek yaygnlamas plastik sanayi ile olmu. "ocuum bir yandayd, yumuak oyuncaklarla oynamas gerektiini bilerek o tr oyuncak aradm Osman'a. Hibir ey bulamadm. Beyolu Bonmaresi'nde pel, kadife denemeyecek kuma kalitesi bugnkne gre ok kt, o an ii saman dolu birtakm hayvanlarla karlatm. zellikle kediler, aylar yle korkun bakyorlard ki, alacak hibir ey bulamadm. Olumun birinci ya gnnde kaynvalidemin oluma bir doum gn hediyesi getirdiini grdm. nanlr gibi deil,

183

korkun bir kediydi, ocuk zaten grd zaman alamaya balad." Ve Fatma ilhan, Trk ocuklarm yumuak ve pembe oyuncaklarla tantryor, on yl iinde lkenin en byk oyuncak sanayicisi oluyor. Ya yirmi bein stnde olanlar hatrlayacaklardr. Fato, 70'li yllarn sonunda Pembe Panter'i moda ediyor. (Oyuncan da modas olur. 80'li yllarda Kara imek, 90'h yllarda da Batman moda olur.) Fatma ilhan ryalarmn kadndr, yirmi be yldr nerede Fato'un tyl, pembe, yumuak oyuncaklarn grsem koynuma basar mnck mnck ederim. 74 ylnda bir yeenim dnyaya geldi, hediye almak hi aklmda yoktu, bir irkette ayak ilerine bakyordum, haftalm cebimdeydi. O renksiz televizyonun, irin ocuk dergilerinin olmad yllarda, vitrinde Fato'un o ilk alt hayvanndan arslan olann grdm, bylendim, ok pahalyd, tm haftalm verip aldm. Yeenim yirmi yl karyolasnn baucunda saklad bu arslan...

184

Biz ise modadan uzak, ok ansl ocuklardk. Antik Yunan, Msr ve Flititli ocuklarla ayn oyuncaklarla oynadk, biri topa, inliler krbala evirirmi, biz, bir tele sarar dndrme yar yapardk, dibinde bir kabaras vard ve etraf mavi, yeil ss boyas olurdu. kincisi, denekten at, ki, bizimkinin atba yoktu, ama, denekten at tm dnya ocuklarnn ortak oyunca. emberi hepimiz oynamzdr. Demir telinden yaplan araba, ki, kiminin tekerlekleri de demir telinden, kimisi makaradan... ocukluumuz bilye (misket) ile geti diyebiliriz, ancak, tm dnya ocuklarnn oynad ortak oyunumuz, mlek ve kiremit paralarn st ste koyup, tala ya da topla devirmekti... Bat'da, kurmal, pilli, srtmeli oyuncaklarn ayr, bebeklerin ayr, tahta arabalarn, zek oyunlarnn, plastiklerin ayr ayr tarihleri var. sve'te, Hollanda'da oyuncak mzeleri, onlarca. 17. yzyldan beri oyuncak sanayi var. Bizde halkmz, camileri, imam hatipleri sevdii kadar sevmedi oyunca. Oyuncak mzesi iin

185

rpman Bekir Onur bir oyuncakya, siz ocuunuza hangi oyunca yapyorsunuz diye sorar. O da ben ocuklarm Kur'an kursuna gnderiyorum, diye cevap verir. Bu din kardeimizin, ocuklarn hepimizden ok sevdii muhakkaktr, ancak, kltr, aydm, evresi ona oyunca retmemi. Kitabn yazar gibi Amasra'ya gidilerimde beni de artmt. Amasra tahta ilemesinde n yapm, ancak, aralarnda ss eyalar, bfe eyas, maskotlar, ama oyuncak yok. Neden yok? Osmanl minyatrlerinde ocuk resmi yok. Bir zamanlar Eyp'n tahta oyuncaklar tm Osmanl illerinde modayd, mehurdu, imdi yok. Almanya savata harap oldu, ayakta iki sanayi kald, biri oyuncak sanayi. Iran-Irak savanda ranllar bizden en ok oyuncak istedi. Mesela Trkiye'nin elli yllk zenginleri Ko, Sabanc neden oyuncak sektrne girmedi, nk o zamanlar krl deildi. Peki neden ocuk oyuncaklar hl taklit ve ithal. nk hayal yok, d yok. Peki neden Anadolu'da

186

topran her eidi kilden kiremitten oyuncak olmad. Su dkerken ses kartan kk testileri dnn. Seramiin bin tr var, seramikten oyuncak yok. Ktahya Seramik'e bakn bfeye koyulacak trden ar, hantal ss eyalar, zek yok, kullanl deil... Dnyann en cins aalan bu topraklarda, neden tahtadan, ki, dnya artk yeniden tahta oyuncaklara dnyor, tahta oyuncaklarmz gelimedi... Hayal gelimemi, estetik gelimemi, bulu, orijinalite yok, aln tarih ocuk oyuncaklarnz nnze, grn kltrnzn acmaszln. ocuklarmz sevmemi, dnyasna girmek istememiiz, oysa, bir ocuu dnyann en byk sanat eserinin nne gtrn, o, oyuncam daha deerli grecektir, dnyann en byk ovuna gtrn, o yine kendi oyuncayla oynamak isteyecektir. Oyuncak, ocuun el ayak uzuvlarndan kendine daha yakn, bedenine uzuvlarndan daha derin yapm ayrlmaz etten kemikten, ruhsal parasdr.

187

Oyuncak, ocuun sahiplendii, byl, gizemli bir eya, kendi dnyasn, hayallerini, dilini ina ettii, konutuu, arkada olduu, var olduumuz u yeryz topraklarnda stnde en esrarengiz, en derin eya. Neden korkmu isek, ocuun bana onunla vurmuuz, din elden gidiyor demi Kur'an kurslarna tkmz, bilimde geri kalyoruz demi fen ve matematik yarlarna sokmuuz. Kardelerim, ne dini ne bilimi, mutlulukta geri kaldk. imdi Anadolu'nun kasabalarndan bir gein, ocukluumuzun san-eytan uurtmalarnn bir tekine rastlayamayacaksnz, bir zamanlar ehirlerimizin tm elektrik tellerinde asl onlarca san uurtmas yaz, k orada takl kalrd. Elektrik direklerinde tek bir takl san uurtmas olmayan kasabalardan insann d kopuyor. Bizler, hayat denen oyunun kurallarna rza gsterip, boyun eip, sahte aynalar iinde kendi uydurduumuz ahlkla ocua eki-dzen veriyor, onu da ar, hantal ilikilerimizin sert dnyasna kapatyoruz. ocuk, bu sahte,

188

yalanc aynalar, g delen kugzyle gryor, kendi i dnyasn, kendi varlm kendince kurmak istiyor. Eline oyuncak geiremezse, bizim dahi kaldramadmz bu ar, lanetli dnyann minik zindan askerleri oluveriyorlar. Oyuncakszlk, kr bir acmaszlk retir. Ac ekmeyi iselletirir. ocuk artk, ac ekerek talep eder. Sevdii kza bir gn, senin iin en ok ben ac ekiyorum, bu yzden sen benimsin, diye sahiplenir... Siyasi hayatta nmze kar, daha da ileri gider, ben daha ok ac ekiyorum, o halde ben haklym, der, sacs, solcusu, edebiyats... Kendiyle oynayamayan ocuk, kendini oynatacak stler, itaat arar. ocuklarmza oyuncak yerine mayn veriyoruz. Salgn hastalktan beter tccar yazarlarn kitaplarn veriyoruz. St kokan ocuklarn rya renkli dnyalarna saldran terristlere dnyoruz... Birok eletirmence dnyann en byk filmi ilan edilen Yurtta Kane, dnyann en zengin, en hretli insan oluverir, ayrca, dnyann en

189

byk sanat eserlerinin hemen hepsine sahip olur, lnce azndan 'rosebut' diye bir kelime kar, herkes bunun ne demek olduunu anlamaya alr, kimse anlayamaz. Bu, ocukken kulland kzan addr... Din Bilgin; gazeteleri, televizyonu ve trilyonlarca hisse senedi var. Arkadann uana biner, bir kahve makinesi grr, "Bu kahve makinesinden neden benim uamda yok" diye sylenir kendince... Her eye sahip olmu bir insann, tek eksii uandaki kahve makinesi mi? Hayr. Her eyi bir oyuncak gibi gryor. Lik-eriat tartmasn i savaa srkleyen yaynlar yaptnda bizim gibi d kopmuyor, onun iin askerler, kurun asker. Tansu iller burnu uzayan Pinokyo... Oyunca sevmeyen Anadolu kasabalarnn hikyelerini okudunuz, bu kasabalarda en byk oyunca Trke kefetti, 'bozkurt', 'dokuz tu'... (Osmanl sultanlarnn ounun annesi gayrimslim, ama Trkei Yeni Hayat dergisi Mimar Sinan'a Ermeni diye hakaret

190

ediyor. nsan sormak istiyor; tahtadan bir at yapamamsn, Sleymaniye'ye dil uzatyorsun.) Oyuncaksz Anadolu kasabalarn, insannn ruhunu kefeden bir dier akgz tccarlar Televoleciler, haber bltencileri... ocuksu oyunlar getiriyorlar ekrana. Her eyi ocuksulatryorlar. yi ya da kt, ama bu derin, muazzam boluu mafya kullanyor, televizyonlar kullanyor, siyasiler kullanyor! Hollyvvood sinemasn izleyin, masum bir deniz dalgasn dahi canavarlatryor. Kk bir bcei dahi canavarlatryor. Kk bir rzgr dahi canavarlatryor. Kk bir kar topunu dahi canavarlatryor... Tabiat masum, sakin, kendi halinde tm nebatn, canlsn, kayasn, canavarlatrarak yzlerce film yapyor... Doru ya da yanl, ancak, tm tabiattaki nesneleri, olaylar, yandaki ocuun korkulan, umutlar, ryalar erevesinde haince iliyor!.. thal canavar oyuncaklar, ithal canavar filmler, kald m hl bamsz Trk genlii?

191

Pislik Tutucular (dokunulmazlar) Bayramn birinci gn bir televizyonda canl yaynda, Ofli ivesiyle konuan, Oflu olduunu syleyen Mehmet Akyz, halkn din sorularn cevaplamakta. Tesettr sorusunu aynen yle cevaplad: "Adem babamz ile Hava anamz cennetten bir incir yaprayla kmtr. Her kltrn kendine gre bir rtnmesi vardur. Barts art deldr. Bana sorarsanuz, rtnmenin snr tenasl organlarnn snrna kadardr. Kur'an'da buna bir mani de yoktur. Lakin, ordan aa alur mu demeyin, ondan sonrasna Kur'an msaade etse, ben msaade etmem.. " Bir "gay" dergisi 53. saysnda okuyucusu ecinsellerin mekluplarn tafsiladaryla yaymlyor. Mektup yle balyor: "Bu mektubu Sivas'n Kangal ilesinin cra bir kesinden yazyorum. Burann insanlar ok tutucu ve ben bir ecinsel olarak burada dnyaya geldim..."

192

Mektubun ilerleyen safhalarnda deneyimlerini teknik olarak anlatyor: "Biraz bekledim, canm yand, tekrar yaptrdm, bu sefer canm yanmad, o ekip gittike ben mthi zevk almaya baladm..." diye devam ediyor ve mektubun son cmleleri: "Bu yazy dergide yaynlarsanz sevinirim. Ben Mesut. Bu cra kede 25 kii ile defalarca seks yaptm..." Vatannz sevin ve kymetini bilin, bu elenceleri baka yerde bulamazsnz. Mizah Necef Uurlu, bayramn birinci gn akam bir televizyonda, rportajda. nne, Dnyann 100 nl Gay'i adl bir kitap alm. Spiker Necef Uurlu'ya soruyor: "Nasl, Demirel'i, Mesut Ylmaz', siyasilerimizi baarl buluyor musunuz?", Necef Uurlu cevaplyor: "Buluyorum, ok baarl buluyorum, ama kendi aplarnda, ne yapyorsak lkemiz snrlarnda... (nndeki 100 nl Gay kitabn gstererek) Ancak, dnya sralamasna giremiyoruz. Bu lkenin bir ferdi olarak bu da beni ok zyor."

193

Cumhuriyetimizin ilk yllarnda kutsanan dokunulmazlarmzn banda airlerimiz gelir, Abdlhak Hamit, Mehmet Emin Yurdakul en bata. Nzm Hikmet "putlar kryoruz" yaz dizisiyle bu isimleri eletirdi, ortalk kart. lkenin tm yazarlar keskin bakla ikiye ayrld. Hatta, Hamdullah Suphi, bu milli deerlerimize dil uzatanlar vatan hainleridir, deyip, bir toplantdan, Zekeriya Sertel'i, sizin burada iiniz yok, diye kovdu. Tam da bugnlerde 1933'te byk airimiz Ahmet Haim lr. Her yl anma gnleri dzenlenir. Allm konumalar; byk airimiz yalnzd, ona ilgi gstermedik, dladk, byk airimiz alktan ld... Alktan ld, denilince, Nurullah Ata ayaa kalkp barr: "Ahmet Haim alktan deil, dolma yerken ld..." stelik bbrekleri, karacieri bozuktu. *** Kurtulu Sava'nda, Mustafa Kemal'in nem verdii sanatlarn en banda "nalbantlk" gelir. Ordu iinde nalbantlk okulu aar. nk,

194

atlar Rum, Ermeni gibi sanatkrlar nallyordu. Rumlarla Trkler sava halindeydi. Kt, cahil nalbantlar atlar sakat ediyordu. Mustafa Kemal okulun alnda bir nutuk verir. Padiahn insan emeini kmsediini, her eyi hazr olarak Bat'dan aldmz, halkta alma sevgisinin gelitirilmediini syler, rnek olarak da, Osmanl padiahlarndan birinin, atn Trk nalbantnn deil de Avusturyal bir nalbantn nallamasn gsterir. Trende hazr bulunan Sovyet elisi konumasnda: "Nalbantlk okulunun, bamszl ileyen ve itilaf devletlerine boyun emeyen Trkiye'yi sembolize ettiini" syler. imizde "korunmaya" ihtiyac olmayan tek adam Mustafa Kemal'dir, ancak, yukardaki canl tarihin aktarmnda yapacam tek bir kelime hatas beni uzun yllar hapislerde rtebilir. Kurtulu Sava'nda dillere destan olmu; yapt iler masal kahramanl boyutunu am, gzmzn nuru tek kurumumuz Hilal-i Ahmer, yani Kzlay'dr. Ancak, son elli yldr

195

Kzlay tekilatnn ne i yapt, orada neler dndn kimse bilmez. Bosna'ya yardm organizasyonu skandal boyutuna ulam. Malezyal Mslmanlarn yardmlar Bosna'ya ularken, Kzlay'n yardmlar binbir mklat ve nazla, yarm milyon insan ldkten sonra ancak varabilmitir. Mesela, Kzlay neden, Gneydou dalarnda sren amansz savan yz binlerce kurban Diyarbakr'da byk bir sosyal afet oluturduu halde, bu insanlara depolarn amaz. Bu insanlar Kzlay bir gn gibi ksa bir zamanda doyurabilecei halde, bu siyasi felaketin sonularndan sorumlu olmay aklnn ucundan geirmez, bunu kimse de merak etmez. nk Kzlay'n banda otuz yldr, kokmaz, yanmaz, deimez bir genel bakan Kemal Demir vardr, hl yayor mu? Demirel'in yakn arkadadr. Trk masonlarnn byk ismidir. Trk halknn balar ve fedakrlklaryla kurulmu bu muhteem kurum, rtld,

196

halktan uzaklatrld, orada dnen dolaplardan bir tekini bilemeyiz. (Btn sivil muhalefete ramen Kzlay'n tam da gbeine Trkiye'de ei benzeri grlmemi acaip bir mimari beton canavarn ina ettiler...) Anadolu Kulb, parlamenterlerin kumar ve kt oynad, gazeteci dahi olsalar bakasnn girmesine asla msaade edilmeyen, Ankara'nn en kkl kurumudur. smet inn ve bildiiniz tm isimler gnlerini akama, gece yarlarna kadar orada geirirdi. Gcn ve dokunulmazln bir cmleyle anlatabilirim: "Meclise bir defa seilmi olsalar bile, mr boyu milletvekili maa alabilir" yasas bu kulbn basksyla kartlmtr, bu yasann ac insafszl tarihimizde, dnyada yoktur. Ordu Yardmlaa Kurumu (Oyak) iin de kimse bir ey diyemez. Ancak cumhuriyetimizin byk yazar, Falih Rfk 60'l yllarda dokundurur: "Yedek subay aylklarndan kesilen para da yardmlama sermayesinin iinde kaynayp gider. Yedek subaylara hizmetleri bittikten sonra hibir hak tannmaz. Afe-

197

dersiniz ama bu da gasptan farksz bir davrantr" deyip, tm makalesi boyunca, Dil Kurumu, Tarih Kurumu ve Ordu Yardmlama'nn vergi vermeden, faydal kurulu adyla ticaret yapamayacan savunur. Bu kurumlarn statleri ynetmelikleri zaman iinde ok deiti, ancak, kurulularnda birtakm mali imtiyazlar kullanmalar, ite bu tartmalara yol at.(*) Bir bakasna geelim. Trkiye'de bir brokratlk rekoru krlmaktadr. Kltr Bakanl Gzel Sanatlar Genel Mdr Mehmet zel, otuz yln doldurmutur. Dnyann en ok babakan, hkmet, ihtilal ve bakan gren adamdr. Bu tarihsel bir rekordur, Mehmet zel'i kimse makamndan edememitir. Mehmet zel kimdir? Hakknda basnda acemi birka gazeteci skandal dosyalar amaya kalkm, her defasnda gizli bir el tarafndan durdurulmu, acemi gazeteciler de, bu byk gten korkup gizlenmitir.

(*) Bu yaz Krfez depreminden nce yazld.

198

Bu enteresan gcn arkasnda kim var? Ko ve Sabanc'nn byk resim ve sanat eserleri koleksiyonlarndan mutlaka haberdarsnzdr. Mehmet zel, Trk resminin kayda gemi, gememi byk tablolarndan haberdardr. Nerede olduklar, nasl olduklar onun bilgisindedir. Bu tablolarn nereden gelip nereye gittikleri konusunda onun dnda bilgi kayna yoktur. Bilmem bu byk faciay kestirebiliyor musunuz? Tarih Kurumu Basmevi, dnyann en gelimi teknolojisini bu fukara lkeye 1950'li yllardan beri getirmeye balad. Tarih Kurumu, Dil Kurumu gibi Atatrk emriyle kurulmutur. Grevi, Trk tarih almalar, milletleraras tarih konferanslarna itirak, kazlar ynetmek. Bu yzden vergi muafiyeti vard. 60'l yllarda bakan Ulu demir, basmevinin bana olu, Gkmen miydi, demir'i getirdi, piyasaya i yapmaya, parti afileri, oy pusulalar, devlet evrak, ehir telefon rehberleri, i Bankas takvimleri

199

basmaya balad. Baba-oul kurumu, byk bir ticarethane yapt. BM'den smarlanan teknoloji, deil Trkiye'de, dnyann dou yakasnda ei benzeri yoktu. 1960l yllarda hatrlayacaksnz, alacak gzellikteki bankalarn kk cep ajandalar, ok sevimliydiler, bugn antika merakllar bunlar biriktirir, Tarih Kurumu basyordu. 1970'li yllarda Trk basn ofset baskya getii halde, sportoto, piyango bileti, rehber gibi, basks, dizgisi, mizanpaj ok byk teknoloji isteyen bask ilerini yapmas zordu. Bylelikle Tarih Kurumu, Ankara piyasasnda tekel oluturdu. nsan soruyor, bu kadar para nereye gitti? Bugn be-on yllk yepyeni yaynevlerinin baars Tarih Kurumu'nun altm yllk yaynlarndan daha kaliteli ve daha oktur. 1960'l yllarda Ankara'da bir matbaa sava yaanr. Tarih Kurumu kendini savunmak iin srtn CHP'ye verip gazeteye araf araf ilanlar verir. Rakibi, sonradan serbest piyasada

200

tekel oluturacak olan, srtn sa partilere dayayan Ajans Trk'tr. Ajans Trk, Tarih Kurumu'na szdrd elemanlarla, kurumun fiyaskolarn kitap halinde yaymlar, Dantay'a, bitmek bilmeyen davalar alr. Tarih Kurumu ayrca, Dil Kurumu ve CHP gibi, Atatrk'n vasiyetiyle Bankas'nn doal ortaklardr. Ajans Trk'n bandaki adam TV'lerden tanrsnz: Necdet Evliyagil. TRTde ld gne kadar on yllar boyunca iir programlar yapt. Tm edebiyatlar kt ivesi, bozuk diliyle hasta, deli etti. Arabesk, mide bulandrc iir programlaryla bir dnem Trkiye'de en ok dalgaya alnan bir adam oldu. ldnde TRT ardndan, byk air Necdet Evliyagil ld diye matem programlar yapt. Ankara'da yayn yapan byk matbaalardan biri Diyanet lerine baldr. Devasa bte imknlarna sahipti. 80'lerin sonunda matbaann mdryle ilgili byk yolsuzluklar

201

mfettiler tarafndan incelenmeye alnd. Ancak, skandal rt-bas edildi, basna szmad. nk, Diyanet leri, byk siyasi gc ve kulisiyle her zaman saklanmay baarmtr. zel sektrn ve medyann cazip hale gelmesi 80'lerin ortasndan sonra balar. Ankara'da devlet dairelerinin salad matbuu ilerin yeknu akl almaz boyutlardadr. Bu rahatlk yznden Ankara bir kltr ehri olamaz, devletin hazr bask ilerinin rahatlyla herkes keyi dnmeyi dnr, yayn, dergi, gazete, bilim, kimse uramaz. 1978 ylnda, Ankara'da Disk tarafndan yine devasa teknolojik imknlarla Emek Matbaas kurulmutur. Rzgrl Sokan sonundaki bu matbaa, 80 darbesiyle ihtilal bildirgesine girmitir. Kenan Evren televizyonda, sulayarak, "yle teknolojik makineler var ki aklalmaz" diye veryansn etmitir? Nedense bir bamsz sendikann matbaasnn byklnden gocunulmutur. Devlet, cunta, sivil kurumun kendi imknlaryla oluturduu matbaadan rkm, kskanmtr, hatta 108

202

byk bir matbaa sahibi olmay, vatan hainliiyle sulamtr. htilal buldozer gibi geti stnden, bugn, bamsz, dergi, gazete, kltr ortam neden oluturulamad, sorusunun cevab buralarda yatar. (Binlerce rnekten bir-iki rnek vereyim, ihtilalde zarar grmeyen matbaalarn banda slamclarn Gaye Matbaas gelir, slamc kitap, basksnn inanlmaz ykseliini grdnz, ikincisi Daily News'un Eskiehir Yolu'ndaki tesisleri gelir. Bugn Kanal 7'deki Ortadou programndan tandnz llnur evik'in babasdr lhan evik. ngilizce gazetesi, yllar boyu bin, iki bin basky gemedi. Sadece sefaretler satn alyordu. lhan evik mehur, ileri derece masondu. Elilerle kurduu dostluklar sonucu gitmedii, gezmedii lke kalmad. Sonunda olunu gazetenin bana getirdi. Demirel'in danmanlna ykseldi, yr ya kulum diyen nadir matbaalarn banda geldi, llnur evik pek irkin ama, 35 yalarnda Avrupa'da

203

okumu zgr admda gzel bir kzkardei olmal, o da ayr mesele, Ankara matbaalarna ve matbaac kzlarna baka bir yazda dneriz.) Kaba hatlarla, tadmlk birka kk rneini verdiimiz bu pislik tutucu rm dokunulmaz alanlardan yzlercesini sayabiliriz.(*) Ancak; Trkiye'nin ruh manzarasn bize en iyi anlatan devasa bir dokunulmaz alana geelim. Bugn lkemizde canl kanl yaayan harareti en yksek, aydnlarn, devletin ve Trk halknn ortaklaa tapnd, koruduu ve hi kimsenin, medyann, gazetenin, aydnn asla azna almad en byk dokunulmaz alan, rgt sulardr. Devletin, halkn, aydnlarn sanki tm inanlar yklacakm gibi bir tek slogan atan gence,

(*) Trk Hava Kurumu, Trkiye Milli Olimpiyat Komitesi gibi daha ne cevherler var ama onlar baka bir yaznn konusu olsun.

204

hakimlerimiz, hukuumuz tam 18 yl ceza vermekte ve bu hibir ekilde tartma alanna getirilmemektedir. ankr Cezaevi'ne ziyarete gide-gele, 16. koutan birok gen tandm, bata Hakan ve alar geliyor. alar 20 yalarnda, gencecik iimizden bir ocuk. Dnya kadnlar gnnde tertip edilen mitingde slogan att diye 18 yl cezas kesinleti ve bu rnekte bugn cezaevlerinde binlerce insan yatyor. iddet yok, kan yok; silah yok; bir slogan veya bir pankart amann cezas 18 yl. Moraliniz bozuksa tedavi iin alar' ziyaret edin, size orackta kfte ekmekler, ekmek aras nevaleleri kala gz aras hazrlayacak, bitmeyen srkleyici bir neeyle doyumsuz kahkahalar atacaktr. Doast bir irade sahibi bu 20 yandaki genler, hakimleri, hukuu, toplumu, bizleri, ruhlarmz tanyan eski zaman bycleri gibi okuyup, keyifle, neeyle usta ii muhabbetler, espriler yapyorlar.

205

Bir tek gn arp ne halk, ne aydn ne devleti tartmaz bu rgt sularn, tm dnya hukukularnn aklnn ermedii bu rgt sular, insan delirtecek denli zehirli bir manyakln rn, ite, baklava alan ocuklar, ite pankart genler, ite alar ve yzlercesi. nsan soruyor, artk toplum tartsa ne olur. Bu medya, bu ekranlar bizi hep dayak yerken mi tartacak. Ben on bir-on iki yandayken en yakn arkadam muhtarn olu Hasan'd. Uzun Sokak'ta bir byk maazaya televizyon gelmi, herkes gidip seyrediyor. Koarak gittik, ilk defa televizyon gryorduk. Yayn yoktu, kapal devre yayn yaplyor, yani, televizyonun koyulduu vitrinin nnde duranlarn grnts ekrana kyor, herkes kendini televizyonda grmek iin gidip vitrin nnde, televizyonun iine bakyordu. Hasan bir yandan, ben bir yandan nmzdeki iri adamlarn bacaklar arasndan delik bulup gemeye alyorduk, kafamza sert tekmeler

206

yeyip, "ekilin lan, bok mu var" diye kovuluyorduk. Tam o srada Hasan bard: "Lan Nihat! Seni grdm televizyonda." Ben zlerek, "Th lan ben gremedim" dedim, Hasan: "Adam seni dvyor, tekmeliyordu, televizyonda grdm." O gn bugn, biz ekrana, gazetelere ancak dayak yerken karz. Jack Nicholson, Altn Kre dln alrken duygulu bir konuma yapt: "Arkadalarm benim iin, senin bir hayatnn olmas bile ans derlerdi"... Bu szler beni, Trabzon'da ocukluumun bin renkli oyunlarn oynadm Bizans surlarnn dibine gtrd. Dnya kadar geni sanyordum, bir kck yer. Kaldrdm antik bir ta, altnda braktm gibi duruyor bir slak, kumlu solucan. Krk yldr oradaym, kmldamadan!.. Ne yazar, ne yasas, ne hukuu, ne anayasas, ne insan haklar, ne polisi, karn tm bunlar hayatnzdan, ite orada, soluyorum hl mutlulukla... Dinleyin beni! Gndzleri krlgan, gecenin karanlk diplerinde gnaha giren solucan

207

kardelerim. ki yan aalkl yollarda bymedim. Eski, antik bir Bizans tann altnda prl prl glen nemli bir solucandm. Can verir gibi, ac duyarak, dalarn en yalsna trmandm. Srtm dayadm, hayallerimi savunan son aa buras. Korkutucu irkinliim yle sessizdi ki en uzaktaki denizin sesi, acmasz umutsuzluk salgnndan korurdu beni. mem artk bu hep bakalarn sarho eden araptan. Dalmayan bin trl karanlk iinde kaymak gibi bir kz grdm. Kalbim yerinden koptu. Gezintimi bitirdim. Diz ktm, soluk almayan bir saate benzeyen kuru bir kavak aacnn altnda. Dinleyin beni, gndzleri krlgan, gecenin karanlk diplerinde gnaha giren ocuklar! Sklganlk sandmz, ok uzun srm bir genlik matemiydi. Balta girmemi bir ormanda, yirmi yl bam yerde, kaybolmuum. imdi kucamda yatyor cansz bedeni, soluk sar yz, alamaya hali kalmam. Soylu ve gngrm bir prens gibi saygyla bakyorum yzne solucanmn. Baryorum cansz

208

bedenine. Ayaa kalk matador! Bir tek boa ldrmeden terketme bu kahpelerin arenasn! Sonra birlikte kucamza alp bu ateli hastay... Bardaktan boanrcasma yaan yamurlarn altnda kouyoruz. yi kalpli bir bahemiz olsun! Kendi kendine glen, akac bir avlumuz olsun. eytan oturmasn diye sivri ve kaydrak in, Japon ev atlarna benzeyen bu sokaklarda, bu dergi kelerinde oturmaktan bktm... Bktm, her gn kendime sen aslnda koca bir balinasn diye telkinde bulunmaktan! Bktm, Tanr'yla konumaktan! Bktm, anlamad her eyi kendine hakaret sayan cehennem yzne tiksintiyle tkrlen devletten, hakimden, seimden, kanundan, insan haklarndan, yazmaktan... Hayat Buysa ...mna Koyim Grup IG'a Drt-be sene nce kahvede oturmu, ay iiyorum. Yanma Doulu iki gen oturdu, pavyonda komilik, garsonluk yapyorlarm.

209

alvar gibi bir kot pantol, kara, pis, ok gr salar biimsiz kesilmi. Gz ucuyla etraf derin bir utangalk iinde kesiyorlar. O kadar sklgandlar ki, felli gibi oturuyorlard. Garson bo bardaklar alrken, adnn brahim olduunu rendiim, "Aabeyinin ay parasn da al!" dedi. "Yooo rica ederim, benimkileri ben veririm!" O dakikaya kadar hibir ey konumam tk, bu sefer, "O zaman aabeyimize bizden bir ay getir, parasn da al!" Hi tanmadm iki insan, masama oturmu tanmadklar bir adamn ay parasn vermeye alyorlar. Ne i baba, gibisinden muhabbete girmeli, mevzuyu renmeliyim. Mevzuyu renmenin yolu, iyi soru sormaktr. Amatr bir tarihiyim, ama, iyi soru sorarm. Mesela, Divan Edebiyat'nda neden mart yoktur. Bu air muhteremler drt yz sene stanbul'da insan akln zorlayan her kelimeyi, imgeyi iire somyor da, her gn balarnn stnde fr dnen martlar iirlerine sokmuyorlar. Var bunda bir bit yenii. Divan

210

Edebiyat, Dou, bata ran geleneini srdryor. Kullandklar dil, ortak bir hayalin ssl kelimeleri. te bu imgeleri her defasnda binbir ekilde lego talar gibi yan yana getirip, insan hayalinin dnlmedik ruh hallerini ifadeye alyorlar. Biri yle dzenliyor, dieri byle. Her neyse, "mart" yok. Uzman bir hocama soruyorum, istisnai olarak turna kullanlm. Belki de o zaman martnn ad baka. Belki de mart demeyi yeni rendik. Srf bunu renmek iin aylarnz vermeniz, Arapa, Farsa renmeniz gerekiyor. Son yzyldr ise, marty kullanmayan airimiz yok. Bu soruyu sorduunuzda yeni bir ey reniyorsunuz lkenize dair. Gvercinler iin her caminin n yznde ku kkleri yaptk. Martlar ya grmedik, ya kovduk. Ya da ran edebiyatnda olmad iin "mart"y cesaret edip alamadk. Martlar yrtc hayvanlardr, gn boyu er-pn peinde koarlar. Yrtc imgesi iin arslan, kaplan, mitolojik hayvanlarmz var. Beyazlm vmek

211

istesek, beyaz gvercinleri, kuular, turnalar severiz. Kendi tahminimi syleyeyim, "martlar" kafa kartrmtr, hem yrtc, le yiyor, hem "beyaz, gzel". Divan airlerinin "stilize" dnyalarn bozmutur, bir ey ya iyi olacak, ya kt... Hem yrtc, hem beyaz, olmaz bu. Peki, "beyaz" rengi sever miydi Divan airi? Aylarca uramak gerekir, yine. Son yzyldr, Anadolu'da onbinlerce ky gt, boald, Rumca, Ermenice isimler deitirildi. Yerine: "Akyaz, Akkpr Aktepe, Akpnar, Akkaya, Akyol" gibi ba ak olan binlerce yeni, milli, Trke isim verildi. Trafik kazalarnda lenlerin listelerini okumuyor musunuz: Emine Akyaz, Hseyin Aktoprak, Melahat Akaln.. Son yzyldr "ak" kelimesine kar milli, derin bir muhabbetimiz balam. Sivas'ta 37 aydn ldrldnde hepimiz ok geirdik, gn boyu alyoruz. Otobsle stanbul'a gidiyorum, Gerede, Dz-ce'de kadnlar, bembeyaz tlbendi earplar, yar dizlerine kadar amura gmlm, patates

212

tarlalarnda apa yapyorlar. sava balyor, birbirimizi ldryoruz diye o kadar korkmuum ki, alayarak tarlalara kotum, teyzeciim, bizim ne gzel topraklarmz var, deil mi, ne gzel lkemiz var... Masama oturan garson ocuklarla muhabbeti koyulatrdk, sklgan kardelerim, yava yava masaya dokunmaya, yklenmeye baladlar: "Aabey ben kaset kartmak istiyorum, sesim ok gzeldir".. Gler misin, alar msn, kyden ehire gelip nne kan ilk kahveye girip, ilk masaya oturmu, "yalvararak" abi ben kaset yapmak istiyorum. Onu durdurmak ne mmkn, iki. trk rd, "makaram sar balar" trksyle de balad. Sklgan kardelerimi kk drp zmek istemiyorum ama, ulan bitmedi mi bu makarann balamas?.. Laf ilerledi, kaytsz bir hissizlik iinde oturup hi lafa girmeyen, yzne baktnda da "nazl nazl" glen ocuun Murat olduunu rendim. Annesi Denizli'ye amcalar zmir'e gm. Gemiyle talya'ya kaacakm, iki bin

213

dolar biriktiri-yormu... brahim, "Abi, bu olan para tutamaz, geen gitmi, akvaryum alm, akvaryumdan bize ne abi?" yanda bir kz varm; kk dilimi yuttum. aylar, geldi, gitti, ald, bacak bacak stne atacak rahatl bulduunda... Bir fkra anlatt, brahim! "Aabey, bizim orada bir Mella Aptullah vardr... (Bunlar medrese hocalardr, halk tarafndan ok sevilir, Nasreddin Hoca gibi fkralar dilden dile anlatlr, her yrenin birka Mella Aptullah' vardr, hikyeleri toplasan yz cilt tutar... Trk filmlerinde karikatrize edilen Doulu eyhlerle ilikileri yoktur.) Bir akam toplanp otururlarken byk bir kasa elma gelmi. Mella Aptullah'a demiler ki, unlar bir bltr. Mella Aptullah demi ki, bana gre mi pay edeyim, Allah'a gre mi? Demiler ki, tabii ki Allah'a gre pay et. Mella, elma kasasn alm, en gzellerini aann kucana, en irkinlerim de kapnn yannda oturan garibanlarn kucana atm... Mella

214

Aptullah'a, "Ne yapyorsun Mella Aptullah" demiler, "Ben size demedim mi kime gre pay edeyim, Allah byle pay etmedi mi?" Yine de ay paralarn vermem mmkn olmad, deyip kalktlar. Ne biim dnya ulan, TY medya, arkc, Unkapam yle byk bir yaygarayla sayfalarn dolduruyor ki, Doudan gelen herkes, neredeyse, ehirde nne kim ksa kaset iinde yardmc olabileceini dnebiliyor. Ve sonra, Murat'n, incecik, pis ve kuru bir kediye benzeyen bebeini hayal ettim. Boysuz, clz, elimsiz, uzun eneli, kirli, yal sal karsn hayal ettim!.. talya'ya kaacakm. O rk demirlerle uydurulmu gemi, ehrin en irkinlerini, en karalarn gecenin karanlnda cra bir sahilden gizlice toplayp, nefis bacakl, gzel gsl, birbirinden tahrik edici uygar, hmanist insanlarn lkesine gtrecek. Bir kara kpek yavrusu gibi bu yzden dehet bir ehvetle az sulanyordur! talyanlar kzarm iri stakoz tepsileriyle sahilde karlayacaklar!

215

Yzm karacalar, kalemim karacalar, nk kara insanlarn yazarym! Yoksul kara bir insan, kara bir kz, kara bir ka grmeyeyim tutamam kendimi. Tevrat'ta geer, bir kitabma almtm "Ben karaym, fakat gzelim", yani, irkinim, pisim, kirliyim, ama gzelim. Derinden etkilemiti beni. Bir Laz kahvesinde helaya gireceim, dal bir Karadenizli helann kapsna bir tekme vurup sram ald, girerken keyifle duymadm bir Laz trks sylyordu: "Eskiden bana kara deyilerdi, karaym, o kadar da deilim..." Hem gldm neeyle, hem, zeletiri gibi, bu halkn "kendi karalyla hesaplamasndaki" duyguyu zmeye altm... Karalk arna m gidiyor bu halkn, bu kadar m gzel ifade edilir karayla hesaplama, karayz ulan, kapkarayz... Getiimiz yaz, Ankara'dan Burhaniye'ye, oradan zmir'e geeceim, yol uzun, bayideki dergi ve gazetelerin neredeyse tmn aldm. Bir keyifli muavin var, sormayn, ef garson gibi giyinmi, kibar, saygl, hrmetkar. arp

216

kalyorsunuz, dakika ba, "Abi kahve, aabey, sigara imek istiyorsan, surda duracaz, aabey kaseti beenmiyorsan deitirelim." Bu ii yapacak, iddial! Arkamda bir adam; avukat olmal, "beni surda uyandr", dedi. Muavin gitti geldi, aman aabey unutmayalm, aman aabey vakit gelmedi deil mi, derken, ikimiz de unuttuk, bir saat kadar sonra, adam kendiliinden uyand! "Olum nereye geldik, dedi?" Muavin utancndan yerin dibine girecek, zr diliyor, yalvaryor, alttan alyor... Neyse avukat pek kibar kt, dn otobslerine binerim deyip indi. Muavin ocuk alayarak yanmdaki bo koltua gmld. Aabey ben bu ii yapamyorum, aabey ben bu ii brakacam. Aabey bu benim son ansmd. Aabey neden ben baaramyorum. Abartl sayg ve ilgisini de bylece rendim, ocukcaz dizinde alayacak arkada aryor, saygdan yol yapyormu! Yahu bir ey yok, alt taraf bir adam uyandrmay unuttun... Neyse, torpilli kahveler

217

geldi, itik, aldk. Aabey dedi, Sen Fransz tatil kyn biliyor musun, plaklar kamp, ben daha nce orada altm. Azn ballandrarak yar palavra yar giriimci bir ruhla, "Aslnda aabey kafalar almyor, plaklar kampn Manavgat elalesi'ne yapacaksn, aabey dnebiliyor musun?" Jandarmalar otobsn nn kesti, arama var! Sebep? Sahile bir ceset vurmu! Sahile vuran cesetle arabay aramann ne ilikisi var! Konvoy yznden otobs yava ilerliyor. Darda yamur var, sahilde jandarmalar belli bir mesafe iinde cesedi yarm daire iine almlar, ama, sahile de ekmemiler! Savcy bekliyorlarm... Bizim yakkl muavin geldi, aabey, u Krtleri, Irakllar', Kerkkller'i tayan gemi frtnaya kaplp batm. Sahille yolu kesen aalarn arasndan bir lahza dalgalarn ykad kara kafasn grdm cesedin! Ne yapacaksn, umaya kanatlar m vard! Bu hayali hapishanede biz neyi bekliyoruz ki? Ne

218

Krt', Trk', ne Pakistanls, bu topraklarda cellatlar ve kurbanlar var! Yllardr bu gemilerle kaanlarn haberlerini okuyorum, bir air, bir yazar, merhem babndan iini ekerek, hkrarak duygulandn belirten bir cmle yazsayd... Bu kara ocuklar yle kovmuuz ki, sosyologlar gebe mi diyor, Avrupallar mlteci mi diyor, askerler, gvenlik glerine yardmc olmayan sempatizanlar m diyor. Ben ne diyeyim, "yurttam" ne ie yaramaz rk tutkaldr, bu. Yol boyu, Murat geldi aklma. Basit, yoksul bir kyl, karnn doyurmaya gidiyor. Dalgalarn, bembeyaz kpklerini bile rahatsz etmeden, usulca lverdiine gre, yeterince alakgnlllk kltr alm. Yani, hakiki bir Anadolu kyls, topramzm tapusu. imdi kucanda yandaki bebei, Ege'nin derinliklerinde, hangi snger tarlasna gmlm uyuyor. Tahtalar rm, korkuluklar yklm, gvertesi delik deik hurda gemiye

219

bindiklerinde kim bilir saadetten dilleri tutulmutur. lk defa hayatlarnda bu kadar mutlu olduklarn anladklarnda, Trk karasularndan uzaklatklarn sanmlard, yine aldandlar! Yakay ele verdiler. Gemi, dalgalar zerinde saman pnden farksz! Frtnada saman p, iki kadeh imi saman p! Akdeniz'in koynunda kaybolmu ho, ssz ve gzel bir koya gireceklerdi. Kk bir cennetti dledii. Bunun iin plk, hamallk, her eyi hayatnn son gnne kadar bir tek saat aksatmadan yapacakt. Belki filmlerde grd gibi, kars ve ocuklaryla evde yksek sesle konuabilecekti, onun evinde, yksek sesle yalnz kavga edilir, trk rlr, cenaze kaldrlrd. Politikac mitingi gibi, karsyla, ocuklaryla maceral bir bolluk iinde bararak mutlu olacaklard. Sanki, bu lkede hi baramad iin iler yolunda gitmemiti. En kt haliyle i bulamayacan dnyor. Ama o gzel koya sarlm inci gibi ehrin sokaklarnda,

220

yaamaktan sarho bir kpek gibi srtt gnleri dnp, ho oluyordu... Hey, batan rk geminin altna gmlenler! Uyann hadi, haydi evlerimize... Makaram sar balar lo, uyann loooo... Ey, camdan berrak sularn iyi kalpli balklar, gzleri sabit geni bolua bakakalm koyu bir esmer leke bulacaksnz... Gzpnarlarn, minik srklarla sonsuza dek pverin. Nuh'un gemisiyle gelmitiler bu dalara, ite yine Irakl, Pakistanl, Kerkkl, Krt, benzer bir gemiyle dnveriyor! O byk renkli akvaryumda, Trk'n, Krt'n, Grc'nn olmad on bin yl sonrasna kadar sizinle otursun... Looo... stiridyeler amak iin kapaklarnz, ok ge kalmadnz m? Looo, loo, Akdeniz'in mercanadalar, looo looo, snger tarlalar, yumuack koynunuza alm kardelerimizi. Biz onu To-roslar'm, Ar'nn en yksek yaylalarnda mutlu edip saramadk. Siz sarn, uzun yeil yosunlarnzla... Otursunlar kardee, antik mitolojik Yunan

221

tanrlaryla yan yana. Zlgt ekip, Ze-us'la, Prometeus'la makaram sar balar sylesinler... Zeus'un peine jandarmalar dsn. Looo, loo! Kardeim, yurttam! Sahile bakyorum, gzlerinin iinde, alar ncesinden kara bir bcek donarak talam. Iltl koyu kahve bir kehribar ta. Yufka aar gibi minik yumuack dalgalar nasl tam bu cesedi sahile. Talihin kanl maskaralklar tetiini ekmese de, durgun denizler artk ldryor insan. Makaram sar balar looo... Denize kulak kabartm ceset, duymak iin mi Adriyatik sahillerini, yoksa bombo brakt binbir iekli yaylalar m?.. Sanki, kremal rdek kzartmasyla bekliyorlard seni... te byle bir lkeden katnz, .iktirol-git diyecek bir pasaport bile veremiyor, milli mar gibi her gn sevmeyen terketsin sloganlarndan genlik mar yapp okullarda okutuyor. Pilisi prts bile yok, kt bir gmlek, bol ve slak bir kot pantol.

222

Looo, gemilerin zerinde dne dne uuan martlar! Looo onlar da kara da martlaryd! Onlar da almadlar kitaplarna! Kafalar kart muhteremlerin, hem insan, hem isyanc nasl olur? Dikenli snr teliyle kamlandlar. l dudaklarnn l ne kadar ar. Yalnz gmlei ve kartlan pantolonunun kuma hrts... Bu hrt iin, onlarca jandarma savcy bekliyor. Eyy, eytan cbbesi giymi aydnlar. Cellatlar kahraman ilan ediyor, lkemin bu kara ocuklarn hl kurban veriyorsunuz. Ucuz, milli duygulara hitap edip milyarlar yiyorsunuz. Srtlan ava kp, le hrszl yapp, kabileye geri dndnde, tm kabile, le yemi srtlan kutlamak ve yaranmak iin saatlerce gtn yalar... Yalayanlardan utandklar iin arkalarna bakmadan kayorlard. Looo, looooo, ben de sizin gibi karakafal bir annenin ocuuydum, uzun dalgal kara salarn taramaya kemik taraklar dayanmazd, kolumdan tutar gtrrd yaz tatillerinde "Aha anann topra" der, Horasan'n,

223

Pasinler'in ovasn, dalarn gsterirdi. "Anne, buralar bombo" derdim, "Sen bilmiyon da yle diyon, burda her bir imenin, her bir iein ayr ayr ad var..." te, orada, sizin gibi yce da banda eriyen kar idim, imdi cesetlerinize uzaklardan, konforlu otobslerin iinden bakan, el oldum!.. Modern an Canileri Aylardr televizyonlarda bata Hseyin Atay, Hayrettin Karaman, Mehmet Aydn, Yaar Nuri, vb. slamc yazar-dnrler tartp duruyorlar. Hangi mezhep abdesti nasl alr, hangi mezhep namaz nasl klar? Binlerce ince ayrntyla bin yldr bitmeyen tartma! Bu tartmalar bize ne ifade eder, artk, dinin, namazn, abdestin toplumsal huzura ne gibi faydas var. Kur'an memur maalar iin ne syler? Kur'an trafik kazalar iin ne syler. Car car car milyon laf. Ekmei nasl bleceiz, bir kelime yok, tsss.

224

stanbul'da bir gecekondu evinde dokuz kii bir gecede kmr zehirlenmesinden lyor. Kur'an kmr zehirlenmesine ne diyor? Yok, Mslman-Trkm, yok Trk-Mslmanm ne byk tartmalar! Bir kk odada kedi yavrular gibi len dokuz ocuk Trk myd, Mslman myd, ehit mi oldular? Televizyonda sizi iyice dinleyemedikleri iin mi anlayamadan mevzuyu, gittiler? Trk milleti, Trk dnyas, Mslman alimleri, islm dnyas, souktan korunmak iin bir battaniyenin altnda kedi yavrular gibi birbirine sarlarak uyumu, kaskat kesilerek lm bu ocuklara ne diyor? Vatan haini miydi bu bebekler? DevSolcu muydular? Allah'a inanmayan kfir miydi bu bebekler? Trk devleti, Trk anayasas, Kur'an, tarih, Fatih Sultan Mehmet bu korkun souk geceler iin ne diyor? (Byk Trk milletinin, devletinin bekas iin alan patronlarn, holding aalarnn, gazetecilerin, gazinolarnda, lokantalarnda henz raklk, komilie balayp, byk dinimize, milletimize hizmet edemeden gidiverdiler.)

225

Bu terbiyesiz adamlarn suratlarna tkreceksiniz. nsanlarn ekmeine, yuvasna, ana hizmet etmeyen hibir ey ne dindir, ne fikirdir. Bin yldr bitmek bilmeyen, ossuruk alimlerin icat ettii bu boktan psrkten problemleri suratlarna frlatacak soracaksnz, bu tartmalarn kaps neden her yere varyor da bir tek ekmek meselesine, blmek meselesine gelmiyor? Siz ekranda halk bombo suratlarnzla uyuturken bu gecekondularda daha ne kadar bebekler lecek? Bugnden tezi yok, blmeyen insanlarn dininden bana ne! Bugnden tezi yok, memurun, iinin, yoksulun yannda yer almayan insann Allah'ndan bana ne! Sizin dininiz ne ie yarar? Sizin Allah'nz ne ie yarar? Ko'larn, Kombassan'larn, Sabanclarn rtk'lerin villalarna m yarar?.. Yine televizyonda bitmek bilmeyen bir tarih tartmas, Osmanl'nn kuruluunun 700. yl mnasebetiyle sekiz saat sren tartmada, ismi, gbei ikin onlarca aydn azn yaya

226

yaya konuuyor. Devletin imkn ve maalaryla marm, ukallam, yalakalam bilim adamlar! Osmanl, Roma'nn devam m, Trk m, Asya'dan m geldik, Abbasi kalnts m, anann ...m m? Karde katli iyi midir, faydas var mdr, olmasayd biz olur muyduk, eein s.ki tartmalar! llber Ortayl denilen uyuz herif hak edilmemi bir alayla sa-solu eletiriyor, Ylmaz Ak-koyunlu denilen ANAP milletvekili ssl konumalar, hicaz-l, makaml laflar bir bok sanyor. Saatlerce kusuyorlar. te Trkiye'nin leleri. Tarih ne ie yarar bilmezler, tarih felsefesi, din felsefesi, toplum felsefesi, aydn felsefesi, bilim adam ahlak, birka cmlecik gemez, anlamazlar, konuamazlar. ikin, yal fare srleri okumu da ne bok olmular? Devletin maayla kaslp duruyorlar. Ne yapaym bu adamlarn okumuluunu! Yaadmz toplumun gelir dalmna, siyasi dzenine, insan haklarna, geri kalmlna hibir faydas olmayan Lale

227

Devri rehavetiyle, sultan kaynda boaz sefas konumalar. Aksrk, tksrk ve bilim. Bu bilgiler bilgisayarda da var. Tarihi, insan, toplumu, devleti deitirmeyen, ilerletmeyen, insan olunun ruhunu kprdatmayan, kurumlar zorlamayan, bilimi, tartmay, bilgiyi ....tmze mi sokalm? Bombo konumalar, bombo tarihiler, bombo suratlar. Ne ie yarar senin dinin, senin Osmanln, senin devletin? Bir de kalkm, bu halk neden okumuyor diyorsunuz. Bu halk essek mi, kz m, kendi yarasna, acsna derman olmayan bu kasnt bceklerini mi okusun? Bu kurulu hrszlk dzenine tarihisi de, bilim adam da hem omuz vermi, hem kuzu gibi ba eiyor, kpekler gibi kuyruk sallyorlar. nk bu mafyatik dzen hepsinin kerhanesi. Onlarn dekan olmasna yaryor, byk adamlar hesabndan arlanmalarna sebep oluyor, daha ne olsun? nk bu ruhsuz herifler bilim adam olmadan, Mslman olmadan, Trk olmadan nce, her insan gibi

228

acma duygusunu renemediler. Toplumdan, dinden, tarihten, acma duygusunu renememi bu insanlardan daha vahi yaratk ne olabilir? Bir bilim adam, Mslman olmadan, Trk olmadan nce, sorumluluk duygusuna sahip olmaldr. Sorumluluk duygusu olmadan bilim adam olmusun, ossuruk olmusun bana ne? Ancak, bu yaratklar ac eken halk seyreder, utanp yzleri kzaran yoksul insanlar seyreder, sorumluluk endiesiyle didiip hapse denleri seyrederler. Sadece seyrederler ve hep seyrederler, sonsuza dek seyrederler. Dzenden raz olanlar seyreder. Seyretme, Tao'nun Konfys'n felsefesidir. Binlerce yl inliler neeyle seyrettiler; doan gn, iekleri, buday baaklarn. nk, Tao da, Konfys de, karmadan, bulamadan, kendinizi skntya sokmadan olup bitenleri seyredin, mutlulua ancak seyrederek ulaabilirsiniz dedi. Ve yzyllar geti, kanl hkmdarlar geldi in'e. Bu sefer bilginler, yallar, bu halk

229

soyuyorlar, katlediyorlar, kimse sesini karmyor. Herkes bu kanl aclar karsnda bile seyirci oluyor, ne yapalm? Vicdan retelim. Acma duygusunu retelim. Ba kaldrmasn retelim. Genlere, iyiyi-kty ayrdetme yeteneini retelim, dediler. Ancak inliler bir kere, alklarn unutacak kadar dncelerine dalp uyumay renmiti. Ancak inliler, kardeleri ldrlrken neeyle srtarak seyretmesini renmilerdi... Kardelerim; her drt-be ylda aramza yeni bir nesil geliyor. Drt yl nce on yanda olan bir gen, bugn onyedi-onsekiz yanda ve yazlarmz okuyor. Televizyonda tartma programlar izleyip, neyin ne olduunu anlamaya alyor. Klasik dergiler, programlar dnml olarak bir lkenin deerlerini, iyileri, ktleri, ana hatlaryla her yl yeni gelen nesle retmek zorunda. nk, akademiler bombo suratl yzlerce hocayla dolu. nk gazeteler, televizyonlar ot-bcek suratl yzlerce adamla doldu.

230

te bu yeni nesil, utanma duygusunu renemiyor. Acma duygusunu renemiyor. Sorumluluk duygusunu renemiyor. Ama bir yn tartmay bilim sanyor, tarih sanyor, din sanyor. nsan olmak iin alayan insanlarn souktan len bebeklerin tarihini renmek lazm, insan olmak iin, kendini aresiz insanlarn derdinden sorumlu tutman lazm. Kitap dediin, okur renirsin, babann paras olur, Amerikalara gider, en kralna havan da basarsn. Ama, utanma duygusunu renebilmenin niversitesi yoktur, televizyonu yoktur. Bunu vicdannzda halledeceksiniz. Bu bilim adamlarnn yzne tkrerek ie koyulacaksnz. Byk bir vicdan eitimi iin, zehirden ac tarihin byk eserlerini, romanlarn, tiyatrolarn, bakaldrlarn okuyacaksnz. Yoksa, bu bombo suratl ikin gbekli fare srs bilim adamlar hepinizi seyirci yapyor... Hakkride grev yapm eskiler anlatr, solucan gibi kk kurtuk olurmu karda, karkurdu denirmi. rm karn altndan

231

toplanr, normal scak bir testi suyun iine atlr, su buz gibi souk kesilir. Souk su istediklerinde bu kurtuklar su gmlerinin iine atarlar. Bir kurtuk buzdolabndan daha byk i gryor. nk karkurdu souu karn iinde reniyor. Souun z kurtuk. Tarihin, ehrin, gecekondularn aclarnn souunu yreimizde bu kurtuk gibi duymadan tarih, bilim, din okuyanlarn hali ite burada. Bilimleri, mandann suya sarken kartt seslere benziyor. Ve bu sesle avunup gidiyorlar. Koyu Zamanlar 1961 ylnda, cumhuriyet tarihimizin en sert bakl dergisi, Yn dergisini, Eczacba'nn da katksyla, halkla gbek ban kopartm, elik gibi salam sinirli bir aydn cuntas, dipik darbesi gibi kaburga kran, krba gibi siyasilerin srtnda krmz izler brakan, sert manifestolarla deyip, karrlar.

232

Kyllerden ve parlamentodan nefret eden, Rus soylu subaylarn andran bu aydnlar, sakal 60 ihtilalinde yeni bitmi gen nesli derinden etkilerler: Doan Avcolu, Mmtaz Soysal, lhan Seluk, llhami Soysal, bir siyasi nihilist kadar korkusuzdular. Gen Cumhuriyet'in kaderini, kendini beenmi bir otoriteyle stlenip, kelimeleri mhimmat gibi kullanp, dello eder gibi, tarih sahnesine karlar. Orduyu kafalayp, tepeden inmeci bir sosyalist devrim planlayan sabrsz aydnlar, dalar st ste yar gibi, bir emirle milli kaynaklar-irketleri devletletirecek, toprak reformu yapacak, irticay kanalizasyonunda boacaktr ve bu dnceyi ilerici aydnlar hayata geirecektir. Hibirinde, pimanlk, acma, hzn, din duygu, sabr, yumuak bir sz yoktur. Hayatlarnn sonuna kadar da dilerini skp, len arkadalarnn ardndan bile zayf grnmemek iin, sessiz kaldlar.

233

Son krk ylmzda, her siyasi sarsntda orduyu greve aran yumruk, postal, tank ve ateten bir niforma giydirilmi "doktrin" ite burada, bu dergide ina edildi! Orduyu kutsayan aydnlarmzn banda, saldrgan, sert, acmasz, ve soylu bir erkek yz tayan Doan Avcolu gelir. Trkiye'nin Dzeni adl kitabyla, siyasi delilik izgisinde sarholam gen subaylarn vatanseverlik duygularn kprtm, tanrsal adaletin ancak, kuvvete tapan ordunun nderliinde gerekleeceini haykrmtr. Yeni devletimizin ruhunu, hrriyetler, parlamento ve cici demokrasinin gevezelikleri deil, eitsizlii giderecek siyasi kararn, ilerici aydnlarn vicdan olduuna iman etmitir. Doan Avcolu'nun yznde donmu bu fildiinden vicdan, bugn, son gnlerinde kst en yakn arkada lhan Seluk'un stununda hl grkemiyle aslmaktadr. 60'larm sonunda, hem genlik, hem de meclis, Trkiye'de sosyalist dnceyi azbuuk tanr. Doan Avcolu, Yn dergisini karttk, yn

234

gsterdik, imdi devrim zaman deyip, DEVRM dergisini karr. Modernleme tarihimizin ok iyi tand komitac, ittihat kumatan bir elbise vard stlerinde, ucunda sehpa vard, altm ylndan sonra, "cuntac" kelimesi daha da modalaacak. Daha doru bir ad: Devletle aynilemek. Daha doru bir laf: Halkla devlet arasndaki siyasipolitik ilikiyi red. Ya da muhtra metinlerinde kullandklar: g, kararllk ve baskyla, kardelik ve eitlii tesis etmek, Trkiye'yi aydnlk yarnlara karmak. Madanolu cuntas iinde filizlenen bu hareketin iine 60'larm sonunda, niversiteli kod ismiyle Mahir Kaynak da szar, cuntay deifre eder, aydnlar Ziverbey Kk'nde akl almaz ikencelere maruz kalr. kencede, kemiklerine kadar hasar grmesine ramen lhan Seluk on yllar boyu hi konumaz, ta ki, 1986'larda Nazl Ilcak, Ziverbey Kk'n anlatnca, Nadir Nadi, lhan Seluk'u sktrr, ilhan Seluk, yine ser verip

235

sr vermez, yalnz ikenceyle snrl gnleri anlatr... Uur Mumcu ve lhan Seluk, basn tarihimizin en sert, en heyecanl iki yazar olmasna ramen, Doan Avcolu hakknda salklarnda ieriden bilgi vermezler! Bu iki tutkulu kahraman ruh, ateli soluklaryla lnceye kadar susacaklardr. Karmakark o gnleri acyla deen birka laf sylemi olsalar, bugn o stunda lhan Seluk; 28 ubat srecinde olduu kadar etkili olamayacakt. Omzu heybetlilere gven vermenin sorumluluu, ufak tefek kk adamlarla dolu sanatvari anlarn ok ok nndedir. 1983 ylnda Doan Avcolu, ekildii kesinde gz ihtilalinde kalp ldnde, Bykada'da mezar banda: Uur Mumcu, Yaar Kemal, Mmtaz Soysal, Ulu Grkan, Yaln Kk, Hasan Cemal ve llhami Soysal vardr. Hasan Cemal, Kimse Kzmasn Kendimi Yazdm kitabnda bu sreci anlatr. Ulu Grkan ile birlikte Devrim dergisinin ya-zileri

236

mdrln yapan Hasan Cemal, salnda tapnd bu adamn ardndan neden bir kelime laf edemediini de anlatr. Bykada'da Doan Avcolu'nun mezar banda, srtn dnm bir isim daha vardr: Muhsin Batur. "Aydn cuntasnn gvendii, szletii Hava Kuvvetleri Komutan'dr. Son anda ark edip, arkadalarn yzst brakr. Aydnlar, Ziverbey Kk'nde ikencedeyken, o cuntann banda iktidardadr. Anlarnda, Faruk Grler paann yanna arka koltua getim, ikence yaplyor dedim, kke gidelim, bir ey yapalm, sonra unutuldu, diyor. Grler paa ldne gre bu szler dorulanamaz, dorulansa da, 12 Mart gnlerini detayla anlatt anlarnda ihanetini rtmeyi beceremez. Anlarnn ilk yz sayfasnda genlik ve ocukluk gnlerini anlatr, bu blm, aristokrat edebiyat olu Enis Batur'un tm eserlerinden daha gzeldir. Geriye kalan yz sayfa, kendini savunan bir kurmay subay raporu gibidir. Ksack glgesinde parlak

237

niformasn, ipek kumatan gz kamatrc bir kadn elbisesine dntrmeyi dener, baaramaz. Ac ekmi onlarca karargh arkadann intikam dolu pimanln, devletin kavalyesi slubuyla, mahmuz ngrtlaryla rtemez. nk, Bonapart'n kendinden baka hibir ey hakknda bilgisi olmayan hafifmerep bir subay gibi konuur. Belki kadn arkclarn hayran olduu bir subay oldu, ama, sessiz, silik bir keye ekildiinde, parlak niformasnn kl akrtsnn korkun vebalinden baka, elinde hibir ey kalmad. Anlar yaymlandnda, 12 Mart'n kskn aydnlar azlarna geleni sylerler! Hasan Cemal ise kitabnda, Pandora'nm kutusunu ayor. Gizli bir polis rgtn anlatr gibi, en yakn arkada Ulu Grkan'n darbeyi hzlandrmak iin bombalar attn, solcu genleri provoke ettiini sylyor. Yzlerce sayfa skc bir hayflanmayla sren kitabn dili, ok kt. Bu silik liberal, pimanln bile anlatmay beceremez. Ancak, arkadalarnn gnahlarn ortaya karmaya alan ok ge

238

kalm cesaretinden dolay kutlamamz gerekiyor. Cumhuriyet gazetesinde genel yayn mdrl yapt yllardan yarm kalm bir hesaplamas vardr lhan Seluk'la, utana skla veryansn etmeye alyor, bunu da beceremiyor. lhan Seluk'u, iinin ehli, hl o gnlerin cuntasnn byk bir casusu gibi anlatmak istiyor, operasyonda baz eylerin yolunda gitmeyiinden mutluluk duyuyor, idam edilenlere zlyor, ieride uzun yllar yatanlar karsnda acsn dile getirmeye alyor, bir solcu gencin kazayla vurulup suu, saclarn stne attklarn anlatmaya alyor, beceremiyor. Elinizi yznz bu kadar ge ykamaya alrsanz, o elleri temizle-yemezsiniz. nk, arnmak iin, hayflanmak yetmez. Velhasl ne dedii, skc kitabndan dolay, eski radyolarn parazitleri gibi tam anlalmyor. Bir zamanlar Cumhuriyet gazetesinde moda olmu bir sz vard: Bazlar ilham gelmeden yazamaz. Bazlar lhan

239

gelmeden yazamaz, diye, Hasan Cemal'e laf atlrd. Anlalan "lhan aabeyisi" yannda olmad iin yine baaramam. lhan Seluk ve Doan Avcolu'nun gl nfuzundan titredii o gnleri, utanlacak kadar zayf, korkak ve sinsi bir dille anlatyor! Kitabn tartt Ceviz Kabuu programna, o gnlerden bugne devrimciliinin yoksul ve onurlu kavgasnda hibir ama gstermeyen, solun en sk orta ya tfeklerinden Mustafa Yalmer kyor telefona, soruyor Hasan Cemal'e, '68'den bugne ne deiti ki Hasan Cemal'in fikirleri deiti. Hasan Cemal'i, o gnden bugne deitiren kitaplar unlar: Fukuyama, Raymond Aron, Popper'in Ak Toplum ve Dmanlar ve liberalizmin el kitab: Vaclav Havel. simleri nemli saylr, ama, liste ok zayf! Koca kitabnda, dnce evrenini renklendirecek baka bir kitap bulmak zor, bu kitaplar, bizlerin niversite yllarnda okuduumuz kitaplar. Bir de kresellemiiz, dnyaya alacakmz, diyor, imanla. Kendisi neden

240

dnyaya almyor, bu aydnlar neden okumuyor! Marksizmi genlik yllarnda gerillann el kitab gibi kaynaklardan tand iin hayflandn sylyor, galiba ihtiyarladnda da, liberalizmi ite bu kitaplardan tandn syleyip, bir daha hayflanacak! (Ha., bir de altml yllarda askerken nbet tuttuu Trabzon Boztepe semtinin ay baheleriyle ssl olduunu sylyor. Altml yllarda ay, Boztepe'ye 80 km. uzaklkta Trabzon snrndaki Of ilesine yeni girmiti.) Yine de esiz sevgilisi liberalizmin dudaklarna pck kondurmaktan sarho oluyor! Modern toplumda, salk, isizlik, eitim, vs. sigortalarn anayasal teminat altna alnmadan yaanacak liberalizmin "vahi" kapitalizm olduunu gremeyecek kadar sarho olmu. Dn Doan Avcolu hakknda korkusundan konuamyordu, bugn Ko'un, Aydn Doan'n. k bir salon adam olabilir, ama bu yazdklar kt yn!

241

Prl prl renkli bir kesi olabilir, ama, bu yazdklarn grdk, tembel bir liberal! Grnen o ki, -drt kitap, bir de zal, Trk aydnlarnn dar imknl beyinlerini ksmi felce uratm. Veryansn ettii lhan Seluk'un cuntac siyasetini biz de beenmiyoruz ama, yani diyor insan, lhan Seluk'un slubunda hi deilse, lnn kemiklerine dokunan bir heyecan var! Hasan Cemal, rkek, mutsuz, budala bir liberal! Talar masaya doru koyalm, bu liberalistimizin gazetesinde kk sol partilerin haberleri hi gemiyor, cuntac lhan Seluk'un gazetesi Cumhuriyet ise onlara her gn bir sayfa ayryor! Velhasl, cuntac subaylar, solcu genlere bombalar patlattrr, bankalar soyulur, Trk milletinin sinesinden km Trk Silahl Kuvvetleri, bu vahim durum zerine, Gn.Kr.Bk. Mem-duh Tama, Hv.Kuv. Muhsin Batur, Kara Kuv. Faruk Grler, Dz.Kuv. Celal Eyiceolu, tarihimizin en matrak muhtrasna imzay atar!

242

Bir yl gemeden darbeci subaylar, "Bu ne biim asker mdahale dnemi, herkes diledii gibi konuuyor" deyip, komie dtklerini anlarlar. yl gemeden "Biz be kii ldrld diye darbe yaptk, imdi darbenin sonuna geldik 130 kii sokaklarda ldrlyor" diye, ackl durumlarn yllar sonra farkederler. 12 Mart darbesini, 28 ubat'la mukayese ettiimizde, 12 Mart'n hzl, durumdan vazife kartan savclar, yoklu! kencecileri vard, 28 ubat'n ikenceci roln Reha Muhtar gibi TV spikerleri stlendi ve en nemlisi Devlet Gvenlik Mahkemeleri yoktu. lk ileri, DGM'leri kurmak iin anayasa deiikliini zorlamak oldu, 28 ubatlar gibi meclisi kapatmamlard. stelik "ht" deyince kabuuna ekilen Erbakan'a bombardman yadracak medyann 30 kanal da yoktu. Demirel'in valye sesini ise Son havadis ve o yllarn en ok okunan Tercman gazetesi duyuracakt. Tercman gazetesi sahibi Kemal

243

Ilcak ismi bile, darbecilerle kapal kaplar arkasnda "siyaset" yaplrken grlr. Ordumuzun ve sosyalist cuntaclarmzn tarihi hastal bu muhtrada da baroldedir: Toprak reformu. Ve byk irketlerin, d ticaretin reform edilmesi hedefler arasndadr. Mecliste, ounlua sahip Adalet Partisi ilk gnlerin rkntsn stnden atp, pe pee kurulan kukla hkmetlere, Nihat Erim, Ferit Melen, Sadi Irmak kabinelerini isiz-gsz, ortada brakr. Muhtrann tayin ettii hkmetler, mecliste yanlarnda ounluk bulamaz, istifa ederler! Btn cuntaclarn her dnem ortak sz ise "Ne yapalm biz ekonomiyi bilmiyoruz" mecburen hkmet kurdurtacaz. Demirel parlamentoda kahramanlar. Hkmetin istifa mektubunda ilgin notlara da rastlanr: lk kadn bakanmz Salk Bakan Trkan Akyol, ila zammn durdurur. Eczacba, Cumhurbakan Cevdet Sunay' ziyaret edip, durdurma kararn kaldrtr. istifa dilekesinde

244

cuntann iimize kart mnasip bir dille anlatlr. Artk, muhtrann tek hedefi kalmt. Kara Kvetleri Komutan Faruk Grler'in Cumhurbakan seilmesi. te 12 Martla ilgili tm an kitaplar, Faruk Grler'in neden Cumhurbakan seilemediini tartr! Adalet Partisi'nin kahraman lideri, Faruk Grler'in cumhurbakanln engellemekle kalmad, yedi yl sonra, 1980 ncesi, cuntadan sonra, nce kontenjandan senatr, sonra CHP senatrlne geen Muhsin Batur'un cumhurbakanlnn oylanmas aylarca srd, yzlerce seim turu yapld. Nafile turlar, 12 Eyll darbesinin dahi ba sebeplerinden biri haline geldi. Muhsin Batur, bu turlarda 300 oy kard, gerekli olan dokuz taneyi alamad, tarih sahnesinden, Demirel'in ac intikamyla ekildi. Tm Silahl Kuvvetlerimiz ve komutanlar iin ismet nnnn u sz en byk madalyadan daha deerli olarak kald yadigr: "Ne yapalm, biz bozuyoruz, askerler gelip dzeltiyor!"...

245

Her dnem, askeri ldrtan ba mesele ise: Ar hrriyetler. Sabah-akam, gece komutanlar, 60, 12 Mart, 12 Eyll, 28 ubat, ar hrriyetler yznden bu hale geldiimizi savunmutur. Atilla'nn Orta Asya'dan kp Roma kaplarna dayand gnden bugne, hibir komutanmz ar gelir dalmnn bozukluunu, darbe, ihtilal sebebi saymad. Gelmi gemi en grkemli spor faaliyetlerimiz darbelerdir. Hasan Cemal iin sevip sevip ayrlmas zor oldu ama, ite lhan Seluk, Halilim, hl kertmeden kmyor. Son iki yzylmzn en komik laf tm muhtralarda yer alan "Askeri, siyasetin iine kimse ekemeyecekr" cmlesidir, bu laf yz bin kez zikredilmitir ve bu topraklarda doan hi kimse, hibir politikac, asker kadar siyaset yapma ansna sahip olamad. Modernlemeden anladmz, kydeki jandarmay ehre indirmek oldu. Darbe kalntlarnn mermer kfnden ant-komik insanlarmz oldu. Evren Paalar, Grler Paalar gibi isimler etrafnda otuz yl siyaset

246

kilitlendi. Ak yoktu kalplerinde. Bat karsnda gen cumhuriyetimiz, bir darbe uygarlna dnt. Osmanl'nn her kasabadaki trbesinin yerine darbe uygarlmz bir ant dikti, hepsi bu. Darbe ideolojisini, Avcolu, lhan Seluk gibi aydnlar teorize etti ama, darbe uygarln holdingler ve askerler mermerden ina ettiler. Oysa, lhan Seluk'un hayatnda en mutlu olduu anlar, holdinglere az dolusu kfrettii gnlerdir. Darbe uygarlnda, darbeden dolay bir tek gn mahkm olmu bir asker, ekonomik yamadan dolay bir kez mahkm olmu bir tek iadam yoktur, slogan att iin 19 yl yemi, 30'un stnde gen insan, cezaevi grlerinde ben ahsen tandm. iek deli umutlu tek evimiz kalmad. Yksek bir tepeden Ankara'ya bakn, birbirinin ayn, bir milyon ev. Gazeteleri aln, her gn birbirinin ayn yazan 550 ke yazar. Avrupai solun lkemizdeki tek temsilcisi, kltrl aydnmz Murat Belge dahi, solculuunu holding gazetesinde yapabiliyor. Liberal

247

basnn rk yazar Hmcal Ulu, Aydtnhfe'ta yazyor. Seksen bir vilayetin, seksen birinin tam orta yerinde Atatrk heykeli. Bu hazin manzaray grp, apkasn nne koyup dnen tek adam Dou Perinek oldu. i Partisi'nin geleneklerini ykp, Doan Avcolu ve lhan Seluk'un, antik, tepeden inmeci inklap kanunlar, uygulansn, muhtra szlerini ideolojisine trnaklaryla kazyor. Sebep: Halka gvensizlik. Elli yldr her seim, solun kbusu oluyor, her seim biraz daha byk yenilgi, hevesli, sempatizan kitleler, ie gce girince, romantik solculuklarn kz arkadalarna anlatp, baka siyasi alanlara kayorlar. Darbeci-cuntac gelenek seim yenilgisinden bkt. Cins, entrikac, miti numaralarla ordunun iine siyasetten szmann yollarn aramaktan baka anslar da kalmad. nk, iimizde gerek Batl tek adam vard: Trke. kinci Dnya Sava ncesi, talya ve Almanya'da olduu gibi, faizmi halk tabanna yaym, vatan sevgisini kasaba kasaba ges-

248

tapolatrmay baarmtr. Bir Trk subaynn siyasi arenada en byk sivil baars da budur. Doan Avcolu'nun ideolojisi de tpksdr: Milliyeti-toplumcu. Cuntac gelenek Trke'in bu eserine oldum olas imrenerek bakmakta, imdi de sulanmaktadr. Allah baka keder vermesin. Ancak, gestapolaan bir sol nmz bekliyor. Barajn altnda kalacak CHP'nin okumular hangi yne kaar bilemem, ama, cumhuriyet ideolojisini sahiplenmi Kemalist dernekler, cumhuriyet gleri bal altnda CHP'ye oktan sahiplenmek iin hazr olda beklemektedirler. Muhtra metnini parti amblemlerine oktan yerletirmilerdir. 1961'in Yn', yanl bir ynd, daha da eriyecek muhtrac sol, byk bir sivil iddetin temsilcisi olarak 2000'li yllarmzda bizi muasr medeniyetler seviyesine karacaklar! Ve Melih Gkek'in, propaganda afilerinde bir kucak dolusu ekmekle koan halktan bir insan grnts.

249

Ekmek; fareye peynir gsterir gibi, birileri, sadece ekmein resmini gsterip, oy alyorlar!.. Trkiye'nin bakenti Ankara'nn tam gbei Kzlay'da Cumhuriyet'in en byk ant heykelinin hemen bitiiinde halk ekmek kuyruundan ekilmi bir resim. Bu ekmek resmini yukardaki anlarda hi anlatlmayan binlerce gencin kupkuru topraktan mezarlarna, Karyaka Mezarl'na gtryorum. Toprak kardelerim; ben de sizin gibi yamurun tadna doyamyorum, ama ylan deliklerinden rkyor, mezarlarnza yaklaamyorum, ka zamandr. kertme'deki Haliller duyar m bilmem, buradan baryorum; deien hibir ey yok.

Acaip
Acaip atv'de iki hafta nce "magazin" konusu "Siyaset Meydan"nda tam alt saat tartld. Boktan psrkten tartma programlarndan bir ey kmayacan ben de biliyorum, ancak

250

tartmann tam da ortasnda bizi yllardr kitaplaryla, konumalaryla etkilemi deerli bilimadam nsal Oskay'n mr boyu bara bara, alaya alaya syledii acmasz medya eletirilerinden birka laf bekledik, bouna. Onurlu ismini, bilim adamln, acyla, gzyayla, trnaklaryla hak ederek kazanm bu deerli bilim adam tartmann tam da ortasnda bilgece ovlarla, ot kafal insanlara elencelik malzeme oluu bizi zd. Bir / Alt saatlik tartma programnda, gazeteci ve yazar bamsz olmaldr, ya da "bamsz" kelimesinin bir tek kez sylenmemesi, bir tesadf sonucu mudur? ki / Ad geen medyann kard dergilerin parasn, yazarlarn tm maalarn "devletten" aldnn bir tek kez sylenmemesi bir tesadf sonucu mudur? / Ad geen yayn organlarnn kendi televizyonlarnda, Batl lkelerde tamamen yasaklanm olmasna ramen primetime'da reklam kuaklarnn saatlerce, defalarca

251

srmesinin kanunsuzluk olduunun bir tek kez sylenmemesi bir tesadf sonucu mudur? Drt / Yeni Yzyl, Aktel, Pasha ve birok derginin yllardr logosunun stne "Trkiye'nin en kaliteli gazetesi, magazin dergisi, haftalk dergisi" ibareleri yazmasnn, yine, her yl Trkiye'nin en iyi yazar, en beenilen yazar, en iyi sanats gibi sfatlarla yapt deerlendirmelerin, hem kanunsuzluk, hem de edebiyat, sanat, kltr gibi alanlar btnyle ypratmak iin olduunun, dost ve akrabalarna alan amak iin yapldnn bir tek kez sylenmemesi bir tesadf sonucu mudur? Be / Aktel, Pasha ve baka dergilerin devletten ald milyon dolarlar, cumhuriyet tarihimizde benzeri olmayan bask kalitesinin ar fotoraf, matbaa masraflarnn, bugne dein hibir edebiyat, kltr, sanat dergisinin sahip olmad, alt saatlik tartma program boyunca bir tek kez sylenmemesi bir tesadf sonucu mudur?

252

Alt / Aydn Doan, Din Bilgin, Erol Aksoy, Enver ren, Cem Uzan gibi byk sermaye gruplarnn bankalar, holdingleri baskyla talan ve igalle yllardr gazete, dergi kardklar ve bu adamlarn isimlerinin alt saatlik tartma program boyunca bir tek kez sylenmemesi bir tesadf sonucu mudur? Yedi / Aydn Doan'n medyaya geldii gnden beri gazetelerin sendikaszlatrldna, her yl gazetelerde yzlerce kiinin sorgusuzsualsiz iten atldnn, alt saatlik program boyunca bir kez sylenmemesi bir tesadf sonucu mudur? Sekiz / Pasha dergisi gibi SSK da ayn bteden beslenmektedir. SSK hastanelerinin kapsnda insanlar srf sra alabilmek iin sabahn nde kuyrukta can verirken, devletten alnan paralarla, Trk halknn adn hi duymad yabanc--Amerikan patentli dergilerin aynen kopya basklarnn tercme edilerek baslmasnn bir tek kez sylenmemesi bir tesadf sonucu mudur?

253

Dokuz / Yargsz infazlar sonucu intihar eden insanlar ve hi uyulmayan tekzip messesesi ve hi uyulmayan mahkeme kararlarnn yzlerce rneinden sadece bir tek tanesinin alt saatlik tartma program boyunca bir rnekle bahsedilmemesi bir tesadf sonucu mudur? On / Mesela, bundan bir ay nce, yoksul, kararl bir bilim adam, Erturul Acun, Ormann Kara Kitab'nn yazar, Ko Holdingin orman katliamna kar mcadele vermi, makamndan alnm. TEMA Vakf tarafndan sulanm. inden olmu, ancak ylmayp kendi imkanlaryla at mahkeme sonucu Ko niversitesi'nin inasn durdurmutur. Bir Trk yurttann bu onurlu mcadelesi, vahi devlere kar verdii bu Don Kiota sava, ormanlar, stanbul'u, niversiteleri ok yakndan ilgilendirdii halde basnda hi haber yaplmamas ve bu tr yzlerce haberin kamuoyundan gizlendiinin, alt saatlik tartma program boyunca bir tek kez sylenmemesi bir tesadf sonucu mudur?

254

On bir / Programda, devlet televizyonunun seyredilmedii, Refah'n Milli Gazete'sinin, iller'in nc gazetesinin hi tiraj yapmad rnek olarak gsterilerek yani yine basn olacaksa bu basn olacak yorumu yaplrken, kuponsuz, kredisiz, reklamsz, sadece okurlarnn ve yazarlar ve izerlerinin gcyle 100 bin tiraj yllardr inmedii ve bamszlktan dn vermeyerek de "dergi", "gazete" karlabileceinin nadir rneklerinden biri olarak, Leman dergisinin adnn bir tek kez sylenmemesi bir tesadf sonucu mudur? On iki / Alt saatlik tartma program boyunca, medyann resmi Amerikan ajan ke yazarlar, MT'in grevli ke yazarlar, emniyet kuvvetlerinin grevli ke yazarlar, mafya babalarnn grevli ke yazarlar, iadamlarnn grevli ke yazarlar tarafndan igal edildiinden bir kk bahsin bir tek kez sylenmemesi bir tesadf sonucu mudur? On / Tek zellikleri mafya patronlarnn dzd orospular olmak olan sanatlarn her

255

birinin bana, hemen tm byk televizyonlar sabahtan akama kadar bir kamerayla tm gnn izlerken, sivil yzlerce kurumun, kongre ve basn toplantlarn tek bir kamerann izlememesinin binlerce rnei olduu halde, alt saatlik tartma program boyunca bir tek kez sylenmemesi bir tesadf sonucu mudur? On drt / Alt saatlik program boyunca, bir tek kez, kendi gayretleriyle dnerek, yazarak, fikrini syleyerek, dncelerinden baka, biliminden baka hibir eyi olmayan bir tek bilimadam ya da yazarn bu gazeteler tarafndan lkeye tan-tlmadmn, bilinmediinin bir tek kez sylenmemesi bir tesadf sonucu mudur? Onbe / Alt saatlik program boyunca, Antepli uyuturucu tccarndan, ses sanatsna kadar, rtk'lere, Korkmaz Yiitlere kadar put, kt, hrsz, kim varsa, nne gelenin televizyon kurduu, magazin dergisi kard, szde bilim-adamlannn, sanatlarla kolkola girip, yzbinlerce laf olsun programlarndan

256

tek bir rnek gsterilmemesi bir tesadf sonucu mudur? Son / Tm bunlar, "etik" denilen eyin ana gvdesini oluturur. Bunlar grmeyen, duymayan, sylemeyen, bunca kap-salan, ot kafalnn, denyonun, yazarn, gazetecinin, bir tartma programnda alt saat boyunca yan yana gelmesi bir tesadf sonucu mudur? Hayr! te medyann ebekeletirdii yazarlar, niversiteler, renciler, sanatlar; hayrn grn. Genlik yllarmda edebiyat adna ey rendimse, birini Sabahattin Eybolu'ndan rendim. Ata'la birlikte Eybolu, cumhuriyet tarihimizin en byk eletirmeni, hocasdr. 40l, 501i yllarda etkisinde kalmam yazar yok gibidir. Eybolu, 1942'de "Yaamak sevinci" balkl bir yaz yazar ve 1930'lu yllardan nceki iirlerimizde "Yaamak sevinci" diyebileceimiz bir duyua rastlamadmz, iddia eder.

257

"Btn bir air neslinin, zevk ve dnce farklarna ramen bir azdan syledii bu arkda bir dou tazelii, keskin bir bahar kokusu var" der. "Yeni bir tema karsndayz" diye mjdeliyor. Ve doyumsuz bir itahla, bahsi geen "yaam sevincinin" yeni msralar"ndan rnekler veriyor. Nzm Hikmet: "Yaamak Ne Gzel ey, Taranta - Babu..." C.S. Taranc: "Ah, yeniden balamak hayata, ocuklua, aka ve sanata". Orhan Veli: "Deli eder insan bu dnya bu gece, bu yldzlar bu koku ve tepeden trnaa iek am aa". Bedri Rahmi Eybolu: "Al toprak, al / Kurulsun sofralar / Boazna kadar usareye boulsun tohum / atlasn bereketinden dalar / Gzmz doysun..." Oktay Rifat: "Potinlerime ve paltoma / Teekkr etmeliyim / Teekkr etmeliyim / Karn yamasna / Bugne bu sevince /

258

Kara bastm iin kr / kr gkyzne ve topraa / smini bilmediim yldzlara / Suya ve atee hamdolsun." Cumhuriyet tarihimizin en zeki, en kltrl birka adamndan biri olan Sabahattin Eybolu, "Yaamak sevinci" yazsn 1942'de yazar. Dnya savann korkusu bir felaket gibi her yan sarm, Anadolu da alktan yok olmaktadr. Aydnlarmz gzleri kr ve dnyadan bu kadar uzakta m idiler. ayet Eybolu'nun mthi zeksndan haberdar iseniz, yazarn burada kastl bir ekilde, bu kara gerei, bu amansz karamsarl datmak istediim, bir k, bir sevin aradn grrsnz. Ayn yazar isteseydi yine ayn airlerden, ayn yllarda yazlm, bir lm, tabut, mutsuzluk, bedbahtlk dolu msralarla da sk bir makale deyebilirdi... O yllarda edebiyatlarmz ve eletirmenlerimiz "air ve yazarlarmz" dnyayla yartrmay pek seviyor. Hemen her makalede "Bizim de dnya apnda yazarlarmz

259

artk var" gibisinden giriler yapyorlar, yazarlarmzdan aldklar alntlar Fransz iirinin msralaryla kyasa sokuyorlar. Edebiyatlarmzn dnyaya almas, , sevinci, mutluluu tm insanlk alemine ulatrmas bekleniyor ve bu yzden yazar ve airlerimizden inanlmaz gurur duyuyorlar... Gurur ve dnyayla hesaplama... Ve, bu ok zeki yazarlarmz, lkemizin kara gereini akl almaz edebi hinliklerle, sz frldaklaryla dntrmek istiyorlar. nsan alamak istiyor, yazarlarn bu amansz savama. 1940l yllarn byk alk ve yokluunda, dnyayla yaran bakalar da var, greilerimiz pe pee tarihimizin en byk dnya ve olimpiyat ampiyonluklarn elde ediyorlar. Bu a insanlar bunu nasl baaryor. nk gre de halkn onuru. Esnaf, kyl, yemiyor, imiyor, Yaar Dou'nun cebine para koyuyor. Siz yiyin ve gidin tm dnyada gcnz gsterin. Yaar Dou ile Nzm Hikmet ayn bozkrdan kyor.

260

Tarihin ilk gnnden beri, dnyann en byk meydanlarnda en byk ordularna kafa tutmu, en sefil gnnde, dnyann en byk mekanize ordularn perian etmi bu lkenin ocuklarnn, sakin, kendi halinde bir halk olmas mmkn deil. ok kltrl ve ok derin bir adam olan Sabahattin Eybolu da olsa, "bu yartan" kendini kurtaramyor... Yzylmzn en yoksul yllarnda Nazm Hikmet'i ve Yaar Dou'yu karm bu halk, her dakika dnyayla hesaplama, dnyaya kafa tutma cokusu yayor. Demokrasiyi ise, kendi halinde, kendine yeten insanlar kurar. Bugn, lm gze alm, sac, mafyatik, faist militanlar kurtarmann tek yolu, onlara "yaama sevincini" retmektir. lmden korkmayan, lme meydan okuyan gz kara tetikilerin karde katlini ancak, yaama sevincini tattrarak durdurabiliriz. Dnyayla hesaplamay, Eybolu gibi siyasi alandan karp, estetik, edebi bir hesaplamaya dntremediimiz yllar

261

boyunca, siyasi kirlenmilik, her gn yeni kardelerimizi aramzdan alacaktr! Dnyayla hesaplama nedense bu halkn gurur meselesi olmutur. Sabahattin Eybolu'nun en gzel yazlarnn banda "Trk Halk Bilmeceleri" adl makalesi gelir. 1930'lu yllarn ortasnda kaleme alman makale Trk halk bilmecelerinin mucizevi gzelliklerini anlatr. Orijinal tebihler aramak iirde kt neticeler verdii halde bu bilmeceleri, derin bir samimiyete ve candan bir iire gtrmtr. Mucizeyi yle izah edebiliriz: Bilmece herkesin kolayca giremeyecei mnasebetleri ararken uurun ve mantki zincirlemelerin aydnlk sahasndan uzaklayor ve kendini armlarn en serseri akna brakyor. "Bilmece yapan maksadn gizlemek isterken, ruhunun en gizli kapaklarn am oluyor..." Mesela bir sprge, kaybolan hrriyetini dnerek iini eken bir kle gibidir: "Ne idim, ne idim, sahralarda bey idim..."

262

Nar, bir gelindir, "Uyanr, cama dayanr, cam krlr, kana boyanr." Zeytin yaramaz kzdr. "Kara kz sarkar durur, deceim diye korkar durur" Karpuz, yeil feraceli, krmz fistanl, siyah dmeli bir misafirdir. Kavun, arabadan atlarken pantolonu patlayan bir hoca. Lahana, krk gmlekli bir kz. Patlcan alack boylu ve kadife donlu, asma kaba, sar entarili ve selvi boylu, prasa, ask suratl ve dedem sakalldr. Bilmeceler, eyaya, nebatlara can vermekle yetinmeyerek, hepsine renk ve ekillerine uygun bir ahsiyet vermekte, ufack ve realist bir roman, yahut bir dram iinde gstermektedir. Hatta bilmeceler, kendini Tanr yerine koyup, kinata benim diyebiliyor, "Benim bir kalbur boncuum var, akamdan atarm, sabahtan toplarm (yldzlar)." Eya sevgisini bilmecelerde buluruz: Bir ufack sandcak ii dolu boncucak (nar). Narn dier bilmecesi: "Fini fini fincan, ii dolu mercan. Fini fini tanm, ruhun nara kar olan sevgisini ne kadar candan ifade ediyor.

263

Hi mans olmayan kelimeleri de sesleri iin kullanrz. "Kelebek bilmecesi: Lilim iliksiz, illim kemiksiz, illim da aar, illim ba aar." Bilmeceleri ruh, her eyi bir ocuk hayretiyle grmekte. Dnyaya aarak baknca bir aa byk bir mucize. Bir meyve ne garip bir mimari. Bir insan gz ne acaip, ne harikulade bir varlktr. Bilmecelerde her ey srrealist bir resim kadar acaiptir. Bakn u bilmece, krmz elmada neler grr: "Kck krmz bir ev / Ne kaps var ne penceresi / inde yldzdan bir yatak / Yatakta be kk yavrucuk." Eybolu: "Bu srrealist elmada, bu acaip krmz evde ben, aarak yaamak saadetinin bir semboln gryorum. Bir meyveye bile ne tuhaf, ne acaip ey diye, bakabilmek, yeryzn cennete evirmenin yegne srr deil midir?" Birok bilmecenin bir acaip nesne grdm, bir acaip evim var, diye balamas ok manidar deil mi? Demek ki bilmecelerin acaiplii ruhun

264

ok derin bir ihtiyacna tekabl etmektedir. Ve Eybolu, Picasso'nun, Chagall'n, Dali'nin resimlerini tpk bilmeceler gibi acaip bulur! Bilmeceler, gerekte, tarihncesinden gelen, ocuksu acayipliklerin filozofik derin psikolojik tammlamalaryla kurulmutur. nsanolu, bu denli acaip, akl d, hayale smayan, tarifler, oyunlar neden bulmutur. nsan zihninde karl olmayan yerleri, karl olmayan cevaplar doyurmak iin mi? Picasso ve Dali, iki byk dnya savann iinde ve ortasnda yaam, en byk iki sanatdr. kisi de, figrleri, nesneleri, perspektifleri bozmu, tamamen deitirmilerdir. Hayranlk verici dehalar, eyay acaip dzenler iinde bin deiik, o gne dein bilmediimiz ekillere sokmalaryd. Bu byk "acaiplik devriminin", birinci ve ikinci dnya savann Avrupa insann ahlk ve tm deerlerini derinden sarst yllarda ortaya kmas ok nemlidir. nsanolu, karln veremedii, zemedii, anlayamad vahetle, ahlkszlkla, savalarla

265

kar karya kalmtr. Normal hayattan karld, grnen dz ekillere kimse itibar etmedi, en olmadk biimleri seyredebilmek iin mzelerin kaplarnda gnlerce bekledi Avrupallar. Ressamlarn tablolarna milyar dolarlar dediler. Neden? Bu acaip yaratklar ve acaip dzenlerle dolu tablolar iin. nsanolu, siyasi, sosyal, byk trajediler karsnda aresiz kalr, eyay yenemedii, sava, igdlerim, zaman, mekn karmakark bulduu anlarda, daha derin bilinalt denizlerine girip, baka duru ve olularla, felaketlere, ahlkszlklara, yaanan d dnyaya cevap vermeyi denemitir. Belki bu bilmeceler de tarihin byk altst olu dnemlerinde ortaya kmtr. te byle gnlerde yayoruz. te magazin haberlerini izliyoruz, aknz, aptallayoruz. te medyay izliyoruz, aresiz kalyoruz. Muntazam bir ahlki ve siyasi "boalmlk" yayoruz, cevab olmayan yz binlerce soruyla kar karyayz. Bu

266

babozukluk bir ekilde "doyurulmaldr". Magazin ve medya, kle, basit, onursuz insanlar yaratarak bu "boluu" bytyor, toplumsal bir delilie dntryor. Sanatlar, yazarlar, tez elden, bu acaiplikleri bize hikye etmeliler, resmetmeliler... Bize yeni bir gz... Leman dergisinden Fatih Solmaz - Bahadr Baruter'in Lom-bak kitabnn ok tutmasnn sebebi, belki de bu alktan, bu kitab altml yetmili yllarda satamazlard. 90'h yllarn sonunda, kapal gie. nk ortada doyurulmas gereken binbir suratl acaiplikler var. Ve bu sefer hileyle deil, gerekten yaama sevinci bulan insanlar, iimizde-dmzda kopartlm, bozuk paralar biraraya getirecektir! slamc Kombassan holding, Sevda Demirel, Pnar Elice gibi kadnlarn pazar yapt Televole programnn sponsorluunu stleniyor! Bu "acaiplik" nasl oluyor!

267

Put Gardalarm bne Gardalarm 1957 ylnda Cumhurbakan Celal Bayar, gndemi ok skk bir gnn akam, bata Adnan Menderes, kabine yeleriyle toplant halindedir. Toplantnn banda Celal Bayar, "Arkadalar size bu akam byk bir srprizim var, ama, iki saat sonra syleyeceim" der. Gndemdeki Kbrs meselesi, renci olaylar, muhalefetin tartmalarn uzun uzun deerlendirdikten sonra, toplant bitmek zere, Celal Bayar, grevliye: "Olum, getir!" der, getirilen ey bir teyptir. Celal Bayar, "Efendiler bu aletin ad teyptir, burada iki saat boyunca yaplan konumalar kaydetmitir" deyip teybin dmesine basar. Makaral teyp dnmeye balaynca, kabine yelerini ter basar, infiale kaplrlar. Adnan Menderes korkulu bir sertlikle: "Kaybedin, yakn unu" der, Koraltan: "Ne korkun bir alet, yok edin" der, dier yeler de tm konumalarn kaydedildiini grnce panik byr, Celal Bayar da, "Yakn" der, grevli:

268

"Yakmaya gerek yok efendim, silinebilir" der. Celal Bayar: "O halde silin!.." der... Ve kabine yelerini sakinletirmeye altrr, bir dier bakan: "mrm boyu byle bir aletle karlamak istemiyorum, bu aleti kullanmayacam..." der... Teyp dediimiz kayt makinesinin politikaclar nasl rkttne dair kk bir hikye anlattk, bugn bu teyp alm. Trkiye'deki siyaset ve politika hayat tmyle sona ermitir; politikaclarn o gnk korkularnn ok doru ve yerinde olduu grlmtr. Bir "teyp" Trk siyaset hayatn iinden klmaz panie srklemi, tm politikaclar "rezil-rsva" etmitir. simlerini vermeden bir kk hikye daha anlataym. 60'h yllarda Nato subaylarndan Yunanl bir subay, kiralk ev bulamaz zmir'de. Bir Trk subaynn evinde oluk ocuuyla misafir olup kaynarlar. Uzun mddet dostluu ilerletir, hanmlar, ocuklar ayn ev iinde birbirleriyle yaknlarlar. Yunanl subayn grevi biter, gider ve aylar sonra, evin

269

hanmna Yunanl albayn hanmndan Yunanistan'dan bir telefon gelir: "Biz burada darbe yaptk, bizimki cunta kurup bana geti, kalkn gelin, eskisi gibi deiliz bir sr saraymz var!" Trk albay panie kaplr, "Yahu byle eyler telefonda konuulur mu, bizi ajan filan sanacaklar, kapat telefonu, grme," der. Trk albayn hanm kibarlkla "Yahu gren olur, duyan olur" deyince, Yunanl cunta liderinin hanm: "Kimse grmez, Atina yaknlarnda byk bir saraymz daha var, gizlice oraya gelirsiniz, tatil yapm, dinlenmi olursunuz!" der. Gnler geer, Yunanl albayn hanmndan bir telefon daha: "Bizim ocuklar ok byd, gmlekleri, pantolonlar, yazk olmasn diyorum, gndereyim senin ocuklara tam uyarlar..." Muhabbet bu ekilde giderken, Trk albay da Trk Hava Kuvvetleri'nin banda Kbrs kartmasna katlr. Kbrs'taki yenilgi zerine Yunanistan'da karklk kar, cunta alaa edilir...

270

ki komu lkenin albaylar arasnda vuku bulmu dostluktan kaynaklanan bu hikyenin hem anlatmnda hem de ayrntlarnda inanlmaz zenginlikler var. Burada yazamyoruz, ancak ben byle bir senaryo yazsam, sonunda u telefonu Yunanl albayn hanmna atrrm: "Bu kadar birlikte yemiliimiz, imiliimiz, dostluumuz var, sizin herifin de yapt hi doru deil!" sim vermeden lkemizin bu zengin insan malzemesine devam edelim. Eber Yamurdereli'nin Samsun Cezaevi'nde kald yllard, dillere destan efsanevi bir cezaevi mdr, mahkmlar yldrm, srndrm, cezaevini babasnn mal gibi kullanp, mahkmlar da klesi kabul edip mr, cezaevi mdrlkleriyle gemi eski zaman bir devlet memuru. Eber Yamurdereli, kr bir avukat olarak cezaevine dt gnlerde, mdr, btn koulardan dinlenilen anonsun bana geip mahkmlara seslenir: "Benim put gardalarm, benim orospu baclarm, benim ibne

271

gardalarm, imdi iinize Eber Yamurdereli adnda bir komnist gelmitir. Size imdi diyecektir ki, bu cezaevlerinde niye zenginler kalmaz, niye mahkmlarn hepsi fakirdir, fukaradr, sakn ola ki inanmayn..." Kahramanmz ite byle masals, enlikli bir adamdr. Bir gn Eber Yamurdereli'nin annesi, stanbul'dan kalkp Samsun Cezaevi'ne olunu grmeye gelir. Uzaktan geldii iin ziyaret gnne denk gelmez, mdrden izin almas gerekmektedir. Mdr, sorar: "Olunuz kim?", "Eber Yamurdereli"... Mdr: "Hanm ok hayrl bir evlat yetitirmisiniz gibi bir de ziyaretine geliyorsunuz?" Anne ok zlr ve grte, Eber Yamurdereli annesinin hznl halini anlar, "Anne sana ne oldu?" der, annesi sylemez, laf ordan burdan dolatran Eber Yamurdereli gerei renir ve derhal mdrn odasna kar. Eber Yamurdereli, "Siz benim anneme nasl byle davranabilirsiniz?" der. Mdr, "Olur mu Eber Bey, yanl anlamsnz, ben hanm

272

teyzeye dedim ki, ok uzaktan geldiniz, yorgunsunuzdur, yle bilinmedik otellerde kalmayn, benim hanmm ok misafir canlsdr, buyrun bizde misafir olun". Bir gn yine mdr, ziyaret saatlerini ksa tutup, keyfince uygulamaya balaynca, koularda ikyetler ykselir, Eber Yamurdereli avukat olduu iin bir gzel dileke yazlp, bir gen mahkm arkada grevlendirilip mdrn odasna klr, dileke verilir, dilekeyi okuyup bu uygulama demokratik haklarmza aykrdr, gibi cmleleri grnce, mahkma kr: "Ulan, ordumuza tank m baladnz, top mu verdiniz de imdi demokrasi istiyorsunuz?" Hangi cezaevinde isyan ksa bu mdr, alelacele geici grevle oraya devlet tarafndan gnderilir, nk mdr, tara cezaevlerinde pimi, mahkmu ok iyi tanyan, yani aa olana aa, garip olana hi yokmu gibi davranp ezen, yani, cezaevinin geleneksel dzenini kurnazlyla srdren birisi. Devletin her kademesinde devleti sahiplenmi, yaad

273

kurumlar evi gibi dzenlemi, ahsi psikolojisini kurumun ileyiine yerletirmi bu memurlar, Trk devletinin artk karakteridir. Bu kurumlarda ister istemez, mdrlerin "aile" dzenin iine girer, hatr, gnl, dostluk, akrabalk ilikileriyle "ynetmeye" balarsnz. zellikle uzun mahkmiyetler sonras, mdrlerle iice yaamaya zorlanrsnz. Allah'n bir nimeti, mdrn ok soylu, drst, alkan, yksek tahsil grm bir olu vardr. Olu, baba mdrn, mahkma davrand gibi, kafay ekip ev dzenine de gna getirtecek cezaevi dzeni verdiini grm, artk isyan halindeki annesini evden alp uzaklamak ister. Eber Yamurdereli'yle olunun aras iyidir. Mdr, olunun evinden karsn gtrdn grp, oluna da sz geiremeyince, Eber Yamurdereli'nin kendisine yardmc olabileceini dnp, bir gece yine kafay ekip, sabahn drdnde koua girer. Mdr: "Eber bu olan seni dinler, syle de anasn getirsin" der, Eber Yamurdereli de uykusu blnm, neye uradn armtr. "Yahu

274

sabahn beinde olacak i mi, git de sabah, oturur, konuuruz..." Mdrn mahkmlar sahiplenip, "aalk" ve "sahiplik" duygularn nasl ileri derecelere vardrdn gsterecek bir hikye: Hapishanede askerlere de yemek kar, ancak askerlerin ekmei, yemei, mahkmlardan ok fazla, etli butlu ve lezizdir. Mdr, duruma bozulur ve "Ben mahkmlarm kimseye ezdirmem" deyip, garnizon komutanna telefonlar edip, askerle mahkm arasndaki bu eitsizlii gidermek iin gayret sarfeder. Mdrle Eber Yamurdereli arasndaki hikyeler, tartmalar, uzar gider, sonunda mdr, Eber Yamurdereli'yi Trabzon Cezaevi'ne srer. Eber Yamurdereli kou arkadalarna Trabzon'dan mektup yazar, kendisini mdrn srdn bildii iin, imal olarak mdre de tehditler savurur, yle: "Beni Trabzon'a kimin srdn biliyorum, bu cezaevinde mr boyu yatacak deiliz, bir gn karz, hesap dner..." diye. Mdr mektubu okur ve Eber Yamurdereli'ye cevap yazar:

275

Mektup btnyle mevzuat ve ayrntl kanun maddeleriyle ssldr, mektubu alan Eber Yamurdereli arr, mdr: "...maddeli cezaevi yasasna gre, mdrler, hapishaneye gelen mektuplar ap okumakla grevlidir. Bu yasann bana verdii ... (falan) ceza ve tevkif yasasnn bilmem ne maddesine gre, yazm olduunuz mektupta... Ancak, kim kimin anasn ..ker, belli olmaz..." Mdr, ihtiyarlam, emekliye ayrlmtr, bastonuna tutunarak yrr, Eber Yamurdereli de o gnlerde "gndemde" manetlerdedir, mdr tanyanlar sorar, "Bakn, senin adam mehur oldu, her gn ekranlarda", ihtiyar mdr: "Onu bugnlere ben yetitirdim, ben eittim..." Eber Yamurdereli'nin tm mr ayn gndemle geti, hapishanelerde neden yoksullar yatyor, hayatnda bir kez, kendi gndemi, lke gndemiyle akt, tm manetler onu konutu, Eber Yamurdereli, halen, Avrupa TV'lerinde en ok adndan szedilen, ekrana getirilen Trk vatanda,

276

imdi kald yerden 23 sene cezasna devam ediyor. Medyann onu gndemine al alacak bir eydi, "aknlmz" sona erdi... Medyann gndemi esir al, halk esir al. Ekranda olandan bahsetmek gibi bir gizli anayasayla ynetiliyoruz. nl spor spikeri Orhan Ayhan nemli bir derby ma anlatrken, naklen yaynda arza olur, ekranda grnt donar. O anda ekranda bir futbol topu vardr. Dakikalar geer, futbol topunu izleriz, ancak Orhan Ayhan ma plak gzle grd halde, bize ma anlatmaz, ekrandaki topu grr ve: "Sayn seyirciler, futbol topu deyip gemeyin, futbol topunun arl 400 gramdr, meinden yaplmtr, eskiden bu toplar backl olurdu, benim kklmde hatrlarm, iirme olurdu. Sayn seyirciler ite eski futbolcular hl anlatr, amura batard arlard, beklerin kafa vurmas, beyin sarsntsna yol aard..." derken, grntde ma akmaya balaynca, Orhan Ayhan da ma anlatmaya koyuldu. Oysa izleyicilerin ma grmedikleri o an, spikere gerekten ihtiyalar vard, ancak spiker

277

ekranda futbol topu grnd iin bize futbol topunun tarihi ve yaps hakknda konuma yapmak zorunda kald. Televizyonlarn her gn Eber Yamurdereli haberiyle gne balad bir gn, Eber Yamurdereli'yle avukatnn brosuna gidiyoruz, yolda, TV'ler nmz kesip gr alyor. Birok TV randevu saatini bekliyor. Eber Yamurdereli de mikrofon uzatlnca grlerini anlatyor, derken, bir kamera nmzde belirdi, ben, nceden Eber Yamurdereli'nin haberi olduunu sanyordum, nk spiker: "Efendim, insan haklar konusunda neler dnyorsunuz?" diye sordu, Eber Yamurdereli duraklamakszn cevaplad. Spiker teekkr etti, mikrofonunun kablosunu toplarken, spiker, "Efendim, isminiz neydi, ne i yaparsnz?" dedi, Eber Yamurdereli, "Avukat, Eber Yamurdereli," dedi, TRT 2'den gen bir ocuktu ve yoldan geenlerle rportaj yapyordu, Eber Yamurdereli'yi tanmadan, yoldan geen bir adam olarak

278

grm, ismini aldktan sonra dahi, "aylmamt"... Akrep oyunun sahnelendii gnlerde, nmze birok vatanda kyor, sizinle fotoraf ektirebilir miyiz, bir imza verir misiniz, ya da Eber Bey yanndayz, sizinle beraberiz, ya da Eber Bey sizinle birka dakika konuabilir miyiz, diyorlar, Eber Yamurdereli de, nn kesen kalabalkla ksa ksa konumaya alyor, yorulunca da, kibarca, yle geelim, diyorum, tam o srada, 13 yanda bir kk kz, bana, "Eber Yamude-reli'yi grebilir miyim" dedi, "Ne yapacaksn?" dedim, kk kz, fotoraf ektiren, imza isteyen kalabalktan yorulduumuzu anlam olacak, "Gzlerini seyretmek istiyorum" dedi. Yani, filozofik bir komplimanla, bize, ben baka bir ey istiyorum, daha deerli, anlaml bir derdim var, demek istedi... Ben, aydnlarn, sanatlarn, yazarlarn, "ortaya frlayp" bize deer verin, bizi alklayn, bizi neden nemsemiyorsunuz diye, artk bir cinnete dnm histerilerini anlaml

279

bulmuyorum. Aydn insanlar, karsndaki, dndaki insanlar, deerli ve anlaml bir ey yapmaya zorlar, durularyla, eserleri, rnleriyle... Beni alklayp, bana deer verin diye sabah, akam rpnmaz... te bu kk kz, Eber Yamurdereli'yle ayn gemide denize alyor, "deerli", "anlaml," "ie yarar" bir i yapmaya zorluyor kendini, uursuz bir sr gibi halkn dna tamak isliyor, mcevher gibi szler biriktirecek bir hayat istiyor. Gzel bir sz, manevi vatandr, insan olann, bir lkeden "gzel szleri" kovunuz, o lke tarihe karr. Ganj, Hindistan'n ruhudur, Ganj aktka, Hintliler, dualaryla, trenleriyle Ganj'a koup ykanacak, anlacaklardr... Her lkenin derininden akan bir Ganj vardr, eilir bakarsanz orada ykanan Nazmlar, Kemal Tahir'leri, Ylmaz Gney'leri grrsnz. Bu tuzsuz kuru topraa gzel szlerle tatlarn verip buray scak bir yurt yapan soylu edebiyatlar, yazarlar, sanatlardr. On yandaki kk kzlar bile biliyor artk. Bu

280

nehir imdi ankr Cezaevi'nde akyor, zr dilemedii iin yirmi yldr yatt mahkmiyeti sil batan bir yirmi yl daha tekrar yatyor. Sakn bana baka bir ey anlatmayn, srtnda bu ar yaralar tamayan kimseye inanmam. Milliyet gazetesinin pazar ilavesi Gazete Pazar'da yazar Nazm Alpman bir anketten sz etti, "cumhuriyeti seviyor musunuz?"; sorusunu, "ok seviyoruz", deyip alklayanlara, bir soru daha soruldu, "peki, yirmi be yl sonra hangi lkede olmak istiyorsunuz?" "cumhuriyeti ok seviyoruz" diyenlerin hepsi, "hayr bu lkede yaamak istemiyoruz, baka lkeye gitmek istiyoruz", diye cevaplad. Ayn anket, cumhuriyeti seviyoruz, ancak, salk, isizlik, insan haklarnda dikkatli olmak kaydyla, gibi, eletirel yaklaanlara da, "peki yirmi be yl sonra hangi lkede yaamak istiyorsunuz?" diye soruyor, bunlar ise, "bu lkede" diye cevaplyorlar... Teypler zlyor ve devletimiz dn cezaevi anonsunda "put gardalarm, ibne gardalarm" diye hitap ettii "gardalaryla"

281

elele, omuz omuza lkeyi bir le paras gibi paralayarak yerken, cumhuriyet alklarndan kulaklarmz zonkluyor! Yazarlarn, aydnlarn, sanatlarn etrafnda kopartlan "reklam" grltsnden kulaklarmz zonkluyor. lkeyi ok seven "yaygaraclar" deli gmlei giymi, yoksul, sahipsiz halka "sabotaj" dzenliyorlar. Gklerdeki yldzlar gibi sslenmi devlet adamlar, sanatlar, "ibne gardalaryla" yakay ele veriyorlar! Battal, hibir ie yaramaz, kasap suratl adamlar, meyve ykl kamyonlar, petrol ykl Urlar, uyuturucu sakl otobsleri, borsalar, medyalar, gtryorlar!.. Yanlyorsunuz "ibne gardalarm," bu halk zangr zangr titrese de, sizin o kpek bal aznza girmeyecek! Yanlyorsunuz "put gardalarm", tek gnah "geinmek olan" bu halk azgn dalgalarnz srkleyemeyecek. Yanlyorsunuz "gavat gardalarm", ekrandaki grltleriniz canhra halkn feryatlarn silemeyecek!..

282

Eber Yamurdereli anlatt, birka kez kamaya teebbs eden mahkmu hcreye kapayp stne de kapy kaynaklayarak kapatmlar, adam, tam iki buuk sene, yeme, ime, .ma, orada kalm... nl Ecevit affyla adam kartp, hamama gtrdler, elbiseler deriye kaynak yapm kartamadlar, svac malasyla kazyarak derinin stnden elbiseleri temizlemeye altlar!.. Krk ayr renkte, krk deiik takm elbise de giyseniz, derinize yapm pislikleri artk herkes gryor ve onlar kazyp silecek tek bir gzel kelime anlaml, deerli bir kk dalnz kalmad. Mecburiyet Kafas Neredeyse tm folklor oyunlarmzda kollarmz, omuzlarmzdan birbirine balayarak zincir halinde zplyoruz. An geliyor, dnya aydnlanyor, tarifsiz bir sevinle halay hastalna kaplyoruz. 401 yllarda uydurulan Bursa kalkan oyunu bir yana,

283

teke tek oynanan nadir oyunlarmzdan biri Efe, zeybek oyunu. Hayatmzn en nadir mutluluk anlarnda bir bardak iki ya da bir trk duymayalm, derin bir nee elbisesi giyer gibi haydaa birbirine sarlp bir kuyrua giriyoruz. ehirlerin ad deiir, birbirine sarlma deimez. Efe gibi tek bana ortaya frlamak riskli grnyor. Kuyruklamak, hemeri dayanmasndan toplumsal dayanmaya doru ilerlemiyor. Hantal, tahta bavul, yznn kabuklar km insanlarn bir kadeh iince meydan, sahneyi, marangoz testeresi gibi keserek ilerlemesi, kkleri ok derinde bir duygu patlamasna yol ayor. tsz, fralanmam elbiseleriyle sa sakal kark insanlarn hi tanmad insanlarla canlln en u noktasna srayp kolkola mahalli cokulara kaynak olmalar beni ok dndryor. Toplumun derinliklerinde dahiyanece kefedilmi bir avarelik, muntazam ve sarslmaz bir granit para gibi orada duruyor, insan soruyor, bu bar, bu haykr, bu tepinmenin sahipleri yzyllardr kle ve a

284

nasl kalm... Biraz daha iine girince, kambur, gvensiz, ekingen, silik hatta ylk insanlarn dahi kuyrua "kaynak" olmalar, mrlerinde bir tek gn tek bana oyun oynamayacak olanlarn snd bir elence, amataya dnyor. Kuyrua kaynayp gidiyorlar. Bu mahalli hemeri cokusu milli bir tembelliin kusursuz gsterisi oluyor, istediiniz kadar ac ekin, siz de kaynak olarak toplumsal organmza karabilirsiniz. Camide ibadet saflar gibi halayda insanlarmzn bu saflamas, zengin, psrk, kiiliksiz ayrm yapmadan herkesi kuyrua dahil etmesi, milli bir psikoterapi, derin bir salk gstergesi. Halay, hepimizi "kasaba hapsinde" tutuyor, tek bir dnce avcs, macera sever kmyor buradan. Halayn "doygunluk" vermesi, tamam ite halaymz da ektik bir kenarda oturmalar ise arma gidiyor. Hayatlarnda bir tek gn efe gibi ortaya atlamam, atlayamayan insanlarn halayn, ok inenmi, uyuturucu bir halk hikyesi gibi gryorum. Burada ok korkan ve

285

kendini saklamaya alan milyonlar var, kuyrua kaynak olup, barsak tembeli, uyuyan upuzun bir tenya... Haydaaa diye baran halay bana lafm yok, benim derdim kuyrua kaynak olanlarla... rpertici bir hastalk da umutuluk ve hayalcilik. Tm seminer ve panellerde bama gelir, nl yazar ya da ressam yen parmaklarn ovuturarak gizemli bir tonlamayla ferahlatc bir sr veriyormu gibi gen izleyicilere fsldar: "Hayal edin ocuklar, hayal edin!"... Hayal, edebiyat, air, mimar, sanatmzn dilinde, bin korkun suratl bir hastalk yuvas. Be yl nce bir mimar dinlemitim, konumas skcyd, bir bok becerip diyemedi, sonunda Mozart'n piyanosu gibi yumuak bir tonlamayla "Size mjde olarak, sanatmn srrn sylyorum, hayal edin ocuklar, hayal edin!" Amerikan barna sralanm tr ve pek gzel giyimli kzlar kadehlerini brakp alktan yeri g inlettiler. Yanmda oturan kz arkadaa sordum, ne dedi bu adam, kz, yzn gerip

286

gzlerini mutlulukla ksarak, yumruklarn skarak "Hayal edin, hayal edin dedi, ne gzel!"... Ey halkm hayal et, l ruhlu bu insanlarn seraptan ideolojilerine nceleri nefretle bakyordum, imdi rahatm, gtmle glyorum. Bilgi, dnce olmadan neyi hayal edeceksin, sahile gelen onbin inci dalgayla, yz bininci dalga arasnda ne fark vardr, bir tek kk sandalnz yoksa... Bu zrsalak adamlar, mrleri boyu kadn dergisi "Burda" gibi model kartarak yazar, izerler, ama konumaya gelince, tehlikeli bir ruhsal aka, ruhsal delilik gibi "Hayal edin" diye barrlar! Hayalle kaldrlan arlklar kaslarnz koparr, altnda kalrsnz. Bir Azeri fkrasdr, aa, khyasna atn emanet edip uyur. Arada bir de bizim kahya uyur, at aldrr m diye endie edip kahyay kontrole gelir. Gelir ki, kahya dnr, aa sorar, ne dnrsn kahya, kahya: "Dnrem ki aam, topraa kazk akarlar ordan torpak kar, bu torpak nere gider?"..

