Toplumbilimsel Eleştiri ve “Edebiyat Sosyolojisine Giriş” Mehmet Rifat Varlık Dergisi Mayıs 2005

Toplumbilimsel Eleştirinin Genel Çerçevesi
XX. yüzyılda geliştirilen metne yönelik eleştiri yöntemleri arasın da “ruhsal eleştiri” (ya da “ruhçözümsel eleştiri”) ile “toplumbilimsel eleştiri” birbirini bütünleyen iki değişik yaklaşım biçimi olarak dikkati çeker. Ruhçözümsel eleştirinin (psikokritik) psikanalizin içindeki yeri neyse, toplumbilimsel eleştirinin (sosyokritik) de yazın toplum bilimi (edebiyat sosyolojisi) içindeki yeri, işlevi odur. Türkçede son yıllarda psikanalizin yaklaşım biçimini, yaklaşım yöntemlerini Türk yazarlarının metinlerine uygulayan çalışmaların dikkati çektiğini söyleyebilirim. Bunlar arasında da özellikle Oğuz Cebeci’nin Psikanalitik Edebiyat Kuramı (2004), Nurdan Gürbilek’in Kör Ayna, Kayıp Şark: Edebiyat ve Endişe (2004) ve Halük Sunat’ın (Boşluğa Açılan Kapı: Ahmet Hamdi Tanpınar ve Yapıtlarına Psikanalitik Duyarlı Bir Bakış (2004) adlı araştırmalarını belirtmek isterim. Ruhçözümsel eleştirinin Türk yazarlarına yönelik bu örneklerini ileride ayrıntılı olarak ele alacağım. Bu nedenle burada yalnızca toplumbilimsel eleştirinin genel çerçevesine değinecek, kurucularından ve geliştiricilerinden kısaca söz edeceğim. Ardından da Türkiye’de yazın toplumbilimi konusunda yapılmış ilk incelemelerden birini Varlık okurları için yeniden gündeme getireceğim. Toplumbilimsel eleştiri yazın toplumbiliminin bir altbölümü olarak görülebilir. Ancak, bu eleştirel yaklaşımda yazınsal metin, toplumun bir yansıması biçiminde değil, toplumsal gerçekliği olan bir estetik değer olarak kabul edilir. Bir başka deyişle, toplumbilimsel eleştirinin kalkış noktası, yazınsal metnin toplumsal açıdan taşıdığı özniteliktir, yazınsal metinde toplumsal -olanın kurucu varlığıdır. Demek ki, söz konusu eleştirel anlayış, toplumsal olan’ın yapıta yansımasını değil de, toplumsal olan’ın yapıtta yeniden üretiliş biçimini sorgular. Dolayısıyla yazınsal yapıtı, bir estetik değer olarak ele alırken, aynı zamanda onu metinlerarası bağlam içine ve toplumsal-kültürel öğeler bütünü içine oturtur. Daha doğrusu, bir yazınsal yapıt içinde bu bağlama ve bu öğelere yapılmış göndermeler ağını sorgular. Metinden kalkılarak dünya görüşleri, ideolojiler, toplumsal imgelem, sınıfsal ka tmanlar değerlendirilir. Toplumbilımsel eleştirinin ya da bu etkinlik alanını da kapsayan “yazın toplumbilimi”nin çağımızdaki önde gelen kuramcıları, daha doğrusu kurucuları arasında György Lukács ile Lucien Goldmann ’ın yanı sıra Mihail Bahtin ’i de sayabiliriz. (Bu üç kuramcının yaklaşımlarındaki temel özellikler için bkz. M. Rifat, “Yaklaşımlarıyla Eleştiri Kuramcıları”, Eleştirel Bakış Açıları, İstanbul, Dünya Kitapları, 2004, s. 19-106). Bu arada, yapıt ile okurları arasındaki ilişkileri yorumlayan, yapıtların dönemlere göre alımlanışını sorgulayan “alımlama estetiği” çalışmalarını (Hans Robert Jauss ve Wolfgang Iser) da toplum yazınbilimi içinde değerlendirebiliriz. (Alımlama estetiğinin iki temsilcisi için de bkz. M. Rifat, agy. ve ayrıca XX. Yüzyıl da Dilbilim ve Göstergebilim Kuramları: 2. Temel Metinler, gözden geçirilmiş ve genişletilmiş 2. baskı, İstanbul, Om Yay., 2000, 297 -303.) Aşağıda yazın toplumbilimi (edebiyat sosyolojisi) konusunda ülkemizde gerçekleştirilmiş ilk çalışmalardan biri sayılan, Nurettin Şazi Kösemihalin 1967’de yayımladığı “EdebiyatSosyolojisine Giriş” ten seçme parçalar sunacak ve günümüzde bu alana ilgi duyanların dikkatini” edebiyat sosyolojisi”nin 1960’lardaki doğrultusunu özetleyerek çizen söz konusu araştırmaya yeniden çekmeye çalışacağız.

