You are on page 1of 52

Marks-Engels Alman deolojisi [Feuerbach] Materyalist ve dealist Anlaylarn Kartl

Kasm 1845 ile Austos 1846 arasnda Brksel'de Marks ve Engels tarafndan yazlmtr. lk kez Rusa olarak, 1924'de Marx-Engels Arivleri, Kitap I'de yaynlanmtr. [Trke'ye evirisi, Marx-Engels, Alman deolojisi [Feuerbach] , s: 27-111, nc Bask, Sol Yaynlar, Temmuz 1992] Eri Yaynlar tarafndan dzenlenmitir. erisyayinlari@kurtuluscephesi.org zgn biimiyle Acrobat Reader formatnda: Alman deolojisi [Feuerbach] (307 KB)

NSZ nsanlar, imdiye kadar, kendileri hakknda, ne olduklar ya da ne olmalar gerektii hakknda her zaman yanl fikirlere sahip olmulardr. Sahip olduklar ilikileri, Tanr hakkndaki, normal insan hakkndaki vb. tasarmlarna uygun olarak dzenlemilerdir. Kendi beyinlerinin rnleri, onlar yaratan beynin stne kmtr. Yaratclar, kendi yarattklar eyler nnde secdeye varmlardr. yleyse onlar, boyunduruu altnda ezildikleri kuruntulardan, fikirlerden, dogmalardan, hayali yaratklardan kurtaralm. Fikirlerin egemenliine kar bakaldralm. Biri, insanlara bu yanlsamalar deitirip, yerine insann zne uygun den dnceler koymay retelim diyor, bir bakas, bu yanlsamalara kar eletirici bir tutum almay retelim onlara diyor, bir ncs ise, bunlar kafalarndan karp atmalarn retelim diyor ve bugnk gerekliin byle keceini iddia ediyorlar. Bu masum ve ocuksu dler gen-hegelcilerin bugnk felsefesinin ekirdeini olutururlar; ki bu felsefe, Almanya'da, kamuoyunca korkuyla kark bir sayg ile karlanmakla kalmyor, ama felsefi kahramanlarn kendileri tarafndan, canice sertlikteki bu fikirlerin dnya iin devrimci bir tehlike tad inanc iinde, byk bir ciddiyetle sunuluyor. Bu kitabn birinci cildinin amac, kendilerini kurt sanan ve bakalarnn da kurt sandklar bu koyunlarn ne olduklarn ortaya koymak, onlarn meleyilerinin Alman burjuvalarnn tasarmlarnn felsefi bir dile yinelenmesinden baka bir ey olmadn ve bu felsefi

yorumcularn palavraclklarnn, Alman gerekliinin zavall yoksulluunu yanstmaktan baka bir anlam tamadn gstermektir. Bu cilt, Alman ulusunun holand, dlerle dolu uyuklamaya pek uygun den, gerekliin glgesine kar yrtlen bu felsefi savan maskaraln ortaya karmak ve onu btn saygnlndan yoksun brakmak amacndadr. Bir zamanlar, yrekli adamn biri, insanlarn, salt yerekimi fikrine saplandklar iin suda boulduklarn sanyordu. Ona gre, insanlar, rnein, bunun dinsel boinanlara dayana bir dnce olduunu syleyerek bu fikri kafalarndan karp atsalard, ondan sonra artk her trl boulma tehlikesinden korunmu olurlard. mr boyunca, btn istatistiklerin, saysz ve boyuna yinelenen tantlarla zararl sonularn kendisine gsterdikleri bu yerekimi yanlsamasna kar savat durdu. Bu saf yrekli adam, modern devrimci Alman filozoflar tipinin aynsyd.[1]

ALMAN DEOLOJS [FEUERBACH] MATERYALST VE DEALST ANLAYILARIN KARITLII (ALMAN DEOLOJS'NN BRNC BLM)[2*]

[ I] [y. 1] Alman ideologlarn sylediklerine gre, Almanya, bu son yllar iinde, daha nce ei grlmemi bir altst olua sahne olmu. Strauss[3*] ile balayan hegelci sistemin ayrma sreci, "gemiin gleri"nin tmnn iine srklendikleri evrensel bir mayalanmayla sonulanm. Bu evrensel kemeke iinde, ayn hzla yokolup gitmek zere gl imparatorluklar kurulmu, sralar gelince kendileri de daha yrekli ve daha gl rakipler tarafndan karanlklar iine atlmak zere ksa mrl kahramanlar ortaya km. Bu, yannda, Fransz Devriminin ocuk oyunca gibi kald devrim, Diadokos'larn[4*] savalarnn baya eyler olarak gzkt dnya apnda bir savam olmu. Grlmemi bir hzla, ilkeler ilkelerin yerini alm, dnce kahramanlar [sayfa 32] birbirlerini alaa etmiler, ve ylda, 1842'den 1845'e kadar, Almanya'da, baka yerde yzylda olduundan daha ok yol katedilmi. Btn bunlar, salt dnce alannda olup bitmi.[2] Elbette ilgin bir olayla kar karyayz: mutlak tinin ayrmas.[3] Son yaam kvlcmlar da sner snmez bu Caput Mortuum'un [kimyasal kalnt. -.] eitli bileenleri ayrarak yeni birleimler meydana getirdiler ve yeni tzler oluturdular. O zamana kadar mutlak tinin smrs ile yaam olan felsefe imalatlar imdi artk bu yeni birleimlerin zerine atldlar. Ve herbiri kendine den pay, ne srmek iin duyulmam bir aba gsterdi. Ama bu i rekabetsiz yryemezdi. lkten, bu rekabet olduka ciddi ve burjuvaca bir biimde yapld. Daha sonra, Alman pazar doyunca ve btn abalara karn bu meta dnya pazarnda alc bulamaynca, Almanya'da kural olduu zere, ucuz ve taklit retim yoluyla, kalitenin bozulmasyla, hammaddenin kattrlmasyla, sahte etiketlerle, hayali satlarla, hatr senetleri kullanmasyla ve her trl somut temelden yoksun bir kredi sistemiyle i rndan karld. Bu rekabet, sonunda, imdi bize sanki olaanst sonular ve kazanmlar olan tarihsel bir altst olu gibi sunulan ve vlen kyasya bir savama vard. Ama, namuslu Alman vatandann yreinde bile ho bir ulusal duygu uyandran bu

felsefe arlatanln doru olarak deerlendirmek iin, btn bu gen-hegelci hareketin ksrlna, tamamyla snrl tekkeci zihniyetine[4] ve zellikle, bu kahramanlarn gerek baarlar ile bu ayn baarlar konusundaki yanlsamalar arasnda akl-gldrsel kartla degin somut bir fikir vermek iin, btn bu grlt patrty, Almanya'nn dndan bakan bir gr asndan incelemek zorunludur.[5] [sayfa 33] [1.] GENEL OLARAK DEOLOJ VE ZEL OLARAK ALMAN DEOLOJS [y. 2] En son abalarnda bile, Alman eletirisi, felsefe alann terketmedi. Kendi genel felsefi ncllerini incelemek yle dursun, Alman eletirisinin ele ald istisnasz btn sorunlar, tersine, belirli bir felsefi sistemin toprandan, Hegel sisteminden fkrmtr. Yalnzca yantlarnda deil, kendi sorunlarnda bile bir aldatmaca (mystification) vard. Her ne kadar herbiri Hegel'i atna yemin ediyorsa da, bu modern eletirmenlerden bir tekinin bile, hegelci sistemin hi deilse toplu bir eletirisini yapmaya kalkmam olmasnn nedeni, Hegel'e olan bamllklardr. Onlarn Hegel'e ve birbirlerine kar yrttkleri polemik, undan ibarettir: herbiri Hegel sisteminin bir ynn ekip alr, ve onu, hem sisteminin btnne kar, hem de bakalar tarafndan ekip alnm ynlerine kar evirir. Tz gibi, z-bilin gibi, saf, bozulmam hegelci kategorileri semekle ie baland; daha sonra, Cins (Genre), Birtek (Unique), nsan (Homme) vb. gibi daha dnyevi terimlerle bu kategorilere saygszlk edildi. Strauss'tan Stirner'e kadar btn Alman felsefi eletirisi dinsel anlaylarn eletirisiyle snrldr.[6] Hakiki dinden ve gerek deyimiyle tanrbilimden yola klmtr. Dinsel bilincin, dinsel anlayn ne anlama geldii ise, yol alndka farkl biimlerde belirlenmeye baland. Kaydedilen ilerleme, egemen olduklar ne srlen metafizik, siyasal, hukuki, ahlaki, ve baka alanlardaki anlaylar da dinsel ya da tanrbilimsel anlaylar alanna dahil etmekten; ayn biimde, siyasal, hukuki ve ahlaki bilinci dinsel ya da teolojik bir [sayfa 34] bilincin ve siyasal, hukuki ve ahlaki insann, son tahlilde "insan"n, dinsel olduunu aklamaktan ibaret kald. Dinin egemenlii veri alnd. Ve yava yava her egemen ilikinin dinsel iliki olduu ortaya atld ve sonra, bu, bir din haline, hukuk dini, devlet dini vb. haline getirildi. Her yanda sorun, artk yalnzca dogmalar ve dogmalara olan inant. Dnya gittike daha byk lde kutsallatrld, ta ki saygdeer Aziz Max,[Max Stirner. -Ed.] onu en bloc[hepten. -] kutsallatrncaya ve bylece bsbtn ortadan kaldrlncaya kadar. Eski-hegelciler, her eyi, onu bir hegelci mantk kategorisine indirger indirgemez kavryorlard. Gen-hegelciler, her eyin dinsel anlay ya da tanrbilimsel olduunu syleyerek her eyi eletirdiler. Gen ve eski-hegelciler, mevcut dnyada, dinin, kavramlarn ve evrenselin egemenliine inanmakta anlayorlard. Tek fark, bir taraf egemenlii bir gasp sayarak ona kar mcadele ederken, tekilerin onu meru sayp ululamalarndayd. Gen-hegelciler tpk eski-hegelcilerin onlar insan toplumunun gerek balar olarak grmeleri gibi, anlaylar, fikirleri, dnceleri, ksacas zerklik atfettikleri bilin rnlerini, insanlarn, gerek zincirleri olarak grdklerinden, gen-hegelciler, besbelli ki, yalnzca bilincin bu yanlsamalarna kar savamak durumundadrlar.[7] Kafalarndaki kurguya gre, insanlarn ilikileri, yapp ettikleri, zincirleri ve snrllklar kendi bilinlerinin rn olduundan, gen-hegelciler, kendi kendileriyle tutarl bir biimde, insanlarn nne u ahlaki postulat koyarlar: kendi mevcut bilinlerinin yerine, eletirel ya da bencil insan bilincini edinmek ve bylelikle sahip olduklar snrllklardan kurtulmak, Bilincin bu ekilde deitirilmesini istemek, gerekliin farkl bir biimde yorumlanmasna, yani onu farkl bir yorumlama yoluyla tanmaya varr. Szde "dnyay altst eden"[5*] tumturakl szlerine

karn, gen-hegelci ekoln ideologlar, en byk tutuculardr. Onlar arasndan en genleri, yalnzca "tumturakl laflara" kar savatklarn syledikleri zaman, [sayfa 35] kendi faaliyetlerini nitelendirecek doru ifadeyi bulmu oldular. Ancak, kendilerinin de, bu tumturakl laflarn karsna, gene tumturakl laflardan baka bir ey koymadklarn ve bu dnyann yalnzca tumturakl laflarna kar savamakla, gerekte varolan dnyaya kar savam olmadklarn unutuyorlar. Bu felsefi eletirinin tek sonucu, hristiyanlk konusunda birtakm ve tmyle tek yanl din tarihine ilikin aydnlatmalar olabildi; btn teki iddialar, bu nemsiz aydnlatmalarla tarihsel neme sahip keiflerde bulunmu olma iddialarnn yeni biimlerle sslenip pslenmesinden baka bir ey deildir. Bu filozoflardan hibiri, Alman felsefesi ile Alman gerei arasndaki ban, kendi eletirileri ile kendi maddi ortamlar arasndaki ban ne olduunu kendi kendine sormay dnmedi. [2. MATERYALST TARH ANLAYIININ NCLLER] [s. 3] [8]Bizim hareket noktamz oluturan ncller, keyfi temeller, dogmalar deillerdir; bunlar, onlara ilikin soyutlamalarn ancak imgelemde yaplabilecei gerek ncllerdir. Bunlar gerek bireylerdir, bu bireylerin eylemleri ve hem hazr bulduklar hem de kendi eylemleriyle yarattklar maddi yaam koullardr. Bu ncller, demek ki, [s. 4] ancak ampirik olarak oluturulabilirler. Tm insan tarihinin ilk ncl, doal olarak, canl insan bireylerinin varldr.[9] u halde saptanmas gereken ilk olgu, bu bireylerin fiziksel rgtlenileri ve bu rgtlenmenin sonucu olarak ortaya kan, doann geri kalan blmyle [sayfa 36] olan ilikilerdir. Burada, doaldr ki, ne bizzat insann fiziki yapsn, ne de insanlarn tamamen hazr bulduklar doal koullar, jeolojik, orografik, hidrografik, klimatik ve teki koullar derinliine inceleyemeyiz.[10] Her tarih yazm, bu doal temellerden ve tarih boyunca insan eyleminin bu temellerde meydana getirdii deiikliklerden hareket etmek zorundadr. nsanlar, hayvanlardan, bilinle, dinle, ya da herhangi bir baka eyle ayrdedilebilir. nsanlar kendi geim aralarn retmeye balar balamaz, kendilerini hayvanlardan ayrdetmeye balyorlar, bu, onlarn kendi fiziksel rgtlenilerinin sonucu olan bir ileri admdr. nsanlar, kendi geim aralarn retirken, dolayl olarak, kendi maddi yaamlarn da retirler. nsanlarn kendi geim aralarn reti tarzlar, hereyden,nce doada hazr bulduklar ile yeniden retmeleri gereken geim aralarnn doasna baldr. [s. 5] Bu retim tarz, basite bireylerin fizik varlklarnn yeniden retimi olarak ele alnmamaldr. Bu retim tarz, daha ok, bu bireylerin belirli bir faaliyet tarzn, onlarn yaamlarn ortaya koyan belirli bir biimi, belirli bir yaam tarzn temsil eder. Bireylerin yaamlarn ortaya koyu biimi, onlarn ne olduklarn ok kesin olarak yanstr. u halde, onlarn ne olduklar, retimleriyle, ne rettikleriyle olduu kadar, nasl rettikleriyle de rtr. Demek ki, bireylerin ne olduklar, retimlerinin maddi koullarna baldr. Bu retim, ancak nfusun oalmasyla ortaya kar. Bu da, o bireylerin kendi aralarndaki karlkl ilikileri (Verkehr)[6*] peinen varsayar. Bu ilikilerin biimi de yine retim tarafndan belirlenir. [3. RETM VE BREYLERN LKLER. BLM VE MLKYET BMLER: ARETSEL, ANTK, FEODAL]

[y. 3] Farkl uluslarn birbirleriyle olan ilikileri, bu uluslarn herbirinin retici gleri, iblmn, ve i ilikilerini [sayfa 37] ne oranda gelitirdiklerine baldr. Bu genel olarak kabul gren bir saptamadr. Bununla birlikte, yalnz bir ulusun teki uluslarla ilikileri deil, bu ulusun kendi i yaps da kendi retiminin geliim dzeyine, ve i ve d ilikilerine baldr. Bir ulusun retici glerinin ulatklar gelime dzeyi, en ak ekilde, iblmnn ulat gelime dzeyinden anlalr. Daha nce elde edilmi olan retici glerin salt niceliksel bir art (rnein yeni topraklarn tarma almas) olmad srece, her yeni retici g, iblmnn daha da gelimesine yol aar. Bir ulusun kendi iindeki iblm, ilkin snai ve ticari emein bir yandan, tarm emeinden ayrlmasna, te yandan, ve bunun sonucu olarak, kent ile krn ayrlmasna ve karlarnn kartlna yolaar. Daha da gelimesi ise, ticari emein, snai emekten ayrlmasna neden olur. Ayn zamanda, bu farkl dallar iindeki iblm olgusuyla, belirli ilerde birlikte alan bireyler arasnda farkl altblnmeler ortaya kar. Bu ayr ayr gruplarn birbirleri karsndaki durumlar, tarmsal, snai ve ticari emein altrlma tarzyla (ataerkillik, klelik, zmreler ve snflar) belirlenir. Ayn koullar, daha gelikin bir karlkl iliki (Verkehr) durumunda, farkl uluslarn birbirleriyle olan ilikilerinde (Beziehung) de ortaya kar. blmnn gelimesinin eitli aamalar, bir o kadar farkl mlkiyet biimlerini temsil eder; bir baka deyile, iblmnn her yeni aamas, almann konusu, aletleri ve rnleri bakmndan bireylerin kendi aralarndaki ilikileri de belirler. Mlkiyetin ilk biimi airet mlkiyetidir (Stammeigentum)[7*] Bu mlkiyet biimi, bir halkn av ve balklkla, hayvan yetitirmeyle ya da, en yksek aamada, tarmla beslendii, retimin gelimesinin ilk evresine tekabl eder., Son durum, byk miktarda ilenmemi topra ngerektirir. Bu aamada, iblm, henz pek az gelimitir, ve aile iinde varolan doal iblmnn daha da genilemi biimden ibarettir. Toplumsal yap da, bu nedenle, ailenin genilemesiyle snrl kalr: ataerkil airetin reisleriyle, bunlarn altnda airet yeleri ve ensonu kleler. Aile iindeki gizil klelik, nfusun ve gereksinmelerin artmasyla ve d ilikilerin, savan genilemesiyle olduu kadar, trampann genilemesiyle [sayfa 38] de ancak yava yava geliir. Mlkiyetin ikinci biimi, zellikle birok airetin szleme yoluyla ya da fetih yoluyla bir tek kent halinde birlemesinden ileri gelen ve kleliin varln srdrd antik komnal mlkiyet ve devlet mlkiyetidir. Komnal mlkiyet yannda tanr ve daha sonra tanmaz zel mlkiyet, daha o sralar geliir, ama komnal mlkiyete baml olaan-d bir biim olarak. Yurttalar, sahip olduklar alan kleler zerindeki iktidarlarn ancak kolektif olarak yrtrler, bu da zaten onlar komnal mlkiyet biimine balar. Aktif yurttalar, kleler karsnda, bu doal ortaklk biimini muhafaza etmek zorunda brakan ey, bu komnal zel mlkiyettir. Bunun iindir ki, bu mlkiyet biimi zerine kurulmu olan btn toplumsal yap, onunla birlikte halk iktidar, bizzat tanmaz zel mlkiyetin gelitii oranda dalr. blm imdiden daha da gelikin bir hale gelmitir. Kent ile kr arasndaki kartl, ve daha sonralar kentlerin karlarn temsil eden devletler ile kylerin karlarn temsil eden devletler arasndaki ve kentlerin kendi ilerinde deniz ticareti ile sanayi arasndaki kartl daha o sralarda grmeye balarz. Yurttalar ile kleler arasndaki snf ilikileri eksiksiz gelimitir.[11] zel mlkiyetin gelimesiyle birlikte, ilk kez, modern zel mlkiyette yeniden, ama daha geni bir lde karlaacamz ilikilerin: bir yandan, (Licinius'un tarm yasasnn[8*] da kantlad gibi) Roma'da ok erkenden balayan, ve isavalarla birlikte ve zellikle mparatorluk zamannda hzla gelien zel mlkiyetin belirli ellerde toplanmas, te yandan, bu balamda, kk kyl pleblerin, mlk sahibi yurttalarla kleler arasnda ara konumu

yznden bamsz bir gelime gsteremeyen bir proletarya haline dnmesi eklindeki ilikilerin ortaya kt grlr. nc mlkiyet biimi, feodal ya da zmre mlkiyetidir.[9*] Antika nasl, kentten ve kaplad kk toprak alanndan gelitiyse, ortaa da krdan geliti. k noktalarndaki bu farkll belirleyen ey, geni bir alana yaylm olan ve istilalar yznden pek art gsteremeyen nfusun [sayfa 39] azlyd. Yunan ve Roma'nn tersine, feodal gelime, demek ki, tarmda, Roma fetihleriyle ve ilk defa bu fetihlerin neden olduu yaylmayla hazrlanan ok daha geni bir alan zerinde balyor. Gerileme halindeki Roma mparatorluu'nun son yzyllar ve barbarlarn fetihleri, bir yn retici gc tahrip etti: tarm gerilemiti, sanayi, pazar yokluundan dolay gerilemiti, ticaret uykudayd ya da zor yoluyla kesintiye uramt, krsal ve kentsel nfus azalmt. Bu koullar ve fetihin bu koullarca belirlenen rgtleni tarz, Cermenlerin askeri rgtlenilerinin etkisi altnda, feodal mlkiyeti gelitirdi. Airet mlkiyeti ve komn mlkiyeti gibi, bu mlkiyet biimi de yine bir ortakla dayanr; ama, bu ortakln karsnda artk, antik sistemde olduu gibi, dorudan reticiler snfn meydana getiren kleler deil, serfletirilmi kk kyller vardr. Feodalizmin eksiksiz gelimesine kout olarak, ayrca, kentlerle bir kartlk ortaya kar. Toprak mlkiyetinin hiyerarik yaps ve bu yapya elik eden silahl ykmllkler, soylular, serfler zerinde egemen klmt. Bu feodal yap, tpk eski komnal mlkiyet gibi, hkmedilen retici snfa kar bir ortaklkt, u farkla ki, ortaklk biimi ve dorudan reticilerle olan ilikiler deiikti, nk retim koullar deiikti. Toprak mlkiyetinin bu feodal yapsna, kentlerde, lonca mlkiyeti, elzanaatlarnn feodal rgtlenmesi tekabl ediyordu. Burada, mlkiyet, [y. 4] esas olarak, her bireyin kendi emeine bal bulunuyordu. Birlemi soyguncu soylulara kar birlik zorunluluu, sanayicinin ayn zamanda tccarlk da yapt bir srada, kapal arlar ortaklaa yrtme gereksinimi, gnen iindeki kentlere ynlar halinde kap gelen serflerin yarattklar artan rekabet, btn lkenin feodal yaps, loncalar dourdu; tek tek zanaatlar tarafndan azar azar biriktirilen kk sermayeler ve durmadan artmakta olan nfus iinde bunlarn saylarnn deimezlii, kentlerde de, kydekine benzer bir hiyerari douran kalfalk ve raklk ilikilerini gelitirdi. Balca mlkiyet, feodal a boyunca, demek ki, bir yandan serflerin emeinin boyunduruk altna sokulduu toprak mlkiyetine, te yandan da kk bir sermaye yardmyla kalfalarn emeini yneten kiisel emee dayanyordu. Bu iki biimin de yaps snrl retim koullaryla ilkel ve kk [sayfa 40] tarmla ve el emeine dayal sanayi ile belirleniyordu. Feodalizmin doruunda bile, iblm pek az gelimiti. Kent-kr kartln her lke yayordu; zmreleme elbette ok belirgindi, ama krda prensler, soylular, din adamlar ve kyller biimindeki ve kentlerde de usta, kalfa, rak ve az sonra da gndelikinin pleb biimindeki ayrmas bir yana, nemli bir iblm olmad. Tarmda, kyllerin kendi el zanaatlarna ek olarak gelien kk paral iletmecilik, iblmn daha da gletirmiti; sanayide, her zanaat kolunun kendi iinde katiyen iblm yoktu ve birbirleri arasnda ise pek azd. Ticaret ile sanayiin ayrlmas, eski kentlerde daha nce de vard, ama yeni kentlerde, ancak daha sonralar, kentlerin birbirleriyle iliki kurmalaryla geliti. Byke lkelerin feodal krallklar halinde birlemeleri, toprak soylular iin olduu kadar, kentler iin de bir gereksinmeydi. Bu bakmdan, egemen snf, yani soylular, her yerde, balarnda bir monark (hkmdar) bulunmak zere rgtlendiler. [4. MATERYALST TARH ANLAYIININ Z. TOPLUMSAL VARLIK VE TOPLUMSAL BLN]

[y. 5] Demek ki, szkonusu olgu udur: belirli bir tarza gre retici faaliyette bulunan[12] belirli bireyler, bu belirli toplumsal ve siyasal ilikilerin iine girerler. Her ayr durumda, ampirik gzlemin[13] toplumsal ve siyasal yap ile retim arasndaki ba, ampirik olarak ve herhangi bir kurgu (spculation) ve aldatmaca olmakszn ortaya koymas gerekir. Toplumsal yap ve devlet, durmadan belirli bireylerin yaam srelerinin sonucu olarak meydana gelmektedir; ama bu bireyler kendilerinin ya da bakalarnn kafalarnda canlandrdklar bireyler deil, gerek bireyler, yani etkide bulunan maddi retim yapan, dolaysyla belirli maddi ve kendi iradelerinden bamsz snrllklar, verili temeller ve koullar altnda faaliyet gsteren bireylerdir.[14] Fikirlerin, anlaylarn, ve bilincin retimi, her eyden nce dorudan doruya insanlarn maddi faaliyetine ve [sayfa 41] karlkl maddi ilikilerine (Verkehr), gerek yaamn diline baldr. nsanlarn anlaylar, dnceleri, karlkl zihinsel ilikileri (geistige Verkehr), bu noktada onlarn maddi davranlarnn dolaysz rn olarak ortaya kar. Bir halkn siyasal dilinde, yasalarnn, ahlaknn, dininin, metafiziinin vb. dilinde ifadesini bulan zihinsel retim iin de ayn ey geerlidir. Sahip olduklar anlaylar, fikirleri, vb. retenler insanlarn kendileridir,[15] ama bu insanlar, sahip olduklar retici glerin belirli dzeydeki gelimiliinin ve bu gelikinlik dzeyine tekabl eden ve alabilecekleri en geni biimlere varncaya kadar karlkl ilikilerinin (Verkehr) koullandrd gerek, faal insanlardr. Bilin hibir zaman bilinli varlktan (das bewusste Sein) baka bir ey olamaz ve insanlarn varl, onlarn gerek yaam sreleridir. nsanlar ve sahip olduklar ilikiler tm ideolojilerinde sanki camera obscura'daym [karanlk oda. -.] gibi baaa evrilmi bir biimde grlyorsa, nesnelerin gzn, atabakas zerinde ters durmalarnn onlarn dolaysz fiziksel yaam srelerinin yansmas olmas gibi, bu olgu da, insanlarn tarihsel yaam srelerine ayn eyin olmasndan ileri gelmektedir. Gkten yeryzne inen Alman felsefesinin tam tersine, burada, yerden gkyzne klr. Baka deyile, etten ve kemikten insanlara varmak iin, ne insanlarn sylediklerinden, imgelerinden, kavradklarndan ve ne de anlatld, dnld, imgelendii ve kavrand biimiyle insandan yola klr; gerek faal insanlardan yola klr ve bu yaam [sayfa 42] srecinin ideolojik yans ve yanklarnn gelimesi de, insanlarn bu gerek yaam srelerinden hareketle ortaya konulabilir. Ve hatta insan beyninin olaanst hayalleri (Nebelbildungen) bile deneysel olarak saptanabilen ve maddi temellere dayanan, insanlarn yaam srelerinin zorunlu yceltmeleridir. Bu bakmdan ahlak, din, metafizik, ve ideolojinin tm geri kalan ksm ve bunlara tekabl eden bilin biimleri, artk o zerk grnmlerini yitirirler. Bunlarn tarihi yoktur, gelimeleri yoktur; tersine, maddi retimlerini ve karlkl maddi ilikilerini (Verkehr) gelitiren insanlar, kendilerine zg olan bu gerek ile birlikte hem dncelerini, hem de dncelerinin rnlerini deitirirler. Yaam belirleyen bilin deil, tersine, bilinci belirleyen yaamdr. Birinci durumda, sanki canl bir bireymi gibi bilinten yola klmaktadr; gerek yaama tekabl eden ikinci durumda ise, gerek yaayan bireyin kendisinden yola klr ve bilince de o bireyin bilinci olarak baklr.[16] Bu bak tarz, ncllerden yoksun deildir. Bu tarz gerek ncllerden yola kar ve onlar bir an iin bile olsa terketmez. Bu ncller insanlardr, ama herhangi bir dlemsel yaltlmlk ve deimezlik iindeki deil, belirli koullar altndaki gerek, ampirik olarak gzlemlenebilir gelime sreci iindeki insanlardr. Bu faal yaam sreci bir kez ortaya kondu mu, tarih, kendileri daha da soyut olan ampiristlerinki gibi bir cansz olgular derlemesi olmaktan, ya da idealistlerinki gibi hayali znelerin hayali eylemi olmaktan kar. Demek ki, gerek yaamda, kurguculuun bittii yerde pozitif bilim; insanlarn pratik faaliyetinin, gsterdikleri pratik gelime srelerinin ortaya konuluu balar. Bilin konusundaki bo szler biter, onlarn yerini gerek bilgi almaldr. Gerein kendisi ortaya

konduunda, zerk felsefe varlk ortamn yitirir. Onun yerini, olsa olsa insanlarn gsterdikleri tarihsel gelimenin gzlemlenmesinden kartlabilecek en genel sonularn bir sentezi alabilir. Bu soyutlamalar, gerek tarihten kopartlarak kendi balarna ele alndklarnda hibir deer tamazlar. Olsa olsa tarihsel malzemenin daha kolay snflandrlmasn, ayr ayr [sayfa 43] tabakalarnn sralann gstermeye yarar. Ama hibir biimde, felsefenin yapt gibi, tarihsel alar gzelce dzenlemeyi salayabilecek bir reete, bir ema veremezler. Tersine, glk, ancak bu materyal, ister tamamlanm bir a szkonusu olsun, ister iinde bulunulan zaman olsun, incelemeye,[17] snflandrmaya ve onu gerek bir biimde ortaya koymaya konulduu zaman balar. Bu glklerin almas burada ele almamza olanak bulunmayan ve ancak gerek yaam srecinin ve her an bireylerinin faaliyetlerinin incelenmesiyle anlalabilecek ncllere baldr. Biz, burada, ideoloji karsnda kullandmz bu soyutlamalarn birkan alp, onlar tarihsel rneklerle aklayacaz. [II] [1. NSANLARIN GEREK KURTULUUNUN KOULLARI][1**] [1] [18]Felsefeyi, tanrbilimi, tz ve btn teki bo eyleri "z-bilin"e indirgemekle, "insanlar" hibir zaman klesi olmadklar bu szlerin egemenliinden kurtarmakla "insan"n "kurtuluu" yolunda tek bir adm bile atlm olmayacan; gerek dnyann dnda ve gerek aralar kullanmadan gerek bir kurtuluu gerekletirmenin mmkn olmadn,[19] buharl makine ve mulejenny[2**] olmadan kleliin, tarm iyiletirmeksizin serfliin kaldrlamayacan; daha genel olarak, insanlar, yeterli nicelik ve nitelikte yiyecek, [sayfa 44] iecek, barnak ve giyecek tedarik edecek durumda olmadklar srece, onlar kurtarmann mmkn olmadn, bilgi filozoflarmza anlatmak zahmetine[20] girmeyeceiz. "Kurtulu", zihinsel deil, tarihsel bir itir, ve bu tarihsel koullar, sanayiin, tica[retin,] [tar]mn, [karlkl ilikinin (Verkehr) durumu] tarafndan gerekletirilir [...][3**] [2] sonra farkl gelime aamalarna gre, u samalklara [meydan verirler[4**]]: tz, zne, z-bilin ve katksz eletiri, tpk dinsel ve tanrbilimsel samalklar gibi, bunlar da yeteri kadar gelitirildikleri zaman bir yana atarlar.[21] Ancak nemsiz bir tarihsel gelimenin meydana geldii Almanya gibi bir lkede bu fikir gelimeleri, bu idealize edilmi etkisiz vr zvrlar, doal olarak mevcut olmayan tarihsel gelimelerin yerini alr, yer edinir ve onlarla savamak gerekir.[22] Ama bu yerel nemde bir savatr.[23] [sayfa 45] [2. FEUERBACH'IN SEZGSEL VE TUTARSIZ MATERYALZMNN ELETRS] [...] [5**][8] gerekte ve pratik materyalist iin, yani komnist iin sorun, mevcut dnyay kkl bir biimde dntrmek (revolutionieren), varolan duruma pratik olarak saldrmak ve onu deitirmektir.[24] Feuerbach'da kimi zaman bu cinsten grler bulunsa da, bunlar, hibir zaman kopuk kopuk sanlardan teye gitmezler, ve bunlarn onun genel bak tarz zerinde ok az etkisi vardr ve o nedenle biz, burada, bunlar gelimeye elverili tohumlardan baka bir ey olarak grmyoruz. Feuerbach'da duyumsal (Sinnliche) dnya "kavram",25 bir yandan bu dnyann basit sezgisiyle (Anschanung) te yandan da basit algsyla (Empfindung) snrl kalr, "gerek tarihsel insan" diyeceine "nsan" der. "nsan" dedii, gerekte

"Alman"dr. Birinci durumda, duyumsal dnyann sezgisinde, zorunlu olarak, kendi bilinciyle ve kendi duygusuyla gelien, kendisinin nceden varsayd duyumsal dnyann btn paralarnn, zellikle insann ve doann uyumunu bozan eylere toslar. Bunlar safd etmek iin, ikili bir gr tarzna snmak zorunda kalr, yalnzca "besbelli olan" alglayan dnyevi bir gr tarz ile, eylerin "gerek z"n alglayan daha yksek, felsefi bir gr tarz arasnda salnr.[26] evresindeki duyumsal dnyann nasl sonsuzluktan bu yana hi deimeden kalan bir ey olmayp, sanayiin ve toplumun durumunun rn, hem de tarihsel anlamda rn olduunu, her biri kendinden nceki kuan omuzlar zerinde ykselen, onun sanayiini, ve karlkl ilikisini yetkinletiren, ve gereksinmelerdeki deiikliklere uygun olarak toplumsal dzenini deitiren bir dizi kuan faaliyetinin sonucu olduunu[27] grmez. Feuerbach, [sayfa 46] en basit "duyumlu kesinlik" nesnelerini bile ancak toplumsal gelime, snai ve ticari ilikiler (Verkehr) sayesinde edinmitir. Herkes bilir ki, kiraz aac, hemen btn meyve aalar gibi, yalnzca birka yzyl nce ticaret yoluyla bizim enlemimize nakledilmi ve [9] belirli bir toplumun, belirli bir adaki bu eylemi sayesindedir ki, kiraz aac Feuerbach iin "duyumsal kesinlik" haline gelmitir.[28] Kald ki, eyleri gerekten olduklar gibi ve gerekten cereyan ettikleri gibi gren bu anlayta, her derin felsefi sorun, biraz ilerde daha ak grlecei gibi, ok basite ampirik bir olgu haline geliverir. rnein "tz" ve "z-bilin" konusundaki btn o "snrsz ycelikteki yaptlar"a[10*] kaynaklk etmi insan-doa ilikisi (hatta Bruno'nun szn ettii (s. 110)[11*] "doa ile tarih arasndaki kartlklar" sanki bu ikisi birbirlerinden ayr "eyler"mi gibi, sanki insan her zaman bir tarihsel doa ve bir doa tarihi ile kar karya deilmi gibi) konusundaki bu nemli sorun, u pek nl "insan-doa birlii"nin, tpk insanlarn doa ile "sava" gibi, sanayide hep ve sanayiin gelimilik dzeyine bal olarak ve retici glerini o dzeye tekabl eden bir temel zerinde gelitirdikleri noktaya dek her ada farkl biimlerde varolageldii anlaldnda, kendiliinden ortadan kalkar. Sanayi ve ticaret, yaamsal gereksinmelerin retimi ve deiimi, datm, deiik toplumsal snflarn yapsn belirledikleri gibi, yrtl tarzlarna gre kendileri de, bunlar tarafndan belirlenirler ve o nedenledir ki, Feuerbach, rnein Manchester'da yzyl nce yalnzca krklarn ve dokuma tezgahlarnn olduu yerde fabrikalar ve makineler gryor, ve Roma kynde, Augustus zamannda yalnzca Romal kapitalistlerin ba-bahelerini ve villalarn bulaca yerde, ancak otlaklar ve bataklklar buluyor.[29] Feuerbach, doa bilimi anlayndan zellikle szediyor, ancak fizikinin ve kimyacnn grebilecei gizlere deiniyor; ama ticaret ve sanayi olmasayd doa biliminin hali nice olurdu? Hatta, bu "katksz" doa bilimine amacn gsteren ve ona materyalini salayan ticaret ve sanayi, insanlarn maddi faaliyetleri deil midir? Ve insanlarn kesintisiz bu faaliyeti, [sayfa 47] bu ii, bu maddi eylerin yaratlmas, bir szckle bu retim, gnmzde olduu biimiyle btn duyumsal dnyann temelidir, undan da belli ki , eer bunlar kesintiye uratlsayd, bu kesinti bir yl iin bile olsa, Feuerbach, yalnzca, doal alemde muazzam bir deiiklik bulmakla kalmayacak, btn insanlk aleminin kaybndan olduu kadar kendi seyretme yetisinin kaybndan, hatta bizzat kendi varlnn kaybndan da pek abuk yaknacakt. Elbette, d doann ncelii bu yzden geerliinden bir ey yitirmez ve btn bunlar, doaldr ki, generatio aequivoca[6**] yoluyla remi olan ilk insanlara uygulanamazlar; ama bu ayrmn, ancak, insan doadan ayr bir ey olarak kabul edildii takdirde anlam vardr. Zaten insanlarn tarihinden nce gelen bu doa, hi de Feuerbach'n iinde yaad doa deildir; bu doa, zamanmzda, belki de yakn zamanda olumu olan Avusturalya atollerinden baka hibir yerde mevcut deildir. Dolaysyla Feuerbach iin de mevcut deildir. tiraf edelim ki, Feuerbach'n, [10] "katksz" materyalistlere gre, insann da bir "duyumsal nesne" olduunu farketmek gibi byk bir stnl vardr; ama burada da yine teori alannda kalp, insanlar verili toplumsal balamlar iinde, mevcut yaam koullar iinde ele alamadndan tr, insan "duyumsal faaliyet" olarak deil de, yalnzca

"duyumsal nesne" olarak ele alyor olmas bir yana, gerekten varolan, faaliyet halindeki insanlara da hibir zaman varamyor, "insan" soyutlamasn aamyor ve bu insan duyulara sahip "gerek, bireysel, etten kemikten insan"n tesine gtremiyor, yani "insan ile insan" arasnda ak ve dostluk dnda baka bir "insan ilikisi" tanmyor, stelik onu da idealize ediyor.[30] Gncel yaamn koullarnn eletirisini yapmyor. Bu yzden, duyumsal dnyay, onu meydana getiren bireylerin canl duyumsal faaliyetinin toplam olarak kavramaya eriemiyor; ve szgelimi salkl insanlar yerine bir alar, sracallar, bitkinler, veremliler srs grnce, "yksek sezgi"ye ve "trlerin" dnsel "demesi"ne snmak zorunda kalyor; bu yzden de, komnist materyalistin sanayide olsun, toplumsal yapda olsun kkl bir dnmnn hem zorunluluunu, hem de koulunu grd yerde, [sayfa 48] idealizme dyor.[31] Feuerbach materyalist olduu zaman tarihten uzak duruyor, ve tarihi hesaba katt zaman da materyalist olmaktan kyor. Feuerbach'da tarih ve materyalizm birbirlerinden tamamen ayr eylerdir, zaten bu da daha nce sylediklerimizden anlalmaktadr.[32] [3. BALANGITAK TARHSEL LKLER YA DA TOPLUMSAL FAALYETN ESAS YNLER: GEM ARALARININ RETM, YEN GEREKSNMELERN RETM, NSANLARIN REMES (ALE), TOPLUMSAL LETM, BLN] [11] Her trl nclden yoksun Almanlar sz konusu olduundan, her trl insan varlnn, dolaysyla her trl tarihin[33] ilk nclnden, yani insanlarn "tarihi yapabilmek"[34] iin yaamlarn srdrebilecek durumda olmalar gerektii nclnden ie balamak zorundayz. Ama yaamak iin her eyden nce imek, yemek, barnmak, giyinmek ve daha baz baka eyler gerekir. Demek ki, ilk tarihsel eylem, bu gereksinmeleri karlayacak aralarn retimi, maddi yaamn kendisinin retimidir, ve bu, binlerce yl nce olduu gibi, bugn de salt insanlar yaamlarn srdrebilsinler diye gnbegn, saatbesaat yerine getirilmesi gereken tarihsel bir eylem, btn tarihin temel bir kouludur. Duyumsallk, Aziz Bruno'da[12*] olduu gibi, bir sopaya, bu en dk asgariye indirgendii zaman bile, bu sopay retme eylemini varsayar. Demek ki, btn tarih anlaynda, bata gelen ey, bu temel olguyu, btn nemi iinde, ve btn genilii iinde gzlemlemek ve onun hakkn vermektir. Herkes bilir ki, Almanlar, bunu hi bir zaman yapmadlar; tarihi hibir zaman dnyevi bir temele oturtamadlar ve bu [sayfa 49] yzden de hibir zaman bir tarihileri olmad. Her ne kadar Franszlar ve ngilizler bu olgunun tarih denilen eyle balantsn, zellikle siyasal ideoloji iinde hapsedilmi kaldklar lde, ancak en dar bir adan grdyseler de, bu, onlarn sivil toplumun (brgerlichen Gesellschaft), ticaretin ve sanayiin tarihini ilknce yazarak tarihe maddi bir temel kazandrmak iin ilk denemelerde bulunmalarna engel olmad. kinci nokta [12] udur ki, ilk gereksinmenin kendisi bir kez salandnda, salama eylemi ve bu salama iinden kazanlm olan alet, yeni gereksinmeler yaratr ve bu yeni gereksinmelerin yaratlmas ilk tarihsel eylemdir. Pozitif malzeme sknts iine dtklerinde ve ne dinbilimsel, ne de siyasal ya da edebi samalklara katkda bulunamadklarnda, bunun tarih deil de "tarih-ncesi" olduunu iddia eden Almanlarn, tarih konusundaki byk bilgeliklerinin nemenem bir ey olduu bu noktada hemen aa kverir; zaten her ne kadar tarih konusundaki kurgularnda bu tarih-ncesinin kendilerini "plak olgular"dan koruduunu, ayn zamanda da, bu "tarih-ncesi"nde binlerce hipotez yaratp binlercesini de rtebileceklerini dndklerinden, bu "tarih-ncesi"ne zel bir gayretle sarlyorlarsa da bu "tarih-ncesi" samalndan tarihin kendisine nasl geildiini de aklamyorlar.

Burada, tarihsel gelimenin iine daha batan dahil olan bir nc iliki de udur: her gn kendi yaamlarn yenileyen insanlar, baka insanlar yaratmaya, kendi kendilerini yeniden retmeye koyulurlar; bu, kadnla erkek arasndaki, ana babalarla ocuklar arasndaki ilikidir; bu ailedir. Balangta tek toplumsal iliki olan bu aile, zamanla, artan gereksinmeler yeni toplumsal ilikiler dourduu ve nfusun artmas yeni gereksinmeler yaratt zaman (Almanya'dan baka her yerde) ast bir iliki haline gelir; bu bakmdan, bu aile konusunu, Almanya'da yaplmas adet olduu zere "aile kavram"na gre deil de, mevcut ampirik olaylara gre incelemeli ve gelitirmelidir. stelik, toplumsal faaliyetin bu ynn farkl aama olarak anlamamak, yalnzca toplumsal faaliyetin farkl yn olarak anlamak gerekir, ya da Almanlar iin daha ak bir dil kullanmak gerekirse, tarihin bandan beri ve ilk insanlardan buyana birarada birlikte [sayfa 50] mevcut olmu ve bugn de hl tarih iinde kendini gsteren "urak" ("Moment") olarak anlamak gerekir. Yaam retmek, ile kendi z yaamn olduu kadar, dl vererek bakasnn yaamn retmek, demek ki, artk bize ifte bir [13] iliki olarak grnr, bir yandan bir doal iliki olarak, te yandan da bir toplumsal iliki olarak u anlamda toplumsal ki, bununla, birok bireyin, hangi koullarda, ne tarzda ve ne amala olduu nemli olmayan elbirlii anlalr. Bundan kan sonuca gre: bir retim tarz ya da belirli bir sanayi aamas, srekli olarak bir elbirlii tarzna veya belirli bir toplumsal aamaya baldr; ve bu elbirlii tarznn kendisi bir "retici gtr"; gene bundan kan sonuca gre: insanlarca ulalabilir retici gler toplam toplumsal durumu belirler ve dolaysyla "insanlk tarihinin", sanayi ve deiim (mbadele) tarihi ile kesintisiz balants iinde incelenmesi ve ele alnmas gerekir. Ama gene ayn derecede aktr ki, Almanya'da byle bir tarih yazmak olanakl deildir, nk, bunu yapabilmek iin Almanlarda eksik olan yalnzca onu kavrama yetisi ve materyal deil, ayn zamanda "duyumsal kesinlik"tir, zira Ren nehrinin te yannda bu gibi eyler yaanamaz, nk oralarda tarih artk durmutur. Demek ki, insanlar arasnda, gereksinmelerin ve retim tarznn koullandrd ve bizzat insanlar kadar eski bir maddi balar sisteminin varl daha batan bellidir yle bir balar. sistemi ki, durmakszn yeni biimler alr ve insanlar gitgide biraraya toplayan herhangi bir siyasal ya da dinsel samalk henz mevcut olmadan da, bir "tarih" sunar. Ve ancak imdi, ta balangtaki tarihsel ilikilerin drt uran, drt ynn inceledikten sonradr ki, insann "bilin"i de olduunu gryoruz.[35] Ama, yle de olsa, bu daha batan "katksz" bilin deildir. "Tin", daha batan, [14] burada kendisini titreim halindeki hava tabakalar, sesler, ksacas dil biiminde gsteren bir maddeye "yakalanm" olmaktan muzdariptir. Dil, bilin kadar eskidir, dil, teki insanlar iin de varolan,.ve o halde benim iin de varolan [sayfa 51] ilk, pratik, gerek bilintir ve, tpk bilin gibi dil de, ancak, dier insanlarla karlkl iliki [Verkehr] kurma gereksinmesiyle, zorunluluuyla ortaya kar.[36] Bir ilikinin mevcut olduu yerde, o iliki benim iin de mevcuttur, hayvan hibir eyle "iliki iinde deildir", ksaca hibir iliki bilmez. Hayvann teki hayvanlarla olan ilikisi kendisi asndan bir iliki deildir. Bilin, demek ki, daha batan toplumsal bir rndr ve insanlar mevcut olduklar srece byle kalr. EIbette ki, bilin, hereyden nce, yalnzca en yakn duyumsal evrenin bilincidir, ve bilinlenmekte olan bireyin, kendisi dnda yer alan teki eyler ve teki kiiler ile olan snrl balantsnn bilincidir; bilin, ayn zamanda, insanlarn karsna nceleri batan aa yabanc, mutlak gl ve kar klamaz bir g olarak dikilen, insanlarn kendisine kar dpedz hayvanca bir davran iinde bulunduklar ve insanlar da hayvanlar rktt kadar rkten bir doa bilincidir; o halde salt hayvansal bir doa bilinci (doa dini)[36a] ve, te yandan, evresindeki bireylerle iliki kurmak zorunluluunun bilinci, toplum halinde yaamakta olduu bilincinin balangcdr. Bu balang, hayvansaldr; basit bir sr bilincidir, ve burada, insan, koyundan, yalnzca bilincin igdnn yerini almas olgusuyla ya da igdsnn bilinli bir igd olmas olgusuyla ayrdedilir. Bu srcl, ya da kabilesel bilin, retkenliin artmasyla, gereksinmelerin

oalmasyla ve daha nceki iki unsurun temeli olan nfusun oalmasyla orantl olarak geliir ve yetkinleir. [15] lkel durumunda cinse ilikin eylem iindeki iblmnden baka bar ey olmayan iblm, bylece geliir ve ardndan (rnein bedensel g gibi) doal durumlar yznden, gereksinmeler, raslantlar vb. yznden kendiliinden ya da "doal olarak" iblm haline gelir.[37] blm, ancak [sayfa 52] maddi ve zihinsel bir iblm meydana geldii andan itibaren gerekten iblm halini alr.[38] Bu andan itibaren, bilin, mevcut pratiin bilincinden baka bir ey olduunu, gerek bir eyi temsil etmeksizin bir eyi gerek olarak temsil ettiini gerekten sanabilir. Bu andan itibaren, bilin, dnyadan kurtulma ve "salt" teorinin, tanrbilimin, felsefenin, ahlakn vb. olumasna geme durumundadr. Ama bu teori, bu tanrbilim, bu felsefe, bu ahlak vb. bile, mevcut ilikilerle eliki haline girdiklerinde, bu, ancak, mevcut toplumsal ilikilerin mevcut retici glerle eliki haline gelmi olmasndan ileri gelebilmektedir; zaten, belirli bir ulusal ilikiler emberinde, bu durum, elikinin bu ulusal alann iinde deil, ama bu ulusal bilin ile teki uluslarn pratii arasnda, yani bir ulusun ulusal bilinci ile evrensel bilinci arasnda[39] (halen Almanya'da olduu gibi) meydana gelmesinden olabilir, ancak ve o halde, bu ulus iin, bu eliki, ancak ulusal bilincin barnda bir eliki gibi aka kendini gsterdiinden, savam, bu ulusal pislikle snrlanm grnr, elbette ki, bu ulus kokumann ta kendisi olduu iin byle grnr. [16] stelik, bilincin tek bana ne yapt o kadar nemli deildir; btn bu rme, bize ancak u sonucu verir: u urak, retici g, toplumsal durum ve bilin, birbirleriyle elikiye debilirler ve dmek zorundadrlar, nk iblm sayesinde, faaliyet ile maddi faaliyetin,[40] keyif atma ile almann, retim ile tketimin farkl farkl bireylerin payna dme olasl, hatta olgusu ortaya kar ve bunlarn birbirleriyle elikiye dmemelerinin tek yolu, bizzat iblmnn kendisinin tekrar kaldrlmasdr. Ayrca besbelli ki, "hayaletler", "ayaktakm", "en yce varlk", "kavram", "kukular"[14*] tekil bireyle snrl idealist, tinsel ifadeler, anlaylardr, yaamn retilme tarznn ve ona bal karlkl iliki biiminin (Verkehrsform) iinde hareket ettikleri ok ampirik kstllklar ve snrllklar anlayndan [sayfa 53] baka bir ey deildir.[41] [4. TOPLUMSAL BLM VE SONULARI: ZEL MLKYET, DEVLET, TOPLUMSAL FAALYETN "YABANCILAMA"SI] Btn bu elikileri iinde tayan ve kendisi de aile iindeki doal iblmnde ve toplumun ayr ayr ve birbirine kart ailelere ayrlnda yatan bu iblm, ayn zamanda, iin ve rnlerinin letirilmesini, aslnda nicelik bakmndan olduu kadar, nitelik bakmndan da eit olmayan dalmn ierir; u halde, ilk biimi, tohumu, kadnn ve ocuklarn erkein klesi olduklar aile iinde bulunan mlkiyeti [17] ierir. Aile iindeki, elbet henz ok ilkel ve gizli olan klelik ilk mlkiyettir ki, bu mlkiyet, ayrca modern iktisatlarn tanmlanmasna mkemmelen uymaktadr, bu tanmlamaya gre mlkiyet, bakasnn igcnden serbeste yararlanma yetkisidir. Kald ki, iblm ve zel mlkiyet zde deyimlerdir birincisinde faaliyete gre anlatlan ey, ikincisinde bu faaliyetin rnne gre dile getirilmektedir. blm, ayrca, tek bireyin ya da tek bir ailenin kar ile aralarnda birbirleriyle karlkl iliki iinde bulunan btn bireylerin kolektif kar arasndaki elikiyi de ierir; kald ki, bu kolektif kar, "genel kar" olarak, yalnzca hayali olarak deil, her eyden nce, iin aralarnda blld bireylerin karlkl bamll biiminde gerek olarak da mevcuttur. te asl bu eliki, zel kar ile kolektif kar arasndaki elikidir ki, kolektif kar,

devlet sfatyla, bireyin ve topluluun gerek karlarndan ayrlm bamsz bir biim almaya ve ayn zamanda her zaman her aile ve kabile ymnda mevcut olan, kan, dil, geni bir lde iblm balar ve teki karlar gibi balarn somut temeli zerinde, ama aldatc bir ortaklama grnm almaya gtrr; ve bu karlar arasnda, zellikle, daha o zamandan iblm tarafndan koullandrlan, bu cinsten btn gruplamalar [sayfa 54] iinde farkllaan snf karlarn, ilerinden birinin tekiler zerinde egemen olduu snflarn karlarn, daha ilerde gelitireceimiz zere, snf karlarn buluyoruz. Bundan kan sonu udur: devlet iindeki btn savamlar demokrasi, aristokrasi ve monari arasndaki savam, oy hakk uruna vb. savam, eitli snflarn yrttkleri gerek savamlarn brndkleri aldatc biimlerden baka bir ey deildir (her ne kadar bu konuda kendilerine Fransz-Alman Yllklar'nda,[15*] ve Kutsal Aile'de olduka yol gsterildiyse de, Alman kuramclar bunu akllarndan bile geirmemektedirler); ve dahas, egemen olmak isteyen her snf, proletaryann durumunda sz konusu olduu gibi, kendi egemenlii btn eski toplum biiminin ve bizzat egemenliin ortadan kalkmas anlamna gelecek olsa bile, kendi karn herkesin karym gibi gsterebilmek iin ki ilk bata bunu yapmak zorundadr siyasal iktidar ele geirmesi gerekir. Bireyler yalnzca zel karlarna baktklar iin zel karlar bireyler asndan, kendi kolektif karlaryla rtmez (aslnda kolektif, kolektif yaamn yanlsatc biimidir) kolektif kar, onlara "yabanc" [18] olan, onlardan "bamsz" olan ve kendisi de zellii olan ve zel bir "genel" kar olan bir kar gibi grnmektedir, ya da bu bireyler, demokraside olduu gibi, bu ikilik iinde hareket etmek zorundadrlar. te yandan kolektif ve kolektif sanlan karlarla gerekte durmadan arpan bu zel karlarn partideki kavgas, aldatc "genel" karn devlet biimindeki pratik mdahalesini ve dizginlemesini zorunlu klar.[7**] [17] Ve ensonu, iblmnn bize derhal ilk rneini sunduu ey udur: insanlar doal toplum iinde bulunduklar srece, u halde, zel kar ile ortak kar arasnda blnme olduu srece, demek ki, faaliyet gnll olarak deil de doann gerei olarak blnd srece, insan kendi iine hkmedeceine, insann bu kendi eylemi, insan iin kendisine kar duran ve kendisini kleletiren yabanc bir g haline dnr. Gerekten de, i paylatrlmaya balar balamaz herkesin kendisine dayatlan onun dna kamad, yalnzca kendine ait belirli bir faaliyet alan olur; o kii avcdr, balkdr ya da obandr ya da eletirici eletirmendir,[16*] [sayfa 55] ve eer geim aralarn yitirmek istemiyorsa bunu srdrmek zorundadr oysa herkesin bir baka ie meydan vermeyen bir faaliyet alannn iine hapsolmad, herkesin houna giden faaliyet dalnda kendini gelitirebildii komnist toplumda, toplum genel retimi dzenler, bu da, benim iin, bugn bu ii, yarn baka bir ii yapmak, canmn istediince, hibir zaman avc, balk ya da eletirici olmak durumunda kalmadan sabahleyin avlanmak, leden sonra balk tutmak, akam hayvan yetitiricilii yapmak, yemekten sonra eletiri yapmak olanan yaratr. [18] Toplumsal faaliyetin bu ekilde sabitlemesi, kendi rnmzn, bize hkmeden, biim denetimimizden kaan, beklentilerimize kar koyan, hesaplarmz boa karan maddi bir g halinde bu toplamas, zamanmza kadarki tarihsel gelimenin bellibal uraklarndan biridir.[42] Toplumsal g, yani iblmnn koullandrd eitli bireylerin elbirliinden doan on kat bym retici g, bu bireylere biraraya gelmi kendi z gleri gibi grnmez, nk bu elbirliinin kendisi de, gnll deil, doaldr; bu g, bu bireylere, kendilerinin dnda yer alan, nereden geldiini, nereye gittiini bilmedikleri, bu yzden de artk hkmedemedikleri, tersine, imdi insanln iradesinden ve gidiinden bamsz, bir dizi geliim evrelerinden, aamalarndan geen, insanln bu irade ve gidiini yneten yabanc bir g gibi grnr.[8**] Yoksa, szgelimi, mlkiyetin, bir tarihi nasl olabilirdi, nasl deiik biimler alabilirdi? Diyelim ki, toprak mlkiyeti ortaya kan koullara gre, nasl Fransa'da paral durumdan bazlarnn elinde toplanmaya, ngiltere'de ise bazlarnn elinde toplanm bulunmaktan