287

Aa kahyann zararsz eyler dndn grnce, iyi kahya sen dnmeye devam et. Birazdan tekrar Aa, kahyay kontrole gider, bakar ki, kahya yine kara kara dnr, "Ne dnrsen kahya?" (tabii kahya at oktan aldrmtr) "Dnrem ki aam, bu semeri kasabaya sen mi tayacan, ben mi?.. Kazk akldnda kan topran nere gittii gibi bo eyler dnen siyaset meydan gibi TV tartma programlar, gazetelerimiz, akademisyenlerimiz, "dnyorlar", "hayal ediyorlar"... Bu hayal deil kafalarna inen eki seslerinin zonklamalar! Bir de umutu yazarlarmz var. Her yazar, edebiyatdan bu sohbet kmazsa lrler. stelik bu nl vecizeciyi ya Voltaire'den ya da Shaw'dan aldklar dipnotla sslerler: "Umudunu kesmi insan lm demektir, umut edin!"... Umut ancak bu kadar tketilir, bu kadar hastalkl bir hal alabilir? Mesela bir toplantya gidiyorum, yerden, gkten krk tilkinin gtnden, bin ayr mevzuda laf

288

ediyorum, sonunda bir parmak kalkar: "Peki efendim, umutlu musunuz, umutsuz mu?".. Dnme alkanl yok, eyay anlamak yok, varsa yoksa umut ya da umutsuzluk, umut yok eek olum, umut yok. Umut sarlatrr, kr eder, zavall, uysal eder. En pis sarholuk en renkli umuttan daha iyidir, tarih umutlarn ehit olmu halidir. Umutu insanlar aryorlar, umutu yazarlar! Umutuluk, tanry ldren, ei, dostu ldren mthi bir lk! Ben yola km adamm, nmde yol ve yrmek var, umut-umutsuzluk gibi sorular sormayn, bunlar Nee Karabcek, Orhan Gencebay, Kayahan'm arklarnda geer, duymadysanz gidin bir daha dinleyin... Umutuluk-umutsuzculuk, insan gururunu yok eden, kleletiren, eytans, kehanet yzl, byc ayakl, falc gzl bir bcektir, mrnz yer bitirir. Ne deniz umutla dalgalanr, ne aalar umutla iek aar, hayatnz azgn bir kafeste rtmek istemiyorsanz, umutuluu brakn. stediiniz kadar knn, hznlenmeden duramazsnz,

289

islediiniz kadar knn durduk yerde comadan duramazsnz, hzn ve cokuyu ok uzun yllardr tatmyorum diyorsanz, birileri sizi asrlardr bir umutla oyalam, dolandrm demektir. Ruhsal tad yok eder bu yazarlar, ne eytandr onlar, hem umutsuzculuk oynarlar, hem psikologluk yaparlar, kezzapla sarho olunmaz, bouna uramayn... Birbirimizi parampara ettiimiz bir dier hastalmz: Sevgi. Dzenlenmemi sevgi, dzenlenmemi nefret, paniin, telan, kendine gvensizliin rndr. lkemiz gani gani sevginin, gazetelerden televizyonlara kadar sular seller gibi yaand lkedir. Sevgimizi kontrol edemiyor, birbirimizden nefret etmekten dmz kopuyor. Birine kar gelmekten, bakaldrmaktan korkuyoruz, biz seviyoruz. Birilerinden nefret edersek, hatta milli birliimizin dalacandan korkuyoruz. Dzenlenmemi sevginin yeri, sevgi, dost, aile ortamdr, yaknlarnzn yannda istediiniz kadar delirin, marm, patlayn, sevgilinizin

290

memesini istediiniz gibi dileyin. Ancak bu emzik sorununu toplumsal alana tamayn. Birarada yaamak iin sevgiye asla ihtiyacmz yoktur, yapacamz tek ey iddete bavurmamaktr. Birarada yaamann yolu, hzla ve sratle birbirimizi beenmemek, ikyet etmek, itiraz etmektir. Bakaldrmayan toplumun hukuu gelimez, hukuun gelimedii yerde herkes herkesi dzer. Siyasi alanda "dostluk" klelik dzenidir, ancak kleler birbirini srr, dikr, paralar. nk dzenlenmemi sevgi, panik halinde dzenlenmemi nefreti dourur, ite devlet milliyetilii, mafya rajonu milliyetilerin lkeyi tetikleriyle nasl sevdikleri ortada. Bunlar emzik sorunlarn anneleri ya da sevgilileriyle yaamam yz binlerdir!.. lmcl hastalmz ise: Beyin hastal. stanbul'da bir toplantya davetliyim, panel afiinde yldzlar, Satrn, hepsinin ortasnda dans eder gibi bir beyin ve uzunca galaksilere

291

ulaan bir kurdelenin iine unlar yazl: Beyin Frtnas. nsan beynine abartl bu hayranlk, hayvani bir hastalk, Dou hastal. nsan beyni apallam bir tapnma, matematik olimpiyatlar, fen liseleri, ite Erdal nn'nn hali, iyi matematik zyor da ne oluyor? Hatrlarsnz, komnistler Lenin'in beynini bir bal kavanozuna koyup bugne kadar sakladlar, gn gelir bilim geliir, bu byk beynin iindekileri, yapsn insanolu renir, ilerler. Lenin ld, beyni kavanozda. Beyni kavanoza koyan komnistlerin hazin sonunu grdk. Bir arkadam anlatt, ilkokuldayken retmeni yle demi ona: "Antkabir'de niin askerler bekliyor biliyor musun kzm; dmanlar Atatrk'n beynini alp bize kar kullanmasnlar, diye!", kzcaz da liseye kadar inanm retmenine. Kurban Bayramnn nc gn Cebeci semtinde bir kapc kadn, bahede leen kadar ukur ap byk bir ate yakm on-on be tane koyun kellesi ttslyor. Yz gz

292

kapkara! Tahta kasay orta minderi gibi koskocaman kalalarnn altna sokup, stnde hoplayp kryor. Duman mahalleyi yangn varm gibi istila ediyor. Kelleler kor atein iinde dndke koyunlarn gzleri patlyor. Bir yandan da bana laf yetitiriyor. Sonra, iki eliyle drt parman kellenin azna sokup ene kemiklerinden kelleyi ikiye ayryor, smks kanl eyler vck vck kaydryor ellerini tutamyor. Kellenin dilini avucuyla skca tutup, dier eliyle st ene kemiini ayrmaya alyor. Elindeki sopay, kellelerin burun deliklerinden, kulaklarndan, azndan, sokarak atein iinde dndryor. Vcut paralarnn, hatta artk surat paralarnn birer birer ayrtrlmasna kellenin gzleri iten bir mutlulukla bakyor. Pek hevesli kendisini izlediimi grnce, kirli bir torba ayarlayp bir kelleyi iine koyup, "Evine gtr ocuuna yedirirsin beynini!.." Kadnn artk ac bir ln eytanilemi yoksulluu, al, et grmemilii, etin her bir parasn deerlendirme tela, cehennemi bir

293

atele yalanp kavrulan surat, yanm bir patatese dnen elleri bir yana, beyne yapt bu vurguyu merak ettim... Annem gibi konutu, kapkara yzn uzanp pmek istedim. Beyni yiyince ne olacak, dedim. "Zek, zihin akl vardr" dedi. Ne kadar tandk, ocukluuma ne kadar aina. Kadnla tatl bir hobe ettim, bir oynamadm kald. "Teyzeciim, siz ocukluunuzda ok beyin yediniz mi?", "Yemez olur muyum?" dedi... Terleyen baca karas yzn kollaryla silerek, kadn bana sac yazarlar gibi cevap verdi. "Allah'ma bin kr her bir eyimiz var buzdolab, televizyon, bir skntm ocuklarn okumas, biri e gidiyor, dieri orta ikiye..." Sonra, dumanla kararm yalanm gzleriyle bahenin dip kesinde ip atlayan kzm iaret etti, ark syler gibi, sarho oluyor, bayram ediyor gibi neeyle iaret etti: "O by ok alr, dersleri ok iyidir..." Sopayla ukurun, alevin iindeki kelleleri dvmeye koyuldu, kalasyla stne oturarak bir tahta daha krp: "Eltimin iki kz da kocaya

294

kat, benimkiler okuyacak..." der, demez atein iindeki kelleler gibi kavruldum. Beni de annem uzaktan, yoldan geen birine iaret etti mi, "Bu olum okuyacak" dedi mi? Kadnn dumanla kararm gzlerine baktm midye kabuu gibi gz kapaklar... imizden, ayn anda ortak bir ey geti, ikimizin de gzleri dolu dolu oldu... "Sen niye okumadn teyze, burada, on gram krmz et iin kelle ttslyorsun!"... "Ne bileyim, okuyamadk!"... Bahenin kesinde ip atlayan kzn nndeki otuz seneye bakverdim kubak. Annesi gibi burada, kelle evirip, sskack ocuunu o da m gsterecek yoldan geen birine: "Allah'a kr herbir eyimiz var buzdolab, televizyon, tek bir derdim, o kn okumas..." Yolunuz geerse yirmi yl sonra sokaktan, ocuklar hl beyin yiyor mu, bir bakn. Alyor mu zihinleri. Onun da komular, kurban etini hsma, akrabaya datp, kellebacan bahede kesilen kurban barsaklarn temizledi diye nne frlatacak m? O da

295

annesi gibi, dedesi gibi, en derinlerdeki "beyin" hastalndan muzdarip, ocuklarna "beyin" yedirecek mi? Kadn, belik ekmek hamuru gibi vcuduyla aaya kalkp dorulmak istedi, nafile, biraz uzakta kalm satrms bir baa uzanmak istiyordu... Satr verdim, eliyle alt enesine kuvvet geirip, ayramad kellenin tam da aznn ortasna indirdi, olmad, bir daha indirdi satr. Satr koyunun mineral dilerinde sonsuz bir can yak gibi parlad, dilerin sertlii krlmad. Sonunda bir daha indirdi satr, alt ene dt. Karanlk bir delikten, kanl bir sosise dnm parmaklarn sokarak "Bak bak gryor musun?" dedi, neyi? kellenin genzi mi olur, "Beyin beyin, gryor musun, tertemiz, bunu hi bekletmeyeceksin, hemen yiyeceksin!"., dedi... Atee sokuldum, duman, alev iine kafam sokup, maarann deliklerine indim: "Hm, evet, beyin o mu?"... Duman oktan gzlerimi yaartt ve kelleler oktan kara bir korsan bayrana dnt.

296

Ayaa kalktm, ilk defa bir beyni alttan gryordum. Hep gevi getirmi ve hayatnda hi dnmek zorunda kalmam bu beyni Yavuz Donat, Fatih ekirge, Oktay Eki, Taha Akyol, Emin laan, Gneri Cvao-lu'ndan tanyordum... Kapc kadnn kanl kara parmayla sokup dokunduu oras, bana Rauf Tamer'in otuz yl aralksz yazd kusmuktan beter "o kafa" balkl yazlarn anlatt... Nihayet Rauf Tamer'in "O Kafas"n grmtm. Anlataym o kafay. Bu lkede altm ylndan beri lkesi iin dnen, alan onlarca aydn mimar, Boaz Kprs'nn stanbul'dan gemesini istemiyordu. Avrupa ve Anadolu transitinin bu ehre her gn fazladan ykleyecei onbinlerce kamyonu, baka yerden geirmeli, diyorlard. Ayrca, iki ayr ehir, skdar ve Avrupa yakas, bir byk ehir iin tarihin verdii bir ans, bir frsatt. Bu iki yakay birletirirsek, ehri kilitleriz diyorlard. Ve bu aydnlar otuz yl srarla, eer kpr yaparsanz, ehir kprye doymaz, her be ylda bir kpr yapmak zorunda kalacaksnz.

297

Ve bu aydnlar iddia ediyorlard sadece stanbul deil, Gerede'den stanbul'a kadar tm ovalar, dalar, ehirleri aresizletirir, kilitlersiniz... Yani Boaz Kprs ya ehre uzak bir yerden, ya da anakkale'den gesin. ki yaka arasndaki trafii de deniz yolunu gelitirerek zelim... Bu otuz yllk mnakaadr, bugn bu aydnlarn dedii kt, sadece stanbul deil, Avrupa, Anadolu transitinin onbinlerce kamyonu ve bu yol zerindeki fabrikalar Bolu'dan balayarak stanbul'a kadar her yeri tkam, stanbul'u zmlenmez bir yere getirmitir... An, 19701i yllarn hemen balarndaki mimarlarn yazlarn okuyun! Alayarak sylyorlard, yal vararak sylyorlard bunlar. Kahin deildiler, bilim adamydlar, dedikleri kt... Artk geri dn de yok... te Rauf Tamer'in o kafa's dedii, bu insanlar kprye kar, kalknmaya kar vatan hainiydiler. Otuz yl vatan haini dedi Rauf Tamer bu mimarlara, hl demekte...

298

Kapc kadnn kanl kara parmayla hem vp hem de neeyle dokunduu beyin, ite Rauf Tamer'in o kafa'y yazan beyni... Durmakszn gevi getiren bir tek gn dnmeye kendini zorlamam Trk aydnlar!.. Kardelerim, Artvin bir yamaca kuruludur ve tek bir caddesi vardr. Ad smet nn Caddesi. Ancak, Artvinliler caddenin adn Mecburiyet Caddesi koymutur, nk gidilecek baka cadde yoktur... Rauf Tamer, Yavuz Donat, Fatih ekirge, Gneri Cvaolu, Emin laan, Taha Akyol'un "kafalar", "mecburiyet kafas"dr, gidilecek baka yol yoktur, o yoldan, o kafadan gitmeye elli yldr mahkmuz... Cumhuriyetin, Menderes'in, zal'n yetitirip, koklad kafa bu kafadr:

"Mecburiyet kafasdr..."

Bayburt'ta bir asfalt yol yapmlar, ortasndan da yol iareti erit izmiler. Bir Bayburtlu amca tam da yolun ortasndan eritten gidiyor... Arkadan kamyon gelmi,

299

dart dart, amca ekil de geelim, yolun ortasndan gidilir mi? Amca kamyona dnm: "Devletimiz izgiyi tam ortadan ekmi, sen devletten daha m iyi bileceksin nereden gidilecek!"... Tarihin bu lkeye armaan bu esiz ehri, ite bu mecburiyet kafas, ehrin tam da ortasndan yryerek, kilitlemi, yok etmek zereler! Ve otuz yldr kusmuk sars "o kafa" yazlaryla. Giresunlu Topal Osman Aa Ankara'da bir devlet kuruluyor, gri kalpa, gmi avc elbisesiyle M. Kemal ortada, etrafnda, siyah balklar, siyah kuaklaryla elleri tetikte, Karadeniz uaklar.. Mehur Osman Aa'nn maiyetinde bir mfreze. Byk bir dikkat ve teyakkuzla Mustafa Kemal'in etrafn sarm, bir ar usa vuracaklar. Mustafa Kemal'in Samsun'a k sebebi, Samsun civarnda Pontus etelerinin ayaklanm olmas. Topal Osman da nce

300

Ruslar'a kar sonra Pontus etelerine kar akl almaz bir sava veriyordu. Ege'nin nl efeleri Demirci Efe, Yrk Ali Efe ise, Karadeniz sahillerinde de Of'un, Srmene'nin vs. nl aileleri yannda ordu kuvvetlerine destek veren Topal Osman'n hikyeleri byk bir efsane oluturuyordu. O gnlerde Samsun tam bir sava havas iinde, asker baytar heyetleri meydanlarda cepheye gnderilecek hayvanlar damgalyor, heyecanl halk, duvarlara aslan bltenlerden nn savalarnn tafsilatn takip ediyor. Kyller Samsun'a gelip gidemiyor. Cesaret edenlerden ou da Pontus ekyasnn ana derek lime lime doranyor. Hkmet konann bahesi, her hafta bu facia kurbanlarnn tehirine sahne oluyor. Ya Samsun'a gelirken, ya kylerine dnerken para para edilmi, ocuk, kadn, ihtiyar kyl cesetleri er beer kanlarna bal olarak halka gsteriliyor ve halkn gayret, intikam hisleri kamlanyor. Mesela bir erkek tenasl aletinin bir kadnn azna tklm veya

301

yanda karn deilmi bir kz ocuunun feci halleri halk kudurtuyordu. Bir gn silah sesleri arasnda bir Rum evinin sarld grld. Btn halk toplanm bunu seyrediyordu. Bir Pontus ekyasnn gizlice evine gelip sakland haber alnm ve ev sarlmt. Btn srarlara ramen teslim olmayan ve boyuna dar ate eden bu canavar nihayet evin yanmas ile alevler iinde kalarak gebermiti... Pontus etelerinin byk ksm Samsun ve havalisine yerlemiti, topluca dolatklar, 27 bin kii olduklar biliniyordu. Soygunlar, cinayetler yaplyordu. Trk halk gndz bile dkknlarn aamaz olmutu. Giresunlu Osman Aa'nn Karadeniz uaklarndan derlenmi olan Milis alay, Samsun'a gnderildi. Ankara'dan gelen bu alaya 49. Alay ad verildi. Subaylaryla birlikte 3 bin kiilik bir kuvvetti. Osman Aa kararghn ehrin iinde Mntka Palas Oteli'ne yerletirdi, ayrca 150 kiilik bir svari bl maiyeti vard. Hepsinin muntazam erke eerli atlar vard.

302

1921 ilkbaharnda bu milis kuvvetinden istifade edildi. Sokak muharebelerinin arkas kesildi, Pontuslular topluca ehre giremez oldu. Topal Osman her Trk evine yaplan tecavze kar en az Rum evini cezalandryordu. Ancak bir an geldi ki aann adamlar ii aztt, ehre de bu havaliye de zararl olmaya balad. yle ki, Topal Osman, Samsun'a bir fatih edasyla yerlemi, esas vazifesini unutmutu. Samsun dalarndaki ekyay takip edecei yerde Samsun'da zevke dalmt. Pontus eteleri vahiyane katliamlarn srdrrken Topal Osman padiahlar gibi muzikayla selamlk resmi yaptrmakta, mzrakl svarilerinin arasnda camilere cuma namazna gitmekteydi. Sonunda Samsun erafndan evki Bey'i paras yznden daa kaldrmt, barda taran son damla oldu. ikyetler yayor, Topal Osman'n Samsun'dan uzaklatrlmas isteniyordu. O sralarda Samsun'da kurulan 15. frkann komutan Yarbay smail Hakk Bey, Topal Osman' gndermek iin her yolu denedi, Topal

303

Osman, evki Bey'i dadan getirdi, perian halde evine brakt, uslden kendi adamlarndan birini cezalandrd. Yarbay Hakk Bey, bir plan kurdu, Mustafa Kemal imzal, Ankara'dan gelmi bir telgraf tertip etti, bu telgrafta Osman Aa'nn alayyla beraber Ankara'ya hareketi emrediliyordu. Topal Osman: Mustafa Kemal deil, Allah emretse burada iim bitmeden gidemem, gideceim zaman ben bilirim, dedi. Topal Osman' ikna edemediler, sonunda ilgin bir yol buldular. Merkez komutanlnda gen bir er vard, ad Mehmet, Giresunlu. Karadeniz kylarnda alikran ba kesen olmu, Topal Osman bu genten korkuyordu. nk babasn ldrmt, hasmyd. Yarbay Hakk'ya "Aa bu ocuktan ylar" demilerdi. Aa'nn yanma gen Mehmet'le gidildi, inzibat eri Giresunlu Mehmet kahveleri getirdi. Osman Aa ocuu grnce titredi. Aa'nn kahvesini eline vermedi, yanndaki iskemleye brakp gitti. Aa'nn yz sapsar olmutu. Sinirli bir

304

ekilde kahveyi imeden kalkt, ayrlrken komutana: Bu uan senin yannda olduunu bilmiyordum, syle ona bana grnmesin. Albay Hakk, Osman Aa'y Ankara'ya gndermenin yolunu bulmutu, Mehmet'in intikam duygusundan faydalanacakt, Osman Aa'ya korkma aam seni bu ocukla bartrrm, dedi. Ancak Mehmet, Osman Aa'nn elini pmeyeceini syledi, sonra zorla ikna oldu. Albay Hakk, Osman Aa'nn yanma girdi, Aa, Mehmet'i getirdim, elini pecek, sen de bize ne zaman Ankara'ya gideceksin, dedi. Albay Hakk, hadi Mehmet olum Aa'nn elini p, Mehmet nce tereddt etti, sonra pt. 1921 ylnn yaznda Sakarya Sava arefesinde, Osman Aa Samsun'dan ayrld. Yolda ekya kylerini yakt. Bu arada Merzifon'un bir mahallesini de atee verdi. Samsun Ankara yolunda yakt kylerle, ldrdkleriyle de nne n katt.

305

Topal Osman korkun misillemeleriyle hretini yapt. Pontus ekyasna yataklk eden Rum kylerini tespit eden ajanlar, vakit geirmeden Topal Osman' haberdar ediyorlar, o da bu kylerin hemen yaklmasn emrediyordu. yle bir zaman geldi ki, Topal Osman hareketlerinin douraca sonular hi hesaba katmadan her eyi yaptryordu. Bana buyruk kesilmiti. Bir defasnda yanda bir Trk ocuuna yol kenarnda rastlamlard. ocuun karn kasaturayla yarlm, barsaklar dar frlam, henz vcudu bile soumam, barsann ucunu azna alarak meme emer gibi bir durumda can verdii anlalmt. Topal Osman'n kulaklar bu hikyelerin binbir tanesiyle dolmutu. Son arpmalar srasnda Pontus etelerinin elebalarndan birka tanesi esir alnmt. Malup olann cezas mutlaka lmd, ete harbinde esir alnmazd. Ancak bu sefer sa olarak Topal Osman'a getirilenler Giresunluydular. Topal Osman bunlar ocukluklarndan beri tanyordu. Topal

306

Osman'n maksad, bu Giresunlu Rumlar Giresun'a gtrp orada tehir etmek ve halkn huzurunda cezalarn kendi eliyle vermekti. Yakalanan eteciler Topal Osman'n huzuruna getirildi, hepsinde sa sakal birbirine karmt. Aylardan beri tra olmadklar, bir maara adam hayat yaadklar kyafetlerinden belliydi. Bunlarn Topal Osman'n akranlar, hatta, ocukluk arkada ve komularyd. nnde diz ken bu ekyalar hemen tanyan Topal Osman: Ulan Yanko, Hristo, Strati! Benim karmda den domuzlar sizler miydiniz? Vay nankrler vay. Syleyin imdi size ne ceza vereyim. Her de aann ayaklarna kapanp yalvard, ok gzel Trke konuuyorlard, aa yalvarlara aldr etmedi, ayaklaryla drtyor, onlar geri ekilmeye zorluyordu, nihayet emir verdi: Ha bunlar aln, kenefe kapayn!

307

Ertesi gn limana Glnihal yolcu vapuru geldi. Osman Aa gemiyle Giresun'a gidecekti. Osman Aa'nm arkasndan elleri kelepeli ve kollarndan birbirlerine bal olarak drt Pontusu da getirildi. Giresun'a gtrerek yzlerine tkrttrmek, kuruna dizdirmek istiyordu. Aa ve adamlar birinci mevki salona yayldlar, oradaki havaya hakim oldular, geminin sadece havasna deil, harektna hakim oldular, gemi svarisi, boaltma, ykleme iini bitiren gemisini akam olmadan yola kard. Gece yarsna yaklarken Osman Aa'nm uykusu kat, gverteye kp dalgacklarn fosforlu kvrmlarn seyretti, iinde bir sknt vard, asabiyeti bir trl gemiyordu, ruhunda, vcudunda bir rahatszlk hissediyordu. Haydi inelim aaya, deyip hep beraber merdivenlerden indiler. Koridordan inerken kazan dairesinde ateilerin plak vcutlaryla ocaklara kmr attn grd. Topal Osman alevleri grnce

308

zihninde imekler akt, getirin u gvurlar, yakacam onlar, diye bard. Bu korkun fikre adamlar da inand, - Ne duruyorsunuz be getirin dedim. Peki aam, deyip koarak drt Pontusu kazan dairesine getirdiler. Topal Osman ocak kapaklarn atrd. - Ha bu boklar ayaklarndan ieri sokun, dedi. ri yar pehlivan yapl adamlar Pontusular ifter ifter tutup ayaklarndan ocaklara soktular, byk bir ikencenin barmalar, haykrlar ortal inletti. Son kalan Yanko, Osman Aa'y ok iyi tanyordu: . - Aam fkn yiyeyim, bana cefa yapma, ek tabancan vur beni. Topal Osman soukkanl: - Atn bunu da, dedi. Fakat Yanko buna meydan brakmad, galiz bir kfr savurarak balklama denize atlar gibi kendisini ocan iine att. Topal Osman, bir an iyi mi ettim, kt m der gibi bir tereddtten sonra, etrafndakilere pek nadir yumuar gibi olan sesiyle:

309

Bunlar da insandr diyeceksiniz. Ama, deil. Daha dne kadar bu memlekette kimden ne fenalk grdler. yle iken hepsi kanmza susamtr... Yok uaklar yok, bunlara merha met olmaz. Arkada kalanlara ibret olsun, bize nankrlk etmee kalkacak olan gvurun cezas ite budur... nl gazeteci, Ahmet Emin Yalman anlatr, stanbul'da Galatasaray Lisesinde Topal Osman'n 15-16 yalarnda olunu grr, ocua sayg gsterip ilgilenir, sen, mehur Topal Osman'n olu musun diye ocukla sohbet edip, bu mehur adamn olunun resmini gazetede basmak iin bir fotorafm eker. ocuk, Ahmet Emin'e "Ver o fotoraf bana" der. Ahmet Emin "Kliesini basacam, vermem" deyince, ocuk belinden silah kartp Ahmet Emin'in alnna tutar, "Ver ulan!", fotoraf ahr... Ahmet Emin, "Evet, sen Topal Osman'n oluymusun!" der... Birinci Dnya Harbi sona erip mtareke yapldnda Topal Osman kendi savan bitirmez. Rumlar ngilizler'e feryatlarla, Topal

310

Osman her gn bizi ldryor buna bir are bulun diye telgraf stne telgraf eker. ikyetler yle bir hal alr ki, ngilizler bir eli gndermeye karar verir. Topal Osman eliyi konanda byk bir akam yemei ziyafetiyle arlar... Yemein ortasnda vur patlasn al oynasn enlik devam ederken, kendini ikyet eden adam yemek ortasnda yan odada bodurtur... Rumlar, eliye "Grmyor musun senin yannda dahi bizi ldryor bu adam" deyince, eli Rumlara: "Ne kadar yalancsnz beni bouna buraya kadar getirttiniz, yemek yerken insan ldrtlr m, adamn sohbetini, misafirperverliini grmyor musunuz!" deyip Rumlar'a inanmaz... Topal Osman, kendi iledii bir cinayeti meclis krssnden dillendiren Ali kr Bey'i de, "Hemerim, bu nasl hemerilik bir akam yemei yiyelim" deyip yemein ortasnda bodurt-mutu. Ali kr Bey iki gn bulunamad. Babakan Rauf Or-bay, tm soruturmalara ramen Topal Osman'n adamlarnn azndan laf alamad. Bir yal

311

adam, sorguda deil, sohbet srasnda, "Bizim Aa geenlerde Ali kr Efendi'yi yemee davet etmiti" gibi bir cmle azndan karnca, i anlalr. Topal Osman'a haber verilmez. Mustafa Kemal'e de zarar verir diye Atatrk evinden hanmyla birlikte alnp iftlikte bir baka eve geirilip, Topal Osman'n kona evrilir... Topal Osman kendi hesabnca, Ali kr cinayetini adamlarndan birini kurban verip halledeceine inanyor olmalyd, Rauf Orbay, Mustafa Kemal'in korumas ve adam Topal Osman', parlamentodan ald gle, maiyetiyle birlikte atee tuttu, ldrd, kellesi kopartld, eski meclisin bahesinde ayaklarndan aslp tehir edildi. Ailesi bugn ayakta olduu iin Topal Osman'n rktc hikyelerini yazmaya kimse cesaret edemiyor, tarihilerimiz Topal Osman iin, savata o olmasayd Pontus'la uraamazdk, derler, ardndan, onun masum halka yapt zalimlikler de aklalmaz, diye ilave ederler.

312

Ahmet Emin Yalman'm hatralar ve Yakn Tarihimizin 4. cildinden Topal Osman'a dair toparlayabildiim bunlar, tarihilerimiz bu trajik sayfay amak istemiyorlar. nk Topal Osman devletin iinde yaamaya devam ediyor. . Ancak, bugn Giresun yaylalarnda horon tepiyorsak, bunu biraz Topal Osmanlara borluyuz, Giresun'da ayakta tek kilise kalmamsa bunu da Topal Osman'a borluyuz. Ne diyelim imdi? u gzelim sonbahar gn serin serviler altnda sevgilinizle pfr pfr geziyorsanz, sizlere saf, temiz, berrak bir tarih brakamadmz iin zr dileriz. 75. yln kutladmz Cumhuriyet'in, ayakta onuruyla kalm eli plesi bir ihtiyarn tanyor musunuz? Ke yazar, tiyatrocu, siyaseti, asker emeklisi ihtiyarlarmza bir bakn, rm kokmu, satlm, onursuz bir hayat braktlar geride. 75. ylda elini peceimiz ya da resmini ekranlara getirip iftihar edebileceimiz bir ihtiyar gsterin.

313

Bizlere satlm bir lke brakan bu smk suratl moruklar, devleti Yeil'e, atllar'a teslim etti. Sa milliyetiliin kalesi, erefi oldu bu isimler. Yzlerine tkrerek yok edemeyiz artk onlar. ki yl nce Amerika'ya kaacak, hapishaneye tklacak denilen Tansu iller, bugn birinci parti konumuna nasl ykseliyor. Tm tara konumalar ve medyada eteyi alenen savunarak!.. Bu isimlere vgler dzerek. Tetiki sa milliyetiliin karsnda durmak gn getike zorlayor, nk halkmzn barndan kan bir kltr oluyor "tetikilik"... Tkrdmz eyin kendi suratmz olduunu bilemiyoruz. topyadan, fanteziden kendimize dnce kuruyor, vatann ac trajedisi karsnda "Kardeim ben savaa karym" gibi ossuruktan laflarla kayoruz. Son elli yldr lke sevgisini, onurunu, sa milliyetilerin sapk mafyaclarn raconcularna byle teslim ettik, ite Anadolu'nun Elaz', Erzincan', Erzurum'u, Giresun'u halk salna zararl bu adamlara tapyorlar! yle derin bir kltr ki

314

bu, pek kymetli Trk sann yazar Taha Akyol, coptagon hap satp tr ofrlerinin Suudi Arabistan'da kellesinin vurulmasna sebep olan uyuturucu kaaksnn televizyonunda program yapyor! (Sac yazarlar zaten uyuturucu tccarlarn avularnn ii gibi bilir, nedense!) Topal Osman ya da Yeil kimdir? Bu sorunun cevabn veremiyoruz, silahl kabadaylar kahraman ilan eden halkmzla bu yzden duygu birliimiz kopmutur. Hatta, aramzda sapk katiller gibi dolaan sa milliyetiler kudurmu diye, zrvadan sinek entellekteller lke sevgisini dahi tartmaya aan kstah bir aydn marklna girebiliyor!.. Yeil kimdir? Sapk m, katil mi, kahraman m? Bunun cevabm veren yok! Hazreti Ali de cenk meydanlarnda estetik dkn aristokrat bir eskrimci gibi savamyordu, efsaneye gre yedi kula alan klcn Allah ne verdiyse sallyordu, kl kimin neresine geliyordu, kafatasn ortadan ikiye mi blyordu, tarih bunu tartmyor...

315

Klc kim adna, ne adna kaldryordu! Yeil silahn, kimin adna kullanyordu? Vur emrini ancak parlamento verir. Amerika, ngiltere, Fransa da 18. ve 19. yzylda kendi manyak kahramanlarndan parlamentoya snarak kurtuldular. imizde klc kaldracak adam, halkn iradesini temsilen parlamentodur. Meclis, vatann tedavi edildii yerdir. Halkn meclisini tanmayan bir devlet, akallarn, mafyann, prostatl generallerin akal devletidir. Niyazilerini bize ehit diye sokuturur ve niyazi olmak iin deliren bir halk, sac partiler, holdinglerimiz pp bann stne koyar! Ve, gnde bir milyon lira kazanmak iin, memleketinden bin kilometre teye 15 kiilik minibse 40 kii binip fndk toplamaya giderken, kaza geirip, ardndan gelen tr, yola denlerin stnden geip, 30 kii lyor. Bin kilometre uzaktan gnde bir milyon kazanmak iin yola kp gelmeyi baaranlar da ehre almyor, Cumhuriyetin valisi!

316

Son on ylda TGRT, STV, TRT, vs., Hrriyet, Milliyet, Sabah, vs., gazeteler bize Yeil gibiler olmasayd PKK'yla baedemez-dik fikrini benimsettiler. imdi ayn TV ve yazarlar bize, uyuturucu tccarlarnn kara paras olmasa hepimiz a kalrz fikrini benimsetiyorlar. Cumhuriyetimiz erdi 75 yama. nmzdeki on yl yerli mal haftasnda ilkokul ocuklar okullarna, yerli mal yurdun mal, herkes bunu kullanmal diye eroin, esrar gtrrse armayalm. nk, babalarndan ve dedelerinden gtrecekleri baka hibir ey yok. Devletin Trk Okumas Deliliktir Hafz Yaar'n tiz perdeleri temiz bir sesi vard, gazellerini, ahane okuyuunu Atatrk ok beenirdi, emri ile binbala terfi ettirdi. 1930 ylnda emekli olduu halde, Atatrk'n emrinden ayrlmad, 1938 ylna kadar grevine devam etti.

317

u gzel hayata bakn: 1885 ylnda stanbul Kocamustafapaa'da Sadi Dergh'nda dnyaya gelir Hafz Yaar Okur, babas, ayn tekkenin eyhi Rfat Efendi. Takriben onyedi yalarnda, o sralarda nazr olan Ziya Paa'nn ilgi ve yardm ile Tapu Kadastro dairesinde memuriyete balar. 1914'te stemen rtbesiyle Mzka-i Hmayun'a alnr. yl sonra Sultan Read'n emri ile saray mezzinliine getirilir, ayn zamanda hanendedir. Cumhuriyetin ilanndan sonra ankaya Kk tekilatlandrlnca Cumhurbakanl Fasl Heyeti'nde hanende yzba olarak ksm muallimliine tayin edilerek Ankara'ya gelir. Gazel formunun byk ustalarndandr, plaklara okuduu eserlerin says bini bulmu, plaklar sat rekorlar krm, Homorkot, Lirfon, Orfeon, Columbia gibi irketlerle ayr ayr anlamalar yapm diye yazyor Nazmi zalp'in Trk Mzik Tarihi Bugn stanbul Belediye Konservatuvar'nda bulunan yirmi plan Atatrk'n emri ile doldurmutu.

318

Teknii salam, duygulu, ifadeli, geleneklere bal, zevkli eserler besteledii syleniyor. Ve, yakkl, mavi gzl bu adama, ansa bakn ki, sesini dinleyen eski bir sarayl hanm ak olmu, Sinekli bakkalda bir ev hediye etmiti, burada oturmutu. imdi gelelim, Kanuni m Ali Bey'e. Ali Bey'in doum tarihi bilinmiyor, ailesi hakknda da bilgi yok. Hafz Yaarla ayn yllarda yaad. Doutan kr olan sanatkr, yzyln banda, alt yanda yine kr olan Kanuni Nazm Bey'den sonra en iyi kanun alan diye biliniyor. Aslen Malatyal. Cumhuriyetin ilk yllarnda Ankara'da Yeni Gazino'da alr. Btn k gazino kapal olduu iin erif li'nin evinde yatar, kalkard. Son yllarn byk bir yoksulluk iinde geirdi. Malatya'da kalabalk caddelerde kanun alar, gelip geenlerin att birka kurula geinirdi. Takriben 1948 ylnda Malatya'da ld. Ayn dnemde, ayn ehirde yaam bu iki mzisyenin birbirinden bu denli farkl

319

hayatlar, bugn de yzlerce rneiyle devam ediyor ve hl bizi dndrmyor. Yine de bizler, tekerlein ilk defa dnd, madenin ilk defa eritildii, gm taklarn ipincecik sicimlerle ilk defa ilendii, budayn ilk defa yamur suyuyla iip ate kenarnda piip ekmekletii, tarih ncesinden gelen atlarn onbin kiilik mermer stadyumlarda ilk defa byk tragedyalara dnt bu topraklar ok seviyoruz! Her den yapran stnde bir dert, bir lk! Bu asrlarn kapkaranlk ormannda dalar kadar ylan yapraklar srtmza ne byk aclar yklemi. Her bir trk yreimizi dalayan bir ate, bu atein iinden hl ku srleri geiyor, kavrularak. Corafyamzn nehirleri, dalar kadar eski hazinelerimiz olan trkler, bu topraklarn hem siyasi, hem sosyal aclarnn, mezarlklarnn ahididirler. Trklere geri dnmemiz halkn ehre isyandr. Dertlerine kilitlendii, umudunu yitirdii, sosyal dnyaya gvenini kaybedip, kyne, cemaatine snmann yollarn aradn

320

gsteriyor bize. Trklere geri dnmemiz, bin yllk acnn bitmediini, hl testiden su imek istediini, yazmasn, earbn kartmak istemediini, zarl zarl aladn, siyasi zm ehirden, devletten deil, hl blblden beklediini gsteriyor bize. Buna can dayanmaz. Halk denilen ayn kalbe gmlerek bugne gelen trklerimizi kardmzda, geride kltr diye bir ey kalmaz. Yazmn giriindeki hikyeyle, ayn tarihler, bu byk acy ve cokuyu duyan onlarca mzik adam vard. Bunlardan biri de bror kitaplar imdi elimde olan Vahit Ltfi Salc'dr. Gizli Trk Halk Musikisi, Gizli Trk Din Oyunlar adl kk kitaplarnda, byk hazineler kefetmenin sevinciyle, Alevi derghlarnda ve Bektai tekkelerinde bin yllar gizlice oynanan oyunlar, sylenen trkleri sevinle dile getirir. Bugn yakndan bildiimiz Alevi trkleri, oyunlar, ayrntlaryla cokuyla anlatlr. Osmanl'nn kaybettii bu trkleri, gen Cumhuriyet'in yeniden kefetmesinin sevincidir bu.

321

1980'li yllarn sonu, ite bin yldr gizlenmek zorunda kalm, yasaklanm dergh ve tekkelerin trklerinin, yani, byk manevi hazinelerin kaplarnn toplum geneline, medya vastasyla ald zaman dilimidir. Gizlilii sona ermesi, hep din, toplumsal, siyasi ynyle gndemi ilgilendirdi, bu ok ackl bin yln isyanc atlarnn elaleme okunmasnn getirecei sonular zerinde hi durulmad. Duasn, bedduasn, terk ettii evini barkn, alar stne srayan zeksn, felsefeden, psikolojiden daha ince, daha ayrntl inan abidesi trkleri dinledik, ayr ktada, ibadetle gnlk yaam, ekmekle bitmeyen dertlerini grdk! Bir insan yrei bu kadar acy nasl dinler, ya da bu trkler bu dertleri en nadide kutsal peygamber emanetleri gibi hi bozulmadan bugne dein nasl saklad. te son on ylda, herkesin, aklna estii her yerde, iine geldii her ekilde bu trkleri bo kafal, teneke surat, duygusuz ifadelerle sylemesi, nmze devasa bir felaket daha koyuyor. Tarihin

322

yreimize yd bu korkun aclarn youn duygularnn devletle, ticaretle hibir ilikisi yoktu, imdi ne oldu? imiz yine blble kaldna gre devletin utanmas gerekir. Nidem nidem diye alatan zalim felek devlet, kendi yakt yreklerin yarasn dinledike bir ho oluyor, ehit analarna vn madalyas verir gibi bu bizim ne gzel kltrmz diye alayan analarn bu tazecik gzyalarndan iftihar ediyor. Bu deliliktir. Bu trkler, dere kenarnda yzen kayklar deildir, ilerinde yelken, deniz, martlar yoktur, saltanat sefasn anlatmaz hl zindanlarn kokusunu, deilmi yreklerin taze lklarn tar. Zulm bitmemitir. Kuru grltyle demokrasiyi kartrp zulmlerine devam edenlerin nnde bu trkleri syleyenler, bu byk felaketin eytan roln oynuyorlar! Daha ok ey var sylenecek, bu trklerin derghtan, tekkeden kp, korunmasz, sahneseyirci ilikisi iinde sylenmesi de tartlmas gereken ahlki sorumluluklar yklyor.

323

Bu trkleri, alka, genel beeniye okumann, ekranda okumann, her eline mikrofon geirenin sylemesi, geen on yl iinde grdk ki, trklerin duygu mantn bozuyor. Bu aclar tamayan, bu inan soyundan gelmeyenler, srf trkleri halkmza beendiriyoruz gerekesiyle, ahane seslerine gvenerek bu "duygu mant"n bozamazlar. fkenin trksne, ebek gibi gbek atarak syletmek, ahlkszln en lo uurumudur. Halkn bu en deerli hazinelerini, srf program ucuza geliyor diye, bir koruyan-karan yok diye, nne gelene syletmek, bin yln bu onurlu dalarnda kstebek, fare yuvalar amaya benzer! Duygularmzn, yreklerimizin, kardeliimizin kreidir bu trkler, bu trkleri syleyenler, eski zamanlarn abdallar gibi kap kap bir lokma iin dolaan abdallar kadar olmasa da, birer modern dervi olmak zorundadrlar. Byk otellerde, aaya, paaya, dolarlara, holding patronlarna sylerken tiksinti ve lanet duygusu duymuyorlarsa,

324

gerek bir felaketle, hazinelerimizin kaybolmasyla kar karyayz demektir. Grnen o ki, trklerimiz ekranda, byk bir trk lokantasnn vitrininde leziz karidesler gibi vitrine kmtr, paray veren, i gbekli, ensesi kaim herkes, tksrarak, aksrarak, srf dolarlarna ve kamuoyundaki statsne gvenerek, ayana kadar getirtip bu trkleri satn almakta, kimsenin de yrei tir tir titrememektedir. Bin yln yol yorgunu, nefes nefese bu trkler u son on ylda ne kadar hrpaland. Anadolu'nun bir kynde koyu bir st glgesinde, Toroslar'n tepesinde bir sedir aacnn altnda bin yl garip bir kylnn dilinde yaarken, imdi cicili bicili teknoloji harikas ekranlarda on yl iinde hret budalasna dntrld! imdi iimiz szlayarak izliyoruz, bu trkler ktklar o byk gizli anayurdundan, yani gnllere, tekrar sa salim evlerine dnebilecekler mi? nmzdeki yllar bu trk

325

savalarnn konuulaca yllar olacak! Ve korkarm ruhumuz onlar artk tanyamayacak! nk, bu trklerin zerine, lkemizin nehirlerinden ok gzya dklmtr ve bu byk gzpnar aknts hl devam etmektedir. Bu trkleri syleyen abdallar, kap kap halkn evlerini dolam, yalnz halka el amtr, tek bir gn saray kapsndan Divan airleri gibi ulufe almadklar gibi horlanm, zindanlara tklmlardr. Kapkara bir ata binip tarihin derinliklerinden kp koynumuza kadar girdiler, ama imdi, amur suratl utanmaz medya manyaklarnn eline dt... ya suratl, snger yanakl devletin adamlar bilmelidirler ki, bu trkleri dinlemeye yrek dayanmaz! Oysa byle yapmyorlar, ayrlktan, alktan, mezarlklardan, gurbetten, yrekten bahseden bu trklerdeki atlar alklayarak dinlemektedirler! Bu trkler, alay etmez, kfr etmez, ier, ama sarho olmaz. Ku srleri gibi gencecik

326

nesiller hl bu byk yrek ateinin iinde kavrulmakta, devlet ise yzszce alklamakta. Ve devlet, bu aclar duymayp, gya kltr adna, halkn gereini, stilize ederek, kurallatrarak, bilimsel, biimsel akademik yollarla disipline etmeye alyor, kimse de sesini karmyor... Her ii bir baka eidini retir, bu trkler iilik rolyle, grev akyla okunmamtr, devletin kltr "taklitidir", devletin korolarndaki sanatlar ancak "taklit" eder. stelik atlardaki, bozlaklardaki, deyilerdeki bu lklar, delice glt sanatlaryla, tebeirden kltr bakanlaryla. (Hayatmda en ac duyduum anlar, Seren Serengil, Sibel Can, Ajda Pekkan ve benzeri gibilerin, Yemen Trks, Rumeli Trks okuduu anlardr. Bu yaknlarda Karadeniz Trkleri syleyen bir aklaban klkl frlam ortaya, bu trkm de Sedat Peker (mafya babas) iin okuyorum, diyor ekranda, kltrn muhafazakrlnda bir kanal olan Kanal 7 bu ylk insan batac ediyor, yine kltrn

327

muhafazakrln dolarlara eviren TGRT Sibel an'lara, Seda Sayan'lara rezillii bin para insanlara, hafif merepliin cvn kartarak okutuyorlar. Buna nasl canlar dayanyor. Vefaszlk deil bunlarn-ki, kudurmu, salyal bir cehalet. Artk ne sylesek nafile.) Soytar Byk medya desteine ramen iki-bin ancak satabilen Hrriyet Gsteri dergisi, son saysnda "Trk Kltrne Yn Veren 100 Kudret Simsar" bal altnda Erturul zkk ve damad popu Ercan Saati'yi listeye alm. Ve ayrca, Hilmi Yavuz, Enis Batur, bilmem kim gibi bir sr tavanaras medya vr zvr da Ercan Saati'yle ayn listede olmaktan gocunmadklar gibi, herhangi bir itirazlar da yok!.. Benzer aylk ve haftalk dergiler hemen her yl ya da canlar skldka bu tr listeler, sralamalar yapar. Buna kimsenin hakk yoktur.

328

Terbiyesizlik diz boyu ve bu konu zerinde kimse sesini kartmaz. Trkiye'nin on byk psikiyatristi. Ya da Trkiye'nin en byk on romancs... Kendileri Trkiye olmad gibi, kendileri en ok satan haftalk, ya da sanat dergisi de deiller. Ayrca kendilerinin hi deilse birka hafta kalcl olan tek bir eserleri olsa. Fransz dergilerinde de bu tr listeler okudum, o listedeki Fransz yazarlarn yirmi yldr Trkiye'den dahi okuduumu, tarttm dndm, bu listelerdeki insanlarn bugn aklnzda, fikrinizde neleri var? Bu listeler sanat, fikir, dnce dnyasn radyasyonik maniple eden, kalpazanlarn listeleridir, hi kimse ciddiye almaz, dalgasn geer, gler, elenir... Ancak, dinmeyen ve bitmeyen ve uslanmayan bir srarla kendi dergilerinde, kendilerini Trkiye'nin en nemli adamlar yapp, rportajlar, dller, usuz bucaksz manyaklklar sergileyen bu insanlar, her dnem yeniden Leman dergisine yeni katlm

329

gen okuyuculara tantmak zorundayz. Bu da bizim grevimiz. Kk bir rastlant, bu adamlar her yl en nemli adamlar listesinde ya da jri listelerinde yan yana getirir. Tam bir birlik ve dayanma iinde mutlu bir hayat srerler. Bugne dein, bu ahane arlatan, basit insanlar, nce, lkelerine, kendilerine "yabanclam" plastik tpalar gibi grdm. Aldandm anladm. Sonra, soyluluk, adalet, onur, vefa, sayg gibi kutsal deerleri tmyle kaybettiklerini dndm. Sonuna kadar aldanmm. Halklarna srt dnm, ya da nankrlk iinde, pislik iinde insanlar gibi dndm. Bunda da aldandm. Bir zaman sonra bu insanlar nmze, vahi liberalizmin srklediine inandm. Bunda da aldanmm. Trkiye'nin en byk sorunu, Dou'daki sava ve enflasyondan nce "aydn" sorunudur! Her yl, her sezon, her dergide, yaban domuzlarnn vahi taknlyla "Ben nemli adamm" diye boy gsteren aydnlara ok kafa yordum. Sonunda kararm verdim. Ortada pek ciddi bir

330

bozukluk var ve ben bu bozukluu anlamalydm. Alay edildiklerinde dahi mutlu olan bu insanlar tanyabilmemiz phesiz gtr. O kck beyinleriyle bu kadar byk imknlar bulmu beceriksiz insanlar, nasl oluyor da sakarlklarn bize sokuturuyorlar, ve akl selim yz binlerce gen aydna rezil oluyorlar. Ve neden sakarlklarnn rezilliinden her yl toplumdan madalya talep ediyorlar!.. Mahkemedeki iddiamz udur: "Trk Kltrne Yn Veren 100 Trk By" benzeri ifadeleri kullanmaya, maniple etmeye kimsenin hakk yoktur, buna kimse karar veremez, byle bir iddiay kimse kamuoyunun nne atamaz. Atarlarsa... Hi kukunuz olmasn, ilerinde elik gibi salam, ak tartmaya girecek, eserini, rnn, ak tartmada ortaya srecek, tek rnekleri yoktur, bu yzden ak eletiriye tabi tutulmam bu kamuoyunun nde insanlar, Trkiye'nin en nemli insanlar gibi hipotezlerle iddiada bulunamazlar!.. nk bu

331

insanlar, tartlmam, eletirilmemi, btn kaplar tutmulardr... Mesela, Erturul zkk'n metinleriyle dalgasn geen bu lkede bin sayfann stnde mide kaldrmayacak kar yazlar yaymlanmtr... Buna ramen medyann gazeteleri, dergileri, halkm vergileriyle olumu devlet hazinesinden milyonlarca dolar almakla kalmyor, ite bu parayla, bu adamlar toplumun nne nemli adamlar gibi sokuturuyor. Acemi, amatr, olmam eserleriyle hangi mahkemenin kapsna uzanrlarsa, orada bu hakedilmemi szmona pislik unvanlar tartrz!.. Bu isimler siyasi, sosyal, edebi bir tartmaya giremeyecek, yn veremeyecek, fikir ileri sremeyecek kadar habersiz ve ukala slup sahibidirler. Her gn konuup, ama yine de lafa girmeyi beceremeyen bu adamlarn derdi, sadece cebren ve hile ile kelime fuhuuyla "unvan" elde etmek!.. Daha salata ve kaba saba ve ucubeleri de var. Mesela Serdar Turgut, Selahattin Duman, ya

332

da Enis Batur, samalamak iin boa kadar enerji sarf edip, samalamay dahi beceremiyorlar. El abukluuyla "aydn" olmak istiyorlar. Herkesin, her an azna gelen avare, serseri onbinlerce boktan psrkten mevzuyla, bu kadar knp "yaz" yazamamak, slup tutturamamak lmcl bir hastalk!.. Mesela Erturul zkk! Daha deersiz bir nesir parasn gsteremezsiniz. Peki baka nereye bakacaz! Adamn suratna, u adamn suratna bir bakalm: Soumu yemek art!.. Adam, bir iir yazm elli yldr konuuyor, hznn ve sidiin airi, dieri, nne gelen her gazete, dergiyle de kalka, irkin beyin dedikodularn airlik sanyor... Bir dieri, maymunlar gibi kollarn bacaklar gibi kullanmaya alyor, insanolu bu sevdadan bemilyon yl nce vazgeti... Ve neden bu insanlarn hibir ey gcne gitmiyor!.. ekspir'in en nl oyunu Kral Lear'de, kral, kzlarnn ihanetini yaam, yava yava delirmektedir. O gne kadar elenceli akalar

333

yapm soytars, Kral Lear'in kafay yemekte olduunu grnce, kralna "deli muamelesi" yapp, onu aalar, bir deliyle elenir gibi elenir kralyla... Eletirmenler, Kral Lear'in iinde bulunduu "delilik" durumunu kavramas iin, soytarnn oke edecek bir ekilde onu deli yerine koyup elendiini syler... Normali kaybettiimizi bize kim syleyecek? Kral'a soytars syledi... Osmanl padiahlar her cuma namaza girerken, minareden: "Marur olma padiahm senden byk Allah var" diyerek, ayn rol oynadlar. Krallar devrildi, soytarlarn yerini, bamsz dergiler, aydnlar, eletirmenler ald. Ama ok gemeden, kraln, yani siyasi iktidarn adamlar, kamuoyunun her jrisinden "hakim" rolleri ellerine geirdi. Peki onlara imdi, akllarm oynattklarn kim syleyecek!.. Sonunda anladm ki, bu adamlarn ahlki ve estetik hassasiyetlerini kaybetmelerinin sebebi: Duygu bozukluu... Duygu bozukluuna uramann sebebi: An korunma. Hibir

334

eletiri kabul etmeme. Eletiriyi dlayanlar, en temel insan duygularn, vefa, insanlk, vicdan azab, adalet gibi deerleri unuturlar! Onlar artk baka duygular idare eder! Ancak, duygular modalara gre deimez!.. te tam da bu yzden, edebiyat, eitim, sanat, insanlara, yeryznn klasik deerlerini, insan var eden soylu duygularn eitimini verir. Duygu eitimi olmadan, sanat, kitap, makale, yazar olunamaz... Dnya edebiyatnn en byk eserlerinden saylan Cyrano de Bergerac'da, Cyrano, bakasnn adna mektuplar yazar. Ak mektuplar yazd adam, Christian savata lr. Mektubun stnde kan ve sevgilisi Roxane'nin gzyalar vardr... Roxa-ne, sevgilisinin lmnden sonra, bu mektuplar yazann gerekte Cyrano olduunu renir ve Cyrano'yu yllarca kapand manastrda bulur... Aralarnda u diyalog geer!.. Roxane: O cokun mektuplar yazan sizdiniz? Cyrano: Hayr...

335

Roxane: Sizin ruhunuz var bu mektuplarda... (Roxane, bu mektuplar yazan siz iseniz, benim gerek sevgilim sizsiniz, demek ister...) Cyrano: (mektubun stndeki kan ve gzyan gstererek) Ama kan, onun kan!.. Bu hikyeden insanln kard ders udur: Bakasnn kanyla, bakasnn acsyla ak ve sevgiyi talep edemezsiniz! Kan, askerin kan, kan, Krtlerin kan, kan, yoksullarn, emeklilerin, rak ocuklarn kan... Ama siz, bakasnn dkt kanda, "Trkiye'nin en nemli adam" oluyorsunuz... Bakalm sizi doyurmak iin daha ne kadar kan akacak! Bu kanlar zerine byk yazarlar, nemli insanlar olunacak... Vakit ge deildir, duygu bozukluklarn gidermenin yollar vardr, Amerikal zengin iadamlar bu i iin Himalaya Dala-r'na karlar. Bizimkiler Gney Afrika ya da Brezilya karnavallarna gidiyorlar... Benim samimi bir tavsiyem var!.. Karadeniz'de, Zigana'dan aa, Smela Vadisi'ndeki dnyann esiz bulut ormanlarn

336

gece-gndz ve yalnz seyretsinler! plak gzle!., inanlmaz frtnalara ahit olmaldrlar!.. Tek bana frtna... Frtnann iyisi, kts, nemlisi, Trk by olmaz, iine gmlelim... Frtna, byk, kk, aa, apartman demeden ykar, oynar, dans eder, krar geirir!.. Frtnada insanlara dair duygular yoktur. Ama insanlar frtnayla, yani doayla alrlar eitimlerini!.. Gslerimizi frtnaya amalyz, eletirilerin soylu mzraklarndan gemeliyiz... Kalabalklar harekete geiren seslerle, iniltilerle, hastalklarla, aresizliklerle, bakaldrlarla, meydan kavgalaryla, bu byk oyuna gsmz amalyz, hi deilse, penceremizden i geirerek ve dnerek bu byk oyuna katlabiliriz. Kardelerim! Dme duygusu olmayan iktidarlarn, krallarn, acma duygular da yoktur. Korunan insanlar, insanlk tarihinin en sadist ikencelerini yapmlardr... Enver Paa, bir gecede ehit den doksan bin askerinden sakinlikle szede-bildi, Napolyon, Waterloo'da

337

kaybolan ordularn lafn arasnda geitirebildi... te, edebiyat burada devreye girip, bize "biricik" olan vazgeilmez deerleri, duygular, heyecanlar retir. "Acma" duygusu, "soyluluk" duygusu bu ak arenada renilir. Bu duygularn kaybetmi yazarlar, bir gnde onlarca kii lrken, akl hastalar gibi derin bir sessizlik iinde kalabilir ve bunun adn tuhaf bir edebi akm koyabilir. Bir yazar, bayazar, bestekr, lkesindeki en kanl ba odasnda, satrlaryla, melodisiyle, kendine saplamyorsa, saplamay denemiyorsa, ve buna ramen elenecek bir ey bulabiliyorsa, mutlu olabilecek makaleler yazabiliyorsa, buras gerek bir tmarhanedir... 100 Trk aydn, delilik snrlarn am, hzla delirmektedir. Hzla yol alan bu bozuklua artk hibir sz yetiemiyor!.. Tm bu yazy neden yazdm, anlataym... Yukarda bu insanlar "en nemli adam" olurken, bakm neler oluyor Trkiye'de...

338

1985 ylnda yaymlanan ihracat rejim kararnn 1. maddesi: "Grevi yapma gerekesiyle ihracata hibir engel, glk kartlamaz", ifadelerini tayordu. nsanlar bu kararn ne olduunu anlayamadan lkemiz byk bir hayali ihracat bataklna girdi ve hl kamyor... Ve bu lkede en ok tartlan konu oldu... Bakm Mesut Ylmaz'n yeni kararma: "Fiil ihracat esnasnda k beyannamesi ve fatura dnda hibir belge aranmayacaktr"... Gya brokrasiyi kltme ad altnda byk bir hayali ihracat kaps daha aralanyor!.. TEK BR GAZETE YAZMADI BUNU, TEK BR YAZAR YAZMADI!.. nk "nemli adamlarn" daha nemli olmas iin daha ok kana, daha ok "kara paraya" ihtiyacmz var!..

339

Elmal ekerci Ben kkken yoksullar kutsal insanlard. San, sakaln, trnaklarn keserler, eskimi, yamal elbiselerini tyle, itinayla giyerlerdi. Mahalleli gizlice gzlerdi kutsadklar bu insanlar. Tek balarna yemek yemesinler diye binbir nezaketle didinip dururlard. Bu yzden yoksul insanlar "ok evli" insanlard. Halk, sofrasn bu kutsanm insanlarla paylamazsa, kendini gnahkr hisseder, sofralarnn betinin bereketinin kaacana inanrd. nk yoksullarda tanrsal bir st vard, insanlar bu stten emmek, yavrularn bu prl prl ahlkla bytmek isterlerdi. Ne olduysa, u son zamanlarda oldu, yoksul insanlar birden yamyam insanlar oluverdi. Bu kk mrmzde, halkn bir nevi ibadet ettii kutsanm bu insanlarn birden vahi, maganda, kyl, yamyamlk makamna kartlmasn grmek, insan kahredecek, binlerce roman yazdracak gte byk ve derin trajediler retiyor.

340

Yoksulluk halkn kendi kandr. Bir gn kendilerinin de sokaklarda a, susuz, sahipsiz kanayacaklarm dnr, dua stne dua, kr stne kr ederlerdi. Ve yoksullar da sabahtan akama kadar deli gibi alr, yalan sylemez, dedikodu yapmaz, asla dilenmez, kendilerini acndrmazlard. Yoksulluklar ailelerin yknden ya da baa gelen amansz hastalklarn penesine dmekten kaynaklanrd. te bu insanlar halkn gizli krallarydlar. Gerek bir kral gibi sayg duyulur, nlerinden geilirken yar bele kadar eilip selamlanrlard. Ve gn geldi yoksullar bir, iki deil, takmyldzlar gibi oald, kim kimin derdine decek, unutuldu, yle byk bir dert peydah oldu ki, herkes kendi derdinin kuyusunda kaybolup gitti. Ben ocukken mahallemize ok uzaklardan bir adam geldi, 45-50 yalarnda. ok iri gzleri vard, akasya aalar gibi kibar, manolya aac gibi soylu, bembeyaz sal bir adam. Yatalak bir annesi vard, hi evlenmemiti. Kular uar,

341

balklar yzer, o da bin bir gzel hikye anlatrd. Kurumu otlar bile nezaketle koklar, konutuu herkese sayg gsterirdi. Nereden geldiini ve o gne kadar ne i yaptn kimse bilmiyordu. Mahallemizde yirmi be sene kald, bu kadar uzun bir sre iinde, hayatyla ilgili kimseye hibir ey anlatmad. Onu ilk grdmde, kadnlarn neden bu kadar ekilsiz, olduklarndan ve kendilerine neden bakmadklarndan ikyet eder dururdu. Mahallenin yklmakta olan en eski evine yatalak annesiyle yerleip tek gz odann iinde yeni bir hayata baladlar. lk ii, koluna takp gezdirdii, iine elma ekerleri doldurduu tahta ereveli bir amekn yaptrmak oldu. lk gnlerinde bana, elma ekerinin urubunun hazrlanmasn, elmalarn boy boy sralanmas, tatl, eki nasl ayrdedilmesi, elma ekerinin ubuklarnn yontularak hazrlanmasn ince ince tarif

342

ederdi. Ve onunla btn konumalarmz, bu kadard. Sokan caddeye baland kebamda, yerini yirmi be yl hi deitirneden, bir gn dahi camekmn bandan ayrlmadan bekledi. Kaim, tylenmi paltosuyla, yaz k oradayd. lk birka yl ileri ok iyi gitti. e balad yllarda bakkalda, akide ve horoz ekerleri vard. Lollitop dediimiz plastik bir ubuk ucundaki top gibi, azda eriyen ekerler ktnda, ileri gerilemeye balad. nceleri herkes ocuunu tren gibi elmal ekerciye gtrp elmal eker aldrrken, geen yllar iinde elmal ekercinin camekn tozland, st ba kirlendi, yani ii, fazlasyla ktlemiti. ocuklar ve anneler elmal ekerciden kaar olmutu. Tezghnn banda sabah akam "Elmal eker, yirmi be kurutan balyor, elli kurua kadar kyor / Elmal eker, paray cepten eker" diye maniyle barrd ki, manisi de bu kadard..

343

Ve birka yl sonra, tek bir elmal eker dahi satamaz olmutu. nk, kirli, tozlu tezghnn hreti tm mahalleye yaylm, anneler, ocuklarna "Sakn elmal ekerciden yemeyin" diye tembih eder olmutu. ocuklar elmal ekerlerinden irendike iri gzleri derinlere dalar, akama kadar orada gml kalrd. Gelmeyen mterilerine hznlenir, sebebini bir trl anlayamazd. Ve ou zaman onu, elinde bir elmal eker, yoldan geen bir ocua ikram ettiini, ocuun yememek iin katn, onun da srar ettiini grr, ben de tuhaf olurdum.. Onun, hayr para almayacam senin olsun, buyur, diye ikram eden, hatta yalvaran haline ocuklarn c, sapk grm gibi bakmas dayanlr bir manzara deildi. Bunun bir sebebi vard, geldii yllarda yatalak annesine ve kendisine gururuna yedirip asla yardm, para kabul etmemi, ancak, annesinin ilalar, hastal arttka, para yetitiremeyip, yardm kabul etmesi, ok derinden bkmt boynunu...

344

O yine de ok ince bir tarakla beyaz salarna dalgalar yapar, o zamann modas Eref Kolak sa, jle olmad iin, taraa bir damla zeytinya ve bolca limon skarak, sann dzgn taranm eklini asla bozmazd. Orta boyluydu, ok geni, o kadar kemikli bir yz vard. Beyaz kaln kalan alnna doru ykselir ve gittike kabuu sertleen eski, antik bir aa gibi sokan kesinde, elleri cebinde tezghn beklerdi. Bir zaman sonra fr fr dediimiz rzgr gl satmaya balad. Gnn her saati rzgrl olan bu sokakta, rzgr glleri tezghn stnde kendince akama kadar dnp dururdu. Sokak ayn zamanda iki ayr ilkokulun da yoluydu. Rzgr gl de bir zaman iyi i yapt, sonra onun da modas geti. Yllar geti, ehrin tlsmn zer gibi oldu; nk rzgr farketmiti. Bizim tabakl dediimiz tal uurtma yapp satmay denedi, ama, bu da birka gnlk bir macera olarak elinde kald. lk geldii gnlerde yakkl bir adamd, annesi lmt, mahalleli neden bu adamn

345

evlenmediini konuuyordu ve ihtiyarlyordu ve bu saatten sonra elinden hibir i gelmiyordu.. Tam yirmi be yl yan bandaki kahveye gidip bir bardak ay imedi. Bir kez olsun, kt oynayan insanlarn yanma oturmad. Bir kez olsun, sandalyeye kp bir muhabbete katlmad. Sokak duvarnn svasnda bir desen gibiydi. Orada var myd, yok muydu? Herkesin nnden getii bu adam o kadar oradayd ve o kadar hareketsizdi ki, orada kayboldu. Herkesin ortasnda grnmez oldu. Bir gn ekip gittiinde, ancak, birka yl sonra insanlar "Yahu burada bir elmal ekerci vard" diye hatrlayabildi. Lapa lapa kar yad, diz boyu karn altnda oradayd, gmbr gmbr yamur yad, emsiyesiyle oradayd, caddeden resmi geitler, trenler, dnp bakmad. Anari dneminde kulanda mermiler vzldad, oral olmad. Dikine bir tabut, bir sokak mumyasna dnt. Omuzlar kt, kamburu kt.

346

ok yalanm, bir hayvanat bahesi akbabasna dnt. Geni kemikli yz zayfladka burnu irileip enesine dt. Ve bir zaman sonra, onunla mahalleye ilk geldiinde grp tananlarn ou yaland, ld.. Nereden geldiini, nasl bir adam olduunu, niin burada durduunu, neden tam yirmi be sene tek bir elma ekeri satmad halde sokan dibinde tnediini bilen, hatrlayan kimse kalmad, ama o yine, gnlk tran asla ihmal etmeden, tezghnn banda bekledi. Orada. Bekledi! Yznde, hareketlerinde hibir endie, korku, sevin, kalmad. Tezghnn camlar ylesine kirlendi ki, iinde elma ekerleri mi, yoksa iri bir fare mi saklyd? Nasl bir dertti, onu burada bekleten, artk aalam bedeninin stne ka kez inmiti hayatn baltalar. Bu insan, lkemin sokaklarndaki yz binlerce "devden" yalnz biriydi, yllarca onun hakknda bilgi aradm, kime telefon ettiysem, yukarda

347

saydklarma ilave bilgi bulamadm. Hatta, telefon ettiimde, ayn sokakta, kimi "hl orada" dedi, kimi "ekip gitti" dedi, kimi, "dur, yarn bir bakiyim" dedi, hl orada m onu da bilen yok... Bu yzden bu hikyeyi yazamayacam anlayp braktm. Hikye burada biter. Artk yazarlm devreye sokmak zorundaym, dedim. Bu son derece beyefendi, kanatlar yolunmu elmal ekercinin, baka bir ii olmadna gre, onun mesleinden bu ehirde olmamal. Yani, casus, ya da uluslararas yksek bir diplomat olmal. Ya da yz kzartc bir sutan ordudan atlm olmal. Ya da kendini mr boyu cezalandracak bir su, ama ne? Kendine bu kadar uzun bir lm, bu kadar geni bir intihar setiine gre, ruhunda, vicdannda hl temizleyemedii byk ve cehennemi bir yangn olmal. Ancak, bu upuzun bekleyili lm, soylu bir ruhun maliknesine benziyor. Kesinlikle, bir asi, haydut, ekya, bakaldran bir adam deildi.

348

nk bir asi, bu kadar uzun bir srklenie dayanamaz. Bu insan, ok inand, gkteki mavi gibi flt gibi ok tandk bir renk, ses, hanerlemi olmal. Bu sradan fakir mahallede hi kimseyle dertlemeyip, dost tutmadna gre, bu insanlarn hayatlarnda merak ettii hibir ey yoktu. Elmal eker satmay semiti. nk, ocuklara elmal eker satmak, ancak, masals, sinematografik bir fantezinin rn. Bir annem var hayatta deyip, onu srtna alp, usuz bucaksz bir tara kasabasna gidip, hayatnzn 45'den sonraki yirmi be ylma elmal eker satarak devam ediyorsunuz.. ok yukarda byk bir malubiyet yaam olmal. Byk ve amansz yenilgisini masals bir fantazyayla amak istedi. Malubiyetini ok incelmi, ok duygulu, romantik bir servenle silmek istedi. Ancak, her soylu gibi, taray bilmiyordu. Yoksulluu, sradan hayat bilmiyordu, "muhta" olmay, "yardm almann" insan

349

gururunu baltayla parampara etmesini bilmiyordu. yle keskin bir yoksulluk buzuluna arpt ki, iinde donup kald. Yoksulluk taa evirdi onu, btn masaln bozdu. Onu, o soylu adam, tara kasabasnda herkesin akam vakti iledii duvarn svasna bir desen yapverdi. Ve sonra, tm umutsuzluklar ve bkknlklarn, uzun ve kmltsz duruuyla komikletirerek, rezil, kepaze eden, byk bir bekleyie koyuldu. Artk bir ihtiyar deil, st dileri km, sahipsiz bir bebek gibi duruyordu orada. Bu adam birilerinden kaarak, gizlenerek, uzaklara derek intikam almak istemise, bunu baard. Bu duruuyla, ok uzaklarda birilerini hanerledii, her gnyle birilerinden seri intikamlar ald doru olmal. Yoksa, Budistlerin tarih iindeki en byk statlar dahi bu byk inzivaya, bu byk susua dayanamaz. Bir zamanlar son derece zeki, stn zevkleri olan bu insan, bu kadar uzaa ancak muhteem

350

bir ak atabilir. nk yoksulluun buzulunda fosilletiini grdnde, geri dnmeyi deneyebilirdi. Geriye dnecek, ne k bir paltosu, ne surat, ne de yaayabildii bir macera, ve geri gtrecei bir "gurur" kalmt. Yoksulluk, akas olmayan derin bir kuyuydu, yoksulluk iinde hibir macera saklamayan l kumu gibi yutmutu onu... Uurumun kenarnda yirmi be yl atlayacakm gibi duruu, yoksulluun amansz frtnasna ramen, bedeninin rzgr geirmeyii, onu titretmeyii, asla aptalca, asla zavall bir hayat deildi! Bedeni ve hayat ve hatralar ok kutsal olmal. Bu khnemi, hayalleri kbusa dnm bu tapna bu kadar beklediine gre, iinde byk bir lke olmal. Bu byk lke, arklar sylenip araplar iilen bir Fransa olmasa bile, geceleri tuhaf hayvanlarn slks sesler kartt Aa Gine gibi bir yer olmal. Bu uzun bekleyite hibir umut, bir kk kmlt yok muydu? Bir gn kaldrmda, o zaman deerli bir parayd, yirmi be kuru grdm,

351

almak iin eildim, o arkamdan: Gazoz kapa, dedi. Yirmibe kuru deil, gazoz kapaym, bouna eilmiim. Gazoz kapa deyiindeki ses tonunu dndm, bir hayal krkl gibi miydi, dalga geer gibi miydi? Benden nce o da bu gazoz kapa iin sevinle eilmi miydi, bilemiyorum, insan, tm hayal krklklarn ap, geip giden tm hayatyla gazoz kapa gibi dalga geebilir mi? Ya da bu saatten sonra umut kp gelse ne ie yarayacak, toto milyarderi ihtiyar adamlara ne getiriyor, bildiim bir ey var, Aa Gine'de gazoz kapaklarn yerliler, burun deliklerine, enelerine en olmaz yerlerine asyorlar! Neden biz, umutlar, hayal krklyla hayatmz deitiriyoruz? O adam, o sokak akbabas! Elmal ekerci, mrm boyu benim en byk, erdem dolu, bilgi dolu dostum oldu. nk umut ve bekleyi olmadan yaam retti. Modern dnyann hastal m umut ve beklentiler? Kazdmzda, tm hayal krklklar atmz o

352

zaman m plak, sahici hayatn kendini greceiz? Umut, buruna taklacak gazoz kapa olacak, ileride bir gn kp gelen bir ey mi? Yoksa, burada duran, hep duran, bedenin, hayatn, var olmann ta kendisi mi? Elime kalem aldm ilk gnden beri yazmak istediim tek hikye ite buydu. Hl yazamyorum bu hikyeyi. nk insan genliinde, hayat umutlarla, hayal krklklaryla kartrr, boka sokar! nsan, umutla dolan, hayal krklyla boalan bo bir barsak mdr? Hayal krklklar insan soyunu yiyen bir ktlk melei midir? Bilemiyorum! Ben kkken yoksullar kutsal insanlard, her eye ramen, san, sakaln, trnaklarn keser, eskimi, yamal elbiselerini tyle, itinayla giyerlerdi. nk yoksullarda tanrsal bir st vard. nsanlar bu stten emmek, yavrularn bu prl prl ahlkla bytmek isterlerdi...

353

Mzrapla Paralanan Yrekler Tm sanat dallarnda olduu gibi, Trk Mzii de yzyldr, kralsz, basz, bayrakszdr, uyuuk, uyuz, kudurmu bir kskanlk sahibi insanlarn elinde mrn oktan tamamlamtr. Zeki Mren, 1950'li yllarda gazinoya kt iin, kendisi ok arzu etmesine ramen, "klasik eser" okumasna msaade edilmemitir. Mnir Nurettin hayatnda gazinoda sylemedi ama, sahneye kt, klasik ekol tarafndan dlanmak istendi, ama, dahiyane sesi ve salam kiiliiyle ayakta kald, iyi ki kald. Nevzat Atl, ok sonra nl koro efi olacak, piyasada alanlar radyonun icra ve repertuvar kurullarnda alamaz diye hasetinden istifa etmitir. Selahattin Pnar, Sadettin Kaynak, Mnir Nurettinler, 1930'lu yllarda Trk mzii yasak olduu iin, Msr'dan gelen nl Abdlvahap'n arkl filmlerine mzikler yaptklar iin bir dvlmedikleri, hapse atlmadklar kalmtr.

354

Zeki Mren'in muhteem berraklkta, mkemmel manolya sesi, 70'li yllara geldiimizde, para, hret, magazinin ve cahilliin kurban olup, 1980'li yllara geldiimizde de dmanlarm hakl kartacak basitlikte Ahmet Seluk likan gibi arabesk dahi olamayacak dzeysiz heriflerin kahr mektubu benzeri gftelerini syleyerek, sonunu hazrlad. Can dostu Nigar Uluerer'in sylediine gre, programdan sonra bir ie viski iiyordu. nne kan hizmetiyle yatyordu. Meydan Larousse'da adm geiyor diye pek sevinmiti, ancak, Trk Mzii etrafnda kaleme alman ansiklopedilerde ad gememitir, baz maddelerinin iinde birka cmlecik ismi zikredilmek istenmise de "gaygayc" diye alaya alnm, sert, acmasz eletirilere uramtr. Zeki Mren'in krk yl arkasnda alan, 1950'li yllarda harika ocuk diye lanse edilen o gnlerde yeni yeni mehur olan karikatrist Bedri Koraman'm "harika kazk" diye eletirdii Ercment Batanay da, stn tanbur yeteneine ramen, gazinoda

355

ald, sahneye kt iin dlanm, hasetlik, kskanlk iindeki bu kulisler bugn dahi bu sanatnn devlet sanats olmasn nlemitir. Dlananlarn haddi hesab yoktur, klasiklerle -sahne- gazinocular arasndaki kavgann tarihi 150 yln stndedir. Hac Arif Bey, ki, bugnlerde mzik diye bilip sylediimiz ark formunu ihya edip, kitlelere reten byk deha dahi, akam besteliyor, sabah okuyor ve halka, alka okuyor diye aforoz edilmitir. Deha sanatlarn alkantl i dnyalarnn, ilerinde yaadklar byk, ldrtc hzn tanmadmz gn gibi ortada, bu yzden Trk Mzii, e, dost, akraba, torpil ilikileriyle kendine yer edinen "memur" sanatlarn eline gemitir. Bin yln en derin mzik hazinesinin kara korsanlar, cellatlar bu memurlar olmutur. TRT'nin yaymlad Nazmi zalp'in Trk Mzik Tarihi, Kltr Bakanl'nn yaymlad Ylmaz ztuna'nn hazrlad mzik ansiklopedisinde Zeki Mren'in ve nicelerinin ad gemez. Ylmaz ztuna, dii, doktor,

356

arkada, mzik heveslisi insanlara bile ayr bir madde ayrd, Enver Paa'nn hanm Naciye Sultan srf iyi piyano alyor diye ayr bir madde ayrd halde, Zeki Mren ve burada sayfalar tutacak mzisyene yer ayrmam, onlardan intikam almaya almtr ve Zeki Mren'in 1950'li yllardaki sesiyle dalga geen tek yazarmz olmutur. Ylmaz ztuna, Cemal Kutay dzeyinde, magazinelhamasi tarihiler snfndandr, yzlerce ansiklopedisi vardr, yanllarna yaplan eletiriler "mizah" snrlarna varmtr. 70'li yllarda kartt Hayat Tarih mecmuasyla, bu lkede tarihiyle iinip bbrlenen muhafazakr kitlelerin abur-cubur tknmasna sebep olmutur. Ylmaz ztuna'nn babas, kendisi gibi "pepedir", gazinocular aleminde lakab "Pepe Muhittin"dir, 1950'li yllarda stanbul'da byk gazinolarn kiralayp altrrd, asker dn Zeki Mren'in peine den birok gazinocunun iinde o da vard, Zeki Mren baka bir patronla anlanca Pepe Muhittin

357

gazinoculua ksp, gazino hayatna son verir. Yllar sonra tarih ve mzik sahasnda byk kitaplar yazacak olu, babasnn intikamn ite byle alacak, Zeki Mren'i gya grmezden gelecektir. Ylmaz ztuna'nn en yakn arkada nl koro efi, kasnt ihtiyar, 70'li yllarn devlet sanats Nevzat Atl'dr. Piyasada alanlara kar devlet imknlarnn balyoz yumruunu indiren, TRT'deki nl kilise korosunun mucidi Nevzat Atl, stanbul radyo mdr, konservatuvar icra heyeti bakan gibi birok idari grevde bulundu. Trk Mzii'nin derlenmesi, toparlanmas, bir metoda balanmas ve byk bir ariv, bir ktphane oluturulmas konusunda en byk almalar yapan, Bat Mzii terbiyesiyle byyen Sadettin Arel'dir, bir yanma mzikten anlamayan ses fizikisi Salih Uzdilek'i, dier yanna, gelenekten gelen Suphi Ezgi'yi ve devrin mzik bilgini Rauf Yekta Bey'i alarak, bilimsel almalar yapm, kendi bana muhteem bir zel akademi ina

358

etmitir. Ylmaz ztuna'nn tm ariv bilgileri onun ktphanesinden kalmadr. Arel'in her cumartesi yapt geleneksel toplantlara Ylmaz ztuna, Nevzat Atl ve birok mzisyen katlrd. Velhasl ztuna ve Atl, bu iki kafadar, siyasi iktidarlar ikna ederek, TRT, Kltr Bakanl, konservatuvarlarn kurulmasn, ynetimini, ynetmeliklerini ina eden insanlar olmulardr. Tanburi Cemil'in olu Mesut Cemil ldnde de meydan onlara kalm, bu byk hazinenin bana oturmulardr, istediklerini ie alm, istediklerini iktidar yapm, istediklerini kovmulardr. Kuru, yavan, renksiz, mezar iniltilerine benzeyen konserleriyle Trk halkn canndan bezdirten Nevzat Atl, boktan bir devrim yapm, ritm saz Trk Mziin'den kovmu, kskanlk ve hasetlikleri yznden Trk Mzii tek bir yetenek kazanamad gibi, tarihin derinliklerinden, binlerce haykr, bin yln binlerce arl yrei, bin yln onbinlerce i cokusu, yetenei kapal kaplar ardnda

359

ikenceye tabi tutulmu, adamakll ldresiye dvlmtr! Yzylmzn en byk cinayeti, mziimizin bu rktc, tehlikeli insanlar elinde parampara edilmesidir! 1950'li yllarda ar iddialarda, bu mzii tm dnyaya duyuracaklarn syleyenler, bugn yelkenlerini suya indirmi, bu narin mziin bir cam fanus iinde devlet desteiyle yaatlmas gerektiini iddia etmektedirler. Oysa, elli yln tartmalarn zetlersek, nceleri, Trk mziini an gerisinde, an sesi deil diyenlere, kitlelere onu aktaracak "kurumlar" yok deniyordu. Allah'a kr, kurumlarn Allah'm ina ettiler. TRT, Kltr Bakanl, Konservatuvar... Dier gr, byk bir disiplin iinde eski eserler repertuvara alnmal, okunmal, denmiti, elli yldr okunuyor Allah'a kr, kendilerini dinliyorlar. oksesli mzik tartmalarna iyi niyetle baktlar, ellerinden bir ey gelmedi. Byk gnah, Cumhuriyetin ilk yllarnda mziin yasaklanmasnda buldular, ama sonralar, radyonun kurulmasyla, byk propaganda imkn buldular. yle ki, 1940'h,

360

50'li yllarda radyo demek mzik demekti, o kadar ok Trk mzii konseri verilirdi ki, ortalama bir Trk kadn penceresinden komusuna, hicaz faslyla hzzam arasndaki, ya da tek tek makamlarn zelliklerini anlatabilirdi, zaten ev muhabbetleri de akamki konserin zerine olurdu. Yani, akl almaz bir yaygnlk kazandlar, bugn zel televizyonlara pop ve dzeysiz mzik yapyor diye hcum edenlerin elindeydi bir zamanlar radyo. Yurtdna alalm, dediler, devlet imknlaryla onu yaptlar, dnyay fethedecekken, elleri bo geldiler. Zaten kle ruhlu bir burjuvamz var, on yllar boyu stanbul festivalim dzenleyen Eczacba, adnn nnde filarmoni olan her ossuruk grubu ard da son yllara kadar bir tek Trk mzii konseri verdirtmedi, nerede, stanbul'da, hem de, stanbul'da... Akl almaz aalk duygusuyla burjuvamz dahi Trk mziinden irenir oldu. Bugn Trk mziinin sulukulelemesinin birinci amili, zel televizyonlar deildir, Trk

361

mziini tarih boyu dehalar ayakta tutmutur. Hac Arif Bey, Tanburi Cemil Bey, Mnir Nurettin, fantastik sylemesine ramen Zeki Mren, Trk mziini modalatrm, kalabalklara terennm ettirmilerdir... Bugn klasik Bat mzii gibi Trk mzii de can ekimektedir, ancak Batllar mziklerini sevdirmek iin komedyen koro efleri dahi bulmulardr, keman, piyano, vs. onlarca enstrman ve birok ya kategorisinde onbinin stnde yarma yaparak, Fazl Say rneinden bildiiniz gibi, dnyann her bucandan yetenek aramaktadrlar. Nihayetinde Pavarotti denilen herifi bulduklarnda keyifleri yerine gelmi, dnyann btn byk bakentleri, tarihlerinde hi grlmemi byk konser organizasyonlaryla Pavarotti'yi arlam, Pavarotti de klasik mzii modalatrm, gen neslin ilgisini ekmitir. Tm sanat dallarnn tarih iindeki en byk sorunu, byk sanatlar, byk eserleri tanyabilecek, alelade olandan ayrdedebilecek, o sanat dalnn byk eletirmenleri,

362

otoritelerinin olup, olmamasdr. Devlet siyasi olarak bir sanat daln, sanatsn eline geirdiinde, Trk mzii ve tiyatrosu bunun en gzel rneidir, lm kanlmazdr. Son yzylmzn, iirden mimariye tm sanat dallarmz iinde en yksek sanat dzeyine km biricik sanatmz Tanburi Cemil Bey'dir, ei benzeri gelmemitir. "Cemil Bey'in n yaygnlatka, icras kimlik kazandka, tutucu evrelerin ar eletirilerine urad. Yzyllardan beri devam eden gelenek temelinden sarslm, Trk mziinin bu temel saz bambaka bir slup kazanmt. Dnemin tannm mzisyenleri, bata Rauf Yekta Bey, gazete ve dergilerde yazlar yazarak bu teknie aka kar ktlar. Onlara gre tanbur almak bu demek deildi. Oysa Cemil Bey bu gzel saza dinamizm, hareket getiren bir mucitti. Seri mzrap vurular ve icrada hareketlilik sylenmek isteneni daha rahat syletiyor, melodik cmleler ifadesini daha kolay buluyordu. Makamlarmzn seyir ve

363

karakteri daha renkli kalplara dklebiliyordu." Mesut Cemil, mzikte devrim yapm, tanbur ve kemence-nin geleneksel tavrm bozmutur, perev ve taksimlerin alm tarz pek laubali ve hoppadr diye ar eletirilere uramtr. Tanbur ve kemenenin bu en kutsal adamnn hayat, sanat hakknda, olu Mesut Cemil'in Tanburi Cemil Hayat dnda derli toplu kayt olmay, doutan krlmz, karanlk cehaletimizi gsteriyor. "Tanbur ve kemenedeki ustal yannda, bambaka bir kiilie sahipti, gittii konaklarda birden ortadan kaybolur, arandnda, mutfakta, abandan saz dinledii grlr, sk sk halk arasna katlr. Sulukule'ye gider, pehlivan greleri izler, Trakya zurnaclarn zurnasn dinleyip bir ara iyi derecede zurna da alar, Bahariye ve Yenikap mevlevihanelerinde ayinlerde bulunur. Terbiyeli, sessiz, ekingen ve ok zayf, ok narin, lmcl bir hznle yaayan bir insand. Mzikle urarken d dnyayla ilikisi kesilir,

364

istemedii zamanlar bir saz asla eline almaz. Alman imparatorunun stanbul'u ziyaretinde de byle olmu, imparator bir taksimin tekrar edilmesini isteyince, taksimin tekrar edilemeyeceim bilmeyen imparatorun ricasn yerine getirmeyip, almamtr. Cemil Bey, tek basma halka ak konser veren ilk Trk mzisyenidir. 3 yanda babasn kaybeden Cemil Bey, kltrl bir adam olan Refik amcasnn evinde yayor, sadece cuma geceleri annesine gidebiliyordu. 10 yandan itibaren saz almaya balad, devrin klasik ekolden gelmi nl Tanburisi Ali Efendi, Cemil Bey'i dinleyince "Olum, bu sizin aldnz bildiim tanbur deil, fakat mzik namna imdiye kadar dinlediim eylerin en gzeli..." demitir. Onun iin kaleme alman bu szler, baka hibir sanatmza nasip olmamtr. "Mesela Cemil Bey'in tanburla bir tahir-buselik perev al insan ldrtrd..." "Onun taksimleri bir harika, birer peygamber hitabesidir, elli seneden beri dinlediim hretler ve sazm

365

yenmi sazendelerin hibirinde Cemil'in tavrlarn, ayn makam iindeki ruha tatllk ve hayranlk veren name icatlarn grmedim..." "Cemil Bey'in adeta kendinden gemi bir halde, hemen btn nadide makamlar dolaarak, bunlardan ilahi melodiler yaratarak tanburla yapt taksimlerdeki ulviyeti anlatabilmek imkn haricindedir..." Yahya Kemal'in u msralar onun iindir: "Bin yldan uzun bir gecenin bestesidir bu. / Bin yl srecek zannedilen kar sesidir bu..." Bugn elimizdeki plaklara bakarak Cemil Bey'i tanyamayz, nk Cemil Bey plak doldurmaktan sklr, "suni" bulurdu, ok para sknts ektiinde, arkadalarnn srarlar zerine plak doldurmak zorunda kalrd. Salnda onu dinleyenler Cemil Bey'in plaklardaki tavrn aslndan ok uzak bulurdu. 1900'l yllarn balarnda bu milletin hayatnn en byk tad Tanburi Cemil'i dinlemekti, efsanesi ktaya yayld, nl Msrl arkc Abdlvahap, mzii kendisine Mesut Bey'in plaklarnn sevdirdiini

366

sylemitir. O ise, sessiz evinde gece yarlarna kadar en acmasz mzrap darbelerini yreine, cierlerine batrd. Kendisine ak olan karsn sevmedi, lmeden nce de, karsndan zr diledi. Bayanlara da ders verdii halde apknl olmayan nadir mzisyenlerdendir. O, derin bir melankoli yayordu, yoksul ruhlarmzn aln kutsanm melodilere dkyordu. Osmanl'dan iki yl nce ld, 1916'da, cihan harbinden yorgun dm, sefalet ve aclar iinde peneleen stanbul'da, 46 yanda ld. ttihat ve Terakki Partisi onu Almanya'ya tedaviye gndermek istedi, gitmedi. Cenazesi ok hznl bir ekilde otuz yakn arkada tarafndan kaldrld, bir sokaa ad verildi, olu Mesut Cemil ok sonra mezarnn yerini bulamad, bilinmiyor. Halk mzii tm mziklerin hammaddesidir, Mesut Cemil stanbul'da kemence alman Laz kahvelerine gidip, defterine notlar alyordu. lahiler syleyerek dolaan dilencilerin peine taklr, defterine yine notlar alrd. Bu, batda

367

da byle olmutu, Bat'mn byk klasik eserleri, Rus, Macar kyllerinin trkleriyle doludur. Kemence basit bir sazdr, kyl bir gn iinde yasemin aacn kesip, orackta yontar, ilkel bir yaps vardr, asrlardr deimemitir. Yresel zevk ve cokular dile getirir. Ayn kemence, tarih iinde byk bir ilerleme salam, Trk mziinin perdesiz en komplike saz olmu, alnmas en zor, nadir sazlarn banda gelir. statlar olmadan yaayamaz. Trk mziindeki kemence bir yreye deil, birok corafyann renklerine - zevklerine ular, yani, kemence kyn rnyse, Trk mziinin kemenesi ehrin rndr! Yresel mziin en byk zellii, insan sesine muhta olmasdr, aclar, atlar, zntler, tm ykn, lklar, haykrlar, neeli barlarn srtna ykler. Klasik Bat ve Trk mziinin uygarlk aamas, "enstrman", yani alettir, ehir kltr, insan sesinden acy, iniltiyi, at, sevinci alp, alete yklemitir. Bat mziinin bys, eitli aletlerin bu

368

aaal, deruni, cokulu insan seslerini, doann melodilerini aletlerle doruk noktasna tayabilmi olmasdr. Trk mziinde tanbur ve kemenede Tanburi Cemil Bey, bu iki saz, en st, en imknsz estetik dzeyine karm, iindeki derin melankoliyi amaya almtr. Amak, insanolunun en mutlu haberidir, ancak Tanburi Cemil iindeki kkl asrlarn acsn aletlerle zemedi. Geldii nokta bizim iin dehavari bir estetik dzey ise de, onun iin kfi deildi. Belki de "sazlarn" yetersizliiydi. Belki de Trk mzii bu yksek hararetli, hain aclarn skt karanlk dnyay aacak sazlara sahip deil. Tanburi Cemil Bey'i, 46 yanda melankoliden ldren, yaral ruhunun gelip dayand bu snr noktasdr. lmnn stnden 80 yl geti, hi kimse onu aamad. Kentte yaamann filozofik maliyeti budur, ya bu melankoliyi bu aletlerle aabilecek bir dehay bulacaksn, ya da kyl, ebek sanatlara esir olup, yok olacaksn.

369

Duygularmzn en i topraklarndaki erozyonun sebebi, bin yln getirdii hzn, acy, sevinci bize anlatacak dehalarn olmaydr. Bin yldr akan bu cokulu nehrin stnde, bu aletlerle klmas en zor yokular yeniden trmanmaktr! Yani, ey insanlar, ey saclar, solcular, ey Fenerbaheliler! Harabeye dnm kaburga kemiklerinin altnda korkun bir azapla kavrulan bu zarif, ince yapl adamn yrei, 46 yana kadar dayanabildi! Bu ehirde yaamak istiyorsan, nce Tanburi Cemil'i tanyabilecek, sonra da, onu aabilecek bir nesil yetitirmek zorundasn! indeki tertemiz yarasnn titremelerini, mzrabyla dindire-medi, cehennem tana dnen yreiyle lmcl bir savaa girdi. Melodilerinin su damlacklar ruhuna kederli mizacnn trajedisi smad. Tanbur ve kemenenin bu ateli hastas, yedi kat yalnzl iinde notalardan aziz heykeller ina ederek, kusursuz, gnahsz, ince titremeler ve

370

birka yoksul tn brakt ruhumuza. Bu tanrsal bir inceliin karanlk ruhumuzdaki prltlar, rpnlar, ok arl bir emanet. Bir gn lkemin en derin ormanlarnn iinden rzgrla srklenen yaprak hrtlar gibi Tanburi Cemil Bey'i dinleyip, kalbimizde, derin, sonsuz, sevinli tanrsal bir yumuaklk hissettiimizde, yeri g dolduran bir saygyla, topramzn bu en asil, en aziz sevgili dostu nnde eilelim. Hayatsz Aklar 35 yan devirmi boydam kzlar, bitmek bilmeyen depresyonlara yuvarlandlar, bu, hayatmda, beni en ok kemiren lkt, dnya grm sil batan gzden geirerek bu felaketi kendimce dindirmek istedim. Annelerinin asil kzlar, boydam kzlar! Onlar tandm lise alarndan beri Gksel Arsoy Ediz Hun gibi tiplere ak olurlard. Cesur ve inat deillerdi, pervasz da deillerdi, ellerinden de hibir beceri

371

gelmezdi. O Yaseminli filmlerdeki Hlya Koyiit, Belgin Doruklar gibi bir ileri yoktu. Bir gizli p dahi bin bir vicdan azabyla yaanrd. Kalp znts ve youn hislerden ince ince brekler atlar. Gzleri buulu sessiz ve uzun gecelerde genliklerini yitirdiler. Sanat mziini sevip okayan son kuakt. Bitmek bilmeyen tereddtler iindeydiler, srlarn sadakada, sadakati namusla sakladlar. Hznleri kurumu meneke tryd. ehvetlerini yle derinlerde sakladlar ki, gzyalar atein dumanyla dklrd. Bir erkekten mest edici, okayc sz duymay en fena ayptan saydlar. Doymak bilmeyen hayallere gmldler. Misafir arlama, oya, rg, mutfak ileri. ok sonra memuriyet, sekreterlik gibi ilere girdilerse de bu ileri bakasnn maln alan bir utangalkla yaptlar. Ortalama becerileri asla aamadlar. Lale iekleri gibi gururlu, yabani kediler gibi kskantlar. Kusursuzca yaptklar mkemmel bir hayat devleri vard: Ak olmak.

372

Annelerinin asil kzlar, boydam kzlar! Kudurmu mahalle kabadays, akal, pisboaz, sarho baklar altnda, ince, ipeksi giysilerle hicap iinde rkerek soka geerlerdi. Istrap kelimesini anlatan bir durular vard. Zarif ve namuslu kzlard, vesselam. Anormalleip, vahiletiklerini bilmeden, perdelerin arkasndan soka gzleyen, tek kiilik odalarnda tatsz aldanlarla akama kadar sigara ay ien, komu kz dedikodularyla dahi ruhlar delik deik olan aklar yaadlar. Kuty yanaklar kzarp bozarmadan konuamazlard. lerinde irkin bir adama ak olanlarn grmedim. Byle bir ksmet karsa, kefaretini gzlerini kestirir, fkeyle reddederlerdi. Duygularn harekete geirmeyen hi kimsenin yzne bakmazlard. Vahi yalnzla byle dtler. Trk sinemasnn jnleri de yakkl, yumurta gibi ocuklard, Jean Paul Belmondo, Charles Bronson gibi kirlenmi tiplere asla alamadlar. Bu yzden hepsi ma kaybetti, hayat hezimete dnt. En drst ve ayn zamanda

373

en hastalkl yanlar, asla ak, aleni talepte bulunmadlar. Zevkten utandlar. Balar nde, girdi ktlar. Roman cmlesi gibi mektup yazmay pek severlerdi. Bir bakla, keden ani bir grnmeyle, hayatn tm neesini istediler. te bu yzden, akllanmaz bir duygusal gerilimle yaadlar. Olmazsa olmaz, sevdiler. Olmaynca, hayatlar snverdi, deersizleti. Yldzlarn altnda, mavi gn salncaklar altnda bir zaman iinde birer bolua yuvarlandlar. Oysa ne kadar gzeldiler. Kendilerinden bir mr nefret ettiler, "Erkek milletinden de"... Ar, oturakl, konumayan, suskun tipleri pek sevdiler, MHP kurultayna aday seiyorlarm gibi. Zeki, konukan tipleri maskot gibi grdler, elence ve vakit geirmeye yarayan geveze, biraz da ukala tipler olarak grdler. Hepsi erkeklere, sanki kendileri kkte oturuyormu gibi bakarlard. irkin erkeklerin hayata kar tek bir iddialar kalmt: Sempatik olmak. Karakter tiplerimiz ite bunlard: irkinler, yakkllar, konukanlar,

374

sempatikler. Bir de tm bu snflamaya giremeyenler vard, onlarn ad: Kompleksli idi. Askere gittiklerinde "psikopat" adn alrlard. Selim leri'nin ve ve bitiremedii kadn romanclarmzn dnyas da zaten bu kadard... 70Ti yllarn ilk kahraman: Trikodur. Bir tek kazak iin kardeler aras i savalar kard. Ya tayyr-etek, ya da kesim, biimlerini kendilerinin yapt elbiseler giyerlerdi. Yaka oyuklarn kesip karmak kolay deildi. Bu yzden dik yakal gmlekler hemen moda oldu. Pantolon giymeye henz allan bugnlerde dik yakal gmlekler, erkeksi ve kstah gsterdi onlar. te bugnlerde Almanya'dan tatile gelmekte olan ii ocuklar, oralarda "kaymak" gibi kzlarn, ok irkin ocuklarla ktklarn anlattklarnda "Aaaa" hayret sesleri ykselirdi... Pantalon giydike sokaa, sokaa ktka irkine altlar. Birou iin i iten gemiti ve 80'li yllarn ortalarnda ylp kaldlar, en ok inandklar, sarho olduklar roman, salar gibi yolup, paraladlar. Yz binlerce yklm

375

hayat, yz binlerce depresyon. Depresif vakalar altna perian aileler artk kzlarnn bana bir ey gelmesin korkusuyla, ok ge kalm bir rahatlkla, hayat amak istediler... Aslnda "yakkl" kavram bozuktu. Gksel Arsoy, Ediz Hun, Tark Akan vs. yakkl adamlar deillerdi. Kz suratl, dzgn, orantl hatlara sahip adamlard. Bu adamlara "eskimi" bir ceket giydirin, "akl hastas" gibi bir surat verirler. ok sonra Tark Akan yaland ve kz surat deiti. Asla kt sz sylemeyen, basit, dz, sradan bu insanlar, nasl olmularsa, yldz, kahraman, prens rol oynamlar. Bir nevi olmayan masals tipleri. Hayatta gerekleri yoktu. Ama, daha da dorusu, onlar gerekti, ortada hayat yoktu!.. Hayatsz aklar, bir veba salgnyd, btn arkadalarm ald. Annelerinin asil kzlar, psikiyatrlara tand... Ne lmd, ne matemdi bunun ad, bir akl depremiydi... Yazklar olsun bu lkenin yazarlarna, bu depremi hibir yazar, sinemac, programc, tiyatrocu

376

konumad... u ak sahnelerinin dahi bozukluuna bakn. Ak olan genler, sahilde, parkta, ormanda yapraklar iinde gezinir dururlard. Bu romans umutla, hayatsz aklaryla, el ele, milyonlarca kez, milyonlarca gen sevgili orada-burada gezindi, durdu. Tmarhanedeydiler, bunu ak sandlar. Hayat olmadktan sonra, sonbahar yapraklarndaki gezintide en tuhaf rpertileri topladlar. Her ne kadar biz farketmediysek de, 90'l yllarda lkemizde byk bir cinsel devrim gerekleti. Artk yalanmakta olan hznl ablalarmz iin irkin-yakkl farketmez oldu. Mjde Ar piyasaya srld. nne gelene dzdren bu tip, yklm, km, yzbinlerce onuru inenmie kap aralamaya alt... Byk depremi giderecek bir kap bulunmutu, artk, pervaszca yaanan aksz hayatlarn iinde yuvarlanyorduk... Daha aptalna asla rastlayamayacamz kadn yazarlar tredi, ak gitmi, yerini apknlk

377

almt, beraberlik, iliki, en ok konuulan moda kavramlar oldu. Krm zarafetleriyle annelerinin asil kzlar, piyasaya yeni giren milyonlarca tr, cvr kzla ba etmeleri imknszd. Delice gmldkleri rm anlarndan balarn kaldrp, lokal, kahve, ay bahesi, barlarda apknla yeni yeni almaya baladklarnda, cvrlarn gn ortasnda seri retimleri, zaten incelmi akllarn balarndan ald. Uzam memeleri, hor grlm bedenleri, yamurdan bile leke alr korkusuyla cinsellikten mr boyu kam kayglar, yanaklarn oktan bayatlam balk etine dndrmt... ite 90'h yllarn banda mizah ve kadn dergileri, yz binlerin depresyonunu grd ve yeni bir dnyann hakikatine uzand. Bu "talep" eden, "isteyen" sertlikle reddeden, kendi iin yaayan kadnd. Ve nihayet boydam kzlar, sosyal kontrol paavra gibi yrtp, bir ak dolandrcs, profesyonel ak dzenbazlar olarak sokaa, barlara inmeye baladlar.

378

Yzleri kzarmadan yalan rendiler, ak, kaynayp, buhar olup utu. nk, mizah ve kadn dergileri, modern dnyann modasna uyup, ak oktan oyuncaklatrmt. Cinsellik oyuncaklatrld. Kadnlarn beklenti ve umutlar, kaamak, fal, bur, gnlk heyecanlaryla oyuncaklatrld. Sevgiliyi, kocay aldatma, iirselletirildi. Duygular, dnceler, hayat oyuncaklatrld. Bu oyunun en kestirme tarifini pop mzik yapt. Genlik aklarndaki byk beklenti ve hayallerle erkeklerin yannda ossurarak dalga gemeye baladlar. Kiilikleri en salamlan, nostalji niyetinde bir iki i geirseler de, genlik aklarn hor gren kahkahalar attlar... Oyun olsun diye insan mez. Oyun olsun diye insan alamaz. Oyun olsun diye insan, bir nevi Camel Trophy heyecanyla ak olmaz. Romanclarmz, sinemaclarmz, yazarlarmz, genellikle aptal ve bozuk olduklar iin, mehur olmaktan vakit bulamadklar iin, bu byk insanlk durumunu hi konumadan, ak, devasa

379

ateiyle, bizi akl hastanelerine emanet edip, ald ban gitti... Boydam kzlar, artk inanlmaz becerikli oldular, hibirinin odas, czdan bo deil, ne zaman konusam, elleri titriyor, yksekten der gibi konuuyorlar. Sabrszlkla yaadklar hayat onaylamamz bekliyorlar. Gndelik telalarn ak sanp, ertesi gn ylp kalyorlar psikiyatrlarn kapsnda... Hem gszln haykrmak, hem utanmazlk, hem her eye yalan demek, hem de derin bir alkla erkeklerin stne atlmak, bir "din" oldu... Evet, genliimizde ak diye bir ey vard. Ama hayat bize, tavuk gibi silik roller vermiti. Tavuktan prenses olmaz. Hepimiz o rol oynamaya alm, bulamaynca ruhen kmtk. Ve imdi tam tersi oluyor, aktan kayorlar, her gn biriyle dzerek, gemilerinden ana-avrat intikam alyorlar!.. Annelerinin asil kzlar, boydam kzlar! Artk gzleriyle tkryorlar hayata! Ac ve zehirli yazlar yazyorum, nk "oyuna" ve "onlara" inanmyorum. Ak diye bir ey var! Olmayan

380

hayatt. Yeryz macerasn bize akn ordular haykrd. Bu rzgrsz frtnalara inanmyorum. Ak, aknlk ve salakln sarholuu deildir. le sonralarn dolduran tavla ve ay partilerine hi benzemez. Ak dnyann en sahici nesnesidir, elmadan, camdan, buluttan daha sahicidir! nk iimizde yalanmayan tek eydir! Huzur evlerinin kirli koltuklarnda, enkaz yn ihtiyarlarn lm bekleyen akamlarnda neyle avunduklarm sanyorsunuz. Hayatn gtne bir tekme atp, kovacak gc, imdi orada nereden buldular sanyorsunuz? Milli Eitim kitaplarn okuyorum, mesela Milli Gvenlik, diyor ki: Komnizm: ktlk getirir. Faizm: mutsuzluk getirir. Anarizm: kargaa getirir. Ne olduklarn hi sylemiyor, iyi mi kt m, onu sylyor, yani retmiyor, beyin ykyor... Dnk Trk filmleri, bugnk pop mzik de byle beyin ykyor, ebekletiriyor. Aklarmz bu eitimin sinemalarnda, okullarnda geliti, yakkl, irkin, sempatik,

381

hepsi bu kadar. Afrikallarn ilk grdkleri saati, burun deliklerine asmalar gibi, Trk romanlar, yazarlar da ak, akl hastanelerinin sahneleriyle rettiler!.. Hlya Koyiit, Belgin Doruk vs. gibi tiplerin neesiz, heyecansz, akl hastas gllerine bir daha bakn. Mongol sinemas... imdi, krkma toslam boydam kzlar, gnbegn psikiyatrlara kouyorlar, komak ayp deil, kosunlar, ama onlar, "Baka erkek mi yok", "ivi iviyi sker" dn almak iin gidiyorlar. Annelerinin asil kzlar, artk konuurken, milyonlarca pi manlk, bitmilik dolu cmleler kuruyor, skc bir ciddilikle her gn vazgemeli kelimeler aryorlar. Emel Sayn bir filminde, hem fakir, hem de krdr, sevgilisinden de ayrdr. Film seyirciyi hngr hngr alatrken, her ey deiir, gzleri alr, zengin sevgilisi Emel Sayn' yeni evi sarayna gtrr. Emel Sayn ok mutludur.

382

Hem zengindir, hem de sarayna kavumutur. Filmi u arkyla bitirir: "Her ey bombo, hayat bombo, dnya sarho", bu arky sylerken de neeyle glmektedir... Zeki Mren de lmeden yazd son bestesinde: "Hayat bo" diyor. hreti, sanat, paray, cinsellii bu lkede onun kadar hibir sanat yaamad ve eer bir sanat sevilecekse, kimse onun kadar sevilmedi. Ama o giderayak bize unu armaan ediyor: "Hayat bo"... Eer Zeki Mren de bo diyorsa... Bu sanatlar, bu eitim sistemi bu lkede kitleleri eitti ve boydam kzlar ve imdi aadan gelenleri mongol, nevrotik ebeklere dndrd... te tam da buras, dnyann tam ortas. Sacln, devletiliin, ruhlara sinmi, sindirilmiliin, basknn, umutsuz dnyas. Bu lke byle konuanlar seviyor, nk hem yer, sarlar, hem hayata inanmazlar. Ve muhafazakr, liberal karnza geip,

383

deitiremezsin, yapamazsn, boyunu aar, ge bunlar, der... te bu cmleler, dev bir petrol tankerinden daha ok enerji tayan bir gencin kalbini rtr. Oysa ak, annelerin en tatl kokusu. Devletin duyduu en korkun kfrdr. Psikiyatrlarn tledii gibi, can skntsn giderecek oyun deildir. te can skntsn giderecek oyun arayanlardan bir rnek, CHP'li kadnlar, yaadklar tavuk aklar gibi siyaseti de oyuncaklatryorlar. u Adnan Keskin'in suratna bakn, Hlya Koyiit'le ayn "temay" tayor, bir lke, bir surat daha ne kadar bu rezalet ovuna katlanabilir.. Onlarn da psikiyatrlar byle tledi, bir eyler yapn, yardmseverlik, siyaset... Can skntsn giderecek oyunlar iinde oynuyoruz, kendimizle, lkemizle, ruhumuzla. Ve birileri bizimle srekli oynuyor. Ak aryorsanz, siz de Tanr olabilirsiniz, ve deprem gibi bu insanlarn suratna dnyay ykabilirsiniz. Ben can skntm iin deil, onsuz

384

olmak, canm yakt iin ak istiyorum. Ama ok iyi biliyorum ki, iinde yaayabileceimiz bir hayatmz olmadan, ak-mak olmaz. Asrlar boyu klelerin olmad. Klelere yalanc prenses masallar anlatld. Ve hep sordum kendime 85 yandaki ihtiyar kadn, kanl bir kl gibi dudaklarna krmz rujunu srmeden neden sokaa kmaz, nk, hayata kar, ruhumuzun grnmeyen, elle tutulmayan en keskin, en soylu klcdr, ak! Her defasnda bu kl kendi boynumuzu kopartp, malup olsak da... Annelerinin asil kzlar, boydam kzlara son bir szm var, asla piman deilim, bir gn onu bulamadan lrsem, kemiklerimden tarak yapsnlar, ilk ptm o kzn dalgal salarna... Bir Mendil Niye Kanar? Amerika, Badat' ezan sesleri altnda bombalad, yrekten isyan eden tek bir yazar, insan kmad, her eyi kat bir mantkla renir olduk. Bu lkede nasl bir tarih, nasl bir Trkiye retiliyor ki, hi kimse, ekranda,

385

canl yayn cehennem sahnelerini film gibi izlerken duygu seline kaplmyor, alamyor. Byk ve devasa kat bir deiimin yreklerimizi yok ettii vahi bir uursuzluun tam ortasndayz. Trk iirinin en ok okunan "Bir mendil neden kanar Ahmet aabey, et deil, trnak deil" msralar, beni bu srlsklam duygusallmzn tarihine gtrd, grdm ki, bu msralarn arkasndaki tarihi kimse bilmiyor, btnyle unutulmu yakn gemi. Bir Alman dergisi, yzylmzda en ok kullanlan kelimeleri toplad, Hitler, 2. Dnya Sava, ADS... yz milyonluk ktphaneleri olmasna ramen, onlar da unutmular kanayan mendillerin tarihini... Getiimiz gnlerde bir kk haber, bir baka gn Birlemi Milletler tekilatndan S.O.S bir haber: Verem Hortluyor. te ocukluumuzda en ok duyduumuz eyler: Verem Bulac Bir Hastalktr. Verem Sava Dispanserleri.

386

Cumhuriyet tarihimizde en ok can alm bu byk afetin tek sebebi, yoksulluk idi, veremin yeniden hortlamas, halkn derinliklerinde nasl vahi bir lk, yoksulluk yaandn gsteriyor. nanmayacaksnz, gerek bu, 1965-70 ylma kadar stanbul'da veremden her yl ortalama 1000-1500 kii lyordu, nfusa oran binde onalt, tara ehirlerinde ehir bana bu rakam 200 idi, nfusa oran binde yirmi. Cumhuriyet tarihimizde en ok kullanlan isimler Atatrk, Menderes, 68... yalan, hatralarm yazan yzlerce ahsiyetin kaleminden balgam kanl bu ksrkl ykden paralar bulamyor, unutmaya alyoruz. 20 bin Trk filmi hikyesi iinde birka veremli kz yks ancak bulabilirsiniz, felaketin bykl hakknda bilgi vermez. Yakn tarihimizin en byk afeti, veremdir, 1945'te 100.000 ak veremli, 50li yllarda 200.000, 60l yllarda bunun da stnde... Yoksul ailelerin en byk endieleri, ak olan ocuklarnn zntden verem olmak

387

korkusuydu, nk ar znt, ar duygusallk veremin balangcyd. Verem mikrobunu 1882'de Robert Koch buldu, basil denilen uzun omak eklinde mikroplar, ak akcier veremlilerin balgamlaryla dar kar. ksrdkleri, sz syledikleri zaman ince habbecikler havaya salr, teneffs yoluyla yanndaki insanlara bular. Kk bir habbecik 1000-23.000 aras basil tar, ksrklden bir metre mesafeye kadar yaylr, ak veremliler yere tkrseler, balgamlarn teye beriye srseler milyarlarca basil etrafa dalr, kuruyunca, basiller tozlara karp halkn iine karr. Tozla bulama veremin yaylmasnda en byk etkendir, bizi byten anneler temizlik hastas olmutur, veremlilerin odalarnda, koularnda, yanlarnda bulunmak yasaktr. Halk arasnda veremin ad: yi olmaz hastalktr, edebiyatmzdaki ad: nce hastalktr. Basiller, vcutta ilk oturduklar akcier dokularnda tepki, iltihap meydana getirir,

388

ileride sarmtrak renk koyu bir madde haline gelir, peynire benzedii iin peynirleme denir, akcierden balgam halinde dar atlr, atld yerde maara (boluk) oluur, vcut, sava iin oraya kanda bulunan (lenfosit) beyaz yuvarcklar gnderir, bunlar basili hapsetmeye alr ve bir doku oluur, buna verem dokusu denir. Bunlar bize ilkokullarda, veremle sava dispanserlerinden gelen hemireler anlatrd. Bu oluan dokuya tberkl denilir, bu yzden veremin dier ad: Tberklozdur. Tberkloz denilen doku, harap ettii yerde kan damar da bulursa, kanama olur. Ve kanayan mendilin yks burada balar. Veremin en byk belirtisi: Azdan kan gelmesidir. Hasta kendini krk, kuvvetsiz hisseder, hafif ate balar. Gs arlar, ses ksklyla kendini gsterir, her veremli zayf, ince yapl olursa da, byle bir kayt yoktur, veremden kurtuluun tek umudu: tahn geri gelmesidir. Veremin tehisi rntgen muayenesiyledir, bizim kuan evinde akcier rntgenleri uzun yllar fotoraflarmz arasnda sakl kald,

389

sonra bu filmlerden baz kadnlar abajur, avize gibi ssl eyalar yapmaya balad. Veremli doku iyileinceye kadar yaplacak tek ey, ok iyi yemek, istirahattr. Ak, temiz hava arttr. Verem hastaneleri mensnde, ayr kahvalt, iki n yemek uygulanr, toplam be n yemek. Kuvvetli bir gda rejimi arttr. Verem hastaneleri ar hastalar, sanatoryumlar hafif hastalar, dispanserler ise, verem taramas yapmak, veremli insanlarn bulama alanlarn aratrmak, n tedbirler almak iin kurulmutur. Cumhuriyet tarihinin en byk baarsn Verem Sava Dispanserleri gerekletirdi. Hl duruyor mu bilmiyorum, Trabzon'da Tabakhane yokuunu karken sadaki sokakta verem sava dispanseri greceksiniz, ie bu dispanser, Trkiye'nin ilk sekiz dispanserinden biridir, ilk dispanserler, Ankara'da, Bursa'da, stanbul'da almtr. lk sanatoryum 1924 ylnda Bykada'da bir kkte, nl bilimadam Musa Kazm tarafndan kurulmu, sonra Burgazada'da, sonra Yakack'a Rfat

390

Sayar'm sanatoryumlar, yatak saylar toplam 350'yi gemezdi, 1950'li, altml yllarda bu yatak saylar hzla bebin onbini bulacaktr. ilkokuldan liseyi bitirene kadar okul koridorlarnda Atatrk posterlerinden daha ok sayda tek ey vard: BCG afiiydi. Trk tarihindeki en byk uygulama BCG asdr, nfus saymndan bile kaan olmutur, BCG asndan asla. Trabzon'un ilk byk hastanesi Numune ise de, peinden amlk mevkiindeki Verem hastanesi gelir. Verem hastanesine yolcu tayan tek durak, Atapark'taki babamn durayd. Ziyaret gnleri, babam beni zorla, kaldrr, karl k gn arabann lastiklerine hava vurdurur, gcm yetmez, uykusuzluktan pompann stne yklr gibi olurdum, kollarm kopard. Ve arabay duraa ekip balardk barmaya: "amlk Hastane, amlk Hastane" diye. Be mteri alrdk Chevrolet arabaya, mteriler kabul ederse, babam arka koltuu drtler, alt mteri, bazen babam mterilerle kavga karr n koltuu lerdi,

391

veremli hastalar, ziyaretileri gn boyu tardk amlk mevkiine. Ben muavin olarak tk tk mterilerin ayak diplerine melir, veremli hastalarn bacaklar arasnda bu pis hastaln tehlikelerini bilmeden, srf babamdan harlk almak iin gider, gelirdim. amlk mevkiinde 1960'h yllarda yzyl boyunca grlmeyen byk bir frtna meydana geldi, am aalar kknden skld, kellemi bu amlk halen oradadr. O zamanlar "yeilcilik" yoktu, bir am havas muhabbeti, insanlarn azndan dmezdi, mesela annem komularyla dertleirken, yahu ne zamandr am havas almyoruz, deyip, bir amlk gezisi dzenlerdi. Tanr "Olum, sen bir yazar olacaksn, veremli yolcularnz iyi tan" dedi, veremli hastalara yakn akrabalarmz, arkadalarmz da katld, veremle kuatlm bir hayat iinde yaar olduk, bir gn bir kenara ekilip verem hastalarnn aklarn, verem-edebiyat ilikisini yazmak istedim, olmad, ekmek parasna

392

alyoruz, bu satrlarda bir-iki cmle ne sizi doyurur, ne beni... Dneme ruhunu veren ark "Hastaym yayorum grnmez hayalinle" ok tutuluyordu. Veremlinin ak, vahi, takn deildir, sessiz, suskun, ili, zarif utanga ve duyguludur, veremli apkn deildir, cinsel ak hi dnmemitir, amatay, tantanay sevmez, o, mektup ve ark sever. Kokulu ssl mektuplarda, en samimi, hilesiz kelimeler kullanr, yalnz bana ya da sevgilisiyle sahilde tek bana, uzak bir ay bahesinde gezintiye kmak onun iin mrdr. Aknn peyzaj ve ruhunun yaad yer, ak gezi yerleri, gecenin mehtab, korulardr, tahta masalar, kayklar, ay veremlinin meknlardr. Keskin, ayrntl hayal gleri vardr, ar hareket ederler, ryalarn yorumlamak, hayatlarna anlam karmak ibadet gibidir, sevgilinin her bir hareketinden bin ayr anlam karmak gnde bin kez diditii en ar megalesidir.

393

Zayflktan yznden frlam kemikler kadar sert, kusursuz bir gurur hastasdr, basit bir sze krlr, sonsuza dek sevgilisinden ayrlabilir. ncitici bir kelimeyi, zeki bir polis hafiyesi gibi aylarca yorar, dnr, ayklar. Gzellik, irkinlik umurunda deildir, zarafet dkndr, ark szleri gibi konumay sever, bir grte insanlarn iyzlerini tanrlar, anlarlar da. Roman, piyes kahramanlarnn hayatlarn yaadklarna inanrlar. Bu dnemde Trk filmlerinin ok tutmasnn sebebi bulac verem aklardr, bugn hibir aratrmacnn zemedii bu filmleri halk neden ok seviyordu'nun cevab veremdir, kibar adyla: melankolik aklardr. Verem bitti, Trk filmleri de, arklar, Trk mzii de bitti. Verem Hindistan'da uzun yllar yaad, arkl Hint filmleri de bu yzden hl yayor. Dnleri, partileri, toplu elenceleri sevmezler, kenardan, uzaktan izlerler, paray, isizliklerini hi nemsemezler, parasz, isiz olmay, onur krc grmezler. Sevmediklerinden lmne nefret ederler,

394

nefret ettikleri insanlarla, ayn kahvede, arkada meclisinde oturmamak, karlamamak iin ince, dakik ayarlar yaparlar. Onlar iin hayatn tek gerei bir insan lnceye dek bitmeyen bir ark gibi sevmektir. Bu sevgide kadn, masallarn masaldr. Kadnn, etine, butuna deil, kana, kirpiine, dalgal sana hayrandrlar, seni seviyorum diyemezler, bunu sylemek yedisekiz senelerini alr, utangalklarndan deil, bu iki kelimenin iddetini cierleriyle duyduklar iin. Sevgililerine bir kez olsun ak sak hikye anlatmam, bunu akllarndan dahi geirmemilerdir. Veremli evlere misafirlie gidilmez, hastanede sras gelmeyen veremlilere evde ayr bir oda alr, mutfa, eyalar ayrlr, ev halkyla yz gz olmaz, sobann yannda oturtulmaz, sobadan ekilen atele, bir mangal odasna gtrlr, mangalda hem salarn kurutur, hem de gece yatan stacak tulasn str. Hastalk yznden temizlik dkn olurlar, sramasn diye ayakta

395

arlayarak iemez, melirler. Hastane bahesinde gencecik ocuklarn sarsak ihtiyarlarla ayn bankta ellerinde almam, ttn kolonyalar, pek hazin bekleyileri vard. Anneler uzaktan ite bu manzaray izliyor, iin iin alyorlard. Uzun, yorucu kitaplar okumazlar, dz, hafif ak romanlarna ar derecede hastadrlar. Ak herkes iin yaanp geen bir eydir, onlar iin hayat var eden "strap"m ta kendisidir. Trk filmlerinin son sahneleri gerekti, gkyznde buluan, bulutlarda elele tutuan sevgililerin hayalleriyle dolu sahnelerle yanak yanaa uyurlard. Zaman yava ilerlerdi, duvarlarndaki kedi yavrusu fotorafl takvimin sayfalar biriktirilir, sigara imeseler de desenli bir gm tabaka bulundurulur, pencereden dua eder gibi huuy-la nefes alnr, eski bir gmlek, halnn, dolabn, her gn zenle rplan battaniyeler, kokularndan tannrd. Erken krlam gm renkli salar, geni kemikli yzlerinde incecik byklar, krlacak

396

bir dal gibi silkeleseniz decek gibi dururdu, upuzun srahi boyunlar hep hafif yana meyilli olurdu... Gnbatmnn, ay nn hayal meyal renkleri, aalarn nnde alacakaranlk, ardnda koyulaan arap renginden sessiz sedasz ay, bulutlarn ardndan karken, ksk mum nn titrek aleviyle eski bir mecmuay bininci kez kartrrd. Bir byk mjde gibi anlar arasnda ku t canl sesler bulup, dalgnca sessizleip, ruhlarnda uyurlard. Scack frn gibi on kat yn yorganlarn altnda, denizini kaybetmi krk bir krek gibi aksrkl hkrklar herkesten gizlerlerdi. Edebiyat, veremlilerin aclarn unuttuu afyon muydu, yoksa, veremle edebiyat ayn mikrobun rn m? Yarin kucanda lmek arzusu sahiden yarin kuca m, yoksa bu ryay bize inandrm ka keman kelimelerin kuca m? (Edebiyat 55'li yllara kadar veremlilerin elindeydi, 70'li yllara kadar ky enstitlerinin, 70'li yllarda siyasi-ideolojiklerin eline geti. 80'den sonra depresyon severlerin

397

egemenliine girdi.) Yasemin, meneke, mehtap, smbl, ay , ayrlk, sevda, vs. gibi kelimelerle dolu melankolik edebiyatn imgeleri bugn sadece arabesk, amatr yazarlar tarafndan kullanlr. Bu kelimelerin "tematik" lm ayr bir yaz konusudur! Verem, bedeni inceltip, kertiyordu, ite ruh gdasn bu kten alyordu, hastalk ilerledike, insan ruhu hibir mezara gmlemeyecek kadar byyordu. Bitkinlik, yava lm, kanl gzyalaryla arzulanyor, hayatn tad, upuzun srm lm deindeki strapl namelerde aranyordu. Trkiye ite bu ruhun iinde ryen safdil bir lkeydi. Duygusal hastalk zihinsel gelimeye hi msait deildi, kalp arsyla alyorduk ve duygunun her trnde hl imparatorduk. Zekmz dncel almaya hi inanmad. Salkl, neeli olmak, utanlacak bir duyguydu. Bu ac, hznl dnyada neeyle glebilenler toplum d, kaygsz hoppalardr. Toplumda var olmak isteyenler, bu hazan yaprann rengini, sallanm, strabm,

398

gzlerine, yzne, kelimelerine kopya etmek zorundayd. Trk mziinin gy gy kemanlar beyinleri yiyip, uyuturup, srndryordu. (ok sonra Orhan Gencebay bile insan beynine bu insafsz saldry bilerek devam ettirdi, her parasnn arkasnda onlarca kemann iniltili cy aylaryla, bitkinlik edebiyatmz kamlad. Gy gy veremin ninnisiydi.) stne, bana zenle bakar, tlenmesi en zor yerleri saatlerce dnr, avare, serseri bir grnt vermeyi, sapklk, katillikle e tutard. Tkenmez bir kederle yaayan bu insanlar, tesadfen bir baka bayanla ayakst laflamay, sevgililerine ihanet bilir, bu yzden en yakn kz arkadalarna gz ucuyla merhaba deyip kibarca uzaklarlar. Sevdiini hayal edip pencere ardnda mehtab seyretmek, onlar iin yeryznn en byk mucizesiydi, insanolunun en derin maceras. Bu maceraya gmlp ulalmas en sisli ryalara girdiler. lmn sessizletirdii fersiz gzlerinde dahi sevgiliye gnderecei

399

son bir gizli kk pusulay hangi kelimelerle yazmal diye dnr, mrldandklar arknn nakarat boyunlarna geirilmi kement gibi, sabaha kadar hrlayarak, aksrarak arklarn syleyip, ekip gitmilerdir. Sevgilinin evet demesi, hayatlarnn en byk mjdesiydi, gazeteler, filmler akn gcyle veremi yenen insanlarn hikyelerini anlatrd, ya da umutsuzluun zntsyle len gen aklarn hikyelerini. ift mendil tarlard, mendilin arasna tkrr, bir gz aral, kanl balgamndaki koyulua bakarlard, ikinci mendilleri kanl gz pnarlar iindi. Mavi, mor yollu mendiller zenle tlenir, kat yerleri tyle yeniden bastrlarak dzgnce katlanrd. Onlar iin sevgiliyle tek bir el temas, tek bir pck, zevklerin zevkiydi, bu kk dokunutan baka insan sarsan daha byk tufan yok idi. Mektuplar itinayla bklmadan her gece yeniden okunur, en deerli hazineler gibi saklanr, kutsal kitap gibi trenle alr, trenle toplanr, koklanrd. Bu yzden her

400

veremli an ok zel bir kk ekmecesi vard. Hayat, bu ekmeceydi, ya da ruhun mezarlyd bu ekmece. ekmecenin ssl mobilyas, cilas, aac, kk kancal srgs, boyasna estetik dknlkleri ayr bir yaz konusudur. arklar, upuzun, son msralarna kadar sylerlerdi, sessizce kaybolan mehtaba kar, yatak ucundan ay na bakar, mehtabn koyulaan arap renginin iinde kaybolurlard, onlar ld, Trk mzii bitti. Verem sava dispanserlerinin yurt apndaki byk zaferinden sonra, lkemizde seks filmleri furyas balad. Sevda nedir bilmeyen, hissiz bir insann olabileceine hibir zaman inanmadlar. Yoksul aileler bu gen insanlar iyiletirmek iin ya, bal almak zorundayd, iyi gda rejimi gerekliydi, dar btelerle bu yalar, ballar, mobilya taksidi gibi taksitlerle alnr, yiyeceklerine kimse dokunmazd. Sevgilinin sesini bir kez duymu olmak, sevgiliyi uzaktan bir kez grm olmak,

401

tesellinin ta kendisiydi, byle bir tesellinin avuntusuyla lp gittiler. Hayat ne kadar deiti. Artk her eyi kat bir mantkla renir olduk. Verem yeniden hortlad denildiinde, halkn iinde yoksulluun ne denli ilerlediini dnp, zlmeliyiz diye dndm. Tuhaf bir duygu, sevindim. O ince ruhlu insanlar, zarif insanlar yemden geldiler. Dn yoksulluu blyorduk, bu hastala aristokrat, burjuva, herkes kaplyordu. Ama bugn, bu hastal yalnz aresiz, yoksul insanlar kapyor! Bu teknolojik ada nasl oluyor yoksulluktan insanlar vereme kaplyor, diye soruyor insan, ama, deien, kaybolan, arlaan bu lanet dnyay grdke, gidip, en yoksul veremli hastalarn kanl balgamlarn koklamak geliyor iimden... Yoksulluumuza unutulmu bir incelik, zarafet getirirler gibi tuhaf duygularn iindeyim. Mendilimizdeki kan seslerini imdi, ne edebiyatlar, ne yazarlar, ne salk bakanl, ne filmler, bu sesleri imdi kopkoyu bir

402

yalnzlk iinde, sadece ve ilk defa sahiden yoksullar duyuyor... Badat'a den bomba seslerini... Kaya Ortaokuldaydm, terzi kalfas olan aabeyim evimizi geindiriyordu, askere gidince parasz kaldk, mezarln stnde iki odal, kutu gibi bir evimiz vard, aresiz kalan annem, odalardan birini birka aylna kiraya verdi, ki, biz de ayn evde kiracydk. Yaz bitimi lunaparklar gelir, -drt ay kalrlard. Lunaparkn patronu, Amerikan sirk patronlar gibi, enine boyuna yakkl, purolu, pahal elbiseler giyen, akac ve sert bir adamd, artist gibi bir kars vard, Meltem abla. Bir de benim yalarmda kzlar. Evin tuvaletini, mutfan ortak kullanyorduk. Bu aile, evin iinde don-klot gezmeyi yadrgamyordu, ama, annem, namaz klarken yar plak misafirlerimizin ylece tuvalete gemelerine bozuluyor, bir ey de diyemiyor, bana byk

403

bir tlbent eker, kk bir adrn iindeymi gibi namazn ylece klard. Bazen o adrn iine ben de girer, ieriden annemin dua okuyan yzn seyreder, uyurdum. Meltem abla, evdeyken, temiz yzl, yumuak bal, kocasna itaatkr ve bizlere kar ok cmert, evcil bir kadna benziyordu. Sslenip sokaa ktnda ise, pahal aristokrat bir metrese dnyordu. Taklar nianlar gibiydi, pek havalyd. Parlak simli dekolte elbiseleri bo kafal her iadamn batan kartacak niforma deerindeydi. Elbiseleri akla hayale gelmeyecek incelikler rneiydi. Sanki bu elbiseler onu, sokak ortasnda aleni oynaan sokak orospuluundan kurtarp, k beyefendilerin kibar yosmas haline sokuveriyordu. Patron kocas ki, gerek bir derebeyiydi, lunaparkta bir dnme dolab, uan sandalyeleri, yannda bir iki tezgh vard, dier adrlardan ise komisyon alyordu. Tm paralar bir yerde toplanyor, patron alanlara ayr, adrtezgh sahiplerine ayr para datyordu.

404

Byk patron lunaparkn bu ortak kasasn benim emanetime verdi, nakit ilerini ben gryor, kasay ben saklyorum. Her akam byke bir masa etrafna oturuyor, kt ve bozuk paralar sayp teslim ediyorum, iim yine de bitmezdi. Para saylan kasa motorsiklet stvanesinin tam ortasndayd, aceleyle boaltlr, kumara geilirdi. Motorsiklet stvanesi, ki, seyirciler, insann cann burnuna getiren gsterilerini izledikleri zaman, bunlara paramz helal olsun diye barp yle kardlar. Cesur motorsikletiler, tahtadan byk bir silindir dairenin kenarlarnda dmeden son srat gaza basp dnyorlard. Son gsteride gslerinden kardklar Trk bayrana herkes alk tutuyordu. Elleriyle bayra tuttuklar iin bayrak gzlerini, yzlerini kapatyor, motorsiklet kumandasz kalyordu. Son gsteriden sonra kumara balanlr, sabaha kadar dardan pidelerini, kebaplarn getirmek benim iim, bir de erketelik yapyor, giden gelen, polis var m diye kontrol ediyorum.

405

Bir akam mahalleden gelmi sevdiim kz takip ederken, kendimi elenceye kaptrdm, kt paralar kaymn altna sakladm, bozukluklar da gieye teslim ettim, sevdiim kzn peine dnme dolabna, uan sandalyeye derken, be yzlk kt paralarn kaybettiimi grdm. Lunaparkta tam bir isyan oldu, kaybettiime inanmadlar. Enine boyuna, tekme tokatlarla sorguya ekildim, az deil lunaparkn bir gecelik haslat, polis arld, karakolda ifade verildi, iten kovuldum, peime de adam taktlar, bu ocuk bu paray saklamtr, nerede yiyecek, diye. siz kaldm. Ksa bir sre sonra kumar iine takldm, en nls maa'dr, bir masa stnde, maa, karo, sinek, kupa iaretleri daireler iinde, zarlarn stnde de ayn iskambil iaretleri, paran birine yatrrsn, zarlar da ayns derse parann iki katn alrsn. Maa tezgh akam kurulurdu, hem hocalk, hem erketelik yapardm, hoca olmak, patronun adam gibi almak, mteri klnda taklmak. Parola "mis gibi"ydi, "mis gibi" denildiinde tezgh

406

toplanr, kanrd. Gndz botum, langrt masalarnn yannda akama kadar bota gezerdim, sonunda ahmeran adrnda, hani filmi de oldu, bir cam akvaryum iinde kafas gzel bir gen kz, vcudu ylan olan bir gsteri. Kam gzm boyatp akvaryuma koydular beni, orada adm Kleopatra oldu, o gn bugn adm Kleopatra kald. Gnde bir lira alyorum, iki gn alabildim, ahmeran olarak ok para kazanabilirdim, ama tm mahalle, okuldaki arkadalar, gidip grelim diye kafilelerle geliyorlar, glerek, bin bir maskaralk iinde burunlarn akvaryuma dayayp beni seyrediyorlar... Annem, patrona, bizim olan koca ocuk oldu, utanyor, ahmeran olmasn diye rica edince, patronun bana kar hrs hl gememi, "Aye'nin halkasnda alsn!" dedi. Aye'nin halkas, en kalabalk adrd. Tm Trabzon akam olunca Aye'nin nnde stadyum kaps gibi birikiyor, laf atmalar, imcikler, cinsel akalar, srtnmeler, kavgalar, Aye hepsini idare ediyordu.

407

Aye, boyal, pembe yzl, gzel kalal, dolgun bacakl, birka kadeh atp akrkeyif olunca cilveleen, kabaday pozlarla, hafifmerepliin kitabn yazan bir lunapark tanras. Cilvelerinde yle samimiydi ki, orospuluundan Tanr'nn ltf gibi zevk karyordu. Hayvani bir ehvetle kalalarna uzanan onlarca azgn sarhoun elini saygdeer bir utanmazlk, ahlkszlk dersi verir gibi aparasna gizlice sokup kartyor, bu byk, inanlmaz el gsterisiyle, elleri, dilleri, gzleri, kk bir kitleyi kudurtuyordu. "Vay orospu, neler varm bu kaltakta" sesleri bazen alklarla ykselirken, Aye, kk ve kurnaz bir tccar gibi, azgnlktan atlayacak irkin, koca suratl aygrlarn czdanlarn boaltyordu. ehvetten kudurttuu bir yal adamn czdanm aniden kapp, iinden cici bir yzlk ekip "Kardeim ld, mevlt okutacam" deyip, paray memelerinin arasna sokutururdu. Gz dnm mteriler kendi aralarnda Aye'nin cinsel gsterileri zerine felsefeler dahi yapard. "Bu kar var ya,

408

yatakta zevk alrsa para bile almyormu" gibi geyiklerle, demir boruyla ayrlm adrn n tezghnda saatlerce beklerlerdi. Susamazlar, a kalmazlar, ileri gelmez, on saate yakn orada durur, yerlerini kimseye kaptrmak istemezler. in en ar yeri de burasdr. Czdanlar boalan bu azgn adamlar datmak iin, Aye, makyajm tazeleyeyim, deyip arkaya iemeye gider, lunaparktan grevli iki eli sopal, kalabal datp, tezghn nn aard. Tezghn gerisinde ise ben varm, halkalar topluyor, sigaralar dzeltiyor, Aye'nin alveriine bakyorum. adrn iinde gidecek yer olmad iin Aye, yanmda donunu indirip ayaklarmn dibinde ier, "Abla, biraz teye..." desem, "Hasikr ulan..." deyip beni kovacak. Ancak Aye'nin tm hareketlerini tezghn nnde izleyen kaba kll, kel kafal adamlar "Ne ansl ocuk, yahu" diye bana imrenerek bakyorlar, birbirlerine "Aye var ya, bunun yannda iiyor, ocua bak yahu, byle ans olur mu?" diye beni gsteriyorlar.

409

Bir defasnda Aye ayaklarmn dibinde ierken, nnde bir gazete parasndan TrkYunan sava gibi eyler okudu, ban kaldrp "Sava kar m lan Kleopatra..." ("Yunanistan' bir saatte alrz Aye" demitim; otuz yldr bu geyik deimedi, bir dergiden, bir sava karsa Suriye'yle ne olur dediler, "Bir saatte alrz" dedim...) Aye'ye bir imcik atabilmek iin fndnn, aynn, dnyann parasn halkaya yatranlarn, cinsel hayallerinde aranlan, kskanlacak bir adam olmutum, gece biter, Aye stn ban kontrol eder, morluklar, rkleri birer birer bana gsterip galiz kfrler savururdu. Sonra... oktan kapanm dnme dolapya giderdik, tm ehir uyumu, gecenin nde Aye'yle dnme dolapta dner dururduk, oradan uan sandalyelere, patron sras m, demeden, Aye kolu aa ekip altrr, havalarda uarken, birbirimizin sandalyesini tutup, frlatr, elenirdik. Bir defasnda Aye'ye yapt iin ktln sylemeye cesaret ettim, bana, "Bana gre

410

kt deilse, hi kimseye kt deildir" dedi. Bunca zaman kitap okudum, bu laf zemedim, o kadar doru bir laf ki, bir ey diyemiyorum, bir gn sonra ok dnp, Aye'ye laf yetitirdim: "Ama Aye bana kt geliyor!" dedim, yine altndan kalkamadm, zemediim bir laf etti, "Bana bak Kleopatra, san tarayan herkes bu ii yapmak istiyordur" dedi, taranm salarm gsterdi, utandm. Burada seks, pis ve kt deil. Biimsiz iko annesinin adrn glgeli karanlna ekilip kuanda saklad keseyi zp balamas demek, seks, altn dileri, altn bilezikleri... Arkasn dndnde onlarca erkek elinin kalasna, orasna-burasna yapmas onu ilgilendirmiyor, o, yan adrdan ykselen arabesk bir arky akrkeyif bir zevkle mrldanyor. Ancak, paras olanlara kur yapar, elletir, paras olmayanlar "Git bacnla yat ulan" diye kovar. Elletme, imciklettirme fuhu deilse de bu seks fabrikasnn ambalaj gibi bir ey. Drst, kendi halinde vatandalar buraya Aye kimdir, neler oluyor diye seyre

411

gelirler yle bir dakikalna, keyifle tvbe ekerler. Seyir uzadka azlarndan salyalar akan sarho gibi, artk en galiz hakaretlerle kovulduklarnda dahi gitmemek iin yakas ak kavgalar yapmaya mecbur kalrlar... Gecenin bitimine doru ime fasl gelirdi ve Aye'nin patrondan dahi korkusu yoktu, ancak Meltem abla grnd m, uysal ve irin bir kedi gibi etrafnda drt dnerdi. Aye adrn arkasna melir sigarasn yakar, para sayma iini, Arap yzl altn dili annesine brakr. Yandaki adrlara keyifli kfrler atar, sert pazulu arplm suratl adrc adamlarla, kodumlu, karttml, anal, g.tl konumalar kzr, arabn dibini bulurlard. yle ierdi ki, sakz aznda, szard. te benim eve gitme zamanm. Trkiye Sivrisinekleri adnda bir kitap okumutum, sivrisinekler havada uarken ak yaparm, ok etkilendim. leye doru geri dndmde, yan adrdaki dn akamki adamlarla lmne bir kavga iinde bulurdum onu, nasl kavga kard, tezghlar yklr, demir sopalar havalarda uar,

412

Aye'nin anas paralar savurur, benim prenses kzmn paras var, onu ..kemezsiniz diye, elinde kaya paralar saldrya geerdi. lkemizin en mehur toplu kavgalar lunaparklarn kavgas ve pazarclarn kavgasdr, ikisinin de sebebi ayndr: adr kazklar... Aslnda milli savalarmzn ana sebebi de bu deil mi, adr buraya atk ama, kazklarn bir ucu Musul'da, bir ucu Bosna'da... adr kazklar sklr, yeniden snrlar tayin edilir, bir saat sonra hibir ey olmam gibi birbirlerine kebap smarlar, yine araba balarlar. Yar szm Aye'yi eski model bir arabaya koyup bir yerlere giderlerdi... Sivrisinekler kitabnda okumutum, biz sivrisinekleri duvarda ldrdmz sanyoruz, oysa onlar, hayatn mutluluunu ilerine yle doldurmular, yle emmiler ki, tadn sonsuzluun, derin mutluluk onlar kprdatamayacak hale getiriyor. Bir nevi altn vuru duvardaki durular. Biz ise hain bir terlikle ldrp, kurtulduumuzu sanyor, pek

413

ahlkl evimizi tm ktlklerden korumu oluyoruz. adr toprakt, mntka temizlii gibi pleri toplar, sularm. Eksik sigaralar tamamlar, Aye'nin bitmek bilmeyen alveriini yapmak zamanmn ounu alrd. ok gemeden yerden bitme bir yardmc bulmutum, adrn iine kadar girmi alt-yedi yalarnda bir ocuk, nereye gitsem peimden geliyor, ne desem annda yapyor, nce halkada altrdm, sonra langrt masasnda i verdim, bana minnettarl mrboyu bitmedi, aradan yirmi yl kadar geti bakanlarla grmeye baladm onu, bir defasnda beni ziyarete geldi, hatrladn m aabey neyse hikyeyi datmayaym, Uur akc'y ldrm, sonra da onu ldrmler. Evimiz Lunapark'tan grnyordu, onu srekli evden bir ey almaya gnderiyordum, bir defasnda yorgunluktan, evde szp uyumu, akama kadar aramak iin anonslar yaptk, polislere haber verdik... Mezarln stndeki evimizin arkasnda byk bir sur gibi, dehet byklkte bir kayalk vard. Evimizin stne

414

dt decek, evimizden on-onbe kat byk, yz ton mu, bin ton mu, byk bir ktle... Kardan grldnde rktyor insan. Kayann altndan srekli su akyor. Gelip geenler, kr bugn de dmedi, deyip dualarla geiyor. Lunaparklar sonbahara doru gider, giderken, kaya dmezse, gelecek sene de kalrz derlerdi, okullar balard, kazandmz paralarla okul iin ayakkab, ceket, kitap alrdk. Patronun ince, uzun sarn hanm Meltem abla, bavullarn toplam, adamlarna tattryor... Yanaklarm skp, gelecek sene fok bal getiriyoruz, dedi, seni Aye'nin yanndan alacam, foku biliyor musun, insana benziyor, gzleri, az, burnu, byklar, insan gibi her eyi anlyor, biliyor, dedi... Gzmde foku canlandrdm, insana benzeyen bu hayvan k boyu dnp, Meltem ablalardan kalan viski ielerini, annem zeytinya, sirke iesi yapp, gelecek sezonu beklerdik... Umduum gibi kmad, fokun topal bir bakcs vard, ne hortum ne de musluk vard,

415

elimde iki kova, bir mahalle teden gn boyu durmakszn su tayorum, lyorum, fok havuzda oynadka sular azalyor, fok havuzdan kp toprakta srndke, topal bakc suyu kafasndan aa dkp bitiriyor, patron da gz gibi koruduu bu hayvan izlemek iin yanmzdan ayrlmyordu. yle yorulmutum ki, bir kenarda usulca alamaya baladm. Topal beni patrona ikyet etti, patron: "Hadi lan Aye'nin adrna" diye kovdu. Ertesi gn Meltem abla annemle konutu, "Hanm teyze, bu olunuz ok ili, efendi, yazk olmasn ocua..." deyip i vermek istemediler. Para iinde byk bir skandalm vard zaten, annem, "Hi mi uygun bir yer yok" dedi, artk isiz kalmtm. Mecburen bamsz almaya baladm, sakz iine giritim. Aye her gn beni aryor, inese de inemese de "Ver ulan Kleopatra surdan on tane sakz" deyip, be saatte satabileceim on sakz birden alyordu... ou zaman Aye, ne yapyon lan Kleopatra diye tezghn banda beni konumaya tutuyor,

416

sadan-soldan konuuyorduk, uzaktan, byk kayay ve altndaki bizim evi grd, "th th" deyip kulan ekti, demirden boruya defa vurdu, "Yazk, orada insanlar nasl yayor?" dedi, "Patron da orada kalyor" dedim, "Sizin ev mi oras!" dedi korkarak... Aye ne zaman bir eye zlse, birine acsa, hemen dilencileri, ocuklar arr para datrd. "Oras bizim ev Aye" dedim, Aye inanamad, "Ka tane sakz var ulan kutuda" dedi, saydm, onondrt tane, "Ver ulan hepsini" dedi, bu benim hayatmda yaptm en byk ticari alverilerin banda gelir! Kayann her an bamza decek olmas, bilincime yle ilemi ki, aradan yirmi be-otuz yl gemesine ramen, yolda, kahvede imdi dt, decek diye kenara ekilir, kaarm. Yllar sonra Trabzon'a gittim, kaya yllar nce byk bir grltyle dm, koca evi, kola kutusu gibi altna alp ezmi. O an Allah'tan evde kimse yokmu. Yz milyon yl orada duran kaya, biz tandktan be-alt sene sonra dm olduuna gre, Tanr, terliini

417

hesaplca kullanm... Kayann dm halini grdm, evi ezmekten te, sivri ucu evi, topra delip, yerin dibine saplanm ivi gibi. Bir yerlerde, yoksulluk, deprem, felaket haberleri grp, kck ocuklarn byk kayalar altnda ezildiklerini grnce, aklma, bu kaya gelir. Acmam ve zlmem, rendim artk her eyi, paralanm beyinleri duvara yapm ocuklarn, hayat denen eyin zn yle emmiler ki, kprdamadan, sessiz bir sonsuz mutluluk iinde, bekliyoruz her gn, kaya, dt decek... ocukluumu, yoksulluumu yle derin emip duvara yapmm ki, kaya dyor, ka deseniz de, ben buradaym... adrmn kazklar ite bu duvarda, benimle ayn yoksul ocukluu yaayan yz binlerce ocuun yreklerinde. Korkum yok kayadan! Bakalar dnsn, balarna decek kayay... Bakyorum etrafma insanlar hret ve para iin neler yapyor? Sanki biz nerede bydk? O kayann altnda Oxford'dan byk bir mektep vard, annemin tlbenti altnda orada okudum. Adm Nihat Gen.

418

Dnlmez Akam 1953'n bir mays gnne gidelim. Zati Sungur, Sihirbazlar Kral gsterilerine devam ediyor. Muammer Karaca Tiyatrosu Cibali Karakolu'nu sahnelemekte. En beenilen trkc Zehra Bilir. Radyoda yurttan sesler korosunu, nl derlemeci Muzaffer Sarszen idare etmekte ve halk hzla radyo sahibi olmaktadr. orum'da 1945'te 657, 51'de 2021. Mula'da 1945'te 995, 1951'de 3291. Nide'de 1951'de 1237 radyo vardr. lham Gencer Ayten Alpman ile evlidir, radyoda dans ve caz mzii programlarnn vazgeilmez ismidir. Orhan Boran radyoya yeni girmitir, hafif Bat mzii sunmaktadr. Yaar Gvenir henz gen bir yldzdr. O gnn radyo tiyatrolarndan bugne kalan tek isim ise herhalde Zihni Kmen'dir. Spor programlarnn nl ismi Eref efik'tir.

419

Harika ocuk dil Biret, Fransa'da tam da okulunu bitirirken parma dolama olmu, lkemiz byk bir endieye garkolmutur. Sanat mziinin tartlmaz klasii Mnir Nureddin seyrek ve klas konserler vermekte, en ok para kazanan sanatdr. Fantastik ve yeni gen bir deha ortal sallamaktadr: Zeki Mren. Mahmur ve uykulu mzik dnyasnda, tahtna ok erken oturdu. Doktor Aladin Yavaa, lgnlklardan hazzetmeyen ama ak dedikodularndan da kurtulamayan adndan sz edilen ikinci byk sanatdr. Mziin kalesi, hatta sosyal hayatn her eyi Ankara ve stanbul radyolardr. Sanat mzii, Cumhuriyet'in ilk yllarnda radyoda yasaklanm, byk yetenekler mrlerinin uzun bir dnemini kenarda kede parasz, pulsuz fukaralk iinde geirmitir. Sanat mzii zel koro ve kiilerin evlerinde suni bir hayat yaadktan sonra 40'l yllarda gerek bir patlama yapm, duygusal derinliklerimize kar konulamayaca herkes tarafndan anlalmtr.

420

Sanat mziinden uzak kalan halk, 40'h yllarda nl arkc Abdlvahap ve Glsm'n arkl filmlerine komu, bu ilgi zerine, Selahattin Pnar ve biraz da Saadettin Kaynak sanat mzikli filmlerle byk hasreti sona erdirmiti. Dnyaya kapal kk ve irin lkemizde sanat mzii her-eyimizdi, 50'den sonra radyolarn tek hakimi fasl ve ark programlar oldu. Yakn tarih iinde topluca etkisinde yaadmz en byk sanat dal, kukusuz sanat mziiydi. Pek gzel bir kadn olan kran zer'i bugn kimse tanmaz. Hatta, uzun boyu, Avrupai gzelliiyle Mualla Mukadder efsanevi bir sesti, hayranlar, kk bstlerini bfelerine koyuyordu. Bugn nostalji niyetine bilinenler, Hamiyet Yceses, Perihan Altnda Szeri, Safiye Ayla, Mzeyyen Senar'dr. stanbul'da Tepeba, Ankara'da imdi Altnda belediyesi olan Esenpark gazinolar mehurdu. Gnl Yazar'n kardei Belks ziner de nlyd; sonra film mzikleri yapt.

421

ok sonra Ulumemeler lakabn alan Nigar Uluerer, o gn de mehurdu. Ve hepsi birer yldz: Mediha Demirkran, Behiye Ak-soy Fahriye Caner, artk iyice yalanm Melahat Pars, evriye Ceyhun, Mzehher Gyer, Vecihe Daryal, Nevin Demirdven, Suzan Gven, Mediha Fidan, Mualla Arac, Mualla Gkay Sevim alayan (Adnan Menderes'in metresi), gibi nicesi arasndan bugne kalan tek sanat Gnl Yazar'dr. Tm bu kadn sanatlar tarihimiz boyunca ilk defa kiisel servet sahibi olan, sanatlarnda nc, kitlelerce alklanm, ehirden ehire, lkeden lkeye tek balarna koturup, yeni bir dnyann kapsn araladlar. rkek, duygusal, ar utanga ve kapal kadnlarmz bu nc isimlerle, mahalle arasndan ehre iniyorlard. Mahremiyet kalkyor, parlak ve gizemli aklaryla dilden dile geziyorlard. Denilebilir ki, Cumhuriyet'in ilk yllarnda lmcl bir kaza geiren sanat mziini

422

yeniden gnllere yerletiren bu nc, modern kadnlardr. Cumhuriyet devrimleri sanat mziini yasaklamt ama, cumhuriyet nimetlerini ilk kullanan bu isimlerdi. Bu kadn sanatlarn birou Gnl Yazar' hoppa ve lakayt bulup dlamak istemitir. Aslnda sanatlarmz "arballar" ve "hoppalar" diye ikiye ayrabiliriz. Gnl Yazar yirmi yandan sonra makyajla gzelliini rtt, yine de ta bebek gzelliiyle krk yl hkmdarlk kurdu, ancak, Gnl Yazar'n 1620 ya aras gzellii tm rakiplerini kskandracak dzeydedir. Gnl Yazar'n henz 17'sinde krd fndklar yle bir hal ald ki, 50'li yllarda dedikodu gazetelerinde kendisine nasihat yazlar boldur. Halkn yalnz sesinden tand, asil ve kilolu arkclarmzn hkm srd radyolarda ona yer yoktu. O da ansn gazinolarda ve dedikodu stunlarnda denedi. (Can Dndar'n Ajda Pekkan ile ilgili bir belgesel yapp Trk kadnnn 60'l yllarda

423

sosyal deiimini, pek irkince ve cilal vglerle bu isim etrafnda gelitirmesi ok cahilcedir. Yukarda ismini saydm kadnlarn kadnlk ve klk durumlar bir yana, hi deilse Gnl Yazar'a uzanabilseydi, nk belgeselinden anladm kadaryla Can Dndar, "modernlikle" hoppal kartrm...) Bu kadnlarmzn ounluu, kklerini, saraylarm kendi elleriyle ina etmi, dnemin byk iadamlarndan daha ok inanlmaz servetler yapm, ve tabii dillerinden de "Neyleyim kk, neyleyim saray, iinde gezinen yar olmaynca" arksn drmemilerdir... Evet, sevgili karilerim. Bir zamanlar yreklerin en harika sarholuu olan sanat mziimizin dertleri, trafik canavarndan beterdir. nce, "Trk sanat mzii" diyoruz ki, "Trk" kelimesi fazladr, yanltr, milli fanatikliimizin rndr. imdi, yoksulluk iinde len Tatyos Efendi gibi bir yn kavgal ve ateli yrek sahibi gayrimslimleri nereye koyacaz? Gayrimslim sanatlar, rlplak

424

bir strapla yzlerce eser ina ettiler! Bu topraklarda ac ekmenin "Trkesi" olmaz. Adriyatik'ten in Denizi'ne kavram burada dorudur, bu acl kalplerin tutsakl, Iran, Hindistan, Msr, Macaristan, Yunanistan gibi geni bir corafyada bir yn yumuak hatra brakmtr! Kanun, ud, tanburdan i dkercesine tnlayan sesler corafyamzda mkemmel bir ruh trajedisi oluturmu, karamsar ezgileri bizleri biimlerken, vahi ve kudurgan Moolluktan, sert ve kt zevklerden, kirpik gibi ince, kederli insanlar olu-verdik. Asrlarca, Musevi, Hristiyan, Ermeni kiliselerinde dahi bu arklar okunmu, duru yaz rzgrlarnn meltemiyle benzer tutkulu aklarn sakin tabiatl insanlar oluverdik... Cumhuriyet Trkiyesi hem sanat mziini yasaklam hem de bana Trk koymu. 50li yllarn sanatlar Badat'a, Kahire'ye, Yunanistan'a konserlere gitmi, bugn korkun bir azapla bu frtnann duygulu patlamalar sona ermi, yerine, brahim Tatlses ve Tarkan

425

gibiler ayn corafyada beeni toplamaya alyor. kinci dert, onbinlerce eserin notaya alnmam olduu iin kaybolmu olmas. Sadettin Arel-Suphi Ezgi gibi birok nl bestekr hayatlarn bu eserleri notalamak, derlemek zerine kurmutur. Ancak, modern an hayat ssna uymayan bir "kan" var burada. Eski byk sanatkrlar eserlerini tanmadklar, dostlar, talebeleri olmayan insanlara vermezlerdi. Gizli tutarlard. Eserlerinin alnacaklarna, kt kullanlacaklarna inanrlard, kskanrlard eserlerini, deitirilip, baka trl okunacaklarna, piyasa adamlarnca katledileceklerine inanrlard. En deerli sandk insan hafzas ve kalbiydi. Dedikleri doru kt. Sanat mzii notadan renilen mzik deil, mek, yani ustann dizi dibinde renilen bir mziktir. Notaya dkmek, onu yurdundan, (yani kalpten) kovmak gibi bir ey oldu.

426

Bir eseri tayacak sevgili talebeleri yoksa, brakn o eseri kaybolup gitsin, nk bakalar o eseri "yemek" ve "para" olarak grr, bugn yle de oldu. nc dert, konservatuvar eitimi; konservatuvar eitimine kurtarc gibi bakldysa da, en hznl kalplerle ykanm binlerce beste, "etik" dersinden habersiz, yzlerce zpr ocuun teknik oyunca haline gelmitir. Ve hatta, bir milletin en mutlu en acl insanlarnn elinden km eserleri, herkesin okuyamayaca, bir "etik" yasa koyulmas arttr! Sanat mziinin kapal perdeler ardnda ldrld bugnlerde, eserlerini bir gl gibi kskanan o gnn byk bestekrlarna sayg duyalm ve notaya geirmek istememelerinin cahilce deil, bilgece bir tavr olduunu artk anlayalm... Konservatuvar eitimi ve nota, hazr kalplar elinde bir eserin herkes tarafndan ayn ekilde, ayn tarz ve tavrda sylenmesini ortaya karm, bestelerin kabark, cokun,

427

sarho edici gcn yok etmi, bir dokunmayla bu hassas kelebekler kalplerden kalplere gezintilerine son vermitir. Bir baka dert, Hac Arif Beyle balar, bahar yumuaklyla ruhlara ifa bu ses, gerek bir dehayd ayn zamanda. Zaten tm belalar dehalardan gelir. Akam aklna gelen arky, sabah okuyordu. te bu allmadk "pop" bir durumdu. Bir ark, stnden mevsimler gemeden, o an, birden, seyirci karsna kabilir miydi? Hatta "seyirci" var myd? Alk, beeni tuhaf duygulard. Galata ve Yenikap seyirciye deil, huu ve vecd iinde toplu bir ruhsal hayranln yreinde okunuyordu. (Mziimiz ikiye ayrlr, din mzik, dind (ladini) mzik. Din mziin mek edildii yerler Yenikap ve Galata Mevlevihaneleri, mehurdu. Dind mziin kalesi ise sarayd. Enderun (saray ii demektir) mekteplerinde okutulur, talebeler yetitirilirdi, ite bu talebelerden emi Dilber arkadalaryla iddiaya girmi, bu

428

hocay batan kartrm diye, kartt, dehamzn hayatn mahvetti...) Hac Arif, saraydan kovulmutu ama, "Olmaz la" gibi arklar, fazlasyla ar ve dar ve baml yrekleri yakp tututuruyordu. Hac Arif sonra gelen Lemi Atl, sonra gelen Mnir Nureddin ve onlarcasnn ak dedikodular bitmez, paparazzi vaziyetleri bugnden hi de eksik deildir. Hayranlarnn i dnyalarnn dedikodularla istila edilmesi, destans ahsiyetleri allak bullak etmitir. nc bir dert, eserler ihsan karl, para karl yaplmaya baland. Sanat mzii yalkonak piyasasnda zenginler mutfanda arlatanlayordu. Szl eserlerin ruhunda zaten bir "srtklk" vard, burada bir kavram daha ortaya kt: Piyasa mzii. Sanat Mzii, incesaz takm denilen tam teekkl, kabasaz denilen bir cmb, ud ve darbukadan ibaret, in-cesaz-kabasaz diye de ikiye ayrabiliriz. Kabasaz takmnn bu hayta ls, kahvelere, gazinolara Sulukule'ye bugnk Kumkap'ya giriyor, incesaz takmnn tm klasn harcayp,

429

maymunlatryor. yle ki, kabasaz takmndan bambaka bir mzik tr kt ortaya, brakn Adnan ensesler'i, Zeki M-ren gibi sanat kimliinin yksek, azgn ateinin ruhunda yanan esiz sesler dahi, son yllarda yle snepe ark szleri yazdlar ki, hafiflik ve bayalk yuhalanacak aalktadr. nk en byk dert, Hac Arif Bey'le moda olan "ark formundayd"? O gne kadar, Itri ve Dede Efendi'nin, kr semai eserleri revata iken, Hac Arif Bey'le bugn ark dediimiz, iinde szler olan ark formu moda oldu, bugne kadar saltanatn srdrd. Bugn kitlelerin tand sanat mzii budur. imdi, sanat mziinin o byk szsz kr ve semaileri yedi kat yalnzlk iindedir. Onlarn bodrumdaki ackl hallerine bakan hibir yaync yoktur. Bir baka dert, basklar, kurallar, ynetimle ilgilidir, yani, devletin sanat mziini ele geirmesiyle.. Cumhuriyet dnemini iyi anlayabilmemiz iin, iki sembol ismi misal olarak verip, tartabiliriz. Biri, Tanburi

430

Cemil'in olu Mesud Cemil, ki, tek otoriteydi, o da balarda, mziimizin eskimi olduunu, syleyip sanatseverleri zd, ama mziimizin radyolarda saltanat srmesine byk emekler sarfetti. kincisi asla Mesud Cemil olamayacak Nevzat Atl'dr, ki arkasnda tarihi Ylmaz ztuna vardr. Mzii sac partilerin siyasetine sokup, TRT ve bakanlklarda mziini kurumsallatrd. TV'de izlediimiz Nevzat Atl konserleri mzikseverler tarafndan "kilise korosu" ilan edildi. nk Atl, korodan ritm saz kartm, halk ekran banda onyllar boyu uyutmay baarmtr. Mziimizin lmesinde ba cellat Nevzat Atl'dr. Bir baka dert, sanat mziinin erkei kadnslatrd, mesela Blent Ecevit dahi, sanat mziinin insan kadnlatrdn ilan etti... Bir baka dert, cumhuriyet alfabesiyle kaybolan Osmanlca harflerin ayn-gayn gibi, grtlak gzellii ve derinliinin kaybolup, tm seslerin az boluundan kmas Zekai Tunca

431

gibi bir sr fiyonklu, zeytinya seslerin ortaya kmas... Buna bir de imaj sorunu eklendi, erkek arkclarmz irkin, kart pezevenk klkl bulununca, TRT, Sami Aksu gibi yumurta suratl, Yldrm Beki gibi begonya gzl gya yakkl tipleri piyasaya srp, onlarca yl ans verdi, spanya'da erkek arkclar kkken hadm edip, kadns ses ararlarm, bizim de kadns seslerimiz bir trl moda olamad. Ancak, ok bozuk bir "gay" pazar tredi ki, imdi mzik dnyamzda byle tiksinti uyandran bir kabile kol geziyor. Bir baka dert, makam aralklarnn tm koordinatlarnn denenmi, doldurulmu, yani mziin "tamamlanm", yani "ihtiyarlam" olduu iddias. Bir baka dert, ark szlerinin glnlkten te bozukluklar tamas. Ruhu hibir sevgiyle zorlanmam, kendini ark sz yazar sanan bir sr frlama iportac herif, getiimiz otuz yl iinde akllarna gelen her eyi kada dkp, milyarlar ve hretler kazand.

432

Testere suratl bu adamlarn elinde sanat mzii korkun saldrya uram, bozukluun ve aptalln dibini bulmulardr. Akam oldu, akam oluyor, akam olacak, hzn geldi, hzn gidiyor, cmleleriyle dolu onbinlerce ark, fare srleri gibi ruhlar istila edip rtyor. Sanat mziinin dier byk derdi "melankoliyle" ilgilidir. Abdlhak Hamid'in "Her yer karanlk" Makber arks yzyldr zirvede, bir de peinden "Hastaym yayorum" arks onlarca yl zirvede.. Abdlhak Hamid, Makber'i, Hindistan'dan gelirken gemide lmekte olan karsnn banda yazmtr, yolculuk aylarca srm ve bu rpertici karanlk sahneler ruhumuzu demir halkasyla esir ald. Zaten muhafazakr melankolinin, mezarla, kabirle, trbeyle, ah ldm, geberdim nidalaryla bitmeyen bir derdi vardr... Bu bir "karanlklar cokusu mu?", yoksa, ruhun tanrsal neesine indirilen barbar bir balta m? Tartmak lzm. Ancak, Abdlhak Hamit, bizi burada karanlklar iinde brakrken, kendisi

433

Londra sefirliinde, tiyatro localarnda 15'lik ngiliz kzlarla hana-finalardan geri kalmamtr. arklarmzn bir dier yars da, yzyldr bu lke sanki hi sava grmemi, darbeler grmemi, yoksulluklar yaamam gibi Lale Devri'nden kalmadr, soyut gzellik merak artk sapk ve vampir bir psikopatlk dzeyindedir, Divan iirinden kalma, lale, smbl, akasya, gl, emen tr bitkilerle, garip sbyanc bir sevda, artk kart pezevenk tad veriyor. ark szlerimizden ak, karanlk, ay, akam, gece, dert gibi yirmiye yakn kelimeyi kartsak, geriye bir ey kalmaz, iirme kelimeler arklarmz istila etmitir, byk cokulu rmamza ehrin tm kanalizasyonlar karmtr, artk ayklamak da imknszdr. Dama oynayabilecek kadar becerisi olmayan insanlar ortalkta "byk bestekr" diye geziniyor! Ve artk herkes sanat mziine "Bize kafay buldursun" diye bakyor. Bir yemekhane kedisi Sibel Can bile bu mziin

434

assolisti oluyor! Bugn arkclarmz o kadar ince arklar syledikleri halde, o kstah, ev kabadays suratlar deimiyor, nk hepsi krk haramiler, arklarn repertuvardan geirmek, ya da satmak iin her trl dalkavukluu meslek edindiler! Yetmi yl nce, kantolarn szleri dahi hafif bulunur, aalanrken, o kanto szleri dahi bugn mucizevi gzellikte deerlendiriliyor. Yanaklaryla cier yemi hovarda ruhlu bir sr frakl adam, TRT'yi istila etmitir. Korodaki zebani kadnlar, gestapo efi suratlaryla onyllar boyu bize arklar sylediler. Bir baka dert ki, aalk kompleksimizin artk sicili olmutur, amz artk oksesli aym... Sanat mzii name mziidir, melodik yapdadr, tek izgiyi takip eder, oksesli mzik, ayn izgide birden ok ses, yani orkestrasyon yani seslerin ahengi, yani armonik yapdadr. oksazh mzii oksesli diye anlayan Yldrm Grses gibi ucubeler bile devletin azyla konutu. 50 yldr ekranlarda

435

bir sr adam, nemli, ok nemli i yapyormu gibi bu muhabbeti uzattka, uzatt. Ve hepsinden daha byk dert ki, yz tane roman kar, ko-rodakiler, piyasadakileri sevmez, torpilli solistler sevilmez, darda kalanlar torpillilere gcktr, lanet okur... Mzikten anlayan tafralar iine bir dier ksm, azizim ben Bekir Stk Sezgin, ya da inuen Tanrkorur'u, ya da Serap Mutlu Akbulut'u seviyorum diyerek cilas bozuk bir klasla kasntl konumalarna doymak bilmezler. Hem devlet hem MHP faist olabilmek iin yllarca didinmi, ancak kurumsal zeklar olmad iin paldr kldr karga tulumba bir faizm uygulamlardr. Maalesef lkemizde en sert faist yap sanat mziinin ynetiminde ve ruhlarmz bu ges-tapolarm elindedir. Hayattan ve ince hznl arklardan szetmek bu halka, bu kadar ar bir maliyete mal olmamalyd.

436

Kyller Piyadeler smet nn, Recep Peker, Refik Saydam, kr Saraolu, emsettin Gnaltay vs. Tek Parti Dneminin babakanlardr, sac-solcu tm tarihiler, yakn tarihin en grkemli sansrcleri olduu fikrinde ittifak halindedir. niversitelerde nklap dersleri "meddah geleneiyle" anlatld iin tm genler Mustafa Kemal'in en yaknndaki ismin smet nn olduunu sanr, 1924-25 ylma kadar Mustafa Kemal'in en yaknnda, Ali Fuat Cebesoy Rauf Orbay Refet Paa, Fevzi akmak, Kazm Karabekir, sonra smet nn, ardndan Adnan Ad var, Halide Edip, Fethi Okyar saylabilir. Yzylmzn en souk gn, 1924-25'te Mustafa Kemal'in canyolda arkadalaryla, saltanatn kaldrlmas ve satr gibi sert devrim kararlarna balad gndr. Sakarya Sava'ndan sonra Fevzi akmak'a mareallik unvan verilmitir. Kazm Karabekir dou cephelerinin masals kahramandr, Rauf Orbay

437

tarihimizin en kara gn Balkan bozgunundan sonra Ha-midiye sava gemisiyle Akdeniz'i birbirine katm efsanevi bir kahramandr, Ali Fuat Cebesoy, Mustafa Kemal'den sonra handiyse stiklal Savann her eyidir... stiklal savann mermer stunlar ite bu soylu, gururlu inanlmaz adamlard. Onlara gpta edelim, Bat'nn en azgn siyasetlerinden, tarihin o gne kadar grd en byk yangn ve talanndan bu toprak parasn, uykusunda glen bebein saflyla kurtardlar! Hi kukunuz olmasn ei bir daha gelmemi esiz kahramanlard, ardlarndan birka kuru hatrat dnda, ne bir roman, tiyatro, sinema, ya da nerede doup ldklerine dair kuru bilgiler dahi anlatlmaz. Bu peri masalnn kt kalpli kraliesi yoktur, Mustafa Kemal'in, cephe, silah, dava arkada, hepsinden te teklifsiz bir samimiyetle dertleip yangndan yangna kotuu arkadalaryla yollarnn ayrlmas, cumhuriyet tarihinin en trajik andr.

438

Yetmi yldr fkeden kudurmamzn sebebi budur! Tek parti dneminde bu byk kahramanlarn konumalar yasaklanm, hatratlarna sansr koyulmu, srlm... O gnlerin tarihileri, canyoldalarnn yollarnn ayrlmasnda bir kt kalpli kralie bulurlar: smet nn! Her neyse ortada bir ahlkszlk yok, byk kahramanlarnn gururlar, buzul paralar gibi arpt, hakl olanlar "tac" brakp gittiler! 25 yl sonra Celal Bayar, Adnan Menderes ite bu bastrlm, srlm byk kahramanlarn efsanevi gcyle iktidara geldiler! Bu topraklarn hakiki sahipleri kuvaclar ise, ite kuvaclar Mustafa Kemal dnda brakp gittiler, ya da, vey ocuk kimdi, smet nn'nn tek partisi mi, yoksa tac brakp gidenler mi? Demokrat Parti'yle 'Demokrasi' gmlei giyen kahramanlarn hem huyu deimiti, hem grnleri, asla bu kahramanlarn partisi deildi, ama byk miras bozuk para gibi harcadlar, Amerikanc, liberal bir siyaset, ve

439

radikal slm' kprtp martan bir zihniyet. DP emsiyesi altnda kimler yoktu, bu kahraman ittihatlar asla sevmeyen Necip Fazl'dan, Necip Fazl'n masonlukla sulad, DP'nin propagandist liberal Amerikanc yazar Ahmet Emin Yalman'a kadar... Saraolu dneminde basna, Allah'tan ve ahlktan bahsetmek yasaktr diye de okunabilen yasaklar vard. DP bu tavra karyd ama, yasaklar akln biraz daha oynatt, soylu demokrasi kahramanmz deliriyordu... 1936'l yllarda Ulus gazetesi M. Akif'in yazd stiklal Mar fazlasyla din arlk tayor, lik rejime zarar veriyor, deyip mar smarlad. Necip Fazl, Falih Rfk kanalyla kendisine de yazmas sylendii, hayatn anlatt kitabnda o gnlerde paraya olan ihtiyacndan Byk Dou Marn yazdn anlatyor. Bugn Mslmanlarn lik dzenle tek kontak noktas olarak grd stiklal Mar'na kar yeni mar yine bir slamc yazar yazmt...

440

Byk Dou ismi ilk defa bu iirde ortaya kt... Hem Necip Fazl hem Byk Dou ismi 50'li yllar kasp kavuruyordu, bugn dahi o gnn Byk Dou dergisi efsane bir isimdir, byk bir kutsal hareket balamt, Necip Fazl'n iiriyle: Surda bir gedik atk, mukaddes mi mukaddes, ey kahpe rzgr artk nerden esersen es!.. Necip Fazl'n Menderes'le para ilikileri Yassada durumalarna kadar sarkar, bu yadsnacak bir ey deildir, Trk siyaset tarihinde o gne kadar ve hatta bugne kadar iktidardan dergi, gazete iin para almak "siyasi bir gelenektir". Necip Fazl, muhafazakr, Amerikanc, liberal izgi izleyip Demokrat Parti'yi ynlendirmeye alan Ahmet Emin Yalman'a masonluk sulamasyla saldrr, sonunda Malatya'da Ahmet Emin, bir Byk Dou sempatizan, Hseyin zmez'in kurunlarna hedef olur !

441

O gnlerde basnda en ok tartlan 'irtica' hareketi, bugnn samimi tarikatlar tarafndan dahi 'banaz' bulunan Ti-canilerdi... ktidar herkesi kt yapar, lm herkesi kutsallatrr, bu gerekten byle midir, hzla atlayalm 70'li yllara. Adalet Partisi, Menderes'in devamdr, aynen Amerikanc, liberal, muhafazakr izgiyi srdrr, aynen tarikatlarn desteini alr, hatta, 70'li yllarn Tercman gazetesi, aynen Ahmet Emin Yalman'n Amerikanc liberal izgisini srdrr. Bugn bu izgiyi devam ettiren, Mehmet Barlas ve Nazl Ilcak'tr, Mehmet Barlas'n Ahmet Emin'le ikinci benzerlii, ikisi de Trk basnnda en ok seyahat eden yazarlardr. Kr ld, badem gzl m oldu, 70'li yllarn Tercman gazetesi, Menderes'in aslmas zerine yepyeni bir demokrasi yks ina etti, aslma olaym, binlerce ayrntsyla dramatize ederek yepyeni bir demokrasi gelenei uydurdu! Bu gelenek, Menderes ve neredeyse onunla zde, mazlumlarn demokrasisiydi. Cier

442

paralayc ykler yle bir hal ald ki, 32. Gn programnda belgeseli anlatldnda, halkmz gece yars pijamalaryla Menderes'in ant mezarna kotu... 60 ihtilalinden sonra merkez sa partiler artk, Rauf Orbay Cebesoy, Fevzi akmak, Karabekir Paa'dan hi mi hi bahsetmez oldular, varsa yoksa: MENDERES!.. Karlarna dman olarak aldklar g ise, Tek Parti Dneminin devrim bekisi Silahl Kuvvetler! Bylelikle parlamentonun merkezine iki siyasal kanat yerleti: Birincisi gcn Atatrk ve devrimlerinden alan lik, Kemalist sosyal demokrasi, dieri, gcn demokrasi kahraman Menderes'ten alan, Amerikanc, liberal, muhafazakr gr! Alm yldzlarla tarih ne esiz yaratktr, ite son yirmi ylmzda Menderes geleneinin bakanlar, Silahl Kuvvetler'in en honut kald savunma bakanlar oldular, bugne dein... Son krk ylmzda bu lkede en deerli mal nedir derseniz, Menderes geleneiyle siyaset yapmak derim. Her neyse, Menderes gelenei

443

merkezde erirken, merkeze doru cehennemden km radikal Islmi bir parti harekete geti, en byk parti oldu. Cehennemden km lgn Mslmanlarn partisi Refah'n da Menderes'e benzeyen yanlar vard, arkasna kylleri, varolar ve tarikatlar almt.. Ah uursuz sermaye, ne abuk bozdu tarikatlar. Hseyin Hilmi k'n talebesi, bata Enver ren, Atatrk dmanlndan, bugn devrimlerin bekisi, lik-muhafazakr bir hal ald, hatta, Silahl Kuvvetler saati yaymlayp, slamc televizyonlar iinde avangart programlar yaptlar: Avangartlklar: Seda Sayan gibi arkclar, bir sr masonik, dinsiz, liberal tipleri televizyona kartmakt. Sermayenin vatan yoktur ve parann ideolojisi tektir: niversite yllarmda sprgesi dahi olmayan Kur'an kurslar helalarnda deccal Atatrk diye baran onlarca gen, bugn orada, byk holdinglerde nasl, huy, karakter deitirip, konuma, slup olarak bambaka bir hayatlar oldu. Tek

444

kusurlar: Bir zamanlar radikal Mslmandlar. Uzun bir konuma yaparsnz, Mslmanlklarndan dahi utanr gibi olurlar. Ah uursuz insanolu, tek kusurun ahlk! Radikal slamc vakflar, tarikatlar, dn mason dedikleri, Amerikanc liberal dedikleri tezlerle yirmi yl gibi ksa bir zamanda kucaklap asrlarn hasretini giderdiler. Bir Fethullah Hoca ge kald. 80'li yllarda cunta tarafndan aranyordu. zal'n ke dnc, tarihimizin en byk talan kredi treninin son kompartmanna yetiti. Ksa zamanda televizyon kurdu, cemaatini dnyaya amaya alt, o da Silahl Kuvvetler saati yapacakt ki, Atatrk'e ballklarn ok nceden syleyecekti ki, cinsel istekleri bir trl bitmeyen apkn iktidarn kucana dt, tek suu: Ge kalmak! Attila lhan, Tanzimat'tan gnmze tm muhalefet hareketlerinin irticay kullandn syler, bu grnte doru, bilgi olarak tmyle yanltr.

445

Su katlmam bir komediye dnen iktidarirtica dzmesi, yani slmi hareket kyl ideolojisidir. Yazarlar, izerleri, tarihi, kitlesi kylyd. Bin yllk tarihi iinde, Baba shak Ayaklanmas, Pir Sultan, ahkulu, Celaliler, Kabak, Patrona Halil ve Merutiyet'te Dervi Vahdet! ve Cumhuriyetin ilk yllarnda eyh Sait isyan, hatta ekya, efe hareketleri hepsi kyl ayaklanmalardr. Demokrat Parti'nin kitlesi de kylyd, Refah'n kitlesi de kylyd. Hatta PKK hareketi de kyl bir hareketti, Urfa, Siirt, Mardin, Antep, Mara, Malatya, Elaz gibi ehir geleneinden gelen yerlerde hi tutunamamtr. rtica kyl hareketidir, ehirden irtica hareketi kmaz, ancak ehri basarlar. Artk kyden ehre g zayflyor, nfus art duruyor ve tarikat sermayesi byk holdinglere gz koymutur, kitleler Hak-l gibi kurumlarda modernleiyor. Tarikat sermaye, oligarinin son halkasdr, be-on yla kalmaz btnyle kenetlenirler, Menderes ve Adalet Partisi'nin sonradan

446

grme zenginleriyle nasl kenetlendiyseler, TGRTnin Amerikanc, liberal, muhafazakr holdinglerle memleket, vatan ve grev duygusunu bahane ederek btnletikleri gibi. Vatan haini bile olamayacak sahtekr sol yazarlar bouna orduya yalvarp durmasn, sermayeye olan dknlk akllara smaz bir agzllkle tarihin her noktasnda iktidarla ahbap avu olmutur, olacaktr. Muhtra, darbeler, onlar iin dzecekleri yataktan nce sylenmi tatl, nazl ak szckleridir! Ah iktidar ne byk yamann lenisin sen, her dini, her rk, her insan batan kartan! Tanzimat'tan gnmze yeniliki hareketler ise, Gen Osmanllar, ttihatlar, Kuvay Milliye, Trk hareket, "ehirli" hareketlerdir. Hatta Trk hareket, douu, gelimesi, anlalmas durumuyla halk bir hareket olarak tarih sahnesine kmtr. Padiahn kulu, Osmanl'nn tebaas gitmi, Trk hareketle insanmz, bireysel bir milli kimlik tadn marlara, iirlere yerletirmi, padiahn mlkne kar, Namk Kemal'den beri

447

"vatan" kavramn yceltmi, hatta Halka Doru dergileri karm, hatta ky kalkndrmak, kye aydnlar gndermek hareketlerini rgtlemitir. Trk hareketin Merutiyet'i ina eden ittihatlar, Cumhuriyeti kuran Kuvaclarn byk siyasal frtnasnn tm yazar, air, nderleri ehirli insanlard. Avrupal giyim tarzlar, Batl kitaplar okumas, modernizmi benimsemesi ve buna ramen, kendi topraklarna derin bir ballk, tarihlerine derin bir dknlk gstermilerdir. Tevfik Fikret, Namk Kemal, Halid Ziya, Enver-Talt-Cemal Paalar, Sleyman Nazif, Yakup Kadri, Refik Halid, Rauf Or-bay Ali Fuat, aklnza kimin ad gelirse, nicesi, yabanc dilden eviri yapacak, hatta -drt dil bilen, modern eitim veren okullarda okumulardr! ttihat ve Kuvac kadrolarn hepsi irticamn kaba grltsnn karsna gemitir. Bir savatr gidiyor ite, bir tarafta kyller, dier tarafta ehirliler. Biz buna yz yldr, bir akl hastas gibi lik-eriat diyoruz, birok

448

solcu yazar dahi yle bir dnp yenilikilerin yannda yer alyor, huysuz ve dalkavuk yazarlarmz zrdeli bir korkak olarak irticaya kar amansz kavga veriyor. Tarihi can istedii gibi kimse deitiremez, hi kimse ho vakit geirmek iin siyaset yapamaz, hi kimse modernizmden korkup, darbenin, muhtrann tarafna geip yzyllardr kylleri krbalayp, kyllerden kendine "kurban" yapamaz.. Aydn, modern alarn ehre kutsal armaanlardr, grevi, ehri, rk, cins, mezhep, dnmeden kylyle, iiyle blmektir, grevi, karsnda hangi g olursa olsun, milli geliri, insan haklarn, sosyal haklar, eite savunmaktr! Ancak kylden piyade en zor meslektir! Tarihte ve bugn dnya asker eitim sistemleri, kyl bir ocuktan nasl piyade yaplr dsturu zerine kuruludur. Emir ve komutlar ok basit ve tekrar zerine kuruludur, bu yzden ehirli ocuklarn

449

askerlikleri ikenceli, skntl, kyl ocuklarn askerlikleri ise elenceli ve maceral geer. Balangcnda Trk hareket halk bir hareketti, bu basit, emir komuta, slogan devrimleriyle irticadan "vatanda" yapmaya alt, olmad, nk, Trklk halk bir hareket olarak yoluna devam edebilseydi, modern, kentli, uygar, blen bir tavrla, ehre inmi kylleri sisteme katabilirdi. Yapamazd, nk kendisi kylyd. Yzyllardr lkemizde yepyeni bir kyl hareketi direniyor, ehirde! Bu "yeni kylln temsilcileri bir tarafta DYP, ANAP gibi partilere yuvalanm ke dnc mteahhit, vergi karan iadamlar, rvetle oynayp, kendi menfaatlerine ehirlemek aykr geldii iin kentli olmamakta direniyorlar. te medyas, ehirlememek iin direniyor, nk yalanyor... Kyl kalmak medyann da DYP'nin de iine geliyor, nk byk lalan ancak byle gerekletirebiliyorlar. Yeni kyl hareketin dier kanad, gya opera dinleyip, gya ada

450

gibi laflar edip, TRT 2'de Akama Doru programcs Seynan Levent zeksyla topluma kendince yn vermeye alan manyak bir sosyal demokratlk... Baka bir ayrmla, Refah'm kitlesini acemi kyller, ANAP, DYP, CHP'nin kitlesini ise profesyonel kyller oluturuyor. Solcular, saclar, Fenerbaheliler, beni dinleyin! Acemi kyl ocuklardan bir htle, bir komutla piyade yaparsnz. Ama profesyonellemi, yalakalam, ehri yuva yapm, parlamentoda palazlanm, mteahhitlerden, ruhu bozuk sanatlardan asla vatanda yapamazsnz. |, Dnn Demokrat Partilileri de bugnn Fethullahlar gibi helalarnda bir al sprge yokken, hepsi Atatrk'e deccal diyordu, bugn milyar dolarlar var, hepsi kul-kle olmulardr. 70 yllk krallmzn rpertici iktidarnn son gnlerindeyiz, mesela, on yl sonra, krallmzn karnn doyurmak iin nereden irtica bulup kapsna atacaz, 12 Eyll'de solcular verildik, sonra Krtler'i verdik, sonra

451

irticay verdik, doymak bilmez bu krall gelecekte doyurmak iin kylerde rtica' iftlikleri kurmamz gerekecek! Kardelerim, bir de acemi yazarlar, profesyonel yazarlar vardr. Profesyoneller; gzel kravat takp, cici dergilerde yazp, patronlarndan dl alp kendilerini "modern" sayar, kylleri krbalayp, kyllerin karsnda askeri imdada arp mutlu olur, modas gelir Krt olurlar, modas gelir Trk olurlar, modas gelir Fethullah olurlar; modas gelir 68'li olurlar, modas gelir put, ibne olurlar, genize kam smkten devrimci olurlar... Benim gibiler acemi yazarlardan olur; Spartaks'ten beri bildiini okurlar, tarih onlar nasl dourmusa yledirler, profesyonel yazarlar gibi toplumsal ve siyasal gleri kontrol edip srtn dayayacaklar scak minder bilmezler, nk ehirlidirler, nk, ehrin insan, modern an en yalnz yaratdr, onun zincirinde tek bir halka vardr; rlplak kendisi...

452

Dn saraya bal dalkavuklar, bugn muhtralara bal zppeler! Benimle konumak isterseniz, ayakkablarmzdaki cvk amurlar paspasa sileceksiniz, soytar klahlarnz komutanlarla ayn vestiyere asp, yle ieri gireceksiniz ve geirirken aznz kibarca elinizle kapatacaksnz!.. Deliler Matinesi Sokan banda taranm uzun dalgal salaryla iri iki gz nmden kaverdi, scack bir rzgr gibi iledi iime. Nedir, kimdir? Nereye gidiyor? Derin bir yaprak kokusu ruhumu istila etti. Peinden gidemem aresizliimi... artk ezberlediim bir efendilikle yoluma devam ettim. Elin kzndan bana ne? En gzel yerinden kopan bir keman teli gibi arplm olmak. Bu bana yeter. ncir tadnda bir hayal yaamak soylu bir duygu deil mi? Bu kadar yetmez mi?

453

Ardnda brakt esrarl klar iin hi tanmadan yanmdan geiveren kza insanolu adna sayglarm sunarm. te byle, dut kurusu tadnda kibar olunca da, mthi bir kuvvet bulurum kendimde. Kalbim, dalarn en temiz havasyla temizlenir. Kusurlu, sapk, gnah neyim varsa, o tertemiz dabann buzlu tadyla ykanverir. Tam da o hayalin iinde duyulmam, berrak, durgun sular bulur beni, artk rm suratl milyonlarca yetikin insann ak tmez beni. Ballanm incir rengi bir heyecanla yrrm, bugn de derim, hayatm kurtardm. Sokan ruhsuz penelerinden bugn de kurtuldum. Kaldrm talar som altna dnr ve iviyle mermere yaz yazyor gibi dnmeye balarm! Evet, ekip gitsin, bana ne? Bir kez onu grm olmak bana yetmeli!.. Ama, oban kpeklerini hani, otla, sebzeyle beslerler, et vermezlermi. Bir gn kuzularla akalarken kazara kuzularn kulan srr. Kann kokusu tattnda... yle tatl gelirmi ki,

454

oban kpei koruduu kuzuyu karr, paralarm. nk bir kez et, kan kokusunu tadan oban kpekleri, bir daha srde kpeklik yapamaz. Gittim ve bir aacn nnde bunu dndm. Srden atlmak istemiyorum, gidip o kzn etini de dilemek istiyorum. Aa, nmde donmu bir hayvan. Konutuka gzelleiyor. Salarna fn ekmi gibi kabaryor dallar. Ama nafile. nsandan baka ansn kim anlatabilir? Ak ve kahramanlk, ikisini de kaybettik, trapezdeki maymuna dndk. Gururun bittii yerde ak olmaz. Gururun bittii yerde mizah olmaz. Gururun bittii yerde herkesin ruhu kesesinde. Kahveye ekilip tm bunlar dnmeliyim. nsan zekdan baka hibir ey dinlendiremez. Zeky, aktan baka hibir ey kmldatamaz. Krk yan gemeden de akl ballanmaz. Bu bal, en hznl arklardan daha ince yakar insan. En iyisi, hi grmemi gibi davranalm, hi yokmu gibi...

455

Ankara'ya ilk geldiimde oyunda rol alan bir arkadan davetiyle ilk defa gittiim tiyatro, deliler matinesiydi. Hayatmda zaten, yedisekiz kere tiyatroya gitmitim, ama Ankara'da ilk, her eyi merakla izliyorum. Seyircileri pek tuhaf buluyordum ama, akl hastas olduklarm bilmiyordum. Sanyordum ki, Ankara'da tiyatro seyircisi byle oluyor! Seyirciler, ya abartlm bir avallkla, ya da ar incelmi bir szgnlkle, ama hepsi ciddiyetle ve suskunluk iinde etraflarna bakyorlard. Kadnlar ipeksi turuncu ve bordo kadife elbiseler giyiyor, ubuu fazlasyla uzun parlak siyah azlklarla sigara iiyorlard. Erkekler ounlukla pipo, ve kimse kimseyle konumuyordu. Vcutlar birbirlerine dnk, ama, biri tavana, biri yere, biri de hi kmldamadan kollarn badatrm bekliyordu. aknlm gizleyemedim, herhalde gerek tiyatro izleyicisi byle oluyor. Burada seyirciler byle. Aklmdan tm seyircilerin deli olabilecei gemiyor. Oyun baladnda, hi

456

kimsenin toplu alkladn, topluca gldn grmedim, hi olmadk yerde tepki veriyorlard ve birou oyundan ok srarla sahnenin deiik blgelerini kesiyorlard. Ve oyun arasnda, insanlarn tuhaflk tesi klklar, tablolar karsnda byl durular... ster istemez onlar gibi durmaya baladm, onlarn hareketleri gibi ar tepkiler veriyorum. Bir tuhaflk var ama, tedbiri elden brakmamak lzm. Bir hafta sonra yine tiyatroya gittiimde, pek laubali bir seyirci grdm, oysa normal seyirciydi bunlar. Yksek sesle konuuyor, akalayorlar. Durum biraz tuhaf dedim. Ben ne olur ne olmaz, taradan gelmi kelolan gibi tedbiri elden brakmadan, ilk gnk seyirciler gibi, salonun tuhaf yerlerine dikkatlice bakarak ve baklarm uzun bir sre orada tutarak... Arca bam dndrerek... Kollarm yavalatlm bir hareket gibi nden balayarak... Geriye dneceksem, bir dakika gibi uzun bir zamanda bunu yaparak...

457

Birka kii tuhaflkla bakt bana. Yz vermedim, iimden, tiyatro ok bozulmu, dedim. Hatta, onlarn, burann soylu havasna yakmayan davranlarda bulunduklarn ima eden jestlerle, gerek bir tiyatro izleyicisi gibi baklarmdaki sert byy bozmadan takldm. Her neyse, ben kelolan gibi, tedbiri elden brakmaya pek niyetli deilim. Kelolandan farkm, inanlmaz taklit ve uyum kabiliyetim. Elimde olmayan bir gvenle, kendimi o gnk havaya kaptrmm. Neden? Buraya ait hissetmek istiyordum kendimi. O delice durular yapabilmek iin neler ektiim ise, gen bir sanatkrn zel srlar arasnda kalsn, anlatmayaym. Tiyatroya defalarca gittim ve ilk gn rendiim grg kurallarndan asla taviz vermedim. Sonunda skldm anladm, aknlm zoraki gizlemeye gerek yok. nk tat almyorum. te orada ze zme dnmeye karar verdim. Birka ey de renmitim, salondaki en rahat

458

seyirciden daha rahat ve her eyi biliyor rahatlnda bir ukalalkla tiyatroda olup biten her eyi beenmez oldum. Ama, tiyatroda rendiim o delice mimikleri bir gnde terketmem mmkn deildi, bozukluklar, bu mimikler iinde dile getiriyordum, yani, gerekten "deli" olmutum. Aradan yllar geti, ok ey okudum, rendim, ama o deli duru ve baklarmdan vazgemedim. Oras tiyatro, dnyann en harika yeri. Zaten tiyatroyu yle hayal etmitim. Hep u hayali kurmutum; bir gn soylu ve incelmi kibar tavrlarmla tiyatroya gideceim ve orada karma bir kz kacak! Tmyle delilerden oluan seyircileri tam tamna taklit ettiim halde kmad. Bir gn o delice baklarmla fuayede asl aktrist resimlerini izlerken, o kadn grdm: Pek yah ve irkindi, ama, o gne kadar tandm en byk oyuncuydu! Nuren Girginko! Benden otuz ya kadar bykt, delice ak oldum ona...

459

ok koan insanlar okeli insanlardr, ben yle deilim. Maymun itahllar ak olamam insanlardr. Biraz nce grdm kzm iri siyah gzleri, ak olduum bu byk hayat filminin bir devam. Nuren Girginko onun sahnedeki hali. Bir bakas baka bir yerini tamamlyor. Hepsi tek bir insan, bu tam insan bir trl gerekleemiyor, hayatn herhangi bir annda, ondan bir paray, bir bakas giymi olarak karma kacak. kl nehirler gibi alp srkleyecek beni. Bu yzden komik gelse de bakalarna o delice duruumu bozmuyorum. Kendimce konumalarn, edebiyatm, annemin ine-iplik kutusuna benziyor, tm bu paralar alr, kahvede, yolda gezinirken birbirlerine tuttururum... ne-iplikle birbirine ilitirdiim bu krk yamadan seccade aklarm kmsemeyin, hepsi ayn gemide yayor. nsan yalandka gemisi de byyor. Bazen gen insanlarn ak intiharlarn duyuyorum, kk bir sandaln

460

batmas gibi, oysa, ellisinde lmesi bir insann, Titanic'in batmas gibi. nsan yalandka gemisi de byyor. Bu gemiye toparladm binlerce resim, hayal, jest, dnce, hepsine korsanca bir zgrlk tad vermek istedim. Ama ben, giderek delice duruumu kaybediyorum, nk taklit bir delilik bu, nk, gemim buzdana arpacak diye korkuyor, kendi gemimdeki sevgililerle baklarm dzeltip, durultacak iten sohbetim olmuyor. Ben mi yanl dnyorum diye sk sk lkemin gelmi gemi yazarlarn yeniden okuyorum. Bu ar, sac, slamc, Trk, devleti yazar havas yz yirmi yldr kuatm bizi. Hibirimiz bu koyu, kaba havadan kamyoruz. Oysa, yzylmzn banda iki byk sava yaadmz halde, Ahmet Haim, Halit Ziya, Hseyin Rahmi, Yakup Kadri vs. gibi soylu ve saygn yazarlarmz, ki yzylmzn en byk yazarlardr, Trk, slamc, devleti bu grlere yz vermemi, bambaka bir

461

edebi kimlik iinde sessiz gemilerine yol amaya almlar. Bu yazarlarn da deposu, gvertesi epeyce ykl, kalabalk sessiz gemileri vard ve hibirisinin baklar benim gibi bozuk ve delice taklit iinde deildi. Sac, slamc, devleti, Kemalist buzdalarn umursamadan yazyorlard. Ve benim gibi ine-iplik kutusu tamak zorunda deillerdi. Bugn tm TV tartmalar, ke yazarlar, sac, Trk, slamc, Kemalist, devleti yazlar yazyorlar. Gemilerinde bir kk gzel ey olsayd, bu kimliklere bu kadar snabilirler miydi? nsan soruyor, bir hasta insan nce hasta mdr, yoksa Trk mdr? Bir yal, bakm isteyen emekli, nce bakma muhta mdr, yoksa slamc mdr, insan var eden nce ak mdr, yoksa devleti oluu mudur? Daa, taa Trk, slm devleti yazyorlar ama, beyinlerine, yreklerine hibir ey yazmyorlar!

462

Bu dnceler bir alklk dininin mahsul! Alkln en derin ruhsal tehlikesi hayatnz ve hayallerinizi birka siyasi kelimeyle ifade ederken kendinize duyduunuz derin imandr. Mesela, son gnlerde Kur'an dahi Trke okuyalm, hezeyanlaryla tartlyor. Oku da nasl okursan oku, kavgaya ne gerek var. Trkletirme, Trkeletirme manyakl, daha nceki her eyi slmiletirme manyaklnn devam. Blgede uzun bir hayat srmek isteyen srail bizi iyi tanyor, Trk-Arap dmanlm u son gnlerde iyi kullanyor. Trk-Arap dmanln kztran Birinci Dnya Sava'nda ngilizler'di: Kazandlar, bu Araplarn da houna gitti beleten bir sr toprak sahibi oldular. Ancak ngilizler, Araplara da oyun oynayp Yahudileri blgeye yerletirdiler. Trk dman olan Araplar belalarm Yahudilerden bulmulard, Yahudiler de bu kan davasnn bitmeyeceini artk anladklar iin, bizim Arap dmanlmz kztrp, slm'la geleneksel ilikilerimizi, siyasi slm'n

463

curcuna, yobaz grntleri sayesinde kopartmak istiyor. Biz, istediimiz kadar reddedelim, bir imparatorluun ocuklaryz, dilimizde ne ok dilden kelime varsa, dilimiz o kadar zengin bir corafyada konuuluyor demektir. Bugn iftihar edebileceimiz iki gzel ehir kalmtr elimizde, biri Araplarla oluturduumuz Hatay. Dieri Acemlerle oluturduumuz Tebriz. Mesnevi Farsa yazlmt ve en byk airlerimizden Ahmet Haim de Arap't. Bizi, Acemle, Arapla dman yapmaya alanlar, arklarmzdaki Acem kzlar, Acem arklarndaki Trk kzlar imgelerini bir kez olsun duymadlar. Ve bizler, Arap ve Acemlerle ayn sevgili: Leyla'ya az. Leyla bizim ortak sevgilimiz, dmzdr. Bozuk ve delilik taklidi iindeki baklarmz, gemi zamann byk yazarlar gibi, ancak, Mecnun'un akyla, tarihin o byk, byl kl nehirlerinde byk bir sevince dntrebiliriz.

464

Mecnun, o deli adam! Ne zamandr onun hakiki deli baklaryla eyaya, sevgiliye, hayata bakamyoruz! Ama her gn yazlar okuyorum gazetelerden, tartmalar izliyorum TV'lerden, Trk, slm, Kemalist, devleti bir sr adam, benim o tiyatroda grdm insanlar gibi, ya abartlm bir avallkla, ya da gya ar incelmi bir szgnlkle ama hepsi ciddiyet ve arlk iinde etraflarna bakyorlar... Yeni yetien milyonlarca gen nesil de, hayat bu insanlar, fikri, bu tartmalar sanp, bu bozuk delileri taklit etmeye alyorlar!.. Ve bitmeyen bir deliler matinesine dnd hayatmz, hepimiz sabit baklarla ayn noktaya bakyor yanmzdan akveren bin bir gzel eye vakit ayramyoruz. Tarihin srkledii bu byk gemi, fndk kabuu kadar klyor bu yzden her gn incir ekirdei gibi mevzular tm dnyamz batryor. Ah Ahmet Haim, Yakup Kadri, Nzm Hikmet! Ah benim lkemin soylu yazarlar,

465

neden hepiniz birden ekip gittiniz. inizden tek bir taneniz kahverseydi, ne olurdu? Ben bu insanlarn anlattklar hikyelere dorudan doruya inandm, nk bu soylu yazarlar, yle zarif bir mtevazlkla yazdlar ki, akttklar gzya kadar ancak lkelerinin suyunu itiler. Narlbahe Soka Tuncay Akgn'e Gn boyu top oynuyor, terliyor, hasr iskemleler, domates kasalar zerine oturuyor, dibi srgan otlaryla dolu mahalle duvarna srtmz veriyorduk. Karda Bizans sarsna boyanm duvarlarla evrilmi kocaman bir gemi gibi Tekel binas, st katn geni pencerelerine ttn gazndan zehirlenmi ii kadnlar dolumu. Uzun uzun esiyor rzgr, her le sonras, erik reeli kadar kk, tatl kz kardeiyle bir kz geiyordu. Elma ii yznn teni, yaklatka kz, mahallenin ocuklar iskemlelerinde doruluyor,

466

hayranlkla akama kadar dedikodusunu yapyorlar. Omzuna tutturulmu uzun yrtmal entarisi, esiz plak kollar. Duru kalalar, sakin bakyla hibirimizle ilgilenmiyor. Kusursuz gs epevre ak, daha fazla bakmaya utanyorum. Her gn, mahalleden bir ocuk ara sokaklara kadar peinden gidiyor, hsranla dnyordu. ansn denemeyen kalmamt. Bir gn sahilde, arkadam Mustafa'yla, yumuak dalgalarla oynaan gzel kokulu narin yosunlar yoluyor, midyenin bak azm kayalara srtp iini kartyor, "Yarn ne yapalm" diyorduk, yaz tatili gelmiti. Yarn perembe. Canna tak eden Mustafa hayatn tm durgunluuna lanet okuyan kararllyla, "Tam saat birde, mahallede olacam, hangi kz gelirse, ardndan gideceim..." Mthi bir macera, "Ben de?" dedim. "Sen yapamazsn, bu scakta giyecek bir eyin yok, boazl kaln kazak giyiyorsun, ayakkabn patlam parmaklarn grnyor, kim bakar sana..!"

467

Ertesi gn saat birde uzun, kaln yakal krem rengi gmleini giyinmi geldi, saatin bir olmasn bekliyor. nmzden geecek bir kz bekliyorduk ki, mahallenin bakkal Firar amca, kaln kalarna gmlm, kaba-saba korkun kfrler savurup elinde kasalar hcuma geti, "Her yeri ekirdek yaptnz, kalkn lan putlar burdan!" Ah ne ok ekirdek itliyorduk. Mustafa, Atapark'n bahelerinden pembe bir gl geirdi eline, kimin peinden gittiyse eli bo dnd, oynamaktan elindeki gl prsd, yapraklar kendini brakverdi. Gelecek perembe. br perembe, saat birde hazr olduk... Mahalle takm be kiilikti, bensiz tek bir ma yaplmad mahallede. Ma baladnda, alktan birbirini yiyen a kurtlar srsne dnyorduk, evine dnmekte olan yan mahallenin ihtiyarlarna kadar, etrafmz curcunal bir kalabalk sarar, birbirimizin kafasn gzn iirip, lmne kran krana

468

malarn kavurucu susuzluuyla, baka bir dnyann ocuklar oluyorduk. Man tam ortasnda, kar takmn kalecisi, "O kz gelmi, seni seyrediyor" dedi... "Gene?".. ardm, iimde titreyen o ku yreimde, beklemediim kalnlkta bir gong vurdu. Dndm, kalabalk iinde kz aradm. Grdm onu, durmakszn bana kfreden kazma kafal adamlarn arasnda tatl tatl bakyordu. Top ayama doland, ayaklarmn ba zld. Ayama gelen her topu kaybettim, ayn takmdaki arkadalarm, "...iktiimin herifi oynamayacaksan ek git..." diye kfretmeye balad. Ma biter bitmez, Glbahar Camisi'nin en byk ba emesine kotum, buzlu kaynak sular itim, itim... Mustafa'lara kotum, Mustafa'nn annesi rejide alyordu, ttn idaresi, bizim mahalleden tm ocuklarn anneleri rejide alyordu, ev akama kadar botu. Mustafa gitarla, o zaman gitarla Orhan Gencebay almak modayd, defalarca ald: "Sevince bir baka oluyor insan.." O gece Mustafalarda

469

kaldm, gece radyoyu atk, Ali Kocatepe'nin "Bundan byle dnerek atn admlarnz / Elbet bir gn mutluluktan yana alrz paymz.." Yreim koptu kopacak, lecek gibi oluyorum, gece dnyor, uyuyamyorum, uuyorum, radyonun dmesini dnyann en uzak kanallarm eviriyoruz, ispanya'dan mzik. Ertesi gn Mustafa krem gmleini bana verdi, acilen ayakkab da bulmalym, mahalleden Kemal'in ayakkablar... Hazrlandm, Mustafa birden oyunbozanlk yapt, kskand. "O kzla konuursan gmleimi vermem" dedi. "Neden?" dedim, "Seninle kavilletik, perembe gn saat birde, kim geerse, onunla kacaz, demitik". Verdiim sze bok sremem, sktrldm. aresiz perembeyi bekledim. En yakn arkadam kramam, saat birde umutsuzca mahalledeki yerime kuruldum., iimden, Mustafa'nn gmleini geri verip, dolabn altndan annemin parasn alaym gizlice dedim. Koca dnyada tek bir ansm kald. Saat tam birde o kz kp gelsin. Saat,

470

terler iinde bir oldu, tandk galiba, Mustafa "Hadi ansna bu kt" dedi. "Olmaz olum, bu Kemal'in kz kardei, ya ayp olur, hem aabeyisinin ayakkabsn bile tanr", bir kz daha geti, "Olmaz olum dedim, bu bizim uzak akraba, yengemlerin kulana giderse..." Memleketimiz bir deniz lkesi, umudu kesmeyelim, bir gemi gelmese de, bir frtna, eski batk bir geminin gm dolu kplerini sahile vurur... Ahh, grdm onu, saat iki olmamt, bir an durdu, ar ar yrd, dilersen, gel, gibi... Ah, o herkesin vd. Yolun karsnda, elektrik direinin dibinde, yle bir sundu ki kendini... Sunuu ne gzel, gnden gzel! Seyrine doyamadm, canm, ko, ve parala beni, der gibi. Bu koca ormanda artk ikimiz varz. Gel de konu, ne bahane uydurulur, nasl konuulur? Kendime gvenemiyorum, kekeliyorum, bu kz peri gibi, gidip vitrinlerin nnde duruyor, sonra birden kayboluyor. Bir baka vitrine bakarken yanayorum, arkadan

471

mum sars topuklar... in iin glyor. Heyecandan yzne bakamyorum. Erik gibi incecik kollar. Hava karard, kararacak, bana cesaret vermek iin yle ssz sokaklara giriyor ki. Erkekliimden hi phem olmad ama, bu ilk konumalar, bana gre deil, dayanamyorum. O da yoruldu dolamaktan, evet, Narlbahe Soka'na giriyor. Gren olur korkuyorum, geriye dndm, son defa baktm ardndan. Yolun ortasnda, kaskat elinde iek buketi tutan heykeller gibi durdu. Yreim yerinden oynayacak. Yanma yaklatm, "ey...", baklaryla "evet" der gibi beni dinliyor, "ey, yarn bulualm m?".. O da heyecanl, "neden?" dedi. Allah kahretsin. Her ey bitti. Bu tuhaf sorunun karln bilmiyorum, ne yapacam. Elini uzatt, sert bir rzgr soka ayaa kaldrp alnmdan teri ald, "Ben Asuman!" dedi. stiridye gibi parlak trnaklar, tl gibi, gl yapra gibi yumuak parmaklar... Ben de Nihat! dedim, tantk. Etrafta ayak sesleri, telalandk, aceleyle, "Saat kata bulualm?" "Seni bugn grdm

472

saatte?", "nerde?", Uzun sokak'taki pastanede... Korkuyla "Annem grr" deyip, ekti beni evin kmrlne, maara kadar kuytu. Birden karanln iinde, elinde lm bir ylan, deli bir ocuk girdi aramza. Ylann azn gsteriyor, baryor, "ageee, ageeee"... Ruhum tiksintiyle gcrdad, attm kendimi geriye. Deli ocuk zorla elimi tuttu, parmam alm ylann azna sokmaya alyor. "Korkma?" dedi, gzelim, parman ekinmeden ylann azna soktu. Yine grdm o parmaklar, kyda kpkl dalgalarn ykad cams akl talan gibi sokuverdi ylann azna. Deli ocuk, ylann sallayp "ageee, ageee" diye barp uzaklat... ok korkmu yzm avulad kurumu sonbahar yapra gibi. "Ac ekmek istemiyorsan, korkma!" dedi. Ben onsekiz, o, onyedi yandayd, gkkua gibi szler bekliyordum, o, beklemediim tuhaf laflar ediverdi, "Doduum gnden beri babam sarho, her akam annemi, beni dvyor, dn akam yanan sobay devirdi, evimiz yanyordu"... Masaln yoluverdi. Daha

473

tanmadan byle konumalar, neden yoksul insanlar, aka, sevgiye en kt yerinden balar! Ben, ldrsen evimizde olan eyi darda anlatamam. Benimle iinden o kadar konumu olmal ki, bir yerden balad ite, ama en sonundan. Eskiden pastanelerin iinde, bugnk kafelere benzer, kuma veya deriden oturma yerleri olurdu, eskiden pastanelerde dans edilirdi. Aklarn gittii bu pastanelerde hlyal konumalar bitmezdi. Simli formikayla denmi duvarlar, masalar, bize ok modern gelirdi. Tren gibi giriverdik ieri, lo i odasnda yerimize oturduk. Pek kk bulunmu olacaz ki, ya 20'yi, 25'i gemi, ipeksi bluz giymi ablalar, deniz kabuu desenli yosun renkli gmlekler giymi aabeyler glmsediler. inde titreyen gvercin yrei gibi tenini gsteren, ok gzel bir elbise giymiti Asuman. stanbul'da gen bir teyzesi varm, o alm. Yapraklan, simli, sapsar bankalarn verdii cep defterlerinin en kndan alvermi, hatra

474

defteri, hediye etti bana. Ballanm meyvelerini dnyaya sunan aalar gibi sunuverdi hediyesini, kendisini de. Korktuum bama geldi, yan masadan, mahallenin orospusu denilen Aye de oradayd, yolumu keserdi bu kz, kaardm. kmad ocuk kalmamt. Ona sorarsan bana akm. Biz, birbirimizin elini tutup, birbirimize ilk ve en gzel szleri sylemeye alrken, yanmza iliti, yan masadan en irkin, hakaret dolu laflar atp, dalgasn geti. Asuman her eyi anlyor, korudu beni, dudaklarm tutup, "Bir ey olmaz, ban o yana dndrme" dedi. Baz masalar ayaa kalkp dans ediyordu, bir an biz de kalkalm, dedim, ah, o kadarna cesaret edemiyorum. Dans ederken insanlar, bir kadn nereden saracan, ellerini nereye koymal, tane tane renmeli, imdi bakyorum bir sr manyak herif ahtapot gibi kucaklyorlar karlar. Asuman, "Ben hi dans etmedim" dedi, "Ben de birka sefer" dedim, ama iyi bilmem. Birbirimize retiriz, dedik, ite o sra, ne gzel gltk. Aye yan

475

masadan, kk kzlarla m kyorsun ulan, bu kz ortaokula gidiyordur, bunun annesini de tanyorum, valilikte odaclk yapyor... Asuman, yine oral olma gibi, kck elleriyle yzm okad. stersen kalkalm, dedi. Kk para antasn kard, o kadar kkt ki antas, ite byle sevgilim olmal dedim, iinden burumu kt belik, birka kk demir para karrken, yukardan gm dudaklarn seyrettim. Koar adm, sahile, Ganita ay Bahesi'ne indik. Altmzda yeleleri ince uzun taraklarla taranm taylar varm gibi bulutlar stnde kouyorduk. Arnavut talar, ortasndan akan yamur suyunu apur upur aplattk sevinle, toza topraa karm rzgr salarmz datt. Geceler boyu hayalini kurduum ak kuu, aklmn ucuna gelmeyecek kadar gzelmi, aklm oynatacak kadar kendimden geirdi beni, biimsiz a boyal evlerin duvarlar glyor, dkle dkle yamac byk bir moloz olmu kalenin surlar glyor!..

476

En kuytu keyi setik, aalarn altnda, asma bahe gibi Ganita, loca loca, baheler, st ste. Tahta masaya oturduk. Kelebekler gibi parmaklaryla oynadm, fruko itik. Bir cam paras bulup, masann stne bir tarih yazdm. Nedir bu? der demez, eildiinde, burnunun stnden pverdim. Utanarak ekildi. lk ptm kz ptm tarih, bu, dedim. st locadan bir alk tufan koptu. Bamz kaldrdk baktk, tm hareketlerimizi bir kalabalk elenceli arkada grubu izliyor, bizimle dalga geiyorlar. Madara olmu hissettim kendimi. Asuman, skldysan kalkalm, dedi. Yamur balamt. Yamurun altnda sahilde upuzun yrdk. nsan hayatnda birka sefer yr-yormu. Salarndan szan yamuru sktm, o da avularn at, yzmdeki yamurlar enemin altndan toplad. Kirpiklerinin stnde inci tanesi gibi bir yamur tanesi hi dmedi, l l, aradan geen yirmibe yldr, orada duruyor!

477

Hava kararyor, yamur sular ate dereleri gibi akyordu. Narlbahe Soka'na geldik, ayrlmalydk. Yine o deli ocuk elinde ylanyla kesti nmz. Asuman, "Sen ok korkuyorsun, babam, bir defasnda satrla kesti ylann kafasn..." Deli ocuk ylann azna parmam sokmazsam, sokaa beni sokmayacak, kz gibi gl, elimi kurtaramadm. Zorla ylann azna sokacak. Boumaya baladk. Asuman, ok telalandm anlayp, "canm" dedi, "Dur, onun yerine de ylann azna parmam ben sokaym"... Korudu beni. nsan hayatnda birka sefer korunduunu hissediyor! Asuman parman sokunca deli ocuk birden kapatt ylann azn, acyla ekti parmam, ince bir syrk, kanyor! Asuman'n elini kapp, acsn dindirmek iin emdim parman... lene kadar, kanmda bir bozukluk kimse bulamaz benim. Asuman, annem kapda eyvah, deyip eve kotu, ben Mustafa'ya, gitarn alp, sahile kotuk. Dalgakran kayalklarn stnde gitar alp arap itik. Gecenin dibinde en koyu laciverdi bulana dek, dalgalar homurdanmaya

478

fareler korsanlar gibi ciyak lklarla yzmeye baladnda geri dndk. Ay denize vuruyor, insanlar buna yakamoz diyor. O gn orada rendim ki, yakamoz baka bir ey. Denizler ok dnde buzlu derin sular styor ltlar. Yakamoz, koyu, derin sulardaki gm srtl balklar, geceleri dary grsnler diye, alm, kk parltl pencereleri, en derin yerlerimizin. Annemler her yl Ankara'ya giderdi, bir ay evde kardeimle yalnz kalyorduk, katl eski bir Rum kona. Byk demir kaps, giri katn solunda, mermerden bir amarhane, annem kullanmazd. Asuman geldiinde demir kapy ak tutardm, gizlice amarhaneye girerdi. Biz ieride seviirken, buz camn glgesinden kardeim grmesin diye dayardk srtmz, ya da yolluklar alr sererdik altmza. Her tarafm pmek istiyordum. Yumuak pleri flt sesi gibi gezindi vcudumda. Nar iei gibi bacaklar. ptke bir yapra daha iip sevinle alan, dnyada ei olmayan ahane memeler. Gk mavisi alevli bir ate yanyordu

479

iimde, trts, kokusu, ok uzun, umutsuz bir yolculua km, souk poyrazlar yemi gemi kaptanlar gibi erkekletiriyordu yzm. ptke onu, denizin dibinde gizli bir gl yerleiyor yzne. nsan alatan bir heyecanla, uykulu memelerini frlatnca dar. Zehirli bir bak gibi dudaklarmla syrdm, kzarttm ularn. Afyonlu erbet imiim gibi. Dilim ra alevi, ormann en kara yerine dokununca, delirmek zereydim, sevitike kuduran bir kurta dnyordum. Sakinleip, tazelikle dudaklarn ptm, Asuman, "pmek byle olmasa gerek" dedi. Ben, bilmi gibi, ite byle, dudan, dudama alyorum. Asuman, "yi de tuhafma gitti, sanki pmek baka trl..." Ertesi gn sokakta beni, fileli hrkas, krmz orab, alminyum zincirli antasyla Aye grd, "Sen, o kz pmeyi bile beceremezsin, nk pmeyi bilmiyorsun.." diye laf att, ben hzla uzaklatm, peimden kotu: "Ben sana retirim!" dedi. iimden Aye'nin koyun cieri gibi kanl rujlu kaim dudaklarna baktm, midem

480

kaldrmad, iyi de Asuman'a da rezil oluyorum, renmi olurum. Ertesi gn Asuman'a iinden bir ey giyme, kartmas zor oluyor, dedim. nden dmeli kot elbise giydi. Bir gzel so-yuverdim, batan aa su gibi. Klotlu orap giyiyordu, syrdm dizlerine kadar. Uzun rlm salaryla memelerini, elleriyle nn kapatt. Acelem var, dilenmedik yeri kalmasn, gzlerini kapatt, "ben" dedi "(James Bond) Roger Moore'e am, ahh, byynce Amerika'ya gidip, onunla bi gece yaayabilecek miyim?". Erkekliim, moralim, yle bozuldum ki, klotu da dizinden aa indirmiyordu. kart unu, dedim, sinirle. Hayr, dedi, her yerimi pebilirsin, ama, dizimin altm asla. Yalvardm, sarstm, kart, kart! Olmaz, dedi. Her tarafm pyorsun ya, oras kalsn, ne olmu, dedi. Ayaa frladm, o zaman ek git, giyin, dedim. Asuman, "Estetik yaptrncaya kadar, kimseye gstermek istemiyorum" dedi. Ama, seni nasl sevdiimi gstermek iin, bir kerecik gsteriyorum, deyip syrd orabm. Halak

481

ay dklm, dizinin altnda mimoza iekleri gibi lekeler! Yorgun dp uzandk, Asuman, "Birbirimizi on gn kadar grmezsek, bir daha hi grmeyelim. Kavilletik. O kadar seviyorduk birbirimizi, on gn dolmadan mutlaka grmeliyiz, ya da hi grmemeliyiz. On gn birbirimizin peine kotuk, aradk, aladk, yrtndk, buluamadk. ok sonra annem, birka kez kapya tavan gibi bir kz geldi, sana hediye gmlek alm, dedi. Niye ieri almadn, dedim, "Elin kz, ne derler, onun anas babas yok mu" dedi. Yirmibe yl oldu, bir daha buluamadk. On gn dolmaya yakn, babas bir adam baklam, polisler, karakol, cezaevi kaps. Asuman, sokaa kamad o on gn! Ankara'da hayatm, manolya aac kadar soylu, manolya iei kadar koklamaya kyamadm onun hayaliyle geti. Zaten, sokakta kalm iportac, zayf kuru bir ocuk gibi gidemezdim yanma. Baarm, nl bir yazar olup gitmek istiyordum kapsna,

482

Asuman, seni bir kez daha pmeyi hakettim. nk hi yalan sylemedim. ok altm Asuman... Senin bana sunduun gibi, iimi insanla sunmak istedim. Ve gerek bir erkek oldum artk, ylann azna artk sokabiliyorum parmam! Ben kkken, kuyuya dmtm, iki metre derinliinde, st tahta kasalarla kaplyd, oynarken. Annem mukabelede, haber vermiler, lklarla dkld kadnlar sokaa, onlarca kadn tahta paras uzatt bana, rpnrken ben, memeleri en kocaman olan Melahat teyze kard beni. Annem, kuyu, deyince, mahallenin ortasndaki dier, derin kuyu sanm, oraya kotu, kuyunun banda lklar atyor, salarn yoluyor. O kuyu, elli metre derinliinde, annem kuyunun dibine bakyor, ben yokum... Bydmde, annem, o an anlattnda dahi yine gzleri derin bir bolua der, o kuyunun usuz bucaksz derinliini grrdm gzlerinde. O kadar bykt ki annemin gzlerindeki o korkulu boluk. Asuman'dan sonra, ak dediim

483

ey, yle bir boluk brakt iimde. O bolua dayanamyorum. Ne zaman sevecek gibi olsam, gzel kelimelerle sslenmi talar atyorum kuyuya, dolsun o kuyu... Annemin gzlerindeki o kuyuyu doldurmak iin, ak denilen o ilk dtm yeri, bugne dek, lene dek doldurmak iin, yazyorum, yazyorum yazyorum... Mutlak Baszlar Avrupa'y gezen padiah Abdlaziz'in yannda birok devlet ileri geleni de vardr, bunlardan biri de mer Faiz Efendi'dir, dinleyelim: "Viyana'nn Avrupa'nn sanat hayatnda ne byk merkez olduunu o gece Ander Wiev Tiyatrosu'nda anladk. ktmz zaman adeta bir rya alemi iinde idik. Yanmdaki Halimi Efendi biraderime: Azizim, bizler binbir gece masallarn kitaplarda okuruz, bunlar kitaptan almlar, sahneye koymular. Bizimkisi hayal, onlarnki hayat...

484

Sokaklarda halk bize tecesssten ok sevgiyle bakyordu. Halil Paa, Almancasyla laf yetitiriyordu. Bir gen hanm niin oumuzun sakall olduunu sordu. Cevap olarak mehur laftr 'szmzn dinlenmesi iin' dedim. O zaman masmavi, gzel gzlerini hayretle aarak, hanm kz ikinci bir sual sordu: - Peki hepiniz sakall olduuna gre kim kimin szn dinleyecek!" Af haberiyle ke yazarlar panie kapld, milli bir galeyan, beki kpekleri yaygaraya balad, hangisini okusanz "imdi katilleri serbest mi brakacaz" diyor, galeyan manetlere tand, yz bin faks, mektup geldii, madurlarn vicdan olduklarn kprerek sylyorlard. Manetlerinde madurlarn lklarna, haklarna yer vermeyenler, hatta her manette binlerce yeni madur retenler, birden madur dostu oluverdi. Af kelimesinin dourduu milli tela, milli kudurganlk kayda deer. Af, Yunus Emre'nin, Mevlna'nn toplumunda neden nefret uyandrr? Hani hogryd, hani toplumun sevgiye, huzura

485

ihtiyac vard, hani sevecek, sevilecektik? Yazarlarmz aff kan kusarak tkrdler, derin uykuda geen hayatlarnn en galiz yazlarn yazdlar, Radikal'in, Yeni Yzyln playboy tral ke yazarlar kudurdular. Devletin, polisin aminci bas bayazarlarn d koptu. Sohbeti yazar Aydn Boysan, Hollanda'da modern bir ahr gezer, sinekten geilmez. Modern tesislerde bu kadar sinek olur mu diye grevliye sorar. Grevli, nce tertemizdi, hi sinek yoktu, nekler kuyruk sallamaynca tembellie baladlar. imdi bol sinek retiyoruz, inekler kuyruk sallasn, harekete gelsin, diye... Af kelimesi basnmza hareket getirdi. Sayn basn mensuplar eer vicdannz iin bu ar yazlar yazyorsanz, bir hi uruna, demez. Eer gazetecilik iin bunu yapyorsanz, o byk saygn geni kiilik grntnz iinde ufalm gazeteciliin ne nemi var. Af kelimesine kar kanl galeyan giriimi, kelimenin ne anlama geldiini unutmu

486

olmamzdan. nk artk bizler kelimeleri, szlk ulemalarndan reniyoruz. Bir zamanlar Ortaa rahipleri koltuk altlarna ncil'i alp, huuyla iki avucunu gsnde birletirdii gibi, imdi de dillere destan aptallkla-ryla nl birtakm szlk ulemalar tredi, "merhaba" diyor^ sun adama, adam gzln byk ve ilahi bir grev ciddiyetiyle takp "Merhaba, ite u kkten gelmedir...", aklamann altna da merhaba ile ilgili bir iir yazyor, selam verdim Arab'a, / dedi bana merhaba. Mesela neden af deyince, u son iki haftadr herhangi bir keyazarmn kaleminden, dnya edebiyatnn af, pimanlk, su, ceza, hapis, katil, vs. konularn ileyen milyonlara eserden tek bir kk anektodu dmedi. Sefiller roman ki 19. yzylda okuma yazma bilen herkes okudu, ncil'den ok satld. Su ve Ceza'y okumayan kald m, mesela 50 yl nce dnyada en ok izlenen film Avare idi... Aff tartan bir tek kk yaz kmad. Panikle, imdi katiller kacak m diye kyamet senaryolar dkedur.

487

Af, Tanr, kral devletten yadigr. Kral tahta ktnda ya da tahtna bir varis olu olduunda, affediyordu. Modern devlet kendini, hukuki bir organizasyon olarak tanmlyorsa da, canl, evkli, heyecanl, metafizik ve ok derin damarlar var: Milli trenler, milli bayramlar, milli yas gnleri... Devletlerin de kendinden getii gnler var. Milli vecd gnleri. Af, ulus-devletlerin kadir gecesidir. Kendimizden geip, tm aclan unutmaya altmz gnler... Bu, siyasi bir af deil, Cumhuriyet'in kuruluu yldnmyle ilgili, bir kendinden gei gn, vecd gn, devlet, Cumhuriyet'in kutsall altnda yeni, beyaz bir sayfa amak istiyor. Metin And'n Osmanl enlikleri kitabnda grrsnz, padiahn nnden tm esnaf eitli giysi ve oyunlarla geer, en sonra da, zincirlenmi akl hastas deliler geer. enlikte, padiah, tebasnn delilerini bile grmek ister. Neden? Ahmet Mithat Efendi, Servetifnnculara kprr ve kar yaz yazar, onlara "decaden",

488

der, Franszca'dan alnma, szlk karl aalk, dk anlamnda. Bir szlk ulemas yeni duyduu bu kelime iin szle bakar: on gnlk eek, demekmi der. Bu on gnlk eeklere laf anlatamayz, bir katili, bir caniyi, tecavzcy neden affedelim. Ortaokulda bizi retmene ikyet etmi bir arkadamz, yllar nce annemize irkin bir sz sylemi z kardeimizi bile affedemeyiz, bir katili neden affedelim. Af, toplumun en sapk insanna, toplum dna itilmi insanlarna dahi, pimanlk hissi yaatmak, toplum denen o byk canlnn en kk kanserli hcresine kar "akn" bir giriimde bulunmak. Af, slah ve eitim kurumu iinde deerlendirilir. Mesela orman affnda rekorlar kitabna girebiliriz, nk Demokrat Parti dneminde hemen her yl orman aff karlyordu, gerekesi hazrd, yoksul Anadolu kylsnn baka ans yoktu, orman yakacak, tarla aacak. Islah ve eitim iin toplumlar gereke ararlar, gelir siyasetinin, gelir dalmnn

489

uurumlat lkelerde "af kanlmazdr. Kudurganlmz "aftan kartyor, vergi siyaseti, gelir dalmnn psikopatlatrd insanlarmzn hikyeleri zerinde younlamyoruz. nk sizin de liberalizm anlaynz kumarhane patronluundan sklp fantastik bir parti kuran Besim Tibuk'un kaleler genilesin, rahat gol atalm dncesinin tpks, hapishaneler genilesin, rahata istediimizi ieri atalm. Ryalar kadar kk gzel ocuklar ieride yatyor, bir daha dnp bakn yazlarnza. Trk adalet mekanizmasnn younlatrd dosyalar, canavarlatrd hakimleri ne kadar yakndan tanyorsunuz. Kervansaray Otel'de yatan uyuturucu tccarlar bize bir ey anlatmyor mu? Bu ldrtan dosyalarn altndan teknik olarak adalet sistemi kalkamyor, glnlne her gn deil, yzyldr ahit oluyoruz. rgt davalarndaki hukuk skandallarndan tek bir tanesini kenize tadnz m?

490

Bu hakimler 12 Eyll mahkemelerinin on binlerce sanyla boutu. Bitmeden, Gneydou savann on binlerce sanyla boutu... On binlerce lm tehdidi... Hakimlerimizi bu devasa ldrtan dosyalar iinde canavarlatrdnza dair tek bir yaz gsterebilir misiniz? Bugn ortalama ya 45'in stndeki hakimlerimiz, hukuk skandallaryla dolu dosyalar yznden hukua, adalete, kendilerine, devlete olan inanlar ok yorulmu, bunalmlardr. Af kartarak devlet, aslnda kendini affediyor. Dosyalar temizlemek istiyor, hakimlerini dinlendirmek istiyor. Yine,biliyoruz ki, hapishaneler devletin elinden oktan km, koulardaki ynetim, hapishaneleri ele geirmitir... Kudurmu af yazlarnzda bunlardan neden bahsetmediniz. Sabr da bir yere kadar. Eskiden bir mleki Eyyp varm. ok da borcu varm. Her gn alacakllar kapya geliyormu, o da u u mlekleri gnete kurutup sataym, derim dermi. Ancak ne

491

zaman mlekleri kurutmaya ksa, yamur ya-yormu. Bu, bir byle, iki byle, her gn yamur. Sonunda mleki Eyyp dayanamayp Allah'a sitem etmi. "Ey Alla-hm sen galiba beni Hazreti Eyp'le kartryorsun, nerede bende o sabr, ben mleki Eyyp'n..." lk iki hafta tm basn okudum, hepsi ilk elden galiz kfrlerle katilleri serbest mi brakacaz diye kusuyorlar, size psikologluk yapaym, ierideki katiller de sizin gibi ilk elden sinirlerini, kzgnlk - delilik nbetlerini nleyememi insanlar, hrsla ayaa kalkm, kaslarna engel olamam. Elinizdeki kalem, kasla deil, beyinle hareket eder, aranzdaki tek fark, hukuk sisteminiz sizin, ldrdklerini gremiyor, bu lkenin gen insanlarnn tertemiz beyinlerini medya patronlarnn Dolmabahe saraylarnda yedii le haline getirdiini gremiyor. Yazlarnza dikkat edin. Anadolu'da her grd kyly Celali sanp sorgusuzca ldren Osmanl hkmdarlarna dndnz. Katiller nihayetinde cezalarn alm insanlar, Ortaadaki gibi meydan meydan

492

gezdirip yzne tkrlen, tekmelenen gnler geride kald, basnmz, ke yazarlarmz dnda. imizdeki en byk madur Cumhuriyet'tir, unutmayn! Cumhuriyet bu topraklarn en byk siyasi hazinesidir. Bu meclis, soyguncular ve medyanz sayesinde bu lkede 19 yana gelmi her insan "ldrmek"ten baka bir ey dnmez oldu. Getiimiz yetmi yl cumhuriyet, askerlerin ve lahana muhafazakrlarn egemenliinde geti. Benim de siyasi dncem, cumhuriyeti kurulu gayesindeki halkn egemenliine iade etmek. nk yrekten inanyorum ki, cumhuriyet deil sizin gibi on gnlk eekler, bin yllk eekleri devirdi... Mesela Antalya'da birka sapk gen, daa kaldrd Hollandallar hem ldrm, hem rzlarna gemi. Tm gazeteler yazd. imdi ierdeler. Daha da beter olsun, Allah belalarn versin. Bu sapklar kaza da oturtalm, tamam...

493

Onlar artk cezalarn ald, biz rahat konualm, yeni sapklarmz tremesin diye konualm. Bu ocuklarn, doduklar, bydkleri top oynadklar kendi kasabalarnda "bulaklk" bile yapacak ileri olmad, dnyann bir ucundan gelen turistler her yerde, her ekilde birbirleriyle pp gezerken, bu ondokuz, yirmi yandaki ocuklarn irkin yz ve erkekliklerini am kaslaryla o kasabada hangi duygularn basm-laryla yaadklarn dnen, tartan ka yazar, ka yaz tanyorsunuz. Ne yaptnz, ellerine Tan gazetesi vermekten baka, Malkoolu seyrettirmekten baka. ocuklar da grdklerini yaptlar!.. Bu ocuklarla Amerikal yazarlar gibi konumaya hakknz yok. Bugn Amerikan uygarln yok eden gasplar, sapklar, argo lgati, ipsiz, sapsz serseriler, hrszlar, kopuklar, akallar... Bunlar iyi tanyn: Mutlak baszlardr bunlar. Hibir ahlk tanmazlar! Amerika'y yiyip

494

bitiren bu baszlar her akam zenci komiser filmlerinden de mi grmyorsunuz. Mutlak baszlar Amerikan hapishanelerinde bir milyonun stnde, dardakiler tevatr be-on milyon. Die di gze gz yasalar var. Annda duygusuzca temizlerler. Silahlarna taparlar. Srf kendinden hzl gidiyor diye bir ailenin lm kararn verirler. Ellerinden her ey gelir, kaaklk, gasp, kadn ticareti, uyuturucu. Evleri yoktur. Ancak, kar gerei arkadalaryla yan yana dururlar, hibir ekilde organize bir rgt olmazlar. Mafya ok geride kald. nk kendilerine, yandalarna asla itimatlar yoktur. Her an lokantaya, her lks otele, her kumarhaneye her ana caddeye kabilirler, ieriden kan baszlarn slah iin ayrlan bteler devasadr, ve Amerika'nn en byk sorunudur. Yz binlerce polis efi, psikiyatrn mr boyu tek ve ylmaz grevleri bu adamlardr, grevlerinden bkp intihar etmezlerse. Bu adamlar mutlak baszlardr, Amerikan toplumunu kilitlemilerdir. stedikleri an,

495

istedikleri yerde karklk karrlar. Her an her yerde ayaklanrlar. Her barda, her bfede su ierken adam ldrrler. Bir gram eroin iin en yakn arkadalarn ldrrler. Bu insanlarn, insanlk tarihinde benzerleri yoktur. Hibir ekyaya, hibir serseriye benzemezler. Devlete, polise, topluma, gazetelere, eitime, ailelerine ve herhangi bir affa inanlar tmyle yklmtr. Gazete okumazlar, hibir sosyal olay onlar ilgilendirmez. Hibir deerleri, tanrlar, aabeyleri, koruyucular, kz kardeleri, topraklar, evleri yoktur. Tarihin en byk cehennemi Amerika'da domulardr... Onlar ke yazlarnzda konuulacak bir etnik aznlk deildir, televizyonda tartlacak mezhep deildir, onlar bakaldrm sol bir rgt deildir, cam yanm bir airet deildir, onlar inli, onlar Korsikal, Brezilyal, Porto Rikolu, Harlemli, onlar bsbtn allak bullak olmu Amerika'nn sokaklarnda bym, kapitalizmin tarihe en byk hediyesidir. Sona ermi uygarl boazlayan mutlak baszlardr.

