TTTTin 1

nmuı

ımTTnnı

I M

i IM

iCorresponöfnre Jnsntutf

ALMANCA

DERSLER

LEHRSTÜCK EINS
GÎRÎŞ FONO Correspondence Institute derslere başlarken sizlere bütün çalışmalarınızda başarılar diler. Derslere başlamadan önce Almancamn doğuşu, özellikleri ve öğrenimi konusunda bazı bilgiler vermeyi faydalı buluyoruz. Büyük uygarlık ve dünya dillerinden biri olup bugün 90 milyon kişi tarafından konuşulan Almanca, Germen dillerindendir. Önceleri değişik diyalekler halinde görülen bu dil zamanımıza kadar çeşitli etkiler altında kalmış, diğer dillerle temas ederek daima zenginleşmiş, imlâsı, telâffuzu, grameri büyük değişikliklere uğramıştır. Almancamn bugünkü şeklini alması için ilk adım Luther adlı bir papaz tarafından atılmıştır. Diyalekleri ortadan kaldıran Luther'den sonra zamanla Latince ve Fransızca kelimeler de Almancadan çıkarılmıştır. Almanca gramer bakımından nispeten zor, buna karşılık telâffuzu çok kolay bir dildir. Cins isimlerin önünde erkek, dişi ve nötr olmak üzere üç çeşit tarif harfi (Artikel) bulunur. Cümlede kelimelerin sıralanışı da Türkçedekinden farklıdır. Cümlede kelimeler arasındaki ilgi çeşitli ekler, takılar, sıfat, zamir, öntakılar ve zarflar gibi gramer araçlariyle anlatılır. Bütün bunlar Almancamn öğrenilmesi güç özellikleri değildir. Her dilin özellikleri vardır. Önemli olan bunları öğretmek için kullanılan metottur. Enstitümüzün metodu sayesinde kolaydan zora doğru farkına varmadan gidecek, Almancamn, yaygın olan fikrin aksine hiç de öğrenilmesi güç bir dil olmadığını bizzat göreceksiniz.

— 2 —

DERSLERİN HAZIRLANMASINDA UYGULANAN ESASLAR Derslerin hazırlanmasında uygulanan esasları maddeler halinde sıralıyoruz: 1 — Kelime zenginliğini yavaş yavaş ve uygulamalı olarak arttırmak. İlerde, sık sık resimli metinlerle, öğretilen dersler ve kelimeler üzerinde çalışma imkânları sağlamak. 2 — Uygulama sahasında pek faydası olmayan uzun gramer izahlarından mümkün mertebe kaçınmak. Bunun yanında, açık, kısa ve lüzumlu gramer bilgilerini bol örneklerle vermek. 3 — İlk derslerde dilin yapısını teşkil eden cümle kuruluşu ve önemli gramer konuları hakkında kısaca bilgi vererek ilerde ayni konuları daha geniş olarak tekrar ele almak. 4 — Öğrencilerin öğrendiklerini hemen uygulama sahasına koyarak hem öğrendiklerini daha sağlamlaştırmaları hem de durumlarım kontrol edebilmeleri için bol miktarda testler vermek. 5 — Derslerde öğretilenlere paralel olarak hazırlanmış hikâye kitapları gibi yardımcı yayınlarımızdan göndererek uygulama ve tekrarlama konusunda geniş imkânlar sağlamak. TAVSİYELERİMİZ Derslerimizden tam randıman alabilmeniz için aşağıdaki tavsiyelerimize uymanızı rica ediyoruz. 1 — Bir dersi tamamen öğrenmeden diğerine geçmeyiniz. Her dersi ağır ağır hazmederek öğreniniz. Elinizde çalışılmamış derslerin birikmesi sizi korkutmasın. Elinize geçen imkânlar dahilinde çalışınız. 104 ders tamamlandığı zaman Enstitümüzle ilişiğiniz kesilmiş olmayacaktır. Çalışmalarınıza bundan sonra da devam edebilir, imtihan sorularını cevaplandırıp tetkik ettirebilirsiniz. Enstitümüz her zaman yanınızda ve yardımcınız olacaktır. 2 — Her dersteki testleri mutlaka yapınız. Bunları, isterseniz tetkik edilmek üzere bize gönderebileceğiniz gibi, müteakip hafta verilecek yapılmış şekilleriyle kendiniz de karşılaştırabilirsiniz. Yanlış yaptığınız konular üzerinde tekrar çalışınız. 12. derste başlayarak her on derste bir genel imtihanlar yapılmaktadır. Bu imtihanları mutlaka cevaplandırıp, tetkik edilmek üzere Enstitümüze gönderiniz.

birinci ders
— 3 —

3 — Gerek kelimelerin, gerekse cümlelerin okunuşlarım yüksek sesle yapın. Arada sırada Almanca bilgisine güvendiğiniz! kimselere okuyuşlarınızı dinletin. Bu kimseler bölgenizde bulunan Almanca öğretmenleri, ecnebiler olabilir. Böyle bir imkânınız yoksa, kulağınızın alışması bakımından, radyolardaki Almanca yayımlardan, konuşulanları anlamadan dahi faydalanabilirsiniz. 4 — Arada bir eski dersleri gözden geçirerek kelime ve gramer bilgin i ^ tazeleyip kuvvetlendiriniz. Bunu 10-15 günde bir tekrarlayınız. 5 — Kelime öğrenmeye önem veriniz. Derslerde öğretilen ve kullanılan kelimeler sizler için en lüzumlu olanlardır. 6 — Kelime ezberlemeniz için şöyle bir yol tavsiye ederiz: Her dersin başında, o derste geçecek olan yeni kelimeler, köşeli parantez içinde okunuşlariyle birlikte verilmektedir. Bu kelimelerin her birini 3x6 cm. büyüklüğünde keseceğiniz karton veya kâğıt parçalarının bir tarafına, okunuşlariyle birlikte yazınız. Kâğıdın arka tarafına, mümkünse, yani kelime «ağaç», «adam» gibi kolayca resmi yapılabilecek bir şeyse Türkçe karşılığı yerine basit çizgilerle resmini yapınız, aksi takdirde Türkçe karşılığını yazınız. Bu karton veya kâğıtların Almanca kısmında bulunan kelimenin altına o kelimenin kullanıldığı bir cümleyi de yazarsanız çok faydalı olur. Bunları cebinizde taşıyarak fırsat buldukça çıkarıp Almanca kısmına bakarak Türkçesini, Türkçe kısmına bakarak Almancasını söyleyiniz. Tarif ettiğimiz şekilde kelime öğrenmenin iki bakımdan faydası vardır. Birincisi, kelimeler bir kâğıda alt alta yazılarak ezberlenirse bir sıra öahilinde hatırda kalabilir. Halbuki burada hepsi ayrı ve sırasız bir durumdadır. İkincisi, günün her saatinde ve her yerde akla geldikçe kelimeleri tekrarlamak, böylece çalışmayı belirli bir saate sıkıştırmak yerine, günün her saatine yaymak ve dolayısiyle sürekli bir Almanca Öğrenme atmosferi yaratmak pek büyük faydalar sağlar. 7 — Her imtihan sonunda, yaptığınız yanlışları bir yere yazınız, yeni imtihanları cevaplandırırken bu yanlış listelerinizi gözden geçiriniz, 8 — Derslerinizde bir hayli ilerlemeden, meselâ 52. dersi geçmeden Türkçeden Almancaya, öğretilenler dışında, tercümeler yapmaya fazla gayret etmeyin. 9 — Cevaplandırarak gönderdiğiniz imtihanlar Enstitümüzde tetkik

— 4 —

edildikten sonra gerekirse öğretmen tarafından size bazı tavsiyelerde bulunulacaktır. Bu tavsiyeleri dikkatle ve titizlikle yerine getiriniz. 10 — Öğrendiklerinizi mümkün olduğu kadar çok tekrarlayınız. Çünkü bir şey ne kadar çok tekrarlanırsa o kadar iyi hatırda kalır. 11 — Muntazam çalışma ve karşılaşılacak güçlüklerden yılmama her lisan öğrencisinin başarı anahtarıdır. Bunu hiç bir zaman hatırınızdan çıkarmayınız. 12 — Çalışmalarınız sadece ders notlarınız önünüzde olduğu zamanlarda olmasın. Günlük meşgaleleriniz arasında da öğrendiklerinizi aklınızda tekrar ediniz. Bellediğiniz kelimelerle ilgili eşyayı çevrenizde gördükçe bu eşyamn Almanca karşılığını düşününüz.

TELÂFFUZ ALMAN ALFABESİ Latin harfleriyle yazılan Alman alfabesi aşağıda gösterilen 26 harften meydana gelmiştir. B. harf
A B C D E F G H I J K L M

K. harf
a b c d e f g h i j k 1 m

Okunuşu
[a]

B. harf
N 0 P Q R S T U V W X Y Z

K. harf
n
0

Okunuşu [en]
[o]

[be] [tse] [de]
[e]

[ef] [ge] [ha]
[i]

P q r s

t
u
V

[pe] [ku] [er] [es] [te]
[u]

[yot] [ka] [el] [em]

w
X

y z

[fau] [ve] [iks] [ipsilon] [tset]

Alman alfabesindeki harflerin okunuşu yalnız bu harfler tek tek söylendiği zaman yukarıda gösterildiği gibidir. Keli m e i e i n d e o k u n u s , l a r ı değ{. şebilir. Bu değişikliklerin başlıcalarmı göreceğiz. Bütün derslerimiz boyunca okunuşlar köşeli parantez içinde verilecektir. Okunuşlarda bir sesli h fin sağında bulunan iki nokta (:) o sesin biraz uzunca okunacağını fröst ' "

— 5 — Sesli harfler şunlardır: a, e, i, o, u Bu harflerin, e hariç hepsinin okunuşları Tiirkçedeki gibidir.
e

Kelimelerin sonundaki -1, -İn, -İst, -m, -n, -nd, -nt, -s veya -r, -rm> -rn, -rt, -rst harflerinden önceki ve kelime sonuna gelen e harfi kapalı olarak, Tiirkçedeki [ı] sesli harfine benzer bir şekilde söylenir. Derslerimizde kelimelerin okunuşlarını verirken böyle okunan e harflerini siyah olarak vereceğiz [«]. bitten Bauer Weg Telefon [bitten] [bauer] [wegl [telefon] ",-"i

Diğer hallerde Tiirkçedeki e gibi okunur.

Bunlardan başka ayni Tiirkçedeki gibi okunan ö ve ü harfleriyle a harfinin üzerinin noktalanmasıyla meydana gelen ä harfi de sesli harflerden sayılır. ä Tiirkçedeki [e] gibi, geniş ve açık bir şekilde okunur. Käse wählen [ke:se] [we:Ien]

Bazı sesli harfler yanyana gelerek değişik sesler verirler. Bu sesli harfler grubuna «birleşik sesli harfler» denir. ai, ay äu eu ei, ey Her ikisi de [ay] gibi okunur. Mai [may] [oy] okunur. läuten Bu da [oy] okunur. heute [loyten] [hoyte]

Her ikisi de [ay] okunur. klein [klayn] Meyer [Mayer] Uzun bir [i] gibi okunur. hier [hi:r] Uzun bir [ö] gibi okunur. Goethe [gö:te]

i« o«

_

6 —

iki aynı sesli harf yanyana gelirse o hece uzun okunur. aa ee oo Haar Meer Boot [ha:r] [me:r] [bo:t]

Sessiz harflerin ekserisi Türkçede olduğu gibi okunur. Bunların belli başlı istisnalarını veriyoruz. c Yalnız yabancı kelimelerde görülür. 1.) [k] gibi okunur. Cafe [kafe:]

2.) [ts] sesi verecek şekilde, Türkçede «bitsin» derken söylenen [ts] gibi okunur. Celsius h Bu harf 1.) Kelime bağında: hinein Halt [hmayn] [halt] 2.) Vurgulu sesli harflerden önce: [tselzius]

3.) Uhu [uhu] ve Alkohol [alkohol] gibi kelimelerde kendine has olan bir sesle, Türkçedeki gibi okunur. Bütün diğer hallerde h okunmaz, solundaki sesli harfin okunuşunu uzatır. gehen Ehe j [y] okunur. Jahr jeder Jalousie q [kv] okunur. Quelle / bequem [kvele] [bekvem] [ya:r] [ye.-der] [jaluzi:] \ge:en] [e:e]

Yabancı kelimelerde Türkçedeki [j] gibi okunur.

_ 7— Genellikle Türkçedeki [r] gibi okunur. Yalnız kelime sonuna gelen -er hecesinde r çok hafif, hatta hemen hemen hiç okunmaz. Lehrer . [le:rer] Bauer [bauer] Bu harf: 1.) Kelime veya hece başında sesli harften önce See [ze:] Absicht [abziht] 2.) îki sesli harf arasında lesen [lezen] 3.) m, n, 1, r harflerinden sonra Linse [linze] [z] olarak okunur. Bütün diğer hallerde [s] gibi okunur. ist [ist] Genellikle [f ] olarak okunur. Vater [fa:ter] Yabancı kelimelerin başında veya ortasında Türkçedeki [v] gibi okunur. Vase [va:se] November [november] w [v] okunur. Welt [ks] okunur. Axt Hexe [ü] okunur. Symbol Lyrik [velt] [akst] [hekse] [sümbol] [lürik]
!

[ts] okunur. Bu [ts] Türkçede «bitsin» derken söylenen (ts) gibidir. zwei [tsvay] Zimmer [tsimmer] Türkçede olmayan bu harf iki tane s harfi (ss) yerine kullanılır. Tek başına [estset] olarak okunur. Kelime içinde ve sonunda [s] telâffuz edilir. Derslerimizde bu harfi kullanmıyacağız, yerine bugünkü Almancada olduğu gibi ss koyacağız.

— 8 —

Bazı sessiz harfler yanyana gelerek değişik sesler verirler. eh [h] okunur. ich machen chs ek ng [ks] okunur. sechs [k] okunur. Brücke [ih] [mähen] [zeks] [brüke]

Burundan, Türkçedeki «pingpong» kelimesindeki [ng] gibi okunmalıdır. Junge [yunge] [f ] okunur. phonetik [fonetik]

ph sp

Kelime başında ve ön eklerden (ver-, be-, zer-,...) sonra [şp] okunur. Beispiel [ bayşpi :1] Kelime başında ve ön eklerden sonra [şt] olarak okunur. stehen [şteren] [ş] okunur. schön [şö:n]

st seh

Almancada genellikle ilk hece vurgulu okunur. Fiillerin önüne gelen er-, be-, ver- öntakılan esas kelime kadar önemli olmadıklarından bunlar vurgulu okunmaz. Gene fiillerin önüne gelen ab-, an-, auf-, aus-, heraus, zu-, öntakılan çok önemlidir. Bunun için bu takılar vurgulu okunurlar. Almancada i ve j harfleri büyük yazıldıklan zaman üzerlerine nokta konmaz: I ve J şeklinde yazılırlar.

Bazı derslerimizin sonunda bu resmi göreceksiniz. Bu resmin yanında o dersin en önemli noktalan açıklayıcı resimler, kalıplar veya kısa cümlelerle bir kere daha kısaca belirtilecektir. Sonradan bunları arada bir gözden geçirirseniz eski konulan ana hatlarıyla tekrarlamış olursunuz.

ILliUI

mim

TTTTT

l

İM

ı

Coccesponöence Institute

ALMANCA

DERSLERİ

L E H R S T Ü C K ZWEI
Öğrenilecek kelimeler Aşağıdakiler bu derste kullanılacak kelimelerdir. Bunları birinci dersimizde izah edildiği şekilde ezberleyiniz. Siyah ve kalın olarak yazılmış Almanca kelimenin yanma köşeli parantez içinde verilen bu kelimenin okunuş şeklidir. Türkçe anlamı da bunların karşısmdadır. der Apfel [apfel] elma das BM [bildj resim der Bleistift kalem [blayştift] die Blum« [blu:me] çiçek das Buch [buh] kitap das [das] bu, şu, o das Ei [ay] yumurta ein, eine [ayn, ayne] bir etos [ayns] „„ bir das Fenster pencere [fenster] das Haus [haus] ev der Hut [hu:t] ist [ist] das Lehrstück [le:rştük] die Mappe [mappe] dıer Stuhl [§tu:l] der Tisch [tiş] die Tür [tür] die Übung [Übung] . was L [was] J J -~ m das Zimmer [tsimmer] zwei [tsvay] şapka -dir, -dir ders çanta* sandalye masa kapı çalıştırma „ ne J oda iki

Sîfe

DEK, DIE, DAS Varlıklara ad olan kelimelere isim denir. «Elma, kitap, sandalye, şapka» kelimeleri birer isimdir. Almancada bütün isimlerin önüne artikel de-

— 2 —

nilen DER, DIE, DAS kelimelerinden biri gelir. Bunlar der [der], die [di:], das [das] şeklinde telâffuz edilir. Bu üç kelimenin Türkçe karşılığı yoktur, tercüme edilmez. Önünde bulundukları ismin bir parçası gibidirler. Vazifeleri bu ismin bilinen ve belirli olduğunu göstermektir. Bir ismi öğrenirken muhakkak onun artikelini yani önüne der, die, das kelimelerinden hangisinin geldiğini de öğrenmek gerekir. Örneğin, kitap anlamına gelen Buch kelimesi das artikelini alır. Bu kelimeyi yalnız Buch olarak değil de das Buch olarak öğrenmeliyiz. Derslerimizde geçen isimlerin artikellerini de birlikte vereceğiz. Almancada bütün isimler, yani önüne der, die veya das artikellerinden biri gelen bütün kelimelerin baş harfleri büyük yazılır.

EIN, EINE

«bir» anlamına gelen ein kelimesi artikel olarak der veya da» alan isimlerin önünde ein şeklinde bulunur.

der Apfel [der apfel] elma

ein Apfel [ayn apfel] bir elma

das Buch [das buh] kitap

ein Buch [ayn buh] bir kitap

das Haus [das haus] ev

ein Haus [ayn haus] bir ev

der Stuhl [der ştu:l] sandalye

ein Stuhl [ayn ştu:l] bir sandalye

ikinci ders
— 3 —

ein kelimesi artikel olarak die alan isimlerin önündeyse ein© şeklinde bulunur. die Blume [di: blurme] çiçek eine Blume [ayne blutme] bir çiçek

die Tür [di: tür] kapı

eine Tür [ayne tür] bir kapı

ein ya da eine «bir adet» anlamındaki «bir» den farklıdır. Türkçede «Sokaktan bir adam geçti.» dendiği zaman nasıl buradaki «bir adam» adamın bir tane olduğunu göstermekten ziyade «herhangi bir adam, adamın biri» anlamını taşıyorsa Almancadaki ein da bu anlamda «bir, herhangi bir»dir. Yukarıdaki örneklerde ein Buch «bir kitap, herhangi bir kitap» anlamındadır. Das Buch dendiğinde ise burada söz edilen kitap herhangi bir kitap değil, gerek sözü söyleyen, gerekse dinleyen tarafından bilinen belli bir kitaptır. Almancada bütün tekil isimlerin önünde mutlaka ein, eine veya der, die, das artikellerinden biri bulunur. Almanca öğrenen Türklerin yaptıkları önemli yanlışlardan biri de çoğu zaman isimlerin önüne ne ein, eine ne de der, die, das artikellerinden birini koymamalarıdır. Böyle bir yanlış yapmamanız için kuralı hatırdan çıkarmamanızı ve her tekil ismin Önüne şayet belirli değilse ein veya e!ne, aksi halde der, die, das artikellerinden birini koymayı unutmamanızı önemle hatırlatırız.

ALMANCA CÜMLE KURULUŞU
Almancada en basit cümle «bu» anlamına gelen das kelimesiyle «-dır» anlamına gelen ist fiil eki, «bir» anlamına gelen ein veya eine ve bir de isimden meydana gelir. Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Almanca ve Türkçe cümlelerde kelime sıralanışındaki farkı belirtmek için bu cümlelerin Almancalarmda büyük harfle yazılan kelimenin Türkçe cümledeki karşılığı da büyük yazılmıştır.

— 4 —

DAS ist ein Buch. [das ist ayn buh] Das IST ein Bleistift. [das ist ayn blayştift] Das ist EINE Übung. [das ist ayne Übung] Das ist e!n ZIMMER. [das ist ayn tsimmer]

BU bir kitaptır. Bu bir kalemDİR. Bu BİR çalıştırmadır. Bu bir ODAdır.

Yukarıdaki en basit Almanca cümlelerde şu önemli noktalara dikkat etmeliyiz : Almanca cümlede kelime sıralanışı Türkçedekinden farklıdır. Her iki cümlede de ilk kelimeler ayni yeri işgal ettikleri halde, Almancada ist ikinci olarak, yani özneden sonra gelmekte, halbuki bunun Türkçe karşılığı «-dır» cümlenin sonunda ve isme bitişik olarak bulunmaktadır. Das IST ein Buch. Das IST ein Bleistift. Bu bir kitapTIR. Bu bir kalemDİR.

Ist her cümlede ayni kaldığı halde Türkçe karşılığı, bağlı bulunduğu ismin ses yapısına uyarak (-dır, -dir, -dur, -tır, -tir, -tür) gibi değişik şekiller almaktadır. (kitapTIR, kalemDİR, odaDIR). Das kelimesi Türkçeye hem «bu», hem de «şu» veya «o» olarak çevrilebilir. Ama das genellikle Türkçeye «bu» olarak çevrilir. İşaret sıfatı olan bu das'ı ayni yazılmalarına rağmen artikel olan das'la karıştırmamak gerekir. Artikel olan das daima bir ismin önünde kullanılır ve hiçbir Türkçe karşılığı yoktur. İşaret sıfatı olan das ise ismin önünde bulunmaz tek başına kullanılır. Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz.

Das ist ein Tisch. [das ist ayn tiş]

Bu bir masadır.

Das ist ein Stuhl. [das ist ayn §tu:l]

Bu bir sandalyedir.

_ Das ist eine Blum«. [das ist ayne blu:me^

5 — Bu bir çiçektir.

Das ist ein Haus. [das ist ayn haus]

Bu bir evdir.

Das ist eine Mappe. [das ist ayne mappe]

Bu bir çantadır.

Das ist ein Hut. [das ist ayn hu:t]

Bu bir şapkadır.

Das ist ein« Tür. [das ist ayne tür]

Bu bir kapıdır.

Das ist ein Bild. [das ist ayn bild]

Bu bir resimdir.

Das ist ein Apfel. [das ist ayn apfel]

Bu bir elmadır.

Das ist ein Bleistift. [das ist ayn blayştifi

"5;

Bu bir kalemdir.

— 0 —

WAS IST DAS? [was ist das] Almancada en basit soru cümlesi yukarıda gördüğümüz Was ist das ?dır. Türkçe karşılıkları was:ne, istrdir, das:bu, olan bu soru cümlesinin Türkçesi budur: BU NEDÎR? Bu soruya en basit cümle kuruluğunda öğrendiğimiz cümlelerle cevap verebiliriz. Şimdi birkaç örnek görelim:

Was ist das? [was ist das] Bu nedir?

Das ist ein Buch. [das ist ayn buh] Bu bir kitaptır.

Was ist das? [was ist das] Bu nedir?

Das ist eine Mappe. [das ist ayne mappe] Bu bir çantadır.

Was ist das? [was ist das] Bu nedir?

JUİ5E.
\

Das ist ein Haus. [das ist ayn haus] Bu bir evdir.

Was ist das? [was ist das] Bu nedir?

Das ist ein Fenster. [das ist ayn fenster] Bu bir penceredir.

Was ist das? [was ist das] Bu nedir?

Das ist eine Tür. [das ist ayne tür] Bu bir kapıdır.

_

7 —

Was ist das? [was ist das] Bu nedir?

Das ist ein Tisch. [das ist ayn ti§] Bu bir masadır.

Was ist das? [was ist das] Bu nedir?

Das ist ein Ei. [das ist ayn ay] Bu bir yumurtadır.

Was ist das? [was ist das] Bu nedir?

Das ist ein Hut. [das ist ayn hu:t] Bu bir şapkadır.

Was ist das? [was ist das] Bu nedir?

Das ist ein Bleistift. [das ist ayn blayştift] Bu bir kalemdir.

Was ist das? [was ist das] Bu nedir?

Das ist ein Apfel. [das ist ayn apfel] Bu bir elmadır.

Was ist das? [was ist das] Bu nedir?

Das ist ein Büd. [das ist ayn bild] Bu bir resimdir.

Was ist das? [was ist das] Bu nedir?

Das ist ein Zimmer. [das ist ayn tsimmer] Bu bir odadır.

_

8 —

En basit cümle kalıbı

das Das Das Das Das Das

ist ist ist ist ist ist

ein veya eine eine ein eine em ein

isim Übung. Lehrstück. Mappe. Zimmer. Fenster.

İleriki derslerimizde de yukarıdakine benzer cümle kalıplan vereceğiz. Bu kalıpların yardımıyla örnek olarak verilenlerden çok daha fazla cümleler kurabilirsiniz. Bunun için de kalıptaki her bölüme o bölümün üstünde istenilen cinsten bir kelime koymak kâfidir. Örneğin, bu kalıpta üstünde «isim» yazılı bölümün altına başka isimler koyarak bir sürü cümle yapabilirsiniz.

Bu derste öğrendiğimiz önemli bilgileri kısaca gözden geçirelim.

Almancada her tekil ismin önüne der, die, das kelimelerinden biri veya ein, eine kelimelerinden biri gelir.

c
B listesinde karışık olarak A listesindeki Türkçe cümlelerin Almanca karşılığı verilmiştir. A listesindeki her cümlenin Almanca karşılığını bulunuz. A Listesi 1 2 3 4 5 6 7 8 — — — — — — — — Bu Bu Bu Bu Bu Bu Bu Bu nedir? bir kalemdir. bir penceredir. bir çalıştırmadır. bir şapkadır. bir çantadır. bir çiçektir. bir evdir. B Listesi <A —• Das ist ein Haus. B — Das ist eine Tür. - • C — Was ist das? K D — Das ist ein Fenster. V E — Das ist eine Mappe. M F — Das ist eine Übung. Â G — Das ist ein Bleistift. H — Das ist ein Hut. t — Das ist ein Tisch. A J —• Das ist eine Blume. E Aşağıdaki isimlerin önüne ein veya eine koyunuz. Cevap kâğıdında E ile gösterilen bölüme yazınız. 1 — .OM Lehrstück 2 — 6 laf Mappe 3 — A u l Bleistift 4 — e ( W Blume 5 — e.ı.n Tisch 6 — R-xo. Stuhl 7 — .Cm Bild 8 — &(a Fenster 9 — £//?.« Übung 10 — &.'/?£Tiir

ALMANCA

DERSLERI

L E H R S T Ü C K DREI
OLUMSUZ CÜMLE ikinci dersimizde Almancada en basit cümle kuruluşunu ve was ile yapılmış soru cümlesini gördük. Şimdi de bu en basit cümlelerin nasıl olumsuz yapılacağını öğrenelim: Bu basit cümleleri olumsuz yapmak için cümledeki ein kelimesini kein şekline, eine kelimesini keine şekline sokmak iâzımdır. Aşağıda olumlu cümleleri Ve ayni cümlelerin olumsuz şekillerini görüyoruz: Das ist ein Buch. [das ist ayn buh] Bu bir kitaptır. Das ist ein Apfel. [das ist ayn apfel] Bu bir elmadır. Das ist ein© Blume. [das ist ayne blu:me] Bu bir çiçektir. Das ist ein Ei. [das ist ayn ay] Bu bir yumurtadır. Das ist kein Buch. [das ist kayn buh] Bu bir kitap değildir. Das ist kein Apfel. [das ist kayn apfel] Bu bir elma değildir. Das ist keine Blume. [das ist kayne blu:me] Bu bir çiçek değildir. Das ist kein Ei. [das ist kayn ay] Bu bir yumurta değildir.

Nlilll mjıuj

I ımf

M

1

Hl

CorrrspenPfncf Jnstitutf

I

ALMANCA

DERSLERİ

L E H R S T Ü C K DREI
OLUMSUZ CÜMLE .. ,„,...;v ,. .
vj

ikinci dersimizde Almancada en basit cümle kuruluşunu ve was ile yapılmış soru cümlesini gördük. Şimdi de bu en basit cümlelerin nasıl olumsuz yapılacağım öğrenelim: ,, Bu basit cümleleri olumsuz yapmak için cümledeki ein kelimesini kein şekline, eine kelimesini keine şekline sokmak iâzımdır. Aşağıda olumlu cümleleri ve ayni cümlelerin olumsuz şekillerini görüyoruz: Das ist ein Buch. [das ist ayn buh] Bu bir kitaptır. Das ist ein Apfel. [das ist ayn apfel] Bu bir elmadır. Das ist ein© Blume. [das ist ayne blu:me] Bu bir çiçektir. Das ist ein Ei. [das ist ayn ay] Bu bir yumurtadır. Das ist kein Buch. [das ist kayn buh] Bu bir kitap değildir. Das ist kein Apfel. [das ist kayn apfel] Bu bir elma değildir. Das ist keine Blume. [das ist kayne blu:me] Bu bir çiçek değildir. Das ist kein Ei. [das ist kayn ay] Bu bir yumurta değildir.

[das ist ayne Übung] Bu bir çalıştırmadır. [das ist ayn buh] Bu bir kitaptır.dır» anlamına gelen ist kelimesini cümlenin başına getirmektir. İleride daha zor ve geniş cümleler öğrenirken bunların nasıl olumsuz yapıldıklarını da birlikte göstereceğiz. Das ist eine Mappe. Das ist keine Übung.. Das ist keine Mappe. Ist das ein Buch? [ist das ayn buh] Bu bir kitap mıdır? . SORU CÜMLESİ İkinci dersimizde was ile yapılmış soru cümleleri gördük. [das ist kayne mappe] Bu bir çanta değildir. (das ist kayn tsimmer] Bu bir oda değildir.) Das ist ein Buch. | das ist kayn blayştift] Bu bir kalem değildir. [das ist ayn tsimmer] Bu bir odadır. [das ist kayn hu:t] Bu bir şapka değildir. Yukarıda Almanca en basit cümlenin olumsuz şeklini gördük. | das ist ayn le:rştük] Bu bir derstir. cümledeki «. Das ist eine Übung. Das ist kein Hut. Das ist kein Lehrstück._ 2 — Das ist ein Bleistift. | das ist kayne Übung] Bu bir çalıştırma değildir. | das ist ayn hu:t] Bu bir şapkadır. Das ist ein Hut. (das ist kayn le:rgtük| Bu bir ders değildir. | das ist ayn blayştift] Bu bir kalemdir. Şimdi. Das ist kein Zimmer. Das ist ein Lehrstück. öğrenmiş olduğumuz olumlu cümlelerin nasıl soru haline sokulacağını görelim: Olumlu bir cümleyi soru haline sokmak için yapılacak şey. Das ist ein Zimmer. . [das ist ayne mappe] Bu bir çantadır. (Bu arada şunu da tekrar hatırlatalım: Almancada i harfi büyük harf olarak yazılınca noktasız olarak yazılır. Das ist kein Bleistift.

I das ist ayne tür] Bu bir kapıdır. bu bir çiçektir. | das ist ayn haus] Bu bir evdir. [ya das ist ayn apfel] Evet. | das ist ayn tiş] Bu bir masadır.üçüncü ders Das ist ein Bild. Kolayca tahmin edileceği gibi bu sorulara verilecek cevap soru cümlesinin olumlu şekli olacaktır. Ist das ein Apfel? I ist das ayn apfel] Bu bir elma mıdır? Ist das eine Blume? [ist das ayne blu:me] Bu bir çiçek midir? Ja. Das ist eine Tür. Ja. [ya das ist ayne blu:me] Evet. İlk olarak olumlu cevapları görelim. . ["das ist ayn bild] Bu bir resimdir. das ist ein Apfel. Das ist ein Haus. Das ist ein Tisch. Das ist ein Fenster. | das ist ayn fenster] Bu bir penceredir. Aynca cevabın başında olumlu olduğu için «evet» anlamına gelen ja [ya] kelimesi yer alacaktır. Ist das ein Bild? I ist das ayn bild] Bu bir resim midir ? İst das ein Fenster? | ist das ayn fenster] Bu bir pencere midir? Ist das ein Haus? | ist das ayn haus] Bu bir ev midir? Ist das ein Tisch? | ist das ayn tiş] Bu bir masa mıdır? Ist das eine Tür? | ist das ayne tür] Bu bir kapı mıdır? Ist das ein Stuhl? j ist das ayn ştu:l] Bu bir sandalye midir? İkinci dersimizde was ile başlayan soru cümlelerini ve bunlara verilen cevaplan gördük. Das ist ein Stuhl. Şimdi yukarıda öğrendiğimiz soru cümlelerine verilecek cevaplar nasıl olacaktır bunları tetkik edelim. bu bir elmadır. das ist eine Blume. I'das ist ayn ştu:l] Bu bir sandalyedir.

das ist kein Buch. bu bir kalemdir. bu bir yumurta değildir. [nayn das ist kayn buh] Hayır. Birkaç örnek görelim: r . Ist ile başlayan soru cümlelerine verilecek olumlu cevaplardan sonra şimdi de olumsuz cevapları tetkik edelim. das ist eine Mappe. das ist kein Ei. bu bir şapkadır.Evet. das ist ein Bleistift. [nayn das ist kayne Übung] Hayır. bu bir kitap değildir. [ya das ist ayn blayştift] Evet. SONDERN Yukarıda gördüğümüz olumsuz cevaplara «bilâkis»: anlamına gelen sondern [zondern] kelimesiyle olumlu cevaplar eklemek mümkündür. [ya das ist ayn hu:t] Evet. bu bir ev değildir. Ist das ein Ei? [ist das ayn ay] Bu bir yumurta mıdır? Ist das eine Übung? [ist das ayne Übung] Bu bir çalıştırma mıdır? Ist das ein Buch? [ist das ayn buh] Bu bir kitap mıdır? Ist das ein Haus? [ist das ayn haus] Bu bir ev midir? Nein. Nein. bu bir çalıştırma değildir. [nayn das ist kayn haus] Hayır. bu bir çantadır. Bu cevaplarda ja yerine «hayır» anlamına gelen nein [naynj kullanılır. [ya das ist ayne mappe] . Ja. Nein. das ist keine Übung.— 4 Ist das ein Bleistift? [ist das ayn blaygtift] Bu bir kalem midir? Ist das eine Mappe? [ist das ayne mappe] Bu bir çanta mıdır? Ist das ein Hut? [ist das ayn hu:t] Bu bir şapka mıdır? Ja. Nein. [nayn das ist kayn ay] Hayır. Ja. das ist kein Haus. das ist ein Hut.

[ nayn das ist kayn« Übung zondern] das ist ayn le:rstük] Hayır. Ayrıca sondern ile yapılan cümlelerde olumlu cümledeki «das ist» çıkartılarak cümle kısaltılabilir. Nein. sondern das ist ein Hut. das ist kein Buch. cümlesi. bir masadır. sondern ein Hut | nayn das ist kayn buh zondern ayn hurt] Hayır. bilâkis bu bir derstir. das ist kein Stuhl. sondern das ist ein Apfel. Nein. Nein. Ist das eine Übung? [ist das ayne Übung] Bu bir çalıştırma mıdır? Yukarıdaki örneklerde sondern kelimesinin olumsuz ve olumlu cevapların arasına girerek her ikisini de birbirine bağladığını görüyoruz. bir şapkadır. das ist keine Übung. cünüesinin yerini tutmaktadır. Böyle cümleleri Türkçeye her iki şekilde de tercüme edebilirsiniz. Bu şekilde cümlenin ikinci kısmında das ist tekrarlanmamış olmaktadır. Biz derslerimizde bu ikinci şekli tercih edeceğiz. Nein. bilâkis bu bir elmadır. | nayn das ist kayn blayştift zondern ayn bild] Hayır. Bu kısaltılmış şekil Almancada daha çok kullanılır. Ist das ein Stuhl? [ist das ayn ştu:l] Bu bir sandalye midir? Ist das ein Bleistift? [ist das ayn blayştift] Bu bir kalem midir? Örneklerde görüldüğü gibi. bu bir kitap değil. Yalnız biz Türkçede «bilâkis» kelimesini pek fazla kullanmayız ve bu çeşit cümlelerde «bilâkis»i kaldırır. bu bir sandalye değil. | nayn das ist kayn ay zondern das ist ayn apfel] Hayır. sondern ein Hut.Ist das ein Ei? [ist das ayn ay] Bu bir yumurta mıdır? Nein. bu bir yumurta değildir. Şimdi örnekler görelim: Ist das ein Buch? [ist das ayn buh] Bu bir kitap mıdır? Nein. bir elmadır. Nein. bir resimdir. das ist kein Ei. Inayn das ist kayn ştu:I zondern ayn tiş| Hayır. das ist kein Buch.» deriz. sondern das ist ein Lehrstück. «Bu bir yumurta değil. sondern ein Bild. bu bir çalıştırma değildir. sondern ein Tisch. bu bir kalem değil. . das ist kein Bleistift. das ist kein Buch.

sondern ein Ei. das ist eine Blume. sondern eine Mappe. . bu bir penceredir. | nayn das ist kayn apfel zondern ayn ay ] Hayır. bir yumurtadır. — \* Ja. | nayn das ist kayn haus zondern ayn tsimmer] Hayır. sondern ein Zimmer. bu bir şapka değil. bir çantadır. |nayn das ist kayn hu:t zondern ayne mappej Hayır. Bu cümleleri ve cevaplarını tetkik ediniz: Ist das ein Fenster? 1 ist das ayn fenster] Bu bir pencere midir? . Ist das ein Haus? [ist das ayn haus] Bu bir ev midir? Ist das eine Blume? I ist das ayne blu:me Bu bir çiçek midir? Ja. bu bir çiçektir. Nein. [ya das ist ayn fenster] Evet.— 6 Aşağıdaki cümlelere karşılarındaki resimlere göre cevaplar verilmiştir. bu bir ev değil. das ist kein Apfel. Ist das ein Hut? ! ist das ayn hu:tj Bu bir şapka mıdır ? Nein. [ya das ist ayne blu:mej Evet. das ist ein Fenster. bu bir elma değil. das ist kein Hut. das ist kein Haus. Ist das ein Apfel? List das ayn apfel] Bu bir elma mıdır? Nein. bir odadır.

Ist das ein Tisch? [ist das ayn tiş] Bu bir masa mıdır? Nein. [nayn das ist kayne tür zondern ayn haus] Hayır. bir evdir. Ist das ©ine Tür? [ist das ayne tür] Bu bir kapı mıdır? Nein. bir kitaptır. das ist kein Tisch. [ das ist ayne tür] Bu bir kapıdır. [ya das ist ayn ay] Evet. das ist keine Mappe.— 7 — Was ist das? [was ist das] Bu nedir? 1 ! tf—1 Das ist eine Tür. [nayn das ist kayne mappe zondern ayn buh] Hayır. Ist das eme Mappe? [ist das ayne mappe Bu bir çanta mıdır? Nein. sondern ein Buch. bu bir yumurtadır. das ist ein Ei. Ist das ein Ei? [ist das ayn ay] Bu bir yumurta mıdır? Ja. bu bir kapı değil. sondern ein Stuhl. bu bir çanta değil. das ist keine Tür. . [nayn das ist kayn tiş zondern ayn §tu:l] Hayır. sondern ein Haus. bu bir masa değil. bir sandalyedir.

Aşağıdaki örnekleri tetkik ediniz: Ist das eine Tür oder ein Fenster? [ist das ayne tür o :der ayn fenster] Bu bir kapı mıdır yoksa bir pencere midir? Ist das ein Stuhl oder ein Tisch? [ist das ayn ştu:l o:der ayn tiş] Bu bir sandalye midir yoksa bir masa mıdır? Ist das eine Übung oder ein Lehrstück? [ist das ayne Übung o:der ayn] le:rştük] Bu bir çalıştırma mıdır yoksa bir ders midir? Das ist ein Fenster. Das ist ein Lehrstück. sondern olumsuz ve olumlu iki cümleyi birbirine bağlar. [das ist ayn ştu:l] Bu bir sandalyedir. (das ist ayrı fenster] Bu bir penceredir.ODER «Bu bir kapı mıdır yoksa bir pencere midir?» soru cümlesinde «yoksa» kelimesi Almancada oder [o:der] ile ifade edilir. Das ist ein Stuhl. [das ist ayn le:rştük] Bu bir derstir. olumlu olumsuz II — ein kein eine keine was gibi bir soru kelimesi yoksa soru cümlelerinde fiil (ist) başa gelir. L III — nzsuszzG IST DAS * EIN L? ' STUHL? L. Bu bakımdan cevabın tam bir cümle olması ve başında ja veya nein bulunmaması gerekir. . Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi böyle bir soruda iki şeyden hangisinin doğru olduğu sorulmaktadır.

Bu bakımdan bunların okunuşları her isimle birlikte tefcrar edilmiyecek. sadece ismin okunuşu verilecektir. . Bunun için isimleri öğrenirken nasıl bunların der. Her kelimenin çoğulu değişiktir. ÇOĞUL YAPMA Türkçede isimleri çoğul yapmak için sonlarına «1er. Derslerimizde her öğrendiğimiz yeni ismin yanında çoğul şeklini de vereceğiz. kitap çiçek kitaplar çiçekler Almancaûa isimleri çoğul yapmak için böyle bir kural yoktur. 1ar» eklenir. çoğullarını da ayni şekilde kelimeyle birlikte öğrenmek lâzımdır. die. derste öğretildi. die.LLiim TM ı Îy 1 1 1 1 1 1 I 4 Corre5ponöencr jJnstituu ALMANCA DERSLER L E H R S T Ü C K VIER öğrenilecek kelimeler der Baum [bäum] drei [dray] der Hund | hund] der Junge [yunge] ja [ya] die Katze [katse] derliehrer [le:rer] das Mädchen [medhen] nein [naynj ağaç üç köpek erkek çocuk evet kedi öğretmen kız hayır oder [o:der] das Pferd [pferd] sondern [zondern] die Schule [şu:le] der Schüler [şü:ler] die Schülerin [şü:lerin] vier [fi:r] der Vogel [fo:gel] der Zug [tsu:g] yoksa at bilâkis okul erkek öğrenci kız öğrenci dört kuş tren Öğrenilecek kelimelerde isimlerin yanında bulunan der. das artikellerinin okunuşları 2. das artikellerinden hangisini aldıklarmı ezberlememiz gerekiyorsa.

Çoğul halinde bulunan bir ismin önünde artikel olarak mutlaka die bulunur. die Blume die [blutme] çiçek der Junge die [yunge] erkek çocuk die Katze [katse] kedi die Mappe [mappe] çanta Blumen [blutmen] çiçekler Jungen [yungen] erkek çocuklar die Katzen [katsen] kediler die Mappen [mappen] çantalar die Schule die Schulen Işutle] [şu:len] okul okullar die Schülerin die Schülerin[sütlerin] nen kız öğrenci | şütierinnen] kız Öğrenciler die Tür [tür] kapı die Übung [Übung] çalıştırma die Türen [türen] kapılar die Übungen [Übungen] çalıştırmalar Bazı isimlerin sonuna -er takısı gelir. das Bild [bildi resim die Bilder [bilder] resimler das Ei [ay] yumurta die Eier [ayer] yumurtalar .— 2 Almancada isimler çoğul yapılınca önlerinde bulunan artıkel değişir. der Bleistift die Bleistifte [blayştifte] [blayştift] kalem kalemler die Hunde der Hund [hunde] [hund] köpek köpekler das Lehrstück die Lehrstücke [letrştük] [le:rştüke] ders dersler das Pferd [pferd] di© Pferde [pferde] atlar die Tische [tişe] masalar at der Tisch İtiş] masa Bazı isimlerin sonuna -n veya -^en takısı gelir. Şimdi öğrendiğimiz bütün isimlerin çoğullarım görelim: ^ Bazı isimler sonuna -e harfi alarak çoğul olurlar.

çoğul haldeyse ist'in çoğulu olan sind kullanılır. Bu çeşit isimlerin hiç takı almayanları da vardır. dırlar»dır.. Şimdiye kadar cümlelerde «kitap.. Bir cümlede isim tekil haldeyse ist kullanılır.. die Fenster das Fenster [fenster] [fenster] pencereler pencere die Lehrer der Lehrer [le:rer] [Ie:rer] öğretmenler öğretmen das Mädchen die Mädchen [medhen] [medhen] kızlar kız der Schüler die Schüler [şü:ler] [şü:ler] erkek erkek öğrenciler öğrenci die Zimmer das Zimmer [tsimmer] [tsimmer] odalar oda Bazı isimlerin içindeki sesli harflerin üzerine nokta konur ve sonuna yukarıda gördüğümüz -e. ist kelimesinin anlamı «. kapı.dördüncü ders _ 3 _ Bazı isimler de çoğul yapılırken hiç değişmezler. ev» gibi tekil hallerde gördüğümüz isimler çoğul yapıldıkları zaman cümlelerin nasıl bir şekil alacağını görelim: .dır» olduğuna göre bunun çoğulu olan sind'in anlamı da «.. -er takılarından biri gelir. der Apfel [apfel] %elma das Buch [buh] kitap der Baum [bäum] ağaç das Haus [haus] ev die Äpfel [epfel] elmalar die Bücher [büher] kitaplar die Bäume l boyme] ağaçlar die Häuser [hoyzer] evler der Stuhl ştu:l] sandalye der Hut |hu:t] şapka der Vogel [fo:gel] kuş der Zug [tsu:g] tren die Stühle [ştürlej sandalye] die Hüte [hü:te] şapkalar die Vögel [fö:g«l] kuşlar die Züge [tsü:ge[ trenler SIND sind [zind] kelimesi ikinci dersimizdeki cümlelerde kullandığımız ist fiil ekinin çoğul şeklidir. -n veya -en. Sadece artikelleri die olur.

Şu halde bunları tatbik edersek çoğul cümlemizi şöyle kurabiliriz. 1ar» bile fazla gözükmektedir. Das sind Äpfel. Aşağıdaki cümleleri tetkik ediniz. Bu cümle Türkçede daha çok «Bunlar kitaptır. Das sind Bücher. [das zind büher] Bunlar kitaplardırlar. yani bu cümle «Bunlar kitaplardır. cümlesindeki isim das Buch çoğul yapılırsa.» şekline sokulursa «bu» anlamına geldiğini bildiğimiz das kelimesi «bunlar» anlamına da geldiği için cümlede das yer alır. Daha önce de söylendiği gibi çoğul bir ismin önünde ist yerine sind kullanılır. Biz derslerimizde Das sind Bücher.. das Buch «= kitap» kelimesinin çoğulu yukarıda öğrendiğimiz gibi die Bücher « = kitaplar»dır. . Hattâ ismin çoğul eki «1er. İsmin çoğul hali tek başına._ 4 — Das ist ein Buch.» şeklinde vereceğiz. Bu cümlenin Türkçesinde sind kelimesinin karşılığı olan «. önüne die artikeli de gelmeden kullanılır. Das ist ein Apfel. fiil ekinin de ist'in çoğulu sind olacağını bilmelisiniz. bir masalar» denemez.. I das zind epfelj Bunlar elmadır. gibi çoğul bir cümlenin tercümesini «Bunlar kitaptır. Siz bu cümledeki «kitaptır» m aslında çoğul ve «kitaplardırlar» şeklinde olması gerekeceğini düşünmeli ve Almancasmda «kitap»ın çoğul (die Bücher). Bu bir kitaptır. I das ist ayn apfel] Bu bir elmadır. «bir» anlamına gelen ein (veya eine). Burada kitabın çoğul oluşunu «bunlar» kelimesi göstermektedir.dırlar» Türkçe gramere uygun olduğu halde kulağa hoş gelmemektedir. çünkü «bir kitaplar.» şeklinde kullanılır. çoğul bir ismin önünde tabiatiyle bulunmaz.

Das sind Jungen. Sind das Bücher? [zind das büher] Bunlar kitap mıdır? 4 Ja. Das ist eine Katze. [ya das zind büher] Evet. Das sind Katzen. [das zind katsen] Bunlar kedidir. Bunlar da çoğul hale sokulacak olursa ist yerine sind gelir ve cümle içindeki isim çoğul şekle döner.— 5 — Das ist ein Junge. [das ist ayn yunge] Bu bir erkek çocuktur. [das zind yungen] Bunlar erkek çocuktur. bunlar kitaptır. Cevap olarak da yeni öğrendiğimiz olumlu cümlelerin çoğul şekli kullanılır: Ist das ein Buch? [ist das ayn buh] Bu bir kitap mıdır? Ja. i das ist ayne katse] Bu bir kedidir. SIND DAS ? Ist ile başlayan soru cümlelerini biliyoruz. das sind Bücher. bu bir kitaptır. [ya das ist ayn buh] Evet. das ist ein Buch. .

[nayn das zind kayne fenster] Hayır. bunlar çanta değildir. Nein. bunlar pencere değildir. bunlar trendir. das sind keine Fenster. das sind Züge. [nayn das zind kayne pferde] Hayır. das sind Schülerinnen. Sind das Fenster? [zind das fenster] Bunlar pencere midir? U K Sind das Mappen? [zind das mappen] Bunlar çanta mıdır? 4 Sind das Blumen? [zind das blu:men] Bunlar çiçek midir? . bunlar at değildir. das sind keine Blumen.Sind das Züge? [zind das tsü:ge] Bunlar tren midir? Ja. Sind das Pferde? [zind das pferde] Bunlar at mıdır? Nein. das sind keine Pferde. das sind keine Mappen. Nein. [ya das zind tsü:ge] Evet. [nayn das zind kayne mappen] Hayır. Olumsuz cevaplarda cevabın başına nein kelimesi ve onu takibeden cümledeki ismin soluna da keine kelimesi gelir. bunlar çiçek değildir. [nayn das zind kayne blu:men] Hayır. Sind das Schülerinnen? [zind das şiklerinnen] Bunlar kız öğrenci midir? Ja. Yukarıda «Sind das ?» soru cümlesine verilen olumlu cevapları gördük. bunlar kız öğrencidir. [ya das zind şü:lerinnen] Evet. Şimdi de olumsuz cevaplan inceleyelim. Nein.

[nayn das zind kayne şu:len zondern hoyzer] Hayır. Şimdi bu cevapların biraz daha geniş şekillerini görelim. Sind das Katzen? [zind das katsen] Bunlar kedi midir? Sind das Mädchen? [zind das medhen] Bunlar kız çocuk mudur ? Sind das Lehrer? [zind das le:rer] Bunlar öğretmen midir? Sind das Schulen? [zind das şu:len] Bunlar okul mudur? Tf {^ İ F I UDİ jgn 9\ rn |gpl 0 *' 'İT |-U*A. das sind keine Lehrer. Nein. [nayn das zind kayne ayer] Hayır. sondern Hunde. köpektir. das sind keine Mädchen. bunlar yumurta değildir. bunlar kapı değil. sondern Fenster. Nein. [nayn das zind kayne katsen zondern hunde] Hayır. [nayn das zind kayne le:rer zondern şiirler] Hayır. [nayn das zind kayne tü:ren zondern fenster] Hayır. Sind das Türen? [zind das tü:ren] Bunlar kapı mıdır? . das sind keine Schulen. erkek çocuklardır. bunlar okul değil. das sind keine Eier. bunlar öğretmen değil. sondern Häuser. [nayn das zind kayne medhen zondern yungen] Hayır. Nein. sondern Jungen. das sind keine Katzen. das sind keine Türen. bunlar kedi değil. erkek öğrencilerdir. bunlar kız değil. Nein.__ 7 — Sind das Ei«*? [zind das ayer] Bunlar yumurta mıdır? Nein. evdir. penceredir. Nein. sondern Schüler.

. olumsuz cevaplar nein Nein. Schülerinnen. Nein. sondern Katzen. Mappen. Schulen. Vögel. sondern ile verilen cevaplar nein Nein. Stühle. Mappen. das das das das das sind sind sind sind sind çoğul isim Eier. Bleistifte. Ja. Blumen. Ja. das das das das das das sind sind sind sind sind sind keine kein© keine keime keine keine çoğul isim sondern sondern Fenster. çoğul isim Türen. Pferde. Nein. das das das das das sind sind sind sind sind keine keine keine keine keine çoğul isim Eier. Hunde._ 8 — Bu dersimizde öğrendiğimiz çeşitli cümle şekillerini kalıplar halinde inceleyelim. sondern Tische. Ja. Nein. Nein. sondern Schüler. sondern Jungen. Nein. çoğul sofu cümleleri sind Sind Sind Sind Sind das das das das das çoğul isim Eier? Bleistift«? Blumen? Mappen? olumlu cevaplar ja Ja. Nein. Bleistifte. olumlu çoğul cümleler das Das Das Das Das sind sind sind sind sind çoğul isim Bäume. Nein. Mädchen. Blumen.

Nein. >CF — Bu bir kuş değildir.i/td Eier..E — Evet. < C •— Bu bir şapka mıdır yoksa bir çanta mıdır? D — Bu bir kuştur. bunlar trendir. Hayır. das sind Katzen. ist ein Stuhl.. .1 Schüler. bunlar kuş değildir. Ja. Bunlar kapıdır. 4 — ^ i ^ d a s Bäume? 5 — Ist das eine T ü r l e r . das ist eine Übung. Bunlar tren midir? Evet. — Bu bir oda mıdır? n C B listesinde karışık olarak A listesindeki Türkçe cümlelerin Almanca karşılığı verilmiştir. 10 — Ist das ein Hund oder jgl/l € Katze? B B listesinde karışık olarak A listesindeki Almanca cümlelerin Türkçe karşılığı verilmiştir. A listesindeki her cümlenin Türkçe karşılığını bulunuz. Das ist eine Schuleu Sind das Bäume? Ja. 9 — Nein. — Bu nedir? -' K — Bu bir tren değildir. das sind Züge. das ist kein Büd. J-. Nein. ein Fenster? 6 — Ja. das ist kein Lehrer. das . bu bir çalıştırmadır. das ist kein Bleistift. Was ist das? Das ist ein Fenster. Ist das ein Hut oder eine Mappe? Das ist kein Zug.Almanca ders: 4 TEST 2 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. 8 — Ja. Bunlar resim değildir. Das ist kein Vogel.S. Bunlar şapkadır. das sind keine Vögel. sondern ein Mädchen. 1 _ /. Das ist kein Junge. G — Bu bir şapka mıdır? * H — Bu bir erkek çocuk değil.kdas ein Buch? 2 — Das Jf/rt^Bilder. 1 2 3 4 5 6 — — — — — — v 7 — 8 — 9 — 0 — A Listesi Ist das ein Zimmer? Das ist eine Blume. bir kız çocuktur. bu bir kalem değildir.Ş. B Listesi ' A —• Hayır. A listesindeki her cümlenin Almanca karşılığını bulunuz. 7 — (i &ÎÛ. sondern &L-İ. X İ •— Bu bir çiçektir. B — Bu bir penceredir. Ist das ein Zug? Das sind Hüte. 1 2 3 4 5 6 7 — — — — — — — A Listesi Bu bir okuldur. 3 — c U i . ?A — KB — <^C — >' D — /E — *" F — ^G — B Listesi Das sind keine Bilder.

3 — D . Sind das eine Bilder oder Bücher? b. 6 — E. Das sind eine Häuser. a. Das sind Hunde. 7 — J. bir kız öğrencidir. Das sind nicht Stühle. Bu dört şıktan sadece bir tanesi doğrudur. 9 — K. b. 3 — D. 1 — ehı2 — eine3 — e m 4 — eine5 — ein6 — e i n 7 — ein8 — ein9 eine 10 — eine . Das ist Häuser. sondern 10 — Bu bir erkek öğrenci değil. Bu doğru cümlenin önündeki harfi. 1 — Das ist ein Haus. c. Das sind Fenster. Das ist 4 — Ist das ein Bild oder ein Buch? a. ist S ist das? 9 — das. d.2 — G . Das sind Haus. ein 1 0 — eine B.8 — Bu bir kapı mıdır yoksa bir ^H — Das sind Türen. Bu dört şıktan hangisinin üstteki cümlenin çoğula çevrilmiş şekli olduğunu bulunuz. eine Schülerin. sondern keme Tische. 2 — B. K — Ist das eine Tür oder ein Fenster? D Aşağıda her cümlenin altında dört cümle daha verilmiştir. sondern Tische. 5 — E. b. c Sind das eine Hunde? 3 — Das ist keim Fenster. I — ist 2 — ein 3 — was 4 — eine 5 — ein6 — ist 7 — das. Das sind keine Stühle. b. Sind das Bilder oder Bücher? c. a. cp^Das sind keine Stühle. 'b. Das sind nicht Fenster. Das sind keine Tische. d. Test I'in yapılmış şekli A. Ist das Hunde? d* Sind das Hunde? c. sondern Tische.8 — H . 1 — C. 4 — F . pencere midir? P^t — Sind das Züge? • 9 Bunlar ağaç mıdır? >^J — Das ist kein Schüler. keine Fenster. d. 4 — A. Das sind Häuser. sondern Stühle. kaç numaralı cümleye aitse cevap kâğıdının D bölümünde o numaranın yanındaki boş yere yazmız. sondern ein Tisch. 1 _ C. 2 — Ist das ein Hund? a. Ist das Bilder oder Bücher? d. 7 — M. •j^a. 5 — H . Sind das Bilder oder ein Buch? 5 — Das ist kein Stuhl. 6 — G. 8 — A E. Das sind keine Fenster. 10 — F C.

Das Das Das Das Das ist ist ist ist ist klein. kısadır. güzeldir. gross. ikinci yerde «-dır» anlamına gelen ist ve sonra da bu defa isim yerine bir sıfat kullanalım. onların vasfını açıklamaktadır. «büyük. küçük. temiz elma» gibi sıfat tamlamalarında «büyük. iyi» kelimeleri birer sıfattır. kitap ve elmanın özelliklerini bildirmekte. küçük kitap. küçük. büyüktür. kurz. . temiz. schön.ilim M ı uM W ı w mim Comspflniröff 3nstttute | ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK FÜNF SIFATLAR Bir şeyin özelliğini bildiren kelimeye sıfat denir. uzundur. Bu dersimizdeki cümlelerde karşılaşacağınız sıfatları aşağıda okunuşlarıyla veriyoruz: klein [klayn] gross [gro:s] gut [gu:t] schlecht [sieht] schön [şö:n] küçük büyük iyi kötü güzel sauber [zauber] temiz schmutzig [şmuttsih] kirli kurz [kurts] kısa lang [lang] uzun offen [offen] açık Bu öğrendiğimiz sıfatlarla ikinci dersimizdeki gibi basit cümleler yapalım: Bu cümlelerde gene başta «bu» anlamına gelen das. lang. Bu Bu Bu Bu Bu küçüktür. temiz» kelimeleri «masa. «büyük masa.

Almancada da sıfatlar niteledikleri ismin önünde bulunurlar. Die Tür ist offen. schön das Mädchen das schönE Mädchen klein der Vogel der kleinE Vogel gross die Mappe die grossE Mappe güzel kız güzel kız küçük kuş küçük kuş büyük çanta büyük çanta Çoğul halde bulunan bir isimle sıfat tamlaması yaparken kullanılan sıfat gene artikel ile isim arasına girer. Kalem uzundur. Oda küçüktür. Örnek olarak gene yukarıdaki isimlerin çoğullarmı alalım. isimle artikelinin arasına girer ve isim tekil haldeyse sonuna bir -e takısı alır. Der Lehrer ist gut. Öğretmen iyidir. Sandalye kirlidir. Sıfat tamlaması yaparken sıfat. SIFAT TAMLAMALARI Türkçede «büyük masa. Der Bleistift ist lang. kısa kalem» gibi bir sıfat tamlaması yaparken kullanılan sıfat ismin önüne getirilir. gene ikinci yerde ist'den ve en sonda bir sıfattan meydana gelen biraz daha geniş şekillerini görelim. Yalnız bu defa sonuna -e takısı yerine -en takısı alır. Das Bild ist schön. Kapı açıktır. Der Stuhl ist schmutzig.— 2 — Şimdi bu cümlelerin başta bu defa das yerine konan bir isimden. schön dieMädchen die schönEN Mädchen güzel kızlar güzel kızlar . Resim güzeldir. Das Zimmer ist klein.

artikeli der. Önlerinde ein bulunan isimlerle sıfat tamlamaları yaparken sıfat ein ile isim arasına girer. gene aynı anlama gelen eine kelimesinin ise artikeli die olan isimlerin önüne geldiğini biliyoruz. gross die Schule eine Schule eine grossE Schule büyük okul bir okul büyük bir okul . Ein ve eine ile yapılan sıfat tamlamaları biraz değişiktir. schön das Bild ein Bild ein schÖnES Bild güzel resim bir resim bir güzel resim.beşinci ders _ 3 __ klein die Vögel die kleinEN Vögel gross die Mappen die grossEN Mappen küçük kuşlar küçük kuşlar büyük çantalar büyük çantalar «bir» anlamına gelen ein kelimesinin. klein der Hund ein Hund ein kleinER Hund küçük köpek bir köpek küçük bir köpek Das artikeli alan ve dolayısıyle önüne gelen «bir» kelimesi gene ein şeklinde olan isimlerde ein ile isim araşma giren sıfatlara -es eklenir. güzel bir resim Die artikeli alan ve dolayısiyle önüne gelen «bir» kelimesi eine şeklinde olan isimlerde eine ile isim arasına giren sıfatlara -e eklenir. Şayet ismin artikeli der ise sıfatın sonuna -er takısı gelir. das olan isimlerin.

das Bild ve die Schule isimlerinin önlerinde ein (eine) bulunduğu zaman yapılmış sıfat tamlamaları gördünüz. Bu sıfat tamlamalarında Bild ismi das artikelini aldığı iğin ein Bild ibaresinin araşma giren sıfata -es takısı eklenmiştir. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. iyi kitap bir kitap iyi kitap iyi bir kitap Bu iyi bir kitaptır. Schule ismi die artikelini aldığı için eine Schule arasına giren sıfata -e eklenmiştir. sauber das Zimmer ein Zimmer das saubere Zimmer ein sauberes Zimmer Das ist eäta sauberes Zimmer. ein veya eine ile yapılan sıfat tamlamalarında sıfata eklenecek takıyı bulmakta size yardımcı olacaktır. das artikeliyle -<es takısı ve die artikeliyle -e takısı arasında son harflerin benzemesinden doğan ilişkiye dikkatinizi çekeriz. klein die Katze eine Katze die Ideine Katze eine kleine Katze Das ist eirae kleine Katze. gut das Buch ein Buch das gute Buch ein gutes Buch Das ist ein gutes Buch. uzun tren bir tren uzun tren uzun bir tren Bu uzun bir trendir.— 4 — Yukarıda der Hund. Bu. lang der Zug ein Zug der lange Zug ein langer Zug Das ist ein langer Zug. Hund ismi der artikelini aldığı için ein Hund arasına giren sıfata ^er eklenmiştir. Burada der artikeliyle -er takısı. temiz oda bir oda temiz oda temiz bir oda Bu temiz bir odadır. küçük kedi bir kedi küçük kedi küçük bir kedi Bu küçük bir kedidir. .

Bu kısadır. açık kapı bir kapı açık kapı açık bir kapı Bu açık bir kapıdır. Wie ist das? «nasıl» anlamına gelen wie. offen die Tür eine Tür die offene Tür eine offene Tür Das ist eine offene Tür. «-dır» anlamına gelen ist ve «bu» anlamına gelen das'dan meydana gelen bu soru Türkçeye şu şekilde çevrilir: Bu nasıldır? Yukarıda öğrendiğimiz sıfatlı cümlelerle bu soruya cevap verebiliriz.— 5 — gross der Apfel ei» Apfel der grosse Apfel ein grosser Apfel Das ist ein grosser Apfel. ikinci dersimizde öğrendiğimiz. Was ist das? soru cümlesinde was'i kaldırıp yerine wie koyarak yapabiliriz. Şimdi de «nasıl» anlamına gelen wie [vi:] ile yapılan soruları ve bunlara verilen cevapları inceleyelim. Das ist kurz. Wie ile en basit soru cümlesini. büyük elma bir elma büyük elma büyük bir elma Bu büyük bir elmadır. Wie ist das? Bu nasıldır? Wie ist das? Bu nasıldır? Das ist schlecht. Bu kötüdür. . WIE ikinci dersimizde was ile yapılan soru cümlelerini ve bunlara verilen cevapları öğrenmiştik.

Die Jungen sind klein.) Wie sind da«? Bunlar nasıldır? Wie sind das? Bunlar nasıldır? Das sind sauber. Das Bild ist schön. Bunlar kirlidir. Wie sind die Äpfel? Elmalar nasıldır? Wie sind die Bäume? Ağaçlar nasıldır? Wie sind die Jungen? Erkek çocuklar nasıldır? Die Äpfel sind klein.— 6 — Ist kelimesinin yerine sind koyarak bu soruyu çoğul yapabiliriz. Der Junge ist klein.^ Wie ist das Bild? Resim nasıldır? \k**äx£. Ağaçlar büyüktür. Ağaç büyüktür. Wie ist der Apfel? Elma nasıldır? Wie ist der Baum? Ağaç nasıldır? Wie ist der Junge? Erkek çocuk nasıldır? Der Apfel ist klein. Wie ve das kelimelerinde hiçbir değişiklik olmaz. Wie ist das? sorusunda das'ın yerine herhangi bir isim koyarak başka çeşit sorular da yapabiliriz. Elma küçüktür. ^ . Elmalar küçüktür. Erkek çocuk küçüktür. Das sind schmutzig. Bunlar temizdir. bir işaret sıfatı olarak hem «bu» hem de «bunlar» anlamını vermektedir. Der Baum ist gross. Resim güzeldir. Erkek çocuklar küçüktür. Die Bäume sind gross. ist kelimesinin yerine sind koyup ismi de çoğul hale getirirsek soruları çoğul yapmış oluruz. (Bildiğiniz gibi das. .

Das ist eine lange Übung. Daha başka cümle örnekleri görelim: Die Blume ist schön. Die Übung ist lang. Das Fenster ist offen. Çalıştırma uzundur. Das ist ein kurzes Lehrstück. Çiçek güzeldir.— 7 — Wie sind die Bleistifte? Kalemler nasıldır? Di© Bleistifte sind kurz. . Das Lehrstück ist kurz. Kalemler kısadır. Wie sind die Vögel? Kuşlar nasıldır? Die Vögel sind klein. Bu uzun bir çalıştırmadır. Bu güzel bir evdir. Das ist eine schöne Blume. Das Haus ist schön. Ev güzeldir. Ders kısadır. Pencere açıktır. Bu güzel bir çiçektir. Tren uzundur. Bu kısa bir derstir. Kuşlar küçüktür. Wie ist der Zug? Tren nasıldır? Der Zug ist lang. Das ist ein schönes Haus. Wie ist das Fenster? Pencere nasıldır? 1".

Önünde ein veya eine bulunan isimlerle yapılan sıfat tamlamalanndaysa sıfat ismin artikeline göre -er.— 8 — Bu dersimizde öğrendiğimiz sıfat tamlamalarını bir şema halinde veriyoruz. îsim çoğul haldeyse sıfat -en takısı alır. -e takılanndan birini alır. die Tür kelimelerini aldık ve bunlarla birer sıfat tamlaması yaptık. Sıfatların tekil ve çoğul haldeki isimlerle yapılan tamlamalarda aldıkları takılara çok dikkat edin ve bunları iyice öğrenin. . "T-**--» Der gute Hund. Örnek olarak der Apfel. sıfat -e takısı alır. tyi köpek. Tekil | desr der kleiııE Apfel das das grossE Buch die die die offenE Tür Çoğul die kleinEN Äpfel die grossEN Bücher die offenEN Türen ein eine eine offenE Tür | Tekil ein kleinER Apfel ein grossES Buch Yukarıdaki şemada şu önemli noktalara dikkat edelim: önündte der. das Buch. -es. die veya das bulunan isimlerle yapılan sıfat tamlamalarında şayet isim tekilse.

Bu büyüktür. Bu büyük değildir. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. . Bu tip cümlele1" «değil» anlamma gelen nicht ile olumsuz yapılırlar. Das ist gross. Das ist nicht gross.mim W t ff IW1JI I y MI •orrfsponDfnff Institute j ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK SECHS Öğrenilecek kelimeler kadın die Frau [frau] die Frauen [f rauen] kadınlar beş fünf Ifünfj büyük gross [gro:s] gut [gu:t] iyi das Kind [kind] çocuk die Kinder [kinder] çocuklar klein [klayn] küçük kurz [kurts] kısa uzun lang [lang] der Mann [man] adam die Männer [menne rl idamlar nicht [niht] offen [offen] sauber [zauber] schlecht [sieht] schmutzig [şmuttsih] schön [şö:n] sechs [zeks] der Soldat [zolda:t] die Soldaten [zolda:ten] wie [vi:) değil açık temiz kötü kirli güzel altı asker askerler nasıl OLUMSUZ CÜMLE Üçüncü dersimizde kein veya keine ile olumsuz hale getirilen cümleler öğrendik.) olumsuz yaparken kein veya keine'yi kullanamayız. Ama cümlede ein veya eine bulunmazsa (Örneğin: Der Apfel ist klein.

Die Männer sind gross. Bu temizdir. Odalar büyüktür. Köpekler kirlidir. Bu temiz değildir. Das Lehrstück ist kurz. Bunlar kötüdür. Ders kısa değildir. Das Buch ist nicht gut. Die Übungen sind schlecht. Kitap iyi değildir. Bunlar kötü değildir. Das sind schlecht. Kız güzel değildir. Adamlar büyük değildir. Bu açık değildir. Kapılar açık değildir. Das ist nicht offen. Ders kısadır.— 2 — Das ist sauber. Kapılar açıktır. Der Hut ist nicht sauber. Die Hunde sind nicht schmutzig. Kitap iyidir. Çalıştırmalar kötü değildir. Das ist offen. Çocuk küçüktür. . Şimdi daha geniş cümleleri olumsuz yapalım: Das Madchen ist schön. Der Hut ist sauber. Kız güzeldir. Bu açıktır. Die Hunde sind schmutzig. Das sind nicht schlecht. Köpekler kirli değildir. Çalıştırmalar kötüdür. Das Kind ist klein. Das Buch ist gut. Das ist nicht sauber. Die Männer sind nicht gross. Das Kind ist nicht klein. Şapka temizdir. Die Zimmer sind gross. Şapka temiz değildir. Die Türen sind nicht offen. Çocuk küçük değildir. Adamlar büyüktür. Yukandaki örneklerde cümle çoğul olsa da nicht'in hiç değişmediğini görüyoruz. Die Zimmer sind nicht gross. Die Türen sind offen. Das Mädchen ist nicht schön. Odalar büyük değildir. Die Übungen sind nicht schlecht. Das Lehrstück ist nicht kurz.

das Mädchen isimlerini alalım ve bunlarla birer sıfat tamlaması yapalım. das ile yapılanlardan biraz farklıdır. ein guter Lehrer iyi bir öğretmen eine grosse Schule büyük bir okul ein schönes Mädchen güzel bir kız Yukarıda gene geçen derste öğrendiğimiz. Örneğin. gut der Lehrer ein Lehrer Lehrer ein guter Lehrer gutE Lehrer iyi öğretmen bir öğretmen öğretmenler iyi bir öğretmen iyi öğretmenler . Çoğul sıfat tamlamalarında ise sıfat rmftlaka ^en takısı alır. Bu takılar bütün sıfatlar için aynidir. Mädchen ismi ise das artikelini aldığından schön sıfatı -es takısını almıştır. Sıfatın aldığı takı ismin artikeline göre değişir. Bu takılar her sıfat için aynıdır. Şimdi de bu ein. die. yukarıdaki örneklerde Lehrer ismi der artikelini aldığı için ortadaki gut sıfatı -er takısını almıştır. Schule ismi die artikelini aldığı için ortadaki gross sıfatı -e takısını almıştır. eine ile yapılan sıfat tamlamalarının çoğul şekillerini görelim. die Schule. gene aynı anlama gelen efoııe'nin ise artikeli die olan isimlerin önünde bulunduğunu öğrenmiştik. tekil sıfat tamlamalarında ismin artikeli ne olursa olsun sıfat mutlaka -e takısı alır. örnek olarak. Bu ©in veya eine ile yapılan sıfat tamlamaları der. der gute Lehrer iyi öğretmen die guten Lehrer iyi öğretmenler die grosse Schule büyük okul die grossem Schulen büyük okullar das schöne Madchen güzel kız die schönen Mädchen güzel kızlar Yukarıda hem tekil hem de çoğul sıfat tamlamaları için örnekler verilmiştir. Gördüğümüz gibi. eine ile yapılmış sıfat tamlamaları görüyorsunuz.altıncı ders — 3 — Geçen dersimizde öğrendiğimiz sıfat tamlamalarını tekrarlayalım. der Lehrer. ikinci dersimizde «bir» anlamına gelen ein'm artikeli der veya das olan isimlerin önünde. değişmez. «bir» anlamına gelen ein.

belirli olmayan kimselerdir. Buna göre yukarıdaki sıfat tamlamalarının çoğulu şöyle olur: gute Lehrer. belirli kimselerdir. Bu farkı daha iyi anlamak için ikinci dersin üçüncü sayfasını tekrar okuyunuz. Oysa ki bunların Almancalarımn kullanılışları arasında önemli bir fark vardır. (Dördüncü dersin dördüncü sayfasını okuyunuz. gute Lehrer dediğimiz zaman buradaki «iyi öğretmenler» bilinmeyen. grosse Schulen. Örneğin «die guten Lehrer ve gute Lehrer sıfat tamlamalarının her ikisi die Türkçeye «iyi öğretmenler» diye çevrilirler. ein« kalkar yalnız sıfat ve bir de ismin çoğul şekli kullanılır. die guten Lehrer dediğimiz zaman buradaki «iyi öğretmenler» bilinen.— 4 — gross die Schule eüiie Schule Schulen eine grosse Schule grossE Schulen schön das Mädchen ein Mädchen Mädchen ein schönes Mädchen schönE Mädchen büyük okul bir okul okullar büyük bir okul büyük okullar güzel kız bir kız kızlar güzel bir kız güzel kızlar önünde ein veya eine bulunan isimler çoğul yapılırken. tanınan. schöne Mädchen. ein schönes Mädchen» gibi ein veya eine ile yapılan sıfat tamlamalarının çoğulunda da ein). Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. Sıfat sadece bir -e takısı alır.) «ein guter Lehrer. tanınmayan. . ein veya eine'nin kalktığım. ismin çoğul şeklinin tek başına kullanıldığım öğrenmiştik. ein schmutziger Apfel schmutzige Äpfel ein sauberes Zimmer saubere Zimmer eine offene Tür offene Türen kirli bir elma kirli elmalar temiz bir oda temiz odalar açık bir kapı açık kapılar Burada önemli bir noktaya dikkatinizi çekmek isteriz. eine grosse Schule.

Bu tamlamaların yukarıda öğrendiğimiz çoğul olumsuz şekülerindeyse kalkan ein veya eine'nin yerine sadece keine geliyor. Das ist keine schöne Frau. kein. Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Das ist eine schöne Frau. ortadaki sıfat da -en takısı alır. sıfat da -en takısı alıyor. . ein kleiner Stuhl kein kleiner Stuhl eine schöne Blume keine schöne Blume ein gutes Buch kein gutes Buch küçük bir sandalye küçük bir sandalye değil güzel bir çiçek güzel bir çiçek değil iyi bir kitap iyi bir kitap değil Şu halde bu çeşit sıfat tamlamalarını olumsuz yapmak için ein'ı. ein gutes Buch. Bu güzel bir kadındır. sıfat da -e takısı alır.. Bu güzel bir kadın değildir. ve eine'yi keine şekline getirmek kâfidir. Şimdi de geçen dersimizde öğrendiğimiz ein ve ©in« ile yapılan sıfat tamlamalarının nasıl olumsuz hale getirildiğini görelim.» gibi ein veya eine ile yapılan sıfat tamlamaları çoğul yapılınca ein ve eine kalkar. Bu sıfat tamlamalarının çoğul şekillerini olumsuz yapmak için tamlamanın önüne keine getirilir.. kleine Stühle keime kleinen Stühle schöne Blumen keine schönen Blumen gute Bücher keine guten Bücher küçük sandalyeler küçük sandalyeler değil güzel çiçekler güzel çiçekler değil iyi kitaplar iyi kitaplar değil Önemli bir noktaya dikkatinizi çekmek isteriz. «ein kleiner Stuhl. Her iki şekli bir birine karıştırmayınız. Ortadaki sıfat ve aldığı takı değişmez aynı kalır.— 5 Bu dersimizin başında nicht ile yapılan olumsuz cümleler gördük.

Das sind keme langen Zimmer. Das smd offene Türen. Bu büyük bir ağaçtır.-_ 6 — Das ist ein kleines Kind. Bunlar açık kapıdır. Bunlar uzun oda değildir. Bu küçük bir çocuk değildir. Bu büyük bir ağaç değildir. lang der Bleistift der krage Bleistift die Bleistifte die langen Bleistifte ein Bleistift ein langer Bleistift Bleistifte lange Bleistifte kein Bleistift kein langer Bleistift keine Bleistifte keine langen Bleistifte klein das Kind das kleine Kind die Kinder die kleinen Kinder ein Kind ein kleines Kind Kinder die kleinen Kinder kein Kind kein kleines Kind keine Kinder kein« kleinen Kinder uzun kalem uzun kalem kalemler uzun kalemler bir kalem uzun bir kalem kalemler uzun kalemler bir kalem değil uzun bir kalem değil kalemler değil uzun kalemler değil küçük çocuk küçük çocuk çocuklar küçük çocuklar bir çocuk küçük bir çocuk çocuklar küçük çocuklar bir çocuk değil küçük bir çocuk değil çocuklar değil küçük çocuklar değil . Das ist ein grosser Baum. Das sind keine offenen Türen. Bunlar uzun odadır. Das sind lange Zimmer. Das ist kein kleines Kind. Bunlar açık kapı değildir. Das ist kein grosser Baum. Bu küçük bir çocuktur.

Nein. bu küçük bir ağaç değildir. Hayır. Nein. Nein. küçüktür. bunlar güzel kız değildir. Nein. bunlar açık pencere değildir. Hayır. Das sind schlechte Bilder. das sind keine schönen Mädchen. die Schule ist nicht gross. Bunlar kötü resimdir. Hayır. okul büyük değil. das ist kein kleiner Baum. Oda kirlidir. Nein. Hayır. das ist kein langer Bleistift. bu uzun bir kalem değildir.— 7 — schön die Frau die schöne Frau die Frauen die schönen Frauen eine Frau eine schöne Frau Frauen schöne Frauen keine Frau keine schöne Frau keine Frauen keine schönen Frauen güzel kadın güzel kadın kadınlar güzel kadınlar bir kadın güzel bir kadın kadınlar güzel kadınlar bir kadın değil güzel bir kadın değil kadınlar değil güzel kadınlar değil Sorular ve cevaplar Was ist schmutzig? Ne kirlidir? Ist das ein langer Bleistift? Bu uzun bir kalem midir? Sind das offene Fenster? Bunlar açık pencere midir? Ist die Schule gross? Okul büyük müdür? Das Zimmer ist schmutzig. Ist das ein kleiner Baum? Bu küçük bir ağaç mıdır? Sind das schöne Mädchen? Bunlar güzel kız mıdır? Sind das gute Bilder oder schlechte Bilder? Bunlar iyi resim midir yoksa kötü resim midir? . sondern klein. das sind keine offenen Fenster. Hayır.

der Tisch. Bunları yaparken de hiçbir yanlış yapmamış olursunuz. Örnek olarak. örneğin. Tisch ismi yerine artikeli gene der olan başka isimler koyarak daha başka sıfat tamlamaları yapabüirsiniz. Yahut takılar her sıfat için aym kaldığından gross. schön sıfatlarını değiştirerek bir sürü tamlama daha yapabilirsiniz. .— 8— Aşağıda şimdiye kadar öğrendiğimiz bütün sıfat tamlamalarım ve bunlarda sıfatların aldıkları takıları bir şema halinde veriyoruz. die Blume isimlerini aldık ve bunlarla birer tamlama yaptık. das Haus. klein. Aym şey Haus ve Blume isimleri için de söylenebilir. artikeli der olan bir isim TekU der grosse Tisch büyük masa die grossen Tische büyük masalar ein grosser Tisch büyük bir masa grosse Tische büyük masalar artikeli das olan bir isim das kleine Haus küçük ev die kleinen Häuser küçük evler ein kleines Haus küçük bir ev kleine Häuser küçük evler artikeli die olan bir isim die schöne Blume güzel çiçek die schönen Blumen güzel çiçekler eine schöne Blume güzel bir çiçek schöne Blumen güzel çiçekler keine schöne Blume güzel bir çiçek değil Çoğul Çoğul Tekil Tekil Çoğul kein grosser Tisch kein kleines Haus büyük bir masa değil küçük bir ev değil keine grossen Tische keine kleinen Häuser keine schönen Blumen büyük masalar değil küçük evler değil güzel çiçekler değil Burada size böyle bir şemamn faydasını ve bundan nasıl faydalanılacağını açıklamak isteriz. Burada göreceğiniz takılar diğer bütün sıfatlar için aynıdır.

7 — Das A. Bunlar büyük elmalardır Bu kötüdür. — Die Äpfel sindi nicht gross bir resimdir. KD — Das ist kein guter Hut.«Iı «-Ms 6 — Das S. schlechte Übungen? •''••• /S — Das ist k«âı gutes Bild. £ das gi/). .Î4/1 lange Bleistifte. 2 — Wie /. Bunlar büyük elmalar d« Bu kirli bir masadır. %B — Der Tisch ist schmutzig. A listesindeki her cümlenin Almanca karşılığım bu A Listesi B Listesi 1 — Bu iyi bir resim değil. A listesindeki her cümlenin Türkçe karşılığını bulur İş — 2 — 3 — 4 — 5 — 6 — T— 8 — A Listesi Das ist schlecht. 1 — JUloffene Fenster . yoksa kötü çalıştırmalar mıdır ?j«(jf — Das ist kein guter Lehre] 6 — Bu İyi bir öğretmen değildir. sc schlechtes Bild. B — Wie sindi das? 2 — Elmalar büyük değildir. E — Wie ist der Zug? F — Sind das grosse Häuser? jnQ — Das sind keine grossen ÄpfeL^H — "-t — ^(J — > C K— B Listesi Bunlar büyük ev midir? Tren nasıldır? Bu iyi bir şapkadır. Masa kirlidir. Elmalar büyük değildir. sauber. B listesinde karışık olarak A listesindeki Türkçe cümlelerin Almanc şılığı verilmiştir. C — Das ist ein schmutziger Tisch.f*&.<7«1 keine grossen Schulen. 5 — Wie . der Stuhl? 3 — ] mfc^fcurae Übung.guter Mann*«fcr ein schlechter Mann? 9 — fsh. kötü P\A. vi E"-— Wie tat das? 5 — Bunlar iyi çalıştırmalar mıdır * F — Das sind kleine Zimmer.>£. Bu iyi bir şapka değildir..Almanca ders : 6 TEST 3 ' • " • A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. Kapı açıktır. 4 — « t e r Hut X>±. ^ C — Was ist sauber? 3 — Bu nasıldır? D — Das sind keine kfefoem Zi 4 — Bunlar küçük odalardır./^Tgross. ^ A — Die Tür ist offen. ^ H — Das ist ein guter Lehrer. das «tV? i Rind?-10 — Stn/ÜM kleine Jungen? B listesinde kanşuk olarak A listesindeki Almanca cümlelerin Türk? şılığı verilmiştir. 7 — Ne temizdir? M — s i n d das gute Übungen o < 8 — Bu iyi bir öğretmendir.

«der — büyük kitaplar — ein. Her tamlamanın altında veen dört şıktan hangisinin yukarıdaki cümlenin Almanca karşılığı olduğuL bulunuz.» grosse Bücher b — grosse Bücher c — die grossen Bücher d — grosn Bücher —• iyi bir adam — ein guter Mann b — der gute Mann c — kehl guter Mann d — gute Mann — küçük bir kedi — die kleine Katze b — ein kleine Katze c — eine klein Katze d — eine eine Katze — iyi bir kız —ein gut Mädchen b — gute Mädchen c — das gute Mädchen d — ein ites Mädchen.5.D sağıda Türkçe sıfat tamlamaları verilmiştir. — iyi asker — gute Soldat b — der gute Soldat c — ein guter Soldat d — der guten Mat — küçük çocuk — das kleine Kind b — ein kleines Kind c — kleine Kinder d — die kleinen .— c . Hepsinde sadece bir şık doğrudur. 1 — ist 2 — sind 3 — das 4 — sind 5 — oder 6 — sind 7 — nein 8 — ja 9 — ein 10 — eine 1 — L 2 — 1 3 — J 4 — B 5 — F 6 — H 7 — C8 — K 9 — A10 — E 1 — E 2 — H 3 — D 4 — A 5 — Î 6 —G7 — B 8 —K9 —FlO —J . 1 — b 2 — d 3 — a 4 — b. —• güzel bir kadın değil — nicht eine schön© Frau b — nicht ein schöne Frau c — keine schöne *au0d — keine schön Frau — güzel bir resim değil — keine gutes Bild b — nicht gutes Bild c — kein gutes BUd d — nicht ein ites Bild — temiz evler değil — nicht saubere Häuser b — keine sauberen Häuser c — kein sauberes aus d — keine saubere Häuser I — uzun kalemler değil — nicht lange Bleistifte b — keine lange Bleistifte c — nicht eine langen leistifte d — keine langen Bleistifte Test 2'nin yapılmış şekli .

Yani «o» dur. . biz. Türkçede kendisinden bahsedilen şey veya şahıs için «o» kelimesi kullandır.murr i Ml ân fT Tnrm Corresponörnre Institute IM ALMANCA DERSLERİ LEHRSTÜCK SIEBEN ŞAHIS ZAMİRLERİ Şahıs gösteren «ben. Almancada durum değişiktir. artikeli das ise es kullanılır. «o». Kendisinden bahsedilen şey veya şahsın artikeli der ise Türkçedeki «o» kelimesinin karşılığı olarak er. sen. bir kadın veya bir erkek yahut da cinsiyetsiz bir varlık olabilir. Hangisini gösterirse göstersin kelimenin şekli aynıdır. es kelimelerinin Türkçe karşılığı tektir. onlar» kelimelerine şahıs zamiri denir. Almancadaki şahıs zamirlerini okunuşları ve Türkçe karşılıklarıyle veriyoruz. siz. sie. artikeli die ise sie. ich du er sie es wir ihr sie Sie [ih] [du:] [er] [zi:] [es] [wi:r] [i:r] [zi:] [zi:] ben sen o o o biz siz onlar Siz Yukarıda gördüğümüz bu şahıs zamirlerinde iki nokta dikkati çekmektedir: 1 — Almancadaki er. «o» kelimesinin gösterdiği. o.

— 2 — Meselâ der Mann için er. yani «o» anlamına gelirler. Bu eklerin vazifesini gören sein fiilinde ise böyle bir değişme olmaz. sein fiilinin iki şeklidir. yiz» ekleri Almancada sein [zayn] denilen bir fiille yapılır. Ayşe gibi özel isimlerden. Türkcedeki «o» nun karşılığı olarak Almancada bu anlama gelen üç ayrı kelimenin kullanılmasının sebebi Almancada isimlerin önüne üç ayrı artikel (der. Ben bir askerim. yani «Siz» anlamına geleninin büyük harfle başladığını görüyoruz. ama bir istisna olarak sein fiilinin «ihr=sİ2» için özel bir şekli vardır. Tekil isimlerle kullanıldığını öğrendiğimiz ist kelimesi yalnız tekil üçüncü şahıs zamirler (er. Türkçede nasıl bu ekler şahıslara göre değişiyorsa sein fiili de şahsa göre değişik şekildedir. das Haus için es kullanılır. im. das olan bir isim için de er kullanılamaz. Ahmet. die Frau için sie. es kelimelerinin üçü de ayrı yazıldıkları halde aynı anlama. sie. birincisi hitap edilen kimseler birden fazla yani çoğul olduğu zaman. sie. Bildiğimiz gibi Türkçede «siz» iki maksatla kullanılır. îşte bu Si© tek bir şahaa hitaben söylenen «siz» kelimesinin Almanca karşılığıdır. sie. Sind ise. «askerim» de «im». bütün çoğul zamirler ile kullanılır.. SEIN fiili «Sen bir öğretmensin. es'den hangisini kullanacağımızı şahsın cinsiyetine bakarak buluruz. Şimdiye kadar derslerimizde gördüğümüz ist ve sind. 2 — Yukarıda verdiğimiz listenin sonunda sie kelimesinin iki defa geçtiğini.» cümlelerinde görülen «sin. Bu bir kapıdır. es) için kullanılır. Bu er. «öğrenciyim»de «yim» oluşu gibi. ayrı olarak yazılır. yalnız bunların sonuncusunun. Ancak Türkçede bu ekler cümle sonunda eldi bulundukları kelimenin sesine uyarak da bir miktar değişirler. Öyleyse Ahmet'ten bahsederken er.Sein fiilinin ich=ben ve du=sen için özel bir şekli vardır. die. Şöyle ki: Cinsiyeti erkek olan isimler için w. Hiçbir zaman artikeli der olan bir isim için es. das) gelmesi ve «o» derken kendisinden bahsettiğimiz ismin artikelini de göz önünde bulundurmamız gerektiğin dendir. seid. dır. . Biz öğrenciyiz. Ayşe'den bahsederken sie diyeceğiz. Esasen cümle içinde bir kelimeye bitişik değildir. ikincisi şahıs tek olduğu halde kendisine kibar bir şekilde hitap edilmek istendiği zaman. yani önlerine artikel gelmeyen isimlerden bahsederken burada er. kadınlar için de sie kullanılır. «doktorum»da «um». bin ve bist.

O bir erkek öğrencidir. Es ist ein Mädchen. O bir kadındır.. im bir kadınım. O bir öğretmendir. O bir askerdir. Sen bir kız öğrencisin. ik ist ein Schüler. E r ist ein Soldat. O bir evdir. Biz kadınız.siniz dır (1ar) siniz ich bin Ich bin eine Frau. Du bist eine Schülerin. Sen bir askersin. Siz erkek çocuksunuz.yedinci ders — 3 — ich bin du bist er ist sie ist es ist wir sind ihr seid sie sind Sie sind [ih bin] [du: bist] [er ist] [zi: ist] [es ist] [wi:r zind] [krzayt] [zi: zind] [zi: zind] ben sen o o. ben Ben Ben Ben . Ihr seid Jungen. Biz öğrenciyiz. Biz doktoruz. Ihr seid Soldaten. Es ist ein Haus. bir öğretmenim.. Du bist ein Mann. leh bim ein Arzt. Es ist ein Fenster.. Ihr seid Kinder. im sin dur dur dur iz . . E r ist ein Lehrer. O bir kız öğrencidir. Sen bir adamsın. Ich bin ein Lehrer. bir doktorum. onlar Siz . .. Wir sind Frauen.. O bir kızdır. Wir sind Ärzte. Siz askersiniz.. Siz çocuksunuz. O bir penceredir. Wir sind Schüler. o biz siz . Sie ist eine Schülerinu Sie ist eine Frau. Du bist ein Soldat.

. örneklerde ihr ile yapılan cümlelerde kullanılan ismin daima çoğul halde bulunduğunu gördük. sind. Siz bir doktorsunuz.? Bin ich eine Frau? Bin ich ein Arzt? Bin ich ein Lehrer? Bist du ein Mann? Bist du eine Schülerin? Bist du ein Soldat? Ist er ©in Schüler? Ist er ein Lehrer? Ist er ein Soldat? Ist sie eine Schülerin? Ist sie eine Frau? Ist es ein Mädchen? Ist es ein Haus? ben im Ben miyim? Ben bir kadın mıyım? Ben bir doktor muyum? Ben bir öğretmen miyim? Sen bir adam mısın? Sen bir kız öğrenci misin? Sen bir asker misin? O bir erkek öğrenci midir? O bir öğretmen midir? O bir asker midir? O bir kız öğrenci midir? O bir kadın mıdır? O bir kız mıdır? O bir ev midir? . «onlar» anlamına gelen sie cümle içinde daima çoğul halde bulunan bir isimle kullanılır. Sie ile yapılan cümlelerde ise isim daima tekil haldedir.4 — Sie sind Ärzte. Sie sied Rüder. seid) ı cümle başına getirmektir. Sie sind Kinder. Onlar resimdir. Sie sind eine Frau. Siz bir kadınsınız. Yukarıdaki örneklerde gördüğümüz «Siz» anlamına gelen Sie ile gene «siz» anlamına gelen. ama değişik yazılan ihr'i karıştırmamanızı hatırlatırız. soru hali Şahıs zamirleriyle yapılan cümleleri soru haline sokmak için yapılacak şey (bin. Sie sind ein Mann. Siz bir adamsınız. ist. Sie sind ein Arzt Onlar doktordur. «Siz» anlamına gelen Sie'yi «onlar» anlamına gelen sie'den gene bu şekilde ayırt edebiliriz. Onlar çocuktur. ich bin Bin ich.. bist.

O bir öğretmen değildir. Er ist kein Schüler. «Siz» anlamına gelen Sie'nin büyük yazıldığını ve böylece birbirlerinden ayırt edildiklerini görüyoruz. . isimlerin önüne kein veya keine getirilerek olumsuz yapılır. 0 bir kız öğrenci değildir. O bir erkek öğrenci değildir. Ben bir doktor değilim. Ihı bist kein Mann. Başka hiçbir değişiklik yapılmaz. Ich bin keine Frau. O bir kadm değildir. Sie ist keine Schülerin. Du bist keine Schülerin. Sen bir adam değilsin. Es ist kein Mädchen. Sie ist keine Frau. Er ist kehx Lehrer.— 5 — Ist es ein Fenster? Sind wir Schüler? Sind wir Ärzte? Sind wir Frauen? Seid ihr Soldaten? Seid ihr Kinder? Seid ihr Jungen? Sind sie Ärzte? Sind sie Bflder? Sind sie Kinder? v O bir pencere midir? Biz öğrenci miyiz? Biz doktor muyuz? Biz kadm mıyız? Siz asker misiniz? Siz çocuk musunuz? Siz erkek çocuk musunuz? Onlar doktor mudur? Onlar resim midir? Onlar çocuk mudur? Siz bir kadın mısınız? Siz bir adam mısınız? Siz bir doktor musunuz? Sind Sie eine Frau? Sind Sie ein Mann? Sind Sie ein Arzt? Yukarıdaki örneklerde de gene «onlar» anlamına gelen sie'nin küçük. O bir kız değildir. Ich bin keim Arzt. Ben bir kadın değilim. olumsuz hal Şahıs zamirleriyle yapılan cümleler ayni geçen derslerimizde gördüğümüz şekilde. Sen bir kız öğrenci değilsin.

«o» dan sonra parantez içindeki kelime o şahsın cinsiyetini gösterir.» yerine «Askeriz. du zamirlerinin Türkçedeki karşılıkları cümlelerden çıkarıldığı halde «im. «Sen bir öğrencisin. Lisanların yapısı icabı cümle bünyeleri de değişiktir. Ihr seid keine Kinder. Biz doktor değiliz. Sie sind keine Bilder. Buna karşılık Almancada şahıs zamirleri hiçbir zaman atüamaziar. buna karşılık Türkçede her üçünün karşılığının bir kelimeyle.» yerine «Bir öğrencisin. Ihr seid keine Soldaten. Bu yüzden «öğretmenim.». die das artikelli isimler için üç tane ayrı üçüncü tekil şahıs zamiri bulunduğunu. «o (kadın)» gibi kelimelere rastlayacaksınız. Du bist ein Schüler.» dersek anlam bakımından bir değişiklik olmaz.» şeklindeki bir cümleyi Almancaya çevirirken bunun «Ben bir öğretmenim. Ben bir öğretmenim. Wir sind kein« Ärzte. Sie sind kein Mann.» şeklinde olması gerekeceğini düşünerek hareket etmelidir.Bir öğrencisin. Onlar resim değildir. Siz bir adam değilsiniz. Onlar doktor değildir. sin» takıları sayesinde bahsedilen şahsın kim olduğu anlaşılmaktadır. O bir ev değildir. Yukarıdaki cümlelerde ich. Dersimizin başında der. Almanca veya Türkçe bir cümledeki her ekin karşılığını tercümesinde de mutlaka aramamalıdır. Sie sind keine Frau. «Biz askeriz. Ilerki derslerimizde «o (erkek)». . Siz asker değilsiniz. .— 6 — Es ist kein Haus. Sen bir öğrencisin. Meselâ. Şahıs zamirlerinin kaldırılması Türkçe bir cümlede şahıs zamirleri umumiyetle cümlenin anlamını bozmadan kaldırılabilir. Sie sind keine Ärzte. Siz bir kadın değilsiniz.Bir öğretmenim. «o (kadın)» için de sie kullanmalıyız. Şu halde «o (erkek)» için tabiî ki er. Siz çocuk değilsiniz. Almancada böyle bir kaldırış mümkün değildir. Biz erkek öğrenci değiliz. . Wir sind keine Schüler. «o» ile ifade edildiğini söylemiştik. Ich bin ein Lehrer.

si© sind Schüler. o bir kitaptır.Sorular ve Cevaplar Sind sie Schüler. bir askerdir. Ist sie ein Hund oder eine Katze? O bir kedi midir yoksa bir köpek midir? Ist es ©in Buch? O bir kitap mıdır? Ja. Yani Türkçede olduğu gibi «Kaç tane kalem?» diye sorduğumuz zaman «kalem» ismi «kaç tane»den hemen sonra gelir: wieviel Bleistifte? Miktarı öğrenilmek istenen isim birden fazla olabileceğine göre wieviel sorusundan sonra gelen ismin muhakkak çoğul halde olması gerekir. o bir doktor değil. isin. Nein. es ist ein Buch. Hayır. kaç tane» anlamına gelen wieviel [vi :fi :1] kullanılır. Aslında «kaç tane »sözü de çoğul bir anlam taşımaktadır. O bir kedidir. sondern ein Soldat. er ist kein Arzt. Evet. Bunlar iki evdir. kaç tane? kaç kalem? kaç elma? isimlerin kaç tane olduğunu öğrenmek için sorduğumuz bu soru da Türkçedekine yakm bir şekilde kullanılır. Evet. WIEVIEL Sayılabilen isimlerin kaç tane olduğunu sormak için «kaç. onlar öğrencidir. wieviel? wieviel Bleistifte? wieviel Äpfel? kaç. Onlar öğrenci midir? Ist er ©im Arzt? O bir doktor mudur ? Ja. Wieviel ile başlayan soru cümlesinde durum biraz değişiktir. Bu cümlelerde wieviel sorusundan sonra «kaç tane» olduğu sorulan isim yer alır ve bundan sonra da sind das gelir. Was ve wi© soru kelimeleriyle başlayan sorularda bu kelimelerden hemen sonra ist veya sindi yer almaktaydı. .! Wieviel Häuser sind das? Bunlar kaç evdir? Das sind zwei Häuser. Sie ist eine Katze.««.

drei Kinder.. (zwei Bücher. Bunlar dört kadındır.) gibi. D a s sulid zwe Wieviel Bleistifte sind das? Bunlar kaç kalemdir? Das sind drei Bleistifte. Bunlar üç kuştur. vier Blumen.. Bunlar üç kalemdir . Bunlar iki çocuktur Wieviel Vögel sind das? Bunlar kaç kuştur? Das sind drei Vögel. Wieviel Frauen sind das? Bunlar kaç kadındır? Das sind vier Frauen.-£?* .. Türkçede «iki kitap. . M*!*! Bunlar iki çantadır. . Wieviel Männer sind das? Bunlar kaç adamdır? Das sind zwei Männer. çiçek» isimleri tekil halde bulunurlar. üç çocuk..» dediğimiz halde «ev» kelimesinin Almancada çoğul halde bulunduğunu (Häuser) görüyoruz. fünf Kinder.— 8 — Cevapta «Bunlar iki evdir. dört çiçek» derken «kitap. Almancada ise önlerinde birden fazla olduklarım gösteren kelimeler (iki.) bulunduğu için daima çoğuldurlar.. Bunlar iki adamdır. çocuk. Wieviel Mappen sind das? Bunlar kaç çantadır? L / -CX-l . Wieviel Kinder sind das? Bu çocuklar kaç tanedir? Das sind zwei Kinder.el*~\ I l i f Hl— ^L_J1 i I * Mappen. üç dört.

I I I W uy ^ ALMANCA ^ I DERSLERİ IMı LEHRSTÜCK A C H T öğrenilecek kelimeler acht [aht] das Auto [auto] die Autos [autos] der Arzt [artet] die Ärzte [ertste] blau [blau] das Boot [bo:t] die Boote [borte] braun [braun] sekiz otomobil otomobiller doktor doktorlar mavi sandal sandallar kahverengi dort [dort] du [du:] die Ente [ente] die Enten [enten] er [er] es [es] das Feld [feld] die Felder [felder] orada sen ördek ördekler o o tarla tarlalar .

Öğrenci buradadır. Öğretmen oradadır.— 2 — der Fischer [fişer] die Fischer [fişer] gelb [gelb] grün [grü:n] hier [hi:r] hoch [höh] der Hügel [hü:gel] die Hügel [hü:gel] ich [ib. . O Ayşedir. Was ist das? Bu nedir? Wer ist das? Bu kimdir? Wer ist dört? Kim oradadır? Wer ist hier? Kim buradadır? Wer ist sie? O kimdir? Wer ist er? O kimdir? Das ist ein Buch. Er ist Hasan. Sie ist Ayşe. İkinci dersimizde ne olduğunu öğrenmek istediğimiz bir cisim için Was ist das? şeklinde bir soru sorduğumuzu öğrendik. Wer kelimesinin cümle içindeki yeri ve kullanılışj was gibidir. onlar Siz yedi ve beyaz kim kaç. O Hanstır. Der Schüfer ist hier. Der Lehrer ist dört. Şahısların kim olduğunu öğrenmek için sorulacak soru Almancada «kim» kelimesinin karşılığı olan wer ile yapılır. Bu bir kitapdır. O Hasandır.] ihr [i:r] die Kuh [ku:] die Kühe [kü:e] balıkçı balıkçılar sarı yeşil burada yüksek tepe tepeler ben siz inek inekler das Meer [me:r] die Meere [me:re] rot [ro:t] schwarz [şvarts] sein [zayn] sie [zi:] Si© [zi] sieben [zi:ben] und [und] weiss [ways] wer [ve:r] wieviel [vi:fi:l] wir [vi:r] deniz denizler kırmızı siyah olmak o (kadın). kaç tane biz AÇIKLAMALAR WER Okuma parçasmdaki yeni kelimeler yanında size yeni bir soru şekli de öğreteceğiz. Er ist Hans.

Das ist ein kleiner Hügel. Das Meer ist blau. bu bir otomobildir. Ağaçlar oradadır. Es ist ein rotes Auto. Bu bir otomobil midir? Evet. Der Fischer ist gross. Das Feld ist gross und grün. İnekler siyahtır. atlar ve ördüklerdir. Sen Ahmetsin. Sandallar mavi değildir. BİR RESÎM Bu bir resimdir. Atlar ve ördekler beyazdır. Die Pferde und die Enten sind weiss. Der Schüler ist klein. das ist ein schönes Bild. Dort sind die Bäume. Bu küçük bir tepedir. Öğrenci küçüktür. Sie sind hoch. Onlar yüksektir. Bu güzel bir resim midir? Evet. Deniz mavidir. Ben Peterim. Balıkçı büyüktür. Onlar kimdir? Onlar balıkçıdır. Ist das ein Auto? Ja. Bunlar iki adamdır. Wer sind sie? Sie sind Fischer. bilâkis onlar kırmızı ve sarıdır. Wieviel Männer sind dort? Zwei Männer sind dort. O kırmızı bir otomobildir. Bunlar nedir? Bunlar inekler. Das sind zwei Männer. das ist ein Auto. Was ist das? Das ist ein weisses Haus. Was sind das? Das sind Kühe» Pferde und Enten. Ist das ein schönes Bild? Ja. Tarla büyük ve yeşildir.sekizinci ders — 3 — Wer bin ich? Ben kimim? Wer bfet du? Sen kimsin ? Wer ist klein? Kim küçüktür? Wer ist gross? Kim büyüktür? Du bist Ahmet. . sondern sie sind rot und gelb. Die Kühe sind schwarz. Oradaki adamlar kaç tanedir? Oradaki adamlar iki tanedir. bu güzel bir resimdir. Bu nedir? Bu beyaz bir evdir. EIN BILD Das ist ein Bild. Ich bin Peter. Die Boote sind nicht blau.

At beyazdır ve inek siyahtır. . Otomobil kırmızı ve büyüktür. Der Bleistift ist schwarz und lang. Ahmet ist klein. und das ist ein Buch. Die Pferde sind weiss und schön. Die Katze und der Hund sind hier. Umd bazan iki ayrı cümleyi birbirine bağlar. Kedi ve köpek buradadır. Das ist eine Mappe. Das Fenster und die Tür sind nicht offen. Ahmet küçüktür ve Ayşe büyüktür. Yukarıdaki cümlelerde ise und iki sıfat arasına girmiş ve cümlenin anlamını daha genişletmiştir. Ahmet ve Ayşe çocuktur. ama dikkat edilmezse büyük yanlışlar da yapılabilir. Atlar beyaz ve güzeldir. Kalem siyah ve uzundur. Şimdi bütün bu halleri açıklayan örnekler görelim. Das Auto ist rot und gross. Pencere ve kapı açık değildir. ? Das Pferd ist weiss. Bu örneklerde und iki cümleyi birbirine bağlamış ve cümlelerin yapısında hiçbir değişiklik olmamıştır. Hepsi aynı kalmıştır. bazan da cümle içinde iki ismin veya iki zamirin veya iki sıfatın arasına girer. und Ayşe ist gross._ 4 — UND Okuma parçasında kullandığımız «ve» anlamına gelen bu kelimenin kullanılışı çok basittir. Bu bir çantadır ve bu bir kitaptır. Ahmet und Ayşe sind Kinder. und die Kuh ist schwarz. Yalnız und'un önüne böyle hallerde bir virgül koymalısınız.

Hayır. o Ahmet değil. Ist der Bleistift kurz oder lang? Kalem kısa mıdır yoksa uzun mudur? Der Bleistift ist kurz. sondern schwarz. Veli'dir. Kalem kısadır. das Auto ist nicht grün. Wer sind sie? Onlar kimdir? Sie sind Kinder. Evet. das ist ein schwarzer Hut. Cümlenm başında birden fazla isim bulunduğu için fiil eki olarak çoğul hallerde kullandığımız sind kullanılmıştır. er ist nicht Ahmet sondern Veli. . Böyle und ile bağlanmış iki isimle başlayan cümlelerde mutlaka sind kullanılmalıdır. Sorular ve cevaplar Ist das Auto grün? Otomobil yeşil midir? Nein. Cümlenin diğer kısımlarında bir değişiklik olmaz. siyahtır. bu siyah bir şapkadır. çünkü cümlenin öznesi bu şekilde çoğul hale gelmiştir.— 5 — Yukarıdaki cümlelerde de und cümlenin başına gelen iki ismin araşma girmiştir. Hayır. Ist das ein schwarzer Hut? Bu siyah bir şapka mıdır? Ja. Ist er Ahmet? O Ahmet midir? Nein. Onlar çocuktur. otomobil yeşil değil.

at beyaz ve büyüktür. das Pferd ist weiss und gross. . Evet. Sind das ein Hund und eine Katze? Bunlar bir köpek ve bir kedi midir? Ja. bunlar bir köpek ve kedidir. das sind ein Hund und eine Katze. o bir erkek çocuktur. Evet. - Sind das ein Buch und eine Mappe? Bunlar bir kitap ve bir çanta mıdır? Ja. Bunlar iki adamdır.— 6 — Wer ist es? O kimdir? Es ist ein Mädchen. das sind ein Buch und eine Mappe. onlar çocuktur. Wieviel Männer sind das? Bunlar kaç adamdır? Das sind zwei Männer. O bir kızdır. Ist das Pferd weiss und gross? At beyaz ve büyük müdür? Ja». sie sind Kinder. Evet. bunlar bir kitap ve bir çantadır. Sind sie Kinder? Onlar çocuk mudur? Ja. Evet. Evet. er ist ein Junge. Ist er ein Junge? O bir erkek çocuk mudur? Ja.

İNEK VE AT beyazdır. BALIKÇILAR oradadır. Bu bir KİTAP mıdır? Evet. SIE sind dort. «und» ile birleştirilmiş iki ismin yerine (die Kuh und das Pferd gibi) ikisi de tekil olmasına rağmen gene sie kullanılır.— 7 — İSİMLERİN YERİNE ŞAHIS ZAMİRİ KULLANILMASI Bu konuyu yedinci dersimizde etraflıca işledik. Ist das EIN BUCH? Ja. KAPI açıktır. BU bir kitaptır. ONLAR beyazdır. Yukarıdaki örneklerde daha önce de öğrendiğimiz gibi artikeli die olan isimlerin yerine sie. O buradadır. Balıkçılar orada mıdır? Evet. Kapı açık mıdır? Evet. Ja. DIE TÜR ist offen. Cümlenin olumsuz olması hiçbir şey değiştirmez. Ist die Tür offen? Ja. İnek ve at beyaz mıdır ? Evet. O iyidir. Evet. DIE FISCHER sind dort. ama bir kere daha örneklerle hatırlatmayı uygun buluyoruz.DER LEHRER ist hier. ER ist hier. Evet. Ja. artikeli der olan isimlerin yerine er. Evet. İsmin yerine «o» ya da «onlar» . Sind die Kuh und das Pferd weiss? Ja. Evet. Ja. Sind die Fischer dort? Ja. ONLAR oradadır. DAS ist ein Buch. ER ist gut. O açıktır. Wie ist der Schüler? BEK SCHÜLER ist gut. SIE sind weiss. O bir kitaptır. Öğrenci nasıldır? ÖĞRENCİ iyidir. Ja} SIE ist offen. ve artikeli das olan isimlerin yerine de es kullanılmıştır. Wer ist hier? . Çoğul isimlerin yerine de «onlar» anlamına gelen sie gelmiştir. Kim buradadır? ÖĞRETMEN buradadır. DIE KUH UND DAS PFERD sind weiss. ES isst ein Buch.

i _ — Vater. diye ismin yerine şahıs zamiri kullanarak cevap verebiliriz. sie ist offen. . Ja. Ist die Tür offen? sorusuna. — Baba. çünkü sie ile kapıyı kastettiğimiz açıkça bellidir. du bist kein guter Tunnel.— 8 — gibi şahıs zamirleri kullanabilmemiz için bu kelimelerle neyi kastettiğimiz açıkça bilinmelidir.—. Örneğin. »SES. sen iyi bir tünel değilsin.

bin ein Arat. *F — Kimsiniz? KG — Kitap ve çanta yeşil değildir. 9 — Seid }. j<-D Hund. 3 — ^ î ^ E n t e n sind das? 4 — Wer f W ihr? 5 — ^ ^ " d i e Hügel hoch? 6 — Ahmet und Ali £ I A ^ nicht hier. 1 — 2 — 3\ — 4 — 5 6 7 8 9 — — — — — A Listesi Si« ist eine gute Schülerin. At kahverengi ve büyük _xt müdür? ^J B Listesi Sie sind kein guter Fischer. 2 — Das [$£. Erkek öğrenci ve kız öğrenci burada mıdır? Erkek öğrenci misiniz? Bir öğretmen misiniz? Bunlar kaç inektir? Sen kimsin? A listesindeki her cümlenin B listesindeki Almanca karşılığını bulunuz. Bist du ein Arzt? Ihr seid gute Soldaten. 8 — Wir S/nd keine Fischer. Erkek öğrenci ve kız öğrenci buradadır. Sind Sie ein Lehrer? Wieviel Pferde sind das? Sind der Schüler und die A H Schülerin hier? JC Î *K B Listesi Bunlar kaç attır? İyi bir erkek öğrencidir.Almanca ders: 8 TEST 4 Bos. * H —. >K — Ist das Pferd braun und gross? . h. x D — Bunlar kaç tepedir? E — îyi asker değilsiniz. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 A Listesi — Bunlar kaç sandaldır? A — Kim güzeldir? / B — Bir doktor musun? *C — iyi bir balıkçı değilsin. F Wer bist du? Wir sind gute Jungen. Bunlar bir kedi ve bir köpektir. 7 — Dufc»Irf"kein g u t e r Lehrer. ein. 04J1 Ich. Wieviel Boote sind das? Du bist kein guter Fischer.. Wer ist schön? Wieviel Hügel sind das? Wer seid ihr? Das Buch und die Mappe sind nicht grün.f Soldaten? 10 —Xi<uf. îyi bir kız öğrencidir. Sie ein Arzt? sL-y ı' A A listesindeki her cümlenin B listesindeki Türkçe karşılığını bulunuz. Ihr seid keine guten Soldaten. <eu^kleines Auto. bırakılan yerleri doldurunuz. *<A Seid ihr Schüler? B Wieviel Kühe sind das? )(C P a s sind eiae Katze und. Biz iyi (erkek) çocuklarız.

8 — c . c — Das sind acht Blumen. 7 — O. 3 — E. E Aşağıdaki cümlelerde büyük harfle yazılı kelimelerin yerine hangi şahıs zamirinin kullamlabileceğini bulunuz. 6 — sind. 9 — b. 1 — Wieviel Blumen sind das? a — Das sind Blumen. ist. 2 — A. 4 — der. 6 — DIE FRAU ist schön und gut. d — Die Blumen sind hier. 10 — sind B. oder. 5 — Î. d — Das ist zwei Bäume. Cevaplar kâğıdına sadece bu şahıs zamirini yazın. 7 — c . 1 — b . 6 — G. ein. 2 — a. d — Ja. 8 — H C. 2 — Ist DAS AUTO grün oder gelb? 3 — AHMET ist ein guter Junge. c — Ich bin nicht schön. die Frau ist nicht schön. 8 — H D. 9 — ist. 1 — DD3 KUH UND DAS PFERD sind weiss. c — Das sind zwei Baum. 4 — F. 5 — d . 3 — K. ist. 2 — J. ich bin kein Arzt. Bunların altındaki dört şıktan hangisinin bu soruların cevabı olduğunu bulunuz. du bist ein Arzt. b — Nein. c — Das ist ein Arzt. 8 — ein. 6 — B. 7 — A. 6 — d . 3 — c. 3 — Wer ist schön? a — Die Frau ist schön. 5 — sind. 5 — DER MANN ist hier. 2 — ist. er ist ein Arzt. 1 — das.T> Aşağıda birtakım sorular verilmiştir. 4 — AYŞE ist ein schönes Mädchen. 10 — d . 2 —""Sind Sie ein Arzt? a — Ja. Test 3'ün yapılmış şekli: A. b — Nein. b — Das sind zwei Bäume. 5 — D. d — Die Frau ist g u t 4 — Wieviel Bäume sind das? a — Das sind Bäume. 7 — sind. 4 — t. 3 — eine. b — Das ist eine Blume. 1 _ J. 1 — G. die. 4 — a.

Buch'unki das olduğundan welches kullanılmıştır. Çoğul bir ismin artikeli die olduğu için çoğul isim Önünde welche kullanılır.köküne «er. Almancada da bu soru zamiri ayni Türkçedeki gibi bir ismin önünde bulunur.». welches soru kelimelerinden birini.Hangi kitaplar? Bu örneklerde Mann'm artikeli der olduğu için welcher.»i • • • • • j | i M m ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK NEUN WELCHER. Welcher Baum ist gross? Hangi ağaç büyüktür? . Welcher Mann? .illi! İ M mm 1 1 mı I İM ı—LL.Hangi adamlar? Welche Frauen? .Hangi kadınlar? Welche Bücher? . «Hangi adam? Hangi kadın? Hanki kitap?» gibi. velliesj olarak okunan bu üç kelime Türkçede «hangi» anlamına gelir.J • I 1 I • • l - • • f • I • • • • • • • I • * •»-» . e. WELCHE. Öğrendiğimiz bu kelimeler welch.. Şimdi welcher. es» takılarının eklenmesiyle meydana gelmiştir.» yazılamaz. welche. die olan bir ismin önünde welche.Hangi adam? Welche Frau? . Yâni katiyen «Welcher der Mana? Welche die Frau?. WELCHES Yukarıda gördüğümüz. Frau'nun artikeli die olduğu için welche. das olan bir ismin önünde de welches kullanılır. (orresponDfnff Jnsıitmr g _. Artikeli der olan bir ismin önünde welcher.. «hangi» anlamına gelir. velhe. [velher. welche. Her üçü de yalnız bir anlama. welches ile daha uzun sorular yapalım. Türkçede bu soru zamirinin daima bir ismin önünde bulunduğunu biliyoruz. hem de o ismin artikelini yazmak olmaz. îsmin önüne hem welcher.Hangi kadın? Welches Buch? .Hangi kitap? Welche Männer? .

Biz derslerimizde jener. DIESE.ve jen. die olan isimlerle diese ve jene. es» takılarının eklendiğini görüyoruz. diese._ 2 — Welche Tür ist offen? Welches Mädchen ist hier? Welche Boote sind gelb? Welche Kuh ist schwarz? Welche Enten sind weiss? Welcher Junge ist gut? Welche Felder sind gross? Welches Kind ist schlecht? Welche Autos sind rot? Welche Blume ist schön? Welche Katzen sind dört? Hangi kapı açıktır? Hangi kız buradadır? Hangi sandallar sarıdır? Hangi inek siyahtır? Hangi ördekler beyazdır? Hangi erkek çocuk iyidir? Hangi tarlalar büyüktür? Hangi çocuk kötüdür? Hangi otomobiller kırmızıdır? Hangi çiçek güzeldir? Hangi kediler oradadır? Gördüğümüz gibi çoğul örneklerin tekillerden farkı. bunlarda. e. das olan isimlerle de dieses ve jenes kullanılır. JENE» JENES Türkçedeki işaret zamirleri «bu. jenes'i sadece «şu» anlamında kullanacağız. dieses daha çok «bu». Bu kelimelerde de dies. jene [ye:ne].köklerine «er. . §u. jenes ise «şu veya o» anlamına gelir. şunlar. Artikeli der olan isimlerle dieser ve jener. jene. DIESER. jenes [yernes] ile ifade edilir. DIESES ve JENER. o» ve bunların çoğulları «bunlar. Bunlardan dieser. artikel daima die olduğu için welche. jener. çoğul bir isim ve sind kullanılmasıdır. diese [di:ze]. onlar» Almancada dieser [di:zer]. jene. Çoğul isimlerin artikelleri yalnız die olduğu için diese ve jene kullanılır. dieses [dhzes] ve jener [ye:ner].

bu adam diese Frau .dokuzuncu ders _ dieser Mann . şu öğrenci kötüdüı Bu trenler uzundur.şu (veya o) adam jene Frau . Bu sandal yeşil değil. Dieses Lehrstück ist lang.şu kadınlar jene Bücher . Jene Zimmer sind sauber. Şu otomobil yeşil değildir. Bu at kirlidir. jener Schüler ist schlecht. .şu kitaplar Şimdi bunlarla cümleler yapalım. sondern blau. Bu balıkçı iyidir.bu kadın dieses Buch . Jener Soldat ist gut.bu kadınlar diese Bücher . Şu okul büyük değildir. Jenes Auto ist nicht grün. Şu asker iyidir.şu (veya o) kitap 3 _ diese Männer . Dieser Fischer ist gut. Şu odalar temizdir.bu kitap jener Mann . Bu öğrenci iyidir. Bu ders uzundur ve bu çalıştırma kısadır.bu adamlar diese Frauen . Diese Bilder sind nicht schön. Dieser Schüler ist gut. Dieses Boot ist nicht grün. und diese Übung ist kurz.bu kitaplar jene Männer . Jene Schule ist nicht gross. mavidir. Bu resimler güzel değildir. Diese Züge sind lang. Dieses Pferd ist schmutzig.şu (veya o) kadın jenes Buch .şu adamlar jene Frauen .

Dieser Arzt.Sorular ve cevaplar Dieser Apfel ist sauber.Diese Katze ist dort. Bu kedi oradadır. Şu köpekler küçüktür.? Hangi kalem uzundur? Welches Pferd ist hier? Hangi at buradadır? Welches Kind ist dort? Hangi çocuk oradadır? Welche Schüler sind gut? Hangi öğrenciler iyidir? Welcher Vogel ist klein ? Hangi kuş küçüktür? Welche Frau ist schön? Hangi kadın güzeldir? Welche Türen sind offen? Hangi kapılar açıktır? Welche Hunde sind klein? Hangi köpekler küçüktür? Welche Katze Ist dort? Hangi kedi oradadır? Welch® Schule ist gross? Hangi okul büyüktür? Welcher Arzt ist gut? Hangi doktor iyidir? . Şu kalem uzundur. Jene Hunde sind klein. Jene Bfemen sind rot. Diese Türen sind offen. Bu at buradadır. Jene Schule ist gross. Jene Frau ist schön. Dieses Pferd ist hier. Bu öğrenciler iyidir. Şu cccuk oradadır. ist gut. Bu doktor iyidir. Şu çiçekler kırmızıdır. Bu kuş küçüktür. . Bu kapılar açıktır. Jener Bleistift ist "lang. Dieser Vogel ist Mein. Jenes Kiad ist dort. Şu kadın güzeldir. Şu okul büyüktür. Welcher Apfel ist sauber? Hangi elma temizdir? Welche Blumen sind rot? Hangi çiçekler kırmızıdır? Welches' Bleistift ist lang. Bu elma temizdir. Diese Schüler sind gut.

Bu çantalar beyazdır. Sind diese Autos klein? Bu otomobiller küçük müdür? Nein. Bunlar iki çiçektir. Hayır. Diese Mappen sind weiss. Dieser Hut ist schwarz. büyüktür. . Wie ist diese Kuh? Bu inek nasıldır? Dies© Kuh ist schwarz. Wer sind sie? Onlar kimdir? Sie sind Schüler. Evet. Bu inek siyahtır. jener Hügel ist hoch. Bu şapka siyahtır.— 5 — Ist jener Hügel hoch? Şu tepe yüksek midir? Sind diese Mappen rot oder weiss? Bu çantalar kırmızı mıdır yoksa beyaz mıdır? Ist dieser Hut weiss oder schwarz? Bu şapka beyaz mıdır yoksa siyah mıdır? Welche Enten sind weiss? Hangi ördekler beyazdır? Wieviel Blumen sind das? Bunlar kaç çiçektir? Ja. Bu ördekler beyazdır Das sind zwei Blumen. Onlar öğrencidir. bu otomobiller küçük değil. sondern gross. şu tepe yüksektir. Diese Enten sind weiss. diese Autos sind nicht klein.

en das Zimmer. derslerimizde «resim» anlamına gelen das Bild kelimesinin çoğulunu die Bilder şeklinde ismi tam yazarak vermiştik. Her ismin altında çoğulu eskiden verdiğimiz gibi yazılmıştır.en die Übung. Her çoğul ismin artikeli die olduğu için bunu ayrıca belirtmîyeceğiz. Biz de çoğulları kısaltarak verirken ismin yanma bir virgül koyup sadece bu takıyı yazacağız. Çoğulda artikei olarak daima die kuHajamahsmız. Bu kelimenin çoğulunu kısaltmış yeni şekle göre.e der Junge. Biz de bundan sonraki derslerimizde çoğulları kısaltarak vereceğiz. çoğulda aldığı takı «-er» olduğundan «das Bild. Bu örnekleri dikkatle inceleyiniz. İsimler çoğul olunca artikellerinin die olduğunu ve bir takım takılar aldıklarını öğrenmiştik. Fakat Avrupada basılmış birçok kitap ve sözlüklerde çoğullar kısaltılmış bir şekilde verilir.n der Lehrer.n die Katze.der Hund.er das Fenster. Bunların yanında ise çoğulları kısaltılmış olarak verilmiştir.er der Bleistifte die BIume. Şimdiye kadar öğrendiğimiz isimlerin çoğullarını böyle kısaltılmış olarak görelim.das Lehrstück.n das Ei. das Bild die Bilder der Bleistift die Bleistifte die Blume die Blumen das Ei die Eier das Fenster die Fenster das Lehrstück die Lehrstücke die Mappe die Mappen das Bild. Bu takıyı yanında duran isme ekleyerek o ismi çoğul hale getirmiş olacaksınız.n der Tisch die Tische die Tür die Türen die Übung die Übungen das Zimmer die Zimmer der Hund die Hunde der Junge die Jungen die Katze die Katzen der Lehrer die Lehrer der Tisch.— 6 — KISALTILMIŞ ÇOĞUL EKLERİ Şimdiye kadar öğrendiğimiz her ismin altında çoğulunu da tam olarak veriyorduk.- .e die Mappe.e die Tür. er» şeklinde vereceğiz. Meselâ.

er der Soldaten das Auto die Autos das Boot die Boote die Ente die Enten das Feld die Felder der Fischer die Fischer der Hügel die Hügel das Meer die Meere das Auto.der Hiigel. das Mädchen. hiçbir takı almayan kelimelerdir.ne» die Frau.n der Schüler. Has Ei kelimesinin yanında virgülden sonra «er» takılı vardır.die Schülerin. meselâ die Blume kelimesinin yanında virgülden sonra bir «n» harfi duruyor._ 7 — das Mädchen die Mädchen das Pferd die Pferde die Schule die Schulen der Schüler die Schüler die Schülerin die Schülerinnen die Frau die s Frauen das Kind die Kinder der Soldat die Soldaten das Mädchen. Şayet isim hem iki nokta hem de bir takı alıyorsa.. Bunlar çoğulda da aynı kalan.n das Feld. (das Fenster. bu takıyı bu iki noktadan sonra vereceğiz.. Bazı isimlerin ise çoğulda ilk sesli harflerinin üzerine iki nokta konduğunu öğrendik.e Yukarıdaki örneklerde.. der Lehrer..s das Boot. kelimenin sonuna da «m» eklemek kâfidir: die Blumen. Kelimenin başına die.en das Kind. Bunu kelimeden sonraki virgülün yanma iki nokta koyarak belirteceğiz (.er . der Schüler. gibi).e die Schule. Örnekleri inceleyiniz.e die Eute.. sonuna da «er» eklersek çoğul yapmış oluruz: die Eier. das Buch die Bücher das Buch.. Bu kelimelerde başa tabii ki artikel olarak die gelir ve bütün kelime hiç değiştirilmeden yazılır. Bu ismi çoğul yapmak için başa die artikelini. der Apfel die Äpfel der Apfel.er der Fischer.. Örnekleri inceleyiniz. Bazı kelimelerin yanmda virgülden sonra sadece bir çizgi görüyorsunuz.das Pferd.das Meer.). das Zimmer.

.er der Baum...er der Hut.— 8 das Haus die Häuser der Hut die Hüte der Stuhl die Stühle der Mann die Männer der Baum die Bäurne das Haus......... çoğul yapılırken çok büyük değişiklikler gösteren kelimelerin çoğullarını kısaltılmış olarak değil de gene tam yazarak vereceğiz.. der die welchER Mann? welchE Frau? diesE Frau diesER Mann jenE Frau jenER Mann das jwelchES Kind?| | diesES Kind | jenES Kind die (çoğul) welchEMänner? welchE Frauen? welchE Kinder? diesE Männer diesE Frauen dieseE Kinder jenE Männer jenE Frauen jenE Kinder .. «hangi»..e Das Haus kelimesinin çoğulunun kısaltılmış şeklinde iki nokta (. Bu durumda ilk sesli harfin.e die Kuh.e der Stuhl.. Şu halde bu kelimeyi çoğul yaparken başa die artikelini koyup ilk sesli harfin... der Zug. yani «a» mn üstüne iki nokta. «bu» ve «şu veya o» kelimelerinin Almancalarmın artikele göre hangi takıları aldıklarını bir kere daha şematik olarak görelim. Bunlar dışında.e der Arzt. sona birşey eklemeyeceğiz. yani «o» nun üstüne iki nokta koyacağız. Der Vogel kelimesinde ise virgülden sonra sadece iki nokta verilmiş.. sona da «er» takısını ekleyeceğiz..e der Mann.) ve «er» takısı var.e der Vogel die Vögel der Zug die Züge der Arzt die Ärzte die Kuh die Kühe der Vogel.

. son on ders içinde öğretilenler bir özet halinde tekrarlanacaktır.mum mrnı İM ı ı M mnfl 10 [M Corresponöenff Institute ALMANCA DERSLE LEHRSTÜCK ZEHN ÖZET Bu dersten başlayarak kurs sonuna kadar her on derste bir. die. Almancada özel isimler hariç her ismin önünde mutlaka artikel denilen der. das kelimelerinden biri ya da «bir» anlamına gelen ein veya eine bulunur. Her ismi öğrenirken muhakkak onun hangi artikeli aldığını da öğrenmek gerekir. Özet derslerini çalışırken burada kısaca değinilen konuların daha geniş olarak anlatıldığı dersleri de gözden geçirmenizi öğütleriz.

e der Junge. Biz de çoğulları kısaltarak verirken ismin yamna bir virgül koyup sadece bu takıyı yazacağız.en die Übung. Meselâ. çoğulda aldığı takı «-er» olduğundan «das Bild.n der Tisch die Tische die Tür die Türen die Übung die Übungen das Zimmer die Zimmer der Hund die Hunde der Junge die Jungen die Katze die Katzen der Lehrer die Lehrer der Tisch. İsimler çoğul olunca artikellerinin die olduğunu ve bir takım takılar aldıklarını öğrenmiştik. Çoğulda artikel olarak daima die kullanmalısınız. Bu kelimenin çoğulunu kısaltmış yeni şekle göre. er» şeklinde vereceğiz. Her çoğul ismin artikeli die olduğu için bunu ayrıca belirtmiyeceğiz.das Lehrstüok.er der Bleistift.- .— 6 — KISALTILMIŞ ÇOĞUL EKLERİ Şimdiye kadar öğrendiğimiz her ismin altında çoğulunu da tam olarak veriyorduk.en das Zimmer. Biz de bundan sonraki derslerimizde çoğulları kısaltarak vereceğiz.er das Fenster. Bu takıyı yanında duran isme ekleyerek o ismi çoğul hale getirmiş olacaksınız.e die Blume. Bu örnekleri dikkatle inceleyiniz. Şimdiye kadar öğrendiğimiz isimlerin çoğullarını böyle kısaltılmış olarak görelim. Bunların yanında ise çoğulları kısaltılmış olarak verilmiştir.e die Tür.e die Mappe.n die Katze. derslerimizde «resim» anlamına gelen das Bild kelimesinin çoğulunu die Bilder şeklinde ismi tam yazarak vermiştik. Fakat Avrupada basılmış birçok kitap ve sözlüklerde çoğullar kısaltılmış bir şekilde verilir. Her ismin altında çoğulu eskiden verdiğimiz gibi yazılmıştır.der Hund. das Bild die Bilder der Bleistift die Bleistifte die Blume die Blumen das Ei die Eier das Fenster die Fenster das Lehrstück die Lehrstücke die Mappe die Mappen das Bild.n das Ei.n der Lehrer.

der Apfel die Äpfel der Apfel. das Mädchen._ 7 — das Mädchen die Mädchen das Pferd die Pferde die Schule die Schulen der Schüler die Schüler die Schülerin die Schülerinnen die Frau die vFrauen das Kind die Kinder der Soldat die Soldaten das Mädchen.. Bunu kelimeden sonraki virgülün yanma iki nokta koyarak belirteceğiz (.. das Zimmer.er der Soldaten das Auto die Autos das Boot die Boote die Ente die Enten das Feld die Felder der Fischer die Fischer der Hügel die Hügel das Meer die Meere das Auto.e die Ente.das Pferd. Bazı isimlerin ise çoğulda ük sesli harflerinin üzerine iki nokta konduğunu öğrendik.er der Fischer. hiçbir takı almayan kelimelerdir.n das Feld. Örnekleri inceleyiniz. Kelimenin başına die.).n der Schüler. Örnekleri inceleyiniz. gibi). bu takıyı bu iki noktadan sonra vereceğiz.. meselâ die Blume kelimesinin yanında virgülden sonra bir «n» harfi duruyor.das Meer.. (das Fenster.die Schülerinnen die Frauken das Kind. Bu kelimelerde başa tabii ki artikel olarak die gelir ve bütün kelime hiç değiştirilmeden yazılır. Das Ei kelimesinin yanında virgülden sonra «er» takısı vardır.e die Schule. das Buch die Bücher das Buch.der Hügel.e Yukarıdaki örneklerde. Basa kelimelerin yanında virgülden sonra sadece bir çizgi görüyorsunuz.er . kelimenin sonuna da «m» eklemek kâfidir: die Blumen. Bunlar çoğulda da aynı kalan. der Schüler. sonuna da «er» eklersek çoğul yapmış oluruz: die Eier.. Bu ismi çoğul yapmak için başa die artikelini. Şayet isim hem iki nokta hem de bir takı alıyorsa.s das Boot.. der Lehrer.

Çiçekler güzel değildir. Das sind Kinder. tekil der. Artikelleri gösteren bu şemayı inceleyiniz. Das ist keine Frau. . Das ist kein Haus. das ein kein die eine keine die çoğul çoğul yok keine Burada ein. Der Apfel ist gross. Cümlede ein veya eine yoksa nicht kullanılır.— 4 — IV Bir cümleyi olumsuz yapmak için cümlede ein veya eine varsa bunlar kein veya keine şekline getirilir. Die Blumen sind nicht schön. Der Apfel ist nicht gross. Das sind Tische. Bu bir kadındır. Die Blumen sind schön. Bu bir ev değildir. Bunlar çocuktur. Bu bir kadm değildir. kullanıldığını hatırlatalım. Das sind keine Tische. Das sind keine Kinder. Örneğin. Das ist eine Frau. Bunlar çocuk değildir. eine'nin çoğulu olmadığını. Bunlar masa değildir. Örnekler görelim: Das ist ein Haus. ama bu çeşit çoğul cümleler olumsuz yapılırken keine. Bu bir evdir. Bu bir masadır. Bunlar masadır. Elma büyüktür. Elma büyük değildir. Çiçekler güzeldir. Das ist ein Tisch.

welche. Wieviel BÜCHER sind das? Wieviel KINDER sind das? Bunlar kaç kitaptır? Bunlar kaç çocuktur? Welcher. dieses kelimeleriyle ifade edilir. «şu» veya «o» anlamına gelen jener. diese. der Maun welcher Mann? das Buch welches Buch? die Frau welche Frau? adam hangi adam? kitap hangi kitap? kadın hangi kadın? VI Türkçedeki «bu» kelimesi Almancada dieser. jene.— 5 — Şimdiye kadar aşağıdaki soru kelimelerini öğrendik: was? wie? wer? wieviel? welcher? welche? welches? ne? nasıl? kim? kaç tane? hangi ? » » Bunlardan wieviel ile welcher. welches öbürlerine nazaran baza özellikler gösterirler. Bu isim daima çoğul halde bulunur. jenes kelimelerinin kullanılışı da aynıdır. Bunlar ismin hemen önüne gelirler. welche. welches soru kelimelerinden sonra da bir isim gelir. İsmin artikeline göre üçünden biri kullanılır. . Wieviel'den sonra bir fiil yerine bir isim gelir. Bu ismin artikeline göre bu üç kelimeden biri kullanılır.

es» takılarının eklendiğini görüyoruz. o» ve bunların çoğulları «bunlar. DIESE. onlar» Almancada dieser [di:zer]. dieses [di:zes] ve jener [ye:ner]. DIESER. jene. diese [di:ze]. e. Artikeli der olan isimlerle dieser ve jener. Bu kelimelerde de dies. jene. Biz derslerimizde jener. . artikel daima die olduğu için welche. JENES Türkçedeki işaret zamirleri «bu. şu. diese. çoğul bir isim ve sind kullanılmasıdır. bunlarda. das olan isimlerle de dieses ve jenes kullanılır. jenes [ye:nes] ile ifade edilir. jene [ye:ne].— 2 — Welche Tür ist offen? Welches Mädchen ist hier? Welche Boote sind gelb? Welche Kuh ist schwarz? Welche Enten sind weiss? Welcher Junge ist gut? Welche Felder sind gross? Welches Kind ist schlecht? Welche Autos sind rot? Welche Blume ist schön? Welche Katzen sind dort? Hangi kapı açıktır? Hangi kız buradadır? Hangi sandallar sarıdır? Hangi inek siyahtır? Hangi ördekler beyazdır? Hangi erkek çocuk iyidir? Hangi tarlalar büyüktür? Hangi çocuk kötüdür? Hangi otomobiller kırmızıdır? Hangi çiçek güzeldir? Hangi kediler oradadır? Gördüğümüz gibi çoğul örneklerin tekülerden farkı. jenes'i sadece «şu» anlamında kullanacağız. jenes ise «şu veya o» anlamına gelir. şunlar. Bunlardan dieser. Çoğul isimlerin artikelleri yalnız die olduğu için diese ve jene kullanılır. DIESES ve JENER.köklerine «er. die olan isimlerle diese ve jene. dieses daha çok «bu». jener. JENE.ve jen.

bu adamlar diese Frauen .şu kadınlar jene Bücher . Bu at kirlidir. Jene Schule ist nicht gross. Dieser Schüler ist gut.şu (veya o) adam jene Frau . Bu ders uzundur ve bu çalıştırma kısadır. mavidir. und diese Übung ist kurz.şu (veya o) kitap diese Männer . Şu otomobil yeşil değildir.mcu ders 3 — dieser Mann . Bu resimler güzel değildir.bu kitap jener Mann . Jener Soldat ist gut. Jene Zimmer sind sauber. Bu balıkçı iyidir.şu (veya o) kadın jenes Buch . sondern blau.şu adamlar jene Frauen .bu kitaplar jene Männer . Diese Bilder sind nicht schön.şu kitaplar Şimdi bunlarla cümleler yapalı: L. Dieses Lehrstück ist lang. şu öğrenci kötüdür. Dieses Pferd ist schmutzig.bu kadınlar diese Bücher . jener Schüler ist schlecht.bu kadın dieses Buch .bu adam diese Frau . Diese Züge sind lang. Dieser Fischer ist gut. Şu odalar temizdir. Şu okul büyük değildir. Bu sandal yeşil değil. Şu asker iyidir. Bu trenler uzundur. . Bu öğrenci iyidir. Jenes Auto ist nicht grün. Dieses Boot ist nicht grün.

ja Arzt. dur. Bleistift. vm Aşağıda yanyana geldikleri zaman okunuşları değişen harflerin en önemlilerinden bazılarını görüyorsunuz. die ise sie. Bu fiilin şahıslara göre çekimi şu şekilde olur: leh bin Du bist Er ist Sie ist Es ist Wir sind Ihr seid S Sie sind Sie sind Ben Sen O O O Biz Siz Onlar Siz im. Bunların yanında içinde bu harfler geçen kelimeler verilmiştir. dır. dur. ei [ay] ie [i:] j [y] z [ts] ch [h] seh [§] weiss. siniz. das ise es kullanılır. Katze acht.—• 8 — Şahıs zamirleri Türkçeye nazaran bazı farklar gösterirler. sin. iz. wieviel Junge. siniz. Şimdiye kadar öğrendiğimiz ist ve sind fiil ekleri sein fiilinin özel şekilleridir. sein hier. Türkçede bir tane üçüncü şahıs. Bunlardan başka bir de kibar bir hitap şekli olan ve «siz »anlamına gelen Sie vardır. ich. sie. Mädchen Tisch. dur. Kendisinden «o» diye bahsettiğimiz ismin artikeli der ise er. yani «o» bulunmasına rağmen Almancada bu üç ayrı kelimeyle anlatılır. Schule . Fischer.

4 — Welche Bücher sjaä klein? 5 — Ichfe>/"<iein Arat. Bu adam bir balıkçıdır. ?SI *K 1 2 3 4 5 6 7 — —— — — — — B Listesi Diese Männer sind Soldaten. v£ J Welcher Mann ist ein Arzt? K K B Listesi Hangi adam bir doktordur? Bu tarla büyüktür. Jenes Mädchen ist eine D Schülerin.Almanca ders: 10 TEST 5 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. Jenes Auto ist nicht schwarz. Diese Männer sind keine Soldaten. Hangi ev büyüktür? Şu kız bir öğretmendir. pt. Bunlar kaç doktordur? Bu tarla büyük değildir. ^ 9 — Bu adamlar asker değildir. Jenes Fenster ist offen. A Listesi Hangi kız öğrenci buradadır ^ A Bu inek beyaz ve büyüktür. Welches Kind ist ein Schüler? .F Dieses Feld ist nicht gross. Bu sandallar mavidir. A_İ Jene Ente ist nicht weiss. Bu bir inek değildir. y. Welche Schülerin ist hier? Jener Mann ist ein Lehrer. ^D O bir balıkçı değildir. 1 _ Welche Pferde . Dieses Bild ist schön. B Dieser Mann ist ein Fischer. Şu kız bir öğrencidir. Diese Kuh ist weiss irad gross.E Şu adam bir öğretmendir. y^G Wieviel Ärzte sind das? j^cH Dieser Hügel ist hoch. B A listesindeki her cümlenin B listesindeki Türkçe karşılığını bulunuz. /£. Dieser Mann ist kein Soldat. ^ B Şu otomobil siyah değildir. E r ist kein Fischer. <F Hangi çocuk bir erkek öğren^G cidir? v^H 8 — Şu pencere açıktır. Şu ördek beyaz değildir. Jenes Bild ist schön. A listesindeki her cümlenin B listesindeki Almanca karşılığını bulunuz. C Bu resim güzeldir. Bu tepe yüksektir.sî*/.weiss? 2 — Welcher Arat }. 10 -— Bu adamlar askerdir.f£ gut? 3 — Jener Fischer û . f hier. *E Das ist keine Kuh. A Listesi 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 — — — — — — — — — — Welches Haus ist gross? p( A Diese Boote sind blau.

.. 1 — E 2 — H 3 — J 4 — C5 — K 6 — D 7 — 1. ein 3 — wieviel 4 — seid 5 — sind 6 — sind 7 — bist. 1 — B 2 — G3 — D 4 — C5 — H 6 — F7 — İ8 — J — 9 — K D.8 — A 9 — G C. Enten 6 — welch^-» .. 1 — c2 — b3 — a4 — b E... Ei 5 — jen&<. Boote 8 — jen€! Katze 9 — weicht?. . Vogel 2 — j e n « . Schule 7 — dies C . .. Baum 3 — dies €L. .. 1 — sie 2 — es 3 — er 4 — sie 5 — er 6 — sie .E Aşağıdaki boş bırakılan yerlere uygun takıları koyunuz.. Zimmer Test 4'ün yapılmış şekli A. 1 — ich 2 — ist. r .. -er 8 — sind 9 — ihr 10 — sind B.. 1 — dies £ f.. Hunde 10 — j e n ^ 6 . Übung 4 — d i e s e j .

LLİÜJ TTTTT ı yı ıı pm Corresponöenfe Institute İM ALMANCA DERSLE II L E H R S T Ü C K ELF MÜLKİYET SIFATLARI Türkçede «benim. önünde bulunduğu ismin artikeline göre küçük bir değişikliğe tabi olmaktadır. sizin. Türkçede olduğu gibi. bizim. senin. Görüleceği gibi.der) onun (dişi. . Bunların Almancalarını okunuşlarıyla veriyoruz. onların» kelimelerine mülkiyet sıfatı denir. . isimlerin önüdür. onun. mülkiyet sıfatı. die) onun (das) bizim sizin onların Sizin (nezaket ifadesi) Almancada mülkiyet sıfatlarının yeri. . Artikeli der veya das olan isimlerin önünde mein [mayn] dein [dayn] sein [zayn] ihr [i:r] sein [zayn] unser [unzer] euer [oyer] ihr [i:r] Ihr [i:r] Artikeli die olan isimlerin önünde meine [mayne] deine [dayne] seine [zayne] ihre [i:re] seine [zayne] unsere [unzere] eure [oyre] ihre [irre] Ihre [irre] benim senin onun (erkek .

örneğin. Şu halde...... das Buch kelimesinin artikeli das olduğu için yalnız mein Buch. meine Mappe deine Blume seine Ente ihre Mappe seine Tür unsere Schule eure Lehrerin ihre Schule Ihre Schülerin benim çantam senin çiçeğin onun ördeği onun çantası onun kapısı bizim okulumuz sizin öğretmeniniz onların okulu Sizin öğrenciniz Almancada mülkiyet sıfatlarını kullanırken şu önemli noktalara dikkat etmeliyiz: 1 — İlk sayfada verdiğimiz listede gördüğünüz gibi artikeli der veya das olan isimlerin önünde bulunan mülkiyet sıfatlanyle. dein Buch.. Buna karşılık. «sizin» anlamına gelen euer kelimesinin önüne e gelince u'dan sonraki e kalkar ve kelime eure şekline girer. artikeli die olan isimlerin önünde bulunan mülkiyet sıfatları farklıdır. .— 2 — mein Buch dein Haus sein Pferd ihr Apfel sein Fenster unser Arzt euer Auto ihr Boot Ihr Schüler benim kitabım senin evin onun atı onun elması onun penceresi bizim doktorumuz sizin otomobiliniz onların sandalı Sizin öğrenciniz Yukarıda mülkiyet sıfatları artikeli der veya das olan isimlerin önüne gelmiştir.. Şimdi de bunların artikeli die olan isimlerin önünde nasıl kullanıldıklarım görelim. denebilir. die Blume kelimesinin artikeli die olduğu için meine Blume. örneğin. dein Apfel. deine Blume.. Yani bunların her ikisinin de önüne artikeli der veya das olan isimlerle kullanılan mülkiyet sıfatları gelir. sein Buch. Yukarıda gösterdiğimiz örnekleri bir kere daha inceleyiniz. Bu da yukarıda gördüğümüz gibi artikeli die olan isimlerin önündeki mülkiyet sıfatlarında olur. Der Apfel kelimesinin artikeli der olduğu için yalnız mein Apfel. Artikeli die olan isimlerin önünde bulunan mülkiyet sıfatlarına bir (e) eklenmiştir. denebilir. denir..

der Mann = ş = adam. seine ve artikeli die veya kendisi dişi olan bir isim için de ihr veya ihre kullanılır. gibi). das Bu örnekte sein Fenster = onun penceresi derken sahibi bir evdir. Almancada ev=das Haus kelimesinin ve das artikeli alan Haus önünde bulunduğu için de Şu halde «onun» derken canlının veya cismin artikeli. sayfadaki listede tetkik ediniz. Mehmet. Seine Mappe ist schwarz. Şu halde «onun» derken kastedilen. Bunlar sein veya seine. Yukarıdaki örnekte çantanın sahibi bir erkek olduğu ve die artikeli alan Mappe önünde bulunduğu için seine kullanılmıştır. Onun çantası siyahtır. artikeli die olan bir isim olduğu ve der artikeli alan Hund önünde bulunduğu için ihr kullanılmıştır. der Schüler = öğrenci. das Haus gibi. . Burada da ihr Hund = onun köpeği derken köpek bir kadının olduğu. Erkek veya artikeli der olan bir isim için sein veya seine. artikeli das olan bir isim için gene sein. Ihr Hund ist schwarz. yani «onun» ile kastedilen bir kadın = die Frau. ihr veya ihre ve gene sein veya seine'dir. Onun penceresi küçüktür. Bunu 5. burada pencerenin artikeli das olduğu sein kullanılmıştır. Birinci ile üçüncü şeklin birbirinin aynı olduğunu görüyoruz.. Ahmet. gibi) veya artikeli der olan herhangi bir isim olabilir. Onun köpeği siyahtır. «onun» derken kastedilen canimin veya cismin artikeli die ise ihr veya ihre kullanılır.onbirinci ders 2 — Şahıs zamirlerini öğrenirken «o» şahıs zamirinin Almancada üç ayrı karşılığı olduğunu görmüştük.der Tisch = masa. (Örneğin.. ise sein veya seine mülkiyet sıfatları kullanılır. Sein Fenster ist klein. Mülkiyet sıfatlarında da «onun» kelimesinin Almancada üç karşılığı vardır. cinsiyeti erkek olan bir şahıs (Ali.

Yukarıdaki örneklerde de böyle bir durum göze çarpmaktadır. meine Bücher deine Blumen seine Häuser ihre Mappen seine Fenster unsere Schulen eure Autos ihre Pferde Ihre Schüler benim kitaplarım " senin çiçeklerin onun evleri onun çantaları onun pencereleri bizim okullarımız sizin otomobilleriniz onların atları Sizin öğrencileriniz » Mülkiyet sıfatlarının Türkçeye çevrilmesi Dillerin yapısındaki fark yüzünden Almanca bir cümledeki her kelime ve her ekin karşılığı Türkçeye aynen tercüme edilemez. Büyük harfle başlayan bu Ihr. Türkçesi gene «sizin» olan euer. eure'nin bir topluluk. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. hem de «onların» anlamına gelen ihr ile karıştırmamalısınız. die). bir sürü çocuk gibi) için. Bunu. Buch = kitap olduğu halde mein Buch Türkçeye «be- ._ 4 — Netice olarak şunu söyleyebiliriz: mülkiyet sıfatlarının e eki almış şekilleri artikeli die olan isimlerin önünde. bir grup (örneğin. ek almamış olanları. ilk harfi küçük yazılan ve hem «onun» (kadın. Bu «Sizin» kendimizden büyük birisine. bir grup öğrenci. Bunların Türkçe karşılığı «Sizin» dir. Çoğul isimlerin önüne artikeli die olan isimlerin önünde kullanılan mülkiyet sıfatları gelir. bir yabancıya hitap ederken veya diğer nezaket göstermemiz gereken yerlerde ve durumlarda kullandığımız nazik hitap şeklidir. Ihre'nin ise bir şahıs için kullanılmasıdır. çünkü bildiğimiz gibi çoğul isimlerin artikeli daima die'dir. 3 — İlk sayfadaki listenin en sonunda ilk harfi büyük yazılan Ihr. Şimdi önemli bir noktayı daha açıklayalım. mein Buch benim kitabım derken mein = benim. Ihr. artikeli der veya das olan isimlerin önünde kullanılır. eure ile farkı euer. Ihre'nin. Ihre kelimelerini gördünüz.

(dişi. der) o (dişi.senin tarlan onun hanım .onların öğretmenleri Sizin dükkân .Sizin dükkânınız Bir dilden öbürüne tercüme yaparken ortaya çıkan bu farklara daima rastlayacağız. eure ihr. Almancadaki Buch kelimesinde bir ek olmadığı halde Türkçede «kitabım» denmekte. seine ihr. die) onun (das) bizim sizin onların Sizin .onun hanımı onun okul . unsere euer. deine sein. Bunlara çok dikkat etmelisiniz. meine dein.Stuhl unsere Boote euer Lehrer ihre Lehrerinnen ^ Ihr Laden benim ev benim ev . ihre sein.bizim sandallarımız sizin öğretmen . Ihre benim senin onun (erkek.onun okulu »-* onun sandalye . ihre Ihr. seine unser. Şahıs zamirleri ve mülkiyet sıfatları Şahıs zamirlerini ve mülkiyet sıfatlarını incelemeniz için bir tablo halinde veriyoruz. ich du er sie es wir ihr sie Sie ben sen o (erkek. der) onun.benim evim senin tarla . yani kitap kelimesine «-im» eklenmektedir.onun sandelyesi bizim sandallar .sizin öğretmeniniz onların öğretmenler . mein das Haus mein Haus dein Feld seine Frau ihre Schule sein.— 5 — nim kitabım» olarak çevrilmekte. die) o (das) biz siz onlar Siz mein.

Sizin masanız sarıdır. Unser Haus ist gross. Ihr Hut ist dort. Ihre Lehrer sind gut. İsmin sonundaki takılar mülkiyet sıfatının hangi şahsa ait olduğunu gösterir. Ich bin ein Schüler. . Evimiz büyüktür.— 6 — Şahıs zamiri ve mülkiyet sıfatlarının kaldırılması Şahıs zamirlerini öğrendiğimiz derste bunların cümlenin anlamına zarar vermeden çıkarılabileceğini gördük. Öğretmenleri iyidir. Seine Mappe ist klein. . .Bir öğretmendir. Masanız sarıdır. Dein Buch ist hier.Euer Tisch ist gelb. Çantası küçüktür. Kitabın buradadır. Örneğimizde. «im» eki. Ben bir öğrenciyim. O bir öğretmendir.Bir öğrenciyim. Onun çantası küçüktür. Eure Bücher sind gut. Sie ist eine Lehrerin.Benim kitabım yeşildir. Senin kitabın buradadır. Mülkiyet sıfatlan için de aynı şey söylenebilir.Mein Buch ist grün. «benim kitabım» yerine «kitabım» dersek anlam bakımından hiçbir değişiklik olmaz. Şapkası oradadır. . bu kelimeyi varmış gibi düşünerek tercüme etmelidir. Almancada böyle bir kaldırış katiyen olamayacağından mülkiyet sıfatı kaldırılmış Türkçe bir cümleyi Almancaya çevirirken. Birinci şekilden ikincisine geçerken birincide kaldırılmış olan mülkiyet sıfatları tekrar eklenmiş ve Almancaya bu ikinci şekiller tercüme edilmiştir. Kitabım yeşildir. Kitaplarınız iyidir. . Das ist Ihr Auto. . Bu otomobilinizdir. . kullanılması gereken mülkiyet sıfatının «benim» olduğunu göstermektedir.

Bu ördek (sizin) ördeğinizdir. oradadır. Bu tarlamızdır. Bunlar senin çiçeklerin değildir. Das ist nicht unser Laden. Ist Ihr Haus schön? Sind ihre Kühe weiss? Seine Türen sind offen. Çantalarımız sarı mıdır? Sandalları nasıldır? Köpeğiniz küçük ve güzeldir. Jenes Zimmer ist ihr Zimmer. ağaçlarımız yeşildir. Masaların kirlidir. unsere Bäume sind grün. Seine Schule ist gross. Sind diese Jungen Ihre Schüler? Kedim küçüktür. Sind unsere Mappen gelb? Wie sind seine Boote? Euer Hund ist klein und schön. Das sind nicht deine Blumen. Meine Katze ist klein. Sein Fenster ist gross. Dein Lehrer ist gut. Sind eure Bäume grün? Ja. Sein Apfel ist rot.) Bu Sizin evinizdir. Bu bizim dükkânımız değildir. Das ist Ihr Haus. Meine Deutschlehrerin ist nicht hier. Elması kırmızıdır. Otomobili siyahtır. Penceresi büyüktür. Okulu büyüktür. Deine Tische sind schmutzig. Meine Kinder sind nicht hier. Ihr Auto ist schwarz. Çocuklarım burada değildir. Öğretmenin iyidir. Almanca öğretmenim burada değil. Şu oda onun odasıdır. sondern dort. Bu erkek çocuklar öğrencileriniz midir ? . Ağaçlarınız yeşil midir? Evet. Diese Ente ist eure Ente. Eviniz güzel midir? İnekleri beyaz mıdır? Kapıları açıktır. Das ist unser Feld.i — Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. (onların odasıdır.

bu erkek çocuklar öğrencilerim değildir. ' Bu kızlar onların öğrencileridir. Diese Mädchen sind ihre Schülerinnen. Bunların yerine sırasıyla der. das veya die alan isimler gelebilir. Öğrencilerimiz küçüktür. Ist das dein Haus oder sein Haus? Hayır. Bu senin evin midir yoksa onun evi midir? Aşağıda mülkiyet sıfatlarını bir şema halinde vereceğiz. Burada «der Lehrer.Neiii. die Mappe» kelimeleri sadece birer örnektir. Unsere Schüler sind klein. das Buch. diese Jungen sind nicht meine Schüler. artikeli der olan isimler benim senin onun onun onun bizim sizin onların Sizin mein Lehrer dein Lehrer sein Lehrer ihr Lehrer sein Lehrer unser Lehrer euer Lehrer ihr Lehrer Ihr Lehrer artikeli das olan isimler mein Buch dein Buch sein Buch ihr Buch sein Buch unser Buch euer Buch ihr Buch Ihr Buch artikeli die olan isimler meine Mappe deine Mappe seine Mappe ihre Mappe seine Mappe unsere Mappe eure Mappe ihre Mappe Ihre Mappe .

dieses Ldı:zesJ t elf [elf] senin Almanca öğretmeni bu jener [yerner]. diese [dirze]. nen lâoyçle:rerin] dieser.ALMANCA DERSLE J2 LEHRSTÜCK ZWÖLF Öğrenilecek kelimeler dein [dayn] die Deutschlehrerin. o bakkal dükkânı onbir- . jene [ye:ne] jenes lye:nesj die Kolonialwarenhandlung. [di:zer].en | kolonıyalvarenhandlung] ştt.

Kapı ve çocuk sağdadır. Bakkal dükkânı oradadır. Siyah kediler ve siyah köpek öndedir. nen [le:rerin] links Llinks] mein [mayn] vorne [forne] welcher. siyahtır. Das ist ein Tor. sondern schwarz. Sie sind schwarz. sie ist gross. Ist dieses Auto rot? Nein. Onlar siyahtır. Das ist ein Auto. Was sind das? Das sind Katzen und Hunde. Sie ist unsere Deutschlehrerin. Der weisse Hund ist hinten. [laden] die Lehrerin. Bu otomobil kırmızı mıdır? Hayır. Bu güneştir. Bunlar buluttur. Bunlar nedir ? Bunlar kedi ve köpektir. welche [velhej. o bir Almanca öğretmenidir. Beyaz köpek arkadadır. BÎR CADDE Bu bir caddedir. solda benim önde hangi bulut on oniki EINE STRASSE Das ist eine Strasse. Wer ist dort? Dort ist ein kleiner Junge. Das ist die Sonne. Ist diese Strasse gross? Ja.e [to:r] unser [unzer] sizin arkada onun. Wie ist das Tor? Es ist klein. Onlar arkadadır. Bu bir otomobildir. Wer ist diese Frau? Sie ist eine Lehrerin. [velher].2 — euer [oyer] hinten [hinten] ihr Ihr neun [noyn] rechts [rehts] sein [zayn] die Sonne [zonne] die Strasse. Das sind die Wolken. Das sind Häuser und Läden. Bu öğretmen iyidir. sağda onun güneş cadde bahçe kapısı bizim der Laden. O öndedir. Kim oradadır? Küçük bir erkek çocuk oradadır. Dort ist die Kolonialwarenhandlung. es ist nicht rot. O bizim öğretmenimizdir. welches [velhes] die WoBie. Bunlar ev ve dükkândır. Der Junge und das Tor sind rechts. Bu kadın kimdir? O bir öğretmendir. Die schwarzen Katzen und der schwarze Hund sind vorne..n [volke] zehn | t s e : n ] zwölf [tsvölf J dükkân (kadın) öğretmen sol. Es ist vorne. o kırmızı değil. onların Sizin dokuz sağ. Bu cadde büyük müdür? Evet.. Diese Lehrerin ist gut. Bu bir bahçe kapısıdır.n Iştrarse] das Tor. o büyüktür. . sie ist eine Deutschlehrerin. O küçüktür. Sie sind hinten.

Sadece artikeli der olan isimler i-haline girerken değiştiklerine göre i-halinin kullanılması gereken yerlerde bu çeşit isimlere çok dikkat etmeli. kadın.urıikinci ders — 3 — I-HALÎ Türkçede bir ismi i-haline sokmak için bu ismin sonuna bir i. «evi. Almancada ise isimleri ancak artikellerini değiştirmek suretiyle i-haline sokabiliriz.» şeklini almış «ev... die Männer — adamlar die Männer — adamlarl die Frauen die Frauen die Häuser die Häuser — kadınlar — kadınları — evler — evleri . das artikellerinden herbiri için bir örnek aldık ve bunları i-haline soktuk. elmayı. die. Örneğin. kadını. Şimdi i-halinde artikellerin nasıl değiştiğini görelim: der Maun — adam den Mann — adaml die Frau die Frau das Haus das Haus — kadın — kadml — ev — evi Yukarıda der. yani «Öğrenilecek kelimeler» bölümünde öğrendiğimiz normal şekillerini vermek yeter. ı. Şu halde bir cümlede artikeli die ve das olan isimleri i-halinde kullanmak gerekirse bunların yalın hallerini. İsmin kendisinde bir değişiklik olmaz. çocuğu. u veya ü harfi ekleriz. çocuk. artikeli die ve das olan isimleri aynen kullanmalısınız. Tekil isimleri i-haline sokmayı öğrendikten sonra şimdi de çoğul isimleri i-haline sokalım. Gördüğünüz gibi i-haline girerken sadece der artikeli den [den] şeklini almış diğerleri aynı kalmıştır. elma» isimleri i-halindedir. Artikelleri die ve das olan isimler i-haline girerken hiçbir değişikliğe uğramaz aynı kalırlar. Örnek olarak gene aynı isimleri alıyoruz.

(Örnekte eine Frau i-haline sokulunca gene eine Frau şeklinde kalmıştır. Şu halde önünde ein bulunan bir ismi i-haline sokmadan önce artikeline bakmalıyız. diğerleri ayni. yalın haldeki gibi kalır. Artikeli şayet das ise bu isim i-halinde hiçbir değişikliğe uğramaz. ein gene ein kalır.einen Mann). Artikeli die ve das olan isimlerle bütün çoğul isimlerin i-haline girerken bir değişikliğe uğramadıklarım. Burada «bir» anlamına gelen ein kelimesinin artikeli der ve das olan isimlerin önünde.— 4 — Çoğul isimler de i-haline girerken hiçbir değişikliğe uğramaz. aynı kalırlar. I-halinde bir değişikliğe uğramayan bu isimlerle bütün isimlerin çoğullarının bir cümlede yalın halde mi yoksa i-halinde mi kullanıldığını ancak bunların cümle içindeki yellerine veya diğer kelimelerin anlamlarına bakarak anlarız. (ein Mann . diğer isimlerin önündeki eine ve ein kelimelerinin i-halinde değişmeyip aynı kaldıklarını görüyoruz. i-halinde de ein Haus olarak kullanılır ve «bir evi» anlamma gelir.) . İleride bu konuyu bir daha etraflıca ele alacağız. Haus ismi das artikelini aldığı için. Artikeli die olan isimlerin önüne gelen eine ise i-halinde de gene aynı kalır. Önlerinde artikel yerine ein veya eine bulunan isimler de kolayca i-halme sokulur.bir ev sözü. aynı kaldıklarını göz önüne alırsak bu hal'in öğrenilmesinin çok kolay olduğunu anlarız. ein Mann einen Mann eine Frau eine Frau ein Haus ein Haus — bir adam — bir adaml — bir kadın — bir kadml — bir ev — bir evi Yukarıda der Mann isminin önünde bulunan ein kelimesinin i-halinde einen şekline geldiğini. (ein Haus . Gene aynı isimleri örnek olarak alalım. Buna göre artikeli der olan bir ismin önündeki ein kelimesi i-halinde einen [aynen] şekline girer. gene aynı anlama gelen eine kelimesinin ise artikeli die olan isimlerin önüne geldiğini hatırlatmayı uygun buluyoruz.) Şayet ismin artikeli der ise bu ismin önündeki ein kelimesi i-halinde einen şekline girer.

Männer Männer Frauen Frauen Häuser Häuser \ — adamlar — adamlarl — kadınlar — kadmlarl — evler — evleri s Önlerinde ein veya eine bulunan isimler olumsuz yapılırken ein'm kein. Keine de i-halinde aynı kalır. kein Mann keinen Mann keine Frau keine Frau kein Haus kein Haus — bir adam değil — bir adaml değil — bir kadın değil — bir kadınl değil — bir ev değil — bir evi değil Yukarıda gördüğümüz gibi artikeli der olan bir ismin önündeki kein i-halinde muhakkak keinen şekline girmelidir. eine'nin de keine şekline girdiğini biliyoruz. Önlerinde kein veya keine bulunan isimler çoğul yapılırken ismin önüne muhakkak keine geldiğini ve ismin de çoğul hale sokulduğunu biliyorsunuz. Artikeli das olan bir ismin önündeki kein ise i-halinde değişmez gene kein kalır.— 5 —Önlerinde artikel yerine ein veya eine bulunan isimler çoğul yapılırken bu kelimelerin kalktığını ve ismin çoğul şeklinin yalnız kullanıldığını öğrenmiştik. keine Männer keine Frauen keine Häuser — adamlar değil veya adamlarl değil — kadınlar değil veya kadmlarl değil — evler değil veya evleri değil . (3. Derse bakınız) Çoğu zaman i-halinde bulunan bir ismi de olumsuz yapmak gerekir. Her ismin çoğulu i-halinde de aynıdır. diğerlerinin olumsuz şekillerinde bir değişiklik olmaz. Gene bu şekilde çoğul yapılmış isimler de i-halinde aynı kalırlar. O zaman einen kelimesi keinen | kaynenj şekline girer.

Artikeli das ve die olan isimlerin önündeki mülkiyet sıfatları da hiç değişmedikleri. Bu derste isimleri i-haline koyarken sadece artikeli der olan isimlerin artikellerinin bir değişikliğe uğradığını öğrendik. kein veya mein. Artikeli der olan isimlerde görülen değişiklik de bu arükelin den haline sokularak veya bu artikel yerine gelen kelimelere (ein. geçen dersimizde öğrendiğimiz şekilde kullanıldıkları için bunların üzerinde durmuyoruz._ 6 — Geçen dersimizde öğrendiğimiz mülkiyet sıfatları da kolayca i-haline sokulur. meinen Bleistift deinen Bleistift seinen Bleistift ihren Bleistift seinen Bleistift unseren Bleistift euren Bleistift ihren Bleistift Ihren Bleistift kalemimi kalemini kalemini kalemini kalemini kalemimizi kaleminizi kalemlerini kaleminizi Çoğul isimlerin önünde bulunan mülkiyet sıfatları da aynı kalır. der Tisch masa den Tisch masayl . Yani bu mülkiyet sıfatlarının yalm halleri i-halinde kullanılmaları gereken yerlere de konur. artikelleri das ve die olan isimlerin önündeki mülkiyet sıfatları aynı kalır. Bunlarda da sadece artikeli der olan isimlerin önündeki mülkiyet sıfatları bir takı alır. i-halinde das ve die artikelleri hiç değişmedikleri için aşağıdaki örneklerde sadece artikeli der olan isimleri i-haline sokacağız. ihr gibi bütün mülkiyet sıfatları) bir -en takısı ekleyerek oluyordu. Bu yüzden biz burada sadece artikeli der olan isimlerin önünde bulunan mülkiyet sıfatları için örnek vereceğiz. dein. Bunları i-haline sokmak için bir -en eklenir.

7— ein Tisch einen Tisch kein Tisch keinen Tisch mein Tisch meinen Tisch deinen îföcft seinen Tisch die Tische die Tische der Vogel den Vogel ein Vogel einen Vogel kein Vogel keinen Vogel ihr Vogel ihren Vogel unseren Vogel euren Vogel die Vögel die Vögel der Arzt den Arzt ein Arzt einen Arzt kein Arzt keinen Arzt Ihr Arzt Ihren Arzt deinen Arzt seinen Arzt unseren Arzt die Ärzte bir masa bir masayl bir masa değil bir masayl değil masam masaml masanf masasınl masalar masalarl kuş kuşU bir kuş bir kuşU bir kuş değil bir kuşU değil onun (kadm) kuşu onun kuşunU kuşumuzU kuşunuzU kuşlar kuşlarl doktor doktorU bir doktor bir doktorU bir doktor değil bir doktorU değil doktorunuz doktorunuz!! doktorunU onun doktorunU doktorumuzu doktorlar veya doktorlarl .

İ-haline girerken değişen artikeller büyük harfle yazılmıştır. Dikkat edersek sadece artikeli der olan isimlerde bir değişiklik görülmektedir. der alan isimler | der Mann adam DEN Mann adamı die Männer adamlar die Männer adamları ein Mann bir adam EINEN Mann bir adamı kein Mann bir adam değil KEINEN Mann bir adamı değil keine Männer adamlar değil keine Männer adamları değil TEKİL die alan isimler die Blume çiçek die Blume çiçeği die Blumen çiçekler die Blumen çiçekleri eine Blume bir çiçek eine Blume bir çiçeği keine Blume bir çiçek değil keine Blume bir çiçeği değil keine Blumen çiçekler değil keine Blumen çiçekleri değil das alan isimler das Zimmer oda das Zimmer odayı die Zimmer odalar die Zimmer odaları ein Zimmer bir oda ein Zimmer bir odayı kein Zimmer bir oda değil kein Zimmer bir odayı değil keine Zimmer odalar değil keine Zimmer odaları değil Yukarıdaki şemada her ismin altında bunların i-halleri de verilmiştir.—• 8 — Aşağıdaki şema der. die ve das artikellerinin i-halinde nasıl değiştiklerini göstermektedir. j ÇOĞUL J TEKİL TEKİL ÇOĞUL .

Bu bir kalem değildir..Bunlar büyük odalar değildir. senin sandalın büyüktür. 4F -.0 (kadın) bir öğretmen midir? 11 — Ist sie eine Lehrerin? . * L -.*Übung? 8 — Unsere Schule i>+ nicht klein.Bu dükkân büyük müdür yoksa 12 — Das sind keine grossen küçük müdür? Zimmer. bir okuldur.\ n FferdjpAtktteme Kuh.Bu bir kızdır. A Listesi B Listesi 1 — Das ist ein Mädchen.— Benim sandalım küçüktür ve .£.. * M . Boot ist gross.O (erkek) öğretmenimiz değil. 4 — Das ist kein Bleistift.Bunlar çanta değil midir? 6 — Ja.Evet.(-. . 1 — Was l%. sondern j\H -— Bunlar mavi otomobil midir? eine Schule. guter Schüler? 12 — Wieviel Enten jt^da»? 13 — Der Schüler tifltk der Lehrer sind hier. . 3 — Nein. .i'yjL nicht offen. 10 — Sie / $ ! . 8 — Das ist kein Haus. und dein^O -. keine klein^yryfa-r Schule.. 11 — i j i i f d u e i n . Bu bir ev değil. 15 — E r ist nicht unser Lehrei onların öğretmenidir. 9 — Das . keine Fischer. 9 — Sind das blaue Autos? * J . bu tepe yüksektir. 6 — Ist das g . * ? .Almanca ders: 12 Test 6 İMTİHAN I A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. 4 — Sind Â^> Ärzte aA<£ Soldaten? 5 — JtaA Fenster .1f{ das ."t das? 2 — Das ist <jler Schüler. K N . R ' * s - K A .Bu onların evi midir? Idein? > c -. Xl.Bunlar kaç öğretmendir? 14 — Mein Boot ist klein.<J***rkleiner Junge? <§ A listesindeki her cümlenin B listesindeki Türkçe karşılığını bulunuz. dieser Hügel ist hoch.Bu sizin eviniz midir? 7 — Wieviel Lehrerinnen sind das ^ G -. sondern ihr Lehrer.— îyi öğrencileriz. 2 — Ist das euer Haus? 3 — Ist dieser Laden gross oder B -. 14 — Wer fyk dieser Mann? 15 — J>. das ist &. ^ g r o s s £ h ^ Boot? 7 — Wie i$dh M..— Şu kadın kimdir? 10 — Wer ist jene Frau? A K . 13 — Wir sind gute Schüfer.. D -— Bu kadın kimdir? 5 — Sind das keine Mappen? / E .

onun (erkek) "^N Bist du ein Lehrer? kalemidir. îyi bir doktor değilim. b — Du bist Ahmet. Onun (kadın) çantası ve L — Ihre Mappe und ihr Hut sind •V şapkası oradadır. Sind unser Hund und unsere sCS Katze hier? D Aşağıdaki sorulann cevaplarını bulunuz. A Listesi 1 2 3 4 — — — — B Listesi 5 — 6 7 8 9 10 11 12 — — — — — — — 13 — 14 — 15 — Bunlar sizin öğrencilerinizdir^A — Seine Mappe und sein Hut sind Bunlar resim değildir. sondern sein Bleistift. d Das ist drei Vögel. dort. sondern Kimsin? eine Schülerin. d — Ich bin nicht Ahmet. bu benim kalemim ^ M Wie sind die weissen Pferde? değil. 1 — Wer bist du? t a — Ich bin Ahmet.c A listesindeki her cümlenin B listesindeki Almanca karşılığını bulunuz. Was ist nicht sauber? E — Nein. Her sorunun altındaki dört şıktan biri bu sorunun cevabıdır. 2 — Wieviel Vögel sind das? a — Das ist ein Vogel. b — Das sind Vögel. das ist nicht mein Bleistift. eine grosse Tür? Bu büyük bir kapı mıdır yoksa^P — Ist das braune Pferd hinten? büyük bir pencere midir? < E — Das sind ihre Schüler. Bunlar uzun tren midir? KjB — Sind das lange Züge? Bu iyi bir erkek öğrenci değiL» C — Ist das ein grosses Fenster oder iyi bir kız öğrencidir. c — Das sind drei Vögel. sonKahverengi at arkada mıdır? dern eine gute Schülerin. . ^ İ — Ist das eine grosse Tür oder ein Bir öğretmen misin? grosses Fenster? Bizim köpeğimiz ve kedimiz * J — Wer bist du? burada mıdır? AK — Ich bin kein guter Arzt. c — Ich ist Ahmet. dort. Hayır. O Das ist kein guter Schüler. Bunlar kaç askerdir? j ^ F — Das ist kein Schüler. Beyaz atlar nasıldır? X G — Wieviel Soldaten sind das? Ne temiz değildir? >-H — Das sind keine Bilder.

die Autos sind hinten. b — Die Schülerinnen sind vier. sondern vorne. 4 —. . 6 — Wer ist jene Frau? a . c — Das sind die grossen Häuser. 7 — Sind eure Autos hinten? a — Nein. b — Das schöne Mädchen ist keine Schülerin. d^r— Das sind vier Schülerinnen. eure Autos sind nicht hinten. b — Die Häuser sind gross.— Dieser Mann ist ein Lehrer. b — Dieser Mann ist hier. d — Der grüne Baum ist gross. b — Der Baum ist grün. 5 — Wie ist der grüne Baum? a _ Der grüne Baum ist dort. . cümlenin başmda (ich) varsa boş bırakılan yere mein veya meine gelecek demektir. 9 — Wieviel Schülerinnen sind das? a — Das ist eine Schülerin. E Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere mülkiyet sıfatları gelecektir. unsere Autos sind nicht hinten. c — Das ist ein grüner Bauin. 8 — Wie sind die Häuser? a — Die Häuser sind nicht hier. d. d — Dieser Mann ist gut. c — Diese Männer sind Lehrer. c — E r sind ein Lehrer. c — Die Schülerinnen ist vier. d — Das sind keine Autos. . 10 — Wer ist dieser Mann? Od a — Er ist ein Lehrer. c — Nein. Welches Mädchen ist eine Schülerin? Ja — Das schöne Mädchen ist eine Schülerin. b — Dieser Mann sind Lehrer. d — Diese Häuser sind grün. d — Dieses Mädchen ist kein Schüler. b — Ja.3 — Welcher Mann ist ein Lehrer? a — Dieser Mann ist kein Lehrer. d — Jene Frau ist schön. b — Sie ist eine Lehrerin. örneğin. c — Dieses Mädchen ist ein Schüler.Das ist eine Frau. Cümlenin başında parantez içinde verilen şahıs zamiri hangi mülkiyet sıfatının istendiğini gösterir. c — Jene Frau ist hier.

1 — C2 — E 3 — İ 4 — L 5 —G6 — K 7 — J 8 — F 9 — H10 —A C.K6 — H7 — L 8 — B9 — İ10 — A E. Bleistift ist kurz. 1 — G2 — E 3 — J 4 — F 5 . 2 — Das sind (wir) Hunde. Test 5'in yapılmış şekli A. 1 — er 2 — er 3 — e 4 — es 5 — e 6 — e 7 — e8 — e9 — e 10 — es . 1 — sind 2 — ist 3 — ist 4 — sind 5 — bin B. 3 _ Wie ist (er) Hut? 4 — (er) Bleistift ist lang.1 — (diu) Äpfel sind gross und rot. und (ich) 5 — (Sie) Schülerinnen sind gut.

yap m a k > sormak. geriye kalan kısma da fiilin köKu de n ı r Örneğin. » kelimeleri birer fiildir Fiillerin sonundaki «-mek veya -mak» takılarına mastar eki.gitmek.mu Tmf ıp I M 13 orrfspon&encf Jnstümr | ALMANCA DERSLE L E H R S T Ü C K DREIZEHN FİİLLER Bir iş. kapamak. bir oluş veya bir har" e ^ et bildiren kelimelere fiil denir. . gelmek.. Örneğin. «git» ise fiilin köküdür. «. yazmak. «gitmek» fiilinde <r me k» mastar eki. cevap vermek çalışmak sormak gitmek gelmek yapmak açmak kapatmak yazmak içmek . Şimdi bu dersimizde incel e y e c e ğ i m i z antworten [antvorten] arbeiten [arbayten] fragen [fragen] gehen [gerenT kommen [kommen] machen | mähen] öffnen | öfnen] schliessen [şlirsen] schreiben [şrayben] trinken [trinken] * fiilleri görelim.

Bu fiil zamanları derslerimizde teker teker ele alınarak incelenecektir. Buna. bir iş. hareket veya oluş ya geçmişte yapılmıştır. «gideceğim» de bu hareketin gelecekte olacağını belirtir.» cümlesindeki «gitmek» fiili her zaman için tekrarlanan bir hareketi gösterir. hareket veya oluşu meydana geldiği zamanla belirten kelimedir. mastar eki ise gene -en'dir. Bu açıklamadan da anlaşılacağı gibi fiillerde genel olarak üç zaman vardır: 1 — Geçmiş Zaman 2 — Şimdiki Zaman 3 — Gelecek Zaman örnek: «okudum» örnek: «okuyorum» örnek: «okuyacağım Bunlardan başka bir de Geniş Zaman vardır ki bu bütün zamanları içine alır. FULLERDE ZAMAN Fiillerin bir iş. antworten fiilinin kökü antwort. îşte bu zamana fiilin zamanı denir. mastar eki ise -en'dir. Bir iş. Bir iş. fragen fiilinin kökü frag. . «gidiyorum» ise şimdi yapılmakta olduğunu gösterir. Örneğin. hareket veya oluş bildiren kelimeler olduğunu söylemiştik. Türkçedeki gibi mastar eki. «Gittim» denince bu fiilin geçmişte yapıldığı anlaşılır._ 2 — Almancada her fiilin sonunda bir -en takısı bulunur. geriye kalana da fiilin kökü denir. Şu halde fiil. ya şimdi yapılmaktadır ya da gelecekte yapılacaktır. Bu hareket belirli bir zaman içinde değil bütün zamanlar içinde olagelmektedir. «Her gün okula giderim. hareket veya oluş mutlaka belirli bir zaman içinde yapılır.

hareket veya oluşu anlatmak için kullanılır.onuçüncü ders __ 3 — ŞİMDİKİ ZAMAN Şimdiki zaman. Radyo dinliyorsun. Ders çalışıyor. hareketi veya oluşu yapan şahsı gösteren bir takı eklenir. Kitabımı okuyorum. Ayrıca buna işi. Türkçede bir fiili bu zamana sokmak için köküne «-yor» eki konur. . Almancada da Şimdiki Zamanı teşkil etmek için fiilin köküne bazı takılar eklenir ve böylece fiil şahıslara göre çekimlenir: ich frag-e 1 frage i du frag-st [fragst | er frag-t | fragt] sie irag-t | fragtJ es frag-t [ fragtj wir frag-en Lfragen] ihr frag-t | fragt] sie frag-en Lfragen] Sie frag-en (fragen] sor-uyorum sor-uyorsun sor-uyor sor-uyor sor-uyor sor-uyoruz sor-uyorsunuz sor-uyorlar sot-uyorsunuz Yukarıda fragen fiilinin çekimini görüyoruz. Top oynuyoruz. şimdi olan. köküne şahıslara göre değişen birtakım takılar eklenerek çekimlenmiştir. Bt örnekte takılar kolayca anlaşılabilmeleri için fiilin kökünden ayrı yazılmışlardır. Okula gidiyorlar. yani sözü söylediğimiz an devam etmekte olan bir iş. Görüldüğü gibi fiil. Yoksa normal olarak fiilin köküne bitişik yazılırlar.

değişmez. Bütün fullerin köklerine bunları ekleyerek Şimdiki Zamanlarını teşkil edebilirsiniz.__ 4 — Çok iyi öğrenmeniz gereken bu her şahsa ait takıları bir kere daha kısaca belirtelim: Takılar Şahıslar -E ich -ST du -T er j-T sie -T es -EN -T wir ihr -EN -EN sie Sie Bu takılar her fiil için aynıdır. Şimdi dersimizin başında öğrendiğimiz öbür fiillerin çekimlerini inceleyelim : GEHEN ich gehe [ge:e] du gehst Ige:st] er geht [ge:t| sie geht Lge:tJ es geht [ge:tj wir gehen [ge:en] ihr geht [ge:tj sie gehen [ge:en] Sie gehen [ge:en] gidiyorum gidiyorsun gidiyor gidiyor gidiyor gidiyoruz gidiyorsunuz gidiyorlar gidiyorsunuz KOMMEN ich komme du kommst er kommt sie kommt es kommt geliyorum geliyorsun geliyor geliyor geliyor .

— 5 wir kommen ihr kommt sie kommen Sie kommen geliyoruz geliyorsunuz geliyorlar geliyorsunuz MACHEN ich mache du machst er macht sie macht es macht wir machen ihr macht sie machen Sie machen yapıyorum yapıyorsun yapıyor yapıyor yapıyor yapıyoruz yapıyorsunuz yapıyorlar yapıyorsunuz ÖFFNEN ich öffne du öffnest er öffnet sie öffnet es öffnet wir öffnen ihr öffnet sie öffnen Sie öffnen açıyorum açıyorsun açıyor açıyor açıyor' açıyoruz açıyorsunuz açıyorlar açıyoz'sunuz .

Ama s'lerin biri düşer ve sadece iki tanesi yazılır.— 6 — SCHLIESSEN ich schliesse du schliesst er schliesst sie schliesst es schliesst wir schliessen ihr schliesst sie schliessen Sie schliessen kapıyorum kapıyorsun kapıyor kapıyor kapıyor kapıyoruz kapıyorsunuz kapıyorlar kapıyorsunuz Bu fiilin kökü schliess'dir. ikinci şahısta köke -st eklenince kelimenin sonunda arka arkaya üç s harfi gelmesi gerekirdi. SCHREIBEN ich schreibe du schreibst er schreibt sie schreibt es schreibt wir schreiben ihr schreibt sie schreiben Sie schreiben yazıyorum yazıyorsun yazıyor yazıyor yazıyor yazıyoruz yazıyorsunuz yazıyorlar yazıyorsunuz .

— 7 — TRINKEN ich trinke du trinkst er trinkt sie trinkt es trinkt wir trinken ihr trinkt sie trinken Sie trinken içiyorum içiyorsun içiyor içiyor içiyor içiyoruz içiyorsunuz içiyorlar içiyorsunuz ANTWORTEN ich antworte du antwortest er antwortet sie antwortet es antwortet wir antworten ihr antwortet sie antworten Sie antworten cevap veriyorum cevap veriyorsun cevap veriyor cevap veriyor cevap veriyor cevap veriyoruz cevap veriyorsunuz cevap veriyorlar cevap veriyorsunuz ARBEITEN ich arbeite du arbeitest er arbeitet sie arbeitet çalışıyorum çalışıyorsun çalışıyor çalışıyor .

Bunun için -st ve -t takıları bu köklere doğrudan doğruya eklenemez. ihr) ve -en takısının üç ayrı şahıs (wir. sie. es.— 8 — es arbeitet wir arbeiten ihr arbeitet sie arbeiten Sie arbeiten çalışıyor çalışıyoruz çalışıyorsunuz çalışıyorlar çalışıyorsunuz Yukarıda gördüğümüz son iki fiilin. çekiminde ufak bir değişiklik vardır. -st. Her iki fiilin kökü de t harfiyle bitmektedir: antwort ve arbeit. Sie) için kullanıldığını görüyoruz. -en . Şimdiki Zaman teşkil ederken fiil köküne eklenen takılar: ich komme du kommst er kommt sie kommt es kommt ihr kommt wir kommen sie kommen Sie kommen Bu şemada fiillerin çekiminde -t takısının dört ayrı şahıs için (er. Kökü t harfiyle biten her fiilin çekimi bu şekilde yapılır. antworten ve arbeiten. -t. Şu halde bir fiilin Şimdiki Zamanını teşkil edip çekimleyebilmeniz için sadece dört takı bilmeniz gerekiyor: -e. sie. Kökle bu takılar arasına bir e harfi konur.

1 1 i l İÜJIIUJ .. gehen ise bir vasıta kullanmadan. . .1 1 İM IHIM 1 . Bunlardan fahren otobüs. yürüyerek gitmeyi gösterir. Bu dersimizde de gene fiillerin çekimlerini inceleyeceğiz. otomobil gibi bir vasıtayla gitmeyi. Bu çekimleri çok iyi öğreniniz. Yukarıdaki listede fahren ve gehen kelimelerinin her ikisinin de Türkçeye «gitmek» olarak çevrildiğini görüyorsunuz.- . -r •—— -- 1 rorresponöenrr 3nstitutr | ALMANCA DERSLE 14 LEHRSTÜCK VIERZEHN Öğrenilecek kelimeler antworten [antworten] arbeiten [arbayten] dreizehn [draytse:n] fahren [fairen] fragen [fragen] gehen [ge:en] kommen [kommen] lesen [lezen] cevap vermek machen [mähen] nehmen [ne:men] çalışmak öffnen [öfnen] schliessen [şli:sen] onüç schreiben [şrayben] gitmek sehen [ze:en] sormak sitzen [zittsen] gitmek trinken [trinken] gelmek vierzehn [ fi: r tse: n! okumak zeigen [tsaygen] yapmak almak açmak kapamak yazmak görmek oturmak içmek ondört göstermek Not.

. Fiilin kökü sitz'e ikinı şahısta eklenmesi gereken -st takısı yerine sadece -t eklenir._ 2 — ZEIGEN ich zeige du zeigst er zeigt sie zeigt es zeigt wir zeigen ihr zeigt sie zeigen Sie zeigen gösteriyorum gösteriyorsun gösteriyor gösteriyor gösteriyor gösteriyoruz gösteriyorsunuz gösteriyorlar gösteriyorsunuz SITZEN ich sitze du sitzt er sitzt sie sitzt es sitzt wir sitzen ihr sitzt sie sitzen Sie sitzen oturuyorum oturuyorsun oturuyor oturuyor oturuyor oturuyoruz oturuyorsunuz oturuyorlar oturuyorsunuz îsıtçen fiili ikinci şahısta özel bir durum gösterir.

Şimdiye kadar öğrendiğimiz fiillerde böyle bir özel durum yoktu.ondördüncü ders — 3 — Şimdiki Zamanda bazı fiillerin kökleri bir değişikliğe uğrar. LESEN ich lese du liest [li:st] er liest sie liest es liest wir lesen ihr lest sie lesen Sie lesen okuyorum okuyorsun okuyor okuyor okuyor okuyoruz okuyorsunuz okuyorlar okuyorsunuz . FAHREN ich fahre du fährst [fe:rst] er fährt [fe:rtj sie fährt |fe:rt] es fährt [fe:rt] wir fahren ihr fahrt sie fahren Sie fahren gidiyorum gidiyorsun gidiyor gidiyor gidiyor gidiyoruz gidiyorsunuz gidiyorlar gidiyorsunuz Genel kurala göre fiil ikinci şahısta fahrst ve üçüncü şahısta da fahrt şeklinde olması gerekirken kökün fähr şekline girmesiyle özel bir durum göstermektedir: fährst ve fährt. Öbür şahıslar aynı kalmaktadır. Çekimlenirken kökleri değişen bu fiilleri inceleyelim.

.— 4 — Bu sefer de les şeklinde olan kök değişerek ikinci ve ÜQÜncü şahıslarda lies şekline girmiştir. SEHEN ich sehe du siehst [zi:st] er sieht [ zi:tj sie sieht es sieht wir sehen ihr seht sie sehen Sie sehen görüyorum görüyorsun görüyor görüyor görüyor görüyoruz görüyorsunuz görüyorlar görüyorsunuz Seh şeklinde olan kök ikinci ve üçüncü şahısta sieh şekline girmiştir. NEHMEN ich nehme du nimmst [nimmst] er nimmt sie nimmt es nimmt wir nehmen ihr nehmt sie nehmen Sie nehmen alıyorum alıyorsuiı alıyor alıyor alıyor alıyoruz alıyorsunuz alıyorlar alıyorsunuz Fiilin kökü nehm'dir. Ama ikinci ve üçüncü şahıslarda özel bir durum göstererek nimm şekline girmektedir.

yani «gitmek. fiilin «siz» anlamına gelen ihr ile kullanılan şekliyle aynıdır. mak» kaldırılınca geriye kalan kısım bir emir anlatır. Yalnız. Son şekil ise bir emirden çok bir ricadır ve bir kişiye söylenmektedir. koymak» şeklinde bulunan fiillerdeki mastar eki «mek. Böyle özel bir durum gösteren fiilleri diğerlerinden ayırt etmenizi sağlayacak bir kural yoktur. EMİR HALİ Türkçede mastar halinde. önce fiil olduğu gibi söylenir. birçok kişilere veya bir gruba söylenmektedir. ihr söylenmez. kapamak. Hem Türkçede hem Almancada bütün emir şekillerinden sonra bir ünlem işareti koymayı unutmamalıdır. Bunlarda sadece ikinci ve üçüncü şahıslarda bir değişiklik görülmekte. Almancada da emir hali Türkçeye benzer bir şekilde yapılır. arkasına da kibar bir hitap olması için bir tek şahsa söylenirken kullanılan ve «siz» anlamına gelen Sie eklenir. «çalış!». Şu halde yalnız bunların ikinci ve üçüncü şahıslarda aldıkları şekli aklınızda tutmanız yeter. Şimdiki Zamanda özel bir durum gösteren fiilleri inceledik. arbeiten arbeite! arbeitet! arbeiten Sie! çalışmak çalış! çalışın! çalışınız! Yukarıda üç ayrı emir görüyoruz. diğer şahıslar için fiil kurala uygun bir şekilde çekimlenmektedir. Bunlardan birincisi. İkinci şekil birden fazla. Almancada fiilin sonundaki n harfini kaldırmak suretiyle yapılır. tek bir şahsa söylenmektedir.— 5 — Yukarıda. Burada. . Onun için her dersimizin sonunda o derste kullanılmış olan bu çeşit fiillerin çekimlerini tam olarak vereceğiz. Dikkat ederseniz bu.

— 6 — Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz: antworte! antwortet! cevap ver! cevap verin! antworten Sie ! cevap veriniz! fahre! fahrt! fahren Sie! git! gidin! gidiniz! frage! fragt! fragen Sie! sor ! sorun! sorunuz! öffne! öffnet! öffnen Sie! aç! açın! açınız! trinke! trinkt! trinken Sie! iç! için! içiniz! .

îşte bu yeni kök emir halinin ilk şekli olur. İkinci ve üçüncü şahıslarda bunların köklerinin değiştiğini öğrenmiştik. Emir halinin ikinci ve üçüncü şekilleri yukarıda öğrendiğimiz gibi yapılır. schreiben ve zeigen fiillerinin emir halleri de bu şekilde yapılır. özel bir durum gösteren fiillerin de emir hallerinin ilk şekilleri değişik bir kurala göre yapılır. Lies! Lest! Lesen Sie! oku! okuyun! okuyunuz! nimm! nehmt! nehmen Sie! al! alın! alınız! . îkinci ve üçüncü şekillerde ise bir değişiklik olmamaktadır. schtiessen. Machen.—<— geh! geht! gehen Sie! git! gidin! gidiniz! konun! kommt! kommen Sie! gel! gelin! geliniz! Gehen ve kommen fiillerinde emir halinin ilk şeklinde sadece n değil fiilin sonunda bulunan e harfinin de kalktığını ve fiil kökünün kullanıldığını görüyoruz: geh ve komm.

İkinci emir şekli nehmt! ise fiilin «siz» anlamına gelen ihr kelimesi ile kullanılan şeklidir. -st ve -t takılarını atarsak geriye kalan kısım bize fiilin kökünün yeni aldığı şekli verir: nimm. Bunların altında da emir hallerinin ilk şekillerini vereceğiz. nehmen fiili çekimlenirken ikinci ve üçüncü şahıslarda. Özel durum gösteren fiillerin çekimlerini derslerimizin sonunda vereceğimizi söylemiştik. Son emir şekli fiilin kendisinden ve ondan sonra gelen bir Sie kelimesinden meydana gelir. ich frage du fragst er fragt sie fragt es fragt wir fragen frage! | 1 1 ihr fragt sie fragen Sie fragen fragt! | fragen Sie! J Burada çerçeve içindekilerin sağ kısımda olanları «frage! fragt! fragen Sie!» o şahıslara emir verirken söylenecek şekilleri göstermektedir. Aşağıda bir fiilin çekimini ve aynı fiilin emir şekillerinin karşılaştırılmasını görüyorsunuz. nimm! lies! sieh! gibi.— 8 — sieh! seht! sehen Sie! gör! görün ! görünüz! Örneğin. nimmst ve nimmt şeklini alıyordu. Bu da emir halinin ilk şekli olarak kullanılabilir. İkinci ve üçüncü şekilleri kolayca bulabileceğiniz için bunları ayrıca belirtmeyeceğiz. .

.IcM fahre 6 — .hz-fahrt 7 — . nimmt 5 — . 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 — — — — — — — — — — A Listesi ich öffne Sie kommen ihr sitzt wir nehmen erliest sie fährt du schreibst sie gehen er schliesst du arbeitest B Listesi A — geliyorlar )CB — alıyoruz ' / \ C — gidiyor (vasıtayla) D — oturuyor /vE — geliyorsunuz j ^ F — yazıyorsun i G — oturuyorsunuz KH — gidiyorlar (yürüyerek) < I — okuyor •AJ — kapatıyor !7ÇK — açıyorum > L — çalışıyorsun A listesindeki her cümlenin B listesindeki Almanca karşılığını bulunuz. fragst 2 — Ifck antworte 3 — cks*. antwortest 4 — &<C. 1 — ö t a . seht 8 — eU*. sieht 9 — /.Almanca ders: 14 TEST 7 Boş bırakılan yerleri doldurunuz.ı7ıf.(.cA lese 1 0 — v # / r teinken A listesindeki her cümlenin B listesindeki Türkçe kargılığını bulunuz. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 A Listesi — açıyorsun — çalışıyor — oturuyoruz — gösteriyorsun — görüyor — okuyorsunuz — soruyorum — cevap veriyorsun — içiyorlar — yapıyorsunuz (nazik hitap) B Listesi er arbeitet *A fc^B Sie machen ihr seht C sie liest D ihr lest da öffnest AF wir sitzen *G ich frage Sie trinken du antwortest da zeigst er sieht M — sie trinken .

. Bu fiilin Şimdiki Zamanım teşkil ederek çekimleyin ve Türkçeye çevirin. Gene teı fiilin Türkçe karşıhkiarryia birlikte üç emir şeklini teşkil edin.F «söylemek» anlamına gelen sagen fiilini derslerimizde incelemedik. Cevaplanma cevaplar kâğıdının F bölümüne yasanız.

Bu fiil de ikinci ve üçüncü tekil şahıslarda özel bir durum gösterir.mim TTTTf mim İ M I ı 15 Corrfspgnilfnff Institute | ALMANCA DERSLEı LEHRSTÜCK F Ü N F Z E H N HABEN Bir şahıs veya bir cismin herhangi bir şeye sahip olduğunu anlatmak için. bu şahıs veya cismi gösteren kelimenin yanma «malik olmak. sahip olmak anlamına gelen haben [haben] fiili getirilir. Şimdi çekimini görelim: ich dtt er sie es wir ihr sie Sie habe hast hat hat hat haben habt haben haben sahibim sahipsin sahiptir sahiptir sahiptir sahibiz sahihsiniz sahipler sahipsiniz .

. Ich habe eine Blume.. Doktorun bir otomobili var. Benim bir kitabım var. Ama Türkçede genellikle «sahibim. Ich habe einen Apfel. Balıkçılar sandallara sahipler. yani bir şahıs veya cismin sahip olduğu şeyi gösteren isim.. ben sahibim . ich ich habe Ich habe ein Buch.benim. senin. Balıkçıların sandalları var.Bu fiili kullanırken şu iki noktaya dikkat etmeliyiz. var. . Ich habe zwei Augen./yar Bir kitaba sahibim. •:: Almançada „haben fiilinden sonra gelen isim. Dillerin yapısındaki bu ayrılık aklınızı karıştırmamalıdır.. Böyle bir cümle Türkçeye çevrilirken bu i-halinde bulunan isim hiç gözönüne alınmaz. Biz de derslerimizde bu ikinci şekli tercih edeceğiz.» denmez de «benim var. îki kolum var.. Haben Türkçeye «sahip olmak» şeklinde çevrilir.» denir. Güzel bir evimiz var. İki gözüm var. Ich habe zwei Arme.Bir kitabım var Bir elmam var. Doktor bir otomobile sahiptir. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz : Ben bir kitaba sahibim... sahipsin.. Bir çiçeğim var.. Vereceğimiz örnekler üzerinde çalışmadan önce birinci sayfadaki listeyi iyice öğreniniz. Güzel bir eve sahibiz. daima i-halinde_ bulunur. ..

Sie hat eine Schwester. Er hat einen Tisch. Bir burnun var. Du hast zwei Füsse. Er hat ein Haus. İki kulağın var. Bir evi var. Dört evi var. Er hat eine Mappe. . Bir masası var.onbeşinei ders ?»%"* x stA DAS AUGE DİE NASE 3 SAS OHR DER MUND Du hast ein Buch. Du hast einen Mund. Sie hat zwei Schwestern.Bir kitabın var. Bir kızkardeşi var. Du hast eine Nase. Er hat vier Häuser. Bir çantası var. İki ayağın var. Bir kitaba sahipsin. Er hat ein Auto. Bir ağzın var. İki kızkardeşi var. . . Du hast zwei Ohren.Bir otomobili var. Bir otomobile sahiptir.

Şapkalarımız var. Wir haben einen Lehrer. Wir haben eine Familie. Es hat eine Tür. Ihr habt ein Feld. Es hat ein Fenster. Bir babanız var. Bir ailemiz var. . Ihr habt eine Blatter. Bir biraderi var. Sie hat einen Mund. Bir doktorumuz var. Bir babası var. Es hat zwei Ohren.Sie hat einen Bruder. Bir kapısı var. Ihr habt Boote. Sie hat einen Vater. Bir ağzı var. Bir öğretmenimiz var Bir sandalyemiz var. Es hat vier Beine. Es hat einen Bruder. Uç ineğiniz var. Sandallarınız var. Ihr habt drei Kühe. Ihr habt einen Vater. Wir haben einen Arzt. Bir tarlanız var. Bir biraderi var. Wir haben Hüte. Dört bacağı var. Bir penceresi var. Wir haben einen Stuhl. îki kulağı var. Bir anneniz var.

Onların bir köpeği var. Yalnız bundan önceki dersimizde artikeli die ve das olan isimlerin i-haline konurken hiçbir değişikliğe uğramadıklarım gördük. öbür. Şahıs zamirlerinin anlatıldığı derste bu nokta ayrıntılarıyla açıklanmıştır. Sie haben eine Tochter. Bir okulunuz var. Onların bir kedisi var. Bir oğlunuz var. Onların bir kuşu var. Sie haben einen Hund. . öbürü de «siz» olarak çevrilmiştir. Sie haben einen Sohn. Bir kız evladınız var. Bir de sie kelimesinin Türkçeye iki şekilde çevrildiğini gördük. Bir şapkanız var. Çocukları var. Sie haben einen Vater und eine Mutter.— 5 — Sie haben sechs Söhne. Sie haben eine Schule. Haben fiilini uygularken fiilden sonra gelen ismin (daha doğrusu sahip olunan şeyi gösteren ismin) daima i-halinde bulunmasına dikkat ediniz. Sie haben eine Katze. Sie haben einen Hut. Altı oğulları var. yani artikeli die ve das olan isimler de i-halindedir. Bir babanız ve bir anneniz var. Yukarıdaki örneklerde artikeli der olan isimlerin önünde bulunan ein'm einen şekline girdiğini yani i-haline konduğunu gördük. Birisi «onlar». Sie haben Kinder. Sie haben einen Vogel.

Seine Mutter hat zwei Hüte. Evimizin on penceresi var. Meine Schwestern haben ein Haus. Dein Bruder hat einen Hund. Meine Schwester hat ein Haus. Die Schüler haben eine Mappe. Öğrencilerin bir çantası var. Onların bir evi var. Dein Hund hat zwei Ohren. Der Lehrer hat ein Auto. Sie haben ein Haus. Ihr Arzt hat ein Auto. • .— 6' — Cümlenin öznesi bir şahıs zamiri olmayıp bir özel isim veya başka bir isim olabilir. Köpeklerinin iki kulağı var. Öğretmenlerin otomobilleri var. Er hat einen Bruder. Bir biraderi var. Ahmet hat einen Bruder. birden fazla şahıs veya cismi gösteriyorsa haben kullanılır.r babası var. Kızkardegimin bir evi var. unser Haus hat zehn Fenster. Adnan ve Ayşenin b:. Ahmedin bir biraderi var. Die Lehrer haben Autos. Kızkardeşlerimin bir evi var. Köpeğinin iki kulağı var. Öğrencinin bir çantası var. . Biraderinin bir köpeği var. Adnan und Ayşe haben einen Vater. Deine Hunde haben zwei Ohren. Annesinin iki şapkası var. Özne bir tek şahıs veya cismi gösteriyorsa hat. Der Schüler hat eine Mappe. Öğretmenin bir otomobili var. Bu durumda öznenin yanında haben fiilinin hangi şeklinin kullanılacağını bulmak çok kolaydır. Doktorunuzun bir otomobili var.

.AAnxaas übrsr ig MÜSABAICA I .lk/r. b . Bunları cevaplandırıp Enstitümüze göndermenizi" rica ederiz. . siehst. k e i n A r z v W ^ B a u e r . 5 — fcf. ' 8 — Ihr seid k^fce fbissigen Banenu B Listesi S *A okuyorsunuz ^ B ^_ S i z i n b i r babanız ve a ^ e n i z V ar.) ^ Boş bırakılan yerleş doldurunuz. olarak cevaplandıranlara küçük birer b e d i v e S(J s derilecektir.. h a b e n Mappen. n . nehmt: A Listesindeki Almanca cümlelerin Türkçe karşılıklannı bulı^uz. <<F -x. Aşağıda. söylüyorum / G -^_ Çalışkan çiftçiler değilsiniz. C ^_ gösteriyoruz ^ D ^_ öğretmenin kimdir? •/ E ^_ Evinizin iki kapısı v a r ^ r . 7 — Die Lehre».Çalışkan çiftçilersiniz. (Doğru. A listesi 1 — ich sage ? — Sie zeigen 3 — Ihr habt einen Vater und eine Mutfe^/ 4 — Wer ist dein Lehrer? 5 — ihr lest 6 — Euer Haut* hat zwei Türen. ınüşataka 1 soruları yer almaktadır.h dein Vater? 3 — Ihr habt ein e/T? HfawL 4 — Sie habmeku Tochter. antworte 6 — Wieviel Bücher TifSd. das? 7 _ i d . • T ^ . Cevapları «test cevapları kiğıduna yazmama ve «a?estAumarası:» karşılığına «Müsabaka 1» demenizi riea eder basanlar dilen*. < H ^_ gösteriyorsunuz /-î -^ öğretmenlerin çantalar V ar. 2 — Welcher Mann h. 8 . 1 — du.

f —oturuyorsun ' — Şu balıkçı senin oğlun mudur? /H / t ^. Welcher Junge ist dein Bruder? diu sitzt Ist jener Fischer dein Sohn? wir arbeiten t Ist er ein Fischer oder ein Bauer? Meine Bruder haben ein Haus.Hangi çocuk senin biraderin. Aşağıdaki fiillerin emir hallerini teşkil edin ve bunları Türkçeye çevirin.^F dir? 9<Q $ yt.K B Listesi dnsitzst Der Mamı hat ein Bein.) trinken f. da kommst ' Die Bruder haben ein Haus.c A listesindeki Türkçe cümlelerin Almanca karşılıklarını bulunuz. /.çalışıyoruz .E 8 «*. D İti-»-» Biraderlerimin bir evi var.) ^T^fWBpWp^ ^/Pß ^^**#^wns- . s») MfMiten b.) machen c ) schliessen d. A Listesi 1 — gidiyorsun A 2 — 0 (erkek) bir balıkçı mıdır *SB yoksa bir çiftçi midir? ^C (t $ — Adamın bir bacağı var.) schreiben e.

Adam ve kadının bir çocuğu var.) kullanılır.. unser Haus. unsere Schwestern. Balıkçıların üç sandalı var. Özne bazen tek kelime (er. der ise i-halinin gerektirdiği şekilde değiştiririz. nehmen. yani birden fazla şahıs veya cismi gösteriyorsa fiilin kendisi (sagen. Der Mann hat eine Familie.. (er.) tek şahıs veya cisim gösterdiğinden bunlarla hat. Bu kural yalnız haben fiili için değil bütün fiiller için geçerlidir. (die Lehrer. fragen. özne çoğulsa... Ihr Arzt.. çoğulsa haben kullanılmaktadır. Örneklerde görüldüğü gibi özne tekilse hat... Burada Almanca öğrenen Türklerin çok yanlış yaptıkları bir konuyu tekrar hatırlatmak isteriz. der Mann.. Ahmet. Adamın bir ailesi var. unser "•Hausj. Özneyi ister bir tek kelime ister birkaç kelime göstersin önemli olan. haben fiili ile bir cümle yaparken sahip olduğumuz şeyi gösteren ismin artikeli das ve die ise bunları aynı bırakırız. Ahmet.) meydana gelmiştir. Özne tekilse. bu kelime veya kelime grubunun bir tek mi yoksa birden fazla şahıs veya cisim mi gösterdiğidir. fragt.) bazen de iki veya daha çok kelimeden (meine Schwestern. der Maun... Dersimizin başında da söylediğimiz gibi haben fiili daima i-halinin kullanılmasını gerektirir. Bu konuyu gelecek derslerimizde daha geniş olarak inceleyeceğiz. Der Mann und die Frau haben ein Kind. arbeiten. yani tek şahıs veya cismi gösteriyorsa fiilin tekil üçüncü şahısla kullanılan şekli (sagt. der Schüler. der Schüler. arbeitet... der Mann und die Frau. Mehmet hat vieie Äpfel. Mehmetin çok elmaları var... Ihr Arzt...— 7— Die Fischer habe» drei Boote. . İ-halinde de yalnız artikeli der olan isimler bir değişikliğe uğradığına göre. nimmt. die Schüler.).) birden fazla şahıs veya cisim gösterdiğinden bunlarla haben kullanılmışta1..

Apfel._ 8 — Bu dersimizde en çok dikkat etmeniz gereken husus. Bleistifte. Mappen. | HABEN + (daima I-HALI)^| Nasıl Türkçede «Ben bir eve sahibim. . gute Bücher. Auto. Dillerin yapısındaki farktan ileri gelen bu değişiklik aklınızı karıştırmamalıdır. özne haben sayı kelimesi veya boş (i-halinde) einen zwei einen drei eine ein diğer kelimeler leh Da Mehmet Unser Lehrer Wir Dır Die Schüler habe hast hat hat haben habt haben Hund.» derken «ev» ismi e-halindeyse. Almancada da haben fiili ile kullanılan isim i-halindedir. haben fiilinin i-halinde bulunan Dir isimle kullanıldığıdır. Şimdi de haben ile yapılan cümlelerin kahbmı görelim. kleine Katze.

n [äuge] der Bauer. de.e [arm] auch Tauh] das Auge. (dahi) [bruder] göz die Fanülie... da.n [bauer] das Bein.i m ı LU ilim I İM 16 Coufsponûfnfr 3nstttute ALMANCA DERSL LEHRSTÜCK S E C H Z E H N öğrenilecek kelimeler der Arm.n çiftçi [familye] bacak fleissig [flaysih] birader aile çalışkan .e [bayn] kol der Bruder.

der Vater. öğretmenin kitabı.en [o:r] sagen [zagen] söylemek die Schwester....e [mund. -un. Türkçede bir -nin takısı eklediğimiz gibi Almancada da tamlamayı yaptığımız isme bir s ekleriz... Dikkat edilirse Türkçede isim tamlaması ilk ismin sonuna (kelimenin son harfine uyarak -nin.e arkadaş [froynd] der Fuss. Ahmets Buch Mehmets Schule Şükrüs Vater Alis Mutter Adnans Schwester — Ahmet'in kitabı — Mehmet'in okulu — Şükrü'nün babası — Ali'nin annesi — Adnan'ın kızkardeşi Görüldüğü gibi.]ağız ana die Mutter.. Bu özel isimlere eklenen s özel ismin okunuşunu değiştirmez gene [s] olarak okunur..oturma odası [vo:ntsimmer] AÇIKLAMALAR özel isimlerle isim tanılaması Türkçede «Alinin kitabı. îkinci yerde gelen ismin artikeli katiyen kullanılmaz. Hasanın kedisi. [fa:ter] baba viel [fi:l] çok.e [zo:n] oğul stehen [şte:en] (ayakta) durmak die Tochter..— 2 — der Freund..n kızkardeş 1 swester] der Sohn. ..... özel isimlerle yapılan isim tamlamaları çok basittir..n [nase] burun kulak das Ohr.. -nın. Ali Hasan. kız evlat [tohter] ... [mutter] die Nase.» gibi bir ismin başka bir isme ait olduğunu gösteren birleşimlere isim tamlaması denir.» gibi özel isimlerle yapılan isim tamlamalarını göreceğiz. Bu dersimizde Almancada yalnız «Ahmet..e [fus] ayak glücklich [glüklih] mutlu haben [haben] sahip olmak die Hausfrauen ev kadını [ hausf rau] der Mund..en [tsa:ll sayı das Wohnzimmer. -m gibi şekillere giren) bir -nin takısı konularak yapılmaktadır. birçok die Zahl.

oğul» anlamına gelen der Sohn kelimelerini öğreneceğiz. Oğlun bir öğretmendir.die Tochter ve der Junge der Sohn kelimeleri Almancada değişik anlamdadır.der Sohn arasında da vardır. Mein Sohn ist ein Schüler. Şimdi bu farkları görelim : Das Mädchen genel anlamda «kız. Dein Sohn ist ein Lehrer. Bu erkek çocuk oğlun mudur? Bu dersimizde dikkat etmemiz gereken bir husus da der Mann ve die Frau kelimelerinin kullanılışıdır. Die Tochter ise «kız evlât» anlamındadır ve bir baba veya annenin kızından söz ederken kullanılır. . Ahmet» Tochter ist eine Schülerin. Kızın (kız evlâdın) burada mıdır? Yukarıda açıkladığımız fark aynen der Junge . Ahmet'in kızı (kız evlâdı) bir öğrencidir. Der Junge erkek çocuk anlamında. Bu dersimizde okuma parçasında «kız evlât» anlamına gelen die Tochter ile «erkek evlât. kız çocuk». Meine Tochter ist eine Lehrerin. der Sohn ise «erkek evlât. der Junge kelimesinin de «erkek çocuk» anlamında olduğunu biliyoruz.die Tochter der Junge . das Mädchen .onaltıncı ders — 3 — Okuma parçasına geçmeden önce önemli bir konuya daha değinmek istiyoruz. Bu kelimelerin «adam» ve «kadın» anlamına geldiğini öğrenmiştik. Bu durumda das Mädchen kelimesi katiyen kullanılmaz. Bir anne veya babanın kızından bahsederken kullanacağı «kızım» sözünün Almancada karşılığı meine Tochter'dir. oğul» anlamındadır. kız çocuk» demektir. Okuma parçasında da bu anlamda kullanılmışlardır.der Sohn Das Mädchen kelimesinin «kız. Türkçeye çevrilişleri bakımından farksız gibi görünen das Mädchen . Ist deine Tochter hier? Kızım (kız evlâdım) bir öğretmendir. Bu kelimeler aynı zamanda «koca» ve «hanım» anlamında da kullanılabilirler. Ist dieser Junge dein Sohn? Oğlum bir öğrencidir.

Das ist eine glückliche Familie. Bu mutlu bir ailedir. O Hasan Beyin hanımıdır. Bu Fatma Hanımdır. O oturuyor. . Sie sitzt auch. Bu Çelikel ailesidir. ist eine Schülerin. Onların bir çok arkadaşı vardır. Bu Karabaşdır. Ahmet bir öğrencidir. O çalışkan ve iyi bir adamdır. Sie ist Hasan Beys Frau. Ahmet onların oğludur. Zeynep und Ahmet sind gute Kinder. Ahmet ist ei» Schüler. Karabaş Ahmedin köpeğidir. Zeynep ve Ahmet iyi çocuklardır. Çocuklar ayakta duruyorlar. Hasan Bey bir çiftçidir. O da oturuyor. Die Kinder stehen. Kızkardeşi Zeynep bir öğrencidir. Er hat viele Felder und Tiere. Er sitzt. Seine Schwester. E s ist ein Wohnzimmer. Karabaş ist Ahmets Hund. Sie ist eine gute Mutter. Das ist Karabaş. E r arbeitet viel. E r ist ein fleissiger Junge. Sie arbeitet auch viel. Fatma Hanım bir ev kadınıdır. Ahmet ist ihr Sohn. Das ist die Familie Çelikel. Er ist ein fleissiger und guter Mann. O iyi bir annedir. Das ist Fatma Hanım. ÇELÎKEL AÎLESI Bu bir odadır. O bir oturma odasıdır. Fatma Hanım ist eine Hausfrau. Zeynep ist ihre Tochter. Hasan Bey ve Fatma Hanımın iki çocuğu var. O da çok çalışıyor. Wer ist dieser Mann? Er ist Hasan Çelikel. Hasan Bey und Fatma Hamm haben zwei Kinder. Zeynep. O çok çalışıyor.—.4 — DIE FAMELD3 ÇEIİKEL Das ist ein Zimmer. O çalışkan bir çocuktur. Zeynep onların kızıdır. Onun birçok tarlaları ve hayvanları vardır. Sie haben viele Freunde. Hasan Bey ist ein Bauer. Bu adam kimdir? O Hasan Çelikeldir.

Bir baban yok. Eine ise gene değişmeyerek olumsuzda keine şekline girer. Bir kitabın yok. Du hast einen Vater. Er hat Autos. Bu bir kitap değildir. Bir çiçeğim var. tekil der ein einen keinen die eine eine keine das ein ein kein çoğul die — — keine Das ist ein Buch. Öbür artikeller i-halinde aynı kalıyordu. Er hat keine Autos. Er hat keinen Tisch.) gibi olumsuz yapılır. Bir şapkam var. Ich habe eine Blume. Şu halde artikeii das olan bir ismin önünde bulunan ein gene aynı kalır ve olumsuz şekli de kein olur. Ich habe einen Hut. Onun otomobilleri var. Artikeii der olan isimlerin önünde bulunan ein ihalinde einen şekline girdiğine göre bunu keinen yapmalıyız. Bir şapkam yok. Ich habe keinen Hut. Bir atım yok. Das ist kein Buch. Du hast kein Buch. Ich habe keine Blume. Onun bir masası var. Onun otomobilleri yok. Bir kitabın var. Ich habe kein Pferd. Onun bir masası yok . Bir çiçeğim yok. Ich habe ein Pferd.— 5 — HABEN İçinde haben olan bir cümle en basit Almanca cümleler (Das ist ein Buch. Bu bir kitaptır. Bir baban var. Bir atım var. Du hast ein Buch. Er hat einen Tisch. Du hast keinen Vater. Ama haben fiilinin i-halindeki isimlerle kullanıldığını unutmamalıyız.

Es hat einen Bruder. Sie haben einen Hund. Meine Mutter hat eine Schwester. Ihr habt Boote. Bir sandalyeniz yok. Bir kızınız yok. Şapkalarımız var. Bir kuşunuz var. Bir kızınız var. Onların oğulları yok. Sie haben eine Tochter. Es hat keinen Bruder. Öğrencilerin çantaları var. Meine Mutter hat keine Schwester. Bir doktorumuz yok. Sie haben keinen Vogel. Onların oğulları var. Onların bir köpeği var. Bir sandalyeniz var. Annemin bir kızkardeşi var. Şapkalarımız yok. Ahmet hat keinen Hund. Balıkçının bir oğlu yok. Wir haben keinen Arzt. Ahmetin bir köpeği yok. Ahmet hat einen Hund. Der Fischer hat keinen Sohn. Onun bir kızkardeşi var. Sandallarınız var. Onların bir köpeği yok. Hır habt keinen Stuhl. Ihr habt keine Boote. Bir doktorumuz var. Onun bir kızkardeşi yok. Annemin bir kızkardeşi yok.— 6 — Sie hat eine Schwester. Bir kuşunuz yok. . Wir haben einen Arzt. Onun bir biraderi var. Sie haben keine Tochter. Der Fischer hat einen Sohn. Sie haben einen Vogel. Onun bir biraderi yok. Ihr habt einen Stuhl. Wir haben keine Hüte. Öğrencilerin çantaları yok. Sie hat keine Schwester. Die Schüler haben keine Mappen. Sandallarınız yok. Die Schüler haben Mappen. Sie haben Söhne. Sie haben keine Söhne. Wir haben Hüte. Ahmetin bir köpeği var. Sie haben keinen Hund. Balıkçının bir oğlu var.

_ 7 — Haben'in Türkçeye «var» olarak çevrildiğini biliyoruz. İçinde haben bulunan bir cümle olumsuz yapılırsa haben o zaman «yok» diye çevrilir. DIE ZAHLEN Sayılar Almanca sayılar l'den 30'a kadar aşağıda görüldüğü gibidir. null |nul] eins [ayna] zwei [tsvay] drei [dray] vier [fi:r] fünf [fünf] sechs [zeks] sieben [zi:ben] acht [aht] neun [noyn] zehn [tse:n] elf [elf] zwölf [tsvölf] dreizehn [draytse:n] vierzehn [fi:rtse:n] sıfır bir iki üç dört beş altı yedi sekiz dokuz on onbir oniki onüç ondört .

ö — fünfzehn [fünftsem] sechzehn [zektse:n] siebzehn [ziptse:n] achtzehn [ahttse:n] neunzehn [noyntse.-n] zwanzig [tsvantsih] einundzwanzig [ aynundtsvantsih ] zweiundzwanzig t tsvayundts vantsih ] dreiundzwanzig vierundzwanzig fünfundzwanzig sechsundzwanzig siebenundzwanzig achtundzwanzig neunundzwanzig dreissig [draysih] onbeş onaltı onyedi onsekiz ondokuz yirmi yirmibir yirmiiki yirmiüç yirmidört yirmibeş yirmialtı yirmiyedi yirmisekiz yirmidokuz otuz ..

6 — jQtr Bauer hat zwei Kühe. i(D — Ihre Mutter hat eine Schwester. «.G — Atların iki kulağı vardır. — Onun (dişi) annesinin bir kız C — Sie hat vier Häuser.Sie hat einen Bruder. KF — Wir haben keinen Arzt. 2 — cici. 1 — Ich habe einen Apfel. *G — E r hat vier Hauser. A Listesi B Listesi A — Atların iki kulağı yoktur.4. — Arkadaşınım babası yok. F — Senin bir yumurtan var. A B — Onun kitapları yoktur. A Listesindeki Almanca cümlelerin Türkçe karşılıklarım bulunuz. Familie. — Askerin iki oğlu var. XTZ — Onun kitapları var. A Listesindeki Türkçe cümlelerin Almanca karşılıklarını bulunuz. Der Fischer hat keine Kinder. 5 — Wir haben dreissig Tiere. 4 — E r hat keine Bücher. A — Seine Mutter hat eine Schwester. * 7 — Der Maun hat keinen Sohn..Almanca ders: 16 TEST 8 Boş bırakılan yerleri doldurunuz. 8 — j. *H — Adamın bir oğlu yoktur. < K — Senin bir yumurtan yok. E — Er hat einen Bruder. — öğretmenin^ bir kızı var. 3 — Wir haben . -• 'D — Babamn bir biraderi var. \ î — Otuz hayvanımız var. — Balıkçının çocukları yok. 1 — jcM. Tochter. — Bizim bir doktorumuz yok.Onun (dişi) bir biraderi var. "CB — Der Lehrer hat eine Tochter. 8 — Die Pferde haben zwei Ohren.(t ı FreandL 4 — Meine Mutter hat ftnw Bruder. .habe einen Vater. Junge hat kein iL. Mein Freund hat keinen Vater. 2 — Dm hast kein Ei. 7 — j£kc. 5^ C — Bir elmam var. 5 — Unser Lehrer hat kein e>A. A Listesi 1 2 3 4 5 6 7 8 B Listesi — Onun (erkek) dört evi var.U r habt viele Freunde. hast ZuOfl Arat. kardeşi var. < J . 6 — Dein Vater hat einen Bruder.. A^H — Der Soldat hat zwei Söhne. 3 — E r hat Bücher. -r.

Jûr \^«. 2 — ich 3 — du 4 — er 5 — ich 6 — ihr 7 — ihr 8 — er 9 — ich 10 — wir (sie veya Sie) 1 — K 2 — . 6 — Ahmet und Ayşe Wilaerviele Freundet.VV/vrein Haus 2 — Deine Lehrerin «^. E 3 — G 4 — B 5 — Î 6 — C 7 — F 8 — H 9 — J 10 — L 1 — F 2 — A 3 — G 4 — K 5 — L 6 — E 7 — H 8 — J 9 — MIO — B sage! sagt! sagen Sie! söyle! söyleyin! söyleyiniz!/ ^ F.T«m. 1 -.Teine Tochter. 3 — Der fleissige Mann !A. ich sage söylüyorum âa s a g s t ' söylüyorsun er sogt söylüyor sagt söylüyor sagt . söylüyor ! lagen söylüyoruz See sagt söylüyorsunuz sie sagen söylüyorlar ' Sie sagen söylüyorsunuz § . grosses Feld. 7 — Wirh&hes&eine Freunde.Meta Vater . 8 — Der Mann und sein Freund ^.•E Bog bırakılan yerlere hat veya haben koyunuz. 4 — Die JungenVii*^ keine ÄpfeL 5 % . v \ B^ <V 1 — du. Zimmer.«<EW.r.«Akeine Autos Test 7'nin yapılmış şekli A.

örneğin. Tiirkçede de durum aynı olduğundan bu hususu hatırlamak sizin için pek zor olmayacaktır.ıııım M t İMİ ALMANCA DERSLERİ ı 'orresponöfnrr Institute 17 LEHRSTÜCK S I E B Z E H N EMİR HALİ Ondördüncü dersimizde bir fiilin nasıl emir haline konulacağını öğrenmiştik. Artikeli die ve dös olan isimler i-haünde hiç değişmedikleri için die Tür kelimesi emir halinde de gene die Tür olarak kalmıştır. Zeige den Lehrer! Zeigt den Lehrer! Zeigen Sie den Lehrer! öffne die Tür! öffnet die Tür! Öffnen Sie die Tür! Öğretmeni göster! öğretmeni gösterin! öğretmeni gösteriniz! Kapıyı aç! Kapıyı açın! Kapıyı açınız! Yukarıdaki örneklerde şu noktaya çok dikkat etmelisiniz: Fiilin emir halinden sonra gelen isim daima i-halindedir. Şimdi daha uzun emirler yapalım. . «Kapıyı aç!» derken «kapı» kelimesi gene i-halindedir. Almancada ise aynı kelimenin karşılığı Lehrer'in artikeli den yapılarak der Lehrer kelimesi i-haline konmuştur. «öğretmeni göster!» derken «öğretmen» ismi Tiirkçede sonuna bir i alarak i-haline girmiştir.

Mach die Übungen! Macht die Übungen! Machen Sie die Übungen! Çalıştırmaları yap! Çalıştırmaları yapın! Çalıştırmaları yapınız! Geh dorthin! Geht dorthin! Gehen Sie dorthin! Oraya git! Oraya gidin! Oraya gidiniz! Komm hierher! Kommt hierher! Kommen Sie hierher! Buraya gel! Buraya gelin! Buraya galiniz! .— 2 — Schjiess das Fenster! Schüesst das Fenster! Schliessen Sie das Fenster! Nimm den Bleistift! Nehmt den Bleistift! Nehmen Sie den Bleistift! Pencereyi kapa! Pencereyi kapayın! Pencereyi kapayınız! Kalemi al! Kalemi alın! Kalemi alınız! Lies das Buch! Lest das Buch! Lesen Sie das Buch! Kitabı oku! Kitabı okuyun! Kitabı okuyunuz.

Özne çoğulsa fiilin kendisi aynen kullanılır. Öğretmen soruyor. Die Lehrer fragen. Dillerin yapısından meydana gelen bu fark çok yanlış yapmanıza sebep olabilir. . Ahmet kommt. Der Schüler antwortet. Ahmet und Ayşe kommen. es ile) kullanılan şekli yer alır. Der Junge liest. Die Jungen lesen. ama aynı ismin Türkçede i-halinde değil de e-halinde bulunduğunu gördük. Ahniet geliyor. Ama bir cümlenin öznesi şahıs zamiri değil de bir tekil veya çoğul isim. Öğretmenler soruyorlar. Die Schüler antworten. ya da özel isim olabilir. Onun için FRAGEN FİİLÎNDEN SONRA GELEN ISMlN DAÎMA Î-HALÎNDE BULUNDUĞUNU UNUTMAMALISINIZ. Öğrenci cevap veriyor. Haben fitimde de böyfe bir durum vardı. Ahmet ve Ayşe geliyorlar. Böyle cümlelerde fiilin hangi şeklinin kullanılacağı çok kolay tespit edilir. Der Lehrer fragt. FÖLLEIt Şimdiye kadar fiillerin şahıs zamirlerine göre çekimlenmelerini öğrendik. Çocuklar okuyorlar. Çocuk okuyor.onyedinci ders _ 3 — Frage den Lehrer! Fragt den Lehrer! Fragen Sie den Lehrer! Öğretmene sor! Öğretmene sorun! Öğretmene sorunuz! Fragen fiilinden sonra gelen ismin i-halinde olduğunu. Özne olan isim tekilse cümlede fiilin üçüncü şahısla (er. sie. Öğrenciler cevap veriyorlar.

Unsere Brüder kommen. Mein Vater und meine Mutter trinken. Balıkçı oturuyor. Der Soldat kommt. Çocuk gösteriyor. Der Bauer nimmt. Babaları gidiyorlar. . Der Arzt fährt. Babam içiyor. Hans arbeitet. Doktorlar gidiyorlar. Çiftçiler alıyorlar. Hans çalışıyor. Çocuklar gösteriyorlar. Adnan ve biraderi çalışıyorlar. Doktor gidiyor. Die Ärzte fahren. Babam ve annem içiyorlar. Biraderin yazıyor. Die Kinder zeigen. Adnan arbeitet. Der Mann sitzt. Der Fischer sitzt. Asker geliyor. Dein Bruder und deine Schwester schreiben. Adam oturuyor. Biraderlerimiz geliyorlar. Biraderim geliyor. Babası gidiyor. Dein Bruder schreibt. Balıkçılar oturuyorlar. Adnan und sein Bruder arbeiten. Die Fischer sitzen.— 4 — Sein Vater geht Ihre Väter gehen. Die Männer sitzen. Adamlar oturuyorlar. Askerler geliyorlar. Hans ve Peter çalışıyorlar. Hans und Peter arbeiten. Adnan çalışıyor. Biraderin ve kızkardeşin yazıyorlar. Das Kind zeigt. Mein Bruder kommt. Die Soldaten kommen. Die Bauern nehmen. Mein Vater trinkt. Çiftçi alıyor.

Peter zeigt einen Bleistift Peter bir kalemi gösteriyor. der Mann) tek şahıs gösterdiğinden bunlarla. Ayşe bir çantayı gösteriyor. (Ahmet. Adnan). Bütün bunları öğrendikten sonra şimdi de bir özne. Dikkat edilecek husus. Ahmet und Ayşe. fiilin üçüncü şahsın yanma gelen şekli. özne ister tek ister birkaç kelime olsun. die Jungen. . bazan birkaç kelimeden (der Lehrer. Adnan und sein Bruder) ise birden fazla şahıs gösterdiğinden bunlarla fiilin kendisi kullanılmıştır. (die Lehrer. Der Schüler zeigt etat Buch. dein Bruder) meydana gelir. Aşağıda verdiğimiz örnekleri dikkatle inceleyiniz.— 5 — örneklerde görüldüğü gibi özne bir tek şahıs veya cismi gösteriyorsa fiilin üçüncü şahısla kullanılan şekli. özne bâzan tek kelime (Ahmet. birden fazla şahıs veya cismi gösteriyorsa bununla fülin kendisi aynen kullanılır. öğrenci bir kitabı gösteriyor. sein Vater. der Lehrer. Ayşe zeigt eine Mappe. fiil ve nesneden meydana gelen tam cümleler kuralım. bu kelime veya kelime grubunun kaç şahıs veya cismi gösterdiğidir.

öğrenciler öğretmene soruyorlar. Baba ve anne bir kitabı okuyorlar. Der Junge nimmt den Apfel. Çocuk elmayı alıyor . Die Schülerinnen schreiben die Übungen. Kız pencereyi kapıyor. Kız öğrenciler çalıştırmaları yazıyorlar. Sie sehen meinen Vater. Das Mädchen schliesst das Fenster. Babamı görüyorsunuz. Çocuk kapıyı açıyor. Der Vater und die Mutter lesen ein Buch. Das Kind öffnet die Tür._ 6 — Die Schüler fragen den Lehrer.

Wir sehen einen Baum. Hasan Bey zeigt den Hund und das Pferd. Çocuk ağzım açıyor. Askerler buraya geliyorlar. Kadın gözlerini kapatıyor. Bir ağacı görüyoruz. Die Frau schliesst die Augen. Adam bir köpeği getiriyor.— 7 — Das Kind öffnet den Mund. Der Mann bringt einen Hund. . Paul und Peter bringen einen Ball. Die Soldaten kommen hierher. Paul ve Peter bir topu getiriyorlar. Hasan Bey köpeği ve atı gösteriyor.

» şeklinde söylemek. Cümlenin Türkçesine bararak Almancasmda ismi i-haline koymamak gibi bir hataya düşebüirsiıiz.» cümlesi «Adam neyi cevap veriyor?» gibi bir soruya tam cevap olmamaktadır. Der Bauer bringt ein Pferd.ocuklar oraya gidiyorlar. Şu halde i-hali doğru olarak kullanılmıştır. . Şu halde bu cümle içinde hiç i-hali geçmemektedir. Bir cümlede fiilden sonra i-halinin kullanılıp kullanılmayacağını «ne/i » sorusunu sorarak bulabilirsiniz. . Ama rürkçede böyle bir cümleyi «Adam bir köpek getiriyor. Çiftçi bir atı getiriyor. Bu durumda Âlmancada i-halinin kullanılıp kullanılmayacağım «neyi» sorusuyla ânlarız. Buna karşılık Âlmancada bazı fiillerden sonra i-hali kullanılmaz.» tam olarak cevap vermektedir. jrani «köpeği» kelimesini yalın hale sokarak kullanmak mümkündür. Bu i-halinde olan isimler Türkçeye her zaman i-halinde olarak çevilmeyebilirler. «Adam neyi getiriyor?» sorusuna «Adam bir köpeği getiriyor. örneğin. Bu örneklerde fiilden sonra gelen isimlerin i-halinde olduklarım görlüntiz. Der Mann bringt einen Hund.—8— >ie Jungen gehen dorthin. Adamın neyi getirdiğini gösteren isim (yani köpek) i-halinde bulunmalıdır. örneğin «Adam öğretmene cevap veriyor. yani Almanca bir cümlede i-halinde bulunan bir isim aynı ümlenin Türkçesinde i-halinde bulunmayabilir. mmlesini Türkçeye «Adam bir köpeği getiriyor. Buna karşılık.» olarak çevirdik.

.1 ımf UJJip I y IM forresponöenff Jnstirute ALMANCA DERSLERİ 18 LEHRSTÜCK A C H T Z E H N öğrenilecek kelimeler der BaH.s.) die Kose..er [klayd] elbise rauchen [rauhen] içmek (sigara v.e [bal] der Briefe [bri:f] bringen [bringen] dorthin [dorthin] hierher [hierher] top mektup getirmek oraya buraya der Kaffee.n [ro:ze] gül .s [kaffe] kahve das Kleid.

Sie trinkt Kaffee. Almancada bu kelimelerin karşılığı olan Herr. Samimi olunmayan bir şahıstan bahsederken veya kendisine hitap ederken Herr (Frau.n [vaze] uyumak saat vazo die Zeitung.en [u:r] die Vase. Sie rauchen Zigaretten. Türkçede ayni kelime ile anlatılan bu iki hareket Almancada ayrı fiillerle söylenir. Bunlardan Fräulein kelimesi yazılı hitaplarda Frl. Frau .bayan (evlenmemiş) anlamındadır. çay. Hiçbir zaman ismin önüne konulmazlar.bayan (evli).en [tsaytung] die Zigarette. Bir sigara içiyorum. . çay vs. Onlar sigara içiyorlar.bay. Herr Frau Fräulein Herr . Samimi olunan şahıslara isimleriyle hitap edilir ve bu durumda Herr. Türkçede «bay» ve «bayan» keümeleri isimlerin de önüne getirilir. puro» gibi bir şeyin içilişi anlatüıyorsa rauchen kullanılmalıdır. Sıvı bir maddenin içilişini anlatmak için kullandığımız «içmek» fiilinin Almanca karşılığı trinken'dir. (Frau. Fraulein .» gibi sulu bir maddenin ağız yoluyla alınışını anlatmak için «içmek» fiili kullanılır.n [tsigarette] gazete sigara AÇIKLAMALAR Türkçede «su. Sigara dumanının ciğerlere almışı da gene «içmek» füli ile anlatılır. t I O kahve içiyor. Frau ve Fräulein ise sadece soyadının önünde bulunurlar. Fräulein) kullanılmaz. olarak kısaltılır. Türkçe bîr cümledeki «içmek» fM Almancaya çevrilirken bu «içmek» ile «su. Fräulein) kelimeleriyle soyadı söylenir._ 2 — schlafen [şlafen] die Uhr. Sigara içmek anlamında kullanılan «içmek» fiilinin Almanca karşılığı £se rauchen'dir. t Ich rauche ehie Zigarette. kahve» gibi bir sıvının alınışı anlatmıyorsa trinken. bîr «Sigara.

O bir mektup yazıyor. Büyük bir kitabı var. O bir sigara içmiyor. Das sind Rosen. Hasan Beyin ailesini görüyoruz. Hasan Bey sitzt links. Hasan Bey trinkt auch Kaffee. Er liest eine Zeitung. Kırmızı bir elbisesi var. O kitabı okuyor.onsekizinci ders — 3 — Herr Müller ist hier. Sie schläft. Fatma Hanım sağda duruyor. Sie liest auch eine Zeitung. Bütün aile buradadır. Helga Bay Müllerin kızıdır. Zeynep oturuyor. Sie trinkt Kaff ee. Zeynep sitzt. Ahmet. Er hat ein grosses Buch. Zeynep güzel bir kızdır. Bunlar güllerdir. Bay Müller buradadır. Fräulein Müller ist eine Schülerin. Helga ist Herr Müllers Tochter. Zeynep ist ein schönes Mädchen. O bir gazete okuyor. Ahmet steht. Fatma Hanını steht rechts. EIN WOHNZIMMER Das ist ein Wohnzimmer. Er raucht eine Zigarette. Ahmet. Er liest das Buch. Bir sigara içiyor. Kahve içiyor. Die ganze Familie ist hier. Wir sehen dort eine Vase und Blumen. O uyuyor. Bayan (evli olmayan) Müller bir öğrencidir. Pamuk ist Zeyneps Katze. Sie hat ein rotes Kleid. Hasan Bey de kahve içiyor. Sie schreibt einen Brief. buraya gel! Bayan (evli) Müller oradadır. Das ist eine Uhr. Orada bir vazo ve çiçekler görüyoruz. Ahmet ayakta duruyor. Pamuk Zeynepin kedisidir. . BÎR OTURMA ODASI Bu bir oturma odasıdır. O da bir gazete okuyor. konini hierher! Frau Müller ist dort. Bu bir saattir. Hasan Bey solda oturuyor. Sie raucht keine Zigarette. Wir sehen Hasan Beys Familie.

4 — OLUMSUZ EMtRLER ve CÜMLELER Schliess die Tür! Sçhliess die Tür nicht! Schliesst die Tür! Schliesst die Tür nicht! Schliessen Sie die Tür! Schliessen Sie die Tür nicht! Bringe den Stuhl! Bringe den Stahl nicht! Bringt den Stuhl! Bringt den Stuhl nicht! Bringen Sie den Stuhl! Bringen Sie den Stuhl nicht! Mach die Übungen nicht! Macht die Übungen nicht! Machen Sie die Übungen nicht! Lies die Zeitung nicht! Lest die Zeitung nicht! Lesen Sie die Zeitung nicht! Nimm den Bleistift nicht! Nehmt den Bleistift nicht! Nehmen Sie den Bleistift nicht! Kapıyı kapa! Kapıyı kapama! Kapıyı kapayın! Kapıyı kapamayın! Kapıyı kapayınız! Kapıyı kapamayınız! Sandalyeyi getir! Sandalyeyi getirme! Sandalyeyi getirin! Sandalyeyi getirmeyin! Sandalyeyi getiriniz! Sandalyeyi getirmeyiniz! Çalıştırmaları yapma! Çalıştırmaları yapmayın! Çalıştırmaları yapmayınız! Gazeteyi okuma! Gazeteyi okumayın! Gazeteyi okumayınız! Kalemi alma! Kalemi almayın! Kalemi almayınız! .

İçinde ein. Bu çeşit olumsuz yapmayı üçüncü dersimizde de öğrenmiştik. eine ve einen geçmediği için bunlar nicht üe olumsuz yapılmışlardır. eine ve emen geçen emirler ise bunları kein.— 5 — Gördüğümüz emirlerde ein. Şimdi örnekler görelim. Lest keine Zeitung! Lesen Sie eine Zeitung! Lesen Sie keine Zeitung! Nimm einen Apfel! Nimm keinen Apfel! Nehmt einen Apfel! Nehmt keinen Apfel! Nehmen Sie einen Apfel! Nehmen Sie keinen Apfel! öffne ein Fenster! öffne kein Fenster! öffnet ein Fenster! öffnet kein Fenster! öffnen Sie ein Fenster! öffnen Sie kein Fenster ! Schreib keinen Brief! Schreibt keinen Brief! Schreiben Sie keinen Brief! Bir gazete oku! Bir gazete okuma! Bir gazete okuyun! Bir gazete okumayın! Bir gazete okuyunuz! Bir gazete okumayınız! Bir elma al! Bir elma alma! Bir elma alın! Bir elma almayın! Bir elma alınız! Bir elma almayınız! Bir pencere aç! Bir pencere açma! Bir pencere açın! Bir pencere açmayın! Bir pencere açınız! Bir pencere açmayınız! Bir mektup yazma! Bir mektup yazmayın! Bir mektup yazmayınız! . Bu çeşit emirlerde nicht'in yeri i-halinde bulunan isimden sonradır. Lies eine Zeitung! Lies keine Zeitung! Lest eine Zeitung'. keine ve keinen şekline sokmakla olumsuz yapılırlar.

Wir sehen keinen Baum. Çocuk kapıyı açıyor. Der Junge öffnet die Augen nicht. kein veya keinen şekline sokarak olumsuz yapılmışlardır. Die Schüler fragen den Lehrer nicht. Ahmet bir çantayı gösteriyor. Adam bir kitabı getiriyor. Der Lehrer zeigt kein Buch. Bir ağacı görüyoruz. İçinde eine. Öğrenciler öğretmene soruyorlar. . Der Mann bringt kein Buch. Çocuk bir elmayı gösteriyor. Der Lehrer zeigt ein Buch. Çocuk kapıyı açmıyor. Pencereyi kapıyorum. Çocuk bir elmayı göstermiyor. Çocuk gözlerini açıyor. Çocuk gözlerini açmıyor. Bir ağacı görmüyoruz. Ich schliesse das Fenster nicht. Das Kind öffnet die Tür. Wir sehen einen Baum. Der Junge öffnet die Augen. ein veya einen bulunan cümleler bu kelimeleri keine. Öğretmen bir kitabı göstermiyor. Der Mann bringt ein Buch. Ahmet bir çantayı göstermiyor. Die Schüler fragen den Lehrer. içinde eine. Yukarıdaki cümleler de aynı emir halleri gibi olumsuz yapılmışlardır. Nicht'in yeri i-halindeki isimden sonradır. Ahmet zeigt keine Mappe. Ich schliesse das Fenster. Öğretmen bir kitabı gösteriyor. Das Kinld zeigt keinen Apfel.— 6 Şimdi de olumsuz hale konmuş cümleler görelim. einen olmayan cümleler ise nicht ile olumsuz yapılırlar. Pencereyi kapamıyorum. ein. Ahmet zeigt eine Mappe. Das Kind zeigt einen Apfel. Das Kind öffnet die Tür nicht. Adam bir kitabı getirmiyor. öğrenciler öğretmene sormuyorlar.

Schläfst du? Bir kuşu görüyorsunuz. Bringt Peter einen Ball? Du schläfst. Peter bir top getiriyor mu? Uyuyorsun. Doktorun bir otomobili var mı? Bir elmam var. Öffnet Ahmet die Tür? Der Arzt hat ein Auto. Uyuyor musun? . Bir kuşu görüyor musunuz? Babamm bir biraderi var. Nehmen wir den Bleistift? Bäba bir kitabı okuyor. Seht ihr einen Vogel? Mein Vater hat einen Bruder. Ahmet ve Ayşe köpeği gösteriyorlar Zeigen Ahmet und Ayşe den Hund? Ahmet ve Ayşe köpeği gösteriyorlar. Liest der Vater ein Buch? Ahmet öffnet die Tür. Kalemi alıyor muyuz? Ahmet und Ayşe zeigen den Hund. Die Schüler schreiben die Übungen. Fiilin cümlenin başına getirilmesiyle bu çeşit cümleler soru haline konmuş olur. Hat der Arzt ei» Auto? Ich habe einen Apfel. Bir elmam var mı? Kalemi alıyoruz. Öğrenciler çalıştırmaları yazıyorlar. Babamın bir biraderi var mı? Peter bir top getiriyor. mı? Bir seht einen Vogel. Baba bir kitabı okuyor mu? Ahmet kapıyı açıyor Ahmet kapıyı açıyor mu? Doktorun bir otomobili var. Schreiben die Schüler die Übungen? öğrenciler çalıştırmaları yazıyorlar mı? Der Vater liest ein Buch.— 7— SORU CÜMLELERİ Bu son derslerimizde Öğrendiğimiz fiillerle yapılan cümleleri soru haline getirmek çok basittir. Hat mein Vater einen Bruder? Peter bringt einen Ball. Habe ich einen Apfel? Wir nehmen den Bleistift. Cümlede başka hiçbir şey değişmez.

— 8 — Die Schüler inachen die Übungen. Bringt der Bauer eine Kuh? C^-—*\ > O I I L f l i t ÇIKİHLMİ _ > ich schlafe d« schläfst er schläft sie schläft es schläft wir schlafen ihr schlaft sie schlafen Sie schlafen uyuyorum uyuyorsun uyuyor uyuyor uyuyor uyuyoruz uyuyorsunuz uyuyorlar uyuyorsunuz Elmir hali genel kurala göre normal olarak Ihl edilir. . Machen die Schüler die Übungen? öğrenciler çalıştırmaları yapıyorlar. öğrenciler çalıştırmaları yapıyorlar mı? Çiftçi bir ineği getiriyor. Çiftçi bir ineği getiriyor mu? Der Bauer bringt eine Kuh.

1 — Zeige mf\ Apfel! 2 — Der Vater schliesst . A Listesi 1 — Der Vater bringt ein Buch. Topu getirin! Kızkardeşim bir mektup yazıyor. . »<B — Dır habt keine Vase. C — Ihr schlaft viel. Kitap okuma! B listesinden A listesindeki Almanca bulunuz. A — Arbeitet der Schüler viel? 2 — Çocuklar'elmaları alıyorlar. 0>. 7 — Ahmet und Fatma schreib £<? £. 18 TEST 9 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. ^ \ F — Arbeiten die Schüler viel? 8 — öğrenciler çok çalışıyorlar ^ G — Die Kinder nehmen die Äpfel.A 2 — Der Fischer macht ein Boot. il B 3 -r.Kadın gülü gösteriyor.Almanca ders:. mu? ^ E — Wir öffnen das Fenster und 6 — Çok uyuyorsun die Tür. Kahve içmeyiniz! Baba bir kitap getiriyor. Kitap okumayın! Anne bir şapka getiriyor. 3 — öffnet Mı£~Türl 4 — Lest . mı? ^ H — Du schläfst viel x t — Schliesst meine Mutter die Türen? J — Die Frau zeigt die Rose.Meine Schwester schreibt $*€ einen Brief. / ^ D — Der Fischer raucht eine 5 — Annem kapılan kapatıyor Zigarette. Balıkçı bir sandal yapıyor.Â*4 Buch! 5 — J O K . 7 — Balıkçı bir sigara içiyor. X^P 4 — Die Mutter bringt einen H u t ^ E 5 — Sie macht die Übungen. 8 — Paul y\i\/ Peter b r i n g t . S i . Lehrer fragen.«A^BaU nicht **** B cümlelerin Türkçe karşılıklarım B Listesi Topu getir! O çalıştırmaları yapıyor. A Listesi B Listesi X — Pencereyi ve kapıyı açıyoruz. F 6 — Bringt den Ball' *-G «7 — l i e s kein Buch! * H 8 — Trinken Sie kein Kaffee! M x J B listeainden A listesindeki Türkçe cümlelerin Almanca karşılıklarım bulunuz. 6 — Peter zeigt -£A^<\ Bleistift.«k^ Fenster.ı<*ş>BHef. 4<— Sizin bir vazonuz yok.

Test 8'in yapılmış şekli A.G 2 . d — Hiçbiri 2 — Meine Tochter schreibt einen Brief.D Aşağıda her cümlenin altında gördüğünüz dört şıktan hangisinin ait olduğu cümlenin olumsuz şekli olduğunu bulunuz. einen (keinen) 3 — einen (keinen) 4 — einen (keinen) 5 — e 6 — der 7 — der. ich 2 — du.Das kleine Kind liest die Zeitung nicht. a — Meine Tochter schreibt einen Brief nicht. c •— Meine Tochter nicht schreibt einen Brief. a — Das Meine Kind liest keine Zeitung. 1 — Das Meine Kind liest die Zeitung.H 7 — K 8 — Î E.K 3 — E 4 — B 5 — İ 6 — D 7 — H 8 — G C. b — Das kleine Kind liest nicht die Zeitung. d1*— Meine Tochter schreibt keinen Brief. v a — Die Kinder bringen einen Hund nicht. ^a — Sein Bruder nimmt den Ball nicht. e 8 — ihr B. 1 —. d — Hiçbiri F Stehen fiilini çekimleyin ve emir hallerini teşkil ediniz. 3 — Sein Bruder nimmt den Ball. c — Sein Bruder nimmt nicht den Ball d — Hiçbiri 4 — Die Kinder bringen einen Hund. c 1 ^. b — Sein Bruder nimmt keinen Ball. 1 . b —• Die Kinder bringen keinen Hund. 1 — G 2 — F 3 — B 4 — D-5 — J 6 — . Bunların Türkçe karşılıklarını yazmayınız. c — Die Kinder bringen den Hund nicht. 1 — hat 2 — hat 3 — hat 4 — haben 5 — hat 6 — haben 7 — haben 8 — haben . b — Meine Tochter schreibt den Brief nicht.

e [tag] •.'. Şu halde mülkiyet sıfatlarının i-halini öğrenirken yalnız der artikeli alan isimlerin önündeki mülkiyet sıfatlarını incelemek yeter. i-halinde de bir değişikliğe uğramazlar. Sadece der artikelinin i-halinde bir değişikliğe uğradığını. öbür artikellerin aynı kaldıklarını biliyoruz. Artikeli das ve die olan isimlerin önünde kullanılan mülkiyet sıfatları. aynı kalırlar. . Bunlar hem yalın halde hem de i-halindedirler.mim mim i ıra m mn 1 19 I I I M I I I II I I I I I I I I I I I I I l l l I l l I f t I I I Cortespouöeact 3nstUutr ALMANCA DERSLİ LEHRSTÜCK NEUNZEHN Öğrenilecek kelimeler der Dienstag salı [dirn&tag] der Donnerstag perşembe [donnerstag] der Freitag [f raytag 1 cuma heute [hoyte] bugün der Mittwoch çarşamba [mitvoh] der Montag pazartesi [rnontag] rufen [ru:fen] çağırmak der Samstag cumartesi [zamstag] der Sonnabend cumartesi [zonabend] der Sonntag [zontag] pazar der Tag. gün t-HALt Bu dersimizde önce mülkiyet sıfatlarının i-halini öğreneceğiz.

der DEN ein EINEN örnek: der Bruder birader ein Bruder bir birader — den Bruder — biraderi — einen Bruder — bir biraderi Artikeli der olan isimlerin önünde kullanılan mülkiyet sıfatları şu şekildeydiler: mein dein sein ihr sein unser euer ihr Ihr benim senin onun onun onun bizim sizin onların Sizin Bunlar sonlarına bir (en) eklenerek i-haline sokulurlar. Şimdi örnekler görelim. yalın hal mein Bleistift kalemim mein Apfel elmam dein Hut şapkan dein Stuhl sandalyen sein lisch masası sein Hund köpeği i-hali meinen Bleistift kalemimi meinen Apfel elmamı deinen Hut şapkam deinen Stuhl sandalyeni seinen Tisch masasını seinen Hund köpeğini .— 2 — Artikeli der olan isimlerin ne şekilde i-haline sokulduklarını kısaca tekrarlayalım.

(onbirinci derse bakınız) Çoğul isimler i-halinde de aynı kaldıklarına göre çoğul isimlerin önünde bulunan mülkiyet sıfatlan da i-halinde hiçbir değişikliğe uğramazlar. . Çoğulda bütün isimlerin artikellerinin die olduğunu ve çoğul bir ismin önüne bu sebepten artikeli die olan isimlerin önünde kullanılan mülkiyet sıfatlarının geldiğini biliyoruz. aynı yalın haldeki gibi kalırlar. Yalnız bunlardan euer'in sonuna en eklenince bir e düşer ve kelime euren şekline girer.ondokuzuncu ders ihr Vater babası ihr Bruder biraderi sein Vogel kuşu sein Zug treni unser Arzt doktorumuz unser Fischer balıkçımız euer Laden dükkanınız euer Vater babanız ihr Freund onların arkadaşı ihr Lehrer onların öğretmeni Ihr Schüler öğrenciniz Dır Sohn oğlunuz ihren Vater babasını ihren Bruder biraderini seinen Vogel kuşunu seinen Zug trenini unseren Arzt doktorumuzu unseren Fischer balıkçımızı euren Laden dükkânınızı euren Vater babanızı ihren Freund onların arkadaşını ihren Lehrer onlann öğretmenini Ihren Schüler öğrencinizi Ihren Sohn oğlunuzu Artikeli der olan isimlerin önündeki bütün mülkiyet sıfatları sonlarına -en takısı eklenerek i-haline sokulurlar.

dieses ve jener. dieses ve jene.— 4 — Şimdi de dieser. jenes de i-h?linde değişmezler. jene. î-halinde sadece der artikeli değiştiğine göre bunların artikeli der olan isimlerin önüne gelen şekillerini. aynı kalırlar. dieser Mann bu adam jener Mann şu adam dieser Hügel bu tepe jener Hügel şu tepe dieser Hund bu köpek jener Hund şu köpek dieser Baum bu ağaç jener Baum şu ağaç dieser Fischer bu balıkçı jener Fischer şu balıkçı diesen Mann bu adamı jenen Mann şu adamı diesen Hügel bu tepeyi jenen Hügel şu tepeyi diesen Hund bu köpeği jenen Hund şu köpeği diesen Baum bu ağacı jenen Baum şu ağacı diesen Fischer bu balıkçıyı jenen Fischer şu balıkçıyı . Dieser ve jener'i i-haline sokmak için bunları diesen ve jenen şekline getirmek gerekir. diese. yani dieser ve jener'i incelemek yeter. jenes kelimelerinin ne şekilde i-haline sokulduklarını görelim. Das ve die artikelleri i-halinde değişmedikleri için diese.

Öğretmenine soruyorsun. Bunları i-haline sokmak istersek welcher! welchen şekline sokarız. Örnekleri inceleyiniz: welcher Schüler? hangi öğrenci? welcher Tisch? hangi masa? welcher Vater? hangi baba ? welcher Arzt? hangi doktor? welcher Mann? hangi adam? welchen Schüler? hangi öğrenciyi? welchen Tisch? hangi masayı? welche» Vater? hangi babayı? welchen Arzt? hangi doktoru? welchen Mann? hangi adamı? Welche ve welches i-halinde aynı kaldıkları için bunlara örnek verilmemiştir. welches kelimelerinin «hangi» anlamına geldiğini biliyoruz. Welche ve welches ise i-halinde değişmez. Er liest sein Buch. Çocuk biraderini gösteriyor. Du fragst deinen Lehrer. welche.— 5 — Türkçede welcher. Kitabını okuyor. Önüne geldikleri ismin artikeline göre bunlardan bir tanesi kullanılıyordu. Die Mutter ruft ihr Kind. aynı kalırlar. bunların uygulamasını yapalım. Der Junge zeigt seinen Bruder. . Wir sehen euren Vater. Anne çocuğunu çağırıyor. Öğretmenime soruyorum. Babanızı görüyoruz. Bütün bu öğrendiklerimizi cümleler içinde kullanarak. Ich frage meinen Lehrer.

Lesen Sie Dire Bücher? Der Fischer ruft seine Söhne. Die Schülerin schreibt ihre Übungen. Die Schüler zeigen ihre Bücher. Elmalarımı alıyor. Nimm jenen Bleistift! Wir sehen euren Bruder nicht. Çocuk hangi ağacı gösteriyor? Çocuk hangi topu alıyor? Welchen Brief schreibt der Vater? Baba hangi mektubu yazıyor? Welche Tür schliesst du? Welches Fenster öffnet die Frau? Er nimmt jenes Buch. Öğrenciler kitaplarını gösteriyorlar. Kitaplarınızı okuyor musunuz? Balıkçı oğullarını çağırıyor. Sehen Sie diesen Mann? Öffne jenes Fenster! Schliesst diese Tür! Der Bauer ruft seinen Hund.6 — Der fleissige Schüler schreibt meinen Brief. Welchen Baum zeigt der Junge? Welchen Ball nimmt das Kind? Çalışkan öğrenci mektubumu yazıyor. Bu sandalyeyi almaym! . Bu adamı görüyor musunuz? Şu pencereyi aç! Bu kapıyı kapayın! Çiftçi köpeğini çağırıyor. Şu kalemi al! Biraderinizi görmüyoruz. Nehmt diesen Stuhl nicht! Hangi kapıyı kapatıyorsun ? Kadın hangi pencereyi açıyor? Şu kitabı alıyor. Öğrenci çalıştırmalarını yazıyor. Bu kalemi alıyoruz. Wir nehmen diesen Bleistift. Er nimmt meine Äpfel.

Bugün cumartesi midir yoksa pazar mıdır? Bugün pazardır. Bugün salıdır. ama hepsinin artikelini bilmeniz gerekir. cumartesidir. sondern Samstag. Ist heute Samstag oder Sonntag? Heute ist Sonntag. Was ist heute? Heute ist Montag. Hepsinin artikeli der olduğu için de bu zor bir şey değildir. Heute ist Mittwoch. Her ikisi de kullanılabilir. Heute is Dienstag. Bugün nedir? Bugün pazartesidir. Bugün cuma değil. Bugün perşembedir. Bugün perşembe değil. cumadır. Almancada günlerin isimleri ekseriya artikelsiz söylenir. sondern Freitag. Heute ist nicht Donnerstag . Heute ist Donnerstag. . Heute ist nicht Freitag. Bugün çarşambadır.— 7 — DBB TAGE Montag Dienstag Mittwoch Donnerstag Freitag Samstag Sonnabend Sonntag Pazartesi Sah Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Samstag ve Sonnabend kelimelerinin her ikisi de Cumartesi anlamına gelmektedir.

Bu şemada mülkiyet sıfatlarının hepsi gösterilmemiştir. welches'in i-halinde nasıl değiştiklerini gösteriyor. dieses ile jener. jene. ama eksik olanlar da aynı şekilde i-haline sokulurlar. der die das den die das dieser Mann diese Tür dieses Haus diesen Mann diese Tür dieses Haus jener Mann jene Tür j*nes Haus jenen Mann jene Tür jenes Haus welcher Mann welche Tür welches Haus welchen Mann welche Tür welches Haus Yalın hal I-hali .— 8 — Aşağıda mülkiyet sıfatlarının i-halini görüyorsunuz. diese. der mein Sohn die meine Frau das mein Kind den meinen Sohn die meine Frau das mein Kind dein Sohn deine Frau dein Kind deinen Sohn deine Frau dein Kind sein Sohn seine Frau sein Kind seinen Sohn seine Frau sein Kind unser Sohn unsere Frau unser Kind unseren Sohn unsere Frau unser Kind Yalın hal î-hali Bu şema da dieser. jenes ve welcher. welche.

der) onun (dişi. der ve das mein dein sein ihr sein unser euer ihr Ihr die meine deine seine ihre seine unsere eure ihre Ihre Türkçesi benim senin onun (erkek.mu I OT ı m IHINI M I 20 (ottrsponDenff Institute ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK ÖZET ZWANZIG Almancada mülkiyet sıfatları Türkçede olduğu gibi isimlerin önünde bulunurlar. die) onun (das) bizim sizin onların Sizin (nazik hitap) . Yalnız önünde bulundukları ismin artikeline göre küçük bir değişikliğe uğrarlar.

das artikellerinden sadece der değişerek den şekline girer. Bu değişme de genellikle sonuna bir -en takısı almak suretiyle oluyor. ihre unsere keine meine deine seine ihre unsere diese diese dieses jene jenes jene welche welches welche diese dieses diese jene jenes jene welche welches welche Bu şemada da gene i-halinde sadece der artikelinin ve bununla ilgili kelimelerin değiştiklerini görüyoruz. t-halinde der. . Yukarıdaki şemada mülkiyet sıfatlarının hepsi verilmemiştir. die. mein Freund deine Mutter seine Söhne ihr Haas sein Fenster — — — — — arkadaşım annen oğulları evi penceresi unser Vater eure Here ihre Schwester Ihr Schüler babamız hayvanları kızkardegleri öğrenciniz n Almancada i-hali isimlerin artikellerini değiştirmek fcuretiyle yapılır. Aşağıdaki şema i-haünde artikellerin aldıkları durumu göstermektedir: YAUNHAL tekil der ein kein mein dein sein ihr unser dieser jener welcher die eine keine meine deine seine ihre unsere das ein kein mein dein sein ihr unser çoğul die — î-HALt tekü den einen keinen meinen deinen seinen ihren unseren diesen jenen welchen die eine keine meine deine seine ihre unsere das ein kein mein dein sein ihr unser çoğul die — keine meine deine seine._ 2 — Çoğul isimlerin önüne ise artikeli die olan isimlerle kullanılan mülkiyet sıfatlan gelir. Die ve das ise değişmeyerek aynı kalır.

yirminci ders — 3 Bazı isimler i-halinde özel bir durum gösterirler: Artikeli der olan ve çoğulda sonlarına -n veya -en eklenen isimler i-haline sokulurken artikelleri kurala göre de» olduktan başka sonlarına çoğulda aldıkları takılar. i-hallerinin yapılışı daha iyi anlaşılması için çoğulları da verilmiştir. Bu derse kadar böyle özel bir durum gösteren üç isim verildi: der Jungen. der SoMat. der Bauer.en. der Junge den Jungen einen Jungen keinen Jungen meinen Jungen deinen Jungen seinen Jungen unseren Jungen diesen Jungen jenen Jungen welchen Jungen (erkek) çocuk çocuğu bir gocuğu bir çocuğu değil çocuğumu çocuğunu onun çocuğunu çocuğumuzu bu çocuğu şu çocuğu hangi çocuğu .n den Jungen erkek çocuğu den Soldaten askeri den Bauern çiftçiyi der Junge erkek çocuk der Soldat asker der Bauer çiftçi die Jungen erkek çocuklar die Soldaten askerler die Bauern çiftçiler Yukarıda isimlerin tekil şekillerinin yanında ayrıyeten. yani -n veya -en getirilir.

Şahıslar Takılar ich du er sie es wir ihr sie Sie —E —ST —T —T —T —EN —T —EN —EN ich ruf-e dtı ruf-si er ruf-t sie ruf-t es ruf-t wir ruf-en ihr ruf-t sie ruf-en Sie ruf-en çağır. şahıslara göre değişen bazı takılar eklenerek çekimlenirler.iyorum • çağır-ıyorsun çağır-ıyor çağır-ıyor çağır-ıyor çağır-ıyoruz çağır-ıyorsımuz çağır-ıyorlar çağır-ıyorsunuz .— 4 — in Fiiller köklerine.

kommen komm! kommt! kommen Sie! gelmek gel! gelin! geliniz! Çok önemli bir fiil olan haben çekimlenirken özel bir durum gösterir: ich du er sie es wir ihr sie Sie habe hast hat hat hat haben habt haben haben . Her emirin sonuna bir ünlem işareti konur. İkincisi fiilin ihr ile kullanılan şeklinin aynısıdır. Bunlardan birincisi fiilin sonundaki n harfini kaldırmak suretiyle yapılır. ikinci ve üçüncü şekiller aynı kalır.— 5 — IV Almancada emir hali üç şekilden meydana gelmektedir. Üçüncüsü ise fiilin kendisinden ve Sie kelimesinden meydana gelir. rufen rufe! ruft! rufen Sie! çağırmak çağır! çağırın çağırınız! Bazan ilk şeklin sonundaki e harfi de kalkar ve yalnız fiilin kökü kullanılır.

Ahmet hat eine Schwester. Er liest KEIN Buch.. Ich öffne die Tür. Ich zeige den Apfel. Ich zeige den Apfel NICHT. Bir kitap okumuyor. Mein Vater und meine Mutter haben ein Boot. Bir biraderim var.yok» olarak çevrilir. Bir biraderim yok.. Bir kitap okuyor. Kapıyı açıyorum. Ich öffne die Tür NICHT. keine veya keinen yaparak olumsuz hale getirilirler. Bir evimiz var . îçinde i-halinde bir isim bulunan bir cümlede nicht'in yeri bu i-halinde bulunan isimden sonradır.var» ve olumsuz kullanılmış şekli de «.. Ich habe keinen Bruder. eine veya einen yoksa olumsuz yapmak için nicht kullanılır. Doktorun bir otomobili yok. bunları kein. Elmayı gösteriyorum. Babanım ve annemin bir sandalı var. Kapıyı açmıyorum. Çiftçinin atları var. | HABEN + 1-HALİ Haben'in Türkçesi «sahip olmak» olduğu halde Türkçeye genellikle «.— 6 — Bu fulden sonra gelen. öğrencilerin kitapları var. Der Arzt hat kein Auto.' Cümlede ein.. Der Bauer hat Pferde. Elmayı göstermiyorum. Ich habe einen Bruder. . yani sahip olunan şeyi gösteren isim daima i-halinde bulunur. Die Schüler haben Bücher. Wir haben ein Haus. Buna karşılık: Er liest ein Buch. eine veya einen bulunan cümleler. Ahmedin bir kızkardeşi var. rv İçinde ein.

Ich lese sein Buch NICHT. Elmamı almıyor. jene. Sie rufen diese Jungen. Lest eine Zeitung! Lest KEINE Zeitung! Schreiben Sie einen Brief! Schreiben Sie KEINEN Brief! öffne die Tür! Öffne die Tür NICKT! Zeigt das Buch! Zeigt das Buch NICHT! Bir gazete okuyun! Bir gazete okumayın! Bir mektup yazınız! Bir mektup yazmayınız! Kapıyı aç! Kapıyı açma! Kitabı gösterin! Kitabı göstermeyin! içinde mülkiyet sıfatlan. Onun kitabım okumuyorum. Der Schüler macht diese Übung. Onun kitabım okuyorum. Er nimmt meinen Apfel NICHT. dieser. Şu çocuğu çağır! Şu çocuğu çağırma! Bu elmayı gösteriyor. öğrenci bu çalıştırmayı yapıyor. Nicht bu kelimelerin yanında bulunan isimden sonra gelir. Sie rufen diese Jungen NICHT. Bu elmayı göstermiyor. Öğrenci bu çalıştırmayı yapmıyor. Bu çocuklan çağınyorlar. Er nimmt meinen Apfel.— 7 — Emir halleri de ayni şekilde olumsuz yapılırlar. Rufe jenen Jungen! Rufe jenen Jungen NICHT! Sie zeigt diesen Apfel. diese. . Sie zeigt diesen Apfel NICHT. dieses veya jener. Der Schüler macht diese Übung NICHT. Ich lese sein Buch. Elmamı alıyor. jenes kelimeleri bulunan cümleler ve emirler de gene nicht ile olumsuz hale getirilirler. Bu çocuklan çağırmıyorlar.

Nicht kelimesinin «değil» anlamına geldiğini biliyoruz. Çocuklar elmaları alıyorlar mı? Biraderimin bir otomobili var. Wir lesen unsere Bücher. Çalıştırmalarımızı yazmıyoruz. : Almanca cümleler nicht eklenerek olumsuz yapıldıkları halde bunların Türkçe karşılıklarında bu eklenen kelime bulunmamakta. vn Cümlenin içindeki fiil başa getirilirse o cümle soru haline konmuş olur. çağır-ma. ma. göster-miyor. Nehmen die Kinder die Äpfel? Mein Bruder hat ein Auto. mi. Hat mein Bruder ein Auto? Kitaplarımızı okuyoruz. öffnest du das Fenster nicht? Die Mutter ruft ihren Sohn. yap-mı-yor. mı veya mu gibi bir takı eklenmektedir. Anne oğlunu çağırıyor mu? Çocuklar elmaları alıyorlar. sadece cümlenin fiilinin köküne ses uyumuna göre değişen me. (oku-mu-yorum. Die Schüler fragen jenen Lehrer NICHT. Öğrenciler şu öğretmene soruyorlar. Lesen wir unsere Bücher? Du öffnest das Fenster nicht. Die Frau schliesst jenes Fenster NICHT. Kadın şu pencereyi kapamıyor. Pencereyi açmıyor musun? Anne oğlunu çağırıyor. Bu topu alın! Bu topu almaym! Kadın şu pencereyi kapıyor. Çalıştırmalarımızı yazıyoruz. Biraderimin bir otomobili var mı? . Wir schreiben unsere Übungen. Wir schreiben unsere Übungen NICHT. Ruft die Mutter ihren Sohn? Die Kinder nehmen die Äpfel. Die Schüler fragen jenen Lehrer.— 8 — Nehmt diesen Ball! Nehmt diesen Ball NICHT! Die Frau schliefst jenes Fenster. Öğrenciler şu öğretmene sormuyorlar. Ama yukarıdaki olumsuz cümleler ve emirlerin Türkçelerinde «değil» geçmemektedir. Kitaplarımızı ©kuyor muyuz? Pencereyi açmıyorsun. sor-muyorlar). al-ma.

mein<?i*»Vater ? 7 — Wir sehen unseren Vater.Almanca a e r s : zu TEST 10 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. ^ J — Bay Müller. 7 — Çocuk bu çiftçiye soruyor.^G — Anne soruyor: «Bu kitapları diese Bücher nicht?» okumuyor musunuz ?» 7 — Wir fragen nicht. 3 — Ihr seht einen Bauern. (X K — Çiftçi hangi atları getiriyor? 10 — Bringt der Lehrer dein BuchftQ-. <*D — Die Schülerin liest dieses Lehrstück nicht. ^G — Welchen Hund zeigst d u ? 8 — Öğrenci bu Dencerevi acmıvor H — Wir schrwîh«n rtfosA Tftııııuron . Buch. Bay Müller. 6 — Die Mutter fragt: «Lest ihr . bilakis cevap veBruder. A Listesi B Listesi 1 — Hangi köpeği gösteriyorsun? *A — Der Junge öffnet jene Mappe. 8 — Kommst du heute nicht? i^î — Kız biraderini gösteriyor. 1 — Wir zeigen ein. riyoruz. ^ B — Bir çiftçiyi görüyorsunuz. ^ dieses Fenster? 6 — Öğretmen bu erkek çocuğu KJF — Das Mädchen öffnet jenes görüyor. 2 — Kız şu kitabı açıyor. — Öğretmen senin kitabını getiriyor mu? A listesindeki Türkçe cümlelerin B listesinden Almanca karşılıklarını bulunuz. (olumsuz) 6 — Siehst . çantanızı açıyor 4 — Welche Pferde bringt der musunuz? Bauer? c/ E — Bugün gelmiyor musun? 5 — Herr Müller. Tochter? 3 — Welche^ Übungen arbeiten Sie? 4 — Fragen die Schüler jeneoLehrer? 5 — Lest diesem Buch nichf. D —.G — Welcher Hund zeigst du? 4 — Baba bu kapıları kapamıyor. B A listesindeki Almanca cümlelerin B listesinden Türkçe karşılıklarım bulunuz. 8 — Ahmet zeigt seinem Hund. öffnen Sie Ihre ^ — Çocuklar toplarımızı almıyorMappe! lar. 5 — Erkek çocuk §u çantayı j& E — Öffnet der Schüler nicht açıyor. 9 — Die Kinder sehen jenen . yor. müyorlar. / B — Der Lehrer sieht diesen 3 — Kız öğrenci bu dersi okumuJungen.^Lw-. sondern / H — Çocuklar şu öğretmeni görwir antworten. A Listesi B Listesi 1 — Die Kinder nehmen unsere *-A — Bugün geliyor musun ? Bälle nicht.. çantanızı açınız! Lehrer nicht. 2 — Weicht fi Brief schreibt dein«. 0.er* Soldaten!). 2 — Das Mädchen zeigt seinen /CC — Sormuyoruz.

en. 1 — c 2 — d 3 — a 4 — b F. jj/JVl — Öffnet der Schüler dieses Fenster nicht? D Aşağıdaki cümlelerin ve emirlerin altında verilen dört şıktan hangisinin bunların olumsuz şekil olduğunu bulunuz 1 — Hans. den B. 1 — E 2 — C3 — İ4 — G5 — B 6 — H 7 — J8 — D C. ich stehe du stehst er. bringe dein Buch! . 4 —Niiwmts du diesen Bleistift? a — Nimmst du keinen Bleistift? b — Nimmts du nicht diesen Bleistift? c — Nimmst du diesen nicht Bleistift? d^— Nimmst du diesen Bleistift nicht? E Aşağıdaki isimler i-haline kondukları takdirde boş bırakılan yerlere hangi takıların geleceğini bulunuz. es steht ihr steht sie stehen Sie 19fe stehen steh(e)! steht! stehen Sie! . einen (keinen) 8 — und. keinen) 7 — en.o. a — Die Frau schliesst nicht jene Bücher. bilakis okuyoruz.Die Mutter bringt keine Vase. Jungen (çoğul) Test 9'un yapılmış şekli A.L — Das Kind fragt diesen Bauern.diesg. d — Hiçbiri. 1 — diesg/nMann 2 — welchem Ball 3 — Jen?. c — Die Frau schliesst die Bücher nicht. c — Die Mutter bringt nicht die Vase.9 — Robert söylüyor: «Anne. bringe das Buch nicht! 2 — Die Mutter bringt eine Vase. 9 — unsereoSoIdatS* 10 ~. d^f.ÂjL — Der Vater schliesst diese raya gel!» Türen nicht. b — Die Frau schliesst jene Bücher nicht. hierher!» j^. bringe kein Buch! b — Hans. . 3 — Die Frau schliesst jene Bucher. 1 — den 2 — das 3 — die 4 — das 5 — die 6 — den (einen. sie. bringe nicht dein Buch! c — Hans. 10 — Bu çalıştırmaları yazmıyo— Robert sagt: «Mutter. komm ruz. bringe dein Buch nicht! d — Hans. 1 — E 2 — G 3 — J4 — B5 — İ6 — H 7 — D 8 — F D. bu. a — Die Mutter bringt nicht eine Vase. a — Hans. b — Die Mutter bringt ein© Vase nicht. 5 — dies£$ Ei 6 — ihr ^ F r e u n d 7 — welches" Buch 8 — jene^ Junge .« Vasen 4 — w e l c h e Bauer n.

der Lehrer öğretmen der Mana adam der Vater baba der Arzt doktor der Fischer balıkçı der Schüler ogrencı der Hund köpek dem Lehrer öğretmene dem Mann adama dem Vater babaya dem Arzt doktora dem Fischer balıkçıya dem Schüler öğrenciye dem Hund köpeğe . Der ve das artikelleri e-halinde dem şekline girer.JJLU JJ mm • I İM I İTO 21 ] 1 ^oufspniJmtf I Institute I ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK EINUNDZWANZIG E-HALt E-hali de i-hali gibi isimlerin artikellerini değiştirmek suretiyle yapılır. İsimde ise hiçbir değişiklik olmaz. aynı kalır.

E-halinde ise gördüğünüz gibi üç artikel de değişmektedir. die Mutter anne die Schwester kızkardeş die Frau kadm die Schülerin kız öğrenci die Katze kedi die Lehrerin öğretmen der Mutter anneye der Schwester kızkardeşe der Frau kadına der Schülerin kız öğrenciye der Katze kediye der Lehrerin öğretmene 1-halinde sadece der artikeli değişiyordu.— 2 — das Mädchen kız das Pferd at das Kind çocuk das Bild resim das Fenster pencere das Auto otomobil dem Madchen kıza dem Pferd ata dem Kind çocuğa dem Bild resme dem Fenster pencereye dem Auto otomobile E-halinde die artikeli der şeklini alır. .

(die Familien.yirmibirinci ders — 3 — Çoğul isimlerin önünde die artikelini» bulunduğunu biliyoruz. Bunlann artikeli tekilde den şekline konuyor ve sonlanna da çoğulda aldıklan -n veya -en takısı geliyordu. Ismin çoğul şekli aynen kullanılır. die Familien aileler die Freunde arkadaşlar die Mädchen kızlar die Ärzte doktorlar die Bauern çiftçiler die Kinder çocuklar die Töchter kız evlâtlar die Männer adamlar die Pferde atlar den Familien ailelere den Freunden arkadaşlara den Mädchen kızlara den Ärzten doktorlara den Bauern çiftçilere den Kindern çocuklara den Töchtern kız evlâtlara den Männern adamlara den Pferden atlara Yukarıdaki çoğul isimlerin bazılarının (n) ile bittiğini görüyoruz. E-halinde bu dien şeklini alır. Artikeli der olan ve çoğulda sonlanna bir -n veya -en takısı gelen isimlerin i-halinde özel bir durum gösterdiklerini öğrenmiştik. sadece artikeli değişir. die Mädchen. die Bauern). îsmin sonuna da -n veya -en takısı eklenir. . Bu çeşit isimler e-halinde sonlanna -n (-en) takısı almazlar.

yani ıı veya -en eklenir.en .der SoIdat.der Bauer. Bunların artikelleri dem şekline sokulduktan başka sonlarına bir de çoğulda aldıkları takı.n . Derslerimizde şimdiye kadar böyle özel durum gösteren üç isim öğrendik: der Junge.ve e-hallerinde özel bir durum gösterirler. Kelimeleri öğrenirken böyle isimleri işaretlemeniz ve bunlara özellikle dikkat etmeniz gerekir. Böyle isimlerin çoğullarını e-haline sokarken sonlarına bir -n veya -en daha eklenmez.__ 4 — Bu çeşit isimler e-halinde de özefâbir durum gösterirler. der Junge çocuk der Soldat asker der Bauer çiftçi dem Jungen çocuğa dem Soldaten askere dem Bauern çiftçiye Bunların çoğulları ise şu şekilde e-haline konur: die Jungen çocuklar die Soldaten askerler die Bauern çiftçiler den Jungen çocuklara den Soldaten askerlere den Bauern çiftçilere Arükeü der olan ve çoğulda -n veya -en takısı alan bütün isimler i.». İsim aynı kalır. ein Lehrer bir öğretmen ein Vater bir baba ein Junge bir çocuk ein Bauer bir çiftçi einem Lehrer bir öğretmene einem Vater bir babaya einem Jungen bir çocuğa einem Bauern bir çiftçiye . Artikeli der ve das olan isimlerin önünde bulunan ein kelimesi e-halinde einem şekline girer.

— 5 — ein Soldat bir asker ein Mann bir adam ein Schüler bir öğrenci ein Mädchen bir kız ein Bild bir resim ein Auto bir otomobil ein Kind bir çocuk ein Bein bir bacak einem Soldaten bir askere einem Mann bir adama einem Schüler bir öğrenciye einem Mädchen bir kıza einem Bild bir resme einem Auto bir otomobile einem Kind bir çocuğa einem Bein bir bacağa Artikeli die olan isimlerin önünde bulunan eine ise e-Halinde einer şekline gir^r. aynı kalır. Bundan sonra gelen isim değişmez. eine Mutter bir anne eine Schwester bir kızkardeş eine Frau bir kadın eine Schülerin bir kız öğrenci eine Katze bir kedi eine Lehrerin bir öğretmen einer Mutter bir anneye einer Schwester bir kızkardeşe einer Frau bir kadına einer Schülerin bir kız öğrenciye einer Katze bir kediye einer Lehrerin bir öğretmene .

Bu çoğu! Şekilleri e-haline sokmak için de sonlarına bir -n veya -en eklemek gerekir. Bu yüzden çoğul şekilleriyle çoğul e-hallerinin aynı olduğunu görüyoruz. kein Arzt bir doktor değil kein Bauer bir çiftçi değil kein Boot bir sandal değil kein Kindi bir çocuk değil keinem Arzt bir doktora değil keinem Bauern bir çiftçiye değil keinem Boot bir sandala değil keinem Kind bir çocuğa değil . Olumsuz yaparken kullandığımız kein e-halinde keinem şekline girer.— 6 — önünde ein veya eine bulunan bir ismin çoğulda önüne hiçbir artikel gelmediğini. Tekil eine Tochter bir kız evlât eine Mutter bir anne ein Haus* bir ev ein Mama bir adanı ein Bauer bir çiftçi eine Zeitung bir gazete Çoğul Töchter kız evlâtlar Mütter anneler Häuser evler Männer adamlar Bauern çiftçiler Zeitungen gazeteler Çoğul e-hali Töchtern kız evlâtlara Müttern annelere Häusern evlere Männern adamlara Bauern çiftçilere Zeitungen gazetelere Der Bau«r ve die. Şayet ismin çoğul şekli n harfiyle bitiyorsa bu takılar da eklenmez. çoğul şeklinin tek basma kullanıldığını biliyoruz.Zeitomg isimleri çoğulda «n» ile bittikleri içm e-h&linde sonlanna -n(en) eklenmez.

Bunu yukarıdaki tekil isimlerin önünde kullanılan keine ile karıştırmamalısmız. ama olumsuzluğun cümle içinde başka türlü de anlatılabileceğini hatırlatırız. yok. tsmin sonuna da -n veya -en eklenir. mi. fiile eklenen me. Bu keine e-halinde keinen şekline girer. keine Frau bir kadın değil keine Schwester bir kızkardeş değil keine Schülerin bir öğrenci değil keiner Frau bir kadına değil keiner Schwester bir kızkardeşe değil keiner Schülerin bir öğrenciye değil Çoğul isimlerin önünde de keine kullanıldığını öğrenmiştiniz. (... ismin çoğul şekli «n» ile bitiyorsa gene bu takılar eklenmez.— 7 — Keine ise e-halinde keiner olur. ma takıları gibi) . keine ile olumsuz yapılmış isimlerde olumsuzluğu «değil» ile gösterdik. keine Lehrer öğretmenler değil keine Häuser evler değil keine Jungen çocuklar değil keine Lehrerinnen öğretmenler değil keine Brüder biraderler değil keine Söhne oğullar değil keinen Lehrern öğretmenlere değil keinen Häusern evlere değil keinen Jungen çocuklara değil keinen Lehrerinnen öğretmenlere değil keinen Brüdern biraderlere değil keinen Söhnen oğullara değil Yukarıdaki örneklerde kein.

— 8 — Aşağıdaki şema e-halinde artikellerin nasıl değiştiklerini gösteriyor. Burada der Mann. die Frau ve das Kind kelimeleri sadece bir örnektir. Artikeli der olan isimler Tekil Çoğul Yalın Hal E-Hali Yalın Hal E-Hali Yahn Hal E-Hali Yahn Hal E-Hali Yalın Hal E-Hali Yalın Hal E-Hali der Mann dem Mann die Männer den Männern ein Mann einem Mann Männer Männern kein Mann keinem Mann keine Männer keinen Männern Artikeli die olan isimler die Frau der Frau die Frauen den Frauen eine Frau einer Frau Frauen Frauen keine Frau keiner Frau keine Frauen keinen Frauen Artikeli das olan isimler das Kind dem Kind die Kinder den Kindern ein Kind einem Kind Kinder Kindern kein Kind keinem Kind keine Kinder keinen Kindern Tekil Çoğul Tekil Çoğul . die ve das olan başka isimler de konabilir. Bunların yerine artikeli der.

...İffliT ı I ff M LU mm Comspondrnrr Institute İM ALMANCA DERSLERİ 22 LEHRSTÜCK ZWEIUNDZWANZIG öğrenilecek kelimeler antworten cevap vermek danken [danken] teşekkür etmek [antvorten] der Deutsche. n Alman das Bauernhaus.er çiftlikevi [doyçe] [bauernhaus] der Eimer.[aymer] kova bellen [bellen] havlamak .

Hasan Bey uwd Fatma Hanım lachen. Er öffnet ein Fenster. Das ist Herr Müller. EIN BAUERNHAUS Wir sehen ein kleines Bauernhaus. O Hasan Beyin arkadaşıdır.ve e-hallerinde özel bir durum gösteren isimler grubuna girer. Kapı ve pencereler kapalıdır. Hasan Bey ve karısı evde değillerdir. Oradan Zeynep geliyor. Önde duruyorlar. Sie stehen vorne. Er ist Hasan Beys Freund. Ahmet ist zu Hause. O bir kova taşıyor. O Hasan Beye aittir. Ceylan Ahmedin atıdır. Bay Müller bir Almandır. Es gehört Hasan Bey. Hasan Bey und seine Frau sind nicht zu Hause. Sie trägt einen Eimer.— 2 — geben [geben] gehören [gehören] geschlossen [geşlossen] helfen [helfen] vermek ait olmak kapalı yardım etmek lachen [Iahen] laufen [laufen] tragen [tragen] zu Hause [tsu hauze] gülmek koşmak taşımak evde AÇIKLAMALAR Tragen. Dieses Bauernhaus hat eine Tür und fünf Fenster. Bu Bay Müllerdir. Ceylan ist Ahmets Pferd. laufen ve helfen fiilleri çekimlenirken özel bir durum gösterirler. Die Tür und die Fenster sind geschlossen. BÎR ÇÎFTLÎKEVİ Küçük bir çiftlikevi görüyoruz. Herr Müller läuft. Ahmet evdedir. Karabaş läuft auch und bellt. Karabaş da koşuyor ve havlıyor. Ceylan steht auch dort. Gene bu derste geçen der Deutsche kelimesi i. Dort kommt Zeynep. Bay Müller ve Karabaş iyi arkadaşlar değildir. Hasan Bey ve Fatma Hanım gülüyorlar. O bir pencere açıyor. Bunların çekimleri dersimizin sonunda verilmiştir. Bu çiftlikevinin bir kapısı ve beş penceresi vardır. Herr Müller und Karabaş sind keine guten Freunde. Ceylan da orada duruyor. . Herr Müller ist ein Deutscher. Bay Müller koşuyor.

yirmiikinei ders 3 — işaret ve mülkiyet sıfatlarının e-hali Bu derste de dieser. diese Schülerin bu öğrenci diese Mutter bu anne diese Frau bu kadın diese Schwester bu kızkardeş dieser Schülerin bu öğrenciye dieser Mutter bu anneye dieser Frau bu kadına dieser Schwester bu kızkardeşe . dieser Mann bu adam dieses Kind bu çocuk dieser Bauer bu çiftçi dieses Mädchen bu kız dieser Schüler bu öğrenci dieser Lehrer bu öğretmen dieses Boot bu sandal diesem Mann bu adama diesem Kind bu çocuğa diesem Bauern bu çiftçiye diesem Mädchen bu kıza diesem Schüler bu öğrenciye diesem Lehrer bu öğretmene diesem Boot bu sandala Diese ise e-halinde dieser şeklini alır. Der artikeli önünde bulunan dieser ile das önünde bulunan dieses ehalinde diesem şeklini alırlar. dieses ve jener. diese. jenes ile mülkiyet sıfatlarının ne şekilde e-halinesokulduklarını öğreneceğiz. jene.

jener Vater şu baba jener Bruder şu birader jener Junge şu çocuk jener Soldat şu asker jener Deutsche şu Alman jenem Vater şu babaya jenem Bruder şu biradere jenem Jungen şu çocuğa jenem Soldaten şu askere jenem Deutschen şu Almana . diese Bücher bu kitaplar diese Stähle bu sandalyeler diese Freunde bu arkadaşlar diese Vasen bu vazolar diese Jungen bu çocuklar diese Fischer bu balıkçılar diese Söhne bu oğullar diesen Büchern bu kitaplara diesen Stühlen bu sandalyelere diesen Freunden bu arkadaşlara diesen Vasen bu vazolara diesen Jungen bu çocuklara diesen Fischern bu balıkçılara diesen Söhnen bu oğullara Jener ve jenes e-halinde jenem şekline girer._ 4 — Çoğul isimlerin önünde bulunan diese ise e-halinde diesen şekline girer ve ismin sonuna da -n veya -en eklenir.

dein.) e-halinde sonlarına bir -em takısı alırlar._ jene ise jener olur. jene Töchter şu kız evlâtlar jene Bauern şu çiftçiler jene Fischer şu balıkçılar jene Männer şu adamlar jene Bilder şu resimler jenen Töchtern şu kız evlâtlara jenen Bauern şu çiftçilere jenen Fischern şu balıkçılara jenen Männern şu adamlara jenen Bildern şu resimlere Şimdi de mülkiyet sıfatlarının e-halini inceleyelim. Artikeli der ve das olan isimlerin önünde bulunan mülkiyet sıfatları (mein. mein Vater babam dein Lehrer öğretmenin meinem Vater babama deinem Lehrer öğretmenine .. Bunlardan sonra gelen isim değişmez. aynı kalır.. 5 — jene Lehrerin şu öğretmen jene Tür şu kapı jene Übung şu çalıştırma jene Katze şu kedi jener Lehrerin şu öğretmene jener Tür şu kapıya jener Übung şu çalıştırmaya jener Katze şu kediye Çoğul isimlerin önünde bulunan jene çoğulda jenen olur ve bundan sonra gelen ismin sonuna -n veya -en takısı eklenir. sein.

meine Mutter annem eure Lehrerin öğretmeniniz ihre Schwester kızkardeşleri Ihre Schülerin kız öğrenciniz meiner Mutter anneme eurer Lehrerin öğretmeninize ihrer Schwester kızkardeşlerine Ihrer Schülerin kız öğrencinize Çoğul isimlerin önünde bulunan mülkiyet sıfatları (gene meine.. .._ e— sein Auge gözü unser Laden dükkânımız euer Bruder biraderi ihr Kind çocuğu seinem Auge gözüne unserem Laden dükkânımıza eurem Bruder biraderine ihrem Kind çocuğuna Artikeli die olan isimlerin önünde bulunan mülkiyet sıfatlan (meine. seine. gibi) e-halinde sonlanna bir -n takısı alırlar ve bunlardan sonra gelen ismin sonuna da -n veya -en eklenir.. deine. meine Brüder biraderlerim deine Söhne senin oğullann unsere Freunde arkadaşlarımız meinen Brüdern biraderlerime deinen Söhnen senin oğullarına unseren Freunden arkadaşlanmıza ..) ise sonlarına bir -r takısı alırlar. Bunlardan sonra gelen isim değişmez aynı kalır.. deine.

Der Junge bringt seinem Vater einen Stuhl. Die Lehrer helfen den Schülern. Öğretmenler öğrencilere yardım ediyorlar. Die Schüler danken der Lehrerin. Diese Zeitung gehört meinem Vater. Çocuk babasına bir sandalye getiriyor. Helga antwortet dem Lehrer. ihren Schulen onların okullarına Die Bücher gehören diesem Jungen. Çocuklar babaya teşekkür ediyorlar. der Lehrer hilft den Schülern. Helga öğretmene cevap veriyor. Kızkardeşime bir mektup yazıyorum. Er zeigt der Schülerin eine Übung. öğrenciye bir çalıştırma gösteriyor. Öğretmen öğrencilere bir resim gösteriyor. Biraderine bir kalem ve bir kitap veriyor. Kadın doktora kapıyı açıyor. Das Mädchen gibt seiner Mutter eine Blume. öğretmen öğrencilere yardım ediyor. Öğrenciler öğretmene teşekkür ediyorlar. Die Frau öffnet dem Arzt die Tür. Walter arkadaşa cevap vermiyor. Kitaplar bu çocuğa aittir. Ich gebe meinem Freund einen Apfel. Çocuk babasına bir mektup yazıyor. Ich schreibe meiner Schwester einen Brief. . Çalıştırma zordur. Arkadaşıma bir elma veriyorum. Bu gazete babama aittir. Walter antwortet dem Freund nicht. Sie gibt ihrem Bruder einen Bleistift und ein Buch. Kız annesine bir çiçek veriyor. Der Lehrer zeigt den Schülern ein Bild. Die Übung ist schwer._ 7 — ihre Schulen onların okulları Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz: Der Junge hilft seinem Freund. Die Kinder danken dem Vater. Çocuk arkadaşına yardım ediyor. Das Kind schreibt seinem Vater einen Brief.

Yukarıdaki şemalarda sadece isimlerin önüne gelen işaret ve mülkiyet sıfatları gösterildiğinden bu takılar belirtilmemiştir. ÖZEL FİİL ÇEMMLEKl Emir halleri: ich du er. es wir ihr sie Sie Emir halleri: helfe ich gebe hilfst du gibst hilft er. es läuft tragen wir laufen tragt ihr lauft tragen sie laufen tragen Sie laufen trage! laufe! . es wir ihr sie Sie trage ich laufe trägst du läufst trägt er. es gibt helfen wir geben helft ihr gebt helfen sie geben helfen Sie geben hilf! gib! . sie. Önlerinde hangi artikel bulunursa bulunsun mutlaka bu takıyı alırlar. Yalnız çoğul şekillerinin sonunda «n» harfi bulunan isimler bu takıyı almazlar. sie. sie. ich du er. sie.— 8 — tekil Yalm Hal E-Hali Yalın Hal E-Hali dieser diesem jener jenem diese dieses dieser diesem jene jenes jener jenem çoğul diese diesen jene jenen 9 H Artikeli der olan isimler meinem deinem seinem ihrem seinem unserem eurem ihrem Ihrem Artikeli die olan isimler meiner deiner seiner ihrer seiner unserer eurer ihrer Ihrer Çoğul isimler meinen deinen seinen ihren seinen unseren euren ihren Ihren Burada önemli bir noktayı daha hatırlatmak isteriz: Bütün çoğul isimler e-halinde sonlarına -n veya -en takısı alırlar.

7 — Unser Arzt hat einen Sohn.m Freund daSjJBoot.. kitaplarını getir! 9 — Sie hat keine Mutter. . ^ . 9 — Nehmß-. nicht.cJndanke m e i n e r . -^ L — Erkek çocuklar topu getirmi12 — Das kleine Kind liest die yorlar.Jl-Lfy~\ Schüler ein Buch-f^— Der Fischer zeigt sein e.Almanca ders: 22 Test 11 İMTİHAN 2 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. Zeitung nicht.C Schüler antworten der Lehrerin. .n. Mutter. K I — Das Kind' dankt sein &1T> Vater. A Listesi B Listesi 1 — Wir sehen einen Soldaten. 2 — Jene Apfel und Blumen gehören meiner A<V Sohn. ^ H — Çocuklar şu adama soruyor'nr 8 — Ahmet und Zeynep haben mı? viele Freunde. 3 — Ahmet zeigt seine Katze undw' C — Öğretmenine teşekkür et! seinen Hund.i'A Schüler fragen Jen VJJQ. |?CD — Bir asker görüyoruz. 11 — Gib dein £. ^ I — Ayşe. Brief! B A listesindeki her cümlenin B listesindeki Türkçe karşılığım bulunuz. Lehrer nicht. açma!» 14 — Die Jungen bringen dem Ball ^ N — Onun bir annesi yoktur. ^ A — Öğrenciler hangi kitabı oku2 — Fragen die Kinder jenen yorlar? Mann? S(B — Doktorumuzun bir oğlu vardır. F — Bu evler babama aittir.\. 10 — Danke deinem Lehrer! > ? K — Ahmet kedisini ve köpeğini gösI I — Diese Häuser gehören ineiteriyor. J — Çocuklar topu getiriyorlar. 15 — Schreibt k e i n e n .. 4 — Ayşe. 13£-0 — Hangi adamı gösteriyorsun? 15 — Welches Buch lesen die <^ P — Çocuklar mektuplar yazmıyorSchüler? lar. 6 — Die Kinder schreiben keine T G — Ahmet ve Zeynepin çok arkaBriefe. t i M — Baba söylüyor: «Bu pencereyi 13 — Welchen Mann zeigst du? . . . daşları vardır. kitaplarmı getiriyor mu5 — Der Vater sagt: «Öffne sun? dieses Fenster nicht!» r*. 3 — Danke dein ts/\ Bruder! 4—Welch iL fl Apfel nimmst ßfc-v ? 5 — Hat dein Bruder kein <&/\.obvater die Zeitung! 12 — Die Mutter ruft ihr ^ ^ .-.a Sie^M^Ball! 10 — . 13 ^ Lest dies . nem Vater. 8 — jQi. Zeitung O. Tochter und ihr e. Sohn. Stuhl? 6 — Der Lehrer gibt . bring deine Bücher! E — Ayşe.1 N^ R — Küçük çocuk gazeteyi okumuyor.shKolumsuz) Î 14 —jl/.

6 — Baba erkek çocuğa bir top /f^E — Der Schüler zeigt seinem veriyor.c A listesindeki her cümlenin B listesinden Almanca karşılığını bulunuz. ^ \ . / î — Die Pferde haben vier Beine. c — Diese Mappe gehört unseren Lehrern. (7^H — Der Vater gibt dem Jungen 10 — Kızlar çok çalışıyorlar mı? einen Ball. ^ P — Ich öffne meine Augen. X. Lehrer die Übungen. 8 — Bu kitapları almayın! sondern Samstag. 4 — Doktor buraya geliyor. s« — Diese Mappen gehören unseren Lehrer. 9 — Bugün çarşamba değil. b — Diese Mappen gehören unseren Lehrern. cu. 7 — Çiftçi köpeğini çağırıyor mu?)(F — Heute ist nicht Mittwoch.^ G — Was ist heute? martesidir. b — Die Schülerin dankt den Lehrerinnen. 11 — Çiftçi köpeğini çağırıyor. Bunlardan hangisinin o cümlenin tamamen çoğula çevrilmiş şekli olduğunu bulunuz. D Aşağıda her cümlenin altında dört şık verilmiştir. 1 — Welches Haus zeigt dein Freund? a — Welche Häuser zeigt dein Freund? b — Welches Haus zeigt euer Freund? c — Welche Häuser zeigen eure Freunde? d<ç— Welche Häuser zeigen deine Freunde? 2 — Wieviel Autos hat sein Vater? . J? M — Arbeiten die Mädchen viel? . d — Hiçbiri 4 — Die Schülerin dankt der Lehrerin.C — Nehmt diese Bücher nicht! 5 — Babanızı görmüyoruz. a — Wieviel Autos hat ihr Vater? b — Wieviel Autos haben seine Väter? c — Wieviel Autos haben ihre Väter? d — Hiçbiri 3 — Diese Mappe gehört unserem Lehrer. 12 — Babana bir sigara getir! -s/J — Wieviel Kinder siehst du? 13 — Öğrenci öğretmenine çalıştır. / v N — Ruft der Bauer seinen Hund? ^ O — Der Arzt kommt hierher. / D — Der Bauer ruft seinem Hund. c — Diese Schülerinnen danken den Lehrerinnen^ d — Die Schülerinnen danken den Lehrerinnen. A Listesi B Listesi 1 — Gözlerimi açıyorum. ^ A — Welches Fenster öffnet das 2 — Bugün nedir? Mädchen? 3 — Kız hangi pencereyi açıyor? / \ B — Wir sehen euren Vater nicht. a — Die Schülerinnen danken der Lehrerin./K — Bring deinem Vater eine Zigamaları gösteriyor. rette! 14 — Kaç çocuk görüyorsun? jf«L — Nehmt diese Bücher! 15 — Atların dört bacağı vardır.

Die Jungen bringen ihren Müttern eine Blume. d — Hiçbiri 7 — Der Junge bringt seiner Mutter eine Blume. 10 — (deine) Kuh F Aşağıdaki fiilleri çekimleyin ve emir hallerini teşkil edin. y. d — Hiçbiri 9 — Du gibst deinem Freund einen Apjfel. ji^a — Die Lehrer zeigen den Schülerin Bücher. c — Sie zeigen den Schülerinnem eine Übung. Çekimlenen fiillerin Türkçelerini yazmayınız.. b — Sie zeigen dem Schülerinnen Übungen. a — Du gibst eurem Freund Äpfel. d — Hiçbiri 6 — Der Lehrer zeigt dem Schüler ein Buch. c — Die Lehrer zeigen den Schülern ein Buch. . d — Hiçbiri 8 — Der Lehrer hilft dem Jungen. a — Er zeigt den Schülerinnen eine Übung. a — Die Jungen bringen seiner Mutter eine Blume. 6 — (eine) Frau 7 — (ein) Zimmer 8 — (dieser) Tisch! 9 — (jene) Söhne. 1 — (ein) Soldat. b —. b — Der Lehrer hilft den Jungen. c — Dir gebt deinem Freund Äpfel.. Cevaplar kâğıdına yalnız bunların e-haline konmuş şekillerini yazınız. b — Die Lehrer zeigen dem Schüler Bücher. E Aşağıdaki isimlerin önünde parantez içinde verilen artikelleri e-haline sokunuz. 2 — (der) Fischer 3 — (das) Ei 4 — (die) Tür 5 — (die) Männer.. a — Wir schreiben unseren Schwestern einen Brief. b — Du gibst euren Freunden Äpfel. d — Sie zeigen der Schülerin Übungen. y — Wir schreiben unseren Schwestern Briefe.. b—Ich schreibe unseren Schwestern Briefe. c — Die Lehrer helfen den Jungem. a — antworten b — damken . 10 — Er zeigt der Schülerin eine Übung. c — Die Jungen bringen seiner Mutter Blumen... a — Die Lehrer helfen dem Jungen..5 — Ich schreibe meiner Schwester einen Brief. d — Ihr gebt euren Freunden Äpfel.

1 — en 2 — en 3 — e 4 — en. 1 — deine 2 — unsere 3 — sein 4 — sein.8 — M 9 — K10 — H D. ein 12 — sind 13 — und 14 — ist 15 — ist. 1 — E 2 — H 3 — B 4 — 0 5 — 1 6 — G 7 — J 8 — M 9 — P10|— K 11 — N 12 — S 13 — L 14 — R 15 — D D. mein' 5 — Dir© . 1 — en. oder 5 — däsi. eni 10 — e ' (Test 6) imtihan I'in yapılmış şekli A. jtet (die. I _ a 2 — c 3 — d 4 — a 5 — d 6 — h 7 — c 8 — b 9 — d 10 — a E. sind) 6 — ein. die 8 — ist 9 — ist. en 2 — en. 1 — ist (sind) 2 — ein 3 — kein. n 5 — es 6 — en 7 — es 8 — en. O.Test lO'un yapılmış şekli A. 1 — F 2 — 1 3 — B 4 — K 5 — J 6 — G 7 — C 8 — E 9 — HIO — L 1 — G 2 — F 3 — D 4 — 15 — A 6 — B7 — L. n 9 — en. ein 1 — 1 2 — F 3 — L 4 — C 5 — E 6 — G 7 — N 8 — R 9 — H10 — J 11 — K 12 — O 13 — M 14 — A 15 — P B. 1 — c 2 — d 3 — b 4 — c E. sondern 4 •— das. en 7 — en 8 — en B. C. e 10 — sind 11 —i bist. e 3 — e 4 — en (e) 5 — es. es 7 — ist. nicht 6 — da.

ihr değişerek mich. ihn. . diğer şahıs zamirleri değişmeyerek. uns. aynı yalın haldeki gibi kullanılmaktadırlar. dü.JJUJJ LLİ M 1 İL nTflf I MÎMTI 23 Corresponöenff Institute ALMANCA DERSLl LEHRSTÜCK DREIUNDZWANZIG ŞAHIS ZAMİRLERİNİN İ-HALİ Önce şahıs zamirlerinin yalın hallerini tekrarlayalım: ich ben du sen er o sie o es o wir biz ihr siz sie Sie onlar Siz Bunların i-hali ise şu şekilde olur: mich [mih] dich [dih] ihn [i:n] sie [zi:] es [es] uns [uns] euch [oyh] sie [zi:] Sie [zi:] — beni — seni — onu — onu — onu — bizi — sizi — onları — Sizi Şahıs zamirlerinin i-halinde ich. wir. er. dich. euch şekline girmekte.

Der Soldat ruft es. O beni seviyor. öğretmen bizi çağırıyor. Er liebt dich. Birader onu çağırıyor. O seni seviyor. Baba beni çağırıyor. Die Mutter ruft dich. O onu seviyor. Die Lehrerin ruft uns. Der Lehrer ruft sie. Er liebt mich. Anne seni çağırıyor. Asker onu çağırıyor. Bay Müller sizi çağırıyor.— 2 — Bu i-haiindeki şahıs cümle içinde kullanalım. Onun bir öğretmeni var. Er hat einen Lehrer. Ich habe einen Lehrer. Er liebt ihn. Du hast einen Lehrer. Bir öğretmenin var. Herr Müller ruft Sie. . Çiftçi sizi çağırıyor. Doktor onları çağırıyor. Der Arzt ruft sie. Öğretmen onu çağırıyor. Der Bauer ruft euch. Bir öğretmenim var. Der Vater ruft mich. Der Bruder ruft ihn.

Bir arkadaşınız var. Er liebt es. Bir arkadaşın var. Bir öğretmeniniz var. Du hast einen Freund. O onu seviyor. Er liebt sie. Onun bir arkadaşı var. Er kennt es. O onu tanıyor. Onun bir öğretmeni var. Er liebt euch. Er hat einen Freund. Wir haben einen Freund. Er kennt sie. O bizi seviyor. O sizi tanıyor. Er kennt mich. Er kennt sie. O onu tanıyor. Sie haben einen Lehrer. O sizi seviyor. Er kennt ihn. Bir arkadaşımız var. Es hat einen Freund. O onlan tanıyor. Er liebt uns. Er liebt sie. Er liebt Sie. O onlan seviyor. Ihr habt einen Lehrer. Onlann bir öğretmeni var. . Onun bir öğretmeni var. Onun bir arkadaşı var. Ich habe einen Freund. O sizi tanıyor. Bir arkadaşım var. Bir öğretmenimiz var. O onu seviyor. O onu tanıyor. Sie haben einen Freund. Onun bir arkadaşı var. Bir öğretmeniniz var. Sie haben einen Freund. Wir haben einen Lehrer. Er kennt Sie. O seni tanıyor. Onlann bir arkadaşlan var. O beni tanıyor. Ihr habt einen Freund. O sizi seviyor. Er kennt dich. Sie hat einen Freund. Bir arkadaşınız var. Es hat einen Lehrer. Er kennt uns.incü ders 3 — Sie hat einen Lehrer. Er kennt euch. Sie haben einen Lehrer. O bizi tanıyor.

Du hast einen Bruder. Es hat eine Lehrerin. Sie fragt sie. Onların bir doktoru var. Sie zeigt ihn. Kizkardeslerimiz var. Bir öğretmenim var. . Er liebt mich. O size soruyor Ich habe einen Vater. Da hast eine Lehrerin. O onu gösteriyor. Ihr habt eine Lehrerin. O ona soruyor. Sie haben einen Arzt. Bir balıkçınız var. Bir öğretmenimiz var. O ona soruyor. Sie fragt ons. O seni çağırıyor. O onlara soruyor. Sie fragt sie. Bir öğretmeni var. Sie fragt es. Bir öğretmeni var. Bir doktoru var. Onların bir öğretmeni var. Bir öğretmenin var. Bir annesi var. Sie hat eine Lehrerin. O sizi tanıyor. Bir öğretmeniniz var. Er fragt es. Er hat eine Lehrerin. O bana soruyor. O onları tanıyor. Sie fragt mich. O bize soruyor. Es hat einen Arzt. Er kennt sie. Sie fragt dich. Er kennt euch. Sie lieben uns. Dir habt einen Fischer. Onlar bizi seviyorlar. Bir biraderin var. Bir babam var. Er ruft dich. Er hat eine Mutter. Sie haben eine Lehrerin. Bir öğretmeniniz var. Sie haben eine Tochter. O size soruyor. O ona soruyor. Sie haben eine Lehrerin. O sana soruyor. Sie fragt euch. O sizi seviyor. Wir haben Schwestern. Sie liebt Sie. O beni seviyor. Sie fragt Sie. Sie fragt ihn. Bir kız evlâdınız var. Bir öğretmeni var. O ona soruyor. Wir haben eine Lehrerin.— 4 — Ich habe eine Lehrerin.

Er schliesst sie. Das Mädchen bringt den Ball. Çiftçi atım buluyor. Der Schüler fragt den Lehrer. P. Er fragt ihn. Der Junge findet den Bleistift. O onları görüyor. Die Frau fragt den Deutschen. O onu buluyor. Öğrenci öğretmene soruyor. . Sie schreiben ihn. Çocuk kalemi buluyor. Manfred schliesst die Tür. Sie bringt sie. Der Hund sieht die Katzen. Er findet es. O ona soruyor. O onlan çağırmıyor. Herr Müller ruft den Fischer. Sie öffnet es. Köpek kedileri görüyor. Ayşe pencereyi açıyor. O onu buluyor. Onlar onu yazıyorlar.ay Müller balıkçıyı çağırıyor. Der Mann ruft die Kinder nicht. Die Mutter bringt die Kleider. Der Bauer findet sein Pferd. Er ruft ihn. Kız topu getiriyor. Çocuklar mektubu yazıyorlar. Ayşe öffnet das Fenster. O onu getiriyor. O onu çağırıyor. O onları getiriyor. Es bringt ihn. Er ruft sie nicht. Kadın Almana soruyor. Sie fragt ihn. Er sieht sie. Adam çocukları çağırmıyor. O ona soruyor. O onu kapatıyor. Anne elbiseleri getiriyor. Er findet ihn.— 5 — Aşağıdaki cümlelerde isimlerin yerine şahıs zamirleri konmuştur. Die Kinder schreiben den Brief. Manfred kapıyı kapatıyor. O onu açıyor.

O onu buluyor. O onu gösteriyor. O onu iyi tanıyor. Mein Sohn nimmt den Apfel nicht. Öğrenciler bir kitabı okumuyorlar. . Hasan Bey çantasını buluyor. Der Bauer fragt keinen Mann. Ev ödevlerini yazıyoruz. O onu almıyor. Çocuk babasını görüyor. Onlar onu okumuyorlar. Er findet sie. Er schreibt sie. Babam bir doktor (u) tanımıyor. Er liest es. Oğlum elmayı almıyor. Er zeigt ihn. Sie lesen es nicht. Meine Mutter kennt diesen Mann gut. O onu seviyor. O onu tanımıyor. Mein Vater kennt keinen Arzt. Çiftçi bir adama sormuyor. Die Schüler lesen kein Buch. Onları yazıyoruz. Annem bu adamı iyi tanıyor. Er fragt ihn nicht. Er sieht ihn. Dieser Mann liebt seinen Sohn. Wir schreiben die Hausaufgaben. Es liest sie nicht. Er nimmt ihn nicht. Er kennt ihn nicht. Mein Bruder liest jenes Buch.— 6 — Hasan Bey findet seine Mappe. O onu görüyor. O ona sormuyor. Der Junge sieht seinen Vater. Biraderim şu kitabı okuyor. Der Lehrer schreibt die Übung. Wir schreiben sie. O onu okuyor. Das Kind liest die Zeitung nicht. O onu okumuyor. Çocuk gazeteyi okumuyor. öğretmen çocuğu gösteriyor. Bu adam oğlunu seviyor. Er Hebt ihn. Sie kennt ihn gut. Öğretmen çalıştırmayı yazıyor. Der Lehrer zeigt den Jungen. O onu yazıyor.

. Adam çocukları çağırıyor. O oğlunu seviyor. Wen liebt die Mutter? Anne kimi seviyor? Die Mutter liebt ihre Tochter. Ben biraderini gösteriyorum. Was. Wen ile yapılan sorular was ve wer soru kelimeleriyle yapılanlara benzer. Bu kadın oğullarını çağırıyor. öğretmen öğrencileri görüyor. Wen ruft diese Frau? Bu kadın kimi çağırıyor? Diese Frau ruft ihre Söhne. wer ve wen ile yapılan sorularda bu kelimelerden sonra hemen bir fiil gelir. Wen zeigst du? Sen kimi gösteriyorsun? Ich zeige deinem Bruder. Wen ruft der Mann? Adam kimi çağırıyor? Der Mann ruft die Kinder. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz: Der Lehrer sieht die Schüler.— 7 — WEN Wen [ven] kelimesi Türkçeye «kimi» olarak çevrilir. Wen sieht der Lehrer? Öğretmen kimi görüyor? Wen Bebt der Vater? Baba kimi seviyor? E r liebt seinen Sohn. Anne kız evladını seviyor.

— 8 — Wen fragen die Schüler? öğrenciler kimi (kime) soruyorlar? Die Schüler fragen den Lehrer. Çocuk elmayı alıyor. Was zeigt das Kind? Çocuk neyi gösteriyor? Das Kind zeigt den Bleistift? Çocuk kalemi gösteriyor. Wen sehen wir? Kimi görüyoruz? Wen kennen die Kinder gut? Çocuklar kimi iyi tanıyorlar? Was Soru kelimesini «ne» olarak Türkçeye çevirmiştik ama bu «neyi» anlamma da gelir. Was bringen die Jungen? Çocuklar neyi getiriyorlar? . Öğrenciler öğretmene soruyorlar. Was nimmt der "Junge? Çocuk neyi alıyor? Der Junge nimmt den Apfel. Onlar bu çocuğu iyi tanıyorlar. Wir sehen unseren Lehrer. Çocuklar topları getiriyorlar. Die Jungen bringen die Bälle. Öğretmenlerimizi görüyoruz. Was zeigt das Mädchen? Kız neyi gösteriyor? Das Madchen zeigt die Mappe. Sie kennen diesen Jungen gut. Kız çantayı gösteriyor.

(o) sizi.Will i îmf ? uımı y İM ALMANCA DERSLER 24 I P 3nstltutf j LEHRSTÜCK VIERUNDZWANZIG Öğrenilecek kelimeler aber [aber] also [alzo] Auf Wiedersehen! [auf vi:derze:en] der Augenblicks [augenblik] ama o halde Allaha ısmarladık! an dann [dan] dich [dih] dir [di:r] es [es] euch [oyh] finden [finden] sonra seni sana onu. size bulmak .

klein. Dein Buch ist Benim kitabım büyüktür. Ich rufe ihn. arbeitet nicht. duymaksie [zi:] onu Sie [zi:] ihn [i:n] onlara sprechen [şprehen] ihnen [i:nen] Size das TelefonIhnen [i:nen] ona (der . bize beklemek niçin kimi kime bilmek «Ama» anlamına gelen aber kelimesinin kullanılışı Türkçeye nazaran biraz farklıdır. ama onlar burada değiller. Cümlelerde hiçbir değişiklik olmaz. Mein Buch ist gross. serbest Alo! ev ödevi onu. . Er arbeitet Öğrenci çalışkandır._ 2 — hemen frei [fray] bald [bald] bestimmt [bestirnt] muhakkak hallo! [hallo] lütfen! die Hausaufgaben bitte! [bitte] bu akşam [hausaufgäbe] heute abend sie [zi:] [hoyte abend] hören [hören] dinlemek. O gelmiyor. Çocuğun çok arkadaşı var. Öğrenci çalışkandır. aber er yor. Der Junge hat viele Freunde. Der Junge hat viele Freunde. ama senin Mein Buch ist gross. Çocuğun çok arkadaşı var. Benim kitabım büyüktür. aber dein kitabın küçüktür. aber sie sind nicht hier. (onlar) Sizi. O çalışmıyor. Er kommt nicht. Onu çağırıyorum. aber er kommt nicht. nicht. Senin kitabın küçüktür.das) gesprächs ihm [i:m] ona (die) [ telefongeşpreh] ihr [i:r] tanımak uns [uns] kennen [kennen] sevmek warten [varten] lieben [li:ben] beni warum [varum] mich [mih] bana wen [ve:n] mir [mi:r] tahmin etmek wem [ve:m] raten [raten] çok wissen [vissen] sehr [ze:r] AÇIKLAMALAR aber boş. Der Schüler ist fleissig. Buch ist klein. ama o gelmiyor. Aber aynı sondern gibi iki cümleyi birbirine bağlar. (Siz) konuşmak telefon konuşması bizi. Sie sind nicht hier. Ich rufe ihn. ama o çalışmıDer Schüler ist fleissig. Onlar burada değiller. Onu çağırıyorum. (o) onları.

du bist Ali. Schreibst du auch die Hausaufgaben?» Ahmet: «Nein.» Ali: «Gut! Kommt bald! Auf Wiedersehen!» Ahmet: «Auf Wiedersehen. Ahmet! Bist du heute abend frei?» Ahmet: «Ja. Wir schreiben die Hausaufgaben. ich bin sein Vater. Bitte. Danke! Ich komme.» Ahmet: «AU. Warten Sie einen Augenblick. ich lese ein Buch. bitte! Ich rufe ihm» Ahmet: «Hallo! Hier spricht Ahmet. Levent ist auch hier.» Ali: «Kommt Zeynep auch?» Ahmet: «Ich weiss nicht. Aber sie kommt bestimmt. bist du jetzt zu Hause?» Ali: «Ja. Wer ist dort?» AH: «Raten Sie!» Ahmet: «Ach. Dann kommen wir.» Ali: «Richtig.yirmidördüncü ders — 3 — warum Bu derste öğrendiğimiz warum soru kelimesiyle yapılan sorular da diğer soru kelimeleriyle yapılanlar gibidir. Sie ist nicht zu Hause.» Ali: «Höre. sehr schön. komm auch!» Ahmet: «Ach. Ich schreibe jetzt also meine Hausaufgaben. Warum arbeitest du nicht? Warum hast du kein Buch? Warum schreibt der Mann einen Brief? Warum liest Ahmet ein Buch? Warum sprechen die Schüler? Warum bringst du deine Mappe? Niçin çalışmıyorsun? Niçin kitabın yok? Adam niçin bir mektup yazıyor? Ahmet niçin bir kitap okuyor? Öğrenciler niçin konuşuyorlar? Niçin çantanı getiriyorsun? EIN TELEFONGESPRÄCH Ali: «Hallo! Ist dort Herr Ahmet Celikel?» Hasan Bey: «Nein. Warum fragst du?» Ali: «Heute abend kommen alle Freunde hierher. ich bin zu Hause. Ali!» .

» Ali: «iyi! Hemen gelin! Allaha ısmarladık!» Ahmet: «Allaha ısmarladık. lütfen! Onu çağırıyorum. Bir saniye bekleyiniz.» Ahmet: «Ali.» Ali: «Doğru. Levent de burada. sen Ali'sin.» Ali: «Zeynep de gelir mi?» Ahmet: «Bilmiyorum.» Ali: «Dinle Ahmet! Bu akşam boş musun?» Ahmet: «Evet. O evde değil. Lütfen. Orada kim?» Ali: «Tahmin edin!» Ahmet: «Ah. Sen de ev ödevlerini yazıyor musun?» Ahmet: «Hayır.» Ahmet: «Alo! Burada Ahmet konuşuyor. Ali!» ŞAHIS ZAMteUEKİNİN E-HAIİ Geçen dersimizde şahıs zamirlerinin i-hallerini öğrenmiştik. evdeyim.— 4 — BÎR TELEFON KONUŞMASI Ali: «Alo! Bay Ahmet Çelikel orada mıdır?» Hasan Bey: «Hayır. ama muhakkak gelir. Bunların e-halleri de şu şekilde olur: mir [mi:r] dir [di:r] İhım [i:m] ihr [i:r] ihm [i:m] bana sana ona (er) ona (sie) ona (es) uns [uns] euch [oyh] ihnen [i:nen] Ihnen [i:nen] bize size onlara Size . sen şimdi evde misin?» Ali: «Evet. O halde ben şimdi ev ödevlerimi yazarım. niçin soruyorsun?» Ali: «Bu akşam bütün arkadaşlar buraya geliyorlar. çok güzel. sen de gel!» Ahmet: «Ah. Sonra geliriz. ben onun babasıyım. Ev ödevlerini yazıyoruz. Teşekkür ederim! Gelirim. bir kitap okuyorum.

Arkadaş Ayşeye teşekkür ediyor. Er gibt ihm die Mappe. Der Freund dankt dir. Er dankt ihm. Çocuk arkadaşa bir kalemi veriyor. Arkadaş onlara teşekkür ediyor. Arkadaş size teşekkür ediyor. Der Freund dankt euch. Der Junge gibt dem Freund einen Bleistift. O ona teşekkür ediyor. Arkadaş çocuğa teşekkür ediyor. Der Freund dankt dem Kind. . Der Freund dankt Ayşe. Der Vater zeigt der Mutter den Baum. Er zeigt ihr den Baum. Arkadaş bize teşekkür ediyor. Arkadaş sana teşekkür ediyor. Er dankt ihm. Baba anneye ağacı gösteriyor. Arkadaş çocuğa teşekkür ediyor. Der Freund dankt Einen. Arkadaş çocuğa bir çantayı veriyor. Er dankt ihr. Arkadaş bana teşekkür ediyor. O ona teşekkür ediyor.— 5 — Der Freund dankt mir. Arkadaş Size teşekkür ediyor. O ona bir kalemi veriyor. Der Freund gibt dem Jungen die Mappe. Der Freund dankt ihnen. Er gibt ihm einen Bleistift. O ona teşekkür ediyor. O ona bir çantayı veriyor. Der Freund dankt uns. Der Freund dankt dem Jungen. O ona ağacı gösteriyor.

Der Vater gibt den Jungen die Äpfel. O onlara resimleri gösteriyor. O ona topu getiriyor. Er gibt ihm das Buch. Er zeigt ihm das Auto. Adam oğluna otomobili gösteriyor. Der Lehrer zeigt dem Kind die Übung. O ona kitabı veriyor. Sie zeigt ihnen die Bilder. Baba çocuklara elmaları veriyor. Das Kind bringt seinem Freund den Ball. öğretmen öğrenciye kitabı veriyor. Sie gibt ihr das Kleid. öğretmen çocuğa çalıştırmayı gösteriyor.— 6 — Der Lehrer gibt dem Schüler das Buch. O ona otomobili gösteriyor. Die Lehrerin zeigt den Kindern die Bilder. Es bringt ihm den Ball. öğretmen çocuklara resimleri gösteriyor. Çocuk arkadaşına topu getiriyor. Er zeigt ihm die Übung. O ona elbiseyi veriyor. Er gibt ihnen die Äpfel. O onlara elmaları veriyor. Der Mann zeigt seinem Sohn das Auto. Die Mutter gibt der Tochter das Kleid. O ona çalıştırmayı gösteriyor. Anne kız evlâda elbiseyi veriyor. .

Wem danken die Kinder? Çocuklar kime teşekkür ediyorlar? Çocuklar annelerine teşekkür ediyorlar. öğrenci öğretmenine teşekkür ediyor. Wem zeigt das Mädchen sein Buch? Das Mädchen zeigt dir sein Buch. Çocuk topu arkadaşına getiriyor. Anne çantayı kızına veriyor. Kadın doktora bir sandalye getiriyor. Der Schüler dankt seiner Lehrerin. Adam çocuğa otomobilini gösteriyor. Wem hilft der Junge? Çocuk kime yardım ediyor? Wem bringt das Kind den Ball? Çocuk topu kime getiriyor? Wem dankt der Schüler? öğrenci kime teşekkür ediyor? Wem gibt die Mutter die Mappe? Anne çantayı kime veriyor? Der Junge hilft seinem Bruder. Kız kitabım kime gösteriyor? Der Mann zeigt dem Jungen sein Wem zeigt der Mann sein Auto? Adam otomobilini kime gösteriyor? Auto.— 7 — WEM «Kime» anlamına gelen bu soru kelimesi de aynı diğerleri gibi kullanılır. Die Kinder danken ihrer Mutter. Die Mutter gibt ihrer Tochter die Mappe. Wem bringt die Frau einen Stuhl? Die Frau bringt dem Arzt einen Kadın kime bir sandalye getiriyor? Stuhl. Bu evler bize aittir. Wem gehören diese Häuser? Bu ItftîeHHer kime aittir? Diese Häuser gehören uns. Wem bringt ihr diese Zeitung? Bu gazeteyi kime getiriyorsunuz? Wir bringen unserem Vater diese Zeitung. Das Kind bringt seinem Freund den Ball. Çocuk biraderine yardım ediyor. Kız kitabını sana gösteriyor. . Bu gazeteyi babamıza getiriyoruz.

sie. sie. es wir ihr sie Sie rate rätst rät raten ratet raten raten ich du er.ve e-halleri gösterfenigtir: Yalın Hal I-Hali E-Hali was was wem wer wen S Ä Z I L FlU ÇEKİMLERİ ich du er. sie. es wir ihr sie Sie weiss weisst weiss wissen wisst wissen wissen . es wir ihr sie Sie spreche sprichst spricht sprechen sprecht sprechen sprechen Emir hali: sprich! ich du er.8 — Yalın Hal ich du er sie es wir ihr sie Sie Î-Hali mich dich ihn sie es uns euch sie Sie E-Hali mir dir ihm ihr ihm uns euch ihnen Ihnen -•Aşağıdaki şemada was ve wer soru kelimelerinin i.

Almanca ders: 24 TEST 13 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. Bal nicht? KB 2 — Wem antworten die Schule.rjp Schwester ein e ^ . Bu tarlalar ona aittir.IcJ? gebe mein £. Doktor kime soruyor? Çocuklar kimi görüyorlar? öğrenci niçin çok çalışıyor? Kız öğrenciler kime cevap veriyorlar? Bu çantalar ve kitaplar kime aittir? Biz onlara yardım ediyoruz. dem Sohn dasJBuch. #f—* Wir helfen ihnen. 8 — Warum lauf ^TT. 1 —^. das Kind? B listesinden A listesindeki Almanca cümlelerin Türkçe karşılıklarını bulunuz. Topunu niçin getirmiyorsun? Bu tarlalar ona ait değildir. nicht. 2 — .. 4 — Bring .. 3 — oöjöjfaunge schreib"TJ5D sein GrKn ' Freund ein f^O Brief./ C ' rinnen? $ — Wen sehen die Kinder? 4/— Diese Felder gehören ihm .•€*-> Sie mein fi-v» Vater das Buch! 5 — Du zeig_S~fc c/ejy\Maxm das Haus. 6 — ^lOrr Lehrer antwort A^r dem Schüler^ — Ayla b r m g ' t o^f? Kindern ein «^). A listesi % — Warum bringst du delmen A .{Zz-Vater gib"ç:. 0+t* ^ e n fragt der Arzt? *sG 7 — Waran arbeitet der Schüler H $»-V Wem gehören diese Mappen ^ X J und Bucher? B Listesi Biz size yardım ediyoruz. Bleistift. Apfel. .1 _ öğrenciler niçin çalıştırmaları A — Der Mann gibt ihnen eine yazıyorlar? Zigarette. B Listesi A Listesi . B listesindeki A listesindeki Türkçe cümlelerin Almanca karşılıklarını bulunuz.

6 — DER LEHRER gibt MEHMET eine Mappe. P^G 8 — Adam ona bir sigara veriyor. i.^HD riyor? "^sE 5 — Kimi tanımıyorsun? Q(F 6 — Balıkçı kimi çağırıyor? 7 — Öğretmen bizi görüyor. Cevaplar kâğıdına bütün cümleyi değil. 2 — DIE KINDER danken DEK LEHRERIN. 1 — AYŞE nimmt DEN APFEL. 5 — Wir geben DER MUTTER die Zeitung. 7 — Ich schreibe MEINEM VATER einen Brief. Warum ruft die Matter ihre Kinder? Wem gibt der Junge die Bücher? • Der Lehrer sieht uns.veya e-halinde bulunabilirler. sadece isimlerin yerine koyduğunuz şahıs zamirlerim yazınız.i • Wen ruft der Fischer? • Wem zeigt der Schüler sein Zimmer? E Aşağıdaki cümlelerde büyük harfle yazılı isimlerin yerine şahıs zamiri kullanınız. • Wen kennst du nicht? Warum schreiben die Schüler die Übungen? • Wem gibt der Junge seine Bücher? • Der Mann gibt ihm eine Zigarette» v. Bu şahıs zamirleri yalın.C rıyor? 4 — Öğrenci kime odasını göste. 8 — Warum schreibst du DD3 ÜBUNGEN nicht? 9 — DER JUNGE zeigt dem Freund SEIN HAUS. 3 — Gibt HERR MÜLLER DEN KINDERN ein Buch? 4 — Helga antwortet HHIEM FREUND. 10 — Hilft DDE TOCHTER D3RER MUTTER? .2 — Erkek çocuk kitaplarım kime /-B veriyor? 3 — Anne niçin çocuklarım çağı-#.

Yukarıdaki örnekte e-halindeki isim. yani cümledeki nesneler sadece şahıs zamirlerinden meydana gelirse. Arkadaş onu ona veriyor. i-halinde bulunan şahıs zamiri e-halinde bulunandan önce gelir. Der Freund gibt dem Jungen die Mappe. Der Sohn zeigt ihn ihr. Der Vater gibt dem Sohn einen Apfel. Der Junge gibt dem Bruder einen Bleistift. yerine ihm ve den Apfel yerine de ihn gelir. Yalnız. Der Freund gibt sie ihm. dem Sohn. ihm'den önce gelir. Oğul anneye sandalyeyi gösteriyor. . Ama i-halindeki şahıs zamiri e-halinde bulunandan önce kullanıldığına göre ihn. Çocuk onu ona veriyor. Der Vater gibt ihn ihm.ve e-haUerinrn cümle içindeki yerleri Geçen derslerimizde önce i-halindeki. Der Sohn zeigt der Mutter den Stuhl. Oğul onu ona gösteriyor. Baba onu ona veriyor.lull ^ M [ w i ilim y I İM 25 P ^ ' ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK FÜNFUNDZWANZIG Şahıs zamirlerinin i. sonra da e-halindeki isimlerin yerine şahıs zamiri koymasını öğrenmiştik. Çocuk biradere bir kalemi veriyor. Arkadaş çocuğa çantayı veriyor. Der Junge gibt ihn ilim. Baba oğluna bir elma veriyor. hem i-halindeki hem de e-halindeki isimlerin yerine şahıs zamirleri koyarsak. İçinde şahıs zamirleri olmayan bir cümlede ise bunun tersine e-halinde bulunan isim i-halindeki isimden önce gelir.

Die Frau bringt sie ihm. Öğretmen Ayşeye bir kitap vermiyor. Du gibst den Lehrern die Bücher. Sen onları onlara veriyorsun. Der Bauer zeigt sie ihr. Çiftçi onları ona gösteriyor. Der Junge bringt sie ihr. Du gibst sie ihnen. . Der Schüler bringt der'Lehrerin einen Bleistift. olumsuzluğu da cümlenin en sonuna getirilen bir nicht ile anlatırız. Çocuklar onu onlara gösteriyorlar. Kadın kocasına gazeteyi getiriyor. Der Vater zeigt seinem Sohn das Auto. Die Frau bringt ihrem Mann die Zeitung. Baba oğluna otomobili gösteriyor. Der Lehrer gibt es ihr nicht. Kadın onu ona getiriyor. Kız anneye vazoyu veriyor. Das Mädchen gibt sie ihr. Öğrenci öğretmene bir kalemi getiriyor. Çocuk onları ona getiriyor. Der Lehrer gibt Ayşe kein Buch. Die Kinder zeigen ihren Freunden Çocuklar arkadaşlarına evi gösteridas Haus. Son cümlede önemli bir hususa dikkatinizi çekmek isteriz. Der Bauer zeigt seiner Frau die Kühe. Kız onu ona veriyor. Öğretmen onu ona vermiyor. Der Junge bringt seiner Mutter viele Blumen. Öğrenci onu ona getiriyor. Sen öğretmenlere kitapları veriyorsun. Baba onu ona gösteriyor. Kein Buch gibi olumsuz yapılmış isimlerin yerine şahıs zamiri koyarken ismin artikeline ve haline göre gerekli şahıs zamirini bulur. Doktora bir sandalye getiriyoruz. Der Vater zeigt es ihm. Wir bringen dein Arzt einen Stuhl. Çocuk annesine çok çiçekler getiriyor. yorlar. Die Kinder zeigen es ihnen. Wir bringen ihn ihm. Yukarıdaki örnekte kein Buch yerine Buch isminin artikeli das olduğu için es gelmiş. Onu ona getiriyoruz. olumsuz oluşu ise cümlenin sonuna gelen nicht ile anlatılmıştır. Çiftçi karısına inekleri gösteriyor. Der Schüler bringt ihn ihr.— 2 — Das Mädchen gibt der Mutter die Vase.

auf. Bu üç kelime in. in in dem Haus in der Mappe in dem Mund in dem Zimmer in dem Korb in den Autos in dem Eimer in den Booten içinde (içine) evin içinde çantanın içinde ağzın içinde odanın içinde sepetin içinde otomobillerin içinde kovanın içinde sandalların içinde . IN In [in] öbür bütün önekler gibi isimlerin önünde bulunur. Cümledeki belirli kelimelerin biribirleriyle ilişkisini sağlayan bu kelimelerden en önemli üç tanesini bu dersimizde öğreneceğiz. a veya ye. unter önekleridir.yirmibeşinci ders — 3 IN AUF UNTER Almancada önek adı verilen ve cümle yapısında önemli rolleri olan küçük kelimeler vardır. ya» eki takılarak «içine» kaldırılır. «odanın içine» yerine «odaya» demekle aynı şey anlatılmış olur. Önünde durduğu isim i-halindeyse «içine». Bu kelimenin cümle içindeki yerini aşağıdaki örneklerde inceleyiniz. in in das Haus in die Mappe in den Mund in das Zimmer in den Korb in die Autos in den Eimer in die Boote içine (içinde) evin içine çantanın içine ağzın içine odanın içine sepetin içine otomobillerin içine kovanın içine sandalların içine Yukarıdak örneklerde in i-halindeki isimlerin önünde bulunduğu için «içine» anlamına gelmektedir. e-halindeyse «içinde» anlamına gelir. «çantanın içine» yerine «çantaya». «ağzın içine» yerine «ağza». Çünkü «evin içine» yerine «eve». Türkçede ekseriya «içine» kelimesi yerine ismin sonuna «e.

Der Hund sitzt auf dem Stuhl. Çocuklar atın üstünde oturuyorlar. Der Bleistift ist nicht in dem Hat. Köpek sandalyenin üstünde oturuyor. Kedi odadadır. Elmalar sepettedir. Die Katze ist in dem Zimmer. Die Mädchen sind in dem Zug. Kızlar trendedir. Kalem şapkanın içinde değildir. Die Kinder sitzen auf dem Pferd. Die Äpfel sind in dem Korb. Pür Der Junge steht in dem Zimmer. . M Çocuk odada duruyor._ 6 — öneklerle yapılmış bu cümleleri inceleyiniz.

— 7 — Die Äpfel sind nicht auf dein Buch. " ^ Der Hund sitzt unter dem Tisch. . At ağacın altında duruyor. Sepet ağacın altında değildir. Çiftçi ağaçların altında çalışıyor. Der Korb ist nicht unter dem Baum. Die Hunde sitzen auf dem Tisch. Şapkalar sandalyenin altındadır. Die Hüte sind. Das Pferd steht unter dem Baum. Elmalar kitabın üstünde değildir. Der Bauer arbeitet unter den Bäumen.<n Köpek masanın altında oturuyor. L Uli|l _ . ^ğkğp 1 ^Sf Köpekler masanın üstünde oturuyorlar. unter dem Stuhl.

ihm.— 8 — Aşağıdaki kalıp i. . uns. ihr. özne Der Junge Der Vater Die Mutter Die Kinder fiil gibt bringt zeigt geben i-halindeki şahıs zamiri sie es ihn ihn e-halindeki şahıs zamiri ihm.ve e-halindeki şahıs zamirlerinin cümle içindeki yerini göstermektedir.

e [gast] üstüne...mini TM I uy İM ALMANCA DERSLEİ I II I I I I I I II I I I I I I I I II I I I |M Corte5ponöence Institute | ı in u n u H ı ıı ııı ii"i'iı m u n i n n i m i 26 LEHRSTÜCK SECHSUNDZWANZIG öğrenilecek kelimeler auf [auf] essen [esen] die Gabel.er [geziht] dasGlas.n [ga:bel] der Gast..er [gla:s] bardak heiss [hays] sıcak . çehre das Gesicht. üstünde yemek yemek çatal misafir yüz..

E r hat keine Suppe in seiner Schüssel.[teller] die Träne.. Ahmet açtır. Die ganze Familie ist hier. Fatma Hanım çorbayı masanın üstüne getiriyor. içinde pişirmek sepet bıçak die Schüsseln [şüsselj sehr [se:r] das Speisezimmer. Pamuk da bir sandalyenin üstünde oturuyor. Kâsesinde çorba yoktur. bardaklar. Er ist Herr Müller.— 2 — hinter [hinter] hungrig [hungrig] in [in] kochen [kohen] der Korb. Hasan Bey und Zeynep stehen. Bu misafiri tanıyoruz. Gläser. O: «Karım bu çorbayı iyi pişiriyor. yanmdaunter [unter] vor [for] kâse çok yemek odası fiöSŞv^--^--.. Wir kennen diesen Gast. Bütün aile buradadır. Hasan Bey ve Zeynep ayakta duruyorlar. çatallar ve bıçaklar görüyoruz. Herr Müller isst die Suppe. O Bay Müllerdir.n [tre:ne] yanına..» YEMEK ODASINDA Bu bir yemek odasıdır. aber die Suppe ist sehr heiss. Hasan Bey hat heute abend einen Gast. O: «Çorba iyidir. Bay Müller çorbayı yiyor. Fatma Hanım bringt die Suppe auf den Tisch. Wir sehen Tränen in seinen Augen.[şpayzetsimmer] die Suppe. arkasında aç içine. E r sagt: «Meine Frau kocht diese Suppe gut.e [korb] das Messer. Pamuk sitzt auch auf einem Stuhl. .» diyor. Ama yüzü kırmızıdır.. ama çorba çok sıcaktır. altında önüne. Ahmet ve Bay Müller oturuyorlar.» Aber sein Gesicht ist rot. Ahmet und Herr Müller sitzen. Hasan Beyin bu akşam bir misafiri var. E r sagt: «Die Suppe ist gut. önünde IN DEM SPEISEZIMMER Das ist ein Speisezimmer. Gabeln und Messer auf dem Tisch. Hasan Bey gülüyor.» diyor. Masanın üstünde tabaklar.[messer] neben [neben] arkasına. Ahmet ist hungrig. Wuschen Teller. Gözlerinde yaşlar görüyoruz.• çorba tabak gözyaşı altına. Hasan Bey lacht.n [züppe] der Teller.

vor NEBEN Neben i-halindeki bir ismin önünde bulunursa «yanına». e-halindeki bir ismin önünde bulunursa «yanında» anlamına gelir. neben neben den Tisch neben die Frau neben das Haus neben die Jungen neben diesen Gast neben jenen Bauern neben diese Mappe neben die Blumen yanına (yanmda) masanın yanma kadının yanına evin yanma çocukların yanına bu misafirin yanma şu çiftçinin yanma bu çantanın yanma çiçeklerin yanına Neben e-halinde bulunan bir ismin önüne gelirse «yanında» anlamını taşır. neben neben dem Tisch neben der Frau neben dem Haus neben den Jungen neben diesem Gast neben jenem Bauern neben dieser Mappe neben den Blumen yaninda (yanma) masanın yanında kadının yanında evin yanında çocukların yamnda bu misafirin yamnda şu çiftçinin yanında bu çantanın yanında çiçeklerin yanında . Aşağıdaki örneklerde neben'den sonra i-halinde bulunan bir isim geldiği için neben burada «yanına» olarak Türkçeye çevrilir. hinter.yirmialtıncı ders — 3 Bu dersimizde üç yeni önek daha öğreneceksiniz: neben.

Aşağıdaki örneklerde vor i-halindeki isimlerin önünde kullanılmıştır. e-halindeki bir ismin önünde bulunuyorsa «önünde» anlamına gelir. hinter hinter dem Baum hinter dem Haus hinter der Tür hinter meinem Haus hinter deinem Laden hinter dieser Vase hinter dem Soldaten hinter den Tischen arkasında (arkasına) ağacın arkasında evin arkasında kapının arkasında evimin arkasında dükkânının arkasında bu vazonun arkasında askerin arkasında masaların arkasında VOR Vor i-halindeki bir ismin önünde bulunuyorsa «önüne». e-halindeki isimlerin önünde ise «arkasında» anlamına gelir. hinter hinter den Baum hinter das Haus hinter die Tür hinter mein Haus hinter deinen Laden hinter diese Vase hinter den Soldaten hinter die Tische arkasına (arkasında) ağacın arkasına evin arkasına kapının arkasına evimin arkasına dükkânının arkasına bu vazonun arkasına askerin arkasına masaların arkasına Hinter'den sonra e-halinde bulunan bir isim gelirse hinter Türkçeye sarkasında» olarak çevrilir. Onun için Türkçeye «önüne» olarak çevrilir. Aşağıdaki örneklerde hinter i-halindeki isimlerin önünde bulunduğu için «arkasına» olarak Türkçeye çevrilmiştir.— 4 — HINTER Hinter i-halindeki isimlerin önünde «arkasına». .

Kalem şapkanın yanındadır. Die Boote sind neben dem Baum. Der Bleistift ist neben dem Hut. Sandallar ağacın yanındadır. vor vor dem Zimmer vor dem Schüler vor der Mutter vor meinem Sohn vor ihrem Stuhl vor diesem Auto vor den Fischern vor jenem Boot önünde (önüne) odanın önünde öğrencinin önünde annenin önünde oğlumun önünde sandalyesinin önünde bu otomobilin önünde balıkçıların önünde şu sandahn önünde Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz.— 5 — vor vor vor vor vor vor vor vor vor önüne (önünde) odanın önüne öğrencinin önüne annenin önüne oğlumun önüne sandalyesinin önüne bu otomobilin önüne balıkçıların önüne şu sandalın önüne das Zimmer den Schüler die Mutter meinen Sohn ihren Stuhl dieses Auto die Fischer jenes Boot Vor e-halindeki isimlerin önünde bulunursa Türkçeye «önünde» seklinde çevrilir. .

Masa çocuğun arkasındadır. Das Mädchen steht neben dem Auto._e — Der Baum steht neben dem Haus. Kedi sandalyenin yanma gidiyor. Kız otomobilin yanında duruyor. Der Junge geht neben das Fenster. Der Tisch ist hinter dem Jungen. Kız masanın arkasındadır. Ağaç evin yanında duruyor. Die Katze geht neben den Stuhl. Kitap vazonun arkasındadır. Çocuk pencerenin yanına gidiyor. Das Such ist hinter der Vase. . Das Mädchen ist hinter dem Tisch.

. Das Auto steht vor dem Haus.-i. Köpek kızın önünde duruyor. Die Boote stehen vor dem Baum. Otomobil evin önünde duruyor. Die Frau geht vor dien Stuhl. Köpek masanın arkasında durmuyor. „. W j!'-"C5!^9 . Das Mädchen steht vor dem Fenster." * » Das Pferd steht vor dem Feld. m•SSM i. Masa kapının Önünde duruyor. - . t Der Tisch steht vor der Tür.— 7 Der Hund steht nicht hinter dem Tisch. Kız pencerenin önünde duruyor.Î İ . —. At tarlanın önünde duruyor. ^ & . i • -Ss^C'/&s'* S$ß%- -39L HP5y^gr «ssÄIl^^. 1 — Sandallar ağacın önünde duruyorlar. Der Hund steht vor dem Mädchen. Kadın sandalyenin önüne gidiyor.

Okuldayız. Otomobil evin arkasına gidiyor Çocuklar ağaçların arkasına koşuyorlar. Kedi sandalyenin altında uyuyor. Evinin önünde bekliyorum. Der Sohn bringt die Mappe auf den Tisch. Çocuklar okula gidiyorlar. Ich warte vor deinem Haus. es wir ihr sie Sie esse isst isst essen esst essen essen . Der Lehrer geht vor die Schüler. sie. B OZCL FİİL ÇEKİMLİ« ich du er. Oğul çantayı masanın üstüne getiriyor. Öğretmen öğrencilerin önüne gidiyor. Çocuk ağacın altına koşuyor. Wir sind in der Schule. Die Kinder laufen hinter die Bäume. Der Junge läuft unter den Baum. Du trägst den Stuhl neben den Tisch. Kitaplar çantadadırlar. Sandalyeyi masanın yanına taşıyorsun. Die Bücher sind in der Mappe At çiftçinin yanına koşuyor.Ahmet schläft in seinem Zimmer. Ahmet odasında uyuyor. Das Pferd läuft neben den Bauern. Öğrenciler öğretmenin önünde oturuyorlar. Die Schüler sitzen vor dem Lehrer. Bay Müller sandalyeyi pencerenin önüne taşıyor. Herr Müller trägt den Stuhl vor das Fenster. Die Kinder gehen in die Schule. Die Katze schläft unter dem Stuhl. Das Auto fährt hinter das Haus.

Mappe. Ahmet bir sandalyenin üstüne oturuyor. . C Der Ball ist auf dein Baum.. 10 — Zeynep trägt den Eimer in cLii} Zimmer. Ahmet bir sandalyenin üstünde oturuyor. — Der Junge steht auf ol^fTisch. Kedi masanın altında uyuyor. Anne onu bize gösteriyor.. ^ A Die Mutter zeigt ihn uns. A listesi 1 2 3 4 5 Ich gebe es ihm. 6 — Das Buch ist hinter O .<:. B B listesinden A listesindeki Almanca cümlelerin Türkçe karşılıklarını bulunuz. 4 — Der Mann schläft in sein \fti Zimmer. H 8 — Der Vater ist hinter dem Haus. ^ İ K J r' K — — — — — B listesi Baba evin arkasındadır.i.CSchule. Çocuk okulun önüne koşuyor. 7 — Die Katze schläft unter dem .? Wohnzimmer. 9 — Wir sitzen in c(£/. 5 — Der Arzt wartet vor e/cx Tür. B Das Kind läuft vor die Schule. — Die Kinder sitzen unter f/Efî Bäumen.Almanca ders: 26 TEST 13 Boş bırakılan yerleri doldurunuz. D Die Fischer sitzen in dem Ä E Boot.Balıkçılar sandalın içine oturuyorlar. B listesinden A listesindeki Türkçe cümlelerin Almanca karşılıklarını bulunuz. Onu ona veriyorum. Çocuk okulun önünde koşuyor. Balıkçılar sandalın içinde oturuyorlar. Top ağacın üstündedir. 2 — Das Auto fährt vor J.* G Tisch. 7 — Das Mädchen läuft neben cldjîAuto. 8 — Die Schüler gehen in cl^-^Schule.». F 6 — Ahmet sitzt auf einem Stuhl.

es 10 — sie. ^<J. dadır. et 7 — t. 7 — Tabaklar bardakların arkasinX İ — Ich zeige ihn ihm.' — Die Teller sind hinter den Gläsern. ihr 3 — er. ihn 2 — sie. Cevap kâğıdına sadece bulduğunuz şahıs zamirlerini cümlede geliş sıralarına göre yazınız. F — Ich zeige sie ihm. den. 4 — Köpek masamızın üstünde ^ E — Sind die Äpfel in dem Korb? oturuyor. Test 12'nin yapılmış şekli A. 1 — F 2 — G 3 — B 4 — J 5 — E 6 — 1 7 — D 8 — H E. riyorum. Der Hund sitzt auf unserem L — U Tisch. ^ H — Der Vater schläft in seinem Zimmer. en 3 — der. ihm 7 — ihm 8 — sie 9 — er. 3 — Mektup kitabın yanındadır. 1 — der. ihnen 4 — ihm 5 — ihr 6 — er. ihr . 1 — Der Mann zeigt SEINER FRAU DIE KINDER. dem 6 — der.A Listesi B Listesi 1 — Baba odasında uyuyor. 5 — DER BAUER zeigt SEINEM SOHN DAS PFERD. 3 — Der Lahrer gibt DEN SCHÜLERN DIE BÜCHER. 2 — Onu (erkek) ona (erkek) göstĞKB — Die Vase ist vor dem Fenster. 8 — Elmalar sepetin içinde midir? K D L . en 4 — en. jj^JD — Der Hund sitzt auf dem Tisch. em 5 — st. t 2 — ich. E Aşağıda büyük harfle yazılı isimlerin yerine şahıs zamiri koyunuz. 1 — sie. 5 — Oğul babasının yanına G — Der Sohn geht neben dem Vater. t. 6 — Vazo pencerenin önündedir. en 8 — t R.Der Sohn geht neben seinen Vater. A — Die Äpfel sind in dem Korb. em. 2 — Ich gebe MEINEM FREUND EINE ZIGARETTE. l _ t 2 _ E 3 — C 4 — J 5 — G 6 — B 7 — D 8 — F C. gidiyor. * G — Der Brief ist neben dem Buch. 4 — Der Junge bringt DEM VATER KEINE ZEITUNG. er.

über.» derken sandalye ile masa arasında bir mesafe varsa neben. Biz derslerimizde an'ı neben gibi «yanma» veya «yamnda» olarak Türkçeye çevireceğiz. yanma (yamnda) an masanın yanma an den Tisch kapının yanına an die Tür pencerenin yanma an das Fenster kadının yanma an die Frau sandalın yanına an das Boot evlerin yanma an die Häuser sandalyenin yanına an den Stuhl otomobilin yanma an das Auto Not. zwischen AN An [an] öneki de neben gibi «yanma» veya «yamnda» anlamına gelir. Yalnız neben ile an arasında önemli bir fark vardır.1 w F mim :orrespoubencr 3nstitutf | I y IM 27 ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK SIEBENUNDZWANZIG Bu derste üç yeni önek daha öğreneceğiz: an. An i-halinde bir isim önünde duruyorsa «yanına» anlamına gelir. Bu dersi çalışmadan önce yirmisekizinci derste verilen kelimelerî^öğrenınız . ama siz aralarındaki farkı gözönünde bulundurup doğru öneki kullanmalısınız. «Sandalye masanın yanındadır. Örneğin. sandalye ile masa birbirlerine temas ediyorlarsa an kullanılır. Şu halde an temas ederek yamnda bulunmayı gösterir.

» denir. kapıya pencereye.» derken lâmba ile masa arasında belirli bir uzaklık vardır.»yerine «masaya.— 2 — Türkçede ekseriya «masanın yanına.. Über i-halindeki bir ismin önüne gelirse Türkçeye «üzerine» olarak çevrilir. an an dem Tisch an der Tür an dem Fenster a n d e r Frau an dem Boot an den Häusern an dem Stuhl an dem Auto yanmda (yanına) masanm yamnda kapının yamnda pencerenin yamnda kadının yamnda sandalin yanmda evlerin yamnda sandalyenin yanmda otomobilin yanmda ÜBER Über [über] «üzerine» veya «üzerinde» anlamına gelir. ya» takıları eklenir. Örneğin. Yani ismin sonuna «ye. über über über über über über über über über das Haus den Baum den Tisch die Autos den Hügel das Meer die Felder den Mann üzerine (üzerinde) evin üzerine ağacın üzerine masanın üzerine otomobillerin üzerine tepenin üzerine denizin üzerine tarlaların üzerine adamın üzerine . Temas etmeden üzerinde bulunmayı gösterir. kapının yanına.. pencerenin yanına. .. «Lâmba masanm üzerindedir... Anı e-halinde bir ismin önünde bulunduğu zaman «yamnda» anlanuna gelir.

zwischen arasında (arasına) zwischen dem Stuhl und dem Tisch sandalyenin ve masanın arasında zwischen den Blumen çiçeklerin arasında .yirmiyedinci ders — 3 — Über e-halindeki bir ismin önüne gelirse «üzerinde» olarak Türkceye çevrilir. über über dem Haus über dem Baum über dem Tisch über den. Zwischen i-halindeki isimlerin önüne gelirse «arasına» olarak çevrilir. Autos über dem Hügel über dem Meer über den Feldern über dem Mann üzerinde (üzerine) evin üzerinde ağacın üzerinde masamn üzerinde otomobillerin üzerinde tepenin üzerinde denizin üzerinde tarlaların üzerinde adamın üzerinde ZWISCHEN Zwischen [tsvişen] önünde bulunduğu ismin haline göre «arasına» veya «arasında» anlamına gelir. zwischen zwischen den Stuhl und den Tisch zwischen die Blumen zwischen die Bücher zwischen den Vater und die Mutter zwischen das Pferd und den Auto zwischen das Pferd und den Bauern zwischen die Schule und das Haus zwischen die Tür und das Fenster araşma (arasında) sandalye ve masa arasına çiçeklerin arasına kitapların arasına babanın ve annenin arasına qgmm ve otomobilin arasına atm ve çiftçinin arasına okul ve evin araşma kapınm ve pencerenin arasına Zwischen e-halindeki isimlerin önüne gelirse «arasında» olarak çevrilir.

Der Junge läuft an den Stuhl. Der Arzt wartet an der Tür. Öğretmen masaya (masanın yanına) gidiyor.— 4 — zwischen den Büchern zwischen dem Vater und der Mutter zwischen dem Baum und dem Aut» zwischen dem Pferd und dem Bauern zwischen der Schule und dem Haus zwischen der Tür und dem Fenster kitapların arasında babanın ve annenin arasında ağacın ve otomobilin arasında atın ve çiftçinin arasında okulun ve evin arasında kapının ve pencerenin arasında Aşağıdaki resimli örnekleri inceleyiniz. Çocuk sandalyeye koşuyor. Balıkçı kapıya gidiyor. . Der Stuhl steht an dem Tisch. Der Lehrer geht an dm Tisch. Der Fischer geht aai die Tür. Der Lehrer steht an dem Tisch. Öğretmen masanın yanında duruyor. Doktor kapıda (kapının yanında) bekliyor. Sandalye masanın yanında duruyor.

Kuşlar ağacın üzerinde uçuyorlar. "i* Lâmba şimdi masanm üzerinde asılı duruyor.— 5 — Die Katze sitzt am dem Sofa. Das Bild hängt jetzt über dem Radio. 6 r • l 1 • I r— i Saat dolabın üzerinde asılı duruyor. • *r Die Vögel fliegen über dem Baum. Resim şimdi radyonun üzerinde asılı duruyor. Baba resmi radyonun üzerine asıyor. Die Kleiderhängen über den Blumen. Paul lâmbayı masanm üzerine asıyor. Die Lampe hängt jetzt über dem Tisch. Elbiseler çiçeklerin üzerinde asılı duruyorlar. Der Vater hängt das Bild über das Radio. F\TWfrTn iTTT ii. Die Uhr hängt über dem Schrank. Paul hängt die Lampe über den Tisch.Tr-— i Kedi kanapenin yanmda oturuyor. .

— 6 — Der Stahl steht zwischen der Tür und dem Fenster. . Der Mann geht zwischen den Baum und das Auto. Köpek sandalyenin ve masanm arasında oturuyor. Anne bardağı tabağın ve çatalın arasına koyuyor. Çocuklar evin ve ağaçların arasmda oynuyorlar. Der Vogel sitzt zwischen den Blumen. Die Vase steht zwischen den Büchern. Vazo kitapların arasında duruyor. Kuş çiçeklerin arasında oturuyor. Die Mutter stellt das Glas zwischen den Teller und die Gabel. Der Bauer steht zwischen dem Pferd und der Kuh. Sandalye kapının ve pencerenin arasında duruyor. Adam ağacın ve otomobilin araşma gidiyor. Der Hund sitzt zwischen dem Stuhl und dem Tisch. Die Kinder spielen zwischen dem Haus und den Bäumen. Çiftçi atın ve ineğin arasında duruyor.

Kitap masanın üstünde bulunuyor. fegen ve sitzen. liegen Bunlar öneklerle en çok kullanılan fiillerdir. sitzen stehen liegen oturmak (ayakta. Vazoyu masanın üstüne koyuyorum. Kitabı masanın üstüne koyuyorum. Vazo masanın üstünde duruyor. Die Vase steht auf DEM Tisch. steifen._ 7 — setzen1. Bir kısmım yeni öğrendiğiniz bu fiiller bazı özellikler gösterirler. . Ich stelle die Vase auf DEN Tisch. stehen. dik olarak) durmak (yatık durumda) bulunmak. Birinci gruptaki fiiller İkinci gruptaki fiiller Ich lege das Buch auf DEN Tisch. Das Buch liegt auf DEM Tisch. Bunlardan bir grupta topladığımız setzen stellen legen oturtmak (dik olarak) koymak (yatık olarak) koymak fiillerinin kullanıldıkları cümlelerde mutlaka i-halinde bir isim (nesne) bulunur ve cümle içindeki önekten sonra gelen isim daima i-halindedir. durmak olarak ikinci bir grupta topladığımız bu fiiller ise nesne almazlar ve cümledeki önekten sonra gelen isim e-halindedir.

hängen «asmak» ve «asılı durmak» anlamlarına gelen hängen fiili de önemlidir. Şayet cümlede bir nesne yoksa ve cümledeki önek e-halindeki bir ismin önünde bulunuyorsa o zaman hängen «asılı durmak» anlamına gelir. Şayet cümlede i-halinde bir isim (nesne) ve i-halindeki bir ismin önünde bulunan bir önek varsa hängen «asmak» anlamına gelir.Die Frau setzt das Kind auf DEN Stuhl. . Kadın çocuğu sandalyenin üstüne oturtuyor. Bu yüzden hängen «asılı durmak» anlamına gelir. Lambayı masanın üzerine asıyorum. Das Kind sitzt auf DEM Stuhl. İkinci örnekte ise i-halinde bir isim (nesne) yoktur ve über öneki e-halindeki bir isimle kullanılmıştır. Onun için hängen bu cümlede «asmak» anlamına gelir. Birinci örnekte i-halinde bir isim (die Lampe) vardır ve über öneki i-halindeki bir isimle kullanılmıştır. Die Lampe hängt über DEM Tisch. Ich hänge die Lampe über DEN Tisch. Lâmba masanın üzerinde asılı duruyor. Çocuk sandalyenin üstünde oturuyor.

1 1 1 1 1 TTTTT l i LIM nnrf 28 w Wim orrfsponbrncf Jnstttute | ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK ACHTUNDZWANZIG an [an] beginnen [beginnen] bleiben [blayben] das Bücherregale [büherrega:l] finden [finden] Öğrenilecek kelimeler yanına. kitaplık heissen [haysen J immer Limmer] bulmak der Käfig. asılı durmak ismi olmak daima kafes .e [ke:fih] uçmak beslemek asmak. yanında fliegen [flirgen] başlamak füttern [füttern] hängen [hengen] kalmak etajer.

— 2 — der Kanarienvogel. Adam evin önünde duruyor. . Die Kinder spielen unter DEM Baum..s [ra:dyo] radyo çabuk.e perde [forhang] die Wand.. Ich arbeite in MEINEM Zimmer. Die Mappe liegt hinter DEM Radio. Öğrenci sandalyenin üstünde oturuyor.. üzerinde überall [ü:beral] her yerde vielleicht [fi:llayht] belki der Vorhang.s [zo:fa] spielen [şpi:len] stellen [ştelen] suchen [zu:hen] über [ü:ber] AÇIKLAMALAR WO «Nerede» anlamına gelen bu soru kelimesiyle yapılan sorular da pek bir özellik göstermezler. Der Schüler sitzt auf DEM Stuhl. hemen schnell [şnel] der Schränkte dolap [srank] setzen [settsen] oturtmak singen [zingen] şarkı söylemek kanape oynamak (dik) koymak aramak üzerine. Die Bücher liegen in DEM Bücherregal. Odamda çalışıyorum. arasında das Sofa.e [vant] duvar wo [wo:] nerde wohin [vo:hin] nereye die Zeit.. Çanta radyonun arkasında bulunuyor. kanarya [kana:rienfo:gel] dieKüche.n [kühe] mutfak die Lampe.. Çocuklar ağacın altında oynuyorlar.en [tsayt] zaman zwischen [tsvişen] arasına. Wo steht der Mann? Adam nerede duruyor? Wo sitzt der Schüler? Öğrenci nerede oturuyor? Wo spielen die Kinder? Çocuklar nerede oynuyorlar? Wo arbeitest du? Nerede çalışıyorsun? Wo liegt die Mappe? Çanta nerede bulunuyor? Wo liegen die Bücher? Kitaplar nerede bulunuyorlar? Der Mann steht vor DEM Haus.n [lampe] lâmba leer [le:r] boş legen [legen] (yatık) koymak liegen [li:gen] (yatık) bulunmak mehr [me:r] daha fazla das Radio. Kitaplar kitaplıkta bulunuyorlar..

. ismin Paul'dür. Wohin geht der Vater? Baba nereye gidiyor? Wohin setzt die Mutter das Kind? Anne çocuğu nereye oturtuyor? Der Vater geht auf DEN Hügel. Anne çocuğu sandalyenin üstüne oturtuyor.. Çantamı radyonun önüne koyuyorum.yirmisekizinci ders — 3 — WOHIN «Nereye» aniamına gelen ibu soru kelimesiyle yaprian somlar wo ile yapılanlara benzer. Kadın elbiseyi duvara asıyor. Şayet bir cümle wohin sorusuna cevap teşkil ediyorsa o cümlede önekten sonra gelen isim i-halindedir. Baba tepenin üstüne gidiyor. olmak» anlamına gelir. Yukarıdaki örnekleri bu açıdan incelerseniz bu farkı görürsünüz. Cümle wo sorusuna cevap teşkil ediyorsa önekten sonra gelen isim e-halindedir. Sie heissen Rıfat. Örnekleri inceleyiniz. Die Schüler legen ihre Bücher in DIE Mappen. Wohin stellst du deine Mappe? Çantanı nereye koyuyorsun? Wohin legen die Schüler ihre Bücher? Öğrenciler kitaplarını nereye koyuyorlar? Wohin hängt die Frau das Kleid? Kadın elbiseyi nereye asıyor? Bu wo ve wohin soru kelimeleri öneklerin kullanılmasında size çok yardımcı olabilirler. heissen Bu fiil «ismi. Sie heisst Ayşe. . Öğrenciler kitaplarını çantalara koyuyorlar. Die Frau hängt das Kleid an DIE Wand. Die Mutter setzt das Kind auf DEN Stuhl. Ich heisse Ender. Er heisst Ahmet. (Benim) ismim Enderdir. isminiz Rıfat'tır. ismi Ayşe'dir. ismi Ahmet'tir. Du heisst Paul. Ich steile meine Mappe vor DAS Radio.

Der Käfig hängt an der Wand neben dem Fenster. Über dem Tisch hängt eine Lampe. Zeynep daima kuşu besliyor. Er spielt in seinem Zimmer. Dort steht eine Vase. Ahmet bleibt heute zu Hause. wohin fliegt er jetzt? Yusuf fliegt in seinen Käfig. Zeynep füttert den Vogel immer. Der Käfig ist leer. ' . wo ist Yusuf? Hinter den Vorhängen? Unter dem Sofa? Unter dem Tisch? Ahmet findet ihn nicht. Zwischen dem Fenster und dem Schrank hängt ein Bücherregal an der Wand. Schnell füttert sie den Vogel und geht in die Schule. Überall suchen Ahmet und seine Mutter. Suche ihn!» Ja. Die Mutter steht auf dem Tisch. WO IST YUSUF? Familie Çelikel hat einen Kanarienvogel. auf dem Radio und hinter dem Radio auch nicht. Fatma Hamm arbeitet in der Küche. aber auch dort sieht sie ihn nicht. Okul az sonra başlıyor. Aber Yusuf fliegt in den Korb._ 4 — Wie heissen Sie? İsminiz nedir? Wie heisst dein Vater? Babanın ismi nedir? Ich heisse Hasan. und seine Tür ist offen. Vielleicht ist er in der Vase oder hinter der Vase. Sie geht in das Wohnzimmer. Mein Vater heisst Adnan. Yusuf sitzt immer in seinem Käfig und singt. Die Schule beginnt bald. Bugün Zeynep'in vakti yok. Babamın ismi Adnan'dır. Ahmet sieht ihn und läuft dorthin. İsmim Hasan'dır. Yusuf sitzt dort zwischen den Büchern. Kafes duvarda pencerenin yanında asılı duruyor. Schnell ruft sie Ahmet und sagt: «Yusuf ist nicht mehr in dem Käfig. YUSUF NEREDE? Çelikel ailesinin bir kanaryası var. Heute hat Zeynep keine Zeit. Wo ist Yusuf? Unter dem Kadio ist er nicht. Aber sie sieht Yusuf nicht. Er heisst Yusuf. Hemen kuşu besliyor ve okula gidiyor. Fatma Hanım hört Yusuf nicht. Yusuf kafesinde oturuyor ve şarkı söylüyor. Ahmet steht vor dem Schrank und sucht überall. Hasan Bey arbeitet auf dem Feld. Ach. dann auf den Stuhl. Onun ismi Yusuf dur. Schnell schliesst Ahmet die Tür.

Ahmet hemen kapıyı kapatıyor. Hemen Ahmet'i çağırıyor ve: «Yusuf artık kafeste değil. Belki vazonun içindedir yahut arkasındadır. şayet cümle wohin sorusuna cevap veriyorsa önekten sonra gelen isim i-halindedir. ÖNEKLEB3& GENEL BAKIŞ Burada bu derse kadar öğretilen önekleri bir kere daha tekrarlayacağız. O odasında oturuyor.* E-HALİ . Anne masanın üstünde duruyor. içinde Die Bücher liegen in DER Mappe. WOHIN -> İ-HALİ İN içine Die Schüler legen die Bücher in DIE Mappe. Ahmet onu görüyor ve oraya koşuyor. Oturma odasına gidiyor. Evet. radyonun üstünde ve radyonun arkasında da değil. Yusuf orada kitapların arasında oturuyor. Ah. WO . ama orada da onu göremiyor. Pencereyle dolap arasında duvarda bir kitaplık asılı duruyor. Fatma Hanım Yusuf'u duymuyor. Fatma Hanım mutfakta çalışıyor. Yusuf nerededir? Perdelerin arkasında? Kanapenin altında? Masanın altında? Ahmet onu bulmuyor. nereye uçuyor o şimdi? Yusuf kafesine uçuyor. Masanın üzerinde bir lâmba asılı duruyor. Kafes boştur ve kapısı açıktır. Ama Yusuf sepete uçuyor. Öğrenciler kitapları çantaya koyuyorlar._ 5 — Ahmet bugün evde kalıyor. hem de e-halindeki isimlerle kullanılabilirler. Orada bir vazo duruyor. sonra sandalyenin üstüne. Ahmet ve annesi heryeri arıyorlar. onu ara!» diyor. Bu önekler hem i-halindeki. Hasan Bey tarlada çalışıyor. Önünde bulundukları ismin haline göre anlamları değişir. Yusuf nerededir? Radyonun altında değil. Önekin kullanıldığı cümle wo sorusuna cevap veriyorsa önekten sonra gelen isim e-halindedir. Ama o Yusuf'u görmüyor. Ahmet dolabın önünde duruyor ve heryerde arıyor. Kitaplar çantada bulunuyorlar.

Paul çiçeği radyonun yanına koyuyor. Anne mutfaktadır. Der ApM liegt auf DEM Tisch. NEBEN yanma yanında Der Mann hängt das Bild neben Das Bild hängt neben DER Tür. AUF üstüne Die Frau stellt die Gläser auf DEN Tisch. Bardaklar masanın üstünde duruyorlar. Der Vogel fliegt auf DEN Baum. . Ich lege den Apfel auf DEN Tisch. Die Mutter geht in DIE Küche. Sepeti otomobile koyuyorum. Sandalye masanın yanında duruyor. Elmayı masanın üstüne koyuyorum._ 6 — Ich stelle den Korb in DAS Auto. Der Korb steht in DEM Auto. DIE Tür. Çiçek radyonun yanında bulunuyor. üstünde Die Gläser stehen auf DEM Tisch. DEN Tisch. Kadın bardakları masanın üstüne koyuyor. Resim kapının yanında asılı duruyor. Die Mutter ist in DEK Küche. Kuş ağacın üstünde oturuyor. Elma masanın üstünde bulunuyor. Sandalyeyi masanın yanına koyuyor. Kuş ağacın üstüne uçuyor. Die Blume liegt neben DEM Radio. Adam resmi kapının yanma asıyor. Der Vogel sitzt auf DEM Baum. Paul legt die Blume neben DAS Radio. Sepet otomobilde duruyor. Anne mutfağa gidiyor. Er stellt den Stuhl neben Der Stuhl steht neben DEM Tisch.

_ 7 — VOR onune Du stellst den Stuhl vor DIE Tür. Die Ratze geht vor DAS Sofa. Öğretmen masanm yanmda duruyor. öğretmen masanm yanma gidiyor. Sepeti masanm altına koyuyor. Kedi kanapenin önünde uyuyor. Mektup lâmbanın altındadır. Kedi kanapenin önüne gidiyor. Die Gabel liegt hinter DEM Glas. önünde Der Stuhl steht vor DER Tür. Das Auto steht vor DEM Laden. Köpek kanapenin altında bulunuyor. Otomobil dükkânın önüne gidiyor. Çocuk ağacın arkasına koşuyor. Adam mektubu lâmbanın altına getiriyor. UNTER altına Der Hund geht unter DAS Sofa. Ich lege die Gabel hinter DAS Glas. Das Kind läuft hinter DEN Baum. Otomobil evin arkasına gidiyor arkasında Das Auto steht hinter DEM Haus. Sandalyeyi kapının önüne koyuyorsun. Sepet masanm altında bulunuyor. Der Brief ist unter DER Lampe. AN yanma (temasta) yanmda (temasta) Der Lehrer geht an DEN Tisch. Der Lehrer steht an DEM Tisch. Köpek kanapenin altına gidiyor. Çocuk ağacın arkasındadır. . HINTER arkasına Das Auto fährt hinter DAS Haus. Çatalı bardağın arkasına koyuyo. Das Kind ist hinter DEM Baum. Er legt den Korb unter DEN Tisch. Der Korb liegt unter DEM Tisch. Das Auto fährt vor DEN Laden. Der Mann bringt den Brief unter DIE Lampe. Otomobil evin arkasında duruyor. altında Der Hund liegt unter DEM Sofa. Sandalye kapının önünde duruyor. Die Katze schläft vor DEM Sofa. rum.Çatal bardağın arkasında duruyor. Otomobil dükkânın önünde duruyor.

Radyo kapıyla kanape arasında duruyor. Çanta kitapla vazonun arasında duruyor. Ich hänge den Käfig über DAS Der Käfig hängt über DEM Sofa. Baba saati dolabın üzerine asıyor. Der Bauer geht zwischen DIE Bäume. Lâmba kanapenin üzerinde asılı duruyor. Hans lâmbayı kanapenin üzerine asıyor. Ich lege den Bleistift an DAS Der Bleistift liegt an DEM Buch.— 8 — Ich hänge das Bild an DIE Wand. Der Bauer steht zwischen DEN Bäumen. Das Bild hängt an DER Wand. f üzerinde Die Lampe hängt über DEM Sofa. Çiftçi ağaçların arasında duruyor. Buch. Ich lege das Radio zwischen DDE Tür und DAS Sofa. Çiftçi ağaçların arasına gidiyor. arasında Die Mappe steht zwischen DEM Buch und DER Vase. Resim duvarda asılı duruyor. Resmi duvara asıyorum. Das Radio liegt zwischen DER Tür und DEM Sofa. ÜBER üzerine Hans hängt die Lampe über DAS Sofa. Saat dolabın üzerinde asılı duruyor. Schrank. Sofa. . ZWISCHEN arasına Der Junge stellt die Mappe zwischen DAS Buch und DBB Vase. Kafes kanapenin üzerinde asılı duruKafesi kanapenin üzerine asıyorum. Çocuk çantayı kitapla vazonun arasına koyuyor. Kalemi kitabın yanma koyuyorum. Kalem kitabın yanında bulunuyor. Der Vater hängt die Uhr über DEN Die Uhr hängt über DEM Schrank. Radyoyu kapıyla kanapenin arasına koyuyorum. yor.

Öğretmen resmi duvara asıyor. Çiftçi masada (masanın yanında) oturuyor. Die Frau stellt die Mappe neben Peters Stuhl. Annenin ve babanın ismi nedir? Bay Braun'un otomobili evin arkasında duruyor. F Wo arbeitest du? >S G Wohin legt der Mann die C H— Zigarette? Mein Bruder heisst Adnan. steht die §onne? 5 —NX/einstellst du die Blumen? 6 — VVC'M«legen die Schüler ihr© Mappen? 7 — ^ J ^ h ä n g t die Mutter das Kleid? 8 —"-Mu hängt das Kleid? 9 — #/<?.. 2 3 — 4 — 5 — 6 — 7 — 8 — 9 10 — 11 — 12 — 13 — 14 15 oLS ?T . . liegt der Hund? 10 — u C i schläft der Vater? B A Listesi Die Mutter stellt die Blumen f. v" İ — Das Kind sitzt auf dem Stuhl. Gazete masanın üstünde bulunuyor. Fritz Klaus'un yanında oturuyor. / O — Herrn Brauns Auto steht hinter dem Haus. E Die Zeitung liegt auf dem Tisch. P — Fritz sitzt neben Klaus. fährt das Auto? 4 — 4J. 1 _ \Xl£ sitzt das Kind? 2 — W>iu«? setzt die Mutter das Kind? 3 — . Das Bild hängt an der Wand.vCr. Der Junge legt den Brief hvyL R — die Mappe. Kalem kitabın altında bulunuyor. Der Bleistift liegt unter M dem Buch.£. Kadın çantayı Peter'in sandalyesinin yanma koyuyor. $ • B Listesi Fritz Klaus'un yanına oturuyor. Anne çiçekleri masanın üstüne koyuyor. Adam sigarayı nereye koyuyor ? Çocuk mektubu çantaya koyuyor..Almanca ders: 28 TEST 14 A Boş bırakılan yerlere wo veya wohin koyunuz. B Wie heissen deine Mutter u n d C dein Vater? Der Lehrer hängt das Bild D an die Wand. Resim duvarda asılı duruyor.. Nerede çalışıyorsun? Kalem kitabın üstünde bulunuyor.A auf den Tisch. W — Der Bauer sitzt ast dem . Tisch. Çocuk sandalyenin üstünde oturuyor. Biraderimin ismi Adnan'dır. Çiftçi masanın önünde oturuyor. L.

^ N Perdeler pencerenin yanında asılı duruyorlar. ihm 3 — sie. — Fatma Hanım steht zwischen den Blumen. ^ B Bu evin yanında bakkal dükkânı bulunuyor. — Lege deine Hände auf den Tisch! — Der Apfel hängt an dem Baum. — Die Sonne steht hinter den Wolken. Neben diesem Haus liegt die Kolonialwarenhandlung. — Das Mädchen stellt das Glas und den Teller auf den Tisch. L duruyor. ihm . — Gehen Sie heute in die Schule? — Wir essen heute in dem Wohnzimmer. Die Eier liegen in dem Korb. (vasıtayla) Ellerini masanın üstüne koy! B Listesi — Familie Çelikel fährt an das Meer. ÎJ-J) Baba evin arkasına gidiyor. ihm. Elma ağaçta asılı duruyor. ihr 2 — sie. ^ K nuz? Güneş bulutların arkasında . — Der Vater hängt die Lampe über den Tisch. -j O Çelikel ailesi denize (denizine P yanma) gidiyor. ^C Kız bardağı ve tabağı masar nm üstüne koyuyor. — Die Vorhänge hängen neben dem Fenster. Test 13'ün yapılmış şekli — dem 2 — die 3 — dem 4 — em 5 — der 6 — der 7 — das 8 — die — dem 10 — — G 2 — E 3 . ' F Yumurtalar sepette bulunuyorlar.c A Listesi Baba lâmbayı masanın üzeriftA ne asıyor.D 4 — B 5 — K6 — 17 — J 8 — A — H 2 — Î 3 — C4 — L 5 . — Stelle die Lampe auf den Tisch! . — Der Vater geht hinter das Haus. (^ G Fatma Hanım çiçeklerin arasında duruyor. ^ E Bugün oturma odasında yemek yiyoruz.K6 — B 7 — J 8 — E — sie. ihnen 4 — sie.Ahmet schläft auf dem Sofa. Ahmet kanapenin üstünde < M uyuyor. nicht 5 — es. Lâmbayı masanın üstüne {/" İ koy! Bugün okula gidiyor muşu-.

Der Schüler ist fleissig. denn er arbeitet viel. Biraderim uyuyor. Mein Freund gibt mir ein Buch. öğrenci çalışkandır. ama ben ev ödevlerimi yazıyorum. Cümle içinde aynı sondern ve aber gibi kullanılır. O çok çalışıyor. çünkü o çok çalışıyor. Bu bir sandalye değil. eski çünkü yıi das Spiel. sondern ein Sofa. sondern eine Übung.nımı 1 İM ırmf ALMANCA DERSLER t orrfspon&fncr J nstüutr | 19 LEHRSTÜCK N E U N U N D Z W A N Z I G alt [alt] denn [den] das Jahr. Der Schüler schreibt keinen Brief. Öğrenci çalışkandır. Das ist kein Stuhl. Arkadaşım bana bir kitap veriyor. Öğrenci bir mektup değil. Er arbeitet viel. yalnız denn'in önüne bir virgül konur. ama ben onu almıyorum. Cümlelerde hiçbir değişiklik olmaz. Yukarıdaki örneklerde sondern ve aber'in cümle içindeki yerini tekrar kısaca hatırlattık. bir kanapedir.e [yarrj yaşlı. aber ich nehme es nicht. Görüldüğü gibi denn iki cümleyi birbirine bağlar. Mein Bruder schläft. Der Schüler ist fleissig. . bir çalıştırma yazıyor. aber ich schreibe meine Hausaufgaben.e [şpi:l] wie alt [vi: alt] oyun kaç yaşında DENN Denn [den] kelimesi Türkçede «çünkü» anlamına gelir.

Der Vater kommt. Anne kuşu arıyor. Kadın çocuğu kanapenin üstüne koyuyor. Es hat keine Zeit. öğrenci koşuyor. öğrenci koşuyor. Der Junge öffnet die Tür. . Das Mädchen spielt nicht. Anne kuşu arıyor. Baba geliyor. Kadın çocuğu kanapenin üstüne O uyuyor. çünkü okul hemen başlıyor. Ahmet isst viel. koyuyor. çünkü onun vakti yok. çünkü baba geliyor. Die Mutter sucht den Vogel. Es schläft. Die Mutter sucht den Vogel. denn der Vater kommt. Kız oynamıyor. Er ist sehr hungrig. çünkü o artık kafeste değildir. Er ist nicht mehr in dem Käfig. çünkü o uyuyor. Ahmet çok yiyor. Okul hemen (az sonra) başlıyor. Die Frau legt das Kind auf das Sofa._ 2 — Die Mutter ruft die Kinder. Kız oynamıyor. Die Schule beginnt bald. Die Frau legt das Kind auf das Sofa. Der Junge öffnet die Tür. denn es hat keine Zeit. Das Mädchen spielt nicht. O çok açür. Sein Vater kommt Babası geliyor. Çocuk kapıyı açıyor. çünkü o çok açtır. denn er ist sehr hungrig. denn die Schule beginnt bald. O arük kafeste değildir. Anne çocukları çağırıyor. denn er ist nicht mehr in dem Käfig. Die Mutter ruft die Kinder. çünkü babası geliyor. Çocuk kapıyı açıyor. Der Schüler läuft. Der Schüler läuft. Ahmet çok yiyor. Onun vakti yok. Anne çocukları çağırıyor. denn sein Vater kommt. denn es schläft. Ahmet isst viel.

yirmidokuzuncu ders _ 3 — BIEZAMLEN Daha önce birden otuza kadar olan sayıları öğrenmiştik. Bu derste de devamını göreceğiz. einunddreissig [aynundraysih] zweiunddreissig [tsvayundraysih] dreiunddreissig vieranddreissig: fimıunddreissig sechsunddreissîg siebenunddreis^ig achtunddreissig neuiMinddreissig vierzig [firtsih] etnmndıvieKâg [aynundfirtsih] zweiundvierzig dreiundvierzig vierundvierzig fiinfundvierzig sechsundvierzig otuzbir otuziki otuzüç otuzdört otuzbeş otuzaltı otuzyedi otuzsekiz otuzdokuz kırk kırkbir kırkiki kırküç kırkdört kırkbeş kırkaltı .

. yani yukarıda örnek olarak verdiğimiz sayıların Almancalannı kelimesi kelimesine Türkçeye çevirirsek şöyle olur.. Türkçede birler hanesi onlar hanesinden sonra gelir. «otuziki. ellibeş.... Altmıştan sonraki sayılarda yukarıdakiler gibi kolayca teşkil edilebilir. gibi». Bu önemli farkı daima hatırlamalısınız.— 4 — siebenundvierzig achtundvierzig neanundvierzig fünfzig [fünftsih] einundfünfzig zweiundfünzig dreiundfünfzig vierundfünfzig fünfundfünfzig sechsundfünfzig siebenundfünfzig achtundfünfzig neunundfünfzig sechszig [sehtsih] [aynundfünftsih] kirkyedi kirksekiz kirkdokuz elli ellibir elliiki elliüç ellidört ellibeş ellialtı elliyedi ellisekiz ellidokuz altmış Almancada yüze kadar olan sayıların yapılışı Türkçeye nazaran farklıdır.». üç ve kırk. «iki ve otuz. kırküç.. beş ve elli. Almancada ise durum bunun tam aksidir. siebzig [ziptsih] achtzig [ahttsih] yetmiş seksen . Birler hanesi onlar hanesinden önce gelir.

hunderteins [hundertayns] hundertzwei hundertdrei hundertvier hundertfünf hundertsechs hundertsieben hundertacht hundertneun hundertzehn hundertelf hundertsiebzehn hundertzwanzig hundertdreissig zweihundert dreihundert yüzbir yüziki yüzüç yüzdört yüzbeş yüzaltı yüzyedi yüzsekiz yüzdokuz yüzon yüzonbir yüzonyedi yüzyirmi yüzotuz ikiyüz üçyüz .5 — neunzig [noyntsih] hundert [hundert] doksan yüz Yüzden sonraki sayılar ise hundert kelimesinin arkasına istediğimiz sayıyı eklemekle elde edilir.

_ 6— vierhundert vierhunderteinundzwanzig tausend [tauzend] zweitausend zehntausend hunderttausend zweihunderttausend dörtyüz dörtyüzyirmibir bin ikibin onbin yüzbin ikiyüzbin Aşağıda örnek olarak verilen sayıları inceleyiniz. siebenundsiebzig achtundachtzig sechsundneunzig hundertsiebzig hundertsiebenundsiebzig hundertdreiundneunzig zweihunderteins zweihunderstsechundfünfzig dreihundertneunundvierzig neunhundertneunununeunzig tausendeins tausendzweiunddreissig tausendneunzig tausendeinhundert tausendzweihundertachtundneunzig dreissigtausendfünfhundertvierzehn fünfhundertfünf undfünzig neunhundertfünfzehn sechshundertsiebenunddreissig siebenhundertachtzig achthundertdreiundsechzig 77 88 96 170 177 193 201 256 349 999 1001 1032 1090 1100 1298 30514 555 915 637 780 863 .

Sie ist zweiundzwanzig Jahre alt. Mein Vater ist fünfzig Jahre alt. Oğlum sekiz yaşındadır. O otuziki yaşındadır. Du bist fünfundzwanzig Jahre alt. Dieser Mann ist achtzig Jahre alt. Ondokuz yaşındayım. Yirmibeş yaşındasın. Wie Wie Wie Wie Wie Wie Wie Wie Wie alt? alt ist Ahmet? alt ist sie? alt ist dein Sohn? alt sind Sie? alt bin ich? alt ist dieser Mann? alt ist dein Vater? alt bist du? Kaç yaşında? Ahmet kaç yaşındadır? O kaç yaşındadır? Oğlun kaç yaşındadır? Kaç yaşmdasınız? Kaç yaşındayım? Bu adam kaç yaşındadır? Baban kaç yaşındadır? Kaç yaşındasın? Bu sorulara cevap vermek için yapılacak şey ( Jahre alt.. Ich bin neunzehn Jahre alt.e [ya:r] yıl anlamındadır).. Babam elli yaşındadır. Mein Sohn ist acht Jahre alt. zehn Jahre alt fünf Jahre alt vierzig Jahre alt neundundsechszig Jahre alt Ahmet ist zwanzig Jahre alt. . Ich bin fünfzehn Jahre alt. Bu adam seksen yaşındadır.? Wie alt? [vi: alt] sorusu Türkçeye «kaç yaşında» olarak çevrilir.. Wie alt ist seine Schwester? Kız kardeşi kaç yaşındadır? on yaşında beş yaşında kırk yaşında altmışdokuz yaşında Ahmet yirmi yaşındadır.— 7 — WIE ALT. Onbeş yaşındayım. (das Jahr. O yirmiiki yaşındadır.) kalıbının önüne yıl adedini gösteren bir sayı getirmektir. Sie ist zweiundreissig Jahre alt.

EIN SPIEL — BlR OYUN Bu Almanca bilen arkadaşlarınızla bir araya geldiğiniz zaman oynayabileceğiniz çok basit bir oyundur. Kelime bilginizin ilerlemesinde size büyük yararlan dokunacaktır. : Die Mutter bringt einen Teller. eine Gabel. Aym oyunu şu sorularla da oynayabilirsiniz: Wer kommt dort? Was hast du? Was hat der Vater? Wen kennst du ? . : Die Mutter bringt einen Teller. hem en sonuna kendinden bir isim eklemeye mecburdur. Babası altmışbir yaşındadır. ein Glas und eine Schüssel. Oyun gittikçe zorlaşır. eine Schussel und einen Stuhl. Wie alt ist sein Vater? Babası kaç yaşındadır? Bu böyle devam edip gider. : Die Mutter bringt einen Teller und eine Gabel. ein Glas. eine Gabel und ein Glas. Bir kelime eksik söyleyen yanar. Lehrer Ayşe Ahmet Zeynep Hasan Ali : Was bringt die Mutter? (Anne ne getiriyor?) : Die Mutter bringt einen Teller. eine Gabel. : Die Mutter bringt einen Teller. Görüldüğü gibi herkes hem kendinden önce söylenenleri doğru olarak sıralamaya.— 8 — Sein Vater ist einundsechzig Jahre alt.

Yalın Hal E-Hali Yalın Hal E-Hali Yalın Hal E-Hali Yalın Hal E-Hali Yalın Hal E-Hali Yalın Hal E-Hali Artikeli der olan isimler der dem ein einem kein keinem dieser diesem jener jenem mein meinem Artikeli das olan isimler das dem ein einem kein keinem dieses diesem jenes jenem mein meinem Artikeli die olan isimler die der eine einer keine keiner diese dieser jene jener meine meiner Çoğul isimler die den — keine keinen diese diesen jene jenen meine meinen . işaret ve mülkiyet sıfatlarının e-halleri aşağıdaki şemada gösterilmiştir. Bütün artikellerin.min I m 1 yM 30 1 rorresponbencr Institute | ALMANCA DERSLER L E H R S T Ü C K DREISSIG ÖZET I Almancada e-hali isimlerin artikellerini değiştirmek suretiyle yapılır.

Bütün çoğul isimler e-halinde sonlarına -n veya -en takısı alırlar. Yalnız çoğul şekillerinin sonunda «n» harfi bulunan isimler bu takıyı almazlar. karşılaştırabilmeniz için şahıs zamirlerinin i-hallerinin yanında yalın halleri de verilmiştir. n Şahıs zamirlerinin i-hali şu şekilde olur: Yalın Hal ich du er sie es wir ihr sie Sie I-Hali mich dich ihn sie es uns euch sie Sie Yukarıdaki şemada._ 2 — Şemada mülkiyet sıfatlarının sadece bir tanesi (mein) gösterilmiştir. öbürleri için de takılar aynıdır. .

- .ve e-halinde bulunan iki şahıs zanûri varsa i-halinde bulunan e-halindekinden daha önce gelir. einen Apfel yerine de ihn gelmesi gerekir. Buna karşılık cümlede i. Ama i-halindeki şahıs za.ve e-halinde bulunan birer isim varsa e-halindekinin yeri i-halindekinden öncedir. Onu ona veriyorum. Bu örnekte ilimlerin yerine şahıs zamiri koyarsak dem Kind yerine ihm. Çocuğa bir elma veriyorum. E-Hali mir dir ihm ihm ihr uns euch ihnen Ihnen Ich gebe dem Kiiıd einen Apfel.otuzuncu ders — 3 — m Şahıs zamirlerinin e-haliyse şu şekilde olur: Yalın Hal ich dkı er sie es wir ihr sie Sie IV Bir cümlede i. Ich gebe ihn ihm.

Çantayı sandalyenin yanma koyuyorum. O dükkânın önünde duruyor. wen wem warum wo wohin Wen siehst du? Kimi görüyorsun ? Wen sucht die Mutter? Anne kimi arıyor? Wem gibt der Mann einen Stuhl? Adam kime bir sandalye veriyor? Wem zeigt ihr die Bücher? Kitapları kime gösteriyorsunuz? Warum ist der Schüler fleissig? Öğrenci niçin çalışkandır? kimi kime niçin nerede nereye Ich sehe unseren Vater. çünkü annesi dükkânın içindedir. O kuşu arıyor. çünkü o çalışıyor. Ich lege die Mappe neben den Stuhl. Öğrenci çalışkandır. Warum steht das Kind vor dem Laden? Çocuk niçin dükkânın önünde duruyor? Wo liegt das Buch Kitap nerede bulunuyor? Wo sitzt der Mann? Adam nerede oturuyor? Wohin bringst du den Teller? Tabağı nereye getiriyorsun? Wohin legst du die Mappe? Çantayı nereye koyuyorsun? . Ich bringe den Teller auf den Tisch. Sie sucht den Vogel. Biz öğretmene kitaplan gösteriyoruz. Wir zeigen dem Lehrer die Bücher. Adam kanapenin üstünde oturuyor. Es steht vor dem Laden. Er gibt dem Jungen einen Stuhl. Der Mann sitzt auf dem Sofa. Tabağı masanın üstüne getiriyorum. denn er arbeitet. V Geçen derslerinizde öğrendiğiniz soru kelimelerini kısaca tekrarlayalım. Das Buch liegt in dem Bücherregal. Babamızı görüyorum. Der Schüler ist fleissig. O çocuğa bir sandalye veriyor.» şeklinde olur.— 4 — miri (yani ihn) e-halindekinden (ihm'den) önce kullanıldığına göre cümle «Ich gebe ihn ihm. Kitap kitaplıkta bulunuyor. denn seine Mutter ist in dem Laden.

Öğretmen öğrenciye soruyor. Sein Freund ist nicht zu Hause. O cevap vermiyor. Der Junge wartet. Şimdiye kadar i. Der Junge wartet. Der Lehrer fragt den Schüler. vn Almancada önekler çok önemlidir. Babam koşmuyor. . Mein Vater läuft nicht. Er ist fünfzig Jahre alt. Der Lehrer fragt den Schüler. Babam koşmuyor. Çocuk bekliyor._ 5 — VI aber ve denn iki cümleyi birbirine bağlarlar. Yalnız aber veya denn'in önüne bir virgül konur. O gelmiyor. O bir ev kadınıdır. çünkü o elli yaşındadır. aber er antwortet nicht. denn sie ist eine Hausfrau. Ich rufe den Arzt. öğretmen öğrenciye soruyor. Fatma Hamın bleibt zu Hause. Fatma Hamm evde kalıyor. Mein Vater läuft nicht. Çocuk bekliyor. ama o cevap vermiyor. Ich rufe den Arzt. Cümlelerde hiçbir değişiklik olmaz. Fatma Hanım bleibt zu Hause. O elli yaşındadır. Sie ist eine Hausfrau. çünkü arkadaşı evde değildir. denn er ist fünfzig Jahre alt. Er antwortet nicht.ve e-halindeki isimlerle kullanılan önekleri öğrendiniz. Er kommt nicht. aber er kommt nicht. denn sein Freund ist nicht zu Hause. Arkadaşı evde değildir. Fatma Hanım evde kalıyor. Doktoru çağırıyorum. çünkü o bir ev kadınıdır. Doktoru çağırıyorum. ama o gelmiyor.

Vazo masanın üstünde duruyor. üzerinde) i-. Kadın vazoyu masanın üstüne koyuyor. arasında) Bu önekler i-halindeki bir ismin önündeyseler içine. arkasına. Elmayı sepetin içine koyuyorum. Elma sepetin içinde bulunuyor. yanma. arkasında. arkasında) vor (önüne. Şayet e-halindeki bir ismin önündeyseler içinde. içinde) auf (üstüne. üstünde. . önüne. yanında) über (üzerine. yanında. altına. Der Apfel liegt in dem Korb. arasında anlamlarına gelirler. üzerine.7 M&.— 6 — in (içine. V zwischen (arasına. yamnda. üstünde) neben (yanma. Ich lege den Apfel in den Korb. araşma anlamlanm taşırlar. Die Vase steht auf dem Tisch. önünde. altında. önünde) IM& an (yanına. yanma. yamnda) hinter (arkasına. Die Frau stellt die Vase auf den Tisch. üzerinde. üstüne.

Saat duvarda asılı duruyor. Ich stelle die Mappe neben den Stuhl. in das = in dem = anı dem = an das = ins im am ans aufs auf das = (IN DEM Haus ya da IM Haus) (IN DAS Haus ya da INS Haus) (AN DEM Fenster ya da AM Fens ter) (AN DAS Fenster ya da ANS Fens ter) (AUF DAS Buch ya da AUFS Buch) . Bazı öneklerde. arasına koyuyor. Bardak tabağın önünde bulunuyor.— 7 — Die Katze geht unter den Tisch. Das Glas steht vor dem Teller. Die Mappe steht neben dem Stuhl. Lâmba masanın üzerinde asılı duruyor. Die Lampe hängt über dem Tisch. Kalem kitapla çantanın arasinda öğrenci kalemi kitapla çantanın bulunuyor. Die Kinder gehen hinter das Haus Çocuklar evin arkasına gidiyor. önekle artikelin kısaltılmış şekli kullanılır. Die Mutter stellt das Glas vor dien Teller. Çantayı sandalyenin yanına koyuyom. Kedi masanın altına gidiyor. Die Katze schläft unter dem Tisch. Der Bleistift liegt zwischen dem Der Schüler fegt den Bleistift zwischen das Buch und die Mappe. Der Vater hängt die Uhr an die Wand. Çocuk lâmbayı masanın üzerine asıyor. Çocuklar evin arkasında oynuyorlar. Çanta sandalyenin yanında duruyor. Die Uhr hängt an der Wand. Die Kinder spielen hinter dem Haus. Kedi masanın altında uyuyor. Der Junge hängt die Laanpe über den Tisch. Anne bardağı tabağın önüne koyuyor. Buch und der Mappe. Baba saati duvara asıyor.

schlecht. Jahr. kurz. Söhne. schwarz. sehen. eh -h seh sp. mehr. st z Buch. Strasse. schliessen. Zug. Sohn. Katze. Schule. Madchen. Tochter. Bücher. setzt. nehmen schwarz. sprechen. Önekle artikelin yerine gelirler. Schüler. Speisezimmer Zahl. Lesestück. Lehrerin._ 8 — Bu kısaltılmış şekillere çok rastlanır. Spiel. Schrank. Bunları yüksek sesle okuyunuz. Zahlen. zehn. machen. Wiedersehen. Schülerin schreiben^ schnell. zweiundzwanzig. auch. auch. Bleistift. Bunların kullanırken cümlede hiçbir değişiklik olmaz. acht. jetzt. Zigarette. Zeitung. geht. sehr. zegen. Arzt. vnı Bu bölümde içlerinde Türklerin zor telaffuz ettiği harfler veya harj grupları geçen kelimeler veriyoruz. Zahl. Zimmer . Lehrer. achtzig. sprechen gehen. sitzen. ganz. nicht. zwölf. geschlossen. stehen.

JbÄ'Sie kommen nicht. fünfundvierzig sechsundsiebzig vierundfünzig ich sehe das Buch nicht. A Listesi B Listesi 1 — Die Kinder essen viel. 1/ Ij — 103 2 _ zweitausendzweihundertein-^ Ç _ öğrenci yazmıyor./?n«l«^ine Kuh.Almanca ders: 30 TEST 15 Boş bırakılan yerlere sondern. Ir — 3009 6 — neunundneunzig (/-Q — 99 7 — achtundsiebzig sj^Ii 1011 8 — dreihundertneun QCI — 2221 9 — tausendelf *C~ j — Çocuklar çok yiyorlar. çünkü o kanapenin arkasındadır. 3 — Mein Bruder ist fleissig. denn es ist hinter dem Sofa. fünfundfünfzigtausendSechs- . denn er hat keinen Bleistift. aber er sieht seine Freunde nicht. <MAA e r ist ein guter Mann. onlar açtır. denn 4 — 1012 sie sind hungrig. K — 87 &U. çünkü onun undzwanzig kalemi yok.Ws r 1eh schreibe einen Brief.er antwortet lücht. — 78 0CM _ 309 C A Listesi 1 — 913 A4. 2 — Ich arbeite nicht* ^ir*r ich schlafe. 4 — Der Vater fragt seinen Sohn.. 5 — Die Mutter ruft die Kinder. PSIj — 4 — 67 2^0. 8 — Ich schreibe nicht meine H^usauf gaben. Ir — B Listesi Der Junge geht hinter das Haus. dhi. 7 — Die Kinder laufen in die Schule. C. 3 — hundertdrei «/-1) — Çocuk odada oynuyor. 9 — Wir rufen den Bauern. < . «(kcer kommt nicht. çünkü 10 — Der Schüler schreibt nicht. 4 — fünfhundertzehn &Ic 510 5 — Das Kind spielt im Zimmer. 10 — Ahmet sucht den Vogel. aber veya denin koyunuz. J^stf die Schule beginnt bald. 6 — Der Lehrer hilft den Schülern. — 5 — 76 £*^I) — 6 — 45 ^15 — 7 — 54 8 — Çocuk evin arkasına gidiyor. — 2 — 425 3 —Kitabı görmüyorum. 1 — Das ist kein Pferd. « ^ ^ e r arbeitet sehr. d j ä ^ e r ist nicht mehr im Käfig.

Cevaplar kâğıdına yalnız bu kısaltılmış şekilleri yazınız. 9 — 4076 <î — 10 — 55675 H — -t — K — J —' hundertsiebenundfünfzig siebenundsechzig neunhundertdreizehn viertausendsechsundsiebzig fünfundfünfzigtausendsechsviertausendsiebenundsechzig hundertfünfundsiebzig L — vierhundertfünfundzwanzig E Aşağıdaki cümlelerde önekle artikelin kısaltılmış şeklini bulunuz. 1 — wo 2 — wohin 3 — wohin 4 — wo 5 — wohin 6 — wohin 7 — wohin 8 — wo 9 — wo 10 — wo 1 — N2 — B 3 — L4 — 0 5 — S6 — F 7 — D 8 — İ 9 — R I O — P 11 — H 12 — M 13 — C 14 — K 15 — G C. 5 — Die Mutter setzt das Kind auf das Sofa. 3 — Ich hänge das Bild an das Fenster.ama arkadaşlarını görmüyor. 2 — Das Mädchen läuft in das Haus. B. 1 — B 2 — D 3 — G 4 — N 5 — K 6 — P 7 — H 8 — E 9 — L 1 0 — O 11 — 112 — M 13 — F 14 — A 15 — C . Test 14'ün yapılmış şekli A. 4 — Das Bild hängt an dem Fenster. 1 — Ich arbeite in dem Zimmer.

buçuk çeyrek dakika Bunlardan «önüne. saat başlarında zamanın nasıl anlatılacağını açıklayalım. Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Saat kaç? Saat ondur. DERSLER 31 > L E H R S T Ü C K EINUNDDREISSIG DIE UHR Almaneada zaman bildirmenin naşı] yapıldığını öğrenmeden önce kullanılacak yeni kelimelerin anlam ve okunuşlarını verelim: nach [nah] vor [for] halb i halb] das Viertel. . önünde» anlamlarında olduğunu bildiğimiz vor öneki zaman bildirmekte kullanılınca «üçe beş var.Lfi:rtel] dieMinuie..Ulli) CorresponDrnff Institute m m ALMANCA. altıya yirmi var» deyimlerindeki «var» anlamını verir. Önce.nfminu:te] geçiyor var yarım. Wieviel Uhr ist es? Es ist zehn Uhr. îîk önce Almancada zamanı sormak için kullanılan soruyu öğrenelim: Wieviel Uhr ist es? Saat kaç (kaçtır) ? Bunu öğrendikten sonra şimdi de saatin nasıl bildirileceğini görelim.

sekizdir. Saat dörttür. yedidir. «geçiyor» ile anlatılan kesirli saatlerin nasıl söylendiğini görelim. ikidir. üçtür. Bu cümlelerde saati bildiren sayı Es ist Uhr. onbirdir. Es ist vier Uhr. onikidir. Dörde on var. Es ist drei Uhr. Saat Saat Saat Saat Saat Saat Saat beştir. ist sieben Uhr. 4. Es ist sechs Uhr. örneğin saatin 6. Şimdi de Türkçede «var». Buna göre. . ist zwei Uhr. Ona beş var.— 2 — Es Es Es Es Es Es Es ist fünf Uhr. 1 olduğunu bildireceğimiz zaman bu sayıları yukanda bos bırakılan yere koymak gerekir. Saat birdir. Onbire beş var. Es ist ein Uhr. Es ist fünf vor zehn. Saat kaç? Bire yirmi var. ist zwölf Uhr. Seklindeki bir kalıpta Es ist ile Uhr arasına konmuştur. Saat altıdır. Es ist zehn vor vier. ist acht Uhr. Es ist fünf vor elf. îlk olarak «var» ile anlatılan kesirli zamanlann Almancada söyleniş şeklini ele alalım. Es ist acht Uhr. ist drei Uhr. ist elf Uhr. Wieviel Uhr ist es? Es ist zwanzig vor eins.

Dokuza çeyrek var. Görüldüğü gibi bu kesirli saatlerde Uhr kelimesi geçmemektedir. Es Es Es Es ist ist ist ist zwanzig nach zwölf. «Çeyrek» anlamma gelen Viertel yukandaki kalıpta dakikalarm konduğu yere gelir. vier.» cümlesinde ilk önce saat «dört». Biri beş geçiyor. Es ist zwanzig vor elf. zehn nach neun. zehn nach drei. Türkçede ise bunun aksi yapılır. Onikiyi yirmi geçiyor. fünf noch eins. sonrakine saat yerleştirilmelidir. sonra dakika. cümlesinde ise önce dakika. Es Es Es Es ist Viertel vor sechs. zwanzig. «Dörde yirmi var. yer alır. yer alır. Üçü on geçiyor. Dokuzu on geçiyor. Türkçedeki «geçiyor»un görevini Almancada nach kelimesi görür. ist Viertel vor sieben. «yirmi». sonra da saat.otuzbirinci ders — 3 Bu cümlelerde değişmeyen kalıp şudur: Es ist vor Buradaki ilk boşluğa dakika. Bire çeyrek var. Yediye çeyrek var. Altıya çeyrek var. Es ist Viertel vor vier. ist Viertel vor eins. . Bu cümlenin Almancası olan E s ist zwanzig vor vier. ist Viertel vor neun.

Yediyi çeyrek geçiyor. ist halb neun. ist halb eins. Yalnız buçukların söylenmesinde Türkçeyle Almanca arasında önemli bir fark vardır. Bunlar için de kalıp şu şekildedir: Es ist halb . Dörtbuçuk. Es Es Es Es Es Es ist halb fünf. Sekizbuçuk. buçuk olan saatin bir fazlası söylenir. ist halb zehn. «Çeyrek geçiyor» lan söylemek için de yine ilk boşluğa Viertel kelimesi yerleştirilir. Örneğin. Türkçede «dört buçuk» denir. Es ist zwanzig nach zehn. Almancada buçuktan sonra. Buçukları anlatmak için halb kullanılır. ist Viertel nach acht. Yedibuçuk.— 4 — Nach ile yapılan bu cümlelerde ise değişmeyen kalıp şudur: Es ist nach Yine daha önceki kalıpta olduğu gibi önce dakika sonra saat yer almaktadır. ist halb acht. Es Es Es Es ist Viertel nach drei. Es ist zwanzig nach elf. ist Viertel nach sieben. ist halb zwei. ama bunun Almancası «buçuk beş» şeklinde söylenir. Dokuzbuçuk. ist Viertel nach elf. Üçü çeyrek geçiyor. Sekizi çeyrek geçiyor. Onbiri çeyrek geçiyor. Yarım (oniki otuz) Birbuçuk.

Es ist Viertel nach acht. Es ist Viertel vor zwei. Es ist zwanzig nach neun. Es ist halb elf.— 5 — Buradaki boşluğa istenilen. Es ist fünf Uhr. Es ist siebzehn nach elf. Es ist halb vier. . yani buçuk olan saatin bir fazlası konulmaktadır. Es ist acht vor fünf. Es ist zehn vor vier. Es ist neun Uhr.

Um wieviel Ûhr öffnet die Mutter Die Mutter öffnet die Fenster um die Fenster? halb sieben. Um wieviel Uhr kommt der Vater? Baba saat kaçta geliyor? Um wieviel Uhr beginnt die Schule? Okul saat kaçta başlıyor? Der Vater kommt um zehn Uhr. Die Schule beginnt um halb neun. Yalnız biz derslerimizde Wieviel Uhr ist es? şeklindeki soruyu tercih edeceğiz. de.. Baba saat onda geliyor. Anne pencereleri saat kaçta açıyor? Anne pencereleri altıbuçukta açıyor. Saat sekizde okula gidiyorum. .. . Um wieviel Uhr? Bu soru «saat kaçta?» şeklinde Türkçeye çevrilir ve [um vi:fi:l u:r] olarak okunur. Okul sekiz buçukta başlıyor. «saat sekizde. Um wieviel Uhr? um acht Uhr acht Uhr um zwei Uhr um sieben Uhr um fünf Uhr um elf Uhr am halb zehn um Viertel vor neun um fünf nach sieben um zehn vor acht Um wieviel Uhr gehst du in die Schule? Saat kaçta okula gidiyorsun? Saat kaçta? saat sekizde saat sekiz saat ikide saat yedide saat beşte saat onbirde (saat) dokuzbuçukta (saat) dokuza çeyrek kala (saat) yediyi beş geçe (saat) sekize on kala Ich gehe um acht Uhr in die Schule. Bu soruya verilecek._ 6 — Almancada saat. da» anlamına gelen um kullanılarak yapılır.. Wie spät ist es? [vi: §pe:t ist es] şeklinde de sorulabilir. Um wieviel Uhr schläft das Kind? Es schläft um acht Uhr.. Çocuk saat kaçta uyuyor? O saat sekizde uyuyor. saat ikide» gibi cevaplar burada «.

Der Arzt kommt um Viertel nach sieben. Arkadaşlarımız ne zaman geliyor. . Um wieviel Uhr? sorusuna verilen cevaplar wann sorusuna da cevap teşkil edebilir.— 7 ^ wann «Ne zaman» anlamına gelen wann [van] soru kelimesinin kullanılışı çok basittir. Die Schule beginnt um neun Uhr. Okul saat dokuzda başlıyor. Anne çocuklan ne zaman çağınyor? Annes onları saat beşte çağınyor. Doktor yediyi çeyrek geçe geliyor. O kuşu sekize çeyrek kala besliyor. lar? Wann siehst du ihn? Onu ne zaman görüyorsun? Wann beginnt die Schule? Okul ne zaman başlıyor? Wann kommt der Arzt? Doktor ne zaman geliyor? Wann schliesst er die Türen? O kapılan ne zaman kapatıyor? Ich sehe ihn heute um zehn vor acht. Wann ruft die Mutter die Kinder? Die Mutter ruft sie um fünf Uhr.Onlar dokuza çeyrek kala geliyorlar. Yani wann sorusunun da cevaplan um kelimesi ile yapılabilir. O kapılan dörde on kala kapatıyor. Wann füttert Zeynep den Vogel? Zeynep kuşu ne zaman besliyor? Sie füttert den Vogel um Viertel vor acht. Onu bugün sekize on kala görüyorum. Mektubu birbuçukta yazıyorum. Baba gazeteyi ne zaman okuyor? O gazeteyi dokuzbuçukta okuyor. Wann kommen unsere Freunde? Sie kommen um Viertel vor neun. Wann schreibst diu die Hausaufgaben? Wann kommst du? Wann geht dein Bruder? Wann kommt der Lehrer P Wann bringt er die Bücher? Wann schreibst du den Brief? Mektubu ne zaman yazıyorsun? Ev Ödevlerini ne zaman yazıyorsun? Ne saman geliyorsun? Biraderin ne zaman gidiyor? öğretmen ne zaman gefıyorf Kitaplan ne zaman getiriyor? Ich schreibe den Brief um halb zwei. Wann liest der Vater die Zeitung? Er liest die Zeitung um halb zehn. Er schliesst die Türen um zehn vor vier.

» «Saatin on dakika ileri gidiyor.» .» — «Saatim ileri gidiyor. I — Çeşitli saat soruş şekilleri: a.» — «Saat geri kalıyor.) «Wieviel Uhr hast du?» «Ich habe zwanzig nach sieben.» «Saatim beş dakika geri kalıyor. deyimler. ağır ve ciddi havadan kurtulup bir canlılık. saat kaçtır?» «Es ist halb neun.» «Danke schön!» c. gibi bilgiler vererek Almancanızın bir gramer kitabının cümlelerindeki soğuk. hem yelkovan anlamına gelir.) «Güten Morgen.— 8 — Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht • Derslerin bu bölümünde çeşitli konuşma örnekleri.» «Meine Uhr geht fünf Minuten — nach. akıcılık kazanmasına çalışacağız. konuşmalarda göze çarpan bazı incelikler. Ayşe! Wie — spät ist es.» «Danke sehr!» — — « Sekizbuçüktur.» — — — «Teşekkür ederim!» «Saatin kaç?» «Saatim yediyi yirmi geçiyor. «Die Uhr geht nach.» «Çok teşekkür ederim!» «Günaydın.) «Entschuldigen Sie bitte.» — «Sekizi on geçiyor.» «Meine Uhr geht vor. [tsayger] = Bu kelime hem akrep.» «Deine Uhr geht zehn Minuten — vor. bitte?» • «Es ist zehn nach acht.» II — Saatle ilgili birkaç kelime ve deyim: der Zeiger. wieviel Uhr ist es?» «Affedersiniz. Öğrendiklerinizin pratik yanını teşkil ettiği için burası derslerin en önemli bölümlerinden biridir diyebiliriz. Ayşe! Saat kaçtır?» b.

[danke ze:r] mak das Deutsch çiftıiK [doyçj entschuldigen teşekkür ederim! Çok teşekkür ederim! Almanca affetmek ...MM I • ocrespon&tnrc Institute mlîm Mı ALMANCA DERSLERİ 32 LEHRSTÜCK ZWEIUNDDREISSIG der Abend.e [bauernho:f] öğrenilecek kelimeler akşam Danke schön! [danke §ö:n] hareket etmek Danke sehr! (ayağa) kalk.e [a:bend] abfahren [abfa:ren] Aufstehen [aufşteren] der Bauernhof.

Meine Mutter fährt heute nicht ab. bahçe [garten] Guten Morgen! Günaydın! [gu:ten morgen] yarım. sabah ne zaman buğday az söz akrep.en [trakto:rj das Türkisch 1 türkiş] übersetzen [ü:bersettsen] das Viertel. Görüldüğü gibi bunlar fahren ve stehen fiillerine ab.e [mittag] öğle der Morgen [mor£e&] * sabah nach [Bah] geçiyor die Nacht..[fi:rtel] vor [for] der Vormittag 1 f ormittag] wann [van] der Weizen.. . hiçbir değişikliğe uğramadan kullanılır.. Hareket ediyorum. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. buçuk halb [halb] das Huhn... Annem bugün hareket etmiyor. birşey das Fressen.e [naht] gece oft [oft] ekseriya säen [ze:en] ekmek so [20:] böyle. takısı ise sorunun en sonuna konur.. Abfahren ile aufstehen gibi fiilleri cümle içinde kullanırken önlerindeki takılar fiilden ayrılır ve cümlenin en sonuna konur. yelkovan birlikte AÇIKLAMALAR ayrılabilen fiiller Âİmancada abfahren. böylece spät [şpe:t] der Spaziergang. aufstehen gibi fiillere «ayrılabilen fiiller» denir.e Işpatsitrgang] stehlen [§te:len] die Stunde.[vaytsen] wenig [ve:nih] das Wort.yem [fressen] der Garten. Mein Vater fährt heute ab.. Ich fahre ab.n [ stunde] der Traktor.— 2 — etwas [etvasj biraz.er tavuk [hu:n] jeden Morgen her sabah [ye:den morgen] der Kartoffeln patates [kartoffel] manchmal bazen [manhma:l] die Minuten dakika 1 minu :te] der Mittag. Şayet soru yapılıyorsa fiilin esas kısmı normal olarak. Babam bugün hareket ediyor.[tsayger] zusammen [tsuzammen] geç gezinti çalmak saat traktör Türkçe tercüme etmek çeyrek var (saat için) öğleden önce.e [vort] der Zeiger.. auf takılarının eklenmesiyle yapılmıştır.

Ahmet steht um acht Uhr auf. Ich bin Hasan und Fatma Çelikels Sohn. Der Zug fährt um fünf Uhr ab. Ich stehe nicht um acht Uhr auf. Sein Vater steht um neun Uhr auf. Ahmet saat sekizde kalkıyor. AHMET leh bin Ahmet Çelikel. Wir haben . Mein Vater ist ein Bauer. Sorular için de durum aynıdır.otuzikinci ders 3 — Der Zug fährt bald ab. Bunları kullanırken çok dikkat ediniz. Ich stehe jeden Morgen um sieben Uhr auf. Sie gehen immer zusammen auf die Felder. Tren saat beşte hareket ediyor. Aber Pamuk (Pamuk ist Zeyneps Katze) und Karabaş sind keine guten Freunde. Bu örneklerde ab ve auf takılarının fiillerden ayrıldığını ve cümlenin en sonuna gittiklerini görüyorsunuz. Mein Pferd heisst Ceylan. Sie sind gute Freunde. aber sonntags stehe ich etwas spät auf. Ben saat sekizde kalkmıyorum. Meine Schwester steht um zehn Uhr auf. Bu arada derslerde geçen bu çeşit ayrılabilen fiilleri yanlarına bir (*) işareti koyarak belirteceğiz. Zeynep ist meine Schwester. und mein Hund heisst Karabaş. Karabaş liebt Ceylan sehr. Ich habe ein Pferd und einen Hund. Kızkardeşim saat onda kalkıyor. Wir stehen spät auf. Geç kalkıyoruz. Tren hemen hareket ediyor. denn Pamuk stiehlt manchmal sein Fressen. Babası saat dokuzda kalkıyor. Zeynep schläft immer viel. Stehst du spät auf? Fährt der Zug um acht Uhr ab? Steht ihr um halb neun auf? Wann fährt dein Zug ab? Wann stehen Sie auf? Warum fährt der Zug nicht ab? Warum steht er spät auf? Sen geç mi kalkıyorsun? Tren saat sekizde mi hareket ediyor? Sekizbuçukta mı kalkıyorsunuz? Trenin ne zaman hareket ediyor? Ne zaman kalkıyorsunuz? Tren niçin hareket etmiyor? Niçin geç (ayağa) kalkıyor? îleride bu konuyu daha geniş olarak inceleyeceğiz. Er sät Weizen und Kartoffeln.

UHR ODER STUNDE? Saatin kaç olduğunu söylerken kullandığımız die Uhr gibi die Stunde kelimesi de «saat» anlamına gelir. çünkü Pamuk bazen onun yemini çalıyor. Atımın ismi Ceylandır ve köpeğimin ismi Karabaştır. Ich sitze neben ihnen und übersetze ihre Worte. Bay Müller babamı anlamaz ve babam Bay Müller'i anlamaz. denn die ganze Familie ist zu Hause. Çiftliğimizde birçok tavuklarımız. ama pazarları biraz geç kalkıyorum. Ve her iki kelime de Türkçede aynı anlama gelmelerine rağmen Almancada ayrı ayn yerlerde kullanılırlar. Sonntags sitzen wir oft in dem Garten oder wir machen einen Spaziergang. Manchmal besucht uns Herr Müller. AHMET Ben Ahmet Çelikelim. ördeklerimiz. Buğday ve patates eker. Babam bir çiftçidir. Zeynep daima çok uyuyor. Bir traktörümüz var. Bir atım ve bir köpeğim var. Her sabah saat yedide kalkıyorum. Onlar iyi arkadaştırlar. Pazarları ekseriya bahçede oturuyoruz veya bir gezinti yapıyoruz.) ve Karabaş iyi arkadaş değildir. . Karabaş Ceylanı çok seviyor. O çok az Türkçe konuşur ve babam pek iyi Almanca konuşmaz. Er ist ganz neu. und mein Vater spricht nicht so gut Deutsch. Şimdi bunların arasındaki farkı ve kullanıldıkları yerleri örneklerle açıklayalım. Zeynep benim kızkardeşimdir. Herr Müller versteht meinen Vater nicht. Onların yanında otururum ve sözlerini tercüme ederim. E r spricht sehr wenig Türkisch.— 4 — viele Hühner. çünkü bütün aile evdedir. So sitzen sie in dem Garten und sprechen nicht. Bazen Bay Müller bizi ziyaret eder. O çok (tamamen) yenidir. ineklerimiz ve atlarımız var. Böylece bahçede otururlar ve konuşmazlar. Daima birlikte tarlalara giderler. und mein Vater versteht Herrn Müller nicht. Hasan ve Fatma Çelikelin oğluyum. Wir haben einen Traktor. Einten. Ama Pamuk (Pamuk Zeynepin kedisidir. Kühe und Pferde in unserem Bauernhof.

Bir günün kaç saati var? Öğrenci her sabah dört saat okuyor. örneğin.» derken «saat» yerine die Stunde kelimesi kullanılır. Der Lehrer hat eine Stunde Zeit. dokuz. bir saat bir saatte. Ich arbeite drei Stunden.— 5 — Die Uhr kelimesi «duvar saati. Ich habe eine Stunde Zeit. oniki. Es Es Es Es ist jetzt drei Uhr. Saat dolabın üzerinde asılı duruyor. çünkü «saat» ile 60 dakikalık zamanı anlatan birim kastedilmektedir. bir şeyin ne kadar sürdüğünü gösterir. Wieviel Stunden hat ein Tag? Der Schüler liest jeden Morgen vier Stunden. ist neun Uhr. Bir saat zamanım var. Stelle die grosse Uhr auf das Radio! Bu benim yeni saatimdir. Die Uhr steht auf dem Tisch. Ein Tag hat vierundzwansrig Stunden. Bir günde yirmidört saat var. Saat Saat Saat Saat şimdi üçtür. «Üç saat çalışıyorum. ist zwölf Uhf. eine Stunde in einer Stunde Eine Stunde hat sechzig Minuten. Çocuk on saat uyuyor. Veya «Bir günde yirmidört saat var. Das Kind schläft zehn Stunden. Die Stunde kelimesi ise 60 dakikalık zamanı anlatan «(bir) saat» anlamındadır. ist fünf Uhr. çünkü cümlede çalışmanın üç saat sürdüğü belirtilmek isteniyor. Büyük saati radyonun üstüne koy! Die Uhr kelimesi bir de «saat üç. Biraderim bugün üç saat çalışıyor. bir saat içinde Bir saatin altmış dakikası var. Saatm kaç olduğunu değil de. Die Uhr hängt über dem Schrank. Saat masanın üstünde duruyor. Mein Bruder arbeitet heute drei Stunden. masa saati» gibi bir eşya olan saat anlamına gelir. . Öğretmenin bir saat zamanı var-.» derken gene die Stunde kelimesi kullanılmalıdır. beş. Das ist meine neue Uhr. Üç saat çalışıyorum. saat beş» gibi saatin kaç olduğunu gösteren deyimlerdeki «saat» anlamında kullanılır.

Aynı şemayı günler için de yapabiiriz. der Montag pazartesi der Dienstag salı der Mittwoch çarşamba der Donnerstag perşembe der Freitag cuma am Montag pazartesi (günü) am D ienstag salı (günü) am Mittwoch çarşamba (günü) am Donnerstag perşembe (günü) am Freitag cuma (günü) montags pazartesileri dienstags salıları mittwochs çarşambaları donnerstags perşembeleri freitags cumaları .— 6 — DIE ZEITEN Günün çeşitli saatlerinin Almancada nasıl söylendiğini görelim: WANN? der Morgen sabah der Vormittag öğleden önce der Mittag öğle der Nachmittag öğleden sonra der Abend akşam die Nacht gece am Morgen sabahleyin am Vormittag öğleden önce am Mittag öğleyin am Nachmittag öğleden sonra am Abend akşamleyin in der Nacht geceleyin morgens sabahları vormittags öğleden önceleri mittags öğleleri nachmittags öğleden sonraları abends akşamları nachts geceleri Soldaki isimlerin orta ve sağ sütunlardaki şekilleri wann sorusuna cevap verirler.

. «Pazar günü sinemaya gideriz.» derken der Nachmittag değil de am Nachmittag kullanılır. «Öğleden sonra çalışıyorum. Die Mutter kommt am Montag._ 7 — der Samstag der Sonnabend cumartesi der Sonntag pazar am Samstag am Sonnabend cumartesi (günü) am Sonntag pazar (günü) samstags sonnabends cumartesileri sonntags pazarları Bir işin yapılış zamanı veya günü anlatılırken orta sütundaki şekil kullanılır. Wir arbeiten sonntags nicht. Er schläft mittags. Sabahları saat sekizde kalkarım. Öğretmen bizi salı günü ziyaret ediyor. Pazarları çalışmayız. Sağdaki sütunda görülen günün zamanlarını veya günleri. Wir schreiben abends unsere Hausaufgaben. Der Schüler geht am Morgen in die Schule. Nachmittags haben wir keine Schule. O öğleleri uyur. Mittwochs haben wir immer Deutsch. Pazar günü saat ikide yemek yiyoruz. Ich stehe morgens om acht Uhr auf. Wir gehen freitags immer um zwölf Uhr in die Schule. Der Arzt kommt vormittags und nachmittags. Çiftçi öğleden önceleri tarlaya gider. Örneğin. Akşamleyin saat dokuzda uyuyoruz. Wir essen am Mittag viel. bir işi hep o zamanlarda veya günlerde yaptığımızı belirtmek istiyorsak kullanırız. Anne öğleden önce mutfakta çalışıyor. Der Lehrer besucht uns am Dienstag. Cumaları daima saat onikide okula gideriz. Doktor öğleden önceleri ve öğleden sonraları gelir. Der Bauer geht vormittags auf das Feld. Wir essen am Sonntag um zwei Uhr. Akşamları ev ödevlerimizi yazarız. Der Vater arbeitet in der Nacht.» derken yine am Sonntag şekli kullanılır. Baba geceleyin çaışıyor. Die Mutter arbeitet am Vormittag in der Küche. Anne pazartesi günü geliyor. Çarşambaları (bize) daima Almanca var. Öğrenci sabahleyin okula gidiyor. Öğleyin çok yiyoruz. Öğleden sonraları okulumuz yok. Wir schlafen am Abend um neun Uhr.

Um wieviel Uhr? Um Uhr. — Saat .» — «Bir çeyrek saat vaktim var.» «Ich habe eine halbe Stunde zeit. hast du etwas Zeit?» «Nein.» «Ich habe eine Viertelstunde Zeit. vaktim var. ich habe keine Zeit..» Wieviel Uhr ist es? — Saat kaç? Es ist Uhr. sie. çok vaktim var.» — «Bir saat vaktim var. vaktim yok..» «Ich habe wenig Zeit. es wir ihr sie Sie stehle stiehlst stiehlt stehlen stehlt stehlen stehlen .» — «Az vaktim var.» «Ja. Ö I E L FİİL ÇEKİMLERİ ich du er..— 8 — .» «Ja.» — «Evet. Saat kaçta? Saat da (de) . ich habe Zeit.» — «Baba biraz vaktin var mı?>: — «Hayır.» — «Evet. ich habe viel Zeit. — «Yarım saat vaktim var.../7 Wa «Vater.» «Ich habe eine Stunde Zeit..

A Listesi B Listesi 1 — Der Lehrer zeigt den A — Saat kaçtır? Schülern eh* Buch. I — Das Kind schreibt sein Ğ/H Vater ein g^/y.J&^s Mann das Haus. (A E — Çiftçi sepeti nereye koyuyor ? 4 — Meine Lehrerin liebt mich ö v F — Öğretmen öğrencilere bir kitasehr. 10 — Warum macht ihr keinen p*. . Bruder bleibt zu Hause. pfe — Saat şimdi kaçtır? S — Der Freund antwortet: mir ^A-D — Bu traktörler kime aittir? nicht.<£. B A listesindeki her cümlenin B listesindeki Türkçe karşılığını bulunuz. G — Çocuk bize bir topu gösteriyor. 9 — W7em gehören diese Traktoama biraderim evde kalıyor. 15 — Die Schule beginnt .O. 13 — . 5 — Die Hühner gehören dies . bı gösteriyor. Ball.£. ren? < L — Çocuk bize topu gösteriyor. 14 — Die Mutter hängt die Kleider über &{|L. çündie Schule. 6 — Wen ruft diese Frau? ^ H — Traktor nerede duruyor? 7 — Was tragen die Kinder? (Al — Arkadaş bana cevap vermiyor. aber mein kü o kanapenin arkasındadır.Almanca ders: 32 TEST 16 İMTİHAN 3 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz.<-n Apfel. 8 — Das Kind zeigt uns den BalW K — Her sabah okula gidiyorum. 7 — Leg £/n.cfßfiGarten. 8 — Der Vater bringt el^vtlKindern ein M2-. denn sie ist hinter nuz? dem Sofa. P — Çiftçi onu getirmiyor. Spaziergang? c<N — Çocuklar neyi taşıyorlar ? I I — Ich gehe jeden Morgen in ^ O — Çocuk çantasını bulmuyor. . 5 — Der Bauer bringt es nicht. j(j3 — Bu kadın kimi çağırıyor ? 13 — Wo steht der Traktor? 14 — Wohin stellt der Bauer den Korb? 15 _ Wieviel Uhr ist es jetzt? . 12 — Er trägt den Stuhl in . 3 — Der Junge legt den Brief in dliß_ Mappe. Vater einen Stuhl. -ot./5?Junge / ) .M — Öğretmenim beni çok seviyor. 4 — Der Mann hängt die Lampe über oljfciSTür. ' ^ \ B — Çocuk babasına bir sandalye 2 — Der Junge bringt seinem getiriyor.^Blumen.o-3 acht Uhr. 2 — Hasan Beys Traktor steht vor çlem Bauernhaus. / e r z e i g e . 6 gibst deine (?:. Sie das Buch auf rf^^Tisch.U.— Niçin bir gezinti yapmıyorsunicht. Schwester ein . 12 — Der Junge findet seine Mapp^R. Brief. 10 — Der Arzt wartet vor craäJfTTür. . 9 — Das Mädchen läuft hinter ffe=f!"7 Baum. 11 — Wir essen in d£s*s Speisezimmer.

4 5 6 — — — — B Listesi Wen besucht Herr Müller? Der Vater gibt mir die Äpfel. c — Herr Müller besucht uns im Sonntag. amaA^M — saatim geri kalıyor. ÎKJFC — Öğrenci kafesi nereye asıyor ? Baba bana elmaları veriyor. ^~F — Çiftçi patatesleri kime g e f G — tiriyor ? Bay Müller kimi ziyaret cX. a — Der Bauer geht am Morgen aufs FeM. b — Der Bauer geht am Morgen an das Feld. Der Lehrer zeigt mir die Übung. ^ P — Patatesler nerede bulunuyorlar? rJ K . OCN — Ona bir kalem ver! (^ O — Birader bana onu gösteriyor.Das Sofa steht zwischen der Tür und dem Fenster. d — Der Bauer geht morgens an das Feld. zweitausendfünf hundertneumindsiebzig zweitausendfünfhundertsiebenundneunzig D Her Türkçe cümlenin altındaki dört şıktan hangisinin bunun Almanca karşılığı olduğunu bulunuz.il — ediyor? j/. Ich schlafe um sieben Uhr. 1 — Sabahları çiftçi tarlaya gidiyor. D Yedi saat uyuyorum. Der Zug fährt immer um sieben Uhr ab. Der Lehrer zeigt dir die Übung. Gib ihm einen Bleistift! Der Bruder zeigt ihn mir.A listesindeki her cümlenin B listesindeki Almanca karşılığını bulunuz. Mein Vater heisst Veli.' A yorsunuz? P\B Öğretmen sana çalıştırmayı <Kc gösteriyor. A Listesi Saat kaçta bir gezinti yapı. b — Herr Müller besucht uns am Sonntag. E s ist jetzt Viertel vor acht. aber meine Uhr geht nach. 2 — Bay Müller bizi pazar günü ziyaret ediyory a — Herr Müller besucht mich am Sonntag. " ^ . Wem bringt der Bauer die Kartoffeln? Wo liegen die Kartoffeln? Wohin hängt der Schüler den Käfig? Um wieviel Uhr macht ihr einen Spaziergang? Ich schlafe sieben Stunden. <f^. j^-t — Saat şimdi üçbuçuktur. İ — Tren daima s a a t yedide hareket ediyor. Sekize çeyrek v a r şimdi. d — Hiçbiri 3 — Kanape kapıyla pencere arasında duruyor. E s ist jetzt halb vier. b — Das Sofa steht 2597 ÖCE — 8 9 10 11 — 12 13 14 15 — — — — Babamın ismi Velidir.Der Bauer geht morgens aufs Feld.

a — Die Kartoffeln sind auf dem Eimer. 8 — Çiftçi her sabah beş saat çalışıyor. K / c b/ 6 — Patatesler kovadadır. 5 < ? f ifeine Ente. (/ c — Die Lampe hängt über der Tür. Cevaplar kağıdına sadece bu bulduğunuz kelimeyi yazınız. d — Ich aufstehe morgens um sieben Uhr.zwischen dem Fenster und der Tür. Ahmet spielt auf dem Garten. Bauer? Er ist kein Fischer. d — Hiçbiri. sondern ve oder kelimelerinden hangisinin geleceğini bulunuz. a — Die Lampe hängt auf der Tür. 1 2 3 4 5 — — — — — Der Mann arbeitet immer auf dem Feld. Die Kinder essen viel. b — Ich aufstehe jeden Morgen um sieben Uhr. b — Der Schüler schläft abends um zehn Uhr. d — Hiçbiri 7 — Baba odasında uyuyor. d — Hiçbiri. Aeyy/S sie sind hungrig. b — Der Vater schläft neben seinem Ziioner. d — Hiçbiri Ahmet bahçede oynuyor. 9 — Öğrenci akşamları saat onda uyuyor. b — Der Bauer arbeitet jeden Morgen fünf Stunden. d — Das Sofa steht zwischen den Türen und den Fenstern. 4ı — Ich stehe jeden Morgen um sieben Uhr auf. b — Die Kartoffeln sind im Eimer. Ahmet spielt in dem Garten. 4 — Lâmba kapının üzerinde asılı duruyor. E Boş bırakılan yerlere denn. J^n^er ist ein Bauer Ist er ein Fischer fcßZrem. Es ist kein Huhn. aber. e — Das Sofa steht zwischen die Tür und das Fenster. . S^frİBİıı Bauer. b — Ahmet spielt an dem Garten. c — Der Schüler schläft abends zehn Stunden. cp£~ Der Bauer arbeitet jeden Morgen fünf Uhr. c — Die Kartoffeln sind am Eimer. a — Der Bauer arbeitet jeden Morgen fünf Uhren. c — Ich stehe morgens um sieben Uhr auf. b — Die Lampe hängt über die Tür. c — Der Vater schläft in meinem Zimmer. / /yı a — Der Schüler schläft am Abend zehn Stunden. a — Der Vater schläft im Zimmer. d — Ahmet spielt im Garten. 10 — Her sabah saat yedide kalkıyorum. (%{— Vater schlaft in seinem Zimmer.

C. sie. . [X^. en 2 — dem 3 — dem 4 — der 5 — den. Test 15'in yapılmış şekli A.n 10 — deiner a. D. a t ^ f m e i n e Schwester steht um neun Uhr auf. r}.n 6 — einer 7 — einem 8 — diesem 9 — jenen.^ » 8 — M 9 — H 1 0 — C C. 10 — Die Mutter ruft die Kinder.^. en 15 — en 1 _ D 2 — H 3 — K 4 — İ 5 — M 6 -i?7 — B 8 — G 9 — N 10 —C 11 — F 12 — R 13 — 0 14 — L 35 — A l _ P 2 — G 3 — A 4 — 0 5 — B 6 — H 7 — N 8 — C 9 — F 1 0 —M 11 — D 12 — K 13 — E 14 — J 15 — İ 1 — c 2 — c 3 — b 4 — d 5 — c 6 — d 7 — d 8 — c 9 — d 10 — b 1 — einem. es wir ihr sie Sie Emir: danke dankst dankt danken dankt danken danken danke! dankt! danken Sie! B. F. 1 — sondern 2 — sondern 3 — denn 4 — aber 5 — aber 6 — denn 7 — denn 8 — sondern (denn) 9 — aber 10 — denn B. 7 — Ich stehe um acht Uhr auf.Ter antwortet nicht. danken ich du er. antworten ich du er. e« 13 — e. 1 — im 2 — ins 3 — ans 4 — am 5 — aufs (Test 11) İmtihan 2'nin yapılmış şekli A.t /V)der Vater kommt. dem 10 — ich. E. nicht-14 — die. 1 — J 2 — İ 3 — B 4 — E 5 — D 6 — 6 7 . 1 — em 2 — em 3 — em 4 — en. du 5 — en 6 — dem 7 — em 8 — die 9 — en. siei. 1 — H 2 — L 3 — E 4 — G 5 — C 6 — B 7 — I > 8 — A 9 — İ 1 0 — K E. 8 — Haben Sie einen Traktoren #JSf/'ein Auto? 9 — Die Mutter ruft die Kinder. er 11 — em 12 e.nsie kommen nicht.6 — Der Schüler fragt den Lehrer. es wir ihr sie Sie Emir: antworte antwortest antwortet antworten antwortet antworten antworten antworte! antwortet! antworten Sie! b. ah?.

Fiil hemen was'dan sonra gelir. Şimdi bunları bir kere daha yeniden ele alarak şimdiki zaman kipindeki fiillerle nasıl kullanıldıklarını inceleyelim. wen. wo. wem.oıtfsponİfnct jnstituu 1 ALMANCA DERSLE 33 LEHRSTÜCK DREIUNDDREISSIG SORU KELİMELERİYLE YAPILAN SORULAR Bu derse kadar was. welches. Yani daima ikinci yerdedir. wieviel. welche. wohin. Fiilin hangi şekilde bulunacağını kendinden sonra gelen. welchen. warum soru kelimelerini ve bunlarla yapılan soruları öğrendik. Was machst du? sorusunda üçüncü yerde du şahıs zamiri . wer. yani üçüncü yerde bulunan isme (veya şahıs zamirine) bakarak tespit ederiz. was «Ne» anlamına gelen bu soru kelimesiyle yapılan sorular çok basittir. sind) ile kullanıldı. wie.un M ı rrnn . Was Was Was Was Was Was Was Was Was Was ist das? machst du? bringt der Junge? suchen die Kinder? kocht die Mutter? essen die Männer? übersetzt der Schüler? sät der Bauer? liest der Vater? steht auf dem Tisch? Bu nedir? Ne yapıyorsun? Çocuk ne getiriyor? Çocuklar ne arıyorlar? Anne ne pişiriyor? Adamlar ne yiyorlar? Öğrenci ne tercüme ediyor? Çiftçi ne ekiyor? Baba ne okuyor? Masanın üstünde ne duruyor? Örneğin. Yalnız bunları çoğu daha şimdiki zaman kipi verilmeden önce incelendiği için sadece sein fiili (ist.

wer ve diğer soru kelimeleriyle yapılan soruların Almancalanyla Türkçeleri arasında kelimelerin sıralanışı bakımından aynı cümle ya- . Bundan başka bütün hallerde. Wer seid ihr? sorusunda üçüncü yerde ihr şahıs zamiri bulunduğu için sein fiili seid şeklini almıştır. «Çocuk ne getiriyor?» sorusu «Çocuk neyi getiriyor?» şeklinde de söylenebilir. Örneğin. Was soru kelimesinin «neyi» anlamına da geldiğini biliyoruz. Garten? steht um acht Uhr auf? hilft der Mutter? singt in dem Zimmer? wartet in dem Garten? lacht? Bu kimdir? Siz kimsiniz? Yarın kim geliyor? Kim sana bir kitap veriyor? Kim bahçede oynuyor? Kim saat sekizde kalkıyor? Kim anneye yardım ediyor? Kim odada şarkı söylüyor? Kim bahçede bekliyor? Kim gülüyor? Üçüncü yerdeki kelime bir şahıs zamiriyse fiilin alacağı şekil bu şahıs zamirine bağlıdır. ister bir sıfat bulunsun ikinci yerde fiilin üçüncü. Wer Wer Wer Wer Wer Wer Wer Wer Wer Wer ist das? seid ihr? kommt morgen? gibt dir ein Buch? spielt in dem. Was bringt der Junge? sorusunda ise üçüncü yerde der Junge gibi tekil bir isim olduğu için bringen fiili bringt şeklindedir. Örnekleri inceleyecek olursanız ikinci yerde fiillerin hep üçüncü tekil şahsa göre çekimlenmiş hallerinin kullanıldığını görürsünüz. Was. Wer bist du? «Sen kimsin?» gibi bir soruda ise üçüncü yerde du şahıs zamiri bulunduğu için sein fiili bist şeklinde kullanılır. Buna karşılık Was essen die Männer? sorusunda üçüncü yerdeki isim çoğul olduğu için essen fiili gene essen şeklinde kalmıştır. üçüncü yerde ister tekil veya çoğu! bir isim. yani er. Ama Türkçede «neyi» yerine «ne» soru kelimesini kullanmak mümkündür. es ile kullanılan şekli gelir. sie. Bu bakımdan was'i her zaman «ne» olarak tercüme etmekle bir yanlış yapmış olmayız. wer «Kim» anlamına gelen wer'den sonra da ikinci yerde mutlaka bir fiil kullanılmalıdır.— 2 — bulunduğu için machen fiili machst sekimde kullanılmıştır. Örneğin.

Almancada sorunun başında bulunan soru kelimesi Türkçede ortalarda da bulunabilir. Wen siehst du? Wen kennt ihr? Wen besucht Herr Müller? Wen sucht der Vater? Wen setzt die Mutter auf den Tisch? Wen wartet der Freund? Wen suchen die Bauern? Wen ruft Hasan? Wen fragt der Lehrer? Wen zeigen die Jungen? Kimi görüyorsun? Kimi tanıyorsunuz? Bay Müller kimi ziyaret ediyor? Baba kimi arıyor? Anne kimi masanın üstüne oturtuyor? Arkadaş kimi bekliyor? Çiftçiler kimi arıyorlar? Hasan kimi çağırıyor? Öğretmen kime soruoyr? Çocuklar kimi gösteriyorlar? Örneklerdeki Wen siehst du? sorusunda üçüncü yerde du olduğu için sehen fiili siehst şeklindedir. üçüncü yerdeki isim veya şahıs zamiri tayin eder.otuzüçüncü ders pısmdaki gibi bir fark vardır. Almanca fiil ikinci yere gelmesine rağmen Türkçede fiil genellikle en sonda bulunur. Wen suchen die Bauern? sorusunda ise üçüncü yerde çoğul bir isim bulunduğundan suchen fiili gene suchen olarak kalmıştır. Weirc'den sonra ikinci yerde mutlaka bir fiil gelir ve bu fiilin hangi şekilde bulunacağı üçüncü yerdeki isme veya şahıs zamirine bağlıdır. wem «Kime» anlamına gelir. Böyle yapılan bir sorunun Almancası tamamen yanlış olur ve anlaşılmaz. Wer ile yapılan sorularda ise üçüncü yerdeki ismin fiile bir etkisi yoktur. wen «Kimi» olarak Türkçeye çevrilen bu soru kelimesi wer'in i-halindeki şeklidir. kelimelerin Türkçe sorudaki sıralarını izlemek hatalıdır. Bu farkları göz önünde tutarak Almanca bir soru sorarken kelimeleri sorunun Türkçesindeki dizilişlerine göre kullanmak. Gene ikinci yere mutlaka bir fiil gelir ve bu fiilin hangi şekilde bulunacağını fiilden sonra gelen. Almancada üçüncü yerdeki isim Türkçede en başa gidebilir veya üçüncü yerde bulunmayabilir. .

wen ve wem'de olduğu gibi üçüncü yerdeki isme veya şahıs zamirine bağlıdır. Wieviel Schränke sind das? Wieviel Radios sind das? Wieviel Vögel hat der Junge? Bunlar kaç dolaptır? Bular kaç radyodur? Çocuğun kaç kuşu var? . Tiirkçedekine yakın bir şekilde kullanılır. kaç tane» anlamına gelir. Kaç tane olduğunu sorduğumuz isim bu soru kelimesinden hemen sonra gelir ve çoğul halde bulunur. Bu tip sorularda fiil daima üçüncü yerde bulunur. Fiilin vvieviel'den sonra gelen çoğul isimle bir ilgisi yoktur.— 4 — Wem gehört dieses Haus? Wem gehören diese Häuser? Wem gibst du ein Buch? Wem hilft der Fischer? Wem antworten die Schüler? Wem dankt ihr? Wem zeigt der Mann sein Haus? Wem schreibt der Vater einen Brief? Wem öffnet die Frau die Tür? Bu ev kime aittir? Bu evler kime aittir? ~ Balıkçı kime yardım ediyor? Öğrenciler kime cevap veriyorlar? Kime teşekkür ediyorsunuz? Adam kime evini gösteriyor? Baba kime bir mektup yazıyor? Kadın kime kapıyı açıyor? wie «Nasıl» olarak Türkçeye çevrilir. Bu soru kelimesiyle yapılan sorularda da ikinci yerde bir fiil bulunur. fiil sadece kendinden sonra gelen. yani dördüncü yerde bulunan isme veya şahıs zamirine bağlıdır. Wie Wie Wie Wie Wie Wie Wie Wie Wie ist das? ist die Tür? schreibt der Schüler? singen die Kinder? fliegt der Vogel? spricht der Mann? stiehlt er den Apfel? antworten die Lehrer? laufen die kleinen Kinder? Bu nasıldır? Kapı nasıldır? Öğrenci nasıl yazıyor? Çocuklar nasıl şarkı söylüyorlar? Kuş nasıl uçuyor? Adam nasıl konuşuyor? Elmayı nasıl çalıyor? Öğretmenler nasıl cevap veriyorlar? Küçük çocuklar nasıl koşuyorlar? wieviel «Kaç. Bu fiil was.

— 5 — Wieviel Wieviel Wieviel Wieviel Wieviel Teller bringt die Mutter? Anne kaç tabak getiriyor? Eimer trägt der Mann? Adam kaç kova taşıyor? Boote haben die Fischer? Balıkçıların kaç sandalı var? Gläser sehen wir? Kaç bardak görüyoruz? Vögel füttert das Mädchen ?Kız kaç kuş besliyor? Wieviel ile yapılan bazı sorularda fiil kendinden sonra gelen isme değil de wieviel'den sonra gelen çoğul isme bağlıdır. sie. çoğulsa hiç değiştirilmeden fiilin kendisi üçüncü yere gelir. es ile kullanılan şekli. Böyle sorularda fiil üçüncü yerdedir ve welcher. Kendilerinden sonra gelen ismin artikeline göre üçünden biri kullanılır. «Odada kaç öğrenci çalışıyor?» sorusunda fiil kendinden sonra gelen «odada» kelimesine bağlı olamaz. yalnız bu ismin çoğul olması şart değildir. Örneğin. welches Bu soru kelimelerinin üçü de «hangi» olarak Türkçeye çevrilirler. Bu isim de daima çoğul halde bulunduğu için fiilin çoğul isimlerle kullanılan şekli. welche. tabakları getiren «anne» ile ilgisi vardır. O isim tekilse fiilin er. Ama buna karşılık yukarıdaki örneklerden «Anne kaç tabak getiriyor?» sorusunda «getiriyor» fiilinin kaç tane olduğu sorulan isimle bir ilgisi yok. «Masanın üstünde kaç kalem bulunuyor?» sorusunda «bulunuyor» fiili kaç tane olduğu sorulan isimle ilgilidir. kaç tane olduğu sorulan öğrenciler ile ilgilidir. yani hiç değiştirilmeden kendisi kullanılır. welches'den sonra gelen. Wieviel Schüler arbeiten in dem Zimmer? Wieviel Kinder singen? Wieviel Jungen spielen im Garten? Wieviel Männer sprechen Deutsch? Kaç öğrenci odada çalışıyor? Kaç çocuk şarkı söylüyor? Kaç çocuk bahçede oynuyor? Kaç adam Almanca konuşuyor? Bu örneklerde fiil wieviel'den sonra gelen isme bağlıdır. welche. welcher. yani hangisi olduğu sorulan isme bağlıdır. Örneğin. Wievielte olduğu gibi bunlardan sonra da bir isim gelir. Welcher Arzt ist gut? Hangi doktor iyidir? Welche Schülerin ist fleissig? Hangi öğrenci çalışkandır? Welches Auto steht vor dem Haus? Hangi otomobil evin önünde durmaktadır ? Welche Kinder spielen dort? Hangi çocuklar orada oynuyorlar? Welche Bücher liegen im Zimmer? Hangi kitaplar odada bulunuyorlar? .

hangi kitabı» sorularında «kuşu. Die ve das artikelleri i-halinde değişmedikleri için artikeli die ve das olan isimlerin önüne gelen welche ve welches de i-halinde aynı kalır. yani dördüncü yerde du bulunduğu ve fiil bu dördüncü yerdeki isme göre değiştiği için öffnen fiili öffnest şeklinde kullanılmıştır. «hangi kuşu. ile yapılan sorularda üçüncü yere gelen fiil welcher. «Hangi kapıyı. Örneğin. welches ile değil de bunların yukarıda öğrendiğimiz i-halindeki şekilleri. kapıyı. Welchen Vogel füttert. der Junge? Welche Tür öffnest du? Welches Buch lest ihr? Welche Häuser gehören deinem Vater? Welchen Schüler kennt der Lehrer nicht? Welchen Apfel stiehlt der Mann? Welches Lehrstück wissen die Schüler? Welche Übungen schreibst du? Welchen Bleistift sucht der Vater? Çocuk Hangi Hangi Hangi hangi kuşu besliyor? kapıyı açıyorsun? kitabı okuyorsunuz? evler babana aittir? Öğretmen hängi öğrejnciyi tanıimıyor? Adam hangi elmayı çalıyor? Öğrenciler hangi dersi biliyorlar? Hangi çalıştırmaları yazıyorsun? Baba hangi kalemi arıyor? Örneğin.— 6 — Welcher Teller liegt in der Küche? Welche Lehrerin hilft den Schülern? Welches Messer gehört deiner Mutter? Welche Jungen übersetzen das Lehrstück? Welcher Schüler antwortet dem Lehrer? Hangi tabak mutfakta bulunuyor? Hangi öğretmen öğrencilere yardım ediyor? Hangi bıçak annene aittir? Hangi çocuklar dersi tercüme ediyor1ar? Hangi öğrenci öğretmene cevap veriyor 9 welchen Welchen soru kelimesi welcher'in i-halidir. Welche Tür öffnest du? sorusunda fiilden sonra. welches. yani welchen. hangi kitabı» kelimeleri bize welche Tür ve welches Buch'un i-halinde kullanıldığını göstermektedir. welche. kitabı» gibi i-halinde bulunan isimlerin önündeki «hangi» sorusu Almancada welcher. Örneğin. . Welchen ve i-halinde kullanılmış welche. welche ve welches ile belirtilir. hangi kapıyı. welches'in aksine kendinden sonra gelen isim veya şahıs zamirine bağlıdır. Welche ve welches'in i-halinde olup olmadığını sorunun Türkçesine bakarak anlarız.

„ ._ 7 — welchem. yalnız önlerinde e-halinde bulunan welchem. welcher ve welchen ile yapılan sorularda da fiil üçüncü yere gelir ve kendinden sonra. Auto. welche. İ-halinde olan ve der artikelini alan isimlerin önüne geldiği gibi e-halindeki bütün çoğul isimlerin önüne de gelir. otomobile» gibi e-halinde olmasına karşılık Almancada bu e-hali «hangi» sorusunun. Frau. ikincisinde ise e-halinde artikeli die olan isimlerin önünde bulunur. yani «welcher. Artikeli der ve das olan isimlerin önünde welchem. Welchem Mann gibst du einen Korb? Welcher Frau zeigt der Mann seine Tochter? Welchem Mädchen lachen die Jungen? Welchen Lehrern antworten die Schüler? Welcher Mutter helft ihr? Welchem Kind danken die Freunde ? Welcher Schülerin gibt der Lehrer ein Buch? Welcher Lehrerin dankt die Mutter? Hangi adama bir sepeti veriyorsun? Hangi kadına adam kız evlâdını gösteriyor? Çocuklar hangi kıza gülüyorlar? Öğrenciler hangi öğretmenlere cevap veriyorlar? Hangi anneye yardım ediyorsunuz? Arkadaşlar hangi çocuğa teşekkür ediyorlar ? Öğretmen hangi öğrenciye bir kitap veriyor? Anne hangi öğretmene teşekkür ediyor? Welchem. kadına. welcher Bunlar welcher. welches'in e-halindeki şekillerini kullanmakla olur. welche. . hangi otomobile» sorularında Türkçede «hangi» den sonra gelen isim. Görüldüğü gibi Mann. Bauern isimlerinde bir değişiklik olmuyor. welchem Mann? welcher Frau? welchem Auto ? welchen Bauern? — — — — hangi hangi hangi hangi adama? kadına? otomobile ? çiftçilere? . hangi kadına. Welchen de iki ayrı yerde kullanılır. Bunları bu derse kadar öğrenmemiştik. «Hangi adama. Burada welcher'in iki yerde kullanıldığını görüyoruz. Bu soru kelimesi çoğul isimlerin önünde welchen şeklinde bulunur. yani welche'nin e-halindeki gelelidir. welches'in e-halindeki şekilleridir. welcher ve welchen soru kelimeleri bulunuyor. Birincisi yalın halde artikeli der olan isimlerin önüne gelir. yani dördüncü yere gelen isim veya şahıs zamirine bağlıdır. «adama. artikeli die olan isimlerin onündeyse welcher bulunur.

Warum arbeitest du nicht? Warum laufen die Kinder? Warum lachst du? Warum lachen die Jungen? Warum steht er spät auf? Warum dankt der Schüler? Warum geht ihr dorthin? Niçin çalışmıyorsun? Çocuklar niçin koşuyorlar? Niçin gülüyorsun? Çocuklar niçin gülüyorolar? Niçin geç kalkıyor? Öğrenci niçin teşekkür ediyor? Niçin oraya gidiyorsunuz? .— 8 — wo «Nerede» anlamına gelir. Wohin gehst du? sorusundaysa üçüncü yerde du şahıs zamiri bulunduğundan aynı fiil gehst şeklindedir. Wo Wo Wo Wo Wo Wo Wo sitzen die Kinder? schläfst du? spielt dein Bruder? stehen die Vasen? wartet deine Schwester? liegen die Mappen? hängt das Bild? Çocuklar nerede oturuyorlar? Nerede uyuyorsun? Biraderin nerede uyuyor? Vazolar nerede duruyor? Kızkardeşin nerede bekliyor? Çantalar nerede bulunuyor? Resim nerede asılı duruyor? wohin Türkçeye «nereye» şeklinde çevrilir. üçüncü yerde duran isme veya şahıs zamirine bağlıdır. Warum ile yapılan sorularda da fiil daima ikinci yerde bulunur ve kendinden sonra gelen isme bağlıdır. Bunda da fiil daima ikinci yerde bulunur ve kendinden sonra gelen isme veya şahıs zamirine bağlıdır. warum «Niçin» anlamına gelir. Wohin stellst du das Radio? Radyoyu nereye koyuyorsun? Wohin fahren die Autos? Otomobiller nereye gidiyorlar? Wohin legt ihr die Bücher? Kitapları nereye koyuyorsunuz Wohin setzt du das Kind? Çocuğu nereye oturtuyorsun? Wohin hängt der Vater die Lampe? Baba lâmbayı nereye asıyor? Wohin hängen die Väter die Lampen? Babalar lâmbaları nereye asıyorlar? Wohin bringt deine Tochter den Kız evlâdın topu nereye getiriyor? Ball? Örneğin. Wohin geht der Mann? sorusunda üçüncü yerde der Manın ismi bulunduğu için gehen fiili geht şeklindedir. Bu tip sorularda da daima ikinci yerde bulunur ve kendinden sonra.

n f Masse] können fkönnenJ nıit [mit] sinema amıf bilmek.nen ffroyndin] die Hand.s [kino] die Klasse.e [hand] istasyon erken kız arkadaş el das Kino..e [ba:nho:fl früh [frü:] die Freundin.. muktedir olm... ile .t OT i Will M mnf t L Corresponöencr Institute ALMANCA DERSLEl 34 LEHRSTÜCK VIERUNDDREISSIG Öğrenilecek kelimeler der Bahnhof.

Ich gehe mit meinem Vater. birlikte» anlamına gelir. Die Tochter geht mit der Mappe in die Schule. Arkadaşla oynuyorum.[şla:ftsimmer] ovo /atak odası wieder [vi:der] wohnen [vo:nen] tekiar oturmak (ikamet etmek) AÇIKLAMALAR mit Mit «ile. Babamla gidiyorum. Baba çocuklarla sinemaya gidiyor. Doktor otomobille geliyor. Çocuk arkadaşıyla bir gezinti yapıyor. Tom steht mit Ahmet neben der Tür. Örneğin. Der Arzt kommt mit dem Auto. Şahıs zamirleri de mit ile kullanılırken e-b aline girerler. Der Vater geht mit den Kindern ins Kino. Çiftçi oğluyla konuşuyor. Der Bauer spricht mit seinem Sohn. Tom Ahmet ile kapının yanında duruyor. Er arbeitet mit uns. ich şahıs zamirinin önüne mit gelirse. Kız evlat çantayla okula gidiyor. Jener Schüler kommt mit mir. der Bruder ismi mit ile kullanılınca e-haline girmiş ve dem Bruder olmuştur. Bizimle çalışıyor. Du spielst mit den Kindern. Ich spiele mit dem Freund. Şu öğrenci benimle geliyor. . der mit die mit das mit ich mit er mit Bruder dem Bruder Tochter der Tochter Auto dem Auto mir ihm birader biraderle kız evlât kız evlâtla otomobil otomobille ben benle o onunla Yukarıda gördüğünüz gibi mit'den sonra gelen isim mutlaka e-halinde bulunmalıdır. ama Türkçeye e-halinde olarak çevrilmez. Der Junge macht mit seinem Freund einen Spaziergang.— 2 — nach Hause [nah hauze] das Schlafzimmer. yani mit'den sonra e-halinde bulunan şahıs zamirleri gelir. Çocuklarla oynuyorsun. Bu kelimeden sonra gelen isim daima e-halindedir. ich'in e-halindeki şekli mir'i kullanmak gerekir. Örneğin.

kız mı erkek mi olduğu özellikle belirtilmesi gerekmezse sadece «arkadaş» olarak Türkçeye çevireceğiz. Aradaki farka daima dikkat etmelisiniz. birçok» çoğul bir anlam taşıdığı için daima çoğul halde bulunur. Şimdiye kadar böyle bir durum gösteren daha başka isimler de öğrendik : der Lehrer erkek öğretmen der Schüler erkek öğrenci die Lehrerin kadın öğretmen die Schülerin kız öğrenci Die Lehrerin ve die Schülerin isimleri der Lehrer ile der Schüler isimlerinin sonlarına -in eklemek ve bunların artikellerini die yapmak suretiyle türetilmiştir. die Freundin ise «kız arkadaş» anlamına gelir. ismin önüne viele konduktan sonra bir de ayrıca artikeli konmaz. — (çok) birçok kitaplar viele Männer birçok adamlar viele Blumen — birçok çiçekler viele Schränke — birçok dolaplar viele Bücher viele viele viele viele Kinder Ärzte Gabeln Deutsehen birçok birçok birçok birçok çocuklar doktorlar çatallar Almanlar . ama aralarında belirli bir fark vardır. birçok» anlamına gelen bu kelime dieser. Derslerimizde bunları da erkek veya kadın olduklarını özellikle belirtmek gerekmezse sadece «öğretmen» ve «öğrenci» olarak Türkçeye çevirmekteyiz. der Freund'un sonuna bir -in ekleyerek ve artikelini die yaparak meydana getirilmiştir. Die Freundin. viele «Çok. Der Freund «erkek arkadaş». jener gibi yalnız isimlerin önünde bulunur. Viele bir artikel yerine geçer. Almancada bu tip türetmeye çok rastlanır. Bu kelimeden sonra gelen isim «çok.die Freundin Bu iki kelime çoğu zaman Türkçeye «arkadaş» olarak çevrilir.otuzdördüncü ders 3 — der Freund . Biz bunları.

Ich mache meine Hausaufgaben in diesem Zimmer. Unsere Schule ist neben dem Bahnhof. Wir wohnen dort. O çok büyüktür. Am Nachmittag gehe ich wieder mit Ahmet nach Hause. Wir lieben unseren Lehrer sehr. Unser Haus ist nicht klein. Ich bin Hasan und Fatma Çelikels Tochter. öğretmenimizi çok seviyoruz. Orada otururuz (ikamet ederiz). Yatak odam oturma odasının yanında bulunuyor. Pamuk schläft mit mir. Sie ist sehr gross. Am Morgen gehe ich mit meinem Bruder Ahmet in die Schule. Ich gehe samstags mit meinen Freundinnen ins Kino. Sie hat viele Klassen. Unsere Klasse ist klein. Ahmet kommt manchmal mit uns. Onlarla bahçede oynuyorum. Cumartesileri kız arkadaşlarımla sinemaya gidiyorum. . Ich spiele mit ihnen im Garten. Evimiz küçük değildir. Im Lehrstück 22 sehen Sie unser Bauernhaus. Ich habe viele Freunde und Freundinnen. çünkü onun yedi odası vardır. Ich stehe früh auf. öğleden sonra tekrar Ahmetle eve gidiyorum. Erken kalkıyorum. Bir çiftliğimiz var. Mein Schlafzimmer liegt neben dem Wohnzimmer. Pamuk benle uyuyor. Ben Hasan ve Fatma Çelikelin kızıyım.— 4 — ZEYNEP Ich bin Zeynep Çeükel. Ahmet ist mein Bruder. Birçok erkek ve kız arkadaşlarım var. Birçok sınıfları vardır. Ich schlafe dort. Orada uyuyorum. Ahmet biraderimdir. Wir haben einen Bauerhof. Sabahleyin biraderim Ahmetle okula gidiyorum. Ev ödevlerimi bu odada yapıyorum. Sınıfımız küçüktür. Okulumuz istasyonun yanındadır. ZEYNEP Ben Zeynep Çelikelim. Ders 22'de çiftlik evimizi görüyorsunuz. denn es hat sieben Zimmer. Bazan Ahmet (de) bizimle geliyor.

Ich kann gehen. alabilmek» gibi. okuyabilmek. Bu yüzden çekimlenmesini çok iyi öğrenmeniz gerekir. bu yardımcı fiilin Almanca karşılığı olan können kelimesi de ayni anlamları verir. gidebiliriz. gitmek Gidiyorum. können ich du er sie es wir ihr sie Sie kann kannst kann kann kann können könnt können können Können'in çekimde özel bir durum gösterdiğini görüyorsunuz. Du kannst gehen. Können'le yapılan cümlelerde diğer fiillerde olduğu gibi baştan ikinci yerde können bulunur. Gidebilir. Almancada da können yardımcı fiili şahıslara göre çekimlenir. Türkçede fiillerin sonuna eklediğimiz «-bilmek» yardımcı fiiline karşılık können yardımcı fiili Almancada daha değişik bir şekilde kullanılır. Yapmaya muktedir olduğumuz işi gösteren. Wir können gehen.» derken «-bilmek» yardımcı fiilinin şahıslara göre çekimlendiğini görüyoruz.. Bu da Türkçeden çok farklıdır. fiillerin sonuna eklediğimiz «-bilmek» yardımcı fiili nasıl «güç. Er kann gehen.. açabilmek. yani «-bilmek» yardımcı fiilinin önüne eklenen fiil ise Almancada cümlenin en sonuna gider. Sie kann gehen. gidebilirsin. gehen Ich gehe. Gidebilirim. «gidebilirim. uyuyabilmek. Gidebilirsin. Gidebiliriz. E s kann gehen.— 5 — KÖNNEN Türkçede «kırabilmek. . Gidebilir.. bilgi. gidebilir. Gidebilir. kuvvet» anlatıyorsa.

Es kann schnell laufen. Gidebilirsiniz. Ahmet und Zeynep können den Eimer nicht tragen. Bekleyebiliriz. Sie können gehen. Sie kann dieses Buch lesen. Saat beşte tekrar gelebilirsiniz. Bekleyebilirsin. Er kann die Fenster öffnen. Wir können am Sonntag einen Spaziergang machen. es ile kullanılan şekli. Babam bir mektup yazabilir. Wir können warten Ihr könnt warten. Bekleyebilir. Onlar iyi Almanca konuşabilirler.— Ihr könnt gehen. Bekleyebilirsiniz. Du kannst die Türen schliessen. . Yapılacak şey cümlede ikinci yere können'in özneye göre çekimlenmiş bir şeklini getirmek. Ahmet ve Zeynep kovayı taşıyamazlar. Bekleyebilir. yani kann gelir. O pencereleri açabilir. warten 6 — Gidebilirsiniz. Die Schüler können hier arbeiten. O bu kitabı okuyabilir. O çabuk koşabilir. Ich kann einen Brief schreiben. Ihr könnt dem Lehrer nicht antworten. Mein Vater kann einen Brief schreiben. Görüldüğü gibi können ile cümle teşkili çok kolaydır. Ahmet kann gut Deuten sprechen. Gidebilirler. Bekleyebilir. Sie können gehen. Ich kann warten. Öğretmene cevap veremezsiniz. Esas fiilse her iki halde de gene en sona gider. Pazar günü bir geztinti yapabiliriz. Kapıları kapayabilirsin. Es kann warten. Sie können warten. Sie können gut Deutsch sprechen. Bir mektup yazabilirim. Sie können warten. cümlenin sonunu da esas fiili koymaktır. Öğrenciler burada çalışabilirler. sie. Bekleyebilirsiniz. Cümlenin öznesi şahıs zamiri değil de tekil bir isimse diğer fiillerde olduğu gibi cümlede ikinci yere können'in er. Ahmet iyi Almanca konuşabilir. Bekleyebilirler. Du kannst warten. Er kann warten. Sie können um fünf Uhr wieder kommen. beklemek Bekleyebilirim. Özne çoğul bir isimse können olduğu gibi kullanılır. Sie kann warten.

Die Mutter kann das Kind auf den Stuhl setzen. Der Bauer kann keine Kartoffeln säen. soru Cümleyi soru yapmak için fiilini cümlenin başına getirmek gerektiğini biliyoruz. Ich kann gehen. Anne çocuğu sandalyenin üstüne oturtabilir. Öğrenciler kitapları okuyabilirler. Oğlun burada kalabilir. Das kleine Kind kann nicht früh aufstehen. Der Vater kann mich nicht sehen. Gidebilir miyim? Gidebilir misin? Gidebilir mi? Gidebilir mi? Gidebilir mi? Gidebilir miyiz? Gidebilir misiniz? Gidebilirler mi? Gidebilir misiniz? Pencereyi açabilir misin? Hasan Bey Almanca okuyabilir mi? Adam orada oturabilir mi? Çocuklar pencereyi açabilirler mi? Askerler burada uyuyabilirler mi ? İyi şarkı söyleyebilir misiniz ? Biraderin bir kitap okuyabilir mi ? Çocuk bir elma yiyebilir mi ? Öğrenciler masanın yanında oturabilirler mi? . Küçük çocuk erken kalkamaz. Öğretmem bu kitabı tercüme edebilir. Die Frau kann gut singen. Çiftçi patates ekemez. Kadın iyi şarkı söyleyebilir. Die Schülerinnen können die Bücher lesen. Çocuklar bu elmaları yiyemezler. Der Lehrer kann dieses Buch übersetzen. Dein Sohn kann hier bleiben. Baba beni göremez. Kann ich gehen? Kannst du gehen? Kann er gehen? Kann sie gehen? Kann es gehen? Können wir gehen? Könnt ihr gehen? Können sie gehen? Können Sie gehen? Kannst du das Fenster öffnen? Kann Hasan Bey Deutsch lesen? Kann der Mann dort sitzen? Können die Kinder das Fenster öffnen? Können die Soldaten hier schlafen? Könnt ihr gut singen? Kann dein Bruder ein Buch lesen? Kann das Kind einen Apfel essen? Können die Schüler neben dem Tisch sitzen? Gidebilirim.— 7 — Die Kinder können diese Äpfel nicht essen. Können'i de cümlenin başına getirirsek cümle soru haline girer.

. Bu soru kelimeleriyle können'in kullanılışı diğer fiillere nazaran bir değişiklik ve özellik göstermez.— 8 — können ve soru kelimeleri Geçen derste soru kelimelerinin kullanılışını etraflıca incelemiştik. Türkçede «-bilmek» ekiyle yapılan cümlelerin çeşitli anlamları olduğunu görüyoruz. bir hastalıktan Ahmedin okula gitmesine izin verilmiştir. Ahmet okula gidebilir. Türkçede «-bilir» eki cümleye nasıl yukarıdaki anlamları veriyorsa können de Almanca cümlelerde aynı anlamları verir. Ahmedin okula gitmesi ihtimali vardır. (Örneğin. cümlesi çeşitli anlamlarda olabilir. 1 — 2 — sonra) 3 — 4 — 5 — Ahmet okula nasıl gidileceğini bilir. Ahmedin okula gidecek gücü vardır. Was kannst du schreiben? Wer kann dem Lehrer antworten? Wie können die Kinder die Tür öffnen? Wieviel Äpfel kann er essen? Wen kann der Junge in dem Zimmer sehen? Wem kann ich den Brief geben? Wo können die Jungen spielen? Wohin kann die Familie heute fahren? Warum kann dieses Mädchen nicht gut lesen? Welcher Schüler kann diese Übungen machen? Welches Kind kann hier sitzen? Welche Frau kann den Korb tragen? Welchem Arzt kann ich diese Bücher geben? Ne yazabilirsin? Kim öğretmene cevap verebilir? Çocuklar kapıyı nasıl açabilirler? Kaç elma yiyebilir ? Çocuk odada kimi görebilir ? Kime mektubu verebilirim? Çocuklar nerede oymyabilirler? Aile bugün nereye gidebilir ? Bu kız niçin iyi okuyamaz? Hangi öğrenci bu çalıştırmaları yapabilir? Hangi çocuk burada oturabilir? Hangi kadın sepeti taşıyabilir. Almancada da durum aynıdır. Bir cümlede bu anlamların hangisinin anlatılmak istendiği konuşmada daha önce geçen cümlelerden. yani sözün gelişinden anlaşılır. Hangi doktora bu kitapları verebilirim? Türkçede sonuna «-bilmek» yardımcı fiili almış bir fiilin cümle içinde ne anlamlara geldiğini bir örnek üzerinde inceleyelim. Ahmedin okula gitmeye vakti vardır.

Baba hangi balıkçılara sandalı gösteriyor? Baba çocuklarla oynayabilir. Öğretmen hangi çocuğu gösteriyor? O çabuk koşabilir. ? 2 — Wen fragen . Der Arzt spricht mit dem t/. * k-r.' die Mappen? 8 — Könnt. v(ß Ich esse mit einer Gabel. (^L Welchen Korb kann er nicht tragen? cx^M B Listesi O hangi sepeti taşıyabilir? Mektubu nasıl yazıyorsun? Doktor çocukla konuşuyor? Arkadaşımla şimdi konuşabilirim.D lir? Kadın hangi misafirlere 0^ E kahve pişiriyor? B Listesi Wer kann mir antworten? Wer kann mit uns ins Kino kommen? Wohin kann der Schüler fahren? Was! kann degni Freund bringen? Welches Auto kann so schnell fahren? Kannst du so viel essen? . ^* K Jetzt kann ich mit meinem Freund nicht sprechen.Almanca ders: 34 TEST 17 Boş bırakılan yerleri doldurunuz. Arkadaşımla şimdi konuşamam. 1 — 2 — 3 — 4 — 5 — A Listesi Hasan Bey bir traktörle tar-ö(A laya gidiyor. Deutsch? 7 — Wohin legt i k /. O hangi sepeti taşıyamıyor? Niçin annene yardım ediyorsun? Bir çatalla yemek yiyorum.<ys<jäLehrer? 3 — Wen zeigen ^/ÖBTunıgen? 4 — Wem zeigt .(H4A mir geben? 10 — Was kanû (können) er machen? B 1 — 2 — 3 — 4 — 5 — 6 — 7 — 8 — 9 — 10 — A Listesi Warum hUifst du deiner A Mutter? p<B Wie schreibst du dem Brief ?j^C Welchen Fischern zeigt der D Vater das Boot? Welchen Jungen zeigt der fc<* E Lehrer? *\F E r kann schnell laufen. dort? 6 — Wieviel Schüler Sprech £s\. &!B Kim bana cevap verebilir? Hangi otomobil böyle çabuk C gidebilir? Kız arkadaşın ne getirebi. Der Vater kann mit den t/\ Kindern spielen. diesen Brief lesen? 9 — Wieviel Bücher kannst .G Kind. 1 _ Was schreibst £fu.ü(%$Kinid sein Hans? 5 — Wieviel Männer sizt ß<rr).

finden. 2 — Ich. Cevaplar kâğıdına sadece bu bulduğunuz şekli yazınız. können. könııen di« Schüler fahren? — Welchen Gästen kocht die Frau Kaffee? — Was kann deine Freundin bringen? — Kann Ahmet eine Zeitung lesen? — Ahmet und Zeynep können nicht früh aufstehen.6 — Ahmet ve Zeynep erken CAG kalkamazlar.<?«flîîîich am Sonntag besuchen? 10 — Wie koo^ch Urnen helfen? F Aşağıda verilen kelimelerden düzgün bir cümle kurunuz. Örnek: Er. können. — Hasan Bey fährt mit einem Traktoren aufs Feld. 3 — ikKMJf/deine Mutter Türkisch sprechen? 4 _ Welches Auto HäÜfoSie mir zeigen? 5 — Warum k&ö/^ der Arzt nicht kommen? 6 — Wem k^nnder Lehrer sein Buch geben? 7 — Wen k« MW das Kinder fragen? 8 — k'^ooftbx früh aufstehen? 9 — Wer J£«.14 -dieses Buch nicht lesen. 2 — Tom und Hans it. 1 — Der Arzt. heute. können. machen. ein Spaziergang. Cümleleri cevaplar kâğıdını F bölümüne yazınız. 1 — Der Vater J%#. E Aşağıda boş bırakılan yerlere können fiilinin lıangi şeklinin geleceğini bulunuz. . sprechen. Deutsch. kelimelerinden kurulan düzgün bir cümle şu şekilde olur: E r kann gut Deutsch sprechen. der Mann. können.D^ H bilir? 8 — Bu kadar (böyle) çok yiye-CX İ bilir misin? 9 — Ahmet bir gazete okuyabili^K mi? 10 — Öğrenciler nereye gidebilir-^/L ler? t^^M — Wohin. meine Mappe. gut.«oo<wins Kino kommen. nicht. helfen^ nicht. 3 — Die Kinder. 7 — Kim bizle sinemaya gele.

-nm. -un. Sona eklenen bu takı yüzünden ismin bulunduğu hale in-hali denir. Artikeli der olan bir ismin artikeli des [des] şekline konur ve ismin sonuna da -s veya -es takısı eklenir. -in. der Mann adam der Arzt doktor der Freund arkadaş der Bruder birader des Mannes adamın des Arztes doktorun des Freundes arkadaşın des Bruders biraderin . -in gibi şekillere giren) bir -in takısı eklenerek yapılmaktadır.nnrr IM i Hu I I I I I I I rI I I I I I I I I I I I I I I I I I I I I I I I I I II Cotrrsponöentr Institute ALMANCA DERSLER 35 LEHRSTÜCK FÜNFUNDDREISSIG İN-HALİ ve İSİM TAMLAMALARI Türkçe'de «Ali'nin öğretmeni. çocuğun kedisi. Türkçe'de isim tamlaması ilk ismin sonuna (kelimenin son harfine uyarak -nin. Şimdi Almanca isimlerin in-halinde nasıl bir değişikliğe uğradıklarını inceleyelim. çiftçinin evi. doktorun evi» gibi bir ismin başka bir isme ait olduğunu gösteren birleşimlere isim tamlaması denir. Dikkat edilirse.

das Mädchen. das Buch. Buna karşılık der Bruder. der Mann.. önündeki die artikeli der şekline getirilerek in-haline sokulur.— 2 — Artikeli das olan isimlerin artikeli in-halinde gene des şeklini alır ve ismin sonuna da bir -s veya -es eklenir. der Arzt. Artikeli die olan bir isim. İsim tek heceliyse sona -es takısı. die Frau kadm die Tür kapı die Lehrerin bayan öğretmen die Freundin kız arkadaş die Mutter anne der Frau kadının der Tür kapının der Lehrerin bayan öğretmenin der Freundin kız arkadaşın der Mutter annenin . Örneğin. kız das Buch kitap d a s Haus ev das Kind çocuk das Auto otomobil des Mädchens kızın des Buches kitabm des Hauses evin des Kindes çocuğun des Autos otomobilin Yukarıdaki örneklerde ismin sonuna bazen -s. bazen de -es eklendiğini gördünüz. das Mädchen isimleri iki heceli oldukları için sonlarına -s takısı almışlardır. Bu -s ve -es takılarından hangisinin kullanılacağı ismin hece sayısına bakılarak bulunur. iki veya daha çok heceliyse -s takısı eklenir. İsmin sonuna hiçbir takı eklenmez. das Kind isimleri tek heceli oldukları için in-halinde sonlarına -es gelmiştir.

das Buch des Lehrers das Buch des Kindes das Buch der Schülerin die Bücher der Freunde öğretmenin kitabı çocuğun kitabı kız öğrencinin kitabı arkadaşların kitapları Almanca ve Türkçe isim tamlamaları arasındaki diğer bir fark ta Türkçe tamlamada ikinci yerde bulunan ismin sonuna bir -ı veya -i eklenmesine karşılık bu ismin Almanca'smm yalm halde bulunmasıdır.otuzbeşinci ders Çoğul isimler de aynı. artikeli die olan isimler gibi in-haline sokulur. yalm halde kullanılmaktadır: . Türkçe'de ikinci gelen «şapkası» kelimesiyse Almanca'da birinci yerde bulunmaktadır. Türkçe bir tamlamada ilk yerde bulunan isim bunun Almancasmda ikinci yerde bulunur. Örneğin. Görülüyor ki Türkçe'de birinci yerde bulunan «çocuğun» kelimesi Almanca'da ikinci yerde. Bu die artikeli in-halinde der şekline girer ve ismin sonuna hiçbir takı gelmez. «çocuğun şapkası» tamlamasının Almancası der Hut des Kindes şeklindedir. Örneğin. bunun Almancası das Buch ise hiç değişmeden aynen. die Stühle sandalyeler die Bilder resimler die Männer adamlar die Schülerinnen kız öğrenciler die Soldaten askerler der Stühle sandalyelerin der Bilder resimlerin der Männer adamların der Schülerinnen kız öğrencilerin der Soldaten askerlerin Bir isim tamlamasının Türkçesiyle Almancası arasında çok önemli bir fark vardır. Bu kelimesi kelimesine Türkçeye «şapka (sı) çocuğun» şeklinde çevrilir. «öğretmenin kitabı» derken «kitap» kelimesinin sonuna bir «ı» eklenmekte. Çoğul isimlerin önünde die artikelinin bulunduğunu biliyoruz.

Î kullanalım. Bunlar çiftçilerin traktörleridir. Gazete biradere aittir. Bu balıkçının sandalıdır. Das Hans gehört dem Arzt. Das ist das Boot des Fischers. Bu kızın çantasıdır. Die Mappen gehören den Lehrern. Die Mappe gehört der Mutter. Das Kleid gehört der Frau. Çanta anneye aittir. Die Bälle gehören den Kindern. Das sind die Bälle der Kinder. Das Auto gehört dem Mann. Das ist die Mappe der Mutter. Das sind die Mappen der Lehrer. Die Zeitung gehört dem Bruder. Kalemler öğrencilere aittir. Ev doktora aittir. Bu kadının elbisesidir. Das sind die Traktoren der Bauern. Das sind die Bleistifte der Schüler. Bunlar çocukların toplarıdır. Das ist das Haus des Arztes. Bu annenin çantasıdır. Die Mappe gehört dem Mädchen. Bunlar öğretmenlerin çantalarıdır. Bu babanın çantasıdır. Kedi kızkardeşe aittir. Çanta babaya aittir. Die Mappe gehört dem Vater. Otomobil adama aittir. Toplar çocuklara aittir. Bunlar öğrencilerin kalemleridir.a aittir. Das ist die Mappe des Vater». Bu biraderin gazetesidir. Çanta k\z. Das ist das Auto des Mannes» Bu adamın otomobilidir. Traktörler çiftçilere aittir. Sandal balıkçıya aittir. Das ist das Kleid der Frau. Das ist die Mappe des Mädchens. Das ist die Katze der Schwester. Elbise kadına aittir. Die Katze gehört der Schwester. Bu doktorun evidir.4 — İsim tamlamalarını cümle içind. Die Traktoren gehören den Bauern. Çantalar öğretmtmlerş aittir. Bu kızkardegin kedisidir. . Das ist die Zeitung des Bruders. Das Boot gehört dem Fischer. Die Bleistifte gehören den Schülern.

Das ist das Zimmer des Arztes. Bu kız evlâdın saatidir. Das sind die Gläser der Mutter. Doktorun evi büyüktür. Bunlar evin pencereleridir. Das ist der Brief des Sohnes. Bu çocuğun resmidir. Oğlun okulu büyüktür. Das sind die Bilder der Freunde. Bunlar annenin bardaklarıdır. Bu öğretmenin şapkasıdır. Bunlar arkadaşların resimleridir. Çocuğun çantası eskidir. Bu balıkçının biraderidir. Das ist der Stuhl des Lehrers. Die Mappe des Kindes ist alt. Das sind die Gabeln der Mutter. Das ist das Wohnzimmer der Familie. Das sind die Fenster des Hauses. Das Haus des Arztes ist gross.— 5 — Das ist der Freund des Bruders. Das ist das Bild des Kindes. Bu çocukların odasıdır. Bu annenin kızkardeşidir. Bunlar annenin çatallarıdır. Bu sınıf m topudur. Bu Hasan Beyin evidir. Bu oğlun mektubudur. . Öğrencinin kitabı güzeldir. Das sind die Blumen des Mädchens. Bu arkadaşların otomobilidir. Bu kız evlâdın okuludur. Das ist die Hausaufgabe des Schülers. Das ist der Hut des Lehrers. Das Buch des Schülers ist schön. Das ist der Garten des Vaters. Bunlar kız evlâdın çantalarıdır. Bu öğretmenin sandalyesidir. Das sind die Mappen der Tochter. Bunlar evlerin bahçeleridir. Das sind die Gärten der Häuser. Bunlar bahçenin kapılardır. Das ist die Schwester der Mutter. Das ist der Laden des Vaters. Bu çocuğun biraderidir. Das ist die Tür der Schule. Bu babanın şapkasıdır. Bu doktorun odasıdır. Bu ailenin oturma odasıdır. Bu biraderin arkadaşıdır. Das ist das Zimmer der Kinder. Das ist die Blume der Schwester. Bu babanm bahçesidir. Bu kızkardeşin çiçeğidir. Das ist das Auto der Freunde. Bu okulun kapısıdır. Das ist die Uhr der Tochter. Babanın otomobili hızlı gidiyor. Das Auto des Vaters fährt schnell. Das ist der Hut des Gastes. Die Schule des Sohnes ist gross. Das ist der Hut des Vaters. Bu biraderin radyosudur. Das ist der Bruder des Fischers. Das ist der Ball der Klasse. Bu babanın dükkânıdır. Bu öğretmenin oğludur. Bu misafirin şapkasıdır. Das ist Hasan Beys Haus. Das sind die Tore des Gartens. Bu öğrencinin ev ödevidir. Das ist der Bruder des Kindes. Das ist die Schule der Tochter. Das ist der Sohn der Lehrerin. Bu çocukların öğretmenidir. Das ist das Radio des Bruders. Das ist der Lehrer der Kinder. Bunlar kızın çiçekleridir.

Das Kleid der Mutter ist rot. Babanın dükkânı okulun yanındadır. Öğretmenin oğlu çalışkandır. Yukarıdaki örneklerde ise fiil üçüncü yerde bulunmaktadır. Annenin elbisesi kırmızıdır. Die Schule des Mädchens ist dort. Der Freund des Bruders sitzt neben dem Vater. Kızın okulu oradadır. Der Sohn der Lehrerin ist fleissig. Wessen'den sonra hemen kime ait olduğu sorulan eşya veya şahsı gösteren isim gelir. Die Schwester der Mutter ist eine Lehrerin. Şimdiye kadar fiilin cümlede genellikle ikinci yerde bulunduğunu gördük. Wessen Wessen Wessen Wessen Wessen Buch? Buch ist das? Bleistift ist d a s ? Ball ist das? Mappe ist d a s ? Kimin kitabı? Bu kimin kitabıdır? Bu kimin kalemidir? Bu kimin topudur? Bu kimin çan tasıdır? . Üçüncü yerde ise bir fiil bulunur. Der Laden des Vaters ist neben der Schule. Annenin kızkardeşi bir öğretmendir. Das Zimmer der Kinder ist neben dem Wohnzimmer.— 6 — Der Stuhl des Lehrers ist neben dem Tisch. WESSEN «Kimin» anlamına gelen wessen [vessen] soru kelimesinin kullanılışı çok basittir. ikisi de yanyana bulunmalıdır. Die Suppe des Kindes ist heiss. Sınıfın topu dolaptadır. Çocuğun resimleri duvarda asılı duruyorlar. Çocuğun elmaları sepettedir. I>er Ball der Klasse ist in dem Schrank. Die Äpfel des Kindes sind in dem Korb. Fiili ikinci yere getirmek için isim tamlamasını meydana getiren iki isim birbirinden ayrılamaz. Kızın çiçekleri vazodadır. Biraderin arkadaşı babanın yanında oturuyor. Çocukların odası oturma odasının yanındadır. Die Blumen des Mädchens sind in der Vase. Çünkü bu cümlelerde özne bir isim tamlamasından meydana gelmektedir. Öğretmenin sandalyesi masanın yanındadır. Çocuğun çorbası sıcaktır. Die Bilder des Kindes hängen an der Wand.

Wessen Laden ist neben der Der Laden des Mannes ist neben Schule? der Schule. Die Mutter liest den Brief des Sohnes. Kimin kedisi masanın altında Kızın kedisi masanın altında uyuyor. bitte! Legen Sie das Buch auf den Lütfen kapıyı açınız! Lütfen kitabı masanın üstüne . Kimin dükkânı okulun yanındadır? Adamın dükkânı okulun yanındadır.__ 7 — Wessen Haus ist gross? Kimin evi büyüktür? Wessen Tochter ist eine Schülerin? Kimin kızı bir öğrencidir? Wessen Mutter arbeitet in der Kimin annesi mutfakta çalışıyor? Küche? Bu sorulara içinde isim tamlamaları bulunan cümlelerle cevap verebiliriz. Wessen Katze schläft unter dem Die Katze des Mädchens schläft Tisch? unter dem Tisch. Wessen Uhr ist klein? Kızkardeşin saati küçüktür. Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht bitte Almanca'da emir cümlelerine ekseriya «lütfen» anlamına gelen bitte kelimesi eklenir. Öffnen Sie die Tür. Kimin saati küçüktür? Wessen Mappe trägt der Schüler? Der Schüler trägt die Mappe des Öğrenci kimin çantasını taşıyor? Lehrers. Wessen Auto fährt schnell? Kimin otomobili hızlı gidiyor? Wessen Brief liest die Mutter? Anne kimin mektubunu okuyor? Das Auto des Vaters fährt schnell. uyuyor? Wessen Auto steht vor dem Das Auto des Arztes steht vor dem Garten ? Garten. Öğrenci öğretmenin çantasını taşıyor. Die Uhr der Schwester ist klein. Anne oğlun mektubunu okuyor. Babanın otomobili hızlı gidiyor. Kimin otomobili bahçenin önünde Doktorun otomobili bahçenin önünde duruyor ? duruyor.

Danke! Danke sehr! Bitte sehr! Teşekkür ederim! Çok teşekkür ederim! Birşey değil! (Rica ederim) Aşağıdaki şemada artikellerin in-halinde nasıl değiştiklerini görüyorsunuz. bitte! Gehen Sie dorthin. Bitte._ 8 — Tisch. bitte! Schreibt diese Übungen. kommen Sie! öffnet eure Bücher! lest dieses Lehrstück! fragen Sie! Lütfen Lütfen Lütfen Lütfen bitte sehr «Teşekkür ederim» sözüne karşı kullanılacak «Birşey değil. bitte! Kommen Sie. Bitte. bitte! Nehmen Sie diese Blumen. bitte! Schliessen Sie die Fenster. bitte! Sprecht nicht. tekil der die der Mann die Frau Yalın Hal adam kadın des Mannes der Frau În-Hali adamın kadının geliniz! kitaplarınızı açın! bu dersi okuyun! sorunuz! 1 1 das das Buch kitap des Buches kitabin çoğul die die Kinder çocuklar der Kinder çocukların . Bitte. böylece «lütfen» kelimesinin üzerinde daha fazla durulduğu anlatılır. bitte! koyunuz! Lütfen bu çiçekleri alınız! Lütfen geliniz! Lütfen pencereleri kapayınız! Lütfen oraya gidiniz! Lütfen bu çalıştırmaları yazın! Lütfen konuşmayın! Bitte kelimesi cümlenin sonuna geldiği gibi emrin başında da bulunabilir. Bitte.» sözünün Almanca karşılığı «bitte sehr» | bitte ze:r| şeklindedir.

en [bet] yatak einige [aynige] kırmak bu arada.jmnj Tmm i MT M I 36 Corresponöenff Institute ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK SECHSUNDDREISSIG ffl^cn Öğrenilecek kelimeler das Abendessen»akşam yemeği brechen [brehen] | abendessen] dabei [dabay] berühmt [berü:mt] meşhur das Bett. yanında birkaç .

Birkaç tane olduğunu belirttiğimiz isim einige kelimesinden sonra yer alır. «yemekten sonra» derken «sonra»... ya: ğa gitmek birşey değil yemek et kahvaltı sebze sevmek [gern ha:ben] der Hahn.e [frü:ştük] das Gemuse. der Spaziergang isimleri e-halinde bulunmaktadır. ediyorum.n [gemü :ze] yatmak. das Kino. Nach der Schule besuche ich Okuldan sonra babamı ziyaret meinen Vater.n [şubla:de] waschen [vagen] wessen [vessen] musluk kaşık hizmetçi ._ 2 — zu Bett gehen: [tsu bet geren] bitte sehr [bitte ze:r] das Essen. Bett...e [magd] nach [nah] reinigen [raynigen] die Schublade. yazıyoruz. Wir schreiben unsere Übungen Sinemadan sonra çalıştırmalarımızı nach dem Kino. einige «Birkaç» anlamına gelen bu kelime çoğul bir isimle birlikte kullanılır. Nach'dan sonra gelen isim mutlaka e-halinde bulunmalıdır..[löffel] die Magd.den sonra» anlamına gelen bu kelime de aynı mit gibi kullanılır.. das Abendessen. Örneğin. «yemek» kelimesinin arkasında bulunmasına rağmen Almanca'da önünde bulunur. yani durum Türkçe'nin tam tersidir. Spaziergang. nach nach nach nach der Schule dem Abendessen dem Kino dem Spaziergang okuldan sonra akşam yemeğinden sonra sinemadan sonra gezintiden sonra Görüldüğü gibi nach'dan sonra gelen die Schule. Die Kinder schlafen nach dem Çocuklar gezintiden sonra uyuyorlar.. Ich gehe nach dem Abendessen zu Akşam yemeğinden sonra yatıyorum. .[essen] das Fleisch [flayş] das Frühstück..den sonra temizlemek çekmece yıkamak kimin AÇIKLAMALAR nach «.. die Kinder einige Kinder çocuklar birkaç çocuk .e [ha:n] der Löffel.

Mein Vater kennt einige Ärzte. Meine Mutter kocht Fleisch. «birkaç çocuklar. Bazen sebze pişiriyor. Einige Männer arbeiten auf dem Feld. «Kahve» anlamına gelen der Kaffee kelimesinin de cümle içinde artikelsiz kullanıldığını öğrenmiştik. Abendessen. einige'den sonra gelen çoğul isim Türkçe'ye tekil olarak çevrilir. Der Vater liest einige Zeitungen. Die Magd wäscht einige Teller. Hasan Bey isst oft Fleisch. Einige Schüler schreiben die Übungen nicht. Annem et pişiriyor. Et yiyorum. Örneğin. Einige Kinder spielen im Garten.Fleisch «Sebze» ve «et» anlamına gelen bu kelimeler artikelsiz ve tekil halde kullanılırlar. Manchmal kocht sie Gemüse. Wir sehen einige Bäume auf dem Hügel. Hizmetçi birkaç tabak yıkıyor. Birkaç çocuk bahçede oynuyor (lar). Birkaç öğrenci çalıştırmaları yazmıyorlar. Gemüse . Ich esse Fleisch. Birkaç adam tarlada çalışıyor (lar). Babam birkaç doktor tanıyor. Dersin sonunda çekimleri verilmiştir. » . birkaç yataklar» denmez. Yeni öğrendiğimiz kelimelerden brechen ve waschen fiilleri özel bir durum gösterirler. Yani. Baba birkaç gazete okuyor. Tepenin üstünde birkaç ağaç görüyoruz.otuzaltmcı ders — 3 — die Betten einige Betten die Gabeln einige Gabeln die Autos einige Autos yataklar birkaç yatak çatallar birkaç çatal otomobiller birkaç otomobil Türkçe'de «birkaç» kelimesinden sonra gelen isim tekil halde bulunmasına karşılık Almanca'da çoğul halde bulunur. Mein Vater trinkt Kaffe nach dem Babam akşam yemeğinden sonra kahve içiyor. Hasan Bey ekseriya et yiyor.

Er kommt in die Küche und fragt mich: «Was kochen Sie Fatma Hamm? Wieder Ihre berühmte Suppe?» FATMA ÇELİKEL Ben Fatma Çelikel'im. Börek yapıyoruz. Sabahları erken kalkıyorum. Sie sehen zwei Schubladen unter dem Schrank. Yemeğimizi daima sabahleyin pişiriyorum. Ich lege unsere Messer. Sie ist unsere Magd. Ich stehe morgens sehr früh auf. Şimdi Hatice ile mutfaktayım. Dann gehen wir in die Küche.— 4 — FATMA ÇELİKEL Ich bin Fatma Çelikel. Gabeln und Löffel in diese Schubladen. Mein Mann isst oft Fleisch und Suppe. Hasan Çelikel'in karısı. Bu arada Hatice bana yardım ediyor. Ich bin jetzt mit Hatice in der Küche. Nach dem Abendessen sitze ich in unserem Wohnzimmer und lese die Zeitungen. Ahmet hat diese Speise sehr gern. Sonntags besucht uns manchmal Herr Müller. Sie sehen neben dem Fenster einen Hahn. ama Zeynep sebze sever. Kocam ekseriya et ve çorba yer. Ich gehe oft früh zu Bett. Wir machen «börek». Dort wäscht Hatice nach dem Essen. Manchmal bricht sie einige Teller. Ahmet ve Zeyneb'in annesiyim. Haticenm arkasında duruyor. Ich bin Hasan Çelike^ Frau und Ahmet und Zeyneps Mutter. Ich koche unser Essen immer am Morgen. O bizim hizmetçinıizdir. Ich mache nach dem Frühstück die Betten und reinige die Zimmer. Gabeln und Löffel. Messer. Wir haben einen Schrank in unserer Küche. Hatice hilft mir dabei. Orada . Er steht hinter Hatice. Dort stehen unsere Teller und Gläser. Ahmet bu yemeği çok seviyor. aber Zeynep hat Gemüse gern. Sonra mutfağa gidiyoruz. die Teller. Kahvaltıdan sonra yatakları yapıyor ve odaları temizliyorum. Mutfağımızda bir dolabımız var.

Mutfağa geliyor ve bana soruyor: «Ne pişiriyorsunuz Fatma Hanım? Yine meşhur çorbanızı mı?» İN-HALİ ve İSİM TAMLAMALARI ein. Pazarları bazan Bay Müller bizi ziyaret ediyor. eines şekline girer. eine'nin in-hali In-halinde ein. Orada Hatice yemekten sonra tabakları. eines Hauses bir evin eines Autos bir otomobilin eines Arztes bir doktorun . çatalları ve kaşıkları yıkıyor. ein Mann bir adam ein Kind bir çocuk ein Fischer bir balıkçı ein Haus bir ev ein Auto bir otomobil ' ein Arzt bir doktor eines Mannes bir adamın eines Kindes bir çocuğun eines Fischers bir balıkçının . îsmin sonuna -s veya -es eklenir.— 5 — bizim tabaklarımız ve bardaklarımız duruyor. bıçakları. Bıçaklarımızı. Dolabın altında iki çekmece görüyorsunuz. Pencerenin yanında bir musluk görüyorsunuz. Bazan birkaç tabak kırıyor. çatallarımızı ve kaşıklarımızı bu çekmecelere koyuyorum.

eine Frau bir kadm eine Mutter bir anne eine Lehrerin bir öğretmen eine Schülerin bir öğrenci einer Frau bir kadının einer Mutter bir annenin einer Lehrerin bir öğretmenin einer Schülerin bir öğrencinin Kesat ist der Sohn eines Arztes. Wir geben ihm das Buch eines Freundes. Reşat bir doktorun oğludur. Er ist der Sohn eines Lehrers. Die Kinder spielen im Garten eines Hauses. Ayşe bir balıkçının hanımıdır. Das ist das Auto eines Arztes._ 6 — în-halinde eine. Bunlar bir öğretmenin kitaplarıdır. O bir öğretmenin oğludur. Meine Mutter steht vor der Tür eines Ladens. Dieser Schüler ist der Sohn einer Lehrerin. Das ist das Zimmer eines Mädchensi. Annem bir dükkânın kapısı Önünde duruyor. Das ist das Boot eines Fischers. Das sind die Bücher eines Lehrers. Ayşe ist die Frau eines Fischers. Bu öğrenci bir öğretmenin oğludur. Çocuklar bir evin bahçesinde oynuyorlar.. Bu bir kızın odasıdır. Das ist der Brief eines Schülers. Bu bir doktorun otomobilidir. Bu bir öğrencinin mektubudur. Bu bir balıkçının sandalıdır. . einer şekline girer ve ismin sonuna hiçbir takı eklenmez. Bir çocuğun topuyla oynuyoruz. Wir spielen mit dem Ball eines Kindes. Ona bir arkadasın kitabını veriyoruz.

Ayrıca kendilerinden sonra gelen isim de -s veya -es takısı alır. seine._ 7 — mülkiyet sıfatlarının in-hali Artikeli der ve das olan isimlerin önünde bulunan mülkiyet sıfatları (mein. ihre. meine Vase vazom deine Mutter annen seine Schwester kızkardeşi ihre Katze kedisi unsere Lehrerin öğretmenimiz eure Kinder çocuklarınız meiner Vase vazomun deiner Mutter annenin seiner Scwester kizkardesinin ihrer Katze kedisinin unserer Lehrerin öğretmenimizin eurer Kinder çocuklarınızın .) in-halinde sonlarına bir -es takısı alırlar. ihr.. Bunlardan sonra gelen ismin sonuna hiçbir takı gelmez. .. mein Haus evim dein Sohn oğlun sein Zimmer odası ihr Auto otomobili unser Vater babamız euer Lehrer öğretmeniniz ihr Garten onların bahçesi meines Hauses evimin deines Sohnes oğlunun seines Zimmers odasının ihres Autos otomobilinin unseres Vaters babamızın eures Lehrers öğretmeninizin ihres Gartens onların bahçesinin Artikeli die olan isimlerin önünde bulunan mülkiyet sıfatları (meine... deme. dein. sein.) ise in-halinde sonlarına sadece bir -r takısı alırlar..

8 — ihre Bälle onların topları Ihre Traktoren traktörleriniz ihrer Bälle onların toplarının ihrer Traktoren traktörlerinizin Çoğul isimlerin artikelinin die olduğunu ve bu sebepten bunların önünde artikeli die ola. Annenin çantası buradadır. sie. İsmin sonuna bir takı gelmez. Onun babasının biraderi bir askerdir. Arkadaşlarımızın topu kırmızıdır.* isimlerle kullanılan mülkiyet sıfatlarının geldiğini biliyoruz. Bu öğretmeninizin oğludur. Der Sohn deiner Schwester ist ein Arzt. ÖZEL FİİL ÇEKİMLERİ ich du er. Mehmet biraderinin kitabını okuyor. Odamızın pencereleri küçüktür. Evinin kapısı arkadadır. Babamın gazetesi masanın üstünde bulunuyor. Die Tür seines Hauses ist hinten. Babanızın evi büyük müdür? Arkadaşımın annesi bir öğretmendir. Die Zeitung meines Vaters liegt auf dem Tisch. sonlarına bir -r takısı alarak in-haline sokulurlar. Onun için çoğul isimlerin önündeki mülkiyet sıfatları da aynı yukarıdakiler gibi. Mehmet liest das Buch seines Bruders. Kızkardeşinin oğlu bir doktordur. Das ist der Sohn eurer Lehrerin. Çocuklarımın öğretmenini tanımıyorum. . Die Mappe deiner Mutter ist hier. Der Bruder seines Vaters ist ein Soldat. sie. es wir ihr sie Sie breche brichst bricht brechen brecht brechen brechen ich du er. Der Ball unserer Freunde ist rot. Die Fenster unseres Zimmers sind klein. es wir ihr sie Sie wasche wäschst wäscht waschen wascht waschen waschen . Ist das Haus Ihres Vaters gross? Die Mutter meines Freundes ist eine Lehrerin. Ich kenne den Lehrer meiner Kinder nicht.

Kino. . in der Vase. 9 — Der Garten ihr .. myor musun ? 2 — Das ist die Katze meiner B — Kadının çiçeği vazodadır. 2 — Ich gehe nach . 5 — Arkadaşımın babasını tanımî^. 8 — Ali ist der Sohn ein .. 4 — Das ist die Schule der F — Arkadaşlarımın otomobili hızlı Tochter. ist fleissig. v ist gross. 6 — Der Laden mein .Almanca ders: 36 TEST 18 A Bog bırakılan yerleri doldurunuz. ist neben der Schule. •• H — Mehmet bir öğretmenin oğ6 — Die Blumen der Frau sind ludur. 5 — Das Auto meines Freundes ^ G — Kadının çiçekleri vazodadır. Frühstück in die Schule. Fischer . klein.Ç — Der Ball meines Freundes yorum.. ist gelb.. 3 — Kimin babası bir doktordur? B — Die Fenster des Hauses sind 4 — Evin penceresi küçüktür. jC A — Das ist das Wohnzimmer der 2 — Bu. 3 — Mehmet ist der Sohn eines iXD — Arkadaşın babası yaşlıdır. ^"C — Bu kızkardeşimin kedisidir. 4 — Das Auto mein . c/~E — Das Fenster des Hauses ist 8 — O. Vater . gidiyor. İ0 — Die Tocher Arztes ist eine fleissige Schülerin. ist neben der Schule. 6 — Kimin sandalyesi masanın cK. 7 — Der Sohn unser ^Lehrerin .D — Der Sohn seines Bruders ist yanındadır? ein Arzt. 8 — Der Laden eures Bruders 0{K — Bu kız evlâdın okuludur. 5 — Einige Schüler hab keine Bücher. 7 — Die Tür unseres Hauses ist X J — Arkadaşımın otomobili hızlı hinten. steht vor Garten. (7 I — Evimizin kapısı arkadadır. Schwester. 3 — Das Mädchen geht mit sein Bruder . Haus . B A Listesi B Listesi 1 — Die Mappe deines Vaters ^ A — Biraderinin arkadaşlarını taist dort... babasının gazetesini okuklein. 1 — Das ist die Zeitung des Vater . Familie. alt. . h{ L — Biraderinizin dükkânı okulun 9 — Der Vater des Freundes ist yanındadır. Vater . yor. 7 — Arkadaşımın topu sarıdır.. gidiyor. Lehrers. 10 — Kennst du die Freunde deines Bruders? C A Listesi B Listesi 1 — Ayşe bir balıkçının kızıdır. ' c£ E — Babanın çantası oradadır.. fährt schnell. ailenin oturma odasıdır..

/ F — Ich kenne den Vater meines Freundes. G — Wessen Vater ist ein Arzt? ' H — Ich kenne den Vater meines Freundes nicht. İ — Er liest die Zeitung seines Vaters. » J — Ayşe ist die Tochter eines Fischers. V K — Wessen Stuhl ist neben dem Tisch? Q"\ L — Ist die Uhr deiner Tochter schön? D Aşağıdaki cümlelerin altındaki dört şıktan hangisinin o cümlenin tamamen çoğula çevrilmiş şekli olduğunu bulunuz. 1 — Der Hut des Lehrers steht auf dem Tisch. a — Die Hüte der Lehrer stehen auf den Tischen. Die Hüte des Lehrers sind auf den Tischen, c — Der Hut der Lehrer ist auf den Tischen. j*d — Hiçbiri 2 — Das Auto meines Vaters steht vor dem Garten. a — Die Autos meines Vaters stehen vor den Gärten, b — Die Autos meiner Väter stehen vor dem Garten. <?>— Die Autos meiner Väter stehen vor den Gärten, d — Hiçbiri. 3 — Der Schüler trägt die Mappe des Lehrers. J a — Die Schüler tragen die Mappen des Lehrers, b — Die Schüler tragen die Mappen der Lehrer, c — Die Schüler tragen die Mappe der Lehrer. d — Hiçbiri. 4 — Die Schwester des Vaters ist eine Lehrerin. t a — Die Schwestern der Väter sind eine Lehrerin, b — Die Schwester der Väter ist eine Lehrerin, c — Die Schwester der Väter ist Lehrerinnen. ^~d — Die Schwestern der Väter sind Lehrerinnen. 5 — Ist das Buch deines Freundes in der Mappe? ^ a — Sind die Bücher deiner Freunde in der Mappe? h — Sind die Bücher deiner Freunde in den Mappen? c — Sind das Buch deiner Freunde in den Mappen? d — Hiçbiri. Test 17'nin yapılmış şekli A. 1 — du 2 — die 3 — die 4 — das 5 — en 6 — en 7 — er, sie, es (ihr) 8 — ihr 9 — du 10 — kann B. 1 - F 2 - B 3 — H 4 — L 5 — M 6 — C 7 — G 8 — 1 9 — K10 — E C. 1 — M2 — A 3 — E 4 — İ 5 — H 6 — L 7 - B 8 - F 9 — R I O — G E. 1 — kann 2 — können 3 — kann 4 — können 5 — kann 6 — kann 7 — können 8 — könnt 9 — kann 10 — kann F. 1 — Her Arzt kann dem Mann nicht helfen. 2 — Ich kann meine Mappe nicht finden. 3 — Die Kinder können heute einen Spaziergang machen.

ıradet min oğlu bir doktordur. 10 — Kızının saati güzel midir 7

m

mi

I M

$

M

İTfl

ı
37

Corresponöenre Institute

ALMANCA

DERSLER.

LEHRSTÜCK SIEBENUNDDREISSIG
İşaret sıfatlarının in-hali Bu dersimizde de işaret sıfatlarının, yani dieser, diese, dieses ve jener, jene, jenes'in ne şekilde in-haline sokulacağını öğreneceğiz. Dieser ve jener in-halinde tıpkı der'in des halini alması gibi dieses ve jenes şekline girer, bunlardan sonra gelen isim sonuna bir -s veya -es eki alır. dieser Garten bu bahçe dieser Baum bu ağaç dieser Hügel bu tepe dieser Freund bu arkadaş jener Schüler şu ogrencı jener Tisch şu masa jener Hund şu köpek jener Arat şu doktor dieses Gartens bu bahçenin dieses Baumes bu ağacın dieses Hügels bu tepenin dieses Freundes bu arkadasın jenes Schülers şu öğrencinin jenes Tisches şu masanın jenes Hundes şu köpeğin jenes Arztes su doktorun

— 2 —

Diese ve jene ise in-halinde aynı die artikelinin der oluşu gibi sonlarına bir -r takısı alırlar. Bunlardan sonra gelen isim aynı kalır, yani sonuna bir ek almaz. Artikeli die olan isimler de -in halinde sonlarına ek almazlar.

diese Klasse bu sınıf diese Freundin bu kız arkadaş diese Schule bu okul diese Uhr bu saat jene Frau şu kadın jene Yase şu vazo jene Lampe şu lâmba jene Katze su kedi

dieser Klasse bu sınıfın dieser Freundin bu kız arkadaşın dieser Schule bu okulun dieser Uhr bu saatin jener Frau şu kadının jener Vase şu vazonun jener Lampe şu lâmbanın jener Katze şu kedinin

Dieses ve jenes in-halinde değişmez aynı kaiırlar, yalnız bunlardan sonra gelen isim sonuna bir -s veya -es eki alır.

dieses Kino bu sinema dieses Kind bu çocuk dieses Gesicht bu yüz dieses Kleid bu elbise

dieses Kinos t u sinemanın dieses Kindes bu çocuğun dieses Gesichts bu yüzün dieses Kleides bu elbisenin

otuzyedinci ders
— 3

jenes Bein şu bacak jenes Buch şu kitap jenes Auto şu otomobil jenes Zimmer şu oda

jenes Beines şu bacağın jenes Buches şu kitabın jenes Autos şu otomobilin jenes Zimmers şu odanın

işaret sıfatları çoğul isimlerin önünde diese ve jene şeklinde bulunurlar, tn-halinde bunların sonuna bir -r eklenerek dieser ve jener şekline getirilir. İsmin sonuna birşey eklenmez, isim aynı kalır.

diese Häuser bu evler diese Blumen bu çiçekler diese Stühle bu sandalyeler diese Männer bu adamlar jene Bleistifte şu kalemler jene Gläser şu bardaklar jene Schränke şu dolaplar jene Sofas şu kanapeler

dieser Häuser bu evlerin dieser Blumen bu çiçeklerin dieser Stühle bu sandalyelerin dieser Männer bu adamların jener Bleistifte şu kalemlerin jener Gläser şu bardakların jener Schränke şu dolapların jener Sofas şu kanapelerin

_

4 —

Özel durum gösteren isimler ve in-hali Yirmibirinci derste, artikeli der olan ve çoğulda sonlarına -ıı veya -en eklenen isimlerin i- ve e-hallerinde özel bir durum gösterdiklerini belirtmiş ve bu konuyu örneklerle incelemiştik. Böyle öze! bir durum gösteren isimlerin in-halleri de değişik bir şekilde yapılır. Bu çeşit isimlerin artikelleri der olduğuna göre in-halinde bu artikelin des şekline konup ismin sonuna da bir -s veya -es eklenmesi gerekirdi, ama özel bir durum gösterdikleri için sadece artikelleri des şekline konur, sonlarına -s veya -es eklenmez. Buna karşılık ismin sonuna çoğulda aldığı takı, yani -n veya -ein gelir. Şimdiye kadar özel durum gösteren şu isimleri öğrendik: der Jıınge,n der SoIdat,en - der Bauer,n - der Herr,en - der Deutsche.n.

der Junge çocuk der Soldat asker der Bauer çiftçi der Herr bey der Deutsche Alman

des Jungen çocuğun des Soldaten askerin des Bauern çiftçinin des Herrn beyin des Deutsehen Almanın

Örneğin, der Junge, artikeli der olduğu ve çoğulda sonuna -n eki aldığına göre özel durum gösteren bir isimdir. Normal kurala göre bu ismin des Junges şeklinde in-haline sokulması gerekirdi. Ama özel bir durum gösterdiği için sonuna -s eklenmez, buna karşılık çoğulda aldığı takı, yani -n eklenir. Bunlardan der Soldat da özel durum gösteren bir isim olduğundan in-halinde artikeli des şekline konur ve sonuna da çoğulda aldığı takı, yani -en eklenir. Önlerine mülkiyet sıfatları veya işaret sıfatları gelmiş özel durum gösteren isimler in-haline konurken önlerindeki bu mülkiyet sıfatları veya

— 5 — işaret sıfatları normal kurala göre değişirler, ismin sonuna ise -s veya -es değil de, çoğulda aldığı takı, yani -n veya -en eklenir. mein Junge çocuğum dein Soldat askerin sein Bauer çiftçisi unser Herr beyimiz dieser Deutsche bu Alman jener Junge şu çocuk meines Jungen çocuğumun deines Soldaten askerinin seines Bauern çiftçisinin unseres Herrn beyimizin dieses Deutschen bu Almanın jenes Jungen şu çocuğun

Bu özel bir durum gösteren isimlerin çoğulları ise normal kurala göre in-haline sokulur. Yani sadece artikelleri der yapılır.

die Jungen çocuklar die Soldaten askerler die Bauern çiftçiler die Herren beyler die Deutschen Almanlar

der Jungen çocukların der Soldaten askerlerin der Bauern çiftçilerin der Herren beylerin der Deutschen Almanların

Artikeli der olan ve çoğulda sonlarına -n veya -en alan isimlerin büyük bir kısmı i-, e- ve in-hallerinde özel bir durum gösterirler. Kelimeleri öğrenirken böyle isimleri işaretlemeniz ve bunlara özellikle dikkat etmemz gerekir.

_ 6 —

Bu öğrendiklerimizle isim tamlamaları yapalım ve bunları cümle ve sorularda kullanalım.

Der Vater dieses Jungen arbeitet in unserem Laden. Die Pferde jenes Bauern laufen schnell. Öffnest du die Fenster jenes Zimmers? I>er Stuhl jenes Kindes steht vor dem Schrank. Die Tochter dieser Frau ist meine Schülerin. Die Autos dieser Männer stehen in dem Garten. Die Schüler legen ihre Bleistifte in die Mappen; die Bleistifte jener Schüler sind in den Mappen. Hasan Bey kennt den Vater dieses Mädchens. Die Frau jenes Deutschen ist eine Deutschlehrerin. Die Katze dieser Frau schläft unter dem Stuhl. Die Tür dieser Schule ist hinten.

Bu çocuğun babası dükkânımızda çalışıyor. Şu çiftçinin atları hızlı koşuyorlar. Şu odanın pencerelerini açıyor musun? Şu çocuğun sandalyesi dolabın önünde duruyor. Bu kadının kızı benim öğrencimdir. Bu adamların otomobilleri bahçede duruyorlar. Öğrenciler kalemlerini çantalara koyuyorlar; şu öğrencilerin kalemleri çantalaı dadır. Hasan Bey bu kızın babasını tanıyor. Şu Almanın kansı bir Almanca öğretmenidir. Bu kadının kedisi sandalyenin altında uyuyor. Bu okulun kapısı arkadadır.

Wir sehen die Boote jener Fischer. Şu balıkçıların sandallarını görüyoruz. Der Lehrer kennt die Mütter dieser Kinder nicht. Der Sohn jenes Mannes ist ein fleissiger Schüler. Das Buch jener Schülerin liegt auf dem Tisch. Öğretmen bu çocukların annelerini tanımıyor. Şu adamın oğlu çalışkan bir öğrencidir. Şu öğrencinin kitabı masanın üstünde duruyor.

_ 7 — Die Lehrerin jener Kinder steht vor der Schule. Der Bruder dieser Frau ist ein Arzt. Der Laden dieses Fischers ist neben dem Kino. Die Zigaretten meines Vaters liegen auf dem Tisch. Das Zimmer jenes Freundes hat zwei Fenster. Die Gärten dieser Häuser sind klein. Die Türen jener Klassen sind nicht offen. Die Uhr dieses Mannes geht nach. Die Betten jener Kinder sind in dem Schlafzimmer. Şu çocukların öğretmeni okulun önünde duruyor. Bu kadının erkek kardeşi bir doktordur. Bu balıkçının dükkânı sinemanın yanındadır. Babamın sigaraları masanın üstünds bulunuyorlar. Şu arkadaşın odasının iki penceresi var. Bu evlerin bahçeleri küçüktür. Şu sınıfların kapıları açık değildir. Bu adamın saati geri kalıyor. Şu çocukların yatakları yatak odasmdadır.

Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht
Almancada «Nasılsmız ? Anneniz nasıl ? Babanız nasıl ? Nasılsın ? Kardeşlerin nasıl?» gibi hatır sormak için şu kalıbı kullanabiliriz:

Wie geht es

?

Burada boş bırakılan yere hatırını sorduğumuz şahsı gösteren ismin veya şahıs zamirinin e-haline konmuş şeklini getirmelisiniz.

Wie geht es Ihnen? Wie geht es dir? Wie geht es euch? Wie geht es ihm? Wie geht es ihr?

Nasılsınız? (tekil - bir kişiye soruluyor) Nasılsın ? Nasılsınız? (çoğul - çok kişiye soruluyor) O nasıl? O nasıl?

— 8 — Örneğin, «Nasılsınız?» derken «siz» diye hitap ettiğimiz birisinin hatırını sorduğumuz belli oluyor. Bu «siz» kelimesinin karşılığı «Sie» olduğuna göre boş bırakılan yere «Sie»nin e-hali, yani Ihnen getirilmiştir. «Nasılsın?» derken «sen» diye hitap ettiğimiz birisine hatır sorduğumuz belli olur. Onun için boş bırakılan yere «sen» anlamına gelen du'nun e-hali, yani dir getirilmiştir. Hatırını sorduğumuz şahsı bir şahıs zamiri değil de bir isim gösteriyorsa boş bırakılan yere bu ismin e-haline konmuş şekli getirilir.

Wie Wie Wie Wie Wie Wie Wie Wie Wie

geht geht geht geht geht geht geht geht geht

es deinem Vater? es deiner Mutter? es seinem Bruder? es euren Söhnen? es Ihrer Schwester? es dem Schüler? es der Frau? es dem Bauern? es den Fischern?

Baban nasıl ? Annen nasıl? Erkek kardeşi nasıl? Oğullarınız nasıl? Kız kardeşiniz nasıl? Öğrenci nasıl? Kadın nasıl? Çiftçi nasıl? Balıkçılar nasıl ?

«Baban nasıl?» derken Almancada «baban» kelimesinin karşılığı olan dein Vater kelimesi e-haline sokularak, yani deinem Vater şeklinde kalıptaki boş yere konulmaktadır. Bu soruya cevap vermek için de şu kalıbı kullanabiliriz: Es geht gut. (nicht gut, schlecht)

Bu kalıpta da boş bırakılan yerde daima e-halinde bir isim bulunur. Es geht mir gut. Es geht ihm nicht gut. Es geht uns schlecht. Es geht meinen Söhnen gut. Es geht meinem Vater nicht gut. Danke, es geht nur gut. Danke es geht uns gut. İyiyim. O iyi değil. Kötüyüz. (Sağlığımız, durumumuz kötü) Oğullarım iyidir. Babam iyi değildir. Teşekkür ederim, iyiyim. Teşekkür ederiz, iyiyiz.

I

Corresponöencr Institute 1

11111111111111111111111111111111111111J

IM

m ml

iTîlrf
ALMANCA DERSLERİ

38

LEHRSTÜCK ACHTUNDDREISSIG

Öğrenilecek kelimeler der Arbeiter,1arbayter] die Baumwolle [baumvolle] faul ffaul]
işçi

pamuk tembel

gewinnen Lgevin'pen] kazanmak der Helfer,- [helfer] yardımcı herein [herayn] içeri die Hütte,n Lhütte] kulübe kaufen [kaufen] satın almak

_

2 —

die Modenızeitschrift,en [ mo: dentsaytşrif t ] müde [mü:de] der Schuh,e [şu:] schuldig [şuldih]

moda mecmuası yorgun ayakkabı borçlu, suçlu

der Tee,s [te:] tun [tu:n] ziemlich [tsi:mlih] zurückkehren (*) [tsurükke:ren]

çay yapmak oldukça (geri) dönmek

AÇIKLAMAlJİR şimdiki zaman ve geniş zaman Şimdiki zaman bir işin şimdi, o esnada yapıldığını gösterir. Bir kitap okuyorum. Babası bir mektup yazıyor. Öğrenci derslerini çalışıyor. Gezmeye gidiyoruz. Geniş zaman ise her zaman tekrarlanan alışılagelmiş bir işi belirtir. Sabahları erken kalkarım, (her sabah) Hafta sonları sinemaya giderim, (her hafta sonu) Patates severim, (her zaman) Çocuklar çok top oynarlar, (genellikle bütün çocuklar) Ekseriya bu işin hep tekrarlandığı «sabahları, akşamları, her zaman gibi bir kelimeyle de belirtilir. Almancada şimdiye kadar fiillerin şimdiki zamandaki şekillerini rendik. Geniş zaman da bu şimdiki zaman şeklindeki fiillerle belirtilir. ni Almancada, Türkçede olduğu gibi şimdiki zaman ve geniş zaman iki ayrı şekil yoktur, her ikisi de şimdiye kadar öğrendiğimiz şekille latılır. öğYaiçin an-

Almanca bir cümlede şimdiki zamanda bulunan bir fiili Türkçeye şimdiki zamanda mı veya geniş zamanda mı çevireceğimizi cümlenin anlamından yahut parçanın, paragrafın anlam bütünlüğünden sezeriz. Türkçede kulağa hangi şekil hoş geliyorsa o tercih edilmelidir. Ama cümle içinde fiilin mutlaka geniş zamanda Türkçeye çevrilmesini gerektiren kelimeler varsa geniş zamanda Türkçeye çevirmelisiniz. «Öğrenilecek kelimeler» bölümündeki kelimelerden zurückkehren ayrılabilen fiillerdendir. Cümle içinde zurück takısı ayrılır ve en sona gider, ikinci yerde kehren fiilinin şahıslara göre çekimlenmiş şekli kullanılır.

otuzsekizinci ders — 3 —

HASAN ÇELÎKEL leh bin Hasan Çelikel. Ich bin Fatma Çelikels Mann und Ahmets und Zeyneps Vater. Ich habe einen Bauernhof. Ich bin ein Bauer. Mein Bauernhof ist nicht klein, sondern er ist ziemlich gross. Ich säe Weizen und Kartoffeita, aber dieses Jahr säe ich auch Baumwolle. Ich habe einen Helfer. Er heisst Kecep. Er ist der Mann unserer Magd. Sie wohnen in einer Hütte hinter unserem Haus. Recep hat einen Sohn. Er heisst Selim. Selim ist fünf Jahre alt. Er geht noch nicht in die Schule. Recep ist oft auf den Feldern, denn einige Arbeiter sind sehr faul. Selim geht mit seinem Vater. Recep fährt manchmal mit unserem Traktor auf die Felder. Sie sehen auf dem Bild unseren Traktor. Er ist ganz neu. Wir gewinnen viel Zeit mit diesem Traktor. Ich habe neunzig Kühe. Sie sehen meine Kühe nicht, denn sie sind auf den Feldern. Ich habe noch viele Tiere in meinem Bauernhof. Ich stehe morgens früh auf. Nach dem Frühstück gehe ich auf die Felder. Ahmet, mein Sohn, kommt oft mit mir. Am Nachmittag kehren wir sehr müde zurück. Meine Frau öffnet die Tür und sagt: «Kommt herein! Kommt herein! Euer Tee ist bereit. Ihr seid sehr müde. Ach, Ahmet, deine Schuhe sind wieder schmutzig. Mach sie sauber, bitte!» Ahmet tut das nicht gerne. Er geht neben Zeynep und sagt: «Zeynep... Kannst dta meine Schuhe reinigen? Ich kaufe dir eine Modenzeitschrift.» Zeynep lacht und antwortet: «Gut! Ich reinige deine Schuhe, aber du bist mir noch tausend Modenzeitschriften schuldig!»

HASAN ÇELÎKEL, Ben Hasan Çelikel'im. Ben Fatma Çelikel'in kocası ve Ahmet ile (ve)

— 4 —

Zeynep'in babasıyım. Bir çiftliğim var. Bir çiftçiyim. Çiftliğim küçük değil, oldukça büyüktür. Buğday ve patates ekerim, ama bu sene pamuk da ekiyorum. Bir yardımcım var. Onun ismi Recep'tir. Hizmetçimizin kocasıdır. Bizim evin arkasında bir kulübede oturuyorlar. Recep'in bir oğlu var. İsmi Selim. Selim beş yaşındadır. O henüz okula gitmiyor. Recep ekseriya tarlalardadır, çünkü birkaç işçi çok tembeldir. Selim babasıyla gidiyor. Recep bazen traktörümüzle tarlalara gidiyor. Resimde traktörümüzü görüyorsunuz. O tamamen yenidir. Bu traktörle çok zaman kazanıyoruz. Doksan ineğim var. İneklerimi görmüyorsunuz, çünkü tarlalardadırlar. Çiftliğimde daha çok hayvanlarım var. Sabahları erken kalkarım. Kahvaltıdan sonra tarlalara giderim. Ahmet, oğlum, ekseriya benimle gelir. Öğleden sonra çok yorgun döneriz. Karım kapıyı açar ve: «İçeri gelin (girin)! İçeri gelin! Çayınız hazır! Çok yorgunsunuz. Ah, Ahmet, ayakkabıların gene kirli. Temizle onları, lütfen!» der. Ahmet bunu memnuniyetle (seve seve) yapmaz. Zeynep'in yanına gider ve: «Zeynep... Ayakkabılarımı temizleyebilir misin? Sana bir moda mecmuası alırım.» der. Zeynep güler ve: «Pekiyi! Ayakkabılarım temizlerim, ama bana daha bin moda mecmuası borçlusun!» der.

Sorular ve cevaplar

Was ist Hasan Bey? Hasan Bey nedir? Sät Hasan Bey auch Baumwolle? Hasan Bey pamuk da ekiyor mu?

Hasan Bey ist ein Bauer. Hasan Bey bir çiftçidir. Ja, Hasan Bey sät auch Baumwolle. Evet, Hasan Bey pamuk da ekiyor.

— 5 — Wessen Sohn geht nicht in die Schule? Kimin oğlu okula gitmiyor? Warum geht Recep oft auf die Felder? Recep niye ekseriya tarlalara gidiyor? Wieviel Kühe hat Hasan Bey? Hasan Bey'in kaç ineği var? Warum kehren Hasan Bey und sein Sohn müde zurück? Hasan Bey ve oğlu niçin yorgun dönüyorlar? Kann Recep mit dem Traktor fahren? Recep traktörle gidebilir mi? Receps Sohn geht nicht in die Schule. Recep'in oğlu okula gitmiyor. Er geht oft auf die Felder, denn einige Arbeiter sind faul. O ekseriya tarlalara gidiyor, çünkü birkaç işçi tembeldir. Has^n Bey hat neunzig Kühe. Hasan Bey'in doksan ineği var. Sie kehren müde zurück, denn sie arbeiten viel. Yorgun dönüyorlar, çünkü çok çalışıyorlar. Ja, er kann mit dem Traktor fahren. Evet, o traktörle gidebilir.

a? Sie wohnen in einer Hütte. Wo wohnen Recep und seine Frau? ir? Bir kulübede oturuyorlar. Recep ve karısı nerede oturuyorlar? Warum reinigt Ahmet seine Schuhe nicht? Ahmet niçin ayakkabılarını temizlemiyor ? Er reinigt sie nicht, denn er ist faul O onları temizlemiyor, çünkü o tembeldir.

Ahnîets Schuhe sind immer Wessen Schuhe sind immer schmutzig. schmutzig? r? Ahmet'in ayakkabıları daima kirlidir Kimin ayakkabıları daima kirlidir? Wieviel Kinder hat Hasanı Bey? Hasan Bey'in kaç çocuğu var? E Arbeitet Fatma Hanım auch auf den Feldern? şıFatma Hanım da tarlalar da çalışıyor mu? Kommt Hasan Bey am Mittag nach Hause? Hasan Bey öğleyin eve gelir mi? Hasan Bey hat zwei Kinder. Hasan Beyin iki çocuğu var. Nein, sie arbeitet nicht auf den Feldern, denn sie ist eine Hausfrau. Hayır, o tarlalarda çalışmıyor, çünkt o bir ev hanımıdır. Ja, er kommt am Mittag nach Hause Evet, o öğleyin eve gelir.

— 6 —

Cümleler Ich öffne den Brief meiner Mutter. Das Auto jenes Mannes fährt schnell. Der Vater dieses Jungen ist ein Bauer. Die Freundin unserer Schwester besucht uns am Sonntag. Kann der Sohn dieses Mannes hier warten? Annemin mektubunu açıyorum. Şu adamın otomobili hızlı gidiyor. Bu çocuğun babası bir çiftçidir. Kızkardeşimizin arkadaşı bizi pazar günü ziyaret ediyor. Bu adamın oğlu burada bekliyebilir mi?

Die Uhr meines Freundes geht vor. Arkadaşımın saati ileri gidiyor. Der Vater dieses Kindes hat keine Bu çocuğun babasının vakti yok. Zeit. Die Katze seiner Schwester hat ein kleines Bett. Der Hund des Bauern schläft vor der Tür. Kizkardesinin kedisinin küçük bir yatağı var. Çiftçinin köpeği kapının önünde uyuyor.

Die Stühle unserer Schule sind gelb. Okulumuzun sandalyeleri sarıdır. Die Fenster dieses Ladens sind klein. Die Magd der Hausfrau hilft ihr nicht. Die Arbeiter des Bauern gehen nach Hause. Der Sohn des Fischers sitzt im Boot seines Vaters. Bu dükkânın pencereleri küçüktür. Ev hanımının hizmetçisi ona yardım etmiyor. Çiftçinin işçileri eve gidiyorlar. Balıkçının oğlu babasının sandalında oturuyor.

Der Schüler legt die Bücher in die Öğrenci kitapları arkadaşının çanMappe seines Freundes. tasına koyuyor. Die Kinder gehen mit ihren Fieunden ins Kino. Ich spiele nach dem Essen mit meiner Schwester. Çocuklar arkadaşlarıyla sinemaya gidiyorlar. Yemekten sonra kızkardeşimle oynuyorum.

— 7 — Nach dem Spaziergang macht der Schüler seine Hausaufgaben. Das kleine Kind geht mit seinem Bruder ins Kino. Die Schule beginnt nach einer Stunde. Ahmet und Zeynep spielen im Garten mit einem Ball. Der Hund spielt mit der Katze. Nach der Schule gehe ich mit ihm nach Hause. Ali, kannst du schnell nach Hause lauten und meine Tasche bringen? Ali kann die Mappe nicht finden. Der Vater dieses Mädchens kann gut Deutsch sprechen. Gezintiden sonra öğrenci ev ödevlerini yapıyor. Küçük çocuk erkek kardeşi ile sinemaya gidiyor. Okul bir saat sonra başlıyor. Ahmet ve Zeynep bahçede bir topla oynuyorlar. Köpek kediyle oynuyor. Okuldan sonra onunla eve gidiyorum. Ali, hemen eve koşup çantamı getirefaün- mism"? Ali çantayı bulamıyor. Bu kızın babası iyi Almanca konuşabilir.

Die Tochter jenes Deutschen kann Şu Almanın kızı iyi Türkçe konuşanicht gut Türkisch sprechen. maz. Doktor adama artık (daha fazla) Der Arzt kann dem Mann nicht yardım edemez. mehr helfen. Kann er diesen Brief lesen? Könnt ihr um acht Uhr wieder kommen? Bu mektubu okuyabilir mi? Saat sekizde tekrar gelebilir misiniz?

Das Pferd kann diesen Korb tragen. At bu sepeti taşıyabilir. Einige Schüler machen mit ihren Birkaç öğrenci öğretmenleriyle bir gezinti yapıyorlar. Lehrern einen Spaziergang. Meine Mutter kann keine Suppe kochen. Viele Bauern haben Traktoren. Viele Männer rauchen. Annem çorba pişiremez. Birçok çiftçinin traktörleri var. Birçok adam sigara içiyor.

Einige Schüler besuchen dem Lehrer. Birkaç öğrenci öğretmeni ziyaret ediyor. Warum können die Kinder nicht im Garten spielen? Çocuklar niçin bahçede oynayamazlar?

— 8 — Aşağıdaki şemalarda artikellerin, mülkiyet ve işaret sıfatlarının in-halinde nasıl değiştiklerini görüyorsunuz. a. der, die, das tekil 1der Mann adam des Mannes adamın j die F r a u kadın der F r a u kadının d a s Buch kitap des Buches kitabin çoğul die Kinder çocuklar der Kinder çocukların

Yalın Hal În-Hali b.

ein, eine

ein Mann Yalın Hal bir adam În-Hali c. eines Mannes bir adamın

1

tekil eine F r a u bir kadın einer F r a u bir kadının ein Buch bir kitap eines Buches bir kitabın

çoğul Bücher kitaplar —

|

mülkiyet sıfatları | tekil meine F r a u deine F r a u seine F r a u meines Mannes meiner F r a u deines Mannes deiner F r a u ihres Mannes seiner F*rau mein Buch dein Buch sein Buch meines Buches deines Buches seines Buches | çoğul meine Kinder deine Kinder seine Kinder meiner Kinder deiner Kindler seiner Kinder

mein Manın Yalın Hal dein Mann ihr Mann İn-Hali

Yukarıdaki şemada mülkiyet sıfatlarının ilk üçü gösterilmiştir. Diğerleri de in-halinde aynı takıları alırlar, d. işaret sıfatları tekil dieser Mann Yalın Hal bu adam dieses Mannes În-Hali bu adamın tekil jener Mann Yalın Hal şu adam jenes Mannes În-Hali şu adamın j | diese F r a u I bu kadın J dieser Frau] bu kadının | dieses Buch bu kitap dieses Buches bu kitabın çoğul diese Kinder bu çocuklar dieser Kinder bu çocukların çoğul jene Kinder şu çocuklar jener Kinder şu çocukların

jene F r a u şu kadm jener F r a u şu kadının

jenes Buch şu kitap jenes Buches şu kitabın

Almanca ders: 38 TEST 19 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. 1 — Er öffnet Brief sein . Mutter. 2 — Der Schüler legt den Bleistift in , . Mappe sein . Freund > . . 3 — Das Kind spielt nach Essen mit sein ., Schwester. 4 — Die Schüler gehen mit ihr Lehrer Kino. 5 — J?enster dies ,. Haus . ,. sind sehr klein. 6 — Einig .. Schüler .; faul. 7 — Die Arbeiter fahren mit Traktor auf FeM. 8 — Dies . . Kind kann gut Deutsch sprechen, y — Der Hund .. die Katze spiel . ,. auf dem Sofa. 10 — Kann er . i acht Uhr aussieh. , ?
B

1 2 3 4 5 6 7
8 9 10

B Listesi Bu kadının oğlu öğrencimdir. Baban nasıl? Teşekkür ederim, iyiyim. Şu evin pencereleri kapalı mıdır? Sind die Fenster jenes ,XE — Şu kızın kedisi sandalyenin üstünde oturuyor. Hauses geschlossen? Öğretmen bu çocuğun babasını Der Sohn des Bauern F — tanımıyor. arbeitet auf dem Feld. Danke, es geht mir gut. -4 G — Babanız nasıl? Der Sohn jenes Deutschen r<jEL Şu Almanın oğlu iyi Türkçe konuşabilir. kann gut Türkisch sprechen. Çiftçinin oğlu tarlada çalışıNach der Schule gehe ich " > ' İ yor. mit meinem Freund ins Kino. Öğrenci bu mektubu okuyabilir Die Katze jenes Mädchens , A j mi? sitzt auf dem Stuhl. Öğretmen bu çocukların babaDer Sohn dieser Frau ist / y K larını tanımıyor. mein Schüler. Okuldan sonra arkadaşımla si,9^L nemaya gidiyorum.

A Listesi Kann der Schüler diesen ' ^yA Brief lesen? B Der Lehrer kennt die V ä t e ^ C dieser Kinder nicht. <•< D Wie geht es Direni Vater?

A Listesi 1 — Anneniz nasıl? *K. 2 — Birkaç öğrenci arkadaşlarıy

B Listesi Die Uhr meines Vaters geht vor.

6 — 7 — 8 — 9 — 10 —

\a bir gezinti yapıyorlar. Birçok adam sigara içiyor. ^ C Bu kadının oğlu burada *sî> bekliyebilir mi? * Bu çocuğun babası bir dok-,?cE tordur. X F Erkek kardeşi nasıl? Teşekkür ederiz, iyiyiz. Babamın saati geri kalıyor^ Babamın saati ileri gidiyor£><-H îşçiler ağacın altında uyuyorlar. (*\ J

DO

Wie geht «s Vhxea Bartidera* Wie geht es Ihrer Mutter? Die Arbeiter schlafen unter dem Baum. Danke, es geht uns gut. Die Uhr meines Vaters geht nach. Der Vater jenes Kindes ist ein Arzt. Einige Schüler machen mit ihren Freunden einen Spaziergang. Wie geht es seinem Bruder? Kann der Sohn dieser Frau hier warten? Der Vater dieses Kindes ist ein Arzt. Viele Männer rauchen Zigaretten.

Aşağıdaki isim tamlamalarında boş bırakılan yerleri doldurunuz. Cenaplar kâğıdına sadece boş bırakılan yerlere koyduğunuz ekleri yazınız. L — dfer Hut dies e.5.. Lehrer J5 ... 2 — das Kleid mein e . r . Mutter Jk î — das Auto jen e i . D e u t s c h s f) 4 — die Kinder dies .e. C. Frauen > — der Apfel jen e > . Junge n.. . 6 — der Freund sein .€~>. Sohn^r 1 — die Klasse jen e. J. Schüler 3 . . . . 8 — die Vase dein *£. {^Tochter M ) — die Balte ihr e,.f. Kinder j # . .10 — die Mappe Ihr £*.<£* Lehrerin * * > Test 18'in yapılmış şekli 1 — s 2 — dem 3 — em, ins 4 — es, s, dem 5 — en 6 — es, s 7 — er 8 — es, s 9 — es, es 10 — des B. 1 — E 2 - C 3 — H 4 — R 5 - J 6 — G l - 1 8 — L 9 — D10 — A D. 1 — J 2 — A 3 — G 4 — E 5 — H 6 — K 7 — C 8 — t 9 — D10 — L ». l _ a 0 — c 3 — b 4 — d 5 — b \..

» derken «gitmek» fiilinin hiç değişmediğini. «gitmek istiyorum... Yalnız özel bir durum gösterdiği için çekimlenmesin! iyi öğrenmek gerekir.1 wn I .Annem size gelmek istiyor. gitmek istiyor.» gibi cümlelerde gördüğümüz «istemek» fiili Almanca'da wollen [vollen] ile karşılanır. gitmek istiyorsun. Almanca'da da wollen yardımcı fiili aynı şekilde şahıslara göre çekimlenir.Biraz gezmek istiyoruz. Örneğin. buna karşılık «istemek» fiilinin şahıslara göre çekimlendiğini görüyoruz. JllUll I yM 39 'orifsponömrr Jnstitım ALMANCA DERSLERİ L E H R S T Ü C K NEUNUNDDREISSIG WOLLEN Türkçe'de «Bugün sinemaya gitmek istiyorum. . Wollen cümle içinde aynı können gibi kullanılır. wollen ich du er sie es wir ihr sie Sie will willst will will will wollen wollt wollen wollen Können ile yapılan cümlelerde genellikle baştan ikinci yerde können'in özneye göre çekimlenmiş şeklinin bulunduğunu ve yapmaya muktedir ol- . ..

Bugün arkadaşlarım ziyaret etmek istiyorlar. istiyor. ._ 2 — duğumuz işi gösteren fiilin de cümlenin en sonunda yer aldığını öğrenmiştiniz. istiyor. Bu akşam sinemaya gitmek istiyorum. Wir wollen nach der Schule mit unserem Lehrer sprechen. Wir wollen singen. istiyorsunuz. Ihr wollt singen. Sie wollen lesen. singen Ich will singen. istiyoruz. istiyorlar. Wollen yardımcı fiilini de cümle içinde aynı şekilde kullanırız. Şimdi uyumak istiyor. Okumak istiyoruz. şarkı söylemek Şarkı söylemek Şarkı söylemek Şarkı söylemek Şarkı söylemek Şarkı söylemek Şarkı söylemek Şarkı söylemek Şarkı söylemek Şarkı söylemek istiyorum. Okumak istiyorsun. Ihr wollt lesen. Sie wollen singen. Odanın pencerelerini kapamak istiyor. Okumak istiyor. Sie wollen lesen. Ev ödevlerini yazmak istemiyor. Ich will lesen. Er will lesen. Er will singen. Şimdi wollen ile daha uzun cümleler yapalım. Er will seine Hausaufgaben nicht schreiben. Okumak istiyorsunuz. Ich will heute abend ins Kino gehen. istiyorsun. okumak Okuyorum. istiyor. Okumak istiyorsunuz. istiyorsunuz. Kitap (lar) okumak istemiyorsunuz. Okuldan sonra öğretmenimizle konuşmak istiyoruz. Okumak istiyorum. Es will singen. Du willst mir nicht helfen. WoIlen'in cümlenin öznesine göre çekimlenmiş şekli ikinci yere. yapmak istediğimiz şeyi gösteren fiil değişmeden mastar halinde en sona konur. J>u willst lesen. Bana yardım etmek istemiyorsun. Sie wollen singen. Okumak istiyor. Es will jetzt schlafen. Sie will lesen. Sie will singen. Es will lesen. Ihr wollt keine Bücher lesen. Okumak istiyorlar. lesen Ich lese. Sie will die Fenster des Zimmers schliessen. Wir wollen lesen. Okumak istiyor. Sie wollen heute ihre Freunde besuchen. Du willst singen.

Die Kinder wollen nicht mehr arbeiten. Kızlar bahçede oynamak istiyorlar. Mein Vater will mir eine neue Mappe kaufen. Die Mutter will heute Fleisch kochen. Öğrenciler eve gitmek istiyorlar. . en sona da asıl fiili mastar halinde getirmek yeter. Saat beşte gelmek istiyorsunuz. sie. Anne bugün et pişirmek istiyor. Adam doktorla konuşmak istiyor. Der Mann will seinem Sohn einen Brief schreiben. Der Junge will dem Freund sein Zimmer zeigen. Die Mutter will die Lampe über den Tisch hängen. Sein Vater will nicht mehr rauchen. çünkü onlar çok yorgundur. Özne çoğul ise wollen olduğu gibi. Babam bana yeni bir çanta satın almak istiyor. Der Schüler will den Lehrer etwas fragen. denn sie sind sehr müde.otuzdokuzuncu ders — 3 — Sie wollen um fünf Uhr kommen. yani will gelir. Kızkardeş vazoyu radyonun yamna koymak istiyor. Erkek kardeşimiz saat dokuzda hareket etmek istiyor. Bu Almanlar burada kalmak istiyorlar. Der Mann will mit dem Arzt sprechen. hiç değişmeden kullanılır. öbür fiillerde olduğu gibi cümlede ikinci yere wollen'in er. Cümlenin öznesi şahıs zamiri değil de bir tekil isimse. Diese Deutschen wollen hier bleiben. es ile kullanılan şekli. Cümlede ikinci yere wollen'in çekimlenmiş şeklini. Unser Bruder will um neun Uhr abfahren. Babası artık sigara içmek istemiyor. Ahmet und Zeynep wollen nach dem Frühstück einen Spaziergang machen. yani yapmak istediğimiz işi gösteren fiil gene en sonda yer alır . Die Mädchen wollen im Garten spielen. Die Schwester wiU die Vase neben das Radio stellen. Ahmet ve Zeynep kahvaltıdan sonra bir gezinti yapmak istiyorlar. Çocuk arkadaşa odasını göstermek istiyor. Anne lâmbayı masanın üzerine asmak istiyor. Adam oğluna bir mektup yazmak istiyor. Görüldüğü gibi wollen ile cümle kuruluşu kolaydır. Her iki halde de esas fiil. Öğrenci öğretmene birşey sormak istiyor. Die Schüler wollen nach Hause gehen. Çocuklar artık çalışmak istemiyorlar.

Bu çalıştırmaları yapmaya mecburum. . Örneğin.» ye- . soru Cümleyi soru haline koymak için fiili başa getirmek gerektiğini daha önce öğrenmiştiniz.Küçük çocuk babasının sözünü dinlemeye mecburdur. Ali istasyonun önünde beklemek istiyor.» gibi cümlelerde kullandığımız «mecbur olmak» yardımcı fiili Almanca'da müssen [müssen] ile karşılanır. .—• 4 — Ali will vor dem Bahnhof warten. (Gitmek istiyor muyum?) Gideyim mi? Willst «hi gehen? Gitmek istiyor musun? Will er gehen? Gitmek istiyor mu ? Will sie gehen? Gitmek istiyor mu? Will es gehen? Gitmek istiyor mu? Wollen wir gehen? (Gitmek istiyor muyuz?) Gidelim mi? Gitmek istiyor musunuz? Wollt ihr gehen? Gitmek istiyorlar mı? Wollen sie gehen? Gitmek istiyor musunuz? Wollen Sie gehen? Evde kalmak istiyor musun? Willst du zu Hause bleiben? Wollt ihr mir eure Bücher geben? Bana kitaplarınızı vermek istiyor musunuz ? kommen? Arkadaşlar bu akşam gelmek istiyorWollen die Freunde heute abend lar mı? kommen? Ahmet bizimle sinemaya gelmek istiWill Ahmet mit uns ins Kino yor mu? kommen? Kızlar annelerine yardım etmek istiWollen die Töcher ihrer Mutter yorlar mı? helfen? Kahve içmek istiyor musunuz? Wollen sie Kaffee trinken? Çiftçi çalışmak istiyor mu? Will der Bauer arbeiten? Wollen die Bauern Kartoffeln säen? Çiftçiler patates ekmek istiyorlar mı? Çocuklar topla oynamak istiyorlar Wollen die Jungen mit dem Ball spielen? mı? MÜSSEN Türkçe'de «Bu işi bugün bitirmeye mecburuz. Will ich gehen? Gitmek istiyorum. «Gitmeye mecburum. Wollen'i de cümlenin başına getirirsek soru cümlesi yapılmış olur. Ich will gehen. Ekseriya Türkçe'de «mecbur olmak» yerine daha başka kelimeler kullanırız.

» «Gitmek zorundayım» da denebilir. "*" danken Ich danke. mecburdur. Es muss finden. mecbursunuz. Sie muss danken. danken. mecburdur. Sie muss finden. Ihr müsst danken. etmeye etmeye etmeye etmeye etmeye etmeye etmeye etmeye etmeye mecburum. mecburdur. Er muss danken. Wir müssen danken. mecbursun. mecburuz. Wir müssen finden. Ich muss danken. ederim. Cümle içinde bunlardan hangisi kulağa hoş geliyorsa onu tercih etmemiz gerekir. Er muss finden. Sie müssen danken. mecburlar. Es muss danken. mecbursunuz. mecbursun. mecburdur. Können. mecburdur. wollen. finden Ich muss finden. Du musst finden. Hepsi özel bir durum gösterirler. mecburuz. Du musst danken. . teşekkür etmek Teşekkür Teşekkür Teşekkür Teşekkür Teşekkür Teşekkür Teşekkür Teşekkür Teşekkür Teşekkür bulmak Bulmaya Bulmaya Bulmaya Bulmaya Bulmaya Bulmaya Bulmaya mecburum.— 5 — rine «Gitmeliyim. mecburdur..» veya «Gitmem gerekiyor. Bu gurupta daha başka yardımcı fiiller de vardır. nir müsst finden. Sie müssen. ve müssen yardımcı fiilleri hepsi belirli bir guruptandır. Müssen şu şekilde çekimlenir: müssen ich muss dü musst er muss sie muss es muss wir müsse» ihr müsst sie müssen Sie müssen Bu yardımcı fiil de aynı können ve wollen gibi kullanılır. Bunların hepsi cümle içinde aynı şekilde kullanılırlar. kendilerine özgü bir çekimleri vardır. mecbursunuz.

Kadın bu kovayı eve taşımaya mecDie Frau muss diesen Eimer burdur. ya gidiyor. Die Kinder müssen viel schlafen. abfahren. . zu uns kommen. Ali muss seine Übungen jetzt Ali çalıştırmalarını şimdi yazmaya schreiben. Er muss jeden Morgen früh aufstehen. Der Lehrer muss den Schülern ant. Du musst am Abend deine Hausaufgaben schreiben. Ihr müsst eurem Lehrer danken. worten. Bulmaya mecbursunuz. Yatmaya gitmeye mecbursunuz. Her sabah erken kalkmaya mecburdur.Sie müssen finden. Sie müssen finden.Öğretmen öğrencilere cevap vermeye mecburdur. belki Ich muss meinen Vater fragen. Die Schüler müssen noch eine Öğrenciler bir saat daha okulda kalStunde in der Schule bleiben. sieben Uhr aufstehen. Unser Freund muss am Nachmittag Arkadaşımız öğleden sonra bize gelmeye mecburdur. Ich muss am Nachmittag meinen Freund besuchen. Das Kind muss diese Kartoffeln Çocuk bu patatesleri eve taşımaya nach Hause tragen* mecburdur. Öğleden sonra arkadaşımı ziyaret etmeye mecburum. burdur. Hasan Bey muss auf dem Feld Hasan Bey tarlada çalışmaya mecarbeiten. Babama sormaya mecburum. Sie müssen zu Bett gehen. "' burdur. Akşamleyin ev ödevlerini yazmak zorundasın. Orada oturmaya mecburdur. Sie müssen am Dienstag wieder Salı günü tekrar gelmek zorundasıkommen. burdur. Şimdi kuşu beslemesi gerekiyor. Çocuk babasına yardım etmeye mecDer Junge muss seinem Vater helfen. Sie muss jetzt den Vogel füttern. Die Schüler müssen dieses Öğrenciler bu kitabı okumaya mecBuch lesen. Wir müssen nach Hause gehen. Öğretmeninize teşekkür etmeniz gerekiyor. çünkü bu akşam sinemaabend ins Kino. Çocukların çok uyumaları gerekiyor. maya mecburlar. denn er geht heute mecburdur. Babam sabahları saat yedidie kalkMein Vater muss morgens um mak zorundadır. 6 — Bulmaya mecburlar. Eve gitmeye mecburuz. Es muss dort sitzen. sizinle gelebilirim. vielleicht kann ich mit euch kommen. nach Hause tragen. Erkek kardeş yarın erken hareket Der Bruder muss morgen früh etmeye mecburdur. nız.

Der Sohn des Bauern muss auf dem Feld arbeiten. Muss ich schlafen? Uyumaya mecbur muyum? Musst du schlafen? Uyumaya mecbur musun? Muss er schlafen? Uyumaya mecbur mudur? Muss sie schlafen? Uyumaya mecbur mudur? Muss es schlafen Uyumaya mecbur mudur? Müssen wir schlafen? Uyumaya mecbur muyuz? Müsst ihr schlafen? Uyumaya mecbur musunuz? Müssen sie schlafen? Uyumaya mecburlar mı? Müssen Sie schlafen? Uyumaya mecbur musunuz? Musst du jetzt gehen? Şimdi gitmeye mecbur musun? Müssen die Kinder diese Übungen Çocuklar bu çalıştırmaları yazmaya mecburlar mı? schreiben? Annen okula gelmeye mecbur Muss deine Mutter in die Schule mudur? kommen? ? Bugün evde kalmaya mecbur muyuz ? Müssen wir heute zu Hause bleiben? Erken kalkmaya mecbur muyum ? Muss ich früh aufstehen? Çocuklar bahçede oynamaya mecburMüssen die Jungen im Garten lar mı? spielen? Mehmet bu dükkânın önünde bekleMuss Mehmet vor diesem Laden meye mecbur mu? warten? Şu kitabı okumaya mecbur mudur? Muss er jenes Buch lesen? Oğlum daha fazla çalışmaya mecbur Muss mein Sohn noch mehr mudur? arbeiten? Kız şimdi eve gitmeye mecbur Muss das Mädchen jetzt nach mudur? Hause gehen? Sana yardım etmeye mecbur muyum? Muss ich dir helfen? Bu odada çalışmaya mecbur musun? Musst du in diesem Zimmer arbeiten? Kız kardeş saat dörtte hareket etMuss die Schwester um vier Uhr meye mecbur mudur? abfahren? Muss Zeynep jeden Morgen in die Zeynep her sabah okula gitmeye mecbur mudur? Schule gehen? Ahmet evde kalmaya mecbur mudur? Muss Ahmet zu Hause bleiben? . Çiftçinin oğlu tarlada çalışmaya mecburdur. çünkü saat sekizdir. Uyumaya mecburum. Ich muss schlafen. Die Kinder müssen in ihrem Zimmer spielen. soru Müssen'i cümlenin başına alarak o cümleyi soru haline getirebiliriz. Çocuklar odalarında oynamaya mecburlar. Şimdi dönmeye mecburuz.Wir müssen jetzt zurückkehren. denn es ist acht Uhr.

müssen ve soru kelimeleri Was willst du sagen? Was musst du bringen? Wer will zu Hause bleiben? Wer muss zu Hause bleiben? Wen will die Mutter rufen? Wen müssen die Kinder suchen? Wem will der Vater ein Buch kaufen? Wem müssen die Junigen den Ball geben? Wieviel Äpfel willst du mir bringen? Wieviel Stunden muss der Schüler arbeiten? Wo muss das Kind schlafen? Wo will er warten? Wohin will die Mutter fahren? Wohin muss der Sohn diesen Korb tragen? Warum wollen Mehmet und Ayşe nicht spielen? Warum muss er zu Hause bleiben? Wann wollt ihr uns besuchen? Ne söylemek istiyorsun? Ne getirmeye mecbursun? Kim evde kalmak istiyor? Kim evde kalmaya mecburdur? Anne kimi çağırmak istiyor? Çocuklar kimi aramaya mecburlar? Baba kime bir kitap satm almak istiyor? Çocuklar topu kime vermeye mecburlar? Bana kaç elma getirmek istiyorsun? Öğrenci kaç saat çalışmaya mecburdur? Çocuk nerede uyumaya mecburdur? O nerede beklemek istiyor? Anne nereye gitmek istiyor? Oğul bu sepeti nereye taşımaya mecburdur? Mehmet ve Ayşe niçin oynamak istemiyorlar? Niçin evde kalmaya mecburdur? Ne zaman bizi ziyaret etmek istiyorsunuz? Wann muss die Freundin kommen? Kız arkadaş ne zaman gelmeye mecburdur? Welches Mädchen muss die Teller Hangi kız tabakları temizlemeye reinigen? mecburdur? Welche Magd muss immer viel Hangi hizmetçi daima çok çalışmaya arbeiten? mecburdur? Welcher Arbeiter will nicht Hangi işçi çalışmak istemiyor? arbeiten? Wessen Sohn will uns besuchen? Kimin oğlu bizi ziyaret etmek istiyor? Wessen Vater muss in die Schule Kimin babası okula gelmeye mecburdur? kommen? .8 — Muss Fatma Hamm auf dem Feld Fatma Hanım tarlada çalışmaya arbeiten? mecbur mudur? Muss Hasan Bey nach dem Hasan Bey kahvaltıdan sonra Frühstück aufs Feld gehen? tarlaya gitmeye mecbur mudur? Müssen Recep und sein Sohn viel Recep ve oğlu çok çalışmaya arbeiten? mecburlar mı? wollen.

sonrakine saat yerleştirilmelidir. Es ist Viertel vor elf.1 M |iı y I 40 (ocKspntlfnce Jnstituıt | ALMANCA DERSLEi L E H R S T Ü C K VIERZIG ÖZET Almanca'da saati sormak için iki soru öğrendik: Wieviel Uhr ist es? [vi :fi :1 ü :r ist es] Wie spät ist es? [vi: şpe:t ist es] Saat başlannda zamam anlatmak için şu kalıp kullanılabilir: Es ist Uhr. Sekize on var. Yediye yirmi var. Saat ikidir. Türkçe'de «var» ve «geçiyor» ile anlattığımız kesirli saatleri söylemek için de şu kalıpları kullanabiliriz: Es ist Es ist vor nach Buradaki ilk boşluğa dakika. Es ist zwanzig vor sieben. Saat dörttür. Es ist zehn Uhr. Es ist zwei Uhr. Es ist zehn vor acht. Saat ondur. Onbire çeyrek var. Burada boş bırakılan yere saati gösteren sayılar konur. . Es ist vier Uhr.

masa saati» gibi bir eşya olan saat anlamına gelir. Tren saat kaçta hareket ediyor? Tren saat ikide hareket ediyor. Um wieviel Uhr? [um vi:fi:l u:r] Türkçe'ye «Saat kaçta?» şeklinde çevrilir. Um wieviel Uhr fährt der Zug ab? Der Zug fährt um zwei Uhr ab. Bu soruya şu kalıp kullanılarak cevap verilebilir: Um Uhr. Um wieviel Uhr beginnt das Kino? Das Kino beginnt um acht Uhr. Buçukları anlatmak için şu kalıp kullanılır: Es ist halb Yalnız buçukların söylenmesinde Türkçe ile Almanca arasında önemli bir fark vardır. Es ist Viertel nach drei. Almanca'da buçuk olan saatin bir fazlası söylenir.— 2 — Es ist fünf nach fünf. Es ist halb acht. Sinema saat kaçta başlıyor? Sinema saat sekizde başlıyor. Die Uhr kelimesi. Üçü çeyrek geçiyor. buçuk olan saatin bir fazlasını koymanız gerekir. Es ist halb zwei. Yani yukarıda boş bırakılan yere. . Beşi beş geçiyor. Es ist halb zwölf. saat sekiz» gibi saatin kaç olduğunu gösteren deyimlerdeki «saat» anlamında kullanılır. Saati duvara asabilir. Saat yedide kalkıyorum. Die Uhr kelimesi bir de yukarıda öğrendiğimiz gibi «saat dört. «duvar saati. Er kann die Uhr an die Wand hängen. Die Uhr ve die Stande kelimelerinin her ikisi de Türkçe'ye «saat» olarak çevrilmelerine rağmen Almanca'da ayrı ayrı yerlerde kullanılırlar. Mein Vater will mir eine Uhr kaufen. Babam bana bir saat satm almak istiyor. Buradaki boşluğa saati gösteren rakkam veya rakkamlar konulmalıdır. Birbuçuk. Es ist acht nach sechs. Yedibuçuk. Altıyı sekiz geçiyor. Um wieviel Uhr stehst du auf? Saat kaçta kalkıyorsun ? Ich stehe um sieben Uhr auf. Onbirbuçuk.

Bir saatin altmış dakikası vardır. Bunlardan sonra gelen. Viele [fi :1e]. birçok» anlamına.kırkıncı ders — 3 — Die Stunde kelimesi ise 60 dakikalık zamanı anlatan «(bir) saat» anlamındadır. Öğretmen her gün altı saat okulda kalmaya mecburdur. ama kullanılışları birbirinin aynı iki kelimedir. einige [aynige] ise «birkaç» anlamına gelir. anlamları hemen hemen birbirine zıt. Bugün üç saat çalışabilirim. Saatin kaç olduğunu değil de. Ich kann heute drei Stunden arbeiten. «çok. Eine Stunde hat sechzig Minuten. Der Lehrer muss jeden Tag sechs Stunden in der Schule bleiben. n Son olarak iki yeni soru kelimesi öğrendik: wann? wessen? ne zaman? kimin? Wann kannst du uns besuchen? Bizi ne zaman ziyaret edebilirsin? Wann will er diesen Brief schreiben? Bu mektubu ne zaman yazmak istiyor? Wann müsst ihr zurückkehren? Ne zaman dönmek zorundasınız? Wessen Sohn spielt dort? Kimin oğlu orada oynuyor ? Wessen Frau kommt in die Kimin hanımı okula geliyor? Schule? Wessen Buch liegt auf dem Tisch? Kimin kitabı masamn üstünde bulunuyor? m Viele ve einige. yani «çok» veya «birkaç» tane olan şeyi gösteren isim daima çoğul halde bulunur. viele Bäume viele Eier viele Gäste einige lüden einige Rosen einige Schüsseln (çok) birçok ağaç birçok yumurta birçok misafir birkaç dükkân birkaç gül birkaç kâse . bir işin ne kadar sürdüğünü gösterir.

Der Bauer fährt mit dem Traktor aufs Feld. Kahvaltıdan sonra okula gidiyorum. Hasan Bey hat viele Pferde. Yemekten sonra bir gezinti yapıyoruz. Bu kelimelerden sonra gelen isim (veya şahıs zamiri) daima e-halinde bulunur. Wir machen nach dem Essen emen Spaziergang. Der Schüler spricht mit dem Lehrer. Birkaç öğrenci çalışmıyor. den sonra» anlamına gelen nach [nah] kelimesi aynı şekilde kullanılır. «. Kahveyi sütle mi içmek istiyorsunuz? Babam otomobiliyle gidiyor. Einige Kinder spielen hinter dem Haus. IV «ile» anlamına gelen mit [mit] kelimesiyle.. Birkaç çocuk evin arkasında oynuyor (lar). Sinemadan sonra çocuklar eve dönüyorlar. Nach dem Kino kehren die Kinder nach Hause zurück. Wollen Sie Kaffee mit Milch trinken? Mein Vater fährt mit seinem Auto. Hasan Beyin birçok atı var. Einige Schüler arbeiten nicht. .— 4 — Görüldüğü gibi viele ve einige kelimelerinden sonra gelen isim Almanca'da çoğul halde bulunmasına rağmen Türkçe'ye tekil olarak çevrilir. Bahçemizde birçok ağaç var. Çiftçi traktörle tarlaya gidiyor. Wir haben viele Bäume in unserem Garten.. ben benle (benimle) tren tren ile gazeteler gazeteler ile kahvaltı kahvaltıdan sonra okul okuldan sonra yemek yemekten sonra Çocuk arkadaşlarıyla oynuyor. Öğrenci öğretmenle konuşuyor. Ich gehe nach dem Frühstück in die Schule. ich mit mir der Zug mit dem Zug die Zeitungen mit den Zeitungen das Frühstück nach dem Frühstück die Schule nach der Schule das Essen nach dem Essen Das Kind spielt mit seinen Freunden.

asıl fiil ise en sona gelir. Bunları ileriki derslerimizde göreceğiz.. es wir ihr sie Sie ich du er. Können.istemek». Bunlar cümle içinde genellikle ikinci yere. muktedir olmak». V Können. es wir ihr sie Sie ich du er.. lerini yapıyorlar. Stunde. wollen. Şimdi bunları görelim: können kann kannst kann können könnt können können wollen will willst will wollen wollt wollen wollen müssen muss musst muss müssen müsst müssen müssen ich diu er. «-bilmek. müssen yardımcı fiilleri cümle içinde aynı şekilde kullanılırlar. Aynı şekilde kullanılan daha başka yardımcı fuller de vardır. sie. müssen ise «mecbur olmak» şeklinde Türkçe'ye çevrilebilir. es wir ihr sie Sie . Der Vater kommt nach einer Baba bir saat sonra geliyor. Hepsi çekimlenirken özel bir durum gösterirler. wollen «. sie.— 5 — Nach dem Spaziergang machen die Gezintiden sonra öğrenciler ev ödevSchüler ihre Hausaufgaben. yani cümlenin fiilinin bulunduğu yere. sie.

Erkek kardeşin bugün gelebilir mi? Öğrenciler bu çalıştırmaları tercüme edebilirler. Der Schüler muss um acht Uhr in der Schule sein. Muss der Bauer einen Traktor kaufen? Wohin muss Ali nach dem Essen gehen? Der Sohn muss um acht Uhr zu Hause sein. Çiftçi karısıyla bir gezinti yapmak istiyor. Warum kann der Junge nicht laufen? Welche Schülerin kann dieses Lehrstück lesen? Wir wollen heute abend unseren Freund besuchen. denn ich muss meiner Mutter helfen. Erkek kardeşim bu trenle gitmeye mecburdur. Ich kann nicht kommen. Kann dein Bruder heute kommen? Die Schüler können diese Übungen übersetzen. Çiftçi bir traktör almaya mecbur mudur? Ali yemekten sonra nereye gitmeye mecburdur ? Oğul saat sekizde evde olmaya mecburdur. Ahmet will jetzt ein Buch lesen. Der Bauer will mit seiner Frau einen Spaziergang machen. Will die Mutter mit den Kindern spielen? Was will der Arzt kaufen? Wer will ins Kino gehen? Ahmet und Zeynep wollen ins Kino gehen. Baba Almanca konuşabilir mi? Çocuklar bahçede oynayabilirler. Çocuk niçin koşamıyor? Hangi kız öğrenci bu dersi okuyabilir? Bu akşam arkadaşımızı ziyaret etmek istiyoruz. Gelemem. çünkü anneme yardım etmeye mecburum. Mein Bruder muss mit diesem Zug fahren. Öğrenci saat sekizde okulda olmaya mecburdur. Anne çocuklarla oynamak istiyor mu ? Doktor ne satın almak istiyor ? Kim sinemaya gitmek istiyor? Ahmet ve Zeynep sinemaya gitmek istiyorlar.— 6 — Ich kann mit dir kommen. . Ahmet şimdi bir kitap okumak istiyor. Seninle gelebilirim. Kann der Vater Deutsch sprechen? Die Kinder können in dem Garten spielen.

— 7 — VI ISMÎN HALLERİNE GENEL BAKIŞ Almanca'da isim dört halde bulunur: yalm hal. Şimdiye kadar bunların hepsini öğrendiniz. e-hali. ve in-hali. Aşağıdaki şemalarda kısaca artikellerin. das tekil die Frau der Mann kadm adam die Frau den Mann kadını adamı dem Mann der Frau kadına adama des Mannes der Frau kadının adamın çoğul die Häuser evler die Häuser evleri den Häusern evlere dier Häuser evlerin Yalın Hal Î-Hali E-Hali În-Hali das Kind çocuk das Kind çocuğu dem Kind çocuğa des Kindes çocuğun b. ein Yalm Hai Î-Hali E-Hali In-Hali tekil eine Frau ein Mann bir kadın bir adam einen Mann eine Frau bir kadıbı bir adamı einem Mann einer Frau bir adama bir kadına eines Mannes einer Frau bir adamın bir kadının çoğul ein Kind Häuser bir çocuk evler ein Kind Häuser bir çocuğu evleri einem Kind Häusern bir çocuğa evlere eines Kindes bir çocuğun — .) der. mülkiyet sıfatlarının ve işaret sıfatlarının bu hallerde nasıl değiştiklerini görüyorsunuz. eine.) ein. die. a. i-hali. Bu şemaları daima çok iyi bilmeniz gerekir.

) mülkiyet sıfatları (sadece mein örnek olarak alınmıştır.) Yalın Hal Î-Hali E-Hali În-Hali Yalın Hal Î-Hali E-Hali În-Hali jener Mann şu adam jenen Mann şu adamı jenem Mann şu adama jenes Mannes şu adamın jenes Kind şu çocuk jenes Kind şu çocuğu jenem Kind şu çocuğa jenes Kindes şu çocuğun .) tekil mein Mann mein© Frau kocam karım meinen Mann meine Frau kocamı karımı meinem Mann meiner Frai kocama kanma meines Mannes kocamın işaret sıfatlan tekil dieser Mann diese Frau bu adam bu kadın diese Frau diesen Mann bu kadını bu adamı dieser Frau diesem Mann bu adama bu kadına dieses Mannes dieser Frau bu kadının bu adamın tekil jene Frau şu kadın jene Frau şu kadım jener Frau şu kadma jener Frau şu kadının çoğul dieses Kind diese Häuser bu evler bu çocuk dieses Kind diese Häuser bu çocuğu bu evleri diesem Kind diesen Häusern bu çocuğa bu evlere dieses Kindes dieser Häuser bu çocuğun bu evlerin çoğul jene Häuser şu evler jene Häuser şu evleri jenen Häusern şu evlere jener Häuser şu evlerin çoğul meine Häuser evlerim meine Häuser evlerimi meinen Häusern evlerime meiner Frau meines Kindes meiner Häukarımın çocuğumun ser evlerimin mein Kind çocuğum mein Kind çocuğumu meinem Kind çocuğuma Yalın Hal Î-Hali E-Hali În-Hali d.— 8 — c. ama takılar diğerleri için de aynıdır.

nach dem Frühstück einen Spaziergang machen. 5 — Wir t ins Kino gehen. Haus spielen. . 1 — Das Kind. denn ihr steht morgens früh auf. denn ich spreche gut Deutsch.Almanca ders: 40 TEST 20 A Boş bırakılan yerlere können. 0\B — Babam bu akşam saat onda 3 — Ich kann vor dem Bahnhof uyumak istiyor. 8 — Kann ich dieses Buch mei. E — Bahçede oynamak istiyorum. denn sie sind schmutzig. 10 — Warum will der Sohn dem Ö^J — İstasyonun önünde beklemek Vater keinen Brief schreiben? istiyorsun. yazmak istemiyor? 7 — Mein Vater will heute abendcAG — Öğrenci ev ödevlerini yazmaya um zehn Uhr schlafen.X H — Bu kitabı arkadaşıma verebinem Freund geben? lir miyim ? 9 — Kann ich diese Bücher mei. A — Oğul babasına niçin mektup 2 — Der Schüler muss die Hausyazmak istiyor? aufgaben schreiben. 4 — Der Junge kann nicht mit seinen Freunden gehen. — istasyonun önünde bekleyebi4 — Du kannst vor dem Bahnhof lirim. 2 — Ich dieses Buch übersetzen. seine Schuhle reinigen. warten. warten.seinem Vater helfen. Hause bleiben. 7 — ' du jene Pferde sehen? 8 — . 0*sK — Bahçede oynamak istiyoruz. 10 — Ihr # jetzt zu Bett gehen. 6 — Du willst vor dem Bahnhof (^ F — Oğul babasına niçin mektup warten. B A Listesi B Listesi 1 — Wir wollen im Garten spielen. 2 — Kız çocuk evde kalmaya B — Das kleine Kind will vor dem mecburdur. wollen veya müssen koyunuz. 3 — Der Schüler den Lehrer etwas fragen. C A Listesi B Listesi 1 — Kız çocuk evde kalmak ^ A — Das Mädcheni kann zu istiyor. • ^ L — İstasyonun önünde beklemeye mecbursun. aer Junge diesen Eimer tragen? 9 — Meine Schwester .5/İ -— istasyonun önünde bekleyebinem Freund geben? lirsin. denn er .>(D — Bu kitapları arkadaşıma vere5 — Du musst vor dem Bahnhof bilir miyim ? warten. . mecburdur. 6 — Mein Bruder jeden Morgen um sieben Uhr aufstehen. denn er geht um acht Uhr in die Schule.

- . es.9 — er. n 6 — es. es 6 — e.»^H ye mecburdur? Erkek kardeşim saat altıda <^-l 10 — hareket etmek istiyor. Mein Bruder will um sechs Uhr abfahren. es 7 — es. en B. ^ F — Bu elmaları yiyebilir miyim? — Kimin kızı sinemaya gitmek^ G istiyor? — Kim babasına yardım etme. das 8 — es 9 — und. s 2 — er.3 — es.ve in-hallerini yazıniz.J 5 — K 6 — Î 7 — E 8 — F 9 — A10 — D D. er 2 — die. .5 — es. Wessen Tochter will ins Kino gehen? Das kleine Kind kann vor dem Haus spielen. Kann ich diese Äpfel essen? Aşağıdaki tekil ve çoğul isimlerin herbirinin i-. >? E — Küçük çocuk evin önünde oynayabilir. . sind 7 — dem. en 4 — er. en 10 — um. ins 5 — die. 1 — es. er 4 — em. Er muss diese Mappe seinem Freund geben. • Meine Mutter will mir eine Uhr kaufen. es. 1 _ C 2 — H 3 — L 4 . Das Mädchen muss zu Hause bleiben.— Kız çocuk evde kalabilir. e. a b c d — — — — unser Bruder jene Lehrerin ein Kind die Kühe Test 19'un yapılmış şekli 1 — den. Altlarına Türkçe'lerini yazmanıza lüzum yoktur. . es 3 — dem. 1 — J 2 — K 3 — G 4 — D 5 — Î 6 — C 7 — H 8 — L 9 — E 1 0 — A C. Ot i j{ K ^ Wer muss seinem Vater helfen? Wessen Tochter kann ins Kino gehen? Das Mädchen will zu Hause bleiben. s 8 — er. D — Bu çantayı arkadaşına vermeye mecburdur. -10 — er. — Annem bana bir saat satın almak istiyor.

müssen cinsinden bir yardımcı fiildir. können. ama bu iki yardımcı fiil arasında önemli bir fark vardır. Können'i yapmaya muktedir olduğumuz işleri gösteren yerlerde. müssen gibi kullanıldığım söylemiştik. können. . Türkçe'ye « bilmek» olarak çevrilir. Dürfen de bu gruptaki diğer yardımcı fiiller gibi özel bir durum gösterir. Cümle içinde aynı bu yardımcı fiiller gibi kullanılır. dürfen'i ise yapmaya izinli olduğumuz. Şu halde dürfen'in cümlenin öznesine göre çekimlenmiş şekli ikinci yerde. Çekimlenmesini onun için iyi öğrenmek gerekir. yani yapmamıza müsaade edilen işleri belirten yerlerde kullanırız. dürfen darf darfst darf darf darf dürfen dürft dürfen dürfen ich du er sie es wir ihr sie Sie Dürfen'in cümle içinde aynı wollen. Können'in de aynı şekilde Türkçe'ye çevrildiğini gördük.mim i lîllf u t M I 41 Corrrspen&encf 3nstituu I I 1 ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK EINUNDVIERZIG DÜRFEN Dürfen [dürfen] de wollen. yapmaya izinli olduğumuz işi gösteren fiil de en sonda bulunur.

Sie darf spielen. Die Jungen dürfen im Garten spielen. Çocuklar bahçede oynayabilirler. Sie darf rauchen. spielen Ich spiele. Ihr dürft rauchen. Babama soruyorum: «Sinemaya gidebilir miyim?» Babam söylüyor: «Evet. Ich frage meinen Vater: «Darf ich ins Kino gehen?» Mein Vater sagt: «Ja. sinemaya gidebilirsin. Ihr dürft spielen. Oynayabilirsiniz. Sie dürfen spielen. Oynayabilir. Sie dürfen rauchen. Du darfst diesen Brief lesen.» Dürfen Paul und ich Sie heute abend besuchen? Ihr dürft jetzt einen Spaziergang machen. Ich darf spielen. Bu mektubu okuyabilirsin. oynamak Oynuyorum. Es darf rauchen.» Paul ve ben bu akşam sizi ziyaret edebilir miyiz? Şimdi bir gezinti yapabilirsiniz. Du darfst spielen. Du darfst rauchen. içebiliriz. Sie dürfen spielen. (müsaade ediyorlar) Oynayabilirsin. sigara içmek Sigara Sigara Sigara Sigara Sigara Sigara Sigara Sigara Sigara Sigara içiyorum. kahve içemez. içebilirim.— 2 — rauchen Ich rauche. içebilirsiniz. Oynayabilir. dürfen ile uzun cümleler yapalım. Wir dürfen spielen. Er darf rauchen. Dürfen die Kinder rauchen? Nein. (izinliyim) içebilirsin. Es darf spielen. içebilir. Oynayabilirim. sie dürfen nicht rauchen. Wir dürfen rauchen. Mein Vater ist sehr alt. Şimdi. içebilirler. içebilirsiniz. Oynayabiliriz. Oynayabilir. Ich darf rauchen. Oynayabilirsiniz. içebilir. Babam çok yaşlıdır. içebilir. er darf keinen Kaffee trinken. onlar sigara içemezler. . Sie dürfen rauchen. Çocuklar sigara içebilirler mi? Hayır. du darfst ins Kino gehen. Oynayabilirler. Er darf spielen.

Uyuyabilir miyiz? Otomobiller burada hızlı gidemezler. Orada oturabilirsin. Ahmet darf keinen Ball kaufen. Bu odada bekleyebilirsiniz. Sinemada sigara içemezsiniz. Mein Sohn darf dieses Buch nicht lesen. Darf ich deine Bilder sehen? Die Kinder dürfen keinen Spaziergang machen. Küçük çocuklar caddede oynayamazlar. Şu öğrenci bugün arkadaşını ziyaret edebilir. Babamın kitaplarını okuyamam. denn er reinigt seine Schuhe nicht. Ich darf die Bücher meines Vaters nicht lesen. Öğrenciler çantalarını masanın üstüne koyabilirler. Ihr dürft diese Äpfel essen. Resimlerini görebilir miyim? Çocuklar bir gezinti yapamazlar. Die kleinen Kinder dürfen nicht auf der Strasse spielen. Bu elmaları yiyebilirsiniz. evde kalmaya mecburlar. sie müssen zu Hause bleiben. Çiftçinin oğlu traktörle gidebilir. Wir fragen den Lehrer: «Dürfen wir am Nachmittag in der Schule bleiben?» Der Lehrer antwortet: «Ja. çünkü ayakkabılarını temizlemiyor.kırkbirinci ders 3 — Ahmet darf nicht im Garten spielen. Dürfen wir schlafen? Die Autos dürfen hier nicht schnell fahren. Öğretmene soruyoruz: «Öğleden sonra okulda kalabilir miyiz?» Öğretmen cevap veriyor: «Evet. Ahmet bir top satın alamaz.» Kitabını alabilir miyim? Evet. Onların kızı bir moda mecmuası satın alabilir. Die Schüler dürfen ihre Mappen auf den Tisch legen. du darfst mein Buch nehmen. Oğlum bu kitabı okuyamaz. ihr dürft am Nachmittag in der Schule bleiben. çünkü onun bir topu var. Der Sohn des Bauern darf mit dem Traktor fahren. Sein Bruder darf noch nicht in die Schule gehen. Ahmet bahçede oynayamaz. Sie dürfen im Kino nicht rauchen. çünkü o dört yaşındadır. Jener Schüler darf heute seinen Freund besuchen. Sie dürfen in diesem Zimmer warten. denn er hat einen Ball.» Darf ich dein Buch nehmen? Ja. kitabımı alabilirsin. Erkek kardeşi henüz okula gidemez. denn er ist vier Jahre alt. öğleden sonra okulda kalabilirsiniz. . Ihre Tochter darf eine Modenzeitschrift kaufen. Du darfst dort sitzen.

mektubun anlayabileceğim bir şekilde veya dilde. onun için okuyabileceğimi.— 4 — Bu örneklerde dürfen'in aynı wollen. . Burada bütün bunları tekrar ele alıp. (muktedir = güçlü olduğumu) gösteren bir anlam çıkmaktadır. Aynı şekilde Türkçe'ye çevrilmesine rağmen buradaki «okuyabilirim». ALMANCA'DA CÜMLE KURULUŞU Şimdiye kadar çeşitli derslerde cümle kuruluşu hakkında bilgi verildi. Almanca'da fiil ikinci yerde bulunur. o zaman fiil baştan beşinci kelime olur. Bu cümledeki «okuyabilirim» den. Yani birinci yerde öznenin bulunduğunu kabul edersek onun arkasından fiil gelir. Türkçe'de olduğu gibi genellikle cümlenin başında bulunur. okumaya yetenekli.cümlesinde «Kim bir traktör satm alıyor?» diye sorarak «babam» kelimesinin cümlenin öznesi olduğunu buluruz. Cümlenin öznesi dört kelimeden meydana gelebilir. Ama özneyi meydana getiren kelimelerin birinci yerde bulunduğunu kabul edersek fiil bunların hemen arkasında. Almanca'da özne. kalıplarla pekiştirerek daha genel bir şekilde incelemek istiyoruz. . Bu mektubu okuyabilirini. müssen gibi kullanıldığını gördünüz. Şimdi aralarındaki anlam farkını daha açıklayalım: Ich kann diesen Brief lesen. . Örneğin.Babam bir traktör satın alıyor. können. yani ikinci yerde bulunur. Dürfen ile können'in Türkçe'ye aynen. veya mektubun sahibi) bana müsaade ettikleri için okuyabileceğimi göstermektedir. Cümleye «kim» veya «ne» sorularını sorunca bunlara cevap olan kelime veya kelime gurubu öznedir. ikinci yer. mektubu (annem veya babam. fciv darf dtesm Briet testin» Bu mektubu okuyabilirim. yahut okunaklı bir yazıyla yazıldığı. Mein Vater kauft einen Traktor. ikinci kelime demek değildir. yani « bilmek» şeklinde çevrildiğini belirtmiştik.

einen Ball. Arkadaşın babası bir traktör satın alıyor. (II) numaralı yerde fiillerin öznelere göre çekimlenmiş şekilleri. 6. Ich 2. 6.. 5. kelimeler başka yerlerde bulunamaz. uns viele Bücher.— 5 — Nesne veya nesneler ise fiilden sonra yer alırlar. ' uns. Bir cümlede birden fazla nesne olabilir. . Yukarıdaki örneklerde bir kelimeden (ich. Bunlar cümleye «kimi» veya «neyi» soruları sorularak bulunabilir. ihrem Sohn einen Apfel. Çocuklar bir topa sahipler. onu ona veriyor. Die Mutter 6. Çocuk babasına bir mektup (u) yazıyor. ihn ihm. Der Vater des Freundes 3. bir özne. 3. Bu örnek cümleler sadece bu şekilde kurulabilir. yani ikinci yerde bulunmaktadır ve görüldüğü gibi çoğu zaman baştan ikinci kelime değildir. Şu yaşlı kadınlar bize birçok kitap getiriyorlar. fiil ve nesneden (nesnelerden) meydana gelen düzgün cümleleri şöyle bir kalıpta toplayabiliriz: I 1. 7. sie). 2. 8. O. Öğretmenimiz bize soruyor.. (5. Birkaçını değişik şekillerde söylemek mümkünse de bunlar o zaman hemen hemen hiç kullanılmayan ve kulağa hiç hoş gelmeyen cümleler haline geleceklerinden üzerlerinde durmayacağız. 7.) ve dört kelimeden (der Vater des Freundes) meydana gelen özneler vardır. Jene alten Frauen 8. Anne oğluna bir elma (yi) veriyor. 4. Das Kind II öffne kauft fragt III das Fenster.. (III) numaralı yerde de nesneler yer almaktadır. Fiil özneden sonra (bu özneyi meydana getiren kelimeler grubundan sonra). Ayrıca «kime» veya «neye» sorularına cevap veren kelimeler de birer nesnedir. Unser Lehrer 4. jene Frauen. seinem Vater einen Brief. einen Traktor. Görüldüğü gibi (I) numaralı yerde özneler. Sie 7. Die Jungen 5. 8) numaralı cümleler iki nesnelidir. artikel de sayılırsa iki kelimeden (unser Lehrer. Pencereyi açıyorum. ha ten gibt gibt bringen schreibt Bu cümlelerin Türkçe'leri: l. Böyle.

In die Schule 4. 3. (III) numaralı yerdeyse zaman. 6. 4. jetzt ihre Hausaufgaben. Erkek kardeşi bu evde oturuyor. Arkadaşımla sinemaya gidiyorum. seine Hausaufgaben am Nachmittag. nachmittags mit seinen Freundem im Garten. durum bildiren kelimeler bulunmaktadır. Çocuk. der Schüler seine Hausaufgaben. yer. zaman. Okul saat sekizde başlıyor. Şimdi öğrenci okula gidiyor. Am Nachmittag 6. (II) numaralı yerde fiiller. Öğrenciler şimdi ev ödevlerini yazıyorlar. 3. (I) numaralı yerde gene özneler. Der Schüler 2. Bir cümlede özne muhakkak bizim (I) numarayla gösterdiğimiz birinci yerde bulunmaz. 6. um acht Uhr. öğleden sonraları arkadaşlarıyla bahçede oynar. abends seine Zeitung. Şimdi de böyle cümleleri gösteren bir kalıp yapalım: I 1. der Schüler in die Schule. Jetzt 3. (III) numarayla gösterilen bölümde bulunan kelimelerden biriyle yer değiştirebilir. 2. der Schüler jetzt. Die Schule Bu cümlelerin Türkçe'leri: l. Unser Vater 6._ 6 — Bir cümlede muhakkak bir nesne olması gerekmez. Bunların Türkçe'leri: l. 5. durum bildiren başka kelimeler. Okula öğrenci şimdi gidiyor. 2. 4. 4. Der Schüler 5. Ev ödevlerini öğrenci öğleden sonra yazıyor. Seine Hausaufgaben II geht geht geht schreibt schreibt schreibt III jetzt in die Schule. Öğleden sonra öğrenci ev ödevlerini yazıyor. 5. Öğrenci şimdi okula gidiyor. Bunların yerine yer. 5. Öğrenci ev ödevlerini öğleden sonra yazıyor. 2. der Schüler am Nachmittag. Örnekler: I 1. Ich Sein Bruder Die Schüler Das Kind n gehe wohnt schreiben spielt liest beginnt in mit meinem Freund ins Kino. tamlamalar gelebilir. Babamız akşamları gazetesini okur. . 3. in diesem Haus.

ve en başa getirilmektedir. yani bizim (I) numara ile gösterdiğimiz birinci yerde bulunan kelime veya kelimelerin muhakkak özne olması gerekmez. b. öğleden sonra. biraz sonra. d. Kalıpta birinci. dudum.s. Ama görüldüğü gibi ikinci ve üçüncü cümlede (I) numaralı bölümde yer almamaktadır. Örneğin yukarıdaki kalıpta birinci cümleden. In die Schule kelime grubunu başa alarak da öğrencinin şimdi herhangi başka bir yere değil de okula gittiğini özellikle belirtiriz. yer değiştirerek (III) numaralı bölüme giden öznenin (II) numaralı yerde bulunan fiile en yakın yere. kelimelerin sıralanışını değiştirerek elde edilen ikinci ve üçüncü cümlelerde özne hep aynıdır: der Schüler . sadece o kelimeyi vurgulu olarak okuruz.) Bu cümledeki yer değiştirmeler için kesin bir kural verilemez. ikinci ve üçüncü cümlelerin öznesi (der Schüler) kelimesidir.) Cümlenin fiili mutlaka bizim (II) numara ile gösterdiğimiz yerde bulunur ve başka bir yere gidemez.) Bir cümlede en başta gelen. Bu Almanca'da da mümkündür. Yalnız. v. Türkçe'de de bir kelimenin üstünde durmak ve onu özellikle belirtmek.öğrenci ve ikinci yerdeki fiilden hemen sonra yer almaktadır. bildiren) kelimeler gelebilir. Kalıptaki ikinci örnekte de durum aynıdır. Ama hemen hemen her cümlede böyle bir yer değiştirme yapabileceğinizi söyleyebiliriz.. .. daha başka bir deyimle fiilden hemen sonra gelmesine dikkat etmeniz gerekir. Örneğin. Özne cümlede «kim» veya «ne» sorusuna cevap veren kelimedir ve birinci yerde bulunması şart değildir. Bir cümlede yer değiştirme olup olamayacağını zamanla kazanacağınız kulak alışkanlığı yardımıyla bulacaksınız. değil de şimdi gittiğini belirtiriz. Buraya cümle içinde çeşitli görevlerde bulunan (yer. yukarıdaki kalıpta birinci cümleki jetzt kelimesini başa alarak öğrencinin okula. zaman.) Cümlede özellikle belirtmek istediğimiz kelime özneyle yer değiştirmekte._ 7 — Cümle içindeki bu yer değiştirmelerde şu noktalara dikkat etmeniz gerekir: a. vurgulamak istediğimiz zaman kelimelerin sıralanışında böyle değişiklikler yapabiliriz. c.. Kelimelerinin sıralanışı değişmiş Almanca cümlelerin Türkçe'ye de değişik değişik kelime sıralanışlarıyla çevrilmeleri bunu gösterir. Türkçe'de bazen cümledeki bir kelimeyi özellikle belirtmek istiyorsak böyle kelimelerin sıralanışını değiştirmez. Örnek olarak gösterdiğimiz kalıpta özne ve diğer kelimelerin yer değiştirmesine rağmen fiil ikinci yerde daima sabit kalmaktadır.

5. 3. sprechen. Mein Vater Die Kinder Hasan Bey Ich Der Mann neben mir II fährt stehen kehrt steige steigt m mit diesem Zug morgens um acht Uhr nach Hause in das Auto in Ankara IV ab. 6. Öğrenci her sabah erken kalkmaya mecburdur. 2. 5. fahren. 5. 2. 3. Erkek kardeşim şimdi çalıştırmalarını yazmaya mecburdur. schreiben. 2. 6. yani fiilin normal olarak bulunması gereken yere konur. Bunlarda steigen kelimeleri esas fiili. aufstehen. ein ve aus kısınılarıysa sona giden takıları meydana getirmektedir. l. abfahren. auf. kaufen. Cümlede fiilin bulunması gereken ikinci yere bunların özneye göre çekimlenmiş şekilleri gelir. 3. zurück. Babası bugün saat sekizde hareket etmek istiyor. . Aşağıdaki kalıp için bu cinsten iki yeni fiil daha verelim: einsteigen [aynştaygen] (vasıtaya binmek). Çocuklar sabahları saat sekizde kalkarlar. Cümlelerin Türkçe'leri: l. 3. Cümlelerin Türkçeleri. kehren kelimeleri esas fiili teşkil ederler) önünde bulunan takılar (auf. 4. Esas fiil ise cümlenin en sonuna gider ve bu esas fiilde hiçbir değişiklik olmaz. I 1. Yeni bir çanta satın almak istiyorum. Yanımdaki adam Ankara'da iniyor. 4. müssen ve dürfen yardımcı fiillerinin hepsi cümle içinde aynı şekilde kullanılır. 2. Çocuklar yemekten sonra bahçede oynayabilirler. zurück) cümlenin en sonuna gider ve esas fiil ikinci yere. Bay Müller iyi Türkçe konuşabilir. 5. zurückkehren gibi «ayrılabilen fiiller» diye adlandırdığımız birtakım fiiller öğrendik. spielen. 4.— 8 — Derslerimizde bir de aufstehen. aussteigen [ausştaygen] (vasıtadan inmek). Sein Vater Der Schüler Ich Mein Bruder Herr Müller Die Kinder II will muss will muss kann dürfen in heute um acht Uhr jeden Morgen früh eine neue Mappe jetzt seine Übungen gut Türkisch nach dem Essen im Garten IV abfahren. können. Otomobile biniyorum. I 1. ein. Babam bu trenle hareket ediyor. Hasan Bey eve dönüyor. Wollen. Bunlarda esas fiilin (bizim öğrendiklerimizde stehen. yani en sonda mastar halinde bulunur. 4. aus. ab.

.e [bank] begegnen [bege:gnen] inmek sıra raslamak. hepsi allein [allayn] tek başına ankommen varmak [an-kommen] die Arbeiten [arbayt] i§ aussteigen [aus-ştaygen] die Bank. karşılaşmak .1 1 uimı I M I y İM 42 (oırcsponiluıtt Jnsıituu | ALMANCA DERSLERİ L E H R S T Ü C K ZWEIUNDVIERZIG Öğrenilecek kelimeler alle [alle] bütün..

e sünger Lşvam] schwer [şve:r] ağır.n [ende] endlich [endlih] erzählen [ertseden] der Fehler.n [landkarte] lernen [lernen] müssen [müssen] der Narr. Genel olarak der Student. [o:fen] almak yokuş yukarı -bilmek (izinli olm. soytarı yalnız.. -dan verbessern düzeltmek [ferbessern] anlamak verstehen [ferşte :en] der Weg. sürmek der Schulkamerad. yüksek öğrenim yapan «öğrenci» demektir.e [ve:g] yol weit [vayt] uzak wollen [vollen] istemek çizmek zeichnen [tsayhnen] (resim.. .n [Masse] die Landkarte. der Schüler ise ilk. enayi. Erkek kardeşim yirmi yaşındadır.e [heft] hinauf [hinauf] der Karren.— 2 — bekommen [bekommen] bergauf [bergauf] dürfen [dürfen] einsteigen [ayn-gtaygen] das Ende. o er ist ein Student. Mein Bruder ist zwanzig Jahre alt. harita) AÇIKLAMALAR der Schüler — der Student Der Schüler ve der Student kelimelerinin her ikisinin de Türkçe karşılığı aynıdır: öğrenci.s [taksi] taksi der Unterrichte ders (okulda) [unterriht] vom [fon] -den.enokul arkadaşı [şu:lkamera:d] der Schwamm... bunların aralarında fark vardır.) binmek son nihayet anlatmak yanlış hikâye kaldırmak defter yukarıya (küçük) araba sınıf harita öğrenmek mecbur olm.[f e :1er] die Geschichte.en [nar] nur [nu:r] oben [o:ben] der Ofen. Ancak.. bir öğrencidir.e [ştayn] taş der Studeııt. sadece yukarıda soba der Radiergummis silgi [radkrgumi] schieben [§i:ben] itmek. zor schwitzen terlemek [şvittsen] die Stadt.n [ta:fel] yazı tahtası das Taxi.e şehir [stat] der Stein..en öğrenci [ştudent] (üniversiteli) die Tafel. orta veya lise seviyesinde öğrenim yapmakta olan «öğrenci» anlamındadır.[karren] die Klasse.n [geşihte] heben [he:ben] das Heft.

Ama an.kırkikinci ders — 3 Die Schüler spielen im Garten der Schule. Dieser Schüler ist acht Jahre alt.» gibi cümlelerde «anneme». Wir fahren an das Meer. . babama anneme Erkek kardeşime bir mektup yazıyorum. yanında» anlamında değildir.» . Öğrenciler defterlerine haritalar çiziyorlar.«Bu mektup babama yazılmış. Bu öğrenciler kaç yaşındadır? Öğrenciler (üniversiteli) sigara içebilirler mi ? Öğrenciler sigara içemez. Bu öğrenci yirmibir yaşındadır. temas ederek yanında bulunmayı göstermeyen birtakım başka durumlarda da kullanılır. Der Bruder dieses Studenten ist mein Schüler. Dieser Student ist einundzwanzig Jahre alt. Die Studenten zeichnen Landkarten in ihre Hefte. Wie alt sind diese Studenten? Dürfen die Studenten rauchen? Die Schüler dürfen nicht rauchen. Dar Lehrer schreibt aas Wort an die Tafel. Bu öğrenci sekiz yaşındadır. Resim tahtada asılı duruyor. yanında» olarak çevirmiş ve ancak bir temas olduğu zaman kullanılacağını belirtmiştik. Öğrenciler okulun bahçesinde oynuyorlar. baba ve anne i-halinç sokulduktan sonra yapılır. an önekinin çeşitli anlamları An önekini Türkçe'ye «yanma. Çocuk annesine bir mektup yazıyor. an meine Mutter. Deniz kenarına gidiyoruz. «Anneme bir mektup yazıyorum. Das Bild hängt an der Wand. orta. (vasıtayla) Görüldüğü gibi burada an (temas ederek) «yanma. «babama» kelimeleri de an kullanılarak. an meinen Vater. (ilk. Öğretmen kelimeyi tahtaya yazıyor. Ich hänge die XJhr an die Wand Der Schüler hängt das Bild an die Tafel. lise) Bu öğrencinin erkek kardeşi benim öğrencimdir. Saati duvara asıyorum. Öğrenci resmi tahtaya asıyor. Ich schreibe einen Brief an meinen Bruder» Das Kind schreibt einen Brief an seine Mutter.

lerini yazıyorlar. antwortet der Junge. Der Weg geht bergauf. Sie hat einen Radiergummi in ihrer Hand.» Alle Schüler und der Lehrer lachen. Zeynep!» Zeynep beginnt: «Ein Junge schiebt einen Karren. Sie hebt die Hand und sagt: «Ich weiss eine schöne Geschichte. IN DER KLASSE Auf diesem Bild sehen wir Zeyneps Klasse und ihre Schulkameraden. Das Ende kelimesinin e-haline sokulup önüne an önekinin getirilmesiyle meydana gelmiştir. zwei Fenster und eine Tür. Ich gehe am Ende dieser Stunde Bu saatin sonunda eve gidiyorum. iki penceresi ve bir kapısı . Er sieht den Karren und die schweren Steine und hilft dem Kind. denn sie liest immer viele Bücher. E r hat einen Schwamm in seiner Hand. und der Karren ist sehr schwer. Die Schüler schreiben ihre HausÖğrenciler dersin sonunda ev ödevaufgaben am Ende des Unterrichts. Der Junge begegnet einem Mann. Der Mann schwitzt und fragt den Jungen: «Wer gibt dir diese Arbeit? Dieser Karren ist sehr schwer. Onbeş sırası. Zeyneps Klasse ist ziemlich gross. Der Lehrer ist jetzt in der Klasse. Mit diesem Schwamm macht er die Tafel sauber. «aber mein Vater sagt immer: Geh nur! Bestimmt kommt ein Narr und schiebt den Karren hinauf. Zeynep'in sınıfı oldukça büyüktür. Sie hat fünfzehn Bänke. Babam bana bir mektup yazıyor.— 4 — Mein Vater schreibt einen Brief an mich. am Ende «Sonunda» anlamına gelir. Vorne steht ein Ofen. nach Hause. Schiebst du ihn immer allein?» «Ja». SINIFTA Bu resimde Zeynep'in sınıfını ve okul arkadaşlarını görüyoruz. Zeynep zeichnet diese Landkarte in ihr Heft. Darf ich sie erzählen?» Der Lehrer antwortet: «Gut! Erzähle uns deine Geschichte. Er zeichnet eine Landkarte an die Tafel. Am Ende des Unterrichts fragt der Lehrer: «Wer kann uns eine Geschichte erzählen?» Zeynep weiss viele Geschichten. Endlich kommen sie oben an.

Elinde bir silgi var. . Dieser Brief kommt von meiner Bu mektup annemden geliyor. Öğretmen şimdi sınıftadır. die Mutter von der Mutter der Tisch von dem Tisch die Stadt von der Stadt mein Freund von meinem Freund diese Frau von dieser Frau ich von mir ihr von euch anne anneden masa masadan şehir şehirden arkadaşım arkadaşımdan bu kadın bu kadından ben benden siz sizden Ich nehme das Buch von dem Tisch. Çocuk bir adama rastlar. der. Elinde bir sünger var. Die Männer kommen von der Arbeit. Tahtaya bir harita çiziyor. El kaldırıyor ve «Güzel bir hikâye biliyorum. Bu süngerle tahtayı temizler. Zeynep bu haritayı defterine çiziyor. Zeynep birçok hikâye biliyor.— 5 — vardır. Dersin sonunda öğretmen: «Kim bize bir hikâye anlatabilir?» diye soruyor. çünkü o daima birçok kitap okur. -dan» şeklinde Türkçe'ye çevrilir. Zeynep başlıyor: «Bir çocuk bir arabayı itiyor. Von kelimesinden sonra gelen isim veya şahıs zamiri daima e-halinde bulunur.» Bütün öğrenciler ve öğretmen gülerler. Adam terler ve çocuğa sorar «Kim sana bu işi veriyor? Bu araba çok ağır. Anlatabilir miyim?» diyor. «-den. Yol yokuş yukarı gidiyor ve araba çok ağırdır. Mutter. Nihayet yukarı varırlar. diye cevap verir çocuk. Git bir kere! Muhakkak bir enayi gelir ve arabayı yukarıya iter. Önde bir soba duruyor. Adamlar işten geliyorlar. Zeynep!» diye cevap veriyor. O arabayı ve ağır taşları görür ve çocuğa yardım eder. «ama babam hep*. von Bu kelime mit ve nach gibi kullanılır. Onu hep tek başına mı itersin?» «Evet». Masadan kitabı alıyorum. Öğretmen: «Pekiyi! Bize hikâyeni anlat.

Kuş ağaçtan uçuyor. Das Kind trägt einige Steine von dem Garten ins Haus. Ich habe einen Brief von einem Freund. Bu resim bize Zeynep'in sınıfını gösteriyor. . Çocuk birkaç taşı bahçeden eve taşıyor. Der Junge bekommt von seinem Vater die Zeitung. Öğrenci erkek kardeşinden bir top alıyor. Her ikisi de doğrudur. Öğretmen tahtaya bir harita çiziyor. Evet. Çocuk babasından gazeteyi alıyor. Zeynep'in sınıfı oldukça büyüktür. Baba işten geliyor. von dem Vater von dem Stuhl von dem Arzt von dem Studenten von dem Bauern vom vom vom vom vom Vater Stuhl Arzt Studenten Bauern Metin üzerine sorular ve cevapları Was zeigt uns dieses Bild? Bu resim bize ne gösteriyor? Ist Zeyneps Klasse gross? Zeynep'in sınıfı büyük müdür? Was hat der Lehrer in seiner Hand? Öğretmenin elinde ne var? Was zeichnet der Lehrer an die Tafel? Öğretmen tahtaya ne çiziyor? Dieses Bild zeigt uns Zeyneps Klasse. Anne bu dükkândan kahve satın alıyor. Der Lehrer hat einen Schwamm in seiner Hand? Öğretmenin elinde bir sünger var. Öğrencinin evi okuldan uzakta bulunuyor. Kız kardeş ondan geliyor.— 6 — Die Schwester kommt von ihm. Bir arkadaştan bir mektubum var. Zeyneps Klasse ist ziemlich gross. Der Lehrer zeichnet eine Landkarte an die Tafel. Die Mutter kauft Kaffee von diesem Laden. . Der Vogel fliegt von dem Baum. Bazı öneklerde olduğu gibi von dem kelimeleri kısaltılarak vom şeklinde söylenebilir. Das Haus des Schülers liegt weit von der Schule.. Der Schüler bekommt einen Ball von seinem Bruder. Der Vater kommt vor der Arbeit. Ja.

m ona yardım ediyor.: Wohin gehen Sie? Nereye gidiyorsunuz? Ich gehe auch in die Stadt. bir taksi alırız (bineriz) ve birlikte gideriz. Der Mann schiebt den Karren. 0 terliyor.— 7— Was macht Zeynep? Zeynep ne yapıyor? Zeynep zeichnet diese Landkarte in ihr Heft. çünkü araba çok ağırdır. denn Geschichten? sie liest immer viele Bücher. Warum hilft der Mann dem Jungen? Der Mann hilft ihm. ] . Hayır. İyi. Schiebt der Junge den Karren immer allein? Çocuk arabayı daima tek başına mı itiyor? Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht KONUŞMALAR B. Ich gehe in die Stadt Şelu-e gidiyorum. çünkü araba çok ağırdır ve yol yokuş yukarı gidiyor. onu daima tek basma itmiyor. Ada. denn der Karren ist sehr schwer und der Weg geht bergauf. sie erzählt eine Geschichte. denn der Karren Adam çocuğa niçin yardım ediyor? ist sehr schwer. çünkü o daima çok kitap okuyor. o bir hikâye anlatıyor. Zeynep niçin birçok hikâye biliyor ? Zeynep çok hikâye biliyor. Nebi. er schiebt ihn nicht immer allein. Gut4 wir nehmen ein Taxi und fahren zusammen. Warum weiss Zeynep viele Zeynep weiss viele Geschichten. Erzählt Zeynep eine Geschichte? Zeynep bir hikâye anlatıyor mu ? Wer schiebt den Karren? Kim a»abayı itiyor? Ja. Evet. Warum schwitzt der Manîn? Adam niçin terliyor? Er Schwitzt. Zeynep bu haritayı defterine çiziyor. Ben de şehre gidiyorum. Adam arabayı itiyor.

Öğretmeniniz yanlışlarınızı düzelti. meine Frau lernt auch Deutsch. ama karım şehre sık gider. ama çok yanlış yapıyorum.— 8 — Fahren Sie oft in die Stadt? Şehre sık gider misiniz? Nein. Bugün ders saat 19 da başlıyor. Kitaplar satın alacağım. yanlışlarımı düzeltiyor.Evet. aber meine Frau fährt oft in die Stadt. Almanca öğreniyorum. aber ich mache viele Fehler. ben değil. çünkü ders bugün başlıyor. yor mu? Um wieviel Uhr beginnt heute der Unterricht? Bugün ders saat kaçta başlıyor? Heute beginnt der Unterricht um 19 Uhr. Ja. Was machen Sie dort heute? Orada bugün ne yapacaksınız? Was lernen Sie? Ne öğreniyorsunuz? Verstehen Sie schon Deutsch? Artık Almanca anlıyor musunuz? Verbessert Ihr Lehrer Ihre Fehler? Ja. karım da Almanca öğreniyor. Ich kaufe Bücher. . denn der Unterricht beginnt heute. ich nicht. er verbessert meine Fehler. Hayır. Ich lerne Deutsch. Evet.

'können) am Sonntag ein • Spaziergang machen. 11 — Muss» die Mädchen . 3 — Der Arbeiter kann die Stein#(C — Öğrenci tahtaya hangi haritayı ( mit diesem Karren tragen. 7 — Welche Landkarte zeichnet der Schüler an die Tafel? oOî — Traktörler bu caddede hızlı gi8 — Seine Schwester will nach demezler. meine Söhne ihre Hausaufgaben schreiben.Almanca ders: 42 Test 21 İMTİHAN 4 Boş bırakılan yerleri doldurunuz. 14 — l ' gehe von :Schule ..*. Kino. . biniyorum. '< Bauern > " '»müssen) nicht auf . zeltmeye mecburdur? 6 — Nach dem Spaziergang wollenMT — İşçi taşları bu arabayla taşımak istiyor.» tıyor. 2 — Wessen Fehler darf der B — Traktörler bu caddede hızlı Lehrer verbessern? gitmeye mecburlar. 1—Welch 'Schüler antworten »Lehrer? 2 — Waxumii dürf lie klein Kinder nicht rauchen? S — Der Junge geht nach ı y Frühstück in. . «Du musst heute zu Hause £>(L> Baba oğluna bir hikâye anlableiben. 5 — Der Bauer » „ S ü s s e n ) mit sein«. Arztes ist ein fleissigf ^Student. Hausse bleiben? 12 — Warum #irfen) Ahmet und Zeynep nicht auf »^Strasse spielen? 13 — Die Frau . 7 — ^ Magd bricht den Teller . .» diyor. zeltebilir? 9 — Die Traktoren dürfen auf Baba oğluna: «Bugün evde dieser Strasse nicht schnell kalmaya mecbursun.Sohn auf £l/^jjFeld arbeiten. ^ Schule. t j ^ e k l arbeiten.. Ci . 6 — Die Schüler.Steine . ? 9 — Der Mann . fahren. Hause tragen. 15 — Die Schülerinnen geh nach t « ^Arbeit "J. S o r g e n früh aufsteh ) 10 — Der Junge muss dies. dem Essen mit dem Auto in ( ^ — Öğretmen kimin yanlışını düdie Stadt fahren. 5 — Der Arbeiter will die S t e i n e ^ — Öğretmen kimin yanlışını dümit diesem Karren tragen. a / G — Çocuk her sabah bu balıkçıya rastlıyor. . B A Listesi B Listesi 1 — Wessen Fehler muss der ÄA — Kız öğrenci el kaldırıyor ve öğLehrer verbessern? retmene soruyor. [fl& İşçi taşları bu arabayla taşıya10 — Der Vater sagt seinem Sohn: bilir. 4 — Der Sohn . 8 — Wollen Sie Kaffee trink. çiziyor ? 4 — Der Arbeiter muss die Steinö(D — Okul arkadaşımın otomobiline mit jenem Karren tragen. Bett. ^müssen) jed.>Vaters." .

V^O 13 — Der Junge begegnet jeden Morgen diesem Fischer.Der Lehrer will die Väter jener Schüler kennen.11 — ich steige ins Auto meines °\M Schulkameraden ein. Oğlum ve kızımla sinemaya gidiyorum. Welchem Schülern zeigt der Oğlumuz yemekten sonra Lehrer die Landkarte? ödevlerini yazmaya mecburDie Schüler reinigen die Tafel dur. Warum bekommt der Vater von Annem bu akşam saat dokuz-öN[> • seinem Sohn einen Brief? da uyumak istiyor. Sohn eine Geschichte. R 15 — Die Schülerin hebt die Hand und fragt den Lehrer. 1 — 2 — 3 — 4 — 5 — 6 — 7 — 8 — 9 — 10 — 11 — 12 — 13 — 14 — B Listesi A Listesi Warum bekommst du von deiÇocuk babasının gazetesini &(A • ner Tochter keinen Brief? okuyabilir. Kızından niçin hiç mektup o/L • Unser Sohn will nach dem Essen seine Hausaufgaben schreialmıyorsun? ben. Öğrenciler tahtayı bir sün. İşçi taşları şu arabayla taşımaya mecburdur. gerle temizlemeye mecburlar. C^N • Ich kann jetzt mit meinem Freund nicht sprechen. İşçi taşları bu arabayla taşımaya mecburdur. Kız kardeşi yemekten sonra otomobille şehre gitmek istiyor. Öğrenciler tahtayı bir sün ^ / C .K im Bauernhof. Oğlumuz yemekten sonra ev ödevlerini yazabilir. Asker Bursa'da inmek istiyor. mektup almıyor? Oğlumuz yemekten sonra e$>\F • Ich gehe mit meinem Sohn und meiner Töchter ins Kino. şamam. /_P 14 __ Der Vater erzählt seinem. ödevlerini yazmak istiyor. 12 — Der Soldat will in Bursa b< N aussteigen. £ > ( M • Die Schüler müssen die Tafel mit einem Schwamm reinigen. o(t • Unser Sohn muss nach dem Essen seine Hausaufgaben Hangi öğrencilere öğretmen schreiben. £<H mit einem Schwamm. haritayı gösteriyor? Warum bekommt der Vater Kimin otomobili böyle hızlı (03 von seinem Sohn keinen Brief? gidebilir? Der Bauer hat viele Karren Arkadaşımla şimdi konu. Gezintiden sonra oğullarım ev ödevlerini yazmak istiyorlar. .£>Q$ : Wessen Auto kann so schnell fahren? gerle temizliyorlar. Baba niçin oğlundan hiç (X^E • Das Kind kann die Zeitung seines Vaters lesen. Öğretmen şu öğrencilerin babalarını tanımak istiyor.NC.

nicht. der Sohn c. e. der Stuhl. die Hand ^ d e r Schuh c. der Lehrer ^ 8 — a. der Vater d. denn. . morgens. sie. Bunların hepsi ayrı bir konuyla ilgilidir. das Boot F Aşağıdaki kelimelerden düzgün bir cümle kurunuz. das Ohr 7-^4. wollen. die Mutter d. der Tisch c. der Mann c. der Vater b. die Ente 4 — a. der Zug f. die Tochter e. kein Brief. früh. f . der Fischer d. von. Geschichte. die Schule b. das Pferd c. das Bein e. Bett. bekommen. erzählen. Bunların arasından o konuyla ilgili olmayanını bulunuz. der Schrank ~~ 5 — a. der Schüler c. dos Auto b. °f O — Meine Mutter will heute abend um neun Uhr schlafen. Tochter. das Boot. / f f . das Heft f. der Bauernhof d. d. das Sofa f. die Bücher 3 — a. . das Pferd bVder Junge c. der Traktor b. die Kuh f. b. müssen. die Ruh ^AJf. D Aşağıda çeşitli kelime grupları verilmiştir. das Auge f. die Frau d. können.15 — Çiftçinin çiftlikte birçok arabaları var. Cevaplarınızı cevaplar kâğıdının F bölümüne yazınız. aufstehen/ / f f 3 — Sonn. der Hund e. gehen 4 — Arzt. der Karren e. * tt 1 t 1 — Mutter. die Lampe d. Bauer. Kino. das Mädchen e. Cevaplar kâğıdına bu bulduğunuz kelimenin önündeki harfi yazınız. gehen. der Radiergummi ^ 2 — a. sein Sohn. der Traktor e. der Junge f. 1 —"a. der Arm. früh. der Bauer b. die Schwester (^ f. die Katze d.- 2 — Jüngern. CXJP — Unser Sohn darf nach dem Essen seine Hausaufgaben schreiben. das Auto c. der Soldat 6 — a. die Schülerin e.

L 9 . 1 — K 2 — C 3 — L 4 — T 5 — R 6 — G 7 — A 8 — P 9 — î 10 — B 11 — O 12 — E 13 — F 14 — N 15 — H D. er.C 10 — G F. unseren Bruder unserem Bruder unseres Bruders jene Lehrerin c.P 6 .Test 20'nin yapılmış şekli A.S 7 .B 3 .n 6 — du. die Kühe ein Kind die Kühe einem Kind der Kühe eines Kindes der Kühe İmtihan 3'ün yapılmış şekli A. I _ c 2 — b 3 — a 4 — c 5 — c (ve d) 6 — b 7 — hiçbiri8 — b 9 — b 10 — a 1 — denn 2 — oder 3 — sondern 4 — sondern 5 — denn 6 — aber 7 — aber 8 — oder 9 — denn 10 — aber . unser Bruder b. 1— em.İ 4 . E.H 3 .N 8 . C.E 2 . 1 — K 2 — G 3 — C 4 — Î 5 — L 6 — J 7 — B 8 — H 9 — D 10 — F C. dem 14 — die 15 — um 1 .İ 5 — . den 8 — den. en 2 — dem 3 — die 4 — die 5 — em.K 7 . 1 — muss 2 — kann 3 — will 4 — muss 5 — wollen 6 — muss 7 — kannst 8 — kann 9 — will 10 — müsst B. en 9 — den 10 — der 11 — dem 12 — den 13 — ich.L 8 .F 2 . 1 .F 6 .A 4 .D 10 — R 11 — K 12 — O 13 — H 14 — E 15 — C B.M 5 . jene Lehrerin jener Lehrerin jener Lehrerin ein Kind d. en 7 — en. a.J 9 .

sinirlenmek. Dönüşlü zamir sich ve asıl fiil ayrı ayrı yazılırlar. öfkelenmek şaşırmak (bir yere) oturmak (gidip) durmak (bir yere) yatmak Görüldüğü gibi bir dönüşlü fiil. bu derste kullanacağımız dönüşlü fiilleri veriyoruz: sich sich sich sich sich sich sich freuen [zih froyen] waschen [zih vaşen] ärgern [zih ergern] wundern [zih vundern] setzen [zih zettsen] stellen [zih stellen] legen [zih le:gen] sevinmek yıkanmak kızmak. «Dönüşlü» kelimesinden de anlaşılacağı gibi bu çeşit fiillerde yapılan iş. Onun için anlaşılması biraz güçtür. yapan ile yapılan ayrı ayrıdır.Cotresponöencr Institute ALMANCA DERSLERİ 43 LEHRSTÜCK DREIUNDVIERZIG DÖNÜŞLÜ FttLLER Bu tip fiillere Türkçe'de çok az raslamr. işi yapanla ilgilidir. fiilden etki gören. Ama buna karşılık «Ben çamaşırları yıkıyorum. Bu çeşit fiillerde fiili yapanla (özne). işi yapana dönüştürülebilir. yani yapılan (nesne) aynıdır (tek bir kişi veya eşyadır).» derken yıkanan çamaşırlardır. Diğer fiillerde ise. Dönüşlü fiiller sözlüklerde genellikle sich ile birlikte gösterilirler. Onun için «yıkamak» dönüşlü bir fiil değildir. Yıkanma işi çamaşırlarla ilgilidir. Aşağıda. Yani özne ile nesne tek bir noktada toplanmıştır. Şu halde «Öğrenilecek kelimeler» bölümünde yanında sich bulunan bir fiilin dönüşlü olduğunu hemen anlayıp ona göre kullanmanız gerekir. . Örneğin. Yıkanma işi benimle ilgilidir.» derken yıkanan kendimdir. «dönüşlü zamir» adını verdiğimiz sich kelimesi ve bir de asıl fiilden meydana gelir. «Ben yıkanıyorum.

sich waschen ich wasche mich du wäschst dich er wäscht sich yıkanmak yıkanıyorum yıkanıyorsun yıkanıyor . Dönüşlü fiillerde değişik olan sadece dönüşlü zamirdir.— 2 — Dönüşlü fiiller de diğer fiiller gibi çekimlenirler. Bu da şahıslara göre değişir. asıl fiil ikinci şahsa göre çekimlenmişse dönüşlü zamirlerin ikinci şahsa ait olam. yani çekimlenir. Çekimlenirken diğer fiillerden farklı bir durum göstermezler. Buna göre. sich freuen dönüşlü fiilini çekimleyelim: sich freuen ich du er sie es wir ihr sie Sie freue mich freust dich freut sich freut sich freut sich freuen uns freut euch freuen sich freuen sich sevinmek seviniyorum seviniyorsun seviniyor seviniyor seviniyor seviniyoruz seviniyorsunuz seviniyorlar seviniyorsunuz. Bunlarm içinde de özel bir durum gösterenleri vardır. «Sich waschen» dönüşlü füli ise çekimlenirken özel bir durum gösterir. asıl fiil birinci şahsa göre çekimlenmişse dönüşlü zamirlerin birinci şahsa ait olanı. yani mich. Şimdi bu dönüşlü zamirin her şahsa göre nasıl değiştiğini görelim: Şahıs zamirleri ich du er sie es wir ihr sie Sie Dönüşlü zamirler mich dich sich sich sich uns euch sich sich Örneğin. Bunun için çekimini iyi öğrenmeniz gerekir. yani ikinci ve üçüncü şahıslarda normal kurala göre çekimlenmez. yani dich kullanılır.

kırküçüncü ders — 3 — sie es wir ihr sie Sie wäscht sich wäscht sich waschen uns wascht euch waschen sich waschen sich yıkanıyor yıkanıyor yıkanıyoruz yıkanıyorsunuz yıkanıyorlar yıkanıyorsunuz sich ärgern ich du er sie es wir ihr sie Sie ärgere mich ärgerst dich ärgert sich ärgert sich ärgert sich ärgern uns ärgert euch ärgern sich ärgern sich kızmak kızıyorum kızıyorsun kızıyor kızıyor kızıyor kızıyoruz kızıyorsunuz kızıyorlar kızıyorsunuz şaşırmak şaşırıyorum şaşırıyorsun şaşırıyor şaşırıyoruz şaşırıyorsunuz şaşırıyorlar şaşırıyorsunuz (bir yere) oturmak (bir yere) » » » » » » oturuyorum oturuyorsun oturuyor oturuyoruz oturuyorsunuz oturuyorlar oturuyorsunuz. es wir ihr sie Sie wundere mich wanderst dich wundert sich wundern uns wundert euch wundern sich wundern sich sich setzen ich du er. sich wundern ich du er. sie. es wir ihr sie Sie setze mich setzt dich setzt sich setzen uns setzt euch setzen sich setzen sich . sie.

özne çoğul bir isim ise asıl fiil hiç değiştirilmeden. sie. Şimdi bu dönüşlü fiilleri cümle içinde kullanalım. Hergün yıkanıyor. Hergün yıkanıyor. Cümlenin öznesi bir şahıs zamiri değil de tekil bir isim olursa asıl fiilin üçüncü şahısla kullanılan şekli. Sie wäscht sich jeden Tag. Du freust dich sehr. Ich freue mich sehr. Çok seviniyorsun. es wir ihr sie Sie lege mich legst dich legt sich legen uns legt euch legen sich legen sich (bir yere) yatmak (bir yere) » » » » » » yatıyorum yatıyorsun yatıyor yatıyoruz yatıyorsunuz yatıyorlar yatıyorsunuz Yukarıda bu dersin başında verdiğimiz bütün dönüşlü fiillerin çekimlerini gördük. Er wäscht sich jeden Tag. Ihr ärgert euch sehr. yani sich cümlede yer alır. dönüşlü zamirlerin de gene üçüncü şahısla kullanılan şekli. Çok kızıyorlar. Çok seviniyor. Sie wundern sich sehr. Çok şaşırıyorsunuz. mastar halinde kullanılır. Çok kızıyorsunuz._ 4 — sich stellen ich du er. Der Vater wundert sich sehr. Sie ärgern sich sehr. Wir waschen uns jeden Tag. es wir ihr sie Sie stelle mich stellst dich stellt sich stellen uns stellt euch stellen sich stellen sich (gidip) durmak (gidip) » » » » » » duruyorum duruyorsun duruyor duruyoruz duruyorsunuz duruyorlar duruyorsunuz sich legen ich diu er. Er freut sich sehr. . Baba çok şaşırıyor. Hergün yıkanıyoruz. sie. Çok seviniyorum. dönüşlü zamirlerden de yine sich cümlede kullanılır.

Der Fischer wäscht sich nicht. sich stellen. çünkü babası ona bir top satın alıyor. Pencerenin yamna oturuyorsun. çünkü babalan geliyor. (bak. çünkü sinemaya gidebilirler. Ahmet wäscht sich jeden Tag. denn ihr Vater kommt. öğretmen dolabın yamnda oturuyor. . çünkü evde kalmaya mecburdur. Ali ärgert sich. Schrank. sich stellen ve sich legen dönüşlü fiillerinin de bulunduğu cümlelerde önek varsa bu önekten sonra gelen isim daima i-halindedir. Ahmet ve Zeynep akşamlan ve sabahlan yıkanırlar. önekleri öğrenirken setzen. Tahtanın önünde oturuyor. Du setzt dich neben das Fenster. Balıkçı yıkanmıyor. Pencerenin yanında oturuyorsun. Die Mädchen freuen sich. «Oturmak». WOHIN = t-HALÎ sich setzen1 (bir yere) oturmak WO = E-HALÎ sitzen (bir yerde) oturmak Ich setze mich auf den Stuhl. Kızlar seviniyorlar. Sich setzen. Bu derste öğrendiğiniz dönüşlü fiillerden en çok sich setzen. Çocuk çok seviniyor. «durmak» ve «yatmak» gibi hareketsiz bir işi değil de. «bir yere oturmak». Du sitzt neben dem Fenster. ders. sayfa 7 ve 8). Bu üç fiil bir hareket gösterir. Öğretmen kızmıyor. Ali kızıyor. Çocuklar seviniyorlar. 27. «bir yere yatmak» gibi hareketli işleri gösterirler. legen fiillerinin kullanıldığı cümlelerde önek varsa bu önekten sonra gelen ismin daima i-halinde olduğunu belirtmiştik.— 5 — Die Kinder freuen sich. sich fegen fiillerinin kullamhşlanna dikkat etmeniz gerekir. stellen. Ahmet hergün yıkanır. Er setzt sich vor die Tafel. Tahtanın önüne oturuyor. Sandalyenin üstünde oturuyorum. Er sitzt vor der Tafel. öğretmen dolabın yanına oturuyor. Ich sitze auf dem Stuhi Sandalyeye (üstüne) oturuyorum. Der Junge freut sich sehr. Der Lehrer setzt sich neben den Der Lehrer sitzt neben dem Schrank. «bir yere gidip durmak». Ahmet und Zeynep waschen sich abends und morgens. denn sie dürfen ins Kino gehen. denn sein Vater kauft ihm einen Ball. Der Lehrer ärgert sich nicht. denn er muss zu Hause bleiben.

Kapimn yamna (gidip) duruyoruz. Wir sitzen zwischen den Blumen Çiçeklerin arasında oturuyoruz. Bu cümlelerde hareket ve özellikle yön vardır. Sie setzen sich unter die Lampe. Der Vater steht neben dem Auto. Dır setzt euch auf die Bank. Masanın önünde duruyorsun. Sie sitzen unter der Lampe. Kapının yanında duruyoruz. Sıranın yanında duruyor. . Dar stellt euch neben die Stuhle. Lâmbanın altında oturuyorlar. Cümlelerdeki öneklerden sonra gelen bütün isimler i-halindedir. Görüldüğü gibi sich setzen ve sitzen yukarıdaki cümlelerde Türkçe ye aynı şekilde çevrilmiştir. Sandalyelerin yamna (gidip) duruyorsunuz. Er steht an der Bank. Sich setzen ile yapılan cümleler «nereye» anlamına gelen wohin sorusuna cevap teşkil ederler. Wir stehen an der Tür. Sandalyelerin yanında duruyorsunuz. Sıranın üstünde (sırada) oturuyorsunuz. Ama aralannda önemli bir fark vardır. Lâmbanın altına oturuyorlar. Çiçeklerin arasına oturuyoruz. Masanın yanma (masaya) oturuyorsunuz. Der Vater stellt sich neben das Auto. Er stellt sich an die Bank. stehen durmak Ich stehe neben dem Fenster. Du stellst dich vor den Tisch. Du stehst vor dem Tisch. Yapılmış işi. Baba otomobilin yamna (gidip) duruyor. Bunlarda bir hareket ve yön yoktur. Sie setzen sich an den Tisch. Bu cümlelerdeki öneklerden sonra gelen isimler daima e-halindedir. Pencerenin yanında duruyorum. Baba otomobilin yanında duruyor. Masanın yanında (masada) oturuyorsunuz. Pencerenin yamna (gidip) duruyorum._ 6 — Wir setzen uns zwischen die Blumen. Sitzen ile yapılan cümleler ise «nerede» anlamına gelen wo sorusuna cevap teşkil ederler. Sıranın üstüne (sıraya) oturuyorsunuz. Masanın önüne (gidip) duruyorsun. oturmuş bulunmayı gösterirler. Ihr sitzt auf der Bank. oturma işlemini gösterirler. Sıranın yamna (gidip) duruyor. sich stellen (gidip) durmak Ich stelle mich neben das Fenster. Sie sitzen an dem Tisch. Ihr steht neben den Stühlen. Wir stellen uns an die Tür.

Wir liegen unter dem Baum. Ağacın altına yatıyoruz. Yatakta yatıyorum. Sandalda yatıyor. Sich stellen ve sich legen de aynı sich setzen gibi kullanılır. (bulunuyorum) Du liegst auf dem Sofa. Sie legen sich auf den Tisch. Köpek masanın altına yatıyor. Der Hund liegt unter dem Tisch. Köpek masanın altında yatıyor. Duvarın yanma (gidip) duruyorsunuz. Yatağa yatıyorsunuz. Kanapenin üstünde yatıyorsun. Masanın üstüne yatıyorlar. Güneşe yatıyorsunuz. Güneşte yatıyorsunuz. Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht Aşağıda günleri ve aylan anla tan kısa bir okuma parçası veriyoruz. Er Megt in dem Boot. Burada geçen gün. Der Hund legt sich unter den Tisch. Sie liegen auf dem Tisch. (şahıslar için: yatıyor olmak) Ich liege im Bett. B*u legst dich auf das Sofa. Sie stehen an der Wand. liegen yatık durumda bulunmak. Ağaçlann arkasına (gidip) duruyorlar. Sandala yatıyor. Er legt sich in das Boot.— 7— Sie stellen sich hinter die Bäume. Masanın üstünde yatıyorlar. Ihr legt euch in die Sonne. . Sie legen sich ins Bett. Ihr liegt in der Sonne. Sie stehen hinter den Bäumen. mevsim isimlerini iyice öğreniniz. Sie liegen im Bett. sich legen (bir yere) yatmak Ich lege mich ins Bett. ay. Wir legen uns unter den Baum. Sie stellen sich an die Wand. Yatağa yatıyorum. Ağaçlann arkasında duruyorlar. Duvann yanında duruyorsunuz. Kanapenin üstüne yatıyorsun. Ağacın altında yatıyoruz. Yatakta yatıyorsunuz. Bulundukları cümledeki öneklerden sonra gelen isim daima i-halindedir.

öğle. Bütün ayların der artikeli vardır. Günler ve aylar Bir günün 24 saati vardır. Bir denenin birçok tatil günü vardır. sie heissen: der Frühling. Die Tageszeiten heissen: der Morgen. Cumartesi ve Pazar'dır. Ein Jahr hat vier Jahreszeiten. Dört hafta bir aydır. Şubat. der Vormittag. März. Tatil günlerinde çalışmayız. «Yübaşı. Salı. Mai. Juli. onların isimleri: ilkbahar. Kasım ve Aralık'tır. Zvölf Monate sind ein Jahr. Manchmal hat das Jahr auch 366 Tage. Alle Monate haben den Artikel «der». Eylül. der Mittag. September. Eine Woche hat sieben Tage. Juni. Sonnabend und Sonntag. Haziran. Ostern. Vier Wochen sind ein Monat. öğleden önce.— 8 — Die Tage und' die Monate Ein Tag hat 24 Stunden. Die Monate heissen: Januar. Bir senenin dört mevsimi vardır. sonbahar ve kıştır. akşam ve gecedir. Aylann isimleri: Ocak. Nisan. Donnerstag. Batı ve Güney Almanya'da Cumartesi (Sonnabend) Samstag adındadır. Paskalya. April. yaz. O zaman onun adı «senei kebise (artık yıl)» dır. Mart. August. Oniki ay bir senedir. Die Tage der Woche heissen: Montag. An den Feiertagen arbeiten wir nicht. Ein Jahr hat 365 Tage. ama ekseriya biz artikeli kullanmayız ve sadece ayın ismini söyleriz. der Herbst und der Winter. der Sommer. aber wir verwenden oft den Artikel nicht und sagen nur den Namen des Monats. Mittwoch. Februar. In West-und Süddeutschland heisst der Sonnabend Samstag. der Nachmittag. Ağustos. Wir verwenden sie immer mit dem Artikel. Temmuz. Haftanın günlerinin isimleri: Pazartesi. Pfingsten». Pantekot» ALmanya'daki birkaç tatil günüdür. Günün zamanlarının isimleri: sabah. Bir haftanın yedi günü vardır. Perşembe. . Bazan senenin 366 günü de vardır. November und Dezember. Bir senenin 365 günü vardır. Ein Jahr hat viele Feiertage. Dienstag. Mayıs. Çarşamba. öğleden sonra. Es heisst dann Schaltjahr. der Abend und die Nacht. Einige Feiertage in Deutschland1 sind «Weihnachten. Freitag. Cuma. Biz onları daima artikel ile kullanırız. Ekim. Oktober.

[artikel] bütün.WIM IM 1s y Irrnf u CorrfsponDenrf Jnstituu H ALMANCA DERSLER 44 LEHRSTÜCK VIERUNDVIERZIG öğrenilecek kelimeler alle [alle] der April [april] sich ärgern [zih ergern] der Artikel..<er [dorf] köy . hepsi Nisan kızmak artikel der August Ağustos [august] bezahlen [betsa:len] ödemek der Dezember Aralık [detsember] das Dorf.

suç [şuld] schweigen susmak [şvaygen] der September Eylül [zeptember] sich setzen (bir yere) [zih zettsen] oturmak der Sominer.hava [vetter] kış * der Winter. komik der Mal [may] Mayıs der März [merts] Mart der Mensch.© ilkbahar [frü:Iing] der Herbst.e küçük satış kulübesi.enspor haberi [şportnahriht] sich stellen (gidip) [zih stellen] durmak der Süden [zü:den] güney Süddeutschland Güney Almanya [zü:ddoytcland] die Tageszeiten günün zamanı [ta:gestsayt] die Verspätungen gecikme.» lokanta [restoran] das Schaltjahrs artık yıl [şaltya:r] die Schulden borç.em insan [meng] der Monat. rötar [ferşpşrtung] verwenden kullanmak [fervenden] voll [fol] dolu sich waschen yıkanmak [zih vaşen] Yılbaşı Weihnachten [vaynahten] der Westen batı [vesten] Westdeutschland Batı Almanya [vestdoytçland] das Wetter. en haber [nahriht] der Name. zarif die Jahreszeiten mevsim [ya:restsayt] der Januar Ocak [yarnuar] der Juli [yu:li] Temmuz Haziran der Juni [yu:ni] soğuk kalt [kalt] der Kiösk.n isim [na:me] niemals [ni:mals] hiçbir zaman der November Kasım [november] der Oktober Ekim [okto:berj Ostern [o:stern] Paskalya Pfingsten Pantekot [pfingsten] das Restaurant.e [herbst] sonbahar hübsch [hübş] hoş.— 2 — der Februar Şubat [februar] der Feiertags tatil günü [fayerta:g] sich freuen sevinmek [zih froyen] der Frühling.e[mo:nat] ay die Nachricht.[vinter] die Wochen» [vohe] hafta sich wundern şaşırmak [zih vundern] . büfe [kiyosk] sich legen (bir yere) [zih le:gen] yatmak lehren [lerren] öğretmek lustig [lustih] neşeli.yaz [zommeir] die Sportnachricht.

kırkdördüncü ders — 3 — AÇIKLAMALAR alle «Bütün. . Ich lege alle Bleistifte in meine Mappe.» Almanca'da ise bu isim daima i-halindedir. Babam bana Türkçe öğretiyor. AHe machen die Übungen. Alle Bücher liegen im Schrank. Der Lehrer lehrt die Schüler die Übungen. Kommt alle hierher! Alle gehen nach Hause.» derken Türkçe'de birşeyler öğretilen kişiyi veya kişileri gösteren isim daima e-halinde bulunur: «çocuklara. Bütün çocuklar bahçede oynuyorlar. Alle'den sonra gelen isim kaldırılarak bu kelime tek başına da kullanılabilir. Hepsi çalıştırmaları yapıyorlar. Mein Vater lehrt mich Türkisch. Bütün kitaplar dolapta bulunuyorlar. Hasan Bey kızma Almanca öğretiyor. Erkek kardeşime dersi öğretiyorum. Öğretmen öğrencilere çalıştırmaları öğretiyor. Tabiî ki alle'yi ancak «hepsi» ile kastettiğimiz kişileri veya eşyaları biliyorsak tek başına kullanabiliriz. Bütün kalemleri çantama koyuyorum. Aile kelimesinden sonra gelen isim muhakkak çoğul halde bulunmalıdır. Hepiniz buraya gelin! Hepsi eve gidiyorlar. Hepsi buradadır. Hasan Bey lehrt seine Tochter Deuıtsch. Aile Schüler setzen sich auf ihre Stuhle. O zaman gene çoğul bir anlam taşır ve Türkçe'ye daha çok «hepsi» şeklinde çevrilir. lehren «Öğretmek» anlamına gelen bu kelime fragen fiili gibi kullanılır. hepsi» anlamına gelen bu kelime aynen viele ve einige gibi kullanılır. Bütün öğrenciler sandalyelerine oturuyorlar. örneğin. Aile sindi hier. Alle Kinder spielen im Garten. Bu köydeki bütün çiftçilerin bir traktörü vardır. Türkçe'ye hiç uymamasına rağmen bu i-halindeki ismi Türkçe'ye e-halinde olarak çeviririz. «Çocuklara problemleri öğretiyorum. Ich lehre meinen Bruder das Lehrstück. Alle Bauern in diesem Dorf haben einen Traktor.

die Tochter. öğrenilecek kelimeler bölümünde öğrendiğiniz Mensch. Sie gehen alle in ein Restaurant und trinken Tee. Bunun çekimini geçen derste göstermiştik. Ahmet kauft eine Zeitung und eine Modenzeitschrift an einem Kiosk. die Kinder. Ama çok beklemek zorundalar. ihren Sohn. Frau Müller ist eine Lehrerin und arbeitet in çiner Schule in Ankara. Er sagt: «Inge ist sehr hübsch und lustig. Sie müssen aber viel warten. uns. Er will die Sportnachrichten lesen: Er gibt Zeynep die Modenzeitschrift und sagt: «Jetzt bezahle ich meine Schuld. denn der Zug hat 25 Minuten Verspätung. dann kann sie auch hier immer Sprechern. meinen Bruder._ 4 — Die Deutschlehrerin lehrt die Kinder die Artikel. birçok insanlar geliyor ve gidiyor. Almanca öğretmeni çocuklara artikelleri öğretiyor.» Alle lachen. Annem bize bir oyun öğretiyor. IM BAHNHOF Frau Müller und Inge kommen heute. Das Restaurant ist ganz voll. Çelikel ailesi ve Bay Müller şimdi istasyondadır. i-halinde bulunurlar: die Schüler.» Hasan Bey antwortet: «Wir lehren sie Türkisch. Inge ist Herr Müllers Tochter. Meine Mutter lehrt uns ein Spiel. 'Du kaufst mir keine Modenzeitschriften. Sie spricht immer. Er lacht immer. denn das Wetter ist sehr kalt. Bayan Müller bir öğretmendir ve Ankara'da bir okulda çalışıyor. İSTASYONDA Bayan Müller ve Inge bugün geliyorlar. Bir şeyler öğretilen kişileri gösteren isimler Almanca'da Türkçe'de olduğu gibi e-halinde değil. çünkü trenin 25 dakika rotan var. Öğretmen oğluna günleri ve ayları öğretiyor. Inge Bay Müllerin kızıdır.en ismi özel durum gösteren isimlerdendir. Dir habt sie bestimmt sehr gern. Hepsi bir lokantaya gidiyorlar ve çay içiyorlar. çünkü hava çok soğuktur. . kelimelerden der Sich waschen fiili de çekimlenirken özel durum gösterir.'» Herr Müller freut sich sehr. Lokanta tamamen doludur. Die Lehrerin lehrt ihren Sohn die Tage und die Monate. Sie schweigt niemals. viele Menschen kommen und gehen. mich. Die Familie Çelikel und Herr Müller sind jetzt im Bahnhof. Sag mir nicht.

Hasan Bey cevap veriyor: «Ona Türkçe öğretiriz. sich freuen. diğer fiillerde olduğu gibi emir şekillerine girer. Spor haberlerini okumak istiyor. O: «Inge çok zarif ve neşelidir. o zaman burada da hep konuşabilir.» diyor. sadece örnek olarak kabul edilmelidir. Hep konuşur. Freue dich! Freut euch! Freuen Sie sich sich waschen Wasche flieh! Wascht euch! Waschen Sie sich! sich ärgern Ärgere dich! Ärgert euch! Ärgern Sie sich! sevinmek Sevin! Sevinin! Sevininiz! yıkanmak Yıkan! Yıkanın! Yıkanınız! kızmak Kız! Kızın! Kızınız! (Bu emir konuşmada kullanılmaz.' deme bana» diyor.) sich wundern Wundere dich! Wundert euch! Wundern Sie sich! sich setzen Setz(e) dich! Setzt euch! Setzen Sie sich! şaşırmak Şaşır! Şaşırın! Şaşırmız! (bir yere) oturmak Otur! Oturun! Oturunuz! . Hiç susmaz. Hep gülüyor. DÖNÜŞLÜ FİİLLERİN EMİR HALİ Bunlar emir haline getirilirken asıl fiil. 'Bana hiç moda mecmuası almıyorsun. dönüşlü zamir de şahıslara göre değişir. Bay Müller çok seviniyor. Zeynep'e moda mecmuasını veriyor ve «Şimdi borcumu ödüyorum. Muhakkak onu çok seversiniz.— 5 — Ahmet bir büfede bir gazete ve bir moda mecmuası satın alıyor.» Hepsi gülüyorlar.

Wäschst du dich jeden Morgen? Er setzt sich auf den Stuhl. Her sabah yıkamyor musun? Sandalyeye oturuyor. Sandalyeye oturuyor mu? . Yukarıdaki örneklerde bazı az kullanılan._ 6 — sich stellen Stell(e) dich! Stellt euch! Stellen Sie sich! sich legen Leg(e) dich! Legt euch! Legen Sie sich! (gidip) (Gidip) » » durmak Dur! Durun! Durunuz! (bir yere) yatmak Yat! Yatın! Yatınız! Görüldüğü gibi asıl fiil normal olarak emir haline konur. Her sabah yıkamyor muyum ? Her sabah yıkanıyorsun. Bu tip sorular dönüşlü zamirin yeri bakımından iki türlü olur. Ich wasche mich jeden Morgen. Ärgere dich nicht! Ärgert euch nicht! Ärgern Sie sich nicht! Wundere dich nicht! Wundert euch nicht! Wundern Sie sich nicht! Kızma! Kızmayın! Kızmayınız! Şaşırma! Şaşırmayın! Şaşırmayınız! DÖNÜŞLÜ FİİLLERLE YAPILAN SORULAR İçinde dönüşlü bir fiil bulunan bir cümle bu dönüşlü fiili başa getirmek suretiyle soru haline konur. euch. hattâ pratikte hiç kullanılmayan şekiller verilmiştir. Bunlar sırf gramer yönünden daha fazla örnek vermek için yapılmıştır. Cümlenin öznesi bir şahıs zamiri ise. sich kullanılır ve bunlar hemen asıl fiilden sonra yer alır. Dönüşlü zamirlerden de şahıslara göre sırasıyla dich. Olumsuz emir yukarıdaki şekillerin sonuna bir nicht ekleyerek yapılır. cümle soru yapılınca başa gelen fiilden sonra özne olan bu şahıs zamiri ve bundan sonra da dönüşlü zamir gelir. Setzt er sich auf dien Stuhl? Her sabah yıkanıyorum. Wasche ich mich jeden Morgen? Du wäschst dich jeden Morgen.

Kapının önüne (gidip) duruyor mu? Yatağa yatıyoruz. Stellen Sie sich an den Tisch? Çok kızıyor. Setzen sie sich auf die Autos? Sie stellen sich an den Tisch.— 7 — Sie ärgert sich sehr. özne olan isim bu dönüşlü zamirden sonra gelir. Anne yatağa yatıyor mu? Kuş ağacın üstüne oturuyor. Çok seviniyor musunuz? Otomobillerin üstüne oturuyorlar. Stellt sich ein Schüler an die Tafel? Die Katze setzt sich unter den Stuhl. ama bundan sonra özne olan isim değil de cümledeki dönüşlü zamir yer alır. Kuş ağacın üstüne oturuyor mu? Erkek kardeşim bugün yıkanmıyor. Gene önce asıl fiil gelir. Yatağa yatıyor muyuz? Çok seviniyorsunuz. Kedi sandalyenin altına oturuyor mu? . Bir öğrenci tahtaya (gidip) duruyor mu? Kedi sandalyenin altına oturuyor. Baba kanapenin üstüne oturuyor mu ? Anne yatağa yatıyor. Setzt sich die Katze unter den Stuhl? Baba kanapenin üstüne oturuyor. Otomobillerin üstüne oturuyorlar mı ? Masanın yanına (gidip) duruyorsunuz. Der Vater setzt sich auf das Sofa. Ärgert sie sich sehr? Es stellt sich vor die Tür. Freut ihr euch sehr? Sie setzen sich auf die Autos. Çok kızıyor mu? Kapının önüne (gidip) duruyor. Legen wir uns ins Bett? Ihr freut euch sehr. Erkek kardeşim bugün yıkanmıyor mu? Bir öğrenci tahtaya (gidip) duruyor. Masanın yanına (gidip duruyor musunuz? Şu halde öznesi şahıs zamiri olan sorularda şöyle bir sıra izlemelidir: Asıl fiil + (özne olan) şahıs zamiri + dönüşlü zamir + diğer kelimeler Cümlenin öznesi bir şahıs zamiri değil de herhangi bir tekil veya çoğul isimse soru cümlesinde kelimelerin dizilişi farklıdır. Setzt sich der Vogel auf den Bauin? Mein Bruder wäscht sich heute nicht. Setzt sich der Vater auf das Sofa? Die Mutter legt sich ins Bett. Legt sich die Mutter ins Bett? Der Vogel setzt sich auf den Baum. Stellt es sich vor die Tür? Wir legen uns ins Bett. Wäscht sich mein Bruder heute flicht? Ein Schüler stellt sich an die Tafel.

Bu tip sorular dönüşlü zamirin yeri bakımından iki türlü olur. Sandalyeye oturuyor mu? . Yukarıdaki örneklerde bazı az kullanılan. cümle soru yapılınca başa gelen fiilden sonra özne olan bu şahıs zamiri ve bundan sonra da dönüşlü zamir gelir. Her sabah yıkamyor muyum ? Her sabah yıkanıyorsun. Olumsuz emir yukarıdaki şekillerin sonuna bir nicht ekleyerek yapılır. Setzt er sich auf den Stuhl? Her sabah yıkanıyorum. Ärgere dich nicht! Ärgert euch nicht! Ärgern Sie sich nicht! Wundere dich nicht! Wundert euch nicht! Wundern Sie sieh nicht! Kızma! Kızmayın! Kızmayınız! Şaşırma! Şaşırmayın! Şaşırmayınız! DÖNÜŞLÜ FİİLLERLE YAPILAN SORULAR İçinde dönüşlü bir fiil bulunan bir cümle bu dönüşlü fiili başa getirmek suretiyle soru haline konur. Wäschst du dich jeden Morgen? Er setzt sich auf den Stuhl. Her sabah yıkamyor musun? Sandalyeye oturuyor. Bunlar sırf gramer yönünden daha fazla örnek vermek için yapılmıştır._ 6 — sich stellen Stell (e) dich! Stellt euch! Stellen Sie sich! sich legen Leg(e) dich! Legt euch! Legen Sie sich! (gidip) (Gidip) » » durmak Dur! Durun! Durunuz! (bir yere) yatmak Yat! Yatın! Yatınız! Görüldüğü gibi asıl fiil normal olarak emir haline konur. Dönüşlü zamirlerden de şahıslara göre sırasıyla dich. sich kullanılır ve bunlar hemen asıl fiilden sonra yer alır. euch. Ich wasche mich jeden MorgenWäsche ich mich jeden Morgen? Du wäschst dich jeden Morgen. hattâ pratikte hiç kuUamlmayan şekiller verilmiştir. Cümlenin öznesi bir şahıs zamiri ise.

Yatağa yatıyor muyuz? Çok seviniyorsunuz. Anne yatağa yatıyor mu? Kuş ağacm üstüne oturuyor. Setzen sie sich auf die Autos? Sie stellen sich an den Tisch. Gene önce asıl fiil gelir. Çok kızıyor mu? Kapmın önüne (gidip) duruyor.— 7 — Sie ärgert sich sehr. Kuş ağacın üstüne oturuyor mu? Erkek kardeşim bugün yıkanmıyor. Legt sich die Mutter ins Bett? Der Vogel setzt sich auf den Baum. Erkek kardeşim bugün yıkanmıyor mu? Bir öğrenci tahtaya (gidip) duruyor. Der Vater setzt sich auf das Sofa. Setzt sich der Vater auf das Sofa? Die Mutter fegt sich ins Bett. özne olan isim bu dönüşlü zamirden sonra gelir. ama bundan sonra özne olan isim değil de cümledeki dönüşlü zamir yer alır. Stellt es sich vor die Tür? Wir legen uns ins Bett. Stellen Sie sich an den Tisch? Çok kızıyor. Kedi sandalyenin altına oturuyor mu? . Freut ihr euch sehr? Sie setzen sich auf die Autos. Kapının önüne (gidip) duruyor mu? Yatağa yatıyoruz. Otomobillerin üstüne oturuyorlar mı ? Masanın yanına (gidip) duruyorsunuz. Legen wir uns ins Bett? Ihr freut euch sehr. Çok seviniyor musunuz? Otomobillerin üstüne oturuyorlar. Ärgert sie sich sehr? Es stellt sich vor die Tür. Masanın yanına (gidip duruyor musunuz? Şu halde öznesi şahıs zamiri olan sorularda şöyle bir sıra izlemelidir: Asıl fiil + (özne olan) şahıs zamiri + dönüşlü zamir + diğer kelimeler Cümlenin öznesi bir şahıs zamiri değil de herhangi bir tekil veya çoğul isimse soru cümlesinde kelimelerin dizilişi farklıdır. Setzt sich die Katze unter den Stuhl? Baba kanapenin üstüne oturuyor. Stellt sich ein Schüler an die Tafel? Die Katze setzt sich unter den Stuhl. Setzt sich der Vogel auf den Baum? Mein Bruder wascht sich heute nicht. Wäscht sich mein Bruder heute nicht? Ein Schüler stellt sich an die Tafel. Baba kanapenin üstüne oturuyor mu ? Anne yatağa yatıyor. Bir öğrenci tahtaya (gidip) duruyor mu? Kedi sandalyenin altına oturuyor.

Stellt sich mein Freund hinter den Baum? Ahmet. DÖNÜŞLÜ FİİLLER ve SORU KELİMELERİ Soruda şayet şahıs zamiri varsa şöyle bir sıra izlenir: Soru kelimesi + asıl fiil + şahıs zamiri (özne) + dönüşlü zamir 4. Ahmet Bay Müller'in yanma oturuyor mu? Arkadaşım ağacın arkasına (gidip) duruyor.— 8 — Ahmet setzt sich neben Herrn Müller. Arkadaşım ağacın arkasına (gidip) duruyor mu? Öznesi bir isim olan soru cümlelerinde de şöyle bir sıra izlenir: Asıl fiil + dönüşlü zamir + (özne olan) isim 4. Bay Müller'in yanına oturuyor. .diğer kelimeler.diğer kelimeler Warum setzt du dich nicht auf den Stuhl? Wohin setzen Sie sich? Wie wäscht er sich? Warum freut er sich sehr? Warum legen wir uns ins Bett? Wohin stellt ihr euch? Warum setzt du dich vor die Tafel? Warum lege ich mich unter den Baum? Niçin sandalyenin üstüne oturmuyorsun? Nereye oturuyorsunuz? O nasıl yıkanıyor? O niçin çok seviniyor? Niçin yatağa yatıyoruz? Nereye (gidip) duruyorsunuz? Niçin tahtanın önüne oturuyorsun? Niçin ağacın altına yatıyorum? Soruda isim varsa o zaman sıra şöyle olur: Soru kelimesi + asıl fiil + dönüşlü zamir + isim (özne) + diğer kelimeler Wohin setzt sich der Junge? Wie ärgert sich der Vater? Warum stellen sich die Kinder vor die Tür? Wohin legt sich Ahmet? Warum freuen sich die Schüler? Warum wundert sich deine Schwester? Çocuk nereye oturuyor? Baba nasıl kızıyor? Çocuklar niçin kapının önüne gidip duruyorlar? Ahmet nereye uzanıyor? Öğrenciler niçin seviniyorlar? Kızkardeşin niçin hayret ediyor? Yukarıdaki sıralamalar bazı soru kelimeleri için değişebilir. daha başka istisnalar görülebilir. Setzt sich Ahmet neben Herrn Müller? Mein Freund stellt sich hinter deü Baum. Bunu kesin bir kural olarak kabul etmemeniz gerekir.

sehr. 15 — Ahmet und Zeynep waschen * » der Küche. 1 — Heute kommt mein Bruder. 'tsehr. 13 — Wir setzen im Wohnzimmer an den Tisch. 8 — Der Lehrer setzt auch. 7 — Der Lehrer ruft: Setarf^ \ Wir setzen dann.Almanca ders: 44 TEST 22 Aşağıda dönüşlü fiillerle yapılmış cümleler verilmiştir. 3 — Der Lehrer sagt: Setzt •/ . sehr. 2 — Kızma! âf^A. 10 — Der Lehrer stellt an das Fenster. 12 — Die Kinder legen . A Listesi 1 2 — Herr Müller setzt sich an den^A Tisch und trinkt Tee. ..'_•£ — Warum ärgerst du . ^auf das Sofa. Dann wasche ich mich auch. ö(B Mein Bruder wäscht sich jetzt. Bay Müller masada oturuyor ve çay içiyor.. 6 — Der Lehrer kommt. K Alle Kinder waschen sich in diesem Zimmer. Sonra ben de yıkanacağım. Ich freue . 9 — Ein Schüler stellt van die Tafel. 2 — Mein Vater ärgert l ' . Bay Müller masaya oturuyor ve çay içiyor. Wir stellen „ neben die Bänke. Boş bırakılan yerlere uygun dönüşlü zamirler koyunuz. ^B B Listesi Ärgert euch nicht! Warum wundern sich die Jungen? .sehr. Sırada otur! Niçin kızıyorsunuz? Sıraya oturun! Erkek kardeşim şimdi yıkanıyor. Öğrenciler çok seviniyorlar mı? Sıraya otur! Bütün çocuklar bu odada yıkanıyorlar. Sıraya oturunuz! Çocuklar nereye yatıyorlar? 3 tv4 5 6 7 8 9 — — — — — — — 10 — A Listesi 1 — Öğretmen sınıfın önüne (gidip) duruyor. 14^— Hasan wundert . wir freuen . Freut ihr ' ? Ja*. C<L — <* M — B Listesi Köpek taşın arkasına yaüyor. 11 — Ich wasche. Setz dich auf die Bank! Setzt euch auf die Bank! Setzen Sie sich auf die Bank! F Wohin legen sich die Kinder?KG Freuen sich die Schüler sehr?^H Warum ärgert ihr euch? KJ Der Hund legt sich hinter den Stein. * 5 — Morgen ist Feiertag. jnorgens und abends.

denn. nicht. kommen. Stellt der Junge sich neben das Auto? c. £CH 10 — Kızlar bahçede ağaçların altına yatıyorlar. Wäscht euch der Bauer abends? Aşağıda karışık olarak sıralanmış kelimelerle düzgün birer cümle yapın. Wäscht der Bauer dich abends? b. Warum. Die Magd stellt sich hinter den Tisch. a. 3 — Die Fischer wundern sich sehr. lesen* Zeitung. auf. Ärgere dich nicht! Walter setzt sich unter den Baum. &CI 3 4 5 6 7 — — — — — Der Kanarienvogel setzt sich zwischen die Bücher. Legt mein Sohn sich um acht Uhr ins Bett? b/Legt sich mein Sohn um acht Uhr ins Bett? c. Stellt sich der Junge neben das Auto? b. Kinder. ^ F • 8 — Çiftçi atın üstüne oturuyor mu? ^<G 9 — Hizmetçi masanın arkasma (gidip) duruyor. Wundern die Fischer sich sehr? c. und. Legt um acht Uhr sich mein Sohn ins Bett? 2 — Der Junge stellt sich neben das Auto. Der Bauer wäscht sich abends. Legt mein Sohn um acht Uhr sich ins Bett? d. a. Sich die Fischer wundern sehr? b. a. Der Lehrer stellt sich vor die Klasse. b. morgens. Mutter. Setzt sich der Bauer auf das Pferd? Warum freut sich Herr Müller? D Aşağıdaki her cümlenin altındaki dört şıktan hangisinin bu cümlenin soruya çevrilmiş şekli olduğunu bulunuz. K — Der Lehrer steht vor der Klasse. . Stuhl. Wäscht sich abends der Bauer? Ci Wäscht sich der Bauer abends? d. Stellt der Junge neben das Auto sich? d. sich waschen* du. Die Mädchen legen sich im Garten unter die Bäume. Hiçbiri. sehr. sich freuen. o^ a. a. sich setzen. Der Kanarienvogel sitzt zwischen den Büchern. 1 — Mein Sohn legt sich um acht Uhr ins Bett. Wundern die Fischer sehr sich? Äv Wundern sich die Fischer sehr? 4. Der Vater.Kızmayınız! /Vß • Çocuklar niçin şaşırıyorlar? Bay Müller niçin seviniyor? D Walter ağacın altına oturuyor. c. Kanarya kitapların arasına pC E oturuyor.

o çok yorgundur. denn er Ahmet will sich ins Bett legen. diese Tür stellen.1-J ' } > ' I ' ' -1- 1 J • • • ' Coîresponömff Institute 45 L E H R S T Ü C K FÜNFUNDVIERZIG können. Ahmet legt sich ins Bett. . Die Schüler stellen sich nicht Die Schüler dürfen sich nicht vor vor diese Tür. Çocuk otomobilin üstüne oturmak istiyor. yeri bir değişikliğe uğramaz. Oraya yatıyorsun. Oraya yatabilirsin. duramazlar. Çocuklar akşam yemeğinden sonra yıkanmaya mecburdurlar.. wollen. çünkü yorgundur. müssen. Du kannst dich dorthin legen. Dönüşlü zamir ise normal olarak bulunması gereken yerde kalır. Cümlenin esas fiili bir dönüşlü fiilse.ra İM ı İM ALA1AJVCA DERSLER t I I t I I I I 1. dönüşlü fiilin «asıl fiil» diye adlandırdığımız kısmı en sona gider ve ikinci yerde de gene yardımcı fiil bulunur. Çocuk otomobilin üstüne oturuyor. Ahmet yatağa yatıyor. denn ist sehr müde. Die Kinder waschen sich nach dem Abendessen. ikinci yerde yardımcı fiilin özneye göre çekimlenmiş şeklinin yer aldığını belirtmiştik. wollen. müssen ve dürfen yardımcı fiilleriyle yapılan cümlelerde cümlenin esas fiilinin en sona gittiğini.. er ist sehr müde. Die Kinder müssen sich nach dem Abendessen waschen. Öğrenciler bu kapının önüne (gidip) Öğrenciler bu kapının önüne (gidip) durmuyorlar. dürfen ve dönüşlü fiiller Können. Der Junge will sich auf das Auto setzen. Du legst dich dorthin.1. çünkü o çok Ahmet yatağa yatmak istiyor. Çocuklar akşam yemeğinden sonra yıkanıyorlar. Der Junge setzt sich auf das Auto.

Legt sich der Hund auf das Sofa? Köpek kanapenin üstüne yatıyor mu? Die Mädchen wollen sich unter den Baum setzen. (kızması doğru olmaz. Wohin setzen sich die Arbeiter im Garten? işçiler bahçede nereye oturuyorlar? Wohin legt sich der Hund? Köpek nereye yatıyor? Die Lehrerin stellt sich an das Fenster. Öğretmen pencereye gidip duruyor. Yaşlı adam kızmıyor. Yaşlı adam kızamaz. Kedi kanapenin üstüne yatamaz. Warum setzt sich die Mutter nicht? Anne niçin oturmuyor? Wessen Sohn wäscht sich jeden Morgen? Kimin oğlu her sabah yıkanıyor? Setzt sich deine Schwester auf den Stuhl? Kız kardeşin sandalyenin üstüne oturuyor mu? Die Katze legt sich nicht auf das Sofa. Warum kann sich die Mutter nicht setzen? Anne niçin oturamaz? Wessen Sohn muss sich jeden Morgen waschen? Kimin oğlu her sabah yıkanmaya mecburdur? Darf sich deine Schwester auf den Stuhl setzen? Kız kardeşin sandalyenin üstüne oturabilir mi? Die Katze darf sich nicht auf das Sofa legen. Kızlar ağacın altına oturuyorlar. Kızlar ağacın altına oturmak istiyorlar. Setzt du dich neben deinen Freund? Arkadaşının yanma oturuyor musun ? Stellt sich die Frau vor den Laden? Kadm dükkânın önüne (gidip) duruyor mu? Der alte Mann ärgert sich nicht. Willst du dich neben deinen Freund setzen? Arkadaşının yanına oturmak istiyor musun ? Darf sich die Frau vor den Laden stellen? Kadın dükkânın önüne (gidip) durabilir mi? Der alte Mann darf sich nicht ärgern. Öğretmen pencereye gidip durmak istiyor. Darf sich der Hund auf das Sofa legen? Köpek kanapenin üstüne yatabilir mi? ._ 2 — Die Mädchen setzen sich unter den Baum.) Wohin wollen sich die Arbeiter im Garten setzen? İşçiler bahçede nereye oturmak istiyorlar? Wohin darf sich der Hund legen? Köpek nereye yatabilir? Die Lehrerin will sich an das Fenster stellen. Kedi kanapenin üstüne yatmıyor.

» gibi önlerinde bir sayı kelimesi bulunan isimleri e-haline sokmak için sayı kelimesini hiç değiştirmeden. Burada önemli bir konuyu açıklayalım: «iki adam.. . Dönüşlü fiilin «asıl fiil» diye adlandırdığımız kısmını sorunun sonuna getiririz.. müssen. ein Jahr seit einem Jahr ein Monat seit einem Monat eine Woche seit einer Woche ein Tag seit einem Tag eine Stunde seit einer Stunde zwei Jahre seit zwei Jahren zwei Monate seit zwei Monaten bir bir bir bir bir bir bir bir bir bir iki iki iki iki yıl yıldan beri ay aydan beri hafta haftadan beri gün günden beri saat saatten beri yıl yıldan beri ay aydan beri Görüldüğü gibi seit kelimesinden sonra gelen isim e-halindedir. seit Seit [zayt] şeklinde okunan bu kelime Türkçeye «-den beri» şeklinde çevrilir. beş çocuk. yüz öğrenci.kırkbeşinci ders Wohin stellt sich der Sohn des Bauern? Çiftçinin oğlu nereye (gidip) duruyor? Waschen sich die Tiere? Hayvanlar yıkanıyorlar mı? Wohin muss sich der Sohn des Bauern stellen? Çiftçinin oğlu nereye (gidip) durmak mecburiyetindedir ? Können sich die Tiere waschen? Hayvanlar yıkanabilirler mi? Görüldüğü gibi içinde dönüşlü fiiller bulunan soru cümleleri de aynı şekilde können.. nach ve von gibidir. dürfen gibi yardımcı fiillerle kurulabilirler. sadece zaten çoğul halde bulunan ismin sonuna bir -n veya -en eklemek gerekir. Genellikle bir isimle kullanılır. Kullanılışı mit. wollen. Yani seit'tan sonra gelen isim e-halinde bulunur.

(almadık) Beş yıldan beri öğretmen bu okulda çalışıyor. Seit fünf Jahren arbeitet die Lehrerin in dieser Schule. Der Arzt wohnt seit einem Monat in Frankfurt. Ist der Student seit zwei Monaten in Deutschland? Seit vier Tagen kommt unser Hund nicht nach Hause. Inge iemt seit einem Jahr Türkisch. Öğrenci bir haftadan beri okula gitmiyor. Der Schüler geht seit einer Woche nicht in die Schule. Ich esse seit zwei Tagen nicht zu Hause. Kızım bir haftadan beri buradadır. okulun yanındaki lokantada yiyorum. Üç haftadan beri arkadaşımızdan mektup yok. sondern im Restaurant neben der Schule. Doktor bir aydan beri Frankfurt'ta oturuyor. Seit Sonntag geht mein Bruder um zehn Uhr ins Bett. Seit drei Wochen haben wir keinen Brief von unserem Freund. İki günden beri evde değil.— 4 — zwei Stähle iki sandalye drei Tische üç masa zehn Häuser on ev hundert Schüler yüz öğrenci neunzehn Jungen ondokuz çocuk zwei Stühlen iki sandalyeye drei Tischen üç masaya zehn Häusern on eve hundert Schülern yüz öğrenciye neunzehn Jungen ondokuz çocuğa Wir wohnen seit einem Jahr in diesem Haus. Feter wartet seit einer Stande vor der Tür. Inge bir yıldan beri Türkçe öğreniyor. Bir yıldan beri bu evde oturuyoruz. . Pazar'dan beri erkek kardeşim saat onda yatağa gidiyor. (yatıyor) Öğrenci iki aydan beri mi Almanya'dadır? Dört günden beri köpeğimiz eve gelmiyor. Sein Vater arbeitet seit drei Jahren in diesem Laden. Peter bir saatten beri kapının önünde bekliyor. Meine Tochter ist seit einer Woche hier. Babası üç yıldan beri bu dükkânda çalışıyor.

Hizmetçi mutfaktan geliyor. Çantamdan kalemlerimi alıyorum. -dan» takıları içeriden dışarı doğru bir hareket göstermektedir. Almancada bu hallerde von kullanılır. işten.— 5— aus Aus [aus] olarak okunan bu önek te yalnız e-halinde bulunan isimlerle kullanılır. Robert geht um acht Uhr aus dem Haus. . . Sütü bir bardaktan içeriz. Arabadan bir taş al! Adam parasını bir çekmeceden alıyor. Mein Vater nimmt den Ball aus dem Schrank. Aus'u «içinden» şeklinde de Türkçeye çevirebiliriz. Von kelimesinin de Türkçeye aynı şekilde çevrildiğini görmüştük. çanta» isimlerine eklenen «-den. Kitabı kitaplıktan alıyorum ve arka daşıma veriyorum. Ich nehme das Buch aus dem Bücherregal und gehe es meinem Freund. -dan» takısı içeriden dışarı doğru bir hareket göstermez. Babam topu dolaptan alıyor. Wir trinken Milch aus einem Glas. Çocuk kitabı çantadan alıyor. oda. Örneğin. kâğıttan» gibi hallerde «-den. Nimm einen Stein aus dem Karren! Der Mann nimmt sein Geld aus einer Schublade. die Klasse sınıf der Dorf köy das Haus ev die Hütten kulübeler aus der Klasse sınıftan (dışarıya) aus dem Dorf köyden (dışarıya) aus dem Haus evden (dışarıya) aus den Hütten kulübelerden (dışarıya) Der Fischer kommt aus seiner Hütte. Balıkçı kulübesinden geliyor. Öğretmen sınıftan (gidiyor) çıkıyor. «masadan. Robert saat sekizde evden (gidiyor) çıkıyor.Öğretmen odadan çıkıyor. -dan» şeklinde çevıilebilir. «Evden dışarı çıkıyor.» gibi cümlelerde «ev. Almancada bu hallerde aus kullanılır. Der Junge nimmt das Buch aus der Mappe. Türkçeye «-den. Der Lehrer geht aus der Klasse. Die Magd kommt aus der Küche. Buna karşılık. ama aralarmda önemli bir fark vardır.

Die Kinder nehmen die Äpfel aus dem Korb. Öğrenci öğretmenden defterini alıyor. Die Magd trägt die Teller aus dem Speisezimmer in die Küche. Mektup doktorumuzdan geliyor. Ich nehme den Brief aus meiner Mappe. Çocuklar elmaları sepetten alıyorlar. Der Vogel fliegt von dem Baum. Die Bauern kommen von der Arbeit. Meine Schwester kommt heute aus Deutschland. Öğrenci Ankara'dan bir mektup alı^ yor. Küçük çocuk sandalyeden radyonun yanına gidiyor. Çiftçiler işten geliyorlar. Kuş ağaçtan uçuyor. Der Junge bekommt von seinem Freund einen Brief. Unsere Mutter kauft Fleisch von diesem Laden. Von ile aus arasındaki farka dikkat ediniz.— 6 — Das Auto fährt aus dem Garten auf die Strasse. Misafir yemek odasından oturma odasına geliyor. Çocuk arkadaşından bir mektup alıyor. Çiftçiden yumurta satın alıyoruz. Die Mutter nimmt die Gabeln und die Messer aus der Schublade des Tisches. Kız kardeşim bugün Almanya'dan geliyor. Ahmet bringt mir einen Brief von meiner Familie. er kommt von meiner Mutter. Der Schüler bekommt einen Brief aus Ankara. Anne masanın çekmecesinden çatalları ve bıçakları alıyor. Ahmet bana ailemden bir mektup getiriyor. . Otomobil bahçeden caddeye gidiyor (çıkıyor). Hizmetçi tabakları yemek odasından mutfağa taşıyor. Şimdi de von ile yapılmış cümleler görelim. Annemiz bu dükkândan et satın alıyor. o annemden geliyor. Mektubu çantamdan alıyorum. Der Brief kommt von unserem Arzt. Wir kaufen Eier von dem Bauern. Der Schüler bekommt von dem Lehrer sein Heft. Das kleine Kind geht von dem Stuhl neben das Radio. Der Gast kommt aus dem Speisezimmer ins Wohnzimmer.

Büyük ebeveynimizi (büyük annemizi ve büyük babamızı) çok severiz. Onun babası bizim büyük babamız ve onun annesi bizim büyük annemizdir. Onlar ölüdür (ölmüşlerdir). Meine Eltern haben auch eine Tochter. Ihr Sohn ist mein Vetter. Ich bin sein Neffe. Meine Mutter hat einen Vater und eine Mutter. und ich bin ihr Bruder. Sie sind tot. Onun çocukları bizim kuzenlerimizdir. Aile Babam ve annem ebeveynimdir. Babanım artık ebeveyni yoktur. Ebeveynimin bir kızı da var. Babamızın bir erkek kardeşi vardır. Bunlardan bir kısmını daha önceden biliyorsunuz. Wir lieben unsere Grosseltern sehr. und ihre Tochter ist meine Kusine. Unser Vater hat einen Bruder. und meine Schwester ist seine Nichte. Ihr Vater ist unser Grossvater. . Annemin bir babası ve annesi vardır. Sie ist meine Schwester. und ihre Mutter ist unsere Grossmutter. O bizim amcamızdır. Ihr Bruder ist mein Onkel. Er ist unser Onkel. Seine Kinder sind unsere Vettern und Kusinen. Ich bin ihr Sohn.— 7— Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht Aşağıda aile ile ilgili yeni kelimeler öğreneceğiniz bir okuma parçası veriyoruz. und ihre Schwester ist meine Tante. Die Tante hat auch einen Sohn und eine Tochter. Ben onların oğluyum. Biz kardeşiz. Ailemiz İstanbulda yaşıyor. Die Familie Mein Vater und meine Mutter sind meine Eltern. Meine Mutter hat auch einen Bruder und eine Schwester. Unsere Familie lebt in Istanbul. Mein Vater hat keine Eltern mehr. Bilmediklerinizi iyice öğreniniz. Ben onun yeğeniyim ve benim kız kardeşim onun yeğenidir. Wir sind Geschwister. Annemin de bir erkek kardeşi ve bir kız kardeşi vardır. O benim kızkardeşimdir ve ben onun erkek kardeşiyim.

. (yalnız çoğul halde bulunur) — ebeveyn (anne ve babanın ikisine birden verilen isim) die Geschwister — erkek ve kız kardeşler (hepsine birden verilen isim) der Grossvater. dersteki «öğrenilecek kelimeler» bölümünde verilmiştir). .. amca. teyze. dede die Grossmutter.n — hala. babaanne die Grosseltern (yalnız çoğul) — büyük baba ve büyük annenin ikisine birden verilen isim. — büyük baba.. — büyük anne.) der Vetter. «yeğen» kelimesiyle belirtiriz. hala oğlu. dayı. derOnkel. hala kızı.. Onun oğlu benim kuzenimdir ve kızı benim kuzenimdir. anneanne. dayı.n — erkek yeğen die Nichte. Şimdi yukarıdaki parçada geçen yeni kelimeleri açıklayalım: die Eltern. Teyzenin de bir oğlu ve bir kızı vardır.n — amca.n — kız yeğen (der Bruder ve die Schwester kelimelerinde olduğu gibi Türkçede erkek ve kız yeğeni sadece bir tek kelimeyle. kuzen (Kelimelerin okunuşları 46.n — amca. kuzen die Kusine._ 8 — Onun erkek kardeşi benim dayımdır ve onun kız kardeşi benim teyzemdir. dayı (Türkçede aralarında önemli bir fark olan amca ve dayı kelimeleri Almancada aynı kelimeyle gösterilirler: der Onkel) die Tante. teyze. Ama Almancada yeğenin cinsiyetine göre iki ayrı kelime vardır. teyze (Hala ve teyze kelimelerinin de Almancada bir tek karşılığı vardır: die Tante) der Neffe.

-dan iştah büyük iştahla yanında. onun yerine .mim I IM LEHRSTÜCK i m s p Ä r t jnstitu« İ MwaEgaMKii' ı • • [ • • • • • « • • • • • • • • • ı ş a ş i B i J İM ALMANCA DERSLER 46 SECHSUNDVIERZIG Öğrenilecek kelimeler aus [aus] der Appetit [apetit] mit gutem Appetit bei [bay] bezahlt [ betsa :lt] -den. civarında ödenmiş bestellen [bestellen] ısmarlamak da [da:] orada. dabei [dabay] aynı zamanda dafür [da:fü:r] onun için. o zaman onun yanında.

. alıp stecken [şteken] sokmak.en hesap kız ve erkek [rehnung] kardeş (1er) der Rücken.n [no:te] not. teyze die Kusine.. das Iied. drehen [dreien] die Eltern [eitern] das Gasthaus. çanta [kuzi:ne] der Vetter. Das Buch gefällt dem Schüler.Kitap öğrencinin çok hoşuna gitti. [gro:sfa:ter] hintereinander [ hinteraynander ] holen [ho:Ien] çevirmek ebeveyn lokanta .n erkek yeğen zu [tsu:] -ye.er [li:d] şarkı [fetter] hala. Gefallen fiili özel bir durum gösterir.e [virt] lokantacı der Neffe. getirmek koymak der Kopf. dayı. Die Geschichte gefällt den Kindern.n [tante] hala. Yemekler misafirin hoşuna gidiyor. Çekimi dersin sonunda verilmiştir. Bu hoşuma gidiyor..n amca.er [gasthaus] gefallen [gefallen] das Geld. gene die Musik [muzi:k] müzik der Wirt.» gibi cümlelerde «adamm. Die Speisen gefallen dem Gast..n kuzen die Tasche. (müzikte) nota der Onkel.[onkel] amca.sırt büyük anne [rüken] schenken [genken] hediye etmek büyük baba schütteln [şütteln] sallamak -den beri seit [zayt] arka arkaya das Silberstück. dayı hoşuna gitmek: nun [nu:n] şimdi para die Kechnung. yanına [neffe] AÇIKLAMALAR gefallen Türkçeye «hoşuna gitmek» olarak çevrilebilir..er [geld] die Geschwister [geşvister] die Grossmutter. teyze das Mittagessen.e [köpf] baş die Tante.... benim. Das gefällt mir.e gümüş para [zilberştük] almak.Bu yemek benim hoşuma gitmiyor. Örneğin..n [taşe] cep.öğle yemeği oğlu. yani birşeyi beğenen şahsı veya şahısları gösteren isimler Almancada daima e-halinde bulunur. -ya. Hikâye çocukların hoşuna gidiyor. lgro:smutter] der Grossvater.n [nihte] kız yeğen die Note. Bu durum Türkçeye hiç uymadığından çok yanlış yapabilirsiniz. öğrencinin» isimleri. kuzen [mittagessen] wieder [vi:der] tekrar. Kitap öğrencinin hoşuna gidiyor. Onun için bu fiilin kullanılışına çok dikkat etmeniz gerekir. .— 2 — die Nichte. «Şarkı adamın hoşuna gidiyor..

» «Nun singe ich ein Lied. sondern sein Geld haben. Da sagt der Student: «Mein Lied gefällt Ihnlen vielleicht. Dieser Ball gefällt Ahmet. ruft dbr Student und singt: «Nimm Geld aus der Tasche. Nach dem Essen ruft er den Wirt und sagt: «Ich habe wenig Geld und kann die Rechnung nicht bezahlen. Der Lehrer sagt: «Kannst du deine Geschichte in Deutsch erzählen?» Zeynep ist eine fleissige Schülerin. das gefäUt mir. «aber das Lied muss mir gefallen. und ich liebe die Musik nicht. Gefällt dir diese Stadt.» Schnlell steckt der Student sein Geld wieder in seine Tasche und sagt: . Der Wirt schüttelt den Kopf und sagt: «Diese Lieder gefallen mir nicht.» Dabei steckt er die Hand in seine Tasche. sagt der Student und singt viele Lieder hintereinander.» «Eins gefällt Ihnen schon bestimmt». Unser Vogel gefällt euch. Wollen Sie mir dann das Essen schenken?» «Ja». sie erzählt ihre Geschichte in Deutsch: «Ein Student kommt in ein Gasthaus. sagt der Wirt.kırkaltmcı ders — 3 — Dieses Lied gefällt uns. Inge? ZEYNEP ERZÄHLT WIEDER EINE GESCHICHTE Der Deutschlehrer kommt in die Klasse und fragt: «Wer kann uns ehie Geschichte erzählen?». setzt sich an einen Tisch und bestellt sich ein Mittagessen. Bu şehir hoşuna gidiyor mu. holt fünf Silberstücke aus seiner Tasche und zeigt sie dem Wirt. Ich will Ihnen dafür ein Lied singen. Er isst und trinkt mit gutem Appetit. Kuşumuz sizin hoşunuza gidiyor. bezahle die Rechnung. Zeynep hebt ihre Hand. Das muss Ihnen sehr gefallen». Bu top Ahmet'in hoşuna gidiyor. Inge? Bu garkı bizim hoşumuza gidiyor. Da lacht der Wirt und ruft: «Das ist ein schönes Lied. Deine Bilder gefallen mir. Sie spricht gut Deutsch. Resimlerin benim hoşuma gidiyor.» Der Wirt will kein Lied hören.

. «Şimdi bir şarkı söyleyeceğim (söylüyorum).» der. O zaman bana yemeği hediye etmek ister misiniz?» der. Yemekten sonra lokantacıyı çağırır ve: «Az param var (ve). hesabı öde.» Der Deutschlehrer dankt Zeynep und gibt ihr eine gute Note. Onun yerine size bir şarkı söylemek istiyorum.» Er dreht dem Wirt seinen Kücken und geht. Zeynep çalışkan bir öğrencidir. Lokantacı başı (m) sallar ve: «Bu şarkılar hoşuma gitmiyorlar».» «Birisi muhakkak hoşunuza gider». Büyük bir iştahla yer ve içer. der öğrenci ve arka arkaya birçok şarkılar söyler. Almanca öğretmeni Zeynep'e teşekkür eder ve ona iyi bir not verir. bir masaya oturur ve kendine bir öğle yemeği ısmarlar. Öğretmen: «Hikâyeni Almanca (olarak) anlatabilir misin ?» diyor.— 4 — «Nun ist also mein Essen mit diesem Lied bezahlt. «ama şarkının benim hoşuma gitmesi lâzım.» der. Bu çok hoşunuza gidecektir.» diye bağırır öğrenci ve (şarkı) söyler: «Cepten para al. bu hoşuma gidiyor. ve (hem) ben müziği sevmem. Lokantacıya sırtını çevirir ve gider. O zaman öğrenci: «Belki şarkım hoşunuza gider. ZEYNEP GENE BİR HİKÂYE ANLATİYOR Almanca öğretmeni sınıfa geliyor ve soruyor: «Kim bize bir hikâye anlatabilir?» Zeynep elini kaldırıyor. der lokantacı. Lokantacı hiçbir şarkı dinlemek istemez. O zaman lokantacı güler ve: «Bu güzel bir şarkı.» Aynı zamanda eli(ni) cebine sokar. cebinden beş gümüş para alır ve onları lokantacıya gösterir. der. İyi Almanca konuşur. hesabı ödeyemem. hikâyesini Almanca anlatıyor: «Bir öğrenci bir lokantaya gelir. Öğrenci hemen parasını tekrar cebine sokar ve: «Şu halde yemeğim şimdi bu şarkıyla ödenmiştir. bilâkis parasını ister.» diye seslenir. «Evet».

Die Kinder gehen von dem Feld Çocuklar tarladan tepeye gidiyorlar. -ya. Arkadaşıma gidiyorum. Ahmet öğretmenine gidiyor. Wir gehen zu unserem Fischer. handlung. Her iki şekii de aynı derecede kullanılır. Der Vater geht zur Lehrerin seines Baba oğlunun öğretmenine gidiyor. der Freund arkadaş die Tante teyze (hala) das Auto otomobil die Kinder çocuklar zu dem Freund arkadaşa zu der Tante teyzeye zu dem Auto otomobile zu den Kindern çocuklara Paul geht zu den Grosseltera.Hizmetçi bakkal dükkânına gidiyor. Erkek kardeşim bir taksiyle istasyona gidiyor._ 5 — zu [tsu:J şeklinde okunur. Mein Bruder fährt mit einem Taxi zu dem Bahnhof. Hans fährt zu der Tante. zum Hügel. Balıkçımıza gidiyoruz. Anlamda hiçbir değişiklik olmaz: zum Mann = adama. Sohnes. Hans teyzesine (halasına) gidiyor. Die Mutter geht zu einem Arzt. Örneğin. Die Magd geht zur Kolonialwaren. Ahmet geht zu seinem Lehrer. zu dem Mann = adama. zu der Frau = kadına gibi hallerde zu dem kısaltılarak zum [tsumj. . Türkçeye «-ye. zu der de gene kısaltılarak zur [tsu:r] şeklinde söylenebilir. Das Kind läuft zu dem Auto seines Vaters. Paul büyük anne ve babasına gidiyor. zur Frau = kadına. Anne bir doktora gidiyor. Ich gehe zu meinem Freund. Bu önek de genellikle bir isimle kullanılır ve kendisinden sonra gelen isim veya şahıs zamiri daima e-halinde bulunur. Çocuk babasının otomobiline koşuyor. yanına» şeklinde çevrilebilir.

_ 6 — Wir kommen von dem Unterricht und gehen zunı Bahnhof. bei dem kısaltılarak beim [baym] şeklinde söylenebilir. Doktor karısının yanında oturuyor. . Annem kız kardeşine gidiyor. Yukarıdaki örneklerden de anlayacağınız gibi zu birşeyin ne yana. Die Felder liegen bei dem Dorf. Der Bruder fährt zu seinem Grossvater in Frankfurt. özellikle hangi şahıslara doğru gittiğini göstermek için kullanılır. beim Lehrer (öğretmenin yaninda) öğretmende beim Auto otomobilin yanında Yazın bir çiftçinin yanında oturur. bei fbay] şeklinde telâffuz edilir. Bu da e-halinde isimlerle kullanılan bir önektir. der Grossvater büyük baba die Freundin kız arkadaş das Mädchen kız die Häuser evler bei dem Grossvater (büyük babanın yanında) büyük babada bei der Freundin (kız arkadaşın yanında) kız arkadaşta bei dem Mädchen (kızın yanında) kızda bei den Häusern evlerin yanmda Görüldüğü gibi bei kelimesinden sonra gelen isim daima e-halinde bulunur. Ahmet bir (arkadaşın yanındadır) arkadaştadır. Meine Mutter geht zu ihrer Schwester. Tarlalar köyün yanında (civarında) bulunuyorlar. der Lehrer öğretmen das Auto otomobil Er wohnt im Sommer bei einem Bauern. Ahmet ist bei einem Freund. civarında» olarak çevrilir. Bunları daha ileride sırası gelince açıklayacağız. Erkek kardeş Frankfurt'taki büyük babasına gidiyor. Her iki şekil de aynı derecede kullanılabilir. Türkçeye «yanında. Der Arzt sitzt bei seiner Frau. Dersten geliyoruz ve istasyona gidiyortız.

sadece yer bakımından yakınında bulunmayı göstermektedir. hem zaman bakımından yakında olmayı. Gene bu öneklerle yapılmış deyimsel sözleri de «Was der Deutsche sagtWie dfer Deutsche spricht» adlı bölümlerde bulacaksınız. Orada kardeşlerinin yanında oturuyor. Bleibst du bei deiner Schwester? Jenes Kind arbeitet bei einem Arzt. Kız kardeşinin yanında mı kalıyorsun? Şu çocuk bir doktorun yanında çalışıyor. yakınında bulunmayı gösterir. Hast du zehn Liras bei dir? Der Traktor steht bei dem! Auto. Öğrenciler arkadaşlarının yanmda oturuyorlar. Yanımda şimdi hiç para yok. Ich habe jetzt kein Geld bei mir. Er wohnt dort bei seiinen Geschwistern. Verdiğimiz örneklerde bei. Die kleinen Kinder spielen in dem Zimmer bei ihrer Mutter. . Yanında on lira(n) var mı? Traktör otomobilin yanında duruyor.— 7 — Ich wohne bei meinen Eltern. Ebeveynimin yanında oturuyorum. Die Studenten wohnen bei ihren Freunden. Küçük kulübe bizim evin yanında bulunuyor. O bu çiftçinin yanmda oturuyor. Üsküdar Kadıköy civarında bulunur. İlerde bu e-halindeki isimlerle kullanılan öneklerin hepsini birden genel olarak incelerken hepsinin diğer anlamlarına da değineceğiz. Igne Hasan Beyin yanında oturur . Yukarıda bei ile yapılmış cümleler gördünüz. Bei genellikle hem yer. Bu akşam erkek kardeş amcasının (dayısının) yanında kalıyor. Die Kinder bleiben bei ihrem Vater. Üsküdar liegt bei Kadıköy. Potsdam liegt bei Berlin. Bu çocuğun babası bir çiftçinin canında çalışıyor. Potsdam Berlin civarında bulunur. Küçük çocuklar odada annelerinin yanında oynuyorlar. Der Vater dieses Jungen arbeitet bei einem Bauern. Inge wohnt bei Hasan Bey. Er wohnt bei diesem Bauern. Heute abend bleibt der Bruder bei seinem Onkel. Çocuklar babalarının yanında kalıyorlar. Die kleine Hütte liegt bei unserem Haus.

-yanma yanında. civarında Bu öneklerden sonra DAİMA e-halinde bulunan bir isim gelir._ 8 — E-HALÎYLE KULLANILAN ÖNEKLER Burada hepsini birden topluca bir kere daha veriyoruz: mit nach seit von aus zu bei ile -den sonra -den beri -den. Bunların bir kısmı kısaltılarak da kullanılabilir: von dem — vom (von dem Vater = vom Vater) zu dem = zum (zu dem Mann =: zum Mann) zu der = zur (zu der Mutter = zur Mutter) bei dem = = beim (bei dem Haus =: beim Haus) gefallen ÖZBL FİİL ÇEKİMLERİ ich du er. -dan (içinden) -ye. sie. -ya. es wir ihr sie Sie gefalle gefällst gefällt gefallen gefallt gefallen gefallen .-dan -den.

Arkadaşımın erkek kardeşi bir doktorun yanında çalışabilir.^.J-ein.^) — 5 — Die Schüler kommen aus der Schule und gehen zu ihren C*(E — Vätern und ihren Müttern. seit. VLF — 6 — Seit einem Jahr wohne ich C^vG — bei meinem Grossvater.£1fStunde neben dem Tisch. oCl — 9 — Ahmet fährt zu seiner Tante.cw?L Lehrer in die Klasse. 1 — Der Deutsche wohnt ^.&li ein. 2 — Die Rechnung komımıt si&X) ca^Artt. 5 — Die Kinder spielen /r> j. Doktorumuza gidiyoruz. Üç yıldanberi ailem bu evde oturuyor. Bir yıldan beri büyükbabamın yanında oturuyorum. Şimdi yanımızda hiç para yok. 2 — Wir haben jetzt kein Geld bei uns. M . 4 — Der Vater kehrt /i. B Listesi Öğrenciler okuldan geliyorlar ve annelerine ve babalarına gidiyorlar. 10 — Die Magd wartet f. 8 — Der Vater holt die Zeitung e/^Jı.XB — 3 — Der Bruder meines Freundes arbeitet bei einem Arzt. /\C — 4 — Der Bruder meines Freundes will bei einem Arzt arbeiten. 10 — Seit drei Jahren wohnt meine K — Familie in diesem Haus. Beyazıt Eminönü civarında bulunur..•feinem Jahr haiben wir keinen Brief V. 7 — Meine Mutter geht z^A.£<?Ball. 9 — Sein Freund wohnt hier .c<^r)Mona. 6 — Der Schüler koimnt/fe^f?.&sı unsere. Ahmet teyzesine gidiyor.<'iein. Öğrenciler okuldan geliyorlar ve babalarına ve annelerine gidiyorlar. 8 — Wir gehen zu unserem Arzt. aus. Bazı hallerde ismin artikelinin geleceği yerler de boş bırakılmıştır. B A Listesi 1 — Frau Müller kommt aus ^ / A — Deutschland.Almanca ders: 46 TEST 23 Boş bırakılan yerlere mit. . .|OaFreund l . von. Arkadaşımın erkek kardeşi bi doktorun yanında çalışıyor. Bayan Müller Almanya'dan geliyor. ein^TÄrzt. Arkadaşımın erkek kardeşi bir doktorun yanında çalışmak istiyor. 3 — j£*/.t zurück.«5>\ sein&rjBruder. .^nseinem Freund in İstanbul.iig/TŞchrank. Buraları da uygun bir şekilde doldurunuz. nach. bei öneklerinden uygun olanını koyunuz. r/ H — 7 — Beyazıt liegt bei Eminönü. zu.

0 — Bu kadın Almanya'dan geliyor. 7 — Dayım bizim yanımızda Frau Müller arbeitet seit vier oturuyor. Test 22'nin yapılmış şekli ^. . 1 — mich 2 — sich 3 — euch 4 — dich 5 — euch. KF • Deutsch. . b. 5 — Deutsche. Samstags gehen wir zu mei3 — Çocuk babasının yanında <^B nem Onkel. Cevaplarınızı F bölümüne yazınız. uns 6 — uns 1 — euch.c A listesi B listesi Das Kind muss bei seinem 1 — Oraya oturabilirsin. Warum wäschst du dich morgens nicht? c. wir. 9 — Hizmetçi otomobilden sepeti Ich lerne seit drei Jahren alıp getiriyor. bleiben. almak (alıp getirmek) • Ich gehe zur Schule. unser Freund. sehr. zu. denn es Bebt ihn 2 — Oğlum yatağa yatmak istiyor. ^\C • Diese Frau kommt aus 4 — Üç yıldan beri Almanca ö ğ r e ^ ) Deutschland. * — Im Sommer. Der Vater setzt sich auf den Stuhl und liest die (seine) Zeitung. denn es Hebt ihn sehr. F Aşağıda karışık olarak verilen kelimelerden düzgün bir cümle kurunuz. sein Onkel. seviyor. 1 — Mein Sohn. çünkü o çok yorgundur. Mein Onkel wohnt bei uns.MT — B 8 — G 9 — A 10 — D 1 1 — Î 2 — E 3 — A 4 — B 5 — M 6 — F 7 — C8 — L 9 . Türkisch. K Deutsch. 6 — Cumartesileri amcama gidiDas Kind will bei seinem Vater yoruz. denn er ist sehr müde. ich will istiyorum. Die Kinder freuen sich sehr. lernen. *<^H Jahren in einer Schule in 8 — Okula gidiyorum. Mein Sohn will sich ins Bett 5 — Bayan Müller dört yıldan faE legen. uns 8 — sich 9 — sich 10 — sich 11 — mich 12 — sich 13 — uns L4 — sich 15 — sich Î. gehen. kalmak istiyor. seit. in Adana. müssen. sieben Monate. Cx^G bleiben.H10 — G X 1 — b 2 — a 3 — d4 — c ?• a. niyorum. denn die (ihre) Mutter kommt. PCL • Die Magd holt den Korb aus dem Auto. bei. çünkü onu çok Du darfst dich dorthin setzen. 1 — E 2 — Î 3 — C 4 — H 5 — L 6 . çantamı Ankara. meine Mappe holen. Vater bleiben. wollen. beri Ankara'da bir okulda Seit vier Jahren lerne ich çalışıyor.

Babam otomobille istasyona gidiyor. Bu öneklerde.) kullanılır. Saat sekizde öğrenci fev ödevleriyle başlıyor. Um acht Uhr beginnt der Schüler mit seiner Hausaufgabe. Ich spiele mit dem Freund. Die Eltern gehen mit den Kindern ins Kino. Kız evlât çantayla şehre gidiyor.ULI um LLLLLn 1 Mı \kM Corresponömrr Institute TTTTTT ALMANCA DERSLERİ 1M1HM 47 L E H R S T Ü C K SIEBENUNDVIERZIG E — HALİYLE KULLANİLAN ÖNEKLERE GENEL BAKIŞ Şimdiye kadar olan derslerimde e-haliyle kullanılan bir takım önekler gördük. dir. Die Tochter geht mit der Tasehç in die Stadt. yani e-halindeki şahıs zamirler (mir. . Çiftçi eller (iy)le çalışır. Hans bizimle bir gezinti yapmak istiyor. kerkilerinden sonra gelen isim daima e-halinde bulunur.. Burada bunların hep%ini bir kere daha ele alıp topluca incelemek istiyoruz. Gözlerle görürüz ve kulaklarla işitiriz. ihm. Ebeveyn (anne ve baba) çocuklarla sinemaya gidiyor. mit Türkçeye genellikle «ile» ola r a k çevrilebilir. Şayet önekten son r a bir şahıs zamiri geliyorsa bu e-haline sokulur. Hans will mit uns einen Spaziergang machen.. Der Bauer arbeitet mit den Händen. Wir sehen mit den Augen und s hören mit den Ohren.. Arkadaşla oynuyorum. Mein Vater fährt mit dem Autt> zum Bahnhof.

Öğle yemeğinden sonra bir gezinti yapmak istiyoruz. Ahmet kahvaltıdan sonra okula gidiyor. Der Schüler schreibt den Brief mit einem Bleistift. Örneğin. Ahmet geht nach dem Frühstück in die Schule. Çalışkan öğrenci okuldan sonra eve gidiyor ve çalışıyor. oyundan sonra onlar çok açtır. nach Türkçeye -den. «Ankara'ya. Der Arzt sagt: «Kommen Sie nach einem Jahr wieder!» Der fleissige Schüler geht nach der Schule nach Hause und arbeilet. Eve gidiyoruz. İşten sonra ekseriya yorgunuzdur. Die Kinder spielen im Garten._ 2 — Der Vater spielt mit seinen Söhnen im Garten seines Hauses. Okuldan sonra eve gitmeye ve ev ödevlerimi yazmaya mecburum. Die Familie Çelikel fährt nach der Stadt. veya bir yere doğru yöneldiğimizi nach kullanarak belirtebiliriz. çünkü treni saat sekizde hareket ediyor. denn sein Zug fährt um acht Uhr ab. . -dan sonra» şeklinde çevrilebilir. Nach bir de «-(y)e. İki saat sonra kızım muhakkak geri döner. Baba oğullarıyla evinin bahçesinde oynuyor. Bir saat sonra istasyona gitmeye mecburdur. Almanya'ya» gibi hallerde bir yere gittiğimizi. Öğrenci mektubu bir kalemle yazıyor. Nach dem Mittagessen wollen wir einen Spaziergang machen. Die Arbeiter legen sich nach der Arbeit unter einen Baum und schlafen. Ich muss nach der Schule nach Hause gehen und meine Hausaufgaben schreiben. Er muss nach einer Stunde zum Bahnhof fahren. Çocuklar bahçede oynuyorlar. -(y)a» anlamına gelebilir. Olup bitmiş şeyleri belirtir. Nach der Arbeit sind wir oft müde. İşçiler işten sonra bir ağacın altına yatıyorlar ve uyuyorlar. nach dem Spiel sind sie sehr hungrig. Çelikel ailesi şehre (şehre doğru) gidiyor. Wir fahren nach Hause. Nach zwei Stunden kehrt meine Tochter bestimmt zurück. İstanbul'a. Doktor: «Bir yıl sonra tekrar gelin!» diyor.

kırkyedinci ders Mein Bruder fährt heute nach Deutschland. Die kleine Schwester kommt von der Schule. ama onların evinin pencereleri güneye açılırlar. er kennt die Stadt nicht. Meine Mutter kommt vom Arzt. Bu Picasso'nun bir resmidir. Çocuklar pazarları ebeveynlerini ziyaret ediyorlar. Bay Müller bir Almandır. Die Fenster meines Zimmers gehen nach der Strasse. Çocuklar Ömer Seyfettin'den bir hikâye okuyorlar. -dan» olarak çevrilebilir. Von dem. O Goethe'den bir kitap (Goethe'nin bir kitabını) okuyor. Çocuk arkadaşına soruyor: «Senin evine nasıl (nereden) gidebilirim?» (Evin nerede?) von Türkçeye «-den. Die Kindern besuchen sonntags ihre Eltern. Nach einem Monat kehrt er nach Istanbul zurück. Küçük kız kardeş okuldan geliyor. Herr Müller ist ein Deutscher. Sie kommen jetzt von den Eltern. Annem doktordan geliyor. Herr Müller fährt mit seinem Auto nach Ankara. Evden geliyoruz. Hasan Bey will von April bis September in Deutschland bleiben. Hasan Bey Nisan'dan Eylül'e kadar Almanya'da kalmak istiyor. Er liest ein Buch von Goethe. Das ist ein Bild von Picasso. Die Fenster unseres Hauses gehen nach Westen. o şehri tanımıyor. Bir ay sonra istanbul'a dönüyor. Bu mektup arkadaşımdan geliyor. Birşeyin nereden geldiğini gösterir. aber die Fenster ihres Hauses gehen nach Süden. . Dieser Brief kommt von meinem Freund. vom şeklinde kısaltılarak da söylenebilir. Die Schüler lesen eine Geschichte von Ömer Seyfettin. belki bir yıl sonra tekrar geri döner. Odamm pencereleri caddeye açılırlar. Er fragt: «Wie komme ich nach dem Bahnhof?» Der Junge fragt seinen Freund: «Wie komme ich nach deinem Haus?» Erkek kardeşim bugün Almanya'ya gidiyor. Şimdi ebeveynlerinden geliyorlar. er kehrt vielleicht nach einem Jahr wieder zurück. Bay Müller otomobiliyle Ankara'ya gidiyor. O: «İstasyona nasıl gidebilirim? (giderim)» diye soruyor. Evimizin pencereleri batıya açılırlar. Wir kommen von Hause.

Die Stühle und Tische sind aus Holz. Meine Mappe ist aus Leder. Bringe mir einen Stuhl aus meinem Zimmer! Kommt ihr aus Izmir? Die Bauern kommen aus der Stadt und gehen nach Hause. Der Lehrer liest aus seinem. Aus içeriden veya daha başka bir deyimle kapalı bir yerden dışarıya doğru bir hareketi gösterir. Von'da ise böyle bir anlam yoktur._ 4 — aus Bu önek te Türkçeye «-den. Arkadaşımız bugün saat dokuzda Almanya'dan geliyor. Ich komme aus Adana. Sandalyeler ve masalar tahtadandır.) Öğretmen kitabından kısa bir hikâye okuyor. O zaman kendinden sonra gelen isim artikel almaz. Der Student holt etwas Geld aus der Tasche. Aus bir eşyanın neden. Der Ring ist aus Gold. Evimizin kapısı demirdendir. Çocuk evden geliyor. Ayakkabılarım da deridendir. Adana'dan geliyorum Öğrenci kitaplarını çantadan alıyor. O odadan geliyor. Das Kind kommt aus dem Haus. Die Tür unseres Hauses ist aus Eisen. Arkadaşımın topu deridendir. Unsere Freundin kommt heute um neun Uhr aus Deutschland. Der Ball meines Freundes ist aus Leder. Bana odamdan bir sandalye getir! İzmir'den mi geliyorsunuz? Çiftçiler şehirden geliyorlar ve eve gidiyorlar. (çıkarıyor. yani hangi maddeden olduğunu belirtmek için de kullanılabilir. Kafes tahtadandır. Yüzük altındandır. Öğrenci cebinden biraz para alıyor. Buch eine kurze Geschichte. . Die Gabeln und die Löffel sind aus Aluminium. Yalnız von ile bunun arasında önemli bir fark vardır. -dan» olarak çevrilir. Er kommt aus dem Zimmer. Der Schüler nimmt seine Bücher aus der Tasche. Çantam deridendir. Çatallar ve bıçaklar alüminyumdandır. Der Käfig ist aus Holz. Meine Schuhe sind auch aus Leder.

Ebeveyninin yanında oturuyor. Onu on yıldan beri tanıyorum. Der berühmte Arzt ist seit einer Woche in Ankara. Bizde şehirde okul saat sekiz buçukta başlar. Mein Onkel und meine Tante leben seit drei Jahren in Deutschland. Otomobil evin yanında duruyor. Hans benim iyi bir arkadaşımdır. Bizde evde bütün sandalyeler demirdendir. Bir aydan beri yeğenimiz bu bakkal dükkânında çalışıyor. beim şeklinde kısaltılarak da söylenebilir. Das Auto steht bei dem Haus. Seit vier Tagen kommt der Soldat nicht nach Hause. Bei uns in der Stadt beginnt die Schule um halb neun. civarında» şeklinde çevirmiştik. Seit einem Monat arbeitet unser Neffe in dieser Kolonialwarenhandlung. seit Türkçeye «-den beri» olarak çevirebiliriz. Ali wohnt mit seinem Freund bei seiner Tante. Genellikle yakınında bulunmayı gösterir. Ich kenne ihn seit zehn Jahren. Ich wohne bei meiner Tante._ 5 — bei Türkçeye derslerimizde «yanında. Dört günden beri asker eve gelmiyor. Bei dem. Seit fünf Jahren wohnt der Student bei seinem Grossvater. Amcam ve halam üç seneden beri Almanya'da yaşıyorlar. Seit zwei Wochen geht der Schüler nicht in die Schule. Belirli bir zamandan. Mein Tisch steht bei dem Schrank. Masam dolabın yanında duruyor. . Ali arkadaşıyla teyzesinin yanında oturuyor. İki haftadan beri öğlenci okula gitmiyor. Unser Vater ist jetzt bei einem Freund. Seit heute morgen ist das Wetter ganz kalt. tarihten şimdiye kadar geçen süreyi gösterir. Er wohnt bei seinen Eltern. Bu sabahtan beri hava çok soğuktur. Babamız şimdi bir arkadaştadır. Hans ist ein guter Freund von mir. Teyzemin yanında oturuyorum. Bei uns zu Hause sind alle Stühle aus Eisen. Beş yıldan beri öğrenci büyük babasının yanında oturuyor. Meşhuı doktor bir haftadan beri Ankarada'dır.

Wir gehen jetzt zu Bett. Şimdi yatağa (yatmaya) gidiyoruz. Der Lehrer spricht zu den Öğretmen öğrencilere konuşuyor (hiSchülern. gidiyoruz. diyor. vor unserem Haus. öğle yemeğinde üç liraya Çocuk yatakta yatıyor. çünkü o yorgundur. Balıkçı doktora gidiyor. Anne okula gidiyor. köyüne gidiyor. zu «-(y)e. Meine Schwester geht heute abend Kız kardeşim bu akşam arkadaşına zu ihrer Freundin. er geht zu seinem Dorf. Bir yana veya şahıslara doğru hareketi gösterir. Die Mutter geht zur Schule. atta. zu der kısaltılarak zur şeklinde söylenebilir. gidiyor. Bir saatten beri burada bekliyoruz. Diese Strasse geht zum Bahnhof. ata binmiş yürüyerek (gitmek) öğleyin. Das Kind liegt zu Bett. zu zu zu zu zu Bett Pferde Fuss (gehen) Mittag drei Liras yatakta.) Wir kommen von dem Unterricht Dersten geliyoruz ve birlikte Mehmet'e und gehen zusammen zu Mehmet. Sohnes sprechen. Hareket göstermemesine rağmen bazı deyimsel durumlarda da kullanılır. çünkü oğlunun denn sie will mit dem Lehrer ihres öğretmeni ile konuşmak istiyor. Der Bauer ist zu Pferde. Öğrenciler okula daima yürüyerek giderler. -(y)a» şeklinde Türkçeye çevrilebilir. denn es ist müde. Die Kinder gehen zu den GrossÇocuklar büyük ebeveynlerine gidieltern.Seit einer Stunde warten wir hier. yatağa atla. Seit zwei Tagen steht dieses Auto İki günden beri bu otomobil bizim evin önünde duruyor. Bu yol istasyona gider. Çiftçi attadır (ata binmiş). . Die Schüler gehen in die Schule immer zu Fuss. Zu dem kısaltılarak zum. Der Fischer geht zum Arzt. Herr Müller fährt mit seinem Bay Müller otomobiliyle istasyona giAuto zum Bahnhof. yorlar. tap ediyor.

Ahmet'in evi bizim evin karşısıında bulunuyor. Bir şeyin karşı tarafta bulunduğunu veya karşı tarafa doğru hareket ettiğini gösterir. Yani yukarıdaki örnekleri şu şekilde de söyleyebiliriz: Das Sofa liegt dem Fenster gegenüber. Kanape pencerenin karşısında bulunuyor.7 — Zu Mittag essen wir kein Fleisch. Das Haus meines Freundes liegt der Schule gegenüber. Ahmet'in evi bizim evin karşısında (duruyor) bulunuyor. Akşamleyin ekseriya bir lokantada yemek yeriz. Kanape pencerenin karşısında bulunuyor. Çocuk topu 25 liraya satın alıyor. Zu Abend essen wir oft in einemiı Restaurant. Wir stellen das Sofa gegenüber dem Fenster. Die Schule ist dam Bahnhof gegenüber. Unser Laden liegt dem Kino gegenüber. Bu gegenüber öneki çoğu zaman ismin önünde değil de arkasında yer alır. Okul istasyonun karşısındadır. Öğleyin (Öğle yemeğinde) et yemeyiz. Akşamleyin kahve içmeyiz. Kanapeyi pencerenin karşısına koyuyoruz. ıs Ahmets Haus steht unserem Haus gegenüber. Ahmets Haus steht gegenüber unserem Haus. Sein Zimmer liegt meinem Zimmer gegenüber. Wir kaufen diese Bücher zu drei Liras. Zu Abend trinken wir kein Kaffee. gegenüber [ge:genü:ber] olarak okunur. Cümledeki kullanılışına göre «karşısında veya karşısına» anlamlarına gelir. Bu kitapları üç liraya satın alıyoruz. Das Sofa liegt gegenüber dem Fenster. e. Onun odası benim odamın karşısında bulunuyor. Kanapeyi pencerenin karşısına koyuyoruz. Dükkânımız sinemanın karşısında bulunuyor. Arkadaşımın evi] okulun karşısjndla bulunuyor. Hatta bu ikinci şekil ekseriya tercih edilir. Der Junge kauft den Ball zu 25 Liras. Wir stellen das Sofa dem Fenster gegenüber. .

Ich gehe zu meiner Schwester. Sie macht mit ihrer Tante einen Spaziergang. . sondern von mei. geliyor. ma aittir. Wir trinken oft ein Glas Milch zu Kahvaltıda ekseriya bir bardak süt dem Frühstück. Balıkçının kulübesi bizim evin karşısmdadır. (çıkıyorlar) . Bugün otomobilinizle okula gidiyorsunuz. Er wohnt zusammen mit seinem Freund Kaya. Mein Haus liegt Ihrem Garten gegenüber. Mektup büyük annemizden geliyor. Mein Vater kommt mit meiner Babam annemle Almanya'dan Mutter aus Deuschland. . nem Bruder. Die Schüler kommen aus der Klasse. Der Brief kommt von unserer Grossmutter. içeriz. O arkadaşı Kaya ile birlikte oturuyor. Die Hütte des Fischers liegt unserem Haus gegenüber. erkek meinen Eltern. Teyzesiyle bir gezinti yapıyor. Çocuk parayı babasından alıyor. Dieses Auto gehört meinem Freund Bu otomobil bir aydan beri arkadaşıseit einem Monat. einem Schrank. Hans saat dokuzda evden gidiyor. Sein Bruder ist schon seit einer Woche hier. Öğrenciler sınıftan geliyorlar. Ihr fahrt heute mit eurem Auto zu der Schule. ebeveynimden değil. schwistern nach Ankara. Evim bahçenizin karşısmdadır. Kız kardeşime gidiyorum. Nach dem Essen besuchen wir meinen Onkel. Wir trinken Milch aus einem Glas. Der Junge hat das Geld von seinem Vater.e-haliyle kullanılan öneklerle cümleler ve sorular Hans geht um neun Uhr aus dem Haus. Sütü bir baıdaktan içeriz. Haben Sie einen Brief von Ihren Ebeveyninizden bir mektup aldınız Eitern? mı ? Nein. Das Mädchen holt das Kleid aus Kız elbiseyi bir dolaptan alıyor. Der Vater fährt mit seinen GeBaba kardeşleriyle Ankara'ya gidiyor.kardeşimden bir mektup aldım. Erkek kardeşi bir haftadan beri buradadır. ich habe keinen Brief von Hayır. Yemekten sonra amcamı ziyaret ediyoruz.

e sofra takımı das Brot..e [bro:t] | beştek] die Butter.brauchen [brauhen] demek das Besteck. [butter] bira kadar ' ihtiyacı olmak.e [bi:r] [aluminium] bis [bis] bedeuten [bedoyten] anlamına gelm. kullanmak ekmek tereyağ .I wff nfirrn w i 48 m mm Cotresponûenrr Institute ALMANCA DERSLERİ L E H R S T Ü C K ACHTUNDVIERZİG Öğrenilecek kelimeler das Aluminium alüminyum das Bier.

en yemek vakti.e [şu:] ayakkabı das Holz.n |ke:ze] peynir | zerviette| pasta.e fo:bst] meyva gegeneinander karşı karşıya die Reise. Anne sütün tadına bakıyor. Die Magd schmeckt die Suppe. Die Marmelade schmeckt nicht gut.n sebze der Schinken. Die Kinder schmecken die Süssspeise.Ikuhen] [zü:sşpayze] das Leder.e [ring] yüzük gegenüber karşısında der Salat. soğuk' frühstücken kahvaltı etmek fnahtişj luk [frü:ştüken] das Obst. | vurst 1 der Zucker.er [holts] tahta die Serviette. Bir kere «tadına bakmak» olarak Türkçeye çevrilebilir.n tatlı der Kuchen. Der Kater schmeckt den Kaffe.jambon i sinken | [gemürze] das Gold [gold] altın schmecken lezzetli olm.._ 2 — das Eisen. Çocuklar tatlının tadına bakıyorlar..e [fi§] balık der Nachtisch. kek die Süssspeise. Bu çorba lezzetlidir.[tsuker^] şeker reçel [marmela:de] meistens [maystens^] ekseriya zuerst [tsuerst] önce AÇIKLAMALAR schmecken Bu fiilin kullanılışına çok dikkat etmeniz gerekir. .. O zaman genellikle cümlede bir nesne bulunmaz.n [rayze] seyahat [gergenaynander] der Ring. Baba kahvenin tadına bakıyor.[ayzen] demir die Milch [milhj süt der Fisch. schmecken aynı zamanda «lezzetli olmak» anlamına da gelir..e sucuk [mailtsayt] die Marmelade.n marmelât. Çok çeşitli anlamları vardır. Hizmetçi çorbanın tadına bakıyor..e Lvayn] şarap öğün der Wurst.n peçete die Käse. Die Butter schmeckt ganz gut.. das heisst yâni | şmekenj beğenmek [das hayst] der Schuh.e üstlük. Diese Suppe schmeckt gut. der Wein... Marmelat lezzetli değildir. Tereyağ çok lezzetlidir. Die Mutter schmeckt die Milch.[le:der^] deri die Türkei [türkay] Türkiye die Mahlzeit.e [zal:at] salata [ge:genü:ber] die Sauce Lzo:se] sos das Gemüse.

geçmemektedir. Der Kuchen schmeckt den Jungen sehr. Önünde artikeli olduğu için cümle içinde. Das Fleisch schmeckt dem Kind nicht. O zaman aynı gefallen fiili gibi kullanılır. Zeynep. Babam Türkiye'ye gidiyor. Sadece bunlardan birkaçı artikel alır. Türkiye'den geliyorum. Hasan Bey. BEIM FRÜHSTÜCK Auf diesem Bild sehen wir die Familien Çelikel und Müller. Yani beğenen şahsı gösteren isim e-halinde bulunur. Süt kızın çok hoşuna gidiyor. In der Türkei haben wir viele Freunde. Ich komme aus der Türkei. Bu et benim hoşuma gidiyor. Mektup Türkiye'den geliyor. Dieses Fleisch schmeckt mir. die Türkei Almancada memleket isimleri genellikle artikelsiz kullanılır. Brot und Butter schmecken meinem Freund. Et çocuğun hoşuna gitmiyor. «Lezzetli» gut kelimesini de kapsamaktadır. Milch schmeckt dem Mädchen sehr. Frau Müller. Ekmek ve tereyağ arkadaşımın hoşuna gidiyor. Inge sitzen an dem Tisch und frühstücken. Türkiye'de birçok arkadaşımız var. Bu aile üç yıldan beri Türkiye'de yaşıyor. Ahmet und Herr Müller. Schmecken bir de «beğenmek. hoşuna gitmek (yemekleri)» olarak da Türkçeye çevrilebilir. Mein Vater fährt in die Türkei. Diese Familie lebt seit drei Jahren in der Türkei. Çocuklar pastayı çok beğeniyorlar. özellikle öneklerle diğer cins isimler gibi kullanılır.kırksekizinci ders 3 — Yukarıdaki cümlelerdeki gut kelimesi Türkçe cümlede. Der Brief kommt aus der Türkei. «Türkiye» anlamına gelen die Türkei kelimesi de bunlardandır. Hasan Bey und Herr Müller sitzen gegen- . Annenin çorbasını çok beğeniyoruz. Fatma Hanım. Die Suppe deiner Mutter schmeckt uns sehr.

Fatma Hamm und Frau Müller gehen in den Garten und trinken Kaffee unter einem Baum. bilâkis 'Teşekkür ederim. Inge erzählt Zeynep von ihrer Keise in die Türkei. Zeynep. Brot und Butter. Sie schweigt jetzt. Hasan Bey ve Bay Müller karşı karşıya oturuyorlar. und Marmelade. Herr Müller gibt seinen Teller zu Fatma Hanım und sagt: «Fatma Hanım. KAHVALTIDA Bu resimde Çelikel ve Müller ailelerini görüyoruz.» diyor. Ve bu da 'Danke!' anlamına gelir.» «Danke.' demeyiz. Ahmet gülüyor ve: «Bayan Müller. Alle trinken Milch und essen Eier. 'Teşkür edorum. Hepsi süt içiyorlar ve yumurta. Fatma Hanım. Frau Müller sagt: «Ich weiss nur zwei Wörter Türkisch.' ». Nach dem Frühstück fahren Hasan Bey. Bayan Müller: «Sadece iki kelime Türkçe biliyorum. Herr Müller! Meine Marmelade schmeckt Ihnen. biz 'Teşkür edorum. denn sie ist nicht heiss.' » Ahmet lacht und sagt: «Frau Müller. ve marmelat yiyorlar. Ihre Butter schmeckt ganz gut." diyor.' Und das bedeutet 'Danke!' » «Teşekkür ederim. Fatma Hanım. die Marmelade schmeckt mir ganz gut. Herr Müller und Ahmet mit dem Traktor zu den Feldern.' (deriz). . Sie bleibt abends in Zeyneps Zimmer. Ahmet ve Bay Müller. 'Teşkür edorum. Inge masada oturuyorlar ve kahvaltı ediyorlar.» Inge spricht noch nicht Türkisch. Ahmet. Bayan Müller.» Alle lachen. Hasan Bey.— 4 — einander. wir sagen nicht 'Teşkür edorum. ekmek ve tereyağ. Die Mädchen bleiben zu Hause. sondern 'Teşekkür ederim.

ile önek arasına bir «r» harfi konur. marmelat çok hoşuma gidiyor (gitti). çünkü o sıcak değildir.— 5 — «Teşekkür ederim. Kızlar evde kalıyorlar. «Teşekkür ederim. Fatma Hanım. vor der Tafel tahtanın önünde hinter der Tafel tahtanın arkasında = = davor onun önünde dahinter onun arkasında . Onun yanında resim asılıdır. Bu kısaltmayı şimdiye kadar öğrendiğimiz öneklerin çoğunda uygulamak mümkündür. hattâ Türkçe'de de kulağa hoş gelmemektedir. Neben der Tafel hängt das Bild. Fatma Hanım ve Bayan Müller bahçeye gidiyorlar ve bir ağacın altında kahve içiyorlar. Tahtanın yanında resim asılıdır. Akşamları Zeynep'in odasında kalıyor. Hier ist die Tafel. Onun için ikinci cümledeki neben der Tafel yerine «onun yanma» anlamına gelen ve neben önekinden türetilmiş olan daneben kelimesi kullanılır. Ahmet. Tahta buradadır. Şimdi teker teker öneklerden yeni kısaltılmış şekillerini türetelim. Hier ist die Tafel. DAVOR. Şimdi (lik) susuyor. Kahvaltıdan sonra Hasan Bey. cümlelerinde «tahta» kelimesinin iki defa tekrarlanması Almancada. Bay Müller ve Ahmet traktörle tarlalara gidiyorlar. Ama önek bir sesli harfle başlıyorsa da. DARAUF. Bay Müller! Marmeladım hoşunuza gitti. DANEBEN. Bay Müller tabağını Fatma Hanım'a veriyor ve: «Fatma Hanım. Yeni kelimeyi türetmek için da kelimesinin arkasına öneki eklemek yeter. tereyağınız çok lezzetli.» Inge daha Türkçe konuşmuyor. Tahta buradadır. başka bir deyimle da kelimesi dar şekline getirilir. Daneben hängt das Bild. v.» Hepsi gülüyorlar. Inge Zeynep'e Türkiye'ye seyahatini anlatıyor.s.» diyor. Örneğin.

Yukarıdaki kısaltılmış şekilleri ancak önekten sonra gelen isim bir eşya veya cismi gösteriyorsa kullanabiliriz._ 6 — an der Tafel tahtada (yanında) auf der Tafel tahtanın üstünde zwischen. Türkçede örneğin. Şahıslarda. Odada bir yatak bulunuyor. Ich schreibe damit. oradan E-haliyle kullanılan zu ve bei öneklerinden de aynı şekilde böyle kelimeler türetilebilir. . Im Zimmer steht ein Bett. Im Zimmer steht ein Bett.oradan danach ondan sonra daraus ondan. Darunter spielen Kinder. Unter äem Baum spielen Kinder. Im Garten steht ein Baum. Darin liegt Ahmet. Yalnız bunlar daha başka anlamlarda kullanıldıkları için onları ileride ele aap inceleyeceğiz. Kalemle yazıyorum. Bahçede bir ağaç duruyor. Onun altında çocuklar oynuyorlar. Onunla yazıyorum. Im Bett liegt Ahmet. Onun içinde Ahmet bulunuyor (yatıyor). Odada bir yatak duruyor. (yatıyor) im Garten steht ein Baum. «onun yanında» diyebilmemize rağmen Almancada bu kısaltılmış şekiller kullanılamaz. Bahçede bir ağaç duruyor. Ağacın ıltında çocuklar oynuyorlar. der Tafel und der Wand tahtayla duvar arasında in der Mappe çantanın içinde unter der Tafel tahtanın altında über der Tafel tahtanın üzerinde mit dem Auto otomobille von der Reise seyahatten nach dein Essen yemekten sonra aus dem Buch kitaptan daran onun yanında darauf onun üstünde dazwischen onun (onların) arasında darin onun içinde darunter onun altında darüber onun üzerinde damit onunla davon ondan. Yatakta Ahmet bulunuyor. fch schreibe mit dem Bleistift.

Oft frühstücken wir morgens um sieben oder acht Uhr. Das sind der Löffel. Das ist meistens um vier Uhr. Sonnabends und sonntags trinken viele Leute nachmittags zu Haus Kaffee und essen Kuchen. Er liest daraus. Der Lehrer liest aus dem Buch. die Gabel und das Messer. Zucker Brot. Butter. Zu Abend essen die Deutschen meistens «kalt». Die Deutschen essen sehr viel Kartoffeln. Öğretmen kitaptan okuyor. Freitags essen die Leute in West-uindj Süddeutschland Fisch. Wurst. Schinken oder Käse. Ondan sonra bahçede oynuyoruz. Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht Frau Müller erzählt uns die Mahlzeiten und die Speisen in Deutschland: Die Mahlzeiten Das Frühstück. Gemüse oder Salat und Kartoffeln. Nach dem Essen essen sie dann zum Nachtisch meistens eine Süssspeise oder Obst.— 7 — Nach dem Essen spielen wir im Garten. Oft trinken die Deutschen zum Essen Bier oder Wein. Manchmal gehen sie aber auch in ein Restaurant und trinken dort ihren Nachmittagskaffee. Zum Abendessen trinken sie dann Tee. das heisst sie essen mur Brot mit Butter. Wir essen um zwölf oder ein Uhr zu Mittag. Danach spielen wir im Garten. Zum Essen brauchen wir ein Besteck. O oradan okuyor. Das Frühstück : Kaffee. Zuerst essen wir einen Teller Suppe. dann Fleisch mit Sauce. Wir verwenden auch eine Serviette. Wir trinken zum Frühstück meistens Kaffee mit Milch und Zucker und essen Brot mit Butter und Marmelade. das Mittagessen und das Abendessen sind die drei Mahlzeiten in1 Deutschland. Marmelade Sonntags: Kuchen . Sonntags essen wir meistens Kuchen. Milch. Yemekten sonra bahçede oynuyoruz.

tatlı veya meyva Cumaları: balık Tereyağ. Yemekten sonra ekseriya soğukluk olarak bir tatlı veya meyva yerler. sonra sos. Almanlar yemekte ekseriya bira veya şarap içerler. (öğündür) \ Sabahları ekseriya saat yedide veya sekizde kahvaltı ederiz. Saat onikide veya birde öğle yemeğini yeriz. Käse. sebze veya salata ile et ve patates yeriz. Yemek için bir sofra takımına ihtiyacımız vardır. Akşamleyin (akşam yemeğinde) Almanlar ekseriya «soğuk» yerler. yani yalnız tereyağ. sebzeli. Bu ekseriya saat dörttedir. Kahvaltıda ekseriya süt ve şekerle kahve içeriz ve yağ ve marmelâtla ekmek yeriz. Bu kaşık. Cumartesileri ve pazarları birçok kişi evde kahve içerler ve pasta yerler. Almanlar çok patates yerler. marmelât Pazarları: Pasta Çorba. soslu. sucuk. Wurst. Ama bazen bir lokantaya da giderler ve öğleden sonra kahvelerini orada içerler. Bayan Müller bize Almanyaldaki yemek zamanlarıinı ve yemekleri anlatıyor: Yemek Zamanları Kahvaltı. öğle yemeği ve akşam yemeği Almanyadaki üç yemek zamanıdır. Süssspeise oder Obst Freitags: Fisch Brot mit Butter. Pazarları ekseriya pasta yeriz. Kartoffeln. Cumaları Batı ve Güney Almanyadaki halk balık yer. patatesli et. Schinken. çatal ve bıçaktır. şeker Ekmek. Tee. Kahvaltı : Kahve. Bir peçete de kullanırız. tereyağ. jambon peynir ile ekmek. sucuk. Önce bir tabak çorba. O zaman akşam yemeğinde çay içerler.— 8 — Das Mittagessen : Das Abendessen : Suppe. çay Öğle yemeği Akşam yemeği : : . süt. jambon ve peynirle ekmek yerler. Fleisch mit Sauee^ Gemüse.

Schülern einen Spaziergang machen. 3 — Die Schüler kommen von der Schule und besuchen zusammen ihren Freund. Darüber hängt eine Lampe. B A Listesi 1 — Ich gehe zu Fuss nach Hause. Tante. Onun önünde kedi duruyor. B — Köpek sandalyenin altında uyu yor. Bruder sein. 2 — Meine Mutter kauft Fleisch zu acht liras.. 2 — Der Vater fährt sein.. 10 — Die Schwester lebt <$tfcv Şatafta Bft\ıts«hlaJMİ. 6 — Der Lehrer kommt aus der Klasse und geht nach Hause.... Hüseyin Rahmi. Annem sekiz liraya et satın F' — alıyor. 8 — Der Hut meines Vater ist Leder. 9 — Ahmet wohnt sein. 8 — Neben dem Schrank steht ein Tisch. 3 — Das sind Bilder Picasso.Almanca ders: 48 TEST 24 Boş bırakılan yerlere uygun önekler ve artikeller koyunuz.. Auto in die Stadt. Onun arkasında kedi duruyor.. 4 — Wir lesen Geschichten . 5 — Die Fenster des Wohnzimmers gehen Strasse. G — Öğretmen sınıftan geliyor ve eve gidiyor. asılı duruyor. 6 — Mein Bruder fährt sein.. 1 — Der Lehrer will sein. C— D — Yürüyerek eve gidiyorum. ... I — Öğrenciler okuldan geliyorlar ve birlikte arkadaşlarını ziyaret ediyorlar.. B — Evimiz babanın dükkânının karşısında bulunuyor. Koşarak eve gidiyorum. Onun üzerinde bir lâmh ... H — Akşamleyin ekseriya çay içeriz. 1 — Die Bauern kommen dem Dorf und gehen die Stadt. B Listesi A — Dolabın yanında bir masa duruyor.. K — Köpek sandalyenin üstünde uyuyor. 4 — Unser Haus liegt denn Laden deines Vaters gegenüber.. Auto Ankara. 7 — Der Hund schläft auf dfem Stuhl. 5 — Zu Abend trinken wir oft Tee. Davor steht die Katze.

mit. D Onunla hergün okula gidiyorum. 1 — Mein Sohn muss bei seinem Onkel bleiben. Die grünen Bäume stehen dem Haus gegenüber.A camdan geliyor. 2 — Bruder. — Akşam yemeği saat sekizdedir. Damit fahre ich jeden Tag zur Schule. von. zu. Dieser Brief kommt von meinem Onkel in Deutschland. em 4 — nach. F — Çorbayı bir kaseden içeriz. kommen. zu Fuss gehen. C — Ziya babasıyla İzmir'e gidiyor. Danach schlafen die Kinder. Ich gehe mit meiner Tante in die Stadt. Dieses Haus gehört seit zehn Jahren jenem Arzt. B — Bu ev on senedenberi şu doktora aittir. Ziya fährt mit seinem Vater nach İzmir. — Yeşil ağaçlar evin karşısında G duruyorlar. . 1 — mit 2 — von. em 5 — mit. Test 23'ün yapılmış şekli A. die Schule und das Kino. er B. dem 3 — seit. 1-C2-E3-G4-K5-H6-B7-L8-İ9-M10-. dem (einem) 9 — bei (mit). 1 — D 2 — F 3 — H 4 — L 5 — K 6 — C7 — Î 8 — G9 — E10 -~ B C. jeden Morgen. Das Abendessen ist um acht Uhr. em 10 — seit. gegenüber. 1 — Mein Vater. sein Freund. em 8 — aus. Damit gehe ich jeden Tag zur Schule. dem 7 — zu. em 6 — mit. — Bir otomobil satın alıyorum. — Halamla şehre gidiyorum. aus Deutschlands 3 — Mein Laden. E Ondan sonra çocuklar uyuyorlar. H 1 K L B Listesi Wir trinken die Suppe aus einer Schüssel.D F. die Arbeit. liegen.c 1 2 3 4 5 A Listesi — Bu mektup Almanyadaki am. Ich kaufe ein Auto. Die grünen Bäume stehen vor dem Maus. Ich kaufe ein Auto. 2 — Der Deutsche lernt seit sieben Monaten Türkisch. 3 — Im Sommer wollen wir zu unserem Freund in Adana gehen. Dieser Brief kommt von meinem Bruder in Deutschland. 6 7 8 F Aşağıda kanşık olarak verilen kelimelerden düzgün birer cümle kurunuz.

Cümlede ikinci yere. . hareketi.I M CoTCTsponbfnrr jnsüttttr | y ALMANCA DERSLERİ 49 LEHRSTÜCK NEUNUNDVIERZIG GELECEK ZAMAN İleride. Gelecek zaman werden [verden] yardımcı fiili ile yapılır. Bulacaklar. Gelecekler. ich du er sie es wir ihr sie Sie werden werde [verde] wirst [wirst] wird [vird] wird [vird] wird [vird] werden [verden] werdet [verdet] werden [verden] werden [verden] . yani fiilin bulunduğu yere werden yardımcı fiilinin şahıslara göre çekimlenmiş şekli gelir... olayı gösteren esas fiil ise cümlenin en sonuna gider. gelecekte olacak bir hareketi veya bir olayı anlatmak için gelecek zaman kipi kullanılır.» sözleri gelecekte yapılacak hareketleri anlattıklarmdan bu fiiller gelecek zaman halindedirler.cak» eklenir. Wenden çekimde özel bir durum gösterir. Yapılacak işi. Bakacak.» gibi. Türkçede bu kipi teşkil etmek için fiillere «. Alacağım.. «Okuyacağım. «Gidecek. Vereceksin..cek. Önce werden'in çekimini öğrenelim ve sonra basit cümleler kuralımı. Almaneada gelecek zaman kipi daha değişik bir şekilde meydana getirilir.

Ich schlafe. Uyuyacaklar. Geliyorum. Geleceksiniz.— 2 — Werden fiili genellikle «olmak» anlamına gelir. Bir otomobil satın alıyorum. Ich komime. Gelecekler. Gelecek. Uyuyacaksınız. Yarın amcanızı ziyaret edeceksiniz. Sie werden kommen. Uyuyacak. Ich werde schlafen. Anne çocukları çağıracak. Es wird kommen. Fakat yukarıda açıkladığımız gibi fiilleri gelecek zaman yapmak için kullamlan bir yardımcı fiil görevindeyse hiçbir Türkçe karşılığı yoktur. Sie wird schlafen. Bir otomobil satın alacağım. Uyuyacağım. Ihr besucht morgen euren Onkel. Hizmetçi Hizmetçi Çocuklar Çocuklar tabakları getiriyor. Uyuyacaksınız. Uyuyacağız. Ihr werdet schlafen. Anne çocukları çağırıyor. Wir werden kommen. Uyuyacaksın. Geleceksin. Sie werden kommen. bahçede oynuyorlar. Wir werden schlafen. Ich werde ein Auto kaufen. Du wirst kommen. Geleceğiz. Öğrenci öğretmene soracak. Gelecek. tabakları getirecek. Es wird schlafen. Die Magd bringt die Teller. Die Kinder spielen im Garten. bahçede oynayacaklar. Şimdi gelecek zaman kipinde daha uzun cümleler yapalım. Die Mutter wird die Kinder rufen. Ich kaufe ein Auto. Geleceğim. Ihr werdet kommen. Sie werden schlafen. Uyuyacak. Geleceksiniz. Sie wird kommen. . Ihr werdet morgen euren Onkel besuchen. Die Magd wird die Teller bringen. Sie werden schlafen. Der Schüler fragt den Lehrer. Du wirst schlafen. Gelecek. Die Mutter ruft die Kinder. Uyuyorum. Die Kinder werden im Garten spielen. . Der Schüler wird den Lehrer fragen. Ich werde kommen. Yarın amcanızı ziyaret ediyorsunuz. Uyuyacak. Er wird schlafen. Er wird kommen. Öğrenci öğretmene soruyor.

Saat sekizde eve gidecekler. Kedi peyniri yiyecek. Meine Brüder fahren nach Deutschland. Saat sekizde eve gidiyorlar. Misafirler bu odada uyuyorlar. . Ali wird eine Geschichte erzählen. Ali bir hikâye anlatacak. Die Katze frisst die Käse. Ahmet ve Zeynep bir mektup yazacaklar. Erkek kardeşlerim Almanya'ya gidecekler. Sınıfa gidiyoruz. Meine Brüder werden nach Deutschland fahren. Alimet und Zeynep sehreiben einen Brief. Peter arkadaşına yardım edecek. Ahmet ve Zeynep bir mektup yazıyorlar. Die Mutter geht zum Arzt. Erkek kardeşlerim Almanya'ya gidiyorlar. Eğer cümlenin öznesi çoğul bir isimse veya birkaç isimden meydana geliyorsa ikinci yerde werden fiili aynen. Ali erzählt eine Geschichte. Peter arkadaşına yardım ediyor. Die Gäste werden in diesem Zimmer schlafen. Görüldüğü gibi cümlenin öznesi bir şahıs zamiri değil de tekil bir isim veya özel isim olursa ikinci yerde werden'in üçüncü tekil şahısla kullanılan şekli. Kedi peyniri yiyor. Die Mutter wird zum Arzt gehen. Anne doktora gidiyor. Sınıfa gideceğiz. Wir werden in die Klasse gehen. Ahmet und Zeynep werden einen Brief Schreibern. Yukarıda önce şimdiki zaman halindeki cümleler. Ali bir hikâye anlatıyor. Misafirler bu odada uyuyacaklar. Peter hilft seinem Freund. Sie werden iura acht Uhr nach Hause gehen. Wir gehen in die Klasse. Her iki halde de esas fiil cümlenin en sonuna gider. Peter wird seinem Freund helfen. bunların altında da aynı cümlelerin gelecek zaman haline konmuş şekilleri verilmiştir. hiçbir değişikliğe uğramadan yer alır. Anne doktora gidecek. Die Gäste schlafen in diesem Zimmer. Die Katze wird die Käse fresse».kırkdokuzuncu ders — 3 — Sie gehen um acht Uhr nach Hause. yani wird bulunur.

Ihr werdet übermorgen ein neues Lehrstück lernen.. Du wirst dein Zimmer reinigen. Okul arkadaşları bana yardım edecekler. fahren. Çiftçi bize yumurta getirecek. Der Junge wird übermorgen seinen ı Grossvater besuchen. Seine Eltern werden morgen nach Ankara fahren. Ahmet gelecek hafta bir mektup yazacak. . Mein Freund wird in diesem Zimmer îr schlafen. Sana bir kitap vereceğim. Unsere Mutter wird Suppe kochen. morgen übermorgen nächste Woche nächstes Jahr Hasan Bey wird nächstes Jahr Weizen säen. Gelecek yıl çok çalışacağız. Der Lehrer wird den Studenten helfen. . Ich werde dir ein Buch geben. Sana bir resim göstereceğim. Öğrenciler Almanca öğrenecekler. Oğlum şimdi ev ödevlerini yazacak. i Im Sommer werde ich nach Adana. Öğretmen öğrencilere yardım edecek. Ebeveyni yarın Ankara'ya gidecek. Annemiz çorba pişirecek. Arkadaşım bu odada uyuyacak. Öbürgün yeni bir ders öğreneceksiniz. Ich werde dir ein Bild zeigen. Baba lâmbayı masanın üzerine asacak. Wir werden nächstes Jahr viel arbeiten. Yarın teyzemizi ziyaret edeceğiz. Wir werden einen Spaziergang machen. Bu akşam saat dokuzda yemek yiyeceğiz. . Odanı temizleyeceksin. Der Vater wird die Lampe über den n Tisch hängen. Die Schulkameraden werden mir helfen. Çocuk öbürgün büyük babasını ziyaret edecek. Ahmet wird nächste Woche einen Brief schreiben. Bir gezinti yapacağız. Mein Sohn wird jetzt seine Hausaufgaben schreiben. Wir werden heute abend um neun Uhr essen. Der Bauer wird uns Eier bringen. Wir werden morgen unsere Tante besuchen._ 4 — Die Schüler werden Deutsch lernen. Yazın Adana'ya gideceğim. yarın öbürgün gelecek hafta gelecek yıl Hasan Bey gelecek yıl buğday ekecek.

Cümlenin esas fiili gene eski yerinde. laufen Werde ich laufen? Wirst du laufen? Wird er laufen? Wird sie laufen? Wird es laufen? Werden wir laufen? Werdet ihr laufen? Werden sie laufen? Werden Sie laufen? Wirst du mir dein Buch geben? Wird er uns besuchen? Wird sie wieder eine Geschichte erzählen? Wird es heute kommen? Werden wir diese Aufgaben machen? Werdet ihr einen Spaziergang machen? Werden sie nach Istanbul fahren? Werden Sie in dieser WToche mit dem Arzt sprechen? Wird dein Vater ein rotes Auto kaufen? Werden die Kinder jetzt ihre Hausaufgaben schreiben? Wird Ahmet vor dem Bahnhof warten? Wird der Bauer mit dem Traktor in die Stadt fahren? Wird der Lehrer unsere Fehler verbessern? Werden die Schüler eine Landkarte zeichnen? koşmak Koşacak mıyım? Koşacak mısın? Koşacak mı ? Koşacak mı? Koşacak mı ? Koşacak mıyız? Koşacak mısınız? Koşacaklar mı? Koşacak mısınız? Bana kitabım verecek misin? Bizi ziyaret edecek mi? Tekrar bir hikâye anlatacak mı? Bugün gelecek mi ? Bu ödevleri yapacak mıyız? Bir gezinti yapacak mısınız? İstanbul'a gidecekle1" mi ? Bu hafta içinde doktorla konuşacak mısınız ? Baban kırmızı bir otomobil satın olacak mı? Çocuklar şimdi ev ödevlerini yazacaklar mı ? Ahmet istasyonun önünde bekleyecek mı Çiftçi traktörle şehre gidecek mi ? Öğretmen yanlışlarımızı düzeltecek mi? Öğrenciler bir harita çizecekler mi ? i? ._ 5 — gelecek zaman kipindeki cümlelerin soruya çevrilmesi Diğer yardımcı fiillerle yapılan cümlelerde olduğu gibi gelecek zaman kipindeki cümleler de yardımcı fiili. yani en sonda kalır. yani werden'i cümlenin başına getirmek suretiyle soru haline getirilmiş olur.

wollen. Der Junge muss nach Hause gehen. wollen ve ileride öğreneceğimiz bu tipteki yardımcı fiillerin hepsi için aynıdır. Çocuk eve gitmeye mecbur olacak. O bana topu vermek istemeyecek. dürfen. wollen. dürfen. Du darfst den Brief nicht lesen. Du wirst den Brief nicht lesen dürfen. Mektubu okuyamayaeaksm. Mektubu okuyamazsın. müssen. wollen ve gelecek zaman tçinde können. Ich kann die Hausaufgabe schreiben.— 6 — können. Çocuk eve gitmeye mecburdur. Görüldüğü gibi ikinci yerde werden'in özneye göre çekimlenmiş şekli yer almıştır. wollen cümlenin sonundaki esas fiilden sonra yer alır. Çocuk bahçede oynayamaz. dürfen. Ev ödevini yazabileceğim. Baba sinemaya gitmek istemiyor. dürfen) mastar halindeki esas fiilden sonra (yani en sonda) yer alır. Er will mir den Ball nicht geben. ikinci yerde ise werden'in cümlenin öznesine göre çekimlenmiş şekli yer alır. Ev ödevini yazabilirim. . Ich werde die Hausaufgabe schreiben können. müssen. Der Vater will nioht ins Kino gehen. Şimdiki zaman halindeki cümlede ikinci yerde özneye göre çekimlenmiş olarak bulunan müssen fiili ise cümlenin en sonuna mastar halinde yani çekimlenmeden gitmektedir. Können. Baba sinemaya gitmek istemeyecek. Sona giden müssen bu esas fiilden sonra yer alır. Bu durum können. Der Junge darf nicht im Garten spielen. Çocuk bahçede oynayamayacak. müssen. Der Vater wird nicht ins Kino gehen wollen. Bu cümleyi gelecek zaman yaparsak şöyle olur: Der Junge wird nach Hause gehen müssen. Görüldüğü gibi cümlenin sonunda iki tane mastar halinde fiil bulunmaktadır. Bu anlattıklarımızı şimdi bir örnek üzerinde açıklayalım. dürfen yardımcı fiillerinden biri bulunan bir cümle gelecek zaman yapılırken bu yardımcı fiil cümlenin en sonuna gider. O bana topu vermek istemiyor. Er wird mir den Ball nicht geben wollen. Der Junge wird nicht im Garten spielen dürfen. müssen. Cümlenin esas fiili gehen'dir. Bunlardan mastar halindeki yardımcı fiil (können.

Öğretmen çok kızıyor. Masanın yanma (gidip) duracağım. Öğretmen çok kızacak. bu ikinci yere werden'in cümlenin öznesine göre çekimlenmiş şekli gelir. Die Kinder legen sich unter den Baum. Der Fischer wundert sich sehr. Ich werde mich neben den Tisch stellen. yeri değişmez. . Stellt sich der Junge hinter den Baum? Wird sich der Junge hinter den Baum stellen? Setzt sich Ahmet neben Herrn Müller? Wird sich Ahmet neben Herrn Müller setzen? Öğretmen tahtanın önüne oturuyor. Die Arbeiter waschen sich nach der Arbeit. dönüşlü fiilin «asıl fiil» diye adlandırdığımız kısmı en sona gider. Der Lehrer setzt sich vor die Tafel. Die Lehrerin wird sich sehr ärgern. Die Arbeiter werden sich nach der Arbeit waschen. İşçiler işten sonra yıkanıyorlar. Ich stelle mich neben den Tisch. Masanın yanına (gidip) duruyorum. Dönüşlü zamir gelecek zamandaki soruda da şimdiki zamandaki soruda bulunduğu yerde kalır.— 7 dönüşlü fiiller ve gelecek zaman İçinde dönüşlü bir fiil bulunan bir cümleyi gelecek zaman haline getirirken ikinci yerde bulunan. Çocuk ağacın arkasına (gidip) duruyor mu? Çocuk ağacın arkasına (gidip) duracak mı? Ahmet Bay Müller'in yanına oturuyor mu? Ahmet Bay Müller'in yanına oturacak mı? Yukarıdaki örneklerde de gördüğünüz gibi dönüşlü fiilin «asıl fiil» diye adlandırdığımız kısmı gelecek zaman kipinde en sona mastar halinde gider. Sorular da beşinci sayfada açıkladığımız şekilde yapılır ve daha başka bir özellik göstermezler. Der Lehrer wird sich vor die Tafel setzen. Çocuklar ağacın altına yatıyorlar. Die Lehrerin ärgert sich sehr. Dönüşlü zamir ise olduğu yerde (werden'den sonra) kalır. Balıkçı çok şaşırıyor. Der Fischer wird sich sehr wundern. Çocuklar ağacın altına yatacaklar. Die Kinder werden sich unter den Baum legen. Balıkçı çok şaşıracak. İşçiler işten sonra yıkanacaklar. Öğretmen tahtamn önüne oturacak.

ikinci yerde ise werden'in cümlenin öznesine göre çekimlenmiş şekli yer alır. warum.— 8 — soru kelimeleri ve gelecek zaman Was. Was machst du dort? Was wirst du dort machen? Wer besucht uns heute? Wer wird uns heute besuchen? Warum bleiben die Kinder zu Hause? Warum werden die Kinder zu Hause bleiben? Wie schreibt der Schüler mit diesem Bleistift? Wie wird der Schüler mit diesem Bleistift schreiben? Wohin fährt dein Vater? Wohin wird dein Vater fahren? Wann gehen wir ins Kino? Wann werden wir ins Kino gehen? Orada ne yapıyorsun? Orada ne yapacaksın? Bugün kim bizi ziyaret ediyor? Bugün kim bizi ziyaret edecek? Çocuklar niçin evde kalıyorlar? Çocuklar niçin evde kalacaklar? Öğrenci bu kalemle nasıl yazıyor? Öğrenci bu kalemle nasıl yazacak Baban nereye gidiyor? Baban nereye gidecek? Ne zaman sinemaya gidiyoruz? Ne zaman sinemaya gideceğiz? ayrdabilen fuller ve gelecek zaman abfahren. Ich werde morgen früh aufstehen. an. wann. aufstehen. auf. Yarın erken kalkacağım. Tren saat sekizde varacak... Mein Ferund wird in Ankara aussteigen. wohin. Wir werden nach einer Stunde zurückkehren. . gibi soru kelimeleriyle kurulmuş soru cümleleri gelecek zaman haline getirilirken soru cümlesinin fiili. Arkadaşım Ankara'da inecek. Der Zug wird um acht Uhr ankommen. Meine Mutter wird um neun Uhr abfahren. Böyle içinde ayrılabilen bir fiil bulunan bir cümle gelecek zaman yapılırken ayrılabilen fiil takısından ayrılmadan mastar halinde en sona gider. wer. Annem saat dokuzda hareket edecek. zurückkehren. aus) cümlenin sonuna giden fiillere ayrılabilen fiiller dendiğini daha önce görmüştük. aussteigen gibi cümlede kullanılırken önlerindeki takıları (ab. zurück. Sen de erken kalkmaya mecbur olacaksın. yerini werden'in sorunun öznesine göre çekimlenmiş şekline bırakır ve mastar halinde en sona gider. wie. ein. ankommen.. (gelecek) Bir saat sonra geri döneceğiz. Du wirst auch früh aufstehen müssen. einsteigen.

1.1 M l±ı I 50 ^tresponöfnff Institute | ALMANCA DERSLER L E H R S T Ü C K FÜNFZIG ÖZET Geçen on derste öğrendiğimiz en önemli konuların içinde Almancada cümle kuruluşu vardı. in die Klasse mit dem Ball. Bir mektup yazıyorum. Yukarıdaki kalıpta (I) numarayla gösterdiğimiz yerde özneler. 2. Çocuklar topla oynuyorlar. Öğretmen sınıfa geliyor. bazen (III) numaralı bölümden bir kelimeyle yer değiştirebilir. Bu cümlelerin Türkçeleri: l. (III) numarayla gösterdiğimiz yerde de nesneler veya diğer kelimeler yer almaktadır. 3. Burada bu konuyu çok kısa olarak tekrar kalıplarla hatırlatalım. Babamız bize bir kitap hediye ediyor. . Özne muhakkak bizim (I) numarayla gösterdiğimiz yerde bulunmaz. 4. uns ein Buch. 4. 2. Almancada bir cümleyi genellikle şöyle bir kalıba sığdırabiliriz: II Ich schreibe Der Lehrer kommt Die Kinder spielen Unser Vater schenkt I III einen Brief. (II) numarayla gösterdiğimiz yerde fiiller. 3.

Mein Onkel 5. Cümlelerin Türkçeleri: l. Yardımcı fiillerin en önemli özelliklerinden biri olan bu durumu hatırınızdan çıkarmamalısınız. dürfen ve en son öğrendiğimiz gelecek zaman için kullanılan werden yardımcı fiili cümle içinde hep aynı şekilde kullanılır. 2. fahren. Çocuklar bahçede oynayabilirler. herhangi birşeyi özellikle belirtmek için yapılır. I 1. kommen. . Der Schüler 2. Heute abend 3. sprechen. Amcam iyi Almanca konuşabilir. Die Kinder 4. Er 3. können. aussteigen. 3. Arkadaşım bu akşam sinemaya gidiyor. Ins Kino n geht geht geht III heute abend ins Kino. O bugün bize gelmek istiyor. Die Tante 6. müssen. wollen. nesnenin yeri değişse de muhakkak (II) numaralı yerde bulunur. Hala İzmir'e gidecek. mein Freund ins Kino. Der Mann n muss will dürfen kann wird wird III seine Hausaufgaben heute zu uns im Garten gut Deutsch nach İzmir in Ankara IV schreiben. Öğrenci ev ödevlerini yazmaya mecburdur. 5. spielen. Cümlelerin Türkçeleri: l. 4. Sinemaya arkadaşım bu akşam gidiyor. İkinci yere gelen yardımcı fiil ise özneye göre çekimlenmektedir. (II) numaralı yere de bu yukarıda saydığımız yardımcı fiillerin özneye göre çekimlenmiş şekli gelir. Yukarıdaki kalıpta en sona giden esas fiilin daima mastar halinde bulunduğunu görüyoruz. 2.— 2 — I 1. mein Freund heute abend. Adam Ankara'da inecek. 3. Bu akşam arkadaşım sinemaya gidiyor. 5. Bu yer değiştirme. Mein Freund 2. Bu iki kalıptan görüyoruz ki cümlenin fiili öznenin. Bu özellikle belirtmek istediğimiz şey o zaman (I) numaralı yerde bulunur. Cümlenin esas fiili mastar olarak en sona gider.

Şimdi dönüşü fiillerle yapılan cümleleri bir kalıpta toplamaya çalışalım : 1. 2. auf den Stuhl.ellinci ders — 3 — II Son on derste anlaşılması biraz güç. vor die Tür. waschen de asıl fiildir. Bir dönüşlü fiil. yani mich. nicht. auf das Sofa. . 5. 3. 6. her iki halde de dönüşlü zamirlerden sich kullanılır. cümlenin öznesi ich ise dönüşlü zamirlerden birinci şahsa ait olanı. sehr. Bir dönüşlü fiili cümle içinde kullanırken ikinci yere asıl fiilin cümlenin öznesine (veya şahıslara) göre çekimlenmiş şeklini getiririz. sich waschen dönüşlü fiilinde sich kelimesi dönüşlü zamir. dikkat edilmezse çok kolay yanlış yapılabilecek çok önemli konular öğrendik. wir'e ait olanı. Örneğin. sie. es wir ihr sie Sie mich dich sich uns euch sich sich Örneğin. yani uns kullanılır. wir ise dönüşlü zamirlerden çoğul birinci şahsa. 4. Dönüşlü zamirin yeri ise hemen asıl fiilden sonradır. bir dönüşlü zamir ve bir de «asıl fiil» diye adlandırdığımız iki kısımdan meydana gelir. Özne tekil veya çoğul bir isimse. Bunlardan biri de dönüşlü fiillerdir. Dönüşlü zamir de şahıslara göre şu şekilleri alır: ich dtı er. I Das Kind Ich Die Jungen Wir Meine Brüder Du n wäscht setze stellen wundern freuen legst III sich mich sich uns sich dich IV morgens.

Baba çok şaşırıyor mu? 2. Şimdi de dönüşlü fiillerle yapılan soru cümleleri. (III) numaralı yerde dönüşlü zamirler (öznelere uygun). 5. Sandalyeye oturuyorum. Ali bu sandalyeye oturuyor mu? II. 4. Öğrenciler sıralara oturuyorlar mı? 4. müssen. dürfen. O çok kızıyor mu? 3. 4. Çocuklar kapının önüne (gidip) duruyorlar. wollen ve dönüşlü fiillerle yapılan cümleler için kalıplar verelim. I. a. I Legst Ärgert Stellt Setzt II du er sie ihr III dich sich sich euch IV unter den Baum? sehr? neben den Schrank? auf den Traktor? Türkçeleri: I. 3. Sorunun öznesi tekil veya çoğul bir isimdir. Ağacın altına yatıyor musun? 2. 1. Dönüşlü fiillerle yapılan sorular. Sorunun öznesi bir şahıs zamiridir.— 4 — Cümlelerin Türkçeleri: 1. Traktörün üstüne oturuyor musunuz ? b. Çiftçi akşamları yıkanır mı? 3. 2. 3. Dolabın yanma (gidip) duruyor mu? 4. 2. Sorunun öznesi bir şahıs zamiridir. Erkek kardeşlerim çok sevmiyorlar. soru kelimeli soru cümleleri ve dönüşlü fiiller. (IV) numaralı yerdeyse diğer kelimeler bulunmaktadır. Kanapenin üstüne yatıyorsun. (I) numaralı yerde özneler. a. . können. 6. 1. (II) numaralı yerde asıl fiilin özneye göre çekimlenmiş şekilleri. 3. I Wundert Wäscht Setzen Setzt II sich sich sich sich III der Vater der Bauer die Schüler Ali IV sehr? abends? auf die Bänke? auf diesen Stuhl? Türkçeleri: I. 2. Şaşırmıyoruz. Dönüşlü fiiller ve soru kelimeli soru cümleleri. 4. Çocuk sabahları yıkanır.

Çocuklar niçin sıranın yanma (gidip) duruyorlar? 3. müssen. Anne ne zaman kızıyor? III. Türkçeleri: I. Çocuklar onun üstüne oturabilirler. Niçin oraya oturuyor? b. 3. 1. waschen. I Die Kinder Der Junge Ali Du II dürfen kann will musst nı sich sich sich dich IV darauf auf diesen Tisch ins Bett morgens V setzen. Niçin bu kadar çok seviniyorsun? 2. 2. 4. Können. . 3. 3. 3. I Wohin Warum Warum Wann II setzt stellen freuen ärgert III sich sich sich sich IV der Junge die Kinder die Schüler? die Mutter? V im Garten? an die Bank? Türkçeleri: I. Ali yatağa yatmak istiyor. 4. 2. Sorunun öznesi tekil veya çoğul bir isimdir. Sabahları yıkanmak zorundasın. 2. Çocuk bahçede nereye oturuyor? 2. legen.— 5 — I Warum Wohin Wie Warum n freust setzt wäscht setzt 1. dürfen veya wollen yardımcı fiillerinden biri ve bir dönüşlü fiille yapılmış bir cümle de daha önce gösterdiğimiz kalıplara uygun bir şekilde soru haline getirilir. Nereye oturuyorsunuz? 3. 1. müssen. Können. 4. Çocuk bu masanın üstüne oturabilir. Öğrenciler niçin seviniyorlar? 4. 4. dürfen. 2. wollen ve dönüşlü fiiller. Sabahları nasıl yıkanır? 4. setzen. III du ihr er sie IV dich euch? sich sich V so sehr? morgens? dorthin? Türkçeleri: I.

civarında karşısında. Sultanahmet liegt bei Beyazıt. Der Schüler wird das Buch aus der Mappe nehmen. Misafir istasyona gidiyor. içinden -(y)e. Meine Schuhe sind aus Leder. Görüldüğü gibi bu öneklerden som a gelen isim veya şahıs zamiri muhakkak e-halindedir. Mein Freund bringt mir einen Brief vom meinem Vater. . Ich werde zu meinem Onkel gehen. Seit einem Jahr wohnt der Bruder bei der Tante. gegenüber. Der Gast fährt zum Bahnhof. arkasında bulunur. Çocuk arkadaşıyla sinemaya gidiyor. Bir yıldan beri erkek kardeş teyzenin yanında oturuyor. Bunlardan gegenüber.-dan -den beri -den. karşısına Bir kalemle yazıyorum. Amcama gideceğim. Arkadaşım bana babamdan bir mektup getiriyor. Sultanahmet Beyazıt civarında bulunur. daha çok ismin önünde değil de öbürlerinin aksine. -(y)a yanında. ile -den sonra -den.— 6 — in Şimdi de e-haliyle kullanılan önekleri kısaca tekrarlayalım: mit nach von seit aus zu bei gegenüber Ich schreibe mit einem Bleistift. Bu dükkândan et satın alırız. -dan. Doktor Ankara'ya gidecek. Ali wohnt seit zwei Jahren bei Ali iki yıldan beri bir Almanın yanında oturuyor. Öğrenci kitabı çantadan alacak. einem Deutschen. Der Junge geht mit seinem Freund ins Kino. Nach dem Essen werden wir einen Spaziergang machen. Evim bir okulun karşısmda bulunuMein Haus liegt einer Schule yor. Ayakkabılarım deridendir. Wir kaufen Fleisch von diesem Laden. Yemekten sonra bir gezinti yapacağız. Der Arzt wird nach Ankara fahren.

4. Hizmetçi yemekleri getirecek. sie. Çekimlenirken özel bir durum gösteren werden şu şekilde çekimlenir: ich du er. Türkçeleri: 1. 2. Gelecek zaman kipindeki sorular 1. Çocuklar bugün amcalarını ziyaret edecekler. Cümlede ikinci yere werden fiilinin şahıslara göre çekimlenmiş şekli gelir. bringen. gehen. I Die Kinder Ich Die Magd Meine Eltern II werden werde wird werden m heute ihren Onkel ins Kino die Speisen nach Deutschland IV besuchen. (IV) numaralı yerdeyse esas fiil mastar halinde yer almaktadır. Görüldüğü gibi (II) numaralı yerde werden'in özneye göre çekimlenmiş şekli. fahren. 3. 1. 4. 2. Aşağıdaki kalıpları inceleyiniz! I. Ebeveynim Almanya'ya gidecek. I Wirst Werdet Wird Werden II du ihr der Bauer die Schüler in mir dein Buch in die Schule uns Äpfel ihre Hausaufgaben rv geben? gehen? bringen schreiben? . Yapılacak işi gösteren esas fiilse en sonda bulunur. Sinemaya gideceğim. es wir ihr sie Sie werde wirst wird werden werdet werden werden Gelecek zaman kipindeki cümleleri şöyle bir kalıpta toplayabiliriz. 2. 3. 3. 4.— 7 — rv Aimancada gelecek zaman werden yardımcı fiili ile yapılır.

Öğrenilecek ev ödevlerini yazacaklar mı? II. IV. 4. Çocuklar eve gitmek istemeyecekler. Gelecek zaman kipinde. 4. Bahçede oynayabileceksin. Türkçeleri: I. 4. aufstehen müssen. 3. Wir 3. 3. müssen.— 8 — Türkçeleri: 1. 4. 2. Çiftçi bize elma getirecek mi? 4. dürten. Kızlar bugün nereye gidecekler? 3. Saat sekizde yatağa yatacağım. Baba çok kızacak. Der Vater n werde werden werden wird III mich uns sich sich IV um acht Uhr ins Bett jetzt vor die Klasse sehr V legen. Bana kitabını verecek misin? 2. Kim bir hikâye anlatacak? III. Erkek kardeşim öbürgün erken kalkmaya mecbur olacak. Die Kinder 4. 2. übersetzen können. 2. 3. Şimdi yıkanacağız. 3. 1. V machen? fahren? geben? erzählen? Türkçeleri: I. Können. 2. ärgern. Okula gidecek misiniz? 3. Türkçeleri: 1. Bu kitabı tercüme edebileceğim. Çocuklar sınıfın önüne (gidip) duracaklar. stellen. Şimdi ne yapacaksınız? 2. soru kelimeleriyle yapılan sorular I Was Wohin Wann Wer II werden werden wirst wird in Sie die Mädchen du — IV jetzt heute mir dein Buch eine Geschichte 1. Dönüşlü fiiller ve gelecek zaman I 1. spielen dürfen. wollen ve gelecek zaman I Die Kinder Ich Du Mein Bruder II werden werde wirst wird III nicht nach Hause dieses Buch im Garten übermorgen früh IV gehen wollen. Bana kitabını ne zaman vereceksin? 4. . Ich 2. waschen.

4 — Wir werden uns waschen. Der Bauer uns Eier bringen. 7. Baba misafirle istasyona gidecek. heute Butter und. 4. 3. Öğrenciler bir şarkı söyleyecekler. 6. Mein Neffe nach Deutschland fahren können. Du deinen Grossvater besuchen. Die Magd sich neben den Tisch stellen. Bir yıl sonra geri dönecek. C dürfen.. 2 — Bize ne getirecek? . 7 — Nach dem Frühstück werden H die Kinder ihre Hausaufgaben İ schreiben.Almanca ders: 49 (50) TEST 25 Aşağıda gelecek zaman kipinde cümleler verilmiştir. Wir unseren Eltern einen Brief schreiben.. A Listesi B Listesi 1 — Niçin Ankara'ya gideceksiniz? A — Mein Mädchen wird bei seinem Onkel bleiben müssen. B 2 Mein Sohn wird im Garten mit seinen Freunden spielen. 10. 9. 2. E 5 — Der Vater wird mit den Gästen F zum Bahnhof fahren. G 6 — Er wird nach einem Jahr zurückkehren. A Listesi 1 — Die Schüler werden ein Lied A singen. Boş bırakılan yerlere werden'in uygun şeklini koyunuz. 8 — Werden Sie heute abend zu mir kommen? K B Listesi Bu akşam bana gelecek misiniz? Gelecek yıl Almanya'ya gitmek istiyeceğim. Der Student ein gutes Essen bestellen. 8. — Yıkanacağız. Sie kein© gute Note bekommen... 3 — Nächstes Jahr werde ich nachD Deutschland fahren dürfen. — Baba misafirlerle istasyona gidecek. — Oğlum bahçede arkadaşlarıyla oynayabilecek. 5. Käs© kaufen. Ihr euer Buch in die Mappe legen. Meine Mutter . 1. — Gelecek sene Almanya'ya gidebileceğim. Ich nicht in die Schule gehen. — Kahvaltıdan sonra çocuklar ev ödevlerini yazacaklar..

2 — Der Bruder kommt mit seinem Freund aus Deutschland. 1 — F 2 — E 3 — İ 4 — G 5 — L 6 — D 7 — A 8 — K F. nach 7 — aus. 1 — D 2 . F Aşağıdaki Türkçe cümleleri Almancaya çeviriniz. B C D E F G H 1 K Der Student wird heute in einem Restaurant essen. 5 — Doktora gidecek miyiz? 6 — Arkadasıtmiii erkek kardeşi bu dükkânda çalışacak.F 3 — Î 4 — E 5 — H 6 — G 7 — K 8 — A C. Warum wird die Frau zu einem Arzt gehen müssen? Warum wird die Frau zu einem Arzt müssen gehen? Was wird er uns bringen? Werden wir zum Arzt gehen? Warum werden Sie nach Ankara fahren? Der Bruder meines Freundes wird in diesem Laden arbeiten. bei. in 8 — aus 9 — mit. em 3 — von 4 — von 5 — nach. 1 — Kızım bu sene Almanyaya gidecek. en 2 — mit.Öğrenci (üniversiteli) bugün bir lokantada yemek yiyecek. 3 — Mein Laden liegt der Schule und dem Kino gegenüber. er 10 — seit. ein. 1 — mit. der 6 — mit.3 — Kadın niçin doktora gitmeye mecbur olacak ? 4 — Öğrenciler okuldan gelecekler. 7 — Kızım amcasının yanında kalmaya mecbur olacak. Test 24'ün yapılmış şekli A. Meine Tochter wird bei ihrem Onkel bleiben müssen. 2 — Oğlum yeni bir otomobil satm alacak. O orada dört ay kalacak. in B. Die Schüler werden aus der Schule kommen. . 1 — Mein Vater geht jeden Morgen zu Fass zu der Arbeit. 3 — Baba ve anne çok sevinecekler. enn. 8 —.

Görüldüğü gibi der. diese. Yani bunlarda da sıfatların tekil ve çoğul halde aldıkları takılar aynıdır. derslerde öğrenmiştik. die. Bundan başka isim ve artikeide bir değişiklik olmuyor. Dieser. tekil ve çoğul isimlerle yapılan sıfat tamlamaları die die schöne Frau güzel kadın die die fleissigen Männer die schönen Frauen çalışkan adamlar güzel kadınlar der der Heissige Mann çalışkan adam das das grosse Haus büyük ev die grossen Häuser büyük evler Tekil Çoğul Yukarıda der Mann. Dieser. dieses. diese. Bu şemada alt sıradakiler üsttekilerin çoğul şekilleridir. a.JJJIlll I I İ L M 51 ouesponöfiur Institute ALMANCA DERSLE L E H R S T Ü C K EINUNDFÜNFZIG SIFAT TAMLAMALARI Sıfat tamlamalarını 5. çoğuldaysa -en takısını alıyor. jener. ve 6. schön ve gross sıfatlarım örnek olarak aldık ve bunlarla sıfat tamlamaları yaptık. jene. die Frau ve das Haus isimleri ile fleissig. jenes ve mülkiyet sıfatlarıyla yapılan sıfat tamlamalarını öğrenmeden önce bu konuda bildiklerimizi kısaca tekrarlayalım. jene. jenes ile yapılan sıfat tamlamaları da aynı yukarıdakiler gibidir. dieses ve jener. das artikellerinin üçünde de sıfat artikelle isim arasına giriyor ve tekilde -e. .

diese veya dieses arasına giren sıfat eğer isim tekilse -e takısı. jene ve jenes ile yapılan sıfat tamlamaları da aynı takıları alırlar. jene veya jenes arasına giren sıfat gene -e takısı. ._ 2 — Tekil Çoğul dieses diese diese kleine Mappe dieses grüne Buch bu yeşil kitap bu küçük çanta diese diese kleinen Mappen! diese grünen Bücher diese roten Tische bu kırmızı masalar bu küçük çantalar J bu yeşil kitaplar dieser dieser rote Tisch bu kırmızı masa Bu şemada gördüğünüz gibi dieser. isim çoğulsa -en takısı alır. fleissig dieser Arbeiter dieser fleissige Arbeiter blau diese Blume diese blaue Blume offen dieses Fenster dieses offene Fenster alt diese Bauern diese alten Bauern heiss diese Suppen diese heissen Suppen sauber diese Zimmer diese sauberen Zimmer çalışkan bu işçi bu çalışkan işçi mavi bu çiçek bu mavi çiçek açık bu pencere bu açık pencere yaşlı bu çiftçiler bu yaşlı çiftçiler sıcak bu çorbalar bu sıcak çorbalar temiz bu odalar bu temiz odalar Jener. Yani tekil isimle jener. çoğul isimle bu kelimelerden biri araşma giren sıfatsa -em takısı alır.

ellibirinci ders — 3 Çoğul Tekil jene jene kleine Mappe şu küçük çanta jene jene kleinen Mappen jene roten Tische şu kırmızı masalar şu küçük çantalar jener jener rote Tisch şu kırmızı masa jenes jenes grüne Buch şu yeşil kitap jene grünen Bücher şu yeşil kitaplar Dieser. diese. jenes ile yapılan sıfat tamlamaîanmn da sıfatlara aynı takılan eklemek suretiyle yapıldığını kolayca görebilmeniz için aynı isimler ve sıfatlarla tamlamalar yaptık. dieses ile karşılaştırıp jener. gelb fener Hut jener gelbe Hut lang jene Strasse jene lange Strasse schwarz jenes Auto jenes schwarze Auto berühmt jene Ärzte jene berühmten Ärzte weiss jene Katzen jene weissen Katzen faul jene Mädchen jene faulen Mädchen san şu şapka şu san şapka uzun şu cadde şu uzun cadde siyah şu otomobil şu siyah otomobil meşhur şu doktorlar şu meşhur doktorlar beyaz şu kediler şu beyaz kediler tembel şu kızlar şu tembel kızlar . jene.

önünde artikel yerine ein. Bir şemayla tekrarlayalım. eine bulunan isimlerle yapılan sıfat tamlamaları Bunları da geçen derslerde öğrenmiştik. eine kelimelerinin konmadığım biliyoruz. Çoğulda ise. eine ein ein eine fleissige Magd ein kleines Zimmer Çoğul ein guter Mensch çalışkan bir hizmetçi küçük bir oda iyi bir insan (çoğulda ismin önüne artikel gelmez) fleissige Mägde kleine Zimmer Tekil gute Menschen çalışkan hizmetçiler küçük odalar iyi insanlar Bu çeşit sıfat tamlamalarında eğer ein artikeli der olan bir ismin önünde bulunuyorsa sıfat -er takısı. ein artikeli das olan bir ismin önünde bulunuyorsa sıfat -es takısı alır._ 4 — b. Çoğul ismin önündeki sıfatlar daima bir -e takısı alırlar. bir sandal büyük bir sandal iyi bir öğretmen iyi bir öğretmen kırmızı bir gül kırmızı bir gül zor çalıştırmalar zor çaüştırmalar güzel resimler güzel resimler . gposs ein Boot ein grosses Boot gut ein Lehrer ein guter Lehrer rot eine Rose eine rote Rose schwer Übungen schwere Übungen schön Bilder schöne Bilder büyük. O zaman sıfat tamlaması bir sıfat ve bundan sonra yer alan çoğul bir isimden meydana gelir. ismin önünde ein© bulunuyorsa sıfat -e takısı alır. çoğul ismin önüne artık ein.

— 5 — schlecht Äpfel schlechte Äpfel kötü elmalar kötü elmalar Mülkiyet sıfatlarıyla yapılan sıfat tamlamalarında da sıfatların aldıkları takılar aynıdır..... Artikeli das olan isimlerle kullanılan mülkiyet sıfatlarıyla (gene mein. Daha önceden çoğul isimlerin önüne artikeli die olan isimlerle kullanılan mülkiyet sıfatlarının (yani meine. Böyle çoğul halde bulunan mülkiyet sıfatlan ve isimlerle yapılan sıfat tamlamalanndaysa sıfat daima -en takısı alır. sein. . Artikeli die olan isimlerin önüne gelen mülkiyet sıfatlarıyla (meine. seine. Yalnız çoğul değişiktir. dein. dein. gibi) yapılan tamlamalarda sıfat -er takısı alır. sein) sıfat tamlaması yapılmıştır. sein.. Artikeli die olan isimler meine neue Vase Tekil yeni vazom deine neue Vase yeni vazon seine neue Vase yeni vazosu çoğul isimler (die) meine kleinen Hunde meine neuen Vasen yeni vazolarım küçük köpeklerim Çoğul deine kleinen Hunde deine neuen Vasen küçük köpeklerin yeni vazoların seine kleinen Hunde seine neuen Vasen küçük köpekleri yeni vazoları Artikeli der olan isimler mein kleiner Hund küçük köpeğim dein kleiner Hund küçük köpeğin sein kleiner Hund küçük köpeği Artikeli das olan isimler mein altes Haus eski evim dein altes Haus eski evin sein altes Haus eski evi meine alten Häuser eski evlerim deine alten Häuser eski evlerin seine alten Häuser eski evleri Yukarıdaki şemada sadece üç mülkiyet sıfatı ile (mein.. Şimdi bunları bir şema halinde toplayalım. gibi) geldiğini biliyorsunuz. dein. sıfat -e takısı alır.. deine..) yapılan tamlamalarda sıfata -es eklenir. seines... Fazla yer kaplayacağından bu şemaya bütün mülkiyet sıfatlan alınmamıştır. Şu halde artikeli der olan isimlerin önünde bulunan mülkiyet sıfatlarıyla (mein. deine.. Ama diğerleriyle de yapılan sıfat tamlamalannda sıfatlar aynı takıları alırlar. gibi) bir tamlama yapılırsa.

hr Kleid ihr roter Kleid klein sein Vogel sein kleiner Vogel braun unsere Kuh unsere braune Kuh neu euer Traktor euer neuer Traktor alt ihr Auto ihr altes Auto fleissig Ihre Schwester Ihre fleissige Schwester klein meine Hefte meine kleinen Hefte schmutzig deine Schuhe deine schmutzigen Schuhe neu seine Studenten seine neuen Studenten kısa benim kalemim benim kısa kalemim kirli senin çatalın senin kirli çatalın beyaz onun atı onun beyaz atı kırmızı onun elbisesi onun kırmızı elbisesi küçük onun kuşu onun küçük kuşu kahverengi bizim ineğimiz bizim kahverengi ineğimiz yeni sizin traktörünüz sizin yeni traktörünüz eski onların otomobili onların eski otomobili çalışkan Sizin kızkardeşıniz Sizin çalışkan kızkardeşiniz küçük benim defterlerim benim küçük defterlerim kirli senin ayakkabıların senin kirli ayakkabıların yeni onun öğrencileri onun yeni öğrencileri ._ 6 — kurz mein Bleistift mein kurzer Bleistift schmutzig deine Gabel deine schmutzige Gabel weiss sein Pferd sein weisses Pferd rot .

. Jener fleissige Schüler arbeitet abends zwei Stunden. Sein fauler Sohn schläft unter einem Baum. Kirli ayakkabılarını kapının önüne koy! Bu eski kitaplar kime aittir? Yeni öğretmenim babamı tammıyor. Şu çalışkan öğrenci akşamlan iki saat çalışır. Lege deine schmutzigen Schuhe vor die Tür! Wem gehören diese alten Bücher? Mein neuer Lehrer kennt meinen Vater nicht. Siyah şapkalannız masanın üstünde bulunuyor. Unser altes Haus liegt bei dem Bahnhof. Jener fleissige Bauer arbeitet seit acht Stunden auf dem Feld. Tembel oğlu bir ağacm altında uyuyor. Bu beyaz at benim amcama aittir. Sein grosser Laden ist unserer Schule gegenüber. Şu çalışkan çiftçi sekiz saatten beri tarlada çalışıyor. Dieses weisse Pferd gehört meinem Onkel.— 7 — klein ihre Kinder ihre kleinen Kinder gross seine Bälle seine grossen Bälle gross unsere Hütten unsere grossen Hütten alt eure Freunde eure alten Freunde gelb ihre Vorhänge ihre gelben Vorhänge gut Ihre Zigaretten Ihre guten Zigaretten küçük onun çocukları onun küçük çocukları büyük onun topları onun büyük toplan büyük büyük kulübelerimiz bizim büyük kulübelerimiz yaşlı sizin arkadaşlarınız sizin yaşlı arkadaşlarınız san onlann perdeleri onların san perdeleri iyi Sizin sigaralarınız Sizin iyi sigaralarınız Şimdi de içlerinde bu derste öğrendiğimiz tipte sıfat tamlamalan geçen cümleler kuralım. Eure schwarzen Hüte liegen auf dem Tisch. Büyük dükkânı okulumuzun karşısındadır. Eski evimiz istasyonun yanında bulunuyor.

Dieses kleine Kind geht jeden Tag in die Schule. Büyük oğlum çalışkan bir öğrencidir. san çantam ve kahverengi ayakkabüarım nerededir ? Eski defterlerin buradadır. Ein schwerer Karren kommt in den Garten. Şu meşhur doktor bu evde oturuyor. Şu büyük dükkân bir bakkal dükkânı değildir. Eski moda mecmualarımız dolapta bulunuyorlar. Şu tembel öğrenciler bu akşam sinemaya gidemezler. Öğrenci şu güzel hikâyeyi okuyor. Der Schüler liest jene schöne Geschichte. Können die Stundenten diese schwere Geschichte in Deutsch erzählen? Ihre guten Speisen schmecken mir sehr. Bu soğuk yemekleri şimdi yiyemeyiz. Jener grosse Laden ist keine Kolonialwarenhandlung. Diese grossen Felder gehören dem Vater dieses Jungen. Wo sind mein blauer Hut. Jener berühmte Arzt wohnt in diesem Haus. Unsere neue Magd heisst Ayşe. Bu büyük tarlalar bu çocuğun babasına aittir. Zor çalıştırmalarınızı yazıyor musunuz? Dolu defteri çantada bulunuyor. Schreibt ihr eure schweren Übungen? Sein volles Heft liegt in der Mappe. meine gelbe Mappe und meine braunen Schuhe? Deine alten Hefte sind hier. Ihr neues Auto liegt im Garten. Mein grosser Sohn ist ein fleissiger Schüler. Wir können jetzt diese kalten Speisen nicht essen. Öğrenciler bu zor hikâyeyi Almanca anlatabilirler mi? İyi yemekleriniz benim çok hoşuma gidiyor. Benim mavi şapkam. Diese roten Vorhänge sind sehr schmutzig. Bu küçük çocuk hergün okula gidiyor. Unsere alten Modenzeitschriften liegen im Schrank. Bu kırmızı perdeler çok kirlidir. Büyük bir seyahat yapıyoruz.8 — Wir machen eine grosse Reise. Yeni otomobiliniz bahçede bulunuyor. Yeni hizmetçimizin adı Ayşe'dir. . Jene faulen Schüler dürfen heute abend nicht ins Kino gehen. Ağır bir araba bahçeye geliyor. Deine kleine Tochter ist ein hübsches Mädchen. Küçük kızın güzel bir kızdır.

s [kafe] eintreten (*) [ayntrerten] en çok kahve girmek die Eintrittsikarte.n bilet [ayntritskarte] das Familienleben.e [film] film .milli I 1 M [|y LEHRSTÜCK I Cotrespon&enre j n s t ü u u | ALMANCA DERSLERtı 52 ZWEIUNDFÜNFZIG Öğrenilecek kelimeler am meisten [am maysten] das Cafe.aile hayatı [familiyenletben] der Film..

n [nahba:r] der Rückweg. Öğretmen Türkiyedeki aile hayatı hakkında konuşuyor. Bunlardan eintreten çekimlenirken özel bir durum gösterir.e [rükve:g] der Salon. Manchmal gehen auch ihre Eltern mit..— 2 — führen [fürren] der Jeep [ci:p] das Inhaltsverzeichnisse [inhaltsfertsayhnisj das Leben. Öğrenciler çalıştırmalar hakkında konuşuyorlar.[le:ben] mitgehen (*) [mitge:en] der Nachbar. IM KINO Ahmet und Zeynep gehen samstags oder sonntags ins Kino. önlerindeki takılar. üzerinde» anlamına gteldiğini öğrenmiştik. Bu fiilin çekimi dersin sonunda verilmiştir. über Über'in. . O zaman kendinden sonra gelen isim i-halinde bulunur. kederli ağlamak AÇIKLAMALAR Yukarıda öğrendiğiniz kelimelerden eintreten ve mitgehen ayrılabilen fiillerdendir. Çocuklar film hakkında konuşuyorlar. Der Lehrer spricht über das Familienleben in der Türkei. Bunları kullanırken dikkat etmeniz gerekir.s [zalo:n] hayat traurig [traurig] birlikte gitmek weinen [vaynen] götürmek cip içindekiler (bir kitabın) komşu dönüş yolu salon acıklı. «üzerine. Die Schüler sprechen über die Übungen. Ama über bir de «hakkında» olarak Türkçeye çevrilebilir. yani ein ve mit cümlenin en sonuna gider. Die Kinder sprechen über dien Film. Das Kino ist in der Stadt und ziemlich! weit von Hasan Beys Bauernhof.

çünkü bugün bir komşuyu ziyaret edecekler.» SİNEMADA Ahmet ve Zeynep cumartesileri ve pazarları sinemaya giderler. und sie treten in den Salon ein. Ve birkaç dakika sonra film başhyor. Ahmet ve Zeynep bugün Inge ile şehre gidiyorlar.ellikinci ders — 3 — Ahmet und Zeynep gehen heute mit Inge in die Stadt. Onları sonra filimden sonra tekrar eve getirecek. Ama Ahmet hep gülüyor. Sie wollen dort den neuen Film im Park Kino sehen. Sie können aber nicht mit den Kindern gehen. Geri dönerken film hakkında konuşuyorlar. Ahmet: «Acıklı filmler hoşuma gitmiyor. . Auf dem Bückweg sprechen sie über den Film. Der Film ist über das Familienleben in Deutschland. Hasan Bey ve Fatma Hanım da bu filmi görmek istiyorlar. Sinemadan sonra bir kafetaryada (kahvede) oturuyorlar ve çay içiyorlar. Ama çocuklarla gidemezler.» diyor. Jerry Lewis ve Norman Wisdom'un filmleri en çok hoşuma gidiyor. Hasan Bey fährt die Kinder mit seinem Jeep in die Stadt. Ahmet lacht aber immer. denn sie werdlenj heute einen Nachbarn besuchen. çünkü film çok acıklıdır. Orada Park Sinemasındaki yeni filmi görmek istiyorlar. Sinema şehrin içindedir ve Hasan Beyin çiftliğinden oldukça uzaktır. Zeynep und Inge weinen. Und nach einigen Minuten beginnt der Filim. Ahmet sagt: «Traurige Filme gefallen mir nicht. Ahmet kauft drei Eintrittskarten. Ahmet üç bilet alıyor ve salona giriyorlar. Bazen ebeveynleri de birlikte giderler. Hasan Bey çocukları cipiyle şehre götürüyor. Er wird sie dann nach dem Film wieder nach Hause! bringen. Zeynep ve Inge ağlıyorlar. Hasan Bey und Fatma Hamm wollen auch diesjen Filim sehen. Film Almanyadaki aile hayatı hakkındadır. denn der Film ist sehr traurig. Filme von Jerry Lewis und Norman Wisdom gefallen mir am meisten. Nach dem Kino sitzen sie in einem Cafe und trinken Tee.

aynı kalırlar. Başka bir deyimle die ve das'la yapılmış yalın haldeki sıfat tamlamalan hiç değişmeden i-hali görevi de görürler. Artikeli die ve das olan isimlerle yapılan sıfat tamlamalan i-halinde de aynı kalırlar. Şu halde yalın halde bulunan bir isim. dein.— 4 — SIFAT TAMLAMALARININ İ-HALt Geçen derste kısaca tekrarladığımız ve yenilerini öğrendiğimiz sıfat tamlamalarının i-lıalini görmeden önce.. î-halinde die. Ama aym kelimeler artikeli die veya das olan isimlerin önündeyse i-halinde hiçbir değişikliğe uğramadan. seinı.) i-halinde ufak bir değişikliğe uğrarlar.. i-halinde olarak da kullanılabiir. jener. aynı kalırlar. dieser. ve artikeli der olan isimlerle kullanılan mülkiyet sıfatlan (mein. . ve das artikelleri değişmez. Onun için aşağıda sadece artikeli der olan bir isim için bu kelimelerin i-halinde nasıl değiştiklerini gösterelim: ein Lehrer bir öğretmen einen Lehrer bir öğretmeni dieser Lehrer bu öğretmen diesen Lehrer bu öğretmeni jener Lehrer şu öğretmen jenen Lehrer şu öğretmem mein Lehrer öğretmenim meinen Lehrer öğretmenimi dein Lehrer öğretmenin deinen Lehrer öğretmenini Şu halde biz sıfat tamlamalannm i-hallerini incelerken Badece artikeli der olan isimlerle yapılmış sıfat tamlamalarım açıklamamız yeter. genel olarak isimlerin i-halini hatırlatalım. der der Mann Yalın Hal adam den Mann Î-Hali adamı die die Lehrerin öğretmen die Lehrerin öğretmeni das das Boot sandal das Boot sandalı die (çoğul) die Kinder çocuklar die Kinder çocukları Buna paralel olarak artikeli der olan isimlerin önüne gelen ve artikel görevi gören başka kelimeler. Artikeli der olan bir isimle yapılmış sıfat tamlamasını i-haline getirirken önce artikeli den yapar. yani ein.. Der artikeli ise i-halinde den şeklini alır. bu artikelle isim arasındaki sıfata da bir -n veya -en takısı ekleriz.

dieser rote Apfel bu kırmızı elma dieser fleissige Fischer bu çalışkan balıkçı jener faule Schüler şu tembel öğrenci jener kleine Hund şu küçük köpek diesen roten Apfel bu kırmızı elmayı diesen fleissigen Fischer bu çalışkan balıkçıyı jenen faulen Schüler şu tembel öğrenciyi jenen kleinen Hund şu küçük köpeği . der rote Apfel sıfat tamlamasını i-haline sokarken öndeki der artikeli den olur ve rot© şeklindeki sıfata da bir -m eklenir. ein roter Apfel bir kırmızı elma ein fleissiger Fischer bir çalışkan balıkçı ein fauler Schüler bir tembel öğrenci einen roten Apfel bir kırmızı elmayı einen fleissigen Fischer bir çalışkan balıkçıyı einen faulen Schüler bir tembel öğrenciyi Der artikeli yerine ismin önünde dieser veya jener bulunuyorsa. î-halindeki sıfat tamlaması o zaman den roten Apfel şeklinde olur. einen olur ve sıfata da bir -n veya -en eklenir. Der artikeli yerine ismin önünde ein bulunuyorsa sıfat tamlaması ihaline girerken ein. bunlar diesen veya jenen şekline getirilir ve ortadaki sıfata da gene bir -n veya -en takısı eklenir.— 5 — der rote Apfel kırmızı elma der fIeissige Fischer çalışkan balıkçı der faule Schüler tembel öğrenci der kleine Hund küçük köpek den roten Apfel kırmızı elmayı den fleissigen Fischer çalışkan balıkçıyı den faulen Schüler tembel öğrenciyi den kleinen Hund küçük köpeği Örneğin.

Ihren şekillerine girer. seinen. Çiftçi beyaz bir at(ı) saün alıyor. artikelden sonra. seinen. Der Junge will einen langen Bleistift kaufen. Yalnız bu yukarıda verdiğimiz kural sadece artikeli der olan isimlerle yapılan sıfat tamlamaları için doğrudur. Bu sarı şapkayı satın alacağız. Artikeli die ve das olan isimlerle yapılan sıfat tamlamalarının ihalinde de hiç değişmediklerini. mein roter Apfel kırmızı elmam dein roter Apfel kırmızı elman sein fauler Schüler onun tembel öğrencisi meinen roten Apfel kırmızı elmamı deinen roten Apfel kırmızı elmanı seinen faulen Schüler onun tembel öğrencisini Yukarıda sadece üç mülkiyet sıfatıyla sıfat tamlaması yapılmıştır. Sıfat tamlamalarmm i-haline sokulmaları için genel olarak şöyle bir kural verebiliriz: Sıfat tamlaması i-haline sokulurken. unseren. euren. sıfat tamlaması i-haline sokulurken mülkiyet sıfatı -en takısı alır (yani meinen. sıfat tamlaması yapılmış ismin artikeli i-haline konur. ihren. Ali setzt sich auf dem kleinen Stuhl. isim hiç değişmez aynı kalır. Ali küçük sandalyenin üstüne oturuyor. Çocuklar yeşil ağacm altına yatıyor1ar. deinen. Der Bauer kauft ein weisses Pferd. eintreten ich trete du trittst sie ^ tri^ ein wir treten ein ihr tretet treten ein 8ie Sie treten ein ein ein ein o««. ama durum diğerleri için de aynıdır. artikelle isim arasında yer alan sıfata ise -n veya -en takısı eklenir. Çocuk uzun bir kalem (i) satın almak istiyor. F .) ve ortadaki sıfata da gene -n veya -en eklenir.1 — 6 — Ismin önünde bir mülkiyet sıfatı bulunuyorsa. ihren. aym yalın haldeki gibi kaldıklarım daha önce belirtmiştik. U C««IWLMT> er . Die Kinder legen sich unter den grünen Baum. lini gösteriyor. Wir werden diesen gelben Hut kaufen. Der Freund meines Vaters zeigt Babamın arkadaşı bana yeni otomobimir sein neues Auto. yatıyor. Mehmet legt sich auf das lange Mehmet uzun kanapenin üstüne Sofa.

und .EIN.warum . stehen.EIN BILD (metin) .WEN aber . ..SIND SIND DAS.DIE ZAHLEN (sayılar) EMİR HALİ .hali ŞAHIS ZAMİRLERİNİN İ-HALİ .ve e-hallerinin cümle içindeki yerleri -İN.? SIFATLAR .Herr.TELAFFUZ .HABEN (devam) . DDH. UNTER IN DEM SPEISEZIMMER (metin) .İ-HALİ FİİLLER .KISALTILMIŞ ÇOĞUL EKLERİ ÖZET MÜLKİYET SIFATLARI . ZWISCHEN .mülkiyet sıfatlarının Türkçeye çevrilmesi . AUF.Şahıs zamirleri ve mülkiyet sıfatlarının kaldırılması EINE STRASSE (metin) . Frau. rauchen .EIN WOHNZIMMER (metin) .DIE TAGE ÖZET E-HALİ EIN BAUERNHAUS (metin) . stellen. ÜBER.DD3 FAMILIE ÇELDSEL (metin) . DTESES ve JENER..Şahıs zamirleri ve mülkiyet sıfatlan . WELCHE.Was ist das? OLUMSUZ CÜMLE . Fräulein . Sohn . legen ve sitzen.. DD3SE.SONDERN .şahıs zamirlerinin kaldırılması .FİİLLERDE ZAMAN . WELCHES .setzen.WEM Şahıs zamirlerinin i.İSİMLERİN YERİNE ŞAHIS ZAMİRİ KULLANILMASI WELCHER. HINTER.WD3 OLUMSUZ CÜMLE .-«T.SORU CÜMLESİ .INHALTSVERZEICHNIS ders ~I 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 İÇİNDEKİLER 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 GİRİŞ .EIN TELEFONGESPRÄCH (metin) .SORU CÜMLELERİ İ-HALİ (devam) .WIEVIEL WER .EMİR HALİ HABEN özel isimlerle isim tamlaması .Mädchen.SIFAT TAMLAMALARI .ALMANCA CÜMLE KURULUŞU .DIESER. VOR AN. Tochter ve Junge. JENES .ŞİMDİKİ ZAMAN ŞİMDİKİ ZAMAN (devam) . DAS .soru hali .işaret ve mülkiyet sıfatlarının e. EINE .SEIN fiili .FÜLLER (devam) trinken.Alman Alfabesi DER.ODER ÇOĞUL YAPMA . JENE.NEBEN.SIFAT TAMLAMALARI ŞAHIS ZAMİRLERİ .OLUMSUZ EMİRLER ve CÜMLELER .ŞAHIS ZAMİRLERİNİN E-HALİ .olumsuz hal .

wann . .FATMA ÇEIİKEL (metin) -İNHALİ ve İSİM TAMLAMALARI (devam) İşaret sıfatlarının in-hali .WESSEN . cümleler WOLLEN . wollen.IM KINO (metin) .DIE ZEITEN .an önekinin çeşitli anlamlan.Um wieviel Uhr? .hängen wo.Die Mahlzeiten GELECEK ZAMAN ÖZET SIFAT TAMLAMALARI (işaret ve mülkiyet sıfatlanyla) über ..ZEYNEP ERZÄHLT WIEDER EINE GESCHICHTE (metin) .WO IST YUSUF? (metin) .Die Familie gefallen .Es geht gut.DARAUF.soru .soru .WIE ALT .ALMANCADA CÜMLE KURULUŞU der Schüler.aus .DÖNÜŞLÜ FİİLLERLE YAPILAN SORULAR DÖNÜŞLÜ FİİLLER ve SORU KELİMELERİ können. Fleisch .einige .IM BAHNHOF (metin) .ZEYNEP (metin) .çeşitli saat soruş şekilleri .konuşmalar DÖNÜŞLÜ FİİLLER .Özel durum gösteren isimler ve in-hali .heissen .e-haliyle kullanılan öneklerle cümleler ve sorular schmecken . (schlecht) şimdiki zaman ve geniş zaman .die Türkei .Wie geht es ? .— 8 — Hegen .MÜSSEN .AHMET (metin) . bitte sehr nach . ? .IN DER KLASSE (metin) .Ein Spiel ÖZET DEE UHR (saat) . Freundin .. dürfen ve dönüşlü fiiller .Die Tag© und die Monate alle . wohin .saatle ilgili kelimeler ve deyimler ayrılabilen fiiller .HASAN ÇELİKEL (metin) .ÖNEKLERE GENEL BAKIŞ DENN .DÖNÜŞLÜ FİİLLERİN EMİR HALİ .bei E-HALİYLE KULLANILAN ÖNEKLERE GENEL BAKIŞ .wollen..Freund.DIE ZAHLEN .bitte.Gemüse. müssen ve soru helimeleri ÖZET DÜRFEN .SIFAT TAMLAMALARININ İ-HALÎ INHALTSVERZEICHNIS (İÇİNDEKİLER) 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 .Sorular.zu .UHR ODER STUNDE? .können ve soru kelimeleri İN-HALİ ve İSİM TAMLAMALARI . am Ende .seit .von .KÖNNEN soru .zamanla ilgili cümleler ve sorular SORU KELİMELERİYLE YAPILAN SORULAR (genel bakış) mit .viele .BEIM FRÜHSTÜCK (metin) -DANEBEN . müssen.lehren . der Student ..

5 — Die Kinder spielen einem Ball Garten. çünkü yarın erkek kardeşim gelecek. 1 — Ich schlafe meinem Bruder dem Sofa. 7 — Wir kommen der Schule und gehen Hause. 3 — Seit zwei Tagen machen wir keinen Spaziergang. 2 — Die Kinder werden heute zu ihrer Tante in Ankara fahren. E — Sinema bizim dükkânımızın karşısında bulunuyor. 11 — Wollen Sie mir die Stadt kommen? 12 — . Büyük babamızı tekrar ne zaC — man ziyaret edeceğiz? D — Kız babasıyla Almanya'ya gidecek... 14 — Wir essen Mittag oft Fleisch. 6 — Ahmet und Zeynep wollen Inge und ihren Freunden Kino gehen. 3 — Unser Haus liegt einer Kolonialwarenhandlung 4 — Meine Mappe und meine Schuhe sind Leder. 15 — Die Mutter will nicht dem berühmten Arzt gehen. 9 — Der Fischer wartet einer Stunde einem Korb der Hand der Tür. B — Çok seviniyorum. 2 — Diese Kinder werden ihren Eltern wohnen.Almanca ders: 52 Test 26 İMTİHAN 4 A Aşağıda boş bırakılan yerlere uygun önekler koyunuz. B A Listesi 1 — Wir haben jetzt kein Geld bei uns. Sie bleibt Hause. 4 — Arbeitet Frau Müller seit drei Jahren in einer Schule in Istanbul? 5 — Ich freue mich sehr. 6 — Der Schrank steht neben dem B Listesi A — Babamın ayakkabıları deridendir. 13 — Der Vater wird heute Deutschland kommen und uns Ankara fahren.. 10 — Die Jungen werden sich dem Essen Bett legen und schlafen. Çalışkan öğrenciler okuldan F — sonra arkadaşlarıyla bahçede oynayabilirler. 8 — dem Frühstück werden wir die Schule gehen. G — Bayan Müller üç yıldan beri İstanbul'da mı çalışıyor? . zwei Stunden schreibe ich meine Hausaufgaben diesem kleinen Bleistift. Wir werden diese grossen Bücher nicht kaufen können. denn übermorgen wird mein Bruder kommen.

E — Sie werden morgen Sie besuchen können. İki günden beri bir gezinti yapmıyoruz. B Listesi A — Wie geht es deiner Onkel und deine Tante? B — Die Suppe gefällt dem Deutschen nicht. 7 — Das Kino liegt unserem Laden 1 gegenüber.N tung aus der Schublade und O liest. 5 — Benim yanımda bir Alman oturuyor. Arkadaşımın erkek kardeşi sabahları otomobiliyle işe gider. A Listesi 1 — Tembel işçiler büyük bir ağacin altma yatıyorlar ve uyuyorlar. .K nem Vater nach Deutschland fahren. Bu büyük kitapları satın alamayacağız. Davor steht ein H Stuhl. Teyzesi dört yıldan beri Türkiye'de çalışıyor. 8 — Das Mädchen wird mit sei. 9 — Die gelben Schuhe meines L Vaters sind aus Leder. Çok seviniyorum. Babamın sarı ayakkabıları deridendir. 2 — Pazarları kız kardeşimle amcamı ziyaret ediyoruz. C — Die Suppe schmeckt dem Deutschen nicht. — Geben Sie mir jene schweren Steine! P — Wann werden wir unseren Grossvater wieder besuchen? R — Seine Tante arbeitet seit vier Jahren in der Türkei. çünkü öbürgün erkek kardeşim gelecek. denn ich werde einen Freund besuchen. • Şimdi yanımızda para yok. Er isst Brot mit Butter. Er isst Brot mit Butter.Fenster. Onun önünde bir sandalye duruyor. LI — Der Vater holt eine alte Zei. 3 — Bugün kız kardeşimle amcamı ziyaret etmek zorunda kalacağız. 6 — Öğrenci (üniversiteli) bir lokantaya gidiyor ve iyi bir yemek ısmarlıyor. Bana şu ağır taşları veriniz! Bayan Müller üç yıldan beri İstanbul'da bir okulda mı çalışıyor? Baba çekmeceden eski bir gazete alıyor ve okuyor. L O — Der Bruder meines Freundes M fährt morgens mit seinem Auto zu der Arbeit. Dolap pencerenin yanında duruyor. D — Ich will morgen nicht zum Arzt gehen. Çocuklar bugün Ankara'daki teyzelerine gidecekler. F — Die faulen Arbeiter Itegen sich unter einen grossen Baum und schlafen. S — Die fleissigen Schuler dürfen nach der Schule mit ihren T Freunden im Garten spielen. 4 — Benim sıram öğretmenin masasının karşısında bulunuyor.

P — Deine Bilder gefallen mir. Ü — Der Student geht in ein Restaurant und bestellt ein gutes Essen. denn unser Vater kommt morgen aus Deutsahland. 15 — Yarın sizi ziyaret edebilecekler. Bana bir resim verebilir misin ? 13 — Amcam ve teyzen nasıllar? 14 — Teşekkür ederim. V — Der Schüler geht in ein Restaurant und bestellt ein gutes Essen.7 — Kız çocuklar babalarına koşuyorlar. U — Dieser Schüler wird morgen nicht in die Schule gehen. Er wundert sehr. S — Jenes Auto gehört seit fünf Jahren seinem Onkel. N — Neben mir sitzt ein Deutscher. er wird zu Hause bleiben. E Aşağıda dönüşlü fiillerle yapılmış cümleler verilmiştir. 5 — Der Fischer setzt vor die Tür und wartet. es geht ihnen gut. 8 — Bu öğrenci yarın okula gitmeyecek. 10 — Der Sohn des Bauern wird jetzt nicht waschen. H — Wir werden heute mit meiner Schwester meinen Onkel besuchen müssen. çünkü bir arkadaşımı ziyaret etmeye mecburum. 9 — Du darfst in dieses grosse Bett legen. evde kalacak. T — Meine Bank liegt dem Tisch des Lehrers gegenüber. Boş bırakılan yerlere uygun dönüşlü zamirler koyunuz. K — Die Mädchen laufen zu ihrem Vater. . L — Wie geht es deinem Onkel und deiner Tante? M — Danke. R — Ich will morgen nicht zum Arzt gehen. 11 — Çorba Almanın hoşuna gitmiyor. 2 — Warum ärgert ihr so sehr? 3 — Wohin legen Ali und Ayşe? 4 — Die Kinder legen neben den grossen Karren. onlar iyidirler. O tereyağla ekmek yiyor. 10 — Şu otomobil beş yıldan beri onun amcasına aittir. 1 — Der Schüler bekommt eine schlechte Note. O — Deine Bilder schmecken mir. 8 — Der Lehrer wird an diesen Tisch setzen. 6 — Ich stelle neben dien Tisch und setze dann auf einen Stuhl. 7 — Wir freuen sehr. G — Wir werden heute mit meiner Schwester meinen Onkel besuchen. 9 — Ben yarın doktora gitmek istemiyorum. 12 — Senin resimlerin hoşuma gidiyor. denn ich muss einen Freund besuchen. İ — Sonntags besuchen wir mit meiner Schwester meinen Onkel.

dem 2 — en.F Asağıdaiki Türkçe cümleleri Almancaya çeviriniz. em. 3 — Der Vater und die Mutter werden sich sehr freuen. Cevaplan «Test cevaplan kâğıdının» F bölümüne yazımz. 2 — Mein Sohn wird ein nieues Auto kaufen.J 11 — D 12 — N 13 — G 14 — L 15 — A C. die 4 — des (dieses. 2 — Kızma! Ben senin ev ödevlerini yapabilirim. Test 25'in yapılmış şekli A. en 10 — e. 1 — Meine Tochter wird dieses Jahr nach Deutschland fahren.P 9 . zu (ins) B.H 6 ~ K 7 — D 8 — B F. en. 1 .C 8 . er 5 — muss. der. en 3 — dem. denn sie stehen morgens früh auf. 1 — e. 1 _ D 2 — G 3 — H 4 — F 5 — İ 6 — K 7 — E 8 — A C.O 5 . 4 — Der Arzt bekommt von seinem Sohn keinen Brief. dem 6 — können. jenes).İ 3 . 1 — Die Mutter will der (ihrer) Tochter eine Geschichte erzählen. 2 — Die Jungen müssen früh ins (zu) Bett gehen. 3 — Der Sohn des Bauern kann nicht ins Kino gehen. ins 15 — en.İ 8 — P 9 — G10 — B 11 — N 12 — A 13 — F 14 — C 15 — K D. zu 12 — dürfen. dem 14 — ich.K 4 . Sie wird dort vier Monate bleiben. 3 — Bu kırmızı elbiseyi annemize gösterebilir miyiz? (müsaade) (Test 21) tmtihan 4'ün yapılmış şekli A. 1 — E 2 — H 3 — M 4 — 0 5 — D 6 — L 7 . 1 — 1 2 — G 3 — E 4 — C S .F 6 . 1 — Bu doktorun annesi bugün bizi ziyaret etmeyecek.E 2 . der.M 7 . der 13 — des (dieses. des 8 — en 9 — mıuflls. . i _ f 2 _ c 3 — b 4 — d 5 — f 6 — b 7 — a 8 — c F. 1 — wird 2 — wird 3 — wird 4 — werde 5 — wird 6 — werde» 7 — wirst 8 — werdet 9 — wird (werden) 10 — wird B. nach 11 — en. muss. en 7 — die. jenes).H 1 0 .

Örneğin. gute halinde bulunan sıfata da bir -n eklenerek guten sekime getirilir. Sıfat tamlamalarını e-halinde yanlışsız kullanabilmek için tabii ki artikellerin e-halinde nasıl değiştiklerini (örneğin. der'in dem. der Yalın H der gute Mann iyi adam dem guten Mann E-Hali iyi adama die die kleine Katze küçük kedi der kleinen Katze küçük kediye die (çoğul) Yalın H die gelben Hüte sarı şapkalar den gelben Hüten E-Hali sarı şapkalara Yukarıda yalın halde sıfat tamlamaları ve altlarında da e-halleri verilmiştir. İsimle artikel arasına giren sıfat tekilde ve çoğulda mutlaka -en veya -n takısı alır.N I I TTTTT My M 53 (orrrsponüfncf Jnsntmr | ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK DREIUNDFÜNFZIG SIFAT TAMLAMALARININ E-HALİ Sıfat tamlamalarının e-hali çok kolaydır. Bunu e-haline sokarken der artikeli dem yapılır. der gute Mann sıfat tamlaması yalın haldedir. çünkü tekilde ve çoğulda sıfata sadece bir -en takısı eklendiği için artidas das rote Buch kırmızı kitap dem roten Buch kırmızı kitaba . Bu arada ismin artikeli de e-haline getirilir. das'm dem oduğunu) iyice bilmelisiniz. die'nin der. Böylece der gute Mann tamlamasını e-haline getirmiş oluruz: dem guten Mann.

gellbe Hüte. Bunlarda da ein. dieser Yalın H dieser gute Mann bu iyi adam diesem guten Mann E-Hali bu iyi adama diese diese kleine Katze bu küçük kedi dieser kleinen Katze bu küçük kediye dieses dieses rote Buch bu kırmızı kitap diesem roten Buch bu kırmızı kitaba ein ein rotes Buch kırmızı bir kitap einem roten Buch kırmızı bir kitaba . eine normal kurala göre e-haline sokulur. Onun için ein. Başka hiçbir şey değiştirilmez._ 2 — kellerin de e-hallerini bildikten sonra e-halinde bir sıfat tamlaması yapmak gayet kolay bir iş olur. eine'nin önüne bir k eklemek suretiyle meydana gelmektedir. eine ile yapılan tamlamaların e-hali gibidir. Bu çeşit sıfat tamlamalarında da gene ein. Böyle çoğul bir sıfat tamlamasının e-hali ise sıfata gene -n takısı eklemek suretiyle yapılır. ein Yalın H ein guter Mann iyi bir adam einem guten Mann E-Hali iyi bir adama eine eine kleine Katze küçük bir kedi einer kleinen Katze küçük bir kediye çoğul gelbe Hüte sarı şapkalar gelben Hüten sarı şapkalara Örneğin. Burada çoğul isimlerin sonuna e-halinde muhakkak bir -n eklendiğini hatırlatalım. Bu sebeple iki çeşit sıfat tamlaması arasında şeklen hiçbir fark yoktur. Sıfat sonuna bir -e eki almıştır ve ismin önünde bulunmaktadır. kleine şeklindeki klein sıfatma da -n eklenerek kleinen haline getirilir: einer kleinen Katze. e-halinde gelben Hüten şeklini almıştır. eine kleine Katze sıfat tamlamasını e-haline sokarken eine. eine'nin ne şekilde e-haline sokulduğunu çok iyi bilmek gerekir. sadece anlamlar değişiktir. eine ile yapılan çoğul sıfat tamlamaları sadece bir sıfat ve çoğul isimden meydana gelir. einer olur. Şimdi de önünde ein veya eine bulunan isimlerle yapılmış sıfat tamlamalarının e-hallerini görelim. keine bulunan sıfat tamlamalarının e-hali aynı yukarıda öğrendiğimiz ein. Önünde kein. Yukarıdaki şemada gelbe Hüte gibi. (Hüte . eine bulunan bir ismin çoğulda önüne hiçbir artikel gelmediğini biliyoruz. Önünde ein. sıfata da gene -en eklenir. Açıkça gördüğünüz gibi kein ve keine.Hüten). ein. örneğin.

elliüçüncü ders — 3 — Dieser. Mülkiyet sıfatıysa e-haline sokulur. jene. dieses ve jener. diese. Çoğul isimler önünde bulunan mülkiyet sıfatlarıyla yapılan tamlamaların e-halleriyse şöyle olur: Yalın Hal meine gelben Hüte sarı şapkalarım E-Hali meinem gelben Hüten sarı şapkalarıma . diese gelben Hüte bu sarı şapkalar diesen gelben Hüten E-Hali bu san şapkalara jene (çoğul) jene gelben Hüte şu sarı şapkalar jenen gelben Hüten şu sarı şapkalara Mülkiyet sıfatlarıyla yapılan tamlamaların e-halinde de sıfat gene -en takısı alır. diese. jene. dein) aldık. jener Yalın H jener gute Mann şu iyi adam jenem guten Mann E-Hali şu iyi adama jene jene kleine Katze şu küçük kedi jener kleinen Katze şu küçük kediye jenes jenes rote Buch şu kırmızı kitap jenem roten Buch şu kırmızı kitaba Dieser. Ama diğerleri için de durum aynıdır. dieses ve jener. jenes'in çoğulları yukarıdaki şemaya sığmadığı için bunları aşağıda ayrı olarak veriyoruz: diese (çoğul) Yalm H. jenes ile yapılan sıfat tamlamaları da gene bu kelimeleri e-haline getirip. Artikeli der olan isimler mein guter Sohn Yalm H iyi oğlum dein guter Sohn iyi oğlun meinem guten Sohn iyi oğluma E-Hali deinem guten Sohn iyi oğluna Artikeli die olan isimler meine kleine Katze küçük kedim deine kleine Katze küçük kedin meiner kleinen Katze küçük kedime deiner kleinen Katze küçük kedine Artikeli das olan isimler mein rotes Buch kırmızı kitabım dein rotes Buch kırmızı kitabın meinem roten Buch kırmızı kitabıma deinem roten Buch kırmızı kitabına Yukarıda örnek olarak sadece iki mülkiyet sıfatı (mein. sıfata da -en ekleyerek e-haline sokulur.

çalışkan öğrenciye çalışkan bir öğrenci çalışkan bir öğrenciye bu çalışkan öğrenci bu çalışkan öğrenciye şu çalışkan öğrenci şu çalışkan öğrenciye çalışkan öğrenciniz çalışkan öğrencinize açık pencere açık pencereye açık bir pencere açık bir pencereye bu açık pencere bu açık pencereye şu açık pencere şu açık pencereye açık penceresi açık penceresine „ ağır ağır ağır ağır taşlar taşlara taşlar (belirsiz. herhangi) taşlara ( » ) bu ağır taşlar bu ağır taşlara . E-halindeki sıfat tamlamaları için örnekler: der grüne Ball dem grünen Ball ein grüner Ball einem grünen Ball dieser grüne Ball diesem grünen Ball jener grüne Ball jenem grünen Ball sein grüner Ball seinem grünen Ball unser grüner Ball unserem grünen Ball die fleissige Schülerin der fleissigen Schülerin eine fleissige Schülerin einer fleissigen Schülerin diese fleissige Schülerin dieser fleissigen Schülerin jene fleissige Schülerin jener fleissigen Schülerin eure fleissige Schülerin eurer fleissigen Schülerin das offene Fenster dem offenen Fenster ein offenes Fenster einem offenen Fenster dieses offene Fenster diesem offenen Fenster jenes offene Fenster jenem offenen Fenster ihr offenes Fenster ihrem offenen Fenster die schweren Steine den schweren Steinen schwere Steine schweren Steinen diese schweren Steine diesen schweren Steinen yeşil top yeşil topa bir yeşil top bir yeşil topa bu yeşil top bu yeşil topa şu yeşil top şu yeşil topa yeşil topu yeşil topuna yeşil topumuz yeşil topumuza çalışkan (kız) öğrenci .— 4 —.

der neuen Öfen yeni Sobaların das das weisse Huhn beyaz tavuk des weissen Huhnes beyaz tavuğun Örneğin. dieser. der Yalın H der alte Lehrer yaşlı öğretmen İn-Hali des alten Lehrers yaşlı öğretmenin die die kalte Suppe soğuk çorba der kalten Suppe soğuk çorbanın die (çoğul) Yalın H die neuen Öfen yeni sobalar İn-H. jener. îsmin önündeki artikel de (der. die. SIFAT TAMLAMALARININ İN-HALLERİ İn-halinde bulunan sıfat tamlamalarında da sıfat hep -en takısı alır. Şimdi teker teker bu durumları gösterelim. Sıfat daima -n (veya -en) takısı aldığı için önemli olan artikellerin in-halleridir. ein» eine.. ein Yalın H ein alter Lehrer yaşlı bir öğretmen eines alten Lehrers İn-Hali yaşlı bir öğretmenin eine eine kalte Suppe soğuk bir çorba einer kalten Suppe soğuk bir çorbanın çoğul Yalın H neue Öfen yeni sobalar neuer Öfen İn-H. Gene bu çeşit sıfat tamlamalarında da artikellerin in-hallerini iyi bilmek şarttır.) genel kurala göre in-haline sokulur. ortadaki sıfata da bir -ntakısı ekleriz. Bunları karşılaştırarak inceleyiniz. der alte Lehrer tamlamasını in-haline sokarken önündeki der artikelmi des yapar. das...— 5 — jene schweren Steine jenen schweren Steinen deine schweren Steine deinen schweren Steinen şu ağır taşlar şu ağır taşlara ağır taşların ağır taşlarına Yukarıda her tamlamanın yalın ve e-hali verilmiştir. yeni sobaların ein ein weisses Huhn beyaz bir tavuk eines weissen Huhnes beyaz bir tavuğun .

dieses ve jener. Bunları iyi bildikten sonra sıfat hep aynı takıyı. jene. jenes'le yapılmış sıfat tamlamaların in-halini gösteren şemalar verelim. Mülkiyet sıfatlarıyla yapılmış tamlamaların in-halleri de çok kolaydır. dieses ve jener. Ama durum diğerleri için de aynıdır. ortadaki sıfata da gene -en takısı eklenir. yani -en aldığı için bu çeşit sıfat tamlaması yapmak gayet kolaydır. Öndeki mülkiyet sıfatı in-haline sokulur. . diese neuen Öfen bu yeni sobalar dieser neuen Öfen În-Hali bu yeni sobaların jene jene neuen Öfen şu yeni sobalar jener neuen Öfen şu yeni sobaların Bu tamlamalarda da gene önemli olan dieser. Bunu in-haline sokarken sıfat -n takısı değil de -r takısı alır. Aşağıdaki şemada örnek olarak yalnız iki mülkiyet sıfatı alınmıştır. Ein. Diğerlerinden değişik bir hal olduğu için buna dikkat ediniz. Onun için yalın haldeki örnek tamlamamız neue Öfen şeklindedir. diese. jenes'in in-hallerini iyi bilmektir. diese.— 6 — Bu çeşit sıfat tamlamalarının çoğulunda ufak bir değişiklik vardır. eine'nin çoğulunda ismin önüne hiçbir artikel gelmediğini biliyoruz. Şimdi de dieser. jene. İsimde bir değişiklik olmaz. dieser Yalın H dieser alte Lehrer bu yaşlı öğretmen dieses alten Lehrers In-Hali Lu yaşlı öğretmenin jener Yalın H jener alte Lehrer şu yaşlı öğretmen jenes alten Lehrers İn-Hali şu yaşlı öğretmenin diese diese kalte Suppe bu soğuk çorba dieser kalten Suppe bu soğuk çorbanın jene jene kalte Suppe şu soğuk çorba jener kalten Suppe şu soğuk çorbanın dieses dieses weisse Huhn bu beyaz tavuk dieses weissen Huhnes bu beyaz tavuğun jenes Jenes weisse Huhn şu beyaz tavuk jenes weissen Huhnes şu beyaz tavuğun Bu çeşit tamlamaların çoğullarıysa şu şekilde olur: diese Yalın H.

In-halindeki sıfat tamlamaları için örnekler. der gelbe Schwamm des gelben Schwammes ein gelber Schwamm eines gelben Schwammes dieser gelbe Schwamm dieses gelben Schwammes jener gelbe Schwamm jenes gelben Schwammes mein gelber Schwamm meines gelben Schwammes sarı sünger sarı süngerin san bir sünger sarı bir süngerin bu sarı sünger bu sarı süngerin şu sarı sünger şu sarı süngerin sarı süngerim sarı süngerimin . dein alter Lehrer sıfat tamlaması in-haline sokulurken dein'in in-halindeki şekli.— 7 — Artikeli der olan isimler mein alter Lehrer Yahn H yaşlı öğretmenim dein alter Lehrer yaşlı öğretmenin meines alten Lehrers yaşlı öğretmenimin Artikeli das olan isimler mein weisses Huhn beyaz tavuğum dein weisses Huhn beyaz tavuğun meines weissen Huhnes beyaz tavuğumun İn-Hali deines alten Lehrers deiner kalten Suppe deines weissen yaşlı öğretmeninin soğuk çorbanın Huhnes beyaz tavuğunun Artikeli die olan isimler meine kalte Suppe soğuk çorbam deine kalte Suppe soğuk çorban meiner kalten Suppe soğuk çorbamın Mülkiyet sıfatlarıyla yapılmış çoğul sıfat tamlamalarının in-hallerini de şöyle bir şemada toplayabiliriz. Yalın Hal meine neuen Öfen yeni sobalarım deine neuen Öfen yeni sobaların În-Hali meiner neuen Öfen yeni sobalarımın deiner treuen Öfen yeni sobalarının Örneğin. yani deines alınır ve sıfata da -en eklenir: deines alten Lehrers.

— 8 — unser gelber Schwamm unseres gelben Schwämme« euer gelber Schwamm eures gelben Schwammes die traurige Geschieht© der traurigen Geschichte eine traurige Geschichte einer traurigen Geschichte diese traurige Geschichte dieser traurigen Geschichte jene traurige Geschichte jener traurigen Geschichte seine traurige Geschichte seiner traurigen Geschichte ihre traurige Geschichte ihrer traurigen Geschichte das braune Leder des braunen Leders ein braunes Leder eines braunen Leders dieses braune Leder dieses braunen Leders jenes braune Leder jenes braunen Leders dein braunes Leder deines braunen Leders Ihr braunes Leder Ihres braunen Leders die hübschen Freundinnen der hübschen Freundinnen hübsche Freundinnen hübscher Freundinnen diese hübschen Freundinnen dieser hübschen Freundinnen jene hübschen Freundinnen jener hübschen Freundinnen meine hübschen Freundinnen meiner hübschen Freundinnen sarı sarı sarı sarı süngerimiz süngerimizin süngeriniz süngerinizin acıklı hikâye acıklı hikâyenin acıklı bir hikâye acıklı bir hikâyenin bu acıklı hikâye bu acıklı hikâyenin şu acıklı hikâye şu acıklı hikâyenin acıklı hikâyesi acıklı hikâyesinin acıklı hikâyesi acıklı hikâyesinin kahverengi deri kahverengi derinin kahverengi bir deri kahverengi bir derinin bu kahverengi deri bu kahverengi derinin şu kahverengi deri şu kahverengi derinin kahverengi derin kahverengi derinin kahverengi deriniz kahverengi derinizin güzel (zarif) kız arkadaşlar güzel kız arkadaşların güzel kız arkadaşlar (herhangi) güzel kız arkadaşların (herhangi) bu güzel kız arkadaşlar bu güzel kız arkadaşların şu güzel kız arkadaşlar şu güzel kız arkadaşların güzel kız arkadaşlarım güzel kız arkadaşlarımın .

TTTlf ı LU mim i İM 54 Corresponörnrr înstitutr ALMANCA DERSLERİ L E H R S T Ü C K VIERUNDFÜNFZIG Öğrenilecek kelimeler beantworten [beantworten] der Direktor. ince die Frage.en [direkto:r] dünn Ldün] cevaplandırdie Erdkunden coğrafya mak [erdkundej direktör. müdür erfolgreich başarılı [erfoigrayh] zayıf.n [fra:ge] soru .

Öğrenci iyi Almanca konuşabilir ve Almanca bir hikâye anlatabilir. Erkek kardeşim sigara ve kahve içebilir. Böyle bir kısaltma yapabilmemiz için de gerekli şart bu birbirine bağlanan iki cümlenin öznelerinin aynı olmasıdır. yani «ben» olduğu için bir kısaltma yapılabilmiştir. Der Junge wird seine Tante besuchen und der Junge wird in die Schule gehen. Almancada da buna benzer bir kısaltma yapılabilir._ 2 — führen [fü:ren] götürmek richtig [rihtig] gleich [glayh] hemen. Ev ödevlerimi yazmak ve ondan sonra sinemaya gitmek istiyorum. sich ruhig verhalten neugierig [noygi:rih] meraklı [zih ruhig ferhalten] ordentlich [ordentlih] düzgün. Öğrenci iyi Almanca konuşabilir ve öğrenci Almanca bir hikâye anlatabilir. Erkek kardeşim sigara içebilir ve erkek kardeşim kahve içebilir. doğru sakin. Ev ödevlerimi yazmak istiyorum ve sonra sinemaya gitmek istiyorum. Onun için bu ikinci ich will'i kaldırabiliriz. . Birinci örnek cümlede und iki cümleyi birbirine bağlamaktadır. Yukarıdaki örnekte iki cümlenin de öznesi ich. Ich will meine Hausaufgaben schreiben und danach ins Kino gehen. Mein Bruder darf rauchen und Kaffee trinken. Der Schüler kann gut Deutsch sprechen und der Schüler kann eine Geschichte in Deutsch erzählen. sessiz sakin. gibi bir cümle Türkçede olduğu gibi Almancada da kulağı çok rahatsız etmektedir. Çocuk teyzesini ziyaret edecek ve çocuk okuhı gidecek. sessiz durmak Ich will meine Hausaufgaben schreiben und ich will danach ins Kino gehen. Mein Bruder darf rauchen und mein Bruder darf Kaffee trinken. tertipli AÇffiLAMALAR kısaltılmış cümleler Örneğin. Cümlenin başındaki ich will. eşit ruhig [ru:ig] natürlich [natürlih] tabii. Der Schüler kann gut Deutsch sprechen und eine Geschichte in Deutsch erzählen. und'dan sonra gelen ikinci ich will kelimelerinin görevini de görür. Türkçede genellikle «istiyorum» kelimesi iki kere söylenmez sadece sondaki söylenir.

aber meine Schwester spricht nicht so gut. Er ist nicht so alt. Der Direktor der Schule ist ein ziemlich langer und dünner Mann. Ben o kadar çalışkan değilim. Wir können sie bezahlen. Erkek kardeşim iyi Almanca konuşur.» Der Direktor lacht und spricht: «Zeynep kann Sie gut Türkisch lehren.ellidördüncü ders Der Junge wird seine Tante besuchen und in die Schule gehen. Sie führt Inge ins Zimmer des Direktors. Sie kann eine gute Lehrerin werden. Onu ödeyebiliriz. Ich bin nicht so fleissig. bitte! Entschuldigen Sie mich. Ich will eine Gabel haben und sage «çatal» in Türkisch. INGE GEHT ZUR ZEYNEPS SCHULE Heute wird Inge zur Zeyneps Schule gehen. Ich kann alles Verstehen. Zeynep und Inge sind um neun Uhr in der Schule.» «Aber Ihr Deutsch ist sehr ordentlich. denn sie ist eine gute. Der Schrank ist nicht so gross. «Mein Türkisch ist sehr schlecht. Ayşe çok çalışıyor. ama kız kardeşim o kadar iyi komışmaz. aber Zeynep geht nicht gleich in ihre Klasse. Mein ßruder spricht gut Deutsch. Der Direktor antwortet: «Setzt euch. «Das ist meine Freundin aus Deutschland. Çocuk teyzesini ziyaret edecek ve okula gidecek nicht so «o kadar kullanılır.» .» sagt Zeynep. Hesap o kadar yüksek değildir. Die Rechnung ist nicht so hoch. Der Unterricht beginnt um neun Uhr. bitte. aber nicht schnell und richtig sprechen. aber Hatice bringt mir eine Mappe. Almancada fok Ayşe arbeitet sehr. mein Deutsch ist nicht so gut. değil» şeklinde Türkçeye çevrilebilir. Dolap o kadar büyük değildir. Herr Direktor.» sagt Inge. erfolgreiche Schülerin.

Onlar çok meraklıdırlar.» Müdüre teşekkür ediyorlar ve sınıfa gidiyorlar. Ders saat dokuzda başlıyor. O iyi bir öğretmen olabilir.» diye cevap veriyor Zeynep.» . bu arkadaşım Inge. Müdür: «Oturun lütfen! Affedersiniz. Okulun müdürü oldukça uzun (boylu) ve zayıf bir adamdır. Almancam o kadar iyi değildir. Herr Direktor. «Darf Inge mit mir in meine Klasse kommen?» «Natürlich.» Müdür gülüyor ve konuşuyor: «Zeynep size iyi Türkçe öğretebilir.» «Teşekkür ederim.» diyor Inge. inge'yi müdürün odasına götürüyor.» diye cevap verir. Coğrafya öğretmenimiz bugün gelmeyecek. başarılı bir öğrencidir. Und bringe deine Freundin wieder in unsere Schule.» antwortet Zeynep. çünkü o iyi. Bütün erkek ve kız öğrenciler kapının önünde bekliyorlar. Müdür Bey.» INGE ZEYNEP'İN OKULUNA GİDİYOR Bugün Inge Zeynep'in okuluna gidecek. Unser Erdkundelehrer wird heute nicht kommen. Herşeyi anlayabiliyorum. Sessiz durun! Inge sizinle konuşacak ve sorularınızı cevaplandıracak. Verhaltet euch ruhig! Inge wird mit euch sprechen und eure Fragen beantworten. «Bu benim Almanya'dan arkadaşım.» Sie danken dem Direktor und gehen in die Klasse.— 4 — «Danke. Zeynep ve Inge saat dokuzda okuldadırlar. ama hızlı ve doğru konuşamıyorum. o kadar yaşlı değildir. «Inge benimle sınıfıma gelebilir mi?» «Tabii. Hem arkadaşını yine okulumuza getir. «Ama Almancanız çok düzgün. Zeynep sagt: «Kinder. «Benim Türkçem çok kötü. Alle Schüler und Schülerinnen warten vor der Tür. das ist nieine Freundin Inge. Zeynep: «Çocuklar. Sie sind ganz neugierig. Bir çatal almak istiyorum ve Türkçe (de) 'çatal' diyorum.» diyor Zeynep. O. Müdür Bey. ama Hatice bana bir çanta getiriyor. ama Zeynep hemen sınıfına gitmiyor.

eine ile yapılan sıfat tamlamalan (tekil) ein yi. eine eine' rote Rose kırmızı bir gül eine rote Rose kırmızı bir gülü einer roten Rose kırmızı bir güle einer roten Rose kırmızı bir gülün ein ein guter Mann iyi bir adam einen guten Mann iyi bir adamı einem guten Mann iyi bir adama eines guten Mannes iyi bir adamın ein schönes Bild güzel bir resim ein schönes Bild güzel bir resmi einem schönen Bild güzel bir resme eines schönen Bildes güzel bir resmin e. î-. in. die. in. die (çoğul) yi. die guten Männer iyi adamlar die guten Männer iyi adamları den guten Männern iyi adamlara der guten Männer iyi adamların die roten Rosen kırmızı güller die roten Rosen kırmızı gülleri den roten Rosen kırmızı güllere der roten Rosen kırmızı güllerin die schönen Bilder güzel resimler die schönen Bilder güzel resimleri den schönen Bildern güzel resimlere der schönen Bilder güzel resimlerin e. .ve ÎN-HALLERÎNE GENEL BAKIŞ I — der. die das der gute Mann iyi adam den guten Mann iyi adamı dem guten Mann iyi adama des guten Mannes iyi adamın die rote Rose kırmızı gül die rote Kose kırmızı gülü der roten Kose kırmızı güle der roten Rose kırmızı gülün das schöne Bild güzel resim das schöne Bild güzel resmi dem schönen Bild güzel resme des schönen Bildes güzel resmin e. E. in. das ile yapılan sıfat tamlamalan (tekil) der yi.— 5 — SIFAT TAMLAMALARININ YALIN. II — ein.

diese diese rote Rose bu kırmızı gül diese rote Kose bu kırmızı gülü dieser roten Rose bu kırmızı güle dieser roten Rose bu kırmızı gülün dieses dieses schöne Bild bu güzel resim dieses schöne Bild bu güzel resmi diesem schönen Bild bu güzel resme dieses schönen Bildes bu güzel resmin dieser gute Mann bu iyi adam diesen guten Mann bu iyi adamı diesem guten Mann bu iyi adama dieses guten Mannes bu iyi adamın e. diese guten Männer bu iyi adamlar diese guten Männer bu iyi adamları diesen guten Männern bu iyi adamlara dieser guten Männer bu iyi adamların diese roten Rosen bu kırmızı güller diese roten Rosen bu kırmızı gülleri diesen roten Rosen bu kırmızı güllere dieser roten Rosen bu kırmızı güllerin diase schönen Bilder bu güzel resimler diese schönen Bilder bu güzel resimleri diesen schönen Bildern bu güzel resimlere dieser schönen Bilder bu güzel resimlerin e. in. diese (çoğul) yi.— 6 — (ein. in. dies©. dieses ile yapılan sıfat tamlamaları (tekil) dieser yi. III — dieser. gute Männer iyi adamlar gute Männer iyi adamları guten Männern iyi adamlara guter Männer iyi adamların rote Kosen kırmızı güller rote Kosen kırmızı gülleri roten Kosen kırmızı güllere roter Rosen kırmızı güllerin schöne Bilder güzel resimler I schöne Bilder 1 güzel resimleri schönen Bildern güzel resimlere schöner Bilder güzel resimlerin e. in. . eine ile yapılan sıfat tamlamalannm devamı) çoğul yi.

in. jene jene rote Kose şu kırmızı gül jene rote Kose şu kırmızı gülü jener roten Rose şu kırmızı güle jener roten Kose şu kırmızı gülün jenes jenes schöne Bild şu güzel resim jenes schöne Bild şu güzel resmi jenem schönen Bild gu güzel resme jenes schönen Bildes şu güzel resmin jener gute Mann şu iyi adam jenen guten Mann şu iyi adamı jenem guten Mann şu iyi adama jenes guten Mannes şu iyi adamın e. (kocam) meinen guten Mann iyi adamımı meinem guten Mann iyi adamıma meines guten Mannes iyi adamımın e. . Artikeli die olan isimler meine rote Rose kırmızı gülüm meine rote Rose kırmızı gülümü meiner roten Rose kırmızı gülüme meiner roten Rose kırmızı gülümün Artikeli das olan isimler mein schönes Bild güzel resmim mein schönes Bild güzel resmimi meinem schönen Bild güzel resmime meines schönen Bildes güzel resmimin mein guter Mann iyi adamım. jene (çoğul) y. in. i. jenes ile yapılan sıfat tamlamaları (tekil) jener yi. in. V — mülkiyet sıfatları ile yapılan sıfat tamlamaları (tekil) Artikeli der olan isimler y._ 7 — IV — jener. i. jene guten Männer şu iyi adamlar jene guten Männer şu iyi adamları jenen guten Männern şu iyi adamlara jener guten Männer şu iyi adamların jene roten Kosen şu kırmızı güller jene roten Rosen şu kırmızı gülleri jenen roten Rosen §u kırmızı güllere jener roten Rosen şu kırmızı güllerin jene schönen Bilder şu güzel resimler jene schönen Bilder şu güzel resimleri jenen schönen Bildern şu güzel resimlere jener schönen Bilder şu güzel resimlerin e. jene.

Yukarıda verdiğimiz şemaları dikkatle inceleyiniz. e. sie. e. meine guten Männer iyi adamlarım meine guten Männer iyi adamlarımı meine roten Bösen kırmızı güllerim meine roten Bösen kırmızı güllerimi meine schönen Bilder güzel resimlerim meine schönen Bilder güzel resimlerimi meinen schönen Bildern güzel resimlerime meiner schönen Bilde. es wir ihr sie Sie verhalten verhalte mich verhältst dich verhält sich verhalten uns verhaltet euch verhaltensich verhaltensich . > ö z e t . i-hali = i. Bu şemalarda yalın hal = y. in-hali =in şeklinde kısaltılmıştır. güzel resimlerimin meinen guten Männern meinen roten Bösen iyi adamlarıma kırmızı güllerime meiner guten Männer iyi adamlarımın meiner roten Eosen kırmızı güllerimin Yukarıda örnek olarak sadece bir tek mülkiyet sıfatıyla yapılan tamlamalar gösterilmiştir. in. e-hali = e. Ama diğer mülkiyet sıfatlan için de durum aynıdır. FİİL ÇEKİMLER) sich ich chı er.ve in-hallerinde nasıl dieğiştiklerini kolayca göstereceklerdir. Bunlar size sıfat tamlamalanmn i-.— 8 — (mülkiyet sıfatlarıyla yapılan sıfat tamlamalarının devamı) çoğul yi.

. Küche. C — Bu temiz oda benim küçük oğ3 — Der Vater will mit seinem luma aittir. yük evde oturuyor..Almanca ders: 54 TEST 27 A 1 — Der Vater dieses fleissig Junge . K — Hizmetçi beyaz tabakları raa9 — Die Magd stellt die weissen sanın üstüne koyuyor ve teTeller auf den Tisch und miz bardakları getiriyor. kahverengi bir sepette getiri7 — Der Schüler wird die yor. schmutzige Tafel nüt diesem H — Eski okulumun müdürü bu bükleinen Schwamm reinigen. roten Äpfel in einem braunen M — înce kitaplar küçük masanın Korb. roten Bleistift kaufen. sen Haus. 3 — Die Älutter wird mit ihr braun Mappe ihre alt Freundin besuchen. 6 — Mein Freund wird mir sein schön Bilder zeigen. . rot Ball in dem gross Garten. N — Sarı ayakkabılar çok kirlidir. ist ein Arzt. 7 — Das klein Kind spielt mit sein . B — Öğrenci kirli tahtayı bu büyük 2 -— E r will jenen langen und süngerle temizleyecek.. 10 — Jene erfolgreich Schülerinnen machen mit ihr gut Lehrer einen Spaziergang. B A Listesi B Listesi 1 — Der Direktor meiner alten A — Baba yeni otomobiliyle şehre Schule wohnt in diesem grosgitmek istiyor. neuen Auto in die Stadt D — Yeni okulumun müdürü bu büfahren.. 8 — Das Mädchen trägt den İ —. 9 — Die hungrig Arbeiter setzen sich unter ein grün Baum und essen Brot und Käse. 4 — Die dünnen Bücher liegen E — Kız ağır kovayı mutfağa taşıauf dem kleinen Tisch. 8 — Die neu Kleider meiner Schwester lieg in dies klein Schrank.Bu temiz oda büyük oğluma aitschweren Eimer in die tir... bringt die sauberem Gläser.F — O şu uzun ve kırmızı kalemi hört meinem grossen Sohn. üstünde bulunuyorlar. 5 — Dieses saubere Zimmer ge. 6 — Die gelben Schuhe sind sehr G — Çiftçi bize kırmızı elmaları schmutzig. L — Öğrenci kirli tahtayı bu küçük 10 — Der Bauer bringt uns die süngerle temizleyecek. 4 — Die Tochter unser neu Magd ist fünf Jahre alt. 2 — Ich gehe mit mein klein Sohn Kino.. satın almak istiyor. yor. yük evde oturuyor. 5 — Der Lehrer gibt dies faul Schüler eine schwer Hausaufgabe.

Er isst zuerst die kalten Speisen. 4 — Hasan Bey'in büyük bir çiftliği ve yeni bir traktörü vardır. Der alte Fischer wohnt mit G seiner alten Frau in dieser kleinen Hütte.c A Listesi 1 — Yeni Almanca öğretmenimin oğlu altı yaşındadır. Die Frau dieses berühmten Arztes ist in Deutschland. 9 — Bu yeni çiftçiyi babam tanımıyor. 3 — Yaşlı balıkçı bu küçük kulübede yaşlı hanımıyla birlikte oturuyor. 6 — Çocuk babasından uzun bir mektup alıyor ve annesine onu okuyor. 10 — Yorgun çocuklar hemen yataklarına yatıyorlar ve uyuyorlar. C Mein Vater kennt diesen neuen Bauern. . Der kleine Sohn meiner E Deutschlehrerin ist sechs Jahre alt. 2 — Bu meşhur doktorun hanımı Almanyadadır. I — Diese schmutzigem Schuhe gehören meinem Bruder. B Listesi Diese sauberen Schuhe gehören meinena-Bruder. 1 — der offen Tür 2 — die kalt Milch 3 — diesen traurig Film 4 — seine faul Nichte 5 — der Sohn unseres alt Nachbar 6 — jenem müde Onkel 7 — unser klein Speisezimmer 8 — diesen schwer Steine 9 — jener schön Stadt 10 — meine heiss Suppen. Meine Kusine steht neben dem B offenen Fenster. • 5 — Bu kirli ayakkabılar benim erkek kardeşime aittir. E Aşağıdaki sıfat tamlamalarında boş bırakılan yerleri doldurunuz. 7 — Kuzenim (kız) açık pencerenin yanında duruyor. Der kleine Sohn meiner neuen N Deutschlehrerin ist sechs Jahre alt. O önce soğuk yemekleri yiyor. Die müden Kinder legen sich F gleich in ihre Betten und schlafen. 8 — Misafir sıcak çorbayı yiyemiyor. Mein Vater kennt diesen neuen Bauern nicht. H — Der Gast kann die heisse Suppe nicht essen. D — Der Junge bekommt einen langen Brief von seinem Vater und liest ihn seiner Mutter. Hasan Bey hat einen grossen M Bauernhof und einen neuen Traktor.

Das ist ein grüner Bleistift. Bu küçük bir masadır. Dieser Bleistift ist grün. «Bu kalem yeşildir. Jener Stuhl ist klein. Das ist ein rotes Buch.mim İUJLLU M t A İM ALMANCA DERSLERİ i ^ Institute | 55 LEHRSTÜCK FÜNFUNDFÜNFZIG SIFATLARIN MUKAYESESİ Bilindiği gibi sıfatlar bir ismin niteliklerini belirten sözcüklerdir. Bu hallerde bir sıfat tamlaması söz konusu olmayıp sıfatlar cümlede isimden ayrı olarak vazife görürler. Das ist ein kleiner Tisch. Aynı sıfata sahip iki isim arasında mukayese yaparken sıfatların mukayese şeklini kullanırız. klein.» cümlesinde olduğu gibi sıfat nasıl ismin önünden başka bir yerde bulunabiliyorsa Almancada da bulunabilir. Türkçede olduğu gibi Almancada da sıfat tamlamalarında isimlerin önünde yer alırlar. kalem yeşildir. sandalye küçüktür. Ama Türkçede. gross sıfatları özelliklerini bildirdikleri isimlerin önünde bulunmaktadırlar. Bu kırmızı bir kitaptır. Bu Bu Şu Ev yeşil bir kalemdir. Bu cümlelerde de görüldüğü gibi rot. Das Haus ist gross. Sıfatları kısaca gözden geçirdikten sonra şimdi sıfatların mukayesesi konusunu inceleyelim. büyüktür. Das ist ein grosses Haus. Bu büyük bir evdir. .

Ahmet ist fleissiger. Oğlu en zayıftır. küçük daha küçük en küçük zayıf daha zayıf en zayıf Türkçedeki «daha» kelimesinin görevini Almancada sıfatlara eklediğimiz -er (okunuşu [erj) takısı görür. en küçük. Hans ist kleiner.» gibi hallerde kullandığımız «en» kelimesi ise Almancada sıfatın önüne anı kelimesinin getirilmesi. bir üçüncü elmanın hu ikisinden de daha küçük olduğunu söylesek. bunlardan birinin diğerinden küçük olduğunu. Zeynep ist fleissig. «En zayıf. . Peter küçüktür. Paul ist am kleinsten. Ali ist am fleissigsten.. Zeynep çalışkandır. Ahmet en çalışkandır. bunların birbirlerine oranla küçüklük derecelerini belirtmiş ve böylece mukayeselerini yapmış oluruz. Ahmet daha çalışkandır. sonuna da -sten (okunuşu [sten]) takısının eklenmesi suretiyle belirtilir. Mein Sohn ist dünn.. Oğlun daha zayıftır. Oğlum zayıftır.._ 2 — İki tane küçük elma alsak. * Türkçe cümlelerde böyle mukayeseler yaparken sıfatların önüne «daha» veya «en» kelimelerini getiririz. Dein Sohn ist dünner. Paul en küçüktür. Hans daha küçüktür. klein kleiner am kleinsten dünn dünner am dünnsten schön schöner am schönsten faul fauler am faulsten küçük daha küçük en küçük zayıf daha zayıf en zayıf güzel daha güzel en güzel tembel daha tembel en tembel Şimdi bunları cümle içinde kullanalım: Peter ist klein. Sein Sohn ist am dünnsten.

Traktor hızlı gider. Inge ist am schönsten. am kürzesten [am kürtsesten] en kısa am grössten Lam grö:stenj en büyük Bunlardan başka şimdiye kadar öğrenmediğimiz şu sıfatlar da böyle özel bir durum gösterirler: arm [arm] warm [warm] krank [krank] schwach [şvahj klug [klu:g] dumm [dum] jung [yung] fakir sıcak hasta zayıf. Inge en güzeldir.ellibeşinci ders 3 — Der Traktor fährt schnell Der Zug fährt schneller. Bazı sıfatarm kökünde bu şekillere girerken bir değişiklik olur. kuvvetsiz akıllı aptal genç . eski am längsten [am lengsten] en uzun. Helga güzeldir.. eski lang uzun kurz kısa gross büyük älter [elter] daha yaşlı. Şimdi bu özel durumları görelim: Sıfatın içindeki sesli harf üzerine nokta alır: alt yaşlı.. Maria daha güzeldir. Helga ist schön. Das Auto fährt am schnellsten. Maria ist schöner. Sıfatlar genellikle yukarıda gördüğümüz gibi -er ve am. eski länger [lenger] daha uzun kürzer [kürtser] daha kısa grösser [grösser] daha büyük am ältesten Lam eltesten] en yaşlı. Tren daha hızlı gider. -sten ile mukayese yapılacak şekle getirilir. Otomobil en hızlı gider.

hafif yeni sadık Görüldüğü gibi hemen hemen bütün -t veya -d ile biten sıfatlarda böyle bir özel durum görülmektedir. kuvvetsiz daha zayıf en zayıf khıg akıllı dumm aptal jung genç klüger [klürger] daha akıllı dümmer [dümer] daha aptal jünger [yünger] daha genç am klügsten [am klü:gsten] en akıllı am dümmsten [am dümsten] en apta\ am jüngsten [am yüngsten] en genç Bazı sıfatlarda son şekilde -sten takısıyla sıfat arasına bir (e) konur. neu yeni neuer [noyer] daha yeni am neuesten [am noyesten] en yeni . weit uzak berühmt meşhur heiss sıcak weiter daha uzak berühmter daha meşhur heisser daha sıcak am weitesten [am vaytesten] en uzak am berühmtesten [am berü:mtesten] en meşhur am heissesten [am haysesten] en sıcak Böyle bir değişikliğe uğrayan sıfatların Önemli birkaçını daha öğrenelim : bunt [bunt] bekannt [bekant] leicht [layht] neu [noy] treu [troy] renkli tanınmış kolay.arm fakir warm sıcak krank hasta ärmer [ermer] daha fakir wärmer [vermer] daha sıcak kränker [krenker] daha hasta am ärmsten [am ermsten] en fakir am wärmsten | am vermsten] en sıcak am kränksten [am krenksten] en hasta schwach schwächer [şveher] am schwächsten [am şvehsten] zayıf.

gut iyi viel çok besser [besser] daha iyi mehr [me:r] daha çok am besten [am besten] en iyi am meisten [am maysten] en çok «Ahmet Zeynep'ten daha küçüktür.» gibi mukayeselerde kullanılan «-den» takısının Almanca karşılığı als [als] kelimesidir. Die Schule ist höher. Şu elma bu elmadan daha küçüktür.Bu kalem şu kalemden daha uzundur. Mein Hut ist grösser._ 5 — treu sadık treuer daha sadık am treuesten [am troyesten] en sadık «yüksek» anlamına gelen hoch kelimesi ise şöyle bir değişikliğe uğrar. Benim şapkam daha büyüktür. kısadır. hoch yüksek höher [hö:er] daha yüksek am höchsten [am hö:ksten] en yüksek Bazı sıfatlarda ise mukayese şekillerine konurken sıfatlar tamamen değişir. ezberlemeniz gerekir. Kırmızı kalem daha kısadır. Okul yüksektir. bu elmadan bu çiçekten şu kızdan Bu elma küçüktür. Jener Apfel ist kleiner als dieser Apfel. Okul daha yüksektir. Benim şapkam senin şapkandan daha büyüktür. Der rote Bleistift ist kürzer. Als Türkçede olduğu gibi isme eklenmez. Şu elma daha küçüktür. Die Schule ist höher als unser Haus. als dieser Apfel als diese Blume als jenes Mädchen Dieser Apfel ist Mein. Die Schule ist hoch. Der rote Bleistift ist kürzer als der Kırmızı kalem mavi kalemden daha blaue Bleistift. Bunları çok iyi öğrenmeniz. Genellikle aralarında mukayese yapılan isimlerin ikincisinin önünde yer alır. . Okul bizim evimizden daha yüksektir. Jener Apfel ist kleiner. Dein Glas ist kleiner als mein Glas. . Senin bardağın benim bardağımdan daha küçüktür. Mein Hut ist grösser als dein Hut.

Kız erkek çocuktan daha kısadır. Amcam babamdan daha yaşlıdır.Das Haus ist höher als der Baum. Balıkçı çiftçiden daha fakirdir. Freund. Benim babam senin babandan daha yaşlıdır. Mein Hund ist kleiner als Ihr Hund. Der Fischer ist ärmer als der Bauer. Dieses Bild ist schöner als das Bu resim oturma odasındaki resimden Bild im Wohnzimmer. Ev ağaçtan daha yüksektir. Benim sepetim daha hafiftir. Babam yaşlıdır. Bu sepet hafiftir. Ben kız kardeşimden daha kuvvetIch bin schwächer als meine sizim. Hans läutt schneller als Fritz. Hans Fritz'den daha hızh koşuyor. Unser Lehrer ist jünger als seine Öğretmenimiz hanımından daha gençtir. euer Arzt. Mein Onkel ist älter als mein Vater. Mein Korb ist leichter als dieser Benim sepetim bu sepetten daha Korb. Yaz ilkbahardan daha sıcaktır. Mein Korb ist leichter. daha güzeldir. Bu doktor sizin doktorunuzdan daha Dieser Arzt ist berühmter als meşhurdur. Dieser Korb ist leicht. Mein Vater ist älter als dein Vater. Mein Vater ist alt. . Schwester. Ahmet ist nicht fieissiger als sein Ahmet arkadaşından daha çalışkan değildir. Mädchen. Der Junge arbeitet besser als das Erkek çocuk kızdan daha iyi çalışıyor. Benim köpeğim sizin köpeğinizden daha küçüktür. Frau. hafiftir. Der Sommer ist wärmer als der Frühling. Das Mädchen ist kürzer als der Junge.

Traktör otomobilden daha büyüktür. Biz sizin çocuklarınızdan daha mutWir sind glücklicher als eure Kinder. Odalarımız sizin odalarınızdan daha Unsere Zimmer sind schmutziger kirlidir. lıdır. Zeynep ist ordentlicher als ihre Zeynep arkadaşından daha intizamFreundin. als mein Auto. Sein Hut ist weisser als dein Hut.— 7 — Das Buch meines Freundes ist Arkadaşımın kitabı benim kitabımdan neuer als mein Buch. Das Auto deines Vaters ist besser Babanın otomobili benim otomobilimden daha iyidir. Unsere Schwester ist hübscher als Bizim kız kardeşimiz senin kız kardeşinden daha güzeldir. Ich schreibe besser als mein Freund. Die Tachter isst mehr als ihr Bruder. Ahmets Tisch ist sauberer als unser Ahmet'in masası bizim masamızdan Tisch. Kız evlât erkek kardeşinden daha çok yemek yiyor. Bruder. . daha yemdir. Der Apfel auf dem Tisch ist roter Masamn üstündeki elma elimdeki elmadan daha kırmızıdır. Der Vater spricht Deutsch besser Baba Almancayı anneden iyi konuals die Mutter.. şuyor. Der Traktor ist grösser als das Auto. Die Hunde sind treuer als die Katzen. Dieser Schüler ist klüger als Bu öğrenci şu öğrenciden daha akıllıjener Schüler. Du kennst ihn besser als ich. luyuz. daha temizdir. Erkek kardeşim senin erkek kardeMein Bruder ist fauler als dein şinden daha tembeldir. als eure Zimmer. Arkadaşımdan daha iyi yazıyorum.Bu çocuğun kitapları benim kitaplarımdan daha az mıdır ? ger als meine Bücher? Die Schule ist grösser als das Kino. die Übung. Okul sinemadan daha büyüktür. Schule. dır. Der Bahnhof ist grösser als die İstasyon okuldan daha büyüktür. als der Apfel in meiner Hand.. deine Schwester. Köpekler kedilerden daha sadıktır. Sind die Bücher dieses Kindes weni. Die Hausaufgabe ist kürzer als Ev ödevi çalıştırmadan daha kısadır. Onun şapkası senin şapkandan daha beyazdır. Ist die Milch heisser als der Kaffee? Süt kahveden daha sıcak mıdır? Senin kuzeninden daha genç miyim? Bin ich jünger als deine Kusine? Bu çalıştırmalar dersten daha kolay Sind diese Übungen leichter als das mıdır ? Lehrstück? Onu benden iyi tanıyorsun.

«en» ise sıfatın önüne am kelimesini getirip. Wessen Schwester ist schöner als Elizabeth Taylor? Istanbul ist berühmter als Van. Inge Zeynep'ten daha güzel midir? Bu kelimeler şu kelimelerden daha zor mudur? Almancada «küçük . Zeyneps Geschichte ist trauriger als Fatmas Geschichte. Zeynep'in hikâyesi Fatma'nın hikâyesinden daha acıklıdır. sonuna da -sten eklemek suretiyle belirtilir. -er -sten am .daha küçük .— 8 — Der Lehrer lacht mehr als die Kinder. Kimin. Ist Inge schöner als Zeynep? Sind diese Wörter schwerer als jene Wörter? Öğretmen çocuklardan daha çok gülüyor. kız kardeşi Elizabeth Taylor' dan daha güzeldir? istanbul Van'dan daha meşhurdur.en küçük» gibi bir mukayesede «daha» kelimesi sıfatın sonuna -er takısı eklemekle.

ııın İfflî l m 1m i]oufsponî)tntt Institute ALMANCA DERSLERİ 56 LEHRSTUCKSECHSUNDFUNFZIG Öğrenilecek kelimeler als [als] andere [andere] arm [arm] bekannt [bekant] der Bekannte.» [bekante] -den başka. diğer fakir tanınmış tanıdık billig [billig] bunt [bunt] dumm [dum] einkaufen gehen [aynkaufen ge:en] fehlen [fe:len] ucuz renkli aptal alışverişe çıkmak. gitmek eksik olmak .

î-halinde bulunan isimlerle kullanılır.n için die Geldtaschen [pfayfe] para çantası der Preis. verkaufen krank [krank] [ferkaufen] hasta leicht [layht] der Verkäufer. yani für'den sonra gelen isim (veya şahıs zamiri) daima i-halinde bulunur._ 2 — für [fü:r] die Pfeife. kolay der Markt. çarşı [markt] pazar meydanı verlieren [ferli:rein] der Marktplatz. kuvvetsiz . Öğrenci bu pipoları Ankara'daki arkadaşı için satın alıyor. .e warm [varm] [marktplats] zählen [tse:len] die Mauer..e [ferkoyfer] pazar.. kadar çakı sadık satmak satıcı kaybetmek sıcak saymak memnun AÇIKLAMALAR für «îçin» anlamına gelen für kelimesi bir önektir.e [prays] [geldtaşe] gewinnen schwach [şvah] kazanmak [gevinnen] so wie [zo:vi:] handeln [handeln] pazarlık etmek das Taschenmesser. Mein Vater kauft eine Mappe für mich. Babam benim için bir çanta satm alıyor.n [mauer ]duvar zufrieden yeni fneu [noy] [tsufri:den] pipo fiyat zayıf. Der Student kauft diese Pfeifen für seinen Freund in Ankara... öğretmen öğretmen için kız kız için çocuk çocuk için sen senin için Oğlum için bir top satın alıyorum...hafif. der Lehrer für den Lehrer die Tochter für die Tochter das Kind für das Kind du für dich Ich kaufe einen Ball für meinen Sohn. jung [yung] [taşenmesser] genç klug [klu:g] treu [troy] akıllı kosten [kosten] fiyatında olm.

Bu ayakkabıların fiyatı elli liradır. Was kostet das? Wieviel kostet das? Was kosten diese Eier? Wieviel kosten jene kleinen Bücher? Was kosten jene kleinen Bücher? Was kostet dieser Hut? Diese Bücher kosten sechs l i r a s . «ne kadar. Jenes Haus kostet vierzigtausend Liras. Der Schüler hat kein Geld für diese Bücher. Şu evin fiyatı kırkbin liradır. Sie kosten zwei Liras. Zeynep kommt auch mit ihnen. Frau Müller will für ihre Bekannten in Deutschland einige Vasen und Pfeifen kaufen.ellialtıncı ders — 3 — Er bringt einen Brief für meinen Bruder. Bunun fiyatı bir liradır. İkisi de bu halde aynı anlama. Frau Müller fragt: «Ich will fünf Vasen kaufen. kaça» anlamına gelir. Erkek kardeşim için bir mektup getiriyor. Öğrencinin bu kitaplar için parası yoktur. Die Vasen im Dorf sind billiger und schöner als die Vasen in der Stadt. FATMA HANIM UND FRAU MÜLLER GEHEN EINKAUFEN Heute nachmittag gehen Fatma Hanım und Frau Müller einkaufen. Der Vater arbeitet für seine Familie. kosten «Fiyatında olmak» şeklinde Türkçeye çevrilebilir. Sie gehen zum Marktplatz. Genellikle birşeyin fiyatım sormak veya söylemek için kullanılır. Baba ailesi için çalışıyor. Diese Schuhe kosten fünfzig Liras. Bunun fiyatı nedir? (ne kadardır?) Bunun fiyatı nedir? (ne kadardır?) Bu yumurtaların fiyatı nedir? Şu küçük kitaplann fiyatı nedir? ( . Das kostet ein Lira. Wieviel muss ich dann befahlen?» . Frau Müller sieht in einem Laden schöne Vasen. Zeynep lernt den Preis der Vasen.kitaplar kaça) Şu küçük kitapların fiyatı nedir? Bu şapkanın fiyatı nedir? Bu kitapların fiyatı altı liradır. denn Frau Müller spricht nicht gut Türkisch. Fiyat sorarken was veya wieviel soru kelimelerini kullanabilirsiniz.

Onların fiyatı iki liradır. verlieren aber fünf Liras. ama onlar diğer dükkânlardaki pipolardan daha küçük. und Zeynep kauft ein Taschenmesser für Ahmet. Und sie bezahlen für fünf Vasen neun Liras. Fatma Hamm sieht in einem anderen Laden billige Pfeifen und zeigt sie Frau Müller. deine Pfeifen sind billiger. Fatma Hamm et ve ekmek satın alıyor. Fatma Hanım bu satıcıyla da pazarlık ediyor ve üç lira daha az ödüyorlar. dört lira kazanıyoruz. Zeynep vazoların fiyatmı öğreniyor. Fatma Hanım: «Evet.» diyor. Bayan Müller bir dükkânda güzel vazolar görüyor. Köydeki vazolar şehirdeki vazolardan daha ucuz ve daha güzeldir. Bayan Müller Almanya'daki tanıdıkları için birkaç vazo ve pipo satın almak istiyor. Zeynep te onlarla geliyor. und sie bezahlen drei Liras weniger.» diye cevap veriyor. çünkü Bayan Müller iyi Türkçe konuşmuyor. Sonra memnun (eve) dönüyorlar.» Fatma Hamm handelt auch mit diesem Verkäufer. Bayan Müller evde para çantasmdaki parayı sayıyor ve: «Beş lira eksik. ama beş lira kaybediyoruz. Zeynep te Ahmet için bir çakı satm alıyor. Satıcüarla pazarlık ediyoruz. Pazar meydanına gidiyorlar. . pipoların daha ucuz.» diyor. Bayan Müller: «Beş vazo satın almak istiyorum. O zaman ne kadar ödemem gerekiyor?» diye soruyor. aber sie sind kleiner als die Pfeifen in anderen Läden.— 4 — Fatma Hanını handelt mit dem Verkäufer der Vasen. gewinnen vier Liras. Sie treten in den Laden ein und fragen: «Was kosten diese Pfeifen?» Der Mann antwortet: «Meine Pfeifen sind billiger und besser als die anderen Pfeifen. Frau Müller zählt zu Hause das Geld in ihrer Geldtasche und sagt: «Fünf Liras fehlen. Wir handeln mit den Verkäufern. Fatma Hamm vazoların satıcısıyla pazarlık ediyor ve beş vazo için dokuz lira ödüyorlar. Fatma Hanım başka bir dükkânda ucuz pipolar görüyor ve onları Bayan Müller'e gösteriyor. Dann kehren sie zufrieden zurück. Dükkâna giriyorlar ve soruyorlar: «Bu pipoların fiyatı ne kadardır?» Adam: «Benim pipolarım diğer pipolardan daha ucuz ve daha iyidir.» Fatma Hamm sagt: «Ja.» FATMA HANİM VE BAYAN MÜLLER ALIŞVERİŞE ÇIKIYORLAR Bugün öğleden sonra Fatma Hanım ve Bayan Müller alışverişe çıkıyorlar. Fatma Hamm kauft Fleisch und Brot.

klein so klein wie küçük kadar küçük wie kelimelerinin ara- Dieser Apfel ist so klein wie jener Bu elma şu elma kadar küçüktür. Onların babası benim babam kadar yaşlıdır. Apfel. Benim kitabım senin kitabın kadar büyüktür. akıllı kadar akıllı Oğlum arkadaşımın oğlu kadar akılhdır. klug so klug wie Mein Sohn ist so klug wie der Sohn meines Freundes. Benim oğlum arkadaşımın oğlu kadar akıllıdır. . birinci ismin ikinci isim kadar o sıfata sahip olduğunu söylemek suretiyle yapılır. gross so gross wie Mein Buch ist so gross wie dein Buch.— 5 — SIFATLARIN MUKAYESESİ (devanı) so wie iki ismin sıfatlarının karşılaştırılması bir de. alt so alt wie büyük kadar büyük Benim kitabım senin kitabın kadar büyüktür. Bu çeşit kıyaslamalar Almancada sıfatı so şma koyarak yapılır. yaşlı kadar yaşlı Ihr Vater ist so alt wie mein Vater. Türkçede «kadar» ile belirttiğimiz bu çeşit cümleler şöyle olur: Bu elma şu elma kadar küçüktür. Onların babası benim babam kadar yaşlıdır.

Garten. Kız kardeşi benim erkek kardeşim kadar yaşlıdır._ Diese Strasse ist so lang wie unsere Strasse. Selma kız kardeşi kadar tembeldir. Sein Haus ist so klein wie eine Hütte. Deine Küche ist so sauber wie raısere Küche. Ich kann so schnell wie mein Freund laufen. (kızımın yaşındasın. Sein Bleistift ist so klein wie mein Bleistift. Die Kose in deiner Hand ist so rot Elindeki gül vazodaki gül kadar kırwie die Rose in der Vase. Evi bir kulübe kadar küçüktür. Du bist so alt wie meine Tochter. mızıdır. Onun kalemi benim kalemim kadar küçüktür.) . Die Mauer ist so hoch wie der B a u Ä Duvar ağaç kadar yüksektir. Sonbahar kış kadar soğuk değildir. Arkadaşım kadar hızlı koşabilirim. Seine Schwester ist so alt wie raein Bruder. Unser Garten ist so gross wie dieser Bahçemiz bu bahçe kadar büyüktür. Die weisse Katze ist so gross wie die schwarze Katze. Senin mutfağın bizim mutfağımız kadar temizdir. Der Herbst ist nicht so kalt wie der Winter. Sekna ist so faul wie ihre Schwester. Ağaç ev kadar yüksektir. Benim kızım kadar yaşlısın. Beyaz kedi siyah kedi kadar büyüktür. Der Baum ist so hoch wie das Haus. 6 — Bu cadde bizim cadde kadar uzundur.

Beyaz kalem siyah kalem kadar uzun değildir. . Ankara Konya kadar güzel değildir. Deine Tante ist nicht so dünn wie meine Mutter. Der weisse Bleistift ist nicht so lang wie der schwarze Bleistift. Deine Geschichte ist nicht so lustig Senin hikâyen Zeynep'in hikâyesi kadar komik değildir. Eviniz bizim evimiz kadar büyük müdür? Ist dein Onkel so berühmt wie mein Amcan benim babam kadar meşhur mudur? Vater? Ist Inge so schön wie deine Freundin? Inge senin kız arkadaşın kadar güzel midir? Ist Adana so berühmt wie Istanbul? Adana istanbul kadar meşhur mudur? J Der Vogel ist nicht so gross wie die Katze. wie Zeyneps Geschichte. Masanın üstündeki peynir mutfaktaki peynir kadar kötü değildir. Odan bizim odamız kadar sıcak değildir. Die Käse auf dem Tisch ist nicht so schlecht wie die Käse in der Küche. Kus kedi kadar büyük değildir. Unser Lehrer ist so gut wie euer Lehrer. Der Stuhl ist nicht so hoch wie dbr Sandalye masa kadar yüksek değildir. Teyzen annem kadar zayıf değildir. Dein Zimmer ist nicht so warm wie unser Zimmer. Ist Ihr Haus so gross wie unser Haus? Öğretmenimiz sizin öğretmeniniz kadar iyidir.— 7 — Ankara ist nicht so schön wie Konya. Tisch.

Arkadaşlarım okuldaki en çalışkan öğrencilerdir. Ceylan ist das schnellste Pferd meines Bauernhofs. Hasan ist fauler als er. . Fatma ist das schönste Mädchen in unserem Dorf. Bu bahçemizdeki en yüksek ağaçtır. Ceylan çiftliğimin en hızlı atıdır._ 8 — Sıfatların -er ve -ste takıları almış şekilleriyle de sıfat tamlamaları yapılabilir. Zeki Bey ist der beste Erdkundeîehrer unserer Schule. Bu evinizdeki en güzel resim midir? Orhan sımfımızdaki en tembel öğrenci değildir. Meine Freunde sind die fleissigten Schüler in der Schule. Das ist der höchste Baum in unserem Garten. der fleissigste Schüler das schönste Mädchen die traurigste Geschichte die faulsten Arbeiter mein bester Freund dieser billigste Hut — — — — — — en en en en en bu çahşkan öğrenci güzel kız acıklı hikâye tembel işçiler iyi arkadaşım en ucuz şapka Ahmet ist der fleissigste Schüler der Klasse. Ahmet sınıfın en çalışkan öğrencisidir. Zeki Bey okulumuzun en iyi coğrafya öğretmenidir. Bunlar normal kurala göre ismin hallerine sokulabilirler. Ich will die billigsten Vasen in diesem Laden kaufen. Bu dükkândaki en ucuz vazoları satın almak istiyorum. Ist das das schönste Bild in Ihrem Haus? Orhan ist nicht der faulste Schüler in unserer Klasse. Biz burada en çok kullanılan -ste takısı almış şekiller için örnekler vereceğiz. Hasan ondan daha tembeldir. Fatma köyümüzdeki en güzel kızdır.

D — Benim traktörüm çiftçinin traktörü kadar hızlıdır.. B Listesi A — Ich bin neugieriger afe mein Freund» ... L -— Köpek attan küçüktür. als ihr Bruder. 8 — Ich bin hungriger als mein Freund.. 10 — Ist der Grossvater der älteste Mann der Familie? B Listesi A — Arkadaşım kadar (çok) yiyorum. F •— Babaya en yeni gazeteyi getir! G — Büyükbaba ailenin en yaşlı adamı mıdır? H — Peter bahçenin en yüksek ağacının üstünde oturuyor. M — Arkadaşımdan daha açım. 6 — Der Hund ist kleiner ate das Pferd.. Die Grossmutter ist alt. 4 — Mein Traktor ist schneller als der Traktor des Bauern. 3 — Der Vater ist alt. 1 — Meine Hände sind schmutzig deine Hände» 2 —Dies. 5 — Das Heft ist so billig der Bleistift. 8 — Das Kind ist ruhig sein Vater. 6 — Die Hos» ist die schön Blume des Gartens. c A Listesi 1 — Anne kızı kadar güzel değildir. E — Köpek at kadar küçüktür. Der Grossvater ist am (alt) . 9 — Ich esse so viel wie mein Freund. 5 — Wir wohnen in dem grösstem Haus der Strasse. 3 — Mein Traktor ist so schnell wie der Traktor des Bauern. K — Caddenin en büyük evinde oturuyoruz. B A Listesi 1 — Bringe dem Vater die neueste Zeitung! 2 •— Peter sitzt auf dem höchstem Baum des Gartens.. 4 — Hans ist der jung Schüler der Klasse.. 7 — Diese Geschichte ist besser als seine Geschichte.Almanca ders : 56 TEST 28 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. C -— Benim traktörüm çiftçinin traktöründen daha hızlıdır. I •— Bu hikâye onun hikâyesinden daha iyidir. B — Arkadaşımdan daha çok yiyorum. 7 -— Maria wäscht das schmutzig Kleid zuerst. Mädchen ist erfolgreich.

Geben Sie mir das billigste K Buch! L . E — Zeig mir dein bestes Bild! F — Die Mutter ist nicht so schön wie ihre Tochter. 4 — Balıkçının kulübesi çiftçinin kulübesi kadar büyüktür. Test 27'nin yapılmış şekli 1 — en. en. Ich bin so neugierig wie mein G — Freund. ta. Sadece yanlış olan kelimenin doğru şekli istenmektedir. 1 — en 2 — e 3 — en 4 — e 5 — en. B — Die Mutter ist so schön wie ihre Tochter. Ali ist klüger als Ahmet. en. Bunlar ya yanlış yerde veya şekilde kullanılmışlar veya yanlış yazılmışlardır. 10 — Babamın otomobili traktörden daha temizdir. 6 — Bana en iyi resmini göster! 7 — Bana en ucuz kitabı veriniz! 8 —Arkadaşım kadar meraklıyım. em. en 9 — en.2 — Ali sınıfın en akıllı Öğrencisidir. en. en. M E Aşağıdaki cümlelerde bazı kelimeler yanlıştır. en. 1 _ N 2 — K 3 — G 4 — M 5 — 1 6 — D 7 — B 8 — H 9 — L 1 0 — F E. em. ins 3 — er. ej 6 — e. en 5 — en. H — Dia Hütte des Fischers ist so gross wie die Hütte des Bauern. 3 — Ali Ahmetten daha akıllıdır. Die neusten Zeitungen liegen auf den Tisch. e 4 — er. Die Mutter meines Freundes ist guter als mein Mutter. Der Deutschlehrer ist so älter wie der Erdkundelehrler. n 2 — em. en. C — Der Sommer ist so kalt wie der Winter. 9 — Arkadaşımdan daha meraklıyım. em. D — Das Auto meines Vaters ist sauberer als der Traktor. Der Sommer ist nicht so kalt wie der Winter. en 7 — e. cümlede bulunması gereken şekliyle yazınız. Bir cümlede iki yanlış olabilir. en 8 — en. n 6 —-n7 — jps 8 — em. Bütün cümleyi katiyen yazmayınız. n9 — en 10 — en . 1 2 4 4 — — — — Meine Bälle sind vieler als deine Bälle. Ali ist der klügste Schüler der Klasse. 1 — H 2 — F 3 — A 4 — M 5 — Î 6 — N 7 — L 8 — E 9 — K10 — G C. en B. 5 — Yaz kış kadar soğuk değildir. Bu yanlış kelimeleri bulunuz ve cevaplar kâğıdının E bölümüne doğru olarak. en 10 — » en.

Şimdi für'ü de kısaca tekrarlayarak diğerlerini görelim. für [fü:r] olarak okunur. Kendinden sonra gelen isim veya şahıs zamiri muhakkak i-halinde bulunur. yani i-halindeki şahıs zamirleri kullanılır. Önekten sonra bir şahıs zamiri geliyorsa bu da i-haline konur. der Sohn für den Sohn die Tochter für die Tochter der kluge Junge für den klugen Jungen ich für mich du für dich er für ihn oğul oğul için kız evlât kız evlât için akıllı çocuk akıllı çocuk için ben benim için sen senin için o onun için . Geçen derslerimizde öğrendiğiniz für bu gruba dahildir. Türkçeye «için» olarak çevrilebilir.mı I m I M İM 57 tortt&ponömtt 3nstitute ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK SIEBENUNDFÜNFZIG İ-HALİYLE KULLANILAN ÖNEKLEK Bu çeşit öneklerden sonra gelen isim daima i-halinde bulunur.

Ahmet kauft eine Modenzeitschrift für die Schwester und eine Zeitung für den Vater. Der Schüler geht durch den Garten in das Haus. Bir yerin. Senin için (sana göre) kitabımız yok.— 2 — Burada önemli bir noktaya dikkatinizi çekmek isteriz: für'den sonra i-halinde bulunan şahıs zamirleri kullanılmasına rağmen bunlar Türkçeye i-halinde olarak çevrilmemektedir. Yaşlı adam karısı ve oğlu için çalışıyor. Zeynep küçük erkek kardeşi için bir çakı satın alıyor. Der Junge kauft Blumen für seine Freundin. Arkadaşım için çalıştırma yapmıyorum. Die Magd geht durch das Wohnzimmer in die Küche. Baba ve anne bizim için çalışıyor. O bana kanaryam için bir kafes getirecek. Der Vater und die Mutter arbeiten für uns. Er wird mir für meinen Kanarienvogel einen Käfig bringen. bir şeyin ortasından geçerek yapılan bir hareketi gösterir. Hizmetçi oturma odasından geçerek mutfağa gidiyor. Wir haben keine Bücher für dich. Çocuklar tarlalardan geçerek bir gezinti yapıyorlar. Meine Mutter kocht Fleisch für die Gäste. Okunuşu [durh] şeklindedir. Die Kinder machen einen Spaziergang durch die Felder. Zeynep kauft ein Taschenmesser für ihren kleinen Bruder. Der Ball fliegt durch das Fenster. Adam arkadaşı için bir bardak şarap ısmarlıyor. durch Türkçeye «-den geçerek» şeklinde çevrilebilir. Otomobil şehirden geçerek gidiyor. Top pencereden (geçerek) uçuyor. Öğrenci bahçeden geçerek eve gidiyor. Dillerin yapılarının ayrılığından meydana gelen bu ve bunun gibi değişiklikler aklınızı karıştırmamalıdır. . Der Mann bestellt für seinen Freund ein Glas Wein. Ahmet kız kardeş için bir moda mecmuası ve baba için bir gazete satın alıyor. Annem misafirler için et pişiriyor. Der alte Mann arbeitet für seine Frau und seinen Sohn. Çocuk kız arkadaşı için çiçek satın alıyor. Das Auto fährt durch die Stadt. Ich mache keine Übungen für meinen Freund.

Hans kommt ohne Mappe in die Schule. Der Bauer arbeitet durch den ganzen Sommer auf den Feldern. Der Junge kommt ohne seine Çocuk kitapsız ve deftersiz okula geliyor. [o:ne] şeklinde okunur. Der arme Fischer bleibt durch den ganzen Winter in dieser Hütte. Şehrin güzel caddelerinden geçerek bir gezinti yapınız! İşçiler yeşil bahçeden geçerek gidiyorlar. Kuş kapıdan geçerek bahçeye uçuyor. Der Traktor fährt durch die Bäume zu dem Bauernhaus. Zaman gösterdiği durumlarda durch «boyunca» anlamına gelir. Bir kalemsiz yazamam. Die Schülerinnen laufen durch die Kassen. Bücher und seinje Hefte in die Schule. Kız öğrenciler sınıflardan geçerek koşuyorlar.elliyedinci ders Die Frau geht durch die lange Strasse in die Koloitfalwarenhandr lung. Der Vogel fliegt durch die Tür in den Garten. Önüne ıe geldiği ismin eksik olduğunu. Çiftçi bütün yaz boyunca tarlalarda çalışıyor. (ebeveynsiz) sinemaya gidebilirler. Der Junge tritt durch die alte Mauer in das Haus ein. Machen Sie einen Spaziergang durch die schönen Strassen der Stadt! Die Arbeiter gehen durch den grünen Garten. Ich kann ohne einen Bleistift nicht schreiben. Die Kinder müssen durch die ganze Woche zu Hause bleiben. olduğum bulunmadığını belirtir. Fakir balıkçı bütün kış boyunca bu kulübede kalıyor. . Kadın uzun caddeden geçerek bakkal dükkânına gidiyor. Çocuk eski duvardan geçerek eve giriyor. ohne ohne Türkçeye kelimelerin sonuna eklenen bir «-siz» eki şeklinde çevrilebilir. Hans çantasız okula geliyor. Çocuklar bütün hafta boyunca evde kalmaya mecburdurlar. Die kleinen Kinder dürfen ohne die Küçük çocuklar ebeveynleri olmadan Eltern ins Kino gehen. Traktör ağaçların arasından geçerek çiftlik evine gidiyor.

Der Vater geht ohne Hut in den Garten. Mein Bruder fährt ohne Geld nach Deutschland. . Tren bütün şehrin etrafında dolaşıyor. Öğrenci deftersiz ve kalemsiz sınıfa geliyor. Ahmet kanapede ayakkabısız oturuyor.— 4 — Unser Arzt kommt ohne sein neues Auto. Der Hund läuft um das Haus. Görüldüğü gibi ohne bazen Türkçeye «olmadan» şeklinde de çevrilebilir. Der Schüler kommt ohne Heft und ohne Bleistift in die Klasse. geçiyor. Der Zug fährt um die ganze Stadt. Aile bahçede küçük masanın etrafınDie Familie sitzt um den kleinen Tisch im Garten. da oturuyor. um den Garten. Çiftçi traktörüyle tarlalarının etrafında dolaşıyor. Önünde ohne bulunan isim ekseriya artikel almaz. Ahmet sitzt auf dem Sofa ohne Schuhe. İşçiler bahçenin etrafında bir duvar Die Arbeiter machen eine Mauer yapıyorlar. Köpek evin etrafında koşuyor. um Türkçeye «etrafında» olarak çevrilir. Der Bauer ist ohne Arbeit. Masanın etrafına oturuyoruz. Baba şapkasız bahçeye gidiyor. fında koşuyorlar. (gidiyor) Öğrenciler okulun etrafında yürüyorlar. Çiftçi işsizdir. Wir stellen die Stühle um den Sandalyeleri büyük masanın etrafına grossen Tisch. koyuyoruz. Yukarıdaki örneklerde ohne'den sonra gelen isim artikelsiz kullanılmıştır. Wir setzen uns um den Tisch. Doktorumuz yeni otomobili olmadan geliyor. [umj şeklinde okunur. Erkek kardeşim parasız Almanya'ya gidiyor. (gidiyorlar) Die Kinder laufen um das Auto Çocuklar babalarının otomobili etraihres Vaters. Die Schüler gehen um die Schule. hareket ettiğini gösterir. Ya da şahısların (eşyaların) bir şeyin çevresinde daire biçiminde durduklarını belirtir. Der Bauer fährt mit seinem Traktor um seine Felder. Bir şeyin şahısların veya eşyaların çevresinde daire biçiminde bulunduğunu. Cadde yüksek tepenin etrafından Die Strasse geht um den hohen Hügel.

Çocuklar arkadaşa karşı (doğru) koşuyor. yatıyor. koyuyor. gegen Türkçeye «karşı» şeklinde çevrilir. heitern.Doktor hastalıklara karşı savaşıyor. Der Fischer kommt gegen Mittag nach Hause. Er kommt vielleicht gegen halb drei. Kuş büyük pencereye karşı uçuyor. Die Mutter ist gut gegen ihre Kinder. Topu pencereye doğru atıyorum. Der Lehrer läuft gegen die grosse Tafel. Der Unterricht beginnt um acht Uhr. Die Mutter stellt die Vase gegen das Anne vazoyu radyonun karşısına Radio. Ich werfe den. Gegen zaman gösteren yerlerde kullanılırsa «doğru» anlamına da gelebilir. Der Arzt kämpft gegen die Krank. Öğretmen büyük tahtaya karşı koşuyor. seinen Freund. Die Kinder laufen gegen den Freund. Ich werde um fünf Uhr mit meinem Freund ins Kino gehen. Der Junge wirft dem Stein gegen Çocuk taşı arkadaşına doğru atıyor. Belki saat iki buçuğa doğru gelir. Otomobil ağaca karşı gidiyor. Böyle hallerde um tabii ki «etrafında» anlamına gelmez. Ders saat sekizde başlıyor._ 5 — Daha önce nm'un bir de zaman bildirirken kullanıldığını öğrenmiştiniz. Der Vogel fliegt gegen das grosse Fenster. Gegen Ende des Films lachen die Kinder. Ich muss gegen zwölf Uhr in der Schule sein. Mein Bruder legt sich gegen mich Erkek kardeşim bana karşı kanapeye auf das Sofa. Ball gegen das Fenster. Saat onikiye doğru okulda olmalıyım. Anne çocuklarına karşı iyidir. Babam akşama doğru geri dönüyor. Mein Vater kehrt gegen Abend zurück. Balıkçı öğleye doğru eve geliyor. Filmin sonuna doğru çocuklar gülüyor. Saat beşte arkadaşımla sinemaya gideceğim. Der Lehrer kommt um halb vier in die Klasse. Öğretmen saat üç buçukta sınıfa geliyor. [ge:gen| olarak okunur. . Das Auto fährt gegen den Baum.

yorlar. Hans tembeldir. den Salon entlang die Strasse entlang den Garten entlang Die Mädchen laufen die Mauer entlang. . Der Zug fährt um die grosse Stadt Tren şehrin etrafında dolaşıyor ve sonra köylerden geçerek gidiyor. Kedi daima babanın sandalyesinin etrafında koşar. entlang «Boyunca» anlamına gelir. Die Kinder sitzen um den gelben Tisch. Hasan Bey otomobiliyle tarla boyunca gidiyor. und dann durch die Dörfer. Kız kardeş kırmızı çiçekler için su getiriyor. Şimdi gene i-haliyle kullanılan öneklerle yapılmış cümleler ve sorular yapalım. Die Schwester holt Wasser für die roten Blumen. yoktur. Hasan Bey fährt mit seinem Auto dos Feld entlang. Ich will einen Spaziergang durch die Stadt machen. Ankaraya ebeveynsiz (olmadan) gidiyor. arkasında bulunur. E r kommt ohne geliyor._ 6 — Gegen böyle zaman belirttiğinde kendinden sonra gelen isim artikelsiz kullanılır. Çocuklar sarı masanın etrafında oturuyorlar. [entlang] şeklinde okunur. Der Vater hat kein Geld für Babanın pahalı elbiseler için parası teure Kleider. salon boyunca cadde boyunca bahçe boyunca Kızlar duvar boyunca koşuyor. Şehirden geçerek bir gezinti yapacağım. Hausaufgaben in die Schule. Heute spieîen die Mädchen ohne Bälle. Ama bağlı olduğu isim gene i-halindedir. Genellikle diğer önekler gibi ismin önünde değil. Wir gehen die lange Strasse entlang. schwer. Die Deutschen gehen um das alte Almanlar eski evin etrafında dolaşıHaus. Ev ödevsiz okula Hans ist faul. Bugün kızlar topsuz oynuyorlar. Er fährt nach Ankara ohne Eltern. Die Katze läuft immer um den Stuhl des Vaters. Für alte Männer ist diese Arbeit sehr Yaşlı adamlar için bu iş çok ağırdır. Uzun cadde boyunca yürüyoruz.

Bu kitaplar sizin için iyi değildir. çabucak giyinir ve kahvaltıya gider. Bald macht ©r aber das Licht aus und schläft. SABAHLEYİN VE AKŞAMLEYİN Mehmet sabahları daima erken kalkar. Diese Bücher sind nicht gut für euch. Seine Mutter weckt ihn. Er rasiert sich elektrisch. Tıraştan sonra saçlarını tarar. Bir havluyla kurulanır. Annesi onu uyandırır. E r wäscht sich mit einem Schwamm und mit Seife. Bir sünger ve sabunla yıkanır. Mit einem Handtuch trocknet er sich ab. Kapıyı vurur ve seslenir: «Saat yedi!» Mehmet hemen ayağa kalkar ve pencereyi açar. AM MORGEN UND AM ABEND Mehmet steht morgens immer früh auf. Su soğuktur. jilete ve tıraş sabununa ihtiyacı yoktur. O elektrikli (tıraş makinasıyla) tıraş olur.— 7 — Dieses Spiel ist nicht gut für mich. Abends geht Mehmet spät ins Bett. Sie klopft an die Tür und ruft: «Es ist sieben Uhr!» Mehmet steht schnell auf und öffnet das Fenster. . Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht Bu bölümde sabahları ve akşamları yatıp kalkarken yaptığımız işlerle ilgili yeni kelimeler ve yeni fiiller öğreneceksiniz. Sonra bir tıraş makinasıyla tıraş olur. Sein Hemd und seine Strümpfe legt er auf einen Stuhl. Er braucht dann keinen Rasierpinsel und keine Rasierklinge und keine Rasierseife. denn er ist oft sehr müde. zieht sich schnell an und geht zum Frühstück. Das Wassser ist kalt. Dann rasiert er sich mit einem Rasierapparat. Dann zieht er seinen Schlafanzug an. O zaman bir tıraş fırçasına. Seinen Anzug hängt er auf einen Kleiderbügel. wäscht sich das Gesicht und die Hände und putzt sich die Zähne. Diş fırçasının üstüne diş macunu koyar ve dişlerini ovar. Er tut Zahnpasta auf die ZahnMrste und putzt sich die Zähne. E r legt sich ins Bett und liest noch etwas. ama soğuk su onu diri (canlı) yapar. Bu oyun benim için iyi değildir. Um halb zehn zieht er sich aus. Sonra banyoya gider ve pijamasını çıkarır. aber diieses kalte Wasser macht ihn frisch. Nach dem Rasieren kämmt er sich die Haare. Dann geht «r ins Bad und zieht seinen Schlafanzug aus.

Elbisesini bir askıya asar. Saat dokuz buçukta soyunur. Sie werfen Emir : wirf! . çünkü ekseriya çok yorgundur. Ama hemen (biraz sonra) ışığı söndürür ve uyur. Sonra pijamasını giyer. yüzünü ve ellerini yıkar ve dişlerini ovar._ 8 — Akşamları Mehmet geç yatağa gider (geç yatar). Yatağa yatar ve biraz daha okur. Gömleğini ve çoraplarını bir sandalyenin üstüne koyar. Burada i-haliyle kullanılan önekleri kısaca tekrarlayalım: für durch ohne um gegen entlang — içi«— geçerek — -siz — etrafında — karşı — boyunca — — — — — — für meinen Freund durch das Zimmer ohne den Korb um den Vater gegen die Mutter den langen Weg entlang ÖZEL FİİL ÇEKİMLERİ werfen ich werfe du wirfst er sie es wirft wir werfen ihr werft sie.

.e elbise fantsu:g] ausmachen (*) [ausmahen] sich ausziehen (*) [zih austsi:en] das Bad..er [ba:dj denken [denken] kapamak.imim I W y rrmf 58 v mm (oinsponöwre Institute I ALMANCA DERSLERİ LEHRSTÜCK ACHTUNDFÜNFZIG Öğrenilecek kelimeler sich abtrocknen (*) kurulanmak [zih abtroknen] sich anziehen (*) giyinmek [zih antsken] der Anzug.. söndürmek soyunmak banyo düşünmek ..

tıraş fırçası [razi:rpinzel] das Schild.n fikir [gedanke] genug [genu:g] kâfi das Gesicht. ...en hasta [patsiyent] die Praxis. sich ausziehen.n jilet [razkrklinge] der Rasierpinsel.[praksis] muayenehane sich die Zähne putzen dişlerini [zih di tse:neputsen] ovmak raten [ra:ten] tavsiye etmek sich rasieren sakal tıraşı olm [zih razkren] das Rasieren.e kasaba [klaynştat] klopfen [klopfen] vurmak das Licht.e [ha:r] saç das Handtuch..er havlu [Handtuh] die Hauptstrasse..er yüz [geziht] das Haar.er [şild] tabelâ die Reklame.e diş doktoru [tsa:narts] die Zahnbürste.. aus takıları ayrılarak cümlenin en sonuna gider.er [liht] ışık der Maler.e [tsa:n] diş der Zahnarzt.n [zayfe] sabun der Strumpf. ausmachen. sich anziehen.[ma:ler] ressam mieten [mitten] kiralamak noch [noh] daha der Patäent.n ana cadde [hauptştra:se] dasHemd...sakal tıraşı [razi:ren] der Rasierapparate tıraş makinası Lrazi:rapara:t] di© Rasierklinge. Yani önlerindeki (sırasıyla) ab.n diş fırçası [tsambürste] die Zahnpasta diş macunu [tsa:npasta] AÇIKLAMALAR Yukarıda verdiğimiz fiillerden sich abtrocknen.en [hemd] gömlek jedoch [yedoh] ama kämpfen [kempfen] savaşmak sich die Haare saçlarım kämmen taramak [zih di ha:re kemmen] der Kleiderbügel.... diri der Gedanke.en ev [vo:nung] der Zahn.e pijama [şla:fantsu:g] die Seife... an.e çorap [strumpf] verrückt [ferrükt] deli der Vorort. aus.e [fo:rort]kenar mahalle das Wasser..eıı [velt] dünya werfen [verfen] atmak die Wohnung.n reklam [rekla:me] der Schlafanzug... ayrılabilen fiillerdendir. su [vasser] wecken [veken] uyandırmak die Weit.askı [klayderbü:gel] die Kleinstadt.— 2 — elektrisch [elektriş] elektrikli eröffnen [eröfnen] açmak das Europa [oyro:pajAvrupa fast [fast] hemen hemen fremd [fremd] yabancı frisch [friş] taze..

ich bin fremd hier. Bu gibi hallerde kapı-die Tür kelimesi önüne an öneki getirilir. morgen miete ich in diester Strasse eine Wohnung und eröffne hier eine Praxis. wir haben hier genug Ärzte. «Miete eine Praxis am Ende der Stadt oder in einem Vorort. Berger die meisten Patienten. Darauf aber lesen die Leute: «Dr. Berger und sagt: «Das ist gut.'» Da lacht Dr. Dr. Berger in die Stadt. Berger.» Aber Dr. Bergers Freund wohnt in der Strasse der drei Ärzte. Gross. Berger lacht nur und denkt: «So klug wie die drei anderen bin ich auch!» Einige Tage später findet er eine Wohnung in der gleichen Strasse Sie ist grösser als die anderen Arztwohnungen.» rufen die Leute. Müller!» Und bald hängt neben der Haustür dieses Zahnarztes auch ein Schild: «Dr. der beste Zahnarzt dieser Strasse. der beste Zahnarzt Europas. Müller. der beste Zahnarzt der Stadt. Da kommt dem Arzt ein Gedanke. der beste Zahnarzt der Welt. Er ruft einen Maler und bestellt ein Schild. Müller eine Praxis.ellisekizinci ders — 3 — «vurmak» olarak Türkçeye çevirdiğimiz klopfen fiili genellikle «kapıya vurmak.» Einige Wochen später kommt der junge Zahnarzt Dr.» «Dieser Arzt ist noch klüger als die anderen. Neben die Haustür hängt er das Schild: «Dr. Bergers Freund. Auch er hängt ein Schild neben die Haustür. und bald hat Dr. denn er äst noch nicht bekannt. Er liest eines Tages das Scluld des neuen Arztes und denkt: «Ich bin bestimmit nicht dümmer als Dr. M E BESTE KEKLAME In der Hauptstrasse einer Kleinstadt eröffnet der Zahnarzt Dr. Frank. E r hat fast keine Patienten. Wo miete ich in dieser Stadt am besten eine Praxis?» Der Freund rät ihm: «In dieser Strasse nicht! Hier arbeiten drei Ärzte und jeder sagt: 'Ich bin besser als der andere.» In dier gleichen Strasse wohnt jedoch noch ein Zahnarzt.» Nach einer Zeit mietet ein anderer Zahnarzt in dieser Strasse eine Wohnung. aber nicht hier. . Einige Tage später hängt am Haus neben d e r Tür eine Tafel. Der junge Arzt fragt ihn: «Du weisst. Darauf stehen die Worte: «Dr.» «Bist du verrückt!» ruft Dr. kapıyı çalmak» anlamında kullanılır.

» Bir süre sonra başka bir diş doktoru bu caddede bir ev kiralar. ama burada değil. Günlerden bir gün yeni doktorun tabelâsını okur ve düşünür: «Muhakkak Dr. burada yabancıyım. Kapısının yanma (şu)tabelâyı asar: «Dr. Müller bir muayenehane açar. Dr. Berger'in arkadaşı. çünkü daha tanınmamıştır. Bu şehirde en iyi nerede bir muayenehane kiralayabilirim?» Arkadaş ona: «Bu caddede olmaz! Burada üç doktor çalışmaktadır ve her biri: Ben diğerinden daha iyiyim. dünyanın en iyi diş doktoru._ 4 — ENLİYİ REKLÂM Bir kasabanın ana caddesinde diş doktoru Dr. O zaman Dr. Bergar'in arkadaşı üç doktorun caddesinde oturmaktadır. Avrupa'nın en iyi diş doktoru. Birkaç gün sonra evde kapının yanında bir tabelâ asılıdır. bu caddenin en iyi diş doktoru. Berger sadece güler ve düşünür: «O diğer üçü kadar ben de akıllıyım!» Birkaç gün sonra aynı caddede bir ev bulur. Genç doktor ona sorar: «Biliyorsun. «Şehrin sonunda veya kenar bir mahallede bir muayenehane aç. O diğer doktor evlerinden daha büyüktür. (Halk) herkes (onun üzerinde) (şunları) okur: «Dr.» Birkaç hafta sonra genç diş doktoru Dr. O da ev kapısının yanma bir tabelâ asar.» der. burada yeteri kadar doktor var (doktora sahibiz).» Ama Dr. yarın bu caddede bir ev kiralıyorum ve burada bir muayenehane açıyorum. şehrin en iyi doktoru. Müller' den daha aptal değilim!» Ve kısa bir zaman sonra bu doktorun (ev) kapısının yanında da bir tabelâ asılıdır: «Dr. «Deli misin?» diye bağırır Dr. Gross.» Ama aynı caddede bir diş doktoru daha oturmaktadır. Müller. diyor.» diye tavsiye eder. Berger şehre gelir. Hemen hemen hiç hastası yoktur. Bir ressam çağırır ve bir tabelâ ısmarlar. Berger en çok hastaya sahiptir.» «Bu doktor diğerlerinden daha akıllı!» diye bağırır herkes ve kısa bir zaman sonra Dr. O zaman doktora bir fikir gelir. Berger güler ve: «Bu iyi. Frank. Berger. Üzerinde (şu) sözler yazılıdır (durur) : «Dr. .

Dr. Gross dünyanın en iyi diş doktoru. Müller'den daha aptal değilim!» Dr. Müller hat wenig Patienten. Berger en iyi reklâmı yapıyor. Müller!» O düşünür: «Ben muhakkak Dr. Müller bir ressam çağırır. Frank. Tabelâ evde kapının yanında asılı durur. Frank? Dr. Müller ruft einen Maler. Er denkt: «Ich bin bestimmt nicht dümmer als Dr. Müller? Dr. Müller kimi çağırır? Was macht der Maler? Ressam ne yapar? Wo hängt das Schild? Tabelâ nerede asılı durur? Wo wohnt Dr._ 5 — Metin üzerine sorular ve cevaplar Wer macht die beste Reklame? Kim en iyi reklâmı yapıyor? Dr. Frank schreibt: «Dr. er ist noch nicht bekannt.» diye yazar. Frank? Dr. Frank. der beste Zahnarzt Europas. Frank ne yazar? Was schreibt der andere Zahnarzt? Er schreibt: «Dr. O aynı caddede oturur. . Der Maler zeichnet ein Schild. Dr. Dr. çünkü o daha tanınmamıştır. Dr. o daha tanınmamıştır. Dr.» Dr. Müller'in az hastası vardır. Gross. denn er ist noch nicht bekannt. Hayır. Er wohnt in der gleichen Strasse. Ist Dr. Berger macht die beste Reklame.» diye yazar. Bir kasabanın ana caddesinde oturuyorlar. Wen ruft Dr. Frank nerede oturur? Was denkt er? O ne düşünür? Was schreibt Dr. Bas Schild hängt am Haus neben der Tür. der beste Öbür diş doktoru ne yazar ? Zahnarzt der Welt!» O: «Dr. Sie wohnen in der Hauptstrasse einer Wo wohnen die Zahnärzte? Diş doktorları nerede oturuyorlar? lileinstadt. Avrupa'nın en iyi diş doktoru. Müller bekannt? Dr. Müller tanınmış mıdır? Warum hat er wenig Patienten? Onun niçin az hastası vardır? Nein. Frank: «Dr. Ressam bir tabelâ çizer.

o daha şehirde yabancıdır. Berger fremd in der Stadt? Ja. Hayır. Berger hat bald die meisten Patienten. Berger'dir. er wohnt in der Hauptstrasse. Berger. Onun adı Dr. Brger. Bergers? Dr. Dr. o dünyanın en iyi diş doktoru değildir.6 — Nein. Wohnt er auch in der Hauptstrasse? Ja. O da ana caddede mi oturuyor? Ist Dr. bu caddenin en iyi diş doktoru. Dr. Berger'in tabelâsında ne yazılıdır? Was sagen die Leute? Herkes ne diyor? Auf seinem Schild steht: «Dr. Berger diğer doktorlardan daha tanınmış mıdır? Nein. Gross der beste Zahnarzt Zahnarzt der Welt. aber er ist klüger als Ärzte? Dr.» Onun tabelâsında: «Dr. Berger eine eine Wohnung. Evet. Was steht auf dem Schild Dr. er ist nicht der beste Ist Dr. o diğer doktorlar kadar tanınmamıştır. Wohnung? Dr. Er mietet in der gleichen Strasse Wo mietet Dr. Berger diğer doktorlardan daha sie.» Herkes: «Bu yeni doktor diğerlerinden daha akıllıdır. Die Leute sagen: «Dieser neue Arzt ist klüger a b die anderen. der Welt? Dr. Berges besser als die andere» Nevr». er ist ıvkivt Ivesser als die anderen Ärzte. o diğer doktorlardan daha iyi iyi midir? değildir ama onlardan daha akıllıdır. Gross dünyanın en iyi diş doktoi-Hayir. er ist noch fremd in der Stadt. Berger. o &na caddede oturuyor. dbr beste Zahnarzt dieser Strasse. ru mudur? Wie heisst der neue Zahnarzt? Yeni diş doktorunun adı nedir? Er heisst Dr. Berger nerede bir ev kiralıyor? O aynı ca-ddede bir ev kiralıyor.» yazılıdır.» diyor. Berger bekannter als die anderen Ärzte? Dr. Dr. Hayır. Berger şehirde yabancı mıdır? Evet. er ist nicht so bekannt wie die anderen Ärzte. kat Dr. Wer hat bald die meisten Patienten? Kim kısa zamanda en çok has> taya sahip olur? . Berger kısa zamanda en çok hastaya sahip olur. Ist Y>r.

Kalemsiz yazıyorum. Teyze elbiseleri dolaba koyuyor. Çiftçi iyi bir köpek satın almak istiyor. Der Bauer will einen guten Hund kaufen. Çocuk seyahatinden anlatıyor. Zeynep çakıyı üç liraya satın alıyor. In einem kleinen Vorort einer grossen Stadt wohnt ein berühmter Arzt. Der Mann meiner ältesten Schwester ist ein bekannter Lehrer. Wir machen eine grosse Reise. Die Tante legt die Kleider in den Schrank. Çocuklar arkadaşlara karşı koşuyorlar. Wo sind mein blauer Anzug und mein weisses Hemd? Das Kind zieht seine Schuhe an und geht in den Garten. Öğrenciler okul için mi çalışıyorlar? Baba biletleri çocuklar için ödüyor. Mit diesem alten Auto fahre ich nicht. Öğretmen ışığı söndürüyor. Yaşlı teyzemin ağır bir hastalığı var. Der Lehrer macht das licht aus. In dem grossen Garten unseres alten Hauses. Ich schreibe ohne Bleistift. En büyük (yaşlı) kız kardeşimin (ablamın) kocası tanınmış bir öğretmendir. Meine alte Tante hat eine schwere Krankheit. Herr Müllers Bleistift liegt in meiner Mappe. Arbeiten die Schüler für die Schule? Der Vater bezahlt die Karten für die Kinder. . Die Kinder laufen gegen die Freunde. Eski evimizin büyük bahçesinde birçok ağaç duruyor. Amca çocuklarla bahçede oynuyor. Die Katze spielt mit einem roten Ball. Der Junge steckt den Apfel in die Tasche. stehen viele Bäume.—7— Der Onkel spielt mit dem Kindern im Garten. Zeynep kauft das Taschenmesser für drei Liras. Herr Müller'in kalemi benim çantamda bulunuyor. Der Junge erzählt von seiner Reise. Bu eski otomobil ile gitmem. Benim mavi elbisem ve beyaz gömleğim nerededir? Çocuk ayakkabılarını giyiyor ve bahçeye gidiyor. Büyük bir şehrin küçük bir mahallesinde ünlü bir doktor oturuyor. Peter'siz sana gelirim. Ich komme ohne Peter zu dir. Çocuk elmayı cebe koyuyor. Kedi kırmızı bir topla oynuyor. Büyük bir seyahat yapıyoruz.

Bie Mädchen werden heute ihre Kızlar bugün elbiselerini yıkayacakKleider waschen. gitmek zorundalar. denn er Çocuk çok seviniyor. dem Lehrer zeigen müssen.Bu ayakkabıları satın alamazsın. Ankara. Der Lehrer muss die Fehler verÖğretmen yanlışları düzeltmeye mecbessern. lar.8 — Der Mann zieht sich aus und legt Adam soyunuyor ve yatağa yatıyor. denn Eve gitmek istiyoruz. aber ich Şehre gitmek istiyorum. mek zorundayız. çok çalışıyor. Ich will in die Stadt fahren. Der Schüler wird die Hausaufgabe Öğrenci ev ödevini öğretmene göstermeye mecbur kalacak. burdur. Arbeit. Unsere Gäste müssen heute abend Misafirlerimiz bu akşam Bremen'e nach Bremen fahren. Wir müssen morgen unsere Gross. nicht mehr helfen können. Schreibt die neuen Wörter ins Heft! Yeni kelimeleri deftere yazın! Wir wollen nach Hause gehen. Du kannst diese Schuhe nicht kau. können. çantamı bulamıyorum. ben schreiben. fen. Ich werde heute abend zu meinem Bu akşam arkadaşıma gideceğim ve Freund gehen und meine Hausaufga.ev ödevlerimi yazacağım. denn er arbeitet viel. ama para kann meine GeMbörse nicht finden. Was kosten diese Schuhe? Bu ayakkabıların fiyatı nedir? Der Junge freut sich sehr.Yann büyük ebeveynimizi ziyaret eteltern besuchen. Wir helfen dem Bauern bei der Çiftçiye işte yardım ediyoruz. denn der Preis ist sehr hoch. wir sind müde. Der arme Mann kann die Rechnung Fakir adam hesabı ödeyemez. çünkü o Note. sich ins Bett. çünkü fiyat çok yüksektir. uyumak istiyor. çünkü yorgunuz. nicht bezahlen. Ahmet steht nicht auf. . Wir ziehen uns an und machen Giyiniyoruz ve bir gezinti yapıyoruz. er will noch Ahmet kalkmıyor: o daha (uzun) länger schlafen. Der Schüler bekommt eine gute Öğrenci iyi bir not alıyor. Der Arzt wird dem kranken Mann Doktor hasta adama daha fazla yardım edemeyecek. einen Spaziergang. Ona bu kitabı verebilecek misin? Wirst du ihm dieses Buch geben können? Er wird seinem Vater nicht helfen O babasına yardım edemeyecek. çünkü kız karfährt mit seiner Schwester nach deşi ile Ankara'ya gidiyor.

Der Vater kommt durch den grünen Garten nach Hause.. 8 — Die Schüler setzen um Lehrer. Dieser braune Anzug ist für Ihren Sohn.Almanca ders: 58 TEST 29 Boş bırakılan yerleri doldurunuz. 3 — Die Mutter wird ein Bleistift für ihr klein. Die kleinen Kinder sind müde. H — Küçük çocuklar yorgundur. B A Listesi 1 2 3 4 5 6 Ich kaufe ein rotes Kleid für meine Tochter.. İ — Öğrenci deftersiz ve kitapsız okula gidemez. Er ist ohne Hemd. B Listesi Mein© Mutter kocht diese Speisen für die Gäste. Hauses. D — Tanıdığımızla kenar mahallelerden geçerek tarlalara gidiyo ruz. Kinder arbeiten.. . 2 — Das Kind darf Schuhe nicht in den Garten gehen. ağacın etrafına yatıyorlar. 6 — Mein Freund wirft Ball gegen Tür unser. Wir gehen mit unserem Bekannten durch die Vororte zu den Feldern. B Listesi A — Doktor hastasına daha fazla yardım edebilir. 7 —Die Kinder lauf zu ihr. Vater. G — Doktor hastasına daha fazla yardım edemez.. 5 — Der Vater und Mutter muss. 9 — Ich kann mit Bleistift nicht schreib. 4 — Die Kinder gehen durch Vororte den Feldern. ^ F — Baba yeşil bahçeden geçerek eve geliyor.. — Der Arzt kann seinem Patienten nicht mehr helfen.. C A Listesi Bu şapkayı annem için satın alıyorum. Der Schüler darf ohne Heft und ohne Bücher nicht in die Schule gehen... Sohn kaufen. K — O gömleksizdir. 10 — Ich werdi Bleistift schreiben. sie legen sich um dem Baum. B — Öğrenci deftersiz ve kitapsız okula gidebilir. 8 . E — Bu kahverengi elbise oğlunuz içindir. 1 — Wir gehen Hauptstrasse entlang zu Bahnhof.. C — Kızım için kırmızı bir elbise satın alıyorum.

2 — Bu elmalar sizin içindir. 3 — Ana caddeden geçerek sinemaya koşuyoruz. 4 — Burada daha uzun kalmak isterim, ama vaktim yok. 6 — Ben arabayı hergün bu yol boyunca iterim. 7 — Çocuk ağır taşlan bahçeden geçerek eve taşıyor. 8 — Annem bu yemekleri misafirler için pişiriyor.

Dies© Äpfel sind für Sie. C — Ich kaufe diesen Hut für meinen Vater. D — Wie heissen dein Onkel? E — Wie heisst dein Onkel? F — Wir laufen durch die Hauptstrasse zu dem Kino. G — Das Kind trägt die schweren Steine durch den Garten nach Hause. Ich will hier länger bleiben), H aber ich habe keine Zeit. Ich kaufe diesen Hut für meine Mutter. K — Ich schiebe den Kargen jeden Tag dresen Weg entlang. E

Aşağıdaki cümlelerde büyük harfle yazılmış kelimeler yerine şahıs zamirleri kullanınız. Cevaplar kâğıdına sadece bu bulduğunuz şahıs zamirlerini yazınız 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 — HEKK MÜLLER will auch einige Pfeifen für seine Freunde kaufen. — AHMET UND ZEYNEP werden heute abend ihre Freund© besuchen. — Du darfst DIESEN BLEISTIFT deinem Freund geben. — Die Kinder dürfen mit IHREN FREUNDEN im Garten spielen. — Diese Mappe und dieses Heft sind für IHRE KUSINE. —• MEINE BÜCHER liegen auf dem Tisch. — DER BAUER wirft den Stein gegen DEN HUND. — Ohne SEINEN BRUDER kann er diese Übungen nicht schreiben. — Ohne Hasan können wir nicht beginnen. — Der Junge schenkt SEINEN BESTEN BALL SEINEM FREUND. Test 28'in yapılmış şekli A. 1 — er, als 2 — es, er 3 — er, ältesten 4 — ste 5 — wie 6 — ste 7 — ste veya (e) 8 — so, wie B. 1 — F 2 — H 3 — D 4 — C 5 — K 6 — L 7 — Î 8 — M 9 — A10 — G C. 1 — F 2 - I 3 — M 4 — H 5 — L 6 — E 7 — K 8 — G 9 — A 10 — D E. 1 — mehr 2 — besser, meine 3 — alt 4 — neuesten, dem

ilim

TfflT

I

m
İM
ALMANCA DERSLER

I

Corresponöenff Snstitute

59

LEHRSTÜCK NEUNUNDFÜNFZIG
ÖNEKLERDEN TÜKETİLEN SORU KELİMELERİ Şimdiye kadar öğrendiğimiz öneklerin çoğunun önüne wo soru kelimesini ekleyerek yeni soru kelimeleri türetebiliriz. wovor [vofo:r] olarak okunur. Türkçeye «neyin önünde» şeklinde çevrilebilir. Görüldüğü gibi bu soru kelimesi wo ve vor kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmesine rağmen Türkçeye bu iki kelimenin tam tercümesi olarak çevrilmez. Ayrı bir anlamı vardır. Şimdiye kadar öğrendiğimiz diğer soru kelimeleri gibi sorunun başmda yer alır ve bundan sonra sorunun fiili gelir. Wovor liegt die Pfeife des Vaters? Wovor steht die grosse Vase? Wovor sitzen die Kinder? Wovor liegt mein Rasierapparat? Wovor hängt dein neuer Anzug? Wovor steht das Bücherregal? Babanm piposu neyin önünde bulunuyor? Büyük vazo neyin önünde duruyor ? Çocuklar neyin önünde oturuyorlar? Tıraş makinem neyin önünde bulunuyor? Yeni elbisen neyin önünde asılı duruyor: Kitaplık neyin önünde bulunuyor?

Bu sorulara verilen cevaplarda tabii ki vor öneki kullanılır. worüber [vorü:ber] şeklinde okunur. Türkçeye <?neyin üzerinde» olarak çevrilebilir. Aynı yukarıdaki gibi kullanılır.

_

2 —

Worüber hängt das Schild des Sinemanın tabelası neyin üzerinde asıKinos? lı duruyor? Worüber hängt das Bild Atatürks? Atatürk'ün resmi neyin üzerinde asılı duruyor? Worüber hängt der Käfig deines Senin kuşunun kafesi neyin üzerinde Vogels? asılı duruyor? Worüber fliegt der Vogel? Kuş neyin üzerinden uçuyor? worauf (vorauf] şeklinde okunur. «Neyin üstünde» olarak Türkçeye çevrilir. Worauf liegt die Geldtasche? Para çantası neyin üstünde bulunuyor? Worauf sitzen die Jungen? Çocuklar neyin üstünde oturuyorlar? Worauf schläft dein Bruder? Erkek kardeşin neyin üstünde uyuyor? Worauf liegen das Heft und das Defter ve kitap neyin üstünde buluBuch? nuyor? worunter [vorunter] olarak okunur. Türkçeye «neyin altında» şeklinde çevrilebilir. Worunter schlafen die Katzen? Worunter sitzen deine Freunde? Worunter liegt die Rasierklinge? Worunter liegt die Serviette? Kediler neyin altında uyuyorlar? Arkadaşların neyin altında oturuyorlar ? Jilet neyin altında bulunuyor? Peçete neyin altında bulunuyor? woran [voran] şeklinde okunur. Türkçesi «neyin yanında, bitişiğinde»dir. Woran hängt das schöne Bild? Woran steht deine Bank ? Woran sitzen die Gäste? Woran liegt das Schild? Güzel resim neyin yanında (nerede) asılı duruyor? Sıran neyin yanında duruyor ? Misafirler neyin yanında oturuyorlar? Tabela neyin yanında bulunuyor? worin [vorin] olarak okunur. Türkçeye «neyin içinde» şeklinde çevrilebilir. Worin liegen unsere Strümpfe? Çoraplarımız neyin içinde bulunuyorlar?

ellidokuzuncu ders — 3 Worin hängen die Anzüge? Worin arbeitet die Magd? Worin sind die Steine? Elbiseler neyin içinde asılı duruyorlar? Hizmetçi neyin içinde (nerede) çalışıyor? Taşlar neyin içindedirler?

Yukarıda verdiğimiz örneklerde, yeni öğrendiğimiz soru kelimeleri yerine çoğu zaman «nerede» anlamına gelen wo soru kelimesi de kullanılabilir. Bunlar hem i-hali hem de e-haliyle kullanılan öneklerin bir kısmından türetilen soru kelimeleridir. Şimdi sırf i-haliyle ve sırf e-haliyle kullanılan öneklerden soru kelimeleri türetelim. womit Türkçeye «neyle» şeklinde çevrilebilir. | vomitj olarak okunur Neyle (ne ile) yazıyorsun? Womit schreibst du? 7 Çocuklar neyle oynuyorlar? W omit spielen die Kinder? Zeynep haritayı neyle çiziyor ? Womit zeichnet Zeynep die Landkarte? Kız ayakkabılarını neyle temizliyor? Womit reinigt das Mädchen ihre Schuhe? Womit waschen Sie sich morgens? Sabahları neyle yıkanırsınız? wovon Türkçeye «ne hakkında, neden» şeklinde çevrilir. Okunuşu Lvofon] şeklindedir. Wovon sprechen die Schülerinnen? Kız öğrenciler neden (ne hakkında) konuşuyor ? Ebeveyn ne hakkında konuşuyor? Wovon sprechen die Eltern? Baba ve öğretmen ne hakkında koWovon sprechen der Vater und der Lehrer? nuşuyor r woraus Türkçeye «nereden veya neden» şeklinde çevrilebilir .Okunuşu [voraus] şeklindedir. Woraus sind deine Schuhe? Woraus ist diese gelbe Mappe? Woraus liest der Lehrer? Woraus kommen der Vater und die Mutter? Ayakkabıların nedendir ? Bu sarı çanta nedendir? Öğretmen nereden okuyor? Baba ve anne nereden geliyorlar?

— 4 — Woraus holst du den Bleistift? Kalemi nereden alıyorsun?

Woraus birşeyin hangi maddeden imal edildiğini sormak için kullanıldığı zaman «neden» olarak Türkçeye çevrilir. wofür |vofü:r] olarak okunur. Türkçeye «ne için» şeklinde çevrilir. Wofür kauft der Bauer diesen Hund? Wofür arbeiten die Studenten? Wofür kauft die Mutter eine Vase? Wofür ist jener grosse Schrank? Çiftçi bu köpeği ne için satın alıyor? Öğrenciler ne için çalışıyorlar? Anne ne için bir vazo satın alıyor? Şu büyük dolap ne içindir?

seit wann Çok kullanılan bir soru kelimesidir. İki kelimeden meydana gelir. «Ne zamandan beri» anlamındadır. Okunuşu fzayt van] şeklindedir. Seit wann bist du in Ankara? Seit wann wartet der Verkäufer vor der Tür ? Seit wann gehört dieses Auto deinem Onkel? Seit wann leben Sie in der Türkei? Ne zamandan beri Ankara'dasın? Satıcı ne zamandan beri kapının önünde bekliyor ? Bu otomobil ne zamandan beri amcana ait? Ne zamandan beri Türkiye'de yaşıyorsunuz ?

ohne was «Nesiz, ne olmadan» anlamına gelir. [0:ne vas] olarak okunur. Az kullanılan bir soru kelimesidir. Ohne was kommt der Schüler in die Öğrenci nesiz okula geliyor ? Schule? Ohne was geht der Arzt zu seinem Doktor nesiz hastasına gidiyor? Patienten? Ohne was kannst du nicht schreiben? Nesiz yazamazsın? Ohne was sitzen die kleinem Jungen Küçük çocuklar yatağın üstünde »uf dem Bett? nesiz oturuyorlar? Yukarıda gösterdiğimiz öneklerin dışında kalan birkaç önekle böyle türetmeler yapılamaz. Burada göstermediğimiz bir kısmıyla ise böyle soru kelimeleri yapılabilir, ama bunlar bazı değişik anlamlara geldiği için bunlara ileride değineceğiz. Yukarıdaki soru kelimelerinin yalnız cisimler ve cansız şeyler için kullanıldıklarına özellikle dikkat ediniz.

— 5 — Daha önce öğrendiğiniz wem ve wen soru kelimeleri ve öneklerden yararlanarak şahıs için de böyle soru kelimeleri türetebiliriz. vor wem îki kelimeden meydana gelen bu soru kelimesi Türkçeye «kimin önünde» olarak çevrilir. Bu iki kelime sorunun başına gelir ve sorunun fiili bunlardan sonra yer alır. Vor wem liegen meine Hefte? Vor wem steht das Auto? Vor wem steht der Hund meines Bruders? Vor wem liegen die Würste? Defterlerim kimin önünde bulunuyorlar ? Otomobil kimin önünde duruyor? Erkek kardeşimin köpeği kimin önünde duruyor ? Sosisler kimin önünde bulunuyor?

vor wen Gene iki kelimeden meydana gelen bu soru kelimesiyle «kimin önüne» anlamına gelir. Vor wen legt die Magd den Teller? Vor wen wirfst du den Ball? Vor wen stellt der Onkel den Tisch? Vor wen setzen sich die Kinder? Hizmetçi tabağı kimin önüne koyuyor? Topu kimin önüne atıyorsun? Amca masayı kimin önüne koyuyor? Çocuklar kimin önüne oturuyorlar?

über wem «Kimin üzerinde» anlamına gelir. Über wem hängt die Lampe des Zimmers? Über wem hängt der Käfig des Kanarienvogels? Über wem hängt das Schild ? Odanın lâmbası kimin üzerinde asılıdır ? Kanaryanın kafesi kimin üzerinde asılıdır? Tabelâ kimin üzerinde asılıdır?

über wen «Kimin üzerine» olarak Türkçeye çevrilebilir. Über wen hängen Sie die Lampen? Über wen hängst du deine Bilder? Lâmbaları kimin üzerine asıyorsunuz? Resimlerini kimin üzerine asıyorsun?

Über'le yapılan bu soru kelimelerinden yanlış bir anlam çıkarabileceğinizi düşünerek bir açıklama yapılmasını uygun gördük: Örneğin, Lâmbaları kimin üzerine asıyorsun? sorusundan lâmbaların birisinin üstüne
i

6 — ilistirildiği, bağlandığı gibi yanlış bir anlam çıkarılmamalıdır. Lâmbalar tavanın kim olduğu sorulan şahsın üzerinde kalan kısmına asılmaktadır. an wem «Kimin yanında, bitişiğinde» anlamına gelir. An An An An wem steht dieser Mann? wem sitzt mein Bruder? wem isst der Student? wem sitzt das kleine Kind? Bu adam kimin yanında duruyor? Kardeşim kimin yanında oturuyor? Öğrenci kimin yanında yiyor? Küçük çocuk kimin yanında oturuyor? an wen «Kimin yanma» anlamına gelir. Bazı hallerde «kime» şeklinde de Türkçeye çevrilebilir. An wen legt ihr die Landkarte? An wen schreibst du diesen Brief? An wen setzt der Vater seinen Sohn? An wen stellt der Schüler seine Mappe? Bu mektubu kirne yazıyorsun? Haritayı kimin yanma koyuyorsunuz? Baba oğlunu kimm yanma oturtuyor ? Öğrenci çantasını kimin yanına koyuyor?

unter wem «Kimin altında» şeklinde Türkçeye çevrilir. Unter wem wohnt Herr Müller? Unter wem liegen die Steine? Bay Müller kimin altında oturuyor? Taşlar kimin altında bulunuyor? unter wen «Kimin altına» anlamına gelir. Unter wen legt ihr die Zeitung? Unter wen setzt sich der Hund? Gazeteyi kimin altına koyuyorsunuz? Köpek kimin altına oturuyor?

Aynı şekilde hinter, neben dilekleriyle de böyle sorular türetilebilir. hinter wem hinter wen neben wem neben wen — — — — mit kimin kimin kimin kimin wem arkasında arkasına yanında yanma

Çok kullanılan bir soru kelimesidir. «Kim ile, kiminle» anlamına gelir.

— 7 —
Mit wem gehst du in die Schule? Mit wem macht deine Tochter einen Spaziergang? Mit wem spricht der Lehrer? Mit wem wird er ins Kino gehen? Kiminle okula gidiyorsun? Kızın kiminle bir gezinti yapıyor? Öğretmen kiminle konuşuyor? O kiminle sinemaya gidecek?

von wem «Kimden» anlamına gelir. Von wem bekommt das Kind einen Ball? Von wem kommt dieser Brief ? Von wem bekommt der Nachbar einige Teller? Çocuk kimden bir top alıyor ? Bu mektup kimden geliyor? Komşu kimden birkaç tabak alıyor?

bei wem «Kimin yanında» şeklinde Türkçeye çevrilebilir. Bei wem wohnst du? Bei wem wohnt deine Kusine? Bei wem sitzt Ahmet? Kimin yanında oturuyorsun? Kuzenin kimin yanında oturuyor? Ahmet kimin yanında oturuyor? zu wem <Kime» anlamına gelir. Zu wem geht deine Mutter? Zu wem gibt der Lehrer ein neues Buch? Zu wem wollt ihr am Nachmittag gehen? Annen kime gidiyor? Öğretmen kime yeni bir kitap veriyor? Öğleden sonra kime gitmek istiyorsunuz?

für wen «Kimin için» şeklinde Türkçeye çevrilebilir. Für wen arbeitet der Vater? Baba kimin için çalışıyor? Für wen kauft der Fischer ein Boot? Balıkçı kimin için bir sandal satın alıyor? Für wen bringt der Junge eine Çocuk kimin için bir gazete getiriZeitung? yor? ohne wen «Kimsiz, kim olmadan» anlamına gelir.

— 8 — Ohne wen kommt Hans? Ohne wen dürfen die Kinder ins Kino gehen? Ohne wen kannst du nicht kommen? Hans kimsiz geliyor? Çocuklar kimsiz sinemaya gidebilirler? Kimsiz gelemezsin?

Bunlardan başka wem kullanarak nach öneki ve wen kullanarak da durch, um ve gegen önekleriyle bu tip sorular yapabilirsiniz. Sorular Mit wem fährt Hasan nach Ankara? Er fährt mit seiner Schwester nach Hasan kiminle Ankara'ya gidiyor? Ankara, O kızkardeşiyle Ankara'ya gidiyor. Der Hahn sitzt auf dem Baum. Worauf sitzt der Hahn? Horoz ağacın üstünde oturuyor. Horoz neyin üstünde oturuyor? Die Stühle stehen im Zimmer. Worin stehen die Stühle? Sandalyeler neyin içinde duruyor ? Sandalyeler odanın içinde duruyor. Der Vater spricht mit seinem Sohn. Mit wem spricht der Vater? Baba oğluyla konuşuyor. Baba kiminle konuşuyor? Ich wasche meine Womit wäschst du deine Hände mit einer Seife. Hände? Ellerimi bir sabunla yıkıyorum. Ellerini neyle yıkıyorsun? Wir kaufen für Zeynep einen Ball. Für wen kaufen wir einen Ball? Kimin için bir top satın alıyoruz? Zeynep için bir top satm alıyoruz. Die Schüler arbeiten für die Schule. Wofür arbeiten die Schüler? Öğrenciler okul için çalışıyorlar. Öğrenciler ne için çalışıyorlar? Zu wem will deine Schwester gehen? Meine Schwester wiU zu ihren Kız kardeşin kime gitmek istiyor ? Freundinnen gehen. Kız kardeşim arkadaşlarına gitmek istiyor. Ohne wen kommst du zu mir? Bana kimsiz geliyorsun? Wovor stehen die Gäste? Misafirler neyin önünde duruyor? Vor wem steht der Schüler? Öğrenci kimin önünde duruyor? Womit gehst du in die Schule? Ne ile okula gidiyorsun? Woraus ist der Ball? Top nedendir? Ich komme ohne meinen Bruder zu dir. Kardeşim olmadan sana geliyorum. Die Gäste stehen vor dem Bahnhof. Misafirler istasyonun önünde duruyor. Er steht vor dem Lehrer. O öğretmenin önünde duruyor. Ich gehe mit meiner Mappe in die Schule. Çantamla okula gidiyorum. Der Ball ist aus Leder. Top deridendir.

Willi

i

I yw
60

rötrrsponbfnfc jnstüütc

|

ALMANCA

DERSLERİ

LEHRSTÜCK SECHZIG
OZET Geçen derslerin en önemli konusu sıfat tamlamaları ve bunların ismin hallerine konmasıydı. Burada bunlara t e k r a r değinmeyeceğiz. Çünkü ellidördüncü dersimizde bunların hepsini birden içine alan çok teferruatlı şemalar verdik. Sıfat tamlamalarını tekrarlamak için bu şemaları çalışmanız yeter. Burada sadece birkaç örnek yapalım. der kranke Fischer den kranken Fischer dem kranken Fischer des kranken Fischers die kranken Fischer die kranken Fischer den kranken Fischern der kranken Fischer ein kranker Fischer einen kranken Fischer einem kranken Fischer eines kranken Fischers kranke Fischer kranke Fischer kranken Fischern kranker Fischer dieser kranke Fischer diesen kranken Fischer, diesem kranken Fischer hasta balıkçı h a s t a balıkçıyı hasta balıkçıya hasta balıkçının hasta balıkçılar hasta balıkçıları hasta balıkçılara h a s t a balıkçıların hasta bir balıkçı h a s t a bir balıkçıyı hasta bir balıkçıya hasta bir balıkçının hasta balıkçılar hasta balıkçıları h a s t a balıkçılara hasta balıkçıların bu h a s t a balıkçı bu hasta balıkçıyı bu hasta balıkçıya

_

2 —

dieses kranken Fischers diese kranken Fischer diese kranken Fischer diesen kranken Fischern dieser kranken Fischer jener kranke Fischer jenen kranken Fischer jenem kranken Fischer jenes kranken Fischers jene kranken Fischer jene kranken Fischer jenen kranken Fischern jener kranken Fischer mein kranker Fischer deinen kranken Fischer seinem kranken Fischer ihres kranken Fischers unsere kranken Fischer eure kranken Fischer ihren kranken Fischern Ihrer kranken Fischer

bu hasta balıkçının bu hasta balıkçılar bu hasta balıkçıları bu hasta balıkçılara bu hasta balıkçıların şu hasta balıkçı şu hasta balıkçıyı şu hasta balıkçıya şu hasta balıkçının şu hasta balıkçılar şu hasta balıkçıları şu hasta balıkçılara şu hasta balıkçıların hasta balıkçım hasta balıkçını hasta balıkçısına hasta balıkçısının hasta balıkçılarımız hasta balıkçılarınızı hasta balıkçılarına hasta balıkçılarınızın

Yukarıda bir sıfat tamlaması aldık ve bunu tekil ve çoğul olmak üzere ismin bütün hallerine soktuk. Bu tamlama artikeli der olan bir isimle yapılmıştır. Bildiğiniz gibi artikeller, yani die ve das için sıfatın aldığı takılar değişmektedir.

II Almancada sıfata bazı takılar ekleyerek bunu derecelendirebiliriz. Turkçede bu görevi sıfatın önüne getirilen «daha» ve «en» kelimeleri görür. glücklich mutlu glücklicher daha mutlu am glücklichsten en mutlu

Görüldüğü gibi Almancada sıfat -er ve -sten eklenerek derecelendirilmektedir. Yalnız sonuncu şeklin önünde bir de am kelimesi bulunmaktadır. Bazı sıfatlar derecelendirilirken ufak bir değişikliğe uğrar ve içlerindeki sesli harfe (a, o, u gibi) nokta konur. (Yani bunlar ä, ö, ü olur).

altmışıncı ders
— 3 —

arm fakir gross büyük klug akıllı

ärmer daha fakir grösser daha büyük klüger daha akıllı

.

am ärmsten en fakir am grössten en büyük am klügsten en akıllı

Hemen hemen -t veya -d harfleriyle biten bütün sıfatlarda son şekilde -sten takısıyla sıfat arasına bir e harfi konur. bunt renkli fremd yabancı bunter daha renkli fremder daha yabancı am buntesten en renkli am fremdesten en yabancı

Sesli bir harfle biten sıfatlarda da -sten ile sıfat arasına bir e girer. treu sadık treuer daha sadık am treuesten en sadık

Bazı sıfatlar ise derecelenirken tamamen değişirler. hoch yüksek gut iyi viel çok höher daha yüksek besser daha iyi mehr daha çok am höchsten lhö:kstenj en yüksek am besten en iyi am meisten en çok

Almancada mukayeseleri als kelimesi ile yaparız. Mein Hemd ist billig. Dein Hemd ist billiger. Dein Hemd ist billiger als mein Hemd. Gömleğim ucuzdur. Senin gömleğin daha ucuzdur. Senin gömleğin benim gömleğimden daha ucuzdur.

— 4 — Dieser blaue Strumpf ist lang. Jener grüne Strumpf ist länger. Jener grüne Strumpf ist länger als dieser blaue Strumpf. Der Schwamm ist gross. Der Stein ist grösser. Der Stein ist grösser als der Schwamm. Ein Taschenmesser ist kleiner als ein Messer. Die Hunde sind treuer als die Katzen. Mein Jeep fährt schneller als dein Auto. Deine Tochter arbeitet mehr als mein Sohn. Bu mavi çorap uzundur. Şu yeşil çorap daha uzundur. Şu yeşil çorap bu mavi çoraptan daha uzundur. Sünger büyüktür. Taş daha büyüktür. Taş süngerden daha büyüktür. Bir çakı bir bıçaktan daha küçüktür. Köpekler kedilerden daha sadıktır. Cipim senin otomobilinden daha hızlı gidiyor. Senin kızın benim oğlumdan daha çok çalışıyor.

Görüldüğü gibi als Türkçede mukayese yapılan isimlerden ikincisine eklenen «-den» ekinin karşılığıdır. Als ile yapılan mukayeselerde sıfatların -er eklenmiş şekilleri kullanılır. Başka bir mukayese de so wie kelimeleriyle yapılır. Bu çeşit mukayeselerde sıfat hiçbir takı eklenmeden, olduğu gibi kullanılır.

Meine Haare sind nicht so lang wie deine Haare. Das Heft ist so dünn wie das Buch. Mein Lehrer ist so alt wie mein Vater. Ahmet läuft so schnell wie mein Sohn. Die Servietten sind nicht so teuer wie die Handtücher. Der Sohn des Bauern arbeitet so viel wie sein Vater. Ist dein Onkel so berümt wie mein Vater?

Benim saçlarım senin saçların kadar uzun değildir. Dsfter kitap kadar incedir. Öğretmenim babam kadar yaşlıdır. Ahmet oğlum kadar hızlı koşuyor. Peçeteler havlular kadar pahalı değildir. Çiftçinin oğlu babası kadar çok çalışıyor. Senin amcan babam k a d a r meşhur mudur?

So wie Türkçeye «kadar» olarak çevrilebilir. Eğer bu kelimelerin önünde nicht kelimesi varsa, yani bunlar nicht so wie şeklindelerse cümle olumsuz olur.

— 5 — Derecelendirilmiş sıfatlarla sıfat tamlamaları yapılabilir ve i-, e-, ve in-hallerine konabilir. Bu tip sıfat tamlamalarından en çok üçüncü şekildeki sıfatlarla, yani -ste eki almışlarla yapılanlar çok kullanılmaktadır. Böyle derecelendirilmiş bir sıfatla yapılan tamlamalar ismin hallerine sokulurken derecelendirilmiş sıfatı sanki yeni bir sıfatmış gibi kabul edip ona gerekli takıları eklemelidir.

der klügste Schüler den klügsten Schüler dem klügsten Schüler des klügsten Schülers die klügsten die klügste« den klügsten der klügsten Schüler Schiftest Schülern Schüler

en en en en

akıllı akıllı akıllı akıllı

öğrenci öğrenciyi öğrenciye öğrencinin öğrenciler öğreîvciVm öğrencilere öğrencilerin çiçek çiçeği çiçeğe çiçeğin çiçekler çiçekleri çiçeklere çiçeklerin ev evi eve evin evler evleri evlere evlerin

en akıllı fen ak'A'A en akıllı en akıllı en en en en en en en en en en en en en en en en güzel güzel güzel güzel güzel güzel güzel güzel

die schönste Blume die schönste Blume der schönsten Blume der schönsten Blume die schönsten Blumen die schönsten Blumen den schönsten Blumen der schönsten Blumen das grösste Haus das grösste Haus dem grössten Haus des grössten Hauses die grössten Häuser die grössten Häuser den grössten Häusern der grössten Häuser

büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük

Yukarıda der Schüler, die Blume ve das Haus isimleri ve klügste, schönste ve grösste şeklinde derecelendirilmiş üç sıfatla tamlamalar yaptık ve bunların tekil ve çoğul i-, e- ve in-hallerini teşkil ettik. Gördüğünüz

— 6 — gibi derecelenmiş halde bulunan sıfatlar normal kurala göre gerekli takıları almaktadır. Yalnız, sıfata e eklenmesi gereken hallerde sıfatın derecelenmiş şekli zaten e harfiyle bittiği için (klügste, schönste grösste) ayrıca bir e daha eklenmez. Ein, eine, dieser, diese, dieses, jener, jene; jenes ve mülkiyet sıfatlarıyla da böyle tamlamalar yapıp çekimleyebilirsiniz. Ellidördüneü dersteki şemaların bu konuda size büyük yardımları dokunacaktır.

Ahmet ist der fleissigste Schüler meiner Klasse. Er ist mein bester Freund. Ich kenne ihn seit zehn Jahren.

Ahmet benim sınıfımın en çalışkan öğrencisidir. O benim en iyi arkadaşımdır. Onu on yıldan beri tanıyorum.

Das ist die schönste Blume unseres Bu bahçemizin en güzel çiçeğidir. Gartens. Fatma Hanım kauft die billigsten Handtücher Mein Vater ist der bekannteste Arzt der Stadt. Das ist der höchste Hügel in unserem Bauernhof. Ich kann den schwersten Korb nicht tragen. Wir verkaufen die billigsten und besten Hüte der Stadt. Sind das die teuersten Seifen Ihres Ladens? Der Maler will uns seine schönsten Bilder schenken. Der Lehrer gibt dem klügsten Schüler der Klasse viele Bücher. Meine Grossmutter erzählt immer die traurigsten Geschichten. Die faulsten Schüler sitzen immer ganz hinten. Fatma Hanım en ucuz havluları satın alıyor. Babam şehrin en tanınmış doktorudur. Bu çiftliğimizdeki en yüksek tepedir. Ben en ağır sepeti taşıyamam. Biz şehrin en ucuz ve en iyi şapkalarını satıyoruz. Bunlar dükkânınızın en pahalı sabunları mı ? Ressam bize en güzel resimlerini hediye etmek istiyor. Öğretmen sınıfın en akıllı öğrencisine birçok kitap veriyor. Büyükannem daima en acıklı hikâyeleri anlatır. En tembel öğrenciler daima en arkada otururlar.

_

7 —

III I-halindeki isimlerle kullanılan önekleri kısaca tekrarlayalım:

für durch um gegen ohne entlang

— için den geçerek — etrafında, etrafına — karşı siz, -sız — boyunca

Ich kaufe einen Rasierpinsel für meinen Vater. Das Kind läuft durch den Garten zu dem Haus. Die Familie sitzt um den Tisch. Der Arzt kämpft gegen die Krankheiten. Das kleine Mädchen darf ohne Eltern ins Kino gehen. Wir gehen die Haupstrasse entlang.

Babam için bir tıraş fırçası satın alıyorum. Çocuk bahçeden geçerek eve (doğru) koşuyor. Aile masanın etrafında oturuyor. Doktor hastalıklara karşı savaşıyor. Küçük kız ebeveynsiz (olmadan) sinemaya gidebilir. Ana cadde boyunca yürüyoruz.

Görüldüğü gibi bu öneklerden sonra gelen isimler veya şahıs zamirleri daima i-halinde bulunurlar. Bunlardan ohne'den sonra gelen isim çoğu zaman artikel almaz ve bu şekil daha çok kullanılır. Yukarıdaki örnekle de ohne bu şekilde kullanılmıştır. Entlang özel bir hal olarak ismin önüne değil de arkasına gelir, ama isim gene i-haline sokulur. IV Ellidoku^uncu derste öğretilen soru kelimelerini burada kısaca tekrarlayalım. a. Cisimler, eşyalar, cansız varlıklar için kullanılanları: wovor worüber worauf worunter woran — — — — — neyin neyin neyin neyin neyin önünde üzerinde üstünde altında yanında

— 8 worin womit wovon woraus wofür seit wann ohne was neyin içinde neyle neden, ne hakkında nereden, neden ne için ne zamandan beri nesiz, ne olmadan

Bunlardan başka geçen derste bahsetmediğimiz şu soru kelimeleri de türetilebilir: wonach wobei wozu wodurch worum wogegen b. Şahıslar için kullanılanları kimin önünde kimin önüne kimin üzerinde kimin üzerine kimin altmda kimin altma kimin arkasında kimin arkasına kimin yanında kimin yanma kimin yanında kimin yanma, kime mit wem von wem bei wem zu wem nach wem für wen ohne wen gegen wen um wen kiminle kimden kimin yanında kime kimden sonra kimin için kimsiz, kim olmadan kime karşı kimin etrafında neden sonra neyin yanında neye, niçin nereden geçerek, (ne sayesinde) neyin etrafında neye karşı

vor wem vor wen über wem über wen unter wem unter wen hinter wem hinter wen neben wem neben wen an wem an wen

Yukarıdakilerden nach wem ve gegen wen, um wen soru kelimeleri de ilk defa bu derste verilmektedir. Ama kullanılışlarında bir özellik yoktur.

Almanca d e r s : 60 TEST 30 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. 1 — Worüber häng... du dein... Kleider? 2 — Zu geht die Schülerin nach Schule? 3 — M i t will der Vater sprechen? 4 — Für kaufen die Eiternein... Hund? 5 — Gegen wirf... das Kind Stein? 6 — Hinter setzt sich dein Bruder? 7 — Neben stehen die Bücher und Hefte? 8 — Wonach geh... ihr Hause? 9 — Bei wohnt der arm... Student? 10 — Ohne darf er zu sein... Freund gehen ? B

A Listesi 1 — Gegen wen kämpfen die Soldaten? 2 — An wen schreibst du diesen Brief? 3 — Wogegen kämpft der Arzt? 4 — Mit wem will dein Freund spielen ? 5 — Womit will dein Freund spielen? 6 — Wobei sitzen die Gäste? 7 — Bei wem sitzen die Gäste? 8 — Seit wann arbeiten Sie in dieser Schule?

,B Listesi A —- Ne zamandan beri bu okulda çalışıyorsunuz ? ß —- Doktor neyle savaşıyor? C — Bu mektubu kimin yanında yazıyorsun ? D —- Arkadaşın neyle oynamak istiyor ? E —- Askerler kime karşı savaşıyorlar ? F —- Misafirler kimin yanında oturuyor ? G —- Doktor neye karşı savaşıyor? H -- Arkadaşın kiminle oynamak istiyor ? İ — Bu mektubu kime yazıyorsun ? K —- Misafirler neyin yanında oturuyor?

A Listesi 1 — Bu meşhur doktor kimin için A çalışıyor. B 2 — Bu meşhur doktor ne için çalışıyor? C

B Listesi Worum sitzen die Katzen? Für wen arbeitet dieser berühmte Arzt? Wovon sind diese Schuhe?

7

Balıkçı nereden geçerek eve gidiyor ? Bu ayakkabılar nedendir? Çocuklar neyin altında uyuyor? Kediler kimin etrafında oturuyor? Sen neyin olmadan (nesiz) okula gidemezsin? Kimin arkasında büyük bir masa duruyor ?

D E F G H

K

Ohne wen kannst du nicht in die Schule gehen? Worunter schlafen die Kinder? Hinter wem steht ein grosser Tisch? Wodurch geht der Fischer nach Hause? Wofür arbeitet dieser berühmte Arzt? Ohne was kannst du nicht in die Schule gehen? Woraus sind diese Schuhe? Um wen sitzen die Katzen?

E

Aşağıdaki cümlelerde yanlışlar vardır. Bu yanlışları bulunuz ve doğru şekillerini cevaplar kâğıdının E bölümüne yazınız. Sadece bu doğru şekli yazınız, bütün cümle istenmemektedir. Bu doğru cümle bir isim veya fiil olabilir. 1 2 3 4 5 6 7 8 — — — — — — — — Mit wen macht ihr ein Spaziergang? Für wem bringst er diese neue Zeitungen ? Seit wann sind Sie in diese Stadt? Zu wen willst du heute gehst? Neben wen liest nieine Strümpfe? Woraus werden die Kinder kommt? Von wen werdet ihr einen Traktor kauft? Gegen wem kämpft deine Freunde? Test 29'un yapılmış şekli 1 — die, dem 2 — ohne 3 — en, en, en 4 — die, zu 5 — die, en, für, die 6 — den, die, es 7 — en, em 8 — sich, den 9 — dem (diesem), en 10 — e, ohne B. 1 - C 2 - E 3 — H 4 — F 5 — K 6 — 1 7 — D 8 — G C. 1 - Î 2 - B 3 - F 4 - H 5 - 6 K 7 - G 8 - A E. 1 — er 2 — sie 3 — ihn 4 — ihnen 5 — sie 6 — sie 7 — en, ihn 8 — ihn 9 — ihn 10 — ihm, ihn

Sie schläft immer. 1 — Şimdiki zaman 2 — Gelecek zaman Bunlardan şimdiki zamanın. gibi şimdi.. Almanca şimdiki zaman bir cümlenin Türkçeye şimdiki zaman ve geniş zaman kiplerinden hangisini kullanarak çevrilmesi gerektiğini cümlenin anlamından çıkarırız. Sie sprechen immer. Gelecek zamanın ise . Sie schläft. ekseriya. Cümle her zaman yapılan bir işi.» gibi kelimeler varsa cümlenin fiili Türkçede geniş zamanda bulunur.. O uyuyor. Ich schreibe oft einen Brief. işleri gösterdiğini biliyoruz. O daima uyur. Onlar Almanca öğreniyorlar. Şu halde Türkçede «Şimdiki zaman» ve «Geniş zaman» diye iki ayrı kip bulunmasına rağmen Almancada bunlar bir tek zamanla ifade edilirler. Ich schreibe. şu anda meydana gelen hareketleri. hep.I İM p i yM 61 Mi Coırrspondrnrr Jnstimtf ALMANCA DERSLER L E H R S T Ü C K EINUNDSECHZIG IMPERFEKT — GEÇMİŞ ZAMAN Şimdiye kadar iki zaman gördük. Ekseriya bir mektup yazarım. Sie lernen Deutseh. Onlar daima konuşur. Ben yazıyorum. hareketi belirtiyorsa o zaman geniş zamanı kullanabiliriz. Yalnız cümlede bu işin veya hareketin her zaman yapıldığım gösteren «daima..

Aldı. Almancada. Yazacağım._ 2 — Ich werde schreiben. fiilin köküne birtakım takılar ekleyerek yapılır.» sözlerindeki fiiller geçmiş zaman halindedirler. Bu en takısını attıktan sonra geriye kalan kısma fiilin kökü denir. lernen. imperfekt. Örneğin. mach. schreiben fiillerinin kökü lern. Çünkü bunların gösterdiği hareketler geçmişte meydana gelmişlerdir. Aşağıda bu takıları görüyorsunuz: ich du er sie es wir ihr sie Sie -te [te] -test [test] -te [te] -te [te] -te [te] -ten [ten] -tet [tet] -ten [ten] -ten [ten] Şimdiki zaman da fiilin köküne birtakım ekler ekleyerek yapılıyordu. Almancada geçmiş zamanı gösteren daha başka kipler bulunduğundan aralarında bir ayırım yapmak için şimdi öğreneceğimiz geçmiş zaman kipinin Almancasmı da verdik: Imperfekt [imperfekt] Imperfekt genellikle hikâyelerde kullanılır. Bu derste geçmiş zamanı öğreneceğiz. her fiil -en harfleriyle sona erer. Geçmiş zaman geçmişte olmuş hareketleri anlatmak için kullanılır. schreib'dır. Konuşmalarda daha az rastlanır. Uyudun. Uyuyacak. bildiğiniz gibi. Öğreneceğiz. . machen. Konuşmalarda geçmiş zaman belirtmek için daha başka kipler vardır. Sie wird schlafen. Şimdiki zaman takılarını imperfekt takılarıyla karşılaştırırsanız birbirlerine çok benzediklerini görürsünüz. Wir werden lernen. imperfekt gayet kolay teşkil edilir. gibi gelecekte yapılacak iş ve hareketleri gösterdiğini öğrendik. «Yürüdüm.

altmışbirinci ders — 3 ~ Kökü lern olan lernen fiiline bu takıları ekleyerek Imperfekt şekillerini teşkil edelim. Bu örnekleri iyice inceleyiniz.i lernen ich diu er sie es wir ihr sie Sie Lern-te [lernte] lern-test [lerntest] lern-te [lernte] lern-te [lernte] lern-te [lernte] lern^ten [lernten] lern-tet [lerntet] lern-ten [lernten] lenkten [lernten] öğrenmek öğren-dim öğren-din öğren-di öğren-di öğren-di öğren-dik öğren-diniz öğren-diler öğren-diniz Yukarıda takılar. Şimdi daha başka fiillerin Imperfekt şekillerini teşkil edelim. daha iyi anlayabilmeniz için kökten ayrı yazılmıştır. . machen ich diu er sie es wir ihr sie Sie mach-te maeh-test mach-te mach-te mach-te mach-ten mach-tet mach-ten mach-ten zeigen ich du er sie es zeig-te zeig-test zeig-te zeig-te zeig-te yapmak yap-tım yap-tm yap-ti yap-ti yap-ti yap-tik yap-tınız yap-tilar yap-timz göstermek göster-dim göster-din göster-di göster-di göster-di .

wir ihr sie Sie zeig-ten zeig-tet zeig-ten zeig-ten gösterdik gösterdiniz gösterdiler gösterdiniz aramak aradım aradın aradı aradı aradı aradık aradınız aradılar aradınız suchen ich du er sie es wir ihr sie Sie such-te such-test such-te such-te such-te such-ten such-tet such-ten such-ten kaufen ich du er sie es wir ihr sie Sie kaufte kauftest kaufte kaufte kaufte kauften kauftet kauften kauften spielen ich du er sie es wir ihr sie Sie spielte spieltest spielte spielte spielte spielten spieltet spielten spielten satın almak satın satın satın satın satın satın satın satın satın aldım aldın aldı aldı aldı aldık aldınız aldılar aldınız? oynamak oynadım oynadın oynadı oynadı oynadı oynadık oynadınız oynadılar oynadınız .

besuchen ich du er sie es wir ihr sie Sie besuchte besuchtest besuchte besuchte besuchte besuchten besuchtet besuchten besuchten erzählen ich diu er sie es wir ihr sie Sie erzählte erzähltest erzählte erzählte erzählte erzählten erzähltet erzählten erzählten sagen ich du er sie es wir ihr sie Sie sagte sagtest sagte sagte sagte sagten sagtet sagten sagten schenken ich du er sie es schenkte schenktest schenkte schenkte schenkte ziyaret etmek ziyaret ettim ziyaret ettin ziyaret etti ziyaret etti ziyaret etti ziyaret ettik ziyaret ettiniz ziyaret ettiler ziyaret ettiniz anlatmak anlattım anlattın anlattı anlattı anlattı anlattık anlattınız anlattılar anlattınız söylemek söyledim söyledin söyledi söyledi söyledi söyledik söylediniz söylediler söylediniz hediye etmek hediye hediye hediye hediye hediye ettim ettin etti etti etti .

Yani bu fiiller için Imperfekt takıları şu şekildedir: ich du er sie es wir ihr sie Sie -ete -etest -ete -ete -ete -eten -etet -eten -eten Bu yeni takıların diğerlerinin önüne bir e eklemek suretiyle meydar na geldiği açıkça görülmektedir. Şu halde bu fiili Imperfekt yaparken yukarıda verdiğimiz yeni takıları kullanmamız gerekir. . Antworten fiilinin kökü antwort şeklindedir.wir ihr sie Sie schenkten schenktet schenkten schenkten schwitzen hediye hediye hediye hediye ettik ettiniz ettiler ettiniz terlemek terledim terledin terledi terledi terledi terledik terlediniz terlediler terlediniz ich du er sie es wir in* sie Sie schwitzte [şvitste] schwitztest [şvitstest] schwitzte schwitzte schwitzte schwitzten schwitztet schwitzten schwitzten Kökleri -t. Kolayca anlayabilmeniz için bu örnekte köke eklenen takıları ayrı yazıyoruz. Şimdi bunlara örnekler verelim. -d veya -n harfleriyle biten fiiller Imferfekt haline konurken kök ile Imperfekt takıları arasına bir e eklenir. Görüldüğü gibi fiilin kökü t ile bitmektedir.

yapıftAen ota da. ayta t a k t a r îMemr. Bunların yazılışına ve okunuşuna çok dikkat ediniz. arbeiten ich du er sie es wir ihr sie Sie arbeitete arbeitetest arbeitete arbeitete arbeitete arbeiteten arbeitetet arbeiteten arbeiteten çalışmak çalıştım çalıştın çalıştı çalıştı çalıştı çalıştık çalıştınız çalıştılar çalıştınız Bu şekilde çekimlenen fiillerde te harfleri iki kere tekrarlanır. begegnen ich du er sie es wir begegn-ete begegn-etest begegn-ete begegn-ete begegn-ete begegn-eten karşılaşmak karşılaştım karşılaştın karşılaştı karşılaştı karşılaştı karşılaştık . Arbeit şeklinde olan kökü t i\e brttiğm&en IraperfeM._ 7 — antworten ich du er sie es wir ihr sie Sie antwort-ete [antvortete] antwort-etest [antwortetest] antwort-ete [antvortete] antwort-ete [antvortete] antwort-ete [antvortete] antwort-eten [antworteten] antwort-etet [antvortetet] antwort-eten [antvortete»] antwort-eten [antvortetefll cevap vermek cevap cevap cevap cevap cevap cevap cevap cevap cevap ver-dim ver-din ver-di ver-di ver-di ver-dik ver-diniz ver-diler ver-diniz Arbeiten fiili de aynı şekilde çekimlenir. Begegnen fiili ise kökü n harfiyle bittiği için gene aynı şekilde çekimlenir.

Bunlar değişik çekimlenirler.— 8 — ihr begegn-etet sie begegn-eten Sie begegn-eten eröffnen ich du er sie es wir ihr sie Sie eröffnete eröffnetest eröffnete eröffnete eröffnete eröffneten eröffnetet eröffneten eröffneten karşılaştınız karşılaştılar karşılaştınız açmak açtım açtm açtı açtı açtı açtık açtınız açtılar açtınız Eröffnen fiilinin de kökü n harfiyle biter. zeichnen ich du er sie es wir ihr sie Sie zeichnete zeichnetest zeichnete zeichnete zeichnete zeichneten zeichnetet zeichneten zeichneten 'çizmek çizdim çizdin çizdi çizdi çizdi çizdik çizdiniz çizdiler çizdiniz . Burada önemli bir noktaya değinmek isteriz: Kökü n harfiyle biten her fiile böyle değişik bir çekim uygulanmaz. Şimdiye kadar öğrendiğimiz fiiller arasında zeichnen ve öffnen'in de kökleri n ile sona erer. Bunun gibi weinen ve wohnen fiilleri de normal bir şekilde çekimlenirler. Örneğin. Kökleri n ile biten fiillerin ancak bir kısmı değişik bir şekilde çekimlenirler. Onun için o da değişik çekimlenir. bu dersin başındaki örneklerde çekimlediğimiz lernen fiili kökü n ile bitmesine rağmen normal olarak çekimlenir.

DERSLER LEHRSTÜCK Z W E I U N D S E C H Z I G Öğrenilecek kelimeler der Abend.4 pm I M II forresponöencf Institute I y Wı 62 • IMII!lhHIIIII!IIIII^^PWWW¥fW*l ALMANCA. | aynander] birbirine sich erinnern (an) hatırlamak [zih erinnern] die Fahrkarte. kaim einander birbirini. bagaj .» bilet [fa:rkarte] das Gepäck [gepek] yük.e[a:bend]akşam bis [bis] kadar dick [dik] şişman.

Almanca cümledeki an öneki Türkçeye hiç çevrilmemektedir. birinci cümlede hatırladığımız şey filim olduğu için bunu gösteren der Film ismini i-haline sokup önüne an önekini getirdik: an den Film. Filmi hatırlıyoruz. bu ismi i . bitişiğinde» anlamına gelen an öneki Türkçeye çevrilmemektedir. Wir erinnern uns an den Film. yorum. ama Türkçesinde görüldüğü gibi «yanında.[koffer] langsam [langza:m] leben [le:ben] mitfahren (*) [mitfa:ren] morgen [morgen] noch lange [noh lange] dün das Paket. Ve cümle. Ich erinnere mich an jenen Abend O (şu) akşamı artık hatılamıyorum.. onu artık hatırlayamıyorum. mehr erinnern. Hatırladığımız şeyi veya şahsı gösteren ismin önüne an önekini getirir. Der Junge kann sich an seinen Çocuk en iyi arkadaşını artık hatırbesten Freund nicht mehr erinnern. alten Lehrer gut erinnern. nicht mehr.— 2 — gestern [gestern] der Koffer. Kannst du dich daran erinnern? Onu (bir cisim) hatırlayabiliyor musun? Nein. «Hatırlamak» anlamına gelen sich erinnern fiili de an önekiyle kullanılır. . öneklerle kullanılan başka fiillerde de önek Türkçeye çevrilmez.haline sokarız. Öğrenilecek kelimeler bölümünde bu tip fiilleri kullanıldıkları önekle birlikte vereceğiz. Şu halde bu ve buna benzer fiilleri kullanırken öneke özellikle dikkat edeceğiz. düdük çalmak vedalaşmak • geçirmek (zaman) el sallamak Almancada bazı fiiller cümle içinde bir önekle birlikte kullanılır. Wir erinnern uns an den Film. Dönüşlü bir fiil olan sich erinnern ise normal kurala göre çekimlenerek cümledeki yerini alır. ich kann mich daran nicht Hayır. Örneğin. layamıyor.e [pake:t] pfeifen [pfayfen] bavul yavaş yaşamak sich verabschieden birlikte gitmek [zih ferapşirden] verbringen 3'aruı [f erbringen] daha uzun winken [vinken] bir süre AÇIKLAMALAR sich erinnern an paket ıslık çalmak. bunlar artık birer deyim olmuşlardır. Die Schüler kömien sich an ihren Öğrenciler eski öğretmenlerini iyi hatırlıyabiliyorlar. şekline geldi. ileride öğreneceğimiz bu çeşit. Ich kann mich an diese Übungen Bu çalıştırmaları iyi hatırlayabiligut erinnern.

öğrencilere.halindeki şahıs zamiri kullanılır. Öğretmen (kadın) çocuğa annesini hatırlatıyor. Yalnız bu fiili kullanırken dikkat edeceğimiz önemli bir husus vardır: Türkçede «Bana kardeşimi hatırlatıyorsunuz.» gibi «hatırlatmak» fiili ile yapılan cümlelerde kendisine birşey hatırlatılan şahsı gösteren isim e . Der Verkäufer erinnert sie daran. Eğer bu isim bir şahıs zamiri ise ona tekabül eden i . An öneki bu fiille de aynı şekilde kullanılır. Das erinnert uns an unsere Schule. Die Lehrerin erinnert das Kind an seine Mutter. Das erinnert mich an meinen Onkel. Daha çok bis zu şeklinde. An'dan sonra gelen isim de daha önce gördüğümüz gibi i . . yani «bana» şeklinde bulunmasına rağmen. Bayan Müller paketi masanın üstünde unutuyor. Bu şarkı bana bir arkadaşımı hatırlatıyor. an meinen Bruder ve an Türkçeye çevrilmemektedir. «Hatırlatmak» anlamına gelir. Almancada ise bu isim Türkçedekinin tam aksine i .halinde bulunur: mich. Seyahatlerinde Almanya'ya kadar geliyor. Baba oğluna ev ödevlerini hatırlatıyor. Ich fahre bis Ankara.altmışikinci ders _ 3 — erinnern an Sich erinnern an ile farkı dönüşlü olmamasıdır. sunuz. Yukarıda iki örnekte kendisine birşey hatırlatılan şahıs «ben» dir. Frau Müller vergisst das Paket auf dem Tisch. zu önekiyle birlikte kullanılır. Bu bana amcamı hatırlatıyor. Almancada i . Dieses Lied erinnert mich an einen Freund. Bu bize okulumuzu hatırlatıyor. Sie erinnern mich an meinen Bana erkek kardeşimi hatırlatıyorBruder. Babama sözünü hatırlatıyorum. Der Vater erinnert seinen Sohn an die Hausaufgaben. Ankara'ya kadar gidiyorum. Satıcı ona onu hatırlatıyor. babama.halinde bulunur: bana. Onun için önünde sich kelimesi yoktur.halinde. Auf seinen Reisen kommt er bis Deutschland.halinde bulunur. bis «Kadar» anlamına gelir. Türkçede bu e . Öğretmen öğrencilere kelimeleri hatırlatıyor.halindedir: an meinen Onkel.

Sie verabschieden sich jetzt. Yarına kadar bekle! Öğrenciler sabahtan akşama kadar çalışıyorlar. 10 yaşma kadar (olan) çocuklar bw filmi göremez. Babam bana parayı paskalyaya kadar gönderecek. Mein Vater wird mir das Geld bis Ostern schicken. HERR UND FRAU MÜLLER FAHREN NACH ANKARA Heute fahren Herr und Frau Müller nach Ankara. Der Zug wird nach einigen Minuten abfahren. Warte bis morgen! Die Schüler arbeiten von Morgen bis Abend. aber Inge fährt nicht mit. Seninle dünyanın sonuna kadar gelirim. Yeni öğretilen kelimelerden mitfahren ayrılabilen fiillerdendir. Geriye kalan fahren ise normal kurala göre cümledeki yerini alır. Fatma Hamm gibt Frau Müller ein Paket «börek». 10 yaşına kadar (olan) çocuklar bu filmi göremez. Alle sind sehr traurig. Sie wird bei der Familie Celikei zwei Monate bleiben. Frau Müller wird dort in einer Schule Deutsch lehren.» . Herr und Frau Müller werden mit einem Zug fahren. Askerler istasyona kadar yürüyerek gidiyorlar. Dann werden Ahmet und Zeynep im Sommer mit der Familie Müller nach Deutschland fahren und dort einige Monate verbringen. Köpek benimle okuluma kadar geliyor. Cümle içinde kullanılırken mit takısı ayrılır ve cümlenin en sonuna gider. Die Soldaten gehen bis zum Bahnhof zu Fuss. Endlich fahren alle zum Bahnhof. Recep fährt auch mit ihnen. Recep trägt das Gepäck. Ahmet wird sie mit dem Jeep seines Vaters bis zum Bahnhof fahren. «Wir werden uns immer an unsere glücklichen Tage auf Ihrem Bauernhof erinnern. Sie kauften die Fahrkarten vor zwei Tagen. Sie machte es gestern mit Hatice.— 4 — Ich komme mit dir bis ans Ende der Welt. «Danke!» sagt Frau Müller. Der Hund kommt mit mir bis zu meiner Schule. Er wird die Koffer tragen. Kinder bis zu 10 Jahren dürfen diesen Film nicht sehen. Kinder bis 10 Jahre dürfen diesen Film nicht sehen.

Bayan Müller orada bir okulda Almanca öğretecek. (çıkıyor) Daha uzun bir süre birbirlerine el sallıyorlar. Wir werden ihr dann bald grössere Kleider kaufen müssen!» Endlich pfeift der Zug. Sie ist schon ein dickes Mädchen. Sie winken noch lange einander. Bay Müller ve hanımı biniyorlar. IMPERFEKT Geçen ders öğrendiğimiz bu kipe gene örnekler verelim: bezahlen ich bezahl-te ödemek ödedim . Nihayet hepsi istasyona gidiyor. Şimdi vedalaşıyorlar. Herr Müller und seine Frau steigen ein. BAY VE BAYAN MÜLLER ANKARA'YA GİDİYOR Bay ve Bayan Müller bugün Ankara'ya gidiyorlar. Recep de onlara gidiyor. «Çiftliğinizdeki mutlu günlerimizi daima hatırlayacağız. Bavulları taşıyacak. Ahmet onları babasının cipiyle istasyona kadar götürecek. Biletleri iki gün önce satın aldılar. Inge'ye o kadar çok pilav ve börek vermeyiniz. geben Sie Inge nicht so viel «pilâv» und «börek».» «Hasan Bey!» diyor Bay Müller.— 5 — «Hasan Bey!» sagt Herr Müller. Sonra yakında ona daha büyük elbiseler satın almaya mecbur kalacağız!» Nihayet tren düdük öttürüyor. Fatma Hanım Bayan Müller'e bir paket börek veriyor. Hepsi üzgündür. O Çelikel ailesinin yanında iki ay kalacak. «Teşekkür ederim!» diyor Bayan Müller. Recep bagajı taşıyor. «Auf Wiedersehen! Auf Wiedersehen!» Langsam fährt der Zug aus dem Bahnhof. «Allahaısmarladık! Allahaısmarladık!» Tren yavaş yavaş istasyondan gidiyor. Tren birkaç dakika sonra hareket edecek. ama Inge birlikte gitmiyor. «Şimdi (artık) iki kızınız var. Dün onu Hatice ile yaptı. Bitte. Lütfen. Bay ve Bayan Müller bir trenle gidecekler. Sonra Ahmet ve Zeynep yazın Müller ailesiyle Almanya'ya gidecekler ve orada birkaç ay geçirecekler. «Sie haben jetzt zwei Töchter. Zaten (şimdiden) şişman bir kız.

Wir besuchten unsere Bekannten. Die Familie frühstückte um sieben Uhr. Die Tochter fragte den Grossvater. Çocuklar bir top satın aldılar. Çocuk vedalaştı. Wir erinnerten uns an unsere gîücklichen Tage. Ich spielte mit meinen Freunden. . Ich setzte n Jsh auf deinen Stuhl. Öğrenci ev ödevlerini yaptı. Mein Vater bezahlte die Rechnung. Kız öğrenciler öğretmenlerini çok seviyorlardı. ama o cevap vermedi. Aile saat yedide kahvaltı etti. Mutlu günlerimizi hatırladık. Çiftçi dün çalışmadı. Babam hesabı ödedi. Sandalyene oturdum. Der Bauer arbeitete gestern nicht. Die Kinder kauften einen Ball. Der Junge verabschiedete sich. Tanıdıklarımızı ziyaret ettik.du er sie es wir ihr sie Sie bezahl-test bezahl-te bezahl-te bezahl-te bezahl-ten bezahl-tet bezahl-ten bezahl-ten mieten odedin ödedi ödedi ödedi ödedik ödediniz ödediler ödediniz kiralamak kiraladım kiraladın kiraladı kiraladı kiraladı kiraladık kiraladınız kiraladılar kiraladınız ich du er sie es wir ihr sie Sie miet-ete miet-etest miet-ete miet-ete miet-ete miet-eten miet-etet miet-eten miet-eten Şimdi de bu yeni öğrendiğimiz zamanla cümleler yapalım. Der Arzt mietete eine Wohnung. Doktor bir ev kiraladı. Büyük anne bir hikâye anlattı. aber er antwortete nicht. Der Schüler machte seine Hausaufgaben. Die Schüler innen liebten ihre Lehrerin sehr. Kız büyük babaya sordu. Die Grossmutter erzählte eine Geschichte. Arkadaşlarımla oynadım.

Bu hususu şimdiki zamanı ve fiil çekimlerini anlatırken ayrıntılı bir şekilde açıklamıştık. Ich rauchte keine Zigaretten. Bunlardan bir kısmını daha önce öğrenmiştik. Kırmızı otomobil amcamıza aittir. yani er. Erkek kardeş şu evde oturdu. Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht Almancada «sabahleyin. Burada kısa bir hatırlatma yapalım: Cümlenin öznesi tekil bir isimse ikinci yerde fiilin üçüncü tekil şahısla. Fiil gene bulunması gereken yerde ve diğer öğeler de gerekli yerlerinde bulunurlar. Kırmızı otomobil amcamıza aitti. Das rote Auto gehört unserem Onkel. yazın. Sigara içmiyorum. Meine Mutter wartete vor der Schule. Wir reinigen unsere Schuhe. Der Bruder wohnte in jenem Haus. yarın. yani sie (sondaki) ile kullanılan şekli ikinci yerde bulunur. Sigara içmedim. Cuma günü. Das Kind öffnet das Fenster. İnceleyiniz. Erkek kardeş şu evde oturuyor. es ile kullanılan şekli yer alır. Annem okulun önünde bekledi. Der Bruder wohnt in jenem Haus. Eğer cümlenin öznesi çoğul bir isimse veya birden fazla isimden meydana geliyorsa fiilin çoğul üçüncü şahısla. . sie. Ayakkabılarımızı temizledik. Ich rauche keine Zigaretten. Aşağıda şimdiki zamanda bulunan cümleler.— 7— Yukarıda gördüğümüz gibi fiili Imperfekt halinde bulunan bir cümlenin yapısında bir değişiklik olmaz. Çocuk pencereyi açıyor. Çocuk pencereyi açtı. Das Kind öffnete des Fenster. Gene de hepsini genel olarak kısaca inceleyelim. Ayakkabılarımızı temizliyoruz. bunların altında da Imperfekt şekilleri verilmiştir. bu sene» gibi zaman bildirmeler an ve in öneklerinden yararlanarak yapılır. Meine Mutter wartet vor der Schule. Wir reinigten unsere Schuhe. Annem okulun önünde bekliyor. Das rote Auto gehörte unserem Onkel.

Ağaçlar ilkbaharda yeşildir.) Wir fıühstücken am Morgen. Im Sommer gehen wir nicht in die Schule. Teyze çarşamba günü geliyor. Mein Vater ist am Mittag nicht zu Hause. Die Bäume sind im Frühling grün. Bu evi 1963 yılında satın aldık. an dem kelimelerinin kısaltılmış şeklidir. Am Abend waschen sich die Kinder. Nisan'da Almanya'ya gidiyoruz. Die Schüler gehen am Sonntag nicht in die Schule. Kannst du am Sonnabend zu mir kommen? Sabahleyin kahvaltı ediyoruz. seneler ve mevsimler. öğleden sonra. in bunlardan artikeli der (ve das) olanların önünde im şeklinde bulunur. Günün zamanları ve günler Sabah. yukarıda adı geçen isimlerin artikeli der olduğu için hepsinin önünde am şeklinde bulunur.— 8 — a. Im April fahren wir nach Deutschland. Die Tante kommt am Mittwoch. (Biliyorsunuz ki am. Anne öğleden sonra uyuyor. Wir schreiben unsere Hausaufgaben am Vormittag. . Im Winter ist das Wetter kalt. Çocuklar akşamleyin yıkanıyorlar. Kışın hava soğuktur. Kız kardeşim bu sene burada kalacak. Bu önek. Babam öğleyin evde değildir. akşam gibi günün zamanları veya günlerle ilgili bir zaman bildirme yapmak istiyorsak an önekini kullanırız. Perşembe günü sinemaya gidiyorum. Yazın okula gitmeyiz. Ich kann im August nach İzmir kommen. Cumartesi günü bana gelebilir misin ? b. Die Schwester kommt in dieser Woche. Die Mutter schläft am Nachmittag. Ev ödevlerimizi öğleden önce yazıyoruz. Kız kardeş bu hafta geliyor. öğle. Bunlarla ilgili bir zaman bildirme yaparken in önekini kullanırız. Ich gehe am Donnerstag ins Kino. Wir kauften dieses Haus im Jahr 1963. Ağustos'ta İzmir'e gelebilirim. Meine Schwester wird in diesem Jahr hier bleiben. Haftalar aylar. Öğrenciler pazar günü okula gitmiyorlar.

1 — Ich kaufe einen rot. 2 — Dieser rot. Mappe für (ich) kaufen. 4 — Seit wann arbeitet der Bauer in dies.. B — Der berühmte Arzt kaufte diese Pfeife für seinen Bruder.. Grossvater nicht erinnern. . .. Schule..... Meşhur doktor bu pipoyu erkek kardeşi için satın alıyor. Doktorlar ne hakkında konuşuyor? Babamın otomobili senin otomobilin kadar güzeldir. Bauernhof? 5 — Wir gehen . Hut ist gross dein grün. Hauptstrasse entlang zu unser. — Das Auto meines Vaters ist C schöner als dein Auto. Ladens...... 12 — Dienstag werden wir unsere Grossmutter besuchen. 11 — Die klein.Almanca ders: 62 Test 31 İMTİHAN 6 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz.. — Wovon sprechen die Ärzte? F B Listesi Neyin yanında oturuyorsunuz? Babanım otomobili senin babanın otomobilinden daha güzeldir. 15 — Wir werden bis zu dies höh . Hut für meine klein. gross. B A Listesi — Der berühmte Arzt kauft A diese Pfeife für seinen Bruder.... alt. Kinder können sich an ihr. gross.. 10 — Der Sohn des Lehrer....... Hügel Fuss gehen.... — Das Auto meines Vater ist so D schön wie dein Auto. 7 — Der Vater muss für Familie arbeiten. 13 — Sommer ist das Wetter sehr heiss.. . 9 — Mein Paket ist nicht gross dein Paket. Hizmetçi kız ağır paketi bahçeden geçerek mutfağa taşıyor. Schwester. — Das Auto meines Vaters ist E am schönsten.. ist fleissig der Sohn Fischers. 14 — Der Lehrer erinnert an sein. 8 — Die Kinder werfen den Ball gegen Fenster dies... Hut. Schüler nicht mehr. 6 — Mein Vater wird eine neu.

İ — Def Bauer wirft den Stein dejn Hund gegenüber. N — Im Herbst ziehen wir uns warm an. L — Kimin yanında oturuyorsunuz? (ikâmet etmektesiniz. 9 — Hikâye ne hakkında? 10 — Sonbaharda sıcak giyiniriz. G — Dieses Kind ist mein bester Freund. 3 — Bu çocuk en iyi arkadaşımdır. 6 — Bu çanta nedendir? 7 — Zeynep bir hikâye anlattı. K Meşhur doktor bu pipoyu erkeK kardeşi için satın aldı. M — Mehmet ist der faulste Schüler def Klasse. Woraus ist diese Mappe? C Worüber ist die Geschichte? D Die Schüler und der Lehrer E lachte. 8 — öğrenciler ve öğretmen güldü.7 — Mit wem willst du nicht arbeiten? 8 — Bei wem wohnen Sie? 9 — Wobei sitzen Sie? 10 — Die Magd trägt das schwere Paket durch den Garten in die Küche. K — Die Schüler und der Lehrer lachten. H — Kiminle çalışmak istemiyorsun? İ Babamın otomobili senin otomobilinden daha güzeldir. 5 — Sarı masa yeşil masadan daha küçüktür. 4 — Teyzesi annem kadar şişman değildir. A B Listesi Zeynep erzählt eine Geschichte. G — Bal>amm otomobili en güzeldir. A Listesi 1 — Çiftçi taşı köpeğe karşı atıyor. .) M — Babamın otomobili senin otomobilinden daha güzeldir. F — Zeynep erzählte eine Geschichte. 2 — Mehmet sınıfın en tembel öğrencisidir. L — Seine Tante ist nicht so dick wie meine Mutter. Der gelbe Tisch ist kleiner als B def grüne Tisch. H — Der Bauer wirft den Stein gegen den Hund.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 — — — — — — — — — — Das Kind spielt mit seinen Freunden. Die Schüler beantworten die Fragen des Lehrers. deinem 2 — Der Vater diese Bücher für seinen Sohn. was b. wird) b. Zeynep zeichnet eine Landkarte in ihr Heft. wie d. Der Mann putzt seine Zähne. womit d. 1 —Ich kann dieses Buch nicht geben.D Aşağıdaki cümlelerde bazı yerler boş bırakılmıştır. aus 10 — Der Junge besucht seine Bekannten Sonntag. mit ihnen 6. wann E Aşağıdaki cümleleri geçmiş zaman haline getiriniz. a. von unserem b. im b. der d. Wir machen einen Spaziergang. mich b. sein c. an unseren c. von b. älter 8 — Die Schüler sitzen um Tisch. Öffnest du die Tür? Die Mutter kocht Fleisch. . a. dieser 4 — schreibst du deine Hausaufgaben? a. den d. Der Arzt kämpft gegen die Krankheiten. isst 3 — Das Kind sitzt mit Hund neben dem Baum. dem b. spielt c. Cevap olarak sadece cümlenin fiilinin yeni şeklini yazınız. Der Fischer klopft an die Tür. Er verwendet keine Serviette beim Essen. a. unserem d. dir c. worum 5 — Die Freunde verabschieden und gehen nach Hause. woraus c. a. die 9 — Meine Schuhe sind Leder. a. um d. mit c. hinter dem c. einander c. am c. als c. a. sich d. Bütün cümleyi katiyen yazmayımz. Wir erinnern uns Vater nicht. a. unseren 7 — Meine Schwester ist alt wie dein Bruder. seinem b. diu d. Her cümlenin altında verilen dört kelimeden hangisinin bu boş yere gelmesi gerektiğini bulunuz ve cevaplar kâğıdına sadece bu kelimenin önündeki harfi yazınız. so b. ihrem d. a. a. dich b. kaufte d.

R 6 . 2 -. 1 — B 2 — H 3 — G 4 — K 5 — E 6 — L 7 . e 2 — wem. 1 — F 2 — İ 3 — H 4 — T 5 — N 6 — Ü 7 — K 8 — U 9 — R I O — S 11 — C 12 — P 13 — L 14 — M 15 — E E. İmtihan 5'in yapılmış şekli 1 — mit. em B. nach 9 — wem. die 8 — t. vor 10 — nlach. in 6 — mit. ins 11 — mit. zu 8 — nach.M 2 . mit 13 — aus. 1 . neuen 3 — dieser 4 — wem. mit. 1 — Die Mutter dieses Arztes wird uns heute nicht besuchen. mich 7 — uns 8 — sich 9 — dich 10 — sich F. auf 2 — bei 3 — gegenüber 4 — aus 5 — mit. gehen 5 — wem. in 12 — seit. nach 14 — zu 15 —• zu^ zu B. Türkçelerini yazmanıza lüzum yoktur. kaufen 8 — wen. in. 1 — sich 2 — euch 3 sich 4 — sich 5 — sich 6 — mich.K 7 — E 8 — D 9 — L 10 — T 11 — P 12 — N 13 — C 14 — İ 15 — F C. 1 — E 2 — 13 — G 4 — H 5 — D 6 — K 7 — F 8 — A C.Î8 — F Eu 1 — wem. kämpfen . mit. dem 6 — wen 7 — wem. der 3 — wem 4 — wen. em 5 — wem* t. Test 30'un yapılmış şekli A. 1 st. du (bringt).F warten ve lieben fiillerinin geçmiş zamanlarını teşkil edip. ins 7 — aus. einen 2 — wen. 3 — Dürfen wir dieses rote Kleid unserer Mutter zeigen? A.H 3 — S 4 — 0 5 . çekimleyiniz. liegen 6 — kommen 7 —• wem.— Ärgere dich nicht! Ich kann deine Hausaufgaben machen. in 9 — seit. e 10 — wen (was).

ich du er . Bu kip daha çok hikâyelerde kullanılır. Imperfekt Almancada geçmiş zamanı gösteren bir fiil kipidir. Bir fiilin Imperfekt şeklini tau fiilin köküne aşağıdaki takıları ekleyerek teşkil ederiz. O halde tau köke yukarıdaki takıları ekleyerek wecken'in Imperfekt şeklini teşkil edebiliriz: wecken ich du er sie es wir weck-te weck-test weck-te weck-te weck-te weck-ten uyandırmak uyandır-dım uyandir-dm uyandir-di uyandir-di uyandir-di uyandir-dik . es wir ihr sie Sie -te -test -te -ten -tet -ten -ten Örnek olarak wecken fiilini alalım.sie. Fiilin kökü weck şeklindedir.uu TTTTTT ALMANCA DERSLERİ ı mı I 63 •ouespouiitncf JnsUtute \ L E H R S T Ü C K DREIUNDSECHZIG IMPERFEKT (devam) Önce geçen ders öğrendiklerimizi kısaca tekrarlayalım.

es wir ihr sie Sie -ete -etest -ete -eten -etet -eten -eten Bu yeni takıların diğerlerinin önüne bir e eklemek suretiyle meydana getirildiği açıkça görülüyor. Birinci ve üçüncü çoğul şahıslar için de durum aynıdır: wir weckten sie weckten. es» şeklinde yanyana yazıp yanlarında da fiilin aldığı şekli vereceğiz.er. Geçen derste öğrendiğimiz önemli bir husus da kökü t veya d ile biten fiillerin Imperfektlermin teşkil edilmesiydi. sie. sie. es weckte. Kökü bu harflerle biten fiillere de şu takılar ekleniyordu: ich du er. Onun için bundan sonra şimdiki zamandaki çekimlerde yaptığımız gibi üçüncü şahsı gösteren bu kelimeleri «er. sie. Yani her üç kelimeyi de teker teker alt alta yazmayacağız. Şu halde bu yukarıdakiler diğer takıların bir özel halidir ve aslında değişen birşey yoktur. es wir ihr sie Sie beantwort-ete beantwort-etest beantwort-ete beantwort-eten beantwort-etet beantwort-eten beantwort-eten cevaplandırmak cevaplandır-dım cevaplandir-dm cevaplandir-di cevaplandir-dik cevaplandir-dmiz cevaplandır-dılar cevaplandir-diniz . Bu köke yukarıdaki takıları ekleyerek fiili Imperfekt yapalım: beantworten ich du er. es weckte. Yukarıdaki örnekte fiilin birinci ve üçüncü tekil şahıslar için aynı takıları aldığını görüyoruz: ich weckte .— 2 — ihr weck-tet sie weck-ten Sie weck-ten uyandır-dınız uyandır-dılar uyandir-dmiz Bu örnekte görüyoruz ki bir fiil üçüncü tekil şahıslar için Imperfektte aynı takıları alır: er weckte. Fiilin kökü beantwort şeklindedir ve t ile biter. Bunları teker teker alt alta yazmak lüzumsuz bir tekrar olur. sie weckte. çünkü fiil her üçü için aynı şekildedir. Bu duruma örnek olarak beantworten fiilini alalım. sie.

Örnekte de sah şeklinde olan . Başka bir deyimle DÜZENLİ FİİLLER köklerine yukarıda gösterilen iki çeşit takıdan birisini eklemek suretiyle Imperfekt yapılırlar. Örneğin. sah olur. Onun için düzensiz fiillerin Imperfekt şekli bu fiiller öğretilirken birlikte verilir veya ayrıca özel listelerle gösterilir. sehen fiili düzensiz bir fiildir. adlanndan da belli olduğu gibi geçmiş zamana. İleride size bütün düzensiz fiillerin geçmiş zamanlarını veren bir liste göndereceğiz. Şu halde yanında birşey olmayan fiiller düzenli demektir.altmışüçüncü ders _ 3 — Yukarıda verdiğimiz her iki örnekte de takılar daha iyi seçilebilmeleri için ayrı yazılmıştır. sehen. Örneğin. es) kök hiçbir takı almaz. yani Imperfekt şeklinde kökü sah |za:J şeklini alır ve fiil şu şekilde çekimlenir: ich du er sie es wir ihr sie Sie sah sah-st [za:st] sah sah sah sah-en [zaten] sah-t [za:t] sah-en sah-en gördüm gördün gördü gördü gördü gördük gördünüz gördüler gördünüz Düzensiz fiillerin özelliklerini kısaca şöyle özetleyebiliriz: a. Yalnız birinci tekil şahıs (ich) ve üçüncü tekil şahıslarda (er. Imperfektte kökleri değişir. • Imperfekt şekilleri yukarıda izah edilen şekilde teşkil edilen fiilleri DÜZENLİ FİİLLER diye adlandıracağız. Bu nedenle düzensiz fiilleri öğrenirken geçmiş zamanda aldıkları şekilleri de birlikte ezberlemek gerekir. Aslında fiile bitişik yazılırlar. b. sie. Bu çeşit fiiller geçmiş zamanda tamamen değişirler. köklerine bu takıları almazlar. Düzensiz fiiller. Nasıl değiştiğini bulmak için bir kural yoktur. Bu derste DÜZENSİZ FİİLLERİ inceleyeceğiz. Geçmiş zamanda. Düzensiz fiillerin bu değişen kökleri şahıslara göre çekimlenirken bazı takılar alır. Biz derslerimizde «Öğrenilecek kelimeler» bölümünde yeni fiiller verirken bunlardan düzensiz olanlarının yanında geçmiş zamanda aldıkları şekilleri de vereceğiz. yani Imperfekte çevrilirken yukaııda verdiğimiz kurala uymazlar.

es sah. Gehen'in kökü Imperfektte ging Lgmg] şeklindedir. sie. er. Bu verdiğimiz takılara göre düzensiz bir fiil olan gehen'in Imperfekt şeklini teşkil edelim. Buna göre düzensiz fiillerin Imperfektte köklerine aldıkları takıları şöyle sıralayabiliriz: ich du er sie es wir ihr sie Sie (takı almaz) -st Lst] (takı almaz) (takı almaz) (takı almaz) -en Len] -t [t] -en [en] -en [en] Eğer dikkat edecek olursanız bunlar fiil kökünün şimdiki zamanda ve düzenli fiillerin Imperfekt şeklinde aldıkları takılara çok benzemektedirler. Düzensiz fiiller de Türkçeye aynı şekilde çevrilirler ve cümlede aynı düzenli fiiller gibi kullanılırlar.— 4 — kök birinci ve üçüncü şahıslarda hiç takı almamıştır: ich sah. es wir ihr sie Sie ging ging-st [gingst] ging ging-en | gingen] ging-t (gingt) ging-en ging-en gitmek gittim gittin gitti gittik gittiniz gittiler gittiniz Birinci (ich) ve üçüncü şahıslarda (er. Aşağıda şimdiye kadar öğrendiğimiz düzensiz fiilleri ve bunların geç- . Bu husus yukarıdaki takıları kolayca aklınızda tutmanızı sağlayacağı gibi hepsini birbirine karıştırmanıza da sebep olabilir. Her üç haldeki takıları iyice öğreniniz. Özellikleri köklerinin değişmesidir. es) kök (ging) hiç takı eklenmeden kullanılmıştır. Şu halde şöyle çekimleyebiliriz: gehen ich du er. sie. sie. Diğer şahıslar için gerekli takıları almıştır.

« ass fuhr fand flog gab gefiel ging gewann hatte hing hob hiess half kannte kam lief las lag Okunuşu [fu:r .an] [stand ....ayn] | ars] [fu:r] [fand] [florg] [garb] Igefirlj [ging] [gevan] [hatte] 1 hing | [horb] [hirs] | half | [kante] [ karm] ilirf] | la :z] [larg] ... ab] fka:m . aus begann bekam blieb brach brachte dachte stieg ..... aus zog sich . an zog sich ...„... Fiil abfahren (*) ankommen (*) sich anziehen (*) aufstehen (*) aussteigen ( : ) sich ausziehen (*) beginnen bekommen bleiben brechen bringen denken einsteigen (*) eintreten (*) essen fahren finden fliegen geben gefallen gehen gewinnen haben hängen heben heissen helfen kennen kommen laufen lesen Hegen Okunuşu abfa:renj ankommen] zih antsi:en] aufşterenj ausştaygen] zih austsi:en] beginnen] bekommen] blayben] brehen] bringen] denken] aynştaygen] ayntre:ten] essen ] farren] finden] f li :gen ] ge:ben] gefallen] ge:en] gevinnen] ha:ben] hengen] herben] haysen] helfen] kennen] kommen] laufen] lerzen] li:gen] Imperfekti fuhr ... auf] Iştirg .. auf stieg . ab k a m .ayn] [tra:t. ein sin t r a t ............. aus] Ltsorg zih.. an stand ....aus] [began] [bekarm] [blirb] [brarh] Lbrahte] [dahte] |şti:g...miş zaman için kullanılan şekillerini.. yani geçmiş zamanda köklerinin ne şekle girdiğini veriyoruz. an] | t s o : g zih..

mit] na:m] pfif] ri:t] ri:f] r §o:b] [Sli:f] Lgloa] şri:b] _şvi:g] za:J va:r] zang] za:sj şpra:h| stand] şta:l] tru:g] trank] ta:t] ferbrahte] ferhi:lt zih] ferlo:r] f erstand] 1 fervendete] ! fervandte] vuş] | varf] ! vuste] tat verbrachte verhielt sich verlor verstand verwendete verwandte wusch warf wusste Düzensiz fiillerin Imperfektlerini incelerken bunları. singen-sang.. a. Imperfektte köklerinin sesli harfi u olanlar fahren-fuhr.. Imperfektte köklerinin sesli harfi (veya harfleri) değişerek i veya ie olanlar schreiben-schrieb. laufen-lief. gehen-ging.. blelben-blieb b.mit k a m . stehen-stand c.mit] ka:m. rufen-rî£f... waschen-wusch .. Imperfektte köklerinin sesli harfi a olanlar lesen-las. kommen-kam. şekillere göre bir takım gruplara ayırmak mümkündür.._ Fiil mitfahren (*) mitkommen (*) nehmen pfeifen raten rufen schieben schlafen schliessen schreiben schweigen sehen sein singen sitzen sprechen stehen stehlen tragen trinken tun verbringen sich verhalten verlieren verstehen verwenden waschen werfen wissen <Okunuşu |mitfa:ren] ^mitkommen] [nermen] pfayfenj ra:ten] ru:fenj şkbenj şlarfen] şli :sen] şrayben] şvaygenj ze:en] zayn] zingen] zittsen] şprehen] şte:en] şte:len] trargen] trinken] tu:n] f erbringen] zih ferhalten] ferli :ren] ferşte :en] fervenden] vaşen] verfen] vissen] 6 — Irnperfekti fuhr.. köklerinin Imperfektte aldığı. mit nahm pfiff riet rief schob schlief schloss schrieb schwieg sah war sang sass sprach stand stahl trug trank <Okunuşu fu:r..

Bekommenen Imperfektine bakarsak bekam olduğunu görürüz. Daha önceden düzensiz fiilleri çekimlemek için gerekli takıları da öğrendiğimize göre fiilin Imperfektini şu şekilde çekimleriz: beginnen ich du . Önemli olan yukarıdaki listede verilen düzensiz fiillerin Imperfektlerini iyice bilmenizdir._ 7 — d. Bekommen fiilinin kökü Imperfektte bekam oluyor. Şimdi bu listeden yararlanarak birkaç düzensiz fiilin Imperfektini çekimleyelim. Şu halde beginnen'in kökü Imperfektte. es wir ihr sie Sie begann [began] begannst [beganst] begann [began] begannen [beganen] begannt [begantj begannen [beganen] begannen [beganen] başlamak başladım başladın başladı başladık başladınız başladılar başladınız Şimdi başka bir fiil alalım. Imperfektte köklerinin sesli harfi o olanlar fliegen-flog. Hepsini tereddütsüz bilene kadar çalışınız ve ezberleyiniz. es wir ihr sie Sie bekam [beka:m] bekamst [beka:mst] bekam [beka:m] bekamen |beka:men] bekamt |beka:mt] bekamen [beka:men] bekamen [beka:men] almak aldım aldın aldı aldık aldınız aldılar aldınız . heben-hob. schieben-schob Böyle bir gruplandırma size düzensiz fiillerin Imperfektlerini öğrenirken pek bir fayda sağlamaz. Bu konudaki gerekli açıklamayı gelecek derste yapacağız. yani geçmiş zamanda begann şeklini alır. Beginnen'in Imperfekti için listeye bakarsak başında «Imperfekti» yazılı sütunda beginnen'in hizasında begann kelimesini görürüz. Ve bekommen'i gene şu şekilde çekimleriz: bekommen ich du . Yanlarında (*•) işareti bulunan ayrılabilen fiillerin Imperfektini bu listede verdik. Onun için biz de üzerinde çok az durduk.

klopfen. setzen. eröffnen. schmecken. spielen. kochen. sich freuen. mieten. öffnen. säen. zurückkehren. arbeiten. erzählen. schütteln. weinen. lernen. Sachen. bestellen. füttern. schwitzen. suchen. besuchen. fragen. holen. wecken. entschuldigen.— 8 — Geben'in kökü ise Imperfektte sah şeklinde değişiyor. sich verabschieden . kosten. bellen. legen. Bu düzenli fiillerin bir kısmını hatırlatalım: antworten. sich wundern. drehen. sich ärgern. brauchen. rauchen. Yukarıdaki listede verdiklerimizin düzensiz fiiller olduğunu belirtmiştik. bezahlen. lehren. stecken. bringen ich du es wir ihr sie Sie brachte [brahte] brachtest [brautest] brachte [brahte] brachten [brahten] brachtet [brahtet] brachten [brahten] brachten [brahten] getirmek getirdim getirdin getirdi getirdik getirdiniz getirdiler getirdiniz Birinci çoğul şahısta (wir) köke (yani brachte'ye) -en eklenmesi gerekirken burada kök zaten e ile bittiği için sadece n eklenmiştir. verbessern. sich rasieren. leben. sich erinnern. begegnen. bedeuten. ausmachen. stellen. wohnen. beantworten. fehlen. verkaufen. zeigen. kaufen. listeye bakınız). machen. führen. hören. kämpfen. reinigen. winken. verwenden (bu fiil düzensiz olarak da çekimlenebilir. heben. zeichnen. zählen. handeln. schenken. frühstücken. Çekimi de şöyle olur: geben ich du es wir ihr sie Sie gab | g a : b | gabst 1 garbat] gab [garb] gaben [garben] gabt [garbt] gaben [garben] gaben [garben] vermek verdim verdin verdi verdik verdiniz verdiler verdiniz Bringen'in Imperfekti olarak listede brachte kelimesini görüyoruz. gehören. danken. putzen. übersetzen. Şimdiye kadar öğrendiğimiz fiillerden bu listede olmayanlar düzenli fiillerdendir. warten. sagen.

.er bisiklet |farrrad] .[alter] der Brieffreunds ibri:ffroynd] adres yaş mektup arkadaşı erfreuen [erfroyen] sevindirmek erhalten [erhalten] almak erhalten'in erhielt Jerhi.mim I İMİ y I 64 Cotnsponîlmcf Jnsntme 1 ALMANCA DERSLERİ LEHRSTÜCK VIERUNDSECHZIG Öğrenilecek kelimeler die Adressen adresse] das Alter..it] Imperfekti das Fahrrad..

aslında «bir şahıs (veya bir cisim) tarafından gönderilen. sevinçli modern [modern] sayın nächst/.. fevkalâde AÇIKLAMALAR bekommen erhalten nehmen holen Bu kelimelerin dördünün de Türkçe karşılıklarını «almak» şeklinde verdik. ertesi tamir etmek göndermek artık. Der Schüler bekommt keine Antwort auf seine Frage. Der Junge bekommt etwas Geld von seinem Vater. (daha) deniz göl yokluğunu hissetmek. Arkadaşımdan bir mektup alıyorum. Mein Freund bekam ein Faket von seinem Bruder. aramak geçen. kalptenschicken [şiken] zevk için meş. O da «verilen.e [gru:s] griissen [grürsen] herzlich fhertslih] das Hobby [hobi] (çoğulu: Hobbies) hochachtungsvoll Lhohahtungsfol] die Illustrierten |illustri:rte| arkadaşça. verilen bir şeyi almak.vermissen | f ermissen ] rımla vorig/[forig] (resimli) mecwunderbar mua Ivunderba:rj sonuncu. reparieren selâmlamak [ r epari: ren ] samimi. Ama aralarında önemli farklar vardır. elde etmek» şeklinde Türkçeye çevrilebilir.[ne:kst| selâm selâm vermek.n [ze:J derin saygıla.schon | şo :n] guliyet.[letst] candan. neşeli das Make [ma:lj neşeli. Arkadaşım erkek kardeşinden bir paket aldı. die See. Onun için «Öğrenilecek kelimeler» . letzt. merak. samimilieb [li:b] sevinçli. Bekommen. Erhalten düzensiz bir fiildir. gelecek. Öğrenci sorusuna bir cevap almıyor.n [ze:] hobi der See. gönderilen birşeyi almak.. önceki şahane. Çocuk babasından biraz para alıyor. Tabi biz bunu cümle içinde kullanırken uzun uzun açıklamasını yapmayız ve sadece «almak» deriz. elde etmek» demektir._ 2 — freundlich [froyndlih] froh [fro:] fröhlich [frörlih] geehrt |gee:rtl der Gruss. Ich bekomme einen Brief von meinem Freund. kere modern en yakın. Erhalten de bekommen ile hemen hemen aynı anlamdadır. geçen sevgili defa.

Der Vater nimmt seinen Sohn in die Arme. Ich erhalte keine Nachricht von ihm. içmek)» anlamlarına gelir. Almanca öğrenmek istiyorum. kapmak bir yiyecek maddesini.altmışdördüncü ders bölümünde altında Imperfekti de verilmiştir: erhielt. Şimdiki zamanda çekimi özel bir durum gösterir. Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyiniz: Die Magd nimmt den Eimer und trägt Wasser in die Küche. kavramak. Ich will Deutsch lernen. Bii bardak şarap almak (içmek) ister misiniz? Çocuk ikinci kahvaltıyı alıyor. Arkadaşımız dolaptan bir top alıyor. Hizmetçi kovayı alıyor ve mutfağa su taşıyor. Doktor başından şapkayı (şapkasını) alıyor \ e odaya gidiyor. «birşeyi kendi isteği ile almak. Bir cevap alıyoruz. Die Mutter erhält einen Brief von ihrem Sohn. Der Arzt nimmt den Hut vom Kopf und geht ins Zimmer. Ondan hiçbir haber almıyorum. Kızkardeşim de ders alıyor. eline almak. birşeyi (biraz sertçe. Nimm jenen Korb und trage die Steine in den Garten! Die Mutter nimmt ihr Kind an der Hand. Der Mann erhielt gute Nachrichten von seinem Nachbarn. (yani yemek. Mektubumuza bir cevap alıyoruz. Meine Sehwester nimmt auch Unterricht. Anne oğlundan bir mektup alıyor. Der Junge nimmt ein Taschenmesser aus seiner Mappe. Öğrenci ailesinden hiç para almıyor. içeceği almak. Wir erhalten eine Antwort Wir erhalten eine Antwort auf unseren Brief. Der Student erhält kein Geld von seiner Familie. Şu sepeti al ve taşları bahçeye taşı! Anne çocuğunu elinden tutuyoı. . Ich nehme Unterricht. Ders alıyorum. Çocuk çantasından bir çakı alıyor. Nehmen. (yiyor) Baba oğlunu kollarına alıyor. tutmak. kabaca) almak. Unser Freund nimmt einen Ball aus dem Schrank. Kullanıldığı yerler ve haller çoktur. Wollen Sie ein Glas Wein nehmen? Das Kind nimmt das zweite Frühstück. Dersin sonunda çekimi verilmiştir. Adam komşusundan iyi haberler aldı.

Wir gehen nach Hause und holen einen Tisch. Das Mädchen holt Brot vom Nachbarn. Holen yukarıdaki örneklerin hemen hemen hepsinde «gidip almak (veya alıp getirmek)» anlamındadır. Türkçeye aynı şekilde çevrilen bu dört fiili ve bunlarla yaptığımız cümleleri iyice inceleyiniz. das nächste Mal nächstes Mal das vorige Mal voriges Mal gelecek defa .— 4 — Die Magd nimmt das kleine Kind aus der Schule. das Mal «defa» şeklinde Türkçeye çevirdiğimiz bu kelimeyi önüne çeşitli sıfatlar getirerek çeşitli şekillerde kullanabiliriz. erhalten. alıp getirmek. Öğrenciler yazın okula gidiyorlar ve resimlerini alıyorlar. Eve gidiyoruz ve bir masa alıyoruz. Die Schüler gehen im Sommer in die Schule und holen ihre Bilder. Warte hier! Ich hole einen Stuhl. Burada bekle! Bir sandalye alıyorum. Kadın mutfağa gidiyor ve tereyağ ı n ı ) alıyor. geçen sefer . geçen sefer geçen defa. Ama bu cümlelerin Türkçelerini verirken holen'i sadece «almak» diye çevirdik. Kız komşudan ekmek alıyor. E r k e k kardeşimi okuldan alıyorum. Ich hole meinen Bruder von der Schule. holen fiillerinden hangisinin anlamına uyduğunu bulun ve ona göre kullanınız. dieses Mal — bu defa Bu diesmal şeklinde de yazılır ve aynı anlama gelir. arayıp bulup getirmek» anlamlarına gelir ve görüldüğü gibi diğerlerinden kesinlikle ayrılır. (veya gelip almak). Die Frau geht in die Küche und holt die Butter. Niçin lâmbayı masadan alıyorsun? Bir sandalye al ve benim yanıma otur! Holen. nehmen. Warum nimmst du die Lampe vom Tisch? Nimm einen Stuhl und setz dich neben mich! Hizmetçi küçük çocuğu okuldan alıyor. «gidip almak.gelecek sefer gelecek defa . Türkçe bir cümlede «almak» fiilini görünce bu cümleyi Almancaya çevirirken bu «almak» m hangi anlamda kullanıldığını ve bu anlamın bekommen.gelecek sefer geçen defa.

. Der Schüler fragt den Lehrer mehrere Male. Im letzten Sommer arbeitete ich in diesem Laden. Mehmet bana birçok defalar yardım etti. Birtakım ekler aldığı için yanma (-) işaretini koyduk. Gelecek sefer birlikte çalışırız. Dieses Auto kauften wir im letzten Winter. ama o cevap vermiyor. das letzte Mal letztes Mal ein Mal einmal zwei (Mai(e) drei Mal(e) manchmal Ich entschuldige dich dieses Mal. Bu otomobili geçen kış satın aldık. aber er antwortet nicht. Geçen yaz bu dükkânda çalıştım. geçen geçen geçen geçen geçen hafta sene içinde. letzte Woche im letzten Jahr letztes Jahr im letzten Sommer im letzten Winter Wir blieben letzte Woche zu Haus©. birçok defalar P3u defa seni affediyorum. vaktiyle iki defa üç defa bazı defa. bazen birkaç defa çok defa. Wir arbeiten nächstes Mal zusammen. Geçen sene Almanya'ya gitmedim. çok defalar birçok defa. Ich sah ihn einige Male. Onu birkaç defa gördüm. Diesmal kann ich dir nicht helfen. Öğrenci öğretmene birçok defalar soruyor. Bu defa sana yardım edemem. Im letzten Winter kauften wir dieses Auto. Letztes Jahr fuhr ich nicht nach Deutschland. geçen sene sene yaz kış Geçen hafta evde kaldık.— 5 — einige Male viele Male mehrere Male mehreremal şeklinde de yazılır. — — — — — — — son defa son defa bir defa bir defa. letzt-? Türkçeye «geçen. sonuncu» şeklinde çevirdik. Geçen kış bu otomobili satın aldık. Bir sıfat olarak isimlerin önüne gelerek özellikle zaman bildiren deyimler şeklinde çok kullanılır. Mehmet half mir mehrere Male.

Manchmal spreche ich mit Hatice. aber es liebt mich nicht so sehr. Die Kinder gehen morgens in die Schule. EIN BRIEF VON INGE MÜLLER Liebe Alına! Dein lieber Brief erfreute mich sehr. Das letzte Haus gehört uns. — sonuncu öğrenci — sonuncu çiçek Bu benim sonuncu kitabımdır. Herr Çeîikel. Sonuncu ev bize aittir. Ihr Bauernhof ist sehr gross und modern. schreib mir in deinem nächsten Brief mehr über sie. und Frau Çelikel bleibt oft in der Küche. Er weiss schon jetzt einige Wörter. «sonuncu» anlamına da gelir. aber Frau Çelikels Deutsch ist sehr schlecht. Hasan Bey arbeitet auf den Feldern. Kannst du mir auch einige Illustrierten schicken? Ich werde sie Zeyneps Freunden geben. Mein Vater wird dort in einer Schule Deutsch lehren. Wir können sie nicht verstehen. O zaman gene isimlerin önüne gelerek bir sıfat tamlaması şeklinde kullanılır. Ich erhielt deinen Brief vor zwei Tagen und las ihn mehrere Male. schreib mir die Namen deiner Freunde und deiner Freundinnen und ihre Alter. Hobbies und Adressen! Vierzig Schüler sind in Zeyneps Klasse. Sie . gefällt mir sehr. Ich mache oft einen Spaziergang auf den Feldern. aber sie lacht immer und lernt kein Wort. Bitte. Seîim. lernt besser und ist klüger als sie. Ahmets Pferd. Wie geht es meinen Lehrern und Freunden? Bitte. Ich bin hier sehr glücklich. Ahmet reparierte sein altes Fahrrad für mich. Ihre Klassenkameraden wollen einige Brieffreunde aus Deutschland haben.geçmişte olan olayları gösterdiği için genellikle geçmiş zamanla birlikte kullanılır. Ceylân. der letzte Schüler die letzte Blume Das ist mein letztes Buch. Ihr kleiner Sohn. Ich kann ihr Türkisch nicht gut verstehen. Mein Vater und meine Mutter fuhren in der letzten Woche nach Ankara. Ich ging vor drei Wochen zur Zeyneps Schule. Ahmet und Zeynep sprechen gut Deutsch.— 6 — Letzt. So sitze ich im Garten und lese meine Bücher. Ich will Hatice Deutsch lehren. denn die anderen Klassen wollen auch Brieffreunde aus Deutschland haben. aber ich vermisse euch. Bu kelime. aber schicke mir noch mehr Namen und Adressen. Ihr Vater. Ich fahre damit manchmal zum See. Die Çelikels sind wunderbare Menschen. kann auch etwas Deutsch sprechen.

Öğretmenlerim ve arkadaşlarım nasıl? Lütfen. gelecek mektubunda onlar hakkında bana daha çok yaz! (onlardan bana daha çok bahset). Sınıf arkadaşları Almanya' dan birkaç mektup arkadaşı (na sahip olmak) istiyorlar. Hasan Bey tarlalarda çalışıyor ve Fatma Hanım ekseri mutfakta kalıyor. Ahmet eski bisikletini benim için tamir etti. Daha şimdi (den) birkaç kelime biliyor. Bazen Hatice ile konuşuyorum. Bazen onunla (bisikletle) göle gidiyorum. Burada çok mutluyum. çünkü diğer sınıflar da Almanya'dan mektup arkadaşı istiyorlar. ama bana daha çok isimler ve adresler gönder. Çiftlikleri çok büyük ve modern. Babam orada bir okulda Almanca öğretecek. ama o hep gülüyor ve hiçbir kelime öğrenmiyor. Bay Çelikel de biraz Almanca konuşabiliyor. Çelikeller fevkalâde insanlar. Grüsse alle Freunde und Freundinnen von mir! M t herzlichen Grüssen. meraklarını ve adreslerini yaz! Zeynep'in sınıfında kırk öğrenci (var). bana erkek ve kız arkadaşlarının isimlerini ve yaşlarım. Ben Hatice'ye Almanca öğretmek istiyorum. Deine Inge INGE MÜLLER'DEN BİR MEKTUP Sevgili Anna! Sevgili mektubun beni çok sevindirdi. Lütfen. Çocuklar sabahları okula gidiyor. Üç hafta önce Zeynep'in okuluna gittim. Mektubunu iki gün önce aldım ve onu birçok defalar okudum. Ekseriya tarlalarda bir gezinti yapıyorum. Onun küçük oğlu Selim ondan daha iyi öğreniyor ve daha akıllı. Babaları. ama sizin yokluğunuzu hissediyorum. Babam ve annem geçen hafta içinde Ankara'ya gittiler. Böylece (onun için) bahçede oturuyorum ve kitaplarımı okuyorum. Ahmet ve Zeynep iyi Almanca konuşuyor. Ceylân. ama o beni sevmiyor. Ahmet'in atı. ama Bayan Çelikel'in Almancası çok kötü. Onun Türkçesini iyi anlayamıyorum.— 7 — wollen viel Deutsch lesen. Bütün erkek ve kız arkadaşları benden selâmla! kalpten selâmlarla Senin Inge(n) . Bana birkaç resimli mecmua da gönderebilir misin? Onları Zeynep'in arkadaşlarına vereceğim. Çok Almanca okumak istiyorlar. benim çok hoşuma gidiyor. Onu anlayamıyoruz.

(Sizin) Klara. Mektubu yazdığımız kişiyi hiç veya çok az tanıyorsak.Sevgili Hasan Bey! veya çok samimiysek Meine Hebe Tante!. ÖI > 2-2!L*f^"> erhalten ich erhalte du erhältst er. (Senin) Ayşe. Sie erhalten . a.Sevgili arkadaşım! şeklinde mektuba başlayabiliriz. sie. Lieber Vater! .Sevgili Bay Müller. (Senin) Ali. es erhält wir erhalten ihr erhaltet sie. . — Derin saygılarımla.Saym Bayan Müller! şeklinde bir giriş yapabilir ve mektubu şöyle bitirebiliriz: Hochachtungsvoll. Herzliche Grüsse.Sevgili baba!. — Samimi (candan) selâmla. — Çok sevgili selâmlar._ 8— Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht Bu bölümde Almancada mektupların başlarında ve sonlarında kullanılan ve artık deyimleşmiş. Viele liebe Grüsse. Mit herzlichen Grüssen. — Kalpten selâmlarla.Sevgili Hans! . Sehr geehrte Frau Müller! .Sevgili teyze!. Liebe Klara! .Lieber Ahmet! . Lieber Hasan Bey!. b. Mit freundlichen Grüssen! Ihr Ahmet Çelikel. Mektubu yazdığımız kimse bir akrabamız veya çok iyi tanıdığımız biriyse .Sevgili teyzeciğim!. Lieber Herr Müller! . Mit vorzüglicher Hochachtung. . klişeleşmiş birkaç söz öğreneceğiz. Lieber Hans! . — Samimi (candan) selâmlarla. Dein Ali.Sayın Baylar!. Eure Klara. — Kalpten selâmlar. Sehr geehrte Herren! . Lieber Onkel! .Sevgili Ahmet!. Sehr geehrter Herr Direktor! Sayın Bay Müdür!. Sehr geehrter Herr Çelikel! . Liebe Tante! . yani mektup yazılan kimseyi gösteren ismin önüne getirilen sıfatın ismin cinsiyetine göre değiştiğine özellikle dikkatinizi çekeriz. Yukarıdaki örneklerde hitap edilen ismin. Mektubun sonunu ise şöyle getirebiliriz: Mit freundlichem Gruss! Ihr Hans Bauer. — En derin saygılarla. (Sizin) Ahmet Çelikel.Sevgili Klara!. (Sizin) Hans Bauer.Sevgili amca!. Mein lieber Freund! . Deine Ayşe. Bunların altına da isim yazılıp imza atılır.Sayın Bay Çelikel!.

K Nimm jenes Bild und gib es deinem Vater! A Listesi 1 — Şu resmi al ve cnu babana ver! 2 — Doktor otomobilinden çantasmı alıyor. D •— Wir wollen mit dir nächstes Mal noch länger sprechen. 2 — Ich werde nächstes Jahr hier bleiben. G -— Wollen Sie etwas mehr Marmelade nehmen? II • _ Der Arzt holt aus seinem Auto seine Mappe. F _ Öğrenci kaiemini ve defterini çantasından alıyor. Du musst noch mehr arbeiten. 3 — Gelecek sefer seni burada görmek istemiyorum. E -— Erhalte jenes Bild und gib es deinem Vater! F -— Nächstes Mal will ich dich hier nicht sehen. H — Gelecek sene burada kalacağım. 5 — Der Schüler holt seinen BîeMift und sein Heft aus seiner Mappe. G — Arkadaşım babasından hiç para almıyor. 6 — Mein Onkel wohnte im letzten Winter in diesem Haus. 4 — Mein Freund bekommt kein Geld von seinem Vater. Daha fazla çalışmak mecburiyetindesin. Ich sagte dir tausend Male. 4 — Biraz daha marmelât almak ister misiniz? 5 — Ben sonuncu sırada oturuyorum. C — Amcam geçen kış bu evde oturdu. E — Geçen hafta içinde arkadaşımızdan bir mektup aldık. .Almanca ders: 64 TEST 32 B A Listesi 1 — Letzte Woche erhielten wir einen Brief von unserem Freund. D — Arkadaşım babasından para alıp getiriyor. 7 — Der Bauer nimmt den kleinen Hund in die Arme. 3 — Dieser Mann half mir mehrere Male. B Listesi A — Çiftçi küçük köpeği kollar ( ı n ) a alıyor. 7 — Gelecek sefer seninle daha uzun konuşmak istiyoruz. B Listesi A — Wollen Sie etwas mehr Marmelade bekommen? B •—. C -— Der Arzt bekommt aus seinem Auto seine Mappe. 6 — Sana bin defa söyledim. Î Bu adam bana birçok defalar yardım etti. I Ich sitze auf der letzten Bank. B — Gelecek sene burada kalıyorum.

d. Der Bauer heisst Ali. Ali arbeitet nicht. Ali kauft manchmal einige Kleider für seine Frau und seine Tochter. Sonntags geht er mit seinem Sohn in die Stadt. b. Ali wohnt in einem kleinen Dorf. a. Okuma parçasını iyice okuyup anladıktan sonra her sorunun altındaki cevaplardan en uygun olanını bulunuz ve bu cevabın önündeki harfi test cevapları kâğıdının D bölümüne yazınız. Ali ist ein fauler Bauer. Er geht in die Stadt. Der Bauer Ali arbeitet sehr. c. 1. c. Wer hilft Ali bei seiner Arbeit? a. Der Name ist Ali. Wo wohnt Ali? a. Sie bleiben von Morgen bis Abend in der Stadt. Ist Ali ein fleissiger Bauer? a. Seine Frau hilft ihm bei seiner Arbeit. Sein Sohn hilft ihm dabei. Ali wohnt bei seinem Onkel. Ja. Dort verkauft er Eier und Gemüse. Sie verkaufen oft alle Eier und Gemüsen. c. Ali ist ein fleissiger Mann. c. Bunların Türkçelerini yazmanıza lüzum yoktur. d. Dann gehen sie nach Hause. aber sie sind sehr glücklich. b. b. Der Bauer heissen Ali. Sein Sohn will ihm helfen. Ali und seine Familie wohnen in einem kleinen Dorf. d. denn er will ins Kino gehen. c. 2. 3. Sie haben ein kleines Bauernhaus. Wie heisst der Bauer? a. b. denn er will seine Eier und Gemüsen verkaufen. Er wohnt der Stadt. 4. Nein. Ali wohnt in einer Stadt. Er wohnt in einem grossen Dorf. Seine Tochter hilft ihm dabei. Ali ist kein fleissiger Mann. b. Warum geht Ali in die Stadt? Er will für seine Frau und Tochter einige Kleider kaufen. Nein.D Aşağıda kısa bir okuma parçası ve bunun altında da bu okuma parçasıyla ilgili bazı sorular verilmiştir. Er arbeitet mit seinem Sohn auf den Feldern und sät Weizen. Her sorunun altında çeşitli cevaplar vardır. Ali geht in die Stadt. in d. F Şu fiillerin Imperfektini çekimleyiniz: reparieren. . kennen. 5.

Şu halde bu fiilin kökü Imperfektte war oluyor. siniz onlar . idiniz . idi biz . im sen . dır biz .f W ıfıml I 65 torresponörnre Institute ALMANCA DERSLERİ LEHRSTÜCK FÜNFUNDSECHZIG IMPERFEKT (devam) Bu dersimizde iki önemli düzensiz fiilin. sie.. sein ve haben'in Imperfektlerini inceleyeceğiz... es wir ihr sie Sie war [va:r] warst [va:rst] war [va:r] waren [va:ren] wart [va:rt] waren [va:ren] waren [va:ren] ben .. idik siz . idiler siz .. idiniz onlar .. sein Derslerimizin başında bu fiilin özel bir durum gösterdiğini ve ich du er. dırlar siz ... es wir ihr sie Sie bin bist ist sind seid sind sind benim . sie... Buna göre sein'm Imperfektini çekimleyelim: ich du er.... sin o .. idim sen ..... siniz şeklinde çekimlendiğini göstermiştik..... Sein fiilinin Imperfektini çekimlemek için geçen ders verdiğimiz düzensiz fiiller listesine bakarsak karşılığında war kelmesini görürüz...... iz siz .. idin o .

. Sen benim en iyi arkadaşımdm. Ihr wart meine Studenten. Sie waren ein guter Mann. Siz benim öğrencilerimsiniz. Sie ist unsere Deutschlehrerin. Sie waren unsere Mägde. Ihr seid meine Studenten. Ve o zaman ses uyumu dolayısıyla birleştikleri kelimeye göre değişirler. Er war der Direktor der Schule. Sie sind ein guter Mann. Siz benim öğrencilerimdiniz. Daha önce şimdiki zaman halinde bulunan cümlelerin yapısı hakkında verdiğimiz bilgiler ve kurallar Imperfekt halinde bulunan cümleler için de geçerlidir. Siz iyi bir adamdınız. Onlar bizim hizmetçilerimizdiler. Du bist mein bester Freund._ 2 — Aşağıda sein fiili ile yapılmış cümleler ve bunların altında da aynı cümlelerin Imperfektlerini veriyoruz. Du warst mein bester Freund. Wir waren fleissige Schüler. Almanca öğretmenimizdir. O bizim. Sein fiilinin Imperfektini «idim. «idi» şeklinde olması gereken takı ses uyumu dolayısıyla «ydü» haline gelir. Burada «müdürü» kelimesine eklendiğinden. Bu örnekleri iyice inceleyiniz. . Gene yukarıdaki örneklerde «müdürü idi» yerine «idi» kelimesini «müdürü» kelimesine bağlayarak «müdürüydü» deriz. Ben bir öğretmen idim (öğretmendim) . Biz çalışkan öğrencileriz. Siz iyi bir adamsınız. idi.» şeklinde Türkçeye çevirdik. Onlar bizim hizmetçilerimizdirler. Örneğin. Sie sind unsere Mägde. Es war nicht hier. O okulun müdürüydü.. O okulun müdürüdür. Biz çalışkan öğrencilerdik. sadece fiilin Imperfekt yapıldığını görüyoruz. Ich war ein Lehrer. Bu kelimeler cümlenin sonunda tekbaşlarma bulunabilecekleri gibi kendilerinden önce gelen kelimeyle de birleşebilirler. Wir sind fleissige Schüler. soruların yapısında da bir değişiklik olmaz. Sie war unsere Deutschlehrerin. Ich bin ein Lehrer.. E s ist nicht hier. Ben bir öğretmenim. Er ist der Direktor der Schule. idin. Sen benim en iyi arkadaşımsın. O burada değildir. Aynı şekilde. Örnek olarak verdiğimiz bu cümlelerde. «öğretmen idim» yerine «öğretmendim» de denilebilir ve hatta bu son şekil daha çok kullanılır. O burada değildi. O bizim Almanca öğretmenimizdi. cümle Imperfekt yapılırken cümlenin yapısının değişmediğini.

Misafirler burada mı? Misafirler burada mıydı? Erkek kardeşin daha Almanya'da mı? Erkek kardeşin daha Almanya'da mıydı? Şu ihtiyar adam kim? Şu ihtiyar adam kimdi? Bu caddedeki evler nasıl? Bu caddede evler nasıldı? kadar (böyle) kadar tembeldin? ve kitaplarımız nereve kitaplarımız nere- Sen niçin bu tembelsin? Warum warst du so faul? Sen niçin bu Wo sind unsere Heft und Bücher? Defterlerimiz deler? Wo waren unsere Hefte und Bücher? Defterlerimiz deydiler ? . Die Fenster wa^en geschlossen. Yazı tahtası yeşil değildir. Balıkçı ve çiftçi yaşlıydılar. Der Fischer und der Bauer sind alt. Bein Anzug war im Schrank. Die Tafel war nicht grün. Ayşe ist keine Schülerin. Yazı tahtası yeşil değildi. Sind die Gäste hier? Waren die Gäste hier? Ist dein Bruder noch in Deutschland? War dein Bruder noch in Deutschland? Wer ist jener alte Mann? Wer war jener alte Mann? Wie sind die Häuser in dieser Strasse? Wie waren die Häuser in dieser Strasse? Warum bist du so faul? Bu doktor çok meşhurdur. Öğrencilerim çok akıllıydılar. Die Tafel ist nicht grün. Pencereler kapalıdırlar. Die Mappen sind auf der Bank. Balıkçı ve çiftçi yaşlıdırlar. Çantalar sıranın üstündedirler. Çantalar sıranın üstündeydiler. Ayşe bir öğrenci değildir. Meine Schüler waren sehr klug. Meine Schüler sind sehr klug. Dieser Arzt war sehr berühmt. Pencereler kapalıydılar.altmışbeşinci ders 3 — Dieser Arzt ist sehr berühmt. Bu doktor çok meşhurdu. Dein Anzug ist im Schrank. Elbisen dolaptadır. öğrencilerim çok akıllıdırlar. Ayşe war keine Schülerin. Ayşe bir öğrenci değildi. Elbisen dolaptaydı. Die Mappen waren auf der Bank. Die Fenster sind geschlossen. Der Fischer und der Bauer waren alt.

Bu hususa tekrar özellikle dikkatinizi çekeriz.. Yaşlı bir amcam var. der Bing. einen Schwamm. vardı) sen sahiptin (senin . var) onlar sahiptirler (onların . . vardı) Yukarıda hatte'ye gerekli takıları ekleyerek (veya hiçbirşey eklemeden) haben fiilinin Imperfektini teşkil ettik... Onun elinde bir sünger var. var) siz sahipsiniz (sizin . vardı) biz sahiptik (bizim . var) o sahiptir (onun . Yalnız biz bunu genellikle Türkçeye «var» şeklinde çeviriyorduk. es wir ihr sie Sie habe hast hat haben habt haben haben ben sahibim (benim . sie.... Haben düzensiz bir fiildir.. var) siz sahipsiniz (sizin .. Bu örneklerde sahip olunan şeyi gösteren der Onkel. Yüzüğün yok. Ich habe einen alten Onkel..... var) Haben ile cümle yaparken dikkat edeceğimiz önemli bir nokta da DAİMA İ-HALİNDE BULUNAN İSİMLERLE KULLANILMASIYDI. keinen Ring. es wir ihr sie Sie hatte [hatte] hattest [hattest] hatte [hatte] hatten [hatten] hattet [hattet] hatten [hatten] hatten [hatten] ben sahiptim (benim . sie. vardı) siz sahiptiniz (sizin . vardı) onlar sahiptiler (onların ... Şimdiki zamanda çekimi özel bir durum gösteriyordu: ich du er... ich du er... Er hat einen Schwamm in seiner Hand. der Schwamm kelimeleri i-halinde bulunmaktadır: einen alten Onkel.. var) biz sahibiz (bizim ... vardı) o sahipti (onun . Geçen dersteki düzensiz fiiller listesine bakarsak Imperfektinin hatte şeklinde olduğunu görürüz.. vardı) siz sahiptiniz (sizin ..— 4 — haben Daha önce «sahip olmak» anlamına geldiğini öğrenmiştik... Almancada i-halinde bulunan bu isimler Türkçeye i-halinde olarak çevrilmemektedir. Du hast keinen Bing. Eğer olumsuz bir cümle içinde kullanılmışsa o zaman «yok» anlamına geliyordu. Almanca öğrenen Türklerin çoğu haben'i bu yüzden yanlış kullanmaktadır.. var) sen sahipsin (senin ...

Sie hatten viele Freunde. Mein Vater hatte einen Traktor. Onun iyi bir babası vardı. Bu örneklerde de şimdiki zaman halindeki bir cümleyi Imperfekt yaparken cümlenin yapısının hiç değişmediğini görüyoruz. Diese Jungen hatten ein Boot. Onun uzun kulakları vardı. (kaleme sahibim) Bir kalemim vardı. Sie haben einen klugen Sohn. Die Kinder hatten einen Ball. Du hast einen schwarzen Hut. Onların birçok arkadaşları var. Diese Jungen haben ein Boot. Bir kalemim var. Sarı bir kedimiz vardı. Du hattest einen schwarzen Hut. Er hat keine Bücher. Öğretmenin otomobili yoktu. Akıllı bir oğlunuz var. Onun kitapları yoktu. Onun uzun kulakları var. Büyük bir arabanız vardı. Sie hatten einen klugen Sohn. Wir hatten eine gelbe Katze. Bu çocukların bir sandalı vardı. Akıllı bir oğlunuz vardı. Ihr hattet einen grossen Karren. (kaleme sahiptim) Siyah bir şapkan var.— 5 — Ich habe einen Bleistift. Çocukların bir topu var. Es hat lange Ohren. Ich hatte einen Bleistift. Er hatte keine Bücher. Sie hatte einen guten Vater. Öğretmenin otomobili yok. Wir haben eine gelbe Katze. Die Kinder haben einen Ball. Siyah bir şapkan vardı. Babamın bir traktörü vardı. Bu çocukların bir sandalı var. Sie hat einen guten Vater. Es hatte lange Ohren. Ihr habt einen grossen Karren. Onların birçok arkadaşları vardı. Sarı bir kedimiz var. Der Lehrer hat kein Auto. Hast du Zigaretten? Hattest du Zigaretten? Hat der Student viele Bücher? Hatte der Student viele Bücher? Babamın bir traktörü var. Onun kitapları yok. Der Lehrer hatte kein Auto. Mein Vater hat einen Traktor. Sigara (lan) n var mı? Sigaran var mıydı? Öğrencinin birçok kitabı var mı? Öğrencinin birçok kitabı var mıydı? . Onun iyi bir babası var. Sie haben viele Freunde. Büyük bir arabanız var. Çocukların bir topu vardı.

IM Die Katze war neben dem Stuhl.— 6 — Wer hat. Sandalyeler odadaydılar. . •£ € Kedi sandalyenin yanındaydı. eine schöne Mappe? Wer hatte eine schöne Mappe? Warum hat er kein Pferd? Warum hatte er kein Pferd? Welcher Arzt hat ein Auto? Weicher Arzt hatte ein Auto? Wessen Bruder hat einen Hund? Wessen Bruder hatte einen Hund? Kimin güzel bir çantası var ? Kimin güzel bir çantası vardı? Onun niçin atı yok? Onun niçin atı yoktu? Hangi doktorun bir otomobili var? Hangi doktorun bir otomobili vardı? Kimin kardeşinin bir köpeği var? Kimin kardeşinin bir köpeği vardı? CÜMLELER Der Bleistift war neben dem Hut. Die Stühle waren im Zimmer. Elmalar sepetin içindeydiler. Das Buch war auf dem Bett. Kitap yatağın üstündeydi. Kalem şapkanın yanındaydı. Die Äpfel waren in dem Korb.

Der Lehrer hatte viele Schüler. Die Männer hatten Mappen. . Wir hatten eine grosse Schule. Die Frau hatte zwei Kinder.Ml 0 Kadının iki çocuğu vardı.— 7 — Komşumuzun evi eski ve küçüktü. . Büyük bir okulumuz vardı. Ich hatte ein neues Fahrrad. Öğretmenin birçok öğrencileri vardı. Adamların çantaları vardı. Yeni bir bisikletim vardı. Das Haus unseres Nachbarn war alt und klein.

Antalya güneydedir. Kars liegt im Osten der Türkei . Die Soldaten fahren nach Osten. batıda» gibi deyimler Almancada. Die Fenster gehen nach Westen. Askerler doğuya gidiyor. im im im im Norden Süden Osten Westen kuzeyde güneyde doğuda batıda nach nach nach nach Norden Süden Osten Westen kuzeye güneye doğuya batıya izmir batıdadır. Edirne liegt im Westen der Türkei. Sinop Türkiye'nin kuzeyinde bulunuyor. Nord 05 ß> . Norden. Sinop kuzeyde bulunuyor. Antalya ist im Süden. Edirne Türkiye'nin batısında bulunuyor. Kars Türkiye'nin doğusunda bulunuyor. Wir machen eine Reise nach Kuzeye bir seyahat yapıyoruz._ 8 — Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht Bu bölümde yönleri öğreneceğiz. Im Winter fliegen viele Vögel Kışın birçok kuşlar güneye uçarlar. izmir ist im Westen. Kars doğuda bulunuyor. Pencereler batıya açılıyor( bakıyor). nach Süden. Kars liegt im Osten. Sinop liegt im Norden der Türkei. •2 Süd der Norden [norden] kuzey der Nord [nord] » der Süden [zü:den] güney der Süd [zü:d] » der der der der Osten [osten] doğu Ost [ost] » Westen [vesten] batı West [vest] » Türkçedeki «doğuda. aşağıda görüldüğü gibi in öneki kullanılmak suretiyle yapılır. Sinop liegt im Norden.

um I İM I y mnfl 66 orresponDencf Institute | ALMANCA DERSLER. der Himmel.e [ausflu:g] beilegen (*) [bayie :gen] piknik... LEHRSTÜCK SECHSUNDSECHZIG Öğrenilecek kelimeler der Ausflug.gök katmak [himmel] . gezinti der Dank [dank] teşekkür der FussballLfu:sbal^futbol eklemek.

Der Eimer war voll von Wasser.n kartpostal der Wunsch. ek der Volleyball pflücken toplamak [voleybal] [pflüken] (çiçek) der Wald. Yarın bir gezinti yapmak istiyoruz. Öğrenciler öğretmenleriyle bir piknik yapıyorlar. Die Schüler machen mit ihren Lehrern einen Ausflug.S.. Das Haus des Arztes war voll von Doktorun evi hastalarla doluydu.er plötzlich [plötslih] birden. piknik yapmak» anlamına gelen bir deyimdir. Das Zimmer war voll von Menschen. Jedes Jahr machen wir im Frühling einen Ausflug. Patienten.» .«Kova suyla doludur» gibi. Kova suyla doluydu.. Aile bir otomobille denize (deniz kenarına) bir gezinti yapıyor. [pe es] haşiye.— 2 — das Land. yaş [träum] der Norden [norden] kuzey ungefähr [ungefe:r] der Osten [osten] doğu P. Her yıl baharda bir piknik yaparız. «Sepet taş ile doludur..e [postkarte] [vunş] yağmak (yağmur) tuz güneşli rüya takriben.. acayip das Salz [zalts] [merkvürdig] sonnig [zonnig] München [münhen] Münih der Traunv. Wir wollen morgen einen Ausflug machen. . Von öneki «-den. Die Familie macht mit einem Auto einen Ausflug an die See. Oda insanlarla doluydu. voll von «Dolu» anlamına gelen voll sıfatı von önekiyle kullanılır..e nass [nass] ıslanmış. aniden [vald] die Postkarte.er [land] memleketj kararegnen [re:gnen] lächeln [leheln] gülümsemek merkwürdig tuhaf. -dan» anlamına gelmesine rağmen voli sıfatıyla kullanıldığı zaman Türkçeye «ile» oHrak çevrilir.. a aşağı yukarı voleybol orman dilek. Ama Türkçede biz «dolu» sıfatını ekseriya «ile» kelimesiyle kullanırız. istek AÇIKLAMALAR einen Ausflug machen «Bir gezinti.

das Wetter Was werden wir morgen für Wetter haben? Yarın hava nasıl olacak? Bu sorunun kelimesi kelimesine tercümesi «Yarın hava nasıl olacak?» değildir. Voli sıfatının von ile kullanılmadığı haller de vardır: Der Teller ist voll Suppe. O para dolu bir çanta getiriyor. Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.S. Yukarıdaki cümlelerde in Strömen ve wie mit Eimern kelimeleri yağmurun çok yağdığını gösteren deyimlerdir. Das Wetter ist heute warm. denn Pikniğe gitmiyoruz. Das Wetter ist heute schön. Es regnet wieder. Bugün hava güzeldir. (Bir çanta dolusu para getiriyor. ama artık deyimleşmiş bir sorudur ve Türkçeye bu şekilde çevrilebilir. not» kelimelerinin yerini tutar. regnen Regnen fiilini «(yağmur) yağmak» şeklinde Türkçeye çevirdik.» cümlesi Almancada «yağmur» kelimesi kullanılmadan söylenir : Es regnet. not» anlamında olan Postskript kelimesinin kısaltılmışıdır. Das Kind hat die Hände voll Eier Tabak çorbayla doludur. Bugün hava sıcaktır. Türkçede «bardaktan boşanırcasına» gibi deyimlerle bunları ifade edebiliriz. Er bringt eine Mappe voll Geld. çünkü yağmur es regnet. . Bugün hava güzel. Es regnet wie mit Eimern. Wir machen keinen Ausflug. Letzte Woche regnete es in Geçen hafta bardaktan boşanırcasıStrömen. Gene yağmur yağıyor. Yağmur yağacak. Gestern regnete es viel. harfleri mektup bittikten sonra unutulmuş bir şeyi alta eklerken yazılan «haşiye. na yağmur yağdı. P.altmışaltına ders — 3 Von'dan sonra gelen isim artikelsiz ve ekseriya çoğul halde kullanılır.) Çocuğun elleri yumurtayla dolu. Es wird regnen. Wir haben heute schönes Wetter. yağıyor. Dün çok yağmur yağdı. Bu harfler «haşiye. «Yağmur yağıyor.

Da sagte ein Junge: «Das Salz ist hier! Aber es ist auch nass!» Auf unserem) Rückweg lachten wir viel. Nach dem Essen setzen wir uns unter die Bäume._ 4 — der Wunsch «istek. Beste Wünsche zum neuen Jahr! Yeni yıl için en iyi dilekler! INGE MÜLLER BEKOMMT EINEN BRIEF VON ANNA GRÜN Liebe Inge! München.6.1968 Gestern erhielt ich deinen lieben Brief. Wir waren alle ganz nass. 100 Jungen und Mädchen finden? Vielleicht wirst du nicht so viel Adressen finden können. saygılar» gibi mektup bitiren sözlerin anlamındadır. Es geht unseren Lehrern und Freunden gut. Die Türkei ist ein wunderbares Land. Wir spielten unter den Bäumen. Einige Schüler hatten Bälle. Ich erzählte ihnen viel von dir. aber wir assen die Eier ohne Salz. Letzte Woche machten wir mit unserer Erdkundelehrerin Frau Schmitt einen Ausflug in die Wälder. Türkçedeki «en iyi dilekler. Jetzt regnete es in Strömen. Vielen Dank für die Bilder. Wünsche. Dann schreib mir. Wir standen unter einem grossen Baum. den 29. Das Wetter war warm und sonnig. Kannst Du dort. Vor einer Stunde waren keine Wolken am Himmel. Wir schickten ihnen unsere besten Onlara en iyi dileklerimizi gönderdik. Jetzt habe ich ungefähr 100 Namen und Adressen. Die meisten Kinder schliefen. . Alle wo*Ien Brieffreunde aus der Türkei haben. und die Mädchen spielten Volleyball. Eier und Marmelade beim Essen. Die Jungen spielten Fussball. Kannst Du ihm einige Postkarten schicken? Ich sprach mit den Kindern über die Adressen. selâmlar. Ich pflückte einige Blumen für meine Mutter. Wir assen um ein Uhr zu Mittag. Wir hatten Wurst. dilek» anlamında olan der Wunsch kelimesi beste Wünsche şeklinde mektupların sonunda kullanılabilir. Unser Direktor will einige Poskarten aus der Türkei haben. Die anderen Klassen hörten das auch und gaben mir ihre Adressen. bitte. Der Wald war voll von Vögeln und schönen Blumen. Plötzlich rief ein Junge: «Es regnet!» Es war sehr merkwürdig. Es war ein schöner Ausflug.

Klara nahm von mir deine Adresse. Diğer sınıflar da bunu duydular ve bana adreslerini verdiler. Wir alle schicken dir unsere besten Wünsche. yumurta ve reçelimiz vardı. Orman kuşlarla ve güzel çiçeklerle doluydu.6. Öğretmenlerimiz ve arkadaşlarımız iyi. Şimdi bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Erkek çocuklar futbol oynadılar ve kız çocuklar voleybol oynadılar. Büyük bir ağacın altında duruyorduk. Gelecek mektubumda erkek ve kız arkadaşlarımızdan daha fazla ya- . Bir saat önce gökte hiç bulut yoktu. Mit herzlichen Grüssen Deine Anna Grün P. Hepsi Türkiye'den mektup arkadaşları istiyorlar. Yemekte sosis. 29. Birden bir çocuk bağırdı: «Yağmur yağıyor!» Çok tuhaftı. Ağaçların altında oynadık. Müdürümüz Türkiye'den birkaç kartpostal istiyor. Orada 100 erkek ve kız çocuk bulabilir misin? Belki bu kadar çok adres bulamayacaksın.— 5 — Ich werde in meinem nächsten Brief noch mehr von unseren Freunden und Freundinnen schreiben. Birkaç öğrencinin topu vardı. Bütün hepimiz tamamen ıslanmıştık. Saat birde öğle yemeğini yedik. Ich lege die Namen und die Adressen bei. Hava sıcak ve güneşliydi. Resimler için çok teşekkür. Güzel bir gezintiydi. Şimdi aşağı yukarı bende 100 isim ve adres var. Yemekten sonra ağaçların altına oturduk. Sie will dir auch schreiben. O zaman bana yaz. S. Annem için birkaç çiçek topladım. Ona birkaç kartpostal gönderebilir misin? Çocuklarla adresler hakkında konuştum. INGE MÜLLER ANNA GRÜN'DEN BİR MEKTUP ALIYOR Münih. O sırada bir çocuk: «Tuz burada! Ama o da ıslak!» dedi. Çocukların çoğu uyudular.1968 Sevgili Inge! Sevimli mektubunu dün aldım. Türkiye fevkalâde bir memleket. Geçen hafta coğrafya öğretmenimiz Bayan Schmitt [şmit] ile ormanlara bir gezinti yaptık. lütfen. Dönüş yolunda (geri dönerken) çok güldük. ama yumurtaları tuzsuz yedik. Onlara senden çok anlattım.

Die Kinder freuen sich sehr. O da sana yazmak istiyor. Babam her gün tıraş olur. Du setztest dich auf einen Stuhl. Çocuklar çok sevindiler. Das Kind stellte sich vor die Tür. Ich lege mich unter einen Baum. Yaşlı öğretmen bizi hatırlıyor. Ich legte mich unter einen Baum. Öğrenciler sessiz duruyorlar. dönüşlü zamir ise gene aynı şekilde. Du setzt dich auf einen Stuhl. Bir sandalyenin üstüne oturdun. hiç değişmeden olduğu yerde kalır. Bir ağacın altına yattım. Mein Vater rasiert sich jeden Tag. Die Schüler verhalten sich ruhig. Bir sandalyenin üstüne oturuyorsun. Öğrenciler sessiz durdular. Bütün hepimiz sana en iyi dileklerimizi gönderiyoruz. Warum wunderst du dich so sehr? Niçin o kadar hayret ediyorsun? Warum wundertest du dich so Niçin o kadar hayret ettin? sehr? Ärgert sich der Vater? Ärgerte sich der Vater? Baba kızıyor mu? Baba kızdı mı? . Der alte Lehrer erinnerte sich an uns. Çocuklar çok seviniyorlar. Çocuk kapının önüne (gidip) duruyor. Die Kinder freuten sich sehr._ 6 — zacağım. Çocuk kapının önüne (gidip) durdu. Mein Vater rasierte sich jeden Tag. dönüşlü fiillerin Imperfekti Dönüşlü fiillerin Imperfektleri de aslında aynı şekilde yapılır. Bir ağacın altına yatıyorum. Die Schüler verhielten sich ruhig. Sadece fiil Imperfekt yapılır. Klara benden adresini aldı. Babam her gün tıraş olurdu. Das Kind stellt sich vor die Tür. kalpten selâmlarla Senin Anna Grün'ün Not: İsimleri ve adresleri (mektubuma) ekliyorum. Der alte Lehrer erinnert sich an uns. Yaşlı öğretmen bizi hatırladı. Biz gene de kısaca bu konuya değinelim: Dönüşlü fiille kurulmuş bir cümle Imperfekt yapılırken cümlenin yapısında hiçbir değişiklik olmaz.

Tren saat sekizde hareket etti. Adam Münih'te iniyor. Ich stehe früh auf. ayrılabilen fiillerin Imperfekti Önünde (*) işareti bulunan fiilleri ayrılabilen fiiller diye adlandırıyoyoruz. Düzensiz fiiller listesinde abfahren ve aufstehen'in Imperfektine bakarsak. fuhr ab ve stand auf şeklinde olduğunu görürüz. Erken kalkıyorum. takıyı da gene en sona yazarız. Tren saat sekizde hareket ediyor. Esas fiil ise normal olarak ikinci yere gider ve özneye göre çekimlenir. Der Mann steigt in München aus. Der Zug fuhr um acht Uhr ab. Bunlarda asıl fiiller fahren ve stehen'dir. Mein Bruder zieht sich schnell an. Erkek kardeşim hemen giyindi. Öğretmen sınıfa giriyor. Der Zug fährt unu acht Uhr ab. Öğretmen sınıfa girdi. Erken kalktım. Böyle ayrılabilen bir fiille kurulmuş bir cümleyi Imperfekt yaparken esas fiili normal kurala göre Imperfekt haline (düzensiz ise listeye bakarak) koyar. Der Mann stieg in München aus. Sein Sohn kam auch mit. Sein Sohn kommt auch mit . Bu fiillerin özelliği esas fiilin önünde bu esas fiile bitişik bir takı bulunması ve bu takının cümlede en sona gitmesidir. Der Lehrer trat in die Klasse ein. . Adam Münih'te indi.— 7 — Görüldüğü gibi dönüşlü bir fiille kurulmuş bir cümle Imperfekt yapılırken sadece fiil değişmektedir. Erkek kardeşim hemen giyiniyor. Hemen soyunuyor. Oğlu da birlikte geldi. Burada ( ) işaretleri ab ve auf takılarının cümlenin en sonuna gittiğini belirtmek için konulmuştur. Ich stand früh auf. Hemen soyundu. Oğlu da birlikte geliyor. Mein Bruder zog sich schnell an. Er zieht sich schnell aus. Der Lehrer tritt in die Klasse ein. Yukarıda abfahren ve aufstehen ayrılabilen fiilleriyle yapılmış iki cümle görüyorsunuz. Er zog sich schnell aus. Ab ve auf fiile eklenen takılardır ve onun için cümlenin en sonunda yer almaktadırlar.

yani esas fiil çoğu zaman daha önceden bildiğimiz. — Wem lächeltest du in deinen» Traum? — Rüyanda kime gülümsedin? . Ayrılabilen fiil düzenli bir fiil ise normal kurala göre Imperfekt yapılır. Der Onkel kehrt heute abend r zurück. Işığı söndürdük. tek başına da kullanılan bir fiildir. Wir machten das Licht aus. mitfahren ayrılabilen fiillerindeki kommen ve fahren fiillerini de daha önceden biliyoruz. Amca bu akşam geri dönüyor. ausmachen ayrılabilen fiilinde aus takısını çıkardıktan sonra geriye kalan machen fiilini daha önceden de biliyoruz ve çoğu zaman tek başına da —fakat başka bir anlamda— kullanıyoruz. Aynı şekilde mitkommen. Işığı söndürüyoruz. Örneğin. Ayrılabilen fiilin takı atıldıktan sonra geri kalan kısmı. Der Onkel kehrte heute abend zurück. Amca bu akşam geri döndü._ 8 — Wir machen das Licht aus.

2 — War deine Mutter eine Lehrerin? 3 — Mein Freund stieg in Köln ein. Annen bir öğretmen miydi? Çiftçiler şehirde miydiler? Paramız yoktu. t — Das Haus hatte einen grossen Garten. vardı. 3 — Çocuklar otomobile bindiler B — Ich zog meinen neuen Anzug ve şehre gittiler. Geçen yıl amcamın kırmızı bir otomobili vardı. 9 — Küçük çocuk başınj masanın üstüne koydu ve uyudu. Geçen yıl amcamın sarı bir otomobili vardı. G — Das Mädchen hatte einen Eimer und einen Korb. 0 — Letztes Jahr hatte mein Onkel ein gelbes Auto. Oğlun niçin evde değildi? Bir hafta önce Almanya'daydım. 2 — Evin büyük bir bahçesi vardı. denn er bekam eine gute Note.Almanca ders: 66 TEST 33 B A Listesi 1 — Herr Müller war mein Lehrer. A B C D E F G H İ K L M B Listesi Kimin üç çocuğu vardı? İki hafta önce Almanya'daydım. Senin birçok kitabın vardı. . 6 — Yeni elbisemi giydim ve F — Das kleines Kind legte sein Kopf auf den Tisch und okula gittim. çünkü o C — iyi bir not aldı. A — Das Mädchen hatte ein Eimer und ein Korb. 6 — Warum war dein Sohn nicht zu Hause? 7 — Wer hatte drei Kinder? 8 — Waren die Bauern in der Stadt? 9 — Vor einer Woche war ich in Deutschland. 8 — Çocukların bir annesi var mıydı? H — Ahmet wunderte sich sehr. Hatten die Kinder eine Mutter? 4 — Ahmet çok şaşırdı. A Listesi B Listesi 1 — Balıkçının sandalı yoktu. 7 — Kızın bir kovası ve bir sepeti schlief. 5 — Benim yeni bir elbisem E — Der Arzt rasierte sich jeden Morgen. . 5 — Wir hatten kein Geld. Bay Müller benim öğretmenimdi. vardı. D — Der Fischer hatte ein Boot. 4 — Du hattest viele Bücher. an und ging in die Schule. Arkadaşım Köln'de bindi.

K — Das kleine Kind legte seinen Kopf auf den Tisch und schlief. L — Ich hatte einen neuen Anzug. M — Die Kinder stiegen ins Auto ein und fuhren in die Stadt. N — Der Fischer hatte kein Boot. D Aşağıda, dersteki okuma parçasıyla ilgili sorular verilmiştir. Her sorunun altındaki cevaplardan uygun olanını bulunuz. 1 — Wieviel Schüler wollen Brieffreunde aus der Türkei haben? a. Kein Schüler will einen Brieffreund haben, b. Fünzig Schüler wollen Brieffreunde haben, c. Hundert Schüler wollen Brieffreunde haben. d. Hiçbiri. % — Mit wem machte» äie SchüleT einen Ausflug? a Sie machten mit ihren Familien einen Ausflug, b. Sie machten mit ihren Schulkameraden einen Ausflug, c. Die Schüler machten mit ihren Lehrern einen Ausflug, d. Sie machten mit ihrer Erdkundlelehrerin einen Ausflug. 3 — Warum waren alle ganz nass? a. Sie waren nicht nass. b. Sie wareji nass, den» das Wetter war schlecht, c. Sie waren nass, denn es regnet, d. Sie waren nass, denn es regnete. 4 — Wo war das Salz? a. Es war unter dem grossen Baum. b. Das Salz war in der Mappe, c. Sie fanden das Salz nicht, d. Da« Salz war in Annas Tasche. F a. b. c. d. Aşağıdaki cümleleri Imperfekt yapınız. Mein Bruder hat einen Sohn. Der Hut ist auf der Mappe. Das Kind trocknet sich damit ab. Der Zug fährt jetzt ab. Test 32'nin yapılmış şekli

10 — Doktor her sabah tıraş olurdu.

B. 1 - E 2 - H 3 - Î 4 - G 5 - F 6 - C 7 - A C. 1 — K 2 — H 3 — F 4 — G 5 — Î 6 — B 7 — D
D. I _ a 2 — a 3 — d 4 — c 5 — d F. ich du er, sie, es wir ihr sie, Sie reparierte repariertest reparierte reparierten repariertet reparierten ich du er, sie, es wir ihr sie, Sie kannte kanntest kannte kannten kanntet kannten

mu rv
1TTIT

X Couesponömcf Jnstitmr

i yy M i
67

ALMANCA

DERSLERİ

LEHRSTÜCK SIEBENUNDSECHZIG
können, wollen, müssen, dürfen yardımcı fiillerinin Inıperfekti Bunların şimdiki zamandaki çekimlerini ve Türkçeye çevrilişlerini daha önceki derslerimizde öğrenmiştik. Şimdi Imperfektlerini görelim. Bu fiillerin kökü Imperfektte konnte, wollte, musste ve durfte şeklinde değişir. O halde bunlar şu şekilde çekimlenirler: können ich du er, sie, es wir ihr sie Sie konnte [konte] konntest [kontest] konnte [ konte J konnten [konten] konntet [kontet] konnten [konten] konnten [konten] müssen ich du er, sie, es wir ihr sie Sie musste [muste] musstest [mustest] musste [ muste J mussten j musten] musstet [mustet] mussten | musten | mussten | musten] ich du er, sie, es wir ihr sie Sie ich du er, sie, es wir ihr sie Sie wollen wollte [volte] wolltest [voltest] wollte | volte J wollten [volten] wolltet [voltetj wollten [volten] wollten [volten] dürfen durfte [durfte] durftest [durftest] durfte [durfte] durften [durften] durftet [durftet] durften [durften | durften [durften]

_

2 —

Wollen, können, müssen ve dürfen fiillerinin Imperfektleriyle yapılan cümleler yapıca bunların şimdiki zamanlarıyla yapılan cümlelerden farklı değildir. Burada cümle kurarken yararlanacağımız önemli bir noktayı gene kısaca hatırlatalım: Her cümlenin öznesi bir şahıs zamiri olmayabilir. O zaman özne tekil bir isimse fiilin tekil üçüncü şahıs (er, sie, es) ile kullanılan şekli (yani konnte, wollte, musste ve durfte), cümlenin öznesi çoğul bir isimse ya da birden fazla isimden meydana geliyorsa fiilin çoğul üçüncü şahıs (sie) ile kullanılan şekli (konnten, wollten, mussten, ve durften) cümlede bulunur. Ich will in Ankara bleiben. Ich woilte in Ankara bleiben. Du willst den schweren Eimer tragen. Du wolltest den schweren Eimer tragenEr will mit uns komntien. Er wollte mit uns kommen. Dieser Mann will uns helfen. Dieser Mann wollte uns helfen. Ankara'da kalmak istiyorum. Ankara'da kalmak istedimSen ağır kovayı taşımak istiyorsun. Sen ağır kovayı taşımak istedin. O bizimle gelmek istiyor. O bizimle gelmek istedi. Bu adam bize yardım etmek istiyor. Bu adam bize yardım etmek istedi.

Mein Vater will nach İzmir fahren. Babam İzmir'e gitmek istiyor. Mein Vater wollte nach Izmir Babam İzmir'e gitmek istedi. fahren. Wir wollen einen Ausflug machen. Bir gezinti yapmak istiyoruz. Wir wollten einen Ausflug machen. Bir gezinti yapmak istedikIhr wollt noch schlafen. Ihr wolltet noch schlafenSie wollen nach Hause gehen. Sie wollten nach Hause gehen. Daha uyumak istiyorsunuz. Daha uyumak istediniz. Eve gitmek istiyorlar. Eve gitmek istediler.

Sie wollen ein neues Auto kaufen. Yeni bir otomobil satın almak istiyorsunuz. Yeni bir otomobil satın almak isteSie wollten ein neues* Auto kaufen. diniz. Die Kinder wollen im Garten spielen. Çocuklar bahçede oynamak istiyorlar. Die Kinder wollten im Garten Çocuklar bahçede oynamak istediler. spielen.

altmışyedinci ders

Die Gäste wollen sich waschen. Die Gäste wollten sich waschen. Ich kann gut Fussball spielen. Ich konnte gut Fussball spielen. Du kannst nicht schnell lauten. Du konntest nicht schnell laufen.

Misafirler yıkanmak istiyorlar. Misafirler yıkanmak istediler, (istiyorlardı) . İyi futbol oynayabilirim. İyi futbol oynayabilirdim, (oynayabildim) Hızlı koşamıyorsun. Hızlı koşamıyordun. (koşamadın)

Er kann seine Mappe nicht finden. Çantasını bulamıyor. Er konnte seine Mappe nicht Çantasını bulamadı. finden. Mein Bruder kann gut Deutsch sprechen. Mein Bruder konnte gut Deutsch sprechen. AH kann uns seinen Ball gebenAli konnte uns seinen Ball geben. Wir können Ihnen helfen. Wir konnten Ihnen helfen. Ihr könnt keinen Apfel essen. ihr konntet keinen Apfel essen. Sie können dieses Buch lesen. Sie konnten dieses Buch lesen. Sie können mich fragen. Sie konnten mich fragen. Erkek kardeşim iyi Almanca konuşabilir. Erkek kardeşim iyi Almanca konuşabilirdi, (konuşabildi) Ali bi^e topunu verebilir. Ali bize topunu verebilirdi, (verebildi) Size yardım edebiliriz. Size yardım edebilirdik, (edebildik) Elma yiyemezsiniz. Elma yiyemezdiniz. Bu kitabı okuyabilirler. Bu kitabı okuyabilirlerdi, (okuyabildiler) Bana sorabilirsinizBana sorabilirdiniz, (sorabildiniz)

Die Bauern können die Eier nicht Çiftçiler yumurtaları satamazlar. verkaufenDie Bauern konnten die Eier nicht Çiftçiler yumurtaları satamazlardı, verkaufen. (satamadılar) Die Studenten können die Rechnung Öğrenciler hesabı ödeyebilirler, bezahlen. Die Studenten konnten die Öğrenciler hesabı ödeyebilirlerdi. Rechnung bezahlen. (ödeyebildiler.)

— 4 —

Ich muss in die Schule gehen. Ich musste in die Schule gehen.

Okula gitmeye mecburum. Okula gitmeye mecburdum.

Yanlışları düzeltmeye mecbursun. Du musst die Fehler verbessern. Du musstest die Fehler verbessern- Yanlışları düzeltmeye mecburdun. Er muss dem Lehrer antworten. Er musste dem Lehrer antworten. Der Arzt muss sich schnell anziehen. Der Arzt musste sich schnell anziehen. Die Magd muss in der Küche arbeiten. Die Magd musste in der Küche arbeiten. Wir müssen unseren Grossvater besuchen. Wir mussten unseren Grossvater besuchen. Ihr musst hier aussteigen. Ihr musstet hier aussteigenSie müssen morgens früh aufstehen. Sie mussten morgens früh aufstehen. Sie müssen hier eine Wohnung mieten. Sie mussten hier eine Wohnung mieten. Die Söhne des Bauern müssen ihrem Vater helfen. Die Söhne des Bauern mussten ihrem Vater helfen. Öğretmene cevap vermeye mecburdur. Öğretmene cevap vermeye mecburdu. Doktor hemen giyinmeye mecburdur. Doktor hemen giyinmeye mecburduHizmetçi mutfakta çalışmaya mecburdur. Hizmetçi mutfakta çalışmaya mecburdu. Büyük babamızı ziyaret etmeye mecburuz. Büyük babamızı ziyaret etmeye mecburduk. Burada inmeye mecbursunuz. Burada inmeye mecburdunuz, (inmeniz gerekiyordu.) Sabahları erken kalkmaya mecburlar. Sabahları erken kalkmaya mecburdular. Burada bir ev kiralamaya mecbursunuz. Burada bir ev kiralamaya mecburdunuz. Çiftçinin oğulları babalarına yardım etmeye mecburdurlarÇiftçinin oğulları babalarına yardım etmeye mecburdular.

— 5 — Die Freunde müssen zum Bahnhof gehen. Die Freunde mussten zum Bahnhof gehen. Ich darf nicht rauchen. Ich durfte nicht rauchenDu darfst mit ihnen spielen. Du durftest mit ihnen spielen- ı Er darf ins Kino gehen. Er durfte ins Kino gehen. Dein Hund darf dort sitzen. Dein Hund durfte dort sitzen. Der Schüler darf den Lehrer fragen. Der Schüler durfte den Lehrer fragen. bt H Arkadaşlar istasyona gitmeye mecburlar. Arkadaşlar istasyona gitmeye mecburdular. Sigara içemem. Sigara içemezdim. Onlarla oynayabilirsin. Onlarla oynabilirdinO sinemaya gidebilir. O sinemaya gidebilirdi. Köpeğin orada oturabilir. Köpeğin orada oturabilirdi. Öğrenci öğretmene sorabilir. Öğrenci öğretmene sorabilirdi.

Wir dürfen das Licht ausmachen. Işığı söndürebiliriz. Wir durften das Licht ausmachen. Işığı söndürebilirdik. Ihr dürft mit ihm nicht sprechen. Onunla konuşamazsınız. Ihr durftet mit ihm nicht sprechen. Onunla konuşamazdınızSie dürfen keinen Wein trinken. Sie durften keinen Wein trinken. Sie dürfen sich dorthin legen. Sie durften sich dorthin legen. Die Autos dürfen hier nicht schnell fahren. Die Autos durften hier nicht schnell fahren. Die Mädchen dürfen mit ihren Freundinnen einen Spaziergang machen. Die Mädchen durften mit ihren Freundinnen einen Spaziergang machen. Şarap içemezler. Şarap içemezlerdi. Oraya yatabilirsiniz. Oraya yatabilirdiniz. Otomobiller burada hızlı gidemezler. Otomobiller burada hızlı gidemezlerdi. Kızlar kız arkadaşlarıyla bir gezinti yapabilirler. Kızlar kız arkadaşlarıyla bir gezinti yapabilirlerdi.

— 6 — Imperfektin Türkçeye çevrilmesi Türkçede geçmiş zaman birtakım değişik kiplerle belirtilir. Örneğin, Dün sinemaya gittim. Eskiden burada top oynardık. Her sene Avrupa'ya gidiyordukcümlelerinde «gittim» şeklindeki fiil di-li geçmiş zamandadır. «Oynardık» ve «gidiyorduk» ise tam di-li geçmiş zaman olmamakla birlikte di-li geçmiş zamandan türetilmiş, gene geçmiş zamanı gösteren kiplerdir. Bütün bu kiplerin hepsini Almancada Imperfekt ile karşılayabiliriz. Almanca Imperfekt halinde bulunan bir cümleyi Türkçeye çevirirken öbür Avrupa dillerine kıyasla size büyük bir serbestlik tanınır. Çoğu zaman cümlenin gelişinden, veya cümlede bulunan bir sözcükten dolayı bu üç geçmiş zamandan hangisini kullanacağımızı hemen anlarız. Örnekler: Wir gingen oft ins Kino. Sıksık sinemaya giderdik.

cümlesinde «sıksık» anlamına gelen oft kelimesi fiili muhakkak «giderdik» şeklinde çevirmemizi gerektirmektedir. Bunun yerine «Sıksık sinemaya gittik.» veya «Ekseriya sinemaya gidiyorduk.» şeklindeki çeviriler kulağa hiç hoş gelmemektedir; ama yanlış değildirler. Wir standen um acht Uhr auf. Ich besuchte gestern meine Bekannten. Saat sekizde kalktık. Dün tanıdıklarımı ziyaret ettim.

cümlelerinde fiiller «kalktım» ve «ziyaret ettim» şeklinde Türkçeye çevrilmiştir- İlkinde «Saat sekizde kalkardım.» demek de mümkündür, ama cümlede bu işi her zaman yaptığımı gösteren bir kelime olmadığına göre fiili «kalktım» şeklinde Türkçeye çevirmek doğru olur. İkinci cümlede ise «dün» sözcüğü fiilin kesinlikle «ziyaret ettim» şeklinde çevrilmesini gerektirmektedir. Cümlede «dün, geçen hafta, iki ay önce, geçen sene...» gibi işin belirli bir süre önce bir tek defa yapıldığını kesinlikle bildiren kelimeler varsa fiil o zaman «gittim, ziyaret ettim,...» gibi di-li geçmiş zaman şeklinde Türkçeye çevrilir. Letztes Jahr hatte ich ein rotes Auto. Mein Onkel war vor zwei Wochen in Deutschland. Geçen sene kırmızı bir otomobilim vardı. Amcam iki hafta önce Almanya'daydi.

— 7 — CÜMLELER Der Lehrer schreibt an meine Eltern einen Brief. Der Lehrer schrieb an meine Eltern einen Brief. Wir wollen uns von unseren Freunden verabschieden. Wir wollten uns von unseren Freunden verabschieden. Der Direktor spricht zu den Schülern. Der Direktor spraeh zu den Schülern. Ich lege das Buch auf den Tisch. Ich legte das Buch auf den Tisch. Das Buch liegt auf dem Tisch. Das Buch lag auf dem Tisch. Öğretmen ebeveynime bir mektup yazıyor. Öğretmen ebeveynime bir mektup yazdı. Arkadaşlarımızla vedalaşmak istiyoruz. Arkadaşlarımızla vedalaşmak istedik Müdür öğrencilere konuşuyor (hitap ediyor.) Müdür öğrencilere konuştu, (hitap etti.) Kitabı masanın üstüne koyuyorum. Kitabı masanın üstüne koydum. Kitap masanın üstünde bulunuyor. Kitap masanın üstünde bulunuyordu.

Die Mutter setzt ihn auf den Stuhl. Anne onu sandalyenin üstüne oturtuyor. Die Mutter setzte ihn auf den Anne onu sandalyenin üstüne oturtStuhltuEr sitzt auf dem Stuhl. Er sass auf dem Stuhl. O sandalyenin üstünde oturuyor. O sandalyenin üstünde oturuyordu.

Ich hänge mein Bild an die Wand. Resmimi duvara asıyorum. Ich hängte mein Bild an die Wand. Resmimi duvara astım. Mein Bild hängt an der Wand. Mein Bild hing an der Wand. Resmim duvarda asılı duruyor. Resmim duvarda asılı duruyordu.

Burada önemli bir noktaya dikkatinizi çekmek isteriz: hängen, hem düzenli hem de düzensiz bir fiil olarak kullanılabilir. Eğer «asmak» anlamına geliyorsa düzenlidir, «-asılı durmak, asılı olmak» anlamındaysa düzensizdir ve Imperfektte kökü hing şeklindedir. Der Junge hängt die Lampe über den Tisch. Çocuk lâmbayı masanın üzerine asiyor.

Der Junge hängte die Lampe über Çocuk lâmbayı masanın üzerine astı. den Tisch. Die Lampe hängt über dem Tisch- Lâmba masanın üzerinde asılı duruyor. Die Lampe hing über dem Tisch. Lâmba masanın üzerinde asılı duruyordu. Dieses Haus gehört meinem Bruder. Bu ev erkek kardeşime aittir. Dieses Haus gehörte meinem Bu ev erkek kardeşime aittiBruder.

ıgk{$ Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht
immer - oft - manchmal - selten - nie Almanca cümlelerde çok kullanılan kelimelerdir. Bazılarını daha önceden bildiğimiz bu kelimeler şu anlamlara gelirler: immer oft : daima, her zaman, hep, manchmal : bazen selten : nadiren, ender gittikçe nie : hiçbir zaman, asla : sıksık, çoğu zaman

Ich habe immer viel Geld bei mir. Yanımda daima çok para vardır. Arkadaşım her zaman evdedir. Mein Freund ist immer zu Hause. Arkadaşım hiçbir zaman evde deMein Freund ist nie zu Hause. ğildir. Wir sahen ihn oft hier. Onu sık sık burada görürdük. Die alten Freunde sahen einander Eski arkadaşlar birbirlerini çok sık sehr oft. görürlerdi. Çocuk bazen amcasını ziyaret ediyor. Der Junge besucht manchmal seinen Onkel. Annem bazen komşumuza gider. Meine Mutter geht manchmal zu unserem Nachbarn. Bunu hiçbir zaman unutmayacağım! Das werde ich nie vergessen! Onu hiçbir zaman tekrar göremeyeIhn werden wir nie wiedersehen. ceğizDie Kinder gehen sehr selten ins Çocuklar çok nadiren sinemaya Kino. giderler. Wir spielen selten auf der Strasse- Nadiren caddede oynarız. Das ist ein seltener Hund. Bu ender bir köpektr. Onun ender bir kuşu var. Er hat einen seltenen Vogel.

LİIİİİ

(orcfspon^ence j n s i U u u g IM
II

ALMANCA

DERSLERİ

68

LEHRSTÜCK

ACHTUNDSECHZIG

Öğrenilecek kelimeler der Autobus,se ]autobus] der Beamte.n | beamte ] der Besitzer, | bezitser] otobüs memur sahip die BIuse,ıı [blurzel bluz der Briefkasten,.. mektup kutusu | bri rfkasten] der Briefumschlag»..emektup zarfı | bri: f umşla: gJ

— 2 — die Briefmarke,n [bri:f marke] elegant [elegant] das Halsband,..er lhalsband] jeder [ye:der] kleben [kle:ben] die Krawatte,n | kravatte] natürlich [natü:rlih] nie [ni:] das Paar,e [pa:r] die Post fpost] pul şık, zarif kolye herkes yapıştırmak kravat tabii hiçbir zaman çift posta, postane probieren [ probi: ren] denemek der Rock,..e [rok] etek die Sache,n [zahe] şey das Schaufenster,- vitrin |şaufenster] ender, nadiren selten | zelten] Türk der Türke,n |türke] önce zuerst |tsuerst] zurückkommen (*) geri gelmek, dönmek rtsurükkommen] zurückkomkam ... zurück men'in Imper|ka:m tsurük]

fekti

! J
S »Anan

AÇIKLAMALAR eines Tages «Günlerden bir gün» veya «bir gün» gibi anlamlara gelen bir deyimdir. Hikâyelerde ve masallarda çok rastlanır. zurückkommen Yanındaki (*) işaretinden de anlaşılacağı gibi ayrılabilen bir fiildir. zurück takısı ayrılarak cümlenin en sonuna gider- Düzensiz bir fiildir. Altında Imperfekti verilmiştir. Meine Schwester kommt heute aus Kızkardeşim bugün Almanya'dan Deutschland zurück. dönüyor. Der Bauer kam aus der Stadt Çiftçi şehirden döndü zurück. Die Kinder kamen aus der Çocuklar okuldan döndüler. Schule zurück. der Türke ve der Beamte isimleri çoğulda sonlarına -n alırlar. Bunlar i-, e- ve in-hallerine konurken özel durum gösteren isimlerdendir. der Türke den Tüfken dem Türken des Türken Türk Türkü Türke Türkün der Beamte den Beamten dem Beamten des Beamten memur memuru memura memurun

altmıgsekizinci ders

_ 3 —

INGE GEHT EINKAUFEN

Eines Tages sagte Inge: «Hasan Bey, ich will in die Stadt fahren und einige Einkäufe machen. Aber ich will allein fahren. Ich werde etwas Türkisch sprechen und mein Türkisch probieren.» Hasan Bey lächelte: «Recep kann dich mit unserem Jeep in die Stadt fahren. Aber kannst du allein zurückkommen?» «Natürlich. Ich kann den Weg finden. Aber ich will allein fahren» «Du kannst zur Zeyneps Schule gehen und mit ihr zurückkommen.» «Nein, nein, bitte,» sagte Inge. «Ich will allein fahren und zurückkommen.» Hasan Bey lachte und sagte: «Gut, Inge. Hast du genug Geld bei dir?» «Ja, vielen Dank,» antwortete Inge. «Ich habe 400 Liras.» Inge fuhr mit einem Autobus in die Stadt. Zuerst ging sie zur Post und sagte: «Bir pul lütfen. Elli kuruş.» Der Beamte lächelte und gab ihr eine Briefmarke. Inge klebte die Briefirarke auf den Briefumschlag und warf den Brief in den Briefkasten. Dann kaufte sie viele Postkarten in einem Laden neben der Post. Sie sah einen Laden mit Männer-und Frauensachen in seinem Schaufenster. Sie trat in den Laden ein. Der Besitzer des Ladens war ein junger Mann. Er sagte schnell in Deutsch: «Bitte, Fräulein. Wie kann ich Ihnen helfen?» «Oh, Sie sprechen Deutsch,» sagte Inge traurig. «Viele Türken sprechen Deutsch- So kann ich hier nicht viel Türkisch sprechen.» Der junge Mann lächelte und sagte: «Mein Vater spricht nicht Deutsch. Kommen Sie noch einmal hierher! Sie können mit ihm viel Türkisch sprechen.» Inge kaufte eine Pfeife für Hasan Bey, ein schönes Halsband für Fatma Hamm, ein blaues Hemd und eine Krawatte für Ahmet und eine

— 4 —

elegante Bluse für Zeynep. Sie kaufte ein Paar Strümpfe und einen Kock. Der junge Verkäufer machte zwei grosse Pakete für sie. Inge dankte ihm und fuhr wieder mit einem Autobus zurück zum Bauernhof. Hasan Bey sah sie und fragte: «Inge! Was machtest du in der Stadt?» Inge war traurig. Sie sagte: «Hier spricht jeder Deutsch. Wann werde ich mal richtig Türkisch sprechen können?»

INGE ALIŞ VERİŞE GİDİYOR

Bir gün Inge: «Hasan Bey, şehre gitmek ve birkaç alış veriş yapmak istiyorum. Ama yalnız gitmek istiyorum- Biraz Türkçe konuşacağım ve Türkçemi deneyeceğim,» dedi. Hasan Bey gülümsedi: «Recep seni bizim jiple şehre götürebilir. Ama yalnız dönebilir misin?» «Tabii. Yolu bulabilirim. Ama yalnız gitmek istiyorum.» «Zeynep'in okuluna gidebilir ve onunla dönebilirsin.» «Hayır, hayır, lütfen,» dedi Inge. «Yalnız gitmek ve dönmek istiyorum.» Hasan Bey güldü ve: «Pekâlâ, Inge- Yanında yeteri kadar para var mı?» dedi. «Evet, çok teşekkürler,» diye cevap verdi Inge. «400 liram var.» Inge bir otobüsle şehre gitti. Önce postaneye gitti ve: «Bir pul lütfen. Elli kuruş.» dedi. Memur gülümsedi ve ona bir pul verdi. Inge pulu zarfın üstüne yapıştırdı ve mektubu mektup kutusunun içine attı. Sonra postanenin yanındaki bir dükkândan birçok kartpostal satın aldıVitrininde erkek ve kadın şeyleri (eşyaları) olan bir dükkân gördü. Dükkâna girdi. Dükkânın sahibi genç bir adamdı. O hemen Almanca: «Buyrun, bayan. Size nasıl yardım edebilirim?» dedi. «Ooo, Almanca konuşuyorsunuz,» dedi Inge üzgün üzgün. «Birçok

5 — Türk Almanca konuşuyor. Böylece burada çok Türkçe konuşamıyorum.» Genç adam gülümsedi ve: «Babam Almanca konuşmaz. Bir kere daha buraya geliniz! Onunla çok Türkçe konuşabilirsiniz» dedi. Inge Hasan Bey için bir pipo, Fatma Hanım için güzel bir kolye, Ahmet için mavi bir gömlek ve bir kravat ve Zeynep için şık bir bluz satın aldı. Bir çift çorap ve bir eteklik satın aldı. Genç satıcı onun için iki büyük paket yaptı. Inge ona teşekkür etti ve tekrar bir otobüsle çiftliğe geri döndü. Hasan Bey onu gördü ve: «Inge! Şehirde ne yaptın?.» diye sordu. Inge üzgündü. «Burada herkes Almanca konuşuyor. Ne zaman doğru dürüst Türkçe konuşabileceğim?» dedi. metin hakkında sorular ve cevapları Was wollte Inge machen? Inge ne yapmak istiyordu? Kann Inge allein in die Stadt fahren? Inge şehre yalnız gidebilir mi? Sie wollte allein Einkäufe machen. Yalnız alış veriş yapmak istiyordu. Ja, sie kann allein in die Stadt fahren. Evet, şehre yalnız gidebilir.

Fuhr Inge mit einem Zug oder mit Sie fuhr mit einem Autobus. einem Autobus? O bir otobüsle gitti. Inge bir trenle mi yoksa bir otobüsle mi gitti? Wohin ging sie zuerst? Önce nereye gitti? Wo kaufte sie die Postkarten? Kartpostalları nerede satın aldı? Sie ging zur Post. Postaneye gitti. Sie kaufte die Postkarten in einem Laden neben der Post. Kartpostalları postanenin yanındaki bir dükkânda satm aldı. Sie war traurig, denn jeder sprach Deutsch. Üzüntülüydü, çünkü herkes Almanca konuşuyordu. Sie kaufte ein blaues Hemd und eine Krawatte für Ahmet. O Ahmet için mavi bir gömlek ve bir kravat satın aldı.

Warum war Inge traurig? Inge niçin üzüntülüydü?

Was kaufte sie für Ahmet ? Ahmet için ne satın aldı?

_ 6 — CÜMLELER ve SORULAR War un f kommst du nicht in die Schule? Warum kamst du nicht in die Schule? Wo steigt die alte Frau aus? Wo stieg die alte Frau aus? Wann kauft Inge einen Rock? Wann kaufte Tilge einen Rock? Der Lehrer will mit den Schülern einen Ausflug machen. Der Lehrer wollte mit den Schülern einen Ausflug machen. Ich bin sein bester Freund. Ich war sein bester Freund. Meine Schwester kommt heute nachmittag. Meine Schwester kam heute nachmittag. Wir müssen heute einen Freund besuchen. Wir mussten heute einen Freund besuchen. Unser neuen Unser neuen Vater schenkt uns einen Ball. Vater schenkte uns einen Ball. Niçin okula gelmiyorsun Niçin okula gelmedin? Yaşlı kadm nerede iniyor? Yaşlı kadın nerede indi? Inge ne zaman bir etek satın alıyor? Inge ne zaman bir etek satın aldı? Öğretmen öğrencilerle bir piknik yapmak istiyor. Öğretmen öğrencilerle bir piknik yapmak istedi. Onun en iyi arkadaşıyım. Onun en iyi arkadaşıydım. Kız kardeşim bugün öğleden sonra geliyor. Kız kardeşim bugün öğleden sonra geldi. Bugün bir arkadaşı ziyaret etmeye mecburuz. Bugün bir arkadaşı ziyaret etmeye mecburduk. Babamız bize yeni bir top hediye ediyor. Babamız bize yeni bir top hediye etti. ',

Er kann nicht Türkisch sprechen. O Türkçe konuşamaz. Er konnte nicht Türkish sprechen. O Türkçe konuşamazdı. Warum haben Sie kein Geld? Warum hatten Sie kein Geld? Der Arzt hat keine Zeit. Der Arzt hatte keine Zeit. Niçin paranız yok? Niçin paranız yoktu? Doktorun vakti yok. Doktorun vakti yoktu.

— 7 —

Die Magd stellt das Glas auf den Tisch. Die Magd stellte das Glas auf den Tisch. Schreibt ihr an euren V a t e r ? Schriebt ihr an euren V a t e r ?

Hizmetçi bardağı masanın üstüne koyuyor. Hizmetçi bardağı masanın üstüne koydu. Babanıza yazıyor musunuz? Babanıza yazdınız mı?

Will dein Vater eine Reise machen? Baban bir seyahat yapmak istiyor mu? Wollte dein Vater eine Reise Baban bir seyahat yapmak istiyor muydu? machen? F ü r wen mietet der Mann das Zimmer ? F ü r wen mietete der Mann das Zimmer? Adam odayı kimin için kiralıyor? Adam odayı kimin için kiraladı ?

Wofür dankt Inge dem Verkäufer? Inge satıcıya ne için teşekkür ediyor ? Inge satıcıya ne için teşekkür etti? Wofür dankte Inge dem Verkäufer ? Wir haben kein Radio. Wir h a t t e n kein Radio. Peter bringt seinem Vater Zigaretten. Peter brachte seinem Vater Zigaretten. Der Student geht in sein Zimmer. Der Student ging in sein Zimmer. Die Gäste holen ihre Koffer aus dem Auto. Die Gäste holten ihre Koffer aus dem Auto. Radyomuz yok. Radyomuz yoktu. Peter babasına sigara(lar) getiriyor. Peter babasına sigara (lar) getirdi. Öğrenci odasına gidiyor. Öğrenci odasına gitti. Misafirler otomobilden bavullarını alıyorlar. Misafirler otomobilden bavullarını aldılar.

Ich k a n n meine Mappe nicht finden. Çantamı bulamıyorum. Ich konnte meine Mappe nicht Çantamı bulamadım. finden. Das kleine Kind kann noch nicht Küçük çocuk daha okuyamaz. lesen. Das kleine Kind konnte noch nicht Küçük çocuk daha okuyamazdı. lesen.

— 8 —

Suchen Sie Ihren Bruder? Suchten Sie Ihren Bruder? Er ist im Kino. Er war im Kino.

Erkek kardeşinizi mi arıyorsunuz? Erkek kardeşinizi mi aradınız? O sinemadadır. O sinemadaydı.

Um 9 Uhr sind wir in der Schule. Saat dokuzda okuldayız. Um 9 Uhr waren wir in der Schule. Saat dokuzda okuldaydık. Çocuklar bahçeden geliyorlar. Die Kinder kommen aus dem Garten. Die Kinder kamen aus dem Garten. Çocuklar bahçeden geldiler. Die Mutter ruft ihre Söhne. Die Mutter rief ihre Söhne. Meine Familie lebt in Süddeutsehiand. Meine Familie lebte in Süddeutschland. Ich will ein Glas Milch trinken. Ich wollte ein Glas Milch trinken. Dürfen die Schüler den Lehrer fragen? Durften die Schüler den Lehrer fragen? Anne çocuklarını çağırıyor. Anne çocuklarını çağırdı. Ailem güney Almanya'da yaşıyor. Ailem güney Almanya'da yaşıyordu. Bir bardak süt içmek istiyorum. Bir bardak süt içmek istedim. Öğrenciler öğretmene sorabilirler mi ? Öğrenciler öğretmene sorabilirler miydi ?

Jede Woche macht er viel Geld. Her hafta o çok para yapar, (kazanır,)

Almanca ders: 68 TEST 34

1 — Der gut Vater kaufte einen neu Hut für sein Sohn. 2 — Der klug Schüler beantwortete die schwer Fragen. 3 — Wir kannten die Eltern dieses faul Junge 4 — Ich hatte ein rot ...... Bleistift und ein dick Buch. 5 — Für arbeitete der fleissig ...... Bauer? 6 — Seit wann ist dein Bruder in Türkei? 7 — Die Tochter unser Nachbarn ist ein Lehrerin. 8 — Der Junge schreibt ein lange Brief an sein Vater. B A Listesi A 1 — Die Kinder mussten zu Hause bleiben. 2 — Ihre Freunde gingen ins Kino. B 3 — Die Familie machte einen Ausflug an die See. Ç 4 _ Der alte Mann konnte sich an uns nicht erinnern. 13 5 — Meine Tochter stand jeden E Morgen sehr früh auf. 6 — Wir verabschiedeten uns von P unseren Eltern. ÇJ 7 — Wann brachte der Fischer diesen Korb? H 8 — Wer war der Besitzer dieses t Ladens? K B Listesi Kızım her sabah çok. erken kalkar. Balıkçı bu sepeti ne zaman getirdi ? Çocuklar evde kalmak mecburiyetindeydiler. Bu dükkânın sahibi kimdir? İhtiyar adam bizi hatırlayamadı. Arkadaşları sinemaya gittiler. Kızım her sabah çok erken kalkardı. Ebeveynimizle vedalaştık. Aile deniz kenarına bir piknik yaptı. Bu dükkânın sahibi kimdi?

A Listesi 1 — Amcamı tanıyor muydun? 2 — Bana şu resmi gösterebilir miydiniz? 3 — Bu kış Ankara'ya gelmek istiyor muydun? 4 — Öğle yemeğini bir lokantada yediler. 5 — Öğrenci niçin çalışamadı?

B Listesi A — Diese Schuhe schmeekten mir sehr. B — Wer fütterte den seltenen Vogel? 0 — Warum arbeitete der Schüler nicht? D — Konntest du mir jenes Bild zeigen?

E — Kannte ich deinen Onkel? F — Diese Schuhe gefielen mir sehr. G — Sie assen in einem Restaurant zu Mittag. H — Die Kinder frühstückten vor zwei Stunden. İ — Warum konnte der Schüler nicht arbeiten? K — Wolltest du in diesem Winter nach Ankara kommen? D Aşağıda metinle ilgili sorular verilmiştir. Bunların altındaki cevaplardan uygun olanını seçiniz. 1. Womit fuhr Inge in die Stadt? a. Sie fuhr mit einem Autobus in die Stadt, b. Sie fuhr nicht in die Stadt, c. Sie ging zu Fuss in die Stadt, d. Inge fuhr mit Hasan Beys Jeep in die Stadt. 2. Was machte sie in der Post? a. Sie kaufte eine Briefmarke, b, Sie kaufte viele Postkarten, c. Sie sprach mit dem Beamten Türkisch, d. Sie kaufte einen Briefumschlag. 3. Warum wollte Inge allein in die Stadt gehen? a. Sie wollte nicht allein gehen, b. Sie wollte allein gehen und viel Türkisch sprechen, c. Sie wollte allein gehen und viel Deutseh sprechen, d. Sie wollte allein gehen und Einkäufe machen. 4. Sprach sie viel Türkisch in der Stadt? a. Ja, sie konnte dort viel Türkisch sprechen, b. Sie sprach nicht, c. Sie sprach viel Deutsch in der Stadt, d. Sie sprach nicht viel Türkisch in der Stadt. F Aşağıdaki cümleleri Almancaya çeviriniz: 1 — Çiftliğinizde kalmak istemiyordum. 2 — Eski arkadaşlarım bu evde otururlardı. 3 — Balıkçı yeni bir sandal satın almaya mecbur oldu. Test 33'ün yapılmış şekli H 3 — M 4 — C 5 — K 6 — F 7 — A 8 — 19 — G 10 — L C. 1 - N 2 - İ 3 - M 4 - H 5 - L 6 - B 7 - G 8 - C 9 — K 10 — E D. 1 — C 3 — d 3 — d 4 — a F. a. Mein Bruder hatte einen Sohn. b. Der Hut war auf der Mappe. c. Das Kind trocknete sich damit ab. d. Der Zug fuhr jetzt ab. B. 1 - E 2 -

6 — Kim nadir kuşu besledi? 7 — Çocuklar iki saat önce kahvaltı etti? g — Bu ayakkabılar çok hoşuma gitti.

TM 1 ı jy mim (otrfsponüfiuf Jnsntute ALMANCA DERSLE 69 LEHRSTÜCK NEUNUNDSECHZIG İN-HALİYLE KULLANILAN ÖNEKLER Daha önceki derslerde çeşitli önekler öğrenmiştik. bunlardan sonra gelen ismin daima in-halinde bulunmasıdır. Şimdi öğreneceğimiz öneks'erîn özelliği. Wegen meines Vaters kann ich nicht kommen. wegen des schlechten Wetters wegen seiner Krankheit wegen der Feiertage Wir blieben wegen des schlechten Wetters zu Hause. Okullar tatil günlerinden dolayı kapalıdır. Die Schulen sind wegen der Feiertage geschlossen. wegen Bu önek. kötü hava yüzünden hastalığından dolayı tatil günlerinden dolayı Kötü hava yüzünden evde kaldık. yüzünden» olarak çevrilebilir. Babamın yüzünden gelemem. kötü havadan dolayı. Türkçe anlamından da anlaşılabileceği gibi bir sebep gösterir. Bu konular size öneklerin kullanılışı ve cümle içindeki yerleri hakkında genel bir fikir vermiştir. Mein Freund kann wegen seiner Krankheit nicht kommen. [vergen] şeklinde okunur ve Türkçeye «-den dolayı. . Bu derste öğreneceğimiz öbür öneklerde de olduğu gibi wegen'den sonra gelen ismin in-halinde bulunması gerektiğini tekrar hatırlatalım. Şu halde bu önekleri yanlışsız kullanabilmemiz için önce in-halini çok iyi bilmemiz gerekir. Arkadaşım hastalığından dolayı gelemez.

iyi ev ödevinden dolayı öğrenci iyi bir not aldı. . Anne oğlu yüzünden öğretmenle konuşmak istiyordu. Trotz des grossen Ofens war das Zimmer kalt. Şimdi mektubun yüzünden bir kere daha postaneye gitmeye mecburdur.— 2 — Wegen der guten Hausaufgabe bekam der Schüler eine gute Note. [trots] olarak okunur. Hasta kız kardeşim yüzünden annem sinemaya gidemedi. trotz des guten Wetters trotz seiner Krankheit trotz der Fehler Trotz des schlechten Wetters machten die Schüler einen Spaziergang. Kadın ağır bavulundan dolayı bir otomobille istasyona gitmeye mecburdu. Die Mutter wollte wegen ihres Sohnes mit dem Lehrer sprechen. Bütün öğrenciler ucuz yemekten dolayı bu lokantaya gidiyorlar. Çiftçi hastalığına rağmen şehre gidiyor. Erkek kardeşim hasta bacağına rağmen çok hızlı koşuyor. iyi havaya rağmen hastalığına rağmen yanlışlara rağmen Kötü havaya rağmen öğrenciler bir gezinti yaptılar. Alle Studenten gehen wegen des billigen Essens zu diesem Restaurant. Wegen meinefr kranken Schwester konnte meine Mutter nicht ins Kino gehen. Büyük sobaya rağmen oda soğuktu. Trotz seiner Fehler bekam der Schüler eine gute Note. Mein Bruder läuft trotz seines kranken Beines sehr schnell. Yukarıdaki örneklerde wegen önekinden sonra gelen ismin hep in-halinde bulunduğunu görüyorsunuz. Yanlışlarına rağmen öğrenci iyi bir not aldı. Jetzt muss sie wegen des Briefes noch einmal zur Post gehen. Er raucht trotz seines kleinen Alters. Küçük yaşına rağmen sigara içiyor. Der Bauer geht trotz seiner Krankheit in die Stadt. trotz Türkçeye «-e rağmen» diye çevrilir. Die Frau musste wegen ihres schweren Koffers mit einem Auto zum Bahnhof fahren.

Statt der Zeitung kaufe ich eine IKustrierte. statt [stat] okunur. . * Trotz des hohen Preises kauft der Mann das neue Auto. Meşhur ismine rağmen onu burada çoğu insanlar tanımazlar. des Geldes einen Brief. Bu büyük sıra yerine şu sandalyeleri al! Ebeveynim bana para yerine bir mektup gönderdi. Der Junge schreibt statt einer Postkarte einen Brief. Çocuk bir kartpostal yerine bir mektup yazıyor. Teyzemiz yerine biz Almanya'ya gidiyoruz. Öğretmenin yerine müdür sınıfa geliyor. Ich brachte meiner Schwester statt der Blumen einen Kuchen. Statt des Lehrers kommt der Direktor in die Klasse. Erkek kardeş yerine kız kardeş hesabı ödedi. Kız kardeşime çiçek (ler) yerine bir pasta getirdim. Statt des Bruders bezahlte die Schwester die Rechnung. Statt eines neuen Autos kauft er einen neuen Traktor. Trotz seines berühmten Namens kennen ihn hier die meisten Menschen nicht. Türkçeye «yerine» şeklinde çevirmek mümkündür. Gazete yerine bir resimli mecmua satın alıyorum. Wir fahren statt unserer Tante nach Deutschland. Nimm statt dieser grossen Bank jene Stühle! Meine Eltern schickten mir statt. Çiftçi yumurta (lar) yerine elma (lar) getirdi. statt des Briefes statt der Lehrerin statt des Onkels Der Vater schickte mir statt des Briefes ein Paket. Yeni bir otomobil yerine yeni bir traktör satın alıyor.altmışdokuzuncu ders i Trotz der grossen Lampe können wir nicht gut lesen. Büyük lâmbaya rağmen iyi okuyamıyoruz. — mektub(un) yerine — öğretmen (in) yerine — amca(mn) yerine Baba bana mektup yerine bir paket gönderdi. Der Bauer brachte statt Eier nur Äpfel. Yüksek fiyata rağmen adam yeni otomobili satın alıyor.

[ve:rend] olarak okunur. Während des Sommers arbeiten die Bauern viel. yemek sırasında — ders sırasında — seyahat sırasında Yemek esnasında sigara içmeyiz. Türkçeye «içinde. Während der Nacht bellen die Hunde viel. Die Freunde besuchten mich während meiner Krankheit. Während des Ausflugs regnete es. — yemek esnasında. Während seiner Arbeit sitzt der Vater in seinem Zimmer. Arkadaşlar beni hastalığım sırasında ziyaret ettiler. Während meiner letzten Reise verlor ich meinen grossen Koffer. — duvarların içinde — Münih'in içinde — bir yıl içinde Istanbul içinde birçok eski ev görürüz. Gece sırasında (geceleyin) köpekler çok havlar. innerhalb [innerhalb] şeklinde okunur. Zaman belirten deyimlerde de kullanılabilir. sırasında» şeklinde çevrilebilir. sınırlandırıldığını gösterir. Sınırlandırıcı birşey tarafından bir yerin belirlendiğini. während des Essens während des Unterrichts während der Reise Während des Essens rauchen wir nicht. dahilinde» olarak çevrilir. innerhalb der Mauern innerhalb Münchens innerhalb eines Jahres Innerhalb Istanbuls sehen wir viele alte Häuser. Kış esnasında bu dükkân kapalıdır. Während des Winters ist dieser Laden geschlossen. Son seyahatim sırasında büyük bavulumu kaybettim. . Çalışması sırasında baba odasında oturur. Die Schüler dürfen während des Unterrichts nicht sprechen. Yaz esnasında çiftçiler çok çalışır. Piknik sırasında yağmur yağdı.— 4 — während Türkçeye äcesnasmda. Öğrenciler ders esnasında konuşamazlar.

Innerhalb des Dorfes haben wir keine Kolonialwarenhandlung. Meşhur doktorun evi şehrin duşludadır. Birçok Alman bugün Almanya dışında yaşıyor. (bakkal dükkânı yok.) ausserhalb [ausserhalb] olarak okunur. Viele Deutschen leben heute ausserhalb Deutschlands. Türkçeye «dışında. Duvarların dışında bir ağaç görüyoruz. ausserhalb des Gartens ausserhalb der Türkei ausserhalb İzmirs —• bahçenin dışında — Türkiye (nin) dışında — İzmir dışında Das Haus des berühmten Arztes ist ausserhalb der Stadt. Bir hafta içinde öğrenci arkadaşından dört mektup aldı. Bir yıl iğinde babam dört defa Almanya'ya gitti. Ausserhalb des Bauernhofs sehen wir viele Felder. Uzun bir zaman Türkiye dışında yaşadım. Innerhalb eines Jahres fuhr mein Vater viermal nach Deutsehland.— 5 — Die Kinder müssen innerhalb dieser Mauern spielen. Çiftliğin dışında birçok tarla görüyoruz. Innerhalb einer Woche bekam der Student vier Briefe von seinem Freund. haricinde» şeklinde çevrilebilir. Wir sehen einen Baum ausserhalb der Mauern. Köyün içinde bir bakkal dükkânına sahip değiliz. Ihr dürft mit diesen Bällen ausserhalb des Hauses spielen. . Ich lebte eine lange Zeit ausserhalb der Türkei. Bu toplarla evin dışında oynayabilirsiniz. Çocuklar bu duvarların içinde (dahilinde) oynamaya mecburdurlar.

ikinci. Sekizinci ev size mi aittir? Ondördüncü ağaç bir elma ağacıdır. üçüncü. mir. Der elfte Ball gehört. Beşinci oda diğer odalardan daha küçüktür. haftanın birinci günü ayın ikinci günü yılın altıncı ayı Yılın üçüncü ayının ismi nedir? Yedinci ev bize aittir. erste [erste] zweite [tsvayte] dritte [dritte] vierte [fi:rte] fünfte [fünfte] sechste [zekste] siebte [zipte] achte [ahte] neunte [noynte] zehnte [tse:nte] birinci ikinci * üçüncü dördüncü beşinci altıncı yedinci sekizinci dokuzuncu onuncu Görüldüğü gibi birkaçı hariç diğerleri kelimeye te eklemekle yapılmaktadır. Der zweiundzwanzigste Soldat ist grösser als die anderen. Der zweite Herr ist unser Deutschlehrer. und der zwölfte Ball gehört ihm. Gehört das achte Haus Ihnen? Der vierzehnte Baum ist ein Apfelbaum. . Das fünfte Zimmer ist kleiner als die anderen Zimmer. dördüncü» gibi deyimler Almancada rakkam gösteren kelimeye te eklemekle yapılır. Am ersten Tag der Woche wird sie zu uns kommen. Yirmiikinci asker diğerlerinden daha büyüktür. İkinci bey bizim Almanca öğretmenimizdir. Yalnız bir'den on'a kadar olan sayılarda bazı kelimeler bu kurala uymaz.— 6 — erste zweite dritte vierte Türkçede «birinci. Onbirinci top bana aittir ve onikinci top ona aittir. Haftanın birinci günü bize gelecek. der erste Tag der Woche der zweite Tag des Monats der sechste Monat des Jahres Wie heisst der dritte Monat des Jahres? Das siebte Haus gehört uns.

diğer öğrencilerden daha büyüktür.— 7 — Örneklerde gördüğünüz gibi bu kelimeler aynı bir sıfat gibi kullanılmaktadır. Bu benim çantamdır. Kennst du den vierten? Birinci bisiklet bana aittir. Böyle tek başlarına kullanıldıkları zaman gene önlerine «birinci. Dördüncüyü tanıyor musun? Der vierte ist grösser als die anderen Schüler. Der zweite Baum ist ein Apfelbaum.. Üçüncü sana mı aittir? Orada birkaç çocuk duruyor. das zweite gehört meinem Freund.. tkinci ağaç bir elma ağacıdır. Bunlar bazan bir isimle birlikte kullanılmayabilirler. Das ist meine Mappe. Gehört die dritte dir? Dort stehen einige Jungen.» olduğu ben'rtifen ismin artikeh' gelir. ikinci. . Dördüncü.. der erste — birinci (artikeli der olan isimler ve erkekler için) die erste — birinci (artikeli die olan isimler ve dişiler için) das erste — birinci (artikeli das olan isimler için) Das erste Fahrrad gehört mir. ikinci benim arkadaşıma aittir.

dahilinde dışında._ 8 — Bazı sayılara te yerine ste eklenir. haricinde Bu öneklerden sonra gelen isimler daima in-halinde bukuuur. Guten Morgen! Darf ich mit Lili einen Spaziergang machen? Günaydın! Lili ile bir gezinti yapabilir miyim? . yüzünden e rağmen yerine esnasında. sırasında içinde. zwanzigste dreissigste vierzigste fünfzigste hundertste tausendste [tsvantsigste] [draysigste] [fi: rtsigste] [fünftsigste] [hundertste] [tauzendste] yirminci otuzuncu kırkıncı ellinci yüzüncü bininci In-haliyle kullanılan önekleri kısaca özetleyelim: wegen trotz statt während innerhalb ausserhalb — — — — den dolayı.

Köklerinin aldığı bu yeni şekiller listeler halinde veya öğretilirken verilir. es wir ihr sie Sie -ete -etest -ete -eten -etet -eten -eten - Sağ taraftaki takılar kökü t veya d ile biten fiillere eklenir. Fiilleri Imperfektleri bakımından düzenli fiiller ve düzensiz fiiller olmak üzere iki grupta incelemek mümkündür. Düzensiz fiillerin bu değişen köklerine de şahıslara göre bir takım takılar eklenir. ich du er. Derslerimizde yeni bir düzensiz fiil öğretirken altında Imperfektini de veriyoruz. sie. . es wir ihr sie Sie -te -test -te -ten -tet -ten -ten ich dü er. sie. Düzenli fiillerin Imperfekti belirli bir kurala göre yapılır: bunların köküne aşağıda verdiğimiz takılardan biri eklenir. Kökü n ile biten fiillerin bazıları da bu takıları alırlar.m İlli I M M i (oKfsponikncf JnstiniK | ALMANCA DERSLER 70 LEHRSTÜCK SIEBZIG ÖZET Geçen derslerde öğrendiğimiz en önemli konu Imperfektti. Düzensiz fiillerin Imperfekti belirli bir kurala göre yapılmaz. Bunların kökleri imperfelktte tamamen değişiktir.

sie. es wir ihr sie Sie (takı almaz) -st (takı almaz) -en -t -en -en Birinci ve üçüncü şahıslarda kök aynı kalır. es lächel-te wir lächel-ten ihr lächel-tet sie lächel-ten Sie lächel-ten denken ich du er. Denken ve rufen'in Imperfektleri daha önce verdiğimiz düzensiz fiiller listesinden bulunmuştur. sie. sie. sie. sie. es wir ihr sie Sie dachte dachte-st dachte dachte-n dachte-t dachte-n dachte-n düşün-düm düşün-dün düşün-dü düşün-dük düşün-dünüz düşün-düler düşün-dünüz ich du er. Bunların kökü İmperfektte war ve hatte şeklindedir ve çekimleri şöyledir: . es wir ihr sie Sie mieten miet-ete miet-etest miet-ete miet-eten miet-etet miet-eten miet-eten rufen rief rief-st rief rief-en rief-t rief-en rief-en çağır-dım çağır-dm çağır-dı çağır-dık çağır-dınız çağır-dılar çağır-dınız kirala-dim kirala-din kirala-di kirala-dik kirala-dimz kirala-dilar kirala-dimz Yukarıdaki düzenli lächeln ve mieten fiilleriyle düzensiz denken ve rufen fiillerinin Imperfektlerini yaptık ve çekimledik. es wir ihr sie Sie gülümse-dim gülümse-din gülümse-di gülümse-dik gülümse-diniz gülümse-diler gülümse-diniz ich du er. Örnekler lächeln ich lächel-te du Iächel-test er.ich du er. hiçbir takı almaz. Şimdi de çok önemli iki fiilin Imperfektlerini inceleyelim: sein ve haben.

... Dönüşlü fiille yapılmış bir cümlenin Imperfektte yapısında hiçbir değişiklik olmaz. gibi. ausmachen ayrılabilen fiillerinde bei ve aus önekleri çıkarıldıktan sonra takılar eklenerek Imperfekt yapılır. ankomınenkam. müssen. ein takıları hep cümlenin en sonuna gider. Dönüşlü fiillerin Imperfektleri bir özellik göstermezler. Bur ada ( ) işaretleri ayrılabilen fiilin önündeki takının en sona gittiğini göstermektedir. es wir ihr sie Sie haben hatte hattest hatte hatten hattet hatten hatten Ayrılabilen fiillerin Imperfektine biraz dikkat etmeniz gerekir. İyi kurulanmadın. sie. Die auf. es wir ihr sie Sie war warst war waren wart waren waren ich du er. Tren şimdi hareket etti. Ayrılabilen fiil düzenli ise öntakı atıldıktan sonra geriye kalan asıl fiil normal kurala göre çekimlenir. Işığı söndürüyorum. Kinder standen morgens früh Çocuklar sabahları erken kalkarlardı. Zug fuhr jetzt ab. anziehen -— zog. Örneğin. Yukarıdaki örneklerde an. sie. beilegen. an. an.yetmişinci ders — 3 — sein ich du er.. eintreten — trat. dürfen yardımcı fiilleri ise Imperfektte şöyle çekimlenir : . Ich mache das Licht aus. Der Der Die auf. Ayrılabilen fiil düzensiz ise Imperfekti birlikte verilir. Du trocknest dich nicht gut ab. ein. Du trocknetest dich nicht gut ab... Zug fährt jetzt ab. wollen. Ich machte das Licht aus. îyi kurulanmıyorsun. Kinder stehen morgens früh Tren şimdi hareket ediyor. Örneğin. Tşığı söndürdüm. Können. an. Çocuklar sabahları erken kalkarlar.

Die Kinder mussten zu Hause bleiben. sie. Onu göremedik. es wir ihr sie Sie wollte wolltest wollte wollten wolltet wollten wollten müssen musste musstest musste mussten musstet mussten mussten ich du er. haricinde — — — — Bunlardan sonra gelen isim daima ini—halinde bulunur. Wir konnten ihn nicht sehen. II İn-haliyle kullanılan önekleri kısaca hatırlatalım: wegen trotz statt während innerhalb ausserhalb den dolayı. es wir ihr sie Sie ich du er. dahilinde dışında. Dün sana gelmek istiyordum. .4 — wollen ich du er. sie. es wir ihr sie Sie ich du er. es wir ihr sie Sie können konnte konntest konnte konnten konntet konnten konnten dürfen durfte dürftest durfte durften durftet durften durften Ich wollte gestern zu dir kommen. yüzünden e rağmen yerine esnasında. Vor zehn Jahren durfte ich nicht rauchen. On yıl önce sigara içemezdim. Çocuklar evde kalmaya mecburdular. sırasında içinde. sie. sie.

Bu çocuk benim oğlumdur. Babamın ismi Ziya'dır. Onun ismi Necmi'dir. Dieses Mädchen ist Hasan Beys Tochter. Um wieviel Uhr? Um acht Uhr. heissen Almancada isim sormak için kullanılan bir fiildir. Meine Mutter heisst Necla. Junge-Mädchen ve Sohn-Tocher Almanca öğrenen Türkler bu kelimeleri çoğu zaman yanlış kullanırlar. İsmin ne? İsminiz nedir? Babanın ismi ne? Annenin ismi ne? Benim ismim Hasan'dır. die Tochter-kız evlât anlamlarındadır. . Bu kız Hasan Beyin kızıdır. Wie heisst du? Wie heissen Sie? Wie heisst dein Vater? Wie heisst deine Mutter? Ich heisse Hasan.— 5 — III Bu bölümde şimdiye kadar «AÇIKLAMA» ve Was der Deutsche sagt. Saat kaç (tır) ? Saat kaç (tır) ? Saatin kaç? Saatiniz kaç? Saat yedi (dir). zaman sorma Wieviel Uhr ist es? Wie spät ist es? Wieviel Uhr hast du? Wieviel Uhr haben Sie? Es ist sieben Uhr. Wie der Deutsche spricht adı altında toplanan bilgilerin en önemlilerini kısaca hatırlatacağız. Mein Vater heisst Ziya. Dieser Junge ist mein Sohn. der Sohn-oğul. Görüldüğü gibi zaman çeşitli şekillerde sorulabilir. «Benim bir kızım var. Saat kaçta? Saat sekizde. das Mädchen-kiz çocuk.» derken burada Mädchen kelimesini kullanmak yanlıştır. Annemin ismi Necla'dır. Er heisst Necmi. der Junge-erkek çocuk. çünkü buradaki «kız». «kız evlât» anlamındadır.

Wie geht es dir? Wie geht es Ihnen? Wie geht es euch? Wie geht es Ihrem Bruder? Wie geht es deinem Vater? Wie geht es deinem Onkel und deiner Tante? Nasılsın ? Nasılsınız? Nasılsınız ? Erkek kardeşiniz nasıl? Baban nasıl? Amcan ve yengen nasıl? ..«birçok. alle kelimelerinden sonra gelen isimlerin hep çoğul halde bulunduklarını görüyorsunuz._ 6 — viele einige alle Viele . Einige bringen keine Bücher mit. dur. ( ) ile gösterilen yere hatırı sorulan kişiyi gösteren isim veya şahıs zamiri gelir. alle . Wie geht es. O zaman anlamlarında ufak bir değişiklik olur: viele einige alle Viele haben kein Geld. Bunların anlamları değişik olmasına rağmen kullanılışları aynıdır.«birkaç».. Wir sehen einige Jungen im Garten. (birkaçı) — herkes. Üçünden sonra da muhakkak çoğul bir isim gelir. çok». — birçok kişi. Bahçede birkaç çocuk görüyoruz. einige. Birkaç kişi birlikte kitap getirmiyor. Bu isim veya şahıs zamiri muhakkak e-halinde bulunmalıdır. Bu kelimeler tek başlarına da kullanılabilirler. Alle Ärzte müssen mit den Krankheiten kämpfen. öğrencilerin hepsi Örnekte viele. Ich habe viele Bücher. einige . viele Bäume einige Menschen alle Studenten — birçok ağaç — birkaç insan — bütün öğrenciler. (birçoğu) — birkaç kişi. bütün hepsi» anlamlanna gelir. Herkes yarın okula gelmeye mecburAlle müssen morgen in die Schule kommen. (bütün hepsi) Birçok kişinin (birçoğunun) parası yok. Birçok kitabım var.«bütün. Bütün doktorlar hastalıklarla savaşmak mecburiyetindedirler.? Bu deyim Almancada hatır sormak için kullanılır.

uns. (tadı) Otomobilin hoşumuza gidiyor. kosten Fiyat sormaya ve fiyat belirtmeye yarayan bir fiildir. gefallen . İyiyiz. babam iyidir. Burada şu hususa dikkat etmeniz gerekir: Birşeyi beğenen kimseyi gösteren isim e-halinde bulunmaktadır. Teşekkür ederim. Türkçede böyle bir durum olmaması bu fiilleri yanlış kullanmanıza sebep olabilir. beğenmek» şeklinde çevrilir. üchmecken yiyecek maddeleri için kulnız kullanıldıkları yer değişiktir. es geht meinem Vater gut. Bu ayakkabıların fiyatı elli liradır. . Was kostet das? Wieviel kostet das? Was kosten diese Schuhe? Wieviel kosten diese Poskarten? Was kostet dieses Buch? Das kostet drei Liras. Mir.schmecken mek. es geht mir gut._ 7 — Teşekkür ederim. Et ve ssbzeler misafirin hoşuna gidiyor. Yalİkisi de Türkçeye «hoşuna gitmek. Schmecken en fiilini kullanabiliriz. iyiyim. Bu kitap çok pahalıdır. Es kostet zweihundert Liras. Danke. Kartpostallar bir liradır. Dein Auto gefällt uns. Es geht uns gut. lanılır. Bunun fiyatı nedir? Bunun fiyatı nadir? (ne kadardır) Bu ayakkabıların fiyatı nedir? Bu kartpostalların fiyatı nedir? Bu kitabın fiyatı nedir? Bunun fiyatı üç liradır. Onlar iyidir. den Kindern gibi. Bu çorba hoşuma gidiyor. Danke. dem Gast. Diese Schuhe kosten fünfzig Liras. Diğer bütün hallerde gefallen Diese Suppe schmeckt mir. İyi dsğilim. Dieses Buch ist sehr teuer. Das Fleisch und die Gemüsen schmecken dem Gast. Es geht ihnen gut. Onun fiyatı ikiyüz liradır. Die Poskarten kosten ein Lira. (tadı) Top çocukların hoşuna gidiyor. Es geht mir nicht gut. Der Ball gefällt den Kindern.

yorum. Dün bardaktan boşanırcasma yağmur yağdı. Gestern regnete es in Strömen. ist voll Geld. Voli von'dan sonra gelen isim çoğu zaman artikelsizdir ve çoğul halde bulunur. Jungen bis zu 15 Jahren dürfen 15 yaşma kadar (olan) çocuklar ginicht eintreten. voll von Eiern. Meine Mappe Meine Mappe Seine Tasche Der Korb ist ist voll. Es regnet. Görüldüğü gibi voli Türkçede «ile» kelimesiyle kullanılmaktadır. ist voll von Büchern. Voll. tek başına da kullanılabilir. Es wird regnen. Der Zug fährt bis Adana. regnen sYağmur yağmak» anlamındadır. Vor zwei Stunden regnete es wie mit Eimern. Sepet yumurtalarla doludur. İki saat önce bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı. Çantam doludur. voll von Voli «dolu» anlamına gelir ve genellikle von önekiyle kullanılır. Cebi para doludur. Yağmur yağıyor.— 8 — bis :<Kadar» anlamına gelir. * remezler. Tren Adana'ya kadar gidiyor. Ich fahre mit meinem Auto bis zu Otomobilimle istasyona kadar gididem Bahnhof. Çantam kitaplarla doludur. von öneki olmadan. . Bis zu şeklinde de kullanılır ve aynı anlama gelir. Yağmur yağacak.

10 — eines Monats kam er drei Mal zu uns. Bank vor die Tür! 2 — Der dritte Laden gehört uns.Almanca ders 70 TEST 35 Aşağıda boş bırakılan yerlere in uygun olanlarım koyunuz. 6 — Der Bahnhof ist (nicht innerhalb) der Stadt. 8 — Der Arzt wird innerhalb einer Woche wieder kommen. 4 — Ich kaufe eines Briefumschlags nur Briefmarken. C — Birinci sırayı kapının önüne getiriniz! 4 — Trotz seines kleinen Alters Hasta tavuklarının senin bahtrinkt er Kaffee und raucht. 7 — Deine kranken Hühner müssen G — İstasyonun önündeki otomobilleri görüyor musunuz? Üçüninnerhalb deines Gartens bleiben. H — Ev ödevlerinden dolayı oğlun. B B 1 — Bringen Sie die erste A — Doktor bir hafta içinde tekrar gelecek. Piknik sırasında öğrenciler sigara içemez. bizimle gelemez. Küçük yaşına rağmen kahve K — ve sigara içiyor. D — çenin içinde kalmaları gerekir. 6 — Sehen Sie die Autos vor dem Bahnhof? Das dritte gehört mir. 3 — Wegen der Hausaufgaben kann mein Sohn nicht mit uns kommen. 5 — Während des Ausflugs dürfen die Schüler nicht rauchen. 7 — seiner Krankheit macht er eine Reise. cü bana aittir. B — Piknik olmasına rağmen öğrenciler sigara içemez. 2 — des Unterrichts kommt der Direktor in die Klasse. 5 — Du musst mir dieses Geld einer Woche zurückbezahlen. E — Küçük yaşından dolayı kahve ve sigara içiyor. F — Üçüncü dükkân bize aittir. 3 — des schlechten Wetters machen wir keinen Auäflug. 8 — Mein Vater kaufte einer Mappe einen neuen Hut 9 — einer Verspätung kommt der Zug um acht Uhr. . haliyle kullanılan öneklerden 1 — des schlechten Wetters gehen wir in die Stadt.

Das sechste ist mein Bruder. hat sırasında hep benle konuştu. 4 — Piknik yüzünden bugün okula gitmiyoruz. kleben wen* e Test 34'ün yapılmış şekli 1 — e. 8 — Bugün çok kalem kaybettim.C 2 . Bu beşinci. en 2 — e. Türkçelerini yazmanıza lüzum yoktur. en. D — Wegen meiner kranken Schwester muss meine Mutter 5 — Amcama bir mektup yerine bir zu Hause bleiben. Der sechste ist mein Bruder. 3 — Erkek çocuklar duvarın üstünde oturuyor. a. 1 — a 2 — a 3 — b 4 — d F. mit mir. t — Ausserhalb der Stadt sahen wir einen grossen See. 7 — Şehrin dışında büyük bir göl F — Ich verlor heute viele Bleistifte.C — Die alte Frau neben mich sprach trotz der Reise immer simdir. G — Ich schicke meinem Onkel statt eines Briefes eine Postkarte. gördük.F 3 — 1 4 — E 5 — G 6 — H 7 — B 8 — K C. während der Reise immer mit 2 — Oğlum dördüncü sırada oturumir. em B. en.C A B 1 — Hasta kız kardeşim yüzünden A — Die alte Frau neben mir sprach annem evde kalmaya mecburdur. 1 . 1 — Ich wollte im Ihrem (eurem) Bauernhof nicht bleiben. l _ _ y o k 2 — yok 3 — K 4 — G 5 — Î 6 — B 7 — H 8 — F D. yor. B — Wegen des Ausflugs gehen wir heute nicht in die Schule. n 4 — em. m. 3 — Der Fischer musste ein neues Boot kaufen. H — Mein Sohn sitzt auf der vierten Bank. — es 5 6 — der 7 — es. b. kartpostal gönderiyorum. . Altıncı benim karde.E — Ich verlor heute viele Bleistifte. Die Jungen sitzen auf der iv Mauer. . L — Die Jungem sitzen auf der Mauer. F Aşağıdaki fiillerin Imperfektlerini yapınız ve çekimleyiniz. Das ist der fünfte. Das ist die fünfte. 2 — Meine altem Freunde wohnten in diesem Haus. 6 — Yanımdaki ihtiyar kadın seya. e 8 — en. em 3 — em. zurückkommen A.

müssen'e nazaran daha hafif bir mecburiyet gösterir. sollen Sollen [zollen] şeklinde okunur. «Yatakta kalmalıyım. Sollen'de ise gene emir. istek gibi faktörlerin meydana çıkardığı bir mecburiyet vardır. wollen.» gibi cümlelerde görülen «-meli-. Bu farkı kısaca şöyle özetleyebiliriz: sollen. «çalışsam iyi olur». «çalışmam gerekiyor» şekillerinden biri tercih edilebilir. istediğimizi yapabiliriz. Bu derste de cümle içinde gene bunlar gibi kullanılan ve aynı gruba dahil olan yeni yardımcı fiiller öğreneceğiz. Türkçede. -malı-» yerine başka şekiller de kullanılabilir. -malı-» takısı Almancada sollen ile karşılanır. kanunların veya tabiatın beni bir işi kesinlikle yapmaya mecbur ettiğini ve benim yapmaktan başka bir çarem olmadığını belirtir. müssen ve dürfen yardımcı fiillerini incelemiş ve bunların ayrı anlamlara gelmelerine rağmen cümle içinde aynı şekilde kullanıldıklarım belirtmiştik.LLUU m M İMI! 1I m TTTTTT ALMANCA DERSLEF ı torresponömcf 3nstitutr 7i LEHRSTÜCK ESNUNDSIEBZ1G Geçen derslerimizde können. Yerine göre «çalışmalıyım». Sollen'in Türkçeye çevrilişinde «-meli-.» «Bu haplardan günde üç kere almalı (dır). Sollen özel bir durum gösterir.» «Bugün okula gitmelisin. Aşağıda şimdiki zaman ve Imperfektteki çekimlerini görüyorsunuz: . Daha önce öğrendiğimiz müssen yardımcı fiilinin de anlam bakımından sollen'e benzer şekilde Türkçeye çevrildiğini görmüştük. ama müssen'de olduğu gibi buna riayet etmeye mecbur değilizdir. Aralarındaki farkı şöyle açıklayabiliriz: Müssen.

sie. Das Kind soll seine Grossmutter besuchen. ikinci yerde ise sollen'in özneye göre çekimlenmiş şekli yer almaktadır. Der Schüler soll dem Lehrer die Hausaufgabe zeigen. Esas fiil ise hiç değişmeden mastar halinde en sona gider. cümlenin en sonunda bulunmakta. es wir ihr sie Sie sollte solltest sollte sollten solltet sollten sollten Sollen'in cümle içindeki yeri hakkında kısa bir hatırlatma yapalım: Bu gruba dahil olan diğer yardımcı fiiller gibi cümlede ikinci yere sollen'in özneye göre çekimlenmiş şekli gelir. Öğrenci öğretmene ev ödevini göstermelidir. Du solltest viel arbeiten. Çok çalışmalısın. Çocuk büyük annesini ziyaret etmelidir. Ich sollte im Bett bleiben. Der Schüler sollte dem Lehrer die Hausaufgabe zeigen. Çocuk büyük annesini ziyaret etmeliydi. l>u sollst viel arbeiten. Wir sollen heute zu unserem Freund gehen. Bugün arkadaşımıza gitmeliydik. es wir ihr sie Sie soll sollst soll sollen sollt sollen sollen Imperfekt ich du er. Das Kind sollte seine Grossmutter besuchen. bleiben. sie. Görüldüğü gibi. . yapmak durumunda olduğum işi gösteren esas fiil.— 2 Şimdiki zaman ich du er. Yatakta kalmalıydım. Çok çalışmalıydın. Ich soll im Bett bleiben. Bugün arkadaşımıza gitmeliyiz. Öğrenci öğretmene ev ödevini göstermeliydi. Yatakta kalmalıyım. Wir sollten heute zu unserem Freund gehen.

Ich soll meinem Vater einen Brief schreiben. es wir ihr sie Sie möchte | möhtej möchtest [möhtest] möchte [möhte] möchten [möhtenj möchtet [möhtetj möchten j möhten] möchten [möhten] . Türkçeye «istemek». ich du er. fakat aslında şimdiki zaman olmayan çekimlenir esi gösterilmiştir. Lesen. Babama biı mektup yazsam iyi olur. Çabuk gelsin. dı. Mein Sohn sollte zu Hause bleiben. Du solltest zur Post gehen. ileride mögen fiilinin başka birçok anlamlara gelen ve değişik bir şekilde çekimlenen haline de Taslayacağımız için dikkatinizi çekiyoruz. Du sollst zur Post gehen. sie. olurdu. Wollen yardımcı fiili de aynı şekilde Türkçeye çevriliyordu. Mein Sohn soll «u Hause bleiben. Postaneye gitmen gerekiyordu. (gelmeli. Mögen daha nazik hitaplarda. Er sollte schnell kommen. Yaşlı adam sigara içmemelidir. Oğlum evde kalmalıydı. Aşağıda şimdiki zaman yerine kullanılan. Bu noktaya. Die Schwester soll diesen Brief nicht Kız kardeş bu mektubu okumamalıdır. sorularda. Ich sollte meinem Vater einen Brief Babama bir mektup yazsaydım iyi schreiben. Die Schwester sollte diesen Brief Kız kardeş bu mektubu okumamalıynicht lesen. Der alte Mann soll nicht rauchen. Yaşlı adam sigara içmemeliydi.) Çabuk gelmeliydi. Der alte Mann sollte nicht rauchen. «arzusunda olmak» şeklinde çevrilebilir. Er soll schnell kommen. Postaneye gitmen gerekiyor. mögen Tmöıgen] olarak okunur. özellikle yemeklerdeki ve alışverişteki konuşmalarda çok kullanılır.yetmişbirinci ders — 3 Oğlum evde kalmalı (dır).

trinken. Mein Freund möchte einen Brief schreiben. Ne satın almak istiyorsunuz? Ne satın almak istiyordunuz? Seni ziyaret etmek istiyorum. Möchten Sie noch etwas Marmelade nehmen? Wollten Sie noch etwas Marmelade nehmen? Ich möchte einige P o s t k a r t e n kaufen. W^ir möchten heute einen Ausflug Bugün bir gezinti yapmak istiyoruz. Mögen az önce belirttiğimiz gibi nazik hitaplarda kullanılırsa Imperi'ekti bizim daha önce öğrendiğimiz «wollen» fiilinin Imperfekti ile karşılanır. Yalnız şu önemli hususa dikkatinizi çekeriz: Mögen ile wollen arasında büyük bir anlam yakınlığı vardır. Die Studenten möchten kein Bier Öğrenciler bira içmek istemiyorlar. (istiyordum) Biraz daha marmelat almak ister misiniz? Biraz daha marmelat almak ister miydiniz? Birkaç kartpostal satın almak istiyorum. Arkadaşım bir mektup yazmak istiyordu. machen. Ahmet biraz daha su içmek istiyordu. yani wollte şeklindedir. (istiyorduk) Was möchten Sie kaufen? Was wollten Sie kauften ? Ich möchte dich besuchen. Mein Freund wollte einen Brief schreiben. Misafirler şarap içmek istemiyor1ar. Ich wollte einige P o s t k a r t e n kaufen. Die Gäste wollten keinen Wein trinken. Ahmet möchte noch noch etwas Wasser trinken. Bu gibi hallerde mögen'in Imperfekt'i aynı wolleninki gibidir. machen._ 4 — Şimdilik mögen'in diğer halleri üzerinde durmayacağız. (istiyordum) Arkadaşım bir mektup yazmak istiyor. Birkaç kartpostal satın almak istedim. Misafirler şarap içmek istemiyorlardi. Ahmet biraz daha su içmek istiyor. Wir wollten heute einen Ausflug Bugün bir gezinti yapmak istedik. . Ich wollte dich besuchen. * Die Gäste möchten keinen Wein trinken. Ahmet wollte noch etwas Wasser trinken. Seni ziyaret etmek istedim.

«Bir elbise yaptırıyorum. Ich wollte eine Geschicte erzählen. Der Direktor Hess ein Taxi kommen. Ich Hess mein Auto reparieren. Öğrencilar bira içmek istemediler.» gibi cümlelerde bir işin başkasına yaptırıldığını belirtmek için kullanılır. es Hess [li:s] wir Hessen [li:sen| ihr liesst [li:stj sie Hessen [li:sen| Sie Hessen [li:sen| Babam bir elbise yaptırıyor. es lässt [lest] wir 'assen ihr lasst sie lassen Sie lassen Mein Vater lässt einen Anzug machen. Der Arzt Hess den Patienten rufen.— 5 — Die Studenten wollten kein Bier trinken. Babam bir elbise . Der Direktor lässt ein Taxi kommen. Mein Vater Hess einen Anzug machen. Müdür bir taksi getirtti. sie. Eski evimizi sattırıyoruz. Ich lasse mein Auto reparieren. lassen I lassen] şeklinde okunur.» «Amcam bir ev yaptırıyor. Der Arzt lässt den Patienten rufen. Doktor hastayı çağırtıyor. Doktor hastayı çağırttı. Möchten Sie etwas fragen? Wollten Sie etwas fragen? Ich möchte eine Geschichte erzählen. . Eski evimizi sattırdık.yaptırdı. Bir hikâye anlatmak istedim. Der Lehrer lässt den Schüler rufen. Otomobilimi tamir ettiriyorum. Müdür bir taksi getirtiyor. ö ğ r e t m e n öğrenciyi çağırttı. Wir Hessen unser altes Haus verkaufen. sie. Birşey mi sormak istiyorsunuz? Birşey mi sormak istediniz? Bir hikâye anlatmak istiyorum. Der Lehrer Hess den Schüler rufen. Şimdiki zaman ich lasse du lässt [lest] er. Otomobilimi tamir ettirdim. Wir lassen unser altes Haus verkaufen. Yaptırılan işi gösteren esas fiil cümlenin en sonuna gider. ö ğ r e t m e n öğrenciyi çağırtıyor. Imperfekt ich Hess [li:sj du Messt [li:stj er.

Wir lassen die Kinder zu Kause._ 6 — Die Kinder lassen eine Geschichte erzählen. Schule. hören. Schule. Ich sah unseren Lehrer kommen. lernen. Ich Hess meinen Hut int Zimmer. Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyiniz: Ich sehe unseren Lehrer kommen. -lim» takılarının karşılığı olmaktadır. Lass das! Lasst das! Ich lasse meinen Hut im Zimmer. Böyle tek başına esas fiil olarak kullanılınca «bırakmak» anlamına gelir. Lassen ayrıca birkaç deyimsel şekilde de kullanılır: Lasst Lasst Lasst Lasst Lasst uns singen! uns sehen! uns Fussball spielen! uns laufen! uns gehen! Şarkı söyleyelim! Görelim! Futbol oynayalım! Koşalım! Gidelim! Lassen bu hallerde Türkçedeki «-hm. Lassen bir yardımcı fiil olarak kullanılmayabilir. sehen hören lernen gehen helfen Öğrendiğimiz yardımcı fiillerden başka daha önce öğrendiğimiz sehen. Der Schüler lässt seine Mappe in der Öğrenci çantasını okulda bırakıyor. (bırakırız) Çocukları evde bıraktık. Wir Hessen die Kinder zu Hause. Der Schüler Hess seine Mappe in der Öğrenci çantasını okulda bıraktı. Çocuklar bir hikâye anlattırıyor. Wir werden die Kinder zu Hause lassen. Çocuklar bir hikâye anlattırdılar. Öğretmenimizin geldiğini gördüm. Çocukları evde bırakacağız. gehen. Bırak şunu! Bırakın şunu! Şapkamı odada bırakıyorum. Şapkamı odada bıraktım. Çocukları evde bırakıyoruz. Die Kinder Hessen eine Geschichte erzählen. Öğretmenimizin geldiğini görüyorum. Bunların çekimlerini ve Imperfektlerini daha önceki derslerde vermiştik. . helfen fiilleri de yardımcı fiil olarak aynı öğrendiklerimiz gibi kullanılabilir.

Ali çiçek toplamaya gidiyor. Adam çocuğun arabayı itmesine yardım ediyor. Çocuk annesinin çağırdığını duyuyor. Arkadaşlarımın oynadığını görüyorum. Die Mutter hörte ihre Kinder singen. Âli geht Blumen pflücken. Der Manu half dem Kind den Karren schieben. Kız kahve pişirmesini öğrendi. Ich lernte Fussbal spielen. Die Kinder gingen ihren Freund besuchen. Küçük çocuklar yazmasını öğrendiler. Der Mann hilft dem Kind den Karren schieben. Das Mädchen lernt Kaffee kochen. Ich helfe meinem Bruder die Hausaufgaben schreiben. Çocuklar arkadaşlarını ziyaret etmeye gidiyor. . Ich sah meine Freunde spielen. Futbol oynamasını öğrendim. Atların koştuğunu görüyoruz. Die kleinen Kinder lernten schreiben. Das Kind hört seine Mutter rufen. Çiftçi çalışmaya gidiyor. Die kleinen Kinder lernen schreiben. Erkek kardeşimin ev ödevlerini yazmasına yardım ediyorum. Der Bauer geht arbeiten. Anne çocuklarının şarkı söylediğini duyuyor. Erkek kardeşimin ev Ödevlerini yazmasına yardım ettim. Adam çocuğun arabayı itmesine yardım etti. Die Kinder gehen ihren Freund besuchen. Kız kahve pişirmesini öğreniyor. Arkadaşlarımın oynadığını gördüm. Ali çiçek toplamaya gitti. Çiftçi çalışmaya gitti. Anne çocuklarının şarkı söylediğini duydu. Atların koştuğunu gördük. Der Bauer ging arbeiten. Çocuklar arkadaşlarını ziyaret etmeye gitti._ 7 — Ich sehe meine Freunde spielen. Küçük çocuklar yazmasını öğreniyorlar. Ali ging Blumen pflücken. Das Kind hörte seine Mutter rufen. Die Mutter hört ihre Kinder singen. Ich half meinem Bruder die Hausaufgaben schreiben. Ich lerne Fussball spielen. Bas Mädchen lernte Kaffee kochen. Wir sahen die Pferde laufen. Futbol oynamasını öğreniyorum. Wir sehen die Pferde laufen. Çocuk annesinin çağırdığını duydu.

Görüldüğü gibi yukarıda sehen. kommen. kommen. rauchen. müssen. mögen. Görüldüğü gibi bu kalıp Imperfekt için de geçerlidir. Der Sohn half seinem Vater den Koffer tragen. sprechen. . sollen. helfen yardımcı fiillerinin düzgün bir cümla içinde kullanılışlarını gösteren bir kalıp görüyorsunuz: Özne leh Mein Vater Der Lehrer Kleine Kinder Du Wir Der Mann Ich Die Schüler Der Bauer Die Schüler Ich Yardımcı fiil will muss konnte dürfen sollst möchten liess sah hören geht lernen half Diğer Kelimeler einen Brief heute nach Ankara gut Deutsch nicht deine Hausaufgaben noch etwas Bier sein Zimmer einen Autobus den Lehrer Gemüse noch den Eimer Asıl fiil schreiben. helfen fiilleri her cümlede ikinci bir fiille birlikte bir yardımcı fiil olarak kullanılmış ve bu ikinci fiil cümlenin sonunda yer almıştır. lernen. Aşağıda können. reinigen. wollen. trinken. dürfen. Oğul babasının bavulu taşımasına yardım ediyor. machen. hören. hören. verkaufen. lassen. lernen._ 8 — Der Sohn hilft seinem Vater den Koffer tragen. sehen. Oğul babasının bavulu taşımasına yardım etti. tragen. En sonda ise yapılan işi gösteren esas fiil mastar halinde bulunmaktadır. fahren. lesen. gehen. gehen. İkinci yerde yardımcı fiilin özneye göre çekimlenmiş şekli yer almaktadır.

e [ h a : r ] birazcık innerhalb jinerhalb] büro aşağıdaki aynı.LULLU Corrrsponöencr Jnstitute ALMANCA DERSLERİ 72 L E H R S T Ü C K ZWEIUNDSIEBZIG Öğrenilecek kelimeler ausserhalb [auserhalb] bisher [bishe:r] ein bisschen [ayn bishenj das Büro. eşit saç içinde. folgend [folgend] haricinde gleich [glayh] şimdiye kadar das Haar.s [büro] dışında. dahilinde .

lang.dir.60 m.— 2 — der Kaufmann [kauf man] die Kauf leute [ kauf loyte] lassen Llassen] leider [layder] malen [ma:len] die Mittelschulen jmittelşu:le] im Moment [im moment] mögen [mö:gen] die Musik [muzi:k] müzik der Platz. (gross) Babamın boyu 180 cm. Almancada sorulan konuyu gösteren ismin önüne nach öneki getirilir. fragen nach Daha önce Almancada bazı fiillerin öneklerle birlikte kullanıldığını söylemiştik. yer tüccarlar sollen [zollen] -meli. sırasında şu anda wegen | ve:gen| -den dolayı. (gross) Adamın boyu 170 cm.»e [plats] meydan. ayrılmak boyayla [ferlassen] resim yapmak die Volksschule. Bu soruya şöyle cevap verilebilir: leh bin 1. (çoğulu) (gerekmek) bırakmak statt [stat] yerine ne yazık ki. Türkçede böyle bir durum yoktur. Onun için bunlara çok dikkat etmeniz gerekir.dir. trotz jtrots] -e rağmen maalesef verlassen terketmek.n ilkokul ortaokul |folksşu:le] während [ ve: rend | esnasında. Mein Vater ist 180 cm. lang. . -malı-. lang. istemek yüzünden AÇIKLAMALAR boy sorma ve söyleme tüccar Almancada birisinin boyunu şu şekilde sorarız: Wie Wie Wie Wie lang lang lang lang bist du? sind Sie? ist dein Bruder? ist deine Schwester? Boyun ne kadar? Boyunuz ne kadar? Erkek kardeşinin boyu ne kadar? Kız kardeşinin boyu ne kadar? Görüldüğü gibi wie lang sorusunun arkasına sein fiili ve çeşitli kelimeler ekleyerek istediğimiz kişinin boyunu sorabiliriz. Bu cümlelerin Almancasında «boy» kelimesi geçmemesine rağmen artık deyimleşmiş bu sorular ve cevaplar en uygun olarak bu şekilde Türkçeye çevrilir. (gross) Boyum 1.60 m. Der Mann ist 170 cm. Die Schüler fragen den Lehrer nach den Hausaufgaben. Öğrenciler öğretmene ev ödevlerini soruyorlar.dir.

der Lehrer ismi i-halindedir. Burada tekrar çok yanlış yapılan bir noktayı hatırlatalım: fragen i-haliyle birlikte kullanılır. Biri bana defterleri getirsin. Ich kenne ihn nicht.yetmişikinci ders 3 — Yukarıdaki cümlede sorulan şey ev ödevleridir. Örnekte. Biri sınıfta değildi. Şimdiye kadar bir kurşun kalemle yaIch schrieb bisher mit einem zıyordum. bisher Türkçeye «şimdiye kadar» şeklinde çevrilir. Burada asıl anlamını kaybetmiştir. Hans. Baba şimdiye kadar saat sekizde eve Der Vater kam bisher um acht gelirdi. Wir wohnten bisher in diesem Şimdiye kadar bu evde oturuyorduk. Einer war nicht in der Klasse. Ben onu tanımıyorum. Die Frau fragte den Verkäufer nach dem Preis der Krawatten. Bleistift. Birisi işçilerle konuşuyor. Einer wollte dich heute besuchen. Amca oğul a notları soruyor. almadık. hattâ Türkçeye hiç çevrilmemektedir. Uhr nach Hause. Kadın satıcıya kravatların fiyatını sordu. Einer soll mir die Hefte bringen. Türkçede ise bu kelime e-haline konur. Onun için bunu gösteren die Hausaufgaben kelimesi önüne nach getirilmiş. Bisher bekamen wir von ihm Şimdiye kadar ondan hiç mektup keinen Brief. Das Kind fragt die Mutter nach seinen Büchern. Şimdiye kadar benim en iyi arkadaşımdı. Çocuğa iyi bir lokanta soruyoruz. Birisi bugün seni ziyaret etmek istiyordu. Nach aslında «sonra» anlamına geliyordu. Er war bisher mein bester Freund. Çocuk anneye kitaplarını soruyor. emer <-Biri. Der Onkel fragt den Sohn nach den Noten. nach da e-haliyle kullanıldığı için bu kelime e-haline sokularak den Hausaufgaben şeklini almıştır. Einer spricht mit den Arbeitern. . Yani kendisine soru sorulan şahsı gösteren isim i-halinde bulunur. birisi* anlamına gelir. Wir fragen den Jungen nach einem guten Restaurant.

Mein Vater ist ein Kaufmann und h a t ein Büro in der Stadt. Mein zweiter Bruder ist zwölf J a h r e alt und geht in die Mittelschule. verbessere sie. So möchte ich auch von dir eine lange Antwort haben. den 21. Meine Haare und meine Augen sind braun. Wir sind sehr traurig. Einer ist sieben J a h r e alt und geht in die Volksschule. eine Mutter und zwei Brüder. Ich werde dir in meinem nächsten Brief ein Bild von mir schicken.4 — SELMA SCHREIBT E I N E N B R I E F AN INGES F R E U N D I N Selnia ist Zeyneps Freundin. So können wir gute Freundinnen werden.60 in. So gab sie mir deinen Namen und deine Adresse. Mein V a t e r heisst Bülent. lang. Zuerst werde ich dir von mir schreiben. Meine Brüder sind jünger als ich. E r heisst Yılmaz. Sie fragte alle Schüler nach ihren Hobbies und ihrem Alter. Zeynep und ihr Bruder Ahmet fahren mit ihr. E r heisst Levent. Kannst du mir auch ein Bild von dir schicken? Ich kenne Deutschland nicht gut. Sind deine Freundinnen so schön wie Inge? Wir lieben sie sehr. Leider habe ich im Moment kein Bild bei mir. Mit herzlichen Grüssen Selma Konuk . Unsere Wohnung liegt neben Zeyneps Haus. Sie verlässt aber die Türkei a m Ende dieses Monats. Ich mache viele Fehler. Bitte. Zeynep Çelikel ist in meiner Klasse.1968 Liebe Helga! Deine Freundin Inge brachte uns einige Adressen aus Deutschland. und meine Mutter heisst Leyla. Sie bekam von Inge eine Adresse und schrieb ihrer Brieffreundin den folgenden Brief: Yenidoğan. Mein Vater s a g t : «Bald wirst du in deinem Zimmer für dich und deine Bilder keinen Platz finden. Mein Deutsch ist nicht so gut. Sie hängen an den Wänden meines Zimmers. aber er ist ziemlich lang. Ich malte bisher 70 Bilder. Ich habe einen Vater. Ich bin in der dritten Klasse der Mittelschule in Yenidoğan. Wir kennen uns schon ein bisschen. Ich mache meine Hausaufgaben oft mit Zeynep zusammen. E r kauft und verkauft Autos.7. Du hast die gleichen Hobbies.» Das ist mein erster Brief. Ich bin fünfzehn J a h r e alt. Ich höre gern Musik und male Bilder. Ich bin 1.

Sen de aynı meraklara sahipsin. bir annem ve iki erkek kardeşim var.60 m. Zeynep Çelikel benim smıfımdadır. ve annemin adı Leyla'dır. Erkek kardeşlerim benden daha gençtir (küçüktür). ama oldukça uzun. E v ödevlerimi sıksık Zeynep'le birlikte yaparım. (almak istiyorum. Onun adı Levent'tir.» der. Müzik dinlemesini severim ve resim yaparım. Odamın duvarlarında asılıdırlar. Çok yanlış yapıyorum. Otomobil alır ve satar.) Kalpten selâmlarla Selma Konuk . Lütfen. Saçlarım ve gözlerim kahverengidir. Biri yedi yaşındadır ve ilkokula gidiyor. Onun adı Yılmaz'dır. Böylece ben de senden uzun bir cevap bekliyorum. 1.— 5 — SELMA I N G E ' N Î N ARKADAŞINA BÎR MEKTUP YAZIYOR Selma Zeynep'in arkadaşıdır. Babamın adı Bülent. Bu benim birinci mektubum. Zeynep ve erkek kardeşi A h m s t onunla gidiyorlar. Sana önce kendimden yazacağım. Artık birazcık birbirimizi tanıyoruz. Yenidoğan orta okulunun üçüncü sınıfmdayım.1968 Sevgili Helga! Arkadaşın Inge bize Almanya'dan birkaç adres getirdi. Ama bu ayın sonunda Türkiye'den ayrılıyor. Çok üzüntülüyüz. Evimiz Zeynep'in evinin yanındadır. 15 yaşındayım. Inge'den bir adres aldı ve mektup arkadaşına aşağıdaki mektubu yazdı: Yenidoğan. onları düzelt. Babam bir tüccardır ve şehirde bir bürosu vardır. Bir babam. Sen de bana bir resmini gönderebilir misin? Almanya'yı iyi tanımıyorum. Ne yazık ki şu anda yanımda hiç resim yok. İkinci kardeşim oniki yaşındadır ve ortaokula gidiyor. Böylece iyi arkadaş olabiliriz. 21. Almancam o kadar iyi değildir. Sana gelecek mektubumda bir resmimi göndereceğim. Babam: «Yakında odanda kendin ve resimlerin için hiç yer bulamayacaksın. boyundayım.7. Kız arkadaşların Inge k a d a r güzel mi? Onu çok seviyoruz. Şimdiye kadar 70 resim yaptım. Bütün öğrencilere meraklarını ve yaşlarını sordu. Böylece bana senin adını ve adresini verdi.

Sandalyeler neden yapılır? Burada çok kitap okunmaz. Bu bavul taşınamaz. Burada sekiz saat çalışılır. Man spricht hier Deutsch. » gibi takılarla sağlanmakta. Man darf hier rauchen. es) ile kullanılan şekli bundan sonra yer alır. Türkçede ise böyle bir kelime görülmemekte man'm cümleye verdiği anlam sondaki fiile eklenen «-lir. Cümle ortasında bulunuyorsa ması küçük harfle yazılır. Man kann diesen Koffer nicht tragen.6 — man «İstasyona buıadan gidilir. Burada Almanca konuşulur. Man kann diese Frage nicht beantworten. Burada tatlılar yenmez. . Görüldüğü gibi Almanca cümlelerde man bir şahıs gibi vazife görmekte. yani fiil edilgen şekle sokulmaktadır. cümlenin öznesi yerine geçmektedir.» gibi belirli bir öznesi olmayan. Bu dükkânda ne satılır? Çantalar deriden yapılır. Burada sigara içilebilir. Wann geht man in die Stadt? Was verkauft man in diesem Laden? Man macht die Mappen aus Leder. Man trinkt hier viel Bier. * Man kelimesinin tam bir Türkçe karşılığı yoktur. Man'ı «adam» anlamına gelen der Mann kelimesiyle karıştırmamak gerekir. Kapı açılamaz. Cümlenin anlamını genelleştirir. Kağıt tahtadan yapılır. -lir. Man arbeitet hier acht Stunden. Woraus macht man die Stühle? Man liest hier nicht viel Bücher. Man isst hier keine Süssspeisen.Bu kelime Almancada küçük yazılır. . Almancada cümlede bir özne gibi bulunur ve fiilin üçüncü tekil şahıs (er. Ne zaman şehre gidilir. Okunuşları aynı olmasına rağmen birbirleriyle hiçbir ilgileri yoktur. Burada çok bira içilir. genel bir anlam taşıyan ve fiili etken değil edilgen olan cümleler Almancada man Lman] kelimesi yardımıyla yapılır. Dolap açılabilir mi? Burada tanınıyoruz. Man kann die Tür nicht öffnen. sie. Bu soru cevaplandirilamaz. Kann man den Schrank öffnen? Man kennt uns hier.

Er Hess seinen Ball im Garten. Kann man ihm nicht helfen? Wir hörten unseren Hund bellen. Bir elbise yerine kendime bir şapka satın aldırıyorum. geben. Trotz seiner schlechten Noten arbeitet der Schüler nicht. Küçük kız kardeşim yazmayı öğreniyor. Das Kind sieht seine Tante kommen Çocuk teyzesinin geldiğini görüyor ve ona koşuyor. Wir lassen unser Radio reparieren. Bu zor bir çalıştırmadır. Radyomuzu tamir ettiriyoruz. Niçin burada gazete(ler) satılmıyor? Nerede sigara satılır? Bir piknik yapalım! Caddede otomobillerin gittiği görülüyor. Topunu bahçede bıraktı. Biraz daha tereyağ almak ister misiniz ? Bizde çok tereyağ yenir. Ona yardım edilemez mi? Köpeğimizin havladığını duyduk.__ 7 — CÜMLELER ve SORULAR Möchten Sie noch etwas Butter nehmen? Man isst bei uns viel Butter. Ich lasse mir statt eines Anzugs einen Hut kaufen. Ich möchte mit dir kommen. und läuft zu ihr. Seninle gelmek istiyorum. Kannst du deine Bücher hier lassen? Dein Vater soll zu mir kommen. Kitaplarını burada bırakabilir misin? Baban bana gelmeli. Meine kleine Schwester lernt schreiben. Der Gast möchte statt Wein etwas Misafir şarap yerine biraz bira içmek istiyor. Birçok yanlış yapıldı. Darf ich meine Mappe hier lassen? Çantamı burada bırakabilir miyim? Er soll uns jeden Tag fünfzig Liras Hergün bize elli lira vermelidir. Kötü notlarına rağmen öğrenci çalışmıyor. Das ist eine schwere Übung. Man machte viele Fehler. . Bier trinken. Warum verkauft man hier keine Zeitungen? Wo verkauft man Zigaretten? Lasst uns einen Ausflug machen! Auf der Strasse sieht man Autos fahren.

Hepsi bir gruba dahildir.körnten wollen müssen dürfen sollen mögen lassen sehen hören fernen gehen helfen Yukarıdaki bu yardımcı fiillerin cümle içindeki kullanılışları aynıdır. .

9 — Trotz billig Preis kaufte der Mann das Buch nicht. 3 — Werdet ihr den Kindern eine Geschichte erzählen? 4 — Erzählt ihr den Kindern eine Geschichte? 5 — Erzähltet ihr den Kindern eine Geschichte? 6 — Wir hatten gestern keinen Unterricht. 11 — Statt ein Zeitung kaufe ich eine Illustrierte. — Şimdiye kadar bir tane traktör gördüm. 4 — Man geh in unser Dorf früh ins Bett. C — Hasta bacaklarına rağmen çabuk koşabiliyor. 9 — Woraus macht man Bier? 10 — Ich setzte meinen Sohn auf den Stuhl. K — Öğretmen ev ödevlerini soruyor. M — Çocuklara bir hikâye mi anlatıyorsunuz? . 1 — Wegen mein krank Bein kann ich nicht schnell laufen. 8 — Wir blieb trotz des schlecht Wetter nicht zu Hause. 7 — Mein Bruder musste gestern sehr früh aufstehen. 14 — Dies Fahrrad kaufe ich für mein klein Sohn. F — Öğrenci büyük bir oda kiralıyor. G — Birazcık vaktin var mı? H — Çocuklara bir hikâye mi anlatacaksınız ? İ — Babam dün çalışmadı. 11 — Mein Sohn sass auf dem Stuhl. B Listesi A — Bira neden yapılır? B — Dün dersimiz yoktu. 8 — Meine alte Tante hatte eine schwere Krankheit. 2 — Mein Vater arbeitete gestern nicht. 12 — Während Essens darf man nicht rauchen. 5 — Nach Frühstück möchten wir trotz kalten Wetters einen Ausflug machen. D — Yaşlı teyzemin ağır bir hastalığı vardı. 13 — Der Schüler lernt während Unterrichts mehr als Hause.Almanca ders : 72 Test 36 İMTİHAN 7 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. 6 — Mein Onkel kann wegen sein Krankheit nicht kommen. 10 — Ich brachte statt mein Buch mein Heft mit. E — Oğlum sandalyenin üstünde oturuyordu. 2 — Statt ein Autos wollte der Bauer lieber ein Traktor kaufen. 15 — Unser Haus liegt ausserhalb Dorf B A Listesi 1 — Der Student mietet ein grosses Zimmer. 3 — Innerhalb ein Woche sollst mir das zurückbringen. 7 — Die Läden waren wegen Feiertage geschlossen.

. 15 — Hast du ein bisschen Zeit? N — Erkek kardeşim dün çok erken kalkmaya mecburdu. R — Çocuklara bir hikâye mi anlattınız? S — Şimdiye kadar hiç traktör görmedim. K — Er sollte einen neuen Bleistift kaufen. 14 — Bisher sah ich keinen Traktor. 7 — Benim masam senin masan kadar büyüktür. M — Mein Tisch ist grösser als dein Tisch. 5 — Biraz daha ekmek almak is• ter misiniz? 6 — Benim masam senin masandan daha büyüktür. 8 — Yeni elbisemi giydim ve sinemaya gittim. H — Wir wohnen im letzten Haus. 12 — O yeni bir kalem satın almaya mecbur oldu. çünkü kalemi yoktu.12 — Er kann wegen seiner kranken Beine nicht schnell laufen. O — Oğlumu sandalyenin üstüne oturttum. Der alte Lehrer erinnerte an B — uns nicht. N — Der alte Lehrer konnte sich an uns nicht erinnern. 34 — Burada ekmek nerede satılır? B Listesi A — Diese Äpfel schmeckten meinem Onkel' sehr. C — Der Schüler verlor seinen Bleistift. 9 — Çiftçiler traktöre bindiler ve köye gittiler. İ — Das Mädchen hatte einen Eimer und eine Mappe. 11 — Öğrenci kalemini kaybetti. 13 — O yeni bir kalem satın aldı. A Listesi 1 — Kızınız niçin evde değildi? 2 — Kızın bir kovası ve bir çantası vardı. E — Wo verkauft man hier Brot? F — Warum war ihre Tochter nicht zu Hause? G — Diese Äpfel gefielen meinem Onkel sehr. D — Mein Tisch ist so gross wie dein Tisch. 4 — İhtiyar öğretmen bizi hatırlayamadı. P — Hasta bacaklarından dolayı çabuk koşamıyor. 3 — Gelecek sefer seninle daha uzun konuşacağız. O — Die Bauern stiegen in den Traktor ein und fuhren ins Dorf. 10 — Bu elmalar amcamın çok hoşuna gitti. L — Er musste einen neuen Bleistift kaufen. 13 — Der Lehrer fragt nach den Hausaufgaben.

seiner. Wor (von. in) macht man Käse? Der Sohn unseres Nachbarn ist ein (berühmt. standen) wir sehr früh auf. 1 2 3 4 5 — — — — — Trotz (meinem. Man (spricht. Zeit. lasst. 2 — Baba kahve pişirtiyor. Sadece bu kelimeyi cevap olarak yazınız. ich. kann) ihn nichts fragen. schwer) Krankheit kam er mit uns. 1 — trotz 2 — während trotz (wegen) 8 — statt I — C 2 — F 3 — H 1 — D 2 — H 3 — L 3 — 9 — 4 — 4— wegen 4 — statt 5 — innerhalb 6 — wegen 10 — innerhalb K 5 — İ 6 — G 7 — D 8-r-A B 5 — G 6 — A 7— t 8 — F 6 — 7 — 8 — 9 — 10 — . am berühmtesten) Arzt. denn er hatte keinen Bleistift R — Möchten Sie no«h etwas Brol nehmen? S — Ich zog meinen neuen Anzug an und ging ins Kino. dich. aus. C. Wie macht (der Mann. P — Er kaufte einen neuen Bleistift. sich) noch an uns erinnern? Seit (was. Kannst du (mich.15 — Biz sonuncu evde oturuyoruz. B. wann) bist du in der Türkei? Vor zwei Jahren (aufstanden. Test 35'in yapılmış şekli A. man) das? F Aşağıdaki cümleleri Almancaya çeviriniz: 1 — Bu yüzükler altından yapıldı. Du kannst dich mit diesem Handtuch (abtrocknetest. 3 — İhtiyar adamın binmesine yardım ettim. der. abtrocknen. dieses) schlechten Wetters will ich in die Schule gehen. berühmter. trocknen ab) Trotz (meines. T — Wir werden mit dir nächstes Mal noch länger sprechen. steht. D Her cümledeki boş bırakılan yeri parantezin içindeki kelimelerin uygun olanıyla tamamlayınız.

er. en . kleben klebte klebtest klebte klebten klebtet klebten îmtihan 6'nın yapılmış şekli I — en. es wir ihr sie. lieben liebte liebtest liebte liebten liebtet liebten . em 9 — so. Sie kam kamst kam kamen kamt kamen zurück zurück zurück zurück zurück zurück ich du er. en 12 — am 13 — im 14 — sich. sie. Sie wartete wartetest wartete warteten wartetet warteten ich du er. als. er 6 — e. en (e). 6 — zeichnete 7 — putzte 8 — klopfte 9 — verwendete (verwandte) 10 — kämpfte a. en 5 — die. Sie b. er 3 — yok 4 — em. en 15 — em. 2 — e. mich 7 — die (seine) 8 — das.zu 1 .H 8 — L 9 — A 10 — C 1_H 2 —M 3 —G 4 — L 5 — B 6 —C 7 — F 8 —K 9 _ D 10 — N l _ b 2 — c 3—d 5 — c 6 — b 7 — a 8 — c 9 — d 10 — b 1 — spielte 2 — machten 3 — öffnetest 4 — kochte 5 — beantworteten. sie.F 2 K 3 — î (veya M) 4 — F 5 — G 6 — D I . es wir ihr sie. es wir ihr sie. Sie h. warten ich du er. zurückkommen ich du er.a. als. wie 10 — s. sie. sie. des I I — en. es wir ihr sie. er. es.

Es regnete. Er schrieb seinen Namen. Es wird regnen. Es regnet. . Yağmur yağacak.1 Mı m ml I UJ [11 pw I •İMİ 73 Corresponörncf 3n$titim ALMANCA DERSLERİ L E H R S T Ü C K DREIUNDSIEBZIG CÜMLELER Aşağıda gelecek zaman. Yağmur yağdı. Adını yazacak. yani In> perfekt halinde bulunan cümleler verilmiştir. Adını yazdı. Yağmur yağıyor. Er schreibt seinen Namen. Adını yazıyor. Bunları birbirleriyle karşılaştırarak inceleyiniz. JjS Er wird seinen Namen schreiben. şimdiki zaman ve geçmiş zaman.

Baba komik bir kitap okuyor. . Ali bira içiyor. Baba komik bir kitap okuyacak. Ali trank Bier. Ali wird Bier trinken.(I «=~£r*^=. Pastayı yiyecek. iSPtr^sö-4H % ^ i—>—~^^~^ JL^~? Er zeichnet ein Bild. Baba komik bir kitap okudu. Pastayı yedi. tLuıınî) Sie wird den Kuchen essen. Bir resim çizdi. Ali trinkt Bier. Ali bira içti. Bir resim çimecek. Bir resim çiziyor. Er zeichnete ein Bild. _JBL Wm Sie ass den Kuchen. Ali bira içecek. Der Vater liest ein lustiges Buch. Er wird ein Bild zeichnen. Pastayı yiyor. •§ jk_ ^M Sie isst den Kuchen. Der Vater wird ein lustiges Buch lesen. Der Vater las ein lustiges Buch.

Pencereyi temizleyecek. Er wird von dem Baum fallen. 1 j Er fällt von dem Baum. Sie reinigt das Fenster. Hatice wusch die Teller. Otomobili tamir edecek.yetmişüçüncü ders _ 3 — Sie wird das Fenster reinigen. Ağaçtan düşecek. Hatice tabakları yıkayacak. Er repariert das Auto. Ağaçtan düşüyor. Pencereyi temizledi. Otomobili tamir ediyor. . Ağaçtan düştü. Hatice tabaklan yıkıyor. Er fiel von dem Baum. Otomobili tamir etti. Hatice tabakları yıkadı. f/ 1 Hatice wird die Teller waschen. Sie reinigte das Fenster. Er reparierte das Auto. Pencereyi temizliyor. Er wird das Auto reparieren. Hatice wäscht die Teller.

hayat das Pfeifen ıslık çalma das Kufen çağırma das Schreiben yazma. dinleme das Kochen yemek pişirme . Fiilden türetilen bütün isimlerin artikeli BAS'dır. Burada. öğrendiğimiz her fiilden isim türetilemeyeceğini hatırlatalım. Bunun için fiil aynen hiç değiştirilmeden alınır. das Leben (yaşama). dinlemek kochen yemek pişirmek leben yaşamak pfeifen ıslık çalmak rufen çağırmak schreiben yazmak trinken içmek weinen ağlamak das Bellen havlama das Fahren gitme das Hören duyma. bellen havlamak fahren gitmek hören duymak._ 4 — FİİLDEN İSİM YAPMA Almancada fiillerden çok kolay bir şekilde isim yapılır. yazı das Trinken içme das Weinen ağlama Fiilden türetilen isimler çoğulda hiçbir takı almazlar. . Diğer isimler gibi sadece artikelleri die olur. Yalnız isim olduğu için Almancadaki diğer isimler gibi ilk harf büyük yazılır.

Der Vater hört das Weinen des Mädchens.5 — Ich höre das Rufen der Mutter.resimcik das Tischlein.masacik das Briefchen. Baba kızın ağlamasını duyuyor. KÜÇÜLTME İsimlerin sonuna bazı takılar takarak bunları anlam bakımından küçültebiliriz. Türkçede böyle anlam bakımından bir küçültmeyi isimlere «-cik» veya «-ceğiz» ekleyerek elde ederiz. Almancada ise bu. Erkek kardeşim içmeyi bırakmak istemiyor. Der Lehrer hört das Singen der Schüler.çatalcık . Bu takıları alan isimlerin artikeli değişerek das olur. Annenin çağırmasını duyuyorum. Öğretmen öğrencilerin şarkı söylemesini duyuyor.yatakcik das Gabelchen. Köpeğimizin havlaması heryerden duyulur.' pencerecik das Bettiein. Mein Bruder will das Trinken nicht lassen. das Bild resim der Tisch masa der Brief mektup das Fenster pencere das Bett yatak die Gabel çatal das Büdchen. Çocuk arkadaşının ıslık çalmasını duyuyor. isimlerin sonuna -lein veya -chen takılarını eklemek suretiyle sağlanır. Der Junge hört das Pfeifen seines Freundes.das Brieflein mektupcuk das Fensterchen. Das Bellen unseres Hundes hört man überall.

Yukarıdaki örneklerde de bazen -lein. Bildiğimiz gibi sadece artikelleri die olur. das Heftchen deftercik das Tischlein masacık das Bettchen yatakcik die Heftchen deftercikler die Tischlein masaciklar die Bettchen yatakciklar Bazı isimler «küçültmeye» tabi tutulurken içlerindeki sesli harf nokta alır. Çoğulda da böyle bir durumla karşılaşmıştık.Görüldüğü gibi ismin artikeli ne olursa olsun küçültmeye tabi tutulunca muhakkak das artikelini alır.» Bu şekilde «küçültülmüş» isimler çoğulda hiçbir takı almazlar.elcik das Dörfchen.ağaççık das Häuschen. Çoğul hale getirilirken sesli harfleri nokta alan isimler küçültmeye tabi tutulurken gene aynı şekilde noktalanırlar. Tekili die Hand' el das Dorf köy das Buch kitap der Baum ağaç das Haus 'ev Çoğulu die Hände eller die Dörfer köyler die Bücher kitaplar die Bäume ağaçlar die Häuser evler Küçültülmüşü das Händchen. Ama -lein ekleyerek «küçülttüğümüz» bir ismi -chen ekleyerek de «küçültebilirdik.kitapcik das Bäumchen. bazen de -chen takısını kullandık. Belirttiğimiz -lein veya -ehem eklerinden ikisi de kullanılabilir.köycük das Büchlein. yani bir ismi -lein veya -chen takılarmdan birisini eklemek suretiyle anlam bakımından küçültebiliriz.eveik .

Sie haben hier auch einen Radioapparat. treten Sie ein! Ich zeige es Ihnen.Gehen Sie durch diese Tür. Am Fenster steht der Schreibtisch. Bu durum çoğunlukla sesli harfleri nokta alan isimlerde görülür. Sie haben dort auch genug Platz für Ihre Wäsche. . E r heizt das Zimmer sehr gut._ 7 — Bazı isimlerde ise «küçültme» yapılırken bir hece veya harf düşmesi olur. Das Zimmer ist sehr schön. Dort hinten stehen ein Sofa. bitte! Hier ist es! Hier rechts an der Wand ist das Bett mit dem Nachttisch.buruncuk Böyle «küçültülmüş» isimler cümle içinde aynı diğer isimler gibi kullanılır.kuşcuk. sondern zum Garten. Ihre Kleider können Sie in diesen Schrank hängen. Das Zinnner ist sehr ruhig.bahçecik das Näschen. Ist das Zimmer noch freif Kann ich es sehen? Hausfrau: Bitte.lâmbacık das Vöglein. . Aber dort steht ein Ofen. Sie können also auch Radio hören. Student: Haben Sie auch Zentralheizung? Hausfrau: Leider nicht. ein Sessel und ein Tisch. denn ich stelle noch eine Stehlampe in die Ecke. kuşcağız das Gärtchen. Das Fenster geht nicht zur Strasse. Sie können abends dort bequem sitzen und lesen. Student: Ist dieser Schrank dort ein Kleiderschrank? Hausfrau: Ja. Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht ZIMMER ZU VERMIETEN Student: Guten Tag! Sie haben ein Zimmer zu vermieten. die Lampe lamba der Vogel kuş der Garten bahçe die Nase burun das Lämpchen.

Meine Putzfrau kommt täglich und räumt das Zimmer auf. Orada çamaşırlarınız için de yeteri kadar yer var. Akşamları orada rahatça oturabilir ve okuyabilirsiniz. Ich miete das Zimmer und zahle die Miete sofort. Burada bir radyonuz da var. Ich bin allein in der Wohnung. Odayı kiralıyorum ve kirayı hemen ödüyorum. . Pencerenin önünde yazı masası duruyor. Pencere caddeye değil. Yani banyo hemen hemen daima boştur (serbesttir). auch kelimelerinin kullanıldığı yerleri inceleyiniz.Bu kapıdan geçiniz. lütfen! tşte burası! Komodinle yatak şurada sağda duvar kenarındadır. Evde yalnızım. Öğrenci: Bu çok değildir. das Zimmer gefällt mit. O odayı ısıtıyor. elbiselerinizi bu dolaba asabilirsiniz. Orada arkada bir kanape. Student: Gut.Auf Wiedersehen! KİRALIK ODA Öğrenci: Günaydın! Kiralık bir odanız var. Oda çok sakindir. bahçeye açılır (bakar).— 8 — Student: Und wo ist das Waschbecken? Hausfrau: Zum Waschen können Sie ins Bad gehen. Ev hanımı: Teşekkür ederim! Kontrat burada! . içeri giriniz! Size göstereyim. Öğrenci: îyi. Ayda fiyatı ne kadardır? Ev hanımı: Kira yüksek değildir. Hausfrau: Danke! Hier ist die Quittung. Oda çok güzeldir. Ama orada bir soba duruyor. bir koltuk ve bir masa duruyor. . Sie bezahlen im Monat für das Zimmer mit Heizung nur 85 Mark. Student: Das ist nicht viel. Yani radyo da dinleyebilirsiniz. Oda için ısıtma (yakacak) ile birlikte (dahil) sadece 85 Mark ödersiniz. Ich hole jetzt meine Koffer vom Bahnhof. Öğrenci: Oradaki bu dolap bir elbise dolabı (gardrop) mıdır? Ev hanımı: Evet. Şimdi bavullarımı istasyondan alayım.Güle güle! Yukarıdaki konuşmada also. oda hoşuma gidiyor. . Temizlikçi kadınım hergün gelir ve odayı toplar. Öğrenci: Lavoba nerededir? Ev hanımı: Yıkanmaya banyoya gidebilirsiniz. Öğrenci: Kaloriferiniz de var mı? Ev hanımı: Maalesef hayır. Das Bad ist also fast immer frei. Oda hâlâ boş mu? Onu görebilir miyim? Ev hanımı: Lütfen. Was kostet es im Monat? Hausfrau: Die Miete ist nicht hoch. çünkü köşeye bir ayaklı lâmba daha koyarım.

I t M uM 74 ı pil (orwsponpfiift 3nstiiuu | ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK VIERUNDSIEBZIG Öğrenilecek kelimeler also [alzo] der Alte.n [alte] der Apparate [apara:t] yani. şu halde eine Aufnahme yaşlı machen alet [ayne aufna:me manen] resim çekmek .

) die Mün2».n bozuk para toplamak..en düğün der Tanz. eelbise dolabı.« yazı masası hür das Glück Lglük] şans...en fallen [fallen] düşmek [kvittung] fallen'in Imp. mutluluk Lşraybtiş] bağırmak das Glücksgeld.e [tants] dans [hohtsayt] dans etmek der Kleiderschrank._ 2 — madeni para. tanzen ]tantsen[ vermieten [fermi:tenjkiraya vermek [klayderşrank] (gardrop) die Wäsche. boş.n [zessel] koltuk [gurten ta:g] hemen sofort [zofort] heizen [haytsen] ısıtmak ayaklı lamba die Stehlampe.e temizlikçi kadın die Putzfrau. daha çok «sadece» anlamına gelir ve «tek başına. evi.s.n [eke] köşe kontrat die Quittung.n [veşe] çamaşır küssen [küssen] öpmek der Waschbecken.« radyo die Farbe... yalnız» bulunmayı gösterir.er uğur parası schreien [şrayen] schreien'in [glüksgeld] schrie [gri:] Imp..i Guten Tag! Günaydın! der Sessel.e bequem [bekve:m] rahat.n [mitte] orta aufräumen (*) [aufroymen] AÇIKLAMALAR allein nur Daha önceki derslerde her ikisini de «yalnız» olarak Türkçeye çevirdiğimiz bu iki kelime arasında önemli bir fark vardır. (odayı.e fotoğraf makinesi köy meydanı [fotoappara:t] der Dorfsplatz.n [färbe] renk [radyoappara:t] serbest. Nur. frei [fray] der Schreibtisch.lavabo.e [braut] gelin der Photoapparat. rahatça [nahttiş] die Braut. Allein ise «yalnız» şeklinde Türkçeye çevrilebilir ve «tek başına. günlük täglich [te:glih] die Hochzeit. ne [vaşbeken] yazık ki die Zentralheizung. v. [müntse] komodin temizlemek der Nacnttisch.en [dorfsplats] [putsfrau] die Ecke. küvet leider [layder] maalesef.en kalorifer die Miete..i fiel [fi:l] der Radioapparat. yalnız» bulunmayı göstermez.n die Heizungen ısıtma [şte:lampe] [haytsung] (kalorifer) her gün.n [mi:te] kira [tsentra :lhaytsung] die Mitte. ..

Ein Mädchen . Sadece (yalnız) iki topumuz var. ayrılabilen bir fiildir. Mein Bruder lebt allein. räumen ise özneye göre çekimlenerek cümledeki yerini alır. Der Gast sass allein im Zimmer. HOCHZEIT IM DORFE Vor zwei Wochen fuhren die Oelikels und Inge zu einer Hochzeit in einem Nachbardorf. Dersin sonunda çekimini bulacaksınız. Altında Imperfekti verilmiştir. okula gidebiliyor. Bauernhof. Sie sahen die Celikels und führten sie zum Haus der Braut. Öndeki auf kelimesi cümlenin en sonuna gider. Sie sass mit den Frauen und Mädchen aus dem Dorf. Ayrıca fallen düzensiz bir fiildir. Kleine Münzen gibi şekillerde kullanılırsa «bozuk para» şeklinde de Türkçeye çevrilebilir. Wir haben nur zwei Bälle. Der Bauer wohnt allein in seinem Çiftçi çiftliğinde yalnız oturuyor. Die Braut und ihre Mutter dankten ihnen. Bana sadece (yalnız) bir lira vereceksin. Erkek kardeşim yalnız yaşıyor. Sie sahen viele Männer auf dem Dorfsplatz sitzen. Aufräumen. Der Lehrer sah nur mich. Öğretmen sadece beni gördü. Sie legten etwas Geld auf den Tisch neben dem Stuhl der Braut. Ich habe nur einen Bruder. Die Braut sah die Çelikels. die Münze Genellikle «madeni para» anlamına gelir.yetmişdördüncü ders Sadece (yalnız) bir erkek kardeşim var. Fallen fiilinin çekimi şimdiki zamanda özel bir durum gösterir. Misafir odada yalnız oturdu. Das kleine Kind kann allein in Küçük çocuk yalnız (tek başına) die Schule gehen. stand auf und küsste Hasan Bieys und Fatma Hanuns Hände. Düzenli bir fiildir. Du musst mir nur ein Lira geben. Die Braut sass in der Mitte des Zimmers.

nimm eine Münze! Sie wird dir viel Glück bringen. Sie schrieen und lachten dabei. Wieviel Münzen habt ihr? Zeynep antwortete: «Ich habe zwei Münzen. und deine Hochzeit wird früher als meine Hochzeit sein.» Einer rief plötzlich: «Die Braut kommt! Die Braut kommt!» Alle liefen vor die Tür. Dann zeigten sie den Çelikels und Inge die Kleider der Braut. Inge hatte einen Photoapparat.» «Danke!» sagte Inge und legte ihr Glücksgeld in ihre Tasche. «Es gehört der Braut. Jeder wollte eine Münze haben.» Alle lachten und Zeynep sagte: «Dein Mamı wird reicher als mein Mann sein. Die Alten sassen unter den Bäumen und tranken «şerbet». KÖYDE DÜĞÜN iki hafta önce Çelikeller ve Inge komşu bir köydeki bir düğüne git- . Aber ich werde Inge eine Münze geben. Einer warf kleine Münzen. Man sagt so. «Nach den Tänzen wird ihr Vater sie mit diesem Pferd zu ihrer neuen Wohnung führen. «Şerbet» schmeckte Inge sehr. Nach fünf Minuten führte der Vater der Braut sie zu ihrer neuen Wohnung. Die Kleider waren sehr bunt.— 4 — brachte ihnen «şerbet» und sie alle tranken es. sie gaben ihr noch ein Glas davon. Sie machte viele Aufnahmen. Auf dem Dorfsplazt sahen . Alle werden jetzt kleine Münzen werfen. «Wessen Pferd ist das?» fragte Inge Zeynep. Vor dem Haus der Braut stand ein weisses Pferd.» Inge lachte und sagte: «Ich will dein Glücksgeld nicht haben.sie die jungen Männer des Dorfes tanzen. Sie hatten wunderbare Farben. denn ich fand vier Münzen. Auf dem Rückweg sagte Ahmet: «Ich habe nur eine Münze.» antwortete Zeynep.

«Bu kimin atıdır?» diye sordu İnge Zeynep'e.» Birisi birden bağırdı: «Gelin geliyor! Gelin geliyor!» Herkes kapımn önüne koştu. Köyden hanımlarla ve kızlarla birlikte oturuyordu. «O geline aittir. Bir para al! Sana çok şans getirecek. İnge'nin bir fotoğraf makinesi vardı. Gelinin evinin önünde beyaz bir at duruyordu. «Danslardan sonra babası onu bu atla yeni evine götürecek. Birçok resim çekti. «Teşekkür ederim!» dedi İnge ve uğur parasını çantasına koydu. Böyle denir.» İnge güldü ve: «Senin uğur paranı istemiyorum. Beş dakika sonra gelinin babası onu yeni evine götürdü. Herkes bir para almak istiyordu. Sizin kaç tane paranız var?» dedi. Elbiseler çok renkliydi. Sonra Çelikellere ve înge'ye gelinin elbiselerini gösterdiler.— 5 — tiler. Herkes şimdi bozuk (küçük) paralar atacak. çünkü dört tane para buldum.» diye cevap verdi Zeynep. Onlar Çelikelleri gördüler ve onları gelinin evine götürdüler. Dönüş yolunda (dönerken) Ahmet: «Sadece bir param var. Köy meydanında köyün genç erkeklerinin dans ettiğini gördüler. Gelin Çelikelleri gördü. Yaşlılar ağaçların altında oturuyor ve şerbet içiyorlardı. ayağa kalktı ve Hasan Beyin ve Fatma Hanımın ellerini öptü.» dedi. Bu arada bağırıyor ve gülüyorlardı. Bir kız onlara şerbet getirdi ve hepsi onu içtiler. Gelin odanın ortasında oturuyordu. Hepsi güldüler ve Zeynep: «Senin kocan benim kocamdan daha zengin olacak ve senin düğünün benim düğünümden daha erken olacak. Gelinin sandalyesinin yanındaki masaya biraz para koydular. Gelin ve annesi onlara teşekkür ettiler. Şerbet İnge'nin çok hoşuna gitti. Köy meydanında birçok adamların oturduğunu gördüler. Zeynep cevap verdi: «İki param var. Ama înge'ye bir para vereceğim.» dedi. ona ondan bir bardak daha verdiler. Birisi küçük paralar attı. Şahane renkleri vardı. .

Geline biraz para verdiler. Gelin odanın ortasında oturuyordu. çünkü bu resimleri Almanya'ya göndermek istiyor. Sie trank noch ein Glas. Onlara gelinin elbiselerini gösterdiler. . denn sie will diese Bilder nach Deutschland schicken. Was gaben die Çelikels der Braut? Sie gaben der Braut etwas Geld. denn «şerbet» schmeckte ihr sehr. Bir bardak daha içti. Gelinin elbiseleri nasıldı? Çok renkliydiler. Wessen Kleider zeigten sie den Çelikels? Çelikellere kimin elbiselerini gösterdiler? Warum machte Inge viele Aufnahmen? Inge niçin çok resim çekti? Sie zeigten Ihnen die Kleider der Braut. Sie gingen zu einer Hochzeit. çünkü şerbet çok hoşuna gitti. Inge machte viele Aufnahmen. Die Braut sass in der Mitte des Ziiamers. Sie sass mit den Frauen und Mädchen. İnge çok resim çekti. Hanımlarla ve kızlarla oturuyordu. Çelikeller geline ne verdiler? Was tranken sie? Ne içtiler? Warum trank Inge noch ein Glas «şerbet» ? Inge niçin bir bardak gerbet daha içti? Sie tranken «şerbet»._ 6 — METÎN HAKKINDA SORULAR VE CEVAPLARI Wo war die Hochzeit? Düğün neredeydi? Wohin gingen die Çelikels und Inge? Çelikeller ve Inge nereye gittiler? Wo sass die Braut? Galin nerede oturuyordu? Mit wem sass die Braut? Gelin kiminle oturuyordu? Die Hochzeit war in einem Nachbardorf. Bir düğüne gittiler. Düğün komşu bir köydeydi. Şerbet içtiler. Wie waren die Kleider der Braut? Sie waren sehr bunt.

Sie legte ihr Glücksgeld in ihre Tasche. Bir para almak istiyorlardı. Man sagt. Wieviel Münzen hatte Inge? Inge'nin kaç tane parası vardı? Warum wollte Inge Zeyneps Glücksgeld nicht haben? Inge niçin Zeynep'in uğur parasını almak istemiyordu? Was sagt man über die Glücksgelder? Uğur paraları hakkında ne denir Wohin legte Inge ihr Glücksgeld? Inge uğur parasını nereye koydu? Inge hatte vier Münzen. denn sie fand vier Münzen. tiler? . Çok şans getiriyorlar. o Inge'nin elini öpmedi. denn diese Münzen bringen viel men Niçin bir para almak istiyorlardı? Glück. Warum wollten sie eine Münze neh.— 7 — Was machten die jungen Männer? Sie tanzten auf dem Dorfsplatz. Genç erkekler ne yapıyorlardı? Köy meydanında dans ediyorlardı. Ihr Vater führte sie zu ihrer neuen Wohnung.Sie wollten eine Münze nehmen. Beyaz at geline aitti. Sie fuhren mit ihrem Jeep zum Womit fuhren die Çelikels zum Nachbardorf? Nachbardorf. Man warf kleine Münzen. Inge wollte sie nicht haben. Küçük paralar atıldı. sie küsste Inges Hand nicht. Sie gingen zur Hochzeit vor zwei Wann gingen die Çelikels zur Hochzeit? Wochen Çelikeller ne zaman düğüne git. Wem gehörte das weisse Pferd? Beyaz at kime aitti? Was warf man? Ne atıldı? Wer führte die Braut zu ihrer neuen Wohnung? Gelini kim yeni evine götürdü? Das weisse Pferd gehörte der Braut.Cipleriyle komşu köyle gittiler. Inge onları almak istemiyordu. Hayır. çünkü bu paralar çok şans getirirler. tiler? Küsste die Brau Inges Hand? Gelin Inge'nin elini öptü mü? Nein. Inge'nin dört parası vardı. Uğur parasını çantasına koydu. denir.Düğüne iki hafta önce gittiler. Babası onu yeni evine götürdü. çünkü dört para buldu. sie bringen viel Glück. Çelikeller komşu köye neyle git.

es wir ihr sie Sie fallen falle fällst fällt fallen fallt fallen falten . das Hemd gömlek die Tür kapı der Hund köpek das Hemdîein. Bu takıların Türkçe karşılığı genellikle gene ismin sonuna eklenen «-ceğiz» dir. Isesli harfleri nokta alır.kapıcık das Hündchen.köpekcik Görüldüğü gibi bazı isimlerin küçültmesi yapılırken. schreien bağırmak laufen koşmak lachen gülmek das Schreien. sie.koşma das Lachen. \ ÖZEL FİİL ÇEKİMLERİ ich du er.gülme İsimlerin sonlarına -lein veya -chen takıları ekleyerek anlam bakımından küçültebiliriz. Böyle «küçültülmüş» isimler daima das artikelini alır.— 8 — Fiillerin ilk harflerini büyük yazıp önlerine das artikelini getirerek bunlardan isim türetebiliriz.bağırma das Laufen.gömlekeik das Türchen.

Einer soll mir helfen. Hündchen. 8 — kannst du das nicht machen. C -— Bunu yalnız taşıyabilirim. denn ich habe ein Buch.Almanca ders : 74 TEST 37 A Boş bırakılan yerlere nur veya allein koyunuz. aber die Autos karnı er nicht sehen. 3 — Der Junge machte den Spaziergang allein. A B C D B Listesi Ein grosses Buch ist ein Büchlein. 4 — Hasan kann mit uns kommen. Man hört das Lachen meines Vaters überall. E — Yaşlı adamın bağırması duyu5 — Ich kann das nicht allein luyor. H — Yaşlı adamın bağırması duyuldu. . tragen. 2 — Nachts hören wir das Bellen B — Küçük bir köpek bir köpekciktir. alten Mannes. ] — Ich kann dir kein Buch geben. 7 — E r sieht die Bäume. D — Adam yaşlı adamın bağırması4 — Man hört das Schreien des nı duyuyor. A Listesi 1 — Küçük kızın ağlamasını duydunuz mu? 2 — Küçük bir kitap bir kitapçıktır. Die Kinder hören das Rufen ihrer Mutter. Ein kleines Buch ist ein Büchlein. denn sein Freund kam nicht. alten Mannes. 3 — Bu masacıklar sana mı ait? 4 — Çocuklar annelerinin çağırmasını duyuyorlar. Lass mich dir helfen. 5 — Die anderen Schüler müssen gehen. der Hunde. Biri3 — Man hörte das Schreien des si bana yardım etmesin. 9 — Dieser1 Schüler macht seine Hausaufgaben immer 10 — Ich sehe dort einen Stuhl. P — Geceleri köpeklerin havlamalarını duyarız. Birisi bana yardım etsin. B A Listesi B Listesi A — Adam ihtiyar adamın bağırma1 — Ein kleiner Hund ist ein sını duydu. 2 — Der Lehrer hat einen Sohn. 6 — Wir sahen bis jetzt Deutschland. G — Bunu yalnız taşıyamam.

Die Putzfrau aufte die Zimmer räumen und gind. Die Putzfrau räumte die Zimmer auf unid ging. a. Wir haben in unserem Dorf nur eine Schule. Su burada temizdir. Die Putzfrau aufräumt die Zimmer und ging. Wir haben in unserem Dorf allein eine Schule. Man hörte das Schreien meines Onkels überall. c. . 3 — Birisi odanın içine bir top attı. Man hört Schreien meines Onkels überall. b. d. b. d. Einer warf ins Zimmer einen Ball. b. Man hörte das Schreien des Onkels überal. a. Man warf in das Zimsmler einen Ball. a. F — Hörtet ihr das Weinen des kleinen Mädchens? G — Gehören diese Tischlein dir? D Aşağıda verilen Türkçe cümlelerin altındaki dört şıktan hangisinin o cümlenin karşılığı olduğunu bulunuz. c. 2 — Bu elbise dolabım annem satın aldırdı.5 — Babamın gülmesi her yerden E — Gehören diese Tischleine dir? duyulur. Wir hatten in unserem Dorf nur eine Schule. a. F Aşağıdaki cümleleri Almancaya çeviriniz. 1 — Hizmetçi kıza odamı toplattırdım. d. d. c. 2 — Bizim köyde sadece bir okul vardır. Wir haben in unserem Dorf nur unsere Schule. 3 — Burada yıkanılabilir. Mam warf ins Zimmer einen Ball. 4 — Temizlikçi kadın odaları topladı ve gitti. b. c. 1 — Amcamın bağırması heryerden duyulurdu. Einer wirft in das Zimmer einen Ball. Der Mann hörte das Schreien meines Onkels überall. Die Putzfrau räumte die Zimmer und ging auf.

es wir ihr sie Sie Bir fiilin Perfektini teşkil etmek için fiilin kökünün önüne ge-takısını. Günlük hayattaki konuşmalarda geçmiş zamanda meydana gelen şeyler hep Perfekt kullanılarak belirtilir.m I W I M 75 CûrresponDence 3nstiîutf ALMANCA DR RS I FIR LEHRSTÜCK FÜNFUNDSIEBZIG PERFEKT Perfekt de Imperfekt gibi geçmiş zamanı gösteren bir kiptir. Perfektin ise konuşmalarda kullanılmasıdır. Perfekti yanlışsız kullanabilmeniz için haben'in şimdiki zamandaki çekimini çok iyi bilmeniz gerekir. Türkçeye aynı Imperfekt gibi çevrilir Imperfektle aralarındaki fark. Imperfektin hikâyelerde. sie. Onun için daha önce bunu kısaca hatırlatalım: haben habe hast hat haben habt haben haben ich du er. Şimdi birkaç düzenli fiilin Partizip Perfektini teşkil edelim: . Fiilin aldığı bu yeni şekle Partizip Perfekt [partitsip perfekt] denir. Bu derste önce düzenli fiillerin Perfektini inceleyeceğiz. arkasına da -t harfini ekleriz.

takılarıyla başlayan fiillerdir. er-. ent. antworten mieten arbeiten ge-antwort-e-t [geantvortet] ge-ırdet-e-t [gemi:tet] ge-arbeit-e-t [gearbaytet] Bazı fiillerin Partizip Perfekt'i teşkil edilirken kökün önüne ge. bezahlen besuchen verkaufen vermieten erzählen eröffnen gehören entschuldigen bezahl-t besuch-t verkauf-t vermiet-e-t erzähl-t eröffn-e-t gehör-t entschuldig-t Bunlardan başka -ieren ile biten fiillerin Partizip Perfekti de köke ge eklemeden yapılır. Bunlar. zer-. ver-. Bu tip fiillerin Partizip Perfekti köklerinin sonuna bir -t eklemek suretiyle yapılır.takısı eklenmez. be-. ama yukarıda kökü ve takılan birbirinden kolayca ayırtedebilmeniz için biz bunları ayn ayrı yazdık. Partizip Perfekt teşkil ederken ge-ve-t takıları fiilin köküne bitişik yazılır. rasieren reparieren rasier-t reparier-t ._ 2 — danken fragen führen fehlen machen hören holen kochen kaufen lachen lieben ge-dank-t [gedankt] ge-frag-t [gefragt] ge-führ-t ge-fehl-t ge-mach-t ge-hör-t ge-hol-t ge-koch-t ge-kauf-t ge-lach-t ge-lieb-t Yukarıda birkaç düzenli fiilin Partizip Perfektini görüyorsunuz. Kökü t harfi ile biten fillerde Partizip Perfekt teşkil edilirken sondaki t ile köke eklenmesi gereken -t arasına bir e harfi konur. ge-.

Perfekt teşkil ediliş bakımından Imperfekte hiç benzememektedir. tamamen bir yardımcı fiil görevindedir. haben veya sein sein yardımcı füllen ve Partizip Perfekt yardımıyla yapılır. Suchen'in Partizip Perfekti gesucht şeklindedir. Perfekt. Şimdi başka örnekler görelim: machen ich habe gemacht du. es hat gemacht wir haben gemacht ihr habt gemacht sie haben gemacht Sie haben gemacht yapmak yaptım yaptın yaptı yaptık yaptınız yaptılar yaptınız .. hiçbir değişikliğe uğramaz. Partizip Perfekt. Partizip Perfkekt her şahıs için aynı kalır. Örnek olarak suchen fiilini alalım ve Perfektini teşkil edelim. Çekimlenmesi ise şöyle olur: suchen ich diu er sie es wir ihr sie Sie habe gesucht hast gesucht hat gesucht hat gesucht hat gesucht haben gesucht habt gesucht haben gesucht haben gesucht aramak aradım aradın aradı aradı aradı aradık aradınız aradılar aradınız Görüldüğü gibi bir fiilin Perfektini çekimlemek için aslında haben yardımcı fiilinin şimdiki zamanını çekimlemek bunun sonuna da fiilin Partizip Perfektini eklemek gerekir.yetmişbeşinci ders — 3 — Perfekt. sadece Perfektin teşkil edilmesinde kullanılan bir şekildir. hast gemacht '. yani bir kip değildir. Şahıslara göre değişen haben'dir. Haben burada artık «sahip olmak» anlamını taşımamaktadır.

sie._ 4 — schenken ich dti er. sie. es wir ihr sie Sie habe gelernt hast gelernt hat gelernt haben gelernt habt gelernt haben gelernt haben gelernt öğrenmek öğrendim öğrendin öğrendi öğrendik öğrendiniz öğrendiler öğrendiniz kleben ich du er. es wir ihr sie Sie habe geklebt hast geklebt hat geklebt haben geklebt habt geklebt haben geklebt haben geklebt yapıştırmak yapıştırdım yapıştırdın yapıştırdı yapıştırdık yapıştırdınız yapıştırdılar yapıştırdınız lächeln ich du er. es wir ihr sie Sie habe gelächelt hast gelächelt hat gelächelt haben gelächelt habt gelächelt haben gelächelt haben gelächelt gülümsemek gülümsedim gülümsedin gülümsedi gülümsedik gülümsediniz gülümsediler gülümsediniz . sie. es wir ihr sie Sie habe geschenkt hast geschenkt hat geschenkt haben geschenkt habt geschenkt haben geschenkt haben geschenkt hediye etmek hediye hediye hediye hediye hediye hediye hediye ettim ettin etti ettik ettiniz ettiler ettiniz lernen ich diu er. sie.

es wir ihr sie Sie habe geweint hast geweint hat geweint haben geweint habt geweint haben geweint haben geweint ağlamak ağladım ağladın ağladı ağladık ağladınız ağladılar ağladınız . es wir ihr sie Sie habe ge'zeigt hast gezeigt hat gezeigt haben gezeigt habt gezeigt haben gezeigt haben gezeigt göstermek gösterdim gösterdin gösterdi gösterdik gösterdiniz gösterdiler gösterdiniz weinen ich diu er. es wir ihr sie Sie habe geschickt hast geschickt hat geschickt haben geschickt habt geschickt haben geschickt haben geschickt göndermek gönderdim gönderdin gönderdi gönderdik gönderdiniz gönderdiler gönderdiniz spielen ich du er. sie.— 5 — schicken ich du er. sie. es wir ihr sie Sie habe gespielt hast gespielt hat gespielt haben gespielt habt gespielt haben gespielt haben gespielt oynamak oynadım oynadm oynadı oynadık oynadınız oynadılar oynadınız zeigen ich diu er. sie. sie.

es wir ihr sie Sie habe besucht hast besucht hat besucht haben besucht habt besucht haben besucht haben besucht ziyaret etmek ziyaret ziyaret ziyaret ziyaret ziyaret ziyaret ziyaret ettim ettin etti ettik ettiniz ettiler ettiniz bestellen ich du er. Imperfektin Türkçeye çeşitli şekillerde çevrilebileceğini göstermiştik. değişen haben'dir. sie. es wir ihr sie Sie habe verkauft hast verkauft hat verkauft haben verkauft habt verkauft haben verkauft haben verkauft satmak sattım sattın sattı sattık sattınız sattılar sattınız . Perfektin Türkçeye çevrilmesi aynı Imperfekt gibi olmaktadır. Şimdi başka örnekler görelim: besuchen ich du er. Onun için altmışyedinci dersin altıncı sayfasını bir kere daha tekrarlamanız faydalı olur.— 6 — Yukarıdaki örneklerde bir fiilin Perfektinin iki kısımdan meydana geldiğini görüyorsunuz: Yardımcı fiil görevindeki haben ve fiilin Partizip Perfekti. sie. Aynı şeyler Perfekt için de geçerlidir. es wir ihr sie Sie habe bestellt hast bestellt hat bestellt haben bestellt habt bestellt haben bestellt haben bestellt ısmarlamak ısmarladım ısmarladın ısmarladı ısmarladık ısmarladınız ısmarladılar ısmarladınız verkaufen ich diu er. sie. Çekimlenirken Partizip Perfekt bütün şahıslar için aynı kalmaktadır.

es wir ihr sie Sie habe verbessert hast verbessert hat verbessert haben verbessert habt verbessert haben verbessert haben verbessert düzeltmek düzelttim düzelttin düzeltti düzelttik düzelttiniz düzelttiler düzelttiniz erzählen ich.7 — verbessern ich du er. sie. es wir ihr sie Sie habe erzählt hast erzählt hat erzählt haben erzählt habt erzählt haben erzählt haben erzählt anlatmak anlattım anlattın anlattı anlattık anlattınız anlattılar anlattınız eröffnen ich du er. sie. es wir ihr sie Sie habe eröffnet hast eröffnet hat eröffnet haben eröffnet habt eröffnet haben eröffnet haben eröffnet açmak açtım açtın açtı açtık açtınız açtılar açtınız reparieren ich du er. du er. sie. sie. es wir ihr sie Sie habe repariert hast repariert hat repariert haben repariert habt repariert haben repariert haben repariert tamir etmek tamir tamir tamir tamir tamir tamir tamir ettim ettin etti ettik ettiniz ettiler ettiniz .

ieren ile biten fiillerde de durum aynıdır. ge-.— 8 — Yukarıdaki son örneklerde de Partizip Perfektleri köklerine ge^ eklenmeden yapılan fiillerin çekimlerini görüyorsunuz. ver-.takılarıyla başlayan fiillerin Partizip Perfektlerinde başa ge. zer-. . 3 — Perfekt. Bu derste öğrendiklerimizi buraya kısaca toplayalım: 1 — Partizip Perfekt: ge. 4 — Perfekt aynı Imperfekt gibi Türkçeye çevrilir. er-. Yalnız Imperfektin hikâyelerde. ent.+ fiilin kökü + -t 2 — be-. Görüldüğü gibi bunlarda da bir değişiklik yoktur.eklenmez. yazılarda kullanılmasına karşılık Perfekt konuşmalarda kullanılır. haben + Partizip Perfekt şeklinde teşkil edilir.

'i eğlenmek der BaIkon.e [balkorn] besichtigen Ibezihtigen] die Besichtigumg..m ı M İM Iİ11U (onîsponbmtf Jnstiıuu ALMANCA DERSLER 76 LEHRSTÜCK SECHSUNDSfEBZIG İlli» I Öğrenilecek kelimeler ankommen (*) | ankommen] kam.an sich amüsieren Fzih amüzi:ren] varmak ankommen'in Iıiîp.en [ bezihtigung] balkon gezmek. dolaşmak gezme. dolaşma ..

n I moşe: ] das Museum [ muzeum] çoğulu: die Museen i muzeen] Boğaziçi der Kundgamg. İsim özel bir isim değilse e. Mein Bruder wird um neun Uhr ankommen. Mein söhn wird nicht mehr in die Snhule gehen._ 2 — der Bosporus [bosporus] dauern [dauern] der Esel.e [ştokverk] şahane. Eğer cümlede varılan yer belirtilmiyorsa in öneki kullanılmaz.er [kafe:haus] die Moschee. Ankommen. Wir können ihn nicht mehr sehen.. Der Zug kam um fünf Uhr in izmir an. nicht mehr Mehr'in daha önce «daha fazla. Erkek kardeşim saat dokuzda varacak.haline konur.[e:zel] der Goldene Hörn Igo'dene hornj herrlich [herlih] die îns3Î. çok» anlamına geldiğini görmüştük. Oğlum artık okula gitmeyecek.[u:ferj unbedingt ada kahvehane [unbedingt] verheiratet [ferhayratet] cami vorher [forhe:r] wahr [va:r] müze tur vapur hattâ kat kıyı muhakkak evli daha önce gerçek AÇIKLAMALAR ankommen in «varmak» anlamına gelen ankommen fiili ayrılabilen bir fiildir. Artık çalışmayacağım. in önekiyle kullanılır.n [inzel] da5» I£affeehaus. Ama bu kelime nicht mehr sekinde kullanılırsa «artık» anlamına gelir.. Bu in öneki varılan yeri gösteren ismin önüne getirilir. Tren saat beşte İzmir'e vardı. Ich werde nicht mehr arbeiten... . Onu artık göremeyiz.e [rundgarıgj sürmek das Schiff. Cümle içinde kullanılırken öndeki an takısı ayrılır ve cümlenin sonuna gider. harika das Ufer...e [şif J eşek sogar [zoga:r] Haliç das Stockwerk. Der Autobus kommt în Istanbul am. Otobüs İstanbul'a varıyor.

» nin. Ahmet und Zeynep werden in Deutschland zwei Monate bleiben. besichtigen. Görüldüğü gibi bazı hallerde cümleye bir de «bile» eklenmesi gerekmektedir. und Ahmet führte . «Boğaziçi. Ahmet und Zeynep kamen vorher. Sie hat keine Kinder und liebt Ahmet und Zeynep sehr. müzeyi. dolaşmak» şeklinde Türkçeye çevrilmiştir. Hasam Bey und Recep fuhren auch mit ihnen nach İstanbul. Daha çok bir binayı. Jetzt sehe ich die wahre Stadt. «Teftiş etmek.yetmişaltmcı ders — 3 — sogar «hatta» anlamına gelir. Ahmet und Zeynep lieben ihre Tante sehr. Dort tranken sie Tee. und sie konnten das andere Ufer sehen.» sagte sie. Das Restaurant war am Ufer. denn sie ist nicht verheiratet. Er kam sogar mit einem Taxi. Er bezahlte sogar die Rechnung. Dann kehrten sie zurück und stiegen in Emirgan aus. gözden geçirmek» anlamlarına da gelir. INGE UND DIE ÇELIKELS KOMMEN NACH ISTANBUL Ahmet. Sie lebt in İstanbul alein. Am nächsten Tag fuhren Sie zum Bospoius. Hatta hesabı (bile) ödedi. Frau und Herr Müller werden nach einigen Tagen von Ankara nach Istanbul kommen. Ihr Haus hat fünf Stockwerke. Sie assen in einem kleinen. Sie heisst Zehra. Hatta Almanya'ya (bile) gitti. «Ich blieb hier vorher zwei Tage. der Bosporus. Sie kamen um zwanzig Uhr in Istanbul an. Am dritten Tag fuhren sie zum Goldenen Hörn. Sie fuhr sogar nach Deutschland. der Goldene Horu ise «Haliç» in Almanca! arıdır. Die Stadt gjefiel Inge sehr. Hatta bir taksiyle geldi. aber ich konnte nicht viel sehen. Sie bleiben jetzt mit Inge bei der Schwester Hasan Beys. schönen Restaurant in Sarıyer zu Mittag. Zehra Hanım hat ein grosses Haus in Maçka. görmek anlamında kullanılır. Zeynep und die Familie Müller werden nach zwei Wochen nach Deutschland fahren. Inge. görülmeye değer yerleri gezip. «gezmek.

haline konur.. Ankommen. Der Autobus kommt in Istanbul am. Mein Bruder wird um neun Uhr ankommen. Cümle içinde kullanılırken öndeki an takısı ayrılır ve cümlenin sonuna gider.[u:fer] unbedingt ada kahvehane [unbedingt] verheiratet [ferhayratet] cami vorher [forhe:r] wahr [va:r] müze Boğaziçi tur vapur hattâ kat kıyı muhakkak evli daha önce gerçek AÇIKLAMALAR ankommen im «varmak» anlamına gelen ankommen fiili ayrılabilen bir fiildir. Otobüs İstanbul'a varıyor.— 2 — der Bosporus [bosporus] dauern [dauern] der Esel. Mein söhn wird nicht mehr in die Schule gehen. harika das Ufer. Artık çalışmayacağım. Ama bu kelime nicht mehr sekinde kullanılırsa «artık» anlamına gelir.e [şif] eşek sogar [zoga:r] Haliç das Stockwerk.n [inzel] das Kaffeehaus. . Tren saat beşte İzmir'e vardı. in önekiyle kullanılır. Eğer cümlede varılan yer belirtilmiyorsa in öneki kullanılmaz. İsim özeL bir isim değilse e.[e:zel] der Goldene Hörn | go'dene hornj herrlich [herlih] die Inssl. Ich werde nicht mehr arbeiten... nicht mehr Mehr'in daha önce «daha fazla.e [ştokverk] şahane..e [rundgangj sürmek das Schiff. Bu in öneki varılan yeri gösteren ismin önüne getirilir. Wir können ihn nicht mehr sehen. çok» anlamına geldiğini görmüştük. Onu artık göremeyiz.n | moşe: ] das Museum {muzeum] çoğulu: die Museen i muzeen] der Kundgang..er [kafe:haus] die Moschee. Der Zug kam um fünf Uhr in izmir an.. Oğlum artık okula gitmeyecek. Erkek kardeşim saat dokuzda varacak.

«Teftiş etmek.und Zeynep werden in Deutschland zwei Monate bleiben. Ahmet und Zeynep lieben ihre Tante sehn Sie heisst Zehra. Sie hat keine Kinder und liebt Ahmet und Zeynep sehr. «Boğaziçi» nin. besichtigen. Ihr Haus hat fünf Stockwerke. Das Restaurant war am Ufer. und sie konnten das andere Ufer sehen. Frau und Herr Müller werden nach einigen Tagen von Ankara nach Istanbul kommen.yetmişaltmcı ders — 3 — sogar «hatta» anlamına gelir. «Ich blieb hier vorher zwei Tage. aber ich konnte nicht viel senemi. der Goldene Hom ise «Haliç» in Almançalandır. Am nächsten Tag fuhren Sie zum Bosporus. görmek anlamında kullanılır. Sie kamen um zwanzig Uhr in Istanbul an. Die Stadt gefiel Inge sehr. Inge. Hatta bir taksiyle geldi. Zeynep und die Familie Müller werden nach zwei Wochen nach Deutschland fahren. Am dritten Tag fuhren sie zum Goldenen Hörn. Görüldüğü gibi bazı hallerde cümleye bir de «bile» eklenmesi gerekmektedir. Sie assen in einem kleinen. Hatta hesabı (bile) ödedi. gözden geçirmek» anlamlarına da gelir. müzeyi. görülmeye değer yerleri gezip. Dort tranken sie Tee. schönen Restaurant in Sarıyer zu Mittag. Hatta Almanya'ya (bile) gitti. dolaşmak» şeklinde Türkçeye çevrilmiştir. denn sie ist nicht verheiratet. Er kam sogar mit einem Taxi. INGE UND DIE ÇEEJKELS KOMMEN NACH ISTANBUL Ahmet. «gezmek.» sagte sie. Jetzt sehe ich die wahre Stadt. Hasan Bey und Kecep fuhren a-uch mit Ihnen nach Istanbul. Dann kehrten sie zurück und stiegen in Emirgas aus. Zehra Hanım hat ein grosses Haus in Maçka. und Ahmet führte . Sie lebt in Istanbul allein. Er bezahlte sogar die Rechnung. Sie bleiben jetzt mit Inge bei der Schwester Hasan Beys.. Ahmet und Zeynep kamen vorher. der Bosporus. Daha çok bir binayı. Sie fuhr sogar nach Deutschland. Ahmet.

Evinin beş katı var. Sie stiegen in Köprü in ein Schiff ein und kamen nach zwei Stunden im Büyükada an. Ahmet ve Zeynep daha önce geldiler.» dedi. Inge machte viele Aufnahmen. Hasan Bey ve Recep de onlarla İstanbul'a geldi. İstanbul'da yalnız yaşar. Sie fuhren dann zu den anderen Inseln. Lokanta kıyıdaydı ve onlar diğer kıyıyı görebiliyor- . Da sagte Inge: «Ich liebe Istanbul sehr und sogar mehr als Deutschland. Inge wollte unbedingt das Topkapi Saray besichtigen. Dann besichtigten sie die Moscheen. denn man darf in diesem Museum keine Aufnahmen machen. Bayan ve Bay Müller birkaç gün sonra Ankara'dan İstanbul'a gelecekler. Şimdi İnge ile Hasan Beyin kız kardeşinin yanında kalıyorlar. Ahmet ve Zeynep Almanya'da iki ay kalacaklar. ama çok göremedim. Ich will jetzt nicht mehr nach Deutschland fahren. çünkü evli değildir. Auf der Insel machten sie einen Rundgang auf den Eseln. «Burada daha önce iki gün kaldım. Man kann von dort den ganzen Goldenen Hörn und die Stadt gut sehen. Heybeliada. Zehra Hamm'ın Maçka'da büyük bir evi var. Nach der Besichtigung der Moscheen machten sie einen kleinen Spaziergang bis zum Gülhane Park und tranken Tee am Ufer in Sarayburnu. Inge. Am Morgen frühstückten sie in dem Balkon des Hauses. Çocukları yoktur ve Ahmet ve Zeynep'i çok sever. güzel bir lokantada öğle yemeğini yediler. Şehir İnge'nin çok hoşuna gitti. Pierre Loti ist ein berühmtes Kaffeehaus in Istanbul. Die Besichtigung des berühmten Museums dauerte zwei Stunden. Inge kaufte dort viele Bilder. Kinahada und Burgaz. Onun adı Zehra. Sie amüsierten sich dabei sehr. Ahmet ve Zeynep halalarını çok seviyorlar. Zeynep ve Müller ailesi iki hafta sonra Almanya'ya gidecekler. Am vierten Tag fuhren sie zu den Inseln.— 4 — Inge zu Pierre Loti in Eyüp. Ertesi gün Boğaziçine gittiler. Am Abend kehrten sie müde nach Hause zurück und gingen schnell ins Bett. Sie gingen zur Süleymaniye und Sultanahmet.» INGE VE ÇELİKELLER İSTANBUL'A GELİYORLAR Ahmet. Şimdi gerçek şehri görüyorum. Sarıyer'de küçük. Saat sekizde (yirmide) İstanbul'a vardılar. Sie fand da« Topkapi Saray herrlich und sprach auf dem Kücfcweg immer davon.

PERFEKT (devam) Perfektin cümle içinde kullanılışım öğrenmeden önce gene birkaç fiilin Perfektini çekimleyelim: fragen ich äxt er.— 5 — lardı. Inge orada birçok resim satın aldı. çünkü bu müzede resim çekilmez. Sonra camileri ziyaret ettiler (gezdiler).» dedi. Oradan bütün haliç ve şehir iyi görülebilir. Sabahleyin evin balkonunda kahvaltı ediyorlardı. es hat gewartet sormak sordum sordun sordu Sorduk sordunuz sordular sordunuz beklemek bekledim bekledin bekledi . Sonra diğer adalara. es wir ihr sie Sie habe gefragt hast gefragt hat gefragt haben gefragt habt gefragt haben gefragt haben gefragt warten ich habe gewartet das hast gewartet er. Heybeliada. sie. Meşhur müzenin gezmesi iki saat sürdü. Orada çay içtiler. O sırada Inge: «Istanbulu çok ve hattâ Almanya'dan daha çok seviyordu. sie. Pierre Loti istanbul'da meşhur bir kahvehanedir. Kmalıada ve Burgaz'a gittiler. Topkapı Sarayını harika buldu ve dönüş yolunda hep ondan konuştu. Artık Almanya'ya gitmek istemiyorum. Köprü'de bir vapura bindiler ve iki saat sonra Büyükada'ya vardılar. Akşamleyin yorgun eve döndüler ve hemen yatağa gittiler (yattılar). Adada eşeklerin üstünde bir tur yaptılar. Sonra geri döndüler ve Emirgân'da indiler. înge muhakkak Topkapı Sarayını gezmek istiyordu. Süîeymaniye ve Sultanahmete gittiler ve İnge birçok resim çekti. Dördüncü gün adalara gittiler. Bu arada çok eğlendiler. Üçüncü gün Halic'e gittiler ve Ahmet İnge'yi Eyüp'teki Pierre Loti'ye götürdü. Camilerin ziyaretinden (gezmesinden) sonra Gülhane Parkına kadar küçük bir gezinti yaptılar ve Sarayburnu'nda kıyıda çay içtiler.

Bu evde oturduk. Bu örnekte özne iclı olduğu için ikinci yerde haben. Partizip Perfekt ise cümlenin en sonunda yer alır. B T topla oynadılar. Sie haben schöne Bilder gezeichnet. Bu evde oturuyoruz. . Öğretmene soruyor. Öğretmene sordu. Normal olarak fiilin bulunması gereken yere baben'in özneye göre çekimlenmiş şekli gideı. Er dankt dem Arzt. Ev ödevlerimi yapıyorum. Amcanı ziyaret ediyorsun. Ihr arbeitet viel.— 6 — wir ihr sie Sie haben gewartet habt gewartet haben gewartet haben gewartet antworten ich du er. Çok çalıştınız. Ihr habt viel gearbeitet. Sie hat den Lehrer gefragt. Er hat dem Arzt gedankt. es wir ihr sie Sie habe geantwortet hast geantwortet hat geantwortet haben geantwortet habt geantwortet haben geantwortet haben geantwortet bekledik beklediniz beklediler beklediniz cevap vermek cevap cevap cevap cevap cevap cevap cevap verdim verdin verdi verdik verdiniz verdiler verdiniz Perfekti cümle içinde kullanmak çok basittir. Sie spielen mit einem Ball. Du besuchst deinen Onkel. Ich habe meine Hausaufgaben gemacht. Amcanı ziyaret ettin. yani gemacht da en sona gitmektedir. Sie haben mit einem Ball gespielt. Partizip Perfekt. Güzel resimler çiziyorsunuz. Çok çalışıyorsunuz. Bir topla oynuyorlar. sie. Doktora teşekkür etti. Wir haben in diesem Haus gewohnt. Du hast deinen Onkel besucht. Ich mache meine Hansaufgaben. Güzeî resimler çizdiniz. habe şeklinde yer almakta. Ev ödevlerimi yaptım. Wir wohnen in diesem Haus. Sie fragt den Lehrer. Doktora teşekkür ediyor. Sie zeichnen schöne Bilder.

gespielt. . Sie haben ein neues Auto gekauft. Özne tekil bir isim olursa haben'in üçüncü tekil şahısla kullanılan şekli. yani hat. Der -Junge schenkt seiner Schwester Çocuk kızkardeşine bir kitap hediye ediyor. Böylece bu hususları daha iyi göreceksiniz. Ahmet und Zeynep haben im Garten Ahmet ve Zeynep bahçede oynadılar. îch kaufe ein neues Auto. Die Schüler beantworten die Fragen des Lehrers. Die Schüler haben die Fragen des Lehrers beantwortet. Die Magd hat neben dem Tisch gewartet. Hizmetçi masanın yanında bekliyor. Ich habe ein neues Auto gekauft. Es hat ein neues Auto gekauft. Er hat ein neues Auto gekauft. Bar habt ei» neues Auto gekauft. Yeni Yeni Yeni Yeni Yeni Yeni Yeni Yeni Yeni bir otomobil satın aldım. Du hast ein neues Auto gekauft. Babam yeni bir elbise satm alıyor. bir otomobil satın aldı. Sadece haben özneye göre değişmektedir. Babam yeni bir elbise satm aldı. bir otomobil satın aldı. özne çoğul olursa veya birden fazla isimden meydana geliyorsa haben olduğu gibi aynen kullanılır. Wir haben ein neues Auto gekauft. Mein Vater kauft einen neuen Anzug. Hizmetçi masanın yanında bekledi. bir otomobil satm aldılar. Ahmet ve Zeynep bahçede oynuAhmet und Zeynep spielen im yorlar. Aşağıda bir cümleyi bütün şahıslara göre çekimliyoruz. Mein Vater hat einen neuen Anaug gekauft. bir otomobil satm aichmz. bir otomobil satm aldınız. Öğrenciler öğretmenin sorularını cevaplandırdılar. Partizip Perfekt tabii ki gene en sonda yer alır. Die Magd wartet neben dem Tisch.__ 7 — Bu örneklerde de Partizip Perfektin en sonda yer aldığını ve hiç değişmediğini görüyorsunuz. Bunları daha önceki konularda da görmüştük. Sie haben ein neues Auto gekauft. bir otomobil satın aldı. Sie hat ein neues Auto gekauft. ein Buch. Öğrenciler öğretmenin sorularını cevaplandırıyorlar. Yukarıdaki örneklerde cümlenin öznesi bir şahıs zamiridir. bir otomobil satın aldm. bir otomobil satın aldık. Yeni bir otomobil satın alıyorum. Garten.

Peter setzt seinen Sohn auf den Peter oğlunu sandalyeye oturtuyor. Die Arbeiter schwitzen in der Sonne. Kız çantayı masanın üstüne koyuyor. erzählt. Cümlelerin Türkçeleri: 1 — Kapıyı ve pencereyi açtım. geschwitzt. Das Mädchen stellt die Mappe auf den Tisch. Stuhl. Das Mädchen hat die Mappe auf den Tisch gestellt. gesetzt. 5 — Öğretmen yanlışları düzeltti. Çocuk kızkardeşine bir kitap hediye etti. repariert. Peter hat seinen Sohn auf den Stuhl Peter oğlunu sandalyeye oturttu. gefüttert.— 8 — Der Junge hat seiner Schwester ein Buch geschenkt. 3 — Çocuklar bir gezinti yaptılar. Aşağıda Perfektin kullanılışını gösteren bir kalıp veriyoruz. Die Arbeiter haben in der Sonne İşçiler güneşte terlediler. gemacht. 2 — Anne kuşu besledi. Özne leh Die Mutter Die Kinder Wir Der Lehrer Mein Freund haben cümlenin diğer kelimeleri habe hat haben haben hat hat die Tür und das Fenster den Vogel einen Spaziergang eine Geschichte die Fehler unser Radio Partizip Perfekt geöffnet. 6 — Arkadaşım radyomuzu tamir etti. işçiler güneşte terliyorlar. 4 — Bir hikâye anlattık. Kız çantayı masanın üstüne koydu. verbessert. .

Bu şehirde oturduk. Gazeteyi masanın üstüne koydum. Anne iyi bir çorba pişirdi. 10 — Er aus Auto seine Mappe geholt. 6 — Wir jene Schuhe vor zwei Tagen verkauft. iki sene önce bu şehirde oturduk. E — F — G — H — İ — K — L — M — N — . Hasta adam meşhur doktora sordu. A Listesi 1 — Tren saat dörtte Münih'e A vardı. 10 — Die Mutter hat eine gute Suppe gekocht. 4 — Wir wohnen in dieser Stadt. 5 — Wir wohnten vor zwei Jahren in dieser Stadt. Ich werde nicht mehr rauchen. 3 — Klein Kinder dürfen kein Zigaretten rauch 4 — Die Tochter ihr Bücher auf Kleiderschrank gelegt. Die Hausfrau hat die Tasse auf den Tisch gelegt. C A B C D — — — — B Listesi Bu şehirde oturacağız.Almanca ders : 76 TEST 38 A Boş bırakılan yerleri doldurunuz. 7 — Der kranke Mann hat den berühmten Arzt gefragt. 6 — Wir haben vor drei Jahren in dieser Stadt gewohnt. 3 — Wir werden in dieser Stadt wohnen. Yeni bir çanta satın aldılar. Anne çiçekleri Peter'in yatağının yanına koydu. 9 — Sie haben eine neue Mappe gekauft. Çocuk açık kapıyı kapattı. 9 — Fatma Hanım mit dem Verkäufer gehandelt. 2 — Die Mutter hat die Blumen neben Peters Bett gelegt. 8 — Der Junge hat die geschlossene Tür geöffnet. 2 — Meine Schwester eine neu Wohnung gemietet. Çocuk kapalı kapıyı açtı. B 3 — Boğaziçinde küçük bir gezinti yaptık. 2 — Çocuklar trenden indiler. Üç sene önce bu şehirde oturduk. 7 — Der Student hat ein Glas Bier bestell 8 — Ich unsere Gäste zu Bahnhof geführt. B Listesi Der Student hat für das Zimmer 85 Mark bezahlt. Hasta adam meşhur doktoru sordu. 5 — Die Frau die Vase auf Nachttisch gestellt. A Listesi 1 — Ich habe die Zeitung auf den Tisch gelegt. 1 — leh gestern viel gearbeitet. Bu şehirde oturuyoruz.

1 8 1 C. D — Die Familie Müller wird nach zwei Wochen von der Türkei aMahren. 7 — Kitapları yazı masasının üstüne koydunuz. F — Der Zug kommt um vier Uhr in Münih am. 9 — Büyük şehrin müzelerini ve camilerini ziyaret ettik. bellen e. K — Wir haben die Museen und die Moscheen der grossen Stadt besucht. H — Peter hat am Abend seinen Lehrer besucht. drehen c. Î — Der Zug kam um vier Uhr in München an. 1 F.E 5 .G 4 . reinigen f.mur — allein 9 — alein 10 — nur . 1 D.B 5 . Das Wasser ist hier sauber. 8 — Artık sigara içmeyeceğim.G . E — Wir haben einen Spaziergang gemacht. Test 37'nin yapılmış şekli A. — Man kann sich hier waschen. N — Die Hausfrau legt die Tassen auf den Tisch. begegnen b. brauchen d.C 3 .F 3 .B 2 . 5 — Öğrenci oda için 85 Mark ödedi. klopfen 2 — wecken fiilinin Perfektini çekimleyiniz. L — Die Kinder stiegen aus dem Zug aus. G — Ihr habt die Bücher auf den Schreibtisch gelegt.F 2 . — Diesen Kleiderschrank Mess meine Mutter kaufen.D _ c2—a 3_ d 4 — c — Ich Hess der Magd mein Zimmer aufräumen. F 1 —• Aşağıdaki fillerin Partizip Perfektlerini teşkil ediniz: a.H 4 . M — Wir haben am Bosporus einen kleinen Spaziergang gemacht. 6 — nur 7 . putzen g. 1 2 3 — mır 2 — nur 3 — allein 4 — nur 5 — allein. 10 — Müller ailesi iki hafta sonra Türkiye'den hareket edecek.4 — Peter akşamleyin öğretmenini ziyaret etti. 6 — Ev hanımı fincanı masanın üstüne koyuyor. .

es wir ihr sie Sie habe gesehen hast gesehen . PartMp Perfekti ise gesehen [geze:en] şeklindedir. Bu derste düzensiz fiillerin Perfektini göreceğiz. sehen fiilinin düzensiz bir fiil olduğunu biliyoruz. Bu çeşit fiillerin hem Imperfektleri hem de Partizip Perfektleri listeler halinde verilir. Derslerimizde yeni fiiller verirken bunlardan düzensiz olanlarının altında Önce Imperfektlerini. Düzensiz fiiller adlarından da belli olduğu gibi Partizip Perfekt yapılırken daha önce verdiğimiz kurala uymazlar. Bunlar Partizip Perfektte tamamen değişirler. Şimdi Perfektini çekimleyelim: ich du . Örneğin. Imperfektte kökü sah şeklini alıyordu. . Her düzensiz fiilin bu iki şeklini muhakkak iyice öğrenmeriz gerekir. sonra da Partizip Perfektte aldığı şekilleri vereceğiz. hat gesehen haben gesehen habt gesehen haben gesehen haben gesehen gördüm gördün gördü gördük gördünüz gördüler gördünüz Görüldüğü gibi düzensiz fiillerin de Perfekti haben yardıma fiili ile aynı düzenli fiiller gibi teşkil edilmektedir. sie.«m I Mî 1 MM 77 liıııiılııııııııı ALMANCA DERSLE L E H R S T Ü C K SIEBENUNDSIEBZIG PEKFEKT (devam) Geçen derslerde düzenli fiillerin Perfekt yapılışlarım incelemiştik. Düzensiz fiillerin Perfektlerinin Türkçeye çevrilişinde ve cümle içinde kullanılışında da bir değişiklik yoktur.

... Daha önce (altmışüçüncü ders) vermemize rağmen bunların Imperfektte aldığı şekilleri de listeye ekliyoruz..... ab ist abgefahren [abgefa:ren] zog sich . aus ist ausgestiegen [ausgeşti:gen] zog sich .... hinein ist hineingegangen [hinayngegangen] kannte gekannt [gekant] kam ist gekommen [gekommen] ... ein ist eingetreten [ayngetre:ten] erhielt erhalten [ erhalten] ass gegessen [gegessen] fuhr ist gefahren [gefa:ren] fiel ist gefallen [gefallen] fandı gefunden [gefunden] flog ist geflogen [geflo:gen] gab gegeben [gege:ben] gefiel gefallen [gefallen] ging ist gegangen [gegangen] gewann gewonnen [ gevonnen] hatte gehabt (gehabt] hing gehangen [gehangen] hob gehoben [geho:ben] Mess geheissen [gehaysen] half geholfen [geholfen] ging .— 2 — Aşağıda şimdiye kadar öğrendiğimiz düzensiz fiillerin Partizip Perfektlerini veriyoruz... Bu düzensiz fiillerin Imperfektini ve Partizip Perfektini ancak tereddütsüz bilebileceğiniz bir şekilde ezberlerseniz Imperfekti ve Perfekti yanlış yapmadan kullanabilirsiniz. ein ist eingestiegen [ayngeşti:genj trat . ausausgezogen [ausgetso:gen] begann begonnen [begonnen] bekam bekommen [bekommen] blieb ist geblieben [gebli:ben] brach gebrochen [gebrochen] brachte gebracht [gebraht] dachte gedacht igedaht] stieg . Imperfekti Partizip Perf.. i Fiil ankommen (*) abfahren (*) sich anziehen (*) aufstehen (*) aussteigen (*) sich ausziehen (*) beginnen bekommen bleiben brechen bringen denken einsteigen (*) eintreten (*) erhalten essen fahren fallen finden fliegen geben gefallen gehen gewinnen haben hängen heben heissen helfen hineingehen (*) kennen kommen kam . auf ist aufgestanden [aufgestanden] stieg . an (sich) angezogen [(zih) angetso:gen] standl .. an ist angekommen [angekommen] fuhr ...

yetmişyedinci ders Fiil laufen lassen lesen liegen mitfahren (*) mitkommen (*) nehmen nennen pfeifen raten rufen schieben schlafen schliessen schreiben schreien schweigen sehen sein singen sitzen sprechen stehen stehlen tragen trinke« tun verbringen sich verhalten verlassen verlieren verstehen verwenden Imperfekti Partizip Perf.... mit kam .. i ist gelaufen [gelaufen] gelassen [geiassen] gelesen Lgele:zen] gelegen [gele:genj ist mitgefahren [mitgefa:ren] ist mitgekommen [mitgekommen] genommen [genommen] genannt [genannt] gepfiffen [gepfiffen] geraten [gera:ten] gerufen [geru:fen] geschoben [ge§o:ben] geschlafen [geşlatfen] geschlossen [geşlossen] geschrieben [geşri:ben] geschrien [ge§ri:en] geschwiegen Lgeşvitgen] gesehen [geze:en] ist gewesen [geve:zen] gesungen [gezungen] gesessen fgezessen] gesprochen [gesprohen] gestanden [gestanden] gestohlen [geştoden] getragen [getra:gen] getrunken [getrunken] getan [geta:n] verbracht [ferbraht] sich verhalten [zih ferhalten] verlassen [ferlassen] verloren [ ferlo: ren ] verstanden [ferstanden] verwendet [fervendet] verwandt [fervant] gewaschen [gevaşen] geworfen [gevorfen] gewusst [gevust] ist zurückgekommen [ tsurükgekommen ] lief Hess las lag fuhr . mit nahm nannte pfiff riet rief schob schlief schloss schrieb schrie schwieg sah war sang sass sprach stand! stahl trug trank tat verbrachte verhielt sich verliess verlor verstand verwendete verwandte waschen wusch werfen warf wissen wusste zıırik'kkomimen (*) kam zurück .

sie.— 4 — Örnek olarak birkaç düzensiz fiilin Perfektini çekimleyelim. es wir ihr sie Sie habe geschwiegen hast geschwiegen hat geschwiegen haben geschwiegen habt geschwiegen haben geschwiegen haben geschwiegen susmak sustum sustun sustu sustuk sustunuz sustular sustunuz bir hareket. durum değişikliği gösteren fiiller Şimdiye kadar gösterdiğimiz bütün örneklerde Perfekti haben yardımcı fiiliyle teşkil ettik. Sein fiilinin şimdiki zamandaki çekimini kısaca hatırlattıktan sonra bu hallerin açıklamasına geçelim: . es wir ihr sie Sie habe gelesen hast gelesen hat gelesen haben gelesen habt gelesen haben gelesen haben gelesen okumak okudum okudun okudu okuduk okudunuz okudular okudunuz wissen ich du er. sie. sie. es wir ihr sie Sie habe gewusst hast gewusst hat gewusst haben gewusst habt gewusst haben gewusst haben gewusst bilmek bildim bildin bildi bildik bildiniz bildiler bildiniz schweigen ich du er. lesen ich du er. Ama bazı hallerde sein fiili de kullanılır.

Örneğin. bir yerden veya bir yere doğru bir hareket. fliegen laufen fiilleri sein yardımcı fiili ile Perfekt yapılırlar. Burada bunun herhangi bir hareket değil de yalnız yukarıda belirtildiği gibi. Tabii ki böyle bir kolaylığı size ancak listesini verdiğimiz düzensiz fiiller için sağlayabiliyoruz.' bleiben. fallen. sie. Yalnız tabii ki ikinci yere (yani normal olarak cümlenin fiilinin bulunması gereken yere) haben yerine sein yardımcı fiilinin özneye göre çekimlenmiş bir şekli gelir. örneğin «erimek» gibi bir durumdan diğer bir duruma geçiş gösteren fiillerin Perfekti de gene aynı şekilde sein ile yapılır. Yukarıda verdiğimiz listeye bakarsanız bazı Partizip Perfektlerin önünde ist kelimesini görürsünüz. durum değişikliği göstermemesine rağmen gene de sein ile Perfekt yapılır. Açıkladığımız sebeblerden ötürü sein yardımcı fiili ile kullanılan fiilleri bu şekilde belirttik. Hiçbir hareket. Bundan başka bir durum değişikliği. Geri kalan bütün hepsi haben ile kullanılır. . Düzenli fiillerden böyle bir durum gösterenleri siz kendiniz anlamlarına bakarak bulmalısınız. ankommen. kommen. Buniarm anlamlarını düşünürseniz yukarıdaki açıklamaları daha iyi anlarsınız. abfahren. es wir ihr sie Sie bin bist ist sind seid sind sind Bir yerden ayrılarak herhangi bir yana doğru yapılan bir hareket. gehen._ 5 — sein I ich du er. bir ilerleme olması gerektiğini özellikle hatırlatırız. bir ilerleyiş veya bir yere doğru gidiş gösteren fiillerin Perfektini yaparken haben yardımcı fiili yerine sein yardımcı fiili kullanılır. Partizip Perfekt ise gene en sona gider. fahren. Perfekt yapılırken sein yardımcı fiilini alan bu fiillerin Perfekti cümle içinde gene aynı şekilde kullanılır. yukarıdaki listede de göreceğiniz gibi. Yalnız bunlardan bleiben bir istisnadır.

es wir ihr sie Sie bin gefahren bist gefahren ist gefahren sind gefahren seid gefahren sind gefahren sind gefahren (vasıtayla) gitmek gittim gittin gitti gittik gittiniz gittiler gittiniz gehen ich chı er._ 6 — Şimdi örnek cümleler vermeden önce bu çeşit fiillerden birkaç tanesinin Perfektini teşkil edelim ve çekimleyelim: fahren ich du er. sie. sie. es wir ihr sie Sie bin gegangen bist gegangen ist gegangen sind gegangen seid gegangen sind gegangen sind gegangen (yürüyerek) gitmek gittim gittin gitti gittik gittiniz gittiler gittiniz kommen ich dtt er. sie. ayrılabilen fiiller Bu çeşit fiillerin önündeki bir takım takıların ayrıldığını ve en sona gittiğini. es wir ihr sie Sie bin gekommen bist gekommen ist gekommen sind gekommen seid gekommen sind gekommen sind gekommen gelmek geldim geldin geldi geldik geldiniz geldiler geldiniz Yukarıda örnek olarak verdiğimiz fiiller hep düzensiz fiillerden. geriye kalan fiilin de özneye göre çekimlenerek normal olarak . Şimdiye kadar öğrendiğimiz düzenli fiiller arasında Perfekti sein ile yapılanı yok.

Fiilin hareket gösterip göstermemesine göre de haben veya sein yardımcı fiili ile Perfektini teşkil ederiz. sie.ile -t ekleyerek) Partizip Perfekt haline getirir ve bu Partizip Perfektin önüne de önce ayırdığımız takıyı getiririz. . es wir ihr sie Sie bin eingestiegen bist eingestiegen ist eingestiegen sind eingestiegen seid eingestiegen sind eingestiegen sind eingestiegen binmek bindim bindin bindi bindik bindiniz bindiler bindiniz Ayrılabilen fiil düzenli ise Partizip Perfektini şu şekilde teşkil ederiz: Öndeki takıyı ayırıp esas fiili buluruz. ankommen ich du er. listeden ankommen ayrılabilen fiilinin Partizip Perfektinin ist angekommen şeklinde verildiğini görüyoruz. Buradaki ist kelimesi fiilin gene sein yardımcı fiili ile kullanıldığını gösteriyor._ 7 — ikinci yerde bulunduğunu görmüştük. es wir ihr sie Sie bin angekommen bist angekommen ist angekommen sind angekommen seid angekommen sind angekommen sind angekommen varmak vardım vardın vardı vardık vardınız vardılar vardınız Einsteigen fiilinin ise Partizip Perfekti ist eingestiegen şeklinde. Buradaki ist kelimesi bize fiilin sein yardımcı fiiliyle Perfekt yapıldığını gösteriyor. Ayrılabilen fiil düzensiz bir fiil ise Partizip Perfektini listeye bakıp bulabiliriz. Bütün bunların hepsi bitişik yazılır. einsteigen ich du er. Örneğin. bu esas fiili normal kurala göre (köke ge. Şimdi bunların Perfektlerini öğrenelim. sie.

ausmachen ich diu er. Bu Partizip Perfektin önüne de öndeki takıyı ekleriz: ausgemacht. Bunu kurala göre Partizip Perfekt şekline koyarsak ge-mach-t halini alır. aufräumen ich du er. Räumen. Görüldüğü gibi bütün bunların hepsi bitişik yazılmaktadır. esas fiil de räumen'dir. ausmachen fiilini ele alalım. sie. geräum-t şeklinde Partizip Perfekt yapılır ve önüne auf eklenir: aufgeräumt. Öndeki aus takısını ayırdıktan sonra esas fiilin machen şeklinde olduğunu görürüz. es wir ihr sie Sie habe ausgemacht hast ausgemacht hat ausgemacht haben ausgemacht habt ausgemacht haben ausgemacht haben ausgemacht söndürmek söndürdüm söndürdün söndürdü söndürdük söndürdünüz söndürdüler söndürdünüz Gene haben yardımcı fiili ile kullanılan aufräumen fiilinde ise takı auf.— 8 — Örneğin. es wir ihr sie Sie habe aufgeräumt hast aufgeräumt hat aufgeräumt haben aufgeräumt habt aufgeräumt haben aufgeräumt haben aufgeräumt toplamak topladım topladm topladı topladık topladimz topladılar topladimz . sie.

önem erwidern [ervi:dern] Ibedoytung] frech T fren 1 özellikle oradan cevap vermek yaramaz .piim M\ uf ıfTT ı ı JHIUJ (orrrspönöfncirjınîsıitutr | mm ALMANCA DERSLER LEHRSTÜCK A C H T U N D S I E B Z I G Öğrenilecek kelimeler M die Auskunft.e bilgi besonders [auskunft] [bezonders] bedeuten [bedoyten] anlamına gelm. daher [dahe:r] die Bedeutungen anlam...

bez [hinayngeren] das Tueh. Adam misafiri evinin bahçesinde dolaştırıyor.. Rehber bize camiler hakkında bilgi verdi.e [tayl] dolaştırmak herumführen (*) der Tourist. Der Fremdenführer gab uns Auskunft über die Moscheen.e [tuh] civar.das Passbüro. herumführen «dolaştırmak» şeklinde Türkçeye çevrilebilir.e [pas] pasaport.» pasaport dairesi hediye das Geschenk. Size onun hakkında bilgi veremem.e [plats] meydan. yer imâl etmek herstellen (*) die Taube. açıklama yapmak» anlamında kullanılan bir deyimdir.e * kuyumcu die Umgebung. çevre der Juwelier.n [taube] güvercin kısım Lhe:r§tellen] der Teil.. Ich führe meine Freunde in der Stadt herum. in önekiyle kullanılır. sanm. Der Junge gibt den Touristen Auskunft. .. paso glauben [glauben] inanmak. Arkadaşlarımı şehirde dolaştırıyorum.e [pasbü:ro] [geşenk] der Platz.rehber • der Mais [mays] mısır [fremdenfü:rer] nennen [nennen] adlandırmak der Gedeckte Basar Kapalı Çarşı originell [originel] cıijinal [gedekte baza:r] der Pass..— 2 — der Fremdenführer.. Çocuk turistlere bilgi veriyor.ii | li :blingsşpayze] yemek verboten [ferbo:ten] yasak AÇIKLAMALAR Auskunft geben :<bilgi vermek.e [turist] turist buluşmak [herumfürren] sich treffen içeri girmek hineingehen (*) [zih treffen] örtü..en [yuvelirr] [Umgebung] enteresan * interessant ungefähr [ungefe:r] aşağı yukarı üniversite [interessant] die Universitäre çok sevilen [üniversite :t] die Lieblingsspeise. Ich kann Ihnen darüber keine Auskunft geben. Der Mann führt den Gast in dem< Garten seines Hauses herum.

«vakit geçirmek» anlamındadır. Wo willst du den Winter verbringen? Vaktimizi evde geçiriyoruz.yetmişsekizinci ders Mein Vater führt uns mit seinem Auto im Dorf herum. Wir haben heute unsere Freunde aus Deutschland in Istanbul herumgeführt. Kışı nerede geçirmek istiyorsun? . yapmak» anlamlarına gelir. Sandalye yapıyoruz (imâl ediyoruz). Turistler istasyonun önünde buluştular. Was stellen Sie in diesem Laden her? Mein Vater stellt Schuhe her und verkauft sie. Die Schüler treffen sich vor der Schule. herstellen «imal etmek. Bugün Almanya'dan (gelen) arkadaşlarımızı istanbul'da dolaştırdık. Die Touristen haben sich vor dem Bahnhof getroffen. Wir verbringen unsere Zeit zu Hause. Die Çelikels verbringen den Sommer in Istanbul. Wir stellen Stühle her. Çelikeller yazı istanbul'da geçiriyor. sich treffen «Buluşmak» anlamına gelir. Kadıköy'de buluşacağız. Wir wollen uns heute im Kino treffen. ama bu «geçirmek». Öğrenciler okulun önünde buluşuyorlar. Babam bizi otomobiliyle köyde dolaştırıyor. Bu gün sinemada buluşacağız. Ayrılabilen bir fiildir. Bu dükkânda ne imâl ediyorsunuz? Babam ayakkabılar imâl ediyor ve onları satıyor. Man stellt diese Gabeln in Deutschend her. verbringen «geçirmek» anlamına gelir. Bu çatallar Almanya'da yapılır. Wir werden uns in Kadıköy treffen.

XVns> bedeutet dieses Wort? Was soll das bedeuten? Das bedeutet «ev» in Türkisch. Du kannst nach dem Mittagessen mit Zeynep zum Topkapi Museum fahren.» Sie besichtigten vorher nur einen Teil des Museums. nein. Daher kommt dieser Name. Hayatını bu küçük evde geçiriyor. bedeuten «anlamına gelmek» şeklinde Turkçeye çevrilebilir. Eine Kanone nennen wir in Türkisch auch top.» frechen . Bu kelime ne anlama geliyor? Bu (da) ne demek? Bu Türkçede ev anlamına geliyor. Die Studenten verbrachtes d*» Abend in einem grossen Restaurant.» «Warum nennt man es Kizkulesi?» Ahmet sagte: «In alten Zeiten brachte man dorthin die Mädchen wie Zeynep. ZEYNEP UND INGE BESICHTIGEN DIE STADT «Wohin gehen wir heute?» fragte Inge beim Frühstück.» erwiderte Zeynep und 'ächelte. AHMET. «Man verwendet «top» auch in einer anderen Bedeutung. Son günlerini bu köyde geçirdi. Wir treffen uns dann dort. Ahmet antwortete: «Ich werde zum Passbüro gehen und unsere Pässe holen. Sie ha* ihre letzten Tage in diesem Dorf verbracht. glaube ich.» «Wie heist das weisse Häuschen auf jener kleinen Insel?» «Das ist Kizkulesi. Man stellte dort in der Umgebung Kanonen her.__ 4 — Er verbringt sein Leben in diesem k'einen Haus. Öğrenciler geceyi büyük bir lokantad? geçirdiler. «Bedeutet es ungefähr 'die Balltür'?» «Ach. «Was bedeutet Topkapi in Türkisch?» fragte Inge.

Daha önce müzenin sadece bir kısmını gezmişlerdi. Sie verliessen den B a s a r u m sechs Uhr. Da sagte A h m e t : «Nun gehen wir zum Gedeckten Basar.» erwiderte Inge. Um zwei U h r trafen sie sieh vor dem Museum und gingen hinein.» Inge fand den Basar sehr originell. Inge kaufte Pfeifen. Ein Fremdenführer führte sie mit den anderen Touristen im Museum herum und gab ihnen Auskunft. Sonra orada buluşuruz. A h m e t : «Ben pasaport dairesine gideceğim ve pasaportlarımızı alacağım. «Nein. Sie verbrachten im Basar viel Zeit. Dann gingen sie wieder zum Gülhane P a r k und tranken Tee aim Ufer. Inge. «Bu h a s t bisher kein simit gegessen. Dort kauften sie hinter der Moschee Mais und fütterten die Tauben. Und ich habe auch die Universität nicht gesehen. Können wir dörtfaİM fahren?» fragte Inge. Das Museum gefiel ihnen sehr. Dann setzten sie sich unter einen grossen Baum und t r a n k e n wieder Tee. «Hast du den Beyazıt Platz gesehen?» fragte Ahmet. Yemekten sonra Zeynep ile Topkapı müzesine gidebilirsin. Ringe und kleine Geschenke für seine Freunde und Freundinnen in Deutschland. das ist verboten.— 5 — «Kizkulesi h a t mir sehr gefallen. ich habe ihn nicht gesehen. Das ist unsere Liebllingsspeise beim Frühstück. Z E Y N E P VE İNGE Ş E H R İ GEZİYORLAR «Bugün nereye gidiyoruz?» diye sordu Inge kahvaltıda. Sie verbrachten dort zwei Stunden. «Topkapı Türkçede ne anlama geliyor?» diye sordu Inge. «Nein. Tuche. A h m e t kaufte den Mädchen simit.» AHMET. Der Fremdenführer erzählte ihnen viele interessanten Geschichten. «Aşağı yukarı top (oyun oynanan) kapı anlamına mı geliyor?» . Sie standen besonders vor den Juwelieren viel. So gingen sie nach Beyazıt.» antwortete Ahmet. U m fünf Uhr haben wir oft Tee mit simit. > diye cevap verdi. Vasen.

» diye cevap verdi Zeynep ve gülümsedi. onu görmedim. «Top başka bir anlamda da kullanılır. Orada iki saat geçirdiler. İnge.» diye cevap verdi Inge. Bu bizim kahvaltıda en sevdiğimiz yiyecektir. Orada caminin arkasında mısır satm aldılar ve güvercinleri beslediler. Bu ad oradan geliyor.başa ge- . Oraya gidebilir miyiz?» diye sordu İnge. sanıyorum. Sonra büyük bir ağacın altına oturdular ve tekrar çay içtiler. hayır.» «Şu küçük adanın üstündeki beyaz evciğin adı ne?» «Bu Kızkulesi'dir. (Ve) Üniversiteyi de görmedim. Çarşıda çok vakit geçirdiler. «Kızkulesi çok hoşuma gitti. Rehbe" nlara birçok enteresan hikâye anlattı. O sırada Ahmet: «Şimdi Kapalı Çarşıya gidiyoruz. Sonra gene Gülhane Parkına gittiler ve kıyıda çay içtiler. Müze onların çok hoşuna gitti. Saat altıda çarşıyı terkettiler (ayrıldılar). yüzükler ve küçük hediyeler satın aldı.— 6 — «Ah. ama gene de kısaca açıklıyalım bunları. İnge çarşıyı çok orijinal buldu. «Hayır.» diye cevap verdi Ahmet. Özellikle kuyumcuların Önünde çok durdular. «Şimdiye kadar hiç simit yemedin. vazolar. Orada civarda (o civarda )toplar imâl ediliyordu. Perfekt halinde bulunan bir cümle yardımcı fiilin . bu yasaktır. Saat ikide müzenin önünde buluştular ve içeri girdiler. örtüler.haben veya sein'm . Saat beşte ekseriya simitle çay içeriz.» Perfekt halinde bulunan somalar Bunlar çok basittir.» dedi.» dedi. Böylece Beyazıt'a gittiler. Bir topu (silâh olan) da biz Türkçede top diye adlandırırız. Ahmet kızlara simit satın aldı. Bir rehber onları diğer turistlerle birlikte müzede dolaştırdı ve onlara bilgi verdi. Inge Almanya'daki erkek ve kız arkadaşları için pipolar. «Hayır.» «O niçin Kızkulesi diye adlandırılıyor?» Ahmet: «Eski zamanlarda (devirlerde) oraya Zeynep gibi yaramaz kızlar götürülürdü. «Beyazıt meydanım gördün mü?» diye sordu Ahmet.

— 7 — tirilmesiyle soru haline konmuş olur. Partizip Perfekt gene en sonda yer alır. Hat der Sohn seinem Vater nicht geholfen? Der Bruder ist gestern nach Deutschland gefahren. Ist der Zug um sechs Uhr angekommen? İnge bugün bir mektup yazdı. Tren saat altıda vardı mı? Der Gast hat eine Suppe gegessen. Ist der Bruder gestern nach Deutschland gefahren. Pencereyi açtınız mı? Das Kind hat das l i c h t ausgemacht. Hat Inge heute einen Brief geschrieben? Meine Schwester ist auch mitgefahren. Hast diu dieses Buch gelesen? Oğul babasına yardım etmedi. Misafir bir çorba yedi. Bu kitabı okudun mu? . Hat der Gast eine Suppe gegessen? Misafir bir çorba yedi mi? Der Sohn hat seinem Vater nicht geholfen. Kızkardeşim de birlikte gitti mi? Tren saat altıda vardı. Er hat seine Hände gewaschen. Inge bugün bir mektup yazdı mı? Kızkardeşim de birlikte gitti. Hat er seine Hände gewaschen? Sie haben das Fenster geöffnet. Erkek kardeş dün Almanya'ya gitti mi? Bu kitabı okudun. Çocuk ışığı söndürdü. Hat das Kind das Licht ausgemacht?Çocuk ışığı söndürdü mü? Inge hat heute einen Brief geschrieben. Du hast dieses Buch gelesen. Ist meine Schwester auch mitgefahren? Der Zug ist um sechs Uhr angekommen. Haben Sie das Fenster geöffnet? Ellerini yıkadı. Oğul babasına yardım etmedi mi? Erkek kardeş dün Almanya'ya gitti. Ellerini yıkadı mı ? Pencereyi açtınız.

bunların altında da bunların soru yapılmış şekilleri verilmiştir. bir de bir durum.— 8 — Yukarıda Perfekt halinde bulunan cümleler. değişikliğini gösterdiği hallerde sein yardımcı fiili kullanılır. . Perfekt haben veya sein yardımcı fiili ve Partizip Perfekt ile yapılır. Perfekt ha bei. Her iki şekli de inceleyiniz. Fiilin bir yerden herhangi bir tarafa veya bir yere doğru bir hareket. YANİ İMPERFEKT VE PARTIZIP PERFEKTLERİNİ ÇOK İYİ EZBERLEYİNİZ. Diğer bütün hallerde haben yardımcı fiili kullanılır. hareket yukarıda açıklanan şekilde olmalıdır. Bütün hareket gösteren fiillerle bu yardımcı fiil kullanılmaz. ilerleme. sein + Partizip Perfekt -^r^ DÜZENSİZ FİİLLERİN ANA ŞEKİLLERİNİ.

G — Orada buluşamayız. 5 — Dieser Herr in Eskişehir eingestiegen. aber er heisst Robert. 11 — Wir den Winter Erzurum verbracht. E — Bu traktörler Almanya'da imâl edildi. B Listesi A — Orada buluşabiliriz. 10 — Die Mutter ihre Kinder nach Hause gerufen. 6 — Wir können uns dort nicht treffen. 12 — Das Auto noch nicht zurückgekommen. Arkadaşlarımı köyümüzde İ dolaştırdım. 4 — Er heute acht Uhr abgefahren. 2 — Diese Schuhe und die Mappe mir sehr gefallen. H — O burada Bob diye adlandırılır. 14 — der Schüler • die Fragen Lehrers verstanden? 15 — du viel gelaufen? A Listesi 1 — Das kleine Kind hat dem Deutschen Auskunft gegeben. 8 — Die Jungen haben bei ihrem kranken Freund zwei Stunden verbracht. Çocuklar hasta arkadaşlarının K yanında iki saat geçirdiler. 3 — Ich werdte meine Freunde in unserem Dorf herumführen. C — Çocuklar hasta arkadaşlarıyla iki saat geçirdiler. D — Küçük çocuk Almana bilgi verdi. 4 — Man kann das hier nicht herstellen. 5 — Diese Traktoren hat man in Deutschland hergestellt.Almanca aers: <» TEST 39 Boş bırakılan yerleri doldurunuz. Arkadaşlarımı köyümüzde doL laştıracağım. 1 — Mein Sohn von dem Baum gefallen. 3 — Wir mit meinem Bruder nach Ankara gefahren. 7 — Man nennt ihn hier Bob. . B — Bu burada imâl edilemez. 2 — Der Bauer hat seine Gäste mit seinem Traktor herumgeführt. 6 — Der Vogel auf den Baum geflogen. 8 — Die Magd die Speisen noch nicht gebracht. ama onun adı Robert'tir. 13 — Er den Korb den Garten getragen. 7 — Dieses Buch mir mein Vater gegeben. F — Çiftçi misafirlerini traktörüyle dolaştırdı. 9 — Ich in ihrem Bauernhof zwei Monate geblieben.

1 — 2 — 3 — 4 — 5 — 6 — 7 — 8 — B Listesi A Listesi Ahmet arkadaşlarını getirdi. K F c Aşağıdaki fiillerin Perfektini çekimleyiniz: a. 1 — K 2 — F 3 — A 4 — € 5 — H 6 — İ 7 . den 5 — hat. A — Der Schüler hat seinem Lehrer nicht geantwortet. 'F — Sind die Kinder in das Museum hineingegangen ? Müdür sizin sınıfa geldi mi? Bu evcik niçin Kızkulesi diye G — Waruni hat man dieses Häuschen Kızkulesi genannt? adlandırıldı ? Hat der Direktor in eure H Klasse gekommen? Ich habe in den Brief zwei Bilder beigelegt. e 3 — e. Du hast sehr originelle Bilder. 1 — habe 2 — hat. Öğrenci öğretmenine cevap vermedi. 1. B — Klasse gekommen? Senin çok orijinal resimlerin var.E 8 . D — Haben die Kinder in das Museum hineingegangen? Çocuklar müzenin içine girDer Student hat bis zum Abend diler mi? E — in der Universität gearbeitet. C — Ahmet hat seine Freunde gebracht. e. zurückkehren b. schieben Test 38'in yapılmış şekli A. e. Mektuba iki resim koydum Ist der Direktor in eure (ekledim). sie. dem 9 — hat 10 — hat.M 10 — L C. dem (seinem) B. den 6 —t haben 7 — t 8 — habe.N 9 . Öğrenci akşama kadar üniversitede çalıştı. en 4 — hat. a — begegnet b — gedreht c — gebraucht d — gebellt e — gereinigt f — geputzt g — geklopft ich du er. 1 — 1 2 — L 3 — M 4 — H 5 — A 6 — N 7 — G 8 — C 9 — K 10 — D F. es wir ihr sie Sie wecken habe geweckt hast geweckt hat geweckt haben geweckt habt geweckt haben geweckt haben geweckt .

.. Bunlard