P. 1
aralik_001

aralik_001

|Views: 14|Likes:

More info:

Published by: http://www.timeturk.com on Oct 06, 2009
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

01/20/2011

pdf

text

original

1 Aral›k

‹SLÂM KOLAYLIK D‹N‹D‹R ‹slâm dininde, insan›n üstesinden gelemeyece¤i, gücünün yetmeyece¤i hiçbir hüküm yoktur. Allah’›n insanlara verdi¤i güç ve kuvvet, yükledi¤i sorumluluklardan daha genifl ve daha büyüktür. ‹slâm dininin koydu¤u emirler, insan› olgunlaflt›rmak ve daha yüksek bir hayata haz›rlamak içindir. ‹slâm’da zorlama yoktur. Bu ‹slâm’›n evrensel oluflunun bir özelli¤idir. ‹slâm prensiplerinin en baflta geleni, kolaylaflt›rma, kolay› emretme ve kolay olan› istemedir. Allahu Teâlâ (c.c.) Kur’an-› Kerim’de “…Allah size kolayl›k diler, zorluk dilemez.” (Bakara, 2/185); “Allah bir kimseyi ancak gücünün yetti¤i fleyle yükümlü k›lar.” (Bakara, 2/286); “Allah, sizden

(yükümlülüklerini) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zay›f yarat›lm›flt›r.” (Nisa, 4/28) buyurmaktad›r. Ayetlerden de anlafl›laca¤› üzere ‹slâm her alanda kolayl›¤› tercih etmifltir. “Kolaylaflt›r›n zorlaflt›rmay›n; müjdeleyin nefret ettirmeyin.” (Buharî, “‹lim”, 12; Müslim, “Cihad”, 6) emri, sadece ‹slâm’› tebli¤ eden Peygamberimizin de¤il, herkesin uymas› ve uygulamas› gereken bir prensiptir. Aile hayat›m›zda, ticarî ve ifl hayat›m›zda kolayl›k esast›r. Kolayl›kta gönül rahatl›¤›, zorlukta ise ruh s›k›nt›s› vard›r. Öyleyse yaflad›¤›m›z bu ortamda, zorlaflt›rmadan kolaylaflt›rman›n, nefret ettirmeden sevindirmenin ve korkutmadan müjdelemenin yap›lmas›na ihtiyaç vard›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

2 Aral›k

HIRSIZLIK VE HAKSIZLIK H›rs›zl›k, “baflkalar›na ait bir mal› korundu¤u yerden, sahibinin bilgisi d›fl›nda gizlice almak” demektir. Al›n teri ve meflru kazançtan do¤an servetin korunmas›, ‹slâm’›n temel ilkeleri aras›ndad›r. ‹slâm’a göre, insan›n hayat›, ›rz ve namusu gibi mal› da dokunulmazd›r. Onun için dinimiz eme¤i ve mülkiyeti kutsal saym›fl, mülkiyete haks›z olarak el uzatmay› cezaland›rm›flt›r. (Maide, 5/38) Hile ile, doland›r›c›l›kla, yalan flahitlik ve rüflvet vb. meflru olmayan bir yolla, baflkas›n›n mal›n› elinden almak h›rs›zl›kt›r ve büyük günaht›r. Bunun içindir ki, Allah

Teala flöyle buyurur: “Ey müminler! Mallar›n›z› aran›zda bat›l (haks›z ve haram) yollarla yemeyin. Ancak karfl›l›kl› r›za ile yap›lan ticaretle olursa baflka…” (Nisa, 4/29) Peygamberimiz de flöyle buyuruyor: “Kim haks›z bir iddiada bulunur, kendisinin olmayan› kendisinin yapmaya çal›fl›rsa bizden de¤ildir. O, cehennemdeki yerine haz›rlans›n.” (‹bn Mace, “Ahkam”, 6) ‹slâm’›n temel amac›, baz› kimseleri cezaland›rmak de¤il, aksine h›rs›zl›k suçunun ifllenmesine imkân b›rakmayacak önlemler almakt›r. ‹yi bir mümin, baflkalar›n›n can›na, mal›na, mevkiine, namus ve flerefine zarar vermeyen, haks›zl›k yapmayan insand›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

3 Aral›k

YET‹ME KARfiI fiEFKAT VE MERHAMETL‹ OLMAK ‹slâm dini yetimleri, kendi çocuklar›m›z gibi görüp gözetmemizi, onlara flefkat ve merhametli davranmam›z›, e¤itip yetifltirmemizi tavsiye eder. Kendisi de yetim olan sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), yetimlere kol kanat germifl, onlara iyi davranm›fl, bizim de iyi davranmam›z› emretmifltir. Peygamberimiz iflaret parma¤› ve orta parma¤›yla iflaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse baflkas›na ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette iflte böyle yan yanay›z”(Ahmed b. Hanbel, V, 250) buyurmufltur.

Yetimler bize Allah’›n birer emanetidir. Onlara flefkat ve merhamet göstermek, e¤itip yetifltirerek topluma yararl› birer insan haline getirmek, büyüyünceye kadar mallar›n› kollay›p gözetmek ve evlenecek ça¤a gelince de evlendirmek bizim görevimizdir. Allah Teâlâ, Peygamberimize kendisinin de yetim oldu¤unu hat›rlatarak: “Seni yetim bulup da bar›nd›rmad› m›? Seni yolunu kaybetmifl olarak bulup da yola iletmedi mi? Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi? Öyleyse sak›n yetimi ezme!” (Duhâ, 93/6-9) buyurup, yetimlere flefkat ve merhametle muamele edilmesini emretmifltir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

4 Aral›k

YALAN SÖYLEMEMEK, ‹FT‹RA ETMEMEK ‹slâm dini, fert ve toplum hayat›nda güven, huzur ve bar›fl ortam›n› sa¤layacak ahlâkî kurallara büyük önem vermifltir. Karfl›l›kl› iliflkileri zedeleyen, kin ve düflmanl›¤a sebep olan davran›fllar›n bafl›nda gelen yalan ve iftiray› da fliddetle yasaklam›flt›r. Do¤ruluk; niyetin, söz ve davran›fllar›n birbiriyle uyumlu olmas›d›r. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.); “Do¤ru olun! Do¤ruluk iyili¤e, iyilik ise cennete götürür. Yalandan sak›n›n! Yalan günaha, günah ise cehenneme götürür.” (Buharî, “Edeb”, 69) diyerek do¤rulu¤un önemini

vurgulam›fl, yalan›n tehlikelerine dikkat çekmifltir. fiaka da olsa yalan söylemeyi do¤ru bulmam›flt›r. ‹ftira ise, haks›z olarak baflkas›na suç yüklemektir. Bir münaf›kl›k alameti olan yalan›n sebep oldu¤u kötülüklerden biridir. Yüce kitab›m›z Kuran’da “Çünkü siz bu iftiray› dilden dile birbirinize aktar›yorsunuz. Bunun önemsiz oldu¤unu san›yorsunuz. Halbuki bu Allah kat›nda çok büyük bir suçtur. Onu duydu¤unuzda: Bunu konuflup yaymam›z bize yak›flmaz… demeli de¤il miydiniz?” (Nûr , 24/15-16) buyrulmaktad›r. Müslüman yalan söylememeli, iftira etmemelidir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

5 Aral›k

EfiLER ARASINDA SEVG‹ VE SAYGI Toplumlar› oluflturan temel yap› tafl› ailedir. Aile, anne, baba ve çocuklardan oluflur. ‹slâm dini, nikah ba¤›yla kurulan aile kurumuna büyük önem vermifltir. Güçlü aile ba¤lar›n›n kurulabilmesi için gereken de¤erlerin bafl›nda sevgi, sayg› ve hoflgörü gelir. Bunlar, mutlulu¤un ve huzurun devam›, karfl›l›kl› hak ve hukukun korunmas› için vazgeçilemez unsurlard›r. Oluflabilecek sorunlar, sevgi ve sayg›n›n sa¤lad›¤› güven ortam›nda çözülebilir.

Toplumun gelece¤i olan çocuklar ailede flekillenir ve kifliliklerini kazan›r. Terbiyeyi, erdemli olmay›, hoflgörüyü , hayata olumlu bakmay› ve zorluklarla bafla ç›kabilme gücünü, mutlu ve huzurlu bir aile yuvas›nda ö¤renebilirler. Ailedeki sevgi ba¤lar›na önem veren Sevgili Peygamberimiz, k›z› Fat›ma evlenirken “Sen ona yer ol ki o sana gök olsun. O’na yumuflak davran, senden güzel söz iflitsin, güler yüz görsün...” diyerek tüm kad›nlara; “Veda hutbesin”de de bütün erkeklere eflleriyle muhabbeti pekifltirici tavsiyelerde bulunmufltur.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

6 Aral›k

HAT SANATI Hat, Müslümanlar›n düflünce ve sanat tarihinde önemli bir sanatt›r. Hat sanat›yla hattatlar, Allah’›n isimlerini güzel yaz›larla insanlar›n gönüllerine adeta nakflederler. ‹slâm’›n mesaj›n›n ulaflt›r›lmas›nda hat sanat› önemli bir ifllev görür. ‹slâm toplumlar›n›n sanat ustalar›n›n öteden beri birbirinden güzel eserleriyle icra ettikleri hat sanat›, bizim toplumumuzda doruk noktas›na ulaflm›flt›r. Türk toplumunun fieyh Hamdul-

lah, Kay›flzâde Haf›z Osman, Mehmet Emin Yesarî, fiemseddin Karahisarî, Hamit Aytaç gibi de¤erli hat ustalar›, ‹slâm’›n güzel mesajlar›n› Kûfî, Muhakkak, Reyhanî, Nesih, Celî, Sülüs, Tevkî, Rik'a, Divanî, Siyâkat, Gubâr, Tu¤ra, Menflur, Zülfü Arûs, Hilâli, Muinî, fiikeste ve Müselsel dallar›nda ortaya koyduklar› en güzel yaz›lar›yla tüm dünyaya ulaflt›rm›fl ve insanlar›n gönlünde ince eserler, tesirler b›rakm›fllar ve b›rakmaya da devam etmektedirler.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

7 Aral›k

(Bir Hadis, Bir Yorum) A⁄AÇ D‹KME VE TAB‹AT SEVG‹S‹ “K›yamet kopmaya yak›nken elinizde bir a¤aç fidan› varsa ve onu dikmeye vakit bulabilirseniz onu dikin” (Ahmed b.Hanbel, “Müsned”, III,191) ‹nsan›n, içinde yaflad›¤› tabiat› korumas› dinî bir sorumluluktur. Çünkü hem Kur’an’da (Bakara, 2/205) hem de Peygamberimizin yukar›da mealini verdi¤imiz hadislerinde tabiat›n korunmas› ve a¤aç dikilmesi tavsiye edilmifltir. Bu hadise göre tabiat› tahrip etmek flöyle dursun onu güzellefltirmek için k›yamet koparken dahi olsa a¤aç dikmeye ve çevreyi güzellefltirmeye teflvik vard›r. Peygamberimiz bizzat kendisi tabiat› koruma ad›na, Mek-

ke ve Medine civar›n›, “Harem Bölgesi” ilân etmifl ve buralarda a¤açlar›n kesilmesini, her türlü hayvanlar›n avlanmas›n› yasaklam›fl ve onlar› koruma alt›na alm›flt›r. (Buharî, “Cihâd”, 71) Peygamberimiz ziraat yaparak ve a¤aç dikerek tabiat› güzellefltirmeyi sadakay› cariye olarak nitelendirmifl (Müslim, “Müsâkât”, 10) ve halk›n kulland›¤› umumi yerleri, insanlar›n gelip geçti¤i yollar›, dinlenmek için oturduklar› yerleri kirletmeyi yasaklam›flt›r. (Müslim, “Tahâret”, 68) fiu halde bize emanet olarak verilen çevreyi korumal› ve müfltereken kulland›¤›m›z alanlar› temiz tutmal›y›z.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

8 Aral›k

HACI BAYRAM VEL‹ As›l ad› Numan bin Ahmed olan “Hac› Bayram Veli”, 1352 tarihinde Ankara’n›n Zülfadl (Solfasol) köyünde do¤du. ‹lme ve araflt›rmaya düflkünlü¤ü sebebiyle babas›, onu Ankara'da Karamedrese'ye verdi. Bitirince Bursa'ya giderek tefsir, hadis, f›k›h, tasavvuf, astronomi, Farsça ve Arapça dersler okuyup icazet ald›ktan sonra Ankara'ya döndü. Dönüflünde Karamedrese’ye müderris olarak tayin edildi. K›sa zamanda ünü, ülkenin her taraf›na yay›ld›. Bu s›ralarda Somuncu Baba lakab›yla bilinen hoca Hamideddin-i Veli kendisini Kayseri’ye davet etti. Davete icabet ederek

Kayseri'ye gitti. Kendisiyle Kurban Bayram›n›n ilk günü bulufltu. Bu buluflmaya çok sevinen Hamideddin-i Veli; “‹ki bayram› birden kutluyoruz!” buyurdu ve ona “Bayram” lakab›n› verdi. Daha sonra fleyhiyle birlikte hacca gitti. Böylece de Numan ismi Hac› Bayram olarak de¤ifltirilmifl oldu. Hocas›n›n vefat›ndan sonra Ankara’ya gelerek ömrünü talebe yetifltirmeye adad›. Eflrefo¤lu Rumi ile Fatih’in hocas› Akflemseddin talebelerinin en meflhurlar›ndand›r. Hac› Bayram-› Veli, 1429 tarihinde Ankara'da vefat etti. Türbesi kendi ismiyle an›lan Hac› Bayram Camii'nin bitifli¤indedir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

9 Aral›k

KAB‹R Z‹YARET‹ Mezar kelimesi, “ziyaret edilen yer” anlam›ndad›r. Sözcü¤ün kabir anlam›nda yayg›n kullan›m kazanmas›n›n nedenini Yüce Peygamberimizin (s.a.s.) “Kabirleri ziyaret edin. Çünkü kabir ziyareti ölümü hat›rlat›r.” (Müslim, “Cenaiz”, 108) sözünde bulmaktay›z. Zira ziyaret edip hat›rlama, ö¤üt alma yerleridir kabirler. Kabirlerin bu ifllevine binaen ilk defa Allah Resulü (s.a.s.) kendisini kolayl›kla tan›yabilmek için Osman b. Maz'un'un (r.a) kabrinin bafl›na tafl dikmifl (Ebû Davud, “Cenaiz”, 57) ve Peygamberimi-

zin (s.a.s.) bu uygulamas› sonradan yayg›nl›k kazanm›fl ve kabirler kültürümüzde zihinlere, göze ve gönle hitap eden birer ziyaret mahalleri halini alm›flt›r. Atalar›m›z, temelde yaln›zca ölümü hat›rlatan kabirleri adeta tarihe kay›t düflen, sanat yüklü edebî abideler hâline getirmifllerdir. Mezar tafllar›n› bir canl› gibi ziyaretçileriyle konuflturmufllard›r. Kimisi görünüflüyle döneminin sanat, edebiyat özelliklerini d›fla vurmufl, kimisi tarihten bir demet sunmufl, kimisi de al›nmas› gereken ö¤ütlerde bulunmufltur.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

10 Aral›k

RAB‹ATÜ’L- ADEV‹YYE Basral› olan Rabiatü’l- Adeviyye sevgiye dayal› zühd yolunun ilk temsilcisidir. Yaflad›¤› zühd ve takva hayat›yla flöhret bulmufltur. Uzun bir müddet sahralarda uzlet ve inziva hayat› yaflam›flt›r. Kendi zaman›na kadar Allah korkusuna dayal› tasavvuf anlay›fl›na yeni bir boyut kazand›rarak, Allah sevgisi ve aflk›na dayanan bir anlay›fl› getirmifltir. Sözlerinde ve fliirlerinde sevgi kavram›n› ilk defa aç›kça kullanm›flt›r. Allah’a duydu¤u derin aflk› flöyle ifade etmektedir: “Seni iki sevgi ile seviyorum. Biri Sana karfl› aflk ile ba¤lan›fl›m›n ifadesi, ikincisi Senin sevilmeye lay›k

oluflunun içimde meydana getirdi¤i sevgi.” Allah’a olan sevgisinden dolay› hiçbir karfl›l›k beklemeyen Rabia, bu durumu flöyle ifade etmifltir: “Allah›m Sana cehennemden korkarak ibadet ediyorsam beni cehennem ateflinde yak. E¤er Sana cennet ümidiyle tap›yorsam bana cenneti haram k›l.” Kendisi hakk›nda pek çok menk›be anlat›lmaktad›r. Özellikle kendisiyle ça¤dafl olan ve korku ve hüzne dayal› zühdün önemli temsilcisi olarak kabul edilen Hasan Basri ile yapt›¤› konuflmalar meflhurdur. 135/752 y›l›nda vefat etmifltir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

11 Aral›k

MEVLANA’DAN ÖZDEY‹fiLER 1. Bir mum, baflka mumu tutuflturmakla ›fl›¤›ndan bir fley kaybetmez. 2. Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür. 3. Dünya tuzakt›r, yemi de isteklerdir; ‹stek tuzaklar›ndan kaç›n›n. 4. H›rs› b›rak, kendini bofl yere harcama! fiu toprak alt›nda ç›rak da bir, usta da... 5. ‹htirasl›lar›n göz testisi dolmaz. Sedef, kanaatkâr olmad›kça inciyle dolmaz. 6. Güçlük ve darl›k içindeysen sabret; Sab›r, gönül ferahl›¤›n›n anah-

tar›d›r. 7. Kim demifl; gül, yaflar dikenin himayesinde ? Dikenin itibar› ancak gül sayesinde... 8. Aynan niçin yans›tm›yor, biliyor musun? Çünkü yüzünden pas temizlenmemifl. 9. Dostumun ›fl›¤›, önümde ve arkamda bulunmazsa önümden, arkamdan nas›l haberdar olurum ben?.. 10.Bileklerindeki zincirleri çöz, hür ol. Ne zamana kadar alt›n›n, gümüflün esiri olacaks›n. (Mesnevi)

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

12 Aral›k

MEVLÂN VE MESNEVÎ’S‹ Hayat›n›, “Hamd›m, pifltim, yand›m” cümlesiyle özetleyen Mevlânâ’n›n en önemli eseri Mesnevî’dir. Dünyan›n önde gelen flair ve düflünürlerinden biri olan Mevlânâ’n›n her eseri klâsiklerimiz aras›ndad›r. Tasavvuf edebiyat›m›z›n bafll›ca kaynaklar› aras›nda bulunan Mesnevi, ayet ve hadislerden al›nan ilhamla yaz›lm›fl hikâyeleriyle son derece k›ymetli nasihatler içermektedir. 1259-61 aras›nda yaz›lmaya bafllanan Mesnevî, 1264-68 aras›nda tamamlanm›flt›r. Düflüncelerini, birbirine eklenmifl hikâyelerle anlatan Mevlânâ, Mesnevî’yi, olgunlaflma yolunda istekli olanlar› bilgilendirmek için yazm›flt›r. Dünya hayat›na tapmay›, Allah’tan

gafil olmak fleklinde tan›mlayan Mevlânâ, tasavvuf anlay›fl›n› hayat›n ve insan›n gerçekleri üzerine kurmufltur. “Suyun geminin içinde olmas› geminin helâkidir. Geminin alt›ndaki suysa geminin yürümesine yard›mc›d›r,” diyerek hayat karfl›s›nda eskimeyen bir yap› elde etmifltir. Allah’a eriflmeyi gerçek padiflahl›k sayan Mevlânâ, Allah aflk›nda yok olmak suretiyle gerçek varl›k makam›na eriflilebilece¤ini düflüncesinin merkezine yerlefltirmifltir. Mevlânâ’n›n tasavvuf anlay›fl›nda yarat›l›fl›n, hayat›n anlam› aflkt›r. Allah’tan baflkas›na âfl›k olmak geçici bir hevestir. “Kimin aflka meyli yoksa o kanats›z bir kufl gibidir.”

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

13 Aral›k

AHMED YESEV‹ VE D‹VAN-I H‹KMET XI. asr›n ikinci yar›s›nda, bat› Türkistan’›n Sayram Kasabas›’nda dünyaya gelen, Ahmed Yesevi, çok küçük yaflta babas›n›, 7 yafl›nda da annesini kaybetmifltir. Ablas› ile beraber –sonradan Türkistan ad› alm›fl olan –Yesi flehrine gelerek oraya yerleflmifltir. Tahsiline Yesi flehrinde bafllayan Ahmed Yesevi, küçük yafl›na ra¤men oldukça büyük baflar›lar göstermifl ve çevresinin takdirini kazanm›flt›r. Yesi flehrinde önce Aslan Baba Hazretleri’nden ders almaya bafllam›flt›r. Aslan Baba’n›n vefat›ndan bir müddet sonra, Maverahünnehir’in büyük bir ‹slâm merkezi olan Buhara’ya gitmifl, burada devrin ileri gelen mutasavv›flar›ndan fieyh Yusuf Hemadani’ye intisap ederek onun

himayesi ve terbiyesi alt›na girmifltir. 1160 y›l›nda Buhara’da irflada bafllam›fl,ancak bir müddet sonra tekrar Yesi flehrine dönmüfltür. Vefat›na kadar irflad görevini burada sürdürmüfltür. Ahmed Yesevi’nin en önemli eseri “Divan-› Hikmet”dir. Onun Hikmetlerinin Anadolu’da ki dini-tasavvufi ruhun geliflmesinde büyük etkisi oldu¤u görülmektedir. Yesevi’nin bu eseri Orta Asya Türklerinin ‹slâm’›n sevgi esas›na dayal› boyutunun tezahür etmesinde ve bütün Türk dünyas›nda bir düflünce birli¤inin sa¤lanmas›nda önemli bir rol oynam›flt›r. ‹slâmiyet’i sevdirmek ve yaymak konusunda büyük çaba sarf eden Ahmet Yesevi, Yesi flehrinde kendi ad›yla an›lan külliyede medfundur.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

14 Aral›k

SAKLA SAMANI, GEL‹R ZAMANI Bir çiftçi yaz›n hasat etti¤i bu¤daylar›n›n bir k›sm›n› satar, bir k›sm›n› da k›fl için kendilerine ay›r›rm›fl. Bu¤daylar›n sap›n› da hayvanlar› için saman yaparm›fl. Bir y›l ürün çok bol olmufl. “Bu¤day›n çok olmas› iyi ama saman çok” diye söylenmifl. Köyün bilge dedesi “saman çok diye söylenme, fazlas›n› bir kenara y›¤” demifl. Çiftçi “Buralarda k›fl k›sa sürer, baharda yemyeflil otlar ç›kar” demifl ve fazla oldu¤unu düflündü¤ü samanlar› yakm›fl. K›fl gelmifl. Çiftçinin keyfi yerin-

deymifl. “Ya¤s›n ya¤mur, kar. Essin rüzgar; ne de olsa ambar bu¤day, ah›r da saman dolu” demifl. Ancak o y›l k›fl fliddetli ve uzun olmufl, sonunda saman bitmifl. Çiftçi ‘Hayvanlar aç” diyerek bilge dededen saman istemifl. Bilge dede “Ben sana dememifl miydim: Sakla saman› gelir zaman›?” demifl. Günümüzde yar›n için saman saklaman›n anlam› yok. Ancak, çeflmelerimizden akan sudan küçük bir eflyam›za kadar bugün sahip oldu¤umuz, de¤erini bilmeyip heba etti¤imiz fleyler var. Gelecekte bunlara çok ihtiyac›m›z olabilir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

15 Aral›k

Kur’an ve Hadisle Övülen Bir Mabed: MESC‹D-‹ AKSA Mescid-i Aksa, Hz. Süleyman taraf›ndan Allah’a kulluk vazifesini yerine getirmek amac›yla Kudüs’te infla edilmifl mabedin ad›d›r. Beyti Makdis yani günahlardan temizlenme yeri ad› da verilen bu yere Mescid-i Aksa ismi ‹srâ Süresi ile verilmifltir: “Kendisine âyetlerimizden bir k›sm›n› gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketlendirdi¤imiz Mescid-i Aksâ’ya götüren Al-

lah’›n flan› yücedir. Hiç flüphesiz O, hakk›yla iflitendir, hakk›yla görendir.” (‹srâ, 17/1). Aksa kelimesi “en uzak” anlam›ndad›r. Mescid-i Aksa da Mekke’ye olan uzakl›¤›ndan dolay› böyle adland›r›lm›flt›r. Mescid-i Aksa, vahye dayal› di¤er dinlerde oldu¤u gibi, ‹slâm’da da önemli bir yere sahiptir. Bunun bafll›ca sebepleri; Hz. Muhammed’in isrâ ve miraç mekan› olmas›, Müslümanlar›n ilk k›blesi olmas›, ibadet amaçl› ziyaret edilecek kutsal bir mekan olmas›d›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

16 Aral›k

RÜZGÂR EKEN FIRTINA B‹ÇER ‹nsan hem iyilik hem de kötülük yapabilme yetene¤iyle yarat›lm›flt›r. O hayat› boyunca bu iki yol aras›nda tercih mücadelesi vermek zorundad›r. Yaratan her zaman ona iyilik yolunu göstermifl ve onu buna teflvik etmifltir. Sadece iyili¤e iyilikle karfl›l›k verilmesini de¤il, ayn› zamanda kötülü¤e de iyilikle karfl›l›k verilmesi gerekti¤ini hat›rlatm›flt›r. “‹yilikle kötülük bir olmaz. Kötülü¤ü en güzel bir flekilde sav. Bir de bakars›n ki, seninle aras›nda düflmanl›k bulunan kimse sanki s›cak

bir dost oluvermifltir.” (Fussilet, 41/34) ayeti iyili¤in kötülükleri savaca¤›n› bildirmektedir. Kötülük ise hep kötülü¤ü ça¤›r›r. Bu fert ve toplumlar›n hayat›nda her zaman tecrübe edilegelmifl bir gerçektir. T›pk› topra¤a at›lan tohumun biçilecek mahsulü belirledi¤i gibi, insan›n yap›p ettikleri de karfl›s›na farkl› bir flekilde ç›kmayacakt›r. Bu durum özellikle anne-baba ve çocuklar aras›nda olmak üzere bütün insani iliflkilerde söz konusudur. O halde flu söze kulak verelim: ‹yili¤e iyilik her kiflinin, kötülü¤e iyilik er kiflinin kâr›d›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

17 Aral›k

KUR’ÂN’DA PEYGAMBER‹M‹Z Kur’an-› Kerim’de pek çok ayette Peygamberimiz anlat›lmakta, Müslümanlar için vazgeçilmez bir rehber oldu¤u ifade edilmektedir. Bu anlamda “Kim peygamber’e itaat ederse, Allah’a itaat etmifl olur...” (Nisâ, 4/80) ayetinde, Peygamberimize itaat etmenin Allah’a itaat etmek anlam›na geldi¤i bildirilmektedir. “Biz seni ancak bir müjdeci ve bir uyar›c› olarak gönderdik” (Furkân,25/56) ayetinde Peygamberimizin insanl›k için uyar›c› ve müjdeci oldu¤u vurgulanmaktad›r. “(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik” (Enbiyâ, 21/107) ayetinde Peygamberimizin rahmetinin evrensel oldu¤una iflaret edilmektedir. “Ey inananlar! An-

dolsun, Allah ve Rasulünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuflmay› uman, Allah’› çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vard›r” (Ahzâb, 33/21) ayetinde, Peygamberimizin Müslümanlar için en güzel örnek oldu¤u anlat›lmaktad›r. De ki: “Allah’› seviyorsan›z bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlar›n›z› ba¤›fllas›n…” (Âl-i ‹mrân,3/31) ayetinde Peygamberimize uyma, Allah sevgisinin ayr›lmaz parças› olarak nitelendirilmektedir. Peygamberimizi gönülden benimsemeyenlerin Allah’› gerçek anlamda sevemeyece¤i ifade edilmektedir. Allah’›n sevgisine ve ma¤firetine ulaflman›n, Peygamberimizi tan›mak ve sünnetine uymakla mümkün olabilece¤i vurgulanmaktad›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

18 Aral›k

HZ. HAT‹CE (R. ANHA) Hz. Hatice, Esed O¤ullar›ndan Huveylid’in k›z›d›r. Hem baba hem de anne taraf›ndan soyu Efendimizle birleflmektedir. ‹slâm öncesinde kavmi aras›nda yüksek ahlak›, iffeti ve cömertli¤iyle tan›nm›flt›r. Hz. Hatice, Efendimize ilk inanan, onunla beraber namaz k›l›p ona ilk cemaat olan kifli özelli¤ini tafl›maktad›r. Hz. Peygambere efl olmufl ve ehl-i beytin bafl›ndaki kad›n olma flerefiyle flereflendirilmifltir. Çünkü Efendimizin soyu Hz. Hatice’den olan k›z› Hz. Fat›ma’n›n nesli ile devam etmifltir.

Hayat› boyunca Hz. Peygambere maddî ve manevî olarak destek olmufltur. Efendimizin hayat›nda çok önemli bir yeri olan Hz. Hatice, Hz. Peygamberin 7 çocu¤undan 6 tanesinin annesidir. Çocuklar›ndan Kas›m ile Abdullah küçük yaflta vefat etmifltir. K›zlar› Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm ve Fat›ma Hz. Peygamber ile Medine’ye hicret etmifltir. Müslüman kad›nlar için en güzel örne¤i teflkil eden Hz. Hatice (r.a.), Risaletin onuncu y›l›nda, Ramazan ay›nda vefât etti. Hz. Hatice’nin vefat etti¤i bu y›la hüzün y›l› denilmektedir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

19 Aral›k

SEFERÎL‹K Sefer, sözlükte, yolculuk, yolculu¤a ç›kma anlamlar›ndad›r. Bir f›k›h terimi olarak yolculuk, belirli bir mesafeye gitmektir. Bu mesafe ise orta yürüyüflle üç günlük, yani on sekiz saatlik bir uzakl›ktan ibarettir. Günümüzde bu mesafe 90 km olarak belirlenmifltir. Bulundu¤u yerden ayr›l›p 90 km veya daha uzak bir mesafeye yolculuk yapan kifli yol boyunca seferî hükmündedir. Gitti¤i yerde 15 gün veya daha fazla kalmaya niyet eden kifli seferî olmaz, mukîm olur ve sefe-

rîye tan›nan ruhsatlar› kullanamaz. Ancak 15 günden az kalmaya niyet ederse seferîli¤i devam eder. Yolculuk genel olarak s›k›nt› ve meflakkat içeren bir durumdur. Bundan dolay›d›r ki, yolcular için ibadetlerle ilgili olarak bir tak›m ruhsatlar tan›nm›flt›r. Ramazan ay›nda yolculuk halinde bulunan kimse için, orucu sonraya b›rakmak mubaht›r. Misafir dört rekat farz namazlar›n› iki rekat olarak k›lar. Aslî vatana dönmek ile yolculuk hali, yani seferîlik son bulur.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

20 Aral›k

DUA Dua, sonsuz güç ve kudret sahibi olan Yüce Allah ile kul aras›nda kurulan manevî bir ba¤d›r. Dua eden insan, bütün acizli¤i içinde Rabbine ihtiyac›n› arz etmektedir. ‹nsan dünyaya Rabbine kulluk etmek için gönderilmifltir. Kulluk ise Allah’›n emir ve nehiylerine riayet etmek, O’na boyun e¤ip hoflnutlu¤unu kazanmakt›r. “De ki: Duan›z olmasa Rabbim size ne diye de¤er versin?...” (Furkân, 25/77) buyurmufltur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)’de; “Allah kat›nda duadan daha de¤erli bir fley yoktur” buyurarak (Tirmizi, “De’avât”, 1), kullu¤un ve ibade-

tin en güzelinin dua oldu¤unu aç›klam›flt›r. Nitekim insan Allah karfl›s›nda acizli¤ini idrak etti¤i ölçüde de¤er kazan›r. Bu nedenle kulun duas›n›n Allah’› çok mutlu edece¤i (Hâkim, “Deavât”, I, 497), dua etmeye tenezzül etmemesinin ise O’nu öfkelendirece¤i (‹bn Mâce, “Dua” 1) bildirilmifltir. O halde Allah kat›nda de¤erli bir yer edinmek isteyen kul, kullu¤una ve ibadetlerine dikkat etmeli, özellikle ibadetlerin özü olan duay› (Tirmizî, “De’avât”, 1) ihmal etmeyerek darl›k ve bolluk anlar›nda Allah’a yalvarmal›d›r (Zümer, 39/8).

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

21 Aral›k

(Bir Hadis, Bir Yorum) FARZ ‹BADETLER Ebû Hureyre (r.a.)’dan rivayet edilen bir hadiste, bir adam Hz. Peygambere (a.s.)’e gelerek: Ey Allah’›n Resulü! ‹flledi¤im takdirde cennete girece¤im bir amel söyle bana dedi. Peygamberimiz: “Allah’a, hiçbir fleyi ortak koflmaks›z›n kulluk edersin. Farz olan namazlar› k›lars›n. Yine farz olan zekat› verirsin ve ramazan orucunu tutars›n.” buyurdu. Adam: Can›m kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, bu söylediklerine hiçbir fley ilave etmem, dedi. Adam dönüp gidince Peygamber (a.s.): “Cennetlik birini görmek kim istiyor-

sa, flu kifliye bak›versin!” buyurdu. (Buhari, “Zekât”, 1) Hadiste, namaz, zekat ve oruç ibadetlerinin sadece farz›ndan bahsedilip nafile k›sm›ndan söz edilmemesi; ‹slâm’a yeni girmifl bir kifliye, her fleyden önce yapmas› gerekenlerin, ihmale tahammülü olmayan miktarlar›n› ö¤retmek, ona ibadet al›flkanl›¤› kazanmas›n› sa¤lamak içindir. Bu noktaya gelen kifli, zaman içinde kendili¤inden nafile ibadetleri de yapacakt›r. Hadiste, “Cennetlik birini görmek isteyen, flu kifliye bak›versin” ifadesiyle, farz ibadetleri yapan kiflinin cennete girece¤i müjdelenmektedir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

22 Aral›k

fiEH‹TL‹K MAKAMI Peygamberimiz, flehidi flöyle tan›mlar: “O, sadece Allah'›n kelimesi/dini en yüce olsun diye çarp›fl›rken can verendir.” (Buharî, “Cihâd”, 15) Buna göre kutsal de¤erleri u¤runa can›n› veren kimse flehittir ve flehitlik rütbelerin en büyü¤üdür. Pek çok hadiste deprem, bo¤ulma, yang›n gibi tabiî afetlerde ölen; salg›n hastal›k nedeniyle hayat›n› kaybeden ve mal› u¤runa öldürülen kimselerin de flehitlik sevab› kazanacaklar› bildirilmifltir. fiehit, ayn› zamanda Yüce Allah’›n ve Peygamberimizin isimlerinden biridir. fiehitler, gerçe¤in tan›klar› olarak can verdikleri, can verirken melekler onlar›n cennetlik olduklar›n› müjdeleyip Yüce Allah’›n onla-

ra haz›rlad›¤› makamlara tan›kl›k ettiklerinden dolay› onlara flehit denmifltir. fiehidin kan› da, onun flahadetine tan›kl›k edecektir Kur’ân, flehitli¤in ölümsüzlük oldu¤unu söyler: “Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hay›r, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.” (Bakara, 2/154) Yarat›lanlar için ölüm kaç›n›lmaz ve ölümden korkmak da bir fayda sa¤lamayaca¤›na göre, insan›n dünya hayat›n› flehitlik gibi bir rütbe ile sonland›rmas› ne kadar anlaml›d›r. Peygamberimiz bir hadislerinde müminin flehitlik tutkusuna flöyle iflaret eder: “Allah'tan flehitli¤i can› gönülden isteyen kimse yata¤›nda ölse bile, Yüce Allah onu flehitler derecesine erifltirir.” (Müslim, “‹mare”, 156)

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

23 Aral›k

KANAAT SAH‹B‹ OLMAK Huzur ve mutlulu¤u elde edebilmek için kanaat sahibi olmak son derece önemlidir. Günümüzde doymak bilmeyen h›rslar› sebebiyle ruhî ve psikolojik dengesi bozulan, kendisine ve çevresine zarar veren bir çok insan mevcuttur. Böyle bir psikolojiye sahip olanlar “Yetime ikram etmezler, yoksulu yedirmeye teflvik etmezler, haram helâl demeden miras› alabildi¤ine yerler, mal› pek çok severler” (Fecr, 89/17- 20.) Kanaat sahibi olmak; meflrû ve helâl ölçüler içerisinde çal›fl›p gayret gösterdikten sonra, elde edilecek sonuca raz› olmakt›r. Sevgili peygamberimizin,”Sizden biriniz

mal ve yarat›l›flça kendisinden üstün olana bak›nca, nazar›n› bir de kendisinden afla¤›da olana çevirsin. Böyle davranmak, Allah’›n üzerinizdeki nimetini küçük görmemeniz için daha uygundur” (Buharî, “Rikak”, 30; Müslim, “Zühd”, 8) hadisi, kiflinin, her türlü gayretine ra¤men arzulad›¤› hedefine ulaflamad›¤› takdirde, kendinden daha afla¤› durumda olanlara bak›p k›smetine raz› olmas› gerekti¤ini ifade etmektedir. Bu bak›mdan meflrû ölçüler içerisinde çal›fl›p çabalad›ktan sonra, takdir edilen sonuca r›za gösteren kanaat sahipleri manevî s›k›nt› çekmezler.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

24 Aral›k

KUR’AN’DA YUSUF KISSASINDAK‹ H‹KMETLER Yusuf sûresi, Hz. Yusuf un hikmet dolu hayat hikâyesinin neredeyse tamam›n› içine almaktad›r. Sûre bizi bir taraftan ahiretin ebedili¤ine götürürken di¤er taraftan da dünyaya döndürüp tebli¤de adeta usûl ve metot ö¤reterek sona ermektedir. Sûrede geçen hikmetlerden bir kaç›n› flöyle s›ralayabiliriz: 1. Sevgi bir duygudur. ‹nsan›n çocuklar› aras›nda bile olsa farkl› olabilir. 2. Kardefller aras›nda da olsa birbirini çekememe, haset olabilir. Haset edenler belirli bir süre güçlü olsalar da sonucu mahcubiyet ve hüsrand›r. 3. Yalanc›l›k çok kötü olmakla be-

raber kiflilerin yalanc›l›¤›n› yüzüne vurmamak gerekir. 4. Müslüman her zaman israftan uzak yaflamal›d›r. Kazanc›n› ölçülü harcamal›, s›k›nt›l› günler için geriye bir fleyler koymal›d›r. 5. Nefis insan›n zafiyetlerinden, ak›l ve irade ise kabiliyetlerindendir. ‹rade ve kabiliyetimizi kullan›p elden geleni yapt›ktan sonra nefsin tuza¤›na düflmekten Allah’a s›¤›narak ondan yard›m talep etmek gerekir. Ey genç! Sen de Yusuf gibi ol! Ayn› imkânlar senin de eline geçse zinaya, fuhfla yaklaflma. Haps olup zindana at›lmay›, Allah’›n emrine karfl› gelmeye tercih et. Hayatta iftiraya da u¤rayabilirsin. Ona sabret ki Yusuf gibi aziz olas›n!

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

25 Aral›k

MÜfiTER‹Y‹ ALDATMAMAK Ticaret, toplumsal hayat›n vazgeçilmez unsurlar›ndan biridir. ''R›zk›n onda dokuzu ticarettedir.'' (Münavi, “Feyzu'l-Kadir”, III/244) diyen Peygamberimiz ticareti teflvik etmifllerdir. Dürüst tüccarlar›n cennette peygamberlerle beraber olaca¤›n› müjdelemifl (Tirmizî, “Büyu”, 4), müflteriyi aldatmay› ise a¤›r bir flekilde k›nam›flt›r. Pazar› dolafl›rken, tah›l satan birisinin yan›na gelip, elini bu¤day y›¤›n›na dald›rm›fl, alt›n›n ›slak oldu¤unu görünce; sebebini sormufl, ''Ya¤mur ya¤m›flt›, ondan dolay› ›sland›'' fleklinde cevap veren sat›c›ya; ''Niçin ›slak taraf› insanlar›n görebilmesi için üste getirmedin?'' diye sorduktan sonra; ''Bizi al-

datan bizden de¤ildir.'' (Müslim, “‹man”, 164) diye ikazda bulunmufltur. Kiflisel ve toplumsal iliflkilerde ticari ve mesleki faaliyetlerde, al›fl verifl ve kamu görevlerinde güven ve dürüstlük mutlaka gözetilmesi gereken bir erdemdir. Müslüman hile ve haks›zl›ktan özellikle uzak durmal›d›r ki, bo¤az›ndan geçen lokma helâl olsun. Böylece kendisinde ve toplum hayat›nda güven ve huzur yerleflmifl olur. ''Mü’min'', Allah'a inanan anlam›na geldi¤i gibi, baflkalar›na güven veren ve güvenilen kifli anlam›na da gelmektedir. Bu itibarla,Müslüman tacir güvenilir olmal›, müflterisini asla aldatmamal›d›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

26 Aral›k

EHL-‹ BEYT SEVG‹S‹ Resûlullah (s.a.s.) Efendimiz, Ehl-i Beytini sevmeyi, kendini sevmekle bir tutmufl ve: “Sizi nimetleriyle r›z›kland›rd›¤› için Allah’› seviniz. Beni, Allah’› sevdi¤iniz için seviniz. Ehl-i Beytimi de beni sevdi¤iniz için seviniz.” buyurmufltur.(Tirmizî, “Menâk›b”, 32) “Hz. Ali’yi ancak mümin olanlar›n sevece¤ini; münaf›k olanlar›n ise bu¤zedece¤ini” (Müslim, “‹man”, 131) söyleyen Peygamberimiz, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için de “Bunlar benim evlâd›md›r; evlâd›m›n çocuklar›d›r. Allah›m! Ben onlar› seviyorum, sen de sev. Allah›m, onlar› sevenleri de sev!” diye dua etmifltir. (Tirmizî, “Menâk›b”, 50)

Sevgili Peygamberimizin ehl-i beytine duydu¤umuz bu sevgi, k›ld›¤›m›z namazlarda da flöyle ifadesini bulmufltur “Allah›m! ‹brahim’e ve âline salât etti¤in gibi Efendimiz Muhammed’e ve onun âline salât et.” (Müslim, “Salat”, 65-69) Rasûlullah (s.a.s) Efendimiz Ehli Beyt’in hukukunun iyi korumas› konusunda flu uyar›y› yapm›flt›r: “Sizlere iki k›ymetli emanet b›rak›yorum. Birincisi Allah’›n Kitab›’d›r. Onda nur ve hidayet vard›r. Allah’›n Kitab›na s›ms›k› sar›l›n. ‹kinci emanet Ehl-i beytimdir. Ehl-i Beytim hakk›nda Allah’tan korkman›z› hat›rlat›r›m.” (Müslim, “Fedâilü’s-Sahâbe”, 36)

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

27 Aral›k

RÜfiVET Rüflvet; ifl gördürmek, kazanç sa¤lamak, haks›z› hakl› göstermek gibi maksatlarla bir yetkiliye mal ya da para vererek menfaat temin etmektir. Peygamberimiz rüflvet vermeyi, almay› ve rüflvete arac› olmay› kesin olarak yasaklam›fl; rüflvetle ifl gördürenlerin ahirette a¤›r cezaya u¤rat›lacaklar›n› bildirmifl: “Rüflveti alan da veren de cehennemdedir” buyurmufltur (Ebû Davûd, “Akdiye”, 4).

Bir ayette de: “Aran›zda birbirinizin mallar›n› haks›z yere yemeyin…” (Bakara, 2/88) buyrularak rüflvetle kazanç elde edilmesi ya da menfaat temini yasaklanm›flt›r. Rüflvet hem kifliler, hem de toplumlar için çok kötü neticelere sebep olan bir illettir. En baflta haks›z› hakl›, hakl›y› haks›z yaparak adaletin tecellisine engeldir. Halbuki toplumlar› ayakta tutan ve birbirlerine güvenmelerini sa¤layan en önemli unsurlardan biri adalettir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

28 Aral›k

ÇOCUKLAR ‹Ç‹N NAS‹HAT YER‹NE ÖRNEK DAVRANIfi Dünyaya gelen çocuk, gerek çocuklu¤unda gerekse yaflam›n›n ilerleyen dönemlerinde çevresindeki olumlu ya da olumsuz davran›fllardan etkilenir. Bu nedenle çocu¤u etkileyecek en önemli araç onun yan›nda gerçeklefltirilecek do¤ru davran›fllard›r. Bu aç›dan çocuklar flefkat ve sevgi ortam›nda büyütülmeli ki, kiflili¤i ve yap›s› ona göre oluflsun. Kur’an-› Kerim’de, “Hani Lokmân o¤luna ö¤üt vererek flöyle demiflti: “Yavrum! Allah’a ortak koflma! Çünkü ortak koflmak elbette büyük bir zulümdür.” (Lokman, 31/13). Sonraki ayette ise “‹nsana da, anne babas›na iyi davranmas›n› emrettik. Annesi

onu her gün biraz daha güçsüz düflerek karn›nda tafl›m›flt›r. Onun sütten kesilmesi de iki y›l içinde olur. (‹flte onun için) insana flöyle emrettik: “Bana ve anne babana flükret. Dönüfl banad›r.” (Lokman, 31/14) buyurulmaktad›r. Çocuk e¤itimi konusunda Hz. Peygamberimizi örnek almal›y›z. O, çocuklara bofl ve yalan vaadlerde bulunulmamas› yönünde ümmetini uyarmaktad›r: “Abdullah b. Amir’i Rasulullah’›n yan›ndayken annesi “gel sana hurma verece¤im” diye ça¤›r›r. Bunun üzerine Hz. Peygamber; e¤er o¤lun yan›na geldi¤inde ona bir fley vermeseydin amel defterine bir yalan yaz›lacakt›” buyurmufltur. (Ebû Davûd, “Edeb”, 88)

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

29 Aral›k

TÖRE VE D‹N AYRIMI Toplumlar âdet, gelenek ve göreneklerini y›llarca süren bir kazan›mla oluflturur. ‹nsanlar›n zaman içerisinde bilgi, görgü, deneyim k›sacas› kültürel kazan›mlar›n› nesilden nesile aktarmas›yla toplumda bir nevi hayat k›lavuzu oluflur. Bu k›lavuzda her zaman bireylerin ve toplumlar›n yarar›na olan bilgi, uygulamada ve anlay›fllar yer almaz ve bazen bunlar dini bir telakki gibi alg›lanabilir. Namus cinayeti, bafll›k paras›, kad›nlar›n e¤itim ve miras hakk›ndan mahrum b›rak›lmalar›, kifliyi istemedi¤i biriyle evlili¤e zorlama gi-

bi pek çok uygulama bu duruma örnek olarak verilebilir. Bu tür anlay›fl ve uygulamalar›n dinle ilgisinin olmad›¤›n›n bilinmesinde dinin do¤ru alg›lanmas›n›n pay› büyüktür. Çünkü baflta ‹slâm dini olmak üzere bütün dinler atalar›n yanl›fl ve bat›l uygulamalar›n› ortadan kald›rmak, insanlara huzur, güven, adalet ve özgürlük sa¤lamak için gönderilmifllerdir. Sonuç olarak töreyi din olarak alg›lamamal›, insanlar› zorluk ve s›k›nt›ya sokan temel insan haklar›na ayk›r› uygulama ve anlay›fllar› terk etmeli, bunlar›n din taraf›ndan yasakland›¤›n› bilmeliyiz.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

30 Aral›k

fiEH‹TL‹K Din, iman, vatan, millet, bayrak ve namus gibi mukaddes de¤erler u¤runa Allah yolunda can›n› feda eden kiflilere flehit denir. Kur’an’da; flehitlerin ölmedi¤i, bizim mahiyetini bilmedi¤imiz bir hayat ile yaflad›klar› ifade edilmektedir. (Bakara, 2/154) Allah kat›nda Peygamberlik makam›ndan sonra en yüksek mertebenin flehitlik oldu¤u bildirilmifltir. Hz. Peygamber (s.a.s.); “Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savafl›p öldürülmeyi, sonra diriltilip yine öldürülmeyi, sonra diriltilip yine öldürülmeyi ne kadar çok isterdim.” (Müs-

lim, “‹mârat”, 103) buyurmak suretiyle flehitlik makam›n›n yüceli¤ine iflaret etmifl, ayr›ca flehitlerin, ahirette gördükleri mükâfat›n büyüklü¤ü sebebiyle dünyaya dönüp tekrar tekrar flehit olmay› arzu edeceklerini belirtmifltir. (Buharî, “Cihad”, 6) Kiflinin, Allah’›n emaneti olarak sahip oldu¤u can ve mal›n› Allah için verebilmesi, onun Rabb'ine karfl› sevgisinin en güzel bir ifadesidir. Bu nedenle dinimiz, vatan ve kutsal de¤erler için ölene flehitlik gibi yüce bir mertebe vermifl ve bu davran›fllar›yla onlar Allah kat›nda seçkin insanlar saf›na yükselmifllerdir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

31 Aral›k

NAMAZ VAK‹TLER‹N‹N HESAPLANMASI Müslümanlar›n gelifltirdi¤i astronomi, daha çok namaz vakitleri ve hicri aybafllar›n›n belirlenmesinde, günefl ve ay yard›m›yla zaman› belirlemeyi ana konu olarak alm›flt›r. Miladi 8. yüzy›la kadar namaz vakitleri görevli kifliler taraf›ndan, ayet-i kerime ve hadis-i fleriflerin ›fl›¤›nda bizzat günefl gözetlenerek ilan ediliyordu. ‹slâm ülkelerinde Rasathaneler kurulduktan sonra namaz vakitleri hesaplanarak ilan edilmeye bafllanm›flt›r. Rasathane olmayan yerlerde ise namaz vakitlerinin tespitinde Rub’u tahtas› kullan›lm›flt›r. Osmanl› imparatorlu¤u zaman›nda fieyhulislaml›¤a ba¤l› bir Bafl mü-

neccimlik görevi vard›. Bunlar her sene sadece ‹stanbul’un namaz vakitlerini gösteren resmi bir takvim ç›kar›rd›. Muvakkitler di¤er flehirlerin namaz vakitlerini ise ‹stanbul’dan ± fark alarak haz›rlarlard›. Günümüzde ise namaz vakitleri, Astronomlar taraf›ndan, ilmi araflt›rmalar neticesinde her flehir ve vakit için belirlenen aç›lara göre hesaplanmaktad›r. Namaz vakitleri hesaplan›rken, Güneflin görünür hareketleri esas al›nmaktad›r. Namaz vakti hesaplanacak yerleflim yeri için, co¤rafik enlem ve boylamlar kullan›larak, günlük olarak güneflin alaca¤› konumlar ile dini kriterlerin birlefltirilmesi sonucu namaz vakitleri hesaplanmaktad›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->