paralanm duruma (gerekte bugn olduu gibi) geebilirdi? Ya da, gene nasl oluyor da baka baka bireylerin ve baka baka uluslarn rnlerinin deiiminden baka bir anlam olmayan ticaret, arz ve talep ilikileriyle btn dnyaya hkmediyor o iliki ki, bir ngiliz [sayfa 56] iktisatsna gre yeryz zerinde ilkadan kalma bir alnyazs gibi asl durur, ve grlmez bir elle insanlar arasnda mutluluu ve mutsuzluu datr, imparatorluklar kurar, [19] imparatorluklar ykar, halklar var eder, halklar yok eder oysa bu temelin, zel mlkiyetin, retimin komniste dzenlenmesiyle (yani insann kendi rnne kar yabanc tutumunun ortadan kalkmasyla) arz ve talep ilikisinin gc hie iner ve insanlar, deiimi, retimi ve karlkl iliki tarzlarn (gegenseitigem Verhaltens) yeniden kendi denetimleri altna alrlar. [5. KOMNZMN MADD BR NKOULU OLARAK RETC GLERN GELMES] [18] Filozoflarn anlayabilecekleri bir terim kullanmak gerekirse, bu "yabanclama" doaldr ki, ancak iki pratik koulla ortadan kaldrlabilir. Yabanclamann "katlanlmaz" bir g, yani insann ona kar devrim yapt bir g haline gelmesi iin, onun insanln byk bir ounluunu tamamen "mlkiyetten yoksun" hale, ve ayn zamanda, gerekten mevcut olan bir zenginlik ve kltr dnyasyla elikili hale getirmesi gereklidir, yle eyler ki, her ikisi de retici glerin byk lde artmasn, yani retici glerin geliiminin yksek bir evresini varsayarlar. te yandan retici glerin bu gelimesi (daha imdiden insanlarn gncel ampirik yaantsnn, yerel dzeyde deil de dnya apnda tarihsel olarak cereyan etmesini ieren gelimesi) kesinlikle vazgeilemez, nce yerine gelmesi gereken bir pratik kouldur, nk, bu koul olmadan, ktlk, genel bir durum alr, ve gereksinmeyle birlikte zorunlu olan iin savam yeniden balar ve gene kanlmaz olarak ayn eski irkefin iine dlr. Bu koul gene ayn ekilde, insan cinsinin evrensel ilikileri, ensonu, retici glerin bu evrensel gelimesi ile kurulabilecei iin ve bir yandan btn lkelerde, ayn zaman iinde, "mlkiyetten yoksun" yn olayn dourduu iin (evrensel rekabet), sonra bu lkelerden herbirini teki lkelerdeki altst olulara baml kld iin ve ensonu ampirik olarak evrensel olan, dnya apnda tarihsel insanlar yerel bireylerin yerine koymu olduu iin de sine qua non [olmazsa olmaz, zorunlu. -] [sayfa 57] bir pratik kouldur. Bu koul olmad takdirde: l komnizm ancak yerel bir olgu olarak varolabilir; 2 karlkl iliki gleri (die Mchte des Verkehrs), evrensel, u halde, katlanlmaz olan gler olarak geliemezler, yerel batl inanlardan doan "koullar" olarak kalrlar: ve 3 karlkl iliki yaygnlatka yerel komnizm ortadan kalkar. [Komnizm, ampirik olarak, ancak egemen halklarn "hep birden" ve ezamanl[17*] hareketi olarak olanakldr, bu da retici gcn evrensel gelimesini ve buna bal olan dnya ilikilerini (Weltverkehr) varsayar. [18] Bize gre komnizm, ne yaratlmas gereken bir durum, ne de gerein ona uydurulmak zorunda olaca bir lkdr. Biz, bugnk duruma son verecek gerek harekete komnizm diyoruz. Bu hareketin koullar,[43] u anda varolan ncllerden doarlar. [19] Kald ki, tmyle mlkiyetsiz (bloen) iiler yn sermayeden ya da snrl bile olsa her eit tatmin olma durumundan uzak muazzam igc dnya pazarn varsayar; nasl ki, bu iin geici nitelikte olmayan kayb, gvenli geim kayna olarak kayb, rekabetten doan i kayb da dnya pazarn varsayarsa. Demek ki proletarya[44] ancak dnya apnda tarihsel olarak mevcut olabilir, nasl ki proletaryann ii olan komnizm de, ancak, dnya apnda tarihsel olarak varolabilirse. Bireylerin dnya apnda tarihsel varl, baka deyile, bireylerin dorudan dnya tarihine bal varlklar. [19] inde bulunduumuz aamadan nceki btn tarihsel aamalarda mevcut retici

glerin koullandrd ve buna karlk kendisi de bu gleri koullandran karlkl iliki biimi sivil toplumdur, bundan nce sylediklerimizden de anlald gibi sivil toplumun ncl, ve esas temeli daha kesin tanmlamalar yukarda verilmi olan basit aile ve, klan da denilen, bileik ailedir. Demek ki, daha imdiden de aka anlalyor ki, bu sivil toplum, btn tarihin gerek oca, gerek sahnesidir ve bugne kadarki tarih anlaynn, nasl gerek ilikileri ihmal edip kendisini yalnzca [sayfa 58] grltl prens ve devlet ykleriyle snrlayan byk bir samalk olduu bylece grl yor. Buraya kadar esas olarak insan faaliyetinin yalnzca bir yn zerinde, doann insan tarafndan biimlendirilii zerinde durduk. teki yn, insann insan tarafndan biimlendirilii...[45] Devletin kkeni ve devletin sivil toplumla ilikisi. [6. MATERYALST TARH ANLAYIININ SONULARI: TARHSEL SRECN SREKLL, TARHN DNYA TARHNE DNMES, BR KOMNST DEVRM ZORUNLULUU] [20] Tarih, herbiri kendinden nce gelen kuaklar tarafndan kendisine aktarlm olan malzemeleri, sermayeleri, retici gleri kullanan farkl kuaklarn ardarda geliinden baka bir ey deildir; bu bakmdan, her kuak, demek ki, bir yandan geleneksel faaliyeti tmyle deimi olan koullar iinde srdrr, ve te yandan, tmyle deiik bir faaliyetle eski koullar deitirir; bu, kurgu yoluyla yle arptlabilir ki, daha sonraki tarih daha nceki tarihin amac haline getirilir, rnein, Amerika'nn kefine, Fransz devriminin patlamasna yardm etme amac atfedilir; dolaysyla, bylece tarih kendine zg amalar edinir ve "dier kiiler gibi bir kii" (yani "z-bilin, Eletiri, Birtek", vb.) haline gelir, oysa gemi tarihin, "Belirleme", "Ama", "Tohum", "Fikir" gibi terimlerle belirtilmesi, daha nceki tarihin bir soyutlamasndan, daha nceki tarihin yakn tarih zerinde meydana getirdii aktif etkinin soyutlamasndan baka bir ey deildir.[46] Bu gelimenin seyri iinde birbirleri zerine etki yapan ayr ayr alanlar geniledike, gelimi retim tarzyla, karlkl ilikiyle ve bunlarn doal sonucu olarak uluslar arasndaki iblmyle eitli uluslarn balangtaki kendi ilerine kapallklar ykldka, tarih de, gittike dnya tarihi haline dnr; yle ki, szgelimi, ngiltere'de, [sayfa 59] Hindistan'daki, ve in'deki binlerce emekinin ekmeini elinden alan ve bu imparatorluklarn btn yaay biimini altst eden bir makine icat edilirse, bu icat, dnya lsnde tarihsel bir olgu olur. Ayn ekilde eker ve kahve, 19. yzylda, dnya lsndeki tarih bakmndan nemlerini tantlamlardr, yle ki Napolon'un Kta Sistemi[18*] sonucu, bu rnlerin bulunmay Almanlarn Napolon'a kar ayaklanmasna neden oldu [21] ve bylece 1813'n anl kurtulu savalarnn somut temeli haline geldi. Bundan da, sonu olarak, anlalyor ki, tarihin dnya tarihi haline dnmesi, diyelim, "z-bilin"in, dnya tininin ya da herhangi baka bir metafizik hayaletin basit ve soyut ii deil, ampirik olarak kantlanabilir, tamamyla maddi bir olgu, her bireyin yiyerek, ierek ve giyinerek tantn salad bir olgudur.[47] Gnmze kadarki tarihte tek tek bireylerin faaliyetlerinin dnya lsnde bir faaliyet halinde genilemesiyle, bireylerin gittike kendilerine yabanc bir gcn, (dnya tini, vb. denen eyin oynad pis bir oyun olarak kavradklar basknn), gittike kocamanlaan ve son kertede kendini dnya pazar olarak aa vuran bir gcn klesi haline gelmeleri de tamamen ampirik bir olgudur. Ama, Alman teoricileri iin o kadar gizemli olan bu gcn mevcut toplumsal durumun devrilmesiyle, komnist devrimle (bundan, daha sonra szedeceiz), ve bu gle zde olan zel mlkiyetin kaldrlmasyla ortadan kalkaca da

ayn derecede ampirik olarak temellendirilmitir; o zaman her bireyin ayr ayr kurtuluu da tam olarak tarihin tmyle dnya tarihi haline dnmesi lsnde gerekleecektir.[48] Buraya kadar sylediklerimizden, bireyin gerek zihinsel zenginliinin, tamamen, bireyin gerek ilikilerinin zenginliine bal [sayfa 60] olduu aktr. te yalnz bu yolladr ki, tek tek her birey, kendi eitli ulusal ve yresel snrlarndan kurtulacak, btn dnyann retimiyle (zihinsel retimi de dahil olmak zere) pratik ilikiler iine girecek, ve (insanlarn yarattklar) her alandaki btn dnya retiminden yararlanma yetenei edinecek duruma gelecektir. ok ynl bamllk, bireylerin dnya apndaki tarihsel elbirliinin bu ilk doal biimi [22] bu komnist devrimle, insanlarn birbirleri zerindeki karlkl etkilerinden doan imdiye kadar insanlara sanki onlara tmyle yabanc glermi gibi kabul ettirilen ve hkmeden bu gler zerinde denetim ve bilinli egemenlik haline dnecektir. Bu bulu tarz da, yine, kurgul ve idealist bir tarzda, yani "Cinsin kendi kendine remesi" ("zne olarak toplum") gibi, hayali bir biimde anlalabilir, ve bylelikle birbirleriyle iliki halinde bulunan bireyler ardkl, bu kendi kendini retme mucizesini gerekletiren bir tek birey olarak anlalabilir. Burada grlyor ki, bireyler, elbette ki maddeten ve manen, birbirlerini yaratrlar, ama ne Aziz Bruno'nunki gibi[49] anlamszlkla, ne de "Birtek" anlamnda, "yaratlm" insan anlamnda kendilerini yaratmazlar.[9**] Gelitirmi bulunduumuz tarih anlay, ensonu bize u sonular da verir: 1. retici glerin gelimesinde yle bir aama gelir ki, bu aamada, mevcut ilikiler erevesi iinde ancak zararl olabilen, artk retici gler olmaktan kp ykc gler haline gelen (makineler ve para) retici gler ve karlkl iliki aralar doar, ve bu, bir nceki olaya bal olarak, kazanlarndan yararlanmakszn toplumun btn ykn tayan, toplumdan dlanm [23], ve zorunlu olarak, btn teki snflara kar en ak bir muhalefet durumunda bulunan bir snf doar, bu snf, toplum yelerinin [sayfa 61] ounluunun meydana getirdikleri bir snftr, kkl bir devrim zorunluluunun bilinci, komnist bir bilin olan ve elbette ki, kendileri de bu snfn durumunu gsterdikleri zaman baka snflarda da oluabilen bu bilin, bu snfn iinden fkrr. 2. Belirli retici glerden baz koullar iinde yararlanlabilir ki, bu koullar, toplumun belirli bir snfnn egemenliinin koullandr;[50] bu snfn, sahip olduu eyden ileri gelen toplumsal gc, dzenli olarak her aa zg devlet tipinde idealist biimde pratik ifadesini bulur; bunun iindir ki, her devrimci savam, o zamana kadar hkmetmi olan snfa[51] kar ynelir. 3. Daha nceki btn devrimlerde faaliyet tarz deimemi kalyordu ve yalnzca bu faaliyetin baka trl bir dalm, iin baka kiiler arasnda yeni bir bltrlmesi szkonusuydu: komnist devrim, bunun tersine, daha nceki faaliyet tarzna kar ynelmitir, almay[52] ortadan kaldrr ve btn snflarn egemenliini snflarn kendileriyle birlikte ortadan kaldrr, nk bu devrim, artk toplum iinde bir snf ilevi grmeyen, artk toplum iinde bir snf diye tannmayan, ve daha imdiden artk bugnk toplum iindeki btn snflarn, btn milliyetlerin, vb. yokoluunun ifadesi olan bir snf tarafndan gerekletirilir. 4. Yn iinde bu komnist bilincin yaratlmas iin ve gene bu iin kendisinin de iyi bir sonuca gtrlebilmesi iin insanlarn ynsal bir deiiklie uramas zorunlu olarak kendini ortaya koyar, byle bir biim deiiklii ise ancak pratikteki bir hareketle, bir devrimle yaplabilir; bu devrim, demek ki, yalnzca egemen snf devirmenin tek yolu olduu iin zorunlu klnmamtr, tekini deviren snfa, eski sistemin kendisine bulatrd pislikleri sprmek ve toplumu yeni temeller zerine kurmaya elverili bir hale gelmek olanan ancak bir devrim verecei iin de zorunlu olmutur.[53] [sayfa 62] [7. MATERYALST TARH ANLAYIININ ZET] [24] Bu tarih anlay, demek ki, gerek retim srecinin, yaamn dolaysz maddi

retiminden balayarak aklanmasna ve bu retim tarzna bal ve onun tarafndan yaratlm karlkl iliki biimlerinin, yani deiik aamalarndaki sivil toplumun, btn tarihin temeli olarak kavranmasna; ve onun Devlet halindeki eylemi iinde gsterilmesine, btn deiik teorik rnlerinin ve bilin, din, felsefe, etik, vb., vb.[54] biimlerinin aklanmasna ve bunlarn kkenlerinin ve gelimelerinin bu temelde ele alnmasna dayanr; bu da, doal olarak, ii btnl iinde gstermeye (ve deiik ynlerinin karlkl etkisini incelemeye) olanak verir.[55] Bu tarih anlay, idealist tarih anlay gibi, her [sayfa 63] dnemde bir kategori aramak zorunluluunda deildir, ama o, daima tarihin gerek zeminine basar; pratii fikirlere gre aklamaz, fikirlerin oluumunu maddi pratie gre aklar; bu yzden da, btn bilin biimlerinin ve rnlerinin zihinsel eletirisi sayesinde, "z-bilin"e indirgemeyle, ya da "hortlaklar", "hayaletler", "cinler"[22*] halinde bakalamayla zmlenemeyecekleri, ama bu idealist samalar douran somut toplumsal ilikilerin pratik olarak devrilmesiyle yok edilebilecekleri sonucuna varr. Tarihin, dinin, felsefenin ve btn teki teorilerin devindirici gc, eletiri deil, devrimdir. Bu tarih anlay, tarihin sonunun, "tinin tini" olarak "z-bilin"te erimek olmadn, ama her evrede, maddi bir sonucun bulunduunu gsterir: bir retici gler toplam, tarihsel olarak yaratlm ve her kuaa kendinden nce gelen kuak tarafndan aktarlm, bireylerin doa ile ve kendi aralarndaki bir iliki; bir yandan yeni kuak tarafndan gerekten deitirilen, ama, te yandan da, yeni kuaa kendi yaam koullarn emreden ve ona belirli bir gelime, zgl bir nitelik veren bir retici gler, sermayeler ve koullar kitlesi. Dolaysyla, ortam ve koullar insanlar yaratt kadar, insanlar da [25] ortam ve koullar yaratrlar. Her bireyin ve her kuan mevcut veriler olarak bulduklar bu retici gler, sermayeler, toplumsal karlkl iliki biimleri toplam, filozoflarn "tz" olarak ve "insann z" olarak tasarladklar, gklere kardklar ya da savatklar eyin somut temelidir: bu retici gler, filozoflar, "z-bilin" ve "Birtek" diye onlara bakaldrdklar halde insanlarn geliimi zerindeki sonucu ve etkisi bakmndan gene de sarslmayan gerek bir temeldir. Yine, tarihte dnemsel olarak meydana gelen devrimci sarsntnn, mevcut her eyin temelini devirmeye yetecek gte olup olmayacan belirleyen ey, eitli kuaklarn hazr olarak bulduklar yaam koullardr; ve eer toptan bir altst oluun bu maddi eleri, bir yandan mevcut retici gler, ve te yandan da, yalnzca o gne kadarki toplumun tekil koullarna kar deil, bu tekil koullar yaratan o gne kadarki "yaamn retimi"nin kendisine, bu "btnsellie" kar bakaldran devrimci bir yn yoksa, bu altst olu Fikri'nin daha nce binlerce kez dile getirilmi olmas, pratik gelime asndan, komnizm tarihinin tantlad gibi, hibir nem tamaz. [sayfa 64] [8. GENEL OLARAK DEALST TARH ANLAYIININ VE ZEL OLARAK DA HEGEL SONRASI ALMAN FELSEFESNN TUTARSIZLII] imdiye kadar, her tarih anlay, ya tarihin bu gerek temelini bir yana brakm ya da onu tarihin akyla hibir ba olmayan ikincil bir ey saymtr. Bu yzden, tarihin, her zaman, kendi dndaki bir lee gre yazlmas gerekir. Yaamn gerek retimi tarihin ta balangcnda ortaya kar; oysa asl tarihsel olan ey, olaan yaamdan ayrym gibi, olaand ve yeryz-st bir ey gibi grnr. nsanlarla doa arasndaki ilikiler, bu yzden, tarihten dlanr, bu da, doa ile tarih arasndaki kartl dourur. Bu bakmdan, bu tarih anlay, tarihte yalnz prenslerin ve devletlerin yapp ettiklerini dinsel ve her trden teorik savamlar grebilmitir, ve zellikle ele alnan her tarihsel a konusunda bu an yanlsamasn paylamak zorunda kalmtr. rnein, bir a, kendisini belirleyen eyin salt "siyasal" ya da "dinsel" gdler olduunu sanyor olsun, "din" ve "siyaset" o a hareket

ettiren gerek gdlerin aldklar biimlerden ibaret olduklar halde, o a kaleme alan tarihi bu sany paylar. Szkonusu insanlarn kendi pratiklerine ilikin "sanlan", "anlaylar", bu insanlarn pratiine hkmeden ve onu belirleyen tek belirleyici ve etkin g haline getirilir. Hintlilerde ve Msrllarda, iblmnn kendi gsterdii ilkel biim, eer bu halklarn devletlerinde ve dinlerinde bir kastlar rejimine neden oluyorsa, tarihi, kastlar rejiminin [26] bu ilkel toplumsal biimi douran g olduuna inanr. Franszlar ve ngilizler, hi deilse, hl geree en yakn olan siyasal yanlsama ile yetindikleri halde Almanlar, "salt Tin" alannda hareket ederler ve dinsel yanlsamay tarihin devindirici gc yaparlar. Hegelci tarih felsefesi, Almanlarn btn bu tarih yazma tarznn "en katksz ifadesine" vardrlm nihai rndr, ve bu tarzda gerek karlar, hatta siyasal karlar da szkonusu deildir, yalnzca salt fikirler szkonusudur; yleyse bu tarih, Aziz Bruno'ya, biri tekini paralayp yutan ve sonunda "z-bilin"i iinde yok olup giden "dnceler" dizisi gibi grnmekten geri kalamaz ve gerek tarih diye bir eyden hi haberi olmayan Aziz Max Stirner'e, tarihin bu alknn, herhalde, basit [sayfa 65] "valyeler", haydutlar ve hayaletler yks gibi grnmesi ok daha mantkl bir eydir ve Aziz Stirner, bunlar grmekten, ancak "kutsal eylere kar saygszlk eilimi" sayesinde kurtulabilmektedir.[56] Bu anlay, gerekten dinsel bir anlaytr, dinsel insann, btn tarihin balang noktas olan ilkel insan olduunu varsayar ve kendi imgeleminde geim aralarnn ve yaamn kendisinin gerek retiminin yerine hayali eylerin dinsel bir biimde retimini koyar. Btn bu tarih anlay, keza onun dalp paralanmas, ve bundan ileri gelen kuruntular ve kukular, salt Almanlara ilikin ulusal bir sorundur ve yalnz Almanya iin yerel bir nemi vardr, tpk rnein yakn zamanlarda binlerce kez ele alnm ve nemli bir sorun olan "Tanrlar lkesinden insanlar lkesine" gerekten nasl geilecei sorunu gibi sanki "Tanrlar lkesi" insanlarn imgeleminden baka bir yerde varolmu gibi, ve sanki bu bilgin beyefendiler hi farknda olmadklar ve imdi ona varmann yolunu aradklar bu "insanlar lkesinde" yaayp durmuyorlarm gibi, ve sanki bulutlar zerinde bu teorik yapnn acayipliini aklamak iin dzenlenen bilimsel elence nk bu, ondan te bir ey deildir, tersine, bu yapnn gerek yeryz ilikilerinden nasl doduunu gstermekten baka bir ie yaryormu gibi.[57] Genellikle, asl nemli olan, yalnzca bu teorik lafebeliini mevcut gerek ilikilerle aklamak olduu halde, bu Almanlar iin, boyuna, karlatklar samalklar [27] baka bir kak hevese evirmek, yani btn bu anlamszln ortaya kartlmas, ksacas, zel bir anlam olduunu ileri srmek szkonusu oluyor. Bu lafebeliinin gerek pratik zm insanlarn bilincindeki bu anlaylarn karlp atlmas, yineleyelim ki, ancak koullarn deimesiyle gerekleecektir, teorik karsamalarla deil. nsan ynlarnda, yani proletaryada bu teorik anlaylar mevcut deildir, o halde, bunlar iin bu anlaylarn yok edilmelerine de gerek yoktur ve eer bu ynn din gibi baz teorik anlaylar olmusa, [sayfa 66] bunlar da, koullar dolaysyla oktan yok olup gitmitir. Bu sorunlarn ve zmlerinin salt ulusal bir zellik tayor olular u olguda da kendini gsterir: bu teoriciler, ruhun "nsan-Tanr", "nsan" vb. gibi sapknlklarnn tarihin deiik alarna hkmettiklerine dnyada ei grlmemi bir ciddiyetle inanrlar, Aziz Bruno "tarihi, eletirinin ve eletirmenlerin yaptn"[23*] bile syleyecek kadar ileri gider ve bu ulusal zellik, bu teoricilerin kendilerini kendi tarihsel yaplarn kurmaya verdiklerinde, byk bir hzla btn gemiin zerinden atvermelerinde ve "Mool uygarl"ndan[24*] "ieriiyle zengin" asl tarihe, yani Halle Yllklar'nn ve Alman Yllklar'nn[25*] tarihine gemelerinde ve hegelci okulu genel bir bo tartma haline getirmelerinde kendini gsterir. Btn teki uluslar, btn gerek olaylar unutulur ve Theatrum Mundi, [Dnya tiyatrosu -.] Leipzig kitap fuarndan ve "Eletiri", "nsan" ve "Birtek"[26*] zerine karlkl tartmalardan ibaret kalr. Teori, gerekten tarihsel konular, szgelimi 18. yzyl, incelemek durumunda kaldnda, bu filozoflar, ancak anlaylar tarihini, o da temelini oluturan olaylardan ve pratik gelimelerden kopuk olarak verirler, ve stelik, bu tarihi de, szkonusu dnemin eksikli bir ilk

aamas gibi, gerek tarihsel an, yani 1840/44 Alman felsefi mcadelesi dneminin snrl habercisi gibi gstermek amacyla verirler. Demek ki, onlarn amac, tarihsel nitelii olmayan bir kiinin ve onun hayallerinin ann daha byk bir parltyla ldatmak iin bir gemi zaman tarihi yazmaktr; ve gerek tarihsel olaylar ve hatta siyasetin gerekten tarihsel nitelikteki tarih iine szmalarn anmsatmamak ve onun yerine ciddi bir almaya deil de, tarihsel montajlara ve edebi dedikodulara dayanan Aziz Bruno'nun imdi artk unutulmu olan 18. Yzyl Tarihi'nde[27*] yapt gibi bir yk sunmak, bu amaca uygundur. Kendilerini ulusal nyarglarn stnde sanan bu tumturakl ve bbrlenme dolu dnce bakkallar, pratikte, kk-burjuvaca Alman birlii dn kurup duran birahane gediklilerinden ok daha ulusaldrlar. teki halklarn eylemlerinin btn tarihsel niteliini reddederler. Almanya'da, Almanya ereiyle [28] ve Almanya iin yaarlar, Ren arksn,[28*] [sayfa 67] ulusal bir ilahi haline getirirler ve Fransz devletini yama edecekleri yerde Fransz felsefesini yama ederek ve Fransz kasabalarn cermenletirecekleri yerde Fransz dncelerini cermenletirerek Alsace-Lorraine'in fethini yaparlar. Bay Venedey, teorinin hegemonyasyla Almanya'nn hegemonyasn ilan eden Aziz Bruno ve Aziz Max'n yannda kozmopolit kalr. [9. FEUERBACH'IN DEALST TARH ANLAYIININ TAMAMLAYICI ELETRS] Bu tartmalardan da, grlyor ki, Feuerbach (Wilgand's Vieteljahrsschrift, 1845, Band 2), "sradan insan (Gemeinmensch)" nitelemesine snarak kendisinin komnist olduunu ilan etmekle[29*] ve bu ad, insan"n" bir yklemine dntrmekle, bylelikle bugnk dnyada, belirli devrimci bir partinin yelerini belirten komnist terimini basit bir kategoriye yeniden dntrebileceini sanmakla kendisini aldatmaktadr. Feuerbach'n, insanlarn karlkl ilikileri konusundaki tm karsamas, insanlarn birbirlerine gereksinmeleri olduundan ve bunun her zaman byle olmu olduunu tantlamaktan ibaret kalmaktadr. Gerek komnist iin nemli olan, bu mevcut dzeni devirmek olduu halde, o, bu olgunun bilincinin tannmasn, dolaysyla, o da teki teorisyenler gibi, ancak, mevcut bir olgunun doru bilincini ortaya karmay ister. Zaten biz, Feuerbach'n kesinlikle bu olgunun bilincini yaratmak iin gsterdii abalarda, bir teorisyenin, teorisyen ve filozof olmaktan vazgemeden yapabilecei kadar ileri gittiini kabul ediyoruz. Ama, bizim Aziz Bruno ve Aziz Max'mzn, Feuerbach'n komnist anlayn, hi zaman yitirmeden, gerek komnist yerine koymalar ok ilgintir ve onlar, bunu, daha imdiden, ksmen komnizmle, "tinin tini" olarak, felsefi kategori olarak, kendileriyle ayn koullara sahip bir hasm olarak savamak zere yapyorlar ve Aziz, Bruno, kendi bakmndan, bunu ayrca pragmatik karlar iin yapyor. Feuerbach'n mevcut gereklii kabul ediine ve ayn zamanda da bu gereklik konusunda hasmlarmzla paylamaya devam ettii yanl anlaya rnek olarak, Philosophie der Zukunft'dan[30*] u pasaj, Feuerbach'n, bir nesnenin ya da bir insann varlnn ayn [sayfa 68] zamanda onun z de olduu fikrini, bir hayvan ya da insan bireyinin belirli varolu koullarnn, yaam tarznn ve eyleminin, onn "z"nn kendini tatmin olunmu hissettii koullar, yaam tarz ve eylemi olduu fikrini gelitirdii pasaj anmsatalm. Burada, her istisna, aka, deitirilemeyecek bir raslant olarak, bir anormallik olarak anlalr. yleyse eer milyonlarca proleter, kendilerini, hi de kendi yaam koullarndan memnun hissetmiyorsa, eer "varlk"lar[10**] [29] zlerine birazck olsun uymuyorsa, bu, yukarda ad geen pasaja gre, sessizce katlanlmas gereken kanlmaz bir ansszlk olacaktr. Bununla birlikte, milyonlarca proleterin ya da komnistin bu konuda. bambaka grleri vardr ve, zaman geldiinde, pratikte, bir devrim yoluyla, "varlk"larn, "z"leri ile uyumlu bir hale

getirdiklerinde, bunu tantlayacaklardr. Bunun iindir ki, bu gibi durumlarda, Feuerbach, hibir zaman insanlar dnyasndan szetmez, her seferinde, d doaya ve dahas insanlarn henz efendisi olamadklar doaya snr. Ama, her yeni bulu, sanayide her ilerleme, bu alann duvarlarndan bir paray daha drmektedir ve bu eitten nermeleri dorulayan rneklerin yetitii toprak, gittike kurumaktadr. Baln "z", onun "varl"dr, sudur bu tek nermede duralm. Nehir balnn "z", bir nehrin suyudur. Ama, bu su, o nehir sanayiin emrine girince, boyalarla ve baka atklarla kirlenince, buharl gemiler zerinde dolamaya balaynca, ya da nehir suyunun, baka kanallara verilerek kurumasyla balklar varolu koullarndan yoksun kalnca, artk baln "z" olmaktan kar ve artk bala uygun dmeyen bir varlk ortam haline gelir. Btn bu cinsten elikilerin kanlmaz anormallikler olduu konusundaki aklama, aslnda, Aziz Max Stirner'in, bu elikinin kendi z elikileri olduu, bu kt durumun, ister buna kar ksnlar, ister kendi nefretlerini kendilerine saklasnlar, ister kendi yazglarna kar hayali bir ekilde isyan etsinler, kendi durumlar olduunu syleyerek tatminsizlere verdii teselliden farkl bir ey deildir; bu "aklama", Bruno'nun, bu bahtsz durumun, bu duruma denlerin "mutlak z-bilin"e kadar ilerlemek [sayfa 69] yerine "tz" amuru iine saplanp kalmalar ve bu ters koullarn onlarn kendi tinlerinin tini olduunu kavrayamamalar olgusundan ileri geldii biimindeki iddiasndan da farkl bir ey deildir. [III] [I. EGEMEN SINIF VE EGEMEN BLN. HEGEL'N TARHTE TN'N EGEMENL ANLAYIININ OLUUMU] [30] Egemen snfn dnceleri, btn alarda, egemen dncelerdir, baka bir deyile, toplumun egemen maddi gc olan snf, ayn zamanda egemen zihinsel gtr. Maddi retim aralarn elinde bulunduran snf, ayn zamanda, zihinsel retimin aralarn da emrinde bulundurur, bunlar o kadar birbirinin iine girmi durumdadrlar ki, kendilerine zihinsel retim aralar verilmeyenlerin dnceleri de ayn zamanda bu egemen snfa bamldr. Egemen dnceler, egemen maddi ilikilerin fikirsel ifadesinden baka bir ey deildir, egemen dnceler, fikirler biiminde kavranan maddi, egemen ilikilerdir, u halde bir snf egemen snf yapan ilikilerin ifadesidirler; baka bir deyile, bu dnceler, onun egemenliinin fikirleridirler. Egemen snf meydana getiren bireyler, baka eyler yannda, bir bilince de sahiptirler ve sonu olarak dnrler; bu bireyler, bir snf olarak egemen olduka ve tarihsel a btn geniliince belirledike, elbette ki, bu bireyler snflarnn btn geniliince egemendirler ve teki eyler bakmndan olduu kadar, dnrler, fikir reticileri olarak da egemendirler ve kendi alarnn dncelerinin retimi ve datmn dzenlerler; o halde onlarn dnceleri, alarnn egemen dnceleridir. rnein kraliyetin, aristokrasinin ve burjuvazinin iktidar iin ekitikleri ve dolaysyla iktidarn paylalm olduu bir devirdeki bir lkede, kuvvetlerin ayrm retisinin artk "ebedi yasa" olduu ne srlen egemen reti olduu grlr. imdiye dein tarihin balca glerinden birisi olarak yukarda [s. 15-18] grm olduumuz iblm, egemen [sayfa 70] snfta, zihinsel ve fiziksel emein [31] blnmesi olarak kendini gsterir. Bylece, bu snf iersinden, bir kesim, snfn dnrleri olarak (snfn kendi hakkndaki yanlsamalarn oluumunu kendi balca geim kaynaklar haline getiren faal ve kuramsal ideologlar olarak) ortaya karlarken, dierleri, gerekte bu snfn faal yeleri olduklar halde kendileri hakknda hayal ve dnceler yaratmaya daha az zamanlar

olmas nedeniyle, bu dnce ve yanlsamalara kar tutumlar daha pasif ve kabullenicidir. Bu snf iindeki bu ayrlk, iki taraf arasnda belli bir kartla ve dmanla da dnebilir, ama snfn kendi varln tehdit eden pratik bir atma durumunda, bu durum kendiliinden ortadan kalkar, ve egemen dncelerin egemen snfn dnceleri olmadklar ve bu snfn gcnden ayr bir gce sahip bulunduklar yolundaki grnt de uup gider. Belirli bir ada devrimci fikirlerin varl, devrimci bir snfn varln ngrr, bu ncllerin neler olduklar konusunda gerekli eyleri yukarda sylemitik. ([s. 18-19, 22-23]). Tarihin akn ele alrken, egemen snfn fikirlerinin, bu egemen snfn kendisinden ayr olduklarn ve bu fikirlerin bamsz bir varla sahip olduklarn varsayalm. Diyelim ki, bu fikirlerin ne retim koullarna, ne de reticilerine aldrmakszn, u halde, bunlarn temelinde mevcut olan bireyler ve dnya koullar bir yana braklarak, u ya da bu fikirlerin falan aa egemen olduu olgusuyla yetinilsin. O zaman szgelimi, denilebilecektir ki, aristokrasinin egemen olduu zamanlar, namus, onur, ballk vb. kavramlar egemendi ve burjuvazinin egemen olduu zamanlar zgrlk, eitlik vb. kavramlar egemendi.[58] Bu, btnyle egemen snfn kendisinin inand eydir. zellikle, 18. yzyldan beri btn tarihilerde ortak, olan bu tarih anlay, zorunlu olarak [32] egemen olan dncelerin gitgide daha soyut olaca, yani bu fikirlerin gittike evrensellik biimine brnecei [sayfa 71] gereine arpacaktr. Gerekten, kendisinden nce egemen olan snfn yerini alan her yeni snf, kendi amalarna ulamak iin de olsa, kendi karn, toplumun btn yelerinin ortak kan olarak gstermek zorundadr, ya da eyleri fikir plannda aklamak istersek: bu snf, kendi dncelerine evrensellik biimi vermek ve onlar, tek mantkl, evrensel olarak geerli dnceler olarak gstermek zorundadr. Bir snfa kar kmas yznden, srf bu yzden devrimci snf, kendisini, bir snf olarak deil de, hemen btn toplumun temsilcisi olarak sunar, tek egemen snfn karsnda toplumun tm kitlesi olarak grnr.[59] Bu, onun iin olanakldr, nk balangta, onun kar gerekten de egemen olmayan btn teki snflarn ortak karlarna hl sk skya baldr, ve nk, eski koullarn basks altnda bu kar, henz zel bir snfn zel kar olarak gelimemitir. Bu yzden, bu snfn zaferi, kendileri egemenlie ulaamayan teki snflarn pek ok bireyi iin de yararldr; ancak, bu bireyleri egemen snfa kabilecek duruma getirdii lde, yalnz bu lde yararldr. Fransz burjuvazisi, aristokrasinin egemenliini devirdii zaman, bununla, birok proletere de, proletaryadan daha yksee kma olanan verdi, ama yalnz u anlamda ki, onlarn kendileri de burjuva oldular. Her yeni snf, demek ki, kendi egemenliini daha nce egemen olan snftan ancak daha geni bir temel zerine oturtur, ama karlnda bundan byle egemen olan snfla egemen olmayan snflar arasndaki kartlk, sonradan hem derinliine ve hem keskinliine bymekten baka bir ey yapamaz. Bundan kan sonu udur: Yeni ynetici snfa kar yrtlmesi szkonusu olan savan, bu kez, egemenlii ele geirmi olan daha nceki btn snflarn yapabildiklerinden daha kesin ve daha kkl bir biimde eski toplumsal koullar [33] ykmak gibi bir amac vardr. Genel olarak snf egemenlii, toplumsal rejimin biimi olmaktan kt anda, yani zel bir kar genel bir kar olarak ya da "evrensel"i egemen olarak gstermek artk [sayfa 72] zorunlu olmad anda, belirli bir snfn egemenliinin yalnz ve yalnz baz fikirlerin egemenlii olduuna inanmaktan ibaret olan btn yanlsama da, doaldr ki, kendiliinden son bulur.[60] Egemen fikirler, bir kere, egemenlii yrten bireylerden ve zellikle retim tarznn belli bir evresinden ileri gelen ilikilerden ayrldlar m, artk tarih iinde, hep fikirlerin egemen olduu sonucuna varlr; bu eitli fikirlerden "Fikir"i, yani en stn derecede vb. fikri, ve byle olunca da, onu tarihte egemen olan e olarak yaltmak ve onun araclyla btn bu fikirleri ve kavramlar tarih boyunca gelien kavramn "kendi kendini belirlemesi" gibi kavramak ok kolay olur. Bundan sonra, gene, btn insan ilikilerini, insan kavramndan, tasarmlanm insandan, insann znden, ksacas insandan trettirmek doal bir eydir. Kurgul felsefenin yapt da budur. Hegel'in kendisi de Tarih Felsefesi'nin

sonunda, "yalnz Kavramn ilerleyiini inceledii"ni ve tarihte "gerek Theodizee"yi [ilm-i ilahi. -.] ortaya koymu olduunu itiraf ediyor (s. 446). Ve imdi, sonunda filozoflarn, filozoflar olarak her zaman tarihte egemen olmu olduklar sonucuna yani, grdmz gibi, Hegel'in[31*] zaten ifade etmi olduu bir sonuca varmak zere yeniden, "Kavramn" reticilerine, teorisyenlere, ideologlara ve filozoflara dnlebilir. Gerekte, tarihte Tinin egemen olduunu (Stirner'e gre hiyerariye baknz) ortaya koymaktan ibaret olan cambazlk u aadaki abaya indirgenir: [34] l Fikirleri, ampirik nedenlerle maddi bireyler olarak ve bizzat bu insanlarn ampirik koullar iinde, egemen olan insanlardan, bu insanlarn kendilerinden ayrmak ve sonu olarak tarihe egemen olanlarn fikirler ya da yanlsamalar olduunu kabul etmek. 2 Fikirlerin bu egemenliine, bir dzen getirmek, birbirini izleyen egemen fikirler arasna mistik bir ba koymak gerekir, ve buna, fikirleri "kavramn kendi kendini belirlemeleri" olarak kavramakla ulalr. (Bu, dncelerin kendi ampirik temelleriyle birbirlerine gerekten bal bulunmas olgusu, bu ikinci ii olanakl klar; bundan baka, an ve [sayfa 73] yaln dnceler olarak anlaldklarndan, bu dnceler, kendinden farkllamalar haline, bizzat dnce reten ayrmlar haline gelirler.) 3 Bu "kendini belirleyen kavram", mistik grnmnden soymak iin, o, bir kii "z-bilin" haline dntrlr, ya da bsbtn materyalist grnmek iin, ondan tarihte "Kavram" temsil eden, yani kendileri de tarih yapmclar olarak, "gardiyanlar komitesi" olarak, egemenler olarak, "dnrler"i, "filozoflar", ideologlar temsil eden bir kiiler dizisi yaratlr.[61] Bir rpda tarihin btn materyalist eleri karlp atld ve bylece artk kurgu alannda rahata doludizgin at koturulabilir. Almanya'da egemen olan bu tarih yntemi, ve zellikle bunun nedeni, bu yntemin genel olarak ideologlarn yanlsamalaryla, rnein hukukularn, politikaclarn (ayrca bunlar arasnda bulunan i bandaki devlet adamlarnn) yanlsamalaryla olan bantsndan ve bir de, bu adamlarn dogmatik dlerinden,ve acayip fikirlerinden hareketle aklanmas gerekir; bu onlarn yaam iindeki pratik konumlarndan, mesleklerinden ve iblmnden hareket edilerek kolayca aklanabilir. [35] Gndelik yaamda, herhangi bir shopkeeper [dkkanc. -.], bir kimsenin olduunu iddia ettii ile gerekten olduu arasnda ayrm yapmasn ok iyi bilir; ama bizim tarihimiz henz bu basit bilgiye ulaamamtr. Bizim tarihimiz, her a iin o an kendisi hakknda sylediklerine ve besledii kuruntulara hemen inanr. [IV] [1. RETM ALETLER VE MLKYET BMLER] [40] [11**]... bulunmutur. Birinci noktadan olduka gelimi bir iblm ile yaygn bir ticaret nkoulu, ikinci noktadan ise yerel karakter sonucu kar. Birinci durumda bireyleri biraraya toplamak gerekir; ikinci durumda, bireyler, [sayfa 74] kendileri de retim aletleri olarak belli retim aletinin yannda bulunurlar. O halde, burada, doal retim aletleri ile uygarln yaratt retim aletleri arasndaki farkllk kendini gsterir. lenmi toprak (su, vb.) doal retim aleti olarak kabul edilebilir. Birinci durumda, doal retim aleti konusunda bireyler doaya bamldrlar; ikinci durumda emein bir rnne bamldrlar. Birinci durumda, mlkiyet (toprak mlkiyeti) demek ki, dolaysz ve doal bir egemenlik gibi grnr; ikinci durumda bu mlkiyet bir emek egemenlii, bu konuda, birikmi emein, sermayenin egemenlii olarak grnr. Birinci durum, bireylerin, ister aile, ister kabile ve hatta toprak vb. olsun herhangi bir bala birlemi olmalarn nceden varsayar. kinci durum ise, bu

bireylerin birbirlerinden bamsz olmalarn ve ancak deiimlerle birarada tutulmalarn nceden varsayar. Birinci durumda deiim, esas olarak, insanlar ile doa arasnda bir deiimdir, birinin [insanlarn -.] emeinin, tekinin [doann -.] rnne kar trampa edildii bir deiimdir; ikinci durumda, deiim, egemen olan biimiyle, insanlarn kendi aralarnda bir deiimdir. Birinci durumda insan iin orta bir zeka yeterlidir, bedensel faaliyet ile zihinsel faaliyet birbirlerinden henz hi ayrlm deildir; ikinci durumda bedensel faaliyet ile zihinsel faaliyet arasndaki blnme daha nceden pratik olarak gereklemi olmaldr. Birinci durumda, mlk sahibinin mlkszler zerindeki egemenlii, kiisel ilikilere, bir eit ortakla dayanabilir; ikinci durumda, bu egemenlik maddi bir biim alm olmal, nc bir tede, parada, cisimlemelidir. Birinci durumda, kk imalatlk (sanayi) vardr, ama doal retim aleti kullanma bamldr ve bu yzden de baka baka bireyler arasnda iin blm yoktur; ikinci durumda, sanayi ancak iblmnde ve bu blnme ile mevcuttur. [41] Buraya kadar hep retim aletlerinden hareket ettik ve baz sanayi aamalar iin zel mlkiyet zorunluluu, bu durumda, zaten besbelli bir ey olmutu. stihra sanayiinde, zel mlkiyet ie tamamen uygun dmektedir; kk sanayide ve btn tarmda, imdiye kadar mlkiyet, mevcut i aletlerinin zorunlu sonucudur; byk sanayide retim arac ile zel mlkiyet arasndaki eliki, ancak, o rn yaratmak iin daha nceden ok gelimi olmas gereken bu [sayfa 75] byk sanayiin rndr. O halde, zel mlkiyetin kaldrlmas ancak byk sanayi ile olanakldr. [2. MADD EMEK LE ZHNSEL EMEK ARASINDA BLM. KENT LE KIRIN AYRILMASI. LONCALAR] En byk maddi ve zihinsel iblm, kent ile krn ayrlmasdr. Kent ile kr arasndaki kartlk, barbarlktan uygarla, airet dzeninden devlete, blgesellikten ulusa geile birlikte ortaya kar, ve zamanmza kadar btn uygarlk tarihi boyunca srp gider. (Tahl Yasalarna Kar Birlik[32*].) Kentin varl, ynetimin, polisin, vergilerin vb. zorunluluunu, ksacas, belediye rgtnn, bu nedenle de genel olarak siyasetin zorunluluunu ierir. te nfusun ilk kez olarak iki byk snf halinde blnmesi, dorudan iblmne ve retim aralarna dayanan blnme, burada ortaya kmtr. Zaten, kent, nfusun, retim aletlerinin, sermayenin, zevklerin, gereksinmelerin bir merkezde toplanmas olaydr, oysa kr tam tersi bir olay, ayr ayr olmay ve dankl ortaya koyar. Kent ile kr arasndaki kartlk ancak zel mlkiyet erevesi iinde mevcut olabilir. Bu kartlk, bireyin iblmne olan bamllnn, onun kendisine kabul ettirilen belirli bir eyleme kar bamlln en gze arpan ifadesidir. Bu bamllk, her ikisi de birbirinden snrl olmak zere, birini bir kent hayvan, tekini bir kr hayvan haline getirir ve her gn bu iki tarafn karlarnn kartln yeniden dourur. Burada da emek, gene en bata gelen eydir, bireyler zerindeki gtr ve bu g mevcut olduu srece zel mlkiyet de var olacaktr. Kent ile kr arasndaki bu kartln kaldrlmas ortaklaaln ilk koullarndan [42] biridir ve herkesin ilk bakta saptayabilecei gibi, bu koulun kendisi de, tek bana iradenin gerekletirmeye yetmeyecei, nceden yerine gelmesi gereken maddi koullar ynna baldr. (u koullarn daha fazla gelitirilmesi gerekir.) Kent ile krn ayrlmas, sermaye ile toprak mlkiyetinin ayrlmas olarak, sermayenin toprak mlkiyetinden bamsz varlnn ve gelimesinin balangc olarak, tek temeli emek ile deiim olan bir mlkiyetin balangc olarak kavranabilir. [sayfa 76] Ortaada, daha nceki tarih tarafndan tam kurulmu bir ekilde devralnmam olan;

henz yeni yeni biimlenmekte olup, zgrln kazanm serflerin yaadklar kentlerde, herbir kiinin, birlikte getirdii ve hemen hemen yalnz en vazgeilmez avadanlklardan ibaret olan kk sermayesi dnda, biricik mlkiyeti, kendi zel emei idi. Durmadan kentlere akn eden kaak serflerin rekabeti, krn kente kar srekli sava ve bu yzden kentlerde rgtl bir askeri gcn gereklilii, belirli bir iin ortaklaa mlkiyetinin meydana getirdii ba, zanaatlarn ayn zamanda tacir de olduklar bir dnemde metalarnn sat iin ortak binalarn gerekli oluu ve bu binalarn kaplarnn kalifiye olmayan kiilere kapal tutulmas, deiik meslekler arasndaki kar atmas, glkle renilen bir iin korunmas zorunluluu ve btn lkenin feodal dzeni, her meslekten emekilerin ayr loncalar halinde birlemelerinin nedeni oldular. Burada, daha sonraki tarihsel gelimelerin loncalar sistemine getirdii saysz deiiklikleri derinletirecek deiliz. Serflerin toplu halde kentlere doru g, btn ortaa boyunca srmtr. Krda senyrlerin ikencesine maruz bulunan bu serfler birer birer kente geliyorlard ve, orada, rgtl bir ortaklk buluyorlard; bu ortakla kar gszdrler ve bunun ierisinde, onlarn emeine duyular gereksinmenin ve kentteki rgtl rakiplerinin karnn kendilerine tayin ettii durumu kabul etmek zorundaydlar. Tek balarna gelen bu emekiler hibir zaman bir kuvvet meydana getirecek duruma ulaamadlar, nk onlar iin u iki eyden biri kanlmazd: ya onlarn yaptklar i bir loncann yetki alanna giriyordu ve renilmesi gerekiyordu, o takdirde bu loncann ustalar onlar kendi kurallarna baml klyorlar ve onlar kendi karlarna gre rgtlyorlard; ya da onlarn ii rakl gerektirmiyordu, bir meslek kolunun alanna girmiyordu, gndeliki bir iti bu, bu durumda ise hibir zaman bir rgt yaratmaya yaklamyorlar ve rgtlenmemi bir pleb olarak yayorlard. Kentlerde gndelik i zorunluluu, plebi yaratt. Bu kentler, ivedi bir gereksinmeden, mlkiyetin korunmas gibi kaygdan doan ve tek tek yelerinin retim aralarn [43] ve korunma yollarn gelitirmeye elverili gerek "birlik"ler[33*] meydana getiriyorlard. Bu kentlerin plebi, [sayfa 77] birbirlerine yabanc ve kente ayr ayr gelmi olan bireylerden olutuu iin, rgtl, sava iin donatlm ve drt gzle kendilerini kollamakta olan bir g karsnda rgtsz bir halde bulunuyorlard, ve ite bu durum, pleb tabakasnn her trl iktidarlardan yoksun oluunu aklar. Kalfalar ve raklar her meslekte ustalarn karlarna en iyi hizmet edecek ekilde rgtlenmilerdi;[62] ustalaryla kendileri arasndaki ataerkil ilikiler, ustalara ifte bir g veriyordu. Bu ilikilerin, bir yandan, kalfalarn btn yaamlar zerinde dorudan doruya bir etkileri vard; te yandan, bu ilikiler, ayn ustann yannda alan kalfalar arasnda gerek bir ba temsil ettiinden bunlar teki ustalarn yannda alan kalfalara kar birleiyorlard ve bu, onlar teki kalfalardan ayryordu; ve son olarak, kalfalarn mevcut loncalar sistemine balanm olmalar, yalnzca kendilerinin de ustala gemekte karlar olmas yzndendi. Onun iin, pleb tabakas, hi deilse btnyle kent dzenine kar ayaklanacak, pleb tabakasnn gszl yznden tamamyla etkisiz kalacak ayaklanmalar yapacak kadar ileri gittii halde, kalfalar, btn loncalar sisteminde, her zaman grlebildii gibi, ayr ayr loncalar iersindeki kk bakaldrmalarn dna kmyorlard. Ortaan byk ayaklanmalarnn hepsi krdan balamtr, ama hepsinin kaderi, kyllerin dankl ve bunun sonucu olan kltrszlkleri yznden baarszlk olmutur. Kentlerde, sermaye, konuttan, aletlerden ve soydan geme doal bir mteriler topluluundan ibaret olan ayn sermaye idi, ve deiimlerin henz embriyon durumunda olmas ve dolamn eksiklii nedeniyle, sermaye, gerekletirilmesi olanaksz bir servet olarak kalyor, zorunlu olarak, babadan oula geiyordu. Modern sermayenin tersine, bu sermaye, para ile llebilen bir sermaye deildi ve bu sermaye iin, bir eye ya da baka bir eye yatrlm olmas pek nemli deildi; bu sermaye, sahibinin belirli iine dorudan bal, bu iten ayrlmaz bir sermaye idi, yani bir meslee bal (stndisches, zmresel) sermayeydi. Gene kentlerde, iblm, [44] eitli loncalar arasnda [sayfa 78] henz tamamen kendiliinden bir tarzdayd, ama hibir biimde, loncalarn kendi ilerinde, tek tek iiler

arasnda yerlemi deildi. Her emeki, btn bir alma seyrini tamamlamaya elverili olmalyd; kendi avadanlklaryla yaplabilecek her eyi yapabilecek durumda olmalyd; deiimlerin snrl oluu, eitli kentler arasndaki ilikilerin azl, nfusun seyreklii ve gereksinmelerin snrll da, iblmnn daha ileri gitmesine elverili bir durum yaratmyorlard ve bunun iin ustala gemek isteyen her kimse mesleini tam anlamyla bilmeliydi. Bu yzden gene ortaa zanaatlarnda, dar anlamda belli bir artistik dzeye kadar ykselebilen kendi zgl iinde ustalamaya bir ilgi grlr. Ve gene bunun iindir ki, ortaan her zanaats kendini tamamyla iine veriyordu; iiyle ilgisi bakmndan duygusal bir klelik ilikisi iindeydi ve o, kendi iine, iine kar ilgisiz modern emekiden ok daha balyd. [3. BLMNN GENLEMES. SANAY LE TCARETN AYRILMASI. ETL KENTLER ARASINDA BLM. MANFAKTR] blmnde bundan sonraki genileme, retim ile ticaret arasnda ayrlma, ayr bir tacirler snfnn olumas oldu, bu ayrlma daha nceden eski kentlerde zaten (yahudiler ile bakalar arasnda) gereklemi bir durumdayd ve yeni olumu kentlerde de ksa bir sre sonra kendini gsteriyordu. Bu ayrlma, komu yreleri aan bir ticari iliki olanan veriyordu ve bu olanan gereklemesi ise mevcut ulam aralarna, siyasal ilikiler tarafndan koullandrlan krlardaki genel gvenlik durumuna balyd (bilindii gibi, btn ortaa boyunca, tacirler, silahl kervanlar halinde yolculuk ediyorlard); ayrlma, ayn zamanda, ticarete elverili alann gereksinmelerine, gelime derecesi her durumda uygarlk dzeyiyle belirlenen gereksinmelere balyd. Ticaretle uraan zel bir snfn olumas, ticaretin tacirler sayesinde kentin yakn evresi tesine genilemesi, abucak, retim ile ticaret arasnda karlkl bir canlln ortaya kmasna neden oldu. Bylece kentlerin[63] birbirleri arasnda ilikiler kuruluyor, bir kentten tekine yeni [sayfa 79] avadanlklar gtrlyor ve retimle ticaret arasndaki blnme, abucak farkl kentler arasnda [45] retimin yeni bir blnmesini yaratyor, kentlerin herbiri tekine ar basan bir sanayi kolunu iletmeye balyor. lkel snrllk, yresellik, yava yava kaybolmaya balyor. Bir yerde kazanlm retici glerin, zellikle icatlarn, daha ilerdeki gelimeler asndan bir kayp olup olmayacaklar, tmyle karlkl ilikilerin yaygnlna baldr. Yakn komu yreleri aan ticari ilikiler henz mevcut olmad srece ayn eyi, her yerde ayr ayr, yeni batan icat etmek gerekir, ve barbar halklarn ani saldrlar, ve hatta olaan savalar gibi salt raslantlar, retici gleri ve gereksinmeleri gelimi olan bir lkeyi[64] yeniden sfrdan balamak zorunda brakmaya yeter. Tarihin balarnda, her eyi, her gn yeniden ve ayr ayr her yerde bamsz bir biimde icat etmek gerekiyordu. Fenikeliler[65] rnei, hem de greli olarak olduka yaygn bir ticaretle birlikte de olsa, gelimi retici glerin tam bir ykmdan ne kadar az korunabilmi olduklarn bize gsterir, nk Fenikelilerin bulularnn byk bir ksm, skender'in bu ulusu ticaretten uzaklatrmas ve lkelerini ellerinden almas yznden, uzun bir sre ortadan kayboldu, bu ulusun gerilemesine neden olan da budur. Ortaadaki, rnein, cam zerine resim sanat iin de ayn ey sylenebilir. Kazanlm retici glerin sreklilii, ancak, temeli byk sanayi olan btn uluslarn rekabet savamlarna srklendikleri ticaretin, dnya tarihi haline geldii gn gven altna alnm oldu. eitli kentler arasndaki iblmnn ilk sonucu, loncalar sisteminden kurtulan retim

dallarnda manfaktrlerin douu oldu. Manfaktrlerin ilk alp gelimesinin talya'da ve daha sonra Flandre'da tarihsel nkoulu, yabanc uluslarla yaplan ticaret oldu. teki lkelerde rnein ngiltere ve Fransa'da manfaktrler, balangta, i pazarla snrl kaldlar. Bu iaret edilen nkoullarla birlikte manfaktrlerin kurulup yerlemesi iin, nfus [sayfa 80] younlamasnn zellikle krda olduka ileri gitmi olmas ve gene birka elde, ksmen, ynetim kurallarna karn loncalarda, ksmen de tacirlerin elinde birikmeye balam olan sermayenin younlamas da gereklidir. [46] En ilkel biimde de olsa, bir makineyi ngren i, ok gemeden, gelimeye en elverili i olduunu ortaya koydu. O zamana kadar, krda kyllerin gerekli giysilerini salamak iin kendi ileri yannda yaptklar dokumaclk, ticari ilikilerin genilemesi sayesinde, hz kazanan ve en byk gelimeyi gsteren ilk i oldu. Dokumaclk ilk manfaktr ii oldu ve balca manfaktr ii olmakta devam etti. Nfus artna bal olarak artan giysilik kuma talebi, hzlanm bir dolam sayesinde ilkel sermayenin birikmeye ve seferber edilmeye balamas, bundan doan ve zellikle ticaretin gittike genilemesiyle artan lks gereksinmesi, dokumacla, nitelik bakmndan olduu kadar nicelik bakmndan da, kendisini daha nceki retim biiminden ekip koparan bir hz verdiler. Sonradan da varlklarn srdren ve bugn bile hl mevcut bulunan, kiisel gereksinmeleri iin dokumaclk yapan kyllerin yannda, kentlerde, btn i pazar ve ou kez de d pazarlar iin bez dokuyan yeni bir dokumaclar snf dodu. Birok durumda fazla bir beceri istemeyen ve ksa zamanda saysz kollara blnen dokumaclk, doas gerei, lonca zincirlerine boyun emiyordu. Bunun iin dokumaclk, kylerde ve lonca rgtlerinin bulunmad dank kasabalarda yapld, bu kyler ve kasabalar, yava yava kentler haline geldiler ve hatta her lkede abucak o lkenin en parlak kentleri oldular. Loncadan kurtulmu olan manfaktrle birlikte mlkiyet ilikileri de derhal deiiklie urad. Bir meslee bal ayn sermayeyi amak konusunda ilk ileri adm, hemen tanr (menkul) bir sermaye edinen, yani o zamann koullar iinde szkonusu olabildii kadaryla modern anlamda bir sermaye edinen tacirlerin otaya k ile kendini gstermi oldu. kinci ilerleme manfaktrle kendini gstermi oldu, manfaktrn kendisi de bir ayn sermaye ynn tanr sermayeye evirdi ve genel olarak tanr sermaye toplamn ayn sermayeye oranla artrd. Manfaktr, bir rpda, kyller iin, kendilerini darda [sayfa 81] brakan ya da az para veren loncalara kar bir snak haline geldi, tpk eskiden lonca kentlerinin, kyller iin bir snak grevi [47] grm olmas gibi. Ayn zamanda, feodalitenin silahl maiyetinin yok oluu ve krallarn vasallarna kar kullandklar daha nce toplanm bulunan ordulara yol verilmesi yznden ve gene tarmn iyilemesi ve geni tarm arazisinin otlak haline evrilmesi nedeniyle meydana gelen bir serserilik dnemi, manfaktrlerin balangcna damgasn vurmutur. Zaten bu olaylardan anlalyor ki, bu serserilik, dorudan doruya feodal dzenin zlp dalmasna baldr. Daha 13. yzylda, byle birka dnem olmutur, ama serserilik, ancak, 15. yzyln sonu ile 16. yzyln banda srekli ve genel bir ekilde yerlemitir. Bu serserilerin says o kadar oktu ki, ngiltere Kral Henri VIII, baka birok kral gibi, 72.000'ini astrd ve onlarn ie koulabilmesini baarmak iin ok byk bir yoksulluun gelmesi gerekti ve gene de byk glkler pahasna ve uzun bir direnmeden sonra baarld. Manfaktrlerin hzla gelimesi, zellikle ngiltere'de, gitgide bu aylaklar yuttu. Eskiden uluslar, birbirleriyle balant kurduklarnda aralarnda yalnzca saldrgan olmayan alveriler yaparlarken, manfaktrle birlikte, baka baka uluslar, rekabet ilikileri iine girdiler, savalar yoluyla, koruyucu gmrkler ve yasaklar yoluyla srdrlen ticari bir savama baladlar. Bundan byle, ticaretin siyasal bir anlam vardr artk. Manfaktr, ayrca ii ile iveren arasndaki ilikilerde de bir deiiklie neden oldu.

Loncalarda kalfalar ile ustalar arasndaki ataerkil ilikiler srmekteydi; manfaktrde bu ilikilerin yerini emekiler ile kapitalist arasndaki para ilikileri ald, bu ilikiler krlk yerlerde ve kk kentlerde ataerkil niteliklerini koruyorlard ama, tamamen manfaktr kenti olan azok nemli kentlerde hemen hemen btn ataerkil niteliklerini abucak yitirdiler. Manfaktr ve genellikle retim hareketi, Amerika'nn ve Dou Hindistan deniz yolunun kefi sonucu, ticaretin genilemesi olgusuyla olaanst bir ilerleme gsterdi. Hindistan'dan getirilen yeni rnler ve en bata da dolama giren altn ve gm kitleleri, toplumsal snflarn karlkl [sayfa 82] durumlarn batan aa deitirdi ve feodal toprak mlkiyetine ve emekilere sert bir darbe indirdi; servencilerin yurtd seferi, smrgecilik, ve pazarlarn imdi artk mmkn olan ve her geen gn daha ok gerekleen dnya pazar genilii kazanmas olay, tarihsel gelimede yeni bir evreye [48] neden oldu; ama burada bu nokta zerinde daha fazla duracak durumda deiliz. Yakn zamanda kefedilen lkelerin smrgeletirilmesi, uluslarn giritikleri ticaret savamn besleyecek yeni kaynaklar salad ve bu yzden bu savam hem geniledi, hem de geniledike daha byk bir hrs kazand. retimlerini artrmak iin hibir drtleri olmayan loncalarda, ayn sermaye deimez kald ve hatta azald halde, ticaretin ve manfaktrn genilemesi, tanr sermayenin birikimini hzlandrd. Ticaret ve manfaktr byk burjuvaziyi yaratt; loncalarda, kentlerde artk eskisi gibi hkm srmeyen ama byk tccarlarn ve manfaktrclerin egemenliine boyun emek zorunda bulunan kk-burjuvazinin toplat grld.[66] Loncalarn, manfaktrle temas haline gelir gelmez son bulmas bundandr. Uluslarn kendi aralarndaki ticaret ilikileri, szn ettiimiz dnemde, iki deiik yn kazand. Balangta, dolamdaki altn ve gm miktarnn azl, bu madenlerin ihracnn yasaklanmasna neden oldu; ve kentlerin artan nfusuna ura bulmak zorunluluu, ou kez dardan getirilen bir sanayii zorunlu kld, ve bu sanayi, elbette ki, yalnz i rekabete kar deil, d rekabete kar da uyum salayabilecek ayrcalklardan vazgeemezdi. Bu ilkel yasaklamalarda, yerel lonca ayrcal btn ulus leinde yaygnlat. Gmrk vergilerinin kkeninde, feodal beylerin, kendi topraklarndan geen tacirlere onlar yamadan koruma bedeli (fidyesi) olarak zorla kabul ettirdikleri haklar vardr; bu haklar, daha sonra kentler tarafndan kabul ettirildiler ve modern devletlerin ortaya kyla da devlet hazinelerine para toplama hususunda en kolaylkla bavurulabilen el altnda hazr bir ara haline geldiler. Bu nlemler, Amerikan altn ve gmnn Avrupa pazarlarnda kendilerini gstermesiyle, sanayiin gittike [sayfa 83] gelimesiyle, ticaretin hzla ilerleyii ve bu ilerlemenin sonularyla, burjuvazinin loncalar dndaki gnenciyle ve parann gittike artan nemiyle baka bir anlam kazand. Parasz kalmann kendisini gnden gne daha g durumda brakt devlet, altn ve gm ihrac yasan yalnzca ulusal dncelerle srdrd; imdi balca hedefleri piyasaya yeni karlan bu gm kitlelerini kapp istif etmek olan burjuvalar tamamyla tatmin olmu durumdaydlar; mevcut ayrcalklar hkmet iin bir gelir kayna haline geldiler ve para karlnda satldlar; gmrk ynetmeliinde, ihracata konan vergiler ortaya kt, sanayiin yolu zerine dpedz bir engel koyan bu vergiler yalnzca mali bir ama tayorlard. [49] kinci dnem, 17. yzyln ortasnda balad ve hemen hemen 18. yzyln sonuna kadar srd. Ticaret ve denizcilik, ikincil bir rol oynayan manfaktrden daha abuk gelimilerdi; smrgeler byk tketiciler haline gelmeye baladlar; uzun sren kavgalar pahasna eitli uluslar, almakta olan dnya pazarn paylatlar.[67] Bu dnem, denizcilik ve smrge tekelleri ile ilgili yasalarla[34*] balar. Tarifelerle, yasaklarla, antlamalarla, eitli uluslarn rekabette bulunabilmeleri mmkn olduu kadar nlendi, ve en son aamada rekabet savamn srdrmeye hizmet eden ve bu savamn sonucunu belirleyen ey, savalar (zellikle deniz savalar) oldu. Denizler zerinde en gl olan ulus ngiltere, ticaret ve manfaktr plannda stnl korudu. imdiden, burada, bir tek lke zerinde merkezleme. Manfaktr, ulusal pazar zerinde, koruyucu vergilerle, smrge pazarnda tekel

imtiyazlaryla ve darda da olabildiince ok farkllaan[35*] gmrklere srekli olarak korunmutu. Ayn lkede retilen hammaddenin ilenmesi kolaylatrld (ngiltere'de yn ve keten, Fransa'da ipek); o lkede retilen hammaddenin ihracat yasakland (ngiltere'de yn) ve ithal edilen maddenin ihracat ya savsakland ya da engellendi (ngiltere'de pamuk). Deniz ticaretinde stnl elinde tutan ve smrgeci gce sahip olan ulus, elbette ki, manfaktrde de nitelik ve nicelik bakmndan en byk [sayfa 84] genilemeyi salyordu. Manfaktr, teki lkelerde meydana gelen en kk deiiklikle pazarn kaybedecei ve mahvolaca iin himayeden katiyen vazgeemezdi; nk, manfaktr ne kadar elverisiz koullarda olursa olsun, bir lkeye kolaylkla sokulursa, gene bu yzden ayn derecede kolaylkla da yklr. te yandan krda uygulan tarzyla, zellikle 18. yzylda, manfaktr, byk bir bireyler ynnn yaay koullarna o kadar sk skya baldr ki, hibir lke serbest rekabeti getirerek kendi varln tehlikeye atmay gze alamaz. Manfaktr ihracata ulat lde, demek ki, tamamyla ticaretin geniliine ya da snrl oluuna baldr ve kendisi de ticaret zerinde greli olarak zayf bir etki meydana getirir. te onun 18. yzylda ikinci derecede bir nem tamas [...][12**] ve tacirlerin nfuzu bundandr. [50] Devlet himayesi ve tekeller zerinde, herkesten daha ok srar edenler tacirler ve zellikle de armatrler oldular; manfaktrcler de, elbette ki, bu himayeyi istediler ve elde ettiler de, ama onlar siyasal nemi olan her eyde tacirlerin ne gemesine rza gsterdiler. Ticaret kentleri, zellikle limanlar, greli bir uygarlk dzeyine ulatlar ve byk burjuvazinin kentleri haline geldiler, oysa sanayi kentlerinde, daha ok kk-burjuva zihniyeti varln srdrd. rnein Aikin'e[36*] baknz. 18. yzyl, ticaret yzyl oldu. Pinto bunu kesin olarak sylyor: "Le commerce fait la marotte du sicle"[13**]; ve: "depuis quelque temps il n'est plus question que de commerce, de navigation et de marine."[14**][37*] Sermaye hareketi, hatr saylr derecede hzlanm da olsa, gene hl greli bir yavalk gstermekten geri kalmyordu. Dnya pazarnn, herbiri ayr bir ulus tarafndan smrlen ayr ayr paralara blnmesi, uluslar arasnda rekabetin kaldrlmas, bizzat retimdeki beceriksizlik ve geliiminin ilk evresini ancak aabilmi olan mali sistem, dolam pek ok engelliyorlard. Bunun sonucu, cimri bir dkkanc zihniyeti oldu ki, btn tacirler, ve ticaretin btn smr tarz, hl bu zihniyetten kurtulmu deildi. Bunlar, manfaktrclere ve hele zanaatlara oranla, dorusunu [sayfa 85] sylemek gerekirse, byk burjuva idiler; ama sonraki dnemin tacirlerine ve sanayicilerine oranlannca da kk-burjuva olarak kalrlar. Bkz: Adam Smith.[38*] Bu dnemin bir ayrdedici zellii de, altn ve gm ihracat yasann kalkmas, para ticaretinin, bankalarn, devlet borlarnn, kat paralarn, fonlar ve eshamlar zerindeki speklasyonlarn, her ey zerindeki borsa oyunlarnn, genellikle para sisteminin gelimesinin douudur. Sermaye de hl tamakta olduu ayni niteliini byk lde yitirdi. [4. EN KARMAIK BLM, BYK SANAY] Ticaretin ve manfaktrn bir tek lkede, ngiltere'de toplamas durumu, 17. yzylda, kesintiye uramadan gelien biimiyle bu lke iin yava yava greli bir dnya pazar yaratt ve bu nedenle, daha nceki retici glerin artk karlayamayacaklar bir ngiliz manfaktr rnleri talebine yolat. retici glerin snrlarn aan bu talep, byk sanayii doa glerinin snai amalarla kullanlmas, makineleme ve en karmak iblmn yaratarak, ortaadan bu yana mlkiyetin nc [51] dnemine yolaan drtc g oldu. lke iinde rekabet zgrl, teorik mekaniin yetkinlemesi vb. gibi bu yeni evrenin teki koullar,

ngiltere'de daha nceden de vard. (Newton tarafndan tamamlanan mekanik, zaten ngiltere ve Fransa'da 18. yzylda herkesin en iyi tand bilimdi). (Bizzat ulusun kendi ierisindeki serbest rekabete gelince, bunu elde etmek iin bir devrim her yanda zorunlu oldu 1640'ta ve 1688'de ngiltere'de, 1789'da Fransa'da.) Rekabet, ksa zaman sonra, tarihsel roln korumak isteyen her lkeyi, yeni gmrk nlemleri (nk eskileri byk sanayie kar hi bir yardm salayacak nitelikte deillerdi) ile kendi manfaktrlerini korumaya zorlad ve az sonra himayeci tarifelerle birlikte byk sanayiye elik etmek zorunda kaldlar. Bu himaye nlemlerine karn, byk sanayi, rekabeti evrensel kld (byk sanayi pratik ticaret zgrln temsil eder, himayeci gmrkler, onda, ancak geici bir nlem, ticaret zgrl iersinde bir savunma silahdr), byk sanayi, ulam aralarn [sayfa 86] ve modern dnya pazarn kurdu,[68] ticareti sanayiin egemenlii altna soktu, her sermayeyi, sanayi sermayesi haline getirdi ve bununla da dolam yaratt (para sisteminin yetkinlemesi) ve sermayelerin hzla merkezilemesine neden oldu. Evrensel rekabet yoluyla, btn bireyleri, enerjilerini azami bir gerilim derecesinde tutmaya zorlad. deolojiyi, dini, ahlak, vb., vb. mmkn olduu kadar yoketti ve bunu baaramad zaman da onlar apak yalanlar haline getirdi. Her uygar ulusu ve, gereksinmelerinin karlanmas iin, bu ulusun herbir bireyini btn dnyaya baml kld lde ve eitli uluslarn, o zamana kadar doal olan badamaz niteliini ykt lde dnya tarihini gerekten yaratan odur. Doa bilimini sermayeye baml kld ve iblmnn zerinden onu doal bireymi gibi gsteren son perdeyi de ortadan kaldrd. Ve genel bir tarzda, i iinde olabildii lde her doal eyi yoketti ve btn doal olan ilikileri, onlar para ilikisi haline getirmek zere bozup datmay baard. Doal olarak olumu kentlerin yerine, mantarlar gibi biten modern sanayi kentlerini yaratt. Girdii her yerde zanaatl ve genellikle sanayiin daha nceki btn evrelerini ykt. Kentin kr zerindeki zaferini tamamlad. [Onun ilk koulu[15**]] otomatik sistemdir. [Onun gelimesi[15**]] yle bir retici gler kitlesi yaratt ki, loncalar nasl manfaktr iin bir engel olduysa, kk kr iletmesi nasl gelime yolundaki zanaatlk iin bir baka engel olduysa, zel mlkiyet de bu retici gler iin yle bir kstek haline geldiler. [52] Bu retici gler, zel mlkiyette, ancak tek yanl bir gelime tanrlar, ounlukla ykc gler haline gelirler, ve bunlardan pek ou zel mlkiyet rejiminde en ufak bir kullanma alan bulamazlar. Genel olarak, byk sanayi, her yerde toplum snflar arasnda ayn ilikileri yaratt ve bu nedenle, baka baka uluslarn zel niteliklerini yoketti. Ve ensonu, her ulusun burjuvazisi hl zel ulusal karlarn korumaktaysa da, byk sanayi, btn uluslarda karlar ayn olan bir snf, kendisi iin ulusalln oktan yokolduu bir snf, eski dnyadan gerekten kurtulmu ve ayn zamanda ona kar kan bir snf yaratt. Byk sanayi, [sayfa 87] yalnzca kapitalist olan ilikileri deil, iin kendisini de ii iin dayanlmaz hale getirdi. Besbelli ki, byk sanayi,[69] bir lkenin her yerinde ayn yetkinlik dzeyine varmaz. Ama bu durum, byk sanayiin yaratt proleterler, snf hareketinin banda yer aldklarna gre, ve btn yn kendileriyle birlikte srklediklerine gre, ve byk sanayi dnda kalan iiler, byk sanayiin kendi iilerinden daha da beter durumda olduklarna gre, proletaryann snf hareketini durdurmaz. Ayn biimde, byk sanayiin gelitii lkeler, sanayiden ok ya da az yoksun lkeler zerinde bu yoksun lkelerin dnya ticareti yoluyla evrensel rekabet savamna srklenmesi lsnde etki yaparlar. * Bu eitli biimler iin rgtlenmesi biimlen olduklar kadar ayn zamanda mlkiyetin de biimleridirler. Her dnemde, gereksinmelerin zorunlu kld lde, mevcut retici

glerin bir birlii meydana gelir. [5. TOPLUMSAL BR DEVRMN TEMEL OLARAK RETC GLER LE KARILIKLI LK TARZI ARASINDAK ELK] Daha nce grdmz gibi, tarihte, zamanmza gelinceye kadar birok kez, temel durumu tehlikeye drmemekle birlikte, meydana gelmi olan retici gler ile karlkl iliki tarz arasndaki bu eliki, ayn zamanda, btn alanlar kapsayan atmalar, eitli snflarn arpmalar, bilin elikileri, ideolojik savam, vb. gibi, siyasal savam vb. gibi, eitli ikincil biimler olarak, her keresinde zorunlu olarak bir devrim halinde patlak vermitir. Snrl bir gr asndan bakldnda, bu ikincil biimlerden biri, soyutlanarak tekilerden ayrlabilir ve bu devrimlerin temeli saylabilir, bu o kadar kolay bir eydir ki, devrimleri yapan bireyler, kltr dzeylerine gre ve tarihsel geliimin evresine gre kendi eylemleri hakknda kendileri de yanlsamalara kaplrlar. [sayfa 88] * Demek ki, bizim anlaymza gre, tarihin btn atmalarnn kkeni retici gler ile karlkl iliki tarz [53] arasndaki elikidedir. Ayrca, bu elikinin, bir lkede, atmalara neden olmas iin o lkede ar lde artm olmas da zorunlu deildir. Sanayileri daha ok gelimi lkelerle rekabet, ticaretin gelimesinin neden olduu rekabet, hatta sanayileri daha az gelimi lkelerde bile byle bir elikinin domasna yeter (rnein, ngiliz sanayii ile rekabetin ortaya kmaya zorlad Almanya'daki gizil proletarya). * [6. BREYLERN REKABET VE SINIFLARIN OLUMASI. BREYLER LE GEM KOULLARI ARASINDAK ELKNN GELMES. BURJUVA TOPLUM KOULLARI NDE BREYLERN ALDATICI ORTAK TOPLULUU VE KOMNZMDE BREYLERN GEREK BRL. TOPLUMUN YAAM KOULLARININ BRLEM BREYLERN GCNE BALI KILINMASI] Rekabet, bireyleri birbirinden ayrr, yalnzca burjuvalar deil, hatta onlardan daha ok proleterleri de, her ne kadar bunlar biraraya topluyorsa da. Bunun iindir ki, bu bireyler birleebilinceye kadar eer onlarn birliinin salt yerel birlik olmas istenmiyorsa bu birliin, ilknce byk sanayi tarafndan gerekli aralarn, yani byk sanayi kentlerinin, hzl ve ucuz iletiim olanaklarnn yaratlmasn gerektirdii bir yana braklrsa, daima uzun bir dnem geer ve gene bunun iindir ki, birbirinden yaltlm durumda bulunan ve her gn bu yaltk durumunu yeniden yaratan koullar iinde yaayan bu bireylerin karsndaki herhangi rgtl bir gc yenmek, ancak uzun savamlardan sonra olanakl olabilir. Bunun tersini istemek, rekabetin, bu belirli tarihsel ada mevcut olmamasn istemek ya da tek balarna

bireyler olarak zerinde hibir denetime sahip bulunmadklar koullar bireylerin kendi kafalarndan uydurduklarn [sayfa 89] iddia etmek olurdu. * Konut yapm. Vahilerde, kukusuz her ailenin kendi maaras ya da kendi kulbesi vardr, ayn biimde, her ailenin zel bir adr olmas gebelerde de normal bir eydir. zel mlkiyetin bunu izleyen gelimesi, bu yaltk ev ekonomisini daha da vazgeilmez hale getirmekten baka bir ey yapmaz. Tarmc halklarda topran ortak olarak ilenmesi ne kadar olanaksz ise, ortaklk ev ekonomisi de o kadar olanakszdr. Kentlerin ina edilmesi byk bir ilerleme olmutur. Bununla birlikte, daha nceki btn dnemlerde, zaten yalnzca u nedenden, yani maddi koullarn bulunmay yznden zel mlkiyetin kaldrlmasna bal olan yaltk ekonominin kaldrlmas ii de olanakszd. Ortaklk bir ev ekonomisi kurulmasnn nkoulu, makine kullanmnn gelimesi, doal glerin ve baka saysz retici glerin kullanlmasnn gelimesi szgelimi su yollar, [54] gazla aydnlatma, buharl stma vb., kent ile kr [arasndaki kartln] ortadan kaldrlmasdr. Bu koullar olmadan ortak ekonominin kendisi de yeni bir retici g meydana getirmezdi, btn maddi temelinden yoksun olurdu, ancak yalnzca teorik bir temele dayanrd, yani baka bir deyile basit, delice bir heves olurdu ve ancak bir keiler ekonomisine varrd. Neyin mmkn olduu da kent halinde kmelenmelerde ve belirli zel amalarla (hapishane, kla vb.) genel binalar yapmyla tantlanmtr. Kendiliinden anlalyor ki, yaltk ekonominin yokedilmesi, ailenin ortadan kaldrlmasndan ayrlamaz. * (Aziz Max'ta sk sk raslanan: "herkes devletin sayesinde ne ise odur" tmcesi aslnda, burjuva, burjuva cinsinin ancak bir nshasdr demeye gelir, bu tmce, burjuvalar snfnn kendisini oluturan bireylerden nce var olmu olacan nceden varsayar .)[70] Ortaada, burjuvalar, her kentte, kendi canlarn korumak iin krn soylularna kar birlemek zorundaydlar, [sayfa 90] ticaretin genilemesi, ulam olanaklarnn kurulmas, her kentin ayn engele kar savaarak ayn karlar baarya ulatrm olan teki kentleri tanmalarna neden oldu.[71] Burjuva snf eitli kentlerdeki birok yerel burjuvazilerden balayarak ancak ok yava bir biimde meydana gelmitir. Mevcut ilikilerle kartlk ve gene bu kartln koullandrmakta olduu i tarz, ayn zamanda, ayr ayr her burjuvann yaam koullarn deitirdi, bunlar btn burjuvalar iin ortak ve tek bana her bireyden bamsz olan yaam koullar haline getirdiler.[72] Burjuvalar, feodal birlikten kopup ayrldklar lde bu koullar yarattlar ve burjuvalar, mevcut feodalite ile olan kartlklarnn belirledii lde de, bu koullar, burjuvalar yaratt. eitli kentler arasndaki birlemeyle bu ortak koullar snf koullarna dnt. Ayn koullar, ayn kartlk, ayn karlar da grosso modo [kaba bir biimde. -.] her yerde ayn adetleri dourmak zorundayd. Burjuvazinin kendisi, kendine zg koullarn gelimesiyle birlikte, ancak yava yava geliir, kendisi de kendi iinde iblmne gre eitli kesimlere ayrlr ve (bu arada, bir yandan burjuvaziden nce var olan, mlk sahibi olmayan snflarn ounluunu ve o zamana kadar mlk sahibi olan snflarn bir ksmn, yeni bir snfa, proletaryaya dntrr) daha nce mevcut olan mlk sahibi btn snflar, mevcut btn mlkiyetin ticaret ve sanayi sermayesine dnmesi lsnde, barnda toplayacak duruma gelmeye balar.[73] Tek tek bireyler, ancak baka bir snfa kar ortak bir savam [55] yrtmek zorunda olduka bir

snf meydana getirirler; bunun dnda rekabet iinde birbirlerine dmandrlar. Bundan baka, snfn kendisi de, bireylere kar bamsz hale gelir. yle ki bireyler kendi yaam koullarn nceden hazrlanm olarak bulurlar, yaamdaki durumlarn ve bunun yannda kendi kiisel geliimlerini, tm izdii yolu kendi snflarndan alrlar; kendi snflarna bamldrlar. [sayfa 91] Bu grng, tek tek bireylerin iblmne bamll ile ayndr ve bu grng, ancak zel mlkiyet ve bizzat alma ortadan kaldrld takdirde ortadan kaldrlabilir. Bireylerin kendi snflarna kar bu bamllnn, ayn zamanda, nasl her eit tasarmlara vb. bamllk haline geldiini kerelerce belirtmitik. Eer, felsefi adan, bireylerin gelimesi,[74] tarihsel olarak birbiri ardndan gelen toplum katlarnn ve snflarn ortak koullar iinde ve bu olgunun bireylere dayatlan genel tasarmlar iinde dikkate alnrsa, gerekten, Cinsin ya da nsann bu bireyler iinde gelitikleri ya da bu bireylerin nsan gelitirmi olduklar sanlabilir; tarihe byk hakaretlerde bulunan hayali gr. O zaman, bu eitli katmanlar ve eitli snflar, genel ifadenin zel belirtileri olarak, Cinsin alt-blnmeleri olarak, nsann geliim evreleri olarak anlalabilir. Bireylerin, belirli snflara bu bamll, zel bir snf karn artk egemen snfa kar stn kabul ettirmek zorunda olmayan bir snf olumadka ortadan kaldrlamaz. * Kiisel glerin (ilikilerin) iblm yoluyla nesnel gler haline dnmesi, bu engel, tasarmlarn kafadan karlp atlmasyla ortadan kaldrlamaz, ama yalnzca bireyler bu nesnel gleri yeniden egemenlikleri altna alrlarsa ve iblmn ortadan kaldrrlarsa o da ortadan kalkar.[75] Bu, ortaklaalk (Gemeinschaft) olmadan mmkn deildir.[76] Ancak [bakalar ile] ortaklaalk halindedir ki, her birey [56] kendi yetilerini her dorultuda gelitirmek arelerine sahip olur; kiisel zgrlk, yalnz ortaklaalk iinde olanakldr. imdiye kadar yaanm olan ortaklaalklarn yerine geenler iinde, devlette, vb., kiisel zgrlk, ancak [sayfa 92] egemen snfn koullar iinde gelimi olan bireyler iin ve yalnzca bunlarn bu snfn bireyleri olmalar lsnde vard. Bireylerin daha nceleri meydana getirmi olduklar grnteki ortaklaalk, o bireylere kar daima bamsz bir varlk kazanmt ve ayn zamanda, bir baka snf karsnda bir snfn birliini temsil etmesinden dolay, egemen snf iin, ancak, tamamyla hayali bir ortaklaal deil, ama yeni bir zinciri temsil etmitir. Gerek ortaklaalkta, bireyler, ortaklklaryla birlikte, ayn zaman iinde, bu ortaklk sayesinde ve bu ortaklkta kendi zgrlklerini elde ederler. Bireyler, her zaman kendi kendilerinden, elbette ki, ideologlarn anladklar anlamda "saf" bireyden deil, kendi koullar ve kendi belli tarihsel ilikileri erevesi iinde kendilerinden hareket etmilerdir. Ama tarihsel gelimenin seyri srasnda ve kesin olarak toplumsal ilikilerin kazandklar bamszlk, yani iblmnn bu kanlmaz meyvesi ile, her bireyin, kiisel olduu lde yaam ile, herhangi bir ikoluna ve bu ikolunun ikin koullarna baml olduu lde yaam arasnda bir fark olduu ortaya kar. (Bu szlerden, szgelimi, geliriyle yaayan bir kimsenin ya da bir kapitalistin kiiler olmadan ktklar anlamn karmamaldr; ama onlarn kiilikleri, batan aa belirli olan snf ilikileriyle koullandrlmtr ve bu fark, ancak baka bir snfa kar olmayla kendini gsterir, ve gene bu fark, onlarn kendilerine ancak iflas ettikleri zaman grnr.) Zmre iinde (ve hatta airette de) bu olgu gizli kalr; rnein, bir soylu, daima bir soylu olarak kalr, baka ilikileri hesaba katlmazsa soylu olmayan biri daima soylu olmayan biri olarak kalr; bu onun kiiliinden ayrlmaz bir niteliktir. Kiisel birey ile onun kart olan bir snfn yesi

olarak birey arasndaki fark, birey iin varlk koullarnn raslansall, ancak, kendisi de burjuvazinin bir rn olan snfla ortaya karlar. Yalnz rekabet ve bireylerin kendi aralarndaki savamdr ki, bu varlk koullarnn raslansalln raslansallk olarak yaratr ve gelitirir. [57] O halde, grnte, bireyler, burjuvazinin egemenlii altnda ncekinden daha zgrdrler, nk onlarn varlk koullar, onlar iin raslansaldr; gerekte ise, kukusuz, daha az zgrdrler, nk nesnel bir gce daha fazla baml durumdadrlar. Zmre ile olan fark, zellikle burjuvazi ile proletarya arasndaki [sayfa 93] kartlkta kendini gsterir. Kent yurttalarnn zmresi, loncalar, vb., toprak sahibi soylularn karsnda ortaya ktklar zaman, feodal kurumlardan ayrlmadan nce de gizli bir ekilde var olan varlk koullar, tanr mlkiyet ve zanaat ii, feodal toprak mlkiyetine kar deerlendirilmi ve balangta kendisi de kendine zg feodal bir biim alm olan olumlu bir ey olarak grndler. Kukusuz, kaak serfler, daha nceki serflik durumlarn kendi kiilikleri iin zorunlu olmayan bir ey sayyorlard: bunda, herhangi bir zincirden kurtulan her snfn yapt gibi hareket ediyorlard ve, o zaman da, snf olarak zgr olmuyorlar, tek tek kendi balarn kurtaryorlard. stelik, zmrelere gre rgtlenme alannn dna kmyorlard, ancak kendileri de yeni bir kast meydana getirdiler ve yeni durumlarnda da daha nceki alma tarzlarn korudular ve bu alma tarzn, daha imdiden onun ulam olduu gelime noktasna artk uygun gelmeyen gemiin balarndan kurtararak gelitirdiler. te yandan, kendi yaam koullar, emek, ve onunla birlikte modern toplumun varolan btn koullar, proleterler iin, ayr bireyler olarak, denetleyemedikleri ve hibir toplumsal rgtlenmenin kendilerine denetleme olana vermedii, raslansal birey haline gelir.[77] Her proleterin kiilii ile alma [...][15**]] arasndaki eliki ve yaam koullarnn basks genliinden beri kurban edildii ve kendi snf iersinde baka bir snfa geecek koullara ulama ans hibir zaman olmad iin belirgin hale gelir. [58] N.B. Unutmayalm ki, serflerin, bulunduu yerde varln srdrmek zorunluluu, allotement'larn [parseller, evlekler. -.] serfler arasnda paylatrlmasna neden olan byk iletme olanakszl, serflerin feodal beylere kar ykmlerini, ksa zamanda, bir ayn demeye ve angaryalar ortalamasna indirgedi; bu, serfe, tanr servetleri biriktirme olanan veriyordu, onun beyin mlknden kan kolaylatryordu ve ona bir kentli yurtta olarak kente gitmeyi baarma umudu veriyordu; bu, serfler arasnda da, hiyerariye gre, bir sralanma sonucunu dourdu, yle ki, kaanlar daha imdiden [sayfa 94] yar-burjuva durumda idiler. uras hemen gze arpar ki, bir meslei olan kyller, tanr servetleri elde etmekte en fazla ans olanlard. O halde, kaak serfler yalnzca varolan kendi varlk koullarn gelitirmek ve zafere ulatrmak isterken ve bundan dolay sonuta yalnzca serbest almaya ularken, proleterler eer kendilerini birey olarak ortaya koyuyorlarsa, imdiye kadar sregelen kendi varolu koullarn, daha da tesi, imdiye kadar her toplumun koulu olan varolu koullarn, yani almay, ortadan kaldrmaldrlar. Bu bakmdan, proleterler, toplum bireylerinin imdiye kadar topluluun tmnn ifadesi olarak semi olduklar biim ile dorudan bir kartlk halinde, yani devlet ile kartlk halinde bulunmaktadrlar, ve kendi kiiliklerini gerekletirmeleri iin bu devleti devirmeleri gerekir. * Zamanmza kadarki btn tarihsel gelimeden kan udur:[78] bir snfn bireylerinin katldklar ve her zaman onlarn bir bakasna kar ortak karlaryla koullandrlm bulunan kolektif ilikiler, bu bireyleri, yalnzca sradan bireyler olarak, kendi snflarnn varolu koullar iinde yaadklar lde iinde toplayan bir ortaklaalk oluturur; demek

ki, bunlar, ksaca, bireylerin bireyler olarak deil, ama bir snfn yeleri olarak katldklar ilikilerdir. Buna karlk, btn kendi varlk koullarn ve toplumun btn yelerinin koullarn [59] kendi denetimleri altna alan devrimci proleterlerin ortaklaalnda bunun tersi meydana gelir: bireyler, bu ortaklaala bireyler olarak katlrlar. Ve (kukusuz, bireylerin birliinin imdi artk gelimi olduklar varsaylan retici gler erevesi iinde ilemesi kouluyla), bireylerin zgrce gelimesinin ve (birliin) kendi denetimi altndaki hareketlerinin koullarn koyan bu birlemedir, oysa imdiye kadar bu koullar raslantya braklmt ve bu koullar kesin olarak bireylerin bireyler olarak ayrlmalarndan dolay ve iblmnn ierdii, ama bireylerin [sayfa 95] bireyler olarak ayrlmalar yznden onlara yabanc bir ba haline gelen zorunlu birliinden dolay, bireyler karsnda zerk bir varla sahip olmulard. imdiye kadar bilinen toplum iinde birleme hi de (rnein bize, Toplum Szlemesi'nde[39*] tantld gibi) istee bal bir birlik deildi, tersine bireylerin, iinde, raslantsallktan yararlandklar koullar temeli zerinde kurulmu zorunlu bir birlikti. (rnein, Kuzey Amerika Devleti'nin kuruluu ile Gney Amerika cumhuriyetlerini karlatrnz.) te imdiye kadar kiisel zgrlk denilen ey, belli koullar iersinde raslansallktan rahata yararlanabilme hakkdr. Bu varlk koullar, doaldr ki, her dnemin retici glerinden ve karlkl iliki tarzlarndan baka bir ey deildir. * Komnizm, kendinden nce gelen btn hareketlerden, daha nceki btn retim ve karlkl ilikilerin temelini altst etmesi bakmndan, btn doal nclleri, ilk kez, bizden nceki insanlarn yarattklar ncller olarak bilinle ele almas bakmndan, bu nclleri doal niteliklerinden soyup onlar birlemi bireylerin gcne baml klmas bakmndan, ayrlr. Bundan tr, komnizmin rgtlenmesi, esas olarak, ekonomiktir, bu birliin koullarnn maddi retimidir; mevcut koullar, bu birliin koullar haline getirir. Komnizmin yaratt mevcut durum, bu durum bizzat bireylerin o gne kadarki karlkl ilikilerinin rnnden baka bir ey olmadndan, bireylerden bamsz olarak mevcut olan her eyi olanak-d klan gerek temelin ta kendisidir. Komnistler, demek ki, kendilerinden nceki retim ve karlkl iliki tarafndan yaratlan koullar, pratikte, inorganik etkenler olarak ele alrlar, ama nceki kuaklarn plannn ya da bu kuaklarn varolu nedeninin kendilerine malzeme salamak olduunu dnmezler ve bu koullarn, o koullar yaratanlarn gznde de inorganik olduklarna inanmazlar. [sayfa 96] [7. RETC GLER LE LK TARZI ARASINDAK ELK OLARAK, BREYLER LE O BREYLERN NDE BULUNDUKLARI VAROLU KOULLARI ARASINDAK ELK. RETC GLERN GELM VE LK TARZLARININ DEMES] [60] Kiisel birey ile raslansal birey arasndaki fark, bir kavram fark deil, tarihsel bir olgudur. Bu ayrmn deiik alarda deiik bir anlam vardr: rnein, 18. yzylda, birey iin zmre raslansaldr, aile de azok yle. Bu, her a iin bizim bizzat yapacamz bir ayrm deildir, ama her an kendi geliinde hazr bulduu eitli unsurlar arasnda kendisinin yapt bir kavrama gre deil de, yaamn maddi atmalarnn basks altnda yapt bir ayrmdr. Daha sonraki ada, daha ncekine kart olarak, hem de bu daha ncekinden miras alnan unsurlar arasnda raslantsal gibi grnen ey, retici glerin belirli bir gelimesine uygun den bir karlkl iliki tarzdr. retici g ile karlkl iliki tarz

arasndaki ba, karlkl iliki tarz ile[79] bireylerin eylemi ya da faaliyeti arasndaki badr. (Bu faaliyetin[80] temel biimi, doal olarak, btn teki entelektel, siyasal, dinsel vb. biimlerin bal olduklar maddi biimdir. Maddi yaamn ald deiik biimler her seferinde, daha nce gelimi bulunan gereksinmelere baldr ve bu gereksinmelerin retiminin kendisi, tpk onlarn tatmini gibi, hibir zaman bir koyunda ya da bir kpekte bulamayacamz tarihsel bir sretir. (Stirner'in iflah olmaz temel sav,[40*] adversus hominem [insana kar. -.]) her ne kadar koyunlar ve kpekler, bugnk biimleriyle, tarihsel bir srecin rnleri, ama malgr eux [kendilerine kar. -.] rnleri iseler de.) eliki ortaya kmadka, bireyler hangi koullar iinde birbirleriyle ilikiye giriyorlarsa, bu koullar onlarn bireyselliklerinin iinde ondan ayrlmaz olan koullardr; kesinlikle bireylerin dnda deillerdir ve, yalnz bu koullar, bu belirli olan ve belirli koullar iinde mevcut bulunan bireylere, maddi yaamlarn ve maddi yaamlarndan ileri gelen her eyi meydana getirmek olanan salarlar; u [sayfa 97] halde bu koullar, bireylerin kendi kendilerini aktif olarak ifade etmelerini salayan koullardr ve bunlar, bu z faaliyet ile ortaya karlar.[81] Bunun sonucu olarak, henz, elikinin mdahalesi olmad srece, demek ki, bireylerin, iinde retimde bulunduklar belirli koullar, [61] bunlarn sayca snrlanmalarna, snrl karakteri ancak elikinin ortaya kmasyla beliren ve bu bakmdan daha sonraki kuak iin de mevcut olan snrl varlklarna tekabl eder. Ve o zaman bu koul raslansal bir engel gibi grnr ve o zaman, bir engel olduu bilinci, daha nceki aa da atfedilir. lknce z faaliyetin koullar olarak, daha sonra da z faaliyetine engel olarak ortaya kan bu deiik koullar, btn tarihsel evrim iinde birbirleriyle balantl bir karlkl iliki tarz dizisi olutururlar ki, bu tarzlar arasndaki ba, daha gelimi retici glere ve bundan dolay da bireylerin daha yetkinlemi faaliyet tarzlarna uygun den yeni bir biimin, bir engel haline gelen daha nceki tarzn yerini almasndan ve bu yeni tarzn da son tour [sras gelince. -.] bir engel haline gelmesinden ve yerini baka bir tarza brakmasndan ibarettir. Her evrede, bu koullar, retici glerin zamanda gelimelerine uygun dtnden, bu koullarn tarihi, ayn zamanda, gelien ve her yeni kuak tarafndan benimsenen retici glerin de tarihidir ve bu bakmdan da bizzat bireylerin kendi glerinin tarihidir. Doal olarak meydana gelen, yani zgr olarak biraraya gelmi bireyler tarafndan kurulmu genel bir plana baml olmayan bu gelime, eitli yrelerden, airetlerden, uluslardan ve eitli ikollarndan vb. hareket eder, bu eitli yrelerin herbiri balangta tekilerden bamsz olarak geliir ve tekilerle ancak azar azar balant kurar. Giderek, ancak ok yava ilerler; baka baka evreler ve karlar hibir zaman tamamyla alm deildir, ama yalnzca stn gelen kara baml olmulardr ve daha yzyllar boyunca onun yannda srklenip giderler. Bundan u sonu kar ki, ayn ulusun ierisinde bireylerin gelimeleri tamamyla birbirinden ayrdr, hatta onlarn servet koullar hesaba katlmasa bile. Ve gene bundan kan sonuca gre, zel karlkl iliki [sayfa 98] tarz, daha sonraki bir kara karlk olan baka bir tarza oktan yerini brakm bulunan daha nceki bir kar, daha uzun bir zaman, grnrdeki toplum ilikilerinde geleneksel ve bireyler karsnda zerk bir hale gelmi bulunan (devlet, hukuk gibi) bir gce sahip olmakta devam eder; yalnz bir devrim, son tahlilde, bu gc krabilir. Bu da, ayn biimde, daha genel bir senteze olanak veren tek tek hususlar [62] szkonusu olduunda, bilincin neden bazan ada ampirik ilikilerden daha ilerilere gitmi gibi grndn, yle ki, daha sonraki bir dnemin savamlarna, niin, daha nce yaam olan teorisyenlere bir otorite olarak dayanlabildiini aklar. Buna karlk, Kuzey Amerika gibi zaten gelimi bir tarihsel dnemle balayan lkelerde, gelime, hzl olur. Bu gibi lkelerde, terkettikleri lkelerin gereksinmelerine uygun dmeyen karlkl iliki tarzlar yznden g eden ve buraya gelip yerleen bireyler dnda nceden mevcut doal koullar yoktur. Dolaysyla bu lkeler, eski dnyann en ok evrime uram bireyleriyle, ve bu yzden de bu bireylere uygun den en gelimi karlkl iliki tarzyla ie balarlar. Hatta bu, bu karlkl iliki tarz eski lkelerde kendini kabul ettirmeden

nce olabilir. Btn smrgelerde, bunlar basit birer askeri ya da ticari s olmadklar lde, durum byledir. Kartaca, Yunan kolonileri ve 11. ve 12. yzyllarda zlanda, bunun rnekleridir. Fetih halinde de, baka bir toprakta gelimi olan karlkl iliki tarz, olduu gibi istila edilen lkeye getirildii zaman buna benzer bir durum meydana gelir; eski lkesinde bu tarz, daha nceki alarn karlarnn ve yaay koullarnn henz izlerini tamaktayd, ama burada fethedilen lkede, tersine, tam olarak ve engelsiz kk salabilir; yalnzca, fethedilen lkeye srekli olarak bir kuvvet salayabilmesi iin bile olsa. (Normanlarn fethinden sonra feodal rgtlenmenin en kusursuz eklini tanm olan ngiltere ve Napoli[41*].) [8. TARHTE ZORUN (FETHN) ROL] Fetih olgusu, btn bu tarih anlayyla eliir grnmektedir. imdiye kadar zorbalk, sava, yama, cinayet ve [sayfa 99] soygunculuk, vb., tarihin itici gc sayld. Biz burada, bellibal noktalarla yetinmek zorundayz, bunun iin de yalnzca en arpc bir rnei, eski bir uygarln barbar bir halk tarafndan yklmas ve yeniden sfrla balayan yeni bir toplumsal yapnn, onun yansra olumas rneini alyoruz. (Roma ve Barbarlar, feodalite ve Galya, [Bizans] Dou mparatorluu ve Trkler[42*].) [63] Fetihi barbar halkta, daha yukarda da belirttiimiz gibi, bu halk iin geleneksel ve ilkel retim tarzndan baka bir tarz mmkn olmad, nfusun oalmas, zorunlu olarak, yeni retim aralar gereksinmesine yol at iin, savan kendisi, daha byk bir evkle bavurulan bir normal iliki tarzdr. talya'da, tersine (miras yoluyla, satnalma ve borlandrma yoluyla gerekleen) toprak mlkiyetinin toplat grlmektedir; (nk, trelerin son derece bozulmas ve evlenmelerin seyreklii eski ailelerin gitgide snmesine neden oluyordu) ve bu ailelerin servetleri birka kiinin eline geiyordu (stelik, bu toprak mlkler, otlaklar haline evrilmiti, zamanmzda da hl geerli olan ekonomik nedenler dnda, alnan, yama edilen ya da hara ad altnda zorla alnan tahllarn ithali ve bunun sonucu olarak da talyan buday iin tketici bulunmay, bu topraklarn otlak haline dnmesine neden oluyordu). Bu koullar yznden zgr halk hemen hemen tamamen kaybolmutu, klelerin kendileri srekli yokolmak tehlikesi ile kar karyaydlar ve srekli olarak yerlerine bakalarnn konmas gerekiyordu. Klelik btn retimin temeli olarak kald. zgr insanlarla kleler arasnda yer alan plebyenler hibir zaman Lumpenproletarya'nn stnde bir duruma eriemediler. Ayrca, Roma, hibir zaman kent aamasn amamt; Roma, tara eyaletlerine hemen hemen yalnzca siyasal balarla balyd ki, elbette, siyasal olaylar da srasnda bu balar pekl koparabiliyordu. Tarihte, imdiye dein, yalnzca ele geirmeler'in szkonusu olduu fikrinden daha yaygn bir ey yoktur. Barbarlar Roma mparatorluunu ele geiriyorlar, eski dnyann feodaliteye geii bu ele geirme ile aklanyor. Ama, bu barbarlar tarafndan ele geirilme iinde szkonusu olan, topraklar ele geirilen ulusun, modern halklarda olduu gibi, snai retici gleri gelitirip gelitirmedikleri ya da ulusun [sayfa 100] retici glerinin, yalnzca biraraya toplanmalarna[82] ve ortaklaala (Gemeinwesen) dayanp dayanmaddr. Ele geirme, ayrca, ele geirilen nesne tarafndan da koullandrlr. Alc, ele geirilen lkenin retim ve dolam koullarna tabi olmadan, bir bankacnn kattan ibaret olan servetine hibir zaman elkonulamaz. Modern bir sanayi lkesinin btn sanayi sermayesi iin de durum ayndr. Ve, sonu sonuna, ele geirme, her yerde abucak son bulur, ve artk alacak bir ey olmad zaman elbette retime koyulmak gerekir. ok erkenden [64] kendini gsteren bu retim zorunluluu, oraya yerleen fatihlerin benimsedikleri ortaklaa biimin, bu fatihlerin orada bulduklar retici glerin gelime evresine uygun dmesi gereini dourmaktadr ve

eer bu hemen meydana gelen bir durum deilse, topluluk biimi, retici glerdeki deiikliklere uygun olarak deiiklie uramaldr. Byk istilalar izleyen dnemlerde, her yerde nemli grldne inanlan olayn aklamas buradadr: Gerekten de uak efendi idi ve fatihler, ele geirilen lkenin dilini, kltrn ve trelerini abucak kabul ettiler. Feodalite, Almanya'dan hi de hazr olarak getirilmemitir, ama fetihiler ynnden, fetih srasnda bile, ordunun askeri rgtleniinde kkeni vardr, bu rgtlenme fetihten sonra ele geirilen lkelerde bulunmu olan retici glerin etkisi altnda gelimitir ve, ancak o zaman tam anlamyla feodalite haline gelmitir. Eski Roma'nn bilinsiz anlarndan doma baka biimleri kabul ettirmek iin yaplan abalarn baarszl (rnein Charlemagne) feodal biimin retici gler tarafndan ne lde koullandrlm olduunu bize gsterir. Devam edecek. [9. BYK SANAY VE SERBEST REKABET KOULLARINDA RETC GLERLE LK TARZI ARASINDA GTTKE BYYEN ELK. EMEK VE SERMAYE KARITLII] Byk sanayide ve rekabette, bireylerin btn varolu [sayfa 101] koullar, belirlenmeleri ve snrlanmalar en basit iki biim iinde erimitir: zel mlkiyet ve emek. Parann ie karmasyla ilikinin her biimi ve ilikinin bizzat kendisi, bireyler iin olmas da, olmamas da mmkn eyler olmaktadr. Demek ki, daha nceki ilikilerin, bireylerin, birey olarak, aralarndaki ilikiler deil, ancak, belirli koullar iinde yaayan bireylerin ilikileri olmas, parann kendi niteliindedir. Bu koullar, imdi artk yalnzca iki koula indirgeniyorlar: bir yanda birikmi emek ya da zel mlkiyet, te yanda fiili emek. Eer bu koullardan biri ortadan kalkarsa deiim kesintiye urar. Modern iktisatlarn kendileri, rnein Sismondi, Cherbuliez, vb. l'association des individus [bireyler birlii. -.] ile l'association des capitaux'yu [sermayeler birlii. -.] kar karya getiriyorlar. te yandan bireylerin kendileri de tamamen iblmne bamldrlar ve bu yzden de birbirlerine kar da tam bir bamllk iinde bulunurlar. zel mlkiyet, i ierisinde, emee kart olduu lde doar, ve birikim zorunluluu ile geliir, ve balangta, ortaklaa biimini korumakla birlikte, daha sonraki gelimesinde zel mlkiyetin modern biimine gittike yaklar. Ve hemen, iblm, daha imdiden i koullarnn, aletlerin ve malzemenin blnmn de ierir, ve bu blnme ile birlikte, birikmi sermayenin ayr ayr mlk sahipleri arasnda paralanmasn ve bunun sonucu olarak da sermaye ile emek arasnda olduu gibi bizzat mlkiyetin eitli biimleri arasnda da paralanmay ierir. blm yetkinletii lde [65] birikim artar ve bu paralanma da daha belirli bir durum alr. in kendisi, ancak, bu paralanma koulu varolduka varln srdrebilir. * (Ayr ayr uluslarn bireylerinin Almanlarn ve Amerikallarn kiisel enerjisi, bu enerji daha nceden rklarn karmasndan domaktadr dolaysyla Almanlarn kretenizmi[16**]]; Fransa'da, ngiltere'de, vb., daha nceden evrime uram bir topraa yabanc halklar gelip yerlemilerdir. [sayfa 102] Amerika'da ise yepyeni bir topraa yerlemilerdir, Almanya'ya gelince, ilkel nfus yerinden kprdamamtr.)

* Demek ki, burada, iki olgu belirir. Birincisi, retici gler, bireylerden tamamen bamsz ve kopuk, bireylerin yannda, ayr bir dnya imi gibi gzkmektedirler, ki, bunun da nedeni vardr, nk bireyler dank ve birbirleriyle eliki halinde bireyler olarak bulunurken, te yandan onlarn retici glerini oluturan gler, ancak karlkl ilikide ve bu bireylerin karlkl bamllnda gerek gler olabilmektedirler.[83] Demek ki, bir yanda, bir eit nesnel bir biime brnm bulunan ve bizzat bireylerin kendileri iin artk bireylerin gleri olmaktan km, tersine zel mlkiyetin ve dolaysyla yalnzca zel mlkiyete sahip bulunduklar lde bireylerin gleri olan bir retici gler btn. Daha nceki hibir dnemde, retici gler, birey olarak bireylerin karlkl ilikilerine bylesine kaytsz bir biime brnmemiti, nk bu ilikiler henz snrlydlar. te yandan da retici glerden kopmu ve bu yzden de yaantlarnn gerek ieriinden yoksun kalan ve soyut bireyler haline gelmi bulunan, ama zellikle bu nedenle ve ancak bu duruma geldiklerinde birbirleriyle bireyler olarak ilikiler kurma durumuna gelmi bulunan bireylerin ounluunun bu retici glerin karsna dikildii grlr. Onlar hl retici glerle ve kendi varlklar ile birletiren biricik ba olan alma, her trl z faaliyet grnmn yitirmitir ve onlara yaamlarn ancak bu yaam ksaltarak [66] devam ettirme, srdrme olana tanmaktadr. Daha nceki dnemlerde z faaliyet ile maddi yaamn retimi, sadece ayr ayr kiilere dmekte ve maddi yaamn retiminin hl bir z faaliyeti olarak, bizzat bireylerin snrl nitelii yznden ayrlyordu; bugn z faaliyet ile maddi yaamn retimi ylesine birbirinden ayrlmtr ki, maddi yaam ama gibi grnmekte ve maddi yaamn retimi, yani alma da, (bu alma imdi artk z faaliyetin mmkn olan biricik biimi, ama grdmz gibi olumsuz [sayfa 103] biimi olduuna gre) ara gibi grnmektedir. [10. ZEL MLKYETN ORTADAN KALDIRILMASININ ZORUNLULUU, KOULU VE SONULARI] Bugn yle bir noktaya gelmi bulunuyoruz ki, bireyler, yalnzca kendi z faaliyetlerini deil, salt varlklarn srdrebilmek iin de, mevcut retici glerin btnn mlk edinmek zorunluluundadrlar.[84] Bu maledinmeyi, en bata mlk edinilen nesne byk bir btnlk haline gelmi olan ve ancak evrensel bir karlkl ilikiler erevesinde varolan retici gler belirler. Daha imdiden, bu adan bu maledinme zorunlu olarak retici glere ve karlkl ilikilere uygun den evrensel bir nitelik gstermek zorundadr. Bu glerin mlk edinilmesi, bizzat maddi retim aletlerine uygun den bireysel yeteneklerinin gelimesinden baka bir ey deildir. Bu bakmdan da, bir retim aletleri btnlnn maledinilmesi, imdiden, bizzat bireylerin yetenekler btnnn maledinilmesi demektir. Bu maledinmeyi, ayrca, maledinen bireyler belirler. Ancak gnmzn her trl z faaliyetten dlanm proleterleridir ki, bir retici gler btnnn maledinilmesinden ve bunun ierdii bir yetenek btnnn gelimesinden oluan ve artk herhangi bir snrll olmayan bir z faaliyete ulaabilecek durumdadrlar. Daha nceki btn devrimci maledinmeler, snrlydlar. z faaliyetleri, snrl bir retim aletiyle ve snrl karlkl ilikilerle snrlandrlm bulunan bireyler, bu snrl retim aletini malediniyorlard [67] ve bylece ancak yeni bir snrllk retmi oluyorlard. Kendi retim aletleri kendi mallar oluyordu, ama onlarn kendileri, iblmne ve kendi retim aletlerine tabi kalyorlard. Daha nceki btn maledinmelerde bir sr birey bir tek retim aletine tabi

kalyordu; proleterlerin mlk edinmesinde ise, her bireye bir sr retim aleti tabi klnmakta ve onun mlkiyeti herkesin olmaktadr. Modern evrensel ilikiler bireyler tarafndan, o nedenle de ancak bu [sayfa 104] bireylerin tm tarafndan kontrol altna alnabilirler. Maledinme, bundan baka, bu maledinme gerekletirilirken almak zorunda kald biimle de belirlenir. Bu maledinme ancak, proletaryann karakteri gerei kendisi de ancak evrensel olabilecek bir birliktelik yoluyla; ve bir yandan bir nceki retim tarzn, karlkl ilikiyi ve toplumsal rgtlenmeyi devirerek, te yandan ise, proletaryann evrensel karakterini ve enerjisini gelitirerek ki bu olmadan devrim gerekleemez, ve nihayet, proletaryann onu toplumdaki eski konumuna balayan ne varsa hepsinden kurtaracak bir devrim yoluyla gerekletirilebilir. Ancak bu aamadadr ki, z faaliyet bireylerin eksiksiz bireyler haline gelmelerine ve btn doal snrllklardan kurtulmalarna tekabl eden maddi yaamla rtr. almann z faaliyet haline dnmesi, eski snrl karlkl ilikinin bireylerin bireyler olarak karlkl ilikileri haline dnmesine tekabl eder. retici glerin btnnn birlemi bireyler tarafndan maledinilmesi ile, zel mlkiyet ortadan kaldrlm olur. Daha nceleri, tarihte, her zel koul, daima raslansal olarak grnd halde, imdi raslansal hale gelen eyler bizzat bireylerin birbirlerinden ayrlmas, herbirinin zel kazancdr. Artk iblmne baml olmayan bireyleri [68] filozoflar, dncel olarak, "nsan" ad altnda tasarmlamlar, ve gelitirmi bulunduumuz btn bu sreci "nsan"n geliimi olarak anlamlardr; o kadar ki, gemi tarihin her evresinde "nsan", mevcut olan bireylerin yerine konmu ve tarihin itici gc olarak gsterilmitir. Bunun iin, btn sre "nsan"n kendine yabanclamas sreci olarak anlalmtr ve bu da, esas olarak, daha sonraki dnemin sradan bireyinin, daha nceki dnemin sradan bireyinin yerine konmu olmas, daha sonraki bilincin daha nceki bireylere yklenmi olmas olgusundan ileri gelmektedir.[85] Bir rpda gerek koullardan soyutlanan bu altst olu sayesinde, tm tarihi, bilincin gelime sreci haline getirmek mmkn oldu. [sayfa 105] Sivil toplum, retici glerin belirli bir gelime aamas iersinde, bireylerin maddi karlkl ilikilerinin hepsini birden kucaklar. Sivil toplum, bir aamann ticari ve snai yaamnn tmn birden kucaklar ve bu bakmdan da her ne kadar darda ulus-topluluu olarak kendini olurlamak ve ierde devlet olarak rgtlenmek zorundaysa da, devleti ve ulusu aar. Sivil toplum terimi, 18. yzylda, mlkiyet ilikileri, ilka ve ortaa ortaklaalndan kurtulur kurtulmaz ortaya kt. Sivil toplum, sivil toplum olarak ancak burjuvazi ile geliir; byle olmakla birlikte, retimin ve karlkl ilikinin dorudan sonucu olan ve her zaman devletin ve ayrca idealist styapnn temelini oluturan toplumsal rgtlenme de her zaman ayn adla belirtilmitir. [11. DEVLETN VE HUKUKUN MLKYET LKLER] Antikada ve ortaada mlkiyetin ilk biimi, Romallarda zellikle savala ve Cermenlerde zellikle hayvanclkla [69] belirlenmi olan airet mlkiyetidir. Birok airetin ayn kentte birarada yaadklar antik halklarda,[86] airet mlkiyeti devlet mlkiyeti olarak ve bu mlkiyette bireyin hakk airet mlkiyeti tarznda biricik mlkiyet olan toprak mlkiyetiyle snrlanm olmakla birlikte, basit poscessio [Elde bulundurma, zilyedlik. -.] olarak grnr. Tam anlamnda zel mlkiyet, modern halklarda olduu gibi Antiklerde de tanr mlkiyetle balar (Klelik ve komnallk) (dominium ex jure quiritum [Eski soydan bir Romal yurttan mlkiyeti. -.]). Ortaadan kan halklarda, airet mlkiyeti, demek ki, feodal toprak mlkiyeti, tanr lonca mlkiyeti, manfaktr sermayesi gibi baka baka evrelerden geerek, byk sanayi ve evrensel rekabetin koullandrd katksz zel mlkiyeti

temsil eden, btn ortaklaa mlkiyet (Gemeinwesen) grnmlerinden syrlm ve mlkiyetin gelimesi zerindeki devletin btn etkisini dlayan modern sermayeye kadar evrim gsterir. te modern devlet, bu modern zel mlkiyete tekabl eder, zel mlk sahipleri vergiler yoluyla yava yava modern devleti ele geirmilerdir, ve devlet, devlet borlar sistemiyle btn btne onlarn ellerine dmtr, [sayfa 106] ve devletin varl, yalnzca, borsada devlet tahvillerinin ykselip dmesi oyunu ile zel mlk sahiplerinin, yani burjuvalarn kendisine verdikleri ticaret kredisine baldr. Burjuvazi, artk bir zmre deil, bir snf olmas bakmndan, yalnzca bu yzden, yresel planda deil, btn ulusal planda rgtlenmek ve kendi ortak karlarna evrensel bir biim vermek zorundadr. zel mlkiyetin, ortaklaa mlkiyetten kurtulmas sonucunda, devlet, sivil toplum yannda ve onun dnda zel bir varlk kazanmtr; ama bu devlet, burjuvalarn darda olduu kadar ierde de mlkiyetlerini ve karlarn karlkl olarak gvence altna almak zere, zorunluluk yznden kendilerine setikleri rgtlenme biiminden baka bir ey deildir. Bugn artk, yalnzca zmrelerin gelimelerinde henz snf aamasna tamamyla varmam olduklar ve safd edildikleri halde, hl bir rol oynamakta bulunduklar daha ileri bir evrime ulam olan lkelerde, demek ki, katk bir durumun mevcut olduu lkelerde, o halde nfusun hibir blmnn tekileri egemenlii altna alacak duruma ulaamad lkelerde, devletin zerklii mevcuttur. Bu, zellikle Almanya'daki durumdur. Modern devletin en eksiksiz rnei, Kuzey Amerika'dr. [70] Modern Fransz, ngiliz, Amerikan yazarlarnn, istisnasz hepsi, devletin, ancak zel mlkiyet yznden mevcut olduunu, aka iddia etmeye vardrmlardr ii ve o kadar ki, bu inan, artk kamunun bilincine ilemitir. u halde, devlet egemen bir snfn bireylerinin onun araclyla kendi ortak karlarn stn kldklar bir biim, iinde bir an btn sivil toplumunun zetlendii bir biim olduundan, bunun sonucu olarak, btn kamusal kurumlar, devlet araclndan geer ve siyasal bir biim alrlar. Bu yzden, yasann iradeye dayand, hatta daha iyisi, zgr iradeye dayand kuruntusu, somut temelinden kopmutur. Ayn biimde hukuk da yasaya dayandrlmtr. Doal ortaklaa mlkiyetin dalp zlmesi, zel mlkiyet gibi, ikisi ayn zamanda birarada gelien zel hukuku da dourur. Romallarda, zel mlkiyetin ve zel hukukun gelimesinin hibir baka snai ve ticari sonucu olmamt, nk onlarn btn retim tarzlar ayn kalyordu.[87] Sanayi ve ticaretin, feodal ortaklaa mlkiyeti dalmaya gtrd btn modern halklarda zel mlkiyetin ve zel hukukun [sayfa 107] douu, daha sonraki bir gelimeye elverili yeni bir evrenin balangcn iaret etmitir. Ortaan, geni bir deniz ticaretine sahip olmu olan ilk kenti Amalfi,[43*] ayn zamanda, deniz hukukunu hazrlayp ilemekte de ilk oldu. lknce talya'da, sonra teki lkelerde, sanayi ve ticaret, zel mlkiyete daha nemli bir gelime salar salamaz, Romallarn daha nce hazrlanm olan zel hukuku yeniden ele alnd ve bir otorite katna ykseltildi. Daha sonra, burjuvazi, prenslerin, feodal snf devirmek iin bir alet gibi kulland bu burjuvazi, karlarn savunmay stlenecek kadar glendii zaman, hukuk [71] btn lkelerde Fransa'da 16. Yzylda szcn tam anlamnda gelimeye balad ve ngiltere'den baka btn lkelerde bu gelime Roma hukukunun temelleri zerinde oldu. ngiltere'de bile, zel hukuku gittike daha ok yetkinletirmek zere Roma hukukunun (zellikle tanr mlkiyet konusundaki) ilkelerini almak zorunda kalnd. (Unutmayalm ki, hukukun da, dinden daha fazla, salt kendine zg bir tarihi yoktur.) zel hukukta, mevcut olan mlkiyet ilikileri genel bir iradenin sonucu gibi aklanr. Jus utendi et abutendi'nin [kullanma ve ktye kullanma hakk. -.] kendisi, bir yandan, zel mlkiyetin ortaklaa mlkiyetten btn btne bamsz bir hale gelmesi gereini, te yandan da zel mlkiyetin kendisinin yalnz zel iradeye, nesnelerden serbeste yararlanlmasna dayand kuruntusunu ifade eder. Pratikte, abuti'nin [ktye kullanma. -.] zel mlk sahibi iin, eer kendi mlkn ve onunla birlikte Jus abutendi'sini [ktye

kullanma hakk. -.] bakalarnn ellerine gemi grmek istemiyorsa, ok belirli iktisadi snrlar vardr; nk, ksaca, yalnz kendi iradesi ile ilikileri iinde ele alnan ey, hibir ey deildir, ama o ey, yalnz ticarette ve hukuktan bamsz olarak bir ey haline, gerek bir mlkiyet haline (bir iliki haline, filozoflarn fikir (idea)[88] dedikleri ey haline) gelir. Hukuku salt iradeye indirgeyen bu hukuksal yanlsama, mlkiyet ilikilerinin gelimesi sonucunda, kanlmaz olarak, herhangi bir kimsenin [sayfa 108] bir eyi gerekten elinde bulundurmakszn hukuken o eyin sahiplik unvanna malik olmas sonucuna varr. Szgelimi, diyelim ki, bir topran rant rekabet dolaysyla kaldrlm olsun, bu arazinin sahibi, pekl hukuksal unvann olduu gibi, onun Jus utendi et abutendi'sini de muhafaza eder. Ama onu hibir ey yapamaz, eer topran muhafaza etmek iin fazladan, yeter miktarda sermayeye sahip olamazsa, toprak sahibi olarak eline hibir ey gemez. Hukukularn bu ayn yanlsamas, hukukular iin olduu gibi btn hukuk kurallar sistemi iin de, bireylerin, rnein, szleme ile, kendi aralarnda ilikilere girimelerinin salt bir olumsallk gibi grlmesini, ve bu eitten ilikilerin, onlarn gznde, istee gre,[72] giriile[bilir] ya da giriilmeye[bilir] ilikiler olarak ve ierii tamamyla szlemeyi yapanlarn keyfi ve kiisel iradelerine dayanan ilikiler olarak kabul edilmesini aklar. Ne zaman sanayi ve ticaretin gelimesi, rnein sigorta irketleri ve benzerleri gibi yeni biimler yaratmsa, hukuk, her seferinde, bu biimleri, amaz bir biimde, mlkiyetin elde edili tarzlar iinde birletirmek zorunluluunda olmutur. [12. TOPLUMSAL BLN BMLER[17**]] blmnn bilim zerindeki etkisi. Basknn, devletteki, hukuktaki, ahlaktaki vb. rol. Yasa[da], burjuvalarn, snf olarak egemen olduklar iin, kesin olarak bu nedenden, kendilerine genel bir ifade biimi bulmalar gerekir. Doa bilimi ve tarih. Siyasetin, hukukun, bilimin, vb., sanatn, dinin vb. tarihi yoktur.[89] [sayfa 109] * deologlar neden her eyi baaa koyarlar. Din adamlar, hukukular, siyasetiler. Hukukular, siyasetiler (genellikle devlet adamlar), ahlaklar, din adamlar. Bir snfn ierisinde bu ideolojik alt-blnme hakknda: l iblm sonucunda o iin (Geschft) zerklie ulamas; herkes kendi iine gerek gzyle bakar. Zanaatlar ile gerek arasndaki ba konusunda, zorunlu olarak, zaten meslein kendi doasnn gerektirdii kadar hayaller kurarlar. Hukukta, siyasette vb., bu ilikiler bilinte kavranrlar; bu kiiler, bu kavramlarn stne kamadklarndan,[15**]] bu ilikiler konusunda sahip olduklar kavramlar, onlarn kafalarnda sabit kavramlardr: szgelimi yarg, yasalar uygular, ve bunun iin de mevzuat gerek etkin devindirici olarak kabul eder. Herkesin kendi metana kar saygs; nk onlarn yaptklar i evrensel ile iliki halindedir. Hukuk fikri. Devlet fikri. Olaan bilinte ey, baaa edilmi durumdadr. Din, hereyden nce, aknlk bilincidir, gerek ykmden do[an bir bilin]tir.[15**]] Bunu daha anlalr bir ekilde aklamal.

Hukuk, din vb. ile ilgili gelenek. * [73] Bireyler her zaman kendilerinden hareket etmilerdir, her zaman kendilerinden hareket etmektedirler. Onlarn ilikileri, onlarn gerek yaam srelerinin ilikileridir. Onlarn ilikilerinin kendilerine kar bir zerklie ulamas nereden geliyor? Onlarn kendi z yaamlarnn glerinin, kendilerine kar kadiri mutlak hale gelmeleri nedendir? Ksacas: derecesi retici glerin herhangi bir andaki gelimesine bal olan iblm.
[sayfa 110]

* Toprak mlkiyeti. Komnal mlkiyet. Feodal. Modern. Zmre mlkiyeti. Manfaktr mlkiyeti. Sanayi sermayesi.

Kasm 1845 ile Austos 1846 arasnda, Brksel'de, Marx ve Engels tarafndan yazlmtr. lk kez Rusa olarak, 1924'te, Marx-Engels Arivleri, Kitap I'de yaynlanmtr. [sayfa 111]

Dipnotlar
[1]

[Elyazmasnda izili pasaj:] Alman idealizmini teki uluslarn ideolojilerinden ayran hibir zgl fark yoktur. teki uluslarn ideolojileri de dnyaya fikirlerin egemen olduklarn, fikirlerin ve kavramlarn belirleyici ilkeler olduklarn, belirli fikirlerin, maddi dnyann, filozoflarca anlalabilir gizini meydana getirdiklerini dnr. Hegel, olgucu (positif) idealizme son biimini vermitir. Hegel tm maddi dnyay bir fikirler dnyas haline ve tm tarihi de bir fikirler tarihi haline getirmekle kalmamtr. Dnce nesnelerinin kaydn tutmakla yetinmedi, ayn zamanda yaratma fiilini betimlemeye alt. Alman filozoflar kendi dsel aleminden kurtulmak iin silkindikleri zaman, gerek fiz[iksel] dnya tasarmna [...], fikirler dnyasna kar karlar... Alman felsefe eletirmenlerinin hepsi, fikirlerin, tasarmlarn, kavramlarn, imdiye dein gerek insanlara egemen olmu ve onlar belirlemi olduklarn ve gerek dnyann, fikirler dnyasnn bir rn olduunu iddia ederler. Onlara gre, bu durum imdiye kadar byle olagelmitir, ama artk deiecektir. Bu eletirmenler, kendi sabit fikirlerinin arl altnda ezildiini dndkleri insanlar alemini kurtarmak isteyi tarzlarna gre birbirlerinden ayrlrlar, nereli sabit fikir olarak grdklerine gre de birbirlerinden ayrlrlar; ortak yanlar

bu fikirlerin egemenliine inanmalardr; ister kendi bireysel dncelerinin byle bir sonucu elde etmeye yeterli olduunu sansnlar, ister herkesin bilincini kendi dncelerine kazanmak istesinler, tek ortak yanlar, kendi eletirel uslamlamalarnn, kanlmaz olarak, mevcut duruma son verecei inancdr. Gerek dnyann fikirsel (ideal) dnyann rn olduu inanc, fikirler dnyasnn [...] Kendi dnyalar haline gelmi olan hegelci fikirler dnyasna olan inanlarn yitirmi olan Alman filozoflar, kendilerine gre, yani Hegel'in yanlsamas'na gre, imdiye kadar gerek dnyay yaratm, onu belirlemi ve ona egemen olmu olan dncelerin, fikirlerin, anlaylarn egemenliine kar kyorlar. Onlar, bir protesto eker ve mahvolurlar [...] Hegel sisteminde, insanlarn gerek yaamn, maddi dnyasn, gerek ilikilerini meydana getiren, belirleyen ve egemenlii altnda tutan fikirler, dnceler, kavramlardr. Onun asi retilileri, bu postulat alarak [...] [2] [Elyazmasnda izili pasaj:] Kutsal olmayan d dnyann, doal olarak, bundan hi haberi olmam, nk, dnyay sarsan btn bu olay, aslnda, ancak mutlak tinin zlp ayrmas sreci iinde cereyan etmi. [3] [Elyazmasnda izili pasaj:] Eletirmen, evlenmelerin ve cenaze trenlerinin o dzenleyicisi, elbette ki, eksik olamazd, o ki, byk kurtulu savalarnn kalnts olarak... [4] [Elyazmasnda zeri izili pasaj:] (ve ulusal zihniyet) [5] [Elyazmasnda izili pasaj:] te bu yzden, bu hareketin eitli temsilcilerinin tek tek eletirisinden nce birka genel noktaya iaretle dncelerimizi belirteceiz (bu dnceler bizim eletirimizin gr asnn ayrc zelliklerini belirtmeye yetecektir, ayrca bu, onu izleyecek olan bireysel eletirileri anlamak iin ve bu eletirilere temel hazrlamak iin zorunludur. Eer biz bu dncelerimizi dosdoru Feuerbacha kar yneltiyorsak, bu, onun hi deilse belli bir ilerleme gstermi tek filozof olmasndan, yazlar de bonne fois [iyi niyetle] incelenebilecek tek adam olmasndandr): bu dnceler bu temsilcilerin hepsinde ortak olan ideolojik nvarsaymlar aydnlatacaktr. [6] [Elyazmasnda izili pasaj:] Dnyann mutlak kurtarc olma, dnyay btn ktlklerden kurtarma iddiasyla... Din, hep en byk dman, bu filozoflar tiksindiren her eyin en sonuncu nedeni olarak grlm, yle ele alnmt. [7] [Elyazmasnda izili pasaj:] ve egemen bilinte bir deime onlarn ulamaya altklar hedeftir. [8] [Elyazmasnda izili pasaj:] Biz, yalnz bir tek bilim tanyoruz, o da tarih bilimidir. Tarih iki ynden incelenebilir. Tarihi, doa tarihi ve insanlar tarihi diye ikiye ayrabiliriz. Bununla birlikte, bu iki yn birbirinden ayrlmazlar; insanlar varolduka, insanlar tarihi ve doann tarihi karlkl olarak birbirlerini koullandrrlar. Doa tarihi, yani doa bilimi ile belirtilen ey, burada, bizi ilgilendirmez; buna karlk insanlarn tarihi ile, ayrntl bir biimde uramamz gerekecek: gerekte, hemen hemen her ideoloji ya bu tarihe degin yanl bir anlaya indirgenir ya da bu anlay bsbtn bir yana brakmak gibi bir tutuma varr. deolojinin kendisi de zaten bu tarihin grnmlerinden biridir ancak. [9] [Elyazmasnda izili pasaj:] Bu bireylerin ilk tarihsel eylemi, insanlar hayvanlardan ayran ilk eylem, insanlarn dnmeleri deildir, kendi geim aralarn retmeye balamalardr. [10] [Elyazmasnda izili pasaj:] nsann yalnzca ilk, kendiliinden rgtlenii, zellikle rksal farkllklar deil, insann gnmze kadar gsterdii ya da gstermedii gelimenin tm de bu koullara baldr. [11] [Elyazmasnda izili pasaj:] Roma pleblerinde, ilknce kk toprak sahipleri, sonra da, kle sahibi yurttalar ile kyller arasndaki ara durumundan tr gelimeyen bir proletaryann ilk eleri ile karlayoruz. [12] [Elyazmasnda izili pasaj:] belirli retim ilikileri iindeki [13] [Elyazmasnda izili pasaj:] sadece gerek verilerle yetinen [14] [Elyazmasnda izili pasaj:] Bu bireylerin zihinlerindeki fikirler, gerek onlarn doa ile

olan ilikileri hakkndaki, gerek kendi aralarndaki ilikileri hakkndaki, gerekse kendi z doalar hakkndaki fikirlerdir. uras besbellidir ki, btn bu durumlarn hepsinde, bu tasarmlar, onlarn ilikilerinin, gerek eylemlerinin, retimlerinin, karlkl ilikilerinin (Verkehr), siyasal ve toplumsal rgtllklerinin ister gerek, ister hayali bilinli ifadesidirler. Bunun tersi bir varsaym ileri srmek, ancak maddi olarak koullandrlm gerek bireylerin tini dnda daha baka bir tini, zel bir tini varsaymakla mmkndr. Eer bu bireylerin gerek yaam koullarnn bilinli ifadesi hayal rn ise, eer kendi kafalarnda gerei baaa ediyorlarsa, bu olay da gene onlarn snrl faaliyet biimlerinin ve bundan doan snrl toplumsal ilikilerinin bir sonucudur. [15] [Elyazmasnda izili pasaj:] daha kesin sylemek gerekirse, maddi yaamlarnn retim tarz ile, karlkl maddi ilikileri ile ve toplumsal ve siyasal yap iinde onun daha sonraki gelimesi ile koullandrlan insanlardr. [16] [Elyazmasnda ilk biim:] pratik bir eylemleri olan bu bireylerin bilinci olarak dikkate alnr. [17] [Elyazmasnda izili pasaj:] bu ayr ayr tabakalamalarn birbirleri arasnda gerek, pratik balar aratrmaya. [18] [Elyazmasnda izili pasaj:] [... [Kutsal A]ile'de, bu aziz filozof ve tanrbilimcilerin, mutlak tin zerine birka yavan ey yazarak gya "bireylerin zerksizliini" yaratm olduklar fikri tekrar tekrar rtlmt. Sanki "birey", yani her insan varl, bu felsefe takntlarna "bireyin zerksizlii" gereince deil de toplumsal durumun zavalll yznden varan kurgucu (spculation) birka kk-esnafn, "Birey"e, derhal ve duraksamadan "mutlak Tin iinde" erime emrini vererek bu samalklar anlatmalar zerine hemen "zerk olmaktan kyordu", gerekten "mutlak Tin iinde" eriyordu! [19] [Marx'n kenar notu:] Felsefi kurtulu ve gerek kurtulu. nsan. Birtek. Birey. Jeolojik, hidrografik, vb. koullar. nsan bedeni. Gereksinme ve emek. [20] [Marx'n kenar notu:] Feuerbach. [21] [Marx'n kenar notu:] Bo szler ve gerek hareket. [22] [Marx'n kenar notu:] Szlerin Almanya iin nemi. [23] [Marx'n kenar notu:] Dil, ger[ein] dilidir. [Elyazmasnda ilk biim:] bu, genel tarihsel nemi olmayan ama sadece yerel nemi olan bir mcadeledir, insan ynlarna uygarln barbarla kar mcadelesinden daha fazla yeni sonular getirmeyen bir mcadeledir. [Elyazmasnda izili pasaj:] Aziz Bruno, bize, "Ludwig Feuerbach'n bir karakteristiini", yani Norddeutsche Bltter'de daha nce yaymlanm olan bir makalenin yeniden gzden geirilmi ve dzeltilmi bir eklini sunuyor. Feuerbach, bauerci "kendinden bilin"i, daha gze arpc hale getirmek amacyla, bir "Tz" valyesi olarak betimleniyor. Zaten bu genel bir eydir: bir sreden beri Feuerbach, her ey ve herkes hakknda, onlarn "Tz" olduklarn sylemekle yetiniyor. Feuerbach'n bu tzletirmesi (transsubtantiation) srasnda, bizim azizimiz, bir hamlede, F[euerbach]'n Leibniz ve Bayle zerine yazlarndan, Hristiyanln z'ne geiyor (ve Feuerbach'n Haltische Jahrbcher'de yaynlanan "olgucu" felsefeye kar makalesini atlyor). Bu "dalgnlk", pek de "uygun bir yerde" yaplyordu. Feuerbach, orada, tam da, "Tz"n pozitif temsilcilerinin nnde, Aziz Bruno'nun hl gnahsz gebelik zerine [kurgular kurmakla] urat bir ada, "kendinden bilin"in btn bilgeliini gzler nne seriyordu. (Bkz: Alman deolojisi, Paris 1968, Editions Sociales, s. 115 ve 116.) [24] [Marx'n kenar notu:] Feuerbach. [25] [Elyazmasnda ilk biim:] teorik "anlay". [26] [Engels'in kenar notu:] N. B. F[euerbach]'n yanl, besbelli olan, duyumsal grnm duyumsal olgularn daha derin aratrlmasyla saptanan duyumsal gereklie tabi klmas deil, son tahlilde, duyumsal dnyay, ona filozofun "gzleri"yle, yani filozof "gzlkleri"yle bakmadan ele alamaydr.

[27]

[Elyazmasnda ilk biim:] her tarihsel ada bir dizi kuan eyleminin sonucu olduunu

[28] [92]

[Marx'n kenar notu:] Feuerbach. [Marx'tn kenar notu:] Feuerbach. [30] [Marx'n kenar notu:] F[euerbach]. [31] [Marx'n kenar notu:] Feuerbach. [32] [Elyazmasnda izili pasaj:] Eer, gene de, burada tarihi biraz daha yakndan inceliyorsak, bu Almanlarn "tarih" ve "tarihsel" szlerini iittikleri zaman zellikle gereklikten baka akla gelebilecek her eyi tasarlamak gibi bir alkanlklar olmasndan trdr. Ve Aziz Bruno, "kutsal belagatta ustalam bu vaiz" bu alkanln parlak bir rneini verir bize. [33] [Marx'n kenar notu:] Tarih [34] [Marx'n kenar notu:] Hegel. [13*] Jeolojik, hidrografik vb. koullar. nsan bedeni. Gereksinme, emek. [35] [Marx'n kenar notu:] nsanlarn bir tarihi vardr, nk insanlar yaamlarn retmek zorundadrlar ve bunu fiilen, belirli bir tarzda yapmak zorundadrlar: bu onlarn fiziksel rgtlenileri ve ayn zamanda bilinleri tarafndan belirlenir. [36] [Elyazmasnda izili tmce:] Benim bilincim beni evreleyen ey ile ilikimdir. [36a] Hemen grlr ki, bu doa dinini, ya da doaya kar bu belirli davran biimini belirleyen toplum biimidir ve vice versa.[ Ve bunun tersi. -.] Her yerde olduu gibi, burada da, insann ve doann zdelii, insanlarn doa karsndaki snrl davranlarnn kendi aralarndaki snrl davranlarn belirlemesi biiminde, ve kendi aralarndaki snrl davranlarnn da, onlarn doa ile olan snrl ilikilerini belirlemesi biiminde kendini gsterir, nk doa, tarih tarafndan henz pek az deiiklie uratlmtr. [37] [Marx'n elyazmasnda izili kenar notu:] nsanlar, bilinci, gerek tarihsel gelime erevesi iinde gelitirirler. [38] [Marx'n kenar notu:] deologlarn ilk biimi, din adamlar, zamandatr. [39] [Marx'n kenar notu:] Din. Almanlar ve bu biimi ile ideoloji. [40] [Elyazmasnda izili pasaj:] eylem ve dnce, yani dncesiz eylem ve eylemsiz dnce. [41] [Elyazmasnda izili pasaj:] Mevcut ekonomik snrlarn bu idealist ifadesi, yalnzca salt teorik bir ey deildir, pratik bilinte de mevcuttur, yani zgr olan ve mevcut retim tarz ile eliik hale gelen bilin, yalnz dinleri ve felsefeleri oluturmaz, devletleri de oluturur. [42] [Elyazmasnda izili pasaj:] ve balang insanlarn kendilerince kurulan bir kurum olan, ksa zamanda topluma balangtaki kurucularnn hi de istemedikleri, geri kmamacasna "z-bilin" ya da "Birtek"e dalp gitmemi herhangi bir kimse iin somut olarak grlebilir zel bir gidi veren mlkiyet iindeki [43] [Elyazmasnda izilmi pasaj:] kendileri de maddi gereklikteki deiikliklere uygun olarak yarglanmaldrlar. [44] [Elyazmasnda izilen pasaj:] demek ki, evrensel tarihin ampirik pratik bir varl olmasn varsayar. [45] [Marx'n kenar notu:] Karlkl iliki ve retici g. [46] [Elyazmasnda ilk biimiyle:] daha sonraki tarihten karlm, ierlerinde kesinlikle bu gizemlerin arandklar olaylarn sonucundan ve rnnden karlm ve soyutlamadan baka bir ey deildir. [47] [Elyazmasnda izilmi pasaj:] Aziz Max Stirner, kendisi, dnya tarihini srtnda tayarak dolayor ve her gn onu yiyor, onu iiyor, eskiden efendimiz sa'nn bedeninin ve kannn yenip iildii gibi ve dnya tarihi de karlnda gnbegn onu retir, onu yemek, imek, giyinmek zorunda olduuna gre kendi z rn olan Birtek'i retir; Birtek'teki alntlar,[19] vb., ayn ekilde Max'n Hesse'ye ve daha baka uzak kiilere kar polemii, onun, tinsel plan zerinde de dnya tarihince nasl retildiini ortaya koyar. Demek ki, u sonu kyor,

"dnya tarihinde" bireyler, Stirner'vari herhangi bir renci ya da serbest kadn terzileri "ortakl"nda, tamamyla ayn "eldeciler"dir. [48] [Marx'n kenar notu:] Bilincin retimi zerine. [49] [Elyazmasnda izilmi pasaj:] bundan tr "kiilik (1) kavram (2) genel olarak (3) kendi snrlarn kendisinin izmesini" (bunu mkemmel ekilde baaryor) "ve bu koymu olduu snrlar (4) yeniden (5) ortadan kaldrmasn (6) ierir (7)" (kendi kendine deil, genel olarak da deil, nasl ki kavram olarak da deilse) "ama onun evrensel (8) z ile (9), bu zn, onun eyleminin i (10) z-farkllamasnn (11) sonucundan baka bir ey olmadna gre", s. 8788.[19*] [Marx'n karalad not:] (Bay Bruno dzineyi tamamlayamyor.) [50] [Elyazmasnda ilk biim:] 2. retici glerin gelimesinin her evresinin toplumun belirli bir snfnn egemenliine temel hizmeti grd [51] [Marx'n kenardaki gzlemi:] yle ki, bu insanlarn retimin bugnk durumunu olduu gibi muhafaza etmekte karlar vardr. [52] [Elyazmasnda izilmi pasaj:] faaliyetin (moder[n]) biimi, ki bu biim altnda... onun egemenlii. [53] [Elyazmasnda izilmi pasaj:] Epey bir zamandan beri, btn komnistler, Fransa'da olduu kadar ngiltere ve Almanya'da da bu devrimin zorunluluu konusunda anlam durumdadrlar; bununla birlikte Aziz Bruno istifini bozmadan kendi dn srdryor ve "gerek hmanizm" yani komnizm, (artk hi yeri olmayan) "tinselciliin yerine" konuyorsa, bu yalnzca, ona saygnlk kazandrmak iindir, diye dnyor. Demek hep d grmekte devam ediyor, "elbet kurtulu (hals, ahret mutluluu) gelecektir, elbet cennet yeryzne inecek ve elbet yeryz cennet olacaktr." (Bizim tanrbilimci bilginimiz cennetin yokluuna da hibir zaman katlanamaz.) "O zaman gkyznn ahenkleri iinde sevin ve yce mutluluk btn sonsuzluk boyu tap boanacaktr." (s. 140)[20*] [Marx'n kenar notu:] Kutsal Aile. Bizim aziz papamz, son yarg gn, btn bunlarn gerekletii o gn zerine kt zaman byk aknlk duyacaktr o gn ki, onun afa, alev alev yanan kentlerin gklerdeki yanss ile aaracaktr, ve o gnde "semavi ahenklerin" ortasnda Marseillaise'in ve Carmagnole'un, o durumda zorunlu, top grltlerinin eiinde ykselen ezgileri aziz papamzn kulaklarnda nlayacaktr, bir yandan giyotin tempo tutacak, bir yandan da dinsiz "yn" a ira, a ira[21*] diye grleyecek ve daraacn kullanarak "z-bilin"i ortadan kaldracaktr. (Aziz Bruno'nun, bu "btn sonsuzluk boyu sevin ve yce mutluluk"tan byle rnek alnacak bir tablo izmeye herhangi baka bir kimseden daha az hakk vardr. "Foyerbah ak dinini tutanlar", "semavi ahenkler"den bambaka bir eyin szkonusu olduu bir devrimden szederlerken bu "sevin" ve "yce mutluluk" hakknda zel bir tasarmlar varm gibi grnyorlar.) Aziz Bruno'nun son yarg gn nasl bir davran iinde bulunacan nsel olarak tasarlamak zevkinden yoksun brakacaz kendimizi. Devrim halinde proleterlerin (z-bilince kar isyan eden) "tz" gibi, eletiriyi devirmek isteyen "yn" gibi, ya da tinin "gsteri"si, ama gene de bauerci 24 dnceyi ynetmek iin gerekli kararllktan yoksun gsterisi gibi anlalp anlalmamas gerektiini kestirip atmak ayn derecede gtr. [54] [Elyazmasnda ilk biim:] sivil toplumu baka baka evrelerinde ve pratik-idealist yanss iinde, yani devlet, ayn ekilde btn eitli rnler ve bilin biimleri, din, felsefe, ahlak, vb. iinde aklamak. [55] [Marx'n kenar notu:] Feuerbach. [56] [Marx'in kenar notu:] Nesnel denilen tarih yazm tarihsel ilikileri eylemden ayr olarak kavramaktan ibaretti. Gerici karakter. [57] [Elyazmasnda ilk biim:] ve sanki bu teorik bulutlar oluumunun meydana getirdii garip olay, gerek yeryz ilikilerinden yola karak, ayrntlarna kadar aklamak ve onu tantlamak, ancak ok yksek dzeyde bilimsel bir oyalanma olabilirmi gibi.

[58]

[Elyazmasnda karalanm pasaj:] ortalama olarak, egemen snfn kendi de, kendi kavramlarnn hkm srdn tasarlar ve onlar daha nceki alarn egemen fikirlerinden ancak kendi kavramlarn sonsuz gerekler diye sunarak ayrdeder. Bu egemen snf, kendi karlarn ne kadar ok toplumun btn yelerinin karlar gibi gstermek zorunda olursa, bu "egemen kavramlar" da o kadar genel ve genelletirilmi bir biim alacaklardr. [59] [Marx'n kenar notu:] (Evrensellik unlara tekabl eder: 1. zmreye kar snfa; 2. rekabete, dnya apnda karlkl ilikiye (Weltverkehr) vb.; 3. egemen snfn byk ounluuna; 4. karlarn ortakl yanlsamasna, balangta bu yanlsama [hakl]dr; 5. ideologlarn aldatmalarna ve iblmne.) [60] [Elyazmasnda ilk biim:] zel bir kar, pratik planda, herkes iin ortak bir kar olarak, ve teorik planda da evrensel kar olarak gstermek artk zorunlu olmad anda. [61] [Marx'n kenar notu:] nsan = "dnen insan tini". [62] [Elyazmasnda karalanm pasaj:] baka baka ustalarn kalfalar ayn meslek kolu iinde birbirlerine kar olduklarndan, kalfalar ok blnm durumdaydlar. [63] [Elyazmasnda karalanm pasaj:] kendi balarna (tecrit) durumlarndan karak [64] [Elyazmasnda ilk biim:] bir retici gler ve kazanlm icatlar kitlesinin uzun zaman olduu gibi kalmasn salamaya yeterler. [65] [Marx'n kenar notu:] ve ortaada renkli caml pencere sanat. [66] [Marx'n kenar notu:] Kk-burjuvazi - Orta snf - Byk burjuvazi. [67] [Elyazmasnda ilk biim:] almakta olan dnya pazar, herbiri onu kendi hesabna smrmek iin ekien eitli uluslar tarafndan ele geirildi. [68] [Elyazmasnda karalanm pasaj:] ve hzl dolam ve sermaye younlamasn dourdu.
[69] [70]

[Elyazmasnda karalanm pasaj:] btn lkelerde ne [Marx'n kenar notu:] Filozoflarda snfn nceden-varl [71] [Elyazmasnda ilk biim:] birok kentin birliine yolat, bu da onlarn feodal beyler karsndaki karlarnn zdelii ile aklanyordu. [72] [Elyazmasnda karalanm pasaj:] bir snfn ortak varlk koullar haline gelen bu bireysel yaam koullarnn birlemesi. [73] [Marx'n kenar notu:] lknce dorudan doruya devlete ait ikollarn, sonra da azok ideolojik btn ileri sourur. [74] [Elyazmasnda karalanm pasaj:] onlarn ksmen verilmi ksmen de bu verilmi koullarn gelimesinin sonucu olan varlk koullar iinde, felsefi adan. [75] [Engels'in kenar notu:] (Feuerb[ach]: Varlk ve z) [76] [Elyazmasnda karalanm pasaj:] ve ortaklaaln ierdii bireyin tam ve zgr gelimesi olmadan olanakl deildir. [77] [Elyazmasnda ilk biim:] hibir toplumsal organizasyonun da, zerinde hibir denetim salayamayaca [78] [Elyazmasnda karalanm pasaj:] her tarihsel ada zgr olmu bireyler daha nceden varolan ve kendilerine verilmi varlk koullarn gelitirmeye devam etmekten baka bir ey yapmadlar. [79] [Elyazmasnda karalanm szck:] z faaliyeti. [80] [Elyazmasnda ilk biim:] kendinden faaliyeti. [81] [Marx'n kenar notu:] bizzat deiim tarznn retimi. [82] [Elyazmasnda karalanm pasaj:] olabildii kadaryla elbirlii. [83] [Engels'in kenar notu:] Sismondi. [84] [Elyazmasnda ilk biim:] Bugn, bireylerin, byk bir btnlk oluturacak lde gelimi bulunan ve evrensel karlkl ilikilere bal olan retici gleri artk mlk edinemeyecekleri bir noktaya gelmi bulunuyoruz. [85] [Marx'n kenar notu:] Kendine yabanclama

[86] [87]

[Elyazmasnda karalanm pasaj:] (zellikle ve Isparta) [Engels'in kenar notu:] (Tefecilik!) [Elyazmasnda karalanm pasaj:] ve bu evrime, sanayiin ve ticaretin gelimesi neden olmu deildir. [88] [Marx'n kenar notu:] Filozoflar iin iliki = fikir (ide). Onlar yalnz nsan'n kendi kendisine olan ilikisini tanyorlar ve bu yzden de onlar iin btn gerek ilikiler, fikir haline geliyor. [89] [Marx'n kenar notu:] Antik devlette, feodalitede, mutlak hkmdarlkta grnd biimiyle "ortaklk"a, bu baa zellikle dinsel tasarufflar tekabl eder.
[1**]

Bu blm, deoloji'nin daha nceki basklarnda yer almamaktadr. ok tahribe urad iin, okunmas ve dolaysyla anlalmas gtr. -Ed. [2**] lk otomatik iplik makinesi. -. [3**] Bu ksm elyazmasnda harap olmu. -Ed. [4**] Editions Sociales tarafndan eklenmitir. -. [5**] Marx tarafndan, numaralanan 3, 4, 5, 6, ve 7. yapraklar eksik. -Ed. [6**] Kendiliinden reme. -. [7**] Son iki paragraf kenara Engels tarafndan eklenmitir. -Ed. [8**] Bu pasajn kenarna Marx, bu paragraftan hemen sonra gelen 5. kesimin ilk iki paragrafn eklemitir. -Ed. [9**] Elyazmasnda "ne de 'Birtek' anlamnda, 'yaratlm' insan" szleri izilmi. [10**] deoloji'nin daha nceki basklarnda metin burada kesiliyor. Bu boluk, deoloji'nin elyazmasnn birka sayfasnn bulunmas ve 1962 ylnda ilk kez yaynlanmas ile ksmen doldurulmutur. -Ed. [11**] Bu blmn, Engels'in kalemiyle n 83 says ve Marx'n kalemiyle de 36, 37, 38 ve 39 numaralar tayan drt sayfas eksiktir. -Ed. [12**] Elyazmasnda okunamaz hale gelmi pasaj. -Ed. [13**] "Ticaret yzyln tutkusu oldu." -Ed. [14**] "Bir sredir, insanlar, artk yalnzca ticaretten, denizcilikten ve gemicilikten szediyorlar." -Ed. [15**] Elyazmasnda okunmaz hale gelmi pasaj. -Ed. [16**] Kreten hastal. Kreten, ba kocaman, yz ablak, boynu ksa ve kaln, vcudu raitizmal, duygular snk olan bir hasta tipidir. -. [17**] Elyazmasnn ilk iki sayfasnda bulunan ok ksa notlar, burada topland. -Ed.

Aklayc Notlar
[2*]

Alman deolojisi (Die deutsche Ideologie. Kritik der neuesten deutschen Philosophie in ihren Reprasentanten Feuerbach, B. Bauer und Stirner, und des deutschen Sozialismus in seinen verschiedenen Propheten) 1845-46'da Brksel'de Marks ve Engels tarafndan birlikte yazlmtr. Bu yaptta Marks ve Engels, materyalist tarih anlayn, bilimsel komnizm teorisinin felsefi temeli olarak ilk kez ilemilerdir. Alman deolojisi'nin elyazmalar iki ciltten olumaktayd: birincisi hegel-sonras felsefenin eletirisi; ve ikincisi, "hakiki" sosyalizmin eletirisi. Birinci Cildin Birinci Blm Alman deolojisi'nin temel belirleyici ieriini ortaya koymaktadr. Btn yaptn en nemli blmn oluturmasnn ve kendi bana nemli oluunun nedeni budur.

Elyazmasnn Birinci Blm, msvedde halindeki elyazmalarnn kesiminden ve bu blmn balangcnn iki temiz kopyasndan olumaktadr. Buna gre, blm drt kesime ayrlmtr. Birinci Blmn Birinci Kesimi, temiz kopyann ikinci versiyonudur; u farkla ki, birinci versiyonda olup da ikinci versiyona alnmam ksmlar eklenmitir. kinci Kesim, tm blmn esas zn vermektedir. nc ve Drdnc Kesim, Stirner'in incelendii blmden (Cilt 1, nc Blm) alnm konu-d teorik yorumlardr. Alman deolojisi [Feuerbach], L'idologie allemande, Premire Partie, Feuerbach, Editions Sociales, Moscow 1968 ve Dietz Verlag, Berlin 1970 basklaryla karlatrlm, keli parentez iinde sunulan balklar ve sayfa numaralar K. Marx and F. Engels, Sellected Works, c. I, Moscow 1969'dan alnm ve aklayc notlar, bu cilt iin dzenlenmitir. Yayna hazrlanrken konmu olan btn balklar ve gerekli eklemeler ve elyazmalarnn sayfa numararal, keli parantez iinde verilmitir. Esas ikinci temiz kopyann yapraklarna Marks ve Engels tarafndan verilmi olan numaralar "y" harfiyle ve buna tekabl eden rakamla gsterilmitir, rnein [y. 1], [y. 2], vb.. Birinci temiz kopyaya yazarlar sayfa numaras koymamlardr; bu sayfalar "s" harfiyle ve buna tekabl eden rakamla gsterilmitir: [s. 1], [s. 2], vb.. Elyazmalarnn msvedde halindeki kesiminin Marks tarafndan numaranm sayfalar ise yalnzca rakamla gsterilmitir: [1], [2], vb.. [3*] Burada, David Strauss'un, dinin felsefi eletirisine kap aan ve hegelci okulun eskihegelciler ve yeni-hegelciler olarak ikiye blnmesinin balangcn oluturan temel yaptna (D. F. Strauss, Das Leben Jesu, Bd. 1-2, Tbingen 1835-1836) deinilmektedir. - 32. [4*] Diadokos'lar Byk skenderin lmnden sonra iktidar iin birbirleriyle amansz bir savaa tutuan generalleri. Bu savam srasnda (M 4. yzyln sonundan 3. yzyln bana dek srmtr), skender'in mparatorluunun oturmam askeri ve idari birlii birka bamsz devlete blnd. 32. [5*] Bu terim, Wigand's Vierteljahrsschrift, Bd. IV, 1845, s. 327'de yaynlanm imzasz bir makaleden alnmtr. Wigand's Vierteljahrsschrift 1844-45'te Laipzig'de Otto Wigand tarafndan yaynlanan gen-hegelcilerin felsefi dergisi. Bruno Bauer, Max Stirner ve Ludwig Feuerbach bu derginin yazarlar arasndaydlar. - 35. [6*] Alman deolojisi'nde "Verkehr" szc, bireylerin, toplumsal, gruplarn ve bir btn olarak lkelerin maddi ve manevi ilikilerini de kapsayacak biimde ok geni bir anlamda kullanlmaktadr. Marx ve Engels, maddi ilikinin, ve hepsinden nemlisi, insanlarn retim srecinde birbirleriyle olan ilikilerinin, btn teki iliki biimlerinin temeli olduunu gsteriyorlar. Alman deolojisi'nde karlatmz "Verkehrsforrn" (karlkl iliki biimi), "Verkehrsweise" (karlkl iliki tarz), "Verkehrsverhltnisse" (karlkl iliki koullar) terimleri, Marx ve Engels tarafndan "retim ilikileri" kavramn ifade etmek iin kullanlmlardr, ki bu kavram, onlarn kafasnda o dnemde yeni yeni biimlenmekteydi. 37. [7*] Marx'n bu satrlar yazd dnemde (1840'larda) airet, klan kavramna imdi olduundan ok daha byk bir nem ykleniyordu. L. H. Morgan'n 1877'de yaynlanan ve ilkel toplumun incelenmesine ayrlm yapt "gens" ve "klan" kavramlarn belirginletirmitir. Engels, Morgan'n elde ettii sonular Ailenin, zel Mlkiyetin ve Devletin Kkeni (1884) adl yaptnda kullanmtr. - 38. [8*] Licinius (M 350 sralar): Sextius ile birlikte (M 367'de) plebyenlerin yararna yasalar yaynlayan bir halk tribn. Bu metinler gereince, hibir Roma yurttann devlet mlk topraklarn (ager publicas) 500 jugers (yaklak olarak 125 hektar)'dan fazlasn mlk edinmeye hakk yoktu. M 367'den sonra plebyenlerin "toprak al", askeri fetihler sayesinde ksmen giderildi. Bu fetihlerle ilhak edilen topraklarn bir kesimini paylatlar. - 39.

[9*]

Marx ve Engels, daha sonra, bu tanmlamay, mlkiyet yaplarnn evriminin bu emasn, bunun yalnz Bat Avrupa iin geerli olduunu kaydederek ve bir Asya retim tarznn varlna iaret ederek, biraz deiik bir biimde sunacaklardr. Bkz: Lettres sur "Le Capital" ve Sur le "mode de production asiatique", Editions Sociales, Paris 1969. - 39. [10*] Bruno Bauer, "Charakteristik Ludwig Feuerbachs", Wigand's Vierteljahrsschrift, Bd. III, 1845, s. 86-146. - 47, 63dn. [11*] Gthe, Faust, "Prolog im Himmel". - 47. [12*] Bruno Bauer, "Charakteristik Ludwig Feuerbachs", Wigand's Vierteljahrsschrift, Bd. III, 1845, s. 130.- 49. [13*] G. W. F. Hegel, Die Philosophie der Geschichte, Einleitung, Geographische Grundlage der Weltgeschichte. - 49dn. [14*] Gen-hegelcilerin ve zellikle Stirner'in kulland terimler. - 53. [15*] Deutsch-Franzsische Jahrbcher Karl Marx ve Arnold Ruge'un Paris'te kardklar Almanca bir dergi. Yalnzca (ubat 1844'te) bir says yaynlanmtr. Bu sayda Karl Marx'n iki makalesi "Yahudi Sorunu zerine" ve "Hegelci Hukuk Felsefesinin Eletirisine Katk. Giri" ve Friedrich Engels'in de gene iki makalesi "Bir Ekonomi Politik Eletirisi Denemesi" ve "ngiltere'nin Durumu 'Dn ve Bugn', Thomas Carlyle, Londra 1842" yer alyordu. Bu yaptlar Marx ve Engels'in materyalizme ve komnizme nihai geilerini belgelemektedir. Derginin yaynlanmas esas olarak Marx ile bir burjuva radikali olan Ruge'un arasndaki gr farkllklar yznden kesilmitir. - 55. [16*] Bauer'in "eletirici" bir felsefe okulunun savunucusu olmak istedii bilinir. - 56. [17*] Proleter devrimin btn gelimi kapitalist lkelerde ayn anda yaplabilecei ve dolaysyla devrimin yalnzca tek bir lkede zafere ulamasnn olanakszl vargs ki bu varg nihai ifadesini Engels'in, "Komnizmin lkeleri" adl denemesinde bulur. (bkz: Marx Engels, Komnist Manifesto ve Komnizmin lkeleri, Sol Yaynlar, Ankara 1991, s. 212213.) tekel-ncesi kapitalizm dnemi iin doruydu. Emperyalizm anda kapitalizmin eit olmayan ekonomik ve siyasal geliimi yasasn hareket noktas olarak alan Lenin, farkl bir vargya ulat. Buna gre, yeni tarihsel koullarda, tekelci kapitalizm dneminde, sosyalist devrim ilkin birka lkede, hatta tek bir lkede zafere ulaacakt ve devrimin btn lkelerde ya da lkelerin ounda ayn anda zafere ulamas olanakszd. Bu tez ilk kez Lenin'in "Avrupa Birleik Devletleri Slogan zerine" adl makalesinde ortaya konmutur. (Bkz: Lenin, Marx- Engels- Marksizm, Sol Yaynlar, Ankara 1990, s. 236-240.) - 58. [18*] Kta Sistemi, ya da kta ablukas 1806'da Napolon I tarafndan ilan edilmiti ve Avrupa ktasndaki lkelerle Byk Britanya arasnda ticareti yasaklyordu. Napolon'un Rusya'daki yenilgisinden sonra kaldrlmtr. - 60. [19*] Max Stirner, Der Einzige und sein Eigenthum, Leipzig 1845. - 60dn. [20*] B. Bauer'in "Charakteristik Ludwig Feuerbachs" adl makalesinden. - 61dn. [21*] Marseillaise, Carmagnole, a ira 18. yzyl sonu Fransz burjuva devirmi dneminin devrimci ezgileri. Son ezginin nakarat yleydi: "Ah! a ira, a ira, a ira. Les aristocrates la lanterne!" - 63dn. [22*] Bu terimler Max Stirner'in Der Einzige und sein Eigentum adl yaptnda gemektedir. 64. [23*] Bu ifade Bruno Bauer'in "Charakteristik Ludwig Feuerbachs" adl makalesinden alnmtr. - 67. [24*] Bu terim Max Stirner'in Der Einzige und sein Eigentum adl yaptndan alnmtr. - 65.
[25*]

Gen-hegelcilerin 1838'den 1843'e kadar gndelik yaprak halinde yaynlanan tek ve ayn dergilerinin ksaltlm ad. Dergi 1838'den 1841'e kadar kendine Hallische Jahrbcher fr deutsche Wissenschaft und Kunst ("Alman Bilim ve Sanat zerine Halle Yllklar") adn

verdi, Arnold Ruge ve Theodor Echtermeyer ynetiminde yaynland. Prusya'da yasaklanma tehlikesi ile kar karya bulunduundan, dergi, Saxe'a gt ve 1841 Temmuzunda Deutsche Jahrbcher fr Wissewchaft und Kunst ("Bilim ve Sanat zerine Alman Yllklar") adn ald. Ama 1843'te hkmet, derginin yaynlanmasn yasaklad ve yasak karar Bundestag'n karar ile btn Almanya iin geerli hale geldi. - 67. [26*] Srasyla Bauer, Feuerbach, Stirner'e antrmada bulunuluyor. - 67. [27*] Bruno Bauer, Geschichte der Politik, Kultur und Aufklrung des achtzehnten Jahrhunderts, Charlottenburg 1843-1845, Bd. 1-2. - 67. [28*] Nicholas Becker'in milliyeti arks. Alman Ren, 1840'ta bestelendi, o zaman iki ayr tepkiye neden olmutu, biri niforma merakls Musset'nin, teki de pasifist Lamartine'in tepkisine. - 68. [29*] Burada Wigand's Vierteljahrsschrift, Bd. II, 1845, s. 193-205'te yaynlanm olan Feuerbach'n "ber das 'Wesen des Christenthums' in Beziehung auf den 'Einzigen und sein Eigenthum'" adl makalesine deiniliyor. Bu makale u szlerle son bulmaktadr: "...Feuerbach nsan'n zn yalnzca onun topluluuna aktardna gre, o toplumsal insan'dr, komnisttir." - 68. [30*] L. Feuerbach, Grundstze der Philosophie der Zukunft, Zurich und Wintherthur 1843, s. 47. - 69. [31*] Marx ve Engels, burada, Alman deolojisi'nin Birinci Cildinin III. Blmne antrma yapyorlar. Blmn Feuerbach zerine olan bu ksm, aslnda III. Blmne dahil edilmiti ve Marx ve Engels'in antrma yaptklar metnin hemen ardndan geliyordu. III. Blmdeki sz edilen pasajda Marx ve Engels, Hegel'in Die Philosophie der Geschichte adl yaptndan alnt yapyorlard. - 73. [32*] Tahl Yasalarna Kar Birlik ngiliz sanayi burjuvazisinin rgt; 1838'de Manchester'l fabrika sahipleri Cobden ve Bright tarafndan kurulmutu. Dardan yaplan tahl ithalini kstlamay ya da yasaklamay amalayan Tahl Yasalar, byk toprakbeylerinin karlarn korumak zere konulmutu. Birlik, snrsz serbest ticaret istemini ne srerek, ii cretlerini drmek ve toprak aristokrasisinin ekonomik ve siyasal gcn zayflatmak amacyla Tahl Yasalarnn kaldrlmalar iin savat. Bu savam sonucunda Tahl Yasalar 1846'da kaldrld. - 76. [33*] Verein (birlik), Max Stirner'e gre karclarn oluturduklar gnll bir birlikti. - 77. [34*] 1651'de Cromwell tarafndan kartlan ve daha sonra yenilenen yasalar. Bu yasalar, Avrupa'dan, Rusya'dan ya da Trkiye'den ithal edilen metalarn yalnz ngiliz ya da ihracat lkelerin gemileriyle tanmas gereini koul olarak getiriyordu. ngiliz kylar boyunca kabotaj hakk yalnz ngiliz gemilerinin tekelinde olacakt. ngiliz denizciliini kolaylatrmak amacn gden bu yasalar, zellikle Hollanda'ya kar yneltilmilerdi. 1793 ile 1854 arasnda kaldrldlar. - 84. [35*] Bu farkllaan (diferansiyel) vergiler, bir metaya, u ya da bu lkeden gelmesine gre, farkl gmrk resimleri koyuyordu. - 84. [36*] J. Aikin, A Description of the Country from Thirty to Forty Miles Round Manchester, London 1795. - 85. [37*] Marx ve Engels burada, I. Pinto'nun Trait de la Circulation et du Circulation et du Crdit, (Amsterdam 1771, s. 234, 283) adl kitabnda yaynlanm, "Lettre sur la Jalousie du Commerce"den alnt yapyorlar. - 85. [38*] A. Smith, An Inquiry in to the Nature and Causes of the Wealth of Nations, London 1776.- 86. [39*] Jean Jacques Rousseau, Du Contrat Social: ou principes du droit politique, Amsterdam 1762. - 96. [40*] Burada Max Stirner'in Wignad's Vierteljahrsschrift, Bd. III, 1845, s. 187'de yaynlanm "Rezensenten Stirnes" adl makalesinde ifade edilen grlere deiniliyor. - 97.

[41*] [42*]

Normanlar ngiltere'yi 1066'da, Napoli'yi de 1130'da istila etmilerdi. - 99. Dou Roma mparatorluu Kleci Roma mparatorluundan 395 ylnda ayrlm bir devlet; merkezi Konstantinople (stanbul) idi. Daha sonralar Bizans adn almtr. Dou Roma mparatorluu 1453'de, Osmanllar tarafndan istila edilinceye dek varolmutur. - 100.
[43*]

Amalfi Napoli'nin gneyinde kurulmu bir talyan kenti. 10. ve 11. yzyllarda parlak bir limand. Bu kentin deniz hukuku btn talya tarafndan benimsenmiti. - 108.