496

Hibir ar ceza, hibir ikence, hibir hcre, hibir gardiyan, hibir polis gc onlar yldramyor. Yazarlar, psikiyatrlar, eitimciler, FBI, milyonluk polis ordusu bunlarla ba edemiyor. Ve son yirmi ylda oskar dll filmlerden TV konumalarna kadar Amerikan "kamuoyu" yeni ve gizli bir yasay fiilen devreye soktu, bu insanlar ldrmeniz toplum menfaatinedir. Taksi ofr filminde de bu tez anlatlr. Silahlann ve kendinizi koruyun. Yarglarmz, onlar size hi dokunmam olsalar dahi, sizin semtinizde, otelinizde grlm olmalar nefs-i mdafaanz iin sizi affedecektir. Mutlak baszlar, elli yl nce bizim Mafya'ya benziyordu, delikanllk, Sicilyalk, racon, arkadavari rgtler, koruyuculuk, aile kavramlar ndeydi. Bugn bizdeki mafya, ete yaplanmalarnda olduu gibi. Ama imdi, "racon devri tarihe kart", Sicilyalk' iken yok, o mafya romantizmi, sadece filmlerde kald. Trkiye'nin kapsn alyor mutlak baszlar! nsann en byk kar, toplumdan, Tanrdan,

497

aileden, saygdan, treden nce, kendi istekleridir. Duygulardr. Ho olan eyleri hazlar tatma eilimidir. Tketim kkrts, krbacyla toplumsal varlk bozulduka, ar bir biimde geliir bu istekler. stne bir de patolojik toplumsal gvensizlik yerletiinde, hibir g frenleyemez bu insanlar. Akbaba gibi le yiyip, yzyl yaayacana, gecenin dipsiz karanlnda ate bcekleri gibi zgr bir gece yaarz diyorlar. nk artk sokaklarda gezen mutlak baszlar, birer Napolyon, Sezar, tek kiilik Hitler'dir, zaten lakaplarn da byle koymaktadrlar. Topluma, sabra, gvene, ileye, geleneksel hibir duyguya inanmazlar. Tarihin en byk polis gcyle teke tek savaan gladyatrlerdir. On yla kalmaz, lkemizin en byk sorunu Gneydou, enflasyon srasn mutlak baszlara terk edecektir. Artk Amerikan polisi, psikiyatrlar, mutlak baszlar tandktan sonra, katilleri geleneksel sulu kategorisine sokup, kontroll olarak belli

498

bir hapislikten sonra efkatle topluma brakmakta. nk onlar, yeni cins bir insanla tantlar. Katil dediin hayatta bir kere, bilemedin iki kere cinayet iler. Ama bu yeni insanlar geleneksel katiller gibi insan ldrrken "gereke" bile aramyorlar... Kardelerim, "gerekeyi" biz arayalm... nsana gvenmek zorundayz. Baka ansmz da yoktur... "imdi katilleri serbest mi brakacaz" hayr, daha dnceli, daha iten yazlar yazacaz, ieridekiler darda "insan" grmedikten sonra, neyin insan olacaklar, neden "insan" olacaklar! Siz deerli basn mensuplar; bu halkn vergileriyle ikinizi iiyor, metresinize ev tutuyorsunuz. Kelerinizdeki fotoraflarda profesyonel kumarbaz glmseyiiniz ok abuk Amerikanlatmz gsteriyor. Katillerimiz ise, henz geleneksel. Onlar hl ldrmek iin gereke aryorlar, ama bu pis profesyonel glmseyiiniz herkese Amerika'daki mutlak baszlar gibi gcna adam ldrmeyi telkin ediyor.

499

Evet af kartmayalm, dediiniz gibi yapalm. Her yl cumhuriyet trenlerinde topluca hapishanelere gidip, yzlerine t-krelim, hapishane damlarna kp, stlerine ieyelim, bir de yanmzda Hikmet imek orkestrasn gtrp, hep birlikte cokuyla Onuncu Yl Mar'n okuyalm. Krmz Kazak Dne, sekiz yalarnda Kzlay plklerinde dilenen kara kk bir kzd. zel hayatmda bir efsane olmutu. Uzun bir hikyesini yazmtm. Kayboldu, haber alamadm, yreimi deldi geti. Hl plklerin iinde bir kutu kolann iinde yayormu gibi izbe yerlerde ararm, onu. Onu arar, en yce duygularm srekli yoklarm. Ama onun tam, kara, avutucu gzleri yok artk. nsan, bu sokaklarda gerek bir kahraman grmeyi versin, gvenle lm korkusunu yener, hayatn ve sokan iyi bir srcs olur. Dne'nin bir de mesai arkada vard. Dne'den de kk. Meneke

500

gzl, karmakark sal. Alt yalarndayd ama, dalaverecinin tekiydi. Dne, Kezban'nn aznn ortasna bir kodu mu, akama kadar zrlatrd. Alt yandayd, ama sinsi ve hissiz bir kzd. Dne'nin dedikodusunu yapar, iftiralar atar, ekitirir, byle ilgin yollarla gya kendini nemsetirdi. Dne'nin benimle derin bir yara gibi dostluunu ise hi ekemez. Dne olmadnda gizlice yanma gelir, kendini sevdirmeye alr, dilenmez, vaktini boa harcard. Kucamda yorgunluktan uyuup kalrken, ben ise srekli arkadalarmla siyasal bir eyler tartr olurdum. Bilek gc isteyen yorgun ilerde alan yoksullarn sevgisi kadar canavarca bir duygu tanmadm. mrleri dev gibi bir ak rmceinin kskanda geer. Zrltlar ve amsakz, reine gibi gzyalar asla bitmez, ve hi anlayamam, buna ramen sinirleri hi harap olmaz. Kezban'nn bir ad da orospuydu. En azndan esnaf ve Dne onu orospu diye aryordu. Orospu laf irretlii, huysuzluundan deil, biimsiz, sevimsiz suratndan dolay olmalyd. nk gzlerinin

501

iine, sevgiyle bakamaz, irenirdiniz. O da, dans ve ovun tadn karr, gbeini, kn fkr fkr oynattka kudururdu. Bir gn Dne geldi. Kezban' gsterip yerlerde kahkahalar atyor. "Bu var ya, orospu, senin Kbrs'a ak olduunu" sylyor. Kbrs bir adayd, Kezban benim konumalarmdan byle bir ey uydurmutu. Dne cahilliim yzne vurunca, Kezban, bembeyaz yzl bir cadya dnd ve Dne'yi sokan ortasnda parampara etti. Dne'nin eteini cart diye yrtt, lastiini kartp kat... On yl kadar sonra Kezban eek kadar kz olmu, Bit Pazar'nda tesadfen grdm onu. O muydu acaba. Naslsn Kezban, dedim. Kolunda tahtakurusu yzl bir asker vard. Beni, tand, tanyamad. Cilveli bir alm atarak alayl, ovlu glmsemesiyle: "Trk'e durmak yaramaz, Trk nde, Trk ileri" diyerek geip gitti. Anladm ki bu Kezban! Ardndan birka adm takip ettim, eski psk eyler alyor buruuk kt paralarn gsnden karyordu.

502

Gsnn tam ortas kt paralarndan imi, nc bir gs gibi duruyordu. Ak, sevgi gibi yce duygular ayaktakm insanlardan renen benim gibi insanlar, aktan, sevgiden bir cinayet gibi sze-der. Ve bir gn, iimdeki kadavralar toplayp tek bama Genlik Park'na uzandm. imde ylm bir yn ak cesedi. inden bakyorum, evirip dndan bakyorum, bir trl pe atamyorum. Yine ne varsa bu llerde var. Kendimle, onlarla konutuka, yine dizlerimin ba zlr, buz kesilirim. Hepsi beni terketmi, kmsemi! Baz cesetlerin nabzn tutuyorum, bir iki gzel sz, bir srpriz jest, acaba yeniden bitkisel hayata girebilir mi? Hangi cesede yanasam, mmkn deil, rm! Aalayarak bakyorlar bana, l bitleriyle sarlmlar, yle kt bir lm ki, hepsinin faili ihanet! Cokulu bir romantiin sabrna dayanamadlar, dz ve tezelden domalmak iin benden ve tm sonbaharlarn milyarlarca sararm yaprandan ve inenen yapraklarn seslerinden vazgetiler. Bir

503

muhasebe yapmam gerekirse, kastl ve taammden bir sr cinayet var elimde, hibirini gerekletiremedim. Kutsal bir nefretle hepsinin cierini en ar szlerle parampara ettim, ama yzlerine kar yapamadm!.. Genlik Park'nda bunlar dnyorum, Kezban' grdm. Bir ayaklanma gibi kt karma. Bym, ok bym. Gen kz haliyle grnce onu, iimdeki ocuksu tasviri deiti. Tm arzularm, deliliklerimi giderecek erotik bir kle gibi grdm onu. Cinayetlerimin cn ondan alabilirim. Kendimi bu duygudan kurtaramadm. Ak bir hastalksa, yine bunun en ani biimine yakalandm. Onu alsam, yle bir gezinsek. Akamn serinliinde dallarn, rzgrn uuan gnbatm gzellikleri iinde yeni, yepyeni bir adam olsam. Namusu, erefi, mutluluu iin iine sokmadan, yalnz sararm yapraklar ve akmla bouup dursam. Yalnz, boumam kusursuz olsa! Asrlardr filozoflar bunu yapmyor mu? Her yeni gelen eski tabular,

504

kutsall, ina ettii ne varsa insanolunun ykp geiyor! Dalgaya alyor, paralyor erdemleri! Ama her yeni filozof, iini kusursuzca yapyor! Nedeni bilinmeyen zc bir hastala kar yapabileceim tek ey vard: Boumak ve boazlamak. Kezban tanyamad, kartamad beni. Onu sanki bir defa elde etmek iin sktran sapk bir adam gibi oldum. Kim bilir dtan byle grnyorum. Ama, benimki yeryzne kar bir saldr! Ne zaman gzlerimi ona dikip dala gesem, o minik pleri kartran eski hali gzlerimden kaybolup, iimden "gerekten iyi para" diyorum, bu kz iin kavga edilir! Bir daha Genlik Park'na gidince bir hediye alsam, otursam bir yerde, mutlaka kp gelir. Yeniden tanklk verdim, o kadar kendine gvenle tanmad ki, intihar edebilirim. imdi, "Hani sana kkken orospu derlerdi" desem, herhalde kalbimden baklayverir, deer beni. Bu ie fazla devam edemeyeceim. Biri hemen kurtarsn beni. Doaya ve insanlara uygun yaamak istiyorum. ve Duygularm

505

karmakarklatka damarlarmdaki kann akn, dkln hissediyorum. Biri kurtarsn beni. Kim? Mesut Ylmaz'n kars. "Her ey yolunda, iyi bir haber gibi" glmsyor kadn. Belki de sakin bir glmsemeye ok yakan yanaklar var, belki de dieti iltihab olmu, yle grnyor. Kezban bana dair hibir ey hatrlayamad. Ben de ortak tandmz Mesut Ylmaz'n karsnn glmsemesiyle lafa girdim. Su katlmadk bir dorulukla: "Sen bu kadna fena taktn" dedi. Evet, doru. Elimdeki son sevgili parasna ne tuhaf eylerden sz ediyorum. kardm sonu hsrand: Normali kaybediyorum. Ya gazetedeki bir resimle, ya da hayalimde glgesi bile kalmam Kezban adn taktm bir kzla uua geiyorum. Bu tuhaflk dozunu arttrdka, rkmem gerekiyor, yle olmad, sk bir erdem snavna girmitim, ya lrm, ya karm. Leler, akallar, orospular ve benim gibiler ya marihuana inemi kei gibi lks kahkahalar atar, ya da tm sermayeyi isel

506

problemlerine yatrp gn boyu susar. Susmayacam. nadna, tuhaflm martp, gdklayacam. Avularm ap, parmaklarmn zgaralarnda czlayan delilikle, Kezban'nn kalalarn gn ortasnda czlatacam... Ben bunlar dnrken, yanmda Kezban, tezelden parasn verip kendini dzecek birini aryor, bulur bulmaz frlayacak. inden, u hayvanla biraz eleneyim, diyordur. nk kokumu ak cinayetlerinden skld, nk Kezban aklarn ehitlik kutsallnda anlatyor! Kalan kalm, giden baklanarak gitmi, benim gibi, ya olursalar gibi tereddtleri yok. Birden lafn kesip araya girdim. Mesut Ylmaz'n karsnn tebessmnde bir kusursuzluk var. yi bak, tamamlanm bir tebessm. Cennetin kap aralndan bakyor gibi. yi bak sonsuz mutluluu glmsemekte bulmu. Dou, ite bu, zen, Budizm ite bu. Rahatla ve kendini brak. Bizim suratmza bak bir de! Baskc bir diktatrn klesi gibi. Kadnn tebessmne bak, cellatlara bile ocuksuluk retiyor!

507

Kezban, can yanm gibi frlad yanmdan, ben kendi konumama tek bama devam ettim. Yannda bir askerle geldi. Askerin burnu tam bir bak darbesi, gzleri mercimek kadar kk. imden geen korkularm, bu asker, su katlmadk bir kararllkla beni dvmeye geldi. Asker, hit, garda ne i? dedi. Gzleriyle Kezban'a sen uzakla iareti yapt. Kezban'a bir eya gibi davranmas ve bunu otoriter bir edayla yapmas iimde derin bir sknt dourdu, bela gibi. Bir basit hayvan tekmeler gibi, ayayla ayama vurarak, tekrarlad: Hit garda ne i?.. Demek askersin hee, dedim. Peinden, afak ka, dedim, "...kerim afan..." dedi, bir tekme daha att. nanlmaz bir hzla lafa girdim. Deliliim rndan kmt ve bu tuzaktan kurtulmann baka yolu yoktu! Bak tertip, sen bilmezsin, aslnda bunu Trkiye'de hi kimse bilmez. Hibir gazete yazmad, bu Trk aydn yok mu, onun ...tn ...ikiyim, o hi anlamaz. Bakalm sen bilecek

508

misin? Ka senedir 30 Austos Cumhuriyet Bayram trenlerinde resmi geitlerde Trk asker artk "kaz adm" yrmyor. Oysa yzyldr resmi geitlerde kaz adm yryeceiz diye talim stne talim, eitim alannda gnein altnda dn baba dn.. Sizi de dndrdler deil mi? Hi merak etmedin mi, artk resmi geitlerde ayaklar kryorlar, yle kaz admlar kalmad. Hatrlasana ksa boylu topa gibi binbalar kaz adm yryerek Cumhurbakannn nnden geecek diye, turp gibi kzaryorlard. Bunlar anlatrken birini boazlyormu, paralyormu gibi ellerime korkun kavisler veriyorum. Muhabbete birka asker daha katalizr oldu. Bir tanesi: "Niyeymi?" dedi. nk dedim, biz kaz admn Kzl Ordunun resmi geitlerinden ok etkilendiimiz iin, onlar gibi yrmek iin yllardr talim ettik. Sovyetler kt, artk Trk ordusunda kaz adm kalmad. Niyeymi, diyen asker, "Herif doru diyor" dedi. "Peki, imdi nasl yryoruz?" dedi. "Nasl

509

olacak, Suud kralnn muhafz askerleri gibi. Hafife sektirerek, hoplayarak! Suud muhafzlarnn hoplayarak yrmesi, u Sibel an'n sahnede yrmesi gibi yrrsek armayn, bu yzden her gn genelkurmaya mektup gnderiyorum... Aydnlk gazetesinin siyasi mantyla konumaya balaynca, beni dvmeye gelen askeri aprak zekmla tersyz ettim. Biraz daha kararl, duyarl bir ses tonunu becerebilsem, beni dvdrtmeye asker gnderen Kezban', ayn askerlere dvdrr, azna sarm. Ama kalsn, bu zeky yarm kalm ak maceralarmn dnda kullanp bereketini kartmayaym. Kular yuvasn alyla, ben zekmla! Naslsa bir gn btn bu askerlerin siyasi yularn tutacak bir ordu bulacak bu zek! Beni dvmeye gelen ilk asker kafa karkln gidermek iin: "Ne diyon sen kardeim?" dedi. "Ben bu lkede kendi resmini kendi izen tek yazarm. Bunun iin ok yksek

510

bir klasik ahlk eitimi aldm. Bu soylu yazarlk iin hl tek banaln byk riskini ve muhteem dramatik gsterisini srkleyecek kelimeleri bulabiliyorum. Yazlarm beeni aamasn oktan geti. ok erken yata klasik oldum. ki tokatla kelimeleri hizaya getiriyorum, sahiden olmu gibi gerek hissiyle hayatn oyununa kaptryorlar kendilerini... (Aslnda bu soylu yazarlk laflarm biraz nce iimdeki ak llerine kar yapmtm. Beni kmseyen eski sevgiliye hazrlamtm. Ama imdi, birden korkudan, laf bulamamaktan azmdan dverdiler. yle anlamsz yerde dtler ki, artk iim biraz daha zor.) Bir baka asker i geirerek boyuma pouma bakp: "Yazk!" dedi. te bu ses tonuna gnlden ve su gibi berrak bir cevap verdim. Bu ehrin anasn sataym, yazmaya inanmyorum. Ben bir kza aktm. Hepsi bu. Bu Kezban var ya, o zaman alt yanda ya vard ya yoktu. Ak olduum kz tanyordu. sterseniz gidin sorun. Yazar oldum da ne oldu, ite kpee elencelik olduk, rezil rsva oluyoruz!..

511

Kendimi de aan bir hzla anlattka anlattm, saatine bakan kamaya balad. nk saat drd geiyordu, askerlerin teslim olma vakti gelmiti. Birka askeri alt etmek, bir milyonluk orduyu yenmi gibi bir duygu verdi bana. Buralarn haracm ben kesiyormuum gibi yrmeye baladm. Mor turuncu bir g! Aaca bakyorum, aalara benziyorum. Beton kaldrm yelken bezi kadar yumuak. Beynimin iinde ateten scak bir kble rzgr! Nesnelerin, eyalarn biimlerini kartamyorum. Neler yapmtm ve byle bir tuhafln iine niin, neden girmitim? Boluklar ve ukurlar var etrafmda. Ama dayanlmaz scaklkta alev alev renkler! Beni tayan bir ey var sanki, denizin stndeymiim, mantar gibiymiim. Dayak yemekten kurtulmak iin ustaca hazrladm tuhaflk, beni uurttu! Bildik bir ad, bir ses duysam, glgeleri seebilsem. byk kutu bira aldm. imenlere uzandm. Biraz daha iersem, tuhaflmn anahtarn bulabilirim. Belli belirsiz bir szck frlad azmdan:

512

"Mutlusun ulan, ok mutlusun, eek kadar mutlusun!"... Bir delilik ovu mu beni mutlu etmiti? Bir parke ta buldum, yalnz bana yle duruyor: "Mutlusun ulan ok mutlusun, eekler kadar mutlusun!".. Kl krk yaran benzersiz zekm umu, bir aacn dibinde uyumu, uykuya dalmt. Yepyeni bir boyuttaym. Zihnimde yeni bir ekil canlanmyor. Ne kadar zaman geti, zamann... Fermuarmn stnde bir el farkettim, oynuyor. Lletan tanmaya alan bir merakl gibi... imde batmakta olan hayaller iinde biri kabarck halinde suyun stne frlad. Farkettim gibi, Kezban'd... Bir ocuun pipisiyle oynuyor gibi, bir deliye cinsel akalar yapar gibi. Tarzm ciddi bulmadm. Ama ne yalan syleyeyim, hotu. Tutulmayan bir aynaym artk... Parltm sevdim, bu ne zarafet!.. u salak iradi zekma saym, irkilip bardm: Ne yapyorsun Kezban? "Hi krmz orap aldm!". "Kime?" "Burdurluya!" "Burdurlu kim?" "Hani seninle konuuyordu!". "Asker

513

krmz orab ne yapsn?" Bir ay bahesinden Hakk Bulut'un "Yalanla kuramam akn temelini" arksnn szlerini setim. arknn szlerinden znt duydum, bu szlerle kuatlmm, o tarafa gitmek istemiyorum, onlarca ay bahesinden yz binlerce ark sz uzanyor, nihayet biri daha yakalad beni: "Her gecenin sabahnda /Bugn yine yok demek/ Ne Zulm!" Kezban: "Ne konutuysan iinden. Mesut Ylmaz'n kars gibi glmsedin" dedi. stmdeki kusmuklar temizledi. Kucanda salarmla oynamaya balad Kezban!.. Snfsal, kaltsal bir delilik mi benimki, bam okayan her yeryz sakinine hikyemi anlatrm... Kezban, dedim... "Lise birdeyim. Arkadam Yener'le bir kzlderili filmine gittik. Reis, beyaz adamla bar yapyor, kankarde oluyorlar. Bakla damarlarn kesip byk bir kseye aktyorlar. Sonra itiler. Ertesi gn Yener'le kankarde olmaya karar verdik. Bir topluine bulup parmak ucumuza batrdk. Hazr kankarde olmuken yanmzdan geen

514

bir baka arkada da bizimle birlikte topluineyi parmak ucuna batrp, emdik parmaklarmz. Her eyi blecektik. Yener'in kendisi gibi yakkl iki aabeyi vard. Dnyada bana onun kadar iyi davranan baka bir arkadam olmad. Hi kazam yoktu ve Yener'in krmz kaza az rastlanr bir gzellikteydi. Hemen veririm, dedi verdi. Kendimle gurur duydum. Kaza hi kartmadm. Birka gn giydikten sonra geri vermem gerekirdi. nk Yener'in aabeyleri de giyiyordu kaza. Yener utanp kaza isteyemiyordu. Yenerler'e her gittiimde annesi, aabeyleri bana hep iyi davranmlard, ama artk susup oturuyorlar. Saatler geiyor herkes gzlerini krmz kazaa dikip susuyor, cenaze kyormu gibi. Ben de eek deildim, her eyi anlyorum, ama, kazak ok gzel. Byle bir kazam hi olmamt. Bir daha da olmad! Tarih yalan m sylyor, insanlar arasnda kan kardelii diye bir ey yok mu? Trelerimize her frsatta uyuyoruz da, ya imdi? Treler var ama ondan nce Yener'in aabeyleri var.

515

Aramza soukluk girdi, beraber sinemaya gidemez, top oynayamaz, kzlarn peinde dolaamaz olduk. Ben kaza karmyorum, onlar benimle konumuyor. Artk ben yokken evde neler konuuyorlardr, Allah bilir. Bir gn benim kz grd beni, kaza szd, gld, geti. Mesut Ylmaz'n kars gibi gld. "O kazak Yenerlerinmi" dedi. Bunu Yener sylemi olamaz. Yenerler'e gittim. Kocasndan yeni boanm bir komular vard. Yener'in aabeylerine sulanr, aabeyleri don-klot evin iinde gezerken kadn kp gitmezdi. Kadn her eyin farknda, o da Mesut Ylmaz'n kars gibi glyordu. Saatlerdir yznde, benim kazaktan dolay, tuhaf, irkin, ekilmez bir tebessm. Yllar sonra rendim ki, bizim kza, bu kadn sylemi.. Kezban hikyemi hi dinlemedi, onun bir hikye dinlemesi, gtne bak sapladm, kafasn krdm, gibi olaylar olmal, ben anlatrken, "Hadi kalk, kalk" deyip durdu. "Nereye?" dedim, "Kalk, bir kuzu halama yiyelim, suyunu orba gibi ieriz, iliklerini

516

pp! ekeriz, yannda da karanfilli bir aure, ohh!.." "oraplar, krmz oraplar?" dedim. "Pisliklerini temizledim". "Havuza altm..." Havuza baktm, oraplar gecenin karanlnda havuzda yzyorlar m, szyorlar m? Kezban: "Hadi kalk, bak Mesut Ylmaz'n kars da kuzu halamasn ok severmi". Bana artk dz bir deli gibi davranyor, olsun ben de ona orospu diyorum. Onu kskandm tek ey ise, az dolusu kfrleri, neler oluyor diye ban uzatan, etraftaki kalabala: "ekilin ulan, ...aram ...tnze sokarm.." Zihnimde seebildiim tek renk kalmad. Hepsi karman orman. Ne yerdeyim ne gkte. Klktan kla giren renklerin hibirini tanmyorum, aulu bir bulutun iinde, akl sr ermez bir hzla ac ekiyorum. Ta, demir, kaldrm, havuz, aa, hepsi au pskryor. DDT kokusu. Tutunduum tek ey kald ayakta: Omurgam. Tanrm, iskeletim. Yalnz dorulduumu ve yrmeye altm hatrlyorum. Uurumun dibinde rmeyi bekleyerek meleyen bir kuzuya benzi-yordum. Ka gn burada byle

517

almadan, patlamadan geti. Tek duyduum, bir beik salnts, derinden, ok derinde! Beik salnts, lunaparkta boksr gibi vurulan mein topun salnts.. Kezban avucunun iiyle vurdu, sonra asker gerildi.. Kezban askere kokulu bir sakz verdi. Birlikte atl karncaya bindiler! Atl karncann mzii: Tin tin tinimini hanm / Seni seviyor canm. Ben de arpan otolara bineyim dedim. Omurgam iine krlm bir gen gibi bkld, kilitlendi, arabalarn iine dverdim. Kendime geldiimde elimde bir sopa havuzda yzmekte olan krmz oraplar kartmaya alyorum. Krmz oraplar battka yumurtalarndan sapsar civcivler kmaya balad. Sopamla onlar batrdm, hava kabarcklarnn tmn ldrdm. Kezban'm katr trna ayak parmaklarn grdm. "Ooooo ben grmeyeli epey ilerletmisin?" dedi. "Neyi ilerlettim?" Anlayamadm. Saatlerce oraplar srkleye srkleye havuzu drt dnmm. "lerletme" szc olaanst bir canllk verdi zihnime. oraplarn havuzdan ilerleye

518

ilerleye kt gibi, ben de buradan kabilirim. Ne yne ilerlemem lazm? Kezban uzaklayordu ve atl karncadan ayn mziin sesi geliyordu! Tin tin Kezban'n peinden ilerledim... Kezban'n hayran olduum bir yn de petrolden holanmay, motorize glerden, arabalardan holanmyor, bylelikle sahada yalnz piyadeler ve tornetiler kalyor. Tornet, bilyeli kk tahta araba. Trafike yasak. Nostalji misali uzak semt pazarlarnda gizlice kullanlyor ve en yal tornetinin ya onalty gemiyor. Torneti, Kezban'n torbalarn mutfan iine kadar gtrd, Kezban'a cinsel akalar yaparken, ince zayf yz inanlmaz bir komiklie brnyor. Tornetinin Kezban'n yannda sert delikanl pozlar btn gerei aklyor. Kezban: "Kt eyler dnme, o benim kardeim" dedi. Bu saatten sonra artk inanmam beklemiyor olmal. Torneti ocuun cinsel pozlar, yatrmc zekm gelitirdi. Nasl bir zamanlar cephede askerlerin tm gidince, onalt, onbe yanda ocuklar cepheye

519

srld, imdi de Bodrum'da ngiliz karlara harcadmz gen nfus krlmak zere, hemen tor-netileri Bodrum'a tez elden srmeliyiz. Hatta turizm hizmetinden te, canl olarak bbreklerini, dier organlarn da kesip karmalar iin paketleyebiliriz. Dncelerimi vakit geirmeden Kezban'a da syledim. Lirik bir iir gibi yrei titreyerek: "Kyamam ona" dedi... Bu, bir boka benzemeyen onalt yandaki akal torneti iin, "Kyamam ona" dedi. Kyamam szc zihnimde infilak etti, parampara etti beni, beni deli eden kederim byk bir kskanlk ve yalnzlk duygusuyla delik deik oldu... Torneti olan hi yeri yokken kaburgalarnn altndan bir bak izi gsterdi, Kezban'a gsterip, o yapt dedi, srtarak... Tarlalam u sokakta, son derece irkin bir kzn azndan kan, ili, yank, gnbatm kadar dokunakl bir sese brnen, kyamam szc, her eyi, tm, doru, olduklar gibi, sahici grmemi salad. Zekm, eski hzyla

520

parlak neesine dnp, yeniden tekme-tokat dvmeye balad beni. Hibir sevgimin byle yrekten haykr olmad. Benim mutlu olmam iin umam, delirmem gerekiyor; ama Kezban'n mutluluk eii bu kadar dk, her eyle mutlu olabiliyor! Ne korkun kayp, byle bir sevgi szcn duyamadan yaamak. Yar deli dilencileri bile sarho eden gzellikte, kyamam, kimse demedi bana. Hangi polis gc yok edebilir bu sevgiyi. Rahat yz grmemi, adna ak demiiz, bouna. Srtmda tonlarca arlkta kaya paras. Tm aklarm kak bir gevezenin gvensiz, ikiyzl kelime oyunlar. Bu parka niin gelmitim? Aklarmn ansna, solmu yapraklar tr tr ineyeceim bir sahne aryordum. Hile hurdayla doldurulmu bir yn sevgi szc! Sokak satclarnn asaletiyle dahi baramamm. Akl banda biri, bu ekilsiz tutkulara, aklara karakterini feda eder, tm dlerini, gecelerini bu bozuk psikolojilerle takas edebilir mi? Kelimelere, jestlere kendimi yle kaptrmm ki, btn insanlarla birlikte ben de insanolunun en

521

deerli duruu, klasik romantik dengemi kaybetmiim. Ak deilmi yaadklarm, tm duygularm soyulmu! Sahte imzayla sevmiler beni. Tanrm sen koru beni! Basit bir kelimede sakl bir mre bedel duygularm geri ver! Ya da bir bak ver elime! Havuzda krmz oraplar Mesut Ylmaz'n karsnn tebessmyle, cmble, karnavalla yzdrmeye devam m edeyim! Yoksa, mineral bir kin, elmas bir intikam duygusuyla, zekma ve doaya uygun bir iddet mi tasarlayaym. Zarafet insann kendi iine bakndadr, ben frtnal bir slupla srfler gibi poz vermiim, iimdeki devle pazarlm yaptm: Kalplerini deeceim. Dibe vurduum bu gnlerde yaynlarsam bu hikyeyi bir kara bcek gibi ezerler beni. imdi olmaz, drt-be sene gesin, dedim. Evdeki hesap geen yllar iinde arya uymad. Yazarlk stme pek gzel oturdu, kendimi sevdike, pazarlm unuttum. Dedim ki avunmak iin, hi deilse srtmdaki bakasnn kaza deil.

522

lmik ilmik, kelime kelime kendim rdm. imdi okuyorlardr bu satrlar. Rengi kan krmz dnyada ei benzeri yok, yani pazarlk bozuldu saylmaz, nk bu pazarlkla ilerleye ilerleye kartmtm oraplar. Bak srtndan kelimeler biliyorum. te, yaadka alacam intikamlarm bir bir. Bu kin iin yaayacam, bu kan davasn brakmam, ya herkesin bir krmz kaza olur, ya da bu sava bitmez! Ya da susarsanz, kendinizle olan pazarlnz unutup, bir tebessmle, kitleler halinde dzlrsnz!.. ocuk Kovas Hasan Cemal'in kitabna daha nce deindim, ksa yoldan tek bir cmle edeceim. Cumhuriyet gazetesi ve onun sosyalist, demokratik yazarlar, on yllar boyu MHP hareketine neden dmanlk yapp, faistlikle suladlar. Ayn kyn yolcusu, ayn kyn iki ayr dal imiler. Bir tek albaylarn ad deiik diye mi bu kadar grlt kopardlar. 12 Eyll

523

ncesi bebin insann lmne sebep oldular. Son be-alt yldr kemalistlerle milliyetilerin kucaklamalarna ahit oluyoruz, bazlar bilmedii iin aryor. Kk yalarda birbirlerini kaybeden "ikizler"in bulumasna hayret etmemek lazm. Ah Trkiye ah, yazlacak ne ok ey var, baka sefere! Souktan, alktan zangr zangr titreyip, son are sokaklara sman insanlarn drstlk adna kestikleri bir racon vardr. Gelirler, "Abi, ekmek paras, yz lira" isterler. Paray alr almaz da, "Ekmek deil aabey, arap alcam" derler. Ankara'nn, stanbul'un hrpani sokak araplar, sokaktaym, am, kimsem yok, bana acyorsun ama, ben yalan sylemem, demek isterler. Drstlkten szeden insanlar artk yalnz sokaklarda kald, iyi bakn onlara! Bundan 11 yl nce Dn Korkusu kitabm iin renkli bir dergi benimle rportaj yapacak, kitabn edebi slubuyla deil, orada kullanlm plak szlerin arkasnda gya sapkvari cmleler kurcalanyor, yani, beni bir "yazar" olarak deil de, "itiraf" biri gibi

524

deerlendirmeye alyor, baaramadlar. stm bam bozuk, grntden olsun kurtaramyorum. Fotorafm ekecek bir gen kz geldi, benimle rportaj yapan tuvalete kmt. Fotoraf kz masaya bakt, "Burada bir yazar varm grdnz m?" dedi bana. Saa-sola bakt, etrafa seslendi, "Yahu burada bir yazar varm, nerede?". Beni bir eye benzetemedi. Kitabn yazarnn ben olduumu rendiinde, talimgah avuu gibi emirler yadrmaya balad, yle otur, boynunu e, uraya bak, sana baka bir ceket giydirelim... Oysa ben kt bir ey yapmamtm, lkemin insanlarnn hikyelerini anlatmtm... Onlara kzmyorum, onlar yazarlar biraz akac, biraz da teatral insanlar olarak tanm.. Amas Reha Muhtar yine, Aksaray belediye bakannn katld zikr grntlerini bulmu, dndrp dolatrp, stma nbeti, kuduz terlemesi gibi veriyor! Sonunda, ikibine bir kala halimize bakn, diye veryansn ediyor,

525

neymi efendim, a-da-lik Trkiye'de bu grntler utan vericiymi... Ayn televizyonlar Mevlevilerin ebiaruz grntlerini milli gurur ve kltrmzn derinlii, bykl gibi hayranlk dolu laflarla veriyor. Hatta Mevlevi gsterilerine Cumhurbakanmzdan yksek rtbeli askerlere kadar herkes katlyor. Onlarn azna gre ikisi de ayin olduuna gre Mevlevileri tutuyor, Mevlna'ya neden torpil geiyoruz? Mevlevileri turistler de seviyor, ondan m, yoksa beyaz giymiler diye mi? Yoksa Trk milletinin zonklayan baarsna en iyi arenin Ahmet Ozhan'n arklar olduuna m karar verdi devlet? Bir kk sebebi, Mevleviler tarih boyu hi ayaklanp devlete bakaldrmamlar. Daha da sosyal, psikolojik tahliller yapabilirsiniz, devletin, tarikatlar ciciler ve pisler diye ikiye ayrmasnn zerine! Manevi alana fazlasyla karan devletin de cennet-cehennemi olduunu bylelikle reniyoruz.

526

Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz, kameramanlarn yakalad Kadiri, Naki, Rufai tekkelerinden alman grntler, ounlukla, dar, bask meknlarda ele geirilmi. Grntler i, estetize edilmemi. Zikr edenler yal sal, giysileri kirli, eski, sakall, yal insanlar. Tempotik sarsntlar iinde kendilerinden kopmalar, grsel amza ok uygun, ancak yzler karanlk, hastalkl ve irkin! Oysa Mevleviler hayal, rya kadar gzel. Sanki gerek deiller. Bu topraklarda bu meleklerin yaam olduklarn dnmek ok zor. Manevi sarholuun bolukta arpt gzleri-dudaklar medya byle sevmiyor diye nasl dzeltiversek? Bu dopdolu muazzam lmszlk dncesinin kalp ritmlerini maskaralara nasl anlatsak? Bu irkin insanlarn ac dolu hayatlarna girdiimizde, ego ve kibirlerini alakgnllle dntrmek isteyen sade Anadolu insanlarn ve tarihlerini grrsnz. Kutsal trans hali, dnyadaki tm dinlerin,

527

byclerin, ifaclarn arad bir eydir, nk o an.. Ego ve kibiri yok edecek... Kiisel dnyalarn, tedeki dnyayla arptrp, ilerindeki yalan, riyay, kirlilii ldrecek, tertemiz insanlar olacaklardr. Tanrsal zevkle gzler kapandnda grnen udur: Tm insanlar Tanr nnde eittir! te Bat, drt yzyl i savalar, mezhep savalar verip, "Tm insanlar yasalar nnde eittir"e dntrm. eyhle mrid, hukuk nnde iki eit insandr. Anadolu'daki tarikatlar da zaman iinde manevi alanla siyasi alan ayrt etmeyi renecekler. Asl eitsizlik, TV'ler seri cinayetler ileyerek komutanlarn berber raklm yapp, bu kana doymaz, rezil programlardan sonra bahi, kredi beklemeleri normalmi gibi gsteren siyasal sistemdir! eyhle mrid, hi deilse yakay, "arnrken" ele veriyor! Medya yakay, yalakalk yaparken ele veriyor. Hem tarikatlarn, hem de medyann birbirleriyle sava, iyiletirici bir ila deildir.

528

"Gzel olan" herkes sever, toplumlar, siyasiler, yazarlar iin aslolan "irkini" tanmak, irkini sevip, estetize etmektir. Otuz be yldr sert kelimelerle sren likeriat kavgas yznden, Anadolu'da yaayan tarikatlar dolduran tertemiz insanlar tanyamaz olduk. Hepimiz dev bir kuun kanatlarna dizili tyleriz. Bu lkenin ocuklaryz, bu kuu kimseye yedirmeyiz. Burada, grevini hi yapmayp, sallayan, Mslman genlii, slamc kitleyi kandran, "slamc aydnlardr". nk slamc aydnlar, bu topraklarn insanlarn, anlatmaya, demeye, tasvir etmeye, derindeki irkini, bilinmeyeni, hatalarn, duygularn, gnahlarn, detaylandrmaya yanamamlardr. Cazrth slamc aydnlar da medyann siyasi dilini kullanm, grntnn esiri olmulardr. Trajedisi olmayan l beyinli, p fikirli sanal insanlar yetitirdiler. Oysa, insan hata yapar, sapktr, samadr, bozuktur, problemlidir, tarihin derinliklerinden getirdii binbir

529

hastal vardr. Yazarlarn grevi, kimsenin midesinin kaldramayaca bu irkin dnyaya, tm plaklyla, edebiyatn, sinemann, tiyatronun, tartmann masasna buzul soukluuyla getirip koymaktr. stelik bamsz, cesur bir yazar deil, korkak, ideolojinize srekli hesap vermek, yani, dar imknla beyninizle, insanlarmz korumaya, kollamaya alrsanz, sizin de siyasal bir diliniz var demektir, gerei hibir zaman olduu gibi veremeyecek ve gerek gnn birinde banza dp sizi ve tm deerlerinizi ezecektir, bugn olduu gibi. Mslman aydnlarn, korkusu bounadr. Gzel bir rnek vermek istiyorum. Bundan birka yl nce folklor aratrmacs Pertev Naili, Nasreddin Hoca'nn bilinmeyen, kylerden derlenmi, fkralarn nmze koyduunda arp kaldk. Mide kaldrmayacak kadar abartl, irkin cinsellik tayan bu hikyelerin birounu yaymlamak, sadece muhafazakrlar deil, evrensel llerde insanln da haya-namus llerini zorlar!

530

Mesela, alamakta olan bebein azna, biberon diye penisini veren babann fkrasna glnr m? Bu fkralar yenir yutulur ey deildir! Bilimsel olarak bu metinleri tanmak, tartmak zorundayz. Yzyllardr, kylerde yaayan bu fkralar, ehrin insan, szgeinden geirmi, ehre sokmamtr. Ky odasnn kaba erkek estetiiyle, ehrin estetii ok farkldr. Kapal ky odalarnn diliyle, ehrin, ok renkli kozmopolit yapsnn dili farkldr. Medya kitleye aktr, kitlenin iinde oluk, ocuk olur olmaz herkes vardr. Siz yaymlasanz dahi, ehir, bu fkralar doal szgecinden geirip, tarih, asrlarn srtnda eleyerek estetik sansrn koyar. Tarih boyu da byle olmutur. Bu fkralar yaymland, hibir gazete, arkada, aile, meyhane ortamnda dahi bu fkralar anlatmamakta, baka meknlara tamamaktadr. Halka gvenmek zorundasnz. te gvensiz, dlek kendi insanndan korkan aydnlarn

531

sansr abalarna ramen, halk, bu fkralarn tketilmesine izin vermedi. Pertev Naili ve onun gibilere ok ey borluyuz. (Ofli Hoca kitabm yaymladmda beni bir ldrmedikleri kald, imdi, kendi televizyonlarndan Ofli Hoca fkras anlatyorlar.) Medyaya gre kim paray basarsa, irkin onun dmandr. Orduya gre irkin eriatdr, eriatya gre irkin liktir, derin devlete gre irkin hukuktur. Kimse kendini irkin grmez. irkin, biziz! Kemalist, gestapo sac, muhafazakr, ya da eriatlarn son yzelli yllk matbuat, edebiyat hayatmzda insana dair yks yoktur. Onlarn hibiri insanmzn trajedisini, acsn, derdini, irkinliini hayat kavgasn sayfalar boyu merak etmemi, yksne dayanamamtr. Hatta yk anlatanlara yasak koymu, hapse tkm. nk hepsi iin halk srdr, gdlr. Kim savata ne karsa, halk arkasna aldn dnr. Ve her defasnda halk ynetemez, nk bu lkede deien yalnz albaylarn adlar olur!

532

Kemal Tahir, Orhan Kemal, Aziz Nesin, onlarcas, Trk solu bugn onbinlerce insanmzn dev hazinesine sahiptir, 1950'deki kylmz, 1930'da Haydarpaa garndaki Krt hamal, 1970'deki pamuk iisini, 1980'deki ikence gren genci ve yzlercesini, yani bu lkenin insanlarn grmek, tanmak istiyorsanz, bu ykler sadece bu soylu insanlarn ktphanesindedir. Hastadr, bozuktur, ama bizdendir, yani insandr. Ordunun, eriatnn, muhafazakrn, derin devletin srletirdii, tek tip grd bu halk, ite bu yazarlar insanlatrm, canlandrp, grnteki irkinlerin ardndaki trajediyi on binlerce sayfa deerek anlatm, tarihin iine sokmu, onca hapislie, acya ramen. Mesela, 12 Mart'ta ikence gren olunu ziyarete giden bir anne, kapda kadn polisler tarafndan aranr, soyunmas istenir, kadn soyunur, gslerini amas sylenir. Kadn gsn aamaz, utanmasndan te, gs ameliyat geirmi, tek gsyle utanmaktadr.

533

imdi, bu hikyeyi, eriat gnahtr diye anlatmaz. Muhafazakr geleneklerimize aykr diye anlatmaz, ordumuz, hapishaneyi, dolaysyla memleketi kt gsteriyor diye anlatmaz... Ama, bu hikye, bizim annelerimizin hikyesidir bunu kim anlatacak?.. Mesela, Dou'da kadnlarn halay ekip birlikte elenirken syledii bir trk: "Ay doar gece gider / Doru sz gce gider /Ak memenin stnden / Doru yol hacca gider!" Bu Avar trksn, eriatlar hi syleyemez, muhafazakr, yce Trk milletinin ahlkna aykr bulur, ama bu halkn akn cokusudur, bunu kim anlatacak? Daha da derine inelim, tek olunun lm zerine at ya kan Dou'lu anne, dizlerini dvp, yrtnarak, kocas Ahmet Aa'ya tabutun bandan lklarla seslenir: "Ahmet Aaaaa / maln ikiciye kald..." Kadn atn iinde, olunun lmnden ok, malnn geline gelecek baka kocaya kalmasna yani, servetin baka erkee kalmasna alyor.

534

Cenazenin banda ikici kelimesini kullanarak alar. Bu kelimeyi aynen kullanarak yazamazsanz, feodal toplumda, servet dalmnn sertliini bu vahi dzenin renklerine uygun veremezsiniz. Yazarsanz, size kfrediyor, derler. Asker, eriat, muhafazakr karnza kar. nk onlar, insanlarmz "stilize" ederek, tek tip ycelterek, hacya srlm kelimelerle anlatr. Tm insanlarmz tek bir insan olarak grdkleri halde bu tek insan dahi ynetemezler, ynetemeyince, enflasyon yznden TLden sfr atp sorunu zmeye altklar gibi aynen 65 milyon nfusun sonundan birka sfr atarak, yani on binlerce insann lmne neden olarak sorunu zmeye alrlar. TLden sfr atar gibi on binlerce insan ldrmeden sorunu zmeye alan, solcu edebiyatlard, oktan lp gittiler, geride, bu on binlerce insan hazinesini hikyelerini sdrdlar. Oysa askerler, eriatlar, saclar irkini anlatmay vatana, dine ihanet saydklar

535

iin tanzimattan bugne -be insanmzn dahi hikyesini anlatmamtr. imdi hepsi bu insanlar adna ihtilal istiyor! Hapishane anlarnda Zihni Anadol anlatr: Almanlar hesabna casusluk yapan ve idama mahkm olan Rus subaynn yksn. "ok zengin bir toprak sahibinin ocuu. Yalnz soylularn alnd asker okulu bitirir. Birok savalara girip ktktan sonra ar'n koruma alayna atanr. Ayanda gm mahmuzlu izmeler, parlak dmeli gsterili giysiler, ellerinde beyaz ipek eldivenler, dizginlerini zaptedemedii kr atnn stnde t gibi bir svari yzba. Her gece bir soylu hanmn koynunda geen sonsuz geceler, su gibi akan votkalar. Danslar, valsler, polkalar, kollarnda yalvaran binbir gece masallarndaki gzeller. 1917'de suikastler, ihtilal, bolevikler byk an kulelerini inleterek saraydan ieri girer, korkun bir panikten sonra herkes il yavrusu gibi dalr. lerinde birok general, albay olduu halde, bir daha dnmemek zere alaya alaya yurtlarn kzllara brakp Karadeniz'in

536

karanlk sularnda uzun bir yolculuk, Trkiye'ye snrlar. 1941 ylnda Almanlar Rusya'ya girince bir umut, bayram ederler, Almanya hesabna casusluk yaparlar, km gelmesiyle Almanlar Moskova nlerinde aklp kalr, umutlar suya der... Ve imdi, Ankara Cezaevi'nde Kzlay'n hapishaneye gnderdii tatsz tuzsuz yemei yaamlarna son dayanak yaparak gn sayyorlar. Yine bir gn Kzlay'n koskoca yemek kazam bahenin ortasna kondu. Kazann bandaki beyaz takkeli a elinde bycek bir kepeyle kuyrua girmi, yoksullar ordusuna yemek datyor. Rus subay da kuyrua girmi, srasn bekliyor, mahkmlara yirmi drt saatte bir tahinle iinde bir iki fasulye tanesi bulunan bir kap yemek veriliyordu. Bunlar fukaralarn ancak bir iki saatik karnlarn doyuruyordu. Bunun iin zavalllar alktan hrnlayor, kuyrukta sra kavgas yapyorlard.

537

Rus subay nereden bulduysa, kumda oynayan ocuklarn miki fare resimleriyle sslenmi, kck oyuncak kovasyla srasn bekliyor. Arkasndan, Karabacak Nuri satar: Ne lan deve, taa Moskof diyarlarndan gelip de bizim nafakamza el atmaya utanmyor musun? Ne iin vard da geldin? Kuyruun arkalarnda elinde hamam tayla srasn bekleyen yankesici Rza, jilet izleriyle delik deik olmu yzne anlamsz ekiller vererek utanmaz bir glle Karabacak'a cevap verdi: Dokunma lan Karabacak ona, o bugne bugn Moskof ar'nn altn tasn elinde tayor, hem de ii d kuzu etiyle dolu grmyor musun? Herkes birden subayn elindeki kovaya bakt, sonra hapishane avlusuna birdenbire ldrc bir kahkaha yayld. Subay bu alayl rktc gller arasnda sessizliini bozmad, ama olduu yerde salland, yklr gibi oldu. Sabrla baklarn gkyzne evirdi.

538

nne gm tabaklarla gelen yemekleri beenmeyen adam, imdi yerinden yurdundan atlm, yabanc bir lkenin hapishanesinde baldr plaklarla kuyrua girmi, sudan baka bir ey olmayan bir n yemeini elindeki ocuk kovasna sdrmaya alyor. Tm amatalar, vahi gller arasnda ilerleyip kovasn aya uzattnda onun bitik halini gren a dayanamam... Ne istersiniz ulan hergeleler yabann bu garibinden. Subay, kovasn doldurup ald, yenilgiye uram eski bir sava gibi, ar ar yryerek oradan uzaklat..." oktan lp gitmi olmalsn, subaym! Hem Rus'sun, hem casus, senin hikyenin ne gibi katks vard lkemize, ama ite bir insan sca, Ankara Cezaevi'nde enmemi yazm ykn. stelik, sarayn bana indiren komnistlerden biri. Cesedinin stne kendi lkenin topra atlm mdr, bilmiyorum. Ama bizim de farkmz yok senden. Kendi lkemizde, kendi insanlarmzn yksn

539

yazdmz iin, hem Rus, hem casustan beter, aalyorlar bizi. Ben de senin gibi, karn tokluuna, ekmek parasna kuyrua girmiim. Elimde miki resimli ocuk kovas. Hikyeler, yzler, sesler, kelimeler dolduruyorum, karn tokluuna. Bir eye benzetemiyorlar bizi. Ama subaym drst olmak gerekirse, artk bu kardein ekmek parasyla arap da iiyor. Ancak istiyor ki bir arkadann da arap parasn verebilsin, kmyor.. Hi nemli deil subaym! Yeter ki, yzyl sonra olsun grsnler, kelimelerin zehirden ac yzlerine aslm, canhra kfrleri. irkin, lanet insanlar olduumuz iin deil, yeryz topraklarna serpilmi srgan bceklere dnm kardelerimizin sesi, dini olduu iin bu kfrler. Yoksulluktan tebeir gibi ufalanan dilerinin sracak gc kalmad iin baryoruz ve Tanr'nn yeryz topraklarna en gzel armaan bu insanlarn, soylu ve zarif ocuklar olmay hak etmek iin, kfrediyoruz, gece gndz!.. Gzn yurdunda kalmasn subaym, senin o kovay burada, bu stunda da

540

dolduruyoruz, hasretle, yoksullukla, itilmilikle, irkinliklerimizle!.. Cemal!.. Klar nasl souk olurdu, souk, souk deil, ikenceci sapk. Gece yarlar alayan kedilerin sesleri, hayata olan son balarm da kemirirdi. Apartman kapsn ap ieri alsam, yarn apartmanda kavga kar! Apartman, apartman kadar yara! eri almasam nasl uyurum, darda sar bir ayaz, krlm bir vazo sokak!.. Battaniyemin alt felsefe kulb! Hatrla Tanrm! Kedilerden birini alsam? brleri? Kapya yiyecek koysam, beni grp bouna umutlanrlar? Tanrm hatrla, ne olur kedileri kucana sen al! Tanrm ne olur, hayatn kasrgasyla sklm kimsesizlerin krk camlarna pamuk yastklar, krlentler sokutur, Tanrm ne olur, u ta gecelerde annesinin memesini emen bebeklere ac!.. Kurutulmu barsak renginde sabahlara yalvaryorum, Tanrm inallah kaloriferler

541

yanyordur, ie gidiyorum, geceden kalma rm bir souk, babo bir kpek gibi stme saldryor!.. Lo bir uurumdan kurtulur gibi broma giriyorum, kvamnda, neeli bir scak hava! Dostlukla ho geldin diyor, radyoyu aar, smscak bir makamda ark syleyerek sarlr, prz! Kalorifere ellerimi koyar, tm dnyay kmserim! Hayatn en gen, en cokulu a oluveririm yeniden!.. Kendime yemin ederim, sigara almaya bile sokaa kmayacam, sokak! Bir deri bir kemik kalm, yine de korkun bir uluma duyuyorum!.. Kalorifere ellerimi koyar, buzlanm camn mest olmu kristal desenlerinde mahmurlarm. Boyu kk, kollan ok uzun, ky imam aycmz gelir! Bir sr dertli bulut, bir sr gevezelik duvarlara arpar, uykumun t tlar bir bir alr!.. Bulgur suratl ayc, kap nnde paspas diye kullanlan hal flekse gzn diker, kumarbaz bir ocuk marklyla, "Bugn cuma unu gtreyim,

542

seccade diye"... Gtrr. ayc imamn srtna neeyle bir yumruk sallarm!.. Ellerimi kalorifere koyup, aym yudumlar, cam hohlayarak, soka seyreder, souktan canavarlam kadnlar iinde benimle masal gibi seviecek nar dudakl, ocuk gll bir kadn ararm... Kalorifere ellerimi koyar, bir gzel alem iinde sarho olurum. Bromun kars Maltepe Camii! Tam da nmdeki kaldrmda, otuz yalarnda simiti bir kadn!.. Simitler cameknl tezghn iinde, kadn bir mabet gibi siliyor tezghn camlarn!.. Boynunda drt dnm kakol! O zrhlam kakol grdke azma ne ekmek girer, ne su! Yksek rtbeli subaylar iri iri bakar kadna, "Asker mez, kart u kakol" der bir halleri var... Ellerinde kaln m kaim eldivenler, donmamak iin tezghn etrafnda drt dnyor, arada bir bulvarn karsnda kestane tezghna koup, bir gz simitlerinde, birazck snp, ellerine, ceplerine scaklar doldurup, tekrar tezghna kouyor, souktan yz mosmor!

543

Azgn souktan akama kadar durduu yerde zplyor... Bir gn de plak ellerini grmtm, patlayacak gibi, patlcan gibi.. Ellerimi kalorifere koyar, "mamn gz koyduu halfleksi ona m versem?"... Bir gn de ilkokula giden kzn grdm, mavi nlkl, beyaz yakalkl, kz bir grseniz, melek gibi!.. Krkl kadnlar da kzma iri iri bakyor, "Bu kz burada neden tyorsun, imdi okulunda olmal!".. Kzna bfeden, portakal sular iiriyor. Gzlemeler alyor, kz ne isterse alyor. Ayakkabnn iinden kzma bir de patik giydirmi, kz yanna geldiinde bir sevin kaplyor kadn, eldiven ileriyle okuyor,durup durup bir daha sarmalyor. Kestaneciye koup, scack kestaneler getiriyor!.. Ellerimi kalorifere koyar, bir soluk kestane almak bana da fantastik geliyor, amaan kalsn! Ben sokakta bir dakika duramyorum, o akama kadar orada! te bu dnce de beni deli ediyor. Ac bir maden suyu gibi hrslanyorum, kinimi bo barda almaya gelen aycdan karyorum, "Ulan kyller, devlet rtmede

544

uzmanlam, pintilemi, profesyonellemi salaklar, nedir u hal, gel seyret u kadn, nedir ulan!.." ayc imam, simitiye de ay tayor, ayn dumann buradan gryorum, dumanlar ne gzel uuyor sokakta, yumuuyorum, bizim imam tekrar geldiinde ayn duman gibi imamn kertenkele boynuna sarlyorum!.. Kalorifere ellerimi koyar, film gibi kadn izlerim, halkmzn da houna gitmiyor bu durum, birok bronun penceresinde ayn filme merakl insanlar dolu. fkeli airlerle, kanl ihtilallerle ahbaplk kuruyorum, ben de iirler yazyorum, kaln paltosu olan herkesi giyotine gnderiyorum. Masonlar, ordular, irketler, tarikatlar, mafyalar; hepinizin Allah belasn versin!.. Kadn ezberliyorum. Sanki, kardaki kestaneciyle can skntsyla iaretleiyorlar. Sanki yanlarndan tafral kadnlar, krkl kadnlar, geince hani pis kokuyorlarm gibi, burunlarn tutuyor, sinsice glyorlar!.. te bunu sevmedim! nk ben de yakas burnuma

545

kadar uzanan pahal bir kazak satn almtm, daha yeni!.. Kalorifere ellerimi koyar, bir gn yanndan geerken, syleyeceim, "Abla benimle evlenir misin?" "Ne olur evlen benimle abla, hazr bir kzmz da var! alr ben bakarm!"... Ya derse ki, tezghta sen dur, ben broda alaym!.. Hayr, yapamam, kalsn... (Kocasnn olmadn nereden karyorum, ne bileyim, yle asil bir duruu var ki?) Souk kadn krbalyor, kadn beni! Tapndm kadn oluverdi. O gn kadna yeterince zlmemi, nmden geen herkesin kalbini bakla delik deik edecek kadar haydutla-mamsam, o gn, kendimi yaamam hissederdim. te byle hayalimdeki kinle kandrrdm kendimi, daha somut bir eyler yapmalym. Yemeyeceim halde, her gn bealt tane simit almak istiyorum. Toprak altndaki soan gibi bir vicdan olmal.. yle ac sert bir onurla alyor ki, benim hastalkl iyilikseverliimi sust kskvrak yakalar diye korkuyorum. ayc imama, halfleks seccadeyi

546

kadnn ayaklarnn altna sermesini sylyorum, lkesine ekidzen vermeye alan bir kral gibi. mam halfleksi severek alyor, ikiye katlyor, bir gzel okuyor, toplam tylerini tek tek yoluyor!.. Ellerimi kalorifere koyar, seyrederim, imamn kadna halfleksi gtrmesini... Ama, imam? Kadnn ayaklar altna iki kat yrtlm karton paras koyuyor. mam geldiinde tekme tokat dveceim, onu... "Aabey, sen zlme, halfleks yamurda su eker, ie yaramaz, sen ksme, yamur yadka ben kartonu deitiririm!" diyor... Ve ok sonra reniyorum, simiti kadn, bizim aycnn kars!.. Broyu oktan tasfiye ettim, sk sk komu hastanede arkadalarm ziyarete gidiyorum, i bitimi oturuyor, dedikodu aklardan sz ediyoruz, hurda aklarmz ortaya dkyor, hepimiz inceden zulasndaki akn saklyor, yine de srda oluyoruz. Kime konusam, ufukta patlayacak bir frtna gryorum. Deniz meltemi gibi bir kzla tantm, ok da

547

konukan, "Ben hi ak olmadm" dedi, ben de ona komik, hem de talihsiz aklarm anlattm. ok eskiden notlarm aldm, iirler yazdm bir defterimi srekli yanmda tardm, ad Gl'd ve defterimde dibe vurmu eski aklarmdan ayn isime yazlm iirler vard, lrm bu defteri okumam. Gl, felli, spastik ocuklara, kaslarn kontrol etme, yrtme, hareket edebilme eitimi veriyor. Srada bekleyen o kadar ocuk var ki, toplumsal bir felaket hastanenin rm tavanlarna vuruyor. Hastalar yle lzumsuz sorular soruyor ki, rm tavan insan yutup yiyecek, vermesen, kendini sava sulusu hissediyorsun. Hastalar el pene divan iki bklm soru soruyorlar, soruyu geitir-sen, hemen bir mzrak kartp, kellenizi mzraa geiriyorlar. Hastane penceresinden baknca gkyznde bulutlar kaya paralar gibi grnyor, o kadar torpilli hasta var ki, ocuklara ancak bir ylda sra geliyor. Parmak kadar ocuklarn bacaklarna, beline kadar metal halka cihazlar taklyor, dtan tutacak demir iskelet, sonra

548

ocuklar byke bir minderin yanna geliyor. Hastanenin penceresinden krlanglar geer, Gl akama kadar ocuklarla urar. Nasl urar? Nasl sabr? Gl'n elleri uzun bir yaprak, ocuklarn hepsi porselen hamuru gibi. Gl, aklabanlk, oyunlar yapyor, ocuklar nasl kck, konumay bilmiyor, syleneni anlamyor! Anneleri yanlarnda ecel terleri dkyorlar. ocuun eitimi alabilmesi iin oyuna girmesi gerekiyor, ite dnyann en byk srr bu sakal oyunlar! ocuun bir yabancya almas zor, ocuk eitimi alamazsa, ocuu sradan kartp yenisini alyorlar! dn kpr stnden geiyoruz, bitmez tkenmez bir katar geiyor nmzden, Gl, "Hi ak olmadm" diyor, yle diyor ki, sanki atlayacak gibi... Trenin grltsyle mi, bu szlerle mi, yle sarsldm ki, at olsaydm, burun farkyla trenin altndaydm... Ben yine de kendimi o gn trenin altnda kalm kabul ettim, n ayaklarm kaybetmi bir at gibi. Ben sanrdm ki, her insann bir annesi olmas gibi bir ak olur!

549

Gnlerden bir gn hastane iinde simiti kadn grdm, gzlerime inanamadm, spastik bir ocuu yrtmeye alyor, kk oluymu, ocuun sras gelmi, bir aydr tezgha ayc kocas bakyor, o, burada sra bekliyor. Beni tanr gibi oldu. Renk vermedim, imdi beni bir bok sanp umut eder, elimden gelmeyecek bir "torpil" bekler diye dm koptu... Simiti kadn byk bir snava girecekmi gibi tela iinde, inallah olur, inallah olur diye drt dnyor koridorda. Gl'n kulana syledim, "Bu kadn var ya, ben bununla evlenecektim", glmekten yerlere yatt. Glle beraber gidip ocuu sevdik, skntl bir mesafede olup bitenleri izledim. Gl ok yaknlk gsterince, ben de beyaz nlk giyip kendimi ocua altrmaya baladm. Ad Cemal!.. Kalarn atp, dudan bkm, yerinden hi kmldamyor, yanaklar, elleri, bozuk saat yelkovan gibi oynuyor. Cemal eitime balad, annesini bir sevin ald. Cemal yrsn diye, annesi kalbim tutuyor, annesinin kalbini kim tutabilir? Ama Cemal bir trl

550

Gl'e yanamyor, annesinin boynundan hi inmiyor, bizi grdke pis insanlar grm gibi burnunu tutuyor ve saatler boyu gzlerinizin iine ivilenmi gibi bakyor. Mindere ayak basmyor. Gl, mesleinin altn stne getiriyor, aklabanlklar yapyor, Cemal, karmakark ve dikenli bir iek gibi dokundurtmuyor kendine... Gl, amirine rica edip, Cemal'in sresini birka kere uzatt, Cemal hi yz vermedi. Gl'n sinirleri ypranmaya balad, annesinin kalbini kimse tutamyor, koridorda uzun uzun alyor!.. Cemal oyuna niin girmiyor, ite Glle gnlerdir bunu konuuyoruz. Gzlerinizin iinde bir yerde Cemal hayat kestirip atm. Annesi, Gl, uzaktan ben, perian olduk. Umudumuz yok, srada bekleyen ocuk anneleri gelip gelip kontrol ediyor, cevap vermezse, onlarn ocuklar girecek sraya!.. lk gnler taklalar atp, oyunlar eviren Gl iin Cemal, zehirli bir meyve oldu, her gnn akam insan dnyaya kstren kirli bir yorgunlukla Gl, ileden kyor, ertesi sabah hibir ey olmam gibi

551

yeniden itenlikle, sevgiyle inanlmaz bir merhametle Cemal'in karsna kyor! Cemal bozuk bir yelkovan gibi, orada duruyor, o kadar, gzlerinizin iine bakyor, o kadar, pis kokuyormu gibi Gl'e bakyor, o kadar!... Cemal'in elleri, ayaklar niasta lapas... Ne ulan bu hayat m? Gl, yarn son defa gideceim Cemal'in yanma dedii gn, bir yaknm vefat etti, apar topar frladm. Bir hafta yoktum, dnte eve uramadan, hastaneye kotum. O kk, pembe kirli salondaysa, baardk, deilse? Hem de nasl kaybettik? Yrrse annesinin tezghna bile bakabilir? Deilse, kaldrmdaki dilenciler geliyor aklma!.. Bir hmla eitim salonuna girdim, dnyalar benim oldu. Gl ile Cemal kucak kucaa minderin stnde tepiniyorlar, akalayorlar. Bir muhabbet, bir poyraz, bir deliliktir gidiyor, annesi yanlarnda, nasl gururla izliyor olunun oyunlarn. Oyunlarn bozmadan, sessizce geri ktm... Aradan on yl geti hl dnrm, ne oldu da Cemal eitime, oyuna girmeye karar verdi.

552

Dedim ki; diyorum ki; kendi kendime, o gn Gl'n gzlerinin rengi deimitir! nk Cemal sadece gzlerinin ndan anlyor? Diyorum ki; kendi kendime, yaknmn vefat ettii gn, iir defterimi Gl'n masasna brakmtm, iirleri kendine sanp, ak m oluverdi? ocuklar byledir, gzlerinizin iiyle, rengiyle ayrt eder yapmacklar sahicileri, gerek dostlar, yalanlar... Gzlerinin iinde bizden yksek mi yksek ay merdivenleri, arl yok, sebebi yok, alr kendi koynuna gtrr bizi? Ya da bakr, demiri, her sertlii delen prltlar, alr kendi denizine gtrr bizi? Burnumuzu tutmadan, her gelen dalgaya sarlr, herkesle seviiriz! En tatl elmalarn krmz prltlar azmzn en ball kesinde byle seviir? Ne bu hikye burada bitti, ne de ben onu yazmay becerebildim, ite byle bulvarda bir arkadamla turluyor, gerginlik atyoruz, "Haberler kt, siyaset kt, herkes karamsar, baksana u insanlarn yzne, kimsenin yz glmyor" diyor!.. Herkes tren

553

altnda can verir gibi, bakmaya korkuyor insan. te orada grdm. Yz sevin dolu, mutlu, trampet admlarla, gururla yryor!.. Baaramazsam da yazacam bu hikyeyi dedim, nk tandm onu, simiti kadnd o. imdi arkadama bu kadn tandm sylesem, prlts kalmam biz insanlar, nasl anlatr bu hikyeyi, uzun hikye... Simiti kadnd o.. Sanki bu lkenin hibir derdine bulamam, melek bir hali vard. Kk bir Afrika lkesinin neeli bir kral gibi geiverdi, yanmzdan... Gzlerimle grdm, ahidiyim, byle yrmek iin ok alt!.. Gidip tanklk vereyim, hatrlar, smscak dokunaym dedim, ellerine!.. Ellerimden utandm, ben onlar, kaloriferde sttm!..

554

Kasaba Sknts Ahmet Haim, Abdlhamid'in sansrnden dert yanar, hangi kelimeyi bulsak yasaktr, msralarmzda ileyecek kelime bulamazdk, der. ok hakldr, Haim'in u msrama bakn: "Akam, yine akam yine akam!" Bu tr eyleri bulup karmada stme yoktur. Konumalarmda soruyorum kimse bilmiyor, Atatrk'n kpeinin ad nedir? Foks. Foks, misafirlerin paalarn masa altndan paralarm, Atatrk de ayp olmasn diye misafirlerin elbisesini kendi terzisinden yenil ermi, bunu bilenler, eski elbisesiyle Atatrk'n sofrasnda ayaklarn Foks'a uzatrm, paralasn diye. Atatrk nereli hemerim, diyorum onu da bilmiyorlar. Selanik diyorlar, oras doduu yer ve ocukluu, bu lkenin neresinden, bilen yok. Annesinin yerleip uzun yllar kald yer Adapazar, Atatrk sk sk Adapazar'na giderdi, memleketine. Peki, Atatrk soyadn almadan nceki adn, soyadn bilen var m?

555

Bilen kmyor, Mustafa Kemal diyorlar, bu daha nceydi, ad-soyad: Kemal z. Hadi bir soru daha, Mustafa Kemal'in azndan kfr kt duyulmu mudur? Falih Rfk, Dumlupnar'da Yunan bozguna urayp kamaya balarken bir Fransz yazarn syledii u sz dorular: Fransz yle yazm: "Hibir kitapta hibir zaman sylenmeyecek bir sz sarfetti.." Falih Rfk'nn lakabn Atatrk muhalifleri "dalkavuk" koymutur. En bata (q) harfinin alfabeye girmesini nlemitir. Mustafa Kemal girsin demi, sonra adn q ile yazm, beenmemi, Falih Rfk, Allah'tan Mustafa Kemal adn byk (Q) ile yazmad, o zaman beenirdi. Bylelikle alfabemize bu irkin harf girmedi, diye sevinir. Yani, Falih Rfk'nm memleketimize hizmetleri byktr. Benim gibi bir yazar byle eck cck eylerle neden urar, Ankara sknts... Getiimiz gnlerde Bir Dinozorun Anlan adl kitab yazan Mna Urgan, Falih Rfk'nn vey kzdr. Mna Urgan'n annesi de efika'dr.

556

Atatrk'n, smet Paa'nn bolca sofrasnda bulunmu, Latife hanmn sk dostu olmutur. Atatrk'n lm zerine syledii bir sz, bayldm, Fransz bir tarihinin kitabnda nsz olur: "Milletin sevgilisi ld, imdi millet kocasyla yaayacak!" Mna Urgan hanma da baylrm, anlar olaanst gzellikte, ancak, ailesine kar ne kadar zalimdir! vey babas Falih Rfk, ankaya kitabnda Atatrk'n yakn arkadalarn nasl grmezden gelmise, Mna hanm da, olu Mustafa Irgat, kocas Cahit Irgat'tan sz etmemeye alr. Erken konumayalm, ikinci cildi bekleyelim... (Falih Rfk'nn Zeytinda kitab, Mna hanmn da ekspir kitab gzel kitaplardr, okuyun). Anlarnda eskizlerini izdii sanat, yazar, politikac ahsiyetleri pek medyatik buldum, herkesin tand Halide Edip, Necip Fazl, Abidin Dino, Ahmet Haim, tamam, ancak, sol hareket iinde ikinci planda kalm karanlklar iinde gml yakn arkadalarndan

557

kskanlkla bilgi vermiyor, ikinci cildi bekliyoruz. imizde ok ey grm Mna hanmn anlar "tadmlk", doyurucu deil. Ahmet Haim gibi istibdatta yaamad, neyi saklyor. Anlar kitab, Mna hanmn geip giden mrne rtlm usta ii, dantelli bir perde! Perdenin ardndakileri gremiyoruz. Oysa Mna hanmn tanmad, bilmedii zel dostluklar kurmad yazar, sanat yok gibidir. Bu bizim kaderimiz, altm yl siyaset yapm hsan Sabri alayangil'in anlar da yz sayfay gemiyor, hadi o sac diyelim, yedii haltlar saklad, Mna Urgan, kkl bir solcu. Sayfalar boyu ihtiyarln pek sevdiini, nk cinsel tutkular geride brakp rahat ettiini sylyor. Cinsel tutkulardan syrlan bir hanm hayatna bu kadar rt koyar m? Bu saklanmalar, gsteriyor ki, Mna hanm da hl, yangn yeri gibi arzulu, tkenmek bilmeyen cinsel bir ate alev alev ttyor! Bir kadnn ok zel yangnndan bizler mal karamayz. Biz yine snm kller iinde

558

yanm birka dedikodulu eyay koklayarak, ona buna sorarak yolumuzu bulacaz, air Mustafa Irgat' annesi de anlatmazsa... Herkes hayatndan birilerini atyor! En byk sopamz anlarmza saklyoruz. Ve o eski kasabalarda hibir gen kz, kasaba plajnda denize giremezdi. Grnrsek ldrlrz. Hi-kimse kendi kasabasnda az tadyla gnelenemez. (Bizim aa mahallemizden gzel bir kz her gn skntyla penceresinden bakp, dururdu, sonra Trk sinemasnn en byk seks yldz Mine Soley oldu.) Hr fikirlerimizi, plaklmz, topyalarmz, zel olanmz, bizi bilmeyen yerlerde anlatrz... Hayatmzdan birilerini atmadan rahat edemeyiz. Otuz Yl Savalar da byle balad, 1618'den 70'e kadar. Protestanlar ile Katolikler arasnda ihtilaflar giderecek demokratik bir kurul bile kurulmutu. Kurulun ilk toplantsnda Protestanlar iki Katolik papaz nc kattan sokaa attlar. Papazlar kap kasabay terk etti ve bylece Otuz Yl Savalar balam oldu.

559

mrnzn bir ylm bu tarihe verseniz, Otuz Yl Savalarnda kimin kimle savatn zemezsiniz. On binlerce maliknede on binlerce prens, durmakszn, siyaset, kral, mezhep deitirerek, bir gn Katolik, dier gn Protestan, br gn milli ruhlar kabararak savayorlard. Mezhep kavgasyla balayan sava yolundan, rndan kt, mesela Avrupa'nn ortak dili Latince kmsendi. Herkes kendi dilini konumaya balad. niformalar icat olunmamt, cretli kyl askerler bir gn burada, yarn orada savayor. Aylarca yol yryen ordularn arkasnda, ordudan da byk askerlerin ocuklar, aileleri yryordu, kendileriyle savaa kyorlard. Yani on bin kiilik ordu, takntlaryla otuz bin kii oluyordu. Hadi bunlar yedir, doyur, bunlarn elinden kasabalar talandan kurtar! Avrupa akln yedi, ayaklanan kyller topluca katledildi. Avrupa "Ortaa akln" yerken, yeni bir akl buluyordu, Leonardo, Rembrand, gibi yzlerce, ressam, heykeltra ortaya frlad, Rnesans'

560

ina ettiler, tam da savan ortasnda dolu dizgin Avrupa'nn, insan aklnn nn atlar. Bu nasl oluyor? iktisatlar, uzak lkelerden donanmalarn tad altnlar sebep olarak gsteriyorlar. Siyasetiler, kilisenin otoritesinin ykldm sylyorlar. Toplumbilimciler, byk malikneleri sava yznden darda kalan krallarn ucuza satt iin, yzlerce kk prensin binlerce atoyu halklaryla birlikte ucuza kapatp, zenginliin, lksn, sporun, gzel yaamn, atafatn nn atklarn sylyorlar, halta skntdan, zevk iin kyllerini dahi ldryorlard... Dorusu u ki, Otuz Yl Savalarnda insanlar "Kasabalarndan ktlar"... Osmanl ordularnn azametini de, kynde sklan genlerin (levendlerin) macera araylar oluturur. Kasaba sknts, tarihin en ar dinini snger gibi hayatlarna ekmi, hantal, ar kalabalklarn tarla -kilise- ev arasnda on asrdr dnp duran skc dzen yklyordu.

561

(Tarihin en byk yazarlarndan kabul edilen Faulkner mrn bir kasabada geirmitir, Halikarnas Balks da. Cumhuriyet dnemi yazarlar, bu ar, bozkr kasabalarnda bymtr. 19. yzyln dnyay deitiren byk filozof, edebiyatlarm yakndan tanrsanz, ayn kasabalar grrsnz.) Cumhuriyet'in kurulu yllarnda Ankara bozkrnda Atatrk'e dair anlatlan yzlerce hatrann mutlaka bir yerinde ayn cmleler geer, dinleyin Falih Rfk'y: "Hep sklyorduk, Atatrk de yle... (...) Dalar, tepeler, yollar, akam kararnca, arabalar ahra ve halk kafesler arkasna ekilen kasaba halk, btn o l boluu ebediye benziyen bir susma ve somurtma halinde idi... (...) Akama doru ayaklar evlere doru srklenirdi. Hava karanlksa hl kl kokan yangn arsalar arasnda cep fenerlerinin yanp snd grlrd. stanbul'dan gelip de mahkm imiler gibi yaayanlardan pek ou gemeyen saatleri, ierek ldryorlard... (...) Atatrk

562

de bkar, ara sra arkadalarna gitmek isterdi..." Ve bunun yannda, ticaretin, tarmn, meyhanenin, sanatn btn byk ustalar, Rumlar ve Ermeniler yzyl sren bir kavga sonucu ekip gitmiler, renksiz, ksz Anadolu kasabalarnda yksek ruhlu bu insanlar ac bir skntyla bitmek bilmeyen geceler boyu yalnz kalmlardr! Kasabada zaman, insan ruhuna sarl kefen gibidir. Uzun k gecelerinin gaz lambal geceleri yaratc da olmu, topyalar, devrimleri pei sra hayata sokmular. Ancak, geceler,bitmek bilmemi. Ayn, felaket gibi inen geceler, tarihin en aptal fikirlerine doru uzanm, tm dnya dilleri Trkeden domutur diyen Gne Dil Teorisi, bu uzun felaket k gecelerini rtmeye alan elenceli bir mevzu olarak, sapk bir topya olarak sofradan sofraya, geceden gecelere uzanm... S gecelerin kokumu karanl ruhlara aktka, kafeslemi odalar iinde insanlar

563

geliigzel muhabbetlerle, bilimi topyekn tmarhaneye soktuklarn bilmeden, zihinleri delirten uuk, ucube topyalar iinde, uzun k gecelerini patlatmay dnmler.. Devrimleri yaratan yaratc skntnn, boluk bulduunda, tmarhanenin kaplarn da atn grrz. Edebiyat bir hobe sanatdr, Tanr'yla ve bakasyla aramzdaki o ba dndrc uzakl ancak hobe ederek giderebiliriz. ine tkldmz kasaba skntsn Televole izleyerek, ebekleri izleyerek de unutabiliriz. Bu sknty patlatmak iin her gn yzlerce travesti, bedenlerine yeni bir heyecan aramak iin aramza katlr, Hazreti sa da "Ben Tanr'nn oluyum" diyerek patlatt, sknt banlarn, lavuk, kelek bir muhabbetle de databilirsiniz, skntnz... Skntnza kederden ve hznden bir gzel dertli ili elbise giydiremezsiniz, iiniz zordur! Dnyada ayn anda iki ayr 68 olmutur. Birincisi, Che'yle zdeleen 3. dnya lkelerinde emperyalizme kar bamszlk

564

mcadelesi veren, Latin Amerika gerillalarnn yolunu izleyen 68'liler. kincisi, Amerika dalarnda Ailen Ginsberler'le, (beatnik hereketi) balayan, uyuturucu, ecinsellik, iek ocuklar, hippilik eklinde geliip "Savama Sevi" sloganyla zdeleen, Hindistan, Katmandu, Nepal'e yola kan, Sidharta okuyan genlik. Bizim 68'liler Che'nin yolundan savamaya Filistin'e kotular. iek ocuklarnn gtne konfor batyordu. Bizim ise pilli radyomuz dahi yoktu. iek ocuklar, sava sonras kapitalizmin tkettii insan ilikilerine kar bakaldrd. Latin Amerika hayran genlerimiz ise "smrye" kar... Bu iki tr 68'in iine, bugn lkemizde nc tr bir 68 eklenmektedir. O da 68'liler Vakf'nn gayretleriyle "kemalist 68"li. Mustafa Kemal ismi, gerilla altmsekizinin devrimci motifleri arasnda hatr saylr bir yerdeydi, ancak, bugnk kemalist 68'liler gibi vazgeilmez bir tabu asla deildi.

565

68 zgrlk mcadelesiydi, hippilerin zgrlk anlayyla, gerillalarn zgrlk anlay birbirine uymuyordu. Bugnk kemalist 68'lilerin zgrlk anlay ise, bu iki 68'in gtyle gld bir yere geldi. 68'li aabeylerimiz, asker darbeye destek yry ve mitingi yaptlar! yz sivil kurumun katldn syleyip Shhiye Meydan'nda ikibin kii zor topladlar, Antkabir'e yrdler, anlalan bu yz sivil kurumun ou, deil yelerini ynetim kurullarm dahi ikna edememi. Bu 68 mitingine ben de gtmle gldm. Kardelerim, ok byk ehvetli topyalar sahibi iseniz, kasabanz terkedin. Ya sbyanc olursunuz, ya da onun bunun karsna sarkan bir sapk, ya da 68'li aabeyleriniz gibi... Tm dnya tarihi iinde dnyay sarsan en byk genlik rzgr olan 68'in mirass, 68'li aabeyleriniz, bu kasabada otuz senedir dnyorlar! phesiz birou iyi ve deli insanlard. Kasaba kaldrmlar ok serttir, kasaba kzlarnn gekin baklar ok ardr,

566

68'li aabeylerimize ok kzmayalm, bu renksiz kasabay dnelim. Bu lkenin en iyi okullarnda okumu, dnyay sallayan byk rzgr nne alm bu gen, gerilla ruhlu insanlarn, otuz yl iinde geirdikleri sknt dolu uzun geceleri dnelim. Sama Tiyatrosu'nun ncs Ionesco, Kel arkc adl kk oyununda bu "skntl an" anlatr, zaman gemek bilmez, evine ti kl kar-koca uuk, topik esprilerle hayatlarn doldurmak ister, derken, eve bir itfaiye eri girer, ev sahiplerinin fkra anlattn duyunca, bir fkra da ben anlataym, der. Hangi fkra derler, itfaiye eri: Kel arkc, der... Ev sahipleri, fkrann sonunu getirir, "kark kalsn" deil mi? tfaiye eri, evet der... ok bilindik bir espri kadar skntl bu hayatn sknts, ok bilindik esprinin estetik dzeyinin ok dk oluunda sakldr, eer bu hayattan kmak istiyorsanz, daha sk bir espri yapmak zorundasnz! / Mna Urgan hanm da eski bir solcu ve 60 ihtilaline nasl sevindiini, havalara utuunu

567

uzun uzun anlatr, imdi medyadaki 68'liler 12 Eyll darbesine olan sevinlerini yazmlard, 68'li aabeylerimiz ise bugn, 28 ubat darbesinin ua olduklarn ilan ettiler... Ya krk gemi ve hl solcu iseniz, siz hangi darbenin solcususunuz diye sormamz gerekiyor! yle ki, sanki darbeler olmasaym, solculuk olmayacakm gibi aktrlar darbelere, zgrlk kahramanlarmz. Anlarn yazmadlar, nk kk kasabalarnda eltim, bacanam, teyzemin olu bozulur diye mi dndler. Romantik valye ruhlarn eletirmediler, nk kk kasabalarnda yalnz kalacaklar diye dleri kopuyordu. Hem 68 hem 80 kua, saclsolculuu kazyp, altndaki iddet zerine tek bir kitap yazmadlar, nk "gemilerini" inkr etmi olacaklard. Sinemada, sanatta, tiyatroda, mimaride, gen devrimci gerillalarn koyduu eserler glnlk dzeyindedir ve hepsi orada Cizvit rahipleri gibi genlerin kolundan tutup Antkabir'e gtryorlar!..

568

lm, mezarlk, kardein kardei ldrd cinnet zerine tek bir kitap yazmadlar, yaadklarndan romantik bir nostalji derlediler, kahramanlar devirdiler. Artk bu kk kasabada kahramanlarn heykelleri arasnda hayatmz daha arlap, militanlayor. Cinnetin herkesin aznda lezzetletii o gnlerde dahi, cinnetin rasyonel bir din olup, siyasi kimliimize bu kadar yakacan dnmemitim... Kardelerim, bir tabak dolusu zehir gibi derdimiz budur, hepimiz, terminali olmayan, yolu, osesi, sinemas olmayan kasabalarda bydk. Yryerek, dalarna trmanarak, tabanlarmzla kabilirdik bu kasabadan! Yolu kendimiz aarak, yolu kendimiz ina ederek kabiliriz. Ne annemin gzleri maviydi, ne de uzun boylu bir ocuktum. Kara kuru bir glgeye snp ite geldim. Sizinle hobe ediyorum! Tanrdan, babamdan ve lkemden konuuyorum, sizlerle... Ama, orada, o kasabada, cansz, tatsz, souk, ekimsiz, bir kk masa etrafnda insanlarn

569

birbirini didikledii, ay, bira iip devrim yapan aabeylerimiz kald. Orada, o kasabada, Cizvit rahipleri gibi, romantik, hayalperest henz flrtn yaayan gen ocuklar kafeslerinde krbala dvyorlar. zgrlk adna yollarn kesip, darbelere yryorlar. Antkabir'e gidersek bir gn, Mustafa Kemal'in silah arkada, dava arkada gibi gideriz, eve gelen sakall, bartl misafirlerin pantolon paalarn paralayan Foks gibi devrim yapamazsnz... Yzyl nceki airimizin, yzylmzn her akamn anlatan msralaryla bitirelim: "Akam, yine akam, yine akam!" Melekler ve Sapklar Mide kaldrmayacak byle bir yaz iin, imdiden zr dilerim. lklarmzn ac ekmi bir hayvann korkun haykrlar olarak kalmas m, yoksa, ruhumuzu arndrmak iin ayrntl psikolojik belgeleri tartmak m?

570

Bazen, ifadesi imknsz bilgiler vardr, iblisin kuyruk alt gibi, asla konuamazsnz. Yazmaya karar verdim, nk, nl alkuu romannn kahraman gibi, Anadolu'nun cahil kylerinde retmenlik yapan gen bir kzdan mektup aldm, hngr hngr aladm. Byk hayallerle gittii kyde yle bir manzarayla karlayor: Kyl bir adam, dman sayd komusundan intikam almak iin, komusunun dokuz yandaki ocuunun .tne balta sap sokuyor. retmenle ky arasnda bir milyon yllk "anlay" fark, melekler kadar uzaklar birbirlerine, insan, her darbeye dayanabilmeli, ama, artk, cehalete kurban veremeyiz, bu lkeden de kaamayz, bu, bir milyon yllk cehalet enkaznn altnda ka nesil kurban edeceiz? Leyla Erbil'in edebi makalelerinden oluan, iinde Orhan Pamuk'a kar eletirileri de olan Zihin Kular adl kitab okuyorum. Henz nszdeyim, pek saygdeer yazarmz Selahattin Hilav, Leyla Erbil zerine "ak" etrafnda dncelerini sylyor, Marx't,

571

Hegel'di gibi ar felsefik laflar ederken, yaz yle bir cmleye gelip dayanyor: "...Hatta kular iine alan ve ters ilikide kendini gsteren bir eit cinsel emperyalizm gibidir. Yllarca nce bir vatandamz, Eyp'te topal bir leylee tecavz ederek, bunun ok gzel ve anlaml bir rneini vermiti..." Topal bir leylee tecavz eden bir vatandatan bylelikle haberdar oluyoruz. Aslnda halkmzn, Prusya asker disipliniyle tecavz artk bir din haline getirdiini biliyoruz. Ancak, insan yine de merak ediyor, bu adamn yz, duruu mesela, neye benziyor? Syleyeyim: Kire skc Calgon reklamna kan adamlara! Hayattan doal olarak tat alamayan insanlar, ok tehlikeli riskleri "heyecanlatrr", leylein derisinden kanayan paralar da, bu ykc, korkun heyecann ss oluverir. Cehalet artk bu lkede bize bir cellat aman bile tanmyor. Leylek, saf bir melektir, minyatrlerde, freskolarda melek tasvirleri leylein kanatlarndan izilir, sormak lazm,

572

Tanr burada bize ne sylemek istiyor? Baz filozoflar gibi, hayat samalklar ve bir dizi anlamszlklarla doludur deyip geelim mi, yoksa, girilmez, yasaktr yazlan insansz odalarda yuva yapm pala bykl, borazan burunlu yalnzlklarn stne mi gidelim? Eski za manlarda perilerle, cinlerle ilikiye giren, onbinlerce gen gelin vard, sancl yataklarn tamamen hayal, baka dnyaya ait varlklarla cinsel ilikiye girerek blyorlard. Ya da yumuak bir yorgunluk uruna sahici bir melekle neden ilikiye girer? Bugn Bat'da kuzu ruhu tayan henz meleklik yanda ocuklarla cinsel ilikiye giren insanlar, devasa bir cinsel zgrlk iinde canlar ektii kadar erotik kzlarla ak oyunlar dururken, neden ocuk cinselliine bavururlar. Bir hamlede sonsuzlua m varmak? Neden uaklarda hostes kzlar melek gibi gzel kzlardan seilir? Cinsellii artk tanrvari hale getiren geyalarn erkeklere sunduu sonsuz cinsel zarafetin derinliinde ne vardr? Hemireler neden beyaz giyerler, can ekien

573

insanlarn mide kaldrmayacak kusmuklu hizmetlerini sakinlikle yerine getirirken neyi simgelerler? Kilise duvarlar melek tasvirleriyle doluydu, akl almaz cehennemi Roma zulmnden kaan ilk Hristiyanlar, Hristiyanl bilmiyordu, zulmden kap, kilisenin duvarlarndaki "meleklere" smyorlard. Rahibeler, ki, sa'nn melekleri adlar, safln ve temizliin tarihine ezbere on asr kurban oldular! Son iki yzyldr ressamlar, kadnn rtsn kaldrp edep yerlerini gstererek neyi ele geirmek istiyorlard, cinsel zgrl m, kadn gzelliinde yatan meleklii mi? rty tmyle kaldrdlar, "melei" bulamadlar. nsanolu kadn zaafyla "cinsel zgrl" kartrd, insanolu ruhunun i skntlaryla cinsel zgrl kartrd. Bir zamanlar da milli kurtarc meleklerimiz vard, Jan Dark' Franszlar kutsal azize ilan etti. Juan Peron bir albayd, kabarede alan yoksul gzel Eva Peronla tutkulu bir evlilik yapt. Eva Peron ok.yoksul bir kadnd, o kadar

574

da gzel. Halknn yoksulluunu dnyordu. Arka mahallelerde dans eden bir fahie iken, Arjantin'in simgesi oluverdi. yle bir efsane oldu ki, kendi dncesiyle hibir ilikisi olmayan radikal marksist gerillalar dahi halkn sempatisini kazanmak iin kendilerini "Peroncu" ilan ettiler. Toplumlar daha byk i gerilimlerini bir melein peine dp yattrabiliyor. Kuu Gl Balesi'ni dnn, 10-15 yanda bir ym kk ocuk, melek giysileriyle parmaklarnn ucunda ykselerek, sonsuz bir dnle dans ediyor. Estetiin yumuak atei tam da burada cinselliin snrna dayanr, zorunlu bir sanat eitimiyle bu tutkuyu amaya m alrz. Mesela flt bize ne hatrlatr? Ormanda yapraklar gibi rlplak uuup, gezinip, yksek ve tehlikeli bir romantizmin iine sokar bizi, iimizdeki patlaylar byl sesiyle ylesine abartr ki, bu isel frtna, ne din tanr, ne sosyal stat... Yayl sazlarn ise duygu karkl hi yoktur, dpedz ve dorudan,

575

gklerde, bulutlarda, meleklerle sevimenin sonsuz hazzn verir bize... nsan, yarm yamalak tatmin olabilen bir varlk deildir, en utakini, en ounu, en yksektekini ister... Bu yzden kutsal dinler bize, meleklerle sonsuza kadar yaayabileceimiz bir te dnya vaad eder. Bir yn Uzakdou dini, ya da tasavvuf bize, bedenimizden kurtulabilmek, dnyevi arlklardan uzaklamak, ku gibi hafiflemenin reetelerini, yle doyumsuz, yle itahl retir ki, bu melekler akna, tm hayatmz zincirler, kulu, klesi oluruz. Hem Uzakdou dinleri, hem tasavvuf ayaklar yerden kesilen, uabilen, yerekimine kar koyabilmi gerek hikyeler anlatlr, inanlr! nk o dnyada da "devrim" meleklerle ana fine yapabilecek kadar iice olabilmektir. Ruhlar aleminin muazzamlna inanrz, ama, yine de meleklere ikence yaparz, henz oyun oynama anda gnde on drt saat alan milyonlarca ocuk. Mesela Antep'te, bouk, skc atlyelerinde canlar fstk yemek

576

istediinde, hayalleri karlnda onlara dokuz yl hapis veriyoruz. Ku yzl bir ocua verilen bu cezay, engel yzl engizisyon yarglar dahi vermemitir. Adaleti yerine getirme duygumuz ne kadar kudurgan, askerlik hikyelerinde duymusunuzdur, komutann dt aa cezalandrlr. Ben byle cezalandrlm bir st aac tandm. Toplumu uurumdan dren, ruhlarmz sapklaman adaletsizlik olduu iin, "adalet"in kendisini cezalandryoruz. Almas imknsz bir intihar soukluu! Ve biraz daha iyi anlalyor, grdmz tm nesneleri dzmeye alan bir erkeklikten kurtulamaymz, insanln tm lklarna veda etmi, ar, hantal, her gn her yerde Prusya disiplini erkeklik. Amas baarszla uram, dudaklar, needen ve cokudan habersiz ideolojilerin armaan bir erkeklik. Oysa, hayat bize reten meleklerdir. Tanr her canlya bir bebek verir, bebekler, her anne-babay, milyonlarca kitabn, dinlerin retemeyecei ycelikte ve mkemmellikte

577

eitir. Ve bir gn melekler byr, anneler yalanr, dnyevi tutkulardan, cinsellik gibi arlklardan kurtulur melekleir. Bu sefer ocuklar, anneannelerine-dedelerine bakp, hibir dinin retemeyecei derinlikte meleklik, gkyz dersleri alr. Bebek, anne, anneanne, kokusu, rengi, konumas, dokunmas, besini, gdas bambaka bir dnyadan ama ne yazk ki her gn yaadmz bu dnya iinde. Gle oynaya, hoplaya zplaya bu dersi renebilmek varken, milyarlarca yldan beri akp gelen tabiatn ite bu dengesini katlediyoruz. Oysa modern tp seksen yanda dahi cinsel gcmz motive etmeye alyor, kk bebeklere, dahi erotik lolitalar gibi makyajlar yapyor. Amerikal arkc M. Jackson'm sesi ne erkek, ne kadn, ortada, cinsellii de ortada, "melek" bir karizma istiyor, ancak, birileri, muhtemelen muhafazakrlar, kilise, ocuklarla cinsel ak yaadn iddia ediyor, yani, birileri, kimsenin, Jackson bile olsa "erkekliinden" kurtulamayacan, melekliin

578

ise, kutsal kilisenin imtiyazlar iinde olduunu hatrlatyor. Her insann iinde umak, ykselmek, bedenim, erkekliini, sosyal statsn unutmak istei vardr, blmek, koklamak, sevimek, bakas iin almak, ama artk kendimize meleklemek ans vermiyor hayat. Srekli estetik yaptrarak, ya da Trkiye gzeli seilerek, ya da uyuturucu kullanarak, ya da ocuklara sahip olarak... Melekleme arzusu doamzda skm gaz ktlesi, bilinmez atelerle sarslmamzn sebebi bu, kendimize ve bakasna iyilik yapma, dokunma, dncesinden istesek de kendimizi alkoyamayz. imizdeki melei susturduumuzda, uursuzca dmzdaki meleklerin kanatlarn yolmaya balarz, bu cazrth arklar da kurtaramaz bizi. imizde meleklerden boalan byk ilahi boluu, hret, para, iktidar gibi dnyevi tutkularla dolduranlayz. Dinleyicisi olmayan, bo koltuklarla dolu aklarn, sevgilerin bizi getirecei yer, her eyi ben

579

zerim diyen bir babann, eyhin, liderin kucadr. Zrl zrl alayan, yalvaran kk kara bcekler gibi bok kokusu bir hayatn iinde doup, sapklap, kendi iimizi infilak ettiren, fkran, patlayan sapklatrc zehirle, milyonlarca insan, bal, anneyi, ocuu paralayan, yok eden bir tuhaf yere geliriz... Yani Trkesi, sevimek, blmek ve bakas iin iyilik yapma hakkmz, devredilemez. Karanlk ve yakn bir konuya geelim. Hastanede altm yllarda Numune acil serviste hibir zaman anlatlamaz dediim bir olay yaand, Ankara'ya yakn kasabalardan birinden bir adam gelir, fermuar blgesi yastk kadar ikindir, zerler. Kanl bir arafa sarlm leten bir heyula. Ortasndan kesilmi, kani kpek parampara, na-yaklar gvdeden ayrlm. Kyller kartmak iin uram, insan zonklatan bir irenlikle rkn haykrlar iinde bu kpeksi varl getirdiler. Ortaada byle bir adam bir saniye dnmeden yakarlard. Ben de yle dndm,

580

stelik cins bir deli manyaklyla adam kuyuya atp kirele stn kapatmay dndm. Ancak, inanlmaz bir ey oldu. Doktor rkn pislie papu brakmad, ilahi bir sakinlikle kaniin leini penisten kartp, hastay gzel kynn gzel dalarna, neeyle gnderdi. Canice ldrmek istediim adam, mutlulukla iyiletiren doktoru uzun yllar dndm. Nefret, tiksinti duygular tamayan melekten bir insan olduuna karar verdim. Fstk alan ocuklara verilen cezay duyduumda, bu vahi olay geldi aklma. ktidarn penisine le gibi aslan kani kpeklere dndmz bu hayata artk ne yapmal, nefreti, tiksintiyi nasl durdurmal, sapklamadan nasl sakin kalabilmeli. Kalm mdr iimizde tutunabileceimiz bir kanarya ty... Bu kyl adamn yz neye benziyordu? Demirel'in Baykal'n yz neye benziyor? Televizyonda izledim, bir Rus sap, ellinin stnde kadna tecavz edip bahesine gmm. Yz, duruu bir ey anlatyordu... Buldum.

581

Dante, lahi Komedya adl kitabnda iirsel bir dille ahret yolculuunu anlatr, ahret: cehennem-araf-cennet. Kitabn blmleri burada grdkleridir. Cehennemde yalanclar, hrszlar, hilekrlar hepsi ayr ayr cezalandrlmlar. En ilgin cezalandrma ise "sapklarnd"... Onlar "ac ekmeden mitsiz bir bekleyile" cezalandrlmlard. Srp canilerini televizyondan izlediimde, ite kire skc Calgon reklamndaki gibi "ac ekmeyen mitsiz bir bekleyile" cezalandrlm olduklarn anladm. Yine, asla yazamam dediim bir trajik vaka, hepinizden zr dilerim, Karamazof Kardelenin isyankr kahraman van Tanr'ya haykrr, neden Balkanlar'da hamile Trk kadnlarnn karnlarn deiyorsun, bebekler yaklrken sesini kartmyorsun, bu acy neden bize ektiriyorsun. Balkanlar yzyl sonra yine kart, tecavze urayan melek gibi Bosnal kadnlar lkemize snd. Birbirinden gzel insanlarmz, ellerinde ne varsa yardma kotu.

582

Ancak, trajik bir kaza yaand. Hediye paketleri iinde penis eklinde ekerler kt. oka urayan yardmseverler, bu ar trajik kazann ne olduunu anlamaya alt. Tm hediye sahipleri aratrld. Sonunda, gl yzl, nur yzl ihtiyar bir ekercinin dkknnda buldular kendilerini. htiyar gerekten mbarek bir adam ve bu kadnlar iin bir eyler yapmak istiyordu, dkknnn yarsn hi sormadan kadnlara balamt. Ancak, ihtiyar da, ithal Avrupa kutularnda neler olduunu bilmiyordu. Tanr, bu kadar ac gnn iinde bize bu trajediyi niin yaatr? Tecavze uram melek kadnlar, ekerlerin yanllkla geldiini anlayp, kimseye bir ey sylemeden usulca ekerleri krp toz ettiler, ayp olmasn diye olay unutmu gzktler. Bu kadnlar, bu davranlaryla, ya ok yksek bir medeniyetin ocuklar, ya byk bir medeniyetin habercileri, ya da gerekten melek idiler. imizden herhangi birinin rahatlkla adam ldrecei bir / konuyu, ilahi bir dnyann

583

srrna ermi sakin bir olgunlukla karlayp, kibarlkla geitirdiler. Kardelerim, bizler, giyecee, yiyecee ihtiyac olmayan Afrika'nn kamtan evlerinde bymedik, bizler 18 kiilik ehirleri olan Alaska'da domadk, bizler gerek bir cennet olan her sabah birbirlerine "Aloha" diye seslenip, her gelenin boynuna gzel kokulu iekler asan Hawaililer deiliz. Biz, bu byk trajik falclarn corafyasnda bym ocuklarz. Katilliimizi, sapklmz, anlamak zorundayz, bu topraklarda yaamak iin. Anneannem de bir melekti, kkken beni dizlerine alr, anlatrd ml ml. Ermeni soykrmn. Horasan'da sn-glenmi cesetleri bir meydanda topluyor Ermeni askerler. Anneannem ve komusu, sng yaras aldklar halde cesetler iinde lm numarasyla sessizce duruyorlar. Tekrar Ermeniler gelip lmeyen kald m diye yeniden snglyorlar, bizimkiler, tekrar sng yaras alp seslerini kartmyor.

584

ok sonra rendim ki, bu savata ne biz Ermeniler'den fazla, ne Ermeniler bizden az kestiler, birbirimizi boazladk. Ve be yandaki bir ocua anneannesi bu hikyeleri anlatnca ne olur? Yirmi drt yama kadar belimde ift parabellumla dolatm, bir gn Rum, Ermeni, anneanneme yaplanlarn intikamm almalydm. ok okuyan kadnlar "cazi" olur, ok okuyan erkekler de vatan haini. Yoksa, Tanr bize de melek olma ans m veriyor, nk, ocukken ben, melek insanlar tandm. Babamla uzun yola Gmhane'ye giderken gecenin bir vakti, ssz da balarnda kr bir ihtiyar, kapkara giysiler iinde, elinde kalnca bir sopa. Babam uzaktan selam verdi, geti. Issz da balarnda onlarca kurdun, aynn olduu bu yol, iki yz kilometrelik, hem kr, hem korkusuz. Babam, "Hac Ahmet babadr" dedi. Anlatt efsaneye gre, Hac Ahmet baba, savata bir Ermeni kzn yakalam, klcn boynuna dayam tam kzn boynunu uuracak, Ermeni kz melek olmu umu. Hac Ahmet baba bir tuhaf olup

585

o gn bugn kendini kaybetmi. Dada bayrda gezip duruyor. Ermeni kzma "melek" rol veren, Ermeni kzma kl sallad iin de kendi askerinin akln kaybettirip "evliyalatiran" bu halk gkten inmedi. Vahi bir katliamn ortasnda dahi, melekleerek, meleklerle sorunu zmeye alt. Melekleen bu halk ile Trk-Ermeni siyasiler arasnda bir milyon yllk anlay fark var... Kardelerim, tarih iki byk eser yaratmtr. Biri in Seddi'dir. Hl orada. Bir kavmin baka bir kavimden korunmas iin. nsanln iindeki bu set bitmemitir. Her geen gn kavimler, rklar, milletler, birbirlerine "set" ekmeye devam eder, modern kltr, liberalizm bu kan kavgasna siyasi masajlar yapp, coturup, abartyor. nsanln ilk byk eseri ise Babil Kulesi'dir. Bizler Babil Kulesi'nin ocuklaryz. Efsanesi tarihe gmld. Babil Kulesi'nin bitmeyeceini ina edenler de biliyordu, ama, her gelen bir ta koyacakt ve Babil Kulesi'yle insanolu gklere ulaacakt...

586

Bugn, in Seddi'nin karsnda, yazarlar, airler, halklar Babil Kulesi'ni ina ediyor, her gelen yazar bir ta koyuyor... Bir efsanedir, hayaldir, topyadr demeyin, ne olur siz de bir ta koyun. Trkler, Ermeniler, Krtler, onyedi yandaki melek yzl ocuklarn ellerine silah vermesin!.. Yoksa hzla hepimizin yz, Demirci'm, Baykal'm, yzne kire skc Calgon reklamna kan adamlarn yzne benzemeye balyor!.. "Ac ekmeyen sonsuza dek mitsiz bir bekleyi".. Pamuk Prensesleri Kyn htiyar Heyeti Dzyor Eski Msr tabletlerinde "Ahlk bozuldu, genler laf dinlemiyor" yazyor, nl Amerikal kadn artist Liza Minelli "imdi genler ok aceleci, ben nasl 16 yama kadar sabrettim" diyor, Hitit'ten bugne, namus-bekret kavramlar, ahlkla iice dnld, son iki yzyldr ise insanolu, saclm-burjuvann-

587

otoritenin bu korkun tehlikeli vahi numarasn artk yemiyor. Bekretlik kolay deildir, Budizmin Hint tapmaklarna, Cizvitlerin, Fransiskenlerin tarikatlarna szdnzda, bakire kalmann dnyann en zor ii olduunu, bir mrn duaya, telkine verildiini grrsnz. Rahibeler, sabah-leakam dualar ve tamamen cinsellii yaltlm meknlarda kapal yaayarak koruma altna alnr. Yine de duadan tek bir gn uzak durmak, iinizdeki eytanlar, gnahlar her yere saabilir. Allah'a bin kr ki, slm evliya hayatnda bakir grmek zordur, yine kr ki bekreti kutsayan Islm metinler yok gibidir, hatta, zorunlu uzakta kaldnzda geici nikah (muta) emrolmutur, padiahlarmzn, evliyamzn, peygamberimizin Fuzuli'nin, Mustafa Kemal'in hayatlar, bu zor gnlerde bizlere "merhem" gibi, iyi geliyor. Bu anl gemi olmazsa, nmze yeni bir ahlk koyuyorlar, ahlkszlarn ahlk: Milli ahlk! Dede Korkut'ta geer, milli eitim mfredat buralar kesmitir, kz on yanda evlenir,

588

ertesi gn babasna saldrarak barr, bu i bu kadar tatlyd da beni niye bu kadar beklettin... Halkmz da gayet rahattr, bir Bayburt deyiidir: Canm imdi oyna ister, akama kocam da gelir... Ancak, hayat zordur, kimi byk hastalklar geirir, kimi gen yata drt-be kardee, ocua bakmak zorunda kalr, hayatn bin bir gailesi insanlar zorunlu bakir klar, bedenlerdeki cinsellik pssz bir karanla gmlr, vcudumuz allar. Anadolu kadn, sava, kuma, yoksulluk, g, derken tarihin aclarn srtlanm, deil erkeklikten, hayattan usanm, bezmi, kendini gndelik iine ve kadiri mutlak Tanr'nn ilahi kollarna vererek, bedenini unutmay, yaltmay semitir. Ancak, asla yumuamayacak, lmcl bir faciayla hl kar karyayz, iimizde, huysuzluk, titizlik cadalozu psikopat trler, hayatlarnda arkya, aka, insanla dair becerileri, zarafetleri olmadklar iin, bakireliklerinden kutsal bir milli ahlk kartmaya, hepimizin gz nnde bu dehet

589

oyununu oynamaya devam ediyor. Normal bir insan bu bakir suratlara bakp, saldrganln vahi dozunu grebilir. Biz dnyallar iin bakir kalmak insann yaayabilecei en byk korku tnelidir, bu korkuyu ok uzun yaam insanlarn enerjileri, toplumsal istekleri asla normal olamaz, dehetle aklanr, ite bir bakirenin azndan dehet filmi seyrediyoruz... Bekretle anlan, hele de "masumluun" hibir ilikisi yoktur. Masumiyet iin kendine ok yanl yol seenlerin tarih yzne tkrm, dalgasn hl gemektedir. Bekretin hl doru yaamann dini gibi sunulmas ayr bir milli felaket, silah omuzda namus bekliyoruz... Bu rezil anlan toplumsal basks yznden yz binlerce anne, abla, tarih iinde zorunlu olarak cinsel perhizle yaamak zorunda braklmtr. Hatta iimizde bir insan, diini skp bakir kalarak, topluma yce ahlk dersleri vermeye kalkyor, kendini kurban etmi, toplumun tm gen kzlarna kar kurbanlar olarak almak istiyor. Topluma artk kemiklemi, ince zarnn

590

ossuruk kutsallndan ahlk vermek, karlnda, byk, deerli bir insan olmay talep etmek, hayatn yzbin rengi iinde, tek bir fikir iine, bakirelie taklp kalmak, bylelikle hem kendini hem de toplumu mutlulua kavuturmak istiyor, buras zincirlerim paralam delilerin yaad tmarhane mi? Bu vahi delilere daha ne kadar kurban vereceiz? Bakirelik karlnda ahlk edinmek, bir Ortaa ahlkdr, ticaretlerin en rezilidir. Bir kadn daha gzel bir dnya iin, umut iin, gelecek iin dourur, ya da bedeni ngrd iin kanamaz. Genel mdr, babakan olacak kadar i bitirici zek, yetenei olan insanlar, bir erkei kafaya alacak kadar da vakitleri, zeklar var, demektir. Bir organik kusurunuz yoksa, bir talihsiz kaza banzdan gememise, neden hl direnirsiniz, nk direnerek, bu dehet ahlakyla, sosyal stat, yani makam, yani daha byk bir "iktidar" elde edilecek...

591

Mahallede ablalar, aile iinde yengeler, teyzeler, yirmisini gemekte olan gen kz, geleneklerimizin en erevelisidir, bagz ederler, etrafta bekr bir erkek varsa, bakkal, kasab, evlendirmek iin rpnr, nk sevaplarn en gzelidir mrvvet grmek, toplumsal dayanmann en gzel tezahrdr, artk belediye bakanlar dahi, onlarca insan evlendirerek oy topluyor, ANAP'l bakanlar dahi kasabalarnda genleri evlendirmek iin can atyorlar... Buhari'nin hadis kitabnda okumutum, adamn evine bir gece yars misafir gelir, arkada, eve gelen arkadam kzyla evlendirir, yle yatar, neden, denildiinde, ben imdi karmn koynundaym, onu evlendirmesem, sabaha kadar bana "buz" edecek, yani, beni kt gibi dnp hep bunu aklndan geirecek... Konu komunun bagz etme acelesi de bundandr. Ancak, iimizden tam bu ailevi gelenekleri ykp, ahlk d arlklara ynelip, bir mr bakireliin utancna katlanmay

592

deneyenler de kabiliyor. Kazleme'nin deri paralar ve fare lleriyle tkanm lamlarn birileri bize masum kzlk zar diye yutturmaya, tkanm pislik iinden evliyalk, gelenek retmeye alyor. Tarihin en rgtl kurumu, kadnlarn ve kadns olan eylerin dedikodulu hikyeleridir, bu byk gzaltndan sa salim kabilmeyi baarabilmek, zellikle Trk aile-komu geleneinde mmkn deildir. Kadn hikyeleri "rekabeti" hikyelerdir, sahiplenmek, kskanmak, gizli arzu ve niyetlerle kafeslenen yklerdir. htilal gibi, savatan beter volkanik kaprislerle rldr. Btn cinsel tabular eritir bu hikyeler. Bir kadn telkinle, doann bedenine verdii cinselliinden kurtulsa dahi bu sosyal derin muhabbetin acmasz eletirilerinden kurtulamaz. Donmu tereya suratl bir kadnn, elli yalarnda ben bakireyim demesi artk ne ie yarar. Benim kayk ok dar m demek ister, ya da bakire kalarak bir yetenek, baar yks m anlatr, yoksa ok kkl bir erkek hnc m

593

var, ya da bu "dedikodulu-kaprisli" yklerin dnda yaayabildii iin alk m bekler? Artk bu dedikodu rgt, zarn yrtlmasn deil, rmesi, bayatlamasn da gndemine almal. Varyemez vakvak amcann tedavlden kalkm paralar gibi, bu byk sermayenin artk ahlk bankasnda deeri kalmad. Bu usuz bucaksz dnyay sadece bir organdan hareketle anlama abamz, milli ksz bir hastalk, kilitlenme! Feministler bile vazgeti bu saplantdan, ecinseller dahi dergilerinde, hayat cinsel zevkimizle aklamaktan kurtulalm, tartmalar yapyorlar. Yine de birilerinin kudurmu ahla, zincirlerini koparm barbarl iflah olmuyor, gestapo zulm ve direktifleriyle gen kzlar bekret krbacyla dvyor! Dedii her eyin ruhunu -cvltsn rten bir ahlki hileyle kurulmu, siyasete hizmet eden, kitlesel bir zehire dnm bir ahlk! Zaafla, saplantyla, gvensizlikle dolu sahtekr bir yaamn hediyesi.

594

Bu kck sahtekrlk -hile- kiilik bozukluuyla dolu, kyl beyinleriyle ktln - eytanln toplumsal yargc olup, frijit vajinalarn souk hava depolarndan evrensel bir ahlk talep ediyorlar, kokumu peynir suratlaryla... ehvet ve arzu doann nimetidir, Trk edebiyat ve kltr, bu kltrn en tatl meyveleriyle doludur. Elma gibi, mavi denizler gibi doa nimetidir. Mazbut bir insan, saygdeer bir adam olmak uruna, hi elma yememek gibi tuhaf bir manyaklk denerse bize ne. Akl hastalklarn, konusunu oluturur, eki elmay, bilmeyen, tatl elmay da bilemez, bilmedikleri zerine konuamaz, bir kltrden sz edemez. Bunlarn aklna iyi bir aile, iyi bir e denilince ropdambr geliyor. Kzlk zarnn yrtlmasn erkekliin kabal, lekesi gibi imal cmlelerle aklamak, tarihimizin u son gnlerinde moda oluyor, kzlk zarn bozmak, erkein ilahi ve bedeni grevi, tatl ve doyurucu olmas, ne l. Evlilik

595

deyince bunlarn aklna fiyonklu terlik mi geliyor? Ama artk, bakirelikten bir emlaktan sz eder gibi konuuyoruz. stelik zel mahremiyet alann, bu lkede nne gelen herkesle yattn ldrm bir marklkla rnekleyerek kendi stununda syleyen bir gazeteciye aklamak, pek pahal, pek yksek bir grgnn gsterisi olmal... Bravo dorusu, ne ince bir hanmefendilik... Bayatlam bir palamuta dnm bakire, kendisi iin olduka ahlksz saylan bir gazeteciyle, laubali, ahbap-avu, i dnyalarn sere serpe aarak konumas baka neyin gstergesi? Sonsuz bir azapla kendini bir mr krbalayp bakireliinde deliler gibi srar eden bir insan, bir gece erkeksiz kalmay hayatn en byk malubiyeti kabul eden, bombo suratl acemi bir karikatrden beter bir kadnla i dnyasn paylamas, neyin gstergesi? Elli yllk sk, kat ihtiyatn patlamas m, yoksa krlemi vajinann Fransz htilali mi?

596

Derin huzursuzluun savrukluudur, bu. Elli yln byk yatrm bir bo gevezelie heba edilir mi? Zaten meslei bo gevezelik olan medyann ebek ke yazarlar iin ne byk ganimet bu, bilmi olmalsnz, ebekler sarma olmayan aalara kmazlar, salkm saaksnz maallah diyeceim de ayn sarmaklar neden bir erkek bugne kadar kullanamad!.. imizden bazlar hayat denen bu erkek dii oyununa katlmayabilir. Byle kat meraklar olan sapklar hayat denen bu oyunun en bana kimse getiremez, bekret dknln, simgesel canavarla kimse dndremez. Her ocuk anne-babasm arar. Bu gl iradeyi kimse engelleyemez, bu yzden tarihin gc aileyi infilak ettirmeye yetmedi. Ama iimizden bazlar, aileyi tarih boyu infilak ettiren eyin ekonomik yoksulluklar olduunu kr gzne parmak saklamaya alyor. imizde, anne-babasma bir ey veremeyen, bir dilim ekmek, bir imkn, bir hediye veremeyen ocuklarn yaadklar, hayatn en

597

ackl yandr, tarihin en byk romanlarnn ve iirlerinin en trajik keleridir. te bu yzden dnyann her mezarlnda kimsesizler mezarl vardr, yoksulluun annebabadan uzaklatrp, kaybettii ocuklaranneler. Ama dnyann hibir lkesinde kimsesiz burjuvalar mezarl yoktur. Burjuvalar aileleriyle vnr, hatta, atalaryla, gelenekleriyle, nk ok ey alm, ok ey vermilerdir. Biz neyimizle vnelim: Bekret zarmzla. Ve toplumun srp gitmesi iin artm gibi, birileri karmza kp bakirelik hiyerarisi kuruyor. Ben elli yama kadar bakirim, o halde birinci ahlk benim, sen niversiteyi bitirene kadar dayanamadn, o halde rezil, orospusun, hadi devletin doktorlarnn masalarna yatp bacaklarn amaya, sen, sadece ellettin, defol karmdan... nsan soruyor, Tanrya ve devlete! Bakireliimizi bozdurmadmza gre, nasl bir cinsel pratikle mrmz geireceiz. Srtmek, yalatmak, balkon demirlerine

598

sulanmak, komu karlarm hayal etmek, nedir, syleyin! Dergiler, gazeteler bunun iindir, devlet bize bakire kalarak nasl cinsel pratikler edinebileceimizi sylemek zorunda. Elli yama kadar rahibe olmadan, Fethullah Hoca gibi gnde alt saat Allah deyip alamadan, gnn yarsn gl telkinle geirmeden nasl yapacaz. Fethullah Hoca'nn bir ii de dua, telkin, ama biz gnde sekiz-on saat alyoruz, telkine vaktimiz kalmyor... Yoksa devlet bize kerhanelerini mi gsteriyor! ngiliz kiliselerinin yars deil, drtte kerhanelerden alman vergilerle ina edilmitir ve Ortaa boyunca fahieler yollarda rahiplerin arkasndan "sapklar" diye barmtr... Dnya televizyonlarnn en ruhsuz kameramanlar bizde olduu halde, hibirinin gc, kerhane kaplarnda alayan ihtiyarlarn grntlerini halkmza ulatramamtr... htiyarlar kovulduklar iin alyorlar. Kerhane kapsnda alayan ihtiyarlarn grnts bir insanlk trajedisi deil mi?

599

mrlerinin otuz-krk yln ta, frn, inaat iiliinde geirmi, yine de oluk ocuunu, kadnn bir yuva iinde tutacak maddi gc bulamam bu yoksul ve yalnz ihtiyarlarn yle ayda bir ayakta dimdik sallanan aygtlaryla kerhane kaplarnda neler ektikleriyle devletimiz neden ilgilenmez? Aldatan kadn tarih boyu ve iimizde boldur, ancak, en gizli niyetlerini aldatan tek bir kadm yoktur. Bu gizli niyetleri diren snaklarnda savalar gibi bozdurmadm deyip, huzur iinde yaamak ve topluma akllar vermek, nasl bir toplumsal anlan iinde olduumuzu, nmzdeki -drt yzyl iinde binlerce oyunu, sinemas yaplp, halkmzn dalga geip eleneceini gsteriyor!... Allah'n verdii, doann verdii bu en gl igdlerimize kar atmz savatan, onbe yanda haftada birka kez mastrbasyon yapmak zorunda olan ergen ocuklar nasl bir ders kartacak? Ortaa boyunca sylediimiz gibi, yok et pis eytan diye krbala dvmek.

600

gdlerinden soyunan, igdlerini yok eden bir insan artk neyiyle avunur, avunacak eyimiz boldur: Trk milletinin ahlk dimdik ayakta! Dimdik ayaktaki cokun organlar, ahlkn dimdik ayaktaki coplaryla dvp, rzna geip yok etmeniz, sizlerin aslnda ok canl igdleriniz olduunu gsteriyor. Yok etme duygusu gl olanlar, hayata smsk baldrlar, atl, Flitler, akc, Trke, hayat bizden ok seviyorlard. Hepimizin cinselliine, dimdik ayaktaki ahlknzla asrlar boyu tecavz ettiniz. Cinsel gcnz, milli ahlkla btnleti, topyekn sapklar ittifak kurup ortaokullara, liselere saldrdnz. Oysa, bir rahibe gibi sessiz ve huzur iinde kabuunuza ekilip cinsel perhiz yapm olsanz, biroumuzun anneleri gibi, size syleyecek lafmz olmazd. Rahibeler bile, mrlerini hastanelerde fahielerin bakmna vakfediyorlard. Fethullah Hoca gibi, rahibeler gibi, telkinle, zhdle yaanabilir ve cinsel enerji yer deitirip, milli ahlkn fzelerine

601

yerletirilip, doan her gen kzn bakireliine saldrr, sizler de byle tatmin olursunuz. Bu ahlk deil, nkleer temizlik! Bir kerecik iirsi bir glmsemeyle "Tadndan yenmez yahu" deseniz, canmz m kar, milli kltr, Trk devlet hayat sona m erer? nsan soruyor, erkeklie bu kadar mesafeli davranmay hangi kltr retiyor? arkdan, trkden, kalabalktan, sokaktan geen satc yourtunun erkek sesinden bugne kadar nasl korundunuz. Radyodan duyduunuz "Bakndan szlen ivene kurban olaym" arks size ne anlatt? Hi mektup da m yazmadnz, trk de mi sylemediniz, sy-lemediniz, nk zlrsnz. Duygularndan korkan bir mahlukun paniklerinden daha byk "pornografik" malzeme olabilir mi? nk ne yapsa, kendini ele verir. Ulus-devletler, milli devletler, cinselliimizi bedenimizden koparp yerine "milli marlar" monte etmek istiyor. Erkeklerden korkuyu, yine "sert erkeklerin" silahlarna snarak koruyoruz. Bu hastalk

602

nedense hep, milli deerlerin muhafazakrlna snarak ortaya kyor, sosyal sululuk duygusu hep, "ahlk" ve "bekret" konusunda ortaya frlyor. nk, saclk, bir zehirlenme eklidir, kendini sorgulamayan, bedeninden korkan, birey, insan tanmayan otoritenin addr... gdlerimizi, zihnimizle bir yere kadar rtebiliriz, ama zihnimizle igdlerimizi tmyle bertaraf edemeyiz, yokede-meyiz. Yani gnde sekiz saat, telkinle a deilim diyerek bir yere kadar alm rtebilirim, ama yokedemem. yi bir toplum, iyi bir vicdan telkinle ayakta duramaz. Her gn mar sylemek zorundasnz, her gn "bekretten" szetmek zorundasnz, her gn, mevlit, kandil, bayram, ilan etmek zorundasnz. Bir tek gn karrsanz, iimizdeki eytanlar, gnahlar lkemizi igal edebilir. lkemizde entellekteller, ke yazarlar igd] erindeki "sert erkeklikten" adala kar ayp oluyor diye utanp yumuattka, fkelerini, nefretlerini stelik bir Fransz

603

efemine gibi yaamaya altka, barbar ahlklar, marlar, milliciler iddetten haz kartmaktan te, iddetlerinden "ynetici", "ynlendirici" iktidar payeleri kartp, lkeyi, toplumu adam gibi ynettiklerini sanyorlar. Bylelikle gerekte erkek olmayan iki erkek tr ortaya kyor, adas entellekteller, bunlar srekli dzen resmi ahlklar. Hem askerler, hem entellekteller, hem kadnlar, hem muhafazakrlar erkeklii "otorite" olarak tandklar iin, erkeklik adna "otoriteye" smyorlar, gerekte, "gl, sahici" bir erkekle karlamadan, otoritenin koynunda dzlp duruyorlar. Bu siyasi yatak odas yapay bir erotizm tad iin gerekte kimse tatmin olmuyor. nk, erkek-dii ilikisi tmyle ortadan kaldrlp, yerine dzendzlen cumhuriyeti kuruluyor. Bylelikle lkemizde ne kadm, ne de erkek kltr geliemiyor. nk taraflar, siyasi dzmenin ynne gre cinsel kimlik sahibi oluyor. Bylelikle elli yanda bakire bir kadn, "dzen"

604

cephesinde rol alp, doann diiliini bedeninde tmyle yok edebiliyor. Her doan nesil igdleriyle hayata gelir, Celalileri yoke-dersiniz, yenierileri ortadan kaldrrsnz, tm orospular, solcular asarsnz, ama, yokedemezsiniz... Ancak, insann kendiyle, toplumla bu sava hali, korkun ypratc bir srete herkesin hayatn rezil, ekilmez klyor, bunun ad da hayat, toplum, siyaset, milliyetilik oluyor... Velhasl tarih boyu masum pamuk prensesleri bamzdaki ynetici snflar, YK'ler, RTK'ler, ihtiyar heyetleri dzp duruyor. Bizler de onlarn ehvetlerine uygun sessiz, uyumlu partnerler olarak hayata atlyoruz. Drtbin yl nce bir Smerli kadnn iiriyle bitirelim: Koca! Kalbimdeki sevgili / Byktr, bal gibi tatldr gzelliin / Beni esir ettin, brak karnda titreyerek duraym / Koca! sterdim ki beni odaya gtresin / zin ver seni okayaym / Benim sevdal okaym baldan daha tatldr / Bal dolu odada / Gel, senin parldayan gzelliinin zevkini karalm /

605

Aslan! zin ver seni okayaym / Benim sevdal okaym baldan tatldr / Koca! Benden zevkini aldn / Syle bunu anneme, sana ekerlemeler sunacak / Syle babama, seni armaanlara boacak... Roma Nereye Gidiyor Bacaklar arasndan gemiler geen dnya harikas byk Rodos Heykeli bugn yok. Yunan'n mimarideki devlerle pazarl, Roma'da yzseksenbin kiilik Maksimus arenasna dnt! nsanlarn hayvanlara paralatld, skender'in ktalar beik gibi sallayarak giritii inanlmaz fetihler, Roma'mn muhteem asker tekilat ve haritasnn ncs oldu. Tarih, gs kabararak yazyor kabna smayan bu asker gc! Roma hi yalanmad, unutuldu! Unutturan: sa! Alk ve sefalet iindeki halklar, tarihin ardndan en ok szn ettii insan sa'nn peine dt! Isa, yerlere gklere smad! Yeryznde hi kimse, sa

606

gibi dramatik bombalarla insan ruhunda devasa izler brakmad! Dramatik bombas: Merhamet! sa'y yeni kefeden Avrupal'nm gznde Roma, bir gnde, kaba, zalim, mizah, cce, hoppa, hovarda ve snrsz zevklerin, eytanlarn lkesi oluverdi. sa'yla tanan Bat, Roma'y yle unuttu ki, inanlr gibi deil, tam oniki asr! sa, Yunan'n eletirileri, filozofik zeksna, Roma'mn devasa gcne nihai yumruu indirdi, on-ondrt asr susturdu, hem Yunan', hem Roma'y! znik Konsl'nde Arius, o bir insand dedi. Konsln dier yeleri ise "Hayr, o bir Tanr'yd" dediler, yle oldu! sa, Roma'mn devasa asker gcne merhameti iirsel bir ruh zgrlyle anlatt. "Hayr, o bir insand", yoksullarn, zulme urayanlarn yardmcs, bizim gibi ac ekmi bir insand diyen Arius'u bugn kim tanyor? sa'yla birlikte aslan iki basit hrsz da kimse tanmyor. Oysa, bu iki hrsz, sa'yla birlikte aslmt, btn ruhlarn kurtarcs,

607

balaycs Tanr'nm yannda ufak, tefek, entipf-ten iki hrszn laf m olur? Yoksulluun ve merhametin yaln, ekici, ezgili elisi sa'y armha geren Roma mparatorluu'ydu. Bu 'sradan, hor grlen' insann Tanr olduuna karar veren de, ayn Roma mparatorluu oldu. znik Konsl'n, Dou Roma mparatoru Konstantin dzenledi. stanbul bakent yapldktan sonra bu byk karar alnm, Roma'da grldklerinde yaklan, ldrlen Hristiyanlar ve onlarn Tanr's sa, batac edilmiti. Roma'dan Bizans'a giden yolda en byk deiiklik budur: Roma, oktanrh mabedlerin ehriydi, Bizans kendini kiliseye teslim ediyordu. Roma g, zaferdi, Bizans, yalan! Roma, cokuyla hayat istedi, Bizans lm, ahreti! Roma, senatonun, Cicero'nun ehriydi, Bizans papaz-polislerin lkesi! Roma'da mitolojik tanrlar, Bizans'ta azizler, evliyalar! Roma'da nl demokratlar, hatipler, lgn msrif zenginler vard, Bizans'ta manastrlar, rahibeler, ilahiler! Roma ihtiam, elence,

608

savat, Bizans'ta din rperile hayatn dnyadan kovulduu ry! Roma'mn mermerden asker dehasna Bizans'la ruh verilmiti! Karanlk ve lanet yzl rahiplerin elinde geveyen asker gce, Avrupa yeni bir meydan okumayla tempo kazandrd, bu, Venedikli, Cenevizli tccarlarn snr tanmaz ticaretleriydi! Artk byk kahramanlar fetih ordularnn askerlerinden kmyor, Kuds', ya da kilisenin geleneklerini koruyan rahipler azizleiyor, kutsallk makamna kyor, ya da byk siyasi kararlar Venedikli, Cenevizli tacirlerin etkisiyle almyordu!.. te o gn, bugn, rahiplerin ve tccarlarn hammaddesi olmu Anadolu topraklarnda azizi, rahibi, hocay, kutsal karsna alarak iktidar kurmu tek bir komutan, padiah, vali, bey yoktur! Ta ki, Mustafa Kemal'e kadar!.. Roma, Bizans gibi Osmanl da halkna tepeden, "saraydan" bakt!

609

Mustafa Kemal, Anadolu'nun kaderini kilitleyen tarihin en byk krdmn klla kesti! Bizans' fetheden Fatih deil, Mustafa Kemal'dir, bakenti Ankara'ya tad, Anadolu'yu karanlk tarihinden kopartmak istedi, ocuk arklar ve topik bir dsellikle! Kral ile Papa, padiah ile eyhlislam, Bizans ve Kuds, Osmanl ve Kabe... Fatih, fethettii Bizans'n siyasi, sosyal tekilatn miras almt! Roma'nm, Bizans'n lejyonerleri, Osmanl'nn devirmeleri! Ve hikyemizin ba kahraman Mustafa Kemal'in hl zlemeyen trajedisi burada balar. Cumhuriyet, tarihin karanlk alarna ve bu alar iinde inim inim inleyen siyasi, sosyal Dou kaynakl tm seslere, "yi geceler" dedi! Oysa, o karanlklar iinde, askerler Allah iin cenk eder ehit derdi, trbelerini, Kur'an ve ilahi dersleri alm trbedar (bekiler) korurdu. O kadar asker ehit derdi ki, o kadar trbe bekisine ihtiyacmz vard!

610

Her ey Batllayor da, "ehitlik" asla, Mustafa Kemal din ehitliinden Ziya Gkalp'in yardmyla "vatan ehitlii"ne byk bir girizgh yapt, sesler ham ve cazrtl olmasna ramen, ok gemeden sac ideolojiler vatan da din gibi, dinden saydlar. Kyllkle zdelemi Anadolu'da bu hikyeyi yazmak o kadar zordu ki, ne aydnlar kalkabildi altndan ne gen cumhuriyet! Ve szn z, asker artk, kahramanlkehitlik trbesine beki istemiyor! Bu yzden, sekiz yllk eitim kararn darbe pahasna gerekletirmek istiyor! Asker, tarihi, imparatorluu, devletleri, onlarca meydan savan birlikte verdii, etle trnak, beden ve ruh gibi ayn mermer stunda btnletii Sleymaniye, Selimiye, Moha'taki anakkale'deki Allah dostunu, ebedi yol arkadan, asrlar birlikte ineyerek geldii zbez, kanndan canndan kardelerini terkediyor! Bizans'tan kurtulmak iin yeryznn bu en gzel ehri stanbul terkedilip orak, bozkr,

611

stnde tek bir aacm, mimari yapmm dahi olmad Ankara bakent yaplmt, imdi, daha da baka bir eyler oluyor! ehitlerinin trbesine iki cihanda trbedarlk yapan, dualar okuyan, bayram sabahlar huzurunda diz kt, annesinin gzya, Yunus'u, Mevlna'y, Mehmet Akif'i ayn derin ruh cokusuyla okuduu z kardeleriyle asker artk, ayn klada, ayn saflarda, ayn yatakta, ayn cephede, Allah hepimizi korusun, artk ayn evde kalmak istemiyor! zbez kardelerinden ireniyor, rkyor, nefret ediyor! Byle olmasn hi kimse istemezdi, bu sosyal demokratlarn dahi iine geliyor: nk, Anadolu halknn dinamiini kilitleyen ruh: Trk devlet ideolojisi zlmtr! ki kanl cephe! Bir tarafta kz kafal sosyal demokratlar, dier tarafta maraba kafal slamclar! Aydnlarndan, kltrden, eletiriden uzak her iki cephe de Anadolu halknn kalbini detiler! Sac, liberal, devleti, sosyal demokrat, muhafazakr aydnlar, Trkiye liktir diye tempo tutan

612

Beethovenciler .tlerine kna yaksnlar! Baardlar! nanlmaz eyler oluyor, mrleri zindanlarda gemi solcular dahi, Cumhuriyet'in kazanmalardr deyip, evki Ylmaz'm konumalarna bakp, yorgan, hepimizin stne birlikte rttmz tarihin o byk yorgann yakyor!.. Neymi efendim Cumhuriyet'in kazanmlar! Mustafa Kemal sanat mziini kovdu, operay getirdi diye anlayan bu zavall Beethovenciler mi? Mustafa Kemal bu topraklara operay deil, bu topraklardaki insanlara beste yapar gibi tarla srmeyi retti! Mustafa Kemal bu topraklardaki insanlara, kuru incir, zm, ttn, pamuk retmeyi, satmay, "rnlerin" diliyle konumay retti. Mustafa Kemal, buday baaklaryla yoksul bir halkn kaderini deitirmeyi retti! Cumhuriyet'in ilk krk yl, frklerle, hocalarla deil, pancarla, pamukla, ttnle, fndkla, budayla, oaltmakla, renmek,

613

bunlarla kendine bu koskoca ve amansz, devasa sanayi dnyasnda kendine bir kk dnya kurmaya balad yllardr! Mustafa Kemal, ankaya'dan baktnda, on be yln her bir gn, a, susuz, yolsuz, aasz, kupkuru bu bozkrlar grd! Siz imdi ne gryorsunuz? Beethovencileri mi? Mustafa Kemal'in kazanmlar, kendi kendine yetmektir, kendi tarlanla, kendi ekininle kimseye muhta olmadan, okullar amak, demiryollar ina etmek, mezralara doktorlar gndermektir! (1965 ylnda Trkiye i Partisi'nin meclis konumalarna, ya da cilt cilt byk programlarna bakn, hepsi Mustafa Kemal'in bu tarm dne sahip kar, Anadolu topraklarnn retmek zorunda olduu buday, fnd, neredeyse tane tane yazar!) Kendi karnn doyuramayan insanlar, nasl yurtta olacaklar! Mustafa Kemal'in retmenleri ziraatlard! Mustafa Kemal'in ziraatlar hem halk okullarnda retmenlik yapyor, hem de tarla sryordu!

614

nk, kredi almadan, Amerika'nn uydusu olmadan, borlu kalmadan, bamsz yaamann tek yolu buydu! Bugn Trkiye'nin nesi varsa, o kuru fndk, bir avu kuru zm zerine ykselmitir! Sonunda getire getire Mustafa Kemal'i Beethoven'e dayadnz. Atatrk'ym diye diye, bu zavall halkn btesini, dnyada ei benzeri grlmedik ekilde savunma sanayine ektiniz! Toplar, silahlar, bombalar, hepsi son model, milyarlarca dolar denip almyor! Mustafa Kemal, bu silahlara hevesli olsayd, Romal bir asker, ya da Saddam gibi bir adam olsayd, savatan sonra ilk ii, ne var ne yok asker gcn bytr, halkn gz grmezdi! arkla, kara lastikle stiklal Savan verdii halkyla oturup okuma yazmaya balad! Onlara nce alfabeyi, sonra buday, sonra aac, sonra tarlay, sonra fabrikay, sonra da yurtta olmay anlatt! Mustafa Kemal ankaya'dan Anadolu bozkrlarn byle gryordu.

615

imdi ankaya'dan nasl grnyor? Dnyann en lks arabalar, elence, ihtiam, sefahat! Roma yeniden kuruluyor, devasa bir silah gc! Ve hepsi tarihin bir cilvesi, Roma'nn Yunan'n aha kalkt ayn arenalarda, Trkiye liktir temposuna smyor, Beethovencilikle karn doyuruyorlar! ankaya'dan byle mi grnyor, Ankara'nn bozkr, gecekondu dolu tepeleri! Hangi yne araba srseniz, her bir saatlik yolculukta, boalm otuz ky bulursunuz! Kara parayla, eroin parasyla iirilmi btelerin bu halka da o kylere de bir faydas yok ve bu bteler de bir gn biter, o zaman, Mustafa Kemal gibi bakmay renirsiniz! Bu insanlar ne retiyor, bu kyler neden bo, u yzlerce niversitede okuma yazma bilenler var m diye sorsanz? Mustafa Kemal, o tepede, bir Afgan Kral, bir Hint Racas, Bir Arap eyhi ya da Saddam gibi de oturmasn bilirdi, o halkyla tarlada ift srd!

616

Yeryz tarihi tarlada ift sren bir byk lider daha tand: Gorbaov! O yoksulluu grnce, Rusya'nn tm kaplarn boaltt! Oysa Mustafa Kemal, daha acmasz, iler acs bir yoksulluk grd, ne lkesini Gorbaov gibi Bat'nn kredilerine, ne de Bat'nn kucana att, oturdu, dnd, elde ne varsa, toplad, kard! Devasa bir asker g, yoksul bir halk, ROMA NEREYE GDYOR? Bu nasl gidi ki, ii liderleri dahi, Roma ordusu komutanlna soyunmu... Tarih Roma'y yle yazd: "Askerler, idari ilere sert mdahalelerde bulunduka, adalet ve maliye cihazlar zedelendi. Geliri arttrmak gayesiyle halk trl vergiler ve mecburi alma sistemleriyle ezildi. Roma, gerek gcn ald unsurlardan mahrum kald. Ordunun emrindeki zabta kuvvetleri, halkn en meru ve hakl isteklerde bulunmasn nleyecek her trl tedbiri alyordu. Roma ordusu, Roma iin bir dehet unsuru ve vastas haline geldi. Az zamanda

617

zenginlemek ve efendileri olan orduya para yetitirmek iin, rvet ve zulm yoluyla Roma cemiyetinin altm stne getirdiler! Her trl vatanseverlik duygusu krleti! htilaller kar ihtilalleri dourdu ve siyasi dzen tamamen rndan kt iin... Roma, uurumun kenarna getirildi!" Roma'y ne snrsz ihtiam ykt, ne de kuzeyden gelen barbar Cermenlerin yamas! Roma'y tarihe gmen, merhametsizliiydi, inim inim inleyen halkn, merhamet ve efkat aray idi! Bu "merhameti" bu halka verecek olan aydnlar ve medya ve genlik ve sivil rgtlerdir, ancak talihin cilvesine bakn ki, aydnlarmz gndzleri Roma komutanlna soyunuyor, geceleri hipodromlarda Beethovencilik oynuyor!...

618

Ormanlarn Gmbrts Ormanlar, ya devletindir, miri ormanlar, ya vakflarndr, ya da zel mlktr, bir de kendiliinden hdayi nabit aalar vardr ki, orman doann mziidir, seyri dahi insana sarholuk duygusu verir. Anadolu topraklarnda halkla devlet arasndaki bitmek bilmeyen lgn bir sava bugn hl devam etmekte, savan galibi "devlet" propaganda vastalarn tmyle ele geirerek ormann yok olmasnda ba suluyu, orman kyls, yani halk olarak tesbit etmi, geni kitleleri de buna inandrmtr, ki, en ateli rzgrlar hl ormanlarmzda eser. Orman mfettileri, orman blge mdrlkleri, pis ve arl inanlmaz boyutlarda skandallarla alkalanmakta olduu halde basn tarihimiz yzyl boyunca grmezden gelmi, dnyann bu en gzel ormanlarn siyasilerin baltal yapvermitir, ki, topran yanm dudaklar ancak ormanda hayat bulur.

619

Halil Kutluk'un Trkiye Ormancl le lgili Tarihi Vesikalar, 1948, I-II cilt, adl kitab "ormanclmz" iin esiz bir kitap, yzlerce ferman, yasa, ynetmeliin uzunca hikyeleri 1200 sayfay tutuyor. Bir fikir edinebilmek iin, fermanlarn konularna bakalm: "Gemilere demir ivi yerine Biga sanca dalar ile Meride kesretle bulunan Prnar aalarndan 30.000 adet ivilik aa satm alnarak tersaneye teslim edilmek zere gnderilmesi...", "Donanma gemilerinde kullanlan byk makara dilleri Sinop dolaylarnda bulunan Kayack aacndan yapldndan 1000 kta kayacak ktnn gnderilen boy l zerine satm alnarak gnderilmesi hakknda", "Eflak voyvodas Aleksandr voyvoda marifetile sevk olunan f tahtalar defter hlasas", "Tersanede demir eritmek iin Gemlik Kapu-da vesaire kazalardan yaktrlacak funda kmr hakknda", "stanbul'da kereste para ettiinden gemi sahipleri daima kereste yk alp odun tamadklarndan her bir gemi nce

620

ikier sefer yakacak getirmesine, aksi halde gemi sahibi iin ceza verileceine dair", "Donanma kalyonlar iin Samako kazasndan kesilen stun ve serenlerden resim alnmas hakknda", "Koru olarak saray adna snrlandrlm olan mahallerde av yaplmamas ve odun kmr kesip satlmamas hakknda", "stanbul'da evler ve dkknlar ahap pedavra ve ahap levhalardan yapldndan yangnlardan ok hasara uradndan ve bu suretle ev ve dkknlarn krgir yaplmas hakknda", "Yazdk, ceviz, fndk, hlamur, kzlaa vesair bkya yarar kereste stanbul'a getirilmekte iken iznik'te bazlar bu keresteleri Msr'a giden gemilere vererek skntya sebep olduklarndan bu kerestelerin stanbul'a gnderilmesi hakknda", "Renber, ingene, yrk taifesi ormanlardan gemilere yarar aalar kesip yoket-tikleri ve urgan yapmak makadile hlamurlarn dallarn kesip soyduklarndan menedilmesi ve korucu tayin edildiine dair", "Tersaneye lzumlu olan Karaaa Bolu sancanda Gemiabat ile Dzce

621

arasndaki Karaaa ormannda olduundan muhafazas iin arz olup.."... Fermanlar okuduumuzda, yzlerce ayrntl bilgi sahibi de oluyoruz, hangi aacn geminin k bodoslamasnda kullanld, hangi aa trnn dmen yapmnda, hangi ormanlarn aalarnn dnya piyasasnda mehur olduklarm reniyoruz. 1863 ylnda stanbul'da alan orman sergisinde, Anadolu'nun tm mehur aalar sergilenmi, ancak halk fazla ilgi gstermemitir, ki, halkmz hl slkla kl bir orman gezintisinin alkanlndan uzaktr. Ancak, 17. yzyldan sonra ormanlarn yok olduu dncesiyle byk bir panik yaanyor, "yasaklar" sertleerek konulmaya balanyor, stanbul'a en yakn znik olduu iin, stanbul'un ilk elden tkettii znik ormanlar iin, ar cezalar getirilip, bu ormanlardan tek bir aa kesilmemesi isteniyor. Hzar-cbaltac devlet birden iyi kalpli ac eken bir insan oluyor.

622

Ayrca, odun harcamas fazla olduu iin hamam ok seven Osmanl, 17. yzylda bir ferman kartarak, stanbul'da artk hamam ve ifte hamam yaplmasn yasaklyor... Ve byk yangnlara sebep olduu iin fermanla, ahap yapm evler de yasaklanyor, buna ramen ahap ev neden yaplyor, tamas ucuz, kerestesi ucuz, tatan yaplm evler masrafl! Ancak, ahab nasl kovabiliriz, kltrmz buza deilse de tahtaya oymu bir milletiz. Dier temel bilgimiz, ormanlarmz blgelerde yok olmad, hepsi istanbul'a gtrlerek bitirildi, bu byk nadide ormanlarn siyasiler tarafndan baltalk olarak kullanlmas, dnden daha hzl bugn de devam etmektedir. Bizler sklen aalarn kklerindeki ruhlara bekilik yapyor, bir zamanlarn byk ormanlarnn armonisini, yapraklarn berrak hrtlarn zlemekteyiz. lgin bilgilerden biri de herhangi bir aac kesene verilen cezann iki kat "mee" aac kesene veriliyor. Meenin ayrcal nedir?

623

Trkiye Meeleri adl kitapla Palamut Meesi adl kitab okuduumuzda, Anadolu topraklarnda en ok tkettiimiz, milli kimliimizle iice girmi bir aa, mee! yzdrtyz yl ayakta kalabilen dayankl aalar! Hibir aa bu kadar sevilmedi, dvlmedi, bu kadar hor kullanlmad. Mesela hangi blgenin kebab mehursa, o blgenin dalarnda mee kalmam demektir. nk meenin odun kmr mehurdur! Ev, kpr, gemi, demiryolu traversleri, vagon, tat arac, su tahkimatlar, maden ocaklar tahkimatnda, telgraf direklerinde meeyi kullandk. Her ie koturulan besleme hizmetiler gibi. Mobilya kalitesi yksek deildir, yakacak odun olarak kullanlr! Demir, imento, endstrideki byk gelimeler sonucu artk mee odununun kullanm alan kalmam gibidir, bundan sonra dikeceimiz meeler dnyaca mehur kebaplarmzn lezzetine yarayacak. nk mee odunu harlayp birden snmez, ritmle yanar.

624

Tarih boyu meenin byk nn salayan, fndk byklnde kapsll meyvesini saran "pelif'dir. Bu yzden, Karadeniz'de ve gneyde mee aalarna "pelit" denir, (palu, pa-ht..). Pelitin iindeki tanen, dericilik sanayinde tarihncesin-den beri kullanlr. Dericiliin ana hammaddesidir. Baz blgelerde temizlik tozu olarak da kullanlr, yava ve uzunca sren ssndan dolay sobalarda yaklr. Meeler; akemeeler, krmz meeler, herdem yeil meeler balnda byk gruba ayrlr, ancak, alt varyeteleri zengindir: Sapl mee, Istranca meesi, spir meesi, Macar meesi, Kuzey Anadolu sapsz meesi, kasnak meesi, maz meesi, tyl mee, sal mee ve palamut meesi vb... Anadolu topranda, insanyla ve tarihiyle btnlemi olan nl meemiz, ite bu palamut meesidir. Dnyann en zengin palamut ormanlarna sahiptik asrlar boyu. Yaam yks insanmzn acl yksdr. Yumruk gibi sert ve hzn dolu. Ve 1960'l yllara kadar dnya palamut sanayinde birinciydik. stiklal

625

Savanda Yunanllar'm i Ege'ye doru yrylerinde, bizim yz ylda tketeceimiz meeleri, -drt ay iinde snmak iin muhteem ormanlar yok etmilerdir. Mee, kuzey lkelerinde zafer, hret ve ikbal semboldr. Gney lkelerinde defne yapra, kuzey lkelerinde mee yapra zafer ve tac ve kral ve prensler iin mee dalndan eref talar yaplmtr. Almanlar bu gelenee uymak suretiyle 1936 Dnya Olimpiyatlar nedeniyle Berlin yaknndaki Olimpiyat kynn ebediliini, Alman kudret ve kuvvetinin sembol olarak merasimle mee aalar dikmilerdir. Ayrca, olimpiyatlarda dnya birincisi her sporcuya bir de mee fidan hediye etmilerdir. Meeler byk bir yaama kudretine sahiptir, ok ge yalarda bile, kk ve ktkten srgn verir. Ankara Ulus Meydan'ndaki Atatrk heykelinin mermer kaidesinin bir yzne oyularak resmedilen mee ktnden gelimi kuvvetli bir srgn motifi, koca imparatorluktan gen bir Cumhuriyet'in

626

yeerdiini ifade iin kullanlmtr, fkeli, direnli bir irade! Yunan ve Romal eserlerin sslemelerinde mee motifleri kullanlmtr. stanbul Arkeoloji Mzesi'ndeki nl Bergama tac da mee yapraklarndan yaplmtr. Dericiliin ince bir iiliini tekil eden Pergament'in (parmend ad buradan gelir) Bergama'da yaplabilmesi, bize o tarihlerde Bergama'da yksek bir dericilik sanatnn mevcut olduunu gsterir. Bergama bir nevi palamutun z vatandr. Msrllarla aralarnda bir ihtilaf yznden Bergama'ya papirs ithal edilemedi. Bergamallar da bu ihtiyac pergament ile karladlar ve onu krallarna altn ta yapacak kadar kutsadlar... Bugn kral mezarlarndan bile kflenmi palamut meesi tahtalar kar. Palamut meelerinin tarihi, dericiliin tarihidir, tadklar "tanen" maddesi yznden, bu tarih, Mezopotamya, Orta Asya kltrne kadar uzanr. Trkler gayet mkemmel ve zarif deriler iliyorlarlard. Anadolu topraklarnda zengin palamutlarn

627

bulunca da dnya dericiliinde birinci snf iler kardlar. Bu cennet vatana, palamut, maz, mee kabuu, am kabuu, somak, kestane, sakz aac, st, lgn, ceviz ve nar gibi nebati kaynakl tanenli maddeler bol lde kudretten verilmiti. lahi bir frtnayla nimet saan bir corafya. Palamut meesinin pelitleri acmtrak lezzetlerine ramen alk yllarnda yenir, gbre olarak ve hayvanlar iin gda olarak kullanlr. Ayrca boyaclkta, ila imalinde faydalanlr. Lidyallar gzleri kamatran byk zenginlii, palamut ormanlarna ve bunun ihracna borludur. Ortaa dolduran Bizansllar, Araplar ve Seluklular devrinde de Anadolu ehirleri dericilik alannda n safta bulunuyorlard, Borckhard, stanbul, zmir ve Halep ehirlerine ok eskiden beri gayet gzel, hakiki korduan imal edilen ve bunun ilk defa Araplar vastasyla spanya'ya gtrldn, ancak, 10. yzyldan itibaren Ispanyolar'm da bu deriyi yapmasn taklit ederek

628

rendiklerini yazmakta, Ispanya'daki Cordoba ehrinin adn bu deri trne borlu olduunu kaydetmektedir. Yine ayn yazar, ilemeli zarif deri pabular imali zengin arkllara has olan ve eski tarihi bulunan sanatt. Bu eit eyann renk ve gzellik alemine ait bilgi, bize ancak ilk defa Hallar Seferleri ile gelebilmitir, demektedir. Orta Asya'dan beri dericilikte hret yapm Trkler, Anadolu'nun esiz byklkteki palamut meelerini bulunca cennetin derin ilahi srrna inanr oldular. Trk dericilii Anadolu'nun en byk geim kayna oldu. Bu byk zenginlik, Menderes Nehri boyunca, Biga'nn, Tuzla'nn, Ezine'nin Kaz-da'nm vb. nice esiz ve dertli ormanlar hl anlatlr! Palamut meelerinin hibir suretle hi kimseye satlmayp, sadece stanbul'a gnderilmesi kartlan ferman ve yasaklarla dzenlenmitir. 1800'I yllarda kltrel ve uygarlk sahasnda olduu gibi, Anadolu topraklarnda ormanlar konusunda byk bir panik kar,

629

Tanzimat'la byk bir orman nizamnamesi hazrlanr. Fransa'dan orman mhendisleri getirtilir. Mehur Msy Tass'a yetkiler verilir, Trkiye'de ilk bilimsel orman almalar balatlr, ilk orman kitaplar evrilir, orman okullar almaya balanr. ok gemeden tarihimizin en ac siyasal felaketiyle karlarz, nk bu mhendisler, Anadolu topraklarnn esiz ormanlarn gayet iyi renmi, haritalarm kartmlardr, imdi nmzde Badat Demiryolu Andlamas vardr. Andlama-ya ve Fransz ormanclarn raporlarna gre, demiryolunun getii tm yollarda, on kilometre etrafndaki tm aalar, madenler, demiryolu irketinin olacaktr. Bugn bir belgesel yaplp bu demiryolunun getii yollarn on kilometre sama, soluna iyice bakmamz lazm, cinayeti daha iyi anlamamz iin. Velhasl kardelerim, palamut meelerinin gmbrts lkemizi terk etmek zeredir. ki asrdr orman affnda dnya rekoru

630

krmaktayz, Cumhuriyetin ilanyla balayan byk aflar, Menderes iktidarnda aha kalkt, on yl iinde her yl af kartld. Bugn elde kalan son ormanlar Bolu'nun mehur Karadere Ormanlar, dnya literatrnde ba sralarda ad geen Kastamonu Ormanlar, byk holdinglerin ahsi arazisi, arpal olmak yolunda. Trkiye'nin gerek orman yangnlar, ormanlarda deil, Orman Bakanh'nda, gerek yangnlar, mobilyac sitelerindedir. 1986 ylma kadar itfaiye raporlarnda hemen her gn yangn kan tek yer siteler-mobilyaclardr, vergi ay marttan nce de yangn kmayan dkkn kalmaz. Kaak getirtilen tomruklarn yangnlardr, basnmz, orman yangnlarnn suunu, orman kylsnn ve ormanda piknik yapan cahil halkn stne atarak, ormanlarn bu "bilinle" kurtarlaca palavrasna tm aydn ve okumu snfn da ortak etmitir. Basnmzda, orman mfettileri, orman blge mdrlkleri hakknda akla hayale smayan skandallardan tek biri gndeme gelmemitir.

631

nk, Trkiye'nin en esrarengiz kurumu ORS'tr. (Ors: Orman rnleri Sanayi..). ORS, Trkiye'nin dnya apndaki ormanlarn "devletin ve siyasilerin ve holdinglerin baltal" haline getirmitir. Bu kurum hakknda yine basnmzda tek bir cmle duymadnz, nk, bu kurumun uzun yllar banda olan ahs, Demirel'in kardeidir... Oysa Demirel, duygusuz ve ruhsuz bir gsteriye dnen Tema Vakf toplantsnda alklar ve yaa sesleri arasnda, yakasna yaptrlan amblem yapra iaret ederek, "Yaprak yakamza yapt" vecizesiyle gsteri yapmaktadr. Ormanlarn grlts arlatanlar boacaktr! te, hayat tertemiz bir drstlk ve alkanlkla geen Prof. Dr. Ertu-rul Acun, Trkiye'yi ayaa kaldracak muhteem bir kitap yazmtr: ORMANIN KARA KTABI. Zenginlerin, holdinglerin ormanlar nasl talan ettiklerini, bir ucundan yetiebildii kadar tutup anlatyor: Trkiye'nin en yoksul profesrlerinden Ertu-rul Acun, para

632

yememi, byk holdinglere srtn vermemi, bu yzden ke yazarlar onu tanmaz, holdinglere srtn vermi evre vakflar da onu mahkemeye veriyor. Akademik kariyeri tehlikeye giriyor! imizde mevzuyu bilen bir adam var, onu da silmek istiyorlar! Savadan getik, at dkecek bir masum bilim adammza bile geit yok. Yzyllarn en byk, en kara baltas iniyor Anadolu'ya konuan yok. Tm basn onlarn elinde, Erturul Acun'un kitabn grmezden geliyorlar! Ama biz grdk! Drst insanlarn koyu sessizliini grdm orada! Bardaktan boanrcasna pislik iinde lakalaan holdingleri grdm orada! Kardelerim Apo'yu talya'da aramayn, Apo, bu holdinglerin iinde, ekranlarda her gn size sesleniyor! Akamlarn kzll arkadasz kalyor, plak tepelerin stnde szlecek tek bir soylu yaprak, soylu dal aras bulamyor. Kardelerim, onurlu, drst bilimadamlarnn hayatlar pahasna yazd kitaplar da arkada bulamyor! Onlarn zenginlii ve zaferleri

633

boktandr! Televizyondan baka bir ey seyredemeyen mini mini yavrular kandrrlar ancak! Ziyafetleri ok ksa srecektir! Kestikleri ormanlarn byk gvdeleri altnda can verecekler, yemyeil otlarla rtl toprak onlarn pis lelerini iine almayacak, dalarmz byk devasa kartal glgeleri gibi saran kapkara ormanlarmz onlarn "baltalk" olmayacak! Kardelerim; gne ne kadar yaprak grrse o kadar k olur. Ve orman Tanrnn air olduu yerdir, airlerin airi akam kzllnda sizi orada, palamut meelerinin altnda bekleyecek, gidin ve doyun, ruhumuzun anlatlamaz, o byk ustasnn ormanda ne kadar derin bir yalnzlk iinde olduunu grn. Bakanlklar Kzlay Birazdan TV'de ma balayacak, balici ocuklar para istiyor, elimde gazete, mutlu muyuz bu ehirde, vermiyorum para ulan, benim altm bir tacm var: ben soymadm, ben

634

yemedim, elimde gazete, Ege'de yangn, yan sayfada Egeli bir manken, mutlu musun gzel kz, uzun ince kz szyorum, kzlcam gibi, hi terlemez bu trler, vcutlar ac ve zevkli bir reine szdrr, iten ie kendince yanarlar, bir orman kyls olsam, Sementa gibi burnumu oynatp dondursam etraf, saldrsam kzlamlara, bir kurt gibi atlasam kzlcamn stne, trnaklarndan dudaklarna, ltfen herkes gzn kapatsn, kupkuru bir tenden daha gzel ne vardr, gazetenin manetinde polisler casusmu, telefon dinliyormu, ah neler dnyormu, ordu polis kavgas, niye milyar dolarlar kobralara yatryoruz, neden denizalt almyoruz, yzyldr denizaltlarmzla ilgili bir haber duydunuz mu, ne yer ne ier bu denizaltlar, enmedim okudum dergilerini, btn faaliyetleri, komu lkelerin limanlarn ziyaret etmek, hem derin devlet denizaltlar sevmez, ordu-polis kavgas m, CIA-Mossad kavgas m, Mossad modas Duygu Asena, Gneri Cvaolu rportajlar hatrlayn, sonra Mossad, Ortadou topraklarnda ember

635

sakall eriat grmek istemedi, Manavgat elalesi'nin suyunu istiyor ki, Mslmanlar abdest alacak su bulamasn, sonra bizi birbirimize krdrd, CIA'nm istedii Mslmanlar kanalyla hem Orta Asya'y, hem Ortadou'yu idare etmek, eski gzel gnler gibi, ama Mossad, CIA'y bu sevdadan vazgeiririm, diyor, elli yldr ...tmz verdiimiz C1A gidiyor, ...lmz Mossad geliyor, hadi hayrls tellak devlet olduk, imdilik sekiz yllk eitim, yarn daha ne mesajlar isteyecek, buras da devlet srrdr, hikyemizden karlmtr! Trkiye Srlarnn Pazarlama Teknikleri Anlatacam hikye, hikyeden saylmaz, 83'ten sonra her hkmet dtnde bama gelir, her hkmetin dtnn ertesi gn, babakanlkta grev alan arkadalarn, ilk defa yeni bir tirt bir kot ekip derler Kzlay'a... ok hznl hikyedir, yoksul kularn aygrlamasm, aygrlarn

636

ibnelemesini anlatr, ...t arka koltuk grm herkes suludur! te kardelerim, byleyken byle! En merhametsizleriniz bile hak vereceksiniz bana, hkmet dt, canm arkadalarmdan Hasan, tirt ekip geldi, ok kilo almsn, "Sorma?", yabani bir kz gibi sandalyeye smad, "Bir battaniyenin altna kii sardk Hasan!", "sorma?", "Olum sen pis Fenerli deil misin?", "Sorma?"... niversiteden, dergiden arkadam olurlar, uzun yllar, insanolunun karalarda yaayan son temsilcileri gibiydik, yllarca nl dn ve sanat adamlarmza birlikte kfrettik, yani alklar ektik, aladk, ama her eye, yolda bir siyasi grsek, deve kafasn, kartal penelerimizle paralayacak efsanevi nefretler sahibiydik, yolunu kaybedenler nce kinini kaybeder, Hasan, Hasan, o kadar iyi kalpli, saf bir ocuktu ki, sizden iyi olmasn, kuyruklu yldzlar kadar gzel, parlak, tozlu tara kasabalarndan gelmilerdi, arkalarndan bir gnden bir gn bir para, bir haber gelmedi

637

pelerinden, ehrin sokaklarnda a ve hararetli konumalar biter, bilmeden yolumuz mezarla derdi, birka tur mezarlkta, katrandan daha kara alev pskren gzleri yorulduka Hasan'm elmaslard, kin dolard, genliimiz bir "kin" ziyafetiydi... Bu ehirde ok mutsuzum, nk artk, tek bama kfrediyorum. Ve sonra aratrma grevlisi olurlar, ya da reklam irketinde partilerin kuyruklarnda kk iler bulurlar, altka kpekleirler, iek tozlar kadar kk umutlar yok iken, birka yl iinde Kastamonu odunu gibi glenir, kaslanrlar! Enseleri kimsenin sramayaca kadar glendike, gzleri, sarlk mikrobu kapm, bulank, denizlerin dere kenarlarna dnverir. Hasanlar'n gnlleri ok derin ama tek kusurlar, ok klldrlar, ortalktan kaybolduktan, yani hkmet kurulma safhalarnda grnmez olurlar, gazetelerde, ekranlarda, nemli toplantlarda grrm onlar. lk ardm kollar uzun ceketleri ve empanze ...t tralardr, patlcan reeli

638

yeni yzlerine zor alrm, o kadar zor alrm ki, dnp yanmdakine, bak u ekrandaki benim arkadam olur diyemem, utanrm, dedikodular akam telefonlarnda gelmeye balar, ok havas varm, babakann tam arkasndaym, bilmem nerede ynetime girmi... Ah benim kardelerim, bakanlklar bir kpekler cehennemidir, l odalarnda krkbir kere maallah sarn sekreterler, bu bir tencere, davul mezhebidir, ekmek parasna balar, birine yanarsnz, yar fare, yar kuzu, bir adam olup, nemli grevlere gelirsiniz, havanz olur... Ve artk hibirimizin arslanlar gibi sesi kmaz. Yoksul kularn bu kadar yiyebileceine inanmazdm. ki ayr tr iki hayvan gibi yan yana oturduk, eliyle dizime vurup, "nsan bir urard be Nihat?", "...iktiret olum, krk tane sekreter!", "Olum, insan bir not brakr, ben araba kartr seni aldrtrdm", "ok younsunuz, o kadar iin arasnda", "Yok yahu, dardan yle grnyor", "Neyse, ...iktiret o bakandan

639

midem bulanyor zaten", "yle deme be Nihat, yakndan tan, sen de seversin.. "Nesini tanyaym lan o ...t olannn, her akam ekranda grdm yetmiyor mu", "Azn ok bozuk be Nihat?", "Olum ben bunlar burada sana sylemiyorum, yzbin satan bir dergide aynen yazyorum, her hafta maliyeye vergimizi veriyoruz, sonra ite byle, analarn...", "Tamam olum, ben gidiyorum, hadi eyvallah!"... Ayp m ediyorum, buraya kadar gelmi, buraya kadar geldiine gre bir gnl mknats var, dur bir fkra anlataym, "Bak Hasan, Akaabat kftesiyle mehur. Hamsiky stlacyla, babamn ky Hacevera, bil bakalm neyiyle mehur, cinleriyle! Yirmi yl ncesine kadar bir trafik levhas vard: Dikkat Cin kar!.. Cin kar dediimde cep telefonu ald, espri gme gitti. Dar kt konumak iin, o anlamsz turlarken, Fener iki gol yedi Cimbomdan. Geri dnd, iki gol yediniz dedim, "Yz tane yesinler umurumda deil" dedi. Umurumda deil, dediinde film koptu. Ne

640

kpekliini yapt partiye gocundum, ne iki ylda ald paralara, Fener umurumda deil, dedi ya, alayacak gibi oldum. Oysa Fener en nefret ettiim takmdr, ama Fener'dir, birinin Fenerli olmas lazm. Benim kfredebilmem iin. Kiralk katil olsun, tetiki olsun, anak yalaycs olsun, olsun, ama Fener'den vazgeerse, ben ne bok yerim!.. Ma bitmeden ktk kahveden, "Olum sen Fenerli deilmiydin?", " kiyim Fener'ini, memleketin krk bin meselesi var" ve bu karizmatik girile, manetlerdeki olaylar ve adamlarla, nemli grmelerini anlatmaya balad, belki de srf bunun iin gelmitir, ne byk kararlar alm, ne byk projeler hazrlam, akllar vermi. Bizim televizyondan izlerken dmzn koptuu o olaylar var ya, Hasan ite tam da oradaym, hatta o fikri de o sylemi. Bir yn polis mdr! nce, uzun pek afet bir kz geiyor nmzden, benim kzlcama benziyor, Hasan kza taklyor, "Ne kzd?" diyor, birlikte yarm saat kz konuuyoruz. Hayatmz, yava yava

641

007 James Bond filmine dnyor, saatlerce bu lkede sadece ajanlardan ve uzun boylu kzlcam kzlardan szediyoruz, 83'ten beri... Aklma Evliya elebi geldi, iki tr yazarmz olmu, bu lkede, birinciler ulufe, bahi iin padiah etei pmeye devam ediyor, ikincisi, Evliya elebi gibi, olup biteni anlatan bir yazarmz... O da Osmanl'nn casusu... Saraydan cephelere mektup tayor, kuryelik yapyor. Kendine zengin ss verip ekyalardan koruyor ve aklma birden, elebi'nin uzun gezilerine tad cariyeler, kleler geliyor... "srail neden gvenmedi bu karya, hocayla ortaklna neden dayanamad. Krtleri kazmak iin srail ibirliine baz slamc aydnlar dahi sevinmiti. Kar srail'e kadar gitti, ikna edemedi. Peki Mossad stnlk salarsa neler olur, Trkiye'de Mslmanlarn azna saca kesin, rkln nn aar, kar. Mossad'm tek msaade edecei ey Trklk! Arap dmanl! Mossad'n kaplarn ulu babuumuz mu at. O halde

642

milliyetilerin bana yine Trke mi gelecek, ama imdi Perinek'le ayn izgiye... Mossad bunu nasl baaracak..." Ya brak Hasan, iktiret bu sahtekr konumalar, sana bir fkra anlataym, Birinci Dnya Sava'nda, Trabzon'da bir laz paaya saraydan telgraf gidiyor, ordunu al, Erzurum'a yr, Ruslar'n nn kes. Paa orduyu alr, yola kar. Zigana'dan Gmhane'ye girer ve yorulur. Sinirlenerek: "Gemiini ...ik-tiimin padiah, bu kadar toprak, bu kadar yer olur mu, git git bitmiyor", diyor ve alp orduyu geri dnyor... Gemiini... dediim yerde, yine cep telefonu ald. Hasan yine anlamsz voltalar atp saldrgan bir konuma yapt. ok ciddi bir i yapyormu gibi kiiliini, yzn tatlandran sert grme yapmasna, bir ocuk kahkahas patlattm. Bir rya ov, gibi politik dostlarn dndm. Sert bir rzgr yzmde patlayarak zehir sat. Hi deilse ylk bir kpek deil, bir insan, uzun bir yolculukta hl byk adamlar gryorsa, o hi yrmemi

643

demektir. Hasan'm silah, cep telefonu, lks araba sahibi olmasndan gurur duyuyorum gibi bir hisse kapldm. Hasan'n annesi sekiz yldan beri hastanelerden kmyor, hem kaynbiraderlerini, hem kardelerini kendisi geindiriyor... TV'lerin ve gazetelerin reklamyla kendilerini var eden yazarlar dndke, Hasan'n kirli serveti daha delikanlca grnyor, nk Hasan yalatmyor, parann ve politikann hard seksini yapyor... Hasan birka gn daha iktidarda kalsayd, Cosmopolitan dergisi onu da yln seksi erkei seerdi... Ey halk, demokrasiyi savunan krler! Ey insan haklar, af, dnce yasalar gibi, Batllar'm sahte hobileriyle gnl elendirenler! Ekmei blmek derdi olmayanlarn iki gerei kald, iki koca: CIA ve Mossad! Tarihinin en byk enflasyonu ve zamlarnn yaand, milyonlarca rak ocuun yzne kimsenin bakmad bugnlerde, ii liderleri susturulmu, partiler kilitlenmi, sivil kurumlar oyuncaklatrlm,

644

demokratlar medya ve srail'in ylk kpei olmu! Bir gol sesi, nc gol olmal, kendime getirdi beni. Hasan bir mafya akal m, yoksa devletimiz mi akallarla yayor, yoksa, olup biteni seyreden bizler miyiz akal, insan haklan gibi kavramlar yagn pastasna eviren yazlarla ne istiyoruz bu insanlardan... Ve, lkemizdeki lik-eriat gerginliini yneten, Sivas'tan Uur Mumcu'ya kadar uzanan tm yollar bombalaryla ssleyen Mossad, mam Hatip kavgasn ak alnla temizledikten sonra, bakalm bamza hangi orab recek, yani, biz, yarn neleri savunacaz... mam Hatip kavgas bittiinde Trkiye-Suriye sava balayacak... Ah benim dalkavuk gazeteci kardelerim, bu topraklar bize srail'den, Amerika'dan miras kalmad, ben bu kelimeleri Mehmet Akif'ten, Nzm Hikmet'ten rendim... Bu canavarlar yeryznn en byk gc de olsa, tek bir temiz vicdan karsnda aresiz kalrlar. arlatan soytar yazar kardelerim, vicdannza geri dnn! Biliyorum,

645

ok pahalya mal olacak vicdannz. Sfrdan, yeniden inaat ok zor! Bu zorluun korkusuyla, eyaletimiz bile olamam bir avu halk, bugn hepimizin vicdanm dolarla-ryla satn alyor! Bir kk vatanmz olsun istiyorsak, Mustafa Kemal gibi banz dik, kukucu ve deli olun! Bosna yaklrken sesini kartmad srail, Avrupa! Irak'ta bir gecede yzelli-bin kii naklen yaynda ldrlrken seyrettiler, bizler tepelerde yaklp ehit olurken yine sesini kartmayacak, insan haklarn bize reten bu canavarlar! Hi deilse iimizde, cesetlerimizi toplamak iin tek bir vicdan sahibi kalsn... sa m sylyordu, fahie talanrken, bari ilk ta, iinizde gnahsz olannz atsn!.. Ya, ...iktiret Hasan, gel sana bir fkra anlataym, aynen olmu, Trabzon'da arkadalar Yavuz'la ilgili bir kitaba bakmak iin ktphaneye gidiyor, Yavuz'la ilgili konuurken, Yavuz'un divan var myd gibi bir laf geiyor. Ktphaneci de dinliyor konumalar... "He var, var, ben o divan

646

grdm, mzede grdm, kadifesi dklm, bir aya krk!..." Sk dur bir gzel fkra daha var, bizim dergiden Vedat alntlad Akit gazetesinden... Yazar yle yazyor: "ok mbarek bir eyhdi, ok keramet sahibiydi. Bir zaman nce bir aabeyim eyhi ziyarete gitti. Dedi ki eyhe, kyamet ne zaman kopacak. eyh efendi de, evladm ben grmeyeceim o gn, ama sen greceksin, ve eyh bu szlerden birka yl sonra vefat etmi. Yazar da yazsn yle balyor: Grdnz m, ilk kerameti kt, kyameti kendisi gremeden ld." Hasan'm kahkahasnn tam ortasnda, derin bir kuyuya ta atar gibi, sordum, "Bu putlarn yannda ne aryorsun?.." Cevab kestiriyorum, ekmek paras... Hasan: "Yirmi yl nce bu adamlar drsttr, fedakrdr diye beni tantran sensin" dedi... Ben okulu bitirip, memlekete retmen gidecektim, nm kesip, Hasan, senin ate gibi katran gibi gzlerin var, kal, demedinmi... Dedim...

647

Nasl anlatrm yaadm o byk facia gibi yenilgiyi... Ben kkken sanyordum ki, drst fedakr insanlar olunca her ey tamam olur. Ama grdm ki, bir namussuz, bir milyon drst adam kullanp, canilie srklyor! Nasl anlatrm Hasan'a drstle, fedakrla artk "aptallk" gzyle baktm... Hasan: "Syle Nihat, aznn iinde geveleme, syle!", "Bak Hasan, anladm ki", "Akln varsa, vatann var! Akln yoksa vatann yok!"... Trkiye Srlarnn Pazarlama Teknikleri Byk Fransz dnr Rousseau, "toplumsal szlemenin" en ideal biimi olarak ilkel toplumu, Marx da "iktisadi blmn" en ideal biimi olarak ilkel toplumu, Freud da "salkl insan" gstermek iin yine ilkel toplumu iaret eder. Gerekten ademden nce, ateten sonra insanolunu mutlu eden, insan ruhunu sarho, soylu klan ey nedir? Mzik, dans, gzel koku, arap, av, oyun. Onbinyldan beri ok ey deiti ve bilim ilerledike insanolu kendini var eden temel duygulardan uzaklayor.

648

"Konfor" ad altnda zangr zangr titreyen bir keyfi, makineli tfein seri at gibi yaamak istiyor. Artk saanak yamurlar yamyor ve keyif-konfor insan ruhuna kezzap gibi dklyor! Rnesans'la balayan Avrupa zenginlii, mzii, gzel kokuyu, arab, giysiyi, av, oyunu insan ruhuna en yakn soylu sanatlar iine sokmu, bu sanatlar hayatn en soylu amac olarak ortaya koymutur. Neyse, mutluluu bu kadar abartmamak gerekir, gnmzde berberler derneine ye olarak da mutlu olabiliriz. Burjuva da benim gibi dnp bu sanatlar etrafnda yzlerce kulp kurmu, bu sanatlar korumak iin byk eletirmenler yetitirmitir. Ancak, bu soylu zevkler iin "zenginlik", zenginlik iin de "sava" gerekiyordu, valyelik de bir sava sanat soylu insan deerler arasnda yerini ald, srf zengin olmak ve gsterili bir hayat yaamak da insan ruhunun byk tutkular arasnda yerini ald.

649

Sahilde bir tur atmak yetmedi, dostlaryla arap iip efkr datmak yetmedi, soylu tutkular iin yeryz rklarn ve madenlerini toptan yama edip, kknden yoketti. Fransz lhtilali'nden Sovyetler'in kne kadar urunda milyonlarca insanm-aydnm kan dkt soru "smr" idi, bir bakasnn kan zerine mutlu olamazsnz diyen kitleler iin lm art oldu. Kpekbalklaryla dolu son ikiyzylda sava kapitalizm kazand. Ardnda aydnlara oynayacaklar birey, demokrasi, sosyal haklar gibi bir sr laga luga kelime braktlar, her eyi aklamak mmkn ama, artk aydnlar "smr" konumuyor. Kkken komudan komuya amar teli gerer oynardk, sonra kibrit kutusuna ip balar, imdi de internete balanm oynuyorlar. Smr dzeni deimedi, ancak, emek, ii, retimin mahiyeti deiti. Bugn bir milyar insan kle dahi deil, tm giderleri belediye, salk, eitim, yiyecek, giyecek dahil gnde bir

650

dolarla yayorlar, oysa bu cennet dnyamza bir dolar imparatorluu hakim. Ve artk moda deiti, son ikiyzyl smr ne kadar sorgulanmsa, imdi de "medya" sorgulanyor. Televizyonun hipno-tik etkisi, kitlelerin kan, cinayet izleme lgnlklar tartlyor. Ancak Yunan'dan beri insanolu bir ey daha rendi: Felsefe. Felsefe gzel konuma sanatdr, insanolu arabn, mziin yannda gzel konuan insanlara da tutkuyla baland. Etkileyici, dzgn konuma plak ayakla ders veren "retmenleri", incir aalarnn glgesinde toplumun en saygdeer insanlar yapverdi. Yksek dalar gibi iyi bir meslekti, hikmetli szler gittike manta alan ve soru sorduka gelien bir "dil"... Srf etkili, gzel konuuyor diye bir insan toplumun en soylu kiisi oluveriyordu. Ve felsefe ilk derin soluunu Sokrat'la alyordu, etrafna toplad genlere ahlk, erdem dersleri veriyor, Yunan tanrlar tehlikeye

651

giriyordu ve sonra tanrlarmz elimizden alyor diye ldrdler Sokrat'... Artk insanolu en gzel kadndan daha gzel "dil"i bulmutu. lkel toplumun atlar, oktan insanolunun aresizliini, acsn sorgulayan byk tragedyalara, dramlara dnmt. Ve Tanr'y tiyatro sahnesine kardlar, byk sanatlar douyordu. Mimari, felsefe, iir, tiyatroda tm alar etkisi altna alan byk eserler ortaya kyordu, tm zevkler inceleniyordu (hatta bir Yunan tarihi, o kadar meze var ki, sofrada yemek yiyemiyoruz, der). Ve ne abuk bu kk site devletlerinin filozoflar yorgun bir kua dntler, srtlarn verdikleri talya yarmadasnda Latinler Roma'y oktan ina etmiti. Yunan'da danslarn en gzeli gzel konumak, erdemli bir insan olmaksa, Latinler lme gnll yryen srlsklam kan iinde gladyatrleriyle tant. Oysa Latinler Yunan'la ayn adreste oturuyorlar, iirin ve tiyatronun kzgn, scak dilini ok iyi tanyorlard. Ama naslsa soylularn ipeksi giysilerine kusmuk lekeleri

652

bulamt, tragedya ve dram asla sevmiyorlard. Yunan'a vgler dzdkleri halde, Romallar, krkbin kiilik arenalar ina edip beyz a arslana insanlar paralattrdlar. Deien neydi? Romallar neden tiyatroyu, tragedyay sevmiyordu, neden, insanolunun aresizliini anlatan eserleri sevmiyordu. nk Roma, insan ruhunu alev alev mealeler gibi yakan mthi heyecanl bir oyun bulmutu: Hitabet! Felsefenin, ar, sakin, tenha, etsiz-kemiksiz dili holarna gitmiyordu, sert yaprakl, geni glgeli aalarn altnda felsefenin en azgm damarna ulamlard: Nutuk! Yunan'm filozoflar mehursa, Roma'mn da hatipleri. Sahneye kan hatipler gzel ve hikmetli ve ateli szlerle kalabalklar alev saan, renkli yamurlar gibi zevkten uurdular. Roma'da hatiplik, bugnk mahkemeyi, savunmay, avukatl ina etmitir, tarihin en byk avukatlar Roma'dayd: Etkileyici, hitabet ustalarnn atmalarn krallar, halk,

653

yle severdi ki, bugnn atan saz airleri gibi sahneye kar, birbirlerini gzel szlerle, yenmeye alrlard, kaybeden gzden der, kazanan byk soylu unvanlar alrd. Roma kral Sezar da byk hatipti. En nls Cicero'dur. Hortensius adl nl bir avukat, bir savunmasnda o kadar iddet gstermitir ki, gsndeki damarlardan biri koparak, lmtr. Hitabet erefler meslei idi. Ve filozof insanlard, Roma'mn nl hatiplerinden Lucrece'nin u sz: "Bakasnn felaketi zevk verdii iin deil, fakat itirak olunmayan elemlere uzaktan ahit olmak daima zevkli olduu iin seyrederiz" bugnk psikiyatrlarn syleyebilecei bir dnce. Bu byk hatipler yz binlerce sayfa eser verdi, onbinlercesi bugne kadar geldi, Rnesans aydnlar, bizim de cumhuriyet aydnlarmz bu insanlarn szlerinden bahsetmeden yaz yazamazlard, mesela, hayatmda hi kitap okumadm ocukluk yllarnda Cicero'yu mutlaka takvim yapraklarnda grrdm. Bu insanlar, dilleriyle

654

barut fsn ateliyor, frtnalar, kasrgalar estiriyor, kelimelerle krallar deviriyor, isyan kartyorlar, ya da isyanlarn nne geip bir nutukla kitleleri sakin-letiriyorlar. fkeli, sert, heyecanl ve hikmet, vecize dolu konumalaryla tarihin stmde en ok konutuu insanlar oldular. Romal hatiplerin heyecanl konumalaryla insanlarn hayvanlara paralattrlmasm seyreden Romallarn ruhu arasnda etkileim neydi? Geelim Fransz ihtilaline. Romal hatipleri tanr gibi gren onlara en ok zenen aydnlar Robespierre, Danton, Mirabeau, ihtilal Fransas'nm en azgm adamdr. Kitleleri sarho edip coturan bu isimler arasndaki tartmalara olan hayranlk henz bitmemitir. Mesela, dnya siyaset tarihinin en kt, dalaverac adam olan Mirabeau "arln ta kendisi", "bambaka apta bir adam", "ateli, kanl, canl", "slah edilmez, utanma bilmez lsz bir adamd". Ancak, yle byleme ve yalan syleme kudretine

655

sahipti ki, buna ne halk, ne de ak olduu kadnlar kar koyabiliyordu. Jakoben aydnlarn her biri konuma, etkileme ustasyd. "Dil", kitleleri galeyana getiren bir propaganda arac haline gelmi, hatta kendisi oluvermiti. Propaganda dili, ksa, etkili, sloganvari, ateli, vurucu. Hitabetin gizli dili ise, iinde ok "tekrar" vardr, emir cmleleri fazladr. Propagandistin dili emir-komuta gibi alr. Ve propagandist, stn bir dil kullanr, kalbe sokulan haneri, beyne sklan kurunu, strab, kularn kanatlarn, hayranlkla zevk aldmz cmlelerle ifade eder. Propagandist bilincimizi arpan kelimeleri bilir. Mbalaa sanatn, tlsml kelimeleri, doyumsuz mecazlar ok iyi iler, kskanlk, alk, cinsellik, vatan sevgisi, iekler, her ne ise konu, "ey" gibi nidalarla yeri g sarsan bir dolgunlukla syler. Kar taraf aalamak, kk drmek konusunda zevkli bir kinaye dili kullanr, iimizdeki fikir, duyu, heyecan, man, ne

656

varsa byk bir frtnayla ayaa kaldrr... Propagandist, bir saatlik konumayla hayatmz silkeleyip rpar... Sokrat'a, baa dnelim, Sokrat konumasn srdrmesi iin bakalarnn soru sormas gerekiyordu, hatta ona zorluyordu. Propagandistin konumasnda kimse araya giremez. Geceyar-larnm en uzak dalar gibi, karsnda onu dinlersiniz. Bu dili ilk zen Gbels'dir, Hitler'in propaganda bakan, radyosuyla bu etkileyici dili olaanst kullanmtr. Jakobenlerin ksa, etkili konumalaryla Fransz halknn giyotin lgnl arasnda ba var m? Hitler'in konumalaryla Yahudi soykrm arasnda iliki var m? Artk bilim bunu sylyor: Telkin!.. Hitabetlerin ksa, vurucu tonlamalar "emirkomuta" gibi alyor. Bugn "Omo-reklam", yirmi yldr bilinli olarak ayn szleri hi deitirmeden milyonlarca kez tekrarlanyor?

657

Beyin ykama bu. Bir renci 15 yllk renim hayat boyunca, yirmi bin kez "konuma-sus" ikazna maruz kalmakta. 15 yl her gn okul nnde ayn mar sylemekte. Ve Cumhuriyet kua, Namk Kemal'in, Mehmet Emin Yurdakul'un "Ey vatan" gibi nidalaryla, ksa, etkili, hamasi nutuklaryla dolu. 15 yl tek bir soru sormadan mezun olan ocuk, tm insan duygulardan kovulmu, idi edilmitir. Bu ocuun, mzii, arab, gzel kokuyu, neeyi, dostluu, oyunu, elenceyi, almay renebilmesi imknsz hale gelmitir. Zaten bunu arzulayan da kalmamtr, "telkinle" malmz satalm "telkinle" vatan sevgisi alayalm... Hepsi bu. Ve tm bu insanlar Roma'nm arenasnda, Fransz Ihtilali'nde, Hitler'in Berlin'inde olduu gibi, kk deni bir daha drecekler, her zaman stte kalan, galibi alklayacaklardr, 15 yl retmenini srasnda izledii gibi tm bu cinayetleri, gece yarlarnn en uzak dalar gibi sessizce izleyecektir...

658

rnek olsun diye verdiim Roma, Paris, Berlin, bu ehirde de hitabet dnda en ok tutulan sanat: Hiciv. Yalnz mizah sanaln, btnyle bakasyla dalga geme, aalama, talama zerine kurmulard. Eletirel mizah sevmiyorlard, bakalaryla dalga geenlere tapyorlard. l gtne aplak atan mizah onlar retti, birbirlerinin mezarlarna iediler. Artk "telkin" insan beynine yaplan bu en byk komplo, yava yava bir insanlk suu haline gelmekte, reklamlar Ve ocuk yaynlarna snrlamalar Bat'da balamtr. Kitleler, kendisiyle de dalga geebilen eletirel mizah sevmiyor, tiyatro, roman, hikye, sinema, yani emir-komutayla deil, "hayal" ve dnceyle renebilecekleri eyler onlara "yorucu" gelmektedir. Bir bakasnn ykm, paralanmas, k, yzlerinde bir sivilce km kadar ilgilendirmiyor. Mesela, gazete patronlar Trkiye'nin en kaliteli srlarm pazarlamak iin, her akam

659

televizyonda ve yllar boyu durmakszn, bir saati akn bas bas baryorlar. (Eer, yazmn bandan beri telkin konusunda sylediklerim doruysa, bu gazetelerin milyon satmas gerekiyor, neden satmyorlar? nk en kuru grlt telkinin bile oturduu bir kt "deer" vardr, mesela adam omo satyor, mesela Hitler vatan sevgisini gsteriyordu, ama bu srlarn kulland kelimeler smkrmee bile yaramyor! ekilsiz, parazit, kurbaa seslerle "telkin" ie yaramyor. Zrva ve czrtdan telkini dahi baaramyor bir ikence metodu uyguluyor bu srlar. Oysa, bu satrlarn yazar, aynen eletirdii Romal hatipler, ja-koben aydnlar gibi "ey" nidal sert sluplar kullanyor. Arada bir hikyelerromanlar yazarak ve kelimelerimin gvdesini palmiye yapraklan gibi genileterek kendimi mazur gstermeye alyorum.) Ve artk, rendik, insan ruhu propaganda ve telkinle eitile-mez, tarihin byk smr yalan buraya kadard. nsanlar seyrettikleri oyunun azgm deryas iinde kendileri kula

660

atacak, topraktan ve ruhlarndan fkran aclarn, sevinlerin uzun, simsiyah sal hikyelerinin iine kendileri girecek. Emir kodlarnn artlandrmasyla deil, hayal ve dncenin gcyle gkteki mavi gibi berrak bir ruhla konuabilirler! Televizyon konuurken kimse araya giremez, Fethullah Hoca konuurken kimse araya giremez, retmen konuurken kimse araya giremez, jakobenler, nutukular konuurken kimse araya giremedi... Kendimizi araya sokacaz! Acnn ve merhametin zihni-mizdeki geni yeri, cinayeti seyir zevkinden daha kocaman olacak... nk, yarn balayacak Irak savandaki yzbinlerce lm seyredecek gen, Amerikan sinemasyla dnden, hayal dnyalar Batman, Uzay Yolu filmleriyle kodlanarak oktan yetitirildi. ...derine ngrak takp her akam televizyonda tepinen Trkiye'nin en kaliteli srlar, denizin tuzlu suyunu ierek bitireceklerini sanyorlar. Aldanyorlar. En

661

uzak denizlerin, en derin mavileri gibi orada nbetteyiz.

Toprak Yalan Tutmaz Sleyman Nazif'le Yahya Kemal "aruz" konusunda tartrken, Yahya Kemal, "Canm, aruzla seviyorum, denilemiyor, Anadolu, Karadeniz, Adalar denizi, denilemiyor. Bu kelimeler iirde kullanlmazsa, Trk vatan iirde nasl ifade edilir..." Yahya Kemal, Nazif'in lmnden sonra, "Aruzla Anadolu yazlamyor diye, bir hakikat olan aruzdan vazgeemeyiz, o gn Nazif'e latife olsun diye bunu sylemitim, o da fikrini deitirip bana inanmt" diyor... Yahya Kemal'in Trk vatan aruzla yazlamyor diye latife etmesi ok ac bir akadr. nk kendi iirinde "Anadolu" hi

662

olmamtr. Ancak Yahya Kemal'e ok kzmayalm, divan iiri modasn kaybettii ilk altm-yetmi yl ki, 1950'lere, kadar divan iirinin karsnda olanlar dahi, bu "soyut gzellemelerden", "hayali gzellemelerden" kurtulamamlardr. Bugn iirimiz ok az da olsa "soyut gzellemeler"i amtr, ancak, Trk aydnnn kulland, sevgi, demokrasi, halk, vatanda, emek, yoksulluk, sendika, parti, anayasa, adalk vs. gibi kavramlar etrafndaki "soyut gzellemeleri" bitmemitir. Hemen hepsinin en fazla yzyllk bir ya olan bu kavramlar, aynen divan iiri gibi Leyla'nn ka-gz, zlf gibi imgelerle anlalyor, yazlyor. Divan iirindeki o soyut hayal dnyas tm aydnlarda sindirim bozukluuna yol am, bir imparatorluk ve uygarlk barsaklarndan "gaz" olarak kmtr. Bugn de, hak, hukuk, demokrasi, bar gibi anlayan aydnlarmz, bu lkenin gerekliinden kan hak, hukuk, bar deil, zihinlerinde varsaydklar bar,

663

demokrasi gibi ii bo soyut kavramlarla el attklar her konuyu boka sokuyorlar. imdi var m bilmiyorum, eskiden okullarda mnazaralar tertiplenirdi. Klielemi birtakm konular, "Bir rencinin yetimesinde aile mi nemli, okul mu?", "Ekonomik kalknmada tarm m nemli, sanayi mi" ya da "Toplum kalknmasnda eitim mi nemli, renim mi?" tartlrd. Drder, beer iki gruba ayrlr, beer dakikalk metinler hazrlar, okulun konferans salonunda, seyirciler nnde herkes bir konuma yaparken, bakan, sorular cevaplamak zere son bir daha krsye kard. Hayatmda baarl olduum nadir alanlardan biri bu mnazaralard, snflar arasnda birinci olunca, okulun takm kaptan olup baka okullarla yartk. Galip geldiimizde seyircinin tempolu tezahratyla omuzlara alnr, ertesi gn okulun koridorlarnda bir tafrayla gezinir, ve btn derslerinde baarsz bu renci, mutlaka retmenler odasndan arlr, tezimi nasl hazrladm sorulur, ilgiyle tezimi

664

birbirlerine okurlard. Ancak rekabet tm deerleri ters eviren bir duyguydu, yle youn bir sertlemenin iine girerdik ki, bo derslerde rakiplerin snflarna girer tezlerini nceden okuyup, kar cevaplar hazrlardk. ikyetler mdre gittiinde, ya mnazaralar toptan iptal edilip ceza alrz, ya da, mdr, tezini saklamay bilmeyen savata silahn da kaptrr deyip, alan taraf dllen-dirirdi. Mesela, aile mi nemli, okul mu tezlerinden aileyi savunurken: "Sevgili konuklar, imdi size soruyorum, okulumuzun nfusu drtyz kiidir, onyedi retmeni bulunmaktadr, retmenlerimi kmsyorum sanlmasn, ancak syler misiniz bir rencinin yetimesinde drtyz anne-baba m daha etkilidir, onyedi retmen mi?" Salon alklarla yklrken, mdr her mnazarada olduu gibi sz alp krsye kar: "Sevgili konuklar, bu tartmalar rencilerin hitabetini gelitirmek, ktphane alkanl kazandrmak, topluma hazrlamak iin yapyoruz, ancak, tabii ki bir rencinin gelimesinde hem okul hem de

665

aile birlikte etkilidir" deyip kendince konuyu tatlya balard. Ktphanelerden nefretim o gnlerden kalmadr, saatlerce bir kitap aradktan sonra kaim bir kitap nmze konur, bunun neresine bakp ne kartacaz, bilemezdik, derken tezimizi, pratik zekmzla yazardk. Pratik zek, bnln cilveleridir, Kelolan'da ve o gnlerde bizde de fazlasyla vard, karmzdaki takmn ansiklopedik bilgilerini taa tutardk. retmenlerin cahillii de o gnlerden beri deimemitir, ne zaman bir konuda enineboyuna bilgi istesek, ktnn tesinde basit bilgiler verirlerdi ki iimize yaramazd, ama olsun, trelerimiz gerei yce, soylu insanlard. Jrilerden nefreti de o gnlerde rendim, onur ve gururu tmyle yozlam insanlardan seilirlerdi, kar takmda mdrn kz varsa, ya da okula araba balam bir babann ocuu varsa, mutlaka onlar kazanrd. Bahane kolayd, nk derecelendirmede; bilgi dnda, hitabet, dzgn Trke, grup dayanmas gibi

666

notlar da vard. (Ne deiti ki, mesela bugn de medyada bilgi, akl yok, ancak "grup dayanmas" mkemmel. Bu trler nlerine ne konursa yerlerdi, bugn de yle, nlerine Trkiye'yi koymular yiyorlar ve hepsi yerken susuyorlar, susmalar doal nk tremiz sofra adabnda yemek yerken konuulmaz...) Bu tartmalardan en nls toplum kalknmasnda kadnlar m nemli, erkekler mi? Salon, dier okul mdrleri, ehrin ileri gelenleriyle doluydu. Takm kaptan olarak ilk sz be-nimdi: Kur'anda erkeklerin kadnlardan stn olduuna dair ayetle baladm. Ve, hangi tavuk kmesine hakimdir, oysa horoz, kmesi arkasna takar, diyar diyar dolatrr, dedim. Ve kar takm, erkek takmn rezil etmek iin Kazanova'y gsterdi. Ben de krsye kp, bu Kazanova'nm ana dm ku beyinli, bedbaht kadnlarn aalklarndan szettim. Tartmann en vurucu yerinde kz takm Atatrk'n kadnlara verdii haklardan szetti... Ben de cevap olarak: "yi de Atatrk'n kendisi erkek" dedim.

667

Byk alklardan salon krlrken, mdr tartmay kesip yeniden krsye kar: "Sevgili misafirler, Atatrk iin kahraman diyebilirsiniz, byk kurtarc diyebilirsiniz, ancak o tm erkek ve kadnlarn Atatrk'dr" der, farknda olmadan krdmz "milli pot"umuzu dzeltirdi. Ve biti konumamda, erkek bilimadamlarndan, romanclardan szedip, "Kadnlar m, onlar yalnz genelevlerde bulabilirsiniz, ktphanelerde deil" dedim. O gnn mutaassp llerine fazlasyla aykryd... Yine mdr sz alp "Saygdeer misafirler, Atatrk' de douran bir ana deil mi, Fatih'i de douran bir ana deil mi?" diye sz balayp beni odasna ard. ki tokat atp, gn cezalsn dedi, beni misafirler nnde rezil ettin. Birbirinden gzel tatl okul anlarn saklad iin bu mnazaralar ok severdim. Mnazaralar cumhuriyet orta ve lise okullarnn ayrlmaz parasyd, hatta,

668

Cumhuriyetin ilk krk ylnda fazlasyla byk nemdeydi. Krkl yllarn sert eletirmeni Nurullah Ata, bir yazsnda dalga geerek mnazaralar eletirir: "Atla m gitmeli, yaya m? gibi soyut tartmalar yapyorlar, hangi konuyu kimin tartacan kurayla seiyorlar ve insanlar inanmadklar dncelere taraf olup, srf rakip takm yenmek iin dnce ileri sryorlar." Aynen Ata'm dedii gibi, galip gelmek iin hesapsz yalan sylyorduk. Hatta kar takm Victor Hugo'dan da bir sz bulup sylyorsa, biz de orackta bir yabanc yazar ad uyduruyorduk, John Robinson da unu sylemi. Daha da elencelisi, bir yazarn "ak" zerine sylediklerini biz, "tarm" zerine uyarlayabiliyorduk. Kar takm rezil etmek iin her trl dnce entrikasn eviriyorduk. Yepyeni bir yaamn henz banda kimsenin aklnn kysndan gemeyecek yalanlardan hi ama hi sklmyorduk.

669

Daha da ackls bize kurayla verilmi bir konuyu savunmak iin ac ekiyorduk, daha nce hayatmzda hi olmam, hi dnmediimiz bir mevzu zerinde yalan sylyorduk. Ondan da beteri, bnlk cilvesi geyiklerimizle oluan fikirlerimizle alklanyor takdir ediliyorduk, daha o zaman, cceler lkesinde Gliver olmak ne de kolaym, reniyorduk. Hayata balamak iin daha rezil bir balang olabilir mi, baarmak srf baarmak iin sylediimiz yalanlardan kutsal vgler alyor, needen sarho oluyorduk. imdi gidip o eski arkadalarma mnazara gnlerimi anlatsam, yalan syledik desem, akln yemi bir deli gibi bakacaklar yzme, nk onlar ampiyonluun gururuyla, omuzlara alnmann anlaryla yayorlar... eytanln byklne bakn, imdi o mnazaralarda yetimi ben Nihat Gen, o yalanlarn filozof teknikleriyle on-binlerce insan etkileyebilirim, bir lke iin daha korkun bir dinamit olabilir mi? Ve benim gibi

670

onbinlerce insann i banda olduunu dnn... Mesela Aydn Doan... Bir taraf aydnlara, siz solcusunuz, size solcu gazete karyorum, siz sacsnz, size de sac, hadi imdi sulayn ve savunun ve tartn... Ve bu adam yze yakn dergi karyor, tm gen aydnlar barndryor, karnm doyuruyor ve hepsi bu rekabet iin, kurayla ve torpille seilmiler, kendilerine verilmi bir dnceyi savunuyorlar!.. Ve bu aydn ordusunda hi kimse savunduu eyi tanmyor, bilmiyor, sevmiyor, istedikleri: Baar... Fazlasn beklemeyin, ecza dolaplar ktphanelerinden byk okullarda okuyan annelerin ocuklar bunlar! Srf taraf olma uruna hesapsz yalan syleyen robotlar, insans maymunlar, papaanlar hzla oalyorlar. Tara konumalarmda hayretle izliyorum, henz 19 yanda, sac, solcu, kemalist, eriat farketmiyor, kendi dncesinden elli yl nce ilenmi cinayetleri savunuyor! Sana ne olum?

671

Katillii niin stleniyorsun? Sohbet koyulatka gryorum ki, sac -solcu eriat farketmiyor, dnce beyin jimnastiine, zek 351 oyununa dnm, gen insann beyninde "sanal bir kumarhane" kurulmu, hatta, kelime kalpazanl yapp, tuhaf kavramlar uyduruyor! Ve kelimelerin, kavramlarn i yaantsna, tarihine bakmadan, bu yalan dili ustaca syleyen yazarlarna hayranlk duyuyorlar. Kendine ait olmayan, hi hissetmedii bir dzine karmaay fikir sanp, biri Stalin'in cinayetlerini, dieri atl'nn etesini savunuyor!.. Toptan red, bakaldr iin ayaa kalkp, kraln plak olduunu haykrmas beklenen genliin batan kartc mutlu sesi kirlenmi bir kargaann iinde bodurtturuluyor. Ke yazlarnda, TV'lerde olduu gibi, klielemi birtakm szcklerle bu tiyatro sahnesinde rol alp, kendi sahici bedenlerini,

672

varlklarm unutup, keder, sevin, nee, gibi cokuyu ifade eden duygulara yabanclap, stn gelmek, galip gelmek gibi yeni bir mutluluk aryorlar! Anadolu'da yaptm konumalarda, sac, solcu, lik, eriat ya da sradan salaklar hepsi ortak bir dil oluturmu, ii, devlet, hak, hukuk, tarih konusunda dzenin, medyann "kolay" klie kelimelerini kullanyorlar! Bunlarn hepsi ayn bokun soyu, halk nedir, birey nedir, zgrlk nedir, mutluluk nedir diye bir soruyla karlamyorsun. Soyut dzenlemeler, hayali gzellemeler olan bu kelimelerle byk bir savan iine hazrlyorlar kendilerini. Ve gn gelip, hayatn, sokan, acnn, bilginin gerek yzyle karlatklarnda dzenin - medyann dili kurtaramyor onlar, solcuysalar ar bir liberalizme, sacysalar, mafyatik, politik saplantlarn iine giriyorlar. Sloganik, klie solcu, ya da sac talebelerin bombo maskeleri dnce, vahi bir kapitalizmin kucanda apalak kalp,

673

kendilerinden ireniyorlar. Ve aniden, ekmek yedikleri kap, ya da karlar uruna yaadklar ey yeni Tanrlar oluyor... Nzm'n bir iiri, aklmda yle kald: "Ryamda yari grdm / yle belden yukar / Bulutlarn arasndan ay gibi gider / O gider ben giderim / O bana bakar, ben ona / Hepsi bu kadar. Yari, bulutlarn arasnda ay gibi rtldr, yarinin kan, gzn, oturuunu aka anlatamaz, bir an grr onu ama aklayamaz. Bu yzden kestirip atar: Ve ite o kadar. fade edemediimizi, her zaman byle kestirip atarz: te o kadar. Hepimizin gerek varlklar, kurulu dzenin, demokrasi, politika, halk, anayasa, bar, gibi hazr kavramlar altnda gml, ay gibi. yle gml ki, bir an olsun bu karmak, kirlenmi kavramlar iinde kendimizi, gerek kimliimizi bulamayz... Bu iirin son cmlesi, ite o kadar beni arpar, nk, yirmi yl ncesinden sac, solcu onlarca arkadam oldu, kucamda ldler,

674

onlarcasmn cenazesini kaldrdm, ne zaman kendimize dair, sevgiliye, neeye, mutlulua, hzne dair, yoksulluumuza dair, plak gerekliimize dair bir soru sorsam, bir an dnp, kestirip atarlard. Kestirip attklar kendi hayatlaryd. Ne zaman gecenin bir vakti, kendi zyaamlarma dair bir soru sorsam, "....iktiret" gibi, "brak imdi", "bover" gibi bir cmleyle kestirip atarlard. Ve ne zaman kendileriyle ilgili bir eyler syleseler, younlatrlm bir kontrolszlk grrdm davranlarnda. Eyay alglamalar bozulur, hzla ideolojik tartmaya geri dnerlerdi, kendilerinAsalam, diri bulabilmek iin, dzenin sac, solcu bulank terminolojisine koarlard... Bu kesip atmalar yle uzun dndm ki, hatta ileri gidip, lkemizdeki trafik kazalarnn nedeni olarak da, kendiyle konuamayan, kendim anlatamayan bozuk bir dil iinde doan bu insanlarn, olmadk yerlerde ani i dallara ekildiklerini dnrdm... nsann i varl, kendi zyaam ieriden yksek bir mknats

675

gibi eker kendini. Ancak hayat, ieriyle konuacak, gzellikle, mutlulukla, ekmekle, almayla, yani kendiyle konuacak bir "dil" bir ifade yetenei retmemitir... nsan bazen dalar, daryla ilikisi kesilir, bu insan bir haldir, gzeldir de... Ancak, Divan iiri gibi, bu soyut ideolojik dnyaya girip krk yl kamayan ka nesil grdk. Bu mezardan daha derin rt, medyann, aydnlarn bu kolayc dili rtyor stlerini, insanlar, halk, acy mutluluu gremiyoruz, nk onun dilini bilmiyoruz. Ama, bar, demokrasi, halk, gibi yzlerce ortada ebekler gibi kelime, sanal bir kumarhaneye dnm, siyasi arenada idi edilmi onbinlerce gencin zihninde oynayor... Kardelerim! Sevien iki insann glgesi gibi mutlu bir uyku iin gururunuzu, yani kendinizi geri isteyin. Laga-lugayla sizi bataklna gmen dzenin, medyann dilinden, insanolunun en gzel kokusu, onurunuzu geri isteyin... Trk, milliyeti, solcu, bar, demokrasi kelimelerinin i yaantlarna, doludizgin

676

tarihlerine bakn, asla medyann sanal maymun yazarlar gibi kullanmayn. Kendi tarihinize, gemiinize hayatnza, midenize, maanza, kendi sevgilinize, sokanza, annenize aclarnza bakn... nk bir gn bu kirli dil sizi kurtaramayacak, o zaman kestirip atacaksnz, kendinizi... Krm Sava'ndan Kore, Kbrs Sava'na kadar yzotuz yl iinde milyonlarca insan savalarda ld, ama, bir tane sradan insan, basit bir asker, kp bandan geenleri anlatamad. Anlatanlarn hepsi dads olan, ya da rtbesi olan, ya da yksek brokratlard... An bakn, kendi hikyesini anlatan tek bir avu, er, halktan biri bulamazsnz... Yani, imdi iinde yaadnz tarihi, dadlarla byyen kolal krk yakal, fularl yazarlar yazmtr... Benim dllerim Bu lkede ok mkemmel ok baarl iler grla gitmi gibi, her ylbanda dller

677

datlr. Kim datr: Dernekler, vakflar, kurumlar!.. dl verecek kurumun kuruluk haysiyeti olmal. Kendinde olmayan haysiyeti kime veriyor? Bu demek, hangi sahada neyi baarm, neyi ina etmi ki, bir de dl verme hakkn kendinde gryor! Yazar\sanats da, yaban mandas zarafetiyle en kdm elbiselerini giyip, dl almaya kouyor! Almazsa lrler! nk kiiliklerini belgeleyecek eserleri, almalar hi yok bu soysuzlarn! Ancak bir yoksula yardm yapacaklar zaman bu soysuzlar diyorlar ki, yardm edeceim insan namuslu, drst olmal. O namusu kendinde aramyor, o namusu kendine dl verende aramyor, kendisine n, hreti peke ekende aramyor! imdi, burada, ben davetiye karyorum, mesela, eski Meclis Bakan Mustafa Kalemli'nin elinden dl alanlar, dllerini iade etmelerini bekliyorum. Kimde var bu namus? Her neyse, ben de dlleri, yarmalar severim. stanbul'da ilk defa yaplan av

678

kpekleri gzellik yarmasn bir 'pointer' cinsi kazanmt, sosyete bu cinsin dln almak iin kapmt. O gn bugn de bu dl yazarlara, sanatlara, medyaya datyorlar. Terbiyesi kolay bir kpektir, ho grnr! Byle barp ardma bakmayn, lkemizde en ok dl alm yazarlarn banda ben gelirim. ok altm, hakettim bu dlleri. Garsonluk yapardm sabaha kadar, genler ier, ben ikilerini tardm, onlar ark syler birbirlerine sarlr, ben usulca dktklerini toplardm, onlar prler, iim giderdi, canmdan can kopard... Aralarnda ancak tabaklarn toplarken olabilirdim. Bir gn byyp o gsterili salonlarda btn dlleri toplayacam nereden bilebilirdim. lk dlm ilk kitabmla aldm: Dn Korkusu. Romanda Naci adnda bir kahraman vard. Naci'nin ideolojisinde olanlar peime dt. Vuracaklarm, ldreceklermi. Oysa romann dili, anlatm bambaka. Birok arkadam selam vermez oldu, ne ok eyi bltm arkadalarm uzaklatlar. Birok arkadamn

679

travesti zebra ruhu tadn grdm, kfrler konusunda uzmanlatm. Mesela bu tr mafya raconu kesen milliyetilerin penisleri pornografik bir malzeme oluturmuyor. deolojik bir penisleri var! Hepsi, milli damadmz Musa Kseaa zeks tayor. deolojileri gibi, kt, gizli, yasak ve kirli bir metod, dil kullanyorlar. Bu trn penisleri iin uyarc malzeme, vatan, bayrak, din gibi konular oluyor. Toplumsal iddetin kayna da budur, penisler ideolojik imgelere bal kalyorlar! Manda suratl bu adamlarn ibrik inceliinde kamlar birka yl peimi brakmad. Peinden Ofli Hoca kitabm geldi, nm kesmeler, kfrl mektuplar. Bir grup genlik arkadam daha benimle ilikisini kesti. Dergilerinde, dkknlarnda beni terslediler. Bu tr insanlar, sansrle, aslnda mstehcen olana kar deil, kendi kt cinselliklerini saklyorlar.

680

Mesela, penisleriyle, vatan, bayrak, Yunus Emre gibi kutsal kelimeleri ayn cmle iinde zikrediyorlar. Derken nc kitabm: Bu an Soylusu. (Daha iyi bir roman yazabileceimi hl sanmyorum), neyse. Kitabn fonunda mekn: Hastane. Ayaa kalktlar, asarz, keseriz... Onlarn gzel hatr iin yazarlmdan phesiz vazgeecek deildim, ancak, gzel doktor bayanlarn da bu toplu sekse, kfrlere karmas beni ok dndrd. Bu trn penisleri iin de uyarc malzemeyi ayn cmle iinde kullandklar komu kelimelerde aramal: Sana m kalm, sen ne karyorsun, yazar m grmedik, sen kim oluyorsun? Bir yn arkadala daha ilikim kesildi, hl beni grdklerinde fare gzleriyle pis pis bakarlar, arkamdan yaplan dedikodularn bini bir para. Ancak kfrlerinde iktidarszlk sorunu vard. Yani sevime, haz ve mutluluk yoktu. Penislerini dl yoluna deil, tren raylar zerine koyuyorlarm gibi halleri vard.

681

Ve sonra One Man Show, Dar Alanda Tufan ve Souk Sabun kitaplarm yaynladm, okumayazma bilenlerin zor zecei bu romanlar dahi onlar harekete geirdi. Artk her yere girdii iin hrpalanm penisleri gcn, zekdan ve duygudan deil, ne bu lan kltrnden alyordu. Penislerinin hazr giysi gibi her yere uyacana inanlar sonsuz. Kltrleri byle retmi, nk bugne kadar penisleri her delie uymu. Fena almlar, faili mehullerde, E-5 yollarnda, ssz tarlalarda, epey i grmler... Bulunduklar dergilerde, cemaatlerde, ideolojilerde, tek bir cmle kar yaz yazamadlar, varsa yoksa kfr. te bu kitaplar yznden i bulamaz oldum, iki ayr iten, iki defa, avans alp ie balayacam gn, birileri kitaplarm hatrlatt, iten atldm. Atm ve tek dostum kalmt: benim gibi tarih iinde yalnz kalm yazarlar. Leman'a yazmaya baladmda tutunacak hibir yerim, eyim kalmamt, tm kitaplarm yazdm daktilom ise, son nefesini veriyordu. Ben yazarken, birisinin srekli daktilo eridini eliyle

682

evirmesi gerekiyordu, eviren yorgunluktan dp kalyordu. Henz iki ay gememiti ki, niversiteden birileri srekli Leman'a telefon edip, kovulmam istiyordu. Beni kiraclar ile kartryorlard. O ksn kzmz girecek. Sebep: bamsz akademi zerine yazdm bir yaz. Ellibin retim grevlisi iinde, okuduum yksekokul kendine dert etmi. Beni iten alacaklarm. Mektuplar yazdlar, eek kadar imzalar topladlar, beni Lemcm'dan alacaklarm... Ama bunlar biraz deiikti, cinsel glkleri had safhadayd. Cinsel deneyimlerini ballandrarak anlatyorlar, prostat, eker gibi hastalklarn gizlemeye alyorlard ve beni medyann arlatan, akademinin satlm yazarlaryla kartryorlard. Yalakta hibir etkinlikleri kalmayp hi orgazm olmadklar iin sertleme zerine panie kaplmadan konuabiliyorlard, beni tandka sertleme zerine deneyimleri artt.

683

Bir zaman sonra Leman'da yazdm bir baka yazdan dolay bir ksm slamclar takt. lml, mlml tehditler, telefonlar. Bu da uzun bir fasl srd. Bu kesim, kark, dzensiz, biimsiz kelimeleri yan yana getirmeyi kfr etmek sand, gm suratl bu kesimde de penis kelimesi, yaradan, ruh, madde ve benzer kelimelerle ayn cmle iinde, yaradana smarak geiyordu. Bu ok tehlikeliydi. nk penis kelimesi bazen hurafe kelimesiyle yan yana geliyordu. Hadi ben lr giderim, ancak, penis gibi bir organ da hurafeletirirsek, benden sonra Trk Milleti Avrupa kaplarnda ne yapar? Bunca yl imdi yazdm bu yaz dnda hi cevap vermedim, nk pala bykl travestiler beni ok artmt, her eyi zamana braktm. Bir zaman sonra da "devlet" balkl yazlarmdan dolay almadk tehdit kalmad. leride bunlarn her biri ayrntlaryla hikye olacak. Derken, kemalistler girdi sahneye. Ani ve indirici darbeleri vard. Kme almas

684

yapyorlard. Ancak beklediim performans bulamadm, nk penis konusunda izci kadar eitilmilerdi. Davalar, tehditler, devam ediyor! Bu karatavuk kadar iktidarlar olmayan insanlarn nesinden korkacakmm, arslana yelesi ar gelir mi? Sacs, apulcusu, hasinnesi. hemiresi, slamcs, niversitesi, ecinseli, kemalisti derken, vatan sathnda dp kalkmadk kimse kalmad. Orta Anadolu'muzun, iinde cezaevi de bulunan ehri hzr gibi yetiti. Telefonlar kilitlendi, kfr, dayak, tehdit, lm malzemelerine hibir yenilik katmadan, yerel gazetelerde ilanlar, imza kampanyalar, bir ncekilerden ne bir eksik ne bir fazla. ki yl nce ecinseller de bir yazm yanl anlayp abarttlar. O kadar hakaret grmeme ramen onlardan imdi burada zr diliyorum. Artk tm bu kfrlerin endam-enlemi-boylam hususunda kadns ifadelerle konuuyor olmam, kfrden, bir lunapark neesi

685

kartmam, bendeki cinsel gelimeleri de gsteriyor olmal. Hepsine unu sylyorum! Beni zrafa klkl yazarlarla kartrmayn, ikincisi, benim yazmaktan baka ekmek param yok. Allah kahretsin ki, estetiimi "cesurluk" zerine kurdum, artk, korksam dahi, zrnk geri adm atmam. Paranz var, adamlarnz var, mafyanz, akallarnz, TV'leri-niz, milletvekili dostlarnz, rotatifleriniz, ek-senet eteleriniz var, ne biliyorsanz yapn... 12 Eyll'de emniyetin damndan atlan genlerin says be-yzn stnde. Ne ilk olacam, ne son. Beni de o zaman atacaktnz bolua. Bir sokak karanlnda bir sokak kpei gibi o zaman vuracaktnz. Artk geti!.. Ben naram attm, meydan okudum. Artk ben lrsem bir Celali, bir akrcah gibi lrm! nk ben syleyeceimi adam gibi syledim, bam dik tuttum, yklmadm!.. nk be!n kendimi oktan, o emniyetin damndan atlm bildim. Yani, onlar gibi lm

686

kabullendim kendimi. Ve o gencecik, prl prl ocuklarn, bu lkenin tertemiz ocuklarnn lklarn yzbinlerce gen insann ktphanelerine doldurdum... Artk, bu yazlar, yzbinlerce gen insann odasnda!.. Bu tehditlerin hibirinden tek bir eletiri yazs gelmedi. Ama, tek bir yaz, gelmedi. Benim yazarlktan baka derdim olsayd, tm bu tehditleri, Sca Scana sansasyon, reklam, tartma, didime malzemesi olarak kullanrdm. Sustum ve zamana braktm. Benim yazlarm beyaz sayfa zerinde bir dellodur, bilim adammz, yazarnz, akademisyeniniz ksn; kar yazlar yazsn. Ben dello davetiyle bu kltre yeterince katkda bulunuyorum, nk, adlar bilimadam olsa da, parti olsa da, dernek olsa da, bu kltr ocuklarna "pusu" kltr retmi. Yazarlarn karsna "yaz"yla kn, "pusuyla" deil!.. Velhasl, bu kadar Yunus Emre, Mevlna okuduktan sonra yazarn karsna "pusuyla" karsanz, siz kaybedersiniz!..

687

Yllar nce bir Anadolu kasabasnda konuuyorum. Bir kahvenin nnde ihtiyarlar ve nar aalan. Akam oldu, byke bir devlet tesisinde akam yemei. kiler devlet kesesinden. Bir byk masa etrafnda ellialtm kii oturduk. Kaymakam, mhendis, retmen, hepsi ok kltrl insanlar. Dzgn giyimli, yakkl, onlarcas byk niversitelerden mezun ve memleketten haberdar insanlar. Hem kltrl, hem nazik, hem de k bu insanlar grnce, bir mutlu oldum, sevindim, sormayn. Hangi mevzuu alsa, laf azma tkyorlar. Benden daha iyi yorumlar getiriyorlar, ok zeki ve dzgn bir Trkeyle konuuyorlar. Kime soru sorsam, zekice cevaplar alyorum, bayldm vesselam. Kravatlar, kitaplar, ceketleri, yemek masasndaki hal ve gidileri, kitaplar, artc derecede yksek insanlar. Huzurum uzun srmedi, nk sivrisinekler yemek boyunca srmaya balad. Birini ldryorum, br geliyor. Etrafa baktm,

688

yzlerce sivrisinek, korunmann imkn yok. Bir zaman sonra dayanamadm, yanmda oturan kaymakam beye, "ok sivrisinek var", dedim. "yle" dedi, "ok sivrisinek var" dedi... Onlar alm, onlar srmyor, umurlarnda deil. Tekrar yemee, konumaya geildi. Bense mahvolmu durumdaym. Hemen kap kapal bir yere gitmem lazm. Yine nazike kaymakama, "ok sivrisinek var buralarda" dedim. O da glerek "Evet ok sivrisinek var" dedi... Kendinden emin hali ldrd beni. Acdan kvranyorum. Kaymakam nihayet bu ackl duruma saatler sonra el koydu. ilere emretti, srtta tanan motorlu ilalardan geldi, yemek masas ieri tand, bahe ilaland. Neler oluyor diyen kasaballar da, beni gsterip, arkada, rahatsz oluyormu dediler. Nihayet yatacaz, sivrisinekler yznden uyuyamadm. Sabah, glerek, pek zarif insanlar kapm ald. Nasl gzel uyudunuz mu, dediler. O kadar samimiydiler ki, yalan syledim. "ok gzel uyudum, ml ml!" dedim.

689

Pencereyi atm. Ege'nin en gzel ovalarndan: Bigadi! Ovann tam ortasnda kk bir tepe, ite devlet tesisleri, buradaym. Ovada yaylan sessizlik yle dokunuyor ki insana. Ulan ne gzel lkemiz var, deyip ovaya komak istedim. ok uzaktan bir ocuun ilahi okuyuunu duydum, koup o ocuun yannda oturmak istedim... Bir de kk hal hediye ettiler bana, artk sivrisinek hususunu hi amadm. Geenlerde bir kk edebiyat dergisi rportaja geldi. Varolumu, estetikmi, trajikmi, hani bir yazar grdklerinde sorulan kelimelerden bir sr soru... Brakn dedim, u trajediyi, varoluu... Size kk bir hikye anlataym dedim, yukardaki hikyeyi anlattm. Yani, ok yksek bir yazar olamazsnz. Benim ok romantik bir kanm var. Bu benim elimde deil. Nerede yatsam, yanmda kim olsa, tm sinekler gelir beni bulur. Kannz cokulu akmyorsa, yazar olamazsnz. Kannz cokuyla akyor ise, tm sivrisinekler de gelir sizi srr...

690

Ama, benim lkeme yazarl, ke minderlerindeki ss gibi, kz boynuzu gibi inandrmlar ve herkes yazarl, ini desenleriyle, yabani manda derisiyle kartryor, ben ne yapabilirim. Bu kfrlere bozulmuyorum, halkmz son ikiyzyldr tm sorunlarn penisiyle zmek istiyor. Halkn organ vahi, iradesiz, galeyana gelen kll yaratk. Oysa, halkn organ, yazarlar, retmenleri, sanatlar olabilmeliydi, bu yarata biraz duygu, zek katabileselerdi. Bu yaratk bugn byle sersefil perian, ackl bir mahalle akalna dnmezdi... Dalkavuklar dllerini alsn, benim dllerim, bunlar! Davul Yaks Basketbol yeni geldiinde ilkokullar aras basket malar 0-0 biterdi, lise malar ise 22, 4-2, benim de oynadm bir ma 14-12 gibi bir skorla bitmiti, havamzdan geilmiyordu.

691

1423 ylnda talya'da yaplan Zagonora Sava'nda iki byk ordu kar karya geldi, bir gn boyunca savatlar, yalnz 2-3 kii ld, bunlar da attan dmt. 1467 ylnda yaplan Castracoro Sava'nda ise kimse lmedi. nk valyeler kaln zrhlarla korunuyorlard. Gnmz d politika yazarlar, bu konuyu enine boyuna tarttlar, bir savaa sava denilmesi iin ka kiinin lmesi gerekir, en az 1.000 dediler, bazlar 10.000 kiiden az lnn olduu savaa, sava demedi. 1789'dan sonra valyeler deil, sradan insanlar da zorunlu askerlie alnd, nk yurtta olmulard, Avrupa'nn ilk yurttalarnn, ilk ileri Napolyon ordularnda Avrupa'y istila etmek oldu. Sradan insan savaa srmek kolay deildi, milli duygularla ortak bir vatan bilinci, milliyeti bir zihniyet hazrland. lk uaklarmz 1. Dnya Sava'nda Alman desteiyle kullandk, bir-iki taneydiler dman cephelerini izliyorlard, ancak, keif yerine

692

varmadan denize dyor, oka bozuluyorlard. Bomba da kullandklar oluyordu, bugnk molotof kokteyli benzeri, iine aput, ivi konulmu ieleri cepheye atyorlard. Henz otuz yl gemeden 1945'te ar bombardman uaklar atom bombas tayp Hiroima ve Nagazaki'yi yoketti. ok gemeden atom bombasnn altmbin kat gte nkleer bombalar icat edildi. Hem Amerika hem Rusya nkleer deposu haline geldi. ngiltere, Fransa, in hatta Hindistan da bu yara katld. Silahlanmann geldii bu inanlmaz boyutun adna "dehet dengesi", "karlkl kesin mahvolma" koydular. Ve bu saatten sonra, tm d politika teorileri, nkleer denge zerine ina edilmeye baland. Sava teorileri de geliti, mesela ilk nkleer dmeye ehirleri vurmak iin, mi, yoksa asker sleri vurmak iin mi basmal? Hadi cevaplayn. Otuz yl tartldktan sonra en akla yakn sonu, ehirler vurulmal, eklinde nem

693

kazand, nk, kar lkeye de "vurma" ans verilmeli, yoksa, nkleer yarn nn almak mmkn deilmi? Paralel bir aamada ktalararas balistik fzeler geliti, bu fzeler ok balkl, yani izledii yol zerinde birok bomba brakarak ilerleyen fzeler dehet boyutunu daha da ykselttiler. Ve nihayet Arn\erika, atldnda atmosfer dndan seyreden bu fzelerin laseK nlaryla uzaydan vurulmalarn salayan bir sistem gelitirdi, adna: Yldz Savalar projesi denildi. Bu silahlarn tm dndaki geleneksel silahlarn adna: Konvansiyonel silah denildi. Yani, biz Yunanistan'la savarsak, savamzn ad: Konvansiyonel sava olacak. Ancak, d politika uzmanlar, konvansiyonel savalarn dnya siyasetinde hibir g deiikliine yol amayacan sylyorlar, yani bizim gibi konvansiyonel ordular, mutlaka nkleer glerden birine snmak zorunda.

694

Artk dnyada yaamak iin mutlaka bir nkleer dostunuz, aabeyiniz olmal. Ya da bir Orta Amerika, ya da Arnavutluk, bir zamanlar svire, Lksemburg gibi tm bu olup bitenlerin dnda, siyasetsiz, izolasyonist bir politika izleyebilirsiniz, ancak, hararetli bir corafyada, etli butlu bir ekonominiz varsa, buna da imkn yoktur. Nkleer g dengelerinin dnda yaamak mmkn m? Mmknd? Balantszlar denilen nc dnya bykleri, Yugoslavya, Msr, Hindistan gibi gl ittifaklar kuruldu, elli yl bu nkleer gcn dnda ve hatta rakibi gibi yaadlar. Balantszlar'm ilk toplantsna davetliydik, bizim dileri bakanmz 1956 ylnda akl verdi, darda kalmak sonumuz olur, gelin bu sevdadan vazgeelim. ok sonra Balantszlarn mutlu bir hayat oldu, biz de Nato'nun karakolu. Mesela, Balantszlar Cezayir Kurtulu Sava'na destek verirken, biz nkleer gcn dostu Fransa'nn yannda parmak kaldrdk.

695

ocukluumun gazeteleri SALT 1 konferansnn haberleri, genliim ise SALT 2 grmelerinin haberlerini izlemekle geti. Silahszlanma grmelerinin adyd bu. Krk yla yakn srd, Amerika, Yldz Savalar projesini masaya koyunca, Rusya'nn pes etmekten, dalmaktan, kucaa oturmaktan baka ans kalmad. Nkleer silahlarda indirim yaplmasna ramen, bu aklal-maz silahlar Rusya, Amerika, Fransa, in, ngiltere'de mevcut. Fransa ki, kltrn, uygarln, insan haklarnn bekisi, birka yl nce tm eletirilere ramen nkleer denemelerini yapt, hatta, bir dizi depremin bu denemelerden kaynakland iddia edildi. te bir sr uluslararas konferans, toplant, yasa, meyyide, her ne boksalar, tm egemenlik snrlar, bu byk nkleer gcn glgesinde, emriyle oluturuluyor. Bunun ad: Yeni Dnya Dzeni. Diyelim ki bu d politikay reddettiniz, iki kk rneimiz var akllanmak iin, birincisi Irak, bir gecede Badat' bombalayp ikiyzbin

696

insan ldrdler, bu Amerika iin iyi bir frsatt, tm nc dnya lkelerine Yeni Dnya Dzeni bu naklen yayn savata tantld, benimsetildi. kinci rnek ran Devrimi, ki 18. ylma giriyor, hl ambargo altnda. Yani, bu lkelerin ekonomik olarak bymeleri, dnya piyasalarna kmalar mmkn deil, peki nasl yayorlar? Allah'n verdii devasa petrol gcyle ayakta kalyorlar, ve in gibi bu yasalar delen lkeler buluyorlar. Bat dediimiz tek dii kalm canavar ite bu: Bu g, bugn, dnya otomobil, ila, elektronik, iletiim, sinema vs. sanayilerini on-on be yirmi okuluslu irketin elinde tutuyor. Yani Amerikan sinemasnn dayatmalarna Fransa'nn yapabilecei bir ey yoktu, Fransa yapamyor, Yeilam ne bok yesin, ite byle yrrler, zavall, ackl, perian halleriyle! Bu g, gn iinde Uzakdou piyasalarn gertebilir, canlar istediinde birka saat iinde de bizim borsalarn sonunu getirebilir? Neden yapmyorlar? nk bu pazarlar

697

imdilik huzur iinde, arabalar satlyor, ilalar satlyor, aman aabey diyoruz, geinip gidiyoruz... Kreselleme (globalleme) dediimiz ey de, bu byk devasa g pazarnn, nc dnya lkelerinin gmrk, vergi, ticaret andlamalarnm dnyay bir kye eviren iletiimi sayesinde gelimesi, dnyann ortak bir pazara dnmesi. Yani bir maln hammaddesi in'den, projesi Almanya'dan, retimi Rusya'dan, pazarlanmas Fransa'dan, satlmas Msr'a olabiliyor... engelli ine, t, kibrit, hatta mavi yollu pijama dahi lkeye yz yl nce girdi. Matematik dersinden ok grg, muaeret dersleri verilir, telefon nasl kullanlr, ya da konferanslarla a-tal-bak tutmas retilirdi? gal yllarnda renciler, hocam ekmek yok yemeye, ataldan sz ediyorsunuz, diye laf atyordu, laf atanlar, okuldan atlyorlard. Bat karsnda yenildike ezildik, ezildike Avrupal olalm diye ldrdk, dnya feerine

698

indiimiz gnden beri en amansz hastala yakalandk: Reform. kiyzyldr aydnlarmz, partilerimiz, retmenlerimiz reform hastalna tutulmu. imizden tek bir insan bu hastalktan kurtulamyor. Herkes reform dersi veriyor, her program, her proje, hatta romanclar, hatta airler, tm ke yazarlar her gn reformdan bahsediyor! Ve her reformdan sonra daha ackl, daha komik bir kuyuda buluyoruz kendimizi, sacssolcusu tm aydnlar kuyuda "reform" diye bas bas baryor! Reformlarn ad: Davul yaks. Eskiden kylerde ba aryan bir odaya sokar, kulaklar dibinde akama kadar davul alarlarm, bunun adna da davul yaks derlermi, baars geer mi bilmem, ama davul sesinden tm kylnn ba arrm! Artk akllanmalyz ve kim reform diyorsa onu ldrmeliyiz. Tm reformlarmz askerlerin, zenginlerin, uluslararas irketlerin iine yaram. Yoksul halkn yannda tek bir

699

reformumuz olmam. Altta kalanlara kimse sahip kmam. Oysa, reformun tek ve kkl anlam, eitsizlii gidermek! Ah! Parlamentoda, derneklerde, meydanlarda ne alklar ald bu reformlar! nl ortaoyuncumuz smail Dmbll'nn dedii gibi alklara eile eile kamburumuz kt!.. Bugn a insanlarmz yolsuzluklar grnce biraz olsun seviniyorlar, belki dzelir umuduyla! Eski yangnlar geliyor aklma, stanbul bitti, yangnlar bitmedi, yangnlar ancak deniz durdururdu, halkn evi, bark, camisi kl olup giderdi. Ancak, halk zrt tesellisi, traji-komik yine de sevinirdi, nk, birlikte, tahta, ahap evlerde geceler boyu onlar yiyip bitiren tahtakurular da ld diye... Velhasl reformlar uruna Avrupa'ya kzlarmz gnderdik. lk gnderdiimiz kz, ana kuzusuydu. Londra'da nehre att kendini. Sonra kimse gitmek istemedi, kzlara yalvardk, yalnz kalmayacaksnz, sizi koruyan

700

olacak, derken Belika'da bir manastra drt kz gnderebildik. Dndler ve manastr benzeri Ankara'da Olgunlama Ensti-ts'n kurdular. O kadar kibardlar ki, bulunduklar semte Hergele Meydan diyemiyorlard, zaten Ankara, Keiren, At-pazar, Samanpazar gibi kyl isimlerle doluydu, neyse meydann ad Opera Meydan oldu, kurtuldular. Ve Avrupai apkalar enstitde sergilenmeye baland; hangi Fransz, Alman lkemizi ziyaret etse, kollarndan tutup, apkalarmz gsterdik. Onlar da hayretle "Bu ne byk terakki, byleleri Avrupa'da dahi yok" dediler, sevinten havaya utuk, gazetelerimiz manetten verdiler bu haberleri. Velhasl, enstitnn nnden harbiydi renciler geti, marlarla, talimli yryleriyle. Kzlarmz pencerelere koup alkladlar, lklar attlar, kahraman ordumuz diye iirler yazdlar!.. Yine insanlarmz, yurttalarmz alklamayacaksak, biz bu reform boklarn niye yiyoruz, ite meclisiniz, Osmanl

701

sarayndan daha byk harcamalarda bulunuyor!.. Neyse, Trk nakl bindalllarmz Semra zal hanmefendi alp Amerikalarda sergiler atlar, bizleri tm dnyaya tanttlar, biz neymiiz, dediler... Velhasl zal'n reformlar da Civan'm, Kalemli'nin kasasna gidiverdi... Ve artk, parlamentosunun, medyasnn bombok bir batakla dnd, akla gelen tannm herkesin bu yolsuzluklar ahlkszlklar pisliine batt bu lkede, herkes paranoya bir ruh haliyle bambaka bir yarata dnyor! Ve imdi herkes, burada neler oluyor, nedir bu memleketin hali diye utanacak yz dahi kendinde bulamyor! Yaadmz aklalmaz bunalma bir "isim" koyamyoruz. Adn koyalm: TRK - MOOL KLTRNE GER DNDK! Saldrgan, ykc, paralayc Mool srleriyle geldik bu lkeye. ok gemeden slm, tasavvuf, Bizans kltryle fetihi bir hal aldk. Yktmz tamir ettik,

702

ta ta stne koymay da rendik, byk ehirler ina ettik. Gvura saldramaymca, kendimize saldrmaya baladk. Son yzyirmi yldr aklmz bamzdan alan milliyeti, sac, rk, Trk grler, nihayet tm lke insanlarnn beyinlerinde yerlerini aldlar. Artk, apulcu, paralayc, ykc, dzen, hukuk tanmayan, eski, ilk halimize dnverdik! Artk bu topraklarda yeniden Trk-Mool srleri yayor! Ne hukuk tanyorlar, ne parlamento! nsanolunun tarihinde sorulan en byk sorulardan biri udur: nsanlar, neden silahlanr! Neden, Moollar paralyor, ykyor, yokediyordu? Cevab, hayvanlarn yrtc organlara sahip olmas, insanlarn yrtc organlara sahip olmay! Sosyal kltr, ehir kltrn, hukuu, sigortay, gvenceyi ina edemeyen insan srleri, birbirlerine asla gvenmez, silahlanmak, paralamak zorundadrlar! O alarda Mool srlerini ehliletiren tasavvuf klt, dost, can, karde, gnl, yrek gibi

703

kelimelerle bir "dil" ina ettik. Bugn bu rezil halimizi grnce, o gnlerde de paras olanlara eyhlere, sadrazamlara, airimiz, yazarmz, dost, karde demi, ne kadar sahte bir dilmi, gryoruz... Yoksula, isize, sahipsize, karde diyecek, bir reformcu, siyaseti kmad, kmyor, tm paralarn polis coplarna, kpeklerine yatryorlar, sesi kan olursa, hayvanlara paralatmak iin! Bu byk nkleer emsiye altnda, kpeinizin laf m olur? Bu kpeklere mi gveniyorsunuz? Hangi tarihte ve lkede olursa olsun, dardan bir saldr geldiinde, hayvann da, insanolunun da ilk refleksi, kendine, ocuklarna sarlmaktr. Bu byk korkuyu gidermenin tek yolu, birbirimize sarlmaktr! Halkmza sarlmaktr! Nkleer gcn sonu gelmez, gelmeyecektir, bu gle ne Fransa, ne Rusya ne Avrupa baedebilir, bize den, kendi sahipsiz ocuklarmza sarlmaktr!

704

Bir belediye bakanmzn hanm anlatyor, Yenimahalle'de bir eve girdim, camlar krk, souk, kz ocuu, stleri balar perian. lerinden biri bir kediye sarlm, kediyi brakmyor. ok sonra anladk ki, snmak, kedinin scaklndan faydalanmak iin kediye sarlyor!.. Kedi, bir kk zavall hayvan, bu kk ocuk, bu topraklarda kendini stacak baka bir canl bulamad. Dnn Avrupa'ya, Bat'ya bakn, artk herkes bir hayvana sarlyor, hayvan-severler en byk sivil kurulular haline geliyor! nsanolu, bilimmi, teknikmi, bombaym, edebiyatm, dnd dolat, sonunda, rkn yokettii, corafyadan sildii hayvanlara sarlmaya balad, kendim kurtarmak iin!.. Ama bu sefer, hayvanlarn yrtc organlar alnm, uysalla-trlm. Yani, milyonlarca hayvan akl hastas. Biz de yle, artk sevgiyi, efkati, gveni, ruh hastas kedilerde aryoruz. Yzylmzn son perdesini, bu iki hasta yaratn sarlma sahnesiyle bitiriyoruz!..

705

Bosna'ya Koan ocuklar Onsekiz yl nce niversitede Kasm adnda Kerkkl bir arkadam vard, sert yapl kapkara bir ocuktu, konuurken dahi utanr iki avucuyla hep yzn kapatrd. Ne gzel ay ierdi, ne gzel dik dik bakard, okulun arka bahesinde u rzgr geelim deyip rzgrla inadna bir yara girerdi. Ne demek Kerkkl olmak, etraflca bilemezdim. Pasaport ubesiyle bitmeyen sorunlar vard. Trk hkmeti ile Irak arasnda uluslararas antlamalar gerei oturma izni olmayanlar snr d ediliyordu ve Kasm'm en byk korkusu snr dyd. Ne ok okul arkadam geri dnmek zorunda kald. Kasm bir gn ak olmutu, Orhan Gencebay'm sevince bir baka oluyor insan adl arksnn szn defterine yazdm. Hoca ders anlatyor o arky ezberliyordu... Birden snfa sivil polisler girdi, Kasm' gtrdler. Bir daha grmedim Kasm', rak'ta idam edilmi..

706

86-87 ylnda terhis olmama iki gn var, be-on arkadan datm Dou'ya kt, Dou'da alevler yeni yeni ykseliyor. Nbetten dndm, ka gndr uykusuzum, ben de listede varm ama teskereye birka gn kald iin sildiler. Gnlerce uykusuzum, Rdvan, Tamer ve Nihat geldi, Allahasmarladk Nihat aabey "gidiyoruz". Deli gibi uykum var, batan savar gibi ve-dalatm. "Abi senin muhabbetlerine doyamyoruz, yle sen konusan biz dinlesek!.." Konuacak halim yok, ok uykusuzum, Rdvan yeniden gelip kaldrd beni, "Abi ne olursun kalk, gidiyoruz, senin konumalarna doyamyorum, birka laf et bizimle.." Sonra halimi grp, "Hadi aabey sen yat, rahatsz etmeyelim". Askerde bir gn bir ay gibi, ertesi gn Rdvan' da, Nihat' da unuttum. Teskereye bir gn kalmt. Otobse bindim. En ndeyim. Otobs kalkarken bir heyecanla bayiden gazete aldm. ofr gaza basp terminalden

707

yola kt ki... gazetenin manetinde nn de resmi, ehit oldular, yazyordu. Bu corafyada istediin kadar siyaset, sava dnme, istediin kadar bana ne, deyiver. Zaten i savatan km Trkiye, arkadalarmz kucaklarmzda lm, peinden Afganistan. Bosna, eenistan, bir bir gitti arkadalar. Bu vatan borcu, toplumsal sorumluluk deil... En gzel arkadalarnz teker teker krldnda, borlu hissediyorsunuz, sulu hissediyorsunuz yaamay! Bosna'ya savaa koan ocuklar zerine ise oturup bir kitap yazmal. Her birine tek tek ac duyacak kadar vaktimiz olmad, topuna birden zldk, yreimiz yrtld, kapkara, sert, acmasz insanlar oluverdik. Yrtlm ieklerin zehir kokusuyla yaadk! Hakan deli dolu ocuktu, on yl nce onunla deli dolu ete dergisini kardk, alev ve civa gibi hibir kaba smayan Hakan dergimizi, Monaco prensesi Caroline'e, Fidel Castro'ya,

708

Muhammed Ali'ye, Elvis Presley'in mezarna postaladktan sonra savamaya Bosna'ya gitti. lm haberi geldi, birka gn sustuk, bamzdan odun alevi gibi iplik iplik dumanlar ykseldi. Sonra bir gece Zag-rep'ten bir radyo istasyonundan telefonu geldi. Ve Hakan haftann birka gn telefon edip, gnbirlik sava anlatmaya balad bize... O gnlerde Uur Dndar'n bir programn izledim, Bosna'ya giden bir genci, uyuturucufuhu ticareti yapyormu gibi ar ithamlarla takdim ediyordu, mrm olduka o program affetmeyeceim. Her gn gelen korkun katliam haberlerine, kylerinin aalkl yollarnda dedelerinden t alm gen insanlar nasl dayanabilirdi, ya da, hep i ekmek ve yutkunmak zorunda kalan bizler dayanarak iyi mi yaptk? Hakan uluslararas yardm tekilat IHH'nin Bosna temsilcisiydi. Bir gn bana Bosna'da bir tmarhaneye yaptklar yardmlar anlatyordu. Krk yl nce Almanya'da olanlar unutmu, hafzasn kaybetmi Avrupa, ldrm insanlk!

709

ldrm insanlk adna 23 yanda bir Trk genci IHH'nin yardm paketlerini Bosnal delilere verip, onlarla "insanlk zerine" saatlerce konuuyor! Darda yzbinlerce insan lrken, ocuk defterlerine yazlan aklar gibi tmarhanede delilerin mantk bozan konumalar! Sessiz kalmann utanc, dardaki uygarln btn mantn bozmutu, sonu gelmeyen lklar iinde, o mant o insanlar orada, yeniden kendileri kurdular! Onlarca gen Trkiye-Almanya-Bosna geninde gebe oldu. Allak bullak genliklerinin takn ruhlar yirmibeine gelmeden olgunlat. Srtn dnm Avrupa'ya kar otuz-krk gen adam gzya dkmeye vakit bulamadan byk bir mezarla dnen ve neresine dokunsan ldracak Bosna'ya umut tamaya gittiler. Binlerce Bosnal'ya ufack, tadmlk sofralar hazrlamak iin. Zaten kitleler halinde lmekte olan insanlarn, bir gn daha rafadan yumurta, helva, sklm portakal, brek yemeleri iin...

710

Gklerde bulutlar eridi. Bosnallar, yanaklarn sabunla suyla ykayp, gn boyu bomba ve bir yardm eli beklediler. Bosnal kzlar ho kokulu, alamaktan sngere dnm yanakla-ryla gn boyu srada beklediler! Neyi? IHH'nin yardm konvoyunu... Birlemi Milletler sadece yardm tekilatlarna geit iin izin veriyordu ve Almanya'da bir grup Trk tarafndan kurulan IHH ksa zamanda byk iler yapp, dnya apnda bir hrete kavutu. IHH, Trkiye halknn kan alad, aresiz kald uzun sava yllar boyunca, gzkarahkla Trkiye'nin alayan aresiz elini Bosna'ya uzatt. Erzincan'n kynden Avustralya'da yaayan Trkler'e kadar zengin fakir herkes bu tekilat vastasyla Bosna'ya uzanyordu. Caddelerden byk mezarlklar ortasnda, erik aalan ld ocuklar ld, dalar ykld, tarihin yaad en byk katliamlar oldu, srnen, zavall insanla inat, altn kalpli birka adam, orada umut oldu.

711

Trk elilii Bosna'y brakp kmt, Bosna sokaklarnda tek Trk bayra bu tekilatn kapsnda aslyd. Bosnallar Trkiye dediklerinde, bildikleri tek ey: IHH. Bosna'ya gidip gelen tm gazeteciler, siyasetiler ve sonra sanatlar IHH'nin oradaki almalarna hayran kalp makaleler yazdlar. Hangi gazeteci Bosna'dan dnse, "Blent Yldrm' tanyor musun" diyordu... Tanmyorum. Adn Hakan'dan duymutum. Bu gen adam, IHH'nin Trkiye temsilcisiydi. Bir hafta kadar nce gazetede duydum, yurtdndaki terr rgtlerine yardm ediyormu diye tutukland... te bunu bana kimse inandramaz. Byk filozoflar zariflik iin, "Zarifliinin farknda olmadan zarif olan insanlardr" der. IHH, bata Bosna, Dou Trkistan, en zor gnlerinde eenistan, Kemir gibi Trkiye'nin elinin zor uzanaca blgelere milyon dolar balar yapt. Kendini afie etmedi, reklam sevmedi, pankart asmad. Ve Bosna'da byk tecrbeler geirmi, byk badireler atlatm

712

bu tekilatn, dnyann dost-dman tm gizli servislerinin gzleri stndeyken, kr gzne parmak byle bir i yapacana, hukuk inanr, ben inanmam... O gnlerde bir frnc ustas tanmtm, ekmeklerin stne Bosna bayra yapyordu, "yi de mteriden buna ne?" dedim. "Her akam seyrediyorum, kahroluyorum, benim de elimden bu geliyor" dedi... Akam haberlerine Bosna'dan katliam haberleri geliyor. zzetbegovi anlatyor, bahar gn vine aacnda vine topluyor bir kk kz, top mermisi aaca isabet ediyor, vinelerle birlikte dyor ocuk... Sofra banda yemei yarm brakp bir kede usl usl bu haberlere aladmz o gnleri hatrladm. O gnlerin IHH'sna vicdan borcumuz olduunu hatrladm. Vicdan matadorda olmayan eydir! Matador boay meleti-rerek, brterek, uzun kl darbeleriyle yava yava ldrr... Kahramanlarn vicdan yoktur ve "oley" sesleriyle kuduran sradan insanlar!

713

Kahramanlarn sahibi vardr, ama, sac, solcu, lik olun, vicdann vatan yoktur. Vicdan, Tanr'yla ayn bahede yaadmz insanln ruhudur! Amerika'nn krmz sal arkclar, Fransa'nn fularl en-telleri, herkesin vicdan szlad da Bosna'ya, bir bizim byk holdinglerimizin gazetelerini hukuk tuttu, beyinlerini hukuk vurdu! Trkiye halknn mtevaz yardm giriimi, holding gazetelerinin crlamasyla tarihin en byk hrszlk skandali gibi takdim edildi. Ve artk byle biliniyor Mercmek vakas. edilen paralar bugn bir planla batrlan bankalarn hesaplarndan, sulamay yapan holdinglerin ceplerine indi!.. Saldracaksan Refah'a saldr, dnya grlerine saldr, kl darbeleriyle uzun uzun, yava yava ldr! Bosna'ya giden paralarn inciini cinciini kartp, dnya alemin gizli servislerine hizmet ettiler! nsan lrken, sac, solcu, lik olur mu? Ulan eekler! Ermenistan, Azerbaycan' igal

714

ettiinde, Trkiye zerinden, Fransa yardm bir tren dolusu cephane, yiyecek, stelik Trkiye'nin izniyle bu topraklardan ak gemisi mutluluuyla geip giderken neredeydiniz? Ermeni yardmn dahi devlet srr yaptnz, tek bir satr yaz inadnz, kardein kardee uzatt eli ise kanl rotatiflerinizin bobinleri arasna sktrp mnck mnck ezdiniz... Bosna, eenistan'a en kara gnnde yardm elini uzatm, Anadolu'nun bu en temiz kaynak sular gibi prl prl genler, asrlar gese, bu ihaneti unutur mu? O gnlerde Hakan. Zagrep'ten anlatyor, Bosna'da bombalar atlan on bin kii kapda yardm bekliyor. IHH, teneke teneke zeytinya, bal, eker, un, pirin datyor. Halk panie, telaa kaplmadan kuyrua girip yardm alyor, ama yine de sabrszlklar balyor, nk iki gnde ancak bin kiiye koli teslimi yaplabiliyor, nk yardmn tek tek kayt altnda yazlmas izilmesi gerekiyor... nc gn Bosnal bir hanm elinde brekle Hakan'n karsna geliyor. Size ikram edecek,

715

borcumuzu deyecek bir eyimiz yoktu, dn verdiklerinizle bu brei yaptm, ltfen, diye ikram ediyor... Sevgili Blent gemi olsun. Benim de size borcumu deyecek bu kuru yazmdan baka bir eyim yok, sevgili Blent! Boynumuz hukuktan ince... Sevgili Blent! kiyzyldr kafalarmz ok kark ve sizinle ayn dnya grn paylamyoruz, ama ayn topran, ayn yrein ocuklaryz. Sizler, eenistan'a, Bosna'ya deil, yreklerimize kotunuz! Bu yrekler, Mustafa Kemal'e Boleviklerin, Hintli Mslmanlarn yardmlarm unutmad, Bosna ve eenistan da sizin yardmlarnz unutmayacak!.. Sevgili Blent, yal ve yorgun ihtiyarlar olarak dnmek nasip olursa, kymzn aalkl yollarna, torunlarmza ite bunlar anlatacaz!.. Soylu ve gzel yznz pyor, bir daha gemi olsun diyorum. Ne yapabiliriz, bugnlerde bamzda ldrm bir matador!

716

Trabzon Hurmas Tarihi Kudret Emirolu, Kehike dergisinde, kskanacam trden bir yaz yazd: Trabzon Hurmas. Onun da yazsnn kayna, 1908 sonrasnda, modernist-kalkmmac dncenin ve kylleri eitme kaygsnn bir uzants olarak, ziraat, bal altnda Kehkean dergisinde yaymlanm. Yazar Mesut Remzi, hakknda baka bilgimiz yok, Beyrut'tan gnderiyor, Trabzon'daki Kehkean dergisine yazy. "ounluk tarafndan bilinmeyen, 70'li yllardan beri byk ehirlerde manavlara girmeye balayan ve 80'lerden itibaren snrl mterisine karn kalc bir yer edinen meyve aac" hakknda, bitki-insan, bitki tarihi ilikileri zerine bir yaz. "TVabzon hurmas TDK'nm Trke Szlk'nde Abanozgillerde^ byk bir aa (Diospyros kaki), bu aacn elma byklnde turuncu renkte ham iken kekre olan, rynce

717

tathlaanxmeyvesi, Japon hurmas" biiminde yer almakta. Japon hurmas olarak da bilinen Trabzon hurmas, Diospyros kaki'nin anavatan Japonya ve in'dir. 1781'de bilimsel olarak tespit edilmi, 1796'da Avrupa'ya getirilmitir. Trkiye'de Trakya, Dou Karadeniz ve Hatay, el'de yetitirilir. smail Hakk Baltacolu, Hayatm adl eserinde yle bahseder: "1890'lar stanbul'unda Cihangir mahallesinde, bahemizdeki aalar arasnda en ok ilgilendiklerimden biri de Trabzon hurmas idi. Fakat u portakal byklnde turuncu yemiler veren tr deil, ufa, kara-kara, hemen iri fndk byklnde yemi veren tr, hem kararmlarn yiyor, hem de yemili dallardan koparp koparp aaya atyordum. Sonra aaya inince bu attklarm toplayp evin gneli odalarndan birine asyor, aklma geldike gidip gidip yiyordum."

718

Bylelikle iki Trabzon hurmas reniyoruz, biri elma byklnde turuncu, dieri kk, kara, fndk byklnde. Aacn ikinci tr olan ve kk meyveli Trabzon hurmas olarak bilinen Diospyros lotus ise, bilimsel olarak 1753'te tespit edilmitir. Gney Fransa ve talya'da, Balkanlar'da, Kafkasya'dan in ve Japonya'ya Bat Karadeniz'le birlikte Mara'ta, daha seyrek olarak Tortum, Ein'de bilinir. Karahurma, Yahudi hurmas, hurmaerii olarak da bilinen aacn anayurdunun Dou Karadeniz olduu bilgisi, Trke kaynaklarda yalnz Pars Tulac'nm szlnde bulunmaktadr. Trabzon ve Hopa'da bu kk olan hurmaya "hurma" ya da ossuruk hurmas denir, ki asl Trabzon hurmas budur. Yerli olduu iddia edilen aaca ossuruk hurmas denilirken, Japonya'dan geldii bilinene ite o mehur Trabzon hurmas denir. Ekonomik deeri olan da budur. Trabzon hurmasnn aa says ve retimi 70 lerden 1997'ye kadar kat artm, bugn

719

aa says, meyve veren 375 bin, meyve vermeyen 120.000 ve retimi on bin tondur. Toplam aa says, Hatay'da 218.797, retim 4.234 ton. Ordu'da 30.840, 829 ton, el'de 43.465, 1.148 ton, Mara'ta 43.620, 590 ton iken, Trabzon'da 3.114 aa, 24 tondur. imdi de Mesut Remzi anlatyor, zetliyorum, kzlck iriliinde ve ahalimizce sade hurma denilen bu meyve hakknda kaytszln sebebi ok bol miktarda oluudur. Trabzon havalisinde oka rastlanlan bu aa hdayi nabittir (kendiliinden biter). Hatta dier aalarn eitlenmesine mani oluyor diye, kyller her sene bu aatan yzlercesini skp atar. Trabzonlular bu hurmay, adeta kestane ve Arap hurmas gibi tketirler, iki eidi vardr, ekirdekli-ekirdeksiz, ikincisi makbuldr. Bu hurmalar kemale vasl olduklarnda gayet ho bir rayiha nerederler, taamlar leziz olur. Taze iken sarf edilir-lerse, taamlar kekredir. Derece-i kemale erimeleri bir para uzun srer, toplanmalar mmkn mertebe tehir edilirse yumuak ve olgun olurlar. Aatan

720

kendiliklerinden dmek raddesine geldikleri anda toplanp anbar edilir veya zeminden 2-3 metre yksek ve alt katlar it ile rlm kilerlerin doramalar zerine serilir. Bir miktar taze sarf olunur, dier ksm gnete veya hafif hararetli bir frnda kurutulur. Bir zaman hurmadan ispirto ve merubat retilmesi dnlm, sonra vazgeilmi. Taze iken, kabz bir lezzet hasl eder, damaa yapr. Bunun iin meyveyi ikiye blp derisi karlmal, ii, kays peltesi kvamnda rayihas hotur. Armut ve eftali aalar, budama sayesinde meyve dallar hasl eder. Trabzon hurmalar ise aksi, bidayeten zerlerinde hibir iek veya meyve tomurcuu grlemez. Tomurcuk halindeki iek, gayet ksa bir sap stndedir ve yava yava ortaya kar. Sonbaharda yapraklar skut ettii zaman, dallar stnde hesapsz meyvelerin okluundan dallarn krld vakidir. Kurutulup kompostosu yaplr, niasta veya msr unuyla, muhallebisi yaplr, pepeura.

721

te sevgili okuyucu, ne zamandr size tantrmak istediim, bu turuncu elbiseli, elma byklnde, tatlandnda domates kadar yumuayan kekremsi tadmdaki hurma, o mehur ocukluumuzun hurmas, Trabzon hurmas, bu kk hanmefendi. Tela ve kouturma sarhou ocukluumuz inanlmaz deli gcn, bu bahelerden aldmz Trabzon hurmasndan alrd. Doyum duygusunda snr tanmayan ocukluumuzun hurmas, yzmze, gzmze bulap hasta eden bu kekremsi hurmann tad, ya ilerledike, damamzda masalla-yor. ocukluumuza tat veren bu imknsz leziz meyve, dilimizi kamatran, turuncu elbiseli kekremsi bu kk hanmefendi nereden yolumu kesti. Azm, dilimi, damam aptallatran tadyk, az tadmn ykselen byleyici cokusuna sarlp, yzmde krmakta olan tm izgileri sendeletti. Dil ucunu gcklatc, narin, yakc hanmefendi nereden kp geldiniz?

722

ocukluum iin bir bayrak, bir korsan bayra yapmak istersem, stne nce, hurmann resmini yaparm! Sonra, kzlck, vine, brtlen, eki zm, turun ve ayva... Hepsinin tad kekremsi ve az buruturucu. Osmanl kekremsi tadlarm erbetini yapard, baz Ermeni ustalar iine bir para afyon da koyard. Hayat yle renksizleti ki... ocukluumuz yz kat derin lezzetler iinde hunharca tabiat katleden, bararak, savaarak paralayarak korkusuzca saldrdmz o muhteem aalarn en tepesindeydi. ekillenmemi ruhumuzun topran, tadn, duygusunu, tutkusunu, arsz, acmasz bize reten, bize akraba, aabey, karde, aile gibi dnyann en leziz meyvelerinin tam ortasndayd. Savarken lenlere ehit diyorsak, meyve amken daldan dp len ocuklara, henz insanlk yce, kutsal bir makam vermedi. Yoksul giysili ocukluum strab sanki nce bu eki, kekremsi tatlarn her biri Kleopatra

723

gzelliinde ve kvamnda meyvelerde kefeder. Sonra eki zm olmayan bir lke rettiler bize. Modern toplumun u sanatlarna bakn, Orhan Boran, Sadri Alk, ener en, Ferhan ensoy kitle tketimi, ayn tatszln duygusuz ortamna ekiyor hepsini, Mesut Ylmaz, Tansu iller, Deniz Baykal, hepsi kiiliksiz, her gn ylgnlk duyduumuz tatszhyla kudurtuyorlar bizleri. Hepsi konsantre tatlar! Kapitalizmin iki tad vardr, biri tuz, dieri eker! Ya tuzlusunuzdur, ya ekerli! Fethullah Hoca'yla, Reha Muhtar, Hikmet etinkaya arasnda ne fark vardr? Yzlerce keyazar, yzlerce manken, yzlerce iklet, yzlerce lokanta hepsi dnp dolap mzmin bir donukluk iinde, gl-gesiz, ruhsuz, karton yzl eyler olup, bulayorlar... Artk ameliyat eldivenleriyle ne yapsanz baklavalar, merubatlar, su ayn su, eker ayn eker, hamur ayn hamur, artk ameliyat eldivenleriyle de kzartsamz kalamarlar,

724

barbunyalar, ya ayn ya, tava ayn tava, tepsi dnp dolap ezberlenmi, uursuz, neesiz, hibir srprizi olmayan tatszln iblisi oluyorlar! nk tava, ayn tava! Medya ve hret tavas! Usuz bucaksz kinatn, tabiatn meyveleri artk, McDonald's kftesi gibi, lks bir otel havuzunun klorlu mavisinde buluuyor. lgn gururumuzu bu "ortak renk" kryor, iimizdeki vahiyi bu ortak tat, kpekletiriyor! Dilediimizde gzmz karartmayacak, bamz dndrmeyecek on milyonlarca kadn eti! Tabiatn tutsakl, dondurulmu bir trajedi. Herkese gre icat edilmi vakumlanm meyveler, ama, mezar ayn mezar! Tabiatn tm gkkua tatlarn aldlar ama, Azrail'in trpan ayn trpan! Bu tatlarla yorulmam azlar, bedenler, bu trpandan boynunu nasl korusun! Ah, o ocukluumuzun dilini krbalayan vineler, eki zmler! Hangi lkeye sndnz! Konsantre kahramanlara servetler dyoruz, kalabalklar tmarhaneletirilmi marketlerin

725

deli gmlekli vitrinlerinde gn boyu geziniyor, tad drst, hormonlatrlmam tandk tek bir dost bulamyor! deolojiler gibi, kapitalizm tatlar iki cepheye ayrm, ya tuzlu, ya ekerli! Oysa, bedeni en iyi tat tedavi eder! Tat, azmzn tad, mzikten, resimden ok daha nce zihinsel dzenleyicidir. Sihirli dokunuu apknca bir kirazn, dudamza, dilin valsidir. Bir meyvenin azmza sokuluu... Azmza en gzel meyve dokunur. En youn duygular bu yzden plerimizde sakldr. Dokunmann en ince, en hassas teli, dilimizin altndadr. Dalnda yarlrken atrts narn, dalnda yarlp baln yaprana lav gibi aktan ballanm incirin srklenii, hangimizi zevkten delirtmez... Tad tiz, tns ho azmzdaki bu kovalamacanm ho meyveleri, bize neenin, mutluluun ilhamm verir! apkn olan erotik yanmz deil, azmza retilen tatlarn takn mziidir! Varolu heyecann en gzel onlar anlatr! arpc, artc gzellikte,

726

ieinden gzel meyvelerin damamzdaki titreimlerini- hilmeden, akn, sevginin transma girmenin imkn var paldr? Hayat mdr bu? Bir davul sesiyle evlenir, bir davul sesiyle prz! Oysa tabiatn derin uurumlu tatlar mziin sesi gibi dzenler bizi ya da bu ksk, kstrlm, uursuz tatlarla, upuzun yolun admlarn kartrr, derimizin nabzn dzenleyen, coturan, tatl dokunularn sesine kreliriz. Gl yzl, blbl szl, ateli, kzlck bir duda bize nce, ocukluumuzun o savurgan, masals ykleri retti! Tutkuyu kim retti bana, hayal gcmdeki masals uurumlar, nereden rendim, byle takn olmay, byle kudurmu rzgrlarn cayr cayr tadn bana bu hurmalar, bu eki zmler retti! Asrlardr bize Mecnun'u rettiler, lde duadan, yakartan baka ne vardr, insanolu Tanr'y drt asrdr, ormanlarn, bahelerin, ieklerin ta yapraklarnda aryor! Belki biliyorsunuzdur, Akdeniz'in, belki de dnyann

727

en leziz kirazlar Toros Dalar'nm eteklerinde, Mersin'in, sparta'nn yksek kylerinde yetitirilir, hemen aacn altnda kasalanr, paketlenir, Trk rk dokunmadan, Arap eyhlerine satlr! Bu lkenin ocuklar, bu lkenin kirazlarm yiyemez! Fethullah Hoca'nm bin kasetini dinlediniz, iinde bir tane, nar, kiraz, erik laf gemez! Milyon defa din sohbeti dinlediniz, size bir tek kez, cierlenmi armutun tadndan szetmezler! Ofli Hoca Kabe'den dnm, memleketi Rize'ye, "Kurban olduum Allah iine karlmaz ama, dnyann bu yemyeil gzellii dururken, gidip Kabe'yi ln ortasna yaparsn.." Kbemiz, dnya nimetleridir, bu nimetleri kardee blmenin tadmdadr. Bu yzden, kular sabah akam gagalyor onlar! Bu yzden, dudaklarmz tadndan atlamyor, beynimiz atlyor. Bu yzden, dudaklarmz kamamyor tadndan, beynimiz kamayor! Ah, ocuk azmzdaki o cvlt! Ah, ocuk

728

azmzda bir rya iinde imek gibi akp buruan berrak, prltl sarholuk! Azmzdaki bu deli tat sarholuu, ocuk kalbinin ryas-dr, bir gn byrsnz, azmzda sakl bu tadn ryasnda saklanm ocuk kalbimiz, yalanmaz, orada nbet bekler! Sabahlar biz uyurken, onlar usulca dalnda pembeden kzla ier. Bu kokulu bahede, iinde gizlenmi mealeyle derimizi tututurur. valyenin zrh pembe, smscak! O bir diilik tadnda, ah bize ne hovardalklar retir! Ah o kkrtc heves, ate rengini bir kere srmeyi versin derimizin stne, aptallam valyenin dudaklar tattan yap yap! Ah, nar iei dudaklar yap yap sevgili! Seni bana nce bir kara eki zm tanesi retmedi mi? ok kktm, ilkokul, bir iki. Mahallenin byk aabeyleri kiliseye saklanm gizlice sigara iiyorlar. Beni de, "Git lan sokakta izmarit topla" diye kovdular. Sokaklarda babo kani kpek gibi yarm torba izmarit topladm. Arabalarn da getii caddenin kaldrm kysnda amura bulam bir byk,

729

irice erik grdm. Yerden onu alrken grrler diye, korktum, dokunamadm. zmarit topladm gren olursa, enseme vurur, bir tekme atar, ben de ite toplamyorum diye torbay pe atarm. Ama, erie kyamam. zmaritleri kiliseye teslim ettim. Bir plan dahilinde unutamadm eriin olduu kaldrma geldim. Gya kaldrmn orasna oturuyor-mu gibi, nk oraya oturulmaz. Erii, bacaklarmn arasna aldm. Gelip geeni korkuyla kolaan ederken, ellerimle de sanki oral olmuyormu gibi yerle oynuyormu gibi yle ite yere srtp, bir mddet sallandm. Derken, erii bulmann heyecanyla, bu o erik mi diye kaldrp, baktm... O erik! Kafama ani bir tokat indi, "Brak lan o pis eyi!".. arm bir korkuyla yakay ele vermitim. Erii, yle oral olmadan yolun ortasna braktm. Gitti, arabalarn altna. Arabalar inedi, ineyecek. Bana vuran adam da uzaklat. Gzm hl o erikte. Gelip geen arabalara iimden yalvaryorum, biraz ortadan srn, br taraftan srn, tekerlek izlerinden,

730

hzlarndan dm kopuyor. Ezmeyin erii, ne olur, beni dinleyen olmad. imden bir ses, "Ben size gsteririm" dedi, bilmiyorum, ben onlara gsterebiliyor muyum. Ballanm bir meyveyi sra-mamanm bana rettii bir ylan sr tm zehriyle dilerimde, kelimelerimde hl kamap duruyor. Ancak, deince ocukluumu, kalbimde, ince iekli, yumuak, soylu, ah nasl masal gibi q>yl sevimli gller buluyorum. Koparlp, alnp, gizlice srlm meyvelerin tadnda, Tan-r'yla aramzda asla kapanmayacak kapnn ardndaki glyd, bu.. Ben, Tanr'nn meyvelerine, itilmi, ykc, isyanc yanmla, akal gibi ullanrken, yumulduum o tadm iinde Tanr bana, en clz yldzlarn, en rkek kularn, yolunu kaybetmi kolsuz kreksiz yelkenlerin kardeleri olduumu retti... Kardelerimin dudaklar, Tanr'nn kollar gibidir, o gn bugn, yap yap, hepsi bu lkenin ocuklar, bu lkenin kirazlarn

731

yesinler diye, o gn bugn kodeslerde rmekte. Ah, turuncu elbiseli, ballanm Trabzon hurmas, kk hanmefendi! Burada, usl usl yalanrken, nereden kestin yolumu! Biliyorum, senin o byl aknn ocukluuma rettii o en deli, en tatl srlar hl bende. Bu srklar yaatyor beni biliyorum, beni de hapislerde rtecek, bu yap yap kelimeler! Gangsterlerin Siyaseti Siyaset kemirici bir arzudur. Bir makarna tccar siyaset yapamaz. Ancak, makarnadan nefret eden kars yapabilir. talyan orta snfnn sade, sakin besini makarnadr. talyan mafyas, makarnann orak kltrel ortamndan, yani, sadelik ve sakinlikten nefret ettii iin, hayatn lezzetini, soslarn, aclarn, hareketli, sert alanlarda aramtr! Orta Anadolu'dan milliyetilere oy gelmesi, tarihin bu en sade ova ve bozkrlarn da artk kemirici bir arzunun kapladn gsteriyor.

732

Onlar iin umutsuz bir sava, ama, son yllarda tm tehlikeli sulular, bu sade, sakin, ehirlememi kasabalardan kyor! Ve artk ANAP mahalli dzenbazlar yetitiremiyor, nk artk ekmek, ya Kuadas mafyasnn ya da holdinglerin aznda. Parti, su ve siyasetin yazlk kkdr! Kahramanca bir istekle, lkemizi artk sulular ordusu ynetmektedir. Deil parmak izlerini, her gn yzlerini grdnz halde yakalayamyorsunuz. Bak devletin en derin tabakasna dayanmtr. Karncalarn ekere nasl bulatklarna hayret etmemek lazm. Sulular ordusunun medyadaki holding balantl yazarlarna bakarsanz, su hl, d dmanlarda! Sulular ordusunun tek tek ailelerine baktnzda, ilahiler syleyen, kandilimizi kutlayan, ehitlerimiz iin mevlitler okuyan, beyaz, incecik tlbendi annelerimizi bulursunuz. Ya da mteahhitler dernei yelerinin annelerini sosyolojik olarak inceleyin, hibiri olunun sulu olduunu kabullenmeyecek, sevgi

733

dolu bir kucaklamayla sarma dola olduklarn greceksiniz. Mecalsiz kalbi, yorgun sesine ramen, hayata itahla aslan mbarek bir yz vardr annelerin, bir de boynundaki gerdanlnn prltsyla olunun parltl namusunu dualarla ballandrarak anlatr! Su, en geni toplumsal inan emberinde yerini almtr. Bir suun, yaayabilmesi iin, byk kalabalklarn onu tutmas, benimsemesi gerekir. Birinci aama tamamland. imdi, ikinci aamadayz, suu blen kalabalklara bu su da yetmeyecek. Mesela, Bayndrlk Bakanlnda kritik noktalara atama yapmak zorunda kalan yeni milliyetiler, eski milliyetileri kran krana kavgalarla tasfiye etmeye balad bile. nk suun da bir snr, hacmi vardr, lkemizdeki sularn zenginlii, tm bu sulular ordusunu artk doyuramaya-caktr! Dnceye, demokrasiye, sola kapanan bu devletin ad: Sert Devlet'tir. deolojilerin gaigsterlemesini salayan sert devlettir. Refah'm akbil, CHP'nin SK, Demirel'in

734

Ilksan, DYP ve ANAP'm "grla" korkusuz yolsuzluklar, mahalli dzenbazlarn siyasi ve toplumsal temizlii bahane edip, halk oy davar haline getirip, siyasal hayat "gangsterletirdiklerinin gstergesidir!" Ancak, hasta kadar hareketsiz cansz sosyolog ve siyasetbi-limciler bu durumu hl, merkez sa, merkeze toplanma, merkezin dalmas gibi kavramlarla aklyorlar. Bir de cins psikiyatrlar vard, bunlardan biri hayatn delice cinsel enerjiye (libidoya) takm "Wilhelm Reich't. Bir yoksul garsonun, Cumhurbakannn kzn dzebildii cinsel eitlik dnyasna girdiimizi sylyordu. Soylularla yoksullar arasndaki cinsel kastn modern yzylda daldn iddia edip, cinsel zgrlk devrimi yaandn sylyordu. Doru. Trke meali: Herkes herkesin ....tne koyduuna gre, "siyasal iktidarn" en sert egemenlik alan paralanmaktadr. kinci iddia, benzer manyak sosyologlarn, ayn yoksul garsonun, profesyonel soygun ebekesiyle hrszlkla, hzla toplumun en

735

stne kp, siyasi iktidar blebilecei iddias. Bunun en gzel rnei, Bir Zamanlar Amerika filminde ayrntlaryla anlatlr. Bu da doru. Vahi kapitalizme kar en etkili silah, Sovyet-ler'den ve sosyalizmden deil, yine Amerika'da icat olmu gangsterlerden gelmitir. Banka, maaza soyguncular, fidyeciler, vahi iadamlarnn tek korkusu olmu, (bugnlerde uyuturucu tccarlar), sonunda kapitalistler gangster karakterdeki insanlarla, legal irketler kurup, yardmc, ortak, birlik olarak kapitalizmin iktisadi ve siyasi nimetlerini ite byle alttan gelen akallarla, serserilerle blmek zorunda kalarak, bir para hayat bulmulardr! akallarla, gangsterlerle holdinglerin bu ortakl, ite bu ulusal birliktir. Ulus-devlet, akallarla kapitalistlerin birliidir. Biri koruma, gvenlik roln oynar, dieri klasik smrsne devam eder. Aksini syleyen siyasetbilimciler varsa onlarn da ....tne koyaym. iadamlar akal milliyetilerden neden korkmaz? nk, ii pamuk doldurulup

736

sergilenen ku, ay, kaplan gibi hayvanlarn bugne dein, cinsel organlarn doldurmay hi dnmemilerdir. htiaml servetine ramen burjuva dahi, hayvann yalnz minenin nne serdii postuna ve duvarna ast boynuzuna katlanabilir. Ancak, siyasette ykselmek isteyen turfanda iadamlar, akal milliyetilerin canh-kanllaryla i tutar ve onlarla yemee oturduklarnda, en ok azlarnn iine bakarlar. Byk loknlalar bir defada hzl, keskin ene darbeleriyle nasl kopartp, parampara edilerini izlemekten holanrlar. inden "harika hayvanlar" diye geirir. Dar ktklarnda kameralara iadam u demeci verir: "Politikaclarmzn kararl ve istikrarl vatanseverlii, i dnyamz iin gven verdi..." Bir iadamnn akal politikacdan en rahatsz olduu sahne, akal politikacnn ocuunu perken, ya da karsna iek verirken gazetelerde yer alan sevecen-irin aile babas fotorafdr. nk, kamuoyunda mutlu ve iyi

737

insan grnts, iadamnn egemenlik sahas iindedir. (nl iadamlar, depremi, sel felaketini byk bir umutla, mjdeyle bekler, nk ertesi gn, gazetelerde, depremzedele-re gnderilecek ekin verili sahnesi byk bir trenle manetlere ekilecektir. eki, iadamnn elinden alan politikac, memleketi iin byk bir hizmette bulunduundan o da kameralara kahramanca glmsemektedir. Basn tarihimiz hibir iadammzn fkeden kuduran tek bir fotorafn yaymlamay baaramamtr. Basn tarihimizde bir tek gn, ldrm, cinnet getirmi, bir vatanda resmi kmad gn olmamtr.) Sulularn, hrszlarn hret olmak istedii tek lke, Trkiye! En ar ekilde cezalandrlmas gereken mafya akallar, TV'lerin en mstesna programlarnda arlanyor. akallarn, cinayetlerden mteessir olmak bir yana, ekranlarda onlar mesleklerinin profesyonel operatrleri gibi takdim ediyoruz. Basit bir akal, deerli bir

738

vatanperver olarak milyonlarca gencecik ocua tantryoruz. Alaka ilenmi cinayetlerini umursamyor, avantr bir suluyu, bakanlarla ayn masada grebiliyoruz. Ve sonunda, avantr sulular milletvekili oldu. Daha iki gn dolmad, medya avantrlerin koluna girmek iin sraya giriyor! Bir de holding yazarlar, akallarn, gangsterlikle ele geirdikleri siyasal temsili, insanst bir kahramanlk gibi sunuyor. Gerek o ki, aslnda, bakaldran, isyanc olan akallardr. Kpekliklerinin maskesinde isyanlarn, yani burjuvay tokatlayp, racondan bir servet yapmay unutturuyorlar. Aksine, Trk solu, evcil, muhafazakr, ilkel ve ocuksu isteklerle siyaset sahnesinde. nsan haklar gibi, alar doyurmak gibi politik gerekliini kaybetmi siyasi isteklerde bulunuyorlar. akallar, gerek siyaset yapyor, saldryor ve kapyor! Kapitalizmin siyasi tarihi retiyor bunlar bize. Trk solu da, banka soyarken, siyasi zeknn, gerekliin dilinden konuuyor, rktyordu. imdi, ksr, evcil, soyut bir

739

zgrlk konuan, lm, zararsz bir siyasi dili temsil ediyor. Trk solunun Kesk'ten baka azgn, tek bireyi kalmamtr. Geleneksel Marksist-Leni-nist hiziplerden kalm cruflar, kuak dayanmas, tekke solcusu, ya da barbira dostluklar oluturup, msamere niteliinde toplantlarda slogan atarken bile, "Aslnda biz memnunuz" surat tayorlar! nk, trnaklar ve dileri ekilmi! Gazete solcularyla parti kurulmaz, polemik yapmak iin siyaset yaplmaz, radikalizm, ekere saldrmaktr! Yani, makarnaclarmz artk solculardr, sade bir sknet iinde gl gibi geinip gidiyorlar! Henz yirmi sene nce, ar-pazar kalabalnn ounu, kolkola girmi anne-kz ikilileri olutururdu. imdi, ar-pazar kalabalm solcu gen sevgili ikilileri oluturuyor. Henz yirmi yl nce, okulda, komuda, kahvede, umumi helada, bir insan mutlaka bozuk bir musluun rltsn duyar, byle memleket olur mu, bu dzeni deitirmeli diye

740

seslenirdi. Artk musluklarda mkemmel bir teknoloji ve sessizlik var. Eskiden lks Amerikan arabalaryla kaan mafya akallarn kovalayan polis arabalarnn camlar krk, boyas dkk, toz toprak iindeydi... Bugn, polis arabalar da mkemmel. Hrsz-larmki de mkemmel. alp kaan memnun, kovalamack oynayan, arkasndaki polis de memnun. Sol ne yapsn? Ne desin! Henz yirmi sene nce bir ara sokaktan getiinizde, pencerenin, perdelerin glgeleri ardna saklanm, yolu gzleyen kadn yzleri grrdnz. Sol bunun iirlerini yazd, durdu. Bu kadnlar, zgrle, sokaa ve hayata ard. imdi bu kadnlar kendiliklerinden barlara, cafelere, tekstil atelyelerine dolutular. Edebiyat yapan kadn yazarlarmza bakn, evde kalm can skntlarn, pimanlklarn, kuruntularn, halnn tozu gibi kelimelerle elenip, hret oluyorlar. Kitaptan ve kelimeden kendi kk dnyalarna uyuturucu yaptlar.

741

Eskiden her adm ba dilenciler kard nmze. Yalvarrlard, iler acs. Alarlard boyunlar bkk. Allah raz olsun derlerdi, yamal, yrtk, boha gibi elbiseleriyle. imdi, yalvaranlar, abla, amca, teyze, bir selpak alr msn diyen on yandaki ocuklar! Geleneksel dilencilerimiz tydler. O lke, nc dnya lkesiydi, geri kalmt, bizde laf boldu, imdi, barda, cafede aabey yara band alr msn diyen ocuklara kar, alalm m, almayalm m, henz ne diyeceimize karar veremedik? Eskiden iki insan bir masaya oturduunda, usulca birbirlerini szer dikkatli, zarif bir sakinlik iinde karlkl ince jestlerle birbirlerini tanmaya alrd. imdi, yeni tantmz insan, masaya oturur oturmaz, daldaak lafa giriyor. Bilmi, bilmi saatlerce konumaktan bkmyor. Bu denli vd vd, geveze, ukala, bilmi genlere solun syleyecek ne sz olabilir. Oturmak iin bir masaya, hem en kalabalk meknlar seeriz, hem de oturur oturmaz, ben kimseyle ilgilenmiyorum tavrn alelacele alrz.

742

Bozuk ruhlu bir kentsoylu oluverdik. Neye kzgnz, niin ksknz, neden bir eyleri sevmiyoruz, her bir masa Sava Ay'n program gibi, binlerce lafm dalana giriyor ve ertesi gn siyasal bir neesizliin iine yuvarlanyoruz. Bata ben, hepimizin byk bir ahlk hastanesinde yatmas gerekiyor. Sine-i millete, milletvekilleri deil, biz yazarlarn inmesi lazm. Kt ve kitap gibi modern toplumun uyuturucularndan acilen uzaklamamz gerekiyor! Bahar kadar yumuak, incecik kukonmaz yzl, kollan, bacaklar, becerileri henz olumam bu genleri akallarn Trkiye'sinde donanmsz braktk. Bakn, sa siyasetin en gl motifi: Leyla ile Mecnun hikyesidir. Bu hikyeyi hi kimse doru ekilde okuyup, yorumlayamamtr. Mecnun, Leyla'y yzst brakr, annesini, babasn zntden ldrr. llerde kendini yiyip bitirir. Neymi efendim, Tanr'nn sevgisine ulaacakm, Leyla'nn gzellii de neymi... Mecnun llerde ilahi aka koarken, hem Leyla, hem annesi, hem de

743

babas, sinirden, gzyandan, alamaktan kafay yerler! Ayrca, Mecnun da, Tanr'ya ulaacam diye gnll delirmenin peindedir! Bir sac iin "dava" budur, geride brakt, anneyi, sevgiliyi, babay dnmez, lde tek bana ldrr, delirtir kendini!.. Yzyllardr halkmz, sevdii kz, annesini "kahrndan" ldren Mecnun'a neden ilahi bir akla baldr! Kelimelerle, kitapla bu ak anlayamazsnz. Sac halkmzn ruhuna elenceli ve deiik bir yerden bakalm. Geleneksel toplumlarda, soyadlar, insanlarn duygu ve dncelerini derinden etkiler. Biz falancoullarmdanz, soyluluk unvandr, vnlr. inizde bu topraklardaki insanlarn yzlerini, duygu ve davranlarn en ok hikye eden benim. Yurdum insannn karakterini, davranlarn, duygularn ekillendirmede, soyadlarmn bu denli etkili olmasna arp kalyorum. Aadaki soyadlarn hikyelerini A.. Edeb. Fak. dergisinden aldm, ok ey rendim... Soyadlarmn ka-rakterleriyle yaayan insanlar

744

kelimeyle, kitapla deitirmek mmkn deildir. KELE: Dedem stiklal Savanda gazi olarak dnyor. O zamann artlarna gre maddi durumu iyi. Sonra da kye szn geirmeye balyor. Soyad olarak da herkese sz geen, her dediini yaptran, vurup, kran anlamlarna gelen Kele'i alyor. KEPEOLU: Bu soyad slaleye, kak, kepe yaparak satan dedelerden intikal etmitir. evrede kak, kepeci gibi lakaplarla tannmtr. Bu zamanlarda bilhassa genler bu soyada kar kmakta, bazlar mahkeme kararyla yeni soyadlar almakta. GEYKOLU: Ailedeki dedelerden biri avcla ok merakl. Dede hibir zaman eli bo dnmezmi. Umumiyetle geyik avlarm, geyie o zamanlar keyik derlermi... KO: Nfus memurunun elindeki listeden semiler. KAYA: Soyad Kanunu kmadan aabeyim drt yalarnda iken yaylada kaybolmu. Ertesi gn byk bir kayann altnda uyurken

745

bulmular. Soyad Kanunu aabeyimin bulunmasndan sonra kt iin dedem de olayn hatras olmas dileiyle soyad olarak Kaya kelimesini semitir. KONAN: Dedeleri, soyad almak iin ilgili daireye gittii zaman memur hemen Konan soyadn veriverir. Anlatldna gre memur, gelenlere soyad bulmakta glk ekiyormu. Daha evvel mracaat eden bir vatandaa Konan soyadn veren memur, yeni gelene de, bu soyaddan ilham alarak bir "" ilavesiyle Konan soyadn vermi. KOYUNOGLU: 19. yzylda Erzincan'n Kemaliye kazasnda Mehmet Aa isminde biri yaarm. Bu zat, ilimle uramaktan vazgeip koyun otlatmaya balam. Hasmlar Ali Elendi bir gn kavga srasnda "Ulan koyun otlatann olu, sende mi adam oldun?" demi, ve slaleye bundan sonra Ko-yunolu denmi. KUTAN: Askere giden dedem orada bir komutann emir erliini yapmaktadr. Komutann verdii btn emirleri hi beklemeden yerine getirmektedir. Komutam

746

bir gn der ki, "imdiye kadar verdiim emirleri harfiyyen yerine getirdin. Sanki bir ku gibi uuyordun. Senin kutan farkn yok. Eer memleketine sa dnersen soyadn benim hatram olarak Kutan koyman istiyorum.." ZCAN: Nfus memuru listeden seip vermi. ZTRKER: Nfus memuru listeden seip vermi. NAL: Dedem kurtulu savanda en n saflarda kahramanca savat iin nc kahraman, n saflarda savaan anlamna gelen nal soyad kendisine layk grlm. SEZK: Benim soyadm ne slaleden kalmtr, ne lakaptr. Babamn kendisi semi, beenmi koymutur. Sezik, sezgisi kuvvetli demektir. Her eyi abuk sezen,*anlayan anlamna gelir. TAKIN: Bu soyad alan dedelerine Kr Ali derlermi. nk o gzlerini sk sk kapatr, aarm. Kanun kt zaman inaat ustas olan dedeleri bu soyad alm. nk oralarda mehur olan siyah tan yerini bulmak, sonra da onu krp inaatta kullanlabilecek ekle getirmek herkesin harc deilmi. Kr Ali

747

kanun gerei olarak soyad seerken Takm' tercih etmi. SEYHAN: Lakaplar Arabolu imi, nfus memuru listeden seip vermi. TEMELL: Dedem herkes tarafndan sevilen bir kii imi. Kyn yaknnda ok souk mesire yeri gibi yeillik yerden ayrlmazm. Bir yolcu, "Amca seni hep burada gryorum, sebebi ne" diye sormu. Dedem de: "Evet ne yaparsn baka dinlenecek yer yok. Temelli buradaym..." Soyad Kanunu kt zaman biz de soyadmz Temelli olarak nfusa kaydettirdik. VAROL: Lakabmz Bayramolu imi. Nfus memuru kye geldiinde, Bayramoullar nerede? diye sormu. O zaman dedem "buradaym" demi. Nfus memuru, dedemin aslnn bural olup olmadn anlamak iin aka yollu, burada m oldunuz (dodunuz?) demi. Dedem de kyl safl ile "Evet memur bey, burada var oldum" demi. Bu sz memurun houna gitmi, var ve ol'u birletirerek kaytlara Varol diye yazm..

748

ZEYBEK: Kyde soyad alma ii devam ederken dedemler zeybek oynuyorlarm. Memurlar listede zeybek kelimesini grnce dedeme bu soyadn vermek istemiler, dedem de kabul etmi.. Eein Sopas Yllardr birok ehirden, aklmn ucundan gemeyen kasabalardan konuma daveti alrm, yorgunluumu bahane edip, ouna gidemem! Kendime hep sorarm, neredeyse davet gelmedik ehir kalmad, neden doduum, bydm ehirden, Trabzon'dan bir davet almyorum. Derken, getiimiz hafta fakslarn arasnda Trabzon'dan bir mesaj, telefon numarasn brakm. Yazlarm okuyor, benimle tanmak istiyormu. zel bir ilgi gsterip hemen telefona sarldm. "Oras, dedim, benim memleketim, ne kadar mutlu oldum, syleyemem". Telefonun karsndaki ses: "Ben Yukmo!" Neeee? "Ben Japon'um,

749

burada su rnleri merkezinde alyorum, yazlarnz ilgiyle takip ediyorum..." Neyse, Yukmo'yla tantk, ileri derecede Trke biliyor, geni ve ok kltrl bir insan. Japonya zerine ok ey rendim. ite byle, hayatmz bir laz fkrasna dnyor. Doup bydm memleketten yllar sonra bir kii aryor beni, o da bir Japon! Cindoruk ve Hasan Celal Gzel, biri Demirci'den sonra ikinci adam, dieri zal'dan sonra ikinci adamd, babakan yardmclklar, bakanlklar yaptlar, son yirmi yln en etkili iki siyasi adam, her Allah'n gn TV'ye ktlar, her tartma programnda vardlar, hibirinde yolsuzluk, hrszlk yoktu, buna ramen otuz bin oy alamadlar, yani, sadece Ahmet zal gibi aibeli bir isim tm kk partilerin topundan fazla oy ald... Bu hsran, Trkiye'de bir devrin kapandn gsteriyor! 1960l yllarda alanlarn yzde doksan maalarn patronlarnn ellerinden alrd. 70'li, 80'li yllarda muhasebeden, 90'l yllarda da bankadan almaya balad. Patronun yzn,

750

scakln grp, elinden maa alan ins; ftn boynu bkktr, ona kar gelmesi zordur. Oysa, tam tersi olmu, 60'h yllarn sonuna doru patronlara kar yzbinlerce ii rgtlenmi, meydanlara frlamtr. 90'l yllarda deil patron, iyerinde grevli hi kimseyle muhatap olunmadan kapda gvenlik kartyla iten atlyorsunuz, kimse sesini karamyor! Bu iki kk rnek, halkn hem otoriteden korkusunu, hem de sert bir otoriter yap istediini gsteriyor! 60'l yllarn tlsm neydi? 60'l yllarda lkemizde "kt" diye bir ey vard. Gazete, dergi ve kltr, halkevleri, tiyatrolar, paneller, mitingler vard. 80'li yllardan sonra yasalar elikleiyor ve kt pleiyor! Kimsenin, konuarak tartarak, proje reterek toplumun dntrlebileceine inanc kalmyor. Ve stne, aydnlar, dergiye, gazeteye, yazya, yani kda ve matbuata ihanet ediyor.

751

Bunun modern anlam, artk, bilinle, dnceyle, projeyle, edebiyatla, siyasi kar bir tezle, tartmak mmkn deildir. Tanzimat'tan bugne modernleme kavgas veren bir avu aydnn nc rolleri, artk tarihe karm, yaz bitmi, bilin, siyasi arenay terk etmitir! Elinde projesi olan ve ben toplumu deitireceim diyen insanlarn says yzbindir, geride kalan 35 milyonluk semen, bir avu insann yedi sekiz tur gerisinde kalm, byk bir otorite basks ve hayranl altnda srlemitir. 60'h yllarda lkemizde etkili, ahlkl byk yazarlar vard. imdi yazarlar yok, byk gazeteler var. 60'h yllarda bir byk yazar gazetesinden ayrldnda olay olur, tiraj derdi. imdi hangi gazeteden hangi yazar ayrlsa tiraj dmyor, nk byk holdingler, byk promosyonlar var! Yazya, gazeteye, tiyatroya, kltre, romana, tartmaya, hayatlarnda bir tek gn nem

752

vermemi sert otorite yanls insanlar seimden byk zaferle kyor. Kt; yaz, kltr, bilinle toplumu dntrmek isteyen modern dnyann tek aresidir, medya patronlarnn aktt pis sularn ve 12 Eyll anayasasnn istilas altnda kalmtr. Yazar, kt, matbuat, tarihimizde ilk defa bu kadar ar yenilgi alm, insanolunun bu en byk mealesi, bu topraklarda bir gn olsun tutumadan, snp gitmitir! Matbaay lkeye ikiyz yl ge soktuk, son ikiyzyldr da "anla" sokmaya alyoruz, matbaa geldi, ahlk gelmedi. Hattatlarn isiz kalacaklar korkusuyla matbaay engelledikleri sylenir. Oysa hattatlarn baka endieleri vard, yaznn insan elinden kp, makineye girdiini, nne gelen herkesin, yaz yazmay bilsin bilmesin, bir kol evirmeyle yaz yazabileceini grp, rktler!

753

Ahlksz bir insann da, usta-rak terbiyesi almadan, yaz nn ruhuna vakf olmadan, geliigzel yaz yazabilmesi, bunu halka yaymasndan korktular. Velhasl cenabet insanlarn, abdestsiz, nursuz insanlarn da yaz yazabileceini grp panie kapldlar. Aynen yle oldu, yaz, cenabet ve nursuz insanlarn eline gemitir! Son ikiyzylm tm Trk aydnlar, Bat'nm tekniini alalm, bizim ahlamzla birletirelim, dediler. Teknikten ahlk bamsz eyler midir, birini aldk m, dieri de gelir, diye endieli tartmalar yaptlar! - Modern toplumda yazarln, matbuatn varoluu, ahlki bir direni, ahlki bir mcadeleyle ayakta kalm, toplumlarn nn amtr. Bugnden baktmzda, nce "anlan" getirmeliydik, aydnlarmz tam tersini dnm, "ahlan" bu topraklarda olduunu, yalnz teknii alalm demilerdi. Ahlk! Elinize kalem almadan nce, matbaaya adm atmadan nce, bir gazeteye muhabir olmadan nce, insana sayg,

754

topluma sayg, her eyden nce, hukuka sayg, bunlar bu topraklarda oldu mu? Necati Doru gibi drst, Melih Ak gibi samimi, Serdar Turgut gibi ylk, Duygu Asena gibi cahil, Perihan Maden gibi vd vd, her eit yazar oy verecekleri partileri akladklar halde, sonu hsrandr! Rotatifleri, bilgisayarlar, makineleri, Bat'ya geri gnderin, anlan isteyin, 17. yzyldan bugne "yazarln" onuru iin mcadele veren, Bat'daki o byk yazarlardan! Yazarlarn ihaneti devam ettike, toplumu dntrmek isteyenler, halkn gznde nesli tkenmi canavar gibi kalmaya devam edecek! Eskiler anlatr, 1950'li yllarda Sivas'n bir kasabasna panayr kurulur, cambazlar gelir. Elinde ngrak kasabay dolaarak barrlar: "bal ylanlar geldi, dnyann en byk ormanlarndan aylar geldi...", ve sonra: "Komnist geldi, grmek isteyenler..!"

755

Kafes iinde bir adam zincirle balamlar, ite komnist diye parayla halka gsteriyorlar. Ve bu fkralar hl anlatlr! Ky Enstitleri'nin dnyaca nl eitimcisi Mahmut Makal, ky gereini birbirinden gzel kitaplarnda anlatr. Okul amak iin, kasaba kasaba dolar. Bir kasabaya okul amak iin gider, kasabalarda halktan insanlar, uzaktan rkerek seyreder-lermi Makal', komnist nasl oluyormu, diye, gidek, grek! Mahmut Makal'dan bugne 50 yl geti, getiimiz hafta Le-man'm editr Tuncay Akgn'le ankr Cezaevi'ne gidiyoruz, ayn yollara... Yolda, gen bir delikanl el kaldrd, aldk, be kilometre tede kyne gidiyormu, gtrdk. Karayaz, 19 yalarnda bir Anadolu delikanls. Onu aldmz yerde ot yok, bcek yok, aa yok, yoksul Anadolu'nun tam gbei. Arabaya bindiinde teypte Ak Veysel alyordu. / u trk syleyeni tanyor musun? dedim. Birka dakika sustu, tanyamadm aabey, dedi. yi dn, aktr, halk ozandr,

756

Anadolu'nun tam ortasmdadr, dedim. Bir-iki dakika dnd. Ak Veysel mi, dedi, "ak" deyip, havada eline vurdum. Seimlerde kime oy verdin, dedim, "Yam tutsayd MHP'ye verecektim" dedi. Peki sen hi hayatta komnist grdn m? dedim. "Bizim kyde anlatyorlar, okulda komnist hocalar varm..." Tuncay da ben de gldk. Sleymaniye ky diye bir tabela grdk, kyl delikanl, aabey urada duralm, dedi. Dururken, peki bir komnist grmek ister misin, dedim, iyice bak bize. Delikanl arka koltukta oturuyordu, ben nde, arkadan inip n camn nne geldi. "Aabey, dedi, yle biraz daha yakndan bakabilir miyim?" Camn ardndan bir mddet hayretle bakt, sonra, nce ben gldm, sonra, o, glrken ayrldk... Anadolu'nun tam ortasnda elli yl nce Nzm yatyordu, imdi ayn cezaevinde Eber Yamurdereli. Kyl delikanl geride kald, teypte bu topraklarn en byk hazinesi Ak

757

Veysel vard, yolu sonsuza dek uzatan sesiyle: "Gnl sana nasihatim, armazsa varma gnl. Seni sevmezse bir gzel balanp da durma gnl!" Ne ulalmaz, ne byk bir gururdan szediyor Veysel, seni sevmezse, balanp da durma gnl... Ak Veysel'in bu soylu gurur arsna kulak veren nce aalar oldu, balanp da durmad bu toprakta, nk bu topraklarda aa kendiliinden yetimez. nl tabiatbilimci Hikmet Birand Anadolu'nun ilerine doru birok bozkr kekik-geven bozkr diye adlandrrken, buralar "yavan bozkr" diye tanmlyor. Yavan bozkr, kk otsu bitkilerin bir yn birliinden oluur. Ormanlandrma almalarna gler bu yzden Hikmet Birand, nk yavan bozkrnda kk otsu bitkiler kendiliinden oalp topra hazrlayacak. Yemyeil bahar, da eteklerini insan sarho edercesine sslemi; Hikmet Birand alarcasma, Hollandallar denizden toprak kazanp endstrilerine kattlar, bu

758

yavan bozkrlarnda biz almadk, almyoruz! Yol uzuyor, buday tarlalarn bakmszlktan "hardal" istila etmi. Aslnda hardal daha ok para eder, ama buralarda sanayisi yok, yabani ot gibi grlr. Bir de kyller tarlaya dalp ekmek, pide arasna hardal yapraklarn koyup yerler! Buday tarlalar kstebek yuvas gibi, yzlerce fare istila etmi. Yakndan baktnzda tarlalar kemirmi, fareler tarlalar kelletirmi, kyl tohumu atp kam. Yavan bozkrlarnn bol tilkisi var, farelerin ba dman tilkiler ldrld iin, fare istilas nlenemiyor. Fare yuvalarna ya zehir brakacaksn, ya da en etkili yntem, traktr tekerleini stnden geirip sktrarak ldreceksin, baka da aresi yok! Yavan bozkrnn nl souunda yllar geen Nzm Hikmet, eksi otuz dereceli soukta yle der: "Darda ayaz, imdi tilkiler bakr syordur!"...

759

Alktan barsaklar kanayan tilkinin boku, soukta talap, bir de ay nn parltsyla bakr gibi olur. Yavan bozkrnn souunda birok canl yaayamad halde, tilkiler nesillerini nasl korumu? nk tilki a kaldnda kendi dksn yiyor. Ancak, yavan bozkrnn nl dikenleri de var, geven. Tilki gevenin stne syor ve can yanyor! Halk arasnda bir sz vardr, it gevene bir kere sar, diye. Tilki, a kaldnda yeniden gevene girip diken iindeki bokunu yemek ister. Yine can yanar. Tilkiler birbirinin bokunu yiyerek yaar. Kyller arasnda anlatlr. Tilki cemaati toplanm nasihat ederler... O boku yemeyin, bu boku yemeyin, her boku yemeyin, diye. Gen bir tilki, sorar: "Babacm, beyaz mermer tan stnde de grrsek yemeyelim mi?!" Tm medya bu boku allayp sslyor, boku, beyaz mermer tan stne koyup, yle yedirecekler bu kyllere. Elli yldr her seimden sonra sevinen, gbek atan sac, milliyeti aydnlar bu boku pek seviyor. Her

760

seim, bilinle bu lkeyi dntrmek isteyenler iin sonu hsran. Aydnlar, diken stndeki tilki bokunu pek seviyor, bu yavan bozkrnn cahillii ilerine geliyor... Oysa bu toplum deiebilir! Henz yirmi yl nce, Ankara sokaklarnda yzlerce kr dilenci vard. Bu sokaklarda bugn attk kr dilenci bulmak mmkn deil, tarihe kartlar. Nereye gitti tarihin ilk gnnden beri bu topraklarda dilenen kr dilenciler! lkemiz mi kalkmd? Zenginletik mi? Hayr! Alt Nokta Krler Dernei gibi dernekler, rgtl dayanmalaryla insan akln uuklatan bir mcadele rnei veriyorlar! Hibir siyasi yardm grmedikleri halde, kendi balarnn aresine bakmay bilmiler! Bir de u kr aydnlar rgtlenebilse! Bu yavan bozkrnn kara cehaleti srsn istiyorlar! Elias Canetti, dnyaca nl yazar, Fas seyahatinde anlatr! Halk bir meydana toplanm, zavall, derisi dklm, zayf bir eei kaim bir sopayla dvp, eleniyorlarm...

761

Sopay eee indirdike, eek alyor, halk glyormu. Elias Canetti, o gece uyuyamyor, bir eek nasl byle dvlr, diye kendi kendini yer... Sabah erkenden kalkp; eein peine der. Bir duvarn dibinde bulur zavall eei, bir deri bir kemik... Birden, eein cinsel organnn yere kadar uzandn grr, dnk sopadan daha kalndr organ... Elias Canetti, "Sopadan kaln organn grnce, artk acmadm ona" der... Yavan bozkrnn bu yoksul halk, onlarn eei, bizlerin ise gneidir. Gneinden mahrum bir bitki gibi lyoruz. Bura da, kitap, yaz, aydn zehirlenmesiyle kvranyoruz. Orada yemyeil vadiler lleiyor! Dergiler, gazeteler, solcu yazarlar nesli tkenmi nka uygarl gibi, zincire vurulmu, kafesteki canavarlar gibi. Drt-be hafta kald urada Krkikindilefe... Toroslar, lgaz, Uluda, Erciyes, Kakar, yzbinlerce kk otu, bceiyle, ihtiamyla, skntl kuru sca, bulutlarn yaygaras, cmb enlendirecek!

762

Toz frtnas, kuru al dikenleri nne katacak, plak dalarn topra, ta, ldrarak tepelerden decek! Dalarn ar kasnda kararm bulutlar byk bir gmbrtyle dkecek yamurunu. Tanr, amar skar gibi bulutlarn, gklerin suyunu skacak! Takr, tukur kuru toprakta, tohumlar tombulla-acak, yemyeil fkracak imenler! Kuruduka kavrulan kk otlarn dallar, rzgrda krlrken, cip cip diye balayan yamur taneleri, dt topra ukurlatracak. Leblebi byklnde delikler aacak toprakta. Biraz nce neeyle uuan kelebeklerin kanat, minik ukura gmlecek, birka dakikaya kalmadan glcn iinde kalacak, kelebein prltl, simli kanad, su stne kp yzecek. Ve birazdan yamur dinecek, iki kk sere, kk allarn stnde kanatlarn rpp, kabartp, yaramazca sevimeye balayacak! Ka yzyldr bekliyoruz, ayn al stnde birlikte yaramazlk yapmak iin. u incecik

763

yaprakl dergiler, gazeteler ar veriyor artk srtma. u cmbl yamuru, imeni grebilmek iin tm mrm toprak altnda geirdim. yle kurak, yle scak ki topran st. ieklenmeden, yeillenmeden krlemi bir cck, rm bir patates yumrusu gibi orada bekliyoruz, ince ince yamurun sesini grmeden. Ak Veysel sylyor, yol sonsuza dek uzuyor, arabay Tuncay sryor! Yava sr arabay Tuncay! Ya da u tarlann iine sr! kamayacam bir delie gir Tuncay! ehre girmek istemiyorum. Ya da sr, u incecik otlarn yanbama. Bir daha bakalm, kopartalm, ineyelim! ehre dnmek istemiyorum Tuncay! Dergiye kapak yapmayalm, karikatr izmeyelim, yaz yazmayalm! Gl hatrm iin Tuncay, u ieklerin parlak sar parlts stnde slak buumsu, toz toz, pudra pudra lekelere, doya doya bir daha bakalm!

764

u geven dikenlerinin stne, bir de biz salm Tuncay!.. Fazla da zmeyelim kendimizi, bizim de hl yediimiz sopadan kaim, cinsel organlarmz. ...iktirolup Gidecekler nsanolunun ektii aclardan szeden tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? nsanlktan szettiinizde dilerini bit kryormu gibi gcrdatmayan tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Gencecik, anne kuzusu ocuklarn ....tne cop sokmay, milli menfaatler gerei diye savunmayan tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? eref kavramn lzumlu, lzumsuz her yerde, her konuda kullanan, eref israfs, eref orospusu, eref manya olmayan tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Tm halkn kaderini ve insanln geleceini, istikbalini, tek bir partiye, ahsna ve sadece devletin ali menfaatlerine odaklatrmadan

765

konuan tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? ' Hitler Kavgam kitabnda ilan eder: "Her ey devlet iindir, hibir ey devlet dnda ve devlete kar olamaz", bu faist yasaya iman etmeden bu lkeyi ynetebilen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Yine Hitler Kavgam'da yle der: "Bir insann deeri, ahmaklar kandrma kabiliyeti ile llmelidir!", bu ilkeye harfiyen riayet etmeden bu lkeyi ynetebilen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Hrszlk yapmadan, hrszlara kol kanat germeden, hrszlar genel mdr, milletvekili yapmadan bu lkeyi ynetebilen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Mussolini Akdeniz iin: "Mare nostrum!" (Bizim Deniz) diyordu, Kafkasya'ya, Balkanlar'a, Musul'a "bizim" demeden konuabilen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? (Demirel, Adriyatik'ten in Denizi, lafn ettike, Srp televizyonunun komik ovmenleri, bu szleri ekranda defalarca yaynlayp cephelerde

766

Bosnal Mslmanlar kesmekte olan askerleri byle ajite ediyordu.) Temel hak ve zgrlkler konusunda tek bir yasa karm, bir tek milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Aksine, insan haklar, Bat'nn lkemizi blme-paralama plandr dememi bir tek milliyeti siyaseti tanyor musunuz? nl siyasetbi-limci Makyavel'in politika, ktyle daha ktnn arasndaki tercihtir, szn, yani krk katr m krk satr m politikas gtmeyen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Kurtulu Sava'nda Mustafa Kemal'e fevkalade doru olarak verilen bakumandanlk yetkisine, sivil rejimde de sulanmayan tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? O gn bugn sava olmad halde, bakumandanlk yetkisi gibi DGM'ler, MGK'ler gibi statler kurulmadan bu lkeyi ynetebilen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Halk siyasetten irendirmeden, bireyin kemiklerini krmadan bu lkeyi ynetebilen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Sivil

767

idareden korkmayan, sivilleri coplatmadan, sivillerin sesini zindanlarda bomadan bu lkeyi ynetebilen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? (niversitedeki arkadalar Demirel iin, hi kt oyunu oynamazd, diyorlar! Kt, top, bilardo, vs. gibi oyun oynamayanlar "oyun" alklarn ite byle lkenin, halkn kaderiyle oynayarak giderirler.) lkenin kaderiyle, gencecik ocuklarn, yetimlerin, kszlerin, alarn, yoksullarn hayatlaryla oynamadan bu lkeyi ynetebilen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Durmakszn kelime-i ehadet getiren imanszlk phesi gibi, sabah, akam, gece durmakszn milliyetilii tekrarlamadan, milli menfaatlerden szetmeden bu lkeyi ynetebilen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? "Trk milletinin teminatyz", "Devletin teminatyz" gibi, partisini, zellikle kendisini aklna estii her yerin teminat saymadan siyaset yapabilen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz?

768

"Milli menfaat" bahanesiyle bir toplum yaam iin olmazsa olmaz kanun teminatn hie saymadan bu lkeyi ynetebilen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Vatan btnln laf olsun diye yzyldr durmakszn syleyenler, yol ve corafya olarak vatan btnln, yani demiryolu ve karayolunu yzyllarca ihmal edip, maaralam kylerden kasabalara dahi inememi insanlar, yzyl sonra neden geri kaldnz diye, topla tfekle yok etmeden bu lkeyi ynetebilmi tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Demokrasiden korkmadan, medeniyetten korkmadan, insandan korkmadan, ibneye, aydna, kurama gvenmeden, lkemizde zerk, bamsz kurum brakmadan bu lkeyi ynetebilmi tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? (Bir zamanlar babakan kr Saraolu niversite iin sylemiti: "Ne demek, hem onlarn paralarn biz verelim, hem de bizim aleyhimizde bulunsunlar." stelik bugn durum deiti, niversiteli hocalarn paralarn harlaryla genler verdikleri halde,

769

bizim paramzla yiyip iiyorsunuz, yine de bizi eziyorsunuz, dediklerinde, 19 yl ceza alyorlar.) Mahkemeye sayg gsteren, savunma hakkna sayg gsteren tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? (Binlerce rnekten sadece ikisi, Manisa ve Gktepe davalarnda, mahke/meyi ve madurlar koruyan bir kk deme vermi tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz?) Milliyetilik bir kemik ve beyin hastaldr! Deil tek bir cinayet, ad cinayetler serisinde gemeyen tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Arkasnda asker, polis, ya da devlet memuru, ya da yandalar olan yzlerce faili mehulden sadece bir tekini ortaya karm tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Yzyirmi yl nce Ziya Paa sylemiti: "Asiyab devleti bir har da olsa dndrr", Trkesi: "Devlet arkn bir eek de olsa dndrr."

770

air Eref cevap verir: "Dndrr dndrmesine amma anasn ....ker de dndrr." Sanki meclis duvarnda burada fuhu yaplr gibi bir yaz yazyormu gibi, herkesin ben ahlklym, ben namusluyum, ben memleketi ok severim demeden... Sanki meclis duvarnda gizli bir yaz eklinde, burada vatan satlr gibi bir yaz yazyormu gibi, her Allah'n gn ben vatan satmam, ben vatan ok severim demeden bu lkeyi ynetebilmi tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Siz hi, evini, yazln, arabasn, bankada ykl parasn ayarlamadan siyaset hayatn bitirmi tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Vatan sevgisi, namus, ahlk, milli menfaat gibi palavralara ramen, halk bu olmayan mallar nasl satn alyor? ok basit! nk Trkiye olmayan bir anayasayla ynetilir, ngiltere anayasas dahi yazszdr, ama vardr, biz, "Olmayan anayasasyla" lkeyi ynetiriz.

771

12 Eyll anayasas tarihimizin en acmasz anayasas olduu halde, bununla dahi yetinmeyip, derin devletin, Susurluk'un, Demirel'in, medyann, MT'in icad garip, ahsi menfaatlerin teamllerinden olumu "olmayan", "grnmeyen" anayasann teamllerine uymadan bu lkeyi ynetebilmi tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? ., Halka, ocuklara, insanlara, bahara, bir gn olsun, mutlu musunuz, diyebilmi bir tek milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Ne gzel sylemi Nzm Hikmet: "nsan olan vatann satar m / Suyun iip ekmeini yediniz / nsan olan vatanm satar m? Son elli yldr halkn oyuyla geldikleri halde, yani bir meruiyet sorunlar olmadklar halde, yine halksz demokrasiyi alklayp demokrasiyi zincirleyen kurumlara kpeklik yapmayan, halkn oyunu alp, halk egemenlii gibi sorunlar olmadklar halde, demokrasiden halk, kovup, lkeyi meclis dnda brakan partilere domuzluk yapmam tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz?

772

Halksz Demokrasi kitabnn yazar Duverger sylyor, "Halk ynlar, kendisinin maddi ve manevi karlarnn bilincine varmam olduu iin, holding ve devlet desteinde siyasal partiler, politik karlar gerei, halk ynlarnn oylarm yok eder. Bu oylar demokrasi oyunu iinde uururlar. Yzlerine bir an olsun baktnzda, dnya, hayat, insan, ocuk, arkada, nee, sevgili cokusunu ebediyyen kaybetme tehlikesi geirmeyeceiniz bir tek milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Konuma, oturma, slup, adap, kafa yaps, ekil, odun grntleriyle gencecik milyonlarn bilinaltlarnda "bktrchk" ve "kyclk" siyaseti uygulamayan tek bir milliyeti siyaseti tanyor musunuz? Adnan Menderes'e, ne gzel syler Nzm Hikmet: "Trkler sylendike Trk diliyle / Seni seviyorum glm dendike Trk diliyle / Trk diliyle glnp / Trk diliyle atlar yakldka Adnan Bey / Ben anlacam / Anlacak Trk diliyle size svm /

773

Tarlalarmza girmi deil sizin gibi yaban domuzunun..." Vatan gazetesi yazar, sahibi Ahmet Emin'e syler: "Ve Ahmet Emin Yalman / nce Alaman oldu sonra Amerikan / Ona gre her devirde her zaman / Satlacak bir gazeteydi "Vatan" / Ve hazret satt vatan.." 68'liler, 78']iler taradan byk ehre geldiklerinde, arabalar, daireler^ olan zengin genleri grdler, yoksulluklarn, hayatta hibir maddi eyleri olmadn sarslarak anladlar. Ancak, bol/keseden "maneviyat", bol keseden "idealizm" vard. dealizm ve maneviyatlar uruna hayatlarn bitirdiler, Saban-c'da para, onlarda kuru inan vard. Taradan gelen milliyeti siyasetiler de yleydi, meclise girince, projeleri, fikirleri, dnceleri olmadn sarslarak grdler. Ancak, Anadolu'dan getirdikleri gani gani vatan sevgisi, namusu, milli ahlklar vard, lnceye dek bol keseden namus, ahlk sattlar. Saban-c'da para onlarda ahlk, vatan vard...

774

Osmanl ordularn dolduran Yenieriler de ayn ehirlerden gelmilerdi, ankr, orum, bir taa korum, Tokat, Yozgat... Ky yiitleriydi, leventlerdi bunlar. Tarihiler, kyde nfusun karn tokluuna yetmediini sylerler, baz tarihiler de, macera, baka lkeler grmek eklinde yorumlar, yzyllarda kylerden ehirlere akn eden levendlerin gn... insan hayata bir kere gelir, bir ie yaramamak, deersiz kalmak fikri kadar insan ldren karanlk bir sknt yoktur! Gelin bir kk hikye anlataym. Hfz Veldet Velidedeolu, ok yaam, Trk hukuk tarihinin de nl hocalarmdandr, krk ylm stnde yaz yazmtr. Hfz hocann bir taknts vard, Voltaire'in dnya siyaset tarihine girmi bir diyalogunu defalarca yaymlamak... Voltaire'in diyalogunda bir ngiliz kontuyla, Engizisyon bekisi bir spanyol'u konuturur. zetliyorum: Kont: Demek siz engizisyon avuunuz?

775

Medroso: Dorudur, fakat ben onlarn kurban olmaktansa hizmetkr bulunmay ve bizzat yanmaktansa hemcinsimi yakmak felaketini tercih ederim. Kont: Ruhlarnza pranga vurmak, o korkun vebali, hakk, nasl benimseyebiliyorsunuz? Medroso: Ne yapmam istiyorsunuz? Bizim ne yazmamza, ne konumamza hatta ne de dnmemize msaade vardr. Konutuumuz takdirde szlerimiz istenildii gibi tefsir olunuyor. Onlar gibi dnmediimiz takdirde tanrnn eliyle ebediyyen yanm olmakla tehdit ediyorlar. Aklmz hakim olursa, devletin yanp kl olacana ve milletin yeryznn en bahtsz milleti haline geleceine hkmeti ikna etmiler! Ve Medroso yle der: Eer insan kendi kendine dnecek olursa bunun garip bir karklk olaca syleniyor... Diyalogun sonunda, Kont: Skn iinde yayorsunuz ama, mesut deilsiniz, bu sknet, sessizlik iinde ahenkle krek eken mahkmlarn sknetidir.

776

Medroso: Ruhumun kree mahkm olduunu mu sanyorsunuz? Kont: Evet ruhunuzu ondan kurtarmak isterdim. Medroso: ayet ben krek cezasn iyi buluyorsam... Ve Hfz Veldet ve yorumcular, "krek mahkmluunu" benimsemi bu avuun konumalarn bir yzyl yorumlamlardr... avu Medroso, "Onlar gibi dnmeyeyim de ne yapaym, bana baka trl bir ans verilmedi ki" der... Ve "Kendim kurban olmaktansa, hemcinsimi yakmak felaketini tercih ederim" diyor... Bunlar siz de yorumluyorsunuzdur, bunun tesinde, Engizisyon avuunu bize derinliine anlatan baka bir boyut var burada: e yaram olmak. Hayatn deersiz olmaktan kurtarmak! nsanolu "bir ie yaramaya", vatan, kendisi, lkesi, ailesi iin bireyler yapmaya "yle bir susamtr ki..."

777

Kendisi ve lkesi iin niversitelerde hibir ey reneme-yen bu genlik, lkesi, vatan, ailesi iin kasabasnda elinden hibir ey gelmeyen bu halk, ksr, basit hayatlarn, hangi kyde, hangi delikte olurlarsa olsunlar, byk, kutsal, tanrsal bir davaya vakfetmek isterler! Bu grev, cellatlk da olsa... nk, hayata geliini, kendisini, dnyann anlamm, nce kendine inandrmas, bir ot gibi lmek korkusunu ve hayatn deitirecek bir fikir, zenginlik, proje, zek, giriimcilik, bulamaynca da, ona bu kendini gelitirme, dnyay tanma imkn verilmedii iin kendini "nemli" sayma susamlm mutlaka amak isteyecektir. Yoksul, aresiz, bilgisiz ve krletirilmi bu halkn, bu genlerin kendilerini modern aralarla topluma ve kendilerine yararl klacak eitimsel, dnsel, iktisadi aralar olmad mddete bu ynlar bir yolunu bulup, basitinden, ucuzundan, kurusundan, risksizinden bir ekilde "kendilerini nemli

778

sayma, kendilerini gerekletirme" imknlarn bulacaklardr! lkemizde, en ucuz, en basit kendini gsterme, kendini topluma ispatlama, kendini nemli sayma yollarnn en yaygn, vatan, ahlk, namus, velhasl lkeyi kurtarmaktr! Deersizletirilen insanlarn skntsdr! Ahla, namusu kurtarmak! Krk televizyon, yz niversite, halk kitlelerini orum'da, ankr'da, Tokat'ta, zihinsel, iktisadi, modern olarak gelimelerine yardmc olmadklar srece, tarihin bu ksr dngs devam edecek! Bir Amerikan kovboy filmidir bu, yerliler srler halinde kaleye saldrr: Kalabalk ve vahi Kzlderililer kovboylarn mermileri bitinceye dek gnll ve kahramanca lrler. nceki gn zal', dn Fazilet'i, bugn MHP'yi alklayarak kutlayan medya kovboylar birka aya kalmadan bu son svarileri de kurunlamaya balayacaktr. akallar, battallar, barbarlar ehri, siyaseti igal edip, anasn ...ikecektir!

779

Ve milliyeti politikaclar, "halk deersizletirme" politikalarn elli yldr srarla srdrp, olmayan namusu, olmayan erefi, olmayan ahlkla, tarlalarmza girmi yabani domuzlar gibi, anlan, onurun, insanoluna saygnn leini karacaklardr!... nceki gn zal'm, dn Refah'n, bugn MHP'nin arkasndan koan benim arm sevgili halkm! Avrupa's, medyas, bu orospu, akal siyasetiler kurban olsunlar senin kara kana. Burada bekliyoruz. Beynindeki milli narkozun bitmesi aptalln sona ermesini, o milliyeti siyasetiler hi kukunuz olmasn ...iktirolup gideceklerdir! Bakn byk air ne diyor bu putlara: NSAN OLAN VATANINI SATAR MI SUYUN P EKMEN YEDNZ DNYADA VATANDAN AZZ EY VAR MI BEYLER BU VATANA NASIL KIYDINIZ?

780

Turing Kulp ve elik Glersoy Trkiye Turing ve Otomobil Kurumu (Turing Kulp) ile ilgili olarak, doduunuz gnden bugne gazetelerde, Sultanahmet'teki Konak ve Medrese, Yldz Park'ndaki adr ve Malta Kkleri, Pembe Sera, Yeil Sera, Kariye Camii'nin evresindeki evler, Emirgn Park'ndaki Pembe Kk, Sar Kk, Beyaz Kk, amlca Tepesi ve ubuklu'daki Hdiv Kasr'yla ilgili haberleri^lstanbul'u kurtarma efsaneleri gibi bir dille mutlaka okumusunuzdur. Yreinden yaral eski stanbul hastalarnn byk a, stanbul'a tutkulu bir romantik elik Glersoy! Gnll kahraman! Papyonlu, pudral resmine iyice bakn, aa kabuu yiyerek byyen yal bir bcek! Kocaman bir sivrisinek ordusunun delik deik ettii bir yz! Ondan phelenmeye, u kklerin isimlerinden baladm: Sar, pembe, yeil kk! Abartl bir gz boyama hissi veriyor! stanbul zerine yazlarndan kukulandm, havai bir zevk

781

dkn, Kazanova'nm vaat edici batan karc szlerine benziyordu! Kimdir bu adam, air mi, mzisyen mi, burnu neden byk, niin bize "akl" vererek konuuyor, neden birbirimizi bu kadar az tanyoruz. Klelerine talimatlar veren, emredici "sahip" suratndan neden vazgemiyor? Gazeteler hakknda, onbin kez: "Btn mrn kuruma tahsis etmi, denemeyecek byk hizmetlerde bulunmu.." Yani, alakgnll ve kahraman bir irade! Yzylda bir ortaya kan, nadir, katksz bir Trk by. Yakc yakkl bu yal tilkinin papyonlu resmine kimbilir o kuytu kklerin binbir odalarnda ka sosyetik hanm ak olmu, stanbul'a sarlmak, onun ruhuna girmek, ite en deerli hazinemiz gerek bir stanbul beyefendisinin incelikler ve zarafet dolu gizli sevinler lkesine girmek... Bir defasnda, "30 yldr biriktirdiim kitaplarm kuracam vakfa balyorum" demiti. Bundan daha soylu byk manevi bir fedakrlk olabilir mi? Anmsyorum, bu byk

782

aklamay, kolonya dklrken berberinde yapmt. Amerikan filmlerinde eskiden, uzaktan gelen zengin day olur ya, gazete okuduum gnden beri aydnlar bu baya herifi yle ballandrarak anlattlar ki, byl stanbul'dan daha ok etkiledi beni. Pahal seramiklerden daha deerli aheser stanbul kitaplarn grdmde, burada "lstanbul"a gerekten tapman bir dergh var, ad: Turing Kulp. Dizlerine kapanmalym. Kayna bilinmeyen bir servetle, Yahya Kemal'in iirlerinden, Mimar Sinan'n eserlerinden daha byk bir hret talep ediyor! Bir "stanbul'u Sevme Sanat" estetize ediliyor. Pembe, sar kklerde parasn verip, kahve imek, rak imek, "stanbul'u yi Yaama" rgtleniyor! Tarihsel mirasa vurdumduymazlmz yle ar szlerle, krbalarla dvyor ki, tir tir titriyoruz. Bir "stanbul Miras Ahlkl" retiliyor!

783

Srad bu soylu insanlar tarihsel mirasa yle peygamberani sahip kyor, bizler tarihsel miras hunharca yle yakp ykyoruz ki, utancmzdan, pis kurt bceklerine dnyoruz. Eski zamanlarn, yeralt saraylarnn, aaal kklerin mlk sahipleri, krallar, prensleri bu beyefendiler! Prenslerin yaad Ortaalarn "dokunulmaz", yanaklar porsumu elik zrhl valyeleri. Dedelerimizin kutsal emanetine kar yaptmz vahi hovardalklara ve tarihe saygszlmza, acmasz bask ve ikenceyle son veren adam! Anadolu kylerinden gelen istilaclara kar, uyuuk, tembel, kaln kafal halkmzn kabalklarna kar, soylu klcyla sava veren, stanbul'u eski gzel bahar gnlerine dndren adam! Turing Kulp, Glersoy'un hegemonyasnda aaal bir mr srm, stanbul zamansz byyerek onu zmtr!

784

Turing Kulp, 1923'te Avrupa rneklerine uygun olarak tarihi ve diplomat Reit Saffet Atabinen bata olmak zere bir grup aydn tarafndan kurulur. Bata stanbul, Bursa olmak zere, nemli kentlerimizdeki eserleri ve Trkln faziletlerini yurtdna tantacak, imendifer, vapur gibi vesait-i nakliye idareleri ve turizm irketleri ile balantlar kurarak, lkeye gelen turist saysn arttrmaya alacaktr. Kulp kurulduunda stanbul'da atl arabalarn says, otomobillerden oktur, hayvanlar lecek, otomobiller oalacak, ancak, atl arabalarn hayvanlar ldke, Anadolu'dan yeni hayvanlar gelecek ve duygunun ve erdemin beyefendisi, mziin, mimarinin ve stanbul'un gerek sahipleri olarak yabani hayvanlara kar lm-kalm sava vereceklerdir! Tek parti dneminde Recep Peker gibi nfuzlu kiiler kulbe ye olurT Sradan bir dernek, imtiyazl bir duruma ykselir. 1934 ylnda kamu yararna alan dernek statsne alnr. 70'li yllardan sonra, medyann byk

785

katksyla, kulp, yanllkla Trkiye'de domu, perian halkmzdan tiksinen ngiliz centilmenlerinin eline geer. Allak bullak olmu tarihi miras iaret ederken, mirasn iine eden, halkm gibi, Trkiye aydnlarna otuz yldr, "halktan" irenmeyi, nefret etmeyi ve bunun kltrn, yazsn, izgisini retmeye koyuldular. Baardlar da. Kulp aslnda, Atl Spor Kulb, Trkiye Jokey Kulb gibi bir dernektir. Ancak, btn derneklerin ticaretle uramalar, irket ve benzeri ticari ortaklk kurmalar, kazan maksad ile iletme tesis etmeleri yasaktr. Yasada iki istisna vardr, biri Trkiye Kzlay Dernei, dieri Trk Hava Kurumu. Ve bu derneklerin mal varlklar devlete aittir. Ancak, elik Glersoy, stanbul yksek mimari kltrn yle bilmi szlerle ve tarihin en yalaka medyasyla yle pahalya satmaya koyuldu ki, cahil devlet adamlarnn beyni ykand. Turing Kulb, nasl olduysa, bir devlet kurumu gibi gstermeyi baard. Kendi

786

ifadesiyle, birka kk bakanlktan daha imtiyazl ve daha byk bteyle alan bir dernek oluverdi. Bir basit dernek, bakanlk konumuna nasl ykselir? Anayasa, hibir kimse veya organ, kaynan anayasadan almayan bir devlet yetkisini kullanamaz diyorsa da, Turing Kulp, aalk medyann pekei aydnlarnn az ak hayranlklarn frsat bilip, bunu baarr. Peki para nereden akyor! Yurtdnda oturan TC vatandalarnn yurda geici olarak gelilerinde tatlarna verilecek triptiklerin, bir nevi ara pasaportu, yeni bir dzene kavuturularak, Turing derneine braklr! te bu dvizler sittinsene Turing Kulp tarafndan toplanr. Hazineye, maliye bakanlna gitmesi gereken, gmrk gei parasn bir dernee niin veriyoruz? 70 sente muhta olduumuz 12 Eyll gnlerinde, bir milyon dolar iin devletimizin Avrupa'da almadk kap brakmad, babakanlk konutunda bile ampul bulunmad, mecliste dahi yakacak yakt, paraszlktan

787

bulamadmz o gnlerde, onbinlerce insan, yasz, benzinsiz, tpgazsz bir hayat yaarken, tpgaz kuyruklarnda, sra kavgasndan bu halk birbirini ldrrken devletimiz, milyonlarca liray gmrk gei paralarn bu derneimize verir! Ne kadar paradr bu, 1980 ylnda ortalama bir dairenin fiyat yzelli-ikiyzbin liradr. Turing Kulb'n triptik geliri 1980'de 900 milyon, 1981 ylnda bir milyar liradr. Ampul, benzin olmad iin yzlerce hastanede ameliyathaneler bile altrlamaz. Devlet, parasn bu ngiliz beyefendilerine peke eker! Daha ar dnlemeyecek bu kallelik karsnda insan sarslyor. Saray kk, pembe kk, amlca kk, anann m kk, sefa sryor beyler, kahve hprdetiyor, bri oy nuyor. Ve biz yoksul halk, bir de, stanbul'u yeterince sevmediimiz iin beyefendilere borlu kyoruz. Onlar kadar fedakr olamadmz iin kahroluyoruz. Onlar gibi

788

istanbul sevdals, geni kltrl insanlar olmadmz iin o kklerden hibirinin bahesine dahi giremiyoruz! Halkn parasyla halk aalayan, bo, gln, komik bir dukala kimse sesini karmam. Glersoy Yldz'da bir gecekonduya snm dul bir annenin oludur, ilk genlii fakr zaruret iinde ve verem yatanda geer. Oturduklar viranenin karsndaki konakta ikamet eden Turing'in kurucusu Reit Saffet Atabinen bu fakir ana-oul'u himayesine alr. Konann tavan arasnda yaamalarm salar. Hasta delikanlnn tedavisi ile ilgilenir. Tahsiline destek olur. Bizzat kurduu ve 1965 ylndan lmne kadar yapt Turing Kulp'te i verir, ayrca Karaky'de kurduu halka ak ktphanenin dzenlenmesinde kendine yardm etmesi iin elik Glersoy'u bir sre de ktphanede altrr. Reit Saffet Bey'in vefatyla Karaky'deki kitaplk kapand. Glersoy kitaplarn Beyolu'ndaki Turing Kulp merkezine tandn yazd. Kitaplarn tamamnn m yoksa

789

bir ksmnn m Turing Kulp merkezine gittiini kimse bilmez! Ancak, Glersoy, fiyakayla u beyanat verir: "30 yldr biriktirdiim kitaplarm kuracam vakfa balyorum." elik Glersoy ve onun masonik kulb byk bir muammadr. Artk, drst olabilecek kadar zengin ve hesaplarna hakimdir. Yllar ncesinden bu kulp hakknda eitli kaaklk, ki, kendi ofr onarm yaplan konaklardan birok eski eyann gizlice gtrld ihbar yapt, yolsuzluklar ki, turing gelirlerinin de ne kadar kullanld, ne kadar kayboldu kimse bilmez, usulszlk ki, kulpte ynetici birok eski yenin ihbarlar zerine yllar sren soruturmalar var, konumalarna sansr koymalar var ve kanunsuzluk on yllar boyu su yzne km, Maliye Bakanl, Gmrk Tekel Bakanl, Turizm Bakanl ayr ayr ilgi gstermi, baz savclklar soruturma am, bakanlk mfettileri raporlar dzenlemi, sonunda, buras Trkiye, deien bir ey olmamtr. Rivayetlere baklrsa bir

790

apartman kat, bir hediye otomobil baz dosyalarn rafa kaldrlmasna sebep olmutur. Kim sylyor bunlar, Eriye Eri-Doruya Doru adl kitabn 1984 ylnda yaymlayan, Ankara'da o yllarda kan Adalet gazetesinin cesur gazetecisi Turan Dilligil, tam 75 sayfa detaylaryla isimleriyle, dosyalaryla yazyor! Yolsuzluklarn sergiledii stunun st bal daha ilgin: Devlet inde Kendi Bana Buyruk Bir Devlet: Turing Dukal. Onarmn yapt saraylardaki antik eserlerden, yurtdnda talya'da bastrlan kitaplarn paralarna, turistik tarife ile bu saraylarda otelcilik, lokantaclk, meyhanecilik, pansiyonculuk yapmasnn ardndaki aibeli srlar kapatlmtr. Yolsuzluklarn tesinde dnemin mimarlar, Cumhuriyet gazetesinde, sse ve dekoratif grntye, yani gz boyayc bu onarmlarn zevksizlii, lzumsuzluu zerine sk eletiri metinleri de demilerdir. Yksek dzey misafirleri arlayarak, cahil devlet byklerinin beyinlerini ykayarak,

791

turizme, tarihe hizmet ediyorum yaygarasn, renkli saraylarn dtan albenili sar, pembe, gzellikleriyle stanbul'u kurtaran adam imgesini bara ara tm medyaya kabul ettirmi. Halkn srtndan ve alndan kanl bir bayrak! Ve kanl kkleri pembeye boyatp, kklerden kanl bir stanbul bayra! Osmanl da byle yapmt! Halk, avam, ayaktakm, onlar paa! Kkleri halktan korumak iin kaim uzun duvarlar! Kleler dar, efendiler ieri, bri oynuyorlar! Babasnn parasn m harcyordu? Alnnn teriyle kazand paray m harcyordu? Doduunuz gnden bugne gazetelerde elik Glersoy'un aleyhinde, bu paralar nereye gidiyor, bu binalar neyin nesi diye hafiften imal bir sz, bir kk eletiri duydunuz mu? i, d uyumsuz, ekli, emas deitirilmi, tarihsel yanllarla, bilimsel ucubeliklerle dolu kkler! Halktan kopartlm meknlar! Yoksul halkn elinden ucuza kapatlp, sarya, pembeye boyanp, stanbul beyefendisi olacam diye

792

milyon dolarlar bastran yeniyetme devlet beslemesi zenginler! Leman dergisinin, usta ve byk romantik izeri, laf arasnda, bu kklerin "geyalatrldm" sylyor. Yine, Iolu, izgilerinde de bunu anlatyor: "stanbul parayla estetize edilemez" diyor. Ve ben de Gneri gibi dnyorum. "stanbul'u btn sslerinden soyun, yine stanbul, yoksul halkla ayn kaderi blen ayran ien kediler. Beyolu arka sokaklarnda kaset yiyen kpekler, bir simit paras iin Kadky-Karaky hattnda gnde yirmi sefer yapan martlardr." Ve sonu: Trkiye aydnlarna medya ikencesiyle kabul ettirdikleri byk yalan: istanbul'u halk istila edip, mahvediyor. Dardan gelen halk, Sultanbeyli'de, mraniye'de, Bayrampaa'da hangi tarih varm da yok ediyor, istanbul'un Kumkap's, Kasmpaa's gibi tarihi yerlerinde oturan halk ise, hem stanbul'un kltrne kltr katan tarihsel yoksullar, hem de, dnyada hibir devlet gcnn onarmaya yetmeyecek eski,

793

harabe evlerin iinde oturarak bir nebze rmelerini nlyor! Ancak, Boaz'a bakan iki yakay boylu boyunca gezin, buralar devlet beslemesi yeni zenginlerin istilas ve yamas ve igali altndadr. Cici beyefendiler, hem halkn parasyla dernek kuracak, hem keyiflerhce o kklerde oturacak, hem tarihten, mimariden kopuk, yalan-yanl dekorasyonlar yapacak, hem de, istanbul'un yamalanmas suunu, yoksul halkn stne atacaklar. Ve de aydnlarmz, stanbul mahvoluyor dendike, halktan tiksinecek, midesi kalkacak ve bu irenmeyi, stanbul'u ok seviyoruz, tarihi mirasa sahip kyoruz, fiyakasyla yazlarnda deyecek! Kzlay'n, Trk Hava Kurumu'nun, Turing Kulp'n bakanlar otuz yllar boyu neden deimezler? Birileri Trkiye'yi dukalklarla idarede kararl. 1930'lu yllarda Atatrk'n yanndan ayrlmayan, Atatrk zerine en ok yaz kaleme alan nl isimlerin banda Afet nan gelir. Anlarnda anlatyor. Trk

794

devletinin bir armas yoktur. Ressamlar, bir gn, renkli olarak izilmi devlet armas iin ekiller (grafikler) getirmilerdi. Bunlarda hakim olan unsur, ya kurt ba veyahut ay yldz idi. Atatrk hibirini beenmez. yle der: "Bunlarn hibiri bugnk dnyamzn iinde kurulan, yeni bir devletin armas olamaz. Devlet armasn bir insan ba olarak temsil etmeli?" der ve bu dncesini daha da aklar: "Bu dnyada her ey insan kafasndan kar. Bir insan bann ifade etmeyecei hibir eyi tasavvur edemiyorum" der. Ve Afet nan, Atatrk'n insan kafas zerine yapt nemli konumay dinledikten sonra, zntyle aklar: "Nitekim bizim bugn bir devlet armamz yoktur." Rahmetli Afet inan rahat uyusun, artk bir devlet armamz var. Dukalklarmzn hepsinin stnde papyonlu insan kafalar mevcut. Hepsi, kurtarc, kahraman, ada, fedakr, beyefendi!... Bu insanlar gen cumhuriyetimize kanat germi, byk "kafalar"...

795

Bu kafalardan daha iyi Trk devleti armas olabilir mi? Orta Snfn Tkrts Efendim, bir zamanlar hayal perdesi Karagz' halkmz ok severdi. Metin And'n kitabna bakarsak, yabanc seyyahlar, Karagz'n sert eletirileri ve derin mstehcen konumalarna arp kalr, bu "sanat hrriyeti" hibir zaman bizim lkemizde olamayacak diye zlrlermi. Uzun k gecelerinin sessizliini dnrseniz, cokulu, byl renkleriyle Karagz perdesi gnmz krk televizyonuna bedelmi. Gkkubbemizdeki bu destans sanat olaynda bir zamanlar Karagz halk, Hacivat aydn temsil edermi. Hacivat, lkeye dardan gelen giyimi, moday, teknii, gzel konumay, muaereti vb. eyleri Karagz' didikleyerek ona reten adamdr. Karagz'n basitlii, bayalyla dalga geip kmser; kafasna vura vura ona nezaket, sayg, retir! Hacivat'n azarlamalarna ramen, Karagz'n

796

neesi asla eksilmez ve yine hibir zaman "ezik" deildi! 1830'lu yllara kadar halkmz Karagz'e baylr! Cinlerin fenerlerle kovaland ssz geceyarlarma kadar kahve kelerinde Karagz'n komik lklarm dinlerdi. Ve, toplumda yenilik hareketleri balayp, byyen Bat karsnda geri kaldmz dndke halkmz, bu sradan, kendi ruhundan ekillenmi kahraman Karagz' sevmez olmu... 1830'lu yllardan sonra, Karagz perdeye kp, bozuk laflar syleyip, beceriksizlikleri sergilediinde, halk, hem Karagz'den, hem de kendinden utanr olmu. Alt taraf "hayali" bir aka deildi, bu utan derisine elik bir zrh gibi yapt! Oysa, halkmz biraz bekleyebilse, Karagz'n oyun sresi iinde, bir "hinlik" "tilkilik" yapp, Hacivat' mat edecei kesin, ancak yle sabrsz ki, oyunun sonunu bekleyemez. Hacivat Karagz' azarladka, halkmz, panie kaplr olmu. Derin

797

igdsyle kurduu Karagz'den hemen, o an, annda cevap vermesini, ister olmu.Ve bir zaman sonra, Karagz'n Hacivat'a kar verdii cevaplar, kar klar beenmez, burun bker oldu. Trk halknn byk trajedisi Karagz'n malubiyetiyle balar! Aslnda Karagz-Hacivat ekimesi, erkek erkee bir yal gre msabakas eklinde geliir. Espriler i kazk gibi, kar taraf zora sokar. Kelimeler kl gibi kelle uurur. Her sz ar bir Osmanl apla gibi enseye iner. Bir sz cambazl, bir kelimeler savann tesinde gerekten erkek erkee bir gretir! Oyunun hemen banda Karagz' psrk, aresiz bulursa da buna aldrmaz, Karagz'n zor durumda oluuna bile gler. nk Karagz'n oyunun sonunda kar klkl Hacivat' mat edeceine iman tamdr. Zaten Karagz, halkn zaferi, halkn gururu iin bu topraklarda dnlm en byk sanat hareketi, ve sosyal dzenleyicidir. (Bugn

798

halkn kendinden gurur duyaca trkler dnda bir ey kalmamtr.) Karagz metinlerinde dramatik yapnn (neden sonu ilikisi), oyunun geliiminin yani atmann znde, Karagz'n, oyunun banda aalanmasndan sonra, Hacivat'a kar gelitirdii kar atak (proje), sinsi ya da zeki oyunun kurulduunu grrz. Projesi olan insan modern insandr, Karagz'n her oyunda, Hacivat'a kar kullanp mat ettii bir projesi vardr. Karagz'n kar ataklar 1830'lu yllara kar ie yaryor. Sonra ne oluyorsa, halkmz Batllama maceramzla birlikte, Karagz'n hayranlkla izledii bu kar ataklar (projeleri) zavall buluyor, beenmiyor... Topraklarmzdaki en muazzam kavga budur, halkmz, kendi ruhundan silkinir gibi, tiksinip, Karagz'le arasna mesafe koymaya balyor! Karagz'n gzden dmesine nce Abdlhamid uyanr. Karagz'n neden sevilmediini merak eder, Avrupa'dan getirilen

799

mzikaller, tiyatrolarn yannda, sarayda bir yer ap, bir fon kurarak, milli oyunumuz Karagz' yeniden yaatmak ister. Ancak, Karagz, sarayn abalaryla da yaayamaz. Bilinmeyen bir uursuzluk girmitir halkla arasna. Merutiyet, yakn tarihimizde, Cumhuriyet'ten sonra en nemli devrimdir. Merutiyetiler "tabii Karagz' Abdlhamid diriltemez, nk Abdlhamid sansrc" herifin tekidir. Karagz' "hrriyet" kurtarr. Ve ite konuacak, can ektii gibi eletirip, Hacivat'a halkmzn istedii apla indirecektir! Merutiyet gnlerinde Karagz oynatlmakla kalmaz, tarihimiz boyunca (gelmi-gemi) en ok mizah dergisi bu yllarda kar, neredeyse tm hayvan isimleri, bu mizah dergilerinin ad olur. Merutiyet gnleri tarihimizde yine en ok Batl tiyatronun evrilip oynatld gnlerdir. (Bir doktora tezinde ikibinin stnde yabanc oyun evirisine ahit oldum.)

800

Bu hrriyet ortamna ramen, Karagz eski Karagz deildir, milli vicdan ayakta tutmaya alrsa da, halkla arasna "derin soukluk" girdii aikrdr. Karagz, mizah dergilerinin kapanda, Kbrs, Girit, Yunan gibi milli meseleleri resmi bir azla yorumlayan iki eski ve yorgun kahramandr! Sadece diyaloglar ie yarar, ne biri Karagz, ne dieri Hacivat'tr! Milli olan her eyi batac eden Mustafa Kemal, 1930'lu yllarda Karagz', halkn milli zaferi gibi merak edip, diriltmeye karar verir. Trk Oca'nda oynatr, ancak tadn alamaz. Ancak bir defasnda Karagz oyununu ok beenir, gler. Bunun yazar kimdir, der. Paam, o bizim srdmz milli mcadelede bize muhalefet eden nl Refik Halid Karay'dr, derler. Karagz'e att kahkahalarn hatrna Mustafa Kemal orada hem Refik Halid'i hem de dierlerini affeder. Yakn tarihimizde, milli folklora dkn halk, sosyalist, Trk aydnlarmz Karagz'n peini brakmazlar. Aziz Nesinler dahi, 1960'h

801

yllarda en iyi Karagz metin yarmalar aarlar. Bir verim alnmaz! Hatt baz sanat giriimcileri hayatlarn koyar Karagz'n diriltilmesi iin. Anlalr ki, Karagz artk mzelik bir oyun olmutur. ocuksulatmlm ekillerini bugn TRT programlarnda izliyorsunuz, bu metinlerin Karagz'le uzaktan yakndan ilikisi yoktur. nk Karagz konumalar, TRT deki, Kltr Bakanlndaki gibi basit, mlayim, siyasi ve sosyal hayattan "habersiz" deildir! Kardelerim, Karagz terk etti bizi, hayatn ense kkne apla atacak o byk ryams halk kahraman yok artk. Karagz'den soumamz 1830'lu yllara rastlar. Halkmz Ba-t'yla karlam, geri kalmlyla yzlemi, kendine gveni "utanca" dnm, asrlardr baka bir dnyay merak etmeyen insanmz, alk, sava, yoksulluk ve cahillik iinde "sarslmtr". Derin bir korkuyla sinmi, kendi benliini yrtacak aydn lklarnn peinde savrulmaya balamtr. slamclk, Trklk, Bat'nn

802

tekniini mi alalm? Neden sanat yapamyoruz, neden bilim yapamyoruz, fimekan gibi bir yn soruyla didierek, i savalar, ayaklanmalar, darbeler, cumhuriyet, bugne geldik! Karagz' geliigzel, iinden geldii gibi konuturmaya yanamayan sansrn altnda bu byk korku yatyordu. Adam gibi konusun kardeim, Trkeyi gzel sylesin, kfr etmesin, cinsel akalar yapmasn, deyip, tarihe gmdler onu. O gn, bugn, halkn iten kahkaha atp glme sarholuuna tutulduu yeni bir mizah olayna 1977'li yllardan sonra rastlyoruz, bu da Kemal Sunal'm abanolu, Davarolan, Salakolan gibi says yze frlayan filmlerdi. Halkn hayranlk dolu bir tutkuyla baland bu filmler, zerinde en ok konuulmas gereken "sinema" olaydr. Bunu, Kemal Sunal'm kendisine de sordum, o da "Vallahi ben de sosyologlara soruyorum, birileri incelesin" diyor. Ve kendisi de nl bilimadam Unsal Oskay'm yannda master

803

yapp, konuyu ilemeye alr. Ancak kendini tezine derinliine veremez, birka kk ipucuyla burada da "abanlk" yapp, snf geme uranda tezini geri planda brakr. aban filmlerindeki "dramatik" yap, Karagz'n tam tersi. artc olan, aban'n karsndaki dman, kty yenmek iin, Karagz gibi gelitirdii zekice bir tezi, projesi yoktur. Yani, ileri bir hamlesi, hayata kar, "kar bir ata" yoktur. Dmana kar aban'n tek ans, "anslar" ve "tesadflerdir". Nasl oluyorsa kt adamn kafasna bir ey dyor, nasl oluyorsa havadan milyon kazanyor, nasl oluyorsa yolda biri biriyle arpyor, bu olmadk tesadflerle aban sevdii kz alyor, dmanlar yeniyor, ya da adaleli salyor. Hayata kar her eyi "tesadf! Komik yanllklar, yahu hi olmaz, dediimiz sahanlklarla Kemal Sunal, ayakta kalyor! Yani aban, Karagz gibi dmann zeksyla yenmiyor, dman nasl oluyorsa tfei arza yapyor, aya bir yere taklyor, kendiliinden

804

yeniliyor. aban da, tuhaf akalarla yenilen dmanlar karsnda beleten zaferler kazanyor! Ancak, aban'n zek prltlar yok deil! Zekdan ok, bir yn dzenlenmi gariplikler, yani kk "hrtlklar". Ciddiye alnmayacak kk putluklar aban'n zeks. Bir ekilde kk putluklarla yrtyor, keyi dnyor! Aslnda nasl oluyor da dman yendiine "kendi de aryor"... Kemal Sunal tezinde, aban'n aslnda bir anarist olduunu sylyor. Doru, ikna oldum. aban bir anarist, yle aptal bir anarist ki, dman devlet ya da dman aa, ya da rakipleri onu ciddiye almyor. Ciddiye alnmay, onun iin bir ans oluturuyor! Sanki aban, aptallnn iine kastl-bilinli bir ekilde sinip, kendini grnr dman glerinden korumu oluyor. Bir nevi "abanlk" onu grnmez bir birey yapyor. Aptallnn emsiyesine sman bir tuhaf kahraman! Bu byk deiimi nasl aklayabiliriz. 1830'lu yllardan beri halkmz, byk

805

teknolojik gce sahip Bat'ya kar, devlete kar, ya da ac, yoksulluk, sava dolu hayata kar, "zeksyla" cevap verecek, kar atak dzenleyecek "projeye" sahip deil! Bu derin umutsuzluk onu sonunda, bir ansa gtryor, tesadflere tuhaf aptallklara... Ne olur ne olmaz, keyi dneriz, belki kar, bir ekilde "yrtarz" dncesine. Hayatmza bakalm. Mesela, 1950'li yllarda Orta Anadolu'nun budaynn yarsnn parasn Amerikan filmlerine yatrdk, bugne dein yirmibinin stnde film ektik, bu filmler iinde ancak 10 tanesine sinema diyebiliyoruz. Bunca, para, emek israf oldu, ayn ekilde, Cumhuriyet'in kurulduu gnden beri bte ayrdk, konservatuvarlar kurduk, Bat'dan hocalar getirdik, ancak, birka tane iyi oyunumuz var, biz tiyatro yapamyoruz, eviri filmler, dublaj filmlerle bir hayat yayoruz. Bilim, teknik, kaldrm, sendika, moda, her ne boksa, hepsinden istisnai birka rnek phesiz, gsteririz, ama, "yapamyoruz".

806

Yapamaynca ne oluyor? Hepimiz kk putluklarla yazar, hret olmaya alyoruz. aban gibi kk putluklarla parlamenter olmaya alyoruz. Kk putluklarla irket kuruyoruz. Kk putluklarla parti kuruyoruz. Kk putluklar yediremediimiz tek yer: Trafik kazalar. nk sonu nesnel bir ekilde ortada. Krmz k yanyor, adam diyor ki, yle frlayaym geerim, frlyor, kk putluklarla dnyann en ok insan bu lkede lyor. Ama yine kazanan aban oluyor, nk ylda onbin kii lyorsa, kk putluklarla bir milyon kii ucundan kurtarp, ucuz kurtaryor, bir ey olmadna, yrttna, putluuna iman sarslmyor. lkemiz kk putluklarla yrtanlarn lkesi. Sanat, edebiyat, akademi, meclis, medya, kk putluklarla yazar olmu, bilimadam olmu onbinlerce insan dolu. Kk putluklarn retisini ve peygamberliini yapp simgele-en isim zal'dr. Memurum iini bilir, hayali ihracatlar, keyi dnme tekniklerini "ibadet" gibi retmitir!

807

Kk putluk orta snfn dinidir! Bu yzden orta snf kk putlar pek sever. Bu sevgi zerine bir minik hikye anlataym. 1970'li yllarn bir Anadolu ehrini dnn, annem mezarln stndeki evimizin sokaa bakan penceresine, halsn, kilimini rptktan sonra yle bir baknp kasaba sessizligini yrtan sesiyle barr: "Naciye, sen de duydun mu gece tkrty", Naciye: "Duydum, duydum, byk dolabn altndan geliyordu!.." Annem: "Allah cann alsn, dn bir avu zehir koydum ie yaramad!" Naciye: "Vallahi mangaln kreini krdm kafasnda, bana msn demiyor!" Ev ii dzenini bozan fareler zerine tedbirler alnm ve komular el ele vererek byk dmana kar hem sohbeti koyulatrmakta, hem de "ittifak" lklar yapmaktadr... Annem: "Naciye kz, bunlara kapan mapan ie yaramyor, zehirden de korkuyorum, ocuklarn yemeine bular dm kopuyor!"...

808

Naciye: "Arka dolabn arkasna yuvalamlar, bir sr yavrusu var...!" Annem: "Ahhh canm, kyma yavrularna Naciye, bir krein stne koy, mezarla braksn ocuklar!" Naciye: "Byk olan ie gitti, bizim herif evde yok, krein stne kim koyacak!" Annem: "Dur kz, krein stne kl koyalm, kln stne yavrular koyalm, geliyorum, dur, bekle!" Ac, korkulu, telal sesle balayan halk dman fare muhabbeti oktan merhamete, efkate dnm, artk yavrular nasl kurtarrz abasnn iine girmiizdir. Orta snflarn tkrtsdr bu. Konutuka severiz onu. Bu korku, ikiyzyln korkusudur. 1980'li yllarn hemen banda bu fareler zal'n partisine komu, oradan kafasna krei yiyince SHP (CHP)'ye komu, oradan postal yiyince DYP'ye komu, oradan yolsuzluk sprgelerini yiyince Fazilet'e komu, oradan salyas akan din tacirlerini

809

grnce, imdi faremiz son durak, MHP'ye komu... Israrla talep ettii bir projesi yok, bir kar tezi yok, kendine, partisine gveni yok, birinin helasndan kayor, br komunun dolap arkasna giriyor! Nereye kadar! Aydnlarn, retmenlerin, kk putluklarla, heladan helaya kaarak, milli piyangodan, tesadflerle, torpille, kayrmalarla, televizyondan masaj aleti kazanmalarla bu gerek ve ac dolu hayat yrtamayacaklarn "orta snflara" retmesi lazm. Ama tam tersi oluyor, YK ve krk televizyon, orta snfn nn aacana, aksine, Duygu Asena'nm zeks, Cem zer'in zeks, Seda Sayan'n zeks, Reha Muhtar'in zeks, Kamer Genc'in zeksyla, Sava Ay programlarnn zeksyla bu halk bangr bangr bouyor! Fla TVden dinledim, bir vatanda oy pusulasna yazm: ok zor durumdaym, beni bulun, bana yardm edin!..

810

Ve lkemizde, milli ve sa rzgrn esmesinin sebebi, Apo'nun yakalanmas, Kosova, Kardak kayalar deildir. Bunu tm aydnlar, televizyonlar yanl yorumluyor... Milli ve sa rzgr yzyldr estiren orta snfn zeksdr... Holdinglerin orta snfn zeksna indirdii krk televizyonu, YK sistemi, milli eitim mfredat varolduka, bu ksr dng, yani faremiz, sil batan, yeniden zal'n helasndan ie balayarak, bir elli yl daha komular arasnda turuna devam edecek! Olan, SSK kuyruunda len otuz yl iilik yapm yal ninemize olacak. SSK kuyruunda ldnde, sac bakanmz yle diyecek: "Utanmyor musun burada lmeye, Trk milletini rencide edecek hareketlerde neden bulunuyorsun, Trk milletinin dnya kamuoyundaki imajn neden bozuyorsun, git baka yerde l!" Yaayacaz, greceiz. Hacettepe niversitesi'ne bir konuma vesilesiyle gittim. Yoksul rencilerden alman harlarla drt ayr

811

lokanta kurulmu. Birinci kalitedeki yemekler profesrlere, bakas giremiyor. kinci kalitedeki yemekler, aratrma grevlilerine, bakas giremiyor. nc kalite ve kalorideki yemekler rencilere. Drdnc kalite ve kalorideki ucuz yemekler kapc-odaclara! Fareler lkeyi, Franko, Madrid'i igal etmitir! Ben kk putluklarla, zplayarak, srayarak, gt koklayarak hayatm kazanmadm, alnmn teriyle, yoksulluum ve kitaplarmla bouarak yazar oldum. Bu halkn tarihini okuyarak bydm. te bu yzden yaadm mddete, Madrid'e saldracam!.. Kk putluklarla yazar olmu, parti olmu, bilimadam olmu onbinlerce liberal, demokrat grnen yazar, sanat, yarn, Madrid'deki farelerle, annem gibi, efkatli, yce, soylu konumalar yapmaya balarsa ki, lhan Seluk, seimin ikinci gn, MHP'nin zaferini kutluyordu, yollar ak olsun! Ben, burada, Madrid'e bakan bu tepede, elime geen hangi kelimeyi bulursam, o iblis suratl farelerin stne frlatacam! Ve orta

812

snfn ocuklarn bu stunda, burada Madrid'e bakan bu tepede dzgn, akll, renkli, arpc ve dnlmemi hikyeler, makaleler yazmaya devam edeceim. Batan Geminin Padiahlar Gya Tanzimat ilan ettiimiz gnlerin, son yzylmzn padiahlar Sultan Mahmud, Abdlmecid, Abdlaziz, Abdlhamid, Osmanl'nn 700. kurulu yldnmnde anlmaya deer! Sultan Mahmud av kpeklerini pek severdi. Napolyonvari izme giyer, houna gitmeyen sz syleyenleri izmelerinin mahmuzu ile hrpalard. Bir gn kyn imam huzuruna gelir, sultann yannda kpekleri grnce can sklr. mam efendi otururken kpekleri de hrmetle selamlar. Sultan Mahmud bu hareketin sebebini sorar, imam cretkrane: "Halifemizin arkadalarn selamladm" der, Sultan Mahmud, el rpp, imamn ban orackta kestirir.

813

Sultan Mahmud'un kpei kara, maiyetinde Tevfik Bey'in kpei beyaz idi. Bir tavan kovalyordu. Beyaz kpek tavan yakalad. Sultan, tavan hangisi yakalad, diye, sordu. Tevfik Bey: "Kara" dedi. Avdan dndkten sonra Tevfik Bey arkadalarna, padiahn houna gitmek iin beyaz yerine karay geirmeyi bilen devlet adamlarn mkfatlandrmak lazmdr, dedi. Sultan Mahmud 1820'de inili Kk'e gelir, ehzadesinin doumu erefine, birka tas dolusu altn serper. Padiahn nazar ne tarafa tevecch ederse, altnlar kapmak iin herkes elini o tarafa uzatyor. Aceleden sarklar dyor, kavuklar yerlerde yuvarlanyor. Saray, altn serpilirken fakirler stlerini, balarn paralamalarna sebebiyet veriyor diye uygun grmeyip, aalara elden verilmesi karara baland. Sarayn nl komiklerinden Hayali Sait Efendi, sultanla ak ekilde akalar, elendirirdi. Ancak, bakalarn da elendiriyor, sultann dnda insanlara da

814

komiklik yapyor diye, saraydan srgne gnderilir. Btn byk krallar gibi Abdlmecid de basit, adi elencelerden byk keyif alrd. Ortaoyununda iki kamburun birbiriyle dalamas, gremesi, havuzda akalamasna, birbirlerine "kamburunu krarm" gibi svmelerinden byk zevk alrd. Sultan Mahmud'un bir papaan vard, sultandan iittii szleri tekrar ederdi. Bir gn bu papaan mer Aa'y arm. mer Aa da sultan aryor zanniyle huzura vard. Sultan Mahmud, aa niye geldin, ben armadm, dedi. mer Aa bu iin papaandan olduunu anlam, "Bir tebaa (halktan biri) iki efendiye hizmet etmez" diye souk souk sylenir! Bir ingene genci okulukta pek mahir imi. En byk emeli padiahn ayan pmek imi. Enderun aalar: "Padiah ayan ancak Enderun aalar pebilir, imdi kala kala bir Kpti azna m kald" diye genci geri evirirler.

815

AbdlmeciJ dokuz-on yanda kzlarn bikrini (kzln) bozmaktan byk zevk duyard. Bu kzlardan birisi yatakta vefat etti. Fakat o yine dknlnden vazgemedi. Bu feci hadise bir defa daha tekerrr edince, zavall kzcaz, sultann hayvani ihtirasna kurban gidince, Abdlmecid insaf edip, kendisini bu caniyane zevkten mahrum brakmaya raz eder. Abdlmecid gvercin iftletirir gibi gen ve gzel bir mabeyincisi ile bir cariyeyi saraynda gzleri nnde birletirmekten ve bunu seyretmekten holanrd. Byle iftler bazen havuzda su perileri gibi padiahn huzurunda oynarlard. Ancak, pek beendii gen mabeyncilerden biri spanak yedii bir gn havuzda ishale tutulmu, manzaray bozmutur. Buradan da Abdlmecid bir ders karm, genlere spana yasaklamtr! Haremi yzlerce cariyeyle dolu Abdlmecid'in gnln Ser-firaz adnda bir erkez kz eler. Serfiraz Abdlmecid'e moda tabirle bir trl vermez. Naz yapar, padiah zer. Serfiraz kapatld kkte, zevk ve safas, hanende ve

816

sazendeleri ile elenmektedir. Koca padiah bir sokak kabadays gibi iki adamn yanma alp kadnn kapya dayanr, pencereden yukar yalvarr. Serfiraz: "stemem, zevkini bozacaksn" diye barr. Kadnn inad tuttuu gecelerde padiahn alad bile vaki olurdu. Fakat Serfiraz Hanm'a bazen bu hal tesir etmez kafas kzarsa, koca padiaha "ekil git" diye kfreder. Sultan Mecid midini tamamen kaybedince: "Serfiraz'm, senin nazn bana lazm" diye geri dnerdi. Sultan Mecid'e, her surette cariyelerin kendilerini memnun etmek iin canla bala altklar halde kt muamele grdklerini, Serfiraz Hanm'n ise btn naz, kfrlerini, mnasebetsiz hareketlerini ho grdn sylerler. Sultan Mecid: "Her arnn boku yenmez" diye cevap verir. Ramazanlarda saray israf had safhaya varrd. Her gn sarayda doyurulan ahslarn says onbebinden aa dmezdi. Kurulan sofralar iki bine varrd. ftardan sonra bunlara di kiras da vermek lazmd. Saray

817

mutfanda drtyzden fazla a, a yama, Trk, talyan, Fransz abalarn idaresinde alrd. Abdlmecid'in gzlerinden birinin bir defada on-bin altn sarfettii rivayeti halk arasnda dolard. Kadnlarn alafranga giyinmeleri houna giderdi. Btn saray kadnlar, Beyolu kadn terzihanelerine koup, modaya gre giyinmek iin Beyolu maazalarn amdrrd. Saraya, misafir ya da ziyaret amacyla gelen kadnlar da "ehirli" diye aalarlard. Krm Harbi esnasnda Kafkasyallar esir ticaretinde ii bytt. Reit Paa da gzel bir cariye alr, onalt yandaki bu gzel cariyeyi sultana ikram eder. Abdlmecid ertesi gn Ali Paa'y azlettirip, Reit Paa'y bu gzel ikram iin sadrazam yapar. Sultan Mecid'in kadn dknl Avrupa kadn piyasasn da sallar. Bir Fransz kt, Fransz kadnlarn kandrp stanbul'a getirir. Satlan kadnlardan ikisi bulunduklar haremlerden memnun kalmayp sefarete snrsa da, geri kalan 88

818

Fransz kz harem hayatnn ievkleri iinde kaybolurlar. Krm Harbi nedeniyle Fransz imparatoru Napolyon ve imparatorie Ojeni'nin istanbul'u ziyareti sz konusu oldu. Sultan Mecid, misafirlerine sarayn bir ksmm tahsis eder. Hazrlklara bizzat nezaret ediyordu. Bu hareketiyle nezaket ve zarafeti Franszlarn Onbeinci Lui'yle kyas ve takdir olunuyordu. Imparatorie Ojeni'nin yatana konulacak cibinlik aadan yukarya incilerle donand. Eski padiahlardan kalma kymetli ve nefis eya konuldu, Fransz sefaret memurlar ararak: "Binbir gece masallar gibi" dediler. Osmanl padiahlar, ecnebi hkmdarlardan nian kabul etmezdi. Abdlmecid Fransa'ya kar o kadar samimiyet gsterdi ki, lejyon donr niann almakta tereddt gstermedi. Sultan Mecid bir defa da Tophane miri Damat Fethi Pa-a'ya 25.000 altn ihsan eder. Sadrazam arr, ihsan anlayamaz. Padiaha da bir ders vermek ister. 25.000 altn beygirlere ykler, bir gn padiah haremden

819

karken nnden geirir. Padiah sepet sepet beygirleri grnce, "Nedir bu yk?" der. Sadrazam, Fethi Paa kulunuza ihsan ettiiniz 25.000 altn der. Parann bykl cisim olarak padiahn gznde byynce, padiah da arr can sklr, ancak ihsann geri almay anna da yaktramaz. ehvetkrane zevklere dknlk Abdlmecid'in vcunu da harap ediyordu. Avrupa'dan kuvvet macununa mukabil ilal araplar getirip takdim ediliyordu. Sultan Abdlaziz'in ise bir oturuta bir kuzuyu haklad sylenir. Dev csseli pehlivan padiahn kadir gecelerinde kendisine ikram edilen on yandaki kzlarla nasl ikili oluturduklarn hibir zaman bilemeyeceiz. Her defa, aklna geleni yerdi. Bulunmazsa fena kzard. Alar hemen yannda ve yemeklerin her trlsn hazrlamaya mecbur idiler. Abdlaziz limon mptelas idi. Yemeini bitirdikten sonra nne bir tabla dolusu limon getirilir. Yanmdakilerinden biri limonun ban kesip kendisine takdim eder, o da alr, bir eli

820

ile skar, suyunu emer. Sonra nefesi ile iirir, atar, birini bitirir dieri, bylece tablay emip, skp, iirip, boaltr. Abdlaziz de her kral gibi basit elencelerden holanrd. Ortaoyuncular nnde "tel kadayf, tel kadayf" gibi basit tekrarlar yaptka, taklitiler "onbire on var, onbire on var" gibi sradan szlerin tekrarn yaptka keyiflenir. Horoz dvne merak o dereceye vard ki, bir gn galip gelen bir horozun boynuna birinci rtbeden Osmani nian takt sylenir. Tm bu bilgileri tpatp, Sleyman Kani rtem'in Temel Yaynlarndan km, Osmanl Saray ve Haremin yz, ve Abdlha-mid Devrinde Hafiyelik ve Sansr adl iki enfes kitabndan reniyoruz. Abdlmecid sarayda hususi tiyatro binas ina ettirdi, Avrupa'dan gelen tiyatro kumpanyalarnn temaasna izin verdi. Abdlaziz ise, tiyatro binasn ahra evirip, holand horozlar ile av kpekleri iin de ayrca binalar yaptrd.

821

Abdlaziz de gen delikanl dkn idi. Fazla olarak babas Sultan Mahmud gibi iki cinsten tazeler ile zevklerin her vec-hine meyli bulunduu sarayda sylenir. Genleri aratrp bulmak da bir iti. Mekteplerde talebe boru ile davet olunur. Memur bunlar gzden geirir, ilerinden hoa gidecekleri seerdi. Bazen de Abdlaziz bizzat inili Kk'te oturup, gelip geeni seyreder, gzne kestirdii genleri davet ettirir. Ayazaa Kk'nn havuzunun banda dama oynamay severdi, bu yzden bu kke, Dama Kk denilirdi. Cariyelerden birkan getirir, hadmaalar etraftan kimsenin gememesine nezaret eder, akam yaklanca, kzlar havuza girerdi. Padiah da havuz banda kkn glgesi altnda kzlarn suda vcutlarnn hareketlerini, birbirine satamalarn gzleri ile takip ederek, en haykrmalarla su perileri gibi oynamalarn seyrederek elenirdi. Sultanhamid'in de kulara merak vard. Japonya imparatoru padiaha muhtelif cins

822

kulardan bir koleksiyon gnderdi. Abdlhamid gvercin ve papaanlar tercih ederdi. Banyo dairesinin yannda bir ku odas yaptrd. En gzel kular suni dal ve aalar stnde uuurlard. Saraya hediye olarak gnderilmi bir kanarya "hamidiye marn" sylerdi. Abdlhamid'in masa, sandalye, dolap erevelerini kendi elleriyle yapt bir marangozhanesi vard. ini fabrikas iin Fransz elisinin tavsiyesiyle Sevr fabrikasndan ustalar getirildi. Fabrika, Yldz sarayna kse, tabak yetitirecekti. Ktahya tarafnda tetkik yapmak kimsenin aklna gelmedii iin onbin-lerce altn verilerek Fransa'dan ini topra getirildi. bahe'de (has bahe) 300 metre genilikte havuz vard. Etrafna karatatan suni bir maara ve basamaklar yapld. Bu has baheye pek ok altn ekilmitir. Almanya imparatoriesinin Yldz'da misafirlii srasnda Abdlhamid eliyle toplad bir iek buketinin ortasndaki yapma gle, hazineden iri bir elmas koyarak takdim etmiti.

823

Talim edilmi bir beyaz papaan Abdlhamid'in banyodan kp dairesine gemek zere olduunu ayak seslerinden hissedince "Padiahm ok yaa, padiahm ok yaa" diye barrd. Zenci ocuklar hususi vastalarda Afrika ilerinden saraya getirilir, snnet olur, hadm edilirdi. Bu zavalllarn snnet ocuklar halinde sarayda stlerinde entarileriyle dolatklar, yaralar iyileince, kzlaraas civcivleri bu ocuklara birer isim taklrd. Bydklerinde, yalnz kalm yzlerce cariyeye, penis olmad iin, dudak, p, parmak yoluya platonik erotizmlerinin nesnesi olurlard. Kzlar haremde iek sava yaparlard. ki takm olurlar, her bir takm ayn renkten ho ve hafif esvaplar giyer, kar karya geer. Glerek ieklerle dvrlerdi. Abdlhamid de bu iek atma manzarasn zevk ve lezzetle temaa ederdi. Kk yalarda saraya getirilen kzlar arasnda ateli anda krpe tazeliini, vcudu biimsiz kendinden bakasn dnmez ve

824

sevmez bir ihtiyara feda etmee raz olmayanlar kar. Sultanhamid, bu mukavemet edenlerin srarn krar, reddedeni uslandrmak iin her areye bavurur. Padiah, bunlardan birini hayli mukavemet ettikten sonra yatana girmeye raz eder. Maksada vasl olduktan sonra kzcazn yzne bir daha bakmaz. Hem Abdlmecid, hem Abdlhamid dneminde, sarayn doktorluunu yapan gayrimslim doktorlarn, saraydaki tm cariyeleri sraya dizdii, byk bir skandal sonucu renilmi, doktorlar da durumu itiraf etmitir. Krm Sava srasnda stanbul'a gelen bir Fransz kibar Abdlmecid'e, Mslmanlarn drt kadn almasnn sebebini sorar, Abdlmecid: - Evet drt kadn alrz, birisini gzleri iin dierini az ve enesi iin, ncsn ...., drdncsn Abdlhamid keyifli saatlerde ocuu gibi olan Kthane imam Ali Efendi'yi yanma arr, onunla elenirdi. Darda korkun bir tesir yapan Abdlhamid'in saltanatnn ilk yarsnda

825

bu Ali Efendi'ye ettii, ettirdii akalar ok kere baya bir ekil alr. Ali Efendi havuza atlr, yz siyaha boyanr, bir defasnda, padiahn huzurunda, sultan, sidiini iirir Ali Efendi'ye. Padiah huzuruna kacak olanlar iin velev hariten gelen vkela ve rical hanmlar olsun, bartsn karmak mecburiyeti vard. Padiahtan harem saklanmazd. Aslnda bu salam delilden, genel kurulda ba almal gibi bir ders kartabiliriz. Saraya yeni gelen kzlarn stndeki elbise toplanr, mhrlenir ve saklama odasnda, saklanrd. Bir gn kzn burnu havaya kalkarsa, "Getirin unun elbiselerini, grsn de akl bana gelsin" denilebilmek iin. Abdlaziz kt zeks, hayvani ihtiraslar, kaba zevkleriyle n yapt. Avrupa devletlerinden bor alp, stanbul sokaklarnda insanlar koleradan lrken, o, Osmanl tarihinin en atafatl, gsterili, lks saraylarn yaptrtt. Yemekler altn taslarda yenir, su gm bardaklarda iilirdi. Bu israfa dur diyen,

826

Avrupa'dan srekli bor alan Abdlaziz'i, saraydaki altn tabaklar kaldrmasn syleyen Fuat Paa'ya, "Nasl olur sultanlarn su itikleri gm taslar ellerinden nasl alnr" der. Fuat Paa da cevap olarak: "Allah gstermesin devletimizin bana bir ey gelip de efendimizi Konya'ya doru giderken, sultanlar bu taslarla Ayrlk emesin'den mi su iecekler!" diye nazikne durumu izaha koyulur. 15 yl tahtta kald, Girit elden kmaya, Srplar ayaklanmaya balad. Balkanlarda Mslmanlar camilere doldurjalup yaklmaya balanp, cesetlerin yalar dereler gibi akmaya baladnda artk tahtta deildi. O gnden balayan Balkan kym ve g aralksz bugne kadar sryor, her gn daha byk bir trajedi ve acyla, Trakya, Marmara ve Ege blgesinde Balkan muhaciri yerletirilmedik ky, kasaba kalmad. 1876'da intihar etti. ntihar etmedi, ldrld diyenler, sa elini makasla kestikten sonra, paralanm eliyle sa bileinin damarn kesemeyeceini sylyorlar. ntihar etti

827

diyenler, makas bizzat isledii, odasnda inzivaya ekildii ve yaknlarna intihar edeceini sylediini uzun uzun anlatrlar. Saltanat darbesiyle Abdlaziz'i ldrmekle sulanan, Mithat Paa'dr. Devrin ve son yzyirmi yllk siyasi tarihimizin en parlak simasdr. Trk anayasasnn babasdr. II. Merutiyeti ve cumhuriyeti ilan eden byk bir kuak onun tarihe altn harfle geen isminin ardndan yrmtr. Abdlhamid acele ve gizli bir celseyle Mithat Paa'y yarglayp, Taif zindanna gnderir, birka yl sonra da zindanda bodurulur! Mithat Pa-a'nn ok istedii "anayasa" ise hl kurulmamtr. Bugn meclisin, anayasasnn da stndeki kurumlarda oturanlar, hayatlarnda bir gn kira dememi, hayatlarnda tek bir gn a kalmamlardr. Yeryzndeki krallarn, peygamberlerin, kendini Allah sananlarn saltanatn ykan "insan sesidir"... nsanolunun lklar, meclis salonlarnda, yeryzndeki her eyin

828

kutsalln ykayan, berrak, yepyeni bir dnyann kurtarcs olmutur! Her tarihimiz gibi, srtn devlete dayayan nl tarihimiz llber Ortayl, Hrriyet gazetesinin verdii Osmanl Tarih ansiklopedisi'nin reklamna kp, yle diyor: "Bizi biz yapan tarihi okuyalm". Biz, dedii herhalde yoksul Anadolu insan deil, biz dedii, saltanatn bitmeyen sefasn, yama ve talanla bugne kadar kutlayanlar! O ansiklopedilerin yazarlarn okudum, bu saltanata bakal-dranlardan, cani, apulcu, aya plak, ba kabak serseriler diye sz ediyorlar, sultanlar ise yere ge koyamyorlar! Asker karargh itznden anayasa yapp, el-pene divan duruyorlar! Bu anayasaya tapnanlardan baka bir ey zaten beklenmez! Tarihi dediin, lm adamlarn arkasndan konumak! urada, karnzda capcanl renkleri duruyor, kalkp tek laf etsenize, edemezler nk hepsi ayn altn tastan ziftlenip duruyorlar!

829

Sevgiliye Mektup ocukluumuzun uzun k gecelerinde sobann frnnda patatesleri kapkara kmrletirir, kabuunu elimiz yanarak soyar, frnn iine elimizi sokmaya korkar ate gibi patateslerin kmrlemi kabuklarn soymaya parmak ularmz dayanmaz, kapkara olurduk. Sobann nnde kl dklmesin diye byke bir muamba. Muambann nnde stnde melip oturduumuz byke bir yer minderi. Delirmi rzgr camlar zangr zangr arparken, birbirimize sokulur, bilmeceler sorardk. Bilmeceyi sormadan nce, tarihin hangi derinliklerinde kim uydurmu, nce onu sylerdik. Ya bunu bilicen, ya bu gece lecen! Bydk. Ve hayat nmze yle derin, karmak, irkin sorular koydu ki... Ortaokuldayken bir adaya gitmek istersen, yanna nce kimi alrsn, derdik. Sevdiim kz, derdim. Sevdiimiz kadn adasna oktan ekip gitti. Ardndan gidecek yelkenlimiz, gcmz olmad. Hayat bana gszlm retti.

830

Ardndan ylesine yakc bir soruyla babaa kaldm ki, ya bunu bilicem, ya bu gece lecem! Bu satrlar yazarken darda temmuzun ortasnda deli yamurlar yayor, seviniyorum, imdi, Orta Anadolu'nun kavunlar yamuru yiyip iiyorlar, on gn de gne grdler mi, balndan yenmez. yle demeyin, dnyann en byk fortevitidir, beyazpeynir, kavun ve rak! nl Fransz filozof Deleuze, Spinoza'y anlatt ders notlarnda bahseder, Spinoza'ya bir okuyucu, bedenim iin kt olan ey nedir, diye sorar. Spinoza, mesela, gzlerinize gelen fazla mavi k, sizi rahatsz eder, k olduu halde, gznz kapatrsnz. nk n gc, bedeninizden yksektir! Gcmz aan ey, bizim iin kt mdr, diye derslerine devam eder. Modern toplum, biz insanlar bu yzden mi aktan kayoruz! Erich Fromm Hrriyeften Ka kitabnda, Alman toplumunun tm zgrlklerini feda edip, bir lidere tapnmasnn sebebini sorar! Tutkulu, delice

831

ballklar geride kalyor, yalnz Hitler'den deil, aktan da kayoruz... Bir ocuk oyunu, (limonu skar gibi yaparak) "limonu da byle skarlar-skarlar", peinden (ktr ktr bir ey kesiyormu gibi eliyle) "gavuru da byle keserler-keserler!"... Erite hamuru gibi gavur kesen eski zamann insanlarnn aklar nasld? Surlar, kalkanlar delik deik eden hanerlere, kllarn eliine ka kez ve hangi ustalkla su verdiler! Eskilerin ak, kan davas gibiydi. imdi bizler de, dnyann bu en gzel kanatl ocuunu, gavur gibi kesiyoruz! Bakalar umurumuzda deil, bedenimize, kendimizdeki "MooF'a tapmyoruz. Bakalar "stn yaratk", ak, dmzda olaanst bysyle hayaller tesi bir yaratk. Hzla ak, gln ve bo bir ura durumuna dndrmek iin elimizden geleni yapyoruz. Zahmetine, pahalya oturan acsna samasapan eyler deyip geitiriyoruz. Baz beyazlar, Kzlderilileri ldrmek iin makineli tfek kullanmam, Kzlderililerin gittii

832

yollara gripli insanlarn elbiselerini brakmlar. Gribe kar savunmasz Kzlderililerin hemen lmesi gibi, eski yazarlar, airler, yolumuza, yaral ak gmleklerini braktlar, bir koklamayla hastaln penesinden kurtulamyoruz. Frtnada aacn altna saklanan kyl, vahi korunma duygusuyla, panikleyip aacn altna atyor kendini, yldrm yiyor, kmrleerek lyor. (lkemizde ylda 52xkii yldrmdan lyor, bu bir rekor.) Oysa, o da biliyor, yldrmn aaca deceini. Aklnn peinden bedenini gtrmyor. Biz, imana da, aka da vahi duygularmzla smyoruz, "aklmz" bedenimizi ynetemiyor! Akn byleyici sarholuundan tutkular, hayal ve i dnyalarn en ince ayrntlarna kadar tertemiz klm, kalbi-cie-ri-az kendi style ballam insanlar, ruhunun heyecanlarna engel olamyor. Duygusal slarnn hararetini dindirmek ellerinde deil. Sel gibi kabarp coan akn

833

yatanda, kafalarn kayalara vura vura srklenmekten kurtaramyorlar kendilerini.:. Allah'tan bulasca, iimizde en ssl kadn, elbiseleri, arzular en ateli kadn hl aktr, insanolunun bu en byk kan-ruh-can davasndan bugn elimizde yalnz bir hlyal bak, biraz sonra hemencecik unutuverdiimiz, birka sz kald. Akn bu audan gl tadm unutmak iin neler yapmadk ki! ay byle scak su gibi mi ierdik. Demlenirdi, ocakta beklerdi.. Kahve tiryakileri, cezveleri, kk ispirto ocaklaryla kar sokaa, canlar istediinde hemen yapversinler diye. Seyyar kahveciler vard, srtlarnda tard ocaklarn, isteyene usl usl ve dakikalarca sren sohbetin eliinde yaparlard kahvelerini. Franszlar kahveyi bizden aldklarnda herkes isin diye mi, nce sulandrdlar. imdi biz de Franszlar gibi, sert tadn bozup hemencecik piirerek imeye baladk kahveyi... Kahve diye bugn, scak kahverengi su iiyoruz. Bozann insan sarho eden tadn nce Vefa Bozacs bozdu. Herkes

834

isin diye, sulandrd bozay ve ok tutuldu. Turularmza bakn, biberleri, fasulyeleri, lahanalar canndan bezdirip, acsn, suyunu, perian etmenin ad oldu turu. Azmzda yeniden canlanp coan, derimizi, damamz, ayaa kaldran keskin turuyla, turu sularn da sulandrdk, herkes yesin diye mi? En hafifi limonata ve rayd bu tatlarn, onlarn dahi sadece renkleri kald yadigr. Ttn, bugnk sigara eklinde deildi, uzun ubuklarla iilirdi. Ttn dkknlar vard, kymlar, ttn kurutular ayr bir ustalkt. Nargile de yle. Darda temmuzun ortasnda deli yamurlar yayor, durup dnyorum, eski zaman tatlaryla eski zaman aklar arasnda sk bir iliki var myd? u itiimiz ayran, dnyaya adn veren yourdun sert tad nerede? Salep, koyuluunu yitirmi, scak ste dnm. Yoksa, her eyin tad, arkada, sokak, souk, scak, aile, kavga, trk, kalabalklatka, bir mantk ve uygunluun ve tketimin modern

835

kazannda halandka zsuyunu, hakiki tadn, cokusunu kaybediyor mu? Bu tatlar bedenimize byk, ar m geldi, insanolu kendinden byk olan zevklerden korkmaya, rkmeye mi balad. Yzbin deneyden ve kontrolden sonra iiyoruz, her eyi temkin, her eyi hastalkl bir itina, bozuk bir ihtiyatla verme-ye-almaya baladk! Ak, klp, arada bir kokladmz bir enfiye iesine dnyor! u gnlk dnyada, kederin, alamann cokusunu en ssl psl, en byl elbiselerini bedenimize giydirmekten neden korkar olduk? Kadn, ucuzundan, ak acsndan-ipandan, sevgi sadaka-lsmdan, fedakrlk bananesi'nden, kavga, bana bulamasndan, gece, en neonlusu, en grltlsnden, sabah, en curcunalsmdan, dost, bamza yk olmamalsndan, anne, iime karmasndan, karde, sesproblem kartmayanndan, sevgili, bo zamanlarda gnlm elendirircisinden olsun, sevime, yle uzayalm sokaa, srpriz olsun!

836

nsan utanyor sylemeye, ballk deeri deil, deitirile-bilir-konvertibilite deerleri yksek kadnlar ve erkekler moda! Hem tabiatn sert tatlarndan vazgeiyor, hem de konverti-bilite kadnlara dknlmz yaygnlayor, nk, hayatmz ac ve tat vermeyen zevklerin bilimi haline geliyor! Ucuz, sar ay ok seviyoruz, aslnda. Ne ulan bu, diye hayflanacaksnz, ulan bu dediiniz adam sevmeyecek, ona saygdeer davranmak zorunda kalmayacak, ikramna kar kendinizi borlu hissetmeyeceksiniz. Ucuz ayn sayesinde, drst, adil, samimi cevap vermek zorunda olmayacaksnz. S-mks hayflanmalar, otlanmalar sizin de hounuza gidecek, nk, bakasna kar sorumlu olmay hissetmeyeceksiniz! Sk, demli, tadnda bir ay itiimizde, nimete, ikram edene, sizi bu doyumsuz tatla tantran duygularnza, bakasna kar, kendinizi manen borlu hissedeceksiniz. nk duygularnz "cezbeye" girecek, iinizdekileri, hayat ciddiye almaya zorlayacak sizi.

837

Oysa, hayat ciddiye alacak, maddi ve manevi gcmz yoktur, verdiimiz szn arkasnda duracak cesurluu ret-memitir bu hayat bize. En iyisi, g, sarholuk, hayat, ak gibi derin tutkular bize hi hatrlatmayan, bulakkarmak-renksiz telalarla geirin gnnz. Hem ucuz olur, hem bunu herkes yapyor, hem ciddiye almazsnz, hem de kimse sizi bu hayattan sorumlu tutmaz! Hayattan kayor muyuz? Olmak ya da olmamak, yani, Adem'e uzatlan elmay yemek ya da yememek! Bu elmaya di geirecek gc bulamazsak, ilahi ve neeli bir arkada gibi kendi varoluumuzun farkna varamayz. Yunan tiyatrosunda bir oyuncu bir oyunda en az otuz maske takard. Otuz maskenin eitliliiyle hayat yaamak, her eyin tadndan birka dakika, az az., elmay yemek istemeyiimiz, bu "eitlilik" sarholuu altnda insan oluumuzu gizlemek mi? Ruhumuzdaki derin dalgalar sevgilinin kemiklerinden yaplm tarayla bir gn olsun

838

tarayamadan geen koca bir genlik, hileli bir oyun kad gibiydi, ak bize tuzlu bir szlanmak, tehlikeli bir boluk gibi retti. En iyisinden insana bazen heyecan veren bir manzarayd! Yalandka insan, bu sevgi-nefret oyunu bitiyor! Kan davasnda da bir sevin vardr, kaln nefretlerin kabuuna gizlenmi. Nefret ettiiniz iin sevin duyarsnz. Ak olduumuzda bedenimizde hayaller iinde derin sarholuklar duyuyor, uuyor. Sonra ykyoruz. Ykmann tadn, paralaycln, ancak bu alanda gsterebildiimiz iin, vahi arzularmz seviyor, daha da krbalyor, ak anlarmzda dahi duymadmz haz-lan duyuyoruz. Canan bir Mool savas gibi parampara etmekten kudurmu zevkler duyuyoruz. Sonunda, aktan geride kalan ne varsa, yine bir engizisyon-cu gibi ikenceli kelimelerle saldryor, enkazn, leini iniyor, zehrimizi kustuka, bir mr bbrlenip hatrlanacak, vahi bir tapmak ina ediyoruz...

839

Balang ve sonlu bir zehirli dngde, birok duygumuzun bedenimizde zarldayan seslerini duymu, onlar bytm, kudretimiz artmtr. Bymek, kudretimizi artrmak, snrlarmz geniletmek iin, iimizdeki cezbenin hlyal sarholuu bizi zorlamtr bu aka! Aslnda bu ak deil, damarlarmzdaki vahi kann scakl, vahi arzularmzn gururlu glgesiydi! Tm hayatmza ve yalnzlmza sarlm bir masal meyvesi deil, byklnden rkp katmz ve hilekrca hznler tertiplediimiz kt bir oyun! Sihirbaz kelimelerle gizlendiimiz bir hzn! Tas tara brakp kamz, kudretimizin eksikliini, derin utancmz gizlediimiz bir hzn oyunu. Eksikliimizi duyduumuzda altna saklandmz hzn! te arklarla bu zavall gszlmz bulatrrz, Trk sanat mzii, bu iren, dilenci zavallln melodileriyle dolu. Herkese yayarsnz. Spinoza'nm dedii gibi bu bir tezghtr, z beni, zeyim seni, mide bulandrc, bir iltihap gibi...

840

imdi bu ahlk mdr? Bu hilekr oyunun iinde irendiimiz duygularn borsa matematii bizi putlatrmtr. Her trl hileyi, yalan, utanmadan hayatmza estelize ederek uyarlamay retmitir. Gszlmz kabullenmemi, akn alevinden her bir yanmz tutumu, korkmuuzdur. Ak korkusu bizi geometrik bir kstah gibi ekilleyip hayatn iine atmtr, dengeli grnmeye alan cambaz, hnerine fazlasyla gvenen sihirbaz! Genliimde yaadmz aklar beni sadece "kurnaz" yapt! yi ki o adaya sevdiim kadn alp gidemedim, bu sinsi adam o kadn orada parampara yapverirdi. Yatanda bir maymun oluverirdim! Hayatm sevdiim kadna bir illzyonist ustalyla kendimin temizliine ve saflna inandrmakla geecekti! Sonra, gszlm rendiim, mineral bir yoksulluk gibi! Yunus Emre "Ak insan neyler?" diye sorar, cevap yazdm: "Ak insan eyler!".. Ve Mool, vahi bedenimin yrtc dilerinin kamamasn dindirmek iin, siyasilere,

841

holdinglere, toplumsal alana saldrdm, parampara olana kadar dilerim... Canan bulduumda, azmda di kalmamt... Ak, iimdeki gavuru ldrmeyi retiyor, her gn, eliine su vere vere! imdi daha iyi anlyorum, Orta Anadolu'nun temmuz scandaki ayiek tarlalarn. Sabahleyin yzlerini gnee dnyorlar, leden sonra birka tanesi boynunu gnee ancak evirebiliyor. Neden gnee dnmyorlar diye sordum. O kadar gnein scan yemi o boyunlar nasl dnsn? Ama her gnn akam, rzgr gibi eser geer iimden, ateli, ehvetli sinirleri korkun sancl bir ak, bu ak bilmecesini sormadan nce syler yine yeniden: YA BUNU BLCEN, YA BU GECE LECEN!.. u anda darda yer-gk sallanyor, sert yamurlar yayor. imdi Orta Anadolu'da kavunlara yryen toprakta bal kokusu. Boynuma dolanan eski zaman delilerinin zincirleri gibi sevgilinin sarho kollan. Ey sevgili, ben bu akn suyunu eski aklarn krksz kuyularndan itim. Bin gecenin

842

zehrini erbet diye bir defada itim. Yamurun sesiyle kh ptm, kh srdm, grdm ki yar benden ho, yarin ayaklar sarho, iki susuz dudak bin gecenin hasretiyle kahramanlar gibi topraktaki bal kokusuna yrdk, sevitik. erkesarmas Anadolu halk edebiyatnn en gl eserlerinin banda bir Karadeniz trks olan alvar Destan gelir. Binlerce msradan oluan ve sylenmesi gnlerce sren bu trk, binlerce yln halk azlarnda toplanp dzenlenip, bugn Trk dilinin aheserlerinden biri olmutur. Romantizm, erotizm ve tabiat tasvirlerim bu denli yaln, gl ve arpc gzellikte bir baka eserde bulmak gtr. Erotizm blmleri yznden okullarda okutulmaz. Hikyesi basittir, alvar Destan, Niyazi'nin, Fadime'ye ardan basma almasyla balar, basmay Fadime'ye verir, Fadime elbiseyi stne gre

843

diker, sonra, Fadime'yle ormanda bulumak zere anlar, ormana giderler. te bu buluma ve sevime sahnelerinin muhteem gzellii ve cinselliin felsefesi zerine sylenen szlerin arpc hzn ve komiklii olaanst gzelliktedir. (Destann balarnda) "Setum aldum yaruma / alli yeilli basma / Yarim giyer gezersa / Olur yosmadan yosma, (ilerleyen msralarda basmay Fadime'ye verir.) "Yarim aidi basmayi / Getirdi nenesine / Dedi yumurta satdum / Verdum da birisine. (Sonra) " drt gnn iinde / Dikildi alvarcui / Yarumi gren der ki / Kabak furfulacui. (Fadime'nin giyimini anlatt bu tasvirler Trke'nin en gl sahneleridir) "Geirdi ayana / Nakili orabini / Gren der yar okumu / Sevdaluk kitabini.." "Daha stne giydi / Farbelli fistani / Skt gslerini / ldriyi adami.. "Daha stne giydi / Pambukli hrkasini / Memesunin stne / Devirdi yakasini...

844

Haan bakdum yanuma / Aklum oynadi aklum / Ta olmu yaninda / Sanki dondum da galdum. "Giydi ayacuina / yeni yeni gundura / Sandum ki atlayacak / yreim vura vura. (Ertesi gn ormanda bulumak iin kavilleirler, ancak Niyazi'yi o gece uyku tutmaz.) "Sabahi zorlan etdum / Ben gvra-na gvrana / Yataumun iinde / Dn o yana, bu yana... "Dne dne soyuldu / Gaburgamin kemiu / Yrecuum zrlayi / Dersun kpek enui... (Sabah zor ettikten sonra, Fadime'ye gider, yolda) "Uzakdan duyuliyi / Yreimin vurui / yrek deil gaybana / Dersun buldurcin gui. (Tabiat tasvirlerinin u gzelliine bakn) "Gne geldi ga-bana / Parlatt ayrlan / Yarim gibi oynayi / Yaylanun bayrlar... "yle geluyi baa / Sular bile gleyi / Kuzular olacuklar / Sevda deyi meleyi. (Fadime'yi alp ormana girdiklerinde, Niyazi, yava yava alr) "Gne oldi parlayi / Fadime'nin yanaklar / Tutdum da yakti beni / Ginali parmaklar... (Birbirlerine sokulmalar, ilk

845

temaslar, muhteem) "Ha byle ar ar / Gideyuduk yan yana / Dirseumun ucini / Aldrdm koltuuna.. "evirdi gzlerini / Yan yan bakti da gldi / Yreumdan aa / Scak sular dkldi... (El, kol, yava yava temas balamtr) "Biracuk el etdum / Omuzundan aai / Sora kodum elumi / Belindeki kuaa... "Fadim'un sesi bile / Yreimi yakayi / Kuaunin iinden/ Sanki ate ikayi... (Ve burada Trk halk edebiyatnn en gl erotizm sahneleri balar) "Fadimem birden aidi / Dirseumi eline / Ben de sardum golumi / Belinin gangaline... "Diledum yanauni / Oldu furfula gibi / yle yumuaidi / Sanki mumula gibi... "O da diledi beni / Ganatdi gerdanumi / Nefesi vurdi baa / Yu-muatdi canumi... "Baladi aramuzda / Bel boyun sarmalari / Deli ederdi beni / Gerdan gvrmalari... "ekdum aldum bandan / .Yoali yamaini / Bir elimlan da tutdum / Psklli ku-auni... "zdm dmelerini / ikardum hirkasini / Dnd de omuzuma / Dayadi arkasini...

846

"ikardum eketumi / Serdum yeil imene / Hirkasini de yastik / Eyledum Fadime'me... "Daha sorra fistanun / Acildi yakalari / Birden vurdi dari / Peygamber elmalari... "Asldum guduuna / Ben kesile kesile / Brakamam azrail / Canumi alsa bile... "Daha sonra ikardum / Alacali alvari / Pambuk geldi gzme / Ormanun kayalari... "Dnya yalanci dnya / Gavur mezarluudur / Yaama de-duklari / Ukur pazarluudur. "Fadim'lan sarma sarma / Baladi cmbmz / Ormani yakar gibi / Alevlendi iimuz. "Kimsede yok Fadim'un / Gerdan sarmas gibi / Geymelen-duk ikimuz / erkes armasi gibi... (erke armas, erkesler'in bellerine sardklar deri kemere, elik kakma... Cinsel birlemeyi erkes armas simgesiyle anlatr.) (Sevime sahnelerinde ilerleyelim) "Bieler oldi baa / Diz-lerum da tutmayi / Fadimem imenlerde / Yilan gibi oynayi... "Diledum birer birer / Cennet elmalarmi / Yilan bile yapamaz / Onun sarmalarim... "Salari sari sari

847

/ Yayiluyi imene / Dedi daha dileme / Kan yrd mememe... "Bir da baktum memesi / Gaydi kdi elimden / Yilan sarma-si gibi / Tutdi beni belimden. "Biz byle ar ar / Hem gerine gerine / Yaz sarmasi ederken / Gn dndi ikindiye. "Toplanduk yava yava / kimuz da bi canda / O ini ben yokia /Ayri olduk ormanda. (Dn endielidir) "Kiraz ne oldu sana / Yapraun sararuyi / Yere bakamayirum / Gzlerim karariyi... "E mee derin mee / Yolum vurdi inie / Duyan oldisa bizi / Gel bak sen ha bu ie. (Fadime eve dnnce, nenesi phelenir, sorular sorar) "Giz ha bu yzndeki / Cali yarmasi midir / Tosuni otlatma-nun / imdi srasi midir... "Gizum neye yaparsun / Bu srasuz ileri / El gzne ok batar / Gzlarun gidileri... "Senin yaunda gzun Gani gaynar bilirim / Bi i edersun baa / Meraum-dan lrm. (Fadime, nenesine kar kar) "Kimden rendun nene /

848

Sen ha bu cmbleri / .Elbet ben da ederum / Senin etduun ileri... "Kknarn doruunda / Kua baksana kua / Bi ormana gitmeylan / Tutdun beni yokua. , (Dier tarafta, Niyazi biri duyarsa diye kukulanp, silahna gvenir) "Kiremit oldum dama / Kodilar beni cama / im decek saa / Gm nakl gama... "Ha byle ha bu yana / zi srerim izi / Barebenli tabancam / Kurtarr ikimizi... (Ve o gece Fadime alvarn ykayp kiraz aacna asar, ykanma sahnesi alvarn, hznldr) "Hem yikandi yikadi / Alaca alvarini / Bundan sonra diyeyim / alvarin hallarini... "alvar iekli alvar / Aldun aklumi aldun / ok cumbular eyledun / Sonra teknede galdun... Fadime'nin annesi hesap sorar: "Dedi oa nenesi niye ama-ur etdun / imdi sirasi deil / Odunlari tketdin... "Kiraz aac aldur /

849

Dalda duran alvardur / iki gnlk alvari / Yikadun bu ne haldur.. Farime'nin gzleri / Parladi feri feri / Birden geldi aklina / alvarcuun ileri... "Dedi darilma nene / Ben giderdum mere-ye / Baktum alvar a oldi / ikti kiraz yemeye... Erotizmin batan karc bu gl vahi macerasn, bu kadar sade, samimi ve yaadmz bu hayatn en sradan kelimeleriyle, hibir dzenbazlk yapmadan, bilge bir yalnlkla bugne getirmi usta sanatkrlara ve bu trkleri batac etmi, dnlerinde, elencelerinde sylemi halkmza hayranz! Bir airin, kendini, filozof, bilmi, kaba gstermeden, kelimeleri har vurup harman savurmadan, kupkuru bir dere yatanda dnen derme atma bir deirmen ark gibi usl ve rl-dayan bir basitlik iinde, iimizde gizlenmi en sert, en acmasz tm dnya renklerini, insan okayan muhteem bir ak sarholuunun zaferiyle verdii bu msralar, esiz bucaksz ha-zinelerimizdir.

850

Bu hazineleri ortaokulda retmeye utanyorsak, niversitede retelim. Siyasetten gnlk hayattan bunaldmzda, aradmz insanlk cenneti, aradmz temiz hava, billur sular ite bu msralardadr. Bir gn nce ormanda alacal renklerin cmbyle alev gibi yanan alvarn, ertesi gn annesi grr korkusuyla ykand amar teknesinde uslanp durulmas, amar teknesinde-ki alvarn hzn, tm halk edebiyatmzda, erotizm ve hznn ancak bu kadar iice ve gzel anlatld edebiyat aheseridir. Kemiklerimiz iinde usulca gezinen isyankr sudur, zsuyu-muzdur bu msralar! Zevklerin ve ak yaralarmzn en gizli en byl sanatdr, bu msralar. Beyaz kadm tenini, neeli, pervasz, amatac, elinde krbacyla bizi dven bir komutan yapverir, bu msralar! ocukluumuzda, haritada grdmz tm dereleri, iinde ayaklarmz sokup oynadmz mitolojik sular aalar yapverir bu msralar!

851

Ayplanmadan, gnaha girmeden, alaya alnmadan sevimesini retir, bu msralar! Hayatn en utan, en karanlk, en karmak yerlerinde kirlenmi, ypranm olsak dahi, su gibi kayalarla, kularla sevimesini retir bu msralar! Ve milyonlarca muhafazakr yaras olan bu topluma, cinsel samimiyeti retir, bu msralar! Anneler, babalar, evlerine her cins, her eit mobilya, koltuk, hal alr da, ocuklar iin ktphaneye usulca bu iirleri koymazlar. Sonra ocuklarn, eek kafal travestilerle bir akam st karakoldan karken, ahlki sarsnt ve rezillikler iinde mrboyu hayflanrlar! Renk renk hayallerimizi canlandracak kelimelerimiz, ms-ralarmz yok ise, hayatmz da yoktur! 1945 ylnda Ahmet Said Matbaas'nda baslm, Karagz'n Yazcl adl eserde ilgin bir tipleme vardr. Oyunda, Karagz, arzuhalcidir, Rum, Ermeni, Laz, herkes gelip komik iveleriyle mektubunu yazdrr. En sonra

852

Kastamonulu gelir, mektubun sonuna imzasn yle atar: "Kastamonu'dan Kel Recebin Olu Eekfiksin Himmet". Nedense, seversiniz Eekfik-sin Himmet'i. Halk edebiyatnn gc ve pervaszl buradadr. Yazarlmz ftursuz gcn bu msralardan alr. En samimi msralar, biz yazarlar eitir, bu anonim gzelliin itenlii karsnda sarslr, kelimelerimize asla hilekrca, sahtekr renkler veremeyiz. Bu lirik dnyann drstl, yazarln ahlkn da retir bize... Gn olur, bu ocuksu erotizmin ak zaferleri, yrtc kularn lm gibi, telere atar sizi! Hibir Allah'n kulu akn tadndan kurtaramaz kendini, kudurmuasma atar kendini, yaralarn en soylusuna, en yoksuluna. Her eyini feda ettii bu duygu onu, Trk edebiyatnn en yAksek msralanna gtrr! Fuzuli'nin: "Ya Rab belay ak ile kl aina beni / Bir dem belay aktan etme cda beni... "Az eyleme inayetini ehli derd-den / Yani ok belalara kl mbtela beni... "Olduka ben

853

gtrme beladan iradetim / Ben isterim belay ister bela beni... "Gittike hsnn eyle ziyade nigarmm / Geldike derdine beter et mptela beni... Ksa zeti: Tanrm, aklarn en belalsna mptela kl beni! Biz yazarlar, dnce korkaklndan kurtaran, eytan ya da canavara meydan okutturan bu szlerdir! Kaklklarmzn sebebi, kendimizi kontrol edemeyiimiz, donuk gereklerin stne, yanarda gibi sevgililerle ullanmamzn sebebi, bu msralardr! En belalsn istiyoruz akn! Henz kanatlanmadan yazarlmz yavruluk dneminde, bu msralarla tutuur kanat tylerimiz! lsz zgrln tadn, dnyada ei benzeri bir daha olmayan kelimelerle saldrrz! Bir katil gibi nce kendimizi dalar, inanlarmz kaybeder, barsaklarmz dkeriz ortala, btn varlmz bu msralarm frtnasyla altst olur! Bilimin, kitaplarn, ihtiamn en stnde, yoksul, sahipsiz bir yaama sevinciyle yeni domu yavrumuzu sendeleterek, paytak

854

paytak yrtr! Hoppaca bir pn ruhumuza verecei o kutsal unvan iin, derimizi yrtarz, top ve tfein ldremedii gne gibi prl prl gleryzl bir adamla tanrz iimizde! Bu kabark, bu takn varln cokusunu, hibir hal ordusu durduramaz, insan, o mutlu srr bir kere tatmayversin, yeni domu bir gl gibi dorudan doruya tm sabah ferahlam ve artk istemese de seslenir yksek bir tepeden, cierlerinin l, bayram sevincidir! inizde ne varsa nne katp srkleyen bu gzeller gzeli sarholua takatiniz yetmese de, sizi ruh hastas gibi yapsa da, o byk deli sarholuun ortasnda, sapasalam bir sz kalr. Kendi ateiyle yanan, esiz gzellikte bir sz! Bu sz, ladinleri, amlar deviren rzgrlar gibi, yle ver ki sizi, bu lirik kahraman artk, ak iin kavgalardan kavga beenir! Yazarlk bu kavgann addr! Bizler, ak olan fakir ocuklarz! Bu kavgaya gcmz yetmez! Sevgiliye gidecek otobs paramz, sevgiliye telefon paramz yetmez! Bu kavgann mahkeme masraflarn deyemeyiz! imdi, dergimiz

855

kapansa, a kalrz! Ak olan fakir ocuklarn karsnda medya, holdingler, her gn ossuruk cilal yazarlarn karr! Bu kavgann soyluluu iin, onlarn dilinden konuamayz, onlarn cins numaralarn da, kstah, utanma bilmeyen medya, reklam numaralarm deneyemeyiz! Bu yorgun uuta poz verecek halimiz mi vardr! Taknlmz bizi yakar! insan sar eden aptallar karnavalnda, yapayalnz kalrz! Kaldka bela isteriz! Peki kimdir yazar? Sen misin? Orhan Pamuk, Murathan Mungah, ne bok yersiniz? Aydn Doan'm, Zafer Mutlu'nun gazetelerine, maazalarnda satlrz. Bu lkede ak olan fakir ocuklar, ak, onuru, Karadenizli Niyazi'nin bin yldan szlp gelmi iten akn kimden tanyacak? Fuzuli'nin "Beni aklarn en belalsna mptela kl" diyen msralarn bir kere kazara okumu insan, yazarln, mesleini, insanlk akn, cokusunu, satar m? Tm yazdklarmz, alvar Destam'ndaki tek bir msra, Fuzuli'nin yakarmdaki tek bir beyit olabilir mi? Gazete genel yayn mdrleri, eletirmenleri, reklam

856

pazarlayclarn kafalam, yazyor, satyorsunuz. Bu lkenin yeni yetien ve tm dnya edebiyatndan, kendi z edebiyatmzdan, kelimelerden, itenlikten, aktan, gururdan habersiz milyonlarca gence de, satlm, n, hret dkn bir yazarlk veriyorsunuz! Ben de yazyorum, adm Nihat Gen! Edebiyat denilen bu ak kavgasnda, insanlar nce kelimelerimi, hikyelerimi tanmal diyorum, yazdm gnden beri. Ama sizler, otuz televizyon rportajndan sonra ancak piyasaya kyorsunuz. Sizi tanyorum, siz Karagz'de anlatlan, Kastamonulu Kel Recebin Olu Eekfiksin Himmet'siniz. Geenlerde bir gazeteci bana da sordu, "Neden bu denli okuyucunuz, hayrannz var" diye, cevap verdim. "Ben hem yazarm, hem erkek, biliyorsunuz, bugnlerde ikisi bir arada bulunmuyor. Ancak bugnlerde bazlar ne zaman erkek desem bu kelimeyi de g. tnden anlyor. Harbi dzgn adam anlamnda kullanyorum bu kelimeyi, bundan da rahatsz

857

oluyorlar. O kadar bozulmu bir ahlk ki, artk insan olarak grnmekten korkuyorlar. Kimsenin cinsel tercihi hi kimseyi phesiz ilgilendirmez. Ama, yazarlk ahlkn, medya patronlarna dzdrmek, msaade edin biraz konualm. Medya hreti byle veriyor. Yazar olursunuz ama, erkek olamazsnz". Sevdiim bir gazeteci arkadam Cengiz, dedi ki, bu insanlar kalemine dolama, neden dedim, baksana dedi, onlarn kitaplar vitrinde, Murathan Mungan, Orhan Pamuk yan yana... Bir de senin kitaplara bak, akrcah, Demirci Mehmet Efe'nin yannda satlyor!.. Bir espriye krallm veren bir mizah dergisinde alyorum. Espri houma gitti tevazumu kaybettim. Bunca dnya nimeti, mutluluu ve sarholuu hl yazarlarn kalemi altndayken, tm bunlar unutturacak, satacak kadar byk ve derin makyaj insan neden kullanr. ok basit, nk, akn tehlikeli seferlerine bir kez olsun kalkmam insanlar, artk medya sayesinde boyanp sslenip yazar grnebiliyor!

858

Ama, bu kelimelerde grnmyor! Bu yzden, ak olan fakir ocuklar, Niyazi'lerden Fuzuli'lerden rensinler ilahi bakaldrlarn. Yoksa bu byk ak dellosunda ok haksz ve ok fazla, hilekrca kurunlar yiyip, neeyle ayaklarn doduklar lkenin derelerinde ykayamadan, coamadan gp, kaybolup gidiyorlar! M. Mungan aklalmaz reklam kampanyalaryla Aydn Doan'm tm D.R. maazalarnda imza gnleri tertipliyor, midem buland. Orhan Pamuk, Sabah gazetesi katklaryla Kars'a gidiyor, televizyondan baryorlar; ey ahali Orhan Pamuk geldi, herkes gelip derdini anlatsn, midem buland. nsanolu yzyllardr uzaydan gelecek insanlar bekliyordu, geldiler ite. Ucube yazarlar, aksz, gurursuz.

859

Siyasal Evhamn Holdinglemesi Getiimiz haftalarda bir atv muhabiri, trafik kazas haberine arabayla yetimek isterken trenle arpp yaralanr! lm haberini renmek iin akam saatlerinde TV haberlerine bakyoruz, ilk haber iinde kendi muhabirlerinin haberini sylemiyorlar, be dakika geiyor, sonra reniyoruz. Zafer Ars-lan halen komada, uuru kapal! lk srada, Yunanllar'm Ege'de bir kayay igali uzun uzun anlatlyor. Milli korkular "pazarlamak" o kadar acil bir grev ki, kendi muhabirlerinin lmcl kaza haberi sonraya sarkyor! Hastalk derecesinde milli manyaklk ve maskaralklarna birlikte altklar muhabiri dahi kurban ediyorlar! atv'nin sahibi Din Bilginin ise bir olu vardr, Uluda'a sk sk tatile gider. Trafik kazasndan korkulur. Dnyada hangi arabay, tat kullansak, trafik riski azalr, diye dnlr. Otobsn en iyisi olduuna karar verilir. zel bir otobs tek bir ocua tahsis edilir, ii de zel olarak denir,

860

koltuklar, konfor, emniyet, her ey dnlr! Tek bir ocuun, tek bir seyahatine bir mkemmel otobs, muhabirlerine boktan arabalar! imdi telefon edin atv'nin patronuna, bu acmasz adam, komadaki muhabirinin ismini bile bilmiyordur, hangi arabaya bindiini dahi bilmiyordur. Ancak, Trkiye'nin en haval TV'sinin sahibidir. Ve aydnlar, bu adamn televizyonunda Siyaset Meydan'na katlp, diyelim, Trkiye'de sulu ocuklar, dil meselesi, lik-eriat gibi tartmalara kp gr belirtiyorlar! atv'nin aas Din Bilgin'e tek bir laf etmeden, onu koruyup, kolladktan sonra, herkes gr verebilir, herkes "hret" ansn yakalayabilir, ekranda grntsn ailecek izleyebilir. Krk televizyonumuza sahip, krk holding patronunu ite byle koruyoruz, eee, 16 katrilyon i borcumuz da ite bu krk televizyonun holdingleri arasnda bllyor!

861

Ancak, Ali Krca gibi yumuak, demokrat yzl insanlar bulunabiliyor. Geenlerde grdm bir TV'de efe trks sylyor. Bunu anlamyorum. Okullarda kursunu veriyorlar galiba, artk herkes zeybek oynuyor. Zeybeki, kyl, hele aann kahyas gibi adamlar oynayamaz. Efeler, byle bir adamn zeybek oynadn duyarsa, nce gler, sonra bu adam daa karp fistan giydirir, ortada oynatr sonra da olan niyetine kzanlarna ziyafet verdirir. nk zeybek oynamak iin, mr hayatnzda bir kere bir aaya, ya da devlete bir kafa atmanz, dalarda bir naranz olmas gerekir. Bugnlerde sac politikaclar bile zeybek oynamaya balad. Kltrne cahil, znden, tarihinden habersiz herifler zeybek oynayabilir mi? Efe trksne meraklysanz, hayata kar bir naranz olsun! Bir kck eye kar gelin de, zeybei de hak edin!.. Egeli genler tarih boyu, ssl efe giysilerine ve zeybekin vakarla duru, dn ve diz klerine hasta olduklar iin evi, yurdu terkedip dalara ktlar!..

862

Alem ok deiti. TRPde dahi zeybek oynuyorlar! Geenler bizim Trabzon'un nl trksn yle sylyorlar: "O alvarn ben verdim parasn / Seni alan uan severim anasn... Dorusu u: O boklu alvarn ben verdim parasn / Seni alan uan .ikerim anasn..." Devlet, TRT bizden "sevmemizi" istiyorsa, biz de yle yapalm, sevelim. Milyonlarca dolar gtrdkleri televizyonlarda on kurua adam altrp, klstr arabalarla muhabirleri lme gnderenlerin analarn topluca sevelim... adamlar yatrm, retim iin vardr, ancak, krk byk holdingin de bugn birer televizyonu vardr. Ne retir bu televizyonlar! Kamuran rtk, Korkmaz Yiit, uyuturucu san Yaprak'm dnceyle, haberle ne gibi bir ilgisi olabilir. Neden tm vahi tccarlarmz, fabrika, retim, yatrm deil, "televizyonu" dnmektedir! nk, en iyi rantn yolu, milli korkular pazarlamak, sanal korkularla, devleti, milliyeti grnp, hem kendilerini temize

863

karmak hem de kredilere gmlmek. Hem de bunu o kadar kolay yapyorlar ki... Pazarc baryor: ene yormaz, sakal titretmez, Aya dutu. Azda eriyip giden Aya dutu gibi zahmetsiz lokmadr, Trkiye'de iadam olmak... Abdlhamid'in balad konaklarn listesi, tam bir sayfay doldurur. Askerlerimiz Balkanlar'da "Kurtlu peksimet, kfl bulgur, murdar ya yiyip, yrtk arklar, srtlarnda un uvallarndan yamal esvaplarla, ilasz tedavi edilirken", stanbul'da 30.000 kiilik Abdlhamid'in hafiye kadrosu, ihsanlarla, refah iinde yayordu. Abdlmecid, olu Abdlhamid iin "Benim kuruntulu olum!" dermi. Ah, yalnz kuruntulu kalabilseydi. Onun mbalaac evhamlan dpedz bir masal tiyatrosuydu. Trk devlet ve sac, muhafazakr aydnlarn ideolojisini, milli dinini bu "kuruntular" icat etmi, bugne kadar da Trk milliyetilerinin konforlu yaamm, Abdlhamid'in evhamlar salamtr.

864

lkemiz tarihinde karanlk dolambal dehlizleri karmakark memleketin her yann mkemmel bir a gibi sarm casus ebekesini o kurmutur. Merkez karargh Yldz Saray idi. Grnmez milli korkularn, evhamlarn kompozisyonunu Trk milliyetilerine ve Trk devletine, hediye eden Abdlha-mid'tir. Abdlhamid, sarayda iki kiinin bile dost, hemfikir olmasna tahamml edemez, haber almak iin bunlar birbirine kontrol ettirirdi. Ryalarda grnen hayaller bile casus ebekesinin jurnallerinde saraya iletilirdi! Sarayda ve stanbul'da hi kimse bakasndan emin olmayacakt, herkes bildiini, iittiini, grdn hnkara yetitirecekti. Mkemmel bir organizasyondan ok te, Abdlhamid, insanst bir byc gibi, bu muazzam casus an ynetiyor. Sinsi, kurnaz, eytan hafiyeler saraya yetitirecek haber bulamazlarsa, kastl bir ekilde bir kahvede, yolda halktan biriyle geliigzel konuur, konumalar samimi bir havada arkadaa ilerlerken, aralarda

865

bulduklar hafif pimanlk szlerini hemen kada yazp, saraya ulatrrlar, zavall adamn hayat kaymtr artk. Abdlhamid'in hafiye tekilat, Trklerin son ikiyz-ylda baard en baarl, en salam kurumlarn banda gelir. Tek tek mahalle tekilatlarn yazversek, sayfalar yetmez! Ayrntlaryla hafiye tekilatn kaleme alan Sleyman Kani ise, hem nl yazar Hseyin Cahit, hem de Maliye nazr Ca-vid'in arkada, stanbul'da belediye bakanl yapt, igal kuvvetlerinden paay zor kurtard. Yoksulluk iinde anlarn yazp, g bela ailesinin geimini salarken cumhuriyet oktan kurulmutu ve artk kimseden korkusu yoktu... Her bir hafiye, byk bir sanatkr gibi havadan nem kaparak geimlerini salyordu. Mesela, Terkos su irketi kanalizasyon ilerini Yldz yaknlarna kadar getirir. Bir jurnal... Suikast etmek isteyecek olanlar su borularndan saraya gidebilirler. Bu yol ile dinamit ve bombalar sokulabilir. Abdlhamid jurnali ald, su ebekesini iptal etti.

866

Elektrikle suikast yaplabileceini bir hafiye Abdlhamid'e inandrd, stanbul'da yalnz sarayn birka odasnda ve yabanc eliliklere elektrik verilmesine msaade edildi. Lam alrken de bomba konulabilirdi. Lam amak zaruri grlrse, bomba kullanlmasn diye, mutlaka birka polis banda beklerdi ukurun. Bir defa elektrik tecrbeleri iin bir mektebe getirilen aletler, tehlikeli saylp gmrkte yakaland. stanbul semalarnda balon uurmak gibi denemelerden de Abdlhamid korkup, yasaklamtr! Milyonlarca altna ve bor har yaptrlan byk donanma Halic'e getirilir getirilmez, tm motorlar ve teknik aksam sklp, kontrol altna alnd, bakalar bu gemileri kullanabilirdi endiesiyle, Osmanl sava gemilerini hi kullanmadan Hali'te rtt. Bir gn nbeti zabiti kolaas, Haydarpaa Hastanesi'nde hastalardan birinin delirdiini telgrafla bahekime bildiriyordu. Deliren zatn ismi de Hamid idi. "Deli Hamid'in tmarhaneye

867

evki" raporunu yazar. Abdlhamid'e yetitirilir, bu "saygsz" adam Medine'ye srdrlr. Fatih Sultan Mehmed'in babas Murat'tan da bahsedilemezdi. Fatih Sultan Hazretlerinin babas denirdi, nk, zel bir kafeste otuz yl saklanan Sultan Murat'n bir gn yeniden padiah koyulaca korkusu vard. Mesela, Alfons Dde'nin Jack adl roman evrilecektir, romanda tesadfen yle bir cmle vardr: "Elde bir gazete lazmd, i grldkten sonra gazetenin kapatlmas kolayd..." O gnlerde Abdlhamid de bir gazete kapatmt! Bu satrlarn kasten yazldn dnp, roman evirisini ve nshalarn iptal ettirdi. Bakkala giren mteri, "Bir kilo yldz ehriyesi ver" dediinde srgne gnderilmiti. nk yldz kelimesi Abdlhamid'i artryordu, yasakt. Hesap kitaplarnda art iareti de yldza benzedii iin yasakt. Serveti Fnurida bir eme banda dua eden bir ihtiyar adamn resmi baslmt.

868

Matbuat mdr, "Bunun mans, iimiz duaya kald demektir" deyip, yasaklar! Yurtdndan gelen tm haberler sansre urard. Mesela, suikaste kurban giden Fransa cumhurreisi haberi, Abdlhamid'in de suikast korkusu olduundan sansre uram, kalp sektesinden gitmi, yazld. Yine suikaste kurban giden Avusturya Imparatoriesi gs darlndan ld yazld, yine suikaste kurban giden Amerika cumhurreisi irpeneden ld yazld, yine suikaste kurban giden Srbistan kral Aleksandr ve kraliesi hazmszlktan ld denilmitir. Gayrimslim basma da sansr vard. Bir defa Ermenice Postac adnda bir gazete karlmak istenmi, Postac, Ermenice Surhantang demek, ancak hafiyeler bo durmaz, kelimeyi inceler, birinci hecesi "sur" kl demek, ikinci hece "han" demek, nc hece 'tag" koymak, manasna geliyor. O halde, ismin anlam: "Klc knndan karmak, iini grdkten sonra knna koymak" anlam tar, yasaklanr.

869

Abdlhamid'in uzun burnunu hatrlatyor diye, "burun" denilmezdi, bunun yerine corafya kitaplarnda: "Karalarn denizlere uzam ksm" gibi tabirler kullanlrd. Peyami Safa'nn babas smail Safa da Abdlhamid'den ok ekti, Peyami Safa muhafazakr olmasna ramen, babasna yaptklarndan dolay Abdlhamid'i sevmezdi. Matbuat mdr, smail Safa'nm iirinden bir msra grr, msra yle: "Bahar gelmeyecek mi? Bahar gelmeyecek mi?" Bu ne demek diye haykrr matbuat mdr, bu any anlatan Ahmet Rasim, kekeleyerek "efendim" demeye alr... Matbuat mdr: "Sus dilini koparrm. Sizi edepsizler, veledi zinalar, nankrler, hainler, sizi utanmazlar, namussuzlar, alaklar, sizi kpekler, yezidler, melunlar, aslacaklar..." Bahar gelmeyecek mi msra karsnda yenilen kfrlerdi bunlar. Abdlhamid hafiye tekilatn yrten paalar, matbuat mdrleri neden olur-olmaz her eyden nem kapmaya balar! Ve bugn hl

870

muhafazakr yazarlar neden Abdlhamid'in evham hastaln savunurlar! nk ekmeklerini buradan yerler! Yaamak iin her gn birilerini ihbar etmek, padiahtan ba alabilmek iin, her gn Abdlhamid'in korkularn arttrmak yeni bir evh^m bulmak zorundalar! Milli korkularla sslenmi bu evham, Trk milliyetiliinin ve devletinin en parlak dehasdr. Bugn bu evhamdan, krk holdingin televizyonu ve onlarca gazete ve yzlerce keyazar para yer, karnn doyurur! Nasl, gn gelip, Abdlhamid'in korkular, etrafndaki paalarn geim kayna olmusa, bugn de gazetelerin geim kayna, Trk milliyetilerinin altn hazinesi bu "korkulardr"... Yoksulluk, 15 milyon insann alk snrnda yaam unutulmu, evhamlardan Trk devlet ve Trk milliyetilii ideolojisi retilmitir. Evham ve korku tehlikeli bir besindir, gn gelir, tm vcudu ele geirir! Trk devletini "evham" politikalar ynetmektedir.

871

Profesyonel dangalak olduklar iin seilmi gazeteciler bu evham bytebildikleri lde saygnlk kazanr. Anadolu'da kafay yiyenlere, kopard, kurtuldu, derler. nk evhamlar bir yere kadar ar verir, tm vcudu ele geirince, acdan kurtulursun. Trk devleti ve Trk milliyetileri, yoksulluk, isizlik, memurlar, emekliler, hastaneler gibi arlardan oktan kurtulmulardr! Korku deerli bir besindir, evhamlar (halsinasyonlar) baladnda, tadndan yenmez "oyunlar" balamtr, milli dmanlar, bayraa hakaret, Ermeniler unu dedi, Srplar unu yapt, eriatlar yine kudurdu, Yunanllar yine Adalar' igal etti gibi, binyl bitmeyecek tadna doyumsuz "oyunlarn" lezzetine Trk devleti ve Trk milliyetileri doyamaz! Zaten tm aydnlarmzn gzlerinden bu evhamlar fkrmaktadr! Dnn nsan Haklar, bugnn Adalet Bakan Hikmet Sami Trk aklad, "dnce yasasn" karacaktk, medya yle ayaa kalkt ki yasay geri ektik!

872

Size bu milli korkulardan nefis bir rnek vereyim. Hi kimse zerinde hl konumamtr! Savunma stratejimizle ilgili tarihimize gemi ackl, iler acs bi hikye. Olay udur: Rusya Trkiye'nin ebedi dmandr. Nato'ya girmemizin sebebi de budur. Nato'da Trk subaylarna verilen tler (savunma stratejisi) udur: Ruslar Balkanlar'dan inerlerse, Trakya'da kara ordusuyla nasl karlanr? Kars'dan, Kafkasya'dan inerlerse Erzurum Ovas'nda nasl karlanr? Aslnda son ikiyzylmzn savunma stratejisi budur: Ruslar Balkanlar'dan ve Kafkasya'dan indiinde bizim ne yapacamz zerine kuruludur. Kara Kuvvetleri de bu stratejiye gre konulandrlmtr. Sadece, ben, bu savunma stratejisi zerine hararetli otuz tane yaz okudum. Bir Nato subay, Trkler'in Amerika tarafndan nasl kandrldn dalga geerek yle anlatr: Peki Ruslar gemiyle Karadeniz'den gelirse? nk Anadolu'nun

873

kuzey yz ak ve savunmasz! te krk yllk Nato ittifakndaki hayatmzn belgesi... Ve hl 80'li yllarda bu stratejiler tartlrken, Ruslar, Blent Ulusu hkmetine, tehdit savurur: "Oray nkleer mezarla eviririz!"... Yani ellerinde nkleer fzeler bulunan Ruslar'n aslnda gelmesine de gerek yok. Blent Ulusu'nun cevab ilgintir: "Biz Nato lkesiyiz!". Havadan ve denizden gelen tehlikeye kar Amerikallar bize t vermedi, siz, askerlerinizi snrlara yn, bekleyin! Balta girmemi bu cahillii bugn halkmz da blmektedir. Anadolu halknn "yurdundan olma" korkusu, tm bu evhamlar hakl kartacak kadar byktr. Korku yalnz padiahn, devletin deil, halkn da bilinaltnda yuvalanmtr! Yunanllar'n 1830 ylma kadar bir yurtlar yoktu, beleten Osmanl topraklarndan kopardklar yal bir para zerinde oturduklar iin yurdundan olma korkusunu en az bizim kadar onlar da duyuyorlar. Kaybolmu,

874

antik bir uygarln klleri zerinde bir "devlet" ykselttiler, oysa, madem birileri "devlet"i hak edecekti, Bizansllar, daha ok hak ediyordu, ki ortalkta Bizans kime diyeceiz? Trkler anavatanlarndan uzakta, baka bir topra yurt edinmitir. Byk savalarda padiahlarn Anadolu ilerine geri ekilme korkusu hep olmutur. Byk kahraman subaylarmz savan civcivli anlarnda, drt yz adr geldik, drtyz atl geri dneriz, cmlesini hep sarfetmiler, Enver Paa, anayurdun igalini grnce, yeniden Orta Asya'y rgtlemeye komutur. Biz, padiahsz, bayraksz, evsiz, barksz, yoksul, aresiz, yaparz, ama "devletsiz" yapamayz. Anadolu topraklarn ayaklarmzn altnda "kaygan" grdk, bu rkeklik, son ikiyzyl Anadolu halkn devletle kay-natrmtr. Gl bir devlet olmadan kendimizi gvende hissetmenin yolunu bulamamzdr. Bunlar zaten biliyorsunuz, evhammz bugnlere kadar uzatan zerinde hi ciddi

875

alma yaplmam, baka sebepler de var. 80'li yllarn ortalarnda, TRTye bir belgesel yapaym dedim, konu: "Trkiye'de Trkler!"... lerine gelmedi. nk Anadolu topraklarnda nfusun ounu, son yzelli yldr dardan gelip yerlemi, Krmllar, Tatarlar, erkesler, Balkan muhacirleri, Kerkkller, Azerbaycanllar, zbekler, Grcler, vs. oluturuyor. Babas, ya da dedesi bu topraklara gen nfusun says, sanlann ok stndedir. Yurdundan olmu, bir baka yurda snm insanlarn gl devlet arzular inenmi yoksul gururlarndan ok daha yukardadr! Cumhuriyet'in ilk yllarnda Ankara evre kylerinde Afet nan ve benzer bilimadamlar kltrel aratrmalar yaparlar, kyllere onlarca soru sorarlar, ancak, kyller, ne sorulursa sorulsun, u cevab verirler: Biz dedemizden beri burada oturuyoruz. Ya da, biz, bildik bileli burada oturuyoruz. Oysa, aratrmaclar, onlara yazmalaryla, orap rgleriyle ilgili sorular yneltmilerdi... Ve

876

tm kyller kran krana bir yoksulluk iinde iken... Binyl yaadmz bu topraklan hl,, binyl ncesi gibi "mehul" bir lke gibi grmek, hl, "uurum" gibi grmek, evham ideolojisinin paranoyasdr! Trk devletinin zerinde yaad topraklarn mlkiyeti konusunda korkulu tereddtler yaamas, onun, derin hastaln gsterir! Holdingler bu hastal ele geirmi, Trk devletini yamalamaktadr! Yazarlar bu hastal ele geirmi, srtndan geinmektedir! Bizler, halis muhlis bu topraklarn ocuklaryz, topramzdan, ieklerimizden, derelerimizden hibir phemiz yoktur, bu yzden, bu topraklarn zerinde yaayan insanlarn, kardee, mutlu olmalar iin inatla yoksulluu, yamalar, talanlar, gsteriyoruz! Krk holdingin krk televizyonu ise inatla "evhamlar" gsteriyor! nk hibir yatrm yapmayan holdinglerin evham reterek devletten kazand, yani devletin bu holdinglere i borcu 16 katrilyon, gelecek sene

877

30 katrilyon, sene sonra bu evhamlarn lkemize maliyeti 100 katrilyon. Ab-dlhamid'i ve Osmanl'y da Dyun-u Umumiye denilen borlar batrd. Abdlhamid'e Dyun-u Umumiye borlar sorulduunda anlarnda yle cevaplar: "Yzlerce paaya verdiim paralar olmasayd asla borcumuz olmazd. Bizi bu paalarn maalar batrd". imdi holdinglerimiz de paalayor. Zaten Sleyman Demirel, alt ay nce krk holdingin krk patronunu kke davet edip, krkma da trenle devlet zel hizmet madalyas takt. Yani paalklar resmileti hadi hayrl olsun!.. Kastelli nl bir villasn satla kartr, fiyat ok yksek olduu iin mteri bulamaz, bu haberi gazetelerden okudum, sonunda bir mteri kar, kimmi? rnak korucubasmn kz!

878

Eber Yamurdereli Goya'nm krler tablosunda bym gibiyim. nk, bu lkede iki kr adam tandm, ikisi de savurdu beni. Biri Cemil Meri! Toros Dalar'ndaki sedir aalar gibi tarihin ilk gnnden beri bu lkede yayordu. Otuzbe yanda kr olmutu. "Tm kitaplarm tula oldu" dedi. Bu topraklarda kitaplar en iyi tanyan birka adamdan biri. Kitaplarn ruhunu en iyi soyan tek adamd. Katran aalar gibi bir slubu vard. Zifiri karanlkta yol gsterdi, dncenin maskesini drd, nmz at. Mutsuz bir aydnd. Frtnada deil, limanda batt gemisi. nk batakla dnm, cahil aydnlarla dolu limanda okudu kitaplarn. Jurnal kitab basld gn, srt evirdiler Cemil Meric'e. Onu ba tac eden sac aydnlar, zel ak mektuplarn okuyunca, sapklkla suladlar, bu tarifsiz gzel adam. Cemil Meri ok gzel bir adamd. Yemen trks gibi bir yz vard. Ktahya pnarlar, inileri gibi cmleleri.

879

kincisi Eber Yamurdereii, o da kr! Kader beni her ikisinin de yanma drd. Eber Yamurdereii, o da onur ve kitap delisi. Boazii niversitesi'nin kabartma klliyatyla dnya klasiklerine, 60'h yllarn sonunda da solun ekmek ve zgrlk kavgasna ald. Bu iki, halis muhlis yerli, Amasya elmas, Gemlik zeytini gibi bu topraklarn sahici kokusu bu iki dev adamn da ortak bir noktas vard: Binbir Gece Masallar... Cemil Meric'in enfes tatl cmleleri binbir gecenin buhuruy-la yazlmtr. Eber Yamurdereli de yle, ne zaman babaa kalsamz, binbir gece masallarndan bir tanesini usuz denizlerin bysyle, uzun uzun, tane tane ve hayranlkla anlatr. kisi de tarihin o byk tnelinde derin srlar iine gmlr, gecelerden mealeler gibi masallar ayklar... Talihin u cilvesine bakn ki, dnya edebiyatnn en byk ismi Borges de krd. Ve Borges de, binbir gece masallarnn

880

hayranyd, hatt, en byk uzman, hatt yzlerce masaln efsanevi kifi. Krlerin binbir gece masallarnda arad ey nedir? nsanolunun gz ak olanlar bu soruya biraz zor cevap verir... Eber Yamurdereli'yle Leman dergisinde yaplan rportajda: "erideyken zihniniz deirmen ta gibidir, tan arasnda bir ey varsa tr size verir, yoksa kendini tr" diyordu.. Binbir gecenin anlatcs ehrazat da yledir, masal bitirdiinde ldrlecektir. Trkesi, hani bazen, gzlerimiz bolua aslr, dalar gideriz. Bir krn gzleri hangi bolua aslr? Onlarn gzleri, masallar ve hayalleridir!.. Binbir gece masallar, yazarlarn katilidir, gemiin, gelecein, topyalarn, dlerin, masallarn ana drr, aldatr, oyalar! Bir byk yeryz curcunasnda tarihin en byk ovuna karsnz. Dnyadan ve tarihten daha byk hayallerin derin hastas yapverir. Jules Verne de, Macellan da, tad kam bu dnyaya,

881

yeni dnyalar ayn tnelden ilerleyerek atlar!.. Anlatacak masal olmayanlara hayat yoktur. Dnyann btn byk delileri, dinleri, denizleri, ejderhalar o masallarda ruhumuzu sakland maaradan alp, uurdu. Yeryznn bu en byk uurumundan baaa, neeyle, hazla, mutlulukla, cokuyla atverdi bizi, masal unuttuumuzda, yere aklacaz!.. Yaamak iin tek bir ansmz vard, hayallerimizden de byk tarihin o byk uurumunu, masallarmzla usuz bucaksz masmavi engin denizlere dntrmek!.. Tarihin tekerlekleri bu masallarla, hayallerle yryor, masaln unutanlar, tekerleklerin altnda ezildi, ezilecektir, yeryz topraklarna dtmz gnden bu gne akrepler, ylanlar soksa da beynimizi, hep bunu yapyoruz... Masaldaki olaanst kahramanlar, devler ok bykt ama, insanlarn istedii ok sade, ok kk bir eydi. Boynu dik, onurlu bir insan olmak...

882

Eber Yamurdereli, Karadeniz dalarndaki bulut ormanlarndan ladin aalan kadar dik, soylu, toprana bal! Pasinler Ovas, Rumeli trkleri gibi sevdim onu... Yzn seyrettim aylarca, bir Hitit tabletini zmlyor gibi. Sakallar ipeksi yelken bezinden, boynu her yerde dik, yelken direi gibi. Bir hayalet gemi dolayor aramzda. lde kaybolanlar "serap" grr, eski gemiciler ise hep bir hayalet gemi gibi. Yitirdiimiz eski zaman masallarm tayor, ykn ykacak bir ky, bir liman aryor! Ne byk frtnalardan gemi, binbir gece deil, bebin gece hcrelerde bu hayallerden byk dalgalarla boumu. Eber Yamurdereli anlatt, binbir geceden bir masal: "Adamn biri hrszlk yapp krlerin evine saklanr. Polis geldiinde kr numaras yapar. Polisler hrsz bulabilmek iin krlere ellier denek vurur. Hrsz, yani numaradan gzleri kapal olan, elli denekten sonra aar gzlerini. Ancak, hrsz, polise bir iftirada bulunur, der ki, ben gzm elli denekte atm. Bu krlerin hepsi numara yapyor. Bin

883

denek vurun onlar da aar gzlerini. Ve polisler aylarca krleri dvmeye balar.. Eber Yamurdereli bebin gece yatt, amad gzlerini, devlet, bir bebin gece daha dvmek istiyor onu? Niin? Hrszlar byle syledi! Milli hrszlarn, uluslararas hrszlarn, katillerin, mafyalarn gzleri gibi grmek istemedi!.. Urad eziyetler rzgr bile sarhc eder! Ne Sinop Ceza-evi'ne sd, ne ankr Cezaevi'ne sacaktr!.. Dnyann en byk gazeteleri kendisiyle rportaja geldi. Ama bu adam yurtdna kamad. Neden kamad? Eber Yamurdereli anlatt, binbir geceden bir masal! "Badatl adamn biri bir rya grr. Ryasnda Kahire'de falan adreste byk bir hazine varm. Adam Kahire'ye gider. Beklemedii birok byk belalara bular. Hazineyi de bulamaz. Kahire'ye gelip geleceine bin piman hakimin karsnda bulur kendini. Hakim btn macerasn dinler. Hakim de ona: "Sen ne saf adamsn, ben de babam da,

884

doduumuz gnden beri hep bir rya grrz, Badat'ta falan yerde bir hazine gml diye"... Ryalara aldansaydm, oktan Badat'a giderdim, der, hakim.. Badatl neye uradn arr, ancak hakimin ryasnda grd hazine, tam da adamn evinin bahesindedir... Eber Yamurdereli'nin hazineleri bu topraklara gmldr! Yurtdna ilk kaan Cem Sultan'dr, ancak yurtd dosyamz Jn Trkler'le balar, bugne dein siyasi k bulamayan onbinlerce aydn, Refik Halit'ten Nzm Hikmet'e, soluu yurtdnda alr, ok hazin, ok trajik hikyelerimiz vardr.. Hep u trky syledik: "All turnam bizim ele varrsan, eker syle, kaymak syle, bal syle"... Oysa Eber Yamurde-reli, deil yurtd, hani ssz bir adaya giderken yannzda ne gtrrsn sorusunun tam cevabdr, Yamurdereli'nin ssz ada tecrbesi o kadar byk, hikyeleri o kadar ok ki...

885

Yamurdereli yurtdna kaamazd, nk Yamurdereli, "all turnann" ta kendisi.. Eber Yamurdereli neden kamad? kiyzyldr Trk aydnlarnn yreini yakan bu soruyu derinden anlayalm. Cemil Meric'in u sz: "Bat karsnda Trkiye, efendisinin haplarn alp ien bir kle gibidir." Efendisinin haplarn alp ien kleler gibi aydnlarmz, insan haklar, demokrasi gibi kavramlar, ya yurtdndan ithal ettiler, ya da bu mcadeleyi oradan verdiler... Eber Yamurdereli en son kt TEKE TEK programnda bunu syledi: "Bu mcadeleyi aydnlar, bu topraklardan vermeli!" erideki gnlerinde, alk grevinin nc, drdnc gn, yanndaki arkada baygnlk geirmek zereyken, "Bir tarhana orbas olsa da isek" der. Eber Yamurdereli, "nsan hayal ederken bari byk hayaller kurar. Madem hayal ediyorsun, bari hayalin pahal olsun" diye kr arkadana...

886

Sonra, alk grevindeki arkadalarn stanbul'da bir gemiye doldurur. anakkale'den Ege'ye alrlar. Yunan adalarndaki lokantalardan, talya'ya, Marsilya'ya ispanya'ya tarihi ve nl lokantalar birer birer gezdirir, arkadalarnn hi tanmad, adn ilk kez duyduklarn yemeklerden birer birer yedirir, sonra Man Denizi'ne, Latin Amerika'ya... Eber Yamurdereli'nin gezisi saatler srer. Sonunda Svey'ten gemiyi gney sahillerimize kadar getirir.. Biraz nce tarhana orbas hayalini kuran arkada, "Dndr u gemiyi geri Eber aabey, bir tur daha atalm," der, Eber Yamurdereli, "imdi de benim canm tarhana ekti" der. Felsefe tahsil etti, avukat ve yazar, hakim sorar, "Ne i yapyorsun?", Eber Yamurdereli cevabn vermeden, hakim, "Yaz kzm, kr-cahil!".. Anadolu'da her bir derdin evliyas vardr, ocuk altna ierse bir trbeye, kar-koca

887

ayrl iin baka bir trbeye... Eber Yamurdereli de insan haklar ve demokrasi mcadelesinde gzlerimizin nnde trbeleiyor... Yolda gezinirken, insanlar, neredeyse gelip sakallarna aput balayacaklar!.. Halkn iinden insanlar, Eber Yamurdereli'yi grnce, ok tuhaf ve ok samimi vicdani sorular soruyorlar: "Eber Bey, ben de bir eyler yapmak istiyorum, ama sizi Allah inandrsn, bu saatte iten kyorum, ben ne yapaym" deyip kayboluyor!.. Bir baka adam gecenin bir vakti, szacak kadar imi, birden karsnda Eber Yamurdereli'yi grnce: "Eber aabey, sen doru adamsn, ama ben ma kaybettim aabey, ben yapamam.." deyip kayboluyor... Ve yal bir kadn aniden nne kp: "Eber yavrum, sen doru adamsn, ama u halka gvenme, bu halk Evren'in anayasasna yzde doksansekiz oy verdi!" deyip yine kalabaln iinde kayboluyor!..

888

Eber Yamurdereli'nin nn kesen bu insanlar, bir hayali gemiye binmek mi istiyorlard, yoksa, kimdi bu insanlar! Halkn kendisiydi! Trk aydnnn bir asrdr arad halk! Kapya kadar, Eber Yamurdereli'nin ipeksi sakallarna kadar gelmilerdi, nn kesmilerdi, vicdani sorular oaltyorlard... Kimdi bunlar, bu sorular niin soruyorlard? Hayatnda hi siyasi taraf olmam, siyaset dnmemi bu insanlarn Eber Yamurdereli'ye kar birden parlayan, patlayan ilgisi nedir? Dnya edebiyatn ayaa kaldran adam ekspir'in nl eserlerine bakalm: Hamlet, Machbet, Atinal Timon, Othello, Kral Le-ar\.. Mesela Atinal Timon, ok zengin bir adamdr, mrboyu dostlarna datr, sonunda dostlar tarafndan aldatlr, ihanet onu delirtir!.. ekspir'in esiz tiradlar Atinal Timon'un yar deli konumalarndan kar! Mesela Kral Learl O da ihanete uram, delirmek zeredir. Othello, Machbet, Hamlet, hepsi, ihanete uram, satlm, yalanlar, hrszlklara

889

dayanamam, "delirmeye" yz tutmulardr. Yar deli konumalar, sayklamalardan, dnya edebiyatnn en etkileyici metinleri gn na kar! Yani ekspir, insanlk derslerini, kahramanlarn delirttikten sonra, yar deli meczuplarn azndan verir!.. ekspir'in kahramanlar neden delirir? Ve neden ekspir insanln nnde konumak iin soylu insan duygular anlatmak iin kahramanlarn delirtmek zorunda kalmtr!.. Bu sorularn da cevab yok! Ama, be asrdr yeryz edebiyatnn en yksek eserleridir bunlar: Hamlet, Machbet, Atinal Timon, Othello, Kral Learl Hepsi delirmi.. Cevap, her gn yaadmz bu basit hayatn iindedir... Sradan, dz insanlar her gn benzer ihanetlere urarlar! Benzer zulmlerden geerler. Ve hepsi delilik snrlar iinde gezinirler. Ve hepsi ilerinden, kimseye farkettirmeden, kendileriyle her gn, bu yar deli kahramanlar gibi konuurlar!..

890

Yani, u sokaktaki dz insanlar, yani bizler, yani hepimiz: Yani deliler!.. Hepimiz iimizdeki deliyi tanyoruz ve korkarak onu birbirimizden saklyoruz. Darya bir trl frlatamad-mz deliliin sebeplerini, uradmz byk ve derin hakszlklardan kaynaklandn biliriz, ve yine bu byk tiyatro kahramanlar gibi elimizden bir ey gelmez!.. Bastrrz!.. Eber Yamurdereli iimizdeki bu delidir, biz korktuk, o korkmad, biz kle yaplmaya bile deer bulunmayan akl hastalar gibi bir hayata raz olduk, o olmad!.. Kendisine deil, insanoluna yaplan zulm aa kard!. Ne pahasna olursa olsun, onur kavgasnn en yksek tepeden siyasal mcadelesi verilmeden, bu dz, sradan insanlar "asla anlayamayacamz" syledi!.. Bizler bu oyunun "seyircileriyiz", onu alklyor, destekliyoruz!.. Hepsi bu mu? Hepsi bu!.. Elimizden hibir ey gelmese de, olsun.. nk bu byk "oyun" bizim oyunumuz, halis muhlis Anadolu ocuu, anas Erzurumlu, babas Gmhaneli Eber Yamurdereli!..

891

Biz korkup bu oyunun iine giremezsek de, olsun, bu oyun bu lkenin sahici oyunu, bir gn bu oyunun iine girecek delilerimiz, deliliklerimiz mutlaka kp gelecektir!.. Evimize, lkemize, topramza, damza, tamza, dergilerimize hogeldin Eber Yamurdereli! Soyumuza, sopumuza onur verdin!.. imdi daha gzel Karadeniz'in dalarndaki "ladin" aalar, Toroslar'n tepesindeki "sedir aalar"... Eber Yamurdereli, imdi, trklerin hepsi gzel!.. Kokulu iekler gibi senin o yakkl, erkek yzne kurban olsun bu trkler!.. Makal ofr Sabr 1917'de Rus ordusu bolevik ihtilali yznden ekilirken, Ba-tum'a kadar gidip, yolda braktklar araba, motor paralarn toplayp ilk arabasn yapt. Motor bilgisini Batum'da teknik bir okuldan ald. 1928'e geldiimizde

892

alt tane 26 model Ford kamyonu vard. Tekerlekleri kauuk dolgu, bugnk gibi, haval-iirme deil. Eski arabalarn debriyaj sistemi deiikti, bir bas iki kaldr usl. Fren sistemi de, balatalar yerine fren ubuklar vard. Kamyon Zigana'y devirdi mi, yoku aa on kilometrede bir ubuklar deitirilirdi. Kamyonlar gnde Erzurum'a giderdi, yedi gnde Van'a, (bugn 4-5 saatte). Yollar bugnk gibi ylan gibi deildi, deve hrgc gibiydi. Hi kaza yapmadyla vnr, ancak, yollarda kaza yapabilecei baka araba yoktu. Kurtarma ekipleri de yoktu, Hzr Aleyhisselam'dan baka, bir defasnda n altnda kald ve Hzr Aleyhisselam gelip, kurtard. Hzr olduunu, giderken, ayaklarnn ters olduundan anlad. 1929'da Ar Krt syan'nda seferberlik arabalarna el koydu. Ar Da'na erzak tad, kamyonlar evrildi. Kuatma altnda kald, don gmlek sal-verildii sylenirse de, bunun uydurma olduunu, kamyonla-ryla kuatmay yardn syler. Seferleri, Trabzon, Kars, Van.. Erivan'n iine

893

kadar girerdi. Bolevik ihtilalinde i savata Beyaz Ordu'ya erzak tad, canl hayvan. Rusa, Rumca, Lazca konuur, Osmanlca okuryazar, Trke okur! Yollar toprakt, 1930'a kadar getii yollardan haftada bir kamyon ancak geerdi, 40'a geldiimizde gnde bir araba. Kyller bele para kazanmak iin yolu slatr, amura board, camlarla ekip 8-10 lira para alrlar, bir seferde de zaten 80-100 lira kazanrd. Bir kamyon en az muavinle kalkard. Drt metre karn altndan tahta kar krekleriyle tnel kazarak gittikleri ok olmutur. Eskiden yk sahipleri de ykle beraber giderdi, karn ilk yzmetresini muavinler, ikinci yzmetreyi yk sahipleri yol, byle, byle alrd. Ulusoy'la Srmene'den gbre ekerdi, Ulusoy her seferinde yeni bir kamyon ald, ofr Sabri yeni bir kadn. Dokuz tane kadn ald sylenir, drt tanesini lene kadar tuttu. Kadnlarn gzergh zerinden almtr, ilki Trabzon'dan, ikincisi Gmhane'den, ncs Erzurum'dan, drdncs Kars'tan, beincisi Bayburt'tan.

894

Kadnlaryla ilgili hikyeler uzun k gecelerinin masallar gibi anlatlr. Sefer dnleri gn Meydan Hamam'm kapatr, erafla sofral, sohbetli muhabbet kurard. Arabalar ehre girerken, muavinler kamyonlarn arkasndan halka eker datrd. Hamam faslndan sonra krkl izmelerini eker, atma biner, ehre yeniden atyla girerdi. Oniki ocuu oldu, oniki de akraba, karde ocuklarn eski bir Osmanl konanda bytt. Her bir karsna ayr bir oda verdi. Her birine srayla giderdi. Hanmlarnn sra kavgas elli yl srd. Sray sefer dnleri gen hanm lehine bozduunda evdeki btn dzen arapsana dnerdi, bu yzden her bir hanmna ayr bir ev tutmak zorunda kald. Bir nde ayr sofra kurulurdu, erkeklere, kadnlara, ocuklara. Gnlk alveri peisra dizili hamallarla yaplrd. Bir kfe soan, bir kfe domates, birka kasa balk, le vakti kapnn nne yklrd. Akam yemeine oturmadan, oullarn sokaa salar, dilenci, yoksul, yabanc kimseleri toplatp, kap nne minderler atar, sini

895

kurdururdu. Orta yemeinden ayr olarak, kendi yemei, ya, bal, bal zeldi. Dou'ya eker, un, kiremit, inaat malzemesi, fndk tard, dnte, canl hayvan, tulum peyniri getirirdi. Ekmein 10 kuru olduu dnemde cebinde 90.000 lira ile gezerdi. 1950'ye kadar Ford'un ve Chevrolet'nin tm yeni modellerine sahip oldu. Getii yollarda kyller ayran bakralar, msr ekmekleriyle yola kar ikram ederlerdi. Eskiden araba getiinde tarladakiler, tarlay, ormandakiler orman brakp, arabann gidiini seyre gelirdi, ve kyller her seferinde ald son hanmn hikyesini anlatp, dururlard. Saltanat elli bee kadar srd, alt, yedi, iti, yine alt. Ve bu marur masal adam, yllarca sren bir hastala dt. Elinde, ayanda ne varsa, sokak simsarlaryla kelepire sattrd. Altm ylna geldiimizde elinde iki kamyon kald, birini kardei kard, elinde bir kamyon kald, onunla da Moloz'dan kum ekmeye balad. Bu son kamyon da

896

Tabakhane'nin boklu deresine uunca, bir daha kendini toparlayamad. Horonu da iyi oynard, bak oyunu dillere destand, kemik srtl, topluine bal, ift yzl Srmene ban havaya atar, bak havada parendeler yaptktan sonra, dilerinin ucuyla yakalard. Gemi, fotoraflarda kald, fotoraflar klstr bir 49 Chevrolet'nin n cam iine yerletirildi. stemese de, ekmek paras, dolmuuydu artk. Mterileri ona baylyordu, nk, arkas yarn dizi film gibi srasyla ald kadnlar ve eski seferlerin hikyelerini anlatyordu. Bu adam, babam olur, baba deil, bir almet! numaral hanmnn, numaral oluyum. Biz, kk oullar onu, son kamyonunda tandk, ama byk aabeylerim padiah babam diye sze balar, kahvede sekiz ke otururlar!.. Eski gnler aklna geldike, krk yldr yzne bakmad, uramad babasndan kalan yzelli dnm arazisinin tapusunu alr, uzun

897

yola kye kardk. Ben de arka koltukta. Arazisine yerlemi, slalelerin anasn avradn dz giderken, ki bu kfrler geceli gndzl bir asr srd, silahn kontrol eder, korkudan dm patlard. Toprana krkn stnde aile yerlemi, altyzn stnde nfus. Her viraj dnp, her gaza basta arabay kran bir yeleli sinirle... Bir ky kahvesinin nnde ani bir frenle dururduk. Deli dolu kkreyerek kahveyi basar, elindeki tapuyu gsterir, biraz zor yattrrlar babam. Jandarma gelir, ay, sigara... Sakinleir... Eli bo kanc kez geri dnerdik, bari dnte mteri ksa da benzin parasn karsak derdi. Yol uzar, arazinin iindeki deirmenleri, ormanlar isimleriyle, ocukluk gnleriyle birbir sayklar... Farlar zayft, dere boyu kar yayordu... Babam kckm, yats namazndan sonra cinler deirmeni sahiplenirmi, geceyarlar kendi kendine alan deirmenlerin iine girermi... Farlar zayft, dere boyu kar yayordu, deirmenlerin sesinden korkuyordum. Bir

898

zamanlar sefer dn hanmlar arasnda sra kavgas olurken, imdi elde yok, avuta yok, hanmlar pek de gnll deil, artk... Kfrler, muambas yrtlm, sngeri kfl koltuklara siner, uykusu ar ar gelir babamn... Farlar zayft, dere boyu kar yayordu, hem konuturup amak lazm babam, her an dereye uabiliriz, hem, bitsin artk u cl deirmen hikyeleri, derdim... Farlar zayft, dere boyu kar yayordu, babam, "Olum, bir numara yemek yapm mdr?" (Bir numara: ilk hanm, demek)... "Yapmtr, baba!", "Ne yapmtr olum", "Baba, annem imdi, lahanay ince ince kymtr, iri iri fasulyeleri kaynar suya atmtr, msr yarmasn ayr bir kapta piirmitir, yaprak biberleri lime lime etmitir, baba, bir numara imdi, bir lahana orbas yapmtr, sorma!.. Yeter ki babam deirmen hikyesine balamasn, yeter ki babamn uykusu gelmesin... "Yannda ne vardr olum!", "Baba, yannda illa ki tuzlanm hamsi vardr!", "ki numara ne yapmtr olum!", "Baba, iki

899

numara, fasulyeleri atlatncaya kadar kaynatmtr, msrlar yumuack piirmitir, pazardan bir bakra yourt almtr, baba, iki numara imdi, yourtlu msr orbas yapmtr, sorma!.." " numara ne yapmtr olum?", " numara baba, imdi tarhanay tel szgete szmtr, eti incecik kymtr, soanlar doram, tuzunu, karabiberini, maydanozunu iine atmtr, tavada bir gzel kavurmutur. Baba, annem imdi bir tarhana orbas yapmtr, sorma!", "Yannda ne vardr?", "Baba, yannda illa ki hamsili kaygana vardr!". Farlar zayft, dere boyu kar yayordu, yol bitmek bilmiyordu, "Olum, drt numara ne yapmtr?", "Baba drt numara balkpazarmdan kefalleri almtr, pullarn ban tersiyle bir gzel soymutur, tepsiye limonu, domatesi, soan koymutur, baba, drt numara bir gzel ekili yapmtr, sorma!", "Yannda ne vardr olum?", "Annem imdi yufkalar slatm tepsiye uzatmtr, arama cevizleri dizmitir, baba annem imdi illa ki burmal baklava yapmtr..."

900

"Ne dersin olum yapm mdr? Gelirken hibirine para brakmadk! Neyle yapsnlar!", "Sen zlme baba, byk aabeyim vermitir!", "Vermemitir olum!", "Vermitir baba, vermitir!", "Bana yle geliyor ki olum, biz bir kuru mercimei zor bulacaz!.." Yol uzar, balklar temizlenir, tuzlanr, kzartlr, tabaklara konur! Akam oldu olacak, ehre gireriz. Araba, gelir, gelir, tam da sevdiim kzn okulunun nnde bozulur. Babam hmla kaportay kaldrr, a, sinirli, tekme tokat n takmlar dvmeye balar. n takmlar da bu dayan dilinden iyi anlar. Basar gaza, araba grler. n takmlardan alevler frlar. Gazn grltsne, babamn kfrlerine halk bamza toplanr. n kapa tutacak, demir yoktur, kolumla tutarm, koluma fel girer. Babam, anzmanm, amortismanlarn yedi slalesini.. Dililerin gzn oyar, bujilerin kafasn karr, motorun grtlana sarlr... Halk daire olur etrafmzda. imdi okul dald, dalacak. Sevdiim kz, bu yar kprm, delirmi babam ve beni burada byle

901

grecek... dm kopar. Ahh bu dnyada bundan daha byk korku var mdr? Saatler sonra hrltlarla arabay altrr, n takmlar bir gzel okar, siler, gzyalarn siler gibi... Bu sinirle eve gidersek, evin de altn stne getirir, her taraf ya, amur iinde... imdi ne desem de yumuatsam babam, "Baba, imdi annem, kazan kazan sular kaynatmtr!", "Kaynatm mdr olum!", "Kaynatmtr baba!.." inden hangi hesaplar yapmsa, "Okuyorsun deil mi olum", "Okuyorum baba". yi ki babam karneden, ikmalden anlamyor.. "yi okuyor musun olum!", "yi okuyorum baba", "Bana bir yemin ver olum", "Ne yemini baba", "mrn boyu u meretin, direksiyonun bana oturmayacaksn!", "Oturmayacam baba!.." "Olum, Rusya'nn kark zaman, Beyaz Ordu'da bir subay... Un tadm, hayvan tadm. Ne zaman gitsem, kitaba kapanm okuyor! Nedir bu okuduun, ncil midir, Kur'an mdr, nedir? Dedi ki, okuyorum yzyldr

902

Trkler'i her savata yeniyoruz da, yine onlar beyaz ekmek yiyor, biz kara ekmek (avdar ekmei)..." (Babamn bu szlerini hatrladm, bu hikyeyi yazdm, getiimiz ay, Rize aklarnda un tayan bir geminin battn duyunca... Bir de, szn tuttum o gn bugn oturmadm direksiyon bana...) Gelen Geen Okusun Bamzdan Geenleri Kaynaklara hakim olacak maddi gcm olsa, Karadeniz trkleri zerine, Meksikal nl yazar Octavio Paz'm Yalnzlk Dolambac gibi, muhteem bir eser yazacama inanyorum. u trknn gzelliine bakm: "Yarim Ormanda Islanm / Sorsam Aalara / Hangisine Yaslanm." Adsz sansz bir halk trksnde kvamn bulmu yksek bir romantizm, ancak bu kadar esiz ve lirik gzellikte ifade edilebilir. Karadenizli deilseniz, bu trknn iine gizlenmi, "slak toprak kokusunu"

903

duyamazsnz. Karadenizli deilseniz, bu iirde gizlenmi yamalardan vadilere dek para para, sra sra dizili bulut kmelerinin ardndaki gm ltlar gremezsiniz. Karadenizli deilseniz, bu msranm iine gizlenmi, aniden skn eden saanak yamurun dev gvdeli aalarda krd dallarn sesini de duyamazsnz. Karadenizli iseniz, bu trky duyduunuzda, yamurun koyu krmz topran stne brakt grltl izleri, dokular grrsnz. Ve ehirli deil, dal bir Karadenizli iseniz, bu iirde gizlenmi, sevgilinin sar, pembe, frfrl eteini de grrsnz. Karadenizli iseniz, bu iirde gizlenmi, kanatlar yamurdan arlam, havalanmakta glk ekip, dallardan frlayp kk allklarn (gafullarn) iine pat diye den kularn amura gmlm brlerini de grebilirdiniz. Ancak, Karadenizli olmanz gerekmez. Trke konuan tm insanlar, bu msrada gizlenmi, hzn dolu bir aresizlik grr. Sevgilisini

904

aalardan soran bir aresizlik, ormanda binlerce aacn olduunu dnrsek, endieleniriz de. Sevgilisini kendisinden soramayacak kadar utanga, aatan aaca hanginize yasland diye koan, terden srlsklam airin umutsuz telam da yaarz. Tertemiz, masum, saf, ocuksu, ipek yumuaklnda ve ine ucuyla cierimizi szlatan bir ak grrz burada. Bu msralar, bu lkenin en deerli kutsal hazineleridir, bu msralar, devletten, ordudan, holdinglerden, akademilerden, her eyden byktr. Yazlmas rmaklar asrlar boyu gzya olup akm, onbinlerce ak yz yerden yz yarasyla yorulmu, rak imi, gururlu bir soylulukla usulca oluvermi. Biz bu airlerin kapsnn nnden getik. Ve biz bu yarin kollarnda leceiz, ite bu yzden, ne kadar fkeli olursak olalm, ne kadar youn siyasi karmaalar ve dalan iinde olursak olalm, bu lke bizi yormaz. Biz bu sevgilinin lkesinde usanmayz, hzn, alnmzn

905

yazsdr! Bu yzden dosta dmana kar yzmz ak, bileklerimiz korkusuzdur. Evet, sayn seyirciler, elimizde bu msralar vardr ve bizler, bu msray yklenmi bir klip, bir ksa film ekmek istiyoruz. Barollerde Cneyt Arkm. Cneyt'in yz lirizmi boka sokar. Aklmza aalarda kan izi aradn, ardndan tecavz sahnesinin hazrlandn ve Cneyt'in ormanda tecavze kalkan kt adamlar sk bir dayaktan geirmekte olduunu dnrz. Ve yamurdan korunmak iin kaim paltosuna sarlp, sigarasn tttrp, kr evinin minesinde, kurtard kzla, koltuk altndaki silah klfyla, arap kadehleriyle sevitiini dnrz. Ve Cneyt'in yz, yukardaki masum ve youn romantizmi birden komediye dntrr. Bozuk kurgu, alglarmz kaplar. Dzensizletirir. nk, tiyatro, sinema, TV program, belgesel, edebi eserler, insan aklnn pratik ileyiini gereine uygun vermek zorundadr.

906

Bu curcunal, amata keyif de sanat eserinin amalarndandr, Cneyt'li ekilmi bu film iin ne zarar var deyip geitiririz. Mantmz bozan, d dnyayla ilikimizi dzensizletiren bu bozuk ilikiyi ok sevmemizin sebebi, derin ve hayvani bir zevk duyuyor olmamzdr. Hazz, gerein nne zaman zaman geirip, keyiflenmemizin ne gibi bir sakncas olabilir. Lirizmin olduu gibi gereine uygun verilmesinin bize tattrd bir haz daha vardr. Bozarak dalgaya alarak yaadmz eek keyfindeki hazla olduu gibi anlatlm, bedenimize deil, beynimize hitap eden haz arasnda rktc bir fark vardr. Canavarlktr bu. Siz bu lkenin en deerli kutsal melodilerini bozuyor, barbarca katlediyorsunuz. Bu lgn zevk, canavarln salyas. En masum ak iirini mezbahada boazlanan hayvanlarn iniltisiyle yok ediyorsunuz... Her neyse... Toplumlar yoksullap, siyasi karklklar arttka ....t sallamaya balarlar.

907

Latinler ....t sallamann ampiyonudur, corafyay Kahire pavyonlarnn gbek dansna kadar uzatabiliriz t sallamay hi sevmeyen millet Ruslar'd, onlar da tarihin en sert devrimini yapmann granit gururunu tayorlard. imdi Adana pavyonlarnda Trk ve Rus kzlar birlikte ....t sallyorlar. Gneydou'dan ukurova'ya oradan Adana kerhanelerine skn eden yoksul kadnlarn hikyesi Trk solunun ba sorunu olmutur. 1950 ile 1980 aras Trk solunun en byk isimleri: Hikmet Kvlcml, Mihri Belli, Mehmet Ali Aybar, Sa-dun Aren, Behice Boran, hepsi Dou'nun yoksulluunu hayatlarnn en byk meselesi, kavgas haline getirmi, sosyalist doktrinlerini bu ynde gelitirmilerdir. Ancak, solun bu byk isimlerinden hibiri, tane tane okuyun kitaplarn, blclk, blmek, Dou'da bir Krt devletinden szetmemiler, hepsi, birlikte, kardee yaamdan s-zetmi, bu uurda kavga vermilerdir. Bir Krt devleti kurmak fikri

908

Trkiye solunun ok ok uzanda, PKK tarafndan 1986'da gndeme gelmitir. Yine de srlmler, idamla yarglanmlardr, nk, 141-142. maddeler, yoksulluktan bahsedenleri, yani, bir snfn dier snfa tahakkm gerekesiyle ortalkta alikran bakesen gibi kelle uuruyordu. Yoksulluktan bahsetmenin suu idamken, mecliste cumhuriyet tarihimizin en kepaze yolsuzluu - hrszln Demirel'in yeeni Yahya Demirel gerekletirmi, gensoru verilmi, Demirel'in siyasi hayat bitmek zereyken... Selamet Partisi tam kadro Demirel'e destek veriyor, hatt, Fehim Adak, Genelkurmay Bakanl'na verilen bir emir zerine asker uakla, gece saat 1.25'te Ankara'ya ulatrlp, mfettilerin raporlarna ramen Selamet Partililer Demirel'i kurtaryorlar. Ve Trkiye'de i sava yaand bugnlerde Trk kadnlar Londra krk borsasnda rekor kryordu...

909

Ayn yllarda Dou'nun dertlerine derman olacak Diyarbakr radyosunda nl gazeteci Orsan ymen'in deyiiyle "Ailede ilk ocuun nemi" konulu programlar yaplyordu. On ocuu olan ailelere kar devletin estetii bu iken, G-neydou'yu Trkiye'ye anlatan bir adam Trk sinemasna ismini yazdrd: Ylmaz Gney. Dou'nun yoksulluundan szeden Ylmaz Gney sol siyaset iinde de nemli bir isimdir, grlerini en u noktalara kadar gtrd, ancak, onun da "Krt" sorunu iin grleri uraya kadardr: "Ben, bu topraklarda Krt kardelerimizle birlikte yaamak istiyorum, bu benim grm, ama, onlar ayrlmak istiyorlarsa, onlarn dncesidir..." Bu fikirlerinden tr Ylmaz Gney bugn Paris'te, Pere Lachaies Mezarl'nda yatyor. Paris'te kendi elleriyle ektii Duvar filmi, sbyan kouunu anlatr, Trk sinema tarihinin en byk filmidir. 17 yl aradan sonra Trkiye'ye gelen Yol filmi de ok gzel bir film. Yer yer etkileyici, muhteem sahneleri

910

var. Ylmaz Gney bu filmi de kendi elleriyle ekebilseydi, oyuncu ynetimini Duvar filmi kvamna phesiz kartabilirdi. 12 Eyll skynetim gnlerinde, Ylmaz Gney ieride, o gnn teknik, bilgisayar, maddi imknszlklarn hesap edersek, film gzmzde daha da byyor. Film Gneydoulu insanlarn hayatn anlatr. Kpek gibi horlanan, srnen, srlen, sinek yzl yoksul insanlarn yks. 1981 ylnda Trkiye'de Apo yoktu, otuzbin kii ldrlmemiti... Bir sanat halknn dizboyu aklarn, cinayetlerini, kstah aydnlara, oyuncular, kameralar kullanarak anlatmaya koyuldu, tm basklara, yokluklara ramen. Tm meslektalar, yani, bugn basnn vgler yadrd onlarca sanat hayatlarn seks filmlerinden kazand gnlerde. Orijinalinde dokuz mahkmun yksnn anlatld Yol filmi, ksaltlm! kiinin yks anlatlyor. Filmden kk bir para:

911

Hapisten bir haftalk izin alan Seyit (Tark Akan), evine dnerken, karsnn kerhaneye dtn renir. Babas tarafndan kars sekiz aydr ahra kapatlm, yalnz su ve ekmek verilmekte, kadn zincire balanm ve hi ykanmamtr. Seyit, trendeki arkadana duygulu bir ekilde ocukluunu anlatr: "Ben kaval alardm, o dinler alard" der... Sonra ahrda karsn grr. Tre gerei namusunu temizlemek zorundadr. Kar frtnasnda uzun bir yola karak karsn erkek kardeinin evine gtrmek ister, iinden, karsnn bu yolculua dayanamayp leceini de dnr. Kars ve byk olu uzun kar yolculuuna karlar. Kadn donarak lrken... Son sz olarak, Seyit'e: "Seyit sen eskiden ne gzel kaval alardn." Bu szler, filmin en duygulu, ili sahnesidir. Gerisini gidin, izleyin. Gneydou dalarnda son onbe yldr kaval alnmyor.

912

Hem dalarnda kaval alnmyor, hem de Gneydou'da yumuak tebessml tek bir insan kalmad. Ve dalarda otuzbin insan ld son onbe ylda, lkemiz, yal insan kokusuyla siyasetticaret yapyor. Kimsenin kimseye itimad kalmad. Hrszlk-talan-igal resmileti. lmcl bir karamsarlk hakim lkeye. Trk ekonomisine son on yldr her yl elli milyar uyuturucu paras giriyor, tarih sahnesine girdiimiz gnden bugne hibir hkmdarmz bu kadar byk ganimetle karlamad. Son onbe ylda, dalarda otuzbin insan lrken, tarih sahnesine ktmz gnden bugne ei-benzeri-byme hzlar, Bat iktisat kitaplarnda bulunmayan onlarca holdingimiz oldu. Ve sonunda Apo yakaland. Halkmz, aydnlarmz "Onu bize verin paralayarak ldrelim" diyorlar. 1981'de Apo yoktu. Gneydou'da tek bir mermi atlmamt ve bir sanat, halknn

913

sorunlarn "kaval" hikayeleriyle anlatmaya koyulmutu... Ama, Fatih Altayl, Altemur Kl, Blent Akarcal benzeri gazeteci ve siyasetiler, o gn de vard. O gn de birilerini paralamakla, asmakla, barmakla, lkeyi kurtarmakla i basndaydlar. 1970'lerde de Apo yoktu. Ama o gnlerde de malum yazarlar birilerini paralamakla, asmakla, ldrmekle, yok etmekle, i basndaydlar. 1950'lerde de Apo yoktu. Ama malum yazarlar, o gnlerde de, kyn muhtarnn tarlasna Mehmet emmi girmi, Mehmet emmi aslnda komnistmi gibi sulamalarla, evet, srf bu ihbar ve sulamalarla yoksul, sahipsiz halk yllar boyu hapis damlarnda rttler. Bu lkede, bu malum yazarlar, bugnk medyamz, hol-dinglerimizdeki zihniyet hep olmutur, hep Apolar aram, yaratm, bulmu, paralamlardr. 1980'de de paralamak istedikleri bir adam: Ylmaz Gney idi. An gazeteleri sayfa sayfa

914

vatan haini laflarn, kuduzlu lklarla Trk aydnlar Ylmaz Gney'in peindeydi. Ne yapt Ylmaz Gney? Kk bir ocukken kaval alp alat sevgili karsnn kerhaneye dtn gren Doulu kardelerinin insan yklerini anlatt. Bu, gzel, bu lirik ykler, aydnlarn tek smadr. Biz, bu yklerle insanlar, halk kandrrz. Bu ykler, bu lkenin en deerli hazineleridir. nsanln, dnyann, devletin ve Tanr'nm karsna bu yklerle karz... Sizler, 1940'tan, 1950'den beri, bu yky elimizden alp, yasaklayp, su sayp, bizlere vatan haini deyip, bu yky, Cneyt Arkn gibi, Fatih Altayl gibi adamlara oynattnz. Canavarca bozdunuz, barbarca. Barollerinde bu aydnlar, politikaclar, her on ylda bir canavar reten siyasi makineler ina ettiniz. Yakalanacak ka Apo daha retmek zorundayz, bu siyasi makinenin karnn doyurmak iin... nsan akln, mantn, duygularn, insan zeksn bozan, kartran, yok ettiren bu

915

canavar reten siyasi makineyi kim durduracak? Onlar tanyor muyuz? ] O dalarda len otuzbin asker kaval sesini hi duymad. Bugn orada kavaln sesini tanmayan 20 yalarnda yzbinlerce ocuk var. imdi orada, dalarn, derelerin, dikenlerin, imenlerin zerinde oynayan ocuklar da tanmyor kaval. Bu yank kaval sesini artk, cierleri kavrulmu, cuma anneleri, cumartesi anneleri duyuyor yalnz.. Doulu olmasak da, bu lkenin ocuusunuz, kaval sesinde, imenler zerinde koturan, bellerine kadar kapkara rgl siyah sal Krt kzlarnn henz yirmisine gelmeden, kna iei ellerinin, meyve kadar tatl yanaklarnn, gelip giden tabutlarn okamaktan ceviz kabuklar kadar sertletiini grrdnz... Grrdnz, kapkara kmr atei gzleri, nar paras yanakl Krt kzlarn, bal, st, meyve kokan yaylalar hi tanmadn, her tan altnda gizlenmi maynlarla bydn...

916

Ki, pamuk tarlalarndan, Diyarbakr, Adana genelevlerinde srnen hayatlarna, evre kirletilmesin diye ilkokul ocuklarna Bodrum, Marmaris sahillerinde toplattrlan, Hollandal turistlerin prezervatifleri kadar sayg duyulmad. Otuzbin lye ramen grmedik. Ve biz, kaval sesinde, Cneyt Arkn'n polis, komiser, zel tim filmleri evirdik. Dncemiz, beynimiz, Trkiye'nin dalar-sorunlar hep aklmzda, kovalamak, yakalamak, paralamak oldu... Kovaladk, yakaladk, paraladk, kurtardk lkemizi... Bu yank, rpertici kaval sesini iimizde yalnz Ylmaz Gney duydu. Bir de, onbe yldan bugne Adana pavyon ve genelevlerin-deki kadnlar. O gnden bugne astlar Ylmaz Gney posterlerini, vizite tabelalarnn hemen bitiiine... Trkiye'nin hemen her genelev sokanda iportac kasetiler de astlar Ylmaz Gney posterlerini...

917

Biz, bu posterlerin sokanda dnyay tandk. O vizite yataklarnda, annelerimiz, kardelerimiz, bizler, .ikile .ikile bydk. Allah akna artk, bize kimse Trk, Krt, eriat, Alevi, Yunan bir ey sylemesin. Bu posterlerin sokanda bydk... Yazarz, edebiyatyz. Bizim devletimiz, bayramz, Tanrmz, kardeimiz, bu yklerdir. Bu, ince, yank, uzun kaval sesi... Ne gzel bir adammsm Ylmaz Gney. te herkesin gz nnde, ler-yediler-krklara kartn. Kurban olsunlar senin o biber, irkin, kara yzne. Yesinler senin o incir ii gibi tatl, l l insan gzlerini... Sen eskiden ne gzel kaval alardn Ylmaz aabey.

918

Ardndan Dkecek Kadar Suyumuz Var Tayyip Erdoan Byk Kapalar yangnndan sonra Milliyet gazetesinin kurucusu Ali Naci Karacan bayazsnda unlar yazar: "O arda bizim kltr ve ahlkmzdan doan ne salam bir dzen vard. Her biri servet saylacak mcevherler, raklarn elinde dkkndan dkkna gtrlrd. Hazine deerinde mallarla dolu dkknlar ak braklp namaza gidilirdi. Bir byk aile gibi yaanrd. te asl bunlar yand..." Ali Naci Karacan, Falih Rlk, Yunus Nadi gibi Mustafa Kemal'in gzdesi "prens" kadrosundayd. Ahmet Emin Yalman, Hseyin Cahit byk muhaliflerdi, en az onlar kadar nl gazeteciydi. Sekiz gazete, kurdu, batrd. yi gazete iin muhalefet arttr, srf tiraj iin Mustafa Kemal'e ve devrimlerine muhalif olamam, Ahmet Emin'in, Hseyin Cahit'in, Zekeriya Sertel'in, ya da Necip Fazllarn yapt gibi yapamam.

919

Devrimleri kaytsz artsz savunmak adna parasn, gazetesini batrd, kurusuz kald. Hatt Serbest Frka'y kuran Fethi Bey'e yle seslenir: "Fethi Bey, kimse sana ykc bir kar ihtilal etesi kur demedi. Serbest Frka uyuyan btn akreplere ve ylanlara can vermek iin kurulmad. Btn yktklarmz, yeniden kuracak olduktan sonra, istiklal mcadelesini niye yaptk Fethi Bey? Yaptmz inklab korumak ve yerletirmek iin daha elli sene sng ile bekilik etmek gerekirse, ederiz Fethi Bey! Buna faizm diyorsanz, biz faizm istiyoruz Fethi Bey!" Kemalizmin bu ylmaz askeri, 50'li yllarda taraf deitirip Menderes'in saflarna geer. Sonuncu kard gazete Milliyeftir. Amerika'da okuttuu mhendis olu, sonradan Trk basnnn en byk isimlerinden biri olacak Ercment Karacan'dr. Babasna gazete karken, gen bir delikanl getirir, Abdi peki'dir bu. Bir zamanlar Akam' kartt iin nam- dier Akamc Naci peki'yi pek toy, bulup kmser. Dokuz ay sonra peki,

920

45 bin tiraj bulur. Ali Naci Karacan krk yllk basn hayatnda ilk defa makus talihini yenmi. peki sayesinde borlarn nihayet demeye balamtr, ki, gazetenin dokuzuncu aynda yksek tansiyondan lr. Akamc Naci gazete iinden be kuru para kazanamad, biraz kumara, biraz da kadnlara dknd... Bir kenara ekilip Lozan kitabn yazd, Hasan Ali Ycel'in en gzel iltifatlarn ve de ykl bir telif ald, bu paray da kumara yatrd. Ancak, gazoz ve simitle gazete kartan yoksul gnlerin en k gazetecisiydi. Bu byk ve cefakr kemalist, Milliyet'i kartrken, mr muhalefette ve srgnde gemi, Mustafa Kemal'e muhalefetten 150'lik listenin banda yer alan, devrin ateli kemalistlerinin devrim dman yobaz diye hcum ettikleri Refii Cevat' da kadrosuna ald, kucak at. Akamc Naci, vatan hainliiyle sulanan eski bir meslektan gazetesinde keyazar yapmas, bugn onu anmamz gereken kaybettiimiz deerlerdendir. te asl bunlar yand...

921

lkemiz basn tarihinde bamsz basm bulamazsnz, hepsi, devletl akeli ilere karmtr, bouna aramayn. Ancak, aradklarmz var. Bugnk medyay grp, o gnlerin Hseyin Cahitlerini, Bedii Faiklerini, Yunus Nadilerini, Ali Naci Karacanlarm mum yakp aryoruz. te asl bunlar yand. Mehmet Ali Aca, peki'yi deil, Trk basnn kalbinden vurdu. Aydn Doan Milliyeti satn ald, 80'li yllarda zal'la birlikte 10-20 bin dolarlk maal gazeteciler "demokrasi a" olmaya balad, medyamz patronlarn eline geti. Meclisin ilk gnlerinde, gazetecilerin kendileri hakknda geliigzel yazmalarna dayanamayan mebuslar hi akas yok, silahlarn gazetecilerin alnna dayard. Gazeteci-milletvekili kapmas eref meselesine dnt, milletvekilleri meclise "dello" yasas verdiler. Gerekesi, eref ve haysiyeti ayaklar altna alman bizlere hi deilse erkeke dello yapma ans verin...

922

Sumo grei hikye, dellonun en has Trk gre gelenekleri iindedir. Vaktiyle stanbul'un arkap semtinde tavuk pazarnda Zorhaneler vard. Havuz eklinde, yuvarlak, bir adam boyuna yakn derinlikte, geni ukurlar alrd. Greilerden kim kimi yere drr veya arkasn havuz eklindeki ukurun duvarna dayarsa, galip saylrd... 1943 ylnda Radyo dergisinde konuan 90 yandaki Suyolcu Mehmet Pehlivan, Zorhaneler'deki grein Krkpmar'dan daha hretli olduunu sylyor. Geleneklerine dkn toplumumuz Zorhaneler'ini unuttu. te asl bunlar yand... Deien, bozulan yalnz ahlki ller deil, Ankara keisi, Ankara kedisi, Ankara tavan, Ankara'nn dnyaca hretli hayvanlardr, uzun beyaz ipeksi tyleriyle n yapmlar. Dnyann birok iklimine gtrlmlerse de yumuak beyaz, tyleri Ankara ikliminde olduu gibi gelimedi. klim mi deiti, souklar m bitti, hayat m deiti, bu hayvann da soyu tkendi, tkenecek... te,

923

arada bunlar da yand. Bugnlerde Ankara'nn tanklar mehur. Bir de "delikanllar"... akc ve Sedat Peker'in yakalanmasndan sonra devlet piyasaya bir sr sahte delikanl srmeye hazrlanyor. Hatt, topu, piyade birlikleri gibi, "delikanl" taburlar yapmal, hatt, delikanl taburlarna "sancak" vermeliyiz, nk, bu delikanllar vatan iin kurun skm kahramanlardr... 1930'lu yllarda yaymlanan Stlk adl kitab okurken, mehur Afyon kaymann srrn renmek istedim. Srr, hafif atete kaynatlan st yavaa ve saatlerce kartrlacak, ancak, bir art var, mee odunu ateinde. Mehur Osmanl hamamlarnn dillere destan scan da ancak mee odununun atei veriyordu. Her sokanda bir hamam olan koca Osmanl'nn asrlarn dnn. Ve, kebabyla mehur Anadolu'muzda, nerede mehur bir kebap varsa, gidip bakn orann dalarnda tek bir mee kalmamtr.. te, bizler likti, eriatt derken, bunlar da arada yanverdi...

924

1940'l yllarn magazin dergilerini kartrrken "pire tiyatrosuyla" karlatm. Amerikal bir adam Lunapark adr tiyatrosunda srama yeteneini yitirmi pireleri bir beyaz kt stne yerleirip, arkalarna iple kendilerinden yirmi kat daha byk top, at arabalarm ektiriyor. Bir masa etrafnda toplanabilen seyirci, ancak be-on kii olabiliyor... Srama yeteneini yitirmi pirelerin tiyatrosu ov olarak artc, gerek hayatta ise, pirelerin top arabalarn peinden srklemesine hi amyoruz. stanbul yangnlarnda halk bir yangn olup tm mahalle gidince, olsun, tahta kurular da ld, diye sevinirmi. Srama yeteneini yitirmi siyasi pireler, kendilerinden byk top arabalarn nasl ekebiliyorlar. Bu sorunun cevabn verebilen siyasetbilimcilerin says ok az, nk, smet Paa "Biz ortann soluyuz" dediinde, dris Kkmer'den baka tek Allah'n kulu kp, yahu hangi sol, neyin solu, diye sormad...

925

Bu yzden lkemiz 75 yldr sivil cumhuriyetilerle asker cumhuriyetilerin kavgasna sahne oluyor. Sivil Cumhuri-yet'in ncs olmas gereken CHP'nin asker cumhuriyetilerle ideolojik olarak kar-koca hayat yaamas, bu evlilii bitirdi, tketti. Oysa Trkiye halk, CHP'ye tehlikeli ve aibeli evliliini yeniden dnme ansn birok kereler verdi. Mesela 1989 belediye seimlerinde Trkiye halk, byk ehrin belediyesini de SHP'ye, Ankara'da Karayalm, zmir'de Yksel akmur, stanbul'da da Nurettin Szen'e verdi... Bu halk o gn demokrasinin ve aydnln yolunu biliyordu da, oylar Refah'a gitmeye balaynca bilmemeye mi balad. Bir dizi yolsuzluk ve skandallarla Trkiye halkna yzde yediyi, onu geemeyen Refah'tan baka siyasi ans brakmayanlar ite bunlardr... Ve medyann korkun felaket dedii byk ykl gerekleti. Refah'm bakanlar byk grltlerle iktidara oturdular CHP'nin

926

bakanlar ise, lsz, derin bir halk nefretiyle adeta siyasi sahneden kovuldular... Ve kahramanlar "pire" olan byk trajedimiz balad. Halkn acyla, hukuun dehetle izledii bu oyunda, pirelerin nasl olup da ektii top arabalar Refah' siyaset dna att... Refah da, daha nce, insan haklar, demokrasi konularnda ve eteli ilerde kimsenin imdadna komad iin, yazarlar-medya da bahaneyi buldu, zaten sen adam deilmisin, l, dediler.,. Gerekten Refah saflarnda, irkin ovcu, yobaz, havay germekten baka bir ie yaramayan acemi politikaclar vard. Mayann arayp da bulamad ense suratl, merinos tral, ackl salaklar oktan bulunmutu... Ancak, Tayyip Erdoan farklyd, sessiz, gsterisiz bir hayat iyi niyetli bir tabiat vard. Trk medyasnn yzyllk geleneksel muhalefet taktiini ise cierinden biliyordu... Medya yzyldr, saldrgan, fkesi burnunda, hogrsz kiilikler yaratp, sonra bunlarn

927

dnce ve duygularyla oynamak. Hatt ieri attrmak, hatt yurtdna kartmak. Bir kk ak bulup, siyasetiyi kanl bakl bir fare kabaday haline sokmak... Tayyip Erdoan'n oturduu evin kaak olduuna dair birtakm belgeleri aylarca ekranlarda detiler, kestiler, bardlar, Tayyip Erdoan'n sinirlerini ypratamadlar... ite burada, nl fkradr, Abdlhamid'in bir olu olunca, adn Erturul koyarlar, air Eref, "Ulan biz sona geldiimizi sanyorduk, desene tekrar baa dneceiz" demiti... Tekrar baa dndk. Menemen vakalarna, istiklal mahkemelerine, serbest frkalara dnverdik. Aticak, olan olmutu... Manolya yzl kzlarla laz pastac raklarn ayn bankta bir msr blp seyrine daldklar bo-azu... Sleymaniye minarelerinin geceyarlar ban kaldrp en dip sularna gmld dnyann bu en gzel ehrine Tayyip Erdoan bakan oluvermiti...

928

Pirelerin, kudurmu hrslar... talanla, yalanla tarihinin en byk sorunlar iinde irinleip bok kokan stanbul'a, suyu, p, kanalizasyonu btn mhendisler tarafndan ancak 2030'lu yllarda zlr dedii stanbul'a, Tayyip Erdoan bakan oluvermiti... Ve, uluslararas byk devlet adamlarnn dostu, patronlarn solcu arkada, Trk-Yunan dostluunun byk mimar, on parmanda on marifet esiz insan Zlf Livaneli olamamt... Tayyip Erdoan hi de byk projeler yapmad. Sradan, her bakann yapaca gnlk ileri ise kusursuzca yapverdi. Trkiye'nin kara delii olan stanbul, ok gemeden, holdingler, iadamlar, siyasiler, akallar, tabanclar iin yeniden, tarifsiz byklkte trilyonlarn akt byk bir memleket oluvermiti. stanbul Belediyesi darphane gibi para basmaya balad. Deil lSKl'nin gelirleri, depolarndaki temiz, pis su borularnn maliyeti, enmeyin gidin grn, stanbul tarihinde grlmemi bir zenginliin serveti olarak orada, imdi talanclarn bekliyor...

929

Bir belediye bakan bir baka belediye bakanyla kyaslanr, oysa Tayyip Erdoan'a kimse su, kanalizasyon, evre, vs. diyemedi, herkes, din, kitap, Allah, barts, slm gibi sulamalarla saldrd. Askerin en kzgn, medyann en azgm olduu 28 ubat srecinde, tarihin en yalanc gazetecileri, en sahtekr holdingleri, en put kameramanlar, ellerinden geleni ardlarma koymadlar, Tayyip Erdoan' karalayacak bir minik akck bulamadlar... Sonunda kabaran ayranlar kendi suratlarndan aa dkld. Keke harbiden darbe olsayd, derdik ki, darbe oldu, byle oldu. Ama onlar gn ortasnda, demokratik ortamda, meclisin, yasalarn alt bir gnde, darbelerin tmnden byk bir yara atlar, "hukuu", "anayasay" hie saydlar... Bir iir syleyen Tayyip'in tm siyasal hayatn elinden aldlar... Her Allah'n gn Anadolu'nun binlerce kahvesinde trkleriyle onbinlerce iiri seslendiren Zlf Livaneli ise, onlar daha nce

930

Nzm Hikmet'in cezaevinde yatmasna ses kartmamtlar, imdi neden kpryorlar, diye karlk verdi... Daha, dar bir gr, daha ac bir lk, daha kepaze bir demokrasi yaayacak myz? Byk bir gerilim ve ikence zevkiyle Tayyip Erdoan'n stne atlanlar, bo kafataslaryla beyinlerindeki tmarhanenin betonarmesine arptlar... nk, Menderes'in Yassada fotoraflarndaki ezik, ba dm, zntl, zr dileyen halini beklediler, ondan. Menderes'e gnl balam halk, hayal krklna uramt, Menderes'in ocuk korkaklyla sngs dm yorgun baavu emeklisi hali, halkn kafasndaki Menderes resmini ifal etmiti... Tayyip Erdoan, basit, gsterisiz, sradan, fazla da heyecan tamayan, temkinli, kendine gvenliydi, top arabalarn eken pireler ordusunu daha da ackl bir rezilliin iine itiverdi... Pirelerin Tayyip Erdoan'a kar siyasi mcadele tarzlar drtyzyl sonra dahi

931

insanlar gldrtecek dzeyde, mesela, Bakrky'de gsterdikleri bakan aday, ovmen Leyla Tekl'd... Arkasnda boyal bir orkestra, o piyanosunda zevzek bir eyler ald, gitti... Daha da hazinleri var... ovmen Cem zer, bir ov prgorammda Tayyip Erdoan'a "Sen de aramza katlabilirsin (kendisi sosyete oldu ya, o an da sosyete nnde konuuyor) ancak ada olmak kaydyla..." Daha nice tmarhanelik danama zek rnekleriyle Tayyip Erdoan'n karsna ktlar... Oysa bu insanlar, tertemiz, halis, memleketsever, Anadolu'nun derin kaynak sular gibi prl prl Mslmanlardr. Mslman kitleler cumhuriyet ve demokrasi dman asla deiller, ancak bugne kadar siyasete olan gvensizliklerinden dolay cumhuriyeti ve demokrasiyi kendi ilerinden kardklar siyasilerle birlikte renmek ve bytmek istiyorlar. Ancak, halktan toplad bileziklerle TV kuran zenginletike din deitiren birok

932

Mslman gibi, TGRT televizyonu, Fethul-lah Hocas, evki Ylmazlar, Hasan Hseyin Ceylanlar gibi ne Mslmanlar grdk... Askerlik yaparken Ankaralym dersen, herkes sana, Bentderesi'ndeki kerhaneyi sorar... Ulan koca Ankara'da sorulacak yer mi yok derdim, sonra anladm ki herkes abaza, baka nereyi sorsun, bugnlerde de medya evki Ylmazlar, Fethullah Hocalar soruyor! 1945'li yllarn dergilerindeki Ko irketleri'nin yle bir reklam spotu var: "Otomobillerinizi Ko irketinden alnz, nk Ko irketlerinin otomobilleri toslamaz!" Bu reklam spotunu sylediim her toplant, seminerde, insanlar kahkahadan krld. Neden? Toslamaz lafna m? Yz-binkez toslad! Milyon defa toslamas bir yana, arazi mafyaclarndan beter gelip stanbul'un tepelerine reklendiler... Ama, kimse onlara soru sormuyor! Tayyip Erdoan'a ise, yz bin soru! te asl yangn burada oldu, kim, kimden hesap soruyor!

933

Nurettin Szen'in su sarfiyat genelgesi unutulmaz, tarihe geti, TV'de halkn fazla su harcadndan ikyeti olan Szen halk su konusunda eitmek iin bir konuma yapar. "Esnaf dkknnn nn suyla ykyor, arabasn suyla ykyor" diye konuurken espriyle arada "geleneklerine bal bu halk yolcusunu yola koyarken bile su dkyor" diyordu... Bu byk yangnda vicdanmz ahlkmz her ey yand. Ancak, bugn bizler Tayyip Erdoan' yolcu ederken ardndan dkecek kadar suyumuz var. Hizmet eden bir insana bir kuru teekkr dahi ok gren bir ahlkla kar karyayz. te asl bunlar yand... Dandaklar (Sanatlar) ofre: "Buraya zil taktralm, zili yok arabann" dedi. ofr, muavin sesini kartmad. n tarafa geerken, ikisi de adamn ense kkne ellerinin tersiyle bir tokat frlattlar, tekrar yola koyulduk.

934

Lo n iinde arkama dnp aann yzne baktm, gzleri, iri, parlak, ssl maden gibi parlyordu... Pencereden dars karanlk, gl bir rzgr katm nne otobs srklyordu, yar uykulu dndm, zil deyince, Charlie Chaplin'in Modern Zamanlar filmi gibi bir hikye... Hastanede altm yllarda, birinci katta bahekim, bahemire, mdrn odalar var. Bahekimin nndeki kapda drt tane sandalye, drdnde de drt odac, l bekleyii oturuyorlar yllardr. Saatler geer, donmu, hmbl, uval gibi oturularn bozmazlar, drtlden bir-ikisi mutlaka oturur vaziyette uyurdu. Koridorun sonunda da hem erkekler, hem bayanlar tuvaleti. Uzaktan baktnzda, bu drt odacnn, daktilo, piyano tular gibi birinin oturup, birinin aniden kalktn grrsnz. Ancak, en bataki hi kalkmyor. Sonra anladm ki, bunlar nlerinden birileri getii zaman kalkyorlar...

935

ok sonra romanlarn yazdm bu heriflerin, ama ilk tanmam byle oldu, "Sen dedim, niin arada bir kalkyorsun?"... "Ben, dedi, bahemire ve iki muavini ve mdre kalkarm" dedi. "Bahekime de kalkarm, mdr muavinlerine kalkmam, servis eflerini sallamam" dedi. te bu drtlnn batan ikincisi, bahemire birinci, ikinci, nc muavinleri tuvalete getike nlerinden, kalkyorlar, bir de tuvalet dn, kalkyorlar... Dierine dedim ki, sen niye hepsine kalkmyorsun, "Ben, dedi, yalnz bahemireye, bahekime ve mdre kalkarm, muavinleri sallamam" dedi. Bu adam da, bahemire, bahekim, mdr tuvalete geince kalkyor, tekrar oturuyorlar, nk koridorda yalnz tuvalet var, baka bir i iin nlerinden geilmiyor. En bataki hibirine kalkmyordu, "Sen hibirine kalkmyorsun" dedim.. Adam bana hayatmn en forslu lafn etti,

936

"Ben bunlar gibi mez deilim, ben yalnz bahekimin ziline kalkarm"... Dierleri de hayflanarak i ektiler, "Onun ii ok rahat, en rahat o, o bir tek bahekimin ziline kalkar" dediler... En bata drt ke kurulmu odac, bahekimin odacsyd, "Ben de ilk baladmda bilmezdim, hemireye de memura da kayttakilerine de kalkardm" dedi. Dieri fena sinirlendi: "Kayttakilerin ...mna koyum, onlara niye kalkcam" dedi, baodacba teskin etti "Eyi ya, ben de kalkma diyom, fena m ediyom?"... Beni yazar yapan byk macera bu adamlarn ahr ruhlarna soktu beni, orada tezek kokular iinde kutsal itaatin bin yllk izlerine rastladm. Mesela, hangi odac kime kalkyorsa, onu benimsemi, sevmitir. Baodac bahekime laf kondurmaz, bahemire iin orospu, mdr iin gavat, der. Dierleri bahekim iin "hrsz" der. Hatt greve yeni balam gen bir odac, srekli bahemire nc muavinin ilerine kouyordu, bu nc

937

muavini de pek tanyan yoktu, ama, ona kalrsa, "ok iyi kzd, melekti..." taatin benimsemeyi, benimsemenin de anlalmayan, yorumlanmam dorular dourduu, insanlarn hayat diye, erdem, vicdan diye bu dorular peinde bir hayat srdrdklerini anlarsnz... Edebiyat eletirmeni Mehmet Kaplan (ki hi sevmem), Erzurum'da bir hikye anlatcsyla karlar. Adamn derya deniz birikimi olduunu grnce hayrete kaplr. Adamn ismi: Behet Mahir'dir. Behet Mahir, meddahln modas getii iin isizdir, paraszdr. Mehmet Kaplan, Behet Mahir'i yardmc hizmetli, yani odac kadrosundan niversiteye alr. Geen otuz yl iinde Behet Mahir yzlerce kaset doldurur. Dr. Saim Sakaolu'nun bakanlnda Behet Mahir'in hikyeleri baslmaya balad. Behet Mahir stne onlarca master, doktora almas yaplm, hikyelerinin teknii, yapsn zerine yurtii ve yurtdnda bir dizi bilimsel metin yaynlanmtr.

938

Behet Mahir'in hikyelerini okuduumda, gnmz arkas yarn, dizi ve seri filmlerin bizi olduka kandrdn grdm. Eskiler tad doyumsuz hikyeler anlatyordu, maalesef bunlardan habersiziz. Behet Mahir'n hikyelerini ssleyerek anlatmas, insana derin bir Anadolu, Trke sevgisi alyor, hayat zerine, psikoloji, siyaset, ak konularnda insanolunu derinden sarsan kkl felsefeleri retiyor. stne, Erzurum ive-siyle kaleme alman hikyeler doyumsuz. Velhasl Behet Mahir alem bir adam, 1988'de ld. Aralksz hikye anlatan ve yzlerce hikyesi gnlerce sren, yllarca sren Behet Mahir'in bu kadar hikyeyi ayrntlaryla hafzasnda tane tane tutmas daha da artc. "Dur hocam, aymdan bir iim" deyip, bir ay iimi molas verip, al, geceyi dnmeden hikyelerini anlatt ve gitti, tek bir rak brakmad. Behet Mahir, hikyelerini blp arasna gnmzden de renkler katyordu. Krolu hikyesini anlatrken bir yerde yle diyor:

939

"amlbel'de Krolu zile bast, ayvaz ard..." Krolu'nun zille ilgisi nedir? Behet Mahir yardmc hizmetli olduu iin, hocas onu srekli, zile basp aryordu... Cumhuriyet'in ehri Ankara'da bugn zile baslp arlan 300-400 bin, aileleriyle birlikte birbuuk milyon insan yayor. ok sevdiim, ok yakn bir arkadamn babas, yllarca odaclk yaptktan sonra, gecekondu olan evini binbir urala apartman dairesine dntrr. Evini yerletirir, evin hem oturma salonuna hem de balkonuna bir zil yaptrr. Gelini armak iin. Konu-komu zilin adm: Gelin zili, koyar... Tanr'ya inann, ya da inanmayn, hayatn yle anlar vardr ki, "Geme dur, o kadar gzelsin ki" dersiniz, o ana... Goethe'nin nl romannda Faust ruhunu eytana satar. eytan Mefisto'nun bir art vardr, "Hayatn hibir anma geme dur, o kadar gzelsin ki" demeyeceksin.

940

Ebedi mutluluu kazanmak iin hayat reddeder Faust. Ancak, tam lecei an, "Geme dur, o kadar gzelsin ki" der, bahsi kaybeder... Faust bahsi kaybetmitir, ama, insanlk kazanmtr, hayatn kendisi, varolmann gzellii kazanmtr. Yani bir baka ynyle bahsi kazanm olur, Faust. "Geme dur o kadar gzelsin ki" dediimiz nasl bir eydir. Tanrya inann ya da inanmayn, adn ne koyarsanz koyun, bir duygudur, iimizde duyduumuz derin bir ses, hepimizin iinde yaayan, hepimizi kucaklayan gzelliin, varolmann sesi... Bu ses gzelletirir insan, "Geme dur o kadar gzelsin ki" dediimizde yaamay deerli bulur, hayata diretiriz. Ancak, her insan erdemini, vicdann inand dorular zerine kurar. nsanlar bilmedikleri, anlayamadklar, yorumlaya-madklar duygular benimseyemezler. Mesela bir ocuk, babasnn malna gz dikmise, onun iin "Geme dur o kadar gzelsin ki" an, babasnn lm andr. Bu

941

an dnmekten haz duyar, nk mirasa konacaktr... te halk trkleri, fkralar, hikyeler, sanat, sinema, gzel bir ses, gzel bir manzara, gzel bir iir, insann, hem kendine, hem de tabiattaki "Geme dur o kadar gzelsin ki" anlarn elmas parlaklnda deerleri anmasn, tartmasn, seze-bilmesini, yaayabilmesini salar... Sanat, edebiyat, halk trkleri, tabiatn gzel manzaralar, ak, sevgili, gzel bir ses, hepimizin iinde yaayan geme dur o kadar gzelsin ki anlarn ayklayabilmemizi salar, yani, o anlar anlayamazsak, kartrrz, gn gelir, kardein kardei ldrmesinden dahi haz duyarz. Srf kendi karnmzn doymas iin, yoksul bir insann evini basp elinden ekmei alabiliriz... Ve insann doasnda sakl bu azgn hayvana, vicdan, sanat, erdemi retmek toplumun borcudur. Her insan anlayabildii dorular benimser. Bir siyasi rnek verelim, televizyondaki renci atmalarn spiker-kieyazar

942

"renciler anari karyorlar" eklinde sunduunda, halkmz bu kolay sunumu iyi anlar, nk anari karyorlar cmlesi, onun anlayp, benimseyebildii kolaylkta dz bir dorudur, haa ne oluyormu, anari karyorlarm... Ancak, iin arkasna indiimiz YK, alt yandan yirmibe yama kadar okuttuu ocuu Hukuk son snfta tek dersten snfta kald diye okuldan atyor. renci, yirmi senelik okul hayatna bakp, kendi gereini anlayp, benimseyebiliyor ve YK'e kar geliyor... imdi, zil sesiyle gelen, zil sesiyle giden, Allah'n devletin iine akl sr ermez diyen kitlelerin "dorularn", "deerlerini" bilebilmesi iin, zihinsel uyuukluu, miskinlii aacak, kalbindeki ve beynindeki derin kir tabakasn kaldracak daha gl aralara ihtiyacmz vardr... Mesela, dnyada metrekaresine en ok kilise den lke Jamaika, metrekaresine en ok cami den lke Trkiye, her iki lkenin de byk arkclar, birinde Bob Marley,

943

dierinde Gencebay kaderci ve iktidar bamls sanatlardr, her iki lke de sosyal ahlkszlkta zirveyi blyorlar. Bize, "Geme dur o kadar gzelsin ki" an'n yaatacak sevgili, arkada, dost, sanat, bir hikye nasl bir eydir? Dostlarmz, sevgilimizi onurlu, bilge insanlardan seeriz. Sanatlar da, sahipsiz, efendisiz, kalabalklar iinde yalnz yaayan Robinson'dur. Sanat klesini kovmu bir Robinson'dur... imizde, Erbakan'n, Cumhurbakannn, Aydn Doan'n elini pmeyi, karsnda eilmeyi reddeden bir sac aydn tanyor musunuz? Ya da mesela, Orhan Gencebay, kolonya tutup helac rol oynad TGRT'nin patronu Enver ren aabeyisi tarafndan arlsa, "byktr, saygdr, aabeydir" gibi bir ey bahane edip, gidecektir. Cem Uzan'n, Din Bilgin'in, Mesut Ylmaz'n arp da komayan sanat var m oralarda? Onlar, eskilerin dedii gibi, aklm kullanamayan dandaklardr. Dandaklarn kendileri de zil sesiyle gelirler, zil sesiyle

944

giderler, dandaklarm izleyici kitleleri de zil sesiyle gelir, zil sesiyle giderler! Onlarn "kendi" dorulan yoktur, itaatle, zil sesiyle "benimsenmi" dz, kolay dorular vardr, bu dorularn sahipleri "kardein kardei ldrdnde" dahi, haz duyarlar, "Anari karyorlar, lkeyi blyorlar" gibi anlalmas ok basit sloganlara iman ederler... Dandaklarm "kendi dnceleri" yoktur, "kendi dorular" yoktur... Onlarn hakim olduu, onlarn igal ettii bir lkede, bir mitingde konuma yapt diye Eber Yamurdereli denen kr adama yirmiiki yl ceza verilir, uyuturucu tccar katiller ise, en gzel turistik otel Kervansaray'da arlanrlar! nk onlarn sanatlar, sirk hayvanlar zeklar kadardr, haz, beeni, estetik, gzellik duygular, karmakarktr, soylu beenileri tanmazlar, soylu, yce ak, sevgiliyi, tabiat tanmazlar, ayklayamazlar hayvanlklar iinden, "Geme dur, o kadar gzelsin ki" anlarn...

945

Zil sesiyle sanat olurlar, zil sesiyle iktidar olurlar, neden Fazl Say bir zil sesine bu kadar bozuluyor ki, onu da zil sesiyle sanat yetitiren devlet tiyatrolar, konservatuvarlar, gzel sanatlar gibi "devlet" okullar yetitirmedi mi? Sanat, efendisiz ve klesini kovmu bir Robinson'dur, bize 'geme dur o kadar gzelsin ki' anlarn bu soylu insanlar yaatabilir, Dandaklar ise, Sava Ay gibilerin programlarnda tepiir, hrlar dururlar, zile basverir birisi, susarlar!.. Dandaklarm sanatndan uyuturucu katiller, karde dmanlar, ahlkszlar, holding patronlar ve kle kitleler haz duyar ancak. Hayvanlklar iinden insan olan deerleri ayklayamayacak, yorumlayamayacak kadar basit, dz, artlandrlm dorularn dandak sanatlardr onlar. Sermayemiz Bir Ah Kald

946

kinci Dnya Sava'na kadar Japon ekonomisini, tek bana, ayn slalenin 14 ailesinden oluan Mitsui irketi ynetiyordu. yzyllk aile miras, pamuktan, dokumaya, ipee, hatt ormanlarna, ttn, konserve, yn, altn, selloz, kimya, vs. Japon ekonomisinin yzde yirmisine sahipti, ayrca byk bir gemi filosu vard. Mitsui'nin rakibi, rakip hafif kalr, dman ise Mitsubishi'ydi. Mitsui'leri halk hi sevmezdi, genel mdrlerini de ar milliyetiler ldrmtr. Mitsui'lerin Japon ekonomi tarihine gemi nl nizamnameleri 1900'de yaymlanmtr, nizamnamenin ilk maddesi udur: "Dalmak ileri bozar", aile dalmad. Mitsuiler gibi, "aile" geleneine dayal, Mitsuiler gibi dokuma ve pamukla ie balayan, Mitsuiler gibi Trk ekonomisine 75 yldr hkmeden, Sabanc ailesinin, en okumu, en gen, en alkan genel mdrleri de ilgin benzerlik, ldrlmtr. Adana'ya pamuu, Anadolu'yu istilaya kalkan Kavalal Mehmet Ali Paa'nm olu

947

brahim Paa'nn getirdii sylenir. Amerikan i sava 35 yl srd. Kuzey-gney savann konusu, kle pamuk iileri zencilerdi. Dnya piyasalar bu sava yznden alt st oldu. Avrupa'ya geziye kan Abdlaziz'e Ingilizler, pamuk ekmesini tavsiye ettiler. Abdlaziz'in Avrupa dn, ilk rr fabrikas kuruldu. Pamuk Adana'nn ruhu, hatt, Trk ekonomisinin lokomotifi oldu. Adana'ya civar illerden insanlar akn etmeye balad. Pamuk Han'n ileticisi Akakayah Behram aa da, hannda, gurbetten gelmi rgatlar altryordu, bunlarn iinde Kayserili kyl genler vard, bu kyl delikanllar iinde Hac mer ismindeki delikanl, cumhuriyet tarihine damgasn basacak, Hac mer Sabanc idi. rr'da makine, ktl denilen ham pamuu ekirdeinden ayrr, alttaki delikten iit tanecikleri akar, pamuun dkld deliklerin azna uvallar koyulur, ki, buna, Adana'da haa denir, haa, sktrlm 120-130 kilo alr, iiler ayaklaryla pamuu sktrarak, uzun

948

sren scak yaz aylarnda clk su kesilinceye kadar alrlar. Hac mer mrboyu haa sktrarak alamayacam anlar. lk ii, (vurgunu), kynden iiler getirmeye balad, bir ii simsar oldu. Ayrca, yan i olarak boaltlan haalarn zerinde kk pamuk paralar kalyordu, bunlar da dikkatle toplayp yorganclara ucuz fiyatla satyor, kk sermayesini bytyordu. "...i lazm olurdu, giderdi rgat pazarna. Kurban bayramlarnda sokaklarda dolatrlan adaklk kurban srleri gibi, birbirlerine sokulmu, ayakta bekleen, ya da duvar diplerine kp tozlu topraa izgiler eken, gen, yal, dilenci klkl kyllerden gzne kestirdiklerini iaret parmayla arr: 'sen, sen, sen, benimle gelin' derdi. Kimine pamuk bastrr, kimine balya tatr, kimini apaya, toplamaya gtrrd. Yevmiyeniz u kadar derdi. Verilen azm, okmu kimsenin gk kmazd. kan olursa o zaten iine yaramazd. nsan emeinden bol, ucuz ve de sahapsz

949

baka hibir ey yoktu. 1920'lerin yorgun ve durgun Trkiyesi'nde Adana, kyllerin i umudu ile koup sokaklarna meydanlarna dolduu bir canl merkezdi. Fabrika ve atlyelerinde alanlarn says bir iki bini gemezdi, darda ise tmen tmen i bekleyen kyl iiler vard. Boaz tokluuna almaya hazrdlar, elini sallasan yz birden koard. cret dediin vicdanna kalmt. Emein bu kadar ucuz ve bol oluu yznden iiye insan muamelesi yaktrlmazd..." Bu ar yoksulluk manzaras 75 ylda koyulaarak korkun bir ikenceyle bydke byd, ucuz igc, Trk tarihinin en byk "ars", "eziyeti" haline geldi... Bu ar hastalktan kmak isteyen Adanal'nn hastalkl ryas, mal, mlk, toprak sahibi olmak, oralarda emeklerini ucuza satan insanlar altrmak, beyler, paalar gibi sefalar srmek.. Glerinin sarhou aalar iin, Adana'daki bol, sonsuz ucuz igc "bayram yeri" gibiydi. stelik Adana'da frtna olmaz, kar olmaz, don olmaz, yz gnn ancak

950

onnde hava bulutlu, yamurlu geerdi. Hac mer "Bu Adana topra yle bir bereketlidir ki, eei bir yere balasan durduk yerde katr olur" derdi... Ucuz igc "tehlikeli bir saflk" iaretidir karn tokluuna kr krne klesin demektir, asrlarca patronlarn ryasn ssler, aklalmaz kurnazlklarn azabyla yularndan tuttular m insanlar, doymak bilmeyen ldrc sava balar. Hac mer, yine de kle iilerin aas, simsar olarak bilirdi, ancak, cumhuriyet yeni kurulmutu ve maz bir talihli kap almt. stiklal sava henz bitmiti, Rumlar'dan, Ermeniler'den devlete intikal etmi fabrikalar bota bekliyordu, cumhuriyet devletinin ganimetiydi bu fabrikalar. Celal Bayar bu ganimet fabrikalar iletecek yerli iadamlar aryordu, tevik etti, yol gsterdi, nlerini at, Kayserili tccar Nuh Naci'ye bu fabrikalardan birini verdi, Hac mer de "ortak" oldu. Celal Bayar, Hac mer'i ilk grdnde "Mavi kopal bir mintan giyiyordu" diyor.

951

Hac mer'in fabrikayla tanmas Rumlar'n, Ermeniler'in terk ettii ganimet fabrikalard, ilk toprakla tanmas da, yine vurgun saylabilecek siyasi bir talihti, yurtdna srlen mehur yzelliliklerden Ali Galip'in yazlk evinin bostanndan yer kiralayp ekip bimeye balad. Cumhuriyet'in her nimetinden fazlasyla nasibini alan Hac mer'in ikinci hamlesi, ganimetten daha byk bir uyanklkt. Yerli tccarlar destekleyen cumhuriyet, 40'h yllara gelindiinde, ben ne yaptm diye ban talara vurmaya balad, yerli-gayrimslim herkese sava ilan etti. Fiyat artlar, mal darl yokluklar, kuyruklar byyordu. Mecliste: "Savaa girsek sanki bundan kts m olur" deyip tccarlara sava ilan ediyordu cumhuriyet, verdii nimetlerin bir ksmn geri istiyordu. kartlan Varlk Vergisi Kanunu ile, milletten zorla ve hileyle alnd dnlen servetin yars geri alnacakt. Devlet kendi besledii tccar ocuklarnn ihanetine uram gibi k-

952

pryordu, lanetler yadryordu. O gne kadar devletle yal-balh geinmeye alm tccarlar, imdi yenilip yutulmaz bir "sava sulusu" durumuna drlmt. Varlk Vergisi gayrimslim tccarlar tarihten silecek kadar ar bir yoksulluun iine itti. Vermeyenler Erzurum'da alma kamplarna gnderildi, Varlk Vergisi, cumhuriyet tarihinin en ar uygulamas olarak tarihe geti. ten pazarlkl, kyl kurnaz Hac mer, Bankas mdrn arad: "Sait bey kardam, varlk vergisini derken kredi kullanmak gerekse mmkn m ola?" dedi. "Senin iin elbette mer aa" dedi, mdr, "Allah benim mrmden senin mrne katsn" dedi Hac mer. Paltosunu bir kahraman keyfiyle srtna alp borsaya girdi. Deli miydi bu herif, gzlerine kimse inanamad, Hac mer, iskemlesine oturup kimsede para kalmad iin, o pamuunuzu alyom, deyip, gnlerdir umudunu kesen iftileri artmt. Akama kadar ortada koan moan brakmad. Keyifle avularn ovuturdu, byk frtnadan kazasz

953

kurtulmu, byk bir voli vurmu, Varlk Vergisi'ni bedavaya getirmi, stne de kazanmt. Varlk Vergisi'nden yara almadan kurtulan belki de yalnz Hac mer oldu. Yokluk yllarnda halk, midesinde kara sapl bak unutulmu gibi korkun azapla, alktan kan revan iinde kvranrken, Hac mer, muhteem bir Amerikan filmi olacak, nc byk volisine hazrlanyordu. Hac mer'in byk bir sanayici olarak tarih sahnesine k bu ince, ustalkl, ilk byk ortaklyla balar. Bu ortaklk, Bosnal Salih Efendi'nin oullaryla Bossa'y kurmasyla balar. (Bossa: Ba harfleri: "Birlik Olarak Sanayi Sahasna Atlalm" anlamn tayor...) Bu hikyenin kahraman, deil Adana'nn, Trkiye'nin geleneksel, karun gibi zengin nl Bosnal Salih Efendi'dir, masal gibi bir hayat vard 1940 ylnda lr, ocuklar, geleneksel aile mirasn tutamaz, dalrlar. te, tam da burada, serveti Salih Efendi'nin yannda ku kadar olan Hac mer, Salih Efen-di'nin oluna ortaklk teklifinde bulunur. Salih Efendi'nin

954

olu Sinan Bosna, ok sonra ayrld bu ortakl yine de kibarl elden brakmayarak yle anlatr: "...Hac mer apkay tas gibi bana geiriyor... Protokol filan tand yok, paldr kldr giriyor. (...) Hasis davranlar bizi etkiliyor. Bir ara nemli bir paraya ihtiyacmz vardu hissemizin % 14,5'ini satmak artyla para vermeye raz oldu. ounluk hisse ona geince bizim szlanmalarmza hi kulak asmamaya balad. 'i bytyok yeenim' diyor, baka laf dinlemiyordu. Sonunda geri kalan % 35,5 hisseyi de 18 milyona satp ortaklktan ayrldm. (...) Tabii, hakkmzn yenildii duygusuna kapldk..." Hac mer'in son byk valisi, Amerika'nn kara haydut bayrann, babozuk vahi yrtc emperyalist hayvanlnn lkemizin zerine kt 1950lere rastlar. Kazancndan baka hibir ey grmeyen Hac mer, Trkiye'yi ikiye blen, byk kitle tartmalar ve i savalarn hazrlaycs, nl Mars-hall yardmndan "muazzam" dilimi kopar vermiti...

955

Sanayi Kalknma Bankas, Marshall yardmndan yararlanmamz iin Barker heyetinin nerisi ile kurulmutur. Sanayi Kalknma Bankas'nm genel mdr Reit Egeli konuuyor: "lk byk kredi, be milyon lira kredi ald, Bossa kurulurken..." mzasn resim gibi atan Hac mer, Reit Egeli'yle ok samimi oldu, "kredi dostluu" aile dostluuna dnl. Reit Egeli: "Emirgan'daki evine giderdim. Ben keyfim yerinde olunca ark-trk sylerdim. Sadka hanm, 'Bizim trkc mdr geldi' derdi." Ancak bir deniz korsannn sarfedecei laflar ediyordu mdre: "Bu banka, Amerika'ya boruyu dayam bize para aktyor mdr!" diye pek keyiflenirdi. Cumhuriyet tarihinin dl alacak fotoraf, Hac mer'in smet Paa'nm omuzuna elini koymu resmidir, Trk ekonomi tarihine geecek agzllkleri hl anlatlr, bir ara banka mdrne: "Bu kadar senetin pulunu niye devlet satyor, bize pul bayilii verin..." diye

956

szlanyor, sinema iinde byk para olduunu grnce, Adana'nn sinema salonlarnn para basan gielerine sulanp, nl sinemaclar film ve sinema salonlarn satmaya zorladn da nl sinemac peki ailesi anlatyor. Ekonomi ve Ticaret Bakan Fethi elikba anlatyor: "Bir gn beni Emirgan'daki evine davet etti. Ben de Amerikan yardm heyeti bakan Mr. Dayton'la eini 'Gelin sizi bizim yeni tip iadamlarmzdan biriyle tantraym' diyerek gtrdm. Amerikallar Emirgan'daki kk pek beendiler. O muhteem dekor iinde masaya koca bir kuzu gelince bana baktlar, 'Bu zel Trk yemeidir' dedim." 1950'li yllarn en hretli adam Hac mer'di, Menderes, yanma Kral Faysal' alp kkne ziyafete giderdi, aslnda yurtdndan kim gelirse, Hac mer'e giderdi. Refik Koraltan bata, kke uramayan politikac yoktur. Kkn satn alnmas da ayr bir hikyedir. Hac mer, yazlar artk Akakaya'ya yaylaya gitmek yerine stanbul'a gitmek fikri aklna dt. Elinden drmedii,

957

kenarlar mavi sulu kocaman mendiliyle ensesinden terleri silerek Emirgan'daki satlk yazan kkten ieri girdi. Giyimi kuam savruk, mahalli ive ile konuan bu kyly kkn sahipleri grnce panie kapldlar. Soylar Kavakl Mehmet Ali Paa'ya uzanan kkn sahipleri, birka kuak uzun bir hayat gemi, btn hatralar bu kaba saba kylye vermek istemediler, zaten Hac mer'in hanm Sadka hanm, eski kk grnce mezarlk ziyaretindeymi gibi rpermiti. Hac mer, saf kylln paldr kldrl-n, dangul dungulluunu aklalmaz servetine olan gveniyle allem kallem edip, at, kendini kkn sahibine sevdirdi: "Yanm mal ile lm babann vnmesi olmaz, derler bizde. Burann hizmetini grmee senin gcn yetmez, bende oul, uak ok, sen yeterince oyalandn, biraz da ben oyalanrm" deyip kk satn ald, kkn arkasna da her ay yirmi kuzu atp, ziyafetler iin hazrlad, kkn nne de, nl antikac Portakal'dan "at heykelini" almay ihmal etmedi.

958

Nedendir bilinmez, Adanal zenginlerin kklerinin nnde "arslan" heykelleri olur, bu gelenek bugn, Adanal pavyon ve gazinocularn kaplarna kadar gelmitir... imdi duyduklarnza ise inanamayacaksnz, Adana'nn tarih iinde yetitirdii en zengin adamlardan Hac mer, yemee para harcamayp, kuru fasulye, mercimek orba gibi, asker karavanas yemek iin, haftann gn topu alaynn yemekhanesine gidip, piyadelerle yemek yiyor. Menzil komutan Gventrk anlatyor: "Adana'da topu alaymz vard, teftie giderdim. Hac mer geliimi hemen anlard, nk haftann gn alaym yemekhanesindedir. Karavana yemee geldim, der, alayn yemekhanesine dalard..." Nasl pazarlk, renelim, mobilyaclar Gngr anlatyor, Sakp evlenecekmi, mobilya siparii vermi, sk bir proje yapm, Sakp ok beenmi, bakalm babay nasl kandracaz, demi. Hac mer fiyatnn yzbin lira olduunu renince; "Yeenim bunlarn hepsini

959

ocan altna atsan bir orba piirmez" dedi, dondum, kaldm. Bir dikili aac yokken, 20-25 sene iinde rr, iplik, ya fabrikalar sahibi olmu, bir de banka kurmutum cumhuriyet hkmetleriyle senli-benli geinmi, evinde ziyafetlerle arlam, bu efsane adamn hayatn ayrntlaryla anlatan eser yok, bu bilgileri edindiimiz Sadun Tanju'nun kitab ise son derece dzeysiz, zayf, hatr iin, ya da parayla yazlm intihas veriyor. Oysa ortada, tehlikeli bir "roman karakteri"' var, biz anlatalm, siz zmleyin. Yoldan bir ocuk tutar, "Bak yeenim, aha u giden ihtiyar gryon mu, yanndan geerken koluna arpm gibi mleini dr, deneini yemeden de ty, kay-bol" diyor, bu yaptn i mi diyenlere de, Hac mer, "Seyret imdi sinemay, gr," deyip, bir kenarda elenirdi. Yine bir akam, bir zavall ihtiyarn eeini zdrp, Rum-lar'dan kalma bir hann damna ektirir. htiyar eei bulamaynca bas bas barr, Hac mer tellal kartp numaradan

960

kylnn atm insaniyet namna bulan varsa diye aratr, sonra gizledii at ortaya kanca, kyl acyla Hac mer'e: "Ulan ocukluundan ektiimiz yetmedi, imdi kazk kadar herifliinden de bize etmediim komuyon bire Allah'tan korkmaz adam, eei dama karmak deccaln aklna gelir mi bire kfir" diye kfrler sayar, Hac mer elenirdi. Hac mer, para ile tuttuu ocuklara, berberin mleklerinden bir ikisini gizlice krdrr, berber mer de, kasabn krdn sanp, kasap Hac Ahmet'in dkknna saldrrd, kyn arsnda kzlca kyamet kopar berber-kasap lesiye kavga ettike, Hac mer bir kenarda sinema seyreder gibi elenirdi... Yine yaylada, yal Aye hala klk ve peynir ve yan iki tenekesini soukluk olarak kullanlan maarada saklar. Hac mer bu tenekeleri kaybettirir. Zavall Aye kadn zlr, szlanr, ky hrszlar bast diye alar. ok sonra Hac mer muhtarn azndan

961

mektup yazdrp tenekelerin bulunduunu Aye halaya bildirir, sinema seyreder gibi elenirdi. Yetmi yldr, cierlerinden kan gelen bu halkn hasta lklarn dinleyip, seyredip, elenmiyorlar m? Hayatnda iki kez can skld, ve "Bu yaptnz he eyi deil" dedi. Ziraat Bankas umum mdr muavini Hulki Alisbah anlatyor, pamuk fiyatlar dyor, hkmet kylnn perian durumunu kurtarmak iin piyasaya mdahale karar ald, borsaya gidip devlet adna masa kurdu, Hac mer fiyatlarn dmesinden yararlanan bir tccar, ben d durdurmakla grevli devlet bankas sorumlusu. Baktm borsada kprerek ileri geri syleniyor: "Bu yaptnz he doru deil" diyor... Hayatnda yaad ikinci hzn, 1960 ihtilalinde banka kasalar alrken yaad "Bu iler he doru deel Emin efendi kardam" diye szland. Oysa, ili-dl, senli-benli olduu politikaclar aslrken "bu yaptklarnz he doru deil" diyebilirdi, sesi kmad...

962

Sakp, Hac, evket, Erol, zdemir, hsan, Hac mer'in oullar. hsan, Gler Sabanc'nm babas, kumarbaz ve ikici olduu iin batan beri ilerden uzak tutuldu. ocuklarn by babalarnn servetine gvenip okumadlar. Sondan ngiltere'de yksek tahsil grdler. Aile dalmad. Bugn Trk ekonomisine hkmediyor. Yetmiyllk bu aile, onlarca torun, oluk sahibi oldu, bir tane yazar, akademisyen, sanat, mzisyen kartamad, yani kafasyla i gren adam yok, hl parasyla i gren bir aile. Ancak, gn geliyor, zer iller, Korkmaz Yiit gibileri piyasaya frlaynca, Hac merler zemzem suyuyla ykanm gibi ortaya kyor. Yazarlarn grevi, hafzalar her yeni gelen nesle tazelemektir. 1950'li, 60'l yllarda onlarca byk romana konu olmu, Trkiye'yi byk darbeye srklemi, iki byk dev aile, 23 katrilyonluk btenin yedi katrilyonunu i bor olarak ellerinde tutuyor. 65 milyon halkn yllk haslat, bu i borlarn faizlerini deyemiyor.

963

Ama, onlar, yetmi yldr, zenginin paras zrdn enesini yorar diye pek keyifli sylendiler, yetmi yldr, yoksul halkn ahlk, onlarn zihnini kalbini hi yormad. Trkiye'nin tek bir derdi var, benim de siyasi grm budur: Eitim, salk, isizlik sigortas, bu topraklarda doan herkese. Bu sigortann lkeye maliyeti de 6 katrilyondur. Keke servetleri, kendi yayla kavrulan, tek balarna yryen bir "g" olabilseydi. Bu ailelerin servetleri, Trk ekonomisine gbekten baml, devlet onlara baml. Slk gibi birbirine baml bu iki dev gc kimse ayramyor, arada skan altmmilyon, bitmek bilmeyen bir karanlk atein iinde intiharla, cinayetle, erken hastalklarla, alkla, isizlikle, hzla lp bu lanet dnyadan kurtuluyorlar... Bu satrlar kaleme alan bizler ise, servet dman ve vatan hainleri (!) olarak, bildiimiz yolda ilerlemeye devan edeceiz... ocukken, balkpazarma giderdim, balklar sabahn erken vakti, kasalarla balklar getirirdi, kasalarn ilerine kadar eilir her birine tek

964

tek bakardm, hepsi canl, oynuyor, elime aldmda kayp kayorlar. Ne kadar ok balk... Katrilyonlarca balk, derdim, katrilyonlarca, deyip denize koardm... Denizi seyredip, katrilyonlarca balk var dedike, iimi bir sevin alr, ne mutlu lkemiz, ne gzel bir dnya, derdim... Bydm ve grdm ki, katrilyonlarca balk, katrilyonlarca pamuk ekirdei, iki byk ailenin eline gemi, katrilyonlarca bteyi ele geirip, altmbemilyonluk halk, katrilyonlarca ton arlnda kayalarla dvyorlar... Yetmi ylda ne deiti, Hac mer yetmibe yl nce ii simsaryd, yani, kle gibi iileri altrp, kazanyordu, bugn torunlar, deil iileri, kle gibi yazarlarn, akademisyenlerin, simsarln yapyor!.. Ve bylelikle kendi sevimsiz, irkin suratlarn gsterecek tek bir satr yaz kmyor. Zenginlerin filozofisi u kadardr, hayatta en deerli ey, servet deil, salktr, derler, ne diyelim Allah can sal versin...

965

Tabii salk olunca, servetin de keyfini kartacaklar. Hayatta servetten, salktan, candan, lmden deerli eyler vardr, bu da "ahlktr"... ikayetsiz lmn Dinsellemesi Mustafa Kemal'in emriyle gizli komnist partisi stikll Mahkemelerinde sorgulanrken mahkeme bakan sorar: "Aranza ba ak slm kadnlarn alp toplant yapyormusunuz?" 75 yl sonra bugn, mahkeme bakanlar tam tersini soruyor: "Aranza ba kapal slm kadnlarm alp..." Hem Trklk ideolojisi, hem de siyasi slm hangfynden gideceini artk bilemiyor. Bouk, ksk sesler iinde rk bir lm setiler kendilerine. Rektrler, kadn dernekleri, siyasiler, gazeteler, dk ahlkl onbinlerce aydn, usuz bucaksz khne bir manastrn kflenmi sandukalar gibi her gn aramzda, ekranlarda. Kurumu fare derisi fkeleriyle

966

"Trkm, Mslmanm, klk kyafetmi," rezil bir insanlk duygusu, kepaze bir demokrasiyle bouup duruyorlar. Bir taraf, cumhuriyeti, haciz memurlarnn elindeki alacak senedine dntrrken... dier taraf, yzyllarn trnak kiri karanlnn sert cahilliinde ryp bitleiyor. Son yzyirmi ylda, Trk-Devlet-Mslmanlk kavramlarn her eit ve ekilde yzbinlerce kez denediler. Trk' baa koydular, olmad, Mslmanl ortaya koydular yine olmad, devleti en baa koydular yine olmad. Denenmedik kombinezon kalmad, ite sezon ald yine tartmaya baladlar, konumuz "Trk Mslmanl..." Ha gayret! slamclarn hazmedemedii, bir trl anlamak istemedikleri udur, Cumhuriyet'in en byk devrimi "dinin terbiyeden ayrlmasdr". Sidik suratl lik eitimciler meseleyi klk kyafet kavgasna, okula girsin girmesin tartmasna getiriyorsa da, sorun evrenseldir ve bu topraklarda giriilmi en byk

967

devrimdir, en cesur harekettir. "Dinin terbiyeden ayrlmas"... Bugn, bizlerin yirmi milyon yoksulun yaad Kahire'den, yzer milyon yoksulun yaad Pakistan ve Bengalde'ten, yirmi yldr her gn bombann dt Kabil'den, Sad-dam'dan, Kaddafi'den, Cezayir'den rktmz gibi, o gnn cumhuriyetileri de "dinden", dinsel kurumlarn rmlnden rkmtr. Birinci dman emperyalistleri yenen cumhuriyetilerin ikinci ezeli dman, yoksulluun ve cahilliin geleneksel hastalk sebebi: slamc zihniyetti. "Dinin terbiyeden ayrlmas" samadr deyip, alayc bir yaz yazan slamc yazar, grn desteklemek iin Clinton'un bulat seks skandalim rnek veriyor, ahlkszln nerelere uzandn dalga geerek anlatmaya alyor. Clinton'un seks skandalmda grmemiz gereken "adalet" duygusunun kral, bakan, kltr, Amerika tanmaydr, adalet duygusu her eyin stndedir. Ancak, slamc kardeimize bir rnek de biz verelim. Osmanl

968

mparatorluu'nun en zor, en trajik gn, nerdeyse kaytsz artsz bir teslime dnen Mondros Mtare-kesi'nin olduu gndr. Mtarekeyi imzalayan Rauf Orbay, hemen saraya koar, imparatorluun bir yars ngilizlere verilmi, ngilizler nerdeyse tm askerlerimizi, limanlarmz teslim almaktadr. Tarifsiz bir malubiyet, inanlmas mmkn olmayan bir acdr bu, halkmz yas iindedir, tm dnya bu mtarekenin sonularn beklemektedir, neticeyi acilen Vah-dettin'e bildirmek zorunda olan Rauf Orbay saraya koar... Mtarekede olup bitenleri Vahdettin'e bildirecektir, Vahdettin, grmeye kmaz, Rauf Orbay'a, padiahmzn haremde olduu, bir hafta daha haremde kalaca bildirilir. Rauf Orbay'n saraydan k, o ktr... Mustafa Kemal'le plann yapar, Mustafa Kemal Samsun'dan, Rauf Orbay Ege'den Anadolu'ya kacak, ky ky, kasaba kasaba halk, dalm asker birlikleri, eteleri ayaklandracaklardr...

969

slamclk tezleri ve Osmanl malup oldu, yerine cumhuriyet kuruldu, bu gerei kabullenemeyen slamc yazarlarn gerei deitirmek iin tek bir anslar var, ran usl bir devrim... Clinton'un seks skandali da hepimize ders olsun, "adaletin" iktidardan, bakandan daha nde bir deer olduunu gstermekle kalmyor, adaletin, "cinsel ahlki tabulardan" dahi deerli olduunu da gsteriyor! Aleni, oral seksin ayrntl deifresinde mahzur grmyor, adalet iin. Allahmza bin kr, bizim liderlerimizin bir gen kzla oral sekse girecek terbiyesiz durumlar sz konusu olmad. Bizimkiler mafya liderleriyle oral seks yapyor. Demirel'in deerli iadam nci Baha'yla yaknl... te Alaaddin akc'nn bakan dostlar ekranlarda konuuyor... 1950'li yllarda talya'daki ilk byk mafya sorgulamasna sebep, bir mafya avukatnn bir milletvekiliyle tesadfen bir lokanta knda ekilen yan yana fotoraflaryd...

970

Ancak, bizim toplumumuz olanclk geleneinden geliyor. Amerikan adaletinin nmze at bu byk adalet ufkundan faydalanmak zorundayz, mafya liderlerinin, siyasi liderlerimizin az yaplarna, dudaklarnn emi gcne, seslerinin ipeksiliklerine, tenlerinin kadifemsi narinliklerine bir daha ayrntlaryla bakmamz gerekiyor! Kimbilir, Trk Mslmanl tartmalarna buradan bir katkmz olabilir. Tabii ki, mafya liderleriyle toplantlarda, havaalanlarndaki karlamalarnda art niyet aramayalm, "manen kucaklaabiliyor", telefon konumalar da cinsel taciz deil, arkada sohbeti... Siyasilerimizin ve mafya liderlerinin manen kucaklamalar altnda, akam alacasnn iirsel duygusunu gremeyenler vatan hainleridir. Kameralardan ve gnn yorgunluundan kaskat, sertlemi bedenlerinin delikanl babalarn melodik, gevemi yanakla-ryla sonsuz bir huzur iinde pmelerini yanl anlayanlar, vatan hainleridir.

971

Seks, sevilen, okanan bedenin byl bir badr, araya, krediler, yatrm fonlarn da koyduumuzda, sonsuz bir fke-sizlik, tanrsal bir sevincin milli zafer anlardr bu kucaklamalar. O erkek bedenler, kuru kuruuna helal olsun onlara. sava gibi bir seksi hangi peygamber, milli kahraman gze alabilir. Destanh hretleriyle siyasi disiplin ve fevkalade adalet duygularyla sevgi ve hogryle o tapmrcasma kucaklamalar, pmeleri, her defasnda kalbime derin bir alay duygusu verir. ki yetikin ihtiyarn erkek erkee oral seksi, hangimizin kalbine alay duygusu vermez ki... Oral seks, iki kiilik ezeli bir zevktir, zellikle bir halkn imha sava verdii o gnlerde, tatl dille, tutkulu szlerle bedeni neelendirmek ve azn tam ortasndan dklen hi kimsenin aamayaca o dev llerle vatansever penislerin, bizleri, milli sarholuun ehvetine nasl gmdn unutmayalm...

972

Her Allah'n gn televizyonlardan dklen tadndan yenmez bu namelerin halk tarafndan nasl gururla izlendiim unutmayalm. Sinirlerimi ypratan bu derin cinsel hazz iyice renebilmek iin, devletimizin bekas iin ben de ok gemeden yabanc ecinsel dergilerini okuyup, ayrntl bilgiler edinmek istedim... Obur ve kudurgan bir ecinsel, aznda eriyen eyin tilki kuyruu gibi, krkms, frams yumuak tylerinin pembemsi dokunularnn hazzma kendini braktn, vahi rayihann rzgryla bedeninin bir ay gibi eridiini sylyor. Dier obur ve kudurgan ecinsel ise, muhteem bir vgyle gk-kubbesini sarsan yksek volml mziin yrtc, vahi paralayc sertlikte ve dizginlenemez barlarn kahramanlndan szeder. Yani iki gr var, biri romantik dieri metalik. Sert ecinsel, ksk alevli seksin kendisine kutsal manastr dzenini hatrlattn, toparlayamayaca barbar lklarn hazznm

973

ancak gerek bir sng savanda bulunabileceim syler... Dorusu ben de iki arada bir derede kaldm, arkadalar benim iin artk ok ge kaldn diyorlarsa da, zararn neresinden dnsek krdr. Bu yzden anlamaya alyorum, ecinsellerin irkin, iirsiz sekslerinin altndaki gizli, yumuak, lanetli ezgileri... nk, ksk sonbahar aleviyle yaamak zorunda olan ben, elalenin cokun alayan sularnn altnda ksk alevin her ince titreyiinin ykselen parlamasn, belki de bu son ykselitir paniiyle, kendimle kederli bir konumaya dalveririm... ok sonra anladm ki, ben de halkm gibi, siyasi liderlerimizin mafyayla kucaklamasnn seyrinde, mahvedici, ahlanm, sonsuz ve anl bir milli zevk duyuyor, benim tiz tnl ksk alevli duygularm gne parlaklnda mkemmellie eriiyor!.. Hepimiz Trkiye denilen bir masa etrafnda yayoruz, nihayetinde. Atk, yorduk, ocuk glleriyle oynuyorduk, zarafet, sevgi

974

yoksuluyduk, hepimiz kendimizi vurmaya hazrdk. Teekkrler Trkiye! Siyasi seksi bize retmekle kalmadn, elee dndrdn! Bizi, muhasebeci karsna dnm Batl kadn dergilerin, alyla seks yapan kutsal rahiplerin iren, adi, tketici dnyasndan alp, ekici, zarif, kasl, pazulu liderlerimizin bizi iirle ssleyen mafya delikanllarnn yatak odalarnda her zevkle tantrp, tattrdn... O vatanseverler ki, artk vatansz leylekler gibi Nic^otelleri-nin atlarnda, vatandan uzak, vatan iin ac eken, vatan iin sorguya ekilen mafya delikanllar... Yatak odalarmzdan uzak, artk bizi kim okayacak, takn, dalgalanan, kpren vatan akmz artk, kimler dzecek!.. Singapur kerhanesine dnen medyamz artk kime peete uzatacak. Demokrasilerde are tkenmez, dzle dzle reneceiz. Saddam'm olu Uday'm suikastlerden korunmak iin -drt tane dublr var. Bu dublrlerder biri, zorla Irak'tan kap anlarn yazyor. Bir defasnda Uday, Irak gzeli seilen kz dzyor,

975

korumalarnn kucana atyor, onlar da birer birer stnden geiyor, sonra kzn leini kanlar iinde bir gle atyorlar. Kzn babas kimden ikyeti olacak, bilemiyor... Hibir ans yok... phesiz kzm derin devlet ldrd diyemeyecek, Yaasn Irak, Irak halkna kzm feda olsun, diyecek. lm karsnda ikayetsiz kalmak iin, lmden hepimizin mutlu olmas, iyi yaad, mutlu yaad, ya da "ehit" oldu gibi tatl anlarla yadetmemiz gerekiyor. Bizler, devletin ve mafyann her trl pskll lm planlarm hazmettik. Bir basit dileke dahi vermedik. Bu cinayetler tapmanda lm beklerken, her gn lm tehditleri alrken, bizi hl yaatan cesaret duygusu, korkusuzluk deil. Bu derin seksin bizde brakt maceraperest cinsel ak duygusu... Almas imknsz bitmeyen oral vatan arks, bitmeyen oral devlet arks... Bitmeyen oral Trklk arks... Anaokullarndan beri alt beynimize kazlan vatan, bayrak, devlet, Trklk aknn bizi drd gzle seilemeyecek uurum, buras.

976

Yrtc hayvanlarn haykrlaryla, lelere saldran vahi korkun uultulu sesler altnda paralanan bizim insanlarmz deil miydi? ite bu adamlar ldrdler. Bu kadar sessiz, kr, adi, aresiz olamayz. lkemizi, kendimizi, halkmz iyi grelim... Yeni bir dinin eiindeyiz... Yeni bir Trk Mslmanl, yeni ve anl bir dine girdik... Tanyalm yeni dinimizi... Budha, barbarlar memleketine mridlik yapmak iin giren bir akirdine sorar: "Peki ama, bunlar zalim ve terbiyesiz adamlar, ya sana kzarlarsa, kabalk ederlerse? akirt: "Ne iyi adamlarm, derim, kaba sylyor ama ne dvyorlar, ne ta atyorlar" derim... Budha: "Ya sopa ve klla vuruyorlarsa?" akirt: "Ne iyi adamlarm canma kasdetmiyorlar, derim." Budha: "Ya hayatna kasdederlerse?" akirt: "Ne iyi adamlarm, bu kadar az strapla, beni bu kirler, gnahlar dolu ruhtan kurtaryorlar, derim.." Budha: "Oldu, sen bu barbarlar memleketinde

977

oturabilirsin, git, kurtuldun, kurtar, avundum, avut, nk sen Nir-vana'ya erdin, bakalarn da eritir"... Grld gibi, Budistlerin ermek iin yllarca mcadele ver dikleri Nirvana'ya biz millet olarak oktan ermiiz. Cinayetler karsnda susarak huzur iinde bir "din" edinmiiz. Budizm, bize yabanc deil, genlerimizde var, nk Trkler, in'de, Hindistan'da, ran'da asrlar sren saltanatlar kurdu. in'den Cezayir'e kadar mezhep kurmadklar da ba kalmad. Timur'un torununun torunu ah Cihan, 16. yzylda Hindistan topraklarnda ina ettii mimari eserler ki, Ta-Mahal bunlardan biridir, gzellii, planlar hayranlk uyandran yksek bir kltrn rndr. ah Cihan'm babas ise imparator Ekber'dir, ina ettii ey, yeni bir dindir, yzlerce sayfa yazlabilir, ksaca zetleyeyim. ok okuyan m ok gezen mi, "Haberci" programnn ynetmeni Cokun Aral mparator Ekber'in mabedini gezerken "Bunlar da her

978

dini birletirmeye alan bir mezhep" gibi bir laf ediyor, bu dini ina edenin bir Trk imparator olduunu sylemiyor. Snniler, iiler, Brahmanlar, Mecusiler, Jayinler, Sihler, Cizvitler, hepsi bu dinin iinde uzlamlar. 1581'de din resmen ilan edildi. Hindular, Mecusiler, Mslmanlar artk tamamyla eit tannmlar, baz hkmleri unlardr: "ocuklar 12 yandan nce snnet edilemez. Bu yatan sonra da eer ocuk isterse snnet olur. Sr eti haramdr. Sakal adeti ortadan kaldrlmak ve esvap hakkndaki batl snni fikirleri giderilmek iin allmaldr. Ahmet, Mehmet ve Mustafa gibi isimler yasak edilmitir. Ramazanda oru tutmak ve hacca gitmek mecburi deildir. Ne Arapa ne ilmihal ne de Kur'an ve Hadis retilecektir, bunlarn yerine matematik, tp, tarjh-ve edebiyat dersleri verilecektir. Erkekler 16, kadnlar )4 yandan nce evlenemeyecektir... Grld zere, 16. asrda ina edilen ve bugn hl yaayan bu dinin yukardaki birka hkm, cumhuriyet devriminin, Yaar Nuri

979

ztrkler'in, muhafazakr yazarlarn tartt ve halkmza milletimize uygun grdkleri, Trk Mslmanlnn tpksnn aynsdr... Bu tartmaya be asrda bir cmle ekleyemediler, ha gayret bir be asr daha! Sevgili okuyucularm, aradan be asr gemesine ramen, bugnk yazarlarmzn bu din tartmasna ekledikleri tek bir cmle yoktur. Yani, bir Ortaa tartmasnn tam iindeyiz. Ve bu Ortaa aamyoruz. Amak ise tek kelimedir: Adalet.. Trkler "adaleti", Trklkten stn bir deer olarak grme dikleri, anlamadklar mddete bu tartma srecek!.. Allah iin okuyucum beni bilir, iimde bir fenalk yoktur, ama yine syleyeyim, bunlarn azlarna vurmu... Az, emi zerine, erotik edebiyat zerine hatr saylr incelemeler yaptm, grdm ki, siyasi argo kltrmz byk bir devrimin eiinde, eskiden azlara vurulan erkeklik aletini kltrmz hep silah, kama, sng gibi yrtc kelimelerle, karlyordu... Son on-onbe yldr, bu fani

980

organmz siyasi argo kltrmz artk, Bat'da olduu gibi, meyvemsi, ekerli, yani, stl msr, muz, badem gibi kelimelerle karlyor.. Silahtan, kamadan, muza gei, bu aama hepimiz iin hayrl sonulara vesile olsun. Yani artk ac duymayacaz sevgili Reha Muhtar, ancak seninki kadar da ansl bir azdudak yapsna sahip deiliz... ok merak ediyorum dorusu, bebe poposuna benzeyen dudaklarnz da piik oluyor, pudralyor musunuz, gece yatmadan onlar bezliyor musunuz? Ar Misafir (KESK) ubatn sonunda hava erken gzelleti. Pencereyi sabaha kadar atm. Rzgr dkkn kapatmam, pfr pfr faaliyet iinde. Ben, ipince erik dal gibi bir kz bekliyordum, hesapsz geldi bahar, halter alm bir kadn gibi. Sokak sokak gezmek mi, hayr, eve kap elinden kurtulmak istedim. Kzlderili basknna

981

uram ngiliz askerleri gibi don gmlek silahlarma kotum. iirlerimi, aklarm, yufka breklerimi, dipte kede ne kalm nostaljik kumanyalarm hazrlayp ertesi gn yle girmeliyim bahara! Byklarmdaki bir iki beyaz makasla kesip, leye doru, menekelere su veren suratmla sokaa ktm. "Benim istediim baka bir ey" mrldanarak. arap gibi badndren ilkbahar gnei. Tarih hocasnn beklenmedik bir anda "Ktlar kartn yazl" demesi gibi. iki kelime yazdm: Hava ok gzel. Bo ktla akama kadar turladm, neydi sonras "benim istediim baka bir ey, ne aaca benzer..." neydi sonras... Hazrlksz geldi. Derslerin tatil edilip... Tekerlek kaar kalal retmen nde ty gibi srayarak... Tuzlu ubuk beyaz yakal renciler sra sra arkadTTPiknie giden renciler gibi k uykusundan uyanm, sakssnda sklm ruhumuzu alp bahara gitseydik. En ok glgesini severim baharn, en

982

masum pembemsi yanakldr o glgeler! Vaktinde gelseydi can m kard? nsan byle anlarda fazla geveyip hayata olur olmaz geliigzel sorular soruyor. Bu dnyaya niye geldik, ben kimim, rzgra ne oluyor, yaamak gzel mi, u aaca yaslansam m? te bundan korkuyorum, yeni domu bir bebee Kantvari sorular sormak, akl nedir, tabiatn akl var mdr? Ne byk adam u akl! Ama neden gzel bir hava grmesin altna karverir! Akldan heykelimizi srtmzda tamadan bahelere koacak takatimiz yok, anszn gelince de, yaryor bamz bu akldan heykel! Gzel havalar deil bizimkisi, sokaa kp, yaprakla, rzgrla vurumak! Takmtaklavat aklnz nde biz arkada bir tutam imenle savayoruz, kiiliimizi ona da gstermeliyiz, gcmz ona da ispatlamalyz, armamak iin yaryoruz onunla. Her eye laf yetitiren aklmz, orda bile... Manevra stne manevra yapp bir trl limana

983

giremeyen yal ve yorgun bir vapur gibi buldum kendimi... Ahmet Haim anlatyordu sanrm, bakkala gidip yarm kilo elma dersin, bir de ismini bilmediin ama ok houna giden bir ey iliir gzne "undan ver" dersin. Sokaa kp akama kadar "undan da, undan da, undan da" almak istiyorum ama, ok mu aldatldk, temizliine, gzelliine emin olmadka da alamyorsun! nk, dallarn oras ho deil, u iekler bu tarafta da olabilirdi gibi, sanatn soylu llerini titizce eletiren ok bilmiten te manyaklam bir zekmla app kalrm. Oysa, bir sehpa gibi hazr zamannda gelse, mayholam armudun cieri gibi olgunlar, ne grsem beenirim artk... Modern zamanlarda ehrin bahar yle bir eydir, beraber gezindiiniz arkadalar artk ska, "yle ak bir yerde oturalm" demeye balarlar ve yle sona erer bahar: imizden biri, "Esiyor ieri girelim" diyene kadar. Bir yars tmyle yklm hayatmza bahar yle

984

sert bir tafrayla girer ki, sokak sokak tozuturken. Yanz ilerledike taze, serin ieklerin tafras daha da byk, sra sra banklarda oturmu ihtiyarlar gibi, artk gezmeden de tozutursunuz! Gzel havalarn araptan akamlar serin zarif tafrasyla d-arda binbir derin duygulu rzgrla oynarken, ieri girmek arna gider insann. Biraz dolaaym, dersiniz... Biz, biraz dolaanlar rk! Birbirimize hi tesadf etmeden en ktsnden dahi bir ardak bulamadan, ok ypranm koum takmlar gibi aklmzda kalm bir ka iir msrasyla dolar dururuz. talya'da ya da Msr'da da byle bir ey midir halim selim insanlarn mahpusluu! Oysa bu sokaa delirmi bir dev gibi girmitik!.. Bu kadar sadelik, gl de olsa midem kaldrmyor artk, dnp duruyorum sokaklar, bir ay ocanda buluyorum kendimi... Gecekondulu kzlarn geen yazdan kalma... Ak yakalar kaim kaba ilemeli... Soluk bozuk biimli bluzlar altnda... Ne ok irkindirler.

985

Salarnn bittii yerde derdini anlayacak kimse bulamazsn... Hela duvar gibi iziktirilmi bir gerdan... Ne diyeyim imdi bu bulgur, makarna ikosu gerdana, yabani dikenli incirler gibi... Byle bir gnde merhamet duymak istemiyorum, yeter, yoksulluk diye diye din bir trenin kasvetli yorgunluundan bktm, usandm... Gklere bakyorum bu ne gzel hava yarabbim, bu insanlara bakyorum, yere, midemde punk bir kirpi! Yine de Allah betini bereketini eksik etmesin brt bcein... Hadi imdi gel, o ihtiyar sidii renkli gerdandan, mayhola-m armut cieri gibi gecenin gklerine merdiven daya! Ve zihniniz gelir dayanr, ayn cmle iinde ihtiyar sidiinden armut cierine tanmlamalara, clk km arabesk bir delilik! Bahar dediin ite byle elenceli bir delilik. nk bahar! Ar misafir! Nereye koyacanz bilemezsiniz, hangi kelimelerle konuacanz... Ne zaman ar bir misafir gelse eve, anszn, ite byle arp kalr tuhaf laflar ederim.

986

Bir gn ve hayatmda ilk defa, ak olduum kz eve davet ettim. Kz yle srt ak elbisesiyle koltukta oturur grmek, neye uradm ardm. yle bir derttir ki sormayn, hal ve hareketlerime ve hatt gece kular gibi syleyeceim arklara o kadar hazrlandm halde, tuhaf ve bitli hikyelerin iinde bulurum kendimi. Elenceli delilik elimin ayama dolamas deil, bam bir an yznden eviremeyeceim kadar gzel oluu deil... Helann delii kapalyd, musluk dmt. imdi kalkp tuvalete gitse, ben ne bok yerim. Belki de hi gitmek istemezdi tuvalete. Ama ben tuvalete gidebileceini ve azna kadar tam bok gtren sular grnce bama gelecekleri dnp... Ne bozuk hikyeler anlatr, ben bile anlayamadan laf dierine geerdim.. Ar misafirden ok korkarm, imdi ne desem anlayamazsnz beni, ne desem bo laf!

987

Geelim bunlar aslanm geelim, siz beni anlayamazsnz, ok dvdler beni, gzm ok korktu... Bu glntesi kelimelerle bulvarda gezinirken, yzlerce polis arabas grdm.. KESK'in eylemi... Kamu Emekileri Sendikalar Konfederasyonu... Dokuz yl memuriyet yaptm, ilk eylemlerine ben de ucundan azck katlrdm. Neler hissettiimi bilemezsiniz, l suratl hdk m hdk insanlar, eek derisi suratlanyla snm lamba gibi bir-iki alevlenir dalrlard... Birka yl nce fikirlerim deiir gibi oldu, nk onbinin stnde memur Kzlay'da gece boyu karton ve gazeteler stnde sabahlam, kollar alklamaktan krba, suratlar barmaktan mein gibi kararmt... imdi burada, Kzlay'n ortasnda sabahn onundan beri birbirlerine sarlp yerlere tnemiler. Etraflar ikibine yakn evik kuvvetle evrilmi. Onlar otururken: "Biz ocuklarmza onurlu bir gelecek hazrlyoruz" deyip aniden ayaa kalkp, polislerin kalbine

988

bak sokar gibi iaret parmaklaryla gstererek: "Ya siz!" Tylerim diken diken oldu. Parmakla saydm, yetmiin stnde polis otobs, yedi sekiz ambulans, bir o kadar panzer ve ellinin stnde polis otosu. Hava kararr kararmaz polis otosundan anons yapld: "Be dakikaya kadar alan terkedin, yoksa zorla datacaz!" Be dakika geti, iiler sabit gzlerle sava rtkanlarna bakp daha da takn sloganlar attlar, yarm saat geti. tfaiye suyu at... Memurlarn oturduu yere... Ayn anda, Amerika'dan renmi olmallar, sinir bozucu ambulans sirenleri bir saat kadar srd... Polis kalabala su skmaya balad. Gurur asla tembellik kaldrmaz, memurlar daha da sertleti, polis embere yanat, ndeki gruba sprey skmaya balad. Seks dergilerindeki geciktirme spreyi gibi, zaten o ii grd, memurun erken boalmasn nledi. Ve sonra gaz bombas... Sakarya'ya kadar kouturma, bir saat ara sokaklarda srd, sonra eylern Trk-l'in

989

nnde geceyansma kadar sarkt. Ertesi gn ayr kollardan tekrar geldilerse de, polis nceden davranp caddelere kamadan tek tek toplad. Benim gibi adamlar bu tr eylemlerde hadi kaalm, yeter, da-lahm gibi panik kartmaya yarar, turlarken, polis kolumuzdan ekip arka sokaa att, "sizin iyiliiniz iin"... Bizim iyiliimiz iin polis memurlar bir gzel slatt, on yandaki gen kzlarn stnde cop krd bizim iyiliimiz iin... Televizyonda eylemi izledikten sonra, saatler sonra ayn meydanda dndm durdum.. Benim istediim baka bir ey! Bu adamlar tane tane tanyorum, yllarca ayn dairede altk. Mesela bu meydanda ne eylemler grdm, Refahllar ekmek aras baklava, ya da helva koyup yerler, ANAP'llar ekmek aras ikolata, CHP'liler ekmek aras dondurma, o dernek, bu vakf en azndan ekmek aras dner alr! Bu adamlar sabahn onundan geceyansma kadar dnyann en teknolojik mekanize glerine kar sadece "simit" yiyorlar. Ne

990

kadar kt bir fukara edebiyat: "simit" basit, arabesk, hi bir edebi, siyasi, artistik, ekici bir yan yok! ki ocuk sahibi, yirmi yldan beri altm milyonla ev geindiriyor, getiimiz sekiz yl iinde yle eyler rendiler ki, onlar "simit" yerken ve slogan atarken grdke, tylerim diken diken oluyor!.. Bu adamlar tamtakr a! Al hissetmek istiyorsanz, trnanz etinizle kerpetenle skn, ite midenizde bu acy duyarsnz. Bu adamlar katur kutur a! Sosyalizm, solculuk bunlar cici laflar, fiyakal, Moskova'da dzlm laflar! Bilin, snf, ge bunlar aslanm, ge... Kimse, memur, ii deyip kendince siyasi hesap yapmasn, bu adamlar zangr zangr a! Politikaclar, televizyonlar sihirbazn azndaki yalanc alev gibi blcdrler, aktr, cuktur gibi harlayp konumasn! Bu adamlar alev ve fke kusmuu dolu kudurmu bir volkan gibi a!.. Bu adamlar, simitin stne gaz bombas yiyip, panzerle inenip, a yattlar, a!

991

Hayat bize daha ne retsin! Tarih de, politika da, sosyalizm de, devlet de, adn bildiiniz, dilinizin dnd her eye rengini veren, kknden kazyp deitiren ite budur: Alk! Henz otuz yanda turuya dndrm gzlerini! Bir ekmek hamuru gibi yekvcut birbirleriyle btnleip, azgn karncalar gibi geliyorlar! Ekmei gbeinden ikiye ayrp blmek istiyorlar! Bunun ad: KESK! ok ar misafir! Ayaa kalk ve hazrlan Trkiye, ok ar misafirlerin var! Acemi ve utanga bir ak gibi neresinden peceimi bilmiyorum... 12 Eyll'den zal'dan beri, satlm sendikalarna, satlm delegelerine, satlm partilerine ve sindirilmi, ezilmi, gz korkutulmu halkna ramen, geliyorlar! Hani bunlardan ili'de bile bir tane kalmamt!..

992

Ossuruk kayma ke yazarlar! Milyon tane modernizm, adalk, sosyalleme laf ettiniz, bu direni, bu onur, bu kavga olmadan, bu modernizm, bu adalk olur mu? Lo, lo, syle olur mu? Hazrlann kardelerim, ok ar, ok soylu misafirlerimiz var! Hogeldin KESK! Grdn kymzn halini! Karikatristlerin yllardr susturucu gzl, karanlk yzl insanlar izdi! Trkclerin bin yldan beri "usandm bu canmdan" trkleri syledi. Yine bahar geldi, yine duru, sakin, sade, masum arklarmz olmad. Ve yine hep klalar doldu bugn aldk, ardndan millete, oy farfara farfara, aylana gazoz deyip, alarken kalkp, sebepsiz kek atmaya baladk... Grdn kymzn halini, elenceli bir delilik yaamak dediimiz! eteler vurdu, politikaclar oynad. eteler vurdu, iadamlar oynad! eteler vurdu, partiler yedi! eteler vurdu, sendika aalar sustu!..

993

Hogejdin KESK! Grdn kymzn halini! Sokaklarmz, dergilerimizi, niversitelerimizi, gk grlts imekler parltsyla ykayver! Koskoca ye tertemiz ktrdl cokulu nehirler gibi gir lkemize... Gir ki, hakimler istifa etmesin, gazeteciler komplolar dzenlemesin, postallar durduk yere homurdanmasn... Gir ki, anneler mezarlklara, cezaevlerine deil, ku yzl, ku yrekli ocuklarna kosunlar!.. Hogeldin KESK! Hep sorardm, onurlu gazetecileri, sinemaclar, tiyatrocular, yazarlar, politakaclar olmayan bir lkede onur derdine dm insanlar olur mu diye, olmaz derdim, mmkn deil diye yazdm yllarca! imdi burada reniyorum, alk, Tanr'nn ve tarihin en retici mesleidir! Hibir anayasa, hibir din, hibir devlet onun nnde duramamtr! Ayaa kalk ve hazrlan Trkiye, ok ar misafirlerimiz var, sen onu yirmi yldr Trk, Krt, Alevi, Snni diye kandryorsun, ok soylu

994

misafirlerimiz var, ne Trke, Krde, ne Alevi ne Snniye, ne aaca benziyorlar, ne kua... Boklu Derenin Faresi Godzilla Ne ok korkuyorum u genetikilerden, insan aritmetik bir dizine indirgemiler, dizideki saylar deitirip, daha zeki, dayankl insanlar yapacaklarm, ne ok korkuyorum u kimyaclardan, u ila bu hapla, daha dengeli, daha iyi olacakmz, ve tm bu deneyler hayvanlar zerinde yaplr. Hep dnmmdr, tek bir hayvann mutsuzluu zerine hayat sevincini yakalayabilir miyiz? Uzun mevzu. Descartes, Aydnlanmann ilk ve en byk devrimci bilimadam, mesela kpekler diyor, otomatik robotlardr, kesin kopartp paralayabilirsiniz, nk ruhsuzdurlar! Hayvanlar gerekten ruhsuz mudurlar? Onlar deri, ty, iskeletten ibaret mahluklar mdr? Uzun mevzu: Benim fikrim, her duygulu yaratn ruhu vardr!..

995

imdi, sonbahar! Ku srleri geiyor ehrin stnden, ku srleri Trabzon'da gri bulutlar gibi rter ehri. Hava karard sanrsnz. Uzun bir sre ku srleri ehrin stnde dner durur, byk bir meclis toplam karar veriyorlarm gibi, sonra birden bir yn tayin edip giderler. O kadar okturlar ki, bir tek fiekle bir avcnn yzlercesini vurduunu grdm, mermi hangisine isabet etti, dedim, korkudan lmler.. imdi, Bafra'dan Sarp'a kadar tm nehir kylarnda kyller rdek, kaz avlyorlar. Sibirya'dan gelmi bldrcnlar, Anadolu'nun gbeinden kar sularm tayan Kzlrmak'm denize dkld yerde yorgunluk sularm iiyorlar. Uzun yolculukta yle mecalsiz kaldlar ki, avlamanza gerek yok, ellerinizle, kk bir fileyle onlarcasm yakalayabilirsiniz. nk rzgrn yorduu, yamurun slatt kanatlarnda takat kalmamtr. Kkken ben de bldrcn avna kmtm. ok uzaklara deil, ehrin gbei Ortahisar sularnn bokludereye bakan yamalarnda.

996

imdi oralar ev dolmu. Bokludere, Zanos Kpr-s'nn altndan geer, yakn zamana kadar betondan bir dereydi, st akt, sonra kapatlm. Zanos Kprs de yle byle deil. Trkiye'nin en yksek, en eski, stnden en ok kraln padiahn seyyahn getii inanlmaz bir kpr! Mays ve sonbaharda bokludere yle taarak akar ki, nne neyi katarsa moloza kadar indirir. Sular evlerin kaplarna kadar girer. Mahalleli iine gcne zor gider. Sair zamanlarda ocuklar boklu-derenin betondan yata iinde talarla, msr koanlar, aa kkleri, lin kediler ve fare leleriyle oynayp dururlar. Aslnda kedi kadar byk fare cinsinin Ceneviz gemileriyle talya'dan geldikleri sylenir. Uzun gemi yolculuklarnda kokulu sedir aalarndan ina edilmi gemilerin tahtalarn ke-mirerek mutlu bir seyahat srerler. Trabzon Liman'mn hemen stndeki Arafil boyunun farelerinin hreti bu yzden tarihin iinde sakldr. Son yzyldaki savalarla lkemizdeki tm gayrimslimleri

997

kovduk, takas ettik, Ege'nin sularna gmdk. Ancak, onlarn bize emaneti bu fareler hl buralarda Trk halknn dirlik dzenini bozan i dmanlar gibi gizlice faaliyet gstermektedirler. Aslnda onlarn kimseden korkusu yoktur, bir tanesi kaplara koyulan eski zeytinya tenekelerinden p kutularn rahatlkla doldurur. Az kapal bir p tenekesi olmazd ve bu tenekeler farelerin geim tenekesiydi, hava kararr kararmaz, p kutularnda hareketlenmeler, devrilmeler balar, insanlar elini ayan ektiinde, fareler bokludere-nin sularm kana kana iip, hamsi kafalaryla dolu plerin ilingir sofralarnda yerlerini alr, fndk kabuu dumanyla mavilemi havay soluyup kafay bulurlard. Akamn kararmakta olan dinginlii lklarla kesilir, grdm onu, orda, mahalleli birden sokaa dklr, zararl bir yaratk olduklar iin deil, nee, amata iin byk bir av partisi balar, fare, dvle dvle baygmlatrhr, sersemlemi fareler ocuklarn ayak topu olur...

998

O sokaktan ne zaman gesem, akamki savatan arta kalm kanl kaya paralarnn altnda ezilmi bir fare lei mutlaka yolumu keser. Kediler dahi bu farelerden yle korkarlar ki, onlarn elektrik direi dibindeki lelerine dahi yaklaamazlar. Bense, kedilerden de daha ok korkardm bu farelerden, fare ls grsem, yolumu deitirir, sokaktan geri dnerim. Daha da korktuum birisi vard ki, bu mahalleye onunla oynamak iin geliyordum. O da benim kadard, 13-14 yanda. Adm hl bilmem, ona profesr derlerdi. Profesr iki katl evlerin terasnda birbirinden ilgin deneyleriyle n yapmt. Eer bokluderede salam ayaklan dahi allanm tavuklar, horozlar grrseniz, bu profesrn iiydi. Profesr sac fikirlerimi edindiim ilk arkadamd. Kedileri filistin asksna eker, tavanlardan organlar kesip tavuklara dikerdi. Mahallenin bekileri ve pleri profesrden nefret ediyordu, nk akam vakti tam p boaltlrken, p tenekesinden profesrn

999

bayltp att bir fare, ya da kpek aniden ayhp, izgi filmlerindeki gibi srpriz korku yaratyordu. Evlerinin terasnda profesrn bilimsel almalarn gerekletirdii ayakkab tamircilerinin kulland kesici aletleri vard. Bir de ok sonra bir eini askerde grdm, tabura tek bir rngadan tetanoz as yapan salk memurunun rngas gibi byk bir rngas vard. rngasyla hayvanlarn gzlerinden su alyor, baka hayvanlarn karnlarna zerk ediyordu. Onun tek iyi davrand hayvan Gringo'ydu. Gringo, profesr terasa ktnda amar demirinin stne konan kargann adyd. Uzun zaman profesr Gringo'nun beslenme iini bana vermiti. Profesrle ayn yataydm ama ondan korkuyordum, deneylerine baladnda iim kaldrmyordu ve bir yolunu bulup kayordum, ama ertesi gn acaba ne yapt diye merakmdan kurtulamyor tekrar kouyordum.

1000

Ben daha ok profesrle siyasi almalara katlyordum, bir defasnda mahalledeki ajanlarn listesini yazp emniyet mdrlne postalamtk. Emniyete verdiimiz ajan listesinde, babasnn ve dnya iyisi aabeysinin isimleri dahi yazlyd ve polis bu ihbar ciddiye alp aabeysini gnlerce soruturmadan geirdi. Bana ifreli konumay, yazmay retiyordu, yolda ani darbelere maruz kaldmda yapacam hareketleri retiyordu, ve sopa kullanmann inceliklerini gsteriyordu. Eer profesrn sylediklerini annda yapamazsam, hcre cezas veriyordu. Hcre cezas almamak iin sabaha kadar ifreli konumaya alyor, yazm ekillerini renmeye alyordum. Profesr ok acmaszd ama, tm bunlar Trk milleti iin yapyordu, ben de bu byk zeklarn, byk bilimadamlarnn ancak bu tr insanst deneylerden kacana inanyor, bu yzden profesre hayranlk besliyordum. Deneylerini mi

1001

dem kaldrmasa da, su onun deil, benim bilimsel korkaklmdayd. Hcre cezas iin evlerinin terasna kapatyordu beni. Akama kadar mahalleyi yukardan seyrederken, beni evlatlarndan ok seven ailesine durumu asla sylemez, terasta oturmaktan holandm sylerdim, ikinci ceza tr ise snav ekmekti. Beni ardnda bir asker gibi karsnda topuk vurur, o rahat dedikten sonra ancak onunla konuabilirdim. nc bir ceza tr daha vard ki, sonra sylerim... te 13-14 yalarnda siyasi, felsefi fikirlerimi edindiim, profesr byle biriydi, bana 'Rize aynn' aslnda kolasnn da yapldn ama, Amerikan ajanlarnn bunu engellediini ilkin o sylemiti.. Profesrn deneylerini ve fikirlerini inanlmaz zekice buluyordum. Mesela, tavuk ve horoz balarnn alya alnmas harika bir deneydi. Bu bir mumyalama hareketiydi. Msr dncesinin binlerce yl yaamasnn sebebi, bedenlerin deil, balarn, yani beyinlerin

1002

alya alnmasyd. Trk bilimadamlarnn ldklerinde balarnn alya alnmas gerektiine inanyorduk, deneylere kesik horoz balaryla oktan balamtk... Korktuka seviyordum profesr, nk o benim ayn zamanda koruyucumdu, profesrn arkada olduum iin hi kimse bana karamaz, dvemez, hatt birini profesre ikyet ettiimde, profesr annda cezalandrrd onu. Ben bir hata yaptmda ya da onun fikirlerine kar geldiimde, profesr beni mahalledeki byk incir aacnn altndaki kuyunun yanna gtrr, baaa kuyudan aa sarktrd. Bir gn bana byk bir grev verdi. Et-bahk kurumu hayvan lelerini denizin aklarna atyordu ve sahile hayvan kemiklerinden milyonlarcas vuruyordu. Bunlar iinde hayvan boynuzlar, ki binlerce vard sahilde, kurumu, temizlenmi bu boynuzlar toplayp profesre getiriyordum. Profesr boynuzlar alp, kzlar ve kadnlar genel ahlk yasalarna uymayan mahallenin bahesine atyor ya da kaplarna

1003

koyuyordu. Bir kere kapsna boynuz konulmu ailelerin en kk ferdiyle dahi lmne kadar konumuyor, onlar vatan haini listesine yazyorduk. O gnlerde sinemalarda Godzilla adnda bir byk gorilin filmi oynuyordu ve pek etkisinde kalmtk. Mahallede peydah olmu iri bir fare aylarca kovalanmasna ramen bir trl yakalanamam, birok maceraya karm ad oktan Godzilla olmutu. Godzilla yirmiyirmibe kiinin emberinden dahi kayor, elektrik direklerine trmanyor, yksek bahe duvarlarn ayor, bir evin hela deliinden girip, yandaki komunun deliinden aniden kp, tm mahalleyi uratryordu. Hemen herkesin bir Godzilla hikyesi olumutu. Ki, en ar, profesrn canndan ok sevdii, terasta szgecin altnda saklad bldrcnlar kapp yemiti. Her gn mutlaka biri Godzilla'yla karlayordu, bir tekme vurdum beynini dattm, o yine svp kat, biri leini kardm yine bana msn demedi, bir sr hikye. Ve inanlmaz bir dedikodu kol

1004

gezmeye balad. Godzilla, kundaktaki bebeklerin kulaklarm yiyormu. Mahalleli yle sarsld ki, hayatnda belediyeden hibir ey istemeyen insanlar belediye itlaf ekibini ard, zehir, ila, tarm ilalar fayda etmedi, gnlerce hela deliklerinden ie ie kezzaplar dkld. Godzilla yakay ele vermedi. Onu yakalamak profesrn zeksna kalmt. Profesr, palamut oltasn gnlerce hela deliine sarktarak Godzilla'y nihayet acmasz yakalad, aznda olta duvardan duvara arpt. Hayvan baylttktan sonra terasa kartp stne a gibi pazar filesini geirdi ve balad. Kamas imknszd. nanmayan mahalleliden birka kii Godzilla'y ziyarete geldi. Profesr elinde rngayla oktan deneylerine balamt. Her gn Gozilla stnde bir bilimsel metod uyguluyordu. Mahalleyi canndan bezdiren Godzilla'nn bu acmasz bili-madamnm eline gemesi, mahalleli iin Godzilla'dan alnacak en iyi intikam biimiydi. Tala kafasnn ezilip

1005

bokluderenin sularna atlmas kimseyi tatmin etmeyecekti. Ancak profesr mahalleliyi yeterince milliyeti, trelerine "saygl bulmuyordu ve sinsi metodlar vard. Profesr Goclzilla'ya dokuz ocuk dourtacak, intikam almak istedii evlere atacakt. Bir taraftan Godzilla zerinde rngalarla alrken, dier taraftan mutfaktan ald peynirleri ikram ediyordu. Bundan sonrasn nasl anlatsam, bilmiyorum. Bir gnlk hcre cezas almtm, bir le sonrasn tmyle Godzilla'yla terasta babaa geirdim. Godzilla gerekten profesrden trsm, ylmt. Bir kenarda hrltlarla an iinde tepiniyor, sonra hareketsizce uzanyordu. Gz gze geldim onunla. Bu kadar uzun sre kalmayverin bir terristle bir hcrede, yle trsm, hazin haliyle beni ok etkiledi, Atilla lhan'n Mjgan'la ben a-lardk, deilsek de ona yakn bir eyler oldu, elime uzun bir ubuk alp Godzilla'y drttm. Hl korkuyor ve

1006

ireniyordum ondan ama, sanki sylemek istedii bir ey vard. Allah'n seversen beni rahat brak, diyen bir hali vard. Onun o Mjgan halini grdke, profesre kar kin doldum. ubuumla Godzilla'nn zerindeki pazar filesini kartmaya altm. Tmyle kartamam, ama, biraz urarsam, belki ben gittikten sonra kendiliinden kurtulabilir... Tam o srada terasn kaps ald ve gestapo subay gibi profesr girdi. Onunla birlikte Gringo da demirin stnde yerini ald. Nasl oldu bilemiyorum, Godzilla fileden kurtuldu. Terasn kesine kat, uurum, aas Bokludere, hi ans yok. Godzilla yksekten aa bakt, sonra profesre. yle bir silkindi. Profesr onu rktmemek iin gizli bir adm att, Godzilla bir daha bakt bokludereye. Gzne kestirmeye alt, bir daha dnp profesrn gzlerine bakt. Profesr gizlice bir adm daha att. Godzilla, bir daha bakt bokludereye.

1007

nanyorum ki, bir an Godzilla, henz kararn vermemiti. Profesr bard: "Yakala onu Gringo!" Bu sesle Godzilla, kendini terastan aa att. Bokluderenin sularna kart. Terasn kenarna kotuumuzda Godzilla oktan srklenip kaybolmutu. Godzilla bir terristti ama, iinde byk ve geni bir bitki rts vard, dmse, oraya dmtr, yumuack. Ama profesr bir uygulayc, tm politikaclar, bilimadamla-r gibi deneylerini Nevada l'nde yapan bir "uygulayc".. Uygulayclarn ruhunda tek bir ot paras dahi yoktur... Profesr hncn benden ald, iki tokat att, srkleyip beni, incir aacnn altndaki kuyunun yanma getirdi. Kafam kuyudan ieri sarktp, ayaklarm yerden kesmeye alt. Gringo da bizimle beraber geldi, korkudan lecek gibiydim, alayarak yalvarmaya baladm, Gringo dahi incir aacnn stnde ifrit kahkahalar atyordu. yle canm yand ki,

1008

at ulan dedim kendime, at kuyuya beni, ancak, Godzilla kadar yrekli deildim. Profesr alamama, yalvarmama yz vermedi, bir mddet sonra kuyudan beni ekip bard: Yufka yreklilerle etin yollar almaz. Bu sz, nl rk Trk Nihal Atsz'n bir szyd. Genetikiler, kimyaclar, devlet, tm uygulayclar, yle korkuyorum ki onlardan, onlarn hi yrei olmam ki, yufka yrei tansnlar. Oysa tam tersi doru, oysa bir yol alacaksa onu ancak yufkack yreklerle aabiliriz. Kartal'daki Bamya Tarlas Glhane Tp Akademisi, Topkap Saray'na giden yol zerindeydi, Almanlar kurmutu, Ankara'ya tand, kinci Dnya ^Savyllannda Amerika'dan okulunu bitiren Nejat Eczacba yedek subayln Glhane'de yapyordu, hastaneyle birlikte Ankara'ya gitti, bomba etkisi yapan bir baar yakalad. Sava nedeni ile inslin sknts ekiliyor, eker

1009

hastalar korkulu ryalar yayor. Almanya'da hormonlar zerine alan Nejat, inslin retmeyi baard, tm yksek rtbeli komutanlarn gzne giriverdi. Topu mfettii General Rasim Aktu, Nejat'a: "Bak evladm, ordunun bakr slfata ihtiyac var. Sana sresiz izin veriyorum. stanbul'a git, kendi olanaklarnla bakr slfat retecek bir fabrikann hazrlklarna bala..." Kendi imknlaryla nasl fabrika kuracaktr? zmir'e babas, Sleyman Ferit Eczacba'ndan krkbin lira alr, babas, stanbul valisi Ltfi Krdar'a mektup yazar... "Git stanbul'da nce mnasip bir toprak bul, sonra da teki hazrlklara balarsn..." nce Dragonca bir arsa bakarlar, 35 bin liradr, sonra, Kartal Yunus'ta bir bamya tarlas bulurlar, tarlann tm 2.500 liraya satn alnr. Aksilie bakn ki fabrika kurma projesi devrin Milli Savunma Bakan Ali Rza Altunkal Paa tarafndan reddolunur, Nejat'n izni iptal edilir. Ancak, elde var bir arsa, ileriki yllarda

1010

Kartal Yunus'taki bamya tarlas, Nejat Eczacba'nn ilk sanayi yatrmnn, byk knn arsas olacaktr! Nejat Eczacba 1913'te zmir'de dodu, yedi erkek kardetiler, ikisi ld, babas Ferit Eczacba, zmir'de saygn, sevilen bir kimseydi. Nejat, 11 yanda tifoya yakaland. Yunan igali Ferit Bey ve ailesini stanbul'a kard. Beylerbeyi'ne yerleti, nl besteci Rauf Yekta kap komusuydu. galden sonra tekrar zmir'e dnerler. Nejat, evde zel eitim alr, sonra zmir'de talyan okulunda ilk renime balar, daha sonra zmir International College'dedir. zmir'deki okul yaamn stanbul'da Robert Kolej'de srdrecek, okulun bir yanda Aiyan, teki yanda nefis boaz manzaras ile Trkiye gereklerinin tesinde bir standard vard, Robert Kolej'de okuyabilmek her anlamda zel bir mutluluktu. Kimya renimi iin Almanya'ya gider. Babasnn zmir'deki Beyler Sokak Kemeralt semtindeki eczanesinde baba mesleini

1011

srdrecek bir karakterde deildi, nk babasnn ezcane-sine kim gelse, "Aman evladm, bu ilacn Avrupasn rica ediyorum" diyor, ierlerdi. Hitler Almanyas'nm kat ideolojik sarsntl yllarnda Nejat, Avrupa'da da dnya politikalarn yakndan izliyor. Ancak Nejat Eczacba, dnyada daha baka nerelerde hangi yenilikleri yakalayabilirim diye rpnmakta ve Amerika'da Chicago niversitesi'nde bir yllk burstan yararlanarak. Roosevelt'in bakan olduu, Almanya'dan kaan bilimadamlarmn Chicago niversitesi'nde gizlice atom bombas yapt yllarda Nejat Eczacba doktora yapar. Babas Nejat'a: "Olum, hangi meslei deil, hangi meslekte baarl olabileceini dn, ekerci olmak istiyorsan Hacbekir, sabuncu olmak istiyorsan Haca-kir, bozac olmak istiyorsan Vefa Bozacs ol." Nejat bu sese kulak verdi: Eczacba oldu. Nejat hayat boyunca doktoraya harcad zaman, iime mi verseydim diye dnmtr,

1012

elli yldr Trkiye'yi yneten Sabanc, Ko, Eczacba lsnde, tek ehirli ve okumu Nejat't, Ko, Sabanc Nejat'n okumuluunu, kltrn kskanmtr! Doktora ve askerlikten sonra, Laleli'deki Gneli apartmannda, tp, ezaclk, hukuk okuyan kardeiyle 27,5 liraya kirada kalrlar, ev dar gelir, Kanatl apartmanna tanrlar ve ilk giriimcilie balamann zaman gelmitir. O yllarda balkyamm salk iin ok yararl olduu dncesi yaygnd. Her derde deva. Balk ya. Norve'ten gelen ithal rnd, iimi zordu. Nejat, ngiltere'den paketlerle kristalize D ve A vitamini getirtir. Trkiye'de kolayca bulunan rafine ya ierisine ll miktarda eritir. 10 gramlk ielere, onar tanelik paketler hazrlar. Konsantre balkya olarak eczanelere verdi. Beklemedii bir patlama oldu, ecza depolar ikiyz ielik sipariler verdi. Nejat sevinten havalara utu.

1013

kinci ii, bebek mamasdr, temel unsuru niastadr. u-buklu'daki niasta fabrikasndan alr, kazanlar iine vitaminler kartrr, fabrika sahibi elebi bir insandr, para yerine krediyle niasta verir. Ve sra sanayicilie gelmitir, Kartal'da askeriyeyle ortak projeden bir tarla vardr, kinci Dnya Sava yllar yokluk yllar, peki ne yapalm: Kahve Fincan. Beyolu'nda cam eya maazas olan Rum ve Musevi yurt-talaryla ibirliine girip, askeriye iin gerekli olan bakr slfat iini, kahve fincan ileten fabrikaya dntrr. Bu fabrika eit eit seramik ve shhi malzeme retimine doru ilerler. Uzun vadeli; kredi veren Snai Kalknma Bankas 1950'de kuruldu. Nejat, byk bir ila fabrikas iin kredi istemekte, banka ynetiminde Robert Koleji'nden kendisini iyi tanyan hocalar vardr, Nejat, kredi toplantsnda banka ynetimine "ulusal yerli ila sanayinin" gelimesi zerine birinci snf bir nutuk verir, jri etkilenir, 1951'de

1014

Eczacba ila fabrikasn kurar. Yerli ila. Yzylmzn yalan, Kolarn "yerli otomobil" yalan hi deilse kt bir Anadol'a kendini buldu, elli yldr bu yerli ilac krmse gremedi. 1951'de fabrikann alna Celal Bayar, stanbul Valisi Ord. ProL Fahrettin Kerim Gkay ve bakanlar katlr! Levent'te, gsterili bir bina, (dardan grnmne nem verilir) kurulan fabrika, Avrupa ve Amerika'nn ila sanayinin tannm firmalar tarafndan desteklenir. 17 nl firma Ecza-cba'na kalite gvencesiyle lisans verir. nk alannda tek kurulutur, fabrikann rakibi yoktur, eitleri gnden gne oalr! Ve dnya ticaret tarihinin en tatl, en zahmetsiz yatrm aklalmaz bir servete doru ilerler, nk Eczacba tesisleri fabrikadan ok "depolama, paketleme, ieleme" tesisleridir. Ta atp kolu yorulmuyor. Ne bir bilimadam, ne bir aratrma nitesi, zaman iinde ne de bir "salk" yatrm grmek mmkn deildir, Trkiye'nin en byk trajedisi Savunma Bakanl btesinden sonra Salk

1015

Bakanh'nm btesi ikinci srada yer alr, Salk Bakanh'nm btesinin yardan ou ilaca gider, elli yldr Salk Bakanl'nda gazetelerde "ilatan" bahseden tek bir aratrmac gazeteci, yoktur, mmkn olmamtr! Bu arada, Kartal'daki bamya tarlasndaki Seramik fabrikas, kahve fincanyla balad ii bytr, 1966'da ikinci bir gelimeyle, 15 bin tona ykselir, yine dar gelir, Bozyk'te drt frnl ve 20 bin ton reten yeni bir zincir eklenir, zincir, mutfak, banyo malzemeleri eklenir, zincire pek Kt eklenir, piyasann tuvalet kadn bugn onlar satyor, zincire "orkid" eklenir, zincire "ocuk bezi" eklenir, bugn piyasann ban onlar ekiyor! Blent Eczacba anlatyor: "ocuk bezi ve hijyenik ped pazarlarnda kuruluumuz Sanipak'm rnleri tartlmaz liderliklerini srdryor. Eczacba'nm Procter-Gamble ile ortakl olan Sanipak ocuk bezleri pazarnda Prima ile yzde 50'nin zerinde bir pazar payna sahip. Hijyenik pedler alannda ise

1016

Sanipak'm markas Orkid pazarn yzde 75'ine hakim. Al 1992'de yaplan Lleburgaz'daki ila tesisleri 100 milyon dolarlk bir yatrmla ortaya kt. Karamrsel'deki pek Kt tesislerinin genileme projesi, 37 bin ton olan temizlik kad retimi 87 bin tona kanlacak, 4 yl iinde pek Kt'ta yaklak 100 milyon dolar yatrm yaplacak. anda saylar 12'yi bulan, hepsi yzde 50-50 ortaklk oranna gre kurulmu yabanc ortaklklar var. Bir de rlanda'da ilk fayans retimi ortakl, Vitra, 4-5 yldr faaliyet gsteriyor. 1976 ylnda Almanya bykelilii Nejat Eczacba'na liyakat nian verir. Alman ila fabrikalarna katksndan! Cemal Grsel 60 ihtilalini yaptnda, Nejat'a telefon edip, "Seni Sanayi Bakan yaptm, gel" der, Nejat Ankara'ya gider, teklifi kibarca reddeder, buna ihtiyac yoktur, nk tm salk bakanlar zaten Eczacba'nm "eleman" gibi almak zorundadr. En gzel rnei, askerlik arkada Prof. Dr. Celal Er-tu'dur, CHP'nin salk bakan, yukardaki bilgileri

1017

toparladm Nejat Eczacba'n anlatt kitabnda, akamlar Eczacba'nm dizi dibinde nasl oturup, ondan nasihatler aldn stelik Trkiye'de eine benzerine bir daha rastlanmayan bir hayranlkla anlatr. Nejat Eczacba zerine syledikleri, yakn tarihimizin ok tandmz ama, akl sr ermez, u cmlelere bakn: Nejat ilkokuldayken, sra arkadann ailesi, retmene ocuumuzla ilgilenmiyorsun diye ikyette bulunur, retmen de, ocuun altna iki tane minder koyar, ocuk altna iki kaim "minder koyduunu alglayamaz. Ancak, Nejat'n altna bir ka kt paras koyarlar, Nejat'a imdi dnyay nasl gryorsun derleV, Nejat "Evet hocam, sanki ya tavan alalm, ya yer ykselmi gibi geliyor bana", retmeni, "te ocuun yksek alglamas" diye vgde bulunur. u szler de Celal Ertu'un: "imdiden sanat Nejat, siyaset bilimci Nejat, mzisyen, sporcu, tarihi, teknik aratrmac, kimyac, ada endstri kurucusu, ilk ila sanayi kurucusu, gzel konumac, antik eser koleksiyoncusu,

1018

daha yzlerce deiik dalda nc Nejat Eczac-balar sayabilirim, bylece onun ok ynl bir entellektel, olaanst bir kii olduunu sanrm kabulleniriz.." Salk Bakanmz Celal Ertu devam ediyor: "Bilindii gibi ruh hayatmzn mekn beyin'dir, insan beyninde milyarlarca beyin hcresi vardr, bu emisyonlar, dnme, alglama, karar verme, giriim, durgunluk, atlganlk, heyecanlar, zevkler, sevgiler, kinler gibi igdlerle da vurur. Nejat'n beynindeki emisyonlarn frekanslarnn ok yksek, ok gl olduu kesindir. Celal Ertu sonra Yeiller Partisi'ni kuracak, Nejat'n katklarn unutmayacaktr, ayrca Nejat Eczacba, Cem Boyner'i ve kk olu Faruk Eazacba'm partiye teklif eder, daha yirmi kadar isim, 1980'li yllarda evrecilik oynayan Yeiller Par-tisi'nin modas geiyor. Tema Vakf'na ayn destek sryor. Ko, Sabanc ve Eczacba, ne televizyon kurmak, ne gazete karmak isterler, nk, kk de olsa, iktidara-muhalefete eletiriden

1019

kanr, zaten kendi bankalarna baml geriden gelen iadamlarna brakmlardr basn, yayn ilerini. Ancak, 1980 ncesi Ecevit iktidarnda panie kaplp, tm gazetelere araf araf bildiriler vermiler, bu kk ayaklanma, onlar TSAD ats altnda biraraya getirmitir. TSlAD'm beyni, Nejat Eczacba'dr, be yl nce ld, yerini Blent Eczacba'na brakt. Nejat Eczacba ismi, stanbul Festivali'yle anlr, Curnhuri-yet'in 50. yldnmnde istanbul'da dnya apnda bir sanat olay balatr, dnyann en byk orkestralarn geleneksel olarak stanbul'a davet etmeye balar, istanbul Kltr ve Sanat Vakf'm kurar. Cumhuriyet'in ellinci yl, istanbul'da onlarca mahalle kolera yznden karantinaya alnmtr, koleray, yoksulluu unutturacak yeni meknlardan bahseder gazeteler, Topkap Saray, brahim Paa Saray, Aya-Irini, Rumelihisar, Yedikule, Yldz Saray, Eczacba'nm dnyaca nl mzisyenleri arlad meknlardr. Celal Ertu'un

1020

deyimiyle: "stanbul festivaliyle Nejat, evrensellemi, insanlk tarihine ma-lolmutur. Trkiye, gelecekte onunla gurur duyacak!" istanbul Kltr ve Sanat Vakf, Nejat Eczacba'nm direktifleriyle 1980'li yllarn sonuna kadar Trk mzii, hatt Trkiye'den alaturka herhangi bir etkinlii festivalin kapsamna almaz, sonra, nedense "numunelik" birka rnee izin verilir! Eczacba voleybol takmnn nn duymayan yok, onlarca yl tek bana ampiyon oldu. Tek faydas kltrmze, 80'li yllarn bandan beri moda olan basket sporuyla Trkiye ok uzun boylu ocuklarla karlar, kz arkadasz kalrlar, kz voleybol takmlar, bir nevi, erkenden fazla uzam basketi ocuklara boyu boyuna uygun, imdadna yetii verir. Ayranmz yok imeye, tahtrevanla gittik smaya, stanbul, dnyann en yoksul milyonlarn barnda tayor, dnyann en pahal basketileri, sporcular, en pahal Harmoni orkestralar, esiz saraylarda arlanr, tm bunlar "demokrasi", "ada

1021

gelime", "muasr medeniyeti" yakalama belas yznden yaparz! Oysa demokrasi eletiridir, bilimsel eletiri, basnn eletirisi, sanatsal eletiri, bunlarn hibirini Eczacbac'nm iktidar kurduu elli yllk sre iinde numune olsun bulamayz. 12 Eyll' arkalarna alp sendikalar susturulur, basn tarihe gmlr, milyonlar coplatlr, parti, sendika, dernek, darmadank edilir. Oyuncak kulpler kurup, oyuncak, Yeiller Partisi, Tema Vakf, gibi sivil giriimleri pek severler, yazarlarn hepsi, ikence, basnn sansr konusunda tek bir kelime etmezler. Onlar, paray basar sanaty getirir, bu, onlara gre dnyann en byk sanat olaydr, onlar, yabanc lisans fabrikalarnn emrinde, ilalarn, gdml bakanlklara satar, bu dnyann en byk iktisadi gelime olaydr, kalknmasdr, onlar TSl-\ AD' kurar, dnyann en byk sivil giriimi, Trk demokrasilinin temel tadr, kimse de aksini syleyemez, basn tarihimizde, ne

1022

Eczacba'n, ne ilalarn eletiren tek bir metin bulamazsnz. Demokrasi onlar iin, ceplerini en iyi nerde doldurduklardr, aptal sanatlar TV'lere karp, ebeklikleriyle elendikleri yerdir, hayatn tadn en iyi hangi kkte, hangi nl sanatlarla karabildikleri yerin addr. Hibirinizin salk, eitim, isizlik sigortas yoksa ve bunlarn hesabn hukuk nnde soracak, bamsz televizyon, gazete yoksa, hibirinizin bu lkeden umudu kalmamsa, banzda, hikmetinden asla sual edemeyceiniz TSAD ve onun can dostu MGK'nin yzndendir. 80'li yllarda rekabet gleri yoktu, o zaman Ortak Pazar'a karydlar, bugn pazarn tarifi deiti, Ortak Pazardan korkular yok, r^k, Trkiye'ye gz diken Avrupal firmalarla yzde elli ortakl yzlerce irket kurdular. Zaten bugnlerde dnyada en ok yaplan ey, serbest ticaret andlamalar ve irketlerin birlemesi.

1023

Ancak, Nejat Eczacba, her eye ramen farkl bir insand, onu, ikinci kuaklar bile bugn kyllkten kurtulamayan Ko ve Sabanc'yla kartrmamak gerekir, onunla ehir ve kltr zerine konuabiliriz. Nejat Bey, yksek rtbeli bir kibar olduunu, sanat sevgisini, en atafatl pahal Osmanl saraylarnda dnyann en nl mzisyenlerine gsterebilme onurunu yakalamak istedi, muradna erdi mi? Yanl insanlarn nnde eildi, yerli ila yapamad iin ona kzmyoruz, yerli, bamsz bilimadamlarmdan tek bir tane tanyamad, deer vermedii, pazarn rahatlyla bunlar hi aklna getirmedii iin, kendini kandrd. Sabun kp kadar bo stanbul sosyetesinin en ince, en zarif, ipek medilli en k elbiseleriyle, dnyann byk elilerine, sanatlarna soylu bir ev sahibi gibi arlamann onurunu yaamak istedi? Muradna erdi mi? Onun da hayat, Yurtta Kane'e benziyor, dnyann en byk sanat koleksiyonuna sahip Yurtta Kane, lrken, azndan ocukken kulland kzann ad

1024

duyulur, ama bu ismin ne anlama geldiini kimse bilmez. Nejat Eczacba kkken keman eitimi ald, kimya eitimi yznden brakmak zorunda kald. inde byk bir romantik mi saklyd? Nejat Eczacba'n byk ryasndan alkoyan, mr boyu servetini ina ettii ikame politikalardr. Yani, devlet tarafndan korunma altna alnmasdr. Gerek bir romantik, her gre, her fikre, her dnce, hatt rakibe kar drste valyece savamak zorundadr. Rakiplerine, dmanlarna, sevgilisine, ailesine ve kendisine davrand gibi "soylu" davranamayanlar, hep, askeri, devleti, arkasna alanlar, eli-kolu bal milyonlarn sesini ksp, salk bakanlnn btesini, sigortalan kontrollan altna alanlar ve bir tek eletiriye tenezzl babndan dahi cevap veremeyenler, imdi o byk keman ve fltleri nasl dinleyebilecekler! Korumaclk onu byk bir servet sahibi yapt romantikliini ancak "gsterile" ayakta tutabildi. Yksek estetik deerlerin duygulan tarzlarndan zarif

1025

sarholuklar istiyorsak, rakiplerimize de soylu, drst davranmak zorundayz. Ruhumuzu mzikle yceltmek istiyorsak dmanmzn da onurunu korumak zorundayz. Trk burjuvazisi bir yzyl daha bunu anlayamayacak. lmnn ardndan beinci yl yayoruz, dnyada hibir kuvvet basn, medyay bu kadar sert kontrol edemez, yine de, byle yksek rtbeli bir kibardan bahseden yok, sanki, stanbul gecelerinde hi yaamam! Romantizm de, edebiyatn liberalizmidir, eletiriye, kavgaya, dmana, hayata, Tann'ya, her eye aksmdr! Tm frtnalara kafa tutarsn ve yalnzsndr. Sizi koruyan "jplar", "koruma polisleri" varsa, siz tabiatn, kendi sonsuzluunuzun melodisini, fltn, sanatn, duyamaz, anlayamazsnz. Yapacanz tek ey kalr, paray bastrp, sanatlar evine davet etmek. Bugnlerde en ok yaplan ey, sanatlar paray almayversin. gitmeyecei yer yok! Nejat Eczacba, istanbul'un kolera yznden karantina altna alnm sokaklarnda

1026

tek bir salk yatrm, poliklinik, hastane yok iken, muhteem ve deli bir rya kurdu, byk sponsorluuyla, milyonlarca dolar, Trkiye Devleti'nin cebinde tek bir dolar yok iken yapt, dnyann devasa sanatlarn stanbul'a getirdiler. Tek bir keman, tek bir flt, tek bir sanaty, insanolunun evrende rettii "melodileri", "sesleri" duyabildi mi? Yaadklar hayat boyunca, rakiplerine dmanlarna, hibir tartma, dello, hukuk nnde hesaplama imkn vermeyen, Termi-natr gibi halkn btesini yok edenler imdi yksek sanat dinleyip, stanbul Boaznda yaldzl saraylar iinde mutlu olacaklard, Nejat Eczacba trajik bir ekilde bunun mmkn olmadm bize retti.

25Temmuz