You are on page 1of 281

Derh Yaynlan Bat dncesi

: 39 : 5

Oswald Spengler
Trkesi: Giovanni Scognamillo-Nuray Sengelli

BATININ K

Batnn k'nn yayn haklan Dergh Yaynlan'na aittir.

DERGH YAYINLARI Peykhanie cad. G. Cami sok. Nu: 57/1 34490 emberlita /stanbul Tel: (0-212) 516 12 62-516 00 47 Fax: 516 19 21

BRtNCt BASKI : UBAT 1978 t J ^ i t t l ^ A S K I : KASIM 1997

SUNU
Oswald Spengler (1880-1936) XX. asrn en dikkate deer dnrlerinden biridir. Keskin zekas, mcadeleyi seven mizac ve ifade zenginlii ile temayz etmitir. Mimariden iktisada, musikden siyasete kadar geni bir sahaya yaylan bilgilerle zenginletirdii eserleri adeta Bat kltrnn bir hlasasn verir. Spengler kltrleri "organik" olarak tasavvur eder. Onun dilinde bu kelime mistik bir hviyet kazanmtr. bn Haldun'u hatrlatan bir grle, kltrlerin belirli safhalardan sonra yok olacan savunur. Dnya tarihi bu yzden bir kltrler mezarldr. Medeniyet, kltrn lmn ifade eder. Dnyaya hkmeden kitap deil, ahsiyettir. O, materyalist hmanistlerden, topyalardan, "daha iyi bir dnya" taraftarlarndan nefret eder. Ona gre bar daima tek tarafl bir zm ekli olmutur, insann makinaya esir oluuna kardr. Mhendisler birer "makina papaz"drlar. Makina dnyaya hakim olduu srece her avrupal bu korkun silaha hayranlk duyacaktr. Buna karlk Hintli, inli ve Doulu herhangi bir kimse ondan iten ie nefret etmektedir. Fakat sanayiye ve zengin olmaya kim kar kabilir? Spengler, Bat Avrupa'nn dnya hegemonyasn yitirecei kanaatindedir. Bununla birlikte Bat kltr de yok olacaktr. Bu grlerden birincisi gereklemi gibidir. Ancak ikinci husus henz akta duran bir sorudur. Batnn k onun youn bilgi ve fikir rgsnden dolay zor anlalan ba eserlerinden biridir.
DERGH YAYINLARI

ISBN: 975-7032-24-7
Batnn k, Emek Matbaaclk tesislerinde hazrlanmn

iindekiler
nsz/l 1 1. Baskya nsz/15 GlRt/17 Fert iin tarihin mnas/24 Antik a ve Hindistan: Tarihi olmayan/25 Msrl ve batl insan: Tarihi/27 Dnya tarihi nedir?/30 Tarihi izafiyet/37 Tarihi gz/40 Klasik tarihin tek tarafl yorumu/42 "Medeniyet" meselesi/45 Netice: Emperyalizm/49 Ana temann mnas/52 Dnya tarihi morfolojisi'nin (ekilbilimi) dinle ilikisi/54 Son vazife/57 Bu kitabn douu/60 SAYILARIN MNASI/65 Tamamlanm snrlama iareti olarak say/69 Her kltrn kendi matematii vardr/72 Ycelik bakmndan klasik saylar/74 Aristarkus, Diofantus ve "Magian" matematiine gre dnya/78 Fonksiyon olarak bat matematii/83 Dehet ve zlem/88 Geometri ve aritmetik/91 Klasik snr meselesi ve grnrden kurtulu/96 Dnya tarihi meselesi/101 Fizyonomik ve sistemli/103 Organizma olarak kltrler/105 slup, tempo, mddet, senkronizm (ezamanllk)/109 Kader fikri ve sebeplilik prensibi/111

Zaman meselesi/l 13 Kader ve olay/115 Bir tarih ilmi var mdr?/120 MAKROKOZMOS ( B Y K EVREN-LEM-1 KBRA): D N Y A G R N T S N N VE UZAYIN MESELESNN SEMBOLtKLlI/123 Makrokozmos (Byk evren-lem-i Kbra): Bir tek ruhla ilikili btn timsallerin tam toplam/125 Uzay ve lm/127 Esas timsal: "Katlaan zaman" olarak uzay derinlii/130 Klasik ve batl esas timsal/134 MAKROKOZMOS: ( B Y K EVREN-LEM-I KBRA): APOLLINIAN, FAUSTIAN VE MAGIAN RUHU/137 ilahlar ve mimari/139 Msrl ve inli esas timsal/143 Taklit ve ssleme/146 Pencere mimarisi/150 Byk slup, organizma olarak slubun tarihi/152 Arap slubunun tarihi/156 ekil sanatlar: Mzik ve heykelcilik/161 stn dzenin timsali olarak sanat/163 Apollinian ve Faustian sanat/166 Anti-gotik (Anti-mzikal) bir hareket olarak rnesans/172 Barokun karakteri/l 76 Renklerin mnalar/180 Altn sars fon ve stdyo kahverengisi/l 82 Patina/186 Mzik ve plastik sanatlar: AKT ve portre/189 nsan portrelerinin eitleri/191 Hellenistik portreleme/197 Barok portreleme/199 Rnesansn galipleri: Leonardo, Rafael ve Mikelangelo/201 1670'de aletli mziin zaferi ve klasik bir paralel/207 Empresyonizm (izlenimcilik)/211 Bergama ve Bayreuth: Sanatn sonu/215 Ruh grnts ve hayat duygusu: Rehun ekli hakknda/219 Ruh grnts, dnya grntsnn bir fonksiyonu/221 Gotik irade/223 t mitoloji/226 Klasik davran ve faustian karakter dram/228 Dram sanatnn sembolcl/233 Gecenin ve gndzn sanat/236

Popler ve aleni (esoterik) karakter, astronominin grnts, corafi ufuk/238 ktidar iradesi/240 RUH G R N T S V E HAYAT D U Y G U S U : BUDZM, STOACILIK, SOS YALlZM/243 Her kltr kendi ahlakna sahiptir/245 Faustian ahlak/248 Doan medeniyetin ahlak/251 Dinsizlik/254 Ahlk sosyalizm/257 FAUSTAN V E APPOLINIAN TABAT BLGSl/261 Her ilim bir dine dayanr/263 Atom teorisi/268 Hareket meselesi/270 Tecrbenin aklanmas/275 "Tanr duygusu" ve tabiat/277 Byk mitos, faustian, klasik magian tanrlar (numina)/280 Tanntanmazlk/286 G domas olarak faustian fizii/289 Daha ileri teorik-teknik olmayan-tekamln snrlar/294 Dinamik fiziin kendi kendini yok etmesi: Tarihi fikirlerin ortaya kmas/298 Son safha: Bir morfolojik ilikiler sisteminde dalma/302 KAYNAK V E YRE: S T N KLTRLER G R U B U / 3 0 9 Kaynak ve yre: stn kltrler grubu/311 EHRLER V E H A L K L A R / 3 2 9 iki ruh/331 Medeniyetin ekil dilleri/340 Irk, tarz demektir/342 Halk ve millet/354 ARAP K L T R N N MESELELER: TARH, SZDE DEM (PSEUDOMORPHOSES)/359 Fikir/361 Rus szde deiimi/364 Arap feodalizmi devri/369 Serikretizm*/372 "Kltr-ncesi" Yahudiler, Kaideliler ve Persler/376 sa peygamber/381 isa'nn retisi: PauIus/387 Yuhanna, Marcon/392 Puta tapc ve hristiyan meshep-kiliseleri/396 A R A P KLTRNN MESELELER: MAGAN RUH/399 Dnya maarasnn dalizmi/401

IINDEKILER

"Dnya zaman" !tuf/404 Consensus: Fikir birlii/407 z olarak sz/409 Magian dinleri grubu/413 M A G I A N HIRSTYANLIININ DNLER t/419 Teolojinin sonu/421 A R A P K L T R N N MESELELER: PISAGOR, M U H A M M E D , KROMVEL/427 Dinin zellii: Fedakarlk olarak ahlak/429 Din tarihin morfolojisi/434 Msr ve eski dnya/436 Gotik/443 Reform/452 Ilim-pritanizm/455 Rasyonalizm/460 ikinci dinsellik/463 Yahudilik/467 DEVLET/473 Erkek ve kadn/475 Irk, kan/478 D E V L E T V E TARlH/483 Otoritenin ekli/485 Burjuva/488 Gelenee kars teori/497 atan devletler devri/503 Sezarizm/507 SYASET FELSEFES/511 Devlet adam/513 Politik teori/521 Demokrasinin kaderi/524 Basn/528 KTSADI HAYATN EKL D N Y A S I : P A R A / 5 3 3 Ekonomik hayat/535 Ekonomi ve politika/537 Mal ve para asndan dnme/542 Klasik ve batl para dncesi/547 Para ve i/549 EKONOMK HAYATIN E K l L D N Y A S I : M A K N A / 5 5 1 Ekonomik hayatn ekil dnyas: Makina/553

Yeniden gzden geirilen baskya NSZ


ilk ksa taslandan, nceden tahmin edilmesi olduka zor olan boyutlara sahip eserin son ekline kadar on yl aan bir almann sonunda ne yapmak istediime ve ne elde ettiime, o zamanki ve imdiki grme dnp bakmak yersiz saylmaz. t ve d gryle bir btn olan 1918 basksnn nsznde, sz dntrldkten sonra artk kimsenin kar koymayaca bir fikrin reddedilmez ekilde belirtilmi olaca hakkndaki kanaatimi bildirmitim. Oysa "o fikir anlaldktan sonra" demem lazmd. Bunun iin -gittike farkna vardm gibi- sadece bu rnekte deil de btn dnce tarihinde, bunu yapma kabiliyetiyle doan yeni nesile gzlerimizi evirmeliyiz. Ayn zamanda bu kitabn btn allm yanllarla dolu, eksik ve i tezatlardan yoksun olmayan bir ilk deneme olarak kabul edilmesi gerektiini de eklemitim. Bu szm gereken ciddiyetle karlanmad. Yaayan dncenin varsaymlarn aratranlar, kart duygulara kaplmadan varoluun temellerini kavramann imknsz olduunu bilirler. Dnr kendi gr ve anlayna gre zaman simgeleyen insandr. Seme hakk yoktur: dnmesi gerektii gibi dnr. Geni mnada gerek onun iin douunda meydana gelen dnyann grnmdr. Kefetmedii fakat kendi iinde bulduu eydir. Kendisinin bir tekrardr: szle aklanan z benliidir; hayatn ilgilendirdii kadaryla deimez bir reti halini

alan kiiliinin anlam, gerekle hayat birbirinin ayndr nk. Tek nemli olan bu simgelemedir, insanlk tarihinin kab ve ifadesidir. Bundan kan saysz bilgi felsef eserler gereksizdir, sadece profesyonel edebiyatn gvdesini iirmeye yarar. O halde buluumun zn "gerek" diye adlandrabilirim, ya da benim iin gerek ve inancma gre, gelecek zamann idareci akllar iin gerek; kan ve tarihin empoze ettii artlardan ayr kendi bana bir gerek deil bu, olabilmesi de imknsz, itiraf edilmelidir ki o yllarn frtnas ve basks iinde yazdklarm gzmn nnde aka duran eylerin ok eksik bir ifadesiydi. Bunlan izleyen yllar, olaylar arasnda ilikiler kurmak ve fikrimi en gl ekilde sunmama yarayacak ifade tarzlarn bulmak grevine adadm. Bu ekli mkemmelletirmek imknszd, hayatn kendisi yalnz lmle son bulur. Fakat eserin ilk ksmlarn bile bugn ifade edebileceim kesinlik seviyesine getirebilmek iin bir deneyde daha bulundum ve bylece umutlan ve hayal krklklar, deerleri ve yanllklaryla bu kitaptan ayrlyorum. Bu ara, bilginin geni alanlarnda yava yava elde ettii tesirden grlecei gibi, sonu gerek beni gerekse bakalarn ilgilendirdii kadaryla kendi kendim de dorulad. Hi kimse hereyi burada ortaya konmu olarak bulacan sanmasn. Bu sadece karmda grdklerimin bir yndr, tarihe ve kader felsefesine yneltilen yeni bir baktr,gerekten de benzerlerinin ilkidir. Batan baa sezgiye ve tasvire dayanyor, dizilmi mefhumlar verecei yerde nesneleri ve ilikileri grntlerle sunmaya alan bir dilde yazlmtr. Okuyunca kendilerini kelimelerin sesinde ve grntlerinde yaatma imknna sahip olanlara seslenir sadece. phesiz ki bu g bir eydir, nk zellikle esrarn karsnda duyduumuz korku -ya da Goethe'nin duyduu sayg- bizi terih etmekle iine girmenin ayn ey olduunu dnmek tatmininden yoksun eder. Tabii, daima gemite yaayan ve bunun iin sadece varnn ncs iin dnlen bir fikre kar kanlardan "ktmserlik" lklar ykselmitir. Ne var ki ben, hareketin kaynan aramann

hareketle e mnada olduunu hayal eden insanlar iin yazmadm; tanmlamalarla uraanlar kaderin ne olduunu bilmezler. Dnyay anlamaktan kastm, dnyaya eit olmaktr. Gerekli olan idealizmin deve kuu felsefesinin ne srd hayat mefhumu deil, yaamann ac gereidir. Beyanatlarla aldanmay reddedenler bunu ktmserlik saymazlar; geride kalanlar ise zaten nemsiz. Bir tarifi deil de hayat sezinlemek isteyen cidd okurlarmn faydalanmas iin -metnin ar younlamasn gznnde tutaraknotlarmda o sezinlemeyi bilginin daha geni alanlarna gtrebilecek birka eserden sz ettim. imdi de, nihayet, hemen hereyi borlu olduum kiilerin adlarn verme ihtiyacn duyuyorum: Goethe ve Nietszsche. Goethe bana yntemi, Nietzsche ise aratrma melekesini verdi. Bu sonuncuyla olan ilikim iin bir forml bulmam istenilseydi, onun "uyanklk" (Asblick)n bir "gzetme" (berblick) haline getirdiimi sylemem gerekirdi. Goethe, farknda olmadan, btn dnce tarznda, Leibniz'in rencisi olmutur. Ve bunun iin sonunda (buna kendim de atm) yarattm eseri bu yllarn sefaletine ve irenliine ramen, bir Alman felsefesi diye adlandrmakla vnyorum. I
OSV/ALD SPENGLER Blangenburg am Harz Aralk 1922

BRNC BASKIYA NSZ


yllk bir almann mahsul olan bu kitabn tam msveddesi Byk Sava patladnda hazrd. 1917'nin lkbaharna kadar yeniden gzden geirilmi ve -baz ayrntlarnda- dzenlenerek tamamlanmt, fakat baskya gemesi o zamann artlan yznden geciktirilmiti. Kitabn gayesi ve konusu tarih felsefesi olduu halde, yol gsterici fikirlerin ekillendii zamanda ktlk belirtilerinin grld byk tarih dnem zerine bir aklama olarak derin bir mnaya sahiptir. 1912'de kararlatrlan kitabn ismi, eserin gayesini kelimesi kelimesine belirtiyor. Bu da, klasik an knn nda, bizim imdi girmekte olduumuz birka yzyllk bir dnya tarihi safhasn ifade etmektir. Olaylar birok eyi dorulam ve hibir eyi yalanlamamtr. Bu fikirlerin tam bu srada ve Almanya'da ortaya karlmasnn lzumlu olduunu ve bilhassa, savan yeni bir dnya grnmnn kesinletirilmesine yarayacak balanglarn bir unsuru olduunu aka gstermitir. Bundan eminim ki mesele muhtemel ve mantkla dorulanabilen felsefelerden birini yazmak deil, mesele bir dereceye kadar tabii olan ve herkes tarafndan sezinlenen zamanmzn felsefesini yazmaktr. Bunu kendini beenmilik taslamadan syleyebiliriz: Tarih bakmdan temel olan -bir dnemin iinde grlmeyen fakat

GR dnemi yaratan- bir fikir, sadece kstl bir mnada onu oluturan insann mal saylr. Bir btn olarak zamanmza aittir ve sezdirmeden btn dnrleri etkiler; ferdin kaderi ve mutluluu -hatalar ve sevaplaryla- ona kar taklan arz ve zel davranlardan oluuyor (kald ki baka ekil bir felsefe de olamaz).
OSWALD SPENGLER Mnih, Aralk 1917

Bu kitapta tarihi ngrebilmek, kltrn -bilhassa amzda ve dnyamzda btnlenme safhasnda tek olan batl Avrupa-Amerikan kltrnn- kaderindeki el dememi aamalarn izleyebilmek gayesiyle ilk defa olarak bir maceraya giriilmitir. Tarihin bir mant var mdr? Deiik olaylarn, btn olaan ve hesap edilemeyen unsurlarnn tesinde tarih insanln metafizik yaps diye tarif edebileceimiz, aka grebileceimiz, da dnk -toplumsal, ruhsal ve siyasal- ekillerden tamamyla bamsz bir ey var m? Bu gerekler acaba ikinci dereceli mi veya bu eyden mi elde edilmitir? Acaba dnya tarihi sk sk tekrarlanan ve birtakm neticeleri, gerekli bir devamllkla, dorulamak iin yeterli olan baz genel izgiler gsteriyor mu? Eer byleyse, bu k noktalarndan hareket ederek dnce hangi hudutlara kadar zorlanabilir? nsanlk tarihi, allagelen dnce ve ifadeler iinde, "Klasik" veya "in kltr", "ada medeniyet" gibi yksek dereceli dorulayc varlklar tarafndan "ego" ve kiilikle zenginletirilen yce hayat izgilerinin toplam olduundan, hayatn kendisinde dzenli ve mecburi bir sra halinde almas gereken bir devreler dizisi bulmak mmkn mdr? Organik olan hereyin esas temelleri doum, lm, genlik mefhumlardr. Bu mefhumlar, bu alanda da, henz kimsenin karamad sert bir mnaya sahip olamazlar m? Ksaca, btn tarih genel biyografik ilk rnekler zerinde mi kurulmutur? Bat'nm k, ilk bakta klasik kltrn benzer k gibi zaman ve yer iinde kstlanan bir olay gibi grnyorsa da aslnda bunun, btn ciddiyetiyle ele alandnda, varolmann her y-

ce problemini iine alan felsefi bir mesele olduu anlalr. Bu yzden eer Bat kltrnn kaderinin ne ekilde sonulanacan kefedeceksek, ilkin kltrn ne olduunu; grlebilir tarihle, hayatla, ruhla, tabiatla, aklla ilikilerini; ne gibi ekillerle kendini aa vurduunu ve bu ekillerin halklar, diller ve dnemler, savalar ve fikirler, devletler ve tanrlar, sanatlar ve zenaatlar, bilimler, kanunlar, iktisad ekiller ve dnya apnda fikirler, byk adamlar ve byk olaylarn nereye kadar birer timsal olarak kabul edilebileceini ve gsterilebileceini ak bir tarzda belirtmeliyiz. l ekilleri tarif edebilmek iin vasta, matematiin kanunudur. Canl ekilleri anlamak iin ise "analoji"(benzeyi)tir. Bu vastalarla biz dnyadaki kutuplamay ve devamll ayrma imknn buluruz. Dnya tarihindeki ifade ekillerinin mahdut olduu, alar, dnemler, durumlar ve insanlarn tiplerine uygun ekilde kendilerini devaml olarak tekrarladklar daima bilinmi ve bilinecektir. Sezar ve iskender'e bakmadan Napolyon hakknda ok nadir fikir beyan edilmitir. Greceimiz gibi bu benzeyilerden birincisinin "morfolojik" (ekilbilimsel) olarak kabul olduka imknsz, ikincisi ise dorudur. Byk Frederik siyas yazlarnda -mesel, Dnceler (1778)- benzeyiler arasnda byk bir gvenle hareket etmektedir. Bylece Franszlar, Filip'in idaresindeki Makedonyallara, Almanlar da Yunanllara benzetir. "imdi bile Almanya'nn Termopiles(Thermopylaes)', Alsas ve Loren, Filip(Philip)'in ellerindedir" diyerek Kardinal Flri(Fleury)'nin siyasetini tam anlamyla belirtir. Kendisi, bundan baka, Habsburg ve Bourbon hanedanlarnn politikalar ile Antonius ve Oktavianus'un yasaklamalar arasnda paralellikler kurar. Yine de btn bunlar sadece blk prk ve keyfiydi. Genellikle tarih ekillerin gerekten derin bir mnasndan ok, iirli veya marifetli ifadelere kar geici bir temayl belirtiyordu. Bu alanda imdiye kadar hi kimse ne bir yntem meydana getirmi ne de tarih meselelerin zmne yarayabilecek bir kkn, aslnda

tek kkn, burada olabileceini sezinlemitir. Benzeyiler, tarihin organik yapsn aa vurduklarndan, tarih dnce iin bir bereket olabilir. Geni kapsaml bir fikrin tesiri altnda gelien teknikler muhakkak ki nlenemeyen sonular ve mantk stnlyle neticelenecekti. Fakat imdiye kadar denendii ve anlald gibi lanet olmular, nk bunlarn sayesinde tarihiler, ilk ve cidd gayeleri tarihin semboliklii ve benzeyileri olduunu sadelikle farketmektense, kendi zevklerini izlemilerdir. Bylece balangta sadece ada medeniyetin mahdut meselelerini kapsayan konumuz yeni bir felsefe olarak geniliyor; Bat'nn metafizik ynnden halsiz den topran kaldrabildii takdirde gelecein felsefesidir bu, ya da, her ihtimal iinde, Bat-Avrupal zeksnn gelecek devirlerindeki imknlar dahilinde tek felsefe. Bu felsefe, imdiye kadar hemen hemen felsefenin tek konusu olan tabiat olarak dnya morfolojisine kar, dnya tarihinin ekilbilimi kavramna kadar geniler. Bir kere daha dnyann ekil ve hareketlerini, derin ve son mnalar ile inceler, ama bu sefer btnyle deiik bir sralama uygulayarak onlar bilinen hereyi iine alan genel bir grnt gibi deil de hayatn bir grnts iinde toplar ve onlar oluan-nesneler halinde deil de olumakta olannesneler gibi verir. Tarih olarak dnya, kart olan Tabiat olarak dnya'dan yaratlm, gzden geirilmi ve ekillendirilmi. Bu insann dnya zerinde varoluunun yeni bir grndr. imdiye kadar pratik ve teorik lsz mnasna ramen bu grn ne farkedilmi ne de gereklemitir. Baz belirsiz sezintiler olmutur belki, sk sk uzaktan szenler de oldu, fakat hi kimse bilerek yzyze gelmemi, onu btn emareleriyle kavrayamamtr. nsann evresindeki dnyaya iten sahip olmas ve tecrbe etmesi iin nmzde iki mmkn yol vardr. Ben kesinlikle (madde deil de ekil olarak) mekanik dnya intihasn organik olandan; grntlerin muhtevasn kanunlarn muhtevasndan; resim ve timsali forml ve sistemden; anszn gnlk olandan durmakszn mmkn olan; plana gre hkmeden ha-

yal gcnn dilek ve meyillerini programa uygun olarak blen tecrbenin dilek ve meyillerinden ve -nemine ramen bu ana kadar dikkat edilmemi bir tezattan imdiden sz etmek iin- kronolojik saylar alann matematik saylar alanndan ayrrm. Dolaysyla, karmzda duran byle bir aratrmada, ruh-siyas olaylar gnden gne yzeyde grnr deerleriyle ele alp bir "sebep" ve "netice" planna gre dzenleyip belli ve zekya kolay gelen ynlere doru izleyemeyiz. Tarihin bu tarzdaki "pragmatik" bir ele aln maskelenmi bir "tabi ilim"den baka bir ey olamaz. Kald ki tarihin materyalist fikrini destekleyenler bile bunu saklamazlar. Bu iki yntem arasndaki benzerlii grmeyenler dmanlardr. Bizi ilgilendiren, u ya da bu zamanda ortaya kan tarih olaylarn ne olduu deil, ortaya kmakla neyi temsil ettii, neyi gsterdiidir. imdiye kadar ben bir kltrn her dalndaki ifade ekillerinin iten hareket eden morfolojik mnasebetlerine dikkatle eilen birini bulamadm. Yine de, bu morfolojik zaviyeden bakldnda, politikann skc olaylar bile sembolik ve hatta metafizik bir karakter kazanrlar ve -belki de imdiye kadar imknsz olanMsr idar sistemi, klasik maden para basma ekli, analitik geometri, ek, Svey kanal, inlilerin kitap basmas, Prusya ordusu ve Romallarn yol mhendislii gibi eyler, timsal olarak, yeknesak ekilde anlalabilir ve beenilir duruma getirilebilir. Ne var ki gerek hemen kendini gsteriyor: Tarih muamelenin nazariye ile aydnlatlm sanat yoktur. Bunun yerine geen, bilgi usullerini deta zellikle ve tek bana disiplini altna alan bir ilmn, fiziin, alanndan elde ediyor. Bylece biz, tarih aratrmalar srdrdmz sanarak, aslnda sebep ve neticenin nesnel mnasebetlerini izliyoruz. Bir fiziki veya bir matematikinin llerine gre, tarihi, malzemesini toplayp sralad ve yoruma getii anda hemen dikkatsiz olur. Sebep-netice mnasebeti ihtiyacnn yan sra -mekan mant olarak adlandrabileceim- hayatta bir dier ihtiyacn, kaderin -zaman mantnn- varolmas derin ve i gvenlik tayan bir olaydr.

stelik yle bir olay ki mitolojik dinlerin ve sanat dncesinin btnne yaylyor ve (tabiata zt olarak) btn tarihin zn ve ekirdeini oluturuyor. Ne var ki bu olaya "saf akl tenkiti"nin inceledii ilim-ekiller,'m yoluyla eriilmiyor; olay halen nazar zmn beklemektedir. Matematik ve nedensellik (illiyyet) ilkesi doalc, kronoloji ve kader fikri ise olayc dnyann tarih bir dzenine yol aar. Her iki dzenleme de, her biri kendine gre, btn dnyay ihtiva eder. Fark sadece bu dnyay gerekletiren baktadr.

FERT N TARIHIN MNAS

ANTIK A VE HINDISTAN: TARLH OLMAYAN


Bir kii hakkndaki hatralar ve biyografilerin getirdiini tarih aratrma, en geni ve muhteval mnasnda -yani yabanc ahalinin, zamanlarn ve detlerin her eit psikolojik karlatrma ve tahlilibir kltrn ruhuna, bir btn olarak, getirir. Fakat klasik kltrn bu zel mnada bir hafzas, bir tarih uzvu yoktur. Klasik insann hafzas -kendimizden treyen bir bilgiyi yabanc ruhlara tatbik etmek keyfi de olsa- deiik bir eydir; nk gemi ve gelecek, uurda dzenli bir perspektif olarak varolmamaktalar ve klasik hayatn her rnnde, zellikle heykelcilikte, Goethe'nin sk sk hayranln uyandran "saf imdiki zaman" bu hayat bizlere tamamyla yabanc olan bir iddetle doldurur. En byk simgesi Dorik stun olan bu saf imdiki zaman bizzat zamann inkrn dorular. Herodotus, Sofokles, Temistokles veya bir Romal Konsl iin gemi, zamansz ve deimeyen, yapsnda kutupsal ve devri bir izlenime anszn dntrlyor. Mitoslar da, neticede, bundan oluuyor. Buna karlk dnya anlaymz ve i duygularmz iin gemi, yzyllarn ve bin yllarn oluturduu kesinlikle devri ve nemli bir organizmadr. Her ne kadar klasik insan, Babillilerin ve Msrllarn sk kronolojisi ve takvim bilgisiyle yakndan ilgilendiyse, dolaysyla geni muhteval astronomi almalarnda en byk zaman aralklar konusundaki doru llerinde kendini gsteren sonsuzluk anlay ve imdiki zamana nem vermeyii kavradysada, bunlardan hibiri onun bir paras itenlikle olmamtr.

Tabiat, stn kltr insannn duygularnn ani intibalarni terkip ve yorumlad ekildir. Tarih odur ki hayal gcnn, kendi hayatyla ilgili olan dnyann canl varoluun anlayn arar ve sonra daha derin bir gerekte kuatr. Bu ekilleri yaratabilmesi, bunlardan hangisinin uyanan uuruna hkim olabilecei, btn insan varlnn ilk meselesidir. Bylece insan dnyaya bakabilmek iin iki mmkn yoldan yararlanabilir. Fakat balangta belirtilmelidir ki bu imknlarn gerek olmas gerekli deildir ve eer btn tarihin mnasn aratrmak istiyorsak hi sorulmam bir soruyu sorarak ie balamalyz: Tarih kimin iindir? Soru, bir paradoks gibi grnyor. Tarih, bir dereceye kadar, herkes iindir; her insan btn varlk ve uuruyla tarihin bir parasdr. Ne var ki, kendi hayatnn yzlerce, binlerce yl sren ok daha geni hayat yolunda bir unsur olduu intibasyla yaayanla, iine kapank ve kendi kendine yeterli gren arasnda byk bir fark vardr, ikinci tipteki uurlar iin dnya tarihi, yani tarih olarak dnya diye bir ey yoktur. Fakat ya btn bir milletin uuru, btn bir kltr tarihin dnda kalm bir ruha dayanrsa? Gerek ona nasl gzkmelidir? Ya dnya?.. Ya hayat?..

ANTK A VE HNDSTAN: TARH OLMAYAN

Klasik tarih yazma konusunda Tukidides'i ele alalm. Bu kiinin ustal, imdiki zurnann olaylarm kendi kendine aklayan ve canlandran gerek klasik gcnde ve de gerek komutan gerekse idareci olan doutan devlet adamnn fevkalde pratik bit gre sahip oluundadr. Bu tecrbe meziyeti sayesinde (ne yazk ki biz bunu tarih mnasyla kartryoruz) eserleri, hakl olarak, sadece bir bilgiye sahip olan profesyonel tarihinin karsnda esiz bir rnek olarak dikiliyor. Fakat Tukididies'in gremedii ey ve bizim iin bir tarihinin dncesinde zmn olan, perspektiftir ya da yzyllarn tarihini gzden geirme gc. Klasik tarih yazmnn sekin eserleri yazarn siyas imdiki zamanndaki meselelerini ne srenlerdir. Oysa bizim iin tam aksine tarih baeserlerimiz, hi istisnasz, uzak gemile ilgili olanlardr. Yunanistan'n genel tarihi bir yana, Tukidides, Pers savalarn ele almaya kalksayd iyice kerdi. Msr'a ise ulaamazd. Onun kadar pratik politikaclar olan Polibys ve Tacitus gibi o da, geriye baknca ve pratik tecrbesine her ekilleriyle yabanc gelen, sebep yaratan glerle karlanca, salam grn kaybediyordu. Polibys iin I. Kartaca Sava Tacitus iin Augustus'un saltanat anlalmaz eylerdi. Tukidides'e gelince, tarih durumunun eksiklii -bizim aradmz mnada- kitabnn ilk sahifesinde andan nce (M.. 400'lerde) dnyada hibir nemli olayn yer almadna dair artc beyanatyla kesinlikle belirtilmitir.

MSRL VE BATL INSAN: TARIH


Yaps belirli ekilde tarih olan ve sonsuzlua doru iptida bir bir ihtirasla srklenen Msrl ruh, gemii ve gelecei btn dnyas gibi idrak eder, uyank uurla e olan imdiki zaman ise sadece iki lsz alann dar ve mterek snr olarak grrd. Msr kltr -mesafenin manevi kar dengesi olan- kayg'mn bir kiiletirmesidir: iinin malzemesi olarak seilen granit veya bazalt'ta, oymal arivlerde, zenli idar sistemde, sulama tesislerinin anda ifade edilen gelecek kaygs ve zorunlu olarak onunla birleen gemi kaygs. lnn vcudu sonsuzlatrlyor, ayn ekilde kiilii, "ka"s, ou zaman birok sureti yaplan ve "ka"ya mteal bir benzerlikle bal olduu tasarlanan, portre-heykelciklerle lmszletiriliyordu. Tarih gemie kar taknlan davranla lmden oluan kavram arasnda derin bir irtibat var ve bu irtibat lnn hazrlannda ifade ediliyor. Msrllar lml oluu inkr ettiler. Klasik insan ise kltrnn btn sembolikliinde bunu dorulad. Msrllar kronolojik tarihler (saylar) ve ekillerle tarihlerini bile mumyalatrdlar. Solon ncesi Yunanistan'dan bize hibir ey kalmamtr; ne bir sene tarihi, ne bir gerek isim, ne de elle tutulur bir olay -ne-' ticede tek bildiimiz sonraki tarihin gereksiz bir nem kazanm oluudur- fakat Msr iin, 3000 yllarndan ve hatta daha ncesinden, ou krallarn isimlerine ve kesin saltanat tarihlerine sahibiz. Yeni imparatorluk ise muhtemelen bunlar hakknda tam bir bilgiye

sahipti. Bugn, dayanmak arzusunun acnacak timsalleri olan, Byk Firavunlarn vcutlar, yzleri hl tannacak ekilde, mzelerimizde yatmaktalar. Hibir byk Yunanl, i dnyas iin bir tecrbe safhasn aksettirmeye yarayacak, herhangi bir hatra yazmamtr. Sokrates bile i hayatyla ilgili ve kelimeye verdiimiz mnayla, nemli bir eyler anlatmamtr. Hatta, klasik bir dnce iin bir Parsifal'in, bir Hamlet'in veya bir Werther'in yaratlnda ngrlen sebep dourucu glere kar tepki gstermek mmkn olur muydu diye sormak yerinde olur. Eflatun'da retinin hibir uurlu evrimini gremiyoruz; ayr ayr eserleri, zaman zaman tatbik ettii ve bir araya gelme sebeplerini nemsedii, ok deiik alardan yazlan el kitaplarndan ibarettir. Buna karlk derin bir kendi kendini inceleme eseri olan Dante'nin Vita nuovaiem hayat)'s Bat'nn ruh tarihinin tam balanglarnda karmza kyor. Acaba Goethe'de, hibir eyi unutmayan ve kendi aklamasyla eserleri tek yce bir itirafn paralar olduunu syleyen bu insanda klasik saf imdiki zamandan neler kalmtr! Atina'nn Persler tarafndan yok edilmesinden sonra en eski sanat eserleri ple atlm (biz de zaten onlar imdi oradan kartyoruz) ve Yunanistan'da hi kimsenin, tarih olaylar kesinletirmek gayesiyle, Miken ve Faistos harabeleri konusunda zahmete girdiini duymadk. Buna karlk Bat'da kltre mahsus olan ve kltrde varolan dindarlk Petrarka'da belirtilmitir. Antik eya, maden para ve el yazmas koleksiyoncusu, uzak gemie bakan ve uzak gelecei tarayan (Alp dalarna trmanmay ilk deneyen o olmam myd?), kendi zamannda yaayan, fakat o zamana ait olmayan, tarihe kar hassas insann gerek temsilcisi Petrarka. Koleksiyoncunun ruhu ancak zaman kavrayn kestirmekle anlalyor. inlilerin koleksiyon eilimi, deiik bir renk tamakla, daha da tutkuludur. in'de her kim inatla seyahat ediyorsa "eski izleri" (Ku-tsi) takip eder ve tercmesi imknsz olan "Tao", ya da inli varln temel yntemi, btn mnasn derin bir tarih duygudan

alr. Helenistik ada nesneler gerekten toplanr ve her yerde sergilenirdi, ne var ki bunlar (Pausanias'n aklad gibi) tarih veya gaye meselelerine balanmayan ve mitolojik bir ekicilii olan nadir eylerdi. Batllar arasnda, gemekte olan zamann korkutucu timsali olan, mekanik saat' ilk kefedenler Almanlar olmutur ve Bat Avrupa'da gece gndz yanklanan saysz saat kulelerinin vurular belki de tarih dnya duygusunun mmkn kld en ahane ifadesidir. Klasik dnyann zamansz krlarnda ve ehirlerinde buna benzer bir ey bulamayz. Perikles'in ana kadar gnn zaman sadece bir glgenin uzunluuna gre tahmin ediliyordu ve ancak Aristo ayla "ora" kelimesi (Babilliler'in mnasyla) "saat" ifadesini ald; bundan nce gnn kesin bir ayrm yoktu. Babil ve Msr'da su ve gne saatleri ilk dnemlerde bulunmutu, buna ramen Atina'da su saatinin pratik ve kullanl bir eklinin tantlmas Efltun'a kald . Bu da klasik hayat duygusunu en ufak bir ekilde etkilemeyen, gnlk bir yarar olan ikinci dereceli bir alet idi. Garip, fakat psikolojik adan doru bir olaydr: Yunan fizii -dinamik deil de statik olduundan- zaman unsurunu ne kullanmasn bilmi ne de eksikliini duymutur; buna karlk biz saniyenin binde birinde alyoruz. Zamansz ve tarih kavramndan mahrum olan tek evrimci, Aristo'nun "entelekya"(mdrike)sdr. Gayemiz budur. Biz Bat kltrnn insanlar, tarih duygumuzla, bir kaide deil bir istisnayz. Dnya tarihi btn insanln deil de bizim dnya grmzdr. Hintli ve klasik insan, ilerleme halinde olan bir dnyann grntsn kurmad ve ihtimal ki vakti gelince Bat medeniyeti yok olduunda "Dnya tarihi"nin uyanan uurunda ylesine ar basan bir kltr ve bir insan tipi bir daha hi olmayacaktr.

DNYA TARIHI NEDIR?


yleyse dnya tarihi nedir? Elbette, gemiin dzenli bir takdimi, bir i konut (mevzua), ekilleri duyabilme kabiliyetinin bir ifadesi. Fakat ekilleri duyabilmek, ne kadar kesin de olsa, eklin kendisi ile ayn deildir. phesiz dnya tarihini duyuyoruz, tecrbe ediyoruz ve bir haritann okunduu gibi okunduuna inanyoruz. Fakat, bugn bile, bildiimiz sadece onun ksm ekilleridir, kendi i hayatmzn aynadaki grntsn tekil eden tam ekli deil. Tarihin "Eski", "Ortaa" ve "ada" gibi blnmeleri sayesinde -btn tarih dncemize tamamen hkim olan inanlmaz derecede mnsz ve yavan bir plan bu- Bat Avrupa topraklarnda Roma-Germen mparatorluu'ndan beri gelien kk dnyann daha yksek bir insanln genel tarihteki gerek durumunu ihmal ettik, izaf nemini takdir etmedik ve en nemlisi, ynn izemedik. Gelecek kltrler, basit tek dzen ilerlemesi ve mnsz oranlaryla her geen yzyl gitgide sama olan, bilgimizin na srasyla giren tarihin yeni alanlarn iine alamayan, bu tarz bir plann geerlilii hereye ramen, uurlu ekilde saldrya uramadna inanmay zor bulacaklardr. Bu plan tarihin alann snrlamakla yetinmiyor, daha kts ortal (sahneyi) gln bir duruma sokuyor. Bat Avrupa alan sabit bir kutup saylr. htimal, gezegenimizin bu emsalsiz kar^ paras sadece zerinde yaadmz iin seilmitir ve binlerce yllk byk tarihler ve yce uzak kltrler bu kutbun etrafnda alak gnlllkle dnmee zorlanyorlar. Ince-

likle tasarlanan bir gne ve gezegenler sistemidir bu! Tarih sistemin tabii merkezi olarak bir tek toprak parasn seiyoruz ve bunun merkezini gne yapyoruz. Tarihin btn olaylar gerek ondan alrlar, nemleri onun asndan bir perspektif iinde tayin edilir. Besbelli ki Bat kltrleri iin Atina, Floransa veya Paris'in varl Lo-yang veya Pataliputra'nn varlndan daha nemlidir. Fakat bu eit deer bimeler zerine bir dnya tarihi plannn kurulmasna izin verilebilir mi? Eer byle ise inli tarihi Hal seferlerinin, Rnesans'n, Sezar ve Byk Frederik'in nemsiz diye yer almadklar bir dnya tarihi kurmaya hak kazanmtr. Morfolojik adan bizim XVIII. yzyl ondan nceki altm yzyln her birisinde nasl daha nemli olabilir? Bat Avrupa'da merkezlemi birka yzyllk bir "modern" tarihi, birok bin yl kapsayan bir "eski" tarihe kar kartmak ve ayriyeten bu "eski" tarihin iine, ek konu olarak, henz incelenmemi ve dzenlenmemi btn hellenizm ncesi kltrleri atmak gln deil inidir? Mbala etmiyorum, o kflenmi plan yznden -herbiri ahs ve kendi kendine yeterli birer tarih olan ve Byk arl'dan I. Dnya Sava'na kadar uzanan, szm ona "dnya tarihi" dediimize denge olarak e hatta onu aan- Msr ve Babil'i klasik tarihin bir preld (balangc) olarak kenara atmyor muyuz? Utanga bir tutumla Hint ve in kltrnn geni bileimini dipnotlara itmiyor muyuz? Yce Amerikan kltrlerine geline, "uymadklar" (ne ile?) iin onlar tamamen bilmemezkten gelmiyor muyuz? Byk kltrlerin, btn dnya olaylarnn merkezi olduu farzedilen, bizim etrafmzda yrngeler takip etmeye zorlandklar bu Bat Avrupal tarih plannn en uygun belirtme ekli Batlamyus sistemi'dr. Bu eserde onun yerine ne srlen sistemi ben tarih alannda Kopernik kefi olarak sanyorum, bundan ki Hint, Babil, in, Msr, Arap, Meksika kltrlerine kart olarak klasik veya Bat kltrne herhangi bir mmtaz mevki tannmyor. Dinamik oluun ayr dnyalar olan bunlar tarihin genel grnts iinde, kitle ola-

rak, klasik kltr kadar deerli hatta, sk sk, ruh ycelik ve gelime gc ynnden ondan daha stn. lk ekli ile "eski -orta aa ait- modern" dzeni byclerin dnya duygusunun bir yaratmasyd. Siyus'tan sonra ilk defa ran ve Yahudi dinlerinde grnd. Daniel'in kitabnda (Eski Ahit) drt dnya a hakkndaki retisiyle maher (apokaliptik) bir mna kazand ve Dou'nun Hristiyanlk sonras dinlerinde, zellikle gnostik (irfaniye) sistemlerinde, bir dnya tarihi halinde gelitirildi. Bu nemli kavray, zihn temellerini tespit eden dar snrlar iinde, kusursuzdu. Teklifin gayesine ne Hint ne de Msr tarihi dahildi. Magian (byc) dnr iin dnya tarihi deyimi, Yunanistan ile ran arasndaki topraklarda geen tek ve zellikle dramatik bir oyun mnasna gelirdi. Bu alanda Dou'nun kesinlikle ikili (dalist) dnya duygusu, ada metafiziin "ruh ve zihin", "iyi ve kt" gibi zt kavramlara deil de, dnyann yaratl ve dnyann k arasnda bir dnem deiimini tekil eden bir felaket grntsyle ifade ediliyor. Bir taraftan klasik edebiyatta, dier taraftan "Tevrat"ta (veya bu sistemin baka kutsal kitaplarnda) sabit bulduumuz hibir unsur (srasyla "eski" ve "yeni" olarak) yahudi ve yahudi olmayan, hristiyan ve putperest, klasik ve doulu, put ve dogma, tabiat ve zaman mnas olan zihin gibi kolayca anlalabilen ztlklar grntnn iine dahil olmuyor, baka bir ifade ile birinin brn etkiledii bir dramda olduu gibi. Tarihi dnem deiimi din kurtuluun karakteristik klna brnr. Ksaca, bu "dnya tarihi" kendi snrlar iinde mantkl ve tam fakat dar ve taral bir kavramd. Bu sebeple, ister istemez, bu blgeye ve bu insanlara nev' idi ve herhangi bir tabi genileme iin yetersizdi. Ne var ki bu ikisine nc bir dnem eklendi, Bat'da bizim "modern" dediimiz dnem ve bu, ilk defa olarak, tarihin grntsne ilerleyici bir hava verdi. Doulu grnt istirahat'tc idi. htiyatl bir antitez sunmutu, neticesi denge idi, kritik noktas ise tek bir kutsal hareket. Fakat tamamen yeni bir insanlk tarafndan kabul

edildiinde (hi kimse bu deiikliin acayipliini farketneden) bir izgisel ilerleme kavramna dntrld: Homeros veya Adem'den -adalar bu adlarn yerine Hint-Germen, Ta devri veya Pitekantropus (Pithecanthropus) diyebilirler- bu ksmlk plann aklanmasnda snrsz bir hrriyete sahip tarihi, dnr veya sanatnn zevkine gre. ekil olarak dizilerin son ve neticeye varan deyimi olduunu iddia eden bu nc deyim, "modern zamanlar", aslnda Hal seferlerinden beri elastik snra kadar ekile ekile dayanlacak hali kalmamtr. Beyan edilmediyse de en azndan ima edilmitir ki, eski ve orta alarn tesinde, kesin bir ey balamaktayd; nesnel bir noktas olmayan, bir yerinde bir bitii, bir tamamlamay oluturacak bir nc krallk. Bu nesnel noktann ne olduuna gelince her dnr, aydndan ada sosyaliste kadar, kendi zel buluunu ona dayandrr. Bat kltrnn tam eiinde, Augustinus'un ikili (dalist) dnya eklini rten ve zde gotik olan zeksyla zamannn yeni Hristiyanlk'n, Eski ve Yeni Ahit'teki dinlere ek nc bir deyim olarak beyan eden ve bunu Baba'nn a, Olu'nun a ve Kutsal Ruh'un a olarak ifade eden, Hegelvar felsefenin ilk dnr olan yce Florisli Joachim'i (1145-1202) buluyoruz. retisi, Fransiskenler'den ve Dominikenler'den en iyileri olan, Dante ve Thomas Aquinas'n ruhlarna iledi ve yava fakat emin admlarla kltrmzn tarih duygusunu eline alan bir dnya grn uyandrd. Klasie gre kendi dnemini "dnya sonras" (Nachwelt) diye ifade eden Lessing, devreli -ocuk, gen, adam- "insan rknn eitimi" fikrini XIV. yzyl mistiklerinden almtr. Ibsen, Sihirbaz Maximus'un kiiliinde gnostik dnya grn takdim ettii imparator ve Galilean( 1873) de bunu kusursuz bir ekilde iler ve 1887'deki nl Stockholm konumasnda bu konuda bir adm bile ilerlemez. yle grnyor ki Bat uurluluu grne bal bir eit neticeyi beyan etmeye kendini mecbur hissetmitir. Fakat Floris rahibinin yarat ilh dnya dzeninin esrarlarna

mistik bir bakt. Mantk yolunda kullanlp ilm dncede bir varsayma dnnce btn mnasn kaybetmeye mahkmdu. XVII. Yzyldan itibaren de giderek daha sk ekilde yle kullanld. Kiinin kendi din, siyas veya toplumsal inanlarna gre dnya tarihinin balangcn takdim etmek ve kutsal kademeli sisteme ahs gre uygun deerler balamak, savunmas imknsz bir yntemdir. Aslnda bu bir formlden -mesel, "akl a", insanlk,ounluun en byk mutluluu, aydnlatma, iktisad ilerleme, mill hrriyet, tabiatn fethi veya dnya bar gibi- binlerce yllk tarihin takdirine yarayacak bir l kartmaktr. Bylece "doru yol"dan habersiz veya onu takipte baarsz olduklar kararna varrz. Halbuki iin asl arzular ve amalar bizimkilerden ayr olmalarndadr: Goethe'nin "hayatta nemli olan hayattr, hayatn bir neticesi deil" sz tarihi eklin bilmecesini bir program araclyla zmek iin yaplan herhangi bir manasz tecrbeye cevaptr. Her zel sanat veya ilim (ve de mill iktisat ve felsefe) tarihilerine baktmz zaman ayn grnty buluruz. Bulduklarmz arasnda da: "Resim" -Msrllar'dan (veya maara insanlarndan) empresyonist (izlenimci)lere kadar, veya "mzik" -Homeros'tan Bayreuth veya tesine kadar, veya "toplumsal tekiltlandrma" -durumuna gre gl insanlarndan sosyalizme kadar, seilen konularn deerlerine uygun ekilde yavaa ykselen izgiler bir grafik halinde gsterilmitir. Sanatlarn ksm bir mr sresine sahip kiisel ifade ekilleri olarak belirli blgelere, belirli insan tiplerine bal olabileceklerini, dolaysyla bir sanatn btn tarihi zel sanatlarn, ad ve meslek teknik ayrntlar dnda hibir ba olmayan, ayr gelimelerin eklemeli bir derlemesi olabileceini hi kimse cidd ekilde dnmemitir. Her organizma iin hayatnn ahengi, ekli ve mddeti ve ayn zamanda bu hayatn ifade ayrntlarnn tiirimn zellikleri tarafndan tayin edildiim biliyoruz. Binlerce yllk mryle mee aacna bakan hi kimse onun u andan itibaren doru ve uygun yaama

tarzna balamak zere olduunu sylemeye cesaret edemez. Bir trtln gnden gne byyn gren kimse iki veya yl onun byle devam edeceini bekler. Bu durumlarda, uygun dmeyen bir gvenle, bir snr duyarz ve bu snr duygusu bizim i ekil duygumuzla ayndr. Daha stn insan tarihi konusunda, aksine, gelecein dzeni ile ilgili fikirlerimizi btn tarih -yada organik- tecrbeyi hie sayan dizginlenmemi bir iyimserlikten alyoruz ve bylece herkes, tesadfi imdiki zamanda, varl ilm ispatlara deil de eilime dayanan arpc gelime dizilerinde yaylabilecei vadeler kefetmeye koyulur. Bununla beraber "insanolu"nun, kelebek veya orkide soylar gibi, ne bir plan, ne bir fikri, ne de bir amac vardr. "nsanolu" zoolojik bir ifade veya bo bir szdr. Fakat hayaleti by ile kov, sihirli daireyi yok et ve birden bir slogann, kupkuru bir plann, bir sra kiisel "idealler"in gizledii artc bir gnlk ekiller zenginlii yze kar, btn sonsuz doluluu, derinlii ve hareketi ile yaayan. Ben, sadece olaylarn ezici ounluuna gz yumarak ayakta durabilen tek dzenli tarihin o bo uydurmas yerine birok kltrn dramn gryorum; her biri mr boyunca skca bal kald ana blgenin iptida bir gle fkran; her biri kendi malzemesini, kendi insanln, kendi grntsne gre damgalayan; her biri kendi lmne sahip olan. Gerekten burada hibir aydn gzn henz kefetmedii renkler, klar, hareketler vardr. Burada kltrler, insanlar, diller, hakikatler, tanrlar, manzaralar meeler ve amlar, iekler, dallar ve yapraklar gibi yeerir ve yalanr. Fakat burada yalanan bir "insanlk" yoktur. Her kltr byyen, olgunlaan, ryen ve bir daha da geri gelmeyen kendine ait yeni ifade imknlarna sahiptir. Tek bir heykelcilik, bir resim sanat, bir matematik, bir fizik yoktur, biroklar vardr ve herbiri, her bitki trnn kendisine has zel iek veya meyvalar, zel byme ve rme tarzlar olduu gibi, en derin znde dierlerinden deiik, her biri mddetinde snrl ve kendi kendine yeterli. Yceltilmi hayat zleri olan bu kltrler tarladaki ieklerin marjr amaszl-

yla byrler. Onlar, bitkiler ve hayvanlar gibi Nevvton'un l tabiatna deil de Goethe'nin yaayan tabiatna aittirler. Ben dnya tarihini organik ekillerin, bitmeyen deiim ve dnmlerin harikulade byme ve yok olmalarnn bir grnm olarak kabul ediyorum. Aksine profesyonel tarihi onunla uraarak dnemleri ard ardna eklenen bir solucan gibi grr. Fakat "eski-orta a-modern tarih" dizileri nihayet kullanlln kaybetmitir. lm bir temel olarak al, dar, yzeyde olmasna ramen verilerimizin dzenlenebilecei tamamen felsef olmayan baka herhangi bir ekle sahip deildik. Dolaysyla dnya tarihine (imdiye kadar anladmz gibi), snflandrlabilen kat tortularmz szd iin, mteekkir olmalyz. Fakat bu plan, uzatlarak, kapsayabilecei yzyl saysn artk oktan beri amtr ve tarih malzememizin hzl hacim artyla -zellikle plann dahiline alnmas imknsz olan malzemenin- grnt karmakark bir bulanklk iinde erimeye balamtr.

TARIH IZAFIYET

Efltun insanlktan sz ettiinde barbarlarn kart olan Yunanllar ima eder; ve gr klasik hayat ve dncenin tarih d biimine uygundur. Bu noktadan hareket ederek Yunanllar iin eksiksiz ve mnal olan neticelere varr. Buna karlk Kant, mesel ahlk fikirler konusunda felsefe yaptnda, tezlerinin her zamann ve her yerin insanlar iin geerli olduunu savunur. Bunu uzun cmlelerle ifade etmez. nk, gerek kendisi gerekse okuyucular iin, kolayca anlalmaktadr. Estetiinde Fidyas (Pheidias)'n veya Rembrandt'n sanatnn deil de genel olarak sanatn ilkelerini belirtir. Fakat gerekli dnce ekilleri olarak ne srdkleri aslnda Bat dncesinin gerekli ekilleridir. Aristo'ya ve zde tamamen deiik neticelerine bir bak, kendinden daha az kavrayl olmayan Aristo'nun zeksnn deiik bir yapda olduunu gstermeye yeterliydi. Batl dnrde eksik olan budur, halbuki biz onda bulacamz tahmin ediyorduk: sadece bir tek varolmann ifadeleri olan verilerin tarih adan izafi karakterinin kavray; geerliliklerinin gerekli snrlarnn bilgisi; "sarslmaz" gereklerinin ve "ebed" grlerinin sadece kendisi iin gerek ve dnya gr iin ebed olduklar inanc; arkalarna bakarak dier kltrlerin insanlarnn, ayn gvenlik duygusu ile, kendilerinden neler gelitirdiklerini bulma grevi. Baka bir ey deil de sadece bu gelecein felsefesine btnlk verebilecek ve sadece yaayan dnyann anlayyla tarihin

sembolikliini anlayabileceiz. Burada deimez olan, evrensel olan hibir ey yoktur. Artk "Dnce"nin ekillerinden, "Trajedi"nin yntemlerinden, "Devlet"'in vazifesinden bahsetmeye son vermeliyiz. Evrensel geerlilik daima zelden zele tartma yanlgsn kapsar. Fakat felsefenin arlk merkezi soyut-sistematik'ten pratikahlkl'ya doru deiirse mantk yanlmadan daha ok huzur bozucu bir ey grnmeye balar ve batl dnrlerimiz, Schopenhauer'dan itibaren, bilgi meselesinden hayat (yaama, hkim olma, hareket etme iradesi) meselesine dnerler. Burada incelemeye tbi tutulan Kant'n ideal soyut insan deil, fakat tarih zamanlarda dnyaya yerleen, ilkel veya ileri insanlarla gruplaan gerek insan. Ve bu insann en yce fikirlerinin yapsn yerel snrlaryla "eskiorta a-modern" pln terimleriyle tarif etmek eskisinden de deersizdir. Ama ne yazk ki bu yaplmtr. Nietzsche'nin tarih ufkunu dnn. Onun k, militarizm, btn deerlerin deimesi, hkmetme arzusu kavramlar Bat medeniyetinin znde yatar ve bu medeniyetini incelenmesinde kesin bir nem tarlar. Fakat yaratt eserin zerine kurduu temel olarak neyi buluruz? Hint felsefesine geici ve mull olmayan bir bak hari, Romallar, Yunanllar, Rnesans' ve ada Avrupa'y, ksacas "eski, orta a ve modern" tarihi. Kesin konuursak, ne o ne de zamannn dier bir dnr asla plandan dar kmamtr. Acaba Schopenhauer'un, Comte'un, Feuerbach'n, Hebbel veya Strindberg'in dnce menzili daha m geniti? Btn psikolojileri, dnyann tamam iin geerli olma niyetlerine ramen, sadece Bat Avrupa iin mna tamyor mu? Bat'nn imdiye kadar uzay, hareket, say, irade, evlilik, mlkiyet, trajedi, ilim konularnda syledikleri ve dndkleri, insanlar n daima meselenin aresini aradklar iin, dar ve pheli kalmtr. Birok soru sorann birok cevaplan ima ettii; her felsef sorunun, sorunun iinde zmn olann ak bir dorulamasn isteyen, gizli bir arzu olduu; herhangi bir an byk meselelerinin )

btn kavramlar aacak kadar akc olduu ve dolaysyla son srlara yalnz tarih bakmdan kstlanm bir grup zm yollar elde ederek tamamen kiiliksiz bir kstasla llerek eriildii hi grlmemitir. Baka kltrlerde olay deiik bir dille konuur, nk deiik insanlarn gerekleri de deiik olur. Dnr, ya hepsinin geerliliini kabul etmeli ya da hibirinin, bylece Bat dnyasnn eletirisi daha ok geniletilip derinletirilebilir. nsan dnya tarihini, tarih olarak dnya anlayn kavrad iddiasna cesaret etmeden Nietzsche'nin ve adalarnn masum izafiyetinin ok telerine bakmal, ekil duygusunu ve psikolojik kavrayn deitirmeli, kendisinin, pratik menfaatlerinin, ufkunun snrlarndan tamamen kurtulmal.

TARIH GZ
Geleneklerden veya kiisel bir seimden doan ve tarihin iine itildii btn bu keyf ve dar planlarn aksine ben, ilemin znde yatan ve kendini sadece nyarglardan tamamen kurtarm olan bir gzle aklayan, tarih ilemin tabi, Koperniki eklini ne sryorum. Goethe'ninki byle bir gzd. Goethe'nin Yaayan tabiat dedii bizim burada dnya tarihi, tarih olarak dnya diye adlandrdmz eydir. Bir sanat olarak daima kahramanlarnn hayat ve gelimelerini, oluan eyler deil de olumakta olan eyleri ( Vilhelm Meister ve Vahreit und Dichtung / Hakikat ve iir) resmeden Goethe matematikten nefret ederdi. Ona gre, mekanizma -olarak- dnya organizma -olarak- dnyaya kar, l tabiat yaayan tabiata kar, kural ekle kar dururdu. Bir tabiat (natralist) olarak her yazd satr olumakta olan bir eyin, yaayan ve gelien "basl eklin" grntsn gz nne serme amacn tayordu. Cana yaknlk, mahede, karlatrma, ani ve i kesinlik, zihn nsezi hareket halindeki olayl dnyann srlarna yaklamasn mmkn klan vastalard. Tarih aratrmann vastalar bunlardr yalnzca bunlar, bakalar deil. Valmy Sava 'nn gecesinde, kamp ateinin yannda ona u szleri syleten ilh bir kavrayt: "u anda dnya tarihinin yeni bir dnemi balyor ve siz, beyler, orada bulunduunuzu syleyebilirsiniz." Felsefeciler bir yana, hibir general, hibir diplomat "olumakta olan" tarihi bylesine doru bir ekilde hissetme-

mitir. Bir insann, tamamlanma annda olan yce bir tarih olay hakknda, vermi olduu en derin yargdr. Kendisi bitki eklinin yapraktan itibaren tekmln, omurgallarn douunu, jeolojik tabakalarn akn -tabiattaki illiyeti deil de tabiattaki kaderi- izledii gibi biz de burada insanlk tarihinin ekil lisann, devri yapsn, organik mantn, meydan okuyan ayrntlarn bolluu iinde gelitireceiz. Dier ynlerinde insanlk, alld zere ve doru olarak, yeryzndeki organizmalardan biri kabul edilir. Fizik yaps, tabi ameliyesi, kendi hadisev kavramnn btn ok daha zek bir birlie aittir. Lirik iirin ebedi temas olan bitkinin kaderiyle insan kaderinin derince duyulan ilikiye ve saysz hayvan masallarnn, destan ve hikayelerinin nakarat olan insan tarihiyle dier yaratk gruplar arasndaki benzerlie ramen insanla sadece bu ynden baklmtr. Fakat, insan kltrlerinin dnyasn, hazr bir plann iine zorlamak yerine, itenlik ve samimiyetle hayal gcn etkilemesine izin verilsin ve gerek bu gerekse baka ynde benzeyie (anolojiye) ba vurulsun. Bugn eskisinden fazla sosyolojide, ahlkta ve estetikte znel (sbjektif) deerlendirmeler ve tamamyla zel tercihleri ifade eden genlik, byme, olgunluk, yok olma gibi kelimeler artk organik durumlarn nesnel (objektif) tarifleri olarak kabul edilsin. Klasik kltr klasik ruhu bnyesinde toplayp ifade eden kendi kendine yeterli bir olay olarak ne srn; onu Msr, Hint, Babil, in ve Bat kltrlerinin yanna koyun ve bu stn fertlerin herbiri iin ortaya kmalarnda tipik olan ve olay kargaalnda gerekli bulunan eyleri belirtin. Ve bylece, nihayet, bize, Bat'nn insanlarna ve sadece bize tbi olan dnya tarihinin grnm ortaya kacaktr.

KLASIK TARIHIN TEK TARAFL YORUMU


Demek ki en dar amacmz, bu eit bir dnya incelenmesinde, 1800-2000 dnemi iinde Bat Avrupa ve Amerika'nn durumunu ncelikle tespit etmektir. Bat kltr tarihinin btnl iinde bu dnemin kronolojik durumunu yerletirmek, her kltrn biyografisinde u veya bu ekilde bulunmas gereken bir blm olarak nemini ve siyasi, fikri sanata ait ve itima ifade ekillerindeki organik ve temsil mnalarn belirtmek. Analoji asndan bu dnem hellenizm a ile kronolojik olarak paralel -.bize gre "ada" anlamnda- grnr ve I. Dnya Sava ile damgalanan imdiki en yksek derecesi hellenistik adan Roma ama geie uyar. Sert gerekilii ile -ruhsuz, barbar, disiplinli, pratik, protestan, Prusyal-Roma, benzetmelerle almak zorunda olduumuzdan, bize daima geleceimizin anahtar olacaktr. "Yunanl-Romal" kelimeleri arasna iki izgi koyarak ifade ettiimiz kader ayrl, zamann doldurmu olanla gelecek olan ayrmakla, bizim iin de varoluyor. "Klasik" dnyada batl gelimemizin tamamyla karl olan, yzeydeki her ayrntsnda deiik fakat yce organizmay sonuna doru eken z gcnde tamamen benzer, bir gelimeyi ok ncelerden grmemiz gerekirdi. Ne yazk ki bunu yapabilmek klasik tarihe vermi olduumuz inanlmayacak derecede tek tarafl, yzeyde, zararl, kstl grnmn ok deiik bir yorumunu gerektirir. Gerek udur ki, biz klasik ala olan yakn ilikimizin haddinden fazla farknda ve dolay-

syla onun dncesiz iddiasna da haddinden fazla mtemayil idik. Yzeyde benzerlik byk bir tuzaktr ve btn klasik incelemelerimiz, bulularn (kabul edildii gibi ustaca) dzenleme ve tenkitinden ruh mnalarnn yorumuna geince, bu tuzaa kurban dtler. XIX. Yzyln btn din-felsef, sanatl-tarih ve itima-tenkit almalar bizim Aeskilus'u, Efltun'u, Apollon ve Dionysios'u, Atina devletini ve sezarizmi anlamamz mmkn klmamza deil (aslnda bunu yapabilmekten ok uzaz) de bunlarn kendi ii dnyamza ne kadar yabanc ve uzak olduunu -belki Meksika tanrlar ve Hint mimarsinden daha da yabanc- nihayet idrak etmemize yarad. (Yunan-Roman kltr hakkndaki yarglarmz daima iki nokta arasnda sallanp durmutur. ktisatlar, politikaclar, hukukular ada insaniyetin "ilerlemesi"ni nceden olan hereyi yarglamak iin bir rnek (standart) olarak kabul etmeye ynelmilerdir. Ayn ekilde sanatlar, airler, filologlar ve felsefeciler imdiki zamanda kendilerini evrelerine yabanc hissedebilirler ve u veya bu gemi dnemde, bugn sulamak iin ayn tarzda mutlak ve dogmatik olan, kendilerine bir dayanak seebilirler. Her ikisi de yzeyde pragmatisttirler. Ksacas klasik a deerlendirmek iin iki yol vardr: Maddeci ve fkriyat (ideolojik) yol. Sebep ve neticenin yanyana gelmesinde maddeci, katksz siyas olaylar sebep olarak; din, zihn ve sanatsal olaylar da netice olarak snflandrr. Fikriyat (ideolog)lar, gnlk hayata nadiren bakarlar ve kendilerini mezheplerde, esrarlarda, geleneklerde ve msra ve ktalann srlarnda kaybederler). Birinci tip Petrarka'da temsil edilmitir; Floransa'y, Weimar' ve Bat klasizmini yaratan tiptir. Dieri XVIII. yzyln ortalarnda grnyor, meden iktisad-bykehir (megalopolitan-grosstadtich) siyaseti ile birlikte ve bu yzden doum yeri ingiltere'dir (Grote). Dipteki ztlk, kltr-insan ile medeniyet-insan kavramlar arasndadr ve her iki benzer grn zayf taraflarnn grlmesi veya yenilmesine izin verilmesi fazlasyla derin ve kanlmaz ekilde insancldr.

Btn tarihte bir kltrn bir dierinin hatrasn tutkulu bir tapnmaya dntrmesi gibi bir olay yoktur. Biz en derin ruh ihtiya ve duygularmz klasik grnme aksettirdik. Klasie tapanlar iin, Tanrlarn Yce Annesi'ne tercihen, Romallarn merkezi stmas veya muhasebesinden sz etmek kfr saylr. Fakat dier okul (akm) bunlardan baka hibir ey grmez. Bunlar Yunanllar kendilerinden deiik saymann, bize zaten yabanc olan, kltrn zn tketeceini dnrler ve klasik ruhu tamamyla ihmal ederek basit deitirmelerle neticelerine varrlar. O zaman iin orada kullanlan "cumhuriyet", "hrriyet", "mlkiyet" ve benzer kelimelerin tad mna ile bunlara verdiimiz mna arasnda en ufak bir i rabta olmadn dnmezler bile. Din ve sanatla ilgili olaylar toplumsal ve iktisad olaylardan daha ilkel deiller, tersi de yledir. Bu konularda, her ne olursa olsun btn kiisel menfaatlerinin tesinde, kaytsz artsz uyanklk hrriyetini kazanan insan iin ne ballk, ne ncelik, ne sebepnetice ilikisi, ne de deer veya nem fark vardr. Kiisel ayrntolaylar arasnda izaf snrlandrmay salayan, btn iyi ve kt, yksek ve alak, kullanl (pratik) ve ideal mesellerin tesinde, sadece ekil-dillerinin, timsallerin, daha fazla veya daha az safl ve gcdr.

MEDENIYET" MESELESI
Bu adan bakldnda Batnn k medeniyet meselesinden baka bir eyi kapsamaz. Karmzda ileri tarihin temel meselelerinden biri duruyor. Bir kltrn organik-mantk sralanmas, tamamlanmas ve sonu olarak sayldnda medeniyet nedir? Her kltr kendi medeniyetine sahiptir. Bu eserde imdiye kadar belirsiz, az ok ahlk bir ayrm ifade etmek iin kullanlan bu iki kelime ilk defa olarak kesin ve gerekli organik bir silsileyi ifade etmek iin, devr (peryodik) bir mnada kullanlmaktadr. Medeniyet, kltrn nlenmez kaderidir ve bu yntemde biz tarih morfolojinin en derin ve cidd meselelerinin zlmesine imkn veren bir bak zaviyesini elde ederiz. Medeniyetler gelimi bir insanlk trnn varabilecei en d ve sun durumlardr. Bir neticedir onlar. Oluan eyin yerine geen olumakta olan, hayat izleyen lm, ta yaplarndan sonra gelen aydn a, toprak anay izleyen talaan dnya ehirleri, dorik ve gotik alarnn ruhsal ocukluu. Deitirilmez bir neticedir medeniyetler, fakat iten bir ihtiyala, tekrar ve tekrar onlara varlr. Bylece ilk defa olarak Romallar Yunanllarn varisi olarak anlayabiliyoruz ve son klasik an en derin srlarna bir k tutulmu oluyor. Romallarn byk bir gelimeyi ncleyen deil de kapatan barbarlar olduu gereinin -bo szlerle tartla dursunmnas bundan baka ne olabilir ki? Ruhsuz, felsefesiz, sanattan yoksun, zlim olacak kadar klanlarna bal, somut baarlara

amanszca ynelik Yunan kltr ile boluk arasnda dururlar. Sadece elverili nesnelere ynelen bir hayl gc Atina'da katiyen bulunmayan bir eydi. Tek bir kelime ile Yunan ruhu-Romal zeks; bu antitez kltr ile medeniyet arasndaki farktr. Ve bu sadece klasik a iin geerli deil. Sk sk bu kararl tip, bu btnyle metafiziksiz insan ortaya kyor ve herhangi bir "son" an manev ve madd kaderi bu insann elinde oluyor. Tarih bir sre olarak katksz medeniyet, len ve inorganik hale gelen ekillerin kademeli bitkinliinden meydana geliyor. Kltrden medeniyete gei klasik dnya iin drdnc, Bat dnyas iin ise XIX. yzylda tamamlanmtr. Bu dnemlerden itibaren byk aydn kararlar, en kk kyn bile nemli olduu btn bir dnyada deil de tarihin btn muhtevasn iine sindirmi olan veya drt byk ehirde alnyor. Bu arada kltrn eski ve geni manzaras, taral olup, yksek insanlnn artklar ile sadece ehirleri beslemeye yarar. Her medeniyetin iki temel dncesi olan byk ehir ve tara tarihine btnyle yeni bir ekil meselesini getirirler. Bugn bykl hakknda en ufak bir fikre sahip olmadan iinde yaadmz mesele. Bir dnya yerine, geni blgelerin btn hayatn toplayan ve gerisini kurutan, bir ehir, bir nokta. Topraktan doan ve byyen gerek insan yerine, aktan ynlar eklinde birbirine dengesizce bal olan, yeni bir eit gebe vardr: Parazit ehirli -geleneksiz, btnyle kesin, dinsiz, zeki, verimsiz, kyly ve kylnn en ileri ekli olan ky beyini kmseyen. Sona, inorganik olana doru byk bir admdr bu- ya nedir mnas? Dnya ehri "yuva" yerine kozmopolitanizm mnasn getirir. Dnya ehrine ait olan halk deil kalabalktr. Kltrn temsilcisi olan btn geleneklere (soyluluk, kilise, ayrcalklar, slaleler, sanatta grenek ve ilimde bilgi snrlanmas) kar anlalmayan dmanl; kylnn bilgeliini kartran keskin ve souk zeks; btn cinsiyet ve toplum konularndaki, ok ilkel igd ve artlara kadar uzanan, yeni moda tabiatln (natralizm); spor sahalar

ve cret kavgalar eklinde yeniden ortaya kan "ekmek ve elence" (panem et eircenses) tutkusu. Btn bunlar kltrn kesin kapann ve taralya kar, ge kalm, geleceksiz fakat nlenmesi imknsz, insann geiminde yepyeni bir dnemin aln haber veriyor. Bugnk byk bunalm gerekten anlamak istiyorsak buna bakmalyz, fakat bir partizann, bir fikriyat (ideolog)'nn, ada bir ahlknn, u veya bu "gr asndan" deil, binlerce yln tarih dnya ekillerini kapsayan stn, zamana bal olmayan bir grnm (perspektif) ile. Bana gre birinci derecede nemli olan bir timsal var: Bir "triumvir" ve gl bir inaat speklatr olan Krasus(Crassus)'un Roma'snda Galyallarn, Yunanllarn, iranllarn (Parthian), Suriyelilerin nnde titredii, gururlu kitabelere sahip olan Roma halknn karanlk kenar mahallelerin ok katl kiralk evlerinde korkun bir sefalet iinde yaamas, askeri genilemenin neticelerini ilgisizlikle, hatt bir eit spor merak ile kabul etmesi; Keltleri ve Samnitleri bozguna uratanlarn torunlar olan birok nl ve eski soylu ailenin, speklasyonun lgn hcumundan uzak kaldklarndan, atalarndan kalma evlerini kaybetmeleri ve berbat daireler kiralamak zorunda bulunmalar; ziyareti ve zengin yabanclarn balaryla yaayan yar bo Atina'da, Roma'dan gelen sonradan grme turistlerin -Amerikan dnya gezginlerinin Sistina kilisesinde Mikelanj(Michelangelo)'in eserlerine kar gsterdikleri ayn anlayszlkla- Perikles ann eserleri karsnda azlan aknlktan ak kalmalar; btn tanlabilen sanat eserlerinin gtrlmesi veya cazip fiyatlarla satn alnmas ve eski zamann alak, mtevazi yaplarnn yerlerine marur ve kocaman Roma binalarnn ykselmesi. Bu gibi eylerde -tarihinin ii vmek veya yermek deil de morfolojik adan deer vermek olduundan- grmeyi renmi her kii iin ak ve an bir fikir yatar. Bu andan itibaren aka grlecektir ki btn dnya grn, siyaset, sanat, ilim, duygu uyumazlklar ayn zt amilin tesiri

altnda olacaktr. Dnk kltr politikasna kar, bugnk medeniyet politikasnn ayar nedir? Medeniyetin gcn temsil eden mcerrete hizmet eden gerek klasik sz sanat (retorik-belgat) ve gerekse Bat basn iin para'dr. Halkn varlnn, tarih ekillerin iine gze batmadan giren, ou zaman bu ekilleri yok etmeden ve hatt rahatsz etmeden, para ruhudur. Mesel Roma devletinin ekli, ilk Sipyon ile Augustus arasndaki devrede sanldndan ok daha az deiiklie uramtr. ekiller sregeldii halde, byk siyas partiler nl kararlar merkezlerinden fazla bir ey olarak kalamamlardr. Adlar herkes tarafndan pek bilinmeyen az sayda stn zeklar hereyi dzeltirlerken, alt tabakada ikinci derecedeki siyasetilerin kalabal -nutukular, krs sahipleri, murahhaslar, gazeteciler- halkn kendi kendine karar verme hayalini yaatmak iin tara grne uygun bir ayrcalkla seilirler. ktisad ilikilerinden sz etmeden Yunanllar anlamak mmkndr, buna karlk Romallar ancak bu ilikiler vastasyla anlalabilir. Keronea (Chaeronea) ve Leipzig bir fikir iin yaplan son savalard. I. Kartaca Sava'nda ve 1870'te iktisad sebepler artk gz yumulmayacak nitelikteydi.

NETCE: EMPERYALZM
Kendi snrlar iinde dnlrse Roma'nn dnya hkimiyeti, bir tarafn fazla g fazlasna sahip oluundan deil de -Romallar Zama'dan beri buna sahip olamamlard- dier tarafn kar koyma eksikliinin neticesi olduundan, olumsuz bir olayd. Romallarn dnyay fethetmedii kesindir; sadece herkese ak olan ganimeti ele geirdiler. Roma imparatorluu (Imperium Romanum), Kartaca savalarnda belirtilen asker ve iktisad gayretin ar neticesi olarak deil, yal Dou'nun kendi kendine karar vermekten vazgemesinden dolay ortaya kmtr. Parlak asker baarlarn grnne aldanmamalyz. Birka kt eitilmi, kt ynetilmi ve isteksiz alay (lejyon) ile Lukullus ve Pompeius kocaman krallklar fethetmilerdi. Ipsus sava zamannda dnlemeyecek bir olaydr. Annibal' fethedenler iin, hibir gerek denemeye tabi olmayan bir madd gler yntemi iin bir hayli cidd olan, Mitradat tehlikesi hi saylabilirdi. Zama'dan sonra Romallar btn bir asker kuvvete kar artk ne bir sava atlar ne de aabilirlerdi. Klasik savalar Samnitler, Pirhus ve Kartaca'ya kar olanlard. En nemli anlar Kanne (Cannae) idi. Yzyllar boyunca bu kahramanca davran srdrmek her halkn gcnn tesindedir. Prusya-Alman milletinin byk ans olmutur (1813, 1870 ve 1914) ve bu dierlerinin sahip olduundan daha fazladr. Burada ne sryorum ki Msr, Roma, in, Hint imparatorluklar gibi yzlerce veya binlerce yl yaamalarn srdrebilen

talatmlmr rnekleri -l vcutlar, ekilsiz ve ruhsuz insan kalabalklar.,. btfyk bir tarihten kalma artklar- olan Emperyalizm snn "tipik bir timsali olarak kabul edilmelidir. Kltr adamnn gc ie, medeniyet adamnnki ise da dnktr. Bu yzden ben Cecil Rhodes'i yeni bir an ilk insan olarak gryorum. Bu bir seim meselesi deildir, karar veren fertlerin, hatta btn bir snfn, bir halkn uurlu istei deildir. Yaylma temayl dnya ehri dneminin son insanln kavrayan, hizmete zorlayan ve ister istemez, farknda olsun veya olmasn, tketen bir felakettir, eytanca ve sonsuz bir eydir. Hayat imknlar etkileme ilemidir ve stn zekl insan iin sadece yaylan imknlar vardr. Bugnn yar gelimi sosyalizmi, yaylmaya kar var gc ile mcadele ediyorsa da gnn birinde, kaderin btn iddetiyle, ar yaylmac olacaktr. Burada siyasetin ekil dili, belirli bir insanln dolaysz zihn ifadesi olarak, derin bir metafizik meseleye, sebep-netice ynteminin kaytsz artsz geerliliiyle dorulanan, ruh'un yaylmann tamamlaycs olduu meselesine- deiniyor. Rhodes, a uzak olmasna ramen gelecek olan, batl bir Sezar tipinin habercisi saylmal. Napolyon'la sonraki yzyllarn kuvvet adamlar arasnda yar yolda durmaktadr, tpk M.. 232'den itibaren Kuzey italya (Gallia Cisalpina)'nn ele geirilmesi iin Romallar'a bask yapan ve bylece smrgelerle yaylma siyasetini balatan Flaminius'un iskender'le Sezar arasnda durmas gibi. iskender ve Napolyon romantik kiiler idi; medeniyetin eiinde ve serin temiz havasnda durmalarna ramen biri kendini bir Akilleus sanr, dieri ise Werther'i okurdu. Aksine Sezar lsz bir anlayla bezenmi katksz bir olay insanyd. Ne var ki Rhodes iin bile siyas baar blgesel ve mal baardr ve baka bir ey deil. Kendi iindeki bu Romallktan tamamyla haberdard. Ne var ki Bat medeniyeti bylesine bir g ve saflk iinde ekillenmemiti. Gney Afrika'ya hibir imkn olmadan gnderilen, byk bir servet edinen ve onu siyas amalarnn arac olarak kullanan bu rahip olu, sadece haritalarnn nnde bir eit iirli kaygya debiliyordu. Kap'tan Kahire'ye uzanan bir Afrika tesi demiryolu fik-

ri; bir Gney Afrika imparatorluu tasars; zenginliklerini kendi planlarnn hizmetinde kulland maden krallarnn sert, madeni ruhlar zerindeki entellektel basks; ok kuvvetli olduu halde devletle kesin bir ilikisi olmayan bir devlet adam tarafndan gelecein resmi ikametgah olarak krallara layk bir ekilde tasarlanan bakenti Bulawayo; savalar, diplomatik ilikileri, yol sistemleri, sendikalar, ordular; akll insann "medeniyete kar byk vazifesi" gr btn bunlar, geni ve etkileyici halleri ile, bizim iin saklanlan ve Bat Avrupa insanlk tarihinin kesin kapann tekil edecek bir gelecein balangcdr. Bu neticenin mecbur ve deitirilmesi imknsz olduunu, seme hakkmzn ya bunu arzu etmek veya hibir eyi arzulamamak, bu kaderi yenmek veya gelecekten ve hayatn kendisinden umudunu kesmek arasnda olduunu anlamayan; gl zeklarn baarlarnda, maden kadar sert olan tabiatlarn enerji ve disiplininde, en souk ve soyut aralarla dvlen savalarda bir ycelik olduunu hissetmeyen; bir kasabalnn idealizmine saplanan ve gemi alarn hayat tarzlarn izleyen kii, tarihi anlamak, tarih boyunca yaamak veya tarihi yaratmak arzusundan vazgemelidir. imdiye kadar dnya tarihinin ykselen dz izgisinin en yksek noktas saylan XIX. ve XX. yzyl, aslnda olgunlamann snrna varm her kltrde grlebilen bir hayat dnemidir; sosyalistler, empresiyonistler (izlenimciler), elektrikli trenler, torpidolar ve farkl denklemler tarafndan deil de (bunlar sadece zamann bnyesini meydana getirirler) baka dier yaratc imknlara sahip olan meden bir ruhiyat tarafndan belirtilen bir hayat dnemidir. Kendi zamanmz belirli artlar altnda kesinlikle ortaya kan bir gei safhasn temsil ettiine gre, Bat Avrupa'nn imdiki durumundan daha sonra gelen tam mnasyla aklanabilir durumlar vardr (gemiin tarihinde bu durumlar birka defa grlmtr). Bu sebeple Bat'nn gelecei, imdiki ideallerimize doru zaman iinde snrszca yukarya ve ileriye uzanan bir meyil deil, ekil ve devamllk bakmndan kesinlikle snrlanm, birka yzyl iine alan ve z olarak mevcut rneklerden grlebilen ve hesap edilebilen tarihin tek bir olaydr.

ANA TEMANN MNAS


Bu yksek dnce dzeyine vardktan sonra gerisi kolaydr, insan bu tek fikre bavurabilir ve sayesinde, hibir bask veya zorlama olmadan, modern zeknn onlarca yl srecek ihtirasla -ve bouna- urat dinin, sanat tarihinin, epistemolojinin (bilgi kuramnn), ahlkn, siyasetin, iktisatn btn ayr meselelerini zebilir. Bu fikir, tartlmaz olabilmesi iin, btn aklyla ifade edilmesi gereken dorulardan biridir. Bat kltrnn ve onun dnya duygusunun ilk ihtiyalarndan biridir. imdiye kadar herkes gelecek konusunda arzu ettiini ummak serbestliine sahipti. Gereklerin olmad yerde duygu ar basar. Fakat bundan byle ne olabileceini ve dolaysyla, kaderin deimez ihtiyac ile ve ahs idealleri, umutlar veya arzular saymadan, ne olacan renmek her insann vazifesi olacaktr. "Hrriyet" gibi tehlikeli bir kelimeyi kullandmzda unu veya bunu yapmak deil de gerekli olan yapmak veya hibir ey yapmama hrriyeti mnasnda kullanmalyz. "Bu tam olmas gerektii gibidir" duygusu gereklere bal insann damgasdr. Yaknmak, sulamak onu deitirmek demek deildir. lm douma, yallk genlie, hayat ise genel olarak ekline ve ona tannan ksa mddete aittir. imdiki zaman meden bir devirdir, kltrlenmi bir devir deil. phesiz, gelecein zeti ve temayl konusunda bu tarz bir kesinlik getiren ve ileriye uzanan btn umutlar kesen bu eit bir dnya gr, sadece bir mefhum olmaktan kp gelecei gerek-

ten ekillendiren kiiler topluluu tarafndan pratik bir plan olarak benimsediinden, herkes iin salksz ve biroklar iin ldrc olacaktr, diye kar klabilir. Ben bu grte deilim. Biz gotik veya rokoko deiliz, meden insanlarz; biz daha sonraki hayatn sert ve kat gereklerini hesaba katmalyz, bunun paralelini de Perikles'in Atina'snda deil Sezar'n Roma'snda bulacaz. Batllar iin byk resim, byk mzik diye bir mesele olamaz. Bu yzyl iinde mimar imknlarn tketmilerdir. Onlara artk sadece geniletici imknlar kalmtr. Buna ramen ben, snrsz umutlarla dolu olan salam ve gl bir nesil iin, bu umutlardan bazlarnn hibir yere varamayacaklarn vaktinde kefetmenin bir dezavantaj olduunu sanmyorum. ayet bu ekilde krlan umutlar en sevilenler ise de deer tayan bir insan hayal krklna uramayacaktr.

DNYA TARHI MORFOLOJISI'NLN (EKILBILIMI) DINLE ILIKISI


Sadece sanayiye kar olmad mddete her gerek tarih alma felsefedir. Sistematik felsefecinin almalar, neticelerinin devaml olduunu farzettiinden, devaml ve cidd hatalara tabi olur. Her dncenin tarih bir dnyada yaadn ve bu yzden lmlln mterek kaderine bal olduu gereini unutuyor. Daha yksek dncenin sonsuz ve deimez bir nesnelcilie (Gegenstand) sahip olduunu, btn alarn byk meselelerinin ayn olduunu ve bu sebeple neticede kesin cevaplar verebileceklerini farzediyor. Fakat burada soru ve cevap birdir ve byk sorular u gerekle byk hale getirilmitir: Bu sorulara ylesine srarla ak cevaplar istenmitir ki, sadece hayat timsalleri olarak nem kazanmlardr. Ebed gerekler yoktur. Her felsefe kendi ve sadece kendi zamannn ifadesidir ve eer felsefe demekle, muhakeme ekilleri, mna snflandrmalar ve benzeri konulardaki akademik aldatmacalar deil de gerek felsefeyi kastediyorsak, iki an ayn felsef amalara sahip olduu grlmemitir. Fark, yok olabilen veya yok olamayan retiler arasnda deil, zamanlarnda yaayan ve hi yaayamayan retiler arasndadr. Oluan dncelerin lmszl bir hayaldir. Esas olan, onlarda ne eit bir insann ifadeletiidir. insan ne kadar bykse felsefe de o derece dorudur ve iinde yce bir sanat eserinin eitli unsurlarnn btn delillerini ve hatta aralarndaki uygunluu aan gereini tar. En ileri derecede felse-

fe bir an btn muhtevasn iine ekebilir, kendi iinde gerekletirir ve sonradan ona yce bir ekil veya kiilik katarak gitgide gelitirilmek zere ileriye aktarr. Bir retinin yceliini ancak hayata gereklilii tayin eder. Onun iin, bana gre, bir dnre uygulanacak deer testi, kendi zamannn byk gereklerini kavrama gcdr. Sadece bu (kavrama gc) onun tarif etmede ve incelemede uzman, sistem ve prensiplerin zeki bir mimar m, yoksa eserlerinde ve sezgilerinde dile getirdii zamannn gerek ruhu mu olup olmadn tayin edebilir. Gnlk olaylar (aktalite'yi) kavrayamayan ve ayn zamanda idare edemeyen bir felsefeci asla n planda yer alamaz. Sokrat'tan ncekiler byk apta tccar ve siyasetiydiler. Siyas fikirlerini Sirakuza'da uygulamak arzusu neredeyse Efltun'un hayatna maloluyordu. Bu ayn Efltun, klid'e matematiin klasik sistemini kurma imknn veren, geometrik teoremler grubunu da bulmutur. Nietzshe'nin "krk hristiyan" olarak tand Pascal, Descartes ve Leibniz zamanlarnn ilk matematiki ve teknisyenleriydi. Burada, sanrm, bu en yeni an btn felsefecileri cidd bir tenkite aktlar. Sahip olamadklar ey, gnlk hayattaki gerek bir mevkidir. Hi birisi tek bir hareket veya tek bir iddetli fikirle ne yksek siyasete, ne modern tekniin gelimesine, ulam konularna, iktisatta veya herhangi baka gnlk (aktel) konuda etkili ekilde katlmamtr. Hibirisi, Kant'n sayld kadar bile, matematikte, fizikte, idare ilmnde saylmaz. Gemi zamanlara bir gz atalm. Konfys birka defa bakanlk yapmt. Phitagoras, nemi bugn bile klasik aratrmaclar tarafndan ok kmsenen, Cromwell'inkine benzer nemli bir siyas hareketin tekilatn kurmutu. Ne yazk ki byk bir devletin alma alanndan mahrum olan Goethe, rnek bir yrtc bakan olmann yansra, Svey ve Panama kanallar (tarihlerini bile nceden doru olarak tahmin ederek) ve onlarn dnya iktisad zerindeki etkileriyle ilgilenmi, tekrar ve tekrar Amerika'nn iktisad hayat ve Eski Dnya zerindeki tepkileriyle hatta makine-sanayi ann balanglaryla uramt. Hobbes,

Gney Amerika'y ingiltere iin elde etme plannn nclerinden biriydi ve her ne kadar uygulamada plan Jamayka'nn igaliyle kaldysa da kendisi ingiliz Smrge imparatorluu'nun kurucularndan biri olma erefine erimitir. Bat felsefesinin phesiz en byk zeks, hesaplamann ve tahlil merkezinin (analysis situs) kurucusu olan Leibniz, birok byk siyas planlar tasarlam veya bunlara katlmtr. Bunlardan biri, Almanya'y rahatlatmak iin, XIV. Louis'in dikkatini, Fransa'nn dnya politikasnda bir unsur olarak, Msr'n nemi zerine ekmesidir. Onun Byk Kral iin bu konuda izdii notlardaki fikirler zamanndan (1672) o kadar ilerdeydi ki Napolyon'un dou seferi iin bunlardan faydaland dnlmtr. Leibniz'in bylesine erken ettiklerinin Fransa'y daha iyi ve sabit duruma getirmeyeceini ve Svey kanalnn bir gn dnya stnlnn anahtar olacan, Napolyon Wagram'dan sonra gittike daha ak olarak anlamtr. phesiz Bilge Kral'n bu derin siyas ve stratejik mefhumlarna uygun deildi. Her ne zaman elime modern bir felsefecinin eserini alsam kendime unu sorarm: Acaba dnya siyaseti, dnya ehircilii meseleleri, kapitalizm, devletin gelecei, tekniin medeniyetin gidiiyle ilikisi, Rusya, ilim hakknda bir fikri var mdr? Goethe btn bunlar anlayabilirdi ve de ok holanabilirdi; oysa bugn bunlar kavrayabilecek hibir yaayan felsefeci yoktur. Bu gncellik (aktalite) duygusu elbette ki felsefenin muhteviyatyla ayn ey deildir. Fakat yine tekrarlarm ki bu onun kendi i gereinin, verimliliinin ve sembolik neminin deimez belirtisidir. Bu olumsuz neticenin ciddiyeti hakknda kuruntuya dmemeliyiz. Tesirli felsefenin gerek nemini gzden kardmz bellidir. Biz felsefeyi vaaz vermekle, kkrtmakla, roman yazmakla, konferans salonu argosuyla kartryoruz, t uraya varmtr ki, bugnn ve yarnn gerek felsefesinin asl imkn sz konusudur. Bir reti, dnemin hayatnn derinliklerine kadar tesir etmiyor ve saldrmyorsa o reti deildir ve retilmemesi daha iyi olur. Dn bile mmkn olan ey bugn en azndan gerekli deildir.

SON VAZIFE
Byk sanat ve metafizik almalarn hari tutan, sadece katksz, geniletici bir tesire sahip bir yzyl -aka syleyelim, dnya ehri fikrine tamamen uyan dinsiz bir devir- k devridir. Doru, fakat bu devri biz semedik. Eer olgun bir kltrn altn doruu zerinde, bir Fidyas veya bir Mozart devrinde doacak yerde tamamlanm bir kltrn k mevsiminin banda domusak elimizden bir ey gelmez. Herey kendi durumumuzu, kendi kaderimizi aka grmemize, bu konuda kendimizi aldatsak bile bundan kaamayacamz anlamamza baldr. Metafizik meselelerden sadece birka zm iin herhangi bir dnce dnemine(eer byle demek doruysa), ayrlmtr. Bu kadar erken olmasna ramen, btn bir dnya hl kk bir romantizm izinin geerli olduu Nietzsche'nin zamanyla romantizmin btn kalntlarn atan kendi zamanmz ayrmaktadr. Sistemli felsefe XVIII. yzyln sonuyla birlikte kapanr. Kant bu felsefenin en uta imknlarn hem kendi ilerinde byk, hem de kural olarak Bat ruhu iin kesin olacak ekle koymutur. Efltun ve Aristo gibi, o da nazar deil de pratik, dinsiz, toplumsal ahlk bir byk ehir (megalopolitan) felsefesi tarafndan izlenilmitir. in medeniyetinde "epikrc" Yang-chu, "sosyalist" Mo-ti, "ktmser" Chuangts, "olgucu" (pozitivist) Mencius akmlar ve klasik medeniyetlerle kelbiyyeciler (sinik), stoaclar ve epikrclerle paralel giden bu felsefe Bat'da Schopenhauer ile balar.

retisinin derin temayl, byk bir gelenein etkisi altnda, olayla kendinde ey (bizatihi ey) ve benzeri arasnda ayrm yapmasyla gizlendii halde, Schopenhauer hayat iradesi{yaratc hayat gc)'ni dncesinin arlk merkezi haline getiren ilk insandr. Bu ayn yaratc hayat iradesi Tristan'da Schopenhauer'ca inkr ediliyor ve Siegfried'te Darwin'ce iddia ediliyor; Zerdt (Zarathustra)'e Nietzsche tarafndan sahnede gz kamatrc bir ekilde zmleniyor; Hegelci Marks' iktisad ve Malthuscu Darwin'i biyolojik varsaymlara gtryor ve bunlar batl byk ehrin (megalopolis) dnya grn ince bir tarzda deitiriyor; Hebbel'in Jdit' inden Ibsen'in Sonu una kadar uzanan badak (homojen) bir trajedi kavramlar dizisini yaratyor. Bylece gerek bir felsefenin btn imknlarn iine alm ve ayn zamanda onlar tketmitir. O halde sistemli felsefe bize gre ok gerilerde kalm, ahlk felsefe ise devrini kapatmtr. Fakat klasik phecilie tekabl eden nc bir imkn bugnk Bat'nn ruh dnyasna hl ak kalmaktadr. Ve bu, tarih morfolojinin imdiye kadar bilinmeyen metodlaryla a kavuturulabilir. imkn olan ey aslnda bir gerekliliktir. Klasik phecilik tarihe bal deildir, hemen inkr edip phelenir. Fakat Bat'nnki, eer bir i gereklilik, ruhiyatmzn sonbaharnn bir timsali ise, batan sona kadar tarih olmak mecburiyetindedir. zmleri her eye izaf, tarih bir olay gzyle bakarak elde edilir, muhakeme ekli psikolojiktir. phecilik felsefesi, felsefenin reddi olarak -felsefenin amasz olduunu ileri srerekHellenizmin iinde doarken, biz aksine felsefe tarihini neticede felsefenin en nemli konusu olarak kabul ediyoruz. Gerek anlamda 'skepsis' (phe) budur, nk Yunanl aydn gemii hor grerek btn grleri red yoluna giderken biz bu gemii bir organizma olarak saydmzdan ayn eyi yapyoruz. Bu eserde grevimiz Bat Avrupa'nn tanyaca bu son felsef olmayan felsefeyi belirtmek olacaktr. phecilik saf bir medeniyetin ifadesidir ve nceki kltrn dnya grntsn bouna har-

camaktadr. Bize gre bunun baars btn eski meseleleri treme (jenetik) meselesine indirmekte yatar. Olan eyin ayn zamanda olduu, doal ve bilinen tarihte kkletii, dnyann imdiki durumunun gncelletirilen (aktalize eden) potansiyel olarak ego (ben) zerinde kurulduu, "ne zaman" ve "ne kadar zaman", "ne kadar derin" bir sr tad inanc hereyin, her ne olursa olsun, yaayan bir eyin ifadesi olduu gereine gtrr. Bilgiler ve yarglar da yaayan insanlarn eylemleridir. Gemiin dnrleri d gerei bilginin ve zorlayc ahlk hkmlerin rn olarak kabul ederlerdi. Fakat gelecein dncesi iin onlar her eyden nce ifade ve timsaldirler. Dnya tarihinin morfolojisi ister istemez evrensel bir sembolizm oluyor. Bununla, yksek dncenin genel ve ebed gereklere sahip olduu fikri suya der. Dorular ancak belirli bir insanlkla ilikili olarak dorudur. Bylece kendi felsefem sadece Bat ruhunu (klasik, Hint ve dierlerinden farkl olarak) ifade eder ve yanstr. Ve bu ruhun sadece dnya kavramn, pratik etki alann, hareket meyilini aklayan imdiki meden dnemini netletirir.

BU KITABN DOUU
Bu girii bitirirken ahs bir not eklememe izin verilsin. 1911 'de gnn siyasal olaylar ve onlarn mmkn olan gelimeleri konusunda baz genel dnceleri bir araya getirmeyi tasarlamtm. O zamanlar (I.) Dnya Sava hem olmas yakn olan hem de tarih bunalmn kanlmaz d belirtisi olarak gzkm ve abam onu gemi yllarn deil de gemi yzyllarn ruhunu inceleyerek anlamakt. Bu balangta kk olan vazifeye giriirken, dnemin tesirli ekilde anlalmas iin temel plana dahil olacak alann ok fazla geniletilmesi gerektii, byle bir incelemede insann kendisini bir tek dnemde pragmatik bir erevenin iine kapanmasnn, veya tamamen metafizik ve bir hayli mteal (deneystc) yntemlerden yararlanamamasnn imknsz olduu kanaati beni zorlad. Belliydi ki siyas bir mesele siyasetle anlalamad zaman ve sk sk derinde almakta olan unsurlar sadece sanat belirtileriyle kavranabilirler veya ilm ve saf felsef fikirler eklinde grlebilir. XIX. Yzyln son on ylnn siyas-toplumsal incelemesi bile -iki byk ve gsterili olay arasndaki gergin ve sessiz bir devredir bu: biri, devrimde ve Napolyon'da kendini ifade etmi ve bir yzyl iin Bat Avrupa'nn gncel (aktel) grntsn tespit etmi,dieri en azndan ayn nemi tayp beliriyor ve daha byk bir hzla yaklayordu- o zamann btn byk meselelerini her ynyle bir araya getirmeden anlalmasnn imknsz olduunu ortaya koymutur. nk, ister tabi ister tarih dnya grntsnde olsun, te-

mel temayllerin hepsini kendisinde toplamayan, kk de olsa, bir eyin varolduu grlmemitir. Bylece asl konu sonsuz ekilde geniledi. ok sayda beklenmeyen (ve ounlukla tamamen yeni) sorular ve girift ilikiler kendini gsterdi. Ve sonunda dnya tarihinin, baka bir ifade ile dzenli yapda bir organizma olarak stn insanolunun tarihinin, srr aka ortaya kmadan veya kaca zamana kadar, tarihin hibir blmnn tamamyla aydnlatlamayaca anlald. imdiye kadar da bu yaplmad, buna yaklalmad bile. Sonradan ben imdiki zaman -yaklaan (I.) Dnya Sava'ndaha deiik bir gzle grdm. Artk mill duygulara, ahs tesirlere veya herhangi bir tarihinin siyas veya toplumsal sebep-netice plan ile birlikte ve ihtiya grnne sahip iktisadi temayllere bal (dayanan) tesadfi olaylarn meydana getirdii geici bir topluluk deildi. Byk tarih,bir organizmann, evresi tarif edilebilen bir organizmann, iinde yzyllar ncesi tayin edilen noktasnda yer alan bir tarih safha deiimiydi. Byk buhrann iareti, saysz tutkulu sorular ve yoklamalardr. Bizim durumumuzda binlerce kitap ve fikir vard; fakat bunlar uzmanln ufuklaryla snrlandrlm, datlm, ayrlm olduundan insan kkrtr, bunaltr, kartrr, fakat kimlikleri anlalmyor. z ve ekil, izgi ve yer, resim ve renk arasndaki atmalarda, biim mefhumunda, empresiyonizm (izlenimcilik) fikrinde ve Wagner'in mziinde aklanan, fakat derinlikleri asla kavranmayan sanat meselelerini dnn. Sanatn kn ve bilimin zayflayan nfuzunu; byk ehrin (megalopolisin) krsal blgelere kar zaferinden ileri gelen ocuksuzluk ve nfus azal gibi cidd meseleleri; dalgalanmakta olan bir drdnc s n f n toplumdaki yerini; maddeciliin, sosyalizmin parlamenter hkmetinin buhrann; devlete kar ferdin durumunu; zel mlkiyet ve onunla balantl olan evlilik meselelerini dnn. Ayn zamanda, tamamen deiik bir saha gibi grnen halk psikolojisi konusunda, mitoslarn, sanatlarn, dinlerin ve dncenin balanglar ile ilgili muazzam almalar dnn, iis-

telik bu almalar artk ideal deil de kesinlikle morfolojik bir adan yaplyor. una inanyorum ki bu sorulardan herbiri dierleri gibi ayn yne, yani insan uurunda henz yeterli bir ayrlkla ortaya kmam o tek tarih bilmecesine doru, gerekten ynelmitir, insanlarn karsna kan devler sanld gibi saysz denecek kadar ok deildi, hepsi tek bir devdi. Herkes bunun byle olduunu hissediyordu, fakat hi kimse, kendi dar asndan, tek ve mull zm gremiyordu. Halbuki Nietzche'den beri.bu ortadayd ve Nietzsche btn kesin meseleleri kavramt; her ne kadar, romantik olduundan, kesin gerekle yzyze gelmeye cesaret edemediyse de. Fakat burada, tam mnasyla, stok-alma retisinin temel ihtiyac yatyor. reti gelmeliydi ve ancak bu anda (zamanda) gelebilirdi. pheciliimiz bir saldr deil, dnce ve alma stokumuzun dorulamasdr. Amalar ne olursa olsun, zel alanlarda bulduu yaayan btn gerek temaylleri birletirdiinden, nesillerden beri aratrlan ve baarlan hereyi dorular. Hereyden nce, tarihin zn kavramaya yarayan, Tarih ve Tabiat ztln kefetmitir. nceden de sylediim gibi insan, dnyann bir unsuru ve temsilcisi olarak, sadece tabiatn deil, tarihin de bir yesidir. Tarih ise, metafizik tarafndan birincisinin (tabiatn) lehine ihmal edilmi olan, yaps ve mizac ile deiik ikinci bir evrendir (kozmos). ada tarihilerin elle tutulur olaylarn, oluan eylerin etrafnda dnerek tarihi, oluan, kavradklarna inanmalarn grerek bu dnya uurunun temel meselesi zerine dnmeye itildi, ilk bata. Sezgi yoluyla anlay deil de akl ve bilgi ile hareket edenlere mterek bir zarardr bu. Bilgi yoluyla bir olumann deil de sadece bir olmann (olumu olmann) mmkn olduu retisi yce Yunanllar iin, yzyllar ncesi, bir aknlk kayna olmutur. Baka bir deyile, tarih tabiat olarak grlm (fizikinin nesnel mnasyla) ve ele alnmtr. Olaylarn grntsne sebep-netice ilikisi, hukuk, sistem yntemlerini -yani kat varln yapsn- uygulamak gibi mahvedici bir yanll buna at-

fetmeliyiz. yle farzedilmiti ki insan kltr tpk elektrik ve yerekimi gibi varolagelmitir ve bunlar gibi ayn yoldan incelenmitir. ilmi aratrmacnn alkanlklar tutkuyla rnek olarak alnmtr ve eer, zaman zaman, bir renci gotik, islm veya polis (ehir) nedir diye sorduunda hi kimse yaayan bir eyin bu eit timsallerinin neden kanlamaz bir ekilde tam o zaman, o yerde, o biimde ve o sre iin ortaya ktn aratrmamtr. Her olayn "ipso facto" (kendiliinden) metafizik bir bilmece ne srd, ortaya kt zamann asla nemsiz olmad; insann btnnden fkran, Kant'n sand gibi insann bilgi sezici ksmna ait olmayan, dnya grntsnn iinde ne eitli bir canl bamllama (inorganik, tabiat kanunundan ayr bir bamllama) sregeldiinin hl kefedilmedii; bir olayn sadece anlalacak bir gerek deil, ruhun bir ifadesi olduu, ister din veya sanatn en stn bir eseri ister gnlk hayatn nemsiz bir ayrnts olsun, sadece bir nesne deil, ayn zamanda bir timsal olduu; btn bunlar, felsef bakmdan yeni eylerdi. Bylece sonunda byk bir zet halinde, tamamen i ihtiyalarn drts altnda, zm yolunu aka gzmn nnde buldum. Genliimden beri bana musallat olan, cezbeden, orada olduu ve saldrlmas gerektii duygusu ile beni rahatsz eden, onu ele geirmem iin meydan okuyan, kefedilebilinir olduu halde asla kefedilmemi olan tek bir yntemden kan bir zm yolu. Bylece hemen hemen tesadfi bir balama frsatndan, yeni bir dnya grntsnn geici bir ifadesi olarak ortaya kan bu eser domutur. Biliyorum ki, bu kitap bir ilk denemenin hatalaryla ykl, eksik ve elbette tutarszlklardan mahrum deildir. Buna ramen eminim ki, aka ifade edildikten sonra, hi tartmasz (tekrar ediyorum) kabul edilecek bir fikrin deitirilmesi imknsz formlasyonunu ihtiva etmektedir. O halde konusu, dar bir mnada, bugn btn dnyaya yaylm olan Bat Avrupa kltrnn knn incelenmesi ise ama bir felsefenin ve ona uygun olan, burada denemesi yaplan, bir yn-

temin, dnya tarihinde karlatrmal morfoloji ynteminin gelimesidir. Eser, tabi olarak, iki blme ayrlr. Birincisi, "ekil ve Gereklik", byk kltrlerin ekil dilinden balar, en derin kklerine inmeye teebbs eder ve bylece kendine bir timsaller ilmnin temellerini hazrlar, ikinci blm, "Dnya Tarihi Perspektifleri", gerek hayatn olaylarndan balar ve daha stn insaniyetin tarih hareketlerinden, kendi geleceimizin ekil almas iin kullanabileceimiz tarih tecrbenin zn elde etmeye urar.

(Bu kitapta yeni bir mnada zaman zaman kullanlan, fakat konu ilerledike mnalar akla kavuan, baz belirli temel deyim'lere dikkati ekerek balamak daha iyi olur kanaatindeyim). 1. Goethe'nin "olumak" ve "olu" arasndaki ayrm, allm olan "olmak" ve "olumak" ayrm yerine benimsenebilir. uurdan ve uurlu olarak elde ettiimiz neticelerde bu iki unsurdan "olumak" daima esas unsurdur, tersi asla olmaz. 2. "Uygun" (ahs) ve "yabanc" (Das fremde'ye kar olarak Das eigne) kelimeleri uurluluun iki esas gereini temsil eder. "Yabanc" dediimiz unsur daima "idrak" ile, yani d dnya, duyulur dnya ile ilikilidir. "Uygun" adn alan unsur ise duygu, yani i dnya olarak bilinen temel gerekle ilgilidir. 3. insan uurluluu ruh ve dnya arasndaki ztlkla tamamen ayndr. uurlulukta deien dereceler vardr, zaman zaman bir i kla dolu, lo bir idraktan, Kant'n dncesinde bulduumuz ruh ve dnyay zne ve nesne yapan, ar kesinlikle saf akla kadar deiirler. uurluluun bu temel yaps daha ileri bir incelemeye imkn vermez, her iki unsur daima beraber bulunurlar ve bir btn olarak gzkrler. 4. Olumann bir unsuru olarak kendini devaml btnleyen hayat, bizim "imdiki zaman" dediimiz eydir ve insanlarn esrarl "zaman" kelimesi ile akliletirmeye altklar o gizli "yn" zelliine sahiptir. 5. Hayat mmkn olann gereklemesinin tamamlad ekildir. Duygularn barna olan ruh, mmkn olan, tamamlanacak

olan temsil eder; dnya gerek olandr, tamamlanm olandr, hayat ise tamamlayandr. 6 - Bilginin tamamna iki ynden baklr -olumak ve olu, hayat ve yaanan; olumak, mmkn olann gereklemesidir; olu, tamamlanan dnyadr- her ikisine de yalnz bana atfedilemeyen etkiye hkmeden "yne" veya "yaylma"ya gre. Bu bir alternatif meselesi deil, fakat ar ular sadece organik ve sadece mekanik bir dnya gr olarak durmadan deien imknlar dizisi meselesidir. Birisi, "tarih" olarak dnya, dieri ise "tabiat" olarak dnyadr (bu kelimeler deiik mnada kullanlmtr). Newton ve Kant'n dnyas gibi saf bir tabiat grntsnn mekanizmas bir yntemin sayesinde anlalm ve yntem ekline getirilmitir. Plotinus, Dante ve Giordano Bruno'nun dnyas olan saf tarih grnts organizmas ise, sezgiyle grlr ve iten tecrbe edilir. 7 - Daha stn bir dnya uurluluu diye adlandrabilen bu eit bir dnya grntsn elde edebilmek iin bir kltrn dilini renmek gereklidir. Mmkn olan ve gerek olan kltr, yani genel ve ahs varlkta bir fikir olan kltr ile sanat ve ilimler gibi grlr, elle tutulur ifadelerin tamam olarak bu fikri bnyesinde toplam olan kltr arasnda bir ayrm yapabiliriz. Hayat ve olumakla iten bal olan daha stn tarih mmkn olan kltrn gereklemesidir.

TAMAMLANM SNRLAMA ARETL OLARAK SAY


Bir ruhun kendi d dnyasnn grntsnde gerekleebilmek iin nasl hareket ettiini izah edebilmek iin -baka bir deyimle, kltrn "olu" durumunda insan varlnn bir fikrini ne derece ifade edebildiini veya canlandrabildiini gstermek iinben btn matematiin stne kurulduu ana unsuru, sayy setim. Btn derinliiyle sadece aznln eriebildii matematik, akln yarattklar arasnda gayet zel bir durumda olduu iin bunu yaptm. Mantk gibi gayet sert bir ilimdir, fakat daha muhteval ve ok daha zldr; heykeltralk ve mzikle birlikte gerek bir sanattr, ilhamn yneticiliine muhtatr, geni ekil kanunlar altnda geliir; nihayet, Efltun'un ve bilhassa Leibniz'in gsterdii gibi, birinci snf bir metafiziktir. Bu yzden her felsefe ona ait olan bir matematie bal olarak byr. Say, sebep ihtiyacnn timsalidir. Tanr fikri gibi, tabiat olarak dnyann esas mnasn kapsar. Saylarn varl bu yzden bir esrar saylabilir ve her kltrn din dncesi onlarn etkisini hissetmitir. Btn olumann "yn"n asl zelliine sahip olduu gibi,, btn oluan eyler de "uzant" zelliine sahiptir. Fakat bu iki kelime yetersiz grnmektedir nk aralarnda sadece sun bir ayrm yaplabilir. Kendiliinden (ipso facto) uzatlan (madde ve mekan olarak) btn oluan nesnelerin (oluanlarn) gerek srr, kronolojik sayya zt olarak, matematik saynn iinde birleir. Ma-

TAMAMLANMI SINIRLAMA ARET OLARAK SAYI

BATININ K

tematik say znde mekanik bir snrlamann bilgisini tar, say bu konuda kelimeye eit oluyor, nk kelime ihtiva edici ve belirtici olduundan, dnya intibalarni ayrr. Gerektir ki, burada, en derin derinlikler hem anlalmaz hem de ifade edilemez. Fakat matematikinin kulland gerek say, ekil, forml, iaret, diyagram, ksacas tam olarak dnd, konutuu veya yazd say iareti, ilk batan (yerinde kullanlan bir kelime gibi) bu derinliklerin bir simgesidir, i ve d duyular iin tahayyl edilebilen, bildirilebilen, anlalabilen ve snrlamann bir ifadesi olarak kabul edilebilen. Saylarn douu mitosun douuna benzer, insan anlay isimler ve saylarla dnyaya hkim olur. Dolaysyla, matematik sayyla ilgili zeknn btn hareketlerinde -lmek, saymak, izmek, tartmak, dzenlemek ve blmek- insan kelimelerle de yaylan snrlandrmay dener, onu deliller, neticeler, teoremler ve yntemler ekline koyar. Az ok maksatl olmayan bu eit hareketlerle uyanan insan saylar normal bir ekilde kullanr, nesneleri ve zellikleri, ilikileri ve ayrlklar, tekilleri ve oullar ifade etmeye balar. Ksacas, gerekli ve sarslmaz bulduu, "tabiat" adn verdii o dnya grntsnn yapsn "renir". Tabiat saylabilendir, dier taraftan tarih matematikle ilgisi olmayan eylerin btndr - dolaysyla, tabiat kaidelerinin matematik kesinlii, Galile'nin tabiat iin "matematik dilde yazlm" deyiindeki artc doruluk ve Kant'n srarla zerinde durduu, kesin tabiat ilmnin ancak uygulanan matematiin imknlar izin verdii nispette ilerledii gerei-. Matematik -buradaki mnasyla, rakamlarla pratik olarak dnme kabiliyeti- ok daha dar mnal ilm matematiklerle, yani derslerde ve kitaplarda gelitirilen saylar nazariyesi ile, kartrlmamaldr. Bir kltrn kendi iinde tad matematik gr ve fikir, felsef gr ve fikir felsefe almalarnda ne kadar yetersizce temsil edilmise, yazl matematikte o derecede temsil edilir. Say baka klar olan bir kaynaktan fkrr. Gotik katedraller ve dorik tapnaklar tatan birer matematiktir. phesiz Phitogoras klasik kltrde sayl anlalan eylerin -rnek gibi, nem gibi-

dnya dzeninin yntemi olarak ilim asndan kavrayan ilk insan olmutur. Fakat ondan nce de, duygu-madde birimlerinin soylu bir sralamas olarak, heykelin sk kuralnda ve stunlarn dorik dzeyinde ifade eklini bulmutu. Byk sanatlar, tek veya btn olarak, sayya dayanan snrlarla ifade edilen yorum ekilleridir (mesel yalboyada mekan temsili meselesini dnn). Byk bir matematik kabiliyet, herhangi bir matematik ilme balanmadan, teknik alanlarda rn verebilir ve tam bir z bilgiye varabilir. Eski Krallk'ta ('> bile ehramlarn llerinde, inaat tekniklerinde, su ebekelerinde ve kamu idaresinde (takvimden sz etmeden) belirtilen bu derecede gl bir say duygusu karsnda, hi kimse yeni imparatorlua ait olan Ahmes'in deersiz aritmetiinin Msr matematiinin seviyesini temsil ettiini ileri sremez. Saysal dnyasnda beliren bir ruhun slubudur ve saylar dnyas bu yzden ilimden daha fazlasn ihtiva eder.

I-VIII. Slaleler veya zellikle I-VI. Slaleler. Ehramlar dnemi IV-VI. Slalelere tekabl eder. Keops, Kefren ve Mikerinos IV. Slaleye aittir. Bu dnemde Abidos ve Fayum arasnda byk su ebekeleri almalar da yapld.

HER KLTRN KENDI MATEMATII VARDR


Bundan, matematikilerden de saklanlan, kesin nemde bir gerek ortaya kyor. Eer matematik, astronomi veya maden bilgisi gibi, sadece bir ilim olsayd, gayesini aklamak mmkn olurdu. Fakat matematik yoktur, sadece matematikler vardr. Tek ve deimez bir idealin ilerleyici gerekletirilmesini kastederek "matematikler tarihi" olarak adlandrdmz ey aslnda, tarihin aldatc yzeyi altnda, kendi kendine yeten ve bamsz bir gelimeler bileimi, yeni ekil dnyalar meydana getiren, devaml tekrarlanan ve yabanc dnya ekillerini kendine maledip deitiren ve dntren bir ilem; belirli bir dnem iinde filizlenen, olgunlaan, solan ve len saf organik bir hikayedir. renci kendinin aldatlmasna izin vermemelidir. Klasik ruhun matematii deta boluktan domutur; tarihin meydana getirdii Bat ruhu klasik ilimlere zaten sahipti (iten deil, dtan ve renilmi bir ey gibi) grnte deitirip mkemmelletirerek, fakat aslnda esasen yabanc olan klid sistemini yok ederek, kendi matematiini kazanmak zorundayd. Birinci rnekte arac Phitogoras idi, ikincisinde Descartes. Her iki rnekte neticedeki hareket ayndr. Matematiin ve benzer byk sanatlarn ekil dili arasndaki rabta bu ekilde phe kaldrmayacak ekilde dorulanmtr. Dnr ile sanatnn mizalar gerekten ok farkldr, fakat uyanan uurun ifade yntemleri, iten, her ikisi iin de ayndr. Heykeltran, ressamn, bestekrn ekil duygusu aslnda tabii olarak mate-

matik ekildedir. XVII. Yzyln geometrik incelemesinde ve yanstmal geometrisinde kendini gsteren sonsuz bir dnyann ayn ilham alm dzeni, ses dnyasnn geometrisi olan bas nota sanatndan gelitirdii ahenkle ada mzii ve perspektif yntemiyle (sadece Bat'nn bildii uzay dnyasnn hissedilen geometrisi) ada resmi canlandrabilir, kuvvet kazandrabilir ve yayabilirdi. "Bir matematiki ancak dorunun gzelliini iinde duyduu mddete tamdr". Bu derin sz Goethe'ye borluyuz. Burada saynn srrnn sanat yaratclnn srryla ne kadar yakndan ilgili olduunu hissediyoruz. O halde matematikler birer sanattr. Byk sanatlarn gelimesi, ada matematiklere (tabii ki yararsz olmayan) bir gz atmadan asla ele alnmamal. Mzik nazariyesindeki deiikliklerle sonsuzluun tahlilleri arasndaki ok derin mnasebetlerde, her ne kadar estetik onlardan, o szm ona "psikoloji"den ok daha fazla eyler renebilecei halde, ayrntlar henz aratrlmamtr. Her zaman olduu gibi, teknik ton (makam) verimi asndan deil de amalanan ton (makam) renklerinin ve tesirlerinin derin ruh temellerini aratran bir mzik alglar tarihi bu konuda ok daha aklayc olabilirdi. Uzayn sonsuzluunu seslerle doldurmak, zlem denilecek kadar derin arzusu -klasik lir ve saza (lyra, kithaa, aulos, syrinx) ve Arabistan'n uduna zt olmak zere- gotik dnemden beri klavye (org, piyano vb.) ve yayl alglarn ortaya kmasna sebep oldu. Org ve klavikord muhakkak ingiltere'ye aittir; yayl alglar 1480 ve 1530 yllar arasnda Kuzey italya'da kesin ekillerini aldlar. Bu ara, btn mzik tarihinde ei olmayan org, o bildiimiz uzaya hkmeden dev alg, Almanya'da gelitiriliyor. Bach'n ve zamannn serbest org al tahlil -garip ve geni bir ton (makam) tahlili- olmasayd bir hi olurdu.

YCELIK BAKMNDAN KLASIK SAYLAR


M.. 540 Sralarnda, Phitogoras taraftarlar topluluu say hereyin zdr fikrine vardnda bu 'matematiklerin gelimesinde bir adm' deil, fakat btnyle yeni doan bir matematikti. Uzun zamandr metafizik meselelerle ve sanatn ekil temaylleriyle mjdelendikten sonra zmlenmi bir nazariye olarak klasik ruhun derinliklerinden kmtr. Bir byk tarih anda, tek bir hareketle doan bir matematik; tpk Msrllarn matematii ve ekliptik (medar ems) koordinat usul ile Babil kltrnn cebir-astronomisi gibi. Ve stelik yeni, nk daha eski matematikler oktan yok olmutu ve Msrllarnki hibir zaman yazlmamt. Klasik matematikte en deerli ey, saynn duyularn alglad hereyin z olduu hakkndaki teklifidir. Sayy bir l olarak tarif ettiinden "burada" ve "imdi"ye tutkunlukla bal bir ruhun btn dnya duygusunu iine alr. Bu mnada l yakn ve madd olan bir eyin llmesi demektir. Klasik sanat eserinin muhtevasn dnn; mesel plak bir adamn serbest duruundaki heykelini; burada varolmann her esasl ve nemli unsuru, btn ahengi, yzeylerin, boyutlarn ve ksmlarn nefisle ilgili mnasebetleriyle eksiksiz bir ekilde verilmitir. ok seslilii veya armoniyi bilmeyen, alglarn tek, ikin deta canl tonlar vermeleri iin ayarlanan bir mzikten, ihtimal, alnan Phitogoras'n saylarn armonisi (ahengi) mefhumu, bu ideale sahip olan bir heykel iin en uygun kalp olarak grlmektedir. Bu ilenmi ta ancak snrlarna deer

verdii ve ekli lt mddete bir eydir; ne olduu heykeltran ekici altnda ne olmu olduudur. Bundan ayr bir kaos'tur, henz gereklememi bir ey, imdi iin bir hi. Daha byk bir sahneye aktarlan bir duygu, kaos'un zt durumu olan, kozmos'u (evreni) yaratr. Klasik ruh iin bu d dnyann ak, dzenli bir durumunu, her ayr eyi iyi belirtilmi, anlalan ve varolan bir kendiliin iine alan ahenkli bir dzeni ierir (tazammun eder). Btn bunlarn toplam dnyann btnln tekil eder ve bizim iin uzay evreninin tesirli timsaliyle dolu olan, aradaki boluklar onlar iin bir hitir (to uhon). Bu noktadan geriye bakarsak belki de klasik metafiziin en derin kavramlarndan biri olan -herhangi bir Bat diline evrilmesi imknsz olan- Anaksimandros'un "apeiron" (sonsuz ve snrszn aklayabiliriz. "Apeiron" Phitagoras'n mnasnda, "says" olmayandr, llebilen boyutlar veya tarif edilebilen snrlar ve dolaysyla varl olmayandr; llemeyen, eklin inkr, henz kitlenin iinden yontulmam heykel; gze gre bamsz ve ekilsiz, ancak duyularla paraland zaman bir ey olan (yani dnya olan). Klasik bilginin tecrbe ncesi (a priori) eklidir, bu yzden bedensizdir. Kant'n dnya grntsnde, Kant'n hereyin "dnebilir" dedii, evrenle yer deitiriyor. Klasik matematiin btn neticede Stereometri'dir (kat geometri). Usuln III. yzylda ekillendiren klid iin gen zorunlu olarak bir vcudun snrlandrc yzeyidir, hibir zaman kesien izgi veya boyutlu bir alanda noktann tekil ettii kme deil. izgiyi 'ensiz uzunluk' diye tarif eder. Bizim iin bu tarif ok zavall grnebilir, ama klasik matematik iin ok ustalklyd. Saylar zel olarak yaylma alanna dahildir. Fakat kltrler olduu kadar da yaylann dzenli tantma imknlar -ve bu sebeple ihtiyalar- vardr. Klasik say, uzayla ilgili mnasebetlerle deil, gzle grlecek kadar snrl ve elle tutulur birimlerle uraan bir dnce ilemidir. Bu yzden klasikler ancak "tabi" (olumlu ve tam) saylar bilirler, halbuki bizim Bat matematiklerinde kompleks (bileik), hiper kompleks (stn bileik), Arimed'inkine uy-

mayan ve baka say yntemlerinin iinde bunlarn nemsiz bir yeri vardr. Bu bakmdan manta uymayan fikri -hesaplarmzdaki sonsuz ondalk kesirler- Yunan dncesinin dahilinde anlalamazd. klid der ki -ve daha iyi anlalmas gerekiyordu- llemez izgiler "saylar gibi birbirleriyle ilikili deil". Aslnda say kavramn ycelik kavramndan ayran 'manta uymayan say' fikridir -bu fikre varldnda-, nk byle bir say(mesel 7t)nn ycelii hibir izgi tarafndan tarif edilemez ve kesinlikle temsil edilemez. Kald ki, bunun bir neticesi olarak, Yunanl mesel bir drtgende aprazla kenar arasndaki mnasebeti dndnde, birden klasik ruha temel olarak yabanc, dolaysyla aklanmayacak kadar tehlikeli, varlnn srr asndan korkutucu bir say ile karlar. Garip ve mnal bir Yunan efsanesine gre, manta uymayann gizli esrarn ilk aklayan insan bir deniz kazasnda lmtr, "nk konuulamayan ve ekli olmayan sonsuzlua kadar sakl kalmaldr". Bu, klasik varoluun iine yerletii, duyularla kavranan eyin kecei ve (ounlukla sanat tarafndan yaratlp desteklenen) kozmosunu bilinmeyen iptida derinliklere atverecei hakkndaki derin metafizik korkudur. Bu korkuyu anlamak klasik saynn -yani llemeyene kar l- kesin nemini anlamak ve snrlamasndaki yksek ahlk mnay kavramaktr. imdi klasik ruh, manta uymayann esasna, btn saylarn heykel gibi dizilmi dzenini ve bunlarn temsil ettii tam ve kendi kendine yeten dnyay altst ettiinden, Tanr'ya kar bir dinsizlik gibi hissetmiti. Efltun'un Timoeus'unda bu his aka belirtiliyor. Bir dizi ll saylarn bir "continuum" haline gelmesi, yalnz klasik say mefhumuna deil, klasik dnya fikrine de meydan okuyordu. Bundan anlalyor ki bizim kavramada zorluk ekmediimiz olumsuz (negatif) saylar bile klasik matematikte imknszd. Ve bunlarn arasnda, onu bir durum saylmasnn temeli olarak yaratan Hint ruhu iin varoluun anlamn aklayan ve ahane soyut bir gcn ince buluu olan say olarak sfr gibi. Bylece klasik

dnyasnn uyanan uurunun her mahsul, heykelci bir tarifle gereklik dzeyine ykseltilmitir. Resimlenemeyen ey "say" deildir. Archytas ve Eudoxus, bizim ikinci ve nc kuvvet dediklerimiz iin, yzey ve hacim saylar terimlerini kullanyorlar. Bundan kolayca anlalyor ki daha yksek tam kuvvetler mefhumu onlar iin varolmuyordu nk, plastik bir his zerine kurulan bir akl iin drdnc bir kuvvet hemen drt soyutta bir uzant yaratr ve ortaya drt "madd" boyut atar ki bu "mnsz" olur. Devaml olarak kullandmz e gibi deyimler veya Bat matematiklerinde Oresme'nin (XIV. yzyl) zamanndan beri kullanlan kesirli dizin (mesel 51/2) bile onlara gre tam bir samalk olurdu. klid bir toplamn faktrlerini kenarlar diye adlandrr ve kesirler (tam kesirler tabii) ise iki izgi arasndaki tam say ilikileri gibi muamele grd. Akas bundan say olarak sfr kavramnn elde edilmesi imknszdr, nk bir ressamn asndan bu manaszdr. Biz, akllarmz deiik bir ekilde olutuundan, alkanlklarnzn arasndaki farklar tartmamalyz ve onlarn matematiine "matematiklerin" tekmlnde bir "ilk safha" gzyle bakmalyz. Klasik insann kendisi iin gelitirdii dnyann iinde ve amalarna uygun olarak klasik matematik tamamlanm bir eydi; bizim iin ise yle deildir.

ARISTARKUS, DOFANTUS VE "MAGLAN' MATEMATIINE GRE DNYA

Saylar hislerden btnyle arnm anlayn, saf dncenin grntleridir ve soyut geerliklerini kendi ilerinde ihtiva ederler. uurlu tecrbenin gerekliine tam uygulanmalar bu sebeple balbana bir meseledir -daima yeniden ne srlen fakat asla zmlenemeyen bir mesele- ve matematik sistemin itibar mahede ile anlamas u an iin doru olmaktan baka bir eydir. Her ne kadar genel fikrin -Schopenhauer'de olduu gibi- matematiklerin duyularn dolaysz delillerine dayand grnde ise de klid geometrisi, her an halk tarafndan tutulan (popler) geometrisiyle yzeyde bir ekilde tamamen ayn olmasna ramen, olaylar dnyasyla yaklak olarak ve ok daha dar snrlar iinde uyuur -gerekte bir resim tahtasnn snrlardr bunlar. Bu snrlar uzattmz taktirde klid paralellerine (koutlarna), mesel, ne olur? Ufuk izgisinde birleirler -bu, btn sanat perspektiflerimizin zerine kurulduu bir olaydr-. Fakat klid, klasik an bir dnr olarak, bu an ruhuna uygun ekilde hareket ederek aksiyomlarnn (mtearifelerinin) olaanst gereini ispatlamaktan kanmtr, mesel bir mahitle sabit ve sonsuz uzaklktaki iki yldzdan meydana gelen bir gene bavurarak. Bunlar ne izilebilir ne de "sezgiyle kavranr" ve duygusu gayr akllktan ekinen, hilie sfr (say olarak) gibi bir deer vermeye cesaret edemeyen ve kozmik

(evrensel) ilikilerin gzlemesinde sonsuz'a gzlerini kapayan ve kendi orant timsaline sarlan duygudur. M.. 288-277 yllarnda skenderiye'de, phesiz Keldan ve ranl akmlaryla ilikisi olan, bir astronom evresine bal Sisaml Aristarkus gnmerkezli (heliosantrik) bir dnya sisteminin unsurlarn tasarlad. Kopernik tarafndan yeniden kefedildiinde, bu sistem Bat'nn metafiziksel tutkularn temelinden sarst -Giordano Bruno'da olduu gibi- yce nsezileri gerekletirdi ve katedrallerinin ekilleriyle sonsuzlua olan inancn zaten itiraf etmi olan faustian, gotik dnya duygusunun doruluunu ispat etti. Fakat Aristarkus'un dnyas bu almay tam bir kaytszlkla karlad ve ksa bir sre iinde unutuldu - kasten, diyebiliriz-. Aslnda Aristarkus'un sistemi klasik kltre ruh adan ekici gelmiyordu, hatta bu kltr iin tehlikeli bile olabilirdi. Buna ramen (daima unutulan bir nokta bu) Kopernik sisteminden, onu klasik dnya duygusuna kusursuzca uygun dren, bir eyle ayrlmaktayd: kozmosun (evrenin), madd olarak snrl ve gze belirli, ortasnda gezegen sisteminin, Kopernik izgilerine uygun ekilde dzenlenmi olarak, hareket ettii oyuk bir krenin iinde ihtiva edildii varsaym. Klasik astronomide, ayrntl hareketleri ne kadar deiik ekillerde aklanrsa aklansn, dnya ve yldzlar (gk cisimleri) iki ayr cins varlk saylmaktadr. Ayn ekilde, dnyay sadece yldzlar arasnda bir yldz sayan kart fikir gerek Batlamyus'un gerekse Kopernik'in sistemleriyle kendi iinde aykr deildir. Fakat, bu semav kre buluu ile, duygusal-klasik snrlar mefhumunu tehlikeye drecek olan sonsuzluk ilkesi bastrlmt. Sonsuzluk kavramnn ister istemez Aristarkus'un sisteminde ima edildii dnlebilir -kald ki Aristarkus'un zamanndan ok nce Babil dnrleri buna erimilerdi-. Fakat byle bir dnce yze kmyor. Aksine, kum taneleriyle ilgili mehur almasnda, Arimed, stereometrik yapnn (Aristarkus'un kozmosu da zaten budur) kum atomlaryla dolmas ok yksek, fakat sonsuz olmayan, say neticelerine yol atn ispat ediyor.

ARtSTARKUS, DtOFANTUS VE "MAGtAN" MATEMATNE GRE DNYA

BATININ K

Bu teklif, her ne kadar tam hesabn (calsul integral) ilk adm diye sk sk gsteriliyorsa da, (balndan da zmn olduu gibi) tahlil szyle kastettiimiz her eyin inkrdr. Muhakkak ki klasik matematikilerin en zeki ve cesurlar olan Eudoxus, Apollorius ve Arimed, bata kaideler ve dairelerle, heykelci-klasik snrlara dayanarak, oluan eylerin tamamen grmeyle ilgili bir tahliline vardlar. Bu yntemlerle birlikte Arimed'in, Eratosthenes'e yazm olduu, yeni bulunan ve (benzer poligonlar / okgenler yerine) izili dikdrtgenler yoluyla parabolik blmn kareletirmesi ve benzer konularla ilgili, mektubunda aklanan tkenme yntemini de tasnif etmeli. Efltun'un baz geometrik fikirleri zerine kurulmu bu yntemlerin ar karkl ve incelii, yzeyde benzetmelere ramen, onu Pascal'dan ne byk farklarn ayrdn gsterir. Riemann'n kesinlik (entegral) fikri bir yana, bugnn szm ona kareletirme denilenlerle bu fikirler arasnda daha keskin ayrlklar olabilir mi? Ad bile artk ansz bir kalntdan baka bir ey deildir, "yzey" bir snrlama greviyle belirtilir, resimleme ise ortadan kalkmtr. Baka hibir noktada iki matematik akl birbirine bu derece yaknlamamt ve gene baka hibir yerde, kendilerini bylece ifade eden, bu iki ruh arasndaki uurumun almaz olduu daha aka belirtilmedi. Saylar lmlln timsalidir. Yerlemi ekiller hayatn inkrdr, formller ve kanunlar tabiatn yzn sertletirir, saylar lm yaratr ve kinci Faust'un "analar", kralielere yakan bir tavr ve ie kapanklkla, tahta otururlar. "Snrlanmam grntnn krallnda. ...oluum, deiim. Ebed akln ebed oyunu Yaratltaki hereyin benzerleriyle Daima ve daima dnp durmakta." Goethe, bu son srlarn kehanetinde, Efltun'a ok yaklar. nk onun eriilmez Analar' Efltun'un Fikirler'idir. Bir ruhaniliin imknlar, bu ruhanilik tarafndan dzenlenen ve kararlatra-

lan bir dnyada faal ve amal kltr, sanat, dnce, dzen ve din olarak biimlenen domam ekiller. Bylece bir kltrn say kavram ile dnya fikri birbiriyle ilgilidir ve bu iliki sayesinde birincisi basit bilgi ve tecrbeyi aar ve evrenin bir gr olur, bylece stn kltrler kadar matematikler -veya say dnyas- bulunur. En byk matematik dnrlerinin, saylar alannn yaratc sanatlarnn, eitli kltrlerinin kesin matematik bulularna derin bir din sezgi vastasyla vardklarn, ancak gerekli bir ey olarak, bylece anlayabiliriz. Klasik, opollinian sayya -bir din nazariye- Pisagor'un eseri gzyle bakmalyz. Yce Brixen Piskoposu Nicolaus Cusanus'u (1450'lerde) Tanr'nn tabiattaki sonsuzluu fikrinden sonsuz kk (enfinitezimal) hesabnn unsurlarna kadar gtren bir igdyd. ki yzyl sonra bu hesabn yntemlerini ve notlarn kesinlikle tayin eden Leibniz bile -ihtimal katksz ve bamsz uzayn en mlhem yorumlarndan biri olan- analysis situs (tahlil merkezi) kavramn anlamak ve gelitirmekte ilh prensiple sonsuz genileme arasndaki iliki konusunda tamamen metafizik kavramlara dayanmaktr. kisi de titiz bir din mizaca sahip olan Kepler ve Newton, Efltun gibi, ilh dnya dzeninin zne saylarn sayesinde sezgiyle yaklaabildiklerine emindiler ve emin kalmlard. Daima sylendii gibi, klasik aritmetik, aslnda cebiri (snrsz byklkler ilm) yaratmayan fakat bildiimiz klasik matematiin erevesi dahilinde ifade eden, Diophantus (M.S. 250) tarafndan ilk defa mna bandan kurtarld, geniletildi ve uzatld bu birdenbire olduundan onun zerinde alt, nceden mevcut bir fikir stoku varolduunu farzetmek zorunda kalmaktayz-. Fakat bunun neticesi klasik dnya duygusunun zenginlemesi deil, bu duygu zerinde kazanlan tanvbir zaferdir, Diophantus'ta, binasn kurmaya alt klasik temellere kar kendi z dmanlndan uursuz olsa bile, klidvri niyetinin yzeyi altnda benim "magian" diye adlandrdm yeni bir duygu snr ortaya kar. Saynn ycelik olarak kavramn geniletmemi fakat (dnmeden) yok etmitir. Hi bir Yunanlya tanmsz bir "a" says veya vasfsz bir

ARtSTARKUS, DOFANTUS VE "MAGtAN" MATEMATNE GRE DNYA

3 says herhangi bir ey ifade edemezdi -nk bunlar ne ycelik ne de izgidir-. Diophantos'ta say artk plastik eylerin ls ve z olmaktan kmtr. Dophantos henz sfr ve olumsuz saylar bilmiyor dorudur, fakat Pisagor saylarn da bilmekten vazgemitir. Ve say konusundaki bu Arap kararszl, srasnda, sonraki Bat matematiklerin kontroll deikenliinden, yani fonksiyon'un deikenliinden, olduka ayr bir eydir. Ayrntlarndan habersiz olduumuz halde evresini grebildiimiz magan matematii, hi phesiz bir balang noktas olmayan Dophanos sayesinde cesaret ve mantkla ilerleyerek EI-Harizm ve El-Sidzshi'de takdir ettiimiz gibi, Abbasler devrinde (IX yzyl) zirvesine eriti.

FONKSIYON OLARAK BAT MATEMATII


Geometri'si 1637'de yaymlanan Descartes'n kesin hareketi (her zaman sylendii gibi) geleneksel geometri alanndaki yeni bir metod veya fikrin tantlmasnda deil, yeni bir say fikrinin kesin kavrammdadr. Bu kavram geometrinin, optik adan gerekletirilebilen yaplara ve genel olarak llm ve llebilen izgilere kle olmaktan, kurtulmasnda ifade edilmitir. Bununla sonsuzun tahlili bir gerek olmutur. Somut izgi ve dzlemlerin -klasik snr duygusunun belirgin zellikleri- hiss unsurlar yerine, o zamandan sonra sralanm katksz bir say grubu saylan soyut, uzaysal, klasik olmayan nokta ortaya kmtr. Klasik metinlerden ve Arap geleneklerinden elde edilen ycelik ve alglanabilen boyut fikri yokedildi ve yerine uzaydaki durumlar arasndaki deiken iliki deerleri alnd. Bunun, sonradan klasik gelenein arkasnda sahte bir hayat sren, geometrinin zel itimasna malolaca genellikle anlalmad. Geometri kelimesi geniletilmesi imknsz bir apollonian mna tamaktadr ve Descartes'n andan beri "yeni geometri" denilen ey ksmen boyutlu (ok noktal) olmas gerekmeyen, bir uzaydaki noktalarn durumu zerindeki sentetik almalar ve ksmen saylarn uzaydaki noktalarn durumlaryla tanmland tahlilden meydana gelmitir. Uzunluklarn durumlarla yer deitirilmesi artk madd olmayp tamamyla uzaysal olan bir yaylma kavramna varmaktadr. Bize miras kalan, optik adan snrl geometrinin yok edilmesindeki en ak misali bence -Hint mate-

matiinde, akllarmzn glkle kavrayabilecei bir mnada, say saylan- keli fonksiyonlarn devr fonksiyonlara dnlmesi ve bylece, klid'in ekillerinden hibir iz kalmakszn, sonsuz bir say alanna geip dizi haline gelmeleridir. Bu alann btn ksmlarnda daire says n ve Napier temeli , geometri, trigonometri ve cebir gibi btn eski ayrmlar -ki bunlar yaradl olarak ne aritmetie ne de geometriye uygun dmektedir, kald ki hi kimse artk gerekten daire izmeyi veya kuvvetler yaratmay hayal etmiyorsilen her eit ilikiyi meydana getirmektedir. Klasik ruhun Pisagor'un kiiliinde kendine uygun apollinian sayy, llebilen ycelii, kefettii an'a kesinlikle tekabl eden zamanda (yaklak olarak 540'larda), Bat ruhu Descartes ve neslinin kiiliklerinde (Pascal, Fermat, Desargues) sonsuza doru tutkulu bir Fausta eilimin eseri olan bir say kavramn kefetti. Nesnelerin madd varlnda mevcut ve "saf ycelik" olan say "saf iliki" olan saylara paraleldir. Eer biz klasik dnyay, kozmosu (evreni), gzle grlen snrlarn derin gerei zerine kurulmu ve buna uygun maddi nesnelerin toplamndan meydana gelmi olarak tarif edebilirsek, o halde dnya grntmzn, grlen nesnelerin alak bir dzenin, snrszn karsnda snrl olan, gerekleri gibi grndkleri sonsuz bir uzayn gereklemesi olduunu syleyebiliriz. Bat'nn timsali baka hibir kltrn ima bile etmedii bir fikirdir: fonksiyon fikri. Fonksiyon, nceden mevcut say fikrinin geniletilmesinden baka hereydir, bu fikirden tamamen kurtulmaktr. Sadece klid geometrisi deil (ve onunla beraber gnlk tecrbeye dayanan ocuklarn ve olaan insann basit geometrisi), Arimed aritmetii de Bat Avrupa'nn gerekten nemli matematii iin bir deer tamaktayd. Bundan byle sadece soyut tahlilden ibaret kald. Balangta bir dizi arpmay (eit byklklerin neticesi) sayca gsteren kuvvet bile, s'l fikir (logaritma) ve karmak (kompleks), olumsuz ve kesirli ekillerdeki kullanyla, ycelikle olan btn balantlarndan syrlp, alan ve hacmi temsil eden sadece iki olumlu tam say kuvvetlerini bilen, Yunanllarn erime-

yi baaramadklar, akn (mtel) bir ilikili dnyaya nakledilmitir. Mesel, 71 e " x , Vx, a , i gibi ifadeleri dnn. Rnesans'tan itibaren birbirlerini hzla takip eden mnal keiflerin her biri -1550'den beri Cardanus tarafndan tantlan hayal ve karmak saylar; 1660'da Newton'un byk kefini tekil eden iki terimli teorem ile nazar olarak kurulan sonsuz diziler; Leibniz'in kesin btn, munfasl geometri; Descartes tarafndan bile sezinlenen yeni bir say birimi olarak toplam; genel btnler gibi yeni ilemler; fonksiyonlarn diziler haline, hatta baka fonksiyonlarn sonsuz dizilerine kadar genilemesi, iimizde ok tutulan ve hislere hitap eden say hissine kar bir zaferdir; yeni matematiin yeni dnya hissini gerekletirmek iin kazanmas gereken bir zafer. Tarihte, imdiye kadar, bir kltrn ok nceden ortadan kalkm olan baka bir kltre ilim konularnda bizim klasik kltre gsterdiimiz ylesine bir sayg ve itaat misali grlmemitir. Kendi dncelerimizi dnmeye cesaret bulmamz ok sonra olmutur. Fakat klasik rekabet etmek istei daima mevcut olduu halde, bu teebbste attmz her adm aslnda bizi hayal edilen idealden daha uzaa gtrd. Bat bilgisi tarihi, bylece, klasik dnceden ilerleyici bir kurtulutur. Aslnda arzu edilmemi, fakat uuraltnn derinlikleri tarafndan zorlanm bir kurtulu. Ve bylece yeni matematiin gelimesi, ycelik mefhumuna kar yaplan uzun, gizli ve nihayet muzaffer bir savatan meydana gelmitir. Matematiklerin bugnk iaret dili onun gerek muhtevasn bozar. Bu eilim yzndendir ki, bugn bile, ycelik olarak say inanc matematikiler arasnda hkm srmektedir, nk btn yazl kaytlarmzn temeli bu deil midir? Fakat yeni sayy tekil eden fonksiyonlar ifade etmeye yarayan ayr ayr iaretler (mesel, x,n,5) deil, fakat bir unsur, gzle tarif edilemeyen, deiebilir bir

iliki, bir birim olarak fonksiyonun kendisidir; ve bu yeni say klasik etkileri tamamen nemsenmeden meydana getirilen yeni bir iaretlemeyi gerektirmeliydi. iki denklem (iki ayr ey iin eer ayn kelime kullanlabilire) arasndaki fark dnn: 3x+4x=5x ve Xn+Yn=Zn (Fermat'n teoreminin denklemi). Birincisi eitli klasik saylardan -yani yceliklerden- meydana geliyor; ikincisi ise, klid-Arimed geleneine gre, birinciyle ayn ekilde yazlarak gizlenen deiik tarzda bir saydr. Birinci misalde (=) iareti belirli ve dokunulabilir ycelikler arasnda kat bir balant kurar; fakat ikincisinde deiken bir grnt alanndaki mevcut ilikinin belirli deiimlerden baka deiimlerin mecburen meydana getirdiini aklar. Birinci deklemde ama l yoluyla somut bir yceliin belirlenmesidir, yani bir "netice"dir. ikincisinde, genel olarak, netice yoktur; bu sadece bir ilikinin grnts ve iaretidir, N>2 (nl Fermat problemidir bu) ihtimal tamsaylar konu d ettiinden. Yunanl bir matematiki iin "yerine getirebilir" cinsinden olmayan, byle bir ilemin amacn anlamak imknsz olurdu. Aslnda, esasen anti-hellenistik olan gayri aklilik fikri ortaya atldnda, somut ve kesin say fikrinin temelleri ker. Bundan byle, bu eit saylarn dizileri plastik cisimlemesi mmkn olup gzle grlen, giderek artan, ketum bir say dizisi deil, her "kesim"in (Dedekind'in mnasnda) bir sayy temsil ettii tek boyutlu bir devamllktr (continuum). Byle bir saynn klasik sayyla uzlatrlmas zordur nk klasik matematik 1 ile 3 arasnda sadece bir say olduunu bilirken, Bat iin byle saylarn tamam sonsuz bir toplamdr. Fakat daha da ileri giderek hayal ( V l = i ) ve nihayet bileik (kompleks) saylar (genel ekli a+bi) araya katarsak izgisel devamllk bir say gvdesinin olduka stn mtel ekline geniletilir; yani "kesim"in, daha dk "kuvvet"li (mesel, btn gerek saylar) sonsuz bir say toplamn ihtiva eden bir say yzeyinin yerini ald, klasik ve popler mnadaki saynn en kk bir izi bile kalmad, homojen unsurlar toplamnn muhtevas. Ca-

uchy ve Gauss'tan beri fonksiyonlar kuramnda nemli bir rol oynayan bu say yzeyleri saf dnce grntleridir. Olumlu baklan say bile (mesel V2) klasik dnce tarafndan olumsuz bir tarzda kavranabilirdi. Fakat x+y eklinin ifadeleri klasik dncenin kavrama imknlarnn dnda kalrken, dier taraftan matematiksel kanunlarn, bu kanunlarn geerli olduklar bileik saylarn btn alan zerine genileterek Bat matematiini en sonunda btn katkszl ve birlii iinde sergileyen fonksiyon kuramn kurduk. Bu noktaya varlmadan bu matematik bizim dinamik Bat fiziimizin paralel dnyasnda meyve vermek iin serbeste getirilemezdi, nk klasik matematik kiisel nesnelerden meydana gelen kendi stereometrik dnyasna ve Lsipus'tan Arimed'e kadar gelitirilen statik mekaniine tpatp uygundu. Barok matematiin -lyonlularn kart- en parlak dnemi zel olarak XVIII. yzylda yerini alr, Newton ve Leibniz'in kesin keiflerinden Euler, Lagrange, Laplace, D'Alembert yoluyla Gauss'a kadar uzanr. Bu byk keif bir kere kanatlannca ykselii mucizev oldu. insanlar hislerine inanmaya cesaret edemediler, incelenmi phecilik a, grnte imknsz olan gereklerin birbiri ardndan ortaya kmasna ahit olmutur. Deiebilen katsay kuram ile ilgili olarak D'Alembert: "ilerle, inan sana gelecektir" demek zorunda kalmtr. Mantn kendisi bile sanki itirazlar ileri sryor, temellerin yanlln ispat ediyordu. Fakat amaca eriilmiti. Bu yzyl soyut ve madd olmayan dncenin bir karnaval idi, tahlilin byk ustalar ve onlarla birlikte Bach, Gluck, Haydn ve Mozart -nadir ve derin zeklardan oluan kk bir grup- Goethe ve Kant'n dnda kaldklar en incelmi bulular ve mtalaalarla iinde elenmilerdir. Muhteva noktasnda bu a iyonik'in en olgun yzylnn paralelindedir. Eudoxus ve Archytas'n (440-350), Fidyas, Polikletus, Alkamenos ve -klasik matematik ve heykelciliin ekil dnyas imknlarnn btn doluluunu sergiledii ve bylece sona erdii- Akropolis yaplarnn yzyldr.

DEHET VE ZLEM
ilkel bir insanln, tpk bir ocuk gibi (benliin douu olan derun tecrbenin bir paras olarak) say kavramn ve benlii ile ilgili d dnya y kendiliinden elde ettiini daha nce grdk, ilkelin akn gz dzenli uzantnn domakta olan dnyasn kavradnda, manal olann basit izlenimlerin amurlar arasnda geni ana hatlarla ortaya ktnda ve d dnyann ona uygun i dnyasndan kesin olarak ayrldnda, uyanan hayatna bir yn ve ekil verdiinde, aniden yalnzlnn uuruna varan ruhun iinde zlenm (sehnsucht) kkl duygusu ykselir. "01umak" amacna ulamaya zorlayan, her i imknn tamamlamasna ve gereklemesine sebep olan, kiisel varlk fikrini aklayan budur. Deimez bir yn duygusu olarak uurluluun iine aklkla gitgide yerleen ve ni, hayet olgun ruhun karsnda, acayip, kandrc, zlmez zamann bilmecesi olarak dikilen ocuun zlemidir. Birden "gemi" ve "gelecek" kelimeleri kaderci bir mna kazanmlardr. Fakat i hayatn mutluluundan doan bu zlem ayn zamanda, her ruhun derin znde, bir dehettir. Btn olumak iinde son bulduu bir olumu olmaya doru ilerledii gibi, olumann ilk duygusu -zlem- olumu olmann ilk duygusuna, dehete, varr. imdiki zamanda bir szp gitme duyarz, gemi ise bir geii ifade eder. Kesinin, varlann, son olann karsndaki ebed dehetimizin; lmllk korkusu, lmn doum gibi bir snr olduu oluan olarak dnyann kendisine kar korkusu; mmkn olann

gerekletii, hayatn iten tamamland ve uurun bir ama olduu andan dehetimizin temeli buradadr. Bu stn insan, inan sahibi olan, airi, sanaty tedirgin eden, hissedilen olaylarnn perdesi arkasnda afakta grlen tehdit edici yabanc kuvvetler karsnda sonsuzcasna yalnz brakan ocuun dnya korkusudur. Btn "olumak"ta mevcut olan yn unsuru dahi amansz ve tersine evrilmez ekilde yabanc ve dman bir ey olduundan hissedilir; ve insann anlama arzusu, bir ismin bys araclyla, daima anlalamazla uzlamaya aba gsterir. Gelecein gemie evrilmesi, anlayn dnda kalr. Bylece zamann, uzaya olan ayrlyla, hibir cidd insann kendini tamamen koruyamayaca garip, artc, kasvetli bir belirsizlii vardr. Bu dnya korkusu muhakkak ki btn ilkel duygularn en yaratc olandr, insan buna sadece uurlu i hayatnn deil, ayn zamanda bu hayat aksettiren, sonsuzca deiken d kltrn en olgun ve en derin ekil ve grntlerini borludur. Her kulan alglayamad gizli bir melodi gibi her gerek sanat eserinin, her ie dnk felsefenin, her nemli baarnn ekli dilinden geer; ve bu mnada onu hissedebilenlerin says ok az olmasna ramen, byk matematik meselelerinin kknde yatar. Sadece sonbaharlarna varm ehirlerin -Hammurabi'nin Babil'i, Batlamyus'un iskenderiye'si, mslman Badat, bugnn Paris ve Berlin'i- ruhen lm insan, katksz aydn kii, safsatac, ihsasiyyeci, Darwinci onu kaybeder veya yabanc olanla kendisi arasna gizlilikten yoksun bir "ilm dnya gr"n kurarak ondan kanmay baarabilir. zlem kendini "zaman" kelimesi ile gsterilmekten ziyade ihtiva edilen, binlerce artc belirtilere sahip o tutulmas imknsz eye baland gibi dier ilkel duygu, dehet ifadesini yaylmann anlalabilen, zetlenebilen aydn timsallerinde bulur; bylece her kltrn (her biri kendi zel yolundan) zaman ve uzay, yn ve yaylma -bunlarn ilkeleri, tpk olumann olmu olmaktan nce gelmesi gibi, sonrakilerinin altn izer- arasndaki kartln farknda olduunu

anlarz. Dehet olan, dehetin altn izen zlemdir, tersi asla olmaz. Biri zekya bal deil, dieri ise onun hizmetkardr. Birinin rol sadece tecrbe etmektir, dierininki ise sadece bilmektir (Almanca'da erlebben, erkennen). Hristiyanlk dilinde, iki dnya duygusunun arasndaki ztlk "Tanr'dan kork ve O'nu sev" sz ile ifade edilmitir. Btn ilkel insanolunun ruhunda, tpk ilk ocukluk anda olduu gibi, uzay iinde ve uzay yoluyla kendilerini amansz bir ekilde belirten yaylma dnyasnn yabanc gleriyle uraacak areler bulmaya iten bir ey vardr. Bu savunmann en esnek ve ayn zamanda en gl yolu sebepli ve sistemli bilgidir, etiket ve say ile snrlandrmadr. Dnya korkusu ancak aydn bir ekil dilinin, bilinmeyenin iinde esir edilip anlalr hale getirildii, tuntan damarlar yaratt zaman susturulur. Btn byk kltrler iin geerli olan tek yntem -ruhun kendini gerekletirmek iin bildii tek yol- yaylmann, uzayn veya nesnelerin sembolletirilmesidir. Bunu benzer tarzda Newton'un fiziini kaplayan mutlak uzay kavramnda; gotik katedrallerin i ksmlarnda ve Marip camilerinde; Rembrant'n tablolarnn atmosferik sonsuzluunda ve Beethoven'in drtlklerindeki karanlk eda dnyasnda; klid'in muntazam polihedronlarnda (okyzllerinde), Partenon'un heykelleri ve eski Msr'n ehramlarnda; Buddha'nn Nirvana'snda, Sesostris, I. Jstinyen ve XIV. Louis'nin zamanndaki saray detlerinde; Eskilus, Plotinus ve Dante'nin Tanr fikrinde ve ada tekniin dnyay saran feza enerjisinde buluruz.

GEOMETRI VE ARITMETIK
Klasik dnyada her eit verici hareket, grdmz gibi, "oluma"nn mevcut, grlr, llr ve saylabilir olduu mddete, dzenlenmesiydi. Buna karlk batl, gotik, biim duygusu hr, iradeli, uzun mesafelidir, setii iaret ise saf, hissedilmeyen, snrsz uzaydr. Bizim iin varl tartlmaz olan sonsuz uzaydan meydana gelen evren klasik insan iin mevcut deildir. Bunun insana tantlmas bile imknszdr. Gerek udur ki, fizik ilmmizin sonsuz uzay zmnen kabul edilen ok saydaki ve ok kark ruhumuzun sureti ve ifadesi olarak meydana gelen ve sadece bizimki gibi uyank bir hayat iin gerek, gerekli ve tabi unsurlardan meydana gelen bir ekildir. Basit mefhumlar daima en zor olanlardr. Descartes'tan itibaren btn matematiimiz bu byk ve tamamen din semboln nazar aklamasna adanmtr. Klasik matematik ve fizik ilimlerinde bu kelimenin (simge'nin) kapsam sadece bilinmeyendir. Burada da, Yunan edebiyatndan miras kalm olan ve bugn kullanlan klasik isimler gerekleri rtmtr. Geometri lme sanat, aritmetik numaralama sanat mnasna gelir. Bat'nn matematii bu iki tarif ekliyle artk btn ilikilerini koparmtr, fakat kendi unsurlar iin yeni isimler bulamamtr nk "tahlil" kelimesi kanlmaz bir ekilde yetersizdir. Klasik matematiin balangc ve sonu ferd cisimlerin ve bunlara ait snr yzeylerinin zelliklerine deer vermektir; bylece do-

layl olarak, konik kesitleri ve yksek kavisleri kapsamaktadr. Buna karlk biz sadece grlmeyen, llmeyen ve henz adlandrlmam, fakat bir kaynak merkezini tekil eden noktann soyut uzay unsurunu biliyoruz. Yunanllar iin llebilen bir kenar olan izgi bizim iin noktalarn sonsuz devamlldr. Leibniz, sonsuz derecede kk (enfinitezimal) prensibini aklarken, dz izgiyi ve noktay, ap sonsuzcasna byk veya kk olan bir dairenin, iki snr durumu olarak gsterir. Fakat Yunanl iin daire bir dz yzey'dir ve onu ilgilendiren mesele de mtenasip duruma getirmekti. Bylece klasik zek iin dairenin kareletirilmesi snrl olann en byk meselesidir. Ona gre dnya eklinin en derin meselesi, yceliklerini deitirmeden, kavisli izgilerle snrlanm yzeyleri dikdrtgenlere evirmek ve mtenasip duruma getirmekti. Dier taraftan bizim iin, hibir geometrik grnty gz nne almadan, n saysn cebir yoluyla ifade etmek, zel deil de belli bir alkanlk olmutur. Klasik matematiki sadece grdn ve kavradn bilir. Dncenin alan olan, kesin ve tarif edilebilen grnrlk sona erdii yerde ilmi de sona erer. Bat matematikisi ise, klasik zararlarn engellerinden silkinebildii an, geometri dedii eyin alelde yardmdan daima yoksun kald ve genel olarak kalmas gerektii, n (artk 3 deil) boyutlarnn sonsuz saydaki "eitlerinin" tamamen soyut blgesine girer. (Pisagorcular tarafndan kullanlan ekilli iaretler bilgi vericidir. Say dizilerinin esas maddesi ulan I says ayn zamanda ana rahminin timsaliydi. lk gerek say olan ve l'/' iftleyen 2 bu yzden erkek prensibine tekabl ediyordu. Nihayet kutsal 3, ilk iki saynn birlemesi, retme yoluyla oalma olayn -klasik insann ycelii arttrmak iin tand tek iki sre olan toplama ve arpmadaki erotik telkin- temsil ediyordu). Bylece kanlmaz olarak klasik a tedricen kn kltr oluyor. Apollinian ruh, grlebilen snrlar prensibi yoluyla, oluanlarn anlamn bir yere balamay denemitir; yasa da hemen

mevcut ve en yakn yabanc zerinde toplanmt. ok uzakta olan, grnmeyen, bu yzden "orada yoktu". Yunan dilinin -bu dil olaynn gl sembolikliini tekrar ve tekrar belirteceiz- uzay iin bir kelimeye sahip olmad gibi, Yunanlnn kendisi de bizim manzara, ufuk, d bak, mesafe, bulut ve byk bir milleti saran geni anavatan fikrinden mahsurdu. Bir bakta kavranabilen klasik tapnak birinci snf mimar ekillerin en kdr. Archytas'tan klid'e kadar klasik geometri -hl basks altnda bulunan bugnn okul geometrisi gibi- kk, kullanl ekil ve cisimlerle ilgilenmi ve bu sebeple, birok durumlarda klid'in geometrisine bal olmayan, astronomik boyutlu ekilleri kurmakla ortaya kan glklerden habersiz kalmtr. Aksi halde kurnaz Yunan ruhu klid'e ait olmayan geometrinin meseleleri konusunda bir mefhuma muhakkak varrd. nk, phecilii itiraza yol aan, fakat yine de herhangi bir ekilde aydnlatlmayan, nl "paralel" aksiyomunun tenkiti onu kesin kefin gerekten ok yaknna getirmitir. Klasik zeknn, kendisini kk ve yaknn incelenmesine hi soru sormadan adad ve bununla snrlad gibi, bizimki de kendini sonsuza ve grlebilenin tesine adam ve snrlamtr. Bat'nn kendince bulduu ve bakalarndan dn ald btn matematik fikirler, otomatik olarak sonsuz derecede kn ekil diline balanmtr bu ada tefrik hesap kefinden ok nce. Arap cebiri, Hint trigonometrisi klasik mekanik tahlile kendiliinden dahil edilmitir. Bir dereceye kadar geometri cebirsel ve cebir geometrik olarak ele alnabilir; yani, gz ya kapanr ya da hkmetmesine izin verilir. Biz birinci kk. Yunanllar ise ikincisini seerler. Helezonlar konusundaki ok gzel uygulamasnda Arimed, Leibniz'in kesin tam say ynteminde temel olan baz genel gereklere deinir; fakat ilemleri, yzeyde ada grnlerine ramen, stereometrik prensiplere baldr. Benzer bir durumda, bir Hint matematikisi tabii olarak trigonometrik bir forml bulurdu. Klasik ve batl saylar arasndaki temel tezattan, bu say dnyalarnn her birinde unsurlar aras ilikide eit bir kesin fark orta-

BATININ K GEOMETRI VE ARITMETIK

ya kar. Yceliklerin balantsna orant diyoruz, ilikilerinki ise fonksiyon kavramna dahildir. Bu iki kelimenin mnas sadece matematiklere gre snrlanmamtr; heykeltralk ile mzik gibi mttefik sanatlarda da byk nem tarlar. Bir tek heykelin ksm dzenlenmesindeki orantnn rol bir yana, heykel, kabartma ve fresk gibi tipik klasik sanat ekilleri lde bytmeler ve kltmeler kabul eder. Mzikte ise bu kelimelerin hibir mnas yoktur. Aksine fonksiyon alannda kesin nemlilik tayan gruplarn deiimi fikridir; ve mzisyen ada beste nazariyesinde buna benzer fikirlerin esasl bir rol oynadn kolaylkla kabul edecektir. XVIII. Yzyln en zarif orkestra ekillerinden biri olan tema con variazioni(tema ve eitlemeler)i ima etmem yerinde olur. Btn orantlar unsurlarn sabitliini, deimeler ise deikenliini kabul eder. Mesel, klid'in, ispat aslnda 1:1 oranna dayanan uygunluk teoremiyle, onun al fonksiyonlarla yaplan ada tahlilini (dedksiyon) karlatrn. Klasik matematiin alfa ve omega's yapdr (geni mnada ilk matematii ihtiva eder), yani grel olarak mevcut tek bir cismin retilmesidir. Her yap grn dorular, her ilem ise onu inkr eder, nk biri optik olarak verileni zmler, dieri ise eritir. Bylece iki matematik cinsi arasnda mevcut baka bir karta rastlarz; kk eylerin klasik matematii somut ferd misal ile urar ve her zaman iin geerli bir yap yaratr; sonsuzun matematii ise biim imknlarnn btn snflarn ele alr, fonksiyon, ilem, denklem, kavis gruplar gibi ve bunu yaparak bunlarn verebilecekleri neticelere deil de seyirlerine bakar. Bylece son iki yzyl iinde -bugnn matematikileri bu gerei kavrayamadklar halde- bir btn olarak ada matematiklerin gerek mnas gibi hakl olarak saydmz, matematik ilemlerinin genel morfolojisi fikri bymtr. leride daha da ak olarak kavrayacamz gibi btn bunlar Bat zeksnda bulunan, faustian ruh ve kltrne uygun ve baka hibir kltrde mevcut olmayan genel bir temayln tezahrlerin-

den biridir. Matematiimizi megul eden ve nasl dairenin kareletirilmesi Yunanllarn meselesi ise, "bizim" saylan meselelerin byk bir ksm da -mesel, sonsuz dizilerde bir noktada birlemenin aratrlmas (Cauchy) ve eliptik ve cebirsel tam saylarn kat-devirli (multiple-periodique) fonksiyonlarla evrilmesi (Abel, Gauss), basit ve kesin miktar neticeler iin didinen eskilere, ihtimal, olduka anlalmaz bir ustalk sergilenmesi gibi grnecekti. Ve gerekten bugn bile popler akl onlara bu gzle bakar.

KLASK SNR MESELESI VE GRNRDEN KURTULU


Bylece, nihayet, Bat say dncesinin btn muhevas faustian matematiinin tarih snr meselesi zerine merkezleir. Sonsuzun yolunu aan, Arap ve Hint dnya fikirlerindeki sonsuzluundan ok deiik olan, faustian sonsuzu bu. zel bir durumda say her ne biimde grnrse grnsn -sonsuz diziler, eriler veya fonksiyonlar- onun z snr nazariyesidir. Bu snr, dairenin kareletirilmesi ile ilgili klasik meselede grlen (ve adlandrlmayan) snrn tamamen zdddr. XVIII. Yzylda, klid'in ok tutulan nyarglar ayrmsal ilkenin gerek mnasn saklamt. Sonsuzcasna kk miktarlar fikri el altnda bulunuyordu. Fakat ne kadar ustalkla kullanlrsa kullanlsn bunda klasik dayanklln, ycelik benzeyiinin, bir izi kalmaya mahkmdu, her ne kadar klid ne onlar bilmi ne de bu ekilleriyle kabul edebilirdi. Bylece sfr, +1 ve -1 arasndaki izgisel devamllkta tam ve deimez bir saydr. Ayrmsallar sfr gibi kullanmas Euler'in ve ondan sonra gelenlerin, analitik aratrmalarnda byk bir engel idi. Ancak XIX. yzylda klasik say duygusunun bu kutsal emaneti nihayet ortadan kaldrld ve Cauchy'nin snr fikri ile ilgili kesin aklamasyla sonsuz kk hesap (calcul infinitesimal) mantken salamlatrld. Sadece "sonsuzcasna kk miktar"dan "mmkn olan her tam yceliin en alt smr"na varan aydn adm sfrdan baka tayin edilebilen her saynn altnda sallanan deiken say kavramn ortaya

karmtr. Bu eit bir say herhangi bir ycelik zelliini tamamaktadr: nazariyenin sunduu snr artk yaklatrma deil, yaklatrmdr, srecin, ilemin ta kendisidir. Bir durum deil, bir ilikidir. Geometrinin grnrden ve cebirin ycelik mefhumundan kurtulmalar ve her ikisinin, izme ve saymann btn basit snrlamalarnn tesinde, fonksiyon nazariyesinin byk yapsnda birlemeleri, Bat say dncesinin byk yapsnda birlemeleri, Bat say dncesinin byk ilerlemesi olmutur. Klasik matematiin sabit says deikenin iinde erimitir. Geometri analitik oluyor ve somut ekileri eritiyor, kat geometrik deerlerin elde edildii matematik cisimlerin yerine, neticede duyularn sayesinde mevcut olaylarda hibir uygulamas olmayan, soyut uzay ilikileri koyuyor. nce klid'in optik ekilleri yerine, keyfi olarak seilen bir "mene"nin koordinat sistemiyle badaan, geometrik yerler (loci) koydu ve geometrik cismin postulat olarak (mevzua) mevcut olma tarafszln, ilem esnasnda (lme deil de eitleme ilemidir bu) seilen koordinat sisteminin deitirilmemesi artna balad. Fakat bu koordinatlar hemen, uzay unsurlar saylan noktalarn durumunu tayin etmeye yarayan deil de, temsil eden ve yerine geen saf ve basit deerler gzyle bakld. Oluanlarn snr olan say eskisi gibi bir ekil ile deil de sembolik olarak bir denklemle temsil edildi. Geometri, mnasn deitirdi; koordinat sistemi, bir resimlendirme olarak, yok oldu ve nokta tamamen soyut bir say grubu haline geldi. Bizim matematiimiz, zamanla, yle bir noktaya varmak zorunda kald ki sadece sun geometrik ekillerin snrlar deil de grnenin snrlar ile nazariye ve ruh tarafndan i imknlarn ak ifadesine -baka bir deyile, ideal mtel yaylmann an alglanma snrlaryla temelden att nokta- konulan gerek snrlar, engeller gibi hissedildi. Grdmz gibi, matematiksel "mutlak" uzay kesin olarak klasik deil. Ve balangtan beri, her ne kadar Yunan geleneklerine olan sayglar yznden, matematikiler bu gerei incelemekten korktularsa da, gnlk tecrbenin ve allm resmin

KLASK SINIR MESELES VE GRNRDEN KURTULU

BATININ K

belirsiz geniliinden, Kant'n pheli olmayan ve kesin bir kavram grnen a priori (tecrbeden nce) uzayndan deiik bir ey idi. Saf bir soyutlamadr o, ehev ifade tarzlarndan gittike daha az tatmin olan ve sonunda onlar bir kenara iten bir ruhun ideal ve tamamlanmayan bir postulat (mevzua), t gz uyanmtr. Bylece, ilk defa olarak, derin dnenler, btn alarn basit kiilerinin gerek ve tek geometrisi olan klid geometrisinin daha yksek bir adan bakldnda, Gauss'tan beri baka ve tamamyla alglanamayan geometrilerle ispatlanmas imknsz, bir varsaym(hipotez)dan baka bir ey olmadn farketmek zorunda kaldlar. Bu geometrinin tehlikeli teklifi, klid'in paraleller aksiyomu, yerine baka bir iddia koyma serbestliine sahip olduumuz bir iddia'dr. Gerektan iddia edebiliriz ki: verilen bir noktaya gre hibir paralel veya iki veya birok paralel verilen dz bir izgiye izilemez. Btn bu iddialar, fizikte ve hatta astronomide kullanlabilen ve baz durumlarda klid'in iddialarndan tercih edilebilen, tamamyla kusursuz boyutlu bir geometriye ulaabilir. Yaylmann snrsz (Riemann ve eri uzay nazariyesinden sonra snrszlk sonsuzluktan ayrlmaldr) olduuna dair basit aksiyom bile btn an alglamann esas karakterini yalanlar nk ikincisi hafif dayanklklarn mevcudiyetine baldr ve bu yzden madd snrlar vardr. Fakat tamamyla yeni bir mnada optik tarifin imknlarn aan soyut snrlandrma prensipleri de hayal edilebilir. Derin dnr iin Descartes'n geometrisinde bile, say sembollemesinin gereksiz bir kstlamas gibi grnen, tatbik uzayn boyutunun tesine varma temayl mevcut olmaktadr. Ve her ne kadar yaklak olarak 1800'lerde ok boyutlu uzay mefhumu (ne yazk ki daha iyi bir kelime bulunmamtr) daha geni temellere dayanan tahlile imkn vermise de, ilk gerek adm glerin -aslnda logaritmalarn- duyularla kavranan yzey ve katlarla olan asl ilikilerinden syrld ve akl d karmak gerekelerle, kusursuz genel iliki deerleri gibi fonksiyon alan dahilinde getirildii anlatlmtr. Matematik dnceden bir eyler anlayan herkes tara-

fndan itiraf edilecektir ki biz tabi maksimum (azam) olarak a 3 kavramndan a n kavramna dorudan doruya getiimizde boyutlu uzayn kaytsz artsz gereklilii ortadan kalkmtr. Bir kere uzay unsuru veya nokta, gze hitap etmenin son srarl kutsal emanetini kaybedince ve koordinat izgiler de bir kesit olarak gze temsil edilme yerine bamsz say grubu olarak tarif edilince, artk say 3' genel say "n" ile deitirmeye bal hibir itiraz olamazd. Boyut mefhumu temelinden deiti. Mesele artk bir noktann zelliklerini, grnr bir sistemdeki durumuna bakarak, metre ile ilgili bir ekilde ele almak deil, fakat bir say grubunun tamamyla soyut zelliklerini arzu ettiimiz herhangi bir boyutla temsil etmekti. Bamsz ekilde dzenlenen "n" unsurlardan meydana gelen say grubu noktann bir grntsdr ve nokta diye adlandrlr. Ayn ekilde, buradan hareket ederek mantkla varlan bir denklem, dzey diye adlandrlr ve bir dzeyin grntsdr. Ve n boyutlu btn noktalarn toplam bir n-boyutlu uzay diye adlandrlr. Her trl ihsasiyeden uzak bu stn uzay dnyalarnda, incelenmesi tahlilin grevi olan ve deney fiziinin verileriyle devaml bir uyuma halinde olan, ilikiler bulunur. Bu daha stn dereceli uzay, Bat aklnn zelliini tekil eden bir timsaldir. Sadece bu akl, bu ekillerdeki olumak' ve uzanty yakalamay, bu eit sahip kma veya yasaklamakla yabanc olan armay ve balamay -bilmeyi- baaryla teebbs etmitir. Say dncelerinin bu alanlarna varldnda -ve bu her insan iin deil, sadece onlara varabilenler iindir- hiperkompleks (stn derecede karmak) say sistemleri (mesel, vektr hesabnn drtlk takm) ve 00" gibi grnte mnsz timsaller gibi hayaller gerek bir eyin zelliini elde ederler. En azndan burada gerekliin sadece nefse bal bir gereklik olmad anlalmaldr. Ruh olan, fikrinin gereklemesi iin idrak ekilleriyle hibir biimde snrlandrlm deildir. Sembolik uzay dnyalarnn bu yce sezgisinden Bat matematiinin son ve kesin yarat ortaya kt: Fonksiyon nazariyesinin genilemesi ve gruplar nazariyesine varmas. Gruplar, yap ve

KLASK SINIR MESELES VE GRNRDEN KURTULU

DNYA TARIH MESELESI

dzenlemede Dedekind'in say gvdelerine benzer, bir cinsten (homojen) matematik grntlerin takm ve toplamdr - mesel, belirli bir tipteki btn deiken denklemlerin tamam-. Bunlar, hissettiimiz gibi, mensup olann i gz iin katiyetle duyulardan te olmayan, tamamen yeni saylarn dnyalardr; mesele imdi bu geni soyut ekil sistemlerinde, belirli bir ilem grubuna gre (yani, sistemin deimesi), tesir altnda kalmayan, deimezlie sahip olan baz unsurlar bulmaktr. Matematik dilinde mesele, Klein tarafndan akland gibi, udur: n-boyutlu bir ok ynl (uzay) ve bir deiim grubu verildiinde, grubun deimesiyle bozulmayan zelliklere uygun olarak ok ynlye ait ekillerin incelenmesi gerekir. Ve bu zirveyle Bat matematiimiz her i imknn bitirmi ve faustian ruhun fikrinin kopyas ve en saf ifadesi olarak kaderini tamamlam, klasik kltrn matematiinin III. yzylda kapanmas gibi gelimesini kapatmtr. Fakat bu ilimler (organik yaplar bugn bile tarih olarak incelenebilen tek ilimler) tamamen yeni bir say fikrinden domutur, birinci durumda Pisagoras'n, ikincisinde Descartes'n. Her ikisi, btn gzellikleriyle gelierek, olgunluklarna bir yzyl sonra varmlardr; ve her ikisi, yzyl boyunca gelitikten sonra, ait olduklar kltrler byk ehir medeniyeti safhasna getii anda, fikirlerinin yapsn tamamlam oldular. Bu ballamann derin mnas ileride aklanacaktr. imdilik bize yeterli olan, byk matematikilerin devrinin gemi olmasdr. Bugn vazifemiz muhafaza etmek, dzeltmek, inceltmek, semektir. Byk dinamik yaratclk yerine, hellenizmin son zamanlarnn iskenderiye matematiini belirten ayn zeki ayrnt almasdr.

FZYONOMK VE SSTEML
(nsann btn gereini ar bir uzaklktan yeniden gzden geirmek tarih alannda Kopernik'i taklit etmektir. Bat zeks, Batlamyus'un dnya sisteminden bugn geerli olana getiinde, bunu tabiat konusunda elde etmitir. Tabiat ve tarih, insann dnyay temsil etme imknlarnn kart ve u noktalardr. Bilinen ve tabiat tek ve ayn eydir. Tabiat, kanun tarafndan zorla kabul ettirilen ihtiyalarn toplamdr. Her bilinen ey zamanszdr, gemi deil, gelecek deil sadece "orada "dr ve bunun iin devaml olarak geerlidir. Hukuk ve hukuk alan anti-tarihdir. Dier taraftan, saf olumak, saf hayat tersine dntrlemez. Her olay tektir ve tekrarlanmas mmkn deildir. Olumak, sebep ve netice, kanun ve lii alannn dnda kalr. Fakat tarih, olumlu olarak ele alndnda, saf oluma deildir; oluma olu 'a stn geldii, tarihinin uyanan uurundan fkran bir grntdr. Tarihten ilm neticeler karma imkn, ele alnan konuda, sunulan "oluan" eylerin oranna dayanr. Fakat, bir varsaym (hipotez) olarak, bu oran ok kk olduu zaman, tarih hemen hemen saf "oluma"dr ve sanat alanna ait olur. Ranke, "Quentin Dunvard en iyi tarzda tarihti" demitir. lim doru ve yanl mefhumlarnn geerliliine kadar varabilir, malzemenin toplanmas, dzenlenmesi, elenmesi ile. Gerek tarih gr iin kesin kelimeler "doru" ve "yanl" deil "derin" ve "yzeyde"dr. Oluma ile olu arasnda kesin snrlar yoktur. Bunlar her eit anlayta bir-

birine eklenmi olarak mevcutturlar. Eer kii oluma ve tamamlama 'ya bakarsa tarihi yaar; olu ve tamamlamay incelerse tabiat tanr. ekil ve konum dnyay resimleyen temel unsurlardr. Tarih intiba vetiresi sezgilere ve igdlere baldr. Sadece kemiyet sebepli ekilde tarif edilebilir, cisimlerle kavranabilir ve kanun ve formllerde yakalanabilir. Bunu baardnda ilim son okunu atmtr. Buna ramen, daha dorusu, bu yzden, ada akl tabiat renimini kolay, tarih renimini ise zor bulur. Yn ve yaylma dnyann tarih ve ilm intibalarni yran balca farkllk iaretleridir. Tabiat bilgisi ve insan bilgisi; ilm tecrbe ve hayat tecrbesi vardr). Dante'nin ruh gzlerinin nnde dnyann kaderi olarak grd eye ilm usullerle ulaabilmesine imkn yoktu. Ayn ekilde Plotinus ve Giordano Bruno hayallerini aratrmalardan kartamazlard. Dnyay kavramaya yarayan her hareket, neticede, morfoloji olarak tarif edilebilir. Mekanik ve uzantl olann morfolojisi, tabiat kanunlarn ve sebepli ilikileri kefeden ve dzenleyen ilim, sistematik adn alr. Organik olann, tarih ve hayatn, yn ve kaderin iaretini tayan her ey fizyonomik diye adlandrlr. Bat'da, dnyay incelemenin sistemli usul son yzylda zirvesine varm ve amtr. Fizyonomik'in byk gnleri hl gelecektir. Bu yzyl iinde, bu toprak zerinde mmkn olabilecek btn ilimler, btn insan eylerin tek bir engin fizyonomik'in paras olacaktr. "Dnya tarihi morfolojisi" ite bu mnadadr.

ORGANIZMA OLARAK KLTRLER


(Tarihin grnen n plan, eskiden de olduu gibi, oluma'nn olutuu mddete izlenmesidir. Oluma devlet ekilleri, savalar, sanatlar, ilimler vb. bir ruhun timsalleri ve ifadesi olduklar mddete tarih gz iin grnr olur. Geici olan herey sadece bir meseldir. Geici olan bir ekil, bir organizmay izleyen bir olumann timsalidir. Kltrler organizmalardr. Eer ekillerini zersek, btn ferd kltrlerin altnda yatan ve onlarn eitli gsterilerinde akseden, ilkel kltr eklini buluruz. Byk kltrler olay 6000 yl aan stn insanlk tarihine mna ve cevher verir. Kltr btn gemi ve gelecek dnya tarihinin temel olaydr). Goethe'nin Yaayan Tabiat'mda kefettii ve daima morfolojik aratrmalarnn temeli yapt derin ve pek az takdir edilen fikrini en eksiksiz mnasyla, ister tamamen olgun, ister batan kesilmi, yar alm veya tohumunda boulmu olsun, burada insan tarihinin btn ekillerine tatbik edeceiz. Bu nesneyi kesmeye kar onun iin (erfhlen) yaamak metodudur. "nsann varabildii en stn ey meraktr ve ayet ilk olay onu meraklandryorsa brakn tatmin olsun; daha stn bir ey vermez insana, bundan tesini de aramamal insan; ite snr buradadr." lk olay, iinde oluma fikrinin ak olarak gsterildii olaydr. Goethe'nin ruh gznde ilk bitki fikri her ortaya kan, hatt kabilecek olan her ferd bitkide aka grnrd. "Os intermaxillare"(st ene kemii)nin aratrmasnda balang noktas omurgallar tipinin ilk olay idi; baka

konularda jeolojik tabakalanma veya bitki organizmasnn ilk ekli olarak yaprak veya btn organik olumann ilk ekli olarak bitkilerin bakalamas. Herder'e kefini bildirirken yle yazmtr: "Ayn kanun yaayan her eye tatbik edilecektir." Leibniz'in anlayabilecei, hereyin zne inen bir bakt, fakat Darwin'in yzyl mmkn olduu kadar byle bir grten uzak kalmtr. Buna ramen, bugn, Darvvinizm usllerinden -yani sebeplilie dayanan sistemli tabii ilimden- tamamyla serbest olan bir tarih ilemini bouna aramaktayz. Kendinden ve snrlarndan emin, berrak ve kesin olan bir fizyonomik henz ortaya kmamtr ve ancak ileride yapacamz usl keifleriyle ortaya kabilecektir. XX. Yzyln aklayaca byk mesele buradadr: Dnya tarihi iinde ve sayesinde kendini tamamlad organik birimlerin i yapsn dikkatle incelemek, morfolojik adan gerekli olan tesadf'den ayrmak ve, olaylarn gayesini kavrayarak, konutuklar dilleri tespit etmek. Snrsz bir insan kitlesi kylar olmayan bir nehrin iinde akmaktadr; nehrin kaynanda zaman duygumuzun btn tarih glerini kaybettii, huzursuz veya rahatsz hlyalarn ebediyen zmlenemeyecek bir bilmeceyi saklamak iin jeolojik alan byye bavurarak ardklar karanlk bir gemi; nehrin aznda ayn ekilde karanlk ve zamansz bir gelecek. te insan tarihinin faustian grntsnn zemini. Suyun boyutlar zerinde nesillerin sonsuz, ayn biimdeki dalgacklar geer. Orada burada parlak klar yaylr, her yerde danseden parltlar, deierek, kvlcmlar saarak, ortadan yok olarak berrak aynay kartrr ve bozarlar. Bunlar bizim klan, kabile, halk, rk dediimiz ve tarih yzeyin u ya da bu snrl blgesi iinde bir dizi nesilleri birletirenlerdir. Bunlar yaratc glerinde ayn olduklar kadar, yarattklar grntlerde, mddet ve esneklikte de o kadar deiik olurlar. Yaratc g ld zaman, fizyonomik, 1inguistik ruh kimlik iaretleri de yok oluyor ve olay tekrar nesillerin buruukluklarnda devam eder.. Ariler, Moollar, Germenler, Kelt-

ler, Frenkler, Kartacallar, Berberiler, Bantular bu dzenin baz ok ayr cinsten (eterojen) grntlerini belirtmek iin kullandmz isimlerdir. Fakat bu yzeyin zerinde de byk kltrler yce devirlerini baarrlar. Aniden grnr, fevkalade izgilerle ierler, yeniden yasslarlar ve ortadan kaybolurlar ve sularn yz tekrar uyuyan bir boluk olur. Byk bir ruh, ocukluktan kurtulmayan insanln ilk ruhanlikten uyand ve kendini ekilsizden bir ekil, snrsz ve devamldan snrl ve lml olarak ayrdnda bir kltr doar. Kesinlikle tarif edilebilen bir manzarann iinde ieklenir ve tpk bir bitki gibi ona bal kalr. Bu ruh halklar, diller, dogmalar, sanatlar, devletler, ilimler ekillerine imknlarnn tamamn gerekletirdiinde lr ve ilk ruha dner. Fakat yaayan varl, tamamlama safhalarn tarif eden ve sergileyen byk alar dizisi, kaosun, glerine ve iindeki uursuz sayklamalara kar fikri korumak iin verilen ihtirasl bir i mcadeledir. Malzemenin kar koymas ve iindeki fikrin sertlemesi ve mcadele eden yalnz sanat deil. Her kltr, kendini gerekletirmek iin iinde gayret sarfettii yaylmayla, uzayla, derin ekilde sembolik, deta mistik bir ilikide bulunur. Gayeye varldnda -fikir, i imknlarn btn muhteviyat tamamlanp da kar gerekletirildiinde- kltr aniden sertleir, kan donar, gc krlr ve Msrllk, Bizanslk, Mandarinlik kelimelerinde hissettiimiz ve anladmz medeniyet olur. Bylece ilkel ormann yorgun bir devi gibi, yzlerce ve binlerce yl mddete ryen dallarn ge doru uzatr, in'de, Hindistan'da ve islm dnyasnda grdmz gibi. ite, klasik medeniyet bu ekilde imparatorluk devrinde birden ykseldi genliin, gcn ve doluluun sahte benzerlerini tayarak ve Dou'nun gen Arap kltrnn n ve havasn ald. Her yaayan kltr bekleyen bu i ve d tamamlama, bu neticeye varma btn tarih "kler"in zdr; ve bunlarn arasnda ok iyi ve tamamyla bildiimiz klasik kltrn k; ve di-

er bir k olarak da gidi ve mddeti tamamen uygun olan, gelecek bin yln ilk yzyllarn megul edecek, bugn bile iimizde ve etrafmzda hissedilip mjdelenen Bat'nn k. Her kltr ferd insann ya safhalarndan geer. Her birinin ocukluu, genlii, olgunluu ve yall vardr. Romanesk ve gotikin ilk sabahnda kendini gsteren, phelerle arlam gen ve titreyen bir ruhtur. Ak airlerinin (troubadour) Provence' inden Piskopos Bernvvard'm Hildesheim Katedraline kadar faustian manzarasn doldurur. lkbahar rzgr zerinde eser. ocukluk a ayn zamanda ve ayn makamla- bize Homeros ncesi dorik sanatndan, ilk hristiyan sanatndan (ki aslnda ilk Arap sanatdr) ve Msr'da IV. Slle ile balayan Eski Krallk'n eserlerinden seslenir. Mitoslardan kma bir dnya uuru kendinde ve tabiatta olan btn karanlklara ve eytan glere kar yorgun bir borlu gibi savamaktadr ve ar ar, sonunda eriip anlayaca varln saf ve gn gibi parlak ifadesi iin, kendini olgunlatrmaktadr. Bir kltr varlnn zirvesine yaklatka, kendine ayrd ekil dili daha yiit, sert, ll, iddetli, kendi gcnn duygusu daha gvenilir, hatlar daha ak olur. Her ferd ifade izgisinin ihtiyatl, titiz, ll, rahatlnda ve kendine olan gveninde fevkalade buluyoruz; ve her yerde, zaman zaman, bu gelecek mkemmeliyet ima edilmektedir. Daha sonra, krlacak kadar yumuak, son ekim gnlerinin tatllyla kokarak Knitos Afrodit'i ve Erekteum'daki gen kzlar salonu, Araplarn at nal eklindeki kemerleri, Dresden'deki "Zvvinger", Watteau, Mozart gelir. Nihayet, medeniyetin afanda, ruhtaki ate sner. Zayflayan gler yar baarl bir yaratma abasna yeniden kalkrlar ve btn can ekien kltrler iin yaygn olan klasisizmi meydana getirirler. Ruh bir kere daha dnr ve romantizmde geriye dnp kendi ocukluuna acyarak bakar; nihayet, yorgun, isteksiz ve souk, btn yaamak arzusunu kaybeder ve mparatorluk Romas'nda olduu gibi, fazla uzun sren gn nda kurtulup ilk mistisizmin karanlklarna, ana rahmine, mezara dnmeyi arzular.

SLUP, TEMPO, MDDET, SENKRONIZM (EZAMANLLK)


(Byk tarih organizmalarn slubu ve ruh tabiat detlerine gre deiir. Kltrler bakmndan deta st dzeydeki hayat ifadelerinin, sanatn belirli bir daln semek ve dierlerini reddetmek gibi, tamamn iine alr. "def'te belirli bir ruhun slbunu grebiliriz. Bir grubun detine hayat mddeti ve temposu dahildir; Yunanistan'n ve Roma'nn "andante"sinden ve faustian ruhunun "allegro con brio "sundan sz etmek dorudur. Bir insann, bir kelebein veya bir mee aacnn yaama mddeti, ferd durumlardaki kazalar gz nnde, tutulmadan, belirli bir zaman deerini iin alrlar. Bylece her kltr, her ilkbahar, her ykseli ve dnn kararlatrlm safhalar vardr ki bunlar bir timsalin tumturakll ile hi deimeden tekrarlanrlar. Bu bakmdan, deeri ne olursa olsun, her varlk, ahs ihtiyatan dolay, ait olduu kltrn safhalarn zetler. Uzuvlarn benzerliinden biyoloji morfolojik eitliklerini ifade eder -mesel, kara hayvanlarnn akcierleriyle balklarn yzgeleri, halbuki akcierler ve yzgeler benzerdir, yani kullanlta bir benzerlikleri vardr-. Saf olaylar sebeplilikten uzaktr ve uygunlukla aklanamaz. Kltrlerin benzer karlatrmalarnda ekilleri arpc bir grnle sergilenir, deiik mnalarla bile olsa. Ayn safhadan getiklerine gre onlara ada diyebiliriz. Bylece, misal olarak, Ehramlar gotik katedrallerle adatr. Kltrlerdeki

SLUP, TEMPO, MDDET, SENKRONZM (EZAMANLILIK)

benzer ekiller ada kltrn detlerine baldr, fakat bazen kesin bir uygunluk gsterirler; bylece antik plastik sanatlarla Barok org mzii benzer olaylardr. Denilebilir ki benzer ve e olaylar ayn eydir- mesel. Byk skender ve Napolyon gibi-, Fizyonomik ritim (ahenk) verildiinde, tarihin btn devrelerinin organik zelliklerini yeniden kurmak ve hatta Bat tarihimizin hl tamamlanmayan hatlarn nceden tayin etmek iin Goethe 'nin usuln izlemek mmkndr).

KADER FKR VE SEBEPLLK PRENSB


(Bir varln fikri olarak ruh, hayatn kendisinin, yani mmkn olann gereklemesinin, her izgisinde deitirilmez ve zararl gibi saylaca kesinliini dourur. Bu tarz bir organik mantk organik olmayann mantna kardr ve Aristo, Kant gibi sistemcilerin gayesi dnda kalr. Kader kelimesi anlatlmaz bir i kesinlii ifade eder; sebeplilik hukuk mefhumunu tar. Bir yze bakarak bir mr, bir kaderi okumay mmkn klan fizyonomik sezgi hibir temkinli gayret sarfetmeden bir sistemi tatbik eder. Sebep ve neticeden ok uzaktr. Yine de belirli bir kaderin i duygusu, sebep ve neticenin kabullenmesinin temelidir, olumann oluun temeli olduu gibi. Sebeplilik organik olmayan hali getirilen ve akil ekillerine biimlendirilen kader olarak tarif edilebilir. Kader fikri tarihin dnya grntsn idare eder, nk kader ilk olayn gerek varolu biimidir. Nesnelerin varolu biimi olan sebeplilik tabiatn dnya grntsn hkmeder ve kaplar. Kader ve sebeplilik zaman ve uzay gibi birbiriyle ilikilidir. Kant taraftarlarnn dndkleri gibi, sebepliliin zamanla hibir ilgisi yoktur. Dar mnada sebeplilik balants bir eyin olmakta olduu hkm ile yetinir, ne zaman olduuna bakmadan. Bu balantda zaman, ilgisi olduu kadaryla, lnn soyut bir mahsuldr. Kant'n zamannn gemi ve gelecekle hibir ilikisi yoktur. Teleoloji, ilm bilginin -bilgi bilen birini dahil eder ve her ne kadar

dncenin z "tabiat" olursa da, dnce hareketi "tarih"tiryaayan muhtevas ve hayatn kendisiyle tersine evrilmi bir sebeplilik olarak mekanik adan ele almay deneyen yanl bir teebbstr. Teleoloji, darwinizmin belirleyici bir temayldr. Kader fikrinin bir karikatrdr).

ZAMAN MESELESI
(Zaman kelimesi bir eit tlsmdr. Onun sayesinde biz duygu hayatnn kalabalk intibalar arasnda kendine yol aan "yabanc " bir unsura, iten bir katiyetle kar karttmz iddetle, ahs unsuru canlandrrz. "ahs", "kader", "zaman" yer deitirebilen kelimelerdir. Zaman kesinlikle dnlemez; uzay dnlebilir bir kavramdr, fakat zaman kavranlmaz, bir eyi belirtmek iin kullanlan bir kelimedir, bir ses timsali ve om ilm olarak bir kavram gibi kullanmak huyunu tamamen yanl anlamak demektir. ilkel insan iin zamann mnas yoktur. Hepimiz zamann deil de uzayn "farknda" olduumuz uurundayz. Zaman sadece dnerek elde edilen bir keiftir. Onu bir fikir olarak yaratrz, ve ok daha sonra kendimiz de, yaadmz mddete, zamar olduumuzu phe etmeye balarz. Mzikte, dilde olduundan daha sarih grlen bu zaman kelimesinin sesinden gerek olarak hissettiimiz, yaayan ve tersine evrilmeyenle snrland iin, organik bir z tamaktadr. Fikirleri mekanik tabiat safhasna erimi olan sadece stn kltrler, llebilen ve anlalabilen uzaya ait olandan, hereyi lmek ve aklamak ihtiyalarn tatmin eden bir zaman, bir hayalet zaman, grntsn kartabilirler. Hissedilmeyen ve tecrbe edilmeyen, fakat sadece dnlen ey mecburen uzaya ait bir ekil alr ve bu hibir sistemli felsefecinin, esrarla rtlen, uzaktan seslenen "gemi" ve "gelecek" gibi ses timsallerinden neden hibir ey elde edemediini izah eder. Sebepliliin iinde bi-

linen ve uzaya ait olarak temsil edilebilen zamann icad aslnda bir bycnn oyunudur. Halbuki ahs ruhumuz yabanc gleri armaya teebbs eder. Goethe "iimizde tadmz ve glerimizin damgasn her dokunduumuz eye basacak olan mantkl dzen prensibi"tiden sz eder. Eski felsefede "zaman"n en derin aklamas Augustinus'a aittir: "Eer hi kimse bana sormazsa, biliyorum, ayet bir sorana cevap vereceksem, bilmiyorum." Her ne kadar bugnk felsefeciler, bir "it" kurup, nesnelerin "zaman " ve "uzay "da olduklarn ve onlarn "dnda " hibir eyin "kavranabilir" olmadn sylyorlarsa da onlar, tpk birinin, istediinde, evrenin iki gcn mit ve elektrik adlandrmas gibi, uzayn bilinenin dnda baka bir aklamasn yaparlar. Uzay konusuna ilm bir anlayla varmak kolaydr, onu kelimenin olaan mnasnda aklamak deil -nk bu insan gcnn tesindedir- zamann ayn tarzda ilenmesi zer). Her kltr, tabiat olarak dnyaya bakmak ve kavramak iin tamamyla ferd bir ekle sahiptir; veya (ki ayn noktaya gelir) baka hibir eit insann ayn ekilde sahip olamayaca kendine has "tabiat"! vardr. Fakat ok daha byk bir derecede, her kltr -iindeki fertler dahil olmak zere (ki bunlar sadece kk farklarla ayrdrlar)- belirli ve zel bir tarihe sahiptir. Fakat baka bir cins insana has "tabiat" fikrini bile kesinlikle anlamak zordur, her ne kadar bu alanda zellikle bilinen eyler anlalabilen bir sistemde birletirilip sebep srasna gre sralanmsa da. Bizimkinden olduka deiik bir yapda olan bir ruhun meydana getirdii "oluma"nm bir tarih dnya grnn iine girmek bizim iin tamamyla imknszdr. Burada daima inat bir kalnt olmaldr, tarih igdmze, fizyonomik inceliimize ve insan bilgimize oranla byk ve kk. Bu meselenin halli gerekten derin her dnya anlaynn ncelikli artdr.

KADER VE OLAY
(Kader ve olay, ruhun sadece duygudan, yaamadan ve sevgiden meydana gelen ve sadece bir hayli sbjektif din ve sanatl eserlerle aklanabilen bir eyi ekillendirmeye durmadan alt, bir ztlk meydana getirirler). Dnyay bir Divina Commedia (lhi Komedi) gibi grmeyen kii sadece mnsz bir olay frtnas ile karlar. Antonyus ve Kleopatra'da sarho Triumvirler'in dans sahnesi Shakespeare'in tarihin pragmatik ynlerini nasl kmsediini gsterebilir. Bir kltrn "son" safhasnda hereyi sebeplilie atfetmek bir dettir. Kant sebeplilii gerekli bir bilgi olarak tayin etmitir, fakat bu sadece akl yoluyla insann evresini anlamas mnasnda idi. Kader ve olay*m en stn ahlk ifadesi Bat Hristiyanl'tim ltuf -istemekte serbest olma ltf- fikrinde bulunur. "Serbest istek" bir i kesinliktir, fakat insann istei ve yapt ne olursa olsun, bundan kan daha derin bir ihtiyaca hizmet eder ve uzak gemii tarayan gz iin belli bir ekilde stn bir dzene uyar. Son derece ruh ve doutan matematiki olan Pascal, kader fikrini sebeplilik prensibinin ematik ekline sokmay denemitir. nceden takdir (predestination) ltf kaytsz artsz kanunlarla snrlanan bir tabiat gcne dntrr. Bu kanaatla dolu olan ingiliz pritenlerinin, pasif bir kendini teslimle deil de kendi isteklerinin Tanr'nn istei olduuna kesin inanlar yznden ma'volmalan gerek dnya gerekse kendileri

iin bir kader deil miydi? Shakespeare'in zelliini ve gcn ite bu derin bilgi tekil ediyor. imdiye kadar ne aratrmalarmz ne de tasavvurlarmz ondaki bu zellii, yani arz'nin dram yazar oluunu belirtmemiti. Aslnda bu arz, Batl tarih fikrinin gerek bir kopyas olan ve -Kant tarafndan ylesine yanl anlalm- dnyada "zaman" kelimesiyle anladmz eyin ipucunu veren, Bat trajedisinin can damardr. Hamlet'teki siyasi durumun, kraln ldrl ve veraset meselesi tam Hamlet gibi birine atmas arzdir. Veya Othello'yu dnn, lago'nun, herhangi bir sokakta rastlanabilen bu alelade serserinin hcumlarna hedef olan kiinin bylesine zel bir fizyonomiye sahip olmas arzdir. Ya Kral Lear! Bu hkmedici onur ile bu uursuz ihtiraslarn birlemesi ve kzlarna miras kalmas gibi daha arz (ve bu yzden daha "tabii") bir ey olabilir mi? Bugn bile Shakespeare'in hikayelerini (konularn) bulduu gibi aldn ve bulduu anda i gerein gc ile doldurduunu, bunu zellikle Roma dramlarnda ycelttiini hi kimse kavrayamamtr. Hebbel ise bunun tam kartdr, fkrann derinliini bir sebep-netice sistemiyle yok ediyor. Herkesin sezgisiyle hissettii gibi, konularn keyf ve soyut karakteri ruh atmalarnn sebepli plan tarih adan bir gereke gsteren dnya duygusu ve bu duyguyu uygun deiik mantkla uyumazlndan ileri gelir. Bu insanlar yaamyor, karmza kmakla bir eyler ispat ediyor. Byk bir anlayn varln hissederiz, derin bir hayatn deil. Olay yerine bir mesele ile karlarz. Olayn bu Batl cinsi klasik dnya duygusuna ve dolaysyla tiyatrosuna tamamen yabancdr. Antigon, kaderine tesir edecek hi bir arz karaktere sahip deildir. Odipus'un bana gelenler -Lear'in kaderine aksi olarak- herkesin bana gelebilirdi. Klasik "kader", btn insanlk iin olaan olan, "vcuda" tesir eden ve asla ferd olaylar adayanmayan "fatum"(kader)dur. En zor anlarnda Napolyon dnya olumasnn derin mantna kar kuvvetli bir duyguya sahipti ve byle anlarda ne dereceye

kadar kendisi bir kader olduunu ve ne dereceye bir kadere sahip olduunu sezerdi. "Bilmediim bir sona doru srklendiimi hissediyorum. Ona eritiim an, gereksiz olduum an, bir atom bile beni yok etmeye yetecektir. O zamana kadar insanln btn kuvvetleri bana hibir ey yapamaz" demiti, Rusya seferinin balangcnda. Elbette ki bu bir fiiliyecinin (pragmatist'in) dncesi deil. O anda kader mantnn, gerek insanlara gerekse insanlardan gelecek, zel srarlara muhta olmadn sezmiti. Farzedelim ki kendisi "itibar" bir kii olarak Marengo'da lmtr; o halde mnalandrd ey baka bir ekil altnda gerekleecektir. Byk bir mzisyenin elinde bir melodi bir eitleme zenginliine kavuur; basit bir dinleyicinin asndan tamamen deiebilir, kendi esasn -ki bu baka bir meseledir- bozmadan. stn insanlk tarihinin kendini byk kltrler eklinde tamamlamas ve bu kltrlerden birinin 1000 yllarnda Bat Avrupa'da uyanmas arz ise de, uyan anndan itibaren terkibiyle balanmtr. Her ada, ayrnt olaylarnda kendini gerekletirmenin artc ve nceden bilinmeyen bir snrsz imkn bolluu vardr, fakat an kendisi gereklidir nk hayat birlii onun iindedir. eklinin kesinlikle yle olmas nev'i kararlln (bestimmung) tekil eder. Yeni arz olaylar gelime ekline tesir edebilir, onu yce veya clz, baarl veya zgn yapabilir, fakat deitiremez. Napolyon'un hayatndaki -hl onu anlayabilecek ve ekillendirebilecek derecede byk bir air tarafndan kefedilmeyi bekleyen* trajedi udur ki kendisi, ngiliz siyasetine ve bu siyaset tarafndan baaryla temsil edilen ngiliz ruhuna kar mcadele etmekle gerek bir varla ulamtr, fakat bu mcadelesi ile, sonradan "hrriyet'e kavuan lkeler" yoluyla, onu devirebilecek ve St. Helena'ya lmek iin gnderecek kadar kuvvet kazanan bu ruhun Avrupa'daki zaferini yerine getirmitir. Yaylma prensibini Napolyon yaratmamtr. ngiliz Smrge mparatorluu'na hayat kazandran Cromwell evresinin pritenizminden kmtr. ngiliz tarz aydnlar olan Rousseau ve Mirabeau tarafndan, ngiliz felsefi dnce-

lerinin tesiriyle hareket eden, ihtilal ordularna gemi ve sadece Goethe'nin doru olarak tespit ettii Valmy Sava'ndan itibaren temaylleri haline gelmitir. Bu fikri Napolyon ekillendirmedi, fikir Napolyon'u ekillendirdi ve tahta ktnda, gayesi ayn olan tek kuvvete, ngiltere'ye, kar daha da srdrmek zorunda kald. mparatorluu Fransz kannn bir yaratl idi, fakat slubu ngiliz idi. Bayie, Voltaire ve Rousseau'nun Paris'e tadklar "Avrupa Medeniyeti" kuram -Bat hellenizmi- Locke, Shaftesbury, Samuel Clarke ve bilhassa Bentham tarafndan yine Londra'da kurulmutu. Bylece Valmy, Marengo, Jena, Smolensk ve Leipzig'te parlamenterlik, i ahlk ve gazeteciliin ngilteresi adna savald ve btn bu savalarda Bat'nn Fransz kltrn malup eden ngiliz ruhuydu. I. Konsl, Bat Avrupa'y Fransa'ya dahil etmek niyetinde deildi; onun balca gayesi -her medeniyetin eiindeki skender fikrine dikkat edin!- ngiliz Smrge mparatorluu yerine bir Fransz olann koymakt. Bylece Bat kltr blgesindeki Fransz stnl sarslmaz bir temele oturtulacakt. Gnein zerinde asla batmad V. Charles'n imparatorluu olacakt. Fakat, Kolumbus ve Philippe'ye ramen, Paris'ten idare edilecekti ve kiliseye bal bir valye birlii yerine iktisad-asker ekilde tekiltlandrlacakt. htimal, Napolyon'un kaderi bu kadar uzaa eriiyordu. Fakat 1763'te Paris Bar meseleyi zaten Fransa'nn aleyhine kararlatrmt; ve Napolyon'un byk planlar sk sk kk kazalarla bozuldu. Acre'de ka gz arasnda ngiliz sava gemilerinden birka silahl kii karaya karlmt; Amiens barndan nce gene yle bir an oldu ki btn Mississippi havzas hl Napolyon'un imknlar arasndayd ve Hindistan'da ngilizlerin ilerlemesine kar-' koyan Maratha kuvvetleri ile yakn temastayd. Fakat gene kk bir deniz olay onu dikkatle hazrlanm teebbsn tamamndan vazgemeye mecbur etti ve nihayet Dalmaya, Korfu ve btn talya'nn istils ile Adriyatik'i bir Fransz gl haline getirdii, Dou'ya baka bir sefer dnd ve Hindistan'a kar harekete gemek iin ran ahyla mzakerede bulunduunda, o zaman hi p-

hesiz bir Hindistan seferini desteklemeye hazr ve yardmyla muhakkak baary salamlatracak olan ar Aleksandr'n kaprisleri yznden yenildi. Ancak btn Avrupa d tedbirlerin kmesinden sonradr ki, ngiltere'ye kar savanda "son muhakeme" (ultima rat io)si olarak, Almanya ve spanya'nn katlmasn seti ve bylece kendi ngiliz ihtilli fikirlerine, arac olduu fikirlere, kar gelerek onu "artk gereksiz klacak" adm att. Romantik ve halkn tuttuu bir asker monarinin kurucusu olarak Napolyon tarafndan gerekletirilen bir "Avrupa Birleik Devletleri", Diadochi'ler Krall'nn benzeridir. Olumlu bir Sezar tarafndan, XXI. yzyln iktisad bir teekkl gibi gerekletirildiinde Roma imparatorluu'nun karl olur. Bunlar arz olaylardr, fakat tarih grntsnn iindedirler. Napolyon'un zafer ve malubiyetleri (ki daima ingiltere'nin ve medeniyetin kltr zerindeki bir zaferini saklarlar), imparatorluk erefi ve k, byk millet(Grande Nation), talya'nn blkl kurtuluu (gerek 1796'da, gerekse 1859'da uzun mddetten beri nemsiz hale gelen bir halk iin esasen siyas bir det deiikliinden baka ey olmayan), Roma-Germen imparatorluu'nun gotik harebelerinin yok edilmesi, arkasnda gerek ve grnmeyen tarihin byk mantnn ilerledii, yzey olaylardr. Bu mantk anlayla Bat, eski rej i m i n d e n regime) de Fransz biimdeki kltrn yerine getirdiinde, ingiliz medeniyeti ile kapatmtr. "ada" dnem timsalleri olarak, Bastille'in ele geirilmesi, Valmy, Austerlitz, Waterloo ve Prusya'nn ykselii bylece klasik tarihin Chaerenea, Gaugamela (Arbeia), iskender'in Hint seferi ve Sentinum'daki Roma'nn zaferi olaylarna uyuyor. Ve bunu anlamaya balarz: Tarih yazlarmzn ba malzemesi olan savalarda ve siyas felketlerde zafer, mcadelenin z deildir.

BR TARH LM VAR MDR?


Bir tarih ilm yoktur, fakat gerekte ne olup bittiine dair kehanette bulunmak kabiliyeti vardr. Tarih gr iin gerek veriler daima timsaldirler. Herhangi bir itima, din, fizyolojik veya ahlk olaylar grubunu bir dierinin "sebebi" olarak gstermeye izin var m? Akliyyeci (rasyonalist) tarih gr ve bilhassa gnmzn sosyolojisi "elbette" diye cevap verecektir. Bu, diyecekler, tarihi anlamak ve tarih bilgimizi derinletirmekten kastettiimiz eydir. Gerekte, "meden" insanla, daima bunun altnda yatan akl (rasyonel) bir gayenin zmn mevzua's (postulat) vardr, bunsuz da dnyas mnsz olur. Goethe'nin: "Yalvarrm, olayn arkasnda bir ey aramayn. Onlar kendileri kendi dersleridir (sie selbst sind die lehree)" ihtar Marx ve Darwin'in yzyl iin anlalamaz olmutur. Gemiin fizyonomisinde bir kaderi okumaya ve bozulmam bir kaderi bir trajedi gibi temsil etmeye almak onlar iin ayn ekilde uzakt. Her iki alanda, kullanlya tapnma kendine tamamen deiik bir gaye edinmiti. ekiller, olmak iin deil, bir eyler ispat etmek iin meydana getirildi. Gnn "meseleleri" "ele alnr", toplum meseleleri uygun ekilde "zmlenir" ve sahne, bir tarih kitab gibi, o neticeye bir vasta olur. Tarih aratrmann gerekten ne olduu, fizyonomik olarak, en iyi ekilde Goethe'nin tabiat almalaryla aklanabilir. Mineraloji zerinde alr ve birden dnceleri bir yeryz tarihinin gr iinde yerleirler ve sevgili graniti, bura-

da, benim ilk insan dediimin insanlk tarihinde ifade ettii eyin hemen hemen aynn belirtir. Herkese bilinen bitkileri inceler ve bakalamann ilk olay btn bitki varl tarihinin zgn (orijinal) ekli, kendini aklar; daha da ileri giderek, bugn bile henz tamamen kavranmam olan, bitki rtlerindeki dikey ve helezonvari eilimleri hakknda o olaanst derin fikirlere varr. Tamamen hayatn gzlemi zerine kurulan kemik atsyla ilgili almalar onu insandaki "os intermaxillare"(st ene kemii)nin kefine ve omurgallarn kafatas yapsnn alt omurdan gelitii grne getirmiti. Hibir yerde sebeplilik hakknda bir tek kelime bile yoktur. Kaderin gereini, Orphische Unvorte 'sinde ifade ettii gibi hisseder: yle olmalsn sen. Kendinden kaamazsn. Byle syler balangta Sibiller, Peygamberler. Ne zaman ne de baka kuvvet bozamaz Yaayann kendi amas gerektii O baskl ekli. Tarihin tek olay, tabiatn ise srekli mmkn zellii vardr. Etrafmdaki dnyann grntsn, onun hangi kanunlarla kendini gerekletirmesi gerektiini anlamak iin, olanlara veya olabileceklere bakmadan -yani zamana bakmadan- aratrdm mddete, doru bir ilimde alyorum demektir. Tabiat kanununun (ve baka kanun yoktur) gelecei iin, sonsuzcasna sk olaanst olmas veya hi olmamas tamamen nemsizdir. Yani kadere bal deildir. Hibir zaman yaplmam ve yaplmayacak binlerce kimyev bileim vardr, fakat bunlarn ispat mmkndr ve dolaysyla mevcutturlar, dnem evrenin fizyonomisi iin deil, tabiatn sabit sistemi iin. Bir sistem dorulardan meydana gelir, tarih gereklere dayanr. Tabiat btn zamann tesinde kalr, iareti yaylmadr ve yn kabiliyetinden yoksundur. Bylece birincisi iin gerekli olan matematiktir, dieri iin trajedi. Uyanan hayatn gereinde her iki dnya, ister aratran ister kabul eden (hindenburg) girift haldedir, tpk Brabant kilimlerinde

zincir ileme ve arga (tram) bir araya gelip grntye tesir ettikleri gibi. Anlaya ak olabilmek iin her kanun bir dncenin tarihindeki baz kader durumlar yoluyla kefedilmi olmal -yani eskiden tecrb hayatn iinde bulunmu olmal- ve her kader tabiat kanunlarnn iledii makul bir klkta -insan, hareket, sahne ve davran olarak- grnr. Kendi iimizdeki tarih ve tabiat, hayat ve lm, hep oluan zaman ve hep olu halinde uzay gibi, birbirine zttr. Uyanan uurda olumak ve olu, dnya grntsnn idaresi iin mcadele ederler ve her iki eidin de en stn ve en olgun ekilleri klasik ruhta Efltun ve Aristo, Bat ruhunda ise Goethe ve Kant arasndaki tezatta grlr veya, ebed bir ocuun ruhu tarafndan dnlen dnyann saf fizyonomisi ve ebed bir ak sakallnn aklyla kavranan saf sistemi. Gzlerimin nnde, bir hayal gibi, gerekten Batl olan, klasik ruha ve bizimkisi hari her ruha yabanc olan, imdiye kadar dnlemeyen esiz bir tarih aratrma ekli ortaya kyor. Btn varln zeki bir fozyonomisi, en stn ve son fikre doru atlan btn insanlk iin bir oluma morfolojisi; sadece kendi ruhumuzun deil, fakat byk inkrlar ihtiva eden ve gereklik alannda byk kltrler olarak ifade edilen herhangi bir ruhun dnya duygusunu anlamak vazifesi. Analitik matematiimiz, contrepoint mziimiz ve perspektife dayanan resmimizden dolay bizim ve sadece yetkili olduumuz bu felsefi gr, gayelerinde sistemcinin plann atndan, bir sanatnn, anlalan ve kavranabilen evrenin esrarl ilikilerin derin sonsuzluunda aradn hissedebilen bir sanatnn, bakn gerektirir. Dante de bu tarzda hissetmiti, Goethe de. Her a, her byk adam, her ilh; ehirler, diller, milletler, sanatlar, tek kelimeyle varolan ve varolacak herey, aklanmas yepyeni bir "insan hakemi"(menschenkenner) grevi olacak, yksek sembolik mnada fizyonomik zelliklerdir. itilmek isteyen ve en derin zeklarmzn sadece birkann duyaca gk krelerin muazzam bir mzii vardr. Dnya olaylarnn fizyonomisi son faustian felsefesi olacaktr.

MAKROKOZMOS (BYK EVREN-LEM-I KBRA): DNYA GRNTSNN VE UZAY MESELESININ SEMBOLIKLI1

MAKROKOZMOS (BYK EVREN-LEM-1 KBRA): BR TEK RUHLA LKL BTN TIMSALLERIN TAM TOPLAM
Timsaller hassas iaretlerdir, belirli bir mnann kat, blnmeyen ve aranmayan izlenimleridir. Timsal, hisleri uyank olan insan iin n ve iten kesin bir mnas olan va akl ilemiyle bildirilemeyen, bir gereklik iaretidir. Dorik veya ilk Arap veya ilk romanesk sslerinin ayrnts; kulbe ve ailenin, ticaret, det ve trenlerin ekilleri; bir insann, her snf halk ve insanlarn grn, yry ve davranlar; insanlarn ve hayvanlarn anlama ve toplum ekilleri; ve btn bunlarn tesinde ormanlar ve otlaklar, srleri, bulutlar, yldzlar, ay ve gk grlts, ieklenme ve rme, yaknlk ve uzakl ile tabiatn btn sessiz dili. Btn bunlar kozmosun (evrenin) zerimizdeki belirtici izlenimidir; biz bu dilin farkndayz ve dnceli anlarmzda onu dinlemeye muktediriz. Uyandmzda "buras" ile "oras" arasna hemen bir ey girer. "Buras"n kendimize uygun olarak yaarz, "oras"n ise yabanc bir ey olarak tecrbe ederiz. Gereklilik kutuplar olarak bir ruh ve dnya ikililii oluyor; ve ikincisinde cisim ve zellikler olarak rastgele kavradmz kar koymalar ve varlklarn (tpk bizim gibi) iler halde olduunu hissettiimiz tepkiler vardr. Fakat ayn zamanda onun iinde ikilii yok eden bir ey vardr. Gerekte bir ruhla ilikili dnya her fert iin yaylann alan zerinde idare edilenin izdmdr. Uygun'un kendini yabanc'da yanstmasdr. O halde

ahsn gereklii ahsn kendisinin mnasna gelir. Hem yaratc hem de uursuz -mmkn olan gerekletiren "ben" deil, sayemde "o" gerekleiyor- bir hareketle yaayan "buras" ve "oras" arasna timsal kprs kurulur. Birden, gerekli olarak ve tamamyla, dnya kabul edilen ve hatrlanan unsurlarn toplamndan ortaya kar; dnyay kavrayan bir fert olduuna gre her fert iin bir tek dnya vardr. Bu sebeple, ne kadar uyanan varlk ve yaar gibi, hisseder gibi varlk gruplar varsa o kadar dnya vardr. Herkesin herkese mterek olduu, inand tek ve bamsz farzettii d dnya aslnda herkesin hayatnda daima yeni, tek olarak tekrarlanan veya tekrarlanmayan bir tecrbedir. Makrokozm (byk evren) fikri budur, bir tek ruhla ilikili btn timsallerin tam toplam olarak gerek. Bu belirtici olma zelliinden hibir ey muaf deildir. Daima bir mna tar gibi bilinen yz, ekil, davran (ahslarn, snflarn ve benzer insanlarn) gibi beden olaylardan matematik ve fizik gibi bilginin ebed ve btn evrende geerli addedilen ekillerine kadar, herey bir tek ve sadece bir tek ruhun znden seslenir. Ayn zamanda, bir kltrn veya manevi bir topluluun insanlar tarafndan yaanan ve tecrbe edilen bu ferd dnyalar aralarnda ilikilidirler ve bu ilikinin daha byk veya daha ufak derecesine birinden brne geen sezgi, his ve dncelerin anlalmasna baldr. Yani dil, sanat veya din gibi ifade vastalaryla, kendileri de timsal olan kelime biiminde sesler veya formller veya iaretlerle kiinin kendi varlnn slubuna uygun olarak yarattklarn anlalr hale getirmek imkn. Kiinin kendi dnyasyla bir bakasnn arasndaki karlkl iliki derecesi, anlayla kendi kendini aldatma arasndaki snr izer. Elbette ki biz Hint veya Msr ruhunu, insanlar, detler, ilhlar, kelime kkleri, fikir, yap ve hareketlerde tezahr ettii ekilde ancak pek ok eksik bir ekilde anlayabiliriz.

UZAY VE LM
Timsaller, gerekletirilen eyler olduundan, yaylann alanna dahil olurlar. Onlar, oluma'nn yerini alsalar bile, olu'tur, oluma deil ve bu sebeple kesin olarak snrlanmlardr ve uzay kanunlarna tbidirler. Ancak hislere bal uzay timsalleri vardr. "ekil" kelimesi yaylanda yaylan bir eyi ifade eder. Fakat yaylma "uyank uur" olaynn damgasdr ve ferdi varln sadece bir ynn tekil eder ve bu varln kaderleri ile sk skya baldr. Bundan dolay, gerek uyank uurun her zellii, gerek his gerekse anlay olsun, onu farkettiimiz anda zaten gemi olur. Biz sadece izlenimler zerine dnebiliriz fakat hayvanlarn his dnyas iin gemi olan, insann gramatik (wortgebundene) anlay iin ise gemektedir, geicidir. Stunun kaderini izleyin. Stunlarn yolcunun takip edecei yolu belirtmek iin sraland Msr mezar tapnaklarndan, binann gvdesi tarafndan bir arada tutulduklar Dorik "peripteros"una (tek tek stunlarla evrili bina), i ksmn destekledikleri ilk Arap mabetlerine, yukar doru hamle unsurunu meydana getirdikleri rnesansn cephelerine kadar. Grdmz gibi, eski bir mna asla geri gelmez; yaylma alanna giren ayn anda balar ve biter. Uzay ve lm arasnda derin ve ok erkenden hissedilen bir iliki vardr. lm tanyan tek varlk insandr; btn dier varlklar yalanr, fakat onlara ebed gibi grnen an'la tamamen snrlanm bir uurlulukla. Zaman biziz, fakat tarihin bir grntsne de sahibiz ve bu grntnn iinde lm vardr. lmle

doum iki bilmece gibi karmza kar. Aralarnda derin ve mnal bir benzerlik olduundandr ki biz, sk sk, bir ocuun i hayatnn uyann bir akrabasnn lmyle ilikili buluruz. ocuk aniden cansz cesedi olduu gibi kavrar, tamamen madde, tamamen uzay gibi ve ayn anda kendini yabanc bir yaylm dnyada ferd bir varlk olarak hisseder. Bir defasnda Tolstoy yle demitir: "Be yandaki ocukla aramda tek bir adm var, fakat yeni domu bir bebekten be yandaki bir ocua kadar hayret verici bir mesafe vardr". Burada, varln kesin dakikalarnda insan, insan olup btnlkteki lsz yalnzln farkedince, dnya korkusu insann lm karsndaki temel korkusu ile bu defa k dnyasnn, kat uzayn snr olarak aa karr. Burada da, stn dnce lm konusunda bir tefekkr gibi doar. Her din, her ilm aratrma, her felsefe ondan balar. Her yce timsal ekil, dilini lye tapnma, lnn kaldrlma ekillerine, l mezarlarnn sslenmesine dayamtr. Ve bylece her yeni kltr yeni bir dnya bakyla, yani hissedileblen dnyann srr olarak lm aniden sezmekle, doar. Dnyann sonunun gelmek zere olduu fikri Bat Avrupa'ya yayld zaman (1000 yl civarnda) bu blgenin faustian ruhu uyand. Benlik duygusu ve dnya duygusu ilkel insanda harekete gemeye balar ve her kltr, gerek i gerekse d, durum veya gsteri bir btn olarak sadece bir insan olmann artrlmasdr. Bundan byle duymalarmza kar gelen herey, hayvanlarda ve ocuklarda olduu gibi, sadece "kar koyma", nesne veya izlenim deil, fakat ayn zamanda bir ifadedir. Ve bylece her gerek -uursuz ve iten gerekli- timsalletirmenin z, uzayn kendini aklad lm bilgisinden ileri gelir. Her timsal bir savunma muhtevas tar; kelimenin eski ikili rnnasyla derin bir Scheu (ekingenlik) ifadesidir ve onun ekil dili hemen dmanlk ve saygdan sz eder. Her oluan ey lmldr. Her dnce, inan ve ilim, dnyalarndaki "ebed dorular"n gerek ve gerekli olan, ruhlarnn yok olmas ile lr. Nil ve Frat'n astronomlarna grnen yldz dnyalar bile ldr. nk gzmz onlannkinden deiiktir; ve bi-

zim gzmz de lmldr. Dnya tecrbesi derinlik (yani uzaklk veya mesafe) z ile snrldr. Matematiklerin soyut sisteminde, "derinlik", "uzunluk" ve "genilikle" birlikte "nc" bir boyut olarak kabul edilir; fakat benzer snftan olan bu unsur ll batan aldatcdr, nk uzay dnyasna ait izlenimimizde bu unsurlar hi phesiz ne denk ne de bir cinstendirler (homojen).

ESAS TIMSAL: "KATLAAN ZAMAN' OLARAK UZAY DERINLII


Uzunluk ve genilik tamamen duyulara ait izlenimleri temsil ederler. Fakat derinlik ifadenin, tabiatn temsilidir ve "dnya" onunla balar. "nc" ile dier iki boyut arasndaki bu ayrm (bunun matematiklere tamamen yabanc olduunu sylemek gereksizdir) duyma ve derin dnce mefhumlarnn tezatna da baldr. Derinliin iinde yaylma, ikincisini birincisine dntrmektedir; aslnda derinlik, kelimenin tam mnasnda, ilk ve gerek boyuttur. Uyank uur onda faaldir, halbuki brlerinde kesinlikle pasiftir. Bu orijinal ve tahlil edilemeyen unsurla ifade olunan, belirli bir kltr tarafndan anlalan zel bir dzenin sembolik muhtevasdr. Derinliin tecrbe edilmesi (ileride her anlatlan bu k noktasna baldr),- yaratc olduu kadar tamamen istek d ve gerekli bir harekettir ve "ego" (ben) bununla dnyasn bal (zudiktiert erhalt) tutar. Bu izlenimler yamurundan, "ego" ekl bir birim, bir sinema grntsn biimlendirir. Her sanat "tabiat" izgiler ve tonlarla verdi, her fiziki -Yunan, Arap veya Alman- "tabiat" son unsurlarna kadar bld fakat nasl oldu da hepsi ayn eyi bulamadlar? nk herbiri kendine has bir tabiata sahipti, her ne kadar -kendi dnya grnn ve benliinin gerekten kurtuluu olan bir saflkla- her biri bunu bakalaryla paylat inancnda idiyse de. Tabiat, en ahs mnalarla boydan boya dolu bir varlktr. Tabiat zel kltrn bir fonksiyonudur.

Kant, uzayn btn dnya izlenimlerinin altn izen bir idrak ekli olduunu aklayan nl forml ile, deney ncesi unsurunun nceden varolduu veya tecrbe yoluyla elde edildiine inanmt. Fakat dikkatsiz ocuun ve hayalperestin "dnyas" hi phesiz bu ekle, gvensiz ve tereddtl bir biimde, sahiptir ve -tarla ieklerinin aksine, hayatn korumak zorunda kalan serbeste hareket eden varla kabul ettirilen- sadece etraftaki dnyann gergin, kullanl, teknik ilenmesi hiss z yaylmay aklc bir boyutlulua dntrerek sertlemesine katlamasna yol aar. Kant zaman meselesini, onun temelden yanl anlalm bir matematikle ilikisini kurarak ve -bu temel zerine- yn hayat kalitesinden yoksun ve dolaysyla sadece uzaya ait bir plan olan bir eit hayalet zamanla uraarak nasl kartrdysa, uzay meselesini de basmakalp bir geometriye balayarak kartrmtr. O halde, modern matematiklerin gidiini tamamen deitiren Gauss'un kefinin neticesi, boyutlu yaylmann birka geerli yaps olduu beyandr. Hangi birinin gerek idraka uyduu sorusu bile meselenin anlalmadn gsterir. alma kolaylklar olarak grnr grntleri ve tasavvurlar ister kullansn ister kullanmasn, matematik hayat, zaman ve mesafeden kendini tamamen kurtaran sistemlerle, uygunluklar -gerek temelleri deil- zamansz olan ve "bilinen" herey gibi tecrbeye deil de sebepli mantkla bilinen, saf saylardan meydana gelen ekil dnyalar ile ilgilenir. Bununla sezgi yntemiyle matematik ekil dili arasndaki fark belirlendi ve uzaya ait oluma'mn srr akland. Oluma olu'un; devaml yaayan tarih tamamen l tabiatn; organik olan mekanik olann; kader sebepli kanunun temeli olduuna gre, yn de yaylmann kaynadr. Zaman kelimesiyle dokunulan kendi kendini tamamlayan hayatn srr, tamamlandnda uzay kelimesiyle anlalan (daha dorusu iimizde olan bir duyguyu ima eden) eyin temelini meydana getirir. Gerek olan her yaylma nce bir derinlik tecrbesiyle ve bu tecrbenin iinde baarlmtr.

Balangta zaman kelimesiyle belirtilen ey, ilkin duyumlarla (bata gze) ve ancak sonra aklla, derinlie ve uzakla yaylmann srecidir. Yani, yzey yar intihadan belirli fakat esrarl bir harekete sahip makrokozmik olarak dzenlenen dnya grntsne varan ilk adm. Eer anlalann -yani sebepliliin- temel eklini katlaan kader olarak tarif edebilirsek, ayn tarzda uzaya ait derinlie katlaan zaman diyebiliriz. Duygularmzla uzaa baktmzda etrafmzda uuur, fakat ardmz zaman uyank gz gergin ve kat bir uzay grr. Bu uzay vardr; mevcut olmasnn prensibi zamann dnda, zamandan ve hayattan kopmu olmasdr. Onda mddet -len bir zaman paras- varlklarn bilinen bir zellii olarak kalr. Ve bu uzayda kendimizi varlk olarak bildiimiz gibi, bizim de bir mddet ve snra sahip olduumuzu biliriz, ki saatlimizin hareket eden ibreleri bizi durmadan uyarr. Fakat kat uzayn kendisi de geicidir. Zihn gerginliimizin ilk gevemesinde evremizin ok renkli rgsnden kaybolur ve bylece en temel ve gl timsalin, hayatn kendisinin, bir iaret ve ifadesi olur. uura temel bir olayn gc ile hkmeden (i hayatn uyanmasyla ayn zamanda) derinliin iradesiz ve ehliyetsiz gerekletirilmesi ocukla insan arasndaki snr izer. ocukta eksik olan derinliin sembolik tecrbesidir; mesafe hissedilir, fakat henz ruha seslenmez. Ve ruhun uyanmasyla yn de, ilk defa, yaayan bir ifade bulur. Bylece kader fikri hayatn her satrnda kendini gsterir. Sadece onunla, yeleri mterek bir dnya duygusu ve ondan elde edilen mterek bir dnya ekli ile bal olan, zel bir kltrn yesi olabiliriz. Derin bir benzerlik ruhun uyanmasn, kltr adna berrak bir varln iinde domasn, mesafe ve zaman, yaylma timsaliyle d dnyann doumunu birletirir. O zamandan itibaren, bu timsal o hayatn esas timsali olur ve o hayatn zel slubunu ve i imknlarn tedricen gerekletirdii tarih eklini verir. Yaylmann kendine has timsali zel dolayszlktan ileri gelir, yle ki: Klasik dnya gr iin, yakn, kesinlikle, snrlanm, iine kapank

vcut; Bat iin sonsuzca geni ve sonsuzca derin boyutlu uzay; Araplar iin bir maara olarak dnya. Ve bununla eski bir felsef mesele bolukta yok oluyor: Dnyann bu esas ekli, hayatmzla bir btn olarak ifade edilen o kltrn ruhunun orijinal bir varl olduu mddete doutandr; ve yeni doan kelebek kanatlarn at gibi, her ferd ruhun kendi iin bu yaratc olay canlandrd ve ilk ocukluunda hayatnn nceden adam olduu derinlik timsalini at mddete edinmitir. Derinliin ilk anlay bir doum hareketidir; vcudun ruh tamamlaycs. Onda kltr ana manzarasndan doar ve olay, hayat boyunca, her ferd ruh tarafndan tekrarlanr. Efltun'un, eski bir Yunan inancna balayarak, "anamnesis" (hatra) dedii ey budur. Fakat esas timsal kendini gerekletirmez; her insann, her cemiyetin, dnem ve an ekil duygusu yoluyla iler vaziyettedir ve her hayat ifadesinin slubunu kabul ettirir. Devlet ekillerine, din mitos ve mezheplere, ahlk ideallere, resim, mzik ve iir biimlerine, her ilmn temel mefhumlarna baldr; fakat bunlar tarafndan temsil edilmez. Dolaysyla kelimelerle belirtilmez, nk dil ve kelimeler kendileri tremi sembollerdir. Her ferd timsal bunu syler fakat sadece i duyguya, anlaya deil. Ve bundan sonra aklayacamz gibi, klasik ruhun esas timsalinin madd ve ferd vcut, Bat ruhunun ise sonsuz uzay olduunu sylediimizde, kavramlarn kavranamayan temsil edemedikleri ihtiyat iinde olmalyz. Ancak bylece kelimelerin sesiyle en fazlasndan mnal bir duygu anlabilir.

KLASIK VE BATL ESAS TIMSAL


Kendi evresindeki dnyaya bak elbette bizimkinden daha keskin olmayan klasik insan, btn varln esas meselesi olarak neyi sayd? Bu, duyularla hissedilen btn eylerin maddi kayna ve temel meselesiydi. Bunu anlarsak olayn mnasna daha da yaknlam oluruz; uzay olay deil bu, uzay meselesini Bat ve sadece Bat ruhunun meselesi olmaya gtren kader gereinin olaydr. Evrenimizin grnnde en doru ve yce unsuru olan, hereyin cevherini iine alan ve iinden kartan bu uzayll (raumlichkeit) uzay kelimesini bilmeyen ve bu sebeple uzay fikrine sahip olmayan, klasik insanlk "mevcut olmayan" diye kesip atyor. Bu inkrn tumturakll mbalaa edilemez. Madd olan, gze mensup olarak kesin, anlalabilen, hemen mevcut olan bu liste, bu biim yaylmann zelliklerini verir. Klasik evren, kozmos ya da her yakn ve tamamen grlebilen eylerin iyi dzenlenmi katmas, gkyznn madd kubbesiyle neticelenir. Ondan fazla bir ey yoktur. "Uzay"n bu kabuun nnde ve arkasnda olabileceini dnme ihtiyac, klasik dnya grnde hi yoktu. Stoaclar nesnelerin zellik ve ilikilerine "gvde" diye sayacak kadar ileri gittiler. Chrysippus(Krisipus) iin ilh ruh bir gvdedir, Demokritus'a gre grmek, grdmz eylerin madd paracklarnn iimize girmesinden meydana geliyor. Ve bu duygu son ve en yce ifadesini klasik tapnan ta gvdesinde bulur. Penceresiz dahil ksm stun dizileri tarafndan dikkatle gizlenmitir; fakat dnda bir tek gerek

izgi bile bulunmaz. Her basamak grubunda, her basamak sonrakine oranla hafif dar dnktr. Taban, dam izgileri, kenarlar hep byktr. Her stunda hafif bir ikinlik vardr ve hibiri dierinden gerekten dikey durumda veya eit uzaklkta deildir. Fakat ikinlik, meyil ve mesafe kelerden kenarlarn merkezine dikkatlice ayarlanan bir oranla deiir ve bylece btn gvde esrarl ekilde bir merkez etrafnda sallanan bir ey kazanr. Eriler o kadar incedir ki bir dereceye kadar gze grnmez ve sadece "hissedilir". Fakat bylece derinlikteki yn yok edilir. Gotik slubu ykselirken iyonik slup uuur. Durum, madde ve ekil prensiplerine kar biz gergin hareket, kuvvet ve ktleyi ne srdk ve sonuncusunu kuvvet ve hzlandrma arasnda sabit bir oran diye tarif ettik. Hayr, nihayet ikisini de istiap ve iddet gibi tamamen uzaya ait unsurlar iinde erittik. Gerei bu ekilde kavramann mecbur neticesinde XVIII. yzyl byk ustalarnn aletli (enstrmantal) mzii yce bir sanat olarak ortaya kt, nk bu ekil dnyasnn saf uzayn dndrc hayaline iten ilikili olan tek sanattr. Ruhun sonsuzlukta kaybediliin(erlsung), neticelenmesinin, mziimizin en yksek anlarnda bat bu madd arlklardan kurtulmann esas duygusu, faustian ruhunda olan derinlik enerjisini de serbest brakr; klasik sanat ise tesirini cisimle snrlar ve gz uzaklklardan ayrp gzellikle dopdolu olan bir yakn ve durgun'a evirir. imdi neticeleri belirtiyorum. Esas timsallerin bir ounluu vardr. Derinlik tecrbesi araclyla dnya oluur, idrak kendini dnyaya yayar. Mnas yalnz ait olduu ruh iindir. Her yksek kltr iin o kltrn varlnn dayand ekil imknn gerekletirir ve bunu derin bir ihtiya yznden yapar. Younluk, cevher, madde, nesne, cisim, yaylma (ve baka kltr dizilerindeki ayn dzeydeki saysz kelimeler) gibi esas kelimelerimiz mecbur ve. kader tarafndan tayin edilen iaretlerdir ve bunlar, dnya imknlarnn sonsuz bolluundan, ferdi kltr adn sadece kendisi iin mnal ve dolaysyla gerekli olan imknlar hatrlar. Bunlardan hibiri dier bir kltrn tecrbeye dayanan hayatna ve bilgisine ta-

mamen devredilebilir deildir. Ve bu esas kelimelerden hibiri tekrarlanmaz. Kltr ruhunun kendi alannda z uuru iinde uyanmas annda -dnya tarihini okuyabilen kii iin bu an bir felket ihtiva eder- esas timsalin seimi her eye karar verir.

MAKROKOZMOS: (BYK EVREN-LEM- KBRA) APOLLNAN, FAUSTAN VE MAGIAN RUHU

ILAHLAR v e MMAR
Bundan byle, yaylann ideal tipi olarak duyalarla mevcut olan ferd cismi seen klasik kltrn ruhunu, Nietzsche tarafndan kullanlan, apollinian ad ile tarif edeceiz. Bunun karl ise, esas timsali saf ve snrsz uzay olan, "cismi" X. yzylda Elbe ile Tagus arasndaki Kuzey ovalarnda doan romanesk slubu ile iek aan Bat kltr o\ax\, faustian ruhudur. Faustian diliyle konutuumuzda, "uzay", duyulara bal geici imdiki zamandan kesinlikle ayr, ister Yunan ister Latin, hibir apollonian dilinde temsil edilemeyen, ruh bir eydir. Fakat, apollonian sanatlar tarafndan yaratlan uzay ifadesi bizimkine ayn ekilde yabancdr. Baka hibir kltrde salam temel, bu kadar tumturakl ekilde belirtilmemitir. Dorik stun yeri deler, binalar daima aadan yukarlara doru dnlmtr halbuki rnesansnkiler ise dzeyin zerinde dalgalanrlar. Bylece ok eski eserlerde bacaklar orantsz olarak belirtilir, ayak btn tabana dayanr ve kuma dik bile dse, ayan bastn gstermek iin kenarn bir ksm alnr. Klasik kabartma kesinlikle stereometrik olarak dz bir yzeye yerletirilmitir, figrler arasnda bir ara boluu vardr fakat derinlik yoktur. Aksine Claude Lorrain'in bir manzarasnda uzaydan baka ey yoktur ve her ayrnt buna hizmet etmeye yaramaktadr. Ondaki her cisim, birer k ve glge taycs olarak, atmosferik ve perspektif bir mna getirir. Uzay yararna dnyann bu ayrma ileminin u noktas empresiyonizmdir(izlenimcilik).

Demek ki klasik kltr byk bir vazgemeyle balar. Zengin, bol resimli, neredeyse fazla olgun bir sanat eli altnda hazr duruyor. Fakat bu gen ruhun ifadesi olamazd ve bylece M.. 1000 civarnda kaba, dar ve bizim gzmze gre zayf ve barbar ilk dorik geometrik slup, Girit'inkine zt olarak, ortaya kar. Aksine faustian mimarsi ihtiamla balar, yeni bir dindarln (1000 yl civarndaki Cluny reformu) ve yeni bir dncenin (Berengar ve Tours ve Lanfranc arasndaki karistik tartma-1050) ilk alkalanmalaryla birlikte ve hemen heybetli amalar planlamaya koyulur. Speyer misalinde olduu gibi, ounlukla btn cemaat katedrali doldurmaya yetmezdi ve sk sk tasarlanan plan tamamlamak imknsz oluyordu. Bu mimarnin arzulu dili iirlerin de dilidir. Gneyin hristiyan ilhileriyle halen putperest olan kuzeyin Edda'lar birbirinden ok ayr grnrlerse de aslnda vezin, ahenkli szdizimi ve grntleriyle zmn uzay sonsuzluklarnda benzeirler. Dies Irae (Gazap Gnleri) ile ondan biraz daha eski olan Vluspa'y birlikte okuyun; grnenin btn kar koymalarn paralayp yenecek sarslmaz iradeyi bulursunuz. Dnlebilen hibir ahenk, eski kuzey iiri kadar uzay ve mesafenin sonsuzluklarn yayamaz: Zum Unheil werden-noch allzulange Manner und Weiber-zur Welt geboren Aber wir beide-bleiben zusammen Inc und Sigurd*. Homeros'un altlk msralar (eksametre), le gneindeki yapran hafif hrtsdr, madde'nin ahengidir; fakat "Stabreim"
(*) Uursuzluk getirsinler diye doacaklar Kadn ve erkekler bu yeryznde Ama biz, ben ve Sigurd birlikte Olacaz uzun sre

ada fiziin dnya grntlerindeki "mekn (potansiyel) enerji" gibi, snrsz uzayda gergin bir bask, en yksek tepelerde uzak gece frtnalar yaratr. Btn kelimeler ve cisimler onun sallanan kesinsizliinde erirler, dilin durgun deil dinamik olandr. Ayn ey "Media vita in morte sumus"(hayatmzn ortasnda lmdeyiz)in ar ahengi iin de geerlidir. Burada Rembrandt'n renkleri ve Beethoven'in enstrmantasyonu mjdelenir -burada sonsuz yalnzlk faustian ruhunun yuvas olarak hissedilir. Siegfried (Sigfrid), Parzeval (Parsifal), Tristan, Hamlet, Faust btn kltrler iinde en yalnz kahramanlardr. Wolfram'n "Parzeval" (Parsifal)nda i hayatn hayret verici uyann okuyunuz. Vah tabiat ak, esrarl acma, terkedilmenin tarifsiz duygusu- bunlarn hepsi faustian ve yalnz faustiandr. Hepimiz bunu biliriz. Ayn motif btn derinliiyle Birinci Faust'un Paskalya sahnesinde tekrarlanr: Saf ve tarif edilemeyen bir zlem Srkledi beni tarlalarda ve ormanlarda dolamaya Ve scak ve bol gzyalarnn sisinde Benim iin ykselen ve yaayan bir dnyay hissettim. Bu dnya tecrbesi hakknda ne apollinian ne de magian insan, ne Homeros ne de ncil hibir ey bilmezler. WoIfram'n iirindeki dnm noktas, Tanr'yla ve kendisiyle mnakaada olan kahramann soylu Gawan'la karlap Tevrezent'e hacca kmay kararlatrd o hayret verici Kutsal Cuma gn, bizi faustian dininin can noktasna gtrr. Burada insan, yine katlan mistik bir 'toplulua, mutluluk verebilecek tek kiliseye balayan karisti'nin esrarn duyabilir. Kutsal Graal ve valyelerinde Alman Katolikliinin i gereklilii hissedilir. Ayr ayr tapnaklarda ferd tanrlara sunulan klasik adamlarn aksine burada her yerde ve her gn tekrarlanan tek sonsuz adama mevcuttur. Winfried gibi Anglo-Sakson misyonerleri tarafndan nceden sezilen, sonradan olgunlaan IX. ve XI. yzyllarn, Edda'lar ann, faustian fikri budur. Gerek-

letirilen mucizeyi saran yksek mihrab ile katedral onun tatan ifadesidir. Klasik ruh iin evreni temsil eden ayr cisimlerin okluu benzer bir panteon gerektirir. Antik oktanrclk da bundan ileri gelir. ster bir maara, ister bir uzay gibi dnlsn, tek dnya hacmi magian veya Bat Hristiyanl'nn tek tanrsn ister. Atena veya Apollon bir heykel ile temsil edilebilir, fakat duygularmz tarafndan oktan anlalmtr ki reform ve kar reformun tanrs sadece bir org fgnn frtnasnda veya bir "kantata"nn, bir yinin gsterili ilerleyiinde "belirtilebilir". VII. Yzyln sonlarna doru, bu dinlik artk resimli ifadeyle snrlandralamyordu ve aletli (enstrantal) mzik son ve tek ekil dili olarak yetiti: Diyebiliriz ki Katolik iman Protestan iman iin neyse bir yin mzii bir oratoryo iin ayn ey demektir. Fakat Germen tanrlar ve kahramanlar bile bu itici sonsuz byklk ve esrarengiz skntyla sarlmlard. Mzik ve karanln iine gmlmlerdi nk gn grsel snrlar izer ve dolaysyla cisimleri ekillendirir. Gece cismi, gn ise ruhu yok eder. Apollon ve Atena'nun ruhlar yoktur. effaf gneyli gnn ebed Olimpos zerindedir ve Apollon'un saati, yce Pan'n uyuduu tam le vaktidir. Fakat Valhalla kszdr ve Edda'larla bile Faust'un derin dncelerine dald, Rembrandt'n gravrlerinde yakalanan ve Beethoven'in renkli tonlarn emen, o gece yarsnn izlerini bulabiliriz. Wotan veya Baldur veya Freya "klid" ekillerine sahip deiller. Hint Vedalar'ndaki tanrlar gibi onlar iin de diyebiliriz ki: "Herhangi bir kazlm grnt veya benzerlik"ten azap ekmezler; ve bu imknszlk, onlar kmseyen, kutsallklarn kaybettiren, inkr eden, madd suretin deil de ebed uzayn en yce timsal olduunu kesinlikle kabul eder. Bu, islm ve Bizans'n put kran frtnalarnn (her ikisinin de VII. yzyla ait olduu belirtilmelidir) ve Protestan Kuzey'imizdeki ok benzer hareketlerin altnda yatan ve derinden hissedilen sebeptir.

MSRL VE LNLL ESAS TIMSAL


Batnn ruhu tarafndan olaanst bir vasta zenginliiyle kelimeler, tonlar, renkler, resimdeki perspektifler, felsef sistemler, destanlar, gotik katedrallerin genilii ve fonksiyon formlleri- ifade edilen dnya duygusu, eski Msr'n ruhu tarafndan -uzaylaan zamanszn iareti olan- ta diliyle ve deta sadece onunla ifade edilir. Msr ruhu kendini, sonunda lm hkim lerinin karsna varan, dar ve kanlmaz ekilde izilmi bir hayat yolundan aa inmekte gibi grd Clnn Kitab", blm 125). Kader fikri bu idi. Msrlnn hayat, deimez bir yn takip eden yolcunun hayatdr ve kltrnn btn ekil diline bu tek temay canlandryormu gibi baklabilir. Kuzeyin esas timsali olarak sonsuz uzay ve klasiininki olarak cismi kabul ettiimiz gibi Msr'n esas timsali en anlalabilir ekilde tarif edebilecek kelime olarak "yol"u alabiliriz. Tuhaftr ki, ve Batl dnce iin deta anlalmazdr ki, yaylmada tumturakl ekilde belirttikleri tek unsur derinlikteki yndr. Eski Krallk'n mezar tapnaklar ve zellikle IV. Slale'nin yce ehram tapnaklar, cami ve katedralde grdmz uzayn gayeli bir tekilatn deil fakat ahenkli ekilde dzenlenen bir uzay srasn temsil ederler. Kutsal yol Nil zerindeki kap binasndan balayp geitler, holler, kemerli avlular ve gittike daralan stunlu odalardan lnn odasna varr. Buna benzer olarak, V. Slale'nin gne tapnaklar "yap" deil, yce duvarlarla kapatlm bir yoldur. Kabartma ve resimler, seyirciyi daima tesir altnda brakan bir baskyla

kesin bir yne gtren sralar olarak gzkr. Yeni imparatorluun kolar ve sfenkslerle donatlm caddeleri ayn gayeye hizmet etmektedirler. Msrl iin, dnya eklini idare eden derinlik tecrbesi yleesine yn gstericiydi ki uzay az veya ok devaml bir gereklik ilemi olarak anlard. Burada ifade edilen mesafenin sert bir taraf yoktur. insan hareket etmeli ve bylece, sembol oluan ta ksmyla ilikiye girebilmek iin, hayatn bir timsali olmal. "Yol" hem kader hem de nc boyut mnasna gelir. Yol boyunca uzanan yce duvarlar, kabartmalar, stunlar "uzunluk ve genilik"tir; yani duyularn idraklardr ve onlar dnyaya yayan ileri gtrc hayattr. Dolaysyla Msrllarn bu sanat, kat maddeler kullansa bile, dz neticelerden baka eye ynelmemelidir. Msrl iin, kraln mezar zerindeki ehram bir gendir, insann yaklat yn ne olursa olsun, "yol"u kapatan ve manzaraya hkmeden gl ifadeli bir dz yzeydir. Onun iin i geitleri ve avlular, karanlk arka planlar, youn gsterileri ve ss bolluklaryla, ahenkli bir tarzda rahiplerin yryn takip eden tamamen dikey eritler gibi grnr. Kabartma ii -klasiin tamamen aksi olarak- bir tek dzeyde dikkatle snrlandrlmtr; III. ile V. Slale arasnda yer alan tekamlnde bir parmak kalnlndan, bir kt inceliine kadar daralr ve nihayet yzeyin iine ker. Yatay, dikey ve dik ann stnl ve btn ksaltmalarn eksiklii iki boyutlu prensibi destekler ve yol ile sonundaki mezarla rastlaan bu yn gsterici derinlik tecrbesini tecrit etmeye yarar. Gergin ruhun huzura kavumas iin hibir sapma imkn tanmayan bir sanattr bu. Temelde Msr'nkinden ok deiik olduu halde onunla yakn ilikisi olan esas timsali kefeden bir kltr vardr. Bu, iddetli yn gsterici Tao prensibi ile, in kltrdr. Fakat Msr kltr amansz bir ihtiyala onun iin tespit edilen yolu sonuna kadar katederken in kltr kendi dnyasnda babo dolar; bu yzden, tanrsna veya atalarnn mezarna, kusursuz dz duvarlar arasndaki tal derelerle deil, fakat dost tabiatn kendisi tarafndan gtrlr. Baka hibir yerde manzara bu kadar gerek ekilde mima-

rnin malzemesi olmamtr. Tapnak kendi kendine yeterli bir yap deil fakat iinde tepeler, su, aalar, iekler ve talar, eitli ekil ve dzenlerde kaplar, kprler ve evler kadar nemli olduklar bir yayltr. Bahe sanatnn byk bir din sanat olduu tek kltr budur. Binalarn mimarsini, dz yaylmalarn ve tek ifadeli unsur saylan dam zerinde toplanan vurguyu sadece manzara mimarsi aklar. Tpk kaplardan, kprlerden, tepelerden ve duvarlardan geen eri yollar nihayet sona vardklar gibi, resimler de seyirciyi ayrntdan ayrntya gtrr. Halbuki Msr kabartmas onu ustalkla kararlatrlm tek yne evirir. "Btn grnt birden kavranmamal. Zamandaki ayrm, gzn birinden dierine dolaaca bir uzay unsurlan ayrmn nceden farzeder". Msr mimarsinin manzaraya hkmettii gibi inlilerinki ona balanr. Fakat her ikisinde de uzayn olumasn devaml olarak mevcut bir tecrbe olarak salayan derinlikteki yndr.

TAKLIT VE SSLEME
Her sanat bir ifade dilidir. Bu ifade ya ssleme ya da taklit olur. Her ikisi de stn imknlardr ve birbirlerine olan kutuplamalar balangta zorlukla anlalr. Bunlardan taklit kesinlikle daha eskidir ve daha belirli bir zellik tar. Taklit evrensel (kozmik) olan hereyin gizli ahenginden domutur. Her yaayan din, uyanan ruhun evresindeki dnyann glerine erimek iin gsterdii abadr. En candan bal anlarnda tamamen din olan taklit de byledir. nk "burada"ki ruh ve vcut ile "orada"ki dnya arasndaki bir i faaliyet benzerliinden oluur ve bir tek gibi titreyip bir olur. Bir kuun kendini frtnada dengede tutmas veya bir amandrann kendini dalgalara brakmas gibi uzuvlarmz da mar mziinin sesiyle dayanlmaz bir ahengi tutar. Bir bakasnn davran ve hareketlerinin taklidi de daha az bulac deildir ve bunda ocuklar zellikle stnlk gsterirler. Hele birok duygu ve ifadelerden bir tek birimlik duygu ve ifade, bir "biz" yaratan bir dans veya geit resmi veya mterek arkya kendimizi kaptrdmz zaman bu en yksek derecesine varr. Bir insann veya bir manzarann "baarl" resim yapann, yzeydeki temsilde, hayatn fikrini, ruhunu ortaya koyabilecek bir usta olmasn gerektirir. Baz samimi anlarda hepimiz bu eit bir ustayz ve byle anlarda bir yz ifadesinin oyun ve mziini seilmeyen bir ahenkle izlediimizde anden uurumun tesine bakar ve byk srlar grrz. Her taklit, en geni bir mnada, dramatiktir; dram fra darbelerinin veya ta makasnn hareket-

lerinde, arknn melodik erisinde, ezberden okumann tonunda, iirin msrasnda, tarifte, dansta mevcuttur. Ssleme, hayatn akn izlemeyen fakat serte karsna kan bir ey olarak kendini taklitten ayrr. Yabanc varlkta yakalanan fizyonomik zellikler yerine o varln zerine kazlm motifler, timsaller yerletirmi oluruz. Ama artk iddia etmek deil, byyle armaktr. "Ben", "sen" den stn kar. Taklit, andan doan ve tekrar meydana getirilemeyen imknlarla bir konumadr. Ssleme ise "konuma"dan kurtulmu olan bir dili, mddete sahip ve ferdin merhametine bal olmayan bir ekil stokunu kullanr. Sadece yaayan ey taklit edilebilir ve sadece hareket halinde taklit edilir nk bunlarla kendini sanatlarn ve seyircilerin duyularna aklayabilir. Bu adan, taklit zaman ve yne aittir. Aksine ssleme zamandan ayrlan bir eydir: Saf, oturmu, salam yaylmadr. Taklit kendini tamamlayarak bir ey ifade ederken, ssleme bunu yapabilmek iin kendini duyulara tamamlanm bir ey gibi sunmal. Her taklidin bir balangc ve sonu vardr, halbuki ssleme sadece mddet'e sahiptir. Her ilkbaharda kesinlikle sslemeli fakat takliti olmayan iki sanat vardr, yap sanat ve dekorasyon sanat. Ondan nceki zlemle dolu yzyllarda, unsur ifadesi tamamyla dar bir mnadaki sslemeye aittir. Karolenj devri sadece sslemeleriyle temsil edilir nk mimarsi, bir fikir eksiklii yznden, iki slup arasnda kalmtr. Fakat byk kltrn douuyla ssleme olarak mimar birden ortaya kar ve ifadesi ylesine gldr ki bir yzyl boyunca basit dekorasyon korkuyla ondan ekilir. Ta boluklar, yzeyler ve kenarlar kendileri iin konuurlar. Kefren mezar matematik sadeliin zirvesidir -her yerde dik alar, drtgenler ve dik drtgenli stunlar vardr, hibir yerde sslemeler, yazlar veya ekim ekleri yoktur- ve ancak birka nesil getikten sonra kabartma ve boluklarn muhteem bysn bozar ve gerilim azalr. Ayn ekilde Westfalya-Saksonya'nn (Hildesheim, Gernrode, Paulinzella, Paderborn), Gney Fransa'nn ve Normanlar'n (Norwich ve Peterborough) soylu Romanesk slubu, tarif

edilemez bir g ve haysiyetle, dnyann btn mnasn bir izgi, bir stun bal, bir kemerle ifade etmeyi becermitir. lkbaharn dnya ekli en yksek noktasndayken -daha nce deil- uygun iliki, mimarnin hkmdar, sslemenin de ona bal olmasdr. Dipylon vazolarndaki sava figrleri ssleme mnasnda dnlmtr ve daha st bir derecede gotik katedrallerin heykel gruplar da yledir. Ve rtlerin, hareketlerin ve figr tiplerinin tesinde ilhilerin bentleri ve kilise mziindeki ksmlarnn paralel hareketleri bile her eye hkmeden mimar fikre hizmet eden sslemelerdir. Yce sslemenin bys bozulmadan gider, ta ki "son" bir devrin balangcnda, mimar hi durmadan kendilerini ho ve zeki taklide adayan meden ve dnyev bir grup zel sanatlarn iine der ve bu yzden ahs olur. Sonra slubun parldayan sonbahar gelir. Bir kere daha ruh, kendini tamamlamann uurunda, mutluluunu gsterir. Dnr ve airlerin -Rousseau, Georgias ve dier kltrlerdeki "adalar"- hissetmeye ve iln etmeye baladklar "Tabiata dn", kendini sanatlarn ekil dnyasnda sonun hassas bir hasreti ve nsezisi gibi aklar. Tamamen berrak bir akl, neeli bir nezaket, vedann acs bunlar Talleyrand'n sonradan "1789'dan nce yaamam olan yaamann tadn bilmez" diyebilecei bir kltrn son on veya yirmi ylnn hatlanyd. III. Sesostris'in (M.. 1850 civarnda) idaresindeki Msr'n serbest, gneli ve pek ince sanatyla Perikles'in Akropolis'inin deiik ihtiamlarn, Zeuksiss ve Fidyas'n eserlerini meydana getiren doyurulmu mutluluun ksa anlar da yleydi. Yine bin yl sonra, Emeviler devrinde, ona bir "arabesk" ve sarkt (stalaktit) prltsnda eriyip giden narin stunlar ve atnal biimindeki kemerleriyle Marip mimarsinin mutlu periler lkesinde rastlarz. Bin yl daha geer ve onu Haydn ve Mozart'n mziinde, Dresden'in oban kzlarnda, VVatteau ve Guardi'nin tablolarnda ve Dresden, Potsdam, Wrzburg ve Viyana'daki Alman yce inaatlarnn eserlerinde grrz. Sonunda, medeniyet yerleince, gerek ssleme ve onunla bir-

likte bir btn olarak sanat lr. Her kltrde bu gei u ya da bu ekildeki klasisizm ve romantizmle gerekleir, birincisi artk ok eski ve ruhsuz bir sslemecilie (kurallar, kanunlar, tipler) hassas bir saygdr, ikincisi ise hayatn deil de daha eski bir taklidin hassas taklididir. Mimar slubun yerine mimar zevki buluruz. Resim metodlar ve yazma biimleri, eski ekiller, yeni, yerel ve yabanc olan moda ile gelip gider. Sonunda, herhangi derin bir mnadan mahrum, zevke gre kullanlan bir resim ve edebiyat ticar stok'u ile karlarz. Artk ne tarih ne de "olumak" durumunda olan ssleminin son veya sna eklini sadece dou hallarnn motiflerinde, ran ve Hint meden eyalarnda, in porselenlerinde deil de, Yunanllar ve Romallarn bulduklar gibi, Msr (ve Bbil) sanatnda da buluruz.

PENCERE MIMARISI
Dorik ruhu, cismen mevcut ferd eyin timsalini gerekletirmitir. Bu ruhun sonunda vard ifade, kat bir grnt gibi manzaraya yerletirilen, sadece da dnk bir etkinlie sayp fakat varl imknsz gibi saylan aradaki uzay inkr eden ve sanattan saymayan, dorik tapna idi. Aksine magian ve faustian ruhlar yksek yaplar ina ettiler. Hayal grntleri, cebir ve tahlil matematiinin birer tertip tahmini olarak, mnal i boluklar zerinde uarak, somutlatlar. Bourgogne ve Flandres'den yaylan slupta, kk pencereleri (lunettes) ve yksek destekleri ile, kaburgal kubbe iindeki boluu onu snrlandran, duyularla sezilen yzeyden kurtarmaktadr. Magian yaplarnn i ksmlarnda pencere sadece olumsuz bir unsur, henz sanat eklinde gelitirilmemi bir kullanllk eklidir, kabacasna, duvarda alan bir delikten baka bir ey deildir. Pencereler pratikte vazgeilmez olunca, sanat intibasn korumak amacyla, Dou baziliklerinde grld gibi, galerilerle saklanyordu. te yandan mimar olarak pencere faustian ruhunun bir zellii ve derinlik tecrbesinin en mnal timsalidir. Onda, i ksmdan (dahilden) snrszla kma arzusu hissedilebilir. Contrepoint mziinde gizli (immanent) olan bu ayn arzu bu kubbelerden domadr. Bu mziin madd olmayan dnyas ilk gotik'e aittir ve yle de kalmtr. Klasik maddiyatn btn izlerinden kurtulmak iin, tan snrlandrma gcn bitki, hayvan ve insan gvdelerinin korkutucu

tesirdeki deiimleriyle meydan okuyan (Moissac'taki St. Pierre), btn izgilerini bir tema'nn melodi ve eitlemelerinde, btn cephelerini ok sesli fg'lerde ve heykelciliinin btn cisimsizliini kuma katlarnn mziinde eriten, derin mnal bir sslemenin btn gc ortaya atld. Polikrom (ok renkli), effaf ve dolaysyla tamamen cisimsiz resimleriyle katedral pencerelerinin kocaman cam boyutlarna derin mnalarn veren bu maneviliktir. Bu resim sanat hibir zaman ve hibir yerde kendini tekrarlamamtr ve klasik fresk'e dnlebilen en eksiksiz tezat tekil eder. Bu mahhaslktan kurtuluun belki de en ak misali Paris'teki Sainte-Chapelle'dir. Burada ta camn prlts iinde kaybolur. Fresk resmi, zerinde bulunduu ve birlikte meydana geldii, duvarla ayn malzemeden saylr ve rengi malzeme olarak tesirlidir. Burada renkler tayc bir yze bal deil fakat uzayda org notalar gibi hrdrler ve ekiller sonsuzlukta dururlar. Bu neredeyse duvarsz, yksek kubbeli, ok renkli klarla aydnlatlm, orta yerlerinde koro yerine kadar btnleen kiliselerin faustian ruhu ile Arap (yani, eski hristiyan Bizans'n) kubbeli kilisesini karlatrn. Byk kilisenin veya sekizgenin stnde yksekte dalgalanan askl kubbe gerekten klasik olann kemer ve stunlu ifade ettii yerekimi kanununa kar kazanlm bir zaferdir. Bu kanun da "harici"nin, mimar cismin bir meydan okumasyd. Fakat haricinin tamamen yokluu, maaray kapatan duvarn paralanmayan uygunluunu daha da belirtir ve ne bir bak imkn ne de ondan kabilme umuduna izin vermez. Kre ve poligon (okgen) ekillerinin kurnazcasna artc bir iie girmesi; ta bir davul zerine ylesine yerletirilmi bir yk ki sanki ykseklerde arl yokmu gibi sallanp duruyor, fakat hibir k noktasn brakmadan i ksmn kapatyor; tamamyla gizlenen yap hatlar; kubbenin ortasndaki kk bir delikten szan ve duvarlar daha da amansz bir ekilde vurgulayan bir k bu sanatn aheserlerinde, Revenna'da San Vitale'de, istanbul'da Ayasofya'da, Kuds'te Kayadaki Kubbe (mer Camii)'de, grdmz zellikler bunlardr.

BYK SLUP, ORGANIZMA OLARAK SLUBUN TARIHI


Byk slup olay makrokozmos (Byk evren-lem-i Kbra) znden, byk bir kltrn esas timsalinin ortaya kdr. Bir slubun organik tarihi bir " ncesi, bir " olmayan" ve bir " sonras"n ihtiva eder. Msr'n I. Slale'sinin "Boa levhas" henz "Msrl" deildir. Eserler III. Slale'den sonra bir slup kazanr fakat bu birden ve ok kesin bir ekilde oluyor. Ayn ekilde Karolenj devri "sluplar aras"nda kalyor. Deinilen ve aratrlan deiik ekiller grrz, fakat gerekli i ifadeden iz yoktur. Aachen Manastr'nn yaratcs "emin dnr, emin olarak ina eder, fakat emin hissetmez". Bat Avrupa'nn btn iin 850-950 devresi hemen hemen bir boluktur. Ayn ekilde bugn Rus sanat iki slup arasnda kalmtr. Norve'ten Manurya'ya kadar uzanan sivri, sekiz keli adr damyla ilkel tahta mimarsi Tuna'dan Bizans, Kafkaslardan da Ermeni-ran unsurlarnn tesiri altnda kalr. Fakat araziden ok az farkl olarak ve onun stnde, ular ykselme temayln bastran ve ortadan kaldrmak isteyen, "kokonik"lerle kapl adr damlar ykselir. Onlar gotik an kuleleri gibi ykselmezler, ne de cami kubbesi gibi erevelerler fakat sadece dardan baklmas gereken binann yatayln vurgulayarak otururlar. 1760 civarnda Ruhan Meclis (Synode) adr damlar yasaklayp ortodoks soan eklindeki kubbeleri emrettiinde, ar kubbeler, istenilen sayda olabilen ve tavan y-

zeyi zerine oturtulan ince silindirlere yerletirilmiti. Bu henz bir slup deil, gerek Rus dininin uyanyla kurulacak olan bir slubun mjdecisidir. Faustian Bat'da bu uyan M.S. 1000'den hemen nce oldu. Bir anda romanesk slup gelip yerlemitir. Gvensiz bir alan zerinde akc bir uzay teekkl yerine sk bir uzay dinamii aniden ortaya kt. En bandan beri, i ve d yaplan sabit bir ilikinin iinde yerletirildiler, duvar ekil dili tarafndan delindi ve ekil, dier hi bir kltrn hayal edemeyecei bir biimde, duvarn iine yerleti. lk batan, pencere ve an kulesi mnalarna kavutular. ekil kaytsz artsz belirlendi. Ancak gelimesi yerine getirilecekti. Msr slubu ayn ekilde uursuz, ayn ekilde sembolik gle dolu bir dier yaratc harekete balad. Yolun esas timsali IV. Slale'nin (M.. 2250) balamasyla birlikte aniden ortaya kt. ok yakndan grlebilmek iin izilen ve seyircinin duvar dzlkleri boyunca emredilen ynde ilerlemesini mecbur klmak iin dizi halinde dzenlenen Msr dz kabartmalar benzer bir hzla V. Slale'nin balangcnda grnrler. Msr slubu tamamen mimarydi ve Msr ruhu yok olana kadar yle kald. Sslemenin, mimarye dekoratif bir ek olarak dnld eksik kalan bir sluptur. Elence sanatlarna, resim sergilenmesine, bstlere, dnyev mzie doru bir sapmaya izin vermez. iyonik safhada, klasik slubun arlk merkezi mimarden bamsz bir plastik sanata yneldi; barok olanda Bat'nn slubu, ekil dili XVIII. yzyln btn yap sanatna hkmeden, mzie geti; Arap dnyasnda, Jstinyen ve Chosroes Nushirvan'dan sonra, arabesk slubu mimarnin, resmin ve heykelciliin btn ekillerini, bugn zanaat diye sayabileceim, slup izlenimleri iinde eritti. Fakat Msr'da mimarnin hkmdarlna kimse meydan okumad; ancak dilini biraz yumuatt. in'de, kaln duvar ve dar giriiyle korku uyandran kap kulesi yerine, giri yolunu gizleyen "ruh duvar"n (Yin-pi) buluruz. inli hayatn iine kayverir ve sonradan hayat yolunun Tao'sunu

izler; Nil vadisi, Hwang-ho'nun girintili kntl manzaras iin ne ise, tala evrilmi tapnak yolu da in bahe mimarsinin her yne sapan patikalar iin ayn eydir. Tpk bunun gibi klidci hayat Ege'nin saysz kk adalar ve burunlar ile bal olduu gibi, sonsuzda babo dolaan tutkulu Bat hayat da Frankonya, Burgonya ve Saksonya'nn geni vadilerine baldr. Msrl mimar heybetli ta binalar severdi, Yunanl bunlardan kanrd; mimarsi nce kendine kk vazifeler tayin etti, sonra tamamen durdu. Eer onu bir btn olarak gzden geirip sonradan Msr veya Meksika ve hatta, bu konuda, Bat mimarsinin tamam ile karlatrrsak slubun gsz gelimesi karsnda arrz. Dorik tapnaklarndaki birka eitlemeden sonra tkenmiti. Korent baehri 400 yllar ivarnda kurulduunda, zaten devrini kapatmt ve sonradan gelen herey nceden mevcut olann sadece ekil deitirmesiydi. Bunun neticesi ekil tiplerinin ve slup cinslerinin hemen hemen cism bir standardizasyonu oldu. insanlar bunlardan birini seebilir, fakat kesin snrlarn asla aamazd bir bakma bu bir imknlar sonsuzluunun itiraf olurdu. Nesrin slup cinsleri ve lirik iir, anlatm ve trajedi tipleri iin de geerliydi bu. Evrensel olarak temel ekil zerindeki g harcamas asgariye indirilmitir ve sanatnn yaratc enerjisi ayrnt inceliklerine ynelir. Bu sakin (statik) cinslerin sakin (statik) bir muamelesidir ve durmadan yeni tipler ve ekil alanlar yaratan faustiann dinamik verimlilii ile mmkn ve keskin zddiyeti tekil eder. imdi biz byk bir slup ayrmn bir organizma olarak grebiliriz. Burada, dier birok konularda olduu gibi, bunu ilk gren Goethe oldu. Winckelmann'nda Velleius, Paterculus hakknda yle der: "Onun gr noktasndan, bir fertler grubu halinde gsterildii halde btn sanat belirsiz bir balangca, yava bir bymeye, parlak bir tamamlama anna ve dereceli bir ke sahip olan canl bir nesne gibi grmesine imkn yoktu." Bu cmle sanat tarihinin btn morfolojisini ihtiva eder. sluplar, dalgalar veya

nabz atlar gibi birbirlerini takip etmezler. slubu meydana getiren sanatnn kiilii, iradesi veya akl deil; sanatnn tipini slup meydana getirir. slup Goethe'ye gre esasl bir olaydr. "Tabiat" gibi o da uyanan insann daima yenilenen tecrbesi, evresindeki dnyada baka bir benlii ve aynadaki akisdir. Ve bu sebeple bir kltrn genel tarihi grntsnde sadece bir slup olabilir, kltr'n slubu. Yaln slup safhalarn -romanesk, gotik, barok, rokoko, imparatorluk (empire)- Msr, in (hatta "tarih ncesi") slubu gibi olduka deiik dzen birimiyle ayn dzeyde tutmakla hata ortaya kmtr. Gotik ve barok, Bat slubunun olgunlamas ve olgunlama sonras, tek ve ayn ekil kabnn genlii ve yalldr. Bylece iyonik stunlar dorik bina ekilleriyle tamamen kaynaabilir, Nremberg'teki St. Lorenz'te son gotik ilk barokla veya Mainz'deki ok gzel bat koro yerinde son romaneskin son barokla kaynat gibi.

ARAP SLUBUNUN TARH


Hi kimse Arap sanatnn tek bir olay olduunu henz anlayamamtr. ster eskiyi taklit etmi olsunlar ister diledikleri gibi unsurlarn kendi veya yabanc kaynaklardan semi olsunlar, bu tarz gen Bat'y btn i hayat gemi, klasik sonras sanat almalaryla arlatran kabua aldanmaya son verdiimiz an byle bir fikr ekil kazanabilir. Bu Arap slubu amzn ilk bin ylnn tamamna amildir. Dier btn kltrlerde olduu gibi, burada da ilkbahar yeni bir sslemecilikte ve bilhassa bu sslemeciliin en ulu ekli olan din mimarde ruhaniliini ifade etmeye alr. Aslnda inan sahibi topluluunun gelitirdii ve bu inanlarn her birine uygun bir sanat mnasnda bir ge klasik veya bir erken Hristiyan veya bir slm sanat yoktur. Aksine bu dinlerin tamam -Ermenistan'dan Gney Arabistan'a ve Axum'a, ve iran'dan, Bizans ve iskenderiye'ye kadar- ayrnt uyumazln aan geni bir sanat ifadesi benzerliine sahiptir. Hristiyan, hellenist, ibrani ve Baal mezhebinin baziliklerinde, Mitra dininin tapnaklarnda ve Mazda dininin ate tapnanda ve camide benzer bir ruhanlii belirten bir ey vardr: Maara duygusu. Bu kltrn sanat merkezi kesin olarak Edessa, Nisibis, Amida ehirlerinin geni iindeydi. Onun batsnda, Efes ve Kalkedonya Konsillerinde Bat Yahudilii ve Telifiyye (Sinkretizm) mezheplerini yenen, Paulus Hristiyanh'mn son klasik

"pseudomorfoses"in (Sahte ekil) alan yer alr. Gerek yahudiler gerekse yahudi olmayanlar iin Pseudomorfoses'in mimar ekli baziliktir. Tam aksini ifade etmek iin klasiin imknlarn kullanr ve kendini bu imknlardan kurtaramaz, Pseudomorfoses'in z ve trajedisi budur. Uzay duygusu deiiktir, fakat balangta onu ifade etme vastas deildir, imparatorluk ann putperest din mimarsinde, hcrenin hiliin mimar ifadesi olan, tamamyla maddeci Augustus tapnandan, sadece i ksmn bir mna tad bir baka tapmak ekline doru belirli bir hareket vardr. Nihayet dorik mimarnin tek tek stunlarla evrili binann (peripteros'un) d grnts drt i duvara devredilir. Penceresiz bir duvarn nnde sralanan stunlar tedeki uzayn -yani klasik seyirci iin iteki, magian seyirci iin dtaki uzay- bir inkrdr. Bu sebeple, bazilikte olduu gibi, btn uzayn rtlmesi mi yoksa, muhtemelen Gney Arabistan'dan kma ve sonradan caminin nde gelen unsuru olan, byk n avlusu ile Baalbek'teki gne tapnanda olduu gibi sadece kutsal yerin rtlmesinin mi uygun olduu fazla nem tamayan bir meseledir. Kilisenin orta yerinin holler tarafndan evrilmi bir avludan ortaya kmas, sadece. Dou Suriye bozkrlarndaki (bilhassa Havran) bazilik tipinin hususi gelimesiyle deil de mihraba varan safhalar olarak giri, orta ksm ve koro yerinin temel dzeninden de ima edilmektedir. Koridorlar (balangta avlunun yan ksmlar) birer kmazdr ve sadece orta ksm koronun arkas (abside) ile uyar. Bu temel mna Roma'daki San Paolo kilisesinde ok aktr, her ne kadar teknik vastalar, stun ve stun teknesi (architrave) Pseudomorfoses'in (Klasik tapnan ters yne evrilmesi) basks altnda iseler de. Stunlar arasndaki hcre'nin yok edilip yerine onlar dndaki bir duvar konulan Caria'daki Afrodit tapnann hristiyanlar tarafndan yeniden ina edilmesi ne kadar semboliktir. Aksine, Pseudomorfoses'in alan dnda maara duygusu kendi ekil dilini gelitirmekte serbestti ve bu sebeple burada vurgulanan kesin damdr (halbuki dier alanda klasik duyguya kar

itirazlar sadece dahilinin gelimesine yol at). Kubbe ve kemerlerin eitli imknlar teknik yntem olarak nerede ve ne zaman ortaya ktklar, daha nce sylediimiz gibi, nemsiz bir konudur. Roma'da aml Apollodorus, Trajan zamannda, "Vens ve Roma" tapnann kubbesi ve Caracalla hamamlarnn kubbeli odalar iin kullanld ve Gallienus'un zamanndaki "Minerva Medica" Suriyeliler tarafndan ina edildi. Fakat btn camilerin ilki olan aheser, Hadrian'n yeniden ina ettirdii Pantheon'dur. Burada, phesiz, mparator Dou'da grm olduu mezhep binalarn (yaplarn) kendi zevkini tatmin etmek iin, taklit etmekteydi. Magian dnya duygusunun en saf ifadesine eritii orta kubbe mimarsi Roma mparatorluu'nun snrlar dna uzand. Pseudomorfoses kmeye ve Telifiyye'nin (senkretizm) son mezhepleri lmeye balad zaman, Bat'nn bazilikasna da muzafferce tesir etti. Hal seferleri dnemine kadar Mani tarikatlarnn bulunduu Gney Fransa'da Dou'nun ekli ehliletirildi. Jstinyen'le ikisinin karmndan Bizans ve Ravenna'nn kubbeli bazilikleri ortaya kt. Katksz bazilik, faustian enerjisiyle katedrale dntrlmesi iin, Alman Bat'ya itildi. Kubbeli bazilik tekrar Bizans ve Ermenistan'dan Rusya'ya yayld ve orada yava yava damda younlaan bir sembolcle ait olan d mimarnin bir unsuru olarak benimsendi. Fakat Arap dnyasnda monofozit (tek cins) ve Nasturi Hristiyanlk'n ve Yahudi ve ranllarn varisi olan slm gelimeyi sonuna kadar gtrd. Ayasofya'y camiye evirdii zaman sadece kendine ait eski bir mlkiyeti geri ald. slm'n kubbeli yaplar, Shan-tung ve Hindistan'a kadar Mazda ve Nastur mimarsini ayn yoldan izlediler. Camiler uzak Bat'da spanya ve Sicilya'da ykseldi ve burada slup Bat-Arami-Suriyeli eklinden ok Dou-Aram-tranl eklinde grlr. Mimar iin doru olan, Arap dnyasnda biim temsillerini ok erkenden yenen ve kendi iinde eriten, sslemecilik iin de bir kat daha dorudur. Sonra da "arabesk" olarak Bat'nn yeni sanat arzularn karlamak, bylemek ve yanl yola srklemek iin

ilerledi. Ne var ki Arap ruhu olgunluuna eriemedi, aldatld -ormann devrilen yal bir dev aac tarafndan bymesine engel olunmu ve bodur braklm bir aa gibi-. Burada duyulan ve tecrbe edilen parlak bir an olmad; Hal seferleriyle birlikte, katedral damnn tahta kirilerinin kubbelerde dmledikleri ve sonsuz uzay fikrini gerekletirmek ve tamamlamak iin bir dahilinin kurulduu, bizdeki an gibi. Diyoklesyan'n siyas yaradl klasik temele dayanmas sebebiyle Roma ehrinin (Urbs Roma) idar geleneklerinin btnn kabul etmek zorunda kaldnda, paraland. Bylece almas eski artlarn basit bir reformu durumuna dt. Buna ramen o Halifelerin ilkiydi. Ve hereyde yleydi. Bugn bile biz, Plotinus ve Markus Aurelius'un dncelerini, sis, Mitra ve Gne Tanrs mezheplerini, Diyofantus'un matematiklerini ve nihayet Roma mparatorluu'nun dou snrlarndan bize doru szan ve Antakya ile skenderiye'nin sadece birer destek noktas (points d'appui) olduklar sanatlarn tamamna klasik an son eserleri diye hayranlkla bakyoruz, bunlara baka tarzda bakamadmzdan ve bakamayacamzdan. Sadece bu, sanattan ve baka engellerden kurtulduu zaman, Arap kltrnn yzyllardan beri iten kendine ait olan btn topraklara kendini ne gibi bir iddetle attn anlamak iin yeterlidir. Bu aceleye kaplan, daha genlie ermeden yalln ilk belirtilerini duyan bir ruhun iaretidir. Magian insanlnn bu serbestlie kavumasnn baka misali yoktur. 634'te Suriye fethediliyor, daha dorusu kurtarlyor. am da, Ktesifon da 637'de dyorlar. 641'de Msr ve Hindistan'a, 647'de Kartaca'ya, 676'da Semerkand'a, 710'da ispanya'ya varyorlar. Ve 732'de Araplar Paris kaplarnda duruyorlar. Bu birka yl iinde, baka kltrlerin yava olgunlumasnda yzyllarn tarihini doldurmaya yeterli olan, birikmi istekler, tehir edilen mitler, saklanan kahramanlklarn toplam sdrlmt. Dorudur, btn kltrler (Msr, Meksika ve in hari), daha

EKIL SANATLAR: MZIK VE HEYKELCILIK


eski bir dier kltrn vasilii altnda bydler. ekil dnyalarndan her biri baz yabanc zellikler gsterir. Bylece, Hristiyanln Arap menei yznden saygya meyilli olan, gotiin faustian ruhu son Arap sanatnn hazinelerine el koydu. Kesinlikle Gneyli, hatta Arap bile denilebilir, bir gotik Burgundya ve Provans katedrallerinin cephelerine kart; Strasburg manastrnn d grnne bir ta bysyle stnlk salad ve heykellerle, kemer altlaryla, kuma desenleri, oymalar ve meden ilemelerle -ve ayn ekilde iskolastik felsefenin aprak ekillerinde ve Bat'nn gl bir timsali olan Graal destannda- sessiz bir sava verdi. Fakat Pseudomorfoses'in magian ruhu, onlar teslim olmadan yabanc vastalara sahip kacak cesarette deildi, ite bu sebeple magian fizyonomiin aratrmacya hl aklayaca ok eyler vardr.

STN DZENIN TIMSALI OLARAK SANAT


stn insanln dnya duygusunun kendi iin bulduu en ak sembolik ifade ekli (takdimin matematik-ilm alann ve temel fikirlerinin sembolikliini hari tutarsak) saylar sonsuz olan ekil sanatlardr. Ve bu sanatlarla birlikte biz mzii de sayyoruz, nk szsz sanatlardaki ekil verici itepiyi, gze ve kulaa hitap eden vastalar arasndaki fark yzeyde olarak saymadmz mddete, hibir zaman anlayamayz. Gerekten ton'lar (makamlar) izgi ve renkler gibi yaylan, snrlandrlan ve saylabilen eylerdir; armoni (ahenk), melodi, kafiye ve ritmin, perspektif, orant, "chiaroscuro" (ak-koyu) ve taslaktan arta kalr yan yoktur, iki resim eidini ayran mesafe, bir devrin mzik ve resmini ayran mesafeden sonsuzcasna byk olabilir. Sanatlar yaayan birimlerdir ve yaayann paralanmas imknszdr. Aydn kiinin ilk hareketi bu sonsuzcasna geni alan tamamen yzeyde vasta ve teknik kstaslarla tayin edilen blgelere ayrmak ve bu blgeleri ebed bir geerlilik ve deiemezlik ekil prensipleriyle donatmaktr. Aslnda teknik ekil dili gerek almann bir maskesinden baka bir ey deildir. slup, sanat mantnn eriemeyecei bir eydir, metafizik dzende bir aklamadr, esrarengiz bir "vazife", bir kaderdir. Deiik sanatlarn madd snrlaryla hibir ilgisi yoktur. Eer bir sanatn snrlar varsa -ekil olarak oluan ruhun snr-

lar- bunlar teknik veya fizyolojik deil, tarih snrlardr. Bununla ekil mefhumu lszce alr. Sadece teknik alet, sadece ekil dili deil, fakat sanat cinsinin seimi de bir ifade vastas olarak grlr. Ferd bir sanat iin bir aheserin yaradl ne demek ise Rembrandt iin "Gece bekileri" veya Wagner iin "Usta arkclar" (Meistersinger) -bir kltrn hayat tarihi iin de sanat trlerinin yaratl ayn ey demektir. Bir dnem yaratr. Basit d grnler bir yana, buna benzer her sanat halef ve seleften yoksun ferdi bir organizmadr. Nazariyesi, teknii ve artlan hep karakterine aittir ve hi bir ebed ya da evrensel geerlilik ihtiva etmez. Bu sanatlardan birinin ne zaman doar, ne zaman kullanlr, ne zaman lr veya bir dierinde ekil deitirir, belirli bir kltrde neden bu ya da u sanat stnlk kazanr veya hi yoktur- btn bunlar en st mnada ekil sorulardr; tpk neden ferd ressam ve mzisyenler baz ayrt (nans) ve armonilerden uursuzca kanrlar veya aksine, ylesine tercih ederler ki bunlara dayanarak eserler onlara isnet edilir sorusu gibi. Bu soru gruplarnn nemi nazariye, hatta bugnn nazariyesi tarafndan kabul edilmemitir. Sanatn belirli saydaki sabit ve iyi tarif edilmi blgelerinin varln apak ortada olduunu tahmin ederek kii bu birka blgenin tarihini -ayn derecede apak olan- eski a, ortaa, ada planna gre dzenlenmitir. Bo bir inili kl yol aptalcasna izlenmitir. Durgun zamanlar "tabi duraklamalar" diye ifade edildi, byk bir sanat gerekten ldnde "k" denildi ve n yarglardan syrlm bir gzn baka bir manzarada baka bir insanl ifade etmek iin baka bir sanatn doduunu grebilecei zamana "rnesans" (yeniden dou) ad verildi. Halbuki bu sanatlarn organik karakterinin en belirli olduu bu sonun, yce bir sanatn tesirli ani sonun, meselesidir. Evripides (Euripides) ile Atik dramn, Michelangelo ile Floransa heykelciliinin, Liszt, Wagner ve Bruckner'le aletli (enstrmantal) mziin sonu gibi. Eer yeterince yakndan bakarsak herhangi byklkteki hibir sanatn asla "tekrar domadna" kendimizi inandrmak-

ta glk ekmeyiz. Ehram slubundan dorik slubuna hibir ey gememitir. Klasik tapnakla Orta Dou'nun bazilikas arasnda hibir irtibat yoktur. Klasik sanatn, herhangi eit altnda olursa olsun, XV. yzyl Bats'nda yenidn doduuna gerekten inanmak, hayal gcnn ender bir zorlamasn gerektirir.

APOLLNAN VE FAUSTAN SANAT


Paestum'daki Poseidon tapna ve Ulm'daki "Minster", en olgun dorik ve en olgun gotik eserler, tpk klid'in cisman snrlama yzeyleri geometrisi uzaya ait bir eksenle ilgili, uzaydaki noktalarn durumlarna ait analitik (tahlilci) geometriden ayrld gibi ayrlrlar. Btn klasik yaplar dtan, btn Batl binalar ise dahilden balarlar. Araplarnki de dahilden balar fakat orada durur. Bazilik'in ve kubbeli yapnn d ksm sslemecilik iin bir alan olabilir, fakat mimar deildir. Yaklatka seyirciyi saran intiba rten, sr saklayan, bir eydir. Maarann alaca karanlndaki ekil dile sadece iman sahibi iin mevcuttur -slubun en stn rneklerinin ve basit Mitra tapnaklarnn, yeralt mezarlklarnn (katakomb) ortak amilidir, yeni bir ruhun ilk gl sesleniidir. imdi, Alman ruhu bazilik tarzna sahip kar kmaz, durum ve mna konusunda btn yap ksmlarnn artc bir deiimi balar. Burada, faustian kuzeyde, binann d ekli, ister bir katedral ister basit bir ev olsun, dahilinin dzenlemesine hkmeden mna ile bir iliki kurmaya balar. Faustian yapnn sadece bir cephesi deil, bir yz vardr- halbuki bir "peripteros"un n, hereyden nce, drt yanndan biridir ve ortadaki kubbeli binann, prensip olarak, bir n bile yoktur. Seyirciy i karlayan ve ona yapnn i mnasn aklayan .cephenin sebebi, sadece byk ferd yaplara deil, fakat ayn zamanda pencere zenginlii hususiyetiyle, sokaklarmzn, meydanlarmzn ve ehirlerimizin btn grnne hkmeder.

lk devrin yce mimarsi onu izleyen btn sanatlarn daima anasdr; onlarn seimini ve ruhunu tespit eder. Buna gre, klasik ekil verme sanat tarihinin bir tek idealin, yani saf gerek imdiki zamann can damar olarak hr insan vcudunun fethini zamann can damar olarak hr insan vcudunun fethini, baarmann yorulmak bilmeyen abas olduunu grrz. plak vcudun tapna onun iin ne ise, mzik "katedrali"de ilk karsrm(contrepoint)den XVIII. yzyln orkestra metinlerine kadar faustian iin o idi. Apollinianin bu yzyllk temayln hiss gcn imdiye kadar anlayamadk nk, kabartmann, kil stnde Korent resimlerinin ve Atik fresklerinin erimeye altklar eyin tamamen madd, ruhsuz vcudun (vcut tapnann da bir "dahili"si yoktur!) olduunu hissetmemitik. Kesinlikle uzaya ait olmayan bu sanatn tekaml, M.. 630'dan 350'ye kadar yzyl, dorikin tamamlanmasndan hellenistikin ve onun byk slubunu kapatan hayal resminin geliine kadar olan devreyi kapsar. Bu heykelcilik, dz bir sanattan kp ilkin fresk'e itaat eden sonra onu aan son ve en stn klasik sayld mddete, hibir zaman gereiyle takdir edilmeyecektir. Bir ekil ideali olarak heykel kabartmadan, fresk'in de mahreci olan, eski kil resmine kadar gerilere gider. Kabartma, fresk gibi, duvara baldr. Deiim, 460'lerde, Polikletus ile tamamlanr ve ondan sonra plastik gruplar cidd resmin modeli olurlar. Fakat tam yuvarlak bir alma sadece Disippus'la bir neticeye varyor. O zamana kadar, Praksiteles'te bile, konunun sadece bir veya iki gr asndan tamamen tesir edici olan, berrak hatlarla, yanl veya dz bir gelimesine sahibiz. Bu sanatn buna tekabl eden safhas, son gotik slubun bitimiyle byk faustian slubunun sonunu bildiren rokokonun k arasndaki yzyl, 1500-1800, ihtiva eder. Bu dnemde, uzaya ait mtelliin (transcendence) uurlanan iradenin srekli bymesine uygun olarak, hkmeden sanata dnen aletli (enstrmantal) mziktir. Balangta, XVII. yzylda, mzik resimleme vasta-

lar olarak, aletlerin kendilerine has ton renklerini, tel ve fleme, insan sesleri ve alet sesleri arasndaki tezatlar kullanr. Onun (olduka uursuz) hrs, Tiziano'dan, Velaskez ve Rembrandt'a kadar byk ustalar taklit etmektir. Resim yapar... (Gabrielli'den -lm 1612- Corelli'ye -lm 1713- kadar, sonatn her hareketli bir "basso continuo/devaml bas" fonu zerinde oturtulan, inceliklerle ssl bir tema gsterir), kahramanlkla dolu manzaralar izer (Pastoral Cantata'da) ve melodinin izgileriyle bir portre meydana getirir (Monteverdi'nin "Ariadne'nin yaknmasnda, 1608). Alman ustalarla birlikte btn bunlar kaybolur. Resim mzii daha teye gtremez. Mziin kendisi mutlak oluyor. XVIII. yzylda gerek resme gerekse mimarye (yine uursuz olarak) hkmeden mziktir ve gittike daha kesin olarak, heykelcilik de bu ekil dnyasnn derin imknlar arasnda kaybolup gidiyor. Klasik dnemin cidd mzii kulaa hitap eden bir plastik sanattan baka bir ey deildi. Bu mzik tek sesliydi. Bat Avrupa, katedralin mimar tarihiyle birleen, yce slup'ta bir sslemeli mzie sahiptir. Karsrm (contrepoint) istinat kemeri sistemiyle birlikte geliir ve kayna, basit paralel ve zt hareketleriyle, "fauxbourdon" (deiik ekilli kilise mzii) ve karsrm'n (contrepoint) romanesk slubu idi. Bu insan seslerinin bir mimarsidfir ve heykel grubu ve cam resmi gibi bu ta kubbelerin iinde anlalabilir. Bununla birlikte atolarda ve kylerde takliti bir dnyev mzik ortaya kt, trubadurlarn (troubadour), "minnesanger" ve saz airlerinin mzii. Majr ve minr ahenkleriyle, ark (canzoni), madrigal ve "caccia"larla kalbe hitap eden basit melodilerden meydana geliyordu. 1400'den sonra bu ekiller kollektif ark -rondo ve ballad- eitlerine yol at. Bunlarn hepsi seyirci gerektiren bir "sanat" idi. Uyanan uurla yaayan hayat, ruhan ve sava arkc arasndaki ayrmd. Taklit, hayat ve yne daha yakndr ve bu yzden melodi ile balar, halbuki karsrmn (contrepoint) semboliklii yaylmaya aittir ve gerek polifoni (ok sesli) sonsuz uzay belirtir. Vokal din mzikten (motet) balayarak, Dunstaple, Binc-

hois ve Dufay (1430 civarnda) ile drt sesli din yine kadar kesin mzikal ekil tamamen gotik mimarsinin sihirli emberi iinde devam etmitir. Fra Angelico'dan Michelangelo'ya kadar, byk Hollandallar ssl mzikte tek balarna hkimiyet kurdular. "Son" aa gei Roma ve Venedik'te mjdelendi. Barokla mziin idaresi italya'ya geti. Fakat ayn zamanda mimar artk hkmeden sanat deildir ve yal boya resminin orta yeri tuttuu bir faustian zel sanatlar grubu meydana gelir. 1560 sralarnda, Palestrina ve Orlando Lasso'nun (her ikisinin lm 1594) "a capella" slubunda insan sesinin hkmdarl sona eriyor. Gleri artk sonsuza doru o ihtirasl itii ifade edemiyorlard ve bu nefesli ve yayl alglarn korosuna yol at. Gotikin mzii mimar ve seslidir, barokun ise resimli ve aletli. Biri ina eder, dieri sebeplerin vastasyla iler. Artk btn sanatlar ehirli ve bu yzden dnyev olmutur. stn kiisel ekilden Usta'nn kiisel ifadesine geeriz ve 1600'den ksa bir mddet nce italya, dindar katlanlar deil de virtz gerektiren, basso continuo(devamh bas) meydana getirir. Ondan sonra byk vazife ton btnln sonsuzlua yaymak veya daha ziyade onu sonsuz bir ton uzay iinde halletmekti. Gotik alg aletlerini belirli ses renklerine gre ailelere ayrmt. Fakat yeni doan "orkestra" insan sesi tarafndan zorlanan kstlamalara dikkat etmez, fakat onu baka seslerle birleecek bir ses gibi kullanr -ayn anda matematiimiz Fermat'n geometrik tahlilinden Descartes'n tamamen fonksiyonel tahliline geer. Sesli din ayinlere ve "motet"e kar barok, orkestraya gre tasarlanan oratoryo (Carissimi), kantat (Viadana) ve opera (Monteverdi) ekillerini ne srer-, ilk barokun bu ekillerinden, XVII. yzylda, sit (site), senfoni ve konerto grosso'nun sonat'a benzer ekilleri ortaya kar. I yap ve hareketlerin ayrm, tematik alma ve modlasyon gittike daha salam yerleiyorlar. Bylece Corelli, Haendel ve Bach tarafndan Bat'nn hkmedici sanat haline getirilen -imdi tamamen cisimsiz- mzik yce, sonsuz derecede dinamik ekline erimiti.

1670 sralarnda Newton ve Leibniz sonsuz derecede byiik hesafr'n kefettiklerinde, fg slubu tamamlanmt. Ve 1740 sralarnda, Euler fonksiyonel tahlilin kesin ifadesini ele aldnda, Stamitz ve onun nesli son ve en olgun mzikal ssleme eklini kefediyorlard: Saf ve snrsz faaliyetin vesaiti olarak drt ksmlk hareket. O zamana kadar bu tek adm hl atlmamt nk. Fg'n temas "mevcut oluyor", yeni sonat ise "mevcut olmaktadr" ve zmlenmesinin neticesi bir durumda bir resim, dier durumda ise bir dramdr. Bir resimler dizisi yerine devirli bir silsile elde ederiz ve bu ton dilinin gerek kayna en derin ve bize en yakn bir mzik eidinin -yayl sazlarn mzii- nihayet gerekleen imknlarndayd. uras muhakkak ki faustian ruhun son srlarn ifade etmek iin hayal ettii ve gelitirdii btn alglarn en soylusu kemandr ve u da muhakkak ki tam ilhamn en mtel ve kutsal anlarn yayl sazlar drtllerinde ve keman sonatlarnda yaamtr. Burada, oda mziinde, Bat sanat bir btn olarak en yksek noktasna erimitir. Sonsuz uzayn esas timsali, Polycletus'un Mzrakl Adam'nda mahhasln temeli olarak noksansz, ifade edilmitir. Bununla faustian mzii, faustian sanatlar arasnda stnlk salyor. Heykellerin plastiini srgn eder ve sadece, oda mziinin tam gerekliiyle ykseliine ada olan -tamamen mzikal, inceltilmi, klasik olmayan ve nesansa aykr- ikinci dereceli porselen sanatn ho grr. Gotik heykelcilii batan baa bir mimar sslemeciliinden baka bir ey deilken, rokoko heykelcilii mziin ekil diline tam bir boyun emeden ortaya kan sahte plastii olaanst bir ekilde aklar ve sunulan n plan idare eden tekniin ardnda sakl olan gerek ifade diliyle ne derece aykr olduunu gsterir. Mzik, Bernini'nin barok mimarsini de kendi ruhuyla uyaacak ekilde deitirmi ve ondan rokokoyu meydana getirmitir; klarn (daha dorusu "ton"larn), tavanlar, duvarlar ve yaplar ve gerek olan hereyi, mimar ses titremeleri ve ahenkle polifoni (ok sesli) ve armoniler iinde eritmek iin zerinde oynat, bu hol ve galerilerin ekil dilini onlar iin hayal edilen m-

zikle bir olmas iin acele eden bir mtel ssleme slubu. Dresden ve Viyana bu grnr oda mziinin, bu kvrml mobilyalarn, aynal hol'lerin, msra ve porselendeki oban kzlarnn meydana getirdikleri ve son ve yaknda yok olacak periler lkesinin yuvalardr. Bat ruhunun, bir sonbahar gneiyle aydnlatlm, son ve en yksek ifadesidir. Ve Viyana Kongresi zamannda kurudu ve ld.

ANTI-GOTK (ANT-MZIKAL) BR HAREKET OLARAK RNESANS


Rnesans sanat, eitli ynlerinden sadece biri asndan ele alndnda, o dnemde Bat kltrnn btn ekil diline hkmetmeye alan, faustian karsrm (contrepoint) orman mzii ruhuna kar bir isyandr. Gotik meneini asla inkr etmemi ve basit bir zt hareket karakterine sadk kalmt; bu sebeple, tabi olarak, asl hareketin ekillerine bal kald ve bunlarn mtereddit bir ruh zerindeki sadece tesirlerini temsil etti. Bu bakmdan, gerek fikir gerekse tatbikatta, gerek bir derinlikten mahrumdu. Gotik dnya duygusunun btn Bat manzarasna nasl kabaran bir arzuyla boalttn dnrsek, 1420'lerde bir avu sekin ruhlarn -bilgin, sanat ve hmanist- ne eit bir harekete giritiklerini grm oluruz. Yani doan bir ruh iin bir lm kalm meselesi olan ey, bir zevk haline getirildi. Gotik hayatn btnlne sarld, en gizli kelerine kadar girdi. Yeni insanlar ve yeni bir dnya yaratt. Fakat Rnesans, baz sz ve resim sanatlarn malup etmekle, kapsn kapatt. Bat Avrupa'nn dnce ekillerini ve hayat duygusunu zerre kadar deitirmedi. Anti-Gotik bir hareket ve ok sesli (polifonik) mziin ruhuna kar bir tepki olarak Rnesans, klasik karln Diyonisyus hareketinde bulur. Bu dorike heykelci apollinian dnya duygusuna kar bir tepkiydi. Trakya'daki Diyonisyus mezhebinden domu deildir; fakat onu sadece Olimpus dinine kar bir silah ve zt bir timsal olarak kulland, tpk Floransa'da an-

tik olana tapnmann zaten mevcut olan bir duygunun tasdik edilmesi iin kullanld gibi. Byk itirazn devresi Yunanistan'da VII. , Bat Avrupa'da XV. yzyldr. Kar hareketin hususiyetinden neyi amalad deil de, neye kar olduunu tarif etmek ok daha kolaydr. Rnesans'la ilgili btn aratrmalarn gl buradadr. Rnesans sanat, anti-gotik bir sanattan baka bir ey deildir. Rnesans mzii de kendi iinde bir tenakuzdur; Medici saraynn mzii Gney Fransa'nn "ars nuova"(yeni sanat)dr; Floransa'daki Duomo'nun aa Alman karsrmdr(contrepoint), ikisi de temelden gotik ve btn Bat'nn mlkiyeti. Gotik slubun douunda italya'nn gerek bir i katks yoktur. 1000 yllarnda, lke Dou'da Bizans zevkinin ve Gney'de Maripli zevkinin nfuzu altndayd. Gotik buraya ilk kk saldnda olgun bir gotik idi ve rnesansn byk eserlerinin -"Stabat mater", "Dies irae", Sienal'i Caterina'yi, Gioto ve Simone Martini'yi dnn- hibirinde bulamadmz bir g ve iddetle kendini yerletirdi. ayet rnesans klasik dnya duygusunun bir "yenilenmesi" (her ne demekse bu) olmusa o halde evresi btnlkle sarlm ritmik dzenli uzay semboln, strktr kapal olan cisimle deitirmesi gerekmez miydi? Fakat bu hibir zaman sz konusu olmad. Aksine; Rnesans, gotik tarafndan emredilen bir uzay mimarsini tamamyla ve hususi olarak uygulad. Aralarndaki tek fark Kuzey'in "Sturm und Drang" (Kasrga ve Ihtiras) yerine gneli, avare ve soru sormayan Gney'in berrak tek biimli sknetini teneffs etmesi. Hibir yeni yap fikri meydana getirmemitir. Rnesans'n rneklerinden, Roma imparatorluu andan sonra -yani, magian dnya ekline ait- ortaya kan btn unsurlar ayrrsak, geriye hibir ey kalmaz. Buna ramen, hepsinden kesin olan, Gneylilii sebebiyle rnesans hususiyetlerinin en asili olarak kabul ettiimiz, aslnda rnesansa hkmeden gddr: Kavisli kemer ve stun birlii. Bu birlik, phesiz, Gotik'e ok kar-

dr, fakat klasik slupta mevcut deildir ve aslnda Suriye'de doan magian mimarsinin ba gdsdr. Tam o anda Gney, onu zellikle Bizans'tan tamamen kurtulmasna ve sonra da gotikten baroka gemesine yardm eden kesin itmeleri Kuzey'den almt. Amsterdam, Kln ve Paris'i iine alan blgede karsrm (contrepoint) ve yal boya resmi gotik mimar ile birlikte meydana getirilmiti. Sonradan, 1428'de Dufay ve 1516'da Willaert, Papalk kilisesine gemiler ve 1527'de ikincisi, barok mzii iin kesin olan, Venedik okulunu kurmutur. Willaert'in halefi Anversli De Rore idi. Bir Floransal, Santa Maria Nuova iin Portinari mihrabn yapmak ve Memling'i bir "Kyamet gn"n resimlendirmek iin vazifelendirdi. Ve daha sonra, ve daha nemli olarak, saysz resimler (bilhassa Hollandal portreler) satn alnd ve bunlar byk tesir yaratt. 1450'de Rogier van der Weyden, sanatnn beenilip taklit edildii, Floransa'ya geldi. 1470'te Justus van Gent yal boyay Umbria'ya tantt ve Antonello da Messina, Hollanda'da rendiklerini, Venedik'e getirdi. Filippino Lippi, Ghirlandaio ve Bottincelli'nin tablolarnda, zellikle Pollaiuolo'nun gravrlerinde ne kadar ok "Hollandal" ve ne kadar az "klasik" vardr. Hatta Leonardo'nun kendisinde bile. Rnesansn yksek devresi mziin faustian sanattan grnte srgn edilmesinin andr. Aslnda, birka on yl iin, klasik ve Batl manzaralarn deindikleri tek blgede, Floransa -esas olarak metafizik ve savunucu bir gayretle- klasiin ylesine inandrc bir grntsn muhafaza etti ki, derin zellikleri istisnasz anti-gotik olmasna ramen, Goethe'yi de aarak devam etti ve bugn bile, tenkitlerimiz iin deilse de duygularmz iin, geerlidir. Giotto ve Masaccio'nun bir fresk sanatn yaratmadaki byk baarlar sadece grnte apollinian duygu eklinin bir yenilenmesidir; fakat altn izen derin tecrbe ve yaylma fikri apollinianm uzaysz ve iine kapank cisim deil gotik uzay grntsdr. Dipler (fonlar) ne kadar gerideyse de, mevcutturlar. Buna ramen burada da Gney'in k bolluu, atmosfer berrakl, le vaktinin byk durgunluu

vardr; Toskana'da ve yalnz Toskana'da dinamik uzay, Piero della Francesca'mn ustas olduu durgun uzaya dntrld. Gizlenmi dinamik Floransa heykellerinde de ayn ekilde kesindir-Verrocchio'nun atl heykeline bir atik arkada bulmak tamamen imknszdr-. Gotik eklinin tarifsiz i safl ou defa bizim ne kadar ar bir yerli kuvvet ve derinlik tadn unutmamza sebep oluyor. Tekrar etmeliyiz ki gotik, rnesansn tek temelidir. Rnesans, gerek klasii anlamay veya "canlandrmay" bir tarafa, ona dememitir bile. Tamamen edeb tesirler altnda kalan Floransa grubunun uurluluu, hareketin olumsuz unsurlarn olumlatrmak iin aldatc ismi biimlendirdi -ve bylece bu eit akmlarn kendi tabiatlarndan ne kadar habersiz olduklarn aklad. Klasik sebepler, klasikle ilgisi olmayan bir tesir olarak saylan kullan yntemine, ilgisiz kalrlar- mna nesnede deil kullanld ekildedir. Fakat Donatello'da bile bu sebepler olgun baroktan da daha azdr, Temel klasikte ise byle bir ey bulunamaz. Ve yine de, baz anlarda, Rnesans sanat mziin meydana getiremedii fevkalde bir eyi baarabildi-gotik ve barok'un tutkucu hareketinden uzak, parlak dzenli bir kusursuz yaknln, saf, huzur verici ve kurtarc uzay tesirleri duygusu. Klasik deil bu, klasik hayatn bir ryasdr. Faustian ruhunun iinde kendini unutabildii tek rya.

BAROKUN KARAKTERI
imdi XVI. yzylla birlikte, Bat resim sanatnn devir aan dnm noktas balyor. Kuzey'de mimarnin ve italya'da heykelciliin vekillii sona eriyor ve resim ok sesli (polifonik), "resimsi" (pitoresk), sonsuzluu arayc oluyor. Renkler tonlar haline geliyor. imdiye kadar geliigzel yerletirilen, bir doldurma saylan ve uzay olarak, bir keye itilen fon stn bir nem kazanyor. Hibir kltrde, birok ynden bizimkine ok yakn olan in kltrnde bile, ei bulunmayan bir gelime yer alr. Sonsuzun timsali olarak fon, duyularla idrak edilen n plan fetheder ve nihayet (izenle tarif eden sluplar arasndaki fark burada beliriyor) faustian ruhunu derinlik tecrbesi bir resmin hareketinde ele geirilir. Mantegna'nin dz tabakalarndaki uzay kabartmalar Tintoretto'da ynl enerjiye dnr ve resimde, zel nesneleri kendi iinde tesadfler olarak ihtiva eden, bir snrsz uzay dnyasnn byk timsali ortaya kar: Ufuk. Ne Msr kabartmasnda ne Bizans mozaiklerinde, ne klasik an vazo resimleri ve fresklerinde, ne de n planlarn uzaya ait tatbikine ramen hellenistik eserlerde ondan bir ize rastlanmaz. Gkyz ile dnyann iinde eridikleri gerekd bir buhar, uzakln toplam ve yce timsali olan bu izgi, ressamn "sonsuz derecede kk" prensibinin anlayn ihtiva eder. Resmin mzii bu ufkun uzaklndan alar ve bu yzden Hollanda'nn byk manzara ressamlar sadece fon'lar ve atmosferler izerler; aksi sebepler yznden ise, Signorelli ve zellikle Mantegna gibi

"anti-mzikal" ustalar sadece n planlar ve "kabartmalar" izerler. Ufuk'ta, bylece, mzik plastik zerine, yaylma ihtiras da kendi cevheri zerine, bir zafer kazanrlar. Rembrandt'n hibir resminde bir n plan olmadn sylemek mbalaa deil. Ayn sembolik mna bulutlarla da alkaldr. Klasik sanat ufuklarla ilgilenmedii gibi onlarla da ilgilenmez ve Rnesans ressam bulutlan bir eit oyunbaz sathlikle ele alr. Fakat gotik, balanglarnda, bulut kmelerine ilgi gsterdi ve mistisizmin uzun gryle onlar at; ve Venedikliler (zellikle Giorgione ve Paolo Veronese) bulut dnyasnn, tabakalar, demetleri, dalaryla gkleri dolduran rengarenk varlklarn btn esrarn kefettiler. Grnevvald ve Hollandallar bulutun nemini trajedi seviyesine kadar ykselttiler. El Greco bulut sembolikliin yce sanatn ispanya'ya getirdi. Ayn dnemde, yal boya resim ve karsrm (contrepoint) ile birlikte, bahe sanat olgunlar. Burada, tabiatn kendi tablosunda uzun su kollar, caddeler, grnmler ve galerilerle, resimle ilk Flaman sanatlannn sanatlarnn temel meselesi olduunu hissettikleri ve Brunellesco, Alberti ve Piero della Francesca'nn bir formle baladklar, izgisel perspektife doru abalaryla temsil edilen, ayn temayldr. Perspektif izgilerinin birletii nokta sonsuzluktadr. Sonsuzluktan kand ve mesafeyi inkr ettii iin klasik resim perspektife sahip deildir. Bunun neticesi olarak, park veya uzay ve mesafe tesirleri elde etmek iin tabiatn ihtiyatl ilemesi, klasik sanatta bir imknszlktr. Bylece, Bat bahe sanatnn en mnal unsuru, btn caddelerin ve krplm itli yollann ald ve gr kendini uzaklarda kaybetmek iin yola kt, byk rokoko parkn gr noktasdr (point de vue). in bahe sanatnda bile bu unsur eksiktir. Fakat o an pastoral mziinin (mesel Couperin'da) gm parlaklndaki mesafe grntlerinin bazlaryla aynen uyar. Tabiatn kendisine insan sembolikliinin ekil dilini konuturmann bu takdire ayan usulnn gerekten anlalmas iin gerekli anahtar bize veren

"gr noktas"dr(point de vue). Yksek da tepelerini, verdikleri snrsz gr alan uruna, arayp deerlendiren Yunanllar veya yce Rnesans'n insanlar deil, bizlerdik. Bu faustiann iddetli arzusudur-sonsuz uzayla yalnz kalmak. Fouquet'nin bir devir yaratan Vaux-le-Vicomte eseriyle balayan Lentre'un ve Kuzey Fransa manzara bahelerinin byk baars bu timsali bylesine stn bir tumturakl ifadeyle gerekletirebilmeleriydi. Medici ann -gr alan iinde neeli, rahat, iyi biimlenmi- rnesans park ile, dar gllerin, heykel dizilerinin, it ve labirentlerin mesafe telkiniyle canl, bu parklarla mukayese edin. Bu, kck bir bahe tarihinde tekrar ve tekrar anlatlan, Batl yal boya resmin kaderidir. Uzak olann duygusu ayn zamanda bir tarih duygusudur. Mesafede uzay zaman olur ve ufak gelecei belirtir. Barok park', yaklaan sonun, dklen yapran, geen mevsimin parkdr. Rnesans park bize bir yaz ortas lesinin hayalini getirir. Zamanszdr ve ekil dilinde hibir ey bize lml hatrlatmaz. Geen, kaan ve kesin olan bir eyin hissini uyandrmaya balayan bir perspektiftir. Btn Bat dillerinin lirik iirinde mesafe kelimeleri, Yunanca'da ve Latince'de bouna aranlan, hznl bir sonbahar belirtisini tarlar. Bu, Macpherson'un Ossian'mda ve Hlderlin'de, Nietzsche'nin Dionysus-Dithyrambs' nda ve nihayet Baudelaire, Verlaine, George ve Droem'de mevcuttur. Solmakta olan bahe caddelerin son iiri, bir byk ehir (megalopolis) sokaklarndak sonsuz diziler; bir katedraldaki stun sralar, uzak bir da silsilesinin doruu, btn bunlar, bizim iin uzay dnyamz tekil eden derinlik tecrbesinin, neticede, bir kaderin, tayin edilmi bir ynn zamann, kaytsz artsz i inancmzn olduunu aklar. Burada, ufuun gelecek olarak tecrbesinde zamann, kendi kendine yaayan yaylma olan tecrbe edilmi "nc boyut"la tek ey olduundan, dorudan doruya ve kesinlikle yal boya resim ve aletli mzik gotikte tasarlanan ve barokta tamamlanan amalara doru organik olarak tekaml ederler. Her iki sanat -stn mnada faustian- bu snrlar

dahilinde esas olaylardr. Ruhlar, fizyonomileri ve dolaysyla tarihleri vardr. Ve bunda yalnzdrlar. Ondan sonra heykelciliin btn baarabildii, resim, bahe sanat veya mimarnin glgesinde, birka gzel arz eserdi. Bat sanatnn gerekte bunlara ihtiyac yoktu. Artk resim veya mziin slubu mnasnda heykelciliin bir slubu yoktu. Rembrandt'n bir portresinde olan bir bstle ifade edilemez. Arada srada gl bir heykeltra ykselir, Bernini gibi veya an ispanyol okulunun ustalar veya Pigalle ya da Rodin gibi (bunlardan hibiri, tabiatyla, dekoratifi ap byk sembolcln seviyesine varmamtr), fakat byle bir sanat daima ya Thorvvaldsen gibi rnesansn ge kalm bir taklitisi, ya Houdon veya Rodin gibi gizlenmi bir ressam, Bernini ve Schlter gibi bir mimar veya Coysevox gibi bir dekoratrdr. Ve onun sahneye k, faustian ykn tamayacak hale gelen, bu sanatn faustian dnyasnda bir vazifesi -bu sebeple bir ruh veya belirli bir slup tekamlnn hayat tarihi- olmadn gsterir.

RENKLERIN MNALAR

Klasik resmin cidd slubu paletini sar, krmz, siyah ve beyazla snrlandrmt. Bu garip gerek ok nceden farkedilmiti ve aklanmas sadece sath ve katiyetle madd sebeplerde aranldnda bunu aklamak iin lgn faraziyeler ne srld, mesel Yunanllar'da bir renk krl gibi. Mavi ve yeil gn, denizin, verimli vadilerin, gney lesi glgesinin, akamn, uzak dalarn renkleridir. Bunlar esasen cevheri deil de atmosferik renklerdir. Soukturlar, datcdrlar ve yaylma, mesafe ve snrszlk intibalar uyandrrlar. Bu yzden atmosferik bir mavi-yeil, Venediklilerden XIX. yzyla kadar, yalboya resmimizin tarihi boyunca uzay yaratc unsurdur; tasarlanan renk efektlerinin topluluunu desteklenen temel ve son derece nemli tondur, tpk basso continuo (devaml bas) orkestrasyla destekledii gibi. Buna karlk scak sar ve krmz tonlar, bu temel tona bal olarak ve esirgenircesine kullanlr. Bu Refael ve Drer'in bazen -aslnda nadiren- kuma iin kullandklar dolu, gsterili ve samim yeil deil, fakat beyaz, gri ve kahverengi nanslarna kadar varan belirsiz bir mavi-yeildir; derin tarzda mzikal, bilhassa GobeFin hallarnda, btn atmosferin iine dald bir ey. Hava idrak isimlendirdiimiz ve izgisel'e zt olan -ve rnesansa zt olarak barok perspektif diyebileceimiz- bu vasf hemen tamamen buna dayanr. Biz bunu gittike artan bir derinlik tesiriyle italya'da Leonardo, Guercino ve Albani'de, Hollanda'da Ruysdael ve Hobbema'da ve zellikle yce Fransz ressam-

larda, Poussin ve Claude Lorrain'den Watteau ve Corot'ya kadar, buluruz. Ayn ekilde perspektif bir renk olan mavi karanlk, ksz ve gerek olmayanla ilikilidir. Bizim zerimize bask yapmaz, bizi uzakla doru srkler. Mavi ve yeil mtel, ruh, duyulara bal olmayan renklerdir. Sar ve krmz, klasik renkler, maddenin, yakn olann, canlln renkleridir. Krmz cinsiyetin zel rengidir. San ve krmz halk tarafndan tutulan renklerdir, kalabaln, ocuklarn, kadnlarn ve vahilerin renkleridir. Venedikliler ve spanyollar arasnda yksek ahsiyetler bir gsteri olarak ahane siyah ve maviler kullanrlard, bu renklerde mevcut gereklii uursuzca hissederek. Krmz ve sar, apollinian, klidci ok tanrl renkler, toplum hayat ynnden bile n plana aittirler, grltl, canl pazar gnlerinde ve tatillerde olduu gibi. Fakat mavi ve yeil -faustian tek tanrl renkler- yalnzln, ilginin, gemie ve gelecee bal bir imdiki zamann, evrende ykmllk olarak yerleen kaderin renkleridir. Koyu yeilin kaderin rengi olarak en mnah kullanln Grnewald'da buluruz. Geceleri'ndeki tarif edilemez uzay gc sadece Rembrandt'ta bir eini buluyor. Ve burada bir fikir ortaya kar; acaba genellikle byk katedrallerin i ksmn renklendiren onun mavi-yeiline zel katolik renk diyebilir miyiz? Anlalaca gibi, "Katolik" deyimiyle 1215'te Lateran Konsili'nde kurulan ve Trento Konsili'nde tamamlanan (merkezinde karist olan) faustian Hristiyanl kesinlikle kastetmekteyiz. Sessiz ycelii ile bu renk ilk hristiyan Bizans resimlerindeki parlak altn fonundan olduu kadar, hellenik tapnak ve heykellerinin neeli, geveze, "kafir" renklerinden de uzaktr. Dikkat edilmeli ki bu rengin tesiri, sar ve krmznn aksi olarak, dahilde sergilenen esere dayanr. Klasik resim kesin olarak bir ak hava sanatdr, Bat sanat ise ayn kesinlikle bir stdyo sanatdr. Yce yal boya resmimizin tamam, Leonardo'dan XVIII. yzyln sonuna kadar, parlak gn na gre deildir. Burada, bir defa daha, oda mziiyle heykel arasndaki ztlkla karlayoruz. Farkn iklimle aklanmas sathdir; Msr resminin rnei bunun aksini ispat etmeye yeterlidir, tabi bir ispat gerekiyorsa.

ALTN SARS FON VE STDYO KAHVERENGISI


Arap sanat magian dnyasnn duygusunu mozaik ve resimlerinde altn fon ile ifade etmitir. Bu konuda biz, ok deiik yollardan ok benzer amalar zerinde alan, kltrn ruhunu inceleyebiliriz. Apollinian kltr zaman ve mekanda hemen mevcut olan gerek olarak kabul etmitir -ve bu yzden fonu resimlik bir unsur olarak reddetmitir. Faustian duyularla ilgili engeller boyunca sonsuzlua doru varmaya uramtr- ve perspektifin sayesinde resimlik fikrin arlk merkezini uzaa aksettirmitir. Magian btn olaylar, dnya maarasn ruh cevherleriyle dolduran esrarengiz glerin bir ifadesi olarak hissetti ve resimledii sahneyi altn bir fonla, yani btn tabiat renklerinin tesinde ve dnda kalan bir eyle kapatmtr. Altn bir renk deil. Renkler tabidir; fakat tabi artlarda hibir zaman bulunmayan meden parlaklk bu dnyadan deil. Tesir edici ekilde bu kltrn dier timsallerini hatrlatr; Simya ve Kabbala, Iksir-i izam (pierre philosophale), Eski ve Yeni Ahit, arabesk, "Binbir gece masallan"nn ekli. Parlak altn sahneden, hayattan ve vcuttan cevheri varlklar alr. Bat kilisesinin ikonografyasnda altn apak bir dogmatik mna tar. Kutsal Ruh'un varlk ve faaliyetinin kesin bir iddiasdr, ilk gotikte "tabi" fonlar, mavi-yeil gkleri, uzak ufuklar ve derin perspektifleri ile, grnmeye baladklarnda, ilkin din d ve dnya zevklerine bal bir grnleri vard. Belirttikleri dogma deiiklii kabul edilmediyse de en azndan

hissedildi; mesel, uzayn gerek derinliinin gstermeye cesaret edemediini gizleyen dindar bir korkuyla rtnd hallarn fonlarna bakn. Son itizal deta ayn anda kilisede ve sanatta yer ald. Resimlenen sahnenin manzara fonu ve Tanr'nn dinamik sonsuzluu ayn anda kavranmtr; ve kutsal resimlerin altn sathyla birlikte, Bat'nn Konsillerinden iznik (Nicaea), Efes, Kalkedonya ve btn Dou Konsillerini iddetle alkalandran magiann ontolojik (varlkbilimci-mebhas-i vcut'e ait) meselesi ortadan kalkt. Venedikliler, uzay ekillendiren ve deta mzikal bir gd olan, grnen fra darbesinin el yazsn kefettiler ve yal boyaya tanttlar. Sabit olarak grnen ve bir bakma devaml taze kalan fra almasnda tarih duygu ortaya kar. Arzumuz ressamn eserinde sadece olumu deil de olumakta olan bir eyi grmektir. Rnesansn kanmak istedii ey de bu idi. Tiziano'nun son eserlerinde yani bir ekil dili olarak ilk karlatmz ferd fra darbeleri, ada bir Venedik madrigal'i gibi melodik alayan ve Monteverde'nin orkestra renklerindeki zellikleriyle, kiisel bir mizan vurgulamalardr; izgiler ve vurular, hemen stste gelip, birbirlerini aarlar, rterler, karrlar ve rengin dz unsuruna bitmeyen bir hareket getirirler. Frann bu karalamasnn fizyonogmisi -tamamen yeni, sonsuz derece zengin ve ahs ve Bat kltrne has bu ssleme- btn mzikaldir. Bundan byle ahenk (tempo) mefhumu resime girmektedir. Fra darbelerinin esiri a yzeyi birden eritir. Kenarlar "chiaroscuro"(ak-koyu)nun iinde karr. Bununla ayn zamanda, Bat resminde btn renklerin gerekliini giderek daha da hafifleten yksek mnal baka bir timsal grnd: "stdyo kahverengisi" (ateherbraun). Bu, ilk Floransallar, daha eski Flaman ve Renli ustalarca tannmyordu. Pacher, Drer, Holbein, uzay derinliine kar temaylleri ne kadar hrsl ve gl grnse de, onu tanmazlard ve saltanat sadece XVI. yzyln son yllaryla balar. Bu kahverengi, Leonardo, Schngauer ve Grnewald'm fonlarndaki atmosferik yeillerinden geldiini inkr etmez, fakat nesneler zerinde onlardan daha gl bir kuvvete sa-

hiptir ve uzayn maddeye kar savan kesin bir neticeye gtrr. Hatta, mimar motiflerle rnesanstan kalma ballklarndan kendini kurtaramayan, daha ilkel dz perspektif zerine bir stnlk kurar. Onunla, izlenimcilerin (empresiyonistlerin) grnen fra darbeleri arasnda salam ve derin ima edici bir iliki vardr. Neticede her ikisi duygu dnyasnn dokunulabilir varln -belirli bir andaki n plan- esir grnler iinde eritirler. Bunun kefi Bat slubunun doruunu iaretler. Daha nceki yeile zt olarak, bu renkte protestan olan bir ey vardr. Lear ve Macbeth'in atmosferi ona yakndr. Aletli mziin gitgide daha hr kromatiklere varmaya abalamas, yal boya resmin bu snrsz kahverengi glgeleri ve hemen stste getirilen renk darbelerinin tezat tesiriyle saf renklerden resimli kromatikler yaratma temayl ile tamamen uyar. Ondan sonra her iki sanat da ton ve renk -renk tonlar ve ton renkleri- dnyalar yoluyla, artk vcudu -ekil olarak insan- deil, snrsz ruhu iine alan ve aklayan en saf semavlii olan bir atmosferi yayarlar. Rnesansa tamamen yabanc olan bu atmosferik kahverengi, renkler arasnda en gerek olmayandr. Gkkuanda mevcut olmayan tek nemli renktir. Saf bir kahverengi k bildiimiz tabiatn imknlar dndadr. Giorgione ile fevkalade eitler halinde grlen, yce Hollanda ressamlarnda gittike daha cesaret kazanan ve XVIII. yzyln sonlarna doru kendilerini kaybeden btn yeilimsi kahverengi, gm, nemli kahverengi ve koyu altn tonlar tabiat elle tutulur gereklerinden soyma bakmndan orta bir vasfa sahiptirler. Bu sebeple bunlar deta din bir inanc ilan etmekteler; Port Royal'den, Leibniz'den pek uzak olmadmz hissediyoruz. Medeniyet resminin kurucusu olan Constable ile ifadesini arayan baka bir iradedir; ve Hollandallardan renmi olduu kahverengi onlarn anlad mna -kader, Tanr, hayatn mnasdeil de sadece ak, hassasiyeti, kaybolan bir eyin zlemini, len sanatn yce gemiinin hatrasn ifade ediyordu. Gecikmi sanatlar romantik bir geriye bak, bir netice olan son Alman ustalarnda da -Lessing, Marees, Spitzweg, Diez, Leibl- kahverengi tonlar

deerli bir miras gibi gzkr. Yce slubun son kutsal emanetinden ayrlmaya gnlden isteksiz olduklarndan, nesillerinin -ak havann ve Haeckel'in nesli- apak temaylne kar cephe aldlar. Bu rengi en iyi anlayan, iten en byk olan ustalar -zellikle Rembrandt- oldu. En mnal eserinin esrarl kahverengisi bu ve menei gotik kilise pencerelerinin derin klarnda ve yksek k u b beli gotik orta ksmnn alaca karanldr. Bylece kahverengi ruhun, zellikle tarihe kar temayll ruhun, has rengi oldu. Zannederim ki Nietzsche, bir yerde, Bizet'nin "kahverengi" mziinden sz etmiti. Fakat bu sfat Beethoven'in yayl alglar iin yazd mzie ve Bruckner'e kadar uzay sk sk altn sars tonlarla dolduran orkestrasyona daha uygun der. Btn dier renkler yardmc bir vazifeye itilmilerdir. Bylece Vermeer'in parlak sars ve al renkleri sanki baka bir dnyadanm ve gerekten metafizik bir vurguyla semavye girerler ve Rembrandt' n sar yeil ve kan krmzs klar en fazlasndan uzayn simgecilii ile oynarm gibi grnrler.

PATNA

Kahverengine tarih bir renk dedim. Bununla, resimlendirilen uzayn atmosferine dolaysz ve gelecek mnas kazandrdn ima ettim. Mesafenin dier renkleri de ayn mnaya sahiptirler ve Bat simgeciliinin nemli, hatr saylr ve zellikle garip bir yaylmasna yol aarlar. Yunanllar sonunda, her cisman nesnedeki ahsiyet fikrini daha iyi ifade edebilmek iin (bu olayn koyu mavi bir gkyzne kar parlakl ile), boyanm mermer yerine tuncu, hatta yaldzl tuncu tercih etmeye yanamlard. imdi, rnesans bu heykelleri kazp kartt zaman onlar, uzun yzyllarn pas' (patina) ile, siyah ve yeil olarak buldu. Tarih ruh, dindarl ve zlemiyle, buna baland ve o zamandan sonra ekil duygumuz uzakln bu siyah ve yeilini azizletirdi. Pas (patina) lmlln timsalidir ve dolaysyla zaman lme ve cenaze treni sembollerine dikkate deer ekilde ilikilidir. O, faustian ruhunun uzak gemiin harabe ve izlerine kar hasret dolu bakna, antika eya, el yazmalar ve maden para koleksiyonlarna kar temaylne, Roma Forumu'na ve Pompei'ye yaplan "ha" yolculuklarna, Petrarca'nn zamanndan itibaren grlen, kazlara ve filolojik almalara uyar. Gizli bir dindarlk, Campagna'nn su kemerlerini, Etrsk mezarlarn, Luxor ve Karnak harabelerini, Ren nehrinin kmeye yz tutan atolarn, Roma kire ocaklarn, Hersfeld ve Paulinzella'y birer plk olmaktan kurtarmak gereini hissetirir bize. Fakat yeniden inalar onlar, ifa-

de edilemeyen, tekrar meydana getirilemeyen bir eyden mahrum brakacana iten hissettiimizden onlar harabe olarak muhafaza ederiz. Eskinin bu ypranm izlerine kar gsterilen bu sayg kadar klasik dnceye uzak olan bir ey yoktu. imdiki zamandan sz etmeyen hereyi ortadan kaldrd; eski asla eski olduu iin muhafaza edilmedi. Claude Lorain'n tarznda kahramanca manzaralar harabesiz dnlemez. 1750 civarlarnda, Fransz parknn yerini alan ve bunun geni perspektif fikri yerine Addison, Pope ve itenliin "tabiat"n tercih eden, atmosferik telkinleriyle tngiliz park, sunduu manzarann tarih zelliini derinletirmek iin, kendi gd stokuna yaplm en artc gariplii sokmutur: Sun harabe. Gerekten sevdiimiz klasik heykel deil, klasik bst'tr. Onun bir kaderi olmutur: Gemii, gemi olarak ima eden bir ey onu sarmaktadr ve hayalimiz eksik uzuvlarn boluunu grnmeyen izgilerin vuru ve sallanmalaryla doldurmay sever, iyi bir onarmla sonsuz imknlarn gizli ekicilii kaybolur. unu belirtmek istiyorum ki, ancak bu mzikal olana geme yoluyla klasik heykelciliin kalntlar bize ulaabilir. Eer yeniden bakrla kaplansalard eski ehirlerimizin kubbeleri ve kuleleri derin metafizik ekiciliklerini kaybetmezler miydi? Ya, bizde ve Msrllarda, hereyi soylulatrr. Klasik insana gre ise, kymetini drr.

MZIK VE PLASTIK SANATLAR: AKT* VE PORTRE

Akt kelimesi "durum-poz" mnasna gelir, sanat dilinde ise "plak" demektir. Bu eserde daha geni bir mnada anlalmaldr, yani: Tarih olumaya kar an olu, kusurlu mnaya kar kusursuz takdim, harekete kar davran. Bu sebeple kelime tercih edilmitir, her ne kadar baz durumlarda yerine "plak" kelimesi kullanlmsa da.

INSAN PORTRELERININ EITLERI


Eer insann evresi (veya baka ne olursa olsun) ona gre bir mikrokozmosa (kk evren) oranla bir makrokozmos (byk evren), kocaman bir timsaller toplam ise, insann kendisi de, gereklik yapsna dahil olduu mddete, hadise olduu mddete, genel sembolcln iinde snrlandrlmaldr. Fakat, kendi gibi insanlar zerindeki tesirinde, timsalin gcne, yani bu insann zn ve varln, mnasn iinde neticelendirmek ve anlalr ekilde sunmak kabiliyetine sahip olan nedir? Bunun cevabn sanat verir. klidci ve bir noktaya bal apollinian ruh, itibar grnen vcudu kendi varlnn tam ifadesi olarak hissetmitir; uzaklarda dolaan faustian ruhu bu ifadeyi kiide deil fakat kiilikte, karakterde veya her ne derseniz onda bulmutur. Gluck, Armida'nn acsn elik eden aletlerdeki korkun kvranan tonlara karan bir melodiyle ifade ederken, ayn ey her adaleyi konuturarak Bergama heykellerinde de baarlmtr. Hellenistik portreleme balarn yapsyla ruh bir tip'e varmak ister. in'de, Lin-yan-si azizlerinin balar, grnleri ve az kenarlarndaki titreyileriyle btnyle ahs bir i hayattan sz ederler. Apollinian insann ve apollinian sanatn kendi z mal olarak talep edebilecei ey sadece vcut olaynn, kelimeyi harfi harfine alarak, yceletirilmesidir, uzuvlarn ritmik orants ve kaslarn ahenkli yapsdr. Bu, hristiyana kar putperest deil, barok'a kar atik'tir. Bylece klasik plastik sanat, vcutlar arasnda bir vcut olarak

grlmesi iin ekli, gerek veya hayal arka duvardan tamamen kurtardktan ve onu, serbest ve balantsz olarak, aa kardktan sonra plak vcut tek konusu oluncaya kadar mantken ilerledi. Bundan baka, vcudun snrlayc yzeylerin ilenmesinde anatomik olarak inandrclyla, sanat tarihine kaydedilen hibir heykel eidine benzer deildir. Klasik insan, yzeyde vcudun kusursuz almasyla, yaayan olayn btn zn onu snrlandran yzeyleri sayesinde ve bunlar aklayarak bitirmek niyetinde olmas gibi, faustian insan da ayn mantkla hareket ederek dnya duygusunun en doru ve tek eksiksiz ifadesini portre'de bulmutur. plakln hellenik sanattan ele alm ok istisna bir durumdur; bunda ve sadece bunda stn dereceli bir sanata yol amtr. Durum (act) ve portre'nin imdiye kadar bir ztlk meydana getirdikleri hi duyulmamtr ve dolaysyla sanat tarihindeki grnlerinin tam mnas hibir zaman takdir edilmemitir. Fakat Msr ve in portrelemesine zt olarak Bat portrelemesinin nemini tam manasyla anlayabilmek iin, Merovenjyen devirde balayan ve yeni bir hayat duygusunun douunu glgeleyen Bat'nn dilindeki derin deiiklii gz nne almamz gerekir. Bu deime ayn ekilde eski Alman ile kaba Latin'e de uzand fakat sadece gelecek kltrn memleketlerinde konuulan dillere tesiri oldu (mesel Norve'e ve ispanyolca'ya, Romence'ye deil). Bu dillerin ruhlarn ve onlarn birbirleri zerindeki "tesir"lerini ele aldmzda bu deiiklik aklanamaz; aklama, kelimeleri bir timsal dzeyinde kullanmak iin bir yol gelitiren insanln ruhundadr. Sum, gotik im, yerine Ihc bin, I am, Je suis deriz; fecisti yerine tu habes factum, tu as fait, du habes gitan; ve yine daz wip, un homme, man hat deriz. Bu belirli ben'in gelii, ok daha sonra nedamet ayinini ve ahs afi yaratacak olan, o kiilik fikrinin ilk belirtisidir. Ve bu sen ve ben gotik portrelemesinin anahtardr. Yaylann tecrbesinin kaynan yaayan yn, zaman ve kaderle nasl bulduunu gsterilmitir. Tamamen plak vcudun kusursuz "varl"nda derinlik tecrbeyi duyular st bir sonsuza g-

trr. Bu yzden eski sanat yakn olann, elle tutulann ve zamanszn sanatdr. Klasik heykel mevcut "tabiat"n bir parasdr ve bundan baka hibir ey deil. Klasik iir msralarnda heykelcidir. Yunanllara tabiata kar kaytsz bir ballk tanyan duygumuzun kk burada yatar. Biz gotik slubun, Yunan slubu ile kyaslandnda, tabi olmad fikrinden asla tamamyla kurtulamayacaz. Elbette yledir, nk o tabiattan fazladr; ancak lzumsuz bir isteksizlikle, duygularmzn Yunanllarda bir eksiklik farkettiini anlarz. Bat'nn ekil dili daha zengindir, portreleme tabiata ve tarihe aittir. 1260'tan itibaren St. Denis'teki kraliyet mezarlar zerinde alan Hollandal heykeltralar tarafndan yaplm herhangi bir ant, Holbein, Titian, Rembrandt veya Goya'nn bir portresi bir biyografidir ve ressamn portresi ise tarih bir itiraftr, itirafta bulunmak bir hareketi aklamak deil, o hareketin i tarihini hkimin nne sermektir. Kuzey iirinin tamam aka sylenmi bir itiraftr. Rembrandt'm portreleri ve Beethoven'in mzii de yledir. Rafael, Calderon ve Haydn'n papazlara anlattklarn bu insanlar eserlerinin diline koymulardr. Bat insan olumasnn uurluluu iinde yaar ve gzleri devaml gemi ve gelecek zerindedir. Yunanl ise tek ynl, tarihsiz ve cismen yaar. Hibir Yunanl gerek bir z tenkite muktedir olamazd. plak heykel olay insann tamamen tarihsiz bir kopyas olduu gibi, "ressamn portresi", Werther veya Tosso gibi otobiyografilerin tam karldr. Klasik iin her ikisi de ayn ekilde ve tamamen yabancdr. Yunan sanat kadar ahsiyetsiz bir ey yoktur. Myron'un Diskobulus'u (Disk atcs) sadece d ekli olduu gibi aktarr, i organlarla, "ruh"la hibir iliki kurmadan. Bir vcudu tamamen madd snrlarnn iinde kavramann ne demek olduunu hemen anlayabilmek iin insann o devrin en iyi eserini alp onu eski Msr heykelleri, mesel "Kyn eyhi" veya "Kral Phiops (Pepi)", veya Donatello'nun "Davut"u ile karlatrmas yeterlidir. Bir baka samim veya ruh herhangi bir eyin olay haline gelmesine izin veren hereyden Yunanllar (ve zellikle bu ayn Myron) ok byk bir titizlikle kanmlardr. Bu husus

dikkatimizi ektikten sonra byk an en iyi balar er ge yavanlamaya balar. Dnya duygumuzun perspektifi asndan bunlar sama ve skc, biyografik unsurlardan yoksun, herhangi bir kaderden mahrum grnrler. Lysippus'a kadar bir tek karakter ba yoktur, sadece maskeler vardr. Yine, kiiyi bir btn olarak ele aldmzda, Yunanllar vcudun en nemli ksmnn ba olduu hakknda herhangi bir izlenim vermekten hnerle kanmtr! Bu sebeple, bu balar ylesine ufak, durularnda mnsz, ekillenmelerinde eksiktirler. Daima vcudun, eller ve ayaklar gibi, bir ksm olarak ekillendirilmilerdir, bir ben'in yeri ve timsali gibi deil. Niyahet, V. ve hatta IV. yzyldaki balarn ounda mevcut dii (kadnms bile) grne, tamamen ahs karakterden kurtulma abasnn -phesiz kastsz- bir sonucu gzyle bakmalyz. Aksine, byk barok ann portrelemesi, semav mesafenin rn olarak bildiimiz resimlik karsrmnn btn vastalarn -kahverengiye batrlm atmosfer, perspektif, dinamik fra darbesi, titreen renk tonlar ve klar- tarih mesafede kullanr ve bunlarn yardmyla vcudu, kesinlikle madd olmayan bir ey, uzaya hkmeden ego'nun gayet ifadeli grn olarak ilemeyi baarr(Bu meseleyi fresk teknii, klidci olmasna ramen, zebilecek gte deil). Btn resmin tek bir tema's vardr; ruh. Rembrandt'ta ellerin ve kalarn veriliine baknz (mesel, Burgomaster Six'in eskizinde veya Cassel'deki bir mimarn portresinde), veya, daha sonra, Marees ve Leibl'e, maddeden kopacak kadar ruh, hayal, lirik. Onlar Perikles ann bir Apollon'un veya bir Poseidon'un elleri ve kalar ile mukayese ediniz! Gotik de bunu derinden ve iten hissetmitir. Vcudu giydirmitir, kendi zevki iin deil, yaayan bir fg'deki ellerin ve ban diliyle uygun den bir ekil dilini kuman sslemesinde gelitirmek uruna yapmtr. Karsrm'de seslerin arasndaki ilikiler ve barokta, "continuo" (devaml)mn orkestradaki daha tiz seslerle iliki de yledir. Rembrandt'ta kostmde daima bas melodinin ara nameleri ve bata gdler vardr.

Apollinian ve faustian insanlk ideallerinin tezatlar imdi zet olarak belirtilebilir. Durum (act) ve portre arasndaki ilikiler cisim ve uzay, imdiki zaman ve tarih, n plan ve fon, klidci ve analitik say, oran ve mnasebet arasndaki ilikiler gibidir. Heykel topraa kk salmtr, mzik (ve Batl portre mziktir, renk tonlar ile rlm bir ruhtur) snrsz olarak uzay istila eder ve doldurur. Apollinian ekil dili sadece oluu aklar, faustian ise hereyden nce bir olumay gsterir. ite bu sebeple ocuk portreleri ve aile gruplar Bat sanatnn en gzel ve gerekten byk baarlar arasndadr. ocuk gemile gelecei balar. Sembolik bir nemi olan ve insan temsil eden her sanattan bu olay deiimi srasnda mddeti, hayatn sonsuzluunu belirtir. Fakat klasik hayat kendini ann tamamlanmasnda harcad. Fert gzlerini zaman mesafelerine kapad; dncesinde etrafnda grd kendisi gibi insanlar idrak etti, fakat gelecek nesilleri deil; ve bu sebeple Yunan sanat gibi hibir sanat ocuklarn samim temsilini bylesine ihmal etmemitir. Sonsuz oluma analk fikrinde kavranmtr, ana olarak kadn zaman ve kaderdir. Zaman ve mesafenin btn timsalleri ayn ekilde anneliin de sembolleridir. Kayg gelecein kk duygusudur ve btn kayglar anala (analk duygusuna) aittir. Bat'nn din sanatnda analn temsili en soylu vazifedir. Gotik'in afanda Bizans'n Theotokos'u (Tanr anas) Mater Dolorosa (Kederli ana)'ya, Tanr'nn anasna dnr. Alman mitolojisinde (phesiz sadece Karolenj devrinde) Frigga ve Frau Holle olarak grnr. Ayn duygu bayan gne, bayan dnya, bayan ak gibi saz airlerinin (Minnesinger) gzel hayallerinde karmza kar, ilk gotik insanln btn manzaras analk duygusuyla ilgili, kaygl ve sabrl bir eyle doludur ve Alman Katolik Hristiyanl -kendi olgun uuruna varp bir hamlede ayinlerini kararlatrp gotik slubunu yarattnda- dnya grntsnn merkezinde strap eken kurtarc(Hazreti Isa)y deil fakat strap eken Ana'y (Meryem Ana) yerletirdi. 1250 sralarnda Reims Katedrali'nin yce heykelcilik epik

sergilemesinde, Paris ve Amiens katedrallerinde hl isa'ya ait olan, esas giri kaps saaklnn ortasndaki balca yer Meryem Ana'ya edilmiti; ve yine bu sralarda Arezzo ve Siena'daki Toscana akm (Guido da Siena) ananev Bizans Theotokos (Tanr anas)na bir ana sevgisi telkinini yaymaya baladlar. Bundan sonra Rafael'in Madonna'lar-barok'un saf insan tipine-, srrn ikinci Faust'un ahane sonunda ve erken gotik Meryem ile birlemesinde aklayan, sevgilideki ana'ya -Ofelya, Gretchen- yol at. Bu tiplere kar Yunanllar'n hayal gc ya Athena gibi amazon veya Afrodit gibi yksek fahie olan tanralar yaratt. Klasik kadn tipini meydana getiren kkl duyguda, verimlilik bitkisel bir vasf tar; gerek bu gerekse baka balantlarda "soma" (vcut) kelimesi olayn mnasn eksiksiz bir ekilde aklar. Bu sanatn aheserlerini, Parthenon'un dou ynndeki gl kadn vcudunu dnn ve onlarla bir annenin en soylu grnts olan, Rafael'in Sistina'daki Madonna'sn karlatrn. Bu sonuncuda btn cisimlilik yok olmutur. O tamamyla mesafe ve uzaydr. Uyada'nn Helana's, Siegfried'in analk duygusu ile taan arkada Kriemhild'e nazaran bir fahiedir, Antigon ve Clyteamnestra, amazondurlar. Klasik heykelcilik, yani ge sanat, Tanr'nn grntlerini lyklatrd zaman, sadece ok gzel bir nesne olan fakat bir ahsiyet ya da bir "ben" (ego)den ziyade tabiatn bir paras haline gelen, Knitos Afroditi'nde kadn eklinin eski idealini meydana getirir. Sonunda Praksiteles bir tanray tamamen plak temsil etme gcn kendinde bulur. Klasik dnya duygusunun bir k iareti sayldndan bu yenilik cidd tenkitlerle karland; erotik sembolcle uygun olmakla birlikte daha eski Yunan dininin haysiyeti ile kesin bir ztlk tekil ediyordu.

HELLENISTIK PORTRELEME
Bu zamanda, artk asla unutulmayan bir eklin, bst'n, icad ile birlikte, yeni bir portreleme sanat ortaya kt. Ne yazk ki, her yerde olduu gibi burada da, sanat aratrmas portrenin balanglarn bunda bulmak hatasn yapt. Bu "portre" ahs hususiyetlerle deil de ancak etiketiyle tannabilir. Bu ocuklar ve ilkel insanlar arasnda genel bir dettir ve isim bysyle ilgilidir. Fakat bu sefer, sonraki safhada, ek bir unsur vard; Korent stunlarn da meydana getiren, zamann tarza ve uygulama sanatna kar temayl. Heykeltralarn ortaya kardklar hayat devrelerinin tipleriydi (ifos), karakter diye yanl tercme ettiimiz ve aslnda itima davran ve tutumun eit ve ekilleri olan; bylece bir cidd komutan, bu trajik air, tutkuyla kvranan bir oyuncu, dalm bir felsefeci vardr. vg ile karlanan ve pek hakl olmayan bir iddiaya gre eserleri derin bir ruh hayatn ifadeleri saylan, hellenistik portreleme anlaynn gerek anahtar ite buradadr. Ancak IV. yzylda Alopekeli Demetrius insann d yapsndaki ahs hatlar belirtmeye ve (Plinius'un anlattna gre) Lysippus'un kardei Lysistratus modelin yzn aldan dklm bir maskeden, eklini fazla deitirmeden, kopye etmeye balamtr. Byle bir portrelemenin, Rembrandt'n mnasyla, ne kadar deersiz bir portreleme olduu elbette ki herkes tarafndan anlalmtr. Ruh eksikti. zellikle Romal bstlerin muhteem doruluu yanllkla fizyonomik derinlik diye saylmtr. Fakat stn eseri, bu esnaf ve virtz almasn-

dan ayran u ki byle bir eserde nemli ve mnal olan da kartlmyor, iine konuluyor. Bunun bir misali Demosten'in heykelinde grlyor: Bunu yapan sanat ihtimal ki hatibi hayatta iken grmt. Burada vcut yzeyinin ayrntlar vurgulanmtr, belki fazlasyla vurgulanmtr (o zamanlar buna "tabiata uygun" diyorlard), fakat bylesine anlalm bir temel zerine, Napoli'deki Aeschines ve Lysias'n portrelerinde baka ekilde tekrar karmza kan, cidd hatibin tipini ortaya koyar.

BAROK PORTRELEME
Rnesans'n sonunu izleyen yal boya resim devrinde sanatnn derinlii portrelerinin muhtevasndan kesin olarak llebilir. Bu kuraln muhtevasndan kesin olarak llebilir. Bu kuraln istisnas yoktur. Tablodaki btn ekiller (gerek tek, gerekse sahne, grup veya kalabalk olarak) esasnda portre olarak kabul ediliyor; ama o mnada yaplp yaplmadklar nemli deil, nk sanatnn bu konuda bir seim hakk yoktur. Bir faustian sanatnn elinde durumun (act) bile nasl bir portre almasna dntrdn grmek kadar eitici bir ey yoktur. Bir faustian pla kendi iinde bir tenakuzdur. Bu yzden (eski Fransz katedral heykelciliinin Jop -Eyb- undan balayp) sk sk plan zayf temsillerinde grdmz karakter balar ve ayn ekilde klasik ideali dindirmek iin harcanan belirli gayretlerdeki, honutsuzluumuzu uyandran, zahmetli, zoraki ve pheli kiilik. Bunlar ruh tarafndan deil de eitilen anlayn sunduu fedakarlklardr. Leonardo'dan sonraki btn resimle, mnasn klid'in plak vcut anlayndan karan bir tek nemli veya ayr eser yoktur. Burada Rubens'ten sz etmek ve onu dolgun vcutlarndaki dizginlemeyen dinamizmini herhangi bir ynden Praksiteles ve hatta Skopas'n sanatyla karlatrmak anlayszlk olur. Bu ahane ehvet duygusu sayesindedir ki Signorelli'nin o durgun (statik) vcutlarnda ylesine uzaktr. Eer plak vcutlarn gzelliine "oluma"nn azamisini koyabilen, vcudun rengini tarih olarak ileyebilen ve ondan fkran

(tamamyla hellenik olmayan) sonsuz cokunluk fikrini ileten bir sanat varsa, o da Rubens idi. Rubens'te (apollinian ve faustian matematiklerinin karakteristik tezatn tekrar hatrlatarak) vcut ycelik deil ilikidir. nemli olan, ondan taan hayat doluluu ve genlikten yalla doru giden yol boyunca hayatnn att admlardr; vcutlar alev haline getiren kyamet gn gdy devam ettirip onu faal uzayn titreyen a ile kartrr. Bu tarz bir terkip (sentez) tamamyla klasik olann tesindedir; fakat peri kzlar bile, onlar Corot resimlediinde, sonsuz uzay aksettiren renk lekelerinin iinde erimeye hazr ekillerdir. plakl izdiinde klasik sanatnn niyeti bu deildi. Ayn zamanda, Yunan ekil ideali de -heykelcilikte ifade edilen varln kendi muhtevas iindeki birlii- Giorgioned'en Boucher'ye kadar ressamlarn daima zeklarn denedikleri, sadece ok gzel vcutlardan ayr tutulmal. Bunlar etten meydana getirilen natrmort (cansz tabiat)tr, bir eit neeli ehvet duygusunu ifade eden biim eserleridir (mesel Rubens'in krkl kars) ve klasik durumun yce ahlki mnasna zt olarak deta hibir sembolik gleri yoktur. Floransa'da yer alan olay, gotik slubun portresini insanln bir timsali olarak durumla deitirme denemesi saylabilir. Bu yzden, mantken, rnesansn btn sanatnn fizyonomik izgilerden mahrum olmas gerekiyor, ne var ki A. Rossellino, Donatello, Benedetto de Maiano ve Mino da Fiesole'nin portre almalarnn btn Van Eyck, Memlinc ve erken Ren ustalarna ruhen ylesine yakn ki ok zaman onlardan ayrabilmek imknszdr. Mimarde, yeni almann zde pek az apollinian olmasna ramen, anti-gotik tarzn yaratmak mmknd, fakat portrede deildi. nk portre fazlasyla faustiana has bir timsaldi. O an ve o evrenin belki de en nemli baars olan Donatello'nun Uzzano bstn ne kadar sa^^K^c'syhKi kabul edilmeli ki Venediklilerin potreleri ile kuya^/dil(flinde .gzlal)ir deer tamyor.

RNESANS'N GALIPLERI: LEONARDO, RAFAEL VE MCHELANGELO


Rnesans bir meydan okumadan domutu. Gotikte ve daha sonra barokta gerekten byk bir sanat dilini derinletirerek ve tamamlayarak sanatn biimlendiriyordu, Rnesansta ise mecburen onu yok ediyordu. Dante'den sonra, italya'nn tek gerek yce insanlar olan Leonardo, Rafael ve Michelangelo iin de byle olmutur. Sanatlarnda sessiz iiler olan ve buna ramen bu alanda ve bu imknlarla varlabilecek en stn noktaya varan gotikin ustalar ile, gene sadece ii olan, Venedikliler ve 1600'n Hollandallar' arasnda yalnzca "heykeltra" veya "ressam" deil de dnr, hatta sanat ifadelerinin imknlar tesinde mecburen baka ilerle uraan ve varlklarnn gerek z ve sebebine varabilmek gayesiyle durmadan ve tatmin olmadan didinen bu insann bulunmas garip deil mi? Acaba bu, rnesansta "kendilerini bulamadklar" mnasna gelemez mi? Bu dev, herbiri kendi tarznda, herbiri kendi trajik hayalinin yk altnda Medici mnasnda "klasik" olabilmek iin uratlar; fakat eninde sonunda ryay paralayan gene kendileri olmutur. Rafael izgi, Leonardo yzey ve Michelangelo vcut konusunda. Yolunu aran ruh onlarla faustian hareket (k) noktasna geri dner. Niyetleri iliki yerine oranty, k ve hava efektleri yerine izgiyi, saf uzay yerine klidci vcudu koymakt. Fakat ne onlar ne de onlarn ada olan da bakalar klidci ve durgun (sta-

tik) bir heykelcilik yaratamadlar nk bu sadece Atina'da mmknd. Btn almalarnda esrarl bir mzik duyulur, btn ekillerinde uzaklk ve derinlie doru bir eri ve bir hareket kalitesi. Fidyas'a deil de Palestrina'ya yakndrlar ve geldikleri yer Roma harabeleri deil, katedralin rahat mziidir. Kar Reform'un ar, canl, gsterili ve yce ruhu Michelangelo'da yayor. ekil meselesi onun iin din bir konuydu; onun iin (ve sadece onun iin) ya hep ya hi idi. Muhakkak sanatmzn en mutsuz kiisi olan bu insann korkun eksik, eziyet eken, tatmin olmayan korkuncun aklanmas da budur. Sanatnn kiiliini tamamyla mermer diline aktarmak iin yaplan, devaml tekrarlanan, son gayrettir. Fakat klidci malzeme onu yanltt. Fidyas iin mermer, ekile kavumak iin alayan evrensel (kozmik) maddedir. Pigmalyon ve Galatee'nin hikyesi bu sanatn gerek zn ifade etmektedir. Fakat Michelangelo iin mermer yenilecek dmand, fikrini iinden kurtaraca hapishaneydi, Siegfried'in Brunhilde'yi kurtard gibi. Herkes almalarna nasl baladn biliyor. Kaba mermer blokuna, soukkanllkla, tasarlad eklin her asndan yaklamazd fakat saldrrd ona, tutkulu bir nden saldr ile, uzay kazyormu gibi iini kazarak, maddeyi kat kat keserek, gitgide derine inerek, ekil ortaya kncaya kadar, uzuvlar kendiliinden blokun iinden geliinceye kadar. Oluann -lmn- karsnda duyulan dnya korkusunun, bunu canl bir biimin iinde yenmek ve elde etmek arzusunun bylesine ak bir ifadesi ihtimal hibir zaman grlmemitir. Bat'da Michelangelo gibi tala iliki kuran baka sanat olmamtr, samim ve ayn zamanda arpc bir tarzda usta. Ondaki lm timsali budur. eytanvari tabiatnn, ister heykeller bisin ister ondan byk binalar ykseltsin, daima fethetmeye alt dman prensip orada yatyor. Yunan putlarna kurban keser gibi durumlar (act) meydana getirmitir, fakat onlardaki ruh grlen ekli ya inkr eder ya da aar. Klasik gz plastik biimi iine eker, fakat Michelangelo ruhun gz ile grrd ve an duymann n plan diline nfuz ede-

biliyordu. Ve sonunda, kanlmaz olarak, bu sanatn artlarn yok etti. Mermer ekil arzusuna fazla basit geldi. Heykeltra olmaktan vazgeip mimar oldu. Yallnda, Rondanini Madonnas gibi lgn paralar meydana getirdiinde ve figrlerini ounlukla kaba bir ekil iinde braktnda, sanatnn mzikal temayl belirdi. Neticede, karsrml ekle kar itme artk bastrlmad ve hayatn verdii sanattan tamamyla honut olmadndan, fakat kendini ifade etmenin bklmez arzusunun nfuzu altnda kaldndan, rnesans mimarsinin kurallarn paralayp Roma barokunu yaratt. Malzeme ve ekil ilikisi yerine g ve yn ilikisini koydu. Stunlar demet halinde toplad ya da onlar hcrelerin iine itti. Katlar kocaman desteklerle (duvarlarla) ayrd ve cepheye bir eit ykselmenin, itiliin kalitesini yazandrd. l melodiye, durgunluk harekete yer verdi. Ve bylece faustian mzii btn dier sanatlarn ban hizmetine ald. Michelangelo ile Bat heykelciliinin tarih sonuna varyor. Ondan sonras yanlmalar veya hatralardr. Gerek varisi Palestrina'dr. Leonardo adalarnn dilini konumaz. Sadece o heykeltra veya mimar olma hrsn gstermedi. Hellenik duygunun ve d strktre tapmann anatomi ile gerekleebilecei rnesansn garip bir hayali idi. Fakat Leonardo anatomi zerinde alt zaman bu, Michelangelo'da olduu gibi, heykeltralk uruna incelenen bir n plan anatomisi, bir insan yzeyi topografyas deil, i gizlilikler iin incelenen bir fizyolojiydi. Michelangelo, insan hayatnn btn mnasn yaayan vcudun diline sokmaya alrken, Leonardo'nun almalar bunun tam aksini gsterir. ok takdir edilen sfumato(renk uyuumu)su uzay adna cism snrlarnn ilk inkr iaretidir ve bu yzden empresiyonizmin (izlenimciliin) balang noktasdr. Leonardo kesin izgilerle deil, ruh uzayla balar ve bitirdii zaman (yani tamamen bitirdii, resmi yarm brakmad zaman renk maddesi resmin gerek yaps zerinde, deta cisimsiz ve tarif edilemeyen, hafif bir renk gibi durur. Rafael'in tablolan, iyi dzenlenmi gruplarn yerletirdii dz yzeylere ayrlr ve resmin

btn iyi oranlanm bir fonla kapanr. Fakat Leonardo tek, geni ve ebed bir uzay tanr ve onun figrleri orada dalgalanr. Birisi bir erevenin iine yakn ferd nesneleri koyar, dieri ise sonsuzdan kesilmi bir paray. Leonardo kan dolamn kefetmitir. Onu bu noktaya getiren rnesans ruhu deildi; aksine, btn dncesi onu ann mefhumlar dna karmtr. Ne Michelangelo, ne de Rafael bunu yapabilirlerdi, nk onlarn ressam anatomisi ksmlarn sadece ekil ve durumunu gz nne almtr, vazifelerini deil, Rubens gibi vcudun iindeki hayat aratrmtr. Barok gerekten byk keifler devridir. Leonardo batan sonuna kadar bir kaif olmutur ve keif, tek kelimeyle, btn mizacnn toplamyd. Havaclkla uramaya karar veren ilk insan da oydu. Umak, kiinin kendini dnyadan kurtarmas, evrenin byklnde kendini kaybetmesi, bu hrs en yksek derecede faustian deil midir? Aslnda ryalarmzn gereklemesi deil mi? Hristiyanlk destan Bat resim sanatnda bu gdnn nasl bir suret deitirmesi haline geldiine hi dikkat edilmedi mi? Btn resmedilenler cennete ykselir ve cehenneme der, tanrsal kiiler bulutlarn zerinde yzerler, melekler ve azizler mutlu bir ilgisizlik iindeler, dnyann arlndan kurtulma zerine srarla duruluyor ve btn bunlar, faustian sanatna has olup, Bizans sanatndan tamamen uzak ruhun umasnn iaretleridir. Rnesansn fresk resminden, Venedik yal boya resmine gei bir ruh tarih konusudur. Bu deiim ileminin farkna varabilmek iin ok ince ve nazik zellikleri takdir etmeliyiz. Hemen hemen her eserinde, Masaccio'nun Brancacci Kilisesi'ndeki "Petrus ve Hara Parasf'ndan Piero della Francesca'nin Urbinolu Federigo ve Battista'nn figrlerine verdii yksek fona ve Perugino'nun "Anahtarlar veren Isa" eserine kadar, fresk tarz istilc yeni ekille mcadele etmektedir. Her zamanki gibi bu, el ile ruh, gz ile alet, sanat tarafndan istenilen ekille zamann arzu ettii ekil, plastik ve mzik arasndaki mcadele idi.

Bunun nda, Leonardo'nun dev gayretini, Uffizi'deki "Mneccimlerin tapnmas" kompozisyonunu nihayet anlayabiliriz. Bu rnesansn en cretli tablosudur. Rembrandt'a kadar buna benzer bir ey hayal edilmemiti. Btn optik lleri, o zamanlar izgi, taslak, kompozisyon ve gruplama denen hereyi aarak ebed uzaya korkusuzca meydan okumak iin ne atlr; cisman olan herey Kopernik sistemindeki gezegenler ve eski kiliselerin loluundaki Bach'a ait bir org fg'nn tonlar gibi havada yzmektedir. Zamann teknik imknlar iinde mesafenin bylesine dinamik bir grnts ancak bir bst olarak kalabilirdi. Rnesansn gerek ihtar olan Sistina'daki Madonna'da Rafael tasla, eserin btn muhtevasn iine ekmesi iin, zorlar. Bu Bat sanatnn son yce izgisidir. Zaten (ve Rafael'i Rnesans sanatlar arasnda en az anlalr yapan da budur) i duygusunun iddetiyle grenekler neredeyse kopma noktasna kadar gerilmiti. Kendisi meselelerle boumak niyetinde deildi. Onlardan zerre kadar haberi bile yoktu. Fakat sanat uurumun yle bir noktasna getirmiti ki artk atlamamazlk edemezdi ve ekil dnyasnn iindeki en u imknlarn baarncaya kadar yaad. Onu yzeyde sayan alelade bir insan, plannda neler olup bittiinin farkna varamaz. Perugino'yu bir bakta anlarz, Rafael'i ise anladmz sanrz. izgisi -ilk bakta ylesine klasik gibi grnen izme zellii- uzayda uan, bu dnyadan olmayan, Beethoven benzeri bir eydir. Bu almasnda Rafael btn sanatlarn en az gsterili olandr, eserlerinin blk prkl iinde bile niyetini belirten Michelangelo'dan bile daha az gsterilidir. Leonardo snrn tesindedir. "Mneccimlerin tapnmas" iin yaplan eskiz zaten bir mziktir. Bu eserinde, Aziz Jerome'da da olduu gibi, kahverengi alt boyann, "Rembrandt" safhasnn, sonraki yzyln atmosferik kahverengisinin tesine gememesi ariz deil de derin bir mna tayan bir durumdur. Ona gre, amacn tamamna ve aklna o durumdaki bir eserle eriilmiti ve renk alanna atlacak bir adm (bu alan hl fresk slubunun metafizik snr-

landrmalar altndayd) yaratt eserin ruhunu yok edebilirdi. Floransa grenekleri dnda kalan Venediklilere, burada urat eyi baarmak, nesneler yerine uzay yararna kullanlan bir renk dnyasn mpydana getirmek dt. Bu zamann insanlar, Rembrandt'n kelimeye verdii mnayla, portrelemeye yani dinamik fra darbelerinden, klardan ve tonlardan meydana getirilen bir ruh tarihine, yeteri kadar olgun deildiler. Yalnz Leonardo bu kstlamay kader olarak tecrbe edecek kadar bykt. Dierleri (karlkl okullarnn tespit ettii ekilde) balar izmeye koyuldular, Leonardo ise -elleri ilk defa olarak konuturan ve bunda fizyonomik bir ustalk gsteren- alabildiine geni bir amaca sahipti. Ruhu uzak gelecekte kaybolmutu, lml uzuvlar, gz ve eli, an ruhuna itaat ediyordu. Muhakkak ki, byklerden en hr olanyd. Drer'den daha derin, Tiziano'dan daha atak, zamannn herhangi bir insanndan daha anlayl olan Leonardo bilhassa bstlerin sanatsyd. Ge kalm heykeltra Michelangelo da yleydi, fakat deiik bir mnada, halbuki Goethe'nin zamannda "Son akam yemei"nin ressam iin eriilmez olana varlm ve almt. Michelangelo hayat bir defa daha l bir ekil dnyasnn iine itmeye urat, Leonardo gelecekte yeni bir ekil dnyas hissetti, Goethe artk yeni ekil dnyalar olamayacan sezdi. Bu insanlarn ilkiyle sonuncusu arasnda faustian kltrnn olgun yzyllar yer alr.

1670'DE ALETLI MZIIN ZAFERI VE KLASLK BIR PARALEL


imdi Bat sanatnn tamamlanma safhasndaki balca hususiyetleriyle ilgilenmeye sra gelmitir. Bunda gerekliliin nne geilmez tekaml apak ortadadr. Sanatlar esas olaylar olarak kavramay rendik. Tekaml hikyesine birlik vermek iin biz artk sebep ve neticenin ileyiine bakmyoruz. Onun yerine biz bir sanatn kaderi fikrini ortaya koyduk ve sanatlar kltrn doan, olgunlaan, yalanan ve kesin olarak len organizmalar olarak kabul ettik. "Ge" bir devir olarak barok, tpk iyonik'in de bilmi olduu gibi, sanatlarnn ekil dilinin ne mnaya gelmesi gerektiini bilir. Felsef bir din olmaktan ok, sanat din bir felsefe olmaldr. Adsz akmlarn yerine byk ustalar ne kar. Her kltrn doruunda, hepsinin altnda yatan esas timsalin birliiyle bir birim halinde balanm ve iyi dzenlenmi, fevkalde bir byk sanatlar grubu ile karlarz. Vazo resimlerinin, fresk kabartmalarnn, sralanm stunlar mimarsinin, Yunan tiyatro ve dansnn ait olduu apollinian grubunun merkezi plak heykeldir. Faustian grup saf uzaya ait sonsuzluk ideali etrafnda ekillenir ve arlk merkezi aletli mziktir. Byk slup tamamlanma noktasna yaklatka, sembolik adan kanlmaz bir aklk tayan sslemeci bir dil temayl daha da kesinleir. Byk sanatlar grubu daha da basitletirilir. 1670'lerde, Newton ve Leibniz "Ayrmsal hesab"n kefederken, yal bo-

ya resim imknlarnn snrna varmt. Son byk ustalar lmler veya lmek zere idiler -Velaskez 1660'ta, Poussin 1665'te, Fransz Hals 1666'da, Rembrandt 1669'da, Vermeer 1675'te, Murillo, Ruysdael ve Claude Lorrain 1682'de- ve bir sanatn ykln, sonunu hissetmek iin geride kalan birka nemli ad saymak yeterlidir (Watteau, Hogarth, Tiepolo). Resimli mziin byk ekilleri de bu devirde can ekiiyor. Heinrich Schtz 1672'de, Carissimi 1674'te ve Purcell 1665'te ld. Bunlar sonsuz sesli ve aletli renklerin eitleriyle grnt temalaryla oynam olan, esiz manzaralar ve yce destan sahnelerini gerekten grntleyen Kantata'nn son byk ustalaryd. Fg slubunda grnt temalarnn geliimi olan orkestra, org ve yayl sazlar ls eski "klasik" sonat iin de ayn ey oldu. Ondan sonra ekiller, konerto grosso, sit ve solo alglar iin ksmlk sonat ile, son olgunluklarna eritiler. Mzik kendini insan sesinde doutan mevcut olan mahhasln emanetlerinden kurtarr ve mutlak olur. Tema artk bir grnt deil, sadece kendi tekamlnde ve onun sayesinde mevcut verimli bir fonksiyondur; nk fg tarz Bach'n uygulad gibi ancak sonu olmayan bir btnleme ve farkllama ilemi olarak kabul edilebilir. Saf mziin resim zerindeki zaferi Heinrich Schtz'n yallnda besteledii "Passion"larda -yeni ekil dilinin belirli afa-, Da'Abaco ve Corelli'nin sonatlarnda, Haendel'in oratoryalarnda ve Bach'n barok oksesliliinde (polifoni) kaydedilmitir. Bundan byle bu mzik faustian sanatn ta kendisidir ve Watteau bir ressam Couperin, Tiepolo bir ressam Haendel olarak aka tarif edilebilir. Klasik dnyada buna tekabl eden deiiklik 460'larda yer ald, byk fresk ressamlarnn sonuncusu olan Polygnotus byk slubun mirasn Polycletus'a ve heykelcilie devrettiinde. O zamandan beri, hatta Polygnotus'un adalar olan Miron ve Olimpia cephe tezyinatnn ustalarndan balayp, tamamen dz bir sanatn ekil dili heykelcilii de hkim olmutur; nk tpk resim eklini stste konulan dahil resimlerle renkli siluet idealine doru

gittike daha ok gelitii gibi -yle ki sonunda resmedilen kabartma ile dz resim arasnda hi fark kalmamtr- heykeltra da, seyircinin asndan beliren n ksmn erevesini, figrnn temsil etmeyi dnd ethosun (kltrel tipin), gerek timsali olarak sayd. Tapman cephe tezyinat alan bir grnt tekil eder; mnasip mesafeden baklnca, ada olan krmz figrl vazo resminin tpatp ayn intiban verir. Polycletus'un neslinde, pek byk duvar resmi geni grntye, kalem veya balmumu ile izilen uygun grntye yer verir. Bu byk slubun baka bir yerde yerletiini gsteren ak bir belirtidir. Apollodorus'un glge resminin emeli bizim "chiaroscuro"(ak koyu) veya atmosfer dediimize varmak deildi, herhangi bir mnada, fakat heykeltran asndan sadece yuvarlak bir biim kabartmasyd; Aristo Zeuxis hakknda eserinin ethos'stan mahrum olduunu sylemiti. Bylece bu ok yeni klasik resim, kurnazl ve insan ekicilii ile, bizim XVIII. yzyl almalarmzn karldr. Her ikisi de i byklkten mahrumdu ve her ikisi, virtozluun zoruyla, her iki konuda stn mnadaki sslemeciliin yerini tutan ilk ve kesin sanatn diliyle konumaya altlar. Bu yzden Polycletus ve Pidyas, Bach ve Haendel ile bir sraya girerler; Bat ustalarnn cidd mzikal eklini resmin tatbik metodlarndan kurtardklar gibi, Yunan ustalar da heykeli kabartmayla olan balarndan kurtardlar. Heykel ve mzikle her iki kltr, tekamln bu safhasnda, karlkl sonlarna vardlar. Matematiksel sertlikle saf bir semboliklik mmkn hale gelmiti. Polycletus, insan vcudunun orant "numunesi"ni, ada Bach ise "Fg sanatf'n (Kunst der Fuge) ve "iyi akort edilmi klavye" (Wohnltemperiertes Klavier) verebildiler. Ondan sonra gelen iki sanatta, mna ile dopdolu saf eklin verebilecei en eksiksiz baary buluruz. Bundan byle gzelliin matematikleri ve matematiklerin gzellii ayrlmaz hale geliyor. Tonlarn usuz bucaksz uzay ve mermer veya tuntan yaplm yuvarlak vcut yaylmann ani aklamalardr. Onlar iliki olarak say ve l olarak sayya aittirler. Fresk ve yalboyada, orant ve

perspektif kanunlarnda matematik olan sadece ima edilmitir fakat son iki sanat matematiktirler ve bu tepelerde (ularda) apollinian ve faustian sanatlar btnyle grnr. Fresk ve yalboyann aradan kmasyla, mutlak heykelciliin ve mutlak mziin yce ustalar ard ardna sahneyi doldururlar. Polycletus'u Fidyas, Paeonius, Alcamenes, Scopas, Praxiteles, Lysippus takip eder. Bach ve Haendel'den sonra Gluck, Stamitz, gen Bach'lar, Haydn, Mozart, Beethoven ellerinde ahane ve oktan unutulmu bir dizi mzik aletleriyle, Bat'nn icadeden ve kefeden ruhu tarafndan mzik ifadesinin hizmeti ve gelimesi iin daha fazla tonlar ve ses renkleri elde etmek midi ile yaratlm kocaman bir byc dnyasyla gelirler. Ve bunlar artk hi kimsenin anlamad kusursuz, yce, arbal, ssl, nazik, alayc, glen ve alayan ekil bolluunu grnr klarlar. O gnlerde, zellikle XVIII. yzyl Almanya'snda, btn hayata yaylan gerek ve etkili bir mzik kltr vard. Onun tipi Hoffmann'n orkestra efi Kreisler idi. Bugn bu bir hatra bile deildir. XVIII. Yzylda mimar de nihayet ld, rokoko mziinin iine batarak, boularak, Bat mimarsinin bu son ahane ve zarif rn merhametsizce tenkit edildi ve kimse farketmedi ki menei fg'n ruhundadr, orantsz ve ekilsiz, belirsiz, dengesiz ve parlak oluu, yzeyi ve izfi dzeni bozmas tonlar ve melodilerin izgilere ve duvarlara baarsndan, saf uzayn maddeye, saf olumann olua kar zaferinden baka bir ey deildi. Akc cepheleri, kap saaklar, holleri ve ahane merdivenleri, galerileri, salonlar, zel odalar ile bu manastrlar, atolar ve kiliseler artk birer yap deiller; onlar tatan sonatlar, menet'ler, madrigaller; yalanc mermerden, gerek mermerden, fildiinden, deerli tahtadan yaplm oda mzikleri, kvrm ve silindir eklinde hazin arklar, damlardan meydana gelen ahenklerdir. Eski bir keman gibi ssl, kk bir orkestraya uygun bir allegro fugitivo'yu andran, Dresden'deki Zwinger dnya mimarsinin en mzikal eseridir.

EMPRESYONIZM (IZLENIMCILIK)
Ancak Manet zamannda genel olarak kullanlan (ve ilk bata barok ve rokoko gibi kmseyici bir mna tayan) "empresyonizm" kelimesi, yalboya resimden gelien faustian sanat eklinin zel vasfn baarl bir ekilde zetliyor. Empresyonizm klidci dnya duygusunun tam tersidir. Heykelcilik dilinden mmkn olduu kadar uzaklamaya ve mzik diline mmkn olduu kadar yaklamaya alr. Ik alan ve yanstan nesneler tarafndan bize yaplan tesir, nesnelerin orada olmalarndan deil, onlarn kendi "ilerinde" orada yokmu gibi grnmelerinden ileri gelir. Nesneler cisim bile deiller, onlar uzaydaki k mukavemetleridir ve onlarn hayal younluklar fra darbeleriyle aa karlmaldr. Sanatnn i gz vcudun iine girer, onu snrlayan madd yzeyin bysn yok eder ve onu uzayn yceliine kurban eder. Bu izlenimle ve bunun tesiri altnda, freskin heykelimsi "Ataraksia"(duygusuzluu)nun tam mnasyla zt olan hiss unsurda sonsuz bir hareket keyfiyeti hisseder. Bu yzden, hellenik bir empresyonizm (izlenimcilik) hibir zaman olmamtr ve olamazd da; eer prensip olarak onu uzak tutmas gereken bir sanat varsa o da klasik heykelciliktir. Empresyonizm bir dnya duygusunun anlayl ifadesidir ve bu sebeple bizim "ge" kltrmzn btn fizyonomisinin iinde szmaldr. Samim ve kastl olarak btn optik snrlamalar aan empresiyonist bir matematik vardr. Bu, Nevvton ve Leibniz'den so-

t a gelitirilen, tahlil'dir ve say gruplar ile toplamlann hayal grntleri ve ok boyutlu geometri ona aittir. Yine empresyonist bir fizik vardr ki grup sistemleri yerine ktle noktalarn grr. Bunlar aka deiken yetkinlerin devaml ilikilerinden baka bir ey olmayan birimlerdir. Empresyonist ahlk, trajedi, mantk ve hatta (sofuluk'ta empresiyonist bir) Hristiyanlk bile vardr. Sanat ister ressam ister mzisyen olsun, sanat, birka fra darbesiyle veya noktalarla veya tonlarla, faustian insannn gzleri veya kulaklaryla karlaan bir mikrokozmosu, (kk evren) tkenmeyen bir muhtevas olan bir grnty yaratmaktr; yani, nesnel bir eyin geici ve cisimsiz iaretleriyle bylenmi sonsuz uzayn gereini aarak o gerei hadis olmaya zorlamak. Hareketsiz olan harekete geiren bu sanatlarn cesareti benzersizdir. Tiziano'nun son eserlerinden Corot ve Menzel'e kadar madde, fra darbelerinin, krk renklerin ve klarn esrarengiz baks altnda bir solsyon gibi titreir ve akar. Bu ayn amacn peine den barok mzik, melodik olma yerine "tematik" olmutur ve -temay ahenkli ekicilik, aletli (enstrmantal) renk, ritim ve tempo'nun her aresiyle pekitirerek- Tiziano'nun zamanndaki takliti paradan Wagner'in esas motifine kadar ton grntsn gelitirmi ve yepyeni bir duygu ve tecrbe dnyasn yeniden ele geirmitir. Alman mzii zirveye vard zaman, bu sanat lirik iire de girmiti. Kk lde, Kopernik ve Kolomb'un baarlarn devaml olarak tekrarlar. Baka hibir kltrn, kulland vastalara kyasla, bylesine dinamik bir tesirlilie sahip bir ssleme dili yoktur. Her renk darbesi veya noktas, her nadiren duyulan ton artc bir ekicilik salar ve hayal gcn uzay yeniden yaratan taze unsurlarla doyurur. Empresyonizm -ada dar mnasnda- XIX. yzyln bir eseri midir? Acaba resim iki yzyl fazla m yaamtr? Hl mevcut mudur? Fakat biz XIX. yzlda (yani 1800'lerin tesinde ve "Medeniyef'in iinde), zel vasfn belirtmek iin "ak hava" (pleinair; Freilicht) kelimesini seerek byk bir resim kltrnn hayali-

ni uyandrmay baarm olan bu yeni blmn karakterine aldanmamalyz. Batl bir dnya ehrinin maddecilii klleri flemi ve bu garip ksa mrl kvlcm tututurmu -iki nesillik ksa mrl bir kvlcm, nk Manet'nin nesli ile herey yeniden bitmitiGrnewald, Claude ve Giorgione'nin soylu yeilini katolik uzay rengi olarak, Rembrandt'n mteal kahverengisini protestan dnya duygusunun rengi olarak vasflandrdm. Dier taraftan, "ak hava" (plein-air) ve yeni renk ls dinsizliini temsil eder. Beethoven'in krelerinden ve Kant'n yldzl alanlarndan empresyonizm (izlenimcilik) tekrar dnyann kabuuna inmitir. Onun uzay bilinir, tecrbe edilmez, grlr, gzlenmez; onda ahenklilik vardr, kader yoktur. Rousseau'nun "tabiat'a dn" hakkndaki trajik fakat doru kehaneti kendini bu len sanatla tamamlar. Bir bunak da gnden gne tabiata dner. ada sanat bir yaratc deil, bir iidir. O krlmayan tayf renklerini yanyana getirir, ince konu, fra darbelerinin dans yerini kaba beylik dncelere, noktalarn, drtgenlerin, geni inorganik kitlelerin ylmasna ve karmasna brakr. Badanacnn fras ve mala ressamn tehizatlar arasna girer; tablonun ilk ya kat alma planna dahil olur ve baz yerlerde plak braklr. Tehlikeli, titiz, souk ve hastalkl bir sanat bu; ar gelimi sinirler iin, son derece ilm, teknik engellerin aamasyla ilgili hereyde enerjik, program asndan kesinlikle olumlu. Leonardo'dan Rembrandt'a kadar uzanan yce yalboya ann "talamal (hicivli) benzeri"dir. Sadece Baudelaire'in Paris'inde kendini evinde hissedebilir. Corot'nun gm manzaralar gri-yeil ve kahverengileriyle hl eski ustalarn ruhanliini hayal eder; fakat Courbet ve Manet plak fizik uzay, "olaan" uzay fethederler. Leonardo'nun temsil ettii dncelerine dalm kif, yerini resim deneycilerine brakr. Ebed ocuk, Fransz olan fakat Parisli olmayan, Corot mteal manzaralarn her yerde bulur; Courbet, Manet ve Cezanne, Fontainebleau Orman'n, Argenteuil'deki Seine kysn veya Arles yaknlarndaki o olaan st vadiyi tekrar ve tekrar zorlanarak, durup dinlenmeden, ruhsuzca res-

mederler. Rembrandt'n yce manzaralar esas olarak evreni kavrar. Manet ise bir demiryolu istasyonunun yannda kalr. Almanya'da durum deiikti. Beethoven'den sonra mzik, i znde bir deiiklik olmadan, tekrar resme dnmt (Alman romantik akmnn bir keyfiyeti olarak). Ve resimde uzun mddet iektendi ve en sevimli meyvalarn verdi nk portreler ve manzaralar gizli, canl bir mzikle dolar ve Thoma ve Bcklin'de bile Eichendorff ve Mrike'den kalan bir esinti vardr. XVII. Yzyln stdyo kahverengisinin yan sra bir ikinci sanat vard, iddeti faustian gravr sanat. Bunda da, dierlerinde olduu gibi, Rembrandt gelmi gemi alarn en byk ustasdr; bu da, dierleri gibi, mavi yeil atmosferleri gney katolik ressamlarndan ve Gobel'in hallarndan ayran protestan bir eyler tar. Kahverenginin son sanats olan Leibl de eserlerinde, sonsuz srlar ihtiva eden ve aklayan, Rembrandt'a uygun sonsuzluu aksettiren son yce gravr ustasyd. Son olarak Marees'de byk barok slubunun btn gl niyetleri vard fakat, Gericault ve Daumier onu olumlu bir ekilde yakalamaya pek ge kalmam olmalarna ramen, o, bir gelenein ona verebilecek kuvvetten mahrum olduundan ressamn gereklik dnyasna sokmay baaramad.

BERGAMA VE BAYREUTH: SANATN SONU


Faustian sanatlarnn sonuncusu "Tristan"da ld. Bu eser Bat mziinin kubbesidir. Resim, bir son olarak, buna benzer bir ey baaramamtr. "ada" olarak apollinian sanat Bergama heykeltralyla sona erdi. Bergama Bayreuth'n karldr. nl mihrap bile gerekten bu devrin, sonradan gelen (ge kalm), fakat en nemli olmayan eseridir; artk unutulmu bir tekaml asr (M.. 330-220) tahmin etmeliyiz. Bununla birlikte, Nietzche'nin Wagner ve Bayreuth, "Yzk" ve "Parsifal"a btn saldrlar -gerileme, ar tiyatroculuk ve benzeri- Bergama heykelcilii iin de, ayn kelimelerle, tekrarlanabilirdi. Bu heykelciliin bir aheseri -gerek bir "Yzk"- byk mihrabn pervasndaki "Devler mcadelesi" (Gigantomachia) ile bize kadar yarmtr. Burada da ayn tiyatroculuk, eski ve deeri kalmam mitolojilerden alnan gdlerin kullanl, sinirlerin ayn sert bombardman ve yine (i gcn yoksunluu tamamen gizlenemedii halde) ayn uurlu kuvvet ve yksek byklk vardr. Farnese boas ve Laocoon grubunun eski rnei elbette bu sanata dahildir. Yaratc gcn k belirtisi, sanatnn, belirli ve eksiksiz bir eyi meydana getirebilmesi iin, ekil ve orantdan kurtulmak ihtiyacndadr. En belirgin, -fakat en mnal deil- gsterisi de sade bykle olan zevkidir. Burada byklk, gotik ve ehram slubunda olduu gibi, i yceliin ifadesi deil, yokluunu gizlenmesidir.

Bu mmkn gibi grlen boyutlarla stnlk taslamak btn yeni doan kltrlerde geerlidir. Onu Bergama'daki Zeus mihrabnda, "Rodos devi" diye isimlendirilen Charesli Helios'ta, Roma mparatorluu devresi mimarsinde, Msr'daki Yeni imparatorluk eserlerinde ve bugnn Amerikan gkdelenlerinde buluruz. Fakat daha da belirtici olan, yzyllarn greneklerini ineyen ve ykan keyfilik ve lszlktr. Rembrandt veya Bach'n zamannda ok iyi tandmz hrsl "baarszlklar" imknszd. eklin kaderi ahsn zel temayllerinde deil, rkta veya akmda yatar. Byk bir gelenein bys altnda tam baar kk bir sanat iin bile mmkndr, nk yaayan sanat onu vazifesiyle ve vazifeyi de onunla balar. Bugn bu sanatlar artk niyetlendikleri eyleri tatbik edemiyorlar nk aydn tatbikatlar lm olan eitilmi igdnn yerini tutamazlar. Hepsi bunu denemilerdir. Manet, otuz resim yaptktan sonra yorgun dmt ve onun "mparator Maximilian'n kuruna dizilmesi", resimde ve taslaklarda, her unsurda grlen muazzam dikkate ramen, Goya'nn fazla bir gayret sarfetmeden meydana getirdii "3 Mays'taki kuruna dizilmeler" prototipi kadar baar elde edememitir. Bach, Haydn, Mozart ve XVIII. yzyln binlerce tannmam bestecisi bir rutin ii olarak en kusursuz bir eseri abuklukla meydana getirebiliyorlard, Wagner ise zirveye varabilmek iin sanat kabiliyetinin en iyi zamanlarn "son damlasna kadar skarak" deerlendirmek zorunda olduunu ok iyi biliyordu. Wagner'le Manet arasnda, herkesin farketmedii fakat Baudelaire'nin k konusundaki yanlmayan sezgisiyle bulduu, derin bir iliki vardr. Empresyonistlere gre sanatn sonu ve zirvesi fra darbeleriyle ve renk lekeleriyle uzayda bir dnyay ortaya kartmakt, Wagner'in de nota izginin arasna sabilirdi. Yldzl geceyarsnn, srklenen bulutlarn, sonbaharn, korku ve znt iinde doan gnn, gnele aydnlanan uzak mesafelerin, dnya korkusunun, yaklaan sonun, mitsizliin ve onun cretli gayreti mitsiz midin renklerini, ondan nce hibir bestecinin ya-

kalanmas mmkn olarak dnemedii btn bu intibalar, bir motifin birka tonu ile tamamen ak olarak resmedebilirdi. Burada Bat mzii ile Yunan heykelcilii arasndaki ztlk azami derecesine erimitir. Herey cisimsiz sonsuzlukta bir oluyor, garip kabarmalarla hayal bir uzaya meydan okuyan belirsiz ton ktlelerinden artk dz bir melodi bile kurtulamaz. Gd mthi karanlk derinliklerden kar. Bir an iin parlak bir gne yla dolup taar. Sonra, aniden, bize ylesine yaknlar ki irkiliriz. Gler, alay eder, tehdit eder ve hemen sonra yayl sazlarn alannda kaybolur, sonsuz uzaklardan tekrar dnmek zere, hafife deitirilmi ve tek bir obuann sesiyle, ruhi bir taze renk bolluunu yaymaya hazr. Nietzsche'nin Wagner hakknda syledii' herey Manet'ye de tatbik edilebilir. Dnce resmine (nhaltsmalerei) ve soyut mzie kar basite, tabiata ak bir dn olan sanatlar gerekten byk ehrin (megalopolis) barbarlna bir taviz mnasna gelir ve rmenin balangc bir kabalk ve incelik karmnda belirli ekilde grlr. Bir adm olarak bu son adm olmas gerekmektedir. Sun sanatn artk organik bir gelecei yoktur, bu sonun iaretidir. Ac netice udur ki, Bat'nn ekil sanatlar bir daha onarlamayacak halde sona ermitir. XIX. Yzyln buhran bir lm mcadelesiydi. Apollinian, Msr ve dier btn sanatlar gibi, faustian sanat kltrnn gidiinde kendi i imknlarn gerekletirmi ve vazifesini tamamlam olarak yallktan lyor. Bugn sanat olarak tatbik edilen -ister Wagner'den sonra mzik, ister Manet, Cezanne, Leibl ve Menzel'den sonra resim olsungszlk ve sahtekarlktr. Kesin olan bir ey vardr, bugn her sanat okulu kapatlabilir ve sanat zerre kadar tesirini duyamayacaktr. Bir byk ehrin (megalopolis), sanatnn ldn unutmak amacyla kopartt sanat yaygaralar konusunda bilmek istediimiz hereyi, 200 ylnn Iskenderiyesi'nden renebiliriz. Orada, dnyamzda olduu gibi, sanat tekamlnn, ahs garipliin, "yeni slubun", "dnlemeyen imknlarn", nazar gevezeliin, zentili moda sanatlarnn, kartondan sahte sikletleri kaldranlarn hayal-

RUH GRNTS VE HAYAT DUYGUSU: RUHUN EKLI HAKKNDA


lerini buluruz. airin yerinde "edebiyat adam", sanat ticaretinin "sanat tarihinin bir safhas" olarak tekiltlandrd, sanayi bir sanat gibi dnen, hisseden ve ekillendirilen ekspresyonizmin (davurumculuk) utan bilmeyen kaba gldrs. skenderiye'nin de Sofokles'e tercih ettii meselelere deinen tiyatro yazarlar ve haslat rekorlar kran tiyatro sanatlar, yeni temayller icat eden ve seyircilerini baaryla aldatan ressamlar vard. En son netice, bugn Hint, in, Arap ve ran sanatlarnda grdmz bir sabit ekiller stokunun sonsuz alkan tekrardr. Resimler ve kumalar, iirler ve vazolar (kaplar), eyalar, sahne oyunlar ve mzik besteleri hepsi kalp iidir. Artk, brakn onyllar, yakn yzyllar iinde hibir eyin tarihini, sslemeciliinin diline dayanarak, atmaya muktedir deiliz.

RUH GRNTS, DNYA GRNTSNN BIR FONKSIYONU

Etrafmzdaki dnya olmayan eyi biz grmeyiz, fakat "onun" mevcudiyetini kendimizde ve dierlerinde tahmin ederiz ve fizyonomik tesirli kuvveti vastasyla "o" bizdeki merak ve bilme arzusunu uyarr. Bylece, fizik gzmze daima yabanc kalan eyleri gz nne getirmek usulmz olan, tasarlanm ve dengeli bir kar dnyann grnts ortaya kar. Tabiatn grnts dinin ruhu iinde dnld srece ruhun grnts mitoslara aittir ve ruh dinlerin alannda tarafsz kalr. Buna karlk, "tabiat" tenkiti bir gzle incelendiinde, kendini ilm bir mefhuma dntrr ve ilim tenkiti alannda tarafsz olur. "Zaman" uzaya gre bir kar mefhum olduu gibi, "ruh" da "tabiat"a gre bir kar dnyadr ve bu sebeple, andan an'a deien, tabiat mefhumuna bal olarak deikendir. Her psikoloji bir kar fiziktir. O halde unu savunuyorum ki, ilm psikoloji, ruhun zn kefetme ve hatta ona yaklamada kabiliyetsiz olduundan kltr insannn makrokozmosunu topluca tekil eden timsllere bir yenisini eklemitir. Artk olumak deil de olu olan herey gibi, o da bir organizmann yerine bir mekanizmay yerletirmitir. Bu hayal ruh vcudu (ilk defa olarak onu dorudan doruya byle isimlendirelim) olgunlam kltr adamnn d dnyasna bakt eklin tam bir ayna grntsnden baka bir ey deildir.

Birinde ve dierinde derinlik tecrbesi yaylma dnyasn gerekletirir. Darda olann idraki ve ierde olann kavranmas gibi, zaman kelimesinin kknde im edilen sr uzay yaratr. Dnya grnts gibi ruh grnts de kendi ynl derinliine, ufuuna, snrll ve snrszlna sahiptir. Bu byle olunca, stn kltrler olay ile ilgili olarak bu almada sylenilen herey, imdiye kadar yaplandan alabildiine geni ve zengin bir eit ruh incelemesini istemektedir. nk, gnmz psikologunun bize syleyecei herey -ve burada biz sadece sistemli ilme deil fakat ayn zamanda ve en geni mnada insann fizyonomik bilgisine de deinmekteyiz- Bat ruhunun imdiki durumu ile ilgilidir, imdiye kadar farzedildii gibi genel olarak "insan ruhu"yla deil. Bir ruh grnts, gayet belirli bir tek ruhun grntsnden baka ey deildir. Gerekte her kltr kendi sistemli psikolojisine sahiptir, tpk insan bilgisinin ve hayat tecrbesinin kendine has slubuna sahip olduu gibi. Hatta her ayr safha (skolastisizm a, safsataclar a, aydnlanma a) sadece kendisine ait olan say, dnce ve tabiat konusunda fikirler oluturduu gibi, her ayr yzyl da kendine has bir ruh grntsnde kendini aksettirir.

GOTIK IRADE
Gotik dnya gr ve felsefesi, kesin unsurlarnn ayrmn gelecein cesaretine bir vazife olarak brakr. Tpk katedralin sslemecilii ve ilkel ada resim fonlardaki altn sars ve geni atmosfer arasndaki kararn hl savsaklad gibi, bu felsefede kendini gsteren bu erken, ekingen, olgunlamam ruh grnts hristiyan-Arap metafiziinden ve nefis (spirit) ile ruh (soul) ikiliinden alnan karakterleri henz itiraf edilmemi fonksiyonel ruh glerinin Kuzeyli istekleriyle kartrr. Gotik felsefesinin esas meselesi olan, insann ister eski Arap ister yeni Batl mnasnda zmeye alt irade ile akl stnl arasndaki atmann altnda yatan bu tenakuzdur. Ruh grntsndeki irade ve dnce, d dnya grntsndeki yn ve yaylmaya, tarih ve tabiata, kader ve sebeplilie tekabl eder. "rade" olarak yn duygusu ve "akl" olarak uzay duygusu, varlk mnasnda, hemen hemen destan kiileri gibi farzedilirler; ve bunlardan, psikologlarmzn mecbur kalarak i hayattan soyutlandrdklar, grnt kar. Faustian kltrn bir irade kltr diye isimlendirmek, ruhunun fevkalde tarih kabiliyetini ifade etmenin sadece baka bir yoludur. Bizim birinci tekil ahs z dilimiz, bizim "ego habeo factum"(ben yaptm)mz -yani dinamik sentaksmz- bu temaylden ileri gelen "ileri baarma usul"n sadakatla ifade etmektedir ve olumlu ynl enerjisiyle, sadece tarih olarak dnya grntmze

deil de stelik kendi tarihimize de hkmeder. Birinci tekil ahs gotik mimarde bir kule gibi ykselir; helezon bir "ben"dir, istinat kemeri bir "ben"dir. Bu sebeple btn faustian mdrike S. Thomas d'Aquin'dan Kant'a kadar, bir "excelsior"(daima stn)dr-bir "ben"in tamamlanmas, bir "ben" zerinde ahlk alma, iman ve eserlerle bir "ben"in hakl kartlmas, kiinin "ben"i uruna ve mutluluu iin "sen" olan komuya hrmet; nihayet ve en nemlisi, "ben"in lmszl-. imdi bu, bilhassa bu, gerek bir Rus'a gre aalk ve bo bir gururdur. radesiz olan Rus ruhu, esas timsali olarak snrsz dz yzeyi setiinden yzeyin karde dnyasnda -isimsiz ve kendinden habersiz hizmet ederek- bymeye urar. "Ben"i komusuyla olan ilikilerinin balang noktas olarak almak; "ben"in yakn ve sevgili olann ak ile "ben"i ahlk olarak ykseltmek, "ben"in uruna piman olmak, ona gre Batl kendini beenmiiliin iaretleridir, kendine has dz kilise dam ve kubbe serpintisi ile karlatrd bizim katedrallerimizin gkyzne meydan okumas gibi. Tolstoy'un kahraman Nechludov (Nehliyudov) ahlk "ben"ine ancak el trnaklarna kadar zen gsterir; Tolstoy'un Petrus'un pseudomorfoses'ine (sahte ekil) bal olmas da bundan anlalmaktadr. Fakat Raskolnikoy sadece bir "biz"in iinde bir eydir. Suu herkesin suudur ve hatta gnahn sadece kendine has gibi saymak bile gurur ve kendini beenmiliktir. Buna benzer bir ey magian ruh grntsnn ardnda yatar. "Bir kimse bana gelip" der sa (Luka, XIV, 26), "babasndan, annesinden, karsndan, ocuklarndan ve kardelerinden hatta kendi hayatndan bile nefret etmiyorsa benim akirdim (talebem) olamaz"; yine onun kendini, bizim yanl evirdiimiz, "nsann olu" (Barnasha) nvan ile isimlendirmesi ayn duygudan ileri gelir. Jan van Eyck'ten Marees'e kadar her cidd portrenin gizli temas olan dnmek ve istemek atmas klasik portrede imknszdr, nk klasik ruh grntsnde dnce (nous), i Zeus, hayvan ve nebat i tepkinin tamamen tarih olmayan, tamamen cism, uurlu ynden ve bir neticeye varacak

itici gten tamamen mahrum varlklar tarafndan takip edilmektedir. Bize ve yalnzca bize ait olan faustian prensibinin gerek belirtilmesi, bir umursamazlk meselesidir. Ona yksek sembolik bir nem veren "irade" mefhumu deil, Yunanllarn tamamen habersiz olduklar, bizim ona sahip olduumuz durumdur. Esasnda, derinlik olarak uzay ve irade arasnda fark yoktur. Birisi ve dolaysyla dieri iin de klasik dillerinin bir ifadesi yoktur. Uzay ve irade eitliinin Kopernik ve Kolomb'un hareketlerinde nasl bir ifadeye eritiklerini greceiz, Hohenstaufen ve Napolyon'da olduu gibi, fakat bir baka taraftan, herhangi bir Yunanlnn dncesine girmesi imknsz olan, g ve mekn (potansiyel) alanlarnn fizik mefhumlarn da belirtir. Kant'n nihayet ifade ettii ve barok felsefesinin uzun mddet ve yorulmak bilmeden yaklamaya urat "idrakin tecrbeye dayanmayan bir ekli olarak uzay" forml ruhun yabanc olana kar hakimiyetini ima eder; ben (ego), ekil vastasyla, dnyaya hkmedecektir. Bu, yalboya resmin derinlik perspektifinde ifade edilmektedir. Burada, sonsuz gibi tasarlanan resmin alan, mesafesini seerken stnln iddia eden seyirciye baldr. Mesafenin bu ekicilii, barok an resimlerinde ve parklarnda ayn ekilde rastladmz, kahramanca ve tarih olarak duyulan manzara tiplerini meydana getirmektedir; bu ayn durum vektrn matematik-fizik kavramnda da ifade edilir. Yzyllar boyunca resim, uzay, irade ve g kelimelerinin belirtmeye muktedir olduklar, bu timsale varabilmek iin hrsla mcadele etmitir. Buna benzer olarak biz kendi metafiziimizde, hepsi de ayn saf dinamik muhteviyat olan kavram iftlerini [mesel, olay ve kendi iinde nesneler, irade ve fikir, ben (ego) ve ben olmayan (non-ego) gibi] ifade etmek temayln ve -Protagoras'n nesnelerin yaratcs deil de ls olarak insan dncesine zt- nesnelerin ruh zerinde fonksiyonel bir ballk kurmak isteini grrz.

BATNN K

MTOLOJ
Her insan iin, hangi kltre dahil olursa olsun, ruhun unsurlar bir i mitolojinin ilhlardr. Zeus'un d Olimpus iin olduu ey, i dnya iin Yunanlnn uurlu olarak sahip olduunu bildii "nous" (akl) idi -dier ruh unsurlarnn tal efendisi-. Bizim iin "Tanr" olan, dnyann genilii olarak Tanr, evrensel g, daima mevcut yapc ve salayc olan ayn zamanda, dnya uzayndan ruhun hayal uzayna aksettirilmi ve gerekli olarak gerek bir varlk gibi hissedilmi "irade"dir. Barok ada d dnyann panteizmi hemen ve ayn zamanda i dnyalarnn birinde de neticelendi; ve "dnya"ya antitez olarak "Tanr" kelimesi daima, her ne kadar u veya bu durumlarda aklansa da, ruha karlk olarak "irade" kelimesiyle anlatlan belirtir, yani alan iinde olan hereyi hareketlendiren kuvvet. Dnce, dinden ayrlp ilime geer gemez, fizik ve psikolojide mefhumlarn ift mitosuna sahip oluruz. "G", "yn", "irade", "ihtiras" gibi mefhumlar nesnel tecrbeye deil de hayat duygusuna dayanr. Darvvinizm bu duygunun zellikle sath bir belirtilmesinden baka bir ey deildir. Hibir Yunanl "tabiat" kelimesini, bizim biyolojimizin kulland gibi, mutlak ve muntazam bir faaliyet mnasyla kullanmazd. "Tanr'nn arzusu (iradesi)" bir haivdir (pleonazm). Tanr (veya bazlarnn dedii gibi "tabiat") iradeden baka bir ey deildir. Zeus esas olarak dnya zerine tam gce sahip deildir, fakat apollinian dnya duygusunun gerektirdii gibi, "eit olanlar arasnda birincidir" (primus inter pares), cisimler arasnda bir cisimdir. Kr gereklilik, klasik uurun

evreninde mndemi (ikin-immanent) olan Anange, hibir bakmdan ona bal deildir, aksine Tanrlar ona baldr. Aeskhilos, Promete'nin gl bir blmnde, bunu aka syler. Fakat bu Homeros'ta bile belirtilmitir, mesel tanrlarn mcadelesinde ve Zeus'un, Hektor'un kaderini tayin etmek iin deil de renmek iin, kader terazisini eline ald o kesin blmde. Klasik ruh, bu sebeple, ksmlar ve vasflaryla, kendini kk tanrlardan meydana gelen bir Olimpos zanneder ve bunlar birbirleriyle bar ve ahenk iinde tutmak Yunan hayat ahlknn idealidir. Felsefecilerden birden fazlas, ruhun en yksek ksmna "nous" (akl) adn vermekle balantya ihanet ediyorlar. Aristo tanrsna, Zeus'a, tek bir vazife tanr, derin dnceyi ve bu Diyojen'in de idealidir. XVIII. Yzylmzn eit olgunluktaki dinamik hayatna aykr olarak tamamen olgunlam durgun bir hayat. Ruh grntsnde "irade" denilen esrarl ey, nc boyutun tutkusu, bu sebeple yalboya resmin perspektifi, modern fiziin g fikri aletli (enstrmantal) mziin ton dnyas gibi, barokun zel bir eseridir. Barok mimarsi, grdmz gibi, Michelangelo'nun rnesansn mimar unsurlar olan destek ve yk yerine dinamiin unsurlarn tekil eden g ve yn getirmesiyle balamtr. Brunelleschi'nin Floransa'daki Pazzi kilisesi parlak bir sakinlii ifade ederken, Vignola'nn Roma'daki Isa kilisesinin cephesi taa dnen iradedir. Yeni slubun kiliseye ait ekli "Cizvit" ad ile gsterilmitir ve gerekten Vignola ve Giacoma della Porta'nn baars ile kilisenin saf ve mcerret iradesini temsil eden tarikatn Ignatius Loyola tarafndan kuruluu arasnda bir i balant vardr, tpk tarikatn grnmeyen ilemleri ve snrsz alan ile Hesap ve Fg sanatlar arasnda olduu gibi. Bundan byle biz psikolojide, matematikte ve saf fizikte barok hatta cizvit bir sluptan bahsedersek okuyucu amayacaktr. Kabiliyet ve iddet arasndaki iddet ztlnn enerjisini madde ve ekil arasndaki beden isteksizliin yerine koyan dinamiin ekil dili o yzyllarn btn akl eserleri iin geerlidir.

KLASIK DAVRAN VE FAUSTLAN KARAKTER DRAM


Mesele imdi budur: Kltr adamnn kendisi, yaratt ruh grntsnn ondan talep ettiini ne dereceye kadar yerine getirmektedir? Ruh grnts iin irade ne ise, grdmz hayat grntsnn, Bat insanna belli olan Batl hayat iin de karakter odur. insann bir karaktere sahip oluu btn ahlk sistemlerimizin temel mevzuasdr, her ne kadar bunlar metafizik veya pratik retilerinde farklar gsteriyorsa da. Kendini dnyann aknda oluturan karakter, (kiilik, yaamakla yapmak arasndaki iliki) insann bir faustian intibasdr. insanln aktif, saldrgan, gelien bir btn olarak mefhumu bizim iin ylesine gerekli bir fikirdir (ve Florisli Joachim ve Hallar zamanndan beri de olmutur) ki bunun sadece bir mevsimlik mr olan ve bu sre iinde yaayan zellikle Batl bir varsaym (hipotez) olduunu anlamak bize zor geliyor. Klasik grn doygun varl, "bugnden yararlan" (carpe diem) fikri, Goethe, Kant ve Pascal, kilise ve serbest dnenler tarafndan tek deere sahip eyin -aktif, saldrgan ve muzaffer varlk- tamamen tersidir. iyi bir biyografi iin gerekli olan karakterdir, yani olaylarla dolu bir varln ayrntlardaki azam deikenlikle gerekli olandaki en yksek devamll bir araya getirdii ekil. Karlatrmada, Plutarkos'un gerekten klasik biyografileri tarih tekamln dzenli grntlerden ok fkralarn basit bir toplam olurlar.

uras muhakkak ki, klasik hayat duygusuna dnp baktmzda, fg'n heykel ile, klid geometrisinin tahlil ve cismin uzay ile tezat kurduklar gibi, "karakter"le tezat kurabilecek temel bir ahlki deer unsurunu bulmalyz. Bunu biz jest'te buluruz. Ruh bir statik olann gerekli temelini salayan ite budur. Klasik kelime hazinesinde bizim "kiilik" kelimesinin karl prosopon'dur, "persona" -yani rol veya maske-. Ge Yunan ve Roma dilinde bir insann kamu yn ve grn mnasna gelir ki klasik insan iin onun z ve ekirdei demektir. Bir hatip, bir papazn veya bir askerin "prosopon"u ile konuur gibi tarif edilirdi. Kle "aprosopos" idi. Yani toplum hayatnda bir tutumu veya kiilii yoktu, fakat "asomatos" deildi, yani bir ruha sahipti. Kaderin bir insana kral veya general rol ile vazifelendirildii fikri Romallar tarafndan "persona regis, imparatoris" (hkmeden kii, imparator) kelimeleri ile ifade edilirdi. Apollinian hayat gr burada yeter derecede belirtilmitir. Belirtilen kiilik (yani aktif bir abalamann iindeki i imknlarnn ortaya konulmas) deil, fakat tabir caizse varln plastik bir idealine kesinlikle uygulanan devaml ve gsterisiz bir tavrdr. Aristo'nun "zoon politikon" (siyas hayvan) sznn -tercme edilemez ve genel olarak Batl bir mna ile tercme edilen bir sz bu- mnas tek ve yalnz olarak hibir ey ifade etmeyen ve sadece oul halde bir agora (ar) veya bir forumda, herkesin komusunu aksettirdii ve bylece asil bir gereklik kazand, bir yerde, deer kazanan insan ifade eder. ehrin burjuvalar iin kullanlan "somata poleos" (ehrin gvdeleri) daha da kesinlik kazanr. Daha sonra bu ztlk her bakmdan birbirinden kesinlikle farkl olan trajedi ekillerini dourmutur. Faustian karakter dram ile apollinian soylu jest dram arasnda isimlerden baka mterek bir ey yoktur. Klasik ve Batl trajediyi sadece hareket dram ve olay dram olarak ayrmak yeterli deildir. Faustian trajedisi biyografiktir, klasik ise fkraya dayanr; yani biri btn bir hayatn mnas ile dieri tek bir ann muhtevas ile urar, mesel, dipus vey Orestes'in btn i gemiiyle o kahramann karsnda kan an ve y-

k olay arasnda ne gibi bir iliki vardr? Othello'nun -bu psikolojik tahlil aheserinin- gemiindeki en ufak ayrnt felkete bir arlk getiriyor. Irk nefreti, soylularn arasnda yeni treyenin tecrit edilii, bir asker ve tabiatn ocuu olarak maripli, yalanan bekarn yalnzl, btn bunlarn mnas vardr. Aslnda "psikoloji" batl insan yaratma ekline en uygun addr; bu kelime Rembrandt'n bir portresine, "Tristan"n mziine, Stendhal'n Julien Sorel'ine ve Dante'nin Vita M/ova'sna (Yeni Hayat)dn uyar. Bunun benzeri baka hibir kltrde bulunamaz. Klasik sanatlarn titizlikle uzak tuttuklar bir ey varsa o da budur, nk psikoloji sanatn insan "soma" (gvde) olarak deil de cisimleen irade olarak ele alan eklidir. Evripides'i bir psikolog saymak psikolojinin ne olduundan habersiz olmak demektir. Dolaysyla biz faustian olanlar, derin bir gereklilik yznden, dram azam bir faaliyet olarak anlarz; ve Yunanllar, yine derin bir gereklilik yznden, onu azam bir durgunluk olarak anlarlard. Genel olarak Yunan trajedisinin hibir "hareketi" yoktur. Esrarlar (mysteries) sadece din gsteriler idi ve (bir Eleusis mensubu olan) Aeskilus esrar eklinin "peripeteia"(an deiikliklerinden yce dramn yaratmtr. Aristo trajediyi bir olayn taklidi olarak tarif eder. Bu taklit esrarlarn "saygszlna" eittir; ve biliyoruz ki Aeskilos Eleusis rahiplerinin kutsal elbisesini Yunan sahnesinin devaml kostm haline getirmi ve bu bakmdan sulanmtr. Gerek "drama", yaknmaktan sevince gemesiyle, anlatlan masalda deil onun ardnda yatan yinle ilgili harekette idi ve seyirciler tarafndan derin bir sembolclk olarak anlalp duyulmaktayd. Homerosu olmayan eski dinin bu unsuruna baka ve kaba bir unsur eklendi -Demeter ve Dionisos'un bahar yinlerinin brlesk (ister Fallus'Ia ilgili ister Dionisos'u ven) sahneler-. Hayvanlarn danslar ve bunlara refakat eden ark, oyuncunun veyaThespis'in (534) "cevap vereni"nin refakatisi olan, trajik koronun tohumuydu. Gerek trajedi, gsterili lye yakntan (trenos, nenia) dodu. Bir zaman geldi ki (ayn zamanda bir ruh leni olan) neeli Di-

onisos enlii bir yasl erkek korosu halini ald ve Satir oyunu sona itildi. Klasik trajedinin esasn meydana getiren Aeskilos'un ikinci oyuncuyu tantmas oldu, verilen tema olarak yaknma, bundan byle, mevcut gd olarak byk bir insan azabn izafi takdimine baland. n plandaki hikye "hareket" deil fakat, esas "trajedi"yi meydana getiren, koronun arklar iin bir frsattr. Burada insan tahammlnn ycelii, kahramann davran yaknmay ayor. Tema, yabanc glere veya gsndeki eytana kar koyan ve ayaklanan kahraman hareketi deil fakat cism varl -bo yere- yok edilen iradesiz sebatldr. Aeskilos'un Prometeus ls tam Goethe'nin, ihtimal, brakabilecei yerde balar. Kral Lear'n lgnl trajik hareketin neticesidir, fakat Sofokles'in Ajax' daha dram balamadan Athena tarafndan deliye dndrlmtr. Bir karakter ile idare edilen bir kii arasndaki fark ite buradadr. Aristo'nun dedii gibi, korku ve acma Yunan trajedisinin Yunan (ve yalnz Yunan) seyircisi zerindeki gerekli tesirdir, ani kader deiiklikleri veya dllendirilen fazileti gsteren sahneleri semesinden belli olduu gibi. Birincisinde hkmeden intiba korkudur (fovos), ikincisinde ise acmadr (eleos) ve seyircideki arnma (katarsis) ideal varlnn duygusuz (ataraksis) olduunu farzeder. Yunan ruhu "imdi ve burada", statik, "sabit noktal" bir varlktr. Onun tanrlarn kskanl veya sebepsiz ve uyarsz herhangi bir insann bana gelebilen "kr talih"e tehlikeye sokulduunu grmek, tecrbelerin en korkun olandr. Meydan okuyan faustian iin yaayan faaliyetin ilk drts olan ey Yunan varlnn gerek kklerini sarsar. Sonra, kendini kurtarlm bulmak, gnein tekrar tekrar doduunu ve kara bulutlarn uzak ufka doru katklarn grmek, hayranlk uyandran yce kahramanlktan derin bir zevk almak, ikence edilen efsanev ruhun tekrar nefes aldn grmek; ite arnma (katarsis) budur. Fakat o bize tamamen yabanc olan bir eit hayat duygusunu ngrr, kelimesi bile dillerimize ve heyecanlarmza tercme edilmesi imknszdr. Bunun kendi trajedimizin de ruh temelini tekil ettiini bizi inandrmak iin barokun ve klasi-

sizmin btn estetik alkanl ve kendine gvenlii ile eski metinlerin karsnda duyulan gsz itaati gerekli oldu. Buna da amamal. Aslnda trajedimizin tesiri bunun tamamen tersidir. O bizi olaylarn ar basksndan kurtarmaz fakat iimizdeki faal, dinamik unsurlar uyarr, bizi ineler, kkrtr. Enerjik bir insann esas duygularn uyandrr, gerginliin, tehlikenin, iddet hareketlerinin, zaferin, suun vahetini ve sevincini, yenmek ve yoketmenin baarsn, Vikinglerin, Hohenstaufenlerin ve Hal seferlerinin zamanndan beri her Kuzeyli ruhun derinliklerinde uyuklamakta olan duygular. Shakespeare tesiri ite budur. Bir Yunanl ne Macbeth'i ho grebilir, ne de genel olarak bu ynde bir biyografi sanatnn mnasn anlayabilirdi.

DRAM SANATNN SEMBOLCL


iir fikrinin tamamlaycs olan dramatik gsteri ekillerinde apollinian ve faustian grnmleri arasnda karlkl farklar vardr. Antik dram bir heykeltralk (plastik) eseri, kabartma olarak dnlen bir dramatik sahneler grubu, arka duvarn kesin yzeyi zerine yerletirilen devasa kuklalarn debdebeli bir gsterisidir. Gsterilen tamamen hayal mahsul olan davranlardr, masaln clz olaylar ise gsterilmekten ok okunmaktadr. Batl dramn tekniindeki ama bunun tam tersidir: Kesilmeyen hareket ve dz durgun anlarn kesinlikle kartlmas. Atina'da uursuz olarak gelitirilen (fakat aklkla ifade edilmeyen) nl mekan, zaman ve hareket " birlik"! klasik mermer heykelin bir ehridir ve onun gibi klasik insann, ehir (polis) insann, saf imdiki zamann ve jestin adamnn hayat hakknda hissettiklerini belirtir. Birliklerin btn gerekten olumsuzdur, gemii ve gelecei reddederler, ilerdeki ruh hareketleri inkr ederler. XVI. Yzyln ispanyol tiyatrosu klasik kurallarn otoritesine boyun edi; byk ispanyol oyun yazarlar, bilhassa Tirso da Molina, barokun "birlikleri"ni metafizik inkrlar gibi deil de yksek nezaket ruhunun ifadeleri gibi biimlendirdi ve ispanyol yceliinin (grandezza) uysal rencisi Corneille de onlar bu ekilleriyle dn ald. nemli bir admd bu. Tamamyla faustian, cesur ve dnlemeyen biimleri olan byk bir dramn imkn burada yatyordu. Bunun gereklememesi, Shakespeare'in btn yceliine ramen Alman (Toton) dramnn yanl an-

lalan kurallarn tesirinden syrlamamas Aristo'nun nfuzuna gsterilen kr inancn neticesi oldu. Oratoryolarn ve Passionlarn yakn evresinde, Yunan tiyatrosunun adn bile duymadan, valye destanlarnn ve gotik Paskalya oyunlar ile esrarlarn tesiri altnda kalm olsayd barok dramdan neler elde edilmezdi! Plastik sanatlarna has snrlandn malarndan hr, karsrml mziin ruhundan kan bir trajedi, Orlanda Lasso'dan Palestrina'ya kadar -Heinrich Schtz, Bach, Haendel, Gluck ve Beethoven'le birlikte, fakat tamamen serbest- kendine has saf bir biime kadar geliebilen dramatik bir iir: Mmkn olan buydu, gereklemeyen de buydu. Birlikler Yunan dram iin yeterli deildi. Daha da ileri giderek, yz ifadesinin yerine kat maskeye gerek duydu ve Yunan duygusunun benzerlik tayan heykelcilii yasaklad gibi ruh belirtileri yasaklad. Hayatn llerini aan kiiler istedi ve bunu yksek topuklu ayakkablarla (cothurnus) ve oyuncuyu hareketsiz klan, bylece btn kiiliini yok eden, yastklar ve kumalarla gerekletirdi. Son olarak, maskeye taklan bir azlkla salanlan, tekdzenli ve hep bir azdan sylenen arklar, arkl konumalar da istedi. Burada dikkatimiz, faustian slubundaki her gerek trajedinin dayanlmaz bulmas gerektii, Yunan trajedisinin bir hususiyeti zerine toplanr: Koronun devaml mevcudiyeti. Kalabalk vazifesini gren koro (yalnz veya iine kapank insann ve Batl monologun ideal tezat), her zaman orada olan, her "kendi kendine konuma"nn ahidi koro, gerek hayatta olduu gibi sahne hayatnda snrszn ve boluun korkusu srgn eden bu koro gerekten apolliniandr. Bir toplum hareketi olarak kendi kendini tenkit, yatak odasndaki skntl yalnzlk yerine gsterili ve umum bir yas, "Philoctetes" (Filoktetes) ve "Trachiniae" (Trakini) gibi bir dizi dramlar dolduran gzyalar ve yaknmalar, yalnz kalmann imknszl, polis (ehir) duygusu, Belvedere Apollon'un da idealize edildiini grdmz bu kltrn btn diilii, bu koronun

timsalinde kendini aa vurur. Bu eit dram ile karlatrrsak Shakespeare'inki batan baa bir monolog'dur. Konumalarda, hatta grup sahnelerinde, esasnda herbiri kendi kendine konuan, kiiler arasndaki muazzam i mesafenin farknda oluruz. Hibir ey bu ruh uzakl yenemez. Bu Hamlet' te olduu kadar Tassa 'da, Don Kiot'ta ve Werther'de hissedilir ve Wolfram von Eschenbach'n ParsifaV (Perzeval) bile bu sonsuzluk duygusuyla dolup tamaktadr, damgasn tamaktadr. Bu ayrm, klasik iire zt olarak, btn Bat iiri iin geerlidir. Btn lirik iirimiz, Walther von der Vogelvveide'den Goethe'ye ve Goethe'den can ekimekte olan dnya ehirlerimizin iirlerine kadar bir monologdur, halbuki klasik lirik iir koro eklinde bir lirik, ahitler nnde bir ark sylemektedir.

GECENIN VE GNDZN SANAT


Bylece, Eleusis esrarlar ve Dionisos'un grnmesi (epiphany) ile ilgili Trakya enlii geceleyin yaplan kutlamalar olmasna ramen, Tespis sanat, i huyu gerektirdii gibi, gndzn ve gne nn bir sahnesi olarak geliti. Aksine, smarlanm vaizden doan ve nce kilisede papazlar sonradan meydanlarda laikler tarafndan byk enliklerin sabahlarnda dzenlenen bizim Batl halk tipi ve "passion" oyunlar, hemen hemen farkna varlmadan bir akam ve gece sanatna yol at. Zaten Shakespeare'in zamannda temsiller akamst veriliyordu ve Goethe ile sanat ve klandrma arasndaki ilikinin bu mistik mefhum amacna erimiti. Genel olarak, her sanat ve her kltr gnn mnal bir zamanna sahiptir. XVIII. Yzyln mzii karanln ve i gzn bir mziidir, Atina'nn heykeltral ise bulutsuz gnlerin sanatdr. Ebediyen "lo bir din a" sarlm gotik heykeltral ile le vaktinin algs olan iyonik flt karlatrdmzda bunun sath bir ztlk olmadn grrz. Uzayn nesnelerin tersi olduunu mum dorular, gne ise yalanlar. Geceleyin uzay boluu maddeye kar bir zafer kazanr, le vaktinde evre kendini belirtir ve uzay reddedilir. Ayn ztlk Yunan freskleri ile Kuzey'in yalboya resmi arasnda ve Helios, Pan, yldzl gece ve kzl gnbatsnn timsalleri arasnda da belirir. Klasik vazo resmi ve freskin bir vakti yoktur. Hibir glge gnein durumunu, hibir gkyz yldzlar gstermez. Sabah, ak-

am, ilkbahar ya da sonbahar yoktur, sadece saf ve zamansz bir parlaklk vardr. Ayn derecede ak olan sebeplerle bizim yalboya resmimiz aksi ynde, gndz vaktine dayanmayan, faustian ruh uzaynn husus atmosferini meydana getiren hayal bir karanla doru ilerlemitir. Erken sabahlar, gnbats bulutlar, uzak dalarn ufuk izgisi zerindeki son parltlar, mumla aydnlatlm oda, ilkbaharlar ayrlar ve sonbahar ormanlar, allarn ve saban izlerinin uzun ve ksa glgeleri vardr. Fakat bunlarn iine, semav cisimlerin hareketinden meydana gelmeyen, donuk bir karanlk girmitir. Aslnda devaml parlaklk ve alacak karanlk, gerek resimde gerekse tiyatroda, klasik ve batl olann damgalardr. Ve biz, acaba, klid geometrisini gndzn matematii ve tahlili gecenin matematii olarak ifade edemez miyiz? Yunanllar tarafndan phesiz bir eit kutsal olana kar saygszlk saylan sahne deiimi, bizim iin hemen hemen din bir ihtiya, dnya duygumuzun bir mevzua'sdr (postulat). Biz, iimizden, bir perspektif ve geni fon dramn, duyularla ilgili kstlamalardan kurtulan ve btn dnyay kendine eken bir sahneye ihtiya duymaktayz. Michelangelo ld zaman doan ve Rembrandt dnyaya geldiinde yazmay brakan Shakespeare'de dramatik sonsuzluk, btn durgun (statik) snrlandrmalarn hrsl itilii, azamiye varmtr. Ormanlar, denizleri, yollar, baheleri, sava meydanlar uzaklarda, snrsz olanda yatar. Gece vakti frtnasnda fundalktaki lgn, aptal ve serseri Lear, uzayda kaybolan tarif edilemeyecek kadar yalnz "ego" (ben) faustian hayat duygusu ite buradadr.

POPLER VE ALEN (ESOTERIK) KARAKTER, ASTRONOMININ GRNTS, CORAF UFUK


Her kltr, kendine has ve kesin bir eit alen (esoterik) veya popler karaktere sahiptir. Hareketlerinin sembolik bir nemi olduu mddete bu btn almalarnda mndemitir (immanent). Klasikte hibir yerde bulamadmz eyi -mnhasr ekili- Batlda her yerde buluruz. Baz devirlerin btn -mesel, Provans kltr ve rokoko- son derecede sekin ve mnhasrdr, fikirler ve ekiller kk bir stn insan snf dnda mevcudiyet kazanmazlar. Rnesans bile bir istisna deildir nk, kesinlikle sekin olmayan ve herkese ak bulunan, eski'nin (antik) yeniden douu olmak istemesine ramen, aslnda bir evrenin veya ferd ruhlarn bir yaratmas, bandan beri popler olan reddeden bir zevktir. Aksine, her Yunan kasabals hi kimseyi uzak tutmayan Yunan (atik) kltrne ait idi: Bunun neticesi olarak, bizim iin kesinlikle nemli olan, derin ve s arasndaki fark onun iin hi mevcut olmamtr. Tiziano'dan itibaren resim gittike daha alen (esoterik) oldu. Mzik ve iir de yle. Ve gotik, znde, balangcndan beri alen olmutur. Mesel Dante ve Wolfram'da. Okeghem ve Palestrina'nn veya Bach'n, din ayin mzikleri topluluunun (cemaatn) vasat bir ferdi tarafndan hibir zaman anlalmazd. Basit insanlar Mozart ve Beethoven'den sklrlar ve genel olarak mzii, kiinin havasnda olmas veya olmamas gerektii bir ey gibi kabul ederler. Aydnlanma a "herkes iin sanat" cmlesini icat ettiinden

beri konser salonlar bu konularda belirli bir derecede ilgi uyandrrd. Fakat faustian sanat "herkes" iin deildir, ve asl z bakmndan olamaz da. Eer ada resim kk (ve gitgide azalan) bir mtehassslar evresinin dnda artk hi kimseye hitap etmiyorsa, bu, sokaktaki insann anlayabilecei nesnelerin resmedilmesinden uzaklat iin olmutur. Gereklik zelliini muhteviyattan uzaya -Kant'a gre nesnelerin mevcut olduklar tek uzaya- aktarmtr. limlerimizi de dnn. stisnasz olarak herbirinin, ilk temel almasnn tesinde, basit insan iin eriilmez olan baz "stn" blgeleri vardr ki bunlar da sonsuzluk irademizin ve ynl enerjimizin timsalleridir. Gerekten biz geni tesir iin duyulan iddetli arzuyu, Bat ilmnin balamakta olan ve imdiden idrak edilebilen knn yeterli bir iareti sayabiliriz. Barok ann cidd alenliinin bir yk olarak hissedilmesi, alak gnlllkle kstlamay itiraf eden o mesafe duygusunun ken gcnn ve skclnn belirtisidir. Bizim iin uzman ve sokaktaki insan arasndaki kutuplama yksek bir timsal mnas tar ve bu mesafenin gerilimi gevemeye balad an faustian hayat solmak zeredir.

IKTIDAR IRADESI
(ktidar iradesi -davran ahlknn aksine- ifadesini astronomik grntde bulur. Gerek bir faustian buluu olan teleskop plak gzden gizlenen uzayn iine girer ve bylece "sahip olduumuz" evreni artrr. Grdklerimiz sadece k iaretleridir; anladklarnz ise kendimizin timsalleridir. Dnya zellikle uz.ay mnasna gelir ve yldzlar sonsuzluun iinde kk toplardan baka ey deiller malzeme olarak dnya duygusuna tesir etmezler. Hereyi cism bir kstlamaya tabi tutmaya alan -ve Apollinian kltr adna bunu denemek zorunda olan- Demokritos evrenin -kozmosun- zerinde engel eklinde atomlardan meydana gelen bir tabaka hayal ederken, doyurulmaz bir alk bizi gitgide uzaklara gtrr. Ayr ey corafi ufuk iin de geerlidir. Apollinian insan Kolonb'un zlemini de Kopernik zlemi kadar az duymutur. Faustian douunu mjdeleyen X. yzylda Kuzeylilerin cesareti gemilerim Amerika kylarna kadar srd, fakat klasik insan, Msrllar ve Kartacallar tarafndan zaten baarlm, Afrika'nn evresinde denizden dolamaya kar tamamen kaytszd. Atina eski Dou 'nun bilgisini olduu kadar bunu da grmezlie geldi). Kolomb ve Vasco da Gama'mn keifleri coraf ufku snrsz olarak yayd ve dnya denizi karayla ilikisi uzayn toprakla ilikisine eit hale geldi. Sonra faustian dnya uurunun dahilindeki ilk siyas gerilim kendini boaltt. Yunanllar iin Hellen lkesi yery-

znn en nemli parasyd ve yle kalacakt. Fakat Amerika'nn kefiyle Bat Avrupa devasa bir btnn bir ili haline geldi. O zamandan itibaren Bat kltrnn tarih seyyarev (gezegensel) bir hususiyet kazanr. Her kltr kendisine has bir yuva ve anayurt mefhumuna sahiptir. Bu zor anlalr, kelimelerle pek ifade edilemez, karanlk metafizik ilikilerle doludur fakat, bununla birlikte, temaylnde amazdr. Kiiyi cismen ve klidci bir ekilde ehre (polis'e) balayan klasik yuva duygusu, Kuzeylinin mzikal, uuan ve dnyev olmayan esrarl "heimweh" (gurbet)in tam antitezidir. Klasik insan "yuva" olarak doduu ehrin akropolisinden grdn hisseder. Atina ufuklarnn son bulduu yerde bir bakasnn yabanc, dmanca "anayurdu" balar. ayet, zet olarak, grntnn tamamna bakarsak -Kopernik dnyasnn bugn sahip olduumuz gkyz eklinin iinde yaylmas; Kolomb kefinin Bat tarafndan hkmedilen btn bir dnya haline gelmesi; yalboya resmin ve tiyatronun perspektifi; yuva fikrinin yceletirmesi; medeniyetimizin hzl gei tutkusu, gkyznn fethi, Kutup blgelerinin aratrlmas ve her imknsz saylan da tepelerine trmanlmas- her yerde faustian ruhunun esas timsalinin, snrsz uzayn, ortaya ktn grrz. Ve zellikle Bat'nn yaratt, "irade", "g" ve "hareket" diye isimlendirilen, ruh mitoslar bu esas timsalin muhsulleri saylmaldr.

RUH GRNTS VE HAYAT DUYGUSU: BUDIZM, STOACLK, SOSYALIZM

N J

<73

O 00
W IH J u

< o fren S N Q P m

tt

HER KLTR KENDL AHLKNA SAHIPTIR


Bat insanl, hi istisnasz, lsz bir optik kuruntunun tesiri altndadr. Herkes bakalarndan bir eyler ister. "Sen aksn" deriz ve eminiz ki u veya bu verdiimiz emre gre gerekten deitirilecek, uydurulacak veya dzenlenecektir ve bu eit emirleri vermekteki inancmz ve hakkmz sarslmazdr. Bizim iin ahlk olan bu ve sadece budur. Batnn ahlknda herey yndr, iktidar isteidir, uzak olan tesir etmek iradesidir. Burada Luther Nietzsche ile, Papalar darwincilerle, sosyalistler cizvitlerle hemfikirdirler; herkes iin ahlkn balangc genel ve devaml geerlilik isteidir. Bunun byle olmas faustian ruhun bir gereidir. Baka trl dnen veya reten gnahkrdr, sadakatsizdir, dmandr ve ona kar amanszca mcadele edilir. Sen " aksn", devlet " cak", toplum " cak" Ahlkn bu ekli bizim iin apaktr, kelimeye verebileceimiz tek gerek mnay temsil eder. Fakat klasik ada, Hindistan'da veya in'de byle deildi, mesel, Buda almak veya almamak rneini verir ve Epikr ise tler sunar. Her ikisinin de yksek ahl|k ekilleri olduu inkr edilemez ve hibiri irade unsurunu ihtiva etmez. Asl dikkat etmeyi unuttuumuz ahlk dinamiin hususiyetidir. Sosyalizmi (iktisad deil de ahlk mnada) kendi grlerini herkes adna tatbik etmek isteyen bir dnya duygusu olarak kabul edersek hepimiz, istisnasz, ister istemez, uurlu dman Nietzsc-

he bile, gayretini klasik mnada sadece kendine snrlandrmaktan cizdi. Sadece "insanl" dnr ve grlerine katlmayan herkese hcum ederdi. Aksine Epikr bakalarnn fikir ve hareketlerine gnlden kaytszd. Fakat Nietzsche'nin Zerdt' (Zarathustra) -iyi ve ktnn tesinde aka kalmakla- batan sonuna kadar, insanlarn onun istediinden farkl olduklarn grd iin, acsn belirtir ve hayatn onlar dzeltmek iin adamnn derin ve tamamen klasik olmayan arzusunu aklar -tabi kelimenin ona has mnas tek mna olmak zere-. Ahlki tek tanrcl ve -kelimeyi deiik ve derin bir mnada kullanarak- sosyalizmi kuran sadece bu genel deer deiimidir. Dnyay gelitirenlerin btn sosyalisttir. Dolaysyla klasik dnya gelitiricileri yoktur. Ahlkn ekli olarak ahlk buyruu faustian ve sadece faustian'dr. Hristiyanl ahlk buyruu ile badatrmak olduka yanltr. Faustian insann deitiren Hristiyanlk deil, fakat Hristiyanl deitiren faustian insandr, ve o Hristiyanl sadece yeni bir din haline getirmekle kalmad ona ahlk bir yn de verdi. "O", "ben" haline geldi, dnyann tutkuyla dolu merkezi, ahs nedametin yce yininin temeli, ahlkta bile iktidar arzusu, uygun bir ahlk evrensel bir gerek olarak kurmak iin bunu insanla zorla kabul ettirmek iin tutkulu abalama, baka ekilde meydana getirilmi hereyi yeniden aklamak veya yenmek veya yoketmek hibir ey bunun kadar bizim olamaz. Ve ondan dolay gotik ilkbahar isa'nn ahlkn derin -ve imdiye kadar takdir edilmeyen- bir i deiimine uratt. Magian duygusundan elde edilen sakin bir ruh ahlk -kurtulu iin tesirli olarak tlenen bir ahlk veya davran tarz, bilgisi zel bir ltuf gibi aklanan bir ahlk- kanlmaz bir buyruk ahlk olarak yeniden ekillendirildi. Ne kadar kltr varsa o kadar ahlk vardr, ne daha az ne daha fazla. Her ressam ve her mzisyenin kendi iinde, i gerein kuvvetli vastasyla, uurlu olarak gzkmeyen, fakat eserinin ekil dilini tecrbeden nce (a priori) stnlk kuran ve o eseri baka herhangi bir kltrn eserinden farkl klan bir ey tad gibi, bir

kltr adam tarafndan kabul edilen her hayat gr tecrbeden nce, (cmlenin en kesin Kant mnas ile), btn geici yarg ve gayretlerden daha derin olan ve bunlarn slubunu bu belirli kltrn damgasyla tesir eden bir yapya sahiptir. Fert, kltrnn damgasyla tesir eden bir yapya sahiptir. Fert, kltrnn esas duygusuna gre, ahlk veya ahlksz bir ekilde hareket edebilir, "iyilik" veya "ktlk" yapabilir, fakat hareketlerinin teorisi bir netice deil, bir veridir (datum). Her kltr kendi z standartlarna sahiptir ve bunlarn geerlilii onunla balar ve biter, insanln genel bir ahlk yoktur. Bir ahlk, tpk bir heykel, bir mzik, bir resim sanat gibi, bir hayat duygusunu ifade eden iine kapank bir ekil dnyasdr, bir veridir, temelden deitirilmesi imknsz, bir i ihtiyatr.

FAUSTIAN AHLK
Bildiimiz veya tasarlayabildiimiz her klasik ahlk insan durgun (statik) ve ferd bir varlk, cisimler arasnda bir cisim gibi idrak eder ve btn batl deerlendirmeler ona, sonsuz genelliin iinde bir tesir merkezi olarak, baldr. Ahlk sosyalizm uzaktan yrtlen hareketin duygusundan baka bir ey deildir; nc boyutun ahlk asdr; kaygnn -bizimle beraber olanlarla bizi izleyecek olanlarn kaygs- duygu temeli zamanmzn atmosferini kaplar. Bundan dolay, Msr temeli zamanmzn atmosferini kaplar. Bundan dolay, Msr kltrnn grnnde bize gre sosyalist olan bir ey vardr; halbuki, hareketsiz davran, arzusuzluk, kiinin durgun (statik) iine kapanklk temayl bize Hint ahlkn ve onun meydana getirdii insan hatrlatr. Oturan ve "gbeine bakan" Buda heykeli ve Zeno'nun ataraksia's (sarslmayan) birbirine tamamen yabanc deildirler. Klasik insann ahlk ideali trajedisinde belirtilen ve arnmasnda (katarsis) aklanandr. Bu, son gerek mnasnda, apollinian ruhunun apollinian olmayan, mesafe ve yn unsurlarndan serbest olmayan, eylerin yknden temizlenmesidir ve bunu anlayabilmemiz iin stoacln onun olgunlam ekli olduunu kabul etmemiz gerekir. Stoa, Yunan trajedisinin muhteem temasn -heykele yakan salamlk ve iradesiz karakter (ethos)- hayatn btn alanna yaymak arzusundayd. imdi; bu arnma (katharon) mefhumu, forml olarak phesiz ok "ge" fakat z olarak btnyle Hintli ve Vedalar'n zamannda izlenilebi-

len, Buda dininin ideali olan Nirvana ile ok yakndan ilgili deil midir? Byle dndmzde, Sokrat, Epikr ve bilhassa Diyojen'in Ganj kylarnda oturmalar fikrinde (megalopolis) Diyojen nemsiz bir aptal olurdu. Yine, geni mnada sosyalistlerin ilk misali olan Prusya Kral I. Wilhelm Frederick bir Nil ehrinde dnlebilir olduu halde Perikles'in Atina'snda imknszdr. Eer Nietzsche kendi zamann daha az nyarglarla ve baz ahlki bulularn romantik ampiyonluuna temayl gstermeden kabul etseydi, Bat Avrupa'da kendi anlad mnada acmann kesin bir hristiyan ahlk mevcut olmadn sezebilirdi, insan formlerin kelimeleri bizi gerek mnalar konusunda yanl yola srklememeli, buna izin vermemeliyiz, insann sahip olduu ahlkla, sahip olduunu dnd ahlk arasnda ok karanlk ve ok dengesiz bir mnasebet vardr ve burada drst bir psikoloji byk deer kazanabilir. Bir sanatn metni asla gerekliinin testi (denemesi) deildir, nk insan nadiren kendi inanlarnn uuruna varabilir. Bizim Yeni Ahit'in tekliflerine kar teorik saygmz, aslnda rnesans ve klasisizmin eski (antik) sanata olan teorik saygsyla ayn seviyededir; ne biri insanlarn ruhunu ne de dieri eserlerin ruhunu deitirdi. Sk sk sz geen dilenci tarikatlar, Moravyallar ve Hals ordusu olaylar ok seyrek olular ve hatta tesirlerinin belirsizlikleriyle ok deiik bir genellemenin -yani hristiyan faustian ahlknn- birer istisnas olduklarn ispat etmilerdir. Bu ahlkn gerekten aklanmas yoktur, ne Luther'de ne de Trento Konsili'nde, fakat btn byk hristiyanlar -III. Innocente ve Kalven, Loyola ve Savonarola, Pascal ve Azize Teresa- kendi z resm retileriyle uuralt bir tenakuzda olduu halde, onu ilerinde saklamlardr. Bizim sadece, Nietzsche'nin "moralinfrei virtu" (erdem) diye isimlendirdii, spanya'nn "grandezza" (ycelik) ve Fransz barokunun "grandeur" (ycelik) terimleri ile aklanan erkeke erdemin tamamen Batl anlayn, pratik tatbiki bize zevk alma kabiliyeti, huy uysall, arzu ve istek yokluu ve her eyden nce gayet tipik ataraksiya olarak gsterilen, hellen idealinin son derece dii "deer-

lilik" ile karlatrmamz yeterlidir. Nietzsche'in "Sarn hayvan" olarak isimlendirdii ve ok deer verdii rnesans insan tipinde (gerekte bu yce Hohenstaufen Alnanlarnn sahte bir akaldr) vcut bulduunu dnd, istisnasz her klasik ahlkta takdim edilen ve her deerli klasik insanda ekillendirilen tipin tam bir antitezidir. Faustian kltr bir dizi granit insanlar yetitirmitir, klasik kltrde ise bir tek tane yoktur. Fakat Kuzey'de byk Saksonyal, Frankonyal ve Hohenstaufen imparatorlar, Aslan Henry ve VII. Greguar gibi dev adamlarla evrelenmi olarak, kltrn tam eiinde grnrler. Sonra rnesansn, iki gln mcadelesinin, Huguenot savalarnn insanlar gelir, Conquistadores'ler, Prusyal semen ve krallarn benzerini ortaya karmtr? Faustian ahlkn zirvelerinde, Hal seferlerinden Birinci Dnya Sava'na kadar, "kle ahlk", sakin teslimiyet, kilisedeki kadn hizmetkrnn merhameti gibi eyleri nerede bulabiliriz? Sadece dindar ve erefli szlerde, baka yerde deil. Gerek papazlk tipi faustiandr; eski Alman imparatorluu'nun, ata binip cemaatlerini savaa gtren, o muhteem piskoposlar veya bir IV. Henry'yi, bir II. Frederick'i dize getiren o Papalar', Ostmark'ta Tton valyelerini, eski Kuzeyli putperestliin eski Roma'ya kar ayaklanmasna sebep olan Luther'in meydan okumasn, Fransa'ya ekil veren o yce kardinalleri (Richelieu, Mazarin Fleury) dnn. Faustian ahlk budur; ve Bat Avrupa tarihinin btn alannda onun tesirini grmeyen gerekten kr olmaldr. Ve bir vazifenin uurunu ifade eden dnyev ihtirasn bylesine yce sebepleriyledir ki biz yce ruh ihtiras, hibir eyin kar koyamad dimdik ve bize dnk merhameti, klasik llle ve erken hristiyan uysallna tamamen ters den dinamik merhameti ancak anlayabiliriz. Alman mistikleri, Alman ve ispanyol asker tarikatlar, Fransz ve ingiliz kalvinistleri tarafndan uygulanm bu eit merhamette bir sertlik vardr. Rus tarz, Raskolnikov tarz, merhamette ruh, ruhlarn kardelii iimde erir, faustian tarznda ise iinden ykselir. Burada da forml "e> habeo factum"(ben yaptm)dur. ahs merhamet kiinin, Tanr cnde hakl kmasdr.

DOAN MEDENIYETIN AHLK


Nietzsche ilk defa olarak "btn deerlerin deer deiimi" cmlesini yazdnda iinde yaadmz yzyllarn ruh hareketi nihayet formln buldu. Btn deerlerin deer deimesi her medeniyetin en temel hususiyetidir. Bir nceki kltrn btn ekillerini yeniden biimlendiren, onlar baka bir mnada anlayan, deiik yollardan tatbik eden bir medeniyetin balangcdr. O artk elde etmez, fakat sadece yeniden aklar ve burada bu karakterde olan btn devirlerin mterek olumsuzluu yatar. Gerek yaratc haraketin meydana geldiini farzeder ve byk gereklerin mirasna sahip kar. Ge klasikte Yunan-Romal stoaclkta ayn eyin, yani apollinian ruhunun uzun lm mcadelesinin yer aldn grrz. Stoa'nn ruh babas olan ve i sefaletin ve ehir aydnclnn ilk iaretlerini bnyesinde toplayan Sokrat'tan Epiktetus ve Markus Aurelius'a kadar olan arada eski klasiin her varolu ideali bir deer deiimine maruz kald. Hindistan'da Brahman hayatnn deer deiimi Kral Asoka'nn (M.. 250) zamanna kadar tamamlanmt, Buda'dan nce ve sonra kaleme alnan Vedanta'nn blmlerinin mukayesesinde grdmz gibi. Ya bizler? imdi bile, faustian ruhun ahlk sosyalizmi, temel ahlk, mahede ettiimiz gibi deer deiimi ilemine maruz kalmtr ve ruhu byk ehirlerin talan arasnda skm kalmtr. Rousseau bu sosyalizmin atasdr; Sokrat ve Buda gibi byk medeniyetin szcs olarak ykseliyor. Rousseau'nun btn byk kltr ekillerinin ve btn mnal hkm-

lerin inkr, pratik rasyonalizmi (akliyesi), nl "tabiat durumuna dn", amaz delillerdir. Bu nden herbiri biner yllk bir ruh derinlii gmmtr. Her biri kendi incilini insanla duyurdu; fakat bu, ehirden ve ge kltrden yorulmu, " s a f ' (yani ruhsuz) aklnn onlardan ve onlarn sert ekillerinden ve sertliklerinden, artk canl bir mnasebette bulunmad ve bu yzden nefret ettii sembolclkten kurtulma zlemi duyan, ehir aydnlarnn insanl idi. Kltr diyalektik tarafndan yok edilmiti. Sokrat bir nihilist idi, Buda da yle. insanolunun bir Msr, bir Arap veya bir in usul ruhsuzlatrlmas olduu gibi, bir de Batl usul vardr. Bu sadece siyas ve iktisad ya da din ve sanatkrane bir deiim, herhangi bir elle tutulur ve gerek deiiklik deil, imknlarn tam olarak gerekletirdikten sonra bir ruhun durumudur. Kltr ve medeniyet -bir ruhun canl gvdesi ve mumyas. Batl hayat iin ayrlk 1800 yllar civarnda yatar- bu snrn bir tarafnda btn kendine gvenlii ve cokunluuyla, iten bir gelimeyle gotik ocukluk yllarndan Goethe ve Napolyon'a kadar kesintisizce evrimleen hayat, dier tarafta ise zeknn biimlendirdii ekillerin tesiri altnda byk ehirlerimizin sonbaharms, sun, kksz hayat. Kltr insan ie dnk, medeniyet insan uzayda, cisimler ve olaylar arasnda da dnk olarak yaar. Birinin kader olarak duyduunu, dieri bir sebep ve netice balants diye anlar ve dolaysyla -ister istesin, ister istemesin, ister budist, stoac veya sosyalist retiler (doktrinler) dinin kisvesine brnsnler veya brnmesinler- bir maddecidir, kelimenin medeniyet ve sadece medeniyet iin geerli olan mnasyla. Ancak hasta adam uzuvlarnn varln hisseder, insanlar yinlere ve dogmalara kar metafizik olmayan bir din meydana getirdikleri zaman; "tabi hukuk" tarih hukuka kar geldii zaman; sanatta artk domas ve kullanlmas mmkn olmayan slubun yerine baka sluplar icat edildii zaman; insanlar devleti sadece deitirilebilen deil fakat deitirilmesi gereken bir "cemiyet dzeni" olarak kavradklar zaman, bir eyin kesin olarak ykld

apak meydandadr. Dnya ehrinin (cosmopolis) kendisi, en stn organik olmayan, insanlarn kklerinden skt, kendi iine ektii ve kullanp tkettii, o kltr manzarasnn ortasnda yerlemi olarak oradadr. Tamamlanmakta olan bir kltrn insan, hl tabi olarak ve soru sormadan dosdoru ilerlemeye devam ettii mddete, hayatnn dengeli bir yn vardr. Bu insann, binbir tartmal ekillerde gizlenen fakat insann, sahip olduu iin, tartmad igdsel ahlktr. Hayat yorulur yorulmaz, insan -kendileri iin aydn dnyalar olan- byk ehirlerin sun toprana yerletirip hayat kendine uygun ekilde takdim edecek bir mefhuma gerek duyduu an, ahlk bir mesele haline girer. Eflatun'a ve hatta Kant'a kadar ahlk sadece bir diyalektiktir, kavraylarla oynanan bir oyun, metafizik bir sistemin toparlanmas, gerekten gerekli olaca dnlemeyen bir ey. Kesin buyruk (emr-i mutlak), Kant iin sz konusu olmayann sadece soyut bir ifadesidir. Fakat Zeno ve Schopenhauer ile artk hi de byle deildir. Artk igdye bal olmayan eyi, bir varlk art olarak, kefetmek, icat emek veya bir ekle sokmak gerekti; artk hayatn deil de bilginin hayat zerindeki dnceleri olan meden ahlklar, dolaysyla, bu noktadan sonra balar. Kii, btn medeniyetlerin ilk yzyllarn dolduran, btn bu saylan sistemlerde sun, ruhsuz, yar doru bir ey olduunu hisseder. Bunlar, byk sanatlarla boy lebilecek deerde derin ve deta dnyev olmayan bulular deil. stn slubun btn metafizii, btn saf sezgi, birden kendini belirten ihtiyacn, artk kendini idare edemeyen bir hayatn idaresi iin gerekli pratik bir ahlkn ihtiyac, karsnda yok olur. Kant ve Aristo, Yoga ve Vedanta retilerine kadar, felsefe usule uygun ahlklarn ok mtevazi bir yer igal ettikleri, yce dnya sistemlerinin bir sralanmas olmutu. Fakat imdi, arkasnda metafiziin bulunduu, bir "ahlk felsefesi" haline geldi. Epistemolojinin (bilim teorisinin) cokunluu zor pratik ihtiyalara yol amak mecburiyetinde kald. Sosyalizm, stoaclk ve Budizm bu tip felsefelerdir.

DINSIZLIK

Her kltr, hayat btnlnn bir ihtiyacndan kan, kendine has bir ruh yok olma usulne sahiptir. Bylece Budizm, stoaclk ve sosyalizm bir neticeden kan olaylar olarak morfolojik adan benzerdirler. Budizm iin de yle. imdiye kadar onun derin mnas daima yanl anlalmtr. Bu, mesel slamiyet ve Jansenizm gibi priten (koyu ahlk) bir hareket deildi, apollinian dnyasnda Dionisyus akm gibi bir reform da deildi ve aslnda, Vedalann dinleri veya Havari Paulus'un dini mnasnda bir din de deildi. Hint medeniyetinin temel duygusuydu ve byle olduundan stoaclk ve sosyalizm ile hem eit hem "ada" idi. Bu tamamen dnyev ve metafizik olmayan dncenin z Benares yaknlarnda verilen ve felsefeci Prens'e ilk taraftarlarn kazandran nl "Drt Soylu Gerek" vaizinde aranmal. Kkleri, dnya grn zmnen kabul ettii, akliyyeci (rasyonalist) ve tanrtanmaz Sankhya felsefesinde yatar; ayn ekilde XIX. yzyln sosyal ahlk XVIII. yzyln Ihsasiyesinden ve maddeciliinden gelmektedir ve Stoa (Heraklitus'u sath ekilde kullanmasna ramen) Protagoras'tan ve sofistlerden (bilgicilik akmndan) alnmadr. Her durumda ahlk tartmann balang noktas akln yce gcdr ve din (metafizik olan hereyin inanc mnasyla) bu konuya dahil olmaz (karmaz). Orijinal ekilleri iinde hibir ey bu sistemlerden daha dine aykr olamaz-

d ve bizi burada ilgilendiren bunlardr, medeniyetin daha sonraki devrelere ait remileri deil. Karmzda bulduumuz nihilizmin -kelimeyi Nietzsche'nin kulland mnada kullanarak- eklidir. Herbirinde, dnn idealleri, yzyllar boyunca ortaya kan din, siyas ve sanatla ilgili ekiller bir yana atlmtr; fakat bu son durumda, bu kendini inkr etmede bile, her eit kltr btn hayatnn esas timsallerini kullanr. Faustian nihilist -Ibsen veya Nietzsche, Marx veya Wagneridealleri ykar. Apollinian nihilist ise -Epikr veya Antishenes veya Zeno- paralanmalarna seyirci kalr. Hintli ise onlardan uzaklap kendi kabuuna ekilir. Stoaclk, gelecee, gemie veya yaknna bakmadan, ahs z idareye, heykelimsi ve tamamen mevcut varla yneltilmitir. Sosyalizm ayn temann dinamik ilenmesidir; Stoaclk gibi savunucudur, nk davranla deil de usulle ilgilenir stelik saldrc-savuncudur nk kendini gelecee aksettirir ve btn insanl tek bir rejim altnda toplamay tasarlar. Din aratrmada basit bir gayret gsterenin Hristiyanlkla mukayese edebilecei Budizm, Bat dillerinin kelimelerinde tekrar edilemez. Fakat stoac bir Nirvana'dan sz etmek ve Diyojen'in kiiliini belirtmek mmkndr; hatta sosyalist bir Nirvana'nn mefhumu bile savunulabilir nk Avrupal bkknlk, dnya bar, insanlk ve insan kardelii gibi sloganlarla hayat mcadelesinden kan saklar. Yine de bunlardan hibiri Nirvana'nn budist anlaynn acayip derinliine yaklaamaz. Her ruh, varoloundan baka mnaya gelmeyen, dine sahiptir. Kendini ifade ettii btn yaayan ekiller -btn sanatlar, retiler, detler, btn metafizik ve matematik ekil dnyalar, btn ssleme, her stun, msra ve fikir- neticede dindir ve byle olmaldr. Fakat medeniyetin yerlemesinden sonra artk byle olamazlar. Her kltrn z din olduu gibi -bundan dolay- her medeniyetin z de dinsizliktir (dine aykrlktr) ve her iki kelime e mnadadr. Byk ehrin (megalopolis) kendisi, eski kltr ehirleri ile karlatrldnda -Atina'ya kar skenderiye, Paris'e kar

Bruges, Nrnberg'e kar Berlin- en son arntsna, sokaklarnn grnne, yzlerin kuru zeksna kadar dinsizdir. Ve buna uygun olarak, byk ehrin ekil diline ait olan ahlk duygular da dinsiz ve ruhsuz olurlar. Sosyalizm, faustian dnya duygusunun dinsiz oluudur; "Hristiyanlk" diye isimlendirilen (hatta "gerek Hristiyanlk" olarak tarif edilen) daima ngiliz sosyalistinin dilindedir ve onun iin her eit "dogmasz ahlk" gibi grnmektedir. Orfeos'un diniyle karlatrldnda stoaclk, Veda diniyle karlatrldnda Budizm de dinsizliktir; Romal stoacnn imparatora tapmay kabul etmesi ve bunu tatbik etmesi, ge budistin tanrszln aka inkr etmesi veya sosyalistin kendini tutkulu bir serbest dnr olarak tantmas veya Tanr'ya inanmaya bile devam etmesi, hibir nem tamaz. Tedricen bir insann varlndaki en deersiz unsuruna bile tesir eden bu yaayan i dindarln yok olmas, kltrden medeniyete geite tarih dnya grntsnde bir hadise haline gelir.

AHLK SOSYALIZM
Bir kere daha sosyalizmi (ayn ismi tayan iktisad hareketten bamsz olarak) medeniyet ahlklarnn faustian misali olarak gzden geirelim. Dostlar onu gelecein ekli, dmanlar ise bir k iareti olarak grrler ve her ikisi de ayn derecede hakldrlar. Hepimiz bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek sosyalistiz. Ona kar koymak bile ekline girmek demektir. Sosyalizm -sokak kelerindeki deil de en yksek mnasylaherhangi baka bir faustian ideali gibi, mnhasrdr. Halk tarafndan tutulmas (popler olmas) sadece kendi temsilcileri tarafndan bile tamamen yanl anlalmasna borludur; temsilcileri onu bir vazife toplam yerine bir hak toplam, Kant buyruunun iddetlendirilmesi yerine kaldrlmas, ynl enerjinin gerilmesi yerine gevemesi olarak tantrlar. "Refah", "hrriyet", "insanlk", "en byk saynn en byk mutluluu" retisine kar sath ve basit temayl faustian ahlknn inkrlardr. Epikrcln "mutluluk" idealine kar temayl tamamen farkldr, nk mutluluk art klasik ahlkn gerek z ve btnyd. Burada bir duygu misali ile karlayoruz, d grnne gre benzer, fakat birinde hereyi, brnde hibir eyi ifade eder. Ayn tarzda ve eit gereklilikte, ge devrin btn klasik insanlar farkna varmadan stoacydlar. Btn Roma halk, bir tek vcut olarak, stoac bir ruha sahipti. Gerek Romal, stoacla kar en sert ekilde mcadele eden insan, herhangi bir Yunanldan daha sert

bir stoac idi. Zaman ve kader olarak hissedilen hayatn ynl hareketi, vasta ve isteklerin aydn bir makinesinin ekline girince, lm de katlar; ahlk sosyalizm, hayatn emelleri arasnda, en ykseltilmi ifadedir. n plandaki grne ramen, ahlk sosyalizm bir acma, insanlk bar ve merhamet deil de bir iktidar iradesi sistemidir. Onun baka herhangi bir mnas tamamen aldatcdr. Stoac dnyay bulduu gibi kabul eder, sosyalist ise onu eklinde ve znde yeniden tanzim etmek ve deitirmek, kendi ruhuyla doldurmak ister. Stoac uyar, sosyalist emreder. "Saf akln tenkiti" fikrini ahlk alana aktararak btn dnyay arzu ettii ekle sokmak ister. Siyas, itima ve iktisad konulara dayandrd kesin buyruk(Emr-i mutlak)un kesin mnas budur: Tatbik ettiin kaidelerle iraden sayesinde herkesin kanunu olacak gibi hareket et. Bu zorbaca temayl zamann en belirsiz olayndan bile eksik deildir. ekil kazanacak olan davran ve tutum deil, faaliyettir. in ve Msr'da olduu gibi, hayat ancak hareket olduu mddete deer kazanr. Ve hareketin organik fikrinin mekanikletirilmesi genel mnada anlalan, faustian tesirinin meden ekli olarak, i mefhumuna yol aar. Apollinian insan altn aa dnp bakard ve bylece gelecein ne olabileceini dnme derdinden kurtulurdu. Sosyalist, gelecei, vazifesi ve hedefi olarak hisseder ve karlatrmada ann mutluluunu deersiz sayar. Klasik ruh, kehanet ve fallaryla, sadece gelecei bilmek ister, fakat Batl insan onu ekillendirmek arzusundadr. nc Krallk Alman idealidir. Florisli Joachim'den, Nietzsche ve bsen'e kadar -Zarathustra'nn (Zerdt) dedii gibi, kar kyya atlan zlem oklar- her byk insan hayatn ebed bir sabaha balamtr. Ve burada sosyalizm trajik olur. Neyin yok edilmesi, neyin deer deiimine uramas gerektii konusunda gayet ak seik ve emin olan Nietzsche'nin nereye'yi, hedefi, tartmaya geldii an kendini anlalmaz genellemeler iinde kaybetmesi derin bir mna

tar. kn tenkitine karlk verilmez fakat stn insan (sper1man-ubermenseh) teorisi gkte bir atodur. Ve burada derin bir ihtiya yatar; nk, Rousseau'dan itibaren, faustian insann hayatn' yce slubuyla ilgili olarak mit edecek baka hibir eyi kalmamtr. Bir ey sona ermitir. Kuzeyli ruh iin imknlarn harcamtr ve gelecein dnya tarihi hayallerinde -bin yllar iine alan hayaller- kendini ifade eden dinamik g ve srardan sadece basit bask, tutkulu yaratma hrs, muhteviyatsz ekilden baka bir ey kalmaz. Bu ruh irade idi ve iradeden baka bir ey deildi. Kendi Kolombvar zlemi iin bir hedefe gerek duyuyordu; kendine bal faaliyetine en azndan bir mnann ve bir nesnenin hayalini vermek zorundayd. Bylece keskin gzl tenkiti her modern olanda, en stn olaylarnda bile, Hjalmar Ekdal'n izini bulacaktr, tbsen buna hayatn yalan demitir. nk her eyin altnda, btn bu tell gayretin istirahat edemeyen ve buna imkn verilmeyen bir ruhun umutsuz aldatmacann olduu, yattrlmayan, duygusu yatyor. Trajik durum budur: Hamlet gdsnn tersine evrilmesi. Ve bunun bir iplii (izi) siyas, iktisad ve ahlk sosyalizmin dokusundan geer ve onu, kendi varlnn tarih gerekliliinin hayalini canl tutmak iin kendi kesin tazammunlarnn yok edici ciddiyetini bilmemeye zorlar.

FAUSTIAN VE APPOLINIAN TABIAT BILGISI

HER ILIM BR DINE DAYANR


1869'da verdii nl bir konumasnda Helmhotz belirtmitir ki: "Tabiat ilmnin son amac btn deimelerin ardnda yatan hareketleri ve dolaysyla hareket ettiren gleri kefetmektir; yani kendini mekaik'te zmlemektir". Bu mekanikte zmlemenin mnas, keyfiyete ait btn izlenimlerin sabit "miktardaki temel deerlere ait referanslardr, yani yaylana ve oradaki yer deitirmelerine. Bundan baka, mnas -eer olumayla olu, ekil ve kanun, grnt ve mefhum arasndaki fark aklmzda tutarsak- grlen tabiat grntsnn say ve yap bakmndan llebilir tek dzenin tasarlanan grntsne balamasdr. Btn Batl mekaniklerin nev temayl l yoluyla aydn bir fethe dorudur; bu sebeple, olayn zn l ile tamamyla ve kendi iinde takdir edilebilen devaml bir unsurlar sisteminde aramak zorundadr. Bu unsurlar arasnda Helmholtz hareketi (kelimeyi hergnk manasyla kullanarak) en nemlisi olarak grnyor. Bir fizikiye bu tarif gayet ak ve ayrntl grnr fakat bu ilm kanaatin tarihini izlemi olan pheciye byle olmaktan ok uzaktr. Fiziki iin, gnmzn mekanii ak ve bilhassa mnal mefhumlarn ve basit, gerekli ilikilerin mantk bir sistemidir; halbuki dieri iin, grntnn son derece tutarl ve ok tesirli bir ekilde ikna edici olduunu kabul etmesine ramen, Bat Avrupal ruh yapsndan ayr bir grntdr. Belli ki hibir pratik netice ve bulu, teorinin, grntnn, "doruluunu" ispat edemez.

Modern fizik, bir ilim olarak, isim ve say eklini alan belirtilerin meydana getirdikleri lsz bir sistemdir. Biz bunlar sayesinde, bir makine ile alyormu gibi tabiatla alabiliyoruz. Byle olunca, eksiksiz tarif edilebilen bir sona varlabilir. Fakat, onda ve aratrmann kendiliinde alan insanlarn hayatlarndaki kaderler ve tesadflerden meydana getirilen bir tarih paras olarak fizik, nesnel metod ve neticeler bakmndan, ayn ekilde bir kltrn ifadesi ve gereklemesi ile o kltrn znde organik bir tekaml unsurudur ve neticelerinin herbiri bir timsaldir. Keifleri, hayal edilen muhteviyatlar (baslabilen formllerinden ayr olarak) sayesinde J.B. Mayer, Faraday ve Hertz gibi temkinli akllarda bile, tamamen mitoslara uygun bir hususiyete sahip oldular. Her tabiat kanununda, fizik ynden doru olsa bile, isimsiz say ile onun isimlendirilmesi, snrlarn basit tespiti ile teorik aklanmas arasnda bir seim yapmaya zorlanrz. Forml genel mantk deerleri, saf saylar -yani tarafsz uzay- ve snrlama unsurlarn temsil eder. Fakat forml dilsizdir. S=l/2 gt 2 ifadesi, kii aklnda harfleri belirli kelimelerle ve bunlarn sembolclii ile badatrmaya muvaffak olmad mddete hibir ey ifade etmez. Fakat bu kelimelerdeki l iaretleri giydirdiimiz, onlara et, vcut ve hayat, ksacas dnyada belirli bir mna verdiimiz an basit bir dzenin snrlarn am oluruz. "Theoria" grnt, hayal demektir ve bir say ve harf formlnden bir tabiat kanununu kartan budur. Eksiksiz olan herey kendi iinde manaszdr ve her fizik mahede yle bir ekilde tekil edilmitir ki baz hayal edilen tahminlerinin temelini ispat eder; ve baarl neticesinin tesiri bu tahminleri her zamankinden daha inandrc hale getirmektir. Bunlardan ayr, netice sadece bo ekillerden meydana gelir. Aslnda biz bunlardan ayrlmayz ve ayrlamayz. Bir aratrmac aynen bildii her hipotezi (varsaym) bir kenara koysa bile, tahminen ak seik olan i zerinde almak iin dncelerini toplar taplamaz o artk kontrol etmemekte fakat iinin uuralt ekli tarafndan kontrol edilmektedir nk, canl faaliyetinde, o daima kltrnn, ann, okulunun (akmnn), ge-

leneinin insandr, inan ve "bilgi" i kesinliin sadece iki cinsidir, fakat ikisinden inan daha eskisidir ve bilmenin btn artlarna hkmeder, kusursuz olmasalar dahi. Bylece btn tabiat ilimlerinin destei olan saf saylar deil teorilerdir. Kltr insannn ruhuna has olan gerek bilgiye kar uuralt zlem tabiatn dnya grntsn kavramak, zmek ve avucunda tutmak iin urar. lmek uruna basit lme almalar sadece kk zeklar iin zevkten fazla bir ey olmamtr ve olamazd da. Her ilim adamnn tecrbesi, ne olursa olsun, ayn zamanda ilim adamnn dncesine hkmeden timsal eidinin bir misalidir. Kelimelerle ifade edilen btn kanunlar bir tek -ve sadece bir tek- kltre has tecrbelerden elde edilmitir. Her eksiksiz aratrmada bir mevzua (postulat) olan "ihtiya"a gelince, burada da iki eit ihtiyac gzden geirmeliyiz: Yani, ruh olann ve canl olann iindeki bir ihtiya (nk her ferd aratrma hareketinin tarihi, nerede, nasl ve ne zaman olduunda, kaderden yola kar) ve bilinenin iinde bir ihtiya (bunun Bat'da yaygn olan ismi sebepliliktir). Fizik bir formln saf saylar sebepli bir ihtiyac temsil ediyorsa, bir teorinin varl, douu ve mr bir kaderdir. Fizikinin, grevi (ve btn bu hayal makinesinin amac) olarak, tabiat kltecei son ekil diye nne kurduu saf mekanik bir dogma'y ngrr, yani, gotik yzyllarnn din dnya grnts. nk Bat zeksna has fizik bu dnya grntsnden elde edilmitir. Bu eit uuralt tahminlere sahip olmayan, aratrmacnn kontrol edemedii ve uyanan kltrn en erken zamanlarna kadar izlenebilen, ilim yoktur. Her tabiat ilmnin ncesinde bir din vardr. Her tenkiti ilim, her mitos ve her din inan gibi, bir i kesinlie dayanr. Bu kesinliin yaratklar, gerek yap gerekse n bakmndan eitli olsa da, temel prensipte deimezler. Bu sebeple tabiat ilm tarafndan dine yneltilen her sulama geri tepen bir silahtr. "Antropomorfik" (insan biiminde, insan benzerliinde olan) mefhumlar yerine "doru"yu koyabileceimizi sanmak, haddini

bilmemezliktir, nk bunlardan baka hibir mefhum yoktur. Mmkn olan her fikir onu icat eden varln bir aynasdr. Her tarih din iin geerli olan "insan Tanr'y kendine benzer ekilde yaratt" sz, gereklik temeli ne kadar salam olsa da, her fizik teori iin de geerlidir. Her kltr, sadece kendi iin doru olan ve sadece yaad mddete yaayan, kendi fizik ilemlerinin grntlerini yaratmtr. Klasik insann "mizac" en stn sanat amblemini plak heykelde buldu ve manta uygun olarak, ondan bir vcutlar statii, bir yaknn fizii dodu. Arap kltr, "arabesk" ve camilerin maarams kubbeleriyle sembolletirilebilir. Bu dnya duygusundan, bir madde ya da bir hususiyet olmayan fakat by ile bir madeni bir baka bir madene evirebilen "felsefi civa" gibi esrarengiz maddeler idealleri ile Simya kmtr. Ve Faustian insann tabiat fikrinin neticesi, snrsz llkte bir dinamik, uzay olann bir fiziidir. Bu sebeple, madde ve ekil gr klasie, grnebilen veya gizli sfatlar tayan cevherler fikri (Spinoza'y andran ekilde) Araplara ve g ile yn fikri de faustiana aittir. Meselelerin belirtilmesi ve onlarla uramann metodlar ne ise, temel mefhumlarla da yledir. Her iki ekilde de tek ve sadece bir tek kltrn timsalleridir. Klasik kk kelimeler, "apeiron"(deerlilik), "archee", "morphee" (ekil) bizim konuma eklimize tercme edilemez. "Archee"yi "esas madde" diye evirmek onun apollinian mnasn yok etmek, kelimenin bo kabuundan yabanc bir nota karmak demektir. Klasik insann uzayda "hareket" olarak nnde grd cisimlerin durum deitirmesi olarak anlar; biz, hareketi tecrbe ettiimiz yoldan, bir ilem (sre), bir "ileri gidi" mefhumunu ortaya kardk ve bylece, dncemizin tabiat'm gidiinde gerekli grd, ynl enerji unsurunu ifade eder ve belirtiriz. Simya'da nesnelerin plastik gereklii -Yunan matematikilerinin, fizikilerin ve airlerin "somata" (vcut) konusunda derin bir ilm phe vardr ve zn kefetmek midiyle soma'y (vcudu) eritir ve yok eder. Btn ilk konsiller'de kendini gsteren

ve nastur ile monofizist (tek yaradl) ayrlmalara yol aan sa'nn kiilii ile ilgili ihtilf, bir simya meselesidir. Nesneleri incelerken ayn zamanda onlarn idrak edilen ekillerini inkr veya yok etmek klasik bir fizikinin asla aklna gelmezdi. te bu sebeple klasik bir kimya yoktur. Arap tarznda kimyev bir metodun ortaya kmas yeni bir dnya uurunun iaretidir. Bir vuruta apollinian tabi ilmne, mekanik statiine son veren bu keif, skenderiye'de Plotinus ve Diophantus ile ayn zamanda yaad sanlan Hermes Trismegistus ( Kere Yce)un esrarengiz ad ile ilgilidir. Ayn ekilde, Bat matematiinin Newton ve Leibniz tarafndan kesin serbestlie kavuturulduu srada Bat kimyas da Stahl (1660-1734) ve onun Phlogiston alevlenme kural teorisiyle Arap eklinden kurtarlmtr. Kimya ve matematik saf tahlil haline geldi. Sonra Robert Byle (1621-1691) analitik metodu ve enin batl mefhumunu kurdu. Aslnda bu gerek kimyann sonu, saf dinamiin anlalabilir sistemi iinde erimesi, Barok an Galileo ve Nevvton'un sayesinde kurduu mekanik grne sindirilmesidir. Statik, kimya ve dinamik olarak isimlendirdiimiz -modern ilimdeki kullan ekilleriyle sadece derin bir mnas olmayan geleneksel ayrmlar ifade eden kelimeler- eyler aslnda apollinian, magian ve faustian ruhlarnn, her biri kendi kltrnde byyen ve geerlilii snrlandrlan, fizik sistemleridir. Bu ilimlere karlkl olarak tekabl eden klid geometrisinin matematiklerine, cebir'e ve stn tahlil'e, heykel, arabesk ve fg sanatlarna sahibiz.

ATOM TEORISI
imdi, daima sebeplilie uyan, insan dncesinin, sebepli muhakeme, l ve say -ksacas, mekanik ayrlklarla- ile tabiatn grntsn mmkn olan en basit kemm ekil birimlerine kltme huyu gerekli olarak klasik, Batl ve baka herhangi bir fizikte, atom teorisine yol aar. Hint ve in teorileri konusunda onlarn zamannda mevcut olduklarndan baka bir ey bilmiyoruz, Arap teorisi ise ylesine karktr ki bugn bile zlmesi imknsz grnmektedir. Fakat biz apollinian ve kendi ilimlerimizi, burada da derin sembolik bir ztla dikkat edecek kadar bilmekteyiz. Klasik atomlar pek ufak (minyatr) ekillerdir, Batl atomlar ise asgar (minimal) quanta ve enerji quanta'sdr. Leucippus ve Democritus'un atomlar ekil ve ycelik bakmndan deiiktiler, yani tamamen plastik birimlerdi, "blnemez", isimden de anlald gibi, fakat sadece plastik bakmdan blnemez. Bat fiziinin atomlar, "blnmezliinin" tad olduka deiik bir mna ile, mziin figr ve temalarna benzerler; varlklar veya zleri titreim ve radyasyonlardan meydana gelir ve tabiat ilemleriyle olan ilikileri, "gd"nn (motif) "harekef'le olan ilikisidir. Bir tarafta Democritus'un kark atom kalabal, dipus gibi kr talihin avlad kurbanlar, Sofokles'in sz ile anamke. Dier taraftan birlikte alan soyut bir kuvvet noktalarnn sistemleri, gle, saldrganlkla uzaya ("alan" olarak) enerji ile hkmeden, Macbeth gibi kar koymalara dayanan. Leucipus'a gre atomlar bolukta "kendile-

rinden" uuurlar; Democritus ise ok ve kar oku bir yer deitirme ekli gibi grr. Aristo ferd hareketi ariz olarak aklar, Empedocles ak ve nefretten, Anaxagoras karlamalardan ve ayrlmalardan sz eder. Btn bunlar, ayn zamanda, klasik trajedinin de unsurlardr; Yunan sahnesindeki kiiler birbirleriyle bylesine ilgilidirler. Daha ileride ve mantki olarak, klasik siyasetin unsurlar olurlar. Fakat atom teorisiyle ahlk arasndaki i iliki daha da ileri gider. Varl grnenin hkmetmesiyle oluan, duygusu yalnzlk ve zlemi sonsuzluk olan faustian ruhun, yalnzlk, mesafe ve soyutlama ihtiyacn btn gerekliliine, toplum hayatna, ruh ve sanat ekil dnyasnda eit ekilde nasl yerletirdii gsterilmitir. Bu mesafe dokunakl (pathos) -Nietzsche'in deyimiyle- insanlkla ilgili hereyin yaknlk, destek ve ortaklk isteyen klasik ruha tamamen yabancdr. Barok ruhunu iyonik ruhtan, Eski Rejim'in (Ancient Regime) kltrn Perikles Atina'snn kltrnden ayran ite budur. Kahraman "yapan", kahraman ac ekenden ayran bu dokunaklk (pathos), Bat fiziinin grntsnde gerginlik olarak gzkr. Democritus'un ilmnde eksik olan gerginliktir; nk ok ve kar ok prensibinde uzaya hkmeden ve uzayla ayn olan bir gcn varl imasyla inkr edilmektedir. Buna uygun olarak, irade unsuru klasik ruh grntsnden de noksandr. Klasik dillerde tercme edilemeyen ve klasik zeklar tarafndan anlalamayan (mekn teoride gelitirilen) gerginlik prensibi Bat fizikleri iin temel haline gelmitir. Muhteviyat enerji mefhumundan, tabiattaki hkmetme iradesinden ileri gelir ve bu sebeple klasik dnce iin imknsz olduu kadar bizim iin gereklidir.

HAREKET MESELESI
Dolaysyla her atom teorisi bir tecrbe deil, bir mitostur. Onda kltr, yce fizikilerinin derin dnceli yaratc gcyle, en derin zn ve kendisini aa vurur. Bir ruhun uyan ile ve dolaysyla o ruha ait d dnyann yaradlyla benzer olan, derinlik tecrbesinin kesin nemini daha nce belirttik. Basit duyu izlenimleri sadece uzunluk ve genilik ihtiva ederler ve derinlii katp gereklii ve dnyay meydana getiren, yaayan ve gerekli olan aklama sanatdr -ki, yaayan baka herey gibi, yn, hareket ve deimezlik (uurumuzda zaman kelimesinde terkip olunan keyfiyetler) hususiyetlerine sahiptir. Klasik uurun tamamlanan yaylmas, duyulara hitap eden cism bir mevcudiyettir. Hayatn kendisi bir nc boyut olarak tecrbeye girer. Batl uur, kendine ekline gre, mteal bir uzay olarak yaylmasn gerekletirir ve uzayn gitgide mteal olarak dndnden, klasik grsel kutuplamann maddesi ve ekli ile tamamen zt olan kabiliyet ve iddetin soyut kutuplamasn tedricen gelitirir. Bundan ileri gelen u ki, bilinende yaayan zamann bir tekrar grn olamaz. nk bu, derinlik olarak, devaml "varln" iine gemitir ve dolaysyla devamllk (yani zamanszlk) ve yaylma eit olurlar. Sadece bilgi, yn damgasna sahiptir. "Zaman" kelimesinin, fiziin hayal ve llebilen zaman boyutuna tatbik bir hatadr. Asl soru, bu hatay gidermenin mmkn olup olmaddr. Eer kii, herhangi bir fizik belirtmede "kader" kelimesini

"zaman" kelimesinin yerine kullanrsa, saf tabiat'm zaman ihtiva etmediini anlar. Fiziin ekil dnyas yakn olan say ve mefhum ekil dnyas kadar yaylr ve (Kant'a ramen) matematik say ile zaman arasnda herhangi bir ilikinin olmadn ve olamayacan grdk. Yine de bu, etraftaki dnyann grntsndeki hareket olay ile tartlr. Bu Eleal felsefecilerinin zmlenmeyen ve zlmesi imknsz olan meselesidir, varlk (veya dnce) ve hareket badaamaz; hareket "deildir" (yoktur), sadece "zahir"dir. Burada, ikinci defa olarak, tabiat ilm dogmatik ve mitolojik oluyor. Zaman ve kader kelimeleri, onlar igdyle kullanan herhangi biri iin, hayatn kendisine en derin derinliklerinde dokunur. Dier taraftan fizik -yani inceleyen akl- onlar ayrmaldr. "Kendi iinde" yaanarak tecrbe edilen, gzlemcinin hareketinden zihinle bamszlaan ve nesne, l, organik olmayan, kat hale gelen artk "tabiat"tr, eksiksiz bir matematik ilemine ak bir ey. Bu mnada tabiatn bilgisi bir lme faaliyetidir. Buna ramen, incelemede bulunduumuz zaman bile yaarz ve dolaysyla incelediimiz ey bizimle yaar. Tabiat grntsnde bulunan ve sadece andan ana "olan" deil de, bizimle birlikte ve evremizde devaml bir akla "oluan" unsur, uyanan uurun ve dnyasnn rabtasdr. Bu unsur hareket diye isimlendirilir ve tabiat bir grnt olarak inkr eder fakat bu grntnn tarihini temsil eder. Bu sebeple, anlayn (kelimeler vastasyla) duygudan ve matematik uzay hafif mukavemetten (nesneler) ayrld gibi fizik "zaman" da, ayn ekilde, hareket izleniminden ayrlmtr. "Fizik," der Kirchhoff, "hareketlerin eksiksiz ve basit aklanmasdr". Gerekten de bu, daima amac olmutur. Fakat mesele grntsnn iindeki bir hareket deil, grntnn hareketidir. Fizik ilimlerinin tabiatndaki hareket, bir silsilenin uuruna meydan veren o metafizik eyden baka bir ey deildir. Bilinen zamansz ve harekete yabancdr; onun olumak durumu bunu tazammun eder. Hareket izlenimini veren bilinenlerin organik dizisidir. Fiziki kelimeyi akil zerinde deil de insann tamam zerinde bir izle-

nim olarak kabul eder ve bu insann fonksiyonu sadece "tabiat" deil, btn dnyadr. Ve tarih olarak dnya da budur. O halde "tabiat" her misalde kltrn bir ifadesidir. Btn fizik -iinde hayat meselesinin zmn olduu- hareket meselesinin bir ilemesidir, gnn birinde zmlenebilecei iin deil, fakat halledilmez olduu gerei yznden. Brakn okuyucu bir fizik sisteminin iindeki hareketi o sistemin yalanmas (gerekten de, gzlemcinin yaanan bir tecrbesi olarak, yledir) gibi kavrasn; "hareket" kelimesinin ve ondan edilen fikirlerin iindeki mndemi (immanent) ball ve yenilmez organik muhteviyatn hemen ve aka duyacaktr. Fakat mekanik ilimler yalanmakla ilgili olmadklarndan hareketle de ilgili olmamaldrlar ve dolaysyla, iinde bir hareket meselesini tamayan ilm bir sistem dnlemeyeceine gre, eksiksiz ve kendi kendine yeterli mekanik ilimler de bir imknszlktr. Herhangi bir yerde an hayat iine girdiinde, sistemde daima organik bir balang noktas vardr; akl ocuu hayat annesiyle, dnceyi dnenle balayan bir gbek ba vardr. Bu, faustian ve apollinian tabiat ilmnin temellerini deiik bir a tabi tutar. Hibir tabiat saf deildir; onda daima tarihten bir ey vardr. ayet insan, Yunanl gibi, tarih deilse, yle ki dnya izlenimlerinin tamam saf ve tek noktada toplanm imdiki zaman tarafndan alnyorsa, tabiat grnts durgun (statik) ve kendi kendine yeterlidir. Ycelik olarak zaman Yunan fiziinde, Aristo'nun "entelekia" (kusursuzluk) fikrindeki gibi, az grnr. ayet, dier taraftan, insan tarih olarak meydana getirilmise, ortaya kan grnt dinamiktir. Tarih ebed bir oluma ve dolaysyla ebed bir gelecektir: Tabiat olutur ve bu yzden ebed bir gemitir. Burada garip bir yer deitirme sanki yerlemitir: Oluma, olu zerindeki stnln kaybetmitir. Akl kendi evresinden geriye bakt zaman olu, hayatn grnm tersyz olur ve onda ama ve gelecek tayan kader fikri, arlk merkezi gemite olan sebep ve neticenin mekanik

prensibine dnr. Uzay olarak tecrbe edilen ey geici hayat aan bir rtbe kazanr ve zaman yerini uzaya ait dnya sistemindeki bir uzunlua brakr. Yaratc tecrbede yaylma ynden ve uzaya ait olan hayattan ileri geldiine gre, insan anlay hayat, kendi hayalinin inorganik uzayna, bir ilem olarak dahil eder. Hayat uzaya kendine fonksiyon olarak ait bir ey gibi bakarken, akl hayata uzay iinde olan bir ey gibi bakar. lm olarak kurmak, olutan ve gereklemi olandan balayarak, mekanik olarak tasarlanan bir izgiden geriye doru giderek, "sebepler" aramak demektir, yani olumay bir uzunluk olarak muamele etmek. Fakat geriye doru yaamak mmkn deil, sadece geriye doru dnmek mmkndr. Zaman ve kader tersyz edilemez; tersyz edilebilen, fizikinin "zaman" diye isimlendirdii ve formlnde blnebilir olarak kabul ettii eydir ve bu tercihen olumsuz veya hayal miktarlardadr. Her ne kadar balangta ve zorunlu olarak iinde grnmyorsa da, kararszlk daima oradadr. Klasik bilimde Elea felsefecileri, tabiat hareket halinde dnmek ihtiyacn kabul etmeyerek, bilinenle yaylann ayn ey olduu ve dolaysyla bilgiyle olumann uzlatrlamaz olduu neticesiyle, dnmenin bir varlk olduuna dair mantk bir gr ne srdler. Tenkitleri reddedilmemitir ve edilemez. Fakat, apollinian ruhun gerekli bir ifadesi olan ve bu hali ile mantk glklere stn olan, klasik fiziin tekamlne engel olmamlardr. Galileo ve Newton tarafndan kurulan barokun "klasik" mekaniinde hareket meselesinin dinamik seviyedeki eksiksiz bir zm tekrar tekrar arand. Dierleri gibi gerekli olarak baarszla urayan son cidd hamle Hertz'e aittir. Hertz -btn mekanik sistemlerde yanln temel mefhumlarnn birinde aranmas gerektiini hakl olarak hissederek- g fikrini tamamen yok etmeyi ve fiziin btn grntsn zaman, uzay ve yn miktarlar zerine kurmay denedi. Fakat, onsuz bir dinamik teorinin ifade edilemedii ve onunla berrak bir zmn elde edilemedii organik unsurun -bir yn faktr olarak g mefhumunda

mevcut olan- zamann kendisi olduunu farketmemitir. Bundan baka ve ayr olarak, g, yn ve hareket mefhumlar dogmatik bir birim tekil ederler. Birbirlerini ylesine artlandrrlar ki, ilerinden birinin tatbiki zmnen ve ilk batan brleri de araya sokar. Yn mefhumu g mefhumunun sadece bir tamamlaycsdr. Derin bir din mizaca sahip olan Newton, "g" ve "hareket" kelimelerini zmek iin, ynlarn g iin saldr noktalar ve hareket iin tatlar olduklarn sylediinde, sadece faustian dnya duygusunu ifade ediyordu. XIII. Yzyl mistikleri Tanr'y ve dnya ile olan ilikisini bu ekilde anlamlard. Batl insann mekanik tabiat grnts iin g ne ise, irade de onun ruh grntsnde ve sonsuz Tanr dnya grntsnde ayn eydir. Bu fiziin temel fikirleri ilk fizikinin douundan nce mevcut idiler nk onlar kltrmzn en eski din dnya uurunda yer alrlar.

"TECRBE"NIN AKLAMAS
Tabiat kanunlar, ferd durumlarn toplamnn daha stn dereceli bir birim olarak bir araya getirildii, bilinenin ekilleridir. Yaayan zaman ihmal edilmitir -yani bu durumlarn ne zaman veya ne gibi bir devamllkla ortaya ktklar veya ortaya kp kmadklar nem tamaz, nk mesele kronolojik bir sralama deil, matematik bir netice meselesidir. Fakat tabiata hkmetme irademiz, bu hesabn dnyadaki hibir g tarafndan sarslamayaca uurunda yatar. Bu faustiandr. Ancak bu gr asndandr ki mucizeler tabiat kanunlarnn aklar olarak gzkrler. Magian insan onlarda sadece genel olmayan bir gcn tatbikini grd, bufu tabiat kanunlarnn bir inkr saymadan. Ve klasik insan, Protagoras'a gre, nesnelerin yaratcs deil sadece ls idi -kanunlarn kefi ve tatbikat yolu ile uursuz olarak tabiat'n her eit fethinden vazgeen bir gr-. O halde gryoruz ki, bizim iin gerekli olduunu aka gsteren ekliyle, sebeplilik prensibi -matematiklerimizin, fiziklerimizin ve felsefemizin kabul edilen doruluk temeli- batl, hatta daha kesin olarak, barok bir olaydr, ispat edilemez, nk bir Bat dilinde ileri srlen her delil de bir Batl akl tarafndan yrtlen her tecrbe kendini nceden varsayar. Her meselede, sunu tarz ispat tohum halinde ihtiva eder. Roger Bacon'dan'beri muhafaza edilen tabiat kanunlar mefhumu ve fiziin tecerbeye dayanan ilim (scientia experimentalis) fikir, hi phesiz, bu zel ihtiya-eklini "de* neyden nce" (a priori) ihtiva eder. Buna karlk, tabiata bakmann

klasik tarz -klasik mevcut olma tarznn benzeri- bunu ihtiva etmez, fakat buna ramen ilm durumun mantk asndan zayflatld grnmyor. Eer biz (klasik tabiat nazarlarnn toplamn ihtiva eden) Democritus, Anaxagoras ve Aristo'nun ifadelerini dikkatle incelersek ve hereyden nce "entelecheia" (akl) ve benzeri anahtar deyimlerinin mnalarn incelersek, bizimkine hi benzemeyen bir dnya grnts kendi kendine yeterli ve dolaysyla bu belirli insan tipi iin kaytsz artsz dorudur. Ve bizim anlaymza uygun sebepliliin burada hibir rol yoktur. J.B. Mayer tarafndan ileri srlmesinden beri tam bir ciddiyetle basit bir mefhum ihtiyac olarak saylan "enerjinin muhafazas" prensibi, aslnda, fiziin g mefhumu yoluyla, dinamik sebeplilik prensibinin bir yeniden tarifidir. "Tecrbe"ye bavurmak ve hkmn gerekli veya ihtiba (empirik) olup olmadn -yani, ikisinin arasndaki yksek derecede akc snrlar konusunda kendini bir hayli aldatan, Kant'n ifadesiyle, deney ncesi (a priori) veya deney sonras (a posteriori) kesin olup olmad- aratrmak karakteristik bir Batl temayldr. Fakat hi kimse dikkat etmemitir ki byle bir "tecrbe" fikrinde ve saldrc dinamik ifadelerinde, btn bir dnya gr zmndir ve baka kltrlerin insanlar iin bylesine ykl bir mnada "tecrbe" yoktur ve olamaz. Anaxagoras veya Democritus'un ilm neticelerini tecrbeye dayanan netice olarak tanmay reddettiimiz zaman, bu klasik dnrlerin aklamadan ciz olduklar -bu ortaya hayaller attklar demek deildir- fakat genellemelerinde, bizim sz verdiimiz mnaya gre, bizim iin tecrbe tekil eden o sebepli unsuru kardmz mnasna gelir. Bizim iin tecrbe, anlk ve tamamen mevcut izlenimleri almak, kabul etmek ve dzenlemekle yetinmeyip bunlar, duyulara hitap eden varlklarnda yenmek ve onlar ihtiyatlarnn erdii snrsz bir birlie getirmek iin, arayan ve aran akln bir faaliyetidir. Bize gre tecrbe zelden sonsuza varan bir temayle sahiptir. Ve bu sebeple klasik ilmn duygusu ile bir tezat tekil eder. Bizim iin tecrbeyi edinmeye yarayan tarz. Yunanl iin onu kaybetmenin yoludur. Bu yzden tecrbenin kesin metodundan uzak kalr. Bizim iin kusursuz tabi ilim buyruktur, klasik iin harfi harfine pasif dncenin neticesidir.

"TANR DUYGUSU" VE TABIAT


imdi hi tereddt etmeden diyebiliriz ki bir tabi ilmn ekil dnyas uygun matematiin, uygun dinin, uygun sanatn ekil dnyasna tekabl eder. Derin bir matematiki -yani usta bir bilgisayar deil de, saylarn ruhunun iinde yaadn duyan herhangi bir insan- bunlarn sayesinde "Tanr'y tandf'n farkeder. Pisagor ve Eflatun, Pascal ve Leibniz kadar, bunu biliyorlard. "Tanr" kelimesinin, gotik katedrallerin kubbeleri altnda veya Maulbronn ve St. Gailen manastrlarnda ve Suriye'nin baziliklerinde ve Roma Cumhuriyeti tapnaklarnda deiik bir mnas vardr. Faustian katedralinin zellii ormann zelliidir. Btn timsallerinin ilkini kuzey vadilerinin yksek ormanlarnda, esrarengiz heykelleri, bakann (seyircinin) ba zerinde ykseklerde devaml kmldanan yapraklan, topraktan kurtulabilmek iin rpnan yksek aa tepeleriyle kararl ormanlarda, bulan bir dnya duygusunun mimar gereklemesidir. Romanesk sslemeciliine ve onun ormanlar duygusuna balln dnn. Cismi ve klidci tesirleriyle selviler ve amlar asla sonsuz uzayn timsalleri olamazlard. Fakat mee, kayn ve hlamur aalar, glgelerle dolu hacimlerinde oynaan dzensiz k benekleriyle, gvdesiz, snrsz ve ruh olarak hissedilirler. Ormanlarn hrts, apollinian tabiat duygusunun imknlar dnda kald iin hi bir klasik airin hissetmedii bu ekicilik, "nerede?" ve "ne zaman?" gibi gizli sorularyla, mevcudiyeti ebedlie kartrmakla, kader

ile, tarih ve zaman duygusu ile, merakl faustian ruhunu alabildiine uzak gelecee doru iten yn keyfiyetiyle derin bir iliki kurar. Bu'sebeple, "avllps" ve "sitara"nin basit salam notalar ile karlatrld zaman ne snr ne de kstlama bilen tonlarla kiliselerimizde derinden ve yksek sesle kkreyen org, Batl imanda alg aletlerinin kraldr. Katedraller ve orglar, tapnaklar ve heykeller gibi, sembolik bir birlik kurarlar. XVIII. Yzylda orkestra tonu, org tonu ile daha yakn bir akrabalk kurabilmek iin, yorulmadan abalar. Klasik nesnelere tatbik edildiinde mnsz kalan "schwebend" (uumak) kelimesi, mzik teorisinde, yalboya resminde, mi ma-' rde ve barok ann dinamik fiziinde ayn derecede nemlidir. Frtna ortal ykarken, kuvvetli gvdelerden meydana gelen yksek bir ormanda durun; o anda yn hareket ettiren bir g mefhumunun tam mnasn idrak edersiniz. Bu eit temel bir duygudan etrafmzdaki dnyada mndemi (immanent) olan Tanr fikri ykselir ve bu fikir gittike daha da kesinleir. idrak eden tabiattaki hareket izlenimini kabul eder. Etrafnda, gc bilinmeyen, deta tarif edilemeyen yabanc bir hayat hisseder ve bu tesirlerin kaynan "numina"larna(ilhlarna), bir bakasna, bu bakasn da hayata sahip olduu takdirde, balar. Yabanc bir harekete kar duyalan aknlk hem dinin hem de fiziin kaynadr; srasyla bunlar tabiatn (etrafmzdaki dnya) ruh ve akl tarafndan aklanmasdr. "Gler" korku veya akla dolu saygnn ve tenkiti incelemenin ilk hedefidir. Bir din tecrbesi, bir de ilim tecrbesi vardr. imdi her kltrn uurunun balca "numina"larn(ilhlarn) zihn olarak nasl zetlediine dikkat etmek nemlidir. Onlara mnal kelimeler -isimler- empoze eder ve bylece onlar by ile arr (yakalar veya snrlar), isim sayesinde, bu isme sahip olan insann zihn gcne tabi olurlar. Doru ismin telaffuzu ve (fizikte, doru mefhum) bir efsunlamadr. Tanrlar ve ilmn temel mefhumlar balangta, gitgide duyulara gre kesinleen bir fikri temsil eden, bavurulan isimler olarak ortaya karlar. Bir "numen"in

(mutlak hakikatin) neticesi bir fikirdir. "Bizatih ey", "atom", "enerji", "yerekimi", "sebep", "tekaml" ve buna benzerlerin isimlendirilmesi ou bilgili insanlar iin ne ise, Latium kyls iin de "Ceres", "Consus", "Janus", "Vesta" kelimeleri de ayn ey idi.

BYK MITOS, FAUSTIAN, KLASIK MAGIAN TANRLAR (NUMINA)


ilim adamlar, mitoslarn ve Tanr fikirlerinin ilkel insann bulular olduunu ve ruh kltr "ilerledike" bu mitos yaratan gcn de paralandna inanmay huy edinmilerdir. Gerekte bunun tam tersi oluyor ve ayet tarihin morfolojisi bugne kadar deta aratrlmayan bir saha olarak kalmasayd, evrensel gibi sanlan mitos iirinin gcnn ok belli alara snrlanm olduu grlecekti. Bylece anlalacakt ki, ruhun kendi dnyasn ekiller, hatlar ve timsallerle -kendi aralarnda benzer ve uyumal- doldurma kabiliyeti, byk bir kesinlikle ilkellerin dnya ana deil de byk kltrlerin ilkbaharna aittir. Yce slubun her mitosu uyanan bir maneviliin balangcnda yer alr. Bu maneviliin ilk ekil verici hareketidir. Baka hibir yerde bulunmaz. Orada olmas gerekir. Byk mitosun ekil dnyalar kadar kltrler ve erken mimarler vardr. Yeni bir dinin byk dnya grnts Homeros zamannda (M.. 1100-800) ve buna tekabl eden valyelik anda (M.S. 900-1200), yani epik alarda, ortaya kt, bunlardan daha nce veya daha sonra deil. Hindistan'da ve Msr'da buna tekabl eden alar Vedalar'n ve Ehramlar'n dnemleridir; bir gn kefedilecektir ki Msr mitolojisi nc ve Drdnc Slleler zamannda gerekten derinliklerde olgunlamtr. Almanya'daki imparatorluk ann, yzyln dolduran din sezgiyle ilgili bulularn muazzam zenginliini ancak bu yoldan

anlayabiliriz. O zamandan varlk kazanan faustian nitolojisiydi. imdiye kadar, din ve bilgi nyarglar yznden, ne katolik unsuru incelediinde Kuzeyli putperestler gz nnde tutuldu ne de tersi oldu ve dolaysyla bu ekil dnyasnn geniliini ve birliini farketmedik. Aslnda byle bir fark yoktur. Yaratc bir hareket olarak hristiyan fikir evresindeki derin mna deiiklii, eski putatapanlarn g mezheplerinin birlemesiyle ayn eydir. Bu ilme, Edda'nn byk Tanr efsaneleri ve bilgin rahiplerinin ncil'le ilgili iirlerinin birok gdleri; Siegfried ve Gudrun, Dietrich ve Wayland'n Alman kahramanlk hikyeleri; Kral Arthur ve Yuvarlak Masa valyeleri, Kutsal Gral, Tristan, Parsifal ve Roland'la ilgili, Fransa topraklarnda bir anda yeeren, eski Kelt efsanelerinden alnan valye hikyelerinin sonsuz zenginliine aittir. Ve bunlarla birlikte -farkedilmeyen, fakat bu yzden de ok daha derin olan sa'nn strabnn hikyesindeki ruh deer deiiminden baka-X. ve XI. yzylda en zengin rnlerini veren ve Meryem Ana'nn hayatn ve Roch, Sebald, Severin, Francis, Bernard gibi azizlerin hikyelerini ortaya koyan katolik azizler ilm(hagiology)de yer alr. Altn Efsane (Legenda Aurea) 1250'lerde yazlmt. Bu saray destannn ve zlanda "skald" iirlerinin en verimli zamanyd. Bu din eserlerinin kesin mnas hi bir yerde, Valhalla hikyesinde olduu kadar, daha aka belirtilmemitir. Orijinal bir Alman fikri deildi bu ve glere katlan kabileler bile bundan tamamen mahrumdu. Tam bu srada, aniden ve bir i ihtiya olarak, Bat topraklarnda yeni uyanan haklarnn uurunda biim kazand. Dolaysyla, Homerose'un destanlarndan bildiimiz ve kaynak olarak Valhalla'nn Alman olduu kadar Mikeneli olan Olimpos'la "adatr". Mitos'un mnasna gelince, menei hibir ey ifade etmez. "Numen"in (mutlak hakikat) kendisi, dnya duygusunun esas ekli, saf, gerekli ve uursuz bir bulutur ve devredilebilir deildir. Klasik, Aap ve Bat kltrlerinde ilkbahar mitosu herbirinde tahmin ettiimiz gibidir: Birincide durgun (statik), ikincide magian ve ncde dinamiktir. Her ekil ayrntsn inceleyin ve bunun

nasl klasik'te bir davran ve Bat'da ise bir hareket, burada altlarn izen bir irade orada bir varlk; nasl klasikte cisman ve elle tutulurun, duyularla dolu olann stn geldiini ve dolaysyla nasl tapnma eklinde arlk merkezinin duyular etkileyen yinde yer ald halde Kuzey'de o kaideyi renklendirmekte stn halde dogmatik uzay, g ve dolaysyla din olduunu grrz. Gen ruhun bu ok erken eserleri bize Olimpus kiileriyle, heykel ve cisman dorik tapma arasnda; Valhalla ve Meryem mitosu, havada asl gibi duran kilisenin orta ksm ve aletli mzik arasnda bir mnasebet olduunu anlatr. Netice olarak, klasik ok tanrcln, aradaki sath benzerlikler ne olursa olsun, onu dier dnya duygularnn mefhumlarndan farkl bir kategoriye koyan kendine has bir slubu vardr. Ulhiyetten mahrum tanrlara sahip olmann bu tarz daha nce sadece bir tek defa mevcut olmutur, o da plak insan heykelini sanatnn btn toplam haline getiren kltrde. Klasik insann hissettii ve etrafnda bildii tabiata, yani iyi ekillendirilmi cisman eylerin bir toplam, bundan baka bir ekil ile meydan okuyamazd. Romal, Yehova'nn tek Tanr olarak kabul edilmek isteinde, bir tanrtanmazlk hissetti. Onun iin tek bir Tanr deildi ve gerek Yunanllarda gerekse Romallarda, kamutanrc ve tanrsz gibi bilinen felsefecilere kar duyulan kuvvetli honutsuzluk belki de buna atfedilebilir. Tanrlar gvdedirler. "Somata" en stn cinsten ve matematikiler, avukatlar ve airler iin ounluk benzer gvdelerin bir hususiyetiydi. "Zoon politikon" (siyas hayvan) dncesi insanlar iin olduu kadar tanrlar iin de geerliydi. Yunanistan'da yldz tanrlar, uzan "numina"larnn (tanrlarnn) mevcut olmamas derin bir mna tamaktadr. Helios'a sadece yar doulu Rodos'ta tapnlyordu ve Selene'nin hibir mezhebi yoktu. Klasik dnya duygusunun zel bir saflkla ifade edildii eski Roma dini gnei, ay, frtnalar vaya bulutu tanr olarak tanmazd. Faustian insannn tabiatna (faustian ncesi Kelt ve Ttonlarda bile) hkmeden ve mitolojilerine zel bir kiilik kazan-

dran ormann yalnzl ve hareketi, frtna ve kpren dalgalar klasik insana hi tesir etmedi. Onun iin sadece somut eyler -toprak ve kap, koru ve tarla, u belirli rmak ve o belirli tepe- onun iin varlk halinde pekitirildi. Apollinian ve faustian tabiat grntlerinin temelleri ahs nesne ve tek uzayn her durumda birbirlerine ters den iki timsalidir. Olimpus ve cehennem (Hades) kesinlikle duyularla anlalan yerler olduu halde, ccelerin, cinler ve perilerin krall, Valhalla ve Niflheim uzayn sonsuzluunda herhangi bir yerdedirler. Eski Roma dininde "tellus mater" (toprak ana) mutlak ana deil fakat tarma elverili ve grlen tarlann kendisidir. Faunus ormandr ve Vulturnus rmaktr, tohumun ad Ceres ve hasatnki ise Consus'tur. Horatius, "sub Jove frigido" (souk Zeus'un altnda), souk gkyz altnda derken gerek bir Romaldr. Bu durumlarda, tapnma yerlerinde, herhangi bir grntde Tanr'y yeniden meydana getirmek teebbs bile yoktur nk bu kopyasn kartmak saylrd. Ge zamanlarda bile sadece Romallarn deil, ayn zamanda Yunanllarn da igds putlara kardr; gittike dnyev olan plastik sanatn gitgide halk inanlar ve dindar felsefe ile atmas bunu gstermektedir. Evin iinde Janus tanr olarak kapdr, Vesta ise tanra olarak ocaktr ve evin iki vazifesi bir anda cisimlendirilmi ve tanrlatrlmtr. Hellenik rmak tanrs (mesel boa olarak gzken Archelous) kesinlikle rmak olarak anlalr, rmakta bulunan gibi deil. Pan'lar ve satyr'ler, le vaktinin imasna gre, tarlalar ve ayrlardr. Dryad'lar ve hamadrayad'lar aalardr. Aksine bu belirli maddliin hibir izi perilere, ccelere, cadlara, valkyri'lere ve akrabalar olan ve geceleri dolaan lm ruhlarn ordularna bulamamtr. Naiad'lar kaynaktr: Su perileri ve aa ruhlar ve iyilik perileri kaynaklara, aalara ve evlere bal olan ve bunlardan kurtulup hr dolamak isteyen ruhlardr. Bir nymph -yani, bir kaynak- yakkl bir oban ziyaret edecei zaman insan klna brnr, fakat bir su perisi gece yars yaamakta olduu havuzun derinliklerinden kp gelen ve salarnda nilferler tayan bylenmi

maarasnda, Frau (bayan) Vens ise Hrselberg'de oturur. Sanki faustian evreni madd ve iine girilmez olan hereyden nefret etmitir. Nesnelerde biz baka dnyalarn bulunduundan phe ederiz. Sertlikleri ve kalnlklar sadece bir grntr ve -onu yok edebilecei iin klasik mitosta imknsz olan bir vasf- baz seilmi faniler, uurumlar ve yarklar arasndan, derinlikleri grmek gcne sahip klmlard. Fakat fizik teorilerimizin, her yeni varsaymmzn gizli amac bu deil mi? Baka hibir kltr, dalarda ve havuzlarda gml hazineler, baka varlklarn yaad gizli deniz alt lkeleri, saraylar, baheleri hakknda bylesine ok masalla*bilmez. Grnen dnyann btn z faustian tabiat duygusu tarafndan inkr edilmitir yle ki, neticede, hibir ey dnyada ait olmuyor ve tek gerek uzay kalyor. Peri masal, gotik slup katedrallerimizin ta ynn erittii gibi, tabiatn maddesini btn arlndan silkinen ve hibir ba tanmayan bir ekil ve izginin hayali iinde eritir. Klasik ok tanrcln tanrlarn vcut olarak kiiletirilmesinden durmadan artan vurgulama, "garip tanrlar"a kar davranta zellikle belli oluyor. Klasik insan iin Msrllarn, Fenikelilerin ve Almanlarn tanrlar kadar gerekti. ayet bir insan Babil'de ikamet ediyorsa ve Zeus'la Apollon ok uzaktaysalar, bu sebep yre tanrlarna sayg gstermek iin zellikle yeterliydi. "Bilinmeyen tanrlara" adanan mihralarn mnas budur ki Paulus, Atina'da, bunlardan birini magian tek tanrs olarak yanl anlamt. Bunlar Yunanllar tarafndan ismen bilinmeyen fakat byk limanlardaki (Pire, Korent ve dierleri) yabanclar tarafndan tapnan ve bu yzden sayg gerektiren tanrlard. Roma, din kanunlarnda ve dikkatle korunan formllerde -mesel, "generalis invocatio" (genel dua)bunu klasik bir aklkla belirtilmitir. Evren nesnelerin toplam ve tanrlar da nesneler olduuna gre, Romalnn henz pratik olarak ve tarih adan iliki kurmam tanrlara da sayg gstermesi gerekmekteydi. mparatorluk ann ilk nesillerinde, antik ok tanrclk, o-

unlukla d trelerini ve mitoslarnn ekillerini deitirmeden, tedricen magian tek tanrcln iinde eridi. Yeni bir ruh ortaya kt ve eski ekilleri yeni bir tarza soktu. simler devam etti, fakat baka tanrlar (numina) iin kullanld. Btn ge klasik mezheplerde, sis ve Kibele'nin, Mithras, Gne (Sol) ve Serapis'in, tanr artk ekli anlalabilen, yeri ve biimi belli bir varlk olarak hissedilmez. Erken Hristiyanlk zamanlarnda, Dolicheli Jpiter veya "Sol Invictus" (Yenilmeyen GneMithra), iki kiinin bir araya gelmesiyle, tapnlabilirdi. Btn bu tanrlar gittike tek bir "numen" (mutlak hakikat) olarak hissedilmeye baland, her ne kadar belirli bir mezhebin taraftarlar "numen"in (mutlak hakikatin), gerek ekli ile, sadece onlar tarafndan bilindiine inanyorlarsa da. Bylece sis'ten "milyon isimli" diye sz edilebilirdi. O zamana kadar isimler yer ve cisim olarak ok sayda tanrlarn nvanlar olmutu, imdi ise herkesin aklnda olan o Bir'in isimleridir. Bu magian tek tanrcl, Dou'dan gelen ve mparatorluu sel gibi basan, btn din yaratmalarda kendini aklar: skenderiyeli sis, Aurelian'n (Palmyra'nin Baal') tercih ettii Gne tanrs, Diocletian tarafndan himaye edilen (ve ranl ekli Suriye'de tamamen deitirilen) Mithra, Septimius Severus'un sayd Kartacal (Tanit, Gklerin Tanras) Baalath. Klasik zamanlarda olduu gibi, bu suretlerin (figrlerin) ithali somut tanrlarn saysn artrmyor. Aksine, eski tanrlar ilerine ekerler ve bunu yaptklarnda onlar resimlenebilecek (tarif edilebilecek) bir ekilden gittike mahrum brakrlar. Simya statiin yerini almaktadr. Buna uygun olarak, grnt yerine timsallerin -mesel, Boa, Kuzu, Balk, gen, Ha- gittike ne ktklarn grrz. Konstantin'in "in hoc signo vinces" (bu iaretle galip geleceksin) de klasikten deta hibir iz kalmamtr. slm'da ve Bizans'ta grntnn yasaklanmasyla neticelenen, insan temsillerine kar duyulan nefret yerlemeye balamtr bile.

TANRITANIMAZLIK
Tanrtanmazlk, psikologun ve din aratrmacsnn imdiye kadar dikkatli bir incelemeye demez bulduu bir konudur. ok eyler yazld ve tartld, gayet yuvarlak szlerle gerek serbest dnce kurbanlarnca gerekse sofularca. Fakat hi kimse sylememitir; veya onu, analitik olarak, olumlu, gerekli, iddetli sembolik, ferdi ve kesin bir olay olarak ele almamtr. Doru bir ekilde anlalan tanrtanmazlk, kendini tamamlam ve din imknlarn bitirmi, inorganik olana den bir maneviyatn gerekli ifadesidir. Gerek dindarlk iin canl ve zlemli bir arzu ile tamamen badatrlabilir -bylece, bir daha geri gelmemek zere gitmi iln yani kltr hatrlatan, romantizme benzemektedir- ve bir insanda, kendi farkna varmadan, dncelerinin alkanlklar ile asla atmayan veya inanlarna meydan okumayan, duygularnn bir eseri olarak bulunabilir. Beethoven'in mziini dinledikten sonra, dindar Haydn'n onu bir tanrtanmaz olarak vasflandrmasna neyin sebep olduunu grebilirsek bunu anlayabiliriz. Tanrtanmazlk kltrn akam ile deil, medeniyetin afa ile ortaya kar. Fakat bizim "ikinci dindarlmz"n balangc olan bu dnya duygusunun ve dnya grntsnn bu ge ekli iimizdeki dindarln evrensel bir inkr ise, onun yaps her medeniyette deiiktir.-Sadece kendisine ait ve sadece kendine kar ynetilmi tanrtanmaz bir tenakuza sahip olmayan dindarlk yoktur, insanlar,

evrelerindeki d dnyay iyi dzenlenmi cisimlerden meydana gelen bir evren veya bir dnya maaras veya ebediyen faal bir uzay olarak tecrbe ederler, fakat duruma gre, iindeki kutsal sebeplilii artk yaayarak tecrbe edemezler. Kendi iinde mekanik olan ya da olmas arzu edilen dnyev bir sebeplilik kavrarlar sadece. Klasik, Arap ve Batl trnde tanrtanmazlklar vardr ve bunlar mna ve muhteviyat olarak birbirlerinden farkldrlar. Nietzsche dinamik tanrtanmazl "Tanr lmtr" temeline gre ifade etmitir, klasik bir felsefeci statik (durgun) ve klidci tanrtanmazl da "kutsal yerlerde oturan tanrlar lmtr" demekle ifade edebilirdi: Biri snrsz uzayn, dieri saysz cisimlerin tanrsz hale geldiini belirtir. Fakat l uzay ve l nesneler fiziin "gerekleri"dir. Tanrtanmaz fiziin tabiat grntsyle dinin tabiat grnts arasnda herhangi bir fark tecrbe edemez. Dil, ince bir duyguyla, zek ile akl ayrr veya ruhun erken ve ge, krsal ve byk ehirli artlar. Her yaayan kltrdeki maneviyat dindardr, dine sahiptir, ister uurlu olsun ister uursuz. Maneviyat dinsiz olamaz, en fazla, Medici'lerin Floransa'snda olduu gibi, dinsizlik fikri ile oynayabilir. Fakat byk ehir insan dinsizdir; bu varlnn bir ksmdr, tarih durumunun bir iaretidir. Bir devrin varabilecei inan derecesi msamaha'ya kar davranyla aklanr. Kii bir eye, ya bizim tecrbelerimize dayanarak ilh olanla bir ilikisi varm gibi grnd iin, ya da byle bir tecrbeye gc yetmedii ve umursamaz kald iin, msamaha gsterir. Biz ada olanlarn "msamaha" dediimiz ey, klasik dnya tanrtanmazlnn tersi olan bir eyin ifadesidir. Klasik din mefhumunda "numina"lann (tanrlarn) ve mezheplerin okluu mevcuttur. Fakat faustian ruh iin z tekil eden dogma'dr, grlen yin deil. Tanrsz saylan retinin (doktrinin) zttdr. Itizal'in semav ye manevi gr burada balyor. Faustian bir din, hususiyetinden dolay bir vicdan hrriyetine izin veremez; uzay kaplayan dinamii ile ters der. Hr dnce bile bu kaideye bir istisna tekil et-

mez. Aramzda, bir eit engizisyona dayanmadan, inan olamaz. Uygun bir elektrodinamik benzetmeyle, bir inancn g alan iindeki btn akllar kendi iddetine gre ayarlar. Bunu yapamamas inan eksiklii veya kilisenin diliyle, tanrszlk mnasna gelir. Aksine apollinian ruh iin tanrsz, tanrdan uzak olan mezhebin kmsemesiydi ve burada onun dini tutum hrriyetine izin vermiyordu. Her iki durumda da Tanr duygusu tarafndan istenilen ve onun tarafndan yasaklanan msamaha arasnda bir izgi ekilmiti. Tanrlarn tarihleri satirik dram ve komedilerde alay konusu olabilirdi, fakat bu bile klidci mevcudiyetlerini bozamazd. Fakat tanrnn heykeli, yin, inancn plastik ekilleri hibir insan bunlara el uzatamazd, buna izni yoktu. Herhangi bir mitosu artk ciddiye almayan erken mparatorluun ince zeklarnn titizlikle halkn inanlarna ve bilhassa -btn snflar iin derin ekilde gerek olan- imparatora tapnmaya uymalar ikiyzlkten dolay deildi. Dier taraftan olgun faustian kltrnn air ve dnrleri "kiliseye gitmemekte", gnah kartmaktan uzak kalmakta, din tren gnlerinde evde kalmakta ve (protestan evrelerde) kiliseyle hibir ilikide bulunmamakta serbesttiler. Fakat dogmann nemli noktalarna dokunamazlard, nk bu her mezhep ve tarikat iin, zellikle serbest dnrler dahil olmak zere, tehlikeli olabilirdi. Mitolojiye inanmayan yin ekillerine dindarca riayet eden Romal stoac, Lessing ve Goethe gibi kilisenin trenlerini umursamayan fakat "imann temel doruIan"ndan asla phe etmeyen aydnlanma ann insanlarnda benzerini bulur.

G DOGMAS OLARAK FAUSTIAN FIZII


Eer ekil haline giren tabiat duygusundan, sistem haline giren tabiat bilgisine dnersek, akln, evresindeki dnyay aklayabilmek iin, kulland grntlerin mahreci olarak Tanr'y veya tanrlar grrz. Bir defasnda Goethe (Riemer'e) yle demiti: "Akl dnya kadar eskidir; bir ocuun bile akl vardr. Fakat bu her zaman ayn ekilde veya ayn eylere tatbik edilmez. nceki yzyllar fikirlerini hayal gc ile dolu derin dnceden alrlard, fakat geen yzyllar bunlar mefhumlara drdler. O zaman retici g daha bykt, imdi ise ykc g veya tefrik etme sanat daha byktr." Nevvton mekaniinin kuvvetli dindarl ve modern ( dinamiin belirtilerinin deta eksiksiz tanrtanmazl ayn renktedir, ayn temel duygunun olumlusu (pozitifi) ve olumsuzu(negatifi)dur. ihtiyacn fizik sistemi, dnya ekline ait olduu ruhun btn hususiyetlerine sahiptir. Barokun Tanrcl (llhiyye'si) dinamii ve analitik geometrisiyle birlikte gider; temel prensipleri, Tanr, hrriyet ve lmszlk, mekaniin dilinde hareketsizlik (Galileo), en az hareket (D'Alembert) ve enerjinin muhafazas (J. R. Mayer) prensipleridir. Bat fizii i ekliyle mezheb (kultisch) deil, dogmatiktir. Muhteviyat, uzay ve mesafe ile ayn olan, g dogmasdr. Bu "g" veya "enerji"nin gerekten bir mefhum'un iine sktrlm bir "numen" (mutlak hakikat) olduu (ve ilm bir tecrbenin neticesi olmad), Termodinamiin tik Kanunu diye bilinen

temel prensibinin enerjisinin hususiyeti hakknda hibir ey sylemedii ve ak konumak gerekirse, "enerjinin muhafazas" fikrinin bir ksm olduu yanl (fakat psikolojik olarak gayet mnal) zannndan belli olmaktadr. Tecrbeye dayanan l, nesnelerin hususiyeti bakmndan, sadece bir say ortaya koyabilir ve biz bu sayy (tekrar mnaldr) i diye isimlendirdik. Fakat dncelerimizin dinamik kalb, her ne kadar enerjinin mutlak deeri bir hayal ise ve hibir zaman kesin bir say ile ifade edilemiyorsa da, bunun bir enerji fark olarak dnlmesini istedik. Bu sebeple daima, bizim deyimimizle, belirsiz bir ek sabite kalr; baka bir deyile, her ne kadar imdiki ilm tatbikat onunla ilgilenmiyorsa da, i gzmzn ekillendirdii bir enerjinin grntsn muhafaza etmek iin abalarz. G mefhumunun menei bu olduuna gre, irade ve uzay gibi klasik olmayan kelimeleri tarif edemediimiz gibi, onu da tarif edemeyiz. Her ahs tarifi, onu ortaya atann hemen hemen bir din inanc haline getiren, daima hissedilen ve sezgiyle idrak edilen bir kalnt geriye artar. Laplace onu, hakknda tek bildiimiz ey almalar olduu bir mehul diye isimlendirdi ve Newton uzaktaki madd olmayan gleri hayal etti. Leibniz "vis viva"(yaayan hayamdan, madde ile birlikte "monad" (monat) dedii birimi tekil eden bir "quantum" olarak sz etti ve Descartes, XVIII. yzyln baz dnrleri ile birlikte, hareket ve hareket ettirilen arasnda temel farklar kartmakta ayn derecede isteksizdi. "Potentia" (g), "virtus" (fazilet), "impetus" (iddet)ten baka gotik alarda bile, gcn ve ita eden sebebin ak olarak ayrlmad, "conatus" (teebbs) ve "nisus" (destek) gibi deyiler buluruz. Bir yahudi ve dolaysyla, manen, magian kltrn bir yesi olan Spinoza, faustian g mefhumunu bir trl hazmedememitir ve sisteminde bunun yeri yoktur. Kk fikirlerinin gizli kuvvetlerinin artc bir delilidir ki Heinrich Hertz, yakn gemiin byk fizikileri arasnda yer alan tek yahudi, mekanizmin ikilemini (dilemma) g fikrini ortadan kaldrmakla halletmeye alan tek fiziki olmutur.

G dogmas, faustian fiziinin tek temasdr. Batl bir statik yoktur, yani Bat ruhuna tabi olan mekanik olaylarn hibir aklamas, zaman ve g fikirleriyle bir balant kurmadan, uzay ve yn ya da ekil ve madde fikirlerine dayanmyor. Okuyucu bunu istedii konuda deneyebilir. Ge rnesans, tpk klasik heykelcilii devam etmekte olduuna inand gibi, Arimet fiziini de yeniden canlandrdn hayal etmitir. Hatta Galileo bile rnesans duygusunun tesiri altndayd. Bu sebeple, g fikrini deme gc (arpma) olarak snrlandrd ve formlasyonu (belirtmesi) "momentum"(an)un muhafazasndan (hareket miktar) teye gitmedi. Sadece "hareket ettirilme"ye tutundu, uzay konusunda herhangi bir vurgulamadan kand ve gerek serbest ve ynl gler (yaayan gler, "activum thema"-faal tema) fikrinin gelitirilmesi -ilk nce tartmada sonradan, olumlu olarak, matematik bulularnn tatbikiyle- Leibniz'e kald. "Momentum"un muhafazas fikri bylece canl glerin muhafazas fikrine yol at, tpk kemm (nicel) saynn fonksiyonel sayya yol at gibi. Rnesans duygusundan tamamen ayrlp uzak gler, uzaydaki cisimlerin birbirlerini itme ve ekme fikrini kuran Newton'du. Mesafe artk kendi iinde bir gtr. Bu fikir duyularla idrak edilebilen muhtevadan ylesine bamszdr ki Newton bile bundan rahatsz olmutur -aslnda fikre o sahip kmad, fikir ona sahip kt-. Bugne kadar hi kimse bu uzaktaki glerin yeterli bir tarifini yapamamtr. Hi kimse merkezka gcn aslnda ne olduunu anlayamamtr. Bu hareketin sebebi ekseni etrafnda dnen dnyann gc m, yoksa tersi mi? Yoksa her ikisi ayn m? Modern mekaniin sembolik zorluu, fizik dncenin arlk merkezi maddenin dinamiinden esirin (eterin) elektrodinamiine getii vakit Faraday tarafndan kefedilen potansiyel teoriyle hibir zaman ortadan kaldrlamamtr. Bir hayalperest olduunu ispat eden ve fiziin modern ustalar arasnda matematiki olmayan tek kii ve nl tecrbe adam 1846'da bunu belirtmiti: "Uzayn hibir ksmnda (ister, genel olarak sylendii gibi, bo olsun ister

madde ile dolu olsun), gler ve harekette bulunduklar izgiler dnda, hibir eyin doru (gerek) olduunu sanmyorum". Burada Faraday, uzaktaki glerinin, dindar fizikinin incelemekten kand, mitoslara uygun bir fona varan, Newton'la ayn metafizik izgidedir. Gcn yanlla yol vermeyen bir tarifine varmak iin mevcut alternatif yol -yani, Tanr'dan deil de dnyadan, tabi hareketin konusundan (znesinden) deil de nesnesinden balayanayn zamanda enerji mefhumunun belirtilmesine de yol ayordu. imdi bu fikir, g fikrinden ayr olarak, bir yn deil de ynetilme "quantum"unu temsil eder ve bu bakmdan Leibniz'in miktarda deimeyen "canl g" mefhumuna yakndr. Yn dncesinin balca hatlarnn burada tekrar edilmesi gzden kamayacaktr; gerekten de enerjinin atomik yapsnn garip fikri bile ciddiyetle tartlmtr. Buna ramen temel kelimelerinin bu yeniden dzenlenmesi, bir dnya gcnn dayanaklaryla (substratum) birlikte mevcut olduu duygusunun bozmamtr. Hareket meselesi gene zmlenmemitir. Newton'dan Faraday'a veya Berkeley'den Mill'e kadar olanlarda sadece din hareket fikrinin yerine dinsiz i fikrinin gemesidir. Modern fiziin tabiat grntsnde tabiat i yapmaktadr; nk Termodinamiin lk Kanunu mnasna dahil her ilem (sre), "snrl enerji" ekli altndaki i miktarna tekabl eden enerji sarfiyatyla llr veya llebilir. Pek tabi, J. R. Mayer'in kesin kefi sosyalist teorinin douuyla ayn zamana rastlar. ktisad sistemler bile ayn mefhumlar kullanr; Quesney ve Turgot'ya kar iktisad alann organik yapsndan mekanik yapsna geici damgalayan Adam Smith'ten beri deer meselesi i miktar ile ilikili olmutur. Enerji muhafazasnn, "entropy" ve en az hareket gibi fizik tekliflerine tpatp uyan cmleler iktisatlarn dilinde de bulunabilir. O halde biz eer barok andaki douundan itibaren gcn merkez fikrinin geirdii safhalar ve byk sanatlarn ve matematik tesinin ekil dnyalaryla olan iten ilikilerini gzden geiri-

risek grrz ki XVII. yzylda (Galileo, Nevvton, Leibniz) resmedilebilecek duruma getirilmi ve 1630'larda yok olup giden yce yalboya resim sanatyla uyum halindedir; XVIII. yzylda (Laplace ve Lagrange'n "klasik" mekanii) fg slubunun soyut karakterini elde eder ve Bach'la uyum halindedir; ve kltr sonuna varrken ve meden zek manev zekya kar muzaffer iken saf tahlilin alannda, zellikle, onsuz en modern eklinden anlalmas zor olan, birka bileik (kompleks) deikenin fonksiyonlar teorisinde grlr.

DAHA ILERI TEORIK -TEKNIK OLMAYANTEKAMLN SNRLAR


Fakat inkr edilemez ki bununla Bat fizii imknlarnn snrna doru yaklamaktadr. Neticede, tarih bir olay olarak vazifesi faustian tabiat duygusunu bir aydn bilgiye ve ilkbaharn inan ekillerini kesin ilmn makine ekillerine deitirmek olmutur. Ve, imdilik, her ne kadar daha pratik ve "tamamen teorik" neticeler kartmaya devam edecekse de bu neticeler, eitleri ne olursa olsun, bir ilmin sath tarihine ait olacaklar. Sadece sembolclnn ve slubunun tarih derinliklerine aittir ve ok belli ki bu derinliklerde ilmmizin z ve ekirdei hzla paralanmaktadr. XIX. Yzyln sonuna kadar her atlan adm dinamik tabiat grntsnn i tamamlanmas, artan safl, kesinlii ve dolgunluu yolundayd, sonra onu en st teorik akla getiren ey birden bir eritici haline geldi. Bu kasten olmamtr -aslnda modern fiziin yksek zeklar bunun vuku bulduundan uursuzdurlar- fakat burada iinde bulunan tarih bir ihtiya yatar. Ayn ekilde ve ayn izafi safhada, klasik ilim M.. 200 yllarnda kendini iinden tamamlad. Tahlil, Gauss, Cauchy ve Riemann ile amacna varmtr ve bugn sadece yapsndaki aklklar kapatmaktadr. Bu, dn bile fizik teorisinin kar gelinemeyen temeli olan eylere, enerji prensibinin mnas, yn, uzay, mutlak zaman mefhumlar ve genel sebeplilik kanunlar ile ilgili olarak ortaya kan an ve yok edici phenin mahrecidir. Bu phe artk, bilenle onun bilgi-

sinin konusunu bir araya getiren barokun verimli phesi deildir; bir tabiat ilmnin asl imknna tesir eden bir phedir. Bir tek misal alalm: Sadece neticelerin ihtimaline yenilen ve peinen, umutlu eski nesiller iin bir inan tekil eden mutlak ilim doruluunu geride brakan sralayc ve istatistik metotlarn hzla artan kullannda ne kadar derin bir uuralt phe (skepsis) vardr. Kendi kendine yeterli ve kendi kendine oluan mekaniin imknnn tamamen yok olaca zaman gelmitir. Her fizik, gsterdiim gibi, bilenin canl kiisi metodlu olarak bilinenin inorganik ekil dnyasnn iine sokulduu hareket meselesini ortadan kaldrmaldr. Fakat bugn bu ikilem (dilemma) btn en yeni teorilerde mevcut olmaktan baka, yzyllk bir aydn alma onu yle bir kesinlikle odak noktasna getirmitir ki onu artk ihmal etme imkn kalmamtr. Newton'dan beri fethedilemeyen bir gerek gibi saylan yerekimi teorisi, imdi geici olarak snrlanm ve dengesiz bir varsaym (hipotez) olarak kabul edilmitir. Enerji sonsuz bir uzayda sonsuz ise Enerji Muhafazas Prensibi'nin hibir mnas kalmaz. Prensibin kabul edilmesi, ister sonsuz veya klidci veya (klidci olmayan geometrilerin gsterdii gibi) krev veya "tam fakat snrsz" hacimli olsun, uzayn herhangi boyutlu yaps ile badaamaz. Bu sebeple geerlilii, "kendi kendine yeterli ve dardan tesir edilemeyen bir sistem" ile tahdit edilmitir ve byle bir tahdit gerekte mevcut deildir ve olamaz. Fakat sembolik sonsuzluk faustian dnya duygusunun bu temel fikirde ifade etmek istedii eydi, yani dnya ruhunun lmszl fikrinin mekanik ve yaylma vastasyla tekrar ekillenmesi. Aslnda bu, bilginin ondan ak bir sistem kurmay asla baaramayaca bir duyguydu. Ik saan esir (eter) modern dinamiin bir mevzuas (postulat) idi ki onunla her hareket, hareket ettirecek bir eye ihtiya duyar. Fakat bir esirin (eter'in) olumas ile ilgili dnlebilecek her varsaym (hipotez) i elikiler altnda paralanmtr; bundan baka Lord Kelvin, bu k ileticisinin itirazlara ak olmayan bir yaps mevcut olamayacan matematik olarak ispat etmitir. Fresnel'in tecrbe-

lerinin aklanmasna gre, k dalgalar apraz ise esir(eter)in kat bir cisim olmas gerekir (gerekten garip vasflarla) fakat o halde elastiklik kanunlarnn ona tatbik edilmesi de gerekir ve bu durumda dalgalar uzunlamasna olmal. Aslnda kat geerlilie sahip saf isimsiz saylar olan Maxwell-Hertz'in In Elektromanyetik Teorisi'nin denklemleri, esir(eter)i saf bir hava boluu (vacuum) olarak sayarlar. Fakat bu, aslnda, dinamik grnty ykmaktan baka bir ey deildir. Nevvton'dan beri deimez yn -deimez gcn karltartlmaz bir geerlilik kazanmtr. Fakat Planck'n "quantum" teorisi ve tecrbelerin gerekli kld, Niels Bohr'un atomlarn ince yaps ile ilgili neticeleri bu fikri yok etmitir. Kendi kendine yeterli her sistem, kinetik enerjisinin yansra, ondan ayrlmas mmkn olmayan ve dolaysyla sadece yn mefhumu ile temsil edilemeyen, bir s enerjisine sahiptir. nk yn canl enerji ile tarif edilirse bu olaydan dolay (ipso facto) termodinamik durumla ilgili olarak artk daim deildir. Bana ramen, "quanda" teorisini barokun "klasik" mekaniini tekil eden varsaym (hipotez) grubunun iine yerletirmek imknszdr; bundan baka, sebepli devamllk prensibinin yansra Sonsuz Derece Kk Hesap' n -Newton ve Leibniz tarafndan kurulmutur- temelleri de tehlikeye dmektedir. Fakat bunlar yeteri kadar cidd pheler ise, zafiyet Teorisi'nin kabacasna alayl varsaym (hipotezi) dinamii tam kalbinden vurur. Ik hznn aracnn hareketinden tesir grmediini gsteren A. A. Michelson'un tecrbeleriyle desteklenen ve matematik olarak Lorentz ve Minkovvski tarafndan hazrlanan izafiyet Teorisi'nin belirgin temayl mutlak zaman mefhumunu yok etmektir. Astronomik bulular (ve bu konuda bugnn ilim adamlar kendilerini cidd olarak kandrmaktadrlar) onu ve temellendirebilirler ne de kar gelebilirler. "Doru" ve "yanl" byle tahminlerin llebilecei kriterler deildir; mesele, Radyoaktivite ve Termodinamik'in saysz varsaymlar (hipotezleri) tarafndan meydana getirilen kark ve sun fikirler kaosunda, kendi varsaymn (hipotezini)

kullanlabilir olarak tutup tutamamasndadr. Fakat, nasl olursa olsun, zamann tarif edildii fizik miktarlarnn dayanklln iptal etti ve eski (antik) statiklerin tersine, Bat dinamii sadece byle miktarlar tanmaktadr. Mutlak uzunluk lleri ve kat cisimler artk yoktur. Bununla beraber mutlak kemm snrlandrma imkn ve dolaysyla gle hz arasndaki sabit orant olarak ynn "klasik" fikri -enerjinin ve zamann bir rn olarak hareket "guantum"u yeni bir orant olarak ortaya karldnda- suya dt. Eer biz, Rutherford ve Bohr'un atom fikirlerinin bundan baka bir ey ifade etmediklerini, gzlemlerin say olarak neticelerinin aniden, daha nce tutulan atom kmelerininki yerine atomun iindeki bir gezegenler dnyasnn grntsne kavutuklarna kendimizi inandrrsak; eer varsaymlarn (hipotezlerin) kattan evlerin bugn nasl hzla ykldn ve her elikinin yeni bir aceleci varsaymla (hipotezle) nasl kapandna dikkat edersek; eer bu grntlerin birbirleriyle ve "klasik" barok mekanikle elikiye dtkleri gereine ne kadar az dikkat edildiini dnrsek, yce fikir yaratma (ideation) slubunun sonuna geldiini, mimarde ve baka ekil sanatlarnda olduu gibi, yerini varsaym (hipotez) kuran bir eit hner sanatnn aldn farkna varrz. Sadece tecrbe tekniindeki -yzylnn gerek ocuu- ar ustalmz sembolcln kn gizler.

DINAMIK FIZIIN KENDI KENDINI YOK ETMESI: TARIH FIKIRLERIN ORTAYA IKMASI
Bu k timsalleri arasnda en gze arpan, Termodinamiin kinci Kanunu'nun konusunu tekil eden, "Entropi" mefhumudur. Birinci kanun, enerji muhafazasna ait olan, dinamiin znn basit aklamasdr -ve tabiatn sadece karsrml dinamik sebeplilik (Aristo'nun durgun plastik sebepliliine zt olarak) ekli altnda mecburen grnen, Bat Avrupal ruhun tekilinin- faustian dnya grntsnn temel unsuru tutum deil, hareket ve mekanik olarak dnlrse, ilemdir; ve bu kanun ve ilemlerin matematik hususiyetlerini deiken ve sabitler ekline sokar. Fakat ikinci kanun daha derine iner ve dinamiin dnce temelleri tarafndan, hibir ekilde deneyden nce (a priori) kabul ettirilmeyen, tabiat olaylarndaki bir eriyi gsterir. Matematik olarak, entropi cisimlerin kendi kendine yeterli bir sisteminin geici bir durumuyla belirlenen ve btn fizik ve kimyev deiimler altnda sadece oalabilen, fakat asla azalmayan bir miktarlar temsil edilir; en elverili artlar altnda deimez kalr. Entropi, g ve irade gibi (bu ekil dnyasn anlayabilen herkes iin) i olarak ak ve manal olan fakat her deiik mtehasss tarafndan deiik ekilde, fakat hibiri tatmin edici olmayan, belirtilen bir eydir. Yine burada, dnya duygusu ifadeyi arad zaman akl yetersiz kalr. Genel olarak tabiat ilemleri, entropinin artrlp artrlmad-

na gre, ters evrilebilir ve ters evrilemez olmak zere tasnif edilmitir. Birinci eitten herhangi bir ileminde, serbest enerji snrl enerjiye evrilir ve eer bu l enerji tekrar canl enerjiye evrilmek istenirse bu ancak ikinci bir ilemde canl enerjinin bir ileri (bir baka) "quantum"unun ayn anda balanmasyla olabilir; bunun en iyi bilinen misali kmrn yanmasdr, yani, iinde saklanan canl enerjinin karbon diyoksitin gaz ekliyle balanan sya dnmesi- eer suyun gizli enerjisi buhar basncna ve sonra da harekete evrilecekse. Neticede, btn olarak dnyada olsun, bir eit son duruma yaklamaktadr. Tersine evrilemez ilemlerin misalleri snn iletkenlii, yaylma, srtme, k yayn ve kimyev reaksiyonlardr; tersine evrilebilenlerin, yer ekimi, elektrik titreimleri, elektromanyetik ve ses dalgalardr. imdiye kadar tam olarak hissedilemeyen ve Entropi Teorisi 'nin (1850), Bat zeksnn bu aheserinin, eski dinamik fiziin yok edilmesinin balangc olarak kabul etmeme yol aan, burada ilk defa olarak teorinin iinde tantlan, teori ile gerek arasndaki derin ztlktr. Birinci kanun, sebepli bir tabiat olaynn kesin bir grntsn izmiti, fakat ikinci kanun tersine evrilmezlii tantmakla, mekanik mantk alann iine ilk defa olarak gerek hayata ait olan ve dolaysyla o alann temel z ile elikide bulunan bir temayl getirmitir. Eer Entropi Teorisi sonuna kadar takip edilirse u neticelere varlr: lk olarak, teoride btn ilemler tersine evrilebilir olmaldr -ki bu dinamiin temel mevzulardan biridir ve Enerji Muhafazas Kanunu ile kesinlikle tekrar ileri srlmtr- fakat, ikinci olarak, gerekte tabiat ilemleri btnyle tersine evrilemezdir. Laboratuvar tecrbesinin sun artlan altnda bile en basit ilem tam olarak tersine evrilemez, yani gemi olan bir durum tekrar meydana getirilemez. Hibir ey, sistematiklerin mevcut artlar konusunda, "ilkel dzensizlik" varsaymnn (hipotezinin), fikr mevzu (postulat) ile gerek tecrbe arasndaki elikiyi yumuatmak iin ortaya atlmasndan daha belirgin olamaz. Bir cismin "en kk

paracklar" (bir grntden baka bir ey deil bu) daima tersine evrilebilir ilemler icra eder, fakat gerek nesnelerde en kk paracklar dzensizlik iindeler ve birbirlerini engellerler; ve bylece sadece gzlemci tarafndan tecrbe edilen tersine evrilemeyen ilem, tesadflerin en basit ihtimallerini aldnda entropi artmasyla balantldr. Bylece teori, htimaller Hesab'nn bir blm olur ve doru usuller yerine istatistik usuller elde ederiz. Belli ki bunun nemi farkedilmedi. statistik, kronoloji gibi, kanunlarn ve zamansz sebepliliin dnyasna deil de organik olann, dalgalanan hayatn, kaderin ve olayn alanna aittir. Herkesin bildii gibi, istatistik her eyden nce siyas ve iktisad, yani tarih gelimeleri belirtmek iin kullanlr. Galileo ve Newton'un "klasik" mekaniinde onlar iin bir ey olamazd. Eer imdi, aniden, o alann muhteviyat sadece istatistik olarak ve ihtimal grn altnda -barok dnrlerinin oybirlii ile talip ettikleri deneyden nce doruluunun yerine- anlalr ve anlalabilecekse bu ne mnaya gelir? Anlayn konusu bizleriz, mnasna gelir. Bu ekilde "bilinen" tabiat, yaanan tecrbe yoluyla bildiimiz, kendi iinde yaadmz tabiattr. Teori'nin ileri srd (ve, teori olduundan, ileri srmesi gereken) -yani, gerekte asla olmayan bu ideal tersine eviremezlik- eski cidd fikri eklin, ikiz kardei karsrml mzik olan yce barok geleneinin bir kutsal emanetini temsil eder. Fakat istatistie ba vurmak o gelenein ayarlad ve tesirli hale getirdii gcn tkendiini gsterir. Olumak ve olu, kader ve sebeplilik, ilmn ve tarihin unsurlar kartrlmaya balanmtr. Hayat, byme, ya, yn ve lm formlleri oalmaktadr. Bu gr asndan, dnya ilemlerindeki tersine eviremezlik bunu ifade etmektedir. Bu artk fizik "t"nin deilde, kaderle ayn ey olan, iten tecrbe edilen zamann ifadesidir. Tabiat bilgisinin tenkiti dnya ekli, tabiatduy-gu s u n u n, Tanr duygusunun ters ynnden balad. Btfrad; ge deyHn sonlarnda, azam mesafeye ulam ve yuvprte gelmek iin dernektedir. Dinamik amacna yaklatka i imknlarn; harcadka* lrntdeki tarih kiilikler

n plana karlar, kaderin organik ihtiyac sebepliliin organik olmayan ihtiyac ile yan yana srarla kendini ne srer ve kabiliyet ve iddetle birlikte yn saf yaylmann faktrleri olurlar. Bu ilemin ak hep ayn eitten, tecrbeden alnan neticeler tarafndan sadece grnte istenen ve aslnda dnya duygusu ve mitoloji daha gotik adan beri hayal ettii cesur varsaymlarn (hipotezlerin) dizilerin ortaya kmasyla belirtilmitir. Her eyden nce bu, radyoaktivite olayn aydnlatan, atom paralanmasnn tuhaf varsaymnda (hipotezinde) aklanmtr. Buna gre, btn d tesirlere ramen milyonlarca yl mddete z bozulmayan uranyum atomlar birden ve belirli bir sebep olmadan patlarlar ve saniyede binlerce kilometre hzla en kk paracklarn uzaya frlatrlar. Bylece bir radyoaktif atom toplamndan sadece birka kaderin hmna urarlar, halbuki komular hi bir zarar grmez. Burada da bir "tabiat" deil de bir tarih grnts mevcuttur ve her ne kadar istatistik metotlar gerekli grnyorsa da, diyebiliriz ki onlarda matematik saylarn yerini kronoloji saylar aldlar. Bu fikir fikirlerle faustian ruhun mitos ve iir gc mahrecine dnmektedir. Gcn, iradenin birer amac vardr ve amacn olduu yerde de, aratrc gz iin, bir son vardr. Yalboya resmin perspektifi gzden kaybolma noktas vastasyla, barok park "point de vue" (gr as) ile ve tahlilin sonsuz bir dizinin ...'nci terimiyle ifade ettii -yani iradeli bir yeniliin neticesi- burada mefhumun eklini alr. ikinci ksmn Faust'u, amacna vard iin, lmektedir. Eskiden Tanrlarn k (Gtterdammerung) mitosunun ifade ettiini bugn, onun dinsiz ekli olan, Entropi Teorisi ifade etmektedir.

SON SAFHA: BIR MORFOLOJIK ILIKILER SISTEMINDE DALMA


imdi Bat ilmnin son safhasn izmek kald. Bugnk gr amzdan kn hafif meyilli yolu aka grnmektedir. Bu da, bu ileriye, kanlmaz kadere bakma gc, faustiann zel istidatlarndan olan tarih kabiliyetin bir ksmdr. Bizim leceimiz gibi klasik de ld, fakat bunu bilmeden. O ebed bir varla inand ve sonuna kadar iten bir memnunlukla yaad, her gnn tanrlarn bir ba gibi harcayarak. Fakat biz tarihimizi biliriz. nmzde, btn Avrupa'y ve Amerika'y saracak olan, son bir manev buhran durmaktadr. Aknn ne olacan bize ge hellenizm gstermektedir. Akim zulm -ki, bunun farknda deiliz nk onun doruu biz kendimiziz- her kltrde insan ile yal insan arasndaki adan baka ey deildir. En doru ifadesi tam ilimlerin, diyalektiin, ispatn, sebepliliin tapnmasdr. Eskiden iyonik, bizim durumumuzda ise barok onun ykselen uzuvlaryd. imdi ise mesele aaya doru erinin ne ekil alacadr. Kehanette bulunuyorum ki, bu yzylmzda, ilm ve tenkiti skenderiyecilik'inin, byk haatn, kesin aklamalarn yzylnda bir duygu deiimi (neuer Zug von nnerlichkeit) ilmn zafer iradesine stn gelecektir. Kesin ilim imdi kendi keskin klcnn stne dmelidir. lkin, XVIII. yzylda, metodlar denenmiti, sonra, XIX. yzylda, gleri imdi ise tarih rol tenkit edilmektedir. Fakat phecilikten, kltrn girii deil de devam olan, "ikinci

dindarla" varan bir yol vardr, insan kendini ispatlardan muaf tutabilir, arzusu terih etmek deil, inanmaktr. ilim sadece yce bilgin nesillerin yaayan dncelerinde mevcuttur ve kitaplar, eer kendilerine layk olan insanlarda yaamyorlarsa ve tesirli deillerse, bir hitirler, ilmin neticeleri sadece fikr bir gelenein maddeleridir, iki yzyllk bir kesin ilmliin sefahat lemi bkknlk getirir. Klasik ilmn byk yzyl, Aristo'nun lmnden sonra, ncs olmutu; Arimet ld ve Romallar geldii zaman hemen hemen sonuna varmtr. Bizim yce yzylmz XIX. olmutur. Gauss, Humboldt ve Helmholtz'un apnda ilim adamlar 1900'de artk yoktular. Fizik ve kimyada, biyoloji ve matematikte byk ustalar lmtr ve imdi, Roma ann skenderiyeli bilginleri gibi dzenleyen, toplayan ve sona erdiren zeki hasatlarn dn tecrbe etmekteyiz. Hayatn olumlu (pozitif) ynne (siyasete, teknie veya iktisata) ait olmayan herey ayn mterek belirtiyi gsterir. Fakat perde kapanmadan nce, tarih faustian maneviyatn bekleyen bir vazife daha vardr, henz belirlenmemi, mmkn olabilecei dnlmeyen bir vazife. Btn kanun, mefhum ve teorilerin ekil olarak nasl birletiklerini ve bu bakmdan faustian kltrn hayat aknda neler ifade ettiklerini kefedecek bir kesin ilimler morfolojisi henz yazlmamtr. Teorik fiziin, kimyann ve matematiin bir timsaller toplam olarak tekrar ele alnmas -mekanik dnya grnmnn sezgilere dayanan, yeniden din bir dnya bak tarafndan fethi; sistematii bile ykmak ve onu, ifade ve timsal olarak, kendi alan iine ekmek iin fizyonominin son ve yce bir gayreti. Bir gn gelecek ki biz, XIX. yzyln yapt gibi, kimyev birlemenin veya diamagnetism'in belirtici kanunlarnn hangileri olduunu sormayacaz- aksine, birinci snf akllarn bu gibi sorularla tamamen endielendiklerine gerekten aracaz. Faustian ruhu iin tespit edilmi olan bu ekillerin nereden geldiklerini, neden bilhassa bu tek kltre geldiklerini ve elde ettiimiz biimlerin bu grntms ekilde grnmelerinin ardnda nasl de-

rin bir mna olduunu aratracaz. Ve bunu da belirtelim ki, bugn bile bizim tarafsz diye saydmz deer ve tecrbelerde neyin gizli, neyin sadece grnt ve ifade olup olmad hakknda zerre kadar bir bilgimiz yoktur. Ayr ilimler -epistemoloji (bilgi metodlarnm ilm; bilgi nazariyesi; mephas marifet), fizik, kimya, matematik, astronomi (gkbilimi)- birbirlerine hzla yaklamakta ve tam bir netice benzerliine doru birlemektedirler. Bunun neticesi ekil dnyalarnn bir kaynamas olacaktr ki bir taraftan tabi olarak fonksiyonel ve birka temel formle indirilen bir say sistemini, dier taraftan ise, bu paylarn (numaratr) paydalar (denominatr) olan ve sonunda modern rtlere brnm ilkbaharn mitoslar gibi grnecek, dolaysyla resimlenebilen ve fizyonomik olarak mnal temel vasflara indirilen -ve hemen bir ihtiya yznden indirilen- kk bir teori grubu. Bu ayn noktaya yaklama Kant'tan beri -aslnda Leibniz'den beri- btn ilmn meselelerine hkmeden bir felsefecinin kmamas sebebiyle henz incelenmemitir. Elli yl nce kimyann z hemen hemen matematiksiz olarak tarif edilebilirken, bugn kimyev unsurlar nerede ise deiken iliki komplekslerin matematik sabitlerinde kaybolma yolundadrlar. Fizyoloji, organik kimyann bir blm haline gelmekte ve sonsuz derece kk hesabn metotlarn kullanmaktadr. Epistemoloji konusundaki en son grler, imdi hemen hemen eriilemeyen bir alan, mesel izafiyet teorisinin ait olduu veya olmas gerektii alan, igal etmek iin stn tahlilin ve teorik fiziin grleriyle badamaktadr. Radyoaktivitenin kendini ifade ettii yayma (emanation) teorisinin iaret dili tamamen duyulardan uzaklatrlmtr. Bir zamanlar enerji, arlk, yaknlk ve yeniden hzlandrmak gibi unsurlarn keyfiyetlerini mmkn olduu kadar kesinlikle aklamakla ilgilenen kimya artk bu belirli hususiyetlerden kurtulmak iin almaya koyulmutur. Unsurlar, u veya bu bileimlerden elde edilmelerine gre, hususiyetlerinde farkl saylmaktadrlar. Gerekten stn bir snfn birimleriymi gibi davranan "imdi"

ve kolaylkla ayrlamayan fakat radioaktivite konusunda derin farklar gsteren eitli birimlerden meydana gelen bileiklermi gibi temsil edilirler. Ildayan enejinin yaylmas ile bozulma devam etmektedir. yle ki, Lavoisier tarafndan yaratlan modern kimyann ruhu ve unsurun asl mefhumuyla ak bir tenakuz halinde, bir unsurun mrnden sz edebiliriz. Btn bu temayller kimya fikirlerini, sebeplilik ve kader, tabiat ve tarih arasndaki telkin edici aykrlyla Entropi Teorisi'ne yakn getirmektedir. Ve bunlar ilmmi : zin takip ettii ak gstermektedirler, bir taraftan, mantk ve say neticelerinin akln yapsyla ayn olduunun kefine doru ve br taraftan da, bu saylar rten btn teorinin sadece faustian hayatnn sembolik ifadesini temsil ettiinin aklanmasna doru. Burada nihayet, ilmmizin btn bu ekil dnyasnn en nemlilerinden biri olan, gerek faustian "toplumlar" (ggregates) teorisinden sz etmeliyiz. Eski matematie en kesin antitez halinde, tek miktarlarla deil fakat u veya bu belirgin morfolojik benzerlie sahip btn miktarlar (veya cisimler) tarafndan meydana getirilen toplamlarla urar; mesel, belirli bir tipten olan btn kare saylar veya btn tefrik denklemler. Byle bir toplam yeni bir birim, stn dereceli yeni bir say olarak kavrar ve onu "g", "dzen", "denkleme", "hesaplanabilme" gibi yeni ve imdiye kadar pek bilinmeyen cinste kstaslara vurur ve bu kstas prensipleri ve deikenlerin deerlerine gre toplamlar teorisinin prensipleri gibi deikenlerle uramaktadr. Matematik felsefe farkndadr ki, saynn tabiat konusundaki bu son dnler saf mantndakilerle birlemekte ve bir mantk cebirinden sz edilmektedir. Geometrik aksiyomlarn incelenmesi epistemolojinin bir blm haline gelmitir. Btn bunlarn varmaya alt ve her tabiat aratrcsnn kendi iinde bir drt olarak hissettii ama saf saylara dayanan bir mtealiyenin baarlmas, belirli grnenin tam ve mndemi feth ve onun yerine basit insann anlayamayaca ve duyularla idrak edilemeyen bir grnt dilinin gemesidir, fakat bu, sonsuz

uzayn yce faustian timsalinin i gerekliliin haysiyetiyle donatt bir lisandr. Bu son hkmlerin koyu phecilii ruhu yeniden erken gotik dindarlnn ekillerine balar. norgonik, bilinen ve terih edilen dnya, tabiat ve sistem olarak dnya, fonksiyonel saylarn saf bir kresi olana kadar kendini derinletirmitir. Fakat, grdmz gibi, say her kltrn en esas timsallerinden biridir; ve dolaysyla saf sayya giden yol, uyanan uurun kendi srrna dn, kendi kesin gerekliliinin aklanmasdr. Amaca eriilince, tabi ilmn etrafnda grlen usuz bucaksz, gittike daha mnsz ve beylik kuma yrtlr. Aslnda bu, "akln" szle snrlanm yapsndan, vastasyla grneni yenebileceine ve ondan doruyu elde edeceine inand dile bilgisinden baka bir ey deildi. Fakat kuman altnda grnen gene en eskisi ve en derini, mitos, an olumak, hayatn kendisidir, tlim ne kadar az insanbiimci (antropomorfik) olduuna inanrsa, o kadar fazla insanbiimcidir. Tabiat grntsndeki ayr insan hususiyetlerinden bir bir kurtulur fakat sonunda, ellerinde tuttuu szmona saf tabiatn, saf ve tam insanlktan baka ey olmadn grr. Din dnya grntsne glge drene kadar, ehirin maneviyat, dinsiz tabiat ilmnin benzeri, gotik ruhtan ortaya kar. Fakat imdi, ilim ann batnda ve muzaffer phenin ykseliinde, bulutlar erir ve sabahn sessiz manzaras btn akl ile yeniden grnr. Faustian basiretinin erimek istedii son netice -her ne kadar onu en yksek anlarnda grdyse de- btn bilginin morfolojik ilikilerin geni sistemi iinde yok edilmesidir. Mna, ekil dili ve madde bakmndan dinamik ve tahlil, romanesk sslemelere, gotik katedrallere, hristiyan Alman dogma ve slale devletine tpatp benzer. Onlarn hepsinde tek ve ayn dnya duygusu konuur. Faustian kltrle dodular ve onunla yalandlar ve bu kltr uzay ve gn dnyasnda tarih bir dram olarak temsil ederler. eitli ilim grnlerinin birleerek tek olmas yce karsrm sanatnn btn izlerini tayacak. Snrsz uzay dnyasnn ebed mzii dzenli, heykelvar ve klidci evren klasik ruhun tatmini olduu gibi, bu

ruhun da derin ve huzursuz zlemi budur. Faustian dnya anlaynn bir ihtiyac olan bu birleme, dinamik ve buyruku bir sebepliliin formln takip ederek, faustian ruhun gelecek olan kltrlerin ruhlarna brakaca yce miras olacak, jiraslarnn ihtimal tanmayacaklar sonsuzca mteal ekillerin mirasn tekil eden tek bir dnya deitirici ilim olarak geliecektir. Sonra da, gsterdii gayretten yorgun dp, Bat ilm manev yuvasna dner.

KAYNAK VE YRE: STN KLTRLER GRUBU

KAYNAK VE YRE: STN KLTRLER GRUBU


nsan, ister hayat, ister dnce iin domu olsun, hareket ettii veya dnd mddete uyank ve dolaysyla o an iin k dnyasnn ona mahsus kld bir tek mnasna ayarlanm bir odaktadr. Tarih olarak dnya grntsnde bilgi sadece bir tamamlaycdr; hafim dediimiz eyde, nesneler kendilerini, varoluumuzun nabz vuruuyla srlp giden bir i kta arnm olarak gsterirler. Tabiatn (veya ilmin) dnya grntsnde yabanc ve hayal olan daim mevcut znelliktir. Dnce tarihi haline gelir gelmez artk btn uyanan uurun temel artlarna kar bakl olmad halde dncenin kendisi hkmeder. Her devrin kendine has bir tarih ufku vardr; ve zamann istedii tarih grnty gerekletirmesi gerek tarih dnrn zelliidir. Her kltrn ve her devrin tarihe kendine has bir bak vardr. Kendi bana tarih diye bir ey yoktur. Bitkilerin ve hayvanlarn tarihi bile, hatta yer kabuunun veya yldzlarnki bile, bir fable convenue 'dr ve egonun varlnn i temayln dadnk gereklie aksettirir. Hayvanlar dnyasnn veya yeryz tabakalarnn rencisi herhangi bir devirde yaayan, bir milliyeti ve bir sosyal stats olan bir insandr; ve onun sbjektif gr asn bu konulardan ayr olarak mtalaa etmek, Fransa ihtilali veya Dnya savann tamamen mcerret bir ifadesini elde etmek kadar zordur.

Yer kabuunun ve hayatn tarihi konusunda sahip olduumuz grntye bugn hl, Aydnlanma a'ndan beri uygar ngiliz dncesinin ingiliz hayat grnden gelitirdii fikirler hkimdir. Jeolojik tabakalarn oluumu konusunda Lyell'in "Lenfantik" teorisi ve Darwin'in trlerin kayna teorisi aslnda ngiltere'nin kendi tekamlnn neticelerinden baka bir ey deildir. Von Buch ve Cuvier'in aklad gibi nceden hesaplanmayan felketler ve metamorfozlar yerine, uzun zaman devrelerini kapsayan bir metodik evrim koydular. Sebep olarak da, sadece ilm ynden hesaplanabilen ve aslnda mekanik yararlk sebeplerini kabul ettiler. XIX. Yzyla nazaran XX. yzyln karakteristik grevi, kkleri barok an rasyonalizmine dayanan bu stnkr sebep-netice ilikisi sisteminden kurtulmak ve onun yerine saf bir fizyonomik sistem koymaktr. XIX. Yzyl iin evrim kelimesinin mnas, hayatn amalara uyumunu arttrmak bakmndan ilerlemekti. Harz, (gm maden ocaklarnda yaplan almalara dayanan belirgin dnce ve ana hatlarla dolu bir eser olan ve tamamyla Goetheci dnyann ocukluk ann bir grntsn aksettiren Protogoca (/697'nm yazar) Leibniz ve Goethe'nin kendisine gre bu kelimenin mnas eklin ifadesini arttrma bakmndan tamamlama demektir. ki kavram, Goethe'nin ekil tamamlanmas ve Danvin'in evrim kavramlar, kaderle sebep-netice ilikisinin olduu kadar, Alman dncesinin ngiliz dncesine, Alman tarihinin ngiliz tarihine olduu kadar, birbirine zttr. Darwinizmin en kesin bir ekilde rtlmesi paleontoloji tarafndan salanmtr. Basit bir ihtimal, fosil gmlerinin ancak denemede rnek olarak kullanlabileceini belirtir. O halde, her rnek evrimin deiik bir safhasn temsil eder; ve bu arada bir tarifi ve bir trl olmayan "gei" tipleri olmas gerekir. Bunun yerine uzun alar boyunca direnen tamamyla salam ve deitirilemeyen ekiller, kendileri uyumluluk prensibi zerinde gelitirilmemi olan, fakat birden ve bir kerede kesin ekillerini alarak gzken ekiller, hemen o andan itibaren daha iyi bir adaptasyona doru evrimle-

meyen, fakat hemen tekrar ortaya kan baz ekillerin aksine gittike seyrekleen ve nihayet yok olan ekillerdir. Kendini aa karan eklin daim olarak artan zenginlii, bugnk snflamaya gre gei tipleri olmakszn yerli yerinde ve halen varolan canl varlklarn byk snflar ve eitleridir. Balklar arasnda selakianlarn basit ekilleriyle nasl tarihin n plannda ilk olarak gzktklerini ve sonra yava yava yok olduklarn grrz; halbuki teleostianlar gittike daha yetkin bir balk tipiyle stnlk kurarlar. Bitki dnyasnda ancak son trlerinin iek aan bitkilerin tamamyla gelimi grubu arasnda imdi yer ald erelti otu ve atkuyruu iin de ayn ey sz konusudur. Fakat bu mucizev olaylar iin yararllk sebepleri ve dier gzle grlen sebeplerin zann hibir geree dayanmaz^'). O bir kaderdir ki, dnyay hayata hayat olarak, bitki ve hayvan arasnda her tip, her cins ve her tr arasnda gittike keskinleen bir terslik olarak hatrlatr. Ve bu varoloun yansra, ayn zamanda eklin kesin bir enerjisi -ki bunun dolaysyla kendi tamamlamasnn tarznda kendini saf olarak muhafaza eder veya aksine skc ve bulank hale gelir veya kaamakl saysz eitlere ayrlr- ve nihayet tabi olarak (eer rastlant onu ksaltmak iin tekrar araya girmezse) trnn bunaklna, yok olmasna yol aan bu eklin hayat dayankll verilir. nsanolu iin tufan ann keifleri, o zamanlar yaam olan insan ekillerinin bugnklere uymakta olduunu gittike daha kesin bir ekilde belirtmektedir; daha byk bir yararllk "uyumu"na doru en ufak bir evrim izi yoktur. Ve insan nc zaman keiflerinde bulmann sregelen hatas, dierlerinde olduu gibi insann hayat eklinin de "nereden" "nasl" ve "neden"in srrna erilemeyen bir an mutasyonda ortaya ktn gittike daha ak olarak belir1, Bitki ve hayvanlarn temel ekillerinin evrimlemedii, fakat aniden orada bulunduklan konusundaki birinci delil H. de Vries tarafndan Mutasyon Teorisi'nde (1886) verilmiti. Goethe'nin dilinde, "etkilenen eklin" ahs misallerinden kendini nasl kurtardn grrz, fakat bu bize kalbn btn cins iin nasl geerli olduunu gstermez.

tir. Eer, gerekten de kelimenin ngilizce mnasnda bir evrim olmu olsayd, ne tarif edilen yer tabakalar ne de belirli hayvan snflar olabilirdi. Ama ancak varolu abasndan arta kalm olduunu sandmz yaayan tek tek ekillerin bir kaosu ve bir tek jeolojik ktle olabilirdi. Fakat etrafmzda grdmz herey bizi, bitki ve hayvanlarn varlnda tekrar tekrar derin ve ok ani deiikliklerin yer ald, bu deiikliklerin kozmik bir eide dahil olduklar ve hibir ekilde yeryzne bal kalmadklar, her bakmdan olmasa bile, sebepler bakmndan insann anlay ve duyularyla kavray alannn tesinde bulunduu kanaatine gtrr. Bylece de bu ani ve derin deiikliklerin kendilerini, hibir ekilde maledilebilecek sebepler, tesir veya amalar olmakszn byk kltrlerin tarihinde ileri srdkleri dikkatimizi eker. Gotik ve piramit tarzlar, in'in Shihwang-ti emperyalizminin ve Avgustus Romasnn, Helenizm, Budizm ve islamiyet'in olduu kadar aniden olgun ekliyle ortaya kmlardr. Bu, hibir nemi olmayan her insann ahs hayatnn olaylaryla tamamen ayn eydir; ve bundan bihaber olan kii, insanlar ve zellikle ocuklar konusunda hibir ey bilmez. Her varlk, fail veya dnr, dnemler vastasyla tamamlanmaya urar; biz bu dnemleri, sabit yldzlar dnyasnda ve gne sistemleri tarihinde sadece farzetmek zorundayz. Dnyann, hayatn ve serbeste hareket edebilen hayvann kaynaklan bu tr dnemlerdir; bu sebeple, bizim kabul etmekten baka bir ey yapamayacamz esrarlardr' 2 ). insanlk konusunda bildiimiz, onun varlnn kesin olarak iki byk aa blnmesidir. Birincisi, gr amz ilgilendirdii kadaryla, bir taraftan buz ann balangc olarak isimlendirdiimiz -ve hakknda (dnya grnts dahilinde) kozmik bir deiikliin yer aldndan fazla bir ey syleyemeyeceimiz- gezegen a2. "Dnem" kelimesinin bu kitapta sahip olduu basit "devre" manasyla deil de "dnm noktas" veya "deiim noktas" gibi uygun mnalarda kullanldn belirtmek belki de gereksizdir. At.

pnda bir kaderin o derin fgyle, dier taraftan ise, insan varlnn btn mnasnn aniden deiik bir durum ald Nil ve Frat zerindeki yksek kltrlerin balangcyla kstlanmtr. Her yerde Tertiary ve Diluvial'in kesin snrn kefederiz ve onun te tarafnda insan det, efsane, zek, ssleme ve teknikle yorulmu ve bugne kadar materyal olarak alt edilmemi bir vcut yaps tayan, tamamen olumu bir tip olarak grrz. Btn iptida varoluta "O", yani kozmik gcn yle bir abukluuyla almaktadr ki efsane, det, teknik veya ssleme olsun mikrokozmik szler yalnzca o ann basklarna itaat ederler. Bize gre, bu szlerin geliim yolu, temposu ve dayankll iin kesin dorulukta hibir kaide yoktur. Ssleme ve a snflar vastasyla organizasyon arasndaki veya bir tanrnn inanc ile tatbik tarm eidi arasndaki gerekli mnasebetlerden hibiri a kmamtr. Bu bakmlardan geliim, kltrn kendisinin deil, daima iptida kltrn u veya bu zel yn ve vasfnn bir tekaml mnasndadr. Bu, nceden de sylediim gibi, esasnda karmakrk bir eydir; iptida bir kltr ne bir organizma ne de bir organizmalar topluluudur. Fakat stn kltr tipiyle, bu "O" kuvvetli ve yaylm bir temyle yolaar. ilkel kltr, kabile ve klanlar iinde 'tabi ki ahs insan hari olmak zere- tek canlandrlm <2a> varlklardr. Buna ramen burada, kltrn kendisi byle bir varlktr, iptida olan herey bir toplam, iptida gruplamalarn ifade ekillerinin bir toplamdr. Yksek kltr, aksine, sadece det, efsane, teknik ve sanat deil, fakat bir tek ekil dilinin ve bir tek tarihin damarlarn kendinde birletiren asl haklar ve snflar meydana getiren tek bir dev organizmann uyanan varldr. Bu bir rastlantdr ki, stn kltr tipinin insanlk tarihi alannda aniden gzkmesi bakmndan mnas imdi dikkatle gzden geirilebilir. Olduka mmkn olarak, aslnda varoluun mucizev olayna yeni ve deiik bir ekil getiren 2.a. H* (baseetle)

yeryz tarihi konusunda ani bir vakayd. Fakat nmzde hepsi de ayn yapda, ayn gelimede ve ayn dayankllkta olan byle sekiz kltrn bulunmas gerei, bizim onlara karlatrmal olarak bakmamz hakl karr ve dolaysyla, onlara karlatnlabilinir olarak muamele gstermemizi, karlatrarak incelememizi ve inceleme iin izi kaybolmu kadar eski zamanlara ve ileride gelecee kadar uzatabileceimiz (burada deiik bir dzenin kaderinin bu ekil dnyasna bir bakasyla aniden ve temelden deitirilmez olduunu daima hatrlayarak) bir bilgi elde etmemizi hakl karr. Devam etmek iin yetkimiz bylece, organik varln temel tecrbesinden gelir. Raptores veya Coniferae tarihinde yeni bir trn ortaya kp kmayacan veya ne zaman kacan nceden bilmediimiz gibi, kltrel tarihte de yeni bir kltrn doup domayacan veya ne zaman doacan syleyemeyiz. Fakat rahim, yeni bir varlk kapsad veya bir tohum topraa gmld andan itibaren bu yeni hayat tarznn i eklini bilmeyiz; ama bildiimiz bir husus var ki gelime ve tamamlanmasnn sessiz tarz d kuvvetlerin basksyla rahatsz edilebilir, fakat asla bozulamaz. Yksek kltrler grubu bir grup olarak, organik bir birim deildir. Bunlarn tpatp ayn sayda, ayn yerlerde ve ayn zamanlarda olmas, insan gz iin fazla zek gerektirmeyen bir rastlantdr. Tek tek kltrlerin sralanmas, aksine, ylesine ayrntl olarak ortaya kmtr ki in, Magian ve Bat dnyalarnn tarih teknii aslnda genellikle bu kltrn eitim grmlerinin mterek rzas olarak daha iyi bir hale getirilmesi imknsz olan iin, bir isimler grubu yapmay baarmtr. 2600-3000 civarnda, Msr'da halen ayrntlaryla farkedilebilir olan uzun bir Mesaviyan devresinden sonra aa Nil ve Aa Frat'n ar derecede snrlanm blgelerinde en eski iki kltr balad. Bu konularda erken ve ge devreler arasndaki tercihler
3. Goethe, "Geistesepochen" adl kk denemesinde bir kltrn drt ksmn balang, erken, ge ve uygarlk devrelerini ylesine derin bir grle karakterize etmitir ki bugn bile ilave edilecek hibir ey yoktur.

oktan beridir Eski ve Orta Krallk, Smer ve Akad olarak isimlendirilmitir. Babadan oula geen soyluluun kuruluu ve Eski Krallk tipinin (IV. Slle'den itibaren) kyle balayan Msr feodal devrinin neticesi, I. Wang'dan itibaren (934-909) balayan in ilkbaharndaki ve Bat'da imparator IV. Henry (1056-1106) zamanndaki olaylarn gidiiyle ylesine artc bir benzerlik gsterir ki bu nn birlikte mukayeseli incelenmesi gznne alnabilir. Babil "barok"unun balangcnda, Akdeniz kylarn zorlayan, Kbrs' fetheden ve I. Jstinyen ve V. Charles gibi kendini "dnyann drt bucann efendisi" imi gibi gsteren Byk Sargon (2500) figrn grrz. Normal gidii izleyerek, 1800'lerde Nil zerinde ve ondan bir mddet nce de Smer-Akad'da ilk medeniyetlerin balanglarn grmekteyiz. Bunlarn arasnda Asya medeniyeti byk ve yaygn bir g gsterdi. "Babil medeniyetinin baarlar" lme, sayma ve sralamaya ilikin birok eyler ve mefhumlar muhtemelen kuzeye ve Sar Denize kadar yayld. Babil asll birok aletler Almanya'nn vahi topraklarnda bir sihir sembol olarak nem kazanm ve bir "Erken-Alman" sslemesine kaynak olmu olabilir. Fakat o srada Babil lkesinin kendisi elden ele gemekteydi. Kastllar, Asurlular, Kaideliler, Medler, Persler, Makedonyallar enerjik nderlerin ynetimi altndaki btn bu kk sava evsahibi-halklarn, nemli bir kar koymasna maruz kalmadan bakentte srayla birbirlerinin yerini aldlar. Bu Roma imparatorluu tarznn hemen sonra Msr'da eini greceimiz ilk misalidir. Kastlar yneten liderler pretoryanlar tarafndan yerlerinden alnd; Asurlular, Roma'nn (Komods'ten sonraki) asker imparatorlar gibi, eski yap ekillerini yerletirdi; Persli Sirs ve Ostrogot Teodorik kendilerini imparatorluun ve sava takmnn yneticileri olarak, Mede ve Lombard ise kendilerini yabanc evrelerdeki efendiler olarak grdler. Fakat bunlar olay farklarndan ok yap alanndaki farklardr. 1500 ylndan sonra yeni kltr balad. nce Yukar Pencap'taki Hint kltr; ondan bir yzyl sonra Orta Hvvang-ho'daki

in kltr; ve nihayet 1100 sralarnda Ege Denizi zerindeki klasik kltr. in tarihileri Hsia, Shang ve Chou olmak zere byk slleden sz ettikleri gibi, Napolyon da kendini Merovingian, Caroligian ve Capetianlardan sonraki drdnc slale olarak grr. Gerekte ncs btn saltanat boyunca kltrle birlikte varln gstermitir. M.. 441'de Chou slalesinin nvan sahibi imparatoru "Dou Dkal"nn bir devlet emeklisi haline geldii zaman ve M.S. 1793'de "Louis Capet" idam edildii zaman her durumda kltr, medeniyete dnt. Son Chang zamanlarndan kalma byk antika deerine sahip baz bronzlar vardr ki, Miken'in erken mlekilie ve Carolingian Romanesk sanatna olan alkasndaki durumu hatrlatr. Vedik, Homerik ve in ilkbaharlarnda, "Pfalzen ve Burgen"leriyle birlikte valyelik ve feodal idareleri gotiimizin btn imaj olarak grlebilir, ve "Byk Koruyucular Devri" (MingChu 685-691) aynen Kromvel, Wallenstein ve Riliy'nn zamanna ve Yunan dnyasnn I. Iranlk idaresine uyar. 480-230 Devri inli tarihiler tarafndan "arpan Devletler Devri" olarak bu korkun ve ani sosyal farklara sahip olan yn ordular arasndaki aralksz savamalarla dolu bir yzylda zirvesine ulat. Ve bundan da in mparatorluu'nun kurucusu olarak Tsin'n "Roma" devleti dodu. Bu safhay Msr son yzylnn "Hiksos" zamanna rastlad, 1780-1580 yllar arasnda yaad. Klasik ise bunu Chaeronea (338)'dan ve dehetin son derecesinde Gracche (133)'den Actium(M.. 3 l)'a kadar yaad. Ve ite bu Bat-Avrupal-Amerikan dnyasnn XIX. ve XX. yzyllardaki kaderidir. Bu devirde arlk merkezi Attik'ten Latium'a olduu gibi (Ho-nan-fu'da) Hwang-ho'dan (Hu-pei'nin modern blgesi) Yangtse'ye evrilir. Si-Kiang, inliler iin o gnlerde Elbe'nin iskenderiyeli corafyacya kar olduu kadar belirsizdi ve Hindistan'n varl hakknda henz hibir fikirleri yoktu. Krenin teki tarafnda Julian-Claudian hanedannn bakanlar ortaya kt gibi, in'de de Tsin'i kesinlikle tek bana hk-

metme mcadelesine gtren ve 221'de (tam karl "Augustus" olan) Ti ve Sezar ismi olarak Hwang-ti adlarn alan WangCheng'in gl ahsiyeti ortaya kt. Cheng, bizim adlandrdmza gre "Pax Serica"y kurdu; knt durumundaki imparatorlukla byk bir sosyal reform yapt-Roma kadar abuk- "Limes"i, 214'de Moolistan'n bir parasn topraklarna katan nl in Seddi'ni yaptrmaya balad. Ayn zamanda Yang-tse'nin gneydeki barbarlar asker yollar, saraylar ve kolonilerle salamlatrlan ve izlenen byk lde bir seferberlik serisinde alteden ilk liderdi. Fakat aile tarihi ayn zamanda "Romal" idi; yksek devlet memuru ve Imparator'un vey babas Lui-ti ve zamannn Agrippa's ve in yazl eserlerini birletiren byk devlet adam Li-szu'nun nemli rol oynad bir Takitus dram ve Neronik dehetlerle kapanan bir tarih. Bunu izleyen iki han slalesinde (Batl, M.. 206M.S. 23; Doulu, M.S. 25-220) snrlar geniledike genilerken, baehirde harem aas-bakanlar, generaller ve askerler, idarecileri zevklerine gre setiler. Nadiren baz zamanlarda, Wa-ti (140-86) ve Ming-ti (58-76)'nin saltanat srasnda olduu gibi inli Konfiysc, Hintli Budist ve klasik-stoac dnya gleri Caspian blgesinde birbirlerine o derece yaklamlard ki gerekten kolaylkla birbirleriyle temas edebilirlerdi*4). ansi, Hunlarn ar saldrlarnn, her kritik anda kendini savunacak kuvvetli bir imparator bulan in "Limes"inde sonusuz kalmasn buyurmutur. Hunlarn kesin olarak geri pskrtlmesi 124-119 yllar arasnda in Trajan' Wu-ti'nin ynetimi altnda mmkn olmutur; Hindistana alan bir yol elde etmek amacyla Gney in'i en sonunda topraklarna katan ve Tarim'e giden byk bir sava yolu yaptran gene o idi. Bylece Hunlar batya doru dndler ve normal gidite bir grup Alman kabilelerini zorlayarak Roma dnyasnn Limes'inde gzktler. Bu defa baardlar. Roma
4. nk o zamanlarda emperyalist temayller Hindistan'da bile, Maurya ve Sunga slalelerinde kendini gstermiti; buna ramen, bunlar ancak kark ve etkisiz olduu iin, Hint nitelii olduu gibi kald.

in kltr; ve nihayet 1100 sralarnda Ege Denizi zerindeki klasik kltr. in tarihileri Hsia, Shang ve Chou olmak zere byk slleden sz ettikleri gibi, Napolyon da kendini Merovingian, Carolingian ve Capetianlardan sonraki drdnc slale olarak grr. Gerekte ncs btn saltanat boyunca kltrle birlikte varln gstermitir. M.. 441'de Chou slalesinin nvan sahibi imparatoru "Dou Dkal"nn bir devlet emeklisi haline geldii zaman ve M.S. 1793'de "Louis Capet" idam edildii zaman her durumda kltr, medeniyete dnt. Son Chang zamanlarndan kalma byk antika deerine sahip baz bronzlar vardr ki, Miken'in erken mlekilie ve Carolingian Romanesk sanatna olan alkasndaki durumu hatrlatr. Vedik, Homerik ve in ilkbaharlarnda, "Pfalzen ve Burgen"leriyle birlikte valyelik ve feodal idareleri gotiimizin btn imaj olarak grlebilir, ve "Byk Koruyucular Devri" (MingChu 685-691) aynen Kromvel, Wallenstein ve Riliy'nn zamanna ve Yunan dnyasnn I. Iranlk idaresine uyar. 480-230 Devri inli tarihiler tarafndan "arpan Devletler Devri" olarak bu korkun ve ani sosyal farklara sahip olan yn ordular arasndaki aralksz savamalarla dolu bir yzylda zirvesine ulat. Ve bundan da in imparatorluu'nun kurucusu olarak Tsin'n "Roma" devleti dodu. Bu safhay Msr son yzylnn "Hiksos" zamanna rastlad, 1780-1580 yllar arasnda yaad. Klasik ise bunu Chaeronea (338)'dan ve dehetin son derecesinde Gracche (133)'den Actium (M.. 31 )'a kadar yaad. Ve ite bu Bat-Avrupal-Amerikan dnyasnn XIX. ve XX. yzyllardaki kaderidir. Bu devirde arlk merkezi Attik'ten Latium'a olduu gibi (Ho-nan-fu'da) Hwang-ho'dan (Hu-pei'nin modern blgesi) Yangtse'ye evrilir. Si-Kiang, inliler iin o gnlerde Elbe'nin iskenderiyeli corafyacya kar olduu kadar belirsizdi ve Hindistan'n varl hakknda henz hibir fikirleri yoktu. Krenin teki tarafnda Julian-Claudian hanedannn bakanlar ortaya kt gibi, in'de de Tsin'i kesinlikle tek bana hk-

metme mcadelesine gtren ve 221'de (tam karl "Augustus" olan) Ti ve Sezar ismi olarak Hwang-ti adlarn alan WangCheng'in gl ahsiyeti ortaya kt. Cheng, bizim adlandrdmza gre "Pax Serica"y kurdu; knt durumundaki imparatorlukla byk bir sosyal reform yapt-Roma kadar abuk- "Limes"i, 214'de Moolistan'n bir parasn topraklarna katan nl in Seddi'ni yaptrmaya balad. Ayn zamanda Yang-tse'nin gneydeki barbarlar asker yollar, saraylar ve kolonilerle salamlatrlan ve izlenen byk lde bir seferberlik serisinde alteden ilk liderdi. Fakat aile tarihi ayn zamanda "Romal" idi; yksek devlet memuru ve Imparator'un vey babas Lui-ti ve zamannn Agrippa's ve in yazl eserlerini birletiren byk devlet adam Li-szu'nun nemli rol oynad bir Takitus dram ve Neronik dehetlerle kapanan bir tarih. Bunu izleyen iki han slalesinde (Batl, M.. 206M.S. 23; Doulu, M.S. 25-220) snrlar geniledike genilerken, baehirde harem aas-bakanlar, generaller ve askerler, idarecileri zevklerine gre setiler. Nadiren baz zamanlarda, Wa-ti (140-86) ve Ming-ti (58-76)'nin saltanat srasnda olduu gibi inli Konfiysc, Hintli Budist ve klasik-stoac dnya gleri Caspian blgesinde birbirlerine o derece yaklamlard ki gerekten kolaylkla birbirleriyle temas edebilirlerdi^. ansi, Hunlarn ar saldrlarnn, her kritik anda kendini savunacak kuvvetli bir imparator bulan in "Limes"inde sonusuz kalmasn buyurmutur. Hunlarn kesin olarak geri pskrtlmesi 124-119 yllar arasnda in Trajan' Wu-ti'nin ynetimi altnda mmkn olmutur; Hindistana alan bir yol elde etmek amacyla Gney in'i en sonunda topraklarna katan ve Tarim'e giden byk bir sava yolu yaptran gene o idi. Bylece Hunlar batya doru dndler ve normal gidite bir grup Alman kabilelerini zorlayarak Roma dnyasnn Limes'inde gzktler. Bu defa baardlar. Roma
4. nk o zamanlarda emperyalist temayller Hindistan'da bile, Maurya ve Sunga slalelerinde kendini gstermiti; buna ramen, bunlar ancak kark ve etkisiz olduu iin, Hint nitelii olduu gibi kald.

imparatorluu kt, bylece imparatorluktan sadece ikisi devam etti -deiik kuvvetler silsilesi iin arzu edilen bir bozukluk olarak halen de devam etmektedir. Brahman ve Mandarin'in olduka uygar gzleri nnde bir zamanlar Mool ve Manu tarafndan oynanm olan rol, bugn onlardan ne daha iyi ne de daha kt bir ekilde oynayan Bat'nn "kzl sal barbarlar"dr; ve bunlar gibi bazlarnn yerini sras gelince baka aktrler alacaktr. Dier taraftan, batmakta olan Roma'nn kolonizasyon alannda gelecek Bat kltr kuzey-batda yeraltnda olgunlarken, douda Arap kltr rn vermi durumdayd. Arap kltr bir keiftir. Onun birlii son Araplar tarafndan umutla beklenmiti; fakat Batl tarih aratrmasnn elinden ylesine kurtuldu ki ona gre tatmin edici bir isim bile bulunamad. stn delillere uygun olarak, tohum verme zaman ve ilkbahar Aramaik, daha sonraki devir ise Arap olarak adlandrlabilir; fakat gerekten de etkili bir ismi yoktur. Bu konuda kltrler birbirine ok yaknd ve karlkl medeniyetlerin uzants haddinden fazla stste ylmaya yolat. Pers ve musev tarihinde izleyebileceimiz Araplarn kltr ncesi devri, tamamen eski Babil dnyasnn sahas iine girer: Fakat ilkbahar, henz eriilmi olgunluun btn gcyle Baty kaplayan klasik medeniyetin kuvvetli bysnn etkisi altndayd; Msr ve Hint medeniyetlerinde de ayn zamanda kendilerini bilhassa hissettirdiler. Sonra srasyla -birok ksmlaryla ge klasiin ardna saklanan- Arap spiriti, Batnn doan kltrn tesiri altna ald. Arap medeniyeti Gney spanya, Provans ve Sicilya'nn popler ruhunda halen yaayan klasik kltr etkiledi: Gotik ruhun kendini onun zerinde eittii model haline geldi. Bu kltr uygun den yne dikkate deer derecede geniletilmi ve tek olarak paralara ayrlmtr. Brakn insan kendini Palmira veya Ctesiphon'a yerletirsin ve dnceye dalarak btn evreyi gzden geirsin: Kuzeyde Osrhoene yer alr; Edessa, Arap ilkbaharnn Floransa's durumuna geldi. Batya doru Suriye ve Filistin uzanr, skenderiye bir ileri karakol olarak Yeni Ahit'in ve Musev Mishna'snn yuvasdr.

Mazdaizm douya doru sa'nn douuna tekabl eden ve Avesta edebiyatnn kk paralara ayrlm halinin bizi sadece onun olduunu sylemeye muktedir klan gl bir rejenerasyon yaad. Burada da Talmud ve Mani dini domutu. Gneye ilerledike, slam'n gelecekteki yuvasnda Sasanilerin blgesinde olduu kadar olgun bir valyelik a gelime imkn buldu; hristiyan devleti Axum ile yahudi devleti Himyarites arasnda Kzldeniz'in iki kysnda, Roma ve Pers diplomatlarnn iki taraf da kkrtmasyla kararl savalarn ald ato ve kale harabeleri el dememi olarak bugn bile ayakta durmaktadr. Ar kuzeyde kuru, uygar, klasik bile hereyden nce Bizans ordu sisteminin artc tarihinde aka grlen kavalyer ve ilkbaharn acaip karm Bizans yer alyordu. Bu dnyaya nihayet ve ok ge olarak slamiyet bir birlik uuru getirdi; bu, onun zaferlerle ilerleyiinin kendini aklayan karakterine ve hristiyanlarn, musevilerin ve Perslerin hemen hemen hi kar koymadan katlmalarna yol aar. islamiyet'ten, sras gelince, Kuds'e doru ilerleyen Bat barbarlar bir an iin oraya girdikleri zaman entellektel olgunluunun zirvesinde olan Arap medeniyeti dodu. Bu aknn, o zamann renim grm Araplarnn gzne nasl grndn kendimize sorabiliriz. Belki de Bolevizm gibi bir ey. nk Arap dnyasnn devlet ilerine gre Frengistan'la olan siyas mnasebetleri geri planda kalan bir eydir. O srada Meksika'da bir baka kltr geliti. Bu dierlerinden ylesine uzak kald ki aralarnda hibir iliki olmad. Bu sebeple daha da artc olan-onun geliiminin klasiinkiyle benzerliidir. phesiz bir mabed nnde duran arkeolog dorik tapnan byle bir ilikide dnmekten dehete kaplr; buna ramen, Aztekleri silahsz brakan ve bylece klerini mmkn klan tamamen klasik olan bu nitelikti: Teknik konularda hkmetme gcnn zayfl. ite bu zorlama, bir lmle sona eren bir kltrn rneidir. A braklmam, zorla ele geirilmemi, hakimiyet altna alnmam, fakat almasnn btn parlaklnda katledilmi, kafas bir vuruta koparlan bir ayiei gibi yok edilmitir. Btn bu devlet-

ler -bir dnya gc ve bir federasyondan fazla dahil olmak zereAnibal zamanndaki Roma ve Yunan devletlerinden ok daha stn kaynaklaryla; kapsayc bir politika, dikkatle dzenlenmi bir mal sistem ve ileri derecede gelimi kanun yapmyla V. Charles'n bakanlarnn akllarna bile getiremeyecekleri ynetim fikirleri ve ekonomik kurallarla birlikte, eitli dillerdeki edebiyat zenginlii, Bat'nn bir tek uygun rnek bile gsteremeyecei byk ehirlerdeki entellektel ynden parlak ve kibar toplum; btn bunlar herhangi bir mitsiz savata yok edilmemi, fakat bir avu haydut tarafndan birka yl iinde silinip sprlmtr. Ve ylesine kesinlikle ki halkn geri kalanna bir iz, bir hatra dahi braklmamtr. Tenoehtitlar<5) gibi dev bir ehirde ta stnde ta kalmamtr. Yukatan'n el dememi ormanlarnda yer alan byk Maya ehirleri topluluu abucak otlarn, allarn hcumuna uramtr; imdi biz hibirinin eski isimlerini bilmiyoruz. Edebiyat konusunda kitap braklmtr ki bunlar da hi kimse okuyamamaktadr. Trajedinin en artc zellii udur ki, bunun yaplmas Bat kltr iin en az derecede bile gerekli deildi. Bu, maceraclarn zel bir hevesiydi, o zaman Almanya, Fransa veya ngiltere'de hi kimsenin ne olup bittiinden haberi bile yoktu. Bu tesadf gsterir ki insanlk tarihinin hibir mnas yoktur; derin ve nemli mnalar deiik kltrlerin sadece hayat yollarnda kalr. Bunlarn karlkl ilikileri nemsiz ve tesadfidir. Bu olaydaki tesadf ylesine zalimce baya, ylesine an tuhaftr ki en ad gldr bile bunu ho grmez. Birka top ve tfek, dram balatm ve sona erdirmitir*6).
5. 6. Meksiko ehri veya daha dorusu Meksika vadisindeki ky ve kasabalarn toplam. At. Prescott'a gre karaya kta Cortez'in kuvvetlerinin kk veya byk, toplam olarak 13 tfek ve 14 toplar vard. Bunlarn btn Meksiko'daki ilk yenilgide kaybedildi. Daha sonra tamamen bir tesadf Cortez'e Avrupa'dan gelen bir tedarik gemisinin muhteviyatna sahip olma imkann verdi. Atlar spanyol zaferlerine asker bakmdan neredeyse tfekler kadar katkda bulundu; fakat bunlarda say bakmndan az, netice olarak 16 taneydi. At.

Bizim Hallarmz ve reformumuz kadar nemli olan olaylar bir iz bile brakmadan kaybolmulardr. Ancak getiimiz yllarda aratrmaclar, daha sonraki gelime plannn ne derecede olursa olsun bir taslan hazrlamay baarmlardr. Bu verilerin yardmyla mukayeseli morfoloji, grnty dier kltrlerin grntleri vastasyla geniletmeye ve derinletirmeye uraabilir. Bu temel zerinde, bu kltrn dnem noktalar, Araplardan iki yzyl sonraya, bizimkilerin ise yedi yzyl ncesine rastlar. in ve Msr'da olduu gibi yaz ve takvimi gelitiren bir kltr ncesi vard; fakat imdi bunun hakknda hibir bilgimiz yoktur. Zaman tanm sa'nn doumundan ok ncesine dayanan ilk tarihle balad; fakat imdi bunu sz geen olaya ilikin olarak kesinlikle belirtmek imknszdr. Herhalde anlalyor ki Meksika'da yaayan insan topluluklarnda olaanst gte gelimi tarih kavram vardr. "Helenik" Maya devletlerinin ilkbahar, Copan (gneyde), Tikal ve bir mddet sonra Chichenltza (kuzeyde), Naranjo ve SeibaK7> -160-450 sralarnda- gibi eski ehirlerin tarih atlm kabartmal stunlarndan belli olur. Palen Gue ve Piedras Negras'n (batda) btn debdebesi bizim son gotik devir ve rnesansmza (450600=Avrupa 1250-1400?) tekabl edebilir. Barok veya sonraki devirde Champutun, tarz formasyonunun merkezi olarak grnr; ve ite o zaman, yksek Anahuac platosunun "talyan" Nahua halk kltrel tesir altna girdiler. Sanat ve spiritel olarak bu insanlar deta bir alcydlar; fakat siyas igdleri bakmndan Maya'ya (600-900=Klasik 750-400=Bat 1400-1750 sralarnda) nazaran ok daha fazla stndler. imdi Maya "helenistik" safhaya gemitir. 960'larda Uxmal, yaknda birinci snf bir kozmopolis olmak zere kurulmu, bir skenderiye veya Badat ise bunlar gibi medeniyetin eiinde kurulmutur. Onunla birlikte Labna, Mayapan, Chacmultun ve yeniden canlanan bir Chichen Hza gibi bir parlak ehirler serisi grrz. Bu yerler ok parlak bir mimarinin zir7. Bunlar etiket vazifesini gren civardaki kylerin isimleridir, gerek isimler kaybolmutur.

veya ulat noktay belirtir; bu mimar yeni bir tarz yaratmaz fakat eski motifleri zevk ve titizlikle gl byk ktlelere tatbik eder. Siyas olarak bu Mayapa'nn kutlu topluluunun a, byk savalar ve tekrarlanan devrimlere ramen (960-1165=Klasik 350150=Bat 1800-2000) -sun ve keyf de olsa- durumu baaryla idare etmi olarak gzken lider devletin birliidir. Devrin sonu byk bir devrimle kapand; ve onunla birlikte (Romal) Nahua glerinin Maya olayna kesin girileri de sona erdi. Onlarn yardmyla Hunac Ceel genel bir k getirdi ve Mayapan' mahvetti (1190=Klasik 150 sralarnda). Gerisi, eitli kiilerin asker yneticilik iin arpt ar olgunlam medeniyet tarihinin tipik bir rneiydi. Byk Maya ehirleri, Roma Atina's ve skenderiye gibi ayn tatl halinden memnun olma durumuna girerler; fakat Nahua topraklarnn ufuklarndan bu insanlarn sonuncular yetiiyordu: Aztekler; gen, iddetli, barbar, doymaz ve hkmetme arzusuyla doluydular. 1325'te (Avgustus a) sonradan hemen btn Meksika dnyasnn ileri bir ehri ve bakenti olan Tenoehtitlan' kurdular. 1400 sralarnda ileri derecede bir asker yollar ebekesi tarafndan gven altna alnmt; stn bir diplomat grubu bal devletleri denetim altnda tutuyorlard. mparatorluun Tenoehtitlan' anormal derecede byd ve bu dnya imparatorluunun her dilini konuan kozmopolit bir nfusu kaplad. Nahua illeri siyas ve asker bakmdan gvenliydiler; gneye doru ilerleyi hzla geliiyordu. Maya devletleri zerine elkonmak zereydi; sonraki yzyllarn gidiinden bir ey yoktur. Ve aniden son buldu. O tarihlerde Bat, Maya'nn 700'lerde geirmi olduu seviyedeydi; Byk Frederik ann ncesi Mayapan Lig'inin politikasn kavramak iin yeteri kadar olgun olamazd, M.S. 1500 yllarnn Azteklerinin ne organize ettikleri de bizim iin gelecekte sakldr. Fakat o zaman bile, faustian insan herhangi bir dier kltrn insanndan ayran, onun mesafeye olan zaptedilmez isteiydi. Baka izah tarz yoksa, Meksika ve Peru kltrn her sahada, her konuda hizmete hazr olan esiz gdy ldren ve hatta mahveden bu

idi. Elbette ki iyonik tarz Kartaca ve Persepolis'te taklit edilmi, hellenistik zevk Hindistan'n Gandara sanatnda hayranlk bulmutu. Gelecekteki aratrmalar ilkel Alman tahta mimarisinde muhtemelen bir in etkisi bulacaklardr. Cami tarz Uzak Hindistan'dan Kuzey Rusya, Bat Afrika ve spanya'ya kadar hkmetti. Fakat btn bunlar, Bat ruhunun genileme gcyle karlatrld zaman hibir ey saylr. O ruhun gerek tarih tarzna, sylenmesi gereksiz olsa da, kendini ancak ana topranda tamamlad, fakat onun neticesi olan etkiler snr tanmadlar. Tenoehtitlan'n bulunduu noktada, ispanyollar kendi resim ve heykel aheserleriyle bezenmi bir barok katedrali ykselttiler. Zaten o tarihte Portekiz Hindistan'da, ispanya ve italya'nn gen barok mimarlar ise Polonya ve Rusya'nn gbeinde almak mecburiyetindeydiler. ingiliz rokokosu ve bilhassa imparatorluk, Kuzey Amerika'nn plantasyon devletlerinde kendileri iin geni bir il yaptrmlard ki onun odalar ve mobilyalar Almanya'da gerektiinden ok daha az biliniyordu. Klasisizm Kanada ve Kap'ta zaten faaliyetteydi ve henz hibir kstlama yoktu. eklin dier alanlarnda da bu byleydi; bu gl gen medeniyetle halen geride kalm olan eskileri arasndaki iliki udur ki; etkisi altnda eski yerli eklin yava yava kaybolduu Bat Avrupal, Amerikan hayat ekillerinin daim kalnlaan tabakalaryla hepsini birlikte ayn ekilde kaplar. Tarih nedir?<8> Eski-orta-Modern tarih tasla, XIX. yzylda anlaldna gre, daha gzle grlr ilikilerinden sadece sekin bir ksmn ihtiva eder. Fakat eski in ve Meksika tarihinin bugn zerimizde tatbike balad etki daha ince, daha entellekteldir. Burada biz hayatn kendisinin son gerekliklerini dile getiriyoruz. Biz, baka bir hayat tarzndan kendimizin ne olduunu, ne olmamz gerektiini, ne olacamz bilmeyi renmekteyiz. Bu geleceimizin en byk okuludur. Halen bir tarihe sahip olan bizler, hl tarihi yapmakta, burada tarih insanln ar snrlarnda tarihin ne olduunu bulmaktayz.
8. Spengler burada stn tarih demek istemektedir. -A.H.

Sudan'daki iki zenci kabile arasndaki, veya Sezar zamannn Cherusci ve Chatti'si arasndaki, veya -z olarak ayn ey olan- karnca topluluklar arasndaki sava bir "yaayan tabiat" dramndan baka bir ey deildir. Fakat 9 ylnda olduu gibi Cherusci Romallar veya Aztekler Tlascalan'lar yenilgiye urattklar zaman bu tarihtir. Burada "ne zaman?" sorusu nemlidir ve her on yl veya bin yl bile farkeder; nk burada kii, her kararn bir dnem sayld byk bir hayat tarznn gidiiyle uramaktadr. Burada her olayn ynetildii bir ama, nceden izilmi kaderini yrtmeye uraan bir varlk, bir tempo, bir organik dayankllktr ve belirli ayrntlar bir kunduz kolonisinin veya bir gazal srsnn yaptklar kadar nemsiz olan, skityallarn, Galyallarn veya Karaiblerin dzensiz ini klar deildir. Ve ben burada, imdiye kadar btn tarih dnceyi bozmu olan iki varsaym protesto edeceim: nsanolunun btn olarak asl bir amac olduu varsaym ve asl amalarn hibir zaman olmad varsaym. Hayatn bir amac vardr. Bu, kavramnda mukadder klnann yrtlmesidir. Fakat kii doutan ya belirli bir yksek kltre veya sadece genel olarak insan tipine dahildir, ona ait olan nc bir birim yoktur. Onun kaderi ya jeoloji ya da dnya tarih alannda yatar. Tarih insan, benim kelimeyi anladma gre ve btn byk tarihilerin getirmek istedikleri mnaya gre, kendi kendini yrtmeye doru btn benliiyle ulamaya alan bir kltrn adamdr. Buradan itibaren u gerek ortaya kar ki insan sadece bir kltrn douundan nce tarihsiz deildir; ama bir medeniyet kendini, kltrn yaayan gelimesinin sonunu ve belirgin varlnn son gizli glerinin harcanmasn belirterek en son ekle kesinlikle soktuu an tekrar o hle gelir. I. Seti'den (1300) sonra Msr medeniyetinde ve in, Hint, Arap medeniyetlerinde bugne kadar grdmz -iine snd din, felsef ve zellikle politik ekillerin tamamndan ayr olarak- yine ilkel an eski zoolojik deiikliklerinden baka bir ey deildir. stn insanln tarihinde, ama gerek tarihinde, mcadele

edilen ey ve hayvann stnlk mcadelelerinin temeli, daima src ve srlen hareketlerinin, amalan ve zenginliklerinin sembolik gcnden tamamen bihaber olduklar zaman bile- esasen ruhsal olan bir eyin gereklemesi (gzle grlp elle tutulmas)-, bir fikrin, yaayan bir tarih ekle sokulmasdr. Bu ayn derecede sanattaki byk temayllerin, felsefenin politik ideallerinde ve ekonomik ekillerin mcadelesinde de geerlidir. Fakat tarih sonras bundan tamamyla yoksundur. Geri kalan herey sadece g iin hayvanlar arasndaki mcadeledir. nceden g, herhangi bir ilhamdan yoksun olan btn grnmde bile olsa, u veya bu ekilde fikre hizmet ederken, sonradan medeniyette bir fikrin en inandrc illzyonu bile saf zoolojik abalar iin ancak bir maskedir. Burada ncesi ve sonrasnn Hint felsefesi arasndaki fark udur ki: Birincisi, Hint ruhunda ve onun vastasyla Hint dncesinin amacna, ikincisi ise, imdi billurlatrman ve gelitirilmesi imknsz olan dnce stokunun yeni yzlerin srekli deiimine ulamaya doru yaplan byk harekettir. Neticeler ortadadr ve onlar ifade ekilleri deise de sonuna kadar yle kalacaklardr. Han slalelerinden nceki ve sonraki in resim sanat -bilelim veya bilmeyelim- ve yeni imparatorluun balangcndan nceki ve sonraki Msr mimarisi iin de ayn ey geerlidir. Tekniklerde de bu byledir. Asl kltr insann -mesel Msr'da Herodot ve in'de Marko Polo'nun halefleri- kendi z gelimelerinin iddetli nabz vuruuyla karlatrmada yle artc bulduklar deiimsiz karakteridir. Bu konunun (iinde yaayan insanlar iin neredeyse ak seik grnmektedir) gecikmi artlar zerindeki gr ite budur. Bu, talihsizliin deimezliidir.

EHIRLER VE HALKLAR

K RUH
Ev, kyl iin "yerlemiliin" sembol olduu gibi, kasaba da kltr insan iin ayn eydir. Kasaba bitkiye benzer, her stn konuma eklinin gelimesi gibi yreye baldr. Yalnzca medeniyet, dev kasabalaryla bu ruh kkn kk grr ve kendini ondan kurtarr. Bir kasabann sileti kendi ruhunun dilini konuur; bir kltrn byk dnemlerinde, bir kltrle tekisi arasnda olduu kadar, bir kasabayla tekisi arasnda da bir fark vardr. Kyl, btn kltrlerden bamsz ebed insandr. Gerek kylnn dindarl Hristiyanlk'tan eskidir; onun tanrlar, stn dinlerden herhangi birinin tanrlarndan daha eskidir. Bir dereceye kadar krlar stn kltrlerin etkisi altna girse ve artk o zaman tarihsiz olmasa da, dnya tarihi, kasaba tarihidir. Kasaba akl ve para demektir; onunla karlatrlrsa tara geri ve dar kafaldr. En sonunda kasabann kendisi, kk veya byk megalopolisle karlatrld zaman geri ve dar kafaldr. Ik dnyalarna, ehirlinin kendi insanln katan ve onun gibi btn gz ve akl olan bu ta yzeylerin konutuklar ekil dili ne kadar farkl, yrenin kye ait kelimeleri uzatarak konumasndan ne kadar deiik!.. Byk ehrin silueti, damlar ve bacalar, ufuktaki kuleleri ve kubbeleri! Nrnberg veya Floransa'ya, am veya Moskova'ya, Pekin veya Benares'e bir bak bize neler anlatmaz ki! Gney'in le gnei altnda, sabahleyin bulutlarn altnda, yldzl gecelerde oluturduklar izgileri bilmediimizi grerek,

klasik ehirler hakknda ne biliriz? Sokaklarn grn, dz veya eri, geni veya dar; evler, alak veya yksek, aydnlk veya karanlk, btn Dou kentlerinde fasatlar, yzleri, btn Bat ehir kentlerinde ise srtlar, srf duvar ve parmaklk olarak, sokaa dnk evler; alan ve kelerin ruhu, kmaz sokaklar ve dierleri, emeler ve antlar, kiliseler, tapnaklar veya camiler, amfitiyatrolar ve demiryolu istasyonlar, pazarlar ve belediye daireleri; modern mahalle ve viraneler, klasik Roma'nn Subura's ve Paris'in Faubourg Saint-Germen'i, eski Baioc ve modern Nice, Bruges ve Rothenbur gibi kk kasaba grnts ve Babil, Tenoehtitlan, Roma, Paris gibi evler denizi! Btn bunlar tarihe sahiptir ve onun kendisidir. Bir byk politik olay ve kasabann grnm iki ayr ksma blnr. Napolyon Burbon'a Paris'i, Bismarck deerli kk Berlin'e yeni bir davran verdi. En eski zamanda sadece yre unsuru insanlarn gzlerinde stnlk kurar. O insann ruhuna ekil verir ve hemen orada onunla birlikte titremeye balar. Duygular ve orman blgesinin hrtlar birlikte vurur; ayr ve korular kendilerini onun ekline, onun tarzna ve hatta onun klna sokarlar. Ky, sessiz tepeli evleri, gecesi, sisi, kuyular, itleri ve yaratklaryla, yre tamamen yerlemi, onunla birlemi olarak uzanr. Tara kasabas taray destekler, sz tara grntsnn bir dorulamasdr. Karaya meydan okuyan, siletinin izgileriyle tabiata ders den, btn tabiat inkr eden evvela ge ehirdir. O tabiattan deiik ve stn bir ey olmak ister. Bu yksek sivri damlar, bu barok kupolalar, kule ve minare klahlar ve tepelerinin, ne tabiatla bir alkas vardr, ne de olmas istenmitir. Sonra devasa megalopolis, kendinden baka hibir eyi tehlikeye sokmayan ve kr grntsn yok etmeye koyulan dnya olarak ehir balar. Bir zamanlar o grntye kendini tevazuyla uydurmu olan kasaba imdi kendisi gibi olmakta srar etmektedir. Ekstra muros-chausse es, ormanlar ve otlaklar park haline, dalar turistlerin seyir yerleri haline gelir; ve intra muros taklit bir tabiat, emeler, pnar yerine; iek tarhlar, havuzlar ve krplm itler,

ayrlarn, su birikintilerinin ve allarn yerine geer. Kyde sazdan dam hl meyilli, sokak ise tarlalar arasndaki srlmemi toprak paras ile ayn zelliktedir. Fakat burada grnt, renkli tozlar ve acaip grltlerle dolu yksek tatan evler arasndaki dar geitlerin grntsdr ve insanlar bu evlerde hibir canl varln asla tanmad bir ekilde yaarlar. Kostmler, hatta yzler bile tatan bir fona gre ayarlanmtr. Gndz vakti tuhaf renk ve tonlarda bir yol trafii, geceleyin ise ay bastran yeni bir k vardr. Ve kyl hibir ey anlamadan ve hi kimse tarafndan anlalmadan, baya bir gldr iinde ie yarar bir tip ve dnyann gnlk ekmeinin reticisi olarak hogrlerek kaldrmda ylece aresiz bakar durur. Buna ramen u sonu belirir ki bu hepsinden nce gelen bir noktadr. Biz ehrin taradan yava yava kopmas ve onu iflas ettirmesiyle, stn tarihin metot ve kavramnn genel olarak uyduu tespit edilmi bir ekil olduunu kavramadmz takdirde, politik ve ekonomik tarihi asla anlayamayz. Dnya tarihi ehir tarihidir. Fakat bu olaydan olduka ayr olarak, biz her kltrde baehir tipini buluruz. Klasik forum, Bat basn, esas olarak, hkmeden ehrin entellektel aygtlardr. Bu devirlerdeki politikann mnasn gerekten kavrayan ve kendini onlarn seviyesinde hisseden bir taral, belki de vcut olarak deil fakat ruh olarak ehre y e r l e i r ^ . Kyl'nn tarasnn toplum fikri ve duyarl -varolduu sylenebildii mddete- ehir basn konumalaryla ngrlr ve idare edilir. Msr Teb'dir, orbis terrarum Roma, islam Badat, Fransa Paris demektir. Nihayet tamamen serbestlie kavumu akln vahi bir sembol, bir damar ykselir; bir dnya tarihinin mrn tamamlayarak sona erdirdii merkez olarak dnya ehri ortaya kar. Btn dn1. Bu gerek olay gnmzde bir misal gsterilmesini gereksiz klacak kadar iyi bilinmektedir. Fakat hatrlamak lazmdr ki XVII. veya XVIII. yzyln bir bakan veya bir sarayls iin rezaletin genel ekli, "topraklarna ekilmek" emri almakt, niversiteden karlan bir renci iin "kye gnderilmek" deyimi kullanlyordu. At.

ya ehirlerinin en eskileri Babil ve Yeni Kralln Teb'idir. Girit'in Minoan dnyas btn gzelliiyle, Msr vilayetlerine dahildi. Klasikte ilk rnei iskenderiye, Eski Yunanistan' bir vuruta tara seviyesine dren ve Roma'nn, yeniden kurulan Kartaca'nn ve hatta Bizans'n bile altedemedii ehirdir. Hindistan'da Ujjain, Kanauj gibi dev ehirler, hepsinden nemlisi Pataliputra in'de ve Cava'da bile biliniyordu; ve herkes Badat'n peri masallarnn nn ve Bat'da Granada'y bilir. Unutulmamaldr ki "vilayet" kelimesi ilkin Romallar tarafndan Sicilya'ya verilen kurucu bir nvan olarak gzkr. Sicilya'nn boyunduruk altna girmesi, aslnda, bir zamanlar sekin bir kltr yresinin o zamandan itibaren katksz ve basit bir cisim olarak batnn rneidir. Sirakza, klasik dnyann ilk gerek byk ehri olan Roma daha nemsiz bir tara kasabasyken gelimiti; fakat ondan sonra Roma'ya nazaran bir tara ehri haline gelmiti. Ayn ekilde Habsburg Madrit'i ve Papa Roma's, Avrupa'da XVII. yzyln ileri gelen bu ehirleri, XVIII. yzyln balarndan itibaren Paris ve Londra gibi dnya ehirleri tarafndan tara seviyesine indirildiler. Ve 1861-1865 i sava srasnda New York'un dnya ehri durumuna ykselmesi, belki de XIX. yzyln en dourgan olay olduunu ispat eder. Ta Colossus, "Kozmopolis", her byk kltrn hayat yolunun sonunda durur. Onun imaj, btn ahane gzelliiyle insan gznn k dnyasnda gzkt zaman, kesin oluan nesnenin btn asil'lm sembolizmini ihtiva eder. Gotik binalarnn ruhla kaplanm ta, bin yllk bir tarz evriminden sonra, bu daemonik (eytans) ta lnn ruhsuz materyali haline gelmitir. imdi eski olgun ehirler, katedralin gotik ekirdei, belediye binalar, yksek damlaryla, eski duvarlar, kuleleri ve kaplaryla daha parlak ve daha zarif aristokrat evlerinin, saraylarn ve kiliselerin barok gelimesiyle etrafa yaylm ve hzla artan gecekondular ve baraka evleriyle ryen krlar yutmak ve eski zamann asil grnmn yok etmek iin temizleyerek ve tekrar ina ederek u-

ramak amacyla her ynden ekilsiz ynlar halinde tamaya balamtr. Eski kulelerden aadaki evler denizine bakarak, bir tarih varln bu talatrlmasnda organik bymenin sona ermesini ve bir inorganik, (dolaysyla da engellenemeyen toplama ileminin balangcn iaretleyen) bir saf dnem grrz. Gene imdi katksz, entellektel tatminin suni, matematiksel ve tamamen doaya yabanc bir sonucu ortaya kar: ehir mimarnn ehri. Btn medeniyetlerde olduu gibi bu ehirler, ruhsuzluun sembol olan satran tahtas eklini rnek alrlar. Dz dikdrtgenler bloklar Babil'de Herodot'u, Tanoehtitlan'da Kortez'i artmlardr. Klasik dnyada "mcerret" kentler serisi Miletos'lu Hippodamus tarafndan 441'de "planlanan" Thurii ile balar. Satran tahtas eklindeki plann sitenin ini klarn belirledii Priene, Rodos ve iskenderiye bunlar izler ve srayla mparatorluk a'nn saysz tara kentlerine model olurlar, tslam mimarlar, Badat' 762'den itibaren, dev Samarra ehrini ise bir yzyl sonra plana gre kurmulardr. Bat Avrupa ve Amerikan dnyasnda 1791'de Washington'un kuruluu ilk byk misaldir. phe edilemez ki, in'de Han devrinin dnya ehirleri ve Hindistan'da Maurya slalesi ayn geometrik modele sahiptirler. imdi bile Bat medeniyetinin dnya ehirleri gelimelerinin zirvesine ulamaktan ok uzaktrlar. Gryorum ki M.S. 2000 ylndan epey sonra, on veya yirmi milyonluk bir nfus iin kurulan ehirler, delilik derecesinde hayali olarak kabul edeceimiz haberleme ve trafik mefhumlar ve bugnn en b2. Roma'nn mparatorluk Fora's ve Lksor harabeleri gibi Samarro da gerek Amerikan orantlarn gsterir. ehir Dicle boyunca 33 km. (20 mil) uzanr. Halife Muvahhit'in oullarndan biri iin yaptrd Balkuvara Saray her kenar 1250 m 2 'lik alan kaplar. Dev camilerden biri planda 260x180 m. ldedir. Schwarz, Die Abbasiden residenz Samarra (1910); Herzfeld, Ausgrabungen von Samarra (1912); Pataliputra, Chandragupra ve Asokan zamanlarnda intra muros'u 10 milx2 mil (Manhattan adasna eit veya Thanes nehri boyunca Greenwich'ten Richmond'a kadar Londra civarnda llmtr. At.

yn cce haline getirecek binalarla krlarn geni blgelerine yerleecektir. Erken klasikte tara halkn yava yava ehirlere eken ve bylece bir eit polis yaratan synoesizm neticesinde gln bir ekilde kendini tekrar etti; herkes ehrin ortasnda, en youn ekirdeinde yaamak istiyordu, nk aksi halde kendini gerek bir ehirli gibi hissedemezdi. Btn bunlar sadece siteler, i kasabalardr. Yeni synoesizm, banliy blgeleri yerine, st katlar dnyasn oluturdu. 74 ylnda Roma, korkun nfusuna ramen, ondokuzbuuk kilometrelik, gln denecek kadar kk bir evreye sahipti. Bunun sonucu olarak bu ehir paracklar, genel olarak genilemesine deil gittike yukar doru uzandlar. Roma'nn nl nsula Feliculae'si gibi, blok ii evleri sadece, -be metrelik bir sokak genilii ve Bat Avrupa'da asla grlmemi ve ancak Amerika'da birka ehirde grlebilen ykseltilerle ortaya karlar. Capitol yaknnda damlan zaten tepe seviyesine ulamt. Dnya ehirlerinin insann bu sun evreden baka yerde yaamasn imknsz klan ey, varlndaki kozmik vuru daim azalrken, uyanan uurun gerilimleri gittike daha tehlikeli bir hal almasdr. Hatrlanmaldr ki, bir mikrokozmosta hayvan, uyanan taraf olarak bitki tarafnn stne kar ve asla tersi olmaz. Vuru (nabz) ve gerilim, kan ve akl, kader ve sebep-netice ilikisi birbirlerine kar ne durumdaysa, yeni iek aan krlarla tatan bir ehir, perse olarak var olanla baml olarak varolan da o durumdadr. Canlandrmak iin kozmik nabz vuruundan mahrum gerilim, bir hilie gemitir. Fakat medeniyet gerilimden baka bir ey deildir. Kafa
3. 4. Kanada'nn durumuna gre, sadece byk blgeler deil, fakat btn lke gelecekteki gelimeler iin itlerle eit dikdrtgenlere blnmtr. At. "Arap topraklan zerindeki ge klasik ehir dier bakmlardan olduu gibi bu bakmdan klasie aykrdr. Antiochus'un (Antakya) bahe banliys btn Dou tarafndan bilinmekteydi." Msrl "Dininden dnen Jlien" IV. Amenofs (Akhenaton)'in Tell-elAmarna'da kurduu ehrin 45 m. (149 ft.) geniliinde yollar vardr.

5.

medeniyetin nde gelen kiilerinin tamamnda, bilhassa srf bir gerilim ifadesiyle idare edilmektedir. Zek ancak, yksek gerilimdeki anlay kapasitesidir; ve her kltrde bu balar son kiilerinin tipleridir. Kiinin sadece bunlar, byk ehrin sokak hayatnn anaforunda gzken kyl balaryla karlatrmas yeterlidir. Ayn zamanda kyl bilgelii -"zayflk" ana akl, dier hayvanlarda olduu gibi hayatn hissedilen vuruu zerine temel kurmu olarak igd- ehir ruhu vastasyla kozmopolit zekya -keskin evresiyle eski kozmik temeline ortadan kalkn aa vuran asl kelimeilerleyi de kader duygusunun srekli bir azalmas ve bir sebep-netice ilikisinin operasyonuna gre ihtiyalarn durdurulamayan art olarak tarif edilebilir. Zek, uursuz yaamann yerini dnce tatbiknin stnlkle, fakat kansz ve yavanlkla almasdr. Zeknn grnm btn rklarda ayndr. Onlarda da sraya konmu olan, tam mnasyla rktr. ilkel halklarn ok dourgan oluu, hakknda dnlmeyen ve hatta gerekli olup olmad konusunda muhakeme edilmeyen tabi bir olayd. Mantk, bir hayat kavram konusunda ne knca, hayatn kendisi bir soru haline gelmitir. O noktadan itibaren doum saysnn ll kstlamas balamtr. En bata kadn, kyl kadn, anadr. ocukluktan beri zlemini ektii btn ura bu tek kelimede anlatlmtr. Fakat birdenbire Ibsen kadn, Kuzey tiyatrosundan Paris romanna kadar uzanan btn megalopoiitan edebiyatnn kahraman olarak ortaya kar. ocuklar yoktur, ruh tenakuzlar vardr; evlilik bir "karlkl anlay"a varma hneri, sanatdr. ocuklara kar olma konusu ister hibir eyin mevsimini karmayan Amerikan leydisine, ister nn onu brakacandan korkuya den Parisli'ye, ister "kendine ait olan" Ibsen kahramanna ait olsun, hi farketmez; hepsi kendilerine aittir ve hepsi de verimsizdir. Ayn gerek olay, ayn tartmalarla birlikte, iskenderiye ve Roma toplumlarnda ve tabi olarak her meden toplumda bulunmaktadr; ve dolaysyla Buda'nn yetitii toplumda da mevcuttur. Hellenizm'de ve XIX. yzylda, Lao Tzu ve Charvaka doktrini za-

mallarnda da olduu gibi, ocuksuz zeklar iin bir ahlk ve Nora ile Nana'nn i tenakuzlar konusunda bir edebiyat vardr. Bu noktada, btn medeniyetler yzyllarca sren korkun bir nfus azalmas devresine girerler. Btn kltrel insan piramidi yok olur. Zirveden balayarak nce dnya ehirlerinde, sonra taralarda ve nihayet lkenin kendisinde yok olur ki, onun en deerli kan deta onlar bir mddet desteklemek zere cmerte kasabalara dklmtr. En sonunda, ancak en gl ve ilerisi iin mit veren unsurlarndan uzaklatrlm olarak iptidai kan alr. Bu tortu fellah (tarm iisi) tipidir. Eer Maya halk spanya'nn eline getikten sonra ok ksa bir zaman iinde gerekten yok olduysa, byk ve bo ehir vahi ormanlar tarafndan tekrar yutulduysa, bu, ele geirenin zalimliini deil (ki byle olsa burann fatihi, bu gen ve verimli kltr insanlarnn kendini yenileyen gc karsnda aresiz kalrd) fakat ayn zamanda (phesiz eskiden beri gelimekte olan) bir iten yok olmay ispat eder. Eer biz kendi medeniyetimize dnersek grrz ki Fransz soylular arasndaki eski ailelerinin ou kez, Devrim'de kknden sklmedii, fakat 1815'ten beri tek tek lm ve ksrlklar, burjuvaya ve 1870'ten itibaren, Devrim'in yeniden meydana getirdii kyllere yaylmtr. Bunun sonucunda da medeniyetlerin her yerinde grrz ki, ilk devirlerdeki tara ehir ve sonradan da evrimin sonundaki dev ehirler, onlarn iinde maaralara ve ynak evlere snan ta devri insanlar gibi yaayan kk bir fellah grubunun, ta ynlar arasnda barnd bo blgeler haline gelir. Samarra X. yzylda terkedilmiti; Asoka'nn bakenti Pataliputra, M.S. 635'te inli seyyah Hsuen Tsang tarafndan ziyaret edildii zaman, iinde hi kimsenin oturmad evlerle dolu kocaman bir yerdi; ve byk Maya kentlerinin bir ounun Kortez zamannda bile bu durumda olmas gerekir. Polybius'tan sonra gelen uzun bir yazarlar serisinde, sokaklarn bo ykk yollar haline geldii forum gimnazyumunda davarlarn otlad birka heykelin serpitirildii amfi tiyatrosunun

ekilmi bir tarla olduu eski ve nl ehirler olduunu okuruz. Roma M.S. V. yzylda bir ky nfusuna sahipti, fakat imparatorluk saraylarnda hl oturulabiliyordu. O halde bu kent tarihinin kapandr iptida trampa merkezlerinden kltr ehrine ve nihayet dnya ehrine doru gelierek, nce saltanat evriminin gerekleri iin kurucularnn kann ve ruhunu, sonra da o gelimenin son ieini medeniyet ruhuna feda eder; bylece l olarak kendi kendini yoketmeye ynelir.

MEDENIYETIN EKIL DILLERI


imdi kader deil, sebep-netice ilikisi deil, fakat uzant hkmeder. Bunu izleyerek bir kltrn her ekil dili, tekamlnn tarihiyle birlikte, mahre noktasna bal kalrken, meden ekiller yuvann her yerine dalmlardr; dolaysyla, grnr grnmez snrsz bir yaylmaya, uzanmaya muktedirdirler. Hansa kasabalarnn kuzey Rusya kk ile gotik olarak ina edildii, Gney Amerika'daki spanyol kentlerinin barok tarzda yapld olduka dorudur; fakat gotik tarz tarihinin en kk bir blmnn bile Bat Avrupa'nn snrlar dnda evrimlemesi imknsz, hem de Atika veya ngiliz tiyatrosunun, fg sanatnn, Luther veya rfe dininin yabanc kltrlerin insanlar tarafndan yaylmas veya benimsenmesi kadar imknszd. Fakat Iskenderciliin ve bizim romantizmimizin z, istisnasz btn ehirlere ait olan bir eydir. Romantizm, Goethe'nin geni gr zaviyesiyle dnya edebiyat diye isimlendirdii edebiyatn balangcn belirtir ki bu edebiyat, topraa bal, ama kolaylkla ihmal edilebilen bir tara edebiyatnn kendini kabul ettirmek iin her yerde glkle mcadele ettii, nde gelen dnya ehrinin edebiyatdr. Venedik devleti veya Byk Frederick'inki veya (tesirli bir gerek olarak) ngiliz Parlamentosu yeniden yaplamaz, fakat mesel klasik Poleis'in Numidyanlar ve eski Bretonlar arasnda kurulabildii gibi "modern kurumlar" da herhangi bir Asya veya Afrika devletine "tantlabilir". Bunun sonucunda btn medeniyetlerde "modern" ehirler gittike daha ok birbirlerine benzerler. Nereye istersek gidelim, bizim iin

Berlinler, Londralar, New Yorklar vardr, tpk Romal bir seyyahn stunlu mimarisini, heykelleriyle forumlarn ve tapnaklarn Palmira Ida veya Trier'de veya Tingad'da veya Aral ve nds arasnda uzanan hellenistik ehirlerde bulabilecei gibi. Fakat bir zamanlar bylesine ykseltilen, sekin ve nl olan bir tarz deil, bir zevk; yeni adet deil, bir zellik; mill bir kostm deil, fakat modann kendisidir. tabi ki bu kendi kabuuna ekilmi insanlar iin sadece bir medeniyetin kalc kazanlarn kabul etmeyi deil, ayn zamanda onlar bamsz bir ekilde yeniden aksettirmeyi bile mmkn klar. Byle "ay " medeniyetlerinin rnek blgeleri Gney in ve bilhassa (M.S. 220 sralarnda Han devrinin kapanyla ilk defa inletirilen) Japonya, Brahman medeniyetinin yaylma noktas olarak Cava ve ekillerini Babil'den elde eden Kartaca'dr. Btn bunlar imdi arla kaacak kadar iddetli, hibir kozmik g tarafndan deitirilmemi ve snrlanmam kesinlikle entellektel ve hacimli uyanan bir uurun ekilleridir; fakat bu bakmdan ylesine gl bir verime muktedirlerdir ki, son titreen klar uzanr ve hemen hemen btn dnya zerine tesir ederler. in medeniyeti ekillerinin baz paralar muhtemelen skandinav tahta mimarisinde, Babil lleri muhtemelen gney denizlerinde, klasik maden paralar Gney Afrika'da, Msrl ve Hint tesirleri muhtemelen nka topraklarnda bulunabilir. Fakat bu ilemin uzants btn snrlar ap geerken, medeniyetin i eklinin geliimi kendini tesirli bir tutarllkla yrtmekteydi. safha arasnda ak seik bir ayrm yaplmaldr: Kltrden ayrlma, saf kan bir medeniyet eklinin retimi ve son katlama. Bize gre bu gelime imdi gelip atmtr. Kltrlerde tarz, kendini btnleme ileminin ritmi olmutur. Fakat meden tarz, (eer bu kelimeyi kullanabilirsek) tamamlama durumunun ifadesi olarak ortaya kar. Bilhassa in ve Msr'da mkemmel seviyesine ulamtr; bu seviyede, i ynden deitirilemez bir hayatn btn ifadelerine sanat tatbiknin son derece incelenmi ve aratrlm ekillerine kadar olan davran ve trenlerine katkda bulunur.

RK, TARZ DEMEKTIR


Her rkn kkleri vardr. Irk ve yre birbirlerine aittir. Bir bitki nerede kk saldysa orada lr. Elbette ki bir rk geriye doru "yuv a l n a kadar izleyebilmemizin tuhaf olmayan bir taraf vardr; fakat rkn ruhunun ve cisminin en esasl zelliklerinden bazlaryla birlikte srekli olarak bu yuvaya bal kalacan anlamak ok daha nemlidir. Eer rk yuvada imdi bulunmuyorsa, bu demektir ki o rk artk yaamamaktadr. Bir rk gmez, insanlar g eder ve onlarn sonraki kuaklan daima deien yrelerde doarlar, fakat yre onlardaki bitki zellii zerine gizli bir kuvvet tatbik eder, bylece rk ifadesi, eskisinin yok olmas, yenisinin ortaya kmas ile tamamen deitirilir, ingilizler ve Almanlar Amerika'ya g etmemilerdir, fakat insanlar oraya ingiliz veya Alman olarak gmlerdir; onlarn torunlar ise orada Amerikal olarak yaarlar* Ne zamandan beri grlmektedir ki Kzlderililerin topra onlarn zerinde iz brakmtr; kuaktan kuaa kkn kuruttuklar halka gittike daha ok benzerler. Gould ve Bahter gstermilerdir ki btn rklarn beyazlar, kzlderililer ve zenciler vcut llerinde ve olgunluk a bakmndan ayn ortalama dzeye gelmilerdir. Bu ylesine abuk olmutur ki, kk yata olgunlua erien ve ok yava gelien irlandal gmenler ayn kuak iinde yrenin hkm altna girmilerdir. Boas, Amerika'da doan uzun kafal Sicilyal ocuklarla, yass kafal Alman yahudilerinin ocuklarnn hemen ayn kafa tipine uyuverdiklerini gstermitir. Bu zel bir durum de-

il, genel bir mucizev olaydr; ve bu bizim, hakknda baz babo kabilelerin isimlerinden ve dillerinden arta kalanlardan (mesel Danai, Etrsk, Pelasgi, Achaean, Doryan) baka bir ey bilmediimiz gmenlerle urarken titizlikle davranmamza yardm etmelidir. Bu "insanlarn" rkna gelince, hibir sonuca varamayz. Gotlar, Vandallar, Lombardlar gibi deiik adlar altnda Gney Avrupa topraklarna kadar uzananlarn tamam hi phe yok ki kendi iinde bir rkt. Fakat daha Rnesans zamanna varmadan kendini Provenal, Kastilya ve Toska topraklarnn kk karakterlerine uydurmutu. Fakat dil bakmndan bu byle deildir. Bir dilin yuvas sadece o dilin tesadfen olutuu yer demektir. Bunun o dilin i ekliyle hibir ilgisi yoktur. Diller g ederler; yani bir vastayla kabileden kabileye yaylrlar. Hereyden nce dei toku edilme kabiliyetleri vardr ve edilmektedirler. Gerekten de rklarn ilk zamanlarnn tarihini incelerken, byle konuma deiikliklerini gerekli art olarak koymakta en kk bir tereddt bile gstermemiz gerekmez ve gstermemeliyiz. Tekrar edelim ki, bu bir ekil kapsam iine girer, devralnan bir dilin konuulmas deildir. Bu, (ilkellerin ssleme motiflerini daim olarak devralmalar gibi) kendi z ekil dillerinin bir unsuru olarak tam bir gvenlik iinde kullanlmak zere devralnr. Eski zamanlarda bir insann kendisini daha gl gstermesi veya dilinin daha stn bir kullanlla sahip olduu duygusu, dierlerini kendi z dillerini terketmelerine inandrmak ve yeni bir din korkuyla onun dilini kendilerine geirmek iin yeterlidir. Normandiya'da, ingiltere'de, Sicilya'da ve istanbul'da, herbirinde deiik dillere sahip olmak zere bulunduumuz ve daima birini tekiyle dei toku etmeye hazr bulunan Normanlardaki konuma deiikliklerini izleyiniz. Ana dile ynelik dindarlk (bu deyim derin ahlk gleri pekitirir ve daima tekrar edilen dil savalarmzn ac sonlarna sebep olur) dier kltrlerin insanlar tarafndan hemen hemen bilinmeyen, iptidailer iin ise hi bilinmeyen ge Bat ruhunun bir vasfdr.

ilim, rkn, kk salm bilgiler iin ne ise hareket eden hayvanlar iin de o demek olduunu, hayatn mikrokozmik yanyla birlikte, yeni bir grup zellikler ortaya ktn ve hayvanlar lemi iin bunun kesin olduunu belirtmekte tamamen yanlmtr. Yine ilim, "rklar" kelimesi btn "insan" rk iindeki blmleri belirttii zaman kelimeye tamamen deiik bir mna verilmesi gerektiini anlamamtr. Adaptasyon ve irsiyetten sz etmesiyle, stnkr karakterlerin ruhsuz, geliigzel bir sralamasn hazrlar ve burada kann, orada ise yrenin kana kar gcnn kendilerini ifade ettikleri gereini rter. Bunlar anlalamayan ve llemeyen, fakat ancak yaanarak bilinen ve gzden gze hissedilen srlardr. limlerin bu stnkr karakterlerin ait olduu snfla mnasebetleri yoktur. Aka grnyor ki, insan vcudunun btn ifadesindeki kaos biraz olsun kavranamamtr. Kokudan (inliler iin, mesel rkn en karakteristik iaretidir) ve sesten (konuma, ark syleme ve hepsinden nce glme sesi, ki ilm metot tarafndan varlamayan derin farklar doru olarak anlamaya bizi muktedir klar) olduka ayr olarak gznndeki imajlarn bolluu, hem gzle grnen hem de i gre hitap eden ayrntlar bakmndan ylesine utandracak derecede zengindir ki onlar sadece birka ynyle vasflandrmak dnlemez. Btn bunlar madalyonun bir yandr; onu oluturan btn bu vasflar da kendi balarna bamszdrlar ve herbirinin kendi z tarihi vardr. Baz durumlar vardr ki gln yaps (ve bilhassa kafatas ekli) tamamen deiir; fakat etli ksmlarn (mesel yzn) ifadesi ve grn asla deimemitir. Ayn ailenin kz ve erkek kardelerinin hepsi Blumenbach, Mller ve Huxley tarafndan ne srlen hemen her snf temsil edebilirler ve buna ramen yaayan rk zelliklerinin benzerlii onlara bakan herhangi bir kimseye deimez grnebilir. Fakat, yzyllar boyunca tekrarlanarak yaayan vasflar ("aile" hatlarn) toplayan kan enerjisinin ve insan damgasnda ima edilen toprak kuvvetinin yansra, yakn insan mnasebetlerinin senfonisinin o esrarl kozmik gc vardr. Gebe bir

kadnda "versehen" diye adlandrlan ey, rkta olan hereyde tabi olarak mevcut olan ok derin ve gl bir oluma prensibinin tatbiknin belirli ve pek nemli olmayan bir durumudur. Bu yaayan nabzn, insann kendi benzerinin bir btnlk, bir kesinlik kazanmas iin duyulan bu kuvvetli hissin oluturucu gcn mbalaa etmek imknszdr. Yoldalk rklar yetitirir. Fransz noblesse ve Prusyal andadel gerek rk gsterileridir. Fakat korkun rk enerjisi ve bin yllk gecekondu hayatyla Avrupa yahudileri tipini douran ve yine bundan baka bir ey deildir; ve her ne nerede kaderinin varlyla birlemi ve ruhsal ynden salamca balanm olarak uzun zaman kalrsa, bir lke nfusunu daima bir rka dntrecektir. Bilhassa kltrn ilk zamanlarnda Vedic, Homerik, Hohenstaufen'in valyecilik devirlerinde olduu gibi bir rk ideali mevcut olduu zaman, hkmeden snfn bu ideale olan hasreti, onun baka trl deil, fakat sadece e seme konusuna olduka bamsz olarak byle olma arzusu; bu ideali gerekletirmeye koyulur ve netice olarak bu ideale eriir. Gerekte, bir insan bann rk ifadesi, kendini, konu olan unsur kemik deil de et, grn, hatlarn oynamas olarak akla gelebilen her kafatas ekliyle badatrabilir. Romantizm zamanndan beri bir "Indo-Germen" rktan sz etmekteyiz. Fakat bir aryen veya bir Semitik kafatas diye bir ey var mdr? Kelt ve Frank, veya hatta Boere ve Kaffir kafataslar arasnda bir ayrm yapabilir miyiz? Irk ve ilkel insanlarn rk saplantlarna gelince, Neanderthal'den Aurignacion'a kadar tarih ncesi kemiklerin en nl fosilleri bile hibir ey ispat etmez. Ne eit yiyeceklerin kullanld gibi ene kemiinden elde edilen baz sonular hari olmak zere, sadece bugne kadar orada bulunan temel yeryz eklini belirtirler. Tekrar edelim ki, Darwin ann ar basksndan kurtulmu kriterleri kefettiimiz an her canl varlkta hemen ispat edilebilir duruma gelen topran esrarl gcdr. Romallar asmay gneyden Rheine'a getirdiler; orada asma elbette ki gzle grnr ekilde de-

il, fakat mesel botanik olarak deiti. Fakat bu rastlantda "rk" baka yollarla kesinlik kazanabilir. Sadece kuzey ve gney arasnda deil Rheine ve Moselle araplar arasnda ve hatta ayr ayr tepelerin eteklerindeki her kasabann rnleri arasnda bile topraktan doma bir fark vardr; ayn ey, ay ve ttn gibi yksek tabakadan dier her bitki "rk" iin de geerlidir. Btn stn kltrn ardnda Etrskleri ve Toksana'da Rnesans', Smerleri, M.S. 500 ylndaki Persleri ve Dicle zerindeki mslman Persleri, birbirine balayan, ancak en ince duygulara kar hassas olan benzer bir unsur, her ekilde hafif bir gzel koku vardr. Bunlardan hibiri len ve tartan bir ilim iin eriilebilir deildir. Herbiri bir uzmann uygulamas iin deil, fakat ak bir kesinlikle ve ilk bakta duygular iin yaar. Vardmz sonu udur ki: Irk "zaman" ve "kader" gibi hayatn her meselesinin kesin bir unsuru, herkesin ak ve kesin olarak ve rasyonel (yani ruhsuz) bir amlama ve dzenleme yoluyla kendini onu kavramaya zorlamad mddete kesin olarak bildii bir eydir. Irk, zaman ve kader birbirlerinden ayrlamaz. Irk, konumann aksine, sistematik deildir. Son olarak her ayr kiinin ve onun varlnn her ayr dakikasnn kendi z rklar vardr. Bu sebeple ona yaklamn tek yolu snflandrma deil, fizyonomik gereklik olaydr. Dilin zne varmak isteyen -her kii btn filolojist aralarn bir kenara koyarak ie balamal ve bir avcnn, kpeiyle nasl konutuuna dikkat etmelidir. Kpek uzanan parma izler, kelimenin syleniini dikkatle dinler, fakat kafasn sallar; bu eit insan konumasn anlamaktadr. Sonra onun fikrini anlamak iin sessiz durur ve havlar ki bu onun dilinde "sahibinin demek istedii bu mudur?" sorusunu kapsar. Sonra yine kpek lisannda, hakl olduunu anlamaktan memnun olduunu ifade eder. Ayn ekilde, mterek bir tek kelimeye sahip olmayan iki adam da birbirlerini anlamaya alrlar. Bir tngiliz tara papaz, bir kyl kadnna bir eyi izah ederken ona dikkatle bakar ve uuraltndan, bakna papazvri bir ifade tarznda kadnn asla anlayamayaca bir z ilave eder. Bug-

nn anlatm ekilleri, istisnasz olarak ancak dier konuma tarzlaryla ilikide olduklar mddete kapsamaya, anlatmaya muktedirdirler, kendi balarna yeterli deildirler ve asla olmamlardr. Eer kpek bir ey isterse kuyruunu sallar; bu kesinlikle ak ve ifadeli konumadan anlamayan efendisinin aptallndan sabrszlanarak anlatmna ses (havlama) ve nihayet bir davran ifadesi (mimikler veya iaretler) ilave eder. Burada insan henz konumay renmemi olan kaim kafal bir varlktr. Nihayet ok dikkate deer bir ey olur! Kpek sahibinin eitli konumalarn kavramak amacyla her yolu denedikten sonra, aniden kendini yere mhlar ve gz insan gznn iine iler. Burada iddetle esrarl bir ey olmaktadr: ben ve sen'in ani olarak birbirine dokunmas, demesi. Bak, uyanan uurun kstlamalarndan kendini kurtarr. Varlk kendini iaretler olmadan da anlar. Burada kpek insanlarn bir "hkim"i olmutur, dorudan doruya karsndaki gze bakarak, konumann ardndaki konumacy kavramaya alr. Bu eit dilleri biz gerein farknda olmadan alkanlkla kullanrz. Kk bir ocuk ilk kelimesini renmeden ok nce konuur; yetikin insan ise kulland kelimelerin geliigzel anlamlarn bile dnmeden onun araclyla konuur, yani bu durumda ses ekilleri kelimelerinkinden olduka deiik bir dile hizmet ederler. Byle dillerin de kendi az ve leheleri vardr; onlar da renilebilir, uzmanlk konusu olabilir ve yanl anlalabilirler. Onlar bizim iin ylesine gereklidirler ki eer sz lisanna, ton ve jest lisannn yardm olmadan her grevi yaptrmaya teebbs etseydik, o lisan isyan ederdi. Gz iin sz lisan olan bizim el yazmz bile, noktalama iaretleri eklinde jest lisanndan bir yardm almasayd, hemen hemen anlalmaz hale gelirdi. Bir rk karakteri (apriori) bildirilecek kanunun cmleye ne ekilde yerletirildiiyle ilgilidir. Cmleler, Tacitus ve Napolyon iin, Cicero ve Nietzsche'ye gre tad anlamn aynsn tamaz, ingiliz, materyalini sz dizimi olarak Alman'dan daha deiik bir ekilde sralar, ilkel klasik, in ve Bat konuma toplumlarnda cm-

le birimi eidini ve onunla birlikte kelimenin cmleye mekanik ilikisini fikirler ve dnceler deil, dnme, hayatn ekli, kan tayin eder. Gramer ve sentaks arasndaki snr, konuma mekaniinin sona erdii ve organik konumann balad (kullan tarzlar, adet, kiinin kendini ifade etmek iin setii yolun fizyonomisi) noktada yer almaldr. Dier snr, kelimenin mekanik yapsnn, ses olumas ve ifadesinin organik faktrlerine getii yerde uzanr. Gmenlerin ocuklar bile ingilizce "th" sesini telaffuz edememeleriyle tannabilir. lkenin rk nitelii, ancak bu snrlar arasnda bulunan "dil" olarak adlandrlmasyla uygun olur; hem de bir sistemi olan, teknik bir ara olan ve kefedilen, gelitirilebilen ve eskiyebilen bir dil. Konuma tarz ve ifade, aksine, rka baldr. Bildiimiz bir kimseyi, kendisini grmeden telaffuzundan tanrz; sadece bu kadarla da kalmaz, eksiksiz ve fevklade doru Almanca konusa bile yabanc bir rkn yesini ayrdedebiliriz. Kelimeler az nce de sylediimiz gibi, cmledeki en kk mekanik birimlerdir. Muhtemelen, bu birimlerin bir insan trnn dncesi tarafndan elde edilme yolu kadar karakteristik bir ey yoktur. Bir Bantu zencisi iin grd bir nesne hereyden nce kavrayn ok saydaki kategorilerinden birine dahildir. Buna uygun olarak onun karl olan kelime bir ekirdek veya bir kk ve belirli bir sayda tek heceli n taklardan meydana gelir. Tarladaki bir kadndan sz ederken, kelime una benzeyen bir eydir: "Canl, bir, byk, yal, dii, darda, insan" yedi hece eder; fakat bir tek, berrak ve bize gre olduka yabanc bir kavray yoluduri6. Kelimelerin cmlelerle neredeyse ayn hacimda olduu diller vardr. Vcut ve ses jestlerinin yerini yava yava dramatik jestlere brakmas, cmlelerin yaplnda kesin bir faktrdr, fakat asla tamamlanmamtr. Kelimeler halinde konuma faaliyeti gittike daha belirgin olarak ortaya ktka undan oluur: Kelime sesleri araclyla, sras gelince kelime balantlarnn sesi araclyla daha ile6. Sir H. H. Johnston tarafndan yazlan "Bantu Aileleri" adl, metine baknz, Ency, Brit., XI, ed.-At.

ri iliki duygulan uyandran anlam duygularn canlandrrz. Konuma konusundaki okul renimimiz bu ksaltlm ve imali ekilde, sadece k nesnelerini ve k ilikilerini deil, ayn zamanda dnce nesnelerini ve dnce ilikilerini de anlamamz iin bizi eitir. Bu, yalnz bu, konuma saylr; bylece davran ve ton, modern konumann anlalmasnda genel olarak belirtilerden ok daha byk bir rol oynar, isim olarak iaretler birok hayvan iin akla uygun bir ekilde varolabilir, fakat yklem iaretleri olarak asla. Ben ve sen arasndaki bu haberleme arac, kesinlii sebebiyle hayvann duygulanma anlayndan, duygulanmann yerini tutan bir kelimeler halinde dnme yaratmtr, ince dnmek veya "kl krk yarmak", kiinin kendisiyle kelime anlamlar iinde konumas demektir. O, kelimelerin dilinden baka hibir dil eidinin ie yaramad bir faaliyettir; sonra da dilin kesinlik kazanmasyla, tm insan snflarnn hayat alkanlklarndan ayr bir duruma girer. Szl ifadede btn doruyu ihtiva etmesini imknsz klan konumann kati ve cansz olarak konumadan ayrlmasnn kelimelerin iaret sisteminde zellikle zor eriilen sonular vardr. Soyut dnce, hayatn btn sonsuz muhtevasn iine sktrmak iin arad snrl bir kelime erevesinin kullanlmasnda oluur. Kavramlar varl ldrr ve uyanan varl idare eder. ok nceleri dil tarihinin ilkbaharnda, anlayn kendini duygulanmayla bir tutmak iin mcadele etmesi gerektii zaman, bu mekanizasyon hayat iin nem tamazd. Fakat imdi insan arada srada dnen bir varlktan, srekli dnen bir varla dnmtr; hayata boyun ediren ilk ve son olarak, akln stnln salayan her dnce sisteminin idealidir. Buna teoride geerlilii sadece bilinene gre ayarlamak ve gerei bir yalan ve bir d olarak damgalamak vastasyla eriilebilir. Uygulamada ise, evrensel ahlk ilkelerin varlnda kann sesini bastrmaya almakla baarlabilir*7).
7. Sadece teknikler tamamyla dorudur; nk burada kelimeler adeta gerein anahtardr ve cmleler "doru" deil, fakat gerek olana kadar devaml nitelendirilmektedir. Bir hipotez doruluk deil kullanllk ister.

Hem mantk hem de ahlk, akl iin salt ve ebed dorularn sistemleri, buna karlk tarih iin doru olmayan eylerdir. I gzn dnce alannda d gze salad stnlk ne kadar kesin olursa olsun, gerek olaylarda ebed dorulara duyulan inan, ancak kiilerin hatalarnda yaayan zavall ve gln bir sahne oyunudur. Dncelerin doru bir sistemi kesin olarak yoktur ve olamaz; nk hibir iaret gerein yerini tutamaz. Bilgiler ve erefli dnrler daima u sonuca varmlardr ki btn bilgi a priori, kendi ekliyle artlanmtr, kelimelerin ifade ettii anlama asla eriemez. Yine teknik konusu hari tutulmak zere, nk burada kavramlar kendi balarna ama deil aralardr, bu ignorabimus ayn zamanda her gerek bilgenin sezgisiyle u konuda uygunluk iinde bulunurlar ki hayatn soyut ilkeleri ancak mecaz anlamda, hayatn her zamanki gibi altndan akp gittiini, her gn kullandmz basmakalp deyimler olarak kabul edilebilir. Sonu olarak rk dillerden daha gldr ve bylece btn byk isimler ardnda hayat etkilenen sessiz sistemler deil, ahsiyet sahibi dnrlerdir. Kelime dillerinin i tarihi safha gsterir. Birincide, hayli gelimi, fakat kelimesiz haberleme dilleri iinde ilk isimler (yeni bir eit anlaytaki birimler) ortaya kar. Dnya bir sr olarak uyanr ve din dnce balar. kinci safhada, tam bir haberleme (anlama) konumas yava yava dramatik deerlere dnr. Jest cmle olur; cmle de isimleri kelimelere dntrr. Daha ileride cmle, yzyze duygulanmay anlayn en byk okulu haline getirir ve cmle mekanizmas dahilindeki soyut ilikiler iin duyulan daima artan bir incelikteki anlam duygusu, kendilerini bilhassa isim ve fiile, uzay ve boluk kelimelerine ilitiren; balayan byk bir fiil ekimleri bolluunu uyarr. Bu, gramerin iek ama zaman, muhtemelen Msr ve Babil kltrnn douundan sonra iki bin yl olarak kabul edebilecepriz devredir. nc safhada, ekimlerin hzla yok oluu ve gr'merin sentakslaNdeitirilmesi yer alr. nsann uyanan uurunun akl kazanmas imdi yle bir yere gelmitir ki artk ekimin anlm desteine ihtiyac y.^ktur. Dnya ekillerinin

eski bolluunu bir yana brakarak, deyimin bu kk farklar (kelimelerin durumu, ritm) vastasyla serbeste ve gvenlikle anlar. Kelimelerle konumann gcyle, anlay, uyanan uura kar stnlk salamtr. Bugn kendini akla uygun szl mekanikliin kstlamalarndan kurtarma ve akln saf mekaniine doru ilerleme ilemindedir. Duyular deil, akllar balanty kuracaktr. Bu durumda biyolojik seviyede yer alan ve dolaysyla tip olarak insana dahil olan filoloji tarihinin nc safhasnda, stn kltrlerin tarihi imdi tamamen yeni bir konumayla sahneye kmaktadr. Mesafe konumas (yaz) yle bir i gcn kefidir ki, dnya dillerinin kaderlerinde yine ani ve kesin bir deime olur. Msr'n yaz dili zaten 3.000 civarnda hzl bir ekilde gramatik elere ayrlma durumundayd; buna benzer olarak Smer edebiyat dilleri eme-sal (kadnlarn dili) diye adlandrlmaktayd. in'in yazl dili -ki in dnyasnn halk dilleri ile karlkl olarak oktan beridir ayr bir dil oluturmutu- bilinen en eski metinlerde bile ylesine kesinlikle ekimsizdi ki, ancak yakn tarihlerde yaplan bir aratrma nceden ekimleri olup olmadna karar verdi. ndo-Germen sistemi bizimkine gre tam bir knt durumunda bilinmektedir. Eski Vedic'deki duruma gre (M.. 1500 sralarnda) klasik diller bin yl sonraya ancak paralar brakmlardr. Byk skender devrinden beri, ikilik, normal hellenistik Yunanca isim ekimlerinden ve edilgen yap ise fiil ekiminden tamamyla kayboldu. Bat dilleri, dnlebilen en eitli kaynaklara sahip olarak -Alman'dan ilkele ve Romal'dan stn uygarla erimie kadar- ayn ynde niteledikleri halde, Roma'daki durumda bile, ngiliz'de ise Reform'dan sonra sfra indirilmitir. Tipik Alman, XIX. yzyln banda, ismin (i) halini yok etme ilemindedir. Ancak zor ve ykl bir nesir parasn (mesel Tacitus veya Momrasen) ekim bakmndan zengin herhangi birok eski dile evirmeye altktan sonradr ki insan, bu arada iaretler tekniinin nasl bir dnceler tekniine dntn kavrar; artk bu dnceler teknii ancak -ksaltlm, fakat anlamda tka basa dolu olarak- iaret-

leri, deta yalnzca belirli bir konuma ortaklnn srlarn bilenlerin anlad bir oyundaki taraflar olarak kullanma gereini hisseder. Kutsal in metinleri bir Bat Avrupal iin daima tam anlamyla bir kapal kutu olarak kalmaktadr; fakat ayn ey ayn zamanda dier her kltr dilinin balca kelimeleri zel bir ruhban kltryle yetimeyen hi kimsenin kavrayamayaca kendi kltrlerinin belirtileri iin de geerlidir. Dillerin d tarihinin bize gre en nemli ksmlar kaybolmu gibi bir eydir. Dilbilim tarihinin temposu mthi hzldr; burada sadece bir yzyl ok byk bir anlam tar. Kabile lehelerindeki deiikliklerin hzl kabileler aras anlamay imknsz klmas sebebiyle gerekli olan Kuzey Hintlilerin jest iisanna tekrar deinebiliriz*8). Ayn zamanda yeni bulunan (500 yllarnda) Forum yaztlarnn^) latincesiyle (200 yllarndaki) Plantus'un latincesini ve yine bunu (50 yllarnda) iero'nun latincesiyle karlatrrz. Eer en eski Vedi metinlerinin M.S. 1200'n dil bilimsel durumunu muhafaza ettiini dnrsek, o halde 2000 ylnn bile ondan aposteriori metotlarla alan herhangi bir ndo-Germen dilbilimcinin tahmin edebileceinden ok daha kesinlikle farkldr*10*. Fakat el yazs, yani dayankllk dili, tamamen deiik a seviyelerindeki sistemlerin arasna girdii, onlar balad ve hareketsiz kld an Allegro, Lento'ya dnr. Bu birimi aratrmaya bylesine kapal klan budur; btn sahip olduumuz, yazl dillerin kalntlardr. Msr ve Babil dilbilim dnyasndan 3000 yl kadar eskilerden kalma orijinal kaynaklara sahiptir; fakat en eski tndo-Germen kalntlar dilbilim durumunun hacminden ok daha gen olduu kopyalardr. Yaz hereyden nce bir durum konusu ve daha belirli olarak ruhbanln eski bir yetkisidir. Kyl tarihsizdir ve dolaysyla yazdan da yoksundur. Fakat, bundan da te, rkta el yazsna kesin bir antipati vardr. Grafoloji iin en byk nemi tayan bir gerektir ki
8. 9. 10. S. 140'a bak -Tr. Ency. Brit. XI. ed., cilt XVI., S. 2516b-Tr. "Sanskrit" ve "Indo-Avrupa Dilleri" blmlerine baknz. Ency. Brit.,

yazar; rkna (soyuna) ne kadar balysa, harflerin sslemeli yapsna o derece incelikte zen gsterir ve bunu ahs resimleriyle deitirmeye o kadar daha heveslidir. Sadece tabu-adam harflerin uygun ekilleri iin belirli bir sayg izi gsterir ve daima, eer farknda deilse, onlar aynen kopya etmeye alr. Bu, tarih yapan hareket adamyla, sadece onu kat zerine geirmekle kalan, onu "ebedletiren" bilgin arasndaki farktr. Btn kltrlerde yaz, air ve bilginleri de eklememiz gereken ruhban snfnn tekelindedir. Soyluluk yazdan nefret eder; onun iin yazacak olan halk vardr. En eski zamanlardan beri bu faaliyete entellektel ve sahiplie ait bir ey vardr. Dorular da, asla konuma yoluyla deil, fakat ancak onlar hakknda yazld zaman byle olmutur. Bu tekrar ato ve katedralin bir kartdr: Hangisi dayanacak, hareket mi, yoksa doru mu? Arivcinin "kaynaklan" olaylar, kutsal yazlar ise dorular muhafaza eder. Vakayinameler ve dokmanlar birinci derecede ne anlama geliyorsa, ktphane ve tefsir de ikinci derecede o demektir. Btn kltrel ve sanatsal tomurcuklanmalarn tarihinin yazyla ve hatta antlardan nce bitiik yazyla balamas gerekir. Burada gotik ve magian tarzn nne en katksz olarak bakabiliriz. Dier hibir ssleme, bir harf eklinin veya bir msvette sayfasnn ililiine sahip deildir. Hibir yerde arabesk, bir camiin duvarlarndaki Kur'an metinlerinde olduu kadar eksiksiz ve fevkalade deildir. Sonra ilk harflerin byk sanat, sayfa kenarndaki resimlerin mimarisi, kapaklarn yaps! Kf el yazmas bir Kur'an'da her sayfa bir gergef ii izlenimini uyandrr. Gotie ait bir incil sanki kk bir katedraldir. Klasik sanata gelince uras ok anlamldr ki dokunmasyla gzelletirmedii tek ey el yazs ve ciltleme idi. Bu dayankla kar duyulan nefret ve bir teknikten daha fazla bir ey olmak iin rpnan bir teknie kar kmsenme temellerine dayanan bir istisnadr. Msr'da bulduunuz antsal yaz sanatn, ne Hindistan'da ne de Yunanistan'da bulabiliriz. Hi kimsenin aklna gelmemitir ki Eflatun'un bir sayfa el yazs bir kutsal emanettir, veya Sofokles'in oyunlarnn gzel bir basks Akropolis'te bir hazine olarak muhafaza edilmelidir.

HALK VE MLLET
Bana gre "halk bir ruh birimi"dir. Tarihin byk olaylar aslnda halklar tarafndan yaratlmamt; onlar kendileri halklar yarattlar. Her hareket, yapann ruhunu deitirir. Olay, nl bir ad altnda veya etrafnda topladan herhangi bir grup tarafndan nclk edildii zaman bile, o adn prestijinin ardnda basit bir topluluk deil, bir halk olduu gerei, bir art deil, o olayn bir sonucudur. Ostrogotlar ve Osmanllar sonradan o duruma getiren glerin ksmetiydi. "Amerikallar" Avrupa'dan g etmemilerdi. Floransal corafyac Amerigo Vespucci'nin ad bugn sadece bir ktay deil, ayn zamanda belirgin karakteri domu olan 1775 ylnn manevi deiikliklerinde ve bilhassa 1861-65'de domu olan (kelimenin tam anlamyla) bir halk adlandrr. Bu "halk" kelimesinin tek anlamdr. Ne konuma birlii ne de fizik bir soy, bir kesinlik salamaz. Bir halk bir nfustan ayran, onu sadece bir nfus olmaktan karan, bir gn o nfusta dzeyini tekrar bulmasna izin verecek olan ey, daima "biz"in iten yaanan tecrbesidir. Bu duygu ne kadar derin olursa, halkn vis viva's (hayat duygusu) da o kadar gl olur. Halklarn enerjik ve uysal, geici ve yklmaz olan ekilleri vardr. Onlar ivelerini, adlarn, rklarn ve topraklarn deitirebilirler; fakat ruhlar lmedii mddete kendilerini tekrar toplayabilir ve hangisi olursa olsun her kaynan insani malzemesini devralabilirler. Romal ad, Anibal zamannda halk anlamna ge-

liyordu, Trajan zamannda ise bir nfustan baka bir ey demek deildir. Tabi ki genellikle halklar rklarla ayn sraya koymak olduka doru saylabilir; fakat rk bu balantda kelimenin bugnk Darwinyen anlamnda kabul edilmemelidir. Bir halkn fizik bir kaynak birliiyle birbirine tutunduu asla kabul edilemez veya byle de olsa, bu birlii on nesil devam ettiremez. Bu fizyolojik topluluun fen bilimi konusu hari olmak zere halk uurluluu iin asla bir varl olmad ve hi kimse bu kan safl ideali iin henz iddetli bir merak duymamtr. Irkta (Rassehaben) maddenin deil, kozmos ve kaderin hissedilen ahengi, tarih varln geidinin tek bir ses perdesi gibi tek ynl bir ey vardr. Irk ayrmn yaratan bu (tamamen metafizik) temponun ahenksizlemesidir. yle bir rk ayrm ki Almanlarla Yahudiler arasnda ne kadar glyse, Almanlarla Franszlar arasnda da o kadar gldr. Erkekle kars arasndaki nefrete bylesine yakn olan -gerek ak yaratan- bu tempodaki sestir. Irk olmayan bir insann bu tehlikeli aktan haberi yoktur. imdi Indo-Germen dilleri konuan insan topluluklarnn bir ksm iinde belirli bir rk ideali beslerse, orada belirtilen lim iin fevkalade bir ey olan prototip, halkn varl deil, idealin kuvveti ve metafizik gtr. Halklar ne dil olarak ilm ne politik ne de zoolojik deil, fakat ruhsal birimlerdir. Ve bu hemen bir kltrn iinde ondan nceki ve sonraki halklar olmak zere daha ileri bir ayrma yol aar. Btn alarda derinden hissedilen bir gerektir ki kltr halklar karakter bakmndan dierlerinden farkldr. Biz onlarn nclerini ilkel insanlar olarak adlandracaz. Bunlar belirli ve doru bir kural olmadan oluan ve eriyen, geici heterojen topluluklardr ki, nihayet halen domam bir kltrn sezgisiyle (mesel Homeros-ncesi, Hristiyanlk ncesi ve Germen devirlerinde olduu gibi) safha safha, tip olarak gittike daha kesin bir hal alana kadar bir nfusun insan materyalini gruplar halinde birletirirler; fakat insan varlnda her zaman hi denecek kadar az bir deiiklik grnr veya grn-

mez. Safhalarn byle zel olarak sralanmas, Cimbri ve Toton' lardan balayarak Maromanni ve Gotlardan, Franklar, Lombardlar ve Saksonlara kadar izlenebilir. amzn onuncu yzylnda faustian ruh aniden uyand ve kendini saysz ekillerde gsterdi. Bunlar arasnda, "halk"n ayrntl olarak karakterize edilmi ekli, mimar ve sslemeyle baaba gider. Karolinyan mparatorluu'nun halk ekillerinden -Saksonlar, Swabianiar, Franklar, Vizigotlar, Lombardlar- aniden Almanlar, Franszlar, talyanlar ve spanyollar doar. imdiye kadar (bilhassa ve bilerek olsun veya olmasn) tarih aratrma, bu kltr halklarna ayrmakszn varolan, esas olan eyler gzyle baklm ve kltrn kendisini ikinci dereceden, onlarn bir rn olarak ele almtr. Bu sebeple, burada ne srlen olaylarn ters bir sonuca yol amasn kesinlikle nemli bir keif olarak kabul ediyoruz. Btn iddetiyle u anlay yerleecektir ki; byk kltrler spiritalitenin en derin temellerinden ykselen esas veya orijinal varlklardr ve bir kltrn bysnn etkisi altndaki kiiler, i ekillerinde ve btn d grnmlerinde de olduu gibi, yazarlar deil eserleridir. nsanln yakaland ve yorulduu bu biimler, sanat eitleri ve dnce tarzlarna olduu kadar, tarz ve tarz tarihine de sahiptirler. Atina halk dorik bir tapnak kadar, ingilizler de modern fizik kadar bir semboldr. Apollinian, faustian, magian'a dalm halklar vardr. Arap kltr "Araplar" tarafndan yaratlmamtr; nk magian kltr isa'nn zamannda balar ve Arap halklar ondan nceki Yahudi ve Iran toplumlarnn kendi dinleriyle balanmalar gibi Mslmanlkla balanan bir toplum olarak bu cinsin son byk eserini temsil ederler. Kltrlerinin tarzna uyan halklar Millet olarak adlandracaz ki, zaten kelimenin kendisi de onlar nce gelen ve onlar izleyen ekillerden ayrr. Btn nde gelen topluluklar iinde en belirgininin i birliini yaratan sadece "biz"in gl duygusu deildir; milletin altnda bir fikir yatar. Bu kollektif varln akna, kadere,

zamana ve tarihe ok derin bir ilikiyle baldr; bu, her defasnda deiik olan ve insan materyalinin rk, dil, lke, devlet ve dinle olan balantsn tayin eden bir ilikidir. Eski in ve klasik halklarn tarzlar gibi, ayn ekilde tarihlerinin tarzlar da farkldr. ilkel ve fellh halklar tarafndan yaandna gre hayat sadece zoolojik bir ini-k, amasz ve plansz bir olu veya zamannda ahenkli bir yrytr ki, bunda olaylar ok fakat son analizde belirginlikten yoksundur. Tek tarih halklar, varolular dnya tarihi olan halklar, milletlerdir.

ARAP KLTRNN MESELELERI: TARIH, SZDE DEIIM (PSEUDOMORPHOSES)

FKR
Kaya tabakalar arasnda mineral kristalleri saklanmtr. Krklar ve atlaklar meydana gelir, ilerine su dolar ve kristaller yava yava akar; yle ki sonunda sadece kaya zerindeki kalplar kalr. Sonra da havaya uuran volkanik fkrmalar gelir; erimi ktleler ieri akar, sertleir ve imdi de onlar kristalize hale gelir. Fakat bunlar kendi zel ekillerinde bunu yapma serbestisine sahip deildirler, elverili bulabildikleri boluklar doldurmalar gerekir. Bylece bozulmu ekiller, i yaplar d ekillerine ters den kristaller, bir baka tan grnmn veren bir eit talar ortaya kar. Mineralojistler bu mucizev olay Pseudomorphoses (szde deiim) olarak adlandrrlar. "Tarih szde deiim" deyimiyle u durumlar adlandrmay ngryoruz: eski bir yabanc kltr, yrenin zerine yle bir arlkla ylmtr ki, yeni kltr nefes bile alamaz ve yalnz saf ve belirgin ifade ekillerini baarmaya deil, kendi zgvenini bile gelitirmeye imkn bulamaz. Gen ruhun derinliklerinden tap gelen her ey eski kalplara dklr, gen duygular ksr uygulamalarda donar kalr ve kendi z yaratc gcn genileteceine gittike canavarlaan bir nefretle o uzak gten nefret edebilir. Arap kltrnn durumu budur. Onun tarih ncesi tamamen iki bin yl boyunca ardarda gelen fatihlerin av olmu eski Babil medeniyetinin evresi iinde uzanr. Onun "merovinyan devri", Ostrogotlar kadar ilkel olan kk bir Pers klannn diktatrly-

le belirlenir ki bu klann nadiren kar konulan iki yz yllk stnl fellh dnyasnn son bulmayan younluu zerine kurulmutu. Fakat M . . 300'den itibaren Sinai ve Zagros blgesi arasndaki gen Aramaik konuan* > halklarda byk bir uyanklk balar ve yaylr. Trajan sava ve Sakson imparatorlar dnemlerinde, yeni bir insan-tanr ilikisi, tamamyla yeni bir dnya duygusu btn din akmlarna iledi ve ister Ahuramaz'da, ister Ball, ister Yehova adlarn tretmi olsunlar her yerde byk bir yaratclk gayreti gstermilerdir. Fakat tam bu srada Makedonyallar ortaya kt; ylesine uygun olarak ki baz i balantlar tamamen imknsz deildi. nk Pers gc ruhsal artlara dayanyordu ve ortadan kesinlikle kaybolan bunlard. Makedonyallar, Bbil'e, dierleri gibi maceraclar grubu olarak gzkt. Onlar Trkistan'dan Hindistan'a kadar uzanan ince bir "klasik uygarlk" tabakas yaydlar. Diadochi krallklar gerekten de, mnaszca, Arap ncesi ruhun devletleri olabilirlerdi. Gerekte coraf bakmdan Aramaik konuma blgesine tekabl eden Seleucid imparatorluu aslnda M.. 200'de byle bir devletti. Fakat Pydna savandan itibaren, bat ksmlar gittike daha ok "klasik buyruk"un etkisine giriyor ve bylece arlk merkezinin uzak bir blgede olduu bir ruhun gl uygulamalarna konu oluyordu, ite szde deiim byle hazrland. Magian kltr, coraf ve tarih akmdan stn kltr gruplarnn tam ortasndadr. Hem zaman hem uzay bakmndan dier hepsiyle ilikide olan tek kltrdr. Bu sebeple dnya grntmzde onun tarihinin yaps bir btn olarak, tamamen bizim d kalplarnn bozulduu gerek i eklini tanmamza dayanr. Bu durumda uzmanlamann verdii sonular belki de dierlerinden ok daha nemlidir. Tarihiler klasik filolojinin alan iinde kaldlar ve klasik dil snrn kendi dou ufuklar haline getirdiler; bylece ruhsal olarak hi varl olmayan snrlarnn her iki tarafndaki derin
1. Dikkat edilmesi gerekir ki Babil kltrnn vatan eski Sinear, gelecek olaylarda nemli hibir rol oynamaz. Arap kltr iin Babil'in gney deil kuzey blgesi konuyu ilgilendirir.

gelime birliini kavramaktan tamamen yoksun kaldlar. Sonu "eski", "orta" ve "modern" tarihin perspektifidir ki Yunan ve Latin dillerinin kullanlmasyla dzenlenmi ve tanmlanmtr. Eski diller; uzmanlar iin, "metinler"iyle birlikte Axum, Saba ve hatta Sasaniler bile eriilemezdir. Sonu udur ki "tarih"te bunlar hemen hemen yaamamlardr. Edebiyat rencisi (bir filolog olarak) dilin zn eserin zyle kartrr. Aramaean blgesinin eserlerini, eer Yunanca yazlm veya Yunan dilinde muhafaza edilmise, bu renci "Ge Yunan edebiyat"nda toplar ve bu edebiyatn zel bir devri olarak snflandrmaya devam eder. Teolojik aratrma srasnda konusunu deiik Bat Avrupa tasniflerine gre blmlere ayrm ve bylece Dou ve Bat arasndaki "filolojik" snr harekete gemitir, bu ayn zamanda hristiyan teolojisi iin de halen geerlidir. Pers dnyas Iran filolojisi rencisinin blmne dmtr ve Avesta metinleri yaylmadklar halde Aryan lehesinde toplannca, bu byk mesele endologlarn almasnn kk bir unsuru haline geldi; ve bylece hristiyan teolojisinin gr alanndan tamamen ekilmi oldu. Nihayet Talmudu Yahudilik tarihi, yahudi filolojisi, Eski Ahit aratrmasyla tek bir uzmanlkta karar kldndan beri sadece ayr uygulamay ele geirmemekle kalmam, fakat tandmz btn byk dinlerin tarihleri tarafndan tamamen unutulmutur. Halbuki bunlar her Hint tarikatnda (Folklor da bir uzmanlk sayldna gre) ve stelik her ilkel siyahlarn dininde kendilerine yer bulurlar. Szde-deiim Actium'la balad; orada kazanan Antonyus olmalyd. Sonu olarak meydana gelen Roma ve Yunanistan arasndaki mcadele deildi; o mcadele Zama'da yaplmt ki orada kendi lkesi iin deil de Hellenizm iin bir kahraman olmak Anibal'in trajik alnyazsyd. Actium'da klasik uygarla kar duran henz domam Arap kltryd, sonu bakan ve halife arasnda yatyordu. Antonyus'un zaferi magian ruhu serbest brakabilirdi; onun yenilgisi Roma imparatorluu'nun su geirmez tabakasnn zerine yklendi.

RUS SZDE DElMl

kinci bir szde-deiim bugn Rusya'da gzlerimizin nne serilmitir. Ruslarn Bylini kahramanlk hikyeleri Yuvarlak Masa'syla Kiveli Prens Vladimir'in (M.S. 1000) destan dneminde ve popler kahraman lya Muromyets'de zirvesine eriti. Rus ve faustian ruhu arasndaki byk farkn tamam, onun "ada" Arthur, Ermanarich ve g devrinin Nibelungen skandinav destanlarnda Hildebrandslied ve Jaltharilied ekilleriyle bunlarn ztlnda zaten aa vurulmaktadr. Rusya'nn "merovinyan" devri Tatar saltanatna III. Ivan tarafndan son verilmesi (1480) ile balar ve Rurik'in Evi'nin son ve romanov'lann ilk prensleri araclyla Byk Peter'e geer (1689-1725). Bu tam olarak Keovis (481-511) ve Testry sava (687) arasndaki devreye rastlar ki bu devre Karolinyan'lann stnlk kazanmasn salamtr. Byk Boyar slalesi ve Patriarch'lann bu Muscovite devri, ki burada sabit unsur bir Eski Rusya partisinin Bat kltrnn dostlarna kar koymasdr, 1703'te Petersburg'un kurulmasndan itibaren ilkel Rus ruhunu yabanc bir kalba, nce tam bir barokun, sonra aydnlanmann, daha sonra da XIX. yzyln kalbna sokan szdedeiim tarafndan izlenmitir. Rus tarihindeki alnyazsnn figr Byk Peter'dir. Moskova'nn ilkel arl bugn bile Rus dnyasna uygun den tek eklidir, fakat Petersburg'ta bu, Bat Avrupa'nn slale ekline sokulmutu. Her ortodoks ruhundaki kutsal gneyin (Bizans ve Kuds) gl ekimi, yz Bat'ya dnk olan dnya diplomasisi tarafndan evrildi. Moskova'nn yan, ilkel bir halkn bu

gl sembolik hareketi, yabancya ve kafire kar duyulan Maccabaean nefretinin ve ekilmenin o ifadesi, I. Aleksandr'n Paris'e girii, kutsal balama ve Bat'nn Byk Gleri'nin uyumu tarafndan izlendi. Bylece, kaderinin birka kuak boyunca tarihten yoksun olarak devam etmesinin gerekli olduu bir milliyet, Eski Rusya ruhunun anlamaktan aciz olduu yanl ve sun bir tarihe girmeye zorlanmtr. Bu kltr ncesi zamanda din insann kendini ve dnyay anlad tek dil olmasna ramen, ge devir sanatlar ve bilimler, aydnlanma, sosyal ahlk, dnya kentlerinin materyalizmi ieri sokulmutu. lkel kylsyle kasabasz yerlerde, yabanc tip kentler lser gibi tabi ve inandrc olmayan hatal bir ekilde kendilerine yer ettiler. "Petersburg" der, Dostoyevski, "dnyadaki en soyut ve sn kenttir". Orada domasna ramen, o kentin bir gn sabah sisiyle birlikte ortadan kaybolaca duygusuna sahipti. Aramaik ky topraklarna serpitirilen hellenistik insan yaps kentler bylesine hayal, bylesine inanlmazd. Isa, Galile'sinde bunu biliyordu. St. Peter gzlerini Emperyal Roma zerinde gezdirdii zaman bunu hissetmiti. Bundan sonra etrafta ykselen herey gerek bir Rus iin yalan ve zehir olarak hissedildi. Bu gerekten apokaliptik nefret Avrupa'ya ynelmiti ve tpk magian dnyaya gre onun zamanndaki Eski Msr ve Babil eski, kfir, eytan olduu gibi Avrupa'da, Atina ve Roma dahil olmak zere, Rusya demek olmayan heeydi. Rusya ile Bat ve yahudi-hristiyan ile ge-klasik nihilizmleri arasndaki fark ar derecededir. Birincisi anavatann rahmindeki domam kltr zehirleyen yabancya kar duyulan nefret, ikincisi ise kiinin kendinden sonraki z kuaklarna duyulan ar tiksinme. Koyu din duygu, aa vurulan fla haberler, byk uyanmann korku rpertileri, metafizik hayal ve zlem, tpk spritel berrakln asnn bir tarihin sonuna ait olmas gibi balangca aittir. Bu szde-deiimlerde bunlar karm durumdadr. Dostoyevski "Sokaktaki ve ardaki her kii imdi alnyazsnn nitelii konusunda borsada hava oyunlar yapmaktadr" der. Edessa veya Kuds iin de ayn ey sylenebilirdi. 1914 ncesinin o gen Ruslar -pis, solgun, cokun, kelerde toplanan, daim olarak metafizikle ilgilenen; grnteki konu seimlerdeki seim hakk,

kimya veya kadnlarn renimi olsa bile her eyi alnyazs gzyle gren o genler- Romallarn somurtkan bir elenti ve gizli bir korku karmyla baktklar Hellenistik kentlerin yahudileri ve ilk hristiyanlardr. arlk Rusya'snda ne burjuva, ne de genel olarak gerek bir snf sistemi vardr, sadece, Frank dominyonlarnda olduu gibi, efendi ve kyl vardr. Rus kasabalar yoktur. Moskova, evresinde dev bir arnn yayld salamlatrlm, genel valinin resm konandan (Kremlin) olumaktayd. Byyen ve onu evreleyen taklit kent, ana Rusya topraklar zerindeki dier her kent gibi, sarayn ve hkmetin yarar iin oradayd. Yaayan unsurlar, en bata bir aydnlar grubu, canl, insanca ve entellektel meselelerde derin bir edebiyat, sonra da kendi z Dostoyevski'lerinin metafizik karamsarl, endiesi ve sefaletiyle birlikte, ak topraklar iin srekli hasret eken ve Deccal'in onlar imrendirdii ta grisi dnyadan iddetle nefret eden kknden sklm bir kyldr. Moskova'nn uygun bir ruhu yoktu. st snflarn ruhu Batl idi, aa tabaka ise kendileriyle birlikte ky ruhunu getirmilerdi. ki dnya arasnda ne karlkl anlay kabiliyeti, ne haberleme ve mnasebet, ne de ba vard. Szde-deiimin iki szcs ve kurbann anlamak iin Dostoyevski'nin kyl, Tolstoy'un ise Bat toplumunun adam olduunu bilmek yeterlidir. Birisi kendi ruhu iinden asla kamazd; dieri ise, btn aresiz abalarna ramen, onun yanna asla yaklaamad. Tolstoy nceki Rusya, Dostoyevski ise gelecek Rusya'dr. indeki Tolstoy Bat'ya balanmtr, inkar ettii zamanlarda bile Petrinizm'in byk szcs odur. Avrupa'ya kar kprse bile ondan asla syrlamamtr. Ondan nefret ettii iin kendinden de nefret ederek Bolevizm'in babas olmutu. Bu ruhun asl gszl ve "onun" 1917 devrimi, yazarn lmnden sonra yaynlanm olan "Karanlkta Bir Ik Parlar" adl eserinde itiraf edilmektedir. Bu nefreti Dostoyevski bilmez. Onun hrsl yaama gcnn kapsam Batl da olsa hereyi kucaklayacak kadar genitir. "ki anavatanm var, Rusya ve Avrupa" der. Hem Petrinizmin hem de devrimin tesine gemitir ve onlara sanki ok uzakta kalmlar gibi bakar. Ruhu apokaliptik, zlemli, aresiz, fakat geleceinden emindir, tvan Karamazov, annesine

"Avrupa'ya gideceim" der; Alyoa "ok iyi biliyorum ki ben sadece bir kilise mezarlna gideceim, fakat gene biliyorum ki o kilise mezarl benim iin deerli, ok deerlidir. Sevgili ller orada gml yatar, onlarn zerindeki her ta ylesine iddetli bir istekle yaanan bir hayat, kendi balarna, kendi gereklerine, kendi savana, kendi bilgisine duyduu ylesine hrsl bir inan ki biliyorum -imdi bile biliyorum- dizlerimin zerine kp talarn pecek ve onlara alayacam." Tolstoy, aksine, byk bir anlayt, esasen "aydnlanm" ve sosyal fikirliydi. Etrafnda grd herey bir meselenin, ge-devirdeki megalopolitan ve Batl eklini alr. Tolstoy'un mal nefreti bir iktisatnn toplum nefretiydi. Bat zerindeki byk tesiri ite budur; birok bakmlardan Marx, Ibsen ve Zola akmna dahildir. Dostoyevski ise aksine, ilkel Hristiyanln havarilerinin akm hari, hibir akma dahil deildir. Onun gibi bir ruh, sosyal diye adlandrdmz hereyin tesine bakabilir; nk bu dnyann nesneleri ona nemsiz grnr. Ruhun ac ekmesinin komnizmle ne ilikisi var? Sosyal meseleleri ele alacak kadar ileri giden bir din artk din olmaktan kmtr. Fakat Dostoyevski'nin iinde yaad realite, hayat sresince bile, onun iin dorudan doruya mevcut olan din bir bulutur. Onun Alyoa's btn edeb tenkitlere, hatta Rusya'ya bile meydan okumutur. Ona gre isa'nn hayatn -daima niyet ettii gibi- eer yazm olsayd, yahudi ve klasik edebiyat ekillerinin tamamen dnda kalan ilkel Hristiyanln kutsal kitaplar gibi yeni bir kutsal kitap olurdu. Dier taraftan Tolstoy, Bat romanclnn efendisidir. Anna Karenina her rakibini geride brakr, ky klnda bile kibar bir toplum adam olarak kalr. Burada balang ve sonun birbirini kovaladn grrz. Dostoyevski bir aziz, Tolstoy ise bir devrimcidir. Tolstoy Peter'in gerek halefi ve sadece Peterinizm'in kart deil, ayn zamanda niha sonucu, metafiziin sosyale son olarak drlmesi ve szde-deiimin ipso facto yeni bir eklidir. Eer Petersburg binas Deccal'in ilk hareketi ise, o Petersburg'dan oluan toplumun kendini yok etmesi ikincisidir ve kyl ruhu bunu duymaldr. Bu devrime hzn veren aydnlarn nefreti deildi. Nefret etmeksizin, sadece bir hastalktan kurtulma ih-

tiyacyla itilerek eski Batcl ani bir deiiklik gayretiyle yok eden halkn kendisiydi; bundan sonra da dier bir deiiklik abasyla bir yenisini gnderecektir. nk bu kasabasz halkn zledii kendi z hayat ekli, kendi z dini, kendi z tarihidir. Tolstoy'un Hristiyanl bir yanl anlamadr. sa'dan sz etmi, fakat Marx demek istemitir. Fakat ondan sonraki bin yl Dostoyevski'nin Hristiyanlna aittir.
2. Faustian ve Rus ruhlar arasndaki lsz fark belirli sz anlamlar iinde aa kmtr. Gkyznn karl olan Rusa kelime (n) harfinde olumsuz bir unsur tayan "nyebo"dur. Batl yukar bakar, Rus yatay olarak geni dzle bakar. Sz geen ruhlarn lm itepisi de farkldr, u bakmdan ki: Bat iin bu, sonsuz uzaya her yoldan srklenme tutkusu iken, Ruslar iin insandaki "o"nun snrsz dzln kendisiyle ayn ey olmasna kadar benliin (Sichetauesern) ifadesi ve yaylmas demektir. Bir Rus "adam" ve "aabey" kelimelerini byle anlar. nsanolunu bile dz bir yzey olarak grr. Bir Rus'un bir astronom olma fikri! O asla yldzlar grmez, ancak ufku grr. Gkkubbe yerine, gkyznn tepede asin grr: Ufku oluturmak iin bir yerde dzlkle birleen bir eydir. Ona gre Kopernik sistemi, asla matematik olmamak artyla, ruhsal olarak kmsenir. Bizim Alman "Schicksal"mz bir trampet gibi alarken, "Suad bo" bir ibadettir. Neredeyse bu dz caml gkyznn altnda ayakta duran "ben" iin hi yer yoktur. "Herkesin herkesten sorumlu oluu -"0"nun bu snrszca uzanan dzlkteki "O" iin sorumlu oluu- Dostoyevski'nin btn eserlerinin metafizik temelidir. te bu sebeple, cinayeti bakas iledii halde Ivan Karamazov kendini sulu diye adlandrmaldr. Sulu, "talihsiz" olan, "aresiz" olandr. Faustian ahs sorumluluunun tam tersidir. Rus mistisizminde, gkleri frtnalandran bir bayram sevincine kadar ykselen gotik'in, Rembrandt'n Beethoven'in yukarya doru abalayan ililii yoktur. Onun Tanrs yukardaki gkmavisi derinlik deildir. Mistik Rus ak, dzlk akdr, btn dnya boyunca eit bask altndaki kardelerin sevgisidir, onun zerinde dolaan zavall, ac eken yaratklarn sevgisi, bitki sevgisidir; asla kularn, yldzlarn, bulutlarn sevgisi deil. Rusa "volya", bizim "arzumuz esas olarak mecbur olmamak anlamna gelir, bir ey iin deil bir eyden elde edilen zgrlk ve bilhassa zorlamadan ahsi harekete geen zgrlktr. zgr arzu, baka hi bir kimsenin "0"na buyurmamas ve dolaysyla kiinin kendi kendini dzenleme imkan artlanyla gerekleir. "Geist", "esprit", "spirit", byle gider. Rusa "duch" byle gider: Bu dnya duygusundan bir gn ne eit bir hristiyanlk doabilir?

ARAP FEODALIZMI DEVRI


Szde deiimin dnda, lke zerindeki klasik tesirin zayflamasna oranla ok daha iddetli olarak yeni bir feodal an btn ekilleri fkrd. Sasani mparatorluu'nda, Harun'da, gney Arabistan'da saf bir feodal devir dodu. Bir Saba kral olan Shamir Juharish'in kahramanlklar, ran yoluyla in'e kadar ilerleyiini anlatan Arap destannda bir Roland veya bir Arthur'un kahramanlklar kadar nemsendi. Saba'y Hamdaidler idare ediyordu ki bunlar sonradan hristiyan oldular. Onlarn arkasnda Roma'yla ittifak halinde olan hristiyan Axum blgesi bulunmaktayd. Ki M.S. 300 sralarnda Beyaz Nil'den Somali kylarna ve ran Krfezi'ne kadar uzanyordu; 525'te yahudi Hmaritleri topraklarndan kovdu, 542'de Roma ve Sasani mparatorlarnn eliler gnderdii Marib^'te prens kurultay vard. Bugn bile lke, Mslmanlk zamannda ounlukla olaanst yapclara atfedilen saylamayacak kadar ok muhteem saraylarla doludur. Gomdan kalesi yirmi diziden olumutur. Sasani mparatorluu'nda idare Dikkanlarn ve yerli efendilerin elindeydi. Halbuki bu ilk dou "Hohenstaufen"in parlak saray her bakmdan Diocletian' izleyen Bizansllarnki iin bir model saylrd. ok sonra bile Abbasler yeni bakentleri Badat'ta Sasanilerin ideal saray hayatn byk lde taklit etmekten baka yapacak daha iyi bir ey bulamadlar. Kuzey Arabistan'da, Gazan'(4> ve
3. 4. Saba'nn bakenti. At. Gazne lkesi rdn'n dousunda, Filistin ve Suriye'ye paralel ve onlarn arasnda, ortalama olarak Petra'dan Orta Frat'a kadar uzanr. At.

Lakmid*-'') saraylarnda yeni bir saz airi ve Minne iiri tredi; valye airler, ilk babalar zamannda, "kelime, mzrak ve kl"la dello ettiler. amzn ilk yzyllarnn bu gen dnyasna, antikac ve teologlar hi bakmamlardr. Onlar Roma'nn son imparatorluk ve devletilik durumuyla megulken, Orta Dou'nun artlar deta ilkel ve belirginlikten yoksun gibi grnyordu. Fakat Roma'nn lejyonlarnda tekrar tekrar yer alan Part ordular Mazdaizm'le coturulan bir valye niteliindeydiler; ordularnda hal ruhu vard. Yine de btn bunlara ramen, kesin konumak gerekirse, bu bir Partian sava deil, Trajan Dou'ya doru sefere kt zaman, yani 115'te kvlcmlanan gerek musevi hal ordusuydu. Kbrs'n btn inansz (dinsiz Yunan) nfusunun -geleneksel olarak 240.000 ruh- kltan geirilmesi, Kuds'n yok edilmesine denk bir hareketti. Yahudiler tarafndan korunan Nisibis tarihe geecek bir savunma yapt. Sava Adiabene (yukar Dicle dzl) bir yahudi ehriydi. Roma'ya kar yaplan btn Part ve Pers savalarnda, yahudi Mezopotamya'nn ehirlisi ve kyls, feodal seferberlik halinde n safhalarda arpt. Bu srada doudaki "Roma Ordusu", iki yzyldan ksa bir zamanda modern bir ordu tipinden feodal dzenli bir orduya dnmtr. Roma lejyonu M.S. 200 sralarnda Severus anda ortadan kalkt. Bat'da ordu dzensiz bir kalabalk saylacak kadar dejenere olmuken, Dou'da IV. yzylda, eer byle denebilirse, yeni bir valyecilik dodu. Diocletian'n palatini'si Septimus Severus tarafndan yok edilen pretoryanlarn yerini alan bir ordu deil, kk ve disiplinli bir sava ordusu iken, comitances, genel seferberlik "numeri" veya eler halinde organize edilmitir. Taktikleri, ahsi cesaretinin gururuyla erken devirlerde olduu gibidir. Saldr tarz olarak "erkek domuz ba" diye adlan5. Lakmidler, Frat'la bir taraftan imdiki Necid kysna, dier taraftan ise Arap lne kadar bir izgi halinde uzanan Hra blgesine, sa'dan sonra 111. yzyldan VI. yzyla kadar hkmeden slaledir. At.

drlan ekli alr, Gevierthaufe* 6 ) olarak adlandrlan kaba topuzdur. Fakat bu, ilk yzyllarda ayn zamanda Aramaen blgesinin nl okullar -Ctesiphon, Resaina, Gundisapora gibi ran okullar, yahudilerin Sura, Nehardea, Kinnesrin okullar*7) tarafndan nclk edilen magian tipi bir mistisizm ile parlak kolastisizm ortaya kt. Bu ekiller astronomi, kimya ve tbbn beslenme merkezleridir. Fakat Bat'ya doru bu byk gsteriler de szde-deiim tarafndan yanltlmtr. Bu bilginin karakteristik magian unsurlar iskenderiye'de Yunan felsefesinin ekillerini, Beyrut'ta ise Roma hukuk ilim ekillerini benimser; bunlar klasik dillerde yazlmaya mahkum edilmi, yabanc ve oktan beri talam edebiyat ekilleri iine sokulmu ve olduka deiik yapdaki bir medeniyetin asrlk mantyla yanl yola srklenmilerdir. Arap ilm, Mslmanlk zamannda deil de bu zamanda balad. Batl bir gz iin "geklasik" ruhun bir dl olarak grnd halde, gerekte filologun snrnn "te" tarafnda -Edessa'nn gr asndan- yaratlan herey Eski Arap dncesinin bir aksinden baka bir ey deildir. Bylece szde deiimin Arap dini iin ne yaptn anlam olduk.

6.

7.

El silahndan ateli silahlara gei srasnda, mesela genel olarak XV. ve XVI. yzyllardaki Batl yaya askerlerinde ve svelerin bamszlk savalarnda kullanlan tipik ekil. At. Dicle ve Frat arasnda bulunan yukar Mezopotamya topraklarnda Nisibis ve Edessa bugn Nasibin (Nizib) ve Urfa'yla temsil edilmektedir. Bunlarn tam batsnda Frat'n dousunda ve Sura'nn kuzeyinde dalmadan sonra Talmudu yahudiliin ekil ald yahudi akademisi vard. Kinesrin Halep'in gneyinde yer alr. Ctesiphon halen Sasanilerin idaresinde bulunan Dicle zerindeki -tabii ki klasik- bir ehirdir. Resaina ise, Nisib'in gneybatsndaki yukar topraklarda uzanr. Gundisapora, Arabistan'daki eski Elm bakenti Sura sitesinin yaknlarndaki GunderShapur (Jundaisapur)dur. At.

SENKRETIZM*
Klasik din, saysz deiik mezhepleriyle mrn srdrmtr. Statik ve klidi dnya duygusuna uygun olarak, ilhiyat daima tek bir yre tarafndan snrlandrlmtr. Buna gre insann ilhiyatla olan ilikisi lokal bir mezhep biimini alr ki belirtileri, onlarn altnda yatan bir dogmada deil, din tren ileminin eklinde bulunur. nsanlar bu mezhepleri onlara dahil olmadan uygulayabilirlerdi. nan birlii toplumlar yoktu. Bunun tam aksi, magian dinin gzle grnr eklinde yer alr. Kilise, yuvas olmayan ve dnya zerinde snr tanmayan, sa'nn "iki veya kii benim adma bir araya geldii zaman, ben orada onlarn arasndaym" szlerine inananlarn kardelii. uras aka grlyor ki byle olan her inanan kimse inanmaldr ki sadece bir tek iyi ve doru Tanr olabilir ve dierlerinin tanrlar kt ve yanltr. Bu sebeple her magian dininin arlk merkezi bir mezhepte deil, fakat bir doktrinde, bir imanda yatar.
Senkretizm: Zt prensip veya partilerin birleme teebbs; (filol. ayr sigalar ayn ekil almas). 8. "Yoktur" deil. "Doru Tanr" szlerine faustian-dinamik bir anlam ilitirmek, magian dnya duygusunu bir eit yanl anlamak olurdu. lahlara tapma konusunda mcadele edilirken, gerekte ilahlar ve melekler varsaylmtr. israil kahinleri Baals'i inkar etmeyi akllarna bile getirmemilerdir ve buna benzer olarak, ilk hristiyanlar iin lsis ve Mithras, hristiyan Marcion iin Yehova, manikyonlar iin sa, eytani fakat kesinlikle gerek kuvvetlerdir. Onlara inanmamak, magian ruhu iin hibir ey ifade etmezdi. *

Klasik ruhsal bakmdan salam kald mddete, Dou'daki btn kiliselerin, Bat tarzna szde-deiimi devam etti. Bu senkretizm'in en nemli yndr. Pers dini Mithras mezhebinin biimine girer. Kalde-Suriye unsuru, Yldz-Tanrlar ve Baal (Jpiter, Dolikenus, Sabazius, Sol Invictus, Atargatis) olarak, yahudi dini bir Yehova mezhebi (baka hibir isim Batlamyusu devrin Msr toplumlar iin kullanlamaz) eklinde deiti, ve ilkel hristiyanlk da -Aziz Paulus'un Mektuplar ve Roma katakomblarnn aka gsterdii gibi- bir Isa mezhebi olarak maddeleti. II. Yzyldan itibaren, apollinian ruhun solmas ve magian ruhun ieklenmesiyle ilikiler deiir. Szde-deiimin oluturduu sonular devam eder, fakat Dou'nun yeni bir kilisesi haline gelme niyetinde olan imdi Bat'nn mezhepleridir. Yani deiik mezheplerin toplamndan bu tanrlara ve onlarn trelerine inananlarn meydana getirdii toplumlar ortaya kar ve bylece eski Pers ve eski Yahuda'nnkilere benzeyen ilemler vastasyla bir magian Yunan milleti doar. Kurban ve yinlerdeki ayrnt usulnn iddetle kurulan ekillerinden bu hareketlerin i belirginliini ilgilendiren bir eit dogma yetiir. Mezhepler imdi birbirlerini temsil edebilirler; artk insanlar onlar eski yoldan denemez veya uygulamaz, fakat onlarn "taraftarlar" haline gelirler. O yerin kk tanrs -deiimin arl hi kimse tarafndan farkedilmeden- o yerde gerekten mevcut olan byk Tanr durumuna gelir. Yakn gemite Senkretizm dikkatle incelendike, onun gelimesine giden yol -Dou kiliselerinin Bat mezheplerine evrilmesi ve sonra Bat mezheplerinin Dou kiliselerine evrilmesi olarak bunun ters ilemi- bulunamamtr*1'. Hristiyanln, szde-deiimin tesiri altna kendi kendine girdikten ve Bat'ya dnk bir yzGerekli olan ey, insann onlara diimek mecburiyetinde oluuydu. Uzun bir ifade kullanmak gerekiyorsa, bu Monoteizm deil, "Henoteizm"dir. Senkretizmin, her kavranabilen dinin sadece bir karmakl olarak gsterilmesi sonucuyla, hibir ey gerekten daha ileri deildir. Biim alma ilemi ilkin Dou'dan Bat'ya, sonra ise Bat'dan Dou'ya hareket etmitir.

9.

le ruhsal olarak gelimeye baladktan sonra vermek zorunda kald en ar sava, asl klasik tanrlara kar deildi. Bunlarla asla yzyze kalmamt; nk toplumdaki ehir mezhepleri ok nceden beri i bakmdan lm saylmaktayd ve insanlarn ruhlar zerinde hibir tesirleri kalmamt. Yenmesi g olan dman, yeni bir gl kilise gibi ortaya kan ve Hristiyanln kendisiyle ayn ruhtan doan Hellenizm veya puta tapclkt. Sonunda Roma mparatorluu'nun dousunda iki taneden baka mezhep kilisesi kalmad. Eer bunlardan biri sa'nn izleyicilerini zellikle kapsadysa, dieri de yzlerce etiket altnda tek ve ayn ilh prensibe uurlu olarak tapan toplumlar tarafnan oluturulmutu. Klasik mezhepler, sa mezhebini kendilerinden biri sayarak kabul edebilirlerdi. Fakat mezhep kilisesi sa kilisesine saldrmak zorundayd. Hristiyanlarn btn byk eziyetleri (puta tapcln son ikencelerine tam tamna uyarak) Roma Devleti'nden deil, bu mezhep kilisesinden geldi ve mezhep kilisesi hem millet hem anavatan olduu kadar bunlar da sadece politikti. mparator iin fedakarlk Kilise'nin en nemli kutsal treniydi. (Hristiyanlarn vaftizine benzer). Bu sebeple o gnlerdeki buyruun eziyetini ve bunu yapmay reddetmenin sembolik anlamn kavramak kolaydr. Btn bu kiliselerin kendi kutsal trenleri vard: Perslerin Haoma imesi gibi kutsal ziyafetleri", yahudilerin Hamursuz bayram, hristiyanlarn Tanr'nn Akam Yemei, Attis ve Methhros iin benzer din trenler, Mandayanlar, hristiyanlar ve sis'le, Cybele'e tapanlar arasndaki vaftiz trenleri. M.. 50 sralarnda kurulan ve yahudi Essenlerle yakndan mnasebeti olan neo-pisagorcular topluluu klasik bir "felsefe akmf'ndan baka hereydir; bu katksz bir ma10. 11. Haoma bitkisi, Bnhmanizmin rena) sembolize eder. soma bitkisi gibi, Hayat Aac'n (Gaoke-

nastr dzenidir. Hristiyan mnzevilerinin ve Muhammed'in dervilerinin ideallerinden nefret eden Senkretik hareketteki byle tek dzen deildir. Plotinus'un taraftarlarnn en by olan Lamblichus, nihayet M.S. 300 sralarnda ortodoks teolojisinin gl bir sistemini evrimletirdi; hiyerariyi ve puta tapc kilisesi iin kat bir din tren dzenledi; rencisi Julianda hayatn btn ebediyet iin bu kiliseyi kurmak teebbsne adad ve feda etti. Hatta derin dnceye dalan erkek ve kadnlar iin manastrlar yaratmak ve kilise kefaretini tantmak iin aba gsterdi. Bu byk alma, ehitlik mertebesine ykselen byk bir cokunlukla desteklenmiti ve imparatorun lmnden ok sonralarna kadar dayand. "Bir tek Tanr'dan bakas yoktur ve onun da habercisi Julian'dr" formlnden baka bir eyle ifade edilemeyen yazlar vardr. On yl daha, ve bu kilise tarihi iin srekli bir gerek olay olacakt. Sonuta sadece gc deil, fakat ayn zamanda nemli ayrntlarda da asl ekli ve muhteviyat Hristiyanla miras kalmt. Roma kilisesinin kendini Roma devletinin yapsn adapte ettii sk sk sylenmitir. Sonraki yaps hipotez olarak kendisi bir kiliseydi. kisinin birbirine dokunduu bir devir olmutu. Byk Konstantin Nicaea Meclisi'nin toplaycs ve Pontifex Maximus olarak hep birlikte hareket etti, oullar da milletsever hristiyanlar olarak onu Divus yaptlar ve bunu dediler. St. Augustine Gerekten Hristiyanlk domadan nce klasik din eklinde yaadn ima etmeye cesaret gstermitir.

"Res ipsa quae nunc religio Christiana nuncupatur, erad apud antiquas nec dofecit ab initio generis humani, quousque Christus veniret in carnem. Unde vera religio, qua jam erat coepit appellari Christiana" (Retractationes 1. 13).

"KLTR-NCESI" YAHUDILER, KALDELLLER VE PERSLER


Yeni ruhun ilk mjdecileri, muhteem derinlikleriyle, M.. 700 yllarnda balayan, halklarn ve onlarn idarecilerinin en ilkel uygulamalarna kar kan peygamber dinleriydi. Bunlar da, esas olarak Aramaik'in mucizevi olaydr. Biz bir taraftan Amos, Isaiah ve Jeremiah zerinde, dier taraftan da Zerdt zerinde zamanla daha fazla dndke, onlar kendimizle gittike daha yakndan alkal buluyoruz. Onlar ayran yeni inanlar deil, saldrlarnn konusu gibi grnyor. Aslnda bir yn din unsurun hepsi olan ilki, vahi eski srail diniyle savamt. kincisi, kahramanlarn eski vedik inanlar ve Vikinglerle arpt ve onlara benzeyerek kabalat. Ve inancmz udur ki bu byk dnem bir nc peygamber dinini de ileri srd: Kaide dini. Bu, derin aratrcs, astronimisi ve daima artan ruhaniyetiyle, yle sanyorum ki, eski Babil dininin kalntlarndan arta kalan Isaiah boyunun yaratc kiileri tarafndan ve o zaman evrimleti('2). 1000 sralarnda, Kaideliler srailliler gibi Aramaik dili konuan bir kabile idi ve Sinear'm gneyinde yayordu. sa'nn anadili halen bazen Kaide dili diye adlandrlr. Seleucid zamanlarnda
12. Aratrma Kalde'ye de Talmuduluk'ta olduu gibi vey evlat muamelesi yapmtr. Aratrmacnn btn dikkati Babil kltrnn dini zerinde toplanmtr. Kaide onun lmekte olan bir aksiymi gibi muamele grmtr. Byle bir gr, tabidir ki, onu gerekten kavramay imkansz klar.

bu ad ok geni alana yaylm din bir toplulua ve bilhassa onun sahiplerine verilirdi. Kaide dini yldz dini deildi, ki zaten Hammurabi'den nceki Bbil de byle bir dine sahip deildi. O, dnya maaras ve ksmetin ilemekte olduu magian evreni aklamalarnn en derinidir; bunun sonucu olarak da son safhalarna kadar mslman ve yahudi speklasyonunun temeli olarak kald. Babil kltr deil de bunun araclyla VII. yzyldan sonra tam bir ilim denebilecek deerde bir astronomi oluturuldu; yani fevkalade bir zeknn oluturduu bir gzlemcilik teknii. Nihayet henoteistik duygu kendini bildirdi; Nebukadnezzar'a gre Byk Marduk tek doru tanr, merhamet tanrsyd; Nebo, Borsippa'nn eski tanrs, onun olu ve insanoluna gnderdii elisiydi. Jeremiah'n ada Nebukadnezzar'n Marduk'a var duas halen durmaktadr. Derinlik ve saflk bakmndan srail vahyinin en gzel pasajlarn bile geride brakr. Peygamber retimlerinin nvesi zaten magian'dr. ister Yehova, ister Ahuramazda, ister Marduh Baal olarak adlandrlsn iyilik prensibi olan bir tek Tanr vardr, dier btn ilhlar gsz ya da ktdrler. Bu doktrine burada tsaiah'da aka grlen, fakat ayn zamanda da iten bir gerekliliin basks altnda, bundan sonraki yzyllar iinde her yerde dar fkran bir mesih midi kendini ilitirmitir. Bu magian dininin temel fikridir, nk ortadaki devrede kt gcn hkm srmesini ve nihayet kyamet gnnde iyinin zaferiyle iyi ve kt arasndaki dnya tarihi mcadelesinin kavramn kapal olarak ihtiva eder. Tarihin bu ahlkl Persler, Kaideliler ve yahudilerde de mterek olarak mevcuttur. Fakat onun geliiyle yerlemi insanlar fikri ipsofacto ortadan kalkmt. Dnyada yuvalar, snrlar olmayan magian milletlerinin tremesi konu oldu. Seilen kiiler fikri suyun yzne kt. Fakat unu anlamak kolaydr ki gl kana sahip olan kiiler, bilhassa byk aileler, bu fazla ruhsal fikirleri kendi mizalarna gre iren buldular ve eski salam kabile inanlar konusuna dndler. Buna ramen Babil srgn, uurlu bir ar dindarln asl

gerekleri bakmndan deil de aktalitenin btn gerek olaylar ve bunun sonucu olarak insanlarn bu olaylara kar i tutumu bakmndan yahudilerle Persler arasnda ok nemli bir fark yaratmtr. Yuvalarna dnmelerine izin verilenler Yehova'ya inananlard, onlara izin verenler ise Ahuramazda'nn taraftarlaryd. Dinlerden birini bylesine efendi, dierini ise bylesine mtevazi yapan ite budur. Brakn bir renci Darius'un Jeremiah'a ters den byk Behistun yaztn' 13 ' okusun, onun muzaffer tanrsnda ne fevkalade bir kral gururu vardr. srail kahinlerinin, tanrlarnn imajn el srlmemi olarak muhafaza etmek istedikleri tartmalar ne kadar mit krcdr. Burada, srgnde, her yahudinin Pers zaferiyle gzn diktii Zoroastian doktriniyle birlikte, katksz yahuda peygamberlii (Amos, Hosea, Isaiah, Jeremiah) Apocalypse'e geer (Duetro-Isaiah*14) Ezekiel, Zechariah). nsanolunun, eytann, ba meleklerin, yedi kat gn, kyamet gnnn yeni hayalleri, ortak dnya duygusunun Persler tarafndan temsil edilmesidir. Isaiahl'da Cyrus'un kendisi Mesih olarak arlr. Deutero-lsaiah'n byk bestecisinin aydnlanmas bir Zoraoastrian talebesinden mi elde edilmiti? Buna ramen "srgnden dn"e ayn zamanda Babil gr asndan da bakmay unutmamalyz. Gerekte ounluk bu fikirlerden oktan uzaklatrlmlard veya onlara deta d veya ha13. Behistun heykelleri ve yazt (Badat-Hamedan yolu zerindeki Zagros blgesinde hemen hemen eriemeyen bir tepe zerinde) 1904'te bir British Museum tetkik heyeti tarafndan tekrar incelenmitir. Behistun'daki Byk Darius Yazt'n (Londra 1907) grnz. Kral Darius yle der: "Yapm olduum hereyi Ahuramazda'nn ltfuyla yaptm. Ahuramazda ve varolan dier tanrlar bana yardm ettiler. nk ben ne dman, ne yalanc ne de gnahkardm; ne ben ne de ailem. Fakat ben dorulua gre lkeyi idare ettim" (A. V. Williams Jackson, Gemiteki ve imdiki ran). At. Bu "Srgn Kral" (Evilarch) Pers mparatorluu'nda gze arpan ve politik ynden nemli bir kiidir. Ancak mslmanlar tarafndan grevinden alnmt.

yal gzyle bakmaktaydlar; ve kat kyl, artizanlar ve phesiz varolan lke aristokrasisi, kendi prenslerinin idaresi altnda, bakenti Nehardea olan Resh Galutha'da kaldlar. "Yuva"ya dnenler kk bir aznlk olan inatlar, mutaasplard. Eleri ve ocuklaryla birlikte saylar krkbini buluyordu ki bu say, hepsinin onda biri, hatta yirmide biri bile olamazd; ve bu yeni yerleenleri ve onlarn kaderini bir btn olarak yahudilerle kartran kii, aadaki olaylarn i anlamn muhakkak ki okuyamayacaktr. Yahuda'nn kk dnyas ruhsal olarak ayr bir hayat yaad; millet bir btn olarak, bu hayata saygyla bakt halde, elbette ki paylamad. Dou'nun apokaliptik edebiyat, peygamberliin dii varisi, rn verme bakmndan engindi. Bu, halen aheserlerine sahip olduumuz yeni bir yerli iir sanat iken-Eyp'n Kitab, karakter olarak slam'a ait ve kesinlikle yahudi olmayan" 5 '- te taraftan Judisth, Tabit, Achikar gibi dier hikye ve destanlaryla Arap dnyasnn btn edebiyatlarna motif olarak dalmt. Judea'da sadece Kanun gelitirildi; Talmudu ruh ilkin Ezekiel'de (ehsxl, et seg.) gzkr. 450'den sonra ise Ezra'nn baa getii eski yahudilerin din ilimi tefsircileri tarafndan canlandrlr. M.. 300'den M.S. 200'e kadar Tannaim (retmenler) Torah' yorumladlar ve Mishnah' gelitirdiler. Ne sa'nn ortaya k ne de tapnan mahvedilmesi bu mcerret ilm etkileyebildi. Kuds inanllar iin bir Mekke oldu. "Kanun ve Peygamberler" bu iki isim Judea ve Mezopotamya arasndaki fark kolaylkla ortaya koyar. Son Pers ve dier magian teolojisinde her iki eilim de birlemitir; ancak buradaki durumda uzay bakmndan ayrldklar dnlr. Kuds'n kararlar her tarafta tannmt, fakat ne kadar geni olarak itaat edildikleri bilinemez. Bir dier konu da gznne alnmaldr. Yahudi lkesi, ran gibi, srgnden beri, eski kk klan limitini oktan beridir ar derecede amt; bu din deitirme ve ayrlmalarn sonucuydu. lke15. Sonradan chs XXXII-XXXVI1 onu yahudalatrmak baz Ferisi akllara domutur.

14.

siz bir millete ak olan tek fetih yolu; ve bu sebeple magian dinlerine gre tabi ve normaldi. Fakat bu hareket sadece Mezopotamya'dan geldi. Halbuki ondaki ruh Talmud'u deil, apokaliptiktir. Kuds, inanszlara kar daha da kanun engeller yaratmakla meguld. Din deitirme ilemini terketmek bile yeterli deildi. Judea'nn ilkel hristiyan kardeliinin, ncil'in puta tapcya vaaz vermesine kar kma durumun almas da ayn darla dayanr. Dou'da, magian milletinin btn fikrine aykr den bu eit bir engel yaratmak, asla hi kimsenin aklna gelmezdi. Fakat ite bu gerek olay zerine geni Dou 'nun ruhsal stnlnn temeli oturtulmutur. Kuds'n yklmas, milletin ancak ok kk bir ksmn, stelik ruhsal ve politik bakmdan ok az nemli olan bir ksmn etkiler. Yahudi halknn o gnden beri "dalm" durumda yaadklar doru deildir; nk onlar yzyllar boyunca (ayn zamanda Persler ve dierleri de) lkeden tamamen bamsz bir ekilde yaamlardr. Vespasyan'n Judea'ya kar sava yahudilerin kurtuluudur. Bu, ilk olarak hem bu zavall blgede yaayan insanlarn gerek bir millet olma istei, hem de plak ruhaniyeti hepsinin ruh hayatyla dengedeymi gibi davranmalarna son vermitir. kinci olarak, Hristiyanln ayn devirde kaplm olduu o szde-deiim tehlikelerinden bu dini kurtarm oldu. ehirsiz ve ehirden korkan insanlarn bir ifade ekli olan apokaliptik, byk felketin uyarcsna kar gsterdii son ahane bir tepkiden hemen sonra Sinagog'un iinde son buldu. sa Peygamberin retilerinin yahudiliin bir reformuna deil, fakat yeni bir dine yol gstereceinin aa kt ve M.S. 100 sralarnda yahudi-hristiyanlara kar gnlk lanet forml tantld zaman, apokaliptik hayatn geri kalan ksa zamannda kilisede kald.

SA PEYGAMBER
Yeni domu Hristiyanl bu zengin bahar mevsiminde btn dinlerin zerine ykselten esiz ey isa'nn ahsiyetidir. O yllarn btn byk bulular iinde, onun yannda saylabilecek bir tek ey yoktur, isa'nn aclarnn ve skntlarnn halen yeni olan hikyelerini -Kuds'e son seyahat, Akam yemei, Geth-semane'deki aresizlik saatleri ve Ha zerinde lm- dinleyen ve okuyan her insan iin Mithras, Attis ve Osiris'in btn destanlar ve kutsal maceralar yavan ve bo gibi gelir. Burada bir felsefe konusu yoktur. Kendini ona adayan biroklarnn hatrlarnda kalan sa'nn szleri, ilerlemi yana ramen, yabanc, yalanm ve maraz bir dnyann ortasnda kalan bir ocuun szleridir. Byk Tibar'in ortasndaki sessiz bir mutluluk adas gibiydi. Gennesareth gl kysnda oturan balk ve ustalarn hayat, tarihten uzak ve aktalitenin btn olaylarndan habersiz; halbuki etraflarnda tiyatrolar ve tapnaklar, kibar Batl sosyetesi, grltl kalabalk insan selleri, Roma kohortlar, Yunan felsefeleriyle hellenistik ehirler parldyordu. Ac ekenin arkadalar ve rencilerinin salar krlatka ve kardei Kuds'teki grubun bakanln yapt srada, hep birlikte kk evrelerinde genellikle dolaan szler ve yazlar toplayarak biyografi meydana getirdiler. Bu biyografi i ekicilii bakmndan ylesine alkoyucuydu ki, ne klasik ne de Arap kltrnde bir ei bulunmayan, kendine has bir temsil etme eklini evrimletirdi: incil. Hristiyanlk, imdiki za-

man adamnn alnyazsnn, btn yaratln amblemi ve merkez noktas haline geldii bir dnyann tarihindeki tek dindir. Alman dnyasnn M.S. 1000 sralarnda yaad duruma benzer deiik bir heyecan, o gnlerde btn Arami topraklarn yalyordu. Peygamber dinlerinde bir nsezi gibi var olan ve skender'in zamannda kendini metafizik izgiler halinde belli eden o unsur imdi devrini tamamlama durumuna gelmitir. Bu tamamlama, tanmlanamayan bir gle, ilkel korku duygusunu uyandrd; magian dnya duygusunun bu mtereddit ve endieli batnda, dnyann sonu yakn gibi gzkt. Dar grl ruhlardan baka hepsi bu aklamalar, mucizeler, nesnelerin balang noktasna son bir bak nnde titredi. nsanlar imdi sadece apokaliptik imajlarla yayorlar ve dnyorlard. Aktalite grn haline geldi. Acayip ve dehete dren hayaller fantastik kapal metinlerden okunuyor, ani bir i gvenle hemen kavranyor ve dierlerine anlatlyordu. Bu uydurmalar, "sanat" deil de ta halindeki korku olan Fransa'da romanesk katedrallerin avlularndaki korkun figrlere benzerler. Herkes bu melekleri ve eytanlar, lah z'n cennetine ykseli ve cehennemine inii, kinci Adem'i, Tanr'nn Elisini, son gnlerin Kurtarcsn, ebed ehri, kyamet gnn tand. Bu arlk daima artan gerilim zamannda ve sa'nn doum yl sralarnda, sonsuz topluluk ve tarikatlarn yan sra, kayna ve kurucusu hakknda hibir ey bilmediimiz bir baka kurtarma dini, Mandaean ortaya kt. Kuds'teki Yahudilie kar olan nefreti ve Pers kurtarclk fikrine olan kesin tercihine ramen Mandaean dini Suriye yahudilerinin genelgeer inanlarna ok yakn grnr. Birbiri ardna, ahane dokmanlarnn paralar gittike elverili olmaktadr ve bize srekli olarak bir "Onu", aaya, derinliklere gnderilen, kendisinin kurtarlmas gereken ve kiinin umutlarnn amac olan bir kurtarcy gsterir. Yuhanna'nn kitabnda, kla dolu sa Evi'nde ykseklere karlm "Baba" sahip olduu tek oluna seslenir: "Olum, bana bir eli ol; bir k huzmesinin bile bulunmad karanlklar dnyasna git". Ve oul yu-

karya, O'na cevap verir: "Baba, nerede gnah iledim ki sen beni karanlklara gnderiyorsun?" Nihayet; "Ben gnahsz olarak aaya indim ve bende gnah ve hata yoktur". phesiz yeni dinin balanglar kesin olarak kaybolmutur. Fakat Mandaenaizmin bir tarihi kiisi, amacnda ve dnde sa'nn kendisi kadar trajik olan, btn artc ayrntlaryla ne kmtr; Vaftizci Yahya. O yahudilikten hemen hemen kurtulmu olarak ve ilkel Rusya'nn, Petersburg ruhuna duyduu kadar gl bir nefretle Kuds spritinden tiksinerek, dnyann sonunu ve Barnasha'nn artk yahudilerin zlenen milli mesihi deil de dnyaya getiren insanolunun geliini vaaz etti<16>. sa ona geldi ve onun rencisiydi. Uyarld (vahiy geldii) zaman otuz yandayd. O zamandan beri apokaliptik ve bilhassa'mandaean dnce dnyas btn varln doldurdu. Etrafnda uzanan tarih aktalitenin dier dnyas, ona gre yapmack, yabanc, anlam ve nemden yoksun bir eydi. "0"nun imdi gelecei ve bu gerek olmayan gereklie son verecei onun muhteem gveniydi; ve efendisi Yahya gibi, onun mjdecisi olarak ne kt. Bylece Vaftizci Yahya mesajn kendine saklamadan btn lkesini gezerek iln etti. Fakat bu lke Filistin'di. Klasik mparatorlukta domu ve Kuds'n yahudiliinin gzleri altnda yaam; ruhu, grevinin korkun aklamasndan yeni km olarak etrafna baknd zaman Roma Devleti ve Ferisilik aktalitesiyle kar karya kalmt. Bu ikincinin kat ve egoist idealine duyduu tiksinme, mandaeanlar ve phesiz geni Dou'nun kyl yahudi16. Son nshann tamamen Bat-klasik dnce kresinde yer ald Yeni Ahit'te, mandaean dini ve ona ait tarikatlar artk anlalmamaktadr ve gerekten de oryantal olan herey dm gibi grnmektedir. Buna ramen (Akt XVI1I-XIX) ondan itibaren yaygnlaan Yahya toplumlar ve ilkel hristiyanlar arasnda gzle grlr bir dmanlk olduunu belirtir (Dieblius'a baknz, Die Urchristliche herHe-Jeilinden von Johannes dem Taufer). Mandaeanlar sonradan Hristiyanlktan, Yahudilikten de olduu gibi, dorudan doruya nefret ettiler. sa onlar iin yanl mesihti. Byk Tanr'nn Apokalips'inde Enosh'un grnm de haber verilmiti.

ISA PEYGAMBER

BATNN K

leri tarafndan paylalan bu duygu, ilkinden sonuncusuna kadar btn konumalarnn damgasdr. Bu souk formln vahi ormannn kurtulua giden tek yol oluu sylentileri onu fkelendirdi. Yine de, oraya kadar bu sadece onun kanaatinin Rabbinikal manta kar ileri srd bir baka eit inant. Buraya kadar ise, bu sadece peygamberlere kar bir kanundur. Fakat sa, Pilate'den nde geldii zaman, gerek olaylar dnyas ile dorular dnyas ani ve amansz bir durumda yzyze kald. Bu imaj, herkesi artacak kadar ayrntl ve ezici dnya tarihinin ondan nce grmedii ve bir daha da gremeyecei bir manzaradr. Asl varlnn deil de varoluunun ve uyannn balangcndan beri btn insan hayatnn kknde yatan uyumazlk, burada insan trajedisinin kavranabilmesi mmkn olan en stn eklini ald. Romal valinin nl sorusu "Doru nedir?"de tarihin btn anlam, hareketin kendine z geerlilii, cokun bir kaderdeki devletin ve savan prestiji, baarnn btn gc ve atalar gururu yatar. isa'nn sessizlii bu soruya, dinin her konusunda kesin olan bir baka cevap verir: Aktalite nedir? Pilate'ye gre aktalite hereydir; O'nun iin ise hibir eydir. Eer aktalite gerekten de bir ey olsayd katksz dinlik asla tarihe ve tarihin glerine kar duramaz ve faal hayatta yargda bulunurdu; veya eer byle olsa, o artk bir din olmaktan kar ve tarihin ruhuna kendini konu eder. Benim krallm bu dnyann krall, deildir. Bu, bir gz boyama deil, herkesin, dou ve tabiatn kendini koyduu yolu onunla kontrol etmesi gerektii son szdr. Tek ynl zamanla edebiyat arasnda, tarihin seyri ve ilh bir dnya dzeninin varoluu arasnda, sebep-netice ilikisi eklini gsteren "Tanr" veya "mafiret" kelimelerinin yaps iinde hibir balant yoktur. Bu, Isa ve Pilate'nin birbiriyle yzyze kald ann son anlamdr. Dnyada, tarih alanda, Galile'nin armha gerilmesine Romal sebep olmutur. Bu onun kaderiydi. Dier dnyada, Roma mahvolmaya mahkumdu ve ha, kurtuluun teminat oldu. Bu "Tann'nn arzusu"ydu. Din, metafizikten baka bir ey deildir - Credo quia absur-

dum-. Bu metafizik bir bilgi, tartma, delil metafizii (ki bu deta renmiliin felsefesidir) deil, yaanm ve tecrbe edilmi metafiziktir; yani, dnlmeyen bir kesinlik olarak, olaanst gerek bir olay olarak, hayat varolu olarak, gerek olmayan bir dnya zerinde fakat dorudur. Isa bundan baka bir dnyada bir dakika bile yaamamtr*17). O bir ahlk ykseltici deildi; zaten dinde son ama olarak ahlk ykseltmeyi kabul etmek, dinin ne olduundan habersiz olmak demektir. Moral ykseltme bir XIX. yzyl aydnlanmas, insanlk flistinizmidir. isa'ya sosyal amalar atfetmek bir hakarettir. Onun retisi bir ilnd; srekli olarak imajlaryla dolu olduu o son nesnelerin, Yeni a'm douunun, semav elilerin zuhurunun, kyamet gnnn, yeni bir gn, yeni bir dnyann ilndr*18), isa'da ne dinin herhangi bir deer kavram, ne de tarihteki herhangi bir gerekten derin duygu devresi bulunurdu. Din, ilk ve son metafizik, dier-dnyallk (jenseitigkeit), duyularn belirtisinin n plann aydnlatt bir dnyadan haberdar olmaktr. O, duyu stnde ve onunla hayattr. Hatta bu haberdarlk iin gerekli kapasite veya onun varoluuna inanmak iin gerekli kapasitenin eksik olduu yerde gerek din son bulur.
17. Bu eserin metodu tarihdir. Bu sebeple, tarih olmayan da bir gerek olay olarak kabul eder. Din metot aksine bilhassa kendini doru olarak, tersini ise yanl olarak kabul eder. Aradaki fark kanlmazdr. Bylece, eski bir dokmandan alnan XIII. Markos belki de her zamanki gnlk konumasnn en saf rneidir, Paulus (I. Thess. IV., 15-17) kutsal kitaplarda olan bir dierinden sz eder. Bunlarla birlikte biz, 100 yl civarnda szl hadisler toplamakla uraan Papias'n deer biilmez, fakat Kutsal Kitab'n tesiri altnda kalan tefsirciler tarafndan yanl anlalan katklanna sahibiz. Onun eserlerinden elde ettiimiz kk bir ksm bize sa'nn gnlk konumalarnn apokaliptik karakterini gstermeye fazlasyla yetecektir. Bu XIII. Markos'tur, onlarn gerek kaytlann tekrar eden ve yazan vaiz deildir. Fakat onun retisi onun retilmesine dntke, bu materyal ayn ekilde deitirilmi ve szlerinin kaytlan gsterilerinin, hareketlerinin yazl ekli haline gelmitir. Bir tek bu bakmdan kutsal kitaplar tarafndan verilen grnt kesinlikle yanltr.

18.

ISA PEYGAMBER

"Zambaklar dnn" szleri: "Zenginlie ve fakirlie nem vermeyin, nk her ikisi de ruhu bu dnyann kayglarna zincirle balar" anlamna gelir, "insan hem Tanr'ya hem Mammon'a hizmet edemez". Mammon kelimesiyle aktalitenin hepsi belirtilmektedir. Bu srarn yce anlamn tartmak dar kafallk ve korkaklktr. insann kendi zenginlii iin almasyla, herkesin sosyal rahatl iin almas arasnda herhangi bir fark gzetmezdi. Zenginlik onu korkuttuu zaman sosyalist bir kulp deil, kesin bir emir olan Kuds'teki ilkel topluluk mal sahipliini reddettii zaman, onlar harekete getiren sosyal dncenin tam aksiydi. Onlarn kans uydu: Nesnelerin gzle grlebilen durumunun herey olmad deil, hibir ey olmad, onun bu dnyada rahatlk beenisi zerine deil, fakat onun saklanmayan aalamas zerine kurulduudur.

ISA'NN RETISI: PAULUS

isa'nn yaknlar ve havarileri Kuds'e yaplan seyahatin korkun sonularyla donup kalmken, birka gn sonra onun yeniden doduu ve grnd haberi etrafta yaylmaya balad. Bu haberin byle bir zamanda ve bu ruhlar zerindeki izlenimi bu insanolunun bu hassasiyetiyle ancak ksmen aksettirilebilir. Bu, magian ilkbaharnn btn apokaliptiinin gerek tamamlanmas, ikinci dem'in, Saoshyant'n, Enosh'un, Barnosha'nn veya " 0 " n a insann verdii herhangi bir ismin, Baba'nn k lkesine inmesiyle belirlenen o evrenin yann sonu demekti. Ve onunla birlikte, nceden anlatlan gelecek, yeni dnya evreninin ya, "Gk Krall", hemen mevcut duruma geldi. Bu kesinlik kk topluluun dnyaya bakn tamamen deitirdi. Onun retisi, uysal ve asil mizacndan ondaki Tanr-insan ve zamann yksek anlam arasndaki mnasebetin i duygusundan ve sevgi kelimesiyle pek ayrntl olarak dkldke arka plana dt ve yerini "0"nun retilmesi ald. Talebeleri iin apokaliptikte onun yeni bir figr haline geldi; hem de en nemli ve son figr. Kendilerini Kuds 'teki son gnlerin bir topluluu olarak yerletirmi olan ve tapna sk sk ziyaret eden en eski dostlar Isa 'da sadece yahudiler ii gelecek olan eski kutsal kitaplardaki nesihi grdler. Onlar Yahudiliin birok mezheplerinden biri olarak kaldlar. Fakat aramaean dnyasnn geri kalan btn, dnyann kurtarcsn, gvenileni, apokaliptik yazlardaki insanolunu ister

yahudi, ister Pers, ister Kaideli, ister mandaean olsun "O "nu beklediler. sa'nn son talebeleri arasnda, duygu bakmndan katksz magian ve ferisi ruhtan btnyle uzak olan biroklar vard; bunlar Paulus 'tan ok nce misyoner olarak hareket ettiler. nemli, Judea ve dnya arasndaki yarmadan ok daha nemli olan mesele, sa 'tun kutsal kitab Dou 'ya m yoksa Bat 'ya m ynelmeliydi? Bu, her ikisi de o zaman oluma ilemi geiren Pers Kilisesi'yle mi, yoksa senkretik Kilise'yle mi yakn mnasebette bulunmalyd ? Bu Paulus tarafndan ortaya atlan bir soruydu. Paulus yeni hareketin ilk byk kiisi, sadece dorular deil, gerek olaylar da kavrama gc olan ilk insand. O gnlerde sk sk rastlanan bir uyantan sonra Bat'nn saysz kk mezhep topluluklarna dnd ve onlardan kendi modeline gre bir kilise yapt. Paulus, akl bakmndan bir haham, duygu bakmndan bir apokaliptikti. O Yahudilii tand, fakat balang tarznda bir gelime olarak. Ve bylece ayn kutsal kitaba sahip, (Eski Ahit) fakat ift halka ile iki magian dini ortaya kt ki, bunlardan birincisi M.. 300'den itibaren Kuds'te Tannaim tarafndan gelitirilen Talmud'a doru dnktr; dieri ise, Paulus tarafndan kurulmu ve Pederler tarafndan tamamlanm olarak incil'e ynelmitir. Fakat, Paulus daha da ileri giderek, apokaliptik fikirlerin hkm sren bolluu ile gelecek kurtarcnn szlerini bir bir kurtulu kesinliinde birletirdi; bu kesinlik am yaknlarnda ona ve sadece ona aklanmt: "Isa kurtarc, Paulus ise O'nun peygamberidir" O'nun mesajnn btn muhteviyat buydu. Paulus'la birlikte ehirli ve onun "akl" sahneye kt. Paulus mezardan kma tecrbesinin bir mesele olarak grnd ilk insand; bu gen kylnn cokun korkusu beyninde entellektel bir elikiye dnt. Eski arkadalar iin onu en azndan sadece anlamak bile imknszd; ve Paulus onlara hitap ettii zaman ona znt ve pheyle bakm olsalar gerek. Onlardaki (Paulus'un as-

la grmemi olduu) sa'nn canl imaj, kavramlarn ve tekliflerin bu parlak koyu nda soldu. O zamandan itibaren bu kutsal hatra bir skolastik sisteme dnt. Fakat Paulus fikirlerinin doruluu konusunda kesinlikle eksiksiz bir duyguya sahipti. Onun misyoner seyahatleri hep Bat'ya ynelmiti ve insanlar ikna ettii doruydu. O, klasik kent blgesini asla terketmedi. Niin Edessa veya Ctesiphon'a deil de Roma'ya, Korent'e gitti? Ne sebeple kyden kye deil de sadece ehirlerde alt? Olaylarn byle gelimesi sadece Paulus'a dayanyordu. Onun her zamanki gnlk enerjisi karsnda dierlerinin btn duygular hi saylrd; ve bylece gen kilise kesinlikle ehirli ve Batl bir eilim kazand, ki sonradan geri kalan puta tapcy "kafir" kr-halk olarak tanmlayabildi. Bylece glenen kiliseyi reddetme imkn konusundaki byk tehlike ortaya kt; Klasik ehirlerin fellh dnyas buna smsk sarld; bugn, o sarlmann izleri halen mevcuttur. Fakat btn hayat kr ve kr halkna balanm olan isa'nn znden ne kadar uzakta! inde doduu szde deiime dikkat bile etmemiti; ruhu onun en kk bir izini bile tamyordu. imdi, ondan sonraki nesil muhtemelen annesinin salnda, onun lmnden doan olay szde-deiim iin bir oluturma amacnn merkezi olmutu. O halde bu Paulus'un o anki maiyetinin ikinci bir eseriydi ve esas olarak yeni kilisenin eklini tanmlayan bu eserdi. sa'nn hikyesi ve kiilii, iir gibi bir ekle sokulmak iin neredeyse baryordu. Ve buna ramen gene de ncil'lerin meydana gelmesi sadece Markos'a dayanr'19*. Ne olursa olsun elbette ki cidd dokmanlar u veya bu zamanda ortaya kacaktr; fakat bunlarn isa'yla yaayan kiilerin (ve genellikle Dou'nu) ruhunun rnleri olarak
19. Bylesine bilgilik taslayarak proto-Markos, Kaynak, "Oniki" kaynak, vs. gibi konularda tartan aratrmaclar, Hristiyanln ilk "kitab" olan Markos'un esas yeniliine, plan birliine ve btnle dikkat etmemilerdir. Bu eit bir alma bir evrimin tabii bir rn deil fakat kiinin deeridir; ve ancak burada tarihi bir dnm noktasn belirtir.

tabi ekilleri, onun szlerinin bytlm, sonu olarak tanmlanm, konseyler tarafndan tefsir edilmi ve isa'nn dnyaya ikinci gelii konusu zerinde toplanm kilise kanunlarna uygun bir koleksiyonu olurdu. Fakat bu ynde herhangi bir deneme M.S. 65 sralarnda, St. Paulus'un mektuplaryla ayn zamanda ve onun gibi Yunanca yazlan Markos'un incil'i tarafndan tamamen imknsz klnmtr. Eser, St. Paulus'un arzularndan elde edilmiti, isa'nn dostlarndan birini bile iitmeyen ebed evre ona kfr ettiler. O, bir mesafeden baklan apokaliptik bir hayat grntsdr; yaanan tecrbenin yerini anlatm almtr; ylesine dz ve dorudan doruya bir anlatmdr ki burada apokaliptik eilim pek farkna varlmam olarak geer<2()>. Ve yine de apokaliptik onun nde gelen artdr. Markos'un zn oluturan isa'nn szleri deil, fakat O'nun Paulus'un azndaki doktrinidir, tik hristiyan kitab Paulus'un buluundan kar. Fakat hemen sonra sonucunun kendisi kitapsz ve onun halefleri olmadan dnlemez hale gelir. nk imdi bir retim adam olarak domu St. Paulus'un asla niyet etmedii, fakat yine de eserinin eilimi sebebiyle nlenmesi imknsz klanan bir ey ortaya kt. Hristiyan milliyetiliinin mezhep kilisesi. Talebelerinin kendisi hakknda bir ey bilmedii isa'nn doumu etrafnda ocukluunun hikyesi geliti. Markos incil'inde byle bir ey henz olmamtr. Zaten eski Pers apokaliptiinde, gerekten de, kyamet gnnn kurtarcs olarak Saosh Yant'n bir bakireden doduu syleniyordu. Fakat yeni Bat efsanesinin olduka deiik bir anlam ve hesaplanmayan sonular vard. nk szde-deiim alannn snrlar iinde, hemen isa'nn yannda, O'nun olu olduu, O'nun figrnden daha yksek bir figr belirdi: Tanr'nn Anas. O da olu gibi, yle bir yakalayc ve ekici bir gce sahip basit insan kaderiydi ki btn yzbir
20. Markos genel olarak ncil'in kendisidir. Ondan sonra partizan yazlar (Matta, Luka) balar; anlatmn tonu bir efsane tonu haline girer. Hebrew ile Yuhanna kutsal kitaplarnn tesinde, Peter ve James'in ndilerinin sa masallarnda sona erer.

bakire ve Senkertizmin analarndan (isis, Tanit, Cybele, Demeter) ok daha yksek bir mertebeye erimi, nihayet doum ve acnn srlaryla birlikte bunlarn hepsini kendinde toplam bir sembol haline gelmiti. Iraneaus'a gre o yeni bir insanolu tipinin Havva'sdr. Origen onun srekli bakireliini stn tutar. Kurtarc Tanr'y dourmakla aslnda dnyay kurtaran odur: "Theotokos" Meryem (Tanr'y douran) klasik snrn dnda kalan hristiyanlar iin byk bir engeldi; monofizitleri ve nestoryanlar, ayrlarak yeni bir saf Isa dini kurmaya gtren sebep, bu fikrin doktrin olarak gelimesiydi. Fakat faustian kltr yine, uyand zamanki sonsuzluk esas duygusunu ifade etmek ve nesillerin veraseti kavramn gstermek iin bir sembole ihtiya duyduu zaman Alman Katolik Hristiyanl'nn merkez noktas olarak ac eken kurtarcy deil Mater Dolorosa'y seti; ve bu parlak verimli inancn btn yzyllar boyunca bu kadn figr faustian dnya duygusunun ona sentezi ve btn sanat, iir ve imann konusuydu. Paulus ve Markos, deinmeden geemeyeceim kadar nemli bir dier konuda da etkiliydiler. Ancak Paulus'un zel grevi sonucunda balangtaki btn ihtimallerin aksine ilk incil'in nderliini izleyerek, Yunanca; kilisenin ve kutsal Yunan edebiyatnn dili olmutur. Aramean anayurdunun halk ruhuyla olan mnasebeti kayboldu. O zamandan itibaren mezhep kiliseleri ayn dile, ayn kavramn, geleneklerin, ayn akmlardan ayn kitap edebiyatna sahiptir. Dou'nun ok daha az zentili aramaik-tsa'nn ve onun arkadalarnn dilinde yazlan ve dnlen gerek magian-edebiyat Kilise'nin hayatndan karld; her ikisi de iki mezhep kilisesinin retim yeleri tarafndan mterek olarak tesir altna alnan, zerinde allan ve yanl anlalan, Eflatun ve Aristo tarafndan geri alnmak zere gz nnden ekildi.

YUHANNA, MARCON
Bu ynde son bir teebbs, kabiliyeti organize etmekte Paulus ile eit, entellektel yaratclnda ondan ok stn, fakat imknlar ve gerekler bakmndan duygularnda ona nazaran daha aa derecede olan ve bunun sonucu olarak da kurduu planlar gerekletiremeyen bir adam tarafndan yaplmtr: Marcion. O, Paulus'un yarattklarnda ve bunlarn sonucunda gerek kurtulu dininin zerine kuracak tek temeli bulmutur. Aziz Paulus. Eski Ahit'i yerine getirilmi ve tamamlanm olarak bildirmiti; kurucu Marcion ise onu yenilgiye uram ve yerine getirilmemi olarak kabul etti. Sonu olarak sadece Yahudilikle mcadele ediyordu. Her din ynden yaratc devirdeki her gerek kurucu gibi eski tanrlar yenilen glere dntrd. Yehova, yaratc Tanr, Demiurge olarak "adil" ve bu sebeple ktdr. sa, bu kt yaratclktaki gvenilen Tanr'nn canl rnei olarak "yabanc"dr, yani "Doru Prensip"tir (2l) . Fakat yeni kutsal kitaba asl yeni doktrin dahildi. imdiye kadar btn Hristiyanlk iin kilise nizamlarna uygun olan "kanun" ve "peygamberler" yahudilerin tanrsnn ncil'iydi. Dolaysyla bu hristiyanlarn elindeki eytann kitabyd ve Marcion bu sebeple ona karlk kurtarc Tanr'nn ncil'ini ortaya karmtr. Ayn ki21. Bu btn din tarihinde, en derin fikirlerden biridir ve sofu vasat bir adam iin daima eriilmez olarak kalmaldr. Marcion'un, "Adil"i ktyle birlikte tanmlamas, bu bakmdan onu Eski Ahit'in Kanununu Yeni Ahit'in Protestanlna zt gstermesini mmkn klmtr.

liseyle alkal iddialar olmayan basit renci ve aydnlatc kitaplar olarak imdiye kadar toplumda geerli olan yazlarn toplanmas ve dzenlenmesi gibi. Torah yerine tek ve doru olan ncil'i getirir ki, bunu eitli deiik ve onun grne gre bozulmu ve yanl ndilerden meydana getirmitir. Bylece Marcion Yeni Ahit'in tek yaratcs oldu. Fakat bu sebepten dolay, ondan bir mddet nce incil'i "Yuhanna'ya gre" yazm olan, onunla yakndan ilgili esrarl kiiyi ikna etmek imknszdr. Bu yazarn amac asl incil'i ne glendirmek, ne de bakasnn yerine geirmekti; onun btn yapt ve Markos'un aksine uurlu olarak yapt olduka yeni bir ey yaratmak, Hristiyanln ilk kutsal kitabn, yeni dinin Kur'an'n* 22 ) yaratmakt, isa'nn tekrar doldurduu ve hatta, Paulus ve Markos'un bile bir lde paylat, dnyann hemen yaknda son bulaca fikri "Yuhanna" ve Marcion'un ok tesinde yatar. Apokaliptik sona ermitir ve mistisizm balamaktadr. Onlarn muhteviyat, tsa'nn retimi veya hatta sa hakkndaki Paulusu reti deil, fakat evrenin bilmecesi, dnya maarasdr. Burada bir ncil meselesi yoktur; Kurtarc'nn figr deil, fakat logos prensibi olayn anlam ve aracdr. ocukluk hikyesi yine inkr edilmitir; bir tanr "domamtr", zaten "orada"dr ve insan eklinde ve dnya zerinde dolar. Bu tanr bir "leme"dir: Tanr, Tanr'nn Ruhu, Tanr'nn Sz. Bu en eski Hristiyanln kutsal kitab, onu izleyen yzyllarda dier hereyin konu d edilmesine sebep olan ve nihayet dinin kiliseye ayrlmasna yol aan magian meselesi "madde" meselesini ilk defa ola22. Kur'an ve Logos'un mefhumlar iin aaya bakn. Yine, Markos'un durumunda olduu gibi gerekten nemli deil de bir hristiyan incil'i Marcion'un plann nceden haber verir ve gerekten de onu mmkn klan byle bir kitap iin bu tamamen yeni fikrin nasl ortaya kabildiidir. Kitap, yahudi Hristiyanl hakknda hemen hi bir ey bilmeyen ve buna karlk Paulusu batl dnce dnyasndan uzak kalan byk bir ruhsal hareketti, (dou Kk Asya'da "Anadolu") ngrr. Fakat bu hareketin ekli ve blgesi konusunda hibir ey bilmemekteyiz.

rak ihtiva eder. "John"un en yakn olduu birok ynlerden belirgin olan -bu meselenin zm nestoryen Dou'nun asl doru olarak kabul ettiidir. Bu Logos fikri dolaysyla, kelime Yunanca olmasna ramen, ncil'lerin en "dorusu"dur ve sa'y aslnda son ve btn tebliin getiricisi olarak deil, fakat bir nc tarafndan izlenmek*23) zere ikinci eli olarak gsterir. Bu, sa'nn kendisinin aka bildirdii artc bir doktrin ve bu kitabn bilmece gibi tespit edici notudur. Burada olduka aniden aa kan magian Dou'nun inanc vardr. Eer Logos gitmezse Paraclet*24' gelemez (John XVI, 7) Fakat bunlarn arasnda son Aeron Ahriman kural yer alr (XIV, 30). Paulusu kafasyla yrtlen szde deiim kilisesi sadece John incil'ine kar mcadele etmi ve ancak saldrgan, karanlkta kalm doktrinin bir Paulusu aklamasyla zeri kapland zaman onu tanmtr. 245'lerde Dou Hristiyanlk akmlaryla yakndan ilgisi olan Mani, insan-lsa'y, Paulusu'yu bir iblis olarak gsterdi ve Yuhannac Logos'u gerek Isa olarak kabul etti. Kartaca'da, Augustine bir Manikyan oldu ve ok belli bir olaydr ki her iki hareket de nihayet marcionizm'le birleti. Marcion'un kendisine gelince, "Yuhanna" fikrini etrafa tayan ve bir hristiyan incil'i yaratan oydu. O Hristiyanlk'ta kme tehlikeleri bagsterdii bir anda, ondan nceki Paulus ve ondan sonraki Athanasius gibi Hristiyhln kurtarcs olmutu; birliin ondan yana olacana ona kar olmas ise onun fikrinin soyluluuna ve parlaklna hibir ekilde glge dremez. Eski Katolik Kilisesi yani szde-deiim kilisesi, ancak 190 yllarnda btn yceliiyle ykseldi, sonra Marcion Kilisesi'ne kar ve bu kiliseden alnan bir organizasyon yardmyla kendini savunur bir durum ald. Daha da ileri giderek Marcion'un incil'i yerine, ona benzer bir dier bnye-Inciller ve havari mektuplar getirdi ki bu sonradan kanun ve azizlerle birleerek bir birim halinde kaynat. Ve nihayet bu
23. 24. John un Rahatlatcs, Paraclete, XIV, 16, 26, XV. Sao shyant biiminde gerek ruhu, Vohu Mano.

iki Ahit'i birletirerek kendi iinde Kilise'nin Yahudilie kar tutumunu dzeltme hareketiyle bu sefer meseleyi onun anlatm tarz temeline oturtarak, kendine has bir teolojiyle bir balang yaparak, Marcion'un nc buluuyla, onun kurtarc doktriniyle uramaya balad.

PUTA TAPC VE HRISTIYAN MEZHEP KILISELERI


Her naslsa bu gelime klasik toprakta yer ald. Gen kltrn bat snrnda puta tapc mezhep kilisesi, (Paulus tarafndan oraya kaldrlan) sa Kilisesi ve Philo damgal Yunan dili konuan Yahudilik dil ve edebiyat bakmndan ylesine girift bir haldeydiler ki sonuncusu Hristiyanla ilk yzylda girdi ve hatta Hristiyanlkla Helenizm mterek bir erken felsefe oluturmak iin birletiler. Dier taraftan Orontes'le Dicle arasnda uzanan aramaik dili konuulan dnyada Yahudilik ve Persizm, her birisi bu devrede Talmud ve Avesta'da kendi z kesin teoloji ve skolastiini yaratarak ve karlkl olarak birbirlerini etkilediler; IV. yzyldan itibaren bu her iki teoloji de szde-deiime kar koyan, aramaik dili konuan Hristiyanlk dnyas zerinde en gl tesiri uyguladlar; yle ki nihayet Mestoryan Kilisesi eklinden ayrld. Dier taraftan szde-deiim hem magianca inanl kabuln (Pistis) hem de metafizik iine dnklk (Gnosis) bakmndan btn ve tektir. Batl biimindeki magian inanc hristiyanlar iin renaeus tarafndan ve hepsinden nce, nl vecizesi "Credo quia absurdum"un inantaki bu kesinliin zeti olan Tertullian tarafndan formle edilmiti. Puta tapcnn katks ise Enneads'nda Plotinus ve daha da ileri giderek "Ruh'un Tanr'ya Dn" zerine adl denemesinde Porphyry'dir. Fakat puta tapc kilisenin byk retim yeleri iin de baba (Nous), oul ve bir arac varlk vardr ki bu da

tpk Philo iin Logos'un ilk-doan oul ve ikinci tanr olmasna benzer. Plotinus ve Origen, her ikisi de ayn retmenin talebeleri olarak, szde-deiim skolastisizminin, Eflatun ve Aristo'nun metinlerinin sistematik deer deimesi vastasyla magian kavram ve dncelerinin geliiminde oluur. Szde-deiimin btn dncesinin karakteristik ana fikri Logos, kullan ve geliimde sadk imajdr. Burada hibir ekilde klasik anlamda Yunan tesirinin imkn yoktur. O gnlerde ruhsal durumu Heraklitus'un Logos'unun ve Stoa'nn en ufak bir izini bile yerletirebilecek ekilde olan canl bir tek kii bile yoktu. Fakat eit olarak iskenderiye'de yanyana yaayan teolojiden istedikleri gibi tam safiyette biri Logos mefhumu gelitirmeye asla muktedir olamazken, hem Pers ve ran hayallerinde ruh veya Tanr'nn sz olarak hem de Yahudi doktrininde Ruach ve Memra olarak, ok nemli bir rol oynamtr. Logos retiminin Bat'da yapt, Philo veya John Gospel vastasyla (Bat'da retim grmler zerinde izleri grlen kalc tesir) bir klasik forml, sadece hristiyan mistisizminin bir unsuru haline deil, en sonunda bir dogma haline getirmekti. Bu kanlmaz bir durumdu. Her iki Bat kilisesinin de tuttuu bu dogma, bilgi bakmndan tamamyla, ballk bakmndan hem senkretik mezhepler hem de Meryem ve azizlerin mezheplerine tekabl eder. Btn buna kar dogma ve mezhep, Dou duygusu IV. yzyldan beri isyan etti. Gz iin bu dncelerin ve duygularn tarihi magian mimarisinin tarihinde tekrar edilir.

ARAP KLTRNN MESELELERI: MAGIAN RUH

DNYA MAARASININ DALZMl


Dnya, uyanan magian uurluluuna gre yayldndan, maarams denilebilen bir uzant eidine sahiptir; halbuki Batl adam iin kelime bilgisinde magian "uzay" kelimesi anlamnn bir imasndan fazla bir ey belirtebilen bir kelime bulmak zordur. Klasik kltrde uyanan uurluluu kainatta idare eden ztlk madde ve eklin ztldr; Bat'da ise bunun yerini g ve ktle ztl alr. Birincisinde gerilim kendini kk ve belirli olanda kaybeder, ikincisinde ise karakteristik faaliyetlerinde dearj olur. Dnya maarasnda inat ve zmlenmeyen mcadeleler, binlerce eklinin altnda daima ayn kalarak magian dnyay dolduran o "Sam" esas dalizmi haline gelir. Ik maarasnn iine r ve karanla kar savar (Yuhanna 1,5). Her ikisi de magian maddeleridir. Yukarda ve aada gkyz ve yeryz, varlklara sahip gler haline gelir ve birbirleriyle yarrlar. Fakat bu kutuplamalar, en esas duyarlklarda iyi ve kt, Tanr ve eytan gibi, ince ve eletirici anlaynkilerle karrlar. lm, Yuhanna Incili'nin yazar iin olduu gibi koyu mslman iin de hayatn sonu deil; fakat insanlara sahip olmak iin bir hayat gcyle yaran bir ey bir lm gcdr. Fakat asl bunlarn hepsinden de nemli olan nce peygamber dinlerinin temel duygusunda ortaya kan, sonra da apokaliptiin tamamn kaplayan ve nihayet uyanan kltrn dnya dncelerini -Philo, Paul ve Plotinus, Gnostikler ve Mandaeanlar, Augustine ve Avesta, islam ve Kabbala- oluturan ve yol gsteren ruh ile g-

nl arasndaki ztlktr (Hebrew Ruach ve neghresh, Pers'in abu ve urvan', Mandaean monuhmed ve gyan, Yunanl pneuma ve psyche). Ruach aslnda "rzgar", nephresh ise "nefes" anlamna gelir. Nephresh dama u veya bu ekilde, vcuda ve dnyaya, ktye, karanla, aittir. Onun abas "yukarya doru"dur<". Ruach ileriye, yukarya, a aittir. Aaya indii insandaki tesiri bir Samson'un kahramanl, bir Elijah'n kutsal fkesi, hakimin aydnlanmas (Sleyman'n adaleti bulmas), her trl dahilii ve cokunluudur. Bu dklp boalr. Isaiah XI, 2'de, Mesih Ruach'n canl rnei haline gelir. Paulus'a gre (I Cor. XV) Hazreti isa'nn Dirilii'nin anlam bir ruh vcutla, bir havayla ileyen vcut arasndaki ztlkta yatar ki bu hem o, hem Philo, hem de Barcuh apokalipsinin yazar iin Paulus'a gre gvenilen semav Ruhl Kuds'tr. Yuhanne tncili'nde Logos gibi kla kaynar; Yeni Eflatunculukla "Nous" olarak gzkr veya klasik terminolojide "Hepsi Bir" olarak Physis'e kardr. Paulus ve Philo "klasik" (yani Batl) kavram kriterleriyle, ruh ve vcudu iyi ve ktyle orantl olarak eitlediler; Augustine, Persli-Doulu bir ayrnt temeliyle bir manikyan olarak, yegane iyi olan Tanr'nn aksine ruh ve vcudu tabi olarak kt kabul ederek bir araya yar ve bu ztlk mslmanlkta da (ondan olduka bamsz olmasna ramen) ayn ekilde gelien ltuf doktrininin kaynan bulur. Fakat ruhlar sonu olarak mnferit varlklarken, Ruhl Kuds tek ve daimi olarak ayndr, insan bir ruha sahiptir, fakat n ve iyinin ruhuna ancak katlr; ilahi aaya, onun iine iner, bylece aann btn kiilerini yukarda bir araya getirir. Halbuki faustian baka kar yol yoksa sonsuzluk hakknda kendi sonularn karan bir "ben"dir; magian insan, ruhsal olan varlyla, yukardan aaya inerken btn inananlarda tek ve ayn olan pnmatik "biz"in sadece bir ksmdr. Bizim ahsi hkme dayanan btn epistemolojik metotlarmz ona gre delilik ve lgnlktr; onun ilmlii, ruhu doru dzenleme ve amalarna gre
1. Bu deyim Leo Frobenius'a aittir (Paldeuma, 1920, 5. 92).

artan ve kandran kt olann almasyla sonulanr. ahsi arzular fikri sadece anlamszdr; nk insandaki "arzu" ve "dnce" esas deil, ilahn onun zerindeki tesirleridir. Dnyadaki aydnlatma veya ayrntlarn gsterme olsun hibir din deiimi tarafndan esas olarak deitirilmeyen, fakat sadece tekrar ifade edilen bu sarslmaz kk duygusundan ihtiyatan doan ilahi aracnn, bu durumu bir ikenceden mutlulua dntren birinin fikri ortaya kar. Btn magian dinleri bu fikirle birbirlerine balanm ve btn dier kltrlerin dinlerinden ayrlmtr. Logos fikri en geni anlamda, maarann magian k duyarlnn bir mcerretlii olarak, magian dncedeki bu duyarln tam karldr. Bu, eriilmeyen Ba Tanr'dan n tayc ve iyiliin getiricisi olarak ruhu, "sz" salverilir ve onu ykseltmek, kaplamak ve kurtarmak iin insanoluyla ilikiye girerler. Din dncede tek olduklarn inkr etmeyen bu maddenin kesinlii peygamber dinleri tarafndan zaten biliniyordu. Kaidelilerin Tanr ve O'nun sznn ayrm ve Marduk'la Nabu'nun ztl zerine kurduklar btn aramean apokaliptiinde gle ileri atlan dnce, srekli olarak faal ve yaratc kald; Philo ve Yuhanne, Marcion ve Mani araclyla Talmud'cu retimlere ve bylelikle kabbalistik kitaplar olan Yesirah ve Sohar'a, kilise meclislerine ve pederlerin almalarna, son Avesta'ya ve nihayet Muhammed'in yava yava bir Logos haline geldii ve mistik olarak mevcut olan, bu popler dinin yaayan Muhammed'inin isa'nn figrnde birleip kaynat mslmanla da girdi. Bu kavram magian insan iin ylesine ak seiktir ki asl mslmanln kesinlikle tek tanrl yapsn bile ykmaya ve Allah', Tanr'nn sz (kalimah, kutsal spirit (ruh) ve "Muhammed'in " olarak gstermeye muktedir olmulardr.

2.

iilere gre Logos fikri Ali'ye devredilmitir.

"DNYA ZAMAN" LTUF


Magian kltrn hmanitesinde esas olan ey, zavall kleler ve hamallardan kahinler ve halifelerin kendilerine kadar zerindeki ksmet, kaybedilmi bir n tekrar yaamay mmkn klmayan alarn snrsz bir uuu deil, fakat deitirilmesi imkansz olarak dzenlenmi ve iinde insanolunun varoluu, yaratln kendisi tarafndan ona ayrlm olan yeri ald bugnn bir balangc ve bir sonudur. Sadece dnya uzay deil, dnya zaman da ayn ekilde maaramsdr. Bylelikle saati eski metinlerde yazl duran gvenilenin kaynaklarndan faustian aceleciliinin anlamsz ve dnlemez olabilecei her gnk en kk ayrntlara kadar hereyin bir "zaman" olduuna dair tamamyla magian kesinlii ortaya kar. Burada da hereyin yldzlarda yazl olduu ve gezegenlerin ilm ynden hesaplanabilen seyri, dnyev nesnelerin seyrine gre sonular yetkili kld ayn ekilde ngren eski magian (bilhassa Kaide) astrolojisinin temeli yer alr. Klasik kehanet apollinian insan rahatsz edebilecek tek soruyu cevaplandrd; gelecek nesnelerin ekli ve "nasl" olduu. Fakat maarann sorusu "Ne zaman?"dr. Eer biz bu magian varlnn esas meselesini ve onun ardnda yatan pein hkmleri kavramamsak apokaliptiin btn, isa'nn ruhsal hayat, Rethsemane'nin strab ve onun lmnden dolay ortaya kan byk hareket akl almaz olarak grnr. Maara duygusu, ayn zamanda insann da balangc ve sonu olan kudretli sihir tanrsnn hareketleri -dnyann bir balangc ve

bir sonundan oluan ve bu terimlerin arasnda insann, onun ruhunun ve soluunun ilgili olduu maarann ve dzenlenmi devrenin, k ve karanlk mcadelesinin, melekler ve Jazartas'n Ahriman, eytan ve iblisle olan savalarnn snrlarnda bylenmi gzden geirilebilir bir tarih art koar. Tanr varolan maaray yok edebilir veya yerine yeni bir eser getirebilir. Pers-Kalde apokaliptii bu tip kainat alarnn hep bir senesini gz nne serer ve sa, zamanyla birlikte, iinde bulunduu varolann sonunu bekleyerek yaar<3>. Bundan baka, magian insan varoluu iin, bu eit bir zaman duygusu ve bu eit bir uzay grnn sonucu, ayn ekilde maara bal altna koyabileceimiz olduka ahsi bir eit ar dindarlk olarak canlandrlm, vcuda girmi olan ruhsal bizi hisseden bir Tanr'ya brakmtr. Bunun iin kullanlan Arapa kelime islam (boyun eme)'dr, fakat bu islam ayn zamanda isa'nn ve bu kltrde ortaya kan dier her dindar deha sahibi kiinin normal duygu eklidir. Faustian'n balca tvbe etme din treni kendini yenebilen gl hr arzuyu varsayar. Fakat "tslam" oluturan kutsallk bakmndan bu tamamyla bir egonun hr bir g olarak imkanszldr. Tanrnn uygulamalarn ahs bir ama veya hatta ahs bir fikirle bile karlamak iin yaplan her teebbs "masiva"dr, yani kt bir arzu deil, karanlk ve ktlk glerinin insana sahip ktnn ve ilahiyi ondan uzaklatrdnn bir delilidir. Magiann uyanan uuru, eer byle denebilirse, kendi iinde bir g deil, bu iki g arasndaki savan deta bir tiyatrosudur. Bundan baka, bu eit bir dnya olaynda, onun kainatta herhangi bir messir dinamik sralanmasn bir yana brakn, ahs sebep ve neticelere bile yer yoktur; ve bunun sonucu olarak ne gnahla ceza arasnda gerekli bir balant, ne mkafatlandrma istei, ne de eski israil "doruluu" vardr. Bu temel duygudan magian ltuf fikri ortaya kar. Bu kltrn
3. Dou dnyasnn o zamanlar genel bir apokaliptik bekleyi durumunda olduu 1947'de l Deniz civarndaki Kuamram'da bulunan eserler tarafndan kesinletirilmitir. sa'nn ncil'inin eskatolojik olay O'nun kendisinin grnyle mi nceden olmu olduu, yoksa yakn gelecekte olacak bir vak'a olarak m grddr.

btn din trenlerinin (bilhassa ilk din magian treni olan vaftizin) ardnda bu vardr; ve faustian tvbe fikrine en derin ekilde zt der. Tvbe etme bir egonun arzusunu varsayar, ltuf ise byle bir eyden tamamen bihaberdir. Bu e.sas olarak islam olan dnceyi deimez bir mantkla gelitirmek Augustine'in yksek baarsyd; ve bunu ylesine eksiksiz bir girile yapt ki Pelagius'tan beri faustian ruh bu kesinlii hile ile altetmek iin her yolu denemitir -ki bu onun iin tabi olarak mevcut olan bir kendi kendini mahvetme tehlikesi oluturur- ve kendine has Tanr'nn asl uurluluunu ifade etmek iin augustian tekliflerini kullanrken onlar daima yanl anlam ve deerlendirmitir. Aka grlyor ki augustian eski arap skolastisizminin son byk mtefekkiri ve bir Batl aydndan baka hereydi. Ona gre ltuf, kendisi de ayn zamanda maddi olarak, ilahi bir eyin insan Ruhl Kuds'ne maddi olarak akdr. Ba Tanr ona k saar, insan onu alr, fakat elde etmez. Augustine'de, bu kadar yl sonra Spinoza'da da olduu gibi, kuvvet mefhumu botur ve her ikisi iin de hrriyet meselesi egoya ve onun arzusuna deil, bir insann iine ileyen kainatn Ruhl Kuds'n ve dierleriyle olan mnasebetinin bir blmne aittir. Ltuf fikrinin her ahsi arzuyu ve Bir'i hari her sebebi konu d ettii, insann niin ac ektiini sormasnn bile gnah olduu kanaati dnya tarihinde bilinen en gl iirlerden birinde, Araplarn kltr ncesi devrinin ortalarnda meydana gelmi ve i zenginlii bakmndan o kltrn hibir eserinde ei bulunmayan bir iirde -Eyb'n Kitab'nda<4>- ifadesini bulmutur. Onun ektii aclarn sebebini bir gnahta arayan Eyb deil arkadalardr. Onlar -bu ve dier her kltrdeki insanln byk bir ksmn oluturanlar olarak eserin bugnk okurlar ve tenkit edicileri bu sebeple dahil edilmitir- dnya maarasnn snrlar iinde ac ekmenin asl anlamna yaklamak iin gereken metafizik derinlikten yoksundurlar.
4. Onun yazld devir bizim Karolinyan devrimize tekabl eder. Bu ikincisinin aslnda buna benzer bir iir yaratp yaratmadn bilmiyoruz; fakat bunu yapmasnn mmkn olduu Voluspa, Muspilli, Heliand ve John Scotus Erigena tarafndan dnlen kainat gibi bulular vastasyla gsterilmektedir.

CONSENSUS: FKLR BIRLII


Magian dncesi, Spinoza tarafndan "Tanr'ya duyulan entellektel ak" Asya'daki sufi adalar tarafndan ise "Tanr'da yok olmak" (mahv) olarak adlandrlr. Dier taraf, haham lehesi, Spinoza'da geometrik metot olarak, Arap-Yahudi "ge" felsefesinde ise genellikle kelam olarak gzkr. Buna ramen her ikisi de magianda ahs ego deil, fakat az ok doru gibi gzken, btn ve her eklinde hep birlikte mevcut olan tek bir Ruhl Kuds olduu gereine dayanr, tcma'nn sonu olarak elde edilen kk fikrinin bir kavram veya mefhumdan ok daha fazla bir ey olduu, bunun ezici bir gcn bile yaanan bir tecrbesi olabilecei ve tm magian tr topluluun buna dayand zerinde fazla kesinlikle durulamaz. Mslmanln mistik topluluu buradan teye kadar uzanr, mezarn tesine kadar ular; u bakmdan ki sadece daha nceki nesillerin lm mslmanlarn deil, mslmanlktan nceki devirlerin dindarlarn bile kapsar. Mslman kendini onlarn hepsiyle yekvcut olmu hisseder. Onlar ona yardm ederler, o da buna karlk kendi deerini gstererek onlarn teki dnya mutluluunu arttrr. Augustine'in nl Civitas Dei'si, ne klasik bir polis ne de bir Bat kilisesidir; fakat tpk Mithras'n, islam'n Manikaizminin ve iran'n bucaklarnn olduu gibi bir inananlar, kredenler ve melekler birliidir. Topluluk fikir birlii zerine kurulduu iin, ruhsal nesnelerde yanlmazd. Muhammed "Benim mmetim asla bir hata zerinde ayn fikre varamaz" dedi. Ve ayn ey Augus-

tine'in "Tanr'nn Devleti"nde de nde geliyordu. Ona gre, dogmatik dorulan tespit etmek iin yanlmaz bir Papa egosu, veya dier herhangi bir otorite meselesi olmazd ve olamazd; bu Consensus'un magian kavramn tamamyla yok edebilirdi. Ve ayn ey bu kltrde genel olarak -sadece dogmaya deil, kanuna ve devlete de gzle grlen tarafn kk bir birimini, dolaysyla uygulamalarnn yetkin bir btnlk tarafndan idare edildii bir birimini oluturuyordu. Magian dnyada, bunun sonucu olarak, politikayla dinin ayrlmas teorik olarak imkansz ve samadr; halbuki faustian kltrde kilise ve devlet mcadelesi asl kavramnda tabi olarak, mantkl, gerekli ve srekli olarak mevcuttur. Magianda sivil ile kilise kanunu birdir. Konstantinopolis mparatoruyla Patrik, ahla Zarathustrema, Exilarchal Gaon, Halifeyle eyhlislam yanyana, bakan ve vekili olarak yer alrlard. Bununla, mparatorla Papa arasndaki gotik mnasebet arasnda en ufak bir alaka yoktur; ayn ekilde tm benzer fikirler klasik dnyaya yabancyd. Diocletiann kuruluunda, devletin bu magian ruhuna inananlarn topluluu ilk olarak gerekletirilmi ve Konstantin tarafndan tam tesirli hale getirilmiti.

Z OLARAK SZ

Fakat Consensus'un yansra, Dounun bir dier eit aklamas vardr; deyimin tamamyla, kesin ve saf magian anlamyla "Tann Sz" ki, klasik ve Bat dncesinden eit derecede uzaktr ve dolaysyla saysz anlamazlklann kayna olmutur. inde gzle grlr derecede belirli olduu, kutsal bir yaznn bysyle tutsak edildii kutsal kitap her magian dininin stokunun bir ksmdr*5. Bu dncede magian nosyonu birbirine girift olmutur ki, bunlardan herbiri kendi bana bile bize an glkler salarken, bizim din dncemiz kendini sk sk aksine inandrmay baard halde bunlann aynlk ve birliklerine bizim dncemiz eriilemez. Bu fikirler: Tann, Tann'nn ruhu, Tann szdr. Yuhanna'nn kitabnn balangcnda yazlan "Balangta sz vard, ve sz Tanr'yla idi ve sz Tann'yd". Spenta Mainyu'nun Pers fikirlerinde'6 ve Vohu Mano'da'7 buna tekabl eden yahudi ve Kaide dnce tarzlarnda kendini aklayan bir ey olarak ok
5. unu sylemek gereksiz saylabilir ki Alman Bats'nn tm dinlerinde ncil, inanla olduka ayr bir mnasebete sahip bulunmaktadr. Bilhassa, ister metin bakmndan eletiriye muafiyet kazanm ve ilham edilmi, ister ilham edilmemi olarak kabul edilsin, kesinlikle tarih anlamda bir kaynak bakmndan bu byledir. in dncesinin kilise kanunlarna uygun kitaplarla olan mnasebeti de bu ekildedir. Kutsal Ruh Ahuramazda'dan deiik ve yine de onunla bir olarak ktye kar kmtr (Angra Mainyu). Mani tarafndan Yuhanna Logos'la tanmlanmtr. Ayn zamanda Yasht 13, 31'le karlatrnz. "Sz" Ahuramazda'nn parlayan ruhudur.

6. 7.

nceden tamamyla tabi ifadesini bulmutur. Bu, sa'nn zyle ilgili IV. ve V. yzyl mcadelelerinin yapld konunun ekirdeiydi. Fakat magian dncesine gre dorunun kendisi bir yalan (veya hata), ikinci bir zdr; bu yine k ve karanla, hayat ve lme, iyi ve ktye ters den ayn dalizmdir. z olarak doru imdi Tann'yla, Tanr'nn ruhuyla, szle ayndr. Sadece bunun nda biz "doru ve hayat benim" ve "benim szm dorunun ta kendisidir" gibi deyileri, ze dayanarak ne anlama geldikleri anlalmas gereken bu szleri kavrayabiliriz. Ancak bylece biz, bu kltrn dindar adamnn bu kutsal kitaba ne gzle baktn anlayabiliriz: Onda, gzle grlmeyen,doruluk gzyle grlebilir konusu, bir eit varolua gemitir, veya Yuhanna'nn Bap 1, bl. 14'deki kelimelerle "Ve kelam beden olup; nihayet ve hakikatle dolu olarak aramzda sakin oldu" Kur'an "okumak" demektir. Muhammed bir hayalinde, gkyznde, Tanr'nn arzusuyla (okumay asla renmedii halde) skmeye muktedir olduu deerli el yazlar dolu katlar grmt. "Kur'an'n ilk (ve en cidd) rnei, yazarnn Tann'dan bir dnce hayaliyle alp okuduu Ezekiel'in kitabdr. Burada, dnlebilen en kat ekilde ifade edilmi olarak, tm apokaliptik yaznn son fikir ve biiminin zerine kurulduu temel yer almaktadr. Fakat derece derece, kabuln bu maddi ekli herhangi bir kitabn din kanunlanna uygun olmas iin gereken mecburiyetlerden biri haline geldi. Sina zerinde Musa tarafndan kabul edilen kanun listelerinin fikri, srgn ncesi zamanlarda ortaya kt. Jabna Meclisi'nden (M.. 90 sralarnda) btn dnya en kesin anlamyla ilham alm ve yeniden canlanm gibi grnd. Birdin tarafndan gnderilmi olarak kabul edilen yazlarn tamam n kullanlan teknik terim "vahiy"dir. Bu bakmdan 200 ylndan beri Kaide kehanetlerinin nvesi ve kapal (hermetik) koleksiyonlar vahiy olarak olumutur. Birincisi, sadece Proclus, bu kilisenin pederi tarafndan Efltun'un Timaeus'unu desteklemek iin aklanan Yeni Eflatunculann kutsal kitabdr.

Fakat byle bir Kur'an asl itibariyle kaytsz artsz dorudur; bu sebeple, deitirilemez ve daha iyi bir ekle sokulamaz. Sonu olarak metni, zamann inanlaryla uyumlu hale getirmek isteyen gizli tefsirler adeti ortaya kt. Bu eit aheser olarak Jstinyen'in zetler'ini gsterebiliriz; fakat ayn ey sadece incil'in her kitab iin deil, ayn zamanda (phesiz) Avesta'nn Gathas' ve hatta Eflatun, Aristo ve puta tapma teolojisinin dier otoritelerinin o zamanki yaygn denemeleri iin de geerlidir. Her magian dininde izlenebilen daha da nemli varsaym gizli bir aklamann veya kutsal kitabn gizli bir anlamnn bir yere yazlarak deil, sz konusu olann hafzasna szl olarak bildirilmesi varsaymdr. Yahudi nosyonlarna gre, Musa Sina'da sadece yazl deil, yazya geirilmesi yasaklanm olan da gizli bir szl Tevrat*8) olarak almtr. ounlukla dikkati ekmitir ki sadece Markos, ziyaret ve diriliten ok az sz eder ve Yuhanna sadece Paraclete doktrinine temas eder ve Tanr'nn akam yemeini btnyle gz gre gre atlar. Baz kiiler ne demek istendiini anlamlardr; inanszlarn bunu bilmeleri gerekmez. Biz kendimiz, en nemlisi zerine en kesin ve ak bir ekilde eildiimize gre, herkes iin ifade edilen blm ve kelimelerin gerek anlam yerine, dine ait olmayan edebi karln almak suretiyle magian doktrinlerini yanl tefsir etme tehlikesini zerimize alrz. Gotik Hristiyanln sakls gizlisi yoktu; bylece sadece yahudi, doktrini temeli olma bakmndan doru deerlendirdii Talmud'a iki misli gvensizlik duyar. Saf magian, saylardan, harf ekillerinden, noktalardan ve fra darbelerinden gizli anlamlan aa karr; bu sebeple z olarak aaya gnderilen szn kendisi kadar eski olmaktan baka bir ey deildir. Dnyann, ibrani alfabesinin yirmi iki harfinden yaratld ve Ezekiel'in hayalinin tal araba srcs gibi gizli dogmalarn izleri Maccabaean zamannda zaten grnmektedir. Buna yakndan alakal olarak kutsal metinlerin alegorik tefsiri gsterilir. Deitirilemez olan Kur'an'n fikir gelitirmek iin ak brakt tek kesinlikle ilm metot, aklama metodudur. Hipoteze gre, bir
8. IV Ezra Xiv.

Aslnda Isa dini, sa'nn kendisi gibi yahudi vahyini tanmt; ilk tnciller "Sz" gzle grlr hale getirmek iin bir istek zerine hazrlanmt. Yuhanna ncili, belirgin amac Kur'an'nkiyle ayn olan ilk hristiyan yazsdr.

otoritenin "Sz" daha iyi bir hale getirilemedii iirt, tek kayna tekrar tefsir etmektir. skenderiye'de hi kimse Eflatun'un "hata" yaptn ileri sremezdi; bunun aksine gklere karlyordu. Gnostika metodunu izleyerek, pederler, incil zerine yazlan dnceleri, aklamalar seip topladlar; yine Zind'in Pehlev dncesi Avesta'nn yannda, Midrash ise yahudi din kanununun yannda yer ald. En eski tefsircilerin kendileri otorite, yazlar ise Kur'an'lar haline gelince, Bat'da son Eflatuncu Simplicius ve Bizans'ta ise imparatorluk merutiyetlerini zetler halinde derleyen hukukular tarafndan da olduu gibi aklamalar zerine aklamalar yazld. Her deyii an alnan bir vahye aslsz olarak yoran bu metod, en sivri snrna talmudu ve Mslman teolojilerinde getirilmiti. Yeni bir halakha veya bir hadis ancak eksiksiz bir kefiller zinciriyle Musa veya Muhammed'e baland zaman geerlidir*9). Eski Hristiyan edebiyatna bu halakha ekli kendini ylesine belli ederek girdi ki hi kimse onun ne olduunu soruturmad. Kanun ve peygamberlere srekli bavurmalarndan ayr olarak, bu, drt incil'in yazlarnda (Markos'a gre) kendini gsterir ki eer otorite belirttii Tanr'nn szleriyle sulanacak olursa bu ndilerden herbiri kendi yetkisini gstermek iin ayn yola bavurmutur^'. Nihayet bu, pederler, hahamlar, "Yunan" filozoflar ve "Romal" hukukular tarafndan ayn ekilde kullanlan davet'in tarz ve derin anlam iin bir metafizik varsaym edebi topluluu z farkna gre ayran bir temel nosyondur.

MAGIAN DINLERI GRUBU


Bize temel olacak byle aratrmalarla, gelecekte magian dinlerinin bir tarihini yazmak mmkn olacaktr. Bu, ruh ve evrimin ayrlmaz bir bileimini oluturur. Hi kimse hayale kaplmasn ki bunlardan biri kendi bana dierlerine bavurmadan gerek olarak kavranabilecektir. Bunlarn douu, almas ve derun ynden dorulanmas 1-500 yllar arasndaki devreyi kapsar. Bu devre tpatp Klunyak hareketlerinden Reform'a kadar Bat dininin ykseliine tekabl eder. Eski Babil Fellahlarnn geni lkesinde yeni halklar yaard. Orada herey hazrd. Gelecein ilk sezgileri M.. 700 yl civarnda Perslerin, Yahudilerin ve Kaidelilerin peygamber dinlerinde uyand. Sonradan Tevrat'n balangc olacak olan benzer bir buluun imaj kesin hatlar iinde kendini gsterdi ve bununla arzunun bir yeri, bir yn, bir amac tayin edildi. ok uzak gelecekteki bir ey halen belirsiz ve sisli olarak, fakat geleceine dair derin bir gvenle kefediliyordu. O zamandan beri insanlar zerlerinde bunun hayalini, bu grev duygusunu tayarak yaadlar. ikinci dalga 300 ylndan sonra apokaliptik akmlara kadar ykseldi, ite burada magianm uyanan uurluluu dodu ve gelecek kltrn esas sembol, yani maara temeli zerine kurulmu olarak kendine son eylerin bir metafiziini ina etti. Dnyann korkun sonu, kyamet gn, dirili, cennet ve cehennem fikirleri ve onlarla birlikte dnyayla insann kaderinin bir olduu bir kurtu-

9.

Bat'da Eflatun, Pisagor ve hepsinden nce Pisagor bu bakmdan Peygamber saylrlard. Onlara gre yorumlanan herey geerliydi. Bu sebeple akmlarn banda olanlarn deimesi gittike daha nemli oldu ve sk sk doktrinin kendi tarihinden ok bu akmlarn kurulmasna -veya icat edilmesine- daha fazla aba harcanmt.

10. Biz bugn yazarl otoriteyle kartryoruz. Arap dncesi, "entellektei zellik" fikrini tanmaz. Byle bir ey sama ve gnah olurdu; nk bu, kiiyi bir damar ve azlk olarak kabul eden tek ilhi pnmadr. Ancak bu noktaya kadar o bir "yazar"dr ve metni onun mu yoksa bakasnn m yazd bile hi nemli deildir. Markos'a gre incil'in anlam Markos'un bu ncil'i tasdik ettiidir.

lu hareketinin yce dncesi -onlar hangi lke ve halkn yarattn syleyemeyiz- olaanst manzaralar, figrler ve isimler iinde yaylarak her yerde n plana ktlar. Mesih figr kendini bir seferde tamamen kabul ettirir. eytann gvenileni ivas*1" bir masal gibi anlatlr. Magian zaman, yani saat, veya maara altndaki tek ynllk, hayata yeni bir heyecanla, kader kelimesine ise yeni bir katkyla katlmtr. nc ani ve byk deiiklik, Sezar zamannda geldi, byk kurtulu dinlerinin domasna sebep oldu. Bununla kltr en parlak devrine ykseldi; bir veya iki yzyl boyunca srekli olarak bunu izleyen ey, hem almaz, hem de uzun mddet dayanlmas imkansz olan bir din tecrbenin gcyd. Byle bir gerilimin kopma noktasnn snrna geldiini gotik, vedik ve dier her kltr ruhu ancak ve ancak bir kez iin, erken sabahnda biliyordu. imdi de Pers, mandacan, yahudi, hristiyan inan evrelerinde ve gene ayn ekilde Batl szde-deiimin inan evresinde, tpk valyeliin Hint, klasik ve Batl alarnda olduu gibi, byk efsane dodu. Arap kltrnde, din ve mill kahramanlk arasnda millet, kilise ve devletten veya kutsal ve dnyev kanunlardan daha kesin bir ayrm yaplamaz. Ik ve karanln gleri, artc varlklar, melekler ve iblisler, eytan ve iyi ruhlar birbirine karmtr; btn tabiat dnyann balangcndan yok oluuna kadar tam bir sava alandr. Douda bir Pers peygamberinin hayat byk anahtarlar halinde bir epik iire ilham vermitir. Onun douuna Zerdt'n kahkahas gklerde nlad, btn tabiat, aksettirdi, Bat'da isa'nn ac ekmesi, daimi olarak genileyip gelierek hristiyan mmetinin gereklemi destan haline geldi; bunun yansra neticede hepsi bir iir tr olarak meyvesini veren onun ocukluunun hikayeleri bir zincirin halkalar gibi dizildi. II. Yzyln sonuyla birlikte bu byk cokunluun sesleri, eridi gitti. Epik iirin olgunlamas gemite kald ve dinsel materyalin mistik aratrmas ve dogmatik analizi balad. Yeni kiliselerin
11. Venidad 19,1; burada iva edilen Zerdt'tr.

doktrinleri teolojik sistemler haline getirildi. Kahramanlk yerini skolastisizme, iir dnceye, arayc ise rahibe brakt. 200 yl civarnda (Batl skolastisizm ise 1200 sralarnda) sona eren ilk skolastisizm tm Gnosis'i -en geni anlamda yce dnceye almaykapsar: Yuhanne Incili'nin yazar, Valentinus, Bardesanes, Marcion apolojistler ve ilk pederler, Iraneaus ve Tertullian son Tannaim'den Haham Yehuda'ya kadar Mishna'nn tamamlaycs, iskenderiye'nin Yeni Pisagorcular ve hermetikleri; btn bunlar, Batl imtiyazllar okulu, Anselm, Joachim Floris, Bernard Clairvaux, St. Viktor Hugo'ya tekabl eder. Asl skolastisizm Yeni Eflatunculukla, Clement ve Origen'le, ilk Amoraim ve Ardeir (226-241) ve I. Sapor idaresi altnda yeni Avesta'nn kurucular ve hepsinden nce byk mazdeist rahip Tansavar'k balar. Bunlarla birlikte daha stn bir dindarlk, o zamandan itibaren eitli adlar altnda hemen hemen deitirilmemi olarak kendini Trk ann fellah dnyasnda yerletiren ve halen apokaliptik dzende kalan, kr blgesi kylsnn dindarlndan ayrlmaya balarken, ehirli ve daha entellektel yksek dnyada Pers, yahudi, hristiyan topluluklar islam ann iinde kaynatlar. Artk yava ve dzenli bir ekilde byk kiliseler olgunlamaya balad. Teolojinin byk eserleri IH. yzyla aittir, tarih aktaliteyle bir modus vivendi'ye ulald, dnyann sonu ok daha ileriye atld ve yeni dnya grntsn aklamak iin yeni bir dogmatik bak as dodu. 242'de I. Sapor'un saltanat srasnda yeni bir din kurucusu ortaya kt. Bu "kurtarcsz" yahudilik ve helenizme kar karak magian dinlerinin hepsini zamann en gl teolojik eserlerinden biri olarak tekil etmeye alan Mani idi; bundan dolay 276'da mazdeist rahipleri tarafndan idam edildi. Hayatnn olduka ge alarnda bir mandean snfna girmek iin ailesini terkeden babas tarafndan devrin btn bilgileriyle donatlm olarak Mani, Kaide ve Perslerin temel fikirlerini Yuhannac, Dou ve hristiyan fikirleriyle birletirdi. Ona gre, Pers Vohu Mano'yla ayn olan Yu-

hannac Logos, Avesta menkbelerinin Zerdt', son metinlerdeki ilahi uu olarak Buda gibi mistik figrleri gznn nne getirdi. Kendi kendine Yuhanna ncili'nin Paraclete'i ve ranllarn Saoshyant' olarak iln etti. imdi bildiimize gre (o zamana kadar tamamyla kaybolmu olan) Mani eserlerinden ksmlar ihtiva eden Turfan keiflerine krler olsun, mazdaistlerin, manikyanlarn ve nestoryanlarn kilise dili, o zaman kullanlan dillerden bamsz olarak Pehlev idi. Bat'da, iki mezhep kilisesi, sadece onun bilgisinden faydalanmakla kalmayp byk lde onunla ayn olan (Yunanca) bir teoloji gelitirdiler. Mani zamannda Aramaean-Kalde gne diliyle Aramean- Pers Mithras mezhebinin bir sistem halinde teolojik kaynamas balad ki, bunun ilk rahibi Lmblichus (c. 300) tr. Athanosius'un, ayn zamanda 295'te Mithras' henoteistik devlet dininin Tanr's yapan mparator Diocletian'n da adadr. Ruhsal ynden herhalde bu sistemin rahipleri Hristiyanln rahiplerinden hibir ekilde deiik deildi. Proclus (o da gerek bir rahiptir) ryalarnda zor bir metin pasaj konusunda aydnlatld: Ona gre Timaeus ve Kaide kehanetleri kiliseye hast; filozoflarn dier btn yazlarnn yok edilmesini de memnuniyetle kabul ederdi. Onun ilahileri, gerek mnzevinin paralanmasnn izleri Helios ve dier yardmclara, onu kt ruhlara kar korumas iin yalvaryordu. Hiorokles, Neopisagoryan topluluuna inananlar iin onu hristiyan eserlerinden ayran keskin bir gz isteyen ahlk bir dua kitab yazd. Biz hristiyanlarn olduu kadar puta tapanlarn da kutsal kitaplarna ve Hagyolojilerine sahibiz. Apollonius Pisagor'un, Marinus Proclus'un, Damascius ise sidore'nin hayatn yazmtr. Bu dualarla balayan ve biten eserlerle ehitlerin hristiyan aktlar arasnda en kk bir fark yoktur. Porphyry inan, ak, mit ve doruyu drt ilahi unsur olarak, tarif eder. Dou ve Bat kiliseleri arasnda, Edessa'dan gneye doru baklnca, yaz dili olarak aramaik'i kabul eden Talmudic kilisesini (Sinagog) grrz. Bu byk ve salam kurululara kar (Ebianit-

ler ve Elkaziteler gibi) yahudi hristiyanlar, mandaenlar ve bunun gibi (eer Manikyanizm'e bu dinin bir yeniden yapm olarak bakmazsak) Kaideliler, kendi kurulularn tutundurmay baaramadlar. Saysz tarikatlara ayrlarak ya byk kiliselerin glgesinde yok oldular, veya marcionitelerin ve mantanistlerin manikyanizm iinde erimeleri gibi, yapsal olarak eridiler. 300 sralarnda puta tapan, hristiyan, Pers, yahudi, ve manikyan kiliseleri dnda hibir nemli magian dini kalmad.

MAGIAN HRISTIYANLNN DINLERI

TEOLOJININ SONU
II. Yzylda bile uzanan bir dzenden baka bir ey olmayan ve toplumsal tesiri taraftarlarnn saysyla tamamen orantsz olan Hristiyanlk 250 sralarnda aniden usuz bucaksz olarak yayld. Bu, klasiin son ehir mezheplerinin kendilerini Hristiyanlk deil, yeni doan puta tapc kilise nnde sildikleri dnemsel andr. Roma'da Fatres Arvales'in kaytlar 241'de kesilir, Olympia'daki son mezhep yaztlar ise 265 ylna aittir. te taraftan Hristiyanlk dini byk Arap alan zerinde yaylan (300) tek dindi, tte bu sebeple imdi burada i elikinin olmas nlenemezdi. Belirli kiilerin ruhsal durumlar deil de, belirli yrelerin ruhu sebebiyle bu elikiler Hristiyanln eitli dinlere ayrlmasna yol at, hem dc cdebiyete kadar. isa'nn yaradlyla alakal anlamazlk, bu elikinin ortaya kan sonucuydu. Tartma konusu, sadece dier btn magian teolojilerinin dncelerini ayn ekilde ve ayn kastla dolduran o z meselesiydi. Fakat dou, bat ve gney gibi yre tarafndan nceden tesbit edilen hristiyan zm yolunun hepsi de Bardesanes, Basilides ve Valentinus adlaryla da belirtebileceimiz gibi Gnostisizmin balca eilimlerinde batan beri zaten aka mevcuttur. Onlarn birleme noktas sokaklarnn Efes muzafferlerine kar nestoyanlarn sava lklar ve Piskopos tbas'n sirkteki vahi hayvanlara atlmasn isteyen Monofizitlerin barlaryla nlayan Edesa'yd. Asl mesele, entellektel kaynaklan szde-deiimde yatan ve

puta tapan ada Iamblicus ile birok benzerlikleri olan Athanasius tarafndan formle edildi. sa'y bir yar-tanr olarak deta babasna gre maddelemi gibi gren Arius'a kar o, Baba ve Oul'un sa'da insan eklini alan ayn zden olduunu ileri srer. "Sz anlanmtr"; Bat'nn bu forml mezhep kiliselerinin gzle grlen gereklerine, szn anlay da resmedilebilenin srekli dncesine dayanr. Baba ve Oul'un tek zden olduunu kabul edilmesiyle, asl mesele yani magian dalizminin Oul'un kendi tarihi mucizev olayna olan tutumu ilk olarak durulmutu. Dnya maarasnda ilah ve insan z vard; insanda ise ilah Ruhl-Kuds bir ksm ve ahs ruh her naslsa "can"a ilikindir. Fakat ya sa? u kesin bir faktrd ki -Actium'un sonularndan biri- mcadele Yunan dilinde ve szde deiimin blgesinde, yani Bat Kilisesi'nin "Halifesi"nin koyu tesiri altnda yaplmt. Athanasius doktrininin gnn konusu olduu yer olan Nika Meclisi'nde, Konstantin toplayc ve hatta bakan bile olmutu. Dou ve Bat arasndaki uyumazlk, Efes Meclisi'nin yol at bir sonu (431), iki hristiyan milletini, "Pers Kilisesi"nin ve Yunan Kilisesi'nin milleti olarak ayrd; fakat bu, iki deiik yreye uygun ve batan beri tabi olarak mevcut olan dnce tarzlar arasndaki farkn kendini gstermesinden baka bir ey deildir. Nestorius, ve btn Dou, sa'da ikinci Adem'i, son evren ann ilah elisini grdler. Meryem yle bir erkek ocuk dourmutu ki, onun yaratlan insan znde (Physis) tanrms, yaratlmayan bir unsur vard. Bat, aksine, Meryem'de bir tanrnn anasn grd: lah ve insani z onun vcudunda (klasik terimle persona)*12' bir birlik oluturdu. Efes Meclisi Tanr'nn anasn, Tanr'y douran' tand zaman, eski nl Diana ehri gerekten klasik bir kutlama lemi yapt. Fakat bundan ok nce Suriyeli Apollinaris bu konu zerindeki
12. Nestoryanlar, Meryem Theotokos (Tanr'y Douran)u inkr ettiler; ve ona kar IsaTheophoros (iinde Tanr'y tayan) kavramn ileri srmlerdir. maj sevenle imajdan nefret eden dindarlk arasndaki derin fark burada ak seik olarak grlmektedir.

gneyli fikrini, yani yaayan isa'da basit bir z deil, tek bir z olduunu mjdelemiti. Tanr, kendini bir insan zle kaynatrmam, fakat o biime sokmutur. u kadarn belirteyim ki monofizit fikri ifade etmenin en iyi yolu Spinoza'nn kavramlar araclyla olur; bir dier eklindeki bir z. Monofizitler, Kalkedon (45'de Bat'nn bir kere daha stn geldii yer) Meclisi'nin isa'sn "iki yzl put" olarak adlandrrlar. Bunlar sadece kiliseden atlmakla kalmamlar, Filistin'le Msr'da fkeli ayaklanmalara sebep olmulardr; ve Jstinyen zamannda Pers, yani Mazdeizm ordular Nil'e vardklar zaman monofizitler tarafndan kurtarc olarak arlmlard. limce kavramlar zerinde deil de halkyla birlikte serbest kalmak isteyen bir yrenin ruhu zerinde bir yzyl hkm sren bu mitsiz elikinin temel anlam, Paulus'un eserini yrrlkten kaldrmakt. Eer biz hibir ayrcalk gzetmeden ve dogmatiklerin btn kk noktalarn bir tarafa brakarak kendimizi iki yeni domu milletin en derin ruhunun yerine koyabilirsek, Hristiyanln ynnn, Yunan Bats'na doru olan ynnn, puta tapc kilisesiyle onun entellektel benzerliinin, Bat'nn hkmdar genel olarak Hristiyanln ba olduu durumda nasl zirvesine vardn grrz. Szdedeiimin ruhu, Nika, Efes ve Kalkedon'un karar veren meclisinde dogma zerine damgasn koyduu zaman ilk ve son olarak gerek Arap dnyas tabiatn gcyle silkindi ve ona kar bir engel kurdu; Arap dnyasnn ilkbaharnn sona ermesiyle de Hristiyanlk, Paulus Peter ve Yuhanna adlaryla sembolize edilebilen dine kesin olarak ayrld. Bu din ayn zamanda Yunan, Yahudi ve Perslerin eski rk blgelerinde yaayan millettir ve kullandklar diller onlardan aldklar dillerdir; yani, Yunanca, Aramaik ve Pehlev. Nika Meclisi'nden itibaren Dou kilisesi banda Ctesiphonlu Katalikos'un bulunduu, piskoposlua ait bir merutiyetle ve kendine has meclisler, ibadet ve kanunlarla kendini organize etti. 486'da nestoryan doktrini balayc olarak kabul edildi ve Konstantinopolis'le olan balant bylece koptu. Bu noktadan itibaren mazdeistler, manikyanlar, nestoryanlar, tohumu Bardesanes'te ekilen

ortak bir kadere sahiptirler. Gneyin monofizit kiliselerinde, iptidai topluluun ruhu tekrar ortaya kt ve kendini daha uzaklara yayd; uzaklamayan tek tanrcl ve imajlara olan nefreti ile, onun en yakn benzeri Talmudik Yahudilii'ydi ve onun eski sava l, o Yahudilik'te, mslmanln balang noktas olduunu belirtmiti (Allah il Allah). Bat Kilisesi, Roma imparatorluu'nun alnyazsma bal kalmaya devam etti, yani, mezhep kilisesi devlet oldu; yava yava puta tapc kilisenin taraftarlarn kendi tarafna ekmeye balad; o zamandan beri nemi kendi iinde deil -nk islam bunu hemen yok etmiti- fakat bat kltrnn gen halklarnn hristiyan sistemini ondan yeni bir buluun temeli olarak almalar gibi bir tesadfte yatar; stelik onu, ar Bat'nn Latin biiminde alr ki bu da Yunan kilisesinin kendisi iin anlamszd, nk Roma imdi bir Yunan ehriydi ve Latin dili Afrika ve Galya'da ok daha fazla yuvasnda saylrd*13). Magian halknn esas ve balca kavram, uzantda oluan bir varlk, batan beri kendini yayma faaliyeti iindeydi. Bu kiliselerin hepsi ar bal, gl ve baarl olarak, misyoner kiliselerdi. Fakat insanlarn nihayet artk dnyann sonunun yakn olduu dncesine son vermelerine, bu dnyann maarasnda srp giden mevcudiyetine uygun den domann yaratlmasna ve magian dinlerinin z meselesine kar gr alarn tesbitlerine kadar, kltrn uzants onu dier hepsinden farkl klan o hzl "ve hrsl tempoyu izlemedi; ve Mslmanlkta en messir, son, fakat tek olup olmad belli olmayan rneini bulmad. Fakat hatta Hristiyanlktan nce bile -ve bu byk nemi ve anlam asla farkedilmeyip, misyon abas olarak bile doru tefsir edilmemi olan gerek bir olaydr- puta tapc kilise senkretik mezhep iin, Kuzey Afrika, ispanya, Galya, ingiltere, Ren ve Tuna snrlarnn nfusunun byk bir ksmn kazanmt. Sezar'n Galya'da kurduu Druidizm'den Konstantin'in zamanna kadar az bir ey kalmt.
13. imdiye kadar Rusya onu gml bir hazine olarak muhafaza ettii halde o da byledir.

Yahudiler, zaten nceden de gsterildii gibi, douya ve gneye doru geni lde bir misyoner yaylm gsterdiler. Gney Arabistan'dan daha Isa domadan nce, Afrika'nn gbeine girerlerken, dou tarafta in'deki varlklar II. yzylda bile ispat edilebilir. Kuzeye doru Hazarlarn lkesi ve bakentleri Astrakhan, daha sonra Yahudiliin tesiri altnda kald. Bu blgeden, Almanya'nn iine kadar ilerleyen ve 955'te Macarlarla birlikte Lechfeld savanda malubiyete uratlan yahudi Moollar gelir. Dicle'den mazdecistler ve manikyanlar iki tarafta da, hem Roma hem de in imparatorluklarnda en u snrlarna kadar ilerlediler. Pers, bir Mithras mezhebi olarak, Britanya'y kaplad; Manikyanizm 400 yllarna doru Yunan Hristiyanl'na bir tehlike tekil eder olmutu ve gney Fransa'da Hallar kadar eski manikyan tarikatlar vard; fakat iki din yine de douya doru in eddi (Kara Balgasun'un byk, ok dilden yaztlarnn Uygur blgesindeki manikyan inancnn tantldn kantlad yer) boyunca, hatta antung'a kadar girdiler. Pers yangn kuleleri in'in i ksmlarnda ykseldi; 700 ylndan itibaren in astrolojik yazlarnda Pers terimleri bulunmaktadr. hristiyan kilisesi her yerde rlar at. Bat Kilisesi 496'da Frank Kral Klodurig'e dinini kabul ettirdii zaman Dou Kilisesi'nin misyonerleri Seylan'a ve in Seddi'nin en batsndaki in garnizonlarna varmlard. Gneyliler ise Akhun mparatorluu'ndaydlar. Ayn zamanda 718'de Boniface'den sonra, Almanya da deitirildii zaman nestoryan misyonerieninin in'in kendisini kazanmalarna kl pay kalmt. Onlar antung'a 638'de girdiler. Din konularda bilgili olmadklar sylenemeyen konfyanlarn, nestoryanlar, mazdeistler ve manikyanlara tek bir Pers dininin taraftarlar gzyle bakmalar son derece nemli bir olaydr ki, bu tpk Bat Roma'nn tara halknn Mithros ile sa arasnda bir fark grememesine benzer. Mslmanlk sadece resm bakmdan yeni bir din olarak ortaya kan btn eski magian dinleri grubunun puritanizmi saylmaldr, ve gney kilisesinin ve Talmudik Yahudiliin blgesinde uzanr.

ARAP KLTRNN MESELELERI: PISAGOR, MUHAMMED, KROMVEL


Onun artc baarlarnn anahtar, sadece sava ani hcumunda deil, bu derin belirginliinde gizlidir. Seleucia'nn Katolikos'u III. Jesujabh, bin hristiyandan O'nun daha sahneye kar kmaz, Mslmanla getiinden ve Kuzey Afrika'da -Augustine'in vatan- nfusun tamamnn hemen onu setiinden ikayet eder. Muhammed 632'de ld. 641'de btn monofizit ve nestoryanlarn (ve dolaysyla Talmud ve Avesta'nn) blgesi Mslmanln idaresi altndayd. 717'de istanbul kaplarna dayand ve Yunan kilisesi yok olma tehlikesi iindeydi. Zaten 628'de peygamberin bir akrabas in imparatoru Tai-Sung'a birok hediyeler getirmi ve bir misyon kurmak iin izin almt. 700 ylndan itibaren antung'da camiler ykseldi; 720'de am, Gney Fransa'da uzun zaman nce yerlemi olan Araplara Franklarn lkesini ele geirmeleri iin emirler verdi, iki yzyl sonra, Bat'da eski Bat Kilisesi'nin kalntlarndan yeni bir din dnya ykseldii zaman Mslmanlk Sudan ve Cava'da idi. Btn bu sebeplerle Mslmanlk sadece bir para da dnk din tarih olarak nemlidir. Faustian dininin V. Charles ve Tirent Meclisi tarafndan sona ermesi gibi magian dinin isel tarihi de Jstinyen'in devriyle kapanr. Din tarihi konusundaki her kitap hristiyan dinininin byk dnce hareketlerinde iki a geirdiini gsterir: 1-500 yllar arasnda Dou'da, 1000-1500 yllar arasnda ise Bat'da. Fakat bunlar iki kltrn iki ilkbaharyd ve ayn zamanda her din gelimenin hristiyan olmayan ekillerini de kapsarlar. Atina niversitesi'nin 529'da Jstinyen tarafndan kapatlmas, daima nceden sylendii gibi klasik felsefenin sonu deildir, yzyllar boyunca hibir klasik felsefe olmamtr. Muhammed'in doumundan krk yl nce onun yapt, okulu kapatarak puta tapc kilisenin teolojisini sona erdirmek ve tarihilerin ilave etmeyi unuttuklar Antiochus ve iskenderiye okullarn da kapayarak ayn zamanda hristiyan teolojisine de son vermektir. Tpk Bat'da Tirent Meclisi (1564) ve Augsburg itiraznda (1540) olduu gibi, dogma tamamlanm, bitirilmiti; nk, ehir ve entellektalizmle birlikte din yaratc g de son bulur.

DNN ZELL: FEDAKRLK OLARAK AHLK


Din, varla stn geldii, sahip olduu, inkr ettii ve hatta mahvettii zamanda bile yaayan bir yaratn uyanan varl olarak tanmlanabilir. Gzler uzanan, gergin kla dolmu bir dnyada gezindike dnyev hayat ve onun srklenmesinin hz yava yava azalr ve zaman yerini uzaya brakr. stn din, kann gcne kar hassas bir uyanklk ister; kan hayatn daha gen taraf zerinde onlarn en iptida haklarn tekrar kazanmaya hazr durumda, daim olarak derinliklerde sinsi sinsi gizlenir: "Dikkat et ve dua et ki gnaha girmeyesin". Bununla birlikte "serbestlik" her dinin temelinde olan bir sz ve her uyanan varln ebed arzusudur. Bu genel, hemen hemen din ncesi anlamda uyanan uurluluun endieleri ve kederlerinden, korkudan doan dncenin basklarndan, evrendeki egonun yalnzlnn farknda olmasndan, tabiatn kat artlarndan, yallk ve lm ihtimalinden kurtulma arzusu anlamna gelir. Uyku da serbestlie kavuturur: "lm ve onun kzkardei uyku". Kutsal arap, sarholuk, ruhun geriliminin iddetini krar; dansetmek, diyonisos sanat ve dier her taknlk ve cokunluk ekli de byledir. Bunlar, varln yardmyla haberdar olmaktan dar kayma usulleri, bir kozmik, bir zamandan uzaya katr. Fakat btn bunlarn stnde anlayn kendisi vastasyla korkunun itenlikli din ynden malubiyete uratlmas yer alr. Mikrokozmosla makrokozmos arasndaki gerilim sevebileceimiz, kendimi-

zi tamamen daldrabileceimiz bir ey haline gelir 11 '. Biz buna gven deriz ve bu insann btn entellektel hayatnn balangcdr. Tek bir geliigzel dzenlenmi sralanma, ahsi uurlulua dair tabiat olarak btn dnyay gzden geirmek, dncemiz tarafndan tamamen kavranamayacak bir eydir; nk bizim dnce kabiliyetimiz daima tek tek safhalar halinde iler, bir dnce olarak kalr. Aslnda gvenin ta kendisidir; nk dnyann din anlaynn temelidir. Din dncenin tutumu, deerleri ve snflar geliigzel bir sralandrmayla belirtmektir; deerlendirme zerine kurulmu btn sistemlerin en kapsamls iin kullanlan kelime "datma"dr. Aksine bilim, sebepler arasnda snf farklarndan temel olarak nefret eden bir anlay eididir; bulduu ise datma deil kanundur. Sebeplerin anlalmas kolaylar, kefedilen balantlara olan inan dnya korkusunu geri ekilmeye zorlar. Tanr, insann zerinde dnmedii veya belirtmedii, adlandramad fakat duyabilen ve yaayarak tecrbe eden kaderden kat snaktr. Bu eletirici (edeb anlamda ayrtedici) korkudan doan anlayn arka arkaya kavranabilen sebepler yaratncaya kadar manastra ekilen bir kaderdir; yani hem i hem de d gze hitap eder. evremizdeki dnyada bir ey kurulmutur; yani sabitletirilmi, bylenmitir. Anlayl adam, bu sr ister eskiden olduu gibi gizli bir byk veya imdiki gibi matematiksel bir forml olsun, artk ona varmtr. nsanlarn hayat tecrbesi ve bilgisinden olduka deiik olan bu inorganik, ldrc, muhafaza edici anlamdaki tecrbe, inanann etrafndaki dnyann srlarn aa vurmak veya saklamak istemesine gre iki tarza ayrlr: Teori ve teknik, veya din tabirle efsane ve mezhep. Teorisyen eletirici kahin, teknisyen rahip, kaif ise peygamberdir. Buna ramen akln btn gcnn kendini toplad vasta,
1. "Tanr'y ruhunun en itenliiyle seven kii kendini Tann'ya dntrr" (Bernard Clairvaux).

konUma grnmnden tecrit edilen ve her uyanan uurun znn zn farkedemedii gerein kavramsal kaide bildirilebilen kanun, isim, saydr. Bylece ilahn her zikri, gerek adnn bilinmesi ve ancak ilk adm atan tarafndan bilinen ve kullanl olan treler ve din trenlerin (ki bunlarn ekli eksiksiz, szleri ise doru olmaldr) kullanl zerine kurulmutur. Bu sadece ilkel by deil, fakat ayn derecede, bizim fizik (bilhassa tbb) tekniimiz iin de geerlidir. Hibir arta ihtiya hissetmeyen bilgiye duyulan inan, rasyonalist devirlerin fazla saflnn bir belirtisinden baka bir ey deildir. Tabi ilmin bir teorisi, daha eski bir tarih domann sadece bir baka eklidir, ondan elde edilen yegne kr da teori tarafndan salanan anahtarla hayatn baarl bir teknik biiminde elde ettii eydir. nceden de belirtildii gibi ileyen bir hipotezin deeri "doruIuu"nda deil, kullanllnda yatar. Fakat dier eit keifler, isel kavrama kabiliyetinin bulular, iyimser anlamda "dorular" srf ilm anlayn sonucu olamaz; nk bu, daima eletirici, blc faaliyetinin zerinde uygulamaya getii mevcut bir grnm varsayar. Baroun tabi ilmi gotikin din dnya grntsnn srekli bir paralanmasdr. Gven ve ilmin, korku ve merakn amac hayat tecrbe etmek deil, tabiat olarak dnyay tanmaktr. Bunlar tarih olarak dnyann tam tersidir. Ancak zamansz olan dorudur. Dorular tarih ve hayatn tesindedir. Bunun tersi olarak hayat da tm sebepler, sonular ve dorularn tesinde bir eydir. Bunu izleyerek, gven ve bilgi veya korku ve merak veya aklama ve eletiri, neticede kesin bir tercih deildir. Bilgi sadece inancn son eklidir. Biz insanlar, dnme usullerinin -din veya eletirici- ne olduuna ya da dncelerinin konusuna deil ne hakknda olursa olsun dnr veya aksiyoncu (fiiliyat) olduklarna gre ayrrz. Hareket konusunda uyanan uurluluk ancak teknik olduu zaman rol oynar. Din bilgi de gtr; insan sadece sebepleri tespit etmemekte onlar yneltmektedir de. Ki^i mikrokozmosla makrokozmos arasndaki gizli mnasebete, bilgi ona ister aklama ister ya-

kndan incelemeyle gelmi olsun, hkmeder. Bu balang noktasndan, din ahlkn Avrupa-Amerikan dnyasnn bugn hemen hemen unutulmu olduu asl anlamn anlayabilir: Moral. Bu, doru ve gl olan her yerde, tresel hareket ve uygulamann tm dahiline sebep olan ilikidir; hemen orada zikredilecek ve yumuatlacak olan, ilahn nnde uygulanan (Loyola'nn deyimiyle) exercitium spirituale'dir. "Kurtarlmak iin ne yapmalym? Bu "ne" gerek moralin anlalmas iin bir anahtardr. kna edilen bir metafiziin temelinde sadece sebepsel moral, yani ahlk teknik vardr. Moral, gzle grlen hayat ve karakterin btn zelliklerinden uzak, davranta uurlu ve planl bir sebep-netice ilikisi, sadece zamansz deil fakat zamandan nefret eden ve bu sebeple "doru" olan, evrensel olarak geerli ve ebed bir eydir. Olumsuzluk onun szlerinde ifade edilir; din moral, kurallar deil yasaklar ihtiva eder. Tabu, doruluyormu gibi grnse bile bir inkr listesidir. Ar uyanklk gerilimi, gnah ilemememiz iin gereklidir. Genel olarak dnya -tarih olarak dnya- anlamnda temeldir. Reddetmek yerine mcadele eder. Olaylar araya girerek doru zerine perde eker; bu sebeple entellektel kiinin yapaca en byk fedakarlk, bunu, tabiatn glerine ahs bir hediye olarak sunmaktr. Her moral hareketi bu fedakarln bir ksmdr, ahlk bir hayat seyri, bu eit fedakarlklarn kopuksuz bir zinciridir. Hereyden nce isel ynden gl olann stnln gsze brakt bir acmann, merhametin sunulmasdr. Merhametli insan kendi iinde bir eyler ldrr. Fakat biz, byk din anlamdaki bu acmay, kendine hkmedemeyen geligzel bir adamn belli belirsiz hassasiyetiyle, hele sebep ve kurallarn bir morali deil de heyecanl bir hayatn uursuz nabz atlarndan yetitirilmi olan yksek ve kendini aklayan bir det olan valyeliin rk duygusuyla asla kartrl2. Anatole France'in roman Le Jongleur yadan daha derin bir eydir. At. de Ntre Darne, gzel bir hl-

manialdr. Fakat merhamet ayn ekilde ruhun isel yceliini ister ve bylece anlayn en aziz hizmetkarlarn, Assissi'nin Francis'ini, Clairvaux'un Bernard'n yaratan bu ilkbahar mevsimleridir ki bu kiilerde reddetmek her yana yaylan gzel bir konu, kendini sunma bir mutluluk, caritaslar uucu, kansz, zamansz, tarihsizdir; onlarda evren korkusu kendini saf, eksiksiz bir aka, ondan sonraki devirlerin asla eriemeyecei sebep olan moralin bir zirvesine dntrlmtr. Birinin kann zaptetmek iin, insann kan olmas gerekir. Bunun sonucu olarak bir byk tarzn monastisizmini ancak valyevri sava devirlerinde bulabiliriz. Uzayn zamana kar kesin zaferinin sembol, ne miza itibariyle manastra ait olan doutan hayalci ve zayf kii, ne de incelemelerinde moral sistemi zerinde alan bilgin deil, savann zahid olmasdr.

DIN TARIHIN MORFOLOJISI


Varln akmlarndan bamsz olan dorular olsayd, bir dorular tarihi olmazd. Eer ebediyyen doru bir tek din olsayd, din tarih kavranamayan bir fikir olurdu. Fakat kiinin hayatnn mikrokozmik yan ne kadar ok gelimi olursa olsun, srekli devreden kanla birlemi, daimi olarak kozmik ynelmiliin gizli sebebini aa karan, gelimekte olan hayatn zerine gerilmi bir zar gibi bir eydir. Irk btn endielere hkmeder ve onlar oluturur. Uyankln her annn kaderidir ki, uzay zerine bir zaman a gerer. "Ebed gerekler" yok deildir. Her insan varolduu ve dnceler dnyasnda, dnce an iin ve onun iindeki deimez fikstrleri olduklar balantl bir mecmuada anlay kabiliyetini uygulad mddete bunlara -yeteri kadarna- sahiptir, ki bu fikstrler, terim-netice evresi iinde sebep-netice bileimleri gibi birbirlerine skca baldrlar. Hibir eyin bu dzende yanl yerletirilemeyeceine inanr. Fakat aslnda onun uyanan varln ve dnyasn kaldran sadece hayatn bir byk dalgasdr. Birlii tam olarak kalr; fakat bir birim, bir btn, bir olay olarak bir tarihi vardr. Yetkin ve birbirlerine ilikin olarak, ilki zaman, sonraki ise uzay ihmal eden, birbiri ardna gelen nesillerin eri ve dikey blmleridir. Sistematik mtefekkir bir ann sebep dzeninde kalr; sadece durumlarn sralanmasn tekrarlayan fizyonomist gerek "olann" srekli deiimini kavrar. Onlarn, tarihin akndaki seyrini izlediimiz yaayan ve len

nesillerin dnya grntsndeki unsurlar gibi hareket ettiini seyrettiimiz zaman, "Alles Verganliche ist nur eln Gleichnis" ebed dorular iin de geerlidir. Bir din tarih morfolojisi, bu sebeple sadece faustian ruhun formle edebilecei ve ancak imdi, gelimesinin bu andaki safhasnda, uralmas uygun olan bir grevdir. Mesele sylenmitir; artk biz kendi kanaatlerimizden tamamen ayrlarak, gzmzn nndeki hereyi farksz ve eit ekilde yabanc olarak grme cesareti gstermeliyiz. Bu ne kadar zordur! Bu grevi zerine alan kimse, sadece kendini, kendi dnya anlaynn gereklerinden hayal gereklerin sadece kavranlan ve metodlar takm olarak gzkt bir kii iin bile hayal- bir ekilde ayrmay dnmek iin deil, kendi z sisteminin son hcresine kadar fizyonomik olarak iine ilemek iin g sahibi olmaldr. Hatta bundan sonra bile kendi kltrnn btn metafizik muhteviyatn, yap ve ruh olarak tayan tek bir dilin teki dilleri kullanan insanlarn gerekler konusundaki tanabilir fikirlerini tutsak etmek mmkn mdr?

MISIR VE ESK DNYA


iptida dinlerde, bulutlar ve rzgar gibi, yuvastzlklarn hissettiren bir ey vardr, ilk insanlarn yn-ruhlar tesadfi ve snak olarak bir varlk halinde birlemitir, bu sebeple de tesadf onlarn zerini kaplayan korku ve savunma durumundan doan uurluluun balantlarnn bir yerindedir -yani "her yerde" olabilir- ve orada kalr. Kalmalar veya ilerlemeleri, deimeleri veya deimemeleri, isel belirginliklerini ilgilendirdii mddete madd deildir. Yksek kltrler bu dzenin hayatndan derin toprak balaryla ayrlrlar. Burada btn ifade ekillerinin arkasnda bir anavatan vardr ve tpk ehir, tapnak, piramit ve katedralin fikirlerinin doduu yerde tarihlerini yrtmeleri gerektii gibi, her ilkbahar mevsiminin byk dini, zerinde dnya imajnn ykselmi olduu topraa varlnn btn kkleriyle baldr. Kutsal uygulama ve dogmalar ok uzaklara tanp yaylabilir, fakat i tekamlleri doduklar yerde bylenmi gibi kalr. Gal'de klasik ehir mezhepleri tekamlnn veya Amerika'da faustian Hristiyanln dogmatik geliiminin en ufak bir izini bulmak elbette ki imkanszdr. Kendini topraktan ayran her ey kat ve sert hale gelir. Din byk bir lk gibi balar. Karamsar endie, bir bitki gibi ana topraktan yeeren bir bakta k dnyasnn derinliini kavrayan cokun bir uyanla aniden giderilir. Bu anda -ne bundan nce ne de bundan (en azndan ayn derin iddetle) sonra- btn kor-

kuyu mutlu akta eritip yok eden ve grnmeyenin aniden metafiziksel bir parltda grnmesini salayan byk bir k gibi zamann btn sekin ruhlarn batan sona geer. Her kltr burada kendi esas semboln gerekletirir. Her birinin onunla dnceye dald, kavrad ve ba ilahn kendi iine ald ve dier her kltre gre ulalmaz ve anlalmaz olarak kalan, onu isteimize gre semavi veya metafizik olarak adlandrabileceimiz, kendine has bir eit ak vardr. Dnya ister Isa ve arkadalarna gre olduu gibi kubbeli bir k maarasnn altna kurulmu bir ey, ya da Giordano Bruno'nun hissettii gibi yldz dolu bir sonsuzluun sadece grnemeyecek kadar kk bir paras olsun, ister Orfikler cisman tanrlarn kendi ilerine alsnlar veya Plotinus'un ruhu cokuyla uarak Tanr'nn ruhuyla kaynasn, ya da St. Bernard "mistik birleim"inde sonsuz ilahn uygulamasyla bir olsun, ruhun derin istei asla baka bir kltrn deil daima belirli bir kltrn esas sembolyle idare edilir. 3000 Sralarnda Msr ve Babil'de iki byk dinin hayat seyri balar. Piramit yaptran byk slaleyi izleyen Msr'n V. slalesinde (2450-2320), Ka'snn hkmeden monarkta yaad Horusfalcon mezhebi yok oldu. Eski yresel mezhepler, hatta Hermepolis'in bilgi That dini bile arka plana dt. Re'nin gne dini ortaya kar. Her kral sarayn dnda ve batsna doru kendi mezar tapmann yambanda bir kutsal Re tapna diker. Bunlardan ilki dorudan doruya doutan tatan mezar odasna kadar bir hayatn sembol, ikincisi ise yce ve ebed tabiatn semboldr. Bu heybetli ikiz eserde kader ve kutsal sebep-netice ilikisi dnyann dier hibir mimarsinde rastlanmayan bir ekil olarak yz yzedir. Her ikisine de kapal bir yol gider; Re tapnana alan yolda gne tanrsnn bitki ve hayvan dnyalar ve mevsim deiiklikleri zerindeki gcn gsteren kabartmalar yer alr. afak vakti Firavun'un doudan doan ulu tanry selamlamak iin karanlktan karak zerinde ilerledii yerden ok yksektedir. Heybetli teras ne bir tanr imaj, ne bir tapnak deil, fakat ak mermerden bir mihrap

ssler*3'. Dardaki kylnn inanlar "ebed" ve daima ayn kalr. Geri plandaki Msrl, bu Re'den bir ey anlamamtr. Onun adn iitmitir, fakat ehirlerde din tarihin nemli bir blm bann zerinden geerken, o, XXVI. slale ve fellah diniyle stnlk kazanana kadar eski Tinit hayran tanrlarna tapnmaya devam etti. Fakat eski ehirlerde bile bir tabaka dierine nazaran tarih ynden geride durur. Kr blgesinin iptida dini zerinde bir dier din vardr ki bu da ehirlerin yeraltnda ve tarada yaayan kk insanlarn dinidir. Bir kltr ne kadar ykselirse -Orta Krallk, Brahman devri, Sokrat ncesi devir, Konfys devri, Barok- yaadklar zamann son gereklerini basit isimler ve yanklar olarak deil de realite olarak kabul edenlerin evresi de o kadar daralr. Sokrat, Pascal ve Augustine'le yaayanlardan ka tanesi onlar anlamtr? Dierlerinde olduu gibi dinde de insan piramidi kltrn sonunda tamamlanana kadar artan bir sivrilikle ykselir, ondan sonra da yava yava bzlmeye balar. Msr'da "reform" devri Eski Krallk'n sonunda, rahiplerin ve eitim grm kiilerin dini gibi salam temeller zerine kurulmu gnee ilikin tek tanrcl grd. Kyllerin ve mtevaz kiilerin eski anlamda tapmaya devam ettikleri btn dier tanrlar ve tanralar imdi tek Re'nin sadece canl rnekleri ve hizmetileridir. Hermepolis'in zel dini bile kozmolojisiyle byk sisteme adapte edildi ve teolojik bir akit Menfis'in Ptah'n bile, buluun mcerret bir esas prensibi olarak dogmayla ahenkli bir duruma getirmiti. Tpk Jstinyen ve V. Charles'in zamannda olduu gibi ehir ruhu topran ruhu zerine stnlk salam, ilkbaharn yapc gc sona ermiti; dogma esas olarak tamamlanmt. Fakat rasyonel ilemler araclyla arkadan gelenlerin uygulamas yapc olmaktan ok ykc oldu. Felsefe balad. Dogma bakmndan Orta Krallk, barok kadar nemsizdi.
3. Firavun artk ba tanrnn canl bir rnei deildir ve henz Orta Kralln teolojisi gibi onu Re'nin olu durumuna sokmaz. Btn dnyev byklkle boy lmeyerek tanr nnde kktr ve bir hizmetkrdr.

1500'den itibaren yeni din tarih balad. Evvela Pencap'taki Vedik, sonra Hwang Ho'daki erken in ve nihayet Ege Denizi'nin kuzeyindeki klasik din tarih klasik insann dnya grnts ve tek vcut olarak esas sembol bize ayrntl olarak sunulduu halde, byk erken klasik dinin ayrntlarn dnmek bile zordur. Bu kltrn zel ideali olan ba tanrnn yeni imaj, k altndaki insan ekilli vcut, insanla tanr arasnda bir kahramandr. Bir bakma fazlasyla Ilyada belirtileri tar. Bu vcut Apollo tarafndan k figrne evrilebilir veya Diyonisos tarafndan rzgarlara itilebilirdi; fakat her durumda o, varln temel ekliydi. Dierlerinde olduu gibi bu kltrn balangcnda da Ege Denizi'nden Etrsya'ya kadar uzanan gl bir deiiklik olmas gerekir. Fakat Nibelunglarn ve Rotand'n arklarnn Florisli Joachim'in, St. Francis'in ve Hallarn veya XIII. yzyl ak sarayndaki neeyi heyecanlandran muhtemelen Celonolu Thomas'n O Dieslrae'sinin i ateinin mistisizm ve fedakarlnn ancak birka izini gsterdii gibi, Ilyada da bu byk deiikliin ancak birka belirtisini gsterir. Yeni dnya grntsne mistik-metafizik bir ekil vermek iin byk kiilikler gereklidir; fakat biz onlar hakknda bir ey bilmemekteyiz. valye saraylarnn arklarna giren de onun sadece neeli, parlak, kolay tarafdr. Truva Sava fertler aras bir dmanlk m yoksa bir dier hal seferi miydi? Helena'nn anlam neydi? Kuds'n d bile ruhan ynden olduu kadar dnyev ynden gznnde tutulmutur. Homeros'un asiller iirinde Diyonisos ve Demeter rahiplerin tanrlar olarak kutlanmamtr. Fakat Hesidos'ta bile, Ascra'nn obanlar, halk inanlarndan ilham alan hayran arayc, byk eski zamann fikirleri, ayakkab tamircisi Jakob Bhme'den fazla katksz bulunmas gerekmemektedir. Bu ikinci zorluktur. Eski byk dinler de bir snfa aitti, umumiyetle dierlerine gre ne eriilebilir ne anlalabilirdi. Fakat Aeskilos ve Pindaros, herhalde, byk rahip geleneinin bys altndayd ve onlardan nce Demeter mezhebini merkezleri yapan (ve bylece de mitolojinin nvesinin aran-

MISIR VE ESKI DNYA

BATNN K

mas gerektiini belirten) Pisagoryenler, daha da nce VII. yzyln elevsis ayinleri ve orfik reform vard; nihayet ok eskiden realitedeki bir teolojinin ilk deil fakat son dogmaclar olan Feresides ve Epimenides'ten kalan izler vardr. Dindar olmamann ocuklardan onlarn ocuklarna geen rs bir gnah olduu Hesiodos ve Solon tarafndan "Hybris"in (ayn zamanda apollinian) doktrini kadar iyi biliniyordu. Buna ramen hayatn homerik kavramna bir orfik olarak kar kan Eflatun Pfaedo'sunda cehennemin ok eski doktrinlerini ve lmn yarglanmasn ileri srer. Orfizmin mthi formln biliyoruz: Srlarn Nay'nm agonun Yea'sna cevap vermesi, ki bu en ge 1100 ylnda varln uyanan uurlulua kar protestosudur bu; o mkemmel vcut, yani mezar! Burada insan artk kendini oalma, kuvvet ve hareket halindeki bir ey olarak hissetmemekte, kendini bilmekte ve bildiiyle dehete dmektedir. Burada, en sert tre ve cezalarla, hatta gnll intiharla bu klidci vcudun varlndan kurtulmak isteyen klasik askesis yer alr. Empedocles'in kendini kurban etmesinden Romal stoacnn intiharna doru veya geriye Orfe'ye doru, hep ayn izgi dzeyinde ilerlenir. Buna karlk bu son kalan izlerden erken klasik'in dini parlak ve ayrntl bir ekilde ortaya kar. Tpk tm gotik ballnn Meryem, Cennetin Kraliesi, Bakire ve Ana merkezi etrafnda toplanmas gibi, klasik dnyann bu devresinde de Demeter'in etrafnda efsaneler, imajlar ve figrlerden, Gaia ve Persefon'un etrafnda douran ana ve ayn zamanda yaratc Diyonisos, chthohian ve fallik mezhepleri, doum ve lm yinleri ve festivallerinden oluan bir ember meydana geldi. Btn bunlar elle tutulur gzle grlr madde altnda kavranan, karakteristik olarak klasik inant. Apollinian din, vcudu kutsal sayd, orfik ondan nefret etti, Demeter'inki ise vcudun bir varlk kapsad dllenme ve doum anlarn kutsad. Hayatn srrn doktrinde, sembolde ve taklitte saygyla ykselten bir mistisizm vard; fakat onun yansra bir iret lemi de vard, nk vcudun cmerte harcanmas zahidlikle, kutsal fa-

hieliin bekaretle olduu kadar, yakndan ve derinden ilgilidir; her ikisi de zamann olumsuzlardr. valyevar iiri ve halk mezheplerini bir yana brakrsak imdi bile (bu) klasik din hakknda daha baka eyler tespit edebiliriz. Fakat bunu yaparken nc bir tehlikenin giderilmesi gerekmektedir: Yunan dininin Roma dinine kar kmas. nk gerekte byle bir kar kma yoktur. Klasik efsane poleislerin festivalleri ve kutsal kurumlaryla henz mevcut olmadklar, yalnz Roma'nn deil Atina'nn da bulunmad bir devrede ortaya kar. ehirlerin din grev ve nosyonlaryla -ki bunlar tabi olarak rasyoneldi- bunun hibir balants yoktur. stelik efsane bir btn olarak hibir ekilde helen kltr alannn bir buluu deildir -"Yunan" deildir- fakat (isa'nn ocukluk hikayeleri ve Grail destan gibi) u veya bu grupta derin i kaynamalarn tesiri altnda domutur. Mesela, Olimpos fikri Tesalya'da ortaya km ve sonra btn eitim grm kiilerin ortak malym gibi Kbrs ve Etrsya'ya yaylm ve bu arada tabi ki Roma'y da ilgilendirmitir. Bu gznne alnnca, klasik din i birlie sahip bir btn olarak gzkr. lkbaharn i damlalarn tayan ve trajik kutsallklar iinde bize Gethsemane, Balder'in lm ve Francis'i hatrlatan XI. yzyln ulu tanr destanlar, teoria'nn en saf z, dnceye dalma, kalp gz nndeki dnya grntsdr ve bir valye dnyasnn seilmi ruhlar grubunun ortak i uyanndan domutur. Fakat ok daha sonraki ehir dinleri tamamen teknik, resm tapnmadr; bylece o dindarln bir tek (ve deiik) tarafn temsil eder. Byk gotik devrinin 1300-1100 yllar arasnda yer ald ve Chou slalesinin ykseliini kapsad in dini dikkatle ele alnmaldr. Hepsi de devlet dnyalarnn ancien regime devrinde domu olan Konfyus ve Lao-tse tipi in mtefekkirlerinin yarm yamalak bilgelikleri ve bilgilik taslayan cokunluklarnn mevcudiyetinde, balangtaki yksek mistisizm ve byk destanlar gibi bir ey tespit etmeye almak ok tehlikeli grnmektedir. Yine de

byle bir mistisizm ve byk destanlar zamannda olmutur. Fakat biz, byk ehirlerin bu ar rasyonalize edilmi felsefelerinden Homeros'un bunlar hakknda baka bir sebeple de olsa klasik paralelde bize verebildikleri kadar bile bir ey renemeyiz. Eer btn eserleri Locke, Russo ve Wolff gibi rasyonalistlerle pritenlerin sansrne uramsa, gotik dindarl hakknda ne bilmemiz gerekir ki? Ve buna ramen in dininin Konfyus'la kapanna -aslnda eer daha da ileri gidip Han zamanlarnn senkretizmini asl in dini olarak tanmlyorsak- bir balang olarak bakyoruz. in'in uyanan uurluluuna gre gk ve dnya, makrokozmosun birer yarsyd ve biri dierinin aynadaki aksinden baka bir ey deildi. Bu grntde faal gcn ne faustian birlii, ne de magian dalizmi vardr. Olumak, iki prensibin zorlanmadan karlkl almasnda kendini gsterir; bu iki prensip kutupsaldan ok periyodik olarak kavranan yang ve yin'dir. Buna gre insanda iki ruh vardr: Yin'e, yani dnyevi karanlk ve soua tekabl eden, vcutla kk paralara ayrlan kwei, ve stn, parlak ve srekli olan sen. Fakat bundan baka, insann dnda bu her iki ruhtan da saylamayacak kadar ok vardr. Ruhan gruplar havay, suyu, topra doldurur, hepsi insan biimindedir ve sen'ler ve kvvei'ler tarafndan hareket ettirilmektedir. Tabiatn hayat ve insannki gerekte bu birimlerin oyunlarndan meydana gelmilerdir. Bunlarn hepsi temel kelime "tao"da konsantre edilmitir. nsandaki yang \eyin atmas, onun hayatnn tao'sudur; onun dndaki ruh kmelerinin mnasebetleri tabiatn tao'sudur. Dnya tempo, ritim ve periyodiklie sahip olduu kadar tao'ya da sahiptir. Li'ye yani gerilime ise, insann onu tand ve ondan gelecekte kullanmak iin sabit mnasebetler elde ettii kadar sahiptir. Zaman, kader, yn, rk, tarih bunlarn hepsi eski Chou zamanlarnn dnyay kapsayan byk gryle dnlerek bu tek kelimede ifade edilmektedir. Firavun'un karanlk giriten geerek kutsal yere vard yol bununla alakaldr ve faustiann nc boyut tutkusu da byledir, fakat tao gene de tabiatn teknik fethi fikrinden ok uzaktadr.

GOTIK
iskender Indus zerine vard zaman, bu kltrn dinleri in, Hint, klasik- geni bir Taoizm, Budizm ve Stoacln tarihsiz ekilleri haline yourulmulard. Fakat klasikle Hint alan arasndaki ortak blgede magian dinlerinin douu bundan pek ncelere rastlamaz; imdi bizim iin tamamyla yitirilmi olan Maya ve Inka'nn din tarihinin balangcnn da ayn devreye tesadf etmesi gerekir. Bir yl sonra, burada herey isel ynden yrtlp tamamlandktan sonra, Fransa'nn mit vermeyen topraklar zerinde ani ve hzl bir ykselile Alman-Katolik Hristiyanl ortaya kt. insanlar, batanr babay, gcn kendisi, ebed, ulu ve daimi mevcut faaliyet, insan gzyle kavranabilecek bir ekil alamayan kutsal sebep-netice ilikisi olarak hissettiler. Fakat bu "gen" rkn btn zlemi, bu kuvvetle dolaan kan mnasn nnde alak gnlllkle ba eme ifadesini, cennette ta giyii, gotik sanatnn en eski motiflerinden biri olan Bakire ve Ana Meryem'in figrnde buldu. O, cennetin sahipleri tarafndan evrelenmi olan beyaz, mavi ve altn sars renkler iinde bir k figrdr. Yeni domu ocuun zerine eilir; klc kalbinde hisseder; Hac'n altnda durur; l Oul'un cesedini tutar. X. Yzyldan itibaren Petrus Damiani ve Clairvaux'lu Bernard onun mezhebini gelitirdiler; burada Ave Maria ve Melek selamlamas, daha sonra da Dominikenler arasnda gllerden oluan ta ortaya kt. Onun fgr etrafnda saysz hikayeler sylendi. O, Kilise'nin ltuf srrnn koruyucusu yce aracdr.

Fransiskenler arasnda ziyaret, ngiliz Benediktinler (1100'den bile evvel) arasnda Lekesiz Kavram festivalleri ortaya kt ki bunlar onu dnya nda lml insanln tamamen zerine ykseltti. Fakat bu saflk, k dnyas ve ruhun kesin gzellii, ondan ayrlmayan bir zt fikir olmakszn dnlemezdi; yle bir fikir ki gotik'in ataszlerinden, esiz bulularndan birini oluturur; bugnk gn unuttuu kiiyi, bilerek, isteyerek unutur. Meryem orada gzellii ve yumuaklyla glmseyerek tahtlarda otururken arka planda btn tabiat ve insanlk boyunca ktlkler, cinayetler, mtecavizlerle har neir olan bir dnya, yani eytann blgesi yer alr. Btn evreyi insan biimindeki kt cceler, gece ruhlar, cadlar, kurt insanlar kaplamtr. Bu dnya tm yaratklarn iine iler ve her yerde pusuya yatar. Hi kimse komusunun kendini ktye kle edip etmediini bilemez. Hi kimse yeni gelien bir ocuun bir eytan tarafndan batan karlp karlmadn bilemez. Belki de eine ancak Msr'n erken ilkbaharnda rastlanan artc bir korku insan zerinde arln gsterir. Her an uuruma debilir. Kara byler, eytan ileri, cad gnleri, da tepelerindeki gece ziyaretleri, byl ilalar ve sihir formlleri vard. Cehennem Prensi, akrabalar (annesi ve bykannesi, nk onun varl evliliin kutsalln reddettii iin kars ve ocuu olamaz) dkn melekleri ve bn uaklaryla tm din tarihte en mthi bululardan biridir. Alman Loki onun bir balang izinden baka bir ey deildir. Boynuzlar, peneleri ve attrnaklaryla garip figrleri XI. yzyln ayin oyunlarnda zaten oluturulmutu; her yerde sanatnn geni hayali onlarda bol bol bulunmaktayd ve Drer ve Grnewald'e kadar gotik resim sanat onlarsz dnlemez. eytan sinsi, tehlikeli, ktdr; fakat yine de sonunda n gleri onu aldatr. O ve onun dnceleri, kt huylu, baya, kaba, ktlk yaratan olarak, mthi bir hayal gcnden doar. Cennetin kraliesinin aydnlk tebessmne zt den cehennem kahkahann, ayn zamanda gnahkr' m tvbe etme paniinin aksine faustian dnya glnlnn de canl rnekleridir.

Ne bu gl, kalc grntnn gsteriini, ne de kabul edildii itenliin derinliini mbalaa etmek mmkn deildir. Meryem efsaneleriyle eytan efsaneleri kendilerini yanyana oluturmulardr; ve biri dieri olmadan olamaz. Her ikisine de inanmamak ldrc bir gnaht. Bir Meryem mezhebinin ibadeti, bir de eytan mezhebinin byleri ve ktlkleri vard, insan srekli olarak dipsiz bir ukurun ince kabuu zerinde yrd. Bu dnyada hayat ayr ayr herkesin kendisi iin savamak ve ganimetini toplamak iin savamak zere iine bir kilise militan gibi atlad, eytanla yaplan sonsuz ve mitsiz bir yarmadr. Btn ycelikleriyle melekler ve azizlerin kilise muzafferi ok yksekten aaya bakar ve semav ltf savata savaann kalkandr. Meryem, teselli edilmek iin onun gsne bir koruyucu ve yiitlik dlleri sunan yksek hanmefendidir. Her iki dnyann da kendi destanlar, sanat, skolastisizmi ve mistisizmi vardr; nk eytan da mucizeler yaratabilir. Dinsel ilkbahar mevsimleri arasnda sadece vasf renk sembolizmidir beyaz ve mavi Madonna'ya slfr sars, siyah ve krmz da eytana aittir. Azizler ve melekler bolukta uarlar; fakat eytanlar atlar, zplar, cadlar ise geceler boyunca hrdar. Gotik sanata tanmlanamayan ekiciliini veren gndz ve gece ztldr. Bu, bir sanat hayali deildir. Her insan dnyay melek ve eytan gruplarndan oluan insanlarla dolu olarak izliyordu. Fra Angelico'nun kla evrelenmi melekleri, eski byk Ren ustalar ve byk katedrallerin cmle kaplar zerindeki eki yzl nesneler gerekten de havay dolduruyordu. insanlar onlar grdler, her yerde mevcudiyetlerini hissediyorlard. Bugn biz efsanenin ne olduunu artk bilmiyoruz; nk o estetik ynden memnun edici bir hayal gc deil, varln en derin yapsn sarsan canl bir aktalitedir. Bu yaratklar hep bir konu zerindeydi, grlmeden kavranyorlard. Onlara yle bir inan duyuluyordu ki bu dncenin ispat kutsal eylere saygszlk olarak kabul ediliyordu. Bugn efsane diye adlandrdmz, edebiyat ve uzmanmzn Gotik rengi iin olan zevki Iskendercikten baka bir ey deil-

dir. Eski gnlerde insanlar ondan pek holanmyorlard. Onun ardnda lm vard' 4 '. nk eytan insan ruhlarna sahip oldu ve onlar kt dnce, ehvet ve byye srkledi. Dnya zerinde ona kar karar almt ve bu sava kendini ona teslim edenlere kar ate ve klla almt. Bugn kendimizi bu tip imajlardan kurtarmamz yeteri kadar kolaydr, ama eer bu korkun realiteyi gotiin dna karrsak, geride kalann tm sadece romantizmdir. Bu, sadece Meryem iin akla parlayan ilahilerinden deil fakat ge ykselenlerinki kadar saysz cesetlerin de lklarndan meydana gelmitir. Katedralin hemen yannda daraac ve ikence ark yer alrd. O gnlerde her insan byk bir tehlikenin uuruyla yayordu; korktuu cellat deil, cehennemdir; saylamayacak kadar ok cad kendilerini byle hayal ettiler; kendilerini aka suladlar, geree duyduklar saf akla ktyle olan al verilerini, gece gezintilerini itiraf ettiler ve yetkinlik iin dua ettiler, Engizisyoncular zavalllar iin dktkleri gzyalar ve merhametle, ruhlarn kurtarmak iin ldrene kadar ikence ettiler. Bu iinden katedralin, hallarn, derin ve ruhan resmin, mistisizmin doduu gotik efsanesidir. Onun glgesinde, bugn ekli hakknda bir fikre bile sahip olamadmz o bilge gotik mutluluu mey vasm verdi. Karolinyan devrinde, btn bunlar hl yabanc ve uzakt. arlman, ilk Sakson kilise heyetinde (787) kurt adamlara ve gece ekiplerine (strigae) olan eski Alman inancn yasak etti; 1120'ye kadar, Burchard'n buyruuna gre bir su olarak vasflandrld. Fakat yirmi yl sonra bu lanetleme Decretum Gratiani'de ancak daha hafifletilmi bir ekilde tekrar ortaya kar. Caesarius Heisterbach btn eytan hikayesine zaten ainayd; Legenda Aurea'da Meryem hikayeleri kadar gerek ve etkileyicidir. 1233'de Mainz ve Speyer katedrallerinin kubbeleri yaplrken, onun vastasyla eytan
4. Mesela Hieronymus Bosch'un fantastik seimlerini dnn. Breugel'in benzer esprisi de kt yaratklarn bir tabakasnn gelenei olmadan dnlemez. At.

ve cad inancnn kilise yasalarna uygun hale getirilen Papa'nn yazl buyruu Vox In Roma ortaya kt. Francis'in Gnee lhi'si ok nceden yazlmt ve Fransiskenler Meryem nnde gizlice dua etmek iin diz ker ve onun mezhebini uzaklara yayarken, Dominikenler Engizisyon'u kurarak eytanla savamak iin kendilerini silahlandrmlard. Semav ak odak noktasn Meryem imajnda buldu ve "eo ipso" dnyev ak eytana yakn hale geldi. Kadn gnahtr; her adaki benzerleri gibi bu devrin byk zahitleri de byle dnyorlard. eytan ancak kader araclyla hkmeden, cad ise ldrc gnahn tantcsdr. Incibus ve Succuba'nn iren teorisini tekaml ettiren Thomas Acquinas't. Bonaventara Albertus Magnus, Duns Scotus gibi baz mistikler, eytaniliin tm metafiziini gelitirdiler. Rnesans, dnya grnn ardnda daim olarak gotik'in gl inancna sahiptir. Klasik efsane bir elence materyali, bir alegorik oyundu, ki bunun ince tl ardndan insanlar, ncesinden daha kesinlikle olmamak artyla eski gotik aktalitesini grdler. Savonarola sahneye kt zaman Floransa hayatnn yzeyindeki antika ssl koum takmlar bir anda yok oldu. Fransallar sadece ve hep kilise iin ve inanla alyorlard. Her biri ressamlar, mimarlar ve hmanistler her ne kadar sk sk iero ve Virgil'in, Vens ve Apollo'nun adlar dudaklarndan dmediyse de cadlarn yanna tamamyla hayal bir ey gzyle baktlar ve eytana kar muskalar tadlar. Leonardo da Vinci Rnesans'n doruunda "St. Anna"s zerinde alrken Cadlarn Kesesi Roma'da (1487) en zarif hmanistik Latin diliyle yazlmaktayd. Bu efsanenin mthi temelidir ki faustian ruhta ne olduu duygusunu uyandrmt. Sonsuzlukta kaybolmu bir Ego, tm g olan bir Ego; fakat daha byk glerin sonsuzluunda ihmale uram, zayf bir gt' 5 '; bu tm arzu, fakat hrriyeti iin korku dolu bir arzuydu. Hr arzu meselesi zerinde daha derin ve daha z5. Byle bir rlativite anlam, ikinci ve nc snf deerlerin bir yana atlmas temeli zerine kurulan bir matematie (hesaba) yol at. At.

c bir ekilde dnlememitir. Dier kltrler aka bunu bilmiyorlard. nk burada magian'n ii Tanr'ya brakmas tmyle imkanszd; nk dnlen bir 'o' veya tm ruhun bir paras deil, kendini kabul ettirmeye alan bir kii, mcadele eden bir egodur. Hrriyet zerindeki her kstlama btn hayat boyunca srklenmesi gereken bir zincir olarak ve buna karlk hayat da yaayan bir lm olarak hissedilirdi. Eer byleyse neden? Ve niin? Bu i gzlemin sonucu, yzyllar boyunca uzun, aresiz bir inilti gibi sregelen heybetli bir sululuk duygusudur. Katedraller daha da yalvarc olarak ge ykseldi, gotik kubbesi duada birleen eller haline geldi; ve kk ferahlatc bir k gelen yksek pencerelerden uzun kilise sralarna szd. Kilise arklarnn birbirine paralel olarak ardarda dizilileri, Latin ilahileri, gece hcrelerindeki rm dizler ve kamlamalardan sz eder. Magian insan iin dnya maaras veya gk yakndr, fakat gotik insan iin gk sonsuzcasna uzaktr. Bu uzaydan hi bir el aaya uzanamaz ve yalnz ego hakkndaki herey alayc eytann dnyasnda yer alyordu. Bu sebeple, mistisizmin byk zlemi yaratlan ekili kaybetmek (Heinrich Seuse'nin dedii gibi), kendinden ve hereyden kurtulmak (Meister Eckhart) bencillii brakmaktr (Theologie deutch). Bu zlemlerden, nosyonlar zerinde srekli direnmekten ylmaya balad ki bu nosyonlarn, nedene ve nihayet ltuf iin genel bir arya varmak iin gittike daha ince elenip sk dokunmas deil; bu ltuf z olarak yere inen magian ltf deil, arzuyu ayran faustian ltfuydu. Hr olarak arzu etmeye muktedir olmak, eninde sonunda, faustian ruhun gkten istedii tek hediyeydi. Peter Lombard tarafndan bir olarak kabul edilen, 1215'te Lateran Meclisi tarafndan dogma durumuna ykseltilen ve Thomas Aquinas tarafndan mistik temeller zerinde kurulan gotik'in ve yedi kutsal eyin anlam sadece budur. Bunlar birim halindeki ruha doumundan lmne kadar elik eden ve onun/arzusunda kendini yuvalandrmaya alan eytani glere kar onu korurlar. nk insann kendini eytana

satmas, arzusunu onun arzusu yerine geirmesi demektir. Dnya zerindeki kilise militan, kutsal varlklarn vastasyla arzu etmeye muktedir klnan kiilerin gzle grlen topluluudur. Hr varln bu gvenlii, ayn ekilde tam bir anlam deiikliine maruz kalan mihrap, kutsal trelerinde garanti edilir. Her gn vaizin elleri altnda oluan kutsal deiimlerin mucizesi inanana oktan bellidir. Kendisi iin arzu hrriyetini gvenlik altna almak iin kendini adayan, onun varln varln hissettii yer, yani katedralin yksek mihrabndaki kutsayan sahip, biz modernlerin dnemeyecek kadar derin ve iten bir rahatlamayla bir i eki bants koyuverdi. Bu sebeple Katolik Kilisesi'nin esas ziyafeti, Corpus Christi, 1264'de kran gnnde kuruldu. Fakat hl ve o zamandan beri daha da nemli olan aslnda faustian tvbesi esas din treniydi. Magian vaftizinin tesiri insann byk consensus'a katlmasn salamakt- ilah ruhun tek byk kavram dierlerinde olduu gibi onda da yerini alr ve ondan sonra olmas gereken hereye ba eme onun devi haline gelir. Fakat faustian tvbesinde kiilik fikri kesindir. Rnesansn kiilii kefettii doru deildir; onun btn yapt kiilii su yzne karmak ve gzle grlr hale gelmesini salamakt. Onun douu gotiktedir; o gotiin en zel ve acayip niteliidir; gotik ruhuyla tek ve ayn eydir. Tvbe etme herkesin sadece kendisi iin baard eydir. Sadece o kendi benliini arar. Sadece o sonsuzluun varlnda ylcce kederli durur. Sadece o, gnah karrken kendi gemiini anlamal ve kelimeler haline getirmelidir. Hatta egosunu yeni sorumlu hareket iin hrriyete kavuturan yetkinlik kendi kiiliine aittir. Vaftiz kesinlikle ahsi deildir; kii onu bu insan olduu iin deil, bir insan olduu iin kabul eder. Fakat tvbe fikri bu hareketin deerinin onu yapan kiiye bal olduunu farzeder. ite Bat tiyatrosunu klasik in ve Hint tiyatrosundan ayran budur. Eylemden ok eylemciyi gznne alarak yaamay gittike daha ok etkileyen ve balca ahlk kavramlarmz tipik davran zerine deil kiisel eylem zerine kuran ite hep budur. Magian baemesi yerine faustian sorumluluu,

consensus yerine kii, ykleri altnda ezilme yerine onlardan kurtulma; tm kutsal trenlerin en faal ve en edilgeni arasndaki fark ite budur ve bunun ardnda yine dnya maarasyla sonsuzluk dinamii arasndaki fark yer alr. Vaftiz kii zerine yaplan bir ey, gnah karma ise kiinin kendisi tarafndan kendisi iin yaplr. Her gnah karma bir otobiyografidir. Arzunun bu garip serbestiye kavumas bizim iin ylesine gereklidir ki yetkinliin reddi aresizlie ve hatta mahva srkler. Ancak byle bir isel beraatin mutluluunu duyan bir sacra mettum resurgentium'un eski adn, tekrar ykselenlerin kutsal trenini kavrayabilir*6*. 1215'te nihayet kurulan bir dev olarak gnah karma nosyonunu ilkin ingiltere'de ilk gnah karma kitaplarnn (Penitentials) olutuu yerde ortaya kt. Kararlarn bu en arnda ruh kendi z kaynaklarna brakld zaman, iindeki zlmenmi bir ey srekli bir sis gibi asl kalr. Bu sebeple denilebilir ki belki de hibir din kanunu dnyaya bununki kadar bir mutluluk getirmemitir. Gotik'in tm isellii ve semav ak, papaz tarafndan verilen g vastasyla salt yetkinliin gvenliine dayanr. Bu din trenin kn izleyen gvensizlikle hem hayatn gotik zevki hem de n Meryem dnyas snd. Ancak eytann dnyas, uursuz kanlmazlyla, kald. Sonra bir daha geri gelmeyecek ekilde kaybedilmi olan mutluluk yerine, mitsiz de olsa yenik durumda mcadeleye devam edebilecek protestan ve zellikle priten kahramanl ortaya kt. Goethe bir yerde, insanolu "az yoluyla itiraftan, asla mahrum braklmamaldr," der. Onun olmad topraklar zerinde, ar bir ciddiyet yayld. "Her insan kendi kendinin papazdr" sz, insanlarn papazln gce sahip olma ksmn deil de ancak onun devleri ksmn ilgilendirme bakmndan bu kanaate sahip olabileceklerini gsterir. Hi kimse-kndiaij/etkinliin i gvenliiyle itiraf etmez. .C \
6. Batl vaiz^jytelsinelleybtli'bf^g veren bu kutsal trendir. O, kiisel gnah jfdfmy'i kabul eder, 2,e eflVak konuur ve bunlar, onlarsz hayatn daya/n+mrfz olaca pnsuzlk. y ^ i n l i k adna yapar.

Ve ruhun gemiinden kurtulmak ve yeniden ynetilmek ihtiyac daima olduu gibi kanlmaz kaldka, haberlemenin, anlamann tm ileri ekilleri biim deitirdiler. Protestan lkelerinde mzik ve resim, mektup yazma ve hatrat, tanmlama yntemleri olmaktan kp, kendini sulama, derin dnce, snrsz gnah karma yntemleri haline geldi. Hatta katolik blgelerde bile -nce Paris'te tvbe etme kutsal trenine ve yetkinlie olan- phe arttka, psikoloji olarak sanat kendini gsterdi. Dnyann kubak grnts benliin iindeki dinmeyen benlik sava iinde kaybolmutu. Sonsuz yerine, adalar ve gelecek nesiller papaz ve hkim olmaya arld. Kiisel sanat, Goethe'yi Dante'den ve Rembrandt' Mikelanj'dan ayran anlamda kutsal gnah karma ileminin yerini tutuyordu. Bu, ayn zamanda, bu kltrn ge devrini yaama durumunda olduunu gsteriyordu.

REFORM
Btn kltrlerde "reform" ayn anlama sahiptir. Dini, balang yzyllarnda orijinal fikrinin kendini gsterdii ekildeki saflna geri gtrmek, demektir. Bu noktada, magian ve faustian dnyalarda yeni dinlerin tomurcuklanmasna yol aan, dncenin entellektel gereklilikleri deil, kaderdir. Bugn biliyoruz ki V. Charles'n hkm altnda Luther'in btn blnmemi Kilise'nin reformcusu olmasna ramak kalmt. nk Luther, btn kltrlerdeki reformcular gibi, kr blgelerinin byk zahitlerinden ehir papazlarna kadar sregelen byk bir silsilenin ilki deil sonuncusuydu. Reform gotiktir, bunun baarlmas ve ahiti de yledir. Luther'in koro arks Ein feste Burg, barokun sipiritel lirizmine ait deildir. Onun iinde Dies Irae'nin mkemmel Latincesi hl ses verir. O, kilise militan'nn son gl eytan arksdr. Luther, 1000 ylndan beri yetien her reformcu gibi, kiliseyle, fazla deil az ey art kotuu iin mcadele etti. Efes ve Kalkedon meclislerinde iman saflatrmak ve onu kaynak noktasna dndrmek iin alan nestoryanlar, monofizitler, Athanasius Marcion de byledirler. Fakat ayn zamanda klasik VII. yzyln orfikleri de M.. 1000 ylndan evvel balamas gereken bir serinin ilk batakileri deil, sonunculardr. Eski kralln sonunda Msr'da Redininin, Msr gotiinin kurulmasnda da byle olmutur. Bunlar yeni bir balangc deil bir sonu belirtir. Gene vedik dininde, X. yzyl sralarnda byle bir reform yaplm ve

bunu Ge Brahmanizm'in kuruluu izlemiti. IX. Yzylda in'in din tarihinde buna benzer bir dnemsel nokta olmas gerekir. Fakat son reformcular, Lutherler ve Savonarolar, ehirli rahiplerdi; bu onlar kesinlikle Joachim'ler ve Bernard'lardan ayrr. Onlarn entellektel ve ehirli Askesis'i sessiz vadilerin alarndan limlerin barok incelemesine geilen bir atlama tadr. Yarglama doktrinine hayat veren Luther'in mistik tecrbesi, ormanlarn, tepelerin, bulutlarn ve yldzlarn varlnda bir St. Bernard'n deil, dar pencerelerden sokaklara, ev duvarlarna ve damlara bakan bir insann tecrbesidir. Luther'in gl hareketi tamamyla entellektel bir karard. Ona bouna O^ccam snfnn son byk retim adam gzyle baklmamt. Faustian kiiliini tmyle serbest brakmt; nceden o ve sonsuzluk arasnda duran papazn arabulucu kiilii ortadan kaldrlmt. imdi o btnyle, yalnz kendi durumunu kendi deerlendiren, kendi z papaz ve kendi z rahibiydi. Fakat alelde insanlar ondaki tm serbestlik unsuru anlayamazlar, ancak sezebilirlerdi. Gzle grlen devlerin yrrlkten kaldrlmasn gerekten de memnuniyetle kabul ettiler, fakat daha da sert olan entellektel devlerin eskilerin yerini aldn farketmediler. Assissili Francis, ok ey vermi fakat az ey almt; ama ehirli reformu halkn ounluunu ilgilendirdii kadaryla ok ey ald fakat az verdi. Luther, tvbe etme din treninin, kutsal sebep-netice ilikisinin yerine sadece itikat yoluyla isel yetkinliin mistik tecrbesini koydu. Bu bakmdan Bernard Cloirvaux'a ok yaklat. Her ikisi de yetkinlii ilahi bir mucize olarak kavrad: insan kendini deitirdike, onu deitiren Tanr'dr. ilki de, ikincisi de Tanr'nn seni baladna inanmalsn, diye vaaz vermilerdir. Fakat Bernard iin inan, papazn gleri araclyla bilgiye ykseltilmiti; halbuki Luther'e gre phe ve mitsiz bir srar iine kmtr. Burada 1215'ten beri papazla kabul edilme treni ve character indelebilis'i tarafndan dier insanlarn stne karlan Batl papazn asl nemi yer alr. O, zavall bir serserinin bile Tanr'ya doru yakala-

yabilecei bir eldi. Sonsuzlukla olan bu gzle grlr balanty Protestanlk kopard. Kuvvetli ruhlar onu tekrar kazanabilirlerdi ve kazandlar; fakat zayflar iin o yava yava yok oluyordu. Ona gre i mucize kendi iinde baarl olsa da, Bernard dierlerini daha rahat bir yoldan mahrum brakmayacakt. nk kendi ruhunun aydnlanmas, ona yaayan tabiatn Meryem dnyasn gsterdi; her yan kaplayan, daima yakn ve daima yardmc bir dnya. nsanlar deil sadece kendini bilen Luther aka gzken zayfln yerine artl kahramanl getirdi. Ona gre hayat, eytana kar mitsiz bir savat ve o herkesi bu savata mcadeleye ard. Herkes de bu mcadeleyi yalnz bana yapt.

LM-PRITANIZM
Ge devrin entellektel yaratcl Reformla deil, ondan sonra balar. Onun en tipik eseri serbest ilimdir. Luther iin bile renim yine de esasnda"teolojinin yardmcsyd. Kalven ise serbest dnceli doktor serveti yapt. imdi buna ramen, ehir zeksnn eletirici gleri ylesine byd ki, dorulamak tatmin etmedi, deneme gerekti. Gerekten de kalben deil de kafayla kabul edilen dogmalar grubu, kk paralara ayrma faaliyeti iin ilk gze arpan hedefti. Bu, ilkbahar skolastisizmini tpk Yeni-Eflatuncu dnceyi mslmandan, Vedik'i brahmanik'ten, orfik'i Sokrat ncesi dnceden ayrd gibi barok'u aktalite felsefesinden ayrr. Barok felsefesi iinde Bat tabi bilimi tek bana yer alr. Dier hibir kltr byle bir eye sahip deildir; ve muhakkak ki balangcndan beri bir "teoloji yardmcs" deil, teknik hkmetme arzusunun hizmetkrdr ki, durumu bu sona gre hem matematiksel hem de deneysel olarak deerlendirilmitir; en bandan beri pratik bir mekanik. nce teknik, ancak ikinci derecede de teori olduuna gre, faustian insann kendisi kadar eski olmaldr, buna gre, 1000 yllar civarnda bile artc bir kombinasyon enerjisi konusunda teknik eserler buluruz. XIII. Yzylda Robert Grosseteste uzay n bir fonksiyonu olarak gryordu. Petrus Peregrinus, 1289'da, mknats ekimi konusunda Gilbert'ten (1600) nce ortaya kan ve en salam deneysel temellere dayanan denemeyi yazd. Bu aratr-

malarn temel motif gc konusunda kendimizi aldatmayalm. Saf dnceye dalma felsefesi daimi olarak deneysiz kalabilirdi fakat bizi XII. yzylda bile mekanik yaplara iten ve perpetuum mobile' Bat kafasnn Prometheus fikri yapan faustian sembol, makinada bu asla olamazd. Bizim iin ilk nemli ey daima ileyen hipotezdir, yani dier kltrlerde anlamsz gibi gelen dnce eseri tipidir. Elde edilebilen herhangi bir doal ilikiler bilgisinin kullanlta hemen ilemesinin faustian insan (ve bugn medeniyetin entellektel bysne kaplm Japonlar, Yahudiler ve Ruslar) hari her trl insanoluna yabanc gelmesi artc, fakat buna ramen kendimizi altrmamz gereken bir olaydr, ileyen hipotezin asl nosyonu kapal olarak evrenin dinamik bir taslan ihtiva eder. Theoria, aktalitenin dnceye dalarak gzden geirilmesi, kurnazlkla aratrma yapan rahipler iin sadece ikinci derecedendi. Kendisi teknik tutkunun bir sonucu olarak, pek farkedilmeden, onlar hemen kendi gszlklerinde ancak arzu etmeye cesaret ettikleri hereyi elde edebilen makinann byk ustas olarak tipik faustian Tanr kavramna gtrd. Farkedilmeksizin, Tann'nn dnyas yzyllar getike daha ok perpetuum mobile'e benzedi. Yine farkedilmeksizin, deney ve teknik okullarnda doann gzle incelenmesi gittike daha kesinletike ve gotik efsanesi gittike daha silikletike, keivari ileyen hipotezlerinin kavram, Galile'den itibaren modern bilimin eletiriyle aydnlatlm numinasna, g alanlarna ekim kuvvetine, n hzna ve nihayet bizi elektrodinamik grntmzde, dier enerji ekillerini kendi iinde toplayp bir eit fiziksel tektanrcla varan elektrie dnt. Bunlar formllerin ard sra hazrlanm, onlar igz iin efsanevi bir grnrle kavuturan kavramlardr*7). Her ge felsefe, ilkbaharn eletirici olmayan sezgiselliine kar eletirici bir protesto ihtiva eder. Fakat stnlnden emin olan akln bu eletirisi ayn zamanda inancn kendisini de etkiler.
7. lim, filozof, fen bilimcisi ve devlet adam lan Lincoln'un nl Piskoposu (1175-1253) the British Oresme.

Ge devrin yani Pritanizm'in garip taraf olan din alanndaki tek byk buluu uyarr. Milton'un Kayp Cennet'i, Kur'an'n birok sureleri, Pisagor'un retilerinden bildiimiz az bir ksm hepsi ayn noktaya varr. Onlar zgn bir ruhun hayranlklar, meraklar souk hassasiyetleri, kuru mistisizmi, bilgi cokunluklardr. Buna ramen byle bile olsa, ilerinde vahi bir dindarlk bir daha ldar. Toprak parasnn ruhu zerinde kaytsz artsz bir efendilik salandktan sonra kentin meydana getirdii btn takn cokunluk, onun yalan ve lmszln ispat edebilecei korkusuyla burada damtlmtr ve buna uygun bir ekilde sabrsz, merhametsiz balamaszdr. Pritanizm sadece Bat'da deil, fakat kltrlerin hepsinde ilkbaharn (her ilkbaharn) dinini, hayattaki derin mutluluk anlarn, hayatn gln yanlarn aydnlatan tebessmden yoksundur. Magian ilkbaharnda sk sk parlayan isa'nn ocukluk yklerindeki veya Gregory Nazianzen'deki sessiz mutluluun veya Milton'daki St. Francis'in arklarnda belirttii neenin bir nebzesi bile Kur'an'da bulunamaz. ekspir'in en ngiltere'si yeni batan Sybaris Port Royal'in sansenist akl, kara cbbeli Raundhead'lerin toplantlarnda hkm sren lesiye ciddiyet tarafndan, birka yl iinde yok edildi. imdi ilk olarak, hepsinin onun cisman varln yakndan hissettirdikleri eytana kar sava, karanlk ve ac bir fkeyle yaplyordu. XVII. Yzylda protestan Ku/.ey'de, katolik Gney'de ve hatta Amerika ve Hint topluluklarnda da olduu gibi bir milyondan fazla cad yakld. Kat entellektelliiyle mslmanlm dev doktrinleri (fkh) zevksiz ve hrndr; ve 1643'deki Westminster Soru-cevap kitab ile senisf ahlkta (Jansen'in Augustinus'u 1640) ayn ekildedir; nk Loyola'nn blgesinde de isel gereklilikten doan bir priten hareketi vard. Din yaanarak tecrbe edilen bir metafiziktir, fakat bamszlarn kendilerini adlandrdklarna gre "tanrms"lar, pisagoryenler ve Muhammed'in rencileri bunu duyularyla deil, asl bir kavram olarak tecrbe ettiler. Pascal'n uramalar, Meister Eckhart'nki gibi ekiller deil kavramlar hak-

kndayd. Cadlar yakld ama geceleri havada grldkleri iin deil, cad olduklar kantland iin, Eski gotiin madonnalar yalvarnalara gzkmt, fakat Berninininkileri hi kimse grmedi. Milton, Cromvvell'in byk devlet sekreteri kavramlar biimlerle ssledi ve Bnyan tm kavramlarn mitolojisini ahlk allegorik birer faaliyet haline getirdi. Bundan tesi, onun mna ahlknda, eytann kkeninden kt olarak son eklini ald Kant'a giden bir admdr. Pisagor, Muhammed ve Cormwell'in ayr kltrdeki tek ve ayn vcut halinde toplanmasn grebilmek iin nce koordine edilmemi almalarla tarih evreleyen parmaklklar ykmamz gerekir. Pisagor bir filozof deildi. Sokrat ncesi taraftarlarnn szlerine gre o bir aziz, bir peygamber ve kendi dorularn evresindeki insanlara her politik ve askeri vastasyla zorla kabul ettirmek isteyen koyu dindar bir toplumun kurucusuydu. Sybaris'in Croton tarafndan yok edilmesi emin olabiliriz ki sadece iddetli bir dinsel savan dm noktas olduu iin tarih hafzada kalabilen bir olay I. Charles ve "en Atllar"nda grdmz ayn nefretin parlamas, sadece bir doktrin hatas deil, fakat ayn zamanda kknden yaprana kadar kurutulmas gereken bir dnyevilikti. Saf hale getirilmi, kavramsal olarak salamlatrlm, iddetli ahlk kurallarla birlemi bir efsane, pisagoryenleri herkesten nce onlarn zgrle kavuacaklar kansna vardrmt. Kur'an da inanszlara kar yaplan kutsal savaa katlan inan sahiplerine ayn gvenlii veriyordu. Cromwell'in tronside'lan, "Filistinlileri" ve Amalekitesteri Marston Moar ve Naseby'ye dattklar zaman onlarn iini ayn duygu kaplamt. Zvvingli'nin itikad zellikle yksek dalarn bir din olmad gibi mslmanlk da artk zellikle bir l dini deildi. Magian dnyann yeteri kadar olgun olduu priten hareketinin bir monofizit veya bir yahudiden deil de bir Mekkeli'den devam etmesi bir rastlantdan baka bir ey deildir. Mslmanlk en fazla ancak Lutera-

nizm'in olduu kadar yeni bir dindir. Gerekte eski byk dinlerin bir uzatmasyd. Ayn ekilde yaylmas da (ia'da dnld gibi) Arap yarmadasndan balayan bir "halk g" deil, fakat bir gibi kendisiyle birlikte hristiyanlan, yahudileri ve mazdeistleri de srkleyen ve onlar hemen birinci snf koyu dindar mslmanlar olarak sayan cokun inan sahiplerinin boazlanmamasdr. St. Augustine'in anavatanndan ispanya'y fetheden Berberilerdi. Muhammed'in halefleri arasndaki Ebubekir ve mer gibi byk ahsiyetlerle ingiliz Devrimi'nin pym ve hampden'larnn yakn ilikileri vardr ve eer hanifler, yani peygamberden nceki ve sonraki Arap pritenleri hakknda daha ok bilgi sahibi olsaydk, bu ilikinin daha da yakn olduunu anlardk. Hepsi de nceden alnlarna yazlan kaderden Tanr'nn setii kiiler olma garantisini kazanmlard. Parlamento ve bamsz ordulardaki byk Eski Ahit cokunluu ki bu ardnda, XIX. yzylda bile birok ingiliz ailesinde ingilizlerin dnyaya hkmedecei nceden kaderce saptanan azizler devleti israil'e ait on kayp kabileden tredii inancn brakmtr; ayn zamanda 1620'de balayan Amerika'ya g de stnlkle etkilemitir. Bugnn Amerikan dini diye adlandrabileceimiz eyi oluturmu, imdi bile bir ngiliz'e belirli bir politik lakaytln, esas olarak dinsel ve kklerini nceden yazlan kaderden alan bir gvenlik veren, nitelii beslemi ve kkrtmtr. Pisagoryenlerin kendileri de klasik dnyann dinsel tarihinde duyulmayan bir ey, dinsel sorunlarnn uzamas iin politik g kazanmaya almlar ve pritanizmlerini ehirden ehire ilerletmeye uramlardr.

8.

Muhammedilik Dou Hristiyanl'nn d merkezli ekici bir ekli olarak gzden geirilmelidir. Bu, aslnda Muhammed'i grmenin eski bir yntemiydi. O, yeni bir dinin kurucusu deil, kiliseye kar balca mezhep, dine kar dnce sahiplerinden biri olarak kabul ediliyordu. Bunlar arasnda Dante tarafndan "tnferno'ya yerletirildi. Dean Stanley, Dou Kilisesi (1861), XVIII Nutuk. At.

RASYONALIZM
Fakat Pritanizm'de Rasyonalizm'in ekirdei zaten sakldr. Birka heyecanl kuak geip gittikten sonra bu her yerde ileri frlar, kendini ilk sraya koyar. Bu, Cromwell'den Hume'a bir admdr. Rasyonalizm, sadece eletirel anlayn (yani akln) verilerine duyulan inanc belirtir. lkbaharda insanlar "Credoguia absrdm" diyebilirler, nk onlar anlalann da anlalmayann da dnyann gerekli oluturucular olduundan emindiler, iinde mistiklerin kendilerini daldrdklar ve akln ancak Tanr'nn izin verdii kadar iine iledii; Giotto'nun resmettii tabiat. Fakat imdi gizli bir kskanlk irrasyonel nosyonunu beslemektedir; anlalamayan bir nedenle deersizdir. Bazen aka bo bir inan olarak, bazen de gizlice metafizik olarak hor grlebilir. Ancak eletiriyle kurulmu anlay deer kazanr. Srlar sadece aldrmazln belirtileridir. Yani gizlisiz din en yksek imkanlarnda akl papazlar filozof, taraftarlar ise okumu kiiler olarak adlandrlr. Aristo'ya gre eski din ancak cahiller iin gereklidir ve onun gr Konfyus ve Gotama Buda, Lessing ve Voltaire tarafndan paylalr. Sistemler olaylarla garanti edilen balanglardan rlmt fakat ksaca netice sadece "Tanr" yerine "g", ve "sonsuza kadar" yerine "enerji muhafazas" diyebilmekti. Btn klasik rasyonalizmin altnda Olimpos, tm Bat rasyonilizminin altnda ise kutsal tren dogmalar bulunacaktr.

Bu devrin okumu kiisinin en byk ideali bilgedir. Bilge, bir megalopolitan olmann en entellektel yolu olan Doa'ya Ferney'e veya Ermenonville'e, Atik bahelerine veya Hint korularna geri dner. Bilge, altn aral adamdr. Onun askesisi dnceye daima uruna dnyann tedbirli bir anmasnda oluur. Aydnlanmann bilgelii, rahatla asla mdahale etmez. Arkasnda byk efsanenin desteiyle moral, hatta zahitliin ar ularna ve hatta lme bile daima bir kendini adama, bir mezheptir. Arkasnda bilgeliin desteiyle fazilet bir eit gizli zevk, son derece ince bir entellektel bencilliktir. Bylece gerek dinin dnda kalan ahlk hocas filisten (burjuva) olur. Buda, Konfyus, Russo en bata gelen filistenlerdir, nk dzenli fikirlerinin tm soyluluunun, sokratik hayat bilgeliinin titizliinin stesinden gelinemez. Salam mantn bu (eer byle adlandrmak doru olursa) skolastisizmiyle birlikte derun gereklilie gre okumuun rasyonalistik bir mistisizmi olmaldr. Bat aydnlanmas ngiliz kaynakl ve pritan ebeveynlidir. Ktann rasyonalizmi tmyle Locke'dan gelir. Bunun aksine Almanya'da koyu dindarlar (Hernhut, 1700, Spener ve Francke ve Wrttemberg Oeitinger'de) ve ngiltere'de ise metodistler (Hernhut tarafndan uyandrlan Wesley, 1738) ortaya kmtr. Bu yeni batan bir Luther ve Kalvenci ngilizler hemen bir dnya hareketi iin kendilerini organize ettiler, Almanlar ise kendilerini orta Avrupa'nn gizli toplantlarnda yitirdiler. Mslmanlarn koyu dindarlarna sofulukta rastlanr ki bu "psers" deil, ortak arami kaynaktan gelir ve VIII. yzylda tm Arap dnyasna yaylmtr. Koyu dindarlar ve metodistler ayn zamanda, Buda'dan ksa bir zaman nce, Atman ile Brahman'n varlna girmek yoluyla hayat arkndan (sansara) kurtuluu reten Hintli sekler vaizlerdir. Fakat koyu dindarlar ve metodistler gene ayn zamanda Lao-tse ve onun rencileri rasyonalizmlerini desteklemeden kinist dilenciler, gezgin vaizler, stoac zel renilenler, aile rahipleri ve erken helenizmin gnah karanlardr. Koyu dindarlar rasyonalist grn zirvesine bile ykselebilirler ki bunun en b-

yk rnei Swedenborg'dur. Stoaclar ve softalar iin tm hayal dnyalarn yaratmtr ve bunun vastasyla Budizm Mahayana olarak yeniden inasn hazrlamtr. Budizm'in ve Taoizm'in genilemesi, orijinal belirtilerinde, Amerika'daki metodist genilemeye ok yakndan benzemektedir ve her ikisinin de bu kltrlerin beii olan o blgelerde (aa Ganj ve Yang-tse-kiang'n gneyi) tam olgunlua erimeleri bir tesadf deildir.

IKINCI DINSELLIK
Pritanizm'den iki yzyl sonra, dnyann mekanizma kavram zirvesine ulamtr. O, zamann etken dinidir. Hl kendilerinin eski anlamda dindar olduklarn, sadece uyanan bilinlerinin kendini yanstt dnyay yanl anlamaktaydlar. Kltr daima dinsel yaratclkla e anlamldr. Her byk kltr, ehir ncesi krlklardan ykselen gl bir temayla balar, sanat ve dnce ehirleriyle devam eder. Dnya ehirlerinde bir materyalizm finaliyle kapanr. Fakat sonuncular bile kesinlikle bu akorda uymutur. Bunlar in, Hint, klasik, Arap, Bat materyalizmleridir. Bunlarn herbiri, tecrbe ve dnce gr unsurlarndan temizlenmi ve mekanizma ynnden incelenmi efsane ekillerinin orijinal stoklarndan baka bir ey deildirler. Kullanlan kelimeler "Tanr ve dnya", "Tanr ve insan" olsa bile inan, "g ve madde"ye olan inantr. Kelimenin tam anlamyla faustian materyalizmi tuhaf ve kendi kendine yeterlidir. Onda, dnya zerindeki teknik grn tamamna erdi. Tm dnya dinamik bir sistem, eksiksiz matematiksel olarak dzenlenmi ilk nedenlerine kadar deneysel ynden deilmeye ve say ynnden sralanmaya elverilidir ki insan onu ynetebilsin ite bizim belirgin "Doa'ya Dn"mz dierlerinden ayran budur. "Bilgi fazilettir" szne Konfyus da inanyordu, Buda ve Sokrat da, fakat "bilgi gtr" sz ise sadece AvrupaAmerikan Uygarl'nda hibir anlama sahip deildi. Kader unsu-

ru, evrim, gelime, ilerleme olarak mekanize edilmi ve sistemin merkezine oturtulmutur. Arzu bir albmin ilemidir; ve btn bu monizm, darwinizm, pozitivizm doktrinleri ve dierleri, Amerikan iadamlarnn, ngiliz politikaclarnn ve ilerlemeye inanan Alman filistenlerinin iaret kulesi olan uygunluk derecesine ykseltilmitir ve son tahlilde, eski inanla yarglamann entellektalist bir karikatrnden baka bir eye dnmez. Materyalizm, efsane yntemlerine imkan vermek, her eit dinsel trenler uygulamak, irrasyonel, doal olmayan, iren ve hatta gerekirse aptalca eylerden holanmak vastasyla entellektel gerilimi tekrar tekrar gevetme ihtiyac olmakszn tamamlanamazd. Bizde bile yeteri kadar belirli olan, Meng-tse zamannda (372-289) ve ilk budist kardelikler zamanndaki bu eilim ayn zamanda en nemli niteliinin bu olduu Hellenizm'de de (ayn belirginlikle) aslnda mevcuttur. 312 sralarnda Callimachus tipindeki air limler iskenderiye'de Serapis mezhebini kurdular ve onu zenle hazrlanm bir ykyle sslediler. Cumhuriyet Romas'ndaki bu Isis mezhebi hem onu baaran mparator tapnmasndan hem de Msr'n son derece cidd tsis dininden ok daha deiik bir eydi. Bu, bazen toplumsal alay eilimini kkrtan, bazen de toplumsal skandallara ve mezhep merkezlerinin kapanmasna yol aan yksek sosyetenin dinsel bir elencesiydi. Buna uygun olarak bugnk Avrupa-Amerikan dnyasnda biz, sihirbaz ve safsatac dzencilere, Amerikan hristiyan bilimine ve sanat odalarnn yabanc budizmine, ve gotik veya ge klasik ve taoist mezhep ve gruplar iin duygu ve dnce salayan (Almanya'da ngiltere'den bile daha abuk kurulan) dinsel sanat ve hner meselesine sahibiz. Her yer hi kimsenin gerekten inanmad efsanelerle oyalananlar, derun boluu dolduraca umulan mezheplerin tadna bakanlarla doludur. Materyalizm s ve erefli, alay dini ise s ve erefsizdir. Fakat ikincisinin mmkn olmas, uygar ve bilinlilikte ilkin sessizce fakat hemen sonra kesin olarak ve aka kendini bildirdii yeni domu bir aratrma ruhunu glgeler.

Bu sonraki safhay ben "ikinci dinsellik" olarak adlandryorum. Kendilerini tamamyla oluturduktan ve zaman devrelerinin artk bir anlam olmad, tarih olmayan duruma yavaa ve farkedilmeksizin gemeye baladktan hemen sonra medeniyetlerin hepsinde bu ortaya kar (Bu nedenle Bat medeniyetini ilgilendirdii kadaryla biz hl bu noktadan kuaklar boyunca uzaz), ikinci dinsellik, ge medeniyetin son politik kurumu olan Sezarizm'in, gerekli karldr; bu nedenle klasiin Augustian a'nda, in'de Shi-hwang-ti'nin zamannda gzle grlr hale gelir. Her iki olayda da erken kltrn yapcs, gen gc eksiktir. Fakat buna ramen her ikisinin de kendi ycelikleri vardr. kinci dinselliinki uyanan uurluluunu dolduran koyu bir dindarlktan (ge) Msrllarda Herodot'u etkilemi olan ve imdi de Hint islm lkelerinde Bat Avrupallar etkileyen koyu bir dindarlktan oluur. Sezarizm'inki ise ok byk olaylarn zincirlenemeyen kudretinde oluur. Fakat ne bu koyu dindarln eserlerinde, ne de Roma mparatorluu'nun eklinde esas ve kendiliinden olan hibir ey yoktur. Hibir ey yaplmamtr. Hibir ey kendini aa kavuturmaz. Bu, tpk sadece bir sisin yerden ekilmesine ve o kara paras zerindeki ekillerin ilkin belli belirsiz, fakat sonra artan bir farkllkla meydana kmasna benzer. kinci diselliin materyali, ilk, asl ve gen dinselliinkiyle ayndr ancak ikincisinde tecrbe ve ifade edilmitir. Rasyonalizmin aresizlik iinde solmasyla balar, sonra ilkbaharn ekilleri gzle grlr hale gelir, ve nihayet ilk inancn yce ekillerinden nce gelmi olan ilkel dinin tm dnyas, bu safhadaki her kltrde bulunabilen popler sentretizmi biiminde, gl olarak temeline dner. Her aydnlanma a akln snrsz iyimserliinden daima megalopolitan tipiyle ilgili olarak ayn derecede kalitesiz phecilie gider. Yaayan doadan, etrafndaki ve altndaki topraktan duvarlar ve suniliklerle ayrlan bamsz bilinlilik, kendisi dnda hibir ey tanmaz. Her gnk duyu tecrbesinden artt hayali dnyasna eletiri uygular; son ve en kurnaz sonucu, eklin eklini, kendi-

ni, yani hibir eyi bulana kadar bu hareketi srdrr. Bununla birlikte dnya anlaynn eletirel bir yntemi olarak fiziin imkanlar tkenmitir ve metafizie olan alk kendini taptaze gsterir. Fakat o, eitim grm ve edebiyata doymu evrelerin dinsel elenceleri deildir. Kayna ynlar arasndan, uyarlmadan, kendiliinden ortaya kan saf inan ki, bu da (resm ispatlara gre imdilik bo ve skc bir kelime hokkabazl gzyle baklan) bir eit mistik aktalite yaps olduudur ve bir mezhep vastasyla efsaneye saygyla uyan, ayn derecede saf bir yrek, gerekliliinden dolay ortaya kar. Her ikisinin de ekli nceden ne bilinir ne de seilir; kendiliklerinden ortaya karlar Bizi ilgilendirdii kadaryla, biz halen onlardan ok uzaz. Fakat XIX. yzyln en iyi kafalarn byle bir tutkuya sokan Comte ve Spencer'in fikirleri, yurttalarnn asl dnya gr haline gelmitir.

YAHUDILIK
Yahudi dini de, bilimsel felsefeye kalitesiz bir phecilikle bakan ve Kuzari'de (1140) ortodoks teolojisinin yardm bir yana, buna bile herhangi bir rol vermeyi reddeden Yahuda ben Halefi (Mslman retmeni El-Gazli gibi)'nin zamanndan beri bir fellah dinidir. Bat kltrnn bulunduu yerden bakt gr asndan yle grnse bile, Yahudilik, ne bu devirde ne de dierlerinde, din tarihi bakmndan esiz deildir. Onu tayanlar tarafndan anlalamayan adnn anlam bakmndan daimi olarak deimesi Yahudi ulusuna zg bir ey deildir, nk ayn ey safha safha Pers tarihinde de yer almtr. ilkbaharda (Hristiyanlk tarihinin ilk be yzyl) bu yersiz yurtsuz fikir birlii, coraf ynden tspanya'dan anturg'a kadar yayld. Bu, valyeliin Yahudi a ve onun dinsel yaratclk gcnn "gotik" rn verme zamanyd. Daha sonraki apokaliptik, Mishnah ve ayn zamanda (Trajan ve Hadrian'n zamanndan sonraya kadar ortada gzkmeyen) ilkel Hristiyanlk bu ulusun eserleridir. ok iyi bilinir ki o zamanlar yahudiler kyl, artizan ve kk kasaba sakinleriydi. "Byk iler" Msrllarn, Yunanllarn ve Romallarn, yani klasik dnyann yelerinin elindeydi. 500 yl sralarnda, Baz gzlemcilerinin son derece tek tarafl olarak ispanya'nn debdebe, an ve eref a grntsnn bir paras olarak grmeye kendilerini altrdklar Yahudi Baroku balar. Yahudi Fikir Birlii, Iran, islm ve Bizans'nki gibi imdi

entellektel ve ehre uygun bir uyankla doru ilerlemektedir. O zamandan itibaren, ehir ekonomisi, ehir bilimi ekilleri, ruhaniyeti, kahramanlklar, onlar taklide yeltenen hallarn gotik soyluluunu artmtr; fakat ayn zamanda siyaseti, sava baars ve Kuzey Afrika ehirlerinin ynetimi de tmyle Mslmanlnki kadar saf kan soylu olan yahudi aristokrasisi olmakszn dnlemezdi. Bir zamanlar Arabistan'da yahudi Minnesang' olduu gibi imdi de burada aydnlatlm bilimin yksek edebiyat vard. Fakat 1000 ylndan itibaren fikir birliinin Bat ksm kendini aniden gen Bat kltrnn kucanda bulduu zaman tamamen yeni bir durum yaratld. Yahudiler, Bizansllar ve mslmanlar gibi, o zaman meden ve kozmopolitan bir duruma gelmilerdi, halbuki Alman Roma dnyas kasabasz lkelerde yayordu; manastrlarla arlarn etrafnda yeni oluan yerleme merkezleri kendilerine zg bir ruh sahibi olmaktan henz birok kuaklar boyu uzaktaydlar. Yahudiler, halen hemen hemen fellhken. Batllar henz neredeyse ilkeldiler. Aralarnda rk ayrmna deil de safha farkna bal olarak srekli bir dmanlk ve nefret vard. Tm kk kylere ve kr kasabalarna yahudi consensus'u esas megalopolitan proleter kulbelerini kurdu. Judengas.se, gotik kasabasndan bin yl ileridedir. Isa zamannda Roma kasabalar Genesareth gl zerindeki kylerin ortasnda yer alyordu. Fakat bu gen uluslar bunun yan sra bir toprak, bir anayurt fikriyle kenetlenmilerdi. Cidd bir organizasyon deil de tamamyla bilinli, tmyle metafiziksel bir duygu en basit ve en dorudan doruya ekliyle magian dnya duygusunun bir ifadesi vastasyla skca perinlenen yurtsuz fikir birlii onlara hesapsz ve kavranamaz gibi gzkt. Bat Avrupa grubunun yahudisi, ispanya'nn Kuzey Afrika devresinde o zamanlar mevcut olan ak lkeyle olan ilikisini tamamen kaybetmiti. En kk bir kulbe bile, ne kadar sefil de olsa, megapolisin bir parasyd. Orada yerleenler Hint toplumu snflarna ayrld. Haham, kulbenin mandaren veya brahmanyd ve

Hintli hamal snf, uygar, souk, stn bir zek ve sadece i gren bir gz vastasyla karakterize edildi. Eer tarihi kavrama yeteneimiz daha geni bir ufku gznne alrsa, bu olay yine de ei grlmemi deildir, nk tm magian uluslar hallardan beri bu durumdaydlar. Zerdtiler Hindistan'da tamamyla, Avrupa-Amerikan dnyasnda yahudilerin, gney Avrupa'da ise Ermeni ve Yunanllarn i yapma gcn sahiptiler. Yeni bir hareket tarzna girdii zaman her medeniyette ayn olay grlr. Cava'daki, Singapur'daki ve (Bat Amerika'nn gerek yahudi dmanlnn hedefi olduklar) Kaliforniya'daki inlileri gznne getirin; Dou Afrika'daki Hint tacirini, Eski Arap dnyasndaki Romallar dnn... Son olayda gerekten de durum bugnknn tam tersiydi, nk o gnlerin "yahudileri" Romallard ve Aramiler onlara kar bizim Bat Avrupa ve yahudi dmanlmza ok yakn bir apokaliptik nefret duyuyordu. Mithridates'in bir iaretiyle Anadolu'nun fkeden gz dnm halk tarafndan yzbin Romal i adamnn katledildii 88 ylndaki k onayl bir pogromdur. Bu ztlklarn zerinde ve onlardan nce, Bat kltr kendini medeniyete kaptrdka ve hayat tarz ile akln artan stnlyle "a fark" azaldka kmsemeden ayn lde nefrete dnen rk ztl vard. Fakat btn bunlarn "Aryen" ve "Sami" gibi filolojiden alnan sama kelimelerle hibir ilikisi yoktur. "Aryen" Persler ve Ermeniler bizim gzmzde yahudilerin tamamyla farkszdr. Hatta Gney Avrupa'da ve Balkanlar'da bile hristiyan ve yahudi halk arasnda elle tutulur bir ayrm yoktur. Yahudi ulusu Arap kltrnn dier her ulusu gibi, dev bir misyonun sonucudur ve hallara kadar en masse (ktleler halinde) birleme ve ayrlmalarla tekrar tekrar deimitir. Dou yahudilerinin bir ksm vcut yaps bakmndan Kafkas hristiyan halkna, dier ksm ise Gney Rusya Tatarlarna, ve Bat yahudilerinin byk bir ksm da Kuzey Afrika halkna uyar. Bat'da dier ayrmlardan daha da nemli olan, kendi insan tipini yetitiren gotik ilkbaharnn rk idealiyle sefardik yahudininki arasndaki farktr ki bu ilkin kendini Ba-

t kulbelerinde oluturmutur. Buna gre, ar sert d artlar altnda belirli bir eitilme, Yetitirilme ve ruhan beslenmenin sonucudur. Bu nedenle phesiz etrafndaki halk ve topran etkili bysn ve onun bu byye gsterdii metafizik savunma reaksiyonunu eklememiz gerekir. Gotik a srasnda bu fark derin ve dinseldir ve nefretin hedefi din olarak fikir birliidir; ancak Bat medeniyetinin balamasyla materyalist olur. Yahudiye entellektel ve ticar ynden saldrmaya balar ki burada da aniden kendisine eit bir savunmacyla kar karya kalr. Fakat ayrlk ve knin en iddetli unsuru, trajedinin en az anlald unsurdur. Batl insan Sakson imparatorlar zamanndan bu yana (szn en belirgin anlamyla) tarihini yaarken, hem de bunu dier hibir kltrn benzerini gsteremeyecei bir bilinle yaparken, yahudi fikir birlii artk bir tarihe sahip deildi. Problemleri zlmt, i ekli tamamlanm, kapatlm ve deimezdi. Ona gre, Mslmanlkta olduu gibi, Yunan kilisesinin, Zerdtlerin, yzyllarn artk hibir anlam kalmamtr; dolaysyla fikir birliine gnlden bal olan hi kimse, faustianlarn tarih ve kaderlerinin saptayc virajlar ald ksa kalabalk dnemleri onunla yaayarak tecrbe ettikleri tutkuyu anlamaya balayamaz bile. Bu virajlar arasnda hallarn balangcn, Reform'u, Fransz Devrimi'ni, Alman zgrlk Savalar'n ve eitli halklarn varoluundaki her dn noktasn sayabiliriz. Btn bunlar yahudiler iin otuz kuak geride kalmtr. Bir yahudi generali Otuz Yl Savalar'nda arpmtr (Prag'daki eski yahudi mezarlnda gmldr)*9) fakat Luther ve Loyola'nn fikirlerinin ona gre ne anlam vard? Yahudilerle yakn akrabalklar olan Bizansllar, hallardan ne kazandlar? Bu gibi eyler ayr ayr kltrlerin hayat seyirlerinde oluan stn tarihin trajik gereklilikleri arasndadr ve sk sk kendilerini tekrar etmilerdir. Avrupa-Amerikan dnyas, Trkiye (1908) ve in (1911) fellah devrimlerini hibir ekilde anlayamadn gs9 Prag, bu sayfalar zerinde onayl bir sz hakkna sahiptir. At.

termitir; bu insanlarn i hayat ve dncesi, hatta devlet ve saltanat nosyonlar (birinde Halife, dierinde ise Gk'n olu), bunlarn deiik rolleri olmas ve dolaysyla kapal bir kutu olmalar nedeniyle olaylarn seyri ne deerlendirilmi ne de nceden tahmin edilebilmitir. Consensus yahudisi (faustian uygarlnn ktalar ve okyanuslar zerinde yaylma tarihinden ibaret olan) bu gnn tarihini, kendisi dncesinin Bat karakterinden kesinlikle emin olduu zaman bile magian insann esas duygularn izler. Her magian consensusu, yresiz ve coraf bakmdan snrsz olduuna gre, anayurt, ana dil, hkmetme yeri, monari, merutiyet, kendisine tamamyla yabanc (dolaysyla skc ve anlamsz ekillerden kendi yaratlna uygun ekillere dn gibi) konularla ilgili tm atmalar ister istemez grr. Bylece "uluslararas" kelimesi ister pasifizm, ister sosyalizm, ister kapitalizmle birlesin, onu coturacak derecede heyeanlandrabilir; fakat bu kelimede onun duyduu yresiz ve snrsz consensusun zdr. Ondaki fikir birlii gc ykld ve "ev sahibi" halkn hayat onun zerinde, zentili bir vatanseverlik noktasna varan da dnk bir cazibe salad zaman bile, onun destekledii parti daima amalar bakmndan magian zyle en yakndan kyaslanabilen yndr. Almanya'da demokrat, ngiltere'de ise (Hindistan'daki Zerdt gibi) bir emperyalisttir. Bat Avrupallarn Gen (Jn) Trklere ve inli reformculara ocuk ruhlar, yani merutiyetiler gzyle bakmalar da ayn yanl anlaytr. Eer derun bir iliki varsa, kii bunu yok ettii zaman bile onaylar; eer isel bir yabanclk varsa, arzusu yapc olsa bile, gerekmez. Yahudi, her girdii yerde ayn derecede mahvedici olmutur. Bu karlkl anlayszln kanlmaz olduu kans kann derinliklerine yerleen artc bir nefrete ve rk, hayat yntemi, meslek, konuma gibi gzle grlr izlere sarlarak her iki taraf da bu artlarn gzkt yerlerde ziyan, ykm ve kan dkmeye mecbur eder. Napolyon andan beri, eski meden consensus ehirlerin yeni uygarlaan Bat toplumuyla istenmeden karm ve eskiliin

verdii serinkanl bir stnlkle onlarn ekonomik ve bilimsel metodlarn kullanmtr. Birka kuak sonra kendileri de ok eski bir dnceyi temsil eden Japonlar ayn eyi muhtemelen daha da byk bir baaryla yapmlardr. Yine dier bir rnek ise klasik kltr hl etrske-odorik balang dnemindeyken, tamamen gelimi olan ve ge hellenizm'e teslim olarak sona eren Babil medeniyetinin bir arts olan Kartacallar tarafndan verilir. Ge hellenizm sona erme durumundayken din ve sanat kapsayan konularda talatrlmt, fakat yine de i ve ticaret adam olarak Yunanllar ve Romallardan ok daha stndler ve onlardan ayn derecede nefret ediyorlard. Bugn de magian ulusu, kulbesi ve diniyle birlikte kendisi yok olma tehlikesi iindedir. ki kltrn metafiziklerinin birbirlerine yaklatndan deil (nk bu imkanszdr); fakat her iki tarafn da entellektel duruma getirilmi st tabakalarnn artk metazifik bak asna sahip olmadndandr. Her trl isel birlemeyi yitirmitir ve geri kalan sadece pratik sorunlarn birlemesidir. Bu ulusun i terimleri iinde dnme gibi eski bir alkanlndan holanma durumu gittike azalmaktadr. Amerikallara nazaran hemen hemen yok olmutur ve onun yokluuyla dinsel ynden krlp paralara ayrlan bir consensusu ayaa kaldrmak iin son gizli aracn kullanacaktr. Avrupa-Amerikan dnya ehirlerinin meden metodlar tam olgunlua erimi olaca zaman, yahudilerin kaderi, hi deilse aramzdaki yahudilerin (Rus yahudilerininki ayr bir meseledir) kaderi tamamna erecektir.

ERKEK VE KADN

Hayat diye adlandrdmz kozmik aklarn dipsiz srr iki cinse ayrlmalarndadr. Halen bitki dnyasnn toprakla bal varolu akclnda, iek sembolnn belirttii gibi birbirlerinden ayrlmaya almaktadrlar. Bu, varoluun ta kendisi olan ve onu yrten bir eye aktr. Hayvanlar zgrdr, byk bir dnyadaki (kozmostaki) kk dnyalar, mikrokozmoslar olarak kapanmakta ve makrokozmosa kar kmaktadrlar. Gittike daha kesinleerek hayvanlar snf kendi tarihini yaadka, eliik (ift karakterli) varln, yani erkek ve diinin ikili yn kendini ortaya koyar. Dii kozmie yakn durur. Topraa daha derin kk salmtr. Tabiatn byk devirli ritimleriyle dorudan doruya ilgilidir. Erkek daha zgr, dier ynlerden olduu kadar anlay ve duyarlk bakmndan da daha hareketli, daha uyank ve daha atiktir. Erkek kaderi yaayarak tecrbe eder, sebep-netice ilikisini, olumann sebep mantn kavrama yeteneine sahiptir. Dii, aksine, kendisi kader, zaman ve olumann organik mantdr; ite bu nedenle de sebep-netice ilikisi ona daima yabancdr. Her ne zaman insan kadere herhangi bir maddi ekil vermeye kalksa, onu dii eklinde hissetmi, onu Moirai, Parcae, Norns olarak adlandrmtr. Ba ilahn kendisi asla kader deildir, fakat daima ya onun temsilcisi ya da yneticisidir. Tpk erkein kadn temsil etmesi ve ynetmesi gibi. Eski zamanlarda da kadn kahindir, fakat gelecei

bildii iin deil, gelecein kendisi olduu iin. Papaz kehaneti adeta tefsir eder; kadn ise kehanetin kendisidir ve onun vastasyla konuan, zamandr. Erkek tarihi yapar, kadn ise tarihtir. Burada son derece ak, fakat buna ramen yine de gizli olarak tm yaanan olaylarn ift anlam vardr: Bir taraftan kozmik ak byle duyarz, te taraftan ise ardarda sralanan kiilerin zinciri bizi, akn alcs, ihtiva ve muhafaza edeni olarak mikrokozmoslarn kendilerine geri gtrr. Karakteristik olarak erkek olan bu ikinci tarihtir; tekinden daha bilinli, daha zgr, daha heyecanl, politik ve sosyaldir. Gerisi hayvan dnyasnn derinliklerine kadar varr ve byk kltrlerin hayat seyrinde en yksek sembolik ve dnya tarihi ifadesini alr. Dii, aksine, esas, ebed, ana, bitkimsi (nk bitkide daima dii olan bir ey vardr), asla deimeyen, fakat btn insan ve hayvan trlerinin varlnda ayn eyin kltrsz tarihidir. Hayatn kendisiyle ayn anlamdadr. Kadn hamile yatanda zaferini kazanr. Aztekler, yani Meksika kltrnn Romallar, doum halindeki kadn harbeden sava olarak nitelendirirlerdi. Eer lrse, len bir kahramanla ayn ilemi grrd. Kadn iin siyaset, onun vastasyla ocuklarn annesi olabildii, onun vastasyla tarih, kader ve gelecein ta kendisi olabildii erkein ebed fethidir. Onun derin ekingenliinin, zariflik taktiinin hedefi daima olunun babasdr. te taraftan arlk merkezinin aslnda bir dier tarih eidinde yer alan erkek, o ocuun kendi olu, kannn ve tarihi trelerinin mirass ve taycs olmasn ister. Burada, erkek ve kadn, iki eit tarih g iin mcadele etmektedir. Kadn gl ve btnyle neyse odur; erkei ve oullan ancak kendine ve dzenlenmi rolne gre deerlendirir. Erkek varlkta, aksine bir ztlk vardr. O, erkektir ve bunun yansra bir dier eydir ki kadn bunu ne anlar ne de itiraf eder. Bunu kendisi iin en kutsal olana kar bir hrszlk ve iddet gibi kabul eder. Cinsiyetlerin bu gizli ve temel sava varolularndan beri sregelmektedir ve devam edebildii kadar sessiz, ac, amansz ve merhamet-

siz olarak devam edecektir. Onda da siyaset savalar, birlemeler, anlamalar, ihanetler vardr. Ynetmiliin esas igdlerinde ve dnyadan elini eteini ekmenin derinliklerinde doan ak ve nefretin rk duygusu, cinsiyetler arasnda, erkek erkee olan dier tarihten daha da hesapsz bir gizli gle hkm srer. Othello ve Macbeth'e ak lirikleri, sava lirikleri, ak danslar, silah danslar vardr. Fakat politik dnyadaki hibir ey bir Clytemnestra'nn veya bir Kreimhild'in intikamnn sonsuzluuyla kyaslanmaya balanamaz bile. Bylece kadn dier bir taraftan erkein politikasndan nefret eder; nk asla anlamaz, onda grd tek ey olunu kendinden ayrmasdr. Tarihin iki anlam vardr. Kozmik veya politiktir. Yuvarlan kendisidir ya da varl muhafaza edendir, tki eit kader, iki eit sava, iki eit trajedi vardr. Toplumsal ve zel. Bu ikilii hibir ey dnyadan kaldramaz. O hem mikrokozmosdur, hem de kozmosa katkda bulunan hayvann znde yerlemi olan kkl bir eydir. O, kadnlar iin deil sadece erkekler iin varolan bir devler elikisi eklindeki tm belirgin durumlarda grlr ve stn bir kltrn seyrinde asla altedilenez, ancak derinletirilir. Toplumsal hayat ve zel hayat, toplumsal kanun ve zel kanun, topluluk mezhepleri ve alev mezhepler vardr. Durum olarak varlk bir tek tarih iin "formundadr", rk ve oalma bakmndan ise kendisi bir dier tarih olarak ak halindedir. Bu, kan ilikisinin "keskin tarafyla" "kr taraf" arasndaki eski Alman ayrmdr. Tek ynl zamann ift tarafl anlam en gzel ifadesini devlet ve aile fikirlerinde bulur.

RK, KAN

Dier tarafta, gemie doru akan, byyen ve geen, fakat bu arada da tarihi yapan kiisel varlk ynlarn grrz. Bu ard ardna gelen kuaklarn ortak kalp at daha saf, daha derin, daha gl olduka, daha ok kana, daha ok rka sahip olurlar. Herbiri kendi ruhuyla, bir btn olarak varlklarnn ortak dalgalanmasnda kendilerini hisseden gruplar olarak, ortak dorularla balanm snflar, meslek loncalar, retim okullar gibi akl topluluklar deil, fakat mcadeleci hayat kavgasndaki kan birlikleri olarak sonsuzluktan ykselirleri1*. Deyimin sporda kullanlan anlamyla "formunda" olan varlk aklar vardr. Bir grup engelli yar at, bacaklar engellerin zerinden rahatlkla atlad ve toynaklar dzle skca ve ritimle vurduu zaman formundadr. Kontrpuann Bach'ta olduu gibi, bir sanat devresi de, tresi ikincisi doa olduu zaman, formundadr. Bir ordu, Austerlitz'deki Napolyon'un ordusu ve Sedan'da Moltkesn'in ordusu gibi olduu zaman formundadr. Pratik olarak dnya tarihinde, savata, savan devamnda politika denilen entellektel vasta araclyla baarlan hereyi tm baarl diplomasi, tektik ve stratejide; devletlerin veya sosyal snflarn veya partilerin yarmasnda kendilerini "formunda" bulan canl birimlerin rnleri olmutun
1. Bir baka yerde Spengler "etkilenmi yn birimleri" deyimini kullanr. (ev. notu).

Irk ve soy retimi iin kullanlan kelime eitimdir (Zucht, Zchtung) ki bu benzer retiler veya inanlarn temeli zerinde uyanan bilinlilik topluluklar yaratan bir biim vermeye (Bildung) kardr. Mesela kitaplar ekil veren aralarken, kiinin gotik devrindeki bir papaz mezi veya bir i olan gibi iinde kendini hissettii, kendini yaad srekli duyulan bir nabz at ve davran ahengi eitici etkilerdir. Belirli bir toplumun "iyi form"u ve trenleri varln belirli trnn temposunu duyma gsterileridir ve bunlar ynetmek iin kii onlarn temposuna sahip olmaldr. Nitekim kadnlar, kozmik ritmlere daha yakn ve daha igdsel olarak kendilerini yeni hareket tarznn ekillerine erkeklerden daha abuk adapte ederler. Kadnlar en alt tabakadan kibar toplum snfna birka yl iinde tam bir kesinlikte ykselirler ve yine ayn hzla derler. Fakat erkekler yava yava deiirler, nk onlar daha uyank, daha bilinlidirler. Bir proleteryan asla tamamen bir aristokrat, bir aristokrat asla tamamen bir proleter olamaz; yeni hareket tarznn temposu kendini ancak oullarnda gsterir. ekil derinletike daha kesin, daha kapal hale gelir. Bu nedenle dardakine bir klelik gibi gzkr; yesi ise aksine onun eksiksiz ve kolay ynetimine sahiptir. Prince de Ligne eklin klesi deil efendisi olmakta Mozart'tan aa deildi; ayn ey doutan aristokrat, devlet adam veya lider olan herkes iin geerlidir. Btn yksek kltrlerde geni anlamda soy (bylece bir dereceye kadar tabiatn kendisi) veya stok olan bir kyl snf ve gvenlikle ve kesinlikle "formunda" olan bir yksek toplum snf vardr. Bu bir snflar veya durumlar grubudur ve hi phesiz suni ve devredilebilirdir. Fakat bu snflarn ve durumlarn tarihi en yksek potansiyelinde dnya tarihidir. Ancak buna ilikindir ki kyl tarihsiz olarak gzkr. Bu kltr, organik dnyadaki dier eylere kesinlikle benzemez. insann kendini tabiatn glerinin stne ykselttii ve kendisinin yaratc olduu tek noktadr bu. Hatta rka, soya gre bile kii tabiatn yarat olarak yetitirilir. Fakat durum olarak tpk il-

gilendii hayvan ve bitki trlerini yetitirdii gibi kendisini de yetitirir ve bu ilem de en derin ve en son anlamnda "kltr"dr. Kltr ve "durum" karlkl yer deitirebilen unsurlardr; beraber doar, beraber yokolurlar. Sekin arap, meyva veya iek trlerinin yetitirilmesi, safkan atlarn yetitirilmesi kltrdr. Elit insan tabakasnn kltr, tamamen ayn anlamda, kendini stn forma getiren bir varln ifadesi olarak doar. Yeni balayan btn medeniyetlerin filozof ve doktrincilerinin ileri srd gibi gerek tarih antipolitik anlamda "kltrel" deildir. Aksine soy tarihi, sava tarihi, diplomatik tarih, byk olaylarn dalgalanma temposunda karlkl hem savunucu hem de saldrgan olarak devlet, durum, halk, aile, erkek ve kadn eklindeki varlk aklarnn tarihidir. Politika en kesin anlamda hayat, hayat ise politikadr. Her insan ister istemez sbje veya obje olarak bu sava dramnn bir yesidir, nc bir k daha yoktur. Spiritin lkesi bu dnyada deildir. Bu doru, fakat ruh onu uyanan bir varln varl varsayd gibi, varsayar. O ancak, ne olursa olsun varolan ve gerekten de, bildirilmeden nce varolmas gereken aktaliteye tutarl bir "hayr" deyile mmkndr. Irk dil olmadan da olabilir, fakat o dilin konuulmas, tpk dinler, sanatlar, dnce tarzlar ve ruhun tarihinde olagelen dier herey gibi nceki rkn bir ifadesidir. Byle bir tarihin olduu, kann duygu ve dnme yetenei zerinde sahip olduu g vastasyla gsterilir. nk btn bunlar, kuaktan kuaa geen uyanan varlktaki bu ekillerde dolaan kanda (geekan) evrim, sembolizm ve tutkular ynnden ifadesini bulan, "formunda", faal, uyanan bilinliliktir. Bir kahraman bu ikinci dnya hakknda bir ey bilmek mecburiyetinde deildir. O kendisi hayattr, fakat bir aziz ancak son derece ciddi bir zabitlik vastasyla iindeki hayat yenebilir ve ruhuyla yalnz bir arkadalk kurabilir ve onun bunu yapmak iin gc yine hayatn kendisinden gelir. Kahraman lm, aziz ise hayat kk grr, fakat byk zahitlerle ehitlerin kahramanlyla ounluun koyu dindarl arasndaki ztlkta, dinde bile bykln rk ngrdn ve

bu tip mcadelecilere gre deerli olabilmesi iin gl olmas gerektiini kefederiz. Gerisi srf felsefedir. Bu nedenle dnya tarihi anlamnda soyluluk rahat ge devirlerin sandndan ok daha fazla nemlidir; o bir Unvanlar, yetkiler ve trenler topluluu deil, elde etmesi g isel bir niteliktir ve anlayanlar iin gerekten de tm bir hayat feda etmeye deer. Eski bir aile sadece bir atalar kalabal deil, hepimizin atalar vardr, fakat kuaklar boyunca tarihin st sralarnda yaam olan; sadece bir kadere sahip deil, kendisi kader olan; kanlarnda olaylarn ekli yzyllarn tecrbesiyle mkemmel hale getirilen atalarn gereini duyar. Tarih geni anlamda kltrle baladna gre bir Klnl iin atalarn ge Roma devirlerine kadar izlemek adeta bir aypt. Fakat bir Bizansl iin kendini Konstantin'den gelmi saymak anlamsz deildi; ayn ekilde bugnn bir Amerikals iin atasn 1620'deki bir Mayflower (lk ingiliz gmen gemisi, ev. notu) gmenine dayandrmak da yledir. Aslnda, klasik soyluluk Miken devriyle deil, Troya devriyle, Bat soyluluu ise Franklar ve Gotlarla deil, gotik devriyle ngiltere'de ise Saksonlarla deil, Normanlarla balar. Ancak bu balang noktalarndan itibaren tarih vardr ve dolasysyla ancak buradan sonra soylulardan ve kahramanlardan ayr olarak gerek bir asistokrasi doabilir. Bu birinci cildin ilk blmndeki kozmik vuru veya nabz at diye adlandrdmz ey bu aristokraside en olgun eklini alr. nk ilk zamanlarda stratejik ve ticari nseziyi, deerli eyler iin bir koleksiyoncu gzn ve insanlarn yargcnn kurnazca i okuyuunu ihtiva eder. Diplomatik ve sosyal "davran ve usl" diye adlandrdmz herey, genel olarak kiinin renmeyip de sahip olduu herey; katlamayan dierlerini iddetle imrendiren "ekil" olarak olaylarn seyrini yneten; sadece bir ku srsnn evrelenmesinde ve safkan bir atn kontroll hareketlerinde aka ifade edilen ayn kozmik ve ryadaym gibi bir gvenliin zel bir durumundan baka bir ey deildir.

DEVLET VE TARIH

OTORITENIN EKLI

Tarih dnyasnda idealler deil, sadece gerek ve doru olaylar deil, sadece gerek olaylar vardr. Ne akl, ne eref, ne eitlik, ne son ama, fakat yalnzca gerek olaylar vardr. Bunu kavramayan her kimsenin politika hakknda kitap yazmas gerekirdi. Gerek dnyada ideallere gre kurulmu devletler yoktur, fakat ancak bym devletler vardr ve bunlar "formunda" yaayan halklardan baka bir ey deildirler. phesiz bu damgalanm ekle gre hayatn kendi kendine almasdr; fakat bu damga bir varln tempo ve kannn damgasdr. Tamamyla igdseldir, istee bal deildir. Almaya gelince; politika uzman tarafndan ynetiliyorsa, kanda doutan varolan yn seer; idealist tarafndan ynetiliyorsa kendi z kanlarnn gsterdii yn; dier bir deyile, geersizlie giden yolu izler. Sadece entellektel taslaklarda deil, realitede de varolan devletler iin kader meselesi, onlarn ideal grev veya yap meselesi deil, fakat materyal aralar vastasyla deil de, sadece etkenlikleri konusundaki dost ve dmann inanc vastasyla salanabilen isel otoritelerinin bir meselesidir. Kesin meseleler kurumlarnn almasnda deil, uyumlu alan bir hkmetin organizasyonunda; "adil" prensiplere gre (ki, bunlar sonu olarak sadece bir snfn kendi yasasna uygun isteklerden oluturduu fikirdir) politik haklarn datmnda deil, tmnn uygun nabz vuruunda (susayan bir yar atnn biti noktasna yaklat andaki kas ve liflerinin durumu anlamnda uygun), gl bir dahiyi bile cezbeden bir ritimde; nihayet dnyann ya-

bancs olduu bir moralde deil, politik liderliin istikrarll, gvenlii ve stnlnde mevcuttur. Btn bunlar ne kadar ok kendini gsterirse, bu konularda o kadar az ey sylenir ve tartlr. Devlet gittike daha fazla olgunlatka, ulusun yeri, tarih kapasitesi ve dolaysyla kaderi daha yksek, daha stn olur. Devlet majestesi, saltanat, birinci snf bir hayat semboldr. Sbjelerle objeleri o ayrr. Bu iki faktrn kesin ayrmnda ifade edilen liderlik kuvveti, politik bir birliktelikteki hayat gcnn yanlmaz iaretidir. yle ki mevcut otoritenin (rnein, merut fikre kar olanlar destekleyenler tarafndan) yklmas hemen hemen daima bu yeni partinin kendini domestik politikann konusu yapmasyla deil, fakat tm ulusumu bu yabanc politikann hedefi yapmasyla sonulanr ve arada srada deil ebediyen. Her salkl devlette, kendine zaman tecrbesinden ulusun durumunu ve hereyden nce rk niteliklerini gelitirdii yaayan merutiyetin, yani (kelimeyi tekrar sportif anlamda kullanarak) "formun" uygulamasna oranla yazl merutiyet bildirisi ok az nem tar. Bnye politikasnn doal ekli kendini ne kadar gl olarak tesis etmise, beklenmeyen durumlar iin de o kadar gvenlikle alr; gerekten de sonunda asl lideri kral veya bakan veya parti lideri olmas veya hatta devletle hibir tanmlanm ilikisi olmamas (Cecil Rhodes'un durumu gibi) hi farketmez. Punic Sava devrinde Roma politikasn yneten soyluluun, meruti kanun asndan, hibir varl yoktur. Liderin sorumluluu daima bir devlet adamnn igdlerine sahip olan bir aznln zerinedir ve ulusun geri kalan ksmn tarih mcadelesinde temsil eder. Gerek olay, ak ve phesiz olarak udur ki snf devletleri, yani belirli snflarn hkmettii devletler tek devletlerdir. Bu, bir kuvvete ait olma bakmndan kiinin adeta baland, rnein eski polis, ngiltere'nin Norman devletleri, Sicilya devletleri, 1791 Merutiyeti'nin Fransa's, bugnn Sovyet Rusya's gibi snf devletleriyle kartrlmamaldr. Gerek snf devleti, merut olarak veya dier yolla politik ynetimi gerekletiren, daima tek bir sosyal tabaka olduu hakkndaki genel tarih tecrbenin bir ifadesidir. Bir devletin dnya

tarihi eilimini temsil eden, daima belirli bir aznlktr; ve yine bu konu iinde, yetenekleri dolaysyla (ve ounlukla merutiyet ruhuna kar) aslnda dizginleri elinde tutan az veya ok kendi kendine yeterli bir aznlktr. imdiye kadar bu aznln dava says soyluluk snrlar iinde birdir. Mesel; ngiltere'nin parlamento tarzna hkmeden orta tabaka, Punic Savalar srasnda Roma politikasnn dmeninde nobiler, Venedik'in tccar aristokrasisi, Cizvitlerce eitilmi (barok devrinde Papa Kiiryas'nn diplomasisini yneten) soylular. Buna benzer olarak kendi kendine yeterli gruplar halinde politik yetenei dinsel kuvvet snrlar iinde buluruz. Sadece Roma Katolik Kilisesi'nde deil, ayn zamanda Msr ve Hindistan'da ve hatta Bizans ve Sasani ran'nda da grlr. nc kuvvette kendisi bir halk snf birimi olmad iin onu nadiren oluturduu halde, pleplein bir tabakasnn ticaret konusunda eitilmi kiileri ihtiva ettii; bir III. yzyl Romas ve hukuk alannda eitilmi bir burjuva unsurunun bulunduu bir 1789 sonras Fransa's gibi durumlar vardr. Bu gibi durumlarda o, durmadan kendi yelerini yenileyen ve yazl olmayan politik gelenek ve tecrbenin tmn kendi iinde muhafaza eden homojen pratik hnerlere sahip kiilerin kapal evresi tarafndan temin edilir. Plana uygun olarak gerekletirilmesi mmkn olabilen en iyi veya gerek (veya doru) devlet diye bir ey yoktur: Tarihte grnen her devlet, olduu gibi varolur; fakat bir kere ve bir an iin; ondan sonraki annda, kanun meruti kabuunun setlii ne olursa olsun, farkedilmeksizin deiir. Bu nedenle "cumhuriyet", "yetkinlik", "demokrasi" gibi kelimeler her deiik olayda deiik bir anlama gelir ve onlar slogan kelime haline getiren, filozoflar ve ideologlar tarafndan belirli kavramlar olarak kullanllardr. Devletler tarihi sistematik deil, fizyonomiktir. Onun grevi insanln ebed haklarnn, zgrlk ve eitliin stn akll ve ziyade adil bir devletin evrimlemesinin elde edilmesine doru nasl ilerlediini gstermek deil, fakat olaylar dnyasnda gerekten varolan politik birimleri, onlarn nasl bydklerini, beslendiklerini, yok olduklarn ve nasl "formunda" aktel hayattan baka bir ey olmadklarn tanmlamaktr.

BURJUVA

Bir kltrn kendini bir medeniyete dntrmeye balad noktada anti kuvvet bamsz bir g olarak ve ilk defa olaylara kesinlikle mdahale eder. Tiranlk ve fronde hkm altnda, devlet asl kuvvetlere kar yardmlarn uyarmtr ve ilk defa kendini bir g olarak hissetmeyi renmitir. imdi kudretini kendisi iin kullanr ve dierlerine kar zgrln koruyan bir snf olarak byle yapar. O, yetkin devlette, Ta'ta, kkl kurumlarda, eski kuvvetler ile sembolik gelenein gerek ve son temsilcileri arasndaki balamalar grr. I. ve II. Tiranlk, Fronde ve Burjuva Devrimi, Cromwell ve Robespierre arasndaki fark ite budur*'). indeki her kii zerindeki ar talepleriyle devlet, ehirli dncesine gre bir yk olarak hissedilir. Bylece ayn safhada, barok sanatlarnn byk ekilleri kstlad hissedilmeye balanr ve klasik veya romantik yan hastalkl veya ekilsiz hale gelir. 1770'den itibaren Alman edebiyat ayr ayr gl kiiliklerin sk, kstl srye kar uzun sreli ve tek bana isyandr. Tm ulusun herey iin "eitilmi" veya "formunda" bulunmas fikri tahamml edilemez hale gelir, nk kiinin kendisi isel ynden uygun durumda deildir. Bu. moraller, sanatlar ve dnce tarzlar, fakat hepsinden ok politika iin geerlidir. Her burjuva devrimi sahne olarak byk ehri, alameti farikas olarak da eski sembollerin anlalmasdr ki, bunu heyecanl dncenin ve dnya gelitiricileri1. XIV. Louise'nin aznl srasnda saraya kar isyan.

nin kendi kavramlarnn gerekletirildiini grmek iin duyduklar elle tutulur ilgi ve arzular (veya sadece istekleri) ile deitirir. Dnceyle yarglanamayan hibir eyin imdi deeri yoktur. Fakat esasnda sembolik olan ve metafizik olarak alan bir eklin cokunluundan byle mahrum braklm olarak ulusal hayat tarihin varlk akmlarnda ban dik tutma gcn kaybeder. 1787'de Vergennes'in lmnden sonra da dnk durumun tm arl akla kavutuu zaman, lkelerini kondsyonda tutmak iin Fransz Hkmeti'nin vasat XVI. Louis'nin ynetimi altndaki bir avu yetkin ve ileri grl insann mitsiz teebbslerini izleyiniz. Bu diplomatn lmyle Fransa yllarca Avrupa politik birlemelerinden kand; ayn zamanda Ta'n tm kar koymalar hepsinden nce, en zgr z ynetim zerine kurulmu o yln genel idare reformuna ramen devam ettirdii byk reform tamamyla etkisiz kald, nk devletin bklme kabiliyeti asndan kuvvetler iin an meselesi aniden g meselesi haline geldi. Bir yzyl nce veya bir yzyl sonra, Avrupa sava kanlmaz bir gereklilikle gzle grlr derecede yaklayordu, fakat o zaman hi kimse bu durumun farkna varmad. Kuvvet olarak soyluluk d siyaset ve dnya tarihi konusunda nadiren dnm, fakat bir kuvvet olarak burjuva bunu asla dnmemiti. Hi kimse devletin yeni ekli iinde dier devletler arasnda durumunu korumaya muktedir olup olamayacan sormuyordu bile. nemli olan tek ey, "insan haklarn" gvenlik altna alp alamayacayd. Burjuva, ehirli "zgrlk" snf, snf duygusunun kuaklar boyunca (Bat Avrupa'da 1848'den sonra bile devam etti) gl kalmasna ramen, hibir zaman hareketlerinin tmyle sahibi olamamtr. nk, hereyden nce, her kritik durumda aka grlmtr ki onun birlii ancak bir dier eye, herhangi bir eye zt olduu anlarda "tiers etat" ve "ztlk" hemen hemen ayn anlama gelir. Bu, gerekten varolan olumsuz bir birlikte ve kendine has yaratc bir ey yaplmas gerektii zaman, eitli gruplarn ilgileri onu her yne ekiyordu. Bir eyden kurtulmak, zgr olmak; herkes bu-

nu istiyordu. Fakat entellektel, devleti, tarih olaylarn gcne kar "adaletin gereklemesini" veya insan haklarn veya stn dine kar eletiri zgrln arzu ediyordu. Para ticari baarya doru zgr bir yol istedi. Fakat imdi burada Fronde'nin atmalarnda ngiliz Sava dahil olmak zere veya I. Tiranlk'ta mevcut olmayan bir dier unsur vard, fakat bu defa bir gc temsil ediyordu, yani her medeniyet kk drc deiik etiketler altnda tortu, Canaille, ayak takm, Pbel fakat ayn mthi anlamda rastlanan ey. imdi yalnz bana kesin sz sahibi olan byk ehirlerde XVIII. yzylmzn ispatlad gibi tara en fazladan faits accomplis'yi kabul veya reddeder nfusun bir yn kksz paras tm sosyal balantlarn dnda kalr. Bunlar kendilerini ne bir kuvvete veya mesleki bir snfa ne de almak mecburiyetinde olduklar halde gerekten alan bir snfa bal sayarlar. Tm snf ve durumlardan elde edilen unsurlar igdsel olarak ona aittirler. Kknden skp kanlar kyl, okur yazar kiiler, mahvolmu i adamlar, hepsinden nce Catiline'in yann mthi bir aklkla gsterdii gibi, raydan km asiller, onlarn gleri saylarn fazlasyla gemektedir, nk onlar daima o nokta stnde, byk kararlarda daima el altnda, hereye kar hazr, her bakmdan dzenlilikten, hatta bir devrimci partinin dzenliliinden bile yoksundurlar. Olaylar Fransz Devrimi'ni ingiliz Devrimi'nden ve II. Tiral, birincisinden ayran mahvedici gc onlardan alr. Burjuva, bu ynlara gerek bir tedirginlikle, savunma durumu olarak bakar ve kendini onlardan ayrmaya alr. Napolyon, ykseliini bu kategoriden bir savunma hareketine, XIII. Vendemiaire'e borludur. Fakat olaylarn basks altnda aradaki ayrc snr izilemez; her nerede burjuva eski snflara kar saldrganlnn zayf arln orantl saylar bakmndan ve her an tehlikeye den i birlii nedeniyle tartya vursa, bu yn hemen onlarn seviyesine ykseltilmi n saflara itilmi, zaferi kazanan atlmlarn ouna katlm ve sk sk bu elde edilen durumu kendine saklamay baarr. Entellektel ynden cezbedilen okumuun srekli idealistik destei veya tehlikeyi

kendinden uzaklatrarak soylular ve rahipler snf zerine yneltmeye alan para gcnn ardndaki materyal destek sebebiyle seyrek deildir. Bu dnemin nem kazand bir dier yn daha vardr: Onda ilk defa olarak soyut gerekler, olaylar dnyasna mdahale etmeye alrlar. Bakentler ylesine bym ve ehirli insan btn kltrn uzayan uurluluu zerinde ylesine stn ve etken olmutur ki (bu etkiyi biz kamuoyu diye adlandrrz) kann ve kanda doal olarak mevcut olan gelenein gleri imdiye kadar hcum edilemeyen durumlar iinde sarslmlardr. nk uras hatrda tutulmaldr ki barok devleti ve yetkin polis ekildeki son gelimelerinde tamamen bir soyun canl ifadeleridir. Tarih, kendini bu ekillerde tamamlad kadaryla, o soyun btn nabz atna sahiptir. Burada biim verilebilen, devletin herhangi bir teorisi gerek olaylardan elde edilen olaylarn bykl karsnda saygyla eilen birinci kuvvetin kanna nihayet hkmeden devlet fikri,onu tamamyla devletin hizmetine sunmutur. Yetkin kelimesi, byk varlk akm, formunda bir birin olarak, bu nabz atnn gsterileri ister diplomatik ve stratejik doal yetenek, moral ve davran arballk ister. Sanat ve dnce bir eit nabz at ve igdye sahiptir. ite imdi, yukarda eitim grnii insanlarda uyanan uurluluk topluluu olarak tanmlanm olan dini eletiri, nnina's ise ilahlar deil, kavramlar olan gelenein dman rasyonalizm ortaya kar ve teorilerin etkisi balar. Safsataclarn Atina'snda ve Montesqieu'nn Avrupa'snda olduu gibi Lao-Tse'nin in'inde ve onlar tarafndan oluturulan kamuoyu, olduka yeni bir eit politik deer olarak siyaset yolunda kendini yetitirir. Pisistratus veya Riliy veya hatta Cronv/elFin hareketlerini soyut sistemlerin etkileri altnda sapladklarn dnmek sama olurdu, ama aydnlanmann zaferinden sonra gerekte olan budur. Buna karlk, medeniyetin byk kavramlarnn tarih rol, onlar kavrayan ideologlarn kafalarnda yarattklar karklktan ok daha deiiktir. Olaylar dnyasnda gerekler ancak ruhaniye-

te hkmettikleri ve dolaysyla hareketleri saptadklar derecede etken aralardr. Tarih durumlar derin, doru veya hatta mantkl olmalaryla deil fakat ifadeleriyle saptanr. Biz bunu Flamanca "Schlagwort" sznde grrz, ilkbahar mevsimi dinleri iin canl olarak tecrbe edilen belirli semboller ne demekse, hallar iin kutsal sunak, Nicaea Meclisi zamanlar iin isa'nn z her modern devrim iin de iki ruh uyandran kelime anlam demektir. Olaylar, (aslnda sadece deyiler) felsef veya sosyolojik sistemlerin kalntsnn nereden geldii tarih iin farketmez. Fakat deyiler olarak, ar derecede da yaylan ehirlerin talaan dnyasnda donuklamaya yz tutan kann dolamndan bile daha kudretli olarak iki yzyldr; birinci snf gler arasnda yer alrlar. Fakat eletirici ruh kuvvet olmayann karmakark ynndan ortaya kan iki eilimden sadece biridir. Mcerret kavramlarn yansra mcerret para, yeryznn balca deerlerinden ayr tutulan para almann yansra hesap dairesi politik gler olarak grnrler. Eer "demokrasi" demekle byle bir nc kuvvetin bir btn olarak toplum hayatna katkda bulunmay arzu ettii ekli kastediyorsak, u da belirtilmelidir ki demokrasi ve pltokrasi arzu ve aktalitenin, teori ve uygulamann, bilme ve yapmann ift gr ynnden ayn eylerdir. Dnya gelitiricilerinin ve zgrlk retmenlerinin paraya kar mitsiz mcadelesinin trajik komedisidir ki onlar ipso facto paraya etken olmas iin yardm etmektedirler. Byk sayya sayg herkes iin eitlik, doal haklar ve evrensel oy prensiplerinde ifade edildii gibi kamuoyu zgrlnn daha belirli olarak basn zgrl olduu kadar snfszlarn da bir snf idealidir. Bunlar ideallerdir, fakat aktalitede kamuoyunun zgrl kamuoyunun hazrlanmasyla ilgilidir ki bu da para ister; ve basn zgrl kendisiyle birlikte basnn sahip olma meselesini getirir ki bu da yine bir para iidir; seim hakkyla birlikte seim propagandas gelir ki burada da paray veren dd alar. Fikirlerin temsilcileri sadece bir tarafa bakarlar; para temsilcileri teki ynn g-

rrler. Liberalizm ve sosyalizm kavramlar ancak para vastasyla etken bir duruma getirilir. Tiberius Gracchus'n popler hareketini mmkn klan Egites, byk para partisidir. Kendileri iin avantajl olan reformlarn o ksm kanunen yrrle girdii an geri ekildiler ve hareket kt. 1700 ylna kadar izlenebilen itibarl ingiliz politikaclar her deiiklikte politikacnn alveri yaparm gibi oy topladn, bir oyun bedelinin bir dnm arazinin fiyatyla eit olduunu belirtmilerdir. Waterloo Zaferi'nin haberi Paris'e vard zaman, Fransz hkmetinin "mallarnn" fiyat ykseldi. Jakobenler kann eski zorunluluklarn yok ettiler. Bylece paray deerlendirdiler; para lkenin efendisi olarak ne geti. Parann krnda, parann gtrd ynlerde ve para tarafndan mmkn klanan zamanda ilemeyen hibir proleter, hatta hibir komnist hareket yoktur ve liderleri arasnda idealistler de olmak zere hibirinin bu gerekten en ufak bir phesi yoktur. Akl yapar, para ise ynetir. Bylece megalopolis hereyin stnde geldii zaman her kltr dramnn son sahnesinde bu ortaya kar. Akln ikayet etmek iin hibir sebebi kalmamtr. nk netice olarak kendi zaferini kazanmtr; zellikle kendi gerekler lkesinde. Bu dnyaya ait olmayan kitaplar ve idealler lkesinde onun kavramlar balayan medeniyetin hakim deerleri olmutur. Fakat para ite bu kavramlar araclyla kendi lkesinde kazanr ki bu da yaadmz dnya zerindedir. Bat dnyas devletlerinde nc kuvvet politikasnn her iki taraf da, ideal ve gerek, ingiltere'de baarl olmutur. Ancak burada nc kuvvet iin onu mahvetmek ve ykntlar zerine kmak gerekliliinden kanmak mmknd. nk burada, kr politikasnn tam gelimi eklini bulduu ve metodlarndan bazlarn en ufak bir dzeltme yapmak gerei bile duymadan kendi amalar iin geleneksel bir taktik olarak kullanmak zere dn alabildii birinci kuvvetin kudretli ekli zerinde byyebilir, geliebilirdi, ite burada orijinal ve taklit edilmesi olduka imkansz olan parlamenterlik yuvas vard ki balang noktas olarak bir devlet yerine bir ada durumuna temeli olarak da nc deil, birinci kuvvetin

zelliklerine sahipti. Bundan baka bu eklin baroun en verimli zamannda gelitii; dolaysyla da, mzik ihtiva ettii bir gerekti*2'. Fakat gene ingiliz topraklar zerindedir ki sosyalizan deyiler tek tek veya hep birden ortaya ktlar, Manchester Okulu'nun prensipleriyle olan ilikileri yaknd. Hume, Adam Smith'in retmeniydi. "Serbestlik" aka grld gibi entellektel ve ticari hrriyet demektir. Gerek olaylar politikas ile mcerret dorular iin duyulan cokun heyecan arasndaki ztlk, III. George'un ngiltere'sinde imkansz olduu kadar XVI. Louis'nin Fransa'snda da kanlmazd. Sonradan Edmund Burke Mirabeau'ya biz kendi zgrlklerimizi insan haklar olarak deil, fakat ngiliz halkn haklar olarak istiyoruz, diyebilecekti. Fransa, yetkin monarisinin tarzn ispanya'dan ald gibi, devrimci fikirlerini de istisnasz olarak ingiltere'den almtr. Her ikisine de, btn kta zerinde bir model olarak alnan parlak ve kar konulmas imkansz bir biimle katkda bulunmu, fakat her ikisinin de pratik uygulamas zerinde hibir fikre sahip olmamtr. Burjuva deyileri politikada baaryla faydalanlmas iin, hkmetme gcne erimek isteyen, fakat bunu elde ettii zaman kullanmaya muktedir olamayacak tabakann entellektel tesisini yneten snfn zeki gz gereklidir. Nitekim ingiltere'de bu baarld. Fakat yine ingiltere'de politikada para, en tereddtsz tarzda kullanlyordu, ispanya ve Venedik'te allagelmi olan yksek kiilerin rvet almas deil, demokratik glerin kendilerinin "beslenmesi" iin gerekliydi. XVIII. Yzyl ingiltere'sinde ilkin parlamento seimleri, sonra da seilen ortaklarn kararlar sistematik olarak para araclyla ynetiliyordu. Yine ingiltere bir zgr basn idealini kefetti ve onunla birlikte bann ona sahip olana hizmet ettiini de kefetti. O, "zgr" dnceyi yaymaz, retir. Her ikisi birlikte (geni mnada) liberalizmi olutururlar, yani, topraa bal hayatn kstlamalarndan (bunlar yetkiler, ekiller ve2. Her iki eski parti de 168()'e kadar uzanan gelenein kesin hatlarna sahiptiler.

ya duygular olabilir) kurtulup zgrle kavuma her trl eletiri iin akln zgrl, her trl i iin para zgrldr. Fakat yine her ikisi de tereddt etmeksizin bir snfn stnln, devletin hakim egemenliini asla tanmayan bir stnl hedef alrlar. Dnce ve para, her ikisi de inorganik olarak, devleti sayg gsterilmesi gereken yksek sembolizmin olgun bir ekli deil, fakat bir amaca hizmet eden bir mekanizma olarak grmek isterler. Sadece ingiltere'de (tekrar tekrar stnde durulmaldr) Fronde, ak savata yalnz devleti deil, ayn zamanda nc kuvveti de isel egemenlii vastasyla silahn brakm ve bylece demokrasinin uygulanmasn mmkn klan bir eit birinci snf ekle erimitir. yle bir ekil ki ne planlanm, ne de belirtilmi fakat kendiliinden gelimi, deien zamann avcuna koyduu her yeni aracn kullanlmasna kendini adapte eden bozulmayan gvenli bir anlayn ve bu soyun ifadesidir. Nihayet ingiliz Parlamentosu'nun mutlakiyeti devletlerin taht kavgalarnda taraf tutarken onlar ticar amal ekonomik savalar olarak grmesine kadar varmtr. Derun ynden ekilsiz kuvvet olmayan tarafndan yksek ekle duyulan gvensizlik ylesine derindir ki her yerde ve her zaman bir diktatrlk vastasyla zgrln btn ekillerden korumaya hazrdr. Hem de yle bir diktatrlkle ki hibir kural tanmaz ve bu nedenle her yeni ortaya kana kar dmanlk duyan ve daha da ileri giderek mekanize edilen eilimi, dolaysyla hem dnce hem de para ynnden tatmin edicidir. rnein, Robespierre'in balatp Napolyon'un tamamlad Fransa'nn devlet mekanizmasn dnn. Bir snf ideali bakmndan diktatrlk, IV. yzyl klasik ideologlarna olduu kadar Russo, Saint, Sinon Dorbertus ve Lasalle'e de hitap ediyordu. Klasik ideologlar arasnda Cyropaedia'daki Xenefon ve Nicocles'deki Isocnaten sayabiliriz. Robespierre'in nl sz "Devrim Hkmeti, zgrln zulme kar despotluudur", bundan ok daha fazlasn ifade eder. Kendini cidd konjonktrlerin mevcudiyetinde "henz formunda hissetmeyen" her kalabal titreten derin korkuyu aa vurur. Di-

siplini sarslan bir alay meru emrin asla elde edemedii, eer meru ise kesinlikle hogrlemez olan bir eit ve bir derecedeki o anlk glerin tesadfi liderlerine hemen teslim olacaktr. Fakat bu, geni lde her yeni balayan medeniyetin durumudur. Hibir ey politik eklin kn, en belirgin rnei Napolyonizm araclyla tanmlayabileceimiz ekilsiz glerin neticelerinden daha aka anlatamaz. Riliy veya Wallenstein'in varl nasl da tamamyla devirlerinin sarslmaz atalaryla ilgiliydi. Btn d ekilsizlii altnda ngiliz Devrimi, nasl da bir igd ve ekil karmyd: Modas gemi bir emrin yrrlkten kaldrlmas, bir yenilik deildi. Cromwell ve I. Tiranlk'n bandakiler bunu yapmlard. Fakat grnrn ykntlar ardnda artk grnmeyen eklin z olmamas; Robespierre ve Napolyon'un onlarn ne iinde ne de etrafnda herhangi bir yeni bulua esas olan kendi kendini aklayas temeli olacak bir ey bulmamalar, yksek gelenek ve tecrbe sahibi bir hkmet iin gelecei artk yava yava ve tamamen eitilen bir aznln nitelikleri zerinde gvenlikle dayanmad, fakat tamamyla sras gelen yeterli bir miras ansna bal olan tesadfi bir rejim koymaktan baka bir seim hakk olmamas bunlar zamann deitiini belli eden iaretlerdir. Nihayet dierlerinden daha uzun mddetle bir gelenei srdrmeyi beceren devletler tarafndan kuaklar boyunca halen zevk alnan byk stnlk gelir*3).

GELENEE KAR TEORI

3.

Walpole'un halefi Pelham, sekreteri vastasyla ortakln yelerine, her alc tarafndan hkmete yaplan hizmetlerin deerine gre her oturumdan sonra 500'den 800'e kadar fiyat bierdi. Parti ajan Dadington, faaliyetlerini u szlerle tanmlamt: "Eer mmkn olursa hibir oturuma asla katlmazdm. Katlmam mmkn olan bir ihtilaf da asla karmadm. Beni ikna eden birok tartmalar duydum, fakat hibiri oyumu etkilemedi."

Eer Roma'nn bozulmam bir merutiyetle Devrim'i atlatan tek ehir devleti olmas klasik halklarn kaderlerinde beklenmeyen kk bir talih eseri idiyse, bizim batmzda onun dayankllk fikrinde derin kk salm olan jenaolojik ekilleriyle korkun devrimin bir tek yerde bile patlamas (Paris'te) hemen hemen bir mucizedir. ngiliz fikirlerini, parann gcyle birlikte, Aydnlanma'nn deyileri canl, ekil veren, fazilet ve terr, zgrlk ve despotluu birbirine balayan ve 1830 ve 1848'in kk felaket iin duyulan sosyalizan zlemde bile hl yanklanan bir patlama noktasna getiren Fransz mutlakiyetinin kudreti deil, zayfldr. ngiltere'nin kendisinde hepsi de tngiliz uyruklu olan devrim fikirlerine cokun hayranlk duyan kk bir evre ve parlamento reformu ile evrensel oydan sz eden kiiler elbette vard, Fox ve Sheridan'n etrafnda. Fakat bu, her iki partiyi de Whig" lerin (gen Pitt) liderlii altnda, burjuvazi yararna aristokratik rejimle en ufak bir mdahalede bulunma abasn yenilgiye uratmak iin en kesin tedbirleri almaya kandrmak iin yeterliydi, ingiliz soylular Fransa'ya kar yaplan yirmi yllk sava gevek tuttu ve Avrupa'nn tm monaristlerini sonunda Napolyon'un deil Devrim'in kn gerekletirmek zere harekete geirdi ki bu devrim zel ingiliz dnrlerinin fikirlerini pratik politikaya uygulamak ve bylece getirecei sonulara Paris salonlarnda msamaha gsterilirken ngiliz lobilerinde nceden farkedilen tiers etat'a bir ekidzen vermek gibi saf bir cesaret

gstermi ti(4>. ngiltere'de "muhalefet", bu parti hkmeti yrtrken dier aristokratik partinin tutumudur. Bu muhalefet hemen sosyal varsaymlarnn hibiri gz nne alnmadan Fransa'da ve dier lkelerdeki, okumularn yaratmaya altklar ey iin, yani bir sllenin gzleri altnda tiers etat'n snf egemenlii (ki bu sllenin gelecei konusunda hibir fikir yoktur) iin bir model olarak kabul edilmitir. Bu kta lkeleri, ada olmadklar nedeniyle bir "ngiliz" devrimi iin nde gelen artlardan ilkine sahip olmadklar halde ngiliz dzeni, Montesqieu'den itibaren, cokun ve hayranlk dolu bir yanl anlamayla vlmt. Bu dnn sonucu ve medeniyetin balangcndaki kta devletlerini temel ekli merut monari, bugn cumhuriyet diye adlandrdmz eyin en ar ihtimalidir, tik ve son olarak, zamansz ve dolaysyla gerek olmayan kavramlar iinde dnen ve onlara gre Cumhuriyeti idealinin klasik res publica veya Venedik veya orijinal isvire kantonlarna ne kadar benzerlii varsa, ingiliz merutiyeti de ktasal anlamda bir merutiyete o kadar benzer. Bizim cumhuriyet diye adlandrdmz bir olumsuzluktur ki isel gereklilik nedeniyle, reddedilen nesnenin daim mevcut bir imkan olmas artn koar. Bu, monariden alnm ekiller iinde monarisizliktir. Bat insanlar arasnda soy duygusu son derece gldr; bilincini ylesine bir gerilime sokar ki, slle artk mevcut olmad halde bile politik tutumunu slle saptyormu gibi davranmaya kadar vardr. Tarih hemen orada cisimlendirilir ve biz tarihsiz yaayamayz. Klasik dnyann durumunda olduu gibi, slle prensibinin bir insann i duygu4. Daha sonra 1837'de itibaren ngiliz soylu snfnn kendisi birtakm ihtiyatl tedbirlerden sonra, burjuvaziyi kendisiyle ibirliine ard, fakat onun srekli rehberlii ve hereyden nce, sonucu olarak gen yetenein doduu gelenek erevesi iinde demokrasi, kendini burada yle gerekletirdi ki hkmet kesinlikle "formunda" kalrken eski aristokratik form setii yne gre politikasn uygulamakta zgrd. Kylsz bir yksek toplumda ticari krlar tarafndan ynetilen bu gei, XIX. yzylda i politikann en gze arpan baarlarndan biriydi.

larna tamamen bir hi mi vermektedir; veya Bat'nn durumunda olduu gibi onu kendi ilerinde yenecek alt kuak okumu halka gerek duymak yeteri kadar gerek midir? Bu ikisi arasnda byk fark vardr. Uygulanmayan ve plan olarak kalan btn merutiyetlerin gizli dman duygudur; onlar son tahlilde, korku ve gvensizlikten doan savunma tedbirlerinden baka bir ey deildirler. ehirli kavramna gre zgrlk bir eyden zgrlk kendini basit bir kar sllesi bir belirginlie indirger. Cumhuriyeti hayranl sadece bu duygu zerinde yaar. Byle bir olumsuzluk kanlmaz olarak bir teori stnlnde ihtiva edilir. Slle ve onun yakn hemcinsi siyaset eski gelenei muhafaza ederken merutiyetler ar arlkta bir sistemler, kitabiyat ve ereve iine alnm kavramlar topluluu ihtiva eder. Byle bir ey, olumsuz ve savunucu hibir eyin hkmet ekline katlmaz. Faustiann parexellence (st) okuma ve yazma kltr olmas bouna deildir. Basl kitap geiciliin, havayi basn ise sonsuzluun amblemidir. Bu sembollerin korkun g ve zulmnn aksine, in medeniyeti bile hemen hemen yazdan yoksun grnr. Merutiyetlerde, edebiyat insanlarn bilgisi ve nesnelere kar, dil rka kar mcerret doru baarl gelenee olaylarn akna kaplan bir ulusun hl ilemeye ve "formunu korumaya" muktedir olup olmadna bakmadan kar karlr. Mirabeau, politikayla masal kartran Meclis'le mcadele etmekte olduka yalnz ve baarszd. Sadece o an doktrinci merutiyeti deil, 1791 Fransa's, 1848-1919 Almanya's da. Fakat btn benzeri teebbsler, gerek olaylar dnyasndaki yce kadere gzlerini kapattlar ve bunun, onu yenilgiye uratmakla ayn ey olduunu dndler. Hibir yazl merutiyetin paray politik bir g olarak tanmay belirti kabilindedir. Hepsinin ihtiva ettii k saf teoridir. Ancak ingiltere'de rk, prensibe kar kendini korudu. Gerek politikann, tarih baary hedef alan politikann bir biim verme deil, bir eitim meselesi hakknda bir nseziden daha fazla bir ey vardr insanlarda. Bu aristokratik bir nefret deil, fakat herhangi bir ingiliz yar at terbiyecisinin tecrbesinde dnyadaki tm felsef sis-

temlerde olduundan ok daha kesin hatlarla ortaya kan kozmik bir gerek olaydr. ekil verme eitimi inceltebilir, fakat onun yerini tutamaz. Nitekim ngiltere'nin stn tabakas, Eton ve Balliol, benzeri ancak Prusyal subaylarn eitiminde grlebilen, salam bir gvenlikle, yetien politikaclarn eitim yerleri olmutur. Yani nesnelerin altnda gizlenen srlarn (fikir ve idelerin gizli seyride dahil olmak zere) ustalan ve erbab olarak eitilmitir. Bylece hazrlkl olarak 1832'den sonraki yllarda etraf kasp kavuran byk burjuva devrimci prensipleri selinde, ynettikleri varlk akmn korumaya ve kontrol etmeye muktedir olmulard. Onlar altnda iyi bir atla zaferin gittike yaklatn hisseden binicinin uysallna ve kendine hakimiyetine, "eitim"e sahiptiler. Byk prensiplerin yn harekete geirmesine izin verdiler; nk bu byk prensiplere hareket katmann tek aresi paradr ve XVIII. yzyln zalim metodlar yerine daha ince ve ondan daha etkisiz saylmayan metodlar koydular. Bu yeni metodlardan en basiti rakiplerini yeni bir seim bedeliyle tehdit etmekti. Ktann doktrinci merutiyetleri gerek demokrasinin ancak bir tarafn grdler. Burada, hibir merutiyet olmad, fakat insanlarn bu duruma hazr bulunduu, tmyle grnyordu. Btn bunlarn belli belirsiz duygusu kta zerinden asla silinmemiti. Baroun mutlakiyeti devleti iin tamamyla kesin hatl bir ekil vard, fakat "merut monari"ye gre sadece sabit olmayan uzlamalar vard ve muhafazakar ve liberal partiler ayrlmlard. Canning'den sonraki ingiltere'de olduu gibi, ynetimin gerek ilemesine erilip evrilerek uygulanan deiik fakat iyi denenmi hkmet yntemlerine sahip olmak vastasyla deil, fakat merutiyeti deitirmek veya evirmek istedikleri yne gre, yani gelenee doru veya teoriye doru olmutur. Parlamento mu slaleye hizmet edecek, slale mi parlamentoya? ekimenin asl konusu buydu. Bunun zerinde tartlrken*^fon hede&necnebi politika olduu unutuldu. Bir merutiyetin "ispanyol" Ve yanlk vadlandrlm "ingiliz" taraflar birlikte yrmezdi ve yryemedi. Nitekim XIX. yzylda dardaki diplomatik tutum ile ierideki parlamenter faaliyetin iki ayr yn-

de gelitii grld. Her ikisi de temel duygu olarak birbirine yabanc ve birbirini kmser oldu. Thermidor'dan sonra Fransa, Bouzse'un kanununa boyun edi; zaman zaman bir askeri diktatrlk kurarak (1800, 1851, 1871, 1918) onu yumuatt. Bismark'n buluu, kesinlikle ikinci dereceden bir parlamenter tamamlayc ksm ile birlikte bir slaleci mizacn temellerindeydi ve onda i srtme, elverili politik enerjiyi tekele alacak kadar ve nihayet 1916'da organizmann kendisini harcayacak kadar glyd. Ordu, geride I. Frederick William'a kadar dayanan byk bir gelenekle birlikte kendi z tarihine ve bylece ynetimine sahipti. Onlarda bir tek eit doru politik "eitim" olarak sosyalizmin kayna vard ki, bu, ap itibariyle tngilizinkine ters den fakat onun gibi, gl rk niteliinin tam bir ifadesiydi. Subay ve memur snf son derece eitilmi, fakat buna uygun den bir politik tipin yetitirilmesi gerei duyulmamt. Yksek siyaset "idarecilikle" ele alnyordu, kk politika ise mitsiz bir kavgadan baka bir ey deildi. Bylece Bismarck'n ortadan kaybolmas, onu destekleyecek gerek bir politikac grubu olmad halde (sadece bu gelenek onu yaratabilirdi) her ikisini de politika aralar olarak kullanacak kadar byk olan tek adam sildikten sonra ordu ve yneticilik nihayet kendi ilerinde birer ama oldular. Dnya savalarnn sonucu olarak st tabakalar ortadan kalktktan sonra muhalefet iin eitilmi partilerden baka bir ey kalmad. Bunlarda hkmet faaliyetini imdiye kadar hibir medeniyette grlmemi bir seviyeye indirdiler. Parlamenterlik, mutlak polis ve barok devletinin olduklar gibi bir doruk deil fakat ksa bir geitir; yani olgun ekilleriyle ge kltr ekli ve ekilsiz bir dnyadaki byk kiilerin a arasndaki geitir. Parlamenter alkanl ngiliz rokokosudur fakat artk bilinsiz ve kann iinde deildir; ama egemenliini bilim vastasyla korumaktadr. XX. Yzyln balamasyla parlamenterlik (hatta ingiliz Parlamenterlii) bir zamanlar kralla yaktrd rol imdi kendisi oynama eilimine hzla girmektedir. Byk politikann, zaten tac tayandan halkn temsilcilerine gemi olan arlk

merkezinin (de facto) bu temsilcilerden gayr resm gruplara ve gayri resm ahslarn arzularna gemekte olmas ortodoks topluluu iin ok etkileyici bir manzara olmaktadr. Dnya Sava bu gelimeyi hemen hemen tamamlamtr. Lloyal George'un hakimiyetinden ve Fransz militerlerinin napolyonizminden eski parlamentercilie dn yoktur. imdiye kadar ayr ve kendi kendine yeterli olarak yaayan ve bir devletten ok bir blge olan Amerika iin Montesquieu'nn bu teorisinden esinlendii bakan ve kongre paralelizmi onun dnya politikasna giriiyle tutulamaz hale geldi ve gerek tehlike zamanlarnda Meksika ve Gney Amerika'nn uzun zamandan beri aina olduklar ekilsiz glere yol amalyd.

ATAN DEVLETLER DEVRL

Bununla birlikte, bugn kendimizi iinde bulduumuz dev atmalar devri balar. Bu napolyonizmden sezarizme bir gei, en azndan ikiyz yl kapsayan ve kltrlerin hepsinde varolduu grlen genel bir evrim safhasdr. inliler bunu, Shan Kwo (atan Devletler) devri diye adlandrrlar. Bize gre bu, "atan Devletler Devri", Napolyon ve onun keyfi hkmet dzeni ile balar. O, bizim dnyamzda askeri ve ayn zamanda popler bir dnya egemenlii nosyonunu V. Charles imparatorluu'ndan ve hatta onun kendi zamannn ingiliz Smrgeler mparatorluu'ndan tamamen deiik bir ey olarak etkili klan bir insand. Eer XIX. yzyl byk savalarda ve devrimlerde biraz zayf kalmsa ve en kt buhranlarn diplomatik olarak kongreler araclyla atlatmsa, bunu tamamyla, taraflar sonulardan onbir saat sonra korkutan, kesin karar tekrar tekrar erteleten, sava yerine satran hareketlerini uygulamaya yol aan srekli, mthi bir sava hazrlna borludur. nk bu bir daimi dev ordular ve evrensel mecburi hizmet yzyldr. Biz kendimiz onu bu dehete dren ynnden grmek iin ona haddinden fazla yaknz. Btn dnya tarihinde bunun bir ei daha yoktur. Napolyon'dan beri yzbinlerce ve daha sonra milyonlarca insan en son sefere hazr durumda beklemi ve her on ylda bir yenilenen kuvvetli donanmalar limanlar doldurmutur. Bu savasz bir sava, ara ve hazrlkta ar talepleri olan bir sava, bir rakam, tempo ve teknik savayd. Diplomatik ilikiler saraydan saraya deil, karargahtan karargaha olmutu. Boalma ne kadar geci-

kire aralar da o kadar byyor ve gerilim gittike daha dayanlmaz bir hal alyordu. Bu, o devrin ilk yzylnda "atan Devletler"in faustian dinamik eklidir. Fakat Dnya Sava'nn patlamasyla sonulanmtr. nk bu drt yln talebi evrensel hizmet prensibi iin ok fazlayd. Fransz Devrimi'nin bir ocuu olarak bu ekilde batan baa devrimcidir ve tm taktik metodlar bundan tredi. Bizim bildiimize gre daim ordularn yerini yava yava gnll askerlerin profesyonel gleri alacaktr; ve milyonlardan tekrar yzbinlere dnlecektir. Fakat ipso facto bu ikinci yzyl gerekten "atan Devletl e r i n yzyl olacaktr. Bu ordular sava iin yedekte bulundurulmamaktadr. Onlar sava iindir ve sava istemektedirler. Onlarn bu savalarnda tm dnyann mirasna kar ktalarla bahse girilecek, Hindistan, in, Rusya, islam dnyas arlacak, yeni teknikler ve taktikler karlkl olarak kullanlacaktr. Byk kozmopolitan gcn odak noktalar arzularna gre, blgeleri, ekonomileri insanlara benzer olmak zere daha kk devletlerde toplanacak, imdiye kadar basit taradan kan ey pasif bir nesne olarak son bulmaya yz tutacak, kaderleri nemsenmeden dier nesnelerin ve olaylarn akna baklacaktr. Biz kendimiz bile, birka yl iinde, savatan nce tm dnyay dehete drebilen olaylara hemen hemen hi nem vermemeyi rendik. Bugn hangimiz Rusya'da yok olan milyonlarca kiiyi cidd olarak dnebiliyoruz? Bu batan baa kan ve terr felaketleri arasndan insanlarn uzlamasn ve dnya zerinde bar isteyen bir lk ykselir. Bu o byk olayn yanks ve temelinden baka bir ey deildir. ylesine gereklidir ki, Hiksos Msr'nda, hatta Badat ve Bizans'ta bile hibir gelenek bundan sz etmedii halde biz onu varsaymak mecburiyetindeyiz. Btn bunlara duyulan arzuyu saygyla karlasak bile, gereklerle yzyze gelmekten kanmamalyz; yani niteliine sahip olan insanlarn mevcudiyetiyledir ki, an, tarih vardr. Hayat fevkalade bir ey olsa bile zordur; ancak zafer ve ykmdan birini semenize izin verir. Sava ve bartan birini deil. Zafer kurbanlar ancak zafere aittir. nk olaylarn yansra huysuzluk ve kskanlkla srklenerek

ilerleyen sadece edebiyat, yazlan veya dnlen veya yaanan edebiyat, gerek olaylarn hareket eden basksndan kendilerini kaybeden basit dorulardr. Tarih bu ifadeleri gznne almaya asla tenezzl etmemitir. in dnyasnda Hiang-Sui, 535 tarihinde bir bar balamas kurmak iin uramtr. atan Devletler devrinde emperyalizm (Lien-heng) zellikle gney blgelerde Uluslar Balamas fikriyle (Hoh-tsung) muhalefete uramt, fakat sonra bir btne varan yola adm adm yaklaan her kk l gibi nceden yok edilmi ve hatta Kuzey'in zaferinden nce ortadan silinmiti. Fakat her iki eilimde taoistlerin politik dncelerini reddetmilerdir ki, taoistler bu korku ve dehet dolu yzyllarda, entellektel kendi kendini silahszlandrma iin oy vermiler ve bu ekilde kendilerini byk kararlar alnrken dierleri iin ve dierleri tarafndan kullanlmak zere basit bir materyal dzeyine indirmilerdir. Roma politikas bile klasik ruhun btn dier bakmlardan olduu gibi tamamen ihtiyatsz olarak hi olmazsa ondan sonraki sava gerektiren, yani Anibal'in knde Roma Dou'yu topraklarna katma ansndan vazgetii zaman tm nedenleri ortadan kaldracak eit koordine edilmi bir gler sistemi iinde tm dnyay birletirmek iin bir teebbs yapmtr. Fakat istemek yetmezdi; gen'Scipio'nun partisi bu kargaala son vermek iin emperyalizm ynetimine geti, halbuki onun ak grl lideri orada ne olursa olsun herhangi bir eyi organize etme kapasitesine sahip olamama gibi doutan klasik bir nitelik tayan ehrinin mahvn nceden gryordu, iskender'den Sezar'a giden yol, berrak ve kanlmazdr. Her kltrn en gl ulusu bilinli veya bilinsiz, istekli veya isteksiz, o yoldan yrmek zorundadr. Bu olaylarn iddetinden saknlamaz. 1907'deki Hague Konferans Dnya Sava'nn bir balangcyd. 1921 'deki Washington Konferans dier savalarn balangc olacaktr. Bu zamanlarn tarihi artk, her iki tarafn da istedii zaman ekildii art ve eksiler iin zarif ekiller iinde bir entellektel zeka oyunu deildir. imdi alternatifler: Ya ayan sk basmak, ya da altta kalmaktr; bunlarn ortas yoktur. Nesneler mantnn bize izin verdii tek moral kayalkla

karlaan bir trmancnn moralidir, bir anlk zaaf, sonra herey biter. Bugn tm "felsefe" isel bir taht terk ve istifa veya mistisizmler yoluyla realitelerden kamann alaka tutkusundan baka bir ey deildir. Roma devrinde de bu tpk byleydi. Tacitus bize nl Musonius Rufus'un 70 ylnda Roma kaplarna dayanan lejyonlar etkilemek iin barn ltuflar ve savan ktlkleri zerine t vererek nasl uratn ve hcumlarndan zor kurtulup sa kaldn anlatr. Asker komutan Avidius Cassius, mparator Morcus Aurelius'u "felsefi bir ihtiyar kadn" diye tanmlamt. Bu artlar altnda kalnt olarak bylesine ok eski ve byk gelenekler, XX. yzyl uluslarnn kanna aktarlan bylesine ok tarihe "uygunluk" ve tecrbe ei benzeri olmayan bir gizli g kazanr. Bize gre yaratc koyu dindarlk veya (daha temel bir terimle) bize ilk kaynaklardan gelmi olan nabz at ancak Devrim'den ve Napolyon'dan daha eski ekillere, yaplmayan fakat kendi kendine gelien ekillere katlr. Onlarn her kalnts ne kadar ufak olursa olsun, herhangi bir kendi kendine yeterli aznln varlnda kendini canl tutabilmise, ok gemeden hesaplanamayan deerlere ykselecek ve henz hi kimsenin mmkn olduunu dnemedii tarihi etkiler yaratacaktr. Eski bir monarinin, eski bir aristokrasinin, eski kibar bir yksek tabakann gelenekleri hl profesyonel ve profesr politikacln kesin hatlar iinde srdrecek kadar salkl olduklar kadaryla, onur, feragat, disiplin, byk bir grevin zel kavram (yani rk nitelii ve eitim) dev ve fedakarlk anlayna sahip olduklar mddete btn bir insanln varlk akmn bir arada tutan ve bu zaman dayanarak atlatmasn ve gelecekteki yerini yapmasn mmkn klan bir merkez haline gelebilir. "Kondsyonda olmak" herey demektir. Bize den, byk bir kltrn tarihi tarafndan bilinen en zor zamanlar yaamaktr. eklini korumaya alan son rk, yaayan son gelenek, her ikisini de geride brakan son liderler bundan sonra daima muzafferler olarak tarihe geeceklerdir*6'.
6. Birleik Amerika Devletleri kuruluuda buna dahildir. Ancak bu ekilde Amerika'nn onun yetersizliini aka grd zamanlarda bile besledii sevgi ve saygya sebep bulabiliriz.

SEZARIZM

"Sezarizm" deyimiyle, sahip olabilecei herhangi bir merut formlasyonu deersiz klan, kendi ie dnk znde tam bir ekilsizlie dn yapan bir hkmet eidini kastediyorum. Roma'da Augustus, in'de Hwang-ti, Msr'da Amasis ve Badat'ta Alparslan'n durumlarn antik ekiller ardnda gizlemeleri hi bir eyi deitirmez. Bu ekillerin ruhu lyd*7' Bylece btn kurumlar ne kadar dikkatli kuruturlarsa kurulsunlar, o andan itibaren tm anlam ve arlktan yoksun braklmlard. Gerek nem btnyle Sezar veya onun yerine bunu uygulamaya muktedir olan herhangi biri tarafndan uygulanan kiisel gte merkezlemiti. Bu eklini tamamlam bir dnyann ilkellii, kozmik tarihsizlie geri dndr. Biyolojik gerilimler bir defa daha tarih devirler tarafndan boalan yeri almaktadrlar. Balangta, medeniyetin tam bir verimlilie ulat yerde (bugn) bir kozmopolis mucizesi, fevkalade, kstahlk iinde yaylmaktadr. O, imdilik gsz olan krlk yerlerdeki varlk akmlarn, bir yerden dierine savrulan kumullar veya ta atlaklarndan akan kumlara benzeyen insan ynlarn kendi iine eker. Burada para ve akl en byk ve son zaferlerini kutlarlar. Bu insan gznn k dnyasnda gsterilen en suni, en maharetli, en mcize7. Sezar bunu kesinlikle anlam ve kabul etmitir. "Nihil esserem publicam, appellationem modosine corpore ac Specie" (Seutonius, Sezar: 77).

v olaydr; pek kurnazca olmayan, doru olmak iin fazla iyi olarak kozmik oluumun imkanlarnn hemen hemen tesinde kalr. Buna ramen bugn fikirsiz gerek olaylar dev gibi ve yaln olarak yine ne kmaktadrlar. Ebed kozmik nabz at nihayet birka yzyln entellektel gerilimlerinin stesinden gelmitir. Demokrasi yoluyla para kazanmtr. Politikalarn hemen hemen onun emrinde olduu bir devir yaanmtr. Fakat kltrn eski dzenlerini ykar ykmaz, kargaalk, olumann en temel esaslarna kadar ileyen yeni ve stn gl bir faktre yol aar Sezar adam. Onlarn nnde parann geni kudreti ker. mparatorluk a, her kltrde ayn ekilde, akl ve para politikalarnn sonu demektir. Kann gleri, krlmayan cisman gler eski efendiliklerine dnerler. "Irk" saf ve kar konulamaz olarak ortaya kar, en glleri kazanr ve geriye rkleri brakr. Onlar dnyann ynetimini skca elde tutarlar. Kitaplar ve problemler lkesi talar ve hafzalardan silinir. Septimius Severus ve Gallienus ile Alaric ve Odoaere'nin hayatlar arasnda artk bir fark yoktur. Ramses, Trajan, Wu-ti hep birlikte, tarihsiz zaman aralklarnn benzer ini klarna aittirler. mparatorluk a eritii an, artk hibir politik problem kalmaz. Halk mevcut duruma ve olan glere gre kendini ayarlar. atan Devletler Devri'nde, dnya ehirlerinin kaldrmlar sel gibi kanla krmzya boyanmt. yle ki, demokrasinin byk dorulan aktaliteye dndrlebilirdi. Onlarsz hayatn yaanlmaya demez olduu haklara gelince; imdi bu haklar kazanlmtr, fakat torunlar bunlar kullanmak iin cezayla bile eski anlamazlklar artk anlayamayacaklardr. Daha Sezar'n zamannda, itibarl kiiler seimlere katlmay brakmlard. Zamannn en yetenekli adamlarnn kendilerini politikadan uzak tutmalar byk Tiberius'un hayatn zorlatrmt. Neron tehditlerle bile, Eguitesleri Roma'ya gelip haklarn kullanmaya raz edememiti. Bu byk politikann sonudur. Julian Claudian hanedan Roma tarihini, Shi-hwang't (hatta M.. 206'dan itibaren) in tarihini mahvetmilerdir. Biz Msr Kraliesi Hatsheput ve erkek kardelerinin (1501-1447) kaderlerin-

de belli belirsiz benzer bir durum semekteyiz. Bu kesinlie atlan son admdr. Dnya baryla birlikte yksek siyasetler bar varln keskin taraf geri ekilir, kr taraf ise tekrar hkmeder. O zamandan bugne kadar, ancak zel tarihler zel kaderler zel hrslar batan aa fellahn en sefil skntlarndan Sezar'n dnyann tek sahibi olmak iin korkun dmanlklarna kadar herey zeldir. Dnya bar ann savalar zel savalardr, ama herhangi bir devlet savandan daha tehlikelidirler; nk ekilsizdirler. Gerekte sk sk varolan dnya bar iin byk ounluun savatan vazgemesi gerekir, fakat bununla birlikte de ondan vazgemeyen dierlerinin yama yeri olmaya boyun emek iin itiraf edilmeyen bir hazrlkll gerektirir. Bu, evrensel uzlama, birleme iin duyulan devletleri yok edici bir arzuyla balar; hi kimse parman bile kprdatmadan, sadece komusuna tesadfen dokunduu an, sona erer. Daha Marcus Aurelius zamannda her ehir ve her kara paras kendini dnyordu. Hkmdarn faaliyetleri de ancak kendine aitti. Uzakta yaayanlar ona, ordularna ve amalarna, Alman apulcularnn planlar kadar bile nem tamazd. Bu ruhan alanda ikinci bir Vikingizm tredi. Formunda olma durumu uluslardan maceraperestlerin maiyetlerine ve ordularna kendi tarzna hakim Sezarlara, ardarda sralanan generallere, barbar krallara ve daha biroklarna geer ki, bunlarn gznde nfusun tamam sonunda yrenin bir paras haline gelmitir. Miken devrinin ilk alarnn kahramanlaryla Roma'nn asker imparatorlar arasnda ve rnein Menes'le II. Ramses arasnda derin bir iliki vardr. Bizim Alman dnyasnda Alaric ve Theodoric'in ruhlar tekrar gelecektir. Onlarn ilk izi Cecil Rhodes'ta mevcuttur. Rusya'nn gemiinin Cengiz Han'dan Troki'ye kadar tm cellatlarnn (aralarndaki Petne arizm'i olayyla birlikte), herey olup bittikten sonra, zel mcadeleleri ispanyol barounun ekil zenginlii ana ok nceden bir son veren Gney Amerika cumhuriyetlerinin zentilerinin oundan ok daha az bir farklar vardr. ekillenen devletin seyrini tamamlamasyla, yksek tarihte

SEZARIZM

SIYASET FELSEFESI

kendini yorgunlukla uykuya brakr insan. Tekrar topraa balanp dilsiz ve dayankl bir bitki haline gelir. Zamansz ky ve "ebed" kyl ocuklar dourarak toprak anaya tohum ekerek yeniden ortaya kar. zerinde imparator ordularn frtnas eser. Devaml olarak megul ve kolaylkla memnun olan bir topluluktur bu. lkenin ortalarnda eski dnya ehirleri, iinde tarihsiz bir insanln yava yava yuvaland snm bir ruhun bo kollar uzanr. Elden aza kadar insanlar nemsiz bir idare ekli ve ufak servetlerle yaar ve dayanrlar. Ynlar, bu dnyann gc ve mahvolmas iin arpan kumandanlarn atmalar srasnda ezilip zerinden geilir, fakat hayatta kalanlar ilkel bir dourganlkla bu aklar kapar ve sknty ekmeye devam ederler. Yksek yerlerde zafer ve yenilginin ebedi deiimi varken, derindekiler dua ederler. Hem de ebediyete kadar tm pheleri yenen "kinci Dinsellik"in gl koyu dindarlyla dua ederler. Orada ruhlarda, dnya bar, Tanr'n bar, ak sal keilerin papazlarn neesi gereklemitir; ama sadece orada. Tarih insan, geliiminin bin ylnda asla bilmedii, ac ekmeye kar koyulan dayanklln derinliklerini uyarmtr. Ancak byk tarihin sonuyla kutsal sessiz varlk tekrar gzkr. O, amaszlnda soylu, yldzlarn seyri dnyann dn, kara ve denizin buz ve bakir ormanlarn deitirilmesi kadar soylu ve amasz bir dramdr. Onu gklere karabilir veya lanet okuyabiliriz, fakat bu byledir.

DEVLET ADAM

Kiinin kendi halkn, ailesini veya amalarn olaylarn bana geirmek amacyla, bir kalabaln hareket merkezi ve etken odak noktas olmas, kendi z kiiliinin derun eklini halklara ve devirlere benimsetmesi; tarihin emir subay olmaktr bu, tarih bir yetenee sahip her kiisel varlkta mevcut olan az uurlu fakat kar konulamayan itici bir gtr. Ancak kiisel tarih, dolaysyla da ancak kiisel politika vardr. Prensiplerin deil, insanlarn; ideallerin deil, rk niteliklerinin yrtc g iin yaptklar mcadele alfa ve omegadr. Devrimler bile bir istisna deildir, nk halkn egemenlii sadece hkmedici gcn kraln yerine halk liderinin adn almas gereini ifade eder. Ynetim metodu artk zor deitirilir ve ynetilenin durumu asla deimez. Hatta dnya bar bile, mevcut olduu her durumda, hkmetmek iin belirlenen birka gl tabiat tarafndan empoze edilen bir rejim altnda tm bir insanln kleliinden baka bir ey deildir. Yrtc g kavram hayat biriminin hayvanlarn durumunda ile hkmetin sbje obje blmlerine ayrldn belirtir. Bu ylesine kendi kendini aklar ki hibir yn birimi en cidd bir buhranda bile (1789'daki gibi) bir an iin bile olsa bu kendi i yapsnn anlamn kaybetmemitir. Politikaya istidatl halklar yoktur. Byle olduu sanlan kiiler, sadece hkmeden aznln avucu iinde skca bulundurduu ve dolaysyla kendilerini "formunda" hissettikleri kiilerdir. Ingi-

lizler halk olarak politik konularda en az dier uluslar kadar dnemeyen, dar kafal ve beceriksiz kiilerdir. Fakat, toplumsal tartmay sevmeleri bakmndan bir gven geleneine sahiptirler. Fark sadece ingiliz'in, tecrbe ona faydasn gsterdii iin, raz olduu ok eski ve baarl alkanlklardan oluan bir rejimin objesi olmasndadr. Dtan bir anlama grnmne sahip olan bir raz olutan, bu hkmetin arzusunu dayandrd kanya varmak iin sadece bir adm gereklidir. Halbuki paradoks bakmndan, kendine zg teknik nedenler dolaysyla, bu nosyonu kafalara srekli olarak ekile vuran hkmettir, ingiltere'deki hkmeden snf hedef ve metodlarn halktan olduka bamsz olarak gelitirmitir. Dzeltmeleri ki, bunlar uygulamadan kmtr, teoriden tamamyla uzaktr. Bilmeyen, renmeyen iin karanlk ve akl almaz gibi gelen ve yazc olmayan bir merutiyet ynetimi dahilinde ve onunla alr. Fakat bir olayn cesareti liderine olan gvenine baldr ve gven eletiriden isteksizce kanmak demektir. Korkaklar kahraman veya kahramanlar korkak yapan komutandr. Ayn ey ordular, halklar, snflar ve partiler iin de bir gerektir. Bir insandaki politik hner, ynetimindeki gvenden baka bir ey deildir. Fakat bu gven elde edilmelidir, ancak kendi iyi zamannda olgunlaacaktr ve baar onu salamlatracak bir gelenek haline getirecektir. Ynetilende emniyet duygusundan yoksunluk olarak gzken ey, aslnda kendi varlyla bir insann "uygunsuz" duruma geldiini gsteren bir eit igdsel olmayan ve mdahaleci eletiri yaratan ynetici snftaki yneticilik hnerinin eksikliidir. Doutan devlet adam olan kii, hereyden nce bir deerlendiricidir. nsanlarn, durumlarn, nesnelerin deerlendiricisi. O, tereddt ve elastikiyet gstermeden tm imkanlar kapsayan bir gze sahiptir. At yar hakimi, at bir bakta anlar ve yarlarda kazanma ansnn ne olduunu bilir. Doru bir eyi "bilmeden" yapmak elindekinin anlamn kavramadan skmak veya gevetmek onun hneri, teori adamnn hnerinin tam aksidir. Tm varln gizli nabz at tektir ve onda ve tarihin olaylarnda da ayndr. Birbirlerini anlarlar,

birbirleri iin yaarlar. Gerek olaylarn adam, duygulu veya program politikalar uygulama riskinden muaftr. Her lafa inanmaz. Pilate'in sorusu srekli dudaklardadr. Doutan devlet adam doru ve yanln tesindedir. O, olaylarn mantn, sistemlerin mantyla kartrmaz. Onun da kendine zg konular vardr elbette, fakat onlara zel bir insan olarak sahiptir. Hibir gerek politikac hareket halindeyken kendini onlara bal hissetmemitir. "Eylemci bilinsizdir; gzlemciden baka hi kimsenin bilinci yoktur," der Goethe. Bu Sylvan Robespierre iin ne kadar doruysa, Bismarck ve Pitte iin de o kadar dorudur. Byk papalar ve ngiliz parti liderleri, nesnelerin ynetimini eline almaya alrken, btn alarn fatihleri ve tredileri gibi ayn prensiple hareket etmitir. Kilise iin bir dnya dominyonu yaratmay neredeyse baaran ve hemen ondan baarnn bir dinsel soru cevap kitabn karan III. Innocent'in yaptklarn ele alalm; bunlarn tm dinsel moralle ar bir ztlkta bulunduu anlalacaktr. Yine de ngiliz smrgelerini, Amerika'nn zenginliklerini baarl devrimleri veya bu konu bakmndan genel olarak halklar, partileri veya devletleri bir kenara brakrsak, onsuz hibir kilise iin elverili bir mevcudiyet olamazd. Bilinsiz olan kii deil, hayattr. Bu nedenle esas olan kiinin hangi zaman iin doduunu anlamasdr. En gizli gleri anlamayan veya hissetmeyen, kendinde, kavramlar tarafndan ne kapanan ne de tanmlanan bir yolda ilerlemeyi srkleyen ayn cinsten bir ey hissetmeyen yzeye, kamuoyuna, gnn byk laflarna ve ideallerine itimat eden kii, zamann olaylarnn adam deildir. O, olaylarn hkmii altndadr, olaylar onun deildir. l iin gemie bakmayn! u veya bu sistemi gerilerde aramayn! imdi bizim yaadmz zaman veya Gracchan a gibi en iddetli iki eit idealizmin yer ald zamanlar vardr: Reaksiyoner ve demokratik idealizm. Birisi tarihin ters evrilebilir olduuna, teki ise tarihin teolojisine inanr. Fakat kaderine hkmettikleri bir ulusa her ikisinin de ykledii kanlmaz bir hata iin, onu bir hatraya m yoksa bir kavrama m feda ettikleri hi farketmez. Gerek bir devlet adam canl bir tarihtir ki tek ynll kii-

sel arzu, organik mant ise karakter olarak ifade edilmitir. Fakat gerek bir devlet adam ayn zamanda, kelimenin geni anlamyla, bir eitici olmaldr. Bir moral veya doktrin temsilcisi deil, fakat eylemde bir rnek olmas gerekir. Bir dinin henz bir varolu tarzn asla deitiremedii bilinen gerek bir olaydr. Din uyanan uurluluun, entellektel adamn iine ilemitir; dier bir dnyaya yeni bir k samtr; insanlk, boyun eme ve lme dek sabr vastasyla dev bir mutluluk yaratmtr. Fakat hayatn gleri zerine hibir kuvvete sahip deildir. Canllar kresinde ancak byk kiilik, o kiilie brnm olan kozmik g, rk, "o" tm snflar ve halklarn tipini nitelemede etkili ve yaratc (ekil vermek deil fakat yetitirmek ve eitmek) olmutur. "Doru olan", "iyi olan" veya "drst olan" deil fakat "Romal", "Priten" veya "Prusyal" bir gerek olaydr. Onur, dev, disiplin, metanetin toplam kitaplardan renilen deil fakat yaayan bir rnek tarafndan bir varlk gereinde uyandrlan bir eydir. te bu nedenle I. Frederick William kiisel rk oluturan ynetimi, kuaklarn seyrinde yok olmayan, her zaman iin byk eiticilerden biriydi. Gerek devlet adam basit politikacdan oyunu zevk iin oynayan oyuncudan, tarihin yksekliklerindeki arriviste'den; zenginlik ve snf dknnden bir ideal retmeninden olduu gibi, baz fedakarlklar talep etme cesaretini gstermesi bakmndan ayrdedilir ve bu fedakarlklar elde eder. nk ondaki zamanna ve ulusuna gerekli olduu duygusu binlerce kii tarafndan paylalr, onlar ekirdeine kadar deitirir ve baka trl asla yaratamayacaklar eylemlerin konusu haline getirir*1). Yine de hereyden stn olan hareket deil, emretme yeteneidir. Kiiyi kendinden alp ykseklere karan ve onu bir hareket dnyasnn merkezi haline getiren budur. taati, onurlu, hr ve soy1. Ayn ey eit olarak dinden farkl olan kiliseler iin de geerlidir; yani gerek olaylar dnyasnn unsurlar ve bu nedenle de liderlik tipinde dinsel deil, politik kiliseler sz konusudur. Dnyay fetheden hristiyan incil'i deil, hristiyan ehidiydi. Ona kuvvet veren, ha zerindeki insann doktrini deil, rneiydi.

lu bir alkanlk haline getiren bir tek emretme eidi vardr. Bu eit emretme yeteneine mesela Napolyon sahip deildi, ondaki avu d grnnn bir kalnts, insanlar bro personeli deil de insan olarak eitmesini nledi. Kiilikler yerine fermanlar yoluyla ynetmeye evketti. Emretmenin bu en kurnaz inceliini anlamad iin ve bu nedenle de gerekten kesin olan hereyi kendisi yapmak zorunda kalmas nedeniyle durumunun gerektirdii eylerle insan yeteneklerin limitini badatrmaya muktedir olamayarak yava yava kt. Fakat Sezar ve Byk Frederick gibi eksiksiz bir insanln bu en son ve en yksek yetenee sahip olan kii, ilemlerin arzu edilen sonuca srklendii, savan bir zaferle kapanmaya yneldii bir harp gecesinde, bir tarihi dnemi toparlayp kapatan son imza atld zaman doruldu. Kiinin kendini kaderle, dnyann merkeziyle bir hissettii, kendi z kiiliinin ona gelecek tarihinin rtnmeye alt, hemen hemen bir rt olarak gzkt anlar vardr ve bunlar kozmik aklarn dsturunu belirtirler. lk mesele kiinin kendisini bir ey yapmasdr; ikincisi daha az gze arpar, fakat asl etkisinde daha kesin ve byk ise bir gelenek yaratmak, bunu dierlerine getirmek, yle ki kiinin eseri kendi nabz at ve ruhuyla srebilsin, onu formunda tutmak iin asl liderinin gerekmedii benzer bir faaliyet akm ilhilik diye adlandrlabilecek bir duruma ykselir. O, yeni bir hayatn yaratcs, gen bir rkn ruh atas olur. Kendisi, bir birim olarak, birka yl sonra bu akntdan ekilir. Fakat onun tarafndan birlie arlan bir aznlk onun brakt yerden alr, sonsuza kadar yrtr. Bu kozmik eyi, bu hkmeden tabakann ruhunu kii yaratabilir ve bir miras olarak brakabilir ve tarih boyunca dayankl etkileri retmi olan budur. Byk devlet adam ok nadirdir. Gelir veya kazanr, ok erken veya ok ge, bunu ancak rastlant belirler. Byk kiiler ounlukla olaylarn aknda, lmlerinin yaratt bolukla, yaptklarndan daha ounu ykarlar. Fakat gelenein yaratlmas rastlantnn bertaraf edilmesi demektir. Bir gelenek yksek bir ortalama yetitirir ki onunla gelecekte bir Sezar deil bir Senato, bir Napolyon deil e-

siz bir subay snfn garantiye alr. Gl bir gelenek her yerden istidatlar cezbeder ve kk hnerlerden byk sonular yaratr. talya ve Hollanda'daki resim okullar bir (Po) ordusu ve Roma diplomasisinin olduu kadar bunun bir delilidir. Bismarck'daki byk eksikliktir ki, I. Frederick Wilhelm'le karlatrld zaman, baarya ulam fakat bir gelenek oluturamamtr. Moltke'nin subay snf ile kendilerini duygu bakmndan dev ve onun yeni grevleriyle tanmlayan uygun bir politikaclar grubu arasnda bir p'aralel yaratmasnn nedeni, devaml aa tabakadan iyi adamlar alacak ve bylece ebediyete kadar Bismark hareket tarznn srekliliini salayacakt. Eer bu gelenek yaratlmas ortaya kmazsa, o zaman homojen bir ynetici tabaka yerine nceden beklenmeyen bir eyle karlald zaman aresiz duruma den bir sr ba grrz. Eer byle bir gelenek oluursa, kelimenin geni anlamyla bir halk iin deer ve gerek olaylar dnyasnda mmkn bir egemen halka sahip oluruz: Her istidad byl evreye cezbeden ve onu sonuna kadar kullanan, gvenli ve yava yava olgunlaan geleneklere sahip, iyi eitilmi, aklarn tekrar kendisi kapayan ve ipso facto kendini ynettii ulusun geri kalanlaryla ahenkli bir durumda tutan bir aznlktr. Byle bir aznlk, sadece bir parti olarak balad zaman bile, yava yava gerek bir soy durumuna geliir. Kararlarnn kesinlii, gvenlii mantndan deil kanndan gelir. Fakat bu demektir ki onda olan herey "kendiliinden" olur ve dahiye gerek yoktur. Byk politikalar, eer byle denebilirse, byk politikaclarn yerini alr. O halde politika nedir? Mmknn sanatdr. Bu, eski ve hemen btn anlam kapsayan bir szdr. Bahvan, tohumdan bir bitki elde edebilir veya elindekileri daha iyi bir duruma getirebilir. Onu verimli klabilir, ya da solmasna gz yumar, imkanlar ve dolaysyla gereklilikler bakmndan devrini tamamlamas, gc, btn kaderi onun gzne baldr. Fakat varlnn temel ekli ve yn ve sonraki devreleri, temposu, yn onun kudreti dahilinde deildir. Onlar tamamlamaldr; yoksa lr. Ayn ey, "kltr" dediimiz dev bit-

ki ve onun ekil dnyasna bal insan ailelelerinin varlk akmlar iin de geerlidir. Byk devlet adam bir halkn bahvandr. Politik ideallerle tapnanlar bir hiten yaratlrlar. Entellektel zgrlkleri artcdr; fakat akl ve doruluk, serbestlik ve eitlik gibi havada asl duran kavramlardan ina edilen, onlarn akllarndan yarattklar atolarn sonu olarak hepsi birbirinin ayndr; en st kattan aaya doru ina edilmilerdir. Gerek olayn sahibi kendine gre, ak realite olarak grdn, kabul ettiini farknda olmakszn ynetmeyi yeterli bulur. Bu pek fazla bir ey olarak grnmese de kelimenin geni anlamyla zgrln ilk balang noktasdr. Maharet kk ilerde, dmene son dikkatli dokunuta kollektif ve tek tek ruhlarn en hassas titreimlerinin inceden sezilmesindendir. Btn zaferin srr, gze arpmayanlarn organizasyonunda gizlidir. Bir oyunun ustas, Talleyrand gibi galip partinin elisi olarak Viyana'ya gidebilir ve kendini zaferi kazanann efendisi sayabilir. Lucca toplantsnda, durumu son derece mitsiz olan Sezar, sadece Pompei'in kudretini kendi amalarnn hizmetinde kullanmakla kalmad, fakat ayn zamanda muhaliflerinin gerein farkna varmasna imkan vermeden bu gc baltalad. Fakat imkanlar alannn tehlikeli kenarlar vardr ve eer byk barok diplomatlarnn sona eren nezaketi hemen hemen daima berrak kalmay baardysa, onlara daima taklmalar ideologlarn asl yetkisidir. Devlet sanat kahramannn nderliklerini kaybetmemek iin kendini bir mddet akntya brakt tarih dnemeleri olmutur. Her durumun elastiki bir midi vardr ve limitin tahmininde en ufak bir hataya bile izin verilemez. Bundan baka, gerekli olan, tan vaktinde yaplmaldr. Yani, ynetici gcn kendi iinde gven satn alabilmesi mmkn olduu halde, bir fedakarlk olarak kabul edilirse, bu bir zayflk ifadesi olur ve kk grlmeye sebep olur. Politik ekiller, deiiklie uramalar kanlmaz olarak belirli bir yn izleyen canl ekillerdir. Bu seyri izlemesini nlemeye veya herhangi bir ideale yneltmeye teebbs etmek kiinin "uygunsuz" durumda olduunu itiraf etmesi demektir. Demokrasinin kurulu devrinde tekrar tekrar (1789'dan nce Fran-

sa'da ve 1918'den nce Almanya'da olduu gibi) gerekli bir reformun bir hediye olarak verilmesinin artk ok ge olduu hayat noktaya varlan zamana rastgeliriz. O zaman en iddetli enerjiyle reddedilmesi gereken ey bir fedakarlk olarak verilir ve bylece de yok olmann bir iareti olur. Fakat ilk gereklilii zamannda farkedemeyenler, elbette ki ikinci durumu da yanl deerlendireceklerdir. Canossa'ya bir gezi bile ok erken veya ok ge yaplabilir. Zaman ayarlama, btn insanlarn geleceini hazrlayabilir; onlar dierleri iin kader olacaklar m, yoksa kendileri bir bakasnn kaderinin objesi mi olacaklar? Fakat ken bir demokrasi de, dnn idealini srdrmeye alarak ayn hatay tekrarlar. Bu bizim XX. yzylmzn hatasdr. Sezarizme giden yolda daima bulunacak bir "Cato" vardr. Bir devlet adamnn, mstesna gllkte birinin bile politika metodlar zerinde sahip olduu etki ok azdr ve kendini bu konuda aldatmamas stn dereceli devlet adamnn karakteristiklerinden biridir. Onun grevi mevcut bulduu tarihi ekille ve onun iinde almasdr; daha ideal ekilleri cokun bir merakla arayan ancak teorisyendir. Fakat politik bakmdan "formunda" olmak, dier eyler bir yana, en modern aralarn kaytsz artsz bir hkm demektir. Aristokrasinin tehlikesi, kendi kulland aralarda tutucu olmas; demokrasinin tehlikesi ise, forml ile eklin kartrlmasdr. imdiki zamann aralar parlamenterdir; seimler ve basn daha uzun sre de byle olacaktr. O, bunlar hakknda istediini dnebilir, onlara sayg gsterilebilir veya onlardan nefret edebilir. Fakat onlara hkmetmelidir. Bach ve Mozart kendi zamanlarnn mzikal aralarna hkmetmilerdir. Bu her alanda ustaln iaretidir. Devlet ileri bir istisna deildir. Devlet adam bilir ki seim hakknn alan, oylarn ileme Atina veya Roma, Jakolin veya Amerikan veya bugnk Alman sokulma tekniine kyasla olduka nemsizdir. Modern basna gelince, romantik olursa merut bakmdan "hr" olduu zaman honutlukla glmseyebilir, fakat realist sadece bunun kimin tertibi olduunu sorar.

POLITIK TEORI

Politiko-sosyal teori, parti politikasnn temellerinden sadece biridir. Fakat ok gereklidir. Rouesseau'dan Marx'a kadar uzanan iftihar serisinin anti-tipi Efiatun'dan Zeno'ya kadar uzanan klasik sofistler srasnda yer alr. in'de bunlara tekabl eden doktrinlerin nitelikleri, yine konfyanist ve taoist edebiyattan karlr. Sosyalist Moh-ti'nin adn vermek yeterlidir. Abbas devrinin Bizans ve Arap edebiyatnda (ki bunda radikalizm de dier eyler gibi oluum bakmndan ortodoks dinine balyd) byk bir yer tuttular ve IX. yzyln btn buhranlarnda itici g roln oynadlar. Msr ve Hindistan'da da mevcut olduklar Hiksos ve Budan zamanlarndaki olaylarn ruhuyla ispat edilir. Onlar iin edeb ekil art deildir; ayn derecede etkili olarak sz yoluyla tarikat ve birliklerde vaiz ve propaganda yoluyla (ki bu gerekten de puriten hareketlerin kapanndaki standart metottur. Mslmanlk ve Angelo Amerikan Hristiyanl bunlar arasndadr) olmadn da yaylabilir. Bu doktrinlerin "doru" veya "yanl" olmadn tekrarlamal ve zellikle belirtmeliyiz ki, politik tarih iin anlamsz bir sorudur. Mesela marksizmin aksinin iddia edilmesi akademik yaynlar ve toplumsal tartmalarn alanna dahildir, ki herkes daima hakl, muhalifi ise daima hakszdr. Fakat bunlarn etkili olup olmad ne zamandan beri ve ne mddetle aktalitenin bir kavramlar sistemiyle iyiletirilebilecei inanc politikann dikkate almas gereken gerek bir gtr. Bugnn insanlar olarak biz, kendimizi mantn

geni kudretindeki snrsz bir gven devrinde buluruz. Hrriyet, adalet, insanlk, ilerleme gibi byk fikirler son derece kutsaldr. Byk teoriler kutsal kitaplardr. Onlarn ikna etme gc mantkl desteklere dayanmaz; nk parti kmesi onlar denemek iin ne eletirici bir enerjiye ne de bir ayrma sahiptir. Fakat anahtar kelimelerdeki kutsal hipotezler zerinde ayn zamanda etki, byk ehirlerin sakinleri ve "okumu adamn dini" olarak rasyonalizm devriyle snrldr. Kyl zerinde hibir etkisi yoktur ve hatta ehir ynlar zerinde ancak belirli bir zaman iin etkilidir. ehirliler hemen ona dnerler, evkle szlere ve vaizlere sarlrlar, barikatlarda sava alanlarnda, daraalarnda ehitlie giderler; baklar politik ve sosyal ynden dier dnyaya dikilmitir; dz ve makul eletiri alak, saygsz, adi ve lme deer grnr. Fakat ite bu nedenle Toplumsal Szleme ve Komnist Manifesto gibi dokmanlar parti hayatnn doruuna ykselmi ve ynetilen ynlarn kanlarn oluturmasn ve kullanmasn bilen gl insanlarn ellerinde en kuvvetli vastalardr. Buna ramen, bu mcerret ideallerin sahip olduu g, zaman bakmndan parti politikasna ait iki yzyln tesine uzanamaz bile; onlarn sonu aksinin iddia edilmesinden deil, bkknlktan dolay gelir ki bu bkknlk Rousseau'yu ok nceden ldrmtr, ksa bir zaman sonra ise Marx' ldrecektir, insanlar nihayet vazgetiler, ama u veya bu teoriden deil fakat hangisi olursa olsun teoriye olan inantan ve onunla birlikte yetersiz aktalitelerin kavramlarn uygulanmasyla gelitirilebileceini hayal eden bir XVIII. yzyln duygulu iyimserliinden de vazgetiler. Eflatun, Aristo ve adalar akll ve gzel bir netice elde etmek iin eitli klasik kurulular tanmlayp kartrrken btn dnya dinledi. Eflatun Sirakza'y ideolojik bir tertibe uygun olarak deitirmeye alt ve ehri uurumdan aa felkete doru itti. Bana yle gzkyor ki in'in gney devletlerini uygunsuz duruma dren ve onlar Tsin Imparatorluu'na kadar gnderen bu eit bir felsefi tecrbeydi. Jakoben serbestlik ve eitlik softalar Fransa'y, Direktrlk'ten itiba-

ren ordu ve borsann ellerine teslim etti. Her sosyalist ayaklanma, sadece kapitalizm iin yeni yollar kvlcmlandrr. Fakat Cicero, Pompei iin De Republica'sn, Sallust ise Sezar iin iki risalesini yazd zaman, artk hi kimse dikkat bile etmedi. M.. ilk yzylda teoriler ok eskimi, egzersizler haline gelmilerdi. O zamandan itibaren ancak ve ancak "kuvvetli olan" nemliydi. Bize gre de, bu konuda bir yanla meydan verilmesin, teori a sonlarna yaklamaktadr. Liberalizm ve sosyalizmin byk sistemlerinin, hepsi 1750 ve 1850 yllar arasnda dodular. Marx'nki henz yarm asrlk olmutur ve varisi yoktur. Tarihin materyalist gryle derun olarak, nasyonalizmin mantkl sonuna vard anlamna gelir; bu nedenle son devirdir. Programa inan, bizim bykbabalarmzn zelliidir. Tanmlarmzda ise taralln bir delili olacaktr. Onun yerinde imdi bile, eziyet edilen vicdan ve ruhsal alktan doan yeni bir tevekkl dindarlnn tohumlar yetimektedir ki bunun grevi elik gibi parlak kavramlar srlar arayan ve sonunda onlar "ikinci Dinsellik" derinliklerinde bulacak olan yeni bir teki taraf (Diesseits) kurmak olacaktr.

DEMOKRASININ KADERI

Bir demokrasinin balangcnda konu sadece akla aittir. 4 Austos 1789'un gece celsesi ve Tenis Kortu And veya 18 Mays 1848'deki Frankfurt Paulskizche'deki toplantdan daha saf ve daha soylu olarak tarihin gsterebilecei bir ey yoktur. Bu olaylar, insanlarn g kendi ellerindeyken, aktalitenin kuvvetleri hayacileri toplayp bir kenara itmeye muktedir olduklar mddete genel dorular tarttklar zamanlan belirler. Fakat o srada teki demokratik grup kendini gstermekte ve insanlara kiinin ancak para sahibi olduu zaman merut haklarn kullanabilecei gereini hatrlatmakta zaman kaybetmedi. Seim hakknn, idealistin tahminine yakn bir durumda bile kullanlmas elverili parann izin verdii kadaryla semenler zerinde (onun payna den) ileyen herhangi bir organize edilmi liderliin eksikliinden ileri geldii farzedilir. Byle bir liderlik ortada gzkt an oy yaps zerinde sonu olarak en ufak bir olumlu etkiye sahip olmad kiisel organizasyonlar zerinde kalabalk tarafndan kaydedilen bir fikrin belirtisinden baka bir ey deildir artk. Grn bakmndan Batl parlamenter demokrasiyle, evrensel poplere bir seim hakk fikrinin tamamyla yabanc olduu Msr, in ve Arap medeniyetlerinin demokrasileri arasnda geni farklar vardr. Fakat aslnda tpk zamannda bir itaat kollektivitesi olarak "formunda" olduu gibi, yani bir suje iin bir obje olarak Badat'ta tarikatlar olarak, Bizans'ta keiler olarak ve herhangi

bir yerde yetkili bir ordu veya gizli bir yksek toplum veya bir devlet iinde devlet olarak "formunda" olduu gibi bulunduumuz a iinde de bize gre ktle bir oy veren olarak "formundadr". Hrriyet her zamanki gibi, tamamen olumsuzdur. Gelenein, slalenin, hilafetin yklmasnda oluur. Fakat ynetici g, hemen bir kerede ve eksilmeden, bu kurumlardan, bu kalabaln kaytsz artsz pasif objesi olmay srdrd yeni glere parti liderlerine, diktatrlere, bakanlara, peygamberlere, onlarn taraftarlarna geer. Klasik bir halkn temel haklar (demos, populus) en stn devlet ve hukuk makamlarna kadar uzanrd. Bunlarn uygulanmas iin halk, "formundayd" ki, burada klidci nokta yn, madde olarak toplanrd. Orada klasik tarzda bir etkileme ileminin objesiydi, yani vcudca yakn ve duyularla anlalabilecek ekilde, her kulak ve gze seslenen bir belagat vastasyla; bugn bize uzaklatrc ve hemen hemen ho grlemez gibi gelen prova edilmi alama sesleri ve giysileri'2 yrtlmas gibi aralar vastasyla, dinleyicilerin utan duyulmadan vlmesi, muhalifler hakknda akla gelmeyen yalanlar gibi vastalarla; parlak cmlelerin ve tekrarlanan nakaratlarn (ki bu yer ve amala bunlardan fevkalade bir repertuvar meydana gelmitir) kullanlmas; oyun ve hediyeler vastasyla; tehdit ve hcumlar vastasyla; fakat hereyden nce para vastasyla halk etki altna alnrd. Bunun balangcna 400 ylnn Atina'snda, aknlk veren en ar noktaya varmasna ise Sezar ve iero'nun Roma'snda rastlyoruz. Her yerde olduu gibi burada da, seimler, snf temsilcilerinin adlandrlmas olarak balayp parti adaylarnn sava alan, parann mdahalesi iin ve hele bir zamandan sonra sonsuzcasna artan para miktarnn mdahalesine hazr bir arena haline gelmitir. "Ancak belirli kiilerin ellerinde toplanabilen servet bydke, politik kudret mcadelesi daha da ok para meselesine
2. Sezar bile, elli yanda olmasna ramen, bu komediyi Rubiconda askerlerinin nnde oynamaya mecbur olmutu; nk onlar buna alkt ve herhangi bir ey istendii zaman bunu bekliyorlard. Bu bizim politik toplantianmzdaki "derin iknann gs tonlar" uygulamasna tekabl eder.

dkld". Daha fazla bir ey sylemek gereksizdir. Yine de daha derin anlamda bir bozulmadan sz etmek doru olmaz. Bu bir dejenere olma meselesi deildir, olgunlua eritii zaman bu eit ekiller alma zorunluluuna mahkum demokratik kavim zelliklerinin kendisidir. Censor Appius Clandius'un reformlarnda (310) (ki kendisi phesiz gerek bir helenist ve Madam Roland'n evresi tipinde merut bir ideologdu) muhakkak ki byle bir seim hakk konusunda baka bir mesele yoktu. Haksz tanzimat sanatnn sz bile edilmiyordu, fakat sonu basit olarak bu sanatlara giden yolu hazrlad. Byle bir taslakta deil fakat onun ilk uygulamalarndan rk nitelii dodu. Byk bir hzla tam bir egemenlie giden yola vard. Parann diktatrlnde parann kullanlmasn bir dn delili olarak tanmlamak pek de doru olmaz. Seyri, bir seimler serisi olarak ekil ald zamandan itibaren Roma'daki memuriyet kasiyeri ylesine byk bir sermaye istiyordu ki her politikac btn maiyetine borluydu Btn semtlerin semenlerine yemekler, gladiyatr gsterilerine bedava yerler veya (Milon'un durumunda olduu gibi) hatta eve kadar gtrlerek para veriliyordu. "Geleneksel morale hi sayg gstermeden," der iero. Seim sermayesi Amerikan boyutlarna, bazen yzlerce milyon sesters'e ulayordu; Roma'da bu i iin kullanlan para stoku hesaplanamayacak kadar ok olduu halde, 54 ylnn seimlerinde o kadar harcanmt ki, faiz oran yzde drtten sekize kt. Sezar o kadar ok para dedi ki, alacakllarnn onun kendi kasabasna dnmesine izin vermeden nce Krasus ona yirmi milyonluk bir senet imzalamak zorunda kald. Pontifer Maksimus, memuriyeti iin koyduu adaylnda kredisini ylesine zorlad ki baarszla uramak onu mahvederdi. Rakibi Catulus ciddi olarak onu satn almay teklif edebilirdi. Fakat Galya'nn fethi ve smrlmesi (bu da yin eparann sebep olduu bir giriimdi) onu dnyann en zengin adam yapt. Gerekte orada nceden yenilmiti. nk Sezar'da Cecil Rhodes gibi bu milyarlar kudret iin toplamt. Bunu nce ve en ok bir maliyeci ve ancak ikinci olarak bir politikac olan Krasus gibi ol-

duu iin yapmamt. Sezar anlamt ki demokrasi topraklan zerinde merut haklar para olmadan hibir ey, parayla ise herey demekti.

BASN

imdi klasik ve zellikle Roma Forumu, ondan beklenen haklarn kullanmaya zorlamak iin halk ynn gzle grlr tek bir vcut olarak bir araya toplarken, "ada" ingiliz-Amerikan politikaclar basn yoluyla, iinde her kiinin farknda olmadan kendine ayrlan yeri ald tm dnyay kapsayan entellektel ve mali gerilimlerin bir g alann yaratmtr. yle ki bu kii bir ynetici gibi dnmeli, arzu etmeli, hareket etmeli ve bylece dnceler u veya bu noktada birlemelidir. Bu dinamie kar statik faustiana kar apollonian dnya duygusu, nc boyutun tutkusuna kar saf akla uygun imdiki zaman demektir, insan insanla konumaz; basn ve onun birlii, elektrik, tehizatl haber servisi btn halklarn ve ktalarn uyanan bilinliliini gnden gne, yldan yla, tezlerden, sloganlardan, gr alarndan, manzaralardan, duygulardan oluan sar edici bir yaylm ateine tutar. yle ki, her benlik canavarca entellektel bir eyin deta bir fonksiyonu haline gelir. Para, politik olarak, bir elden dierine gezmez. Kendini kumar ve ikiye dntrmez. O, gce dntrlr, miktar onun yapt etkinin derecesini saptar. Barut ve matbaa faustian mesafe taktiklerinin iki byk vastas olarak ayn yere aittirler. Her ikisi de gotiin zirvesinde kefedilmiler, her ikisi de Alman teknik dncesinden domulardr. Ge devrin balangcnda Reform ilk basl katlara ve ilk toplara tank olmutur. Fransz Devrimi ise medeniyetin banda, 1788 son-

baharnda ilk kk kitap frtnasna ve Valmy'de ilk top atlarna ahit oldu. Fakat hesapsz miktarda oaltlabilen ve eriilmez blgelere kadar datlan bu baslan sz onu kullanmasn bilenin ellerinde deiik bir silah haline geldi. Fransa'da 1788'de bile hl bir zel kmlar ifade etmek meselesiydi. Fakat ingiltere bu devreyi zaten atlatmt. Cidd olarak okuyucu zerinde izlenimler yaratacak yollar aryordu. Londra'dan, Napolyon'a kar Fransa topraklarnda alan makale, basl katlar, sahte hatrat sava, bunun ilk byk rneidir. Bugn biz bu entellektel topun bombardman altnda ylesine korkak yayoruz ki hi kimse bu canavarca dramn berrak bir grnm iin gerekli olan isel kopmay gerekletiremez. Saf bir demokratik perde arkasna gizlenen hkmetme arzusu grevini ylesine iyi yapmtr ki objenin zgrlk anlay imdiye kadar yaam olan en iyi ileyen klelik sistemi tarafndan aka iirilmektedir. Doru olan nedir? Toplum iin srekli olarak okuduu ve duyduudur. Terkedilmi kck bir damlas herhangi bir yerde yerleip "doru"yu belirlemek iin bir temel arayabilir. Fakat elde ettii sadece kendi dorusudur. teki, sadece gerek olaylar dnyasndaki etkiler ve baarlar iin nemli olan zamann toplumsal dorusu bugn basnn bir rndr. Basnn arzu ettii ey dorudur. Onun yneticileri dorular uyarr, deitirir ve baka ekle sokar. haftalk bir basn almas sonucunda "doru" herkes tarafndan bilinmektedir. Politik basna bal olarak evrensel okul eitimi gereklilii ortaya kar ki klasik dnya bundan tamamyla yoksundur. Bu talepte, parti politikasnn objesi olarak ktleleri gazetenin kuvvet alanna doru gtme arzusu gibi pek de farkedilmeyecek bir unsur vardr. Erken demokrasinin idealisti yaygn retime, arriere pensee olmakszn, saf ve basit aydnlanma gzyle bakmtr ve bugn bile insan urada veya burada basn zgrl konusundan cokunlukla sz eden zayf kafalara rastlar; fakat dnya basnnn gelecek

Sezarlar iin yolu aan tam anlamyla budur. Okumay renenler onun kudreti nnde diz kerler ve ge demokrasinin hayali kendi kendini ynetmesi, baslan kelimenin itaat ettii kuvvetler tarafndan halkn mkemmelen ynetilmesi haline gelir. Hibir vahi hayvan terbiyecisi, hayvanlarn bundan fazla bir kuvvet altnda tutmamtr. Okuyucu ktlesi olarak halkn balarn zn, bir frtna gibi sokaklar geecek, dehet saarak ve camlar krarak kendine gsterilen hedefe frlayacaktr. Basn personeline bir haber verin, sakinleecek ve evine dnecektir. Bugn basn, subay olarak gazetecileri, asker olarak ise okuyucular ile birlikte dikkatle organize edilmi kollar ve dallaryla bir ordudur. Fakat burada, her orduda olduu gibi, asker kr krne itaat eder ve sava hedefleri ve operasyon planlar onun haberi olmadan deiir. Okuyucu hangi amalar iin kullanldn, hatta oynamakta olduu rol ne bilir ne de renmesine imkn verilir. Dnce zgrlnn bundan daha mthi bir karikatr dnlemez. Bundan nce kii zgrce dnmeye cesaret edemezdi. imdi ise cesaret etmekte fakat yapamamaktadr; onun dnme arzusu sadece dzenlemeyi dnmeyi arzu etmektir. Onun serbestlik olarak hissettii budur. Parti liderlerinin diktatrl srtn basnn diktatrlne dayamtr. Rakipler, para vastasyla okuyucular halklar deil en nasse dman inanlardan, ballktan koparmaya ve onlar kendi akl eitimlerine tabi tutmaya urarlar. Bu akl eitiminden rendikleri hereyin bilmeleri gereken ey olduu kabul edilir. Daha stn bir arzu onlar iin dnyann grntsn hazrlar ve getirir. imdi barok prensleri iin olduu suje zerine askeri hizmet ykmlln yklemek gerei kalmamtr. Birisi onlarn ruhunu tel haberleri, makaleler ve resimlerle krbalar, t ki silah iin barmaya balamasna ve onlarn dmesi arzu edilen bir elikiye liderlerinin drlmesine kadar. Bu, demokrasinin sonudur. Eer dorular dnyasnda, hereyi belirleyen delilse, gerek olaylar dnyasnda ise baardr. Baar,

bir varln dierlerine kar stnlk salamasna denir. Hayat galip gelmitir. Dnya gelitiricilerinin dleri artk efendi kiilerin aralarndan baka bir ey deildir. Ge demokraside rk ileri frlar veya idealleri kendi klesi yapar, ya da onlara kt muamele ederek bir kenara atar. Msr tebasnda, Roma'da in'de de bu byleydi, fakat bizimkinde olduu kadar hibir medeniyette hkmetme arzusu kendisini bylesine engellenemez bir ekilde aa karmamtr. Ktlenin dncesi, dolaysyla hareketi demirden bir bask altnda bulundurulmaktadr. Bu nedenle, ancak, insanlarn okuyucu ve semen olmalarna izin verilmitir: yani ift tarafl klelik. Halbuki partiler birka kiinin itaatli maiyeti haline gelmektedir, gelecek sezarizmin glgesi onlara dokunmak zeredir. Para akl mahvettikten sonra, demokrasi para vastasyla kendi kendini mahveder. Fakat sadece, herhangi bir Marko veya Zeno'nun fikirleriyle aktiialitenin kendinin dzeltilmesine izin vermesi hayalinin yklmas nedeniyle; insanlarn, realite dnyasnda bir hkmetme arzusunun ancak bir dieri tarafndan yklabileceini renmi olmas nedeniyle (nk bu "arpan Devletler Devri"nin en byk insan tecrbesidir); hl canl kalan eski ve deerli btn gelenek iin nihayet derin bir zlem uyanmtr, insanlar para ekonomisinden tiksinmekten yorgun dmlerdir. Herhangi bir yerden bir kurtulu iin eref ve valye ruhu, isel soyluluk, bencil olmamak ve grev gibi baz doru idealler iin mitle beklemektedirler. imdi, megalopolis rasyonalizminin bask altnda tuttuu kann ekil dolu glerinin derinliklerinde yeniden uyand bir zaman domaktadr. Kendini gelecek iin saklam olan, slle gelenei ve soyluluk kapsamna giren herey, paray hor gren yksek ahlk konusunda herey. Byk Frederick'i szleriyle devletin hizmetkr ok alan, kendini feda eden. kaygl hizmetkr olmaya itenlikle uygun olan herey. Btn bunlar, aniden dev hayat glerinin odak noktas olur. Sezarizm, demokrasi topraklar zerinde yetiir, fakat kkleri kan geleneinin derinliklerine kadar uzanr. Klasik Sezar kudretini tribnden, arballn

IKTISAD HAYATN EKIL DNYAS: PARA


ve dolaysyla srekliliini almtr. Burada da eski gotiin ruhu yeniden uyanr. valyemsi kuvvetlerin ruhu yamac Vikingizm'e egemen olur. Gelecein glleri dnyaya zel mallar olarak sahip olabilirler, nk kltrn byk politik ekli onarlmaz bir ykma uramtr; fakat bu nemli deildir, nk gleri ekilsiz ve snrsz da olsa, bir grevi vardr. Bu grev; olduu gibi bu dnya iin bkmak usanmak bilmeden duyulan kaygdr ki para gc ana duyulan ilginin tam tersidir. Fakat ite bu nedenle demokrasi ve sezarizm arasndaki diktatr para ekonomisinin ender gleri ile Sezarlarn tamamyla politik emretme arzusu arasndaki son sava da, yksek onur ve bilinlilik ister.

EKONOMIK HAYAT

Byk kltrlerin ekonomik tarihini kapsayan gr ekonomik temel asndan ele almamaldr. Bugn ulusal ekonomi diye adlandrdmz ey aka ve zellikle ngiliz destekleri zerine kurulmutur. Kredi paras, kysz ingiltere'deki dnya ticareti ve ihracat endstrisi ilikileri tarafndan ona verilen zel ekil iinde, sermaye, deer, fiyat, mal gibi kelimelerin tanmlanmasnda temel olarak kullanlr; sonradan bu tanmlamalar fazla grlt karmadan dier kltr sahnelerine ve hayat devrelerine devredilirler. Bu ekonomik grntnn yapclar David Hume ve Adam Smith'tir. Onlar hakknda veya onlara kar imdiye kadar yazlan herey daima sistemlerinin yapsn ve metodlarn tartr. Bu, Carey ve List iin olduu kadar Fourier ve Lassalle iin de dorudur. Smith'in en byk hasm Marx'a gre, kii ingiliz kapitalizminin grntleriyle tamamen esinlendii zaman onu ne kadar yksek sesle protesto ederse etsin fazla bir ey farketmez. Protestonun kendisi bir tanma, kabul etmedir. Onun tek hedefi, yeni bir eit hesap yoluyla, suje olmann avantajn objelere verdi. Adam Smith'ten Marx'a kadar ekonomik dnce, belirli bir gelime dzeyindeki tek bir kltrn ekonomik dncesinin kendi kendini analizinden baka bir ey deildir. Batan baa rasyonalistik olarak, kuaklarn, kuvvetlerin ve halklarn ruhu ve onun yaratc gc yerine, materyal ve onun artlarndan, gereklerinden ve motiflerinden balar. Ekonomik hayat, gzle grlen sebep ve ne-

ticeler vastasyla geriye bir ey kalmadan hesaplanabilen bir ey, yaps olduka mekanik ve tamamen kendi kendine yeterli bir ey, nihayet hatta politika ve dinle bunlar yine tek tek kendi kendine yeterli konular olarak ele alnr. Bir eit geliigzel ilikisi olan bir eydir. Bu d grn tarih deil de sistematik olduuna gre, kavram ve kurallarn zamansz ve evrensel geerlilii bir inan metodunun konusudur. Onun tutkusu ekonomik idarenin tek doru bilimsel metodunu kurmaktr. Buna gre, her ne zaman onun dorular gerek olaylarla temas etse, tpk Dnya Sava'yla ilgili burjuva teorisyenlerinin ve Sovyet ekonomisine ilikin proleteryann kehanetlerinde olduu gibi, tam bir fiyasko ile sonulanmtr. imdiye kadar, bu nedenle, hayatn ekonomik yannn ve zellikle sahne, tempo ve dayanaklla gre ayr tarzlaryla birlikte yksek kltrn bu yannn morfolojisi anlamnda ulusal bir ekonomi asla yoktur ve olmamtr"). Ekonomiler bir sisteme deil bir fizyonomiye sahiptir. Onun iin eklinin, ruhunun srrna varmak iin fizyonomik bir doal yetenek gereklidir. Fakat bu "tahmin" yetenei uyarlmaldr. Onu uyarmann yolu tarihe anlayla dardan bakmaktr ki bunu izleyen teebbs sadece burada elverili olan imkanlar stnkr bir yoklamak amacyla yaplr.

EKONOMI VE POLITIKA

1.

Genel seferberliin ekonomik sonularnn birka hafta iinde dmanlklar sona erdirmeyi zorunlu kld hemen her yerde, uzmann fikriydi bu, sembolik olarak d duruma ekonomik "madde" kendi i karakterleriyle badaacak bir ekil vererek, faal varoluun dier unsurlarnda olduu gibi ekonomikte de etken olan rk igdlerinden kurnazca bir fikir verir. Btn ekonomik hayat bir ruh hayatnn ifadesidir.

Ekonomi ve politika, uyanan uurluluun veya akln deil, varln canl ve srekli bir akmnn iki tarafdr. "Formunda" olmann iki taraf vardr: Politik ve ekonomik. Onlar birbirlerini yalanlarlar, desteklerler, aksini iddia ederler, fakat politik yn kaytsz artsz nde gelir. Hayatn arzusu kendini muhafaza etmek ve hkm srmek, ya da daha ok, hkm srebilmek iin kendini glendirmektir. Fakat ekonomik uygunluk durumunda varlk akmlar kendini dnme ynnden dzenlenmiken, politikte dierlerini dnme ynnnden dzenlenmesi gerekir. Btn halklar, yaantlarnn kemirici sefaletinden dolay rklarnn iddetli gcn kaybetmilerdir. Burada insanlar bir ey iin deil, bir eyden dolay lrler. Politika bir fikir iin insanlar feda eder, onlar bir fikir iin lrler. Fakat ekonomi deta onlar boa harcayarak yok eder. Savata hayat, lm tarafndan, sadece varoluun zaferini garanti eden kar konulmaz gcn ounlukla bu noktasna kadar ykseltilir, fakat ekonomik hayatta alk, altnda bir kltrn stn ekil dnyasnn kt ve insan denen hayvann varolma mcadelesi btn plaklyla balar. ite bu nedenle ekonomik tarihin nemi ve anlam politik tarihten olduka deiiktir. Ekonomi sadece bir kurulutur. Varlk iin bu her ne olursa olsun anlamldr. Aslnda belirtmek istedii bir kii veya bir ahsn "uygun durumda" olmas, iyi beslenmi ve verimli olmas deil fakat onun ne iin yle olduudur, insan tarih

bakmndan daha ykseklere trmandka, politik ve dinsel arzusu isel sembolizme daha aikr olarak meyleder, ifade gc byle bir ekonomik hayatn sahip olduu derinlik ve ekil konusunda hereyin stnde daha belirgin olarak ykselir. Btn ekil dnyas dmeye balad zaman, basit hayat muhafazas kendini hatlaryla birlikte, annda ve yaln halde belirlenmeye balar, ite bu medeniyettir. Alk ve akn hayatn srkleyici gleri olduu konusundaki baya iddiann artk kendinden utanmad, hayatn, grev iin kuvvet arttrmak deil de bir "en byk saynn mutluluu", bir refah ve kolaylk, bir "panemetcircenses" meselesi anlamna geldii; ve byk politika yerine, kendi iinde bir ama olarak ekonomi politikasna sahip olduumuz zamandr. Ekonomi, hayatn rk ynne ait olduu iin, politika gibi, bir morale deil, allagelmi bir ahlka sahiptir. Yine de soyluluk ve rahiplik, gerek olaylar ve dorular ayrm tekrar karmza kar. Bir meslek snf, bir kuvvet gibi, (sevap ve gnah iin deil) iyi ve kt iin bir normal seyir duygusuna sahiptir. Bu duyguya sahip olmamak ereften yoksun olmak demektir. Ekonomik hayatn iinde alanlarda da eref, "doru olan eyin" ne olduu hakknda zarif ve ince anlay yeteneiyle birlikte merkez kriter olarak yer alr. Bu doru ey, dnyann dinsel kapsamnn altnda yatan gnah fikrinden olduka deiik bir eydir. Tccarlar, sanatkrlar ve kyller arasnda sadece son derece kesin bir mesleki eref deil, fakat yukardan aaya doru, esnaf, ihracat, banker, mteahhit ve hatta, hepimizin de bildii gibi, ikisi veya kendilerini ayn meslein pratisyenleri olarak gren hrszlar ve dilenciler arasnda ayn derecede kesin bir tedrici sralama vardr. Hi kimse bu allagelmi ahlklar sylememi ve yazmamtr, fakat onlar vardr. Snf ahlklar gibi, daima ve her yerde sadece yelik evresi iinde birbirlerine baldrlar. Sadakat ve cesaret, valye ruhlu olmak ve arkadalk gibi her meslek toplulukta bulunan soylu erdemlerin yansra, endstrinin ahlk deerinin, baarnn, iin kesin hatl nosyonlar ve artc bir ayrnt ve deiiklik duygusu ortaya kar.

Byle bir eye insan sahiptir. Bunun hakknda fazla bir ey bilmez; nk det ancak ihlal edildii zaman uurda kendini gsterir. Halbuki, aksine zamansz, evrensel geerlilikte, fakat asla kavranamayan idealler olan din yasaklar, bir insan onlar izlemeye teebbs edemeden ve bilemeden nce renilmelidir. Dier bir "gnahsz" gibi dinsel zahid temel szler, ekonomik hayatta anlamszdr. nk gerek bir azizin meselesi kendi iinde gnahtr. Zenginlerin honutluu veya fakirin gptas onu ilgilendirmez. Vadinin zambaklar ile ilgili deyi son derece din (ve felsefi) mizalar iin kaytsz artsz dorudur. Onlarn varlnn btn arl bu dnyann genel gerek olaylarnn, politikalarnn ve ekonomilerinin dnda kalr. Biz bunu Isa ve St. Bernard'n zamannda, bugnn Rus ruhunda grrz; ayn zamanda bir Diyojen veya Kant'n hayatnda da buna rastlarz. Onun adna insanlar gnll fakirlii ve gerginlii seer ve kendilerini hcrelerde ve alma odalarnda gizlerler. Ekonomik faaliyet bir din veya bir felsefede asla bulunamaz. Daima ancak bir kilisenin politik organizmasnda veya yoldalk teorisinin sosyal organizmasnda bulunur. O, bu dnya ile daim bir uzlama ve hkmetme gcnn mevcudiyetinin bir fihristidir. Btn stn ekonomik hayat kendini kyl zerinde gelitirir. Kyl prens kendinden baka esas tanmaz. yle denebilir ki, o dier her ekonomik varl tesadfi ve hor gren bir dnya bakyla sadece kendisi iin reten ve tketen bitkisiz ve tarihsiz, kendi iinde bir rktr. Bu retici tip ekonomiye kar onu bir obje, bir beslenme, hara veya yama kayna olarak kullanan bir elde edici tip ekonomi vardr. Politika ve ticaret, balanglarnda pek ayrdedilemezler. Her ikisi de sahip olma isteinde, kiisel, sava, her ikisi de kudret ve ganimete atrlar. lkel sava da daima bir ganimet savadr. lkel ticaret ise, yama ve korsanlkla ok yakndan ilgilidir. irlanda destanlar sk sk Vikinglerin bir kasaba halkyla bir gecelik alveri iin nasl anlatklarndan ve ondan sonra da silahlarn ekip yamay balattklarndan szeder.

Gelimi eklinde politika ve ticaret nakil stnl vastasyla bir rakibe kar materyal baarlar elde etme sanat demektir ki her ikisi de baka aralarla savan yerini tutarlar. Her eit siyaset bir i zellii tar ve her diplomatn bir ii vardr; her ikisi de kiinin ani yargs ve fizyonomik nezaketi zerine kurulmutur. Fakat gerek bir prens veya devlet adam hkm srmek, gerek bir tccar ise zengin olmak ister. Burada elde edici ekonomi ara ve amalar kovalamak iin ayrlr. Kii, hkmetmek uruna yamay ya da yama uruna hkmetmeyi hedef alabilir. Btnyle ekonomik avantajlarn peinde olan Romallar devrindeki Kartacallar, daha da ileri derecede zamanmzdaki Amerikallar gibi buna karlk saf politik dnme konusunda yetersizdir. zellikle devlet adam igdsnn eksiklii moral duygular iin koltuu bo brakt zaman Wilson'un durumunun da ispat ettii yksek politika kararlarnda daima aldatlr ve bir vasta olarak kullanlr. te bu nedenle bugnn ekonomik gruplar (rnein ii ve iveren birlikleri) aslnda lider olarak gerek bir politikac buluncaya (ve o da onlardan faydalanncaya) kadar politik baarszlklar stste yarlar. Ekonomik ve politik dnce, ekil bakmndan son derece uygun olmalarna ramen, yn (ve dolaysyla tm taktik ayrntlar) bakmndan temelden farkldrlar. Byk i baarlar, dizginlenmeyen toplumsal bir g uyandrr. "Sermaye" kelimesinde bunun yanlmaz ikinci dereceden etkisi farkedilir. Fakat ancak birka kiide, arzularnn renk ve yn ile nesnelerin durumlar hakkndaki kriterleri deiiklie urar. Ancak bir insan gerekten kendi teebbsn artk "kendi meselesi" olarak ve amacn da basit bir mal yn olarak grmedii zaman, bir sanayicinin devlet adam, bir Cecil Rhodes olmas mmkn olur. Buna ramen bunlarn hepsi yksek bir kltrn sakl seyrinin gsterileridir. Balangta esas snflar, zaman ve uzay sembolizmleriyle soyluluk ve rahiplik ortaya kar. Politik hayata, dinsel tecrbe gibi, iyi dzenlenmi bir toplum tabakasnda sabit bir yere, iinin ehli ustalara ve gerek olaylar ve dorular iin paylalm

amalara sahiptir; altnda ekonomik hayat emin bir yol zerinde farknda olmakszn ilerler. Sonra varlk akm ehrin ta yaplarnda dmlenir kalr; aklla para o zamandan itibaren gnmze kadar tarih rehberliini stne alr. Genlik dolu, sembolik gcyle kahraman ve azizler gittike azalr ve gittike daralan emberler iine ekilirler. Onlarn yerini souk burjuva berrakl alr. Kentin srtmelerinde varlk akm kesin zengin eklini kaybeder. Esas ekonomik faktrler yzeye kar ve ekilden esinlenmi politikann artklaryla oynasn; bu arada egemen bilim konu stokuna dini de katar. Ekonomik hayat zerine, politik kendini tatmin bir eletirici ve terbiye edici dnya anlay yayar. Fakat bundan, rm kuvvetler yerine herkesin kaderi olacak, gerek politik veya dinsel gl ykl kiisel hayat seyirleri ortaya kar.

MAL VE PARA ASNDAN DNME

ilkbaharn geliiyle, yerlemi ekilde bir ekonomik hayat balar. Halkn hayat tamamyla krda yaayan kyliinnkiyle ayndr. Herkesten, ayn ekilde retici ve tketici bir hayattan ayr tutulan ey maldr ve mal trafii btn ilk mnasebetlerin iaretidir. Bir insan bu dnyann "mallarnn" balandn syleriz; "sahip olma" ibaresi, bu belirli varln bir bakasnn deil, kknden itibaren byyp gelitii bitkimsi nitelik kaynana geri gtrr bizi. Bu devirlerde dei-toku, mallarn bir hayat evresinden tekine getii bir ilemdir. Onlar, hayata gre, o an iin hissedilen ilikinin deien bir lye uygun olarak deerlendirilir. Ne bir deer kavram, ne de genel lsne oluturan mallarn eit veya miktar vardr. nk altn ve madeni para da, nadir ve bozulmaz olduklar iin yksek deere sahip olan mallardr. Bu trampann ritim ve seyrine satc ancak bir arac olarak gi2. Bunun sonucu olarak bunlar son derece kk ldedir. O gnlerde d ticaret, macera dulu ve hayal gcne uygun okluu iin fazlasyla abartlm bir kural gibiydi. Venedik ve Hansa'mn "byk" tccarlar 1300'lerde daha nl sanatkrlarla boy liiemezlcrdi. Hatta Medici ve Fgger'in bile 1400 yllarnda devrilmesi, bugn kk bir kasabada bir dkkann kapanmasna eittir. En byk ticaret gemileri, ki bunlarda birok tccarlarn hisseleri vad, modern Alman mavnalarndan ok daha kkt ve her yl bir tek nemli yolculuk yaparlard: ngiltere'nin yn ihracat.

rer. arda elde edici ve yaratc ekonomiler yz yze gelirler, fakat gemilerin ve kervanlarn yklerini boalttklar yerlerde bile, ticaret sadece krsal trafiin bir organ olarak gzkr. ehir ruhuyla birlikte olduka yeni bir ruh uyanr. Saptayc nokta udur: Gerek bir ehirli, dnyev anlamda bir retici deildir. Toprakla veya elinden gelip geen mallarla hibir derun balants yoktur. Bununla mal eyaya dnr, dei-toku edilir ve biz mal araclyla dnrz. Bununla birlikte, tpk matematiksel dncenin mekanize edilmi bir evreden bir ey soyutlamas gibi, tamamen uzantl bir ey, limit tanmlamasnn bir ekli de ekonominin gzle grlr objelerinden mcerretletirilir. Mcerret para tam tamna mcerret sayya tekabl eder. Her ikisi de tamamyla inorganiktir. Ekonomik grnt sadece miktarlarla kltlmtr. Halbuki mallar iin en nemli ey kalitedir. Ekonomik dncenin ekli yerine deme vastasnn materyali veya dier iareti ile balamalar btn modern teorilerin bir hatasdr. Gerekte para, say ve kanun gibi, bir dnce kategorisidir. Bu tam kendi iinde deer, kendi iinde say gibi, ehirli adam, kksz adam gibi, dnlecek ilk eydir. Ancak gerek ehirlinin ekonomi grntsnde objektif deerler ve genelleme yaplm bir geerliliin dnce unsurlar olarak onun zel ihtiyalarndan ayr bir varla sahip deer eitleri vardr. Halbuki aktalitede her kiinin kendine uygun bir deerler sistemi ve en deiik deer eitlerinden oluan kendine zg bir stoku vardr ve bunlara gre arda hkm sren fiyatlar "ucuz" veya "pahal"
3. Metre ve gram nasl birer "g" iseler, Mark ve Dolar da o kadar "para"dr. Para paralan gerek deerlerdir Yer ekimini bir litre arlkla kartrmamz engelleyen, sadece klasik fizii ihmal etmemizden dolaydr. Matematikte bile klasik temeliyle birlikte, halen saylarla deerlerini birbirine kartrmaktayz. Klasik maden paray taklit etmemiz, para ve para paralar arasnda olup ayn karkl ortaya karrlar.

olarak nitelendirir*4). ilkel insanolu mallar karlatrrken, bunu sadece mantk araclyla yapmazken, sonrakiler eyalarn deerini tahmin eder. Bunu kat, kalitesiz ller vastasyla yapar. Bu deer lsnn sembolik ifadesini bir deer iaretinde bulup bulmad ve bunu nasl yapt, yazl szl veya gsterilen say iaretlerinin bir anlamda say oluu gibi bu belirli kltrnn ekonomik tarzna baldr ki bunlarn herbiri deiik bir eit para meydana getirir. Bunun ortaya kmas iin genel art, ekonomik olarak o ynden dnen bir ehirli nfusun mevcudiyetidir. Onun belirli karakteridir ki, para iaretinin ayn zamanda deme arac olarak kullanlp kullanlmayacan saptar. Nitekim klasik madeni para ve muhtemelen Babil gm byle kullanld halde Msr deben'i (libreler halinde tartlan ilenmemi bakr) bir dei-toku lyd. Fakat ne deer iareti ne de bir deme arac deildi. Batl ve "ada" in banknotu, yine, bir l deil bir vastadr*5). Bu dnme eklinin sonucu: Eski mlk, hayata ve topraa bal olarak servete yol aar ki bu esasnda hareketlidir ve nitelik bakmndan tanmlanmamtr: O, mallardan olumaz, onlarn iinde yerlemitir. Bal bana dnlecek olursa, para deerinin tam bir sayl kuantumudur. Bu dncenin mekan olarak ehir, para ars ve deerlerin merkezi haline gelir. Bir para deerleri akm dalmaya ve mallarn akmna hkmetmeye balad. Bununla birlikte de tccar ekonomik hayatn bir organ olmaktan karak efendisi haline gelir. Para
4. Buna benzer olarak biitn deer teorileri, her ne kadar objektif olmak amacnda iseler de kanlmaz olarak sbjektif bir prensipten gelitirilmilerdir. rnein Marx'nki, el iisinin hissesine nem vererek deeri tanmlar. Bu nedenle keif ve organize edenin ura ona gre deersizdir. Fakat bunu "hatal" eklinde tanmlamak yanltr. Bu teorilerin hepsi taraftarlar iin doru, kar cephedekiler iin ise yanltr. Kiinin bir taraftan m yoksa bir muhalif mi olduunu sebepler deil hayat saptar. XVIII. Yzyln sonundan itibaren ngiltere Bankas, "atan Devletler Devri" tarihinden balayarak in banknotunu Batllara tantt.

5.

bakmndan dnmek, u veya bu ekilde, ticaret veya i dnmektir. O, lkenin retici ekonmisini varsayar. Bu nedenle daima bata elde edicidir, nk bir nc k yoktur. "Elde etme", "kazanma", "speklasyon" kelimeleri tketiciye normal olarak varacak mallardan trtklanan kr, speklatif bir soygunu belirler. Bu nedenle bu szlerin eski kyl iin kullanlmas mmkn deildir. Para trafiiyle birlikte retici ile tketici arasnda, iki ayr dnya arasndaym gibi bir ncs, dncesinde hayatn i ynnn a priori: Egemen olduu arac ortaya kar. reticiyi ona sunmaya, tketiciyi ise onu aramaya zorlar. Bu aracl bir tekele, daha sonra da ekonomik bir stnle dntrr. Dier ikisini kendisi iin "formunda" olmaya, eyalar onun tahminine gre hazrlamaya ve tekliflerinin basks altnda onlar ucuzlatmaya zorlar. Bu dnce tarzna hkmeden kii parann efendisidir. Kltrlerin hepsinde o bu yoldan gider. Lysias, Msr tccarlarna kar olan nutkunda speklatrlerin bir panik yaratmak iin sk sk bir tahl gemisi kazas veya bir sava patlamas gibi yalan haberler yaydklarndan yaknr. Helenistik Roma zamanlarnda topra tarm yaplmayacak ekilde ayarlamak ve ithal mallarn ambarda tutmak gibi yollarla fiyatlar ykseltmek olduka yaygnd. "Yeni Krallk" devrindeki Msr'da Amerikan tarz buday blgeleri, Bat'nn banka ilemleriyle tamamen kyaslanabilecek bir bono iskontosuyla mmkn klnmt. Byk iskender'in Msr yneticisi Kleomnes, kitap ilemleri yardmyla btn msr stokunu kendi elinde tutmay, dolaysyla Yunanistan'da batan baa bir ktlk yaratarak kendisi iin byk kazanlar salamay baarmt. Ekonomik olarak bu iki ynden bakasyla dnmek aka byk bir ehrin para ilemlerinde deta bir piyon olmak demektir. ok gelimi ekonomilerin hepsi ehir ekonomisidir. Dnya ekonomisinin kendisinin btn medeniyetlerin karakteristik ekonomisini aslnda dnya ehri ekonomisi olarak adlandrmak mmkndr. Bu dnya ekonomisinin bile kaderi imdi birka yerde, dnyann "para arlar"nda saptanmaktadr. Nihayet para, iinde hkmedici arzunun, politik ve

sosyal, teknik ve zihinsel yaratc gcn, drt ba mamur bir hayat iin kvranmann zmsendii entellektel enerji eklidir. "Para evrensel sayg medeniyetimizdeki tek umut verici gerek olaydr. ki ey (para ve hayat) birbirinden ayrlamaz: Para, hayatn sosyal olarak datlmasn mmkn klan sayatr: Hayatn ta kendisidir," derken Shan tamamyla hakldr. Burada medeniyet olarak tanmlanan, o halde tre ve kiiliin kesin etkenliklerini kaybettikleri ve her fikrin gerekletirilmek iin para ekline sokulmas gerektii bir kltr devresidir.

KLASIK VE BATL PARA DNCESI

Her kltrn para hakknda kendine zg bir dnme tarz ve deerlendirme prensibine gre kendi z para sembol vardr. Apolliniann nem olarak para fikriyle faustiann fonksiyon olarak para kavram birbirleriyle taban tabana zttr. Dier bakmlardan olduu gibi ekonomik bakmdan da klasik insan kendini evreleyen dnyay bir cisimler topluluu olarak grd. Para da bir cisimdir. nem olarak deer ok nceden beri mevcuttu (hner). Maden para 650 yllarnda gzkt. Para olarak maden tamamyla klasik bir mucizedir. Sadece "klid fikirlerine gre mmkn, fakat o halde ekonomik hayatta yaratc bir stnlk sahibidir. Gelir, mlk, bor, sermaye gibi nosyonlar burada eldeki deerli objelerin bir toplam anlamna gelir. Mlk daima deiebilir bir nakit parayd. Snrsz pltokrasi devrinde, Anibal'den sonra, deerli madenlerin doal olarak snrlanm miktar, ihtiyalar karlamak iin olduka yetersiz hale geldi. Kii deil nesne olan kle, satlabilir bir deere sahip oldu. Kle emei uruna savalar ald. zel teebbsler Akdeniz kylar boyunca kle avna ktlar. 1496'da muazzaf usul defter tutmann kefi, klasik madeni para basmann kefine (650) "uygun der". Muazzaf usul defter tutmak, "irket"le balayan bir koordinat sistemine ilikin bir deer uzaynn saf bir analizidir. Uzayda bir para gerilimleri alam uzanr ve her objeye bir pozitif veya negatif etki deeri tayin eder ki, bu da bir defter kaydyla gsterilir. Byle dnlen ve ancak

klasik madeni parayla kyaslanabilen fonksiyonel parann sembol ve basit bir defter kayd, ne de henz bir hisse senedi, ek veya vesikadr, fakat onun araclyla yazda fonksiyonun uyguland bir hareket ve bu hareketin tarih delili olarak gvenliin roldr. Klasik ekonomi maddeye dayanrken bizim ekonomi dnyamz g ve yn tarafndan dzenlenir. Bat, politik devrinde Roma hukukunun, onun nesneleri cisman kemiyetlere eitlemesiyle birlikte benimsedii ve kemmiyet olarak say kavramna dayanan klid matematiini kabul ettii gibi, klasik maden para basma yntemini de ayn ekilde izlemitir. Bylece yle bir duruma geldi ki, bu entellektel ekil dnyann evrimi kemmiyet nosyonundan gittike artan bir kurtulu bir serbestlik ekli ald.

PARA VE T

Bir miktar alma karsnda bir eyin deerini lmek iin kullanlan para ve para paralarnn ayn olmas tamamen hayalidir. (Sadece Marx'n hesaba katt) tamamen yrtme ii icat edici, dzenleyici ve organize edici iin bir fonksiyonundan baka bir ey deildir. Dieri anlamn, nazar deerini, hatta yaplabilme imkann ite bundan karr. Buhar makinasnn kefinden beri btn dnya ekonomisi, onlarn stn dereceli almalar olmadan hibir ey yaplamayan, olduka az sayda stn kafalarn eseri olmutur. Fakat bu baar bir kuantum deil, yaratc dnceden doar. Onun deeri belirli sayda maden parayla tartlamaz. Daha ok o kendisi paradr; darphanede baslmam, fakat faustian hayat tarafndan zihinsel bakmdan bir cihaz gibi tehizatlandrlm faustian parasdr. O, hayatn niteliidir ki, dnceyi bir gerek olayna dierine ykseltir. Para asndan dnmek paray oaltr. Dnya ekonomisinin srr budur. nl bir organizatrn kat zerine bir milyon yazd zaman bu bir milyon vardr, nk ekonomik enerjisini buna uygun olarak ykseltmek iin kefil olur. "Kredi" kelimesinin bizim iin anlam bundan baka bir ey deildir. Her varlk akm bir liderler aznl ve nderlik edilen byk bir ounluktan olutuu gibi, her eit ekonomi de lider almas ve yrtc almadan oluur. Buna benzer olarak para asndan dnmenin sujeleri ve objeleri vardr: Kiiliklerinin gyle paray retenler ve ynetenler ve para ile salananlar. Faustian damgasn tayan para (faustian

EKONOMIK HAYATN EKIL DNYAS: MAKINA damgas ekonomi dinamiinden artlm gtr) ve bu, iten kii isel olarak bu gcn bir ksmn temsil etmeye yeterli olsun, veya aksine, ona kyasla bir yndan baka bir ey olmasn, kiinin kaderine (onun hayat kaderinin ekonomik yanma) aittir.

EKONOMIK HAYATN EKIL DNYAS: MAKINA


Teknik, serbest hareket eden hayatn kendisi kadar eskidir. Uyanan makrokozmosla onun makrokozmosu "tabiat" arasndaki orijinal iliki basit duyu izlenimlerinden duyu yargsna ykselen bir zihinsel duygulanmadan oluur. yle ki, zaten eletirici (yani ayrarak) veya ayn anlama gelen sebepsel analitik olarak iler. stn hayat tarihinin nemli dnemeci, doann kurallarnn tayinini bunlarn pratik uygulamas izledii zaman ortaya kar. Bununla, teknik az veya ok egemen olur ve igdsel esas tecrbe kesinlikle bir bilinli esas bilgiye dnr. Dnce kendini duygudan kurtarmtr. Bu dnemsel deiimi getiren kelimelerin dilidir. Bununla, tanmlama iaretlerinin sistemi bir teoriye varr, tpk faaliyet gstermesi yasaklanan bir uyanan uurluluk paras gibi mcerretletirme yoluyla deil fakat gnn bu ister yksek dzeyde uygar tekniin, ister en basit balangcn bir gn olsun tekniini izleyerek varlan bir grntdr. Kii ne istediini bilir; fakat kiinin bu bilgiyi edinebilmesi iin ok eyler olmas gerekir. Biz onun karakteriyle ilgili hibir hata yapmamalyz. Bu dmeyi ap kapamann srr say tecrbesine sahip adamn elindedir, fakat onu o kefetmemitir. Fakat bu teknik sayesinde uyanan bilinlilik ayn ekilde gerek olaylar dnyasna onun efendisi olarak mdahale eder. Hayat dnceden "al susam al" misalince faydalanr. Birok uygarln zirvesinde, byk ehirlerinde, nihayet teknik eletirinin hayata hizmet etmekten bkt ve kendini zalimletirdii anlar var-

dr. Bat kltr hatta imdi bu dizginlenmemi dncenin bir cmbn trajik bir lde yaamaktadr. Keifler stoku bydke bymtr. Onlar sk sk yaplm, unutulmu, tekrar yaplm, taklit edilmi, baklm, dzeltilmitir. Fakat sonunda btn ktalar iin kendi kendini ispatlayan bir "kaynaklar topluluu" oluturmulardr. Bu byk varlklarn ruhunun btn tutkusunu, rengini ve niteliini ifade eden stn kltrn teknii, ite bu temel zerinde ykseldi. Kendisini ve evresini klidi olarak gren klasik insann, kendi tekniini fikriyle a priori tam bir ztlkta yerletirdiini belirtmeye gerek yoktur sanrm. Eer "klasik teknik" demekle, (sfatla anladmz dier eylerle birlikte) Miken a'nn evrensel l eksiksizlii zerinde kararl bir abayla ykselen eyi kastediyorsak, o halde klasik teknik yoktur. Onun kadrgalar mkemmel krekli sandallarn, katapult ve mancnklar kollarn ve yumruklarn yerini tutuyordu. Asur ve in'in sava makinalaryla bir arada saylmamaldr, fakat "kahraman" ve benzerlerine gre onlarn elde ettikleri keifler deil ska geen atlard. Onlar i arlktan, anlarnn izilmi alnyazsndan, derin gereklilikten yoksundur. nc boyutun tutkusuyla faustian teknii ok deiiktir. En eski gotik gnlerinden itibaren, tabiatn efendisi olmak zere kesin bir kararla kendini ona kabul ettirir. Burada, ancak burada, igr ve elverililik balants normal seyrini izler. Teori, balangcndan beri ileyen bir hipotezdir. Klasik aratrmac, Aristo'nun tanrs gibi dnceye dald; Arap ise bir simyac gibi aba gstermeden tabiatn zenginliklerine sahip olmasn salayacak (filozoflarn ta gibi) sihirli vastalar arad, fakat batl dnyay arzusuna gre ynetmeye alt. Faustian mucidi veya kaifi deiik bir tiptir. Arzusunun ilkel
1. in kltr de hemen hemen bu Avrupa keiflerinin hepsini pusula, teleskop, matbaa, barut, kat, porselen dahil olmak zere kendi hesabna geirdi. Fakat inli, bunlan doadan zorla koparp almad, tatllkla elde etti. phesiz bilgisinin avantajlarn hissetti ve bunlan kendi hesabna kulland. Fakat onlarn stne atlp istismar etmedi.

gc, grlerinin parlakl, pratik zekasnn parlak enerjisi dier bir kltrn gr asna sahip herhangi bir kimseye acayip ve anlalmaz gibi gelir; fakat bize gre onlar kanmzda mevcuttur. Btn kltrmz bir kaif ruhuna sahiptir. Grnmeyen bir eyi kefetmek, ona hkmetmek zere i gzn k dnyasna getirmek, ilk gnlerden itibaren bu onun inat tutksuydu. Btn byk bulular, sonunda bir kaderin gerektirdii zaman ortaya kmak zere derinliklerde yava yava olgunlamlardr. Hepsine de yksek ruhlu, eski gotik keilerinin mutlu aratrmas tarafndan neredeyse yaklalmt. Btn teknik dncenin dinsel kaynaklar ancak burada aa karlmtr. Dua ve orularla Tanr'nn srrn ele geiren dnr kaifler hcrelerinde Tanr'ya hizmet ettiklerini hissettiler. Fakat hepsi iin de ayn zamanda eytann da bu oyunda bir parma olmas gibi gerek bir faustian tehlike, onlar ruh olarak, zerinde btn dnyaya hkmetme gc iin sz verdii o daa gtrme riski vard. Onlar tekrar tekrar bu hrsa boyun ediler. Bylece, sadece insann arzusuna itaat eden kk bir kozmos olarak makina fikrini meydana getirdiler. Arkasndan buna ramen rasyonilizmle birlikte, hereyi altst eden ve temellerinden itibaren ekonomik hayat deitiren buhar makinas kefedildi. O zamana kadar btn hizmetleri tabiat karlyordu. imdi bir kle gibi boyunduruk altna alnmt. Onun yapt i beygir gz standardyla deta hor grld. Beygir gc milyonlar milyarlar aarken, nfus hibir kltrn dnemeyecei lde artmaktadr. Bu art, kullanlmakta ve ynetilmekte srar edilen ve her kiinin gcn yz katna karmaya kadar varan makinann eseridir. Makina uruna insan hayat deerlenmektedir, ahlk dncenin en byk kelimesi i olmutur. XVIII. Yzylda bu kelime btn dillerde ihlal edici anlamn kaybeder. Makina alr ve insan ibirliine zorlar. imdi ortaya kan, bir yzyl zor bulan bir sre iinde ylesine byk bir dramdr ki gelecekteki bir kltrn insanlar dier bir ruh ve dier tutkularla birlikte "o gnlerde" tabiatn kendisinin

mcadele, imdi dnya ehirlerinin listelerinde yaplan zekalar, sessiz bir dev g olacak kadar iddetlenmitir. Bu sava teknik dncenin, para dncesine kar zgrln korumak iin yapt mitsiz mcadeledir. Dierlerinde olduu gibi faustian medeniyette "de parann diktatrl materyal zirvesine doru yol alr. imdi parann zne varm olan iin, akla uygun bir ey olur. Eer bu elle tutulur bir ey olsayd, mevcudiyetini sonsuza kadar srdrrd. Fakat bir dnce ekli olduu iin ekonomik dnyasn nihailie kadar dnd an solar gider. Artk beslenecek materyali kalmamtr. Ky aasnn topraklarna kadar girmi ve dnyay dndrmeye koyulmutur; onun dncesi her eit el emeini deitirmitir. Bugn mteebbis mhendis ve iinin retici gcn onun sonu durumuna sokmak iin baaryla endstriyi ezmektedir, insanlardan kurulu maiyetiyle makina, bu yzyln gerek kraliesi, daha gl bir kuvvete boyun eme tehlikesi iindedir. Para da otoritesini kaybetmek zeredir ve medeniyetin son eklini ald son eliki ortadadr: Para ve kan arasndaki eliki. Sezarizmin gelii parann politik silah olan diktatrle son verir. Dnya ehri ekonomisinin ve onun menfaatlerinin politik yaratc g zerindeki uzun bir zaferinden sonra netice olarak hayatn politik yn daha gl olarak kendini kabul ettirir. Kl paraya kar muzafferdir, efendi arzu, yamac arzuyu tekrar malubiyete uratr. Biz bu para kuvvetlerini "kapitalizm" olarak adlandrrsak, o halde btn snf menfaatlerinden stn olan gl bir politikoekonomik dzeni dnyaya getirme arzusu tarihinin tayin edici sava iin hepsini iyi artlar altnda tutan bir yksek dncelilik ve grev anlay sistemi diye adlandrdmz da "sosyalizmdir". Bu sava da bir para ve kanun savadr. Ekonominin zel kuvvetleri byk kaynaklar elde etmek iin serbest yollar isterler. Onlar kanunlar kendi menfaatlerine gre kendileri yapmak isterler. Bu ama iin kendileri yaptklar bir arac kullanrlar. Demokrasi, para tahsis edilen parti bu mthi hcuma kar koymak iin kanun, tatmini

zenginlerin ylmasna deil, btn para avantajlarnn tesinde, gerek bir yneticiliin grevlerinde bulan yksek bir gelenee ihtiya duyar. Bir kuvvet ancak bir prensip tarafndan deil bir dier kuvvet tarafndan devrilir. Paraya kar duracak tek bir kuvvet kalr. Para, kan tarafndan devrilir ve yok edilir. Hayat, alfa ve omega, mikrokozmik bir ekildeki kozmik bir akmdr. Bu, tarih olarak dnyann snrlan iinde gerek olaylarn gereidir. Kuak sralanmasnn dzenlenemeyen ritmi nnde onun entellektel dnyasnda uyanan uurluluk tarafndan kurulan herey sonunda yok olur. Tarihte bu sadece hayattr. Irkn nitelii, hkmetme gcnn zaferi ve dorulann, keiflerin veya belirttii parann zaferi demek deildir. Bylece yksek bir kltrn dram tanrlarn, sanatlarn, dncelerin, savalarn, ehirlerin o fevkalade dnyas daima devreden kozmik akla ayn olan kann ilkel gerek olaylarnn dnyle sona erer. in ve Roma imparatorlarnn anlattklarna gre parlak, hayali uyanan varlk kendini varln sessiz hizmetine adar. Zaman uzaya kar zafer kazanr. Engellenemeyen hareketinin bu gezegen zerinde geici kltr hadisesini insan hadisesine yerletiren yine zamandr. Gerisinde akan btn jeoloji ve yldz tarihlerinin ufuklar gzlerimizin k dnyasnda stste ylrken, o, bir sre iin hayat hadisesinin iinde akt bir ekildir. Buna ramen, bir kaderin bu kltrn iine ve gelimesinin bu anna parann son zaferlerini kutlad, sezarizmin sessiz, salam admlarla baarya yaklat anda, ynmz, arzu edilmi ve mecbur tutulmu olarak, bizim iin dar snrlar iine yerletirilmitir, hayatn dier hibir ekli yaanmaya demez. Biz una veya buna erime zgrlne deil fakat gerekli olan yapma veya hibir ey yapmama zgrlne sahibiz. Tarihn gerektirdii grev kiiyle beraber veya ona kar baarlacaktr. Ducunt Fata Volentem, nolentem trahunt.
4. Bu anlamda ii hareketlerinin hisse politikas yine buna aittir. yle ki objelerin para deerlerini ykmak deil onlara sahip olmaktr.