1

Lenin’i. sanatçının kişiliği kadar yapıtı da. yapıtlarının şurasına. içinde bulunduğu doğal ve toplu msal çevrenin etkisindedir. Dostoyevski gibi birçok edebiyatçının yapıtlarını eleştirmiş. Roma. edebiyat. Geçen yüzyılın edebiyat sosyolojisi habercilerini iki kola ayırmak mümkündür. Özellikle dünya savaşından sonra gelişmeye başlamıştır. tiyatro. Puşkin. v b. Taine’in bu yazılan gerçi fazla sistemli. İtalyan. Çernişevski’yi. saymak mümkündür. Balzac. tiyatro. Sosyal Kurumlarla İlişkisi BakımındanEdebiyat (1800) adlı kitabında. din. 1937 yılında bu yazılar toplu olarak bir kitap halinde yayımlanmıştır. Gerçi daha 19. Birinci kolun başında bulunan Mme de Staël. Birinci kolda: özellikle Mme de Staël’i . hikaye. Lermontov. kanun gibi toplumsal kurumlarla edebiyatarasındaki karşılıklı etkiyi inceler. Bundan sosyologlar kadar türlü sanat dallarını inceley en bilginler. şiir. fazla kesin. yüzyılda da edebiyatın çeşitli türleriyle toplumsal hayat arasındaki ilişkiye dokunan yazarlara rastlarız. köşelidir. Gerçekten sanatsosyolojisi. Engels’i. dans sosyolojisi gibi büyük dallara. Çünkü hiçbiri bu konuyu sistemli olarak ele almış değildir. töre. yenidir. Mme de Staël kitabının birinci bölümünü Grek. düşüncelerini yansıtır” ilkesine dayanarak 16. Rus edebiyatının en büyük eleştiricilerinden olan Belinski. Milton. Sosyologlar. Plehanov’u. özel bir bilgi ve ilgiye dayanan sanat konularına pek yanaşmamışlar. Taine’i. sanat toplum içindir görüşünü savunan ikinci kolda da Marx’ı. heykel. La Fontaine üzerine hazırladığı doktora tezinde de aynı yönteme dayanır. roman. Gogol. edebiyat. İkinci koldan Marx ve Engels’in edebiyatla toplum ilişkileri üzerine olan düşünceleri ise. Örneğinedebiyat sosyolojisinin. yapıtıyla. sanat tarihçileri de sorumludur. mimarlık. yanaşanlar da ünlü Amerikan sosyoloğu Sorokin gibi çeşitli sanat kollarını zihinlerinde önsel (a priori) olarak tasarladıkları birtakım soyut kültür kalıplarına sokmaya çalışmışlardır. dağınık parça parça yazılardır. adet. Taine bu kitabında: “Sanat yapıtları. 18. gezi anıları sosyolojilerine bölünmesi gibi. Turgenyev. uzmanlar. yüzyıla kadar İngiliz dehasını temsil eden Shakespeare. Byron gibi başlıca yazarların yapıtlarını inceler. Ama bunları edebiyat sosyolojisinin kurucuları değil de habercileri saymak daha doğru olur. Ama beri taraftan sanatçı da kişiliğiyle. son zamanlara dek pek az önem verilmiştir. yapıtıyla kendini saran bu iki çevreye etkide bulunur. dans gibi… Bu dallardan hangisine gönül verirse versin. musiki. Bu arada sosyolojinin kurucusu Auguste Comte ile başlıca devamcısı Durkheim’in sanat sosyolojisinin hiçbir dalıyla ilgilenmemiş olduklarını hatırlatalım. Yalnız bunlar arasında gerçi Gogol’ün 1842’den önce yazılmış Müfettiş. Öyleyse ne kadar sanat varsa o kadar da sanat sosyolojisi vardır. Saltikov Şçedrin’i. Ne yazık ki bu çeşitli sanatlarla toplumsal gerçek arasındaki ilişkiye. H. resim. Eleştirme Denemeleri’nde de aynı yöntemi Racine. İspanyol Kuzey Avrupa edebiyatlarına. toplumların belirli bir çevre ve zaman içindeki duygularını. Lukács’ı. toplumsal çevre arasındaki bu karşılıklı etkiyi incelemek sanat sosyolojisinin ödevidir. yüzyıldan 19. burasına serpilmiş. İşte sanatçının kişiliğiyle. Taine edebiyatla toplum arasındaki iliş kiyi özellikle İngiliz Edebiyatı Tarihi (1863) adlı kitabında inceler. Swift. Gerçekten edebiyat sosyolojinin tarihi çok. Pisarev’i. ikinci bölümünü de “Fransa’da bugünkü değerlerin durumu ve gelecekteki gelişmeleri” konularına ayırmıştır. resim.Sanat ve Edebiyat Sosyolojisine Toplu Bir Bakış Sanatın alanı çok yaygındır. Ölü Canlar gibi yapıtlarını övmüştür ama 1842’den sonra 2 . Stendhal’e uygular. Belinski’yi. yüzyıl sonuna kadar olan Fransız. Dobroliabov’u. övmüştür. Musiki. bu dalların her biri de ayrıca daha küçüklerine ayrılabilirler. ama edebiyat eleştirmelerinin hiç olmazsa bilimsel bir yolda gelişmelerini sağlamıştır.

H. özellikle Tolstoy için hazırladığı altı makale dikkati çeker. biyo -psişik. “kozmo. Edebiyat Nedir? Edebiyat Kavra mının Çözümlemesi 3 . ortaya atılan yapıtlar bir edebiyatsosyolojisinin kurulma umutlarını kuvvetlendirir gibidir. Michaud gibi edebiyatçılar. sosyal etmeni ele alacağız. eksik kalır. koşullarını. Ama biraz önce de belirttiğimiz gibi. Lenin bu yazılarında. yoksa bu konuda yapılacak açıklamalar daima kusurlu. Ancak şu son 20 yıl içinde bu yolda gösterilen çabalar. Onun için. Bundan ötürü de hiçbir zaman sanatı bütünüyle. toplumsal amaçlara önem vermektedir. L. (…) Kısası çok boyutlu olan sanatın her bir boyutuyla başka başka bilimler uğraşır. R. biyo-psiko-sosyal” birer varlıktırlar. Goldmann. Lefebvre ’in çalışmaları ilgi çekicidir. Bunlar arasında Fransa’da özellikle P. yüzyılın başlarında özellikle Plehanov’un yapıtlarında görmek mümkündün Rus edebiyat eleştiricileri söz konu su edilirken Lenin’i yabana atamayız. Bordeaux Fakültesi’nde R. daha kısası. Adam 17.-P Sartre edebiyatı anlatırken ekonomik koşullara. sosyal etmenlerle örülmüş somut birer bütün. III. yüzyılın başlarında Almanya’da Lukács da sanat sosyolojisinin habercileri arasında yer alabilir. Ayrıca Sorbonne’da A. çözülmesi gereken birtakım sosyoloji sorunlarını ortaya atmaya başlamışlardır bile… II. tam bir bilgi edinmek istedik mi. Sanatçının Kişiliği. Özellikle Gogol’ün 1847’de yayımlanan Dostlarıma Yazdığım Mektuplardan Seçmeler adlı kitabı için yayımladığı eleştirme aralarındaki gerginliği büsbütün artmıştır. ama bütünlüğü kaybetmemek için fizik. edebiyatın sosyoloji temeline dayanan gerçek bir Marx’çı kuramını 20.mistisizme kayan yazılarını şiddetle eleştirmiştir. (…) (…) Ama bütün bu saydıklarımız arasında. biyo -psişik. sanat yapıtı olsun fizik. araştırma açılarını ele almaktadır. Bu görüş hiçbir zaman gözden uzak tutulmamalıdır. toplumsal yönlerini daima göz önünde tutmak gerekir. Bu bakımdan sanatçının kişiliği. Edebiyatla ilgili birçok yazısı arasında. Bir yandan da karşılaştırmalı edebiyat tarihçileri. 20. L.énichou. yüzyıl toplumundaki zümrelerle edebiyat yapıtları arasındaki ilişkiyi araştırmakta. Albert Memmi “Edebiyat Sosyolojisinin Sorunları” adlı incelemesinde edebiyat sosyolojisinin bugünkü durumunu. G. (…) Biz burada edebiyat sosyolojisi adı altında edebiyat yapıtını meydana getiren bu çeşitli etmenlerden yalnız birini. Minder . bunun fizik. Peyre . Tolstoy’un yapıtlarında birinci Rus devrimini güçlü ve zayıf taraflarıyla nasıl yansıttığını göstermektedir. sanatla ilgili bir konu hakkında eksiksiz. bu incelemelerin hiçbiri. bütün boyutlarıyla kapsayamaz. J. sanat yapıtları veya sanatta ilgili herhangi bir konu hakkında tam bir bilgi edinmek istersek çeşitli bilimlerin işbirliği gerekir. çalışmaları sırasında önlerine çıkan sosyoloji sorunlarını çözümlemedikçe ilerleyemeyeceklerini anlamışlar. Escarpit edebiyatta sosyoloji araştırmalarına girişmiş bulunmakta. bundan ötürü de daha şimdiden H. sosyoloji bu bilimlerden sadece biridir. Febvre. bir edebiyatsosyolojisinin kurulması için gereken bilgiyi verecek yeterlikte değildir. Sanat Yapıtı “Kosmo-biyo-psiko sosyal” Birer Üründürler (…) Sanatçının kişiliği olsun. biyo psişik etmenleri de hiçbir zaman gözden uzak tutmayacağız.

yarattıkları edebiyat denen masaldan ötürü önemlidir. ilkin edebiyat kavramının anlamı üzerinde durmak gerekir. Ancak yazı ya da söz kılığına. hayal güçlerini işleterek uydurdukları. her edebiyat yazısı az çok bir anlam taşır. her edebi yazıda az çok bir bilgi vardır ama. düşünürler yanında. nitelikler arasında bir edebiyat yazısının türselliğini bunlardan hangisi belirtir acaba? Edebiyat Sözlü. Rousseau’nun. Örneğin anlam bakımından Kant yanında. Bu bakımdanedebiyat da haberleşme (communication) tekniklerinden biri sayılabilir. türsel bir deyiş. düşünürlerle karşılaştırdığımız edebiyatçılar anlama önem verenlerdendir. ilk akla gelen öğe. bir düşünceyi bildirir. edebiyatçılar hemen siliniverirlerdi. Ama bu. yöntemini. çok derin anlamlarla. ama her sözlü. Zaten edebiyatçı daha çok hayal gücünü işleten. Örneğin gerçeği olduğu gibi bildiren bir belge olarak elbette ki bir gazete koleksiyonundaki haberler. düşüncelerle yüklü felsefe yazılarının en üstün edebiyat yazıları arasına girmesi gerekirdi. Gerçekten edebiyat bir sözlü veya yazılı dile bürünmedikçe gerçekleşemez. çünkü her edebiyat gerçi sözlü ya da yazılı bir dildir. Onun için her edebiyat yazısında az çok bir “değiştirme” (tahrifat) vardır. Goethe ya da Shakespeare’in önemi sanıldığı gibi felsefelerinden değildir. anlamsızlığı savunan teoriciler yok değildir. Bu noktayı belirttikten sonra diyebiliriz ki. o çağlarda çıkmış en gerçekçi romanlardan bile çok daha değerlidir. Öyle olsaydı en sağlam. Filozoflar. Gerçekten her edebiyat yazısı bize az çok bir şeyler öğretebilir. varlığını kabule mecbur olmayacak mıyız? Edebiyat Bir Bilgi midir? Edebiyatın öğelerinden biri de bilgidir. her bilgi veren yazı edebiyat değildir. 4 . bunları uyduran. en doğru bilgiyi veren bilim yazılarının çok üstün bir edebiyat değeri taşımaları gerekirdi. Zaten çoğu zaman edebiyatçının böyle bir niyeti de vardır. İşte bu çeşitli öğeler. bir düşünceyi bildirir. Ama hemen söyleyelim ki. Nietzsche yanında Gide’in lafı mı olur? Hem de burada. bir anlayış biçimidir. Edebiyatta ölçüt. yazılardan ayıran özellik nedir? Örneğin edebiyat değeri çok üstün olan bir şiiri. Hiçbir zaman gerçeği olduğu gibi bildirmez. Edebiyat birçok öğe ve niteliği içinde bulundur son derece karmaşık bir kavramdır. türsel deyiş ve anlatış biçiminin nitelikleri nelerdir?” sorusuyla karşılaşılmaz mı? Edebiyat yazısı denen bu dinamik nesneyi edebiyat olmayan yazılardan ayıran bir’ niteliğin. ama bu anlamsızlık (non-signification) teoricilerinin en azılılarının yapıtları gene de anlamdan büsbütün sıyrılmış değildir. yazılı dil edebiyatdeğildir. Gerçi bugün edebi yazılarda. bir romanı. Bu bakımdan edebiyata yazılı ya da sözlü bir dildir denebilir. düzenledikleri. ama her anlam taşıyan yazının mutlaka edebiyat olması gerekmez. Bir Düşünce midir? Her edebi yazı az çok bir anlam taşır. Zaten edebiyatı Marx’çılar gibi daha birçokları bilgi olgusuna bağlamak isterler. bir gazetenin basma kalıp bir haber yazısından ayıran nitelik nedir? Edebiyat özel. yazı ya da söz dediğimiz kalıplardır. Öyleyse ne çeşit bir sözlü veya yazılı dil edebiyattır? Edebiyatın sözünü veya yazısını diğer edebiyat olmayan sözlerden. diyecekler çıkabilir belki… Ama o zaman da: “Peki bu özel. Hiçbir zaman ondan sağlam bir bilgi belgesi gibi yararlanılamaz. masallar düzenleyen. ne olduğu bugüne kadar anlaşılamamış bile olsa. ana sorunlarını iyice kavramak için. Görülüyor ki bilgi de edebiyat yazısını diğer yazılardan ayırabilecek bir öğe olmaktan çok uzaktır Edebiyat Bir Anlam. edebiyat için doyurucu bir tanım olmaktan uzaktır. türsel edeb bir değerin.Edebiyat sosyolojisinin konusunu sınırlamak. anlam olsaydı. kalıbına girerek nesnelleşebilir. Yazılı Bir Dil midir? Bir edebiyat yapıtını çözümlemeye kalkıştık mı. yakıştıran bir kimsedir.

Verir elbet. Kısası edebiyat bilimi: çok boyutlu. hiç olmazsa düşünce kadar bizi ilgilendirir. Bu anlamda bir edebiyat bilimi. o canlı. çok karmaşık olan edebiyat olayının bütününü. bir düşünce vermez mi” denebilir. gelenekleri savunan bir tutucunun ya da bunlara karşı gelerek yepyeni değerlerin yayılmasına çalışan bir ilericinin yapıtları. kurnazlıklarla. beri taraftan edebiyat değeri çok üstün bir yapıtın bir propaganda. anlatış oyunlarında aramak gerekir. ideolojiyi savunur veya bunlara tepkide bulunur. kılık değiştirmelerle. bu bilimin özel bir dalı olması gereken edebiyat sosyolojisi de bu olayın sadece sosyal yönünü. kaçamaklarla. psikolojik ve toplumsal yörelerini de daima göz önünde tutmak zorundadır.Bu açıdan bakılınca edebiyat bize bir hayaller. somut. bugüne dek savsaklanan edebiyata özgü öğe ve niteliklere [esinli. kurulacak edebiyat bilimi. (…) (…) Kısası edebiyat söz. örgensel bir bütün olan edebiyat olayının fizik. bir ideolojiyi savunma. üstün bir estetik duygusuyla kaynaşmış bu heyecanlı deyiş oyunları. inancı. bilgi gibi her çeşit öğe ve niteliklerini de inceleme alanına almalıdır. biyolojik. ama herhangi bir doktrini. düşünce. yaşantılı anlatış biçimleri. Ama edebiyat olayının bütünlüğünü hiçbir zaman gözden uzak tutmamak koşuluyla… V. (…) IV. ama hiç olmazsa edebiyat yazısını diğer yazılardan ayıran. Örneğin yürürlükte olan töreleri. bir eylem tekniği olarak çok sönük kalması mümkündür. Edebiyat Sosyolojisinin Doğmasını Geciktiren Engeller [ bu bölümde edebiyat sosyolojisinin doğmasını. öyle dolambaçlı yollarla verir ki. yazı biçimini almış bir yaşantı veya yaşantılaşmış sözlü ya da yazılı bir anlatış biçimidir. edebiyatın özünü düşüncenin kendisinde değil de bu düşünceyi anlatan sanatın yaşantılı deyiş. kesin bir sonuca ulaştıramamıştır. yayan. propagandasını yapan bir yapıtın mutlaka edebiyat değeri taşıması gerekmez.] VI. propagandayı bir amaç olarak değil de bir yaşantıya. adetleri. ama hiçbir edebiyat değeri taşımaz. gelişmesini geciktirmiş nedenleri dört öbekte toplayarak açıklıyor. Edebiyat Sosyolojisinin Bölümleri ve Yöntemi Edebiyat olgusu birbirini izleyen 4 evreden geçerek evrimini tamamlar.edebiyat yazısının örgensel (organik) bütünlüğünü meydana getiren dil. kandırma havası eser. edebiyatıedebiyat yapan bir niteliğin varlığını. daha doğrusu edebiyat yazısının türselliğini kabule zorlamıştır. Edebiyat Bilimi ve Edebiyat Sosyolojisi Bizce. ama edebiyat bu düşünceleri öyle birtakım inceliklerle. Sonuç Edebiyat kavramı üzerinde yapılan bu kısa araştırma bizi doyurucu. masallar dünyası gibi görünür. bize bunlar da bir fikir. biraz olsun bir edebiyat niteliği kazanmışsa. Böyle de olsa “hayallerin anlamları yok mu. edebiyat olayıyla toplumsal hayat arasındaki karşılıklı ilişkileri inceleyecektir. deyiş oyunları] gereken önemi vermek koşuluyla. ideolojiyi savunan. öyle çeşitli biçimde. Gerçekten her edebiyat yazısında az çok böyle bir propaganda. doktrini. başka bir deyimle. Edebiyat Bir Eylem Tekniği midir? Her edebiyat yazısı belirli bir dünya görüşünü. yayma bakımından çok güçlü olabilir. 5 . Kısası. Bir kitap bir inancı. üstün bir estetik deyiş ve anlatışa araç olarak kullanmalarındandır.

Bir edebiyat olgusunun incelenmesinde kullanılabilecek başlıca yöntem ve teknikleri: A) Anket. Yazarın ideoloji bakımından bağlı bulunduğu sınıfı belirtmek daha ince bir iştir. sadece yazarın kişiliğinin türlü yönleriyle toplumsal çevre arasındaki karşılıklı ilişkisini dikkate alacaktır.. Yalnız edebiyat olgusunun akışını tamamlayan bu dört evreden her birini ayrı ayrı ele almadan önce ilkin edebiyat sosyolojisinin kullanacağı yöntem ve teknikler üzerinde kısaca duralım. bir yandan doğanın bedene olan türlü etkileriyle. orta sınıfa yükselme yolunu tutmuştur. okuyucu) incelemek gerekir. diye üç öbeğe ayırarak incelemek mümkündür. Yazarın sosyo-ekonomik yönü ekonomi ve meslek durumuyla incelenebilir. İşte edebiyatsosyolojisinin yazar sosyolojisi bölümü yazarın kişiliğinin somut bütünlüğünü göz önünde tutmak koşuluyla. Edebiyat sosyolojisi de sosyolojinin diğer dallarında kullanılan çeşitli yöntem ve tekniklerden yararlanır.yazılı tanıklık. 4. Okuyucu zümreleri veya yığınlarıdır. Yapıt. Yalnız sosyo -ekonomik ve ideolojik bakımdan ayrı ayrı sınıflara bağlı olabilir. sözlü. daha doğrusu” yaratıcı kendiliğindenlik” (spontan cr denen bu eşsiz cevheri gökten yere. soruşturma. bağlı bulunduğu toplumsal sınıftan ayrı olarak ele alınmamalıdır. c) Yazar ve ekonomik hayat arasındaki ilişki kayıncılık md c vb. bölümdeki yazar ve sosyal sınıf ilişkisini ele aldığı bölümü buraya aktarıyoruz. Ama bu gücün gelişme olanağı sonsuzdur. B) Toplum içinde yazar. yaratıcı güç insan ruhunda henüz “embriyon” halindedir. metafizik alanından deney sel alana indiren “sosyometri”nin kurucusu Moreno’dur. C) Zaman içinde yazar. Basım. Edebiyat Sosyolojisinin Yöntemi. Kısası yazar sosyo-ekonomik bakımdan genellikle orta sınıfa bağlıdır. yayım. B) Toplum içinde yazar. yayım.). Moreno’ya göre. onun için yukarıda da belirttiğimiz gibi ikinci meslek gibi çarelere başvurulur. Bugün insanın elinde.. Edebiyat sosyolojisinin yazar bölümünü: A) Yazar ve yaratıcılık. C) İstatistik gibi üç öbekte toplayabiliriz. Onlar da sırayla: 1. biz aşağıda yalnızca 4. bu gücü türlü engellerden sıyırarak hürlüğe ulaştıracak bir tek yol var dır: Bilim.edebiyat sosyolojisinin dört ana bölümünü meydana getirir. Fakir halk sınıfından çıkmışsa. 3. evrimini tamamlayan bu dört evreden. bir yandan da toplumsal çevrenin türlü etkileriyle biçimlenmiştir. [ bu konuları tek ele alarak işliyor. d) Yazar ve sosyal sınıf e) Edebiyatçı mesleği ve yazar hakları gibi konuları incelemek mümkündür. yapıt. dört yönünü de (yazar. B) Tarih. A) Yazar ve yaratıcılık: Doğanın insan oğluna armağan ettiği yaratıcılık.(…) olgusunun. Bu öbekte: a) Yazar ve doğum yerleri arasındaki ilişki (edebiyat coğraf b) Yazar ve aile mesleği arasındaki ilişki. Her yazar bir toplumsal sınıfa bağlıdır. dağıtım kurum ve örgütleri.] d) Yazar ve sosyal sınıf Yazarın ekonomi durumu.] Edebiyat yapıtını yaratan yazarın kişiliği. bu dört boyuttan her biri. Yazar. Edebiyat genellikle geçimi sağlamaz. felsefe.. 2. Yazarın ekonomi bakımından bağlı bulunduğu sınıfla ideoloji bakımından bağlı bulunduğu sınıf arasında uygunluk 6 . Edebiyat olgusunu bütünüyle tam olarak kavramak istersek. kuşku yok yukarıda işaret ettiğimiz dört öğesini. akışını. (…) Bölüm 1: YAZAR (…) [.

D) Bir edebiyat yapıtının üslubuyla toplumsal çevre arasındaki ilişki de yokumsanamaz. ]Bölüm II: YAPIT Yazann yarattığı edebiyat kapı tı sözle ya da yazıyla nesnelleşir. karakterlerle o yapıtın belirlediği toplumsal çevre arasında da ilişkiler vardır. kendilerini şiirde buldukları ne dereceye kadar doğrudur? Tiyatro insan zümreleri tarihinin hangi çağında. (…) Edebiyat kitabı da. ideoloji bakımından da bam başka bir sınıfa bağlı olabilir. C) Karakterler ve kişiler sosyolojisi. biyo psikolojisi olabileceği gibi bir de sosyolojisi mümkündür. başka bir deyimle çok geniş bir coğrafya ya da kültür alanının ortak bir tipi. Bu tipler. diye dört öbekte toplamak mümkündür. Örneğin ulusal edebiyatlar. memetçik gibi. aykırılık da olabilin Örneğin burjuva sınıfına bağlı bir yazarın m utlaka burjuva ideolojisine bağlanması gerekmez. burjuvaziyle çok sıkı bağlılığı olan bir edebiyat cinsi midir? Savaşçı kavimlerin. uluslararası bir karakter taşıması gibi. Örneğin: Roman. kendi sınıfının değerlerini savunanlar olduğu gibi. hikaye.olabileceği gibi. bazen bu tipler bütün bir toplumla ilgili olur. roman. hangi toplumsal biçim içinde gelişmiştir? İşte bu ve bunun gibi daha birçok sorun. ya da bir sınıfına. kişiler sosyolojisi”ne düşer. tipler. Edebiyat yapıtının en nesnel biçi mi de kuşku yok ki kitaptır. Örneğin Don Juan tipinin ulusal sınırları aşması. bazen de bu tipler bir toplumdan. bazen bir bölgeyle ilgili olabilirler. Edebiyat yapı tıyla toplumsal yapı arasında çok sıkı bir ilişki vardır. A) Gerçekten edebiyat yapıtının şiir. şiirden daha çok anladıkları. yepyeni bir sınıfın değerlerini savunanlar da çıkabilir. oya pıtın içinde doğduğu toplumun tarihinin hangi çağına. hatta bambaşka. B) Konular sosyolojisi. Bu bakımdan bir yazar sosyo-ekonomi bakımından bir sınıfa. Edebi yat yapıtının. kişiler. bir “bibliyografya” ve edebiyat sosyolojisinin inceleme alanını topluca gösteren bir “şema” ile bitirmektedir. tiyatro gibi çeşitli cinsleriyle içinde doğdukları toplumlar ya da zümreler arasındaki ilişki öteden beri birçok düşünürün dikkatini çekmiştir. Bu türden incelemeler de “üsluplar sosyolojisi” alanına girecektir. yazarın canla başla bir ideolojiye bağlanması. kitabının bir fiziği. hangi yüzyılına bağlı olduğunu kestirebiliriz.] 7 . bir ulustan daha geniş bir bütüne bağlı olabilir. örneğin bizdeki Laz. İşte bu çeşitli tipler. Bu konulardan bazıları bir toplumun tarihinin belirli bir çağında. Edebiyatla top -lumsal yapı arasındaki bu çeşitli ilişkileri de: A) Cinsler ve biçimler sosyolojisi. D) Üsluplar sosyolojisi. B) Edebiyat yapıtlarının konularıyla topyekün toplumlar (sociéte globale) ya da zümreler arasında da derin ilişkiler bulunabilir. Ayrıca yazarın yazılarında savunduğu ideolojiye inanması da. ulusal kahramanlar gibi. toplum ya da zümrelerden sıyrıl mış soyut bir olay olarak görmek mümkün değildir. bazıları da bütün halkına bağlı olabilir. bu değerlerin şiddetle aleyhinde bulunanlar. bağlanmadan birtakım çıkar düşüncesiyle herhangi bir ideolojiyi savunması. onu savunması ne kadar ola haklıysa. Nitekim bir yapıtın üslubuna bakarak. mahalli edebiyatlar. ya bir kısım halkına. Daha açık söylemek gerekirse. hiç inanmadan. inanmaması da olanaklıdır. zümre sınıf edebiyatları gibi… İşte edebiyat yapıtlarının konularıyla toplumlar ya da zümreler arasındaki ilişki “konular sosyolojisi”nin alanına girer. “cinsler ve biçimlersosyolojisi”nin konusu olabilir. Baş ka bir deyimleedebiyat yapıtını. yazar gibi çok yönlü bir olaydır. Kayserili tipi gibi. C) Bir edebiyat yapıtındaki kişiler. Burjuva sınıfına bağlı yazarlar arasında. ona bağlı gibi görünmesi de aynı derecede olanaklıdır. bir kahramanı olabilir. karakterlerle toplumsal çevre arasındaki ilişkiyi araştırmak da “karakterler. [Yazar incelemesinin bundan sonraki bölümlerinde edebiyat sosyolojisinin öteki iki kesimini (BasımYayım-Dağıtım ile Okuyucu) ele almakta ve yazısını kısa bir sonucun ardından. ya bir zümresine. kişiler.

8 .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful