1 May›s

ÇALIfiANIN HAKKINI YEMEMEK Çal›flmak, üretmek, çal›flan›n hakk›n› yememek, onu ma¤dur etmemek ‹slâm'›n üzerinde önemle durdu¤u konulardan bir tanesidir. Kur'an-› Kerim'de “Bilsin ki insan için kendi çal›flmas›ndan baflka bir fley yoktur. Onun çal›flmas› ileride görülecektir.” (Necm, 53/39-40) buyurulmaktad›r. Sevgili Peygamberimiz de “iki günü birbirine eflit olan aldanm›flt›r” (Acluni, “Keflfu'l-Hafa”, c. II, s. 233) buyurarak Müslümanlar› her yönden çal›flmaya, üretmeye teflvik etmifllerdir. ‹flveren; çal›flt›rd›¤› kiflilerin ücretlerinin en az›ndan temel ihtiyaçlar›n› karfl›layacak miktarda olmas›-

na özen göstermeli, çal›flanlar da ald›klar› ücretin helâl olmas› için, kendilerine verilen iflleri belirtilen zamanda ve istenilen ölçülerde yapmaya gayret etmelidirler. Peygamberimiz “Çal›flan›n ücretini al›n teri kurumadan veriniz.” (‹bni Mace, “Rühun”, 4) “Allah sizden birinizin bir ifl yapt›¤› zaman, onu sa¤lam ve güzel yapmas›n› sever.” (Beyhâki, “fiuabu’l-‹man”, IV, 334-335) buyurmufllard›r. Bir kudsî hadiste ise yüce Allah’›n; k›yamet gününde çal›flt›rd›¤› iflçiden tam olarak ifl ve hizmet ald›¤› halde; onun eme¤inin karfl›l›¤›n› tam olarak vermeyenin (Buhâri, “‹câre”, 10) hasm› olaca¤› bildirilmektedir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

2 May›s

YÛNUS EMRE Türk ‹slâm kültürünün yetifltirdi¤i ender flahsiyetlerden biridir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin da¤›lmaya, Osmanl› Beyli¤i'nin filizlenmeye bafllad›¤› XIII. yüzy›l›n ikinci yar›s›yla XIV. yüzy›l›n ilk yar›s›nda Orta Anadolu havzas›nda yaflad›¤› kabul edilmektedir. Zaman›n alimlerinden Taptuk Emre’nin k›rk y›l hizmetinde bulunmufltur. Yûnus Emre'nin yaflad›¤› y›llar, Anadolu Türklü¤ünün Mo¤ol ak›n ve ya¤malar›yla, siyasî otorite zay›fl›¤›yla, k›tl›k ve kurakl›klarla mücadele etti¤i y›llard›r. Böyle bir ortamda, Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî, Hac› Bektafl-› Velî, Ahî Evrân-› Velî, Ah-

med Fakih’lerle birlikte, Allah sevgisini, aflk ve güzel ahlakla ilgili düflüncelerini, her türlü bat›l inanca karfl› gerçek ‹slâm tasavvufunu iflleyerek, Türk-‹slâm birli¤inin oluflmas›nda önemli vazifeler ifa etmifltir. O, ozanl›¤›n›n yan› s›ra yal›n dili ve düflünceleriyle de halk fliirinin öncüsü say›lmaktad›r. Kültürümüzün en de¤erli yap› tafllar›ndan biri olan Yûnus Emre, sadece yaflad›¤› devrin de¤il, ça¤›m›z›n ve gelecek yüz y›llar›n da ›fl›k kayna¤› olmufltur. Anadolu’da on ayr› yerde mezar› oldu¤u ileri sürülen Yûnus Emre’nin as›l yatt›¤› yer, Türk milletinin kalbidir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

3 May›s

‹SLÂMDA DARGINLIK YOKTUR Cenab› Hak müminleri kardefl ilan etmifl (Hucurât, 49/10), Hz. Peygamber de onlar› birbirlerini destekleyen bir binan›n tu¤lalar›na benzetmifltir. (Buhari, “Mezâlim”, 6) Kardefller aras›nda zaman zaman baz› tart›flmalar›n yaflanmas› do¤al olsa da bunlar›n sürekli bir kavgaya ve darg›nl›¤a yol açmas› dinimizce uygun görülmemifltir. Bu yüzden, aralar›nda ihtilaf olan müminlerin bar›flt›r›lmas› Cenab› Hak taraf›ndan emredilmifl, (Hucurât, 49/9) iki müslüman›n üç günden fazla küs durmas› da Hz.Peygamber taraf›ndan yasaklanm›flt›r. (Buharî, “Edeb”, 62) Buna ra¤men, günü-

müzde Müslümanlar çok basit sebeplerle birbirlerine dar›lmakta, uzay›p giden bu darg›nl›klar zamanla nefret ve düflmanl›¤a dönüflmektedir. Aile içinde yaflanan baz› önemsiz tart›flmalar bile, önce darg›nl›¤a, sonra da yuvalar›n da¤›lmas›na yol açabilmektedir. Bu nedenle Allah’›n emri ve Hz. Peygamber’in talimat› do¤rultusunda, darg›n ve kavgal› olanlar kendi hallerine b›rak›lmamal›, di¤er mü’min kardeflleri taraf›ndan aralar› bulunup bar›flt›r›lmal›d›r. Çünkü bir toplumun birlik ve beraberli¤i, birbirlerine s›rt çeviren de¤il, birbirleriyle kucaklaflan bireylerin varl›¤›yla sa¤lanabilir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

4 May›s

ÜRET‹MDE GÜZELL‹K Baflkalar›na iyilikte bulunmak, yapt›¤› ifli iyi ve kaliteli yapmak, iyi düflünüp, iyi davranmak, sözün do¤rusunu söylemek gibi anlamlara gelen güzellik, “ihsan” anlam›nda kullan›lmaktad›r. ‹hlasl› ve güzellik bilincine sahip olan insan yapt›¤› her ifli standard›na uygun olarak yapar, söyledi¤i her sözün güzel olmas›na dikkat eder. ‹badetlerinde, ifllerinde, üretim ve tüketimlerinde; “Allah beni görüyor ve yapt›klar›m› biliyor” inanc›yla hareket ederek her fleyin en iyisini ve en güzelini yapmaya çal›fl›r. Güzellik anlay›fl›, ibadette oldu¤u gibi, ekonomik faaliyetlerde de ge-

çerlidir. Peygamber Efendimiz; “Allah Teâlâ sizden birinizin bir ifl yapt›¤› zaman onu sa¤lam ve güzel yapmas›n› sever” (Beyhakî, “fiuabu’l-‹man”, IV, 334-335) buyurarak; günümüzdeki ifadeyle gerek tar›m ve sanayi, gerekse hizmet sektöründe, çal›flanlar› güzel ve kaliteli üretimde bulunmaya teflvik etmifllerdir. Müslüman; her alanda oldu¤u gibi, üretim alan›nda da en güzeli ortaya koymak zorundad›r. Mü’min ibadet yaparken gösterdi¤i hassasiyeti üretim yaparken de göstermeli, mal ve hizmet üretirken, helâl olanlar› seçmeli; en güzelini ve en kalitelisini üretmek için elinden gelen gayreti göstermelidir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

5 May›s

TÜKET‹M -‹HT‹YAÇ ‹L‹fiK‹S‹ ‹nsanlar, hayat›n› devam ettirebilmek için ihtiyaçlar›n› karfl›lamak zorundad›r. Ancak ihtiyaçlar›n s›n›rs›z, kaynaklar›n ise s›n›rl› oldu¤u dikkate al›n›rsa bu ihtiyaçlar aras›nda bir s›n›rland›rma ve s›ralama yapmak gerekir. ‹htiyaçlar› zorunlu, hayat› kolaylaflt›r›c› ve güzellefltirici ihtiyaçlar olarak s›ralarsak elimizdeki imkânlar› zorunlu ihtiyaçlardan bafllamak üzere bir s›ralamaya tabi tutmam›z do¤ru olacakt›r. Yiyecek ve bar›nma ihtiyac› gibi zorunlu ihtiyaçlar dururken hayat› kolaylaflt›r›c› ve güzellefltirici di¤er ihtiyaçlar› karfl›lamaya yönelmemiz

hem iktisadi hem ahlaki hem de dinî bak›mdan do¤ru de¤ildir. Kiflinin ekonomik durumu iyi dahi olsa harcamalar›nda israftan kaç›nmal› ve toplumun di¤er fertlerini de düflünmelidir. Kifli harcama yaparken nas›l olsa para benimdir, istedi¤im yere istedi¤im gibi harcar›m diyemez. Paras›n› nereye ve nas›l harcayaca¤› konusunda da Allah’›n emir ve yasaklar›n› düflünmeli ve ona göre harcama yapmal›d›r. Dinimize göre meflru olmayan alanlarda harcama yasakland›¤› gibi meflru olan alanlarda da israf etmeme ilkesi konulmufltur. (A’râf, 7/31) Tüm harcamalar›m›zda bu ilkeler bize rehberlik etmelidir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

6 May›s

(Bir Hadis, Bir Yorum) TAB‹AT SEVG‹S‹ “Müslüman bir kifli bir a¤aç diker de ondan insan, hayvan veya kufl yerse, bu yenen fley k›yamet gününe kadar o Müslüman için sadaka olur” (Müslim, “Müsâkât”, 10). Tabiat sevgisi f›tridir. Dolay›s›yla, f›trat› bozulmam›fl her insan tabiat› sever. Tabiat› sevmek yetmez, onu gözümüz gibi korumam›z gerekir. ‹nsana bahfledilen her fley bir emanettir. Yeryüzü, üzerinde tafl›d›¤› say›s›z nimetlerle birlikte bize emanet edilmifltir. Bu emanete, ancak onun tabii dengesini koruyarak riâyet edebiliriz. Aksi bir davran›fl toprak, su

ve havan›n kirlenmesine ve nice hayvan ve bitki türünün yok olup gitmesine yol açacakt›r. Nitekim bir ayette flöyle buyurulmaktad›r: “‹nsanlar›n kendi iflledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya ç›km›flt›r. Dönmeleri için Allah, yapt›klar›n›n baz› (kötü) sonuçlar›n› (dünyada) onlara tatt›racakt›r” (Rûm, 30/41). Tabiat› koruman›n yolu a¤aç dikmekten geçer. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), a¤ac›n dikilmesine, yetifltirilmesine ve korunmas›na büyük önem vermifl, bizzat kendisi de a¤aç dikmifltir (Buharî, “fiirb”, 9).

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

7 May›s

(Bir Hadis, Bir Yorum) DUA “Kul, elini açarak Allah’tan hay›r bir fley dilerse; Yüce Allah, kulunun elini bofl olarak geri çevirmekten haya eder.” (Tirmizî, “Deavât”, 118) ‹çten ve samimiyetle yap›lan duan›n Yüce Allah’›n kat›nda büyük de¤eri vard›r. Çünkü kul dua ederek bir anlamda acziyetini, zay›fl›¤›n› ve güçsüzlü¤ünü idrak etmekte, Yüce Allah’a iltica ederek, isteklerini s›k›nt›lar›n› ona arz etmektedir. Yüce Allah da kendisine s›¤›nan ve ümitlerini kendisine ba¤layan kulunun elini bofl çevirmek istemez. Dua insan› Allah’a yaklaflt›ran

bir ibadettir. Dua ederek Allah’›n yak›nl›¤›n› hissederiz. Yüce Allah Kur’an’ da kullar›n›n kendisine dua etmesini ve onlar›n dualar›n› kabul edece¤ini bildirmektedir: “Kullar›m beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yak›n›m. Bana dua edince, dua edenin duas›na cevap veririm.” (Bakara, 186) Dua Allah’a ulaflman›n en kolay yoludur. Ellerini açan insan Rabbinin huzurundad›r. Riyas›z, yalans›z, do¤rudan kalbini Allah’a açman›n ve O’na s›¤›nman›n ad›d›r dua. Rabbimiz de kendisine yap›lan tüm dualara en güzel flekilde mukabelede bulunur.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

8 May›s

(Bir Ayet, Bir Yorum) EMANET “Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar aras›nda hükmetti¤iniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (Nisâ, 4/58) Bu ayette, emanetlerin sahiplerine teslimi ve adaletin hakk›yla uygulanmas› emredilmektedir. Emanet; hak, vazife gibi manalara gelir. Adalet ise bütün faziletleri, güzellikleri toplayan bir esast›r. ‹flleri ehline vermeyen, muamelelerinde adaleti esas almayan milletlerin yaflama ihtimali yoktur. Timurlenk “Memleket k›l›ç ile al›n›r; lakin adalet ile korunur.” demekle

bu gerçe¤i veciz bir flekilde dile getirmifltir. fiu halde ifle göre adam bulmal›; adama göre ifl vermeli. Çünkü ne kadar zor olursa olsun, ehli aran›p da bulunamayacak hiç bir ifl yoktur. Ayn› flekilde yetene¤i ne kadar az olursa olsun, hiç bir ifli yapamayacak kimse de yoktur. Öyleyse görev verilirken kiflilerin dostluk veya yak›nl›klar›na de¤il, yetenek ve çal›flkanl›klar›na bak›lmal›d›r. Yukar›da söylenen sözler gayet basit baz› gerçeklerdir. fiu kadar var ki, çöküp giden nice milletler hep bu gibi basit gerçekleri görmezden geldikleri için mahv olmufllard›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

9 May›s

‹SLÂM’DA KADIN HAKLARI ‹slâm’da insan olma bak›m›ndan ve Allah’a kullukta kad›nla erkek aras›nda her hangi bir fark bulunmamaktad›r. Dinimize göre üstünlük takvadad›r (Hucurat, 49/13). Kur’an’›n tavsiye etti¤i hayat anlay›fl›nda as›l muhatap insan›n bizzat kendisidir. Bu bak›mdan dinimizde kad›n olsun, erkek olsun her iki cinsin çeflitli hak ve sorumluluklar›ndan, sosyal hayattaki ilke ve kurallardan söz edilir. ‹slâm’da kad›n da erkek de, çocuk da, yetiflkin ve yafll› kimse de hiçbir cins, renk, yafl ve statü fark› gözetilmeksizin benzer bir ilgi

ve öneme sahiptir. Bütün insanlar kad›n›yla, erke¤iyle insanl›¤›n atas› kabul edilen Hz. Adem’le, yine insanl›¤›n annesi olarak görülen Hz. Havva’dan türemifltir. Netice olarak ‹slâm’da, bir insan olarak erke¤e tan›nan temel haklar kad›na da tan›nm›flt›r. Buna göre; hayat hakk›, mülkiyet ve tasarruf hakk›, mesken dokunulmazl›¤›, fleref ve onurun korunmas›, inanç ve düflünce hürriyeti, evlenme ve aile kurma hakk›, özel hayat›n gizlili¤i ve dokunulmazl›¤› gibi temel haklar her iki cins için de geçerli olan haklard›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

10 May›s

ANA G‹B‹ YAR OLMAZ Atasözlerimiz kültürel zenginli¤imizin bir göstergesi ve toplumumuzun aynas›d›r. Nesilden nesile aktar›lan, yol gösterici niteli¤i olan atasözlerimizin biri de “Ana gibi yar olmaz” sözüdür. Bu sözle anaya, aile ve toplum hayat›ndaki yeri ve önemi teslim edilmifltir. Kad›nlar aile içindeki görevleriyle ön plana ç›kmaktad›r. Evi yuva haline getiren, aileyi birbirine ba¤layan kad›nlard›r. Kad›nlar için de en önemli statü anneliktir. Çocuk üzerinde en çok hakk› olan ve hizmeti geçen annedir. Ana kuca¤› ve ana flefkati her zaman için çocuklar›n s›¤›naca¤› bir limand›r. Dinimiz de annelerin hakk›n›

teslim etmifltir. Kur’an, analar›n çocuklar›n› her gün biraz daha güçsüz düflerek karn›nda tafl›d›klar›na ve zahmetlerle do¤urduklar›na (Lokmân, 31/14; Ahkâf, 46/15) iflaret etmifl; ana ve babaya iyi davran›lmas›n›, ihtiyarl›klar›nda onlara “öf” bile denmemesini (‹srâ, 17/23) tavsiye etmifltir. “Cennet annelerin ayaklar› alt›ndad›r.” (Nesâi, “Cihad”, 6) sözüyle de Hz. Peygamber annelerin lây›k oldu¤u mertebeyi belirtmifltir. Ne mutlu annelerin k›ymetini bilenlere ve onlara dinimizin gerektirdi¤i flekilde muamele edenlere.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

11 May›s

TÜKET‹MDE DENGE VE ‹KT‹SAT Sevgili Peygamberimiz, “‹nsan o¤lunun bir vadi dolusu alt›n› olsa bir ikincisini ister; onun (bu ihtiras›n›) ancak toprak doyurur. Allah, tövbe edenin tövbesini kabul eder” (Müslim, “Zekat”, 117) buyurmak suretiyle insan›n arzu ve isteklerinin s›n›rs›zl›¤›na iflaret etmifltir. Arzu ve isteklerin s›n›rs›z ve sorumsuzca tatmini mutluluk de¤il, doyumsuzluk ve sonunda huzursuzluk getirir. Bu itibarla dinimiz ‹slâm, afl›r›l›ktan sak›nmay›, ölçülü olmay› emreder. Bu ölçü insan›n arzu ve isteklerini kontrol alt›na almas› kadar, temel ihtiyaç

maddelerinin tüketiminde de söz konusudur. Bireysel ve toplumsal hayatta iktisadî dengenin sa¤lanmas› için tüketimde ve harcamalarda ölçülü olunmas› gerekir. Yüce Allah, “Akrabaya, yoksula ve yolda kalm›fl yolcuya haklar›n› ver, fakat saç›p savurma.” (‹srâ, 17/26) “Onlar, harcad›klar›nda ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onlar›n harcamalar›, bu ikisi aras› dengeli bir harcamad›r”. (Furkân, 25/67) “Eli s›k› olma, büsbütün eli aç›k da olma. Sonra k›nan›r ve çaresiz kal›rs›n.” (‹srâ, 17/29) buyurmak suretiyle harcamalarda ölçülü olmay›, israftan ve cimrilikten sak›n›lmay› emretmifltir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

12 May›s

ADAM ÖLDÜRMEMEK VE KAN DAVASI GÜTMEMEK Hayat ve yaflama hakk› ‹nsan’a do¤ufltan verilmifltir. Allah’tan baflka hiçbir güç bu hakk› insandan alamaz. Can’a k›ymak ise kiflinin yaflama hakk›n› elinden almak demektir. Adam öldürmek, kan dökmek ve kan davas› güderek düflmanl›k beslemek dinimizce yasaklanm›flt›r. “‹ntikam almak” ve “kan davas› gütmek” haramd›r. Cinayet ve yaralama filini iflleyen birilerini ancak yasal yollarla yarg›lamak mümkündür. Bunun d›fl›nda yap›lanlar “kan davas› gütmek” kapsam›na girer ki dinimizce ya-

saklanm›flt›r. Öldürme, toplumun ve toplum hayat›n›n emniyetini tehdit eden bir fiildir. Kur'an-› Kerim'de Allah (c.c.) flöyle buyurur: “Kim, bir insan›, öldürürse, bütün insanlar› öldürmüfl gibi olur…Her kim de birini (hayat›n› kurtararak) yaflat›rsa bütün insanlar› yaflatm›fl gibi olur.” (Mâide, 5/32) Peygamber Efendimiz (s.a.s.): “K›yamet gününde insanlar aras›nda ilk görülecek dava kan davas›d›r.” buyurmufltur. (Buhari, “Rikak”, 48 ) Kan davas› gütmek, düflmanl›k beslemek, intikam peflinden koflmak da ayn› flekilde yasaklanm›flt›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

13 May›s

ALLAH’IN VARLI⁄I VE B‹RL‹⁄‹ Allah'›n varl›¤›, O’nun yoklu¤unun düflünülmemesi; var olmak için baflka bir varl›¤a muhtaç olmamas› ve evrenin yegane yarat›c›s› ve yöneticisi oldu¤unu ifade eder. Allah’›n birli¤i ise, O'nun zat›nda, s›fatlar›nda, isimlerinde ve fiillerinde, rab oluflunda ve hâkimiyetinde efli ve benzeri olmay›fl› anlam›na gelir. Bu durum ‹hlâs suresinde veciz bir flekilde dile getirilmifltir. Allah’›n birli¤i, ‹slâm dininin en önemli özelli¤idir. ‹slâm, bu özelli¤iyle hem cahiliye putperestli¤inden, hem Yahudilik ve H›ristiyanl›k gibi dinlerin sonra-

dan bozulmaya u¤ram›fl flekillerinden, hem de Mecûsîlik'ten ayr›l›r. Kâinat› yaratan, idare eden, kendisine ibadet edilen tek ve en yüce varl›k olan Allah'a iman, iman esaslar›n›n birincisi ve temelidir. Bütün ilâhî dinlerde Allah'›n varl›¤› ve birli¤i en önemli inanç esas› olmufltur. Çünkü bütün inanç esaslar› Allah'a imana ve O'nun birli¤i esas›na dayanmaktad›r. Bunun yan›nda her fleyi bilen ve her fleye gücü yeten bir Allah'a inanmak, ergenlik ça¤›na gelmifl ve ak›ll› her insan›n ilk ve aslî sorumlulu¤udur.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

14 May›s

KAF‹R Kâfir, sözlükte, bir fleyi örten, gizleyen, nimete ve iyili¤e karfl› nankörlük eden kimse demektir. Din ›st›lah›nda ise; iman esaslar›n› ya da iman esaslar›ndan birini veya tamam›n› inkâr eden veya dini hükümlerden birini be¤enmeyen kimseye kâfir denir. Bu tan›ma göre bir insan›n kâfir olmas› için iman esaslar›n›n tamam›n› inkâr etmesi flart de¤ildir. Kur'ân âyetlerinden birini inkâr etmek, helâl› haram, haram› helâl kabul etmek, emir ve yasaklar› veya dinî bir hükmü be¤enmeyip küçümsemek, Allah'la, Rasûlü-

nün aras›n› ay›rmak, Kur'ân'›n bir bölümüne iman edip bir bölümünü inkâr etmek, (Bakara, 2/85) Nisâ, 4/150-151) Allahü Teâlâ'y› yüceli¤ine uygun olmayan bir flekilde nitelemek, peygamberin nübüvvetini inkâr etmek de kifliyi dinin s›n›rlar› d›fl›na ç›kar›r. Kur’an-› Kerimde kâfir olarak ölenlerin akibetleri hakk›nda flöyle buyrulur: “Gerçekten, inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya, onlar›n hiçbirinden fidye olarak dünya dolusu alt›n verecek olsa dahi kabul edilmeyecektir. Onlar için ac› bir azap vard›r; hiç yard›mc›lar› da yoktur.” (Al-i ‹mrân, 3/91).

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

15 May›s

A‹LEDE SAYGI VE SEVG‹ Allah Teâlâ insan› en güzel sûrette yaratm›fl, ak›l gibi üstün yeteneklerle donatm›flt›r. Toplum halinde yaflayan insan›n içinde yaflad›¤› toplulu¤un en küçü¤ü hiç flüphe yok ki ailedir. Bu küçük çekirdek topluluk sosyal hayat›n her çeflit fazilet kayna¤›d›r. Nesiller bu toplulukta yeflerir. Çocuk ahlâkî terbiyesini, davran›fllar›n›, sevgisini buradan al›r. Bir milletin sahip oldu¤u bütün özellikleri bu küçük toplulukta görmek mümkündür. Bu topluluk ne kadar sa¤lamsa oluflturdu¤u millet de o kadar sa¤lam ve güçlü olur. Bu anlamda dinimiz aileye büyük önem vermifltir. Ailenin devam› ve mutlulu¤unun

sa¤lanmas›, efllerin ve di¤er aile bireylerinin birbirlerine sevgi, sayg›, sab›r, anlay›fl ve hoflgörü temeline dayal› bir anlay›flta olmalar›na ba¤l›d›r. Kur’an-› Kerim “Mümin erkek ve kad›nlar›n birbirlerinin dostu olduklar›n› ve birbirlerine iyili¤i tavsiye edip kötülükten sak›nd›rd›klar›n›” (Tevbe, 9/71) bildirmifltir. Bu dostlu¤un öncelikle aile içinde görülmesi gerekti¤i ve hayatlar›n› birlikte geçirecek efllerin dini ve ahlâkî de¤erlerden güç alan yarat›l›fl, kültür, gönül ve zihin uyumuna herkesten daha çok ihtiyaçlar› oldu¤u bir gerçektir ve her durumda efllerin Allah’›n r›zas›n› gözetmeleri esast›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

16 May›s

(Bir Ayet, Bir Yorum) DUA’NIN ÖNEM‹ “(Ey Muhammed!) De ki: “Duan›z olmasa Rabbim size ne diye de¤er versin !...” (Furkân, 25/77) Rabbimiz, biz insanlar› ak›l ve irade baflta olmak üzere say›lamayacak nimet ve imkânlarla donatm›fltr. Bu özelliklerimiz bizi di¤er yarat›klardan üstün ve Yaratan›m›z karfl›s›nda sorumlu k›lmaktad›r. Rabbimize karfl› sorumlulu¤umuzu ve kulluk görevimizi yerine getirmemizin bafll›ca yolu da “dua”d›r. Bu sebeple Peygamberimiz (s.a.s.) “Dua ibadetin özüdür” (Tirmizî, “Deavat”, 1) buyurmufltur. Dua, bütün benli¤imizle Rabbimize yönelerek maddî ve manevî is-

teklerimizi O’na arzetmemiz ve O’na niyazda bulunmam›zd›r. Bir baflka deyiflle dua s›n›rl›, sonlu ve aciz olan biz kullar›n s›n›rs›z ve sonsuz kudret sahibi ile kurdu¤umuz bir köprüdür. Sadece dara düfltü¤ümüzde de¤il, özellikle refah ve rahatl›k durumlar›m›zda da Rabbimizi hat›rlamam›z kullu¤umuzun bir gere¤idir. Öyleyse her zaman dua ederek Rabbimizle irtibat›m›z› sürdürelim. Çünkü dua biz müminlerin tüm hayat›m›z› kapsayan sürekli bir kulluktur. fiunu da unutmayal›m ki ibadet/dua etmeye ihtiyac› olanlar biz kullar›z. Rabbimizin hiçbir fleye ihtiyac› yoktur.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

17 May›s

(Bir Ayet Bir Yorum) NAMAZIN KAZANDIRDIKLARI “(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunan› oku, namaz› da dosdo¤ru k›l. Çünkü namaz insan› hayas›zl›ktan ve kötülükten al›kor. Allah› anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yapt›klar›n›z› biliyor.” (Ankebût, 29/45) Bu ayet-i kerime namaz k›lman›n hem emir oldu¤undan hem de insanlara neler kazand›rd›¤›ndan bahsetmektedir. fiöyle ki insan, Allah’a farkl› flekillerde, de¤iflik metotlarla kulluk yapsa da dinin dire¤i, ibadetlerin özü, müminin mirac› (yükselifli) olarak kabul edilen namaz di¤er ibadetler-

den çok farkl›d›r. Çünkü namaz kulun Allah’a en yak›n oldu¤u and›r. Bu itibarla Allah (c.c.) namaz›n k›l›nmas›n›; “Namaz› dosdo¤ru k›l…” buyurarak emretmekte ve hemen devam›nda da namaz k›lmak suretiyle insan›n pek çok kötülükten korunaca¤›n› haber vermektedir. Elbette kul rabbinin r›zas›n› kazanmak amac›yla ibadet ederken onun kazand›rd›klar›ndan mahrum kalmamak için de günah ve çirkin say›lan fleylerden mümkün oldu¤unca uzak duracakt›r. Allah’› anman›n ruh ve bedenle bir bütünlük içerisinde yap›ld›¤› namaz ibadeti Allah kat›nda en büyük ibadet say›lmaktad›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

18 May›s

(Bir Ayet, Bir Yorum) RIZIK VE fiÜKÜR “Allah'›n size verdi¤i r›z›ktan helâl ve temiz olarak yeyin, e¤er (gerçekten) sadece Allah'a ibadet ediyorsan›z, onun nimetine flükredin.” (Nahl, 16/114) Allah'›n vermifl oldu¤u nimetlere karfl› flükretmek insanlar›n en baflta gelen görevlerindendir. Rabbimiz yukar›daki ayette bizlere vermifl oldu¤u r›z›klar›n helâlinden ve temiz olan›ndan yememizi ve vermifl oldu¤u nimetlere karfl› kendisine flükretmemizi emretmektedir. Allah kainattaki bütün her fleyi bizlerin emrine vermifltir. Nimetlere karfl› flükretmemek ise nankörlüktür.

Günlük hayat›m›zda bir kifli bize küçük bir iyilik etse ona teflekkürlerimizi bildiririz. Bu iyilik biraz büyükse ona flükran duygular›m›z› anlatmada kelimeler bulamay›z. ‹flte hiç bir karfl›l›k istemeden bize binlerce nimet veren Allah’a flükretmeliyiz. Allah'a flükretmek sözle olabilece¤i gibi, esas flükür O'nun emir ve yasaklar›na uymakla mümkün olmaktad›r. Asl›nda bu emir ve yasaklar insan›n kendi iyili¤inedir. Bu emir ve yasaklara uyarak kifli ahirette cehennemden kurtulup cennetine girmekle karfl›l›k bulaca¤› gibi, dünya hayat›nda da mutlu ve huzurlu olacakt›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

19 May›s

ATATÜRK’Ü ANMA GENÇL‹K VE SPOR BAYRAMI Birinci Dünya Savafl› sonucu ma¤lup olan Osmanl› Devleti, 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mutarekesini imzalamak zorunda kalm›fl, bu antlaflma ile yurdun birçok bölgesi itilaf devletleri taraf›ndan iflgal edilmiflti. As›rlard›r hür yaflam›fl milletimizi birlefltirip iflgal kuvvetlerine karfl› harekete geçirecek, düflmanlar› yurttan kovacak bir organizeye ihtiyaç duyulmaktayd›. Bu inançla Mustafa Kemal, Harbiye Naz›r› taraf›ndan kendisine teklif edilen 9. Ordu Müfettiflli¤i görevini kabul ederek 16 May›s 1919 tarihinde Band›rma Vapuru ile Samsun’a hareket etmifltir. Mustafa Kemal’in

Milli Mücadeleyi bafllatmak üzere Samsun’da karaya bast›¤› gün olan 19 May›s 1919 tarihi, 20 Haziran 1938’de Milli Bayram olarak kabul edilir. Atatürk ömrünün sonuna kadar ülkede sporu yayg›nlaflt›rmak için büyük çaba harcar. Cumhuriyetin ilan›ndan 2,5 ay sonra sa¤lanan bir bütçe ile sporcular›n Paris olimpiyatlar›na kat›lmalar› sa¤lan›r. 1930 y›l›nda ç›kan Belediye Yasas› ile Belediyelere; çocuk bahçesi, spor alan› yerel ihtiyaçlara uygun stadyumlar yapmak ve iflletmek gibi yükümlülükler getirilir. Bugün yurdun her yerinde beden e¤itimi ve spor gösterileri yap›l›r. Yine bugün, Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayram› olarak milletimize arma¤an edilmifltir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

20 May›s

NAMAZI ANLAMAK Ak›ll› ve ergenlik ça¤›na ermifl olan her Müslüman namaz k›lmakla sorumludur. Namaz› anlamak; onu huflu ve huzur içinde k›l›p okudu¤unun manas›n›, yapt›¤› hareketlerin anlam›n› kavrayarak k›lmakt›r. Bu itibarla namaz k›larken, nefsimizin arzu ve isteklerini hiçe say›p, Allah’la konufltu¤umuzun bilincinde olmal›y›z. Rükû ve secdede onun büyüklük ve azameti karfl›s›nda küçüklü¤ümüzü, hiç bir fley olmad›¤›m›z› hissetmeliyiz. Namazda k›yam Allah›n huzurunda durmakt›r. O’nun verdi¤i

nimetleri düflünmektir. Nas›l ki bir üst amirin karfl›s›na ç›karken kendimize çeki düzen veriyorsak, Rabb’in huzuruna ç›karken de elbette onu görüyormufl gibi hareket etmeliyiz. Kul namazda bafllang›ç tekbiri ile dünya ile ilgili iflleri kendisine haram k›l›p sadece sa¤a ve sola selam vermekle bulundu¤u ortamdan ç›kabilece¤inin fluurunda olmal›d›r. Ayn› flekilde k›ld›¤› bu namaz›n en son k›ld›¤› namaz oldu¤unu düflünerek bundan sonraki namaza kavuflup kavuflamayaca¤›n› hesap etmelidir; ‹flte o zaman namaz anlafl›lm›fl olur.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

21 May›s

(Bir Ayet, Bir Yorum) TEFEKKÜR Yüce Allah, Kur’an-› Kerim’de, “Göklerin ve yerin yarat›l›fl›nda, gece ile gündüzün birbiri ard›nca gelip gidiflinde selim ak›l sahipleri için elbette ibretler vard›r. Onlar ayaktayken, otururken ve yanlar› üzerine yatarken Allah’› anarlar. Göklerin ve yerin yarat›l›fl› üzerinde düflünürler. “Rabbimiz! Bunu bofl yere yaratmad›n, seni eksikliklerden uzak tutar›z. Bizi atefl azab›ndan koru” derler.” (Âl-i ‹mrân, 3/190-191) buyurarak ak›l sahiplerini, varl›klar›n yarat›l›fl›n› düflünüp hikmetini kavramaya teflvik etmektedir. Bu iki âyet-i kerimede göklerin

ve yerin yarat›l›fl›na, gece ile gündüzün pefl pefle gelmesine dikkat çekilerek, canl›-cans›z tüm yarat›lan varl›klar hakk›nda tefekkür edip onlardan ibret al›nacak çok fleylerin oldu¤una iflaret edilmektedir. Çünkü kainattaki yarat›l›fl sistemini düflünmek, insana yapt›klar›n›n ceza veya mükâfat olarak karfl›l›¤›n› alabilece¤i bir hesap gününün bulundu¤unu da hat›rlat›r. Kifli böyle bir tefekkür düzeyine ulaflt›¤›nda, onun sorumluluk duygusu artar ve dünyada haks›zl›k yapmaktan sak›n›r; âhirette de cehennem azab›ndan korumas› için yüce Allah’a s›¤›n›r ve O’na dua etmeye yönelir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

22 May›s

‹NFAK ‹nfak, Allah’›n hoflnutlu¤unu kazanma amac›yla kiflinin ihtiyaç sahiplerine yard›m etmesi demektir. (Bir kutsi hadiste) Allah Teala flöyle buyurur: “Ey Âdem o¤lu! ‹nfâk et ki, ben de sana infâk edeyim” (Müslim, “Zekat”, 11). Müslüman, mal›n esas sahibinin Allah oldu¤unu bilmeli ve mal›n›n eksilece¤inden korkmamal›d›r. Kifli infak ettikçe Allah onun yerine yenisini verecektir. “Allah yolunda her ne harcarsan›z Allah onun yerine baflkas›n› verir” (Sebe, 34/39). Bir hadiste de flöyle buyurulur: “Kullar›n sabahlad›¤› hiç

bir gün yoktur ki, iki melek inerek, birisi: “Allah'›m! Mal›n› infak edene yenisini ver; di¤eri de: Allah'›m! Mal›n› vermeyene telef ver, derler.” (Müslim, “Zekat”, 17). ‹nfâk, Allah r›zas› için yap›lmal›; alan kimsenin onuru zedelenmemeli; mal›n kötüsü seçilerek verilmemeli; verirken özellikle gerçek ihtiyaç sahipleri aranmal›d›r (Bakara, 2/261-273). «Yar›m hurma ile de olsa cehennem ateflinden korunun. Bunu da bulam›yorsan›z iyi söz söyleyin” (Müslim, “Zekat”, 20). hadis-i flerif”ini düstur edinelim.Unutmayal›m ki, “Veren el alan elden hay›rl›d›r” (Müslim “Zekât”, 35).

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

23 May›s

KUR’AN’DA PEYGAMBER‹M‹Z Kur’ân-› Kerim, Peygamberimiz (s.a.s.)’in, Allah’›n Resülü ve nebilerin sonuncusu oldu¤unu tasdik eder (Ahzâb, 33/40). Onun alemlere rahmet, insanlar için flahit, müjdeci ve uyar›c› olarak gönderildi¤ini belirtir (Enbiyâ, 21/107; Fetih, 48/8). ‹nsanî özelliklerine dikkat çekerek, Yüce ahlak sahibi oldu¤unu vurgular (Kalem, 67/4). Müminler için uyulmas› ve tabi olunmas› gereken en güzel örnek olarak takdim eder (Ahzab, 33/21). O’na Allah’tan indirilen vahyin bir hakikat oldu¤u ve bu konuda hiçbir flüphe ve endifleye kap›l›nmamas› gerekti¤i

teminat›n› verir. Kur’ân’›n Allah taraf›ndan korundu¤u bildirilir (Hicr, 15/9). Kur’an, Peygamberimizin elçilik görevi yan›nda, Allah’a kulluk etmekle de sorumlu tutuldu¤unu belirtir: “(Ey Muhammed!) fiüphesiz biz o Kitab’› sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah’a has k›larak O’na kulluk et.” (Zümer, 39/2); “Öyle ise sana vahyedilene s›ms›k› sar›l. fiüphesiz sen do¤ru bir yol üzeresin” (Zuhruf, 43/43). Peygamberimiz de kendinden önceki peygamberler gibi ilahî vahyi tebli¤ ve kulluk görevini hakk›yla yerine getirmifltir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

24 May›s

K‹MSES‹Z ÇOCUKLAR TOPLUMA EMANETT‹R Ailelerin göz ayd›nl›¤› çocuklar ne yaz›k ki çeflitli sebeplerle kimsesiz kalabilmektedir. Hangi sebeple olursa olsun, kimsesiz kalan, yuva ve yurtlara b›rak›lan veya yak›n çevremizde bulunan bu çocuklar art›k topluma yani bizlere emanettir. Maddi ihtiyaçlar›n› karfl›lamak, e¤itim-ö¤retimlerine destek olmak, onlara sahip ç›kmak dinî ve millî bir görevdir. Onlara ilgi ve sevgi göstermek, aile s›cakl›¤›n› yaflayabilecekleri ortam sa¤lamak en az maddî ihtiyaçlar›n› karfl›lamak kadar önemlidir.

“Dul ve yetimlere yard›m eden kimse Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri nafile oruç tutup gecelerini ibadetle geçiren kimse gibidir.” (Buhari, “Nafakat”, 1) buyuran Sevgili Peygamberimiz, kimsesiz çocuklarla ilgilenmifl, onlar›n bafllar›n› sevgiyle okflam›fl, ihtiyaçlar›n› gidermifl, bizlere de böyle davranmam›z› tavsiye etmifltir. Bir baflka hadisinde ise, iflaret parma¤›yla orta parma¤›n› bitifltirerek: “Gerek yak›nlar›na ve gerekse baflkas›na ait herhangi bir kimsesiz yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben cennette iflte böyle yan yanay›z.” diye buyurmufltur. (Buharî, “Talak”, 25)

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

25 May›s

(Bir Hadis, Bir Yorum) KUL HAKKI Peygamberimiz kul haklar›n› ihlal eden kimseyi “müflis” olarak nitelemifl ve flöyle buyurmufltur: “Kifli âhirette namaz, oruç, zekat gibi ibadetlerini yerine getirmifl olarak Allah'›n huzuruna gelir. Bununla beraber öyle günahlarla gelir ki; kimine sövmüfl, kiminin kan›n› ak›tm›fl, kiminin mal›n› yemifl, kimine de iftira etmifltir. Bu durum karfl›s›nda onun ibadetlerinden elde etti¤i sevaplar kendisinden al›narak hak sahiplerine da¤›t›l›r. E¤er ibadetleri ve iyilikleri, ihlal etti¤i kul haklar›n› ödemeye yetmezse, hak sahiplerinin günahlar›ndan al›n›p kendisinin günahlar›na

eklenir. Böylece sevaplar› gitmifl, günahlar› ise daha da artm›fl, neticede müflis durumuna düflmüfl olan bu kifli, cehenneme at›l›r.” (Müslim, “Birr”, 15). Hadiste belirtildi¤i üzere kul haklar›n›n ihlali, büyük günahlardand›r. Bir insana hakaret etme, iftira da bulunma ve sövme kul hakk›n›n ihlalidir. Peygamberimiz yemin ederek bir Müslüman'›n hakk›n› alan kimseyi, Allah'›n cehenneme koyaca¤›n› ve ona cenneti haram k›laca¤›n› belirtmifl, kul haklar›n›n aff›n›n ise ancak hak sahibinden helâllik almaya ba¤l› oldu¤unu bildirmifltir. (Müsned, VI/240).

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

26 May›s

(Bir Ayet, Bir Yorum) MÜNAFIK “‹nsanlardan, inanmad›klar› halde, “Allah’a ve ahiret gününe inand›k” diyenler vard›r . Bunlar Allah’› ve mü’minleri aldatmaya çal›fl›rlar. Oysa sadece kendilerini aldat›rlar da fark›nda de¤illerdir” (Bakara, 2/ 8, 9). Münaf›k, dili ile inand›¤›n› söyleyen, ancak kalbiyle inanmayan kimsedir. Kur’an-› Kerim bir çok ayetinde, münaf›klara ve bunlar›n özelliklerine ayr›nt›l› bir flekilde de¤inmektedir. Münaf›klar, insanlar aras›na ikilik sokup zihinlerini kar›flt›rmak ve bölmek suretiyle toplumda kargafla ve huzur-

suzluk ç›karmak isterler. Yüce Allah, toplum için son derece tehlikeli olan bu insanlar›n “nifak” olarak bilinen özelliklerini anlatarak dikkatli olmam›z için bizleri bilgilendirmifltir. Münaf›klar inanmad›klar› halde Allah’a ve ahiret gününe inand›klar›n› söylerler. Bu yönleriyle onlar hem “yalan söylerler” hem de “riya”/“gösterifl” yapm›fl olurlar. Yalan söyleyen bir insan›n ise ne topluma ne de kendine hiçbir faydas› olamaz. Münaf›klar›n en belirgin özellikleri, yalan söylemek, aldatmak, sözünde durmamak ve emanete ihanet etmektir. (Buharî, “‹man”, 24)

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

27 May›s

ÖRNEK DAVRANIfi ÖZELL‹KLER‹ Günlük hayat›m›zdaki davran›fllar›m›z›n örnek bir davran›fl say›labilmesi için baz› nitelikleri tafl›mas› gerekir. Aksi takdirde s›radan bir davran›fl olur. Her fleyden önce bir davran›fl iman, ak›l, mant›k ve bilgi temeline dayanmal›, zorlama ile de¤il gönlün derinliklerinden gelen samimi bir duygu ile yap›lmal›, yapmac›k de¤il do¤al olmal›d›r. ‹nsanlar› itici de¤il çekici olmal›, nefrete sebep olmamal›, aksine sevgiyle dolu olmal›d›r. Zorlaflt›r›c› de¤il kolaylaflt›r›c›

olmal›, iyilik ve güzellikleri afl›layan, kötülüklerden uzaklaflt›ran bir yap›ya sahip olmal›d›r. Hasbi olmal› ve yap›lan iflin karfl›l›¤›n› sadece Allah’tan beklenmesi gerekti¤ini ö¤retmeli, bafla kalkma ve minnet içermemeli, gösteriflten uzak, samimi ve ihlasl› olmal›d›r. Ayr›ca, gönül k›r›c› de¤il tamir edici, baflkalar›n›n hatalar›n› ortaya ç›karan de¤il, örten olmal›, kibir ve gururdan uzak, tevazu ve hofl görüyü öne ç›karan, karfl›dakine güven telkin edip, ahlâkî erdemlerle donanm›fl, insanlara fazilet ve takvay› afl›layan nitelikte olmal›d›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

28 May›s

(Bir Hadis, Bir Yorum) A‹LEDE ADALETL‹ DAVRANMAK Sahabeden Nu’mân b. Beflir bafl›ndan geçen bir olay› flöyle aktar›yor: Babam bana bir ba¤›flta bulundu. Sonra babam›n yapt›¤› ba¤›fla flahit olmas› için Rasulullah (s.a.s.)'e gittik. Efendimiz babama: “Bütün çocuklar›na ayn› flekilde ba¤›flta bulundun mu?” diye sordu. Babam: Hay›r cevab›n› verdi. Bunun üzerine Efendimiz; Bu çocuktan bekledi¤in iyili¤i di¤erlerinden de istemiyor musun? diye sordu. Babam da; “Evet onlar›n da bana iyilik yapmalar›n› bekliyorum” cevab›n› verince, Peygamber Efendimiz; “O halde ben de size flahid olmuyorum” buyurdular. Hadi-

sin devam›nda Peygamber Efendimizin, “Çocuklar›n›za eflit davran›n” buyurdu¤u da rivayet edilmifltir. (Müslim, “Hibe”, 18) Adaletin özellikle aile fertleri aras›nda uygulanmas› dinî bir gerekliliktir. Bu hadis-i flerifte adaletin ilk etapta aileden bafllad›¤›n› anl›yoruz. Çocuklar›m›z aras›nda k›z erkek fark› gözetmeksizin Yüce Mevla’n›n belirledi¤i ölçüler çerçevesinde sevgi, miras ve özellikle e¤itim konusunda eflit davranmam›z ilahi adalete ba¤l›l›k ve Müslüman olman›n önceliklerindendir. Çünkü ilahi Kitab›m›z Kur’an-› Kerim ve Sevgili Peygamberimizin hadislerinde en çok vurgulanan ilkelerden birisi adalettir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

29 May›s

FAT‹H VE ‹STANBUL’UN FETH‹ “‹stanbul elbette fetholunacakt›r. Onu fetheden emir ne iyi hükümdard›r, onun ordusu ne mutlu ordudur” (Ahmed b. Hanbel, 4, 335). 30 Mart 1431’de dünyaya gelen Fatih Sultan Mehmed, II. Murat Han’›n o¤ludur. E¤itim ve ö¤retimine büyük önem verilen Fatih, devrin en seçkin alimlerinden olan Akflemseddin’den ilim ö¤rendi. Babas› taraf›ndan devletin bafl›na getirildi. Fatih, ça¤›n›n teknolojik imkânlar›n› kullanarak yeni toplar döktürdü ve güçlü bir donanma haz›rlad›. Rumeli Hisar›’n› yapt›rarak Bo¤aza girifl ç›k›fllar› kontrol alt›na

ald›. Bizans donanmas› kendini Haliç'te tutarak güvende hissetti¤i s›rada, Fatih karadan donanmas›n› Haliç’e indirmeyi baflard›. Böyle bir hadise akl›n s›n›rlar›n› zorlayan bir geliflmeydi. Takvimler 29 May›s 1453 Sal› gününü gösterdi¤inde, Fatih Sultan Mehmed Han ‹stanbul’a girerek, as›rlar süren Bizans egemenli¤ine son verdi. Böylece dalgalar halinde Müslümanlar› as›rlarca buraya sevk eden Peygamber müjdesi, bu büyük devlet adam›na nasip oldu. Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)’in hadisindeki müjdeye konu olmak ne büyük flereftir! Elbette bu, çok kimseye nasip olmayan bir lütf-u ilâhidir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

30 May›s

HER fiEY O’NA MUHTAÇTIR ‹nsan yap›s› ve yarat›l›fl› itibariyle bir yarat›c› güce muhtaçt›r. Çünkü beden ve ruhtan oluflan insan›n, bedenî ihtiyaçlar›n› karfl›lay›p, fizikî yap›s›n› teskin etmesi ne kadar do¤al ise, manevî varl›¤›n›n devam› için de rûhî ihtiyaçlar›n› karfl›lamas› o kadar do¤ald›r. Üstelik hayat›n hep ayn› düzlemde gitmedi¤i, insan›n bazen sevinç, bazen üzüntü, bazen bolluk, bazen darl›k, çaresizlik, korku, hastal›k, musibet gibi felaketlerle karfl›laflt›¤› görülmektedir. ‹flte bu gibi anlarda kifli kendisini tesellî edecek bir s›¤›nak ara-

maktad›r. Bu s›¤›nak hiç flüphesiz kendisi hiçbir fleye muhtaç olmayan yüce yarat›c› olmal›d›r. Nitekim Kur’anda, “De ki O Allah birdir. Allah sameddir. O, do¤urmam›fl ve do¤mam›flt›r. Onun hiçbir dengi yoktur.” (‹hlas, 112/14) buyrulmaktad›r. Bu sûre içinde yer alan “samed”, hiçbir fleye muhtaç olmayan, aksine her fley kendisine muhtaç olan varl›k demektir. O halde, her fleyin bitti¤i noktada, O’na yönelmek, dua ile O’na yaklaflmak, s›¤›nmak, güvenmek ve ba¤lanmak insana yeniden hayata tutunma azmi ve ümidi verecektir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

31 May›s

YARATILIfi GAYES‹ Yüce Allah, kâinattaki her fleyi ilahî bir gaye ve belli bir ölçüye göre yaratm›flt›r. Bütün varl›klar bize Rabbimizi tan›tmakta ve yarat›lan her fley O’nun iste¤i do¤rultusunda yarat›l›fl gayesine uygun olarak varl›¤›n› sürdürmektedir: “Yedi gök, yer ve bunlar›n içinde bulunanlar Allah’› tespih ederler. Her fley O’nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onlar›n tespihlerini anlamazs›n›z.” (‹srâ, 17/44) Yarat›lm›fllar içerisinde insan, özel bir gaye için yarat›lm›fl, en güzel s›fatlarla donat›lm›fl ve dünyaya belirlenmifl bir sorumlulukla gönderilmifltir. Dünyay› bir imti-

han yeri olarak düzenleyen Yüce Allah, insan›n buradaki sorumlulu¤unun ne oldu¤unu belirtmifl ve onun önüne bir de hedef koymufltur. ‹nsan sorumluluk bilinci içerisinde yaflad›¤› takdirde dünyada ve ahirette mutlu olur. O halde insan, Allah’a kul oldu¤unun fark›nda olmal› ve ona göre bir yaflant› sergilemelidir. Rabbimiz, insan›n yarat›l›fl gayesini; kâinat›n yarat›c›s›n› tan›mak, O’na iman edip ibadet etmek olarak belirlemifltir: “Ben cinleri ve insanlar›, ancak bana kulluk etsinler diye yaratt›m.” (Zâriyât, 59/56)

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful