You are on page 1of 105

Budacılık Çin’e 2ooo yıl önce geldi. M.S. 65 yılında bir Budist topluluğunun Kiangsu Eyaletinin Konfüçyüs’ün memleketinden pek uzak olmayan kuzey bölgesinde kraliyet himayesinde yaşadığı bildirilmiştir ve muhtemelen ilk keşişler yüzlerce yıl önce buraya gelmişlerdi. O zamandan beri onbinlerce Hintli ve Orta Asyalı keşiş deniz ve kara yoluyla Çin’e yolculuk etti, fakat Buda’nın öğretilerini Çin’e getiren bu insanlar arasında kimse Bodhidharma katlar etkili olmamıştır. Yaşamı boyunca bir kaç müridi dışında kimsenin tanımadığı Bodhidharma milyonlarca Zen Budistin ve Kung-fu öğrencisinin atasıdır. O pek çok efsanenin de konusudur aynı zamanda, Zen ve Kung-fu’nun yanısıra, rivayete göre Çin’e çayı getiren de Bodhidharma’dır. Bu kitapta Bodhidharma’nın Zen öğretisi üzerine yaptığı dört vaaz, dört konuşma var. Her bir vaaz Zen öğretisinin temel ilkelerini, özgün ruhunu içermekte.

ISBN 975 - 6529 - 00 -

9 789756 529003

Bodhidharma’nın Zen Öğretisi İngilizceye Çeviren Red Pine Türkçesi Nur Yener OKYANUS .

2003 • "Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz.975 .© Red Pine © Okyanus Yayıncılık ve Yapımcılık Ltd.00 . Şti. Tel: (0212) 482 56 28 •• OKYANUS YAYINCILIK VE YAPIMCILIK LTD. Ankara Cad.6529 ..8 • Ofset Hazırlık Baskı ve Cilt: Çizge Tanıtım ve Matbaacılık Ltd." • Editör: Lütfü Bozkurt Türkçesi: Nur Yener Düzelti: Esra Bilal Kapak Tasarımı: Burcu Kayalar Yörük ISBN . Şti. Konak Han. ŞTİ.İstanbul Tel+Fax: (0212) 513 42 59 . 34410 Cağaloğlu .

İÇİNDEKİLER Giriş Uygulama Taslağı Kan Akışı Vaazı Uyanma Vaazı Hamle Vaazı .

Zen ve Kung-fu’nun yanısıra. M. O zamandan beri onbinlerce Hintli ve Orta Asyalı keşiş deniz ve kara yo­ luyla Çin’e yolculuk etti.Giriş Budacılık Çin’e 2. Meditasyon yaparken uykuya dal­ mamak için göz kapaklarını kesmiş ve göz kapaklarının düştüğü yerde çay yaprakları bitmiştir. 65 yılında bir Budist topluluğunun Kiangsu Eyaletinin Konfüçyüs’ün memleketinden pek uzak olmayan kuzey bölgesinde kraliyet hi­ mayesinde yaşadığı bildirilmiştir ve muhte­ melen ilk keşişler yüzlerce yıl önce buraya gelmişlerdi. fakat Buda’nın öğre­ tilerini Çin’e getiren bu insanlar arasında kimse Bodhidharma kadar etkili olmamıştır. rivayete göre Çin’e çayı getiren de Bodhid­ harma’dır.000 yıl önce geldi.S. O zamandan itibaren çay sadece 7 . O pek çok efsanenin de konusudur aynı zamanda. Yaşamı boyunca bir kaç müridi dışında kimsenin tanımadığı Bodhidharma milyon­ larca Zen Budistin ve Kung-fu öğrencisinin atasıdır.

Üç yıl boyunca Hindistan kıyılarını ve Malaya Yarımadasını dolaştıktan sonra 475 yılında Güney Çin’e vardı. Tarihler kesin değildir. Doğu’daki herkesin oldu. içeceği kalarak patlak Efsanelerde çoğunlukla olduğu gibi. Bod­ hidharma’ya Çin’e gitmesini söyleyen de Prajnatara’dıydı. 8 . Genç­ liğinde din değiştirerek Budacılığı kabul etti ve daha sonraları babasının Magadha’nın eski Budist merkezinden davet ettiği Prajnata­ ra’dan Dharma konusunda eğitim aldı.keşişlerin değil. Bodhidharma 440 yılı civarında Güney Hint Pallava krallığının başkenti olan Kanc­ hi’de doğdu. Geleneksel kara yolu Hun­ lar tarafından engellendiği ve Pallava’nın Gü­ ney Doğu Asya ile ticari bağları olduğu için Bodhidharma Mahaballipuram limanından gemiyle yola çıktı. Fakat hiç yaşa­ mamış olan bir adam hakkında yazma riskine karşı. ger­ çeği kurgudan ayırmak imkansız hale gelmiş­ tir. Doğuştan bir Brahman’dı ve Kral Simhavarman’ın üçüncü oğluydu. ona atfedilen vaazlar için bir arka plan oluşturmak amacıyla en eski kayıtlara ve ken­ di tahminlerime dayanan muhtemel bir bi­ yografi tasarladım. gözlerle resmederler. Sanatçılar bu geleneğe bağlı Bodhidharma’yı hep göz kapaksız. gerçekte Bodhid­ harma’nın varolduğundan bile şüphe eden en az bir Budist alim tanıyorum.

.

daha askeri zihniyetli olan kuzeyli­ ler meditasyon ve büyü üstünde dururken. fakat Budacılık açıkça Yangtze’nin kuzeyindeki halk arasında yayılıyordu.000 keşiş vardı.O sıralarda ülke Kuzey Wei ve Liu Sung hanedanlıklarına bölünmüştü. Elli yıl­ dan daha az bir süre sonra. veya yaklaşık nüfusun yüzde beşine yükseltti. daha entellektüel olan güneyliler felsefi tartış­ maları ve prensiplerin sezgisel olarak kavran­ masını tercih ediyordu.000 keşişe. Çin’in böyle bir dizi kuzey ve güney hanedanlıklarına bö­ lünmesi üçüncü yüzyılın başlarında başlamış ve ülke altıncı yüzyılda Sui hanedanlığı altın­ da tekrar birleşene dek sürmüştür. Kuzey’de 477 yılındaki bir sayımda 6. kuzeydeki başka bir sayım bu rakamı 30. İşte Çin Budacılığı bu bölünme ve karmaşa dönemin­ de gelişti. Bodhidharma Nanhai limanına vardıktan sonra muhtemelen güneydeki Budacı merkez­ 10 .000 tapınağa ve 2. Gü­ neyde ise Budacılık altıncı yüzyıla kadar eği­ timli seçkin sınıfla sınırlı kaldı.000. Bu rakamlar hiç şüphesiz ver­ giden ve zorunlu askerlikten kaçmaya çalışan veya dini olmayan başka nedenlerle tapınağın korumasının peşinde olan pek çok insanı kap­ sıyordu.000 keşiş sayıldı.000 Budist tapınak ve 36.500 tapınak ve 80. Bodhidharma beşinci yüzyılın sonuna doğ­ ru Çin’e vardığında Çin’in güney bölgesinde yaklaşık 2.

Her halükarda. Bodhidharma Yangtze’yi geçti -efsaneye göre içi oyuk bir kamışın üs­ tünde. Ne var ki daha önceki kayıtlar böyle bir görüş­ meden bahsetmiyor. 494’de imparator Hsiao-wen başkenti güneye. Tao-yuan’ın 1002 yılında biten Transmissi­ on of the Lamp adlı eserine göre. Bu karşılaşma sırasında imparator dini çalışmalar yapmanın yararını sordu ve Bodhidharma boşluk öğreti­ siyle yanıt verdi. İmparator Bodhidharma’nın ne dediğini anlamadı ve Bodhidharma gitti. Bodhidharma Güney’e 520 yılında vardı ve Liu Sung’un ha­ lefi olan Liang hanedanlığından imparator Wu’nun huzuruna çıkması için Chien­ kang’daki başkente davet edildi. Çince öğrenmeye başla­ dı.ve Kuzey’e yerleşti. Keşişliğe atan­ ma normalde üç yıllık bir çömezlik gerektir­ diğinden. Başkent Loyang’a taşındığın­ da. Sheng-fu güneye yerleşti. Lo nehrinin kuzey kıyısındaki Lo­ yang’a taşıdığı zaman Pingcheng bölgesinde yaşayan keşişlerin çoğu da oraya taşındı ve Bodhidharma da muhtemelen onların arasın­ daydı.leri ziyaret etti ve eğer Hindistan’dan gelirken yolda öğrenmemişse. Tao-hsuan’ın 645’de yazılan Further Lives of Exemplary Monks adlı eserinin ilk müsvettesine göre bir kişiyi Sheng-fu ismiyle keşişliğe atadı. 490 yılında Bodhidharma zaten ku­ 11 . Önceleri Kuzey Wei’nin başkenti Pingcheng’in yakınlarında kaldı.

dünyadaki en büyük şehir­ lerden biriydi. Shaolin daha sonraları keşişler için Kung-fu eğitimi konu­ sunda ünlü oldu ve Bodhidharma da bu sana­ tın kurucusu olarak onurlandırıldı. İmparator Hsuan-wu 516 yı­ lında ölüp devletin kontrolünü dul imparato­ * Bu konu hakkında daha geniş bilgi için yayınlarımız arasında çıkan “Shaolin Tapınağındaki Dövüş Sanatlarının Sırrı” adlı kitabımıza bakabilirsiniz.* Hindis­ tan’dan geldiği için şüphesiz müritlerine bir tür yoga eğitimi verdi. Bir kaç yıl sonra. Loyang yarım milyonun üs­ tünde nüfusu olan. (Okyanus Yayıncılık) 12 . 496’da. Bodhidharma bir Budist tarihçisi dışında herkesin Shaolin ile bağlantı kurduğu tek keşiştir. Halen varolan (geniş ölçüde bir tu­ rist bölgesi olsa da) bu tapınak Bodhidharma için değil. Bodhidhar­ ma’nın burada. Hintli başka bir meditasyon ustası için kurulmuştu. Sung Dağının batı Shaoshih Doruğunda tapınağın bir mil kadar uzağında­ ki bir mağaranın kaya duvarına bakarak dokuz yıl meditasyon yaptığı söylenir.zeyde bulunmuş ve o zamana dek yeterince Çince öğrenmiş olmalıydı. fakat ilk kayıtlardan hiç birinde onun herhangi bir egzersiz ya da dö­ vüş sanatı öğrettiğinden bahsedilmez. 500 yılında.imparator Lo­ yang’ın güneydoğusunda Honan eyaletindeki Sung Dağında Shaolin tapınağının kurulması­ nı emretti. Fakat son 1500 yıl zeri usta­ ları tapınağa gelip giderken.

Yung-ning Tapınağıyla karıştırılma­ ması gereken Yung-ming bir kaç yıl daha ön­ ce. Tapınak 516 yılı­ na kadar kurulmamış olduğu ve 534 yılındaki bir yangınla yıkıldığı için. tapınağın saçakların­ dan sarkan altın rüzgar çanları üç mil öteden duyulabiliyor ve pagodanın sivri tepesi otuz mil öteden görülebiliyordu. Yang. Budacılığın Çin’deki bu ani yükselişine rağmen Bodhidharma pek az mürit buldu. Başkentte Yung-ming tapınağında kalmış ol­ malıydı. Yang Hsuan-chih tarafın­ dan 547 yılında yazılan Loyang’ın tapınakları hakkındaki kayıta göre. Bodhidharma 520 yılı civarında başkentte bulunmuş olmalıydı.000’den fazla keşişe ev sa­ hipliği yaptı. Bu tapınağın ve 130 metre yüksekliğinde­ ki pagodasının inşası imparatorluk hâzinesini neredeyse tüketti. bu tapınak rivayete göre Suriye kadar uzak ülkelerden gelen 3. 534 yılında Kuzey Wei’nin çökmesi sırasında şehrin boşaltılmasından ön­ ce. bu tapına­ ğı görmüş olduğu en haşmetli yapı olarak ad­ landıran Bodhidharma isminde Batıdan gelen bir keşişten de bahsediyor.riçe Ling alınca ilk yaptıklarından biri Yung­ ning Tapınağının kurulmasını emretmek ol­ du. . yabancı keşişlerin merkezi olarak impara­ tor Hsuan-wu tarafından altıncı yüzyılın ba­ şında kurulmuştu. İlk kayıtlar onun dönem dönem gelip giderek Loyang bölgesinde seyahat ettiğini söylüyor.

Bodhidharma çoğunlukla Nirvana.Belki de bu sutrayı bu denli üstün tutan Bodhidharma değil. Bodhidharma’nın kendi neslinin cübbesini ve kasesini. Bize söyle­ nene göre Tao-yu Yol’u anladı. Avatamsa­ ka ve Vimilakirti sutralarından alıntı yapıyor ve Lankavatan’nın terminoloji karakterlerin­ den hiç birini kullanmıyor. Tao-yuan üç yıl sonra bir subayın Orta Asya dağlarında yürürken Bodhidharma ile karşılaştığını ekliyor. Ne var ki bu kitapta çevrilen vaazlarda. Tao-yuan’a göre Bodhidharma’nın cenazesi Loyang yakınlarına. Tao-hsuan’ın daha eski olan Bodhidharma biyografisi sadece Lo Nehrinin kıyılarında öldüğünü söylüyor ve ölümünün tarihi veya nedeninden bahsetmiyor. fakat hiç öğ­ retmedi. Ayı Kulağı Dağındaki Tinglin Tapınağına gömüldü. Ucun­ 14 . Tao-yuan Transmission of the Lamp adlı ki­ tabında kendi neslinin cedliğini Hui-k’o’ya devrettikten hemen sonra Bodhidharma’nın kıskanç bir keşiş tarafından zehirlenerek onuncu ayın beşinci günü 528 yılında öldüğü­ nü söylüyor. ve Tao-hsuan’a göre. Hui-k’o idi.Keşişliğe atandıktan hemen sonra güneye gi­ den Sheng-fu’nun dışında adı geçen tek mü­ ritleri Bodhidharma ile beş-altı yıl çalıştıkları söylenen Tao-yu ve Hui-k’o idi. Gunabhadra’nın Lankavatara Sutra'sının çe­ virisinin bir kopyasını emanet ettiği Hui-k’o idi.

Bodhidharma’nın duvar me­ ditasyonunu ve Taslak’ta anlatılan dört uygu­ lamayı öğrettiğini de söylüyor. Bu önsözde Bodhidharma’nın Güney Hindistan’dan gel­ diğini ve Çin’e vardıktan sonra sadece iki ta­ ne değerli mürit. Orada Hui-k’o nihayet T’an-lin ile tanıştı. Fakat mezarın içinde tek buldukları bir sanda­ let oldu ve o zamandan beri Bodhidharma ucunda kayıp sandaletin sallandığı bir sopa ile resmedildi. Tao-yu ve Hui-k’o’yu. İmparator Hsiao-wu’ya 534 yılında yapı­ lan suikastle Kuzey Wei. Bu karşılaşmayla ilgili söylentiler di­ ğer keşişleri meraklandırdı ve sonunda Bod­ hidharma’nın mezarını açmaya karar verdiler. Doğu Wei’nin güçlü Kao ailesi Bu­ dacılığı korumasıyla ünlü olduğu için Hui-k’o da dahil Loyang’da yaşayan pek çok keşiş Do­ ğu Wei’nin başkenti Yeh’e taşındı. Batı ve Doğu Wei hanedanlıklarına bölündü ve Loyang saldırı­ ya uğradı. Bodhidharma’nın Budacılığa yaklaşımıyla ilgilenmeye başladı ve Uygulama Taslağı’na kısa bir önsöz ekledi.dan bir sandalet sarkan bir sopa taşıyordu ve subaya Hindistan’a geri dönmekte olduğunu söyledi. bul­ duğunu yazıyor. sonra Yeh’te Budist sutrala­ rın yeni çevirilerine önsözler ve yorumlar ya­ zarak çalışmalar yapıyordu. T’an-lin önce Loyang’da. Eğer Bodhidharma hakkında bildikleri­ 15 . Hui-k’o ile tanış­ tıktan sonra.

Bodhidharma’nın Zen’i Hinayana Zen’i değil. translardan ve yazıtlardan koparmak için Prajnatara’nın kendisine vermiş olduğu kılıcı kullanıyordu.bir tutuyordu. Ve onun bu öğ­ reti hakkında söylemiş olduklarının çoğu da­ ha önce söylenmişti -örneğin yüz yıl önce Tao-sheng tarafından. gündelik zihinle. Ne var ki böyle bir kılıcı tutmak 16 . meditasyon olarak. Bodhidharma Zen’i Budalıkla -ve Budalığı zihinle. Müritlerine zihinlerini arıtmayı söylemek yerine. Elbette Zen. onları kaya duvar­ larına. Bu vaazlarda söylediği gibi.. Diğer ustaların yaptığı gibi. hiç şüphesiz müritlerine Budacı öğretiyi. Mahayana Zen’i idi -meditasyon minderi değil. Ancak Bodhidhar­ ma’nın Zen’e yaklaşımı eşsizdi. “Doğanızı görmek Zen’dir. Hiçbir şey hakkında düşünmemek Zen’dir. Bodhidharma gelmeden yüzlerce yıl önce de öğretiliyor ve uygulanıyordu.. fakat zihinlerini kurallardan. disiplini ve medi­ tasyonu öğretti.miz sadece bunlarsa. Yaptığınız herşey Zen’dir. bilgelik kılıcıy­ dı.. Yangtze’de yüzen içi boş kamışlara. tek bir sandalete yöneltiyordu..” Diğerleri Zen’i zihnin arınması veya Budalığa giden yoldaki bir aşama olarak görürken. kaplanların ve turnaların hareketleri­ ne. o zaman neden Çin’de Dharma öğreten ve öğrenen milyonlarca ke­ şiş içinde neden en ünlüsü o? Bunun nedeni Çin’e Zen’i getirme itibarının sadece ona ait olmasıdır.

tür yaklaşıma kitaplarda pek rastlan­ Fakat Tao-hsuan Further Lives of Exemplary Monks adlı kitabında Bodhidhar­ ma’nın öğretilerinin yazıya döküldüğünü söy­ ler. Bodhidharma ve halefleri tarafından yaygın­ laştırıldıktan sonra bu yaklaşım Çin’de Buda­ cılık uygulamasını ve anlayışını değiştirdi. yedinci ve seki­ zinci yüzyıllarda gelişen Oxhead Zen Oku­ lu’nun bir üyesine atfediyor ve Uyanma Va­ azının sekizinci yüzyılda Kuzey Zen Oku­ lu’nun çalışması olduğunu ve Hamle Vaazı­ 17 Bu maz. Zen böyle başladı. . Pek çok alim Uygulama Taslağı’nın böy­ le bir kayıt olduğunda hemfikir. fakat burada çevrilen diğer üç vaaz konusunda fikirler ayrı­ lıyor. Ve böyle aktarıldı: bir çiçekle. bir kaya duvarla. Buda çiçeği havaya kaldırınca bütün izleyenler şaşırdı. bir bağırmayla. Bunların üçü de uzun süre Bodhidhar­ ma’ya atfedildi. Söyleme göre bir gün yaradılışın efendisi Brahma Bu­ da’ya bir çiçek verdi ve ondan Dharma’yı vaaz etmesini istedi. Fakat böyle ussal bir Zen anlayışı Bodhid­ harma veya Prajnatara ile doğmadı. fakat son zamanlarda bir kı­ sım alimler bunların daha sonraki müritlerin çalışması olduğunu öne sürdüler. sadece Kashyapa gü­ lümsedi. Tek halefi olan Hui­ k’o’nun tek kollu olmasına hiç şaşmamak ge­ rekir.ve kullanmak zordur. Örneğin Yanagida Kan Akışı Vaazını.

Eğer bunları yazan Hui-k’o ya da onun mürit­ lerinden biri değilse. Bodhidharma’nın müritleri azdı ve kökeni ona kadar uzanan Zen geleneği onun ölü­ münden yaklaşık iki yüzyıl sonrasına kadar * Dunhuang Mağaraları hakkında daha geniş bilgi edinmek isterseniz. (Okyanus Yayıncılık) 18 . Her halükarda. Maalesef bu atıfları ispatlamak ya da karşı çıkmak için delilimiz yok.. Fakat bu yüzyılın başlarında Çin’deki Dunhu­ ang Mağaralarındaki T’ang Hanedanlığı dö­ nemine ait binlerce Budist yazıtın keşfedilme­ si üzerine şimdi yedinci ve sekizinci yüzyıl kopyalarına sahibiz.nın Kuzey Zen Okulu’nun yedinci yüzyıldaki başkanı olan Shen-hsiu tarafından yazıldığını düşünüyor. içinde bulunduğu­ muz yüzyıla kadar bu vaazların en eski kopya­ ları Japonya’daki Kanazawa Bunko kolleksiyo­ nundaki T’ang Hanedanlığı (618-907) oriji­ nallerinin ondördüncü yüzyıl versiyonlarıydı. bunların 1200 yıldan daha uzun bir süre boyunca atfedilmiş olduğu kişinin va­ azları olarak kabul edilmemesi için bir neden görmüyorum. yayınlarımız arasında çıkan “Dunhuang Efsane­ leri-İpek Yolunda Anlatılan Efsaneler” adlı kitabımıza bakabilirsiniz. belki de T’an-lin’dir. tersine inandırıcı bir kanıt ol­ madığından.* Açıktır ki bu vaazlar soy­ ları Bodhidharma’ya kadar uzanan keşişler ta­ rafından çok eski dönemlerde derlenmiştir.

Yine bir tapı­ nak bodrumunun ya da kütüphanenin tozları­ na gömülmeden önce bunları bir veya iki kez okuyun ve Bodhidharma’nın Çin’e getirdiği bir tek şeyi arayın: zihnin damgasını. Red Pine Bamboo Gölü.tam olarak gelişmedi. O zamandan beri gittikçe bu vaazlardaki iskelet halindeki Zen’e hayran oldum ve hep neden daha çok tanınmadıkla­ rını merak ettim. bu vaazların nihayetinde neden Çinli Zen ustalarının vaazları karşısında ihmal edil­ diğini anlamak kolaydır. Kaplan Yılı . Tayvan Büyük Soğuk. Ben bunları tesadüfen Hu­ ang-po’nun Essentials on the Transmission of Mind adlı eserinin bir baskısında buldum. Bodhidharma’nın Zen’e yaklaşımının teşvik ettiği kendiliğin­ denlik ve bağlanmama (detachment) düşünü­ lürse. Fakat tanınsınlar veya ta­ nınmasınlar işte yine buradalar. Onlara kıyasla Bod­ hidharma’nın vaazları bir şekilde yabancı ve yalın görünüyor. Bu oniki yıl önceydi.

.

Bodhidharma’nın Zen Öğretisi .

Ben de çoğunlukla Dunhuang uyarlamalarında bu­ lunan metin değişikliklerine dayanarak kendim bir kaç düzelt­ me yaptım (bu uyarlamalar için D.Suzuki’nin Shoshitsu isho oyobi kaisetsu (Kayıp Bodhidharma Çalışmaları) adlı eserine ba­ kınız.T.Bu çeviri için kullanılan Çince metin. Uygulama Taslağı’nın (Transmission of the Lamp’dan) daha önceki bir İngilizce çevirisi de Suzuki’nin Manual of Zen Buddhism adlı eserinde ortaya çıkar. 22 .Cleary Taslak’ın (Records of Masters and Stu­ dents of the Lanka’dan) ve Hamle Vaazı’nın (Odaklanmış Zi­ hin) Dunhuang basımlarına dayanan çevirilerini yayınladı. kopya hataları dü­ zeltmelerini Ming hanedanı Tripitaka’sına kadar devam eden standart basıma dahil eden bir Ch’ing hanedanlığı tahta kalıp basmasıdır.C. Aynı zamanda Zen Dawn'da J.

Onlar harekete geçmeden. çaba göstermeden akılla girerler bu yola. 23 . kendi ve öteki ayırımının yok­ luğu. 1. Aldanıştan gerçekliğe dönenler. paylaştıklarına inanmak demektir.Uygulama Taslağı çok patika Yol’a çıkar. fani ve bilge de dahil olmak üzere tüm zıt­ lıkları birleştirir. Bu yola akılla girmek. Bu Budacılığın kısmen Taoculuğun yabancı bir uyarlaması olarak görül­ düğündendi. ki duyu ve aldan­ mayla üstü örtülü olduğu için bu anlaşılmaz. duvar2 üstüne meditas­ yon yapanlar. “Yol Zen’dir. öğren­ me yoluyla esası kavramak ve bütün canlı var­ lıkların aynı gerçek doğayı. 1 Yol: Budacılık Çin’e geldiğinde Dharma ve Bodhi kelime­ lerini çevirmek için Tao kullanılıyordu. Bodhidharma “Kan Akışı Vaazı”nda şöyle der. Bodhidharma’nın boşluk duvar­ ları öz ve diğeri. fakat temel­ Pek de sadece iki patika vardır: akıl ve uy­ gulama. 2. fani ve bilgenin birliği üstüne meditas­ yon yapanlar ve kutsal metinlerden bile etki­ lenmeden kalanlar akılla tam ve sessiz bir an­ laşma içindedirler.” Duvar: Bodhidharma Çin’e geldikten sonra Shaolin Tapı­ nağı yakınındaki bir mağaranın kaya duvarına bakarak do­ kuz yıl meditasyon yaptı.

hiçbir şey aramamak ve Dharma’yı uygulamak. doğru bağlılık. çünkü bunun anlamı vardır. İkincisi. doğru geçim aracı. Eğer bize 3. doğru ey­ lem. doğru düşünce. koşul­ lara uyum sağlamak. Ne tanrılar ne de insanlar kötü edimin ne zaman meyva vereceğini ön­ ceden göremez.. Şimdi.” Sutra­ lar şöyle der. Bizler faniler olarak kendimiz tarafından değil. esas olandan önemsiz olana döndüm ve ço­ ğunlukla kendimi hiç nedensiz öfkeli ve sayı­ sız günahtan dolayı suçlu hissederek her çeşit varoluşun içinde dolanıp durdum. Dört. ıstırabın bir nedeni vardır. Ve haksızlığa katlanarak Yol’a girersiniz. koşullara uyum sağlamak. ko­ şullar tarafından yönetiliriz. Önce..” Böyle bir anlayışla akılla uyum içinde olursu­ nuz. doğru görüş. ve ona bir son vermenin yolu. Bunu açık bir yürekle ve hak­ sızlıktan yakınmadan kabul ediyorum.uygulama: Bunlar Dört Yüce Gerçek’in çeşitleridir: tüm varoluş ıstırapla işaretlidir. bu nedene son verilebilir. yanlış yapmasam da. Yaşadığımız tüm acı ve sevinçler koşullara bağlıdır. “Zorlukla karşılaştığınız zaman üzülmeyin.Uygulamayla girmek ise dört kapsamlı uy­ gulamayı içerir3: haksızlığa katlanmak. Yolu arayan­ lar zorlukla karşılaştıkları zaman şöyle düşün­ meliler: “Geçip giden sayısız yıllar boyunca. 24 . doğru dikkat ve doğru zen’den oluşan Sekiz Aşamalı Yüce Yol’dur. geçmişim tarafından ce­ zalandırılıyorum. haksızlığa katlanmak. doğru konuşma.

Felaket. Ar­ zu etmeye değecek hiçbir şey içermezler. Bir bedene sahip olmak acı çekmektir.dört boş ya da cismani ol­ mayan durumu. Her zaman birşeyi özlerler -her zaman. atmosfer ve gökyüzünden oluşan Brahmanist evren üçlemesinin Bu­ dist psikolojik karşılığı. Üç Alem: Bhur. Sa­ adet4 sürekli felaketle yer değiştirir.. insan ve hayvan dünyası­ nın dört kıtasını ve altı zevk cennetini. ararlar. Fakat bilge olanlar uyanır. tek kelimeyle. Lotus Sutrası’nın Üçüncü Bölümünde bu üç alem yanan bir evle simgelenir. Üçüncüsü. yani yeryüzü. Sevinç rüzgarından etkilenmeden kalanlar sesssizce Yol’u izlerler.Saadet: Sırayla iyi ve kötü talihten sorumlu olan iki tanrıça. Bunun varlığından neden zevk alalım ki? Fakat başarı ve başarısızlık şartlara bağlıyken zihin hiç bir zaman küçülmez veya büyümez.ün veya servet gibi büyük bir ödül ihsan edi­ lirse. bhuvah ve svar’dan. hiçbir şey aramamak. bu geçmişimizde ektiğimiz bir tohumun meyvasıdır. Bu dün­ yanın insanları aldanış içindedir. Nirvana Sutra’sındaki Onikinci Bölümde orta­ 5. ya çıkarlar. Bede­ 4.kapsar.. veya saf ruhun şekilsiz alemini . 25 . Budist dünya üçlemesi kamadhatu. Bu üç alem birlikte varoluşun sı­ nırlarını oluşturur. Koşullar değiştiği zaman bu sona erer. Gelenek yerine aklı seçerler. Bu üç alemde5 oturmak yanan bir evde oturmaktır. Tüm olgular boştur. veya arzu alemini -cehennemleri. Zihinlerini yüce olana odaklarlar ve bedenlerinin mevsimlerle değiş­ mesine izin verirler. rupadhatu veya bi­ çim dünyasını -dört meditasyon cennetini. ve arupadhatu.

ni olan biri huzuru bilir mi? Bunu anlayanlar kendilerini varolan herşeyden koparır ve ha­ yal etmeyi ya da birşeyleri aramayı keserler. Sutralar şöyle der, “Aramak acı çekmektir. Hiçbir şey aramamak mutluluktur.” Hiçbir şey aramadığınız zaman Yol’dasınızdır. Dördüncüsü, Dharma’yı6 uygulamak. Dharma bütün doğaların saf olduğu gerçeği­ dir. Bu gerçeğe göre, tüm görünüşler boştur. Kutsal olana saygısızlık ya da bağlılık, nesne ve özne mevcut değildir. Sutralar şöyle der, "Dharma hiçbir varlığı içermez, çünkü varlı­ ğın murdarlığından bağımsızdır ve Dharma hiç bir nefs içermez, çünkü nefsin murdarlı­ ğından bağımsızdır.” Bu gerçeği anlayacak ve inanacak kadar bilge olanlar Dharma’ya uy­ gun olarak çalışmak zorundadırlar. Ve gerçek olan haset etmeye değecek hiçbir şey içerme­ diği için, onlar bedenlerini, yaşamlarını ve sa­ hip olduklarını hiç pişmanlık duymadan, hiç kibirlenmeden ve taraftarlık veya bağlılık gös­ termeden bağışlarlar. Ve murdarlığı kaldır­ mak için diğerlerine öğretirler, fakat şekle bağlı kalmadan yaparlar bunu. Böylece, kendi çalışmaları yoluyla başkalarına yardım edebi­ lir ve Aydınlanma Yolu’nu yüceltebilirler. Ve
6.

Dharma. Sanskritçe Dharma telakki etmek anlamına gelen
dhri sözcüğünden gelir ve geçici veya nihai bir anlamda ol­ sun gerçek telakki edilen herşeyi ima eder. Bu nedenle bu sözcük şey, öğreti veya gerçeklik anlamına gelebilir.

26

bağışta olduğu gibi, diğer erdemleri de uygu­ larlar. Fakat aldanışı ortadan kaldırmak için altı erdemi7 uygularken, hiçbir şey uygula­ mazlar. Dharma’yı uygulamakla kastedilen budur.

7. Altı erdem: Paramita’lar ya da karşı kıyıya geçme araçları: hayırseverlik, ahlak, sabır, bağlılık, meditasyon ve bilgelik. Bütün bunların edimde bulunan kişi, edim ve fayda sağla­ yan kişi kavramlarından bağımsız olarak uygulanması ge­ rekir.

28

Budalık için gereken tek nitelik tam farkındalıktır. Fakat eğer bunu tanımlamıyorlarsa. Sa­ yısız Buda’ları kabul eder. zihinle ne demek istiyorlar? Bu Soruyorsunuz. nasıl sorabilirdiniz ki? 8. Tanımlamaların olmaması: Dharma aktarılırken tanımla­ maların olmaması Zen Budizmin mihenk taşıdır.” Altıncı Zen piri Huineng zihni alem. Bu mut­ laka sözcüklerin olmaması demek değil. 9. nasıl yanıt verebilirdim ki?Eğer zihniniz olmasaydı. daha ziyade aktar­ ma uslübu üstünde sınırlamaların olmaması demektir. Bu nedenle geçmiş ve gele­ cek Buda’lar9 tanımlamalara10 aldırma­ dan zihne zihni öğretirler. Tıpkı her düşüncede farkındalık olduğu gibi her dünyada da bir Buda vardır. 10. 29 . Ben ya­ nıtlıyorum. Bir jest de vaaz kadar iyidir. Bu benim zihnim. Eğer zihnim olmasaydı. Ne de olsa herkesin bir Budadoğası vardır. Zihin: Burada Avatamsaka Sutra’dan bir mısra açıklanmış­ tır: “Üç alem sadece bir tek zihindir. doğayı ise efendi olarak ayırmıştır. Bu sizin zihniniz.Kan Akışı Vaazı üç alemde ortaya çıkan herşey zihin­ den8 gelir. Buda’lar: Budizm kendisini tek bir Buda ile sınırlamaz.

bu sizin gerçek zihninizdir. Matsu bu hikayeyi duyunca “Plum kemale ermiş” dedi. Bir keresinde bir keşiş Big Plıım’a Matsu’nun ona öğrettikleri­ ni sordu. nerede olursanız olun. fakat görme du­ yusu insanın gerçeklik bilgisinin alışılmış kaynağıdır. Bu aynı zamanda tek sükûnet diye de tanımlanır. Bu zihnin ötesinde asla başka bir Buda bulmaya­ caksınız. Başlangıcı olmayan sonsuz kalpalar11 boyunca. ne yaparsanız ya­ pın. sadece ‘nefes yok’ anlamı­ na gelen bu Sanskritçe sözcüğü kendi harfleriyle yazdılar. çok uzun bir süre. yaradılışından yıkılmasına kadar olan Bu zihin Buda’dır: Bu öz olarak Mahayana Budizmdir. 12. ben “bu zihin Buda­ ’dır”dan sapmayacağım.” Keşiş yanıtladı. Bu Zihin Buda'dır12 sözü de aynı şeyi söyler. bu nedenle görsel mecazlar kullanılır. fakat Budistler için nirvana ne­ fesin simgelediği diyalektiğin olmaması anlamına gelir. Aldanışlardan kurtulmuş olan zihnin. bu sizin gerçek Buda’nızdır. “Bu zihin Buda’dır. Aydınlanma: Bodhi. karmaya maruz kalmadığı (Madhyamika Shastra.” 30 . Gerçi sutralar Buda’la­ rın koklama duyusu da bahsederler.” Big Plum buna şöyle yanıt verdi. aracılığıyla öğrettikleri dünyalardan 14. Zihin­ 11. Kıta 9) kaldığında samsara zaman nirvanadır. Nagarjuna’ya göre."Karmaya maruz olan. Pek çok insan bunu ölümle eşitler. “Bırak o zihin olmayan Buda değildir desin. Bölüm 25. Nirvana: İlk Çinli çevirmenler kırk Çince sözcüğü dene­ dikten sonra sonunda vazgeçip. Big Plum şöyle dedi.Soran sizin zihninizdir. (Transmission of the Lamp. Bu zihnin ötesinde aydınlanma13 ya da nirvana14 aramak mümkün değildir. İşitme melekesi daha ilkeldir. Aydınlanan kişi başka bir yeniden doğuşa kat­ lanmak yerine nirvanaya ulaşır. tıpkı bulutlarla kaplanmamış olan ay gibi ışıkla dolu oldu­ ğu söylenir. Kalpa: Bir dünyanın süre. çünkü aydınlanma karma­ ya son verir. Bölüm) 13. 7. “Şimdilerde Matsu zihin olmayan Buda değildir diye öğretiyor.

Neden bu zihnin ötesinde bir Buda arayasınız ki? Geçmiş ve gelecek Buda’lar sadece bu zi­ hin hakkında konuşurlar. öyleyse neden bir Buda hayal edesiniz ki? Kendinizi aldattığınız sürece gerçek zihninizi bilemezsiniz. Ve kesinlikle onu tutamazsınız. fakat böyle bir yer yoktur.le kastedilen kendi öz-doğanızın15 gerçekliği. Bir Buda ya da aydınlanma bulmaya çalış­ mak uzayı tutmaya çalışmak gibidir. ne dünyevi ne de uzamsal olarak hiçbir şeye bağlı değildir. Uzayın bir adı vardır. yine de gerçekliği be­ lirler. O bir tür ego değildir ve o olgunun içinde ya da ondan ayrı olarak varolan bir tür alt tabaka ve­ ya özellik de değildir. neden ve sonucun yokluğudur. Eğer zih­ nin ötesinde bir Buda olduğunu düşünüyorsa­ nız. Zihnin ötesinde Buda yoktur ve Buda’nın ötesinde zihin yoktur. Onun be­ deni beden değildir. Zihin Buda’dır ve Buda zihindir. Bu­ da sizin zihninizin bir ürünüdür. Öz-doğası boşluk da dahil olmak üzere tüm özelliklerden yoksundur. fakat şekli yoktur. Cansız bir şekil tarafından esir 15. Kendiliğinden öyle olan. Öz-doğasının görüntüsü yoktur. nerede? Zihnin ötesinde Buda yoktur. Öz-doğası ne tesadüfi. Bu zih­ nin ötesinde asla bir Buda göremezsiniz. Zihniniz nir­ vanadır. O kaldırabi­ leceğiniz veya indirebileceğiniz birşey değil­ dir. 31 . Zihnin ötesinde bir yerde bir Buda ya da aydınlanma bulabileceğinizi düşünebi­ lirsiniz. Öz-doğası: Svabhava.

32 . Kendi zihinlerinin Buda olduğunun farkında değiller. kendinizi aldatmak size yardım etmez. Amitabha’ya tüm yürekle yakarmak ibadet edenlerin. Ne var ki in­ sanlar aldanış içinde. Eğer bir Bu­ da aramak için zihninizi kullanırsanız Buda’yı göremezsiniz. Bunlar genellikle rahip sınıfından olmayanlar için 5. Buda’lar hiçbir şeye uymaz ya da bozmaz. aydınlanmaya bu dünyadakinden daha kolay ulaşıldığı söylenen Batı cenneti’nde yeniden doğuşu garantiler. Buda'ya yakarmak: Yakarış hem bir Buda’nın göz önüne getirilmesini hem de bir Buda’nın isminin tekrarlanmasını içerir. Başka bir yerde Buda aradığı­ nız sürece Buda’nın kendi zihniniz olduğunu asla göremezsiniz. Bir Buda’ya ibadet etmek için bir Buda kullanmayın. Son­ suzluğun Buda’sıdır. Böyle bir bağlılığın olağan nesnesi Amitabha. Eğer bana inan­ mıyorsanız. Buda’lar sutralar17 okumaz.alındıkça özgür değilsinizdir. Ve bir Buda’ya ya­ karmak16 için zihninizi kullanmayın. Aksi halde zi­ hinlerinin dışında bir Buda aramazlardı. Buda’lar Buda’ları korumaz. Ve Buda’lar kuralları bozmaz. Bir Buda bulmak için kendi doğanızı anla­ 16. 17. Bu Buda’nın hatası değil. Sutra: İp anlamına gelen sutra bir Buda’nın sözlerini bir araya getirip dizmek demektir. 18. Buda’lar iyi veya kötü şey yapmaz. Kurallar: Budist ahlak uygulaması pek çok yasak içerir. keşiş­ ler için yaklaşık 250 ve rahibeler için 3 50 ile 500 arasında­ dır. Buda’lar kurallara18 uymaz.

Eğer kendi kendinize anlamıyorsanız. sut­ ralar okumak iyi hafıza oluşturur. kendi zihninizin prajna-doğas­ ını kullanın. 20. Doğamızı görerek doğamız kendisini görür.Suzuki’nin Zen Doctrine of No Mind adlı eserine bakınız. ya­ şam ve ölümün20 esasına inmek için bir öğret­ men.T. sutralar okumak. Buda’yı izleyen herkes aynısını yapmalıdır.manız gerekir. sunular sunmak ve kurallara uymak faydasızdır. O aynı zamanda bizim sahte bedenimizdir. belirmeye ve kaybolma­ ya maruz değildir. Eğer doğanızı görmüyorsanız. Bu­ da’lara yakarmak. Eğer kendi doğanıza karşı körseniz fazile­ tin faydası ne? Bilgeliğinizi.” (Sutra of the Sixth Patriarch. ister­ se Dharnıa-doğası diye adlandırılsın doğamız gerçek bede­ nimizdir. fakat sahte bedenimiz sürekli bir deği­ şim durumundadır. Bunun İngilizce açıklaması için D.19 Doğasını gören herkes bir Buda’dır. Bölüm 1) 33 . çünkü aldanış ve farkındalık farklı değildir. Yaşam ve Ölüm: Shakyamuni sonsuz doğum-ölüm döngü­ sünden çıkacak bir yol bulmak için evini terketti. Fakat eğer kendi doğasını anlamıyorsa böyle biri öğret- 19. Doğanızı anlamak: İster öz-doğası. bir usta bulmanız gerekir. Zen neslinin cübbesiy­ le kasesini devretme zamanı geldiği zaman beşinci Zen pi­ ri olan Hung-jen müritlerini bir araya topladı ve şöyle de­ di. kurallara uymak iyi bir yeniden doğuş ortaya çıkarır ve sunu sunmak gelecek saadetleri oluşturur -fa­ kat Buda’yı değil. Bu­ da’lara yakarmak iyi karma ortaya çıkarır. Ger­ çek bedenimiz doğuma ve ölüme. “hiçbir şey yaşam ve ölümden daha önemli değildir. Hepiniz gidip bana bir şiir yazın. ister Buda-doğası. Fa­ kat Yaşam ve Ölüm Denizinin dışında bir yol aramak yeri­ ne tüm zamanınızı fazilet kazanmanın yollarını aramak için harcıyorsunuz.

ve vyakarana’yı. dini şarkı ve şiirleri. 23. 34 . Buda’nın mucizelerini. Oniki-katlı Dini Kanunu21 ez­ berden okuyabilse bile. Eğer Good Star’ın başına gelen buy­ sa. Sutra’lar veya shastra’lar: Sutra’lar Budaların konuşmaları­ dır. sadece şekil ale­ mindeki dördüncü dhyana semasına ulaşmıştı. nidana’ları. tarihi hikayeleri. Ve bu kaza­ nımındaki karma desteği kalkınca bedensel olarak sonsuz ıstırap cehennemine geçti. cataka’ları. Doğum ve Ölüm Çemberi: Sadece Buda’ların kurtulabilece­ ği sonsuz yeniden doğuş döngüsü. abdhuta­ dharma’yı. gatha’ları.Kurtulma ümidi olmaksızın bu üç alemde ıstırap çeker. sutraların koşuk olarak tek­ rarlarını. öğretinin ta­ lep edilmeyen ifadelerini. 24. Doğanızı anlamadığınız süre­ Oniki katlı dini kanun: Mahayana Budizmin kabul ettiği kutsal yazıların oniki bölümü. geya’ları. Uzun zaman önce. Fakat Çember’den kurtulamadı. Ve kardeşi Rahula gibi o da bir keşiş oldu. çünkü doğasını an­ lamadı. udana’yı. önceki Budaların hikayelerini. 22. vaipulya’yı. keşiş Good Star23 tüm Dini Kanunu ezberden okuyabiliyordu. Esasında. müritlerin geçmiş yaşam hikayelerini. Sonun­ da. çağının tüm kutsal edebiyatını açıklayıp ezberleyebildi ve nirvanaya ulaştığını düşündü. 21.men değildir. uzun konuşmaları. itiv­ rittaka’ları. Doğum ve Ölüm Çemberinden22 kurtulamaz. günümüzde bir kaç sutra ve shastra24 oku­ yan ve bunun Dharma olduğunu düşünen in­ sanlar aptaldır. aydınlanma kehanetlerini içerir. Good Star: Nirvana Sutrası’nın otuzüçüncü bölümünde Good Star’ın Shakyamuni’nin üç oğlundan biri olduğu söylenir. Farklı konuları ve edebi bi­ çimleri ayırmak için oluşturulan bu bölümler sutra’ları. Buda’nın vaazlarını. Shastra’lar ise ünlü müritlerin konuşmalarıdır.

Gerçi şartların rastlantıyla bir araya gel­ mesiyle insan Buda’nın ne anlama geldiğini anlarsa onun ustaya ihtiyacı olmaz. kaygılardan kurtulmuş olandır. Yaşam ve ölüm önemlidir. Fakat ya gözleriniz kapalıy­ ken? O zaman gördüğünüz herşeyin bir rüya ya da yanılsama gibi olduğunu kavramalısınız. Gerçek şu ki bulunacak veya olunacak birşey yoktur. Buda-­ doğanız var. Doğru. Eğer doğanızı anlamıyor ve bütün gün başka yerlere bakarak koşuşturup duruyorsanız asla bir Buda ola­ mazsınız. Bir Buda olmak için tüm yapmanız gere­ ken doğanızı anlamaktır. Ve Buda özgür olan kişidir: planlardan. Eğer çok geçmeden bir usta bulmazsanız. Buda sizin doğanız­ dır. Ganj nehrinin kıyı­ sındaki kum taneleri kadar çok hizmetçiniz ve mücevheriniz olsa da bunları gözleriniz açık­ ken görürsünüz. bu hayatı boşuna yaşarsınız.ce ezbere bu kadar çok yazı okumak faydasız­ dır. Sadece mil­ yonda bir kişi bir ustanın yardımı olmaksızın aydınlanır. Boş yere bunların cefasını çekmeyin. Kendinizi aldat­ makta bir fayda yoktur. Böyle biri 35 . Fakat böyle bir anla­ yışa ulaşmak için bir öğretmene ve kendinize anlatmak için çaba göstermeye ihtiyacınız vardır. Fakat bir ustanın yardımı ol­ maksızın bunu asla bilemezsiniz.

Fakat onlarınki Buda’ların değil.25 Böyle kişiler yalan yere Budhadharma’lığı ilan ederek gerçekte Bu­ da’ya küfreder ve Dharma’yı bozarlar. İnsanlar kendi doğalarını anlamadıkça na­ sıl kendilerine Buda diyebilirler? Onlar diğer insanları şeytanların alemine girmeye kandı­ ran yalancılardır. Böyle bir öğretiyi izleyen aldanış içindeki insanlar bil­ meden Doğum ve Ölüm Denizinin içinde da­ ha derinlere batarlar. Şeytanlar: Budistler de diğer inanç sahipleri gibi. Anlamayan ve çalışmadan anlayabilecekle­ rini düşünen insanlar siyahı beyazdan ayırde­ demeyen o aldanış içindeki insanlardan hiç farklı değillerdir. Fakat eğer böyle kutsanmış değilseniz çok çalışın ve çalışma yoluyla anla­ yacaksınız. Onların öğretmeni Şeytanların Kralıdır ve müritleri Şeytanın dalkavuklarıdır. tek amaç­ ları Budalığa ulaşmak isteyenleri bertaraf etmek olan bir varlık kategorisini kabul ederler. Kendi doğalarını anlama25. Bu şeytan alayını Bu­ da’nın aydınlandığı gece yendiği Mara yönetir. Budizmi Konfüçyüsçülük veya Ta­ oculuk olarak görme teşebbüsüne bir gönderme. Beyazı siyahtan ayırmak: Hui-lin’in 435’de yazdığı ve Kon­ füçyüsçülükle Budizmi aynı derecede doğru adlandırdığı ve ölümden sonra karmanın işlediğini inkar eden makalesi tarafından ateşlenen. 36 . 26. Sanki yağmur yağdırmışlar gibi vaaz ederler.öğretilen herşeyin üstünde doğal bir farkın­ dalığa sahiptir. şeytanların26 vaazı­ dır.

karmayla ilgilidir. Bu doğanın ötesin­ de Buda yoktur. Bir Bu­ da karmadan27 kurtulmuştur. neden ve sonuç­ 37 . Ve Buda’nın ötesinde doğa yoktur. Mara’yadır. aydınlanamazsınız. Neden? Herhangi birşeye ulaşsanız bile bu şartlara bağlıdır. ibadet ederek veya iyi işler yaparak aydınlanamaz mıyım? Hayır. Siyahı be­ yazdan ayıramazken nasıl doğum ve ölümden kurtulabilirler? Doğasını anlayan insan bir Buda’dır. Onların sadakati Buda’ya değil.dıkça Oniki-katlı Dini Kuralın vaazı şeytanla­ rın vaazından başka birşey değildir. Bu Çemberi döndürür. an­ lamayan bir fanidir. Ve doğuma ve ölüme maruz kaldığınız sürece asla aydınlanamazsınız. sutralar okuyarak. su­ nular sunarak. Bu doğanın ötesinde Buda yoktur. Doğanızı anlama­ dıkça bütün bu neden sonuç konuşmaları saç­ malıktır. kuralları izleyerek. Buda bizim doğamızdır. yine de Buda'lara yalvararak. Budalar saçmalık yapmazlar. nerede peki? Fani doğamız Buda do­ ğamızdır. Fakat farzedelim doğamı anlamıyorum. Fakat eğer Buda-doğa­ nızı fani doğanızdan ayrı olarak bulabiliyor­ sanız. Sonunda ödül ve­ ya ceza ortaya çıkar. Aydınlanmak için do­ ğanızı anlamanız gerekir.

Bir Buda Buda değildir. Tüm bu edimler Yeniden Doğuş Çarkını döndürür ve ıstırapla so­ nuçlanır. sadece boştur. Neye ulaşabilirdi ki? Bir zihne.tan kurtulmuştur. bir güce. 27. Bir Buda iyi ya da kötü şey yapmaz. Bir Buda kuralları gözetmez. 38 . Buda­ ları düşünmeyin. İyiyi kötüden ayırt edemezler. Eğer ne demek istediğimi anlamıyorsanız asla kendi zihninizi bilemezsi­ niz. daha iyi bir yeniden doğuşa kavuşmamaktır. Kendi doğalarını görmeyen ve sürekli ola­ rak düşüncesizliği uygulayabildiklerini hayal eden insanlar yalancı ve aptaldır. karmaya bir son vermek. Bir edim iyi olduğu zaman bile Çarkı döndürür. Onun zihninin doğası ne saf ne de murdardır. Bir Buda hiçbir şey yapma­ yan biridir. O uygulamadan ve anlamadan kurtulmuştur. Bir Buda enerjik ya da tembel değildir. edimde bulunmadan edimde bulunmak. Eğer böyle bir uygulama geliştirmek niyetindeyseniz. Sarhoşlara benzer­ ler. Budist çalışmanın amacı çemberden kurtulmak. Onun birşeye ulaştığını söylemek bir Buda’ya iftira etmektir. O neden ve sonuç­ tan kurtulmuştur. ağzın ve zihnin edimlerini içerir. Karma: Fiziki neden ve sonuç kanununun ahlaki eşiti olan karma bedenin. bir anlayı­ şa veya bir görüşe bile odaklanmak bir Buda için mümkün değildir. zihnini bile bir Buda’ya odaklaya­ mayan biridir. Onlar son­ suz uzayın içine düşerler. Bir Buda tek taraflı de­ ğildir.

buradadır. benim. Bilge olanlar böyle bir görüşe katıl­ mazlar. ne­ den bu zihni bir insanın bedeni ölürken görmüyo­ ruz? Zihin her zaman görmüyorsunuz. Doğanızı görmeden aydınlanmaya ulaşmak mümkün değildir. ne zaman ortaya çıkarsa çıksın. Böyle insanlar. Hatalı olarak. ve söyledikleriniz sizden 39 . Yaptıklarınız farklı mıdır? Hayır. zihinse. Rüya görürken o siz misiniz? Evet. eğer herşey boşsa kötülük yapmanın da yanlış olmadığını öne sürüyor­ lar. hiç bir kurtulma umudu olmaksızın sonsuz bir karanlık cehennemine düşer. Sadece onu Fakat eğer zihin buradaysa neden görmüyo­ rum? Hiç rüya görür müsünüz? Elbette.akılcı düşünceye bir son vermeden önce do­ ğanızı anlamanız gerekir. değildir. Fakat eğer her hareketimiz ya da durumu­ muz. Yine de insanlar karmanın varolmadığının iddia ederek her tür kötü eylemde bulunuyor­ lar.

Skanda'lar: Zihnin veya zihinsel bedenin unsurları anlamı­ na gelen Sanskritçe sözcük: biçim. ne geçmiş ne gelecektir. ölümlülük çemberi. Onun durdu­ rulamayan güçleri Beş Skandha Dağına28 nü­ fuz eder ve Samsara Nehrini29 geçer. o zaman bu beden sizin ger­ çek bedeninizdir. Doğru ya da yanlış değildir. Sürekli akış. Hiçbir şeyi kavramak için uğraşmaz ve hiç bir karmaya katlanmaz. ne bir dini lider ne bir keşiş adayı. Ve bu gerçek beden sizin zihninizdir.Eğer değilse. O ne saf ne murdardır. ne bir Buda ne bir fani olarak ortaya çıkmaz. duyumsama. Uzay gibidir. Er­ kek ya da dişi değildir. 29. Herkes bu zihni gör­ mek ister ve ellerini ve ayaklarını onun ışığıy­ la devindirenler Ganj nehri kıyısındaki kum­ lar kadar çoktur. Samsara. fakat onlara sorduğunuz za­ 28. Ona sahip olamazsınız veya onu kaybedemez­ siniz. 40 . Onun hareketlerini dağlar. Ne bir keşiş ne halktan biri. ne bir alim ne bir Budala. Bir gücü ya da biçimi yoktur. çoğalmadı ya da azalmadı. Ve bu zihin. Fakat bu zihin ulvidir ve görülmesi zordur. ne iyi ne kötüdür. Duyusal zi­ hinle aynı şey değildir. Asla yaşamadı ya da ölmedi. sonsuz doğum ve ölüm akışı anlamına gelen Sanskritçe sözcük. ortaya çıkmadı veya kaybolmadı. dürtü ve bilinç. hiç değişmedi. nehirler ve­ ya kaya duvarlar engelleyemez. algı. Bu ger­ çek bedeni hiç bir karma tutamaz. başlangıcı olmayan sonsuz kalpalar boyunca.

Buna aynı zamanda Durdurula­ mayan Tathagata30. Ve çıkmaya çalıştıkları zaman sa­ dece daha derine batarlar. Buda insanların aldanış içinde olduğunu söyledi. Sa­ dece bilge olan bu zihni. Kavran­ ması bu kadar güç olan birşey başka kimse ta­ rafından değil bir Buda tarafından bilinir. bir Buda’nın dünyadaki tezahürü. Bir Buda farkındadır. Eylemde bulundukları zaman Sonsuz Yeniden Doğum Nehrine düşmelerinin ne­ deni budur. Bir Tathagata Dhar­ ma’yı öğretir. Tathagata: Bir Buda ismi. Eğer in­ sanlar aldanış içinde değilseler. Ne yaşam ne de ölüm bu zihni sınırlayamaz. Kutsal Öz. tam önlerin­ deki birşeye neden birşey sorsunlar ki? Hiçbi­ ri ellerinin ve ayaklarının hareketini anlamı­ yor. fakat özü değişmez. Budalar da deği­ şir. bir Buda’nın kendini ima ettiği isim. Bir Tathagata ödül bedeninin veya gerçek bedeninin zıttı olarak. Buda yanılmadı. 41 .man bunu açıklayamazlar. Büyük Bilge de denir. Bunu neden görmüyorlar? Kuklalar gibidirler. Kavranamayan. Hiçbir şey sınırlayamaz. Ve bütün bunun nedeni doğalarını anlamamalarıdır. Ölümsüz. dharma-doğası de­ nen. kurtuluş denen bu zihni bilir. onun dönüşüm bedenidir. Aldanış içinde olan in­ sanlar kim olduklarını bilmiyorlar. İsimleri değişir. Zihnin kapasitesi sınırsızdır ve tezahürleri 30. fakat hiç biri kendi zihnini terketmez.

“Bir tathagata’nın biçimleri sonsuzdur.” Kashyapa32 sadece kendi doğasını kavradı.tükenmez. Somut bir beden doğmaya ve öl­ meye mahkumdur. 42 . Fakat gerçek beden varol­ madan varolur. keli­ melerin ulaşamadığı yer zihninizdir. Dört element: Maddi beden de dahil olmak üzere tüm mad­ denin dört unsuru: toprak.” Bi­ çimlerin sonsuz çeşitinin nedeni zihindir. ateş ve hava. “Bir tathagata’nın bi­ çimleri sonsuzdur. Kashyapa: Mahakashyapa veya Büyük Kashyapa da denir. “İnsanlar Buda-doğasının her zaman sahip oldukları birşey olduğunu kavramalılardır. Farkındalığı da öyle. Buda’nın başta gelen müritlerinden biriydi ve Hidistan’da­ ki ilk Zen piri olmak itibarını kazandı. tatları dilinizle tatmak. Doğamız zihindir. Ha­ reketleri ve durumları ne olursa olsun. Sutralar şöyle der. onun şeyleri ayırt etme yeteneği zihnin farkındalı­ ğıdır.” Dört elementten31 oluşan somut bir beden sorundur. ses­ leri kulaklarınızla işitmek. Buda bir çiçeği ha­ vaya kaldırdığında Kashyapa karşılık olarak gülümsedi ve Zen zihni aktarılmaya başladı. Bu nedenle şöyle denir. her hareket ve durum zihninizdir. çünkü bir tathagata’nın bede­ ni hiç değişmez. Farkındalığı da öyle. kokuları burnu­ nuzla koklamak. Sutralar şöyle der. Şekilleri gözlerinizle görmek. Fakat zihnin şekli yoktur ve farkındalı­ ğı sınırsızdır. su. 31. Ve zihin doğamızdır. 32. Her an.

“Şekli olan herşey bir yanılsamadır. yani Hinayana ideali kendi kurtuluşunu aramakla ilgilenir. Bir Buda’ya ibadet etmek için bir Buda kullanma­ yın. huşu duymaya gerek yok­ tur. Sutralar şöyle der. çünkü korka­ 33. Böyle aldanışlara kapılmayın. Ara­ yışlarını dışarıda sürdürürler. İbadet ederek şeytanların büyüsüne kapılırsınız. Bunu belirtiyorum.Bu doğa bütün Budaların zihniyle aynıdır. Görüntülere tutunan insanlar şey­ tandır. Bu zihnin ötesinde hiç bir yerde Buda yoktur. Zihninizin öte­ sinde başka bir Buda yoktur. Bunun nedeni tüm varlıklarda ay­ nı Buda-doğasının olduğunu kavramasıdır. Geçmiş ve gelecek Budalar sadece hu zihni aktarırlar. 43 . Onlar Yol’dan ayrılmıştır. Aldanış içindeki insanlar kendi zihinlerinin Buda olduğunu anlamazlar. Bodhisattva arhat gibi zihni hiçliğe indirgemek yerine zih­ ni sonsuzluğa genişletir.” Ay­ nı zamanda şöyle de derler. Bodhisattva: Mahayana ideali. Birden önünüzde bir Buda ya da Bodhi­ sattva33 belirse bile. Bodhisattva kendi özgürleş­ mesini diğer varlıkların özgürleşmesine bağlar. Sa­ dece kendi zihninizi tanıyın. oysa arhat. Neden zi­ hinden doğan yanılsamalara ibadet edilsin ki? ibadet edenler bilmiyorlar ve bilenler ibadet etmiyor.” Buda zihninizdir. Bizim zihnimiz boştur ve böyle bir şekil içermez. Hala Budalara yalvarmayı veya Budalara ibadet etmeyi ve Buda nerede? diye merak ederek dolanmayı kesmezler. “Neredeyseniz orada bir Buda vardır.

şeytanlar veya kutsal varlıklar: Ruhlar bedensiz var­ lıklardır. Başka bir öğüdüm yok. bir Dharma veya bir Bodhisattva35 hayal eder ve onlara saygı beslerse­ niz kendinizi fanilerin alemine sürgün edersi­ niz. 44 . Bir Buda.” 34. hiç bir görüntüye tutunmayın. Eğer bir Buda. denizdeki (nagas) ve yeryüzündeki (yakshas) çeşitli tanrıları kapsar. Şeytanlar gökteki (devas). “Tüm görüntüler yanılsamadır. sabit bir mevcudiyetleri yoktur. Olağan­ dan bir şey ortaya çıksa bile bunu aklınızda tu­ tun.” Daimi bir şekilleri. Buda ile tek zihin olursunuz. Sürekli değil­ lerdir. Bir Buda’nın esas doğasının böyle bir şekli yoktur. Ona sarılmayın veya ondan korkmayın ve zihninizin esasta saf olduğundan şüphe etme­ yin. Zihniniz esasta boştur. bir Dharma veya bir Bodhisattva: Bu üçü Budist Sığınağını veya Üç Kat Mücevheri oluşturur.rım bunun farkında değilsiniz. şeytanlar ya da kutsal varlıklar34 ortaya çıkınca da ne huşu duyun ne de korku. Sutralar şöyle der. Görüntülere tutunmayın. Eğer doğrudan anlayış peşindeyseniz. Kutsal var­ lıklar otuzüç semanın efendisi Indra ile yaradılışın efendisi Brahma’yı kapsar. 35. Böyle bir şekil için nerede yer olabilirdi ki? Ruhlar. Bir Dharma bir Buda’nın öğretisidir. “Tüm şekil­ den kurtulmuş olan Buda’dır. başarırsınız. Tüm görüntüler ya­ nılsamadır. Görüntülere bağlanmayın. Ruhlar. Sutralar der ki. Böyle bir öğretiyi izleyenler keşiş­ ler düzenini veya Mahayana geleneğinde Bodhisattva’ları oluştururlar.

oturmadan oturan ve edimde bulunmadan edimde bulunan zihin bağlamında yerine bu terimi kullanarak zen’i meditasyon minderinden kurtarma payesini kazandı. Tepki vermek. doğrudan zihin.Fakat neden Buda'lara ve Bodhisattva’lara ibadet etmemeliyiz? Şeytanlar ve iblisler tezahür gücüne sahip­ tir. algılamak. mucizevi bi­ çimde farkında olmak anlamına gelir. Ve Buda yoldur. bütün bunların hepsi mucizevi bir şe­ kilde farkında olan doğanızdır. kaşlarınızı kaldırmak. Şimdiki dini Kanun 1. İbade­ tinizi yanlış yönlendirmeyin. Hiçbiri Buda değildir. Doğanızı anlamak Zen’dir. ellerinizi ve ayaklarınızı oy­ natmak. Bodhidharma günlük. doğanızı anlamıyorsanız sizinki bir 36. Zen: Önceleri Sanskritçe meditasyonun karşılığı olan dhyana sözcüğünün harflerini çevirmek için kullanıldı. Eğer doğanızı anlamazsanız bu Zen olmaz. Buda Binlerce sutra ve shastra’yı37 açıklayabile­ niz bile. Sanskritçe’de farkında. fakat çok daha fazlası kayboldu. O zaman­ dan beri Tripitaka’ya pek çok sutra eklendi. 45 . Fakat bunlar sahtedir. Her şekilde Bodhisattva görüntüsü yara­ tabilirler.662 çalışma içerir. göz­ lerinizi kırpmak. Ve bu doğa zi­ hindir. 37. Binlerce sutra ve shastra: Altıncı yüzyılın başlarında oluştu­ rulan bir Çin Budist Dini Kanunu veya Tripitaka’sı 1.213 farklı çalışmayı kapsar.600 kadarı sutra olan 2. Buda sizin kendi zihninizdir.36 Fa­ kat Zen sözcüğü hem faniler hem de bilgeler için bir bilmece olarak kalmıştır. Ve yol Zen’dir.

Doğasını anlayan kişi bir Buda’dır. Sadece bir tathagata’nın bil­ diği şeyin insanlar ve tanrılar farkında değil­ dir. Yol temelde mükemmeldir. Dille açıklanamaz. Eğer herşeyin zihinden geldiğini biliyorsa­ nız bağlanmayın. bir faninin öğretisidir. Yol’un bir şekli ya da sesi yoktur. Su içmenize benzer: suyun ne kadar sıcak ya da soğuk olduğunu bilirsiniz. Ve bir Buda’nın bedeni esas olarak saf ve lekesiz olduğu ve söylediği herşey zihninin bir ifade­ si ve temelde boş olduğu için bir Buda söz­ cüklerde veya Oniki-katlı Dini Kural’da bulu­ namaz. Kutsal me­ tinlerin faydası nedir?Fakat kendi doğasını anlayan biri tek kelime okuyamasa bile Yol’u bulur.Buda’nın değil. Bir kez bağlanınca farkında olmazsınız. Onun binlerce sutrası ve shastra’sı sadece açık bir zihne götürür. Ger­ çek Yol ulvidir. Öğretilerin ne faydası var ki? Nihai Gerçek sözcüklerin ötesindedir. 46 . Fakat bir kez doğanızı anladığınız zaman tüm Dini Kural iyice düz yazı olur çı­ kar. Mükemmel­ leştirilmesi gerekmez. Onlar görüntülere bağlı kaldıkları sürece zihinleri­ nin boş olduğunun farkında olmazlar. Ve yanlışlıkla şeylerin görüntüsüne yapışıp kala­ rak Yol’u kaybederler. Ulvidir ve algılanması zordur. fakat başkalarına söyleyemezsiniz. Anlayış cümlenin orta­ sında gelir. Fanilerin farkındalığı yetersizdir.

39. Beden ve zihin: Dört element bedeni ve beş unsur zihni genel­ de özü belirtir. Öyle bir gücü vardır ki karma onu tutamaz. ge­ celeyin rüyalarınızda ortaya çıkan şeylerden farklı değillerdir. Fakat aldanışlar yüzünden bunun farkında değilsiniz. Cennet ve cehennem: Budistler onaltı-onsekiz cennete ayrı­ lan dört şekil cenneti ve dört şekilsizlik cennetini kabul ederler. Gerçek bedeniniz saftır ve nüfuz edilemez. Onlar Yol değildir. Ne tür karma olursa ol­ sun bir Buda bunu değiştirir. fakat Bodhidharma Buda-özünü ima eder. Çarkın karşı tarafında her birine bitişik dört ce­ hennem olan sekiz sıcak cehennem ve sekiz soğuk cehen­ nem vardır. Bütün bunlar yeniden doğuşun beşiğidir. Yol sözcüksüzdür. Dünyevi olan için aşkın olanı terkeden in­ san bir fanidir. Bir Buda iyi talihte ve kötüde özgürlük bulan kişidir. Ve bu yüzden boş yere karmaya katlanıyorsunuz. 47 . Zevk bulduğu­ nuz yerde esaret bulursunuz. Sonsuz karanlık ve sonsuz ıstırap gibi pek çok özel cehennem de vardır. Onlar. ister saraylar veya arabalar. Fakat bir faninin farkındalığa herşeyin içine ve dışına 38. Ölüme yaklaşırken bunu aklınızda tutun. Cennet ve ce­ hennem39 onun için hiçbir şeydir.Öğretiler sözcüklerdir. Bir an tereddüt ederseniz şeytanın bü­ yüsüne kapılırsınız. bütün engelleri aşar­ sınız. Fakat bir kez esas bedeninize ve zihninize38 uyandığınız za­ man artık bağlılıklarla sınırlı olmazsınız. Sözcükler yanılsamadır. Gö­ rüntülere bağlanmayın. ister park­ lar ya da göl kenarındaki kulübeler olsun. Böyle şeylerden zevk alma­ yın.

dururken. rüya benzeri sahneler göreceksiniz. Bunu başkalarına açıkla­ yamazsınız. Eğer emin değilseniz edimde bulunmayın. Fakirlik ve zorluk hatalı düşünme tarafından yaratılır. Veya eğer yürürken. Böyle bir olay aydınlanmanın temeli işlevini görür. Fakat bu sadece sizin bi­ leceğiniz birşeydir. 48 . Bu zihni anlamak için edimde bulunmadan edim­ de bulunmanız gerekir. Fakat Yol’a ilk girdiğinizde farkındalığını odaklanmayacaktır. otururken veya bir ormanda yatarken parlak ya da sol­ gun bir ışık görürseniz başkalarına söyleme­ yin ve ona odaklanmayın.nüfuz eden bir Buda’nın farkındalığına kıyas­ la soluktur. doğum ve ölümün içinde dolanırsınız ve hiç bir sığınağınız ol­ mamasından pişman olursunuz. Fa­ kat bütün bu sahnelerin zihninizden başka bir yerden geldiğinden şüphelenmeyin. Bu sizin kendi do­ ğanızın ışığıdır. Ancak o zaman herşe­ yi bir tathagata’nın görüş açısından görürsü­ nüz. Muhtemelen her türlü tuhaf. Eğer bir rüyadaki gibi güneşten daha par­ lak bir ışık görürseniz geri kalan bağlantıları­ nız birden sona erecek ve gerçekliğin doğası açığa çıkacaktır. Bir kez edimde bulununca.

Veya eğer gece rüya görürken ayı ve yıl­ dızları tüm netlikleriyle görürseniz zihninizin çalışmaları sona eriyor demektir. Eğer sürekli öfkeleniyorsanız do­ ğanızı Yol’a karşı çevirmiş olursunuz. sanki karanlıkta yürüyormuşsunuz gibi. aynı zamanda farkındalığınızı da gölgelendirir.Veya eğer gecenin karanlığı ve sakinliğin­ de yürürken. farkındalığınızı besle­ meniz ve yaşamın getirdiklerini kabul etme­ niz gerekir. Fakat bunu başkalarına söylemeyin. Öğretiler sadece zihni göstermek içindir. Bil­ gi ve malumat sadece faydasız değildir. 49 . Kendi­ nizi aldatmanın faydası yoktur. Zihniniz kendisini açığa vurmak üzeredir. otururken veya ya­ tarken her şey gün ışığındaymış gibi görünür­ se ürkmeyin. Bu da yine sadece si­ zin bileceğiniz birşeydir. Ve eğer rüyalarınız. Buda’lar iste­ dikleri zaman ortaya çıkıp kaybolarak doğum ve ölüm yoluyla özgürce hareket ederler. dururken. Eğer doğanızı anlarsanız. sutralar okuma­ nız veya Budalara yalvarmanız gerekmez. Bir kez zihninize yönelince neden öğretilere dik­ kat edesiniz ki? Dünyevi olandan Buda’ya gitmek için kar­ maya bir son vermeniz. net değilse bunun nedeni zihninizin endişelerle maskelenmiş olmasıdır.

uzun süre ve çok öğrenmenin. Fakat kendi ilahi doğalarına karşı kör kalırlar ve Çember’den kurtulamazlar. Ve ne kadar çok çabalarlarsa. Bir Buda tembel biridir. Hiçbir çaba göstermenize gerek yoktur. Tüm gün boyun­ ca sutralar okuyup Buda’lara yakarırlar. Buda’lara yakarmanın. 50 . veya şeytanlar Faniler bir kez doğalarını anladığı zaman tüm bağlantılar sona erer: Farkındalık gizli değildir. as­ la yatıp uzanmamanın veya bilgi kazanmanın Dharma olduğunu düşünen insanlar Dhar­ 40. Fakat onu ancak şu an bulabilirsiniz. Bilge’nin kastetti­ ğinden o kadar uzaklaşırlar. Eğer gerçekten Yol’u bulmak is­ tiyorsanız hiçbir şeye tutunmayın. gece gündüz çalışmanın. sözlerini izleyenlerdir.Onlar karmayla sınırlanamaz tarafından alt edilemezler. Fakat fanatikler40 Buda’nın ne demek istediğini anlamazlar. Bir kez karmaya son verip farkındalığınızı beslediği­ nizde geriye kalan bütün bağlantılar son bu­ lur. Fanatikler: Budist ve Budist olmayan çeşitli dini tarikat ta­ raftarları arasında fanatikler gibi iftiraya en çok maruz ka­ lanlar çilecilik ve kendine eziyetle meşgul olanlar veya Dharma’nın ruhunu değil. Anlayış doğal olarak gelir. Ün ve servet pe­ şinde koşmaz. Ancak şimdi. Sonunda bunların ne faydası vardır ki? Doğalarını anlamayan ve sutra oku­ manın.

Bu tür insanlar onun niyetlendiğinin tersini yaparak Buda’ya küfre­ derler. Bu bir faninin karmasıdır: doğum ve ölümden kaçamamak. Aile ismi Gautama ve şahsi ismi Siddhartha idi. 42. 51 . Buda’nın Nirvana’sından sonra İlk Konsey’de Buda’nın vaazlarını ezberden tekrarladı. Onları öldürmek yanlış olmazdı. fakat genel kanı İ. Shakyamuni’nin42 en büyük on müridi ara­ sında Ananda43 öğrenmede en öndeydi. 43. va’Iarın hedefi. Arhat: Hinayana veya Küçük Araç taraftarlarının hedefi yeniden doğuştan kurtulmaktır. aziz de­ mektir. Tüm yaptığı çalışmak ve ezberlemekti. Tüm uygulamalar geçicidir. Bütün fanile­ rin aynı doğayı paylaştıklarını ve herkes bir Buda olmadık­ ça hiç Buda olmadığını anlamaz. 44. Ananda: Shakyamuni’nin eniştesi. Buda’nın klan ismiydi. Buda’ya atfedilen tarihler değişiyor. Bodhisatt­ Shakyamuni: Shakya. 557 ile 487 yılları veya o civarlar. Tüm bildikleri anlamak için yapılan pek çok çalışmadır ve neden ve sonucun tuzağına dü­ şerler. Muni. emsalsiz. Fakat bir arhat tutkunun ötesinde olduğu için şefkatin de ötesindedir. Buda’nın aydınlandığı gece doğdu. Arhat’lar44 Buda’yı bilmez. Sut­ 41.ma’ya küfrederler. Doğalarını anlamadıkları sürece. Fakat Buda’yı bilmiyordu. tam bir aydın­ lanmaya41 ulaştıklarını iddia eden insanlar ya­ lancıdır. Elmas Sutrasının başına bakın. Tam aydınlanma: Anuttara-samyak-sambodhi. Yirmibeş yıl sonra Buda’nın ilk kişisel hizmet­ karı olarak Sanga’ya girdi.Ö. Geçmiş ve gelecek Bu­ da’lar sadece doğanızı anlamaktan bahseder­ ler.

Fakat aptallar inanmazlar ve farkında bile olmadan hemen sonsuz karanlık cehennemine düşerler. muktedir için. Cennet ve cehennem hemen gözünüzün önündedir. oysa inanan insanlar Budalık durumuna ulaşırlar. Neden ve sonuç açıktır.ralar şöyle der. 46. çünkü kördürler. Daha aşağı varoluş düzenleri: Canavarlar. Ve çektiği acılara rağ­ 45. İyi ve kötü ayrıdır. Onla­ rı inanmaktan alakoyan karmalarının ağırlığı­ dır. Kendinizi al­ datmanın faydası yoktur. Onlar ne yaşayabilir­ ler ne de ölebilirler. icchantika’ları Gerçi da herşeyi Buda-doğasına Budist en öldürmeyi öldürmek olduklarını niyetinde reddediyordu. duyusal onların Nirvana karşı tatminle o denli il­ bozar Çin­ sahip ya­ ilk ötesindedir. başkaları­ nın faziletini eleştirmemelisiniz. Kuralları çıkarlar. aç hayaletler ve cehennemde ıstırap çekenler. “İcchantika’lar45 inanamadık­ ları için onları öldürmek suç değildir.” Eğer doğanızı anlamıyorsanız. Icchantika'lar: gilidirler ve ce sası teoride raki tövbe ki dini etmeye Bir varlık inanç karşı biri sınıfı. 52 . Onlar ışık diye birşeyin olduğuna inan­ mayan körlere benzerler. Sııtrasının olan çevirilerinden Budalığa suçsuz bir icchantika’ların Öldürmeye olan edildi. kabul olduğu çevirisi engellemek azından son­ olduğunu Nirvana Sııtrasının icchantika’ların Buda-doğası öne sürerek bu düşünceyi düzeltti. Işığı nasıl ayırt edebilsinler ki? Aynısı daha aşağı varoluş düzenleri46 veya zayıf ve hor görülenler arasında son bulan ap­ tallar için de geçerlidir. Onlara bunu açık­ lasanız bile hala inanmazlar.

eğer sorarsanız size tanrılar kadar mut­ lu olduklarını söylerler. Zihinlerinin Buda olduğunu gören insan­ ların başlarını kazıtmaya ihtiyacı yoktur47. 53 . Kalan kısa saçları bir daha kesmeye ihtiyaç duymayacak şekilde saat yönünde kıvrımlar oluşturdu. Ba­ zı alışkanlıklar kalsa da bunlar size zarar ver­ mez. kendi­ lerinin üst sınıftan olduğunu düşünenler bile aynı şekilde farkında değildir. çünkü doğanızı anlamıyorsunuz. Doğa­ larını anlamadıkları sürece başlarını kazıtan­ lar sadece fanatiktir. Ondan aldığınız zevkle birlikte sona erer. Baş kazıtmak: Shakyamuni aydınlanma arayışına başlamak için gecenin ortasında babasının sarayını terkettiğinde kı­ lıcıyla omuzlarına uzanan saçlarını kesti. çünkü doğanız esas olarak saftır. Daha sonraları. Fakat keşiş sınıfından olmayan evli insanlar cinsellikten vazgeçemedikleri için nasıl Buda ola­ bilirler ki? Ben sadece doğanızı anlamaktan bahsedi­ yorum.men. Bo­ 47. Ke­ şişlerin dışındaki insanlar da Buda’dır. Karmalarının ağırlığı nedeniyle bu tür aptallar inanamaz ve özgürleşemezler. Budist mezhep üye­ leri kendilerini diğer tarikatlardan ayırmak için başlarını kazıtmaya başladılar. Bütün faniler. Bir kez doğanızı anlayınca cinsellik esas olarak önemsizdir. Cinsellikten bahsetmiyorum. Dört elementten oluşan somut bir beden içinde ya­ şamasına rağmen doğanız temelde saftır.

sevgi veya bağlılık. Gerçek beden esasta saftır. tüm sesleri duyma yeteneği. Fakat bir kez doğanızı anlayınca bir kasap olarak ça­ lışsanız bile bir Buda’sınızdır. Bir kez eyleme geçince doğum ve ölüm döngüsünden kurtulamazsınız. Hiçbir şey yapmayarak daha iyi durumda olursunuz. Herşeyi dönüştürürsünüz. açlık veya susuzluk. özgür olursunuz.zulamaz. Fakat kasaplar hayvanları keserek karma ya­ ratırlar. Bozula­ maz. hatta do­ ğum ve ölümden bile kurtulursunuz. Ruhsal güçler: Budistler bu tür altı güç kabul ederler: tüm şekilleri görme yeteneği. Nasıl Buda olabilirler ki? 48. Esasında burada hiçbir şey yoktur. 54 . Ve nerede olursa­ nız olun huzur içinde olursunuz. Sadece bu maddi bedene bağlandığınız için açlık ve susuzluk. Bir kez bağlanmayı kesip şeyleri kendi ha­ line bırakırsanız. iyi ya da kötü. Gerçek bedeninizin hiçbir duyusu yok­ tur. sıcak ve soğuk gibi şeyler ve hastalıklar ortaya çıkar. Eğer bun­ dan şüphe ederseniz. zayıflık veya güç yoktur onun için. Engellenemeyen ruhsal 48 güçlere sahip olursunuz. kısalık ya da uzunluk. zevk veya acı. hiçbir şeyi anlayamazsı­ nız. ve yeniden doğuşun sonunu bilme yete­ neği. hastalık. baş­ kalarının tüm düşüncelerini bilme yeteneği. istediğin zaman herhangi bir yerde olma veya herhangi bir şey ya­ pabilme yeteneği. sıcaklık veya soğuk­ luk. kendinin ve diğerlerinin önceki varoluşlarını bilme yeteneği.

Theravada (Yaşlıların Öğretisi) Güney ve Güneydoğu Asya’daki ha­ kim biçimdir. Fakat ki­ şi bir kez esas doğasını kavradığı zaman kar­ ma yaratmayı keser. karmamızın bi­ zim üstümüzde hükmü yoktur. Bodhidharma aynı zamanda Çin’deki ilk Zen piriydi. Hindistan’daki yirmiyedi pir49 sadece zih­ nin damgasını50 aktardılar. Bir ka­ sabın karmasının bile böyle bir insan üstünde etkisi yoktur. Karma yaratmaktan bahsetmiyorum. Yirmiyedi pir: Kashyapa Zen neslinin ilk piriydi. 51. Orta ve Doğu Asya’da Budizmin hakim biçimi. onu karmasından kurtarmaz. Ananda ikincisiydi. Damga: Zen zihninin aktarılması. 50. 55 . Eğer doğasını anlamazsa Buda’lara yakarmak. Bir insan karma yarattığı sürece doğum ve ölüm dön­ güsünün içinden geçmeyi sürdürür. kasap olsun olmasın. Kuzey. Benim Çin’e geli­ şimin tek nedeni Mahayana’nın51 anlık öğreti­ 49. Mahayana: Maha büyük demektir. Başlangıcı ol­ mayan sonsuz kalpalar boyunca. her zaman asıl olanla karşılaştırılabilecek olan ve mühürlemek kadar çok zaman alan ve o denli çok ses çıkartan mükemmel bir suret bıra­ kır. Prajnatara yirmiyedincisi ve Bodhidharma yir­ misekizincisiydi. Hinayana terimi de Theravada’yı ima etmek için kullanılır. yana ise araç.Ben sadece doğamızı anlamaktan söz edi­ yorum. Fakat bir kez doğası­ nı anlayınca bütün şüpheler kaybolur. Yaptığımız ne olursa olsun. insanlar sa­ dece doğalarını anlamadıkları için sonunda karşılarında cehennemi buluyorlar.

aldanış içinde olan hiçbir varlık. hiç kimse -hiçbir fani. Onu tutamazsınız. yedi Bodhisattva’nın algılanabilecek insanın rakamı (84. özgün zihni­ nizdir. 52. Sarvastivadin’ler parama-anu parçacıkların sadece bir bir molekül 84. mucizevi bir şekilde farkında olan doğanızı tanıdığınızda sizinki tüm Buda’ların zihni olur. atomdan olduğunu meditasyon atom bir altı atom gözle­ Sarvasti­ oluştuğu­ kastetmek bilinebilecek tanıdılar.000 sayısız sadece isminde yedisi oluşturur. Bu zihnin bir şekli ya da özellikleri. ibadet veya çileci­ likten söz etmiyorum. Bunlar fanatik. Bir kez devingen.000 bedeninin çoğunlukla için kullanılıyordu) iddia ettiler. O uzay gibidir. 56 . Buda sizin gerçek bedeniniz. se­ bep ya da sonucu. eğreti öğretilerdir. bıçakların üstünde yürümek. Atomlar: yoluyla oluşturur riyle vadin’ler nu parçacıklarını ve bir İlk Budist olan Bu olan atom. Eğer muci­ zevi bir şekilde farkında olan doğanızı anla­ mıyorsanız bedeninizi atomlara ayırsanız bi­ le52 asla bir Buda bulamazsınız.onu an­ layamaz. Bir tathangata dışında. Geçmiş ve gelecek Buda’lar sadece zihni aktarmaktan bahsederler. Eğer bir insan bu öğretiyi anlarsa. okuması yazması olmasa bile bir Buda’dır. Başka hiçbir şey öğretmezler. tendon ya da kemikleri yoktur. O materyalistlerin veya nihilistlerin zihni değil­ dir.sini aktarmaktır: Bu zihin Buda'dır. Ben ken­ dini suya ve ateşe atmak. günde bir öğün yemek veya asla yatmamak gibi kurallardan.

Devinim zihnin işlevidir. Devinimin ondan ayrı varolabileceği bir zihin ve zihnin ondan ayrı varolabileceği bir devinim yoktur.” Temelde 57 . Devi­ nim olmadan zihin olmaz ve zihin olmadan devinim olmaz. gülmeden gül­ meyi. yolculuk etmeden yolculuk etmeyi. Devinim temelde zihinsizdir. ayakta durmadan ayakta dur­ mayı söyler. zihin ne devinir ne de işlevde bulunur. Fakat devinim zihin olmadan varolamaz. algı ve idrak hep hareket eden zihnin işlevleridir. Bir bitki veya taş gibi bede­ nin de doğası yoktur. Bu nedenle sutralar bize hareket etmeden hareket etmeyi. De­ vinim zihinle aynıdır. Ve zihin de devinimsiz varolamaz. Fakat devinim zihin değildir. mutlu olmadan mutlu olmayı. Dil ve davranış. çünkü işlevinin esası boşluktur ve boşluk esasta devinimsizdir. Buna rağmen. Öyleyse nasıl hareket eder? Hareket eden zihindir. Tüm devinim zihnin devinimidir. görmeden görmeyi. Bu zi­ hin olmadan hareket edemeyiz. Zihin de devinim değildir. Ve zihin de temelde devinimsiz­ dir.Fakat bu zihin dört elementten oluşan so­ mut bedenin dışında bir yerde değildir. Ve zihin esasta devi­ nimsizdir. Sutralar şöyle der. Bedenin farkındalığı yoktur. Devinim zihnin işlevidir ve zihnin işlevi onun devinimidir. “Dilin ötesine geçin. yürüme­ den yürümeyi. Düşüncenin ötesine geçin.

iyi edimlerin sonunda ise saadet var­ dır. 58 . kötü edimlerin sonunda zorluk.görme. Fakat bir kez öfke ve se­ vincin doğasının boş olduğunu anladığınız ve onları salıverdiğiniz zaman. karmadan kurtu­ lursunuz. Öfke­ niz. Arayabilirsiniz. fakat hiçbir şey bulamaz­ sınız. fakat bu kısa vaaz yeterli olmalı. Eğer doğanızı anlamıyorsanız sut­ raları tekrarlamanın faydası olmaz. mutlu insanlar ise cennete. Sutralara göre. Öfkeli insanlar cehenneme gider. Devam edebilirdim. sevinciniz veya acınız bir kuklanınki gibi­ dir. işitme ve bilme tümüyle boştur.

Ve 53.” Budalık farkındalık demektir. “Bağlanma­ ma aydınlanmadır. çünkü görüntüleri iptal eder. Büyük Araç: Mahayana. Ve çalışma Yol’unyapanların hedefi görüntülerden kur­ tulmaktır. öfke ve aldanıştan fazilete.” Görüntünün görüntü ol­ mayarak görüntüsü görsel olarak görülemez. Bu öğretiyi duyan ve ona inanan herkes Büyük Araç’a53 biner ve üç alemi terkeder. Zihinleri farkında olan faniler Aydınlanma Yoluna ula­ şırlar ve böylece Buda adını alırlar. sadece bilgelik yoluyla bilinebilir. Hırs. Bunlar fanilere bağlıdır. 59 .Uyanma Vaazı esası bağlanmamadır. öfke ve aldanıştır. meditasyona ve bilgeliğe geri dön­ mektir. Sutralar der ki. Sutralar şöyle der. Zihin. Bu üç alem hırs. “Kendini tüm görüntülerden kurta­ ranlara Buda denir. Bu üç alemi terketmek hırstan. öfke ve aldanışın kendisine öz­ gü doğası yoktur. Ancak zihniniz sizi her yere götürebilir.

yatmak. 55. bu tür hiç­ bir şeyin bedende bulunamayacağını kavrarsa Buda’ların dilini anlar. dürtü ve bilinç. Sutralar şöyle der. oturmak. “Hiç bir araç Buda’ların aracı de­ ğildir. Hırs.” Bu üç zehir hırs. duyma. Sut­ ralar der ki. “Bu beş unsurun mağarası Zen’in konağıdır. tatma. O hiç­ bir şey kullanmadan herşeyi kullanan ve seya­ hat etmeden tüm gün seyahat eden Bodhisattva’ların arabasıdır. durmak. Altı duyu: Görme. “Budalar sadece bu üç zehirle yaşarken ve saf Dharma ile beslenirken Buda oldular.düşünebilen herkes hırs. öfke ve aldanıştır. dokunma ve dü­ şünce. algı. öfke ve aldanışın doğasının Buda-doğası olduğunu görmeye mecburdur. bu beş unsurun55 kurgu okluğunu. Sutralar şöyle der. Beş Unsur: Beş skandha veya zihin öğesi: biçim. İçsel gözün açılması Büyük Aracın kapısıdır. Bir kez bunu anlayınca yürümek.” Daha açık ne olabilir ki? Hiçbir şey hakkında düşünmemek Zen’dir. öfke ve aldanışın ötesinde başka bir Buda-doğası yoktur.” Her kim altı duyunun54 gerçek olmadığını. işitme. Büyük Araç araçların en büyüğüdür. Zihnin boş olduğunu bilmek Buda’yı gör­ 54. O Buda’ların aracıdır. yaptığınız herşey Zen’dir. 60 . duyumsa­ ma.

58 Başka bir varoluşa katlanmamak Yol’a ulaşmaktır. Yaşam ve ölümü aşmak evi terketmektir. ve son meyvasına. Ve zihnin görüntüsünün olmaması karşı kıyıdır. Hiç pişmanlık duymadan kendinizden vaz­ geçmek en büyük hayırdır. Evi terketmek: Shakyamuni’nin aydınlanma arayışında yap­ tığı gibi. Böyle bir anlayışa ulaşanlar hiç çaba göstermeden kendilerini tüm görüntülerden kurtarırlar ve tedavi etmeden bütün hastalıkları iyileştirirler. On yönün56 Budalarının zihni yoktur. Kedersiz olmak nir­ vanadır. Devinim ve dur­ gunluğu aşmak en büyük meditasyondur.mektir. Böylelikle. Alda­ nışlar yaratmamak aydınlanmadır. Bu büyük Zen’in gücüdür. Fakat en büyük meditasyon hem fani­ lerinkini hem de arhat’larınkini geçer. Arhat’lar sakin durur: Arhat dinginlik kazanarak Hinaya­ na’nın dördüncü ulaşırlar. bir rahibe veya keşiş olmak. Hiç zihin görmemek Buda’yı görmektir. tutkudan kurtuluşa 58. Cehalete kapılmamak bilgeliktir. 61 . Fa­ niler hareket etmeyi sürdürür. 57. On yön: Pusulanın sekiz noktası. Kendini sözcüklerden kurtarmak özgürlüktür. arhat’lar sakin durur57. Gerçekliği aramak için zihni kullanmak al­ danıştır. 56. Duyuların tozuyla kirlenmemek Dharma’yı korumaktır. Gerçekliği aramak için zihni kullan­ mamak farkındalıktır. artı en üst ve en alt nokta.

Farkında olduğumuz zaman kaçacak hiçbir şey yoktur. Tarafsız Dharma ancak büyük Bodhisatt­ va ve Buda’lar. Sadece insanlar aldanışı farkında­ lıktan ayırırlar. Aldandığımız zaman kaçacak bir dünya vardır. Ve farkındalık Budalık demektir. Nirva­ na doğum ve ölümün olmaması demektir. Farklı da değillerdir. Faniler bu kı­ yıda kalırlar. Yaşama ölümden farklıymış veya devinime durağan­ lıktan farklıymış gibi bakmak taraflı olmaktır. Fakat tüm araçların en büyüğü­ nü keşfedenler ne bu kıyıda ne de öteki kıyıda kalırlar.Aldandığınız zaman bu kıyı vardır. Sutralar tarafsız Dharma’nın fanilerin nüfuz edemediği ve bil­ gelerin uygulayamadığı birşey olduğunu söy­ ler. Arhat’lar ıstıraba son verip nir­ vanaya girdiklerini hayal ederek sonunda nir­ vananın tuzağına düştüler. Her iki kıyıyı da terkedebilirler. çünkü her ikisinin doğası da boşluktur. O 62 . tarafından uygulanır. Ve boşlukta kalarak nirvanada kalırlar. Tarafsız olmak ıstıraba nirvanadan farklıymış gibi bakmamaktır. Aynı değillerdir. Uyan­ dığınız zaman artık var olmaz. Aldanış fanilik demektir. Kar­ şı kıyıyı bu kıyıdan farklı görenler Zen’i anla­ mazlar. Fakat Bodhisatt­ va’lar ıstırabın esasta boş olduğunu bilirler. faniler bil­ gelerden farklı görünmezler. Tarafsız Dharma’nın ışığında.

Fakat Bodhisattva ve Buda’lar as­ la zihni yaratmaz veya inkar etmezler. Hırs arzu alemidir. Bu herşey için. öfke biçim alemi­ dir ve aldanış biçimsiz alemdir. Bir düşünce başladığı zaman bu üç aleme girersiniz. Arhat’lar da zihnin varolmadığını iddia ederek onu in­ kar ederler. Faniler zihnin varol­ duğunu iddia ederek onu yaratırlar. Aldanış olmadığı zaman Buda’lar nirvanaya ulaşır. Bir düşünce sona erdiği zaman bu üç alemi terke­ dersiniz. birşeyin varolması ya da olmaması zihne bağ­ lıdır. 63 . Her kim zihnin bir kurgu olduğunu ve gerçek olan herşeyden yoksun olduğunu an­ larsa. Zihin devinmeyi kestiğinde nirvanaya gi­ rer. kendi zihninin de ne var olduğunu ne de varolmadığını anlar. Tüm Buda’ların ay­ dınlanmaya ulaştığı her dünyanın merkezi.doğumun ve ölümün ve nirvananın ötesinde­ dir.59 Boş yer60 hırs. öfke ve aldanışın olmadığı yerdir. Ne va­ rolan ne de varolmayan zihinle kastedilen bu- 59. Bu üç alemin başlangıcı veya sonu. Bu terim aynı zamanda bir Budist tapınağı da ima eder. 60. Boş yer: Ruhsal gelişme için uygun olan bir mekan. Aydınlanma mekanı: Bodhimandala. Kederler ol­ madığı zaman Bodhisattva’lar aydınlanma mekanına girerler. Nirvana boş zihindir. hatta kaya ve sopa gibi cansız şeyler için de geçerlidir.

Böyle bir görü aracılığıyla hiçbir şey ne görülür ne de görülmez. Ne varolan ne de varolmayan zihin Or­ ta Yol’dur61. Karma zincirinin oniki halkasının ilki ve aldanış ve cehaleti kırma amacında olan gerçek görüyle başlar: aldanış. doğum. 62. varoluş ve varolmama­ dan kaçınan yol. Orta yol: Realizm ve nihilizmden. Eğer gerçekliği zihninizi kul­ lanmadan öğrenirseniz her ikisini de anlarsı­ nız. açgözlülük. Hem anlamanın hem de anlama­ manın olmaması gerçek anlayıştır. çünkü zihin biçi­ me dayanır. Hem anlamayı hem de anlamamayı aşmışlardır. Zihin ve biçim birbirlerini yaratır ve inkar ederler. temas. çünkü biçim zihne dayanır. son ikisi ise sonraki varoluşa gönderme ya­ par.dur. Anlamayanlar anlamayı anlamazlar. ilk ikisi ön­ ceki varoluşa. varoluş. yaşlılık ve ölüm. dürtü. Gerçek gö­ rüye62 sahip olabilenler zihnin boş olduğunu bilirler. duyu organları. Varolan varolmayanla bağ­ lantılı olarak vardır. Ve anlayanlar anlamamayı anlarlar. duyumsama. Gerçek görü budur. Gerçek Görü: Buda’nın Sekiz Aşamalı Yüce Yolu. 64 . arzu. Eğer gerçekliği öğrenmek için zihninizi kullanırsanız ne gerçekliği ne de zihninizi an­ layamazsınız. Gerçek görüyle bakıldığında biçim sadece biçim değildir. isim ve biçim. Ve zihin sadece zihin değildir. bilinç. Ve varolmayan varolanla bağlantılı olarak var değildir. Bu görü görme­ 61.

Eğer birşeyi anlarsanız anlamazsınız. Ve bu an­ layış doğru anlayıştır. Aynı zamanda anlamamayı anlamak­ tır. Zihin ve dünyanın ikisi de saydam oldu­ ğu zaman gerçek görü ortaya çıkar. Sutralar şöyle der. 65 . Gerçek görü görmeden bağımsızdır. Zihin ve dünya zıttır ve onların karşılaş­ tıkları yerde görü doğar. Anlama­ dan anlamak gerçek anlayıştır. çünkü görmeme görülür. Gerçek anlama da sadece anlamayı anlamak değildir.” Zihin varolmadığı zaman anla­ mak da anlamamak da gerçektir. Zihniniz içerde kı­ mıldamadığı zaman dışarıda da dünya doğ­ maz. Gerçek görü sadece görmeyi görmek de­ ğildir. çünkü görme görme değildir. “Bilgeliği salıvermemek aptallıktır. Görmeden görmek gerçek görüdür. çünkü görme ne görmedir ne de görmeme ve anlama da ne anlama ne de anlamamadır. Zihin varol­ duğu zaman anlamak da anlamamak da asıl­ sızdır. Aynı zamanda görmemeyi görmektir. Fanilerin gördükleri aldanış­ tır.den on yöne ulaşır: çünkü hiçbir şey görül­ mez. Anladığınız zaman gerçeklik size bağlıdır. An­ lama ne anlamadır ne de anlamama. Hiçbir şey görmemek Yol’u algılamaktır ve hiçbir şey anlamamak Dharma’yı bilmek­ tir.

Ger­ çeklik size bağlı olduğu zaman herşey doğru­ dur.63 Fani zihin ortaya çıktığında Budalık kay­ bolur. Zih­ ni gerçekliğe sebep olmaz. Anladığınız zaman yanlış yanlış değildir. Samadhi: Meditasyonun hedefi. 66 . Bunun nedeni yanlışın doğasının boş olmasıdır. “Hiçbir şeyin kendi 63.Anlamadığınız zaman siz gerçekliğe bağlısı­ nızdır. Siz gerçekliğe bağlı okluğunuz zaman herşey asılsızdır. Samadhi Sanskritçe’de da­ ğılmamış zihin. Zihin ortaya çıktığında gerçeklik kaybolur. çünkü yanlış yoktur. Anladı­ ğınız zaman yanılmazsınız. bambu kamışındaki yılan demektir. Anlamadığı­ nız zaman doğru yanlış görünür. Anlamadığınız zaman yanılırsınız. Bu nedenle alim olan gerçekliği aramak için zihnini veya zihnini aramak için gerçekli­ ği ya da zihnini aramak için zihnini veya ger­ çekliği aramak için gerçekliği kullanmaz. Sutralar der ki. Hiçbir şeyin birşeye bağlı olmadı­ ğını bilen Yol’u bulmuştur. Ve hem zihni hem de ger­ çeklik durağan okluğu için o her zaman sa­ madhi’dedir. Fani zihin kaybolduğunda Budalık or­ taya çıkar. Ve zihnin hiçbir şeye bağlı olmadığını bilen her zaman aydın­ lanmadadır. Gerçeklik size bağlı olduğu zaman gerçek olmayan gerçek olur. Zihin kaybolduğunda gerçeklik or­ taya çıkar. Ve gerçeklik zih­ nine sebep olmaz.

Nirvananın başlangıcı: Beden geride bırakılana kadar nirva­ na bitmez. Sabit bir gerçekliği yok­ tur. Böyle bir anlayışa ulaştığı­ nızda geçmiş yaşamlarınızdaki yanlış edimler silinir gider. Eğer Yol’u bulmak için zihni kullanabileceğinizi düşünü­ yorsanız aldanış içindesiniz. . Her düşüncenizi aldanıştan kurtarın ve yaşamda nirvananın65 64. Yaşamdan ve ölümden nefret etmeyin veya yaşamı ve ölümü sevmeyin. Yol’u bul­ duğu zaman da hiçbir şey bulmaz. duyumsama. Sormayın. ri linç. unsurları. Aldanış içinde olduğunuz zaman altı duyu ve beş gölge64 ıstırap ve faniliğin ya­ pılarıdır.” Eylemde bulunun. Bu bir ağacın kabu­ ğunu soymak gibidir. Aldanış içinde ol­ duğunuzda Budalık vardır.doğası yoktur. Beş gölge: Gerçek özü gölgeleyen kişiliğin algı. Düşüncelerinize göre uygulama yapın. Sorduğunuz zaman yanılırsınız. Uyandığınız zaman altı duyu ve beş gölge nirvana ve ölümsüzlüğün yapıları olur. Yol’u arayan biri kendisinin ötesine bak­ maz. Çünkü farkındalık Bu­ dalıktır. Farkında olduğu­ nuz zaman varolmaz. Yanlış sor­ manın sonucudur. Yol’un zihin olduğunu bilir. dürtü öğele­ ve bi­ veya skandha’ları: biçim. Yol bedeniniz kay­ bolana dek ortaya çıkmaz. Fakat zihni bulduğu zaman hiçbir şey bulmaz. Bu karma bedeni sürek­ li değişim altındadır. 65. Eğer Yol’u arıyorsanız.

başlangıcına tanık olun ve ölümde doğuş olmamasının66 güvenini yaşayın.

yeniden

Biçimi görmek fakat biçim tarafından bo­ zulmamak veya ses duymak fakat ses tarafın­ dan bozulmamak kurtuluştur. Biçime bağlı olmayan gözler Zen’in Kapılarıdır. Sese bağlı olmayan kulaklar da Zen’in Kapılarıdır. Kısa­ cası, varoluşu ve olguların doğasını algılayan­ lar ve bunlara bağlı olmayanlar kurtulmuştur. Olguların dış görünüşünü algılayanlar onların insafına kalmıştır. Kurtuluşla kastedilen kede­ re maruz kalmamaktır. Başka bir kurtuluş yoktur. Biçime nasıl bakılacağını bildiğiniz zaman biçim zihne sebebiyet vermez, zihin de biçime sebebiyet vermez. Biçim ve zihnin iki­ si de saftır. Aldanış olmadığı zaman zihin Buda’ların diyarıdır. Aldanış olduğu zaman zihin cehen­ nemdir. Faniler aldanışlar yaratır. Ve zihni doğurmak için zihni kullanarak kendilerini her zaman cehennemde bulurlar. Bodhisatt­ va’lar aldanışların içini görürler. Ve zihni do­ ğurmak için zihni kullanmayarak kendilerini her zaman Buda’ların diyarında bulurlar. Zihni yaratmak için zihninizi kullanmazsanız her zihin durumu boş ve her düşünce durağan

66. Yeniden doğuş olmamasının güvencesi: Nirvananın cisimlen­ mesi.

68

olur. Bir Buda-diyarından67 diğerine geçersi­ niz. Eğer zihni yaratmak için zihninizi kulla­ nırsanız her zihin durumu rahatsız ve her dü­ şünce devinim içindedir. Bir cehennemden diğerine geçersiniz. Bir düşünce ortaya çıktı­ ğı zaman iyi karma ve kötü karma, cennet ve cehennem vardır. Hiç bir düşünce ortaya çık­ madığı zaman ne cennet ne cehennem, ne iyi karma ne kötü karma vardır. Beden ne vardır ne de yoktur. Bu nedenle bir fani olarak varolmak veya bir bilge olarak varolmamak, bir bilgenin hiçbir ilgisinin ol­ madığı kavramlardır. Onun kalbi gökyüzü ka­ dar engin ve boştur.
Yol’da izleyene tanık olunur. O arhat’ların ve fanilerin idrakinin ötesindedir.

Zihin nirvanaya ulaştığında nirvanayı gör­ mezsiniz, çünkü zihin nirvanadır. Eğer zihnin dışında bir yerde nirvanayı görürseniz kendi­ nizi aldatıyorsunuzdur. Her ıstırap Buda-tohumudur, çünkü ıstı­ rap çekmek fanileri bilgelik aramaya sevke­ den Fakat sadece ıstırabın Budalığa sebep ol­ duğunu söyleyebilirsiniz. Istırabın Budalık ol­ duğunu söyleyemezsiniz. Sizin bedeniniz ve
67. Buda Diyarı: Bir Buda'nın varlığıyla pislikten saflığa dönü­
şen bir alem. Bu nedenle saf bir diyardır. Vimilakirti Sut­ rasındaki birinci bölümün son kısmına bakın.

69

zihniniz topraktır. Istırap titizdir ve Budalık üründür.

tohumdur,

bilgelik

Zihindeki Buda bir ağaçtaki kokuya ben­ zer. Buda ıstıraptan kurtulmuş bir zihinden gelir, tıpkı kokunun çürümekten kurtulmuş bir ağaçtan gelmesi gibi. Ağaç olmadan koku olmaz, zihin olmadan Buda olmaz. Eğer ağaç­ sız bir koku varsa o farklı bir kokudur. Eğer zihniniz olmadan bir Buda varsa o farklı bir Buda’dır. Zihninizde üç zehir olduğu zaman pis top­ raklarda yaşarsınız. Zihninizde üç zehir olma­ dığı zaman saf topraklarda yaşarsınız. Sutralar der ki, “eğer bir toprağı pislikle doldurursanız Buda asla ortaya çıkmaz.” Pislik aldanışı ve diğer zehirleri ima eder. Bir Buda saf ve uyan­ mış bir zihni ima eder. Dharma olmayan bir dil yoktur. Hiçbir şey söylemeden bütün gün konuşmak Yol’dur. Bütün gün sessiz olmak, yine de birşey söyle­ mek Yol değildir. Bu nedenle ne bir tathaga­ ta’nın konuşması sessizliğe dayanır ne sessiz­ liği konuşmaya dayanır ne de konuşması ses­ sizliğinden ayrı varolur. Hem konuşmayı hem de sessizliği anlayanlar samadhi’dedirler. Bil­ diğiniz zaman konuşursanız konuşmanız öz­ gürdür. Bilmediğiniz zamanı susarsanız, ses­ sizliğiniz özgür değildir. Eğer konuşma gö­ rüntülere bağlı değilse özgürdür. Eğer sessiz­
70

Artık bir sal değildir o.lik görüntülere bağlıysa özgür değildir. Bir sal68 gerçek değildir. Dünyaya göre erkek ve dişi. Gerçekliğin yüksekliği veya alçaklığı yok­ tur. Fakat bir kez amacını yerine getirdiğinde sal işe yaramaz. Eğer yükseklik veya alçaklık görüyorsanız gerçek değildir. Böyle bir sala binen kişi gerçek olmayanı geçebilir. ne zen­ gin ne yoksul vardır. Biri­ nin oniki yıl boyunca erkekliğini araması da aynı şekilde sonuçsuz kalacaktı. Oniki giriş: Altı organ ve altı duyu. Tanrıça Yol'u kavradığı zaman cinsiyetini değiştirmedi. Cinsiyetten ve statüden özgür olarak aynı te­ mel görünüşü paylaştılar. Onun gerçek olmasının nedeni budur. Yol’a göre ne erkek ne dişi.. 70. Dil esas olarak özgürdür. Fakat bir yolcu salı gerçektir. Tanrıça oniki yıl boyunca başaramadan kadınlığını aradı. Ve bağlantının da dille hiçbir il­ gisi yoktur. 68. Eğer öyleyse bu hikayeyi pek bilmi­ yorum. 69. Sal: Buda öğretilerini Sonsuz Yeniden Doğuş Irmağını geçmek için kullanılabilen bir sala benzetir. Seyis69 Ger­ çek’e uyandığı zaman statüsünü değiştirmedi. Seyis Shakyamuni’nin damadı Chan­ daka’yı ima edebilir. zengin ve yok­ sul vardır.seyis: Tanrıça Vimilakirti Sutrasının yedinci bölü­ münde ortaya çıkar. Onun bağlantıyla hiçbir ilgisi yoktur.. Oniki yıl oni­ ki girişi70 ima eder. Tanrıça. 71 .

“Görüntü görmediğiniz zaman Bu­ da’yı görürsünüz. Üç ze­ hire müptela olmak faniliktir.” Zihnin görüntülerinden kurtulmuş olmakla kastedilen budur. 72 . Zihni bırak­ maktan bahseden biri pek uzağa gidemez. su kalmaz. Fanilikten kurtulun. Açıktır ki buzun doğası suyun doğasıdır. Ve faniliğin 71. Bir kez balığı gördünüz mü suyu unutursu­ nuz. Bir balık görmek isteyen balığı gör­ meden önce suyu görür. tıpkı balı­ ğın sudan geldiği. Zihin olmadan Buda olmaz sözü Buda’nın zihinden geldiği anlamına gelir. su olmadan buz ol­ maz ve buz olmadan su olmaz. Bir kez Buda’yı gördünüz mü zihni unu­ tursunuz. Buzu atın. öfke ve hırstan kurtuluş özgürlüğe açılan üç kapıda yatar: nefs-sizlik. Ve bir Buda görmek isteyen Buda’yı görmeden önce zihni görür. Zihnin görüntülerine bağlanmayın. Üç kurtuluş: Aldanış. Üç kurtuluş71 aracılığıyla saflaşmak Budalıktır. fakat suyun balıktan gelme­ diği gibi. Fanilik ve Budalık su ve buz gibidir. Budalık kalmaz. Buda olmadan zihin olmaz. Zihin Bu­ da’yı doğurur. tıpkı eğer onu unutmazsanız su­ yun sizi şaşırtacağı gibi. Fakat Buda zihinden gelmesi­ ne rağmen zihin Buda’dan gelmez. Kışın donup buz olan yazın su olur. Aynı şekilde.Zihin olmadan Buda olmaz. Eğer zihni unutmazsanız zihin sizi şaşırtacaktır. Sutralar şöyle der. şekil-sizlik ve arzu-suz­ luk.

Fani­ ler Budaları özgürleştirir. İç bilgeliği aracılığıyla zihnini bilir ve dış disiplini aracı­ lığıyla bedenine bakar. fakat aynı mevsimi paylaşmaması gibi. Farkındalığın olmaması mümkün değildir. Faniler Budaları özgürleştirir. Başka farkla­ rı yoktur. kederi yok sayacak hiçbir şey olmazdı. Aldanış içinde olduğunuz zaman Budalar fanileri özgürleştirir. Bir fani de bilge ol­ duğu zaman yüzünü değiştirmez. Wutou ve futzu: Futzu’dan elde edilen bir anestetik. İkincil kökler bitkinin ikinci yılına kadar ge­ lişmezler. Budalar alda­ nışı babaları. farkındalığı yaratacak hiçbir şey olmazdı. Aldanış ve fanilik sağ ve sol el gibidirler.doğası da Budalığın doğasıdır. Eğer keder olmasaydı. tıpkı wutou ve futzu’nun72 aynı kökü paylaşması. wu­ tou’nun (Aconitum veya keşişlik) temel kökünden yetişen ikincil kökler. Kederin olmaması mümkün değildir. hırsı ise anneleri sayarlar. 72. Budalar kendi başlarına Buda olmazlar. Sadece farklılık­ lar aldanışı yüzünden fanilik ve Budalık söz­ cüklerine sahibiz. Tarafsızlıkla kastedilen budur. Fanilik ve Bu­ dalık aynı doğayı paylaşır. 73 . Bir yılan ejderha olduğu za­ man derisini değiştirmez. çünkü farkındalık kederi reddeder. Alda­ nış ve hırs faniliğin farklı isimleridir. Ve eğer farkın­ dalık olmasaydı. Farkında oldu­ ğunuz zaman faniler Budaları özgürleştirir. Budalar da fanileri. Fani­ ler tarafından özgürleştirilirler.

Buda’ların üç bedeni vardır73: bir dönüşüm bedeni. ödül bedeni bil­ gelik kazandıklarında. Gerçi önce­ ki bir varoluşunda Buda bir çileci olarak Himalayar’da ya­ şadı. sambhogakaya Himalayalar'da meydana gelen Büyük Aydınlanma: Buda’nın aydınlanması Himalayalar’da değil. (Amitabha) ve dharmakaya (Vairocana). Gerçek beden hiçbir şey yapmaz veya söylemez. Dö­ nüşüm bedeni yapabildiği her yerde diğerleri­ ni kurtarmak için her yönde uçtuğunu gördü­ ğünüz bedendir. Fakat bir kez zihninizin boş ol­ duğunu bilir ve hiç bir görüntü görmezseniz aldanış ve farkındalığın ötesindesinizdir. Nehrin ortasında da değil­ dir. Dönüşüm bedeni faniler iyi edimlerde bulunduğunda ortaya çıkar. Karşı kıyıda Budalık vardır. faniler ise bu kıyıdadır.Aldanış içinde olduğunuz zaman bu kıyı­ dasınızdır. gerçek bedense yüceli­ ğin farkına vardıkları zaman ortaya çıkar. Dönüşüm bedenine enkarnasyon bedeni de denir. Tathagata ne bu kıyıda ne de karşı kıyıdadır. Himalayalar’da meydana gelen Bü­ yük Aydınlanma74 aniden gerçek olur. bir ödül bedeni ve bir gerçek beden. Bu nedenle Buda’nın önceki yaşamları birbirine bağ­ lanarak bu iddia doğru olur. Tü­ 73. 74 . Ve bir kez aldanış ve farkındalığın ötesine geçin­ ce karşı kıyı yoktur. Ödül bedeni şüphelere bir son verir. Farkında olduğunuz zaman karşı kıyıdasınızdır. 74. Üç beden: Nirmanakaya (Shakyamuni). Nepal’in güneyindeki eski Hint eyaleti olan Magadha’da gerçekleşti. Arhat’lar nehrin ortasındadır.

Bireyler karma yaratır.” Benim de demek istediğim bu. Fakat gerçekte. karma birey yarat­ maz. fakat bir insan yarata­ mazsınız. Orta anlayışta olan insanlar ıstıraba bir son verdiklerini hayal ederler ve ödül bedenini Buda ile karıştırırlar ve derin anlayışa sahip olan insanlar Budalığı yaşadıklarını hayal ederler ve gerçek bedeni Buda ile karıştırırlar. Asla kaça­ mazlar. Bütün diğer şeyler gibi bu üç beden de ulaşılamaz ve tanımlanamazdır. Sutralar der ki. Sığ anlayışa sahip olan insanlar nimetleri topladıklarını hayal eder ve dönüşüm bedeni­ ni Buda ile karıştırırlar. orta veya derin olabi­ len insan anlayışına dayanıyor sadece. Ve Budalığı yaşamazlar. Fakat en derin anlayışa sahip olan insanlar hiçbir şeye takılmadan içe bakarlar. sığ.müyle durağan kalır. Ancak mükemmel olan biri bu yaşam­ da hiç karma yaratmaz ve hiçbir ödül almaz. Engellen­ meyen zihin Yol’a ulaşır. “Budalar Dharma’yı vaaz etmezler. Açık bir zihin Buda olduğu için zih­ ni kullanmadan bir Buda’nın anlayışına sahip olurlar. Fanileri özgürleştirmezler. “Hiç karma yaratmayan Dharma’yı kazanır. Sutralar şöyle der. Bu üç beden bahsi. Karma yarattığınız zaman karma­ 75 . üç be­ den bir yana. tek bir Buda-bedeni bile yoktur. Karma yaratabilirsiniz. Bireyler bu yaşamda karma yaratır ve öteki yaşamda ödüllerini alırlar.” Bu boş bir söz değildir.

Fani­ lerin öğretisini bırakan ve bilgelerin öğretisi75. “Buda’lara inanmaları­ na rağmen. Sutralar şöyle der. 76 . Karmayı yanlış anlamayın.” Bilgelerin öğretisini anlayan biri bilgedir. Onlar icchantika’lardır. sonraki zihin durumu da hiçbir şey biç­ mez. karma bireye bağlı ve birey de karma­ ya bağlı olduğundan. eğer birey karma yarat­ mazsa karma ona hükmetmez. Bu ne­ denle. Yol bir insanı büyütemez: Konfüç­ yüs’ün bir ifadesi (Analects. Aynı­ sı Budaların zenginlik ve fakirlik ödüllerine maruz olduklarını hayal edenler için de ge­ çerlidir. Fakat ıstırabı inkar edebilirler mi? Şimdiki zihin durumunun sonraki zihin durumunun biçtiklerini ektiğini inkar edebilirler mi? Nasıl kaçabilirler? Fakat eğer şimdiki zihin durumu hiçbir şey ekmez­ se.”75 Faniler karma yaratmayı sürdürür ve bü­ yük bir yanlışlıkla hiçbir ödül ya da ceza ol­ madığını iddia ederler. Yol bir insanı büyütemez.nızla yeniden doğarsınız. Bir insan Yol’u büyütebilir. “Bir insan Yol’u büyütebilir. Karma yaratmadığı­ nız zaman karmanızla kaybolursunuz. Fanilerin öğretisini anlayan biri fanidir. Aynı şekilde. Onlar inana­ mazlar. Buda’ların herşeyden elini eteğini çektiğini hayal edenler Budacı değildir. bölüm 15).

Ve gelecekten endişe­ lenmezler. Fakat bu dünya­ nın aptalları bilgeleri uzaklarda aramayı ter­ cih ediyorlar. Onlarınki Büyük Kararsızlıktır. “Tüm rüntü olmadığını gördüğünüz ta’yı görürsünüz. Budaimgelerini. “Öğreti zihindir. Fakat bilgeler geçmişi düşünmezler. Zihnin kadar şeffaflaşınca giderler. ışığı. Faniler yaşarken ölümden endişe duyarlar. Kendi zihinlerinin bilgeliğinin bilge olduğuna inanmıyorlar. Aptallığa av olurlar ve zihinle­ rini deliliğe kaptırırlar.” Gerçeğe kapı zihinden gelir. Ne de bugüne yapışıp kalırlar. 77 .” Fakat anlayışı olmayan in­ sanlar kendi zihinlerine veya bu öğretiyi anla­ yarak bilge olabileceklerine inanmazlar. Sutralar şöyle der. “Anlayışa sahip olmayan insanlar arasında bu sutrayı vaaz etmeyin. tütsüyü ve renkleri özlemeyi tercih ederler. Uzak bilgileri aramayı ve uzaydaki şeyleri. Sutralar der ki. Ve an be an Yol’u izlerler.” Ve yine sutralar der ki. Tokken açlıktan endişe duyarlar. görüntülerin gö­ zaman tathaga­ açılan binlerce görüntüleri uzay Bitmez tükenmez ıstıraplarımız hastalığın kökleridir. Eğer bu büyük gerçe­ ğe uyanmadıysanız bu yeryüzünde veya gök­ lerde bir usta aramanız iyi olur.ni izleyen bir fani bilge olur. Kendi yeter­ sizliğinizi daha da büyütmeyin.

78 .

Zih­ ni anlamayanlar boş yere çalışırlar. çiçekleri. İyi ve kötü olan herşey zihninizden gelir. dalları ve yaprakları köküne bağlıdır.Hamle Vaazı Eğer kişi aydınlanmaya ulaşmak için ka­ rarlıysa uygulayabileceği en temel yöntem nedir? Tüm diğer yöntemleri yöntem zihni gözlemektir. Fakat zihni gözlemeye nasıl anlayış denilebilir ki? 79 . Zihni anlayanlar çok az bir çabayla aydınlanmaya ulaşırlar. Bir ağacın bütün meyvaları. Zihnin ötesin­ de birşey bulmak mümkün değildir. başka her­ şey de buna dahil olur. Eğer zihni anlayabilirseniz. Eğer kö­ künü beslerseniz ağaç dallanır Budaklanır. içeren en temel Fakat bir yöntem nasıl diğerlerini de içerebi­ lir? Zihin herşeyin oradan büyüyüp geliştiği köktür. Bu bir ağacın köküne benzer. Eğer kökünü keserseniz ölür.

oluş ve olmamanın “çok. pek çok ötesinde” olduğu için bilgelik olmadığını açıklayan bir iza­ hattır. onun ışığı sonsuz uzayı doldurur. Mükemmel bilgelik: Bu Yürek Sutrasının başlangıç cümle­ sinde Bodhisattva’nın Avalokitesvara olduğunu ve mükem­ mel bilgeliğin. mükemmel bilge­ lik uzay ve zaman. Şartlara bağlı olarak neden ve sonuç olarak yer değiştirirler. 77. dört elementin ve beş gölgenin kişisel bir özü olmadığını an­ lar.77 Doğaları itiba­ rıyla bu iki zihin durumu her zaman haliha­ zırdadır.Büyük bir Bodhisattva mükemmel bilgeli­ ğin derinlerine daldığında76. saf zihin iyi edimler­ den haz eder. veya prajnaparamita’nın. Ve zihninin faaliyetlerinin iki yönü oldu­ ğunu kavrar: saf ve murdar. Murdarlıktan etkilenmeyenler bilgedir. Saf ve murdar: Bu konuda geniş bir konuşma için. Üç alemde sürüklenip du­ rurlar ve hesapsız acı çekerler ve bütün bun­ lar murdar zihinleri gerçek özlerini örttüğü içindir. “Fanilerin bedenlerinde bozulmaz Buda-doğası vardır. 80 . Istırabı dönüştürürler ve nirvana saadetini ya­ şarlar. çok. murdar zihin ise kötüyü düşü­ nür. Murdar zihnin tuzağına düşmüş ve kendi karmalarıyla karman çorman olan di­ ğerleri ise fanidir. saf ve murdarın aydınlanma ve aydınlanmama olarak adlandırıl­ dığı Ashvaghosa’nın Awakening of Faith in the Mahayana adlı eserine bakınız. Güneş gibi. Fakat bir kez beş gölgenin kara bulutlarıyla 76. On Aşama Sutra’sı şöyle der.

Ve bu farkındalık kökünden bütün faziletler ağacı ve nirvana meyvesi yetişir. fakat sayısız dalları ve yaprakları olan bir ağaç gibi.. Bunların öğretisi arasında Buda-doğasının evrenselliği ve nirvananın neşeli. kişisel ve saf doğası vardır. Buda-doğamız farkındalıktan farkın­ da olmak ve başkalarını farkında kılmaktır. tutkuları ve kötülükle­ riyle cahil zihin üç zehrin içine kök salmıştır: hırs.” Ve Nirvana Sutrası78 der ki. Farkındalığı kavramak özgürlüktür. O zamana dek prajnaparamita sutraları tarafından öğretilen boşluk öğretisi Çin Budacılığına hakimdi. Fakat bu üç zehir öylesine milyonlarca kötülük üretir ki bir ağaç örneği pek uygun bir karşılaştırma değildir.kaplandığında bir kavanozun içinde gözden gizlenmiş ışığa benzer. Nirvana Sutrası: Beşinci yüzyılın başla­ rında bu iki sutranın çevirileri ilk ortaya çıktığı zaman Çin’de Budacılığın gelişimi üstünde büyük bir etkisi oldu. Peki cehaletin kökü nedir? Sonsuz kederleri.” İyi olan herşey kendi kökünün farkındalığına sahiptir. Bu üç zehirli zihin duru­ mu sayısız kötülük içerir. tıpkı tek bir kökü.. “Bütün fanilerin Buda-doğası vardır. 81 . öfke ve aldanış. Zihni bu şe­ kilde gözlemek anlayıştır. Buda-doğamızın ve bütün faziletlerin kökle­ rinin farkındalık olduğunu söylüyorsunuz. Bir Bodhisattva’nın Bu­ dalığa giden yolda geçtiği aşamaları ayrıntıyla anlatan On Aşama Sutrası Avatamsaka sutrasında aynı başlığı taşıyan bir bölümün bir çeşitlemesidir. On Aşama Sutrası. Fakat bu onların kaçamadıkları bir karanlıkla kaplıdır. 78.

81. Bu çarkta ıstırap çekmek görecelidir. fakat aç hayaletlerden ve canavarlar­ dan daha az ıstırap çekerler. Altı duyu organı: Gözler. koklama. Fakat üç aleni ve altı varoluş durumu son de­ rece engin. Cennetteki tanrı­ lar çoğunlukla mutlu yaşamları yönetirken cehennemde ıs­ tırap çekenler acı üstüne acı çekerler. aydınlanmaya ulaşıp ıstırap çarkından kurtulana kadar varlıkların devindiği temel varoluş çeşitle­ ri. kulaklar. olarak altı duyu organımızda79 bulunur. Ve eğer özgürlük arayan biri bu üç zehiri üç kural dizisine ve bu altı hırsızı al­ tı paramita’ya dönüştürebilirse. veya hırsız. dil. kötülükle meşgul olurlar ve gerçek kim­ liklerini maskelerler. Eğer tüm yaptığımız zihni gözlemek­ 79. Onla­ ra hırsız denir çünkü duyularımızın kapıların­ dan girip çıkarlar. Altı bilinç türü: Görme. deri ve zihin. Fakat eğer biri bunların kaynağını keserse ne­ hirler kurur. Lankavatara sekiz bilinç şekli için düşünceyi idrak. sınırsız mal mülke imrenir­ ler. Bu acı­ lar küçük ırmakların sürekli akması yüzünden binlerce kilometre kabaran nehirlere benzer. kendini son­ suza dek acıdan kurtarır. ayrım yapma ve (tathagata-) belleği­ ne ayırır. Altı varoluş durumu: İster bir çok düşünce ister bir çok ya­ şam boyunca olsun. işitme.Bu üç zehir altı bilinç türü80. 82 . altı varoluş durumu81 içinde do­ laşıp dururlar ve hesapsız acı çekerler. Şeytanlar ve insanlar tanrılardan daha çok. Ve faniler bu zehirler veya hırsızlar tarafından beden ve zihinde yanlış yönlendirildikleri için yaşam ve ölümde kaybolurlar. 80. burun. tatma ve düşünce ile bağlantılı bilinç çeşitleri.

kü­ für. Burada gerçek uygulama zihni gözlemeyi ima ediyor. yalan ve sarhoşluğu yasaklayan ku­ rallardır. doğrudan aydınlanmaya götü­ ren uygulama. iftira. Peki bu altı durumun karmasının nasıl fark­ lılığı vardır? Gerçek uygulamayı82 anlamayan ve körü körüne iyi edimlerde bulunan faniler bu üç alemin içindeki daha yüksek üç varoluş duru­ munda doğarlar. Körü körüne beş kuralı84 izleyenler ve aptalca sevgi ve nefrete kapılan­ 82. hırsızlık. dedikodu. Bu üç yüksek durum nedir? Körü körüne on iyi edimde83 bulunanlar ve aptalca mutluluk arayanlar arzu aleminde tan­ rılar olarak doğarlar. zina. Bunlar cinayet. 83. Bu üç alem üç zehre kar­ şılık gelir: hırs arzu alemine. Eğer zihniniz bu üç alem içinde değilse onların ötesindedir. Beş kural: Bunlar keşiş olmayan Budistler içindir. nasıl olur da bu sonsuz acılardan kurtulabili­ riz? Bu üç alemin karması sadece zihinden ge­ lir. Ve bu zehirler tarafından yaratılan karma na­ rin veya ağır olabildiği için. öfke biçim ale­ mine ve aldanış biçimsiz aleme karşılık gelir. zina. On iyi edim: Bunlar cinayet. 83 . yalan. Gerçek Uygulama: Başka bir uygulama aşamasına götüren uygulamanın karşıtı olarak.se. hırsızlık. bu üç alem de al­ tı varoluş durumu diye bilinen altı bölgeye ayrılmıştır. öfke ve yanlış görüşleri müdafa olan on kötü edimden sakınmayı kapsar. 84. hırs.

süreklilik ve yıkım. çünkü orada hiçbir güçlük yoktur. “Ancak üç asankhya kal­ pa 8 5 boyunca sayısız zorluklara katlandıktan son­ 85. Fakat Buda der ki. Bundan da acı verici olsun olmasın bütün karmanın kendi zihninizden geldiğini anla­ malısınız. bu üç alemin ve altı varoluş duru­ munun ıstırabı kendiliğinden kaybolacaktır. yanlış öğretilere inananlar ve lütuf için dua edenler aldanış aleminde şeytan olarak doğar­ lar. Bunların her biri sonsuz (asankhya) kalpalar boyunca sürer. Bu üç aşağı durumla daha önceki üç yüksek durum birlikte altı varoluş durumunu oluştu­ rur. Bunlar üç yüksek varoluş durumudur. Ve körü körüne olgusal dünyaya bağlananlar. Aldanıştan gelen karması en büyük olanlar ise canavar olurlar. Öfkeden gelen karması en büyük olanlar ce­ hennemde ıstırap çekerler. Eğer sadece zihninizi yoğunlaştıra­ bilir ve onun yalan ve kötülüğünü dönüştüre­ bilirseniz. Evrenler arasındaki dördüncü bir boşluk safhası buna dahil edilmemiştir. Ve bir kez ıstıraptan kurtulunca gerçekten özgür olursunuz. Peki daha aşağı üç durum nedir? Bunlar zehirli düşüncelerin ve kötü edimlerin içinde kalanların doğduğu yerdir. Hırstan gelen kar­ ması en büyük olanlar aç hayaletler olurlar. 84 .lar öfke aleminde insan olarak doğarlar. Üç asankhya kalfası: Bir evren üç safhadan oluşur: yaradılış.

öfke ve aldanış zehrini üç kurtulu­ şa dönüştürebilen insanların üç asankhya kal­ pa’dan geçtiği söylenir. ” Peki siz neden şimdi sadece zihni gözlemenin ve bu üç zehri alt etme­ nin özgürlük olduğunu söylüyorsımuz? Buda’nın sözleri doğru. Bu üç zehirli zihin durumu içinde sayısız kötü düşünce var­ dır. Buda’nın üç asankhya kalpa ile demek istedi­ ği böyle bir sınırsızlıktır. Süresi sonsuz olan üçüncü ve son dönem bir Buda mesajının sonunda kayboluşuna tanık olur. 500 yıl süren bir Buda-çağının ilk dönemi.ra aydınlanmaya ulaştım. Ve her düşünce bir kalpa boyunca sürer. İkinci dönem öğreti anlayışının daha da çöktüğü 1000 yıllık bir dönemdir. Bizim Sanskritçe’de asankhya dediğimizi siz sayısız diye adlandırıyorsunuz. Başka bir uyarlama da bu üç dönemin her birine 500 yıl tayin eder. bu sayısız kötü düşünceyi alt edene kadar nasıl özgürleşmiş olduğunuz söylenebilir ki? Bu üç hırs. 86. Onlar aydınlanmaya ancak sonsuz kal­ pa’lardan sonra ulaşıldığını söylerler ve böyle­ ce müritlerini yanlış yönlendirerek Budalık yoluna çekilmelerini sağlarlar. Son çağ: Sonrasında doğru öğreti anlayışının çökmeye baş­ ladığı. Fakat son çağın86 in­ sanları en büyük aptallardır. Fakat üç asankhya kalpa üç zehirli zihin durumunu ima ediyor. Tathagata’nın üç asankhya kalpa ile ne demek istediğini anla­ mazlar. 85 . Gerçek özünüz bu üç zehirle örtüldüğü za­ man.

Kötüden sakınma yeminini bütün inanan­ lar eder. zina. meditasyonu yelken ve bilgeliği dü­ men yekesi olarak görürler. Bizim paramita diye adlandırdığımıza siz karşı kıyı­ ya giden araçlar diyorsunuz88. zihninizdeki sayısız iyi düşünceleri. Üç kural dizisi: Keşiş olmayan Budistler için beş. mücevher ve parfüm). Paramita’ları insanları karşı kıyıya geçiren bir gemiye benzeterek Budistler hayırsever­ liği onsuz bir geminin yüzemeyeceği boşluk olarak görür­ ler: ahlakı geminin omurgası.karşı kıyıya giden araçlar: Altı paramita hayır­ severlikle başlar ve ahlak ve sabır. 86 . bedeni rahat ettirme (yumuşak yataklar) ve fazla yeme (öğle yemeğinden sonra yeme) eklenmiştir. Ve bu sekizine eğlenceden zevk alma ve servete sahip olmayı ya­ saklayan kurallar eklenmiştir. İlk beşi cinayet. sabrı geminin tekne kısmı. 88. Bu beşine bedeni süsleme (çiçekten çelenk.. Bu üç kural dizisi üç yemin­ le özetlenmiştir. Duyumsama 87. Disip­ lin kurallarını geliştirmeden nasıl aydınlanabili­ nir ki? Bu üç kural dizisi üç zehirli zihin durumu­ nu alt etmek içindir.Fakat büyük Bodhisattva'lar sadece üç dizi kuralı87 gözeterek ve altı paramita'yi uygulaya­ rak aydınlanmaya ulaştılar. Erdem kazanma yeminini rahip sınıfından olma­ yan daha samimi üyeler eder. Bir dizi şeyleri -bu durumda. Bu zehirleri alt ettiğiniz zaman üç dizi sınırsız erdem yaratırsınız. Paramita'lar. keşiş ol­ mayan daha samimi üyeler için sekiz ve rahip olmayan ke­ şişler ve rahibeler için on tane kural vardır..bir araya toplar. bağlılık ve meditasyon yoluyla bilgeliğe kadar ilerler. Ve tüm varlıkları özgürleş­ tirme yeminini bütün keşişler ve kadın keşişler eder. Ve altı para­ mita altı duyuyu saflaştırmak içindir. Şimdi siz müritlere sadece zihni gözlemelerini söylüyorsunuz. yalan ve sarhoşluğu yasaklayan kurallardır. bağlılığı gemi direği. hırsızlık.

Ve aldanış zehrine karşı koymak için bil­ gelik uygulayarak tüm varlıkları özgürleştire­ ceğine yemin etti. Öfke zehrine karşı koymak için meditasyon yaparak tüm erdemleri kazanacağına yemin etti. Ve tüm varlıkları özgürleştireceğime yemin ederim"dir. Ve kötüye bir son ve­ rerek ve erdem kazanarak bütün uygulamala­ rı tamamladı. Fakat uzun zaman önce. bu büyük Bodhisattva aydınlan­ manın tohumunu yetiştirirken bu üç yemini üç zehire karşı koymak için etti. Hırs zehrine karşı koymak için ahlaki yasakları uygulayarak tüm kötülüklere son vereceğine yemin etti. Bu kutsal yazıların manasına zıt değil mi? Buda’nın sutraları doğrudur. başkaları kadar kendine de fay­ 87 . Tüm erdemleri kazanacağıma yemin ederim. Fakat siz şimdi bunların sadece üç zehirli zihin durumunu kontrol etmek için olduğunu söylüyor­ sunuz. meditasyon ve bilgelik uygulamasında sebat ettiği için üç zehri alt edebildi ve aydınlanmaya ulaşabildi. Sutralara göre bu üç kural seti “Tüm kötü edimlere bir son vereceğime yemin ederim. Üç zehri alt ederek günah olan herşeyi sildi ve böylece kötüye bir son verdi.diyarının altı duyusunu saflaştırarak parami­ ta’lar sizi Acı İrmağından Aydınlanma Kıyısı­ na geçirirler. Bu üç saf ahlak. Üç dizi kuralı gözeterek iyiden başka birşey yapmadı ve böylece erdem kazandı.

Zihniniz saflaştıkça Bu­ da-toprakları da saflaşır. ahlaklılık. Şimdi siz paramita'ların duyu­ ların saflaşmasına delalet ettiğini söylüyorsunuz. Aldanışlara teslim 88 . Bununla ne demek istiyorsunuz? Ve neden bunla­ ra gemi deniliyor? Paramita’ları geliştirmek altı hırsızı alt ederek altı duyuyu saflaştırmak demektir. Sutra­ lar şöyle der. Kulak hırsızını sesleri dinlemeyerek uzak tutmak ahlaklılıktır. bağlılık. Tüm kokuları nötr olarak eşitleyerek burun hırsızı­ nı uzaklaştırmak sabırdır. Geliştirdiğiniz uygulamanın zihninizden ayrı varolmadığını anlamalısınız.” Ve “Bir Buda-diyarına ulaşmak için zihninizi saflaştırın. Tatma. Göz hırsızını görsel dünyayı terkederek at­ mak hayırseverliktir. Eğer zihinleri safsa varlıklar da saftır. “Eğer zihinleri murdarsa varlık­ lar murdardır. meditasyon ve bilgelik olduğunu söyler.” Böylece üç zehirli zihin durumunu alt ederek üç dizi kural ken­ diliğinden yerine getirilmiş olur.sabır. Dokunma duyula­ rından etkilenmeyerek beden hırsızına boyun eğdirmek meditasyondur. Böy­ lelikle varlıkları özgürleştirdi. övme ve açıklama arzularını fethederek ağız hırsızını kontrol etmek bağlılıktır. Fakat sutralar altı pararnita'nın hayırseverlik. Eğer zihni­ niz safsa bütün Buda-toprakları saftır.da sağladı ve her yerde fanileri kurtardı.

Bu nedenle bunlara gemi denir.yulaf lapası: Shakyamuni boş yere yıllarca çilecilik yaptıktan sonra. Shakyamuni’nin içtiği saf olmayan alelade süt değil. ağır kokulu inek sütünü içtiğini söylemek en büyük iftira­ dır. Açlığını veya susuzluğunu tatmin etmek için neden saf olmayan süte ihtiyaç duysun ki? 89.olmayıp uyanık olarak zihin hırsızını eğitmek bilgeliktir. Shakyamuni aydınlanmaya ulaştığında bu saf dharma-sütünü içtiği için Budalık meyvesini tattı. Ve altı kepçe de altı paramita idi. Kayık ve­ ya sallar gibi.. Bunu içtikten sonra bir ağacın altına oturdu ve aydınlanmaya ulaşana kadar kalkmamaya karar verdi. 89 . Üç kase üç kural dizisiydi.. Fakat Shakyamuni bir Bodhisattva iken ay­ dınlanmaya ulaşmadan önce üç kase süt ve altı kepçe yulaf lapası89 tüketiyordu. Bozulmayan. tutkusuz dharma-özü ebe­ diyen dünyanın acılarından kurtulur. Bir Buda olmadan önce süt içmesi gerekti. Fakat iki tür süt vardır. Süt. Tathagata’nın saf olmayan. varlıkları karşı kıyıya geçirirler. Eğer Budalık meyvesini tatmadan önce süt içmesi gerekiyorduy­ sa. bir sığır çobanının kızı olan Nandabala ta­ rafından kendisine sunulan süt-yulaf lapasını içerek orucu­ nu bozdu. saf dharma-sütüydü. Bu altı paramita araçtır. Onun aydınlanmaya ulaşması böyle oldu. sadece zihni gözlemlemenin sonunda nasıl olur da özgürlük gelir? Söylediğiniz doğru.

” Öküz Vairoca­ na’yı90 ima eder. Hububat veya saman yemez. tütsü yakmak. Vairocana. 90 . ebedi kandiller yakmak. “Bu öküz dağlıklarda veya düzlüklerde yaşamaz. gece yarısı ve şafak öncesi. Bu öküzün bedeni parlak altın rengidir. çiçekler dağıt­ mak. Buda sutralarda fanilere tapınak inşa etmek. Batıda Amitabha ve Kuzeyde Amogasiddhi’yi kapsayan beş dhya­ ni Budasının panteonundaki merkezdeki figürdür. Doğuda Akshobhya. 92. oruç tutmak ve ibadet etmek gibi öv­ güye değer çalışmalar yaparak aydınlanmaya ulaşabileceklerini söyler. Böylelikle. Vairocana: Dharma-özünü veya Buda’nın gerçek bedenini somutlaştıran Büyük Güneş Budası. heykeller dikmek. Fakat eğer zihni gözle­ 90. Stupaların etrafında her za­ man sağ omuz stupa’ya bakacak şekilde saat yönünde yürü­ nür. Altı dönem: Sabah. aynı zamanda onu içen herkesin tam bir aydınlanmaya ulaşmasını da sağlar. Stupa'lar: Bir stupa kalıntıların veya Buda heykellerinin üs­ tünde yükselen bir tümsektir. öğleden sonra.Sutralar der ki. Ve ineklerle sürtünmez. gündüz ve gecenin altı dönemini91 uygulamak. stupa’ların92 etrafın­ da yürümek. öğle. Güneyde Ratnasambhava. 91. akşam. Onun tüm varlıklara duydu­ ğu büyük şefkat nedeniyle saf dharma-bede­ ninden özgürlük arayanları beslemek için üç kural dizisi ve altı paramita’dan oluşan dhar­ ma-sütünü üretir. Böyle saf bir öküzün saf sü­ tü sadece Tathagata’nın Budalığa ulaşmasını sağlamakla kalmadı.

Eğer Gerçek’i arıyor fakat nasıl gerçek 91 . bedenini ve zihnini durağan. Fakat bu üç zehre girmeyi reddeden ve duyularının kapı­ larını saf. Heykel dikmek aydınlanma peşinde olan­ lar tarafından geliştirilen tüm uygulamaları ima eder. Dharma’yı ateş. mecaz içerir. Ebedi. bilgeli­ ği zanaat ve üç kural dizisini ve altı parami­ ta’yı kalıp olarak telakki ederler. İçlerindeki gerçek Buda-doğasını eritip saflaştırır ve bu­ nu disiplin kurallarının oluşturduğu kalıba dökerler. saflık yeri deriz. Ka­ nilerin sığ bir zihni olduğu ve derin olan hiç­ bir şeyi anlayamadığı için Buda ulvi olanı sim­ gelemek için elle tutulabilir sözler kullandı. ul­ vi beden şartlara ya da bozulmaya maruz de­ ğildir. Buda’nın sutraları sayısız. Tathagata’nın ulvi biçimi metalle simgelenemez. İçsel gelişme yerine dış çalışmalara yoğunla­ şarak takdis edilme peşinde olan insanlar im­ kansız olana ulaşmaya teşebbüs ediyorlar. Sizin tapınak diye adlandırdığınıza biz sangharama. Buda’nın öğretisiyle mükemmel bir uyum içinde eylemde bulunarak doğal olarak mükemmel bir benzerlik yaratırlar. içini ve dışını temiz tutanlar bir tapınak inşa ederler.mek diğer uygulamaları da içeriyorsa bu tür ça­ lışmalar gereksiz görünüyor. Aydınlanma peşinde olanlar bedenlerini bir ocak.

bunun yerine ne kullanacaksınız? Tütsü yakmak da sıradan maddi tütsü de­ ğil. 93. 92 . bedeni ve zihni düşünmek an­ lamına gelen bilgelik tütsüsüdür. Dördüncü­ sü. içi ve dışı. cehalet zincirlerini koparmak anlamına gelen özgürleşme tütsüsüdür. kötüyü reddedip erdem kazanmak anlamına gelen ahlak tütsüsüdür. Buda dünyadayken.bir benzerlik yaratılacağını öğrenmiyorsanız. pisliği. Beşincisi. müritlerine on yönün Budalarına bir sunu olarak bu değerli tütsüle­ ri farkındalık ateşiyle yakmalarını söyledi. Üçüncü­ sü. Beş tür dharma-tütsüsü93 vardır.. Somut sandal ağa­ cı tütsüsü veya buhur yakmak için sıradan ateş kullanıyor ve asla gelmeyen gelecekteki bir takdis için dua ediyorlar. her zaman farkında olup hiçbir yerde tıkanma­ mak anlamına gelen mutlak bilgi tütsüsüdür.tütsü: Bu bir tathagata’nın bedeninin beş niteliği­ ne tekabül eder. İkincisi. sarsılmaz bir azimle Mahayana’ya derinden inanmak anla­ mına gelen meditasyon tütsüsüdür. Fa­ kat günümüzde insanlar Tathagata’nın ger­ çek anlamını anlamıyorlar. Beş çeşit.. İlki. Bu beşi en değerli tütsülerdir ve dünyanın su­ nacağı herşeyden çok daha üstündürler. cehaleti ve kötü edimleri kokusuy­ la uzaklaştıran soyut Dharma tütsüsü anlamı­ na gelir.

Çiçek dağıtmak için de aynısı geçerlidir. Fakat gelecekte kutsanmak için canlılara zarar vererek kural­ ları kasten bozanlar çok daha fazla ıstırap çe­ kerler. Farkındalığın parıltısını bir ışığın parıl­ tısına benzeterek özgürleşme peşinde olanlar bedenlerini bu kandil. Kuralları göze­ tenler yeryüzü ve gökyüzündeki onbinlerce yaşam biçiminin hiçbirine zarar vermezler. Bu erdem çiçekleri Buda’nın övdüğü erdemlerdir. Bu sözde kutsamaların üzüntüye dö­ nüşmesine nasıl izin verebildiler? Ebedi kandil mükemmel farkındalığı sim­ geler. disiplini onun yağı ve bilgelik gücünü onun alevi olarak görürler. Eğer birşeye yanlışlıkla zarar verirseniz bu­ nun için ıstırap çekersiniz. Bu mükemmel farkın­ dalık kandilini yakarak tüm karanlığı ve alda­ nışı bertaraf ederler. Bu başkalarına faydalı olmak ve gerçek özü yüceltmek için erdem çiçekleri dağıtarak Dharma’dan bahsetmeyi ima eder. Eğer Tathagata’nın insanların çiçeklerini ko­ pararak bitkilere zarar vermesini kastettiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Ve bu dharma’yı başka­ larına aktararak binlerce kandil yakmak için bir kandil kullanabilirler. zihinlerini onun fitili. 93 . Ve bu kandiller ay­ nı şekilde sayısız kandil yaktığı için ışıkları sonsuza dek sürer. Ve bu çiçekleri dağıtanlar sonsuza dek kutsanırlar. Bun­ lar sonsuza dek sürer ve asla solmazlar.

94 . Ne kadar aptalca! Bir Buda’nın kaşlarının arasın­ daki tek bir saç buklesinden95 çıkardığı ışık sa­ yısız dünyaları aydınlatabilir. Yoksa siz tersini mi düşü­ nüyorsunuz? Gündüz ve gecenin altı dönemini uygula­ mak altı duyu arasında sürekli olarak aydın­ lanma kazanmak ve her farkındalık biçiminde sebat etmek demektir. Böylelikle bir Buda Lotus Sutrası Dharmasını vaaz ettiğinde hep ortaya çıkar.Uzun zaman önce. stupa sizin beden ve zihninizdir. Stupa’ların etrafında yürümeye gelince. Aldanışlarda sebat edip elle tutulur olana bağlanarak bitkisel yağla kandil­ ler yakar ve binaların içlerini aydınlatarak Bu­ da’nın öğretisini izlediklerini düşünürler. Bir yağ kandili­ nin faydası yoktur. İsminin an­ lamı buydu. Bukle: Bir Buda’nın otuziki uğurlu işaretinden biri kaşları arasında ışık yayan bir bukledir. 95. Uzun zaman öncesinin bilgeleri nirva­ 94. O zaman Dipamkara Shakyamuni’nin gelecekteki Budalığını kehanet etti. Dipamkara: Shakyamuni ikinci asankhya kalpa’sının so­ nunda Dipamkara Buda ile karşılaştı ve ona beş tane mavi nilüfer çiçeği sundu. Dipamkara94 . Farkındalık durmadan bedeniniz ve zihninizde deveran ederken buna bir stupa’nın etrafında yürümek denir.veya kan­ dil yakıcı. Aptallar Tathagata’nın mecazla­ rını anlamazlar. Bu altı dönem altı du­ yu üstünde asla kontrolü kaybetmemek anla­ mına gelir. adında bir Buda vardı.

İlki Dharma’daki lezzettir. Bu nesne ve öznenin içini görmekten gelen be­ den ve zihin uyumudur. Aynısı oruç tutmak için de geçerlidir. Üçüncüsü duadır. Cezbedici altı unsur: Altı duyunun bağlantılı olduğu unsur­ lar. yürür96. Ve tutmak demek uymak. Dharma’ya göre disiplin kurallarına uymak demektir. 95 . Oruç tutmak dü­ zenlemek. İçle­ rine bakacaklarına dışarıya bakmakta ısrar ediyorlar. Ve bunu kendilerini boş yere yıpratıp hiç de ger­ çek özlerine yaklaşamadan gece gündüz sür­ dürüyorlar. hem ağzınız hem de zihninizle Buda’lara ya­ pılan duadır. Dördüncüsü kararlılıktır. Oruç aynı zamanda beş tür yiyeceği de içe­ rir. Bu Dharma’ya uygun olarak edimde bulunmanın verdiği lez­ zettir. Maddi stupa’ların etrafında yürü­ mek için maddi bedenlerini kullanıyorlar. Ger­ çekte ne anlama geldiğini anlamadığınız süre­ ce bunun bir faydası olmaz. bedeninizi ve zihninizi bozulmaya­ cak ve dağılmayacak şekilde düzenlemek de­ mektir. Fakat günümüz insanları bunun manasını anlamıyorlar. İkincisi meditasyondaki uyumdur.naya giden bu yolu izlediler. Oruç tutmak dışarıdaki cezbedici altı unsura96 ve içerideki üç zehre karşı uyanık olmak ve te­ fekkür yoluyla bedeninizi ve zihninizi saflaş­ tırmaya çalışmak demektir.

zihninizin dünyevi pisliklerden özgürleşmesidir. Aynı şekilde. Tutkularını başıboş bırakırlar ve hiç utanmazlar. İbadet saygı ve tevazu demektir. hiçbir şey ol­ masa bile bu ibadettir. bir kez aldanış yemeğini ye­ meyi kesince eğer ona tekrar dokunursanız orucunuzu bozarsınız. Mana eylem ve eylemsizliği içerir. Onlar beden ve zihinlerini her tür kötülüğe kaptırmıştır. İbadetin gerçek biçimi budur. Efendi: Bir Buda’nın on isminden biri olan Bhagavan’ın çe­ virisi. Bu beşi orucun besinleridir. Beşincisi öz­ gürleşmedir. Ne saçma! İbadet için de aynısı geçerlidir. 96 . Ve sıradan yiyecekleri yeme­ yi kesince buna oruç derler. Bunun an­ layan Dharma’yı izler. Efendi97 dünyevi insanların ibadeti bir te­ 97. dururken. Çince çeviri bunu dünyayı-onurlandıran diye akta­ rır. Bunun ma­ nasını anlamanız ve şartlara uymanız gerekir. Dünya bu­ nu görmeyen aldanmış insanlarla doludur.ken. Ve bir kez orucu bo­ zunca ondan hiçbir hayır gelmez. Eğer kötü arzuları silip iyi düşünceler besleyebilirseniz. İnsan bu beş saf besini yemezse oruç tuttuğu­ nu düşünmesi yanlıştır. Gerçek özünüze saygı duymak ve aldanışlara tevazu göstermek demektir. otururken veya yatarken erde­ mi izlemek için kararlı olmaktır.

dışsal olanın içsel olanı ifade etmesine izin vermek. 98. bilgelerin önünde utanmaz ve fanilerin önünde kibirli dururlar. Tefekkür haliyle başkalarını aldatır. Bunun zihni gözlemekle bağlantısı nedir? Burada. Çember’den asla kurtulamazlar. Fakat Hamam Sutrası98 der ki. esası ve biçimi harman etmek için bedenlerini secde etmelerini söy­ ledi. nefrete ve kötüye kapılmaktan kurtulamazlar. keşişlerin banyosu elle tutulur bir­ şeyin yıkanmasını ima etmiyor. fakat herhangi bir fazilete ulaşmak bir yana. Efendi Ma­ mam Sutrasını vaaz ettiği zaman müritlerinin yıkanmanın dharma’sını hatırlamalarını isti­ yordu. Hamam Sutrası: ikinci yüzyılın ortasında An Shih-kao ta­ rafından çevrilmiştir. 97 . Bu içsel anlamı kazanamayan ve bunun yerine dış ifadeye yoğunlaşanlar kendilerini boş yere tüketirken asla cehalete. gerçekten kastettiğini aktarmak için günlük bir meseleyi kullandı. “İnsanlar ke­ şişlerin yıkanmasına katılarak sonsuz kutsamaya kavuşurlar. Bu nedenle saygıla­ rını göstermek.” Bu fazilete ulaşan dış çalışmanın bir örneği gibi görünüyor. Bu kısa sutra keşişler için banyo im­ kanları sağlamaktan kazanılan erdemi anlatır.vazu ifadesi ve zihne boyun eğdirmek olarak düşünülmesini istiyordu. Böylelikle yedi sunudan fazilet açıkla­ masında ifade ettiği.

Bu yedi unsurun birincisi tıpkı berrak su­ yun kiri yıkayıp çıkardığı gibi ifradı yıkayan ahlaklılıktır. Akıncısı tıpkı merhemin deriyi yu­ muşatması gibi direniş ve itibarsızlığı alt eden sabırdır. Ve yirmibeş ya­ malı toplantı cübbesi aldanışa karşı korunmak için giyilir. beşincisi saf küller. dördüncüsü söğüt ağacı çiçekleri. Bu sutradan bahseder­ 99. Dördüncüsü tıpkı sö­ ğüt ağacı çiçeği çiğnemenin nefesi temizle­ mesi gibi aldanışları temizleyen dürüstlüktür. ikin­ cisi ateş. Beşincisi tıpkı bedeni saf küllerle ovalamanın hastalıkları önlemesi gibi tüm şüpheleri çözen inançtır. üçüncüsü sabun.Bu yedi sunudan birincisi berrak sudur. İç çamaşırı: Bir keşişin kurala uygun üç giysisinden biridir. akıncısı merhem. aldanışı ve zehirli bir zihnin ki­ rini ortadan kaldırarak bir kişiyi temizleyen ve değerini arttıran diğer bir yedi unsuru sim­ gelemek için kullandı. yedincisi ise iç çamaşırıdır99. İkincisi ateşin suyu ısıtması gibi nesneyle özneye nüfuz eden bilgeliktir. Bu yedi unsur sutranın ger­ çek anlamını simgeler. İç çamaşırı arzuya karşı korunmak için giyilir. Üçüncüsü tıpkı sabunun deriye yapışan kir­ den kurtarması gibi kötü uygulamalardan kurtaran ayrımcılıktır. O bu yedi sunuyu. Ve yedincisi tıpkı iç çamaşırlarının çirkin bir bedeni örtmesi gibi kötü edimleri onaran utançtır. 98 . Yedi-yama­ lı cübbe öfkeye karşı korunmak için giyilir.

Bilgelik ateşini yaktığı­ nız zaman kuralların saf suyunu ısıtırsınız ve içinizdeki gerçek Buda-doğasını yıkarsınız. İnsanlar elle tutulamayan bir bedeni yıkamak için nasıl alelade su kullanabilirler? Bu işe yaramaz.ken Tathagata bulanık görüşlü dar kafalı in­ sanlara değil. Bu yedi uygulamayı yerine getirerek fazileti­ nizi arttırırsınız. Fakat bedeninizi yıkamaya çalışırsanız. Sutralar tüm yüreğiyle Buda'ya yakaran kişi­ 99 . O çağın keşişlerinin anlama kabiliyeti vardı. Mahayana’yı izleyen ileri görüş­ lü insanlara konuşuyordu. Ve kederin tozunun da biçimi yoktur. Ne zaman uyanacaklar? Böyle bir bedeni temizle­ mek onu gözlemektir. Onun öğretisini izlediler. Fiziksel bedeni yıkamak için alela­ de suyu kullanıyor ve sutrayı izlediklerini dü­ şünüyorlar. Günümüz insanla­ rının anlamaması şaşırtıcı değil. Gerçek Buda-doğamızın şekli yoktur. Bun­ dan da dışsal birşeyi yıkamanın Buda’nın kas­ tettiği anlam olmadığını anlamalısınız. temizlenmeden önce neredeyse yok olana sürtmeniz gerekir. Hamam bedendir. Bir kez arzudan mur­ darlık ve pislik yükselince sizi içten ve dıştan kaplayana kadar çoğalırlar. Fakat yanılıyorlar. Buda’nın kastettiğini anlıyor­ lardı. Fakat günümüz insanları bunları kav­ rayamıyor. faziletlerini mükemmelleştirdiler ve Budalık meyvasından tattılar.

kötünün her ikisinin içinde de yükselmesini önleyen beden ve zi­ hin farkındalığı demektir. Bu diyara beş dhyani Buda’dan biri ve Batı’yla ilişkili olan Amitabha başkanlık eder.nin kesinlikle Batı Cennetinde100 yeniden doğaca­ ğını söyler. Yakarmanın dille değil. Buda farkındalık. disiplin kurallarını sürekli olarak zihne çağırmak ve tüm gücünüzle bun­ ları izlemek demektir. Ve eğer bunu yanlış yaparsanız hiçbir yere vara­ mazsınız. Fakat yakarmak zihne çağırmak. Eğer balık yakalamak için bir tuzak kullanırsanız. Bir kez burada yeniden doğulun­ ca ibadet edenlerin Dharma’yı anlamakta ve özgürleşme­ ye ulaşmakta pek sorunları olmaz. bunu başarınca tuzağı unutabilirsiniz. Eğer bu zihni­ 100. Yakarmayla kastedilen budur. 100 . Batı Cenneti. düşünceyle alakası vardır. Yakarmanın ne demek olduğu­ nu bilmediğiniz sürece yanlış yaparsınız. Saf Diyar da denilir. Ve anlam bulmak için dili kullanırsanız anlamı bulunca dili unutabilirsi­ niz. Amitabha’ya tüm yürekle yakarmak ibadet edenin Saf Diyar’da yeniden doğmasını temin eder ve bu diyarın sadece milyonlarca kilometre ötede olduğu ve hiç de uzak olmadığı anlatılır. Bu kapı Budalığa açıldığına göre zih­ ni gözlemekte özgürlük aramak niye? Eğer Buda’ya yakaracaksanız bunu doğru yapmalısınız. Buda’nın ismini yakarmak için yakarmanın dharma’sını anlamanız gerek.

İlahiler ağızla söylenir. Zihin tüm faziletlerin kaynağıdır. Sonsuz nirvana sa­ adeti dingin zihinden gelir. Faziletin biçimi olan birşey olduğunu düşünüyorlar.nizde yoksa dudaklarınız boş bir ismi tekrar­ lar. Üç alemde yeni­ den doğmak da zihinden gelir. Eğer üç zehirle veya kendinize dair dü­ şüncelerle meşgulseniz aldanış içinde olan zihniniz Buda’yı görmenize engel olacak ve sadece boşuna çabalamış olacaksınız. Yakarış zihinle yapı­ lır. Günümüzde karşılaştığım insanlar yü­ zeysel. Ve bu zihin tüm güçlerin başıdır. İlahi söylemek ağızda merkezlenmiştir ve ses olarak ortaya çıkar. Bu nedenle geç­ miş bilgeler konuşmayı değil. İlahi söylemekle yakarmak bambaşka dünyalardır. Zihin her dünyaya açılan kapıdır ve zihin karşı kıyıya geçilen sığ geçittir. Ve yakarış zihinden geldiği için ona far­ kındalığa açılan kapı denir. Geçitin nerede olduğunu bilenler onu aşmak için endişelenmeyin. Beden 101 . İnsan­ lara kereste ve tuğla yığıp bu maviye ve şu ye­ şile boyamalarını söyleyerek heykeller ve stu­ pa’lar dikmekle ilgileniyorlar aptalca. Anlam ararken görüntülere bağlanırsa­ nız hiçbir şey bulamazsınız. Onlar servetlerini ve toprağın ve denizin yarattıklarını israf ediyorlar. içe bakışı geliş­ tirdiler. Kapının nerede olduğunu bilenler ona ulaşmak için endişelenmeyin.

Eğer sadece zihninizin İçel ışığını yoğun­ laştırabilir ve dış parıltısını gözleyebilirseniz üç zehiri atar ve altı hırsızı sonsuza dek uzak­ laştırırsınız ve hiç çabasız sonsuz sayıda fazi­ let. Ben sadece zihni gözlemeye de­ ğindim. Eğer onlara şekilsizlikten bahsedecek olursanız orada sağır ve kafaları karışmış bir halde otururlar. Dünyevi olanın içini görmek ve ulvi olana tanık olmak göz açıp kapayıncaya kadar kısa bir süre alır. kendilerini incitiyor ve başkalarını yanlış yönlendiriyorlar ve utan­ malarının sınırı yok. mükemmellik ve gerçeğe açılan kapılar kazanırsınız. Bu tür izdeş­ çiler kendilerini boşuna paralarlar. Bu dünyanın kü­ çük lütflarına karşı aç gözlülükle gelecek olan büyük ıstıraba karşı kör kalırlar. Nasıl aydınlanabilirler ki? Elle tutulur birşey görüyorlar ve hemen ona bağlanıyorlar. 102 . Anlama şimdidedir. Gerçekten sahte olana dönerek gelecekteki kutsanmalar dışında hiçbir şeyden konuşmazlar.ve zihinlerini zorluyor. Saçların beyazlanmasından neden endişe du­ yulsun ki? Fakat gerçek kapı gizlidir ve açığa çıkartılamaz.

İlgili Okuyucular İçin Özgün Metinden Örnek (Uygulama Taslağı) 103 .

104 .

105 .