You are on page 1of 3110

Ferit Develliolu - Osmanlca Trke Ansiklopedik Lgat www.CepSitesi.Net A a (a.f.n.) 1. kelimenin sonuna gelen ve ey!

mnsn veren bir nida edatdr cana (ey can); zhid (ey zhid) gibi. 2. sesli ile biten has isimlerin sonuna gelirse a harfi y eklini alr Nbiy (ey Nbi); Bkiy (ey Baki)., gibi. 3. iki ayn veya iki ayr kelime arasna skarak szn mnsn kuvvetlendirir rengrenk; lebleb; gngn.. gibi. b (f.i.)1. su. (bkz: m'). b- bisten 1. gebelie sebebiyet veren su, men; 2) nebatlarn yetiip bymesine sebep olan su ve yamur. b- adlet doruluun feyz ve bereketi. b- ahmer (krmz su), b- ten (ateli su), b- te-mizc (ate mizal su), b- te-nk (ateli su), b- te-nm (ate gsteren su), b- te-pre (ate paras gibi su), b- te-reng (ate renkli su), b- te-zy (ate douran su), b- te-zede (ate vurmu su), b- zer-s (ate gibi su), b- zer-s (ate gibi su), b- ergavn (erguvan rengindeki su) l) krmz arap; 2) (hakszla urayann dkt) gz ya. b- m Amudery suyu. b- m iilir su. b- bde-reng 1) arap rengindeki su; 2) kanl gz ya. b- brn l) yaan su, yamur; 2) yamur suyu. b- beka nerede olduu bilinmeyen bir kaynan, ien kimseye ebed hayat veren efsnev suyu, bengi su. (bkz: m'-l-hayt). b- cvid nerede olduu bilinmeyen bir kaynan, ien kimseye ebed hayat veren efsnev suyu, bengi su. (bkz: m'-l-hayt). b- cvidn nerede olduu bilinmeyen bir kaynan, ien kimseye ebed hayat veren efsnev suyu, bengi su. (bkz: m'-l-hayt). b- cevn nerede olduu bilinmeyen bir kaynan, ien kimseye ebed hayat veren efsnev suyu, bengi su. (bkz: m'-l-hayt). b- hayt nerede olduu bilinmeyen bir kaynan, ien kimseye ebed hayat veren efsnev suyu, bengi su. (bkz: m'-l-hayt). b- hayvn nerede olduu bilinmeyen bir kaynan, ien kimseye ebed hayat veren efsnev suyu, bengi su. (bkz: m'-l-hayt). b- hzr nerede olduu bilinmeyen bir kaynan, ien kimseye ebed hayat veren efsnev suyu, bengi su. (bkz: m'-l-hayt). b- zindegn nerede olduu bilinmeyen bir kaynan, ien kimseye ebed hayat veren efsnev suyu, bengi su. (bkz: m'-l-hayt).

b- zindeg b- zindeg hayat veren efsnev suyu, bengi su. (bkz: m'-l-hayt). b- beste 1) donmu su, buz, dolu, iy; 2) me. billur, sra; ie. b- bn ok zaman khne ve ii bo ceviz aalarnn kklerinde bulunan zamka benzer bir nesne, aa karas. b- cier l) cier suyu; 2) gz ya. b- cier-hn (cieri kanayann suyu)kederden dklen gz ya. b- em gz ya. b- dehn, b- dehen az suyu, salya. b- dendn 1) di suyu, salya, tkrk; 2) tkrlp atlm ey; 3) diin gzellii. b- dde 1) gz suyu, gz ya; 2) mte-vziyne bak. b- dde-i cm (bardan, kadehin gz ya) arap. b- engr (zm suyu) ra, arap. b- eyym (gnlerin suyu = gzellii) 1) gne . 2) ay . b- fsrde 1) donmu su, buz; dolu; kar, 2) pelte; 3) me. kl, haner; 4) billur, ie. b- gerdende (dnen billur) gk kubbesi. b- gt et suyu. b- gde (alm su) sulandrlm arap, kt arap; beyaz arap veya rak. b- gvr hazm kolay, iimi gzel su. b- haclet utanma teri. b- harbt (harabelerin = meyhanelerin suyu) arap. b- harm (yasak su) arap. b- hasret kederden dklen gz ya. b- htr (hatrn suyu = gzellii) gzel muhayyile. b- hayt (hayat suyu) l) iene ebed hayat balayan efsnev su; 2) me. ok tatl ve hafif su. b- hayt- la'l dudan b- hayt, dudan cana can katc hassas. b- hayt- tesliyet teselli b- hayt. b- hazn (sonbahar suyu) sonbahar yamuru, [bitkilere ve insanlarn shhatine zararldr]. b- hufte (uyuyan su) 1) durgun su; 2) donmu su, buz; kar; dolu; kra; iy, ebnem; 3) billur; 4) cam; 5) bardak; ie; 6) knnda bulunan kl ve benzerleri. b- hurden iilir su, ime suyu. b- hrd (Gnein suyu) 1) gne ; 2) ebed hayat veren su. (bkz: b- beka v.b.). b- huk (kuru su) 1) billur; 2) cam; 3) cam veya billur bardak; 4) ie. b- iskender (bkz: b- hayt). b- iret (iret suyu) arap. b- kr (iin suyu) iin parlak gidii, basan, refah. b- kebd (mavi su) in denizi. b- kevser 1) Cennet'teki sulardan biri. 2) muz. adna anonim bir edvr ilm-i msikde rastlanan makam. b- la'l 1) lal renkli su; 2) arap; 3) gz ya. b- ltf (ltfn suyu, yamuru) ltufkrlk.

b- meleh ekirge suyu. (bkz: b- mrgan).

b- Meryem b- Meryem b- mncemid b- mrde b- mrgan b- mrvrd b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- b- nb nf' nr nrdn net puhte pt rengn revn rez, b- rezn r (y) ren sebk siyh surh skn akayk eng engerf rn or tarab

1) Meryem suyu, emesi [Hz. Meryem'in doruluundan, namus ve iffetinden kinaye olarak] ; 2) Hz. Meryem'in doruluu ve iffeti; 3) ra; 4) arap. 1) arap renkli su; 2) arap; 3) gz ya. 1) gk; 2) gzellerin enesi. tasfiye edilmi, temizlenmi su, saf su. (donmu su) l)buz; 2) kl, haner, 3) ie, billur, (bkz: b- mncemid). 1) donmu su; buz, kar, dolu, kra, iy; 2) billur; 3) cam; 4) billur veya cam bardak veya ie; 5) kl; haner, kama. donuk, akmayan su.

1. kularn suyu. 2. [Y.W. Redhous'a gre] iraz civarnda bir suyun ad. 3. efsnev bir eme olup; suyu nereye gtrlrse gtrlsn iinden srck kular kar ve orada bulunan ekirgeleri yer. [Fer-heng-i Ziy'ya gre 1) iraz civarnda bir gezinti yeridir ki, halk Recep aynda her sal gn elenmek iin oraya gider; 2) Fars ile Irak arasnda bulunan Semirem kasabasnda bir pnardr ki bir yere ekirge musallat olduu zaman o pnardan ie iine biraz su alarak ekirgelerin bulunduu yere gtrrler, yolda bir ok srck kular ieyi gtren kiinin ardna der ve ekirgelerin tkleri yere gelince srcklar, ekirgelerin hepsini telef ederler]. 1) inci suyu [aydnlktan kinaye olarak]; 2) gze su inmek tbir olunan bir hastalk. (saf su) arap. (faydal su) arap, (bkz: eb nf'). (atein suyu) krmz arap. 1) yabani nar suyu; 2) krmz arap; 3) kan; 4) gz ya. (nee suyu) men, mez. 1) kaynam su; 2) et suyu; 3) pelte. (bel suyu) 1) men, nutfe; 2) mundar ilik. 1) renkli su; 2) arap; 3) gz ya. 1) akar su; 2) me. hayat. (asma ktnn suyu) arap. 1) yzsuyu; 2) rz, namus, eref, haysiyet, (bkz: tezelll). 1) yz suyu; 2) rz, namus, eref, haysiyet. (hafif su) kolay hazmedilebilir ey. l) siyah su; 2) tufan; 3) arap; 4) karasu illeti, glokom. l)krmz su; 2) arap. iran'da yar kurumu byk bir gl ve bu gle dklen bir rman ad. 1) akayk suyu; 2) arap; 3) gz ya. (bkz: bzen). 1) al renkli su; 2) arap; 3) gz ya. tatl su, erbet. l) ac su. (bkz: cc); 2) gz ya. 1) inirah suyu; 2) arap, sci.

b- Teberistan Taberistan veya Mazende-ran denilen bir da tepesindeki pnar, [bir kimse o suya "dur!" derse durur, "ak!" derse akarm]. b- Teberiyye Suriye'nin Teberiyye kasabasnda, suyu yedi sene akan ve yedi sene kesilen bir pnar imi. b- telh 1) |ac su] arap; 2) gz ya. b- tg klcn suyu. b- ykut (yakut gibi su) krmz arap. b- yeh l) eriyen buzun suyu; 2) buzlu su. b- zehre 1) safra suyu, safra; 2) arap; 3) afak . b- zer 1) altn suyu, ince toz hlinde tlp zamkla suda eritilmi ve yaldzlama ilerinde kullanlm olan altn varak; 2) safran suyu; 3) altn renkli arap. b- zerd 1) sar su; 2) kederden dklen gzya. b- zindegn (bkz: b- hayt). b- zindeg (bkz: b- hayt). b- zr-i kah l) farkna varlmadan szan su; 2) gizli veya tannmayan kabiliyet; 3) entrikac, mr, saman altndan su yrten; 4) dolap, desise, entrika. b- zll l) berrak su; 2) billur; 3) cam. b dne su ve ekmek, (bkz: ksmet, nzk). b kil l) su ve kil (= arz); 2) fn vcut. b tb

l) gzellik, parlaklk, tazelik. 2) tarz, det, yol. 3) Austos ay. b (a.i.) ayp, naksa, kusur, (bkz: ayb). ab (a.i) 1. ynden yaplm kaba kuma, aba. 2. bu kumatan yaplm bol, geni giyecek, [me. dervilik, eyhlik], (bkz: l-i aba). b (a.i. eb'in c.) 1. babalar. 2. gkkreleri, seyyareler, gezegenler. b-i kensiyye kilise ileri gelenleri. b-i ulviyye yksek babalar. b ve ecdd atalar, babalar ve dedeler. a'b (a.i.c.) 1. ykler, arlklar. 2. mes'liyetler, sorumluluklar. 3. ift denk veya sandk. ab'b (a.s.) sz karnndan syler gibi grnen [adam], fr. ventriloqe. bb (a.i. ebb'in c.) otu ok olan yerler, mer'alar, ayrlar. ab-biyyet (a.i.) sz karnndan syletmi gibi konuabilme. bd (a.i. ebed'in c.) sonsuz gelecek zamanlar. bd (f.s.) 1. mmur, en, bayndr. 2. f. e. okluk bildirir. ems-bd gnei bol olan yer. Feyz-bd feyizle dolu olan yer. 'bd (a.i. abd'in c.) kleler, (bkz: abd, ibd). bdn

(f.s.) en, mmur, bayrdr. bdn (f.i.) mmurluk, enlik, bayndrlk, (bkz. bd' mran). bd (f.i.) 1. mmurluk, bayndrlk, enlik. 2. Hind'in Devlet-bd ehrinde ipekten yaplma bir eit ince veya kaln yaz kd. abdile (a.i. Abdullah'n c.) Abdullah adnda olan kimseler. [Hz. Muhammed zamannda bu adda 220 kii vard].

Harb-l-Abdile (Abdullahlar harbi) Abdullah adl drt kumandann bulunduu harb. bft (f.i.) gayet k, salam ve kaln kuma, (bkz: beft). bl (a.i. bil'in c.) develer. bm (f.i.) 1. kule. 2. gbrelerini toplamak zere gvercinler iin yaplan kule. 3. burlar rrantakasnn bir iareti. bn (f.i.) 1. Gnein akrep burcuna girdii Gne ylnn sekizinci ay.2. Gne aynn onuncu gn. 3. eski Acem (ran, Frs) an'anesine gre, Gne ylnn sekizinci aynda meydana gelen ilerin ilerlemesine vekil tyin edildii farz olunan bir melein ad. bn-gh (f.b.i.) 1. Gne ylnn onuncu gn. 2. bu onuncu gne me'mur far-zolunan melein ad. [eski Frs inanna gre o gn yamur yaarsa erkeklere, yamazsa kadnlara ait sanlr ve hangi snfa ait ise onlar suya girip ykanrlar ve birbirleriyle su serpiip elenirlermi]. ab-p (a.f.b.i.) 1. aba giyen, dervi. 2. rind. 3. fakir. br (a.i. bi'r 'in c.) su kuyular. br (f.i.) hesap defteri. br-gr (f.b.s.) hesap defterlerini tutan, muhasebeci, sayman. bt (a.i. ibt veya bt'n c.) koltuk altlan. abb k. (bkz: nr, ziy') abbs (a.i.) 1. arslan. (bkz: esed, gazanfer, r). 2. Peygamberimizin amcalarndan, Mekke fethinde Mslman olan zt. Abbs (a.s. c. Abbsiyn, Abbsiyyn) 1. Hz. Abbs'a mensup olan.

2. i. Emevler'den sonra kurulan halifelik. (750-1258). 3. i. ran ah Abbas tarafndan karlan para. Abbsiyn (f.i.); Abbsiyyn (Abbasi'nin c.) Abbas halfeleri. b-bz (f.b.s.) su cambaz. b-bern (f.b.i.) nehir, rmak ve alayan kenarlannda suyun iddetle dklmesinden meydana gelen ii oyulmu kovuk. b-cme (f.b.i.) su kab. b-er (f.b.i.) kahvalt. b-n (f.b.i.) l ykaycya ait ve ly kurulamaya yarayan petemal, bez. abd (a.i.c. ibd, 'bd, abd) kle, kul. (bkz: bende). abd-i sim gnahkr, sulu kul. abd-i mter para ile satn alnm kle. abd-l-kadir 1. Allah'n kulu; 2. erkek ad. b-dde (f.b.s.) su verilmi, sulanm. abdl (a.i. bedl'in c.), (bkz. ebdl). abdln (f.i-abdl'n c.) abdallar [bunlar 7, 40, 70 olarak saylr]. b-dn (f.b.i.) 1. su kab, kova. 2. sidik kavuu, mesane. b-dr (f.b.s.) 1. sulu, taze. 2. parlak. 3. salam vcutlu. 4. nkteli. 5. zarif, gzel. 6. ho. 7. i. su veren hizmeti. b-dendn (f.s.) akn, saf, bn; malp, ciz [kimse].

b-dest (f.b.i.) 1. namaz vesaire iin din icbna gre el, az (bkz: mazmaza), burun (bkz: istinak), yz; dirseklere kadar kollan ve akkemii stne kadar ayaklar ykama, kulaklara, boyuna ve baa meshetme (bkz: vuz'). 2. el ykama suyu. 3.

gaita ve idrar karma ameliyesi; gaita; idrar. 4. paylama, gaita ve idrar karma ameliyesi; gaita; idrar. 4. paylama, bdestn, bdest-dn (f.b.s.) abdest, su ibrii. abdest-hne (f.b.i.) 1. apte-sne, ayak yolu, hela. (bkz: b-rz). 2. abdest alacak yer. bdestlik (f.t.b.i.) bir nev ksa cbbe. b-dih (f.b.i.) zariflik ve gzellik veren [ss]. abd-l-lezz (a.b.i.) Akdeniz blgesinde ve Afrika'da yetien bir aacn dut kurusuna benzeyen yal ve tatlms bir meyvas. (bkz: habb-l-lezz). abede (a.s. bid'in c.) ibdet edenler, tapn an lar. abede-i esnm, abede-i evsnputa tapanlar. beft bek 'bel b-endm b-endz ber abert abes Abesle itigal etmek abes-g abesiyyt b-gh b-gne b-gr b-gn b-gn kafes abher abher b-hest b-hz b-hn, b-hst b-hr, b-hrd b-hurde bk b b

bid (f.i.). (bkz. bft). (f.i.) 1. sulu, su dolu olan eyler. 2. cva. (bkz. zbak). 3. kabarck denilen sivilce, ban. (a.s.) 1. ok sert [ta]. 2. i. talk da.' (f.b.i.) gzel, tensiipl endam; gzellik. (f.b.i.) su mhendisi. (a.h.i.) Nuh'un erkek torunu. (a.i. abre'nin c.) gz yalan. (a.s.) bo, sama [ey]. bo eylerle uramak. (a.f.b.s.) bo sz syleyen, sama konuan. (a.i.c.) ie yaramaz eyler, samalklar, (bkz: trreht) (f.b.i.) 1. su biriken yer, havuz. 2. anat. karnn, kaburga kemikleri kkrda ve ksa kaburgalar altnda olan nahiyesi, bo br. (f.b.i.) 1. billur. 2. ie, srahi; kadeh. 3. ayna. 4. elmas. 5. kl; bak. 6. gz ya. 7. sevgilinin kalbi. 8. arap. (f.b.i.) 1. su biriken yer, havuz. 2. dokumac fras. (f.b.s.) 1. suya benzer. 2. mavi renk. 3. i. gk. 4 . parlak [kl v.b.]. 5. i. niasta. (f.b.i.) gkyz. (a.i.) 1. nergis iei. 2. yasemin. 3. zerrinkadeh iei. 4. dolu kap, dolu kadeh. (a.s.) nergis gibi, nergisimsi. (f.b.i.) bozulmu meyva [kavun, karpuz v.b.]. (f.b.i.) ok ykselen su dalgas. (f.b.i.) 1. ada. 2. sel suyunun oyduu ukur, kovuk. 3. orman iinde bataklk. 4. eme; su yolu. (f.b.s.) 1. su imi olan [kimse]. 2. i. su ve yemek. 3. i. gnlk yiyecek. 4. i. nasip, ksmet. 5. i. ksa bir istirahat iin durma. 6. i. iilecek su kab. 7. i. ime suyu bulunan yer. (f.b.s.) su ien. (a.s.) 1. sebepsiz olarak efendisinin yanndan kaan kle. 2. cva. (bkz. bek, zbak). (a.s. ib'dan) ekinen, nazlanan, saknan; tiksinen. (f.i.) 1. ayva. 2. s. suda yaayan ve suda hsl olan. 3. s. ak mavi. (a.i.c. evbid) mesel, yanltma.

bd bd abd (a.i. abd'in c.) kullar, kleler, (bkz: a'bd). bid (a.s. ibdet'den. c. abede; men.bide ibdet (kulluk) eden, tapnan (bkz: zhid). bid-ne (a.f.zf.) ibdet edene yakacak bir surette, (bkz: zhidne). bidt (a.i. yanl olarak bide'nin c.) antlar. bidt- islmiyye islm medeniyeti antlar. bidt- kadme ilk alardan kalma antlar. bidt (a.i. ve s.) ibdet eden, inanm kadnlar. bide (a.i.c. evbid). [bidt yanltr] yadigr kalacak eser, ant. a'bide (a.i. abd'in c.) kleler. bidev (a.s.) 1. bide gibi, bideyi andrr, antsal. 2. ok byk, fr. nou-mental. (bkz: muazzam). bidn (a.i. ve s. bid'in c.) ibdet edenler; inanmlar. bil (a.s.) 1. koyun, at ve deve gibi hayvanlara iyi bakan [adam]. 2. ayrda otlayarak suya muhta olmayan [hayvan]. bile (f.i.) 1. sivilce, kk ban. 2. su kabarc. bile-i pistn meme dmesi, ucu. bile-i rh-i felek astr . yldzlar. bile-i rz Gne, (bkz ; ftb, Hurd, Mihr, ems). bir (a.s. ubr'dan. c. birn, birn) bir yerden geen, geici. abr birn , birn bis bis bist bistn biste bisten bisten-gh bisten bihor biten-gh bit-gh, bit-geh biye biye bkme bkr abkar (a.i.) 1. bir ila terkbi. [bu terkip; beyaz sandal, snbl kk, krmz gl, turun ve ide ekirdekleri, nren gibi gzel kokulu bz otlarla bir miktar doulmu miskten meydana gelirmi]. 2. gzel koku.

(a.s. bir'in c.), (bkz. bir). (a.s.) alayc, saygsz. (a.s.) ask suratl, yz eki [kimse], (f.s.) gebe. (bkz: bistn, abiste, abisten). (f.s.) 1. gizli, gizleme. 2.gebe. (f.s.) 1. (bkz: yitene). 2. gebe, hmile. hmile.2. dii. (f.b.i.) 1. gebelik yeri, rahim, dl yata. 2. Dny, lem. (f.i.) gebelik. (f.i.) 1. [hayvan ve insan]sulama yeri. 2. ime kab. 3. gnlk yiyecek.4. dinlenmek iin ksa bir duraklama. (f.b.i.) 1. gizli yer,gizlenecek yer. 2. aptesne (bkz: bitgh, bit-geh). (f.b.i.) 1. gizli yer, gizlenecek yer. 2. aptesne. (a.s.) yzn rt ile rten utangakadn veya kz. (a.s. men.) gzel, zarif [kz]. (f.i.) 1. Badat ve Anadolu'nun bz Dou illerinde yaplan turu ve salata nevinden bir katk. 2. eki hamurdan piirilip sirkeye konulan ve turu yerine kullanlan bir yiyecek; piyaz; salata. (f.b.i.) 1. sucu, saka. 2. saki, kadeh sunucu. 3. arap tccar. 4. arap ayya. (a.s.) byk bir ustalkla ilenmi kumalara sfat olarak ince, ok gzel mnsna gelen bu kelime, Yemen'in bir tarafnda

bulunan ve cinlerin oturduu sanlan Abkar ehrinin adndan bulunan ve cinlerin oturduu sanlan Abkar ehrinin adndan b-kend (f.b.i.) 1. dere, su geidi. 2. havuz. b-ke (f.b.s.) 1. su eken. 2. i. delikli kevgir. 3. i. sucu, saka. 4. i. sk, kadeh sunucu. 5. i. arap tiryakisi. b-kr (f.b.i.) lm ukuru, pisliin akt yol ve delik. blse (f.i.) tarlay tohumlayan, ekinci. blc, blk (f.i.) "nbet ekeri" denilen "nebat ekeri". b-nk (f.b.s.) 1. sulu. 2. slak, nemli. b-nme (f.b.s.) su mnsebetiyle yazlan iir. bns (f.i.) abanoz denilen sert ve siyah bir aa. abns (f.b.s.) 1. abanoz; abanozdan yaplm. 2. abanoz gibi[siyah]. 3. i. abaabnsiyye (f.a.i.) bot.abanozgiller, fr. ebenacees. b-rh, b-rhe (f.b.i.) su yolu, mecra, kanal. b-rne (f.b.i.) su yollarna ve borularna bakan mhendis, su mhendisi. abr (a.s.) 1. alacal, benekli [at]. 2. beyaz ve krmz alaca renk. 3. vcudunda sam lekesi bulunan [adam]. abre (a.i.c. abert) gz ya. (bkz: b-zh2, dem'). b-rz (f.b.i. ve s.) 1. su aktan. 2. aptesne. 3. ibrik, irkef mlei, havruz, lzmlk. brd (f.b.i.) snbl; nilfer. absl, bsln (f.i.) bahe, park, koru. b-seyr (f.a.b.s.) su gibi akan, yry abuk at. b-svr (f.b.s.) 1. su yznde yzen. 2. su yzndeki kabarck. b-svrn (f.b.i.c.) suyun veya arabn zerindeki kabarcklar. b-r (f.b.i.) su arlts, elle. b-b (f.b.i.) dere gibi aa akan su, aknt, akarsu. b-ins (f.b.i.) 1. sudan anlayan. 2. su yolcu. 3. gemi klavuzu. abt (a.i.) 1. yalan. 2. phe uyandrc hareket. b-tb (f.b.i.) (bkz: b tb). b-tbe (f.b.i.) 1. bahvan kovas, ibrik. 2. Gne biiminde yaplan mcevher, (bkz: ftbe2). b (f.i.) nilfer iei. abs (a.s. ubset'den) somurtkan. abs-l vech surat ask, ask suratl. b-vend (f.b.i.) su kab, marapa, bardak. b-verz (f.b.s.) suda mekeden, suda yzen, yzge. b-yr (f.b.s.) 1. sulayan, sulayc. 2. me. feyizlendiren, bereketlendiren. b-yr (f.b.i.) 1. sulayclk. 2. me. yardm. b-yr-i himmet himmet yardm. bzen (f.b.i.) 1. kk havuz. 2. banyo, (bkz: b- eng). b-zih (f.b.i.) 1. su sznts, su kayna. 2. gz ya. (bkz: abre,dem'). b-zrft (f.b.s.) eskimi, bozulmu [kavun, karpuz gibi eyler]. c (a.i.) fildii, baa. c (f.i.) bot. lgn [aa]. acc (a.i.) 1. bulut. 2. duman.

acfet acfet acib (a.s. acbe'nin c.) ok tuhaf ey, anlalmaz. acib-i seb'a-i lem dnyann 7 acibesi, 7 tane alacak eyi. [1. Msr piramitleri. 2. Bbil'de Semiramis'in asma baheleri. 3. Zeus'un heykeli. 4. Rodos heykeli. 5. Efes'te Artemis-Diana ma'bedi. 6. Bodrum' (Halikarnas) da Mosoleus'un trbesi. 7. iskenderiye deniz feneri]. Acib-l-Mahlkat (yaratklarn acayiplii) XV. yzyl mnilerinden Yazcolu Ahmet Bcan'm Arapadan tercme ettii, yer, gk ve denizlerdeki garabetlerden bahseden eseri. acibt (a.i. acib'in c.) 1. acayip eyler. 2. normale aykr gelen, yadrganan mahlklar inceleyen ilim. 3. normale aykr yaratlm mahlklar. aciz (a.s. acz ve acze'nin c.) koca kanlar. ck (f.i.) toprak, (bkz: hk). cl (a.i. ecel'in c.) vdeler, tabi mrn sonlan, gayetler, lmler. acle (a.i.). [asl icle'dir]. (bkz: icle). aclet (a.i.). [asl iclet'dir]. (bkz: iclet). acleten (a.zf.) [asl icleten'dir]. (bkz: icleten). cm (a.i. ecme'nin c.) meelik, kamlk, aalklar. a'cm (a.i. Acem'in c.) Acemler, Arap olmayan kavimler, iranllar, (bkz: ecim). cn (f.i.) polis. cr (a.i. ecr'in c.) kiralar, mkfatlar. acc (a.i.) barma, na're. cc (a.s. men. cce) kalabalk. accc (a.s.) 1. grltl. 2. frtnal,rzgrl; soyu temiz [at]. ce (a.s.) bir tane fildii. aceb (a.i.) acaba, hayret, gariplik, alacak ey. a'ceb (a.s.) (daha, ok, pek) acayip, tuhaf ve garip olan. a'ceb-l-acib 1) ok garip ve gln olan.(bkz: garib). 2) Manyas'l Mahmut'un dne ve hekimlie ait eseri. aceb (a.e. acib'den) phe ve tereddt bildiren edat, acaba, (bkz: y). a'cef (a.s.) ince, zayf. a'cel (a.s.) pek acul, ok acele eden. acele (a.i.) abuk, abukluk, (bkz: isti'cl) aceleten (a.zf.) arabuk, (bkz: ale-l-acele) acem (a.i.) harflere nokta koyma. Acem (a.i.c. a'cm) 1. Arap olmayan, Araptan gayri olan kavim. 2. iranllar. A'cem (a.i.c. ecim) Arap kavminden olmayan kimse. acem-ne (a.f.zf.) Acemlere yakr-casna. acem-arn (makam) (a.f.b.i.) mz. Trk musikisinde kullanlan ed makamlardan biri. Bu makam argh makamnn acem-arn perdesi zerine nakledilmi eklidir. Dominant argh, tonikas Acem-arn perdeleridir. acem-arn (perdesi) (a.f.t.b.i.) muz. aralklar birbirine msavi olmayan 24 dereceli Trk musikisi ses dizisinin kaba rghdan balamak zere drdnc perdesinin ad.

acem acem a'cem 1. Arap olmayan, iranl. 2. Acemce. 3. beceriksiz [kimse]. 4. dilsiz. acem-rak (a.b.i.) muz. adna anonim bir edvarda rastlanan isim. acem-istn (a.f.b.i.) iran lkesi. acemiyn (a.f.b.s. acem'nin c.) 1. tecrbesizler, toylar. 2 . iranllar. acem-krd (a.f.b.i.) muz. Trk musikisinde kullanlan mrekkep bir makamdr. Acem makamn tekil eden acem-arn ve uak makamlar dizilerinin pest tarafna bir krd drtlsnn katlmasyla terkip edilmitir. Makamn melodik seyrinde nce Acem makamnn, sonra da krd drtlsyle krd makamnn zelliklerini gsterir. acem-perest (a.f.b.i.) 1. ran sanat ve edebiyatna kar dknlk ve bu sanat ve edebiyat taraftarl. 2. Iran taklitilii. acem-pselik (a.f.b.i.) muz. tahminen iki asrlk bir mrekkep makamdr. Acem mrekkebine, bir pselik belisi ilvesinden domutur. Btn pselikli mrekkep makamlar gibi ldgh perdesinde durur; pselik belisini inici bir ekilde icra ederek karar verir. Acemde olduu gibi burada da gl perdesi bilhassa re-nevdr. Donanma acem gibi bir si iin bir koma bemol konulur; cbederse nota iinde acem'deki gibi si bekar ve si kk mcenneb bemol, pselik iin ise, sdece si bekar ilve olunur. acem-rast (a.f.b.i.) muz. adna Krehirli Yusufun edvarnda (XV. yy.) rastlanan makam. acern-uak muz. adna Mstakimzde Sleyman'n dergisinde (XVII. yy.) rastlanan makam. acem-zirkede (a.f.b.i.) muz. adna Krehirli Yusufun edvarnda (XV. yy.) rastlanan makam. cer (a.h.i.) ismail Peygamber'in anas, (bkz: Hcer). cer, cir, crr (a.i.) tula, kiremit. a'cez (a.s. ciz'den) ok ciz ve kudretsiz. aceze (a.f. ciz'in c.) dknler, gszler, beceriksizler, zayflar. c (a.s.) 1. fildiinden yaplm, fildiine ait. 2. fildii satcs, iisi. acb (a.s. aceb'den) tuhaf. acb-l-kyfe kl kyafeti tuhaf olan. (bkz. garip). cib (a.s. aceb'den) alacak ey. acbe (a.i.) alacak ey. acbe-i hilkat hilkat acibesi, anormal ya-radlm. (bkz: u'cbe). cil (a.s. ecel'den. men. "cile") vdeye bal, vdesi geldiinde yaplacak olan, ertelenmi. cil (a.s. acele'den) acele eden, acele, gecikmez. cil-ne (a.f.zf.) 1. acele edene ait. 2. imdiki zamana ait. cilen (a.zf. ecel'den) sonradan, ge, vdesi geldiinde yaplmak zere. cilen veya cilen er veya ge. cilen (a.zf. acele'den) tezelden, gecikmeden, (bkz: msta'celen). cin (a.s.) rengi ve tad deimi, bozulmu pis su. acn (a.s.) yourulmu ey, hamur, macun.

Lahm-i acn Lahm-i acn acn (a.s.) 1. hamur gibi, hamur, macun kvamnda. 2. kim. hamurumsu, fr. pateux. acniyyet (a.i.) hamur, macun hlinde olma. cir (a.s. ecr'den) elindekini bir bakasna kiralayan. c (f.i.) me. aciz (a.i.). (bkz. acz). ciz (a.s. acz'den. c. cizn) 1. eli ermez, beceriksiz, kabiliyetsiz. 2. zayf, gsz. cizn (a.s. ciz'in c.) cizler. ciz-ne (a.f.zf.) beceriksizcesine; alak gnlllkle. ciz (a.f.i.) l. kabiliyetsizlik, beceriksizlik. 2. tevazu, alakgnlllk. ciz (a.f.s.) fakir, alakgnll kimseye ait, yni "benimki". ciziyyet (a.i.) 1. beceriksizlik, kabiliyetsizlik. 2. fakirlik; tevazu. acmiyy (a.s.) akll, anlayl, ince fikirli. acn (a.i.) yourma. acl (a.s.) aceleci, ii dar. acl-ne (a.f.zf.) acele edene yakr surette. acz, acze (a.i.) kocakar, me. cad kar. (bkz: pre-zen). cl (f.i.) geirme. cr (a.i.) 1. tula. 2. kiremit. 3. kerpi, (bkz: cer). cr (a.i.) tulac, kiremiti. c-s-sinn (a.b.i.) biy. fildii, fr. ivoire. acz (a.i.) 1. beceriksizlik. 2. ed. dz yazda bir fkrann son cmlesi. 3. manzumede beytin ikinci -dizesinin son yars.[zdd sadr]. acz-i ikdm urap da bir ey yapamama, (bkz: aciz). r (f.s.) 1. katlm, kantnlm, birletirilmi [turu, tarator, salata ve benzerleri gibi eyler]. 2. inili yokulu, dz olmayan [yer]. "Gencne-i gftr" adl Farsa-Trke lgatte eserde kelimenin Trke olduu bildirilmektedir. d (a.h.i.) ok eskiden Yemen taraflannda bulunan ve Hud Peygamber tarafndan mna getirilemedii iin Allah tarafndan yok edildiine inanlan bir kavmin ad. d (a.i.c.) detler. a'd (a.s.) en zlim, pek gaddar. a'd' (a.i. ad' ve advv'n c.) dmanlar, yalar. a'd-y dn din dmanlar. db (a.i. edeb'in c.) 1. terbiyeler, utanmalar. 2. usuller, yollar, kaideler. db- asr zamann usulleri. db- mueret itima yaay bilgisi, usulleri db- mutvaat itaat usulleri. db- mnzara konuma kaideleri. db- ummiyye umm ahlk kaideleri. db ve erkn yol iz, yntem, sra sayg. a'dd (a.i. aded'in c.) saylar. a'dd- asliyye gr. asal saylar. a'dd- kesriyye gr. kesir saylar.

a'dd- mtebyine a'dd- mtebyine a'dd- rtbiyye gr. sra saylar. a'dd- tevziyye gr. letirme saylar. a'dd (a.i. adad ve adud'un c.) 1.sidler, bzular, kollar. 2. havuz kenanndaki byk ve dz talar, duvarlar. a'dad (a.s.) kolu ince, ksa kollu[adam]. adh (a.i. udhiyye'nin c.) kurbanlar. adhik (a.s. udhke'nin c.) glnecek eyler, latifeler, akalar. dk (f.i.) ada. (bkz: cezire). adakk (a.s.) (daha, en veya ok) dakik,ince. a'dl (a.i. dl'n c.) 1. denkler. 2. eitler, msvler. adalt (a.i.) adale'nin c.) -kaslar. adalt- inebiyye anat. gzbebei -kaslar. adalt- mcevvefe anat. kalb -kaslan. adale (a.i. c. adalt) vcutta hareketleriyapan sinirli etler, kas. adale-i cebhiyye anat. aln -kas. adale-i cildiyye-i unk anat. boyun deri kas. fr. platysma. adale-i dliyye anat. delta kas, fr. muscle delto'ide. adale-i fahziyye anat. uyluk -kas. adale-i hytiyye anat. terzi -kas, fr. muscle couturier. adale-i hicb- hciz anat. diyafram kas. adale-i kalb anat. yrek kas. adale-i madgiyye anat. ineme kas. adale-i medriyye anat. evre kas, fr. muscle orbiculaire. adale-i mels anat. yalz kas, fr. muscle lisse. adale-i muassra anat. bzc, -bzgenkas, fr. muscle sphincter. adale-i mudhike anat. gldrc kas. adale-i muhattata anat. izgili kas. adale-i mukabile anat. kart kas, fr. muscle opposant. adale-i mutiyye anat. tarak kas kas, fr. muscle pectine. adale-i mrabba'- munharife anat. yamuk kas, fr. muscle trapeze adale-i adale-i adale-i adale-i adale-i adale-i msennene anat. dili kas. na'liye anat. nalns kas. rahmiyye anat. dlyata kas. sadriyye anat. gs kas. savtiyye anat. ses kas, fr. muscle vocal. sedddiyye anat. tkayc kas, fr. muscle obturateur.

adale-i tev'emiyye-i skyye anat. baldr ikizkas, fr. muscle gastrocnemien. adale-i zt-r-rs-i selseanat. bal kas. adlet (a.i.) 1. hakka riyetkrlk, hak tanrlk, hakllk, doruluk, (bkz: adl, dd). 2. kadn ad. adlet emri tar. ahliye zulm ve taadd edilmemesi hakknda sadrzam tarafndan vllere yazlan emir. adlet-kr (a.f.b.s.) dil, adaletli, (bkz: adlet-penh). adlet-krne (a.f.zf.) adletlicesine. adlet-kr (a.f.i.) dillik. adlet-penh (a.f.b.s.) adaletli, (bkz: adlet-kr). adal (a.s.) adaleli, sinirli ete mensup, kaslarla ilgili.

adall adall dt- medeniyyet dt ahlk advet add add etmek de addr aded aded-i aded-i aded-i aded-i aded-i aded-i aded-i aded-i aded-i aded-i aded-i aded-i aded-i aded-i

sam asl r ferd gayr-i muntak hakik kesr menf mevhm muntak mretteb msbet rtb rs

aded-i silsile-i ale-l-vil aded-i tmm aded-i tevzi adeden aded, adediyye adediyyt adediyyt- mtefvite adediyyt- mtekaribe a'del a'del-l-diln dem adem adem-i basret adem-i dikkat (a.s. dall'den) 1. doru yoldan pek uzak olan, ok saptm bulunan, ok fena yol tutmu olan. 2. pek ok hatda bulunan. (a.i.) ahmaklk, aklszlk. (a.s.) en zararl, (bkz: azarr). ikilerin en zararls.

(a.i. ades'in c.) mercimekler. (a.i. det'in c.) detler, grenekler, usuller, tabiatlar, alkanlklar. medeniyet detleri, usulleri. sosy. tre, fr. moeurs. (a.i.) dmanlk, yalk.(bkz: buz). (a.i.) 1. sayma, saylma. 2. itibr etme, edilme. 1) saymak; 2) itibr etmek. (a.i.) det kelimesinin Arap kaidesine gre yaplan mrekkep kelimelerdeki ekli fevk-al-de; alel-de.. gibi. (a.i.) denizci, gemici taifesi. (a.i.c. a'dd) say. mat. -oransal say, fr. nombre rationnel. mat. asl saylar, mat. ondalk saylar. mat. tek say. mat. -Grandisi say,fr. nombre irrationnel. mat. gerek say. mat. kesir saylan. mat. negatif say. mat. -sanal say. mat. rasyonel say. sosy. tamsay. mat. pozitif say. mat. sra saylan. fer. ahslarn adedi, [bir kimse vefat edip yalnz kz kalsa mes'elenin mahreci aded-i rsuna gre "" olur.] mat. aritmetik dizi. mat. tamsay. mat. letirme saylar. (a.zf.) say bakmndan, sayca. (a.s.) adede mensup, adetle ilgili. (a.i. aded'nin c.) 1. adetle ilgili eyler. 2. fk. saylan eyler. huk. fertleri arasnda pahaca fark bulunan ve saylabilen eyler. [karpuz ve kavun gibi]. huk. fertleri arasnda pahaca fark olmayan ve saylabilen eyler [yumurta ve ceviz gibi]. (a.s. dil'den) (daha, pek, en) adaletli, ok doru. (dillerin en adaletlisi) Allah. (a.h.i.) 1. dnydan ilk yaratlan adam. 2. ilk peygamber, (bkz: eb-l-beer). 3. (f.c. demn) (a.i.) yokluk, bulunmama.

basiretsizlik, grszlk. dikkatsizlik.

adem-i emniyet adem-i emniyet adem-i if yerine getirememe, yapamama. adem-i ihtiml olamamazlk. adem-i iktidr 1) gszlk, gc yetmezlik. 2) intiazszlktan doan bir hastalk, fr.impuissance. adem-i imkn imknszlk, olamazlk. adem-imtizc birlemezlik, geimsizlik, geinemezlik, badamazlk. adem-i inkt kesilmezlik. adem-i inzibt yasavszlk. adem-i irtibt mant. ayrklk, fr. disjonction adem-i istikrr bir halde durmazlk. adem-i istim' huk.dvann dinlenmemesi. adem-i itih itahszlk. adem-i itat itaatsizlik. adem-i ihtilf anlamazlk, uyumazlk. adem-i i'timd gvensizlik. adem-i kabl kabul etmeme. adem-i kifyet yetmezlik. adem-i levn biy. aknlk, fr. albinisme. adem-i lzm gereksizlik. adem-i merkeziyyet bir merkezden deil her teekkln kendi kendini idare etmesi. adem-i mes'liyyet mesuliyetsizlik, sorumsuzluk. adem-i mevcdiyyet yokluk. adem-i mutbakat uymazlk, uyumazlk. adem-i muvfakat raz olmay. adem-i muvaffakiyyet muvaffakiyetsizlik,baarszlk. adem-i mdhale karmamazlk. adem-i msade msadesizlik, izinsizlik;darlk. adem-i msvt -eitsizlik. adem-i nezfet pislik, kirlilik. adem-i riyet riayetsizlik, saygszlk. adem-i salhiyyet -yetkisizlik. adem-i sebt sebat etmeyi, abuk bkp usanma, direnmezlik. adem-i tbiiyyet sosy. -bamszlk. adem-i ta'kip huk. -kovuturmazlk. adem-i tecvz saldrmazlk. adem-i te'diye dememe. adem-i tenzur kim. -bakmszlk, simetrisizlik. adem-i temyz-l-elvn astr. renk indisi,fr. indice de couleur. adem-i teslm eko. bir evrakn, bir vesikann verilmesi icbeden kimseye veya yere verilmemi olmas. adem-bd (a.f.b.i.) yokluk diyr, lm. demn (a.i. dem'in c.) demler,adamlar. dem-hr (a.f.b.s.) insan yiyici. dem (a.f.s.c. demiyn) demolu. adem, ademiyye (a.s.) ademle, yoklukla ilgisi olan, lm hakknda. demiyn (a.f.i. dem'nin c.) demoullar, insanlar, adamlar. demiyne (a.f.zf.) adamca, erkeke, cesurca

demiyyet demiyyet adese-i mer'iyye adese-i mtekarib ades det det-i anm det-i gulmiyye det-ullh det deten adevn, adv adgs adgs ahlm adh d-i adh adham d add, adde emsl-i adde add dil, dile hid-i dil dil-h Hkmet-i dile adl dil-ne dil adm adm-l-imkn adm heder (eylemek) admet-l-cenh admet-l-ercl admet-t-tveyc adm-n-nazr dne d (a.i.) 1. adamlk, insanlk.2. adamlk, namuslu adama yakr hal. (a.f.b.s.) adam ldren. (a.f.b.s.) olgun, bilgili adam.

(a.s.) kas kk [adam]. (f.i.) ate. (bkz: zer). (a.i.c. a'ds) mercimek [hububattan]. (a.i.c. adest) 1. mercimek. 2. mercek. 3. drbn. fiz. gzleme mercei, fr. oculaire.gzlk vesaire yapmaya yarayan mercimek biimindeki cam. fiz. nesne, cisim mercei, fr. objectif. fiz. -yaknsak mercek, fr. lentille convergente. (a.s.) ades'e, mercimee benzeyen nesne. (a.i.c. dt) grenek, usul, tabat, alkanlk. koyun ve keiden alnan resim. ilerin grlmesi iin kullanlan adamlarn masraflar karl olarak alnan resim. Tanr tresi. (a.zf.) baya, basbaya, enikonu. (a.zf.) det olarak, grenek suretiyle. (a.i.) hzla koma. (a.i. dags'n c.) rya teevvt, karklklar, kark ryalar tarznda kullanlr (a.i.c.) kurbanlar, Kurban bayram. (a.s.) iri yapl [adam]. (a.s.) 1. baya, aa, deersiz. 2. det olan. (a.s.) ok, bir ok. bir ok benzerler. (a.i.) 1. bir smmlk ey, lokma, (bkz: add). 2. srma. 3. arkada. 4. hasm. (a.s. adl'den) 1. doruluk gsteren. 2. doru, (bkz: ddgster). adaletli, doru ahit, tank. g.s. gzel sanatlarda kullanlan bir kt cinsi [tezhip, hat, minyatr v.b. iin]. her iinde adalet, doruluk bulunan hkmet. 3. i. [birincisi] erkek, [ikincisi] kadn ad. (a.s. adl'den) eit, e, msv. (a.f.zf.) adaletliye yakr bir ekilde, dorulukla. (a.f.i.) adalet, doruluk. (a.s. adem'den) yok olan. imknsz, olamaz. yok etmek, ziyan etmek.

zool. Yeni Zelanda'da yaamakta olan bir ku, apteriks. zool. ayakszlar, fr. apodes. bot. -taszlar, fr. apetales. (a.b.s.) ei olmayan, esiz. (a.i.) cuma gn. (f.i.) ate.

diyt diyt diyt- umr gnlk, ufaktefek, deersiz iler. diyen 1. baya, basbaya. 2. her zamanki gibi. diyye (a.s.) tiyat edilmi, allm. Eyym- diyye (allm gnler) tatil veya bayram gnlerinin dnda kalan gnler. Ma-hkim-i diyye ceza mahkemelerinin dnda kalan mahkemeler. diyyet (a.i.) adlik, aalk, bayalk. adl (a.i.) doruluk, (bkz: adlet, dd) . adl' (a.i. dl'n c.) 1. kaburgalar. 2. mat. geometrik ekillerin kenarlar. Z-l-erbaati-l-adl' drtgen. Z-l-kesri-l-adl' poligon, okgen. Mselles-i-mtesvi-l-adl ekenar gen. 3. [Arapada] say kkleri. adl (a.s.) 1. adalete mensup, adaletle ilgili. Ht-yi adl adalet yanl, yanl hkm. 2. II. Mahmud'un lkab.[iirlerinde kulland Adl mahlas mnsebetiyle]. Adl (a.i.) H. Sultan Bayezid'in iirdeki mahlas. adliyye (a.i.). mahkeme yarglama ileriyle uraan dire. Adl-penh (a.f.b.i.) adaletin barnd yer, adalete snan kimse. adn (a.i.) 1. ikametgh. 2. cennet, (bkz: firdevs). adrs (a.i. drs'n c.) diler, bilhassa arka diler drah (f.i.) 1. imek. 2. yldrm.3. gk grlts, (bkz azrah). dreng (f.i.) mihnet, sknt, keder. ad (a.i.c. a'd') dman, ya. (bkz: advv). adud (a.i.c. a'dd) 1. kol, paz. 2. s. yardmc, arka. adud-ud-devle devlet adamlarndan bzlarnn lkab.

add (a.i.) 1. srmlk, bir lokma, (bkz: add). 2. s. ackl, ztrap verici [hal]. 3. s. zlim. adud, adudiyye (a.s.) kol, paz kemii ile ilgili. advv (a.i.c. edd) dman, ya, hasm. advv-i cn can dman, (bkz: ad). dyende (f.i.) eleimsama [alim-i sem], gkkua, (bkz: fendk, kavs-i kuzah). afaf , affet (a.i.) 1. afiflik, temizlik, temiz olma. 2. fenalktan, gnh ilemeden kanma. afif (a.i. affe'nin c.) iffet sahibi, namuslu, erefli kadnlar. afk (a.i. ufk'un c.) ufuklar, gk kenarlar, gkle yerin birleir gibi grnd yerler. me. gr ve dn snrlan, [zdd: enfs]. fk- rh ruhun ufuklar. fk-gr (a.f.b.s.) ufuklar tutmu, dnyya, her tarafa yaylm. fk (a.s.c. fkyyt) 1. hava, dereden tepeden sz. 2. objektif, nesnel. 3. Mekke'ye yalnz hac iin giden veya Mekke'den ayrlan kimse, yabanc. afa-llh anh (a.c.) Allah onu affetsin! afret (a.i.) eytan, kt, ifrite niyet. afrt (a.i. ifrt'in c.) eytanlar; kurnazlar. ft (a.i. fet'in c.) bellar, musibetler. ft- semviyye sem fetleri.

afen fend fendk afen fend fendk fernende fern-hn ferni a'fet fet fet-i b fet-i cn fet-i cn- cihn fet-i devrn fet-nmn fet-resn fet-zede fetzede-gn aff aff aff- huss aff- umm f aff aff-ne fik afk fil afir fiyet ide-i fiyet frze fre frze afs f-tb ftb- Kurey (a.i.) rme. (f.i.) kavga, dv, sava ["fendden" masdanndan]. (f.i.) eleimsama [alim-i sem], al-yeil kuak, (bkz:

dyende, kavs-i kuzah). (a.s.) pek ak. (bkz: ebyaz). (f.s.c. ferdegn) yaratlm, mahlk, yaratk. (f.b.s.i.) yaratan, yaratc, Tanr. (f.b.i.) Tanrlk. (f.i.) beenme, alk, yaa, varol, bravo. (f.s.) yaratan, yaratc, [yaratmak mnsna gelen Farsa ferden masdarndan] (f.b.s.) 1. yaratc. 2. yaratan. (f.b.s.) "ferin" diyen, (bkz: b-hn, tahsn-hn). (f.i.) 1. yaratma. 2. yaratl ve btn mahlklar. (a.s.) 1. solak. 2. pek aklsz [adam]. 3. en g ey. (a.i.c. ft) 1. byk felket, bel, (bkz: add2). 2. mec. ok gzel insan. (su feti) su kz, deniz kz. 1) cann bels, can bels; 2) gzel, dilber. cihann cannn bels. klarn gzeller iin kullandklar bir tbir. (f.b.s.) felket, bel gsteren. (a.b.s.) bel getiren, musibet eritiren. (a.f.b.s.) musibet grm, belya uram, mahvolmu. (a.f. fet-zede'nin c.) belya uramlar, mahvolmular. (a.i.) iffet, namus. (a.s.) iffetli [kadn].[men. "affe"]. huk. kk ba. huk. byk ba. (a.s.) 1. silen. 2. silinmi. 3. affeden, balayan, (bkz: mrz, mrz). 4. affedilmi, balanm. S. yalvaran [men. "afiye"]. (a.s.) iffetli, namuslu, temiz, [men. "afife"]. (a.f.zf.) temiz olarak, temizce, tertemiz. (a.s.) yalanc. (a.s.) ok aptal. (a.s. ufl'den) 1. ufl eden, gurb eden, batan [Gne, yldz], (bkz: garib). 2. grnmez olan, kaybolan. (a.s.) ok kt niyetli. (a.i.) 1. salk, esenlik. 2. Ba-yazar Avanzde M. Sleyman olan ve istanbul'da yaymlanm haftalk tp ve salk gazetesi. hastal geirme, (bkz: selmet, shhat).

(f.i.) 1. aydnlk, k. 2. mum veya kandil fitili, (bkz: frze). (f.i.) un helvas, (bkz: efre). (f.i.). (bkz. frze). (a.i.) 1. maz denilen tane. 2. s. kekre. (f.b.i.) 1. Gne, (bkz: Hurd, Mihr, ems). 2. Gnein . 3. s. gzel [kadn]. 4. gzel yz. (bkz: mh-ceml). 5. arap. Peygamber efendimiz.

ftb- marib kl. f-tbe (f.i.) 1. su kab. (bkz: ftve). 2. Gne biiminde yaplan mcevher, (bkz: b-tbe2). ftb-gerdan (f.b.i.) 1. Gneten korunmak iin giyilen balk. 2. avc kulbesi. ftb-gerdek (f.b.i.) 1. ayiei. 2. zool. kaya keleri. ftb-gerdi (f.b.i.) 1. yer yz. 2. s. dima Gne gren yer. 3. zool. kaya keleri, (bkz: ftb-perest4). ftb-gr (f.b.i.) 1. emsiye. 2. gneli yer. ftb l-tente, gnelik, emsiye. 2. s. Gnee ait. ftb-itihr (f.a.b.s.) byk ve pek mehur adam. ftb-perest (f.b.s.) 1. Gnee tapan. 2. i. nilfer iei. 3. i. ayiei. 4. i. zool. kaya keleri, (bkz: ftb-gerdi). ftb-r[y] (f.b.s.) 1. Gne yzl, yz Gne gibi parlak. 2. sevimli, dilber. 3. Gnee kar olan [yer]. ftb-ruh (f.b.s.) Gne yanakl [gzel]. ftb-svr (f.b.s.) sabahlan erken kalkan, gn domadan uyanmak detinde bulunan [kimse]. ftve (f.i.) su kab. (bkz: ftbe). fr (a.i.) bel kasrgas. afvv (a.s.) merhametli, dima affeden, su balayan [Allah]. afv (a.i.) 1. suunu balama. 2. zr dileme. 3. birini

vazifesinden uzaklatrma. afv an-il-cerha huk. bir kimsenin kendisini "ksas" veya "diyet"i gerektiren bir ekilde yaralayan ahsa kar mlik olduu "ksas" veya "diyet" veya "hkmet-i adil" hakkndan vazgemesi. afv an-il-cinye huk. kendisine kar ksas ve diyeti gerektiren bir cinayet ilenilen kimsenin veya bu hususta velsinin ksas veya diyet hakkndan vazgemesi. afv an-il-kat' huk. bir uzvu kesilmi olan kimsenin bu sebeple mlik olduu ksas veya diyet hakkndan vazgemesi. afv an-il-ksas huk. kendisine kar cinayet ilenen kimsenin veya bu husustaki velsinin ksas hakkndan vazgemesi. afv an-il-ecce huk. ba veya yz yaran sulu zerine lzm gelen ksas veya diyet veya hkmet-i adil hakkndan ba yanlan kimsenin vazgemesi. gh, geh (f.s.c. ghn) 1. bilgili, haberli, uyank. 2. [birincisi] erkek ad. gh-n (f.s. agh'in c.) limler, bilgililer, bilginler. gh, geh (f-i.) ghlk, haberli ve uyank olma. gal ("ga" uzun okunur, f.i.) 1. darltma, kkrtma. 2. al. 3. an kovan. 4. inemeden yutma. gali ("ga" uzun okunur, f.i.) kkrtma, saldrmaa kkrtma. gande (f.s.) 1. yastk, minder, sucuk gibi zorla doldurulmu ey. (bkz: gen, ge-ne). 2. bir nevi zehirli bcek. gan ("ga" uzun okunur, ugniyye'nin c.), (bkz. egan). agarr (a.s. gurre'den) 1. kendini ok beenmi. 2. beyaz. 3. alnnda beyaz benei, aktmas olan [at]. 4. asl, lcenap. 5. ok scak [gn].

agarr-l-eyym en scak gn.

gate gate agavt (Trke aa'nn Arap. c.) aalar. agayn (Trke aa'nn Fars. c.) aalar. gaz ("ga" uzun okunur, f.i.) balama. gaz- zenbr muz. (bkz: vz- zenbr). gaze ("ga" uzun okunur, f.i.) mzik balangc, algclann ve okuyuculann ahenk balangc. gaze-i Kbil muz. adna anonim bir kan-temir ekinde (XVIII. yy.) rastlanan makam. gaz-gh ("ga" uzun okunur, f.b. i.) balama yeri veya zaman; mene'. agb (a.s.) 1. daha veya en koyu. 2. daha veya en kt. agber (a.s.) ok tozlu. agbes (a.s.) kl rengi. agbiy (a.s. gab'nin c.) ahmaklar, kaln kafallar. agdiye (a.i. gad ve gd'nn c.) yenip iilecek eyler, (bkz: agziye). gen (f.i.). (bkz: gande1) gene (f.s.) dolmu, doldurulmu. gende (f.s.) doldurulmu, dolu, tkal, (bkz: gn). gende-g (f.b.s.) kula dolu, sz dinlemez, hayrsz, sefil. geste , gete (f.s.) 1. slanm, slak. 2. bulam, yourulmu. agfer (a.s.) affeden, mafiret gsteren. agfer-l-gafirn affedenlerden en ok affeden, Tanr. agrr (a.s. garr'in c.) tecrbesizler, safdiller; acemiler. gye (a.i.) iine su biriken ukur. ["agyye" eklinde de kullanlabilir]. gl (f.i.). (bkz. gul). gn (f.s.) dolu, doldurulmu, (bkz: gende). -gn (f.s.) 1. "dolmu" mnasna olarak kelimeleri sfatlandran bir ek Vahet-gn vahetle dolu. 2. iman, tavl. giste (f.s.) sk sk balanm, dmlenmi. g (f.s.) 1. iliik, sarkk, yapk. 2. uzatlm. aglk (a.i. galak'n c.) 1. kilitler. 2. kapal anlalmaz eyler. agll (a.i. galel'in c.) aalar arasndan akan sular. agll (a.i. gull'n c.) 1. boyuna geirilen zincirler. 2. prangalar. 3. kelepeler. alt (a.i. galat'n c.) hatlar, yanllar, (bkz: galatt). agleb (a.s. galib'den) (daha, pek, ok) kuvvetli, en ok galip. agleb-i ihtiml byk bir ihtiml. aglef (a.s.) 1. sandkta kapal. 2. sn-netsiz. 3. me. katlam, duygusuz [kalb]. aglez (a.s. galz'den) (daha, pek, ok) kaba ve galz. aglime (a.i. gulm'n c.) olanlar. agmd (a.i. gmd'n c.) kl ve bak kn. agmd- syf kllarn knlar. agmr (a.s. gamr'n c.) 1. byk, ulu kiiler. 2. seller. 3. (gumr'n c.) chil, bilgisiz ve bn kimseler. agmz (a.i. gamz'n c.) gz yummalar, gz krpmalar. agn (a.s. gan'den) (daha, pek, ok) gan, en zengin. Anm (a.i. ganem'in c.) koyunlar.

aniy aniy agniye (a.i. gn'n c.) arklar, trkler. agr (a.s.) ok sevimli, ok yakkl. agrr (a.s. grr'n c.) tecrbesizler, aptallar. agrs (a.i. gars'n c.) dikilmi aalar, fidanlar. agrz (a.i. garez'in c.) maksatlar, niyetler. agrz- hkmet hkmetin niyetleri, maksatlar. agrz- nefsniyye nefse ait maksatlar. agrz- ahsiyye-i keyfiyye keyfe bal ahs maksatlar. agreb (a.s. garb'den) en garb, pek tuhaf. agreb-l-garib alacak eylerin en garibi. agribe (a.i. gurb'n c.) kargalar. agsn (a.i. gusn'un c.) dallar, budaklar. agsem (a.i.) beyaz siyahndan ok olan sa, kl. agser (a.i.) 1. boz ve esmer renkli, ok tyl aba, kilim. 2. kurbaa yosunu. 3. karabatak kuu. 4. s. aalk [adam]. ag (a.s.) 1. pek baygn [adam]. 2. vcudu kara, yz beyaz [hayvan]. agiye (a.i.g'mn c.) perdeler, rtler, zarlar, deriler. agta (a.s.) 1. karanlk. 2. zayf gzl. agtiye (a.i. gt'nn c.) perdeler, rtler. gul ("gu" uzun okunur, f.i.) gz ucuyla bakma [ hiddetlenerek], (bkz: al). gn (f.s.) 1. ba aa; ters. 2. u-ursuz. gunde (f.s.) atlm, halla elinden km pamuk yn veya yuma. gr (f.i.) 1. tula. 2. kerpi. 3. kiremit. gu ("gu" uzun okunur, f.i.) kucak. gu-i leyl-i trk karanlk gecenin kuca. gu-i terbiye terbiye kuca. gute (f.s.) bulatrlm, kirletilmi.(bkz: gate). gs (f.i.) talarn kulland demir kalem agv (a.s.) dallete en ok sapan, (bkz adall). agvl (a.i. gul'n c.) gller, korkun hayaletler, hortlaklar. agvr (a.i. gar'n c.) maaralar. agvs (a.i. gavs'in c.) yardm istemekiin barmalar, yardmlar ["yardmc" mansyla "evliya-u-llah" hakknda kullanlr], (bkz: aktb). agvt (a.i. gait'in c.) 1. ukurlar. 2.aptesneler. 3. pislikler. agyr (a.i. gayr'in c.) gaynlar, bakalar, yabanclar. agyz (a.i. gayze'nin c.) aalklar, meelikler agyed (a.s.) 1. esner vcutlu. 2. uykucu, tenbel agyer (a.s. gayret'den) (daha, pek, ok) gayretli [adam]. agz' (a.i. gaz'nn c.) dmanla savamalar. agzeb (a.s.) pek gazapl, fkeli [adam]. agzef (a.s.) uzun ve sarkk kulakl[hayvan] agzel (a.s.) 1. pek .kane. Agzel-i e'r iirlerin en kanesi. 2. i. en iddetli stma. agziye (a.i. gz'nn c.) yenip iilecek eyler, (bkz: agdiye). h (f.n.) aferin, bravo! mnsna kullanlr.

h h ah, ah (a.i.) 1. karde, 2. dost.(bkz: ahu). ah li-mm baba ayr, ana bir karde. ahabb (a.s.) (daha, pek, ok, en) sevilen. ahbir (a.i. ahbr'n c.) hikyeler, rivayetler. ahbi (a.i. Habe'in c.) Habeliler. ahad (a. s. c. hd) 1. bir (say]. 2. i.kii, kimse. hd-i ns (bkz: avm). ahad-l-ahadeyn emsalsiz, esiz hd (a.s. ahad'n c.) birler, birden dokuza kadar olan saylar. ahadd (a.s. hadd'den) (daha, pek, ok) keskin ahdd (a.i. uhdd'un c.) sopa ve kam gibi eylerin vcutta brakt izler. ahds (a.i. hads'in c.). (bkz. ehds). ahdiyyet (a.i.) birlik, hussiyle Allah'n vahdaniyeti (bir olmas). ahad-hma (a.b.zf.) ikiden biri. ahaff a.s.) (daha, pek, ok) hafif, dncesiz. ahil (a.s.c.) iri yapl ve kibirli kimseler. ahakk (a.s.) (daha, pek, ok) salhiyet, yetki verilmi olan. hl (f.i.) erp, bir eye yaramayp atlacak nesne, (bkz: kal). ahl (a.i. ehl'in c.) 1. halk. 2. Bayazar Mehmet Behzat olan ve Sofya'da gnar yaymlanan bir gazete. 3. bayazar Agh Srr Levend olan ve zmir'de yaymlanm gnlk bir gazete. ahl-yi asliyye asl sahipler, otokton (yerli) halk. hr (f.i.) 1. hattatlarn kullandklar kda srlen niastal yumurta. 2. kahvalt. 3. bir nevi elik. aharr (a.s.) (daha, en, pek) scak. ahsf 1 a.i.c.) topra yumuak, tasz, kumlu yerler. ahsin (a.s. ahsen'in c.) (bkz: ehsin). ahass (a.s. hss'dan) 1. daha, en, ok) huss, *zel. 2. z f. balca. 3. s. yakn. ahavt (a.i. uht'un c.) 1. kzkardeler. 2. kadn arkadalar. 3. benzer eyler. ahaveyn (a.i.c.) iki karde, [islm -limlerinden Urfa'h vaiz Mahmut Kmil Efendi'nin babas Mustafa Kmil Efendi ile amcas Urfa'l Ayn-i vahit Mehmet Efendi]. ahazz (a.s.) (daha, en veya ok) bahtiyar, mesut, mutlu. ahb (a.i. haba'nn c.) saray adanlan. ahbb (a.i. habb'in c.) dost, bildik, tandk, (bkz: in). ahbr (a.i. haber'in c.) 1. haber, ortada dnen 'sylentiler. 2. (hibr'in c.) Yahudi bilginleri, hahamlar. 3. meserretler; iyilikler. 4. yaz mrekkepleri. ahbr (a.s.) rivyeti. ahbs (a.i. habs'in c.) 1. su bentleri. 2. su bentleriyle meydana getirilen havuzlar. 3. hapisler, zindanlar. 4. gayr-i merut vakf hlinde bulunan topraklar veya binalar. ahbz (a.i. hubz'un c.) ekmekler. ahbel (a.i.) brlce tanesi. ahbel (a.s.) divne, deli, kak. ahben (a.s.) istiskaya urayan, karnna su dolan kimse.

ahbes ahbes ahbeseyn (a.i. ahbes'in dualis obligu-us'u) en mundar eylerden ikisi (= bok ile sidik). ahbe (a.i.) Habe, Habe. ahbiye (a.i. hb'nn c.) kldan yaplan gebe adrlar. ahcl (a.i. hacl'in c.) 1. topuklar. 2. zincirler. ahcr (a.i. hacer'in c.) talar. ahcr- dalle cor. sapkn, uzaklara srklenmi kaya, fr. bloc erratique. ahcen (a.s.) kvrck, [sa hakknda]. ahceste (f.i.) 'kap eii, (bkz: stn, atebe). ahd (a.i.c. uhd) 1. sz verme. 2. and, yemin. 3. devir, zaman, gn. (bkz: ahid). Ahd-i atk isa'dan nceki Yahudi peygamberlerin kitaplar Tevrat, Zebur, Mezmir v.b.]. ahd-i cedd isa'nn kitab, inciller ve ekleri. ahd-i karb yakn zaman, evvelki zaman. ahd peymn yemin, and. ahda' (a.s.) (daha, en veya pek) halm, alak gnll, itaatli. ahda (a.s.) 1. en hud'ac, ok aldatc. 2. i. insann ensesine yakn iki damar. ahdk (a.i. hadeka'nn c.) gz bebekleri. ahdn (a.i. hadin ve hadn'in c.) dostlar, yoldalar, yadalar. ahdar (a.s.) pek yeil, yemyeil, (bkz: ahzar, sebz). ahds (a.i. hades'in c.) 1. yeni hdiseler. 2. fena eyler, dertler, musibetler. 3. talihin deimeleri. 4. s. genler. ahdeb (a.s.) kambur. ahdeb (a.s.) kimsenin rey ve dncesini beenmeyen, uzun boylu ahmak [adam]. ahdebiyyet (a.i.) kamburluk. ahder (a.s.) a adam. ahder (f.i.) karde ocuu, yeen. ahderiyy (a.i.) yaban eei. ahd (a.s.) szleme, anlama ile ilgili. ahd-nme (a.f.b.i.) (bkz: ahid-nme). hek (f.i.) kire. hek-i siyh rutubete dayankl bir eit imento. hek-i tefte snmemi kire. hen (f.i.) 1. demir. 2. zincir. 3. kl. 4. s. sert, kat. hen-i cft, hen-i gv saban demiri. hen-iyn (f.b.i.) diki yks. henbe (f.i.) ulhalarn dokuyacaklar bezin iki yanna koyduklar demirli aa. [bezin buruukluunu at iin buna "nber" de denilir]. hen-cme (f.b.i.) sandklara vurulan demir ember. hen-cn (f.b.s.) demir canl, sabrl, dayankl, kat yrekli. hen-dest (f.b.s.) demir elli, eli demir gibi olan. hen-destne (b.zf.) demir elli olanlara yakrcasna. hen-dil (f.b.s.) 1. demir yrekli, kahraman. 2. merhametsiz, (bkz: henn-dil). hene (f.i.) demir halka.

heng heng etme. heng-i esvt leng. kelimelerde kalnlkla incelik ve yuvarlaklkla dzlk bakmndan vokallerin birbirleriyle uyumas, ("karnca; rmcek" gibi). heng-i ezel fels. "ncel dzen, fr. har-nonie preetablie. heng-i savit gr. sesli, uyumu. heng-i selset ed. akclk, ses kakmas bulunmayan gzel yazlardaki tatl ses. heng-i takld leng. tad mny teekkl ettii seslerle de telkin eden kelimelerden meydana gelen sz tertibi, ("tir tir titremek" gibi). heng-i tarab muz. Ferizcizde ibrahim Vefa'nn (XIX. yy.) adlandrd makam. heng-i tasr ed. anlatlanlar -kelimelerin yaplndan, cmlelerin uzayp ksalmasndan, baz szlerin seslerinden yararlanarakcanlandrma zellii. [Mesel "Darda grleyerek kkremi bir ordu gibi; dverdi sahili binlerce dalgalar asab" .. gibi]. heng-dr (f.b.s.) ahenkli, uygun,dzenli. hen-ger (f.b.i.) demirci. henger-i gayret gayret demircisi. henger (f.b.i.) demircilik. hen-h[y] (f.b.s.) demir ineyen, gemi azya alan, sert bal, dikbal, [at]. hen, henn (f.s.) 1. demirden. 2. demir gibi pek salam. henn-ciger (f.b.s.) cesur, dayankl. henn-dil (f.b.s.) demir yrekli, kahraman, merhametsiz. (bkz.hendil). henn-reg (f.b.s.) (bkz: hen-reg) hen-ke (f.b.s.) demir eken, mknats. (bkz. hen-rb). hen-p (f.b.s.) demirler giymi, demir kuam, zrh giymi. hen-reg (f.b.s.) damar demir veya demir damarl, salam, dayankl, kuvvetli [at]. (bkz. henn-reg) hen-rb (f.b.s.) mknats. (bkz: hen-ke). hen-s, hen-sy (f.b.i.) ee, trp, bilei ta. her (a.s.) baka, dier, gayr. her-n-nehr ast. Semnn gney yarmkresinde bulunan En-nehr burcunun en parlak yldz, Achernar. heste (f.s.) yava, ar, yava yava. hesteg (f.i.) yavalk, acelesizlik. heste-rev (f.b.s.) acelesiz, yava yava yryen. ahf (a.s. hafden) (daha, pek, ok) haf, en gizli. ahfd (a.i. hafdin c.). 1. oul oullar, torunlar. 2. yardmclar, hizmetkarlar. ahfs (a.i. hfsn c.) ikembeler, krkbayrlar. ahfaz (a.s.) 1. alak ve ukur [yer] 2. mec. alak gnll kimse. ahfe (a.s.) 1. kk gzl, zayf bakl. 2. yalnz gece gren [kimse]. [ahfein lkabnda byk Arap limi vadr: Abdlhamd, Said bin Mes'ade, Ali bin Sleyman]. ahfiye (a.i. hfnn c.) 1. gizli eyler. 2. aa ieinin tomurcuunu

rten d kabuklar.

ahger ahger ahger-i szn yakc kor. ahgl (f.i.) baak kl, klk, sakal. ahibb (a.i. habbin c.) (bkz. ehibb). ahid (a.i.) (bkz. ahd.) ahid-nme (a.f.b.i.) anlama artlarn ve iki tarafn imzasn tayan kt. ahid-iken (a.f.b.s.) anlamay bozan. ahha (a.i.) bulama denilen yemek. hhte (f.s.) 1. syrlm, karlm, [silah] 2. saldrlm. ahill (a.s. hallin c.) sdk, hlis, candan dostlar. (bkz. ahll). ahille (a.i. hallin c.) uvaldzlar, iler. ahr (a.s.) 1. en son, en sondaki. 2. huk. Bakasnn nikhnda bulunan kimse ile cinsel ilikide bulunan. hir (a. zf.) nihayet, son olarak. hir-kr (a.f.zf.) iin sonunda, neticede. hir-l-emr en nihyet, sonunda. hir-bn (a.f.b.s.) sonunu dnen, gren, akll. hire (a.s. hirin mennesi). son. hire (a.s. ve i.) 1. zn ve zinkr. 2. kahpe. hiren (a.zf.) sonradan. ahren (a.zf.) en sonra, en son olarak, son zamanda, geende, bu yaknlarda. hiret (a.i.) br dnya, teki dnya. (bkz. ahret). hiretlik (a.t.i.) 1. ahretlik, evlatla alnan ksz. 2. ahret kardei. (bkz. ahretlik.) hirn (a.s. hirin c.) sonrakiler, sonlar. hirn (a.s. hirin c.) sonrakiler, sonlar, en sonralar. (bkz. hirn, evhir.) hir-zamn (a.b.i.) (bu dnyann) son gn(). ahiss (a.s. hassin c.) pintiler, cimriler. hiyne (f.i.) 1. damak. 2. anat. Boaz. 3. anat. Beyin kemii, khf. hiyye (a.i.) 1. ucunu yere berkitip halkasna hayvan balanlan ip. 2. srekli felaket, musibet. ahz (a.i. ahzden). Esir, tutsak. hiz (a.s. ahzden). Ahzeden, alan, alc. ahiz (a.i.) alma, kabul etme. (bkz. ahz.) hize (a.i. ahzden) alc let. ahkab (.kab. uzun okunur. a.i. hukub ve hukbun c.). uzun zamanlar. ahkad (.kad. uzun oknur. a.i. hukdun c.) kinler, garezler. ahkaf ("kaf" uzun okunur, a.i. hukfe'nin c.) kum tepeleri. ahkm (a.i. hkm'n c.) 1. emirler, hkmler, (bkz: ahid, ahidnme). ahkm- adlet adalet hkmleri. ahkm- adliyye 1) adalete ait, adaletle ilgili hkmler, emirler, tesirler; 2) adliye nezretinin eski ad. ahkm- mire huk. emredici hukuk kurallar. ahkm- asr asrn hkmleri. ahkm- nhiye huk. yasaklayc hukuk kurallar.

ahkm- nusret ahkm- nusret grnenlerden karlan mn. ahkm- ahsiyye huk. ahs stat, fr.statut personnel. ahkm- er'iyye huk. slm hukukundai'tikat, ibdet, muamelt, nikh ve cezalara aithkmler. ahkar (a.s. hakir'den) (daha, pek, en, ok) hakir olan. ahkem (a.s, hkm'den) en ok hkmeden; (daha, en veya ok) kuvvetli. ahkem-l-hkimn hkimlerin en kuvvetlisi, Cenbhak. ahker (a.i.) ate koru. ahkk (f.i.) ham zerdali. ahl (a.s. hulv'den) 1. (daha, en, pek) tatl ekere muhta olmamak, ekerden ahldr. 2. (daha, en, ok, pek) irin. ahlb (a.i.hlb'n c.) trnaklar, peneler. ahlf (a.i. hlfn c.) mttefikler, birleikler. ahlf (a.i. halefin c.) birinin yerine geenler gelecekler, halefler. ahlk (a.i. hulk'un c.) 1. insanda bulunan ruh ve zihn haller. 2. iyilik etmek ve fenalktan ekinmek iin takibi lzmgelen usul ve kaideleri reten ilim. ahlk- fzla faziletli huylar, iyi ahlk. ahlk- hamde vlecek huylar. ahlk- hasene gzel huylar. ahlk- umumiyye (bkz: db- umumiyye). ahlk- zemme ktlenecek huylar, kt ahlkyyt (a.i.c.) ahlka ait olan bahisler ve mtlalar, ahlk bilgisi, ahlkyyet (a.i.) 1. fels. trellik. 2. ahlkllk. ahlkyyn (a.s.c.) ahlka dir kitap yazan bilginler. ahll (a.i. hll'in c.) samm dostlar, (bkz: ahill1). ahlm (a.i. hulm'n c.) 1. ryalar, hlyalar, uykuda grlen eyler, [hulm Arapada akl mnsna da gelir]. 2. ak sak ryalar. 3. d azmalar. ahlas (a.s.) 1. en hulskr. 2. fazla hlis ve temiz olan. ahlt (a.i. hlt'n c.) 1. kansan eyler. 2. insan vcudunda farzolunan drt unsur veya usare kan, salya, safra, dalak [ahlt- erbaa]. ahlt- fside bozuk usareler. ahlt- mahmde normal durumdaki usareler. ahlat (a.s.) (daha, en veya ok) kark; kartnlabilir, kantnlmaa elverili. ahlef (a.s.) solak [adam]. ahles (a.s.) srtnda kzl yamalar bulunan siyah tyl [koyun]. ahliy (a.s. hl'nin c.). bo [eyler]. ahm (a.i. ham'nn c.) kayn biraderler. anm (a.s. hamiyyet'den) (daha, pek, ok, en) hamiyetli. ahmak (a.s.) pek aklsz, sersem, akn. ahmak-ne (a.f.zf.) ahmak olana yakacak surette, ahmakasna. ahmak (a.i.) ahmaklk, aklszlk. ahmakiyyet (a.i.) ahmaklk, aklszlk. ahml (a.i. hml'n c.) 1. ykler. 2. ar eyler, eya, arlk. ahml ve eskal ar ykler.

ahms ahms ahms-l-kadem anat. ayak tabam. ahmed (a.s.) 1. daha, pek, ok, en ok) methedilmi olan. 2. i. erkek ad. Ahmed-i Muhtar Hz. Muhammed. hmend (f.s.) yalanc hlekr. ahmer (a.s.) krmz, kzl. Mevt-i ahmer kanl lm. ahmer-i safr biy. d ans, fr. billirubine. ahmern (a.i.c.) iki krmz ey 1. et ile arap. 2. altn ile safran. ahmes (a.s.) 1. kuvvetli, en yiit adam. (bkz: ahves). 2. kat [yer]. ahmez (a.s.) 1. salam, ok salam ve dayankl. 2. i. suyun iinde devaml alp kapanan ve deniz az denilen bir hayvan. ahn' (a.s.) 1. apraz ve aykr iler. 2. arpk ve eri eyler. ahn' (a.s.) ok alak gnlllk eden [adam]. ahns (a.i. hns'n c.) 1. yalan yere yeminler. 2. yeminden dnmeler. ahnsiyye (a.i.) bot. ananasgiller. fr. bromeliacees. ahnef (a.s.) ayaklan arpk ve eri br olan. ahnes (a.s.) bask ve sivri burunlu hond (f.s.) okumu, hoca; byk, ulu. ahr (a.s.) daha lyk, mnsip, ahrab (a.s.) 1. kula yank [adam]. 2. i. kulaktaki kpe delii. ahrc (a.i. hrc'n c.) hayvanlann palan, yular ve tasmalanna dikilen boncuklar. ahrad (a.s.) pek tamahkr, ok pinti. ahrak (a.s.) snepe, miskin, aklsz [adam]. ahrm (a.i. harem ve harm'in c.) 1. mukaddes yerler, sahalar. 2. [eskiden] kadnlara mahsus direler, haremler. 3. kanlar, eler; kzlar; kadn hizmetiler; kadn akrabalar; kadn ziyaretiler. ahrr (a.i. hrr'n c.) serbest olanlar, kle ve esir olmayanlar. ahrr-ne (a.f.zf.) hr olanlara yakacak surette. ahras (a.s.) dilsiz, (bkz: ebkem). ahrs (a.i. hris'in c.) muhafzlar, koruyucular. ahraz (a.s.) kirpikleri dklm, ipil gzl adam. ahre (a.i.) veresiye. Ahreb (a.s.) 1. (daha, enok veya ok) harap, ykk. 2. ed. rb vezinlerinden "mefl ile balayan on iki ekilden herbiri. (bkz: ahrem, rb). ahrec (a.s.) [at v.b.] alacal. Ahrem (a-i-) 1. ed. rb vezinlerinden "mefln" ile balayan on iki ekilden herbiri. (bkz: ahreb, rb). 2. anat. omuz ucu. fr. acromion. ahrem (a.s.) anat. omuz ucuna ait, omuz ucuyla ilgili. ahres eski [ey]. ahre (a.s.) sert, kat [ey]. ahret (a.i.) (bkz: hiret). ahretlik (a.i.). (bkz. hiretlik). ahriyn (f.i.) nefs, kymetli kuma, para [hediye iin elverili]. ahruf (a.i. harfin c.) 1. ular, kenarlar. 2 leheler, iveler.

ahs ahs ahsar (a.s.) en ksa, pek ksa. Kelm- ahsar en ksa sz. ahss (a.i. hiss'in c.) duygular. ahseb (a.s.) 1. (daha, en, veya ok) iyi hesbedilmi, uygun, mnsip. 2. ok hasis, cimri. 3. czaml, miskin. ahsem (a.s.) 1. yass, geni ve yayvan [burun]. 2. yass ve geni burunlu [adam]. 3. geni yzl [kl]. 4. (a.i.) arslan. (bkz: drgam, esed, gazanfer, haydar, r). ahsen (a.s.) (daha, en veya) pek gzel. ahsen-i takvm en iyi, en gzel kvamda;me. insan. ahsen-l-hlikn yaratclarn en gzeli; en yakkls, Allah. ahsen-el-kasas (hikyelerin en gzeli) Kur'n'da Yusuf sresinde anlatlan hikye. ahsme (f.i.) boza. (bkz: ahme). ah (a.s.) (daha, en veya pek) korkun. ah' (a.i. ha'nn c.) 1. vcutta bulunan barsaklar, cier gibi eyler, iirik. 2. cihetler, mahaller, blgeler. Ahb (o.i. haeb'in c.) 1. keresteler. 2. s. tahtadan yapma. ahm (a.i. haem'in c.) bir byk adamn maiyeti erkn. ahef (a.s.) uyuz [adam]. ahen (a.s.) 1. (daha, en veya pek) sert [ey]. 2. geimsiz [adam]. hc, hg (f.i.) zt ve uygunsuz. hcn (f.i. hc'in c.) ztlar, hussiyle drt unsur [ate, su, hava ve toprak.] hg (f.i.) zt. (bkz: hc). hgn (f.i. hg'in c.) ztlar. (bkz. hcn). ahn (a.s.) pek hunetli, ok kat. hme (f.i.) boza. (bkz: ahme). Ah (a.s.) (daha, en veya pek) korkun ah' (a.i. hann c.) 1. vcutta bulunan barsaklar, cier gibi eyler, iirik. 2. cihetler, mahaller, blgeler. ahtb (a.i. hatab'n c.) odunlar. ahtal (a.s.) 1. abuk yryen. 2. boboaz [adan]. ahtam (a.s.) uzun burunlu, burnu uzun [adam]. ahtr (a.i. hatar'n c.) tehlikeler. hte (f.s.) 1. dar ekilmi, karlm [kl ve benzeri gibi eyler]. 2. husyesi [erbezi] karlm, burulmu [hayvan], idi. Ahtem (a.s.) siyah ey. ahter (f.i.c. ahtern) yldz, (bkz: kevkeb, necm, sitre). ahter-i dn-ble-dr kuyruklu yldz. Ahtern (f.i. ahter'in c.) yldzlar. ahterbn (f.b.s.) mneccim, fr. astrologue. (bkz: ahter-ins, ahter-g, ahter-mr). ahter-g (f.b.s.) yldzlarla konuan, mneccim, (bkz: ahter-bn, ahterins, ahter-mr1). Ahter-i Kebr (byk yldz) Afyonkarahisarl Mustafa Ahter'nin 1545'te yazd Arapadan Trkeye szlk. ahter-shte (f.b.s.) yldz Gne nda kaybolmu, bedbaht, talihsiz.

ahter-ins ahter-ins (bkz: ahter-g, ahter-bn, ahter-mr1). ahter-mr (f.b.s.) 1. mneccim, fr. astrologue. 2. gece uyuyamayan, uykusuz [ak veya kederden]. ah (a.i.) 1.karde. 2. dost. (bkz: ah, ah). h (f.i.c. huvn) 1. ceylan, karaca. 2. me. gzellerin gz. h-yi ten-dem Gne. h-yi n Gne. h-yi bezm bir meclisin, bir davetin balca gzeli. h-yi n 1) in'in misk karacas. 2) Gne. h-yi dnble-dr gzelin sihirli gz. h-yi dnble-kede kenar srme ile geniletilmi gz. h-yi felek Gne. h-yi harem 1) Kabe dolaylarnda belli bir snn olan ve bu snr iinde avlanmas yasaklanan ceylan; 2) elde edilmesi mmkn olmayan gzel. h-yi hveri Gne. h-yi leng giriften (topal ceylan tutmak) me. insafszlk etmek, zayflara musallat olmak. h-yi ner erkek ceylan. h-yi sifd sekin dilber. h-yi simn sk; 2) sevgili. h-yi r-efgen, son derece, cazibeli, delikanl, kz; ekici, byleyici gz. h-yi r-gr son derece, cazibeli, delikanl, kz; ekici, byleyici gz. h-yi tatar Tataristan'n mis karacas. h-yi zern 1) Gne; 2) yaldzl srahi. h-bee (f.b.i.) ceylan yavrusu. me. ekingen, erkek gzel. h-bere (f.b.i.) ceylan yavrusu. h-bere-i felek Gne. h-erende (f.b.i.) ot yiyen, otlayan ceylan. h-dil (f.b.s.) "karaca yrekli" me. korkak. h-gzet (f.c.) "h geti" frsat elden kat. h-mde (f.b.i.) dii ceylan. hn (f.i.) delik, yark, lm. hn-ber (f.b.s.) kara hrsz. hn-br (f.b.s.) delik aan, yer kazan; lamc. h-nigh (f.b.s.) 1. ceylan bakl. 2. me. lfet ve nsiyetten ekinen gzel. h-p (f.b.s.) ayana abuk, evik. hr (f.i.) ahr, dam. hr-i erp yiyip ime bolluundan kinaye. hr (f.i.) hardal. huvn ceylanlar, karacalar. huvne (f.zf.) ahuca, hucasna. h u zr (f.b.i.) alayp inleme. ahvl (a.i. hl'in c.) 1. olular, bulunular, durumlar. 2. Bayazar Cell Nuri olan ve istanbul'da yaymlanm bir gazete. ahvl-i lem dnyann gidii. ahvli askeriyye asker durumlar. ahvl-i hzra zamann artlar.

ahvl-i ism gr. btn (rap) Trkede meful bih, meful ileyh gibi mefuliyet halleri. ahvl-i milliyye mill haller. ahvl-i mu'tde allagelen haller, gnlk durumlar. ahvl-i pern perian haller. ahvl-i pr mell ok acnacak haller, durumlar. ahvl-i shhiyye salk durumu. ahvl-i siysiyye-i dveliyye devletlere ait siys haller. ahvl-i ahsiyye huk. hakiki ahslarn hukuki varlklaryla ilgili olan hukuki haller, fr. etats civils. [doum, evlenme, boanma, evlat edinme, tab bir ocuu tanma, lm vak'alar gibi]. ahvl-i irne airane haller ve tavrlar. ahvl-i tarihiyye trih haller. ahvl- erit iler, haller. ahvl (a.i. hl'in c.) daylar, annenin erkek kardeleri. ahvas (a.s.) bir gz kk [adam]. ahvat (a.s.) en ihtiyatl, ihtiyata ok uygun. ahvz (a.i. havuz'un c.) havuzlar. ahvec (a.s.) (daha, pek, ok, en) muhta. ahvef (a.s.) 1. en korkak. 2. ok korkun.

ahvel (a.s.) bir eyi iki gren, a. (bkz: l). ahver (a.i.) 1. Mteri yldz, Jpiter, Erendiz. 2. s. beyaz yzl, gzel gzl [adam] 3. s. zek, akll. ahves (a.s.) cesur, kahraman, yiit [adam], (bkz: ahmes). ahy (a.i.hayy'in c.) diriler, canllar. ahy v emvt diriler ve ller. ahyf (a.i. hayfn c.) 1. eitli, birbirinden farkl eyler. 2. st kardeler. Ben-l-ahyf olan karde olsun, kz karde olsun, ana bir kardeler. Ben-l-allt huk. baba bir erkek ve kz kardeler. Ben-l-a'yn Ana-baba bir erkek veya kz kardeler. 3. dereler, bayrlar. ahyl (a.i. hayl'in c.) 1. atlar, at srleri. 2. atl ktalar, (bkz: huyl). Ahyn (a-i-hn'in c.) vakitler, zamanlar sralar. ahyn, ahynen (a.zf.) ara sra, vakit vakit. ahyn (a.zf.) ara sra, vakit vakit, (bkz: ahyn, ahynen). ahyr (a.s. hayyr'n c.) iyi ve faziletli olanlar. ahyt (a.i. hayt'n c.) iplikler, ipler. ahyz (a.i. hayiz'in c.) kapal yerlerin blmleri, odalar; blmeler. ahyer (a.s.) fazla iyi olan. ahyn

(f-*-) "yanba" denilen bir ot. ahz (a.i.) alma, kabul etme. (bkz: ahiz). ahz-i asker askere alma. ahz-i intikam intikam alma, alma. ahz- istif tamamen bitirme, tketme. ahz-i mevki' yer alma. ahz-i sr alma. ahz girift yakalama, ele geirme; esir etme. ahz i't alveri. ahz kabz kendine mal etme, istimlk.

ahz sirkat ahz sirkat deitirmeden benimsemek, (bkz: intihl). ahz siyset yakalama ve ldrme. ahz (a.s.) (daha, en, ok) alak, menfur [adam]. ahzb (a.i. hizb'in c.) 1. ktleler, kt'alar. 2. Kur'n- Kerm'de otuz czden herbirinin drtte bir ksmlar. 3. Kur'n- Kerm'in otuz nc sresi. Medine'de nazil olmutur, 73 yettir. ahzad (a.s.) erilip bklen, esnek, elastik. ahzn (a.i. hazen ve hzn'n c.) kederler, skntlar, (bkz: lm, ekdr, gumm, hmm). ahzr (a.i. hazer'in c.) endeler, ihtiyatlar. ahzar (a.s.) yeil, (bkz: ahdar, sebz). ahzeka (a.s.) ; bodur ve byk karnl adam. ahzel (a.s.) beli krlm [adam]. ahzem (a.s.) 1. iini sk tutan, ihtiyatl, tedbirli. 2. yksek [yer]. 3. gs byk insan veya hayvan. ahzen (a-s-) 9 hznl, kederli. ahzer (a.s.) 1. ufak gzl [adam]. 2. daima gzn krpan [adam]. ib (a.s.) geri dnen, (bkz: yib). id (a.s.) 1. ilgili, iliikli, dolay, (bkz: dir, mteallik, rc'). 2. geri dnen. 3. bir hastay ziyaret eden. idt (a.i. ide'nin c.) gelirler, kr, kazan, fayda, (bkz: avid, ulufe). idt- ticriyye eko. kanunlar ve szlemelerle hkme balanmam ve aka belirtilmemi durumlarda mevcut ticar teamllere dayanlmak suretiyle denen aidat. ide (a.i.c. avid, aidat) 1. kr, kazan, fayda. 2. huk. birisine ait olan hisse. idiyyet (a.i.) ait olma, ilikinlik. ik, yik (a.s. avk'dan. c. avik) man olan, alkoyan, geciktiren, mania, engel. (men. yika). ika (a.i.c. avik) mkl, zor; engel. il, yil (a.s.) 1. ailesini besleyen. 2. kalabalk bir ailesi olan. 3. fakir. 4. muvzenede olmayan [terazi]. 5. an [men. ile (a.i.c. ilt) 1. bir kimsenin kars. 2. akraba. 3. ev halk. 4. ayn gaye iin alan kimselerin hepsi matbuat ailesi. ile-perver (a.f.b.s.) ailesine, evine dkn, evcimen. ailev (a.s.) aileye mensup, aile ile ilgili. [dorusu "il" dir]. il (a.s.) aileye mensup, aile ile ilgili, (bkz. ailev). ainne (a.i. inn'n c.) dizginler, (bkz: einne). i (a.s.) 1. yaayan. 2 rahat yaayan. men. (y)ie). (bkz: yi). iz (a.s.) 1. karlk olarak veren. 2. karlk olarak verilmi, [men. (y)ize]. aizze (a.s. azz'in c.), (bkz. eizze). j (f-i.) dinlenme, istirahat; rahat [hal]. jeh (f.i.) vcutta kan siil, (bkz: zeh). jende (f.i.) amur, har [binalarda]. jeng (f.i.) yzde yallktan veya fkeden dolay beliren buruuk. jig (f.i.). (bkz. r). jh (f.i.) 1. kir, pas. 2. apak.

jne jne diengi. jr (f.i.) ukur, havuz, gl. 2. izdiham, kalabalk. 3. nre, barma. 4. s. akll, akgz. 5. s. ekingen. 6. s. amade, hazr. jirk (f.i.) grlt, patrd; bar. jg (f.i.) 1. aa budama, budant. 2. hurma lifi. (bkz: z). 'kab (a.i. akb'n c.) 1. ayan keleri. 2. oullar veya torunlar. akab (a.i.) 1. topuk, ke. (bkz: pin). 2. arka, an. Akabinde arkas sra; derhal. akab- leker bir asker kolu veya ktasnn gerisi. akabt (a.i. akabe'nin c.) l. korkun hdiseler, tehlikeli anlar. 2. tepeler, yokular. akabe (a.i.c. akabt) l tepe, yoku. 2. zorlu geit, tehlikeli an. (bkz: badire). akab-gr (a.f.b.s.) tkibeden, ardndan gelen, kovalayan. akab-grn (a.f.b.s.) kovalayanlar, ardna denler. akab (a.s.) nceye ait. akab-rev (a.f.b.s.) 1. arkadan gelen. 2. pee, arkaya dm. akade (a.i. kid'in c.), (bkz. kid). akaid ("ka" uzun okunur, a.i. akde'nin c.) inanlan eyler. akaid-i dniyye dn inanlar, ve bu inanlardan bahseden kitap. akaik (a.i. akka'nn c.) (bkz: akika). akaim ("ka" uzun okunur, a.s. akm'in c.) (bkz: akm). ak'ak (a.i.) saksaan. akakir (a.i. akkar'n c.) hek. il yerine kullanlan kkler. a'kal (a.s. kl'dan) (daha, en, pek, ok) akll. kal (f.i.) erp. (bkz. hl). Akalim ("ka" uzun okunur, a.i. klm'in c.) . (bkz. ekalm). akall (a.s. kall'den) pek az, ok az. (bkz: ekall). akall-i kall azn az, en aa. akalliyyet (a.i.) 1. azlk. 2. aznlk, bir lkede hkim unsurlarn dnda kalan ve ekseriyet tekil etmeyen etnik varlklar, (bkz: ekalliyyet). akam (a.i.) erkek ve dii ksrl. akam ("ka" uzun okunur, a.s.) 1. ksr, ocuksuz. 2. tedavisi kabil olmayan [hastalk]. akamet ("ka" uzun okunur, a.i.) ksrlk, verimsizlik, neticesizlik, sonusuzluk. akar ("ka" uzun okunur, a.i.c. akarat) para getiren mlk [ev, dkkn, tarla, ba, bostan, v.b. gibi]. Akart ("ka" uzun okunur, a.i. akar'n c.) gelir salayan mallar ve yaplar. akaret ("ka" uzun okunur, a.i.) ksr olma, ksrlk, (bkz: ukaret). akarib ("ka" uzun okunur, a.i. akreb'-in c.) zehirli ve tehlikeli hayvancklar. akarib ("ka" uzun okunur, a.i. akrab'nn c.) (bkz: ekarib). akas (a.i.) pis kokulu olma. akas ("ka" uzun okunur, a.i. aks'nn c.) ok uzaklar. akasr ("ka" uzun okunur, a.i. akser'in c.) pek ksalar, (bkz: ekasr).

Akasm Akasm Akavl ("ka" uzun okunur, a.i. akvl'in c. kavl'in c.c.). (bkz. ekavl). akbeh (a.s. kabh'den) en kabh, ok veya en yakksz, pek irkin. akbel (a.s.) en ok beenilen, gzde olan. akbiye (a.i. kub'mn c.) ste giyilen elbiseler, kaftanlar. akd (a.i.) 1. ba, balama, dmleme, balanma, dmlenme, (bkz. akid, bend, rabt). 2. szleme, kararlatrma. 3. kurma, dzme. 4 nikh. 5. nesri [dzyaz] nazma [kouk] evirme. akd-i encmen encmen kurma. akd-i hible-i izdivac evlenme bayla balanma. akd-i meclis, akd-i meveret meclis kurma, konumak zere toplanma. akd-i muvaza huk. hibe ve sadaka gibi te-berruattan olmayp iki taraftan ivaz verilerek yaplan akit. [sat, trampa gibi]. akd hall (dmleme ve zlme) ed. Dvn edebiyatnda bir nesri nazma evirmeye akd; bir nazm nesre evirmeye hail denir. akdh (a.i. kadeh'in c.) kadehler, bardaklar, kupalar. dre-i akdh iki ime, erefe kadeh kaldrma. akdm (a.i. kadem'in c.) ayaklar. akdr (a.i. kader'in c.) deerler, kudretler. akdem (a.s. kadm'den) ilk, nce, nceki, daha nceki. akdem-i efkr fikirlerin en ehemmiyetlisi. akdem-i umr ilerin en nemlisi. akdemn, akdemn (a.s. akdem'in c.) 1. evvelce olanlar. 2. eksikler. 3. gemiler. 4. nce yaam olanlar. akdemiyyet (a.i.) ncelik, zaman bakmndan eskilik. akder (a.s.) 1. ok veya en kudretli. 2. ksa boyunlu; ksa boylu. akdes (a.s. kudds'dan) en kutlu, en kuts, en kutsal. akd (a.s.) akitle ilgili, akitle tesbt edilmi. akd fiz huk. miktar anlama ile tesbt edilmi faiz. akd-i istikrz huk. bor alma szlemesi. akd-i nikh huk. evlenme szlemesi. akd-i mes'liyyet huk. akdi if etmeyen tarafn sorumluluu. akd-i pey huk. sat szlemesi. akd tazmint huk. akti if etmeyen kimsenin demekle ykml olduu ey. akd-i zimmet huk. islm olmayan kimsenin veya cemaatin islm tbiiyetini kabul etmesi. akdiyye (a.i.) anat. mafsallarda olan dm ve yumru. a'kef (a.s.) ok aklsz, sersem. kese (f.i.) 1. bir eye ilimi, yapm, aslm. 2. kse. akf (a.i. kaf'nn c.) ban arka taraflar, enseler. akfl (a.i. kufl'n c.) kilitler. akfr (a.i. kafr'n c.) ller. Akfs (a.i. kafas'n c.) 1. hamal kfeleri. 2. kafesler. akfer (a.s.) ok veya en ksr. akhf (a.i. khfn c.) l kafa taslan. 2. aatan yaplm kaplar. akher (a.s.) ok veya en kahredici, (bkz: kahhr). kbet (a.i.c. avkib) nihayet, son. (bkz: encam). kbet-l-emr bir iin sonu. kbet-bn (a.f.b.s.) sonunu nceden gren.

kbet-bn (a.f.b.i.) sonunu nceden grme, tedbirlilik. kbet-end (a.f.b.s.) sonunu dnen. akl (a.i.). (bkz. akl). kl (a.s.c. ukal, aklan, kln) akll kimse. [men. kle]. kl-l-ukal aklllarn aklls, ok akll. kln (a.i. kl'n c.). (bkz. kil). klne (a.f.zf.) akllcasna. klt (a.i. kle'nin c.) akll kadnlar. kle (a.i.) 1. akll kadn. 2. kadn ad. km (a.s.) 1. ksr. 2. verimsiz. kr (a.s.) 1. ksr [kadn]. 2. verimsiz [toprak]. 3. ocuksuz [kadn], (men. kre). aks (a.s.) inat. k ("ki" uzun okunur, a.s. kk'dan) isyan eden, s, bakaldran. ks (a.s.) pis kokulu. akb (a.s. akeb'den) bir dierinin arkasndan gelen. kib (a.s. akeb'den) 1. bir dierinin arkasndan gelen. 2. resullerin arkasndan gelen (= Hz. Muhammed). Akib (a.zf.) nce. (bkz: akeb).

akid (a.i.) balama, balanma, (bkz: akd). kid (a.s. akd'den. c. kidn, akade). akde (a.i.c. akid) 1. man, dn inan, (bkz: i'tikad). 2. adalanm iken ufak ufak kesilmi olan renkli eker. kideyn (a.s.) huk. her akitte akdi yapan iki taraf. kif (a.s.c. kifn, akf) 1. bir eyde sebat eden. 2. ibdet eden. 3. h. i. erkek ad. akk (a.i.) ok kere krmz akk-i Yemn Yemen akki. akk (a.s.) 1. bunaltc bir akika (a.i.c. akik) ocuun ilk krklnda adak, nezir renkte olan bir cins deerli ta. scak. 2. i. bunaltc scaklk. doumunun yedinci gn veya sann iin kesilen koyun.

kil (a.s. ekl'den. c. ekele) ekleden, yiyen, [men. kile], kil-l-beer insan eti yiyen [adam]. kil-l-cerrd ekirge ile beslenen. kil-l-esmk zool. balkl, fr. piscivore. kil-l-hayi zool. otul, fr. herbi-vore. kil-l-haert zool. bcekil, fr. in-sectivore . kil-l-hevm haaratla beslenen. kil-l-hubbt zool. tanecil, fr. grani-vore. kil-l-lhm zool. etil, fr. carni-vore. kilet-l-ekbd (cierler yiyen kadn) Hz. Hamza'nn cierlerini yiyen, Eb Sfyan'n kars Hind. kil-l-kll her eyi yiyen. kil-l-lahm et yiyen, etil.. kil-n-nebt otla beslenen, otul. kil-n-nemel zool. karnca yiyen. kil-s-semek balkla beslenen. kile (a.i.) hek. yenirce denilen yara. Akim

(a.s.) 1. ksr. 2. neticesiz. 3. yamur getirmeyen rzgr, bilhassa batdan veya kuzey batdan esen rzgr.

kinc (f.i.) 1. engel. 2. bumbar dolmas. akir (a.s.) ocuksuz, verimsiz [erkek]. kis (a.s. aks'den) akseden, arpan, vuran. akis (a.i.) . (bkz. aks). kise (a.i.) aksettirmeye yarayan alet, fr. reflecteur. akk (a.i.) anaya babaya s olma. (bkz: ukuk). akk (a.s.) serke, inat. akkm (a.i.) 1. deveci, katrc. 2. mahmil ile hacca giden srre alay hizmetisi. 3. adr mehteri. akl (a.i.c. ukul) akl, us. akl- bli ergin kimsenin hli. akl- beer insan akl. akl- evvel 1. yaratltan olan akl, Allah. 2. kendisini en akll sanan. akl- fa'l ileyen, yapc akl, fr. intellect actif. akl- hayvn igd, insiyak, sevk-i tabi. akl- ilh tanr zeks. akl- insn insan kavray. akl- kll tabiatta grlen umm heng; me. Cebrail. akl- maad

gelecei kavrayan akl. akl- maa geim fikri. akl- nefsn kendini koruma igds. akl- selm saduyu, (bkz: hiss-i selm). akl- eytn eytan zek. aklm (a.i. kalem'in c.) 1. yaz letleri. 2. memurlarn altklar direler. aklm- devlet resm direler. aklm- sitte [eskiden] alt trl olarak kabul edilen yaz. [sls, nesih, muhakkak, rik'a, tevk', reyhn]. aklen (a.zf.) akl ile, akldan. aklen ve naklen akl ve nakil yoluyla. akl (a.s. c. akliyyt) akla mensup, akl ile bilinen veya bulunan eyler, akla dayanan, ussal, fr. rationnel. akl ma'lliyyet akldan hasta olma. akl muvzene zihn denge. akliyyt (a.i.c.) akl ile aratrlp, bulunabilen hususlar. akliyye (a.i.) 1. akl ile ilgili olan. 2. akl ile anlalan. 3. aklclk, fr. rationalisme. akliyyn (a.i.c.) hdiseleri akl ile aratranlar. akm (a.i.) ksrlk, (bkz: akam).

akmr (a.i. kamer'in c.) aylar, yldzlar. akmed (a.s.) ensesi uzun ve kaln. akmer (a.s.) ay gibi beyaz [yz], akey. akm (a.s.) l eskimi. 2. anlalmaz. akmise (a.i. kams'in c.) gmlekler. akmie (a.i. kuma'n c.) kumalar, ynden veya pamuktan yaplm bezler, dokumalar. akn (a.s.) ince ince yumru burunlu akna' (a.s.) en ok kanaat eden [adam]. aknn (a.i. knn'n c.) kullar, kleler. akr' (a.i. kara'nn c.) arkalar (srt [adam] mnsna).

akra' akrab akra' akrab akreb akreb-i mekniyyt akreb akrebe akrebek Akreb akrebiyye Akren akret akrib akriha akrubn aks aks-i da'v aks-i mdde aks-i mlevven aks-i sed aks-l-amel aks aks-y emel aks-y garb aks-y merm aks-y mertib aks-y ark aks-y yemn aks-y yesar aks-l-mertib aksb aksd aksm (a.s.) 1. bann sa dklm olan, dazlak. 2. plak [da]. (a.i.) aralannda soy yaknl olanlar, [asl akrib' dr], (bkz. akrib). (a.i.) aln beyaz at. (a.i.) karn'in c.) e ve benzer olanlar, yatlar, yadalar. (a.i.) akran olu, akranlk, boydalk. (a.s. kurs'un c.) yuvarlaklar, direler, emberler. (a.s.) Kur'n- Kerm'i en gzel ve pek latf okuyan. (a.i.c. akarb) 1. zehirli ve tehlikeli hayvanck. 2. saatin ksa

ibresi. 3. astr. semnn kuzey yarmkresinde grlebilen byk bir bur, lt. scorpius; fr. scorpion. 4. mec. insan akrep gibi sokan kimse. (a.s. karb'den) (en, daha, pek) yakn. huk. mert-n-lehi bildiren zamr'in en yakn mercii mnsn anlatr, [mesel bir vakfiyede vkf tevliyetini evvel kendisine, sonra olu A ya, sonra ocuklarna art etse, ocuklar tbirindeki zamr vkfn kendisine deil de en yakn mercii bulunan A nn ocuklarna hamlolunur]. (a.i.) dii akrep. (a.i.) 1. dii akrep. 2. evik, zek bir criye. 3. kazan veya tencereyi ate zerine asmaa mahsus "S" eklindeki kanca. 4. ayakkab ba. (a.f.i.) 1. kk akrep. 2. saatin ksa ibresi. (a.s.) akrebe ait, akrep eklinde. (a.i.) zool. akrepler, fr. scorpionides. (a.s.) atk kal [adam]. (a.i.) ksrlk, (a.i. karb'in c.), (bkz: akraba). (a.i. karah'n c.) 1. aasz tarla. 2. temiz su. (a.i.) erkek akrep. (a.i.c. uks) arpma, arpp geri dnme. zt teorem. karsav, atk. renkli akis. yank. 1. tepki, reaksiyon. 2. ed. bir cmlenin veya msran altn stne getirmekle bir baka cmle veya msra' meydana getirme. (a.s.c. ekas) son, en son, uzak. (bkz. kusv). mefkure, lk, fr. ideal. uzak bat. arzularn son haddi. rtbelerin en ilerisi. uzak dou, in, Japonya. en sa. en sol. rtbelerin en by. (a.i. kusb'un c.) byk barsaklar. (a.s.) krk ey. (a.i. ksm'n c.) paralar, blmler.

aksm- kelm aksm- kelm aksm- seb'a (yedi ksm) Arap gr. kelimelerin " sahh, misl, muzaf, leff, naks, mehmz, ecvef' blmleri. aksm- selse ( ksm) Arap gr. "isim, fiil, harf" blmleri. aksar (a.s.). (bkz. akser). aksat (a.s.) 1. kuru ayakl hayvan. 2. pek doru ey. akst (a.i. kst'n c.) hisseler, nasipler, paylar. aks-y bild bir memleketin hudut blgeleri. aks-y murd en son, yegne arzu. aks-y eb gecenin son demleri. aks-y terakk terakkinin son basama. aks-el-gye en son gaye. aks-endz (a.f.b.s.) arpp duran. akser (a.s. kasr'den. c. akasr) en (daha, pek) ksa. akser-i eyym gnlerin en ksas. akser-i turuk yollarn en ksas, en ksa yol. aks (a.s.) 1. ters, zt. 2. inat. 3. geimsiz, huysuz; uursuz. aks-i mrekkep mant. tersevirme, fr. contraposition. aks-i te'sir tepki, ters; fiz., kim. 'tepkime; fr. reaction. aker (a.s.) krmz yzl, kzl ehreli [adam]. akt (a.i.) vaktin tesbti. akta' (a.s.) eli kesik [adam]. akt' (a.i.c.) 1. kesmeler; krlmalar. 2. ilgiyi kesmeler. 3. beylik arazler. aktb (a.i. kutb'un c.) sahipler, efendiler; azzler, ulular, tarikat kurucular, (bkz: kutub). aktn (a.i. kutn'un c.) pamuklar. aktr (a.i. kutr'un c.) tararlar, yanlar. k (f.i.) bayku, puhu kuu. akb (a.i.) toz. (bkz: gubr). akuk (a.s.) 1. anasna babasna itaat etmeyen. 2. gebe [hayvan]. akur (a.s.) yaralayan, sran, azgn, kuduz [hayvan]. Kelb-i akur kuduz kpek. akur-ne (a.f.zf.) kudurmucasma, kuduzcasna. akv (a.s. kav'den) en kav, ok kuvvetli. akvl (a.i. kavl'in c.) szler, lkrdlar. akvl-i hakmne filozofa szler. akvm (a.i. kavm'in c.) milletler, uluslar. akvm- beer insan kavimleri. Akvs (a.i. kavs'in c.) 1. kavisler, yaylar. 2. dnemeler, bklmler, viraar. akvt (a.i. kut'un c.) yemekler, yenilecek eyler, azklar. akvt- yevmiyye gnlk yiyecekler, geim. akvz (a.i. kavz'in c.) kum tepeleri. akve (a.i.) evin nndeki ak meydanlk, avlu. akvem (a.s. kavim'den) en (daha, pek, ok) doru. akveriyyt, akvern (a. i.) byk bellar. akves (a.s.) 1. ihtiyarlktan beli bklm [adam]. 2. i. skntl vakit. akviy' (a.i. ve s. kav'nin c.) salam ve kuvvetli olanlar.

akyise akyise akz (a.s. kaz, kad'den) fkhda (daha, en, pek) bilgin. akzel (a.s.) pek aksak, ok topal. akziye (a.i. kaz'nn c.) hkmler. l (a.i.) hle, dzen, dek. l (a.i.) 1. aile. 2. evlt. 3. slle. l-i ab Peygamberimizin kendisiyle birlikte kz Ftme, damad Ali, torunlar Hasan ve Hseyin'den mrekkep ailesi. l-i Abbs Emevlerden sonra 749 dan 1258 e kadar sren Abbas hkmdar ailesi. l (a.s. ulvv'den) yce, yksek, (bkz: l, bl). l-i kadir kadri, kymeti yksek olan. l-l-l pek yksek. al (a.i.) rtbece ykseklik, byklk, eref, an. l, ale (a.zf.) st, zere. a'l (a.s.) (daha, en, pek) yksek. l (a.i. eyl'in c.) ihsanlar, bahiler. l (f.s.) kirleten. l cery-il-de (a.zf.) detin cereyan zere. al-eyyi-hl (a.zf.) her halde, her nasl olsa. (bkz: bi-eyy-i hl). a'lf (a.i. alefin c.) 1. hayvan yemleri. 2. otlar, samanlar. lf (a.s. elfin c.) binler. al hlihi (a.zf.) olduu gibi. al-hide (a.zf.) ayrca, tek bana, alif (a.i. ulfe'nin c.), (bkz: ulufe). alik (a.i. alka'mn c.) "ilgiler, "ilikiler. alik-i dnyeviyye dny ilikilerin. alim (a.i. almet'in c.) nianlar, belgeler. (bkz: almt). alim-i cevviyye astr. meteor. alim-i sem, alim-s-sem al yeil kuak, (bkz. dyende, kavs-i kuzah). alak (a.s.) 1. phtlam kan. 2. slk. alak- dem kan phts. alk (a.i.) sakz. alka (a. i. c. alik, alkat) l.*ilgi, "iliki, (bkz: mnsebet). 2. e d. bir kelimenin hakik mnsndan mecaz mnsna nakledilmesinin sebebidir. [Kore'de dmana arslan gibi saldran bir Trk askerine "arslan" denildii gibi]. alka-drn (a.f.b.s. alka-dr'n c.) alkallar, ilgililer. alkav (a.s.) anat. sempatik. alaki (a.s.) 1. pht kabilinden olan, ph-tms. 2. slk nevinden [men. alakiyye]. alka-bah (a.f.b.s.) ilgilendiren. alka-dr (a.f.b.s.c. alka-drn) ilgili, iliikli. (a.zf.) al kadr-il-imkn olabildii kadar. al kadr-il-istita (a. zf.) elden geldii kadar, g yettii kadar. al kadr-it-tka (a.zf.) g yettii kadar. al kavlin (a.zf.) birinin szne, iddiasna gre. al kil-et-takdreyn (a.zf.) iki takdirden herbirine gre. alkiyye (a.i.) zool. slkgiller, fr. hirudinees. al klli hl (a.zf.) yle byle, olduu kadar.

al klli ey'in kadr al klli ey'in kadr a'll (a.i. illet'in c.) 1. hastalklar. 2. sebepler. lm (a.i.elem'in c.) kederler, elemler, aclar, szlar, (bkz. ahzn). lm- fikr fikrin elemleri, kederleri. lm- gurbet gurbet elemleri, vatandan uzak kalma aclan. lm u askam zntler ve hastalklar. a'lm (a.i. alem'in c.) 1. bayraklar, sancaklar. 2. snr iaretleri. 3. yksek dalar. 4. kable bakanlan. 5 . has isimler. l m-faraz-Allah (a. zf.) Allah'n farzettii zere. almt (a.i. almet'in c.) izler, nianlar, (bkz: alim). al melei-n-ns (a.zf.) gz-nnde, herkesin nnde, ak. al mertibihim (a.zf.) rtbelerine ve derecelerine gre, srasyla, (bkz: ale--dderect). almet (a.i.c. almt, alim) l. iaret, iz, nian, belge. 2. s. kocaman, iri. almet-i frika ayrc iaret, arma, damga. aln (a.zf.) akta, meydanda, herkesin gz nnde. alniyet (a.i.) 1. hret, n. 2. alenilik. 3. bir eyin d yz. alniyeten (a.zf.) aka, alenen, herkesin nnde, (bkz: alenen). al-rivyetin (a.zf.) rivayet edildiine gre, sylenenlere baklrsa. ls (f.i.) odun kmr. lt (a.i. let'in c.) vstalar, aygtlar. lt- basariyye gzle ilgili drbn, gzlk gibi optik letler. lt- criha yaralayc letler. lt- kata kesici letler. lt- nriyye ateli silahlar. lt- rasadiyye astronomi ve meteoroloji aratrmalarnda kullanlan letler. lt- tab'iyye bask letleri. lt- ziyiyye fiz. k vstalar, k aralar, fr. instrument d'optique. lt ve edevt avadanlk, takmlar. l tarkn (a.zf.) yoluyla mnsna mrekkep kelime yapar. al tark-ilhezl hezl yoluyla gibi. al-tark-il-hezl (a.zf.) elence yoluyla, alay suretiyle. al-tark-il-icml (a.zf.) ksaca. al-tark-il-istihd (a.zf.) ahit, tank gstererek. al-tark-il-kys (a.zf.) kys yoluyla. al-tark-il-mnvebe (a.zf.) nbet yoluyla, nbetlee. al-tark-i-ehde (a.zf.) ahitlik yoluyla. al-tilk-en-niam (a.zf.) bu nimetler karl zere. lv, lve (f.i.) alev, yal. al-vechi (a.zf.) zere mnsna al vech-il-isti'cl acele zere. al vech-il-ihta iine almak zere. al-vech-it-tafsl tafsl zere,inceden inceye. al vefk (a.zf.) uygun olarak mansyla terkip yaplr. al vefk-il-matlb istenilene uygun olarak. alv (a.i. ilve'nin c.) ilveler. ly (f.i.) alay. ly- vl hep beraber, hep birlikte, cmbr cemaat. alye (a.i.) yksek yer, ykseklik.

lyi lyi [ikinci mn uydurma olmakla beraber yaygn ve galiptir]. Alcem (a.s.) uzun boylu, uzun. le (a.i.) 1. [Gne veya yamura kar] snak. 2. fakirlik. le (f.i.) il iin kullanlan ve "hint snbl" denilen bir iek, (bkz: lek, snbl-i asfir). alebt (o.i. alebe'nin c.) yemi kapklar, anaklar, fr. capsules. alebe alebt) bot. yemi kapklar, anaklar, fr. capsules. aleb, alebiyye o.s.) bot. yemi kap, anak ile ilgili, fr. capsulaire. ale-d-derect (a.zf.) derecelerine gre, srasyla, (bkz: almertibihim). ale-d-devm (a.zf.) daim surette, boyuna, srekli olarak. alef (a.i.c. a'lf, alfe [ulufe olarak da kullanlr]. 1. hayvan yemi. 2. ot, saman, yulaf. lef (a.s.) ok veya en teklifsiz, cana yakn. lek (f.i.) il 'iin kullanlan ve "hint snbl" denilen bir iek, (bkz: le, snbl-i asfir). lek (a.i.) I. kan phts. 2. slk. aleka (a.i.c. alekat) 1. kan phts. 2. yapkan balk, amur. alek (a.s.) 1. phtms (kan). 2. sl-ms. alekyye (a.i.) zool. slkgiller. ale-l-acib (a.zf.) tuhaf, alacak ey. (bkz: garb). ale-l-acele (a.zf.) abucak, arabuk, (bkz: aceleten). ale-1-de (a.zf.) 1. det olduu zere. 2. baya, basbaya. ale-l-amy (a.zf.) kr krne, krlemeden. [asl ale-1-my'dr]. (bkz: ale-1-my). ale-l-ekser (a.zf.) ok vakit, okluk. (bkz: ekseriyy). ale-1-fevr (a.zf.) derhal, defaten, birden. ale-l-gafle (a.zf.) dalgnla gelerek, bo bulunarak, dalgnla getirerek. ale-1-hdise (a.s.) glge hdise, fr. epiphenomene. ale-1-hdisiyye (a. i.) glge hdisecilik, fr. epiphenomenisme. ale-l-hesb (f. (a.zf.) hesaba sayarak. ale-l-huss (a.zf.) hele, hussiyle, enok. ale-1-my (a.zf.) kr krne,krlemeden. (bkz. ale-1-amy). ale-l-tlak (a.zf.) umumiyetle, genel olarak, mutlaka, nasl olursa olsun, rastgele. ale-1-icml (a.zf.) topluca, toplu olarak. ale-l-infird (a.zf.) birer birer, ayr ayr, teker teker. ale-1-istimrr (a.zf.) aralksz. ale-l-itirk (a.zf.) mtereken, birlikte. ale-l-ittisl (a.zf.) aralarnda fasla olmadan, birbiri ardnca. ale-l-kaide ("ka" uzun okunur. a.zf.) kaideye kurala gre. ale-l-kifye (a.zf.) yeter derecede, yetecek kadar. ale-l-umm a.zf.) umumiyet zere, genel olarak. ale-l-usl (a.b.zf.) yol yordam gereince. alem (a.i.c. a'lm) 1. nian, almet. 2. bayrak, sancak. 3. snr iareti. 4 yksek da. 5. dudaktaki atlaklk. 6. has isim. 7. minare tepesi. 8. sargn altn teli. a'lem (a.s. lim'den) en (daha, pek, ok) bilen, bilgin. a'lem-l-ulem limlerin limi, bilginlerin bilgini.

lem (a.i.c. lenn, lemn, avalim) 1. dny, cihan, (bkz. dehr).

lem-i lem-i lem-i lem-i lem-i lem-i lem-i lem-i lem-i lem-i

b hiret berzah bern cebert b hiret berzah bern cebert

iki lemi, ikili elence. teki dny. (bkz: mnend, bd). en yksek lem. 1.Tanrnn bulunduu dny, fn dnynn dnda olan lem. 2. insanlar, halk. 3. me. elence. 4. lzum, mn. ruhlar lemi, teki dny. madde lemi, bu dny. fn lem, fn dny, bu dny. grnmez lem. uyku lemi. i dny; kiinin kendinden geip dald lem. varlk lemi, var olma dnys. var olma ve bozulma dnys. sakl lem. Tanr lemi. Tanr lemi. rya lemi. Tanrnn mutlak hkmdar olduu lem. lem-i menm, lem-i misl uyku, rya lemi. lem-i nakayis nakseler lemi. lem-i nr ate dnys. lem-i siyset siyset lemi, siyset dnys. lem-i sabvet ocukluk dnys. lem-i ahdet tas. yaradln drdnc basama. [Buna "lem-i mlk, lem-i nst, lem-i hiss, lem-i ansr, lem-i eflk encm, lem-i mevlid" de derler]. lem-i ems Gne ve peykleri. lem-i ulv ruhlar lemi. lemne (a.f.s.) dnyya ait, dnyev. lem-r (a.f.b.s.) lemi, dnyy ssleyen.

alem-dr (a.f.b.s.) 1. bayrak tayan, (bkz: sancak-dr). 2. Refi' Cevad Ulunay tarafndan istanbul'da yaymlanm gnlk siys bir gazetedir. rf idare (sk ynetim)' nin kapatmasyla "Takvimli gazete" ve "Terih" adyla kmtr. Alemdr- Neb (Peygamberin bayraktar) Hazret-i Eb Eyyb-il-Ensr. alem-dr (a.f.b.i.) bayraktarlk. alem-efrahte (a.f.b.s.) bayra kaldrm, ykseltmi. alem-efrz (a.f.b.s.) bayrak eken, bayrak kaldran. lem-efrz (a.f.b.s.) cihan parlatan, btn leme k saan. lemeyn (a.i.c.) iki lem. [dny ile hiret |. lem-gr (a.f.b.s.) cihan tutan, dnyy zapteden, btn leme yaylan. lem (a.s. lem'den. c. lemiyn) cihna mensup, insan. alem (a.s. alem'den) has isimle ilgili, orta ait. lemn (a.i. lem'in c.) dnylar, (bkz: lemn, avalim). lemiyn (alem'nin c.) leme mensup olanlar, insanlar. lemi-yne (a.f.zf.) insanoluna ya-krcasna. alemiyyet (a.i. alem'den) bir kelimenin has ismi olma vasf.

lemli lemli let-i musavvat let-i tecff ale-t-tafsl ale-t-tahkik ale-t-tevl ale-t-tahmn ale-t-tahsis ale-t-tertb alevgr alev-hz Alev alev-ke alev-rz aley aleyh aleyh aleyh-dr aleyhi aleyh-il-la'ne aleyhim, aleyhim aleyh-is-selm aleyke (a.t.b.i.) halnn bordur erevesi iinde yalnz bir tarafta bulunan mihraba benzer hatt eklin zerinde, ubuklara bal drtgen motifleriyle birlikte heyet-i ummiyesi. (a.f.b.s.) dnyy gsteren. (a.f.b.i.) lemin snaca yer. (a.f.b.s.) herkesin beendii [yer, ey]. (a.f.b.s.) lemi ssleyen. (a.f.b.s.) cihan yakan. (a.f.b.s.) cihan saran, (bkz: cihn-ml). (a.f.b.s.) dnyy parlatan, aydnlatan. (a-i-lem'in c.) dnylar, (bkz: lemin, avalim). (a.i.) aikr, meydanda olma. (bkz: alniyet). (a.zf.) aka, aktan aa, gz nnde, (bkz: alniyeten). (f.i.) 1. siper, istihkm. 2. saldran asker. (a.s.) ak, gizli olmayan. (a.s.) alen, ak, gz nnde. ak artrma.

ak mzkere. (a.i.) gznnde olma. (a.zf.) ramen. (a. zf.) "ba ve gz stne" bastne, peki. (a.zf.) sabahleyin, erkenden. (a.zf.) seherleyin, seher vakti, gn domadan evvel. (a.zf.) 1. msavat zere. 2. bir boyda. (a.i.c. lt) 1. vsta. 2. avadanlk, (bkz: edevat). 3. makine, aygt. fz. mikrofon. kuruta, fr. dessiccateur. (a.zf.) mufassal olarak, uzun uzadya. (a.zf.) muhakkak surette, besbelli, (bkz. muhakkak). (a.zf.) aras kesilmeksizin, arka arkaya, birbiri ardnca. (a.zf.) aa yukar, kararlamadan. (a.zf.)husus olarak, hele, en ok. (a.zf.) srasyla, bir dzen zere. (t.f.b.s.) alevlenmi. (t.f.b.s.) alevlenen, parlayan. (a.i. s.) 1. Hazreti Ali'ye intisab olan kimse. 2. kzlba. (t.f.b.s.) alevden frlayan. (t.f.b.s.) alevlenen. (a.c.) l edatnn zamirle birletii zamanki ekli. (a.i.) kar, kart. (a.e.) onun zerine olsun. (a.f.b.s.) kar, zt. (a.e.) onun zerine. (a.c.) "lanet onun zerine olsun!" mnsnda eytandan bahs edilirken kullanlan bir sz. (a.c.) aleyh kelimesinin cemi ve tesniye ekilleri. (a.c.) "ona selm olsun!" mnsnda peygamberin ad anlrken kullanlan bir sz. (a.e.) senin zerine.

Aleykm Aleykm aleyn (a.e.) bizim zerimize olsun. lgn (f-s.) al renginde, koyu ve parlak pembe. lgune ("gu" uzun okunur, f.i.) 1. allk, kadnlarn yzlerine srdkleri pembe dzgn. 2. i. serap, pusark. l, liye (a.s. ulvv'den) 1. yce, ulu. 2. i. [birincisi] erkek, [ikincisi] kadn ad. al (a.h.i.) Eb tlib'ih olu ve Peygamberimizin damad ve amcazadesi, drdnc halfe. l, liye (a.s. let'den) 1. lete mensup, letle ilgili. 2. yemin edici, eden. l-baht (a.f.b.s.) baht yksek, ok talihli. l-ch (a.f.b.s.) yksek rtbeli. l-cenb (a.f.b.s.) 1. cmert. 2. erefli, haysiyetli kimse. l-cenb-ne (a.f.b.zf.) (bkz: civn-merd-ne). alf (a.i.) yem torbas. l-ftrat (a.b.s.) yksek yara dlta olan. l-gher (a.f.b.s.) mayas yce olan. lih (a.i.c. liht) tapnlan ey, mabut. liht (a.i. lih'in c.) tapnlan eyler, mabutlar. lih (a.s.) hafif mizal. lihe (a.i. ilh'n c.) ilhlar, tanrlar.

l-himmet (a.b.s.) himmeti yksek olan. alk (a.i.) hayvana bir defada verilen yem. alk-d-devb yem torbas. l kadr (a.b.s.) 1. yksek kymette olan, ok kymetli, ok takdir edilen, ok saygdeer. 2 . mehur bir eit lle. all (a.s. illet'den) l, kr. (bkz: a'm). 2. sakat. 3. hasta. lim (a.s. ilm'den. c. ulem') ok okumu, bilgin. lim-l-gayb (a.it.) Allah. lim-l-gayb ve--ahde grleni grlmeyeni bilen, Tanr. lim-l-guyb (a.it.) Allah. (bkz. rzk-l-ver). lim (a.s.) elemli, kederli, ztrap eken. alm (a.s. ilm'den) ok bilen. [Allah'n sfatlanndandr, "bilgisi ezel ve ebed olan" demektir]. l-makam (a.b.s.) makam yksek. alimallah (a.b.zf.) Allah bilir ki. limn (a.i. lim'in c.) limler, bilginler. lim-ne (a.f.zf.) lime yakacak surette. l-mekn (a.b.s.) yeri, derecesi yksek olan. aln (a.s.) alen.

l-n (a.b.s.) 1. an ve erefi byk olan. 2. mehur bir eit lle. l tebr (a.f.b.s.) soyu yksek ve temiz olan. liye (a.i.) bir eyin en yukars, tepesi. Mektib-i liye yksek mektepler, okullar. Tedrist- liye yksek retim. 2. Halvet tarikat ubelerinden birinin ad. [kurucusu Ahmed ibni Al-yl Harr-yl-Al-yd Dmky yl f-yl-Halvet'dir.]. aliyy (a.s.) yksek, byk, necip, mehur, nl. liyye (a.s.) lete mensup.

Ulm- liyye Ulm- liyye aliyy-l-a'l (a.zf.) en iyi, en a'l. lz (f.i.) k atma, ifte. [Farsa "lzden" mastarndan]. lzende (f.s.) ifteli [at]. alkam (a.i.) ac hyar. alkame (a.i.) 1. aclk, ac tat. 2. ac hyar. Allah (a.i.) Tanr. (bkz. Rabb, Halik, Hda). Allah-Muhammed-Al Bektai tarikatna mahsus bir deyim. [Hrisriyanlann "PederoulRuhullah" telkkilerine uygun bir teslistir]. Allah-Eyvallah [bektilerce]. 1) tasdik iareti; 2) yemin. Allah-Kerim Yeri Eski Trk kahvelerinde fakirlerin para vermeden oturup yattklar yer ve sayvan, Allah a'lem bi-s-savb Allah dorusunu daha iyi bilir. Allah ekber Tanr ulularn ulusudur. Allhn (a.f.i.c.) Allah adamlar, ermiler. Allh (a.i.c. Allhiyn) Allah adam, veliyy-ullah). Allhiyn (a-i-Allh'nin c.) Allhler, Allah adamlar, veliyy-ullahlar. allak (o. s.) 1. sznde durmaz, dnek. 2. kendisine gvenilmesi caiz olmayan [kimse]. allk (a.i.) sakzc. allm, allame (a.s. ilm'den) ok bilgin. [Allm, Allah'n sfatdr]. Allme-i kll her eyin srrna vkf olan. allm-l-guyb grnmeyen eyleri bilen, Allah. l (f.i.) 1. erik, eftl [eftel] kays erii, tyl erik, eftali. Zerd-l [canerik] zerdali. l-yi Buhr 1. Trkistan erii. 2. tula frn. l-bl (f.i.) vine, [konumada ksaltlarak "lbl" denilir]. ld, lde (f.s.c. lde-gn) bulam, bulak. lde-dmn, lde-dmen (f.b.s.) etei bulak, iffetsiz [kadn]. lde-dmn, lde-dmen (f.b.i.) gnahkrlk. lde-gn lde-g alfe l-grde ls ls lfte lfte-gn lde l-l-l aly m m- kbil, m- mukabil m-l-fl a'm am

(f.b.s. lde'nin c.) 1. bulamlar, bulaklar. 2. sulular. (f.i.) 1. bulaklk. 2. s. garkolmu, dalm. (a.i. ulfn c.) hayvan yemi ["ulufe" olarak da kullanlr], (bkz. ulufe). (f.i.) can erii. (f.i.) naz veya krgnlktan dolay gz ucu ile bakma. (f.s.) nazlanarak gz ucu ile bakan. (f.s.c. lufte-gn) 1. alk, ahkan. 2. kadn, fahie, (bkz: afte). (f.b.i. lfte'nin c.) namussuz kadnlar. (f.s.) iddetle saldran, saldrc. (a.zf.) en yce, en stn, ycelerin ycesi. (a.i.) 1. yksek yer, ykseklik. 2. gk. (a.i.c. a'vm) sene, yl. gelecek sene, nmzdeki yl. (a.b.i.) fil yl. (a.s.) 1. kr. 2. me. chil. iffetsiz, namussuz (a.i.) 1. krlk, grmezlik; manev krlk, bilgisizlik. 2. yamur bulutlan.

mc mc hen-i gv). mc-gh, mc-geh (f. b.i.) nian yeri, nian atlacak yer. mde (f.s.) hazr, hazrlanm. mde-g (f.i.) mdelik, hazrlk. mh (f.i.) kabarck, i (bkz: ms). amim (a.i. imme'nin c.) sarklar, baa sarlan eyler, ba zrhlan. amir, amyir (a.i. imret'in c.) 1. ma'mreler, bayndrlklar. 2. (bkz: imaret). amir-i hayriyye hayr messeseleri. mk (a.i. maak ve mauk'un c.) gz pnarlar. a'mk (a.i. umk'un c.) derinlikler. a'mk- zemn yer derinlikleri. amkat (a.i.) derinlik, (bkz: umk). a'ml (a.i. amel'in c.) iler. a'ml-i erbaa mat. drt ilem, [toplama, karma, arpma, blme]. a'ml-i hasene gzel iler. a'ml-i mrekkebe mat. kark ilem,fr. operation composee. a'ml-l-ma'den metalrji. a'ml-i akka eziyetli, strapl, zahmetli iler. ml (a.i. emel'in c.) ummalar, mitler, dilekler, istekler. ml-i kavm kavmin emelleri. ml-i ma'smne ma'sumcasna emeller. Amalika (a.h.i.) ok eskiden Sn yarmadas blgesinde yaad sanlan ve gariplikleriyle hret bulan bir kavim. a'mm (a.i. amm'n c.) amcalar. amn, emn (a.i.) 1. eminlik, korkusuzluk. 2. ba, balama. amn-nme (a.f.b.i.) bir kimseye iltimas yaplmas iin bir bakasna hitaben yazlan yaz. a'mr (a.i. mr'n c.) 1. yaanlan mddetler, yaaylar, hayatlar. 2 hakkyla ve iyi yaamalar. 3. yalar, sinler. 4. hoa gidecek tuhaf, garip eyler, mr, mre (f.i.) 1. hesap, fr. mathematique. 2. inceleme. 3. karnda su birikme hastal. mre-gr (f.b.i.) muhasebeci, say man. ams (f.i.) ' insan vcdunda hsl olan i ve kabarck, (bkz. mh). -my (f.s.) dolduran, ssleyen. a'm-y elvn psik. renk krl, akromatopsi. a'm-l-ekl psik. ilev yitimi, edi yitimi, apraksi. amd (a.i.) kast, niyet, karar. amden (a.zf.) isteyerek ve bilerek, (bkz: kasden). me (f.i.) divit, yaz hokkas. med (f.i.) gelme, geli. med reft 1. geli-gidi. 2. geldi-gitti. (bkz: d). med d geli-gidi; varp-gelme; geldi -gitti. medci (f.j-I (f.t.i.) [eskiden] bakanlar kurulu baktibi. mede-g (f.b.s.) dnmeden gzel sz syleyen kimse, hazrcevap [kimse]. meden-gh (f.b.i.) herkesin girebildii umm yer.

meden meden-i laklak med mediyye med-d amel amel-dr amele amelehu meden meden-i laklak med mediyye med-d amel amel-dr amele amelehu ameliyyt-hne ameliyye amel-mnde amel-nme amel-nvs men menn menn ve saddakn ment a'mer ame m amd mid a'mide mg, mge mg mih mhte mhte-g mje amk Bahr-i amk Fikr-i amk mil mil mile miletn

amm (f.s.) 1. gelen. 2. bir ii yapan, meydana getiren. leyleklerin gelmesi. (f.i.) 1. geli. 2. (bkz: medci). (f.i.) gmrk vergisi, [yapma kelimedir]. (f.b.i.) (bkz: med d). (a.i.) 1. i. 2. niyet, (bkz: fiil). 3. srgn, isrmesi. (a.f.b.s.) vergi tahsildar. (a.i. mil'in c.) ii, rgat. (a.c.) bir sanat eserinde sanatkrn imzasndan nce yazlan "tarafndan yapld" mnsnda bir sz. (a.zf.) fiilen, ileyerek, alarak. (a.s.) ileme suretiyle, pratik, kim. elemansal i, fr. travail elementaire. (a.i.) 1. ileyerek yaplan eyler, tecrbeler. 2. bir doktorun hastann bir yerini kesip tedv etmesi, operasyon. (a.f.b.i.) hastalarn ameliyat yapld yer. (a.s.). (bkz. amel). (a.f.b.s.) i yapmaktan kalm, i gremez durumda olan. (a.f.b.s.) yetki belgesi, berat. (a.f.b.i.) iyazar, fr. ergographe. (a.s.) ok veya en emin, gvenilir. (a.zf.) inandk, diyecek yok. inandk ve tasdik ettik. (a.c.) Kur'an'da, islm dni inanlarn anlatan ve "ment billahi ve me-liketih ve ktbih ve resulih..." diye geen bir yetin banda bulunarak Mslmanlk kurallarnn remzi olup "inandk, diyecek yok!" anlamna gelir, (bkz: menna). (a.s.) uzun mrl, pek yal. gz zayf olma, zayf gzllk. (a.s.) 1.senev, ylda, yllk. 2. (bkz : amiyy). (a.s.) 1. ok hasta. 2. ak hastas. 3. balca nokta. 4. nder, ef; komutan. (a.h.i.) Diyarbakr'n eski ad. (a.i. amd'un c.) direkler, stunlar, kolonlar. (f.s.) 1. hakikat. 2. kark, katkl. 3. me. iftleme. (f.s.) hakik [mecaz karl].

(a.s.) (f.s.) (f.i.) (f.s.)

akn, aakalm, [men. mihe]. karm, kark olan. karm olma. 1. kark, karm, mahlut, (bkz: mze). 2. i. ir.

(a.s.umk'dan) derin. derin deniz. derin dnce. (a.s.) emeli olan, isteyen. (a.s. amel'den. c. amele, avmil). 1. sebep. 2. ileyen. 3. i. vergi tahsiline me'mur kimse; mtesellim; mtevelli. 4.i.tar. vl. (a.i. amel'den. c. avmil) bacak, ayak. iki bacak, iki ayak. (a.s. umm'dan) umma ait, umm, genel, yaygn.

amm-l-ihsn ihsan, bahii, ba umm olan. mn (a.n.) yle olsun, y Rab duamz kabul eyle! min alay [eskiden] ocuun ilk mektebe balad gn yaplan tren. min (a.s. emn'den) gnl emin, kalbinde korku olmayan. mine (a.h.i.) Hz. Muhammed'in annesi. minen (a.zf. emn'den) salkla, esenlikle, emin olarak, korkusuzca, (bkz: salimen). mn-hn (a.f.b.s.c. mn-h-nn). min diyen, minci. mn-hnn (a.f.b.s. min-hn'n c.) minciler, min diyenler. amir (a.s.) 1. bayrdr. 2. resm. mir (a.s. umrn'dan) 1. mmur eden, enlendiren, (bkz: ammr). 2. mr olunmu. 3. devlete ait. [men. "mire"]. mir (a.s. emr'den c. mer) 1. emreden, buyuran. 2. bir memurun vazife bakmndan by. 3. huk. bir kimseyi ldrmek veya bir uzvunu kesmek ve sakatlamak tehdidiyle bir fiili yapmaya veya yapmamaya zorlayan ve bu tehddi yapmaya muktedir olan kimse. mir-i mcbir bir kimseye bir ii yapmaya veya yapmamaya zorlayan kimse. mir-i i't eko. Devlet hizmetlerine ait mas-rafl'ann muvakkaten veya daim olarak yaplmasn temin etmek zere muhasiplere yazl olarak izin ve emir veren ahs. mir-ne (a.f.zf.) mircesine, mir olana yakacak surette, emrederek. miriyyet (a.i.) amirlik, buyuruculuk. mirzi (f.s.) 1. tanr ba. 2. affetme, balama, (bkz: mrzi). mirz-kr (f.b.i.) 1. affeden, Tanr. 2. s. affeden, balayan. miyne (a.f.zf.) adce, baya. miyy (a.s.) avama mahsus, avamca. amiyy (a.zf.) grmeyerek, dnmeyerek. -mz (f.s.) ...le kark, ...yi iine alan. mze (f.s.) kark, karm, mahlut, (bkz: mje'). mze-mu[y] (f.b.s.) sa sakal krlam adam. mze-my (f.b.i.) kr sal, kr sakall olma. mz-gr (f.s.) yaraan, uygun. mzi (f.i.) geini, uysallk, (bkz: imtiza). amm (a.i.c. ammt) amca. mm (a.s. umm'dan) umm, genel, herkese ait. [bkz. amm, mil]. amm (a.e.) 1. ama, fakat, lkin, ancak; u kadar ki, o kadar ki, yle

ki. 2. okluk bildirir Amma yaptn ha. Amma sknt ektik ha. amm ba'd (a.zf.) bundan sonra, gelelim maksadmza. amml (a.i.c.) 1. yapclar. 2. devlet idare adamlar. ammr (a.s.) mamureden, bayndrlatran. (bkz: mir). ammt (a.i. amn'n c.) amcalar. mme, ammete (a.i.) hala. mme (a.s.) umma mahsus olan. mmeten (a.zf.) ummi, genel olarak. mm (a.s.). (bkz: mm). Ammriyye (a.i.) Ankara ehri.

am am amd (a.i.) 1. direk, stn. amd-i fekar bel kemii. 2. yukardan aa dik inen izgi, *dikey. amd-i nrn nurdan stn. mde (f.i.) dizilmi, dizi. amden (a.zf.) dik olarak, boyuna. amd (a.s.) yukardan aa, dikey olarak, (bkz. kaimen). mg (f.i.) l-vakar. 2. s. uzun boylu [adam]. mhte (f.s.) okumu, renmi. mhte-gn (f.b.i.) retmenler. mhte-gn- ezel nebler ve veller. aml (a.i. amel'den) 1. ii; iyi, kalifiye ii. 2. ok alan, alkan. msn (f.i.) bir erkein nikhnda bulunan bir ka kadndan herbiri, ortak, kuma. mt (f.i.) yaln kayalarda ve yksek yerlerde bulunan ku yuvas. -mz (f.s.) bilen, renmi; reten. Edeb-mz edep reten. mzende (f.i.) 1. renci. 2. retmen. mz-gr (f.b.s.) retici, retmen, muallim. mz-gr (f.b.i.) reticilik, retmenlik, muallimlik. mz (f.i.) hocalk, retmenlik meslei. mzi (f.i.) 1. renme. 2. retme, retim. mrg (f.i.) 1. fayda, menfaat. 2. kader, kymet. 3. zahire, meyva. 4. bir miktar, az bir pay. 5. asl, hlsa. mrz, mrz (f.s.) affeden, balayan, (bkz: afi, afvv.) mrzende (f.i.) affeden, balayan. mrz-gr (f.b.s.) affeden, gnhlar affeden Tann. mrzi (f.i.) affeden, (bkz: afi, mirzi). amy (a.zf) grmeyerek, dnmeyerek my (a.zf) grmeyerek, dnmeyerek miyy, ammeyy, ummiyy (a.zf) grmeyerek, dnmeyerek. Ammiy (a.zf) grmeyerek, dnmeyerek an (a.e.) -dan ve -den. an-asl aslndan. an-cehlin bilmeyerek, bilmezlikle. anh ondan (mzekker). anh ondan (mennes). anh, minh undan bundan, u bu ve teberi, yle byle ederek. anhm onlardan. anhm o ikiden. an-il-gyab arkadan, kendisi yokken. an-karb yakndan, ok gemeden. an-kasdin bile bile. (bkz: bi-l-iltizam). an-km sizden. an-km ikinizden. an-samm-il-kalb can ve gnlden, z yrekten. n (f.i.) 1. gzellik cazibesi, alm. 2. (f.s. c. anan) u, bu. n (a.i.c. nt, evn) lhza, pek az bir zaman. n-be-n gittike, yava yava.

n- vhid n- vhid -n (f.e.) 1. cemi, oul edat. h-an ahlar. Zen-n kadnlar. 2. sfat edat. Hiras-n korkak. 3. kelimeyi zarf yapar. Gy-an syleyerek. an' (a.i.) zahmet, meakkat, glk. n' (a.i. n'nin c.) gece yars vakitleri. an-l-leyl gece yanlan. a'n' (a.i. inv'in c.) nahiyeler, taraflar. a'nb (a.i. ineb'in c.) ya ve taze zmler. andil (a.i. andelb'in c.) blbller. nf (a.i. enf in c.) burunlar, [insanda]. anfet (a.i.) sertlik, kabalk. nak (a.s.) ok zarif, en zarif. a'nk (a.s.) boynu uzun [adam]. a'nk (a.i. unk'un c.) 1. boyunlar, gerdanlar. 2. yaprak saplan. 3. rzgrla kalkan toz bulutu. ankat (a.i.) mdi boa kma; muvaffakiyetsizlik, baanszlk. ankib (a.i. ankebt'un c.) rmcekler. nn (f.z. n'n c.) onlar. ann (a.i. anne'nin c.) bulutlar. a'nn (a.i.) 1. aacn ucu. 2. ufuklar. an'ant (a.i. an'ane'nin c.) rivayetler, gelenekler. anne (a.i.); bir bulut. an'ane (a.i.c. an'ant) 1. rivayet, gelenek. 2. tafslt. annet (a.i.) cins muamelede iktidarszlk, gszlk, fr. impuissance. an'anev (a.b.s.) an'ane ile, gelenekle ilgili, geleneksel. an'aneviyye (a.b.s.) gelenekilik, fr. traditionalisme. ansr (a.i. unsur'un c.) elemanlar, eler. ansr- erbaa (drt unsur) 1) ate, hava, su, toprak. 2) XV. yzyl airlerinden Boya-colu'nun, insann toprak, su, hava ve ateten yaratldn ve bu drt maddenin vasflann anlatan manzum eseri. ansr- hisbiyye mat. bir hesab yapmakiin lzumlu malmat. an-asl (a.b.zf.) aslndan, aslnda. nt (a.i. n'n c.) anlar, zamanlar, fr.nuanccs. n-be-n (f.zf.) gitgide, gittike, vakit ilerledike. anber (a.s.) 1. ada balnn barsaklarnda toplanan yumuak, yapkan ve miskgibi kokan, kl renginde bir madde. 2. gzel koku. 3. gzellerin sa. anber-br (a.f.b.s.) anber yadran, gzel koku saan. anber-bu[y] (a.f.b.s.) anber kokulu, iri taneli Hint pirinci. anber-efn (a.f.b.s.) ; 1. anber saan, (bkz. anber-nisr). 2. muz. Nihvend makam gibi balayp sonradan yegnda karar veren makam. anber, anbern (a. f.s.) anber kokulu. anberiyye (a.i.) 1. bot. yayla iei. 2. gzel kokulu bir ila. 3. me. rak.

anber-nisr anber saan. (bkz. anber-efn). anber-sirit (a.f.b.s.) anber gibi. anber-emm (a.f.b.s.) anber kokan. anber-ter (a.f.b.i.) ; 1. gzellerin benleri ve zlfleri. 2. me. gece. an-cehlin (a.zf.) bilmeyerek, bilmezlikle. andelb (a.i.c. anadil) blbl, (bkz: hezr). andelb-n (a.f.b.i.c.) blbller. (bkz. hezrn). andem (a.i.) hek. kan dindirmek zerekullanlan bir eit reine. ne (a.i.) 1. anat. kask. 2. kask kl. 3. bir airetin btnl veya ileri veya erefi. 4. dii ve yabani eek. 5. yabani eek srs. 6. ced (kei) burcundaki v. e. n. v. . yldzlar. -ne (f.e.) sfat, ismi zarf yapan bir ek Fakir, Fakirane. Tfl, Tflne gibi. a'neb (a.s.) byk burunlu [adam]. anede (a.s.c.) ok inatlar. Anele (a.i.) den. bir geminin kendisine zincir veya halat balanmak iin bedenin st bana balanan halka. nen (a.zf.) bir anda, hemencecik. nen fe-nen (a.b.zf.) devaml, faslasz, srekli. ngh, ngeh (f.b.zf.) o vakit, ondan sonra. anh (a.zf.) ondan [men. anh]. anh minh (a.zf.) undan bundan, u bu, teberi, yle byle ederek. an-hm (a.zf.) onlardan. an-hm (a.zf.) o ikiden. n (a.s.c. nt, unt) 1. mtevzi, alak gnll. 2. i. kle. 3. s. megul. 4. s. muztarip. 5. i. ii. 6. i. mfetti. 7. i. tahsildar. [men. aniye]. n (a.f.zf.) bir an iinde, hemen, o anda, derhal. an (a.s.) olmu, kemle ermi. Esmr- niye olmu meyvalar. a'n (a.e.) yni.

nid (a.s.) inat eden, inat [kimse], And (a.s. ind'dan) ok inat anf (a.s. unfdan) 1. sert, iddetli. 2. kaba muamele eden. nif (a.s.) pek yaknda geen. nif-l-beyn demincek beyn olunan, bildirilen. nif-z-zikr biraz evvel bildirilen. nife (a.i.) genlik ann balangc. nifen (a.zf.) demincek, biraz evvel. 2. yukarda. ank (a.s.) gzel, zarif, tuhaf, garip [ey]. ank (a.i.) ense. nn (f-i-) yayk [ya karmaya mahsus]. nis (a.i.) 1. ihtiyar kz. 2. ihtiyar bekr. 3. s. byk ve iman [deve]. nse (f.s.) 1. sk bal ey. 2. koyulam, katlam [kan ve mrekkep gibi akc maddeler]. nise (a.s.) cana yakn kz ve kadn. niye (a.i. in'nn c.) kaplar, kaaklar. (bkz. evn). anz (a.s.) ztrapl, muztarip. an-karb (a.zf.) yakndan, ok gemeden.

an-karb-iz-zamn an-kasdin anka' an-karb-iz-zamn an-kasdin anka' an t med annb an-nakdin an-samm an-samim-il-kalb and ann anve anveten anye an zemet r r-sz ar nmus ar' r' r-yi ummiyye -r Arab rb A'rb yakn vakitten. (a.b.zf.) bile bile. (bkz: bi-1-iltizam). ("ka" uzun okunur, a.i.) 1. ismi olup, cismi olmayan bir ku, zmrdanka kuu. (bkz: smurg). 2. ismi olup cismi olmayan nesne. tas. Allah. Zmrdanka kuunun bir ad. (a.i.c. ankib) rmcek. (a.s.) rmcekimsi, rmceksi. (a.i.) rmcekler, fr. -arachnides. (a.i.) rmcek. (a.zf.) sizden. (a.zf.) ikinizden.

(a.f.c.) "mim'den geldi" ak. , tar. devirme suretiyle toplanp Trkeyi ve islm dinini renmek zere Trk kyllerine satlm olan acemi olanlardan mddetini bitirip Rumeli aasnn tezkeresiyle ulufeye yazlanlarn kaytlarna verilen iaret. [Rumeli'ye iarettir]. (a.f.c.) "ti 'dan geldi" ak. , tar. devirme suretiyle toplanp Trkeyi ve islm dnini renmek zere Trk kyllerine satlm olan acemi olanlardan mddetini bitirip Anadolu Aasnn tezkeresiyle ulufeye yazlanlarn kaytlarna verilen iaret. [Anadolu'ya iarettir.]. (a.i.) zmc. (a.zf.) nakit para olarak. (a.zf.) iinden, znden. (a.b.zf.) can ve gnlden, z yrekten. (a.s. ind'dan) inat, (bkz: and). (a.s.) isyanc; kavgac. (a.i.) zorlama, zor, kuvvet. (a.zf.). (bkz. cebren, kahren). (a.i.) meakkat, glk, zorluk. (a.i.) tar. bir mahallin takririnde o mahalde mevcut timardan baka her sancakta da timar olan kimsenin o her sancaktaki timarna verilen ad. [bu bakmdan "an zeamet" hisseden ibaret demekti]. (a.i.) utanma. utanmaz, (bkz: bi-r). utanma ve namus. (a.i.) 1. mntaka, blge. 2. komuluk. 3. avlu. (bkz: arat2). 4. plaklk. 5. geni, plak arazi. (a.i. re'y'in c.) "oylar. *genel oylar. (f.s.) ssleyen, bezeyen. Meclis-r. Dil-r. (a.i.c. a'rab veya urban ve urub) Irak, am, Ceziret-l-Arab, Hicaz, Yemen ile Msr'da ve Afrika'nn imalinde bulunan semitik kavmin umm ad. (a.i. ireb ve irbe'nin c.) 1. akllar, zeklar. 2. hacetler. 3. hileler, dekler, oyunlar. (a.i. Arab'n c.) l Araplar.

arabn arabn etaraban gibi yegh'da deil, neva perdesinde kalr; tabiatyle ayrca bir makam addedilmesine imkn yoktur. arabn-bselik muz. (bkz: beyt-arabn-pselik). arabn- cedd muz. ad XIX. yy. banda yazlm bir dergide geen makam. arabn-krd (a.b.i.) muz. Dede Efendi'nin terkibi olduu kabul edilebilecek olan az kullanlm bir mrekkep makamdr. Beyt-arabn makamna bir krdi drtls ilvesinden mrekkeptir. Beyt-arabn gibi si koma bemol, mi bakyye bemol, fa bakyye diyezi ile donanr; krd drtls iin si bekar ve kk mcenneb bemol lhin iinde ilve edilir. Btn krd drtls ile karar veren terkipler gibi, l-dgh perdesinde durur. Gls birinci derecede beyt-arabn'n gls olan nevadr. evk- cedt ve zevk u tarb makamlar, arabn-krd'den baka bir ey olmayp ayn terkibe muhtelif zamanlarda muhtelif bestekrlar tarafndan verilen isimlerden ibarettir. arabn-nigr muz. ad anonim bir edvr- ilm-i msikde geen makam. arbe (a.i.c. arabt) 1. kei veya koyunun memesine geirilecek torba. 2. ak sak konuma. arab (a.s.) 1. Arap kavmine mensup. 2. Arapa, Arap dili. a'rb (a.s.c. erb) lde yaayan Arap. (bkz: bdiye-nin). Arabistan (a.f.b.i.) Arap lkesi,Araplarn yaad memleket. arabiyyt (a.i. arabiyyet'in c.) Arap edebiyat. arabiyye (a.i.c. arabiyyt) Araplarla ilgili. arabiyyet (a.i.) Arapa ile ilgili olan [ilim, kitap, fikir). 2. Arap edebiyat. rd (f.i.) her Gne aynn yirmibeinci gn ile, eski ranllarca o gnk iler iin me'-mur farzolunan bir melein ad. a'raf (a.i.) l. cennet ile cehennem arasndaki bir yer. 2. (a.i. rfn c.) detler, usuller, itiyatlar. 3. srt, tepe. Araft (a.i. arefe'nin c.) Haccn icaplarndan olmak zere Kurban Bayramnn arefe-sinde uslne gre vakfeye durulan ve Mekke civarnda bulunan mukaddes da. a'rfiyn (a.f.b.i.) a'raftakiler. Aris (a.i. ars'un c.) gelinler. ariz (a.i. arza'nn c.) arz olunan hususlar, kkten bye yazlan yazlar. a'rk (a.i.) 1. ter. 2. zm ve sireden ekilip elde edilen ispirto, rak. (bkz: bint-l--ineb, duht-i rez, duhter-i rez). a'rk (a.i. rk'n c.) kkler, damarlar. arak (a.i.) rak. arak-n (a.f.b.i.) kavuk altna giyilen takke. arak-dr (a.f.b.s.) terli. arakyye (a.i.) en ok dervilerin giydikleri ynden yaplm bir eit klah. arak (a.s.) tere mensup, terle ilgili. arakk (a.s.) (daha, pek, en, ok) ince. arak-nk (a.f.b.s.) terlemi, ter iinde kalm. arak-n (a.f.b.s.) rak ien.

arak-rz arak-rz rm (a.i. irem'in c.) sahrada, lde mahsus konulan nian. rm (f.i.) 1. durma, elenme, dinlenme. 2. yerleme, istirahat etme; karar klma, [armden mastarndan]. rm- cn 1) gnl rahat; 2) sevgili, sevilen gzel. rm- dil gnl rahat, sevilen gzel. 3. yer, mekn. rm-bah (f.b.s.) aram verici,dinlendirici, dinlendiren. rm-c (f.b.s.) aram arayan, dinlenmek isteyen. rm-cyne (f.zf.) dinlenmek isteyene yakacak surette. rm-cy (f.b.i.) dinlenme, istemeklik. rm-gh, rm-geh (f.b.i.) dinlenilecek yer, dinlenme yeri. (bkz: remgh). rm-gh- ebed (sonsuz olarak istirahat edilen yer) mezar. rm-gr (f.b.s.) rahat yaayan [adam]. rm-gzn (f.b.s.) dinlenen, oturan. rm (f.i.) 1. dinlenme, rahatlk. 2. rmca [semitik dillerden]. rm (f.h.i.) istanbul'da domu bir Mevlev iridir. Bu tarkatin irleri arasnda gze arpacak bir varlk gstermitir. Bir dvn vardr. 1630 ylnda istanbul'da lmtr. rmde (f.s.) dinlenen, rahat olan, rahatta ve skn halinde bulunan, (bkz: re-mde). rmi (f.i.) dinleni, rahat, huzur, (bkz: rmi). aramram (a.i.) l pek ok asker. 2. iddetli hal ve i. (bkz: aremrem). rm-rb (f.b.s.) rahat karan, bozan, (bkz: rm-sz). rm-sz (f.b.s.) oturan, yerleen. rm-sz (f.b.s.) rahat ve huzuru bozan, rahatszlk veren, (bkz: rmrb). rn (f.i.) dirsek, (bkz: mirfak). ar'ar (a.i.) 1. da servisi, dikenli ard aac. 2. me. gzeldeki boy bos. a'rs (a.i.) 1. (urs'un c.) nikh trenleri. 2. dnler. 3. (rs'n c.) evliler. aras (a-i-) yorgunluk, bitkinlik. a'rs (a.i.c.) arsalar, bo topraklar. arast (a.i. arsa'nn c.) ise de "maher yeri, hair ve neir meydan" mnlarna gelir. rste (f.s.) bezenmi, sslenmi, (bkz: reste). rste-gi (f.i.) arstelik, ssllk. a'r (a.i. ar'n c.) 1. tahtlar. 2. atlar. 3. damlar. 4. direkler. S. pavyonlar. art (a.i.) 1. blge, mntaka. 2. avlu. (bkz: ara3). ryende (f.s.) dzen verici, ss-leyici. ry (f.i.) ssleyicilik. ry (f.i.) 1. ss, bezek, ziynet. 2. ssleme, ssleni; ssleyi. araz (a.i.c. a'rz) 1. iaret, almet. 2. tesadf. 3. kaza, felket. 4. fels. kendi kendine vcut bulamayp, baka bir cevherle meydana gelen hal ve keyfiyet. a'rz (a.i. araz'n c.) 1. iaretler, almetler. 2. tesadfler, hastalk almetleri. 3. kazalar, felketler. a'rz (a.i. rz'n c.) rzlar, namuslar. Hetk-i a'rz rza gemeler.

arazan (a.zf.) tesadfen. arazt 1. topraklar. 2. iklimler. 3 memleketler. arazbr (a.f.b.i.) muz. Trk mziinin pek eski mrekkep makamlanndandr. Nev'da beyt ile rast belisi'nin rgh'daki eddi ve uak drtlsnn birlemesinden meydana gelmitir. Donanmna mi iin bir koma bemol konulur, bu arza, makam meydana getiren ilk iki dizide mevcuttur ve uak drtlsnde (l-si koma bemol -do-re) de bu ses yoktur. Nota iinde nev'da beyt iin si kk mcenneb bemol, dier iki dizi iin de si koma bemol konulur. Makam, uak drtlsn inici bir ekilde icra ile ldgh perdesinde kalr. Gl birinci derecede nev'da beyt'nin ve rgh'ta rast'n gls olan gerdaniye, ikinci derecede de rgh'da rast belisinin dura olan do-rgh perdeleridir. arazbr-pselik (a.f.b.i.) muz. III. Selim'in ihtira ettii mrekkep makamlardan biridir. Arazbr-pselik, arazbar mrekkebine bir pselik drtls veya belisi ilvesinden meydana gelmitir. Pselik drtlsn veya belisini inici bir ekilde icra ile l-dgh perdesinde kalr. Donanmna arazbar gibi yalnz mi iin bir koma bemol konulur. Pselik belisi kullanlmsa, belinin son sesi olan mi, bekar iareti ile deitirilir; drtlnn bir arzas yoktur. Lhin iinde yaplacak olan deitirmeler, aynen arazbarda olduu gibidir. arazbr-zemzem muz. ad Nasr Abdlb-k'nin tedkik ve tahkikinde geen makam. arzet (a.i.) genilik. arz (a.i. arz'n c.) yerler, topraklar. arz-i mire kendisinden herhangi bir surette intifa olunan yerler. arz-i emriyye huk. rakabesi beytlmle ait olarak devlet tarafndan fertlere datlan yerler. [tarla, ayr, yaylak, klak, koru ve emsalini iine alr]. arz-i emriyye-i mevkufe huk. yalnz hazne menfaatleri veya yalnz tasarruf haklan arz-i emriyye-i srfa arz-i gamire

arz-i gayr- mezra arz-i hliyye arz-i haraciyye arz-i mahlle arz-i mahmiyye veyahut her ikisi bir hayr cemiyetine tahsis olunan mr araz. huk. beytlmle ait menfaatleri ve tasarruf haklarndan hi biri bir cihete tahss olunmayp devlete ait olan ve fertlere tefviz olunan memleket arazsi. ("ga" uzun okunur) huk. harap, su baskn veya iine henz ift girmemi olan yerler, (tersi arz-i mire'dir]. ekilmemi toprak. bo, sahipsiz topraklar. huk. fetholunan arazyi llenr, mslim olmayan eski ahlisi elinde brakr veya hriten mslim olmayan ahliyi getirerek yerletirirse bu arazye "haraciyye" denilir. huk. mutasarrfnn intikal sahibi miras brakmakszn lmyle mahll olan arz-i emriyye. huk. rakabesi beytl-mle ait bulunan araziden koru, mer'a, yol, pazar yerleri gibi halkn ihtiyalarna tahss edilmi yerler.

arz-i meftha huk. fetih hakknn taallk ettii yerler, [kaideten, arz-i meftha devletin mal saylr. Devlet bu kabil arazyi ya ganim-lere veya bakalarna datr veya kendi sahipleri elinde brakr]. arz-i mektme huk. beytlmle haber verilmeksizin tasarruf olunan mahll veya ms-tahik-i tapu yerler. arz-i memlke mlk, timar topra; mlkiyet yolu ile tasarruf olunan yerler, [sahibi yer zerinde mlkiyet hakkn hizdi]. arz-i metrke terkedilmi, braklm topraklar. arz-i mevt huk. kimsenin temellk ve tasarrufunda olmad ve ahliye terk ve tahsis klnmad halde yksek sesli kimsenin sesi iitilmeyecek derecede ky ve kasabalar gibi mmur yerlerden uzak bulunan, yni tahminen yanm saat mesafe uzakl olan talk, prnallk, kra yerler. arz-i mevkufe huk. vakf toprak, vakfo-lunmu araz, [araz kanununa gre mr menfaatleri bir cihete tahss olunan yer]. arz-i mevkufe-i sahha huk. arz-i memlkeden artlarna uygun olarak vakfolu-nan yerler, [bunlarn rakabesi ve btn tasarruf haklan vakfa aittir]. arz-i mevkufe-i gayr- sahha huk. arz-i emriyeden ifraz olunarak llemre'nin veya onun izniyle bakalarnn vakfeylemi olduu araz, [burada vakfiyet tahss mnsebetinden ibarettir]. arz-i mriyye devlete ait araz. arz-i muhtekere kiracs tarafndan zerine bina yaplmak veya aa dikilmek zere senelik bir para karlnda kiraya verilen arazi, [kirac kira bedelini her sene araz sahibine vererek o arazyi daim surette elinde bulundurur]. arz-i mukaddese kutlu topraklar. arz-i mbreke Hicaz. arz-i mlkiyye hkmet topra. arz-i mrfaka huk. sokaklarda oturulacak yerler ile caddelerde bo braklan mahaller, yolculara mahsus olmak zere terkedilen konak yerleri, kervansaraylar, [bunlar, arz-i met-rkeden saylr]. arz-i mtereke huk. ayian tasarruf olunan yer.

arz-i riyye huk. ziraat olunduka her sene hslatndan beytssadakaya konmak zere r alnan yerler. arz-i selh huk. plak tarla, [istihkak- hars'n yani bir yerde ziraat etme hakknn bu gibi yerlere taallku asldr], arz-i ukriyye huk. vergiye tbi olup, sahiplerinin kudretsizlii yznden bo kalmas sebebiyle hslatndan muayyen ksm devlete ve yirmide, yirmi bete, otuzda bir gibi muayyen hissesi "ukr" nmyle mliklerine verilmek zere devlete iftilere tefviz olunmu mlk yerler. a'rz (a.s.) nz, tesadfi, rastgele. rzi (f.i.) hayr ve iyilikte bulunma, sadaka verme. arbede (a. i.) kavga, patrd, (bkz: cidal). arbede-c (a.f.b.s.) kavgac, (bkz: cidl-c). arbede-c-yne (a.f.zf.) kavga karmaya yellenerek. arbede-kr (a.f.b.s.) kavga karan, kavgac, (bkz: arbede-sz). arbede-sz (a.f.b.s.) kavga karan, kavgac, (bkz: arbede-kr).

arbede-sz (a.f.b.i.) kavgaclk. arec (a.i.) topallk, aksaklk. arecn (a.i.) topal, aksak adamn yrmesi. arc (a.s. arec'in men.) 1. aksak, topal. 2. i. srtlan. arcele (a.i.) sr. rd (f.i.) 1. buday ve benzerlerinden tlen un. 2. deirmen tana buday aktan oluk. rd-bz (f.b.s.) 1. un eleyici. 2. un elei. rden (f.i.) 1. szg. 2. kevgir. rdhle (f.i.) "bulama" denilen yemek. (bkz: ardtle, arddle). rdn (f.i.) imtihan, tecrbe, deneyi. ardiyye (a.i.) eya saklanan yer, antrepo. ardtle, arddle (f.i.) "bulama" denilen yemek, (bkz. ard-hle). re (a.i.) dn alnan veya verilen ey, dn. reb (a.s.) (daha, en, veya pek) akll, akgz. rec (f.i.) dirsek, (bkz: ren, ret). arec (a.i.) topallk. a'rec (a.s.) topal, aksak, (bkz: leng). . arecn

(a.i.) topallk, aksaklk. a'ref (a.s.) 1. pek ma'ruf, ok bilinen. 2.-(daha, pek, ok) arif, anlayl ve bilgili. arefe (a.i.) 1. arife, dn bayramlardan bir evvelki gn. 2. bir nceki gn. arekiyye (a.s. men.) zinkr [kadn]. a'rem (a.s.) benekli, alacal [ey]. rem-gh (f.b.i.). (bkz: rm-gh). remde (f.s.) dinlenen; rahat, (bkz: rmde). aremrem (a.i.) kalabalk ordu. (bkz: aramram). ren (f.i.), (bkz. renc, ret). renc (f.i.) 1. dirsek, (bkz: rec, ret). 2. gidi, tarz, usul, yol. rende (f.i.) bir ey getiren [kimse]. reng (f.i.) 1. dirsek [vcutta]. 2. zan-nolunur ki, galiba, "yledir, benzer, hemen odur" gibi bir yaknlk ve benzerlik mnsna gelir. 3. dert, keder, mihnet. 4. hle, dubara. 5. tarz, tavr, slp; nevi, eit; renk. 6. vl, hkim. reste (f.s.) sslenmi, bezenmi. (bkz: raste). ret (f.i.) dirsek, (bkz: rec, renc). arf (a.i.) gzel koku. arf (a.s. ve i. men. "a'raf") 1. yeleli, 2. srtlan. arg (f.i.) kadntuzluu denilen nebat (bitki) in kk kabuu,

[hekimlikte gz ilac olarak kullanlr]. ark (a.i.) uykusuzluk. rz (a.s. arz'dan) 1. gelen. 2. i. tesadfi vak'a. 3. i. da, bulut ve ire gibi grmeye man olan herey. 4. i. yanak. rz- glgn gl renginde olan yanak, pembe, al yanak. arza (a.i.c. nzt ve avarz) 1. aksama. 2. engebe. 3. bozukluk, sakatlk. 4. muz. bir notann, sesini yanm ton ykseltmek veya alaltmak veyahut eski hline getirmek iin n tarafna konulan diyez, bemol, bekar iaretlerinin ortak ad. rzn, rzetn (a.i.c.) iki yanak.

rzan rzan rzt (a.i. rza'nn c.), (bkz. avarz). rz (a.s. nz'dan c. avarz) 1. sonradan kan. 2. muvakkat, gelip geici. r (a.s.) ; 1. plak. 2. hr. 3. e. -sz. r (a.i.) Hind-Avrupa dil ailesinden olan rk, topluluk veya kimse. r (f.e.) evet. (bkz: naam, bel). rib (a.s. arab'dan) hlis Arap cinsinden olan. ric (a.s. urc'dan) 1. topal, aksak, men. "rice". 2. noksan. 3. kp inen. arf (a.s. irfn'dan) 1. mehur, ok tannm. 2. bilgi sahibi. rif (a.s. irfn'dan c. uref) 1. bilen, bilgili, irfan sahibi. 2. i. erkek ad. rif bi-llh marifeti Allah'a vsl olan, vel-lik mertebesine ulam kimse, vel. rifn (a.f.b.i.) arifler, bilgililer. rif-ne (a.f.zf.) 1. arif olana yakacak surette. 2. ortaklaa, rfene, det olduu zere. [2 nci mnsnn "harfne" den bozma olduu sylenmektedir]. rifn (a.s. arifin c.), (bkz. rifn). rife (a.i. arifin men. c. avrif) 1. iyilik. 2. armaan, ba. 3. s. nzik. 4. eli-ak, cmert. 5. kabiliyetli. rig (f.i.) 1. gcenme, krlma. 2. kskanlk, haset. 3. nefret, kin ve dmanlk, (bkz: jig). rim (a.s.) uygunsuz, hoa gitmez, ters. arim (a.s.) inat, kafa tutan. ars (a.i.) gerdek. Aristatls (a.h.i.) Yunan feylesofu Aristo. ri (f.i.) mn (anlam), mefhum (kavram). ar (a.i.) 1. asma arda. 2. samandan yaplm bir eit ev. 3. sundurma. ri (f.s.) manev. riyet (a.i.c. avr) dn, ereti. riyet-sery dny. riyeten (a.zf.) dn, ereti olarak. riyet (a.s.) dn, ereti. riz (a.i.) ard aac. riz-i Lbnan but. Lbnan servisi. arz (a.s.) 1. semiz. 2. enli, geni |ey]. 3. mtevzi, ltif, lyk. arz (a.s. arz'dan) geni, enli. arz ve amk (geniliine ve derinliine) enine boyuna, uzun uzadya. arz-l-cism y.ool. yasssolucanlar, fr. platheimintes. arza (a.i.c. ariz) kkten bye yazlan yaz. (bkz: takdime, istirhm-nme). rizen (a.zf.). (bkz. rzan). arkan ("ka" uzun okunur, a.i.) terleme. arkub (a.i.) 1. ke siniri, erice. 2. yalan ve kt sz. arm, arem (a.i.) inatlk, kafa tutma.

rman rman 4. pimanlk. rmn (f.s.) kederli, mteessif; piman; honutsuz. rmi (f.i.). (bkz. rmi). arrde (a.i.c. arrdt) tekerlekli mancnk, sava arabas. arrf (a.i.) 1. falc, khin. 2. mneccim. (bkz: ahter-bn, ahter-g, ahter-ins, ahter-mr1). 3. hekim. 4. gebe Arap airetlerinin rfe vkf umm bilgileri, [men. "arrfe"]. Arrs (a. s.) 1. grleyen ve imek akan. 2. imekli. ars (a.i.) sevin, ferahlk. ars (a.i.) yldnml gk grlts; yldrm. arsa (a.i.c. arast) yer, toprak. arsa-i lem lem arsas, dnya meydan. arsa-i kr-zr sava meydan. arsa-i trih tarih alan. arsln (f.i.) arslanl [eski kuru para], ar (a.i.) 1. ardak, adr. 2. cumba, kafes. 3. at, dam. 4. dokuzuncu gk. 5. taht. ar-fersa (a.f.b.s.) ar ypratan, artan stn. ar- a'l gn en yksek tabakas, (bkz: ar- berin). ar- a'l-y sadet saadetin en yksek yeri. Ar- iyn kutsal kimselerin ldkten sonra gidecekleri yer. ar- a'zam en yksek gk tabakas, Tanr'nn kat. ar- azm en yksek gk tabakas, Tanr'nn kat. ar- Hud en yksek gk tabakas, Tanr'nn kat. ar- icll en yksek gk tabakas, Tanr'nn kat. ar- ilh en yksek gk tabakas, Tanr'nn kat. ar- necd, ar- rahmn en yksek gk tabakas, Tanr'nn kat. ar- Yezdn en yksek gk tabakas, Tanr'nn kat. ar- bern gn en yksek tabakas, (bkz: ar- a'l). ar fer, ar zemn gk yz ve yer yz. ar krs gn ar ksm ile altndaki krs. ar-s-simk astr. ikizler takm yldz. ar-s-sreyy lker yldznn altnda bulunan bir yldz kmesi. ara (a. f.i.) gvene. ariyn (f.i.) Ar'n etrafnda tebih edip dolaan melekler, (bkz. hamele-i ar, hamelet-l-ar). ar-pye ykselen. artal (a.s.) benzerlerinden ok daha iri olan. artaliyyet (a.i.) benzerlerinden ok daha iri olma. arb (a.s.) kocasna ve sevgilisine ok dkn kadn. Arb (a.i.) yedinci kat gn adlarndan biri. rde (f.s.) fkeli, kzgn, hrsl. aruf (a.s.) uzun zaman strap eken. rg (f.i.) geirme. rugde (f.s.) fkeli. rg-zen (f.b.s.) geirici, geiren. rn (f-i-) iyi vasflarla hret bulma, gzel ve iyi huylular. ars (a.i.c. aris, f.c. arsn) 1. gelin. 2. Husrev Perviz'in sekiz haznesinden biri. 3. kim. kkrt.

Ars-i cihn Ars-i cihn Ars-i erh Gne. Ars-i felek Gne. Ars-i hver Gne. Ars-i m am, Askalon. Arsn (a.i. ars'un f.c.) gelinler. Arsn- b tarla iekleri Arsn- emen imenlik iekleri Arsn- huld ebediyetin gelinleri, cennet hurileri Ars-ne geline yakacak ekilde arsek (a.f.i.) 1. kk gelin. 2. yeil ve pembe dalgal sedef. ars (a.i.) 1. dn ziyafeti. 2. s. dne, geline veya gveye ait. arsiyye (a.i.) Osmanllar'da deeri geline gre deien ve yeni evlenen erkeklerden alnan bir vergi. arz (a.i.c. erz) 1. yan, taraf. 2. yanak. 3. yol. 4. usul. 5. Arap dilcilerinden imam Halil'in, eski Arap iirlerini esas tutarak, bir sisteme balad rivayet edilen, hecelerin uzunluu ve ksal essna dayanan, esas Arap nazmnda, muayyen kalplar, Trk, Fars, Efgan, Pakistan ve ksmen Hindistan nazmlarnda kullanlan vezindir, (bkz: bahr, ilm-i aruz). 6. Arap nazmnda beytin birinci msr-nn son ksm, [bu ekil bizde yoktur]. arz (a.s.) 1. aruz veznine ait olan, aruzla ilgili. 2. i. aruzla yazan kimse. arv (a.i.) 1. stma ve baka ateli hastalklarda gelen ilk titreme. 2. bir i iin birinin yanna sokulma. 3. yemi vermeyen bir da aac. arvend (f.i.) an, eref, azamet, ululuk, debdebe. arz (a.i.) bir bye sunma, gsterme, bildirme, nne koyma, (bkz: arz). arz- ceml yz gsterme. arz- ddr yz gsterme. arz- endm boy gsterme. arz- hcet istek bildirme. arz- hl (arzuhal) 1) "hlin bildirilmesi", ne halde bulunduunu bildirme; dileke, (bkz: arzuhal). arz- hayret aknlk gsterme. arz- huls 1) dalkavukluk etme. 2) samimi olarak sevgisini gsterme. arz- hner marifet gsterme. arz- hrmet sayg sunma. arz- hsn gzellik gsterme. arz- m-fi-zzamr gnldekini syleme. arz- iftikar ihtiycn meydana koyma. arz- kudret kudret gsterme. arz- leker asker gsterme, tefti verme. arz- mazhar bir iin grlmesi hakknda, halk tarafndan yksek bir makama topluca verilen dileke. arz- meveddet muhabbeti, sevgiyi belli etme. arz- minnet minnet gsterme. arz- minnettr minnet altnda bulunduunu belli etme.

arz- muht arz- muht arz- mdde fikrini bildirme. arz- nefs nefsini ne srme, gsterme, kendini gsterme [fedakrlk karsnda]. arz- ta'zmt sayglarn bildirme. arz- taleb mal satma, mal alma. arz- ubdiyyet kulluunu, ballm bildirme, gsterme. arz- uhuvvet (bkz. arz- muht). 2) Mehmet Rauf tarafndan istanbul'da resimli ve haftalk olarak yaymlanm bir gazete. arz (a.i.c. arazn ve [tabakalar bakmndan] "arzn" ekli de vardr). 1. Dny. 2. toprak. arz- bast dz yer. arz- gayr-i meskn yaanmaz [toprak, yer arz- Ken'n (bkz: arz- mev'd, arz- mukaddes). arz- meskn yaanabilir [yer]. 3. iklim; memleket. arz- a'riye r -onda bir- vergi veren memleket. arz- harc vergi veren memleket. arz- mev'd Filistin. arz- mukaddes Filistin ve havalisi. arz-ullhi vsia Allahn yaratt yer yz genitir; geni araz. rz (f.i.) ard denilen aa. (bkz: riz). arz 1. en, genilik. 2. astr. enlem. arz- belde astr. her hangi bir mahallin stnden geen arz diresi. arz- belde ta'yni jeol., astr. herhangi bir mahalde kutup yldzna veya dier yldzlara rasatlar ve bu rasatlara dayanan astronomik hesaplar yapmak suretiyle o yerin arzn tyin etme. [ayn ameliye Gnele de yaplabilir]. arz- cenb gney enlem. arz- iml kuzey enlem. arz (f.i.) sunma, gsterme, (bkz: arz). arzan (a.zf.) enine, enliliine, geniliine. arzn (a.zf.) enine olarak. arz-dt (a.f.b.i.) htra, muhtra, anda. arz-gh (a.f.b.i.) toplanma yeri [bir ey arzetmek iin]. arz-hne (a.f.b.i.) Topkap Saray'nda Hrka-i erf odasnn dndaki aralk oda, aslanhne. arz (a.i. arz'dan) topraa ait, toprakla ilgili. arz (a. s. arz'dan) ene ait, en ile ilgili. arzn (a.i. arz'n c.) arzlar, [tabakalar itibariyle]. arziyyt (a.i.c.) jeoloji, fr. geologie . arziyye (a.s.) toprakla, topraktan yetien. Mahslt- arziyye toprak mahsulleri. arzz (f.i.) kurun, kalay, (bkz: ress). Arz (a.h.i.) mehur halk hikyelerinde Kamber'in sevgilisi. rz (f.i.) istek, heves. rz-dr (f.b.s.) istekli, hevesli. (bkz. arz-ke, arz-mend). arzuhal (a.b.i.). (bkz: arz- hl, istid'). rz-ke (f.b.s.) istekli, hevesli. (bkz. rz-dr, rz-mend, hhi-gr, hhi-ger). rz-mend (f.b.s.) istekli, hevesli. (bkz. rz-dr, rz-ke).

rz-mend rz-mend rz-nk (f.b.s.) istekli. arz-ikesten (f.b.i.) arzunun yerine gelmemesi, istek krkl. arz-yi hayt psik. yaamak istei. s (a.i.) bot. mersin aac. Habb-l-s mersin aac meyvas. s (f.i.) 1. deirmen, (bkz: siy, si-yb). 2. kakum denilen bir hayvan. as (a.i.c. a's) 1. deynek, sopa. 2. dervilerin tadklar sopa. s-yi Ms Hz. Musa'ya Allah tarafndan mu'cize olarak verilen ve ylan hline giren denek. s (f.i.) 1. esneme. 2 vakar, ciddlik. 3. ss, bezek. -s (f.e.) gibi. Cennet-s cennet gibi, (bkz: manend, ve). a's (a.i. as'nn c.) denekler, sopalar. sb (a.i. eseb'in c.) vcudun alt ksmnda kan kllar. asab (a.i.c. a'sb) sinir, damar. asab- alkav anat. sempatik sinir sistemi. asab- ayn anat. gz siniri. asab- basar anat. grme siniri. asab- enf anat. burun siniri. asab- hanerev anat. grtlak siniri. asab- riev-i m'de anat. akcier mide siniri, fr. nerf vague. asab- sem' anat. iitme siniri. asab- evk anat. omur siniri, fr. nerf spinal. asab- taht-el-lisn-i kebr anat. byk dilalt siniri, fr. nerf hypoglosse. asab- vust a'sb a'sb- alkaviyye a'sb- g a'sb- kinat a'sb- muharrike a'sb- emme asabn asabt asabe asbi asab a'sb asabiyy-l-cenh asabiyy-l-mizc asabiyye asabiyye-i teennct asabiyyet asabiyyet-i kavmiyye a'sac Asd

anat. ortadamar, fr. me-diane. (a.i. asab'in c.) sinirler. anat. vazomotor(lar), damar devindiren sinirler. kulan sinirleri. kinatn sinirleri. anat. motor sinirleri. anat. koklama sinirleri. (a.s.) 1. asabe'ye ait, asabe ile ilgili. 2. sinirli. (a.i. asabe'nin c.). (bkz: asabe). (a.i. c. asabt) 1. bir tek sinir. 2. baba tarafndan akraba olanlar. 3. er'an, miras alamayan akraba. 4. birinin frkas ve avenesi. (a.i. usbu'un c.) parmaklar, (bkz: esbi1) (a.s. asab'dan) sinirli. (a.s.). (bkz. asab). zool. sinir kanatllar, fr. pseudonevroptees. yaradla sinirli olan [kimse]. (a.i.) 1. sinir hastalklar. 2. sinir hastalklar pavyonu. sinir spazmlar. (a.i.) 1. sinirlilik. 2. kendi akraba, vatan, din ve milliyetini asm derecede kayrma gayreti. ovenlik, yurtseverlik. (a.s.) aln stne sa dklm. (a.i.) esedin c. arslanlar.

saf (a.h.i.) 1.Sleyman Peygamberin veziri. 2. vezir. saf-ne (a.f.zf.) vezire yakacak surette. saf (a.s.) vezire mensup. Bb- saf Bb- l. Emr-i saf sadrzam buyruu. asfir (a.i. usfr'un c.) 1. sere kular. Lisn-l-asfr ku dili. 2. zool. seregiller. saf-rey (a.b.s.) dncesi safnki gibi mkul olan [vezir]. saf-tedbr (a.b.s.) yolu, tutumu safnki gibi mkul olan [vezir]. asgr, asgre (a.s. asgar'm c.) eref ve itibarca kk olanlar. asgr ve ekbir (a.f.s.) kkler ve bykler. [tibar ve mevkice]. ashib (a.i.ashb'n c.) sahipler. ashb (a.i. shib'in c.) 1. sahipler, mlikler, efendiler. 2. yol arkadalar, dostlar. asib (a.i. sbe'nin c.) 1. cematler, tayfalar. 2. baa sarlan nesneler, kabastlar, sarglar, (bkz. asyib). as-ke (a.f.b.s.) 1. sopa eken. 2. kr yedekisi. askir (a.i. asker'in c.) erler. askir-i bahriyye deniz askerleri, bahriyeliler.

askir-i berriyye kara askerleri. askir-i hassa pdih koruyan askerler. askir-i mansre-i Muhammediyye tar. II. Mahmud zamannda Yenieri Ocann 17Kasm 1 826 da kaldrlmas zerine kurulan ordu tekilt. askir-i muvine yardmc milis askerleri. askir-i muntazama ordu askeri. askir-i nizmiyye ilk askerlik devresini yapmakta olan asker. askir-i redfe ikinci devre askerliini yapan askerler. askir-i hne askerler [umm olarak]. sl (a.i.) ahlk. sl (f.i.) temel, kk. sl (a.i. asl'in c.) ikindi ile akam veya yats arasndaki zamanlar. Bi-l-gudv-vi ve-l-sl sabah-akam. asale (a.s.) ok zehirli ve korkun ylan. asle (a.i.) bal petei. aslet (a.i. asl'dan) 1. soysop temizlii. 2. kendi nmna hareket. 3. ed. yazda veya szde baya tbirlerin bulunmamas, (bkz: edeb-i kelm). asleten (a.zf.) kendi nmna hareket ederek, [vekletin zdd olmak zere de kullanlr]. asletl (a.t.s.) eskiden yabanc elilere verilen unvan. aslet-meb (a.b.s.) asletli. [eskiden yabanc eliler iin kullanlrd]. sm (a.i. ism'in c.) sular, gnhlar, kabahatler. a'sm (a.i. usme'nin c.) 1. gerdanlklar. 2. tasmalar. a'sam (a.s.) n ayaklan sekili olan [hayvan]. asamm (a.s.) 1. sar, iitmez. 2. sz iitmez. 3. sert; g; tahamml

edilmez. 4. i. gr. Arap yazsnda ikinci ve nc kknde uzun harf bulunan bir fiil. asammiyyet (a.i.) sarlk, duymazlk.

sn sn sn-gr (f.b.s.) kolay tutulan, kolay zaptedilen. sn (f.i.) kolaylk. sr (a.i. eser'in c.) 1. izler, nianeler, almetler. 2. bideler. 3. hikyeler; an'aneler, gelenekler. 4. bayazar Menemenlizde Tahir olan ve istanbul'da yaymlanm haftalk bir gazete. sr- atka veya kadme eski eserler. sr- cedde yeni eserler. sr- edebiyye edeb eserler. sr- eslf veya kudem eskilerin yazd sr- hzra ada eserler. sr- ilmiyye ilm, bilimsel eserler. sr- matba baslm eserler. sr- mehdiyye astr. fr. nutatio . sr- mergube rabet kazanm, beenilmi eserler. sr- nefse gzel sanat eserleri. sr- nisvn (kadnlarn eserleri) Fevziye Abdiirreid tarafndan stanbul'da onbe gnlk olarak yaymlanm bir aile dergisi. sr- sniyye ve zarfe zarif ve sanatl eserler. sr- ulviyye astr. yldzn tesiriyle meydana gelen gk hdiseleri. sr--erfe Hz. Muhammed'den kalan hrka, sa, sakal ve benzeri kutsal emnetler. asar (a.i.) 1. toz. (bkz: gubr). 2. snak, (bkz. melce). sr (a.i. sr'n c.) 1. vazifeler, grevler. 2 . ykler. 3 . crmler, kabahatler. asr (a.i.) fakirlik. a'sr (a.i. asr'n c.) yzyllar. a'sr- slife gemi asrlar, yzyllar. as'ar (a.s.) pek kibirli, arpk yzl sre (f.i.) say hesap. asrm (a.i. asrm'n c.) 1. adr kmeleri. 2. ayr ayr kk insan topluluklar. srn (f.i.) kedi otu. - U, -l astb (a.i. stabl'n c.) ahrlar. sy (f.s.) gibi (bkz: s). Asyib (a.i. sbe'nin c.), (bkz. asib). syi (f.i.) 1. rahat, huzur. 2. gvenlik. syi-bah (f.b.s.) huzur ve gven veren. syi berkeml rahat ve huzur yerinde. syi-c (f.b.s.) asayi arayan, rahatn ve huzurunu isteyen. syi-cyne (f-b.zf.) asayi ve rahat arayana yakacak surette. syi-perver (f.b.s.) rahat, huzur ve selmet tarafls. syi-perver-ne (f.b.zf.) rahat, huzur ve selmet taraflsna yakacak surette. asb (a.i.) 1. sarg, ba. 2. mendil. 3. sarmak. asbb (a.i. sabeb'in c.) ukur yerler. asbg (a.i. sbg'n c.) boyalar. asbh (a.i. subh'un c.) sabahlar. sbn (f.s.) deirmenci, deirmen sahibi, (bkz. asiy-bn). sbn (f.i.) deirmencilik, asbr (a.i. sbr'n c.) akbulutlar.

Asced asd' asdf asdg Asdagn asdk Asced asd' asdf asdg Asdagn asdk asel aseliyyet asemm aser a'ser asert ases asf asfd asff asfr asfer Mahbb-i asfer asfiy asga asgar asgar- nmtenh asgarn, asgareyn asgar sgn ashb Ashame ashar (a.i.) hlis altn.(bkz: deh-deh). (a.i. (a.i. (a.i. (a.i) sad'nn c.) sesler, avazlar. sedefin c.) sedefler, sudg'un c.) anat. akaklar. anat. insann kollarndaki nabz damarlar.

(a.i. sdk'n c.) 1. hakikatler, gerekler. 2. doru ve sammi olanlar. ("ka" uzun okunur, a.i. sdk'n c.) samim dostlar. sdk kullar. (a.i.) 1. bal. 2. cennetteki drt sudan biri. bot. bir eit kna iei. szme bal. balmumu. bot. erken olmu hurmann koyu usaresi. (a.s.) 1. eri olan kat ey. 2 eri dili veya eri bacakl [adam]. (a.s.) 1. bal renginde olan. 2. i. Yahudilerin ayrdedilmek zere, omuzlarna taktklar sar kuma. 3. i. eskiden kullanlan bal renginde bir eit kuma. (a.i.) bal hli. (a.s.) ok sar, kulaktan hi iitmeyen [kimse]. (a.i.) solaklk. (a.s.) 1. pek zor ve etin, dayanlmas ok g. 2. solak. (a.i. asre'nin c.) 1. ayak kaymalar. 2. srmeler. 3. yanlmalar. (a.i.) gece devriye gezen, gece bekisi. (a.i.) 1. zulm. 2. hakszlk. 3. can ekime. 4. rzgrn kuvvetle esmesi. (a.i. safed'in c.) sulularn veya mahkmlarn ellerine ve ayaklarna taklan demirden veya kaytan yapma kelepe. (a.i. saffn c.) saflar, hatlar. (bkz. suff). (a.i. sfr'n c.) 1. sfrlar. 2. s. bo, hkmsz, deersiz eyler, (bkz. sufr). (a.s.) 1. san. altn. 2. uuk, soluk benizli. 3. kzl. 4. slk calici, tc. 5. bsbtn bo. (a.s. saf'nin c.) 1. samm, saf, ii temiz, tuttuu yol doru olan kimseler. 2. a. i. samm dostlar, azizler, (a.s.) 1. arpk yzl. 2. renmeye ok hevesli. (a.s. sagr'den) (daha, pek, ok, en) kk.

istenilen her deerden daha kk, sonsuz kk, fr. infiniment petit, infinitesimal. (a.i.) kalb ile dil. (a.i.) en kkl, en az olan. (f.i.) Hazar denizine verilen bir ad. (a.i. shib'in c.), (bkz. eshb). (a.h.i.) Peygamberimiz devrinde slml kabul eyleyen Habe Nec-i'sinin ad. (a.s.) 1. sa kzl [adam]. 2. krmz tyl [adam].

ashr ashr sma, sime s as as, asiye s s s asb sb sib-i rzgr sb-resn asde asf asl asl asl-ne asle asl-zde asl-zde-gn sim Abd-i sim sme sme-g sme-sr, sme-ser sin sir sir, sire sir, sire asr asr asr Emr-i asr sire asre sitn sitn- memlik-sitn sitn (a.i. shr'n c.) evlenme neticesinde erkek akrabalar, gveyler, kaynbiraderler, kaynpederler. (a.s.c. avsf, sft) sert, iddetli [rzgr, frtna]. (a.i.c. sft, avsf) 1. iddetli esen rzgr. 2. kadn ad.

(a.s. ismet'den) 1. yasak, yanna yaklalamayan. 2. gnahtan, haramdan ekinen. 3. iffetli. (a.h.i.) Medine ehrinin bir ad. (a.s.) ahlk bozuk, ahlksz, apkn. (a.s.) uygun, elverili. (a.s.) ok isyanc. (a.s. isyn'dan. c. ust) 1. kar gelen. 2. aki, haydut, (bkz: ba). 3. gnahkr, (bkz: sim). (a.i.) doktor, cerrah. (f.s.) mahzun, kederli. (a.s.) pek scak, kzgn. (f.i.) 1. arpma. 2. bel, fet, musibet, zarar. zamann bels. (f.b.s.) belya dren, zarar veren. (a.i.) 1. bulama. 2. taze bamya, un, etsuyu ve tereya ile piirilen bir trl Arap yemei. (a.i.c. usef) para ile tutulan ii, gndeliki. (a.i.) 1. leden sonrann son ksm, akam. 2. lm. (a.s. asl'dan) 1. salam. 2. iyice kklemi. 3. kendi adna hareket eden. 4. edepli, terbiyeli [adam]. (a.f.zf.) asl olanlara yakacak surette. (a.i.c. asil) 1. leden sonrann son ksm; akam. 2. bir eyin btn. 3. lm. (a.f.b.s.c. asl-zde-gn) adam evld, temiz ve grgl bir aileye mensup olan. (a.f.b.s.) asilzadeler. (a.s. ism'den) gnahl, kabahatli, gnahkr, kabahatli kul. (f.s.) 1. aklsz, beyinsiz. 2. akn, sersem, (bkz: sven). (f.i.) 1. aklszlk, beyinsizlik. 2. aakalm olma. (f.b.s.) kafas kank. (a.s.) pis kokulu. (a.s.) bir efsneyi nakleden. (a.s.) aya kayan. (a.s.) rasn veya yan almak iin skan, [zm ve benzerleri gibi eyleri]. (a.s.) 1. bitiik, komu. 2. karma kank, dolak. (a.i.) ras veya ya alnmak iin sklm ey, usare. (a.s. usret'den) 1. zor, g, zahmetli. zor i. 2. titiz tabiatl [adam].

(a.i.c. sirt) hayvann ayann arasna taklan kstek. (a.i.) cibre, posa. (bkz: secr). (f.i.) eik. (bkz: atebe). (lkeler fethedenin eii), me. Sultan saray, istanbul. (f.i.) mneccimlerin hesaplama gre insan hayatnn uursuz dakikalar, (bkz. astan).

sitne sitne sven (f.s.) fikri dank, akn, sersem, (bkz: sme). siy (f.b.i.) deirmen tan yontan let, diengi. siy, siyb (f.b.i.) su deirmeni, (bkz. as). siy-jen (f.b.i.) deirmen tan yontan let, diengi. siy-bn (f.b.i.) deirmen sahibi, deirmenci. siy-ger (f.b.s.) deirmen yapan. si-yn (a.f.b.s. s'nin c.) sler, kargelenier, bakaldranlar. siyn- rz-i cez kyamet gnnn sleri. siy-seng (f.b.i.) deirmen ta. siy-zene (f.b.i.) deirmen ta diengisi. siye (a.i.) 1. stn, direk, kolon. 2. s. kederli, zntl [kadn]. siye (a.h.i.) dn inanlara gre Hz. Ms'y Nil'den kararak bytp yetitiren Firavn'n zevcesinin ad. siye (a.s.) ["s" kelimesinin men.jisyanc kadn. aska' (a.i. suk'un c.) 1. blgeler. 2. eme duvarlarnn blmeleri. aska' (a.i.) kanarya [ku]. askar (a.i.) zm ras. asker (f.s.) devredici, seyyar, (bkz: asker). asker (a.i.c. askir) er. (bkz: cnd, leker). asker-gh (a.f.b.i.) asker kamp. asker (a.s.) askere mahsus; askere askerlie mensup. askeriyn (o.f. asker'in c.) askerler. askeriyye (a.s.) askere ait, askerle ilgili. asl (a.i.) 1. asl, kk, dip, ktk, temel, esas, kaide, kural; hakikat; soy, nesep; bir eyin belli bal ksm; balang; ba; yer; shhat. 2. s. hakik, esasl, hlis, saf. 3. z f. esasen, zten, balca, en ziyde, alelhusus; hakkaten. asl- meyyit huk. len kimsenin babas, babasnn babas ve ilh... asl- vakf vakfedilen mal. asl ess, asl fasl gerek, doru. asl nesl soysop. asla' (a.s.) dazlak, bann n tarafndaki salar dklm olan [adam]. asl (a.zf.) hi bir vakit. asl ve kat' hi bir vakit. aslb (a.i. sulb'n c.) beller, sulpler, (bkz: aslub). asld (a.s. sald'n c.) 1. sert, kat ve dz. 2. [akmakta hakknda] atesiz. 3. cimri, hasis, pinti. aslah (a.s. slih'den). (bkz. eslah). aslah-Allah (a.n.c.). (bkz ; eslah-Allah). asled (a.s.) 1. kat, sert. 2. tamahkr, pinti. aslem (a.s.) kesik kulakl. aslen (a.zf.) aslnda, essnda; temelden, kkten, soyca. asl (a.s.) asla mensup, huss, sekin. (bkz: ess, mmtaz). asliyye (a.s.) asl. Me'mriyyet-i asliyye asl me'murluk. asliyyet (a.i.) hususlik, zellik, sekinlik, (bkz: mmtziyyet). aslub (a.i. sulb'n c.), (bkz. aslb). asma' (a.s.) 1. uyank ve gz ak [adam]. 2. keskin [kl].

asm asmah asma smn smn- bern asman rsmn asm asmah asma smn smn- bern asman rsmn smn hen smniyn smn-rend smn-senc smr smende asmet asmha smg asnm asr Asr- sbk asr- hzr asr- sadet asr- sbk asr- evvel, -sn asrf asrm asrn asr-dde asre asrem asremn asr srs assb assl assle assr stn stn-i fen stn- refi'-mekn

(a.s.) eri elli veya eri bacakl, (a.s.) ok ecatli, pek kahraman (a.h.i.) Araplarn mehur iri, (f.i.) gk, sem.(bkz: asuman). (bkz. ar- a'l). cidd sz ile ona kar sylenilen sama sapan szden kinayedir. (f.b.i.) saman yolu, saman urusu, sreyy (bkz. kehken). (f.b.i.) imek. (bkz. berk, beve). (f.i.) tavan, kubbe, dam. (f.b.s.) gk mavisi. (f.s.c. smniyn) 1. ge, Gnee, Aya mensup. 2 ak mavi. (bkz. smn). (f.b.i.) yldrm. (f.i. smn'nin c.) melekler. (f.b.i.) mneccim. (f.b.s.) saat. (f.i.) bot. mersin aac. (f.s.) 1. hle ile aldatan, inandran. 2. alk, akn. (a.s. samt'dan) konuamayan, sessiz, dilsiz. (a.i. smh'n c.) kulak delikleri. (f.i.) eski ranllarca, dmanlk ve bozgunluk yapmaya alt farzolu-nan byk bir eytann ad. (a.i. sanem'in c.) 1. putlar. 2. s. sevgililer.. (a.i.c. a'sr, asr) 1. yzyl. geen yzyl. imdiki a. Hz. Muhammed'in zaman. [me. kutlu ve mutlu geen zaman]. geen yzyl. 2. ikindi vakti. ikindi namaz vakitleri. (a.i. sarfn c.) 1. deiiklikler, tahayyller. 2. masraflar. (a.i. srm'n c.) 1. adr kmeleri. 2. insan kmeleri, (bkz: aarim). (a.i.) 1. iki yzyl. 2. gndzn ilk zaman. 3. gece ve gndz. (a.f.b.s.) "asr grm" yzyllk. (a.i.c. aerat) 1. ayak kayma. 2. srme, yanlma, (bkz. zelk). (a.s.) 1. kula sakat, hasta. 2. ailesini geindirmek iin sknt eken [kimse]. (a.i.) gece, gndz. (a.s.) zamana uygun, f r. moderne,

(f.i.) meydan, at koturulan meydan, hipodrom. (a.i.) ipliki. (a.i.) kovandan bal karan, bal satan, balc. (a.i.) 1. ar kovan. 2. bal petei. 3. bal ars. (a.s.) usare, *zsu karan. (f.i.) 1. eik, papuluk.[bkz: sitn, atebe, ahceste). 2. dergh, tekye. fni dny, lml dny. (yeri yksek olan e-ik) Sultan saray.

stne stne stne-i aliyy-l-mekn stne-i devlet-penh stne-i feyz-yn stne-i izzet-bnyn stne-i sadet stne-i sadet-yne stne-i sadet-meb olmas dolaysylatahssen "stanbul" mnsna da gelir, (bkz: sitne). (mekn, yeri yksek olan eik) me. sultan saray; istanbul. (devletin sna) me. sultan saray. (feyiz yuvas olan e-ik) me. sultan saray; istanbul. (yaps yce, ulu olan eik) me. sultan saray; istanbul. (mutluluk eii) me. sultan saray; istanbul. (mutluluk yuvas olan eik) me. sultan saray; istanbul. (saadet, mutluluk sahibi olan eik) me. sultan saray; istanbul. astr ster stn (a.i. satr'n c.) yaz satrlar, yaz sralan, (bkz. str). (f.i.) astar. (f.i.) esvap kolu, yen. stn berde, stn berzede (f.b.s.) hazrlanm, hazrlanan[adam]. stne (f.i.) yumurta, (bkz: sne). stn-efn, stn-fen (f.b.s.) yen silken, me. vazgeen. stn-mlde (f.b.s.) hazrlanm, hazrlanan [adam].(bkz: stnberde). asb (a. i.) 1. an beyi. 2. bey, babu. (bkz: ya'sb). sde (f.s.) rahat, gailesiz, din [olan]. sde-dil (f.b.s.) gnl rahat, ba din. sdeg (f.i.) rahat, huzur, asayi. (bkz: (bkz. emn). sde-dil (f.b.i.) gnl rahatl. sde-hl (f.a.s.) hli rahat olan. sde-htr (f.a.b.s.). sde-dil). sde-nin (f.b.s.) rahata oturan. asf (a.s.) 1. ok iddetli [rzgr]. 2. hzl yryen. Asm (a.s.) maieti iin ok alan [adam] asf (a.s. asfdan) ok zulm ve gadreden. asm (a.s.) obur, agzl. sr (a.i.c. avsr) tuzak. sd (a.i. esed'in c.) 1. arslanlar. (bkz: esed, gazanfer, r). 2. yiitler. sfte, sgde (f.s.) 1. hazr, hazrlanm. 2. islenmi [atele]. smn (f.i.) (bkz: asman). smn (f.s.) 1. ge, semya mensup. 2. ak mavi. (bkz: smn). asveb (a.s. sib'den) (daha, pek, ok, en) doru. asveb-i akvl szlerin en dorusu. asvef (a.s.) ok yapal.

asvine (a.i. sunvn'n c.) elbise saklamaya yarayan dolaplar, gardroplar. asy (a.i.) ayaklanma. sy (f.i.). (bkz: siy). syb (f.i.). (bkz. siy, siyb). syb- lem me. [bu] dny. syb- devlet devlet diresi. sybn (f.i.). (bkz: siybn). asyf (a.i. sayfn c.) yaz mevsimleri. (f.i.) 1. yemek, a. 2. muharremde piirilen aure.

- hall a' a' - hall a' a' a'r aded avet ay ab aeb, aebiyyeaer aert aere aere-i mbeere aev -hne k ka k- bkarar k- ddr- pk k- efgende k- mtak k- eyd k- zr k-n k-ne k bot. mercimek. (a.i.c. a'iye) akam yemei. (bkz. '). (a.s.) 1. gzleri dumanl [adam]. 2. i. muhtelif asrlarda yaam birka Arap irinin ad. (a.i. ub'un c.) taze otlar. (a.i.) otlar (f.i.) yiyecek ve iecek. (a.i. aret'in c.) kabileler, oymaklar. (a.i.) sarmak. (f.s.) ien, iici. arap ien. (f.s. m'n c.) ienler. (f.s.) iki ien [kimse]. (f.s.) yenilebilen veya iilebilen. (a.i. r'n c.) mahsullerden alnan onda birler.

(a.i.) birin on cze ve her czn yine ona blnmesi kaidesine mensup, fr. systeme metrique. mat. ondalk say. (a.i.) gndz grp gece grmeyen ve tavuk karas denilen bir gz hastal. (a.i. a'nin c.) akamlar. (a.i.) ya ot. (a.s.) ota ait, otla ilgili, ota benzeyen, ot gibi olan. (a.s.c. aerat) on (a.s. aer'in c.) on saylar. (a.s. aer'in c.) onlar [say]. Cennetlik olduklar, salklarnda kendilerine Peygamberimiz tarafndan mjdelenen on zt. [Hz. Eb Bekir bin Eb Kuhfe; Hazret-i mer bin-il-Hattb; Hazret-i Osman bin, Affn; Hazret-i Al bin Eb Tlib; Hazret-i Talha bin Ubeydillh; Hazret-i Zbeyr bin-il-Avvm; Abdrrahmn bin Avf; Eb Ubeyde bin-il-Cerrh; Said bin Zeyd; Sa'd bin Eb Vakkas]. (a.s.) akama ait, akam. (f.b.i.) aevi, mutfak. (a.s. k'dan) 1. birine, bir eye tutkun, imre, emre. (a.i.) k kadn, seven kadn. kararsz k. temiz yzn k. aresiz, zavall k. ok arzulu, istekli k. delicesine seven kimse. inleyen k. 2. ed. evvelce ordularda, klalarda, ky odalarnda ve mahalle kahvelerinde gerek kendinin gerek bakalarnn szlerini sazla ve szle dile getiren kimse; halk iri. 3. [cmledeki yerine gre] ahbap, hazret, ma'hut, seninki, (men. "ka"). (a.s.f. k'n c.) klar. (a.f.zf.) ka, k olana yakr yolda. (a.s.) akla ilgili, aka ait.

a a aib ab he ak ikr, ikre in in-y hilkat ne ar ir arn arn-mye arn-pselik arn-vef-dr arn-zemzeme iren aret iyn, iyne iyn- harb iyn- mrg-i dil iyn-gr iyn-sz aiyy aiyye ak ak- cismn ak- dern ak- Efltn ak- fazl hakk ak- fsnkr ak- hakik ak- ilh ak- makhr ak- maraz (f.i.) a, ah. (bkz. a-pez). (a.s.) 1. tavuk karasna tutulmu. 2. i. akam. 3. i. akam yemei. (a.s.) 1. akam yemei yiyen [kimse]. 2. gidip uzaklaan

[kimse], (men. "siye"). (a.s.) ok otlu. (a.s.) bol otlu. (f.i.) kineme, (bkz: sahl). , (a.s.) fazla k. (f.s.) belli, ak, meydanda, (bkz: ayan, cel, bahir, h-veyd) [dorusu kr, kr, kre dir]. (f.s.) 1. bildik, tandk, (bkz: ahbap). 2. bilen, tanyan, [dorusu ana dr]. yaradl ins. (f.i.) yumurta, (bkz: aslne). (a.s.) 1. ondabir. 2. i. samm dost ve arkada. 3. i. koca. (a.s.) 1. onuncu. 2. r toplayan. (f.i.) muz. Hseyn-aran perdesinin ve makamnn isminin ksaltlm eklidir. muz. ad Nasr Abdlbki'nin Tetkik ve Tahkik'inde geen makam. (f-b.i.) muz. (bkz: pselik-arn). muz. ad mensur bir edvarda geen birka asrlk eski bir mrekkep makam. muz. Sdullah A'nn terkbettii bir makamdr. Makam, pselik-aran mrekkebine, mi'de bir krd drtls ilvesinden hsl olmutur. Pselik-aran gibi fa bakyye diyezi ile donanr. Bakaca bir nzas yoktur. tnici'-dir. Krd drtls'nn hseyn-aran eddi ile arn perdesinde kalr. Gller, aynen pselik arn makamnda olduu gibi hseyn ve dgh'dr. (a.zf.) onuncu olarak. (a.i.c. air) kable, oymak. (f.i.) 1. ku yuvas. 2. mesken, ev. ykk yuva. gnl kuunun yuvas. (f.b.s.) yuva tutan, yuvalanan. (f.b.s.) yuva yapan. (a.i.c. ay) gnn batmas, akam, (bkz. ibkr). (a.i.) 1. akam. 2. leden sonra. (a.i.) sevgi, [asl k dr], (bkz: k). madd ak, cinsel arzulara dayanan sevgi. derinde, ite olan ak, iten gelen arzu, istek. platonik ak, maddeci olmayan ideal ak. fazilet ve doruluk ak, sevgisi. sihirli, byleyici ak. (bkz: ak- sehhr). gerek sevgi, maddeye bal olmayan ak.

Tanr ak. kahrolmu, mahvolmu ak. dzensiz bir ruh hlinin normal olmayan sevgisi.

ak- mecz Allah sevgisine ulamak iin o'nun yaratt geici suretlerden birini sevme. ak- memn' 1. menedilmi, yasaklanm ak. 2. Hlit Ziya Uaklgil'in bir roman. ak- mrde lm, bitmi ak. ak- rhn manev sevgi, Allah sevgisi. ak- sehhr sihirleyici, byleyici ak. (bkz. ak- fsnkr). akre, akr (f.s.). (bkz. ikr, ikre). akr (a.s.) 1. koyu al. 2. kzl sal adam. 3. doru at. -kre (f.b.i.) ah. (bkz: a-pez). ak-bz (a.f.b.i.) akla oynayan, yalandan k grnen. ak-bz (a.f.b.i.) birine k grnerek arzusuna kavumak isteme, yalanc ak, sever grnme. ak-efz (a.f.b.i.) muz. krd makamnn hseyn arn mi perdesindeki eddine H. Sadettin Arel tarafndan verilmi olan isimdir. Hi bir nzas yoktur. Niseb-i erfe'si krd gibi 9 dur. Gls dgh la perdesidir. [H. S. Arel'in "yn-i erf-i devr-i revn" perevi, "fen-y hayt" isimli paras bu makama rnektir]. ak, akyye (a.s.) 1. aka ait, akla ilgili. 2. erkek ad [birincisi]. ak-perver (a.f.b.i.) ak besleyen, sevgiyi artran. a-pez hne (f.b.i.) aevi, mutfak. k, kb (f.i.) 1. tavan, tabaka, kat. 2. gkyz, felek.

n (f.s.) 1. (bkz: in). 2. i. yzc. 3. i. yzme. nb (f.i.) yzc. n-ger (f.b.s.) yzge, yzc. (bkz. n-ver). nger (f.b.i.) yzclk, yzme. nh (f.i.). (bkz: ana). nv (f.i.). (bkz: nb). n-ver (f.b.s.) yzge, yzc. (bkz. n-ger). n-ver (f.b.i.) [suda] yzme, yzclk. anyn (f.i. ny'nin c.) ainalklar, haberdarlk,dostluklar, haberdarlklar ny (f.i.) [suda] yzme,.yzclk. n-y nlk dostluk. -pez (f.b.i.) a, ah. (bkz. -kre). -pez (f.b.i.) alk, ahlk. ar (a.i.) 1. on saydan birini alma, dokuza bir ilve ile on etme. 2. dn merasimde Kur'n- Kerm'den on yet miktar okunan ksm. ar- hir ayn on gnlk son ksm. ar- evsat ayn iki on gnlk ksm. ar- evvel ayn ilk on gn.

are (a.s.c. aerat) on says. ar-hn (a.f.b.i.) ezbere ar okuyan [kimse]. a (a.i.) ku yuvas, (bkz: iyne, iane, vekr). ab (a.i. aeb'den) nebatlar, bitkileri sralamakla ve incelemekle uraan bilgin. ar (a.i.) vaktiyle a'r tahsildarl yapan kimse, rc, ondalk, (bkz. muair).

t (f.i.) suih, -barklk. t-hre (f.b.i.) bar ziyafeti. t-perver (f.b.s.) sulh tarafls. t perver-ne (f.b.zf.) sulh taraflsna yakacak surette. t-perver (f.b.i.) sulh taraftarl. -sulhseverlik, t-sz (f.b.s.) sulhseven, ban, banseven, bansever. t-sz (f.b.i.) banseverlik. b (f.i.) 1. kargaalk. 2. s. kartrc. ab-i gavga kavga kargaal. b-i restehz kyamet kyamet kargaal. -b (f.s.) kartran, kartrc. ehr-b ehri kartran, kargaa karan. b-engz (f.b.s.) kargaala sebebiyet veren. b-gh, geh (f.b.i.) karklk yeri, grltl yer. g (f.s.) ne id belirsiz, yabanc, serseri. bilinmeyen, mehul. ur, r' (a.i.) muharrem'in onuncu gn piirilen buday tatls, aure afte (f.s.) ldrrcasna seven, bu yzden peran bir halde, azgn ve batan km deli gibi olan, iffetsiz kadn, aifte. (bkz. lfte). fte-dil (f.b.s.) gnl peran olmu.

fte-dim (f.a.b.s.) akl peran. fte-gn (f. fte'nin c.) afteler, klar, iffetsiz kadnlar. fte-gr (f.b.s.) afte olmu gibi, lgnca sevmi. fte-g (f.i.) aiftelik. (bkz: lfte-g). av' (a.i.) gece gz grmeyen [kadn, kz]. ave (a.i.) 1. akam karanl. 2. akam yemei. ay (a.i.) akam yemei. ayn (a.s.) akam yemei yiyen. -t (a.c.) Arapa'da cemi edatdr. Nebat=nebtt, Hayvn=hayvnt.. gibi. at' (a.i.) balama, bahi, (bkz: ihsan). atab (a.i.) mahvolma, lm. atd (a.i.) 1. lzumlu letler takm. 2. byk kadeh. at-bah (a.f.b.s.) bahi veren. a'taf (a.s. atf'dan). en antetli, pek efkatli, ok merhametli [adam]. a'tf (a.i. atfn c.) 1. merhametler; efkatler. 2. meyiller, atmalar. athe, athiyye (a.i.) 1. aknlk, budalalk. 2. ateh getirme. athet (a.i.) aptallk, (bkz: athiyyet). athiyyet (a.i.) 1. aptallk, sersemlik. 2. gnahkrlk. At (a.h.i.) Bursa'da domutur. Babasnn ad Hac ivaz Paa'dr. 1437 ylnda Bursa'da lmtr. At mahlasn kullanan ve asl ad l elebi olan bu ir; asrnn iyi irlerinden olduu halde pek hret kazanamamtr. Babas, II. Muradn vezirlerinden idi. atim (a.i. atme'nin c.) ocaklar. atir (a.i. atre'nin c.) 1. putlara kurban edilen dii koyunlar. 2. Araplarn tslmdan nce Recep aynda kestikleri kurbanlar. atak, atkat (a.i.) azad, izin. atal (a.i.c. a'tl) 1. vcudun rtl olmayan bir yeri; hussiyle ense. 2. btn vcut. 3. bir kiinin gzellii.

tl tl atlet (a.i.) isizlik, tembellik, engenlik, durgunluk, hareketsizlik. atlet-i rhiyye psik. ruh argnl, fr. psychasthenie. tm (a.i. utum'un c.) yksek binalar, kkler, hisarlar. atnb (a.i. tnbe'nin c.) 1. sye-banlar, pavyonlar. 2. ksa ipler. 3. uzun ipler; sicimler. ata (a.i.) susama, susuzluk, hararet, (bkz: at). at (a.i. atn'n c.) susuz, susam olanlar. at-ullah (a.it.) 1. Allah vergisi. 2. i. erkek ad. atvil (a.s. atvel'in c.) 1. uzun boylular. 2. sekinler. aty' (a.i. atiyye'nin c.) hediyeler, armaanlar; bahiler. aty-yi ilhiyye Tanr vergileri. aty-y seniyye padiah hediyeleri. aty-y tabat tabiatn atiyeleri, ihsanlar, bahileri. atyb (a.s. atyeb'in c.) ok ho olanlar, en iyiler. atb' (a.i. tb'n c.) dereler, kanallar. atba' (a.s.) en pis. atb (a.i. taby'in c.) meme balan. atbk (a.i. tabak ve tabaka'nn c.) 1. kapaklar. 2. tabaklar, (bkz. etbk). atbl (a.i. tabl'n c.) davullar. atbka (a.i. atbk'm c.), (bkz: atbk). tbn (f.b.s.) z ve sz doru olan faziletli adam. ateb (a.i. atebe'nin c.), (bkz. atebt). atebt (a.i. atebe'nin c.) 1. eikler, basamaklar. 2. iranllarn mukaddes ziyretgh. 3. eii plen mukaddes yerler. atebt- liye Irak'ta -Necef, kerbel, Kzmiyye gibi-trbeli yerler. atebe (a.i.c. atebt) eik, basamak. (bkz: sitn, ahceste). atebe-i felek-mertebe Osmanl padiahlannn saray. atebe-i seniyye (bkz: atebe-i felek-mertebe). atebe-i uly (bkz: atebe-i felek-mertebe). ateh (a.i.) bunama, bunaklk. Ateh getirmek bunamak. ateh kabl-el-md erken bunama, fr. de-mence precoce. ateh-zede (a.f.b.s.) bunam, bunak. ateme (a.i.) 1. atlet, isizlik; engenlik, tembellik. 2. gecenin ilk te biri. Salt-l-ateme akam namaz. te (f.i.) 1. od, hararet, kzgnlk. te-i b-perver me. kl, haner. te-i bahr 1) krmz gl; 2) lle; 3) baharn ltiflii ve gzellii. te-i be-cn 1) canda olan ate; 2) yanp tutuma. te-i beste 1) donmu ate; 2) hlis krmz altn, (bkz: asced). te-i b-bd 1) arap; 2) ikence, zulm. te-i b-dd 1) Gne; 2) hiddet, fke; 3) arap. te-i b-zebne 1) alevsiz ate; 2) krmz akik; 3) arap. te-i cm- zbek gm veya billur kadehte iilen arap. te-i dern "i'in atei" gnl yankl. te-i fsrde 1) donmu ate; 2) altn, (bkz: te-i beste). te-i hecr ayrlk atei.

te-i heft-mecmer te-i heft-mecmer te-i Hind Hint'te yaplan bir kl. te-i hn-i hamiyyet hamiyyet kannn atei. te-i Ms Gne, (bkz: Af-tb, Hrd, Mihr, ems). te-i mcessem kl, kama, haner ve benzeri silahlar. te-i Nemrd Nemrut'un, Hz. brahim'in halk tenvr etmesine kzarak kendisini cezalandrmak zere yakt ate. te-i pars 1) hek. karakabarck "yank kara" denilen bir yara; 2) cemre; 3) atee tapanlarn taptklar hi snmeden yanan ate. te-i pr-b (su dolu ate) 1) me. zm arab; 2) kanl gzya; 3) iine arap doldurulmu yaldzl kadeh. te-i rm tar. deniz ve kara muharebelerinde kullanlan yangn karma vstalarndan biri. te-i rz (gn atei) Gne, (bkz: Aftab, Hrd, mihr, ems). te-i seng lal ve yakut. te-i serd 1) arap; 2) hlis altn, (bkz: asced). te-i seyyle (su gibi akan ate) arap. te-i sm-b-sn 1) cva gibi ate; 2) Gne.(bkz. te-i ms, tensadef) te-i subh mec. Gne. te-i szn yakc ate. te-i tak, te-i tevbe sz arap. te-i ter krmz arap. te b 1) kl ve benzerleri; 2) kadeh dolusu arap; 3) gerdek hli. te-i zer (altn atei) srm ve parlaklk. 2. gzya. 3. hastalk. 4. harb, sava. te-br (f.b.s.) ate yadran. te-bz (f.b.s. ve i.) atele oynayan, hokkabaz, fieki. te-bz- vel makam Mevlevi tekkelerinde dervilerin terbiyesine mahss olan mutfak mtemiltndan bulunan meydn- erif deki beyaz post. te-bz- vel oca Mevlev tekkelerinde lokma piirilmesine mahsus ocak. te-bz (f.b.i.) atebazlk, eski savalarda yaplan harp malzemesi. te-berk (f.b.i.) akmak [let]. te-beste (f.b.i.) hlis, krmz altn. te-dm (f.b.i.) 1. atelik. 2. ocak. 3. mangal. te-dn (f.b.i.) ocak, mangal. te-dr (f.b.s.) "ate tutan" ateli. te-dem (f.b.s.) sz veya sesi yank ve dokunakl olan. (bkz. tendem). te-dde (f.b.s.) ate grm, ateten gemi. te-efrz (f.b.s.) ate yakan, ate tututuran. te-dil (f.b.s.) 1. her grd gzeli seven. 2 sz dokunakl olan. 3. pek zek adam. te-efn, te-fen (f.b.s.) ate saan. te-efn (f.b.i.) ate sama, ate pskrtme. te-ek (f.b.i.) 1. kk ate. 2. imek. 3. ate bcei. 4. frengi.

te-engz (f.b.s.) 1. dalama leti. 2. s. fesat, kundak. te-fm (f.b.s.) ate renkli, krmz. te-fen (f.b.s.) ate saan, ate pskren, (bkz: te-efn). te-frz (f.b.s.). (bkz. te-efrz).

te-gh te-gh te-gede (f.b.i.) atee tapanlarn ibdet ettikleri mabet. te-gede-i behrm astr. hamel burcu. te-geh (f.b.i.). (bkz. te-gh). te-gre (f.b.i.) 1. maa, 2. ra. te-gn (f.b.s.) ate gibi krmz. te-hne (f.b.i.) mecs mabedi, atee tapanlarn ibdet yeri. te-hr (f.b.i.) 1. keklik. 2. s. zlim, merhametsiz [adam]. te-htr (f.b.s.) her gzeli seven, sz dokunakl, pek zek adam. te-hirm (f.b.s.) sr'atle yryen. te-hz (f.b.s) ateleyen, ate veren. te-hulk (f.a.b.s.) sert tabiatl, huysuz. te (f.b.s.) 1. ateli, hararetli; dokunakl; ate renginde. 2. fkeli, hiddetli. 3. i. cehennem zebanisi; ten (f.s.) 1. ateten. 2. ateli, canl. ten-libs l) krmz elbise; 2) krmz elbise giymi kimse. ten-mr 1) ateli ylan; 2) yank ak; 3) ate alevi; 4) havi fiek. ten-pene bir ite eli abuk kimse, iinin ehli. ten-sadef Gne, (bkz: ftb, Hrd, Mihr, ems). te.n-dem (f.b.s.) (bkz. te-dem). teiyn (f.i.s.) cehennemlik olanlar. teze (f.i.) ate bcei, te-kr (f.b.s.) 1. klhanc. 2. me. kzgn, aceleci, merhametsiz [adam]. te-karr (f.a.b.s.) "atete duran" cehennemlik, gnahkr. te-mereb (f.a.b.s.) me. "ate huylu" huysuz, geimsiz. te-mizc (f.b.s.) sert tabiatl, huysuz, geimsiz [kimse], te-nk (f.b.s.) ateli. te-nihd (f.b.s.) "ate huylu" ateli, huysuz, huzursuz. te-nisr (f.b.s.) ate saan. me. ok fkeli. te-nm (f.b.s.) ate gsteren. te-p (f.b.s.) ate gibi, evik, atik. te-pre (f.b.s.) 1. ate paras, kvlcm. 2. Muallim Naci'nin 1844 de baslm bir iir kitab. te-perest (f.b.i.) ateperestlik, atee tapma. te-perver (f.b.i.) suyu iyi verilmi kl. te-p (f.b.s.) ate saan. te-perest (f.b.i.) atee tapan. * te-peyker (f.b.i.) 1. Gne, (bkz: ten-sadef). 2. eytan ve cin taifesi. te-reng (f.b.s.) ate renginde, kzl. te-suhan (f.b.s.) dokunakl, hatr kracak ekilde sz syleyen. te-tb (f.b.s.) 1. ate gibi hararetli. 2. ate yakc. te-zd (f.b.s.) "ateten doma" 1) me. ateli; 2.) yakc. te-zr (f.b.i.) atei ok olan yer, ok yakc yer. te-zebn (f.b.s.) ; ok dokunakl sz veya iir syleyen. te-zede (f.b.s.) ; yaklm, yaklan. te-zen (f.b.s.) yakc, yakan. te-zene (f.b.i.) akmak [let]. atf, atf (a.i.) 1. eme, meylettirme. 2. balama, (bkz: azv). 3. dokunma. 4. gr. bala.

atf- beyn atf- beyn edat, bala kullanma. atf- nigh gz atma, bakma. r gr. ayn anlamda olan iki kelimenin yanyana kullanlmas, [deli dvne; sa salim, gibi]. atfen (a.zf.) birinin adna, birine ykleyerek. atf (a.s.) 1. balamaya ait. 2. efkate, iyilik severlie ait. [men. "atfiyye"]. athal (a.s.) kl rengi. athr (a.s. thir'in c.) kadnlar ayba ve doumdan kurtulduktan zamanlar, ["thir" bu mnda kullanlmaz], (bkz: tuhr). athar (a.s.) ok temiz olan. tf (a.s. atfdan) 1. meyleden, eilen. 2. balayan. 3. efkatli. tfe, tfet (a.i.c. avtf) karlk beklemeden gsterilen sevgi, iyilik severlik. tfet-kr (a.f.b.s.) esirgeyip koruyan, gzeten. tfet-krne (a.f.zf.) tfetkr olana yakacak surette. tk, tka (a.s.) 1. serbest braklm. 2. ihtiyar. 3.i. gen kz. 4. i. yavru ku. 5. soyu temiz [at]. 6. eski [arap v.b.]. tl, tla (a.s.) 1. tembel, engen. 2. bo, faydasz. tl-ne (a.f.zf.) tembelce, tembelcesine. tm (a.s.) mahvolan, len. tr (a.s. tr'dan) 1. trl, gzel kokulu. 2. kokular seven. ts (a.s.) 1. aksran. 2. i. afak. at, atu (a.s.). (bkz: atsan). t (a.s. ityn'dan) 1. gelecek, gelen [kii veya ey]. 2. i. gelecek zaman, istikbal. 3. zf. nde, aada. t-l-beyn, t-z-zikr aada zikredilen, aada sz geen. t-yi millet milletin yarn, istikbli. t, tiye (a.s. utv'dan) isyan eden, kafa tutan. at (a.s.) inat, kaln kafa. atd (a.s.) hazr, hazrlanm. atde (a.i.) elbise sand. tih, tihe (a.s.) isyan eden, kafa tutan. tik (a.s.c. avtik) srtn st ksm. tik (a.s.) berrak, saf; karmam; kymetli. atk, atka (a.s. tk'dan) 1. eski. 2. azatl, hr. 3. gzel, gen kz. 4. asl. 5. Hz. Ebu Bekir'in lkab. atkyyt (a.i.c.) eski eserler, arkeoloji. til (a.s.) cretli yardmc, asistan. tim, time (a.s.) ar, yava. at'ime (a.i. taam'n c.) yemekler, (bkz: et'ime). atme (a.i.c. atim) ate yaklan ocak; mangal. atre (a.i.c. atir) 1. putlara kurban edilen dii koyun. 2. eski Araplarn Islmdan nce Recep aynda kestikleri kurban. ti, tie (a.s.) susuz, susam, (bkz: tene). att (a.i.) gcrt. tiye (a.s.) ["at" kelimesinin men.]. (bkz: at). tiyen (a.zf.) 1. ileride, gelecekte. 2. aada. atiyyt (a.i. atiyye'nin c.) hediyeler, ihsanlar, bahiler.

atiyye atiyye atiyye-i seniyye pdih hediyesi. atlb (a.i. tlib'in c.) 1. arayanlar, talipler; hussiyle talebeler. 2. (tlb'n c.) kadn peinde dolaanlar, hovardalar, zamparalar. atll (a.i. talel'in c.) 1. renler, harabeler. 2. biimler, ekiller, resimler; kalplar. atlas (a.i.) 1. st ipek, alt pamuk kuma. 2. s. dz, havsz, tysz. 3. byk harita. 4. Atlas denizi. atlas- min gkyz. atls (a.i. talas'n c.) 1. eskitmeler, mahvetmeler. 2. s. eski, andrlm. atles (a.s.) eski, andrlm, yrtk, eski psk. atles (a.s.) 1. atlastan yaplm, atlas. 2. atlas gibi. atliye (a.i. tl'nn c.) merhemler. atmr (a.i. tmr'n c.) eski psk elbiseler, paavralar. atme (a.i.) ate kayna, volkann tepesindeki lv menba, krater. atnb (a.i. tnb'n c.) 1. adr ipleri, (bkz: habl-l-hym). 2. aa kkleri. 3. vcuttaki sinirler. atrb (a.i. tarab'n c.) oyunlar elenceler, enlikler, neeler, ferahlklar. atrf (a.i. tarfn c.) gzler. atrk (a.s. trik'in c.) gece gelen; -hussiylegece gelen yaya seyyahlar. atrr (a.i. turra'nn c.) kenarlar, ular. atrs (a.i. trs'n c.) yazlm sayfalar, karalama ktlar. atre (a.s.) sar, iitmez, (bkz: ahras). atruk (a.i. tark'n c.) yollar, (bkz: turuk). ats (a.i.) 1. aksrk. 2. afak skme. ats- subh (sabahn aksr), ats- eb (gecenin aksr) seher vakti. Atse (a.i.) tek aksrk. Atse-i anbern gzel kokulu nefes. Atse-i kemn okun kard ses. Atse-i subh afak. Atse-i eb afak, (bkz: atse-i subh). Atse-i ah kuyudaki aks-i seda, yank. atse-i t savrulan klcn kard ses. at (a.i.) susuzluk, susama. atn (a.s. at'dan) susuz, susam, susayan, (bkz. tene). susuzluk ekenler. attr (a.i. tr'dan) 1. gzel kokular, ine iplik vesaire satan; aktar. 2. h. i. [byk A ile] mehur mutasavvf. attaret (a.i.) attarlk, aktarlk. attr (a.f.i.) aktarlk, aktar dkkn. atts (a.s.) durmadan aksran. atta (a.s.) fazla susam. attt (a.s.) ok barp aran, grltc, amatac [adam]. atb (a.s.) inat, (bkz: muannid). atf (a.s. atfdan) 1. birine sevgisi olan. 2. i. erkek ad. atfet (a.i.) efkat, merhamet.

ath ath atm (a.i.) su kaplumbaas. tn (f.i.) l. kzlara diki ve okuyup yazma reten kadn. 2. ana rahmi, (bkz. meime). ts (a.i.) aksrtc ey, enfiye. atvd (a.i. tavd'n c.) dalar. atvk (a.i. tavk'n c.) 1. gerdanlklar. 2. tasmalar. 3. boyundaki halka izgiler. 4. kuvvetler, takatler. atvel (a.s. tavl'den) pek uzun. atyn (a.i. tiyn'in c.) balklar, amurlar. atyeb (a.s. tyb'den) (daha. pek, en, ok) gzel. atyeb-i me'klt yiyeceklerin en gzeli. atyer (a.s.) pek uucu, abuk kaybolan. [en ok tbb illar ve kokular hakknda kullanlr]. Rh-i atyer abuk uan ruh. vh, veh (f.e.) l eyvah, yazk! 2. i. nzk, nasip, ksmet. avd (a.s. diye'nin c.) zulmedenler,zlimler. avid (a.i. ide'nin c.) iratlar, gelirler. (bkz. aidat). avik (a.i. ika'nn c.) engeller, mkller, zor iler. a'vk (a.i. avk'm c.) alkoymalar, durdurmalar, vazgeirmeler. avkb (a.i. akbet' in c.) neticeler, sonular, sonlar. avkb- ahvl hallerin, durumlarn sonu. avkb- hasene iyi son nefesler, avkb- umr ilerin neticesi. avkd (a.i. kid'in c.), (bkz: kid). avkr (a.i. kra'nn c.) 1. ksrlar, verimsizler. 2. fakirler, yoksullar. 3. kudurmular, avlim (a.i. lem'in c.) dnylar, (bkz: lemin, lemn). avlim-i ulviyye dnydan gayr yksek lemler, (bkz. melekt). avm (a.i. mm'n c.) herkes, kaba ve chil halk, ayak takm, (bkz. hd-i ns). a'vm (a.i. n'in c.) yllar, seneler, avmil (a.s. mil'in c.) 1. sebepler. 2. ileyenler. 3. gr. Arapada kelime sonlarnn okunuuna tesir eden hususlar anlatan gramer bahsi. 4. valiler. avm-firb (a.f.b.s.) halk avlayan, halkn houna gidecek ekilde hareket eden, demagog. avm-pesend (a.f.b.s.) halka beenilecek ey. avm-pesendne (a.f.zf.) ayak takmnn beenecei bir tarzda, di ve kaba. avn (a.i.) vakit, zaman. avn- meftniyyet meftunluk anlar. a'vn (a.s. avn'n c.) yardm edenler, yardaklar. avr (a.i.) ayp, kusur, fesat. vre (f.s.) 1. serseri, bo gezen, isiz gsz, aylak. 2. dank, perian. vre-gerd (f.b.s.) isiz, gsz kimse. vreg (f.b.i.) serserilik, aylaklk, isiz gszlk. vre-revi (f.b.s.) vre gidili, babo hareketli. vre-ser (f.b.s.) babo.

avrz avrz muvakkat vergi [fevkalde hallerde, bilhassa harb sebebiyle alnrd!. avrz- dvniyye Tanzimt- Hayriyye'den nceki zamanlarda car kanun ve nizamlara gre alnan vergi ve resimler. avrz- mktesebe cehil, sarholuk, hezel, sefeh, hat, ikrah gibi insann ibtiden dahli bulunan eyler. avrz- semviyye delilik, kklk, bunaklk, lm gibi kisb ve ihtiyar olmakszn insana arz olan eyler. avr (a.i. riyyet'in c.) dn eyler. avrif (a.i. rife'nin c.) 1. iyilikler. 2. armaanlar, balar. 3. s. nzik, eli ak, cmert kimseler. 4. kabiliyetli, yetenekli kimseler. avsf (a.i. sfa'nn c.) sert, iddetli rzgrlar, frtnalar. avsm (a.i. sme'nin c.) hudut ehirleri. avsr (a.i. sr'un c.) tuzaklar. avtf (a.i. tfet'in c.) karlk beklemeden gsterilen sevgiler, iyilikseverlikler. avtk (a.s. tk'n c.) 1. hr olanlar. 2. ihtiyarlar. 3. i. gen kzlar. 4. i. yavru kular. av'ave (a.i.) havlama. av'ave-yi kilb kpeklerin havlamas. avz (a.i.) nefret. vz (f .i.) ses, seda. vz- msik mzik sesi. vz- ra'd sika gk grltsnn ve yldrmn sesi. vz- zenbr muz. Krehirli Yusufun edvarnda tanmlanan bir makam, (bkz. gaz-l- zenbr). a'vz (a.i. ivaz'n c.) bedeller, karlklar. avaz avaz (f.zf.) bangr bangr. vze (f.i.) 1. yksek ses. 2. hret, n. vze-hn (f-b.i.) arkc, (bkz: hanende). avd (a.i.) 1. geri gelme, dnme, lehine veya aleyhine dnme. 2. hasta ziyareti. 3. yoldan sapma. avdet (a.i.) geri gelme, dnme, dn. ven (a.s.) ok veya en sakin. avdet (a.i.) dnme [Yahudiden]. a'vec (a.s.) eri br. a'ved (a.s.) daha veya en ok faydal. vend (f.i.) 1. sicim, ip. 2. senet, delil. 3.'kapkacak. 4. taht, yksek mertebe. 5. satran oyunu. 6. zf. evvel, nce, ilk. vend (f.i.) arap fs, kab. avene (a.s. avn'in c.) yardaklar, kafadarlar. veng (f.i.) hevenk, ipe geirilmi -zm, kiraz ve benzerlerinin asks. vengn (f.s.) 1. asl, aslm, sarkk. 2. i. ivi. 3. i. engel. aver (a.i.) bir gz kr olma. -ver (f.s.) getiren, tayan. Peym-ver (Peygamber) haber getiren.

a'ver a'ver krbarsak. verd (f.i.) harp, cenk, sava. verde (f.s.) naklolunmu, getirilmi. verden (f.i.) getirilmesi uygun den hediyelik eya. verd-gh, verd-geh (f. b.i.) sava meydan. verdde (f.s.) hcum edilmi, saldrlm. avez (a.i.) fakirlik, sknt. a'vez (a.s.) 1. anlalmas g iir. 2. mns anlalmaz [ey]. v, viye (a.s.) uluyan, hrldayan. vhte (f.s.) asl, aslm [ey]. vhteg (f.s.) aslm olma durumu. vje (f.s.) 1. has, hlis, saf, temiz. 2. me. arap. vjgn (f.i.c.) 1. mahremler, yaknlar. 2. s. genler, gzeller. vl (a.i. avl'den) feryat, (bkz: avle). vind (f.s.) evvel, nce, ilk. (bkz: vend6). vine (a.i. evn'n c.) vakitler, zamanlar, alar. vineten (a.zf.) ara sra, tesadfen. ve, ven (f.i.) 1. kekik otu. 2. sarlma, syrp kma; saldrma, (bkz: vin). vz (f.s.) asl bulunan, aslan. vze (f.i.) mum, lmba ve sireyi tad halde tavana aslan billur veya mdenden yaplm ss. vze-i g kpe. (bkz: meng). vze-i ncm yldz topluluu. vizgin (f.s.) (aslgan, ilikin) insana balta olan dilenci. avk (a.i.c. a'vk) alkoyma, durdurma, vazgeirme, (bkz: te'hr). avkee (a.i.) zir. yaba, harman savurmakta kullanlan atal tahta krek. avkee-i sagre anat. ldes kemii. avl (a.i.) feryat, acnma, sknt sebebi. avle (a.i.) feryat, (bkz: avl). avm (a.i.) yzme. avn (a.i.c. a'vn) 1. yardm. 2. s. yardm eden; yardak; kafadar. avn-i Hakk Allah yardm. avn-i lh Allah yardm. avn (a.s.) 1. yardmla ilgili. 2. i. erkek ad. avniye Yenieriler tarafndan ve daha sonra Sultan Mecit ve Sultan Aziz zamanlarnda giyilen bir eit yamurluk. avrt (a.i. avret'in c.) kadnlar. avret (a.i.) 1. insann, gsterilmesi ayp olan yeri. 2. kadn; zevce, avrat. vin (f.i.) kekik otu. (bkz: ven1). avvc (a.i.) fildii satcs veya iisi. avvd (a.i. d'dan) udcu; ud alan. avz (a.i.) 1. snma. 2. snak. El'-avz bi-llh Allah'a snma. ay (a.s.) 1. kabiliyetsiz, kudretsiz. 2. tedv edilemez, iyiletirilemez. y (f.e.) phe ve tereddt bildiren edat. (bkz: acaba).

a'y a'y a'yd (a.i. d'in c.) bayramlar. a'yd- Mslimn Mslman bayramlar. ayn (a.s.) belli, ak, meydanda (dorusu "lyn"). (bkz: aikr, bahir, cel, hveyd, iyn). 'yn (a.i. ayn'n c.) 1. gzler. 2. bir memleketin ileri gelenleri. 3. evvelce Millet Meclisi'nin kararlarn incelemekle grevli baka bir meclis olup, Osmanl imparator-luu'nun 1877 ve!908 Mertiyetinde yeleri hkmete seilmiti. 4. Senato yesi. a'yn- sbite tas. eyann vcuda gelmeden nce "ilm-i ilh" de sabit olan suretleri. yn ve erf ilerigelenler. aynen (o.zf.) aka. ayniyyet (o.i.) aklk, ortaya kma, (bkz: vuzuh). ayr (a.i.) 1. altnn, gmn ve baka kymetli mdenlerin karma derecesi. 2. saadete doru gitme, (bkz. lyr). ayr-dn (a.f.b.c.) l, deerbilir, (bkz: lyr-dn). a'yr (a.i. ayr'n c.) eekler, (bkz: himr). yt (a.i.yet'in c.) Kur'n'n cmleleri. yt- muhkemt ak ve mns kat' olan yetler. yt- mtebiht icbnda te'vl edilebilen yetler. Ayb (a.i.c. uyb) utanlacak ey, kusur, ayp, leke. (bkz: eyn). ayb- hdis huk. satlan eye mteri elinde iken arz olan ayp. [mterinin satn ald kuma kesip bimesiyle meydana gelen hal gibil. ayb- kadm huk. satan elinde iken satlan eyde mevcut olan ayp. ayb-c (a.f.b.s.) insann aybn aratrp soran. aybe (a.i.) deri anta, heybe. aybet (a.i) 1. deri anta, valiz. 2. ayp, kusur. ayb-g (a.f.b.s.) dedikoducu. ayb-gy (a.f.b.i.) dedikoduculuk. ayb-nk (a.f.b.s.) kusurlu, noksan. ayb-p (a.f.b.s.) ayb rten. a'yen (a.s.) 1. byk iri gzl adam. 2. baklan yer. 3. ok ak, pek belli. yen (f.i.) demir, (bkz: hen). yende (f.s. c. yendegh) gelen, gelici. yende-nm [eskiden] alanlarn kim olduklarn grmek iin evlerin sokak kaps karsna ve birinci katn pencereleri hizasna konulan ayna. yende ve revende gelen giden. yet (a.i.c. yt) 1. Kur'n'n herhangi bir cmlesi. 2. almet, nian. yet-el-krs (bkz: krs). yet-i kerme kutsal yet. yet-i maksd Kur'n'n 4 nc sresinin 62 nci yeti. yet-i tergb cennetteki gzellikleri, iyilikleri anlatan yet. yet-i terhb cehennemin korkunluunu anlatan yet. yet-l-hfz muskaya yazlan yet.

yet-l-mevris yet-in-Nr yetlik yet-l-mevris yet-in-Nr yetlik yib yid yij, yjek yil, yile yn yn-i cem yn-i kadm yn-i kudem yn-i Mevlev yn-i erf yne, yine yne-i yne-i yne-i yne-i yne-i yne-i yne-i yne-i yne-i yne-i yne-i yne-i yne-i yne-i yne-i b rz smn arh hver baht gerdn gerdn in'itf skender kt' efrz maksd prtb prtb- mcell e-cihet

yne-dn yne-dr yne-den yne-efrz yne-frz yne-r yne-sz Kur'n'n 4 nc sresinin 12 nci yeti. Kur'n'n 24 nc sresinin 12 (a.t.b.i.) Kula hallarnda motifleri evreleyen mustatil [dikdrtgen] bordrn stne yatm dar, uzun ve kk

dikdrtgen ereve. (a.i.) Osmanl alfabesinin yirmi birinci harfi olup ebced hesabnda yetmi saysnn karldr, (bkz: ayn5). (a.s.) geri dnen, dnp ekilen, (bkz: ib). (a.s.). (bkz. id). (f.i.) kvlcm. (a.s.) 1. ailesini besleyen. 2. kalabalk bir ailesi olan. 3. fakir. 4. muvzenede olmayan [terazi]. 5. ar, (bkz: il, aile). (f.i.) 1. merasim, tren. 2. Alevlerin iki sohbetleri. 1) ahbapa, tarikat erbabnca toplanp elenme. 2) Alev'lerin iki sohbetleri. mevlevhnelerde tekkelerin kapatlmasna kadar sem esnasnda yinhan-lann okuduklar, eski zamanlara ait olmas hasebiyle bestekrlar unutulmu bulunan ilhi. eskilerin usl, tarz. Mevlevi yni, Mevlevlerin dnerek ney ile yaptklar yin. Mevlevhnelerde sem esnasnda ynhanlann syledikleri ilhiler. (f.i.) 1. ayna. 2. Eref Nesip tarafndan istanbul'da yaymlanm haftalk mizah bir dergi. su aynas, suyun parlak yz. yanak aynas, ayna gibi parlak olan yanak, (bkz: yne-r). Gne. Gne. Gne. nikhta gveyin geline getirdii ilk ayna. Gne. Gne. bir eyin aksedip grnd ayna. skender'in aynas. [Iran hurafelerine gre Aristo tarafndan yaplp iskenderiye'de yksek bir yere konulmu bir aynadr ki, Byk skender bu aynaya bakarak yz fersah mesafede bulunan dmann grrm]. Gne. Kur'n'n 4 nc sresinin 62 nci ayeti. parlak ayna. cill parlak ayna. (alt tarafn aynas) 1) Hz. Muhammed'in gnl; 2) bir velnin gnl.

(f.b.i.) ayna mahfazas. (f.b.s.) 1. ayna tutan. 2. i. berber. (f.b.i.) ayna mahfazas. (f.b.s.) ayna cils. (f.b.s.). (bkz. yne--efrz). (f.b.s.) yz ayna gibi parlayan. (f.b.i.) aynac.

yne-ve yne-ve yne-zidy ayna silici, cilc. yn-hn (f.b.s.ve i.) Mevlevihnelerde ve semahane iinde ykseke bir yerde bulunup mutriphne denilen mahfilde sem edilirken yin okuyan kimse. yn-perest (f.b.i.) alakgnlllkle edilen hizmet. yi, yie (a.s.) 1. yaayan, 2. rahat yaayan, (bkz: i, ie). yine, yite, yitene (f.i.) 1. casus. 2. s. dalkavuk, (bkz. abiste). yiz, yize (a.s.) 1. karlk olarak veren. 2. karlk olarak verilmi, (bkz: iz, ize). ayke (a.i.) sk koruluk. aykev (a.i.) co. ormanla ilgili. ayn (a.i.c. a'yn, uyun) 1. gz. 2. asl, kendisi. 3. bir eyin ei, tpks. 4. kaynak, pnar, (bkz: a'yn). 5. Osmanl alfabesinin yirmibirinci harfi, (bkz: ayn). ayn-el-yakn gzyle grm gibi, kat'. ayn- betr (ayn harfinin ba) hemze. ayn- hayt (hayat pnar) (bkz: b- hayat). ayn- kermet Peygamberlere yakacak bir kudretle, keramet gibi. ayn- mazmn huk. kusur olsun olmasn her halde tazmini lzm gelen ayn. ayn- mevkuf huk. vakfolunan ey. ayn- hat yanln ta kendisi. ayn- mrekkeb 1) anat. petekgz; 2) bileik gz. ayn- vhid tek gzl, (bkz: yek-em). ayn-l-bakar bot. kzgz, fr. arnica. ayn-l-fiil fiil maddesinin ikinci harfi. ayn-l-keml nazar deme; gzn ok tesirli bak. ayn-s-sevr 1) boa gz. 2) astr. semnn kuzey yarmkresinde bulunan boa burcunun en parlak yldz, Ed-debern, lt. alpha Taurus; fr. Aldebaran; ing. Aldebaran. ayn--ems deerli bir ta. ayn (a.s.c. yn) iri ve gzel gzl. aynen (a.zf.) tpks, tamam, ayn olarak. ayneyn (a.s.) iki gzle bakan. ayn (a.s.) gze mensup, gzle ilgili. Emrz- ayniyye gz hastalklar. ayni (a.zf.) 1. hep o, bakas deil. 2. tpks. ayn (a.s.) para olarak deil madde (eya) olarak verilen. ayniyyt (a.i. ayn'n c.) kullanlmaya veya harcanmaya elverili olup tanabilen ve para eden eyler. ayniyye (a.i.) 1. kymetli olan ve tanabilen eyler. 2. gz hastalklar klinii. ayniyyet (a.i.) bir eyin asl gibi, tpks olma. ayr (a.i.c. a'yr) eek. (bkz: himr). ay (a.i.) yaama. ay-i deh-rz (on gnlk yaama) bu dnydaki hayat. ay dem eylemek iki iip keyfetmek, (bkz: y). ay iret yiyip ime. (bkz: ay n). ay n yiyip ime. (bkz: ay tarab). ay tarab yeme ime, alg engi, elence.

a'yn a'yn a'yn, uyun). ayyb (a.s.) kusur grc. ayyn (a.s.) 1. ne yapacan bilmeyen. 2. yorgun. ayyr (a.s.) 1. hlekr, dolandrc. 2. zek, kurnaz. 3. evik, atik. ayyrn (ayyr'n c.) ayyarlar, aldatanlar. ayyr (a.f.i.) dolandrclk. ayy (a.s. ay'dan) ok iki ien. ayy- bed ma geimi fena, geim darl eken; sarho. ayyn (a.i. ve s. ayy'm c.) ayyalar. ayyk (a.i.) 1. astr. kei, semnn kuzey yarmkresinde bulunan Auriga burcunun en parlak yldz, (Alpha Avriga) lat. capella; f r. chevre. 2. semnn pek yksek yeri. z (f.i.) a gzllk, hrs, tamah. a'z (a.i. uzv'un c.) organlar, yeler. a'z-yi dhiliyye i organlar. a'z-yi fahriyye onursal yeler. a'z-yi hariciyye d yeler. a'z-yi mevcde hazr bulunan ye. a'z-y tabiiyye tabi yeler (bir mecliste). a'z-yi tensliyye biy. reme organlar. az' (a.i.) 1. sabr. 2. cenaze alay. 3. basal ziyareti. azb (a.i) ikence, keder. azb- cehennem cehennem azab; me. byk sknt. azb- kabr kabir azab me. byk sknt. azab (a.s.) 1. bekr, ergen. 2. [Tanzi-mattan nce) deniz tfeki eri. azb-engz (a.f.b.s.) azap verici. azd (a.s.) ksa ve sk sk dikilmi. azd (f.s.) 1. kurtulmu, serbest olan, kimsenin klesi olmayp istedii gibi hareket eden. 2. aypsz, kusursuz. 3. Demokrat Mustafa tarafndan istanbul'da yaymlanm "demokrasi mesleinin hadim ve mdafii" gnlk bir gazete. zd-draht (f.b.i.) bot. hayvan ldrecek kadar yapra zehirli olan bir aa. zde (f.s.c. zdegn) l. hr, serbest. 2. ed. tam bir mn anlatan msra', [ikinci bir msraa balanmadndan bu ad almtr]. zde-dil (f.b.s.) gnl bir eye bal olmayan. zde-gn (f.b.s. zde'nin c.) kaytsz, serbest ve hr olanlar. zde-g (f.i.) serbestlik, hrlk, (bkz: serbesti). zde-htr (f.a.b.s.) gnl ho, ba din. zde-hayt (f.a.b.s.) hayattan kurtulmu. zde-ser (f.b.s.) banda gaile olmayan, ba din, rahat, gailesiz. zd (f.i.) l-hrlk, serbestlik. 2. kr. az-hne (a.f.b.i.) ac gren ev, matem evi. azh (a.i. dhiyye, zhiyye, udhiyye, uzhiyye'nin c.) kurban bayramnda kesilen hayvanlar, (bkz: adh). azhik (a.i. udhke, uzhke'nin c.) gln, gldrc eyler, (bkz: adhk).

azim azim zl azll azam a'zam a'zam- esbb azamet azamet-fr a'zam azmm a'zamiyyet azamt zn a'zr a'zr- urkubiyye zr zr azr- dil zr-dde zrende zr zri zr-mend zr-mend azarr azarr- mskirt zr-resn zr-resde azz azzet azzl azb Lisn- azb-l-beyn azb azb' azbu' azd, azd, azud azd-ud-devle azdd zde (a.i.) 1. fetlere ve hastalklara ifal olmas iin okunan

dualar, tlsmlar. 3. sebatlar, kararda kat'likler ["azaym" ekli yanltr.] (a.i. azme'nin c.) dehetli hdiseler, mhim eyler, ["azaym" ekli yanltr]. (a.i. ezel'in c.) ezeller, ncesiz zamanlar. (a.i. uzlle'nin c.) yanllar, yanlmalar. (a.i.c. azamt). 1. kin, husmet, garaz, kt niyet. 2. kskanlk. 3. fke, hiddet. (a.s. azm'den c. ezm) (daha, pek, en, ok) byk. sebeplerin en by. (a.i.) 1. byklk, ululuk. 2. alm, kurum. (a.f.b.s.) alm satan, kurum satan. (a.s.) en byk, en ok. (a.i. izmme'nin c.) desteler, kmeler, zmreler. (a.i.) 1. pek byklk. 2. mat. bir saynn tekinden byk olmas. (a.i.) Tann'nn szle ifde edilemeyen bykl. (a.i. zn'n c.) anat. kulaklar. (a.i. zr'n c.) bahaneler, engeller, zrler. mrn krn. (f.i.) mart ay. (bkz: ezar). (f.i.) incitme, krlma, tekdr. gnl krkl. (f.b.s.) zulm grm. (f.s.) inciten, kran, tekdr eden, azarlayan. (f.i.) 1. muzrlk; kfrbazlk. 2. incitilmi olma, fenalk grm olma. (f.i.) incitme, krma. (f.b.s.) incitilmi, zulm grm. (f.b.i.) incitilmi, krlm olma. (a.s. zarar'dan) ok zararl, (bkz: adarr). ikilerin en zararls. (f.b.s.) dert ve kederi cbettiren. (f.b.s.) incitilmi, krlm, zarar grm. (a.i.) bir lokma. (a.i. izz'den) i'tibar, saygnlk, deer; byklk. (a.b.i.) blis'in (eytan'n) melek bulunduu sradaki esas ad. (a.i.) tatllk. syleniinde tatllk olan dil. (a.i.) 1. kesme. 2. srma. 3. iddetli azarlama. 4. hastalk yznden hrpalanma. 5. s. keskin. (a.i. zabn c.) kolun yukar ksm. (a.i. zabu'nun c.) srtlanlar. (a.i.c. a'zd, a'zd, a'dd) 1. kolun st ksm. 2. destek. 3. kuvvet, kudret, (bkz. zd, uzd, uzud). devletin destei.

(a.i. zdd'n c.) 1. ztlar, tezatlar. 2. iki zt mnya gelen kelimeler. (f.s.) 1. boyal, boyanm. 2. sivri ulu let ile delinmi.

a'zeb zeh a'zel zer Azer-bd a'zeb zeh a'zel zer Azer-bd zer-yin zerbyign zer-as zerb, zerbye zerd zer-gn, zer-gne zer zer-kede zer-k zerm zerm-c zer-perest zereb zern zeryn azfr zfendk azfer azgan azgas azh azh azher azher min-e-ems azrr zde zife, zifet z azhe azik

zil azl azil azm, azme zim zimt (a.s. azb'den) en lezzetli ve tatl. (f.i.) vcutta kan siil, (bkz: jeh). (a.s.) yalnz ve silhsz bulunan adam. (f.i.) ate. (f.h.i.) vaktiyle Tebriz'de bulunan atee tapanlann bir mabedi. (f.i.) yldrm. (f.b.i.) atee tapan eski iranllarn yedi 'gezegen yldza nisbet ettikleri yedi ategededen drdncs. (f.h.i.) Azerbaycan. (f.b.s.) ate gibi, kzl. (f.i.) ven denilen nebatn kk. [kirli eyay temizlemek iin sabun gibi kullanlr.]. (f.i.) ; renk, boya. 1. ate renginde krmz. 2. i. ay iei, [akayk nevinden ortas siyah, kenarlar ok krmz bir iek], (bkz: zeryn). (f.i.) 1. Azerbaycanl, Azerbaycan halkndan olan kimse. 2. Azerbaycanllarla ilgili. (f.b.i.) atee tapanlarn mabedi. (f.b.s.) ate mezhepli, atee tapan, mecs. (f.i.) 1. utanma, haya. 2. efkat 3. hamet. (f.b.s.) terbiyeli, nzik. (f.b.s.) atee tapan. (f.i.) 1. "semender" denilen ve ate ierisinde yaad sanlan bir hayvan. (bkz. zern). 2. imek. (f.i.) semender denilen bir ku. (bkz. zereb'). (bkz: zer-gn). (a.i.c.) trnaklar, (bkz: zufr, ezfr, uzfr1, ezfr). (f.i.) gk kua, (bkz: dyende, fendk). (a.s.) uzun trnakl adam. ("ga" uzun okunur, a.i. zgn'n c.) kinler, garezler. ("ga" uzun okunur, a.i. zags'n c.) 1. demetler, desteler. 2. karma kark ryalar veya sylentiler, (bkz: adgas). (a.i. zahve'nin c.) gller, su havuzlan. (a.s.) gm, gri. (a.s. zhir'den) en zahir, pek belli, ok meydanda, besbelli, apak.

"gneten bile ak" apak, besbelli, gn gibi meydanda. (a.s. zarr ve darr'in c.) krler, (bkz: adrr). (f.s.) sivri ulu bir letle delinmi [nesne]. (a.i.) kyamet. (f.i-) nefret, kin; irenme, (bkz: rig). (a.i.) yalan, iftira. (a.s.) hoa giden. (a.s.c. avzil, izl) 1. azarlayan, paylayan, kan. 2. i. kadnlarda ayba gelen damar. (a.s.) serke, inat, slah edilemez. (a.i.). (bkz. azl). (a.s. azamet'den) byk, ulu, iri. (a.s. azmden) niyetli, 'kesin karar veren. (a.i. zime'nin c.) ktlk yllan.

azme azme byk i; byk gnh; byk bel. zime (a.i.) 1. ktlk yl. 2. az dii. azmet (a.i.) gitme, gidi. azmet-i rh yola k. azmet ve avdet gidip gelme. zmet-hn (a.f.b.s.) afsun okuyan, afsunlayan. azm--n (a.b.s.) sn, n, san byk olan. Kur'n- azm--n sn byk olan yce Kur'n. zin (a.s.) 1. izin veren. 2. i. kapc, perdedar. 3. i. kefil. zn (f.i.) 1. ss, ziynet; donanma [enlik]. 2. kaide, kanun. 3. yourttan ya karmaya mahsus yayk. zne (f.i.) 1. cuma gn. 2. bayram gn. zr (f.i.) 1. ar, sz, aknt, strap. 2. azar. azr (a.i.) 1. zr. 2. zr dileyen. azr (a.i.) biilmi ekinin tarlada satlmas. z (f.i.) 1. eik tahtas. 2. aa ve tahta kn, yonga, tala. aziyy (a.i.c. ezv) deniz dalgas. azz, azze (a.s.c. eizze, [Farsa c. azzn] 1. muhterem, sayn. 2. sevgili. 3. i. [birincisi] erkek, [ikincisi]-kadn ad. Azz-i Msr Hz. Yusuf. azz-i zintikam intikam alan Tanr. azzn (a. azz'in f.c.). (bkz: azz). azz (a.i.) divan irlerinin bz ortak ad. azl (a.i.) iinden karma, yol verme. azlf (a.i. zlfn c.) zool. atal trnakl hayvanlarn trnaklan, (bkz. ezlf). azll (a.i. zll'in c.) glgeler, (bkz: zll). azlem (a.s. zulm'den) 1. en zlim, pek ziyde zulmeden. 2. (daha, pek, en, ok) zulmeden. 3. en karanlk. azm (a.i.c. izam) kemik, (bkz: istihn). azm-i acz anat. sar kemii, azm-i ades anat. mercimek kemii. azm-i adud anat. paz kemii. azm-i akab anat. ke kemii. azm-i ne anat. kask kemii. azm-i atlas anat. atlas kemii, fr. atlas, azm-i cebh anat. aln kemii. azm-i cidr anat. yan kemii. azm-i dl' anat. ee kemii. azm-i enf anat. burun kemii. azm-i fahz anat. uyluk kemii. azm-i grbl anat. kalbur kemii. azm-i hanek anat. damak kemii. azm-i harkafa anat. kala kemii. azm-i isfenc anat. *sngersi kemik. azm-i ka'b anat. ak kemii. azm-i kafa anat. artkafa kemii. azm-i kas anat. gs kemii. azm-i kasaba anat. baldr kemii.

azm-i kitf azm-i kitf azm-i k'bere anat. nkol kemii, fr. ra-dius. azm-i lm anat. dil kemii. azm-i mtraka anat. eki kemii. azm-i mihver anat. eksenkemik, fr. axis. azm-i mik'a anat. kak kemii. azm-i remm anat. rm kemik. azm-i rdfa anat. dizkapa kemii. azm-i rikb anat. zengi kemii. azm-i semsem anat. susams kemik, fr. sesamode. azm-i senedn anat. rskemii. azm-i sudg anat. akak kemii. azm-i azye anat. kaval kemii. azm-i terkova anat. kprck kemii, fr. clavicule. azm-i us'us anat. kuyruk kemii. azm-i vecen anat. elmack kemii. azm-i veted anat. temel kemii. azm-i zend anat. dirsek kemii. azm-i zevrak anat . *kayks kemik, fr. naviculaire. (os.). azm-i zfr anat. trnaks kemik. azm (a.i.) kast, niyet, karar, (bkz: cezm). azm-i kat' Kat' azim, kesin karar. azm cezm kat' karar, kesin karar. zm, zmy (f.s.) denemi, snam. Cenk-azm cengi denemi. zmy (f.i.) denemi, snam, snam olma. zmy (f.i.) 1. tecrbe, deneme, snama. 2. tar. yalnz ihtiyar (emektar) tirendazlarn kulland bir eit ok. zmy-i kalem kalem tecrbesi. azme (a.i.) 1. karar, niyet. 2. vazife, grev. azmen (a.zf.) karar vererek, niyet ederek. azmen (a.s.) 1. pek ok veya en ok eyler iine alan. 2. en ok gvenilir. zmend (f.s.) haris, tamahkr. azm (a.s.) 1. azimle, kararla ilgili. 2. i. erkek ad. [men. azmiye]. azm (a.s.) kemikli, kemikten yaplm. azmn (a.i.) anat. kemik z, fr. asteine. azm-kr (a.f.b.s.) azimli, kararl, (bkz: sebt-kr). azm-krne (a.f.zf.) azimli olarak, kararl olarak, kararllkla. azmde (f.s.) 1. tecrbe etmi olan. 2. tecrbe olunmu, snanm. azmdeg (f.i.) grgllk. zmn (f. i.) tecrbe, snama, deneme. azr' (a.i.) 1. kzolan kz. [Hz. Meryem'in sfat]. 2. delinmemi inci. 3. zerinde yrnmemi kum. 4. h. i. Medne. 5. h. i. Vmk u Azr hikyesindeki kadn kahraman. zrah (f.i.). (bkz. drah). Azril (a.i.) lm melei. azrr (a.i. zarar'n c.) zararlar 2. kayplar. azref (a.s.) 1. en (pek, ok) zarif. ok zek. azref-i zref zariflerin zarifi.

zreng zreng (bkz. zereng). azf (a.i.) yiyecek, erzak. zg (f.i.) kir, pas. azl (a.s.) ok azarlayan, paylayan kan. azmet (a.i.) elence. zn (f.e.) ylece, onun gibi, bylece, bunun gibi. zr (f. s.), (bkz. zver). azz (a.s.) src. zg (f.i.) 1. asma ve aa budants. 2. hurma lifi. (bkz. j). zrde (f.s.) incinmi, krlm, gcenmi. zrde-dil (f.b.s.) gnl krlm, mahzun. zrde-g (f.b.i.) incitilmi, gcendirilmi olma. zrde-htr (f.b.s.) hatr, gnl krlm. zrde-pt (f.b.s.) 1. beli bkk [ihtiyar]. 2. ykten srt berelenmi [hayvan]. azv (a.i.c. azviyyt) birinin stne atma, ona yaktrma, iftira, (bkz. atf). azv-i cinnet delilik isnad. azv' (a.i. zav', z'nun c.) klar, aydnlklar, parltlar. zver (f.s.) haris, tamahkr, pinti, (bkz: zr). azviyyt (a.i. azv'in c.) iftiralar, isnatlar. azyak (a.s.) (daha, en, pek, ok) dar. zz, zze (a.s.) sran, src. azz (a.i.) srma. azz-i benm parmak srma. azze (a.n.) aziz olsun! azze ensruh yardm bol olsun, [pdihlara mahsus dua yerinde olup, eski fermanlarda geer]. azze nasruh yardm bol olsun, [pdihlar hakknda dua yerinde kullanlr, eski paralarla fermanlarda geer]. azze ve celle aziz ve cell olan [Allah]. B b (a.ha.) Osmanl alfabesinin ikinci harfi olup, "ebced" hesabnda iki saysnn karldr. b (a.i.) "b" harfinin Arapa okunuu, [tek noktal olduundan "b-i muvahhide" ve noktas altta olduundan "b-i tahtniyye" denir]. b' (a.i.c. ebv') 1. kula. 2. erime, yetme. 3. kuvvet, kudret, beceriklilik. 4. eref; kerem, vergili, verimli olma. Kasr-l-b' 1) ksa boylu; 2) beceriksiz; 3) zavall. Tavl-l-b' 1) uzun kulal; 2) gc yeter; 3) eli ak; vergili, verimli. b,be (f.e.) ile,...li. Ceml-i b-keml tam, mkemmel gzellik. Yrn- b-saf safl dostlar. b-bert berat ile.

b-emr-i l b-emr-i l b-haber haberli, bilgili. b-jurnal zabt varakas ile. b-mazbata mazbata ile. b-posta posta ile, posta ederek. b-tahrrat tahrrat ile, yaz ile. b-tapu tapu ile. b-vekr vakarl, arbal. b-an-ki (f.e.) u suretle ki, u artla ki, onunla ki. bb (a.i.c. ebvb) 1. kap. bb- l (yksek kap) Osmanl imparatorluu zamannda, istanbul'da sadret, dhiliye ve hriciye nezretleri ile r-y devlet direlerinin bulunduu bina, mec. Osmanl hkmeti. bb- adlet hak kaps. bb- saf tar. sadrzam kona. paa kaps yerinde kullanlan bir tbirdir]. bb- cennet cennetin kaps. bb- hkmet hkmet kaps, diresi. bb- hmyn Topkap Saray'nn birinci kaps. bb- fetv-penh, bb- mehat eyh-l-islm kaps. bb- irti' rvet kaps. bb- kebr (byk kap) leng. 29 harfli Fars alfabesi. bb- sadet 1) sultann saray; 2) istanbul. (bkz. Astne, Dr-ssade). bb- sagr (kk kap) 22 harfli Arap alfabesi. bb- ser-asker askerlik ileri ile uraan dire. bb- erf Konya'da Mevln trbesinin kaps. bb- tahkir leng. Arap dilbilgisinde kltc isimler blm. bb- vl-y fetv (bkz. eyh-l-islm). bb- zabtiyye istanbul'da emniyet ileriyle uraan dire. 2. geit, boaz. bb-l-ebvb irvan civarndaki derbent bb-l-mendeb Kzldeniz'de Hint Deniz civarnda bulunan bir boaz. 3. blm, (bkz fasl). 4. i, ekil, mes'ele; yol; mevzu, (bkz husus). 5. tas. tvbe. bb-l-hne (f.b.i.) genelev. (bkz. umm-hne). bb-s-sade (a.b.i.) Topkap Saray'nn nc kaps. bb-s-selm (a.b.i.) Topkap Saray'nn giriteki ikinci kaps. bb--erf Konya'da Mevln trbesinin kaps. bb t. (f.s.) lyk, uygun; elverili; hayr, uur. bb, bb (f.i.) 1. baba, ata. 2. manev nder; eyh. bb-y lem Hz. Adem. bb-suhan sz babas. bb-yi atk Babaeski [Trakya'da]. bbyn (f.i. bb'nn c.) babalar, tarikat babalan, eyhler; bekti eyhleri. bbyne babayani, dervie. bbet (f.i.) 1. listede "kezlik, den den". 2. uygun bir ey. 3. bent, fkra. 4. taallk, mnsebet. 5. elmas dal [ss]. Bbil (a.h.i.) Badat'n aa tarafnda bulunan ve byclnden dolay, eski edebiyatmzda "eh-i Bbil" olarak yer alan ve

bir ok dillerin meydana gelmesi bakmndan da masalda ad

geen "Bbil Kulesi"nin bulunduu, ilkadan kalma bir ehir. geen "Bbil Kulesi"nin bulunduu, ilkadan kalma bir ehir. c (f.i.) papatya. bbne-i gv bot. srgz de denilen sar bir papatya. Bbr-nme (f.b.i.) Bbr ah'n Vekayi' adn da tayan mehur htra kitab. Bbs-l-vst XVI. asr bilginlerinden olup 1555 (H.963) de len Musa Merkez Efendi olu Ahmet Efendi'nin iki cilt zerine tertbettii Arapadan Trkeye lgat kitabdr. bbk (f.s.) ahmak, sersem, alk. [adam]. bb-l-hne (f.a.b.i.) 1. umumhane gibi fahielerin topland yer. 2. tembeller yurdu. 3. hrszlann oca. bbzen (f.i.) demirden veya aatan yaplm kebap ii. bc (f.i.) 1. vergi, har. 2. gmrk vergisi, (bkz: bj). bc- krtl hayvanlardan alnan resim. bc-bn, bc-dr (f.b.i.) gei vergisi tahsildar, (bkz: bc-gr). bceng (f.i.) 1. kk pencere, tepe-penceresi. 2. baca. bc-gh (f.b.i.) gei vergisinin [parasnn] topland yer [ev]. bc-gr (f.b.i.) ba, vergi toplama memuru, (bkz: bc-bn, bc-dr). bc-gzr (f.b.s.) 1. vergi, hara veren. 2. gei parasna tbi'. bd (f.e.) olsun, ola, olayd.

ferin-bd aferin olsun! Mbrek-bd mbarek, kutlu olsun. fiyet-bd afiyet olsun. N-bd afiyet olsun. bd (f.e.) 1. yel, rzgr. bd-i bern ltif hava, sabah rzgr. bd-i cem Sleyman Peygamberin hkmettii yel. bd-i cenb gney rzgn. bd-i hazn sonbahar rzgn. bd-i hev bedava. bd-i nev ses, name; nakarat. bd-i nev-rz bahar rzgn. bd-i prg mtemadiyen sesler karan, slk alan rzgr. bd-i sab 1) doudan esen hafif, ho rzgr. 2) muz. ad manzum anonim bir edvarda geen makam. bd-i seher-hz gn dousundan esen hafif rzgr, tan yeli. bd-i semm sam yeli. bd-i subh sabah rzgn. bd-i iml

kuzey rzgn. 2. nefes, soluk. 3. ah sesi, ah ekme. 4. tas. Allah'n yardm. 5. me. vme; sz. 6. byklk taslama, kibir. 7. arap, (bkz: bde). bd (f.e.) ola, olayd. b-dd (f.b.s.) dil, doru, (bkz: dd--ger). bdm (f.i.) 1. badem . 2. sevgilinin gzel gz. bdm- d-maz iki ili badem. bdme (f.i.) 1. ipek kurdu. 2. nazarlk, nazar boncuu. 3. et beni. 4. zincir halkas. 5. eski psk hrka. 6. cicili bicili, ssl nesne. bdm (f.s.) badem biiminde. bd (f.i.) mkfat.

bd-ver bd-ver bd-verd (f.b.s. ve i.) 1. rzgr tarafndan getirilmi, kolay elde edilmi. 2. Bizans mparatoruna ait bir gemide rzgr tarafndan Hsrev Pervz'e gtrlen haznelerin birinin ad. 3. Dou mziinde bir ses. bd-verde (f.b.s.). (bkz. bd-ver, bd-verd). bd-bn (f.b.i.) 1. yelken. 2. gemi sereni, (bkz: ir). bd-bn- ahdar yeil yelken, me. felek, sem, gkyz. bd-bn (f.b.i.) tar. tersane halkndan olan azap (ordu ve donanmaya katlan yenieri askeri) lann bir snf. bd-bn-g (f.b.s.) yelken aan. bd-bn-g-y azmet olmak yelkenleri ap yola kmak. bd-br (f.b.s.) 1. yelpaze. 2. gemilerdeki rzgrlk, manika. bd-bz (f.b.i.) yelpaze. bd-bedest (f.b.s.) elinde avu-cunda bulunmayan, ifls etmi, zrt. bd-ber (per) (f.b.i.) 1. uurtma. 2. dima kendini methettii halde elinden bir i gelmeyen kimse. bd-bz, bd-bzen (fb.i.) yelpaze, (bkz: bd-ke). bd-dr (f.b.s.) 1. kibirli. 2. iman. 3. deli. 4. hi bir ile "ilgisi olmayan kimse. bd-der-keff (f.a.b.s.) "elde rzgr" meram boa km, aldanm; anssz. ba'de (a.zf.) sonra. Min ba'd bundan sonra, bundan byle. ba'd bu'din (a.zf.) hayli zaman sonra, neden sonra. ba'de harb-il-Basra Basra ykldktan sonra, me. i iten getikten sonra. ba'de haz bundan sonra, bundan byle. ba'de-l-ed yapldktan sonra. ba'de-l-feth fetihten sonra. ba'de-l-harb harpten, savatan sonra. ba'de-l-icr yapldktan sonra. ba'de-l-f f edildikten, yapldktan sonra. ba'de-l-imz imzadan sonra. ba'de-l-istihsl elde ettikten, saladktansonra. ba'de-l-istizn izin aldktan sonra. ba'de-l-izdivc evlendikten sonra. ba'de-l-mevt lmden sonra. ba'de-l-muslaha bartan sonra. ba'de-l-mtla okuduktan sonra. ba'de-l-yevm bugnden sonra. ba'de-t-taam yemekten sonra. ba'de-t-tahkk tahkikten sonra. ba'de zemn bir zaman sonra. ba'de-z-zevl leden sonra. ba'de-z, ba'de-zlik (a.e.) ondan sonra. ba'de-zn (a.e.) bundan sonra. ba'de-z-zuhr (a p) leden sonra. bde (f.i.) 1. arap; iki. (bkz: bd). 2. me. ak, Allah sevgisi. 3. halk hikyelerinde Hzr'n kahramanlara ve bz saz

irlerine ryalarnda sunduu iki.

bde-fersy bde-fersy bde-hr (f.b.i.) arap ien. (bkz: bde-ke). bde-i cn-bah can veren arap. bde-i cvn taze arap. bde-i gl-fm, gl renkli (krmz) arap. bde-i glgn, gl renkli (krmz) arap. bde-i gl-reng gl renkli (krmz) arap. bde-i hamr krmz arap. bde-i ikbal ikbl arab, yksek mevkide bulunmann verdii muvakkat keyif ve ne'e. bde-i mest keskin arap. bde-i nb hlis, duru arap. bde-i nn iimi kolay ve ho arap. bde-i pr eski, yllanm arap. bde-i sad-sle "yz senelik arap" me. pek eski arap. bd-efr, bd-efrh (f. b.i.) 1. ceza. 2. bir nev frldak. bde-fr (f.b.s.) arap satan,meyhaneci. bde-hr (f.b.s.) arap ien. ba'deh (a.zf.) ondan sonra. ba'de-hm (a.zf.) onlardan sonra. bde-ke (f.b.s.) arap ien. ba'de-l-lteyy ve-l-let (a.zf.) nice zahmet ve skntdan sonra. ba'de-m (a.zf.) bundan sonra, bundan byle. bde-n (f.b.s.) arap ien. bde-perest (f.b s.) araba tapan, araba pek dkn. bde-perestn (f.b.s. bde-perest'in c.) araba tapanlar, araba pek dkn olanlar. bdester (a.i.) kunduz. ba'dez, ba'de-zlik (a. zf.) bundan sonra. ba'd-ezn (a.zf.) bundan sonra, bundan byle. bd-fr (f.b.s.) bir kimseyi, soyunu sopunu sayarak ven dalkavuk. bd-gn (f.b.i.) gzeten, gzetici, beki; hazinedar. bd-gne (f.i.) kafesli pencere. bd-ger, bd-ges (f.b.i.). (bkz. bd-gerd). bd-gerd (f.b.i.) kasrga. bd-gr (f.b.i.) 1. baca, 2. vantilatr. 3. nargile ve semver bal. ' bd-herze (f.b.i.) 1. afsun, by, sihirbazlk. 2. letafet, gzellik. bd (a.s. ve i. bed'den) 1. sebep, mucip. 2. sebebolan. 3. ilk, balang. 4. fels. sonsal, aposteriyori. bd ebed-in her eyin ba. bd-i emirde iin balangcnda. bd-i nazar ilk nazarda, ilk bakta; ilk grnte. bdy-r-re'y ilk fikir, ilk dnce. bd (f.s.) 1. rzgra veya havaya ait. 2. geici. bdc (f.i.) potur, tozluk. bdih (a.s.) 1. birdenbire vuku bulan; beklenmedik. 2. i. beklenmedik ziyaret. bdihe (a.i.) 1. beklenmedik hdise. 2. kadn ziyareti. 3. tas. an ilham. bdin (a.s.) iman, bedenli.

bdincn bdincn bdinc (f.i.) Hindistan cevizi. bdincn (f.s.) patlcan renginde, morumsu. bdincniyye (a.i.) bot. patlcangiller, fr. aubergine. bdingn (f.i.) patlcan, (bkz: bdincn). bdir (a.s.) ; 1. hemen yapmak isteyen. 2. birdenbire vuku bulan. 3. dolu [ay]. 4. bym Iocuk]. 5. olgun [meyva]. bdire (a.i.c. bevdir) 1. musbet, felket, (bkz: akabe). 2. zor geit. 3. hiddetli iken yaplan bir yanllk. 4. klcn, namlunun, yapran ve her trl nebatn ucu. 5. klfetsiz, glk ekmeden sylenen sz. bdiye (a.i.c. bevd) l, kr. (bkz: bevbt). bdiye-gul dny. bdiye-nin (a.f.b.s.) lde oturan. bdiye-peym (a.f.b.s.) lde dolaan. Bdiyet--m (a.b.h.i.) Frat ve Dicle'nin birleip denize dkld noktadan tibren batya doru uzanan l. [bu ln gney snrlar Arap yarmadasnn ierisine doru kavisli olarak uzanr]. bd-ke (f.b.i.) yelpaze.(bkz: bd-bz, bd-bzen). bd-nm (f.b.i) 1. rzgrn hangi taraftan estiini gsteren let. 2. frldak. bd-p[y] (f.b.s.) ayana abuk olan [at ve ire]; sr'atli, tez. bd-per (f.b.i.) 1. kttan yaplm uurtma. 2. s. kendini beenen, vnen kimse. 3. kam topac. bd-peym (f.b.s.) serseri, babo, bo gezen. bd-reftr (f.b.s.) "rzgr yr-yl" abuk, hzl giden, sr'atli. bd-reng (f.b.i.) 1. hyar; acur; turun, aa kavunu. 2. hzl giden at. bd-rengn me. 1) iir; 2) methiye, vg. bd-seh (f.a.b.s.) 1. cmert. 2. i. me. [bu] dny. bd-sene (f.s.) kibirli, byklk taslayan, kt niyetli. bd-ser (f.b.s.) 1. kibirli. 2. s. (bkz: ser-ke). 3. mutaassp. bd-ser (f.b.i.) 1. kibirlilik. 2. s-lik. 3. taassup. bd-seyr (a.f.b.s.) hzl yryen, ayana abuk, rzgr gibi koan. bd-svr (f.b.i.) 1. hzl yryen at, kou at. 2. hzl giden atl. bd-vz (f.b.i.) yelpaze, (bkz: mirva-ha, bd-zen, bd-zene). bd-zehr (f.b.i.) panzehir. bd-zen, bd-zene (f-b.i.) yelpaze, (bkz: bd-bz, bd-bzen, bd-ke). -bf (f.s.) dokuyan, dokuyucu. Briy-bf hasr ren. Zer-bf srma dokuyan. bfende (f.i.) dokuyucu. bf-kr (f.b.i.) dokuyucu, ulha. bft (f.i.) kuma. bfte (f.s.) dokunmu. bfte (f.i.) 1. byk renkli leke. 2. oyma levha. 3. para. 4. byk bir haritay oluturan paralardan her biri, pafta, [kelime, dilimizde "pafta" eklinde kullanlmaktadr]. b (f.i.) 1. ba, byk bahe, bostan. b- bedi' me. cennet, (bkz: b- ves').

b- vah b- ves' b- bahr b-i cihn, b-i dehr b-i and, b-i behit, b-i cinn, b-i firdevs, b-i huld, b-i irem, b-i kuds, b-i nam, b-i rdvn, b-i ref' Badd b-istn bagal Zr-i bagal bagalek bagal-gr bgat baay b-bn hayvanat bahesi. me. cennet, (bkz: b- bed). bahar bahesi. 2. seyir yeri, gezinti yeri. 3. Dny. dny bahesi. 4. cennet. cennet. cennet. cennet. cennet. cennet. cennet. cennet. cennet. cennet. cennet. (a.b.i.) Badatl. (f.b.i.) balk, bahelik. (f.i.) koltuk. koltuk alt. (f.i.) koltuk altndan kan yumruca, kpek memesi. (f.b.s.) koltuk tutan, koltua giren.

("ga" uzun okunur, f.i. b'n c.) l. balar, zm balan, baheler. ("ga" uzun okunur, a.i. bagiyy'in c.) fahieler. (f.b.i.) bahvan, bac, (bkz: b-vn). b-bn- girn-destmye zengin, hnerli bahvan. b-bn (f.b.i.) baclk, bahvanlk, ba bekilii. b-e (f.b.i.) bahe, [ba ile kltme edat olan e den yaplmtr; "kk ba" demektir]. b-e-vn (f.b.s.) baivan, bahvan. bad' (a.i.) iddetli nefret, hi sev-meyi. bgel (f.i.) lk su. baggal (a.i. bagl'den) katrc. bagyy (a.i.c. baaya) fahie. bgz (a.s.buz'dan) buzeden, nefret eden, tiksinen, (bkz: bagz). bagi (a.i.) serkelik, azgnlk. bg (a.s.c. bugat) hakszlk eden serke, (bkz: s). bg (f.s.) ayn bahede yetien. bg-lik (a.t.b.i.) serkelik, slik. bg-yne (a.f.zf.) serkelikle. bagz (a.s. buz'dan) herkese buzeden, nefret eden, kimseyi sevmeyen, (bkz: baz). bagl (a.i.c. bigal) ester, katr. bagle (a.i.) dii katr. bar f.i.) erkek domuz. bateten (a.zf.) birdenbire, apanszn. bgt (a.i.) paskalya. b-vn (f.b.s.) bac, bahvan, (bkz: b-bn). bagy (a.i.) ileri gitme, azgnlk, serkelik. bagza, bagz (a.i.) iddetli nefret, hi sevmeyi. b-zr (f.b.i.) balk yer, ba.

bh bh bh (a.i.) ehvet. bah (a.i.) 1. gzellik, zariflik. 2. parlt. 3. alma, dadanma. bah' (f.i.) kymet, bedel, deer. bah-pr-yi smil mehur bir eit lle. bh, bha (a.i.) l.bir evin etrafndaki kapal avlu veya bahe. 2. ak meydan, alan. 3. suyun derin yeri. b-haber (f.a.b.s.c. b-haber-n) 1. haberi olan. 2. akll, zek. 3. ihtiyatl, tedbirli. b-haber-n (f.a.b.s. b-haber'in c.) haberi olanlar, haberliler, akll, zek, ihtiyatl kimseler. bah-dr (f.b.s.) kymetli, deerli, (bkz: bah-gr, bah-l). bahdr (f.i.c. bahdrn) cesur, yiit. bahdr-ne (f.zf.) kahramancasna, yiitesine. bahdr (f.i.) kahramanlk, yiitlik. bah-gr (f.b.s.) kymetli, deerli. (bkz: bah-dr, bahl). bah a.s.) alkn. bahak, bahk (a.i.) gz patlama, gz patlatma. bahlk (a.i. behlk ve behlka'nn c.) bo, rk eyler, szler. bah-l (f.b.s.) pahal, (bkz: bah-dr, bah-gr). bahne f.i.) 1. vesle, sebep. 2. kusur, noksan, garaz. 3. yalandan zr. bahne-c (f.b.s.) bahane arayan, frsat gzetleyen. bahne-perdz (f.b.s.) zr dileyen; sebep bulan. bahr (f.i.c. bahrn) kla yaz arasndaki mevsim. 22 Mart'la 21 Haziran aras. lkyaz. bahr- hayt haytn bahn, genlik. bahr- mr genlik. bahr- evk ne'e ve arzu bahn . bahr (a.i.) 1. gzellik. 2. s. gzel. 3. srgz, papatya; sr papatyas, sar papatya. 4. put. (bkz: elpa, sanem). 5. atlm pamuk. 6. lek. 7. karanfil, tarn, karabiber gibi kokulu eyler. bahrn (f-i-) ilk bahar gnleri. bahrt (a.i. bahr'n c.) karanfil, tarn, karabiber gibi kokulu eyler [papatya mnsna gelen bahr'n cemidir]. bahret (a.i.) stnlk, sekinlik. bahr (f.s.) ilkbahara ait, ilkyazla ilgili. bahristn (f.i.) 1. ilkbahar mevsimi. 2. yeil ve iekli yer. [bahe, park, ayr gibi]. 3. Molla Cmi'nin mehur eseri. Bahriyye (f.i.) l. ed. bahar tavsifiyle balanarak birini medir iin yazlan kasde. 2. tar. pdih tarafndan yenieri aasndan tiba-re ocak aalaryla yenieri ktibine verilen ba-harlk. bahsla (a.i. bahsala'nn c.) 1. beyaz yzl, ksa boylu, bodur ve edepsiz kadnlar. 2. srp karmalar, uzaklatrmalar. bahtir (a.s. bhter, bhtere'nin c.) ksa boylu kadnlar, bodurlar. Bah-ullh (a.h.i.) Bahalik mezhebinin kurucusu. bahyim (a.i. behme'nin c.) 1. drt ayakl hayvanlar; canavarlar. 2. Suriye'de bir sradalar.

bahbaha (a i) 1. kkreyip ses karma [deve hakknda]. 2. trdama; mldama. bahbaha (a i) 1. kkreyip ses karma [deve hakknda]. 2. trdama; mldama. e (a.i.) 1. eilme, krlma [krek kemii hakknda). 2. ite abukluk gsterme. bhe (f.i.) kaplumbaa, (bkz: slhafa). bhek (f.i.) ikence, eziyet. b-hem (f.b.zf.) birarada, birlikte, beraber, (bkz: be-hem). bahhl (a.s. buhl'den) ok bahl, pek cimri; ok alak adam. bahhr (a.s. bahr'den) denizci, gemici. bahhs (a.s. bahs'den) bahsetmeyi seven, ok bahseden. bh (a.s. bh'dan) ehvete mensup, ehvetle ilgili. bhik (a.s.) bir gz kr [adam], (bkz: ayn- vhid, yek-em). bhika (a.s.) grmeyen, kr [gz]. bahl (a.s. buhl'den. c. buhal) hasis, cimri, tamahkr. bhil (a.s.) 1. serseri, babo. 2. eli deneksiz oban. 3. yularsz deve. bhile (a.s.) 1. dul, kocasz kadn. 2. Arap kabilelerinden birinin ad. bahir (a.i.) deniz, (bkz: bahr, derya). bhir (a.s.) yalanc, ahmak, alk [adam]. bhir

(a.s.) ekin sulayc, sulayan. bhir (a.s.) 1. belli, besbelli, ak, apak, (bkz. ayan). 2. kl, parlak; gzel. bhire (a.i.) 1. dikenli aa. 2. ok koan cins deve. bhire (a.i.) vapur, [yapmakelime]. bahre (a.i.) chiliyet devrinde (islmdan nce) Araplarn kulan keserek iaretleyip braktklar dii deve veya koyun. b-hired (f.s.) zek, akll. bahis (a.i.) l konuulan ey, sz. 2. iddialama, (bkz. bahs). bhis (a.s. bahs'den) bahseden; aratran. bahl (a.i.) cimrilik, (bkz: buhl). bhmn (f.s.). (bkz: behmn). bhnme (a.f.b.i.) ehvet verici resimleri ve yazlar iinde toplayan kitap, mecmua, [muhaffefi "beh-nme"dir.]. bahr (a.i.c. bihr, ebhr, ebhur, buhur) 1. deniz. 2. byk gl veya nehir. bahr-el-Arab (Araplann rma) Gneybat Sudan'da bir rmak. bahr-el-azrak Habeistan dalarnda Tana glnden doan rmak. bahr-el-cebel Albert gl ile "Bahr-el-Gazal" arasnda Nil'e verilen bir ad. bahr-el-zeraf Gney Sudan'da bir rmak olup Jonglei'den hemen sonra Sadd ananda, Bahr-el-Cebel'den ayrlan bir kol. Bahr-i Ahdar Hint Okyanusu.

Bahr-i Ahmer Kzldeniz, ap Denizi. Bahr-i Ebyaz iskandinavya yanmadasnn dousunda Novaya Zemliya adasna kadar olan deniz. Bahr-i Hazer Hazer denizi. bahr-i khil durgun, sakin su. Bahr-i Kulzum ap denizi, Kzldeniz. Bahr-i Lt Filistin'de seviyesi denizden ok aada ve ok apl bir gl. bahr-i muhit cogr. okyanus. bahr-i nuht cor. okyanusal.

Bahr-i Bahr-i Bahr-i Bahr-i Bahr-i Bahr-i Bahr-i Bahr-i

Muht-i Muht-i Muht-i Muht-i Muht-i Muht-i Muht-i Muht-i

Atls Kebr Mu'tedil iml Atls Kebr Mu'tedil iml

Atlas okyanusu. Byk Okyanus, Pasifik okyanusu Byk Okyanus, Pasifik okyanusu. iskandinavya yarmadasnn batsndan ngiltere adalarna kadar uzanan deniz. Hint yarmadasnn dousunda kalan deniz. Akdeniz. Bahr-i Bahr-i Bahr-i Bahr-i Bahr-i Bahr-i Bahr-i Mncemid-i Cenb cenup (gney) kutbunu eviren deniz. Mncemid-i imlimal (kuzey) kutbunu eviren deniz. nzik muz. ad Krehirli Yusufun edvarnda geen makam. Rm Akdeniz. Sefid Akdeniz. Siyh Karadeniz. Skn (bkz: Bahr-i Lt). [sularnn son derece kesf oluundan,

zerinde hi bir dalga bulunmadndan bu ad verilmitir]. Bahr-i Ummn Arap yarmadasnn gneyi ile ran gneyi arasnda kalan deniz. 3. arz'da asl bir vezinle ondan doan vezinler mecmuas. Bunlardan Arap nazm hricinde kullanlan bahirler unlardr bahr-i nzk (a.b.i.) muz. Muradnme'de getiine gre en az 5-6 asrlk bir makamdr. Segh'n tam dizisinin veya dizisinden bir parasnn geki olarak kart bir hi-caz'dan ibarettir. Hicaz gibi dgh perdesinde kalr. Gl birinci derecede bahr-i nzik'i terkbeden her iki makamn dizisinde olduu gibi nev'dr. Hicaz gibi si bakyye bemol, fa ve do bakyye diyezleriyle donanr. Segah geen yerlerde si bekar ile si koma bemol, do bekar, mi koma bemol, la bakyye diyezi ilve edilir. Bahr-l-Hind cor. Hint denizi.

bahren (a.zf.) denizden, deniz yoluyla. bahreyn (a.s.) 1. "iki deniz", Basra krfezi ile Hint denizi, [bz rivayetlere gre "Akdeniz'le Hint Denizi" veya "Karadeniz'le Akdeniz"]. 2. iki byk esas, temel ey. bahr (a.s.) 1. denize ait, denize mensup, denizle ilgili. 2. i. tynden krk olan, patka da denilen, gagas kaa benzer bir eit deniz rdei. bahriyye (" i) 1. donanmaya ait iler. 2. deniz kaplumbaas. bahriyyn (a.s.c.) kaptan ve gemiciler gibi deniz ilerini bilenler. bahs (a.s.) 1. Kur'n tbirlerinden olup "naks" mnsna gelir. 2. i. yamur suyu ile ekilmesi kabil olan tarla. 3. i. zulm, ikence. 4. i. gmrk alma. bahs (a.i), (bkz. bahis). bahsala (a.s.c. bahsla) 1. beyaz yzl, ksa boylu edepsiz kadn. 2. i. kemikten et aynr gibi srp karma, uzaklatrma. bahsn (f.s.) 1. salna salna yryen. 2. soluk, bozuk. 3. pejmrde, kyafetsiz. bahsere (a.i.) 1. datma. 2. gizli eyi meydana karma. 3. kesilip tane tane olma [st hakknda]. bahset (f.i.) 1. horultu [uykuda], 2. a. uykuda arlk basma, (bkz: kbus).

bahs bahs bahiyye-i Halvetiyye bahde baht Sahb-yi baht baht baht- bdd baht- bdr baht- hbde baht- hb-lde baht- siyh bahtk baht-ver baht-bergete bhte bahte bahtek bhter bahtere bahter baht-hufte baht bahtiyr bahtiyr-ne bahtiyr (a.s. bahs'den) bahse ait, bahisle ilgili. (f.i.) ba, ihsan cmerte datma. (f.s.) baheden, balayan, veren; affeden. hayt veren. safa veren. (f.i.) affedici, balayc. (f.i.) 1. balay, veri, ihsan edi; afiv. 2. merhamet, efkat. (f.b.s.) merhametli, efkatli (Allah). " (f.s.) veren, balayan, affeden, (bkz: rahman).

(f.t.b.m.) balamak, vermek. (f.i.) bahi, ba olarak verilen para v.b. (bkz: atyye, ihsan). (f.b.i.) Cemliyye-i halvetiyye ubelerinden biri. [kurucusu Seyyid Muhammed-l-Bah-yl-Haleb dir]. (f.s.) 1. verilmi, balanm. 2. affedilmi. (a.i.) z, hlis, saf. hlis arap. (f.i.) l. talih, kader, ksmet, (bkz: ikbl). insafsz talih, kt kader. uyank, ak talih. kt talih. kt talih. kara talih. 2. cet, byk baba. 3. karg. (f.i.) evvelce savalarda giyilen demir balk, (bkz. mifer, serpenh). (f.b.s.) bahtl, talihli. (f.b.s.) "talihi dnm" bahtsz, talihsiz, (bkz: bed-baht). (f.s.) oynam, oyunda yutulmu (kimse), ["bhten" mastanndan]. (f.s.) 1. besili, semiz [koyun]. 2. i. burulmu yanda ko. (f .i.) l. arlk basma [uykuda]. (bkz. kbus). 2. kk baht, fena talih. (f.i.) 1. [yeni irlerde] garp,bat. 2. [eski irlerde] ark, dou. 3. bakma. (a.i.) salna salna gzel yry, ho yrme, (bkz. hirm). (a.s.) ; 1. salna salna gzel yryen, yry gzel [adam]. 2. kendini beenmi, kibirli. 3. i. hads yazanlardan iki kiinin ad. (f.b.s.) "talihi uyumu olan" Talihsiz, bahtsz, (bkz: huftebaht). (a.i.) ed. (f.i.) bz Divan irlerinin ortak olarak kullandklar mahlas, takma ad. (f.b.s.) 1. bahtl, talihli, mes'ut, mutlu, kutlu. 2. muz. Gneydou Anadolu, Musul ve Badat'ta kullanlan bir

makam. (f.zf.) bahtl, talihli, mes'ut olanlara yakacak surette, bahtiyar-casna. (f-i-) ' bahtiyarlk, mutluluk. 2. ran'da mehur bir kable.

bahtiyr-nme bahtiyr-nme tarafndan meydana getirilmi ekli. baht-mend (f.b.s.) bahtl, talihli. baht-ver (f.b.s.) bahtl, talihli. bhr (a.s.) ok scak, ziyde scaklk. bahr (a.i.) daac, misk, laden gibi maddelerden meydana gelen ve yaklrsa gzel bir koku veren ot, tts, gnlk. bahr-dn (a.f.b.i.) iinde tts yaklan kap. (bkz: buhr-dn). bahr-dn resm gnlerde tts yakmakla vazifeli kimse. bahr-i Meryem (a.b.i.) Merye-mana eli denilen bir nebat, bitki. b-huss (f.a.b.zf.) hussiyle, en ok, hele. bahye (f.i.) diki, teyel, oyulgalama. bahye-dr (f.b.s.) dikili, teyelli, oyulgal amali. bahye-zen (f.b.i.) dikii, terzi. bahz (a.i.) 1. sknt olma, can skma. 2. yk ar gelip hayvan keltme. 3.bir adam enesinden, sakalndan tutup ekme. bad (a.s.bu'd'dan) uzak, rak. Aktr- bade uzak lkeler. bad-i lzm muz. bir makamn seyir dahilinde bulunup da istimali yok denecek kadar o makama dhil olan perdelere denir ki sab makamnn seyrinde neva perdesinin ciiz'i bulunmas gibi. bad-l-ihtiml ihtimlden uzak. bika (a.i.c. bevik) bel, musbet, felket. bam (a.i.) 1. put, heykel. 2. s. chil, bn [adam]. bin (a.i.) dibi geni kuyu, bostan kuyusu, (bkz: beyn). bar (a.i.) erkek deve. bir (a.s.) akn; hli perian. bire (a.i.) srlmemi, almam sert, kat toprak, yer. (bkz. byir). bis (a.s.c. bevis) 1. sebebolan. 2. gnderen. 3. cbettiren. bis-i bd asln, esasn bulan, sebebolan. bis-i beka devamllk sebebi. bis-i feryd ikyet, szlanma sebebi. (bkz. bis-i ekva). bis-i hzn znt, sknt sebebi. bis-i leyl nehr (gece ve gndzn sebebi) Allah. bis-i meserret sevince sebebolan; sevinme sebebi. bis-i ekv ikyet sebebi. bisiyyet a i) sebebiyet. bj (f.i.) hara, gmrk, (bkz: bc). bj-bn f.b.i.) hara, gmrk. bj-dn (f.b.i.) vergi ve gmrk sand. bk (f.i.) korku; saknma; kayg, (bkz: havf).' bka (a.i.) demet, deste, tutam. bakar, bakara (a.i.c. bukur, bu-kar, bukart) sr. bakar (a.s.) sr cinsinden olan hayvanlara ait, onlarla ilgili. Hayvnt- bakariyye sr cinsinden olan hayvanlar. bakariyye (a.i.) zool. srlar. bakay (a.i. bakyye'nin c.) fazla kalan eyler, kalntlar. bkend (f.i.) 1. (bkz: bakde). 2. renkli ipeklerle dokunmu kuma. bka (a.i.) dert, bel. (bkz: dhiye).

bkl bkl Bkr (a.h.i.) 12 immn beincisi imm Zeynl-Abidn'in olu ve mm' Hseyin'in torunudur. (694-735). [mns 1) geni; 2) arslan; 3) gz damar]. bkyt (a.i. bki'nin c.) srp giden eyler. bkyt- sliht sevab srp giden eyler. bakyye (a.s.c. bekaya) 1. artan, geri kalan, artk. 2. muz. kke kk ikili aralnn edvar kitaplarndaki ad. bakyye-i bk' alamaktan kalan eser. bakyye-i matlb alnacak parann geri kalan ksm. bakyye-i medeniyyet medeniyeti, uygarl andran kalnt. bakyyet-s-selef eskiye bal, hayrsever, dindar kimse. bakyyet-s-seyf kl art. bakyyet-s-syf kltan kurtulanlar. me. arta kalanlar. bakyyet-ullh tas. Allah'n sevgisini kazandran ve mutlulua kavumay salayan gzel i, iyi i. bakyyev (a.s.) bakyyeye ait, bakiye ile ilgili. bakyyev sahr jeol. krnt klte, fr. roche detritique. bk (a.i. beka'dan c. bevki) 1. Tanr. 2. s. daim, kalc, (bkz: cvid, cvidn, lyemt, sermed). 3. alttaraf. 4. zf. artk, artan, fazla, geri kalan; bundan baka. Bk (a.h.i.) nl Trk irlerinden olup asl ad Abdlbki Mahmd'dur; babasnn ad Mehmed'dir. stanbul'da domutur. Kanun Sultan Sleyman'dan himaye grm ve Melikuar, Sultnuar gibi unvanlar kazanmtr. Mehur dvnndan baka Mev-hib-l-lednniyye tercmesi vardr ki buna Melim-l-yakn f sreti seyyid-il-mr-seln adn vermitir. El-lm f ahval-i beldet-il-harm tercmeleri ile Fazil-i cihd' vardr; bunu da Meir-l-evak ile Mesri-l-uk'dan tercme etmitir, (d. 1527 -. 1599). bk (a.s. bk'dan) alayan, (bkz: gir-yn). bkde (f.i.) 1. yakut [krmz, sar, efltun renklerindedir]. 2. (bkz: bkend). bkir (a.s.) eldenemi, ilenmemi [toprak, orman v.b.]. bkirn (a.f.i. bakirin c.) bakireler, kzolan kzlar. bkirn- behit cennet hurileri. bkire (a.s.) kzolan kz. (bkz: dze). bakiye (a. s. bk'nin men.). (bkz. bak ' bkye (a.s.) alayan kadn, ("bak" nin men.]. (bkz. bak U). bkiyen (a.zf.) alayarak. bakka (a. i.) 1. tahtabiti. 2. sivrisinek. bakkal (a.s.) 1. sebzeci. 2. pirin, eker, peynir, zeytin ve benzerleri gibi eyler satan [kimse]. bakkal-hne (a.f.b.i.) bakkal dkkn. Bakkaliyye (a. o. i.) 1. bakkaln satt yiyecek maddeleri. 2. bakkala verilen cret. 3. byk bakkal dkkn. bakkam (a. i.) 1. krmz boya aac, (bkz: bekkem). 2. has ve tabi olmayan kuma boyas. bakkar (a.i.) sr oban, srtma.

bakl, bakla bakl, bakla malm sebze. bakla-y hamka, semizotu bakla-y beyyine semizotu. bakln (a.i.) legmin. bakliyyt (a.i.) bot. baklagiller. (bkz. bakliyye). bakliyye (a.i.) bot. baklagiller, (bkz: bakliyyt). Bkure ("ku" uzun okunur, a.i.) 1. sr srs. 2. s. fayday, zarar ayramayan sersem, budala. bkre (a.s.) evvel yetien; turfanda [yemi]. bkret-l-hayt genlik. ba'l (a.i.) 1. kankocadan her biri. 2. "chiliyyet" zamanna ait bir put; Gne tanrs. bl (f.i.) 1. kanat. Gde-bl kanad am. 2. kol. (bkz: cenah). 3. boypos. 4. st, yukar, (bkz: bl). bl (a.i.) 1. kalp, yrek, gnl; hatr. Frig-l-bl kaygsz. Ferh-l-bl gnl rahat. Hlis-l-bl yrei rahat, temiz. M-fi-l-bl murat, istek. Mnkesir-l-bl gcenik. Mevve-l-bl niyeti bozuk. Selm-l-bl temiz yrekli. 2. ok zaman Kzldeniz'in Habe sahillerinde bulunduu rivayet edilen gayet byk ve pullu bir balk. bl (f.s.) 1. yksek, yukar, st, yce. 2. i. boy. 3. azat. 4. i. yedek at bl-y blend uzun boy.. bl-blend (f.b.s.) uzun boylu. bl-blendn (f.b.s. bl-blend'-in c.) uzun boylular. bl-dest f.b.s.) eli stn, galip. bl-dest (f.b.i.) 1. el stnl, galibiyet. 2. zulm. bl-hn (f.b.s.) bir eyi an derecede yksek gsteren, iiren. bl-hne (f.b.i.) evin en st, at, tavan aras. bl-hn (f.b.i.) bir eyi an derecede yksek gsterme, iirme. bl-himmet (f.a.b.s.) himmeti yksek olan. bl-kadd (f.a.b.s.) uzun boylu. bl kede (f.b.s.) boy atm, uzun boylu. bl-nin (f.b.s.) stte, yukanda oturan. bl-pervz (f.b.s.) yksekten uan, me. palavrac. bl-pervz-ne (f.b.zf.) yksekten konuarak, atp tutarak, palavra savurarak. bl-p (f.b.s.) ste giyilen ey. [palto, pardes v.b. gibi]. balr (f.i.) kiremit altna konulan ince tahta, padavra tahtas. bl-rev (f.b.s.) yksekten giden. bl-ter (f.b.s.) daha yksek, pek yksek. bltern (f.b.s.) en yksek. bl v pest 1) st-alt; 2. me. gk ve yer. ba'le (a.i.) zevce, erkein kars. balgam (a.i.) vcutta farzolunan drt unsurdan biri, fr. phlegme.

balgam balgam me. souk mizal. bl-g (f.b.s.) kanat aan, uan. bl (a.s.) koca, eski, khne. Ebniye-i bliye khne binalar. blde (f.s.) uzam, bym, gelimi, (bkz: blde). bli (a.s.blu'dan) 1.bula eren. (bkz. red). 2. erimi, vsl olmu, varan, yetien. 3. i. yekn, toplam. 4. son mertebeyi bulan. bli, bl (f.i.) 1. boynuzdan yaplm iki kadehi. 2. bir kadeh arap. blign-m-belag (a.b.zf.) ziyadesiyle, ferah ferah, bol bol. bln (f.i.) yastk; koltuk. bln-i istirhat dinlenme yast, koltuu. bln-perest (f.b.s.) 1. uykucu, tembel, can besleyen. 2. i. hizmeti. bli (f.i.) 1. yastk, yz yast. bli-e (f.i.) kk yastk, yastkck. bli-i r-mn deriden yaplan yastk. 2. nakit ; altn. bli-i per kuty yastk. bli-i zer srmal yastk. bl-ikeste (f.b.s.) kanad kmk. bl (f.i.) 1. ana baba bir karde; birader. 2. siil.' bla (a.i.c. bell') su dkecek ukur, delikli ta. blde (f.s.) bym boy atm. (bkz. blde). ' blvne (f.i.) 1. dan kuu, orak kuu. 2. da krlangc. blver (f.b.s.) kanatl, uabilen. blzen (f.b.s.) "kanat vuran" uan. bm (f.i.) 1. at, dam, kubbe. bm- bed dokuzuncu gk. bm- em gzkapa [stteki]. bm- ferh "geni, ak, at" gk. bm- hadr (yeil at) gkyz. bm- Mesh "Mesih'in g" drdnc gk. [efsneye gre,, Yahudiler tarafndan ldrlmek istenen Hz. Isa, bu ge karlm]. bm- blend 1) yksek at; 2) gk. bm- nhm me. dokuzuncu felek. bm- refi' (yksek at) dokuzuncu gk. bm- revk- bed' (bkz: bm- bed', bm- ref'). bm- ves geni at, gk. bm teli sakaln dudaa bitiik olan kaln telleri. bm-zemne "zamane ats" en aa dny, birinci gk. 2. kanun, tanbur gibi alglara taklan kaln tel. (bkz. bemm). 3. bor. 4. sabah vakti mnsna gelen "bamdd" kelimesinin hafifletilmii. bamdd, bmddn (f.i. ve zf.) sabah, sabahleyin, seher vakti, seher vaktinde, tan yeri. (bkz. bkre). bmdd (f.i.) erken; seher vakti. bme (f.i.) l . uzun, sk ve kaba sakal. 2. s. gr sakall. bm-gh (f.i.) 1. seher vakti. 2. zf. seher vaktinde. bm-geh (f.b.i.) . (bkz. bm-gh). -bn (f.e.) ...ci. Ba-bn bac.

Nigeh-bn Ps-bn bn bn bne bnev Nigeh-bn Ps-bn bn bn bne bnev br-ver, br-ver br-ber br-berdr br-dn br-dr bre brec brek-Allah brende b-reng gzc. beki. (f.i.) dam, sath. (a.i.) 1. sorgun aac, bey sd. 2. me. sevgilinin boyu. (f.i.) kask. (f.s.) 1. mal, mlk sahibi, zengin. 2. mehur, nl. [kelimeyi "bnv" eklinde de okumak caizdir]. (f.i.) ; ses, seda, haykrma. ezan. israfil'in alaca srun ikinci derecesi. lm sesi. (a.s. bin'dan) bina eden, yapan, kuran, kurucu. (f.i.) 1. kadn, htn, hanm. Gne. 2. gelin. 3. arap ve glsuyu gibi eylerin iesi. Zelha. (f.i.) salncak. (f.i.) 1. Tanr, Allah. Tanr, 2. yk.

gnl yk, tasa, kayg, elem, keder, gam. ar yk. bekleme yk. kk grlme yk. keder yk. eziyet, elem yk. 3. defa, kerre. her defa. (bkz: tre). 4. mey-va, yemi. 5 . izin, msade. (f.e.) yadran, serpen, saan, dken. ate yadran. k saan, serpen. kan dken. gz ya dken. (f.i.) yamur. yamur mevsimi. (f.b.s.) grm geirmi. eski kurt. (f.s.) 1. yamurla ilgili. 2. yamurdan koruyan, yamurluk. (f.b.s.) 1. yamur saan. 2. yamur dken, serpitiren. (a.i.) vcutta yer yer beyaz ve alaca lekeler meydana getiren ve tedavisi kabil ("ka" uzun okunur] olmayan bir hastalk. (f.b.s.) l. mey vali, meyva veren. 2. faydal, iyi netice veren. (f.b.i.) yk tayan, hamal. (f.b.s.) 1. yk kaldran. 2. i. hamal. 3. sabrl, tahammll. (f.b.i.) yk kab [yol iin]. (f.b.s.) 1. ykl, yklenmi. 2. gebe. (f.i.) l. defa, kez. (bkz: tre). 2. kale, (bkz: br). 3. zlf. 4. at. (f.i.) bot. itzm. (a.n.) mbarek ola, Allah mbarek etsin!, hayrl ve bereketli olsun! (f.s.) yadran, yadrc. (bkz: br). (f.b.s.) renkli.

br-gh, br-geh br-gh, br-geh adr, yksek divan. br-gh- kibriy Tanr huzuru. br-gr (f.b.i.) 1. yk tutan, yk kaldran. 2. beygir, at. (bkz: esb, feres). brh (f.zf.) zaman zaman; sk sk; defalarca. br-hne (f.b.i.) 1. yklk. 2. yolcu eyas indirilecek yer. Br-Hd (f.b.h.i.) 1. Cenab Hak, Allah. 2. i. odac. Br (a.h.i.) yaratan, yaratc. Avn-i br Tanrnn yardm. Feyz-i br Tanrnn feyzi, (bkz: halik). br (f.e.) hi olmazsa, bir kere; hsl, hlsa. bari', bria (a.s. berat'ten) mkemmel, gzel; stn. brid (a.s. berd'den. c. bevrid) souk. M-yi brid souk su. Tavr- brid souk, irkin davran. bridne (a.f.zf.) souka, souk-asna. brih (a.i.c. bevrih) samyeli denilen scak ve iddetli rzgr. briha (a.i.) 1. evvelki gnn gecesi, dnk gece. 2. dnk gn. brik (a.s.) parldayan. brk (f.s.) nzik, dakik, ince. Fikr-i brk ince dnce. brika (a.i.c. bevrik) ; imek, yldrm parlts. brika-yi hakkat hakkat . Brika-y Zafer Namk Kemal'in 1872 de baslm istanbul'un fethini anlatan bir eseri. brika-nm (a.f.b.i.) parlak. brik-bn (f.b.s.) ince gren, bir eyi iyice gzden geiren, inceleyen. brik-ter (f.b.s.) pek ince. brsiyye () len Hristiyanlann vrislerinden alnan rsum. bri (f.i.) l yamur, (bkz: baran). 2. saanak. Br-Tel (a.b.h.i.) Allah, Tanr. briy' (a.i.c. bevr) hasr, (bkz: briyy, briyye). briyy (a.i.c. bevr) hasr, (bkz: briy, briyye). briyye (a.i.c. bevr) hasr, (bkz: briy, briyy). briz (a.s. brz'dan) aikar, meydanda, ak. (bkz: mtebriz, hveyd, zahir). br-ke (f.s.) 1. yk tayan. 2. sabrl, tahammll. br-mend (f.b.s.) yemi veren, yemili [aa], (bkz: br-ver]. br-nme (f.b.i.) eya, yk pusulas. brr (a.i.) ince kumatan rlen hasr. br-senc (f.b.s.) yk tartan, dirhem. br (f.i.) kale duvar, hisar burcu, sur; snak, siper. brd (f.i.) barut. brd-i siyh gherileden ilenen barut. brd-hne (f.b.i.) I. barut imal edilen fabrika veya atlye. 2. barut konulan ve saklanan yer. brd (f.s.) koyu gri. br-ver (f.b.s.) 1. yemili, yemii olan. (bkz: br-mend). 2. me. i. menfaat, fayda.

ba's ba's ba's- ba'd-el-mevt ldkten sonra dirilme. ba's-i emvt llerin dirilmesi. 3. peygamberlik. basir (a.i. basret'in c.) ibretli grnler, deliller, ibretler. basal (a.i.) bot. soan ve benzeri gibi kkler. basala (a.i.) hek. vcdun bir tarafnda yaratltan kalma kabart. basala-i ssiyye anat. murdar iliin dima ile birletii yerde grnen kabart. b-smn (f.b.s.) 1. zengin, varlkl. 2. dzgn, dzenli. basaliyye (a.i.) bot. soan. basar (a.i.c. ebsr) 1. gz. 2. grme. Hadd-l-basar gz keskin. Kuvvet-i basar gzn iyi grmesi. basar- ayneyn psik. iki gzle grme, fr. vision binoculaire. basar- mzdevic hek. ift grme, iki gzle birden grme. basar-l-hakk Tann'nn alglayc gz. basret gz akl, inceden inceye etrafl, derin gr. basar (a.s. basar'dan) grle ilgili olan. b-savb (a.zf.) dorulukla, doruca. basbasa (a.i.) 1. kpein yaltaklanmas, kuyruunu sallayp sokulmas. 2. dalkavuklarn nefret edilecek hli. bsr (a.s. basar'dan) gren, grc. bsra (a.i. basar'dan) 1. grmek kuvveti ve hassas, gr, grme. 2. gz. (bkz: ayn, em). bst (a.s. bast'dan) 1. yayan, yayc. bst-l-keff (avu aan) dilenci. bst-r-rzk Allah. 2. anat. bir uzvu uzatp aan [adalel. bsta (a.i.) biy. aan, fr.tenseur. basta-i emsiyye astr. gne saati, fr. cadran solaire. bas (a.i.c. busu') ter. bsia (a.i.) ok krmz olan dudak. bsia-i mahbbe sevgilinin krmz duda. bsik (a.s.) eli ak, cmert [adam]. bsika (a.i.) azna kadar su dolu olan kuyu. bsil (a.s.) 1. kahraman, yiit, cesur kimse. 2. haram ey. 3. fena, sert, kt sz. 4. irkin kimse. basle (a.i.) soan eidi. bsim (a.s. besm'den) gler yzl, en adam. (bkz. bessm). basr (a.s. basar'dan) grp, anlayan. bsire (f.i.) ekin. basret (a.i.) 1. nden gr, sezi. 2. istanbul'da 8691 878 yllarnda Ali Efendi tarafndan yaymlanm "Menfii vataniyye ve havdis-i mmiyyeye dir millet gazetesi". basret-i kalb gnl uyankl. basret-kr a f h ) ; basiretli, nden gren, sezili. basret-krne (a.f.zf.) nden grene, sezene yakacak surette. basret-kr (a.b.i.) nden grmeklik. bast (a.s. bast'dan) 1. sde, dz, arzasz, engelsiz. 2. ak, geni, yayvan, yaygn. 3. sde, yaln. 4. neeli, en, gleryzl. 5. i. aruz vezinlerinden biri. (bkz. aruz). 6. kolay, (bkz: asan, sehl).

bast-l-vech bast-l-vech bast-l-yed eliak, cmert. bsita (a.i.) uzak yer. baste (a.i.) 1. deme minder. 2. dz yer, arz. 3. ykseklik lmeye yarayan yayvan Gne saati. bast (a.i.) 1. yayma, ama, uzun uzadya anlatma, (bkz: ityn, serd). bast f makam-il-haf Allah'n abdi mah-lkat ile zahiren bast demesi. Bu; abd'in halk iin batman rahmete vesle olmasn iktiz eder. Byle olan abid eyay istb eder. Onun her eyde tesri olur; hibir ey onun zerinde messir olamaz. bast f makam-il-kalb Nefis makamnda rica mesabesindedir. Ltuf ve rahmeti, kurb ve ns kabule iarettir, [mukabili kabz'dr]. bast- bist hal, kilim, rt gibi eyleri sermek. bast- cevb karlk verme. bast- d'v dva ama. bast- makal sz ama. bast- mukaddemt asl maksada girmeden bir eyler syleme. 2. mat. tm sayl bir kesrin tm saysn, kesrin paydasyla arpp payna katmak ve kan pay yapp asl paydasn olduu gibi brakmak. 3. tas. rica hli. [Kabule, rahmete, nse iaret olarak Allah tarafndan tevcihin gelmesine de "bast" denilir]. bast- yed el uzatma, yerine getirme, zerine alma, baskn kmaya alma. bast beyn aa vurma, aklama, ortaya koyma. bstn (f.s.) 1. mazi, gemi, eski. 2. i. trih. bstn-i bbaka sonsuz trih, dny. bstn-ins (f.b.s.) trih, gemi zaman. bsr (a.i.c. bevsr) ; hek. mayasl; kaln barsakta ve makadn etrafndaki siyah kan damarlarnn imesinden ve bzan iltihaplanmasndan dolay makadn iinde ve dnda peyda olan memeler yznden makattan kan veya cerahat gelme, fr. hemorro'ides. bsr (a.s.) basurla ilgili. Evrm- bsriyye basur memeleri. b (f.n.) olsun, ola. bak (a.i.) zool. bir cins kk atmaca. bm (f.i.) perde, rt. bme, bme (f.i.) kadnlarn rtndkleri yamak, brmck, tlbent, barts, namaz bezi. be (f.i.) atmaca [ku]. be-i felek "nesr-i tir" ve "vki" denilen iki yldz. bed (f.e.) olur, ola. Gah bed, gh ne-bed kh olur, kh olmaz. beng (f.i.) 1. asma zerinde bulunan zm salkm. 2. tohumluk olmak zere alkonulan sar ve iri hyar. bgn, bgne (f.s.) 1. ters, baaa. 2. om, uursuz, (bkz. bzgn, bzgne, vjgn, vjgne). bir (a.s.) 1. mjdeci. 2. gler, mesut, mutlu.

b-pre (t.f.b.i.) 1. ba paras. 2. muz. ney, nsfiye ve girift'lerde, letin yu kar ucunda bulunan ve flemek zere dudaa dokundurulan ksmna denilir ki, sazdan ayrlabilen bir ksmdr ve kamtan deil, anmasn ve iyi dursun diye ceviz, imir gibi kymetli aalardan veya fildii, boynuz, kehli-bar gibi maddelerden yaplr, [fagot, klarnet gi bi nefesli alglarda da byle ayn azlk paras mevcuttur]. b-pre (t.f.b.i.) 1. ba paras. 2. muz. ney, nsfiye ve girift'lerde, letin yu kar ucunda bulunan ve flemek zere dudaa dokundurulan ksmna denilir ki, sazdan ayrlabilen bir ksmdr ve kamtan deil, anmasn ve iyi dursun diye ceviz, imir gibi kymetli aalardan veya fildii, boynuz, kehli-bar gibi maddelerden yaplr, [fagot, klarnet gi bi nefesli alglarda da byle ayn azlk paras mevcuttur]. . batet (a.i.) yavalk, arlk, ar davranma. Batlese (a.i.c.) Ptolemeos soyundan gelen hkmdarlar. batlet (a.i.) 1. isizlik, avarelik. 2. cesaret, kahramanlk. batnet (a.i.) 1. byk kannhhk. 2. ok yiyicilik, oburluk. batar (a.i.) 1. ok sevinme. 2. kibirlenme 3. hakszlk etme. batarika (a.i. batrik'in c.) patrikler. batbata (a.i.) 1. kazn tmesi. 2. kazn suya dal. btere (f.i.) tef. (bkz: dire). bath' (a.i.c. bith) 1. akl tal byk dere. 2. Mekke'de da arasnda bulunan bir dere. 3, da arasndaki dere. 4. h. i. Mek-ke-i Mkerreme. btl (a.s. butln'dan) bo, beyhude, yalan; rk. btl i'tikad bo inan. batn (a.i.c. butun, ebtn) 1. karn. 2. nesil, soy. (bkz: batn). btn (a.i.c. bevtn) 1. i. 2. i yz. 3. gizli, grnmeyen nesne. 4. Tanr. S. iteki, iyzdeki. Ehl-i btn sofiler, ilh srra ermi bulunanlar. Havss- btna fels. "hissi mterek, hayl, vehm, hafza, mutasarrfa" denilen be i duygusu. 6. (a.i.c. ebtine) ukur, kuytu yer. btnen (a.zf.) dhilen, iyznde; iinden olarak.

btn (a.s.) dahil, sr ve hakikatle ilgili [zahir mukabili]. btniyye (a.i.) btl mezheplerden biri olup yetlerin d mnlarndan ziyde btn, i mnlarna ehemmiyet verdikleri iin Tanr sfatlarnn bzlarn pheli gsterirler; Hasan Sabbah'n tarikat. btye (a.i.) iki srahisi. bat (a.s. batet'den) yava, ar hareketli. bat-l-hareke hareketi, davran ar. bat-l-hazm hazm g. sindirimi ar. bat-l-mizc tabiat, huyu ar, yava olan. Bath (a.s.) zengin [adam]. batha (a.i.c. batyih) sazl, kaml dere. btik (a.s.) keskin, (bkz: brrn). batn (a.s.) 1. byk karnl. 2. uzak yer. batr (a.i.) nalbant. btir (f.i.) turna kuu. btir (a.s.) keskin [kl]. btire (a.i.c. bevtir) keskin kl, (bkz: tg-i brrn). bat (a.s. bat'dan) sertlikle, iddetle hareket eden. batn (a.i.c. ebtn, btn), (bkz: batn).

batnen ba'de batnn batnen ba'de batnn bat batt battl battliyye battniyye Baza, bauz bver bayt b-vcd-ki byeste bay-gn byz byi byiiyye byin Talk- bayin byir byiste byiste-i hest baykar baykara bayrak bayrak-dr Bayrmiyye baytr baytara baytar bayzar bz bz Ser-bz te-bz Cn-bz Kumar-bz bz-l-Eheb soydan soya, nesilden nesile, kuaktan kuaa, ["evvelki batnda kimse varken ikinci batnda olan kimse istifde

edemez" demektir]. byk karn. (a.s.) karna mensup, karnla ilgili. (-i-) zor veiddetle yakalay, sertlikle tutu. (a.i.) l. kaz. 2. kaz eklindeki srahi, su kab. (a.s. batlet'den) 1. cesur, kahraman. 2. pek byk. 3. ie yaramaz, hantal. 4. isiz. (a.i. battl'dan) [eskiden] ii bitmi olan resm ktlarn konulduu torba. (a.i. bat'dan) yorgan yerine veya yorgan stnde kullanlan ynden yaplm kaln rt. (a.i.) sivrisinek. (f.i.) 1. tasdik, inanma. 2. s. salam; pek doru. (f.i.) muz. (bkz: beyt). (f.a.b.s.) byle iken, bununla beraber, (bkz: maa-haz). (f.s.) lzumlu, gerekli. (f.b.i.) beki, koruyucu. (a.s. beyz'dan) yumurtlayan, yumurtlayc. (a.s. bey'den) satan, satc. (a.i.) pazar yerlerine gnderilen mevad ve eyadan gmrk intisap resminden baka olarak alnan resim. (a.s. beyn'den) aralayc, ayrc. boayan tarafndan ric'ati mmkn olmayan talk. (a.i.) srlmemi, almam, sen, kat, ham toprak. (f.s.) zarur, lzm, gerekli. Cenb Hak. (a.s.) ulha, bez ve kuma dokuyan. (a.i.) 1. helak olma, mahvolma. 2. bbrlene bbrlene salnarak yrme. 3. mal ok olma. (f.i.) bayrak, sancak, (bkz: alem). (f.b.s.) bayrak tayan, (bkz: alem-dr, sancak-dr). (o.i.) Hac Bayrm- Vel tarafndan XIV. asrn sonlanyla XV. asrn ilk yarsnda Ankara'da kurulan bir tarikat. (a.i.) hayvan hekimi, veteriner. (a.i,) baytarlk, hayvan hekimlii. (a.s.) baytarlkla, veterinerlikle ilgili, [men. "baytariyye"]. (a.i.) 1. rahmin balangcndaki et paras, dilcik, (bkz: bazr). 2. svme, svp sayma. (a.zf.) 1. geri, gerisin geriye. 2. tekrar, yeniden. (f.i.) 1. doan [ku], ehbaz, ahin. 2. s. ak. 4. tekrar, geri; yine. 5. bir kula boyu. 6. ini. 7. fark etme, ayrma. 8. sel

ura. 9. yan taraf. 10. kar. 11. dnk. 12. arap. 13. hara. ba ak. 3. s. oynatc, oynayan. atele oynayan; can ile oynayan, canbaz, fr. acrobate; kumar oynayan, kumarc. Hz. Abdl-Kadir Geyln'nin lkab.

ba'z ba'z bir ksm, bir takm. ba'zn (a.zf.) vakit vakit, ara-sra. bzr (f.i.) 1. pazar, ar. 2. alveri. 3. pazar yeri. hid-i bzr zayf ahlkl kadn. bzr- lem btn ar, pazar. bzr- Ukz (bkz: sk- Ukz). bzr-gh (f.b.i.) pazar yeri, ar. bzr (f.s.) pazarla ilgili, pazarda alnp satlan. bz-bn (f-b.i.) doanc, kuu. bzbe-hazne (f.a.b.i.) geri verilmek zere ereti olarak hazneden alnan eyler. bz-dr (f.b.i.) doanc, avc, kuu, kuuba. bzek (f.i.) kk doan [ku]. bzende (f.s.) oynayan, oynayc, dansz. bzende-zebn (f.b.s.) geveze, boboaz. bzergn (f.b.i.) 1. bezirgan, tacir. 2. aa makamnda Yahudilere verilen bir ad. bzergn (f.b.i.) tccarlk. bz-get (f.b.i.) geri dnme. 2. pimanlk. 3. gerileme; k. bzgn, bzgne 1. ters, baaa. 2. om, uursuz, (bkz. bgne). bzg (f.b.i.) insandaki ayrdetme kuvveti. bz-hne (f.b.i.) ev kularnn yetitirildii ve barndrld yer. ba'z (a.zf.) biraz, bir ksm; kimi. bza (a.i.) hek. derisi kesilmek zere olan yara. bzh (a.s.) yce, yksek. Cibl-i bzha yce, yksek dalar. bzk (a.s.) zek, anlayl. bz (a.s.) 1. beenmeyen, istihfaf eden, azbozuk, kfrbaz. bz (f.i.) oyun, elence. bze 1. oyuncak. 2. oyun, elence. by-gh (f.b.i.) oyun yeri, elence yeri. bz-gede oyun yeri, elence bz-ger (f.b.s.) oyun oynayan, rakseden, kek, engi. bz-ger (f.b.i.) keklik, engilik, oyunculuk. bz-g (f.b.s.) en, ltfeci kimse. bz-hne (f.bi) oyun, elence yeri. bzil (a.s. bezl'den) bol bol veren, datan. bzir (a.s.) 1. ekici, eken. 2. dedikoducu. 3. geveze. bz-ket (f.b.i.) Nak tbirlerin-dendir. Nak tarikatnda husus olarak mevcut on bir kelimeden birisi, [dierleri ho derdem, nazar ber kadem, sefer der vatan, halvet der encmen, ydkird, nigh-dat, yd-dt, vu-kuf- zamn, vukuf- aded, vukuf- kalb'dir]. bzmnde (f.b.s.) 1. geri kalm, durmu. 2. kafasz, kabiliyetsiz. bz-nme (f.b.i.) kuuluk, bilhassa avc kular iin yazlan eser. bz-pes (f.b.zf.) 1. geri. 2. yeniden, tekrar. bazr (a.i.) kadnk ninesindeki fazla et, dilcik. bz (f.i.) 1. kolun omuz ile dirsek arasndaki ksm, paz. 2. me. g, kuvvet ve istidat.

bz-bend bz-dirz bz-bend bz-dirz be-hod be-hem-zede be-hkm-i kader be-hkm-i kad be-hkm-i li-llh be-kavl-i r' bebn, bebbn bebbn- bbn bebga bebgaiyye bebr, bebir bec bec' Ayn-i bec' bec bec-n-bec becyi becbece becce-i ky bece becel becidd becl becr becr' bee, bee bee-i nev bee-i hor bee-i hnn bee-i hrd bee-i tvus- ulv (f.b.i.) kolba, pazvant (pazbent). (f.b.s.) "uzun kollu" 1. nfuzlu, sz geer. 2. zlim. 3. mdahaleci. 4. sferdiyr'n olu Behmen'in lkabdr. (f.e.) 1. kelimelere -e hlini verir. elele. 2. -e kadar mnsn verir sabaha kadar. yakaya doru.

dar. omuzda. ok an, son derece. hakk iin. Allah hakk iin. kendi bana, yalnz. (bkz: behem-zede). kaderin hkmyle. kad kararyla. Allah'n hkmnce. huk. kanunu koyana gre. (a.i.) tarz, slp, yol. genlerin tarz, yry, yolu. (a.i.) dudu, papaan, (bkz: pebga). (a.i.) fels. papaanlk, fr. psittacisme. (f.i.) eski kitaplara gre, Hindistan'da ve Afrika'da bulunur, kediye benzer, gayet byk, st yol yol tyl, saldrd zaman derisindeki tyleri kabarp korkun bir manzara arzeden, arslann bile korktuu, azgn bir canavarm. [eski lgat iler, "bbrlenmek" kelimesinin "bebir"den geldiini sylerler]. (f.i.) 1. su ve arap sznts. 2. azn ii, avurt. (a.s.) 1. geni, bol. geni, iri gz. 2. i. geyik, karaca. (f.zf.) yerinde, uygun. yerli ve yersiz, iyi ve kt, uygun ve uygunsuz. (f.i.) deime, karlkl yer deitirme. (a.i.) ocuk avutmak iin yaplan grlt, hokkabazlk, tuhaflk. (bkz: veled-i gayr-i meru). (a.i.) sivilce, arpack [ban]. (a.i.) 1. yalan, iftira, (bkz: bhtan). 2. ama. (f.s.) 1. cidd, gerek. 2. z f. cidden, gerekten. (a.s.) 1. byk, itibarl, gsterili, muhterem kimse. 2. iman.

(a.s.) birok. (a.s.) 1. gbei kk [kadn]. 2. yksek [yer, tepe]. (f.i.c. beegn) insan veya hayvan yavrusu. yeni domu ocuk veya hayvan. (bkz: bee-i hurd). (kanl yavru) ac gzyalar. (Gnein yavrusu) kymetli ta veya mden. (gkteki tavusun yavrusu) 1) Gne. 2) Ay. 3. gndz. 4) ate. 5) yakut.

bee-bz bee-bz beedn (f.i.) rahim, dlyata. bee-dr (f.s.) 1. ocuu, yavrusu olan. 2. hmile, gebe. bee-gn (f.b.i. bee ve bee'nin c.) yavrular, ocuklar. beegn- dde gzyalar. beek (f.i.) bir eit kesici let; kk silh. bed (f.s. "fena" mnsna c. bedn) 1. fena, yaramaz, irkin. 2. i. ktlk. 3. i. ate tututurmaya mahsus yan yanm paavra. bed (a.i.) balama, balay. bed'-i besmele tar. eskiden Osmanl sa-raylannda ehzadelere verilen ilk okuma dersi. bedat (a.i.) bedlik, gzellik; yenilik, (bkz: bedat). bedd (a.i.) 1. frka. 2. hisse, nasip, pay. 3. savaacak akran. bed-gaz (f.b.s.) balangc kt; kt bir ekilde balanm. bed-ahd (f.a.b.s.) ahdinde durmayan, vefasz. bedhe, bedhet (a.i.) 1. herhangi bir konuya dir birdenbire sz syleme. 2. mant. apaklk, fr. evidence. bedheten (a.zf.) birdenbire, anszn, dnmeksizin, (bkz. bi-1-bedhe). bed-ahlk (f.a.b.s.) huyu ve ahlk kt olan [kimse]. Bedah (f.i.) Bedahan yakutu. bedah-i muzb arap. bed-ahter (f.b.s.) yldz, talihi kt olan [kimse]. bed-h (f.b.s.) huyu, karakteri bozuk. bedih (a.i. bedh'in c.) gzel szler. bedih-l-ukul akllca sylenen szler. bedl (a.i.) mbadele, trampa, deime, deitirme. bed-amel (f.a.b.s.) ii ve hareketi fena olan. bed-mz (f.b.s.) 1. fenalk renmi. 2. fenalk reten. bedn (f.s. bed'in c.) 1. fenalar, yaramazlar; irkinler. 2. f. z f. onunla bed'an (a.zf.) balangta; ilkin, ilknce. bed-asl (f.a.b.s.) soyu kt, asl fena bed-vz (f.a.b.s.) fena sesli. Bednet (a.i.) yal, semiz olma, semizlik Bedvet (a.i.) 1. bedevlik, yrklk, gebelik. 2 . l. bedv (a.i. bedev'nin c.) bedeviler, gebeler, lde yaayanlar. bedyi' (a.i. bed', beda'nn c.) ei ve benzeri olmayan gzel, mkemmel ve yeni eyler. bedyi'-i sr eserlerin gzelleri. bedy'-i lfzyye ed. ekil, kelime gzellikleri. bedyi'-i ma'neviyye ed. mn gzellikleri. bedyi' (a.i. bida'nn c.) sermyeler, anamallar. bedyi-i in (a. f.b.s.) gzellik tanyan, gzellikten anlayan. bed-yin (f.b.s.) gelenei, grenei ve yini kt olan. bedyi'-pesend (a.f.b.s.) gzelligi takdir eden. bedyi'-ins (a.f.b.s.). (bkz: bedyi'-in) bedyi'-perver (a.f.b.s.)sanatkr, sanat. bed-baht (f.b.s.) bahtsz, baht kara, kara bahtl, talihsiz. bed-bn (f.b.s.) fena gren, ktmser, fr. pessimiste.

bed-bnne bed-bnne bedel-i asker bedel-i cizye bedel-i hss bedel m-yetehallel bedel-i misl bedel-i nakd bedel-i r bedel-i rakabe bedel-i tmr bedel-i zemet bedelen beden bed'en bed-encm bed-endm bed-end bedene bedenen beden, bedeniyye beden-kr beden-nr (f.b.zf.) hibir eyi beenmeyen, her eyi fena gren adama yakacak surette, ktmserce. (f.b.s.) fena grrlk, ktmserlik. (f.b.s.) fena kokulu, kokan. (f.b.s.) fena yapl. (f.s.) hin, korkak. f a h y) ; cinsi bozuk. (f.b.s.). (bkz. bed-ihre). (f.b.s.) nazar deen, haseti. (f.b.s.) irkin yzl, (a.i.) bakkal, (a.i.) takat, derman, g. (bkz: bidde). (f.b.s.) yreksiz, korkak. (

(f.a.b.s.) kaprisli, inat, (f.a.b.i.) inkisar, ilen. (f.a.b.s.) nezaketsiz, terbiyesiz,kaba [kimse]. (a.i.c. bedelt) 1. karlk, kar. 2. bir eyin yerine verilen ve yerini tutan ey. (bkz: ivaz). 3. bakasnn adna ve masraf lyla hacca giden. askerlik bedeli, askere gitmemek iin verilen para. tar. Budan beyleriyle Dobra, Venedik cumhuriyetlerinin verdii kesin vergi. tar. Has yerine hazneden verilen para. vcudun sarfiyatn tamamlayan yiyecekler. huk. tasarruf hakk mukabilinde verilen muaccele-i misil, yni emsaline uygun pein para. ak. askerlik yapmakla grevli ve ykml bulunan bir kimsenin askere gitmemek iin verdii para. ekilmesi braklm bir tarla iin re karlk alnan bedel. huk. klenin ahs yerine geen kymeti veya nefsi mukabilinde vermeyi deruhte ettii "tk" veya "kitabet" akesi. tar. bir beylik araz (malikne) veya muayyen bir kira karlnda birine braklan arazi (mukattaa) ye konulan vergi. tar. zeamet, tmar sahiplerinin haklarn, devletin gerekli bulduu hallerde hazneye maledilmesi zerine zeamet sahibine verilen aylk. (a.zf.) yerine, karlnda, mukabilinde. (a.i.c. ebdn) gvde, vcut, cisim, ten. (a.zf.). (bkz. bed'an). (f.a.b.s.) '. sonu kt. (f.b.s.) biimsiz, arpk, kambur. (f.b.s.) ktlk dnen. (a.i.c. budun) kurbanlk deve. (a.zf.) 1. beden ile, ahsen. 2. vcuta. (a.s.) bedene mensup, vcutla ilgili. Terbiye-i bedeniyye (a.f.b.i.) kakum kapl bir nevi ksa ceket, [byk memurlar giyerdi].

(a.b.i.) samur kapl bir nevi ceket, [byk memurlar giyerdi].

be-der be-der be-dergh (f.b.i.) l. kapya kma. 2. tar. acemi ocanda ve ocak dndaki trl hizmetlere verilmi olan acemilerin, Yenieri ocana kayt ve kabulleri hakknda kullanlan bir kelime. bedestn (f.i.) deerli eya ve mcevherlerin alnp satld ar, (bkz: be-ziztn). bed'et (a.i.) balang. bed'eten (a.zf.) ilk bata. bed'etmek (a.t.b.m.) balamak. bedev (a.i.) 1. gebe. 2. lde yaayan. Bedev (a.i.) Seyyit Ahmed-l-Bedev tarafndan kurulan tarikat. Seyyit Ali'nin oludur. Seyyit Ali'nin babas Seyyit ibrahim, onun babas Seyyit Mehmed, Seyyit Meh-med'in babas da Seyyit Eb Bekr'dir. 576 (1180-1179) senesinde Fas ehrinde dnyya geldi. 675 (1276) da Msr'da vefat ederek Tanta'daki trbesine gmld. bedevyne (a.f.zf.) lde yaayanlara uygun bir surette. bedeviyyet (a.i.) bedevlik, gebelik. bed-fercm (f.b.s.) kibeti, sonu fena. bed-ferm (f.b.s.) fenalk ve ayp ilemesini emreden. bed-fil (f.a.b.s.) yapt iler kt olan. bed-gevher (f.b.s.) cevheri fena, mayas bozuk. bed-girdr (f.b.s.). (bkz. bed-kr). bed-g (f.b.s.) aleyhte bulunan mnafk, dedikoducu. bed-gher [gevher] (f.b.s.) ii, tabiat fena, soysuz, mayas bozuk. bed-gmn (f.b.s.) her eyden phe eden, pheci, septik. bed-hh (f.b.s.) her iin fenaln isteyen. bed-hhne (f.b.zf.) ktlk, fenalk isteyene yakacak surette. bed-hl (f.a.b.s.) hli kt, dkn. bed-hisl (f.a.b.s.) hasletleri, huylan kt. bed-hu[y] (f.b.s.) 1. kt huylu, huysuz. 2. i. kt huy. bedi' (a.s.) 1. ei ve benzeri olmayan, mkemmel bir eyi icdeden. bed'-s-semvti ve-l-arz Cenbhak. 2. yeni, garip, esiz ve grlp iitilmemi. 3. i. ed. szn zel olmas usl ve kaidelerinden bahseden ilmin ad, estetik. beda (a.i.c. bedyi') 1. beenilen ve takdredilen pek yeni ey. 2. i. kadn ad. beda-i hayliyye lk, fr. ideal, beda-zr (a.f.b.i.) gzellik yeri. bedd, beddr (f.s.) mehur; grnr; ak, meydanda, (bkz. kr, hveyd). bedh (a.s.) an ve erefi byk olan. bedhe (a.s.) 1. dnmeden, birdenbire sylenen gzel sz. 2. i. balang. bedhe-g (f.b.s.) bedhe, gzel sz syleyen, sylemeye alk bulunan kimse. bedh (a.s.c. bedhiyyt) 1. akla kendiliinden gelen. 2. delilsiz, ak olan, besbelli. bedh-i l ispata ihtiya olmayan, gn gibi aikr hakikat.

bedhiyyt bedh'nin c.) delili ve ispat gerekmeyen ak eyler.

bedhiyyet bedhiyyet bedi (a.s.) 1. gzel. 2. i. gzellik. bed krat ed. konuyu ses ve iaretlerle canlandrarak ok gzel okuma. bediyyt (a.i.) estetik, (bkz. ilm-i bedyi'). bedl (a.i.) 1. bir eyin karl, (bkz: ivaz). 2. tutuulan bir bahiste aldanan kimsenin verecei ey. bed-kadem (f.a.b.s.) aya uursuz, kademsiz. bed-kr (f.b.s.) ii, hareketi kt; ii, hareketi fena. bed-legm (f.b.s.) "gem almaz, serke at"l. s, serke, sz dinlemeyen "kimse. 2. i. bedevi, l adam. bed-lika (f.a.b.s.) kt yzl, irkin suratl. bed-ma (f.a.b.s.) yaay davran iyi olmayan, kt olan. bed-mye (f.b.s.) soysuz, st bozuk. bed-meni (f.b.s.) kt huylu, kt tabath. bed-mest (f.b.s.) 1. sarholuu kt, fena sarho. 2. kendini bilmeyecek derecede sarho. bed-mest (f.b.i.) bedmestlik, kt sarholuk. bed-mihr (f.b.s.) iyilik etmeyen, insaniyetsiz. bed-nm (f.b.s.) kt adl, fena tannm, ad ktye km. bed-nesl (f.a.b.s.) soysuz, asl fena, rezil. bed-nigh (f.b.s.) kt bakl. bed-nihd (f.b.s.) rezil, asl bozuk, soysuz. bed-nijad (f.b.s.) asl, soyu bozuk, baya [kimse]. bed-pesend (f.b.s.) 1. ktl metheden, ktl beenen. 2. mklpesent, gbeenir. bed-peymn (f.b.s.) andnda, sznde durmayan, sznn eri olmayan. Bedr (a.h.i.) Hz.Muhammed'in dinsizlerle arpt Mekke ile Medine arasnda' bir yer olup, bu savaa "Bedir Gazas" denir. bedr (a.i.) ayn on drdnc gecesi, dolunay. bedr-i blend ayn ondrd. bedr-i kmil ayn ondrdnc gecesi. bedr-i mnr parlak dolunay. bedr keml bir yaz stili. bed-rh (f.b.s.) fena yola sapan. bed-rm (f.s.) 1. sert bal at. 2. zf. dima. 3. ho, ltif, yakkl, ssl. bed-rn (f.b.s.) 1. ileri kt idare eden. 2. apkn [kadn]. 3. orospu. bed-ry (f.b.s.) kt dnceli. bedre (a.i.c. bider) 1. kuzu, olak derisi. 2. ii altn dolu kese. [beyz kurua eskiden "kese" denilirdi], (bkz: bedri). bed-reftr (f.b.s.) hareketi, gidiat fena olan. bed-reg (f.b.s.) asl kt, huysuz, kt damarl [insan ve hayvan]. bedreka (f.i.) yol gsteren, klavuz, delil. (bkz. bezreka). bed-reng (f.b.s.) akla, koyu arasndaki kirli bir renk. bedri (f.i.) 1. ii altn dolu kese. (bkz: bedre2). 2. erkek ad. bedriyye (a.s.) 1. [bedri kelimesinin men.]. (bkz. bedri). 2. i. kadn ad. Bedriyye (a. h. i.) Shreverdiyye tarikatnn alt ubesinden biri [teki ubeleri Zeyniyye, Bahiyye, Kemliyye, Ahmediyye, Necbiyye'dir].

bedrd bedrd bed-sigl (f.b.s.) fena dnceli, herkes hakknda kt syleyen. bed-sret (f.a.b.s.) kt huylu, ahlksz. bed-sirit (f.b.s.) tabiat, yaradl kt bed-sret (f.a.b.s.) hli, tavr, biimi kt. bed-kn (f.b.s.) uursuz. bed-tli' (f.a.b.s.) talihi kt, talihsiz. (bkz: r-baht). bed-tedbr (f.a.b.s.) fena istekli, niyeti bozuk. bed-ter (f.b.s.) daha kt, ok kt, beter. bed-tynet (f.a.b.s.) yaratl, tabiat fena olan, soyu bozuk, baya adam. (bkz. bed-sret). bedat (a.i.). (bkz. bedat). bedh (a.i.) mektup zarflarnn stne yazlan asl mehul bir kelime. Bunun yerine "ebced" hesabna gre karl olan (2,4,6,8) saylan da kullanlr. be-d (f.e.) omuza, omuzda. Ab-be-d abas omuzunda, serseri. D-be-d omuz omuza. bed-slb (f.a.b.s.) tavr, gidii kt. bed-zebn (f.b.s.) 1. az pis, az bozuk. 2.1. kt dil. bed-zehre (f.b.s.) korkak, yreksiz, dlek. befm (f.i.) keder, tasa, i sknts, [kelime "befem" eklinde de kullanlr]. bef (f.i.) azamet, debdebe. beft (f.i.). (bkz: zer-beft). beftere (f.i.) avclar tarafndan kullanlan altrlm ku. befter (f.i.) sk dili ulha tara, tezgha mahsus aa tarak, (bkz. kefter). began ("ga" uzun okunur, f.i.) ekin, yrk at ve katr. begas (a.i.c. bagsn) 1. lori [veya "lri" kuu [avc olmad iin ad, deersiz kular arasnda ad geer]. 2. kartal; karga; doan gibi hayrsz ve zararl kular, (bkz. bigas, bgas). begay ("ga" uzun okunur, a.i.c.) askerlikte keif kolu takm. begayet ("ga" uzun okunur, a.zf.) pek ok, an, son derecede, pek ziyde. begend (f.i.) 1. kmes, folluk. 2. yuva. (bkz. yn). benek (f.s.) kuyruu kesik, gdk [hayvan]. Begter (f.i.) eskiden kullanlan zrhl elbise. behcet (a.i.) gzellik, gzel yzl olu. behim (a.i.). (bkz. behme). ; be-hakk (f.a.z.) hakk iin. be-hakk Hud Allah hakk iin. Behiyye (a.i.) Shreverdiyye tarka-tinin alt ubesinden biri. [teki ubeleri Bed-riyye, Zeyniyye, Kemliyye, Ahmediyye, Necbiyye'dir]. behak (a.i.) insann derisinde pul pul beyazlk ve alaca bir renk meydana getiren bir eit hastalk, (bkz: behek). behmn (f-i-) bahar mevsimi. behas (a.i) susama, (bkz: at). behatt (a.i.) stl, st lapas.

behbd behbd behc (a.i.) keyfi her zaman yerinde olan [adam]. behcet (a.i.) 1. sevin. 2. gzellik, gleryzllk, irinlik. 3. erkek ad. behdel (a.i.) 1. srtlan yavrusu. 2. erkein memeleri byk olma. behek (f.i.). (bkz. behak). behem (f.zf.) toplu, birarada, hep bir yere, hep bir yerde, (bkz: bhem). behem-ber-mden (f.b.m.) 1. birikmek, toplanmak. 2. me. kzmak, mteessir olmak. be-heme-hl (f.a.zf.) her halde, elbette, nasl olursa olsun, mutlaka. behem-zede (f.b.s.) cemiyeti datm, topluluu bozmu. beher (f.b.s.) her, her bir, her biri. be-her-hl (f.a.zf.) her halde, mutlaka. beher-mh (f.b.i.) her ay. behet (f.i.) 1. stl. 2. Memniye denilen ve pirin unu ile piirilen helva. [Abbas halfelerinden "el-Me'mn" un ok sevdii bir yemek olduu sylenir]. behhs (a.s.). (bkz. bahhs). behc (a.s. behcet'den) en, gzel, gleryzl [adam]. behce (a.s.) 1. en, gzel; gleryzl [kadn]. 2. kadn ad. behle (a.s.). (bkz. behre). behm (a.i.) l. dz siyah ey, alacasz hayvan. 2. dik, przsz ses. behme (a.i.c. behim, behyim) drt ayakl hayvan. Behm (a.s.) hayvana mensup, hayvanlk, hayvan. behmiyyet hayvanlk hli, fr. hebetude. behr (a.s.) 1. nefesi skp ok soluyan [adam]. 2. gs darl hastal dolaysyla solumaktan yol yryemeyen [adam]. behre (a.s.) l imanlk dolaysyla yrrken soluyan [kadn]. 2. hayr ve iyilik seven, soyu temiz [kadn], (bkz: behle). behit (f.i.) cennet, umak, (bkz: adn, bihit, frdevs). behit-i dny (dny cenneti) yerdeki cennet = Semerkand vadisi, am ovas; Basra civan v.b.) behit-i gmget kaybolmu cennet. behit-iyn (f.b.s.) meskeni' cennette olan (= merhum). behit-hrm (f.b.s.) cennete gitmi. behit (f.i.) behite mensup, cennetlik, behit-r (f.b.s.) huri gibi gzel yzl. behit-nin (f.b.s.) cennette oturan. behit-sm (f.a.b.s.) cennet gibi gzel yzl. behit-zr (f.i.) cennet gibi yer. behte (a.i.) iftira, yalan sz. behiyye, beh (a.s. beh'dan) gzel. Hediyye-i behiyye gzel hediye. idre-i behiyye gzel idare. behkele (a.i.) narin, ince ve gzel vcutlu kz, sevgili, (bkz: behkene). behken (a.s.) gzel ve gsterili gen [erkek]. behkene (a.s.). (bkz. behkele). behkee (a.i.) emir ve ite abukluk, bir ii abuk grme ve tutma. behl (a.i.) 1. lanet, nefret. 2. s. az ey, az su.

behle behle behlel (a.s.) abes, btl, beyhude, bo, bouna, (bkz. bhlel). behll (a.s.) 1. ok glen, ok glc. 2. hayr sahibi, ok iyi adam [Arapa'da fashi bhll dr], (bkz. bhll). Behll (a.h.i.) Harn-r-Red'in kardeinin ad olup, delice hareketleriyle mehur olmutu. behmn filan, filanca, (bkz: bhmn). behmr (f.zf.) ok ziyde, fazla. behme (a.i.c. bhm, bihm ; c. c. bihmt) 1. kuzu. 2. olak. 3. buza. 4. kei otu. (bkz: bhme). behmen (f.s.) 1. zek, anlayl, kavrayl. 2. tedbirli. 3. i. bot. turpa benzeyen ve "kavza kk" denilen bir ot. Behmen (f.h.i.) ran hkmdarlarndan Isfendiyr'n olu Erdr'in lkab. beh-nme (f.b.i.) . (bkz. bh-nme). behnn (a.i.) l-gle, gler yzl, iyi huylu ve dima glen adam. 2. erkek ad. behnne 1. gler yzl, iyi huylu ve dima glen kadn. 2. kadn ad. behnne (f.i.) 1. maymun. 2. beyaz pide. [dorusu pehnne'dir]. behne (a.s.) yumuak [yer]. behneke (a.s.) imanca ve vcudu gzel kadn. behnes (a.s.) sakl, kaba, irkin [adam]. behr (a.i.) 1. uzaklk, mesafe. 2. felket. 3. midin boa kmas. behr (f.zf.) onun iin, ondan dolay. behrm (f.i.) 1. Merih yldz. 2. Acem pehlivanlarndan birinin ad. 3. Iran hkmdarlarndan bir kann ad ki en mehuru , yaban eei avna pek dn olan "Behrm Gr" dur. behrme (f.i.) 1. yeil elbise. 2. (bkz: behrmec). behrmec (a.i.) 1. her renkte olan leylk iei. 2. iei kokulu olan bir cins st aac. behrmen (f.i.) 1. bir nevi krmz yakut. 2. ipekten dokunmu gzel bir kuma. 3. asfur iei, krmz gl. 4. kadnlarn kullandklar allk, krmz dzgn. behrm-tel (f.i.) Behrm ub'nin kestii balardan yaptrd minare. behre (f.i.) hisse, pay, ksmet, nasip. behre-ber (f.b.s.) erik, ortak. behre-ber (f.b.i.) eriklik, ortaklk. behrec (a.s.) 1. faydasz, ie yaramaz ey. 2. arzuya braklm ey, i. 3. eksik veya ayan bozuk para. behre-dr (f.b.s.) behreli, hisseli, payl, (bkz: behre-mend). behre-dr (f.b.i.) behrelilik, pay-hhk. behrek (f.i.) 1. ok almadan dolay el ve ayak derilerinin sertlemesi. 2. yaralardan gelen irin. behrem (a.i.) asfur iei, krmz gl. (bkz: behrmen). behremn, behremen (f-i-) (bkz: behrmen). behreme (a.i.) 1. iein gz alc gzellii ve parlakl. 2. Hindlileri ibdeti. 3. sa ve sakal kna ile boyama. behreme (f.i.) burgu, (bkz: natkab, miskab). behremend (f.b.s.) behreli. hisseli, (bkz: behre-dr). behre-mend (f.b.i.) behremendlik, behrelilik.

behrever behrever behre-yb (f.b.s.) hisse ve nasbi olan. behs nee ve gleryzle karlama. 2. cr'et, ylmamazlk. 3. s. kahraman, yiit [adam]. behss (a.s.) bir miktar, az ey. beht (a.i.) aknlk, hayranlk, behte uramak aakalmak, donakalmak, (bkz: mebht olmak). behtere (a.i.) yalan syleme. Behriyye-i halvetiyye (a.b.i.) Ramazniyye-i Halvetiyye ubelerinden birinin ad. [kurucusu eyh Muhammed-l-Behr-yr-Rm'dir. Edirneli olup Al-yr-m'den hilfet almtr, (d. ? -. 1039 (1629/1630)]. beht (a.i.c. bht) duyanlar hayrete dren iftira, yalan. be-hkm (a.zf.) hkmnce, hkmyle. behv (f.i.) 1. kk. 2. sofa. 3. salon. 4. cumba. 5. ardak. behv, behve (a.i.) 1. misafir odas. 2. yer altnda hayvan al, [bu iki mndaki c. "ebh, bhvv" gelir], 3. geni meydan, yer. 4. gsn ii, boazdan mideye kadar olan aralk. 5. rahim ile mahrecinin aras. behz (a.i.) 1. iddetle gse vurma, ileri kakma. 2. Ben Selim kabilesinden bir cematin ismi. beis (a.i.). (bkz. be's). bejend (f.i.) geim darl. bejmn (f-i-) l. hznl, kederli, yasl. 2. yrtk, dkk, pejmrde. beka ("ka" uzun okunur, a.i.) devam, sebat, evvelki hal zere kalmak, bkilik. beka-y hret hretin bekas, iyi nmn kalmas. bekm (f.s.) maksat ve meramna ulaan. bekm olmak ermek, kazanmak ve maksadna ulamak, (bkz: nail olmak). bekmet (a.i.) dilsizlik, fr. alalie. (bkz: bikmet). bekr (a.s.) hi evlenmemi, ergen [kimscj. bekret (a.i.) erkek grmemi kzn hli, kzlk, kzolan kzlk, (bkz. bikr). be-kavl (a.f.zf.) dediine gre, szne gre. be-kavl-i .ri' kanunu koyana gre. be-kef (f.a.zf.) el iinde, avuta. bekl (a.s.) yakkl, ssl delikanl, gen. bekm (a.s.) dilsiz [adam], (bkz. ahras, ebkem). Bekke (a.h.i.) Mekke'nin eski ad. (bkz: Mekke). Bekkem (f.i.) krmz boya aac, (bkz bakkam). bekre (a.i.) l . kuyu vesirede kullanlan ark, krk, makara. 2. mafsallarda makara eklinde bulunan oyuklu kemik. bekrev (a.s.) makara eklinde olan [kemik ve sire]. bekr (a.i.) 1. erken, sabah. 2. s. ok iki ien, ikiye dkn adam, sarho. Bekriyye-i Halvetiyye (a. b.i.) Karabiyye-i Halvetiyye ubelerinden biri. Mustafa Bekri tarafndan kurulmutur. Mustafa Bekri 1099 (16871688) de Kuds'te domutur. beksimat (f.i.) kat ekmek, peksimet, pesmet. bekt (f.i.) akran, e. (bkz: kfv, mudil).

bektalk bektalk Bekt (a.h.i.) Hac Bekt Vel tarikatna mensup olan kimse. Bektiyn (f.i. bekti'nin c.) 1. Bektiler. 2 . yenieriler. bekr (a.i.) ilk doan ocuk, ilk evlat. bekriyyet (a.i.) ilk evltlk. be-ksiste (f.b.s.) 1. kopmu, kopuk. 2 . zlm, zk, gevek; dk. bel' (a.i.) 1. yutma, yutulma. bel'-i lokma lokmann yutulmas. 2. emme. bel (a.e.) belki. bel (f.i.) ke. bel (a.e.) evet, hayhay, pek. Kal-bel evet dediler, (bkz: r, bel). bel (a.i.c. belya) gam, keder, musibet, fet, ceza, gayet zor i, byk gaile. bel-y berzah iki bel arasnda berzah gibi olan yer. bel-y hilkat yaratl bels. bel-y ngh apanszn gelen bel. bel-y siyh (kara bel) me. ac olan hdiseler, olaylar. belbil (a.i. belbl'in c.) vesveseler, tellar, tasalar, kuruntular. belbil (a.i. blbl'n c.) blbller, (bkz: anadil). belde, beld (f.s.) 1. kt kimse, gnahkr, mzevir. 2. fena ey. (bkz: bil-de). beldet (a.i.) izanszhk, aklszlk, sersemlik, budalalk, fr. abrutissement, apathie. beldr, beldr (f.i.) 1. [kadnlarn kulland], altn, gm, elmas, yakut, zmrt gibi ss eyas; gelin tac. [beldr Araplarda "habblfehm" denilen ve ila olarak kullanlan Hindistan'da yetiir bir meyva]. 2. bel savmak iin verilen sadaka. bel-dde (a.f.b.s.) bel grm, belya atm. belg (a.i.) 1. yetitirme, eritirme. 2. yetitirilen sz, ey. belg-ul-mbn ilh teblgat, Kur'n- Kerm. belgat (a.i.) 1. iyi, gzel, przsz sz syleme, uzdillilik. 2. ed. szn dzgn, kusursuz, yerinde ve adamna gre sylenmesini reten ilmin ad. (bkz: beyn). belgat-fr (a.f.b.s.) uzdillilik taslayan. belgat-frne (a.f.zf.) uzdillilikle, uzdilli olana yakacak surette. belgat-fr (a.f.b.s.) belagat fruluk, uzdillilik. belgat-perdz (a.f.b.s.) iyi ve dzgn sz syleyebilen. belhet (a.i.) bnlk, alklk, kaln kafallk. belak (a.i.) ayaklan alacal olan at. bel-ke (a.f.b.s.) bel eken, eziyet ve sknt eken. bel-kede (a.f.b.s.) bel ekmi. belkk (a.i. blukka'nn c.) ller, dz ovalar. bell (a.s. ve i.) su gibi slatan, slat, slaklk, [kelime bill eklinde de kullanlr], (bkz: bill). bel'am (a.s.) 1. terbiyesiz, a gzl, pisboaz, obur. 2.i. Hz. Musa hakknda israillileri kandrarak fena sylediinden dolay tannm olan "Bel'am bin Bur" adnda israil kabilesinden bir ztn ad.

belrek, bellek (f.i.) 1. cevherli, iyi su verilmi elik, kl; klcn cevheri ve belrek, bellek (f.i.) 1. cevherli, iyi su verilmi elik, kl; klcn cevheri ve bel-senc (a.f.b.s.) bel tartan. bely (a.i. beliyye'nin c.) felketler, gamlar, kederler, tasalar. bel-zede (a.f.b.s.) belya uram. belbl, belble (a.i.c. belbil) vesvese, tel, tasa, kuruntu, (bkz: belibil). belbs yabani soan, sar-msak, da soan. 2. bir eit haha. belde (a.i.c. bild, buldan) ehir, kasaba, memleket. Belde-i Tayyibe Medne-i Mnevvere. be-leb (f.b.zf.) dudakta. Can-be-leb can dudakta, lecek halde. beled (a.i.) ehir, memleket. Beled-ullah, Beled-l-Emn Mekke-i Mkerreme. beled (a.s.) 1. ehirli, memleketli. 2. i. bir eit yerli kuma, cilt bezi. belediyye (a.i.) belediye, bir ehrin temizliine, bayndrlna ve intizmna bakan dire. beleh (a.i.) bnlk, ahmaklk. belel (a.i.) 1. yalk, slaklk. 2. s. hastalktan iyileen. 3. zafer. 4. mihnet, keder. 5. dknlk. 6. mcdele, kavga. belend (f.s.) 1. (bkz: blend). 2. kap pervaz ve erevesi, (bkz: belendn). belendn (f.i.) kap pervaz, pencere erevesinin alt tahtas, (bkz: belend2). belensem (a.i.) katran. belesn (f.i.) bot. pelesenk aac, balsama ve bu aacn ya. belham (a.i.) saban [iftilikte]. bel (f.e.) evet. [Arapadan Farsala-tnlmtr]. (bkz: r, bel). beld (a.s. beldet'den) iz'ansz, ahmak, sersem, budala, bn.

beli (a.s. belgat'den c. blega) 1. fash, dzgn sz syleyen. 2. fash, dzgn [sz veya eser]. belg-ne (a.f.zf.) belicesine, fash ve dzgn olarak. belha (a.s.c. bilh) arkas byk, geni olan kadn. bell (a.s.) 1. yamurlu, serin rzgr. 2. slanm ey. beliyyt (a.i. beliyye'nin c.) felketler, kederler, gamlar, kasavetler, tasalar. beliyye (a.i.c. belya, beliyyt) felket, keder, kasavet, tasa. (bkz. belv). belka' ("ka" uzun okunur, a.s.) alaca, alaca bacakl [at]. belka' (a.s.) tenha [l], harap ve bo [yer]. belki (f.e.) ihtiml, umulur, olabilir, ne bilirsin, hatt. bell (a.i.) slatma. bella (a.i.) 1. kk aptest bozulacak akmasna mahsus delikli ta. bellt (a.i.) pelit aac, mee palamudu. bellt-l-arz bot. yer palamudu. belm, belme (f.s.) faydasz, iri, kaba ey. belm-r (f.b.s.) kabasakal, ahmak. belme-r (f.b.s.). (bkz. belm-r). belsem pelesenk ya ile "ilgili. yer. 2. sularn lama

belsemiyye beltem bel' Belc bell belsemiyye beltem bel' Belc bell ben benbe bendk bendir be-nm benm benn Mar-n-b'il-benn bent bent- Havv bent- na' bent-l-lahm benver benbek benbel benc bend bend-i henn bend-i dil bend-i hisr (a.i.) bot. knaieigil-ler, fr. balsaminees. (a.s.) peltek [adam]. (a.s. bel'den) ok yiyici, (bkz: ekl). (f.h.i.) Belcistanl. (a.i.) kurtulma, hastalktan kurtulma, (bkz: bll), [kelime "kesb-i bell" veya, "-bll" eklinde kullanlr]. (a.i.) [dorusu bl'm'dur]. (bkz. bl'm). (f.i.) l-hle, yalan, dolan. 2. s. hleci. 3. tevazu. (a.i.) bot. 1. mee aac. 2. mee aac meyvas, palamut.

(a.i.) bot. palamutlar. (a.i.) keder, gam, tasa, felket, ztrap. (bkz. beliyye, bilye). (f.i.) ie [nazmda "belvre" olarak da kullanlr]. (f.i.) krlang. (f.i.) knt, duvardan dar kan direk ucu. (f.i.) naksz, sde kostm. (a.i.) 1. muz. kanun, tambur gibi alglara taklan tel. en ince ve en kaln tel. [nazmda bem eklinde kullanlr]. (bkz. bm2). 2. pes perde. (f.i.) 1. harman, ekin. 2. ba. 3. itlenbik. (f.i.) defa, nbet. (a.i. bunduk'un c.) 1. yuvarlak, kurunlar. 2. fndklar. (a.i. bender'in c.) ticret yerleri, ticret iskeleleri, [kelime Farsadan Arapalatnlmtr], (f.b.s.) naml, nl, mehur. (a.i.) parmak ucu. (a.i.) parmaklar, parmak ular. parmakla gsterilir, mehur, [bzan "el" mnsna da gelir]. (a.i. bint'in c.) 1. kzlar. 2. kuklalar, bebekler. kadn ksm, kadnlar. 1) naa kzlar. 2) astr. Dbb-i Ekber denilen yldz kmesinin kuyruunun ucunda bulunan kmenin en snk yldz, lt. eta Ursus Majoris; fr. benetnash; ing. Alkaid. etli, semiz kzlar. (f.i.) iri ban, kan ban. (a.i.). (bkz: bnbek). (f.s.) 1. eki ey. 2. eki elma. (a.i.) "ban otu" denilen, uyku verici ve gzbebeini aan bir ot. (bkz: beng). ["bene", "beng"in Arapalatnlmasdr]. (f.i.) 1. ba, yular, rabta, balama. (demir ba) kelepe. gnl ba, alka, ilgi, sevgi. 2. birini emri altna alma. 3. boum, mafsal. 4. makale, fkra, madde. 5 . su biriktirmek iin iki da arasnda yaplan set, baraj. 6. su mecras iin yaplan kemer. 7 . s. balayan, balanm, bal. 8. e d. bandan sonuna kadar ayn vezinde bir ok beyitli paralardan meydana gelen ve ksm ksm, gazel tarznda kafiyeleri deien manzumelerin her bir paras, (bkz: terc-i bend, terkb-i bend). muz. sz-i dil, pselik ve sultan yegh makamlarndan mrekkeptir. Yni bir nevi hseyn gekisiz ve sonuna

sultn-yegh ilve edilmi hisr-pselik'tir. Makam, sultnsultnyegh ilve edilmi hisr-pselik'tir. Makam, sultnderecede sz-i dil'in dura ve pselik'in gls olan hseyn mi, ikinci derecede pselik'in dura ve sultn--yegh'n gls olan dgh la dr. Evvel sz-i dil'de uzunca bir mddet durulduktan sonra mterek seslerden ve sz-i dil'in dura, ayn zamanda pselik'in gls olan hseyn perdesinden istifde edilerek, sz-i dil'in re perdesi bekarlatrlmakta ve sonra, pselik'in re eddi yaplarak, sultn-yegh icra edilmektedir. Makam umumiyetle inicidir. Donanmna sz-i dil gibi sol ve re bakyye diyezleri konulur. Pselik iin re bekar, sultn-yegh iin de sol bekar, re bekar, si bakyye veya kk mcenneb bemol, do bakyye diyezi lhin iinde ilve edilir. bend bel gnl ball ve bundan doan eziyet. bendaka (a.i.) 1. hiddetli bakma, sert bak. 2. bir eyi fndk gibi ufaklama. bende (f.i.c. bendegn) 1. kul, kle, bal, (bkz. abd). bende-i direm harde para ile satn alnm kle. bende-i efgende dkn kle. bende-i halka-beg kula halkal kle, esir. me. itaatli. bendeferman ferman klesi, emir kulu. bende-i fkende vurgun kul. bende-i hirde satn alnm kle. 2. intisbeden, taraftar. bende-niz [eski nezket dilinde] kleniz. bende-gn (f.i. bende'nin c.) 1. kullar, kleler. 2. pdih hizmetinde olanlar. bende-g (f.b.i.) 1. bendelik, kulluk, klelik, (bkz. ubdiyyet). 2. bendeye mensup, kleye ait. bende-hne (f.b.i.) [eski nezket dilinde] kle evi, klenizin evi (= bizim ev). (bkz. ker-hne). bendek (f.i.). (bkz. bende). bendene (f.i.) esvabn bz yerlerine dikilen dme, kopa, (bkz: bendime, bendme, bendine). bende-nuvz (f.b.s.) klesini, kulunu, adamn taltif eden. bende-nuvzne (f.b.zf.) bende-nuvzcasna, yle muamelede bulunan kimseye lyk bir ekilde. bende-perver (f.b.s.) kul, kle, adam besleyici. bende-perverne (f.b.zf.) bende-pervercesine. bende-perver (f.b.i.) kle besleyicilik; iyi muamelede bulunma. bender (f.a.i.c. bendir) ticret yeri, ilek ticret iskelesi. benderek (f.i.) kk iskele, liman ve boaz azna yaplan kk kale, mendirek. bender-gh, bender-geh (f.b.i.) ilek iskele, liman, ehir. benderz (f.i.) uvaldz. bende (f.i.) atlm pamuk yuma, erilmek iin hazrlanm pamuk paras, (bkz. bendek). bende-zde (f.b.i.) kle ocuu. me. ocuunu onun klesi yerinde tutup mtevaz muamelede bulunan. bend (f.i.) esir, kle.

bendde bendime, bendme bendde bendime, bendme bendi bend-rg benduk bene benefsec benefsenciyye benef, benef benefe benefe-gn benefe-zr benek benek-i bzrg benes benev benevre beng bengh bengere beng ben ben dem ben beer ben Him ben sril ben meyye benk benka benn Beniyye benka benn bennk benne ben ben, benh

(f.b.s.) 1. bal, balanm. 2. esir, kle olan. (f.i.) 1. dme, ilik. 2. esvap yakasna ve kollarna alan ufak delik, (bkz. bendine). (f.i.) . (bkz. bendene, bendime, bendme). (f.i.) altn ve gm zerine ilenilen nak, savat. (f.b.i.) cetvel, kanal, su bendi, tarla ve bostan kenarlarna suyun akntsn kesip havuz gibi birikmesi iin yaplan setli ukur. (a.i.) keten bezinin en iyisi. (f.i.) ince urgan, palamar, ip. (a.i.) meneke, (bkz: menefe). (a.i.) bot. menekegiller, fr. violacees. (f.s.) mor renk, meneke rengi. (f.i.) 1. meneke, (bkz: benefsec). 2. s. mor. (f.b.s.) meneke renkli, gkyz. (f.b.i.) menekelik,meneke tarlas. (f.i.) atlas zemin zerine srma ilemeli bir nev kuma. eski kumalarda bulunan dairev bir motifin ad. (a.i.) ktlkten, fenalktan kanma, ekinme. (a.s.) oula mensup, oul ile ilgili. (f.i.). asl, esas, temel. (f.i.) 1. afyon gibi uyuturucu ve keyif verici "ban" denilen bir nebat ve bunun tohumu, esrar, (bkz: bene). 2. kk itlen-bik. 3. atlas zerine ilenmi srma iekli bir nev kuma. (f.b.i.) 1. keeden yaplm Trkmen evi. 2. emr'lere ve byk rtbeli kimselere mahsus adr. (f.i.) ocuklar uyutmak iin sylenen ninni. (f.s.) benk tiryakisi, esrarke. (a.i.c.) oullar. Ademoullan, insanlar. insanlar. Him oullar. srail oullar, Yahudiler. Emevler. [ben kelimesi, benn'in muzaf halinde n si dmek suretiyle meydana gelir]. (f.i.) ok zaman orap yaplan ad ipek. (a. i. c. benyk) 1. atn gsnden yukar, boaz stnde kan tyden iki direnin biri. 2. esvabn koltuk altndaki

paras. (a. i. ibn'in c.) 1. oullar. 2. s. akll, temkinli [kimse]. (a. i.) "K'be-i muazzama". (f.i.) bot. burak nevinden, mercimee benzer bir mahsl. (a.i. bin'dan) yap yapan, mimar, kalfa, dlger. (a.i.) tar. raiyyet yazl olanlarn timar sahibine verdikleri resimlerden birinin ad. [bu resim, kazan vergisi kabilinden bir vergi idi]. (a.i. c. binan) gzel koku. (a i) ; tembellik, ihmal. (f.i.) yn, kme. (bkz. benve).

benn, ben benn, ben ben-vn (f-b.i.)tarla, harman, ekin bekisi. benve (f.i.). (bkz. ben, benh). bepga ("ga" uzun okunur, f.i.) dudu, papaan, (bkz. bebga). ber (f.e.) zere. ber-nehc-i er' huk. er' usul vehile. ber-vech-i t, ber-vech-i zr aadaki gibi, aada olduu gibi. -ber Dil-ber Peym-ber ber Semen-ber ber' berat berat-i istihll berber berber berbir, berbire bercim beret beret-i zimmet bergs berh berhde berhhte, berhencde berhime berhn berhn-i aleniyye berhn-i kata berhn-i kaviyye ber-akis Bermike bernis berrende berr beras bersin bert bert- cibyet bert gecesi bert- hmyn (f.s.) alan, getiren gtren. gnl alan.

(peygamber) haber getiren. (f.i!) 1. gs, sne. ak gsl. 2. meyva, yemi. 3. meme. 4. kucak. 5. yaprak, [berg'in hafifletilmii]. 6. gen kadn. 7. evin kaps. 8. en, genilik. (a.i.) l. hasta iyilie dnme, (bkz: bur', buru1). 2. yaratma. (a.i.) fazilet, meziyet, olgunluk, iyilik, gzellik. ed. bir kitabn, bir iirin veya bir makalenin banda, iindekiler hakknda toplu bir fikir verecek surette gzel szler kullanma. (f.b.s.) birlikte bulunan, bir arada, msv, bir hizada, farksz. (f.i.) beraberlik, farkszlk, msvlik. (a.i.) Berberistan adamlar. (a.i brcme'nin c.) mafsallar, boumlar. (a.i.) bir dva sonucunda temiz ve iliiksiz kma, aklk, anlk, aklanma. zimmetinde bir ey olmay, aklk. (a.i. brgus'un c.) pireler. (a.i.) ak, ilenmemi ve aasz blge. (f.s.) yola kanlm, gnderilmi, yollanlm. (f.s.) ekilmi, kanlm. [ok zaman silh hakknda]. (a.i. berehmen'in c.) Hint ve Mecslerin ruhan reisleri, bakanlan. (a.i. brhn'n c.) deliller, tanklar. meydanda olan deliller. kat', kesin deliller, tanklar. salam deliller. (f.a.b.e.) tersine, aksine. (a. h. i. Bermek'nin c.). (bkz. Bermek). (a.i. brns'n c.), (bkz: brns). (f.s.) ste getiren, zerine getiren. (a.i. berriyye'nin c.) ller, sahralar. abralk, leke hastal. (a.i. brsn'n c.) yrtc hayvan peneleri. (a.i.c. berevt) [eskiden] rtbe, nian ve imtiyaz verildiini bildiren ferman. vergi, resim ve icre gibi hazneye yahut vakfa ait paralan toplamak yetkisini veren vesika. Peygamberimize, peygamberliin bildirildii aban aynn onbeinci gecesi.

pdihlara mahsus ferman.

bert- terhn bert- terhn bery bery- bery-i bery-i bery-i bery-i bery-i bery-i bery-i bery-i bery-i bery-i bery cinsiyyet htr isticvb istikbl ma'lmat maslahat nezket tasdk tebdl-i hev tedv tenezzh

Rey ve bery ber-bd berbah berbr, berbre ber-batt ber-belend ber-bend berber berber-hne berber Berberistn ber-c N-berc P-berc berced ber-ceste Bercs berde berde-dmen berd grd byk bir hizmet karl olarak vergiden muaf tutulmas hakknda pdih tarafndan verilen ferman. (f.i.) fukaraya verilen eski elbise. (a.s. brtl'in c.) rvetler; hediyeler. (f.s.) yemi aac.

(f.s.) l. yukar kaldrlm ve yksee gtrlm ey. 2. iltimas ve himaye ile ileri srlm kimse. 3. ayrlm, seilmi ey. (f.e.) iin, maksadyla. cinsiyet iin, hemcins olmas dolaysyla. hatr iin. sorgu maksadyla. karlamak iin. bilgi vermek iin. i iin. nezket, kibarlk cb. tasdik etmek, dorulamak iin. hava deiimi iin. tedv iin. gezinti iin. (a.i. beriyye'nin c.) 1. halk, insanlar, mahlrkat, yaratklar. 2. halkn, hara ve vergi vermeyen Mslman ve kl ehli ksm, [bunun dndakilere reaya denirdi]. btn halk. (f.b.s.) 1. perian, harap, viran. 2. pis, fena, kirli. (a.i.) anat. erbezi st, fr. epi-didyme. (f.i.) 1. ardak, sundurma. 2. tahtabo. 3. kameriye. 4. evin damnda bulunan oda. (bkz: cihn-nm). (a.f.s.) 1. kaz gsl. 2. i. lvuta (lavta) denilen bir alg, lir, f r. lyre. (f.b.s.) gayet yksek yer veya rtbe. (f.b.i.) ocuu annesinin srtna balamaya yarayan gs kua. (f.i.) 1. tra eden, sa kesen kimse. 2. Afrika'nn kuzeyinde bulunan bir kavim. (f.b.i.) berber dkkn. (a.s.) Berber kavmine mensup olan, Afrika'nn btn kuzeyinde -Msr hri-oturan halktan olan. (h.i.) Berberler lkesi. (f.s.) yerinde, tam, doru ve mnsip, (bkz: espn). yerinde deil, mnasebetsiz, uygunsuz. sabit, sebat edici. (a.i.) 1. kaln kilim. 2. Trk hals. (f.b.s.) 1. salam ve ltif. 2. seme. 3. ed. zahmetsizce hatra

geliveren, fakat yksek bir mn tayan msra. (a.i.) 1. "Mteri" denilen yldz. 2. st ok olan deve. (bkz. bircs). (f.b.s.) toplanm, devirilmi. (f.b.s.) etei toplu, dnydan elini eteini ekmi, mnzev. (a.i.) souk.

berd-i acz berd-i acz berdht dzeltme, dzleme. 3. przn giderme. 2. parlatma, cilalama. (bkz. perdaht). bern (f.s.) toplayc. ber-dr (f.s.) 1. salbedilmi, aslm [insan], (bkz. maslb). 2. yemili. berdte (f.s.) yksee kaldrlm. berde (f.i.) esir, kle, karava, tutsak. (bkz. bende). berde (a.i.) hek. mde dolgunluu. D-l-berdet mde dolgunluu hastal. berdeg (f.i.) ' klelik, esaret, esirlik. Berdeng (f.s.) l ortasnda bulunan kk da ve tepe. ber-devm (f.a.b.s.) devam zere, dim, devaml, (bkz. daim). berdiyy (a.i.) 1. vaktiyle Kahire 'de d kabuundan hasr, iindeki znden kt yaplan bir bitki, hasr otu. 2. Suriye'de iki nehir, bir ky, Hicaz'da bir da ad. ber-d (f.b.zf.) omuz zerinde, omuzda. Hne ber-d (evi omuzunda) serseri. berd-l-acz (a. b. i.) kocakar souu, [rm ubatn 26 sndan itibaren 7 gn iddetle devam eden bir souk]. bere (f.i.) kuzu. (bkz: hamel). bere-i felek Gne'in 21 Mart'ta dhil olduu bur, hamel burcu, on iki burtan biri. bered (a.i.) en ok frtnal havada yaan dolu. ber-efn (f.b.i.) muz. Trk mziinin byk usllerindendir. 32 zamanl ve 14 darpldr. Gene 32 zamanl olarak mevcut olan 22 darpl muhammes ve 26 darpl hafif den daha az kullanlmtr. Bu usl, perev, kr, ilhi gibi eserlerde kulanlmtr. iki yrk sema ile trl ekillerde dizilmi 5 adet sofyan'dan mrekkeptir. Tabi mertebesi 32/4 dr. 32/2 mertebesine ar berefan ve 32/8 mertebesine de yrk berefan denilir. berehmen (a.i.c. berhime) 1. Hint ve Mecslerin ruhan bakan. 2. Brahma dninde olan. berehmen, berhemen (f-s.) puta tapan, puta tapanlann papazlanyla atee tapanlann bilgin ve soysop olanlar, berehne (f.s.) plak, (bkz: brehne, ryan). berehneg (f.i.) plaklk, (bkz: b-rehneg). berehrehe (a.s.) ok yakkl ve gzel [kadn]. berekt (a.i. bereket'in c.) 1. bolluklar. 2. meymenetler, saadetler, mutluluklar; hayrlar. berekt- kelm-ullah Tanr kelmnn verdii feyizler, bereketler, bolluklar. bereket (a.i.c. berekt) 1. bolluk. 2. meymenet, saadet, mutluluk; Tanr vergisi. berem (f.i.) 1. zm ubuklarnn altna konulan atal aa, herek. 2. asma ve kabak arda. berencen, berencn kadn bilezii, (bkz: ebrencen, sivar). berend (f.i.) 1. keskin haner, kl, pala gibi letler. 2. naksz ipek kuma. 3. klcn suyu.

berendhte (f.s.) 1. yksee kaldrlm. 2. ste, yksee karlm. ber-endz (f.s.) 1. yukarya kaldrp atan, bir yana atan. 2. yok eden.

ber-endze berere ber-endze berere berevt- erfe berf berf-b berf-ld berf-dn berf-dr berfend berfn berf-nk berf-pre berfz, berfs berg berg berg-i bd berg-i berg-i berg-i berg-i berg-i berg-i berg-i berg-i berg berg em diraht gl hllkr hazn tr sebz ter nev sz, berg br

berg h bergab bergamn bergte berg-bd bergerde bergede bergete bergete-ahter bergete-baht bergete-hl bergete-rz berg-rz berg-rzn bergstvn

(bkz: ber-endz). (a.s. berr'in c.) hayr sahibi olan doru kimseler, iyilik severler. (a.i. bert'n c.) [eskiden] rtbe, nian ve imtiyaz verildiini bildiren fermanlar. pdihlar tarafndan verilen beratlar. (f.i.) kar. (bkz: sele). (f.b.i.) karsuyu, karl souk su. (f.b.s.) kara batm, kar iinde. (f.b.i.) buzhane, karlk. (f.s.) karl. (f.i.) 1. asker. 2. s. gzel sz. 3. s. derin yer. (f.b.s.) kardan, kar ile ilgili. (f.b.s.) k yaz karl olan, kar eksik olmayan. (f.b.s.) kar paras. (f.i.) azn d kenar, dudaklarn evresi. (f.i.) bent, set. (bkz: berig). (f.i.) yaprak. bot. 1) st yapra; 2) st yapra biimindeki sng ucu. (bkz: berg--bd). gz kapa. aa yapra. gl yapra. g. s. altn yaldzla ilenmi hlkr yaprak motifi. sonbahar yapra. g. s. ini veya tezhipte kullanlan, kenarlar trtll byk yaprak motifi. 1) yeil yaprak; 2) hediye. bot. yeil yaprak. geinecek ey. malzeme, gere, mal, yk. [kelime Farsada "azk, yiyinti; hazrlk; azm; niyet; takat, kuvvet, ahenk, name; dervilerin bellerine baladklar psteki; Tah-ran'da hamurdan yaplan erite yemei" mnlarna da gelir]. bot. dal budak. (f.i.) su bendi, su biriktirilen yer. (f.i.) byk ylan, ejder.

(f.s.) yz evirmi. (f.b.i.). (bkz. berg-i bd). (f.s.) ezberlenmi, hatrda tutulmu. (f.b.s.) 1. ekilmi, syrlm. 2. tartlm. (f.s.) tersine dnm, ters olmu, yz evirmi. (f.b.s.) yldz tersine dnm. (f.b.s.) fena talih, talihi ters. (f.a.b.s.) geimi glemi, ii bozulmu, dkn. (f.b.s.) gn dnm, talihsiz. (f.b.s.) yaprak dken, sonbahar, gz. (f-b.s.) yaprak dken, yaprak dkm, sonbahar. (f.i.) at eyerinin altna rtlen srmal veya eritli rt, haa. (bkz: gaiye1, nemed-zn).

bergzr ber-gzde berh bergzr ber-gzde berh berhne berhste, berhst ber-hayt berhe berhe min-ez-zemn berhem berhem-hurde berhem-zede berhem-zen ber-hev berhhte berhz berhd berhh berhn berhr ber-hurdr berhur-dr berhz berhyn ber bera bercen berd berd-i cnn Berd-i felek berd-tayr berdn berig berk berke Bern Bd-i bern ber-z-zimme beriyye Hayr-l-beriyye berzen berj berk (f.b.s.) hediye, htra, anda. (f.b.s.) seme, sekin.

(f.i.) 1. para, az ey, hisse, nasp. 2. su birikintisi. 3. imek. 4. ya odunun yanarken kard yalk. 5. balk, (bkz: semek). (f.b.i.) 1. minder; dek, yatak. 2. bir dekte beraber yatlan kimse. (f.b.i.) eski veya harap bulunan byk ev. (f.b.s.) kalkm, ayaklanm. (f.a.b.s.) sa, diri. (a.i.) mddet, zaman. bir mddet iin. (f.s.) kark, dank, ters. (f.b.s.) "arparak" birbirine girmi. (f.b.s.) karmakark, alt stne getirilmi. (f.b.s.) karmakank eden, altn stne getiren. (f.a.b.i.) havaya gitmi, kaybolmu, uurulmu. (f.s.) silh ekilmi, hamle edilmi. (f.b.s.) kalkan, srayan, atlan. (f.s.) samasapan sz. (f.i.) sabun. (f-i-) l-ember, kemer; dire, ortas bo nesne. 2. varo, hisar, duvar ve bostan kenarlarna ve tarla aralarna diken ve al-rp ile yaplan it. (bkz. brhn). 3. kk ev, oda. (bkz: berhyn). (f.i.) hisse, nasip, pay. (f.b.s.) berhudar olan, nes'ut olan, onan. (f.b.s.) berhudar olma, sevinme, onma. (f.i.) daarck, torba. (f.i.). (bkz: berhn). (a.s. beret'den) salim, kurtulmu; temiz. (a.s.) gzellii ve olgunluu ile akranndan stn olan sevgili, kadn. (f.i.) iinde ekmek piirilen ocak, frn, (bkz. benzen). (a.i.c. berdn) postac, haberci, tatar, ulak. sevgilinin habercisi. Satrn gezegeni (Zuhal). (a.b.i.) haber kuu. (f.i. berd'in c.) postaclar, haberciler, ulaklar. (f.i.) bent, set. (bkz: berg).

(a.i.) k, parlt, (bkz: pertev, ziya). (a.i.) un helvas, (bkz: buruk, habs, habsa). pek yksek, en yce. tan zaman esen yel. 2. yark, yrtk, delik. (a.b.s.) zimmeti temiz olan, aklanm. (a.i.c. bery) 1. halk, insanlar, yaratk. Hz. Muhammed. 2. l, kr, sahra. (f-i-)- (bkz: bercen). (f.i.) iddetli kasrga, girdap, su evrintisi. (bkz: bevj). (a.i.c. buruk) imek, (bkz: beve).

Ra'd berk Ra'd berk berk- htf gz kamatran imek. berk- erer-hz kvlcm yadran imek. berk- Yemn Yemen klc. berkan (a.i.) akma, parldama. Berkan (f-'-) kvrck tyl kuzu postu, krk. ber-karr (f.a.b.s.) kararl, yerli, daim, devaml. berk-s (f.b.s.) imek gibi yakc. berk-iyn (a.f.b.s.) yuvas imek olan. berk-efn (f.b.s.) imek saan. ber-keml (f.a.b.s.) mkemmel. berkend (f.s.) gen irisi. berk-endz (a.f.b.s.) parlayc, prldayn. berkende (f.s.) koparlm, sklm, kknden karlm, (bkz: kal'), [kelime Farsa "berkenden" mastarndan geliyor]. berkede (f.b.s.) 1. ekilmi, knndan karlm; me. ekilip meydana getirilmi, ilerletilmi. berkyye (a.s.) 1. ["berk'nin men"]. Sr'at-berkyye imek gibi, arabuk. 2. i. elektrik. Seyyle-i berkyye imek gibi, arabuk. 2. i. elektrik Ahbr- berkyye telgraf haberleri berk (a.s.) imek gibi, parlak. berku' (a.i.) pee. yz rts, (bkz: brka1, brku'). Berkuk (a.i.) eftali; kays; zerdali. berm (f.i.) ezberleme, hatrda tutma. bermh, bermhe (f.i.) burgu, (bkz: matkab, miskab). berml (f-i.) da tepesi, doruk, (bkz: ahika, zirve). Bermek (a.h.i.) Harn-r-Red zamannda vezirlik eden bir ailenin Hlit, Yahya, Fzl, Cafer adnda drt olunun soyad, [ba, cmertlik rnei tutularak bermek-merep, bermek-haslet gibi sfatlar yaplmtr]. ber-minvl-i sbk (a.b.zf.) eskisi gibi. (bkz: kem-kn). ber-mcib (f.a.zf.) mucibince, gereince, uyarna gre. bermde (f.i.) ey, nesne. bermde-i fermde buyurulan, emredilen ey. ber-murd (f.a.b.s.) arzusuna kavuan, dileine eren. ber-m'td (f.a.zf.) alld, det olduu, her zaman olduu zere. bern (f.s.) gen, delikanl, yiit. Pr bern ihtiyar ve gen. (bkz: burna, brnh, brnk). bern (f.i.) genlik, delikanllk, tecrbesizlik, toyluk. bernme (f.b.i.) 1. mektup bal, (bkz: unvan). 2. fihrist. 3. zarfn zerine yazlan adres. bernk (a.i.) zool. su aygn. berni (f.i.) l-kann ars, sanc. 2. mafsal ars, romatizma sancs. berniye (a.i.c. bern) 1. byk kp. 2. kk horoz. bernn (f.i.) ok ince ipek kuma; ince tl. berp (f.s.) ayakta, ayak zerinde, yklmam. berr (a.i.) kara toprak. Bahr berr deniz ve kara. berr-i atk (eski karalar, topraklar) Asya; Avrupa; Afrika.

berr-i cedd (yeni karalar, topraklar) Amerika; Avustralya. berr (a.i.c. ebrr) doru szl, hayr ileyen kimse. berrde (a.i.) su soutmaya mahsus kap, karlk, soutma, (bkz: berr-i cedd (yeni karalar, topraklar) Amerika; Avustralya. berr (a.i.c. ebrr) doru szl, hayr ileyen kimse. berrde (a.i.) su soutmaya mahsus kap, karlk, soutma, (bkz: berrak (a.s.) nurlu, pek parlak, duru, ak. berrka (a.i.) 1. nurlu, parlak, gzel kadn. 2. gzellii birden arpan kadn. berrn (a.s. berr'den) 1. sahra ve kra ait, yabani. 2. haric. 3. er' hkmlere riyet etmeyen. berrt (a.i.) 1. trp. 2. bk. berren (a.zf.) kara yoluyla. berreyn (a.i.c.) (iki kara) Asya ve Avrupa ki talan. berr (a.s.) karaya [toprak] ait, kara ile ilgili. berriyye (a.i.c. berr) l, ova. (bkz: beyaban). berriyyet--m am l. berrste (f.i.) 1. kavun, karpuz, ayr, imen gibi dal budak salp ykselmeyen nebat, bitki. 2. s. me. rezil, edepsiz, alak adam. bers (a.i.) ukur, yumuak yer. ber-sbk (f.a.b.s.) eskisi gibi. ber-sm (f.i.) ztlcenp, satlcan; fr. pleurese. bersiyh (f.s.) esmer.

ber (a.f.) 1. afyon urubu, keten yapra ile yaplan bir eit msekkir macun. 2. arzu, gnl istei. ber-i rahk Rahk adl birinin yapt bir eit macun. bern (f.i.) 1. mmet. 2. bir peygamberin din ve kitabn kabul ve tasdik eden halk. bertaft (f.i.) dn, bk; dnd. ber-taraf (f.a.b.s.) 1. bir yana atlan. 2. z f. yle dursun, lzm deil, ne ise ne. Zenginlii bertaraf insan adamd. ber-teng (f.b.i.) 1. at koumunun srt kay. 2. cbbe veya ferace kua. 3. kk ocuu anasnn srtna balamaya yarayan gs kua. berter, bertern (f.b.s.) daha, pek, ok en yksek, a'l, stn, meziyetli, deerli. bermend (f.s.) 1. taze. 2. verimli, faydal. 3. hisseli, nasipli, isteine ulaan. bermend (f.i.) faydal, menfaati! olma. berz (f.i.) kavga, sava. Rz-i be-rz sava gn. bervak (a.i.) sanzambak [iek]. bervr, bervre (f.i.) 1. havadar mesken, kk. 2. sayfiye. 3. evin kk kaps, arka kaps. bervze (f.i.) gezinti iin tertiplenen yemek. ber-vech (f.a.zf.) olduu gibi, olarak. ber-vech-i t aada olduu gibi. ber-vech-i pen pein olarak, nceden. ber-vech-i tafsl tafsiltl, teferruatl olarak. ber-vech-i tahkik tahkik edilerek, incelenerek. ber-vech-i yesr kolaylkla.

ber-vech-i zr ber-vech-i zr ber-vech-i merh anlatld zere ber-vech-i itirk ortaklkla. berz (f.i.) ziraat, ekim. ber-vech-i bl yukarda olduu gibi. berzah (a.i.) 1. ince, uzun kara paras, dar dil [denizde]. 2. s. can skc yer, veya ey. 3. s. zor, g. 4. llerin ruhlarnn kyamete kadar bulunacaklar yer. berzah- bel iinden klmaz bel. berze (f.i.) 1. ipekli kuma. 2. s. yakkl, nzik. 3. ltiflik, zariflik. 4. dal, budak. 5. ekin, ziraat. berzec (a.i.) kadife gibi kumalarda beliren prz. herzede (f.s.) toplanlm, biriktirilmi, bir araya getirilmi. berze-gv (f.b.i.) ift kz, tarla srecek kz. herzen (f-i-) l-sokak; keba; cadde, mahalle. 2. sahra. Berzenciyye (f.i.) Kibreviyye tarikatnn ubelerinden birinin ad. berz-gr, berz-ger (f.b.i.) ekinci, (bkz: flih). berz-ger (f.i.) iftilik, ekincilik, (bkz: flhat, harset, zirat). berzger (s.i.) (bkz: berz-gr, berz-ger. berzg (a.i.) etine dolgun delikanl. (bkz. burzag2). bes (f.e.) yeter, yetiir, tamam, kfi. 2. ok. be's (a.i.) 1. zarar, ziyan. 2. zahmet, zorluk. 3. azap, iddet, korku. 4. fenalk. [A-rapada sknt ve fukaralktan fena durumda olmak veya savata iddetli harekette bulunmak" mnlarna gelir]. bes (f.e.) nice nice, pek ok, hayli. besit (a.s. bast'in c.) basit olanlar, sde eyler. besk (f.i.) sazdan, aa dallarndan veya trl trl ieklerden yaplarak bayram ve nevruz gnlerinde giyilen balk, zafer tac. beslet (a.i.) dilverlik, bahadrlk, kahramanlk, yiitlik, cesurluk, yararlk, (bkz: ecaat). besmet (a.i.) gleryzllk, be-smlik. besre (f.i.) divanhane, sofa, salon. besre-nin (f.b.s.) sofada oturan; hizmeti, uak. besret (a.i.) gz akl, derin gr. best (a.i.) ; 1. dz yer. 2. kazan, tencere gibi yayvan kap. [kelime bist eklinde de kullanlabilir]. bestet (a.i.) 1. dilde dzgnlk, serbest syleyi. 2. basitlik, dzlk. bestet-i arz yer dzl. bestn (a.i. bstn'n c.) bostanlar, sebze baheleri, [cemi' olarak bestn ekli de vardr]. besvend (f.i.) 1. ed. iir kafiyesi. (bkz. pesvend). 2. aralarnda kesin bir ba bulunan iki ey. besbs (f.s.) herze, samasapan [sz]. besbese (a.i.) ok abuk yrme. besek, besdek (f.i.) 1. harman yerinde toplanlan buday ve arpa demeti. 2. esneme. besend, besende (f.e.) kfi, tamam, yetiir, yeter. be-ser (f.s.) ba stnde.

be-ser em be-ser em besgy (f.s.) geveze, enesi dk, alene. bes (f.i.) l, okluk, ziydelik, fazlalk. 2. s. birok. besc (f.i.) 1. hazrlk, yol hazrl, sefer hazrl. 2. yol az. besm (a.s. besm'den) gleryzl, gle [adam], (bkz. bsim, bessm). besr (a.s.) ok, birok. besse (a.i.) 1. bir eit yemek. 2. un ile yadan yaplan bir eit bulama. 3. nifak, iftira, az karas. beskele (f.i.) kap mandal, kap srgs. besmn (f.i.) bir anlamadan sonra rehin olarak braklan ey, kaparo. besme (a.i.) rastk, (bkz: vesne). besmele (a.i.) 1. "Bismillh-ir-Rah-mn-ir-Rahm" cmlesinin ad. 2. balang. besmele-hn (a.f.b.s.) besmele eken, (bkz: besmcle-ke). besmele-ke (a.f.b.s.) besmele eken, "Bismillh-ir-Rahmn-ir-Rahm" diyen, (bkz: besmele-hn). besr, besere (a.i.c. besr) vcutta kan sivilce, ufak ban. besere-i habse karakabarck denilen ve kt yeri kangren eden ldrc bir hastalk. bess (a.i.) 1. datma, yayma, sama. 2. meydana karma. bess-i ekv ikyeti meydana karma. bessm (a.s.) gler yzl, ok glen adam. (bkz: bsim, besm). Bessse (a.i.) Mekke-i Mkereme. best (f.i.) dm, (bkz: ukde). beste (f.i.) 1. muz. arknn makam ve ahengi. 2. s. kapal, bal; bititirilmi, balanm. Dil-beste dili bal. 3. s. donmu. 4. Esterbd ve Grgan'da yaplan basma nakl ipek kuma. beste-dehn (f.b.s.) az kapal, dili bal, skt eden, susan. beste-dem (f.b.s.) nefesi tutulmu. besteg (f.b.i.) 1. ballk. Dil-besteg gnl ball, akl, (bkz: merbtiyyet). 2. kapal olma, kapallk. beste-hn (f.b.i.) beste okuyan, arkc. beste-hisar muz. ad Nasr Abdlbaki'nin Tedkik ve Tahkik'inde geen makam. beste-sfahn muz. sfahan makam gibi baladktan sonra zatla rak perdesinde karar veren makam. beste-kr (f.b.s.) besteleyen, besteci, kompozitr, f r. compositeur. beste-leb (f.b.s.) duda kapal; tutuk. beste-nigr (f.b.i.) muz. en eski mrekkep Trk makamlanndandr. Huss ve orijinal bir kymet tayan bu makam rabetle kullanlmtr ve hlen de kullanlmaktadr. Bilhassa kuvvetli hzn, ztrap ve dindarlk mevzularnda kullanlabilir. Sab makamna Irak makamnn pest drtlsnn (yni Irak perdesindeki segah drtlsnn) ilvesinden meydana gelmitir. Bu drtl ile Irak perdesinde durur. Gl, birinci derecede kuvvetli olarak kullanlan argh do perdesidir ki, sabnn glsdr. Donanmna sab gibi si iin koma ve re

iin bakyye bemol konulur. Lhin iinde icbeden yerlere iin bakyye bemol konulur. Lhin iinde icbeden yerlere drtls iin de fa bakyye diyezi ilve olunur. beste-nigr-hisrek muz. ad anonim ve manzum bir edvarda geen makam. beste-nigr- atk muz. ad ilk nce Nasr Abdlbaki'nin Tedkik ve Tahkik'inde geen makam. beste-nigr- kadm muz. ad ilk olarak Nasr Abdlbaki'nin Tedkik ve Tahkik'inde terkipler arasnda geen makam. beste-p (f.b.s.) aya bal. beste-rahim (f.a.b.s.) ksr kadn, (bkz: betr'). besr (a.i. besr'in c.) sivilceler, kk banlar. bess (a.i.) 1. okadka st veren deve. 2. Araplarda ok mehur ve me'um bir kadn, [e'emu min Bess Bess'tan daha uursuz]. beat (a.i.) 1. yiyinti ve iintilerdeki aclk. 2. kabahat. bem (a.i.) Hicaz'da yetien ve misvak yaplan ho kokulu bir aa, balsama aac. benika (a.i.c.) [bonak kelimesinin cemi olarak kullanlmtr] bonaklar. beret (a.i.) 1. mjde, mutu, (bkz: biret). 2. irkin kyafet; yeni kan garip ey. [2 nci mns ekseriya kadnlar arasnda kullanlmaktadr]. beret-ver (a.f.b.s.) mjdeci, mutucu, haberci. beret-nme (a.f.b.i.) Hurfi bir ir olan Ref'nin hurflie dir yazd 110 sahifelik bir eseri. be-art an ki (f.a.zf.) u artla ki. beet (a.i.) gler yzllk; gler yz. bee (f.i.) zool. atmaca [ku]. beel (f.i.) 1. iki eyin birbirine sarlmas; iki kimsenin birbiriyle tutumas. 2. "asl, sarl!" mnsna beelden mastarndan emir. beem (f.s.) 1. kederli, yasl, mahzun. 2. g hazmolan ey. been (f.i.) 1. cisim, beden. 2. uzun boy. 3. taraf, kenar, u. beenc (f.i.) yz ltiflii, gzellii, parlakl ve genlii. beer (a.i.) insan. Eb-l-beer Hz. dem. Nev'-i beer insan cinsi. Hayr-l-beer, Seyyid-l-beer Hz. Muhammed. lm-l-beer antropoloji, fr. anthro-pologie. beere (a.i) 1. insan derisinin d tabakas. 2. bot. ktikl. beere-i muht- rasaf anat. yass epitelyum, fr.epithelium pavimenteux. beere-i muht- stvn anat. silindirsel epitelyum. beere-i muhtiyye biy. vcudun iindeki "g-y muht" denilen derinin d yz.

beere-i muhtiyye-i mi'de biy. mide smk zan. beeriyyt (a.i.c.) antropoloji, fr. anthropologie. beer, beeriyye (a.s.) beere, insana mensup, insan. beeriyyet (a.i.) 1. beerlik, insanlk. 2. bayazar Dr. Nevzat olan ve Paris'te yaymlanm aylk bir dergi. beg (f.i.) 1. naz, ive. 2. dolu; kar; ebnem, iy.

be' be' ber (a.s.) 1. mjde getiren, mjdeci. 2. gleryzl, gle [adam], (bkz: beu). bem (f.i.) 1. kra, (bkz: ebnem). 2. dinsiz, mezhepsiz. 3. Rey ile Taberistan arasnda havas ok souk bir yer. beme (f.i.) 1. tabaklanmam ham deri. 2. hek. "emezen" denilen bir gz ilac. 3. be parmak da denilen, ayr renkli be ubuk motifi ile sslenmi bir eit kuma. betek, betk (f.i.) vazo; kap; zarf; kse, ini saks. be (a.s.) gleryzl, en. (bkz: ber2). be-ne (f.b.zf.) gleryzllkle. beyn (f.s.) semiz, yal, besili. beta' (a.i.) oturma [bir yerde], (bkz: ikamet). be-tahss (a.b.zf.) hussiyle, hele. bett (a.i.) kat', kesme. Bey-i bett kat' sat. beter (f.s.) daha fena, ok irkin, (bkz: bed-ter). betl (a.i.) 1. Hz. Meryem'in lkab. 2. ana aatan ayrlp baka kk salan fidan. 3. nehirlerdeki aknt. 4. salkmlar sarkk olan aa. betle (a.i.) ayrlm hurma fidan. betk (f.i.) ok mahfazas, okluk, atlacak oklar iine konulup omuza alnan mahfaza, (bkz: trdn). betr (a.i.) 1. kesme. 2. kusurlu, eksik brakma. betr' (a.s.) ksr kadn, (bkz: beste-rahim). [kelime ebter in mennesidir]. betre (a.s.) dii eek. bett (a.i.) tiftikten yaplm al, sof. bettr (a.s.) ok kesen, ok keskin, (bkz: brrn). Seyf-i bettr ok keskin kl. bettt (a.i.) salc, al yapan ve satan. betk (f.i.) yuvarlak tabla, bakkal tablas, sepeti. betk (a.s.) ok keskin, (bkz: bettr). betl (a.s.) 1. erkeklerden ekinen namuslu kadn. 2. i. Hz. Muhammed'in kz Ftmat-z-Zehr ile Hz. Meryem'in lkaplar, (bkz: betl). 3. i. ayr kk salan fidan. betliyye (a.i.) 1. bot. kayngiller. 2. grgengiller, fr.betulinees. betyb (f.i.) dert, keder, mihnet. betyr, betyre (f.i.) 1. eytan, ifrit, gulyabni; dev. 2. dman. 3. grlmesi istenilmeyen ey. bev' (a.i.) 1. kula, kulalama. 2. atn seyrek basmas. 3. satama. 4. s. kuytu, skk [yer]. bev' (a.i.) benzer, beraber, beraber olu. bevbet (a.i.) kapclk, kap bekilii. [Kams-i Muht'e gre "bivbet" ekli de kullanlr], (bkz: bivbet). bevb (a.i.) kapclk. bevd (a.i. bdiye'nin c.) sahralar, ller, krlar. bevdir (a.i. bdire'nin c.) olagelen hdiseler, (bkz: badire). bevh (a.s.) meydanda, aikr, belli, (bkz: hveyd).

bevhe (a.i. bhe'nin c.) 1. dii baykular. 2. ahmak adamlar. 3. akr doanlar [ku]. bevh-en (a.zf.) aikr, belli olarak. bevhid (a.i.c.) bellar, fetler, musibetler [kelime, mfret gibi kullanlan cemidir]. bevik (a.i. bika'nn c.) bellar, mu-sbetler, felketler [kelime mfret gibi kullanlan cemidir]. bevis (a.s. bis'in c.), (bkz. bis). bevk (a.s. baki ve bkiye'nin c.) kalanlar, dim olanlar. bevn (a.i.c. bven, ebvine). (bkz: bi-vn, bevvn). bevn (a.i.) 1. kaburga kemikleri. 2. deve ayaklar. bevr (a.i.) 1. yok olma, mahvolma, rme. Dar-l-bevr cehennem. 2. kocaya varmayarak kadnn evde ryp kalmas. bevr (a.i. briy, briyye, briyy'in c.) hasrlar, ince kamtan rlen hasrlar. bevrid (a. s. brid'in c.) 1. soutulmu eyler, yemekler. 2. sakat eyler. 3. [Ahter'ye gre] kulaklar arasnda ensede veya omuzlarla boyun arasnda, gerdann yannda olan etler. bevrih (a.i. brih'in c.) samyeli denilen scaklar ve iddetli rzgrlar. bevrik (a.s. brika'nn c.) 1. imek, yldrm parltlar. 2. parltlar, gz kamatrc eyler. bevrik-i syf kllarn parltlar. bevs (f.i.) l sknt, keder. 2. yokluk. bevsr (a.i. bsr'un'c.) basurlar, mayasllar. beve (f.i.) iftilerin harman savurduktan yaba.

bevtl (a.s. btl'n c.) btl, yaramaz eyler. bevtn (a.i. btn'n c.) gizli, kapal eyler, [zdd "zevahir" dir]. bevbt (a.i.) sahra, kr, l. (bkz: bdiye). bevtir (a.i. btire'nin c.) keskin kllar. bevc (a.i.) 1. yorulma. 2. imek, (bkz: berk). 3. haykrma. bevc (a.i.) 1. ziynet, ss, debdebe. 2. byklk, gsteri, (bkz: bevi). bevd (a.i.) kuyu. (bkz: bi'r, h, eh). bevg (a.i.) galip gelme, stnlk. bevga' (a.i.) yumuak toprak. bevh (a.i.) 1. zahir, aikr, meydanda. (bkz. bevh, hveyd). 2. belya urama, kederlenme. Bevh (a-.i.) 1. atein snmesi. 2. hiddet ve kzgnln gemesi. bevh (a.i.) 1. dnme; haberli olma. 2. lanet etme, svme, beddua etme, ilenme. 3. iftleme [kadn ve erkek]. bevi (f.i.) farzetme, tahmin, oranlama. bevj (f.i.) iddetli kasrga, girdap, su evrintisi. (bkz: berj). bevk (a.i.) 1. fenalk, dmanlk, keder ve bel meydana getirme. 2. musibet, felket. 3. izinsiz ve habersiz olarak bir yere apanszn gelme. 4. alp rpma. 5. s. yalan sz. 6. s. boboaz [adam]. 7. iddetli yamur. bevk (a.i.) 1. srayp binme. 2. bir araya geli. 3. su kaynan

kartrp ama. 4. karmakark olma. bevk' (a.i.) kargaalk.

bevl bevl Habs-i bevl kk aptesini tutma. 2. ieme. bevle (a.s.) 1. ok ieyen adam. (bkz: bevvl). 2.i. kz ocuu. 3.i. biy., kim. re. bevl, bevliyye (a.s.) sidikle ilgili. bevn (a.i.) mesafe, iki ey arasndaki uzaklk, aklk. bevn-i bad uzak mesafe, ok aklk. bevn (f.i.) hisse, nasip, pay. bevne (a.i.) kk kz ocuu. bevr (a.i.) 1. yoklama, snama. 2. yokolma, mahvolma. 3. mal, eya, sermye azalma, ktlama. 4. srlmemi yer. bevs (a.i.) l/acele; ileri geme, ileri gitme. 2. bktrncaya kadar srar etme. 3. bir kimseden kap gizlenme. 4.s. bir eyin rengi. bevs' (a.s.) 1. iri kl kadn. 2. Arap ocuklarnn ok oynadklar bir oyun. bevs "etmek" (a.t.m.). 1. bahis ve tefti "etmek". 2. datma "k". bev (f.i.) alm, gsteri, debdebe. bevt (a.i.) zengin iken fakirleme, dme, dknlk. bevv (a.i.) Hindistan cevizi. bevvb (a.i.c. bevvbn, bevvbn) kapc, ocuklar evlerine getirip gtren okul hademesi. bevvb- mi'de mde kaps. bevvbn (a.i. bevvb'n c.) kapclar. bevvbet (a.i.) kapclk. bevvbn (a.i. bevvb'n c.) kapclar. bevvbn-i medris mektib mektep (okul) ve medreselerin kapclar. bevvl bevvl-i eh-i zemzem bevvn bevz, bevzek bevz bey' bey' bi-l-isticrr bey bi-l-istigll bey' bi-l-mczefe bey'-i bi-l-vef bey'-i bey'-i bey'-i bey'-i bt btl ciz fsid

bey'-i gayr-i lzm (a.s. bevl'den) ok, sk sk ieyen, (bkz: bevle). zemzem kuyusuna ieyen [yalnz hret kazanmak ve ad

anlmak iin uygunsuz bir i yapan]. (a.i.c. bven, ebvine) adr direi, (bkz: bevn, bivn). (f.i.) 1. rutubet dolaysyla yiyecek ve giyeceklerde meydana gelen yeil kf. 2. eek ans. 3. aacn kkne yakn olan yerleri. (a.i.) 1. devaml oturu. 2. kaybolan illerden sonra yzn gzellemesi. (a.i.c. by') satma, sat, satlma, satn alma. huk. sonradan mecmu bedeli verilmek zere belli bedelle ceste ceste mal satmak, [bakkallardan deftere yazlmak suretiyle mal almak bu kabildendir]. huk. satann mal kiralamak zere vefen bey'etmesi. huk. gtr satmak. eko., huk. belirli bir sre iinde satlan geri almak artyla yaplan akit. kat' sat. eko. hkmsz olan sat. sahih olan sat. eko., huk. akdin yaplm olmasna ramen bz d nitelikleri itibaryla geersiz olan sat. huk. kendisinde h-yrattan birisi bulunan bey'-i nafiz.

bey'-i lzm bey'-i lzm bey'-i mevkuf eko., huk. bakasnn iznine bal olan sat, [fuzl'nin bey'i gibi]. bey'-i mukayaza huk. ayn ayna, yn na-kitten baka olarak mal mal ile deitirmektir ki trampadan ibarettir. bey'-i mn'akid huk. in'ikad bulan sat akdi demektir ki sahih, fsid, nafiz, mevkuf ksmlarna ayrlr. bey'-i nfiz huk. nc ahsn hakk taallk etmeyen sat akdidir ki lzm ve gayr-i lzm ksmlarna ayrlr. bey'-i sahih huk. zten ve vasfen meru olan sat akdi. bey'-i tet huk. alp vermekle olan fi'l bir sat akdi. [pazarlksz ve lkrdsz mterinin paray, ekmekinin de ekmei vermesi gibi]. bey' men yezd artrma ile sat. bey ir' alm satm. bey (f.s.) 1. dolmu, dolu. 2. i. girilecek yer, kap. beybn (f.i.) kr, l. beybn- gam gam l. beybn (f.i.) l adam, (f.b.s.) aret, gebe, yurtsuz. beybn-nin (f.b.s.) bedev. beyd (a.i.) yok olma, mahvolma, (bkz: bd, byd, beyddet). beydka, beyzka (a.i. beydak, beyzak'n c.) 1. [satran oyununda] paytaklar, piyadeler. 2. s. kk yapl ve abuk yryen [adamlar], paytaklar. beydir (a.i.c.) harmanlar. beyh (a.i.c. byh) ufak balk, ["biyh" eklinde de kullanlr], (bkz: biyh). beyn (a.i.c. beyant) 1. anlatma, ak syleme, bildirme. 2. ed. belagat ilminin, hakikat, mecaz, kinaye, tebh, istiare gibi bahislerini reten ksm, (bkz. belagat). beyn- efkr fikirleri syleme. beyn- hl hlini bildirme, anlatma. beyn- matlab istenilen eyin beyn edilmesi, dilein bildirilmesi. beyn- zarret huk. beyna mevzu olmayan bir nevi sz, sylenmedii halde sylenmi saylan hkm. beynt (o.i. beyn'n c.) nutuk, *sylev, *deme. beyn-nme (a.f.b.s.) 1. bildirge. 2. hli yaz ile bildiren aklama. beyre (f.i.) ksa, boysuz, bodur olarak yerde yetien fidan, sebze ve meyva. beyri (f.i.) re, tedbir; il. beyt (a.i.) gece uyuma, gece i grme, geceyi i ile geirme. bey'at (a.i.). (bkz. bat). bey'at-n-nis (kadnlar anlamas) Hz. Muhammed ile Medneli 12 kii arasnda yaplan anlama. beyt (f.i.) muz. Trk mziinin en eski makamlarndan olup, hl kullanlmakta ve ok kullanlm bur makamdr. Bu makam, uak drtlsne pselik belisi ilvesinden meydana gelen ve Trk mziinin 5 numaral basit makam olan uak'n

inici eklidir. Uak gibi dgh [la perdesinde durur ve gls neva] re dir. Bu gl perdesinin uak'dan daha

beyt-arabn beyt-arabn ehemmiyetli olarak kullanlmas ve ekseriya bu perdeden balayarak bestekrlarn bir hicaz gekisi yapm olmalar, makamn yapsyla alkal deildir. Uak'dan fark, tiz perdelerden balamas, bu perdelerde gezinerek ikinci bir ekilde karar etmesidir. Donanmna uak gibi si iin bir koma bemol konulur. Niseb-i erfesi 8 dir. Orta sekizlideki sesleri yledir (peten tze doru) dgh, segah, argh, neva, hseyn, acem, gardniye, muhayyer. Beyt, uak kadar ruha huzur verici deildir. Uak'n tasavvuf ve felsef karakterine mukabil beyt'nin biraz hzne kaan bir karakteri vardr. (f.b.i.) muz. Trk mziinin mrekkep makamlanndandr. ok eski bir terkip ise de, bir ka asr tutulmu ve XVIII. asrn son senelerinde Sdullah Aa tarafndan tekrar ortaya atlarak ihya olunmutur. Beyt-arabn, isminden de anlald zere araban (yni etaraban) makamna beyt ilvesinden mrekkeptir. Terkibindeki beyt ile, onun gibi dgh [la perdesinde kalr; bu perde, etaraban'n da gls olmaktadr. Beyt'nin gls ve etaraban'n dura olan neva] re perdesi, makamn birinci derece glsdr. Donanmna beyt'nin si koma bemol ile etaraban'n yalnz mi bakyye bemol ve fa bakyye diyezi arzalar konulur. Lhin iinde beyt icra olunurken son iki arza bekar yapld gibi etaraban iin si bekar ve si bakyye bemol kullanld da ok vkidir. Ancak etaraban'n drdnc arzas olan do bakyye diyezi'nin beyt araban'da bulunmay, eskiden yalnz "araban" diye anlan makamda do perdesinin natrel olarak kullanlmas ve hatt araban'n yegh gibi bzan dgh perdesinde de kalmas ile alkaldr. Esasen beyt araban'da etaraban dizisi btn sesleriyle tam olarak yaplmaz. Beyt araban'n terkibi bu ekilde ise de, son yarm asrda biraz deiiklie urayarak, bestekrlar tarafndan hicaz belisinde fazla dolaan bir karcar gibi kullanlmaa balanmtr. Beyt makamnn karcar gekilerine ok elverili olmas ve karc-ar'n sonunda da etaraban bamdaki beli'nin bulunmas buna sebebolmutur. Esasen gl, durak, hatt donanm ve seyir hususiyetleri karcar ile mterektir. (f.b.i.) muz. Fahri Efendi'nin terkbettii bir makamdr ki, onun fahte perevi ile saz semasi, makamn yegne numuneleridir. Beyt-ara-ban makamnn sonuna bir pselik belisi ilvesinden ibarettir. Makam ekseriya beyt araban'n gls olan neva perdesinden tib-ren bir pselik drtls

gstererek ve sonra istenirse tam bir pselik drtls gstererek, ve sonra tam bir pselik dizisi veya hseyn perdesini gl ittihz ederek inici bir ekilde sralanan pselik belisi ile seyir ve bylece bu dizi paras ile dgh perdesinde karar klmaktadr. Beyt-araban gibi donanr ve pselik dizisinin cbeden seslerinde, bu arzalar bekar yaplr.

beyt-hisr beyt-pselik beyt-hisr beyt-pselik beyd' beydh beydaha beydak beydne beyder beydere beyder beyddet bey-gh bey-gar, beygare bey hn beyhen beyhut bey'iyye beykem beylek beylem beyn Gurb-l-beyn beyn-ed-dl' beyn-el-ahl beyn-el-akrn beyn-el-bahreyn beyn-el-cinseyn beyn-el-enm beyn-el-esb beyn-el-evidd beyn-el-guzt beyn-el-halk beyn-el-havf ve-r-rec beyn-el-hcrev muz. ad anonim bir edvar- ilm-i musikide geen makam. muz. Zeki Dede'nin terkbettii bir mkekkep makamdr. Beyt ile pselik makamnn ekseriya tam dizisinden mteekkildir. Pselik makam ile dgh perdesinde kalr. Gl birinci derecede beyt'de olduu gibi neva ve ikinci derecede pselik'de olduu gibi hseyn perdeleridir. Donanmna beyt gibi si iin bir koma bemol konulur.

Nota iinde pselik iin si bekar ve sol bakyye diyezleri kullanlr. (f.i.) meguliyet, urama, i, g. (a.i.) 1. aklk. 2 umurta ak. 3. aydnlk. 4. s. ak. l-beyazlk, aklk. 2. uzunluuna alan yazma kitap ve mecmua; sr dili. (a.s.) 1. tehlikeli yer. 2. i. sahra, l. 3. i. Mekke ile Medine arasnda dz bir yer. (f.i.) sert bal, haan at. (bkz: bdah). [kelime bidah eklinde de kullanlabilir]. (a.i.) etine dolgun, iri ve imanca kadn, (bkz: beyzah). (a.i.c. beydka) satran oyununda piyade denilen talarn her biri, paytak. (a.i.c. beydnt) yabani dii eek. (a.i.) 1. ekin harman, harman yeri. 2. doru lgat. (a.i.) ekini harman etme. (a.s.) harmana mensup, harmanc. (a.i.) yok olma. (bkz: bd, beyd, byd). (f.i.) pazar yeri, pazar. ("ga" uzun okunur, f.i.) svme; tekdir; kma, baa kakma. l-sr saklamayan, dima aklndakini ve kalbindekini syleyen, boboaz. 2. i. kadn ad. bot. bir eit beyaz iek, msr gl. (f.i.) kknden, dibinden kopmu, koparlm olan ey. (a.i.) eko. pul, kymetli kt ve benzeri eylerde satcya braklan satma pay. (f.i.) sofa ve salon, yazlk kk. (f.i.) berat, ferman, hccet, veska. (a.i.) 1. almam pamuk kozas. 2. kazma; rende. (a.i.) 1. ara, aralk. 2. arada, araya, arasnda. ayrlk kargas; me. nefret edilen kimse. anat. eeler aras, fr. inter-costal. ahli arasnda. akranlar, yatlar arasnda. muz. ad anonim bir edvarda geen makam. fels. cinsaras. fr. inter-sexuel. halk arasnda. biy. parmaklararas, fr. in-terrigital. ahbaplar, gerek dostlar arasnda. gaziler arasnda. halk arasnda.

korku ile mit aras. biy. hcreleraras, fr. in-tercellulaire.

beyn-el-ihvn beyn-el-ihvn beyn-el-ktat co. karalar aras. beyn-el-medreyn cor. tropikler aras, fr. intertropical. beyn-el-mefsl anat. *eklemleraras, fr. interarticulaire. beyn-el-ulem limler arasnda. beyn-el-deb edipler arasnda. beyn-en-ns halk arasnda. beyn-en-nehreyn iki nehir arasnda. beyn-en-nevm ve-l-yakaza uyku ile yar uyanklk aras. beyn-es-semi ve-l-arz beyn-es-seyyrt beyn-ez-zevceyn beyne beyne beyn-ed-dvel beyne-h beyn-Allah beynehm beyn-el-milel beynnet beynhet-i a'zamiyye yerle gk arasnda. (gezegenler aras) astr. Gne evresinde dolanan cisimler arasndaki boluk, fr. interplanetaire. karkoca arasnda. (a.b.zf.) ne iyi ne kt, ikisi ortas. devletleraras. (a.c.) onunla Tanr arasnda, bir Allah bir kendi bilir. (a.zf.) ikisi arasnda. (a.s.) milletleraras, fr. international. (a.i.) 1. iki ey arasndaki mesafe, aralk. 2. ihtilf, anlamazlk, ara akl. 3. astr. gezegen-yer-Gne lsnn oluturduu *a, f r. elongation. ast. uzanm, fr. elongation. beyrem beyt beyt-i ahzn (a.i.c. beyrim) 1. marangoz rendesi. 2. kazma [let]. 3. sert ve uzun ta. 4. eritilmi srme, yal srme. (a.i.c. byt) 1. mesken, hne, ev, oda, oba. 1) gam ve keder yuvas; 2) (bkz: beyt-l-ahzn). beyt-i ankebt, beyt-l-ankebt rmcek yuvas; me. derme atma ev. beyt-i half biy. ardoda, fr. chambre posterieure. Beyt-i Harm (bkz: Beyt-l-Harm). beyt-i iddet huk. evlilik devam ederken kan ile kocann birlikte oturduklan ev.

beyt-i kuddm biy. noda, fr. chambre anterieure. beyt-i muzlim fotoraf kutusu,karanlk oda. beyt-i erf Kabe. (bkz: Beyt-ullh). beyt-l-ahzn 1) Yusufu kaybeden Ya-kub'un adr; 2) dny. beyt-l-ars gelin odas, (bkz: hacle, hacle-gh), beyt-l-Haram Kabe. beyt-l-hzn hznl, gaml, kederli ev. beyt-l-ml mliye hazinesi, [islm hukukunda]. beyt-l-ma'mr, beyt-i ma'mr yedinci kat gkte, Cennet-i Firdevs'de bir kk Beyt-l-Mukaddes beyt-s-sadaka beyt-z-ziff beyt-i musarra' beyt-l-gazel beyt-l-kasd beytr olup Hz. dem'le yeryzne indirilmi -Kabe mevkiineTufandan sonra yine enetteki yerine alnmtr. (bkz. beyt-l-Makdis). (a.b.i.) yardm sand. gelin odas, (bkz: beyt-l-ars). 2. (a.i.c. ebyt) e d. ayn vezinde iki msra'dan ibaret sz. ed. msrlann ikisi de kafiyeli olan beyit. ed. gazelin en gzel, en iyi olan beyti. ed. kasidenin seilmi en gzel beyti. (a.i.) baytar, veteriner.

beytr beytr Beyt-i Mukaddes (a.h.i.) "Mukaddes ev" 1. Kuds. 2. Kuds camii, (bkz: Mescid-i Aksa). 3. i. Allah sevgisinden baka bir eye bal olmayan bir gnl, (bkz: beyt-l-hikme). Beyt-Ullah (a.h.i.) "Allah'n evi" Kabe. (bkz: Beyt-ferf). beyttet (a.i. beyt'den) geceleme, gece kalma. beyt-l-ars (a.b.i.) gelin odas, (bkz: beyt-z-ziff). beyt-l-hikme (a.b.i) "hikmet'in evi" Tann'ya k bir gnl, (bkz: beyti mukaddes3). beyt-l-kasd (a.b.i.) ed. kasidenin en iyi beyti. Beyt-l-Makdis (a.h.i.). (bkz. beyt-i mukaddes), [asl ekli Beyt-lMakdis' dir]. beyt-l-ml (a.i.) [eskiden] mliye haznesi. beyt-l-ma'mur (a.b.i.) gkte, Kabe hizasnda Kerbiynn tavaf olan Beyt-i erif. beyt-z-ziff (a.b.i.) gelin odas, (bkz. beyt-l-ars). bey (f.i.) gelin, (bkz: ars). beyg (f.i.) gelin, (bkz: ars). beygn dn. beyn afyon. beyn (a.i.) dibi geni kuyu, bostan kuyusu, (bkz: bin). beys (f.i.) 1. istek. 2. mit. 3. tamah. 4. yaltaklanma; alak gnlllk. beyz ((a.s. beyz'dan) ok yumurtlayan. Beyy' (a.i. bey'den) perakende sat yapan kk tccar. beyyb (a.i.) saka, sucu. beyyhe (a.i.) balk a. beyykallah (a.n.) "Allah seni sevindirsin, gldrsn, isteine kavutursun" mnsna gelen bir tbir. beyyin (a-s-) ak, aikr, (bkz: ayan, bahir, cel, hveyd). beyyint (a.i. beyyine'nin c.) deliller, ahitler, tanklar. beyyine (a.i.c. beyyint) delil, ahit, tank, (bkz: burhan). beyyine-i dile doru ahit, tank. beyyinen (a.zf.) ak olarak, aikr olarak, (bkz: vzhan). Beyymiyye (a.i.) Kadiriyye tarikat ubelerinden birinin ad. [Msr'da Beyyum'da (1108-1696) da domu Al Bin-il-Hfz ibni Muhammed tarafndan kurulmutur]. beyz (a.i.c. buyuz) 1. yumurta [umm olarak]. 2. hayvanlarn, en ok atn ayaklarnda peyda olan yumurta byklndeki iler. 3. kuun yumurtlamas. beyz' (a.s.) 1. daha ak, ok beyaz. Hilt- beyz (beyaz kaftan) eyhlislm kaftan. Millet-i beyz islmlar. beyz bz (a.f.b.s. ve i.) yumurtalarla gzbacl ve elabukluu yapan oyuncu. beyzah (a.i.) etine dolgun, iri yapl imanca [adam], (bkz: beydaha). beyzr (a.i.) tenasl leti. beyzr, beyzre (a.s.) 1. geveze, alene. (bkz. b-hde-g). beyzre (a.i.) uzun, byk sopa. beyzav (a.s.) yumurta eklinde. (bkz: beyz).

beyze (a.i.) 1. yumurta. 2. haya. (bkz: husye). 3. demir balk, (bkz. mifer). beyze-i ftb Gne. beyze-i ten, Gne. beyze-i arh, Gne. beyze-i zer, Gne. beyze-i subh, Gne. beyze-i zerrn Gne. beyze-i slm (a.it. ve i.), (bkz: beyzet-l-slm). beyzeteyn (a.i.c.) hayalar, (bkz: husyeteyn). beyzet-d-dk (a.it. ve i.) horoz yumurtas, me. bulunmaz ey. beyzet-l-akr (a.it ve i.) "ksrlk yumurtas" 1. horoz yumurtas. 2. me. ok ndir ey. beyzet-l-arz (a.it. ve i.) "yer yumurtas" yer mantar, keme, domalan [bitki]. beyzet-l-beled (a.it. ve i.) deve kuu yumurtas. beyzet-l-harr (a.it. ve i.) iddetli scaklk. beyzet-l-hdr (a.it. ve i.) rtl, kapal gzel kadn. beyzet-l-slm (a.it. ve i.) 1. islm milleti. 2. islm'n yayld saha, islm lkesi. 3. islm'n hakk merkezi, (bkz. beyze-i islm). beyz (a.s.) 1. yumurta biiminde olan, oval. (bkz. beyzav). 2. i.

yumurta eklinde bir ey. bez (a.i.) konumada aksaklk. bezd (a.i.) gkil, mavimsi bir nev deerli ta; kk yakut. bezaga (f.i.) kertenkele, keler. bezne (f.s.) esici, esen [rzgr]. bezzet (a.i.) bezcilik, manifaturaclk. bezzet (a.i.) pejmrdelik, perianlk, kyafetsizlik, (bkz. bizz, bzzet). bezbz (f.i.) Hindistan cevizi kabuu. bez beze (a.i.) l. zafer, galebe, stnlk. 2.nasip, pay, ksmet. 3. daralma, sklma. bezbeze (a.i-) hzl yrme; kama. 2. iddetle sarsma, depretme. beze (a.s.) fakir; miskin. beze (f.i.) gnah, hat, kabahat, su. beze-kr (f.b.s.) gnahkr, sulu. bezekr (f.b.i.) gnahkrlk, sululuk. bezer (a.i.) gevezelik. bezi' (a.s.) akll, uslu, zarif [ocuk]. bezm (a.s.) 1. kuvvetli, zorlu kimse. 2. kzgnln belli etmeyip soukkanl olarak hareket eden adam [mennesi "bezme"dir].

bezn (f.s.) esici, esen ["esnek" mnsna gelen "bezden" mastarndan]. bezr (a.s.) geveze. bezr (a.i.) tohum, ekilecek tane. (bkz. bezr). bezk (f.i.) zool. tespihbcei. bezl (a.i.) bol bol verme, sama. bezl-i cehd elinden geldii kadar alma. bezl-i gher cevher datma, inci sama.

bezl-i nkud bezl-i nkud bezle (f.i.) 1. hoa giden nzik sz, ltife, aka tarznda sylenen lkrd. 2 . ahenk ile okunan iir. bezle-bz (f.b.s.) ltifeci, akac. (bkz: bezle-g). bezle-g (f.b.s.) . (bkz. bezle-bz). bezm (a.i.) 1. di ucu ile srma, krma. 2. yayn kiriini ekip salverme. bezm (f.i.) ikili, elenceli meclis, dernek. bezm-i ak ak meclisi. bezm-i cem 1) ran mitolojisindeki Cem'in iki meclisi. 2) Bektilerin iki lemleri. 3) iki lemi. bezm-i cihn cihan, dny meclisi. bezm-i elest tas. Allann ruhlar yaratp "elest bi-rabbikm" (=ben sizin Rabbiniz deil miyim ?) dedii an. bezm-i fen dny, hayat, hiret. bezm-i fer-yi Ahmed Efendimehur bir eit lle. bezm-i fth zafer meclisi. bezm-i gam gam meclisi. bezm-i hss huss meclis. bezm-i iret iki meclisi, (bkz: bezm-i mey, bezm-i nnu). bezm-i mey iki meclisi, (bkz: bezm-i iret, bezm-i nnu, meclis-i mey). bezm-i nnu (bkz: bezm-i iret, bezm-i mey). bezm-i saf safa meclisi. bezm-i tarab muz. yeni terkbedilmi ve rabet grmemi bir mrekkep makamdr. Nihvend makam iinde sab makamnn (dgh, segah, argh, hicaz, hseyn) perdelerinden ibaret olan ilk belisini kullanmaktan ibarettir ki, esasen bu beli, gerek olarak niha-vend eserlerde pek ok kullanlmtr. Nihvend makam ile, onun gibi rast perdesinde durur. Gl, nihvend'de olduu gibi neva ve ikinci derecede de sab'da olduu gibi argh perdeleridir. Donanmna nihvend gibi si ve mi kk mcenneb bemolleri ile fa bakyye diyez konulur ve lhin iinde sab'nn ilk belisi iin si bekar, si koma bemol, re bakyye bemol, mi bekar kullanlr. bezm-i vuslat sevgililerin vuslat (birbirine kavuma) meclisi. bezm-r (f.b.s.) 1. meclisi ssleyen. 2. muz. ad Nasr Abdlbaki'nin Tedkik ve Tahkik'inde terkipler arasnda geen makam. bezme (a.i.) gndz yenilen bir n yemek. bezme (f.i.) sohbet ve muhabbet meclisinin bir kesi. bezm-efz (f.b.s.) elencenin, ziyafetin zevkini arttran. bezm-gh , bezm-geh (f.b. i.) elence yeri. bezr (f.i.) ekim. (bkz: ziraat). bezr (a.i.c. bzr) tohum, ekilecek tane. bezr (a.i.) bot. iek ve sebze tanesi. bezreka (a.i.) yol gsteren, klavuz, delil, (bkz: bedreka). bezr-ger (f.b.i.). (bkz. bezr-kr). bezr-ger (a.f.b.s.) tohum saan, ekinci, ifti. bezr-kr (f.b.i.) ekinci. bezr-l-bene (a.b.i.) bot. banotu tohumu.

bezyn bezyn bezz (a.i.) pamuktan veya ketenden yaplm dokuma. bezzz (a.s.) 1. bezci, kuma satan, manifaturac. 2. i. ar, bedesten. bezzz-istn (a.f.b.i.) bedestan, bedesten, esnaf ars, (bkz: bedestan). bezz-istn (a.f.b.i.) bedestan, bedesten, esnaf ars, (bkz: bedestan). bd', bd'a (a.i.) geceden bir ksm. bda, bdat (a.i.) 1. sermye, anapara. 2. bilgi. bdsgan ("ga" uzun okunur, f.i.) bot. sarmak [ot], (bkz: bdsgan, bidisgan, bidigan, ska). bd.gan ("ga" uzun okunur, f.i.) sarmak [ot], (bkz: bdsgan, bidisgan, bidigan, ska). bza (a.i.) iddetle nefret, hi sevmeyi. (bkz: baza'). bka' ("ka" uzun okunur, a.i. buk'a'nn c.) bir para yer, topraklar, lkeler. blgn (a.i.) fet, musibet, felket. brtl (a.i.c. bertl) 1. rvet. 2. bir hakk iptal iin rvet olarak verilen ey. 3. varyoz. bt' (a.i.) gecikme, ar davranma. btka (a.i.c. batik) pusla kd, yafta, varaka. btne (a.s.) ; 1. gizli ey, gizlenilen hal. 2.. astar. 3. mahrem, srda. 4. i. bir ehrin ortas. btn (a.s.) 1. zengin [adam]. 2. bodur [adam]. 3. obur [adam]. 4. akn [adam]. 5. yalnz kendi nefsini dnen [adam]. btna (a.i.) l, mde dolgunluu. 2. maln ve parann okluundan doan sevin. btth (a.i.) 1. kavun. 2. karpuz. bza, bzat (a.i.). (bkz. bda, bdat). bzr (a.s.) beyhude, bo. b( f.e.) -sz, -maz [Farsa kelimelerin bana getirilir], b-r arsz,, utanmaz. B-iyn yuvasz. bi( a.e.) balarna eklendii zaman kelimeleri -e haline getirir; ile, iin mnlarn vererek Farsadaki beedatyla ayn ii grr. Bi-hakkn hakkyla. Kameriye harfleriyle balayan kelimelere eklendii zaman bi-1eklini (bi-1-mnsebe); ems (Gne) harfleriyle bi-d-, bi-n-, bi-r-, bi-s-, bi--, bi-t-, bi--z-, ekillerini (bi-t-tabi, bi-n-netice .. gibi) alr. ba (a.i.c. biy') kilise. b-b (f.b.s.) 1. kuru, susuz. 2. donuk. 3. haysz, rezil. b-add (f.a.s.) saysz. b-aded (f.a.s.) hesapsz. b-adl (f.a.s.) benzersiz, benzeri olmayan. b-amn (f.b.s.) amansz, amanver-mez, acmaz, merhametsiz. b-r (f.a.b.s.) arsz, utanmaz, synk. b-rm (f.b.s.) 1. durup dinlenmeyen. 2. zf. bidziye. 3. rahatsz. b-asl (f.a.s.) aslsz, lemelsiz. B-asl ess asl ess olmayan, dayana olmayan.

b-iyn (f.b.s.) yuvasz. bat (a.i.) kabul ve lasdik muamelesi, [asl "bey'al" dr].

bi-avni bi-avni bi-avni-ilhi tel Allah'n yardmyla. bi-aynih, bi-aynih (a.b. zf.) aynyla, olduu gibi, tpk. bb (a.i.) havuza su aktan musluk; havuzdan darya su aktan delik; havuza gelen suyun yolu, bacas. b-bah (f.b.s.); paha biilemeyecek kadar deerli. b-bahne (f.b.s.) bahnesiz, sebepsiz. b-baht (f.b.s.) bahtsz, talihsiz. b-bk, (f.b.s.) korkmayan, ekinmeyen, saknmayan. b-bk (f.b.i.) korkusuzluk, aldr etmeme. b-br (f.s.) kuru, meyva vermeyen. b-basret (f.a.s.) basiretsiz, anlaysz, kr, etrafndakileri grmeyen. b-bedel (f.a.b.s.) benzersiz, esiz. b-behre (f.b.s.) 1. behresiz, nasipsiz, mahrum. 2. deersiz. b-bek ("ka" uzun okunur, f.a.b.s.) bekasz. b-beret (f.a.b.s.) beretsiz, kur-lulusuz. b-berg (f.b.s.) dalsz. b-berg nev elinde avucunda bir eyi olmayan. bb (f.i.) l sayn bayan, hanm, ev kadn, hatun. 2. hala. bibr (f.i.) fare, san. b-c (f.b.s.) yersiz. Bicd (a.i.) 1. yol yol, izgili olarak dokunmu kilim, hal, aba. 2. Hz. Abdullah'n lkab. bcd, bcde (f.i.) 1. kehribar gibi saman pn kendine eken, yakuttan daha az deerli krmz bir ta ["mercan" diyen lgatlar da vardr]. 2. krmz dudak. bcde-i mzb (erimi yakut) krmz arap. b-cier (f.b.s.) yreksiz, korkak. bicik (f.s.) 1. hakm, bilgin. 2. sere kuu. (bkz: usfr). b-cn (f.b.s.) cansz, ruhsuz. Bcen (f.h.i.). (bkz: Bjen). b-cevb (f.a.s.) cevapsz. bicrt (a.s.) hlis, temiz ey. b-r, b-re (f.b.s.c. b-re-gn) aresiz, zavall. b-regn (f.b.s. b-re'nin c.) breler, zavalllar. b-reg (f.b.i.) barelik, zavalllk. bre-vr (f.b.s.) aresiz gibi, zavall gibi. biik (f.s.) hekim, doktor, (bkz: bizi k). biz (f.s.) pek kk ve deersiz [ey]. birek (f.s.) aldatlarak kendisiyle dima alay edilen kimse. b-n (f.b.s.) 1. emsalsiz, esiz. 2. sebep sorulmaz, Allah. b-n u ir niin ve nedensiz, mutlak (Allah). (bkz: lys'el amma yef al). bd (a.i.) yok olma. (bkz: beyd, byd, beyddet). bid (a.e.) Arapadaki b i-edatnn d, t ile balayan kelimelere katld zamanki ekli olup kelimeyi zarf yapar. Bi-d-da'v dva ederek. Bi-t-tedrc tedricen. bd (f.i.) st aac, (bkz: safsf). bd-i giryn, bot. alayan st, salkmsd

bd-i mecnn, bd-i mecnn, bd-i nln, bot. alayan st, salkmsd bd-i piyde, bot. alayan st, salkmsd bd-i revn, bot. alayan st, salkmsd bd-i sernign bot. alayan st, salkmsd. bd-i mk bot. sultan st. bd-i srh bot. kzlst. bida' (a.i. bid'at'n c.) sonradan meydana kan eyler. bidd (a.i.) 1. hisse, bedel verme. 2. arkadalar arasnda nbetle satn alma. b-dd (f.i.) 1. zulm, ikence. 2. s. zlim, (bkz. gam , grds). b-dd-ger (f.b.s.) zlim, gaddar, hin. b-dd-ger (f.b.i.) zalimlik, gaddarlk, hainlik. b-dd (f.i.) zalimlik. bdah (f.s.) haar, sert bal, huysuz [aygr, at], (bkz. beydah). bidak (f.i.) don, pantolon gibi ayaktan giyilen eylerin paas. bidl (a.i.) bir eyi baka bir eyle deime, trampa etme. bdr (f.b.s.) uyank, uyumayan, uykusuz. Baht- bdr uyank talih Dil-i bdr uyank gnl. bdr-baht (f.b.s.) mutlu. bdr-dil (f.b.s.) uyank, aydn. bdre (f.s.) k, dkn. abalama. bid'at (a.i. c. bida') 1. sonradan meydana kan ey. 2 . peygamber zamanndan sonra dinde meydana kan ey. bdr (f.i.) 1. uyanklk. 2. urama, 3. dikkatlilik. j bid'at-i hasene beenilebilir yenilikler. bid'at-i makble makbul olan, beenilen yenilik. bid'at-i merdde reddedilen, beenilmeyen yenilik. bid'at-i seyyie fena yenilikler. bidyet (a.i.) balama, balang. bidyeten (a.zf.) balangta, bata, ilkin [asl bedet'dir]. bidyet mahkemesi (a. t. b.i.) [eskiden] asliye mahkemelerine verilen ad. bd-bf (f.b.i.) sepeti, sepet rc. bi-d-da'v (a.zf.) dva ederek. bi-d-da've (a.zf.) davet ederek. bidde (a.i.) takat, derman, g. (bkz: bedde). bi-d-def't (a.zf.) bir ka kere,defalarla, (bkz. mkerreren). bi-d-devlet ve-l-ikbl (a.b.zf.) devlet ve ikbal ile. bi-d-devr (a.zf.) devrederek, dolaarak. bi-d-du' (a.zf.) dua ederek. b-derd (f.a.b.s.) dertsiz, kedersiz. b-dermn (f.b.s.) dermansz, gsz. bdester (f.i.) zool. kunduz, siti. b-dev (f.a.s.) devas bulunmayan, aresiz. b-devlet (f.a.b.s.) mutsuz, zavall. bidh (a.i.) geni ova. b-dil (f.b.s.) 1. korkak. 2. nktesiz. 3. k. 4. kalpsiz, gnlsz. b-dimag (f.a.b.s.) aklsz, kafasz, beyinsiz. b-dn (f.a.b.s.) 1. dinsiz. 2. acmasz, merhametsiz.

b-direng b-direng b-dirg (f.b.s.) 1. esirgenmeyen. 2. esirgemeyen, elinden geleni yapan. bidisgn (f.i.) sarmak [ot], (bkz: bdsgan, bdgan, bidisgn). bidist (f.i.) kar, [baz lgatlarda "bedest" ekli de var]. bid-istn (f.b.i.) stlk. Bidpy (f.h.i.) Kelle ve Dimne'nin mellifi olan mehur Hind filozofu. bidre (f.i.) aa kurdu. bidrd (f.i.) salk, selmet, esenlik. b-duht (f.b.s.) 1. kz olmayan, kzsz [kimse]. 2. h. i. Zhre (Vens) yldz. bdvend (f.i.) kanta. be (a.i.) yurt, konak. bi-ecmihim (a.zf.) hepsi, cmlesi. b-edt (f.a.b.s.) aletsiz. b-edeb (f.a.b.s.) edepsiz, terbiyesiz. b-edeb-ne (f.zf.) edepsizcesine. bi-emr-illh (a.zf.) Allah'm emriyle. b-enbz (f.s.) arkadasz, ortaksz. b-encm (f.s.) sonsuz, snrsz. b-endze (f.s.) lsz, an. bi-esrihi (a.zf.) hep bir arada. bet (a.i.) 1. hal, durum, keyfiyet, nitelik. 2. bir menzile konma. bi-eyyi-hl, bi-eyyi-hlin (a. f.zf.) herhalde, mutlaka, elbette. b-fide (f.a.b.s.) faydasz, yararsz. b-fark (f.a.s.) farksz. bi-fazl-illah-i tel (a. b.zf.) Allah'n fazlyla. b-ftr (f.a.b.zf.). (bkz. bil-ftr). b-gh, b-geh (f.b.s.) vakitsiz. Gah b-gh vakitli vakitsiz. bigal ("ga" uzun okunur, a.i. bagl'n c.) esterler, katrlar. bgal ("ga" uzun okunur, f.i.) mzrak, karg, (bkz: rumh). b-gamm (f.a.b.s.) gamsz, tasasz. b-gne (f.b.s.) 1. kaytsz, ilgisiz. 2. yabanc. 3. tas. dny ile ilgisini kesmi olan. b-gne-gn (f.s. b-gne'nin c.) bigneler, kaytszlar, ilgisizler. b-gneg (f.b.i.) yabanclk. b-gne-hy (f.b.s.) souk tabiatl, utanga, sklgan. b-gne-mereb (f.a.b.s.) kaytsz tabiatl, tanyp da tanmazlktan gelen. b-garez (f.a.b.s.) 1. garezsiz. 2. tarafsz, taraf tutmayan. b-garez-ne (f.a.zf.) garezsiz bir surette. bigas (a.i.). (bkz. begas). b-gavr (f.a.b.s.) dipsiz. b-gayt ("ga" uzun okunur, f.a.b.s. b-gaye'nin c.) sonsuzlar, sonu olmayanlar. b-gaye ("ga" uzun okunur, f.a.b.s.) 1. gayesiz, sonsuz. 2. ok. bi-gayr (a.b.e.) bakasyla, -sz. bi-gayr-i hakkn hakszlkla, haksz yere.

bi-gayr-i kasdin (a.b.zf.) istemeyerek.

b-gayret b-gayret bgern (f.b.s.) nihayetsiz, snrsz, usuz, bucaksz. b-g (f.a.b.s.) hilesiz, kanksz, samim. b-gmn (f.b.s.) phesiz, (bkz: b-ekk). b-gnh (f.b.s.) gnahsz, susuz, zavall. bih (f.s.) 1. iyi, ye. 2.i. ayva. (bkz: bih). bh (f.i.) 1. kk, asl, temel, (bkz: crsme). 2. kaynak. bh-i kh bot. da kk, baldran kk. bih (a.zm.) o, onu, ona, ondan, onunla [tek erkek]. Mef'l- bih gr. -i. hli, fr. accusatif. bih (a.zm.) o, onu, ona, ondan, onunla [tek dii]. bih' (a.i.) anat. murdarilik daman. b-hb (f.b.s.) uykusuz, uyumaz, uyank. b-haber (f.a.b.s.) habersiz, bilgisiz; vurdumduymaz. b-hadd (f.a.b.s.) hadsiz, snrsz, pek ok. b-hadd pyn snrsz ve sonsuz, usuz bucaksz, tkenmez. bihh, bihhe (a.i.) ses kskl. bihk (a.i.) erkek kurt. bi-hakkn (a.b.zf.) hakkyla, tamamyla. bi-hamdi lillah (a.zf.) Allah'a kr olsun. bihn (f.i. bih'in c.) iyiler, iyi adamlar. b-hnmn (f.b.s.) yersiz yurtsuz, oluksuz ocuksuz. bihr (a.i. bahr'in c.) denizler. bihr- bade uzak denizler. b-hr (f.b.s.) dikensiz. b-hareket (f.a.b.s.) hareketsiz, kmldamayan. bi-haseb (a.zf.) -ce; bakmndan. bi-haseb-il-mertib rtbece, rtbe bakmndan. bi-haseb-il-rf ve'l-izfe det olduu zere, usulnce. b-hsl (f.a.b.s.) 1. sonsuz, nihayetsiz. 2. verimsiz. bhaste (f.s.) ciz; akn, yorgun. b-hay (f.a.b.s.). (bkz: b-r). b-hayt (f.a.s.) cansz. b-hazn (f.b.s.) sonbaharsz, her zaman taze, her zaman bahar. bihbd (f.s.) iyi, sa, salam, shh [vcut]. bihbd (f.i.) iyi olmaklk. bih-dne (f.b.i.) ayva tohumu. bih-efgen (f.b.s.) kknden sken. b-heml (f.b.s.) esiz, benzersiz. b-hemt (f.b.s.) benzersiz, (bkz: b-nazr). b hengm (f.b.s.) vakitsiz. b-hesb (f.a.b.s.) hesapsz, saysz. bih-gzn (f.b.s.) 1. en iyisini seen. 2. i. sarraf. b-hred (f.b.s.) aklsz, kafasz. bih (f.i.) 1. ayva. (bkz: bih2). 2. iyilik, stnlk. b-hicb (f.a.s.) utanmayan, utanmas olmayan. binim (a.zm.) o, onlan, onlara, onlardan, onlarla [ok erkek]. bihim (a.zm.) o, onlan, onlara, onlardan, onlarla [ift erkek]. bihn, bihne iyi, en iyi, sekin. 2. i. halla. b-hiss (f.a.b.s.) hissiz, duygusuz.

bihit (f.i.) cennet, umak, (bkz: be-hit). bh-ken (f.b.s.) kk sken, kknden sken. bihnne (f.i.) beyaz, has ekmek. b-hod (f.b.s.) 1. kendinden gemi olan, lgn. 2. baylm. b-hodne (f.b.zf.) baygnlkla. b-hodi (f.b.i.) baygnlk. bihr (a.i.) az kokusu. bihrm (f-i-) oru. (bkz: rze). bihred (f.s.) akll [kimse]. bih-rz, bih-rze (f-b.s.) 1. "gn iyi" iyi gnl, mutlu. 2. i. kymetli bir ta. bhte (f.s.) elekten, kalburdan geirilmi bihter, bihterek (f.s.) daha, en, pek iyi. bihterek (f.i.) Farsllarca 120 senede bir kere on ay itibr edilen senenin ismi. [sonralar drt senede bir gn fazlas olan sene-i kebse ekline konulmutur]. bihter (f.i.) en iyi olma, stnlk. bihtern (itf.s.) en iyi, pek iyi. b-hd (f.b.s.). (bkz: b-hod). b-hdne (f.b.zf.). (bkz: b-hdane).

b-hde, b-hde (f.b.s.) bouna, bo yere, beyhude. b-hde-g (f.b.i.) beyhudelik, faydaszlk, yararszlk. b-hde-g (f.b.s.) bouna, bo yere konuan, geveze. b-hde-kr (f.b.s.) bouna alan. b-hudd (f.a.b.s.) hadsiz hududsuz, pek ok. b-h (f.b.s.) 1. akn, sersem, bi-ho. 2. deli. b-hne (f.b.zf.)akncasna, kendinden gemiesine b-hutt (f.a.b.s.) izgisiz, kark izgili, kark. b-huzr (f.a.b.s.) huzursuz, rahatsz, tedirgin. b-hdeg (f.b.s.) geveze, alene. (bkz. bey zar). b-hde-gyne (f.b.zf.) gevezelikle. b-hde-gy (f.b.i.) bouna gevezelik. b-hner (f.b.s.)hnersiz, marifetsiz, maharetsiz. bih-zd (f., b. s.)1. douu iyi, soyu gzel, asl temiz. 2. h. i. erkek ad; [behzd eklinde de kullanlr]. 3. XV. yzylda yaam ran'l nl bir minyatrc. b-ibretih (a.b.zf.) ibaresi ibaresine, aynyla. b-idrk (f.a.s.) idraksiz, anlaysz. b-ihtiyr (f.a.b.s.) kendiliinden, elde olmayarak. b-iktidr

(f.a.s.) iktidarsz, gsz. b-ilc (f.a.s.) ["hi bir ey yemeden" anlamna gelen] "a, bila" deyiminde geer. b-infisl (f.a.b.s.) aynlmasz. b-insf (f.a.b.s.) insafsz, acmaz. b-intih (f.a.b.s.) nihayetsiz, sonsuz. b-irtiyb (f.a.b.s.) phesiz. b-itibh (f.a.b.s.) phesiz, b-i'tibr (f.a.b.s.) i'tibarsz. 1rj b-i'tidl (f.a.s.) i'tidlsiz, lsz b-ittisl (f.a.b.s.) kavumasz. ')i bi-izn-illh (a.b.zf.) Allah'n izniyle. UI ,

bi-izni er' bi-izni er' bi-izn-illhi tel (bkz. bi-izn-illah). b-izzet (f.a.s.) izzeti, deeri, kymeti olmayan. bje (f.s.) 1. hlis, katksz, saf, srf, sde, salt. 2. z f. hussiyle. Bjen (f.i.) ran mitolojisinde kahraman mehur Rstem'in kzkardeinin olu. [Efrs-yab'n kz Mnije'ye k olduundan dolay Efrsyab tarafndan bir kuyuya hapsedilmise de Mnije'nin yardmyla Rstem tarafndan kurtarlmtr]. bijeng (f.i.) kap anahtar. bka (a.i.) mercimek. bika' (a.i. buk'a'nn c.) yerler, topraklar, lkeler. b-km (f.s.) yararsz. bikmet (a.i.). (bkz: bekmet). b-kr (f.b.s.) 1. isiz [kimse]. 2. bekr. b-karr (f.a.b.s.) 1. kararsz. 2. rahatsz. b-karr (f.a.i.) kararszlk. b-kayd (f.a.b.s.) kaytsz, alkasz, aldrmaz. b-kaydne (f.a.zf.) kaytszca, kaytszlkla, ilgisizlikle, aldnszlkla. b-kelimt (f.a.s.) kelimesiz, szsz. b-kem kst (f.b.zf.) eksiksiz olarak, tamam olarak. b-kern (f.b.s.) snrsz, sonsuz, usuz, kenarsz. b-kes (f.b.s.) kimsesiz. b-kesne (f.b.zf.) kimsesizlere yakr bir halde. b-kes (f.i.) bkeslik, kimsesizlik. b-kys (f.a.b.s.) lsz. b-kymet (f.a.s.) kymetsiz, deersiz. b-mahall (f.a.s.) yersiz, (bkz: n-be-mahall). bikmz (f.i.) arap, arap meclisi; arap ime. bikr (a.i.c. ebkr) dokunulmam, kz-olan kz, gen kz; kzlk, (bkz: bekret). bikr-i fikr ilk olarak sylenen fikir. bikr-i hkm huk. tekerrr etmemek ve hakknda hadd-i zina icra edilmemi olmak artyla zina ettii malm olan kz. bikr-i mazmn orijinal ve ilk olarak sylenmi mazmun. bikle (a.i.) 1. tabiat, yaradl. 2. ekil, biim, klk, kyafet. bikrn (a-i-bikr'in c.) bakireler, (bkz: ebkr). b-kusr (f.a.b.s.) kusursuz, eksiksiz, tam. bi-ksiste (f.b.s.) 1. kopmu, ko puk. 2. zlm, zk, gevek; dk. bl (f.i.) 1. bel; apa. 2. Hind ayvas denilen Hindistan'a mahsus bir meyva. 3. gbre sepeti. bil( a.e.) -ile mnsna gelip, eklendii -kameriyye harfleriyle balayan-kelimeleri zarf yapar. Bil-iktif iktifa ederek... gibi. bi-l-fiye (a.zf.) afiyetle, salkla. bil( a.e.) -siz. Bil-bedel bedelsiz. [Arapa kelimelerin bana getirilir]. bil-bedel (a.b.s.) bedelsiz, karlksz. bilbil (a.i.) 1. elem, keder, tasa. 2. tel, (bkz 'belbl, belble).

bild bild bild- mire mar grm, bayndr duruma getirilmi, mmur beldeler, ehirler. bild- aere 10 ehir [izmir, Eyp, Kan-diye, Halep, Selanik, Sofya, Trabzon, Galata, Kuds, Lrisa]. bild- cesme byk memleketler. bild- erbaa 4 ehir [Edirne, Bursa, am, Kahire]. bild- garbiyye bat memleketleri. bild- harciyye haraca bal arazi. bild- isn aer 12 ehir [Adana, Erzurum, Badat, Beyrut, Diyarbakr, Rusuk, Bosnasaray, Sivas, Mara, Trablusgarp, An-tep, ankr]. bild- rm Osmanl imparatorluuna dhil ehirler, Anadolu. bild- selse [eskiden] 1. istanbul'da skdar, Galata ve Eyp semtleri. 2. istanbul, Edirne, Bursa. bilde (f.s.) mzevir, fesat, (bkz: be-lde, beld). bil-fsla (a.b.s.) faslasz, aralksz, arasz. bil-ftr (a.b.zf.) korkusuzca, aldrmayarak, bezmeksizin. bilh (a.s. belha'nn c.) arkalan byk olan kadnlar. bil'hire (a.zf.) sonra, sonradan, sonunda. bil-ihtr a.b.zf.) ihtar edilmeden, hatrlatlmadan. bil-ihtiyr (a.b.zf.) elinde olmayarak, kendiliinden. bil-inkt' (a.b.zf.) devaml, srekli. bil-intihb (a.b.zf.) seilmeden, semeden. bil-intikal (a.b.zf.) 1. intikal etmeden, gemeden, bulamadan 2. kavramadan. bil-irtikb (a.b.zf.) irtikap etmeden, rvet almadan. bil-isbt (a.b.s.) isbatsz. bil-isticvb (a.b.zf.) sormadan, syletmeden. bil-istisn (a.b.s.) istisnasz. bil-i'r (a.b.zf.) i'ar etmeden, bildirmeden, haber vermeden. bil-kayd art kaytsz ve artsz, kesin olarak. bil-akis (a.b.zf.) aksine, tam tersi, tersine, tersine olarak. bill (a.s. ve i.), (bkz. bell). bil-lzm (a.b.s.) lzumsuz, gereksiz. bil-sebeb (a.b.s.) sebepsiz. bil-tahkk (a.b.zf.) tahkik etmeden, sorup soruturmadan. bil-taksr (a.b.s.) taksirsiz, kusursuz. bil-tashh " iL. (a.b.zf.) tashih edil meden, dzeltilmeden. bil-teemml (a.b.zf.) dnmeksizin, irticalen. bil-tevakkuf (a.zf.) durmadan. bil-udl (a.b.zf.) sapmadan, dnmeden. bil-cret (a.b.s.) cretsiz, parasz. bil-vsta (a.b.s.) vastasz, arasz, dorudan doruya. bil-veled (a.b.s.) veletsiz, ocuksuz. bil-bedhe (a.b.zf.) dnmeksizin, birdenbire, apanszn, (bkz: bedheten). bil-cmle (a.b.zf.) hep, btn, toptan, (bkz: cmleten). ble (f.i.) 1. ada. 2. yanak. 3. yan. 4. "kesme" denilen kk bahvan beli eklindeki ok temreni. 5. kayk krei; gnderi.

blek (f.i.) atal temrenli bir eit ok. b-lerzi (f.b.s.) titremez, titremeden. bi-l-farz (a.b.e.) diyelim ki, tutalm ki. (bkz: faraza). bi-l-fi'l (a.zf.) hakk olarak, gerekten. bi-l-hssa (a.zf.) mahsus, huss olarak; hele. (bkz: hassaten). bi-l-hayr (a.zf.) hayrla, uurlu olarak. bi-l-hkm (a.zf.) hkmnden dolay. bi-l-cb (a.zf.) lzm olduu iin, gerekli grld iin. (bkz: bi-1iktiz). bi-l-icr (a.zf) icra ederek, yaparak, icra marifetiyle. bi-l-iddi (a.zf.) iddia iin. bi-l-iftihr (a.zf.) iftiharla, nerek. bi-l-ihtimm (a.b.zf.) zenerek, zenle, dikkat ederek, dikkatle. bi-l-ihtirm (a.zf.) sayg duyarak, saygyla. bi-l-ihtiyr (a.zf.) dileiyle, isteiyle. bi-l-iktidr (a.zf.) iktidar ile. bi-l-iktisb (a ?f) kazanarak, elde ederek. bi-l-iktiz (a.zf.). (bkz. bi-1-cb). bi-l-iltizm

(a.zf.) bile bile. (bkz: an-kasdin). bi-l-iml (a.zf.) syleyip yazdrarak, dikte ederek, bi-l-imtihn (a.zf.) imtihanla, snavla. bi-l-imtisl (a.zf.) misal, rnek, benzer gstererek. bi-l-imtizc (a.zf.) uyumak, anlamak yoluyla, uyuarak, anlaarak. bi-l-imz (a.zf.) imza ederek, imzalanarak. bi-l-incimd (a.zf.) donarak. bi-l-infz (a.zf.) infaz yoluyla, yerine getirerek, yaparak. bi-l-infilk (a.zf.) infilk ederek, patlayarak. bi-l-infikk (a.zf.) zlerek, ayrlarak. bi-l-infird (a.zf.) aynlarak, aynlp tek kalarak. bi-l-infisl (a.zf.) aynlarak, yerini brakp giderek. bi-l-inksm (a.zf.)' ksmlara ayrarak, keserek, blerek. bi-l-inkif (a.zf.) alarak, gelierek, meydana karak. bi-l-intc (a.zf.) neticelenerek, sonulanarak. bi-l-intihb seerek. bi-l-intikal (a.zf.) intikal ederek, birbirinden dierine geerek. bi-l-intisb (a.zf) birine mensup olarak. bi-l-ire

(a.zf.) gstererek, gsterip reterek. bi-l-irkab (a.zf.) bindirilerek. bi-l-iskt (a.zf.) susturmak, azn kapatmak iin. bi-l-isti'cl (a.zf.) acele ederek, ivedilikle. bi-l-istcr (a.zf.) kiraya vererek, kiralayarak. bi-l-isticvb (a.zf.) soruturup, cevbn alarak. bi-l-istidll (a.zf.) delil getirerek, yol gstererek. bi-l-istidll (a.zf.) kandrarak, yoldan kartmak suretiyle, ayartarak. bi-l-istihbr (a zf) haber alarak. bi-l-istihdm (a.zf.) hizmete alarak, kullanarak. bi-l-istihkak (a.zf.) hakk ile, liyakatli olarak. bi-l-istifde (a.zf.) faydalanarak, yararlanarak. bi-l-istifsr (a. z.f) sorup anlayarak. bi-l-istihsl (a.zf.) husule, meydana getirerek.

bi-l-istikbl bi-l-istikbl bi-l-istikll (a.zf.) istikll zere, balbana. bi-l-istilzm (a.zf.) lzumlu, gerekli grerek, gerektirerek. bi-l-istimlk (a.zf.) istimlk yoluyla, istimlk ederek. bi-l-istintk (a.zf.) sorguya ekerek. bi-l-istirar ister istemez, bi-l-istisn (a.zf.) ayrarak, ayrma ile. bi-l-istire (a.zf.) istiare yo luyla, danarak. bi-l-istzn (a.zf.) izin ile, ruhsat alarak. bi-l-i'r (a.zf.) yaz ile bildirerek. bi-l-igal (a.zf.) igal ederek, igal suretiyle. bi-l-itir (a.zf.) satn alarak. bi-l-itirk (a.zf.) ortaklaa, birleerek. b-l-i't (a.zf.) vererek, verme suretiyle. bi-l-i'tirf (a.zf.) itiraf ederek, hakk teslim ederek, bir eyi saklamadan syleyerek. bi-l-itmm (a.zf.) tamamlayarak, bitirerek. bi-l-ittifk (a.zf.) beraberce, uyuarak, elbirliiyle, oybirliiyle, (bkz: mttefikan, mttehiden). bi-l-ittihd (a.zf.) birleerek. bi-l-ityn (a.zf.) getirerek. bi-l-izfe (a.zf.). (bkz. izafeten). bi-l-izzi ve-l-ikbl (a.zf.) izzet ve ikbl ile. bi-l-kalb (a.zf.) deitirme yoluyla. bi-l-kayd (a.zf.) kaydederek. bi-l-kef (a.zf.) kefederek, aarak, meydana kararak. bi-l-kimy (?f) kimyaca. bi-l-kuvve (a.zf.) tasavvur olarak, dnce halinde. bi-l-klliyye (a.zf.) bsbtn, btn btn. billh, billhi (a.zf.) Allah iin. bi-l-lisn (a.zf.) konuarak. billr (a. i.) gayet parlak ve effaf (saydam) ta veya pek saf ve temiz beyaz cam, kristal [Farsas bilr dur]. billr (a.i.) kim. billur. billr, billriyye (a.s.) billurdan yaplm veya billur ile ilgili. Ecsm- billriyye billurdan yaplm cisimler. billrn (a.s.) billur gibi; billurdan. bi-l-m' (a.zf.) kim. su veya hidrojeni bulunan mnsna hydro karl. bi-l-maiyye (a.zf.) maiyyetiyle, adamlaryla. bi-l-muhfaza (a.zf.) muhafaza ederek, bozmadan. bi-l-mukabele (a.zf.) karlk olarak. bi-l-muvcehe (a.zf.) yz yze, yzletirerek. bi-l-mnsebe (a.zf.) sras dnce, sras gelince, srasnda, srasn bularak, srasn getirerek. bi-l-mnvebe (a.zf.) nbetlee, deie deie. bi-l-mfehe (a.zf.) konumak suretiyle, konuarak. bi-l-mhede (a.zf.) grerek. bi-l-mvere (a.zf.) danarak, konuarak. bi-l-mzkere (a.zf.) mzakere ile, konuarak.

bilsm bilsm bilsniyye (a.i.) bot. 1. sarmakgiller. 2. hanmeligiller. bilsik' (a.i.) yapkan otu. bi-l-umm (a.zf.) btn, hep. bilur (f.i.) billur. bilrn (f.s.) billurdan, billur gibi. bi-lutfih (a.s.) ltuf, kerem ve inyetiyle. bi-lutfih tel (a.zf.) Allah'n inyetiyle. b-lzm (f.a.b.s.) lzumsuz, gerek. bi-l-vsta (a.b.s.) vsta ile, * ara h. bilve (a.i.). (bkz. belv). bi-l-vekle (a.zf.) veklet ederek. bi-l-vesle (a.zf.) bu vesile ile, yeri gelmiken. bi-l-vch (a.zf.) her ynden. bm (f.i.) 1. korku, (bkz: havf). 2. tehlike. bm-i cn can korkusu. bm-i dzah cehennem korkusu. bm-i ta'ne azarlanma, soulup saylma korkusu. bm md korku ile mit, kararszlk. b-magz (f.b.s.) beyinsiz, aklsz; hoppa. b-magz-ne (f.zf.) aklsz, hoppa adama yakacak surette. b-maksad b-gnh (a. f.b.s.) maksatsz ve gnahsz. b-ma'n (f.a.b.s.) anlamsz, mnsz. bi-ma'nh (a.s.) yine o mnya, yine o anlama. b-mnend f h s) manendi, ei benzeri olmayan, (bkz: b-heml, b-nazr). bmr (f.s.c. bmrn) hasta, sayr. bmrn (f.b.s. bmr'n c.) hastabakclar. bmr-ciger (f.b.s.) ok skntl ve zntl. bmr-em (f.b.s.) [gz] baygn bakl olan. bmr-dr (f h s) hastabakc. bmr-dil (f.b.s.) gnl sklm, zntl. bmre (f.s.) 1. hasta. 2. aknlar veya harpler srasnda ele geen kadn esirlerin ayrldklar snflardan biri. bmr-hne (f.b.i.) 1. hastahne. 2. tmarhane, deliler yurdu.(bkz: bmristn2). bmr-hz hastalktan yeni kalkan [kimse]. bmr (f.i.) hastalk. bmr-istn l-hastahne. 2. tmarhane, (bkz. bmr-hne). b-mye (f.b.s.) 1. yoksul, gsz; 2. mayas bozuk, kt yaratlt, (bkz. bed-sret, bed-tynet). b-mel (f.a.b.s.) mnsz, hkmsz, samasapan [sz]. b-mecl (f.a.b.s.) halsiz, takatsiz, zayf, dermansz, bitkin, (bkz. btb). b-mecl-ne (f.a.zf.) glkle, takatsizlikle, bitkinlikle. b-mecl (f.a.b.i.) ; gszlk, halsizlik, takatsizlik, bitkinlik. b-mekn (f.a.b.s.) 1. yersiz, yurtsuz. 2. serseri. bm-engz (f.b.s.) korkutan, rkten, rktc. b-mer (f.b.s.) hesapsz, saysz. b-mer (f.b.s.) riyasz. b-merhamet (f.a.b.s.) merhametsiz, yrei kat.

b-mezak b-mezak b-meze (f.b.s.) tatsz, tuzsuz. b-mihr (f.b.s.) efkatsiz, sevgisiz. b-mihr vef vefas, sevgisi olmayan. b-mikdr (f.a.s.) 1. saysz. 2. 'nemsiz. b-minnet (f.a.b.s.) 1. yaplan bir iyilii gcendirecek ekilde hatrlatmayan, bana kalkmayan; ltufkr. 2. gcendirici bir ekilde hatrlatmayan [ltuf]. b-misl (f.a.b.s.) esiz, ei bulunmayan, (bkz: b-nazr). (f.a.b.s.) dikkatsiz, b-mcib (f.a.b.s.) mcipsiz, sebepsiz, yok yere. bm-nk (f.b.s.) korkmu. b-mudil (f.a.b.s.) esiz, benzersiz. b-mblt kaytsz; saygsz. b-muhb (f.b.s.) ekinmeksizin,ekinmeden, saknmadan, (bkz. bperv). bi-mblt (f.a.b.s.). (bkz: b-mublt) b-mdn (f.a.b.s.) emsalsiz, benzersiz. b-mrvvet (f.a.b.s.) ; mrvvetsiz, insaniyetsiz. bin( a.e.) -e, -de, -ile hallerini karlar ve emsiye harfleriyle balayan kelimeleri zarf yapar. Bin-netce netce olarak, neticede. Bin-nefs nefisle. bin (a.i.c. ben) oul. Bin Mehmed Mehmed'in olu. bn (a.i.c. byn) blge, mntaka. -bn gren, grc. Dr-bn uzaktan gren, drbn. bin' (a.i.c. ebniye) 1. yap. 2. ev. 3. yapma, kurma. bin emni inat kontrol eden kimse. 4. gr. mteadd (geili), lzm (geisiz), mehul (edilgen), mutavaat (dnl) gibi fiillerin essn mevzu yapan kitap. bin-yi ilh Tanr binas, yaps. 5. dayanma, (bkz. isnd). bn (f.s.) 1. gren, grc. 2. i. gz. bnb (f.i.) manev gr, dal. binber (a.f.). (bkz. binbern). binbern (a.f.zf.) bundan dolay, bunun zerine, bu sebepten, (bkz: binen-al-zlik). bn-dil (f.b.s.) kalbi, hakikati kavrayan; basiretli, uzgren. binen (a.zf.) -den dolay, -den tr, -iin; dayanarak, yaplarak. binen-al-zlik (a.zf.) bundan dolay, bunun zerine, (bkz: binbern). binen aleyh (a.zf.) bunun zerine, bundan dolay. bin-gerde (f.b.s.) kurulmu. bing (f.i.) 1. kulak memesi. 2. kulak tozu [asl bng dur]. b-nm (f.b.s.) adsz, sansz. b-nm nin (olmak) ad san kalmam (olmak). b-namz (f.b.s.) namazsz, namaz klmayan, beynamaz. b-namz (f.b.i.) 1. namazsz, beynamazlk. 2. kadnlarn ayba hali. b-nasb (f.a.b.s.) nasipsiz, talihsiz, talihi kapal. binvend (f.s.) mni, engel, (bkz: bi-nevend). bny grclk.

bny-refte b-nazr bny-refte b-nazr bnende bnendeg bneng b-nesak b-nev b-nev-y firk b-nevy binevend bingn bingere bn -bn kbet-bn b-nigh b-nihye b-nihyet bni b-nin b-niyz b-niyz bi-n-nr bi-n-nefs bi-n-netce bi-n-nisbe binsr, binsr bint Aye bint-i Osman bint-i ineb bint-i mehd bint-l-cebel b-nr b-nmd (f-b.s.) "grme kabiliyeti gitmi" kr. (f.a.b.s.). (bkz. b-misl). (f.i.) sere kuu. (bkz: usfr). bot. kudili de denilen dibudak aacnn meyvas.

gzbebei, (bkz: hadeka). (f.b.s.) tuzsuz, lezzetsiz, tatsz. (a.zf.) kendisi, kendi kendine. (f.b.i.) 1. tuzsuzluk, lezzetsizlik, tatszlk. 2. me. tatszlk, vefaszlk. (f.s.) 1. gren, grc. 2. ilerisini dnen, akll, uyank, (bkz. basretkr). (f.i.) 1. grebilme. 2. uzak grllk. (f.b.s.) namussuz, rezil. (a.b.s.) srasz, dzensiz. (f.b.s.) nasipsiz, aresiz, zavall, fakir, muhta. ayrln nasipsizlii, ayrlk dolaysyle zavall bir hle dm olan. (f.i.) 1. skt, sessizlik. 2. fakirlik, nasipsizlik, yoksulluk. (f.s.) man, engel, (bkz: bi-nvend). (f.i.) l .ekinciler arasnda su paylamak iin kullanlan lek.2. tas, kse. 3. kadeh, (bkz: piyle). [Arapas "fincan" dr.]. (f.i.) ie sarlm pamuk iplii. (f-i.) l-burun, [insanda ve denizde]. 2. u. 3. da tepesi. 4. yayn ele alnd ksmnn ucu. (f.i.) grrlk. sonu grrlk. (f.b.s.) bakmsz. (f.a.b.s.) nihayetsiz, sonsuz, tkenmez. (f.b.s.) nihayetsiz, sonsuz, (bkz: ebed). (f.i.) 1. gr, grme kabiliyeti. 2. mlakat. (f.b.s.) niansz, iretsiz. (f.b.s.) yalvarmasz, yakar-masz; ihtiyasz. (bkz: mstagn). (f.i.) zenginlik. (a.zf.) atele. (a.zf.) fels. iinden, kendiliinden, kendi kendisi, fr. spontane. (bkz: bi-z-zt).

sonu olarak. (a.b.zf.) nisbetle, bir dereceye kadar. (a.i.) orta parmakla sere parmak arasndaki parmak, yzk parma. (a.i.c. bent) kz. Osman kz Aye. (zmn kz) arap. iki yana girmi dii deve. [hat ile birini ldren katil iin diyet olarak er'an verilmesi gereken yz deveden yirmisinin bu neviden olmas gerekir]. (dan kz) aksiseda. (f.a.s.) 1. nursuz, uursuz. 2. grmez. (f.b.s.) belirmez, grnmez.

binye binye b-pyn (f.b.s.) sonsuz, tkenmez. b-per bl (f.b.s.) kolsuz, kanatsz, baarsz. b-perde (f.b.s.) arsz, utanmaz. b-perv (f.b.s.) ekinmeksizin, saknmadan, (bkz: b-muhb). bir (a.e.) -ile, -ederek mnsna gelip, eklendii -emsiye harfleriyle balayan-kelimeleri zarf yapar Bi-r-ric rica ile., bi-r-rakabe rakabet ederek. bi'r (a.i.c. br) kuyu. bi'r-i muattal susuz, krkuyu. bi'r-i zemzem Mekke'deki zemzem havuzu. br (f.i.) 1. yldrm. 2. yatak, dek, kilim, hah, seccade, rt gibi eyler. brd (f.s.) 1. pr, ihtiyar; dermansz, gsz [kimse]. birder (f.i.) 1. erkek karde, karde. 2. me. dost. birder-i can-berber ok yakn dost. birder-i m'nev ahret veya din kardei. birder-i rz st kardei [Acemler ber-der eklinde kullanrlar]. birder-ne (f.zf.) kardee, dosta. birder-enger (f.b.i.) veyi karde. birder-hande (f.b.i.) kardelie kabul edilmi kimse, ahret kardei. birder (f.i.) kardee mensup, kardelik. birder-zde (f.b.i.) karde ocuu, yeen. b-rh, b-reh (f.b.s.) 1. yolsuz. 2. mnasebetsiz ve kt yola sapan. 3. mzik bilmeyen okuyucu, hanende. b-rhe (f.i.) 1. kmaz sokak. 2. yol bulunmayan sapa yer. b-rh (f.i.) 1. yolsuzluk.[asl ve mecaz mnda]. 2. aforoz veya srgn, nefiy. b-rahm (f.a.b.s.) merhametsiz, kalbsiz. brn, brne (f.s.) ykk, dkk, harap, viran. brste (f.s.) fazla dallan kesilmi, budanm [aa]. birz (a.i.) savaa atlma, kar karya dme. birz (a.s.) az ey; biraz. birzbn, birzvn (f.b. i.) kl, haner ve bak gibi letlerin kabzalar iine balanan demir berzbn ve berzvn eklinde de kullanlr]. birbs (a.i.) derin kuyu. Bircs (a.i.) Mteri (Jpiter) [gezegen] [Farsas Bercs dir]. (bkz: bercs1). breg (f.s.) damarsz, soysuz, arsz. b-reng (f.s.) 1. renksiz. 2. i. renksiz, taslak halinde bulunan resim. 3. tas. ilh cevher. b-reng (f.a.b.i.) renksizlik. bi-resm (a.zf.) resm olarak, det olduu gibi. b-revgen (f-b-s.) yasz. b-rey (f.a.b.s.) 1. reysiz, oysuz. 2. dncesini sylemeyen. b-reyb (f.a.b.s.) phesiz. birg (f.i.) zm salkm. birnc (f.i.) 1. pirin [hububattan]. 2. pilav. 3. pirin [mden]. birincsb (f.i.) bot. (bkz: birincsf).

birincsf birincsf b-riy birke birkl birns birr birr takv birsm birsn birsm birsm-i m' b-r b-rh brn brn b-ry brz brzec b-rz biryn biryn- muhall brzed, brze, brz b-sabr b-smn b-sn b-sn bisr bist bist- arz bist- berf bist- felek bist- hk bist- kevn mekn bist- satran bist- bs b-sz bi'se Bent- bi'se bi'se-l-masr b-sebt (f.i.) bot. Misk otu, lt. compositae artetnisialaxa ["ing mugwort miskotu, koyun otu, fr. Armoise miskotu, yaban karanfil, alm. Beifuss miskotu" dur].

(f.s.) kzartlm. (f.i.) ibriim'in hafifletilmi ekli. (f.a.b.s.) riyasz, yalansz. (a.i.) 1. byk havuz, kk gl, glck. 2. gs. (a.i.) 1. tfek. 2. "zemberek" denilen bir harp leti. (f.i.) at kestanesi. (a.i.) 1. iyilik, gzellik, hayr. 2. anaya babaya itaat. 3. bata bulunma. ocuun ana ve babasna itaatli olmas. (a.i.) asl olmayan bir eyi grr veya iitir gibi olma, olmayan eyi varsayma, varsam, fr. hallucination. (a.i.). (bkz. brsen). (a.i.) bot. yonca. bot. suyoncas denilen, sar iekli bir ot. (f.s.) yzsz, arsz. (f.a.s.) cansz. (f-i-) l-dar. 2. s. d, haric. 3. zf. fazla, darda, hrite, [hafifletilmii "birn" ]. (f.i.) selmlk diresi, selmlk odas. (f.i.) hayszlk, yzszlk. (f.i-) 1. zmrte benzer, deersiz yeil bir ta; gkzmrt, yalanc zmrt. 2. (f.s.) ksmetsiz. (a.i.) firuze. (f.i.) ksmetsizlik, talihsizlik. tava, tepsi gibi eylerde susuz veya az suda piirildikten sonra kzartlan et kebab [Anadolu'da toprak ukurda piirilir ve adna "pren" denilir]. tere, nane ve piyazl kebap. (f.i.) bot. eytanboku, kasn, [ac ve kokulu bir sakz]. (f.a.s.) sabrsz. (f.b.s.) parasz, sermayesiz; zrt [kimse]. (f.a.b.s.) . (bkz ; b-sn). (f.a.b.s.) ikincisi olmayan, bir benzeri olmayan, benzersiz. (a.s. ve i. bsre'nin c.) . (bkz. bsre). (a.i.c. busat) kilim, minder, deme, kee, yayg. yeillik, imen.

(kar dei) karla kapl olan yer. yeryz, dny, (bkz: bist- hk, bist- kevn mekn). yeryz. kinat, yeryz, (bkz: bist- felek, bist- hk). satran tahtas. (f.a.b.i.) etek pme, el etek pme. (f.s.) gerekli eyas bulunmayan. (a.e) "ne kt, ne fena, ne irkin" mnsna gelir. afetler, byk bellar. cehennem. (f.a.b.s.) sebatsz, dnek.

b-sebeb b-sebeb b-seher (f.a.b.s.) sabahsz. b-semen (f.a.b.s.) kymet, deer, paha biilmez. bser, bsere (f-i-) atmaca cinsinden zaanos denilen avc ku. b-ser (f.b.s.) basz. b-ser bn ipe sapa gelmez [sz, hareket]. b-ser p basz, intizamsz, dzensiz, savruk. b-ser smn sefil ve perian. bserk, bserek (f.i.) iki hrgl erkek deve ile bir hrgl dii devenin yavrusu. b-sern (f-b.s.) "baszlar" ana baba terbiyesi grmemi olanlar; babo olanlar. bi'set (a.i.) gnderme. bi'set-i Muhammediyye (bkz: bi'set-i nebeviyye). bi'set-i nebeviyye Peygamberimizin gnderilileri. bism (a.zf.) ["bi+ism" den] ismiyle, adyla. bismil (f.s.) kesilmi, boazlanm hay bismil-gh, bismil-geh (f.b.i.) salhane, hayvan kesilen yer. bismillh (a.i.). (bkz: besmele), bismil-de (f.b.s.) boazlanm. bisr (a.s.) vcudu sivilceli olan [kimse]. bisre (a.i.) sivilce, (bkz: per). bis( a.e.) -ile mnsna gelip -ems harfleriyle balayan kelimeleri -zarf yapar. Bi-s-suhle suhuletle, kolaylkla gibi. bism-i h (a.f.b.i.) bektilerce bismillah yerine kullanlr. bi-s-suhle (a.zf.) suhuletle, kolaylkla. bst (f.s.) yirmi 20 bsth (f.s.) kstah, edepsiz, arsz, utanmaz [adam]. bistm (f.i.) mercan [ta]. bistr (f.s.) gevek; arpk, eri. bister (f.i.) yatak, dek. bstgn (f.i.) raklara, hizmetilere ve askerlere ayn yirmisinde verilmesi gereken cret., v.b. bisth (f.s.) ciz, beceriksiz, clz, zayf [adam]. bistm, bstmn yirminci. b-sd (f.b.s.) bo, faydasz, ne cesiz. bisut (a.s.). (bkz: bsut). b-skn (f.a.b.s.) durmaz, durmayan, hareketten kalmaz. bstn (f .i.) 1. k Ferhad'n, sevgilisi rn'in emriyle Kermanah civarnda deldii da. 2. gkyz. etr-i bstn gk. bisyr (f.s.) ok. bisyr-ber bol meyveli. bisyr-g (f.b.s.) ok konukan. bisyr-husb ok tembel. bisyr (f.i.) okluk. bisyr-kes (f.s.) arkada ok olan, ok kimseyi tanyan. b (f.zf.) 1. artk, ziyde. 2. i. bldrcn otu denilen, in'de yetiir zehirli bir ot.

bi-i behr bi-i behr b-i m fareye benzer kk bir hayvan. b kem fazla ve eksik. b-ibe (f.a.s.) lekesiz, kusursuz, eksiksiz. bir (f.s.) 1. esir, tutsak. 2. i. altn, gm kakmal ilemeler. 3. i. tutu; tutan ve salan ey, sa. 4. halsiz, dermansz. bire, biret (a.i.). (bkz. bearet). b-bah (f-b.s.) yksek fiatl, pahal; kymetli, deerli, (bkz: gal). be (f.i.) orman, meelik, sazlk. b-ebh (f.a.b.s.) 1. benzeri olmayan, benzersiz. 2. h. i. Allah. b-ekk (f.a.b.s.) phesiz, (bkz: b-gmn). b-ekl (f.a.b.s.) fels., kim. ekilsiz, fr. amorphe. b-erm (f.b.s.) utanmaz. b-evib (f.a.s.) kusursuz, eksiksiz. be-zr (f.b.i.) ormanlk, meelik;sazlk. b-ikb sabrsz, sabr tkenmi. biing (f.i.) 1. kazma. 2. balyoz, varyoz. 3. burgu. 4. ksk. b (f.i.) fazlalk. bikel (f.i.) 1. gam, kasavet, tasa. 2. kvrck sa. 3. eri anahtar, (bkz. bikele, bikene bikele (f.i.). (bkz. bikel, bikene). bikene (f.i.). (bkz: bikel, bikele). bikfe (f.i.) 1. iek, (bkz: -kfe). 2. gaseyan, kusma. bikh (f.s.) kuvvet ve iktidar sahibi, heybetli ve muhterem, saygdeer kii. bikl (f.s.) 1. becerikli, evik; ie dkn. 2. akll. 3 kuvvetli. 4. tedbirli, ihtiyatl, uyank. 5. i. rastk. bi-m (f.b.i.) 1. zool. bldrcn otu ile beslenen bir fare. [eti panzehir olarak kullanlrd]. 2. bot. bldrcn otu ile beraber yetien safran kk. [bldrcn otu zehirinin panzehiri olarak kullanlrd]. bipl (f.s.) perian, dank. bitm (f.s.) snt, kendi gelen, asalak, (bkz: tufeyli). b-ter (f.e.) daha fazla, daha ok. b-bhe (f.a.s.) phesiz, *kesn. b-mr (f.s.) hadsiz, saysz, pek ok. b-ur (f.a.b.s.) uursuz, idraksiz, dncesiz. b-ur-ne (f.a.zf.) uursuzca, dnmeden. bit( a.e.) -ile, ederek mnsna gelip, eklendii -emsiye harfleriyle balayan-kelimeleri zarf yapar. Bi-t-tagyr deitirerek. Bi-t-tanzm tanzm ile, tanzm ederek. bt (a.i.) kuvvet, gda. b-t (f.s.) buruuksuz. bita' (a.i.) 1. baldan ve hurmadan yaplan bir eit arap; koyu ra. 2. s. uzun boylu [adam]. b-taayyn (f.a.b.s.) ad san belirsiz. b-tb (f.b.s.) bitkin, yorgun, (bkz: b-mecl). b-tb-ne (f.zf.) bitkin bir halde. b-tb (f.b.i.) takatsizlik, halsizlik.

b-tahamml b-tahamml b-til (f.a.b.s.) faydasz, menfaatsiz; bo, ie yaramaz. b-tk (a.b.s.) gsz, takatsiz, (bkz: takat). b-tkat (f.a.s.) takatsiz, gsz. bi-takdr-illhi tel (a. c.) Allah'n takdiriyle. b-taksr (f.a.s.) kusuru, eksii olmayan. b-takv (f.a.s.) ibdetsiz, gnahkr. bi-tammih, bi-tammih (a.c.) tamamyla, hepsi. b-taraf (f.a.b.s.) tarafsz. b-tarafne (f.a.zf.) tarafszca, herhangi bir kimseyi ve yan tutmakszn. bi-tark-il-evl mant. haydi haydi, aforti-yori. bte (a.i.) geceleme, gece kalma, gecele-yi. (bkz: beyttet, btet). b-tedbr (f.a.s.) tedbirsiz, aresiz. btet (a.i.) gece kalma, geceleme, (bkz: beyttet, bte). kesinti, kesilen bir eyin ufak bitke (a.i.) ufak paralan. bitke-i haeb tahta paras, tala. bitlb (f.i.) hurma ieinin kap, tomurcuu. bi-t-tab' (a.zf.) tabiatyla, tab olarak. bi-t-tafsl (a.b.zf.) etrafyla, uzun uzadya. bi-t-tahkk (a.zf.) tahkik ile, tahkik ederek, aratrarak. bi-t-tahrk (a.zf.) 1. hareket ettirerek, oynatarak. 2. tevik ederek, kkrtarak, (bkz: bit-tivk). bi-t-tamm (a.zf.) tamamyla, (bkz: bi-tammih, tamamen). bi-t-tark (a. zf.) yoluyla. bi-t-tark-it-tecrd (a.zf.) tecrit, ayrma yoluyla. bi-t-tark-it-temsl (a. zf.) benzetme yoluyla. bi-t-tasmm (a.zf.) kurarak, tasarlayarak. bi-t-tav' (a.zf.) istek ile. bi-t-tavassut kabl eko. polienin muhatab tarafndan kabul edilmemesi hlinde, ikinci bir ahs tarafndan yaplan ve iin yrtlmesini kolaylatran kabul. bi-t-tavassut tediye eko. tediyesi red ve protesto edilen polienin zerinde ismi bulunan herhangi bir ahs adna, polie bedelinin herhangi biri tarafndan denmesi. bi-t-ted (a.zf.) zulm ile, hakk ve kanunu ineyerek. bi-t-tedrc (a.zf.) derece derece, azar azar. bi-t-tesdf (a.zf.) tesadfen, rastgele. bi-t-te'sr (a.zf.) te'sir ederek, *etkileyerek. bi-t-tevk (a.zf.) tevk ederek, kkrtarak, (bkz: bi-t-tahrk2). bi-t-tevkf (a.zf.) tevkif edilerek, tutuklanarak. bityr, bityre (f-i-) elem, keder, sknt. biza (a.i.) sivrisinek. bv (f.i.) gve. bivbet (a.i.). (bkz. bevbet). b-vakt (f.a.b.s.) vakitsiz, uygunsuz. (bkz. n-be-hengm, n-bemevsim). bivn (a.i.c. bven, ebvine). (bkz: bevn, bevvn). bvr (f.s.) "onbin" says, (bkz: bver).

bvre (f.s.) ciz, garip, kimsesiz.

b-vye b-vye bvyeg (f.i.) fakirlik. bvz (f.i.) 1. yarasa, (bkz: huff). 2. muvafakat, kabul. bve (f.s.) kocasz kadn, dul. b-vech (f.a.b.s.) sebebsiz. b-vef (f.a.b.s.) vefasz, hayrsz; dnek. b-vefy (f.a.b.i.) vefaszlk. bveg (f.i.) dulluk. b-vend (f.b.s.) gadir, vefaszlk. bver (f.i.). (bkz. bvr). bve-zen (f.b.s.) dul kadn. b-vukuf (f.a.b.s.) durmayan. b-vcd (f.a.b.s.) vcutsuz. biya' (a.i. ba'nn c.) kiliseler, (bkz: savmi). biyet (a.i.c. biyt) satlk mal. biyh (a.i.c. byh) ufak balk, (bkz: beyh). biz( a.e.) -e, ile, -rek mnsna gelip, eklendii -emsiye harfleriyle balayan-kelimeleri zarf yapar. Bi-z-ziyre ziyaretle. Bi-z-zikr zikrederek. Bi-z-zarre zarur olarak., gibi. -bz (f.s.) eleyen, kalburdan geiren; tarayan. Fitne-bz fitneci, entrikac. biz' (a.i.) birisine kaba ve irkin muamelede bulunma. b-zd (f.a.b.s.) zahresiz, azksz. bzr (f.s.) rahatsz, bkm, usanm, kskn. bzre (f.i.) hle, desse, al. bzre-i bdre k hilesi. bzr (f.i.) bezginlik, ksknlk. bi-ztihi (a.zf) kendiliinden. Mteharrik bi-ztihi kendi iler, otomatik. bizz (a.i.) pejmrdelik, perianlk, kyafetsizlik, (bkz: bezzet, bzzet). b-zebn (f.b.s.c. b-zebnn) dilsiz. b-zeneb (a.b.s.) zool. kuyruksuz, fr. anoure. b-zer (f.b.s.) 1. altnsz. 2. hasis, cimri, pinti. b-zevl (f.a.b.s.) zevalsiz, sonu olmayan, (bkz: ebed, cvid, cvidn, sermed, sermedi). bizh (a.i.) eli kesilmi olan adamn elindeki yara. bizik (f.i.) hekim, doktor, (bkz: bi-cik). bizik (f.i.) hekimlik, cerrahlk. b-ziy (f.a.b.s.) ziysz, ksz, karanlk. bizlh (a.s.) ; enesi dk, geveze [adam]. bizle (a.i.) gndelik elbise. bizle (f.i.) ltife, aka. (bkz: bezle). bi-z-zarre (a.zf.) ister istemez. bi-z-zt (a.zf. c. bi-z-zevt) kendi, kendisi, (bkz: bi-n-nefs). bornz (a.i.) kollu ve balkl hamam havlusu, (bkz. brns). bostn (f.i.) 1. sebze bahesi. 2. kavun karpuz, (bkz. bstn).

bostncyn, bostniyn bostncyn, bostniyn olan kimseler, bostanclar. blkt- seb'a (t.a.b.i.) Dev-leti'nin Msr'daki 7 ocaktan ibaret olan asker tekilt. b (a.i.) baba. (bkz: eb). b (f.i.) koku. (bkz: by). buk (a.i.) 1. iddetli sel. 2. anszn gelen yamur. 3. iddetli ses, haykr, bb (f.i.) 1. ar ve pahal ev demesi. 2. kymetli kumatan yaplm yayg. bbrd, bbrdek (f.i.) blbl (bkz: andelb, hezr). bu'd (a.i.c. eb'd) 1. uzaklk. Bu'd-i mesfe gidilen yolun uzakl. 2. aralk. bu'd-i beyn-el-hcrev anat. gze aras boluu, fr. espace intercellulaire. 3.geo. boy u t. bu'd-i mizv astr. rstla semdaki iki yldz istikameti arasnda, rsdn gznde meydana gelen a. bu'd-i mcerred varsaylan uzay. bu'd-i nreyn usl top. deniz haritalarnda oklukla tatbik edilen bir lme usl. bu'd-i kutb astr. kutup uzakl, fr. dis-tance polaire. bu'd-i mihrk fiz. odak uzakl, fr. distance focale. bu'd-i mmass mat. 'teet uzunluu, fr. longueur de tangente. bu'd-i mzevv astr. *a uzakl, fr. distance angulaire. bu'd-i semt-r-re's mat. baucu uzakl, fr. distance zenithale. bd (f.i.) varlk. bu'd nebd var yok. bu'dn (bad'in c.) raklar, uzaklar. bdene (f.i.) 1. il [ku]. 2. bldrcn. (bkz. selva).' budha (a.i.) saha, meydan, avlu. bud' (a.i.) l. anlama. 2. can sklma. bd ne-bd (f.b.i.) insann btn mal ve eyas, var you. b-fr (f.b.i.) koku satan. b (f.i.) kucakta, omuzda, elde gtrlmek zere hazrlanm eya kn. bugas (a.i.) le yiyen kular. bugat (a.i. bgi'nin c.) hakszlk edenler, serkeler, sler. bur (f.i.) 1. turna kuu; turna srsnn nnde uan turna horozu. 2. Hrizm hkmdarlarndan birinin lkab. buz (a.i.) kin, nefret, sevmeme, (bkz: adavet). bh, bhe (a.i.) 1. akr doan, 2. erkek bayku. buhak (a.i.) erkek kurt. buhal' (a.i. bahl'in c.) cimriler, pintiler, tamahkrlar. buhr buu buhr buhara mensup buu ile ilgili buhayre (a.i.) kk deniz, gl. buhayre-i dem'iyye anat. gzya pnan. buhbha (a.i.) orta yer, saha, alan. buhl (a.i.) cimrilik, pintilik, elskl. (bkz. ba'hl, buhl).

buhle (f.i.) semizotu.

buhrn buhrn buh' buhh buhl buhur buhr buhr-i meryem buhr-dn bjene buk buk'a buk'a buk'a bkalemn bukkar Bukrat bukrat bukratiyyn bukta bu'kke bu'kket-s-sayf bu'kket--it' Bukul bu'le bm, bme bm-i musbet bm bmbr, bnbr bme bmehen, bmehin (a.i.) 1. hastaln en ar zaman, nbet, kriz. 2. me. bir iin tehlikeli, kark bir hl almas. hastaln iyiye yz tuttuunu gsteren nbet hastaln iyiye yz tuttuunu gsteren nbet hastaln iyiye yz tuttuunu gsteren nbet. hastaln fenalama nbeti. kabine buhran. fiz. kritik scaklk. (f.i.) oul. (bkz: ferzend, mahdum). (a.i.) zool. iki hrgl deve. (f.s.). (bkz: bahte). (f.i.) gk grlts. (bkz: ra'd).

(a.h.i.) Beyt-l-Mukaddes'i harabeden ve yetmi bin Yahudiyi ldrd sylenen Bbil Kral Nebukadnezar. (a.i.) alakgnlllkle hakkn isteme. (a.i.) ses kskl. (a.i.) cimrilik, (bkz: bahl, buhl). (a.i. bahr'in c.) denizler, (bkz: bihr, ebhr, ebhur). (f.i.) tts. bot. tavankula, siklamen, fr. cyclamen. ttslk. (bkz: bahr-dn). (f.i.) 1. henz almam iek, konca. 2. tomurcuk, (bkz. brm, br'me). (a.i.) boru; ddk. (a.i.c. bka') 1. yer, toprak, lke. 2. byk yap. 3. benek, leke. (a.zf.) yer yer, memleket memleket. (f.i.) 1. bulunduu yerin rengine giren ve bcek yiyen, san byklnde bir hayvan. 2. me. dncesini, kanatini ve iini sk sk deitiren kimse. ("ka" uzun okunur, a.i.) 1. fet, musibet, bel. 2 . s . yalan sz. (a.h.i.) eski Yunan hekimi mehur Hipokratis. (a.s.) eski Yunan hekimi nl Hipokratis'e ait, onunla ilgili. (a.i.c.) nl hekim Hipokratis'in yolunda, izinde olanlar. (a.s.) 1. dank, perian. 2. i. cemat, gruh, kalabalk. (a.i.) izdiham, kalabalk. yaz mevsiminin en scak zaman. kn zemherirdeki hali. ("ku" uzun okunur, a.i. bakl'in c.) sebzeler, otlar, yeillikler. (a.s.) ok yiyen, obur. (bkz: ekl). (a.f.i.) zool. bayku. bel baykuu. (f.i.) 1. yer, toprak, yurt. 2. srlmemi tarla. 3. tabat, huy. (f.i.) 1. koyun ve benzeri hayvanlarn kaln barsa. 2. barsak, kyma, pirin ve ire ile doldurularak yaplan bir yemek. (a.i.) zool. bayku. (f-i-) 1. yer sarsnts, deprem, (bkz. bmhen). 2. koyun barsa.

bmhen bmhen bn (f.s.) 1. kolay. 2. i. dip, nihayet. 3.i. temizlenmi koyun barsa. 4. i. rahim. bunduk, bunduka (a.i.) 1. ufak ve yuvarlak tane. 2. tfek kurunu. bunduk (f.i.) fndk, (bkz: bste). Bunduk (f.i.) bir altn para. Trkede "Fndk altn" denilen Bunduk ad, Venedik ehrinin Arapa ad olan Bundukiyye'den gelmitir. bundukiyye (a.i.) Tatar oku. [bunduk kelimesinden gelen bu ad, Arapada ve bz Trk lehelerinde yaam olup daha ziyde Arap leminin dou blgelerinde kullanlmtr]. br (f.s.) 1. fstk renk. 2. i. doru, kzla alar at. 3. i. zool. sln. br (a.i.) dny ve ahrete hayr olmayan kimse. Burk (a.h.i.) Hz. Muhammed'in M-ra'ta bindii binek. Burak- Cem Hz. Sleyman'n uan tahtn tayan rzgr. brn f.i.) pirinli ve yourtlu spanak ve benzeri sebze yemei. burbr (a.i.) bulgur, halanm budayn dlm. burc (a.i.c. burc) 1. kale, hisar knts kule. 2. yuvarlak bina. 3. Gnein ayrld on iki ksmdan herbiri. 4. herhangi bir ekil gsterilen ve kendisine zel bir ad verilen hareketsiz yldzlar kmesi. burc-i b sulu bur. [Seretan, Akrep, Hut (Balklar) burcu]. burc-i te, burc-i zer ateli bur. [Hamel (kuzu), Esed (Arslan), Kavis (Yay) burcu]. burc-i bd haval bur. [Cevza (ikizler), Terazi (Aquarius) burcu]. burc-i eref-ahter mzn uurlu yldzlardan meydana gelen Terazi burcu. burc-i Delfn astr. Yunus, fr. auphin. burc-i evliy Badat ehri. burc-i he 1) Snble burcu; 2) Arslan burcu. burc-i Sreyya me. gzelin az. Burc-l-Esed astr. Arslan takmyldz. burcs (a.i.) yksekte bulunan niangh, hedef. burcuma (a.i.) parmak boumu, parmak boumlarnn oynak yerlerindeki kemiklerin sivrileri. bre (f.i.) 1. kuyumcularn kullandklar tuza benzer bir madde. 2. nebat ekeri, (bkz. teberzed). bu're (a.i.) 1. ukur. 2. lde ukur biiminde yaplan ocak. burha (a.i.) ok cins olan dii deve. briy (f.i.) hasr. briy-bf (f.b.s.) hasr dokuyan,hasrc. burc (a.i. burc'un c.) hisarlar, kuleler. (bkz. bur). burc-i isn aer (Gne medarnn) on iki burcu. [Hamel, Sevr, Cevza, Seretan, Esed, Snble, Mizan, Akreb, Kavs, Cedy, Delv, burt (a.i.) byk. Burzag (a.i.) 1. delikanllk andaki nee.s. etine dolgun delikanl, (bkz: ber-zg). bs, bse (f-i-) pme, pck, p. bs kenr pme ve kucaklama. -bs (f.s.) pen. Dmen-bs etek pen.

busat bse-c bse-n bse-gh, bse-geh bse-lik bselik-nevrz busat bse-c bse-n bse-gh, bse-geh bse-lik bselik-nevrz bsi Busm bstn bustn-bn bstn-efrz bstn-frz bstn bstn-pr bstn-ser busu' bu'ss b butayn butayn-i eymen butayn-i eyser bte butha butmr butln butln- da'v butu' (a.i. bist'n c.) kilimler, dekler, minderler, kee yayglar. (f.b.i.) pecek yer. (f.b.s.) buse, pck alan, toplayan, (bkz: bse-rb). (f.b.i.) plecek yer. (f.b.i.). (bkz. pselik). muz. Hzr Bin Abdullah'n edvarnda geen, buselik makamyla nevruz sesinden meydana gelmi terkip.

(f.s.) pen, pc. (f.b.s.) buse, pck toplayan, kapan, alan. (bkz. bse-n). (f.b.i.) apr upur p, pme. (a.i.) bot. soanck. (f.b.s.) -pc, pen. (bkz. busende). (f.b.i.) plecek yer. (bkz: bse-gh, bse-geh). (f.i.) pme. etek pme. el pme. (f.s.) plm. (f.m.) pmek. (f.i.) bot. sr kuyruu denilen ve ay kulana benzeyen bir ot. (f.i.) aprtl p. (a.i.) sere parmak ile adsz parman ulan ald zaman aradaki aklk. (f.i.) 1. gl ve iek kokularnn ok olduu yer, bahe, (bkz: bostan, bstn). 2. iraz'l eyh Sad'nin nl eseri. (f.b.i.) bahvan. (f.b.i.). (bkz. bstn-frz). (f.b.i.) bot. katmerli horozibii denilen bir iek. (f.s.) bostana ait. (f.b.i.) "bahe ssleyen" bahvan. (f.b.i.) bahe iinde bulunan kk. (a.i. bas'in c.) terler. (a.i.) ufak ve parlak bir bcek, tatarck. (f.i.) hastalanan koyun, kei gibi hayvanlar saaltmak iin bacaklarna yaptrlan bir eit laden. (a.i.) kannck, kk karn veya gz, hcre. anat. sa kannck. anat. sol kannck. (f.i.) 1. kknden kar kmaz, dal ve yapraklan yerlere yaylan, gvdesiz ve ksa sapl nebatlar. 2. kuyumcularn altn ve gm erittikleri kap, kuyumcu kalb, pota. 3. g. s. eme, mezarta, sebil v.b. gibi mermer veya deerli talardan yaplan eserler zerine ucu kvrk bir yaprak eklinde oyma motif. (a.i.) iyi huy.

(f.i.) zool. ok zaman su kenarlannda bulunan ve balkl denilen, sorgulu ve krmz gagal bir ku. btllk, boluk, rklk, beyhdelik. (bkz. butl). dvann esassz, haksz, bo oluu. (a.i.) gecikme, ge kalma.

butl butn bule bulet buus, bus by by-i ezhr by-i ruh by-i md by-i vef butl butn bule bulet buus, bus by by-i ezhr by-i ruh by-i md by-i vef byi by-perest bysz bzr bzdn bzne, bzine, bznne buzm buzra b-b' bc bcl bcc bcdet bcr bcriyy, bcriyye bcd bcl, bcl bcs b , be bd bdd Bdal' bdbdek bdd bdde

(a.i.) boluk, rklk, beyhdelik. (bkz: butlan). (a.i. batn'n c.) 1. karnlar. 2. nesiller, soylar. (a.i.) kadn, e. (bkz: zevce). (a.i.) kankocalk, elik. yokluk iinde bulunma. (f.i.) 1. koku. ieklerin kokusu. rh'un kokusu. 2. mit, umma. (*umut kokusu) mit belirtisi. (vefa kokusu) (karlkl) vefa bulmak midi. 3. sevgi. 4. tamah. 5. huy, tabiat. 6. ksmet, pay, nasip. (f.s.) gzel kokulu. (f.i.) Azrail. (f.i.) bot. sarmak [ot]. (f-b.i.) tuvalet ekmecesi. (f.b.s.) kokulu. (f.i.) zleme. (f.i.) kokululuk. (f.m.) koklamak. (f.i.) kokma. (f.b.i.) av kpei. (f.b.i.) buhurdan. (f.i.) tarn, biber, karanfil, kimyon ve benzerleri gibi baharlar. (f.i.) bot. tilki hayas, semizlik otu veya ko otu denilen ve il olarak kullanlan bir ot. (f i) maymun. (a.i.) 1. nefs. 2. baak. (a.i.) anat. st dudan ortasndan dar doru taan et paras. (a.i.) 1. gzbebei. 2. me. en deerli, en kymetli olan ey. (f.i.) kei. (f.i.) 1. kmr. 2. ate koru. (bkz: zgal). (a.i.) ku yavrusu, palaz. (a.i.) ilim, bilgi. (a.s.) 1. er, fena, kt. 2. alacak ey. (a.i.) fet, bel, musibet.

(a.i.) oturma [bir yerde], (bkz: tebcd). (f.i.) (a.i.) (f.i.) (f.s.) (a.i.) anat. topuk kemii, ak kemii. svme, (bkz: etm). azn i taraf, avurt. 1. sahip. 2. i. maa. (bkz: bde2). 1. hisse, nasip, pay. 2. nihayet, son. (bkz: bdde).

(a.s. bedl'in c.) budala, sersem, aklsz, bn kimseler [mfret olarak kullanlr; mfredi "bedl" Trkede kullanlmaz]. (f.i.) avukuu, ibibik kuu. (bkz: hdhd). (a.i.) 1. ayrlma, uzaklama; vazgeme, (bkz: tebd). 2. vazgeme. (a.i.) 1. nasip, hisse, pay. 2. nihayet, son. (bkz: bdd, encam).

bde (f.i.) 1. aa kav. 2. maa. (bkz: bd2). bdn (a.i. bedene'nin c.) kurbanlk develer. bdr (a.i.) hzla geme, ileri geme. bgas ("ga" uzun okunur, a.i.). (bkz. begas). bhlel (a.s.). (bkz. behlel). bhll (a.s.). (bkz: behll). bhme bhm, bihm; c.c. bihmt). (bkz: behme). bhr (a.i.) sk sk soluma, soluganlk. bhre (a.i.) 1. geni yer. 2. dere iindeki ayrlk ve sazlk. 3. kesik kesik soluyu. bht (a.i.) 1. yalan, iftira. 2. bir seyyarenin (gezegen) bir gnlk hareketi. bhtn yalan, iftira. bhtr, bhtre (a.s.) ksa, bodur. Bhr (a.s.) aydnlk, kl. bht (a.i. beht'un c.) duyanlar hayrete dren yalan ve iftiralar. bhvv (a.i. behv, behve'nin c.) 1. misafir odalar. 2. yer altndaki hayvan ahrlar. bjhn imrenme. bjmeje (f.i.) kaya keleri, kertenkele.

bjl (f.i.) topuk kemii; ak kemii. bk' (a.i.) alama, gzya dkme. bk-y srr sevinten doan gzya. bk-y edd hngr hngr alama. bk-ald (f.b.s.) alatc. bk-engz (f.b.s.) alatc. bkt (a.s. bk'nin c.) alayanlar. bkm (a.s. ebkem'den) dilsizler. bkre (a.i.) sabah, seher, erken, tan yeri. (bkz: bmdd). bkse (a.i.) 1. saks. 2. kiremit paras. 3. kaydrak. b-l-aceb (a.s.) ok acayip, ok tuhaf, ok alacak ey. b-l-aceb (a.i.) ok aciplik, ok tuhank. b-l-acebter (a.b.s.) son derece alacak ey. bllet (a.i.) yalk, slaklk, (bkz: b-llet). blbl (a.i.c. belbil) gzel ten mruf ku. (bkz: andelb, hezr). blbl-i genc me. bayku. blbl-i nln alayan blbl. blbl-i eyd lgn blbl.

blbln (f.i. blbl'n c.) blbller. blble (a.i.) 1. arap. 2. kadeh. 3. renkli deri. 4. bir eit zerdali, blbl (a.i.) emzikli su kab. bldn beld, belde'nin c.) ehirler, memleketler, iller. blega' (a.s. bel'in c.) beli olanlar, belagat sahipleri, dzgn ve tertipli olarak meramn anlatanlar. bleh (a.i.) ahmaklar, budalalar. blend (f.s.) yksek, yce. [dorusu "belend" dir], (bkz: belend). blend-ahter (f.b.s.) yldz yksek, talihi uygun. blend-vz (f.b.i.) yksek ses, haykrma. blend-bl (f.b.s.) uzun boylu. blend-bn (f.b.s.) 1. himmeti, gayreti byk. 2. ok hrsl.

blend-giry blend-giry blend-himmet (f.a.b.s.) iyi alr; himmeti, gayreti, almas yksek olan. blend (f.i.) ycelik, ykseklik. blend-iktidr (f.a.b.s.) ok kuvvetli. blend-kadd (f.a.b.s.) boyu uzun ve biimli olan [adam], (bkz. rek, servendm). blend-nazar (f.b.s.). (bkz. Blend-bn). blend-pye (f.b.s.) payesi, rtbesi yksek. blend-per (f.b.s.) yksekte uan. (bkz. bl-pervz). blend-pervz (f.b.s.) "yksek uan" izzetinefis, onur sahibi. blend-ter (f.b.s.) daha yksek. blend-tern (f.b.s.) en yksek. b-l-fudl (f.b.s.) boboaz, mnasebetsiz sz syleyen, kendinden byk ilere karan [kimse]. b-l-fudlne (f.zf.) dangalaklkla, boboazlkla. b-l-fudl (f.b.i.) dangalaklk, boboazlk. blga (a. i.) geinecek kadar ey, varlk. [Blgat-l-ehbb Osmanl irlerinden merhum Rsih Bey'in henz baslmam olan edeb bir eserinin ad olduu rivayet edilmektedir]. blgk (f.i.) kavga, kargaalk. bl-gme (f.b.s.) her eye istekli olan. (bkz. bl-heves). blgat (a. i.) geinmeye yetecek kadar olan ey. blgune ("gu" uzun okunur, f.i.) Kadnlarn yzlerine srdkleri bir eit dzgn, allk, (bkz. algune). bl-heves (f.b.s.) aklna geleni yapmak isteyen, keyfine buyruk, maymun itahl, her eye istekli, istei ok kimse, (bkz. blgme). bl-hevesne (f.b.zf.) maymun itahlcasna. bl-heves (f.b.i.) sebatszlk, maymun itahllk. bl' (a.i.) byk, ill hap. blc (f.i.) 1. nian. 2. horoz ibii. 3. h. i. Blcistan halkndan olan. blg (a.i.) erkeklik yana girme, erginlik. blh (a.i.) ciz, beceriksiz, yorgun olma; yaramama. blkka (a.i.c. belkk) dz ova; l. ["belkka" ekli de kullanlr]. bll (a.i.). (bkz. bell). bllet (a.i.) yalk, slaklk, (bkz: bllet). bl'm, bl'um (a.i.) hanere, grtlak, (bkz: bel'm). bl-vef (a.s.) ok vefal. bn (f.i.) esas, kk, temel, dip; son. bn-i bagal koltuk alt. bn-i bn burun ucu. bn-i ch kuyunun dibi. bn-i hisr kalenin dibi. bn-i he zm p, sap. bn-i nhn 1) trnak kk; 2) acele. bn-i rn kask. bn-ver (f.b.s.) kkl, yerlemi. bnbek (a.i.) kadrga bal denilen bir nev deniz canavar, ["benbek" de dorudur], (bkz: benbek).

bndd bndd bnld). bndr (f.i.) ev bark sahibi, zengin, asl ve kibirli kimse. bngh (f.i.) iine para, eya ve yolculuk malzemesi konulan oda, yer, adr, ey. bnk (a.s.) 1. bir eyin asl, hlisi. 2. dut aac kabuuna benzer, ho kokulu bir eit kabuk. bnld (f.i.) 1. esas bina, temel. 2. duvar, set, destek, payanda, (bkz: bndd). bnn (a.i.) 1. Yemen'de yetien kahve ve aac. 2. Arabistan'da kahve aacnn yapraklarndan ve henz olmam meyvasndan yaplan bir eit turu ve salata. bnd (a.i. bend'in c.) byk bayraklar, sancaklar. [Farsadan Arapalatrlmtr]. bnvvet (a.i.) oulluk, evltlk. bnyd (f.i.) 1. asl, esas, temel. 2. bina, yap. bnyd- kav salam yap. bnyd- zulm zulm yaps. bnyd-ger (f.b.s.) bina yapan. bnyn (a.i.) yap, bina. bnyn- kav salam yap. bnye (a.i.) 1. beden, vcut. 2. yap, yapl, kurulu [dorusu "binye" dir]. bnye-i dhiliyye bot. i yap, f r. structure interne. bnye-i sniyye bot. ikinci yap, fr. structure secondaire. bnye-i l bot. birinci yap, fr. structure primaire. bnye-hz (a.f.b.s.) bnyeyi kaldran, vcdu canlandran. bnyev (a.s.) bnyeye ait, bnye ile ilgili. br' (a.i.) hastann iyilie yz tutmas, (bkz: ber', buru'). Br' (a.i.) 1. aa yongas. 2. trpden kan krnt. brd (a.s.) souk, (bkz: brd1). brye (a.i.) yontulan aatan kan dknt, yonga. brcme (a.i.c. bercim) parmak boumu; parmak boumlarnn oynak yerlerindeki kemiklerin sivrileri. brd (a.i.) bir eit ubuklu kuma, aba. brd-i Hazrem Hadramut blgesinde dokunan aba. brd-i muhattat izgili, ubuklu kuma. brd-i Yemn makbul bir Yemen dokumas. brd (f.i.) bilmece, bulmaca; muamma. brd' (a.i.) hek. stma hastal. brdbr (f.s.) uysal, arbal, sabrl, tahammll, skntya katlanan [kimse]. Brdbr (f.i.) sabrllk, arballk. brde (a.i.) Arab'n giydii bir eit aba, hrka. Kasde-i brde Kab bin Zheyr'in, Hz. Muhammed nnde okuduu kasideye kar, Hz. Muhammed'in srtndan kard hrkay kendisine giydirmesiyle mehur olan bir kasidenin ad. -brde (f.b.) isimlere eklenerek "gtrlm, gtrm, gtren" mnlarna birleik kelimeler yapar. Dil-brde k gibi..

brdek brdek breh' (a.i.) iddetli azap, sknt. brehne (f.s.) ak, plak, yaln, ["be-rehne" olarak da kullanlr]. brehne-g (f.i.) plaklk, ["bereh-ne-g" olarak da kullanlr]. brehne-p[y] (f.b.s.) yalnayak. brehne-ser (f.b.s.) baak, bakabak. brehne-sne (f.b.s.) gs, bar ak. brgu ("gu" uzun okunur, f.i.) boru denilen bir mzik leti. brgus (a.i.c. bergs) pire. brgu-zen ("f.b. s.) boru alan, borucu. Brhn (a.i.c. berhn) dell, ispat, tank, (bkz: hccet). brhn- kat' l) red iin sz gtrmeyecek surette doruluu ispata tank olan salam senet; 2) Ahmet Asm Efendi'nin Farsadan Trkeye bir lgati. Brhn- mesh Hz. sa'nn mucizesi. brhn- mzn manta uygun olan delil. brhn- rc bir meselenin ispat. brhn- limni mant. tmdengelim. brhn- sllem sonsuzluk kavram tartlrken kullanlan "kademeli delil". brhn- tezyf sonsuzluk kavram tartlrken ileri srlen karlkl ilinti delili. brhn ispatlayc, aklayc. Brhniyye (a.i.) Ahmediyye tar-katinin 6 ubesinden biri. [tekiler Sinniyye, Ukyye, Ramazniyye, Cerrhiyye, Ms-riyye]. brhn-trs (a.f.b.i.) uzayn sonluluunu ispat etmek iin kullanlan teorem. brhe (a.i.) mddet, uzun zaman. Ba'de brhet-in bir hayli zamandan sonra. brhet-en min-ez-zemn bir hayli zaman. brhn (f.i.) l. kemer; duvar. 2. ember, dire. 3. mni, ift; avlu. 4. ev ve kale kaps, (bkz: berhb1'2). brde (f.s.; kesilmi ["kesmek, kesilmek" mnsna gelen brden mastarndan]. brde-dm (kuyruu kesik) talihsiz. brdeg (f.i.) kesilmilik. brde-ser (f.b.s.) ba kesik. brde-zebn (dili kesilmi) sessiz, az konuan. brn (f.i.) dilim, [en ok meyvalarda kullanlr], brka' (a.i.) kadnlarn rtndkleri pee, tl, yamak, yzrts. (bkz: berku', brku'). brka'-fiken (a.b.s.) rt aan, rt atan. brkn (a.i.) yanarda, volkan. brkan l-beyaz tenli adan. 2. zool. alaca ekirge ["birkan" eklinde de kullanlr). brkn yanardaa mensup, volkanik. brkniyyet (a.i.) jeol. volkanizm. brke (a.i.) 1. mart kuu. 2. kurbaa. 3. havuz, ufak gl [Arapas birke dir]. brke-i lcivert gkyz. brku' (a.i.). (bkz: berku', brka').

brn brn brnh (f.s.) gen, delikanl, yiit, (bkz: bern, burna, brnk). brnk (f.s.) gen, delikanl, yiit. (bkz. bern, burna, brnh). brns (a.i.c. bernis) 1. Araplarn stten giydikleri bir giyecek; 2. kollu ve balkl hamam havlusu, bornoz. 3. bir eit kadn yeldirmesi. brr (a.i.) buday, (bkz: gendm, hnta, kamh). brrn (f.s.) keskin, kesici. Haner-i brrn keskin haner. Tg-i brrn keskin kl. Brs (f.i.) bot. ard aac meyvas. brsn (f.i.) ejderh, byk ylan, (bkz: su'bn). brste (a.i.) tehlikeli yer. brsn (a.i.c. bersin) 1. insan eli. 2. yrtc hayvan penesi. 3. develere vurulan bir eit damga, (bkz: birsan). br.m (a.i.) kadnlarn yzlerini rttkleri rt. br' (a.i.) 1. hasta iyilie yz tutma, (bkz: ber', bur'). 2. bilgi, fazilet ve iyilikte benzerlerine olan stnlk. brd (a.s.) 1. souk, (bkz: brd). 2. i. iten souma, bkma. brdet (a.i.) soukluk. brdet-i hev havann soukluu. brdet-i mumele yaplan muamelenin soukluu. brdet-engz (a.f.b.s.) ok souk. brfe (f.i.) 1. sark. 2. bel kua. 3.mendil. brk (a.i.) un helvas, (bkz: berk, berke, habs, habsa). brk (a.i. berk'in c.) imekler. br'm, br'me (a.i.) bot. aacn henz almam iei, tomurcuu. brt (a.i.). (bkz. burt). brz (a.i.) 1. belirme, ortaya kma. 2. aikr, meydanda, (bkz. bevh, hveyd). bslet (a.i.) hret, n. bsr, bsre (a.s.c. bisr) 1. her eyin tazesi. 2. i. her eyin ucu ve ba. 3. i. gen kz ve olan. bssed (a.i.) mercan [ta]. bsth (f.i.) kstah, utanmaz, edepsiz. bstn (a.i.c. bestn, bestn) bostan, ba bahe, (bkz: bstn). ["bstn" Farsa "bstn" kelimesinin Arapalatnlmdr]. bstn (a.i.) bostanc, bahvan. bste (f.i.) fndk, (bkz: bunduk, bun-duka). bstek, bstec (f.i.) 1. bot. akgnlk. 2. fstk zamk. bstka (a.i.) kk kp, kpk. bsk (a.i.) 1. aacn boylanp uzamas. 2. birinin akranna stn olmas. bsl (a.i.) 1. akarlarn ve iilecek eylerin, ekiyerek veya mayalanarak tadnn ar ve buruturucu olmas. 2. bir ey haram olma. bsl, bsr (f.i.) lanet, beddua, ilenme, ilen. bsr (a.i. besr'in c.), (bkz. besr). bsut (a.i.) el akl, civanmertlik, ["bi-sut" eklinde de kullanlr].

b b bkn (a i) 1. kendi dilini bilmeyecek kadar ahmak adam. 2. Arap ocuu olduu halde Arapay bilmeyen ahmak. br (a.i.) mjde, sevinli haber. (f.i.). 1. put. (bkz. elp, bter (f.i.) hek. kurdeen, pislikten veya kan bozukluundan meydana gelen kandnc bir hastalk. bterem, bter (bkz. bter). bt (f.i.c. btan) sanem). 2. s. gzel. bt-i perne periye benzeyen gzel. btn (f.s.) 1. putlar. 2. s. gzeller. bteyr' (a.i.) 1. Gne, (bkz: hurd, mihr, ems). 2. sabah. bt-hne (f.b.i.) puthne. (bkz: sa-nem-hne). bt-kede (f.b.i.) puthne, puta tapanlarn ibdet ettikleri yer. bt-ll (f.b.s.) hayran olan, aa kalan. (bkz. mebht). bt-nigr (f.b.i.) putu. (put malci,) portreci. bt-perest (f.b.s.) puta tapan. bt-perest (f.b.i.) puta tapma. bt-perve (f.b.s.) peri gibi gzel. bt-iken (f.b.s.) put kran. bt-ikest (f.b.i.) put krclk bt-tir (f.b.s.) put, heykel yapan. (bkz: heykel-tr). bt-tir (f.b.i.) put, heykel yapclk. bt' (a.i.) 1. kesilme. 2. uzaklama. btn (a.i. batn'n c.) 1. karnlar. 2. nesiller, soylar. bvn (a.i.c. ebvine) direk, adr direi ["bivn" ekli de vardr]. bveyz (a.i.) biy. yumurtack, fr. ovule. by' (a.i. bey'in c.) satmalar, satlar, satlmalar, satn almalar. byd (a.i.) yok olma. (bkz: bd, beyd, beyddet). byn (a-i-bn'in c.) blgeler, mntkalar. byt (a.i. beyt'in c.), (bkz. beyt). bytt (a.i. byt'un c.) 1. ev kmeleri. 2. asilzade aileleri. 3. asl kiiler. byz (a.i. beyz'in c.) yumurtalar. bz (f.i.) kei. (bkz: teys). bz-i kh da keisi. bzk (a.i.) tkrk, salya. bz-bn (f.i.) kei oban. bzbee (bkz: bzgale). bz-dil (f.b.s.) "kei yrekli" korkak. bzeyr (a.i.) bot. sporcuk. bzgale ("ga" uzun okunur, f.i.) olak, kei yavrusu, (bkz: bzbee). bze (f.i.) kk kei; olak. bzm (a.i.) 1. doru rey. 2. kesin karar ve tahamml. 3 . kuvvet, sertlik. bzg (a.i.) doma, domaya balama, kma. bzr (a.i. bezr'in c.) tohumlar, taneler. bzrt (a.i. bezr'in c. olan bzr'un c.) bot. tohumlar, taneler, (bkz: bzr). bzrt- mteharrike bot. tyleriyle hareket eden deniz bitkilerinin tohum hcreleri, zoospor.

bzzet bzzet bzrg-gerdniyye bzrg-gevet bzrg-mye bzrg-nevrz bzrg-selmek bzrg-ehnz bzrgn bzrgne bzrg-dil bzrg bzrg-meni bzrg-sl bzrg-vr bzrg-vr bzrg-zde bzzka c c-yi behit c-yi dil-nin c-yi iret (a.i.) pejmrdelik, perianlk, kyafetsizlik, pintilik, (bkz: bezzet, bizz). kyafet perianl, stba dkkl. (f.s.c. bzrgn) 1. byk, ulu. (bkz: azm, cesm, kebr). 2. i. ef, reis. 3. muz. Trk msikisinin ok az kullanlm en eski mrekkep makamlanndandr. Hseyn belisinin hseyn perdesindeki eddi, pselik belisi ve argh belisinin rast perdesindeki eddinden (yn mahr makamnn pest belisinden) meydana gelmitir. Ekseriya bu belilerde kank bir sr'atte seyredildikten sonra, rasttaki argh belisi ile inici bir ekilde rast perdesinde durulur. Gl birinci derecede, makamn terkibindeki ilk iki belinin ilkinin dura ve ikincisinin tiz dura olan hseyn, ikinci derecede argh belisinin tiz dura olan neva, nc derecede pselik belisinin dura olan dgh'dr. Bilhassa seyirde argh belisine ehemmiyet verilerek ve onun dhilinde gezinilerek yrnr, donanm botur. Lhin iinde hseyn belisinin hseyn perdesindeki eddi iin fa bakyye diyezi konulur,

bakaca bir arzas yoktur. muz. Hzr Bin Abdullah'n edvarna gre bzrg makamna gerdaniye vzesinin katlmasyla elde edilen terkip. muz. Hzr Bin Abdullah'n bzrg makamna gevet vzesini katarak elde ettii terkip. muz. Hzr Bin Abdullah'a gre on iki makamdan bzrge mye vzesi katlmakla elde edilen terkip. muz. Hzr Bin Abdullah'n edvarnda bzrg makamyla nevruz vzesinin terkibiyle meydana gelen makam. muz. Hzr Bin Abdullah'n on iki makamdan bzrg selmek vzesini eklemekle elde ettii terkip. muz. Hzr Bin Abdullah'a gre bzrg makamna ehnaz vzesi eklemekle elde edilen terkip. (f.s. bzrg'n c.) bykler, ulular. (f.zf.) byk, ulu kimseye yakacak yolda. (f.b.s.) gnl yce, eli ak, cmert. (f.i.) byklk, ululuk, (bkz: azamet). (f.b.s.) yksek fikirli. (f.b.s.) yal, ihtiyar. (f.b.s.) byk, ulu, saygdeer [kimse]. (f.b.i.) ululuk, byklk, saygdeerlik. (f.b.i.) kiiolu. (a.i.) kabuksuz smkl bcek. (f.i.) l. yer, mevki, mekn. cennet gibi yer. gnl ac yer. iret yeri, iki iilecek yer.

c-yi itibh c-yi itibh c-yi mlhaza dnlecek nokta. c-yi bhe ikillenecek nokta. c-yi penh snlacak yer. c-yi rahat rahat edilecek yer. 2. ay ksaltmasnda cemziyel evvel. cadet (a.i.) kvrcklk. cb (a.i.). (bkz. ce'b). cbe (a.i.) bir cevap. ca'be (a.i.) ok kuburu, yelek, sadak. c-be-c (f.b.zf.) yer yer. cbet (a.i.) cevap verme. cb (a.s. cibyet'den) 1. [eskiden] vakfl akar kiralarm toplamakla grevli bulunan kimse, vergi tahsildar. 2. i. ekirge. Cbilka (f.i.). (bkz. Cblka). Cbils (f.i.). (bkz. Cbls). cbir (a.s. cebr'den) 1. cebreden, zorlayan, (bkz: mcbir). 2. krk, krk sanc. cbir-i kll-i kesr (krlan, bozulan her eyi dzelten) Allah. cbiye (a.i.) havuz. cbls (f.i.) 1. yaltaklanma, dalkavukluk. 2. s. eletek pen, yaltaklanan, dalkavuk, (bkz: lbs, pls). cbls-ne (f.zf.) dalkavuklara yakrcasna. cabls (f.i.) yaltaklanclk, dalkavukluk. Cblka (f.i.) 1. en uzak Dou'da bin kaps olan efsnev bir ehir. 2. tas. insann mutlaka Allah'a doru ynelen yolundaki ilk merhalesi. Cbls (f.i.) en uzak Bat'da bulunan, bin kaps olan efsnev bir ehir. 2. tas. insan gayretinin son hedefi burada mutlak ile mevsuf [=Allah ile insan] birleir. ccm (f.i.) 1. aba, kebe gibi kaba bir yn dokuma. 2. trl renkli ipliklerden dokunan bir eit deme, cicim. ca'd (a.s.) kvrck [sa], (bkz: mca'ad). ca'd-i girih-gr kvrck ve dolak sa; arapsa. ca'd-i tr (deve kvrc) me. vcudu ok tyl olan kimse. ca'd-i kalem 1. gzel yaz. 2. kalemde kalan mrekkep bula. 3. yazann kaleminden kan gzel szler. 4. yarm daire. cdd, cadde (a.i.) cidd; alkan; azimli. cadde (a.i.) geni, ilek, byk yol, anayol, (bkz h-rh). cadde-i kebr 1. ana cadde. 2. istanbul'da Galatasaray'dan Taksim'e doru uzanan cadde. cd (f.i.) safran. cd (a.i.c. cdt) dilenci, (bkz: sil). cdib, cdibe (a.s.) kusur grc. cdil (a.s.) kuvvetli, grbz. cdis, cdise (a.s.) 1. orak, kurak, ilenmemi [toprak]. 2. harap, ykk. cd (f.i.) 1. cad, byc. 2. gulyabni, hortlak, karakoncolos, vampir. 3. s. irkin kocakar, acuze. 4. s. ok gzel gz. cd-fen (f.a.b.s.) sihirbaz, byc. cd-ger (f.i. ve s.) byc, sihirbaz.

cd-ger cd-ger cd-ke (f.b.s.) sihirbaz kran, sihirbaz ldren, ldrc. cd-suhen (f.b.s.) sihirlercesine sz syleyen, uzdilli. (bkz: cdzebn). cd-vne (f.b.zf.) sihirbazlara, byclere yakacak surette. cdv, cdy sihirbazlk, byclk. cd-zebn (f.s.) bylercesine sz syleyen, uzdilli. (bkz. cd-suhen). cafcaf (f.s.) iffetsiz, ahlksz [kadn], yrtlaz. (bkz. cefcf). Ca'fer (a. i.) 1. kk akar su. 2. h. i. Hz. Ali'nin kardei olup, Muta muharebesinde bayrak tutarken iki elini de kaybederek ldrlmtr. 3. erkek ad. Ca'fer-i Sdk lerin on iki imamndan altncs, (bkz. eimme-i isnaer). ca'fer-i z-l-cenheyn (bkz: ca'fer2). ca'fer (a.s.) 1. lerden imm Ca'fer-i Sdk tarafls olan. 2. i. gzel sanatlarda kullanlan bir eit kt cinsi [tezhip, hat, minyatr v.b.]. ca'feriyye (a.i.) Ca'fer tarikat. cf (a.s.) cef eden, eziyet eden. cger jiU. (f.i.) ku kursa. c-gr (f.b.s.). (bkz: cy-gr). c-gzn (f.b.s.) yer seen, yerlemek zere yer beenen. ch, che (a.i.) tibar, makam, "orun, mevki. Hrs- ch mevki hrs. cahd (a.i.) bile bile inkr etme. cahd- mutlak, cahd- mustarak Arap gramerinde iki tane menf (olumsuz) geni zaman sygas (*kipi). chz (a.s.) patlak gzl, lokma gzl [adam]. ch, chiye (a.s.) ak, alen, aikr, (bkz. bevh, hveyd). chid (a.s. cehd'den) 1. cehdeden, elinden geldii kadar alan. 2. i. erkek ad. [men. chide]. chid (a.s. cahd'dan) bilerek inkr eden. Hasm- chid bile bile inkr eden dman. chidiyye (a.i.) Halveti tarikat ubelerinden birinin ad. [kurucusu Edirneli eyh Chid Ahmed Efendi'ye nisbetle bu ad almtr]. chil (a.s. cehl'den. c. cebele, chela, chhl) 1. bilimsiz, bilgisiz. 2. gen, tecrbesiz, toy. chil-i and inat chil. chil-i munsif insafl, bilmediini teslim eden, syleyen chil. chil-ne (a.f.zf.) chilce, cahillikle. Cr'et-i cahilane chilce ataklk. chili, chiliyye (JU. (a.s.) 1. cahillie ait. 2. Islmdan nceki Arap devrine ait. Chiliyye (a.i.) Chiliyet devri adamlar, puta tapanlar. chiliyyet (a.i.) 1. cahillik, bilgisizlik. 2. Islmdan evvelki devrin ad; Hz. Mu-hammed'den nce Arap yarmadasndaki puta tapma devri. Cahm (a ) cehennem gibi.

chyen (a.zf.) alenen, ak olarak. chiz (a.s.) cesaretli, gzpek [adam]. cahm (a.i.) cehennem, tamu. Nr- cahm cehennem atei.

cahiz, cafiz cahiz, cafiz chsk (f.i.) ; orak. cahd (a.s. cahd'dan) 1. srarla inkr eden. 2. .Yahudi, ft, (bkz: chid, chd). cahd-i and ok inat Yahudi. cahd-ne (a.f.zf.) ftasna, Yahudicesine. cahf (a.s.) kendini beenmi, kibirli. (bkz. marur). cibe (a.i.c. cevib) halkn aznda dolaan haber. cife (a.i.) huk. cevfe (bolua) kadar giden yara. [gste, arkada, karnda alan yaralar cife olabilir]. cil (a.s. ceveln'dan) ceveln eden, dnp dolaan. cil (a.s.) ileyen, yapan, eden, yaratan. cil-l-leyl-i ve-n-nehr geceyi gece, gndz gndz eden, Cenbhak. cile (a.i.) insann iinde dnp dolaan htra. cir (a.s. cevr'den) evreden, zulmeden. Dilber-i cir zulmeden, cef eden gzel. caiz (a.s. cevz'dan) ilenilmesinde cevaz olan; olabilir, olur. cizt (a.s. ciz'in c.) caiz olan eyler. caize (a.i. cevz'dan. c. ceviz) 1. yol yiyecei, azk. 2. hediye, bahi, armaan. 3. ed. eski irlere, yazdklar medhiyeler dolaysyla verilen para ve bahi, (bkz. aidat, atiyye, avid, ihsan, sla). cl, cl (f.i.) 1. tuzak. 2. misvak aac ["evvelce" lifli dallan, di fras vazifesini grrd]. ca'l (a.i.) 1. yapma, meydana getirme. 2. sabr, tahamml. 3. ie balama; alma. clife (a.i.) hek. deri ile eti beraber toparan yara. Clnus (a.h.i.) ilk alarn, pokrat ile beraber en byk Grek hekimi, Galen (131-210). clis (a.s. cls'dan. c. clls) cls-eden, oturan, oturucu, tahta kan. clis-i evreng-i -saltanat saltanat tahtna oturan. clis-i serr-i saltanat saltanat tahtna oturan. cli (f-i-) l-iftleme. 2. s. naz ve gamze ile salnan. cli-ger (f.b.i.) 1. yalnz ehvet duygular iin yaayan kimse. 2. naz ve gamze ile salnan gzel. ca'liyyt (a.i.c.) sahte, dzme, yapma olan hususlar. ca'liyye (a.s.) ["ca'l" nin men.]. (bkz. ca'l)" ca'liyyet (a.i.c. ca'liyyt) yapmack. clz (f.i.) sebze bahesi, kavun karpuz tarlas, bostan. cam (f.i.) 1. sra, cam; bardak, kadeh, ie ve toprak cinsinden arap kadehi, [kelimenin Arapas cemi "cmt" dr]. cm- lem-nm (bkz. cm- cihn-nm, cm- gt-nm). cm- ak tas. (bkz: cam4). cm- te-fm ate renkli kadeh. cm- ay hayat kadehi, zevk ve safa kadehi. cm- cem ark mitolojisinde, arabn cats saylan "Cem" in sihirli kadehi; arap. cm- cihn-bn (cihan gsteren kadeh) (bkz. cm- cihn-nm). cm- cihn-nm cihan gsteren kadeh, iinde dnyy seyrettiren kadeh.

cm- fena (fnilik kadehi) lm. cm- ruen parlak kadeh. cm- sabh sabah ikisi iilen kadeh. cm- sahb krmz arap iilen kadeh. cm- seher Gne, (bkz: cme-i seher). cm- sm (gm kadeh) me. sevgilinin enesi. cm- arb arap kadehi. cm- ehriyr byk kadeh. cm- r stl meme. cm- teh bo kadeh. cm- zerrin (altn kadeh) beyaz arap. 2. h. i. Horasan'da bir kasaba. 3. kendilerini Cemit sllesinden sayan Sent ve Kimir hkimlerinden bir ksmnn lkab. 4. tas. Tann nn yrei. Cmsb (f.h.i.) Keynlerden Keykutasb'n veziridir; hikmet ve heyette yksek bilgisi vard. [Eski Farsa ile ve "Ferheng-i Mlk" ve "Esrr- Acem" adyla yazd kitap, bu gn "Cmsbnme" adyla anlr. cme (f.i.) l . elbise, amar. cme-i hiret (bkz. cme-i fena). cme-i fena (fnilik elbisesi) kefen. cme-i guk yosun.

cme-i hb gecelik. cme-i hssa tar. Osmanl pdihlar tarafndan verilen elbiselik kumalar. cme-i hayt (hayat elbisesi) mr. cme-i hurid Gne'in ve yer, Gnein tesirinden korumalar itibariyle aa yapraklan, toz, duman ve bulut. cme-i d 1) krmz elbise; 2) bahar iekleri. cme-i ihram haclarn giydii dikisiz elbise. cme-i katran Peygamberimizin sllesinden olanlarn, Muharrem aynn onuncu gn giydikleri siyah elbise [burhn- kaat]. cme-i matem matem elbisesi. cme-i my (kll elbise) me. krk. cme-i nahcivn sade dikilmi elbise. cme-i ' nev-rz 1) rengrenk elbise; 2) baharda alan trl iekler. cme-i seher Gne, (bkz: cm- seher). 2. srahi. cme-ld (f.b.s.) kirli elbise. cme-dn (f.b.i.) esvap ve amar koymaya yarayan sandk, dolap; gardrop. cme-dr (f.b.i.) 1. elbiseyi muhafaza eden kimse. 2. vestiyer cme-derde (f.b.s.) elbisesi yrtlm. cme-dz (f.b.i.) elbise bien, diken, terzi.

cme-gh (f.b.i.) amar yeri, amar odas, soyunup giyinilecek yer. cmeg (f.i.) l . hizmetilere verilen maa, cret ve elbise paras. 2. hizmetkr. 3. tfek fitili. 4. elbiselik kuma. cme-hb (f.b.i.) yatak. cme-hne (f.b.i.) yk, yerli dolap. cme-kn (f.b.i.) camlk, elbise soyunulacak yer. [dorusu "cme-ken" dir].

cmekiyye cmekiyye atiyye. cme-seher (f.a.b.s.) sabah riizgn veya gne. cme-y (f.b.i.c. cme-yn) amar ykayan, amarc. cme-yn (f.b.i. cme-y'un c.) amar ykayanlar, amarclar. cm-ger (f.b.i.) camc ustas, cam yapan sanatkr. cmgul (f.i.) klhanbeyi. cm-hne (f.b.i.) cam fabrikas. Cm (f.h.i.) ran'n XV. asrda yetimi byk mutasavvf, mtefekkir ve lim iri; Fatih'le muhabere etmitir. Asl ad Ab-durrahman'dr. Bir ok manzum ve mensur eserleri vardr. Bizde Cm adyla hret bulan eseri Arap nahvine ait Kfiye'nin erhi olup vaktiyle medreselerde okutulurdu. Cami (a.i. cem'den. c. cevmi') iinde namaz klnan ibdet yeri; iinde cuma namaz klnan mescit. cmi-i devrn devrin, zamann camii. cmi-i kebr byk cami. cami' (a. s. cem'den) 1. cemeden, derleyen, toplayan. 2. iine alan, iinde bulunduran. cmi-i Kur'n (Kur'n derleyen) Halfe Osman. Cmi'-l-Frs XV-XVI. yzyllar arasnda yaad sanlan Inegll Mustafa bin Meh-med bin Ysuf un Farsadan Trkeye evirdii lgat kitab. cmi'-l-hurf kitap yazan. cmi'-l-kelim beyn tbirlerindendir. Lfz az, mns ok sz. (bkz: tebh, istiare). cmi'-l-mahsin gzel vasflar bulunan. Cmi'-n-Nasyih (nasihatleri toplayan) nl Trk bilgini bni Kemal'in didaktik bir eseri. Cmi'-n-Nezir Eridirli Hac Kemal'in, XV. yzyl airlerinin birbirlerine yazdklar nazireleri toplayan mecmuas. camia (a.i. cem'den. c. cevmi') 1. topluluk. 2. fiz. topla, f r. cmid, camide (a.s. cmd'-dan. c. cevmid) donmu, donuk; cansz. Cism-i cmid cansz cisim. Ecsm- camide cansz cisimler. M-i cmid donmu su. sm-i cmid a.gr. tasrifi (ekimi) ve itikak (tresi) olmayan isim veya fiil. cmid-l-ayn yrei kat, alamak nedir bilmeyen. cmid-l-keff cimri, tamahkr, eli sk. cmid-l-ml tanmaz mal, mlk, arazi, (bkz: gayr-i menkul). cmih (a.s.) ba sert [hayvan]. cmiiyyet (a.i.) cmi'lik, toplayclk, topluluk, toplu olma. cmiyye (f.i.) Nak- bendiyye tarikatnn 9 ubesinden birinin ad. [tekiler Ahr-riyye, Nciyye, Kasaniyye, Mecdediyye, Murdiyye, Mazhariyye, Melmiyye-i Nriyye, Hlidiyye'dir], cms (a.i.c. cevms) manda, su sr. cms- cesm iri, byk manda. can (f.i.) 1. can, ruh. 2. hayat, yaay. 3. gnl. Cn- can (cann can) Allah.

G-i can Yr- can cn- rn can cana cn-fern canan, cnne G-i can Yr- can cn- rn can cana cn-fern canan, cnne cn-zr cn-bah cn-bz cn-bzn cn-bzne cn-bz-hne cn-bz cn-beleb, cn-berleb cn-cier cn-dde candne cn-dr cn-dr cne cne-dr cn-efn cn-efn cn-efz c-nemz cn-fed cn-fers cn-fen cn-fez can kula. can dostu. tatl can. 4. silh, (bkz: cne). 5. erkek ad. (a.i.). (bkz. cnn). (f.n.) ey can, ey sevgili! (f.b.s.) yaratc.

(f.s.) 1. sevgili, gnl verilmi, ma'ka. 2. kadn ad. 3. tas. Allah. (f.b.s.) 1. canl, yaayan. 2. i. zararl hayvan. 3. i. domuz; canavar. (f.b.s.) can inciten, can yakan, eziyet eden. (f.b.s.) 1. can veren, hayat balayan, cana can katan, sevgili. 2. h. i. Cenbhak. (f.b.i.c. cn-bzn) 1. can ile oynayan, cann tehlikeye koyan, canbaz. 2. s. aldatc. 3. i. hayvan alveriiyle megul olan kimse. 4. i. [eski] feda atl asker. (f.b.i. cn-bz'n c.) can-bazlar. (f.b.zf.) canbaza yakacak surette, canbazlkla. (f.b.s.) canbazlann oynadklar, hnerlerini gsterdikleri yer. (f.b.i.) canbazlk. (f.b.s.) can dudanda; ruh teslim edecek halde bulunan. (a. (f.b.s.) ok teklifsiz sevien [kimse]. (f.b.s.) candan balanm, candan bal. (f.i.) 1. tepe ile aln arasndaki yer, bngldak. 2. beyin. (f.b.s.) 1. canl, diri. 2. silhl [kimse]. 3. i. muhafz, koruyucu, emniyet memuru. 4. i. azk. (f.b.i.) tiryak. (f.i.) 1. silh, (bkz: can"). 2. ruh, can. (f.b.s.). (bkz. cn-dr). (f.b.s.) bir da'v uruna cann veren, (bkz: cn-fen). (f-b.i.) bir da'v urunda can verilicik. (f.b.s.). (bkz. cn-fez). (f.b.i.) "namaz yeri" seccade. (f.b.s.) cann veren [asl "cn-fd" dr]. (f.b.s.) can dayanamayacak derecede. (f.b.s.). (bkz. cn-efn). (f.b.s.) 1. can artran, gnle ferahlk verici, cana can kalc. 2. ayn yir-minc gn. 3. i. muz. tahminen be alt asrlk pek az kullanlm bir mrekkep makamdr. Sab makamnn pest tarafna, dura olan dgh perdesinden tibren hseynarn perdesine nakledilmi bir uak drtls (inici olarak sesleri yledir dgh, rast, rak, arn) ilvesinden ibarettir. Canfeza, bu drtly inici bir ekilde idare ile, hseyn-arn perdesinde durur. Gl birinci derecede sab'nn dura ve uak drtlsnn mi eddinin gls olan dgh, ikinci derecede de birinci gl kadar ehemmiyet arzetmek zere sab'nn gls olan argh'dr. Donanma sab gibi si iin koma bemol ve re iin ba-kyye bemol konulur. Lhin iinde uak drtls iin de fa bakyye diyezi ilve edilir, (sab'nn iki arzas bu drtl'nn seslerine dhil deildir).

cn-figen cn-gh cn-gez cn-gr cn-gdz cn-gzr cn-hr cn, caniye cn cnib cn-figen cn-gh cn-gez cn-gr cn-gdz cn-gzr cn-hr cn, caniye cn cnib cnib-dr cnibeyn canibi cnih, cniha cniha c-niin Cniyne caniye Cnn cn-nisr cn-perver cn-rb cn-sipr cn-siprne cn-sipr cn-sitn cn-sitn cn-sz cn-ikf cn-ikr, cn-iker cn-iken car cr-l-cenb cr-ullah cr-l-cnb Cr M-i car ehr-i car

car faiz haddi car fiat (f.b.s.) (f.b.s.) (f.b.s.) (f.b.s.) (f.b.s.) can can can can can dren, can harcayan. azaltc, ruh eksil-tici. 2. i. can evi. src, ruh skc; ldrc, tehlikeli olan. skc. eritici, acma uyandran.

(f.b.s.) candan geer o-lan, cana dokunan. (f.b.s.) yrek paralayan, i trmalayan, (bkz: dil-hir). (a.s. cinyet'den) cinayet ileyen. (f.s.) azz, candan sevilen [kimse]. (a.i. cenb'den c. cevnib) 1. taraf, cihet, yan. 2. erkek ad. (bkz: sy). Allah'n kullarna ldkten sonra yapaca ihsann bulunduu yer, Allah'n nezdi. (a.f.b.s.) yanc [askerlikte]. (a.b.s.) iki yan, iki taraf. (a.s.) 1. yana ait, yanda olan, yana den. 2. jeol., mant. *yanal, f r. lateral. (a.s. cnha'-dan) su ilemi, su sahibi olan. (a.s.) 1. cenaha meyleden veya bir taraf tutan. 2.i. kaburga kemiklerinin ikinci veya ncs ile yedincisi arasndaki herhangi bir kemik olup ekseriya beinci, altnc veya yedinci kemik olur. (a.f.b.s.) birinin yerine geen, birinin yerine oturan; vekil. (a.f.zf.) cn gibi, canice. (a.i.) cn kadn. (a.i.) cin taifesi. (f.b.s.) cann feda eden, cann harcayan. (f.b.s.) ruh besleyen, i aan; gnl aan. (f.b.s.) gnl kapan, dilber. (f.b.s.) cann teslm eden, cann feda eden. (f.b.zf.) cann feda edercesine. (f.b.i.) can feda edicilik, fedkrlk. (f.b.s.) ruh alc, can karc, insana bel olan, gzel.

(f.b.i.) cansitanhk, ruh alclk, can kanclk. (f.b.s.) can yakan, fazla keder ve sknt veren. (f.b.s.) can yrtc, yaralayc. (f.b.s. ve i.) can avlayc, can alc, Azrail. (f.b.i.) Azrail, (bkz: cn-ikr, cn-iker). (a.i.c. cirn) 1. komu. cr- mlsk, bitiik komu. Mekke'ye gidip orada oturan. akrabadan olmayan, yabanc komu. 2. mteri. 3. araf, rt. (a.s. cereyn'dan) 1. cereyan eden, akan, geen, yryen. akar su. geen ay. 2. sosy. geer, fr. courant. eko. para piyasasnda doan, para arz ve talebine gre meydana gelen faiz. eko. sat esnasnda geerli olan fiat

car hsla car hsla deerine oran; 2. sermyenin yzde ile gsterilen yllk geliri. car hesb eko. (bkz: hesb- car). car ihtiyat eko. ksa zamanda paraya evrilebilecek aktif hesaplar. car mliyyet eko. hlihazr fiatlara dayanan maliyet. car masraf eko. belirli bir devre iinde yaplan masraf. car nisbet eko. mtedavil kymetler toplamnn ksa vadeli borlar toplamna blm. crih, criha (a.s. cerh'den) 1. cerheden, yaralayan. Esliha-i criha yara aan silhlar. 2. rten. criha (a.i.cerh'den c. cevrih) 1. zool. yrtc ku veya hayvan, fr. repaes. 2. insann el, ayak gibi zas. crihn o (a.s. crih'in c.) cerh edenler, yaralayanlar. crim, crime (a.s. crm'-den) 1. kesen. 2. hurma toplayan. 3. ailesinin maietini kazanan. 4. sulu, mcrim. cris (a.s.) hrn [kadn]. criye (a.i.c. cevr) 1. para ile satn alnan halayk, hizmeti kz; kz. 2. harpte esir dm veya odalk olarak alnm kz. criyye (a.s.) cri olan, geer olan. Sikke-i criyye geer ake. Hesbt- criyye karlkl geen hesaplar. crr, crre (a.s. cerr'den) cerre-den, eken, srkleyen, ekici. Hurf-i crre a. gr. harf-i cer'ler. creb (f.i.) araf. cr, crub (f.i.) sprge. crb-ke (f.b.s.) sprc.[evvelce, Mekke'de Kabe'nin, Medine'de camilerin sprme ii mhim ve erefli bir vazife ve rtbe idi]. crb-nm (f.b.s.) sprge gibi, sprgeyi andran. Lihye-i crb-nm sprgeyi andran sakal. crb-zen (f-b-i-) sprc, p. cr-ullah (a.b.i.) Mekke'ye ekilip orada oturan. cselk (a.i.) katolik; bapiskopos, bapapaz, byk papaz, patrik. csim iU. (a.s.) yzkoyun, gs stne yatm kimse. csir (a.s. cesret'den) cesaret eden. cass (a.i.) 1. kire. 2. al ta. casss (a.i.) kirei, svac. cst (f.i.) zmn skld yer, zm teknesi. csm (a.i.) kbus, korkun rya. casus (a.i.c. cevss) 1. hafiye, gizli haberler renerek veya srlan zerek haber veren, at. 2. dmann, askerlie dir haberlerini renip bildiren kimse. css (a.i.) casusluk. cvers (a.i.) buday arasnda biten bir eit sar dar. cvers (a.s.) bir dar tanesi byklnde olan kabarck. D- cvers kabarck hastal. cversiyy--ekl dar eklinde. cvd , cvdn , cvdne, cvdn (f.s.)- (bkz. cvid, cvidn, cvidne, cvidn).

Cvidn-hred (f.b.i.) "ebed ve daim akl" anlamna gelen bu kitap Iran ahlarndan Huseng'e ait olup, Hint, ran, Yunan ve Arap filozoflarnn ahlk hakkndaki kurallarndan bahseder. Cvidn-nme veya Cvidn- kebr (f.b.i.) Kur'n'n, Esterbd'l Fazlullah tarafndan, Hurfiye tarikatnn inancna gre yaplm tefsiri. Cvidn-nme (f.b.i.) Baba Efdl-i Kn tarafndan yazlm ahlk ve felsefe kurallarn derleyen Farsa eser. cvidn-sery (f.b.i.) cennet. (bkz. adn, behit, firdevs). cay (f.i.) yer. (bkz: c). cy-i behit cennet gibi yer. cy-i buse plecek yer. cy-i iltica snma yeri, snak, (bkz: cy-i penan). cy-i iret ikili elence yeri. cy-i itibh phe noktas. cy-i karr durma, dinlenme yeri. cy-i meakkat (sknt yeri) me. [bu] dny. cy-i mlhaza dnlecek yer, nokta. cy-i mtala mtalaya, okumaya deer. cy-i penan snma yeri, snak, (bkz: cy-i iltica). cy-i rahat rahat yer. cy-i sul sorulacak ey. cy-i ek (bkz: cy-i itibh). cy-i bhe (bkz: cy-i ekk, cy-i itibh). cy-i taaccb alacak ey. cy-i tereddd (bkz: cy-i itibh, cy-I ekk, cy-i bhe). cy- md 1. arzu edilen nokta. 2. mit veren ey. cy-b (f.b.i.) oda, ikamet yeri, ev, yurt, mekn, mesken. cy-gh, cy-geh (f-i-) lyer. 2 . mevki, rtbe. cy-gr (f.b.s.) yer tutan, yerleen,yerlemi. cy-gzn (f.b.i.). (bkz. c-gzn). cyi' (a. s. c. ciy') a, ackm, a olan. (bkz. cev 'n). cyir (a.s.) evir ve cef eden, edici. cy-mend (f.b.s.) yerinden kalkmayan, enen, tembel. cy-nin (f.b.s.) birinin yerine geen; yer tutan, (bkz: c-nin). czib, cazibe (a.s. cezb'den) 1. cezbeden, eken. 2. sevimli, alml. cazibe (a.i. cezb'den) 1. ekim, yer e kimi, yldzlarn birbirini ekimi. czibe-i arz fiz. yerekimi. 2. alm, almllk, sevimlilik. czibe-dr (a.f.b.s.) 1. cazibeli, alml. 2 . psik. duygudal, fr. sympathique. czim r (a.s. cezm'den) cezmeden, karar veren, kesen, kestirip atan. 'tikad- czim hibir phe olmayan kat' inan. cz (f.i.) 1. cad. 2. sihirbaz, byc. ce'b (a.i.) 1. gbek. 2. krmz toprak boya. cebbire (a.s. cebbr'n c.) cebrediciler, zorlayclar, zorbalar. cebn (a.s. cebnet'den) korkak, (bkz: cebn). Cebnet (a.i.) korkaklk, (bkz: cbn). cebbc (f.i.) ran ahlarnn nevruz gn giydikleri elbise. Cebbn (a.i.c. cebbn) peynirci.

cebbne (a.i.) 1. ak hava ibdetgh. 2. mezarlk.

cebbar cebbar kuvvet ve kudret sahibi, Allah. 3. erkek ad. 4. becerikli [kadn]. S. i. gkyznn gneyinde bulunan bir yldz kmesi. cebbr-ne (a.zf.) cebbarcasna, zorlaychkla, zorbalkla. cebbar, cebbriyyet (a. i.) cebbarlk, cebbara mensup, cebredicilik. ce'be (a.i.) anat. gbek mntkas. cebe (h.i.) zincirden veya halkadan rme zrh. cebeci (f.t.b.i.) [evvelce] yenieri ocana bal bir snf asker. cebe-hne (f.b.i.) [evvelce] barut, kurun, glle ve benzerleri gibi harb malzemesi ve bunlarn bulunduu yer. (bkz. ceb-hne). cebel (a.i.c. cibl) da. eyh-l-cebel Hahaler denilen Ismil'lerin reisi. cebel-i Arafat Arafat da. cebel-i Lbnan Lbnan da. cebel-n-nr Mekke'deki Harra da. cebelistn (a.f.b.i.) dalk, dalk yer. cebeli, cebeliyye (a.s.) daa ait, da ile ilgili. cebe-p (a.f.b.s.) zrh giyen. ceber (a.i.) insann cz' irdesini (elindeliini) kabul etmeyip, her hareketi bir cebir altnda yaptna inanan tarikat ve bu tarikata inanm olan kimse. ceberriyye (a.i.c. ceberiyyun) elin-delii (cz' irdeyi) kabul etmeyen felsefe yolu, mezhep. cebertiyye (a.i.) Rufiyye, Med-niyye tarikatlarnn ubelerinden birinin ad. [Rufiyye tarikatnn teki ubeleri Hfyye, Kiyliyye, Sayydiyye, zeyriyye, Cendiyye, Acelniyye, Katnniyye, Fazliyye, Vstiyye, Zeyniyye, Nriyye. Medniyye tarikatnn teki ubeleri de unlardr Meymniyye, Becniyye, Alvniyye-i Hameviyye]. ceberut (a.i.) 1. an byklk, pek ziyde kibir. 2. Allah'n bykl. 3. tas. Allah'a varmann nc basama. lem-i ceberut ilh kudret. ceb-hne (a f h i ) cephane, top, tfek mermisi, barut ve ire, (bkz. cebe-hne). cebhe (a.i.c. cibh) 1. aln; me. yz. cebhe-i sefid beyaz yz. 2. ak. saldran bir ordunun sa ve sol kanatlarnn ortas. 3. sava blgesi. 4. taraf, yn. cebhe-sa[y] (a.f.b.s.) aln src, birinin karsnda yere alnn koyan, (bkz: cebn-s cebin (cebnet'den) 1. korkak, yreksiz; alak, (bkz: cebn). 2. i. aln. n-i cebin aln kr. cebn-fers (f.b.s.) yz sren. cebn-s[y] (a.f.b.s.) aln src, (bkz: cebhe-s [y]). cebire (a.i.) knk ve kk olan bir uzva sanlan tahtalar. cebire (f.i.) halkn bir ie hazrlanmas. cebi (a.i.) yoktan yaratma. cebr (a.i.) 1. zor, zorlama. 2. dzeltme, tamir etme. 3. mat. cebir. cebr-i ad, cebr-i l mat. cebir bahisleri.

cebr-i hatr cebr-i hatr cebr-i mfat kaybedilmi bir ey yerine baka bir ey bulup onunla avunma. cebr-i nefs kendini zorlama, kendini zor tutma. cebr-i noksan eksii tamamlama. cebr ve mukabele mat. cebir muadelesi, denklem, fr. equation. Cebrail (a.i.) peygamberlere emir ve vahy'e vsta ve memur olan drt byk melekten biri. (bkz. Cebrel, Cibril). Cebrel (a.i.). (bkz. Cebrail, Cibril). cebren (a.zf.) zorla, cebr ile. cebr (a.s.) 1. zorla, zor altnda. 2. mat. cebirsel. cebr-i icra eko. borcunu demesi iin alnm bir karar olduu halde buna uymayan kii iin bu kararn yerine getirilmesi amacyla ve yetkili kurulularca zor kullanlarak yaplan yrtme. cebr istikraz eko. l) alnmas bir kanunla mecbur klnan, tahvillerle, devletin ahslara borlanmas; 2) bir borcu karlamak mecburiyeti karsnda yaplan borlanma. cebriyye (a.s.) . (bkz. cebr). cebriyye (a-i-) beer irdeyi inkr eden bir mezhep, [zdd olan "kaderiyye" ile bir ekilde olmak zere, bzan "ceberiyye" tarznda telffuz edilir]. ced (a.i.). (bkz. cedd). ced' (a.i.) birinin, burun, kulak, dudak, el veya ayan kesme. ced (a.i.) 1. bol yamur. 2. hediye; ihsan. 3. avantaj, kazan. cedv (f.i.) hizmetkr ayl. cedvil (a.i. cedvel'in c.) cetveller. (bkz ; cedvel). cedb (a.i.) 1. ksrlk. 2. kusur. cedd (a.i.c. ecdd) dede, byk baba, anann veya babann babas. cedd-i a'l soy kk. cedd-i bzrg-vr hatrl, soylu saylan kii. cedd-i fsid annenin babas. cedd-i sahih babann babas. ceddan (a.s. cedd'den) ataya ait, onunla ilgili, f r. atavi'stique. ceddniyyet c..'lAa. (a.i.) atavizm, fr. atavisme. ceddt (a.i. cedde'nin c.) nineler. cedd be-cedd (a.zf.) byk babadan byk babaya intikal suretiyle. cedde (a.i.c. ceddt) byk ana veya babann anas. cedde-i faside anann anas, anne anne. cedde-i sahha babann anas, bana anne. cedden (a.zf.) atalara ait, atalarla ilgili olarak. cedel (a.i.) 1. sert mnkaa, tartma. 2. kavga. lm-i hilaf cedel mantk yoluyla mnkaa ilmi. cedel etmek dil kavgas, sz yans yapmak. cedel-gh (a.f.b.i.) ekime yeri, me. Dny. cedel (a.s.) l. mnkaaya, tartmaya ait. 2. mnkaac. cedel-mcb (a.b.s.) mnkaada cevap veren. cedel-sil (a.b.s.) mnkaay, tartmay aan, mnkaada, tartmada sual soran. cedere oa, (a.i.) boyundaki kalkan bezinin bymesiyle beliren hastalk, gua, f r. goitre.

ceder j-ia, Telkh-i ceder ceder-i bakar ceder j-ia, Telkh-i ceder ceder-i bakar Edebiyyt-- cedide ceddn, ceddeyn Cedr cedvj cedvr cedvr cedvel cedvel-i sm cedvel-ke cedvel-l-kevkib cedy cef cef-y yr cef-c cef-dde ceff cef-kr cef-krne cef-kr cef-ke cef-perver cef-pe cefset cefcf ceffr ceffe ceff-el-kalem ceff (a.i.) vcutta kan iek hastal. iek as. kz ve inek cinsi hayvanlarda meydana gelen iek hastal. su iei denilen kabarcklar, (bkz: cder).

(a.i.) mezar, kabir. (f.i.) trl trl yol, tedbir ve reyler, oylar. (a.i.) astr. olak, (bkz: cedy). (a..s.) 1. yeni, kullanlmam, (bkz: mcedded). 2. pek az zamandan beri bilinen veya mevcut olan. 3. Acemlerin kullandklar bir vezin. yeni edebiyat, (bkz: edebiyyt). (a.b. i.) gece ve gndz. (a.s.) lyk, mnsip, uygun, (bkz: berc, espn, yeste). (a.i.) 1. hediye, armaan. 2. bol yamur. (a.i.) bot. zencefil cinsinden kfuru kokulu uyarc olarak kullanlan safran kk. (a.s.) 1. cedvra ait, cedvr-la ilgili. 2. hek. ayba detlerini kolaylatran bir il. (a.i.c. cedvil) 1. dzgn izgi izmee mahsus aatan veya mdenden yaplm let, cetvel tahtas. 2. izelge, liste. 3. su ark, su kanal. 4. g. s. fildii, oyma ve kakmalarda birka birbirine paralel olarak yerletirilen ubuk hlindeki motif. 1) gm kanal; 2) Lle Dev-ri'nde Kthane'de alm sun' bir dere. (a.f.b.s.) cetvel eken sanat erbab, yalnz gzel izgi izmekle uraan sanatkr. astr. sabit (*duraan) yldzlar cetveli. (a.i.) 1. keinin erkek yavrusu, erkek olak. 2. on iki burtan biri, Olak burcu. (a.i.) 1. eziyet, incitme, (bkz: cevr, eza). sevgilinin cefs. 2. tas. tarikat adamnn kalbinin rendiklerinden perian olmas. (a.f.b.s.) cef arayan, cef eden. (a.f.b.s.) cef grm, cef ekmi. (a.i.) 1. kuruma. 2. kuru olma. (a.f.b.s.) cef eden, eziyet eden. [halk dilinde cef ekmi, eken mnsna da gelir]. (a.f.zf.) cefkrcasna. (a.f.b.s.) cefclk.

(a.f.b.s.) cef eken, eziyete dayanan, katlanan. (a.f.b.s.) cefy benimseyen kimse. (f.b.s.) 1. zlim, gaddar. 2. mauk, sevilen, sevgili. (a.i.) hazmszlk strab. (f.s.) iffetsiz, ahlksz [kadn], (bkz: cafcaf). (a.i. cefr'den) cifirci, falc. (a.i.) 1. kalabalk, ktle. 2. kalabaln verdii uultu. (a.zf.) dnmeksizin, birden, hemen. (a.s.) kurumu, kuru.

cefn (a.i.c. ecfn) 1. gz kapa. 2. bak ve kl kn. 3. asma ubuu. cefr (a.i.c. cifr) geni kuyu. cefr (a.i.) gya kayptan haber veren bir ilim. (bkz: cifr). cefv (a.i.) kaba muamele. cefve (a.i.) cef, azar. cefvet (a.i.) kabalk, nezaketsizlik. cehbize (a.i. chbz'n c.) gereklerden, hakikatlerden haberi olanlar, [mfredi hi kullanlmaz]. cehalet (a.i.) cahillik, bilmezlik, (bkz: cehl). cehlet-i mstetemme koyu cehalet. cehm (a.i.) yamur vermeyen bulut. cehn (f.i.) 1. dny, (bkz: cihan). 2.s. srayan, frlayan, abuk hareket eden. (bkz. cehende). cehret (a.i.) ses ykseklii, sesin yksek olmas. cehz (a.i.). (bkz. cihaz). cehd (a.i.) 1. alma, abalama. 2. Abdullah Cevdet tarafndan istanbul'da yaymlanm aylk iktisad, itima, edeb bir dergi. cehd gayret, cehd ikdam ok alma, (bkz: gayret, himmet, sa'y). cehele (a.s. chil'in c.) 1. bilgisizler. 2. kendini bilmezler, mnasebetsizler, (bkz: chela, chhl).

cehende (f.s.) 1. srayan, frlayan, (bkz: cehn2). 2. sram, frlam. cehende-g (f.i.); sray, frlay. cehennem (a.i.) 1. hirette, gnahkr kullarn gidecei azap yeri, tamu. Yedi kattr [cehennem, sar, sakar, cahm, hutame, lz, hviye veya derk-i esfel]. 2. ok scak yer. cehennemi (a.s.) cehenneme mensup, cehennemle ilgili; cehennemlik; cehennem gibi [scak veya y akc]. cehennemi sr'at byk, an hz. cehennemiyyn (a.i.c. ) cehennemlikler. cehr (a.s. cehr'den. c. cher') 1. yksek sesle, ak olarak sylenen. 2. gzel, dikkate deer. cehr-s-savt ok ve kuvvetli ses. cehz (f-i.). (bkz. cihaz). cehl Sf (a.i.) bilmezlik, (bkz: cehalet). cehl-i basit ayplanmayan cehil, bilgisizlik. cehl-i mrekkeb bilmezliinin farknda olmayan, katmerli cahillik. cehr j (a.i.) yksek sesle syleme. cehre (a.i.) akta olan, belli olan, grnen ey. cehren (a.zf.) yksek sesle, aktan, alenen. Srran ve cehren gizliden ve aktan. cehreten (a.zf.) aikr olarak, aktan aa.

cehri, cehriyye (a.s.) aktan veya yksek sesle yaplan. cehd (a.i.) Yahudi, ft. cehd-ne (a.f.zf.) cftasna. cehl (a.s. cehl'den) pek chil, (bkz: echel). cehlne (a.zf.) pek chilcesine. cel' (a.i.) memleketten aynlma, gurbete dme. cel-yi vatan doduu yerden ayrlma, ayrma.

celb celb celbb (a.i. cilbb'n c.) 1. kadnlarn yzlerine rtndkleri yamaklar, bartleri, feraceler. 2. gmlekler. celcil (a-i-clcl'n c.) kk anlar, ufak ngraklar. celdet (a.i.) bahadrlk, kahramanlk, yiitlik. emr-i celdet yiitlik klc. celdet-perver (a.f.b.s.) yiitliksever, kahraman, yiit. celdet-ir (a.f.b.s.) yiit mizal. celfet (a.i.) kabalk, yontulmamtk. celil (a.i. celle'nin c.) byk olanlar, yceler. cell, cellet (a.i.) 1. byklk, ululuk. Z-l-cell cell sahibi; Allah. cell ch byklk rtbe ve mevkii. 2. hm, kzgnlk. 3. erkek ad. celli (a.s.) 1. Allah'a ait, "tanrsal. 2. cell adl kimselerle ilgili olan. 3. hicr XI. asrdan nce Anadolu'da bagsteren ekyaya verilen bir ad. 4 . Sultan Cellettin Melekah tarafndan hazrlanan ve hicri 41 1 trihinde balayan bir Gne takvimi. celliyne (a.f.zf.) cell olana yakacak surette. celalli (a.t.s.) abuk kzan [kimse]. celb (a.i.) 1. ekme, eki; kendine ekme. 2. yaz ile arma. celb-i kulb kalpleri kazanma. celb-i la'net lanet ekme, lanet toplama. celb-i menfaat ve defi mazarrat fayday isteme, zarar istememe. celb-i tevecch birinin ilgi ve sevgisini ekme. celbiz (f.i.) 1. kement, ilmik. 2. s. ara bozucu, koucu. (bkz. gammaz). celb-nme (a.f.b.i.) celp kd, arma kd [mahkemeye]. celbu (f.i.) naneye benzer bir ot, sebze.

celbb (f.i.) bot. sarmak. celcele (a.i.) 1. an sesi. 2. gk grlts. 3. golgota tepesi. celd (a.i.) kam ile vurma. celde (a.i.) 1. byk kam. 2. kam ile vurma. celeb (a.i.) 1. sr, daha ok koyun getirterek kasaplara satan byk tccar, [kelimenin asl "koyun, kei, sr" mnsna gelir], 2.tar. stanbul saraynda ilk ie halam acemi. celeb (f.i.) 1. orospu, fahie. 2. can. celencebn (a.i.) gl tatls. celest (a.i. celse'nin c.) oturmalar, oturumlar. cel (a.s. cil'dan c. celiyyt) 1. aikr, meydanda, belli, (bkz. hveyd). 2. i. . s. kaln ve okunakl bir eit sls yazs, (bkz. hatt- cel). 3. cill, parlak. cel-msenn g. s. bir yaz sitili. celb (a.i.) 1. esir. 2. satlk esir. celd (a.s. celdet'den) fazla celdetli olan. celd (a.i.) kra, iy. (bkz: ebnem). cell , celle (a.s. cell'den) 1. byk, ulu. (bkz. celi), [vezir veya m rlere ve onlarn direlerine hitaben yazlrd. Bu rtbeden aa olanlara da "behiyye", "a-liyye" eklinde

hitbolunurdu]. 2.[birincisi] er kek, [ikincisi] kadn ad. 3. g. hitbolunurdu]. 2.[birincisi] er kek, [ikincisi] kadn ad. 3. g. cell--n (a.b.s.) an ve erefi pek byk. cels (a.s. cls'dan c. cles) birlikte oturan, arkada. cels-i ens cana yakn arkada. celiyyt (a.s. cel'in c.) aikr, ak, meydanda olan eyler. celi (a.s.) byk, ulu. (bkz: cell). celld jiLa. (a.i.) 1. insan kesen, asan kimse. 2. me. ok merhametsiz. celld- felek (gn celld) lm melei. celld (a.f.i.) celltlk. celldiyye (a.i.) cellata verilen para, cellatlk creti. celle (a.n.) "yce ve azz olun!" mnsna bir dua sz. celle ve l "onun sn, ykseklii, bykl artsn" anlamna gelen Tanr iin kullanlan sayg szleri. celle nuh "onun sn, ykseklii, bykl artsn" anlamna gelen Tanr iin kullanlan sayg szleri. celle cel-lh "onun sn, ykseklii, bykl artsn" anlamna gelen Tanr iin kullanlan sayg szleri. Celmed (a.i.) kaya; ta. celse (a.i.c. celest) oturma, oturum. celse-i aleniyye ak oturum. celse-i hafife ilimek suretiyle oturu, yine kalkmak zere ilime. celse-i hafiyye gizli oturum, [dorusu "cil-se" dir]. celse-gh (a.f.b.i.) birka kiinin oturmasna ayrlan yer. cel (f.s.) 1. ltifeci, akac [kimse]. 2. i. kebap ii. celvet (a.i.) 1. yerini, yurdunu terketme. 2. tas. abd'in nut-i ilhiyye ile halvetten hurucudur. Bu suretle ki, abd'in ayn ve zas enniyetinden karak za abidsiz hakka muzf olur.le (I celvetiyye (a.i.) tas. Aziz Mahmut Hd'nin kurduu tarikatn ad. ["yerini, yurdunu terketmek" mnsna gelen Arapa "celvet" kelimesi tasavvuf stlah olarak, kulun, Tanr sfatlan ile, halvetten kna ve Tanr varlnda fn oluuna denilir]. cem (a.i.) 1. hkmdar, ah. 2. ark mitolojisinde arap ve ikinin icats. 3. Sleyman Peygamber'in lkab. 4. Byk iskender'in lkab. 5. karikatrist Cem tarafndan istanbul'da yaymlanm haftalk bir gazete. cem' (a.i.c. cum) l . toplama, yma. 2. birden fazla insan, hayvan ve eyay gsteren isim. 3. a. gr. oul. cem'-i mennes gr. mfredinin eklini bozmadan, sonundaki mennes almeti olan e (t) kaldrlp yerine at getirilir mslime (t), mslimat... gibi. cem'-i mkesser (krk cemi) a. gr. cemi yaplaca zaman mfredinin ekli bozularak yaplan cemi. kitab, ktb.. gibi. cem'-i mzekker a. gr. mfredinin eklini bozmadan sonuna n, n getirilerek yaplan cemi mslimn, mslimn.. gibi. cem'-i sahh (salim) a. gr. salam cemi' mnsnda kullanlan bir cem olup, bu cem yapld zaman mfredinin ekli bozulmaz, iki

trldr cemi mzekker, cemi mennes. 4. mat. toplam. cem'l-cem cem'in cem'i.

cemat (a.i. cem'den. c. cemat) 1. insan topluluu, (bkz: ma'er). 2. imamn arkasnda namaz klanlar. cemat (a.i.c. cemat'n c.) 1. insan topluluklar. 2. imamn arkasnda namaz klanlar. 3. bir mezhepten olan topluca halk. 4. tar. Yenieri tekiltnda birka odadan meydana gelen ksm. cemat-i ilingirn- hssatar. saraydaki ilingirlik ilerini yapmakla grevli sanatkr zmresi. cemat-i hademe-i ehl-i hiref tar. saray ilerini grmek iin grevlendirilmi sanatkrlar zmresi. cemat-i mcellidn- hssa tar. saraydaki kitaplar ciltlemekle grevli sanatkrlar zmresi. cemd cemdt cemd cemdiyet cemdiyyet cemh cemhr cemhr-i mttehide (a.i.c. cemdt) ta gibi cansz olan ey. (a.i. cemd'n c.) canszlar. (f.s.) ruhu olmayan, cansz cisim. canszlk. (a.i.) canszlk, ruhsuzluk, donukluk. (a.i.) ba sertlii, narinlik [atta]. (a.i. cumhr'un c.) cumhurlar, cumhuriyetler, cumhrluklar. birleik devletler. ceml Arz- ceml cemli Cemliyye (a.i.) 1. yz gzellii. yz gsterme, grnme. 2. erkek ad. (a.s.) gzellikle, kusursuzlukla ilgili. (a.h.i.) Halvetiyye ve U-kiyye tarikatlar ubelerinin adlan. [Cem-lddn-i Aksary neslinden olan Mehmet Ha-mdddnl Cemli tarafndan kurulmutur]. Cemliyye-i sniye-i halvetiyye tas. Ukyye-i Ahmediyye ubelerinden birinin ad olup Edirneli eyh Mehmed Cemleddin efendi tarafndan kurulmutur.

ceml-ullah (a.it.) Allah'n ltf. cem'an (a.zf.) bir yere toplamak suretiyle. cem'niyye (a.i.) ahi. ortaklk, kolektivizm, fr. cemzi-yel-hir (a.b.i.) arab aylarn altncs ("dorusu" bkz: cmd-el-hire). cemzi-yel-evvel (a.b.i.) 1. arab aylarn beincisi ("dorusu" bkz: cmd-el l). 2. bir kimsenin gemii. cemder (f.i.) bir eit bak veya kama. cemed (a.i.) 1. buz. 2. kar. 3. dondurma. cemed (a.s. cemed'den) ok souk, buz gibi. cemel (a.i.c. ciml) erkek deve. cemeliyye (a.i.) zool. devegiller. cemel-il-bahr (a.b.i.) 1. kl-bah. 2. balina, (bkz: cemel-l-m'). cemel-l-m' (a.b.i.) 1. klbal. 2. balina, (bkz: cemel-l-bahr). emen (f.i.) ardak. cemert (a.i. cemre'nin c.) cemreler. cem1 (a.e. cem'den) cmle, hep, btn. cem' (a.s. cem'iyyet'den) 1. cemiyete ait, cemiyetle ilgili. 2. sosy. ortaklaa, fr. collectif. cem'an (a.zf.) hep, btn, tekmil.

ceml (a.s. ceml'den) 1. gzel.

Zikr-i ceml Zikr-i ceml i. erkek ad. cemlt (a.i.c.) gzel hareketler, gzel dnceler. cemile (a.i. ceml'den) 1. hoa gitmek iin yaranma. 2. kadn ad. cemle-kr (a.f.zf.) iyilik severlik. cemle-kr (a.f.b.s.) iyiliksever. cemlekrne (a.f.t.b.i.) iyiliksevercesine. cemle-krlk (a.f.b.i.) iyilik severlik. cem'iyyt (a.i. cem'iyyet'in c.) cemiyetler, kurumlar, dernekler. cem'iyyet cj-ua. (a.i.c. cem'iyyt) 1. topluluk. cem'iyyet-i akvam (milletler cemiyeti) birinci cihan harbinden sonra kurulan ilk birlermi milletler cemiyetinin bizdeki ad. cem'iyyet-i beeriye insan topluluu. 2. kurum, dernek. 3. dn dernek. 4. ed. genek "tenasb", gerek "tezd" dolaysyla birbirine uygun, yahut kar bulunan kelimeleri bir arada bulundurma, [byle sze "cem'iyyetli" denilir]. cem'iyyet-i hatr akl ve fikir topluluu. cem'iyyet-i kelm bir ka mns bulunan sz. 5. tas. zihin ve hatrn yalnz Allah iin megul olmas. cem'iyyet-gh (a.f.b.i.) toplanlacak yer, toplant yeri. cem'iyyet-geh (a.f.b.i.). (bkz: cem'iyyet-gh). cemm (a.i.) byk say, okluk, kalabalk. cemm-i gafr insan kalabal. cemml (a.i.) deve srcs, deveci. (bkz. tr-bn). cemm (f.s.) zampara. cemmz (a.s.) hzla giden. cemmz (a.i.) hzl giden erkek deve. [men. "cemmze" dir]. cemmz-svr (a.f.b.s.) hzl giden erkek deveye binen. cemre (a.i.c. cemert) 1. ate hlinde kmr. 2. ubat aynda azar azar artan scaklk. cemre-i l [fi-1-hev] birinci cemre [hava (da) ya]. cemre-i saniye [fi-l-m] ikinci cemre [su (da) ya]. cemre-i slis [f-t-trb] nc cemre [toprak (da)'a]. 3. hac treninde bir defa ta atlmas. 4. hek. iltihapl bir ban, kara kabarck. 5. ufak akl ta. cemreviyye (a.i.) dvan irleri tarafndan bayramlar, baharlar gibi cemre vesilesiyle, zamanlarndaki byk adamlar iin yazlan iirler. Cemsb (f.h.i.) 1. Hz. Sleyman. 2. Cemd'in olu. Cemd (f.h.i.) Cemsb'n babas. Cemd-i mh-gr 1) Hz. Sleyman; 2) Hz. Yunus; 3) me. Gne. cem' telfk (toplama ve birletirme), ed. (bkz: tensb). cenb (a.i.) 1. "eref, onur ve byklk" terimi olarak kullanlr, hazret. Cenb- Hakk, Cenb- HalikAllah. 2. huzur1. cenb- hilfet-penh (hilfetin snd yce kii) pdih. Cenb- Kibriya, Cenb- Kerem Allah.

Cenb- lem-yezel Allah. Cenb- Mevlevi Hz. Mevln.

Cenb- mhavvil-l-havli ve-1-ahvl havli, kuvveti ve halleri baka ekle sokan, Allah. 3. erkek ad. 4. avlu. Cenb- mhavvil-l-havli ve-1-ahvl havli, kuvveti ve halleri baka ekle sokan, Allah. 3. erkek ad. 4. avlu. cenabet (a.i.) 1. gusl gerektiren durum. 2. bu durumda olup ta henz gusletmemi olan kimse, [bkz: cnb]. 3. pis. [kfr olarak]. cenah (a.i.) 1. kanat, ku kanad. 2. kol, paz. 3. ak. yan; kol. 4. hiret. cenh- ma'dilet adalet kanad. cenh- semek balk kanad. cenh- tir ku kanad. cenheyn (a.i cenh'dan) iki kanat, iki yan. Z-1-cenheyn 1) dnys da, hi-reti de iyi olan; 2) iki tarafa da yaranmasn bilen, iki yzl, (bkz: mr). cenib, cenyib (a-i-ce-nbe'nin c.) yedek hayvanlar, binekler. cenan (a.i.) kalp, yrek, gnl. Hlis--l-cenn kalbi temiz. cenaze (a.i.c. ceniz) insan ls, [cinze [ = tabut) mnsna gelir]. cenb (a.i.) yan, taraf. cenb (a.s.) yan tarafa ait. cenbiyye (a.i.) Araplarn yan taraflarna takmak suretiyle kullandktan bir eit eri kama; haner. cendl (f.s.) baya, aalk, ad [kimse]. cendel (a.i.) nehirlerde bulunan byk kaya. cendeliyye (a.i.) rufiyye tarkatinin on iki ubesinden biri. [tekiler Harriyye, Kiyliyye, Sayydiyye, Uzeyriyye, Acelniyye, Katnniyye, Fazliyye, Vstyye, Cebertiy-ye, Zeyniyye, Nriyye'dir]. cender (f.i.) eya ve elbise gibi ey. cendere (a.f.i.) 1. tazyik, bask. 2. dar dere, boaz. 3. kaln oklava. 4. me. sk ve dar yer. cendere-hne (a.f.b.i.) kuma ve elbise tlemek zere birbirine bitiik iki silindirden oluan bir eit tnn bulunduu yer, oda. ceng (f.i.) sava, vuruma. ceng-i harb muz. Trk mziinde bir kk usul olup 10 zamanl ve 10 vuruludur. Bata iki adet nm sofyan sonra iki yrk sema vardr. zellikle mehter mziinde kullanlan ok hareketli bir usuldr. Vurular (hepsi l zamanl olmak zere) dm, tek+dm, tek+ dm, tek+dm, tek, tek. Tabi mertebesi 10/8 dir. ceng-i zerger yalancktan yaplan sava. Der ceng-i evvel ilk azda. ceng-ver (f.b.s.c. ceng-vern) cenki, dvken. ceng-vern (f.b.s. ceng-ver'in c.) cenkiler, dvkenler, savalar. ceng-verne (f.zf.) cenkiye, dvkene yakacak surette. ceng-ver (f.b.i.) cenkilik, dvkenlik.

ceng-azm (f.b.s.) sava tecrbesi olan kimse. ceng-zmde (f.b.s.) sava tecrbesi olan [kimse], ceng-zmdeg (f.b.i.) savata tecrbe sahibi olma.'cengbz (f.b.s.) kahraman, sava. ceng-c (f.b.s.) cenk arayc, kavgac.

ceng-cyne ceng-cyne cengel (f.i.) orman. cengel-istn (f.b.i.) orman, sk aalk. ceng ' (f.i.) sava hlinde bulunan. Cengziyn (f ' c ) Cengiz soyundan gelenler, bunlara tbi olanlar. ceng-nme (f.b.i.) sava hikyelerini anlatan kitap. cenbe, cenbet (a.i.c. cenib, cenyib) yedek hayvan, vgar. cenbe-ke (a.f.b.s.) yedek hayvan ekip gtren. cenn (a.i.) karndaki ocuk, dl. Iskat- cenn ocuk drme. cenn-i gayr-i mstebn-il-hilka anat. zas ksmen teekkl etmi cenn. cenn-i kzib cenn-i mstebn-il-hilka gerek olmayan gebelik, d gebelik. anat. zas belirmi olan cenn. cenn-i sakt den ocuk, dk. cenn-i tmm-l-hilka cenver cenkr cenkr cennn cennt cennt-i adn hek. uzuvlar tamamen teekkl etmi cenn (= karndaki ocuk, dl). (f.i.) srat kprs. (f.i.) bakr pas renginde olan yeilimsi madde, [asl jenkr, zenkr'dr]. (f.s.) bakr pas renginde olan. (a.i.) bahvan. (a.i. cennet'in c.) cennetler, umaklar; baheler. cennet baheleri. cennet (a.i.c. cinn, cennt) 1. umak. 2. bahe. 3. ok ferah ve havadar yer. Sekiz cennet vardr [dr-l-cell, dr-s-selm, cen-net-l-me'v, cennet-l-huld, cennet-n-naim, cennet-lfirdevs, cennet-l-karar, cennet-l--adn]. (bkz: bihit). 4. kadn ad. cennet-i a'l cennet katlarnn en yksei, sekizinci cennet. cennet-i a'ml, cennet-i ef'l, cennet-i nefs cennetin madd dnl. cennet-i kalb, cennet-i ruh, cennet-i sfat, cennet-i za'f cennetin manev dnl. cennet s (a.f.b.s.) cennet gibi. cennet iyn (a.b.s.) yeri cennet olan cennet-i vesile (bkz. cennet-i a'l). cennet-d-dny dny, yeryz cenneti, cennet-makam (a.b.s.) makam yeri cennet olan. cennet-makarr (a.f.b.s.) yeri cennet olan. cennet-mekn (a..b.s.) yeri cennet olan. cennet-nazr (a.b.s.) cenneti andran. Centiyniyye (a.i.) bot. centiyan giller.

cenb -j'-~ (a.i.) gney. cenb-i garb cor. gneybat. cenb-i ark cor. gneydou. cenben (a.zf.) cenup, gney ynnden. Cenb (a.s.) cenuba mensup, gneyde bulunan. cer (a.i.) suyu yudum yudum ime. (bkz. cr'a). cer (f.i.) yark, atlak, hussiyle yarlm yer. cerb (a.i.) daarck, torba. cerabe (a.i.) daarck. cerbe-i hafiyye biy., bot., zool. reme daarc, fr. conceptacle.

cerd cerd cerd- mnteir yaylm yamaclar. cerd-l-bahr denizden karlan ve teke denilen ufak, krmz bir bcek. cerahat (a.i.c. cerahat) 1. irin; yara. 2. cerrahlk [asl cirhat" dir]. cerahat (a.i.c. cerhat'n c.) cerahatler, irinler, yaralar, [asl "cirhat" dr], (bkz: cirhat). cerhor (o.i.) tar. Osmanllar tarafndan ordu hizmetlerinde kullanlan Hristi-yan esirlere verilen bir ad. cerid (a.i. cerde'nin c.) gazeteler. cerid-i yevmiyye gnlk gazeteler. cerim (a.i.) cerme'nin c.) sular, kabahatler, cinayetler. cerim-i ciniyye huk. cinayet sulan. cerim-i mtereke ortak, mterek sular. cersm (a.i. crsme'nin c.) dipler, kkler, tomurcuklar; mikroplar, hasta tohumlar. cersim-i mtensile bot. yeil yosun hcreleri, fr. gonidies. cerye (a.i.) vakf tarafndan verilen yiyecek. ceryet (a.i.) cariyelik hli. cerzet (a.i.) oburluk. cerbn uyuz hastalna tutulan, uyuz. (bkz: cerib). cerbeze (a.i.) 1. gzel konuma; beceriklilik. 2. kurnazlk, hilekrlk. cerbiyye (a.i.) zool. uyuz bcekleri, fr. acariens, acarides. cerd j (a.i.) elbisesinden soyma, plak bir hle getirme. cerd (a.s.) 1. mahrum, plak. 2. dazlak, tysz. 3. verimsiz, orak, (bkz: cerid). 4. kartrlmam [arap]. cerdn (f.i.) dilenci ana. erde (f.i.) san renkli, donu san, kuladan ak olan at. erde . (a.i.) Mekke'de haclara elik eden atl muhafz. 2. s. tysz, dazlak. cereb (a.i.) uyuz hastal, uyuzluk. cereb (a.s.) hek. uyuzu olan, uyuz olmu, uyuza tutulmu olan. cerebiyye (a.i.) zool. uyuz bcekleri. cerebiyyet (a.i.) hek. uyuzluk. cereb-nk f.s.) uyuz [kimse]. cereb-l-ayn (a-b-i-) hek. gz kapaklarnn i ksmnda kan sivilceler. cered (f.i.) yaral, (bkz: mecruh). cered (a.i.) plak bir hle getirme. cerem (a.i.) 1. hurma toplarken yere denleri yeme. 2. gnah. 3. cinayet. 4. hat. L-cerem phesiz, elbette, mutlaka. cereme (a.i.) 1. baka birinin yapt za-ran deme. 2. para cezas, (bkz: cerime). cereng (f.i.) an ve zil sesi, kl ve topuzun arpmasndan kan ses. ceres (a.i.) 1. an. 2. hayvann boynuna taklan ngrak. 3. zindan. ceres-dr (a.f.b.s.) ngrakl, ngrak tayan. ceres-hay- zerrin altn ngraklar. ceresiyye (a.i.) bot. anieigiller, fr. campanulacees. cereyan (-i-) l-akma, akm, geme. 2. gidi, hareket. 3. olma, olu. cereyn- daim doru akm. cereyn- hev hava akm.

cereyn- mvellid cereyn- mvellid cereyn- mtenvil alternatif akm. cereyn- mtemadi f iz. doru akm, cereyn- meslih ilerin oluu. Cereyan- galvn f i z. volt. cereyn- elektrk elektrik akm. Cergand (f.i.) 1. bumbar dolmas. 2. k ve k konacak yer. cerge (f.i.) bir yerde bulunan insan kmesi. cerh (a.i.) 1. yaralama; yaralanma. 2. rtme; me. kabul etmeme. cerh f-hkm-il-hat huk. ihtiyar olmayan bir fiil ile vukua gelen cerh. cerh-i amd birini gerek yaralayc letle ve gerek baka bir ey ile haksz olarak kasden cerhetme. cerh-i gerdan (dnen ark) dny (bu-). cerh-i hat huk. kastsz olarak ve bir yanllk sonucu birini yaralama. cerh-i mushin huk. bir cerhtir ki bununla mecruh olann bir gn ve bir gnden daha az bir mddet yaamas tevehhm olunmaz. cerh-i mhlik huk. mecruhun lmne sebep olan yaralama. cerha (a.s.) yaral. cer. (a.i.). (bkz. cery). cer' (a.s. cr'et'den) cesur, yiit, gz pek, yrekli. cer-l-Iisn szn esirgemeyen. cerib (a.s.) uyuz hastalna tutulan, uyuz. (bkz: cerbn). cerb (a.i.) 1. imparatorluk devrinde Arabistan lkelerinde kullanlan aa yukar 216 litrelik bir hacim ls. 2. tarla ve araz ls. 3. dnm. cerb-t-tam drt kfiz arpa ve buday alan bir lek. cerid, ceride (a.s.) verimsiz, orak [yer], (bkz. cerd3). ceride (a.i.c. cerid) 1. gazete. 2. zabtname, tutanak. cerde-i feride esiz, tek gazete. cerde-i havadis ril adnda bir ingiliz tarafndan 1840 da kanlm olan ilk huss gazete. cerde-i nfs nfus kt. cerde-i resmiyye T.B.M.M. hkmetinin resm yayn organ, Resm Gazete. 3. svari kolu. ceride (f.s.) yalnz, tenha. cerh (a.s. cerh'den) yaralanm, yaral. (bkz: mecruh). cerh-l-fud, cerh-l-kalb yrei yaral. ceriha (a.i.) yara. cerha-i iltiym-n-pezz onulmaz yara. cerha-dr (a.f.b.s.) yaral. erim (a.s.) kabahatli, cn, sulu. cerime (a.i. crm'den. c. cerim) 1. crm, su. 2. us pahas, cereme, su deme. erin (a.i.c. ecrn, ecrine, crn) hurma kurutma yeri. cerre (a.i.) kabahat, su. cerm (a.i.c. crm) 1. bir eit Arap kay. 2. kesme. 3. koyun krkma. 4. gnh ileme.

cermze (f.i.) sefer ve misafirlik.

cerr cerr meksr (kesreli = esreli) okutan harf veya edat. (bkz. harf-i cerr). 3. para, eya ve ire ekme. cerre kma [eskiden] medrese talebesinin, mbarek aylarda kylere dalp halka, dn tlerde bulunmak, namaz kldrmak veya mezzinlik etmek suretiyle para ve erzak toplamas. cerr-i eskal ar bir yk kaldrma. cerr-i kelm (etmek) bir konu hakknda konumaa zorlanma (k). cerr-i menfaat kar salama. cerrah (a.i.) operatr [doktor]. cerrh-hne (a.f.b.i.) Osmanl imparatorluu'nda orduya cerrah yetitiren messese. cerrh-hne-i mire [eskiden] Avrupai metotla ameliyat yapan cerrahlk kurumu. [II. Mahmut devrinde Tophane'nin kuruluundan 5 yl sonra 1832 de ald. Sonralar (1838) Tp Okulu ile birletirildi]. cerrah (a.i.) operatrlk [doktorlukta]. cerrahn (a.i. cerrah'in c.) cerrahlar, operatr doktorlar. cerrhiyye (a.s.) 1. cerrh'nin mennesi. 2. i. Halvetiyye tarkatinin bir kolu. cerrh-nme (a.f.b.i.) eskiden cerrahla dir yazlan kitap. cerrar (a.s.) 1. ekici. 2. i. dilenci. 3. arkasndan srkleyen. 4. i. harp aletleriyle donatlm kalabalk ordu. cerrre (a.i.) kk, san ve zehirli akrep. cerre (a.i.) toprak testi. cer (a-i-) bir yi kazma, bir eyin kabuunu soyma. cereft (f.i.) ed. hiciv. cerz (a.s.) obur. (bkz: ekl). cerv (a.i.) 1. yrtc hayvan yavrusu, enik. 2. ufak meyva. cery (a.i.) cereyan. cerz (a.i.) 1. kesme. 2. yok etme. 3. ldrme. cesamet ( a.i. cism'den) byklk, irilik, (bkz: kt'a). cesaret (a.i.) cesurluk, yiitlik, yreklilik. cesset (a.i.) merak, (bkz: tecesss). cesed (a.i.c. ecsd) l vcut. cesm , cesme (a.s. cesmet'den) iri, byk, kocaman. cesm-l-csse iri vcutlu. cesk (f.i.) mihnet, keder; musibet. cess (a.i.) l. elle yoklama. 2. aratrma. 3. soruturma. cesss (a.i.) ok merakl. cessse (a.i.) kruvazr, harp gemisi. cest (f.i.) 1. atlay, sray. 2. abuk hareket eden. 3.srayarak, atlayarak. cestn (f.s.) atlayan, srayan. cestn cestn (f.zf.) sraya sraya, srayarak. ceste (f.s.) sram, frlam. ceste ceste (f.zf.) yava yava; ksm ksm, para para, azar azar. (bkz: tedric). ceste-gr (f.b.s.) arsz, dilenci. cesten (f-fi-) sramak, atlamak, atlmak, kamak, kurtulmak.

cesur (a.s. cesret'den) cesaretli, yrekli, yiit.

cesrne cesrne ce (f.i.) mavi boncuk. cen (f.i.) 1. ziyafet, len. 2. bayram, elence. cen-i bzrg eski ran'da 21 Martta yaplan bayram. cen-i Meryem doum yaparken Meryem'in yannda bulunduu aacn taze hurma vermesi anlarak yaplan bayram. cev (f.i.) arpa. (bkz: ar). Dne-i cev arpa tanesi. cevb- b-savb doru cevap. cevb- redd ret cevab. cevb- saf inandrc cevap. cevb- kat' kesin sz.. cevb-n-sevb doru olmayan karlk. cevb-I mskit sessizce verilen cevap cevb kla. (a.i.c. cevbt, ecvibe) sorulan eye verilen karlk [szle, yaz ile]. cevb ale-1-cevb cevaba cevap. cevbt (a.i. cevb'n c.) sorulan eylere verilen karlklar, (bkz: ecvibe). cevb-dih (a.f.b.s.) cevap veren. cevaben (a.zf.) cevap, karlk olarak. cevab (a.s.) cevap, karlk. cevab (a.i. cb'nin c.) cbler, tahsildarlar. cevb-nme (a.f.b.i.) cevap olarak yazlan yaz. cevb-nvs (a-f-b.s.) ktip, yazman. cevd (a.s. cd'dan) 1. cmert, eli ak. 2. i. erkek ad. cevdd (a.i. cdde'nin c.) caddeler, byk, ilek yollar. cevahir (a.i. cevher'in c.) 1. cevherler, elmaslar, kymetli talar. 2. mayalar, zler. cevhir-i ulviyye felekler, gezegenler. Cevhir-l-ahbr (iyiliklerin cevherleri) sofi bilginlerden Antakyal eyh saolu eyh Kasm'n, nce Arapa olarak yazp sonra Trkeye evirdii din ve ahlk bilgileri veren eseri. Cevhir-l-ebrr byk Trk mistii Ahmet Yesev'nin menkbelerini, tarikatnn dabn anlatan, bir ksm Trke, bir ksm Farsa olan eser. Cevhir-l-esdf 1392 (H. 795) den 1439 (H. 843) a kadar Kastamonu'da beylik sren Candaroullan'ndan tsfendiyar Bey'in emriyle olu ibrahim Bey iin ad bilinmeyen bir zt tarafndan meydana getirilmi Kur'an tefsiridir. Cevhir-l-kelimt ems adnda bir ztn Arapadan Trkeye kaleme ald 108 sayfalk bir lgat kitabdr, [istinsah, 1666 (H. 1077) dir]. cevahiri (a.i.) cevahirci, elmas alp satan. cevib (a.i.c.) halk arasnda dolaan haberler. ceviz (a.i. cize'nin c.) verilen bahiler, armaanlar, (bkz: caize). cevl (a.s.c.) bulunduu diyar terket-mek zorunda kalanlar. cevmi' (a.i. cami' ve cmia'nn c.) 1. ibdet yerleri, mescitler, [mescitlerde cuma namaz klmak caiz deildir]. 2. toplu eyler.

cevmid cevmid cevms (a.i. cms'un c.) mandalar, su srlar. cevn (f-s.). (bkz. cvn). cevanan (f.i. cevn'n c.), (bkz. civnn). cevn (f.i.). (bkz. civn) cev'n (a.s. c'dan) a, ackm, mdesi bo. (bkz: cyi'). cevnib (a.i. cnib'in c.) taraflar, yanlar. cevnib-i erbaa drt taraf. cevnih (a.i. cniha'nn c.) 1. (bkz: cniha). 2. g. s. bir yaz sitili. cevr (a.i. criye'nin c.) halayklar, hizmeti kzlar. cevr-il-Knnes gezegenler; Utarit (Merkr), Zhre (Vens), Merih (Mars), Mteri (Jpiter) ile Zuhal (Satrn).. cevrih (a.i. criha'nn c.), (bkz. criha). cevss (a. s. css'un c.), (bkz. casus). cevaz (a.i.) caiz olma, izin, msade. cevz- istihdam karr atanabilme karar. cevz- kanun kanun bir yasa olmayan. cevz- er' yaplmas erate su saylmayan. cev cev (f.zf.) tane tane, para para. cevder (f.i.) kz. (bkz: gv). cevdet (a.i.) 1. iyilik, gzellik. 2. olgunluk. 3. byklk. 4. tazelik. 5. kusursuzluk. 6. erkek ad. cevdet-i fikr fikir, dnce tazelii, stnl. cevdet-i fehm anlay iyilii, tazelii, stnl. cevdet-i karha kavrama tazelii, stnl. cevdet-izihn zihnin tazelii, dnce sl. ceveln, cevln dolama, dolanma, gezinme. ceveln- dem kann ceveln, dolamas. ceveln-gh, ceveln-geh (a.f.b.i.) dolalan yer, dnp dolama yeri; kou, sava yeri. ceveln-ger, cevln-ger ceveln-ger, cevln-ger cevf cevher (a. f.b.i.) ceveln edici, dolac; atl. (f.b.i.) cevelngerlik, ceveln edicilik, dnp dolaclk. ie gvdeye ait gvde ile ilgili. (a.i.c. cevahir) 1. maya, z. 2 . elmas, deerli ta ["cevahir" en ok bu mnda kullanlr]. 3. [evvelce] Horasan'da ve am'da yaplan kllarn demirlerinde grlen siyah ve beyaz dalgal benekler, izgiler. 4. ed. yalnz noktal harfler hesbedilmek suretiyle ve "eb-ced" hesabyla yazlan, ok defa manzum olan trih, (bkz: cevherin, mu'cem, menkut). [zdd "mhmel"]. 5. fels. kendi kendine bir varl olup, gereklemesi iin baka bir nesneye ihtiyc tlmayan. 6. hner, marifet. cevf cevf-i a'l cevf-i arz cevf-i batn

1. boluk. 2. oyuk. 3. i; kalb. anat. gvde boluu. dnynn iindeki boluk. anat. karn boluu. cevf-i fem anat. az boluu. cevf-i galsam cevf-i hicb cevf-i leyi cevf-i mi ' de biy. solunga kovuu. biy. 'gzevi, fr.orbite. gece yans, yan gece. mde boluu.

cevf-i nihh cevf-i nihh cevf-i nuh anat. beyin boluu. cevf-i sadr anat. gs boluu. cevher-i ebyz biy. ak madde, fr. substance blanche. cevher-i ferd 1) atom; 2) ed. [iirde] sevgili veya onun duda. cevher-i kll evrenin *tz, asl, cevheri. cevher-i lsk biy. agltinin. cevher-i mcerred mutlak cevher, madde hlinde olmayan ve kinatn ruhunu meydana getiren nesne. cevher-i sincabi biy. bozmadde, fr. substance grise. cevher-i ulv 1) en yksek cevher; felekler; 2) ruh; 3) ate. cevher-dr (a.f.b.s.) 1. elmasl. 2. noktal [harf], (bkz: cevher4). 3. siyah ve beyaz dalgal benekli [kl], (bkz: cevher3). 4. eski tfeklerden birinin ad. cevhere (a.i.) bir tane cevher. cevher-ebyaz (a.b.i.) akmadde. cevher-fr (a.f.b.i.) cevher satan, cevahirci, (bkz. gher-fr). cevheri (a.s.) 1. cevhere, deerli ta veya inciye ait olan, bunlarla yaplm veya ilenmi bulunan, fr. substantialisme. [men. cevheriyye]. 2. kuyumcu. cevherin (a.s.) mcevherden, cevherden. cevheriyye (a.i.) fels. cevhercilik, tzclk, fr.substantialisme. (bkz. cevher). cevheriyyn (a.i.c.) Allah'a bir cevher nazaryla bakan mu'tezile frkas. cevher-pre (a.f.b.s.) mcevher paras. cevher-tr (a.f.b.s.) cevher ileyen. cev (f.i.) bir arpa lsndeki arlk. cevln-gh, cevln-geh a.f.b.s.). (bkz. ceveln-gh, ceveln-geh). cevn, cevne (f-s.) arpadan yaplm nesne; arpa unu. Nn- cevn arpa ekmei. cevr (a.i.) 1. hakszlk, eza, cef, eziyet, gadir, zulm; sitem. 2. tas. tarikat adamnn ruhan ilerlemesine man olan ey. cevreb (a.i.) orap. k- cevreb orap sk. cevsak (a.i.) kk, konak. cevse (f.i) 1. ardak. 2. kk. (bkz: cevsak) cevsek (f.i.) dme. ceven (f.i.)) rme zrh, vaktiyle giyilen1. sava elbisesi. ceven-dz (f.b.i.) zrh ren. ceven-gdz (f.b.s.) zrh eriten ceven-gzr (f.b.s.) zrh delen ceven-hy (f.b.s.) zrh delen, ceven-p (f.b.s.) zrh giyen, zrhl. ceven-ikf (f.b.s.) zrh paralayc. cevr, cevre ulha. 2. arpa torbas. cevv (a.i.) hava, boluk, lm-i ahvl-I cevv meteoroloji. cevv-i hev hava boluu. cevv-i kebd mavi boluk, gkyz. cevval (a.s.) koan, dolaan, hareket eden.

Fikr-i cevval Fikr-i cevval cevv, cevviyye (a.s.) arzn etrafndaki bolukla ilgili. cevz (a.i.) ceviz. cevz-i bevv , cevz-i Hind Hindistan cevizi. cevz-i gendm buday tanelerinin birbirine yapmasyla meydana gelen yumru. cevz-i msil bot. tatula. cevz-l-hind bot. Hindistan cevizi. cevz-l-kayy (a.b.i.) bot. kar-gabken aac ve bu aacn zehirli tohumu. cevz-d-tbb (a.b.i.) kk hin-distan cevizi. cevz-s-serv (a.b.i.) servi kozala. Cevza' (a.i.) ast. ikizler burcu, semnn kuzey yarm kresinde grnen iki parlak yldzl bir bur olup Gne, mays aynda bu burca girer. [lt. Geminus; fr. le Ju-meaux;ing. Gemini]. cevzk (f.i.) elemlenme, kederlenme. cevz-ber-gnbed (f.b.i.) bo, yararsz bir ile urama. cevziyye ( a.i.) bot. cevizgiller, fr. juglandasees. ceyb (a.i. c. cyb) 1. geo. sins. 2. cep. 3. gmlein akl, yang. ceyb-i hmyn pdihn huss kesesi. ceyb-i murakabe dervilerin dnmek zere balarn ne emesi. ceyb-i tamm kosins ceyb-i a'zam doksan derecenin sins. ceyb-i kavs arka sins. ceyb-i sabr sabretme, dayanma.. ceyb-i tefekkr dnme vaziyeti. ceyb (a.s.) mat. sinsle ilgili. ceyd (a.s.) uzun boyunlu kadn. ceyl (a.i.) zool. yenge. cey (a.i.c. cy) 1. asker, ordu. 2. ses, seda. Mukaddimet-l-cey byk kuvvetlerin ncleri . Sevk-l-cey strateji. Tbiyet-l-cey kuvvetleri yerletirme bilgisi. ceyvd (f.i.) gnahtan saknma, [bkz: ittika'). ceyyid (a.s. cevdet'den c. ciyd) taze, ho, iyi, saf. Ceyyid-i garb Cezayir. Ceyyid-i hlidt, Ceyyid-i saadet Kanarya adalar. ceyyid-i hev iyi hava, saf hava. Ceyyid-i seb'a, Ceyyid-i Yunan yonya adalar. cey yid-l-ayr ayan hlis, tam olan [para]. ceyyide (a.s.) [ceyyid'in men.]. (bkz: ceyyid). Efkr- ceyyide iyi dnceler. E'r- ceyyide ed. gzel iirler. Hav-i ceyyide temiz hava. cez', cez'a (a.s.) gz boncuu denilen, kara alaca ve deerli bir ss ta, damarl akik. cez (a.i.) aa kk.

cez (f.i.) ada. (bkz: cezire). ceza' (a.i.) sabrszlkla szlanma. ceza' feza tel iinde alayp szlanma.

ceza' ceza' ceza meyyide ceza basks. cez-yi amel ilenen bir eyin grlen fenal. cez-yi nakd para cezas. cez-yi seza lyk olan ceza. cez-yi Sinimmr Sinimmr'n grd ceza [daha gzelini yapmasn diye, yapt binann zerinden atlarak ldrlmtr]. 2. gr. art cmlesinde bulunan ikinci ksm ["haber verirseniz ben de gelirim" cmlesindeki "haber verirseniz = art, ben de gelirim = ceza" dr]. cezen (a.zf.) ceza olarak. ceza, ceziyye cezaya ait, ceza ile, ceza ileriyle ilgili. cezir (a.i. cezre'nin c.) adalar. Cezir-i Bahr-i Sefd cor. Akdeniz adalar. cezir-i garb Cezayir. cezir-i hlidt Kanarya adalar. cezir-i Hind Hind-i n adalan. cezir-i isn aer Ege denizindeki oniki ada. cezir-i mctemia takm adalar. cezir-i saadet (saadet adalar) Kanarya adalar. cezir-i Seb'a lyonien adalan. cezlet (a.i.) 1. rekketsizlik, peltek, kekeme veya pepeyi olmay. 2. ed. Telffuzu kulaa sen gelen kelimelerin syleni keyfiyeti. cezlet-i lafz ed. kelime dzgnl. cezlet-i ma'n mn dzgnl. cezb (a.i.) kendine ekme, ekilme. cezb-i kalb gnl ekme, gnl alma. cezbe (a.i.c. cezebt) 1. ruhun hayret ve sevince kaplarak sanki cesetten hri bulunuyormu gibi olmas, heyecana gelmesi. 2. tarikat ehlinin kendinden geme hli. cezbe-dr (a.f.b.s.) cezbeli. cezbe-drne (a.f.b.zf.) cezbeye tutulmu gibi. cezbe-dr (a.f.b.i.) cezbeye tutulma hli. cezbe-efgen, -fegen (a.f.b.s.) cezbe verici, cezbeye drc. cezbe-yb (a.f.b.s.) cezbeye tutulmu, kendinden gemi. cezbiyye (a.i.) ekme, ekicilik. cezebt (a.i. cezbe'nin c.), (bkz: cezbe). cezel (a.i.) bir eyi ikiye blme. cezer (a.i.) havu. cezer-t-trb yabani havu. cez' (a.i.) bot. kk tomurcuk. cez'-i add-i re's anat. kol-ba *anadamar. cezl (a.s.) 1. peltek ve bozuk olmayan [sz, kelime], (bkz. cezl). 2. ok, bol. Ecr-i cezl bol sevap. cezire (a.i.c. cezir) ada [denizde]. cezre-i brkniyye cor. yanarda adas. cezret-l-Arap Arabistan yanmadas.

cezl cezl olan. [ok zaman sz ve kelime hakknda kullanlr], (bkz: cez1). cezln (a.s.) mutlu. cezm (a.i.) 1. kesin karar, niyet, (bkz: azm). Azm cezm kasd kesin olarak verilen karar. 2. gr. bir kelimenin sonundaki harf veya harekeyi drme. cezmzec (a.i.) bot. lgn meyvas. cezmen (a.zf.) kestirip atmak suretiyle. cezm (a.s.) 1. cezm ile ilgili; kat' karar ve niyete ait. 2. i. erkek ad. cezr (a.i.c. czr) 1. kk, asl. cezr-i adi mat. (bkz: cezr-i veted). cezr-i arz ek kk. cezr-i asam mat. sanal kk. cezr-i asl bot. anakk. cezr-i dereni yumru kk. cezr-i hamz kim. asit kk. cezr-i hava ak havada yetien kk kk. cezr-i mantk, cezr-i ntk, cezr-i tmm mat. asal kk. cezr-i mk'ab kp kare. cezr-i mihver mat. kuvvet ekseni. cezr-i mik'ab mat. kpkk. cezr-i murabba' mat. karekk. cezr-i muzaf mat. iki kk. cezr-i msbit bot. tutunma kk, fr. raci-ne fxatrice. cezr-i r saak kk. cezr-i r anat. klkk. cerz-i tal bot. ikincil kk. cezr-i veted kazk kk. 2. [denizde] alalma, inme. Medd cezr cor. gelgit. cezr-i ekmel cor. byk gidim, fr. mortes eaux. 3. mat. kendi misline darbo-lunmakla bir say meydana getiren rakam, kare kk , dokuzun cezridir. cezre (a.i.) kasaplk davar [koyun, kei v.b.]. cezr (a.s.) 1. kke ait, kkle ilgili. 2. radikal. cezriyye (a.i.) fls. kktencilik, fr. radicalisme . cez' (a.s.) ok sabrszlanan. cezb (a.s.) ok cezbeden, eken. (bkz: cezzb). cezzb (a.s. cezb'den) ok cezbeden, eken, (bkz. cezb). cezzf (a.i.) a ile balk tutan balk. cezzr (a.i.) 1. deve kasab. 2. me. zlim, gaddar, kanl. cile (a.i.) 1. Imm- Mlik'in bz artlarla kabul ettii bir nev ml muamele hakknda kullanlan bir kelime. 2. rvet olarak verilen hediye. 3. cret, maa. cb (f.i.) odun. cibb (a.i. cbbe'nin c.), (bkz. cbeb). cibh (a.i.) cebhe'nin c.) alnlar. cibl (a.i. cebel'in c.) dalar. cibl-i mubaha huk. kimsenin mlkiyeti altnda olmayan dalar.

cibl-i ahika yksek dalar.

cibyt cibyt cibyet (a.i.) vergilerin ve bakaca devlet gelirlerinin tahsili, cblik. (bkz: cb). cibillet (a.i.) huy, cibilliyet, yaradl. (bkz: ftrat). Cibilletsiz t. b. s.) soysuz, st bozuk. cibill (a.s.) yaratlta olan, tabi, (bkz: ftr). cibilliyye (a.s.) [cibill'nin men]. (bkz. cibill). Cibilliyyet Arapa ["cibillet" kelimesinin Trke bozuntusu], (bkz: cibillet). Cibril (a.i.) Cebrl, Cebrel. cibs (a.s.) 1. kansz, hissiz, hayrsz, alak [kimse]. 2. i. kire. cibt (a.i.) put. (bkz: ha, elp, salb, sanem]. cd (a.i.c. cyd) boyun. cidal (a.i.) 1. karlkl kavga, sava. (bkz. mcdele). Ceng cidal sava. cidl-i hayt hayat mcdelesi. cidl-i maiet geim mcdelesi. 2. zorlu, hararetli konuma. cidl-c (a.f.b.s.) kavgac, sava. (bkz. arbede-c). cidl-cyne (a.f.zf.) kavgaclara yarar yolda, kavga karrcasna. cidl-gh (a.f.b.i.) mcdele yeri. cidar (a.i.c. cdr, cdrn) 1. i. duvar. 2. zar. cidr- hadka bahe duvar. cidd (a.i.) 1. bir ii gerekten alp ileme. 2. ciddlik. cidden (a.zf.) gerekten. cidd (a.s.) 1. gerek. 2. arbal. 3. mhim, nemli, [men. "ciddiyye"]. ciddiyyt (a.i.c.) gerekten allacak iler. ciddiyyet (a.i.) 1. ciddlik. 2. arballk. 3. ehemmiyet, nem. cifr (a.i. cefr'in c.) geni kuyular. cfe (a.i.c. ciyef) iae, le. cfe-gh (a.f.b.i.) lele dolu olan yer. me. Dny. cfe-hr (a.f.b.s.) le yiyen. cifr (a.i.). (bkz: cefr). cifr (a.s.) cifirci, falc. cifriyyt (a.i.c.) cifir ile ilgili olan eyler, [dorusu "cefr" dir]. cier (f .i.) 1. cier, bar. 2. avaz. 3. keder, sknt. ciger-c (f.b.s.) yrei coturan. ciger-dr (f.b.s.) cierli, yrekli, cesaretli. ciger-der (f.b.s.) cier paralayan, cier yrtan, cier sken. ciger-dz (f.b.s.) cieri delip geen. ciger-fr (f.b.i.) cier satan, cierci. ciger-gh (f.b.i.) cierin bulunduu yer. ciger-ge (f.b.i.) evlt; sevgili. (bkz. ciger-pre). ciger-gdz (f.b.s.) cieri yakan, ac, ztrap veren. ciger-hr (f.b.s.) kederli, skntl [kimse]. ciger-hre (f.b.s.) 1. ok eziyet eken kimse. 2. merhametsiz, gaddar. 3. i. byc. ciger-hn (f.b.s.) cieri kanl, ok ackl. ciger-pre (f.b.i.) cier paras. me. evlt. ciger-sz (f.b.s.) bar yakan, ackl.

ciger-rend ciger-rend ciger-tb (f.b.s.) ac veren; acs olan. ciger-tene (f.b.s.) me. ok zleyen. cihd (a. i.) 1. din uruna dmanla savama. cihd- asgar (kk sava) islm urunda silhla savama. cihd- ekber (byk sava) tas. kendi kalbi iinde, Tanr emirlerini yerine getirmek maksadyla dny'ya musallat olan benlikle sava. 2 . erkek ad. cihd, cihdiyye (a. s.) 1. cihd'a mensup, sava ileriyle ilgili. 2. II. Sultan Mahmut zamannda harp masraflarna karlk olmak zere kesilmi olan sikke. 3. huk. slm mme hukukunda islm dvas uruna dnydaki islm nizamn hkim klma veya bu nizm savunma maksadyla yaplan savalar. cihan (a. (f.i.) Dny, lem. Sadr-i cihan Ekber ah'n vezri. cihn- can ruhlar lemi. cihn- gayb grnmezlik dnys, te lem, teki dny, [asl "cenan" dr]. cihn- slm islm lemi, islm dnys. cihn-fern (f.b.s.) cihan, Dnyy yaratan. cihn-lem (f.a.i.) herkes. cihn-r (f.b.s.) cihan, Dnyy ssleyen, bezeyen. cihn-bn (f.b.s.) cihann, Dnynn bekisi olan 1. Allah. 2. hkmdar. cihn-bn (f.b.s.) hkmdarla ilgili. cihn-bn (f.b.s.) 1. cihan, Dnyy gren, Allah. 2. i. gz.

cihn-c[y] (f.b.s.) cihna, Dnyya hkim olmaya alan hkmdar. cihn-dr (a. (f.b.s.) cihan, Dnyy tutan hkmdar, pdih. cihndr-ne (f.zf.) hkm-darcasna. cihn-dr (f.b.i.) hkmdarlk, padiahlk. cihn-dde (f-b.s.) cihan, Dnyy gezip grm, tecrbeli. cihn-ddeg (a.f.b.i.) Dnyy gezip grm olma. cihn-efrz (f-b.s.) cihan, Dnyy parlatan. cihn-gerd (f.b.s.) cihan, Dn-y'y dolaan. cihn-gete (f.b.s.) cihan dolam, cihan gezmi. cihn-gr (f.b.s.) 1. cihan, Dnyy zapteden. (bkz: gt-sitn). 2. i. erkek ad. cihn-grne (f.zf.) cihngir-cesine, cihan, Dnyy zaptedercesine. cihn-gr (f.b.i.) cihangirlik. cihn-g (f.b.s.) ftih. cihan (f.i.c. cihniyn) 1. dnyev. 2. Dnyda oturan, insan. cihniyn (f.b.i. cihn'nin c.) Dny halk. cihn-key (f.b.s.) "dnyy dzene koyan" hkmdar. cihn-muta' (f.a.b.s.) btn dnynn boyun edii [kimse]. cihn-nevred

(f.b.s.) cihan, dnyy dolaan. cihn-nm (f.b.i.) 1. atnn stnde her yan gren yksek taraa. (bkz: ber-br, berbre4). 2. Dny'y gsteren harita. 3. nl Trk bilgini Ktip elebi'nin 1654 (H. 1065) de kaleme ald Asya corafy asdr, [bu nsha 1732 (H. 1145) de ibrahim Mteferrika tarafndan bastrlmtr]. cihn-penh (f.b.i.) lemin snd muhafz, pdih.

cihn-penh cihn-penh cihn-p (f-b.s.) dnyy dolaan. cihn-rev (f.b.s.) cihna yaraan, dnyda geer olan. cihn-slr (a.f.b.s.) cihann bakan, by olan, pdih. cihn-sitn (-r1 (f-b.s.) cihan zap-teden, pdih. cihn-sitn (f.b.i.) hkmdarlk, padiahlk. cihn-sz (f.b.s.) cihan yakan [Gne]. cihn-ml (f.a.b.s.) 1. her yan kaplayan, (bkz: lem-ml). 2. dny apnda, dny lsnde. cihn-tb (f.a.b.s.) Dnyya scaklk ve k veren. cihar (a.i. cehr'den) ak syleme veya okuma. cihar (f.s.). (bkz. cihar). cihar d (bkz: cihar d). cihar se (bkz: cihar se). cihar yek (bkz: cihar yek). cihren (a.zf. cehr'den) apak olarak, (bkz: alenen). ciht (a.i. cihet'in c.) 1. taraflar, ynler. ciht- asliyye 1) vakfn balca gayesini tahakkuk ettiren hizmetler, [mderrislik, imamlk, hatiplik, mezzinlik, kayyumluk gibi]. 2) cor. anaynler. ciht- erbaa drt taraf, drt yn. [dou, bat, kuzey, gney]. ciht- fer'iyye vakfn ikinci derecedeki gayesine ait olan hizmetler, [bir camide okunmas merut buhri, mslim, if-i erif, delillhayrt vazifeleri gibi]. ciht- gayr-i zarriyye vakfn ikinci derecede ilerinden saylan cihetler, [cibyet ve hazn-i ktplk gibi]. ciht- selse taraf [en, boy, kalnlk]. ciht- sitte alt taraf [n, arka, sa, sol, st, alt]. 2. yerler, semtler. 3. grler, bakmlar. 4. evkaf maalar. ciht- zarriyye vakfn balca ilerinden olan, vakfn balca gayesini te'min eden cihetler. [mescitlere nazaran imamlk, hatiplik, mezzinlik vazifeleri gibi]. cihaz (a.i.) 1. eyiz. 2. takm; let [dorusu "cehz" dr], (bkz: cehz). cihz- asabi anat. sinir sistemi. cihz- basar anat. grme aygt. cihz- devern anat. dolam sistemi. cihz- hazm biy. sindirim aygt. cihz- Muharrik biy. hareket sistemi, devinim dzeni, fr. systeme locomotrice. Cihz- tenasli anat. reme sistemi. cihz- tensl-i eybiyye bot. apotek cihz- teneffs anat. solunum aygt cihz- mfri biy. boaltm aygt... cihet (a.i.c. ciht) 1. yan, yn, taraf. 2. yz, yer. 3. sebep, vesle, bahane, ilgi. 4. vazfe, hizmet. S. evkaf maa. cihet-i gayr- muntaka vakfta sonu gelmeyen hizmetler.[fakirler gibi].

cihet tevcihi bir din grevlisinin bulunduu yerden bir baka yerdeki greve tyini. ciheteyn (a.i.) iki cihet, iki yn. (bkz: kkayn).

cl cl nesil, kuak. ilen ba'de ilin devirden devire. cila' (a.i.) parlatma, parlaklk. cil-bah (a.f.b.s.) parlaklk veren. cil-dde (f.b.s.) cila srlm, cilalanm, parlatlm. cil-dr (a.f.b.s.) cill, parlak. cil-ger (a.f.b.s.) cila yapan kimse, cilc. cilnger (f.i.) ilingir. cils (a.i.) beraber oturma. cil-sz (f.b.s.) parlatan, parlaklk veren. cilbb (a.i.c. celbb) 1. gmlek. 2. araf; ferace. cilbend (f.i.) byk czdan, evrak koymak zere gzlere ayrlm czdan, evrak antas. cild (a.i.c. cld, ecld) 1. deri. 2. kap. 3. kitap. 4. mein. cild-ger (f.b.i.) cilti, mcellit. cild, cildiyye (a. s.) ciltle, deri ile ilgili. cild ihsaslar fels. deri duyumlar, fr. sensations cutanees. cildiyye (a.i.) hek. cilt hastalklar klinii. cilf (a.s.) kaba, hoyrat; ayak takmndan. cilve (a. i.) 1. krtma. 2. tecell, grnme. cilve-i ilhiyye Allah'n cilvesi, kaderin cilvesi. cilve-fr (a.f.b.s.) "cilve satan" cilveli, krtkan. cilve-gh, cilve-geh (a.f.b.s.) cilve yeri, cilve edecek yer. cilve-gh- zuhur kp grnlen yer. cilve-ger (a.f.b.s.). (bkz. cilve-sz). cilveger (a.f.b.i.) cilve yapma, cilve etme. cilve-kr (a.f.b.s.) cilveli. cilve-kn (f.b.s.) cilve eden, cilve yapan. cilve-knn (a.f.zf.) cilve ederek. cilve-nm (a.f.b.s.) cilve gsteren, cilve eden, cilve yapan. cilve-penh (a.f.b.s.) a'aal. cilve-perdz (a.f.b.s.) ho ve gzel olan. cilve-rz (a.f.b.s.) kendini gsterme. cilve-sz (a.f.b.s.) cilve eden, cilve yapan, cilveli, (bkz: cilve-ger). cilve-sz (a.f.b.s.) cilve yapma, cilvelilik. cim (a.ha.) Osmanl alfabesinin altnc harfi olup "ebced" hesabnda saysnn karldr. cim-i arab c sesi. cima' (a.i. cem'den) iftleme [insan hakknda]. cimh (a.i.) at, sen bal olma. ciml a.i. cemel'in c.) erkek develer. cimr (a.i.) 1. toplu kabile. 2. svari alay. cimr (f.s.) soysuz, alak; dilenci [Trkede pinti, tamahkr mnsna kullanlr]. cin (a.i,). (bkz. cinn). cinai, ciniyye (a. s.) cinayetle ilgili. ciniyyet (a.i.) cinayet hli, fr. criminalite. cinn '( a.i. cennet'in c.) cennetler, umaklar; baheler.

cinn-d-dny (dny cennetleri) 1) Basra'da Ubulla; 2) Sodiyana, Semerkand vdsi; 3) El-cezre'de Bevvan geidi; 4. am vadisi. cinn-d-dny (dny cennetleri) 1) Basra'da Ubulla; 2) Sodiyana, Semerkand vdsi; 3) El-cezre'de Bevvan geidi; 4. am vadisi. n II. Murat zamannda yaayan Hac vaz-l-mfessirn Olu Muham-med'in ahlk mev'izeleri ile tler veren kitabdr. [1493 (H. 899) da istinsah edilmitir. Telif trihinin 1397 (H.800) ile 1446 (H. 850) arasnda yazld tahmin edilmektedir. Cinn-l-cins Akhisar'l Mehmed bin Bedreddin Mn'nin 1584 (H. 992) ylnda yazd Farsadan Trkeye lgat kitabdr, [bunun bir ad da Ravzat-l-Cins'dr]. cinas (a.i.) mnsebet, benzeyi, birok anlamlara yorulabilen sz, ml, telmihli sz, lastikli sz, telaffuzu bir, mns ayr olan kelimelerin bir szde bulunmas, [deme k yaz; oku, yaz! gibi]. cins- darb ed. pekitirme sfatyla yaplan cinas [Kapkara ise ne kar badesi rengn olsun., gibi]. cins- mefrk ed. yazllar bir sesten olan ayn kelimelerle yaplan cinas ["Ruhsnn canann yineye benzettim / Vah vah ne hat ettim ay' neye benzettim" beytinde olduu gibi]. cins- muharref ed. yalnz harflerde beraberlik, harekelerde ayrlk bulunan cinas [merd, mrd gibi]. cins- naks ed. cinasl kelimelerin birinde bir veya bir ka harfin ziyde olmas suretiyle yaplan cinas, [dem = dem] gibi. cins- tanm e d. lfzda, harekede ve harflerde eksiklik ve ziydelik bulunmayan cinas ["kr! (krmaktan emir) = kr (l)] gibi. cinyt (a.i. cinyet'in c.) cinayetler, byk, ar sular. cinayet (a.i.c. cinyt) adam ldrme veya o derecede ar saylan

su, canilik. cinyet-kr (a.f.b.s.) cinayet ileyen. cinyet-krne (a.f.zf.) cinayet ileyenlere, cnlere yakacak bir surette. cinyet-kr (a.f.b.i.) cnlik. cinze (a.i.) tabut. cinn (a.i.) 1. gzle grnmez, ltif cisimlerden ibaret bir yaratk (mahlk). 2. s. me. pek zek ve anlayl kimse. cinnet (a.i. cinn'den) cin tutma, delilik, lgnlk. cinnet-i maniya-i inhittiyye hek. ruh depresyonla ortaya kan delilik. cinnet-i mtenvibe zaman zaman gelen delilik krizi. cinn (a. (a.s.) cine mensup. cinn (a.i.) ecinli, bir cin. cinnistn (a.f.b.i.) cinler diyar. cins ' (a.i.c. ecns) 1. nevi', eit, trl; soy. Ebn-yi cins insanlar. 2. a. gr. kelimenin mzekker (erkek), mennes (dii) oluu. cins cins (a-b.s.) eitli. cins-i ltif gzel kadnlar iin kullanlr. cinseyn (a.s.c.) "iki cins" kadn ve erkek. cins (a.s.) cinse mensup, cinsle ilgili.

cins cazibe cinsel ekicilik. cins mnsebet erkein kadnla birlemesi, (bkz: mcmaa).

cins terbiye cins terbiye cinsiyyet (a.i.) bir cins ile ilgili olma. cr (f.i.) 1. alt, aa, (bkz: zr). 2. kl kay, eldiven gibi eyler yaplan tabaklanm deri. cirht (a.i. cirhat'n c.) cerhatlar, irinler, yaralar, (bkz. cerahat). crn (a.i. cr'n c.) 1. komular. 2. mteriler. 3. civarda olan yerler. crn- slihn iyi komular. cirn (a.i. cerre'nin c.) toprak testiler. cre (f.i.) rak, uak ve hizmetilere verilen gndelik, yemek ve para. cret (a.i.) komuluk. ciriyy (a.i.) 1. tabat, miza. 2. det, alkanlk. cirm (a.i.c. ecrm) cisim, hacim, oylum. cirmn (a.i.) azalarla birlikte vcut. cirrs (a.i.) zool. ylan veya sazan bal. cirriyye (a.i.) havsala. cirs (a.i.) temel; kk, mene. cirsm (a.i.) 1. delilik. 2. ztlcenp. 3. ldrc zehir. ciryl (a.i.) 1. bir nev krmz boya. 2. altnn krmzl. 3. s. temiz renk. 4. saf arap. ciryle (a.i.) saf arap. cirye (a.i.) 1. cereyan. 2. biy. brkenek, fr. bonnet. cisd (a.i.) 1. safran. 2. kan. cism (a.i.c. ecsm) 1. beden, gvde. 2. madde. cism-i azm anat. kemik gvdesi, fr. diaphyse. cism-i bast tz, cevher. cism-i beyz elips cisim. cism-i billr billur cisim. cism-i cemd cansz cisim. cism-i cevheri ilk madde. cism-i efltn mat. poligon. cism-i felek gkcismi. cism-i gayri muz f i z. ksz cisim. cism-i hil korkun cisim. cism-i hev gaz hlinde olan madde. cism-i latf 1) be duyu ile idrk edilemeyen cinler, melekler; 2) me. gzel kadn veya kz. cism-i mrekkeb kim. bileik cisim. cism-i mteharrik f iz. harekette olan cisim. cism-i muhm biy. smks cisim. cism-i ntk sz syleyen cisim, insan vcudu. cism-i nizr zayf vcut. cism-i sefen biy. nasrl cisim. cism-i semav astr. gkcismi, fr. astre. cism-i sulb f i z. kat cisim. cism-i ryan plak vcut. cismn (a.s.) 1. bedenle ilgili. 2. ruhan karl, dn ilerden ayn olan. cismniyye (a.s.) ["cismn"nin men]. (bkz: cismn).

cismniyyet cismen cismi cismiyyet cisr cisr-i atk cismniyyet cismen cismi cismiyyet cisr cisr-i atk civan civan ka civnn civnne civn-baht civn civn-merd civn-merdn- millet civn-merdn civn-merdne civn-merd civar civr civriyyet cve ciya' ciyd ciydet ciyef ciz' cizl cizret cizfe cizm cizmr cizn cizye cizye-i gebrn cizye-dr cizye-gzr c Cst c c -c

(a.i.) cisim, vcut. (a.zf.) cisim itibaryla, vcuta, bedence. (a.s). (bkz. cismn). (a i ) (bkz. cismniyyet). (a.i.) kpr, (bkz: pul, kantara, srat). (eski kpr) bugnk Atatrk Kprsnn yerindeki eski kpr, Unkapan Kprs. (yeni kpr) bugnk Galata Kprsnn yerindeki kpr. (Ergene kprs) Uzunkpr'nn eski ad. asma kpr. (a.i.c.) iki kpr [istanbul'daki Unkapan ve Galata kprleri]. gen (bkz: cvn). [dorusu "cevn" ve "cvn" dr]. g. s. fildii oyma ve kakmalarda paralel kenar eklindeki paralarla yaplan zig-zak bir motif. (f-'-civn'n c.) genler. (f.zf.) gen olana yakacak surette. (f.b.s.) talihli. (f.i.) genlik. (f.b.s. civn-merdn) temiz, asl, cmert, (bkz: l-cenb). millet fedakrlar. (f.b.s.) civn-merd'in c.) cmertler, eli ak olanlar. (f.b.zf.) civan-merte yakr yolda, cmertlikle, el akl ile, ycegnlllkle. (bkz: l-cenb-ne). (f.b.i.) cmertlik, el akl, (bkz: sahavet). (a.i.) 1. evre, yre. 2. yakn yer, yakn komu. yaknlkla, komulukla ilgili. (a.i.) yaknlk, komuluk. (f.i.) cva. (bkz: zbek). (a.s. cyi'nin c.) alar, karn ackm olanlar. (a.s.c.) iyi ekin giden soy atlan. (o.i.) 1. iyilik, gzellik. 2. tazelik. (a.i. cfe'nin c.) iaeler, leler. (a.i.) hurma aacnn kk. (a.i.) hurma toplama.

(a.i.) deve kasapl. (a.i.) kk sr. (a.i.) tayn, porsiyon. (a.i.) aa kt. (a.i.) 1. aa kt. 2. kk. (a.i.) [evvelce] Mslman olmayan teb'adan alnan vergi. Hristiyanlardan alnan cizye, vergi. (a.f.b.s.) hara, cizye denilen vergiyi alan tahsildar. (a.f.b.s.) Mslman olmayan, fakat tslm devleti tbiiyetinde bulunarak cizye, vergi deyen delikanl. (f.i.) arama, aratrma. arayp sorma, aratrma. (f.i.) akarsu, rmak, ay. (bkz: cy). (f.s.) "arayan, aratran, arayc" mnlarna gelen sfatlar meydana getirir.

Fursat-c Fursat-c are-c re arayan... gibi. C (a.i.) alk, a kalma. Def'-i c al giderme. c'-i kelb (kpek al) hek. tutulann, bir trl doymak bilmedii bir hastalk. c'an (a.zf. c'dan) a olarak. cu'bb (a.i.) ie yaramayan adam. cu'bs (a.s.) aptal. cce (f.i.) civciv. cd (a.i.) cmertlik, elakl. cd-i kerem, cd-i seh cmertlik. Cd (a.i) rnak ilinin 6 kilometre gney dousunda bulunan byk bir dan ad. [Nuh'un gemisinin bu dan zerinde oturduu Kur'an'da yazldr]. 2. erkek ad. cg (f.i.) kz boyunduruu, (bkz: g). cud (a.i.) bayku. cu'l (a.i.) 1. cret, karlk. 2. ayak kiras. cu'l-ale-l-cihd gazada bulunmak zere alnp verilen cret. cl (f.i.) aylak. clh (f.i.) 1. ulha. 2. rmcek. cl-hek (f.i.) 1. kk dokumac. 2. rmcek. cleh (f.i.) fakirlerin giydikleri ul veya kaba dokunmu kuma. cleh (f.i.) abal, kebeli, kalender [kimse]. cum'a (a.i. cem'den). c. cum't, cu-met, cumut) 1. perembeden sonra gelen gn. 2. toplanma. Sre-i cum'a Kur'n'n 62 nci sresi. Cum'a-i atk (eski Cum'a) Bulgaristan'da Osmanllar zamannda, umnu ile Razgrat cum't cumet cumhur cumhr-i hkem cumhr-i ns cumhr-i deb cumhr, cumhriyye Hkmet-i cumhriyye cumhriyyet cumhriyyet-perver cum' cumut arasnda bulunan mehur bir yer. Cum'a-i bl (yukar Cum'a) Osmanllar zamannda Selanik vilyetinin Serez sancanda

bulunan bir kaza merkezi. (a.i. cum'a'nn c.) perembeden sonra gelen gnler, (bkz: cumet, cumut). (a.i. cum'a'nn c.) perembeden sonra gelen gnler, (bkz: cum't, cumut). (a.i.c. cemhr) halk, ahli; kalabalk; babo kalabalk. cumhura muhalefet kuvve-i hatdandr : halkn benimsedii davaya kar klmaz. filozoflar snf. halk kalabal. edebiyatlar. (a.s.) millete, halka mahsus. cumhuriyet hkmeti. (a.i.) 1. cumhurluk. 2. istanbul'da kan ve hlen kmakta olan, ilk says l Mays 1924 te yaymlanm gnlk siys gazete. Kurucusu ve bayazar Yunus Nadi Abalolu idi. (a.f. b.s.) cumhuriyeti, cumhurcu. (a.i. cem'in c.) 1. toplamalar, ymalar. 2. cemi'ler, oullar. (a.i. cum'a'nn c.) perembeden sonra gelen gnler, (bk cum't, cumet).

cumh cumh c (f-i-) l-coma, kaynama, (bkz: cui, cn). c-i b suyun comas, cokun ak. c-i dil-i enhr rmaklarn gnlnn comas, cokunluu. c hur tap coma. c hur-i nev-bahr ilkbahar neesi ve ahengi. 2. tas. coma, tama. cc (f.b.s.) ok cokun, takn. ck (f.i. c'den) kaynama, kaynay. cn (f.s.) coan, kaynayan, cokun. cn (f.i.) coma, kaynama, (bkz: c, cui). c-ver (f.b.s.) coturucu. cen (f.i.). (bkz: ceven). cde (f.s.) comu, kaynam. cde-g cokunluk. cr, cre (f.i.) dokumac. cui (f.i.) coma, kaynama, (bkz: c, cn). ci-i ahzn hzn, elem, keder cokunluu. ci-i dil gnl cokunluu. ci-i efkr dncelerin cokunluu. ci-i yd anmann cokunluu. cy (f.i.) nehir, akarsu, rmak, (bkz: c). cy-i revn akarsu. cy-i srik gzya rma. -cy (f.s.). (bkz. -c). cy, cyn arayc, arayan. (bkz: cyende). cy-br (f.b.i.) 1. ay, dere, akarsu, rmak. 2 . rmak kenar. cy-e, cyek (f.b.i.) kk rmak. cyende (f.s.) arayc, aratrc. (bkz. cy, cyn). cyende-g (f.i.) arayclk, aratrclk. cbb (a.i.) kuyu. (bkz: bi'r, eh). cbb-i Ysuf Yusuf peygamberin atld kuyu. cbbe (a.i. c. cbeb) [evvelce] sarkl din adamlaryla bz yal kimselerin giydikleri uzun stlk. cbeb (a.i. cbbe'nin c.) pardes gibi ste giyilen eyler, stlkler, (bkz. cibb). cbn (a.i.) 1. korkaklk, (bkz: cebnet). 2. peynir. cbn (a.s.) 1. peynir hlinde olan ey. 2. i. peynirci. cbn (a.i. cebn'in c.) alnlar. cda (f.s.) ayr, ayr dm, ayrlm. cd (f.i.). (bkz. cdy). cdt (a.i. cd'nin c.) dilenciler. cdy (f.i.) ayrlk, (bkz: iftirk). Cdde (a.i. c. cded) 1. da arasndaki yol. 2 . izgi. 3 . ekil, tarz, iaret. cda cda tek tek, ayr ayr. cd-gne (f.zf.) ayr ayr, ayrca, bakaca. cder' (a.s. cedr'in c.) lyk olanlar, yakanlar, uygun olanlar. cder (a.i.) iek hastal. cder-i bakar inek veya kzde meydana gelen iek hastal. cder-i kzib su iei.

cdeyy (a.i.) astr. "Demirkazk" denilen kutup yldz. cdrn (cedr'in c.) duvarlar. cdd (a.i. cedd'in c.), (bkz: ecdd, niygn). cdr (a.i. cidr'n c.) 1. duvarlar. 2. zarlar, ince deriler. cf' (a.i.) 1. kpk. 2. su zerindeki erp. cfen (a.zf.) bouna, beyhude, faydasz yere. cff (a.s.) kurumu. cfl (a.s.) bol. (bkz: vfir). cff (a.i) 1. dimaa ilemi olan ba yang. 2 . s. kof, ii bo. cfre ia (a.i.c. cfer) ukur, boluk. cft (f.s.) ift, ikili, ei olan, tek olmayan. cft-i betl Hz. Ftma'nn kocas, Hz. Ali. cft-i felek Gne ile Ay. cfte (f.i.) at katr gibi hayvanlarn att ifte. 2. hayvan ve insan sars. 3. benzer, e. (bkz: mnend). cfte-endz (f.b.s.) ifte atan. cft-gv (f.b.i.) ift kz, bir ift kz. chl (a.i.) zehir. chela (a.s. chil'in c.) bilgisizler, bilmezler. (bkz: cehele, chhl). chemiyye (a. i.) Mslmanlar arasnda kan mezheplerden birinin ad. [Hicretin ikinci (mld 8 inci) yzylnda Emev hkmdarlarndan ikinci Mervan'n stad Cad ibn-i Derhem tarafndan kurulan bu mezhebi Chem (hicr 128) yaymaya

balad iin bu ad almtr]. cher (a.i. cehr'in c.), (bkz. cehr). chhl (a.i. chil'in c.) bilgisizler, (bkz: cehele, chela'). chd (a.i.). (bkz. cehd). cehd-i and ok inat Yahudi. cl (a.i.). (bkz. cll). clb (a.i.) 1. glsuyu. 2. ishal veren erbet, (bkz: cllb). clhek (f.i.) 1. kk dokumac. 2. rmcek. clz (a.s.) 1. kocaman ve kuvvetli. 2. i. hizmetkr. 3. i. kilise veya manastr ua. 4. i. papaz veya kei. clbe (a.i.) hek. onulan yarann derisi, pullan. clcl (a.i.c. celcil) kk an, ufak ngrak. clcln (a.i.) kini. clcle (a.i.) 1. hademeyi armakta kullanlan el ngra. 2. tef evresine dizilen zil, pul. Cles (a.s. cels'in c.) birlikte oturanlar. Cleyde (a.i.) zool. dericilik, fr. pellicule. cll (a.i.) ul. cllb (f.i.) glsuyu, (bkz: clb). cllh clleh (a.i.) ul dokuyan,, ulha. clls (clis'in c.) clus edenler, oturanlar. cllenr, clnr (a.i.) glnar, nariei. clmd (a.i.) kaya. clmd (a.i.) sesi kuvvetli olan kimse.

clnr (a.i.). (bkz: gl-nr). Cld (a.i. cild'in c.) hayvan derileri. Clus (a.i.) 1. oturma. 2. tahta kma.

cls-i hmyn cls-i hmyn cls (a.s.) tar. pdihn tahta kmasyla ilgili olan. clsiyye (a.i.) 1. tahta kanlar iin sylenmi veya yazlm yaz. 2. hkmdarn ilk tahta kt gn verdii bahi. cmde ( a.i.) arab aylarnn beinci ve altncsnn ad. cmd-el-hire (a.b.i.) arab aylarnn altncs, (bkz: cemzi-yelhir). cmd-el-l (a.b.i.) arab aylarnn beincisi, (bkz: cemzi-yel-evvel). cuman (a.i.) iri inci. Ikd-l-cmn inci gerdanlk. cmne (a.i.) tek inci. cmcme (a.i.) kafatas. cmd (a.i.) ta. cmel (a.i. cmle'nin c.) cmleler, takmlar, kelime dizileri, (bkz: cmle). cmel-i hikemiyye hikmetli cmleler, cmel-i mntahabe seme cmleler. cmel, cmmel (a.i.) harflerin say kymetine gre llmesi, hesaplanmas. cmel-i ekber ebced cmlesi harflerinin saylarnn, Arapa adlarnn saylmasyla yaplan hesap. Mesel Muhammed birincide 92, ikincide 224, ncde 1530 eder. cmel-i kebr ebced harflerinin adlarnn saysna gre yaplan hesap. cmel-i sagr ebced hesab. cmle (a.i.c. cmel) l. btn, hep, biriki. 2. fiil, fail (zne) ve mefl (nesne) den meydana gelen manl sz. 3. sistem. cmle-i asabiyye anat. sinir sistemi. cmle-i asliyye gr. temel cmlesi. cmle-i ceziyye gr. art cmlesinin ikinci ksm. cmle-i fi'liyye gr. fiil cmlesi. cmle-i emriyye gr. emir cmlesi. cmle-i hukk-i mktesebe kazanlm haklarn benzerlerinden biri. cmle-i ihbriyye gr. haber cmlesi. cmle-i iltizmiyye gr. istek cmlesi. cmle-i iniyye gr. emir cmlesi, cmle-i ismiyye gr. isim cmlesi. cmle-i istidrkiyye gr. kartl cmlecik. cmle-i istifhmiyye gr. soru cmlesi. cmle-i kevkebiyye astr. takmyldz. cmle-i lenfviyye anat. lenf sistemi. cmle-i mu'tarza gr. iki virgl veya iki izgi, parantez iinde bulunan cmle. cmle-i mfessire gr. (bkz: cmle-i tefs-riyye). cmle-i mste'nefe gr. kendinden nceki cmleye bal olmayan cmle. cmle-i mtemmeme gr. baka bir cmleye bal olan, anlam baka bir cmle tarafndan tamamlanan cmle, (bkz: cmle-i tbia). cmle-i mtevliyye gr. sra cmlecikler, fr. proposition juxtaposees. cmle-i sempati-i kebir anat. byk sempatik sinir sistemi.

cmle-i artiyye (f.b.i.) elence yeri. kubbe; kmbet, (bkz cmle-i artiyye gr. art cmlesi. cmle-i artiyye-i faraziyye gr. Szde art cmlecii. cmle-i artiyye-i hakkyye gr. Gerek art cmlecii, fr. proposition conditionnelle reelle.

cmle-i tbia cmle-i tbia cmle-i tmme gr. tek bana anlam tamam olan cmle. cmle-i tefsriyye gr. "yni", "mesel.." gibi szlerle kendinden nce gelen cmleleri aklayan cmle, (bkz. cmle-i mfessire). cmle-i vasfiyye gr. cmlede sfat olarak kullanlan kelime grubu. cmle-i vcbiyye gr. gereklilik cmlesi. cmle-i zarfiyye gr. zarf olarak kullanlan kelime grubu. cmle kaps sarayn byk kaps. cmleten (a.zf.) btn, hep, hep birlikte. cmm' (a.s.) bir araya gelerek tortop olmu, kme. cmm-l-keff (dertop olmu avu) yumruk. cmm-s-Sreyy astr. lker topu, lker yldz kmesi. cmml, cmal (a.s.) ok gzel, ok iyi. cmd (a.i.) donukluk, donuk olma, donma. cmd- ayn gz donukluu. cmd-l-mevt lm titremeleri. D-l--cmd donma, katalepsi, fr. catalepsie. cmdiyye (a.i.) glsiye, "buzul. cmh (a.i.). (bk cemh). cnb (f.i.) ydes (ldes) tutuma. cnbe (f.i.) ikiz ocuk. cnh (a.i.) gnh. cnbn (f.s.) sallayan, kmldayan, hareket eden. -cnbn (f.s.) kmldanan, kmldatan, sallanan, oynayan, oynatan mansyla sfatlar yapar Dnble-cnbn kuyruk sallayan. Ser-cnbn ba oynatan, ba sallayan. cnbn (f-i.) tahrik edicilik. cnbde (f.s.) kmldanm, sallanm, hareket etmi. cnbi (f.i.) l. kmldanma, hareket. cnbi-i evvel 1) kaza ve kaderin balangc; 2) felein hareketi; 3) gezegenlerin Hamel burcundaki hareketi. cnbi-i mjgn kirpiklerin hareketi. 2. cmb, zevk, elence, (bkz: cnb). cnbi-i yemin yer sarsnts, deprem. cnbi-i zemn yer sarsnts, deprem. cnbde (a.i.) kubbe, kmbet, bkz. cnbz). cnb (f.i.) 1. elenti, zevk. 2. uta benzer maden bir alg. 3. hareket, kmldanma. [dorusu "cnbi" dir]. cnbz (a.i.) kubbe, kmbet, kemer. cnd (a.i. c. cnd) asker; asker topluluu. cnd (a.s.) asker svari, sipahi, ata iyi binen, binici. cndiyne (a.f.zf.) cndcesine, iyi binicilere yakr bir tarzda, byle bir tarz taknarak. cnh (a.i.) koruma, esirgeme. cnha (a.i.) ufak crm, kk kabahat, kk su. cnha-dr (a.f.b.s.) sulu. cnnr (a.i.) nar. cnne (a.i.) 1. eski sava silhlarndan kalkan. 2. kadn barts. cnd (a.i. cnd'n c.) askerler, ordular.

cnn cnn gelmesi. cnn-i hid merak hastal. cnn-i devr zaman zaman gelen delilik. cnn-i ehl-i ak klarn lgnl. cnn-i gayr-i mutbk gelip giden akl bozukluu. cnn-i mutbk kesilmeksizin devam eden akl hastal. cnn-i ebb erken bunama, (bkz: kabl--el-md). cnb (a.i.) er'an ykanmak zorunda kalma hli. (bkz: cenabet). cr'a (a.i.) yudum, iim. cr'a-i cn-i leb dudak kadehinin yudumu, bir damlas. cr'a-i mevt lm yudumu. cr'a-dn (a.f.b.i.) 1. iki kadehinin dibinde kalan ksm. 2. arap artklarnn dkld kap. cr'a-n (f.b.s.) ien, iki ien. cr'a-nn (a.f.b.i.) iki ienler. cr'a-rz (f.b.i.) 1. bir eit ibrik. 2. s. damla damla dken. crz (a.s.) keskin. crd (a.s.) 1. tysz, klsz. 2. ksa tyl [at]. 3. bitki rts olmayan. 4. cilt hastas [deve]. 5. piydesiz [svari]. crde (a.i.) 1. plak vcut. 2. orak blge. 3. atl asker. cr'et (a.i.) cesaret, atlganlk, yiitlik. cr'et-kr (a.f.b.s.) cesur, yiit, atlgan, gzpek. cr'et-krne (a.f.b.zf.) cesurlukla, yiitlikle. cr'et-kr (a.f.b.i.) cesurluk, atlganlk, yiitlik. cr'et-yb (a.f.b.s.) cesur, atlgan. (bkz. cr'et-kr). crez (a.i.c. cirzn) tarla faresi. crf (a.i.) yar, uurum. crh (a.i.c. crh) yara. crha (a.i.) 1. bir tek yara. 2. ahitlikte bir tek hkmszlk sebebi. ' crm (a.i.c. crm, cerim) su. crm-i mehd gznnde ilenen su, sust. crmne (f.i.) ceza. crm-nk (a.f.b.s.) kabahatli, sulu. crre (f.s.) 1. cesur, cr'etkr. 2. i. uan her trl kuun erkei. crre-bz (f.b.i.) 1. erkek ahin veya akdoan. 2. atmaca [ku]. 3. hzla uan ok. crsme (a.i.) 1. dip, kk. (bkz: bh). crsme-i draht aacn kk. 2. karnca yuvas. crb (a.i.c.) fena szler, beddualar, ilenler. cruf (a.i.) mden posas, demir boku. crh (a.i. crh'n c.) yaralar. crn (a.i.) alkanlk. cruf (a.i.) yar, uurum. crz (a.s.) verimsiz, orak [yer]. crz (a.i.). (bkz: grz), [kelime Farsadan gemedir]. csd (a.i.) karn ars. csl (a.i.) tarla kuu. csle (a.i.) sonbaharda dklen yapraklar.

csm csm csm (a.s.) uykuda gelen arlk, arbasma, kbus. cses (a.i. csse'nin c.) gvdeler, cesetler, bedenler, kalplar, elimler. cseym (a.i. cism'den. c. cseymt) kk cisim, cisimcik. cseymt (a.i. cseym'in c.) kk cisimler, cisimcikler. cseyme (a.i.) cisimcik, fr. corpuscule. csmn (a.i.) btn vcut [azalarla birlikte]. csse (a.i.c. cses) gvde, ceset, beden, kalp, celim. csse-dr (a.s.) csseli, iri yapl, irikym [kimse]. cst (f.i.) arama, aratrma. cst c (f.b.i.) arayp sorma, aratrma. cst lk (f.b.s.) abuk, hareketli, evik. cs (a.i.) tamahkrlk, pintilik. csm (a.i. cism'in c.) cisimler, (bkz: ecsm). csr (a.i. cisr'in c.) kprler. c' (a.i.) geirme. cvl (f.i.) uval. cvl-dz (f.b.i.) uvaldz, (bkz cvl-dz). cvn gen, taze delikanl, (bkz: civan), [kelime "cevn" eklinde de kullanlr]. cvn-baht (f.b.s.) baht ak, talihli, ansl. cvn (f.i.) genlik. cvn-merd (f.b.s.) cmert, eli ak. cvn-merdne (f.zf.) cmertlikle, elaklyla. cvn-merd (f.b.i.) cmertlik, elakl. cveyre (a.i.) kk criye, criyecik. cyb (a.i. ceyb'in c.), (bkz: ceyb). cyd (a.i. cd'in c.) boyunlar, gerdanlar. cy (a.i. cey'in c.) askerler, ordular. cz' (a.i.c. ecza) 1. ksm, para, blk. cz gl bir eit ssleme olan hlkrda grlen gl motifinin bir nev'i. cz'-i cedd huk. babann babasnn oullar ve onlann oullan, yn yakn ve uzak ana baba bir amcalar ve onlann oullan ve oullannn oullan. cz'-i eb huk. babann olu ve olunun olu. [yn lnn ana ve baba bir kardeleri ve onlann oullan]. cz'-i ferd atom. cz'-i ferd atomal. cz'-i ferdiyye fels. atomculuk, fr. ato-misme. cz'-i itim' astr. iki gk cisminin birbirini kestii yerin tl (boylam). cz'-i istikbl astr. fezada kar karya gelen iki eyin tl (boylam). cz'-i la yetecezz blnemeyen, parala-namayan ksm, blnme imkn olmayan en ufak zerre. 2. elifbe, tebreke, amme czleri gibi evvelce mahalle mekteplerinde okunan kk okul kitab. cz'-i mtemmem tam olan para. cz'-i ayi' bir eyin te bir veya drtte bir gibi bir paras. cz'-i tam btn, paraland vakit ana vasfn kaybeden ey. czf (a.i.) gtr pazar.

czfen czfen czfen bey' gtr satmak. czam (a.i.) insan vcdunda onulmayan banlar ve yaralar meydana getiren miskin hastal. czm-hne (a.f.b.i.) czamllarn barnd yer. czzt (a.i. czze'nin c.) kesintiler, krntlar. czzt- zeheb altn kesintileri, krntlar. czze (a.i.c. czzt) kesinti, krnt. cz-bend (f.b.i.) 1. bir nev czdan, cilbent. 2. mcellit. cz-bend (f.i.) mcellitlik. cz-dn (a.f.b.i.) 1. evrak konulan anta. 2. portfy, para antas. 3. maa defteri. czeyr (a.i.) ince kk, kk dal. czeyre (a.i.) kk ada, adack. czeyrev (a.i.) adal, adada oturan. cz-hn (f.b.i.) Kur'n' okumay renen talebe. cz', cz'iyye (a.s.c. cz'iyyt) az, pekaz, az miktarda. rde-i cz'iyye elinde olma, elindelik. Masrif-I cz'iyye kk bir masraf. cz' ksf astr. gnein ksmen tutulmas. cz'-yi hakki hakikatte var olan ey. cz'-yi izaf varl baka bir eye veya duruma bal olan ey. cz'iyyt (a.i. cz''nin c.) 1. ehemmiyetsiz, deersiz, ufak tefek eyler. 2. mns dnld zaman zihinde ortaklk kabul etmeyen eyler. cz'iyyt-i umur ilerin ayrntlar. cz'iyyet (a.i.) azlk. czliyye (a.i.) zeliyye tarkatinin on iki ubesinden biri. [kurucusu Berberiye kabilelerinden Sus- Aks'da sakin Czle kabilesi halkndan eyh Eb Abdullah Mehmet bin Sleymn-lCzl'dir]. czr (a.i. cezr'in c.) kkler. (f.ha.) Osmanl alfabesinin yedinci harfi olup, "ebced" hesabnda "cim" gibi saysnn karldr. a, ay (f.i.) itiimiz ay [asl ince a'dr]. abuk (f.s.), (bkz. abuk). abuk (f.s.) abuk, seri, hafif, (bkz: zd). bk-dest (f.b.s.) eline abuk [kimse]. bk-dest (f.b.i.) elabukluu, eline abuk olma. bk-hrmn (f.b.s.) abuk yryen. bk (f-i-) 1. abukluk, eviklik. 2. sr'atli giden at. bk-inn (f.a.b.s.) dizginine abuk, atn hzl sren, (bkz. bksvr). bk-p (f.b.s.) ayana abuk [kimse]. bk-rev (f.b.s.) abuk giden.

bk-svr bk-svr bk-inn). bk-svrn (f.b.s.) ata iyi binen kimseler. ele (f.i.) ark, pabu, postal. der (f.i.) 1. adr. 2. kadnlarn balarna brndkleri rt. der-i kfr sabahn aydnl. der-i ihram me. kar. der-i khl 1) gk; 2) karanlk gece. der-i Laciverd 1) gk; 2) ayr ve imen. der eb 1) yatak balanan yayg. 2) genellikle Arap kadnlarnn giydii araf. der-i ters 1) Hristiyan kadnlarn brndkleri bir eit rt; 2) afak ve gnein aydnl. der (f.s.) gk rengi, mavi ile yeil aras bir renk. der-nin (f.b.s.) adrda oturan, gebe. az (f.i.) 1. kurbaa, (bkz: dfda'). 2. az kapand halde iinde cerahat bulunan yara. 3. inilti. 4. korku. h, eh (f.i.) kuyu, ukur. h- Bbil Bbil'de Harut ile Marut'un kyamete kadar salarndan asl kalacaktan kuyu. h- Ben Bjen'in Efrsyb tarafndan hapsolunduu kuyu. h- bun kuyu dibi. h- gabgab enealt ukuru. h- Naheb Ortaasya'da Naheb'de bir mneccimin ukuru. h- nisyn (-a atlmak) unutulmak. h- pest 1) alak ukur; 2) i. dny. h- Rstem Rstem'in vey kardei tarafndan tuzaa drlp ldrld ukur. h- sitre-c mneccim kuyusu. h- Ysuf Yusuf peygamberin, kardeleri tarafndan atld kuyu. h- zekn ene ukuru. h- zemzem zemzem kuyusu. h- zenahdn, h- zenah (ene kuyusu) ene ukuru. h- zic rasat ukuru, (bkz: bi'r). h- zulmn 1) karanlk ukur; 2) ten, nefs. h-ken (f.i.) kuyu kazc. h-sr (f.b.i.) kuyusu ok yer. h-yz (f.b.i.) kuyuya den eyi almakta kullanlan let. iye (a.i.) bot. aygiller. ak (f.i.) 1. yark, yrtk. 2. yrtma. k- girbn yaka yrtmac. 3. sabahn aydnl. akacak (f.b.i.) silh atmalarndan kan ses. (bkz: ekk). ak ak (f.b.s.) 1. ok yrtk, para para. 2. i. kl, bak gibi kat eylerin arpmasndan kan ses. ak ak (etmek); paralamak. k-i girbn (etmek) skntsndan yakasn yrtmak. k-dr (f.b.s.) atlam, yarlm, yrtlm. ker (f.i.) kul, kle, criye, yanama, (bkz: bende). ker-ne (f.zf.) 1. klecesine. 2. zm. "ben" mnsna. Ma'rzt- ker--ne mruztm, bildirdiklerim.

ker-hne ker ker-nevz ker-nevz ker-perver ker-perverne ker-perver ker-zde ker-hne ker ker-nevz ker-nevz ker-perver ker-perverne ker-perver ker-zde lk lbs lk Li lk-bz li, l l-ger l-pre am me me-gy amn ne apar pls ar r-cihet r-gzin r-aktr r-bli, r-blit r-bli-i erkn r-cihet r-c-yi ftret r-em r-be r-darb

r-deh r-deh ma'sm-i pak (f.b.s.). (bkz. bende-hne). (f.i.) 1. kula ait. 2. kulluk, klelik. (f.b.s.) klesini okayan, [siz mnsna da gelir]. (f.b.i.) kul oka-yclk. (f.b.s.) kul kayran, [siz yerine de kullanlr]. (f.zf.) kle okayana, kle kayrana yakr yolda. (f.b.i.) kul kayrclk. (f.b.i.) [nezket dilinde] kul veya klenin ocuu, yni konuann ocuu. (f.t.m.) yrtmak. (f.s.) yarlm, yrtlm. (f.i.) eki. (f.s.) 1. evik, eline ayana abuk, tez canl olan. 2. adam ldren hrsz, yolkesici. 3. yksek yer; byk adam. (f.i.) abukluk, eline ayana abukluk, tezcanllk. (f.i.) dalkavuk, yaltak, (bkz: cbls, pls). (f.i.) elik omak oyunu. (f.b.s.) elik omak oynayan kimse. (f-'-) l savata dmana kar kibir ve naz ile yrme. 2. sava, mcdele. 3. kar durma. 4. iftleme, birleme. (f.b.s.) 1. salnarak yryen. 2. sevgiye, birlemeye dkn. (f.b.i.) aatan yaplm drt paradan ibaret kek zili, alpara. (bk r-pre). (f.i.) 1. salnma. 2. erilme. (f.i.) iir ve gazel. (f.b.i.) 1. ir. 2. me. hanende. sidik ve pislik, (bkz: emn). (f.i.) ene. (f.i-) postac. (f.s.) dalkavuk, yaltak, (bkz: cbls). (f.s.) 1. drt. (bkz: cihar). drt taraf, drt yan. 2. i. re. 3. i. tula ve anak mlek frn. (f.b.i.) muz. Santur Ethem Efendi'nin yapt ve on rnek verdii bir mrekkep makam olup suzidil ve zeng-lenin birletirilmesiyle elde edilmitir. (f.a.b.i.) her taraf, her yn.

(f.b.i.) 1. [evvelce] pdihlarn ve byklerin zerinde oturduklar drt katl ilte. 2. drt unsur. tabiatteki drt zellik (scaklk, soukluk, kuruluk, rutubet). (f.a.b.i.) drt taraf, drt yn. insan vcudundaki drt unsur (kan, balgam, safra, lenf). (f.b.s.) drt gz. [candan gnlden bekleme, isteme mnsna]. (f.b.i.) ereve. (f.a.b.i.) Melmilikte sa, sakal, ka ve by ustura ile tra etme gelenei. (f.b.s.) 1. on drt. 2. i. dolunay. (a.f.c.) "on drt pak masum' "isn aeriyye" olanlarla tarikat erbabna gre on iki imam ile Hz. peygamber ve Ftme'dir.

r-dehm r-dehm r-dvr (f.b.i.) Dny'nn drt taraf. r-duvl, r-devl (f.b.i.) ucu drt dilli krba. re (f.i.) 1. yol. 2. yardm. 3. il, tedbir. 4. Me. 5. ayrlk. 6. bir kerre. re-i hals kurtulu resi. re-i hail hl resi. re-i' teenns alkanlk yolu. r-ebru (f.b.s.) "drt kal" ter bykl gen. re-c (f.b.s.) re arayan. re-c-yne (f.zf.) re arayana mnsip grlecek surette. re-ger (f.b.s.). (bkz. re-c, re--sz). r-emn (f.h.i.) Hz. Ebbekir, mer, Osman, Ali. (bkz: Hulef-yi Ridn). r-erkn (f.b.i.) me. drt eleman. ar erkn- cuvn Pdihn hussi hizmetinde bulunan ve enderun'un byklerinden olan drt zat hakknda kullanlr; bunlar has odaba, silhdar, uhadar, rikbdar'dr. re-hh (f.b.s.) re arayan. re-perdz (f.b.s.) re bulan, zm yolu bulan, (bkz: re-sz). re-sz (f.b.s.) re bulan. re-sz (f.b.i.) re buluculuk. re-yb (f.b.s.) re, zm yolu bulan. r-gh (f.b.i.) 1. drt taraf [dou, bat, gney, kuzey]. 2. Dny. 3. muz. Trk msiksinin l numaral basit makam ve anadizisidir. argh belisinin tiz tarafna bir argh drtls katlmasndan meydana gelmitir. Dura kaba, argh ve gls rast perdeleridir. Orta sekizlideki sesleri yledir kaba argh, yegh, hseyn-aran, acem-aran, rast, dgh, pselik, argh. Bu ekilde hi bir nza yoktur. Makam kc olarak seyreder. Niseb-i erife says 9, yn tamdr. r-gme (f.b.i.) 1. sr'atli giden yorga at. 2. iret meclisinin kzmas. r-ge (f.b.s.) 1. drt taraf. 2. drt ke. r-g (f.b.i.) drt keli arap iesi. arh (f.i.) 1. ark, tekerlek. 2. felek, gk. 3. yaka [elbisede]. 4. ok yay. 5. akr doan. 6. tef. 7. s. devreden, dnen. arh- b-kes (su eken ark) bostan dolab. arh- bns gn dokuzuncu kat. arh- ahdar mavi gk kubbesi. arh- henger demircilerin kulland bilei ta. arh- ep-endz hilekr dny, gaddar felek. arh- ihrm Batlamyos sisteminde drdnc felek. arh- devrn 1) (bkz: arh- devvr); 2) talih, ksmet, kader. arh- devvr gk. arh- esir gn esir tabakas ksm. arh- felek 1) sihir, talih; 2) yanarken dnerek ate saan donanma fiei; 3) hanmeline benzer bir iek, (bkz: cerh). ark(h)- felek eski kumalarda grlen bir motif ekli. arh- gaddar zlim felek, kt talih. arh- kne-sz (bkz: arh- nign).

arh- mn arh- mn arh- nign (altst olmu) kt talih. arh- nhm dokuzuncu gk. arha (f.i.) 1. krk gibi dnen yuvarlak dolap. 2. ordunun ilerisinde bulunan askerin yapt tlim. arh-b (f.b.i.) "dnen su" girdap. arh-endz (f.b.s.). (bkz. arh--zen). arh-gh (f.b.i.) mevlev dervilerinin sem yaptklar yer. arh (a.s.) 1. devreden, dnen. 2. semav, kutsal. arh-nme (f.b.i.) Ahmed Fakih'in dn fikirlerini ifde ettii manzum eseri. arh-zen (f.b.s.) arbalet (oluklu ok) kullanan. r-ke (f.b.i.) g. s. kitap ciltlerinin anmamas iin kelere konulan ve ok kere sslemeli olan bakrdan yaplma gencik. r-mder (f.b.i.) 1. drt unsur. 2. na' denilen drt yldz. r-maz (f.b.i.) sert kabuklu yemilerin ii. r-mezheb (f.a.b.i.) drt mezhep(Snn, Mak, afi, Hanbel). r-msra' (f.a.b.i.) ed. rb nazm eklinin baka bir ad. (bkz: d-beyt, terane). r-mh (f.i.) 1. "dn ivi" armk, suluyu haa germek iin kurulmu put eklindeki daraac, salp. 2. bir erkein dier bir erkekle birleme ekli. rmh- hayt vcudun, hayatn esasn tekil eden drt unsur. r-n-r (f.b.zf.) aresiz, ister istemez. r-p (f.b.i.) dn ayakl hayvanlar, [en ok "katr; eek; deve; sr; koyun" hakknda]. r-pre

(f.b.i.) 1. drt para, drt ksm. 2. muz. alpara, Trk mziinde kullanlan bir usl vurma letidir ki, drt kk para sert tahtadan yaplmtr; oyun havalarnda kullanlr, [evvelce oyuncular bunu avularnn ierisine alarak bir iftini birden vururlard], (bkz: l-pre). r-s (f.b.i.) drt taraf, drt taraf olan ey; pazar, ar. r-eb (f.b.i.) araf [giyilen]. r-enbih (f.b.i.) drdnc gn, aramba, (bkz: ehr-enbih). rt-rtre (f.b.i.) 1. drt telli tambur ve kemence. 2. Dny. 3. drt unsur. r-tak (f.b.i.) 1. ardak. 2. drt ke adr. r-tekbr (f.a.b.i.) drt defa tekrarlanan "Allah ekber" sz. rb (f.i.) ; sprge. rb-fur (f.b.s. ve i.) sprge satan, sprgeci. rb-ke (f.b.s.) 1. spren. 2. tekke eyhi. rb-zen (f.b.s.) sprc. rug (f.i.) ark. r-ke (f.b.i.) tekke eyhi. rm (f.s.) drdnc, (bkz: ehrm). rmn (f.b.s.) drdnc, (bkz: ehrmn). rmn bm, -felek, -sipihr Batlamyos sisteminin drdnc felei. r-yr (f.b.s.) drt dost. [Hz. Ebbekir, mer, Osman, Ali], (bkz:

Hulef-yi Ridn). r-yr- gzn (bkz. ihar-yr- gzn).

r-yr r-yr ryek (f.i.) eyrek, drtte bir. r-zebn (f.b.s.) geveze, alene. sr (f.i.) 1. kayser. 2. ar. (f.i.) hububat, tahl yn. n (f.i.) eni, lezzet, tad; tadmlk, (bkz: tu'mz). n-gr (f.b.i.c. n-grn) [evvelce saraylarda] enigir, yemeklerin lezzetine, tadna bakan kimse, ahba, sofracba. an-gran (f.b.i. n-gr'in c.) [evvelce saraylarda] sofra hizmetine bakanlar. t (f.i.) 1. kuluk vakti. 2. kuluk yemei. t-dn, dn (f.b. i.) ekmek ve baka yiyecek konulan sepet. vele (f.i.) 1. ho renkli bir eit gl. 2. s. eribr. avu (f.i.) ak. avu, onbadan sonca gelen erba. vn (f.i. v'un c.) avular. -e (f.e.) kltme edat. Ba-e= kk ba." e (f.i.) 1. hububat elenen kalbur. 2. harman savurduklar yaba. eek (f.i.) 1. gl. 2. iek hastal. 3. [vcuttaki] ben. (bkz. hl). egale (f.i.) ala. egane (f.i.) bir eit alpara, engi tefcii. egne-bz (f.b.s.) egane denilen zilli maay alan kimse. eh (f.i.) kl ve haner gibi eylerin kn, klf' eh (f.i.) kuyu. (bkz: bi'r, h). eh (f.i.). (bkz. h). eh-i Bbil (bkz. h- Bbil). eh-i zemzem (bkz. h- zemzem). ehn (f-s) damlayc, damlayan. ehr (f.s.) drt (bkz: ar, cihar). ehr-agzin (f.b.i.) muz. (bkz: r-gzin). ehr-deh (f.b.s.) on drt. ehr-deh ma'sm Hz. Muhammed ve kz Ftma ile on iki imam. ehrm f.s.) drdnc, (bkz: rm). ehrmn (f.b.s.) drdnc, (bkz: rmn). ehr-gne (f.b.s.) drt unsur. ehr-p (f.b.s.) drt ayakl hayvan. ehr-enbih (f.b.i.) drdnc gn, aramba, (bkz: r-enbih). ehr-yr (f.b.i.). (bkz. r-yr). ehre (f.i.) 1. yz, surat. 2. surat asma. 3. ekil, [asl "ihre" dir]. ehre-i glgn gl renkli (pembe) yz. 4. tas. ilh tecell nurlarnn grnmesi, (bkz. ihre). ehre-g (-ba) (f.b.i.) [saraylarda] satran ba. ehre-g (f.b.s.) yzn aan, yz ac. ehre-nmd (f.b.s.) yz gsterici, yzn gsteren. ehre-perdz (f-b-i.) ressam. ehre-perdz- cihan Gne. ekk (f.i.) kl, bak ve benzerleri gibi eylerin arpmasndan kan ses. (bkz. akacak). ekk- syf kllarn arpmasndan doan ses. ekn (f-s.) damlayan, damlam. Hn-ekn kan damlayan.

ekk (f.i.). (bkz: ekk). ekide (f.s.) 1. damlam. 2. topuz, grz gibi evvelce kullanlan sava leti. ekre, ekle (f.i.) kk sudamlas; serpinti. ek (f.i.) 1. diengi, ta tara. 2. deirmen ta diengisi. 3. eki. elenk (i.) mcevher veya herhangi bir mdenden yaplp baa taklan sorgu. elp (f.i.) 1. ha, put. (bkz: but, salb, sanem). 2. kavisli, kvrk izgi. 3. gzellerin khkl. [evvelce kadnlar khkllerini ha eklinde iki taraftan yanaklar zerine sarktrlarm]. eliyye (f.i.) rmaklarda ileyen bir eit kayk. cem (f.i.) 1. naz ve eda ile salnarak yrme. 2. s. ssl, dzgn. 3. kazanlm, toplanlm. 4. mn. 5. kabahat, su. 6. yemek. ceman (f.s.) 1. naz ile salnarak yryen. (bkz: hrmn). 2. i. arap kadehi. 3. i. emen. emne (f.i.) iki kadehi, arap kadehi. (bkz. piyle). emn (f.i.) 1. salma, naz edici. 2. (bkz. me. sk). emen (f.i.) l . yeil ve ksa otlarla rtl yer, imen. 2. aa ve iei olan ayr, yeillik. 3. pastrmaya konulan bir ot. emen-r (f.b.i.) bahvan. emen-der (f.b.i.) eek. emen-istn (f.b.i.) imenlik, bahe. emen-pr

(f.b.s.) ba budayc. emen-soffa (f.b.i.) bahede, imle kapl bulunan oturacak yer. emen-zr (f.b.i.) imenlik. emin (f-i-) sidik ve pislik, (bkz:mn). eng (f.i.) anak. enr i. enr (f.i.) nar, naraac. lat. platanus. enber (f.i.) 1. tahtadan veya demirden yaplan dire veya halka, kasnak. Der-enber enber iinde sktrlm. 2. baa balanan yemeni. 3. esirlik, ballk. enber-bz (f.b.s. ve i.) enberlerin arasndan atlayp geen oyuncu. enber-i gerden anat. boyun kemii. enber-i mn gkyz. enber-de (f.b.i.) ayn enberde bulunan noktalar. enber (f.s.) enber biiminde olan. end (f.s.) birka. end-br birka defa. end-rz birka gn. 2. zf. her ne kadar. 3. z f. tki. endn (f.zf.) o kadar. end (f.e.) biraz, bir mddet

end-n (f.b.zf.) bu kadar, ene (f.i.). (bkz: ne). eneb (f.i) snnet. ene-bz (f.b.s.) ok konuan, enesi dk. eng (f.i.) 1. el. 2. pene. 3. kanuna benzer, dik tutularak alnr bir eit saz. 4. z f. eri br. eng-i meryem meryemeli denilen nebat. (bkz. buhr-i meryem).

engl, rpngi engl, rpngi engl-i ahin ahin penesi. engr (f.i.) 1. yenge. 2. bakr pasndan yaplan yeil boya. engr (f.i.) bakr pas renginde olan. engel (f.i.) 1. engel. 2. pene. 3. orman. engelistn (f.b.i.) sk orman. eng (f-i-) l-eng denilen saz alan kimse. 2. oyuncu kz, engi. engi-nme (f.b.i.) kekler iin yazlan iir. eng-nme (f.b.i.) 1. ed. Dvan edebiyatnda manzum bir nev. 2. Ahmet D'nin Yldrm Bayezit'in olu Sleyman elebi adna kaleme ald manzum eseri. cep (f.s.) 1. sol. 2. falso, yanl. cep rast sa ve sol. epp (f.i.) p sesi. ep-endz (f.b.s.) hlekr. ep-endzne (f.b.zf.) hlekra yakr yolda, hlekrcasna. ep-endz (f.b.i.) hilekrlk. eper (f.i.) iki oday birbirinden ayran duvar, blme. cep rast (f.b.s.) sa ve-sol. er (f.i.) l. otlama. 2. otlak. er-c (f.b.i.) otlak, ayr, (bkz: er-gh, er-gh). er-em (f.b.s.). (bkz: em-erag). erg (f-i-) 1. fitil, mum. 2. otlama; otlak. erg- em 1) gz nuru. 2) evlt. erg- mugan arap. erg- seher sabah yldz. erg- sipihr me. 1) Gne; 2) Ay; 3) yldzlar. er-gh, er-geh (f.b.i.) hayvan otlatlan yer, ayr, otlak, (bkz. mer'a). ergn (f.i.) 1. [evvelce] sulularn balarna yaralar aarak ve herbirine fitiller koyarak ulann yakmak suretiyle edilen ikence. 2. etraf aydnlatma, enlik, donanma. erg-bere (f.b.i.) amdan, sokak feneri, (bkz: erg-p, erg-pye). erg-em (f.b.i.) gz nuru, evlt. erg-k (f.b.s.) sr tutan, sr saklayan. erg-p, erg-pye (f.b.i.) amdan, sokak feneri, (bkz: erg-bere). erg-perhz (f-b-s-) fener fanusu. erg-vre (f.b.i.) iinde "erag" yaklan kap, kandil. er-hr (f.b.i.) ot yiyen hayvan, otul. er-hr (f.b.i.). (bkz. er-hr). erkese (a.i. erkes'in c.) erkesler. erm, ermn (f-i-) otlak -er-zr (f.b.i.) ayr, otlak. erb (f-s-) ! semiz, yal. 2. uygun. 3. fazla ve stn olma. erb huk semiz ile kuru; zengin ile fakir. erb-hr (f.b.i.) 1. yemi bol olan ahr. 2. nimet ve bolluk iinde yaayan kimse. erbe (f.i.) 1. ya. 2. yal kt. erb-dest (f.b.s.) eline abuk; eli ie yatkn. erb-g (f.b.s.). (bkz. erb-gftr, erb-zeban). erb-gftr (f-b.s.)-(bkz. erb-zebn).

erb erb dillilik. erb-pehl semiz yal, gvdeli. erb-zebn (f-b-s.) 1. tatl ve gzel szlerle halk kendine eken kimse. 2. yaltak, hlekr. (bkz. erb-g, erb-gftr). erde (f.s.) renk, yaz. Siyeh-erde kara yaz. erende (f.s.) otlayc, otlayan. eres (f-i-) l-zindan, hapis. 2. ikence. 3. zm teknesi. 4. otlak. 5. dilencilerin dilenerek biriktirdikleri ey. eres-dn (f.b.i.) fukara torbas. er-gh (f.b.i.) ayr, otlak, (bkz: er-c, er-geh). erge (f-i-) srek av. erge erisi ingeneler hakknda kullanlan bir sz. cerh (f.i.). (bkz. arh). erkeiyye (f.i.) Halvetiyye tarikatnn ayrca tal ubeleri de meydana gelmi olan Nashiyye ubesinin ikinci derecedekiler-den birinin ad. [kurucusu erke'li eyh Hac Mustafa Efendi'dir]. erm (f.i.) insan ve hayvan derisi. erm-r (f.i.) kam, (bkz: t-ziyne). ervi (f.i.) 1. hayvann eritilmi ya. 2. kavrulmu un ile yaplan bir eit yemek. esbn (f.s.). (bkz. espn). espn (f.s.) lyk, mnsip, yakr, uygun, (bkz: berc, yeste). espde (f.s.) lyk, uygun, mnsip, (bkz: espn, yeste). -e (f.s.) "snayan, deneyen, tadna bakan" mansyla birleik kelimeler meydana getirir. Nemek-e tuzlu. en (f.i.) grz, topuz. eende (f.s.) tadc, tadan, tadna bakan. eide (f.s.) tatm, tadlm olan. em (f.i.c. emn) gz. (bkz: ayn, dde). em-i h ceyln gz. em-i bed kem gz. em-i bed-dr "kt nazar demesin" anlamnda iyi bir dilek sz. em-i b-b utanmaz, sklmaz, (bkz: em-i derde, b-hay). em-i blbl 1. noktal veya damarl sra. 2. g. s. camdan yaplm ve zeri spiral renkli camlarla bezenmi veya bu spiraller arasna iek motifleri yerletirilmi urup vesaire konmak iin kullanlan uzunca boyunlu, kulplu veya kulpsuz, kapakl veya kapaksz bir eit srahi. em-i cd byleyen gz. em-i derde edepsiz, haysz. em-i dnble-dr (kuyruklu gz) boya ile kuyruk ekilmi gz. em-i fettan byleyici ve ekici bak, (bkz: gamze-i fettan). em-i fireng (frenk gz) gzlk. em-i gv, em-i gvm bot. srgz denilen bir eit iri papatya. em-i gazal h gz. me. ok gzel gz. em-i gazb kzgn bak.

em-i giryn em-i giryn em-i hb-lde uykulu, mahmur gz. em-i ha bide uykulu gz. em-i horos horoz gz, krmz arap. em-i ho-nigh gzel bakl gz. em-i hn-fen (kan dkc gz) zlim, gaddar bakl gz. em-i hurs 1) krmz arap, (bkz: em-I horos); 2) krmz dudak. em-i hn-hr, (bkz: em-i hn-fen). em-i hn-rz (bkz: em-i hn-fen). em-i smail kadere raz olan gz. [babas tarafndan kurban edilecek olan ismail Peygamber'in gz]. em-i keide ekik gz. em-i mahmur baygn, szk gz. em-i mest sarho gz. em-i meygn arap gibi sarho edici gz. em-i mizan terazi kefesi, (bkz: em-i terz). em-i nergis (nergisin ta yapraklan) gzel gz. em-i nergis mutasavvfn, ulat mutluluu insan gznden gizli tutuu. em-i nerm sevimli, yumuak bakl gz. em-i penam nazarlk [nazar demesin diye yazlan muska]. em-i prhumr mahmur, baygn, szgn gz. em-i pr-mahmr baygn, szgn gz. (bkz: em-i mahmur). em-i sepd (beyaz, ak gz) ; me. feri kam, donuk gz. em-i sitre-mr uykusuz gz. (bkz: em-i eb-peym). em-i siyah kara gz. em-i szen 1) ine gz; 2) ok pintilik. em-i eb (gecenin gz) mc. ay ve yldzlar. em-i eb-peym uykusuz gz. (bkz: em-i sitre-mr). em-i ehl ehla gz. em-i ter slak, sulu gz. em-i terz terazi kefesi, (bkz: em-i mzn). em-i yr sevgilinin gz. em-i za (karga gz) mavi, ak mavi em-i zahm nazar deme, (bkz: isbet-i ayn). em-i zn diz kapa. em g (gz ve kulak) dikkat. emn (f.i. em'in c.) gzler. emn- dil-fr gnl aydnlatan gzler. em-r (f.b.i.) nazar boncuu, muska. em-aina (f.b.i.) gz inal olan, tandk. em-ny (f.b.i.) gz inal, tanklk. em-vz (f.b.i.) 1. pee, yz rts. 2. atlarn yzne taklan mein gzlk. em-bz (f.b.s.) "gz oynatan" yalvaran. em-bend (f.b.s.) "gzbac" byc. em-bendek (f.b.s.) krebe gibi gzler balanarak oynanlan bir ocuk oyunu. em-beste (f.b.s.) gz bal. em-bs (f.b.s.) gz pen. em-bs (f.b.i.) gz pme.

em-er em-er em-dn (f.b.i.) gzevi. (bkz: em-hne). em-dr (f.b.s.) gzleyen, bekleyen. em-dat (f.b.i.) umma. em-derde (f.b.s.) utanmaz, sklmaz. em-dz (f.b.s.) bir eye gz dikmi olan. eme (f.i.) musluklu su haznesi pnar, su kayna eme-i b- hayt ebed hayat emesi. (bkz: eme-i hayvan, eme-i Hzr). eme-i ftb gnein parlts. eme-i te-fen Gne, eme-i germ Gne eme-i hver Gne. eme-i hayvan veya Hzr b- hayt denilen suyun, bengisu'yun emesi. eme-i hdr b- hayt emesi. eme-i hzr b- hayt emesi. eme-i hzr b- hayt emesi. eme-i hdr b- hayt emesi. eme-i hurd (bkz: eme-i ftb, eme-i germ). eme-i nr-bah Gne, eme-i n 1) bengisu, (bkz: b- hayt); 2) sevilen erkein az. eme-i ren Gne, (bkz: eme-i te-fen, eme-i hver, eme-i nrbah). eme-i sm-b Ay. (bkz: kamer, mh). eme-i szen (bkz: em). eme-i tedbr 1) dima, beyin; 2) dnme kuvveti. eme-i tre-gn gece. (bkz. leyi). eme-i vasl kavuma pnar. em-efs (f.b.s.) nazar demesine afsun eden. em-efsy (f.b.s.). (bkz: em -efs). eme-sr (f.b.s.) emesi bol olan yer. eme-sr (f.b.s.) pnar, emesi ok olan yer. (bkz eme-sr) eme-zr (f.b.s.) pnar, emesi ok olan yer. (bkz eme-sr) em-g (f.b.s.) "gz aan" dikkatle bakan. em-hne (f.b.i.) gzevi. em-hurde (f.b.s.) nazar demi. em-nin (f.b.s.) gz dolduran, her zaman grlebilen. em-p (f.b.s.) utanga. em-p (f.b.s.) gz kapal, bakmayan. em-p (f.b.i.)gz yumma, grmemezlikten gelme. 2. affetme, balama. em-resde (f.b.s.). (bkz em-hurde). em-ter (f.b.s.) "gz sulu" ok alayan. em-zahm (f.b.i.) nazar deme. em-zed (f.b.i.) 1. nazar boncuu. 2. ksa bir zaman, bir an. en, een (f.i.) 1. bayram. 2. ziyafet, len. 3. dn. etr (f.i.) 1. adr; glgelik. 2. gece. etr-i b-gn (gk cadn, mavi adr) gk yz. etr-i anbern karanlk gece. etr-i b-stn gk. etr-i firze-fm mavi renkli gk.

etr-i nur, etr-i seher Gne. etr-i rz (bkz: etr-i nur, etr-i seher). etvi smb, etr-i smn Ay, dolunay. et (f.i.) perde, rt. etk (f.i.) sere kuu. (bkz: usfr). evgn (f-'-) l-cirit oyununda atllann birbirine attklar denek. 2. ucu eri denek, baston, evgen. 3. tas. Allah'n ezeldeki takdiri. evgn- snbl sevgilinin sa. evgn-bz (f-b.s.) evgn ile oynayan, sopa sallayan. evgn-dr (f.b.s.) evgn tayan uak. evgn (f.i.) 1. cirit oyununa alk at. 2. bir eit tatl kavun. evgn-zen (f-b.s.c. evgn--zenn) evgn vuran, evgn ile oynayan. evgen (f.i.) 1. denek. 2. (bkz: evgn]. nar (f.i.) [dorusu "enr" dr], (bkz: enr). i( f.e.c. ih) ne. i-fide ne fayda var; ka para eder. -de (f.s.) toplanm, devirilmi mnsna gelerek birleik kelimeler yapar Ber--de ekilip toplanm. i-gne (f.e.) nasl, ne trl. ri.g'npg (fi ) nasllk, ne trllk, nicelik. cihar (f.s.) drt. (bkz: ar1, ehr). ihr-gazeyn muz. Santur Edhem'in (1855-1926) adlandrd makam. ihr- yr- gzn (bkz: ihr-dost). ihr-dost (f.b.s.) "drt dost" Hz. Ebbekir, Hz. mer, Hz.Osman, Hz. Ali. (bkz. ihr- yr- gzn). cihar d (cihard) drt (ile) iki. [zar oyununda]. cihar se (ciharse) drt (ile) . [zar oyununda]. cihar yek (ciharyek) drt (ile) bir. [zar oyununda]. ihil J (f.s.) krk. me. ok. (bkz: il). ihil-er (f.b.i.) ok kollu byk avize. ihil hads (f.a.b.i.) krk hadis. ihil-p (f.b.i.) zool. krkayak denilen hayvan. ihil-sl (f.b.s.) krk yanda. ihr (f.i.). (bkz: ehre, ihre). ihre (f.i.). (bkz: ehre). ihre-perdz (f-b.i.) resim ve nak yapan; ressam. il (f.s.) 1. krk. (bkz: ihil). [kelime "ihil" in haffletilmiidir]. 2. ahmak. ile, ille (f.i.) 1. zevk ve sefadan el ekerek, bir yerde 40 gnlk ibdet. 2. eziyet, sknt. 3. ibriim, yn ve ire demeti. 4. yay kirii. ile-hne (f.b.i.) dervilerin ile doldurduklar yer. ille-i bzrg zemherir, erbain. ile-ke (f.b.s.) ile eken, ile ekmi, ile dolduran. ille-nin (f.b.s.) hcrede oturan, ile dolduran. im (f.i.) 1. rutubetten meydana gelen yosun. 2. kesilmi imenli yerler. imen (f.i.). (bkz. emen).

n n n-i cebin aln buruukluu. n-i ebru ka atkl. 2. in. -n (f.s.) "toplayan, derleyen" mnla-nyla mrekkep kelimeler yapar. Hurde-n krnt toplayan. He-n baak toplayan. ne (f.i.) ku yemi. ne-dn (f.b.i.) ku kursa. nende (f.b.s.) toplayc, devirici. ne-rz (f.b.s.) yem dken, dkc. n (f.i.) ini; srl kap. in-seher (f.a.b.i.) alacakaranlk. ir (f.e.) nasl. n ir niin ve neden, (bkz: n). ir (f.i.) 1. fitil, kandil, mum. 2. rak. 3. s. tekat, emekli. 4. i. talebe, renci. re (f.s.) 1. maharetli, becerikli, eliuz. 2. kahraman, yiit, (bkz: bahdr). re-dest (f.b.s.) eli ie yakan, becerikli.. -. re-dest (f.b.i.) uzellilik, ustalk. reg (f.i.) 1. yiitlik, kahramanlk 2. ustalk. re-kr (f.b.s.) eline abuk, cesur ve anlayl. rezebn (f.b.s.) gzel konuan,tatl dilli. irk (f.i.) 1. kir, pas, pis. 2. yarada olan kan ve irin. irk-b (f.b.s.) irkef, pis su. irk-ld (f.b.s.) kirli, murdar, bulak. irkin (f.b.s.) 1. pek kirli. 2. gzel olmayan. 3. kanl, irinli yara ve ban. stn (f.b.i.) bilmece. iz (f.i.) ey, nesne. (f.e.). (bkz. n). b (f-i.) aa denek, odun, sopa; p. (bkz: bek). bn oban, srtma, (bkz: r, bn). be (f.i.) oklava, okla. bek (f.i.) davul tokma, denek, sopa; omak, (bkz: b). b-hr (f.b.i.) zool. aa kurdu. bn, bne (f-s.) aatan yapma ey, denek gibi kuru nesne. bn (f-h.i.) Nirevn'a kar ayaklanm olan, Hrmz'n seraskeri Behrm'n lkab. cg (f.i.) 1. boyunduruk. 2. su ark. (bkz: cg). uha (f.i.) 1. yn kuma, uha. 2. papaz feracesi. ha-dr (f.b.i.) 1. hizmeti; kapc. 2. me'mur. umum (f.i.) aln. (bkz: nsiye). umuma (f.i.) amak denilen aa anak, kap. n (f.e.) gibi, mademki, nk, nasl, nice, misilli, nin. (bkz: ir). nn (a. (f-e) yle byle. nn (f.e.) byle, bunun gibi. n ir (f.b.e.) nasl ve nin.

n (f.e.) 1. gibi. (bkz: n). 2. nasl, nice. 3. nk, mademki. nn (f.zf.) bunun gibi, bu ekilde. nbek (f.i.) srama, atlama, perende atma. nbek-zen (f.b.s.) perende atan, taklak atan. nki (f.e.) undan dolay ki, u sebepten ki, zr. st (f.s.) 1. abuk hareketli, evik. 2. dar, sk. 3. yakkl, muntazam, dzgn. st (f.i.) eviklik. uval (f.i.) uval. vl-dz (f.b.i.) uvaldz, (bkz: cvl-dz). D da' (a.i.) hastalk, dert. (bkz: illet, maraz). d-i merak karasevda, fr. hypocondrie. d'-i Dalton hek. renk krl, Daltonizm. d'-i ezrak hek. cildin mor, mavi ve soluk bir renk ald hastalk. d'-i hadr hek. vcudu birden kaplayan uyuma hastal. d-i udl tedavi edilemeyen mzmin hastalk. daavt (a.i. da'vet'in c.) "dua" mnsna gelen cem ekli. daavt- hayriyye hayrl dualar. db (f.i.) an ve eref. dabb (a.i.) kertenkele. dbbe (a.i. c. devbb) yk ve binek hayvan. dbbe-svr (a.f.b.s.) hayvana binen, binici. dbbet-l-arz (a.it.) kyamet almetlerinden olmak zere ortaya kaca sylenen hayvann ad. dabu' (a.i.c. diba') zool. srtlan, (bkz: zabu'). dd (f.i.) 1. adalet, doruluk, (bkz: adi). 2. ihsan, vergi. dd- hakk Tanr vergisi. dd- Hda Allah vergisi, Allah'n ihsan. dd dini ba. 3. veri, sat. dd sited alveri. 4. szlanma, yanp yaklma, (bkz: tazallm). 5. feryd, figan. dd feryd feryd, eyvah. 6. ksmet, nasip. 7. tuzlu balgam denilen bir cilt hastal. dad (a.ha.) Osmanl alfabesinin on yedinci harfi olup "ebced" hesabnda sekiz yz saysnn karldr. dada (f.i.) halayk; ocuklar byten dad. dd-fern (f.b.s.) adaletli, doru. me. Allah, (bkz: dil). ddr (f.i.) 1. Allah. 2. adaletli, doru olan hkmdar. dd-ver (f.b.s.) adaletli, doru, (bkz: dil). dd-bah (f.b.s.) hakk yerine getiren, adaletli, doru, (bkz: ihkak- hakk). dd-dih (f.b.s.) adaletli, doru, (bkz: dil). -dde (f.s.) verilmi, vergi. Karr-dde karar verilmi.

dde-i Hda dde-i Hda dden (f.m.) vermek. ddender (f.i.) vey karde [erkek]. dder (f.i.) karde, (bkz: birader). dderne (f.b.zf.) kardee. dder-ender (f.b.s.) vey karde. dd-ferm (f.b.s.) adaletli buyuran, insfeden, doru. [Tanr ve me. pdih]. dd-gh (f.b.i.) adalet yeri, mahkeme dvn. dd-ger (f.b.s.) insafl, doru. dd-gr (f.b.s.) adaletli, doru, (bkz: dil). dd-gster (f.b.s.) adaleti yayan, adaletli, (bkz: dil). dd-gster (f.b.i.) adaleti yay-clk, adaletlilik. dd-hh (f.b.s.c. dd-hhn) hak, adalet isteyen, ikyeti. dd-hhne (f.zf.) adalet isteyerek, ikyeti olarak. ddistn (f.i.) 1. bir ie ortak olma. 2. bir ie raz olma. ddrd (f.b.i.) Cenbhak. dd-rn (f.b.s.) adaletli, doru, (bkz: dil). dd-rast (f.b.s.) adaletli, doru, (bkz: dil). ' dd-res (f.b.s.) 1. yardma yetien, yardmc. 2. i. hkim, yarg. dd-sitn (f.b.s.) 1. imdada yetien, yardm eden, yardmc. 2. intikam alan. 3. i. fetva. dd (f.i.) lala, bir kimsenin kkln-denberi hizmetinde bulunan ihtiyar kle. dad feryd (f.b.e.) eyvah, feryat. dad sitd, dad sited (f.b.i.) al veri, (bkz: ahz i't). dad sitd- dehr dny al verii, hayat, hayatta olan biten eyler. dd-ver (f.b.s.). (bkz. dd-rast). dfi' (a.s.) 1. defeden, savan, savuturan, iten. 2. Cenbhak. Y dfi'! ey Al-lahm! dfi'-i beliyyt bellar savuturan; Tanr. dfi'-i humma hek. hummay gideren, ate drc. dfi'-i taaffn pis kokuyu defeden, fr. antiseptique. (bkz: mzd- taaffn). dfia (a.s.) [dfi'in men]. (bkz: dfi'). kuvve-i dfia itici, defedici kuvvet. dfik (a.s.) frlayarak dklen [su, sel gibi eyler]. M-i dfik men. dfika (a.s.) [dfik'in men.]. (bkz: dfik]. dafire (a.i.). (bkz. zafr). dg (f.i.) 1. yank yaras. 2. insan ve hayvan vcduna kzgn demirle vurulan damga, iaret, im. dg- dern i yaras, gnl acs. dg- dil gnl yaras. dg- elem elem yaras, elem yan. dagal (f.i.) 1. hle, dubara. 2. gemez ake. (bkz: dega). 3. s. hleci. 4. i. erp. dagal-bz (f.b.s.) hleci, dubarac. dagal-dr (f.b.s.) hle arayan, mnafk. dg-ber-dg (f.zf.) "yara yara zerine" kat kat znt. dg-ber-dil (f.b.s.) gnl zgn.

dagal-perdz dagal-perdz dadaa (a.i.) grlt, patrd, beyhude tel ve ztrap. dadaa-i lem dny tel ve znrb. dadaa-ferm (f.b.s.) grlt buyuran; ptrd uyandran. dg-dr (f.b.s.) 1. kzgn demirle nianlanm, dal, yaral. 2. me. pek mteessir, ok zgn. da, dgyye (a.s.) azgn, bakaldran. dstan (f.b.i.) dalk yer. Dastan (h.i.) Kafkas dalarnn kuzeyinde ve Hazar denizinin bat kysnda bulunan bir blge. dags (a.i.c. adgas) rya karkl. dgul (f.s.) dolandrc, hileci. dg-zen (f-b.s.) nian, damga vuran; kalp, gnl kran. dh (f.i.) 1. hizmeti, criye. 2. s. on [say[. (bkz: deh). 3. s. korkak; alak, aalk j kimse]. daha (a.i.) kaba kuluk vakti. dahlet (a.i.). (bkz. dehalet). dutumc (a.i.) biy. irileme, fr. hy-purtrophie. dahmet (a.i.) irilik, kocamanlk, ikinlik, kalnlk, kabalk, [hek. hipertrop-hie] dahme-i kebud hek. karacierin bymesi. dahmet-i izm kemiklerin irilii, kalnl. dahy (a.i. dahiyye'nin c.) kurbanlk hayvanlar. dahhk (a.s. dhk'den) ok glen, ok glc. Dahhk (f.h.i.) emd'in yerini alm olan ran'n zlim ve gaddar bir hkmdar idi. [Hastaland zaman iki ocuk beyni il olarak kullanlrd. Gve'nin ocuklarna sra gelince, mehur demirci isyan etmi ve Dahhk'n drlmesine sebep olmutur]. dah (a.s.c. duht) 1. deh sahibi, son derece zek, anlayl ve uyank. 2. bel, mu-sbet. dh-ce (a.zf.) dahye yarar yolda. dhik (a.s.) glen, glc. dhike (a.i.c. devhik) az dilerden her biri. dhil (a.s.) i, ieri, iinde, ieri girmi. Hareket-i dhil ilmiye snfnda ilk derece. btid-i dhil medresede balang. dhil-i esnan ilk askerlik a. dahl (a.s. dhl'den) yabanc, snt, snan, snm. dhile (a.i.c. devhil) 1. bir eyin iyz, ii, i dncesi. 2. nek, fr. premisses. dahluk (a.c) rica ederim, yalvarrm, sana snrm, dhilen (a.zf.) ieriden, iten. dhilen mersm dire geo. idaire, fr. cercle inscrit. dhilen mersm mudalla geo. i okgen, fr. polygon inscrit. dhilen mtebdil geo. iters [a]. dahil, dhiliyye (a.s.) i ile ilgili, ie, ieriye mensup. Havdis-i dhiliyye i haberler. Emrz- dhiliyye i hastalklar. Umr-i dhiliyye i iler.

dahil istihale dahil istihale bulunmas. dahil nizm-nme itzk. dahil ticret yurt iinde yaplan ticret. dahil zviye geo. ia. dahm, dhim (f.i.) ta. (bkz: dhm, esfer, ikll). dhim (f.i.) nasip ve rzk. dahm (a.s. dahmet'den) fazla kaln olan, youn. dhine (a.i.c. devhin) duman kan baca. dhis (a.i.) hek. parman ularnda, trnak diplerinde kan dolama, etyaran. dhiyan (a.f.zf.) dahce, dhiye yakr bir yolda. dhiye (a.i.) 1. musibet, felket. 2. s. ok kurnaz adam. dahiyye (a.i.c. dehya) kurbanlk hayvan. dahi (a.i.) 1. girme, karma. 2. te'sir, nfuz, niyet, fikir. dahi hare gelir ve gider. dahi ta'rz ie karma, dokunma. dahm (a.s. dahmet'den. c. dhm) iri, kaln. dehm-l-izm iri kemikli. dahme (f.i.) 1. mezar, kabir; trbe; lahit. 2. kkreyen erkek devenin azndan salan kpk. 3. donanma geceleri havaya atlan fiek. dahme-endz (f.b.s.) lm ve fiek atan. dahme-g (f.b.s.) ukur aan, mezarc. dahm-l-izm (a.st.) iri kemikli, iri yapl [kimse]. dahme-fen (f.b.s.) lam sac, saan. dhl, dhl (f.i.) bostan korkuluu. dahve (a.i.) Gne'in ufuktan henz ykselip yaylmaya balad zaman, ilk kuluk vakti, (bkz. duh). dhten (f.m.) bilmek. dahve-i kbr kaba kuluk. dahye (a.i.) 1. (bkz: udhiye). 2. kuluk vakti kesilen koyun. d' (a.s. du'dan c. diyn) 1. dua eden, duac. 2. (da'vet'den c. dut) davet eden, sebebolan. d-i Dalton fels. Dalton hastal, fr. Dal-tonisme. d-i drne eski duac. d-i mazarrat zarar getiren ey. d-i bhe phe uyandran ey. -dim, dime (a.s. devam'dan). 1. devaml, srekli. Meveddet-i dime srekli dostluk. dim-l-evkat her vakit. dim-l-eyym her gn. 2. i. [birincisi] erkek ad. dima (a.zf. devam'dan) bir dziye, her vakit, (bkz: dem-be-dem). daim (a.s. devam'dan) devaml, (bkz: ber-devm). Encmen-i daim devaml encmen. dimiyyet (o.i.) devamllk, devam edicilik. dim-l-hamr (a.b.s.) alkolik. din (a.s. deyn'den). (bkz. dyin). dinler vekili Osmanl imparatorluu zamannda Dyn- Ummiyye'de bulunan alacakl mmessili.

dir dir (dnen ve dolaan) seyyah. dire (a.i.c. devir) 1. ember. 2. me'-murun alt yer. 3. ev ve apartman blnts. 4. snr ii. S. zilli tef. 6. Osmanl imparatorluu zamannda ehremneti'nin belediye ubeleri. dire-i aide ait olduu resm makam. dire-i arz astr. paralel. dire-i azme 1) astr. arzn merkezinden geerek sem kresini kesen herhangi bir dzlemin tekl ettii ara kesit; 2) den. bir kre zerine izilebilen en byk dire. dire-i dhil mat. i-daire, i-*teet daire. dire-i evvel-is-smt astr. sfr dereceli ba boylam. dire-i husuf astr. tutulma dairesi. dire-i imkn imkn dhili. dire-i inklb astr. yenge dnencesi. dire-i faside fasit daire, 'ksrdng. dire-i intihbiyye seim blgesi. dire-i irtifa' astr. (astronomlara gre) gkyzndeki en yksek nokta. dire-i kaza (kaza diresi) salhiyet. vazife, dire-i ksf astr. arzn bir senede resmettii mahrek sathnn sem kresi ile olan arakesiti. dire-i muhtiyye bot. evreteker, fr. pericycle. dire-i mestev astr. yrnge dzlemi. dire-i nsf-n-nehr her hangi bir mahallin semt-r-re'sinden geen dzlemin sem kresi ile tekl ettii ara kesiti. dire-i resmiyye resm dire, hkmet diresi. dire-i sadret sadaret diresi, veklet, bakanlk. dire-i sdise altnc (Beyolu) dire. dire-i sagre astr. arzn merkezinden gemeyen boylam. dire-i sa astr. mahallin semt-r-re'sinden geen nsf-n-nehr diresinden mada dier btn nisf-n-nehr drelerine verilen bir ad. dire-i akul astr. dey dire, fr. cerc-le vertical. dire-i tenvir astr. aydnlk dairesi. dire-i tl astr. boylam. dire-i umr-i askeriyye asker iler diresi, [istanbul'da, Bayezit'te imdiki niversite merkez binasnn bulunduu yer]. diren (a.zf.) dnerek. diren-mdr (a.zf.) epeevre, frdolay. diret-l-burc (a.b.i.) astr. tutulma srasnda gne'in zerinde grlen karanlk ksm. dairev (a.s. dire'den) deirmi. dire-zen (a.f.b.s.) tef alan. diyn (a-s-d'nin c.) dua edenler, duaclar. diyn- devlet devlete dua edenler. diye (a.i.c. dev) iten gelen bir duyguyu tevik edici hal. diye-i istikll istikll idis, istikll arzu-zu. diye-i tefevvuk stnlk iddias. dakayk ("ka" uzun okunur, a.i. dak-ka'nn c.) 1. ince ve anlalmas

g ve dikkate muhta olan eyler.

dakayk- edebiyye dakayk- edebiyye dakayk- fenniyye fennin incelikleri, ince noktalar. dakayk- hendesiyye geometriye ait incelikler. dakayk- umur ilerin ince noktalan. Dakayk-l-hakayk (hakikatlerin incelikleri) 1533 (H. 940) ylnda len byk Trk bilgini Kemal Paa Zade Ahmed emsddn Efen-di'nin Farsa bz kelimelerin benzerleri ve mrdifleri arasndaki kk ve yap farklarn ve mn inceliklerini gerei gibi inceleyen ok mhim ve yazma bir eseridir. 2. dakikalar, dakkalar. dakik (a.s. dikkat'dan) 1. ince, ufak, duyulmaz, tutulmaz; nzik. Fikr-i dakik ince dnce. 2. toz hline getirilmi ey, un. 3. dikkatli, ll davranan kimse. dakik-i hss has un. dakika (a.i.c. dakayk) l. bir saatlik zamann altmta biri, dakka. 2. ince dnce. dakika-bn (a.f.b.s.) incelikleri gren, bilen. dakika-dn (a.f.b.s.) anlalmas g olan eyi bilen. dakika-senc (a.f.b.s.) g eylere akl erdiren. dakika-in (a.f.b.s.) anlalmas zor olan eyleri fark edip tanyan. dakiki, dakikiyye (a-s-da-kik'den) un gibi olan veya unlu [patates, fasulye gibi eyler]. dakk (a.i.) alma, vurma; vurulma. dakk-i bb kap alma. dakkak (a.s. dakk'dan) 1. kap alan. 2. kap kap dolaan, ok gezen, kap andran. dal (a.ha.) 1. Osmanl alfabesinin onuncu harfi olup "ebced" hesabnda drt saysnn karldr. Noktasz olduundan "dl-i mhmele" de denir, [dad" ve "ti" harfleriyle yazlan kelimelerden bzlar dal sesini verir]. 2. s. iki kat olmu, kanbur. Kamet-i dal iki bklm olmu boy. dall, dallet (a.i.) 1. doru yoldan sapma. 2. fels. sapn, fr. aberration. dall-i bad doru yoldan bsbtn uzaklama. dallet-ir (a.b.s.) yanl, sakat i yapan. dl (a.i.) anat deltams. (bkz: dliyye). dall (a.s.) doru yoldan ok km olan, ok sapan. dliyye (a.i.) Osmanlca "dal" harfi eklinde olan yabani asma. 2. anat. Yunanca "delta" harfi eklinde olan adaleler, fr. deltode. dl (a.s. dellet'den) dellet eden, gsteren, iaret eden. dl, dlle (a.s. dallet'den) 1. saptm, doru yoldan ayrlm. 2. hatya dm, gnaha girmi. Frak- dlle doru yoldan ayrlm olan din frkalar. dlle (a.i. dellet'den) mat. belirten, fr. determinant dalln (a.s. dallet'den) doru yolu arm, gnaha girmi. dam (f.i.) ; 1. tuzak, a. dm- ankebt rmcek a. dm- bel bel tuza.

dm- girihgr dml tuzak.

dm- tezvir dm- tezvir dm- zlf zlfn tuza. 2. yrtc olmayan vah hayvan. dmd (f.i.) gveyi. dmd- hazret-i ehriyr Osmanl hanedanndan bir prensesle evlenen kimse. daman, dmen (f.i.) 1. etek [elbisenin, dan]. dme, dmet (a.zf.) "dim ve baki olsun!" mnsnda kullanlan bir iyi dilek sz. dme icllh [eskiden] paalara yazlan resm ktlarda adlarna eref payesi yerinde ilve edilen bir tbir. dme ikblh [eskiden] "ikbli, baht devam etsin, sredursun!" anlamna gelen bir tbir. dme izzuh [eskiden] "izzeti, bykl devam etsin!" anlamna gelen bir tbir. dme kadrh [eskiden] "mertebesi, rtbesi devam etsin!" anlamna gelen bir tbir. dme maalih [eskiden] "erefle i, byklkleri devam etsin!" anlamna gelen bir tbir. dme mecdh [eskiden] ""bykl, azamet ve hameti devam etsin!" anlamna gelen bir tbir. dme mlkh lkesi dim olsun! dmet sedetih saadeti dim olsun! dme sirruh [eskiden] "huzur iinde yatsn!" anlamna gelen iyi bir dilek sz. dme ulvvuh [eskiden] "ulviyeti, bykl devam etsin!" anlamna gelen ve eyhlislmlara yazlan resm belgelerde ismin nnde kullanlan bir tbir. dmen (f.i.) etek. (bkz: daman). dmen-i afv ile setr affedilmek. dmen-i canan sevgilinin etei. dmen-i hurd (gnein etei) 1) drdnc gk; 2) gnein parlts. dmen-i sahra krn etei, ovann bir yan. 2. grp, konuulan kii. dmen-lde (f.b.s.) etei bulak, iffetsiz. dmen-lde-g (f.b.i.) ; etek bulatkl, iffetsizlik. dmen-bs (f.b.s.) etek pen. dmen-bs (f.b.i.) etek pme, etek pme treni. dmen-n (f.b.s.) "etek toplayan" nazlanan, naz eden. dmen-derz (f.b.s.) "etei uzun" me. ahmak. dmen-der-meyn (f.b.s.) etei belinde, ie hazr. dmen-der-meyn- gayret ol bir ie canla bala girimek. dmene dmen-gr dmen-huk dmen dmen-ke dmen-zen dmen-zen

dm-gh, dm-geh dm-gh- dv dmgul (f.i.) da etei, evresi. (f.b.s.) 1. etek tutan, etee yapan. 2. hasm, davac, ikyeti. (f.b.s.) "etei kuru" me. namuslu kadn. (f.i.) 1. kadn barts. 2. eteklik. (f.b.s.) elini eteini eken, bir ie karmayan. (f.b.s.) etek sallayan. (f.b.i.) etek ile yelpazeleme. (f.b.i.) tuzak kurulan yer. me. [bu] dny. (f.i.) 1. vcutta peyda olan ur. 2. kulyabani.

dmga dmga dm (f-i.) 1. tuzak. 2. avc. dmia (a.i.) yava yava, damla damla kan szdran yara. damiye (a.i.) hek. kan akan yara. dmz, dmvez (f.i.) byk gbre kfesi. dm-yr (f.b.i.) . (bkz. dm). -dan (f.e.) 1. Arapa, Farsa, bzan da Trke kelimelere taklarak yer, mahfaza, kab mnsna kelimeler meydana gelir. ne-dn inelik. Kalem-dn kalemlik. Nemek-dn tuzluk. Srme-dn srmelik. Ate-dn atelik gibi. 2. s. bilen, bilir. Suhan-dn szbilir. N-dn chil. Nkte-dn nkte bilir, yapar., gibi. dan (f.i.) tane. (bkz: dnek). dana (f.s.c. dn-yn) bilen, bilici, bilgi, (bkz: lim). Dil-i dana bilir gnl. Mrg-i dana konuan papaan, dudu. dn-yi Ts (Tus'lu) Firdevs. dn-yi Yunan Efltun. dn-dil (f.b.s.) gnlyle anlayan, gnl ok aydnlk. dn-yn (f.b.i. dn'nn c.) bilenler, bilgililer. dnak, dnk (a.i.c. devnk, devnk) ocuklara piirilen dibuday. (bkz: dnk). dny f.i.) bilicilik, bilgilik, limlik. dn-e (f.b.i.) mercimek. dne (f.i.) 1. tane, tohum. 2. ekirdek. 3. kurun, glle. dne-i hl tek ben. dne-i hardal hardal tanesi. dne-i irre kvlcm tanesi. dne-n (f.b.s.) tane toplayan, deviren, dknt hlinde bulunan ufak tefek eylerden faydalanan. dne-dn (f.b.i.) 1. ambar. 2. tohum atlm tarla. 3. tohumluk. 4. s. tane tane, dank. dnek (f.i.) tane. (bkz: dan). dnende (f.s.) bilen, bilgin; haberli. dnende-i serir iindeki sun bilen. dne-rz (f.b.s.) tane dken, tohum serpen dang (f.i.) bir dirhemin altda biri. dnik (a.i.) l mangr. 2. bir dirhemin dnisten (f.m.) bilmek. dni 1. bili, bilgi, ilim. 2. erkek ad. Ehl-i dni bilgi sahipleri. Encmen-i dni akademi. dni ve bni (renme ve bilme) bilgi ve grg. dni-mz (f.b.s.) renici; retici, fr. didactique. dni-fr (f.b.s.) bilgilik taslayan. dni-gh, dni-geh (f.b. i.) bilgi yeri, mektep; niversite.

dni-gede dni-gede dni-ger (f.b.s.) bilgin, lim. (bkz: dniver, dni). dni (f.s.) bilgin, lim. (bkz: dniger, dni-ver). dni-mend (f.b.s. c. dni-men-dn) 1. bilgili. 2. Tanzimat'tan nce, kadlarn yannda stajyer olarak alan kimse. dni-mendn (f.b.s. dni-mend'in c.) dnimentler. dni-nme (f.b.i.) ahadetname. dni-perest (f.b.s.) ilimi, bilimi seven dni-pezr (f.b.s.) bilgili. dni-sr (f.b.i.). (bkz. dni-gh, dni-geh, dni-gede). dni-ver (f.b.i.c. dnivern) lim, bilgin, (bkz: dni-ger, dni). dni-vern (dniver"in c.) 'bilginler, limler. Dnk ocuklar iin hazrlanan di-buday. (bkz: dnk). dar (a.i.c. dirn) l. ev. 2. yer. 3. yurt. dr- hiret ahiret, br dny. Dr- ahzn (hzn, znt evi) Hz. Yakub'un evi. dar- beka ahret. dr- cihan [bu] dny, (bkz: dr- dny). dar- dny dny. dar- emn Mslmanlar ile sulh hlinde bulunan veya Mslmanlarn zimmetini kabul eden gayrimslim bir milletin lkesi. dr- fena dny. dr- gurur dny, (bkz: dr- hzn, dr- ibtil, dr- eper, drlemkn, dr-l--imtihn). dr- harb Mslmanlar ile aralarnda sulh hli bulunmayan gayrimslimlerin lkesi, [bu lkedeki Mslim olmayan ahlden her birine "harb" denir]. dr- hzn dny, (bkz: dr- ibtil, dr- e-per, dr-l-emkn, drlimtihn]. dr- ibtil dny, (bkz: dr- gurur, dr- hzn, dr- e-per, drlemkn, dr-l--imtihn). dr- islm Mslmanlarn hkimiyeti altnda bulunan yerler. [Mslmanlar oralarda hu-'zur ve emniyet iinde yaarlar]. dr- nam Cennet. dr- pilpil (bkz: dr- flfl). dr- ridde aslnda Mslim iken sonradan ir-tiddeden veya bir aralk tslmiyeti kabul etmi iken sonradan mrted olan ahslarn hkim bulunduu ehir veya kasaba, [bz ahkm itibaryla dr- harb'den ayrlr]. dr- eder (bkz: dr- cihan, dr- dny). dr- e-per dny, (bkz: dr- cihan, dr- gurur, dr- hzn, dr- ibtil, dr-l-emkn, dr-l-imtihn). dr- r-y asker 1253 yl muharreminde tekil ve 1259 tarihli nizmnme ile vazifesi tesbit olunan ve bir reis ve bir mft ile asker ve mlk ricalden onbir dimi ve alt muvakkat za (ye) ile kurulan yksek asker bir meclis idi. [1296 ylnda lavolunmutur]. dr- ukb, dr-l-ukb ahret, br dny. dr- zimmet Mslmanlarn ahit ve emnn, himayesini kabul etmi olan

gayrimslimlere mahsus yerler.

dr-l-cez dr-l-cez dr-l-cihd slm snrlar dndaki lkeler. slmla bar hlinde olmayan veya bir anlama yapmam olan lkeler. dr-l-emkn dny, (bkz: dr- cihan, dr- gurur, dr- hzn, dr- ibtil, dr- e-per, dr-l-imtihn). dr-l-imtihn dny, (bkz: dr- cihan, dr- gurur, dr- hzn, dr- ibtil, dr- e-per, dr-l-emkn). dr-l-muhsebe ve-l-mevt lm ileri diresi. dr-t-tabat-l-mire Devlet Matbaas. dar (f.i.) 1. daraac. 2. aa. 3. direk. -dar ( f.s.) 1. tutan. Defter-dr defter tutan. Bayrak-dr bayrak tutan., gibi. 2. sahip, mlik, ..li. Alka-dr alkal, ilgili. Hisse-dr hisseli. Hkmdar hkme sahip, hkme mlik. Alem-dr bayrak tutan. dar (f.i.) sava, [dima eanlam olan "gr" ile beraber kullanlr). dar gr kavga, sava. dar (a.i.). (bkz. darr). Dara (f.i.) l. Keyniyn denilen eski Fars hkmdarlarndan dokuzuncusu, Keykubad. 2. hkmdar. 3. Cenb hakk'n bir ad. dr-yi dar gr sava hkmdar. 4. kp dibinde kalan tortu. darat (a.i.) 1. alalma, kendini kltme, (bkz: tezelll). 2. miskinlik gsterme, (bkz: zarat). darat-nme (a.f.b.i.) yazarnn kendisini klterek, tevazu ve alakgnlllk gsterdiini bildirerek yazd maktup. daraban (a.i.) 1. arpnt, arpma, arp, vurma, vuru. 2. biy. vuru, fr. batte-ment. darabn- kalb kalbin vuruu, kalp arpnts. darabn- dehr zamann deikenlii. darabn- edd hek. iddetli arpnt. darabt (a.i. darbe'nin c.) vurular, vurmalar, arpmalar. darabt- anfe iddetli vurular. dargm (a.i. drgam'n c.) arslanlar. (bkz: zargm). darir (a.i. darre'nin c.) ortak kadnlar, kumalar. daraka (a.i.c. derk, edrk, drk); 1. deriden yaplm kalkan. 2. grtlan hanereyi meydana getiren kkrdaklarndan kalkan biiminde olan. drt (f.i.) debdebe, an, byk gsteri, (bkz: dr-berd). drt- skender iskender'in debdebesi. dry (f.i.) 1. sahip olma. 2. hkm srme. 3. bir eit kuma. darb (a.i.c. durb) 1. dvme, vurma. darb- dest el, kol kuvveti, (bkz: darb-l-yed). darb- feth muz. klsik Trk mziinde 88 zamanl ve 64 darpl bir byk usl olup perev ve besteleri lmek iin kullanlrd. darb- hiym adr kurma. 2. ed. Nazmda beytin ikinci msrnn son tef ilesi.

darb- mesel atalar sz, ata szleri.

darb- nutk darb- nutk darb- rikb (bkz: darb- unk). darb- sikke para basma. 3. g, kuvvet. 4. dikme, kurma. darb- Trk muz. klsik Trk mziinde 18 zamanl ve 13 darpl olan bir byk usl olup zellikle dn eserlerde kullanlrd. Itrnin nl na't bu uslle llmtr. darb- unk boyun vurma. 5. mat. arpma. (bkz. zarb). 6. para basma. darb cerh vurma ve yaralama. darb-l-hicb 1) btn Mslman kadnlarnn yzlerinin pee ile rtlmesi kural. 2) kadnlarn yzn rtmesi. darb-l-lisn dilin gc. (bkz: darb- nutk). darb-l-yed el, kol kuvveti, (bkz: darb- dest). drbm (f.i.) kiri, direk. dr-bz (f.b.i.) canbaz. darbe (a.i.c. darabt) 1. vuru, vurma, arpma. 2. musibet, bel. darbe-i cenah kanat vuruu. darbe-i hasar zarar darbesi. darbe-i himmet himmet vuruu. darbe-i hkmet hkmet darbesi, fr. caup d'etat. darbe-i kahr ezici darbe. darbe-i serd souk vuru. darbe-i edd iddetli vuru. darben (a.zf.) 1. vurarak, derek. 2. arparak. darbeyn (a.i.c.) ayn lde olan iki vuru. darb-hne (a.f.b.i.) ) para baslan yer. (bkz: derem-ser, zarb-hne). darb-hne-i mire devlet paralarnn basld yer. darbmesel (a.b.i.) atalar sz, ata szleri, (bkz. darb- mesel). darb (a.s.) darba ait, darb ile ilgili. darb-zen (a.f.b.i.) 1. kale dven. 2. maden levha zerine kabartma naklar yapan. drn (f-i-) tarn, [aslnn dr-yi in olduu sylenirse de asl "in dans anlamna gelen dr- in'dir. Tarn suyu, keyif verici bir iki olarak kullanlrd]. drn (f.s.) tarn renginde olan. dre (f.i.) l. vazife. 2. dire; deirmi. 3. ay al. drende (f.s.) 1. tutan, saklayan. 2. getiren ulatran. drende-i ferman, ferman alm. drende-i menur ferman alm. dreyn (a.i.c.) "iki dny" dny ve ahret. Sadet-i dreyn iki dny saadeti. drib (darb'dan) darbeden, arpan, dven. drib-i mterek mat. ortak arpan. drib-i mterek-i asgar mat. bir sayy ayn arpm vermek artyla arpan saylarn en k. drib-i mterek-i ekber mat. bir sayy ayn arpm vermek artyla arpan saylarn en by. dric (a.i. dere 'den) yazlma, iine girme. dr-i flfl (f.a.b.i.) karabibere benzer uzun taneli baharat. darh (a.i.) mezar, kabir, (bkz: zarh). darr (a.s.c. adrr) anadan doma kr.

driyye driyye yazdktan manzume. darr (a.i.) sknt, bel. Serr ve darra tatl ve ac gnler, rahatlk ve sknt. darsn dr-n darr (a.i.) zarar. darre (a.i.) ortak kadn kuma drr (a.s.) zararl. darr' (a.i.) mihnet, keder; iddet; bel. u dr (f.i.) il. dr-yi br's-saa te'sirini derhal gsteren il. dr-berd (f.b.i.) ihtiam, debdebe. (bkz. drt). dr-fur (f.b.i.) il satan,eczac. dr-hne (f.b.i.) eczhne. dar diyar (f.b.i.) yer ve yurt. dr-l-aceze (a.b.i.) yoksullar yurdu. dr-l-fiye (a.b.i.). (bkz. dr--if). dr-l-akakir (f.a.b.i.) ecza saklanlan yer. dr-l-mn (a.b.i.) korunulacak, snlacak yer. dr-l-azb (f.a.b.i.) Cehennem. dr-l-bb (a.b.i.) "giri yeri" Kazvinin eski ad. dr-l-bedyi' (a. h. i.) konservatuar'n eski ad. dr-l-bedyi-i Osmn (bkz: dr-l-bedyi'). dr-l-beka ("ka" uzun okunur, f.a. b. i.) hiret. dr-l-bevr (a.b.i.) Cehennem. dr-l-beyz (a.b.i.) "beyaz ev" [byk D ile) 1919 da Lyautey tarafndan Fasl subaylarn yetitirilmesi iin Meknes'te kurulan asker okula verilen ad. dr-l-bugat (a.b.i.) "asler yeri" Haleb'in eski ad. dr-l-cell (a.b.i.) "ycelik yeri" Erzurum'un eski ad. dr-l-cihd (bkz. dr-l-harb). dr-l-elhn (a.b.i.) Drlbedyi'in msiki ile megul bulunan bir ubesi olup istanbul'da kurulmutur. dr-l-emre (a.b.i.) emaret diresi; hkmet kona. dr-l-eytm (yetimler yurdu) yetimlerin barndrld bir kurum, yoksullar yurdu. dr-l-fahr (a.b.i.) "vnlecek yer" Diyarbakr'n eski ad. dr-l-fen (f.b.i.) Dny. dr-l-feth (a.b.i.) "fetih yeri" Kayseri'nin eski ad. dr-l-fevz (a.b.i.) "zafer, stnlk yeri" Harput'un eski ad. dr-l-fnn (a.b.i.) niversite. [l Austos 1933 de istanbul darlfnunu yerine niversite kurulmutur]. dr-l-hads (a.b.i.) hads ve bununla ilgili eyleri retme yurdu. dr-l-harb (a.b.i.) 1. sava, kavga meydan. 2. her zaman harp sahas olabilecek yer. dr-l-hikmet-il-slmiyye Mertiyet devrinde alan ve eyhlislm kapsnda toplanan yksek mavere hey'eti (danma kurulu). dr-l-hilfe (f.b.i.) hilfet merkezi, istanbul. dr-l-huffz (f.b.i.) hafz yetitirme yurdu. dr-l-huld (a.b.i.) beka evi, Cennet.

dr-l-ilm dr-l-ilm dr-l-slm (f.a.b.i.) islm lkesi. dr-l-istihzr (m h i ) laboratuvar. dr-l-it'm (f.a.b.i.) imaret. dr-l-izz (a.b.i.) "ycelik yeri" Amasya'nn eski ad. dr-l-kad (a.b.i.) mahkeme. dr-l-karr (a.b.i.) kyametten sonra kalnacak yer. dr-l-keml (olgunluk evi) stanbul ehri. dr-l-kym (kyamet evi) teki dny, h i ret. dr-l-kurr' (a.b.i.) Kur'n okuma ilmini ihtisas derecesinde reten mektep. dr-l-ktb (f.a.b.i.) kitabevi, ktphane, okuma salonu. dr-l-marif (f.a.b.i.) Sultan Mecit zamannda Valde Sultan'n, stanbul'da, Sultan Mahmut Trbesi civarnda 1849 da yaptrd mektep, okul. [ilk ad "Valde Mektebi" idi]. dr-l-mecann (a.b.i.) akl hastahnesi. dr-l-mescid (a.b.i.) "secde yeri. Kemah'n eski ad. dr-l-mes (a.b.i.) 1. alma yeri. 2. atlye. dr-l-mesnev (a.b.i.) "mesnev yeri" Mevln Celleddn'in Mesnev'sini okutmak iin alan dershanelere verilen bir ad. dr-l-muallimt (a.b.i.) kz retmen okulu. [1869 da ilkin istanbul'da kurulmutur]. dr-l-muallimn (a.b.i.) erkek retmen okulu. [1848 de Sultan Mecit devrinde, stanbul'da, Ftih civarnda kurulmutur]. dr-l-muallimn-i liye yksek retmen okulu. dr-l-msik-i Osmn (a.b.i.) "Osmanl msik evi" zel Trk msiksi konservatuar. dr-l-mlk (a.b.i.) baehir, bakent. dr-l-mlk-i Osmn stanbul. dr-l-pehlevniyye (a.f. b.i.) "pehlivanlk, yiitlik yeri" Nide'nin eski ad. dr-l-ulem (a.b.i.) "limler, bilginler yeri" Sivas'n eski ad. dr-l-ulm (a.b.i.) niversite, (bkz: dr-l-fnn). dr-l-vilde (a.b.i.) fakir kadnlar dourtmaya yarayan hastahne, doumevi. dr-n-nam (a.b.i.) Cennet, (bkz: dr- nam). dr-n-nasr (a.b.i.) "yardm yeri" Erzincan'n eski ad. dr-n-nect (a.b.i.) "kurtulu yeri" Bayburt'un eski ad. dr-n-nedve (a.b.i.) "danma evi" Mslmanlktan evvel, Kurey reislerinin, Kabe'nin gneybatsnda mnkaalar iin topland bir yerin ad olup Kusey ibni Kilb tarafndan kurulmutur. (Sonralar, Hz. Mu-hammed'e kar bulunanlarn toplanmasndan dolay, fesat ve mnafklarn toplandklar yer mnsna kullanlmaya balanmtr]. dr-n-nusr (a.b.i.) "yardm evi" Tokat'n eski ad. dr-n-nzhe (a.b.i.) "elence yeri" Akehir'in eski ad. dr-r-rhe (a.b.i). (bkz. dr--if'). dr-r-ridge (a.b.i.). (bkz. dr-l-cihd). dr-r-rif'a (a.b.i.) "ycelik yeri" Malatya'nn eski ad. dr-s-sade (a.b.i.) saadet yeri, saray. dr-s-sade aas sarayn harem diresinde bulunan harem aas.

dr-s-sar dr-s-sar dr-s-saltana (a.b.i.) "saltanat yeri" Bursa, Edirne, stanbul gibi Osmanl imparatorluu bakentlerine verilen ad. dr-s-san'a (a.b.i.) sanatyeri. dr-s-selm (a.b.i.) 1. Cennet. 2. Badat'n eski ad. dr-s-shha (f.a.b.i.) hastahne. dr-s-sugr (a.b.i.) "kk yer" Antakya'nn ve ispir'in eski ad. dr-s-sulh (a.b.i.). (bkz. dr-lIslm). dr--afaka (a.b.i.) 1865'te istanbul'da, yetim ve kszler iin kurulmu olan yatl lise. dr--if' (a.b.i.) if yurdu, salk yurdu. me. tmarhane. dr-t-ta'lm (a.b.i.) medreseye gre daha kolay ve pratik bir Arapa retmek zere evvelce alm bulunan bir ortaokul. dr-t-ta'lm-i msik (a.b.i.) Birinci Dny Sava srasnda stanbul'da kurulan zel msik topluluuna verilen bir ad. dr-t-tedv. (a.b.i.) hastahne. dr-t-tedrs (a.b.i.) ilk defa alm olan sar ve dilsizler okulu. dr-t-tbat-il-mire (f.a.b.i.) III. Selim zamannda, skdar'da Selimiye'de kurulan devlet matbaas, (bkz: matbaa-i mire). dr-t-tbb (a.b.i.) Bursa'da Yldrm Bayezid devrinde alm olan bir tp medresesi. dr-t-trz (f.a.b.i.) resm elbise ve kuma dokunan ve biilip dikilen yer. dr-z-zafer (a.b.i.) "zafer yeri" Aksaray ilinin eski ad. ds | (f.i.) 1. orak. ds- zerrin altn orak; me. yeni ay. 2. me. 3. tahra, orakck. 4. tuzak. 5. bot. sedef otu. dsr, dstr (f.i.) telll, simsar. dse (f.i.) orak. (bkz: ds). dstn (f.i.) 1. destan, epope, hikye, masal. 2. hret, n. dstn (f.s.) 1. destan kahramanlarna yakacak surette, kahramanca. 2. destan ile ilgili, fr. epique. dstn-ser (f.b.s.) destan okuyan, destanc. dstr (f.i.) telll, simsar. ds (f.i.) anak mlek ve kire oca. dte (f.s.) 1. khne, eskimi, ypranm. 2. mlik ve sahip olmu. dten (f.m.) 1. tutmak, mlik olmak, elde etmek. 2. grp gzetlemek. 3. zaptetmek. 4. eskimek. d'-l-alk (a.b.i.) hek. bir cilt hastal. d'-l-asab (a.b.i.) hek. sinir hastal. d'-l-behr (a.b.i.) hek. nefes darl, (bkz: dk- nefes). d'-l-cversiyye (a.b.i.) hek. dan byklndeki kabarcklarla meydana kan bir hastalk. d'-l-cev (a.b.i.) hek. atlarda grlen sinir hastal. d'-l-cmd (a.b.i.) hek. adalelerde tutukluk yapan bir hastalk, (bkz: d'ssebt).

d'-l-efrenc (a.b.i.) hek. firengi hastal. d'-l-esbi' (a.b.i.) hek. k peklerin ayaklarnda grlen bir hastalk. d'-l-esed (a.b.i.) hek. (bkz: d'--l-fl). d'-l-fecl (a.b.i.) hek. baka baka hastalklar hazrlayan hastalk.

d'-l-ferfr d'-l-ferfr d'-l-fl (a.b.i.) hek. kol ve ba-caklardaki derilerin fil derisi gibi sert ve izgili bulunmasndan meydana gelen bir hastalk. d'-l-gussa (a.b.i.) hek. karasevda, melankoli. d'-l-hader (a.b.i.) uyuukluk, uyku hastal. d'-l-hanzr (a.b.i.) hek. sraca hastal. d'-l-hanes (a.b.i.) hek. insan ve hayvanda kl ve ty dken bir hastalk. d'-l-kalb (a.b.i.) yrek arpmas. d'-l-kelb (a.b.i.) hek. kuduz hastal. d'-l-kl (a.b.i.) hek. ispirtolu ikilerin ok kullanlmasndan meydana gelen hastalk, alkolizm, fr. alcolisme. d'-l-merak (a.b.i.) hek. karasevda, fr. hypocondrie. d'-l-mcterr (a.b.i.) hek. gevi getirme hastal. d'-l-nlk (a.b.i.) hek. gut hastal. d'-n-nibh (a.b.i.) hek. havlama hastal; havlar gibi sesler karp soluma. d'-r-raks (a.b.i.) hek. sk sk rpnmalara yol aan bir hastalk. d'-s-sahr' (a.b.i.) hek. uzun sre llerde bulunan kimselerde grlen sayklama hastal. d'-s-sa'leb (a.b.i.) hek. sa dken hastal, sakran. d'-s-sebt (a.b.i) hek. (bkz: d'-l-cmd). d'-s-sedef (a.b.i.) hek. sedef hastal. d'-s-sevd (a.b.i.) hek. hay-vanlann ciltlerinde siyah lekeler hlinde grlen bir hastalk. d'-iis-sla (a.b.i.) yurdunu arama, yurdu zleme, yurtsama. d'-a'r (a.b.i.) hek. salarn yapmasyla beliren bir cilt hastal. d'--eyb (a.b.i.) sa ve sakal aarmas hastal. d'-t-tehr (a.b.i.) hek. ayp yerlerini gsterme hastal, utaclk, tehircilik. d'-z-zehr (a.b.i.) hek. (bkz: d'-l-efrenc). d'-z-zi'b (a.b.i.) hek. kurt hastal denilen alk, doymazlk hastal. dav (f.i.) 1. satran, dama, tavla gibi oyunlarda tutulan sra, nbet. 2. oyunda srlen para. 3. svme. 4. dva. 5. duvar sras. da'v (a.i.c. dev) 1. ikyeti olarak mahkemeye bavurma. 2. mesele. 3. bir mesele zerinde huss bir fikir sahibi olma, iddia. 4. mat. teorem. da'v-yi b-ma'n sama iddia. da'v-yi nbvvet peygamberlik iddias. da'vc (a.t.s.) dva aan kimse. da'vt (a.i. d'vet'in c.) 1. davetler, armalar. 2. [cem eklinde] dualar. da'v vekili (a.b.i.) baro tekilt bulunmayan yerlerde kanun msade ile ve vekil sfatyla dva takibine salahiyetli olan kimse. dver (f.i.) 1. Cenbhakk'n ad. 2. doru, insafl olan hkmdar, vezir veya hkim. 3. erkek ad.

dver (f.n.) ey dver! [hkmdar, vezir, hkim]. dver-ne (f.b.zf.) 1. hkim ve vezirle ilgili olan. 2. doruluu seven bir bye yakacak surette.

dver (f.i.) 1. hkmdarlk, hkimlik. 2. kavga. 3. dva ve mahkeme. 4. bir kimseye hlinden ikyet etme. 5. iyi ile kty ayr-detme. dver-gh (f.b.i.) 1. mahkeme. 2. sava meydan. da'vet (a.i.) arma, ar; ziyafet; dua. da'vet-i mesib bellar davet etme. da'vetiyye (a.i.) 1. ar kd [eski metinlerde "okuntu" dur]. 2. mahkemenin gnderdii ar kd. da'v (a.i.) bir kimsenin hakkn aramas, (bkz: da'v). Dvud (a.h.i.) israil oullarnn bir hkmdar ve peygamberidir. Sesi gzel ve irdi. Meztnr-i Dvud dualar dergisi. davudi (a.s.) Dvud peygamberin sesini andran kaln ses. Zrh- Davudi Dvud peygamberin "Cld" ile yapt savataki zrh gibi. dy (f.i.) duvar sras, kur. day'a (a.i.). (bkz. zay'a). dye (f.i.) taya, stnine, ocua bakan dad. dye-g (f.i.) dayalk, dadlk. dyin (a.s.) bor veren, alacakl. dayyk (a.s.) pek dar. deim (a.i. dme'nin c.) destekler, pa-yandalar. dev

(a.i. da'v'nn c.) mahkemeye bavurmalar, mdfaa edilen fikirler, meseleler, dvalar. Dev nezreti Tanzimat'tan sonra kurulmu olan adliye vekleti, [adliye nezretinden ncedir]. de'b (a.i.) det, usul, tarz, kaide, gelenek. de'b-i drn eski det. de'b-i kadm eski det, eski usul. debbc (a.i. dbac'n c.) dall, iekli ipek kumalar. debbs (a.i. debbs'un c.) topuzlar. debagat (a.i.). (bkz. dibgat). deble (f.i.) aa kavunu. debbbe (a.i.) kale duvarlarn oymakta kullanlan bir sava leti. debb (a.i.) tabak, sepici, deri terbiye eden kimse. debb-hne (a.f.b.i.) hayvan derilerinin terbiye olunduu, sepilendii yer. debbs (a.i.c. debbs) topuz, (bkz: debs). debbs-i henn (a.f.b.s.) demir topuz. debdb (f.i.) hret, azamet. debdb (a.i.) davul. debdebe (f.i.) 1. hamet, ululuk, byk bir gsteri, (bkz: drt). 2. s. grlt, patrd, tantana. Debern

(a.i.) astr. 1. gk cismi. 2. ayn drdnc dura. debg (a.i.) deriyi terbiye etme, sepileme. debr (f.i.) 1. ktip, yazc. 2. mstear. debr-i asman astr. Utarit, Merkr. debr-i arh (felein ktibi) Utarit gezegeni. (bkz. debr-i felek). debr-i felek astr. Utarit. (Merkr) gezegeni. debrn (f-i-debr'in c.) 1. ktipler, yazclar. 2. mstearlar. debr-istn (f.b.i.) kalem odas, bro. debistn (f.i.) mektep, okul. debistn (f.s.) mektepli, okullu.

debr debr debs (f.i.) topuz, (bkz: debbs). decc (a.i.c. dcc) 1. tavuk. 2. tavuk, horoz ve pili cinsi, (bkz: dicc, dcc). decce (a.i.c. dcc). (bkz. dicce, dcce). decce-i Hindi Hint tavuu, hindi. decciyye (a.b.i.) tavuk, kaz, hindi gibi kmes hayvanlar snf. deccl (a.i.) l. kyametten az evvel kacak ve Hz. Isa tarafndan ldrlecek olan yalanc ve zararl ahs, yalanc Mesih. 2. s. yalanc, sahtekr. 3. Hseyin Rifat tarafndan istanbul'da yaymlanm haftalk siyas, edeb, mizah bir dergi. decn (a.i.) 1. havann bulutlanmas. 2. bir yerde oturma. 3. bol yamur. ded (f.i.) et yiyen yabani hayvan. Dd ded [ot ve et yiyen] yabani hayvanlar. deeb (a.i.) det. deb-i drn eski det. def (f.i.) tef. (bkz: deff). def (a.i.) l. teye itme, savma, savulma. 2. verme; ortadan kaldrma. 3. giderme. 4. huk. bir dvay mdfaa iin alan baka bir dva. def'-i bel bely, tehlikeyi savma. def'-i dem hek. kalbin kaslarak kan atardamara gndermesi. def'-i gamm gam, kederi, tasay giderme. def'-i hacet aptes bozma, sknty giderme. def'-i hararet hek. atei drme. def'-i mazarrat zararl eyleri yok etme. def'-i meclis toplantya son verme. def'-i bhe pheyi, kukuyu giderme. def'-i taaffn (bkz: izle-i taaffn). def ref savma, kaldrma. def tard askerlikten ihra. defa (a.i.c. defat) kere, kez, yol. def'a-i l ilk defa, birinci defa. defat (a.i. defa'nn c.) kereler, kezler, yollar. defd' (a.i. dfda'n c.) kurbaalar. defin (fa.i. defne'nin c.) altn ve sire gibi gmlm kymetli eyler, gmler. defaten (a.zf.) bir defada, birden. defaten ba'de uhr tekrar tekrar bir ok defalar. defateyn (a.zf.) iki defa. deftir (a.i. defter'in c.) defterler, birlikte dikilmi ktlar. deftir-i atka eski defterler. deftir-i resmiyye resm defterler. deff (a.i.) tef, zilli ve pullu bir embere gerilmi deriden ibaret alg, dire. defff, defffe (a.s.) tef alan, (bkz: def-zen). defffe-i felek astr. Zhre yldz. deffe (a.i.) 1. yan, yz. 2. kitap cildinin iki yanndan her biri.

deffeteyn deffeteyn kapanr iki kanat eklinde ift sahifelere verilen ad. (bkz: levha-teyn). defin (a.s. defn'den) gmlm, gml, (bkz: medfn). defn-i hk-i trnk gzel kokulu topraa gml [lmler hakknda]. define (a.i.c. defin) 1. yere gmlm altn ve ire gibi deerli eya. 2. kymet ve deeri olan kimse veya mal. defn (a.i.) gmme, gmlme. defn-i emvt l (leri) gmme. defn-i meyyit lnn gmlmesi. defter (a.i.c. deftir) dikilmi kt mecmuas. [Farsas da "defter" dir, Greke'den gelmedir]. defter-i a'ml yaplan iyilik ve ktlklerin yazld manev defter. defter-i Hkan devletin mal, mlk ve araz ileriyle uraan diresi, tapu ve kadastro, (bkz: defter-hne). defter-i kebr "byk defter" bir tccarn veya bir messesenin aylk ve bilano hesaplarn veren ana defteri. defter-i yevm gnlk defter. defter-dr (a.f.b.i.) 1. bir vilyetin para ilerini idare eden kimse. 2. [eskiden] mliye vekiline verilen unvan. defter-hne (a.f.b.i.). (bkz. defter-i Hkan). defter (a.s.) deftere mensup, defterci. def-zen (a.f.b.s.) tef alan, tefci. (bkz: defff). dega (f.i. ve s.) 1. hle, habislik. 2. hlekr, habs. 3. kalp [para], (bkz. dagal). deh (f.s.) 1. iyi, gzel. 2. i. saf, sra. 3. i. tabur. deh (f.s.) on [say], (bkz: ar, dh). deh (a.i.) zekliin, anlaylln ve uyankln son derecesi, fr. genie. dehet (a.i.) dhlik, deh sahibi olma. deh-kr (a.f.b.s.) dehl, deh sahibi. dehkn (a.i. dihkan'n c.) 1. iftiler, kyller. 2. ky aalan. dehalet (o.i.) birinin merhametine ve himayesine snma. dehlz (a.i. dehlz'in c.) holler, koridorlar. dehn (f.i.) az. (bkz: dehen). dehn- istihza (alay az) alay eden, alayc sz. dehn- hadd kurumu az. dehn- kfrn nimetin kadrini bilmezliin, iyilii inkr edenlerin az. dehn- safa safa az. dehn- teng dar, ufak az. dehn-beste (f.b.s.) kapanm az, susmu. dehne (f.i.) testi, kp, frn ve benzerleri gibi eylerin az. (bkz: dehene). dehne-i kb kp az. dehne-i tennir frn az. dehn-g (f.b.s.) azn aan, geveze. deh-perver (a.f.b.s.) deh yetitiren. dehr (f.i.) da maaras; kovuk; atlak. dehz (f.i.) nre, feryat. deh-deh (f.b.i.) hlis altn, (bkz: as-ced).

deh-dile (f.b.s.) on gnl olan, vefasz; harc. dehen (f.i.) az. (bkz: dehn). dehen-bz (f.b.s.) az oynatan, sylemeye hazrlanan. dehen-g (f.b.s.). (bkz. dehn-g). dehene (f.i.). (bkz: dehne). dehen-y (f.b.i.) az ykama, az temizleme. dehe (a.i.). (bkz. dehet). dehh (a.s.) ok dehetli, ok korku veren. dehit (f.i.) birlik, ittihat, ittifak, bir tarzda hareket. dehliz (a.i.c. dehlz) 1. hol, koridor. (bkz: dihlz). 2. hek. kalpte kulakk kapak. dehn (a.i) geni ve susuz ova, sahra, l. dehr (a.i.c. dlr) 1. dny, (bkz: lem, cihn). 2. zaman, devir. dehr-i b dnyy kartran, kargaalklara yol aan [gzel]. dehr-i b-direng kararsz dny. dehr-i b-sebt sebatsz dny. dehr-i dn aalk dny. dehr-i fni geici dny, [sre-i dehr Kur'n'daki 76 nc sre], dehr sresi

Kr'n'n 76 nc sresi olup 31 yettir. Mekke veya Medine'de nazil olduu tartma konusu olmutur. dehre (f.i.) tahra, destere gibi dili ve ba budamaya mahsus bak. dehr, dehriyye (a.s.c. deh-riyyun) 1. dnynn sonsuzluuna inanp teki dnyy inkr eden; ruhun da cesetle birlikte ldne inanan, fr. materialiste. 2. i. erkek ad. dehriyye (a.i.) dnynn sonsuzluuna inanan felsefe okulu, fr. materialisme. dehriyyn (a.s. dehr'nin c.) deh-rler. (bkz: dehr). deh-sl (f.b.i.) astr. gezegen yldz, (bkz: seyyare). deh-sle (f.b.s.) on yllk, on yanda. deh (f.i.) 1. bir ie balama. 2. karanlk, bulanklk. dehet (a.i.) 1. ama. 2. korku ve tel gsterme, rkme. 3. akla aknlk verecek surette korkma, korku. dehet-gn (a.f.b.s.) korku ile kark, korkulu. dehet-ver (a.f.b.s.) korku ve dehet saan, ok korkutan. dehet-bah (a.f.b.s.) dehet veren, korkutan, yldran. dehet-efn (a.f.b.s.) dehet saan, rktc, korkun. dehet-endz (a.f.b.s.) korku veren. dehet-engz (a.f.b.s.) rktc, korkun. dehet-nk (a.f.b.s.) korkun. dehet-nisr (a.f.b.s.). (bkz.dehet-bah).

dehn (f-i-) ezber okuma, hatrlama. deh-m (f.s.) onuncu. dehv' (a.s.) "dhiye" szn tekd iin sfat olarak kullanlr. dehy' (a.s.) "dhiye" szn tekd iin sfat olarak kullanlr. Dhiye-i dehy ok byk bel, musibet. deh-yek (f.b.s.) onda bir. (bkz: r). dek (f.i.) 1. hile, oyun. (bkz: desise). 2. s. dilenci. 3. dilencilik. 4. s. salam, muhkem. 5. tokuma, atma. dekkn (a.i. dkkn'n c.) dkknlar. dek-bz (f.b.s.) hlekr, oyuncu.

delil delil delil-i kaviyye salam deliller, kantlar. delil-i nakliyye ve kavliyye sz ve anlatma delilleri. delil-i trihiyye trih deliller, kantlar. dell (a.i.) naz, ive, cilve; insana gzel, sevimli grnecek hal, durum. dellt (a.i. dellet'in c.) yol gstermeler, klavuzluklar, almet olmalar. dellet (a.i.c. dellt) 1. gsterme, yol gsterme, klavuzluk, almet olma. 2. iz, iaret. delbiyye (a.i.) zool. sansargiller. delik (f.i.) gl tohumu. dell (a.i.c delil, edille) 1. yol gsteren, klavuz. 2. ahit, belge, tank, (bkz: beyyine, burhan). dell-i akl dnlerek bulunan delil. dell-i cedel huk. konuma, mnkaa neticesinde bulunan delil. dell-i ilzm inandrc delil, kant. dell-i kat' kesin delil, kesin kant. dell-i nakli stad delili. dell-l-ibd Mehmed bin Sinn-d-dn adl bir zat tarafndan 1481 (H. 886) ylnda manzum ve mensur olarak kaleme alnm dn bir eserdir. delk (f.i.) eski elbise, yamal dilenci hrkas, dervilerin giydii eski aba ve yrtk cbbe. delk (a.i.) el ile ovma, srtme, ovuturma, ovuturulma. delk bi-l-mesfere hek. banyodan sonra sert bir fra ile ovuturma. delk-i istimna' el ile bel getirme. delk-i edd sert ve iddetli ovuturma. delk temas srtme ve dokunma. Delkyye (a.i.); zool. sansargiller. delk-p (f.b.s.) eski aba veya hrka giyen; fakir, riyakr adam. deli (a.i.) fndklk, koketlik. dellk (a.i. delk'den) hamamda mtenleri keseleyip ykayan kimse, tellk, (bkz. destvn). delll (a.i. dellet'den) 1. telll, satlacak eyi satan. 2. alc ile satc arasnda vsta olan kimse. dellle (a.i.) bir kadnla bir erkek veya bir erkekle bir kadn arasnda araclk eden kadn. dellliyye (a.i.) tellllk paras. delv (a.i.) 1. su kovas. 2. astr. on iki burtan birinin ad olup, Gne, eski ocak aynn sekizinci gn bu burca girer ["delve" eklinde kullanld da olmutur]. dem (a.i.c. dim') kan. rka-i dem kan dkmek, 'tidl-i dem soukkanllk. Kay'-d-dem kan kusma. Tebevvl-d--dem fizy. kan ieme, idrar kana kararak kan zehirlenmesi. dem-i musaffar iine safra karm kan. dem-i iryan biy. temiz kan.

dem-i teslim dem-i teslim emre itaat etme. dem-i verd biy. kirli kan. dem (f.i.) 1. soluk, nefes. 2. iki. 3. an, vakit, saat, zaman. dem-i tein 1) yakc nefes, soluk; 2) yakc n. dem-i bahar bahar nefesi, bahar gibi gzel kokan nefes. dem-i civn genlik zaman. dem-i germ 1) scak nefes; 2) hararetli, ateli szler. dem-i s 1) flemekle ly dirilttii sylenen Hz. isa'nn nefesi; 2) can balayan soluk. dem-i kalem kalem ucu; kalem ucunun sesi, gcrts. dem-i nerm yumuak, okayc nefes, tatl sz. dem-i seher, dem-i subh seher vakti, gn am. dem-i serd souk nefes, sert ve mit vermeyen sz. dem-i m akam vakti, akam zeri. dem-i teslim lm u; boyun eme; suskunluk. dem-i tg klcn ucu; keskin taraf. dem-i v-pesn son nefes. dem-i zehre bot. krmz ve san iek aan ve buday tarlalarnda bulunan bir zehirli ot. dem bu demdir, dem bu dem genellikle Bekta ve Melm iirlerinde geer; "zaman iyi deerlendirin, frsatlar karmayn" anlamna. 4. aldatma, hle. 5. kibir, gurur, byklk. 6. koku. 7. kuyumcu ve demirci kr. 8. n. h. 9. az [insan; bak, kl]. 10. iirin vezni. dem-i ejderh ejderha az, tehlikeli az. dem" (a.i.c. dum') gzya, gzya dkme, alama. dem'a (a.i.) bir damla gzya, gzya damlas. dem--dem (f.zf.) her vakit, sk sk. demg-dr (f.b.s.) kibirli, byklk taslayan. demn (f.s.) 1. heyecanl, hiddetli. 2. kkremi. 3. i. barp arma. 4. heybetli, zorlu. 5. vakit, zaman. dem'n (a.s.) ii pek dolu, az aza dolu [kap]. demnke (f.i.) vakit, zaman, mddet. demr (f.i.) helak, mahv, telef, lm. Tg- demr lm klc. demr-ver (f.b.s.) helak eden, intikam alan. (bkz: mntakim). dem'a-rz (a.f.b.s.) gzya dken, alayan. dem-be-dem (f.b.zf.) vakit vakit, dima, (bkz: muttasl). dem-beste (f.b.s.) nefesi balanm, susmu, soluu kesilmi. dem-besteg (f.b.i.) sessizlik, susmuluk. demdeme (a.i.) 1. hiddet, fke. 2. hiddetle kma, azarlama. 3. kfr, hakaret. 4. krp geirme. demdeme (f.i.) 1. hle, aldatma. 2. hret, n. 3. davul. 4. kavga; stnlk. deme (f.i.) ate kr. demendn (f.i.) 1. cehennem. 2. ate. demende (f.s.) 1. saldrp kkreyen. 2. fleyen. demev, demeviyye (a.s.) 1. kanla ilgili, kanl. 2. me. asab, sinirli.

demeviyyet demeviyyet asabiyyet). demevi-yy-l-mizc tabiat demev olan, asab, sinirli. dem-gh (f.b.i.) 1. kuyumcu veya demirci oca. 2. klhan. 3. nefes alacak yer. dem-gr (f.b.s.) tempo tutan. dem-girifte (f.b.s.) alevlenmi; kokmu. dem-gzr (f.b.s.) vakit geiren, yaayan. dem-gzr (f.b.i.) vakit geirme. dem', dem'iyye (a.s.) gz ya ile ilgili. Gudde-i dem'iyye gzya bezi. demide (f.s.) bitmi, km, srm, yetimi [iek, sebze v.b.]. dem-kr (f.b.s.) muz. tempo tutan, elik eden. dem-ke (f.b.s.) 1. nefes, soluk eken. 2. ney, kaval gibi alglar devaml frenler. 3. i. bz kularn, blbl gibi, uzun uzun tenleri. 4. i. dima ten bir cins gvercin. 5. arap ien. dem-kede (f.b.i.) arkada, kafadar. demne (f.i.) frn ve ocak bacas. demne-dn (f.b.i.) oca sndrmek veya buharn kmasn nlemek iin ocak ve frn deliklerine tklan paavra. dem-sz (f.b.s.) arkada, dost; srda. dem-sz (f.b.i.) arkadalk, dostluk; srdalk. dem-serd (f.b.i.) souk nefeslilik. demins (f.b.s.) hakm, akll. dem-l-ahaveyn (a.b.i.) bot. karde kan. (bkz. dem-s-su'bn). dem-s-su'bn (a.b.i.) bot. kardekan, (bkz. dem-l-ahaveyn). denet (a.i.) alaklk, adlik, (bkz: fazhat). denet-i tab' tabat adlii. denet-kr (a.f.b.s.) den ve alak tabath. denet-krne (a.f.zf.) alaka, alakasna. dennr (a.i. dnr'n c.) altnlar. dennr-i mevcde mevcut altnlar. denset (a.i.) kirlilik, pasllk. denset-i ahlk ahlk kirlilii. denset-i libs esvap kirlilii. dendn (f.i.) 1. di [azda bulunan]. dendn- bul akl dii. dendn- saadet Hz. Muhammed'in uhud muharebesinde knlan dii. 2. tamah ve mit. 3. g. s. halkr evreleyen tepelikleri boydan boya ve en dtan saran ve ieriye dnk olan kavisciklerin beheri. dendn-beh (f h i ) ; di kiras. dendne (f.i.) 1. di tanesi. 2. tarak, ark, destere gibi eylerin dii. 3. g. s. (bkz. dendn3). dendn-gr (f.b.i.) 1. krdan. 2. srgan otu. dendn-mzd (f.b.i.) di kiras. dendene (a.i.) sz ak syleme. dendene (f.i.) ar ar, dudak kprtsyla sylenen sz, mrlt; homurdanma. denes (a.i. c. edns) kir, pas; pislik, murdarlk.

deng deng tokumasndan meydana gelen ses. 3. i. pergel noktas. den (a. s.) alak, rezil, soysuz. deni-yy-t-tab' alak tabatli. dene (a.i.) ayp, naksa, irkin grlen hal. deni (a.s.) kirli, pasl. denn (a.i.) kp, byk kp. der (f.e.) 1. -de, iinde. Der-enbr anbarda. Der-htr hatrda. 2. i. kap. der-i aliyye, der-sadet (Dersaadet) stanbul. der-i br dvan kaps. der-ceb (etmek) cebe koyma(k), kazanma(k), alma(k). der-i ltf-i yr sevgilinin ltuf kaps. der-i mmd umut kaps. 3. i. maara. (bkz. kehf). 4. i. kere, defa. 5. i. cins, eit, ksm, nevi. der (f.s.) "yrtan, yaran, yrtc, delen" mnlarna kelimeyi sfatlatmr. Ciger-der cier delen. Perde-der perde yrtc, edepsiz. Sf-der saf yaran, sra yaran. der (f.i.) 1. an, ngrak. der-yi deyr kilise am. der-yi kense kilise an. 2. demirci ekici. -der, dery (f.s.) "durmadan sylenen, drlanan" mnsna sfat yapar. Herze-dery, Yve-dery sama sapan eyler syleyen. der-gu (f.b.i.) kucaklama, sarma. derhim (a.i. dirhem'in c.) 1. okkann drtyzde birleri. 2 . akeler, paralar. der-akab (f.a.zf.) hemen arkasndan. der-med (f.i.) 1. gelir. 2. eli dolu (gelme). der-n (f.zf.) derhal, hemen, o anda. derre (f.i.) karsnn kt hline gz yuman kimse, (bkz. deyyus). derr (a.i. drr'nin c.) parlak, renkli eyler, [enok "yldz" hakknda sylenir]. dery (f.i.) ngrak. deryende (f.s.) anan eden, lklakac. derz (f.s.) uzun. (bkz: drz). derz-nefes (f.b.s.) "uzun soluklu"me. geveze. derz-zebn (f.b.s.) 1. me. gzel sz syleyen kimse. 2. dili uzun, kavgac. der-bn (f.b.s.) kapc, kapya bakan, (bkz: bevvb). der-bn-felek Gne ve Ay. der-br (f.b.i.) ev kaps; kap yeri. der-br- sadet-karr (saadet kaps) istanbul. der-br- evket-karr (pdih kaps) stanbul. der-bee (f.b.i.) kap yavrusu, kk kap. der-beder (f.s.) 1. kap kap gezen, serseri. 2. perian, dank. der-bend (f.b.i.) 1. boaz, dar geit.

der-bend aas der-bend aas derd j derd-i ak veya -k derddemdem derd- dern derd- dil derd- hicran derd- hired derd- nihn derd-er derd-ikem derd derd-in derdeme derd-engz der-dest derd-ke derd-mend derd-mendn derd-nk derd-nme derd-perver derd-zede derect derect- cennet derect- mahkim derece derece-i glzet ve hiffet derece- kfiyye derece- mirkad derece- msavat derece- nihye derece- saniye derece- sllem derece- tafdl derece-i l derece-i arz derece-i tl derece-i derece-i derece-i derece-i hmziyyet hararet inhill intiz'

[evvelce] geit karakollannda bulundurulan muhafz. 2. kapba. 3. snr kalesi. 4. memleket snn. 5. deniz kenarnda ticret yeri olan ehir. (f.a.b.i. derbend'in c.) derbentler, boazlar, dar geier. (f.b. s.) 1. kapal kap. 2. kapal, kapanm, susmu.

(a.i) 1. sokma, arasna sktrma. 2. gazeteye yazma. 3. toplama, biriktirme. 4. hattatlarn yazdklar mek tomar. [Farsada, nakl kda yazlm yaz]. (f.i.) 1. dert, gam, keder, kasavet, tasa, kayg. 2. ac, an, sz. sevgiden dolay ekilen ak. zaman zaman gelen dert. gnl kaygs. gnl tasas. ayrlktan doan znt. akl derdi. gizli znt. ba derdi; sknt. hek. kann ans. (f.n.) yazk, vah vah! (f.b.s.) dert, keder, mihnet grm olan. (f.i.) astr. yedi gezegen. (f.b.s.) zc, skc. (f.b.i.) 1. tutma, elde etme. 2. s. elde olan, yaplmakta olan. (f.b.s.) ac, dert eken. (bkz. derd-perver). (f.b.s.c. derd-mendn) dert sahibi, tasal, kaygl. (f.b.s.) dert sahipleri, tasallar, kaygllar. (f.b.s.) dertli, tasal, kaygl. (f.b.i.) ikyet mektubu. (f.b.s.) ac eken, dertlenen, (bkz: derd-ke). (f.b.s.) dertli, kaygl, zntl, (bkz: derd-mend, derd-nk). (a.i. derece'nin c.), (bkz. derece). cennetin katlan, tabakalar. trl mahkeme dereceleri. (a.i.c. derect) 1. basamak. 2. kerte, rtbe. 3. miktar. hafiflik ve kalnlk derecesi. kfi, yeter derece. merdiven basama. gr. eitlik derecesi. son derece. ikinci derece. merdiven basama. gr. 1) karlatrma derecesi; 2) stnlk derecesi. birinci derece. 4. direnin 360 parasndan herbiri. enlem. boylam. 5. termometre ve benzeri letler ve bu letlerin

ayrld ksmlardan herbiri. kim. asitlik derecesi. s derecesi. kim. dalm derecesi, fr. degre de dispersite. kim. zme derecesi.

derece derece derekt derekt- Cehennem dereke dereke-i mirkat derek derem derem-gzn derem-ser deren derende r-i derende dereni, dereniyye der-gh, der-geh dergh- mevlev dergh- Mevln dergh- l dergh- ilh dergh- izzet dergh- muall dergh- erf derece derece derekt derekt- Cehennem dereke dereke-i mirkat derek derem derem-gzn derem-ser deren derende r-i derende dereni, dereniyye der-gh, der-geh dergh- mevlev dergh- Mevln dergh- l dergh- ilh dergh- izzet dergh- muall dergh- erf derhl der-hst der-htr derhem derhem-berhem derhite derhr

der-hr derh der dere deride derde-dehn derde-dehen derde-per derk derk-i dekayk derk-i netyic derk-i esfel-i cehennem der-kafa der-kr (a.zf.) yava yava, birer para. (a.i. dereke'nin c.) 1. basamaklar. 2. en aa kadar. Cehennem katlan, tabakalar. (a.i.c. derekt) 1. aa inilecek basamak. 2. en aa kat. merdivenin en aadaki basama. (a.s.) gerileme, f r. regression. (f.i.) para, ake. (f.b.i.) sarraf. (f.b.i.) para baslan yer. (bkz: darb-hne). (a.i.) ur, verem, [asl "kirlenme", "bulama" manasnadr]. (f.s.) yrtc, yrtan. yrtc arslan. (a.s.) ur ile, ile ilgili. (f.i.) 1. tekke. mevlev tekkesi. 2. kap yeri, kap n. mevlev tekkesi. 2. kap yeri, kap n. pdih kaps. Tanr kat. Tanr ka. "byk kap" me. saray. tekke. 3. Mustafa Nihat tarafndan istanbul'da yaymlanm onbe gnlk ilim ve sanat dergisi. (f.i.) 1. ok kalabalk, izdiham. 2. bir eit zerdali. (f.zf.) hemen, o anda, imdi. (f.b.i.) istek, dilek; dileke. (f.a.b.s.) hatrda. (f.s.) 1. kark, karmakark. 2. muztarip. 3. i. incinme.

(f.b.zf.) karmakark. (f.i.) cmertlik, elakl. (bkz: sahavet). (f.s.) uygun, lyk, mnsip, (bkz: espn, derh, seza, yeste). (f.s.) lyk, (bkz: espn). (f.s.) lyk, mnsip, uygun, (bkz: espn, derhr, seza, yeste). (f.i.) 1. Farsa'nn fashi, sahihi, [kelime Arapalatnlarak "deriyye" eklinde de kullanlabilir]. 2. havas iyi, yeillii bol olan da etei. (f.i.) pencere; kk kap, oyma kap. (bkz: revzen). (f.s.) yrtlm, yrtk. (f.b.s.) az yrtk, boboaz; dik szl. (f.b.s.) boboaz, (bkz: derde-dehn). (f.b.s.) kanad krk. (a.i.) 1. anlama, kavrama, (bkz: idrk). ince eyleri anlama, iyice kavrama. neticeleri anlama, iyice kavrama. 2. yakalama, ele geirme. 3. en aa kat, dip. ["derek" ekliyle de kullanlr]. Cehennem'in en dibi. (f.a.b.s.) hemen arkasnda olan. (f.b.s.) 1. malm, aikr, bilinen, belli. 2. ide, i zerinde bulunan.

der-kemn der-kenr der-kemn der-kenr dermn-deg der-miyn der-miyn etmek der-niym der-pey der-p der-p etmek derr Lillhi derrh derrce derrce-svr derrk derre, dere derre-i asman derr, drr ders Sana kim ders verdi ders-i m ders-i ibret ders vekleti Der-sadet dcrs-hn ders-hne ders, dersiyye Sene-i dersiyye der-uhde dern Derd-i dern Ate-i dern dern-i hne dern-i dilden dern-i ehr dern brn dern-bn dern-dr derne dern (f.b.s.) pusuda, pusu bekleyen. (f.a.zf.) 1. kenara yazlm olan yaz, kma yaz. 2.

kucaklama, kucaa alma. l-. 2. re. 3. takat, kuvvet, g. (f.s.c. dermndegn) bre, ciz, beceriksiz, zavall. (f.b.s. dermn-de'nin c.) breler, zavalllar, cizler, beceriksizler, dknler. (f.b.i.) barelik, beceriksizlik, acizlik, dknlk. (f.b.s.) ortada, arada. ortaya koymak, ne srmek, sylemek, anlatmak, ileri srmek. (f.b.s.) knda, kna sokulmu, klfta. (f.b.zf.) ard sra. (f.b.zf.) en nde, gznnde bulunan. gznnde bulundurmak. (a.i.) 1. kimse, kii. 2. s. gzel i, gzel eser. mkfatn Tanr versin! (a.i.) 1. eski devirlerde st sr derisi ile rtl, tekerlekleri iinden dnen bir eit harp leti. 2. velospit, bisiklet. (a.f.b.s.) bisiklete binmi olan kimse. (a.s. derk'den) abuk anlayan, anlayl. (f.i.) dere. saman urusu, Samanyolu, (bkz: kehken). (a.s.) parlak, ldayan. (a.i.c. drs) 1. bir eyi renmek iin retmenden azar azar alnan vazife. 2. tenbih, telkin; tlmat, direktif. 3. akl. sana kim akl verdi. [evvelce] talebeye, medreseliye ve herkese ders vermeye yetkili bulunan kimse, cami hocas. (ibret dersi) gz aacak ey, us pay. [evvelce] eyhlislm kapsnda, medrese talebesi ve bunlarn dersleriyle megul olan dire. (f.a.h.i.) istanbul [der-i saadet = saadet kaps istanbul]. (a.f.b.s.) ders okuyan, "renci. (a.f.b.i.) ders yeri, ders vermeye mahsus yer, snf. (a.s.) derse ait, dersle ilgili. ders yl, retim yl. (f.a.b.i.) stne alma, yklenme. (f.i.) 1. i, ieri, dhil. 2. gnl, kalb, yrek, (bkz: derne). gnl derdi.

"iin atei"; gnl yankl. ev ii. gnlden. ehir ii. i ve d. (f.b.i.) insann boaz, burun ve benzeri yerlerin iine bakmaya yarayan let, fr. endoscope. (f.b.s.) iten pazarlkl, mnafk, kin besleyen. (f.i.). (bkz. dern). (f.s.) iten, gnlden.

h- dern h- dern dern murakabe fels. iebak, fr. int-rospection. dern-nin (f-b.s.) yalnz kalmay seven. dern-perver (f.b.s.) 1. gnl yapc. 2. iyi huylu [kimse]. derv, dervh (f-s.) 1. akn, hayran. 2. baaa aslm, ters. 3. lzm, zarur. dervh (f.s.) 1. hastalktan yeni kurtulup iyice kendisine gelemeyen [kimse]. 2. salam, muhkem. 3. doru, gerek. 4. i. ayp, utanma. 5. i. cesaret, ecaat. 6. i. sertlik, kabalk. dervze (f.i.) kap, kale kaps; ehir kaps. dervze-i g me. kulak delii. dervze-i n me. az. dervze-bn (f.b.i.) muhafz, gardiyan. dervze-hezr-gm (f-b. i.) bin admda bir dikilmi ta, kazk gibi bir uzaklk ls. dervi (f.i.) 1. Allah iin alakgnlll ve fkarl kabul eden veya bir tarikata bal bulunan kimse. 2. fakir ve ihtiyal kimse. derv-i ab-p aba giymi dervi. derv-i dil-r gnl yaral dervi. dervn (f.i. derv'in c.) derviler. derv-ne (f.zf.) dervi olana yakacak surette, dervicesine. derv-nihd (f.b.s.) dervi ruhlu, alak gnll kimse. derya (f.i.) deniz. dery-y adem yokluk, hilik denizi. dery-y ahder yeil deniz. me. sem, gkyz. dery-y ebyaz Akdeniz. dery-y esved Karadeniz. dery-y hmile me. inci karlan deniz. dery-y Hind cor. Hint okyanusu. dery-y kulzum Bahr-i ahmer, ap denizi, Kzldeniz. dery-y la'l me. arap fjs. dery-y nur (nur deryas) ran haznesinin en deerli mcevheri olup arl 186 krattr. dery-y rahmet (rahmet denizi) Allah'n rahmeti. dery-y Rm cor. Akdeniz. deryy-ummn umman denizi, ak deniz, okyanus. deryb (f.s.) akll, anlayl. dery-br (f.b.s.) deniz gibi coan. dery-bend (f.b.i.) 1. liman. 2. gemi yaplan veya tamir edilen yer. deryce (f.b.i.) kk deniz, gl. dery-dil (f.b.s.) kalbideniz gibi geni olan, gnl byk, havsalas geni, himmeti byk. dery-feyz (f.a.b.s.) feyzi deniz gibi sonsuz. dery-ke (f.b.s.) ok iki ien. (bkz: dery-n). dery-misl (f.a.b.s.) denizi andran, deniz gibi. dery-nevl (f.a.b.s.) bahii deniz gibi ok olan. dery-neverd (f.b.s.) denizde gezen, dolaan. dery-n (f.b.s.) ok iki ien. (bkz: dery-ke). deryz, deryze (f.s.) dilencilik.

Kse-i deryze Kse-i deryze deryze-ger (f.b.s.) dilenci, (bkz: sil). deryze-gern (f-b.i. ve s. deryze-ger'in c.) dilenciler. deryze-g (f.i.) dilencilik. derz (a.i.c. drz) 1. yiv, diki yivi. 2. kuru duvann talan arasna har doldurup tesviye etme. derz-i lm biy., anat. lmbda diki, fr. lambdo'ide. derzen (f.i.) ine. der-zengr (f.b.s.) zincirde, zincire vurulu. derzi (f.s.) diki ile yiv yapan, terzi. (bkz: hayyt). des (f.i.) e, benzer, (bkz: menend). desis (a.i. desse'nin c.) hileler, o-yunlar, el altndan yaplan iler, dekler. desis-i eytniyye eytanca hileler, oyunlar. destr (a.i. dstr'un c.), (bkz.dstr). desem (a.i.c. dm) ya. desem, desemiyye (a.s.) yaa mensup, yaa benzer, ya ile ilgili eyler. desse (a.i.c. desis) hle, oyun, el altndan yaplan i. (bkz: dek). desse-bz (a.f.b.s.) hleci, oyuncu. (bkz: desse-kr). desse-kr (a.f.b.s.) hle eden, hleci, oyuncu. desse-krne (a.f.zf.) desse edene yakacak surette. deskere (f.i.) 1. ehir ve kasaba. 2. hasta, ta ve ire tamaya yarayan tahta, teskere, (bkz: destgre). dessm (a.i.) kapakk, kapack. dessm- dekkak- ver anat. kr-ince kapac, fr. valvule ilecocoecal. dessm- iklil anat. ikili kapack, fr. valvule mitrale. dessm- z-selset-i-erfe anat. l kapack, fr. valvule tricuspide. dessmt- sniyye biy. sigma kapacklar. dessme (a.i.) anat. kapakk, f r. valvule. dessas (a.s.) desse eden, aldatc, o-yuncu, hleci. dest (f.i.c. destan) 1. el. dest-i henn "demir el"; kuvvet, g. dest-i billur billur gibi el. dest-i dil gnl eli. dest-i Hakk Allah'n eli. dest-i istibdd istibdad'n eli, istibdad'n verdii azap. dest-i Musa (Musa'nn eli) Gne, (bkz: ftb, Hurd, Mihr, ems). dest-i gayb (gizli el) kaderin eli dest-i hafi, (gizli el) kaderin eli dest-i pr-mahret becerikli, baarl el. dest-i ra'edr titrek el. dest-i stdne becerikli, baarl el. dest girbn olmak elle yakasna yapmak, ekimek. dest pa el ve ayak. dest p-yi brid souk el ve ayak. 2. fayda, menfaat. 3. zafer, galebe, stnlk. 4. yksek yer, mevki. 5. g, kuvvet. 6. tarz, slp. dest-ly (f.b.s.) bulam, bulak el. dest-mz (f.b.s.) ele altrlm, yavrudan beslenip altrlm. destan (f.i. dest'in c.) eller.

destan destan tezvr. 3. Rstem'in babasnn lkab. destn-ger (f.b.s.) hleci. destn-ser (f.b.s.) destan okuyan, meddah. destn-zen (f.b.s.) hlekr, dubarac. destr (f.i.) sank, tlbent, (bkz: imame). destr- hmyn pdih sar. destr- erif Mevlevlerin balarna giydikleri sikkenin zerine sarlan sank. destr- Yusfi sultanlarn sard bir eit sark. destrn (f.b.i. destr'n c.) 1. bahiler, cretler. 2 . sanklar, tlbentler. destr-beh (f.b.i.) sank paras. [Tanzimat'tan nce asker ve sivil me'murlara bu adla para verilirdi]. destr-bend (f.b.s. ve i.) sark saran, sarkl. destr-bendn (f.b.i.) destr-bend'in c.) sank saranlar, sankllar snf. destr-e (f.b.i.) mendil, yalk. destr-hn (f.b.i.) 1. masa rts. 2 . bir tepsi iinde gnderilmi yemek. Destr (f.s.) 1. destarla ilgili. 2. destar yapan. destr-p (f.b.s.) mevlevlerde giydikleri sikkelerine sank sarma yetkisi olan kimse. dest-seng (f.b.i.) sapan ["dest-seng" de denilir]. dest-vz (f.i.) ufak hediye, kkten bye verilen hediye. [Farsada "yalvarma" mnsna da gelir]. dest-azm (f.b.s.) deneme, snama. dest-b-dest (f.b.zf.) elele. (bkz. dest-be-dest). dest-bz (f.i.) 1. satran, tavla ve benzeri oyunlarda eline abuk olan oyuncu. 2. hokkabaz. dest-be-dest (f.zf.) elele, elden ele, pein sat. dest-be-dehn (f-b.s.) parma aznda, ne yapacan arm. dest-bend (f.b.i.) 1. incik boncuktan yaplan kol bilezii. 2. elele tutuup oynanlan bir oyun, raks. 3. insan veya hayvandan meydana gelen halka. dest-ber (f.b.s.) stnlk, kuvvetlilik. dest-ber-bl-y dest el elden stndr. dest-ber-sne (f.b.s.) eli gsnde, ie hazr. dest-be-ser (f.b.s.) eli banda, akn, dalgn. dest- beste (f.b.s.) eli bal; el kavuturmu, el balam. dest-bs (f.b.i.) el pme. dest-bs (f.b.i.) el pmeklik, el pme treni. dest-by, dest-bye (f. b.i.) ele srlen tr gibi kokulu madde. dest-brd (f-i.) kuvvet; stnlk, zafer. dest-lk (f.b.s.) eline abuk, atik. dest-drz (f.b.i.) 1. el uzatma, sarkntlk. 2 . s . el uzatan, zulmeden. deste (f.i.) 1. demet, tutam; takm. 2. kabza, tutacak yer. 3. g. s. on yapraklk altn varak defteri. deste-b (f-b-i-) denek, sopa. dest-efn (f.b.s.) tohum gibi salan eyler.

destek (f.i.) 1. bir eyin yklmamas iin o eye vurulan dayak; dayanak, [maneviyatta da kullanlr]. 2. pamuk ve yn iplii gibi eyleri eirmeye yarayan let, i. 3. elcik, kk el.

dest-endz (f.b.s.) el atc, yankesici. destere, dest-erre (f.b.i.) l . el bks, testere. 2 . g. s. bir rg motifi. deste-seng (f.b.i.) ezme iinde kullanlan, billur veya mermerden yaplm let. dest-gh (f.b.i.) 1. tezgh, dokuma leti; atlye. 2. zenginlik. dest-gh-dr (f.b.s.) amele ba, usta, kalfa, tezghtar. destgre (f.b.i.) teskere, hasta, ta ve sire nakline yarayan tahta, [bkz. deskere). dest-geh (f.b.i.). (bkz: dest-gh). dest-gr (f.b.s.) elinden tutan, yardmc. dest-giry (f.b.s.) zayf, kuvvetsiz, elimsiz. dest-gy (f.b.i.) el aclk, avu aclk. dest-g (f.b.s.) el aan, avu aan. dest-gzr (f.b.s.) yardmc, imdada yetien. dest-gzn (f.b.s.) 1. [toplantda] ba kede oturan. 2. i. yedek at. dest-hatt (f.a.b.i.) el yazs. dest-h (f.b.i.) oyuncak, (bkz: bze). dest (f.i.) 1. testi. 2. bilezik. 3. elinden tutma, yardm. dest-bz (f.b.i.) testi ile oyun yapan hokkabaz.

destine (f.i.) 1. el bilezii. 2. kol-ba. 3. el ile yazlan mektup. 4. pdih ferman. 5. mahkeme ilm. 6. mektubun sonuna konan imza veya tarih. dest-kr (f.b.i.) el ii, i. dest-ke (f.b.s.) 1. el eken, gzleri grmeyen kimseyi elinden tutup gezdiren. 2. bir iten vazgeen. 3. el uzatan, dilenci. 4. i. kazan. 5. i. at ve yay gibi elde kolaylkla idare olunan ey, dest-lf (f.b.i.) pazarlk. dest-ml (f.b.i.) elbezi. dest-mye (f.b.i.) elde bulunan ey, sermye. dest-Ms Gne, (bkz. ftb, Hrd,Mihr, ems). dest-mze (f.b.i.) hediye, armaan. dest-mzd (f.b.i.) bahi, ayakteri. dest-nemz (f.b.i.) abdest. dest-nin (f.b.i.) kendi eliyle dikilen fidan; birinin klavuzluu ile bir ie tyin edilen kimse. dest-pk (f.b.s.) 1. fakir. 2. dindar. 3. i. mendil. dest-peymn (f.b.i.) damadn geline verdii arlk, (bkz: mehr-i muaccel). dest-renc (f.b.i.) 1. el ile yaplan i, el emei. 2. kazan, cret. dest-res (f.b.i.) elerme, kuvvet ve zenginlik. dest-res olmak (f.t.m.) ele geirmek, elde etmek, erimek. dest-seng

(f.b.i.) sapan. dest-sz (f.b.s.) eli yakan, yakc. dest-sze (f.b.i.) nianl kz. dest-ikeste (f.b.s.) geinecek hneri ve sanat olmayan kimse. dest-teng (f.b.s.) eli dar, fakir, yoksul. destur (f.i.) 1. izin, msade, ruhsat. 2. zerdt dninin ruhan bakan. 3. izin verin geelim, msade edin, kimse olmasn, aln, savulun!. 4. msade et. 5. cin ve peri errinden kurtulmak iin sylenen bir sz. 6. kanun, tre. destr-i edviye il yapma konularyla ilgili kitap, kodeks.

destr-i riyazi destr desturun destr-i riyazi destr desturun dest-vr, dest-vre dest-yb dest-yr dest-yr dest-zen dene dene-i -Lr dene-i subh dest det-i fena det-i hayt det-i kebr det-i Kerbel det-i Kpak det-gerd det det-neverd det-peym det-zr deva' dev-i seb'a dev-n-pezr dev-yi misk dev-yi msekkin devbb devc devh devhil devhin dev devi-d-dehr dev, deviyye devir devir-i askeriyye devir-i belediyye devir-i devlet

matematik forml. (f.s.) desturla ilgili. (f.t.zf.) bz kimselerce, kaba bir sz sylenecei zaman kullanlr. (f.i.) hamam natn. (bkz: dellak). (f.b.i.) savata giyilen demir eldiven. 2. bilezik. 3. meclisin ba taraf. (f. b.i.) 1. baston; oban denei. 2. el gibi, ele benzer, el kadar. 3. el bilezii. (f.b.i.) 1. zafer, stnlk. 2. frsat. (f.b.i.) yardmc, arka. (bkz: mun, mzahir). (f.i.) yardm, muavenet. (f.b.i.) 1. el uzatma. 2. tutunma. (f.i.) haner. Lr diyrna mahsus haner. tan yeri [ilknce haner eklinde grldnden kinaye olarak]. (f.i.) bozkr, l, kr, ova. fnilik ovas; dny. hayat l. ran'da Tahran'n gney dousuna den mehur orak bir blge. Hz. Hseyn'in susuzluktan ld yer. Dinyester ile rti aras geni step. (f.b.s.) lde, krda, evde gezen, (bkz: det-neverd, detpeym). (f.s.) 1. lle ilgili. 2. vah, yaban. (f.b.s.) lde, krda, evde gezen, (bkz: det-gerd, det-peym). (f.b.s.) lde, krda, evde gezen, (bkz: det-gerd, detneverd). (f.b.s.) llk, ovalk. (a.i.c. edviye) 1. il. 2. re, tedbir. yedi deva, yedi il[stbe, mrdesenk, zift, terementi, balmumu, gnlk, kzd]. (f.b.s.) ifs imknsz olan, ilc olmayan, (bkz. iltiym-npezr). gzel kokulu bir eit eker helvas. ac giderici, yattrc il. (a.i dbbe'nin c.) yk ve binek hayvanlar.

(f.i.) ste rtnecek ey, yorgan. (a.i. dhiye'nin c.) musibetler, felketler, byk bellar. (a.i. dhile'nin c.) iler. (a.i. dhine'nin c.) duman karan bacalar. (a.i. diye'nin c.) iten gelen bir duyguyu tevik edici haller. dny halleri. (a-s.) 1. illa ilgili olan nesneler. 2. illara ait. (a.i. dire'nin c.) direler. asker direler. belediye direleri. devlet direleri.

devir-i hussiyye zel direler. devir-i hussiyye zel direler. devir-i mttehidl-merkiz geo. emberleri paralel veya merkezleri ortak olan devir-i resmiyye resm direler. devir-i uruz cor . Ekvator hattna paralel olarak geen kk direler. devl (a. s.) hek. damar hastal, fr. varice. devlb (a.i. dolb'n c.). (bkz. dolb). devlib-i ihtiylt hle dolaplar, dzen dolaplar. devam (a.i.) 1. dim olma, bir halde bulunma, srme. 2. sebat. 3. bir ie, bir me'-mriyete gidip gelme. devan (f.s.) 1. koan, seirten, hzl yryen. Esb-i devan koucu, hzl giden at. Peyk-i devan yanda koan at ua. 2. z f. koarak, sr'atle, hzla. devan devan (f.zf.) koa koa, hzla. dev-n-pezr (a.f.b.s.) ilc, resi olmayan. devnik (a.i. dnik'n c.) 1. mangrlar. 2. bir dirhemin drtte birleri. devnik (a.s.) Abbas halfelerinden Eb Cafer Mansr'un hasisliinden bir eyi "dnik = en ufak ey, mangr" a kadar hesap etmek deti olduundan kendisine verilen lkap. devr, duvar (a.i.) hek. ba dnmesi hastal. dev-s

(f.s.) dev gibi. dev-sz (a.f.b.s.) il tertibeden, re bulan. devt (a.i.) divit, kalem koymak iin uzun maden sap ve ucunda bir de hokkas bulunan let. (bkz: devt). devt-dr (a.f.b.s.) 1. divitdr, yazc. 2. yaz takmlarna bakan kimse. devvn (a-i-dvn'n c.) ir dvanlar, (bkz: dvn2). devvn-i atka eski iir dvanlar. devende (f.s.) gezen, dnp dolaan. deveran (a.i.) dnp dolama, dolanma. devern- dem biy. kan dolam, fr. circulation. devern- kebr biy. byk dolam. devern- lenf biy. lenf (akkan) dolam. deveran (a.s.) mat. dnel, fr. rotatoire. devha (a.i.) byk, ulu aa. devhat-z-zeheb "byk altn aa" Hz. Ali'yi takdis etme anlamna gelen bir deyim. devt (f.i.) divit, (bkz: devt). deviyy (a.i.) anlalmayan, nerden geldii belli olmayan sesler, grltler, patrtlar. devle (a.i.) "devlet" kelimesinin Arapa tbirlerde geen bir ekli.

devlet (a.i.c. dvel) 1. bir hkmet idaresinde tekiltlandrlm olan siys topluluk. devlet-i l-i Osman tar. Osmanl imparatorluu, (bkz. devlet-i aliyye-i Osmniyye). devlet-i liyye Osmanl imparatorluu. devlet-i aliyye-i Osmniyye tar. Osmanl imparatorluu. devlet-i ebed saltanat ebed, srekli olan devlet, (bkz. devlet-i mebbed). devlet-i ebed-mddet sresi devaml olan devlet. devlet-i ezel balangc bilinmeyen devlet.

devlet-i mebbed devlet-i mebbed devlet-hh devlet-hne devlet-iktirn devletli,-l devletli! inyetl devletl necbetl devletl re'fetl devletl semhatli devletl siydetl devletl utfetl devlet-meb devlet-medr devlet-mend devlet-yb devr devr teslim devr-i devr-i devr-i devr-i devr-i devr-i devr-i devr-i devr-i devr-i devr-i devr-i lem btl cnn dim devlet dil-r ebvb esatir felek gusm gl hind

devr-i ikbl devr-i inhitat (bkz: devlet-i ebed). 2. byk saadet, zenginlik. 3 baht, talih, kut. 4. byk rtbe, mevki. ehitlik devleti, ehitlerin hiretteki en byk saadeti. ululuk, byklk ve iyi talih, mutluluk. birini uurlama sz, gle gle. (a.f.b.i.) g. s. gzel sanatlarda kullanlan ve Hindistan'n Devletbd ehrinde yaplan bir kt cinsi, [tezhip, hat,

minyatr v.b.]. (a.f.b.s.) mevki ve zenginlik dkn. (a.f.b.i.) ev, konak. refah iinde, mutlu, (bkz: devlet-yb). (a.t.b.s.) [eskiden] refah, saadet ve nmet sahibi, vezir ve mir gibi byk rtbe sahiplerine verilen bir unvan. sarayn kzlar aasna verilen unvan. ehzadeler hakknda kullanlan bir unvan. [eskiden] seraskerlere verilen bir unvan. eyhlislmlar hakknda kullanlan bir unvan. Mekke erifine verilen unvan. vezirlere, mirlere, pdih damatlarna verilen unvan. [Sadrazamlk etmilere "bbehetl devletl" yazlrd]. (a.b.i.) devletin, saadet ve ihtiamnn snaca yer, hkmdar. (a.b.s.) byklk merkezi olan [hkmdar v.b.]. (a.f.b.s.). (bkz. devletli). (a.f.b.s.) refah iinde, mutlu, (bkz: devlet-iktirn). (a.i.c. edvar) 1. dnme, bir eyin etrafn dolama. 2. dnp dolama. 3. nakil, aktarma. 4. bir eyi bakasna teslim etme. biri, bir ii tamamyla bakasna vererek o iten ekilme. 5. zaman, a. 6. bir zamann blnd ksmlardan her biri. 7. batan sonuna kadar okuma. 8. tas. dn yya gelme, (nzul) ve tekrar geldii yere dnme (urc) hli. 9. muz. bir mzik zerinde her lye verilen isim olup umumiyetle byk ller ve perevler iin kullanlr. dny seyahati, dny gezisi. mant. ksrdng, fr. cercle vicieux. fels. dner delilik, fr. folie carculaire. durmadan, durmamacasna dnp dolama. devlet zaman, saadet nbeti. gnl ho eden devir, en ho zaman. kap kap gezip dolama. tar. mitoloji a. zaman, talih, kader. musibet, bel gnleri. gl mevsimi. muz. Trk mziinin kk usullerindendir; 7 zamanl ve 5 darbldr. Bu usul ile ark ve ilhiler llmtr. Bu

makamn 7/8, bir de 7/4 ar devr-i hind mertebeleri kullanlmtr. Bir sema ile bir sofyandan mrekkeptir. mutluluk gnleri. gerileme dnemi.

devr-i isn-aer devr-i isn-aer devr-i istibdd tar. II. Abdlhamid zamanna (1878-1908) verilen bir ad. devr-i kamer ay devri, hr zaman (Hz. Peygamber'in devri). devr-i kamer bir ay iinde ayn dolamas. devr-i kebr muz. Trk mziinin byk usullerindendir. 28 zamanl ve 12 darbldr. Bu usul ile kr, tevh, ilhi bilhassa beste ve perevler llmtr. devr-i lle lle devri, lle mevsimi. devr-i mihnet dny. devr-i rbi' eski takvimlerde uurlu ve uursuz gnler devri olup on iki gndr. devr-i revn muz. Trk mziinin kk usullerindendir. 14 zamanl ve 6 darbldr. Bu usul ile yn-i erifler, tevhler, ilhiler, krlar, besteler, arklar, perevler llmtr. devr rzgr cor. dnemli yel, fr. vent periodique. devr-i saadet Hz. Muhammed'in yaad a. devr-i sabk bir nceki hkmet, pdih devri. devr-i saltanat bir hkmdarn hkm srd devir. devr-i tefrih b i y. kuluka devri. devr-i terakki terakki, ilerleme dnemi. devr-i tezyd hek. hastaln ilerleme dnemi. devr-i turan muz. Trk mziinin kk usullerindendir. 7 zamanl ve 3 darbldr. Trk, keke ve oyun havalarnda kullanlmtr. devr-i Veledi mukabele gn sem balamadan nce eyh nde, dedeler kdem srasyla arkada olduu halde semahanenin diresi iinde ve halka eklinde grnmek suretiyle defa yaplan dolama, [buna "Sultan Veled Devri" de denir]. devr (f.i.) l. gemi dersleri hatrlama. 2. casus; hafiye. 3. arap kadehi. devrn (a-i-) dny, felek, zaman, talih, kader; devir. devre (a.i.c. devrt) 1. dn, dnme. 2. bir eyin frdolay etraf, kenar. 3. bir ka yldan meydana gelen zaman sresi, * dnem. devre-i liye [eski] sultan tekiltnda l denilen ilk alt snfn son snflan. devre-i ariyye kavs-i urc. [Bektai tbirlerindendir]. devre-i feriyye devriyelerin kavs-i nzule ait olanlar. [Uskdar'l Him babann devre-i feriyye'si mehurdur]. devre-i ibtidiyye eski okullarda alt snfn ilk snflan. devre-i kasire fiz. ksa devre. devre-i mutavassta eski okullardaki ilk alt snfn orta snflar. devren (a.zf.) devrederek, devir suretiyle. devr-hn (a.f.b.s.) Kur'n' dima okuyup devreden [kimse]. devr, devriyye (a.s.) 1. devir ile, devrn ile ilgili. Sene-i devriyye yl dnm. 2. z f. zaman zaman. devriyye (a.i.) 1. geceleri dolaan kol takm, gezici karakol. 2. blbl, karatavuk, srck ve benzerleri gibi kulann mensup olduu snf. 3. insan ve kitn Tann'dan kp Tannya dnmesi felsefesine gre bu devir safhalarn anlatan tasavvuf iiri. devriyye medreseleri Osmanl imparatorluu zamannda

devriyye mevleviyyeti devriyye mevleviyyeti deycr deybdn Deylime deybvend deybzer deycr eb-i deycr deyden, deydene deydene-i drne dey-mh deymmet deyn deyn-i gayr-i sahh deyn-i hl deyn-i lzm- sahh deyr deyr-i Abdurrahmn deyr-i kunna deyr-i kurr' deyr-i mihnet deyr-i mugan deyr-i mrrn deyr-i semn deyr-i teng deyr-l-kul deyr-l-aver deyr-l-bahr deyr-l-Caslk deyr-l-cemcim istanbul'da "sahn- semn" medresesinden daha st derecedeki retim kurumlan. ilmiye mensuplarna rtbeleri cbnca tevch olunan vazifelerden birinin ad. (a.s. devr'den) devreden, ok dnen. Dny. Dny. (a.i.) pergel denilen geometri leti. (f.i.) 1. Gne ylnn onuncu ay. 2. Gne ylnn onuncu

aynda ve her Gne ylnn 8, 15 ve 23 nc gnlerinde yaplacak ileri idareye me'mur saylan melek. 3. k. (bkz. it). (a.i. deycr'un c.) karanlklar. (f.h.i.) 1. Cenbhak. 2. i. her Gne aynn 23 nc gn. 3. i. bir melek ad. (a.h.i. deylem'in c.) deylemliler. (f.h.i.) Tehmres'in lkab. Gne aylannn sekizinci gn; ve onu idareye me'mur saylan melek. (a.s.c. deycr) ok karanlk. (bkz. zalm, zulmet). karanlk gece. usul det, gelenek. eski usul, det. (f.b.i.) k ay. (a.i.) dimlik, devam, sregelme. (a.i.c. duyn, dynt) bor. huk. deme yahut hakikaten veya hkmen ibra olmakszn dah sakt olan bor. huk. bir vakte talik ve te'hr edilmeyen bor. huk. denmedike veyahut hakikaten veya hkmen ibra olunmadka sakt olmayan bor. (a.i.c. edyr) 1. manastr, kilise. 2. insanlk lemi, bu dny. 3. me. meyhane. Irak'da Kfe yaknnda bir yer. Badat'n 90 km. gneyinde ve Dicle'nin sol kysnda ok eski ve byk bir manastr. Kfe'ye 42 km. uzaklkta bulunan bir manastr. hznl, tasal dny. mecus mabedi, meyhane. Suriye'de am yaknlarnda byk ve eski bir manastr. Suriye'de birka Hristiyan manastrnn ad. (dar kilise) me. [bu] dny. Badat'n gneydousunda ve 83 km. uzanda Dicle nehrinin sol yakasndaki bir ehir. Irak'ta Kerbel ve Necef arasnda bir yer. Msr'da bir nemli yerleme merkezi. Irak'ta Badat'n 55 km. kuzeyinde Mesken kasabas yaknndaki manastr. Irak'ta Kfe'ye 42 km. uzaklkta, Frat'n batsndaki bir

manastr.

deyr-l-gebrev deyr-l-gebrev deyr-l-Kamer Lbnan'da bir kasaba. deyr-l-Medne Nil'in bat yakasnda, Teb'de bir yer. deyr-z-zafern Mardin ilinin gneydousunda, Eskikale kynde bir manastr. deyr-z-zr Suriye'de bir ehir. deyrn (a. s. deyr'den) manastra mensup, manastr ile ilgili, manastr adam. deyr-hne (a.f.b.i.) manastr; kilise. deyr (a.s.) manastrla ilgili. deyyn (a.s.) mkfatlandran veya cezalandran, hkim, Tanr. deyyr (a.i.) 1. biri, bir kimse, bir fert. 2 . manastr sahibi. deyyus (a.s.) karsnn namussuzluuna gz yuman ve katlanan kimse, kurumsak. (bkz. derre). dbbiyye (a.i.) zool. (bkz: zbbiyye). dbkyye (a.i.) bot. kseotugiller. dfda' (a.i.c. defd') kurbaa, (bkz:az) dfdaiyye (a.i.) zool. kurbaagiller. Dhm (a.s. dahm'n c.) iri, kaln olan eyler.' dhk (a.i.) glme. dhk-ver (a.f.b.s.) insann gleceini getiren, gldren, gldrc dkak (a.s.) 1. her eyin ufalm, krnts, incesi. 2. irden denilen barsak. dbk (a.i.) kse. dkk (a.i.) ince ar, erime hastal. dl' (a.i.c. adla') 1. geo. kenar. 2. anat. kaburga kemii. dl'- kaim geo. dikkenar. dl'- kzib anat gs kemiine dayanan be tane kk kaburga kemii. dl'- mcessem mat. ayrt, fr. arete. dl'- sahh anat. gs kemiine dayanan yedi tane kaburga kemii. Dmk (a.h.i.) am. Dmki (a.s.). (bkz. Dimiki). dr' (a.i.c. dr', duru') cenkte, savata giyilen zrh. (bkz. ceven). draht (f.i.). (bkz: diraht). drk (a.i. daraka'nn c.) deriden yaplm kalkanlar. drz (f.s,) uzun, [asl "derz" dr]. drz-dest (f.b.i.) el uzunluu; el uzatan. drz-g (f.b.i.) kula uzun, tavan. drz (f.i.) uzunluk. drgam (a.i.c. dargm) arslan. (bkz. esed, haydar, gazanfer, r). drgame ("ga" uzun okunur, a.i.) arslan. drra (a.i.) 1. krba, (bkz: tziyne). 2. tura. drs (a.i.c. adrs) az dii. drs, drsyye (a.s.) az diine ait, az dii ile ilgili. dyyk (a.s.) pek dar. Mekn- dyyk pek dar yer. d (f.i.) dn, dnk gn. d ve ferda dn ve yarn. dim, dimet (a.i.c. 1. binaya vurulan direk, destek, payanda. 2. ileri gelen, ba.

db db canfes kuma. db-yi frenk frenk canfesi. db-yi Hindi Hindistan'dan gelen bir eit kaln ipekli kuma. db-yi mnakka snds de denilen altn veya gm kartrlarak dokunmu iekli, ssl bir ipekli kuma. db-bf (f.b.s.) ipekli kuma dokuyan. dbc (a.i.c. debbc) 1. dall, iekli bir eit ipek kuma, db, canfes. 2. g. s. bir yaz sitili. dibace (a.i.) balang, nsz, (bkz: mukaddeme). dibgat (a.i.) sepicilik, hayvan derilerini terbiye etmek zanaati. dicc (a.i.c. dcc) bkz: decc, dcc). dicce (a.i.c. dcc) tavuk, (bkz: decce, dcce). ddn (a.i. dd'un c.) ufak solucanlar, kurtazlar. ddn- em'a barsak kurtlan. ddn- haytiyye eritler. ddn- ertiyye zool. eritler. ddr (f.i.) l.yz, ehre. ddr- hrriyyet hrriyetin gzel yz. ddr- pak temiz yz. ddr- yr sevgilinin yz. 2. grme, grme. 3. gr kuvveti, gz. 4. s. ak, meydanda. 5. i. kadn ad. dde (f.i.c. dde-gn) 1. gz. Nr-i dde gzn nuru. (bkz: ayn, em). dde-i bn gren gz. dde-i gv (kz gz) 1) srgz denilen iek; 2) bir eit zm. dde-i giryn alayan gz, yal gz. dde-i hakk-bn doruyu, doruluu gren gz. dde-i hn-br kanl ya dken, kan alayan, kan saan gz. dde-i hurs (horoz gz) me. krmz arap. dde-i mahmur mahmur (bakl) gz. dde-i siyah kara gz. (bkz: em-i siyah). 2. gzc, 3. gzbebei. 4. gzucu. -dde (f.s.c. dde-gn) grm; grlm. Ltuf-dde ltuf grm. Zarar-d-de zarar grm. dde-bn (f.b.i.) 1. gzc, gzleyici, beki, kolcu, nbeti. 2. [evvelce] gmrk kolcusu. dde-bn-n (f.b.i.) dde-bn'n c.) 1. gzcler, gzleyiciler, bekiler, kolcular, nbetiler. 2. [evvelce] gmrk kolcular. ddebn-n- lem yedi gezegen, me. gezegenler. ddebn-n- ihrm Gne, (bkz: Aftb, Hrid, Mihr, ems). dde-bn- felek astr. Zhal (Satrn) gezegeni. dde-be-rh (f.b.s.) "gz yolda" bekleyen. dde-b-dr (f.b.s.) gzne uyku girmeyen. dde-dr (f.b.s.) gzetici, gzc, (bkz: dde-bn)." dde-frz (f.b.s.) gz aydnlatan. dde-gh (f.b.i.) gzcnn bulunduu yer. -dde-gn (f.s. -dde'nin c.) grmler. Ltuf-dde-gn ltuf grmler.

ddeler-ren ddeler-ren gznz aydn olsun!" anlamna iyi bir dilek. dde-nm (f.b.s.) gz gibi, gze benzeyen. dde-p (f.b.s.) "gz kapayan" rvet. dde-rb (f.b.s.) gz alc. dde-ver (f.b.s.) iyi gren, iten anlar. dg (f.i.) mlek, toprak tencere. dg-i cn tam, takn, taan tencere. dg-i sevda ak tenceresi, muhabbet kazan. dier, dger (f.s.) dier, baka, teki. dger, br (f.b.zf.) baka defa, baka zaman. dger-bin (f.b.s.) bakalarnn iyilii iin fedakrlkta bulunan, bakalar iin yaayan kimse. dger-gn (f.b.s.) 1. bozuk, deimi, bakalam. 2. me. lm. dger-km (f.b.s.) bakalarn dnen, fr. altruiste. [bkz: dger-bn). dger-rz (f.b.s.) baka gn. dih (f.i.c. diht) 1. ky, karye, (bkz: dh). 2. g. s. tek renkli kenarlar gm veya altn motifli ipek kuma. -dih (f.s.) veren, verici. rm-dih rahatlk veren. Haclet-dih utan verici, utandrc. dh (f.i.) ky, karye. dihn ,*j (a.i.) 1. krmz sahtiyan. 2. (dhn'n c.) srnlecek yalar. diht oUj (f.i. dh'in c.) kyler. dih-e (f.i.) 1. kk ky. 2. kyl, ifti. dih-dr (f.b.i.) ky aas, (bkz: dihhud). dih-gn (f-b.i.) kyl; ekinci, (bkz: dihkan). dih-hd (f.b.i.) ky aas, ky khyas, (bkz. dih-dr). dih (f.s.) kye mensup, kyl. dhm (f.i.) ta. (bkz: dahm, dhim, efser, ikl). Dihistn (f.h.i.) Esterbd denilen kasaba. di his (f.i.) verme, veri, balama. (bkz. ihsan, atiyye). dihkan ("ka" uzun okunur, a.i.) 1. ifti, kyl. 2. ky aas, [asl Farsa "dih-gn" dr]. dihkan ("ka" uzun okunur, f.i.) renberlik, iftilik; kyllk. dihlz (a.i.). (bkz. dehlz). dk (a.i.c. diyeke, edyk) horoz. dk-i ebyz Cennet'te bir ku. dk-l-ar "sidret-l-mnteh" da bulunan ve bamsyla Cennet'teki meleklere namaz zamann bildirecek olan tavus eklinde bir melek. dk (a.i.) dar olma, darlk. dk- nefes nefes darl, tknefes. dikak ("ka" uzun okunur, a.i. dakik'in c.) incelenmi, ufalmlar. dk-efrak (a.b.i.) atal ibikli horoz. dikkat (a.i.) dakiklik, incelik, doruluk, ehemmiyet verme, ince eleme, ince arama. dikkat-i nazar bak incelii. dil (f.i.) 1. gnl, yrek, kalb. dil-i vre serseri gnl.

dil-i b-karr dil-i b-karr dil-i b-mr hasta gnl. dil-i dvne deli gnl. dil-i inhr rmaklarn gnl. dil-i hk topran aln, mezar. dil-i mecruh yaral gnl. dil-i nln inleyen gnl, dertli gnl. dil-i n-mihribn merhametsiz yrek. dil-i n-d kederli, gaml gnl. dil-i pak temiz gnl. dil-i pare pare para para, parampara olmu gnl. dil-i pr-te ateli gnl. dil-i sd-pre yz para, parampara olmu gnl. dil-i sengn ta yrekli. dil-i sevd-nihd sevdal gnl. dil-i sevd-nin sevdal gnl. dil-i szn yank, ateli gnl. dil-i eyd deli gnl. dil-i vrn ykk, harap gnl. dil-i yek-vcd tek paradan yapl gnl. dil-i zar, dil-i nizr kederli gnl, zavall gnl. dil-i zinde diri ve uyank gnl. dil can gnl ve ruh. dil-i zar zavall gnl. 2. orta, yan. dil-i derya denizin ortas. dil-i eb gece yans. dl (f.i.) 1. nokta. 2. gnl, kalb. 3. mandra, al. dil-gh (f.b.s.) gnl anlar; kalbi uyank; bilgin, akll. dil-r, dil-rm (f.b.s.) 1. gnl alan, gnl kapan, gnl okayan, gnl dinlendiren. 2. i. kadn ad. 3. muz. bugn elde rnei olmayan eski Trk mrekkep makamlanndan biridir. dil-s (f.b.s.) gnl rahatlandran, avutan. dil-sde (f.b.s.) gnl rahat. dil-b (f.bs.s.) 1. gnle sknt veren, yrei skan. 2. gnl kartran, kalbi meftun eden [gzel]. dil-fte (f.b.s.) gnlden vurgun olan, meftun olan. dil-ver (f.b.s.c. dilvern) 1. yiit, yrekli. 2. i. erkek ad. dil-vern (f.b.s. dil-ver'in c.) yiitler, yrekliler. dil-vz (f.b.s.) 1. gnle aslan, gnl eken, cazip, gzel. 2. i. muz. Abdl-bki Dede'nin terkibettii 7 makamdan biri. dil-zd (f.b.s.) gnl bir eyle ilgili olmayan, gnl rahat. dil-zr (f.b.s.) gnl inciten, hatr kran, kalp kran, merhametsiz. dil-zrde (f.b.s.) gnl incinmi, kalbi krk. dil-bz (f.b.s.) gnl elendiren; gzel sz syleyen, gze ho grnen. dil-bend (f.b.s.) gnl balayan. dil-ber (f.b.s.c. dil-bern) 1. gnl alp gtren, gzel. 2. i. kz ad. dil-bern (f.b.s. dilber'in c.) dilberler, gzeller. bil-berne (f.zf.) dilbere, gzele, sevgiliye yakr surette. dil-ber (f.b.i.) dilberlik, gzellik.

dil-beste dil-beste dil-c[y] (f.b.s.) gnl arayan, gnl eken. dil-lk (f.b.s.) heyecanl. dil-dde (f.b.s.) 1. gnl vermi, k. (bkz: dil-beste). 2. erkeklerin balarna sardklar renkli mendil. dil-dr (f.b.s.) 1. birinin gnln alm, sevgili. 2. i. muz. Abdlbki Dede'nin terkibettii 7 makamdan biri. dildil (f.i.) inilti, sknt, strap. dildil-knn (f.b.i.c.) 1. inleyenler, inleyiciler. 2. ztrap ekenler. dil-dz (f.b.s.) gnl delen, kalbe batan. dil-dzd (f.b.s.) gnl alan. dile (f.s. ve i.) 1. gnl sahibi. 2. gnl. (bkz: dil). dil-efgr, dil-figr (f.b.s.) gnl yaral olan, k. (bkz: mecrh-lfud). dil-efrz (f.b.s.) gnl aydnlatan, (bkz: dil-frz). dil-efz (f.b.s.) i ac. dil-ferh (f.b.s.) gnl geni, sevinli. dil-figr (f.b.s.) gnl yaral, k. dil-firb (f.b.s.) gnl aldatan, cazibeli, alml. dil-frz (f.b.s.) !. gnle ferahlk veren, sevindiren, (bkz: dilefrz). 2. muz. ad 1909 da yaymlanm anonim bir gfte dergisinde geen makam. dil-germ (f.b.s.) gnl kzm, fkelenmi. dil-gr (f.b.s.) gnl tutan, kalbe sknt veren; gcenik, krgn. dil-gdz (f.b.s.) yrek eriten, gnle eziyet veren. dil-g (f.b.s.) 1. gnl aan, i a-an, kalbe ferahlk veren. 2. i. muz. Arif Meh-med Aa'nn terkibettii bir mrekkep makamdr, [elde bu makama ait hi bir rnek yoktur]. dil-gde (f.b.s.) gnl ferah, yrei rahat. dil-gte (f.b.s.) gnl lm, yrei l. dil-hh (f.b.s.) gnl istei, gnl dilei. dil-harb (f.a.b.s.) gnl yklm, krlm. dil-hste (f.b.i.). (bkz. dil-hh). dil-haste (f.b.s.) gnl hasta, hasta gnll. dil-hr (f.b.s.) yrek paralayan, trmalayan, (bkz: cn-hr). dil-hn (f.b.s.) ii kan alayan. dil-hurrem (f.b.i.) gnl en, yrei sevinli. dil-h (f-b.s.) gnl ho, yrei rahat. dilr (f.s.c. dilrn) yrekli, cesur, yiit. dilrn (f.s. dilr'in c.) yrekliler, cesurlar, yiitler. dilrn- nzedr mzrakl yiitler. dilr-ne (f.zf.) yiitcesine, mertce-sine. dilr (f.i.) yiitlik, mertlik, yreklilik. dil-ke (f.b.s.) 1. gnl ekici. 2. muz. ad 1500'de yazlm manzum bir edvarda terkipler arasnda geen makam. dilke-hvern (f.b.i.) muz. tahminen be asrlk veya daha eski bir mrekkep makamdr. Bu makam, hseyn makamna rak makamnn dizisinden bir parann (mesel makamn pest drtlsnn) eklenmesinden mrekkeptir. Bu drtl (segah drtlsnn rak perdesindeki eddi) ile rak perdesinde durur. Gl -

birinci derecede h-seyn'nin gls olan-hseyn ve ikinci

derecede -hseyn'nin dura olandgh'dr (bu perde ayn derecede -hseyn'nin dura olandgh'dr (bu perde ayn koma bemol ve fa iin bakyye diyezi konulur. Dilkehvern'm terkibindeki her iki makamn da donanm ayn olduundan, nota iinde bir deiiklie hacet kalmaz (tab gekiler hri olmak zere.). dil-kede (f.b.i.) muz. A. A. Konuk'un terkbettii bir mrekkep makamdr. Bu makam, muhayyer makamna ferahfeza terkibinin ilvesinden mteekkildir. Umumiyetle inicidir. Makam ferahfeza ile onun gibi yegh perdesinde durur. Gller, birinci derecede muhayyer'in dura ve ferahfez'nn ikinci gls olan dgh, ikinci derecede muhayyer'in gls olan hseyn, nc derecede de ferahfez'nn gls olan acem-arn'dr. Bu gller bir sekizli tiz ve pete de mil olup, her birinin makamn terkibindeki diziler iinde vazfe ald unutulmamaldr. Donanma muhayyer gibi si iin koma bemol ve fa iin bakyye diyezi konulur; ferahfez'ya geilince bu iki arza bekar yaplarak, si iin kk mcenneb bemol ve do iin bakyye diyezi ilve olunur. dil-kb (f.b.s.) gnl zedeleyen, vuran. dil-kte (f.b.s.) gnl lm, her eyden elini eteini ekmi. dil-nrde (f.b.s.) kalbi, gnl lm, duygusuz. dil-nin (f.b.s.) 1. gnlde yer tutan, ho ltif. 2. i. muz. tahminen iki asrlk bir mrekkep makamdr. dil-nvz (f.b.s.) gnl okayan, [asl "dil-nevz" dr]. dil-nvzne (f.b.i.) gnl okar-casna, gnl okayana yarar yolda. dil-pesend, dil-pezr (f. b.s.) gnle ho gelen, gnln beendii. dil-r (f.b.s.) yrei yaral, dertli. Derv-i dil-r gnl yaral dervi. dil-rb (f.b.s.) 1. gnl kapan, gnl alan. 2. i. muz. tahminen iki asrlk bir makamdr. Elimizde hibir besteli numunesi yoktur. dil-rbde (f.b.s.) gnln kaptrm, k. (bkz: dil-zede). dil-sz (f.b.s.) gnl yapan. dil-sr (f.b.s.) gz gnl tok. dil-sitn (f.b.s.) gnl alan ve zapteden gzel, kendine meftun eden. dil-siyh (f.b.s.) gnl kara. dil-shte (f.b.s.) yrei yank, kederli, (bkz: dil-teng). dil-sz (f.b.s.) 1. gnl yakan, yrek yakc. 2. i. muz. tahminen alt asrlk bir mrekkep makamdr. Elimizde hibir besteli numunesi yoktur. dil-d i (f.b.s.) gnl ho, sevinmi. dil-ikf (f.b.s.) yrek delen, ok ackl, dokunakl. dil-ikr (f.b.s.) gnl avlayan. dil-iken (f.b.s.) gnl kinci. dil-ikeste (f.b.s.) gnl krk, knk gnll, hznl. dil-de (f.b.s.) gnl gitmi, k, vurgun. dil-kfte (f.b.s.) gnl alm. dil-teng (f.b.s.) yrei dar, kederli, skntl, (bkz. dil-shte).

dil-teng dil-teng dil-tene (f.b.s.) gnl susam, pek istekli. dil-zede (f.b.s.) vurgun, k. (bkz: dil-rbde). dil-zinde (f.b.s.) gnl ditilmi, canlanm, bilgin. dm (f.i.) yanak, ehre, yz. dim (a.i. dem'in c.) kanlar. Sefk-i dinin' kan dkclk. dima (a.i.c. edmiga) 1. beyin, (bkz: maz). 2. akl, uur. (bkz: hu). dima-e (a.f.b.i.) anat. beyincik. dimg, dimgiyye (a.s.) 1. dimaa mensup, dima ile ilgili. 2. zihn, fikr. dimr (a.i.) helak, mahv. dimen (a.i. dimne'nin c.) sprntlkler. Dimik (a.h.i.) am. Dimiki (a.s.) 1. am'la ilgili, am'a ait. (bkz: m). 2. i. gzel sanatlarda kullanlan ve am'da yaplan bir eit kt, [tezhip, hat, minyatr v.b.]. Dimne (h.i.) akal ad. ["Kelle ve Dimne"] kular ve dier hayvanlar hakknda Hinte yazlm bir hikye kitab olup, ran'l Hseyin Vaiz tarafndan "Envr- Sheyl" adyla Farsaya, daha sonra "Hmyunnme" adyla Osmanlcaya tercme olunmutur. dimne (a.i.c. dimen) sprntlk. dn (a.i.c. edyn) Allah'a inanma ve balanma. dn (f.i.) 1. her Gne aynn 24 nc gn. 2. kalemi muhafazaya me'mur saylan melek. dnr (a.i.c. dennr) 1. eski zamann eyrek liras deerinde bulunan bir nev altn paras. 2. bir Fransz frangna denk olan srp paras. dn-dr (a.f.b.s.) Allah'a inanm ve balanm olan kimse. dn-drne (a.f.zf.) Allah'a inanm ve balanm olan kimseye mahsus veya yakacak ekilde. dn-dr (a.f.b.i.) dindarlk. dnen (a.fz.) dince, din bakmndan. dn-fr (a.f.b.s.) iki yzl. (bkz. mr). dn, dniyye (a.s.) dinle ilgili olan. Ulm-i dniyye (din bilgileri) din dersleri. Akaid-i dniyye (din inanlar) din dersleri. dn-penh (a.f.b.s.) dni koruyan; dne destek olan. Pdih- dn-penh dni koruyan, dne destek olan pdih. dn-perver (a.f.b.s.) dne hizmet ve yardm eden, dni arkalayan. dn-iken (a.f.b.s.) dni kran, dne kar koyan. dn-ikenne (a.f.zf.) dni kracak, dne zarar verecek surette. Akvl-i dn--ikenne dne zararl olacak ekilde szler. dr (f.zf.) 1. ge, oktan, uzun mddet. dr drz uzun uzadya. dr zud ge ve abuk. 2. s. uzak. (bkz: dr). 3. eski. dirah (f.i.) nur, ziya, k, parlt. dirahn (f.s.) parlak, parlayan. Mr-i dirahn parlak, parlayan Gne. [asl "durahn" dr].

dirahn dirahn durahn). dirahende (f.s.) ldayan, parldayan, kl, nurlu. dirahendeg (f.i.) ; parlaklk. diraht (f.i.) aa. (bkz: seer). diraht-i Meryem Meryem'in altnda oturduu aa. diraht-i meyve-dr yemi veren, yemili aa. diraht- Vakvak zerinde meyve yerine insan ba gsterilen mitolojik aa. dirahtn (f.i. diraht'n c.) aalar. dirahtistn (f.i.) aalk yer. drn (a-i-dr'n c.) evler, (bkz. diyer). dirayet (a.i.) zek, bilgi, kavray. diryet-kr (a.f.b.s.) dirayetli, bilgili, kavrayl. diryet-krne (a.f.zf.) diryet-lilikle, diryetkr olana yakr yolda, (bkz: diryet-mendne). dirayetli (a.t.b.s.) zek, bilgili, kavrayl. diryet-mend (a.f.b.s.) dirayetli, zek, bilgili, kavrayl. diryet-mendne (a.f.zf.) dirayetli bir ekilde, (bkz: diryet-krne). dr-bz (f.b.s. ve zf.) uzun, uzun mddet. diref (f.i.) bayrak, sancak. diref-i Gvyn (Gve'nin bayra) [Dah-hk'n zulmne kar isyan eden ve Gve isminde bir demircinin kendi mein nln yrtarak yapt bayrak]. direfn (f.s.) ldayan, parldayan. Drr-i direfn 1. parlayan inci. 2. di. direm-gzn (f.b.i.) sarraf. direm (f.i.) 1. aka, para. 2. dirhem. 3. gm para. direm-hrde (f.b.s.) para ile alnm. direm-ser (f.b.i.) darphne, para baslan yer. direng (f.i.) bekleme; gecikme; tutma; istirahat, (bkz: aram). direv (f.i.) ekin bime, hasat. direv-ger (f.b.s.) ekin bien, orak. dirhem (a.i.c. derhim) 1. eski okkann drtyzde biri. 2. gm para. dirhem-i ceyyid bozuk, kark olmayan dirhem [gm para]. dirhem-i hlis saf gmten ibaret olup, baka bir mden ile kark olmayan dirhem. dirhem-i mau baka mdenlerden olumu, kark dirhem. dirhem-i rf onaln krattan ibaret dirhem. dirhem-i rayi gerek ceyyid ve gerek zyuf olsun, halk arasnda alnp verilen dirhem. dirhem-i er' ondrt krattan ibaret dirhem, [zektta , mehirde, diyette, nisb- sirkatte muteber olan da bu dirhemdir]. dirhem-i zyf bakr veya baka mdenlerle kartrlm gm sikke. dirhem dinar gm ve altn para. 3. erata gre, orta boyda olan, 70 tane arpann arl. dirg (f.i.) 1. esirgeme. 2. e. eyvah, ah, aman, yazk. 3. men'etme, nleme. dirga ("ga" uzun okunur, f.zf.) yazk, eyvahlar olsun!

drn, drne eski kadm. yn-i drn eski tre.

Bende-i drne Bende-i drne drz (f.i.) dn. dism (a.i.) 1. ie kapa, mantar gibi eyler. 2. anat. kapak, kapack. -disr (a.s.) eklendii kelimeye okluk, bolluk mnsn verir. Merhamet-disr ok merhametli. disr (a.i.c. dr) 1. ste giyilen kaftan, elbise. 2. yatak araf. dse (f.i.) ahs, kii. d-eb (f.i.) 1. dev. 2. eytan. 3. cin. dv-i henn-beden demir gvdeli dev. dvn (dv'in c.) devler. dvn (a.i.c. devvn) 1. byk meclis. dvn- ahkn- adliyye (a.b.i.) huk. kanunlara ve nizmnmelere gre baklacak dvlan grmek zere 1284 trihinde kurulan ilk nizamiye mahkemesi, *yargtay. dvn- m halkn katld meclis. dvn- l yce divan. dvn- dev nezreti avubahn kaldrld hicr 1252 (1836) ylnda bunun yerine ihdas olunan dire. [1287 (1870) de adliye nezretinin teekkl zerine lavolunmutur]. dvn- harb (a.b.i) huk. harp dvn, asker mahkeme, [dvn- harpler 21 evval 1286 tarihli eski Asker Ceza Kannu'nun 48 inci maddesine gre be askerden tekil edilirdi]. dvn- harb-i rf skynetim mahkemesi. dvn- hss pdihn bakanlk ettii meclis. dvn- haysiyyet onur *kurulu. dvn- hmyun (a.f.i.) halkn dva ve ikyetlerinin dinlenip hallolunduu, devlet ilerinin grld pdih huzuru, [bu mecliste, sadrzam, eyhlislm, kazaskerler, defterdarlar ve ir byk devlet ricali bulunurdu]. dvn- riyaset bakanlk kurulu. dvn- temyz-i asker Asker Yargtay. dvn- ilh hiretteki hesap gn. 2. bir irin iirlerini kafiyelerine gre alfabe srasyla iine alan mecmua. dvn- Fuzl Fuzl'nin dvn. dvn- Hakan Hkan'nin dvn. dvn- kebr (byk dvan) Mevln Cel-leddin Rm'nin btn gazellerini ve rubailerini bir arada toplayan Farsa eseri, (bkz: ems-l--Hakayk). dvn-e (a.f.b.i.) kk iir mecmuas. dvne (f.s.) deli; budala, alk. dvn efendisi (a.t.b.i.) eskiden tarada me'mur olan vezr veya mirlerin mektupuluk vazifesini grdrmek zere kullandklar me'mur. (bkz: dvn ktibi). dvne-g (f.b.i.) divanelik, delilik. dvne-res (f.b.s.) delicesine hareket eden. dvne-rev (f.b.s.) delicesine hareket eden, lgn.

dvne- hne (a.f.b.i.) geni sofa salon.

dvn- muhasebat dvn- muhasebat dve dvek dver dv-gr dv dv-lh dv-sz diyanet diynet-kr diyn diyar diyar- ahar diyar- gurbet diyar- kfr diyar- Rm diyar- tahassr diyt diyeke diyer diyet diyet-i kmile diyet-i mugailza dz, dze diz diz-dr dolb Saytay, devlete sarfolunan paralarn hesabn kontrol, murakabe altnda bulunduran yksek kurul, muhasebat dvn. (a.t.b.i.). (bkz. dvn efendisi). (a.s.) dvna ait, dvanla ilgili. dvandan kan yazlarn yazld bir eit yaz. dvan kalemin deki me'murluklar. (a. b.i.) . (bkz. Mahmd [Kgarl-J ). (f.i.) duvar. (f.b.i.) duvarc. (f.b.s.) dev gibi, iri yan. (f.b.i.) 1. iddetli rzgr, kasrga. 2 . delilik, cinnet. (f.i.) dev yavrusu.

(f.h.i.) Tehmres'in lkab. (f.b.i.) [eskiden] savalarda giyilen arslan ve kaplan pstekisi. (f.b.i.) 1. aa kurdu, gve. 2. zool. slk. 3. bot. kadn tuzluu denilen nebat (bitki). 4. arka kaas. (f.i.) ipekbcei. (f.i.) aa kurdu, gve. (bkz: dv-e1) . (f.i.) ev sahibi. (f.b.s.) cin tutmu, cin arpm; cinci. (f.s.) deve ait, devle ilgili. (f.b.i.). (bkz: mecenne). (f.b.s.) 1. dev gibi. 2. kt, korkun tabiatl. (a.i.) 1. din. 2. dindarlk, din duygusu. (a.f.b.s.) dindarlkta gayretli olan. (a.s.) diyanetle ilgili. (a.i. dr'n c.) l. memleket, lke. baka memleket. gurbet ili. islm lkelerinden gayri yerler. Osmanl lkesi, Anadolu. zlem diyar, zlenen lke. 2. yabanc haneler, evler. (a.i. diyet'in c.) diyetler. (a.i. dk'in c.) horozlar, (bkz: edyk). (a.i. dr'n c.) evler, (bkz: drn). (a.i.c. diyt) kan bahas. huk. katledilen ahsn nefsine bedel caniden veya ailesinden alnan tam diyet olup mikdn maktule gre deiir. huk. ibhi amd suretiyle vuku bulan bir katilden dolay verilmesi gereken bir diyettir ki drt neviden yirmi beer adet olmak zere yz devedir, [bu neviler bint-i mehad, bint-i lebun, hkka ve cezea denilen develerdir]. (f.i.) renk. (bkz: levn). (f.i.) kale, sur. (f.b.i.) kale muhafz. (a.i.c. devlb) 1. iine eya ve ire konulan rafl veya rafsz gz. 2. hle, dek, dubara. 3. kuyudan su karmaya yarayan aatan veya demirden yaplm ark. 4. s. devreden, dnen. 5. bedestenin iindeki kk dkknlar. [Farsas "dlb"dr].

dost dost dost dost-km dost-kn dost-kn d' dua' du-y hayr du-y mstecb du-g du-gy du-hn du-hn dut ducret ducret-ver duar dr- hayret ztrb dd dd-i cier dd-i era dd-i dil dd-i dima dd-i hads dd-i ham dd-i harr dd-i ibriim dd-i mkeyyes dd-i msellh dd-i mstakim dd-i remel dd-i sabbaga dd-i a'r dd-i eridi dd-i stvn dd-i vhid dd-l-kebed dd-l-kilye dd-l-Medne (f.i.c. dostn) 1. sevien kimse; sevilen kimse. 2. nikhsz kan veya koca, metres. 3. tas. hakk sevgili, Tann. (f.i. dost'un c.) dostlar. (f.zf.) dostlukla, dosta.

(f.b.s.) dost tutan, sevgilisi olan. (f.b.i.) muz. elde hi bir numunesi bulunmayan, asrlardan beri terkedilmi bir Trk mzii makamdr. (f.i.) dostluk. (f.b.s.) dost meraml, meram dostun meramna uygun olan. (f.b.s.) 1. (bkz: dost-km). 2. byk kadeh. (f.b.i.) l . arkada veya sevgililerle iilen arap. 2. bir toplantda bulunanlara arap ikram etme. 3. byk kadeh. (a.i.). (bkz. z'). (a.i.c. ed'iye) 1. Allah'a yalvarma, niyaz. 2. birini arma, bir yere gnderme. hayrl dua. kabul edilen dua. (a.f.b.s.) dua eden, duac. (a.f.b.i.) duclk, dua edicilik. (a.f.b.s.) dua okuyan, dua okuyucu. (a.f.b.i.) dua okuyuculuk. (a.s. d'nin c.) 1. dua edenler. 2. davet edenler. (a.i.) i sknts, yrek darl. (bkz: zucret). (a.f.b.s.) skntl, (bkz: zucret-ver). (f.s.) tutulmu, uram, yakalanm. (bkz: giriftar). sknt ve aknla urama. (a.i.c. ddn) kurt, bcek, (bkz: dde). yrekten kopan ah, inilti. lmba isi. yrekten kan ah. kibir, gurur, byklk. zool. krizalit, fr. chrysalide. ya odunun yanmasndan kan youn duman. zool. ipekbcei. zool. (bkz: dd-i harr). zool. keseli kurt, fr.systicerque. zool. sr eridi. zool. sivri kuyruk. zool. kumda yaayan ve balk avlamak iin oltaya taklan kurt.

zool. krmz renk elde edilen bcek, krmz kurt. zool. triin. zool. tenya. zool. yuvarlak solucan. zool. mde ve barsaklarda olan uzun solucan, domuz eridi. zool. ok zaman koyunlarn karacierinde yaprak eklinde bulunan bir kurt, kelebek. zool. ok zaman kpek ve kurt bbreinde bulunan bir solucan. zool. iplik gibi ince uzun bir kurt.

dd dd dd-i dil-i pr-te ateli gnln duman. 2. gam, keder, tasa. dd-i h ilen, beddua. dd-ld (f.b.s.) dumanl. dde (a.i.) kurtaz, kk solucan, bcek, (bkz. dd). dde (f.i.) 1. soysop, kable, ocak. (bkz: dd-hne, dd-mn). 2. mrekkep yaplan ra isi. dd-efgen (f.b.i.) sihirbazlarn zerlik, gnlk ve daac yakarak cin davet eden ksm. dd-endd (f.b.s.) "is svayc" kara calici, iftirac. dd-gh, dd-geh (f.b.i.) duman yeri, ocak, baca. dd-hne (f.b.i.) hanedan, kable, silsile, soysop. (bkz. duman). dd-hr (f.b.i.) 1. klhanc. 2. a. 3. tmbeki ien kimse. 4. kelebek. dd, ddiyye (a.s.) kurda, bcee ait, onlarla ilgili. Ddmn (f.i.) soysop; kable, ocak. (bkz: dde, dd-hne). dd-mn- Bektiyye 1) Bektai oca; 2) Yenieri oca. dd-mn- Osmn Osmanl hanedan. dufayda (a.i.) zool. iriba, fr. tetard. dg (f.i.) ayran. dugd (f.i.) gelin, (bkz: ars). duh (f.i.) 1. kz. (bkz: duht, duhter). 2. hasr otu, hasr saz. 3. havi fiek. dh (f.s.) 1. otsuz, plak araz, yer. 2. yapraksz ve meyvasz aa. 3. tysz, plak ba ve yz. 4. bot. hasrotu. duh (a.i.) kaba kuluk vakti, (bkz: dahve). Salt- duh sabah namaz. Sre-i duh Kur'n'n 93 nc sresi. Mekke'de nazil olmutur, 11 yettir. duhn (a.i.) 1. ttn. 2. duman. Sre--i duhn Kur'n'n 44 nc sresi. Mekke'de nazil olmutur, 59 yettir. duhn- te ate duman. duhn aam (f.b.s.) "duman yutan" ttn ien. duhn-fur (f-b.s.) ttn satan. duhn (a.s.) kim. dumanl, fr. fumant. duhn-n (f.b.s.) ttn ien. duhne (a.i.) 1. tek tane, tohum tanesi.cli. 2. dar. duht (f.i.) kz, kerime, (bkz: duh, duhter). duht-i rez (asma kz) arap. dhte (f.s.) 1. ine ile dikilmi. 2. salm. duht-ender (f.b.i.) 1. veyi kz. 2. tar. kadn esirlerinin bir nev'i. duhter (f.i.) kz, kerme, (bkz: duht, hher). duhter-i ftb (gnein kz) me. arap. Duhter-i Hindu (Hintli kz) AbdlhakHmit Tarhan'n dn perdelik piyesi (1875). duhter-i hum (kp kz) me. arap. duhter-i rez (asma kz) arap. duhter-i rzgr dny olaylar. duhtern (f.i. duhter'in c.) kzlar, kz ocuklar. duhtere (f.i.) kzlk, bekrlk. duhter (f.i.) kzlk, bekrlk. duhl (a.i.) ieri girme, iine girme.

duhl-i muzafferne duhl-i muzafferne duhl huru ieri girip kma. duhliyye (a.i.) bir yere girmek iin verilen cret. duhr (a.i.) hakirlik, zelillik, aalk, zillet. duhr (a.i.) defetme, kovma, uzaklatrma duhye (a.i.) kuluk vakti kesilen kurban. dul' (a-i-dl'n c.), (bkz: adla'). dum' (a.i. dem'in c.) gz yalan. dumr (a.i.) hastalktan za kuruma. 2 . zayflktan hayvann karnnn ieri kmesi. dumur (a.i.) bir uzvun beslenememesinden dolay kuruyup kalmas, krelme. dn (a.i) 1. aa, aalk. 2. alak, soysuz kimse. 3. altta, aada. Baht- dn alak talih. Dny-yi dn aalk dny. dn-n (dn'un c.) dnlar, alaklar, aalk kimseler. dn-perver (f-b.s.) kt, alak kimseleri koruyan, onlann ilerlemesine yardm eden. dr (f.s.) uzak. (bkz: dr). dr-bn 1) uza gren; 2) i. drbn. dr drz uzun uzadya. dr (a.i. dr'n c.) 1. evler. 2. blgeler. dr-dr (f.zf.) uzak uzak, uzaktan zaa; uzun uzadya. durahn (f.s.)-(bkz. dirahn). dr-b (f.b.f.) 1. "uzak ol!" mnsna bir emir. 2. i. asa, denek. dr-bn (f.b.i.) dr-b! Diye baranlar, yasaklar. dr-bn (f.b.s.) 1. ilerisini, ileriyi, uza, gelecei gren. 2. i. drbn. dr-bnne (f.zf.) ilerisini, gelecei grerek. dr-bn (f.b.i.) uza, ilerisini grrlk. dr-dest (f.b.s.) eriilmesi g ey, uzak, uzun. dr-end (f.b.s.) ilerisini dnen, tedbirli, akll. dr-end (f.b.i.) ilerisini dnme, tedbirli olma, aklllk. dr (f.i.) uzaklk. dr-nm (f.b.s.) uza gsteren. dr-nvs (f.b.s.) uza yazan, telgraf. dr-end (f.b.s.) uzak iitir, telefon. duru (a.i. dr'n c.) [eskiden] savata giyilen zrhlar. durb (a.i. darb'n c.) dmeler, vurmalar, arpmalar. durb-i emsal darbmeseller, ataszleri. Durb- Emsl-i Osmaniyye ins'nin 1863 te baslm Trk ataszleri ve deyimlerini iine alan bir eseri. dr-dirz (f.b.s.) ok uzun. dusskyye (a.i.) Msr'n Dussuk kasabasnda doan ve orada len Ibrhm Dusski tarafndan kurulan bir tarikat. dst (f.i.). (bkz. dost). d (f.i.) 1. omuz. (bkz: ketf)d-i gayret (gayret, dayanma omuzu) katlanma, dayanma. d be d omuz omuza.

d ber d omuz omuza. 2. dn gece. 3. rya.

d azmak d azmak db (f.i.) zm ve hurma pekmezi; pekmez. dn, dne dngece ile ilgili, dn geceki. dize (f.i.c. dze-gn) kz, kzolan kz, el dememi, (bkz. bakire). dize-gn (f.i. dze'nin c.) kzolan kzlar. dze-g (f.b.i.) kzlk, kzolan kz olma hli. (bkz: bekret). dz (f.s.) dikici, diken. Cvl-dz uval dikmeye mahsus ine, uvaldz. Zer-dz srma dikici; srmal. dzah (f.i.c. dzhiyn) cehennem, tamu, (bkz: dr-s-sar, nrn). dzah (f.s.) cehenneme mensup, ce-hennem, zebn. dzhiyn (f.i. dzah'n c.) azap melikeleri, zebaniler. dzah-makarr (f.a.b.s.) dura cehennem olan, kfir, (bkz: dzah-mekn, d-zah-nin). dzah-mekn (f.a.b.s.) mekn cehennem olan, kfir, (bkz: dzah-makarr, dzah-nin). dzah-nin (f.b.s.) oturduu yer cehennem olan, kfir, (bkz: dzahmakarr, dzah-mekn). dzene (f.i.) sivrisinek, an gibi eylerin inesi. d (f.s.) iki. d-lem iki dny (dny ve hiret). d-te sevgilinin iki duda. d-cihn iki cihan (dny ve hiret). d-p iki ayakl. d-r iki yzl. d-lem (f.a.b.i.) iki dny (= dny ve hiret). d-te (f.b.i.) sevgilinin iki duda. d-bl (f.b.s.) iki kat. d-br, d-bre (f.b.i.) iki kat etme, katmerleme. d-br I (i.) l-dubara, hle, yalan, dolan, oyun. 2. tavla zarlarnn ikisinde de iki noktal tarafn ste gelmesi. dbb (a.i.) ay. [men. dbbe]. (bkz: hirs). dbb-i asgar astr. Kkay, semnn kuzey yarmkresinde bulunan mehur yedili yldz grubu olup kuyruunda Kutup Yldz (de-mirkazk) bulunur, lat. Ursus ninoris (= Kkay); fr. Petit Ors; ing. Little Bear, Little Dipper. dbb-i ekber astr. Bykay, semnn kuzey yarm kresinde bulunan mehur yedili yldz grubu, Yedigen, lt. Ursus majoris; fr. Grand Ours; ing. Great Bear, Big Dipper. dbb-i imal imal ays. Dbbe (a.i.) 1. dii ay. 2. astr. Dbb-i ekber adl yldz kmesinin drtgenindeki parlak iki yldzdan biri, lt. alpla Ursus majoris; fr., ing. Duphe. [yedili kmenin en parlak yldzdr]. dbbiyye (a.i.c.) y.ool. aygiller. d-beyt (f.a.b.s.) ed. iki beyitten ibaret olan rubnin baka bir ad. dbr, dbr (a.i.) 1. k, makat. 2. bir iin sonu. 3. bir eyin gerisi, arkas. diic' (a.i.) karanlk, (bkz: zulmet). dcc (a.i.c. dcc). (bkz: decc, dicc).

dcce dcce burcu, semnn kuzey yarm kresinde Lyre burcunun yannda ok parlak bir ka yldzdan meydana gelen bir bur, lt. Cygnus; fr. Cygne. dcciyye (a.i.) zool. tavukgiller. dcce (a.s.) ok karanlk. dcce-i lcce denizin engin karanl. dc (a.i. dcye'nin c.) karanlklar, (bkz: zulmt). d-chn (f.b.i.) iki cihan (dny ile hiret). (bkz. d-kevn). dcne (a.i.c. dcen, dcnt). karanlk, kapal hava. (bkz. dcnne). dcc (a.i. decc, dicc, dcc'n c.) tavuklar, tavuk, horoz ve pili cinsleri. dcnne (a.i.c. dcnnt) 1. bulut, kat kat olma; karanlk. 2 . yamur yama. dcr (a.i.) bot. brlce. dcye (a.i.c. dc) karanlk, (bkz: zulmet). d-dde (f.b.i.) iki gz. d-dil, d-dile (f.b.s.) iki gnll, iki tarafta sevgisi olan; mnafk. d-dil (f.b.i.) tereddt, kararszlk. dff (a.i. deffin c.) tefler. dgh (f.b.i.) muz. Trk mziinin en eski mrekkep makamlanndandr. Bu makam, sab terkibine eteraban makamndan veya nev--eserin yegh perdesindeki eddinden birka sesin ilvesinden mrekkeptir. Durak perdesi, makama ismini vermi olandghtr ki, sabnn dura ve nev-eserin yeghtaki eddinin veya etarabann glsdr. Dgh makamnn gls, birinci derecede, sabnn gls olan arghtr, ikinci derecede bir gl tesbt etmek mkldr. Donanma -sabnn ki gibisi iin koma ve re iin bakyye bemolleri konur; sabnn la bakyye bemol ile etarabann si bakyye bemolnden baka sol bakyye diyezi nota iinde ilve olunur. dgh- acem muz. en az, be alt asrlk bir mrekkep makam olup, elde bir numunesi yoktur. dgh-hicz muz. ok eski bir mrekkep makam olmakla beraber elde bir numunesi yoktur. dgh- kadm muz. en az iki asrlk bir mrekkep makam olup elde bir numunesi mevcut deildir. dgh-pselik (f.b.i.) muz. Trk mziinin birka asrlk ehemmiyetsiz mrekkep makamlarndan biridir. Bu makam, dgh terkibine bir buselik belisi ilvesinden mrekkeptir; bu beli ile dgh perdesinde kalr. Gl, sab ve dghda olduu gibi rgh'tr. Makam, dgh gibi donanr ve deitirilir; aynca da pselik belisinin yedeni olan sol diyez konulur. d-gne (f.b.s.) 1. ift, ikiz, iki tane. 2. rekt namaz. Salt- d-gne iki rekt namaz. dht (a.s. dh'nin c.) deh sahibi, son derece zek, anlayl ve uyank olanlar. dhen (a.s.) kim. kaypak, fr. onc-tueux. [asl "dhn" dir]. dhn (a.i.c. dihn, edhn) srnecek ya.

dhn, dhniyye dhr duhl vz- duhl duhl -b dhn, dhniyye dhr duhl vz- duhl duhl -b dkkn-e dkkne-i sahhf dlbend dlbend-dr dldl dlk dlk-i ems dm dm-i grg dmbl, dmble dm-brde dm-e dm-dr dnel, dmmel dm-gh, dm-geh d-my dnb, dnbe dnbl, dnble dnble-dr Necm-i dnble-dr dnble-rev dnbek dnbre, dnbre d-nm, d-nme dny dny-yi dn dny-dr dnyalk dny-perest dnyev, dnyeviyye Alka-i dnyeviyye d-p Har- d-p dr drc, drce

drc-i dr drc-i teng drc-i zer (a.s.) srnecek ya ile ilgili. (a.i. dehr'in c.) 1. dnylar. 2. zamanlar; devirler. (f.i.) davul. davul sesi. (f.b.i.) 1. davulcu. 2. doanclarn ku kaldrmada kullandklar kk davul. (f.b.s.) "davuluyrtlm" alnnn damar atlam, rezil, rsv. iki lem (dny ile hiret). (bkz. d-cihn). (a.i.c. dekkn) iinde teberi satlan oda, yer. [Farsa's "dukan" dr]. (a.i.) kk dkkn,dkknck, kitap dkknc, kk kitap dkkn. (f.i.) tlbend. (f.b.i.) [eskiden] saraylarda sarklarla ve ince bezlerle uraan kimse, iolan, bunlarn ba, tlbent aas. (a.i.) Hz. Muhammed'in Hz.Ali'ye verdii kr katr. 2 . kirpi. (a.i.) Gne batmas, (bkz: gurb). Gnein batmas. (f.i.) kuyruk, (bkz: dnbl, dnble). (kurt kuyruu) sabahn erken saati, alaca karanlk. (f.i.) kuyruk, (bkz: dm, dnbl, dnble). (f.b.s.) kuyruu kesik. (f.b.i.) kuyrukuk, ksa kuyruk. (f.b.i.) ak. kuyruk tutan, ordunun arkasndaki kuvvet, art. (a.i.) byk kan ban. (f.b.i.) kuyruk yeri. sana sakalna kr dm [adam]. (f.i.) kuyruk, (bkz: dnble). (f.i.) kuyruk, (bkz: dm, dmbl, dmble, dnb, dnbe). (f.b.i.) kuyruklu. kuyruklu yldz. (f.b.s.) kuyruktan, arkadan giden, arkas sra giden, uyan.

(f.i.) 1. beki davulu. 2. dmbelek. tambura denilen alg. (f.s.) iki para, ikiye aynlm, blnm. (a.i.) 1. iinde yaadmz lem, yer yuvarla. alak, sefil dny. 2. kre. 3. elgn, herkes. (a.f.b.s.) dny ileriyle uraarak mal mlk sahibi olan. (a.t.b.i.) para, mal ve zenginlik. (a.f.b.s.) dnyya tapan, tamahl, hrsl kimse. (a. s.) dnyya mensup, dnyya ait, dny ile ilgili. dny ileriyle olan ilgi. , (f.b.s.) iki ayakl. (iki ayakl eek) eek gibi insan. (a.i.). (bkz. drr). (a.i.) kutu, kutu-cuk; hokka. 2. sandk, cevahir kutusu. 3. hokka gibi olan az. inci kutusu. sevgili'nin azndan kinaye. altn kutusu.

drd, drde drd, drde dr-dne (f.b.i.) 1. inci tanesi. 2. sevgili, kymetli. 3. kadn ad. drdriyye (a.i.) bot. karaaagiller, fr. ulmacees. drd-n ((f.b.s.) arabn tortusunu ien, kalender, (bkz: drd-ke). drd-hr, drd-hor (f.b.s.) arap ien, arab son damlasna kadar ien. (bkz. drd-m, drd-ke). drd (f.i.) tortu, knt, (bkz: drd,drde, rsb). drdriyye-i halvetiyye Hanefiyye-i Halvetiyye ubelerinden birinin ad. [kurucusu eyh ehbeddin Ahmed-d-Drdir'dir. 1127 (1715) de Msr'da domutur]. drd-ke (f.b.s.) arabn tortusunu ien. (bkz: drd-m). drece (a.i.) merdiven, (bkz: sllem). drer (a.i. drre'nin c.) byk inci taneleri. drer-br (f.b.s.) inci yadran, inci gibi sz syleyen. drger (f.i.) dlger, bir binann tahta olan ksmlarn yapan usta. (bkz. drger, neccr). Drr (a.i.) inci. drr-i Aden Aden incisi. drr-i girn-mye kymetli iri inci. drr-i gftr sz incisi. drr-i ho-b iyi inci. drr-i istifa seilmi inci, sekinlik incisi (Hz. Muhammed). drr-i meknn muhafazal parlak inci. drr-i nb parlak, beyaz inci. drr-i nzm dizilmi inci. drr-i n sfte delinmemi inci; mec. kzolan kz. drr-i nefd dizi inci, inci dizisi. drr-i sadef-nin sedefinden kmam inci drr-i semn kymetli inci. drr-i sirb iri inci. drr-i ah-vr, -eh-vr (pdiha lyk) iri inci. drr-i yegne ei bulunmayan, tek inci. drr-i yek-dne iri taneli inci. drr-i yekta esiz inci. drr-i yetm sedefinde tek olarak kan iri, byk inci. mec. Hz. Muhammed, [Farsas "dr" dr]. drra (a.i.) ste giyilen n ak bir elbise; ferace. drrc, drrce (a.i.) zool.eti gevrek, keklik cinsinden bir ku, il kuu,tura kuu. drrt (a.i. drre'nin c.) byk inci taneleri, (bkz; drer). drr-n (a.f.b.s.) inci toplayan. drre (a.i.c. drer, drrt) byk inci tanesi. drr-efn (a.f.b.s.) inci serpen; inci gibi sz syleyen az. drr, drriyye (a.s.) inci gibi parlayan, parlak, panltl. [ok zaman "yldz" hakknda kullanlr]. Kevkeb-i drr parlak yldz. d-r (f.b.s.) iki yzl. duru (a.i. dr'n c.) zrh gmlekler. drd (f.i.) 1. dua, medih; selm. 2. ekin bime. 3. yontulmu aa,

kereste.

drg drg drg- b-frg ad yalan. drg- maslahat-mz i bitiren yalan. drger (f.i.). (bkz ; drger). drger (f.i.) marangozluk, (bkz: sifnet). drg (f.s.) yalanla ilgili. drg-zen (f.b.s.) yalanc. drg-zen (f.b.i.) yalanclk, drs (a.i. ders'in c.) dersler, (bkz ders). drs-i nfia faydal dersler. drst (f.b.s.) doru, dzgn; salam, btn, tam drst-hn (f.b.s.) okuyuu doru doru ve drst olan. drz (a.h.i. drz'nin c.) drzler. d-rz, d-rze iki gnlk, ksa [zaman]. drst-ayr mkemmel doruluk. drst doruluk, dzgnlk, salamlk. drt (f.s.) kaba, sert, kat, kaln. drt (f.i.) kabalk, sertlik, katlk, kalnlk. Drz (a.h.i.) Lbnanl. D-se (f.s.) tavla oyununda zarlarn ikisinin de l gelmesi. dstr (a.i.c. destr) 1. kanun, kaide, kural. 2. vezir; mr. 3. byk defter. 4. esasl kaide. S. devlet kanunlarn iine alan kitap. dstr-i mkerrem (kanun, nizam zere hareket eden) vezir; sadrzamlarla vezirlere tazim makamnda verilen unvan. dstr-l-amel gerei gibi uygulanacak olan kanun. dstr-l-edviye kodeks, fr. codex. dstr (a.s.) dstra ait, dstur ile ilgili, kurala uygun olan. Dstr-nme-i Enver Enver'nin XV inci yzylda Osmanl tarih kaynaklan arasnda bulunan bir eseri. dm (a.i. desem'in c.) yalar. dr (a.i.) mahvolma, eseri kalmama. dsr-n-nefs her eyi abuk unutma hli. dsr (a.i. disr'n c.) 1. ste giyilen kaftanlar, elbiseler. 2. yatak araflar. d-h, d-h (f.b.i.) 1. atal aa; tomruk. 2. sulunun boynuna taklan atal aa. d-akk (f.a.b.i.) ikiye ayrlma, ikiye bln. denbih (f.i.) pazartesi gn. de (f.i.) zar oyununda en byk say olan iki "6" nn yanyana gelmesi; me. rastgelme, iyi tesadf, beklenmedik kazan. dn, dne (f.zf.) dn gece. dman, dmen (f.s.) dman, ya. (bkz: ad, advv, hasm). dmenn dmanlar, yalar. dnm (f.b.i.) svme, svp sayma, (bkz: etm). dvr (f.s.) g, zor. Emr-i dvr g i. dvr-ger (f.b.i.) da, dalk. dvr (f.i.) glk, zorluk, (bkz: bkz. subet) dvr-pesend (bkz: mkl-pesend). d-t (f.b.s.) 1. iki kat, bklm, erilmi, kamburu km.

Kad-i d-t Kad-i d-t dvel-i m'telife dvel-i mttefika dvel-i sire dveli, dveliyye Mnsebt- dveliyye d-vst d-vm, d-vmn dyek duyn dyn- ummiyye dyn- dime dyn- muhkeme dyn- mtemevvice Dyn- Ummiyye dynt dynt- atka dzd j dzdn dzd-ne dzd dzdde Drr-i dzdde d-zebn iki bklm olmu boy. 2. ed. bir trih msrann sene adedinin iki kat olmas ki asl trih bu saynn ikiye blnmesiyle elde edilir. (f.i.) kay; tasma. (f.b.s.) on iki. (f.b.s.) on ikinci on ikide bir on iki imam. (bkz: eim-me-i isn aer). (a.i. devlet'in c.) devletler. byk devletler. [ngiltere, Fransa, Almanya, AvusturyaMacaristan, Rusya, italya]. uyumu, anlam devletler. [birinci umm harpte"ingiltere, Fransa, Rusya, italya" idi]. ittifak etmi, birlemi devletler, birleik devletler, [birince

umm harpte "Osmanl imparatorluu, Almanya, AvusturyaMacaristan" idi]. dvel-i muazzama'nn dnda kalan devletler. (a.s.) devletlerle ilgili. devlet mnsebetleri. (f.b.s.) iki yz. ikinci, (bkz: sn). (f.b.i.) muz. Trk mziinin kk usullerindendir ve eski zamanlardan beri pek rabetle kullanlan bir ldr. Sekiz zamanl ve be darbldr. Bu gzel usl, ilhi formunda en ziyde kullanlan l olup, yn'i eriflerin muayyen ksmlarnda, tevh, perev, kr, beste, oyun havas ve bilhassa ark formlarnda da istimal edilir, 8/4 ar dyek mertebesi de sk kullanlr. Dyek, iki adet sof-yandan mrekkeptir. (a. i-deyn'in c.) borlar. (umm borlar) Osmanl imparatorluunun XX. asrn ikinci yansndan sonra yabanc devletlerden ald borlara kar gsterdii gelirleri toplamaya mahsus yabanc me'murlarn idaresi altnda ve istanbul'da bulunan messese. eko. belirli vdelerde yalnz faizleri denen uzun yllar vadeli devlet borlan. eko. l ) tediye edilmeyen borlar; 2) vdesinde denmeyen para ve krediler; 3) tediye zaman malm olmayan alacaklar; devam eden borlar. eko. 1) dyunu ummiyyenin bir ksm; 2) tahkim edilmedii iin her gn azalr veya oalr durumda olan borlar. eko. devlet borlar. (a.i. deyn'in c. olan d-yn'un c.) borlar. eski borlar. (f-s-dzd'n c.) hrszlar. hrsz gibi, hrszca, (f.s.c. dzdn) hrsz, uru. (bkz. srrak). (f.zf.)hrsza yakr yolda. (f.i.) hrszlk. (f.s.) alnm [ey]. alnm inci. (f.b.s.) iki dilli.

E e (ha.) elif harfinin stn ve ince okunan ekli. -e (a.e.) Arapa kelimeleri mennes yapmaya yarar hafz = hafza; slih = sliha; dil = dile., gibi. ecb (a.s. u'cbe'nin c.) 1. taaccp olunacak, alacak eyler. 2. vcuttaki garip, anormal yaradllar. ecib-i dehr dnynn ok alacak eyleri. Ecim (a.i. A'cem'in ve Acem'in c. olan "A'cm"n c.) Arap olmayanlar, iranllar, Acemler, (bkz: A'cm). ed (a.s. advv'n c. olan a'd'nn c.) dmanlar, hasmlar, yalar. Dest-i ed dmanlarn eli. el (a..s. a'la'nn c.) pek yksek olanlar, eref sahibi olan byk kimseler. eamm (a.s.) en umm, pek mull. Erb (a.i. A'rb'nin c.) lde yaayan Araplar. erz (a.i. arz'un c.) 1. iirin vezinlerinden bahseden ilimler. 2. nazmda beytin birinci msrann son ksmlar. [Arap aruzuna mahsus stlahtr], (bkz: aruz). esr (a.i. i'sr'n c.) iddetli rzgrlar, kasrgalar. ezm (a.s. a'zam'n c.) pek byk olanlar, byk adamlar, [eyada kullanlmaz]. ezm- millet millet bykleri. ezm- rical

devlet adamlarnn en bykleri. ezm- deb edebiyatlarn en bykleri. eazz (a.s.) en azz, pek muhterem, ok sayn. eazz-i ehibb dostlarn en azzi. eazz-Allah Allah azz etsin! eazze (a.c) "azz etsin!" mnsnda biriyi dilek. eb (a.i.c. ba) baba, ata. (bkz: eb, eb, peder). eb-i mfik efkatli baba. ebabil (a.i. mfretsiz "tekilsiz" c.) 1. da krlangc. 2. "keisaan" denilen bir ku.3. srler, blkler. [Kur'n' Kerm'in 105 inci "Fil" sresinde sz edilen "ku srs" vesilesiyle edebiyatmzda ok geer]. eb'ad (a.s. ba'd'den) daha (en, pek, ok) uzak. eb'ad-i ihtimlt ihtimllerin pek uza. eb'd (a.i. bu'd'un c.) uzaklklar, uzunluklar. eb'd-i b-nihye sonsuz uzaklklar. eb'd-i selse ( uzaklk) 1. en. 2. boy. 3. ykseklik (veya =derinlik). ebdd (a.s.) mteferrik, dank. eb-en-cedd (bkz: eben-an-cedd, eben-an-ceddin). ebet (a.i.c. ba) 1. kamlk [yer]. 2. kam. ebid

(a.s. eb'ad'n c.) 1. en uzak [yerler]. 2. yakn olmayan [hsm ve akraba], [mfredi baka mnda kullanlr]. ebls, eblise (a.i. ibls'in c.) iblisler, eytanlar.

ebnet ebrik ebrk ebnet ebrik ebrk ebth ebtl ebzr ebb ebbl ebble ebbr ebbz ebbed-Allah ebbed-Allah mecdhu ebced ebced-hn ebcel ebcer ebda ebdl ebdl ebdn ebdn lm-l-ebdn ebece ebed ebed, ebeden ebed-bd, ebed-el-bd ebed-Allah (o.i.) ibnelik. (a.s.) 1. kumlu, balkl [yer]. 2. (ebrak'n c.) alaca atlar. (a.i. ibrk'n c.) ibrikler, su kaplar [mfredi ok, cem'i az kullanlr]. (a.i. ibtal'in c.) brler, yanlar, yan taraflar. (a.i. ebtah'n c.) kumlu dereler ve rmaklar, (bkz: bath'). (a.s. ubtle'nin c.) bo, faydasz, esassz olan eyler, szler, bo inanlar, [mfredi kullanlmaz]. (a.i. bezr'in c. olan ebzr'n c.) yemeklere konulan kurumu

kekikler, baharlar. (a.i.c. bb) 1. mer'a, otlak. 2. taze veya kuru ot. (a.i.) deve oban, (bkz: ibil). (a.i.) 1. bir yk odun. 2. bir ksm halk, cemat. (a.i.) ine yapan ve satan, ineci. (a.i.) 1. rkme, kama. 2. srayp atlayan karaca, (bkz: remde). (a.c.) "Allah, ebed, dim eylesin!" mnsna bir iyi dilek. Allah onun mecd ve erefini daim klsn. (a.i.) eski sm alfabe srasna gre tertiplenmi, Arapa'ya mahsus sesleri gsteren harfler ilve edilmi ve bu sraya gre harflere, birden ona sra ile, ondan yze onar onar, yzden bine yzer yzer olmak zere birer say deeri verilmi olan Arap harflerinin dizili sras ve btn. Bu herfler sekiz grupa ayrldktan sonra, aralarna vokaller konularak mns olmayan, fakat Arap harflerine mevzu tekil eden u sekiz kelime meydana getirilmitir. (a.f.b.s.) ebced okuyan, mektebe yeni balayan, acemi, [daha ok "tfl- ebced-hn (ebced okuyan ocuk) ok acemi, daha balangta" terkibinde geer]. (a.s.) iri yapl adam. (a.s.) byk ve kk karnl [adam]. (a.s. bed'den.) en bedi', en acp, en gze arpan, en harikulade, tansuk. (a.i. ve s.) 1. dny ile ilgisini kesip, Tann'ya balanm olan dervi, [evliyadan 70 kiilik bir cemat veya zmreye verilmi bir addr. Efganistan'da bir Trk topluluunun, Anadolu'da gebe bir halkn addr. An Alev olup kendilerine "Seyyid Gaz Yetimleri", byklerine de "dede" derlerdi]. 2. aptal, akn, alk, ahmak, budala [kelime, mfred gibi kullanlr; aslnda "bedii" in cemidir]. (a.i.) 1. Allaha balanm olma, dervilik. 2. aptallk, aknlk, alklk, ahmaklk, budalalk. (f.i.) 1. kavim, kable. 2. s. lyk, (bkz: espn, yeste). (a.i.beden'in c.) cisimler, vcutlar, gvdeler, tenler. 1) hek. beden bilgisi, fr. anatomie; 2) jimnastik. (a.s.) patlak gzl [adam]. (a.i.) sonu olmayan gelecek zaman. (a.zf.) asla, hibir zaman, katiyen. (a.f.b.zf.) 1. hibir zaman, asla. 2. sonsuz dny. (a.e.) Allah dim eylesin!

ebed-el-ebed ebed-el-ebed ebed-gh (a.f.b.i.) mezar. ebed-hne (a.f.b.s.) mezar. ebed, ebediyye (a.s.) ebed'e mensup, zevalsiz, sonu olmayan, (bkz. sermed). ebedi-yy-d-devm sonsuz olarak devam edecek olan. ebediyyen (a.zf.) ebed olarak; hi bir daha, hi bir vakit, hi bir zaman, (bkz. ile-1-ebed). ebediyyet (a.i) ebedlik, sonsuzluk, dimlik, sonu olmayan zaman, (bkz. cavidn). ebed-kym (a.b.s.) sonsuz, sresiz. ebed-mddet (a.b.s.) sonsuz, sresiz. eben an cedd (a.zf.) babadan, byk babadan, 'dededen, kuaktan kuaa. eberr l (a.s.) hayrl, erefli ve faziletli [olan]. ebes (a.i) ok st imekten mde ve karnda hsl olan yel ve i. ebeveyn ana baba (bkz: vli-deyn). Hukuk-i ebeveyn ana baba haklar. ebgaz (a.s.) pek ok buzedilen, hi sevilmeyen. ebhal (a.s. buhl'den) daha (en, pek) hass. ahs- ebhal pek cimri kii. ebhr (a.i. bahr'n c.) denizler, (bkz: bihr, buhur, ebhur). ebhr-i vsia geni denizler. ebhar (a.s.) az, nefesi fena kokan [adam]. ebhs (a.i. bahs'n c.), (bkz. bahis, bahs). ebhs- arnika derin bahisler. ebhs- cedide yeni bahisler. ebhs- mkile zor bahisler. ebhem (a.s.) sz sylemeye muktedir olmayan adam. ebher (a.s.) 1. daha (en, pek) parlak. 2. 1. anat. kalpten vcda kan datan byk ana-damar, atardamar. Ebheriyye (a.i.) Eb Reit Kutb-d--dn Eb Bekir Bin Ahmet Bin Muhammed-l--Ebher tarafndan kurulan tarikatn ad. [lm 573 (1177)]. ebhire (a.i. buhr'n c.) buular, dumanlar. ebhur (a.i. bahr'n c.) denizler, (bkz: bihr, buhur, ebhr). eb (a.i.) baba. (bkz: eb, peder, eb). ebir (f.i.). (bkz. ebr). ebkr (a.i. bikr'in c.) 1. kzolan kzlar. 2. birinci defa sylenmi mazmunlar, ebkr- efkr evvelce sylenmemi olan fikirler. ebkr- man evvelce dnlmemi olan mnlar. ebkr- nket daha nce hi kimse tarafndan kullanlmam olan nkteler. ebkem (a.s. bkm'den c. bkm) sz sylemeye muktedir olmayan (hayvan gibi dilsiz, azsz), [adam, nesne]. Zulmet-i ebkem dilsiz, karanlk, (bkz: ahras). ebkem (a.f.i.) dilsizlik, (bkz: ebke-miyyet). ebkemiyyet (a.i.) dilsizlik, (bkz: ebkem, hares). ebkemiyyet-i mutlaka mutlak, tam dilsizlik. eblag (a.s. beli'den) daha (en, pek) beli, en fasih ve olgunluk derecesine ok yakn olan. eblak (a.s. balk'dan) 1. alaca, bulaca. 2. rengrenk. 3. alabacak [at].

eblak-svr eblec ebled ebleh ebleh-ne ebleh-firb ebleh-firbne eblehi eblehiyyet eblek eblek-i cihntz eblek-i eyyam eblek-i erh eblem ebleme eblak-svr eblec ebled ebleh ebleh-ne ebleh-firb ebleh-firbne eblehi eblehiyyet eblek eblek-i cihntz eblek-i eyyam eblek-i erh eblem ebleme ebr-ld (a.f.b.s.) alaca ata binmi [kii], me. sava yiit. (a.s.) 1. ak kal. 2. me. vu-zuhlu, nurlu, parlak. (a.s.) pek kaln kafal, kaba zihinli, ahmak, (bkz: ebleh). (a.s. belhet'den) pek aklsz, ahmak, bn, alk. (a.f.zf.) aklszcasna, ah-makasna. (a.f.b.s.) aptal aldatan, avlayan. (a.f.zf.) aptal aldatrcasma. (a.f.i.) bnlk, ahmaklk, saflk, (bkz: eblehiyyet). (a.i.) bnlk, ahmaklk, saflk, (bkz: eblehi). (f.s.) alacal [renk], (bkz: eblak). (bkz: eblek-i eyyam). me. gece ve gndz dolaysyla Dny ve zaman. (bkz: eblek-i eyyam). (a.s.) kaln dudakl [adam]. (a.i.) bot. scak memleketlerde yetiir, bakla gibi boumlu ve bir ucundan dier ucuna kadar birden ayrlabilen bir ot.

(f-s.) ezilmi toz ekeri; nebat ekeri. (f.s.) 1. mnafk, iki yzl [adam]. 2. arlatan. (a.i. ibn'in c.) oullar. anas babas belli olmayp uraya buraya braklan ocuklar. Adem oullar. insan oullar , insanlar. (bkz: ben beer). ayn cinsten olanlar. zamane adamlar. insanlar. yolcular. ak. sipahi askerleri. vatan evltlar. iinde bulunulan an insanlar. (a.i.bin'nn c.) binalar, yaplar. yksek binalar, (bkz: ebniye-i mrtefa). eski binalar. pdih binalar. beylik binalar. yksek binalar, yksek yaplar. pdih binalar. (f.i.) bulut, (bkz: ebir, gamam, sehb). bahar bulutu. yamur bulutu. ihsan, ltuf bulutu. snger. snger. nisan bulutu. rahmet bulutu. sabah bulutu. (a.i. burc'un c.) kaleler, kale burlar, (bkz. bur, burc). (a.s.) 1. kumlu, tal, balkl [yer]. 2. iki renkli, lekeli ey. 3. alacal [at]. 4. fazla parltl. (f.b.s.) bulutlu, (bkz: sehb-ld).

ebrr ebrr doru olanlar. e-ebrr (alt hayr sahibi) Hz. Eb Bekir; Hz. mer; Hz. Osman; Hz. Al; Hz. Hasan; Hz. Hseyin. ebrr- mmet mmetin hayrl insanlar. ebras (a.s.) baras (miskin illeti) hastalna tutulan, yn vcudunda yer yer beyaz lekeler bulunan adam, ebra, sam lekesi. ebrec (a.s.) gznn ak ok, fakat gzel gzl [kimse]. ebred (a.s.) 1. daha (en, pek) souk. Kelm- ebred pek souk kaan sz. 2. i. dolu yadran frtna bulutu. Ebrehe (f.s.) 1. eshb- fl'in sergerdesi olan ahsn ad, 2. (a.i.) "ebabil" denilen ku, da krlangc. ebrencen (f.i.) bilezik, (bkz: sivr). ebrencen-i dest el bilezii, (bkz: halhal). ebre (a.s.) 1. beyaz ve krmzdan meydana gelen alaca renk. 2. alaca benekli [at], abra. ebr (f.i.) zool. snger. ebrikhen (f.i.) zool. snger. ebrimrde (f.b.i.). (bkz: ebrikhen). ebrm (f.i.) ibriim, bklm ipek. ebr-kr (f.b.s.) akn, sersem, ne yapacan bilmeyen (adam), [ebr'in (bulut'un) yerinde durmamasndan kinaye olarak bu mny ald sanlyor]. ebru (f.i.c. ebr-vn) 1. ka. (bkz: hcib). ebr-yi dilfirb cazip, gzel ka. 2. g. s. [eskiden] kt zerine yaplan hafif hre. 3. g. s. kitap ciltlerinin i kapaklarnda, tezhiplerin d ksmlarnda ve buna benzer sanat eserlerinde yardmc bir ssleme unsuru olarak kullanlan, hareli, motifli boyama usul, [bu usulde boyanan boyalarn belli ballar bedahi bengal ve Lahor boyalan idi]. ebr-yi sanem bot. kan kurutan otu. ebr-yi zl-i zer me. yeni ay, hill. ebr-ferh (f.b.s.) gler yzl [kimse], (bkz. besm, beu). ebr-ferh (f.b.i.) gler yzllk, en olmak, (bkz: besmet, beet). ebrmg (f.i.) kara bulut, kasrga bulutu. ebruvn (f.i. ebr'nun c.) kalar. ebr-ve (f.b.s.) bulut gibi. ebsr (a.i. basar'n c.) gzler, grme hassalar, (bkz. basar). ebtah (a.i.c. ebth) kumlu dere ve rmak. ebtal (a.s.c. ebtl) en bo, beyhude. ebtl (a.s. battl'n c.) yiitler, douken erler. ebter (a.s.) 1. kuyruu kesik [hayvan]. Ester-i ebter kuyruksuz katr. 2. zrriyetsiz ve hayrsz [adam]. ahs- ebter evltsz adam. 3. faydasz ey. Emr-i ebter faydasz, neticesiz i. ebtine (a.i. btn'n c.) ukur, kuytu yer. eb (a.i.) baba, ata. (bkz: eb, eb, peder). ' Eb-Bekr (Bekir'in babas) (a.h.i.) ilk halfe Hz. Ebbekir. ["Sddk" lakabyle anlr].

Eb-cehl Eb-cehl mehurdur. Bedir Gazas" nda ldrlmtr. Eb Frs-il Hamdn (a. h.i.) mehur ilim ve sanat hmsi ve Hims meliki Seyf-dDevle'nin amcazadesi olup, Arap ir ve ediplerinin en byklerinden biridir. [d. . 932 - 968]. Eb-hamd, eb-hmid (a.i.) zool. ay. (bkz: dbb, hirs). Eb Hafs Halfe Hz. mer'in lkab. Eb-Hanife (a.h.i.) Hanef mezhebinin kurucusu olup asl ad "Nu'man Ibn Sabit" dir. [slm nsiklopedisi'nde "....Fars, Trk yahut baka bir kavme intisab ak deilse de, Arap olmad, fakat Araplar arasnda doup byd muhakkaktr." denilmektedir. ebuk (a.s.) kam, kaan [kle], (bkz: bk). " eb kalemn bukalemun. Eb-Ieheb (a.h.i.) "alev babas" Hz. Peygamberin amcas ve AbdlMuttalib'in oludur, islm dnini kabul etmemi ve halk da bu dni kabulden uzaklatrmay kendisine i edinmiti. [Kur'n- Kerm'de "Tebbet yed eb lehebin..." diye balayan 111 inci "Leheb" sresi, bununla kars mm Cmeyle hakkndadr], Eb-Muse-1-E'ar (a. h.i.) sahbe'den olup Muviye ile Hz. Ali arasndaki hilfet (halifelik) ihtilfnda, Imm- Al'nin hakemi. Eb-Nvs (a.h.i.) mehur Arap irlerinden bir zat. Eb-Sfyn (a.h.i.) Kurey'in bir kolu olan Ben meyye'nin reisi, Muviye'nin babasdr. Hz. Muhammed'in dman iken sonradan mslman olmutur.[597-653]. Eb-Tlib 1. Hz. Al'nin babasnn ad. 2. dilenci. Eb-Trb (a.b.i) "toprak babas" Peygamberimizin damad olan Hz. Al'nin lkaplarndan biri. Eb-Yahy Azrail. eb-l-aceb 1. sihirbaz, hokkabaz. 2. talih, baht, ans. Eb-l-Al' (a.h.i.) krlne ramen hafzasnn fevkaldelii ile tannm byk Arap irlerinden biri ki kasdeleriyle mehurdur [973-1057]. eb-l-beer (a.b.i.) "insanlarn babas" Hz. dem. Eb-1-enbiy' Hz. ibrahim. eb'1-feth (a.b.i.) "ftihler babas" II. Mehmed'in lkab. Eb-1-heves (a.b.i.). (bkz. b-1--heves). Eb-1-hevl (a.b.i.) "korku babas" Msr'da Ehramlar civarnda, insan ba eklindeki korkun bir ta, sfenks. eb-l-iber (a.b.i.) edepsiz, utanmaz (adam]. eb-n-nevm (a.b.i.) "uyku babas" bot. haha. ebrreb' (a.b.i.) avukuu, ibibik, (bkz: hidhd)! eb-z-zeheb (a.b.i.) altn babas, ok zengin adam. ebvb (a.i. bb'n c.) 1. kaplar. 2. ksmlar, blmler. ebvb- irtikb irtikp kaplan. ebvb- mzehheb yaldzl kaplar. ebvb- rahmet rahmet kaplan.

ebyn (a.s.) l. cmert, eli ak [kimse]. 2. yemekten tiksinen [adam],

ebyt ebyt [bizde "byt" bu mnda kullanlmaz]. ebyaz (a.s. beyz'dan) pek ak, pek beyaz. Mevt-i ebyaz an lm. ebz (a.i.) 1. rkme, kama. 2. birden lme. ebzr (a.i. bezr'in c.) yemeklere konulan kekikler, baharat. ebzn (a.i.) 1. iinde ykanlan kk havuz. 2. banyo, kvet. echil (a.s. echel'in c.) en (ok, pek) chil, bilgisiz olanlar. ecmire (a.i.c.) taifeler, insan takmlar. ecnib (a.i. ecneb'nin c.) yabanclar, baka memleketlere mensbolanlar. ecbe (a.s.) aln geni adam. ecdd (a.i. cedd'in c.) dedeler, byk babalar, atalar. ecds (a.i. cedes'in c.) kabirler, mezarlar. ecds- ecdd atalarn kabirleri. ecder (a.s.) daha (en, pek, ok) lyk. (bkz: ciyak). ecel (a.i.c. cl) muayyen olan vde, mrn sonu, haytn son demi. ecel-i kaza tehlikeye uramak suretiyle, tesadfi olarak gelen ecel. ecel-i mev'd, tabi olarak gelen ecel. ecel-i n-gehn anszn gelen, an lm. ecel-giy (f.b.i.) bot. zehirli bir bitkinin kk, bldrcn otu. eceli (a.s. cell'den) daha (en, pek) cell, ok byk, en ulu. ecell-i mahlkat (mahlklarn en stn) insan. ecemme (a.i.) 1. etli kemik. 2. mzraksz adam. 3. boynuzsuz ko. ecfn 1. gz kapaklan. htilc- ecfn gz kapaklarnn serimesi. 2. kirpikler. 3. asma ubuklan. ecfn (a.i. cefn'in c.).(bkz: ecfn, cfn). echel (a.s. chil'den) 1. daha (en, pek) chil. 2. nadan, aksi [kimse]. echel min Karagz Karagz'den daha chil. echer (a.s.) 1. son derece gzel [kadn]. 2. gndz iyi grmeyen kamak gzl [adam]. echere (f.i.) ptrak dikeni. ecl (a.s.) 1. iini sonraya, geriye brakan. 2. geciktirilen ey. ecille (a.s. cell'in c.) bilgi, fazilet ve rtbe tibnyla byk olanlar. ecille-i ricl-i devlet devletin byk adamlan. ecille-i deb-yi Osmniyye Osmanl edebiyatnn byk adamlan. ecim (a.i.) 1.bir eye ok devam etmekten usan gelme. 2. birini, istemedii hle uratma. 3. su -temizliini kaybedipbozulma. ecinne (a.i. cenn'in c.) ana karnndaki ocuklar. ecinni (a.i.) cin taifesinden bir fert. ecir j.1 (a.i. c. uur), (bkz: ecr). ecr j '-1 (a.s. ecr'den) cretle alan, cretle tutulan, gndeliki. ecl Ja.1 (a.i.) sebep, illet. O ecilden o sebepten.

ecla' .I (a.s.) ksa dudakl ve miskin [adam]. ecl (a.s. cel'den) en cel, pek belli, ok aikr. ecld (a.i. cild'in c.) hayvan derileri. eclf (a.s. cilfin c.) ayak takmlan, rezil kimseler, baldn plaklar.

eclah (a.s.) 1. ba kel [adam]. 2. i. st dz araba veya devenin eclah (a.s.) 1. ba kel [adam]. 2. i. st dz araba veya devenin eclef (a.s. cilfden) daha (en, pek) edepsiz. ecma' (a.s. cem'den) en toplu, ok birlemi ve biriken. ecman (a.zf.) hepsi, cmlesi, topu. Radiya-llah anhm ecman Allah hepsinden raz olsun. ecml ecmt ecme ecmel ecmd ecnb ecnd ecns ecns- muhtelife ecneb ecnebi, ecnebiyye Memlik-i ecnebiyye ecnebiyyet ecnef ecniha ecr ecr-i misi ecr-i msemm ecrm ecrm- semviyye ecrm- ulviyye ecrs ecreb ecred Tfl-- ecred Arz- ecred ecribe ecsd ecsd- ecsm ecsm- ecsm- ecsm- ecvd seb'a felekiyye sbiha semviyye

(a.i. ecmel'in c.) erkek develer. (a.i. ecme'nin c.) sk aal yerler, ormanlar. (a.i.c. cem, ecmt) sk aal yer, orman, (bkz: cem). (a.s. ceml'den) 1. en (daha, pek, ok) gzel, yakkl, (bkz.

ahsen). 2. i. erkek ve kadn ad. (f.i.) bot. kereviz. (a.i. cenb'in c.) yan taraflar. (a.i. cnd'n c.) askerler, taburlar, (bkz: cnd). (a.i. cins'in c.) cinsler, nevler, eitler, trller, soylar. trl, eitli cinsler. (a.s.) 1. garip, yabanc [adam]. 2. sert ba [at]. (a.s.) yabanc [kimse veya nesne] , misafir, taral. yabanc lkeler. (a.i.) ecnebilik, yabanclk, gariplik. (a.s.) 1. haktan uzaklaan [adam]. 2. beli eri olan [adam]. (a.i. cenh'n c.) kanatlar. (a.i.c. cr) 1. bir i, hizmet karlnda verilen ey. 2. ahrete ait mkfat, sevap. 3. cret. huk. 1) bir maln kullanlmasndan doan menfaatin para lleriyle takdiri, [kira bedeli tyin edilmeden bir yerin kiralanmas hlinde vasf, mevki ve kullanma tarz bakmlarndan kiralanan yere benzeyen yerlerin kira bedelleri o yerin de ecr-i misl'idir]. 2. bgaraz ehl-i vukufun takdr ettii cret mukavele ve pazarlkla kararlatrlan cret, [ayl yirmi liradan hizmeti tutmak veya yll beyz liradan bir ev kiralamak gibi]. (a.i. cirm'in c.) cansz olan cisimler. gk cisimleri, yldzlar. astr. yldzlar. (a.i. ceres'in c.) anlar, byk ngraklar. (a.s.) uyuz [insan veya hayvan]. (a.s.) 1. tysz adam; gen. tysz ocuk. 2. otsuz [yer]. otsuz toprak. (a.i. cirb'n c.) daarcklar, mein veya bezden yaplm antalar. (a.i. cesed'in c.) vcutlar, tenler, gvdeler. (yedi cisim) altn, gm, kalay, kurun, demir, bakr, harini. (a.i. cism'in c.) gvdeler, bedenler, (bkz: csm). gk cisimleri, yldzlar. fiz. yzen cisimler. cor. gk cisimleri. aklklar luklar, iler, kovuklar.

ecved ecved-i mensucat Ecved-n-Ns ecvef ecved ecved-i mensucat Ecved-n-Ns ecvef ecvibe-i mskite ecyd ecyf ecyl ecyed ecza' ecz--i'r ecz-y nriyye ecz-y unsriyye ecz-y tbbiyye ecz-y erife eczac ecz-hne eczl eczem eczem eda' ed-yi deyn ed-yi i'tizr ed-yi salt ed'ac ed'ac-l-ayneyn edakk l ecns- muhtelife ecneb ecnebi, ecnebiyye Memlik-i ecnebiyye ecnebiyyet ecnef ecniha ecr ecr-i misl (a.s.) 1. daha, pek, en iyi olan. dokumalarn en iyisi. 2. eliak, cmert, (bkz. sah). Hz. Peygamber.

(a.s. cevfden) 1. ii bo, kof. 2. me. ok chil, bilgisiz, bo kafal. 3. i. Eski gramerlerde ayn-l-fi'li ( harflilerin [slslerin] ikinci harfi) "vav = ecvef-i vv", yahut "ya = ecvef-i y" olan Arapa fiiller, [sim (sav m); be (bey)] gibi. (a.i. cevb'n c.) sorulan eylerin, sylenilen szlerin karlklar. susturucu cevaplar. (a.i. cd'in c.) uzun boyunlar. (a.i. cfe'nin c.) leler. (a.i. cl'in c.) 1. milletler, kabileler, uluslar. 2. nesiller, soylar. (a.s.) uzun boyunlu [adam]. (a.i. cz'Un c.) l paralar, ksmlar. ed. arz'un sekiz asl paras. (bkz. efl tefl). kim. yanc kimyev maddeler. esas tekl eden paralar. 2 . illarda kullanlan maddeler. il yaplan nesneler. 3. ciltlenmemi kitap vesaire. Kur'n- Kerm'i meydana getiren otuz cz. (a.t.i.) ecza, il yapan ve satan kimse, (bkz: ispeniyari). (a.f.b.i.) eczane, eczac dkkn; ecza dolab. (a.i.cizl'in c.) aa kkleri, tomruklan. (a.s. czm'dan) 1. czaml, miskinlik illetine uram olan. 2. parmaklan veya eli kesik [adam]. (a.s.) burnu kesilmi. (a.i.) 1. bor veya bor gibi olan herhangi bir eyi deme; yerine getirme. bor deme. zr dileme edas. namaz vaktinde klma, (bkz: kaz-yi salt). 2. e d. tarz, ifde, slp, ve, ton. 3. naz, cilve, (bkz. ive). 4. kurum, caka, mnasebetsiz tavr. 5. kadn ad. (a.s.) 1. kara ve bycek gzl. 2. pek siyah [ey]. gzleri kara. [Hz. Muhammed'in emilindendir]. (a.s. dakik'den) en dakik, pek ince; ok mhim. trl, eitli cinsler. (a.s.) 1. garip, yabanc [adam]. 2. sert bal [at]. (a.s.) yabanc [kimse veya nesne] , misafir, taral. yabanc lkeler. (a.i.) ecnebilik, yabanclk, gariplik. (a.s.) 1. haktan uzaklaan [adam]. 2. beli eri olan [adam]. (a.i. cenh'n c.) kanatlar. (a.i.c. cr) 1. bir i, hizmet karlnda verilen ey. 2. ahrete ait mkfat, sevap. 3. cret.

huk. 1) bir maln kullanlmasndan doan menfaatin para lleriyle takdiri, [kira bedeli tyin edilmeden bir yerin kiralanmas hlinde vasf, mevki ve kullanma tarz bakmlarndan kiralanan yere benzeyen yerlerin kira bedelleri

ecr-i msemm ecr-i msemm ecsd I ecsd- seb'a ecsm ecsm- felekiyye ecsm- sbiha ecsm- semviyye ecsem ecc ecvd ecvf ecved ecved-i mensucat Ecved-n-Ns ecvef ecvibe ecvibe-i mskite ecyd ecyf ecyl ecyed ecza' ecz--i'r ecz-y nriyye ecz-y unsriyye ecz-y tbbiyye ecz-y erife eczac ecz-hne eczl eczem o yerin de ecr-i misl'idir]. 2. bgaraz ehl-i vukufun takdir ettii cret. mukavele ve pazarlkla kararlatrlan cret, [ayl yirmi liradan hizmeti tutmak veya yll beyz liradan bir ev kiralamak gibi]. (a.i. cirm'in c.) cansz olan cisimler. gk cisimleri, yldzlar. astr. yldzlar. (a.i. ceres'in c.) anlar, byk ngraklar. (a.s.) uyuz [insan veya hayvan]. (a.s.) 1. tysz adam; gen. tysz ocuk. 2. otsuz [yer]. otsuz toprak.

(a.i. cirb'n c.) daarcklar, mein veya bezden yaplm antalar. (a.i. cesed'in c.) vcutlar, tenler, gvdeler. (yedi cisim) altn, gm, kalay, kurun, demir, bakr, harini. (a.i. cism'in c.) gvdeler, bedenler, (bkz: csm). gk cisimleri, yldzlar. fiz. yzen cisimler. cor. gk cisimleri. (a.s.) pek iri, gvdesi byk olan. (a.s.) k veren, parlayan ey. (a.i. cd'un c.) cmertlikler, ela-klklan. (a.i. cevfin c.) oyuklar, boluklar, iler, kovuklar. (a.s.) 1. daha, pek, en iyi olan. dokumalarn en iyisi. 2. eliak, cmert, (bkz. sah). Hz. Peygamber. (a.s. cevfden) 1. ii bo, kof. 2. me. ok chil, bilgisiz, bo kafal. 3. i. Eski gramerlerde ayn-l-fi'li ( harflilerin [slslerin] ikinci harfi) "vav = ecvef-i vv", yahut "ya = ecvef-i y" olan Arapa fiiller, [sim (savm); be (bey)] gibi. (a.i. cevb'n c.) sorulan eylerin, sylenilen szlerin karlklar. susturucu cevaplar. (a.i. cd'in c.) uzun boyunlar. (a.i. cfe'nin c.) leler. (a.i. cl'in c.) 1. milletler, kableler, uluslar. 2. nesiller, soylar. (a.s.) uzun boyunlu [adam], (a.i. cz'n c.) l paralar, ksmlar. ed. arz'un sekiz asl paras. (bkz. efl tefl). kim. yanc kimyev maddeler. esas tekl eden paralar. 2 . illarda kullanlan maddeler. il yaplan nesneler. 3. ciltlenmemi kitap vesaire. Kur'n- Kerm'i meydana getiren otuz cz. (a.t.i.) ecza, il yapan ve satan kimse, (bkz: ispeniyari). (a.f.b.i.) eczane, eczac dkkn; ecza dolab. (a.i. cizl'in c.) aa kkleri, tomruklar. (a.s. czm'dan) 1. czaml, miskinlik illetine uram olan. 2. parmaklan veya eli kesik [adam].

eczem eda' eczem eda' ed'ac ed'ac-l-ayneyn edakk edakk- umur edn edat edt- haber e-d-d E-d-debern edeb edeb erkn edeb-i kelm edeb-i san'at edeb-l-bahs edeb-mz edeb-hne edeb, edebiyye edebiyyt Edebiyyt- Cedide edebiyyt- Osmniyye edebiyyt yapmak edebiyyn eder ederfen edevat edevt- kitabet edevt- lahika edevt- rabtiyye edeyn edf, edfak edfn (a.s.) burnu kesilmi. (a.i.) 1. bor veya bor gibi olan herhangi bir eyi deme; yerine getirme. bor deme. zr dileme edas.

namaz vaktinde klma, (bkz: kaz-yi salt). 2. e d. tarz, ifde, slp, ve, ton. 3. naz, cilve, (bkz: ive). 4. kurum, caka, mnasebetsiz tavr. 5 . kadn ad. (a.s.) 1. kara ve bycek gzl. 2. pek siyah [ey]. gzleri kara. [Hz. Muhammed'in emilindendir]. (a.s. dakik'den) en dakik, pek ince; ok mhim. ilerin en mhimi, (a.i. edn'mn c.) en alak, pek baya, aalk kimseler. (a.i.c. edevat) 1. let. 2. balbana mns olmayan kelime veya harf. gr. *koa, fr. copule. (a.i.) dua eden, duac; [evvelce] ulem snfnn ok zaman imza veya mhr stne koyduktan ve "duacnz, hayrhhnz" mnsna kullandklar klielemi bir sz. (a.h.i.) astr. (bkz: Ayn-Us-sevr). (a.i.c. db) 1. iyi terbiye, naziklik, usluluk, zariflik. yol yordam. 1) sz zariflii, gzellii; 2) ed. ifde arasnda baya ve irkin tbirler bulunmamas, (bkz: asalet). kusursuz, fash ve bel olan szlerin ssleri. 2. haya, utanma. 3. edebiyat bilgisi. bir konu zerinde grlrken tutulacak yolu belirten mantk dal. (f.b.s.) edep retici, muallim. (a.f.b.i.) ayak yolu, ap-tesne. (a.s. edeb'-den) edebiyata, terbiye ve nezkete mensup. (a.i.) 1. nazml, nesirli, gzel szler. 2. bu szlerden bahseden ilim. (yeni edebiyat) 1896 dan 1901 ylna kadar devam eden Tevfik Fikret, Hlit Ziya Uakhgil, Cenap Sahabettin ve arkadalarnn mmessili bulunduklar edebiyat okulu. Osmanl edebiyat. me. gzel ve uzun uzun szlerle mevzu dnda konumak. (a.i.c.) edebiyat ile uraanlar, (bkz: Udeb). (a.s.) kas yark [adam]. (f.i.) hek. tuzlu balgam denilen cilt hastal. (a.i. edt'n c.) 1. gr. fiillere ve isimlere eklenen manl kelimeler. 2. bir ii ilemeye vsta olan eyler, takmlar, paralar, letler, avadanlklar yaz vstalar. gr. son taklar. gr. balama edatlar.

ok koan [hayvan]. (a.s.) beli bklm [adam]. (a.i. defn'in c.) defineler, gizli, gml eyler.

edfer edfer edhn (a.i. duhn'n c.) srlecek gzel kokulu yalar. edhem (a.i.) 1. karayaz at. 2. erkek ad. (brhm-i Edhem). edhemiyye (a.i.) eyh Eb Ishak ibrahim bin Edhem bin Sleyman bin Mansr-il--Belh tarafndan kurulan tarikatn ad. [tarikat, "efkrn defi, msiv-ullah'n terki, ayar muhabbetinin ref i" essna dayanr]. edhine (a.i. duhn'n c.) dumanlar. edhine-i mteksife kesafet peyda eden, kalnlaan dumanlar. ed (a.i.) 1. kk kap. 2. s. kk ve erir [adam]. edb, edbe (a.s. edeb'den) 1. edepli, terbiyeli, zarif, nzik [kimse]. Tfl- edb terbiyeli ocuk. 2. edebiyatla uraan [kimse]. edb-i b-mdn esiz edebiyat. 3. i. erkek ve kadn ad. edb-ne (a.f.zf.) edepli, terbiyeli, zarif, nzik olana veya edebiyatla uraana yakr surette. edille (a.i. dell'in c.) l . iaretler, klavuzlar, rehberler. 2. her hangi bir dvay ispat etmeye yarayan eyler, (bkz: delil). edille-i akliyye kanun deliller. edille-i asliyye fk. kitap, snnet, icm, kyastr, [fkh ilminin dayand asl deliller bunlardr]. edille-i erbaa (drt delil), (bkz. edille-i er'-iyye). edille-i kaviyye salam deliller. edille-i er'iyye kitap, snnet, icm-i mmet, kys- fukah'dan kan, eriatn drt delili. edille-i erbaa kitap, snnet, icm-i mmet, kys- fukah'dan kan, eriatn drt delili. edille-i tliye huk. rf, det, teaml, istis-hap, asl ve amel, maslahat- mrsele, kaide-i klliye, sr- sahabe ve sr- kibr- tabin gibi deliller. edm (a.i.) 1. tabaklanm deri. 2. sath, yz. edm-i arz yeryz. edimme (a.i.) derinin ikinci tabakas. edimme-i dahil bot. ideri. ed'iye (a.i. du'nn c.) yalvarmalar, niyazlar. ed'iye-i hayriyye hayrl dualar. ed'iye-i me'sre eser'de, yni hadiste geen dualar. edlem (a.s.) karayaz, siyah adam. edm (a.i.) iki nokta, iki ey arasn birletirme. edinen (f.i.) hlis misk. edmiga (a.i. dim'n c.) beyinler. edmu' (a.i. dem'in c.) gyalan. (bkz: dm'). edn (a.s. den'den. c. edn) 1. pek aa, en baya, ok alak. 2. az, pek az. edns (a.i. denes'in c.) 1. pislikler, murdarlklar, kirler. 2. s. apknlar, en aalk adamlar. edra' (a.s.) 1. ba kara, vcudu beyaz [hayvan]. 2. hecin. edred (a.s.) disiz. ahs- edred disiz adam. edrek (f.i.) taze zencefil. edrem (f.i.) teelti, eerin altna konulan

kee. edrem kee. edrem edreng (f.i.) sknt ve musbet. edsak (a.s.) az byk [adam], (bkz: efvag, efveh). edsem (a.s.) pek yal [ey]. edser (a.s.) gaflette bulunan [adam]. edv' (a.i. d'n c.) illetler, dertler, hastalklar. edvar (a.i. devr'in c.) 1. devirler, zamanlar, asrlar. edvr- sabka geen zamanlar. 2. ark mziinden bahseden fen eserleri. 3. muz. eski mzik nazariyat kitaplarna verilen bir addr. arkllarn Arap, Acem ve Trke telif ettikleri mzik kitaplarnda, mecmualarnda makamlar ve usuller dire eklindeki emalarla gsterilmek det olduundan dolay bu ismi tarlar. edve (a.s.) gz dumanl adam. edviye (a.i. dev'nn c.) illar. edviye-i messire te'sirli illar. Edviye-i Mfrede (basit illar) XIV. yzyl Trk hekimlerinden Geredeli shak bin Murat'n hekimlie dir eseri. edyk (a.i. dk'in c.) horozlar. edyn (a.i. dn'in c.), (bkz. dn). edyr (a.i. deyr'in c.) manastrlar, kiliseler. ef' (a.i.) 1. engerek ylan, (bkz: ef). 2. s. me. fena tabiatl [adam]. efdl (a.s. efdal'n c.), (bkz. efzl). efhim (a.s. efham'n c.) en ulu, pek byk ve saygya lyk kimseler. efhs (a.i. ufhs'un c.) ta arasnda, kayalkta bulunan ku yuvalan. ef (a.i. efa'nn c.) engerek ylanlar. Dhk-l-ef ac ac, hincesine gl. efik (a.s. efke'nin c.) yalanlar, dolanlar, dzme szler; iftiralar. efl tefl (a.i.) arz'u hazrlayan mm Halil'in ahenk ls olmak zere bulduu [feln, filn, filtn, ms-tefiln, mefln, mtefiln, mfaletn, meflat] kelimeleri ki, bunlarn tekrarndan ve deimelerinden "aruz" un lleri meydana gelmitir. Bu sekiz temel kalbn Arap alfabesine gre be harfli olan ilk ikisinin her birine efile, ikisine birden efl, yedier harfli olan dierlerinin her birine tefile, altsna birden tefl ad verilir. efkil (a.s. efkel'in c.) titreyenler, titrekler. ef'l (a.i. fi'l'in c.) iler, ameller, (bkz: a'ml, efl, fl, fiil). ef'l-i basene iyi iler. ef'l-i seyyie kt iler, hareketler. efnn (. i. fnn'un c.) 1. sarmak gibi birbirine sarlm sk aa dallan. 2. deiiklikler; iler, haller, artlar. efrt (a.s. ifrt'in c.) 1. hlekrlar, kurnazlar, cretliler. 2. eytanlar. 3. son derece hin olan cinler. efth (a.i.) mantar ve benzerleri gibi nebat, (bitki). efvc (a.i. fevc'in c. olan efvc'n c.) blkler, ksmlar, takmlar. efvk (a.i, fuvk'n c.) hkrklar. efviye (a.i.c.) yemee konulan baharat. efyik (a.s. efke'nin c.) uydurma, dzme, aslsz, yalan [szler].

efzl efzl efdl). efzl- ukal aklllann en ileri gelenleri. efzl- vkel-yi fihm byk vekillerin bilgilileri. efdah (a.s. fadh'den) daha (pek, en) rezil, (bkz. efzah). efdal (a.s. f dil, fzl'dan) 1. daha (en, pek) fazletli. 2 . en l, stn. efdl (a.i. fazl'n c.) 1. ziydeler, fazlalar. 2 . ihsanlar, meziyetler, ltuflar, iyilikler. efdaliyyet (a.i.) efdallik, fazlet-lilik, meziyetlilik, stnlk. efder, evder (f.i.) 1. amca, babann erkek kardei. 2. yeen, amca, hala, teyze ocuklar. eferr (a.s.) pek kac, ok koucu. efff (a.s.) ok of eken, skntl, kederli [adam]. effak (a.s.) ticret iin btn dnyy gezen [adam]. effk (a.s. ifk'den) fazla iftira eden. (bkz: efvek). efgan (f.i.) ztrap ile haykrma, banp arma; inleme, banma. (bkz: figan). efgne (f.s.) dk [ana rahminden den ocuk], (bkz: cenn-i sakt). -efgr (f.s.) yaral, sakat; ktrm. (bkz: mecruh), [kelime "fgr" eklinde de kullanlr]. efgr- mey ikiden dolay arlam, ok sarho. -efgen (f.s.) dren, ykan, yere atan; atc, ykc, drc, (bkz: fgen). efgende (f.s.) 1. yklm, ykk, drlm, yere atlm. 2. dkn, bire, (bkz: figende). efgendeg (f.i.) dknlk. efh' (a.i. feh'nn c.) soan veya yemeklere konulan nane, kekik, somak ve benzerleri gibi kuru otlar. efhm (a.i. fehm'in c.) zihinler, anlamalar, idrkler, (bkz: fuhm). efham (a.s. fehm'den) daha (en, pek) fehmetli, ok eref sahibi, en ulu. efhs (a.s. fahs'n c.) her eyin ileri, boluklar. efhz (a.i. fahz'n c.) yakn hsmlar, akrabalar. efhem (a.s. fehm'den) ok fehm olan, pek abuk anlayan, zihni son derece ak ve zeyrek olan. ef' (bkz. ef ). ef'-i mcelcel zoo. ngrakl ylan. ef'-i mnakka alaca derili engerek ylan. efid, eftid (f.s.) 1. medhedici; vasfedici. 2. alacak ey. ef'ide (a.i. fud'n c.) yrekler, kalpler, gnller. ef'ide-i hlise saf, temiz, bozulmam kalpler. efika (a.s.) fena, kt [ey]. efke (a.s.c. efik) yalan, dolan, iftira. isnd- efke yalan isnd etme. (bkz: ifk). efn (a.s.) 1. bo kafal [adam]. 2. rk [ceviz]. efjl (f.i.) 1. kkrtma, kandrma. 2. s. perakende, dank. efkar (a.s.) daha (en, pek) fakir ve muhta. efkar-i fukara' fakirlerin fakiri.

efkr efkr efkr- liye yksek fikirler, dnceler. efkr- sahha doru dnceler. efkr- ummiyye halkn, ummun dncesi. 2. dnme, ende, vesvese, kuruntu, niyet, maksat; rey'. eflah (a.s.) daha (en, pek, ok) felah bulan, kurtulan, selmete kan, bahtna, nas-bine, nmetine kavuan. eflk (a.i. felek'in c.) 1. semlar, felekler, gkler, kreler; zamanlar. 2. bahtlar, talihler, kaderler. eflk- cz'iyye dnydan daha kk kreler. eflk- klliyye yeryzn evreleyen byk kreler. eflk- seb'a (yedi dny) astr. Kamer (Ay), Utarit, Zhre, ems (Gne), Merih, Mteri, Zuhal. eflk (a.h.i.) Osmanl imparatorluu zamannda, merkezi Bkre olan, "memleke-teyn" (iki memleket) den bir ksm. eflk (f.s.c. eflkiyn) gkte oturan, melek [Eflk Mevln'ya dir "Menkb-l--rifn" adl eserin mellifi Hk Dede'nin mahlas]. eflkiyn (f.i. eflk'nin c.) gkte oturanlar, melekler. Efltun (a.h.i.) Aristo'nun hocas, Sokrat'n talebesi olan mehur Yunan filozofu, (m.. 429 - 347). efltn (a.s.) Efltun'a ve onun felsefesine ait, onunla ilgili, f r. platonique. eflec (a.s.) 1. seyrek [di]. eflec-l-esnn seyrek dili. 2. omuzlan geni, kollarnn aras ak [adam]. efles (a.s.) daha (en, pek) mflis, zrt. efles-i ns insanlarn en zrd. efld (a.s.) yetikin, gzel ve grbz [ocuk]. efnd (a.s. fened ve fenid'in c.) ihtiyarlktan bunam olanlar, bunaklar. efnn (a.i. fenn'in c.) cinsler, neviler, eitler. efnn- elvan renk eitleri, [bizde "fenn" bu mnda kullanlmaz]. efniye (a.i. fn'nn c.) avlular. efra' (a.s.) 1. vesveseli, kuruntulu [adam]. 2. ii gc olmayan [adam]. efrd (a.i. ferd'in c.) 1. tek olanlar, birler. efrd- aile aileyi tekil eden fertler. efrd- beer insanln fertleri. efrd- cemat topluluun bireyleri. efrd- millet milletin bireyleri. ns halk, avam. efrd- mmet bir toplulua dhil olan 2. askerler, erler. efrd- askeriyye asker erler. efrd- mstebdele muvazzaf askerlik hizmetini bitiren efrd. efrd- redife tar. Osmanl ordusunda nizamiye hizmetini bitiren erler. efradn cami' ayarn mni (tanm iin) ayn zellie sahip olanlarn hepsini iine alp farkl olanlar darda brakan, eksiksiz ve fazlasz. efrh (a.i. ferh'in c.) 1. pililer. 2. piler [insan ve nebat hakknda]. efrh (a.i. ferah'n c.) i aklklar, sevinmeler. efrhte (f.s.) yukan kaldmlm, ykseltilmi, (bkz: efrte).

efrak (a.s.) pek ayrk, atal [ey].

efrn efrs Efrsiyb efrn efrs Efrsiyb -efrz Ser-efrz, - firz efrenc D'-l--efrenc Tife-i efrenc efrenc, efrenciyye Elsine-i efrenciyye Trih-i efrenc efrenciyyn efrenc-mg efrend efrez Efrdn efrg efrhte Dil-efrhte em'-efrhte efre efrz -efrz lem-efrz, Cihn-efrz efs efsah efsah-l-Arab, efsah-l-Kurey efsak efsl efsne efsne v efsun efsne c[y] efsne-cy efsne-g[y] efsne-gyn efsne-gy efsne-nvs efsne-perdz efsne-perdz efsnev efsne v efsun efsr

(a.s.) neeli, keyifli, sevinli olan [kimse]. (a.i. feres'in c.) atlar, beygirler; ksraklar. (f.h.i.) byk iskender'den evvel yaam ve Keyhusrev tarafndan ldrlm olan Mvernnehir Kral Tran'l bir yiit, Alp Er Tunga. (f.s.) yukan kaldmlm, ykseltilmi, (bkz: efrhte). (f.s.) kaldran, ykselten, [kelime firz eklinde de kullanlr]. ba ykselten, mmtaz, byk, mehur, mruf. (a.i.) frenk, Avrupal. frengi hastal. frenkler, Avrupallar. (a.s.) 1. frenklere, Avrupallara mahsus, onlarla ilgili. Avrupa dilleri. Mlt trihi. 2. frengi illetiyle ilgili. (a.i.c.) Avrupallar. (f.b.i.) bot. reyhan, fesleen. (f.i.) ss, bezek, an, debdebe. (a.s.) arkas kamburumsu olan [adam]. (f.i.) Cemid soyundan, anlayl ve zeksyla mehur olan bir ran h-kmdn. [Acem ve eski Osmanl edebiyatnda bu isme ok rastlanr], (bkz: Feridun). (f.i.) ziya, k, nur. (bkz: pertev, ua', 'le). (f.s.) yanm, tutumu, parlam, klanm, aydnlanm. gnl yank. mumunu yakm. (f.i.) un helvas, (bkz: afre). (f.i.) 1. ule, panlt. 2. kadn ad. (f.s.) 1. aydnlatan, parlatan. dnyy aydnlatan. 2. tututuran, yakan, (bkz: frz). (f.i.) efsuncu, byc. (a.s.) daha (en, pek) fasih, uzdilli. Hz. Muhammed. Hz. Muhammed. (a.s.) en fsk, pek edepsiz. (a.s. fesl'in c.) alak, aalk kimseler. (f.i.) 1. aslsz hikye, masal, bo sz, samasapan lkrd. 2. dillere dm, mehur olmu hdise. (masal ve by) bo lkrd. (f.b.s.) efsne arayan veya arayc, bo vakit geirmek isteyen. (f.b.i.) efsne arayclk. (f.b.s.) masal syleyen, samasapan syleyen. (f.b.s. efsne-g [y] un c.) efsne, masal, fkra anlatanlar. (f.b.i.) efsne syleyicilik. (f.b.s.) masal yazan.

(f.b.s.) masal uyduran, yazan, ad romanc, meddah. (f.b.i.) masal uyduruculuk, ad romanclk. (f.s.) efsneye ait, efsne ile ilgili. 1) masal ve by; 2)me. bo laf. (f.i.) yular, (bkz: mikvad, inan, zimm).

efsr-dzn efsr-dzn efsr-dzn- hassa tar. saray atlarnn yularlarn yapanlar. efsed (a.s.) pek fena, ok bozuk. efser (f.i.) tc. (bkz: dhm, ikll). efser-dih (f.b.s.) ta giydiren. efsun (f.i.) afsun, by, sihir, gzbaclk, arpa. (bkz: fsun, rukye) efsn-ger (f.b.s.) byc, frk. (bkz: shir). efsn-ger (f.b.i.) byclk, efsn-kr (f.b.s.) byl, sihirli. efsn-perdz (f.b.s.). (bkz: frklk. efss! (f.e.) yazk, eyvah! gibi bir teessr edat, (bkz. derg, hayf). efsrde (f.s.c. efsrde-gn) donmu; donuk; me. kansz, gayretsiz, duygusuz. (bkz: fsrde). efsrde-dil (f.b.s.) 1. yrei donuk, gnl donmu, hissiz, duygusuz. 2. bezgin, kalbi krk. efsrde-dil (f.b.i.) yrek donukluu, duygusuzluk. efsrde-dim (f.a.b.s.) beyni donmu, kabiliyetsiz, (bkz. efsrde-maz). efsrde-dim (f.a.b.i.) beyin donukluu, kabiliyetsizlik. efsrde-gn (f.b.s. efsrde'nin c.) gayretsiz, duygusuz, kansz adamlar. efsrde-g (f.b.i.) donukluk, gayretsizlik, duygusuzluk. efsrde-maz (f.b.s.). (bkz: efsrde-dim). efsrde-maz (f.b.i.). (bkz. efsrde-dim). efsrde-mizc (f.a.b.s.) mizac souk, kan souk [adam]. efl (a.s. feil'in c.) cesaretsizler, korkaklar, yreksizler. -efn (f.s.) saan, serpen, datan, silken. Zer-efn altn serpen. Dmen-ef-n etek silken, vazgeen, [kelime "fen" eklinde de kullanlr. efr (f.s.) 1. skma, sklm, [meyva suyu gibi eyler]. 2. i. imdikleme. efe (f.i.) bulgur. efsun (f.i.) zir. yaba. efrde (f.s.) sklm, posas karlm [ey]. efre (f.i.) usare, z. efre-i engr zm suyu. eftn (f-s) den; derek, (bkz: futan). eftr (a.i. ftr'in c.) ba ve ahadet parmaklarnn aralan. efr (a.i.) srayp seirtme. efvc (a.i. fevc'in c.) blkler, takmlar, ksmlar. efvf (a.i) ince, nzik kumalar. efvag (a.s.) byk azl [adam], (bkz: edsak, efveh). efvh (a.i. fem ve fevh'in c.) azlar; menfezler, aza benzeyen her trl delikler. efvh- nriyye ateli silhlar, [top, tfek]. efvh- ns halkn az, lisan. efvh (a.f.s.) halk sz, aslsz, ehemmiyetsiz. efveh (a.s.) az byk, n dileri uzun [adam], (bkz. edsak, efvag). efvek (a.s.) yalanc, (bkz: eflk). efyl (a.i. fl'in c.) filler, [bilinen byk hayvan (lar)]. efyn (a.f.i.) afyon, hahatan kan uyutucu bir madde.

efyn efyn efyn-ke (a.f.b.s.) afyon kullanmaya alm olan, afyon tiryakisi. -efz (f.s.) arttran, oaltan [-feza eklinde de kullanlr]. Ruh-efz mr arttran. Znet-efz pek ok znet baheden. efz1 (a.i. fez'm c.) korku ile barp armalar. efzah (a.s. fazh'den.). (bkz. efdah). efzr (f.i.) ayakkab, kundura. 2. gemi yelkeni. 3. san'at sahiplerinin kullandklar letler. 4. yemee konulan bahar, (bkz: evzr). efzyi (f.i.) artma, oalma, (bkz: tekessr, tezyd). -efzd (f.s.) oalan, artan; oaltan, arttran, arttrc. efzn fazla, ok, yukar, akn. efzn (f.i.) ziydelik, okluk, (bkz: kesret). efzn-yi mr mrn okluu. efzn-ter (f.b.s.) daha ok, daha fazla. egalt ("ga" uzun okunur, a.i. ugl-te'nin c.) inam yanltacak hatal szler, *ya-nltmalar. egan ("ga" uzun okunur, a.i. ugniyye'-nin c.) arklar, nameler, havalar, henkler. egann (a.s.) burnundan konuan, hmhm, (bkz: ehann). egare ("ga" uzun okunur, f.i.) kkrtma, kandrma, (bkz: igr', tevik). egarib ("ga" uzun okunur, a.i.) ayrl zaman, sava zaman. Yevm-l-egarib sava, muharebe gn. eer (f.e.) art edatdr; eer, ayet manasnadr, ["ise, -iseler, isen, -iseniz, -isem, -isek" kelimelerinden nce gelir; bzan bataki vokal derek "-ger" eklinde kullanlr]. eeri (f.e.) her ne kadar..., olsa da, ise de. (bkz: geri). egni (f.i.) bina yapma, yap meydana getirme, in etme. egul (f.i.) fke ile yan yan bakma. egvl (a.i. gul'n c.) 1. byk felketler, kazalar. 2. eytanlar; trl ekil alan periler. 3. gulyabniler, vcdu olmayan hayvanlar. egvr (a.i. gavr'in c.) dipler, ukurlar; nihayetler, sonlar. ehabb (a.s. habb'den) daha, en, ok sevilen, pek sevgili. ehabb- ehibb dostlarn en sevgilisi. ehabb- emval mallarn ok sevileni. ehacc (a.s.) pek kat, sert ey. ehc (a.i. uhcvve'nin c.) bilmeceler, bulmacalar, yanltmacalar. ehad (a.s.) tek, bir, ilk say. (bkz: vhid, yek). Yevm-l-ehad pazar gn. ["ehad" Allah'n isimlerinden biridir]. ehadd (a.s. hadd' den) daha (en, pek) keskin. ehadd-i lt- kata kesici letlerin en keskini. ehadd-i syf kllarn en keskini. ehds (a.i. hads'in c.) 1. Peygamberimizin szleri. 2. haberler, szler ehds-i kudsiyye lfz Hz. peygambere, meali Allah'a ait olan, yn, ilham tarikiyle sylenen hadisler. ehds-i merfa ve mrsele araya rivyeti karmadan, dorudan doruya Hz. Peygamberin azndan duyulan hadisler.

ehds-i mevzua ehds-i mevzua ehds-i sahha Hz. peygambere nisbetinde kat'iyen phe olmayan hadisler. ehadiyyet (a.i.) birlik, Allah'n birlii, (bkz: vahdniyyet). ehadiyyet-i rabbniyye Allah'n birlii. ehadiyyet-l-ayn 1) grn birlii. 2) tlakdan, esmadan mstani olan. ehadiyyet-l-cem' 1) birlikte okluk. 2) kendinde kesret mnf olmayan ey. ehadiyyet-l-kesret l) kesretin ehadiyyeti. 2) kendisinde neseb kesret taakkul olunan vhid. ehad hm (a.b.i.) ikiden biri. ehad-l-hd (a.b.s.) teklerin teki; emsalsiz, esiz, (bkz: ehad-luhadeyn). ehad-l-uhadeyn (a.b.s.) teklerin teki, emsalsiz, esiz, (bkz: ehad-lhd). ehaff (a.i. hafif den) 1. daha (en, ok, pek) hafif. ehaff-i mczt cezalarn en hafifi. 2. me. pek en ve sevimli. ehakk (a.s. hakik'den) daha (en, pek) lyk, mstahak, (bkz: ecder, elyak). ehl (a.i. ehl'in c.) 1. bir memlekette, bir kasabada, bir kyde, bir semtte veya mahallede yerleip oturanlar, ahli. 2. halk, umm. ehl-i fazl fazilet sahipleri. ehll (a.i. ihll'in c.) erkek tenasl letlerinin delikleri. ehann (a.s.) genizden konuan [adam], hmhm, (bkz: egann). ehsin (a.s. ahsen'in c.) daha (pek, en) gzel olan eyler. ehsin-i ahlk ahlkn en iyisi, en gzel olan eyleri. ehass (a.s. hasis'den) 1. daha (en, pek) hass, ok pinti. 2. ok, en baya [nesne, kimse]. Dny-yi ehass en baya dny [bu dny]. ehass (a.s. hss'dan) 1. en huss. 2. z f. balca. ehass- amal dileklerin en husssi, ehass- ehibb tandklarn en balcas. 3. farkl, mull. ehdb ,l (a.i. hdb'n c.) kirpikler, (bkz: mjgn). ehdb- mhtezze titrek kirpikler. ehdf (a.i. hedefin c.) 1. nian alnan yerler. 2. meramlar, istekler, maksatlar, kasit-ler, gayeler. 3. yksek eyler. ehdeb (a.s.) sk ve uzun kirpikli [adam]. Ehdeliyye (a.i.) Esseyyid Hasan Alyy-l-Ehdel tarafndan kurulan bir tarikat. ehemm (a.s. mhimm'den) daha (en, pek) mhim, ok ehemmiyetli. Takdm-l ehemm iki iten en mhimini ne alma. ehemmiyyet (o.i.) 1. pek mhim olma, deerlilik, nem. 2. dikkat nazarn eki. 3. kymet, deer. ehibb' (a.s. habb'in c.) dostlar, sevgililer, tandklar, bildikler, (bkz: ahbb). ehil (a.s.). (bkz. ehl). ehille (a.i. hill'in c.) yeni aylar, hill eklinde olan eyler. ehl (a.s.c. ehl) 1. sahip, mlik, mutasarrf olan. 2 maharetli, usta, kabiliyetli, becerikli. 3. bir yerde oturan. 4. kankocadan herbi-ri. (bkz: ehil).

ehl-i aba Hz. Muhammed ve ailesi. ehl-i hiret ller. ehl-i lem insanlar.

ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i

aruz arz bdiye bagy beyt bid'at bytt cehennem cehl cennet cihd dikkat dil dvan dny ehv emsr hakk aruz arz bdiye bagy beyt bid'at bytt cehennem cehl cennet cihd dikkat dil dvan dny ehv emsr hakk hrbat hev hey'et href hibre hikmet hkmet hner rz, ehl-i iffet idrk ilm mn irfan slm ittika

ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i

kble kal kalem kanaat kelm kerem keyf kyam

ehl-i kitb ehl-i kubur ehl-i maher ed. iir kurallarndan anlayanlar. cin, peri, eytan. bedeviler, l halk. bir blgeyi zorbalkla idare altna alanlar. hne halk, familya, aile; Hz. Pey-gamber'in yakn akrabas. islmln genel kurallarna uymayan kimse veya topluluk. nl kabilelere mensubolan-lar. cehennemlik, gnahkr. chiller, bilgisizler. cennetlik olanlar, gnahkr olmayanlar. din uruna savaanlar. dikkat sahipleri. gnl adam, gnl dilinden anlayan [kimse], kalender. dvan kaleminde alanlar. dny adam, Ahireti dnmeyen. dinde mezhep ayrl yaratan. ehir, kasaba halk. kendini Tann'ya vermi kimseler, doruluk sahipleri, mn btn, doru kimseler. doru yol adam. tarkatte, tasavvufta "hal ve cezbe" denilen muvakkat olarak kendinden geme srrna eren, Allah adam, cezbeye tutulan, vecde gelen kimse. meyhane adamlar. haylaz. astronomi ile uraanlar. kuma dokuyan sanatkrlar. bir eyi ok iyi bilen, bilirkii, (bkz: ehl-i vukuf). filozoflar.

hkmete mensup kimseler, milleti idare edenler. hnerli, sanattan anlayan kimseler. doru, drst, saygdeer kimse. dnce sahipleri, her eye akl erdirenler. ilim adamlar, limler, bilginler. man etmiler, man sahipleri, inanmlar, (bkz: m'min). irfan sahibi, bilgili. islm topluluu. dindar, sofu. Mslman. ilh gereklerden haberi olmayanlar. yaz ileriyle uraan. kanaatkar olan. iyi konuan. cmert, eli ak. keyfe, elenceye dkn. camilerde ders okutan hocalara zor sorular sorup g durumda brakan rencilere verilen bir ad. drt kitaptan birine inanan. ller. kyamet gn dirilecek olanlar.

ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i ehl-i

mansb mevki', orun sahibi. ma'rifet kabiliyetli kimseler. merkib bir eye binerek seyahat edenler. muhasebe muhasebeci, sayman. nam cennette bulunacak kimseler. namus namuslu, doru insanlar. nr kt ruhlu, cehennemlik insanlar. nifak ortaya nifak sokan, ayrlk yaratan kimseler. ncm mneccimler. rf 1) huk. kanundan ok rf ve idar tedbirlerle i gren idare

adam; 2) tar. Osmanllarda medreseden yetien erat bilginleri (kadlar, eyhlislmlar, mderrisler, kazaskerler., gibi). ehl-i perde rtl, peeli kadn. ehl-i re'y hkimlik eden. ehl-i Rum Osmanllar. ehl-i sabka ilk Mslmanlar. ehl-i safa kalbi temiz. ehl-i salh huk. hli mestur, namuslu, doru olan kimse, [bu evsf hiz olanlara ehl-i afa, ehl-i hayr, ehl-i fazl da denir]. ehl-i salb hallar, Hristiyanlar. ehl-i servet servet sahibi, zengin. ehl-i suffe Hz. Muhammed'in Medine'de yaptrd mescide bitiik bulunan odalarda barnan ve O'nun toplantlarna katlan kimseler. ehl-i sk ar halk, esnaf. ehl-i slk bir mezhebe mensup olan. ehl-i snnet

Peygamberimizle sahabelerine (dostlarna) itikatta uyanlar. ehl-i eka akler, soyguncular, vurguncular. ehl-i er fenalk sahibi. ehl-i a Hz. Al'nin mezhebine bal olan kimseler. ehl-i ikem ikembesine dkn olanlar, srf boazn dnenler, (bkz. erbb- ikem). ehl-i tahkik aratrmac kimseler. ekl-i ta'kb takbedenler, peinden gidenler. ehl-i takva dne bal kimseler. ehl-i tark bir tarkata mensup [olan], dervi. ehl-i tasavvuf tasavvufla uraan. ehl-i tedbr tedbirli, akll, idareci kimse. ehl-i tertb f k. farz olan be vakit namaz, arada fasla vermeden muntazam olarak klan. ehl-i tevrh tarihiler. ehl-i tevhd Mslman. ehl-i ukubet huk. men'edilen eyleri yaptklarndan dolay haklarnda ceza tatbiki kolay olan kil bali kimseler, cezaya ehil kimseler. ehl-i vezif huk. vakfn gailesinden maa ve tayna mstahik olan kimseler, [camiin, imam, mezzin vesir hademesi veya fakirler gibi]. ehl-i vukuf iyi bilgisi olan, bilirkii, (bkz: ehl-i hibre). ehl-i vcd varlk sahipleri, insanlar.

ehl-i zimmet bir islm devletine tbi olan, vergi veren, korunan fakat ehl-i zimmet bir islm devletine tbi olan, vergi veren, korunan fakat ehl iyl aile, oluk ocuk. ehl-l-farz fk. birinci derecedeki vris. ehl-l-kis Hz. Muhammed ve ailesi, (bkz: ehl-i beyt). ehl, ehliyye (a.s. ehl'den) alk olan, alm, alkn, vah olmayan, insandan kamayan, adamcl, (bkz: munis). ehliyyet (a.i.) 1. ie yarar halde bulunu, bir ii hak edebilecek durumda bulunu, salhiyet, yetki. 2. mhirlik, iktidar, liykat kabiliyet, kifayet, mensubiyet, akrabalk. 3. iktidar, liykat ve kabiliyet vesikas. 4. kadn ad. ehliyyet-nme (a.f.b.i.) bir kimsenin herhangi bir i yapabileceine dair ilgililer tarafndan verilen veska. ehl-perver (a.f.b.s.) ehlini yeti tiren, deer sahiplerini koruyan. ehl-ullah (a.b.i.) Tanr adam, vel, evliya. ehme (f.s.) 1. noksan, eksik. 2. i. bulunu. ehnme (f.i.) 1. ak ve sevda. 2. kendine ekidzen verme. ehram (a.i. herem'in c.) 1. Msr'da eski zamandan kalma, huni biimindeki byk binalar, piramit. 2. tepeleri ortak bir noktada bulunan, tabanlar da herhangi bir poligonun birer kenarndan ibaret olan bir takm genlerden meydana gelmi ekil. ehrm- gayr- muntazam geo. dzgn olmayan piramit. ehrm- kaim geo. dik piramit. ehrm- mail geo. eik piramit.

ehrm- muntazama geo. dzgn olan piramit. ehrm- mrabba drtgen piramit. ehrm- msellesi gen piramit. ehrm- naks kesik piramit. ehrm- z kesr-l-vch okgen piramit. ehrmen (f.i.) 1. eytan. 2. dev. (bkz: ehremen, ehrem, ehrime, ehrimen). ehrm (a.s.) geo. ehram biiminde, fr. pyranidal. ehrm kavak bot. piramit kavak. ehred (a.s.) yrtk ey. [stba hakknda]. ehremen (f.i.) Zerdtlerin inandklar ktlk ve karanlk tanrs; eytan, dev. (bkz: ehrmen, ehren, ehrime, ehrimen). ehren (f.i.)-(bkz. ehrmen, ehremen, ehrime, ehrimen). ehrime (f.i.). (bkz. ehrmen, ehremen, ehren, ehrimen). ehrimen (f.i.). (bkz. ehrmen, ehremen, ehren, ehrime). ehs' (a.s.) am, aakalm olan [kimseler]. ehss (a.i. hiss'in c.) duygular. ehss- rakka ince duygular. ehn (f-i-) toprakta meydana gelen yark, delik. ehv' (a.i. hev'nn c.) arzular, istekler; ehvetler, hevesler, meyiller. Ehl-i ehv' inanlar snnet ehlininkine uymayan, arada mezhep farklar bulunan Mslmanlar cemaati. ehvl (a.i. hevl'in c.) korkular, dehetler. eh var (f.s.) akn, sersem, alk [adam].

ehvec ehvec ehvel (a.s. hevl'den) daha (en, pek) korkun. ehvel-i heykil heykellerin en korkuncu. ehven (a.s.) 1. en zararsz. 2. pek ucuz. 3. daha hafif; kolay, (bkz: rahs ehven-i err iki errin en zararls, kolay. ehven-i erreyn iki errin en zararls, kolay. ehveniyyet (a.i.) ehvenlik, ucuzluk [zdd "gala"]. ehver (f.i.) sevgili. ehviye (a.i. hev'nn c.), (bkz. hev). ehviye-i ltife ltif mzik havalan. ehyeb (a.s.) daha (en, pek) mehb, ok heybetli. ehyef (a.s.) 1. ince belli, yakkl [gen]. 2. elimli at. ehzb (a.i. hizb'in c.) taifeler, ksmlar; blmler, blkler; insan kmeleri. Gaz-ve-i Ehzb Hendek Gazvesi. eimme (a.i. imm'n c.), (bkz. imm). eimme-i dn din adamlar. eimme-i erbaa (drt imam olup Mslmanlarn en byk mctehidlerinden, en mehur hukuk limlerindendir) [Eb Hanfe; Ah-med bin Idrs-e-fi; Mlik bin Enes; Ahmed bin Hanbel]. eimme-i isn-aer [lerde Hz. Ali ile balayarak Mehd ile sona eren on iki mam. [Hz.Al; Hz. Hasan; Hz. Hseyin; Hz. Zeyn--lbidn; Hz. Imm- Bakr; Hz. Ca'fer-s--Sdk; Hz. Musa Kzm; Hz. Al bin Musa; Hz. Muhammed-n-Nak; Hz. Aliyy-t-Taki; Hz. Hasan-Ul-Asker; Hz. mm- Mehd]. eimme-i mahallt mahalle imamlar. eimme-i nuht nahiv (sintaks) limleri. eimmet-l-esm "esm'mn ba" tas. hay, alm, mnif, kadir, semi', basr, mte-kellim olmak zere yedi isim demek olan esma--i seb'a yerinde kullanlr. einne (a.i. inn'n c.) dizginler, yularlar. eizze (a.s. azz'in c.) 1. erenler. 2. muhterem, azz kimseler. eizze-i nasr Hristiyan evliyas. ejah (f.i.) vcutta, en ok ellerde kan prtkl kk urlar, siil, (bkz: ejeh). ejdef (f.i.) kzlck denilen meyva, al. ejder, ejderh, ejdeh (f.i.) 1. byk ylan, (bkz: brsn, su'bn). 2. korkun ve hayal bir hayvan. ejder-i kahir ("ka" uzun okunur) lm ejderhas. ejder-i mnakka nakl ejderha; alaca derili byk ylan. 3. me. hiddetli, iddetli, cesur ve merhametsiz [adam], ["ejdeh" nazmda kullanlr]. ejder-dehn (f.b.s.) (dev azl) me. ar toplara verilen bir isim. ejeh (f.i.) sivilce, (bkz: ejah). ejgn, ejgehn tenbel. (bkz: ejhn). ejhn (f-s.) tembel, (bkz: ejgehn). ejr (f.s.) akll, uyank [adam], ekabb (a.s.) beli ince olan. ekbir (a.s. ekber'in c.) rtbece, grg ve fazilete byk olanlar, devlet ricali, (bkz. bzr-gn).

ekbir-i uar-yi Arab ekbir-i uar-yi Arab ekadh ("ka" uzun okunur, a.i. kdh'n c.) oklar. ekah ("ka" uzun okunur, a.i. uk-huvn'n c.) papatya iekleri. ekalm ("ka" uzun okunur, a.i. klm'in c.) dnynn mntkalar, memleketler, diyarlar. ekalm-i bridesouk iklimler, memleketler. eklm-i hrre scak iklimler. ekalm-i seb'a yedi iklim. ekall l (a.s.) en az, en aa, (bkz: akall). ekall-i murabbat mat., astr. en kk kareler metodu, mehur riyaziyeci ve fiziki bilgin Gauss'un buluu olan bir metoddur. Trl lleri yaplan bir mesaha iinde elde edilen eitli deerlerden hakiki deere en fazla yanaabilmek iin kullanlan bir takm riyz ameliyeler silsilesi, [italyan astronomu Giuseppa Piazzi, seyyrt- sagreden Ceres'i kefettii zaman artlarn kt oluundan seyyrecik kaybedilmiti. Gauss muvzene metoduyla mevcut rasatlara dayanarak ertesi sene yldzn bulunmas lzmgelen yeri tyin etti ve Ceres, onun tyin ettii koordinaarla tekrar bulundu.]. ekalliyyet (a.i.). (bkz. akalliyyet). Ekanm ("ka" uzun okunur, a.i. uknm'-un c.) asllar, zatlar, rknler. ekanm-i selse Hristiyanln baba, oul ve rh-l-Kuds'den ibaret tesls inan. ekarib ("ka uzun okunur, a.s. akreb'in c.) yakn akraba, hsmlar. ekrim (a.s. ekrem'in c.) en necip, pek licenap, ok sahvetli, cmert ve eliak olanlar. ekris (f.i.) bot. yenilen mantar. ekasr ("ka" uzun okunur, a.s. akser'in c.) daha (pek, en) ksalar. ekas ("ka" uzun okunur, a.s. aks'mn c.) daha (en, pek, ok) uzaklar. ekas-i bild en uzak ehirler. ekasm ("ka" uzun okunur, a.i. ksm'n c. olan aksm'n c.) 1. (bkz: aksam, ksm). 2. ksmetler, nasipler, paylar. eksire (a.i. kisr'nn c.) eski Acem pdihlar. eksire-i Acem Acem hkmdarlar. ekat ("ka" uzun okunur, a.i. kat'in c.) koyun srleri. ekavl ("ka" uzun okunur, a.i. kavl'in c. olan akvl'in c.) szler, lakrdlar, kelimeler. ekavl-i btla btl szler. ekavl-i kzibe yalan, uydurma szler. ekzib (a.s. kzbe'nin c.) aslsz, yalan, uydurma szler. ekb' (a.i. kib'n c.) sprntler. ekb-yi etrika sokaklarn sprntleri. ekb-y matbah mutfak sprntleri. ekbd (a.i. kebed ve kebid'in c.) kebet-ler, karacierler, (bkz: kbd). ltihb- ekbd hek. cierlerin iltihaplanmas. ekber (a.s. kebr'den. c. ekbir) 1. daha (en, pek) byk.

Cihd- ekber, Gazay ekber en byk sava. [Ekber Hindistan'a hkim olan Trk Cihd- ekber, Gazay ekber en byk sava. [Ekber Hindistan'a hkim olan Trk Ekberiyye (a.h.i.) tas. sofiyenin en byklerinden Muhyiddn-i Arab tarafndan kurulan bir tarkat. ekber-nme (a.f.b.i.) Ebul Fadl Allam'nin (1550-1602) Farsa tarih kitab. Ekber ah devrinin tarihi ile irlerinin hayat hikyelerini anlatr. ekdar (a.i. keder'in c.) 1. kederler, kasavetler, gamlar, tasalar, kayglar. ekdr lm kederler, aclar. 2. bulanklklar. ekds (a.i. kds'n c.) hurmalar. ekele (a.s. kil'in c.) ok yiyenler, yiyiciler, oburlar. ekeme (a.i.) yksek talk tepe, bayr. ekf (a.s. kfv'n c.) eler, benzerler, denkler, uygunlar, msaviler, eitler, mudiller. ekfl (a.i. kifl'in c.) 1. nasipler, paylar. 2. zayflk halleri. 3. kilim paralan. 4. (kefel'in c.) her eyin gerileri. ekfn (a.i. kefen'in c.) lleri sardklar bezler. ekhl (a.i. khl'n c.) gze ekilen srmeler. ekhel (a.s.) ok srme kullanan; gz kudretten srmeli [adam]. ekd, ekde (a.s.) te'kidli, kuvvetli, sarih, kat', salam, muhakkak. Emr-i ekd kat', kesin emir. Tenbht- ekde kuvvetli, kat' tenbihler. ekden (a.zf.) 1. te'kidli, kuvvetli olarak, muhakkak, sarih ve kat' olarak. 2. m-kerreren, tekrar olarak. ekle (a.s.) yenmi, yenilmi [ey, yemek]. ekinne (a.i. kinn'in c.), (bkz. eknn). ekkf (a.i.) semerci, eerci. ekkl (a.s. ekl'den) 1. ok ekleden, yiyen, obur. (bkz: bu'le, ekl). ekkl-s-suht ok haram yiyen. 2. etrafndaki etleri rtp mahveden [yara], (bkz: kile). 3. kim. andrma, fr. corrosif. eki (a.i.) bir ey yeme[k], yenilme. eki urb yeme ime. eklef (a.s.) 1. yz illi [adam]. 2. i. koyu renkli arslan. ekmm (a.i. kmm'n c.) 1. elbisenin yenleri, kol azlan. 2. (kimm'in c.) aa ieklerinin kapklan, tomurcuklan. ekmen (a.s.) anadan doma kr. (bkz: darr). ekmehiyyet (a.i.) ekmehlik, anadan doma krlk. ekmel (a.s. kmil'den) 1. daha (en, pek) kmil, mkemmel ve kusursuz olan, en uygun, en eksiksiz. ekmel-i enbiy Hz. Muhammed. ekmel-i mahlkt (mahlklarn en kmili) insan. 2. i. erkek ad. ekmel-ne (a.zf.) ekmel olana yakacak surette. ekmeliyyet (a.i.) mkemmellik, kusursuzluk, noksanszlk, eksiksizlik. eknf (a.i. kenefin c.) canipler, yanlar, nahiyeler, taraflar, snacak yerler, evin ortalan, [kelime yalnz "taraf ve "yan" mnsna kullanlr]. eknn (a.i. kinn'n c.) l. mahfazalar, perdeler. 2. evler, odalar; adrlar, (bkz: ekinne).

eknn (f-zf-) imdi, el'an, hl ["k-nn" eklinde de kullanlr].

ekrd ekrd ekreh (a.s.) en kerih, ok iren. ekreh-i mahlkt mahlklann en irenci. ekrem (a.s.) 1. daha (en, pek) kerm; ok eref sahibi, pek cmert, ok eli ak. 2. i. erkek ad. ekrem-l-ekremn (ekremlerin ekremi) Cenbhak. ekrem-l-mem Hz. Muhammed'in mmeti. ekrem-ne (a.zf.) ekrem olana yakacak surette, ekremce, ekremcesine, pek cmertlikle, ok elaklyla. ekrem (a.f.s.) ekreme mensup, ltuf ve kerem sahibi olana mensup. ekremiyyet (a.i.) ekremlik, ekrem olma. (bkz: ekrem). eks (a.s.) stste pek ok giyinen [adam]. eks min-el-basal "soandan fazla giyinir" [Arap halk tbirlerinden]. eksem (a.s.) byk karnl iman [adam]. ekser (a.s. kesr'den) en ok, daha ziyde. ekseri (a.f.zf.) eksere mensup, ok defa, ou. ekseriyy (a.zf.) ok defa olarak, ok zaman; sk sk. ekseriyyet (a.i.) ekser olma hli, pek ok olma; okluk; en byk ksm; yansndan ou. ekseriyyet-i r reylerin oylarn okluu, hi olmazsa yandan bir fazlas. ekseriyyet-i mutlaka bir fazlasyla elde edilen ekseriyet (ounluk), okluk. eksibe (a.i. kesb'in c.) byk llerde rzgrlarn savurup biriktirdii kum ynlar. eksibe-i bahriyye med ve cezir (kabarma ve inme) yapan dz sahillerdeki kum ynlan. eksibe-i berriyye jeol. karasal, kumul. eksiyye (f.i.) boza. (bkz: ahsuma, nebz). ekem (a.s.) 1. douunda kusurlu olan, burnu, kula kesik veya noksan olan [adam]. 2. i. pars denilen yrtc hayvan. [Ekem suratl ekimi suratl] tbiri mehurdur. ektd (a.i.) 1. cemaatler, kalabalklar, blkler, takmlar. 2. misller, rnekler. ektf (a.i. ketif ve kitfin c.) omuzlar; omuz kemikleri, arka omuz balanndaki dz krek kemikleri. ektr (a.i. keter'in c.) haysiyetler, erefler; hasepler, nesepler, mertebeler, dereceler. ektr (a.i. kutr'un c.), (bkz. aktar). ektem (a.s.) 1. daha (en, pek) ok sr saklayan. 2. karn byk [adam]. ekl (a.s. ekl'den) ok yemek yiyen, obur; pisboaz, (bkz: bu'le, ekkl). ekl-ne (a.f.zf.) oburcasna. ekl (a.i.) oburluk. ekvb (a.i. kb'un c.) kpler, byk su kaplan. ekvb- erb arap kpleri. ekvh (a.i. kh'un c.) kamtan yapl-.m penceresiz kulbeler. ekvarn (a.i. kme'nin c.) kmeler, (bkz: kvem). ekvm- bzeyriyye anat. domalan, fr. soredie. ekvn (kevn'in c.) varlklar; lemler, dnylar. Hlik- ekvn dnylarn, varlklann yaratcs, Allah.

ekvar ekvar (kvre'nin c.) an kovanlan. 4. demirci ve kalayc ocaklan. ekvs (a.i. kevs'in c.) yamaklar. ekvz (a.i. kz'un c.) kadehler; kseler; bardaklar. ekyl (a.i. keyl'in c.) kileler, hububat lleri, lekler. ekys (a.i. ks'in c.) para keseleri, torbalar. ekyes (a.s.) pek kiysetli, zek, zeyrek, maharetli, becerikli [adam]. ekzeb (a.s.) byk yalan, pek byk uydurma. el( a.h.) Arapa "harf-i ta'rf" olup kelimelerin banda bulunur ve ismin mnsn tarif ve tyin etmeye yarar. Arapadaki terkiplerde, has isimlerde ve Osmanlcadaki izafet ve sfat terkiplerinde kullanlr. Hurf-i emsiy-yeden biriyle balayan kelimelerin evveline geldiinde l yerine o harf eddeli okunur "e-ems" gibi. (bkz: hurf-i emsiyye). ela (a.e.) balama ve tenbih edatdr; nazmda ve szn banda kullanlr; bundan sonra "ey!" nidas gelir. ela ey! imdi, bilmi ol ki! el-aceb (a.n.) tuhaf, acayip, alacak ey! el-adl ess-l-mlk (a. c.) adalet mlkn temelidir. el-amn (a.e.) yardm ve ikyet edat olarak "aman, medet" manasnadr; "bktm artk, illallah!, usandm, kfi, yeter, sus" gibi mnlarda da kullanlr. el-amn-hh (a.f.b.s.) el aman dileyen, yaka silken. el'n (a.zf.) imdi, imdiki halde; henz, hl, daha, bu na kadar, u anda. el-anysiyye (a.i.) bot. idegiller. elstik (fr.s.) esnek. elstikiyyet (fr.a.i.) esneklik. el-Avv (a.h.i.) astr. srtma, semnn kuzey yanmkresinde Dbb-i ekber'in civarnda be parlak yldzdan meydana gelen kme, lt. Botes, fr.Bouvier. elbb (a.i. lbb'Un c.) akllar; akll kimseler. Ull-elbb akl sahipleri. el-bd azlam balayan, yol aan hakszdr. el-basr (a.s.) her eyi gren. [Tanr adlarndan]. elbet, elbette (a.zf.) kat' olarak, mutlaka, behemehal; akbet, nihayet, eninde sonunda. elbise (a.i. libs'n c.) esvaplar, libaslar, [kelime bizde mfret gibi kullanlr], (bkz: cme]. elbise-i resmiyye resm elbise[ler]. Elbrz (f.h.i.) 1. Kafkas sradalarnn en yksei. 2. hakknda trl hurafeler anlatlan Kaf da. 3. s. uzun boylu, yakkl kimse. elbz (a.s.) 1. bl, yce, yksek. 2. i. Kafkas dann tepesi. el-c-i l rtbetihi (a. h. i.) astr. semnn kuzey yarm kresinde "Corona Borealis" burcunun yannda, ikisi ok parlak birka yldzdan mteekkil bir bur. el-cs (a.h.i.) astr. Herkl, tkll-i imal ve ilyk burlar arasnda bulunan byk bir yldz kmesi, lt. Hercules. el-Cebbr (a.h.i.) astr. semnn kuzey yarm kresinde grlebilen drtgen biimli ve iinde eik olarak bir hizada parlak

Elcezre elcime el-cnn fnn Elcezre elcime el-cnn fnn eledd Hasm- eledd (a.s.) hak kabul etmeyen, inat [adam], inat dman. elektrk Cereyn- elektrk elektrkiyyet (fr.s.) ; elektrikle ilgili, elektrik niteliinde. elektrik cereyan, akm. (fr.a.i.) eletrikletirme, elektrikleme. elektrkiyyet-i mknatsiyye fiz. elektromagnetizma. elektrkiyyet-i sakine fiz. elektrostatik. elektrik-nm (fr.f.b.s.) fiz. elektroskop. elem (a.i.c. lm); 1. ar, ac, sz, sanc; keder, dert, madd ve manev ztrap. elem-hek. elem-elem-elemdembedem vakit vakit gelen elem. elem-i intizr elem-i asabi elem-i kalb elem-i mafsal el-emr emrkm el-emr fevk-al-edeb Elemt elem-zede elem-zede-gn eleng elest elezz elezz-i et'ime elf elf-i evvel elf-i leyle ve leyle elf-i sn elff el-Fris el-ftiha

bekleme elemi, sknts. 2. Franszca'nn "-algie" sonekini karlar. bek. sinir ars, fr.nevralgie. gnl ztrab. hek., fr. arthralgie... (a.c.) emir, sizin emrinizdir; emriniz bstne. emir terbiyeden stndr. (f.h.i.) Hasan Sabbah'n otuz-be sene iine snd Kazvin ile Giylan ara snda yksek ve sarp bir kale. [elh (=karaku), mut (=yuva) mnsna olan mt'dan ksaltlmtr. Bu kale, ykseklikte; yuvasn yksek yere yapan karaku yuvasna benzetilmi ve bu ad verilmitir]. (a.f.b.s.c. elem-zede-gn) eleme uram, elemli, kederli, dertli. (a.f.b.s. elemzede'-nin c.) elemliler, dertliler, kederliler. (f.i.) 1. sur, duvar, siper. 2. kale ve istihkm askeri. (a.i.) Allah'n, ruhlar yarattktan sonra "elest bi-rabbikm = ben sizin Rab-biniz deil miyim?" dedii zaman, insanlarn yaradl balangc, [elest = deil miyim]. (a.s. lezz'den) daha (en, pek) lezzetli. yemeklerin en lezzetlisi. (a.s.c. lf, lf) bin [say], (bkz: hezr). Peygamberimizin hicretinden sonra geen bin yl binbir gece masal. Hicret'i takip eden ikinci bin yl. (a.i. lifin c.) dallan birbirine girmi ve dolam aalar; birbirine dolak fidanlar. (a.h.i.) astr. semnn kuzey yarm kresinde imreet-lmselsele (And-romeda) burcunun kuyruunda 6 parlak yldzdan mteekkil bir bur, lt. Perseus; fr. Persee. (a.n.) hazr olan cemaati "Fatiha" sresini okumaya da'vet eden nida.

elfz elfz elfz- cemile gzel szler. elfz- galize kaba kfrler. elfz- mtereke l) birok anlam olan kelimeler, 2) bir ka dilde kullanlan kelimele elfz- mteradife bir mnda bulunan kelimeler, sinonim (synonyme) kelimeler. elfz- mtezdde gr. ztanlamllar. el-firk (a.i.) ayrlma, ayrlk sz, esenleme, (bkz: el-vid). elfiyye (a.i.) ed. bin beyitlik kasde, iir. el-garaz (a.c.) "maksadm u ki; unu demek isterim ki; gelelim maksada, szn ksas" mnlarna kullanlr. el-gaz bilmeceler, bulmacalar, yanltmacalar. elgaz- mkile zor bilmeceler. el-gbta (a.c.) gbta olunur, gbta ederim. elhb (a.i. lihb'in c.) iki tepe veya kayalk arasndaki boazlar, dar geitler, (bkz: lihb, lhb). el-hc (a.s.) hac; islm dninin bir cb olarak, uslne gre, "Kbe-i Mkerre-me"yi ziyaret eden kimse. el-hakk (a.zf.) hakkaten, dorusu, dorusu ya. el-hl (a.zf.) imdi, imdiki halde, hl, henz. el-hlet hzihi (a.zf.) henz, imdi, hl, bugn, bugnk gnde, imdiki zamanda, imdiye kadar, (bkz: el-yevm). el-hamdulillhi tel (a. c.) Allah'a hamdolsun, Allah'a kr. elhn nameler, ezgiler. elhn- iltifat iltifat nameleri. elhn- keman kemann nameleri. elhn- srr sevin nameleri. elhn- it' 1) k nameleri; 2) Cenap ahbeddin'in mehur k iiri. elhn- tuyr ku cvltlar. el-hased (a.zf.) "hased olunur" mnsna kullanlr. El-hasd l-yesd haseti doymak bilmez. el-hsl (a.zf.) hsl, netice tib-nyla, szn ksas, uzatmayalm, ksa syleyelim, ksacas, (bkz: ve-1-hsl). el-Hayye (a.h.i.) astr. Ylan. elhz (a.i.lhz'n c.) gz ucu ile baklar. elhz- dil-firb-ne gnl aldatrcasna, cazibeli, alml baklar. el-hazer (a.zf.) "sakn, saknalm, saknnz," mnsna kullanlr. el-hazer min-es-srikin hrszlardan saknnz. el-Hev (a.h.i.) astr. semnn kuzey yarmkresi eteinde Herkl burcunun altnda zincirvri bir yldz kmesi, lt. Ophiucus. el-hkm-li-1-galib all (a.cii.) hkm galibindir, hak kuvvetlinindir, (bkz: el-hkm limen-galeb). el-hkm li-llh (a.c.) "hkm Allah'ndr, kulun elinde ne var" mnsna basal iin kullanlr. el-hkm li-men galeb (a. c.) hkm galip gelenindir, (bkz: el-hk-mli-1-galib). el-yaz bi-llh (a.c.) Allah'a sndk, Allah'a snrm, yahut, snrz,

Allah esirgesin, Allah korusun!... (bkz: maz-Allah). elibb (a.s. lebb'in c.) akll, kmil, olgun [kimseler]. elif (a. ha.) 1. Arap alfabesinin ilk harfi. 2. i . kadn ad.

elif-i iklm elif-i kfyn elif-i maksure elif-i iklm elif-i kfyn elif-i maksure elifba, elifbe elifi el-ihsn bi-t-temm elm, elime Azb- elm el-insf eliyy elz elkb elkab- resmiyye yedi iklimin ilki, ekvator. kf yazsyla yazlan elif. baz Arapa kelimelerin sonunda bulunan ve ye eklinde yazlan elif. f Mustafa, dva gibi]. uzun okunan elif. (a.s. lfet'den) 1. lfet olunan, istenilen, allan ey. 2. alm, alkn, alk. (bkz. me'lf). (a.i.) 1. otuz harften ibaret olan Osmanl alfabesi 2. bir eyin balangc. 3. g. s. bir rg motifi. (a.i.) g. s. bantlarla sslenmi bir eit kuma. (a. c.) bir ey verilince tam verilmeli; bir iyilik edilince tam edilmeli. (a.s. elem'den) ok dert ve keder veren, ackl; ar ve sancy hissettiren, szlatan, pek artan, actan. ok ac veren azap. (a.n.) ; insaf edilsin, insaf edilmeli, insaf edelim. (a.s.) ok yemin eden [adam]. (f.i.) ifte, tekme; srama. (a.i. lakab'n c.) 1. unvanlar, soyadlar. 2. [evvelce] rtbe sahiplerine verilen resm unvanlar, [sadrzamlara fehmetl devletl; sadrazamlk etmilere bbehetl devletl; seraskere devletl re'fetl; Mekke erifine devletl siydetl; mirlerle, pdih damatlarna devletl utfet-l; saraydaki

kzlaraasna devletl in-yetl; sarkllara mekrmetl; fazletl; semhatl yazlrd. resm unvanlar. el-kanat kenzn la yefn (a.c.) kanat tkenmez bir haznedir. elken (a.s.) dilinde pek lknet, tutukluk olan, glkle meramn anlatan, peltek.kekeme. El-Keaf (a.i.) Zemaher'nin nl Arapa Kur'an tefsiri. el-kssa (a.zf.) hulsa, hsl, szn ksas, szden anlaldna gre. el-Kusv (a.h.i.) Hz. Muhammed1-in devesinin ad [Hz. Ebbekir'den satn almtr], (bkz: Kusv). elma', elma (a.s.) pek zek, ok anlayl [adam]. elmal, elmah (a.s.) her grd eyi tetkike, aratrmaya merakl [adam]. elmas (yun.i.) 1. bilinen kymetli ta. 2. s. me. pek sevgili ve kymetli. elms- hl dar lekeli elmas. elms-pre (yun.f.b.i.) 1. elmas paras. 2. me. ok gzel. elms-rze (yun.f.b.i.) elmas krnts, dknts. elms-tr (yun.f.b.i.) elmas gibi yontulmu olan makbul bir cam, billur, kristal. el-minnet li-llh[i] (a.c.) "Allah'a minnet, minnet ancak Allah iin" manasnadr. elsen (a.s.) fash, dzgn konuan. elsine , elsn (a.i. lisn'n c.) diller, (bkz: lsn). elsine-i garbiyye bat dilleri. elsine-i selse ( dil) Trke, Arapa, Farsa. elsine-i arkiyye dou dilleri.

eltaf (a.s. latfden) daha (en, pek) ltif, gzel, ho [olan].

eltf eltf elke el vah elvh- kr elvan elvz el-ved' el-vida' elviye elviye-i mstakille elviye-i mtemevvice elviye-i selse elyaf elyak elye elyev el-yevm elzem elzemiyyet em' em'-i galza em'-i rakka emcid em'k emkin (a.i. ltfn c.) iyi muameleler, iyilikler, iyilikseverlikler; okamalar; nezketler. (a.s.) lfeti ok, herkesle konuup grmeye alk [adam]. (a.i.) yemin, and. (bkz: half, kasem). (a.i.) sefir, bykeli. (a.h.i.) 1. kartal, karaku, tavancl. 2. astr. Kartal burcu. [Dbb-i ek-ber'in kuyruktan itibaren nc yldz (vega) yldzna birletirilip bu mesafenin yandan fazlas ayn istikamette eklenip uzatld takdirde el-Ukab burcunun en parlak yldz olan Nesr-t-tir (Altair) yldzna rastlanr. Bu yldzn sanda ve solunda iki istikamete uzanan bir dorultuda Ukab burcunun ikinci derecede parlak yldzlan ve bu iki dorultuya ortadan amut olan bir hat zerinde de dier

yldzlar bulunur], lt. Aquila; fr. l'Aigle. (a.i.) elinin gtrd itimatname. (a.i. levh ve levha'nn c.) dz sathlar, zerine yaz yazlan ve resim yaplan eyler, portreler, tablolar. bot. soymuk damar (-demeti), fr. liber. (a.i. levn'in c.) 1. renkler, eitler. 2. s. rengrenk, alacal. (a.i. levz ve levze'nin c.) bademler. (a.c.) Allah'a smarladk, Allah'a emnet olun, esen kaln! (bkz: el--firk). [kelimenin fashi "el-vid" dr]. (a.i.). (bkz. el-firk, el-ved'). (a.i. liv'nn c.) sancaklar, bayraklar, (bkz: liva). [eskiden] bir vilyete bal olmayp, dorudan doruya Dhiliye nezreti'ne bal bulunan anakkale, izmit, Antalya, Samsun, Mula gibi livalar. dalgalanan bayraklar. ( liva) Msk- mill metninin ikinci maddesinde zikredilen liva Kars, Ardahan, Artvin. (a.i. lfin c.) 1. aacn odun ksmndaki lifler. 2. iplik biimindeki eyler. 3. nebatlar (bitki) yumuak ksmlann, insan ve hayvanlarda adaleleri meydana getiren ince iplikler. (a.s.) daha (en, pek) lyk, liyakatli, ok yakr, (bkz: ecder, ehakk). (a.i.) 1. yal koyun kuyruu. 2. k meydana getiren kaba etler, yanaklar. (a.s.) ka ait, k ile ilgili. (a.zf.) bugn, bugnk gnde; hl, henz, imdi, u anda, imdiki zamanda, (bkz: el-hlet hzihi). (a.s. lzm'dan) daha (en, pek) lzm, lzumlu. (a.i.) elzemlik, son derece lzm olma, gereklik. (a.i. mi'nn c.) barsaklar. kaln barsaklar. ince barsaklar. (a.s. emced'in c.) en ok haysiyet ve onur sahibi olan kimseler. (a.i. meak ve mek'un c.) gz pnarlan. (a.i. mekn'n c. olan "emki-ne'nin c.) mahaller, mevzler, mevkiler, yerler, (bkz: emkine).

emkin-i mukaddese emlc emls emm emn emkin-i mukaddese emlc emls emm emn emn bi-1-kitbe emn- min emn- hss emn- muvakkat emn- mebbed emn- sarh emnt emnt- mukaddese emnt- erife emnet emnet-dr emnet-dr emaneten emn-hh emn emn-yi mahssa emnet-ullah emrt emrt- hasene emare emre-i hasene emaret emrid ensil emzir kutsal yerler.

(a.i. mlc'n c.) uzun yaprakl otlar, fidanlar. (a.i. imls ve imlse'nin c.) otsuz ve susuz sahralar, ller. (a.i.). (bkz. kuddm, p). (a.i.) 1. eminlik, korkusuzluk. 2. yardm isteme, aman dileme. 3. ikyet, 4. rica. kanun ve fiil himaye. huk. emn, karine ile anlatan bir tbir veya bir iaret ile verilen eman. ["geliniz!" denilmesi gibi]. huk. harp edenlere yazl eman gnderilmek suretiyle verilen emandr ki, szle verilen eman gibidir. huk. btn harbeden dmana verilen genel bir emandr ki, bu bir mslaha" demektir. huk. yetkili bir ferdin dmandan bir veya birok ahsa vermi olduu emandr ki, buna riyet olunur. huk. muayyen bir zamana kadar verilen emandr ki, o mddetin nihayet bulmasyla sona erer. huk. sulh yapma, [iki tarafn birbirine kar harp etmemek zere silh brakmalar ile olur]. huk. "sana eman verdim" ve "siz eminsiniz" ve "size bir zarar yoktur" gibi bir tbirle verilen eman. (a.i. emnet'in c.) 1. emnetler. 2 . Peygamberimizden kalma bz kutsal eya [Hrka-i Saadet; Sakal- erif., gibi]. "Hrka-i Saadet, Sakal- erif gibi kutsal emnetler olup, halfe olduu zaman Yavuz Sultan Selim tarafndan istanbul'a getirilmitir. (bkz: emnt- mukaddese). (a.i. c. emnt) 1. emniyet edilen kimseye braklan ey, eya veya kimse. 2. [evvelce] devlet direlerinden bzlarnn isimleri (ehremaneti = belediye kurulu; rsumat emneti = vergi emneti... gibi.). (a.f.b.s.) kendisine emnet edilen, emaneti. (a.f.b.i.) emanetilik. (a.zf.) emnet olarak, emnet suretiyle. (a.f.b.s.) aman dileyen, aman isteyen, aman diyen. (a.i. mniyye'nin c.) arzular, gayeler, istekler, ummalar, emeller, maksatlar, niyetler, meramlar. huss, zel maksatlar, arzular. (a. b. i.) "Tann'nn emneti" Osmanl imparatorluunda pdihlarn hkmet telkkilerine gre halk, millet. (a.i. emre'nin c.) ; almetler, nianlar, eserler, deliller. iyi almetler. (a.i.c. emrt) almet, nian, eser, ipucu, belirti.

iyilik almeti. (a.i. emr'den) 1. emirlik, beylik, prenslik. 2. emir'in hli ve sfat. (a.i. emred'in c.) byklan terlememi genler. (a.i. emsel'in c.) 1. en ok benzeyenler, akranlar, eler. 2. itibarl kimseler. (a.s. mezr'in c.) kuvvetli ve azamet sahibi olanlar.

emcd emcd emced (a.s. mecd'den. c. emcid) 1. daha (en, pek) mecid, ok eref, onur ve haysiyet sahibi olan. Cedd-i emced ok ulu ata. 2. i. erkek ad. emced-i emcid ereflilerin ereflisi. emed (a.i.) son, nihayet. emedd (a.s. medd'den) daha (en, pek) medd, uzun, ok srekli. emedd-i a'mr mrlerin en uzunu. emek-dr (t.f.b.s.) bir ite emei ok gemi olan; eski ve sdk hizmeti. emel (a.i.c. amal) mit, umma, arzu, hrs, tamah. Tl-i emel haddinden ok fazla eylere kavumak istei; insan mrnn yetmeyecei hlyalar, kuruntular, (bkz: hrs- ch, hrs- pr, hrs- nukd). emerr (a.s.) daha (en, pek) ac. emerr-i edviye illann en acs. emess (a.s.) pek fazla messeden, en ok temas eden, dokunan. Emeviyye (a.h.i.) islm arasnda kurulan ilk devlet, ilk islm hkmeti, Emev devleti. emhak (a.s.) donuk beyaz. emhl (a.i. mehl'in c.) mehiller, mhletler, vdeler, zamanlar, bir eyin yaplmas iin verilen fazla zamanlar. emhr (a.i. mehr'in c.) nikh bedelleri, aynlma hlinde, kadna verilecek, nikhta kararlatrlan para ve sireler. emhr- zevct zevcelerin nikh bedelleri. emhr (a.i. mhr'n c.) taylar, at yavrular, (bkz: mihr). emhe (a.i.) koyunlarda meydana gelen uyuzluk. emme (a.i.) 1. demirci ekici. 2. bir eit ot. emn (a.s.c. men) 1. emniyet sahibi, korkusuz; birine emniyet eden, gvenen; phe etmeyen; kendisine gvenilen [kimse, ey]. Fetva emni [eskiden] eyhlislm Kap-s'nda fetva ilerine bakan en byk me'mur. Sandk emni veznedar. ehr-emni eh-remnetinin reisi. Yed-i emn mahkemece kendisine bir ey emnet olunan kimse. 2. emniyetli, korkusuz [yer]. 3. i. Hz. Muhammed'-in lkab. 4. i. erkek ad. emn-i cev saray ahrlarna mahsus ot ve arpa ile ir levazm temn vazifesiyle mkellef olan me'mur. emn-i rahmet Cebrail. Emn-i vahy Hz. Muhammed. Emn-i vahy-ullah Hz. Muhammed. emne (a.i.) 1. ["emn" kelimesinin mennesi]. (bkz: emn). 2. kadn ad. emir (a.i.c. evmir). (bkz. emr). emr (a.i. emr'den. c. mer) 1. bir kavmin, bir ehrin ba, bei. 2. byk bir hanedana mensup kimse, [kelimenin cem'i olan "mer" bu mnlarda kullanlmaz]. emr-i b-hayvn Hzr.

emr-i cn-dr emr-i cn-dr emn-i enigr enigir ba, Seluklularda lenlerde hizmet eden ve hkmdarn sofrada zehirlenmesini nlemek maksadyla yemei tadan kimse. emr-i dd (adalet emri) Byk Seluklularda ve Anadolu Suluklulannda bir dvan me'muriyeti. emr-i devt (divit emri) Seluklularda byk divan'da divit tayan ve saklayan, mahrem evrak yazan ve saklayan kimse. emr-i meclis (toplant emri) Memlklular-da ve Anadolu Seluklularnda hkmdarn bezm denilen zel toplantlarnn, ziyafet ve iki meclislerinin dzenlenmesini salayan kimse. emr-i Mekke Mekke emri, Hz. Muham-med'in sllesinden olup Mekke'de me'mur bulunan zat. emr-i nahl Hz. Ali'nin lkab. emr-i silh (silh emri) Seluklularda silhhnenin koruyucusu ve kumandan. emr-i ikr (av emri) Seluklularda hkmdarn avlanma ileriyle uraan ve av hayvanlarna bakmakla grevli olan kimse. emr-l-alem (a.b.i.) sancak emri. emr-l-bahr (a.b.i.) amiral, (bkz: emr-l-m'). emr-l-cey serdar, serasker, bakumandan . emr-l-Hcc Haclar emri, haclar kafilesine reislik etmekle vazifeli bulunan zat. emr-l-m' amiral. emr-l-m'minn m'minlerin emri, Hz. Muhammed'in halfesi, (pdih), [bu unvan ilk evvel Hz. mer'e verilmitir]. emr-i znbrn zool. arbeyi. emr-l-mslimn (Mslmanlarn emri). (bkz. emr-l-m'minn). emr-l-mer' (emirlerin emri) [eskiden] mlkiye (sivil) de paalk unvannn ilk derecesi ki ikinci rtbeyi karlar. emr-hr (a.b.i.) imrahur, ahr beyi, ahr mdr, [evvelce] pdihn ahrlarna nezret eden kimse, Istabl nzn. emr-ne (a.f.zf.) emrcesine, emr olana yakacak surette. emre (a.i.) kadn emr. emir-nme (a.f.b.i.) emir kd, mirden me'mura yazlan kt; buyrultu, (bkz: emr-nme, ferman). emir-nme-i sm [evvelce] sadrzamn emrini bildiren yaz. emr-zde (a.f.b.i.) kumandann olu. emken (a.e.) ifl babndan olan "imkn" kelimesinin mz fiili olup "mehm emken" sznde geer, (bkz: neh-m emken). emkie (a.i. mekn'n c.) mahaller, mevkiler, yerler, haneler, evler, (bkz: emkin). cmkine-i cedide yeni evler. eml' (a.i. mel'n c.) cematler, blkler, kalabalklar. emlah (a.s. melh'den) en melhatli, pek melh, son derece gzel. Enlah-l-Arab (Arabn en gzeli) Hz. Muhammed. emlh (a.i. milh'in c.) tuzlar. enlh- bahriyye deniz tuzlar. emlk (a.i. milk ve mlk'n c.) ev, tarla, ba, bahe vesaire gibi sahip olunan mal ve mlk.

emlk-i emlk-i emlk-i emlk-i emlk-i emlk-i emlk-i emled emlk-i emlk-i emlk-i emlk-i emlk-i emlk-i emlk-i emled

emriyye hssa hmyn mazbuta mevkufe milliyye mriyye emriyye hssa hmyn mazbuta mevkufe milliyye mriyye

Nefs-i emmre emn emn asayi emn emn emn' Emn-bd emniyye emniyyet emniyyet-i mme emniyyet-i ummiyye emniyyet-i tmme Emniyeti su'-i isti'ml emniyyet-bah emr Evvel-i emr Nefs-l-emr emr bi-1-ma'rf emr-i l emr- azim emr-gaib emr-garb emr- hakk emr-hzr emr- ilh emr- kavl emr-i kn emr-i ma'ruf emr-i muhal emr-i mbn

(bkz: emlk-i mriyye). (bkz: emlk-i hmyn). pdih mallan. el konulmu mallar. vakfedilmi, balanm mallar. mill mallar, devlete ait mallar. beylik mallar. (a.s.) (daha, en, pek ok) gen, krpe ve nzik (vcut veya dal), [mennesi ; meld]. (a.s. c. emlis) dz, przsz, cill. jeol. przsz, dz ta. (a.s. emr'den) emreden, emredici, cebreden [ehvani hallerde, gnah ve su ilemede]. insan hiss zevk ve lezzete sevk eden nefis ve ehvet. (a.i.) eminlik, korkusuzluk, rahatlk, (bkz: asayi, sdeg). eminlik ve rahatlk, gvenlik. korkusuzluk, gvenlik. (a.s.) daha (pek, ok, en) sarp, metin. (a.f.b.i.) istanbul'da Fndkl'daki saraylardan birinin ad. (a.i.) emniyet, eminlik, korkusuzluk. (o.i.) 1. eminlik, korkusuzluk, (bkz: asayi). 2. inanma, gvenme, (bkz: i'timd). 3. polis tekilt. halk gvenlii. 1. genel gvenlik, kamusal gven. 2. genel polis tekilt. tam bir gvenlik. gveni ktye kullanma. 4. kollama [askerlikte]. (a.f.b.s.) gven veren. (a.i.c. evmir) 1. i buyurma, buyruk, buyrultu, [azdan veya yaz ile]. 2. i, ey, husus, vaka, hdise, [bu mnlarda kullanld takdirde cemi "umur" gelir], (bkz: emir). ilk i olarak, en bata. bu iin asl, z. eriatn emirlerine uygun emir ve yasaklarna gre yaptrmama. [eskiden] pdih tarafndan verilen emir. byk, nemli i. gr. nc ahsa verilen emir. tuhaf ey. (Allah'n emri) lm.

gr. ikinci ahsa verilen emir. (Allah'n emri) lm. emr-i'tibr grnte olan i. ald emri yapmaya mecbur olan [kimse]. "ol!" emri. [tas. zaman hadis olmadan nce Cenb- Hakk, "lem-i Kitman" (= sakl lem, Allah'n hkmettii lem) da idi. [Ben gizli bir hazne idim. Beni bilmeleri ve tanmalar iin bu halk yarattm]. Bylece "Kn=ol!" emrini verince btn eya ve canllar meydana kmtr. Tanr ve kula gre doru ve dil olan. gerekletirmesi imknsz olan emir. apak, meydanda durum.

emr-i mnf-i vcib-l-ittib (btn dnynn boyun eip balanmas gereken emir) emr-i mnf-i vcib-l-ittib (btn dnynn boyun eip balanmas gereken emir) emr-i nkil zor i. emr-i sm [eskiden] sadret makamndan yazlan emirname. emr-i er'in "eriat emirlerini yerine getirmeye hazrm" anlamna kullanlan bir sz. emr-i tab tabi. emr-i vki' beklenmedik emir. emr ferman buyruk ve ferman. emrn (a.i. mern'in c.) krkler, hayvan derileri. emraz j,i-.l (a.i. maraz'n c.) illetler, hastalklar. emrz- akliyye hek. akl hastalklar. emrz- ayniyye hek. gz hastalklar. emrz- asabiyye hek. sinir hastalklar. emrz- bevliyye hek. sidik yolu hastalklar. emrz- cildiyye hek. cilt, deri hastalklar. emrz- dhiliyye hek. i hastalklar. emrz- efrenciyye hek. frengi ve benzeri hastalklar. emrz- hriciyye hek. d hastalklar. emrz- intniyye hek. mikroplu, ateli hastalklar. emrz- mhiike hek. ldrc hastalklar. emrz- mstevliyye hek. salgn hastalklar, fr. epidemiques. emrz- nisiyye hek. kadn hastalklar. emrz- sriyye hek. bulac hastalklar, fr. contagieuses. emrz- zhreviyye biy.vens hastalklar, frengi ve bel soukluu gibi, en ou yolsuz birlemelerden bulaan hastalklar. emr-ber (a.f.b.i.) emir gtren, emir alan, emir eri; eskiden subaylarn kt'a ve daire dnda buyruu altnda bulunan er. emred (a.s.c. emrid) byklan terlemeye balam iken henz yznde ty, kl bulunmayan gen. bb- emred tysz gen. emr, emriyye (a.s.) emre ait, emirle ilgili. Sga-i emriyye emir sgas, emir kipi. emr-nme (a.f.b.i.). (bkz. emir--nme, ferman). emrd (f.i.) armut, (bkz: ermd). emrd (f-s.) armut biiminde olan. emsal (a.i. mesel'in c.) kssalar, hikyeler, destanlar. Durb- emsal darbmeseller, atalar sz, ataszleri. emsl-i Sleyman Hz. Sleyman'n vec-zeleri. emsal (a.i. misl'in c.) 1. numuneler, rnekler. 2. e, benzer. 3. eler, benzerler. 4. mat. katsay, ka misli alnacan bildiren say. emsl-i inkisar astr., jeod. havann iinden geen n krlma miktar, fr. refraction. emsl-i kesre bol rnekler, misller. emsl-i zviyeviyye mat. asal 'katsay. emsali misill ayn biimde, benzeri durumlarda olduu gibi. emsr (a.i. msr'n c.) byk ehirler, memleketler, beldeler, kasabalar.

emsr bild byk ehirler. emsel (a.s. misl'den) pek mabih olan, ok benzeyen.

emsile emsile-i muhtelife emsile emsile-i muhtelife em mut-l-kadem emtr Sahib-i emtr emtr- kesre emten emtia emtia-i ecnebiyye emtia-i gn-gn emtia-i ticriyye emvc emvc- bahr emvc- kahr emvh emval Bezl-i emval emvl-i diyye emvl-i mme emvl-i btna emvl-i emriyye emvl-i eytm emvl-i ganim emvl-i gayr- menkule emvl-i menkule emvl-i metruke emvl-i ummiyye emvl-i zahire emvt Defn--i emvt hy-yi emvt emy, emyn emyh emyl emyl-i bahriyye emys emz (a.i. misl'in c.) 1. numuneler, rnekler. (trl rnekler) [Arapa'da bir fiilin mz, muzr, masdar, ism-i fail, ism-i mef'l, cahd- mutlak, cahd- mustarak, nefy-i mz, nefy-i hl, emr-i gaib, emr-i hzr, nehy-i gaib, nehy-i hzr, ism-i mekn, ism-i zeman, masdar- mm, bin-i merre, ism-i mensb, mbalaa ile fail, ism-i tafdl... gibi birer mislle gsterilen ekli]. emsile-i muflanda (sral

rnekler) bir sann mfred, tesniye cemi hallerindeki mtekellim, muhtab ve gaib ekilleri. 2. a. gr. iinde fiillerin ekim rnekleri bulunan ilk kitabn ad. (a.i. mes'n c.) akamlar, akam vakitleri. (a.i. mut ve mt'n c.) taraklar ayan zerindeki ufak kemikler]. (a.i. matar'n c.) yamurlar. yamur bulutlan. bol yamurlar. (a.s.) pek metin, ok dayankl. (a.i. met'n c.) 1. kumalar. 2. satlacak eyler, mallar. yabanc memleket mallan. eitli mallar. tccar mallan. (a.i. mevc'in c.) dalgalar. denizin dalgalan. zulm dalgas. (a.i. m'n c.) sular, (bkz: miyh). (a.i. ml'in c.) mlkler, para ile alnan eyler. para, hediye gibi eyler datma. eko. iyi vasfta (nitelikte) olmayan mallar. eko. Devlet, vilyet ve belediyelere ait mallar. saklanmas mmkn olan mallar, [altn, gm, gibi]. para ve eya gibi beylik mallar, devlet mallan. yetimlerin mallan. ganimet mallar. tanmaz mallar, [dkkn, ev, tarla, gibi]. tanabilen mallar, [ak, kanepe, masa, gibi]. terkedilmi, braklm mallar, sahipleri bilinmeyen mallar. kamuya ait mallar. saklanmas mmkn olmayan mallar, [emlk, ekinler, aalardaki meyva-lar, mev (davar, mal) gibi eyler]. (a.i. meyyit'in c.) ller. llerin gmlmesi. llere can verme. (f-i-) Para kesesi, para antas, (bkz: hemyn). (a.i. (a.i. (bkz: deniz deniz m'n c. olan miyh'n c.) sular. ml'in c.) [denizde] 2500 arn uzunluundaki ller, ml). milleri; 6080 kadem veya 853 metreden ibaret olan mesafesi.

(a.i.) tuz ta, knlmam byk tuz paralan.

(a.s.) 1. hkm ok yryen. 2. ok te'sirli olan. 3. z f. kat'.

emzice emzice emzice-i muhtelife muhtelif, trl tabiatlar, huylar. -en (a.e.) Arapa kelimelerin sonuna gelerek kelimeyi zarf yapar kasden, inyeten, hakkaten., gibi. enbb (a.i. nbbe'nin c.) boum boum olan eyler, kam gibi ii bo olan fen letleri, borular. enbb-i grbliyye kalbur damarlan. enbb-i hazmiyye anat. hazm (sindirim) borular. enbk (a.i. inbik'in c.) inbikler. enb (a.i.) yerden kanlan otun kk. (bkz: enbe). encl (a.i. incil'in c.) inciller. encl-i erbaa Hz. isa'nn ge amasndan sonra Havriyyun'un tertipledikleri sylenen drt ayn incil metni (Mett, Markus, Luka, Yuhanna]. endd (a.s.) perian, perakende, dank eyler. enfis (a.s. enfes'in c.) en nefis olan eyler. enfis-i sr- edebiyye edeb eserlerin en nefisleri, en deerlileri. enhd (f.i.) Zhre (Vens) gezegeni, (bkz: nhd). eniyyet (a.i.)-(bkz. eneiyyet, en-niyyet). enam (a.i.) 1. btn mahlklar, yaratlm olan canllar. 2. halk, insanlar. Beynel-enm halk arasnda. Rabb-l-enm btn mahlklarn Tanrs. Seyyid-l-enm (halkn ulu'su) Hz. Muhammed. en'm (a.i. na'm'n c.) 1. at, deve, sr ve. koyun gibi hayvanlar. 2. s. hayvan gibi kimseler. 3. i. Kur'n- Kerm'de bir srenin ad. 4. i. bz yet ve sreleri de ihtiva eden dn dua kitab. enmil (a.i. enmele'nin c.) parmak ular. enniyyet (a.i.) kendini beenme, bencilik, (bkz: eniyyet, eneiyyet). enr (f. i.) nar [meyva]. (bkz: rmmn). enr-Allah kabreh (a.c.) "Allah mezarn aydnlatsn" mnsna gelen iyi bir dilek. enb (a.i. neb'nin c.) peygamberler. enbg (f.i.) ortak kadn, kuma. enbhn (f.i.) 1. salam, tahkm edilmi yer. 2 . hisar, kale. enbn, enbne daarck denilen deri anta, yiyecek antas, heybe. enbne (f.i.) kk daarck, ufak heybe; anta. enbr (f.i.) 1. dolu, yn, kme. 2. kuvvet vermek iin ekinlere dklen erp, gbre, ["enbrden" ve "enbden" mastarndan emir]. enbr (a.i. nibr'in c.) anbarlar, anbar. Der-enbr etmek anbara koymak, teslim etmek. [cemi olduu halde bizde mfret olarak kullanlr]. enbrde (f.s.) doldurulmu. enbte (f.s.) 1. tkanm. 2. yklm. enbz (f.s.) ortak, e. (bkz: erk). B-enbz eriki olmayan, esiz. enbz (a.i. nebez'in c.) lkaplar, takma adlar, soyadlar. enbz ortaklk, eriklik.

enbeh, enbh enbeh, enbh kaln, ekirdei byk, hamndan turu yaplan, olgunlar ok tatl olan Hindistan'a mahsus bir meyva. enbele (f.i.) Hint hurmas, demir hindi. enbert (f.i.) armut, (bkz: emrd). enbeste (f.s.) koyulam, katlam, uyumu [nesne]. enbeste-dem (f.b.s.) tenbel, miskin, gayretsiz [kimse]. enbk (a.i.) inbik. enbr (f.i.) ya ve kuru amur. enbre (f.i.) st toprak sval damlarda sva altna konulan saz, al rp, tala, yonga gibi eyler. enbiy (a.i. neb'nin c.) mstakil eriat sahibi olmayan peygamberler, yalvalar, (bkz: resul). enbiy-yi kibar ulu, yce peygamberler. enbb (f.i.) minder, dek; deme. enbbe (a.i.). (bkz: nbbe). enbbe-i bevliyye anat. (bkz: nbbe-i bevliyye). enbbe-i grbliyye anat. (bkz: nbbe-I enbb (a.s.) biy. (bkz: nbb). enbde (f.s.) istif edilmi, deviril-mi, katlanm ["enbden" mastarndan ism-i mef'l]. enbh (f.s.) 1. ok, kalabalk, baka. Leker-i enbh kalabalk asker. 2. i. okluk, (bkz: cemat, izdiham). 3. i. meclis. 4. kaln, youn. 5. duvarn yklp dklmesi. enbe (a.i.) bot. 1. yer elmas, patates gibi yerden karlan eyler. 2. aa kkleri, (bkz: enb). enby (f.i.) koklama, koku. enbzen (f.i.) asl, madde. enbzen-i inn toprak [insann asl maddesi olduu iin], (bkz: tn). enbr (f.i.) oca ve atei kartrmaya yarayan let. [Anadolu'da "esi, eksi, esiran v.b." gibi karlklar vardr]. enbre (f.s.) 1. ty dklm [ey, hayvan], en ok deve. 2. i. dolap beygiri. 3. i. dere. 4. i. ikembe. encb (a.s. necb'in c.), (bkz. necib, nceb). encd (a.i. necd'in c.) yksek yerler, yce yerler. encam (a.i.) nihayet, son. (bkz: akbet, fercm). encm- kr iin sonu. (bkz: hir-l-emr). encm-pezr (a.f.b.s.) son bulan, biten. encs (a.s. necs'in c.) pislikler. encel (f.i.) bot. hatmi iei. encer (a.i.) gemi direi, (bkz: lenger). encere (f.i.) bot. 1. srgan otu. (bkz: encre). 2. hek. kurdeen, vcuttaki kantl dkntler, rtiker. encidn (a.i.) bot. kasn denilen ilcn yapld bir aa. encn (f.zf.) 1. ufak ufak, kyma kyma, tane tane. ["encden" mastarndan]. 2. i. svac, (bkz. endyi-ger). encr, encre (f.i.) incir. encc (f-i.) daac, (bkz: encg). encg (f.i.) 1. daac. 2. ocak. (bkz: encc).

ench, encg ench, encg encgden mastarndan]. encm (a.i. necm'in c.) yldzlar, (bkz: kevkib, ncm, sitre-gn). encmen (f.i.) cemiyet, meclis, ra, komisyon; takm. encmen-i dni akademi. encmen-i siys siys encmen, politika kulb. encmen-gh (f.b.i.) meclis, cel encm-fen (a.f.b.s.) yldz saan. encr (a.i.) srgan otu. encre (a.i.) bot. srgan otu. (bkz: encere. encr (a.i.) hararet kabarcklar, isilik. encriyye (a.i.) 1. hek. srgan otunun meydana getirdii kabarcklara benzeyen bir eit deri hastal. 2. bot. srgangiller. encriyye-i bahr zool. deniz srganlar. end' (a.i. ned'nn c.) ebnemler, iyler. (bkz: endiye). endd (a.i. nidd'in c.) misiller, nazrler, benzeyenler, eler, (bkz. ebh, nazir). endd ezdd benzerler ve ztlar. endd (a.s. nadad'n c.), (bkz. enzd). endht (f.i.) 1. atma, at; atlma. 2. silh atma, boaltma. endhte (f.s.) ; atlm; bir tarafa braklm. endhte-i ke-i nisyn unutma kesine atlm, unutulup gitmi. endam (f.i.) vcut, beden, insann zas, biim; boy, boy bos; cisim. Arz- endam etmek boy gstermek. endm- mevzun dzgn endam, dzgn beden. endm (f.i.) bedene uygun, biimli elbise. endr (f.i.) hikye, batan geen ey. (bkz: vaka, ser-gzet). endve, endye (f.i.) 1. svac malas. 2. ikyet. endyi (f.i.) svama, yaldzlama. endyi-ger (f.b.i.) svac, yaldzc, (bkz: encn). endz (f.s.) 1. atc. Silh-endz silh atan, nefer, er. Tr-endz ok atan. 2. atm. endaze (f.i.) 1. altm santimetrelik bir l. 2. lek. 3. tahmn, takdir. 4. mertebe, derece. endze-gr (f.b.i.) 1. mhendis. 2. muhasebeci (sayman). 3. matematiki. endze-hne (f.b.i.) den. Gemi yapmnda l ve kalp karlan yer. end-bend (f.zf.) 1. para para, boum boum. 2. mahcup, utanm. Saz-ende alg alan. Hn-ende okuyucu.. gibi. endek (f.s.) 1. az, azck. 2. ya kk. Tfl- endek ya kk ocuk. endek-sl (f.b.s.) ya kk. endeme (f.i.) gemi skntlar hatrlama. ender (a.s.) daha (en, pek) ndir, ok seyrek ve az bulunan. ender (f.zf. ndir'den) "-de, iinde". Cehn-ender cehn cihan iinde cihan. Mkil-ender mkil zorluk iinde zorluk, [ok defa Farsa veya Arapa iki kelime arasnda kullanlr]. enderez (f.i.) 1. t, nasihat; vasiyet. 2. mektup.

enderi enderi enderb, endb, endc (f.i.) hek. temriye denilen cilt hastal. endern (f.b.i.) 1. bir eyin i taraf, dhili; iyz; harem diresi. 2. kalb. 3. [evvel encs (a.s. necs'in c.) pislikler. encel (f.i.) bot. hatmi iei. encer (a.i.) gemi direi, (bkz: lenger). encere (f.i.) bot. 1. srgan otu. (bkz: encre). 2. hek. kurdeen, vcuttaki kantl dkntler, rtiker. encidn (a.i.) bot. kasn denilen ilcn yapld bir aa. encn (f.zf.) 1. ufak ufak, kyma kyma, tane tane. ["encden" mastarndan]. 2. i. svac, (bkz: endyi-ger). encr, encre (f.i.) incir. encc (f.i.) daac, (bkz: encg). encg (f.i.) 1. daac. 2. ocak. (bkz: encc). ench, encg (f.i.) 1. kvrm. 2. s. solmu, burumu (meyva). [enchden ve encgden mastarndan]. encm (a.i. necm'in c.) yldzlar, (bkz: kevkib, ncm, sitre-gn). encmen (f.i.) cemiyet, meclis, ra, komisyon; takm. encmen-i dni akademi. encmen-i siys siys encmen, politika kulb. encmen-gh (f.b.i.) meclis, cemiyet yeri. encm-fen (a.f.b.s.) yldz saan. encr (a.i.) srgan otu. encre (a.i.) bot. srgan otu. (bkz: encere. encr (a.i.) hararet kabarcklar, isilik. encriyye (a.i.) 1. hek. srgan otunun meydana getirdii kabarcklara benzeyen bir eit deri hastal. 2. bot. srgangiller. encriyye-i bahr zool. deniz srganlar, end' (a.i. ned'nn c.) ebnemler, iyler. (bkz: endiye). endd (a.i. nidd'in c.) misiller, nazrler, benzeyenler, eler, (bkz. ebh, nazir). endd ezdd benzerler ve ztlar. endd (a.s. nadad'n c.), (bkz. enzd). endht (f.i.) 1. atma, at; atlma. 2. silh atma, boaltma. endhte (f.s.) atlm; bir tarafa braklm. endhte-i ke-i nisyn unutma kesine atlm, unutulup gitmi. endam (f.i.) vcut, beden, insann zas, biim; boy, boy bos; cisim. Arz- endam etmek boy gstermek. endm- mevzun dzgn endam, dzgn beden. endr (f.i.) hikye, batan geen ey. (bkz. vaka, ser-gzet). endve, endye (f.i.) 1. svac malas. 2. ikyet. endyi (f.i.) ; svama, yaldzlama. endyi-ger (f.b.i.) svac, yaldzc. (bkz: encn endz (f.s.) 1. atc. Silh-endz silh atan, nefer, er. Tr-endz ok atan. 2. atm. endaze (f.i.) 1. altm santimetrelik bir l. 2. lek. 3. tahmn, takdir. 4. mertebe, derece.

endze-gr endze-gr enderez enderi enderb, endb, endc Endern endern-i hmyn endern b-rn end kbet-end Bed-end Dr-end ende ende-i ferda ende-i maiet ende-kr end Akbet-end Dr-end end-nk endiye endd Zer-endd endh, endh endh-i b-pyn endh-fers endh-gn endh-gsr endh-nk, endh-nk (f.b.i.) 1. mhendis. 2. muhasebeci (*sayman). 3. matematiki. (f.b.i.) den. Gemi yapmnda l ve kalp karlan yer. (f.zf.) 1. para para, boum boum. 2. mahcup, utanm. (f.e.) Farsa partisip eki alg alan. okuyucu. . gibi. (f.s.) 1. az, azck. 2. ya kk. ya kk ocuk. (f.b.s.) ya kk. (f.i.) gemi skntlar hatrlama.

(a.s.) daha (en, pek) ndir, ok seyrek ve az bulunan. (f.zf. ndir'den) "-de, iinde". cihan iinde cihan. zorluk iinde zorluk. [ok defa Farsa veya Arapa iki kelime arasnda kullanlr]. (f.i.) 1. t, nasihat; vasiyet. 2. mektup. (a.i.) kaln ip, halat. (f.i.) hek. temriye denilen cilt hastal. (f-b.i.) 1. bir eyin i taraf, dhili; iyz; harem diresi. 2. kalb. 3. [evvelce Hrka-i Saadet ile Hazne-i Hmyn "un bulunduu saray]. saray mstahdimni yetitirmek iin kurulan tekilt. i ve d. (f.s.) dnen, ll davranan. sonunu dnen. fena dnen. derin, uza dnen, tedbirli. (f.i.) dnce; vesvese, merak, kayg; gam, keder; phe; korku. yarnn dncesi. geim derdi, geim sknts. (f.b.s.) endieli, dnceli. (f.i.) "end" ile nihayet bulan sfatlar isimletirerek bunlara "dn" mnsn verir. sonunu dn. her eyi evvelden dn, gr. (f.b.s.) dnceli, kederli, skntl. (a.i. ned'nn c.) ebnemler, iyler. (bkz: end'). (f.i.) srmek, Ula etmek, svamak, yaldzlamak mnsna olan "endden" mastarndan mtak olup "parlak sva", "sva" manasnadr. yaldzl, altn sva. (f.i.) gam, keder, tasa, kayg, znt, sknt. sonsuz keder, znt. (f.b.s.) gam, keder gideren. (f.b.s.) gaml, kederli, tasal, (bkz: endh-nk, endh-nk). (f.b.s.) kederi, gam, sknty gideren. (f.b.s.) kederli, gaml, tasal, skntl, (bkz: endh-gn, endh-gn).

endhte endhte hazrlanm. 2. denmi. Hik-met-endz hikmet kazanan. Tarb-endz ahenk kazanan. ene (a.zm.) fels. ben, fr. moi. eneiyye (a.i.) fels. tekbencilik, fr. solipsisme. eneiyyet (a.i.) bencilik, kendini beenmilik, (bkz. eniyyet, enniyyet). ene-l-hakk (a.c.) Hallc- Mansr'un syledii "ben hakkm" mnsna mehur bir sz. enf (a.i.) burun, her eyin n ksm, u. Eb-1-enf koca burunlu, kibirli, marur. Kesr-i enf burnunu krma, kibrini krma. enfa' (a.s. nfi'den) en nfi', daha (pek, ok) faydal. enfl (a.i. nefel'in c.) 1. ganimetler, dmandan alnan mallar, emeksiz kazanlar. 2. Kur'n- Kerm'de bir srenin ad. enfr (a.i. nefr'in c.) cematler, halk, kalabalklar, (bkz: nefir). enfas (a.i. nefes'in c.) 1. nefesler, soluklar. 2. neb ve vel ulularn ird edici dulan. (bkz. nefes). enfs- hayriyye hayrl nefesler. enfs- ma'dde sayl nefesler, insan hayt. enfs- Mesh Hz. isa'nn, lleri dirilten nefesleri. enfes (a.s. nefs'den) daha (en, pek) nefis, ok deerli ve lezzetli [olan]. enfes-i asar eserlerin en nefisi, en deerlisi. enfes-i et'ime yemeklerin en lezzetlisi. Enfes-l-cevhir XV. asrn ak ve dzgn Trke ile yaz yazan bilginlerinden olup 1531 (H. 938) trihinde len Iznik'li Musa Bin Hac Hseyin'in asl Arapa olan Tefsr-i Hzin'den yapt tercme bir eserdir. enf (a.s.) buruna mensup, burunla ilgili. enfiyye (a.i.) keyif iin buruna ekilen rtlm ve iine bz kokulu maddeler katlm ttn tozu, burun otu. [uydurma kelimedir]. enfs (a.i. nefs'in c.) ruhlar, canlar, yaayanlar, hayat sahipleri. enfs fk nefis ve d. enfs (a.s.) nefiste meydana gelen, dnlm eye nispetle dnene, ferd zihne ait bulunan, znel, fr. subjectif. [zdd afak = fr. objectifdir], enfsiyye (a.i.) znelcilik, fr. sub-jectivisme. engn (f.i.) vakit, mevsim, (bkz: hengm). engme (f.i.) 1. topluluk; toplanma yeri. 2. oyuncular dernei. 3. sava yeri. engr (f.i.) 1. sanma, zan, tasavvur; phelenme. 2. tamamlanmayan i. engare (f.s.) 1. tamamlanmayan i ve nak, taslak. 2. hikye, efsne. 3. batan geen bir eyi ve hikyeyi tekrarlama. 4. utanarak geri geri ekilme. 5. hesap defteri. engz (f.i.) sanat sahiplerinin kullandklar let. engebn (f.i.) bal. (bkz: asel).

engel, engele, engl, engle (f.i.) 1. ilik, dme, (bkz: engl, engle). 2. s. sz engel, engele, engl, engle (f.i.) 1. ilik, dme, (bkz: engl, engle). 2. s. sz enghte engr engit engitl -engz Fitne-engz Saf-engz engje engl, engle engr b- engr engrek engbn engj engje, engjed engjed Engrs engt engt-i bzrg engt-i ehrm engt-i hat engt-i kihn engt-i mi hin engt-i muhann engt-i nl engt-i strg engtne engt ber-cebn nihden engt ber-dehn sohbeti ekilmeyen kaba kimse. (f.i.) 1. incil. 2. yedi renkli, ilemeli bir eit kuma. 3. (bkz: er-jeng, erteng). (f.s.) kopanlm, oynatlm; ykseltilmi; kartrlm. (f.i.). (bkz. engr). (f.i.) ; kmr, (bkz. fahm).

(f.s.) hasta, zayf, dermansz [kimse]. (f.e.) koparan, kartran; dep-reten. fitne koparan; fesat kartran. safa koparan, nee yaratan. (f.i.). (bkz. engje, engjed). (f.i.). (bkz. engel, engele, engl, engle). (f.i.) zm. (zm suyu) arap, (bkz: ineb). (f.i.) gzbebei, (bkz: ha-deka). (f-i-) bal. (bkz: asel). ["engebn" eklinde de kullanlr]. (f.i.) filcilerin fili idare iin kullandklar ucu eri demir karga burnu. (f.i.) kokusu keskin ve fena olan baldrgan pusu. (bkz: engje). (f.i.) "encdn" veya "enci-dn" da denilen aata meydana gelen ve "kasn" adn alan bir nev il. (bkz: hlrt). (h.i.) 1. Macar. 2. Macaristan. (f.i.) parmak. ba parmak. adsz parmak (yzk parma). yanl iaret eden parmak. sere parmak. orta parmak. knal parmak. fakirlik. ba parmak. (f.i.) diki yks, (bkz: engtene). (f.dey.) parma aln zerine koymak, selm vermek. (f.dey.) parma aznda [olan], taaccbeden, aakalan. engt-ber-dehn nihden (f.dey.) 1. hayran olmak, amak. 2. susturmak. engt ber leb-zeden (f. dey) dudaa parmak vurmak, az aramak, syletmek. engt ber-nemek sden (f.dey.) parman tuza srmek, yemin etmek, sz vermek. engt brek (f.b.i.) zool.kstebek.

engt der em kerden (f.dey.) iyilie kar kemlik etmek. engte (f.i.) zir. ekincilerin harman savurduktan let, yaba. engtene (f.i.) terzi veya yorganc yks, (bkz. engtne). engter, engter (f.i.) parmaa ss iin taklan yzk. engter-i p ayak yz, me. Kymetsiz ve itibarsz ey. engt hlden (f.b.i.) 1. mahvetmek. 2. yok farzetmek. 3. parmakla gstermek. engt-nm (f.b.s.) parmakla gsterilen [iyilik veya fenalk hususunda]. enh' (a.i. nahv'in c.) 1. taraflar, cihetler, yanlar. 2. yollar. enh-yi sahra l taraflar.

enhr enhr- arnika enhr- mme enhas enhr enhr- arnika enhr- mme enhas Ens-l-Guzt Ens-l-Kalb ensn ense ene eniyyet enkas enkaz enkaz- beer enkaz- remme enkaz- mmd enker enker-l-esvt enkiha enmele enmr enmzec enmzec-i lem enmzec-i evvel enne en-nect fi-s-sdk en-Nehr ens ensb (a.i. nehr'in c.) rmaklar, aylar. derin nehirler, (bkz: enhr). hibir lkeye bal olmayan nehirler, rmaklar. (a.s. nahs'dan) en nuhsetli, pek uursuz, ok om [me'um]. (bkz: e'em]. (a.i. nehr'in c.) rmaklar, aylar, (bkz: enhr). (a.s.) gzel, sevimli, irin ey. (a.i.) inilti, inleme.

gizli inilti. kalbin inlemesi, kalpten ac ekip inleme. (f.i.) irkin huy, fena tabiat. (a.i. ns'den) 1. dost, arkada; yar, sevgili. gnl dostu. 2. [birincisi] erkek, [ikincisi] kadn ad. (ariflerin dostu) XVI. yzyl irlerinden Azm Pr Mehmet bin Pr Ahmet'in 1566'da "Ahlk- Muhsin" ald Farsa aslndan Trkeye evirerek II. Selim'e sunduu men-surmanzum eseri. XVI. asr irlerinden H-sm Fth'nin manzum olarak yazd 118 sa-hifelik bir fetihnamedir, [bu eser, 1526 (H. 933) ylnda Kanun Sultan Sleyman'n Macaristan'a yapt seferini hikyeetmektedir]. Fuzl'nin Iran irlerinden Hsrev-i Dehlev ile Molla Cmi'ye nazre olarak yazm olduu mehur Farsa kasdesidir. (f.i.) 1. yalan, (bkz: kizb). 2. bo, mnsz sz. (f.s.) donmu, pekimi [nesne]. (a.i.) ate, od. (bkz: nr). (f.i.) 1. hafiye. 2. casus. 3. s. dalkavuk, (bkz: mdhin). (a.i.) fels. 'kiilik, fr. per-sonnalite. (a.s.) daha (en, pek, ok) noksan, eksik. ("ka" uzun okunur, a.i. nukz'un c.) 1. bina ykntlar, yknt moloz. 2. eski hayvanlarn bakiyeleri. insan yklmalar. kazaya uram ve esasl ksmlar dalm gemi ve tekne bozuntular. mit yknts. (a.s.) en irkin, pek fena. seslerin en irkini, anrt. (a.i. nikh'n c.), (bkz. nikh). (a.i.c. enmil) parmak ucu. [kinaye olarak "el" mnsna kullanlr]. (a.i. nimr'in c.) kaplanlar, (bkz: nimr, nmr). (a.i.) numune, rnek, mostra; tip. [fasihi "nmze" dir]. lemin rnei. ilk rnek. (a.s.) ok inleyen, (bkz: nln). (a. c.) kurtulu doruluktadr. (a.h.i.) astr. semnn gney yarmkresine ait bir bur olup

"Orion" ve "Sevr" burlar altndan uzanr. (a.i. nesy'in c.) unutmalar. (a.i. neseb'in c.) 1. soylar, baba tarafndan hsmlar,

ilm-i ensb ilm-i ensb ensbiyyt ensc ensf ensaf ensaf- esnaf ensl ensr ensr ensr-ullah enseb ensice ensice-i mekkile ensr entak entarn enk en ene en'm enva' env'-i kesre env'-i nekays en vah envr Envr- arkyye Envr-l-Akn enver nesepleri inceleyen ilim. 2. logaritma cetvellerinin saylar [ceyb (sins), teceyb (cosinus), mms (tangent), tamam mms (cotangent), kat' (sequence), tamam kat' (cosequence)]. (a. nusub'un c.) 1. serler, bellar. 2. putlar, heykeller, (bkz: esnam). (a.i.c.) nesep ilmi.

(a.i. nesc'in c.) hek. nesicler; dokular. lm-l-cnsc dokubilim, fr. histologie. [ensc kelimesi, bz, lgatlerde bulunmamakla beraber kullanlr olmutur]. (a.s. nsfn c.) yarmlar, yanlar. (a.s. insaf dan) daha (en, pek) insafl. esnafn en insafls. (a.i. nesl'in c.) evltlar, soylar, zrriyetler, slleler, dller, (bkz: nesi). (a.i. nsr'n c.) yardmclar, muavinler, mdfler, koruyucular, (bkz: nairin). (a.s. ve i.) ensrdan olan kimse, [ensr Medine'deki "evs" ve "Hazrec" kabilelerine mensup. Hicretten sonra, Hz. Muhammed'e din urunda yardmc olan kimseler]. Allah yolunda Hz. Muham-med'e yardm edenler. (a.s. nesb'den) daha (en, pek) mnsip, uygun, ok yerinde. (o.i. nesc'in c.) 1. anatomide dokumaya benzetilen uzv teekkller ve botanikte yapraklarn ince rgleri. 2. dokumalar, kumalar, rmeler, [bu kelime Arapa bir kalba sokularak uydurulmutur]. bot. *srgendoku, fr. meristeme. (a.i. nesr'in c.), (bkz. nsr). (a.s. nutk'dan) daha (pek, ok, en) iyi sz syleyen. (a.i.) tpta kullanlan bir ot, kantaron. (a.i.) zool. kartal [ku]. (f.i.) 1. mecs mezhebi. 2. sevin. 3. adalet, dillik. (f-'-) l-h5 ne kadar ho, mes'ut. 2. arap. 3. gen pdih. 4. pur h'n halas. (a.i. ni'met'in c.) 1. iyilikler, ltuflar, ihsanlar, nimetler, yiyecek ve iecee dir eyler, ekmekler, (bkz: niam). 2. h. i. Medine'de bir yer ad. (a.i. nev'in c.) eitler, trller. ok eitler. eksikliklerin, noksanlk-lann trls. (a.i. nevh'in c.) lye alayan kadnlar, at yakanlar. (a.i. nr'un c.) ziyalar, aydnlklar, klar, parlaklklar. (arkn nurlar) istanbul'da yaymlanm onbe gnlk fenn ve edeb bir dergi. (klarn nurlar) Yaz-colu Ahmet Bcan'n aabeyisi Yazcolu Mehmet Efendi'nin Megrib-z-Zamn adl Arapa eserinden faydalanarak yazd dn, ta-savvuf eser. (a.s. nevr'den) 1. daha (en, pek) nurlu, ok ve pek parlak, ok gzel. 2. i. erkek ad.

enyb enyb esnn- kata). enyr (a.i. nr'in c.) boyunduruklar. enzd (a.s. nazad'n c.) 1. erefli ve tertipli kimseler. 2. toprak tabakalar, (bkz: endd). enzl (a.s. nezl ve nezl'in c.) soysuz-,1ar, alaklar, aalk adamlar. enzm (a.i.) balklarn karnlarnda peyda olan yumurta dizileri. enzr (a.i. nazar'n c.) baklar, bakmalar. enzr- ecnebiyye yabanc baklar. enzr- ta'ziye tziyet baklar. enzr- ummiyye herkesin gz n. enzr- mmet halkn baklar. Epikriyye (yun.a.) fels. Epikrclk, fr. Epicurisme. epsn (f.i.) bilei ta. (bkz: fesn). eprnk (f.i.) delikanl, (bkz: bb). er (f.e.) eer, ise, olsa, olur ise. ["eer" in hafifletilmii]. erbet (a.i.) akll, zeyrek, uslu olma. ercf (a.i. rcfe'nin c.) yalan szler, uydurmalar, dzmeler. ercif ve ekzb yalan ve uydurma szler. erch (a-i-rcha'nn c.) salncaklar. ercz (a.i. rcze'nin c.) msralar kafiyeli, ksa vezinli iirler, kasideler. erciz-i uar irlerin ksa vezinli iirleri, kasideleri. erik (a.i. erke'nin c.) ahane tahtlar. erakk (a.s.) daha (en, pek, ok) rakik, ince. erakk- evrak ktlarn veya yapraklarn en incesi. ermil, ermile (a.i. ermele' nin c.) bekrlar, kanszlar, dul kadnlar, dullar. Eytm ve ermil yetimler ve dullar. ermil-i askeriyye asker dullar. er'an (a.s.) bn, ahmak, snepe; deli, lgn; akn. ernib (a.i. erneb'in c.) zool. tavanlar. erzil (a.s. erzel'in c.) reziller, syrklar, namussuzlar, yzszler. erzil-i ns halkn en rezilleri, pek bayalar. erbaa' (a.i.) aramba gn. erbaa (a.s.) drt. Ahlt- erbaa dem, balgam, safra, sevda. Ansr- erbaa (drtunsur) ate, hava, su, toprak. Ciht- erbaa (drt taraf) dou, bat, kuzey, gney. Etrf- erbaa (drt taraf) sa, sol, n, arka. Fsl-i erbaa (drt mevsim) ilkbahar, yaz, sonbahar, k. Yevm-l-erbaa (drdnc gn) aramba. erbaa-i mtensibe mat. [eskiden] selse kaidesi. erbb (f.i.) ulu; reis, bakan. erbb (a.s. rabb'in c.) 1. sahipler, mlikler. 2. [mfret olarak kullanlr] ehil, muktedir, becerikli; lyk. erbb- ch zenginler, itibarl, mevki sahibi kimseler. erbb- denet alak kimseler. erbb- dil gnl adamlar, (bkz: ehl-i dil). erbb- dvn 1. meclis yeleri. 2. devlet diresi 'grevlileri.

erbb- fenn erbb- fenn erbb- fnn fen adamlar, ilimle uraanlar. erbb- garaz garaz sahipleri; kt niyetliler. erbb- hct halkn ihtiyalarn karlayan kimseler. erbb- hred saduyu sahipleri. erbb- href zanaatkarlar. erbb- himmet himmet sahipleri, birey yapmak isteyenler. erbb- hner hner sahipleri, sanatkrlar. erbb- iktidar muktedir, iktidarl kimseler. erbb- kalem yazarlar. erbb- mal itibarl, saygn kiiler. erbb- ma'n dindar kiiler. erbb- meslih ii olanlar, i tkibedenler. (bkz. eshb- meslih). erbb- mtla okuyanlar. erbb- namus namuslular. erbb- ncm astrologlar, yldzlara bakp da talih bildirenler. erbb- sabhat zarafet gzel ve zarif kimseler. erbb- saf-y btn kalbi temiz, man sahibi kimseler. erbb- san'at (bkz: erbb- href)erbb servet zenginler. erbb- seyf klla uraanlar, askerler. erbb- sika inanlr, gvenilir kimseler. erbb- sunan iyi konuan kimseler. erbb- slk din ileriyle uraanlar, dindar kiiler. erbb- ikem srf boazn dnenler, boazna dkn olanlar, ikembesini dnenler, (bkz: ehl-i ikem). erbb- tab' tabiat sahipleri, iyi yaratlt kimseler. erbb- tagallb galip gelenler, stn kanlar. erbb- temkin temkinli kiiler. erbb- temyiz basiretli, akll, anlayl, iyiyi ktden ayn edebilen kimseler. erbb- ticret ticretle uraanlar. erbb- vefa vefa sahipleri; vefal kimseler. erbb- vukuf bilirkiiler. erbb- zahir kinatn mhiyetini, ancak d yzyle grenler, eriatlar. erbh (a.i. ribh'in c.) faydalar, faizler, kazanlar. erbain l-krk. [say], (bkz: erben). 2. krknc [srada]. 3. karak, [rm Knn- evvel'in (Aralk) dokuzundan (Efrenc 22), Knn- sn'nin (Ocak) on yedisine (Efrenc 31) kadar sren ve kn en souk zaman saylan 40 gn]. 4. dervilerin ile karmak iin hcreye kapandklar krk gnlk mddet. erban-i ra arab aylarndan Safer'in yirmisine rastlayan gn. [mm- Hseyn'in Ker-bel'da ehdetinin krkna tesadf ettii iin Iranllarca eyym- mahssa'dan saylr]. erban (a.s.) krk. [say], (bkz: erban). erbiyn (f.i.) su ekirgesi. erb (f.i.) armut, (bkz: emrd). erb-dr (f.b.i.) armut aac. ere (f.i.) 1. kadir ve kymet. 2. zool. gergedan. erc (a.i. rec'nn c.) taraflar, ynler.

erc erc ercah (a.s. rcih'den) daha (en, pek) rcih, tercihe ayan, stn, uygun. ercahiyyet (a.i.) daha (en, pek) rcih olma, stnlk. ercl (a.i. ricl'in c.) ayaklar, (bkz: ak-dm, ercl). ercln (f.i.) bot. sarmak nevinden ren gl, akasma, aksarmak denilen nebat (bitki), (bkz: kermet-l-beyz). ercen (f.i.) bot. acbadem aac, (bkz: erjen). erceng (f.i.). (bkz. erteng). ercl (a.i.) bot. hindistan cevizi. erciye (a.s.) arkaya, sonraya braklan ey. ercmend (f.s.) 1. muhterem, erefli, itibarl, haysiyetli, sekin. 2. erkek ad. (bkz: ercmend). ercmend-ne (f.zf.) itibarl, erefli bir kimseye yarar yolda. ercmend (f.b.i.) erefli, muhterem, itibarl, haysiyetli, sekin olma. ercmend (f.s. ve i.), (bkz: ercmend). ercl (a.i. ricl'in c.) ayaklar, (bkz: akdm, ercl). ercl-i kzib anat. yalanc ayaklar. ercvn (i-) l-erguvan iei, (bkz: ergavn). 2. s. kzl ey. 3. krmz kadife. erd (f.i.) 1. kahr, fke. 2. un. erda (a.i.) aa kurdu. erdne (f.i.) bot. yabani ebboy, (bkz: ervne). erdeb (f.i.) muharebe, sava, (bkz: ceng, cidal, perh, harb). erdeb (a.i.) Arap ehirlerinde kullanlan ve istanbul kilesiyle dokuz kileyi karlayan byk bir lek, [kelimenin asl "irdeb" dir]. Erdebiliyye (a.i.) Ebhriye tarikat ubelerinden birinin ad. [kurucusu Safiyd-dn-i Erdebil'dir]. erdeh (a.s.) rk ey. erdem (a.i.) usta gemici. erdiye (a.i. rid'nn c.) ba rtleri, omuzlardan aa ve belden yukar rtlen eyler. erdiye-i nisvn kadn brtleri. erd-r (f.b.i.) eski ran hkmdarlarndan bir kann ismi. erdr-i ceng cenk eri; kkremi cenk ars-lan. erdrn, erdrdr (f.b.i.) bot. koca yarpuzu denilen ho kokulu, tad ac bir nebat (bitki). erec (a.i.) gzel koku; misk, anber, tr gibi eylerin gzel kokusu, (bkz: eric). erenbn (a.i.) boz, koyu renk al, sof. erendn (f.e.) "h" mnsna inkr ifde eden bir kelime. er'es (a.s.) ba byk, kocakafa. erett (a.s.) peltek [adam], (bkz: ertel). erez (a.i.) bot. acbadem aac. erfa (a.s. ref'den) daha (en, pek) yksek, yce. erfa'- derect derecelerin en yksei. erfak (a.s.) 1. en ziyde yumuak. 2. yolda olmaya en ok lyk. erfe (a.s.) 1. nefs isteklerine dkn olan. 2. kulaklar kaba ve uzun [adam],

erga, ergab, ergav erga, ergab, ergav enguvn erguvn erh erham erham-r-rhimn erhm erhas erhas- es'r erb , erbe erb edb erc erke erke-r erke-nin erke-pr err ers ers, ers eri erjen erjeng erk erka erkab erkh erkh- erkam erkam- erkam- erkam- erkam- erkam- erkam-

rehbn arabiyye aere cmel dlle dvniyye gubriyye

("ga"lar uzun okunur, f.i.) 1. rmak, dere. 2. su aktmak zere alan yol, ark. (a.i.) hli vakti ok iyi olma, en ferahl yaay. (f.s.) 1. fkeli, hrsl. 2. araba dkn olan sarho. (f.i.) muz. org. (f.i.) erguvan da denilen krmzmtrak bir iek. (f.s.) erguvan iei renginde, gzel ve parlak kzl.

erguvan renginde krmz arap. (f.s.) hiddetlenmi, kzm, fkelenmi. (f.b.s.) hiddetli, fkeli bak. (f.s.) sert bal, oynak ve hzl giden at. ["ergenn" un muhaffefi]. (f.i-)-(bkz. engavn). (f.s.) erguvan renginde olan. (bkz. ergavn). (a.i. reh'nn c.) el deirmenleri. (a.s. rahm'den) daha (en, pek, ok) rahm, merhametli. merhametlilerin en merhametlisi, Allah. (a.i. rahm'in c.) 1. dl yataklar. 2. hsmlar, akrabalar. (a.s. rahs'den) daha (pek, en, ok) ucuz. satlan eyann en ucuzu. (a.s. irb'den) akll, zek, zeyrek, olgun [adam]. akll fikirli ve edepli [kimse]. (a.i.) gzel koku, misk, anber, tr gibi eylerin gzel kokusu, (bkz: erec). (a.i.c. erik). taht. (bkz: serr). (f.b.s.) taht ssleyen [pdih], (bkz: erke-pr). (f.b.s.) tahtta oturan. (f.b.s.) taht ssleyen [pdih], (bkz'erke-r). (a.s.) l. oyunda mzklk eden veya kazanan kimsenin kopard yaygara. 2. ses, haykr. (f.s.) zek, uyank; akll, uslu. (a.i.) ifti, ekinci, (bkz: haris). (f.i.) 1. bilek, (bkz: rusug). 2. endaze, arn. bot. acbadem aac, (bkz. (f.i.) ercen). (f.i.) Iran hurafelerine gre mehur ressam "Man" nin yapt resimleri ihtiva eden mecmua, (bkz: erteng). (a.i.) hek. uykusuzluk hastal. ("ka" uzun okunur, a.s.) pek yksek, en yukan. (a.s.) boynu kaln [adam, arslan]. (a.i. rkh'nc.) snlacak yerler. [kilisede] papazlarn sndklar, oturduklar yerler. ("ka" uzun okunur, a.i. rakam'n c.) yazlar; resimler, saylar. Arap rakamlar. sfr da dhil olduu halde birden dokuza kadar olan saylar. ebced hesab. birden dokuza kadar olan saylar. bz Arap harfleriyle gsterilen rakamlar. bugn Bat'da kullanlan rakamlarn baka bir deiik ekli

idi.

erkam- Hindiyye erkam- Hindiyye birinin ad. ikincisine "erkam- gubriyye" denilir. erkam- setiniyye [eskiden] setini ad verilen hesapta kullanlrd, [hurf- cmel'in ayn olmakla beraber kullanl itibariyle farkldr. (Zeylerde kullanlrd.)]. erkn (a.i. rkn'n c.) 1. esaslar, destekler; direkler, stunlar. 2. reisler. erkn- askeriyye yksek rtbeli zabitler, subaylar. erkn- devlet devletin ileri gelenleri. erkn- harbiyye meslek ihtisas grm zabitler, subaylar grubu. erkn- harbiyye-i ummi ordunun sevk ve idaresiyle megul en yksek asker makam, genelkurmay. erkn- harb zabiti meslek ihtisas grm zabit, kurmay subay. erkn- istiare (istiarenin esaslar) ed. 1) mster [kendine benzetilen]; 2) mstern minh [kendine benzetilenin mns]; 3) mstern leh [benzeyenin mns]; 4) cami' [benzeyen ve benzetilen arasnda benzeyi ekli]. erkn- salt namazn rknleri. 3 yol, yntem, usl, db. erkn- tebih (tebihin esaslar) ed. 1) mebbeh [benzeyen]; 2) mebbehn bih [kendine benzetilen]; 3) vech-i ebeh [benzeyen ve benzetilen arasndaki ekil]; 4) edt- tebih veya vsta- tebih [benzeyi hkmn veren kelime]. erke (a.i.) misvak aac, [scak memleketlerde, en ok Yemen'de yetiir]. erm' (a.s.) ok gzel ve cilveli olan [sevgili]. ermagan (f.i.) armaan, hediye, (bkz: bergzr, hediye). ermh (a.i. remh'in c.) 1. darbeler, vurular. 2. (rumh'un c.) mzraklar, sngler. ermm (a.i. rimme'nin c.) rk kemikler. ernn (f.i.) 1. arzu, istek. 2. yerinme, piman olma. ermn-hr (f.b.s.) yerinen, piman olan. erms (a.i. remes'in c.) sallar. ermed (a.s.) 1. kl rengi, gri. 2. gz aryan [adam]. ermed (a.i.) ate kl. ermele (a.s.c. ermil, ermile) dul kadn, [dima c. "ermil" kullanlr]. ermde (f.s.) durmu, sakin. Ermn (f.h.i.) Keykubt'n drdnc olu. ermiye (a.i. rem'nin c.) dolu yadran kasrga bulutlan. ermd (f.i.) armut, (bkz: emrd). ermn (f.i.) gndelikiye pein verilen cret, (bkz: arbn). erneb (a.i.c. ernib) zool. tavan. ernebe (a.i.c. ernb) anat. burun ucu. ernebiyye (a.i.) zool. tavangiller. Ernevz (f.h.i.) Cemd'in kz kardeidir [ki teki hemiresi ehrinaz ile beraber Dahhk'in saraynda idiler. Dahhk ldkten sonra Feridun'un idaresine getiler]. errc (a.s.) fesat, mzevir, yalanc [adam],

erre (f.i.) bk, destere, [dest-erre = el bks, destere]. (bkz: minr).

erre-hne erre-hne erre-ke (f.b.i.) bkc. er-rzku al-Allah (a.c.) nzk veren Allah'dr. ers (f.i.) gzya, (bkz: dem'). ersd (a.i. rasad'n c.) rasatlar, gzlemeler, gzetlemeler. ersah (a.i.) 1. kurt. 2. s. oyluklar etsiz, zayf [adam]. ersen (f.i.) meclis, kurultay, kongre. erssa (a.i.) eski zamanda kullanlan kavuk, byk sark, (bkz: mcevveze). er (a.i.c. ur) 1. fk. sakatlanan bir uzuv iin cerhedenden alnan er' diyet, kan pahas. 2. satlk maln, kusuru dolaysyla, deerinden indirilen para. er-i gayr-i mukadder fk. lme sebeb olmayan ve miktar muayyen bulunmayan uzuvlar iin bilirkiinin takdr ve tynine braklan diyet. er-mukadder fk. lme sebep olmayarak kesilen veya muattal braklan uzuvlara mahsus, miktar muayyen olan diyet. erah (a.s.) cin fikirli [adam]. ered (a.s. red'den) daha (en, pek) red, ergin olan, doru yola daha yakn, hareket hatt daha iyi olan. ered-i evld ocuklarn en ergini. ersem i (a.s.) l. vcduna ine batnp ivit ile resim ve ekil yapm olan [adam]. 2. yemein kokusundan itah gelip karn ackan [adam]. ert (a.i.) tabaklarn, yaprayla sahtiyan [deri] boyadklar bir nevi aa. ertel (a.s.) peltek [adam], (bkz: erett). erteng (f.i.) Iran hurafelerine gre mehur ressam ve nakka Man'nin yapt resimleri iine alan koleksiyon, mecmua, dergi, (bkz: engelyun, erjeng). erm (a.i. erme'nin c.) bot. sk- cezri, kksap [lar]. erme (a.i. c. erm) kk; anakk. ers (f.i.) kuma; meta. erva (a.s.) 1. ok gzel [gen]. 2. son derece cesur ve yiit [adam]. ervah (a.i. rh'un c.) canlar, haytn cevherleri. ervh- habise kt ruhlar, [cinlerle eytanlardan kinaye bir deyim]. ervh- latife melikeden kinaye olan bir deyim. ervh- makamt mzik makamlarnn ruhlar. ervh- mukaddese kutsal ruhlar. ervh- tayyibe iyi ruhlar. ervah (a.i.c.) ruhlar lemine mensup olanlar. ervhiyye (a.i.) fels. tabiatn btn varlklarnda insannkine benzer ruhlar bulunduu yolundaki ilkel inan, canlclk, f r. animisme. ervk (a.i. revk'n c.) 1. perdeler. 2. adrlar. ervm (a.h.i. rm'nin c.) 1. Roma'l-lar. 2. Rmler, Arap diyarnn dnda bulunanlar. ervne (f.i.) l-bot. yabani ebboy, (bkz: erdne). 2. zool. bir cins dii deve, ar-vana. erveb (a.i.) youn, (bkz: d). ervenn l-dik [ses]. 2. skntl, ztrapl [gn].

ervend ervend ervn (f.i.). (bkz. ervend'). eryf (a.i. rfin c.) ma'mur, verimli, dz ve ekini bol olan yerler. erz, erzi (f-i-) kymet, baha, deer, kadir ve itibar. erz (a.i.) pirin [hububattan], fasihi "erz" dr. erzak (a.i. nzk'n c.) yiyecek, iecek, yenilecek, iilecek eyler, azklar. erzk- askeriyye askere verilen yiyecekler. erzk- mukaddere Allah'n herkese takdir ettii nzk. erzl (a.s. rezl'in c.) alaklar, soysuzlar, yzszler, (bkz: rzel). erzn (f--) l-ucuz. 2. lyk, uygun, yerinde. erzn-bah (a.f.b.s.) ucuz fiyatl. erzn (f.i.) 1. ucuzluk. 2. lyk grlme, liykat. erzni (f.i.) hayr ve iyilikler. erze (f.i.) 1. samanl sva amuru. 2. amdan karlan zift. 3. eski usle gre yeryznn blnd yedi iklim, yn yedi paradan birinci iklim, ekvatora yakn olan mntka. 4. bot. am, f r. pin. erze (a.i.) am aac. erze-ger (f.b.i.) svac. erzel (a.s. rezl'den) 1. alak, soysuz. 2. daha [en, pek, ok) rezil. erzel-i ns insanlarn en fenas. erzel-i mr ihtiyarln sonlar, bunaklk gnleri. erzen (f.i.) dan [hububattan]. erzen-i zerrin (yaldzl dan) me. yldzlar. erzenn (f.i.) dan ekmei. erzde (f.s.) pahas kesilmi, biilmi [ey]. erzz (f.i.) kalay. es (a.i.) merhem, il. es'ab (a.s. sa'b'dan) daha (en, pek) g, zor. es'ab- umur ilerin en zoru. esbi' (a.i. sb'n c.) parmaklar. esbi'-l-kadem ayak parmaklan. esbi'-zb parmaklann ssleyen. esbi'-i zb-i dest-i tekrm tekrm elinin parmaklann ssleyen; me. ele hrmetle alnan. esb (a.i. sb'un c.) haftalar. es'ab (a.i.) gayet gzel ve beyaz gz. esbi'-sukur (a.b.i.) bot. mer-yemana eli denilen bir kk. esbi'-l-azr (a.b.i.) parmak zm. [Anadolu'da "htn parma" denilen zm]. es'ad (a.s. sad'den.) pek sad, daha sadetli; ok hayrl, en mutlu. es'ad- eyyam gnlerin en mutlusu. esfil (a.s. esfel'in c.) pek aa ve baya olanlar, halkn en aa tabakas. esfil-i ns halkn en aa, en baya takm. esfil-i ark paryalar. esahh (a.s. sahih'den) daha (en, pek) sahih, doru. eshic (a.i. eshece'nin c.) trl trl yryler. eska (a.s.) zengi kay.

eskf (a.i. skfn c.) piskoposlar, metropolitler.

eskit eslb esme esmi eskit eslb esme esmi Taht- esaret esret-i vicdniyye esrr ess ess- beyt ess ess devre ess fat ess mliyyet ess mevduat ess sermye ess cret esst esse esasen ess, essiyye Kann- ess Tekilt- essiyye esasl estn estn-i ulem estr estr-i rniyye estr-i Ynniyye estr-l-evveln (a.s. eskefin c.) eskiciler, kunduraclar, kkerler. (a.i. slb'un c.) usuller, yollar, tarzlar, ifde ekilleri. (a.i.) yenierilerin kayd, ulufe defteri. (a.i. ism'in c. olan esm'n c.) 1. namlar, adlar, (bkz: esma'). 2. Muallim Naci'nin ir ve ediplerin biyografilerine dir 1891'de baslm bir eseri.

(a.i. isnd'n c.), (bkz. isnd). (a.i. s'r'n c.) satlan eylerin bilinen fiyatlar, narhlar. fiat-lann ykseklii. (a.i. su'r'un c.) yiyecek iecek art. (a.i. esr'in c.) esirler, kleler, (bkz: ser). (a.i.). (bkz. esre, esre). (a.i.) 1. esirlik, harp esirlii, tutsaklk. 2. klelik, kulluk, hkm altnda bulunma. esirlik altnda. vicdan esirlii. (a.i. srr'n c. olan esrr'n c.) 1. avu ve alndaki izgiler. 2. yz gzellii. (a.i.) deme, minder gibi ev eyas. ev eyas. (a.i.c. esst) 1. asl, temel, dip, kk. 2. doruluk, gerek. eko. esas olarak alnan kymet says ile alkal * saym bilgilerinin topland dnem. eko. fiatlara esas olarak alnan unsur. eko. 1) iptida madde ve mstahsil iilik maliyeti; 2) eko. direkt maliyet, istihslin umm hacmine gre inip kan maliyet. eko. herhangi bir ikraz veya istikraz neticesi husule gelmeyen mevduat. eko. 1) hisselere blnm irket sermyesi; 2) kurucular veya ortaklar tarafndan taahht edilen sermye. eko. ilve, ikramiye, tahsisat, prim gibi demeler hri olmak zere verilen cret. (a.i. ess'n c.) esaslar. (f.i.) gz ucu ile bakma. (a.zf.) essndan, aslndan, kendiliinden, temelinden, (bkz: zten). (a.s.) asl ve temele mensup, esasla ilgili. Anayasa. Anayasa. (a.t.s.) salam, doru, (bkz: hakk, sahh). (a.i. stvne'nin c.), stvaneler, bir takmn, bir hey'etin ileri gelenleri, [mfredi bu mnda kullanlmaz.]. limlerin, (bilginlerin) ileri gelenleri. (a.i. stre'nin c.) uydurma hikyeler, yalanlar, masal nevinden eyler, mitoloji. ran mitolojileri. Yunan mitolojileri. ilk zamanlara ait masallar.

estz, estize estz, estize sznden alnmtr]. estize-i elhn (elhan stadlar) msiki statlar, ustalar. estize-i msiki msiki, mzik statlar. esvid (a.i. sevd'n c.) siyahlklar, karalklar. esvir, esvire (a.i. sivr'n c. olan "esvire"nin c.) kadn bilezikleri. esvire-i murassaa mcevherli, prlantan bilezikler. esvir-i nisvn kadn bilezikleri. esb (f.i.) at, beygir, (bkz: feres). esb-i sab-reftr yel gibi seyirten at. esb-i tz Arap at. esbb (a.i. sebeb'in c.) vstalar, lz-malar. esbb- cef cef sebepleri. esbb- feshiyye huk. bir lmn istnf [yeniden balama] suretiyle cerhini [rtl-mesini] cbeden sebepler. esbb- hakikiyye hakiki, gerek sebepler. esbb- matlub huk. [eskiden] ifls hlinde bulunan ahsn alacaklarnn kanun topluluu. esbb- mucibe huk. gereke. esbb- muhaffife ilenen crm hafifletici sebepler. esbb- mcbire zorlayan, icbar eden sebepler. esbb- meddide "esbb- muhaffife" nin zdd. Arttrc, kuvvetlendirici sebepler. Bir hkmn usl ve kanununa uygunluunu ispat iin ileri srlen sebepler. esbb- nakziyye bir lmn temyz suretiyle cerhini [rtlmesini] cbettiren sebepler. esbb- sahha doru sebebler. esbb efil-i a/.me byk iler ve sebepler. esbak (a.s. sbk'dan) 1. ncekinden daha nceki, gemiten nceki, daha eski. 2. ok daha evvel olan. esbn (a.i.) 1. kadnlarn balarn rttkleri ince ve gzel bir rt. 2. kadnlarn yzlerini kapadklar tl, pee. esbn (f.i. esb'in c.) atlar, beygirler. esbt (a.i. sebt'in c.) 1. rahatlar, huzurlar. 2. cumartesiler. esbt (a.i. sbt'n c.) 1. evlt ve torunlar. 2 . kvrck olmayan dz ve uzun salar. esbt- ben isril sriloullan, [Yahudiler]. esb-efgen (f.b.s.) "at deviren" yalnz bana dmana saldran ve dman at ldren yiit, cenk eri; kuvvetli, gl. esbel (a.s.) uzun bykl [adam]. esb-engz (f.b.i.) mahmuz. esbgul (f.b.i.) karnyark denilen tohum. ["gl" kulak manasnadr; bu tohumun nebat at kulana benzediinden bu ismi almtr]. esbl (f.i.) at hrsz. esb-rn (f.b.s.) at sren, at koturan. esb-rz, -rs (f.b.i.) 1. at kousu. 2 . sava meydan, (bkz. mzmar). esb-svr (f.b.s.) ata binmi. esb-tz (f.b.s.) 1. at koturucu. 2. 1. at koturacak meydan. 3. her ems ayn 18 inci gn.

esc esc uygunluklar, mevzun nesirler. escl (a.i. secel'in c.) ii su dolu kovalar. esdf (a.i. sedefin c.) sedefler, inci kabuklan. esdak (a.s.) daha (en, pek, ok) sdk, doru, candan [kimse]. esed (a.i.) 1. arslan. (bkz: drgam, gazanfer, haydar, hizerb, hizber, leys, r). esed-ullah (Allah'n arslan) Hz. Al. 2. astr. Gne'in, rm temmuzun dokuzunda ve efrenc temmuzun yirmi nde iine girdii ve semnn kuzey yarm kresi eteinde bulunan birok parlak yldzdan mteekkil beinci bur. Lt. Leo; fr. le Lion. esed-ullah-il-galib (Allah'n galip arslan) Hz. Ali. esed (a.i.) zerinde arslan resmi bulunan Selk paras. esediyye (a.i.) 1. zool. arslangiller. 2. bot. sukamgiller, f r. typhacees. esef (a.i.) acma, keder, hzn, gam, tasa. esef-hn (a.f.b.s.) esef eden, acyan. esef-nk (a.f.b.s.) ackl, hznl. eele (a.i.c. esll, sel) bot. (bkz: esi). esen (a.s.) daha (en, pek, ok) yal. esenn-i yh yallarn en yals. eser (a.i.) sere kuu. (bkz: usfr). eser (a.i.c. asar) 1. nian, iz, almet. 2. te'lif. 3. baslm kitap. 4. hads-i erif. 5. trih, vakayi kitab. 6. bir kimsenin meydana getirdii ey. l. te'sir. eser-i cedd [eskiden] mevcut ktlardan birinin ad. [Kdn banda Arap harfi ve souk damga ile eser-i eedid yazl olduu iin bu ad almtr]. eser-i hayt hayat, canllk almeti. eser-i hayr hayrl i. eser-i hayret aknlk belirtisi. eser-i cd icat mahsl. eser-i mesa alarak meydana getirilen eser. eser-i san'at san'at eseri, f r. objet d'art. eser-i tel tela belirtisi. esere, eser (a.i.) 1. anlatlan "ilm kelm" m sonu, netcesi. 2. s. en gzel eyay kendine ayran [kimse]. esf (a.s.) en saf, en temiz. esfr (a.i. sefer'in c.) 1. yolculuklar, yola gidiler. 2. dmana kar gidiler. esfr- bahriyye deniz seferleri. esfr- bade uzak seferler, yolculuklar. esfr- bihr deniz seferleri, (bkz: esfr- bahriyye). esfr- haire idenizlerde yaplan seferler. esfr (a.i. sifr'in c.) byk kitaplar, ciltler. esft (a.i. sefet'in c.) sepetler. esfel (a.s.) 1. en sefil, pek aa, ok baya. 2. aa [taraf]. esfel-i sfiln cehennem. 3. k, makat. esfeliyyet (a.i.) aalk.

esh' esh' eshb eshb- eshb- eshb- eshb- aba akar amal a'rf

eshb- Bedr eshb- ch cahm cennet devlet eshbeshb-eshbdiryet emlk feriz eshb-gzn eshb- hayr eshb- idare eshb- intikal eshb- inziva eshb- i'tibr eshb- kalem Eshb- Kehf eshb- eshb- eshb- eshb- eshb- eshb- eshb- eshb- eshb- eshb- eshb- eshb- eshb- kehnet erfet kibar kiram kubur matlb meslih mensib muhaze mtla Nr rivayet salb sebt

eshb- servet (a.s.c.) rengrenk, trl trl, (bkz: gn-gn). [mfretsiz cemidir]. (a.s. sah'den) daha (en, pek, ok) sahi, cmert, eli ak [kimse].

(a.s. shib ve sahb'n c.) 1. sahipler, mlik ve mutasarrf olanlar, (bkz: shib). 2. Peygamberimizi grmek ve sohbetine ermek erefini kazanm kimseler. (bkz: l-i aba). gelir sahipleri. a gzl, hrsl kimseler. Cennetle Cehennem arasnda kalp her ikisine de giremeyen ruhlar. Bedir gazs'nda Peygamberimizin maiyyetinde bulunan man sahibi kimseler, [bunlarn bz kaynaklara gre 305, bz kaynaklara gre de 313 olduu bildiriliyor]. rtbe sahipleri. Cehennemlikler. Cennete gidebilecek olanlar. 1) servet sahipleri, zengineshb-eshb-eshbler. 2) i eri gelenler. dirayetli, becerikli kimseler. mal, mlk sahibi olan kimseler. huk. terekeden kendilerine er'an muayyen sehim takdr olunan verese. Hz. Muhammed'in yaknlar. hayr sahipleri. idare adamlar. bir mirastan pay alma hakkn kazanm olanlar. inzivaya ekilenler. itibar gren kimseler. me'murlar. Kur'an'da kendilerinden bahsedilen ve bir maarada uzun mddet uyumu bulunan kiiler. [Yemlha, Mekseln, Misln, Mern, Debern, zen, Kefetatayyu; Ktmr (kpekleri)]. khinler ve erefli, tibarh kimseler. Hz. Muhammed'in sekin, deerli dostlar, arkadalar. Hz. Muhammed'in sahabeleri. ller. alacakllar. resm direlerde ilerini tkibeden kimseler.

yksek rtbeli me'murlar. tenkitiler, her eyi tenkit fikri ile dnenler. okuyucular. Cehennemdekiler, zebaniler. rivyetiler. (bkz: rv, ruvt). Hal seferlerine katlanlar, Hristiyan askerler. "cumartesiciler, cumartesiye bal olanlar"; Yahudi kavmi, (bkz: Sebtiy-yn). servet sahipleri, zenginler.

eshb- Suffa eshb- Suffa eshb- tedbr eshb- temyiz eshb- tercih eshb- tevrh eshb- timr eshb- yemn eshb- zeamet eshb-r-re'y eshb-r-rakm esham eshm- ummiyye esham ve tahvilt eshr Nesm-i eshr eshr- bahar eshed eshel eshel-i tark eshel-i umur eshy eshiye esf esihh esl Medine'de Mescid-i Nebev civarnda "Suffa" denilen misafirhanede Peygamberimiz tarafndan yedirilip iirilen fakir Mslmanlar. "kl adamlar"askerler. itihada muktedir olmayp mezhep usl ve kaidelerini ve ir fkh hkmlerini ve bunlarn delil ve mehazlarn kavram olduklarndan shib-i mezhepten veya mezhepte mtehid olan ztn eshbndan nakledilmi olup da bir ok cihetlere ihtiml olan bir muhtemel sz tafsile ve iki cihete ihtimli bulunan mphem bir hkm tavzha ve mevcut olmayan mes'elelerin hkmlerini mezhep usl ve kaidelerinden istinbat ve tahrce muktedir olan kimseler.

tedbirli kiiler, idareciler. tahrc ve tercih kudretini hiz olmayp yalnz zhir-i mezhep ve zhir-i rivayet ile rivyet-i ndireyi tefrika ve mezhepte mevcut kuvvetli rey ve mtla ile zayf mtlay ayrmaa muktedir olan kimseler. huk. mezhepte mevcut szlerden ve rivayetlerden birini dierine tercih iktidarlar bulunan kimseler, [bunlar muhtelif szler arasndan "esas" veya "sahih" olan veyahut hassa veya kysa uygun olan budur gibi tbirlerle deiik szlerden birini dierine tercih ederler]. tarihiler, trih yazarlar. tmar ve zeamet sahipleri. mbarek, kutsal kiiler. tar. byk tmar sahipleri. bir emre veya bir maddeye balanmakszn, kendi grne ve lsne gre hkmedenler. Kur'n- Kerm'in 18 inci sresinin 9 uncu yetinde bahsedilen ve bir tefsire gre, isimleri ve nesepleri yazlan levha sahipleri, [bir tefsire gre de "rakm", kehfin bulunduu dan, vadinin veya Eshb- Kehfin kpeinin yn, ktmr adyla mehur olan kpein addr]. (o.i. sehm'in c.) 1. oklar. 2. hisseler, paylar, nasipler. 3. bor alnan paraya karlk senetler. Tanzimat sralarnda devletin, halka bor karl olarak, verdii senetler. hisse senetleri ve tahvilleri, fr. actions. (a.i. seher'in c.) sabahlar, sabah vakitleri. sabahlan esen rzgr. bahar sabahlan. (a.s.) becerikli, akgz [adam]. (a.s. sehl'den) daha (en, pek) kolay. en kestirme, en kar yol. ilerin en kolay. (a.s. sah'nin c.) cmertler, eli ak olanlar. (a.i. sih'nn c.) 1. ince deriler. 2. beyin zarlan. (a.s.) esefli, kederli, gaml. (a.s. sahh'in c.) vcdu shhatte bulunanlar, zrsz olanlar. (a.s.) 1. uzun, dolgun ve parlak [yz]. 2 doru ey.

esl esl es'ile (a.i. sul'in c.) sorulan eyler. esm (a.s.) gnahkr, yalanc, kabahatli, sulu [kimse]. esne (a.i.) 1. kiriin bir kat. 2. yaln kat tasma. esinne (a.i. sinn'n c.) 1. kllar. 2. sngler. 3. bilei talan. esr (a.i.) kinat dolduran ve btn cisimlere nfzeden, fizikilere k, hararet ve e-lektrik gibi eylere nakil vstas hizmeti grd farzolunan, tartsz, elstik ve akc hafif bir cisim, [kelime Rumcadan Arapaya gemitir]. esr (a.s.c. ser) 1. savata dman eline den kimse, "tutsak. 2. kul, kle. 3. dkn, vurgun. esr-i ak akn esiri, aka tutulmu. esr-i fr yatalak. esr-i harb harp esiri. esr-i hizmet hizmet esiri. esr-i sfiyyet saflk esiri. esr-i turra-i canan sevgilinin pereminin esri esre (a.i.). (bkz: esre, esre). esr (a.i.) esirlik, kulluk, klelik; tutsaklk; tutkunluk. esr (a.s.) esirle ilgili, uacak gibi hafif. esirre (a.i. serr'in c.) tahtlar, oturacak yerler. esr-l-Hind (a.b.i.) "Hint esri"sz dinlenmeyen, arlatan [kimse]. ess (a.i.) 1. asl. 2. armaan olarak verilen ey. eskal ("ka" uzun okunur, a.i. skal'n c.) ar ykler, ar eyler. ekal (a.s. sakil'den) 1. daha (en, pek) sakil, en ar. 2. en irkin. 3. kaba, can skc. eskam ("ka" uzun okunur. a.i. sakam'm c.) hastalklar, illetler, dertler, (bkz: emraz). eskam- demeviyye fizy. kan bozukluklar. eskef (a.i.c. eskif) eskici, kundurac, kker. eskefe (a.i.) eik, kapnn basama. (bkz. atebe, sdde). esi (a.i. esele'nin c.) bot. karalgn aac. (bkz. eele). eslf (a.i. selefin c.) bir me'murluk veya hizmette birinden nce bulunmu olanlar, yerlerine geilen kimseler, gemiler. eslah (a.s. slih'den) daha (en, pek) slih, iyi. eslaha-k'Allah Allah seni slh etsin. esll (a.i. esl'in c.) bot. karalgn aalar. esls (a.s. sls'n c.) tebirler, tebir paralar. esleb (a.i.) 1. insann yznde veya vcudunda bulunan ben. (bkz. hl). 2. erp, sprnt, moloz. eslem (a.s. slim'den) en selmetli, en emin, en doru, en salam. eslem-i turuk yollarn en selmetlisi, en emni; en doru yol. eslenc (f.i.) bot. ulama yonca, yerde srnerek alan yonca. esliha (a.i. silh'n c.), (bkz. silh). atka eski silhlar. criha cerh edici, yaralayc silheslihalar. [kl, haner, kama ve ire gibi]. esliha-i cedde yeni silhlar. esliha-i hafife hafif silhlar [tabanca, tfek esliha-i nriyye ateli silhlar.

esliha-i sakile esliha-i sakile esm-i seb'a (yedi ad) [hayy, alm, mrf, kadr, sem', basr, mtekellim] yerine kullanlan deyim. Esm-yi Hsn, Esm-yi erife (Allah'n en gzel, en erefli isimleri) [99 tanedir ve unlardr Adi, Afvv, hir, Aliyy, Alm, Azm, Azz, Bis, Bak, Br, Basr, Basit, Btn, Bed', Berr, Cami', Cebbar, Cell, Drr, Ehad, Evvel, Fetth, Gaffar, Gafur, Ganiyy, Habr, Hd, Hfid, Hafz, Hakem, Hakm, Hakk, Halik, Halm, Hamd, Hasb, Hayy, Kabz ("ka" uzun okunur), Kadir ("ka" uzun okunur), Kahhr, Kaviyy, Kayym, Kebr, Kerm, Kudds, Ltif, Mcid, Mlik'1Mlk, Mni', Mecd, Melik, Metn, Muahhir, Mucb, Mugny, Muhs, Muhy, Mud, Muizz, Mukad-dim, Mukyt, Muksit, Muktedir, Musavvir, Mbd', Mheymin, M'min, Mmt, Mtel, Mntekim, Mtekebbir, Muzill, Nfi', Nur, Rfi', Rahm, Rahman, Rakb, Ra'f, Red, Rezzak, Sabr, Samed, Selm, Sem', ehd, ekr, Tevvb, Vcid, Vehhb, Vhid, Vl, Vris, Vsi', Vedd, Vekl, Veliyy, Zahir, Z--1-Celli ve-1-krm.]. esma' (a.i. sem'in c.) kulaklar, kulak esmah -J (a.s.) en semahatli; ok eli ak, esmk dlu,l (a.i. semek'in c.) balklar. esmk-i azmiyye zool. kemikli balklar. esmk-i merh-l-misbah- ksm zool. yumuak yzgeliler, fr. malacoplervgiens . esman (a.i. semen'in c.) bedel(ler), kymet(Ier), deer(ler). [bizde, mfret gibi kullanlr]. esmr (f.i.) bot. mersin aac. esmr- gn-gn eitli meyvalar. esmr (a.i. simer'in c.) gece masallar, kssalar, hikyeler. esmr (a.i. semer'in c.) meyvalar. esmr- bnye-hz vcdu canlandran meyvalar. esmr- ecr aalarn meyvalan. esmr- gayr-i mnferice bot. almaz yemi. esmr- gn-gn trl trl, eitli meyvalar, yemiler. esmr- mnferice bot. alr yemi. esmed (a.i.) kaba tutya, srmeta, antimon. esmer (a.s.) buday renkli, karayaz. esmer-l-levn karayaz. esna' (a.i. siny'in c.) [bizde kullanlmaz] ara, aralk, vakit, sra.(bkz: hengm, hn). esn-yi harb ak. sava sras, sava zaman. esn-yi ikamet bir yerde oturulduu an.

esn-yi mzkere bir konunun tartld an. esn-yi rh yolda giderken, yrrken. esn-yi tesdm ak. msademe sras, arpma zaman. esna (a.s.) "efdal" gibi "blent, yksek" [ey]. esnaf (a.i. snfn c.) 1. nevler, eitler, cinsler, zmreler, kategoriler. 2. bir sanatla veya dkknclkla geinen [kimse]. 3. uygunsuz, namussuz kadn, (bkz: lfte, afte, fahie, zniye).

esnh esnh esnh- rieviyye anat. akcier petekleri. esnam (a.i. sanem'in c.) putlar, Hristiyanlarn taptktan heykeller, suretler, (bkz: ensb2). esnm-perestn puta tapanlar. esnan (a.i. sinn'in c.) 1. diler. esnn- hilm anat. akl dii, yirmi ya dii. esnn- kata kesici diler. 2. yalar. esnn- askeriyye kurra seneleri. 3. rm aa kkleri. esnn- nbiyye anat. kk azdileri. esniye (a.i. sen'nn c.) medihler, sitayiler, bir adamn, bir eyin iyiliini ve gzelliini sylemeler. esniye-i seniyye pdih medhetmeler, vmeler. esr (a.i.) esirlik, kulluk, tutsaklk. Kayd-- esr esirlie dme. esra' (a.s. seri'den) daha (en, pek, ok) ser, abuk. esrar (a.i. srr'n c.) 1. gizlenilen ve bilinmeyen eyler, akln eremiyecei iler. esrr- dern bakalanndan gizli tutulan, saklanan srlar. esrr- Elest Elest gnnn, yaratl gnnn srlan, (bkz: Elest). esrr- hafiyye gizli srlar. esrr- hsn n gzelliin srlan. 2. Hint kenevirinden karlan, uyuturucu ve sarho edici te'sirleri olan bir zehir, [kelime, mfret olarak kullanlr]. esrr-ld (a.f.b.s.) esrarl. esrr-engz (a.f.b.s.) srl, gizli. esrr-ke (a.f.b.s.) esrar eken, esrar kullanan, esrar tiryakisi. Esrr-nme (a.f.b.s.) eyh Fer-dddin Attr'n tasavvufa dir nl eseri. esre (a.i.) eski zamanlardan rivayet ve hikye edilegelen bilgi ve haberlerin neticesi, (bkz: esre, esre). esrem (a.s.) dii knk, dileri dkk kimse. Esrib (a.h.i.) Medne-i Mnevvere'nin bir baka ad. (bkz: Yesrib). es-sabru mifth-l-ferec sabr, genilie kavumann anahtardr. e-s-sal (a.c.) halk namaza davet iin kullanlan bir sz mnsna gelmekle beraber "kendine gvenen meydana ksn!" mnsnda kullanlr. e-s-selm (a.c.) selmlar, hayrdualar olsun, [sulh ve selmet]. esta' (a.s. sat'dan) uzun boyunlu [insan ve hayvan]. esta be (a.i.) stb denilen keten tarants. estafiruilah (a.b.zf.) "Allah1-dan mafiret (afiv) dilerim, rica ederim; hi bir zaman, mahcbediyorsunuz, h, bir ey deil" mnlarna kullanlr. estn, estne uyunacak ve istirahat edilecek yer. estr (a.i. sitr'in c.) rtler, perdeler, (bkz: str). estr (a.i. satr'n c.) yaz sralan, dizileri, (bkz: str). estr- kitb kitap satrlar, ["str" daha ok kullanlr]. estarek (f.i.) kara gnlk aacnn zamk. esteh (f.i.) l ekirdek, (bkz: heste). 2. kemik. ester (f.i.) katr, (bkz: bagl). ester esterven ksr kadn.

esf esf esvef). esn (a.s.) pek yalanc ve gnahkr [adam]. esv (a.i. s'n c.) 1. ukur yerler. 2. lekler. 3. arap kadehleri. koyun ynleri. alveri yerle1. kaleler, hi esvb (a.i. sevb'in c.) giyimler, giyecek eyler. esvf (a.i. sfun c.) [halk "sof" der]. esvk (a.i. sk'un c.) ri, arlar, pazarlar. esvr (a.i. sr'un c.) arlar. 2. ziyafetler. esvt (a.i. savt'n c.) sesler, sadlar. esvt- hayvant hayvan[lann] sesleri. esved (a.s. sevd'dan) siyah, kara. esvedeyn (a.i.c.) "iki siyah"ylanla akrep. esved-l-kalb (a.b.i.). (bkz. s-veyd-l-kalb). esvef (a.s.). (bkz. esf). esvide (a.i. sevd'n c.) 1. siyahlklar, karalklar; karaltlar. 2. ok mal[lar]. esyf (a.i. seyfin c.) kllar, (bkz: syf)[ bizde "syf daha ok kullanlr]. esyh (a.i. seyh'in c.) 1. akar sular. 2. izgili elbiseler, (bkz: syh). eyan (a.s.) hznl, kederli, zntl [adam]. E'ab (a.h.i.) Araplar arasnda mehur bir tamahknn ad. eib (a.s. be'nin c.) kanklklar; cins bozukluklan. eim (a.s. e'em'in c.) en uursuzlar, en omlar. eire (a.s. e'ar'nin c.) dinde mehur, imam Eb-1-Hasen-ilE'ar'ye bal olanlar, snnet ehlinin bir ksmna dhil olanlar, (bkz: Mtrdiyye). em (f.i.) lmeyecek kadar az yiyecek ve iecek ey. (bkz: m, kut-i l-yemt). e'r (a.i. si'r'in c.) 1. vezinli ve kafiyeli szler, (bkz: nazm). 2. (a'r'n c.) kllar. e'r- guddeviyye bot. bez tyler. e'r- mmisse bot. emici kllar. e'ar (a.s. ir'den) en, daha gzel iir syleyen. e'ar- ns halkn en iyi iir syleyeni. e'ar- zentn zamann en iyi iir syleyeni. e'ar (a.s.c. eire). (bkz: eire). ebh (a.i. ebh'n c.) 1. ahslar, cisimler, vcutlar, gvdeler. 2. byk kaplar. 3. uzaktan grnen eyler, hayaller, karaltlar. ebh (a.s. ibh ve ebh'in c.) 1. nazrler, misiller, benzeyenler, eler, (bkz: en-dd). 2. bn-i Nceym ile Ibn-i Vekl'in "Fur"a, Syt'nin "nahv" e ait mehur eserleri, [ksaltlm adel-ebh ve-zir]. ebl (a.i. ibl'in c.) arslan yavrular. ebeh (a.s. ebhden) 1. en mabih, pek benzeyen. 2. en iyi, en gzel, ["cmle-i e'nnda bu matla- mehurdan ebehi yoktur."-(Ltifi)]. eb (f.i.) kmrlk, kmr konulacak yer. eca (a.s. ec'den) daha (en, pek) ecatli, en cesur ve yiit. ecn (a.i. ecen'in c.) gamlar, tasalar, elemler, kederler, skntlar.

ecr ecr ecr- bg bahenin aalan. ecr- msmire meyva aalan. edak (a.s.) doru sz syleyen. eedd (a.s. edd'den) daha, (en, pek) iddetli, etin ve sert. eedd-i ihtiy en zorlu ihtiya. eedd-i mczt en iddetli ceza. eekk (a.s.) ok ek sahibi, fazla tered-ddeden. eell (a.s.) olak [kimse]. e'em (a.s.c. eim) daha (en, pek) uursuz, om. e'em min Bess Bess'tan daha uursuz. [Arap atasz], (bkz: bess). een (f.s.) 1. ters giyilmi elbise. 2. kavun ve karpuzun ham, kelek. eerr (a.s. err'den) daha (en, pek, ok) erir, erli. eerr-i ns insanlann en erlisi. ef (a.s.) en ifal [ey]. ef-yi edviye illann en ifals. efak (a.s. efk'den) 1. daha, (en, pek) efkatli, ok merhametli. 2. i. erkek ad. efk (a.i. afakat mnsna gelen "afak" in c.) efkatler, merhametler, acmalar, [mfredi, bu mnda kullanlmaz]. efk- mile herkese yaplan merhametler. efr (a.i. fr'n c.) gz kapann kenarlar, kirpik yerleri. Ta'tl-i egal (ileri brakma) grev. egal-i mhimme ehemmiyetli iler. egal (a. s. megul'den) daha (en, pek) megul, ok ii olan. eh (a.s. eh'den) en ok, pek fazla sevilip beenilen, istekle yenilen [ey]. ehd (a.i. hid'in c. c.), (bkz. evhid, hd). ehr (f.i.) l . kalye ta denilen radyom hamz. 2. nisadr. ehas (a.i. ahs'n c.) adamlar, kiiler, kimseler. ehs- ma'rfe bilinen, tannm kimseler. ehs- muzrre zararl kimseler. eheb (a.s.) 1. beyaz, kr at. 2. souk [gn]. 3. g i. 4. i. arslan. (bkz. esed, gazanfer, r, drgam). ehed (a. n. ehdet'den) "ahitlik, tanklk ediyorum" mnsna. ehed en la ilahe ill-allah Allah'tan baka Tann olmadna tanklk ederim. ehel (a.s.) koyun gzl, ela gzl [adam]; krmz ile kank koyu mavi, ela [men. "ehl" dr]. eher (a.s. ehr'den) en hretli, pek mehur, ok iyi tannm. eher-i uar-yi zemn zamann en tannm iri. ehr (a.i. ehr'in c.) aylar. ehr-l-hacc (a.b.i.) "hac aylan" islm'dan evvel "Kabe" nin tavaf edildii aylardr [evval, Zilka'de ile Zilhicce'den de alnan 10 gnle, cem'an 70 gndr]. ehr-l-hurum (a.b.i.) islm'dan evvel, harbin ve lmn haram kabul edildii arab aylanndan "Zilka'de, Zilhicce, Muharrem ve Receb" aylan, [bu aylarda "Kabe" civnnda av dah avlanamazd].

ehrn ma'lmt (a.b.i.). (bkz. ehr-l-hacc).

ei'a ei'a ei'a-yi lem-tb- ftb Gnein lemi ltan aydnlklan. ei'a-yi hrd Gnein klan. ei'a-yi muhiyye bot. z nnlar, fr. rayons medullaires. ei'a-p (a.f.b.s.) nur, k datan, aydnlk veren. eidd' (a.s. edd'in c.) iddetli davranan yiitler. eidd-yi mchidin cehdeden, savaan yiitler. eha (f.i.) at kinemesi, (bkz: sahl). esir (a.s.) pek sevinli. eirr, erar (a.s. erir'in c.) azllar, fesat kartranlar, ktlk edenler, edepsizler, haarlar. ek (f.i.) gzya, (bkz: dem', sirik). ek-i mescm dklm gzya. ek-i srr sevin gzya. ek-i d sevinten dklen gzya, sevinle alay. ek-i rn sevinten dklen gzya, sevinle alay. ek-i ekkern sevin gzya. ek-i tahassr tahassrden, hasretten, aynlktan dolay akan gzya ek-i tarab sevin ile alay, sevin ile dklen gzya. ek-i teessr teessrden akan gzya. ek-i telli keder, kayg, tasadan doan gzya. eka ("ka" uzun okunur, a.s.) daha (en, pek) ak, haydut. ekah (a.s.) 1. al renkli [at]. 2. kzl donlu [hayvan]. 3. krmz yzl [adam], (bkz. ekar). ekl (a.i. ekl'in c.) biimler, suretler, tarzlar. ekl-i hayt haytn ekilleri. ekl-i hendesiyye geometri ekilleri. ekl-i mtebihe mat. benzer ekiller. ekl- nazm ed. msra'dan kasideye vann-caya kadar manzumelerin msra' says ve kafiye sras ile bulunduu suretler; nazm ekilleri. Ekl-i Zemn (zamann ekilleri) Ahmet Rsim'in 66 kadar musahabe, deneme, makale ve fkrasn iine alan bir eseri. ek-ld (f.b.s.) gz yal. ekar (a.s.) 1. al renkli [at]. 2. kzl donlu [hayvan]. 3. krmz yzl [adam], (bkz: ekah). ek-br (f.b.s.) gzya yadran, ok alayan, (bkz. ek-rz). ek-br (f.b.i.) alayclk. (bkz: ek-rz). ek-efn, (f.b.s.) ya dken, ok alayan, alayc. ek-efn, -fen (f.b.i.) alayclk. ekel (a.s.) gzlerinin ak krmzl olan [adam]. ekel-l-ayneyn iki gznn ak kzl olan. Eke (f.h.i.) ehnme'de ad geen Turanl bir cenki. ekya (a.s. ak'nin c.) da hrszlan, haydutlar. ek-rz (f.b.s.) gzya dken, alayan, (bkz: ek-br). ek-rz (f.b.i.) gzya dk-clk, alay, (bkz: ek-br). ek, ekb (f.i.) 1. tavan. 2. tabaka, kat. ek-ver (f.b.s.) gzya dken, alayc. ekyd (f.s.) mfret ve basit karl olan mrekkep. emat (a.s.) sana, sakalna kr dm olan.

emel (a.s. mil'den) daha (en, pek) mil, ok mull olan, kaplayan. esna (f.s.) 1. ok kymetli mcevher. 2. yzge, yzc. esna (a.s. en'den) daha (en, pek, ok) eni', fena, kt ve irkin. esne (a.i.) aa yosunu. eneb (a.s.) inci gibi, beyaz dili [adam]. eraf (a.s. erifin c.) eref ve tibar sahibi kimseler, ileri gelenler. erf- belde memleketin ileri gelenleri. erk (a.s. erk'in c.) ortaklar, arkadalar, [erk'in cem'i olan "rek" bizde ok kullanlr]. esrar (a.s. err'in c.) erirler, azllar, fesat kartranlar, ktlk edenler, edepsizler, (bkz: eirr). ert (a.i. arat'n c.) almetler, nianlar [Trke'de mfredi kullanlmaz]. ert- saat kyamet almetleri. eref il (a.s. erfden) 1. daha (en, pek) erefli, onurlu. eref-i mahluka (mahlklarn en ereflisi) insan. eref-i saat uurlu ve mesut saat. 2. i. erkek ad. Eref (a.h.i.) Krkaac'n Gelenbe kynde domutur. Babasnn ad Hafz Mustafa'dr. Medresede okumu ve bir ara Avrupa'ya kaarak Paris ve svire'de bulunmutur. 1908 den sonra istanbul'a dnmtr. Hicivle-riyle tannm olan bu irin pervasz bir karakteri vardr. Eserleri Hasbihal, Iranda Yangn Var, istimdat, Deccl, Klliyt- E'r. [iirleri

toplanarak sonradan neredilmitir], (d. 1846, . 1911). erefi (a.s.) erefe ait, erefle ilgili, erefli. erefiyye (a.h.i.) Kadiri tarikat ubelerinden birinin ad. [kurucusu Kuzeybat Anadolu Kadirleri arasnda pr-i sn (ikinci pr) olarak tannan Erefolu'dur]. esrem (a.s.) burunsuz, burnu kesik [kimse]. eria (a.i. ir'n c.) yelkenler. eria-i sfn gemilerin yelkenleri. eribe (a.i. erb'n c.) iilecek eyler, ikiler. eribe-i bride souk ikiler. e-c (a.h.i.) astr. semnn gney yarm kresinde Esed (Arslan) burcu ile Kelb-i Asgar (Kk Kpek) burlar arasnda cenuba (gney) doru uzanan byk zincirvr bir bur, lt. Hydra; fr. Hydre. etd (f.i.) gne aynn yirmi altnc gn. 2. o gne me'mur saylan melek. 3. 21 sreden ibaret olan zend'den (Zerdt'n kendisine nzuln iddia ettii kitaptan) bir srenin ad. ett (a.i. ett'in c.) takmlar, frkalar, snflar, neviler, eitler. ett- ulm ilimlerin nevileri, eitleri. evk (a.i. evk'in c.) iddetli arzular, istekler, neveler. evk (a.i. evk'in c.) l. bot. dikenler [bitki]. 2. hek. kemiklerin uzamalar. evt (a.i avt'n c.) l komalar, sraylar. 2. Kabe'yi yedi kere tavaf etme (dolama) hareketleri.

eya' eya' elbise, yolcunun sand, bavulu, kn, sepeti; evin masas, koltuu, kanapesi, perdesi ve benzerleri gibi nesneler. ey-yi beytiyye ev eyas. eya' (a.i. a'nn c.) blkler, cematler, yardmclar, (bkz: siya'). eyh (a.s. eyh'in c.) ihtiyarlar, yallar, (bkz: yh). ["eyh" mfret olarak "usul" mnsna da gelir]. eyeb (a.s.eyb'den) sa, sakal aarm ihtiyar [adam]. eyem (a.s.) yznde vcdunda ok beni olan [adam], (bkz: hldr). et (f.i.) bot. kavak aac. etn (f.i.) 1. dii eek. 2. yosunlu ta; bir ksm suyun iinde, bir ksm dnda kalan kaya. etve (a.s.) gelmi,gelen, misafir, garip. etyib (a.s. etyab'n c.) sekin, seme nesneler. etb' (a.s. tbi'nin c.) 1. birinin szne, iine, mesleine uyanlar. 2. hizmetiler, uaklar. etb hadem tarafllar ve hizmet edenler. etbk (a.i. tabak ve tabaka'nn c.) 1. byk sahanlar, yemek tepsisi veya tahtalar, kapaklar, rtler. 2. haller, katlar, mertebeler, dereceler, (bkz. tabakat). 3. kabileler. etemm (a.s. tamm'dan) daha, (en, pek) tam; kusursuz, eksiksiz. etfl (a.i. tfl'n c.) 1. ocuklar. etfl-i mektib mektep ocuklar. 2. taze fidanlar, iekler. etfl-i bg yeni yetien, krpe fidanlar. etfl-i behr taze imenler, iekler. etfliyyt (a.i.) ocuk bilgisi, fr. pedologie. etbba, etbbe (a.i. tabb'in c.) hekimler, doktorlar, tp ilmini bilenler. etbb-yi hssa saray doktorlar. et'ime (a.i. tam'n c.) yemekler, alar. et'ime-i lezize lezzetli yemekler. et'ime-i nefise ok gzel yemekler. etka ("ka" uzun okunur, a.s. tak'den) pek tak, ziyde perhizkr, gnah ilemekten ok ekinen. etky (a.s. tak'nin c.) Allah korkusuyla gnah ilemekten ekinenler. etld (a.i.c.) telidler, evde doan kul ve cariyeler. etra (a.i.) dere gibi akan su. etrb (a.s. tirb'in c.) akranlar, bir yada olanlar. etraf (a.i. tarafn c.) yanlar, ular, kylar. etrf- halfiyyeanat. hayvann iki art aya. etrf- kuddmiyye anat. hayvann iki n aya. etrf- sfliyye anat. her iki ayak. etrf- ulviyye anat. her iki el. etrf-l-beden anat. ba; eller, ayaklar, etraf (a.i. trfe'nin c.) 1. zarif ve nzik eyler. 2. gzel yemekler. etrh (a.i. terah'n c.) gamlar, tasalar, kayglar, kederler. etrh- kalb gnl skntlar. Etrk (a.i. Trk'n c.) Trkler. etrs (a.i. trs'n c.) kalkanlar [harp leti].

etribe etribe etrika (a.i. tark'in c.) 1. yollar, caddeler. 2. geinmek zere tutulan yollar, mes-leklek, tarkatler. 3. sebepler, vstalar, vesileler, (bkz: turuk). E-t-tir (a.i.) astr. (bkz: nesr-t-tir). ettn (a.i.) hamam klhan. etvk (a.i. tavk'n c.) 1. kadn gerdanlklar. 2. Hindistan cevizinin st. etvr (a.i. tavr'n c.) hal ve hareketler, iler, tarzlar. etvr- mtehayyirne aknca tavrlar. etvr- n-lyka uygunsuz hareketler. etvr- seb'a tas. nefsin yedi derecesine gre deien haller. etvs (a.i. ts'un c.) tavus kular. evbid (a.i. bide'nin c.) gelecee htra kalan eserler, (bkz: bidt). evbid-i deb ediplerin eserleri. evg (a.i. giye'nin c.) ba, bahe, tarla ve bostanlar sulamak iin alan arklar, su aktlacak yerler. evhir (a.i. hir'in c.) sonlar; ayn son gnleri, [zdd "evil" dir]. evhir-i saltanat saltanatn sonlan. evil (a.i. evvel'in c.) ilk vakitler, evvel zamanlar, eski, gemi zamanlar, iptidalar, nceler, balanglar, [zdd "evhir" dir]. evil-i kelimt gr. kelimelerin evvelleri. evm (f.i.) 1. bor, dn, (bkz: deyn). 2. renk, boya. (bkz: levn). evmir (a.i. emr'in c.) buyruklar, buyrultular. evmir-i aere Yahudilikte riyet edilmesi art olan on kaide, fr. le dix commandcments. evmir nevh emirler ve yasaklar. evn (a.i. c. vine) vakit, zaman, a. (bkz: hen-gm). evn- ebb genlik a. evn (a.i. in'nn c.) kapkacaklar, kaplar. evn-i sim zer altn ve gm kapkacak. evr, evre (f.i.) divan ve hkmet direlerine ait defter, (bkz: eyr). 2. imaret. evrn (f.s.) irkin. evst . (a.i. evsat'n c.) ortalar, orta-dakiler, ortada bulunanlar; orta gnler, orta zamanlar. evst- kelimt gr. kelimelerin ortalan. evvn (a.i. iyvn'n c.) byk sofalar, salonlar, kkler. evzh (a.i.) mehtapl geceler; her arab aynn n , on drt ve on beinci geceleri ki gndzlerinde oru tutulmas mstahap-tr. (bkz. eyym- bd). evb (a.i.) taraf, cihet, yn. evbr (f.i.) yutma, yutu. evb (a.i. vebe'in c.) ayak takm, terbiyesiz, aalk kimse, (bkz: evk, evb, irzime, tm), [kelime mfret gibi kullanlr]. evbn (a.s. evb'n c.) ayakta-kmlar, aalk kimseler, (bkz: hazele, rzel). evb-ne (a.f.zf.) terbiyesize, aalk kimseye yakacak surette. evc (a.i.c. evct) 1. yce, yksek, bir eyin en yksek noktas, doruk, (bkz: ahika). [zdd "hazz"].

Evc-i asman gn en yksek ksm. Evc-i bl en st derece. Evc-i hev havann st, en yksek taba evc-i ikbl ykseliin en son noktas. eve- rif at yksekliin tepesi, son notas. 2. astr. 21 haziranda arzn mahreki zerinde Gneten en uzak bulunduu nokta. evc ve haziz hatt astr. 'gnberi-*gnte dorusu. evc (f.i.) muz. eski makamlardandr. Bu makam rak makamnn inici eklidir. Segah drtlsnn rak perdesindeki eddi ile uak drtlsnn karmasndan mrekkep bir makamdr. Durak rak ve birinci derecede gl dgh'dr. Donanma si koma bemol ile fa bakyye diyezi konulur. Ancak evic'de bestekrlar hemen her zaman mi diyez (acem) kullanmlardr. Makam tiz perdelerde dolatktan sonra, inici bir ekilde rak'da karar verir. evc-i hz muz. alt yedi asrlk birmrekep makamdr. Sengin sema, dyek ve sofyan (2 adet) usllerindeki 4 bekti nefesi makama misaldir. Evc-hz, evi makamna uak ilvesinden mrekkeptir. Uak ile dgh perdesinde kalr. Donanmna uak gibi yalnz si iin bir koma bemol konulur (bu ses evic'de de mterektir), evi-aran da evchz'nin dier bir isminden baka bir ey deildir. evc-i nihavendi muz. tahminen iki asrlk veya daha eski, numunesi bulunmayan bir mrekkep makamdr. evc-i pselik muz. iki asrlk bir mrekkep makamdr, evi'e bir pselik belisi ilvesinden mrekkeptir. Bu beli ile dgh perdesinde kalr. Gl birinci derecede evi'in dura olan fa diyezidir. Donanma evi gibi si koma bemol ile fa bakyye diyezi konulur. Pselik belisi iin ise bu sesler bekar yaplr. evc-arn muz. ad anonim bir edvar- ilm--i musikde geen makam. evc-maklb

muz. ad Millet Kitaplndaki bir edvarda geen makam. evc' (a.i. vec'n c.) arlar, sanclar, aclar, szlar. evc'- batn karn arlar. evc'- edide iddetli sanclar. evcr (a.i) iinde gizlenmek iin avclar tarafndan yaplan ukurlar, siperler. evc-r (f.b.i.) muz. III. Selim'in adlandrd bir makamdr. Bu makam zirgle makamnn fa diyez (rak) perdesindeki eddidir. Hicazkr makamnn yanm ton pestte kalan ekli olan bu makamn ismi, terkibinde evi olduunu deil, o perdede kaldn bildirmektedir. Donanmna fa, do, sol iin diyez ve si iin bir koma bemol konulur. Orta sekizlideki sesleri yledirrak, rast, krd, segah, nm hicaz, neva, acem, evi. Gl, beinci derecede olan nim hicazdr. evceb (a.s. vcib'den) en vacip, pek lzumlu, ok gerekli. evceb-i vecib lzumlularn lzumlusu. evceh (a.s.) en vecihli, pek mnsebetti, ok uygun. evceh-i akvl szlerin en mnsebetlisi. evcel (a.s.) ok korkak [adam]. evcer l (a.s.) ok ekingen [kimse].

evc-gr evc-gr evcire l (a.i. vecr ve vicr'n c.), (bkz. vcr). evc-pervz (a.f.b.s.) yksekte uan. evcmend (f.i.) 1. top, kme, yn. 2. s. idareli, evini iyi bir halde bulunduran. evdd (a.s. vedd'in c.), (bkz. evidd', evdd). evdiye (a.i. vd'nin c.) dereler, dalar arasndaki yerler, (bkz: vd). evend (f.i.) kap kaak. evf' (a.s. vef'dan) 1. daha (en, pek) vefal, cana yakn, sznde duran. 2. en ok, pek tamam, yetkin. evfak (a.s. vefk'den) daha (en, pek, ok) muvafk, pek uygun. evfer (a.s. vfir'den) daha (en, pek) v-fr, sayca daha bol, pek ok [olan]. evgad ("ga" uzun okunur, a.i. vagd'n c.) ahmaklar, aklszlar. evgenc (f.i.) pimanlk, (bkz: nedamet). evhad (a.s. vhid'den) yegne, tek, bir tane, biricik. evhl a.i. vahal'n c.) 1. balklar, svalar. 2. meknlar, yerler. evham (a. i. vehm'in c.) zanlar, kukular, esassz eyler, kuruntular. evha (a.s. vah'den) daha (en, pek) vah, ok vahetli. evha-i ef ylanlarn en vahsi. evhen (a.s.) daha (en, pek) zayf, gevek, dayanksz, (bkz: vehen). evhen-i byt (evlerin en dayanksz) rmcek yuvas. evic-arn (f.b.i.). (bkz: evc-i hz). evic-gerdniyye (f.b.i.) iki asrdr kullanlmayan ve elde hi bir numunesi bulunmayan mrekkep bir makamdr. Evi ve gerdaniye mrekkep makamlarnn birlemesinden ibarettir. evidd' (a.s. vedd'in c.) ahbaplar, hakiki dostlar, sevgililer, (bkz: evdd, evdd). evidd-yi kadme eski dostlar. evind (f.i.) hle, oyun, aldatma, (bkz: hud'a). ev'iye (a.i. vi'nn c.) 1. kaplar, mahfazalar. 2 . damarlar. ev'iye-i demeviyye anat. kan damarlar. ev'iye-i halezniyye bot. bitkinin gelimesine yarayan ve birbiri zerine sarlp dolanan damarlar. ev'iye-i halkaviyye bot. bitkilerin gelimesine yarayan halka eklindeki damarlar. ev'iye-i haebiyye bot. odun damarlar. ev'iye-i heviyye anat. ii hava ile dolu olan damarlar. ev'iye-i lebeniyye bot. st kvamnda beyaz, turuncu, san, yeilimsi, hsl trl renklerde bir suyu bulunan bitki damarlar. ev'iye-i lenfviyye anat. lenf damarlar. ev'iye-i meftuna anat. ak damarlar. ev'iye-i mnakkata bot. noktal damarlar. ev'iye-i nkile bot. iletken damarlar. ev'iye-i sllemiyye anat. basamakl damarlar. ev'iye-i a'riyye anat. krmz ve siyah kan damarlar arasndaki gayet ince damarlar. ev'iye-i ebekiyye bot. bitkilerin gelimesine yarayan ve balk a gibi birbirinin

zerine dolam bulunan ince damarlar. ev'iye-i iryniyye anat. krmz kan tayan nabz damarlar. ev'iye-i verdiyye anat. siyah kan damarlar.

evk evk evkaf ("ka" uzun okunur, a.i. vakfn c.) l . cami, medrese, imaret gibi hayratn idaresine ayrlan araz, bina ve ire. 2. vakflar umum mdrl. evkaf- celliyye Mevln Celleddin Rm'ye ayrlan ve gelirleri Mevlevi tarkatine tahsis edilen vakflar. evkaf- hmyun tar. pdihlarn ve onlara mensup olanlarn vakflar. evkaf- mazbte hkmet tarafndan idare olunan vakflar. evkaf- mlhakka tar. Osmanllarda devletin denetim ve gzetimi altnda olmak artyla kurucusunun soyundan gelen mtevelllerce ynetilen vakflar. evkaf- mnderise gelirleri yok olmu vakflar. evkaf- seltn (bkz. evkaf- hmyn). evkr (a.i. vekr ve vekre'nin c.) ku yuvalar. evkr- tuyr ku yuvalar. evka ("ka" uzun okunur, a.s.) ayak takm, terbiyesiz, aalk kimse, (bkz: evb, evb). evkat ("ka" uzun okunur, a.i. vakt'in c.) l. zamanlar, alar. 2. Hakk Tank Us tarafndan istanbul'da yaymlanm gnlk bir gazete. evkat- hamse (be vakit) sabah namaz vakti (tan yeri aardktan Gne domasna yakn olan zamana kadar); le; ikindi; akam; yats namazlannn klnd vakitler. [sabah namazdrt rekt (ikisi snnet, ikisi farz). le namaz on rekt (drd snnet, drd farz, ikisi son snnet). ikindi namaz sekiz rekt (drd snnet "snnet-i gayri mekkede", drd farz). akam namaz be rekt ( farz, ikisi snnet). yats namaz on rekt (drd snnet, drd farz, ikisi son snnet "snnet-i gayri mekkede", vitir namaz).] evkat- muayyene belli zamanlar. evkat- salt namaz vakitleri. evkat-gzr (a.f.b.s.)t vakit geiren. evked (a.s.) daha (en, pek) tekitli, kuvvetli. evked-i evmir emirlerin en kuvvetlisi. evkes (a.s.) soysuz ve pinti [adam]. evl' (a.s.) 1. daha uygun, daha lyk, daha iyi, stn. evld (a.i. veled'in c.) 1. ocuklar. 2. [Trke'de mfred olarak kullanlr] oul; kz; ocuk. 3. slle, nesil. evld- btn huk. bir kimsenin kz ocuklarnn erkek ve kz ocuklan. evld- fatihan Rumeli zaptnda bulunan-lann soyu. evld- ins kz ocuklan. evld- mm lnn ana tarafndan olan ve kz kardeleri. evld- vatan vatan ocuklar. evld- zuhur huk. bir adamn z erkek ve kz ocuklaryla erkek evldnn erkek ve kz ocuklar.[zdd "evld- btn" dur]. evld- zkr erkek ocuklar. evld iyal (bkz: lyl). evldiyye (a.s.) 1. evlda mahsus, evltlk. 2. me. ok salam ve dayankl [ev, eya].

evldiyyet evleviyyet evldiyyet evleviyyet evliy-y umur evliy-y etfl Evliya elebi evr evrd evrak evrk- evrk- evrk- evrk- evrk- evrk- evrk- evrk- Evrk- halkaviyye havadis mahzeni matbua msbite mteakibe mtekabile nakdiyye Perian

evrk- riyye evrm evre evrek evrencen, evrencn evrend evreng evreng-nin (a.i.) evlda mahsus, evltlk. (a.i.) l. evlevlik, evlilik, stn tutulmaya lyk olma. 2. diyecek kalmama. haydi haydi, fr.fortiori. (a.i. vel'nin c.) 1. keramet sahibi olanlar, erenler. 2. Allah'a daha yakn bulunanlar. 3. emir sahibi bulunanlar. 4. himaye edenler, koruyanlar. i banda bulunan kimseler. ocuklarn velleri. (a.h.i.) 10 Muharrem 1020 (25 Man 1611) trihinde istanbul'da Unkapan'nda domutur. Babasnn ad, Dervi

Mehmed Zll'dir. Aslen Ktah-ya'ldr.1631 trihinde istanbul civarndan balayarak seyahate km ve yarm asrlk bir seyahat devresinde Anadolu ve Rumeli'den baka; Macaristan, Polonya, Avusturya, Almanya, Hollanda, Dalmaya, Rusya'nn gneyi, Kafkasya, ran'n bir paras, Suriye, Irak, Msr ve Hicaz taraflarn dolam ve birinci cildi stanbul'a ait olmak zere on ciltlik seyahatnamesini meydana getirmitir. Eserlerinde bir takm hurafe ve masallar da epeyce yer tutmakla beraber verdii bilgiler, mtevekkil bir eda ve kendini mahsus tatl bir slp ile anlatlmtr. Yetmi yalarnda stanbul'da len eleb'nin lm trihi ve mezar bilinmemektedir. (f.i.) hisar. (a.i. vird'in c.) 1. okunmas det olunan dn dualar. 2. her vakit dilde ve azda dolaan szler, (bkz: ezkr). (a.i. varak'n c.) 1. yapraklar, ktlar, 2. ariv. bot. bir halka meydana getirmek suretiyle kan yapraklar. gazeteler. ariv. eko. basl ktlar. eko. bir mevzuun husuln veya doruluunu ispat edici vesikalar. bot. almak yapraklar. bot. karlkl yapraklar. kt para[lar]. Namk Kemal'in Sefahattin Eyyb, Fatih ve Yavuz Sultan Selim'i anlatan 1872 de baslm tarihe dir bir eseri. ku ty eklinde olan yapraklar. (a.i. verem'in c.) vctta peyda olan iler, yumrular. (f.i.) esvabn, elbisenin d yz. (f.i.) ocuklarn aaca ip takarak yaptklar salncak. (f. i.) kadn bilezii, (bkz: ebrencen). (f.i.) 1. hle, aldatma ["evren-dden" mastarndan]. 2. an, eref. 3. dhm, taht. (bkz. (bkz: erke, erir). 4. Keynler'den Keypein'in olu ve Lhrasb'n babas. (f.i.) 1. taht. (bkz: erke, dhm, erir). 2. eref; ss. 3. akl ve irfan. 4. hlin holuu. 5. aa kurdu. 6. yakkllk. 7. hle. (bkz: desse, hud'a). (f.b.s.) tahtta oturan, hkmdar.

evreng-zb evride evreng-zb evride evsl evsm evsm evsn evst evsat evb evl evz evsen eveng evtd evtd-l-arz evtd-l-bild evtd-l-fem evtn Terk-i evtn evtn- muhacirin evtr evtr- cile evtr evtr- hzn ilham evdd evvb (f.b.s.) taht ssleyen hkmdar. (a.i. verid'in c.) 1. anat. siyah kan damarlar, toplardamarlar. 2. boyunun iki tarafnda olan damarlar, (bkz: verd). (a.s. vs'den) daha (en, pek) vsi' ye geni. (a.i. vasfn c.) sfatlar, kaliteler, (bkz: vasf). gzel vasflar. vlen, beenilen nitelikler. (a.i. vesah'n c.) kirler, pislikler, murdarlklar. kirlerin giderilmesi. (a.s.) 1. ok muhkem, pek salam. 2. en ok gvenilir olan, inanlan.

(a.i. vasl'n c.) vcuttaki mafsallar, oynaklar, (bkz: evz3). [mfredi, bu mnda kullanlmaz]. (a.i. vesm'in c.) vcut zerine bir ine ile kara bir tozdan yaplan resimler, ekiller veya yazlan yazlar, dmeler. (bkz: vem). (a.i. vasm'n c.) ayplar, arlar, hayalar, utanmalar. (a-i-vesen'in c.) putlar, halar, (bkz: esnam). (a.i. vasat'n c.) ortalar. (a.i.c. evsit) 1. bir eyin ortas. 2. ortadaki. 3. s. orta, ona halli. 4. s. yksek ile alak aras. 5. muz. Trk mziinin byk usllerindendir. Yirmialt zamanl ve on darpldr. Evsat, ilhilerde dyek'den sonra en ok kullanlm ldr. Aynca perev, beste ve ark formlar iin de kullanlmtr. 26/8 lik yrk evsat mertebesi ok kullanlmtr. Usl, srasyla l Trk aksa, 2 sofyan'dan mrekkeptir. Beste devri revn ad verilen usl, ev-sat'n darplarnn birletirilmi eklinden baka bir ey deildir. (a.s.) ayak takm, aalk kimse, (bkz. evb, evk). (a.i. vel'in c.) 1. damla damla akan su. 2. birbiri ardndan katar gibi kuyruklanm olarak gelen kimseler. (a.s.) 1. yardmclar, tarafllar. 2. baya, aalk kimseler. 3. i. vcuttaki oynak yerler, (bkz: evsl). (a.s.) dalkavuk, (bkz: mdhin, mtahallik). (f.i.) ince ip, sicim. (a.i. veted'in c.) aa veya demir kazklar, direkler. dalar. bykler ve bata gelenler. diler. (vatan'in c.) insann doup byd ve sevdii memleketler, urunda lnen topraklar. vatanlarndan ayrlma. gmenlerin vatanlar. (a.i. vatar'n c.) ihtiyalar, lzumlu olan eyler. acele ihtiyalar. (a.i. veter'in c.) 1. yaya gerilmi ipler, kiriler, teller. 2. bir kavsin iki ucuna balanan dz izgiler. hzn ve ilham telleri. (a.s. vedd'in c.), (bkz. evidd', evdd). (a.s.) Allah'a smsk bal, sofu, zhid.

evvbn namaz evvbn namaz klnan nafile namaz, [akam namazndan sonra klnan bu nfila namaz alt rekttir]. evvh (a.s.) 1. ok h eden. 2. ok dua eden. 3. merhametli. 4. mn salam. 5. din bilgisi ok geni olan [kimse]. [Kur'n'da bu kelime ile Hz. ibrahim vasflandrlmtr]. evvel (a.s.c. evil) 1. nce, ilk, birinci, ibtid, balang. 2. z f. eski, gemi, gemi zamanda. evvel-bahr ilkbahar, (bkz: nev-bahr, reb1). evvel-i berd-el-acz kocakar souklan denilen ve bir hafta kadar sren mevsim dei mesinin ba. [berd-el-acz'un balangcdr. 9 Mana rastlar, bunu hu frtnas tkibeder]. evvel-i m-halak (ilk yaratlan) Hz. Muhammed. evvel-i riyh- bevrih Haziran balangcndan, Temmuzun ilk haftas sonuna kadar zaman zaman esen mevsim rzgrlarnn balangc. evvel ve hir eninde sonunda, erge. evvel-l-evveln (birincilerin birincisi) Allah. evvel (a.zf.) birinci olarak, her eyden nce, ilknce, (bkz: evvelen). evvel-Allah (a.b.zf.) nce Allah'n yardmyla, [bir sz salamlatrmak iin kullanlr]. evvel-be-evvel (a.zf.) her eyden evvel. evvelce (a.t.zf.) daha evvel, nce. evvel-emirde (a.t.zf.) her eyden evvel, iin balangcnda. evvelen (a.zf.) birinci, ilk olarak, (bkz: evvel). evveli, evveliyye (a.s.) en evvel, en nce olan, ilk zamanlarla ilgili. Tahkkat- evveliyye ilk azda yaplan tahkikler, soruturmalar. evvelin (a.i.s.) evvelkiler, evvel gelen insanlar, eski zaman adamlar evvelin hirin eskiler ve yeniler. evveliyyt (a.i.) balang, bir hdisenin balangtaki hli. evveliyyet (a.i.) 1. ncelik. 2. fels. bamanlk, srada stnlk, sra stnl, fr. primaute. evvelki (a.t.s.) 1. birinci, ilk. 2. eski. evveln -' (a.i.c.) nceki insanlar, eski adamlar. evvel-l-evil (a.b.i.) evvellerin evveli; dnynn asl destei, hdiselerin balangc. evz' (a.i. vaz'n c.) haller, vaziyetler, tavrlar, durular. evz- dil-bzne gnl elendirecek ekilde vaziyetler. evz- garibe garip, tuhaf haller. evzah (a.s. vzh'dan) daha (en, pek) vazh, ok ak, besbelli. evzn (vezn'in c.) tartlar, arlklar, ller, (bkz: vezn). evzn- arziyye ed. aruz vezinleri. evzn- atka eski tartlar. evzn- i'riyye ed. iirin lleri. evzr (a.i. vizr'in c.) 1. hamuleler, ykler. 2. gnhlar, hatlar; cinayetler. evzr (f.i.). (bkz. efzr3). evzr (a.i. vezer'in c.) 1. hisarlar, kaleler, snacak yerler. 2. galebeler, stnlkler. 3. dalar, (bkz: cibl).

evzyi (f-i-) oal, (bkz: efzyi).

ey (a.f.t.n.) nida iin ve nidaya cevap iin kulanlr; "hey, yahu, bana bak!" gibi mnlara gelir. ["ranllar "iy" de derler]. ey (a.f.n.) "ey, hey!" mnsna gelen ve Arapa kelime ve terkiplere giren nida edatdr. eyd (a.i. yed'in c. olan eyd'nin c.) eller, (bkz: eyd). ["eyd" ok kullanlmaz]. eydm (a.i.c.) yer yzleri, zeminler. eyg (f.i.) ayakl kadeh, arap kupas, (bkz: piyle). [Ziya kn'un "Gencne-i GftY'nda kelimenin Trkeden alnd yazldr]. eylt (a.i eylet'in c.) vllerin idaresi altnda bulunan memleketler, (bkz: vilyt). eylt- mmtze imtiyazl, huss idareli eyletler. eylet (a.i.c. eylt) bir vlnin idaresi altnda bulunan memleket, vilyet ["eylet" kelimesi eskidir]. eylet-gh (a.b.i.) eylet merkezi olan ehir. eymin (a.s. eymen'in c.) en ymnl, en kutlu olanlar. eymin-i eyyam gnlerin en kutlusu. eyz, eys -[evvelce] kadnlarn yzlerine rttkleri ince delikli pee, rt. eyd (a.i. yed'in c.) eller, (bkz: eyd). ["eyd" ok kullanlr]. eyger (f.i.) bot. "enir" denilen bir cins yaban mersini. eymn (a.i. yemn'in c.) 1. andlar, an-dimeler, byk yeminler.

eymn- galize fena, kt yeminler. eymn- kzibe yalan yeminler. eymn- sdka doru yeminler. 2. sa eller, sa taraflar. 3. kuvvetler, kudretler. 4. bahtlar, talihler, mutluluklar, (bkz: eymn). eymen (a.zf. ymn'den) 1. sa taraftaki. 2. s. en ymnl, hayrl; talihli, kutlu. Vd--i Eymen Musa Peygamberin Tur danda, Tanr tecellsine mazhar olduu yer. eymen-l-yemn en ymnl, en kutlu. eymn (a.i. yemn'in c.), (bkz. eymn eyn (a.i.) 1. zaman, an. (bkz: hn). 2. yorgunluk. 3. e. nerede. eyn-el-meferr kaacak yer yok mu? eyser (a.s.) 1. sol taraftaki. 2. pek kolay. eytm (a.s. yetm'in c.) anas babas lm, yalnz kalm kk ocuklar, kszler. eytm ve ernil yetimler ve dullar. eyvah (f.n.) yazk, heyhat. ey-v-AIlah (a.zf.) 1. evet, pek, yle olsun. 2. Allah'a smarladk. 3. teekkr ederim. 4. s. aldr etmeyen. eyvan (f-i-) l-byk sofa, divanhane, salon. 2. kemerli yksek bina, oturacak yksek yer, kk. 3. ardak. [Arapas "iyvn" dr]. eyvn- kisr Dicle kysndaki Medyin ehrinde harabesi bulunan eski bir

saray. eyvn- smb gkyz. eyvn- zerkr gkyz. eyyam (a.i. yevm'in c.) 1. gnler, gndzler. eyym- diyye tatil ve sayl gnlerden baka gnler.

eyym- bhur eyym- bhur eyym- bukalemun deien zaman, bir kararda kalmayan zaman. eyym- cem' Mekke'de Mina ve Arafat ziyaretiyle geen drt gn. eyym- devlet saltanat sresi. eyym- eza matem gnleri. eyym- hayt mrn gnleri. eyym- hzra imdiki gnler. eyym- kalle birka gnlk ksa zaman. eyym- ma'dde sayl gnler; kurban bayramnn ilk gn. eyym- mziyye gemi gnler. eyym- mr. (bkz: eyym- hayt). eyyam ola "heyamola" nn asldr. Gemiciler demir alrken bir azdan ark gibi syledikleri ey. eyyam reisi zamana gre hareket eden [adam]. eyym- resmiyye resm gnler. eyym- sahavet (ocukluk gnleri) ocukluk yllan, ocukluk devresi. eyym- ta'tliyye tatil gnleri, dinlenme gnleri. eyym- tercil din mefhumundan nce kurbanlar iin ayrlan zaman. eyym- ma'ddt, kurban bayramnn ilk gn. 2. geminin hareketine elverili olan rzgr. 3. zaman, (bkz: hengm). 4. nfuz, iktidar. eyym-t-terk kurban bayramnn ilk gn. 2. geminin hareketine elverili olan rzgr. 3. zaman, (bkz: hengm). 4. nfuz, iktidar. eyym-l-bz her arab aynn on ikinci, on nc, on drdnc ve on beinci gnleri. eyyede (a. fi. te'yd'den) srdrsn, kuvvetlendirsin. ey y id l (a. s.) kuvvetli, salam; muktedir. eyyid-Allah Allah kuvvet versin! eyyim (a. s.) dul, bekr. Eyyb (a.h.i.) Kur'an'da ad geen ve kendisinden "kulumuz" diye bahsedilen ve sabrl insan rnei olarak gsterilen Isriloullan peygamberlerinden biri. eyyh (a.e.) "ya, ey!" gibi hitap edat. Y eyyhessk ey iki sunan! eyyh-el-ashb ey mal ve mlk sahipleri! eyyh-el-islm ey Mslmanlar! ey zan (a.zf.) yine yle, keza, bu dah, teki gibi. ez (f.e.) "den, dan" mnsna gelir. ez-an-cmle o cmleden olarak. ez-cmle bu arada, balca, zellikle. ez-dil gnlden. ez dil can can ve gnlden. ez her cihet her bakmdan, her ynden. ez kaza kazara. ez ser-i nev yeni batan. eza (a.i.) incinme, incitme, can yakma, eziyet, (bkz: cef, cevr). ez-yi dern i incinmesi. ez'af (a.s. zafden) daha (en, pek) zayf, dermansz, kuvvetsiz.

ez'af- ibd ez'af- ibd zamri yerine kullanlrd]. ez'af- ns insanlarn en zayf. ez'af (a.s. z'fn c.) bir eyi iki misli yapan fazlalklar, katlar. ez'f- muzafa kat kat, pek ok. ezfr (a.i. zufr'un c. olan ezfr'n c.) trnaklar, (bkz. ezfr). ez'ak (a.s.) 1. ktlk eden [kimse]. 2. ksa boylu, alak [kimse]. 3. ksa boylu ve kt huylu [adam]. ezmm (a.i. zmme'nin c.) cemaatler. ezan (a.i.) 1. Mslmanlar ibdete armak iin ok defa minareden, muayyen kelimeleri sylemek suretiyle, yksek sesle yaplan davet. [Allh ekber Allh ekber, Allh ekber Allh ekber. Ehed en la ilahe il-1'Allah. Ehed en la ilahe il-1'Allah. Ehed enne Muhammeden Resl-Ullah. Ehed enne Muhammeden Resl-Ullah. Hayya-al-essel, Hayya-al-essel, Hayya-al-el-felh Hayya-al-el-felh (sabah ezanlannda ilveten es-salt hayrn min-en-nevm). Allh ekber Allh ekber. La ilahe il-1'Allah]. (ezan ilk kuyan zt Hz. Bill-i Habe'dir). 2. Tunal Hilmi tarafndan isvire'de yaymlanm bir gazete. ezn (a.s.) ezan ile ilgili. ezn saat Gnein batt zaman 12 olan saat. ez'ar (a.s.) gaddar ve zlim [adam]. ezbd (a.i. zebed'in c.) 1. kpkler. 2. paslar. 3. eyrekler. ez-ber (f.b.i.) zihinde tutma, unutmamaya alma, [ez den; "ber gs"; ez+ber "gsten" kelimesinin karl olduuna gre "ezberden" kelimesi yanltr]. ezberm (f.i.) ezber. ezdd (a.i. zdd'n c.) kar olan eyler, kartlar. Cem'-i ezdd birbirine zt olan eyleri bir araya toplama. ezder (f.s.) lyk, mnsip, yarak, (bkz: berc, espn, yeste). ez-dil (f.b.s.) gnlden. ez-dil can can ve gnlden. ezebb (f.s.) kalarnn kl ok ve sa uzun [adam]. ezecc (a.s.) ince ve uzun kal, kalem kal. ezecc-l-hcibn ince ve uzun kal. ezel (a.i.) balangc olmayan gemi zaman, ncesizlik [zdd "ebed" dir]. el ezel ok eskiden, (bkz: min-el-kadm). T ezel ezelden beri. ezel, ezeliyye (a.s.) ezele mensup, ezel ile ilgili, ncesiz, balangsz. lm-i ezel Tanr bilgisi. Kudret-i ezeliyye Tanr gc. ezel ve ebed balangc ve sonu olmayan. ezeliyyet (a.i.) ezellik, ncesizlik, balangszlk. ezeli (a.s. zell'den) daha (en, pek, ok) zell, aalk [kimse]. ezell-i ns en zell ve aalk adam. ezfr (a.i. zufr'un c.) 1. trnaklar, bkz: ezfr). 2. trnak bahuru denilen tbb bir koku. 3. Kuzey Kutbunda bulunan kk yldzlar.

ezfer ezfer ezfile, ezfel (a.i.) gruh, cemaat, blk. ezgehn (f.s.) isiz gsz, tembel [adam]. ezhb (a.i. zeheb'in c.) 1. altnlar. 2. yumurta sarlar. ezhn (a.i. zihn'in c.) insanda akl, fikir, zek, hafza, anlay, kavray kudretleri. ezhn- ns halkn zihni. ezhr (a.i. zahr'n c.) 1. arkalar, srtlar; sathlar, yzler. 2. binek hayvannn srtlar. ezhr (a.i. zehre ve zehere'nin c.) iekler, (bkz: zuhur). ezhr- bahar bahar iekleri. ezhr- erbaa "ebegmeci, hatmi, meneke, gelincik" iekleri. ezhr- nev-bahr bahar iekleri. Ezhr- Ramazan (Ramazan iekleri) Selnikli Tevfk tarafndan istanbul'da ylda bir defa olmak zere Ramazan aynda yaymlanm bir dergi. ezhr- reb bahar iekleri. ezhel (a.s.) pek dalgn ve unutkan, ok gaflette bulunan. ezher (a.s.) pek beyaz, gzel ve parlak. Cmi'-i Ezher Msr'da mehur bir medrese. ezher-l-levn parlak yzl. [Hz. Muhammed'in vasflarndan biri]. ezher-l-vech yz gz nurlu. ezhern, ezhereyn (a-ic.) Ay ve Gne. ezheriyye (a.i.) Halvetiyye tarikat ubelerinden birinin ad. [kurucusu eyh Eb Abdullah Muhammed bin Abdurrahmn-z-ZvvlEzher'dir]. ezb (a.i.) 1. kble rzgr. 2. s. alak, aalk [adam]. ezikka (a.i. zukak'n c.) sokaklar, yollar. Tanzf-i ezikka sokaklar temizleme. ezille (a.s. zell'in c.) alaklar, adler, aalklar. ezimme (a.i. zimm'n c.) 1. yularlar, dizginler. 2. me. idare. Mlik-i ezimme-i kinat herkesin idaresine sahip olan (Allah). ezimme-i umur ilerin idaresi. ezr (f.i.) haykrma. eziyyet (a.i.) eziyet, incinecek, incitecek hal, incitme, cef, meakkat, zahmet, (bkz: azar, renci). ezz (a.s.) 1. souk, souk [ey]. 2. i. atete tencerenin iindeki eyin kaynaya kayna-ya tama derecesine gelmesi. ezk (a.s.) daha (en, pek, ok) hlis, lekesiz, faziletli, temiz. ezk (a.s.) daha (en, pek) anlayl, ok zek. ez-kadm (f.a.zf.) eskiden beri. ezkr (a.i. zikr'in c.) 1. anmalar, hatrlamalar, bildirmeler, sylemeler, (bkz: zikr). 2. zikirler, (bkz: evrd). ezkr- cemile medih ile, iyilikle yd etmeler, anmalar. ezkt (f.s.) kt dnceli [kimse]. ez-kaz (f.a.zf.) kazara, yanllkla. ezkiy' (a.s. zek'nin c.) lekesizler, hlisler, faziletliler. ezkiy-yi ehl-i tarikat tarikat ehlinin en faziletlileri. ezkiy' (a.s. zek'nin c.) keskin fikirliler, anlayllar. ezkiy-yi etfl zek ocuklar.

ezlf ezlf ezlag, ezlag (a.i.) tenasl leti. ezla (a.s.) iri, uzun ey. ezlak (a.s.) 1. keskin ey. 2. dil uzatan, aleyhte sz syleyen [adam]. ezll (a.i. zll'n c.) glgeler, (bkz: azll, zll). ezlm (a.i. zelem ve zelm'in c.) Chili-yet devrinde Araplarn fal amak veya uur saymak iin kullandklar kumar oklar. ezmn (a.i. zamn'n c.) vakitler, anlar, alar [dilimizde az kullanlr] . (bkz: ezmine). ezmr (a.i. zimr ve zemr'in c.) bahdrlar, kahramanlar, yiitler. ezmr- Etrk Trk yiitleri. ezmine (a.i. zamn'n c.) anlar, vakitler, alar, (bkz: ezmn). ezmine-i cedide yeni zamanlar. ezmine-i kadme eski zamanlar. ezmine-i kadme-i hayt j eol. paleozoik. ezmine-i mziyye gemi zamanlar. ezmine-i mehule bilinmeyen zamanlar. ezmine-i mutavassta ortaa. ezmine-i mstakbele gelecek zamanlar. ezmine-i selse zaman, il eznb (a.i. zenb'in c.) 1. gnahlar, su-znb). 2. (zenb'in c.) kuyruklar, ahs- ezra' fasih, sz dzgn ezrr (a.i. zrr'n c.) 1. esvap dmeleri. ezrr- libs elbisenin dmeleri. 2. bot. nebatlarn (* bitkilerin) zerinden ilk ve son baharda meydana gelen tomurcuklar. ezrr- rzyye bot. alk olunmayan bir yerden kan tomurcuklar. ezrr- btyye bot. yapraklarn dibinde meydana gelen tomurcuklar. ezrr- intihiyye bot. dal tepelerindeki tomurcuklar. ezrr- lahmiyye hek. yarann etrafnda meydana gelen et kntlar. ezrr- ahmiyye bot. kozalak. ezrr- zhreviyye bot. iek tomurcuklan. Ezreb (a.i.) Azerbaycan'n Arapa ad. ezc (a.s.) 1. edepsiz [adam]. 2. ba sert [at]. ezm (a.s.) sran, src. Kelb-i ezm src, sran kpek. ezz (a.s.) pek keskin olan [haner, kl v.b.] Seyf-i ezz pek keskin kl, (bkz: brrn). ezvc (a.i. zev ve zevce'nin c.) kocalar, eler, iftler, kadnn veya kocann eleri, ["zevce" nin c. olarak "zevct" kelimesi daha ok kullanlr]. ezvc- asabiyye anat. sinir iftleri. ezvc- thirt Hz. Muhammed'in ismetli zevceleri.[Hadcet-lKbr (Huveylid'in kz); evde bint Zem'a; A'ie bint Eb-Bekr, Haf-sa bint mer-el-Frk; Zeyneb bint Huzey-me; mm Seleme (Hind bint Eb-meyye); Cveyriyye bint Haris (ad Berre olup Peygamber tarafndan deitirilmi); Zeyneb bint Cah; mm Habbe (Remle bint Eb--Sfyn); Safiyye (Hayber Yahudilerinden Huyey bin Ahtab'n kz);

ezvk ezvk- pdih-ne ezver ezver ezyf ez-yah ezyak ezyl ezvk ezvk- pdih-ne ezver ezver ezyf ez-yah ezyak ezyl f fa'l fa'l hissedar fa'l irket fa'ln lim yrd faale fa'l-ne fa'liyyet fa'l mekteb fci' facia fcia-engz fcia-nvs fcit fcir, fcire fdl fdla fadh, fadha fafur Meymne bint Haris (nikahlad son ei). Cariyeler iMriyet-l--Kbtiyye (em'un adl birinin kz olup Mukavks tarafndan Msr'dan hediye olarak gnderilmitir);

Reyhne (Kurayza Yahudi kabilesinden). Hz. Muhammed on bir nikhl evlilik yapm, elerinden ikisi Peygamber hayatta iken vefat etmitir.]. (a.i. zevk'n c.) tatlar, neeler, lezzetler, hazlar. pdihlara yakr zevkler. (a.s.) boynu eri [kimse]. (f.i.) karaal denilen kaln ve ok dikenli bir aa. (a.i. zayfin c.) misafirler, davetliler, konuklar, (bkz: zuyf). (f.b.s.) "buzdan souk" mnsna gelir. (a.s. zk'dan) pek dar, skntl. (a.i. zeyl'in c.) etekler, ilveler; kuyruklar, ekler. (a.ha.) l. Osmanl alfabesinin yirmi nc harfi olup "ebced" hesabnda seksen saysnn karldr. (a.s. fi'l'den) 1. ok ileyen, dima harekette bulunan; gayretli, alkan. 2. kim., fels. etkin, fr. actif. eko. irkette faal bir i gren hissedar. eko. alr durumda olan ticar kurulu. diledii ii yapan, Allah. (a.i. fil'in c.) failler, yapanlar. (a.f.zf.) fa'alcasna, fa'l olana yakacak surette, alkancasna. (a.i.) l. alma, hareket, gayret. 2. fels., kim. etkinlik, fr. activite. ped. etkinci okul, fr. eco-le active. (a.s.c. fevci') insan dertli eden; keder veren, ackl. (a.s.) 1. fet, musibet, (bkz: feca). 2. hazn ve ackl tiyatro oyunu, f r. drame. ["fci" in mennesi]. (a.f.b.s.) ok ackl, (bkz: fec')". (a.f.b.s.) facia yazan, hazn ve ackl tiyatro oyunu yazan [kimse], trajedi stad. (o.i.c.) musibetler, ackl eyler. (a.s. fcr'dan. c. fecere, fccr) 1. fcur sahibi, fena huylu, gnahkr. 2. ayya, sefih. 3. habs; rezl; erir; ak. 4. yalanc. 5. kadna dkn erkek, erkee dkn kadn. (a.s.c. fudal) 1. (bkz: fzl). 2. i. erkek ad. (a.s.) 1. ["fdl" kelimesinin men.]. (bkz: fdl). 2. i. kadn ad. (a.s.). (bkz. fazh, fazha). (f.i.) 1. [evvelce] in imparatorlanna verilen bir ad. 2. in'de porselenden yaplan kapkacak. 3. Selmi izzet (Sedes) tarafndan istanbul'da yaymlanm edeb, felsef, itima bir

dergi.

fagfr-i n fagfr-i n fagfr (f.s.) fafura mensup, ini. fahmet (a.i.) 1. fahimlik, ululuk. 2. tibar, kymet, deer. 3. kadn ad. fahmet-l (a.t.s.) [evvelce] sadrzam, Msr hidivi ve prenslere verilen bir lkap, fahmetli. fahmet-penh (a.f.b.s.) yegne bavurulacak en byk makam. fahh (a.i.) kapan, tuzak, a, fak. fahh-l-fr fare kapan. fahhm (a.i.) kmrc. fahhr (a.s.) 1. kendini medheden, ok vnen, vngen. 2. anak, mlek, toprak testi. 3. saks. fahh (a.s.) her trl ktlkleri ahsnda toplam [kimse]. fahm, fahme (a.s. fahm'-den. c. fihm) fahmetli, ok kuvvetli, tibar ve nfuz sahibi olan. Dvel-i fahme tibar ve nfuz sahibi olan devletler. fhim, fhime (a.s. fehm'-den) anlayl, akll. fahm-ne (a.f.zf.) fahm olana yakacak surette. fhir, fhire (a.s. fahr'den) t 1. fahreden, onurlu, anl, erefli, (bkz. mf tehir). 2. mkemmel. 3. kymetli, deerli. 4. erkek ve kadn ad. fahi (a.s. fah'dan) 1. mbalal, takn, an. 2. byk, iri. 3. ahlksz, ahlka aykr; irkin, pek kt. Kavl-i fahi irkin sz. Hat-y fahi pek kt yanl. 4. insafszca. S. tamahkr, pinti, ksmk [adam]. fahi fiat eko. hakkaniyete, teamle uymayan gayr-i kanun fiat. fahie (a.i. fuh'den. c. fevhi) 1. ahlksz kadn, kahpe, [bkz: lfte, afte, zniye). 2. ar, ayp, kabahat, gnah. fhite (a.i.c. fevhit) yabani gvercin, veyik, (bkz: hamam). fahl (a.s.c. fuhl) 1. aygr. 2. akll ve zek [adam]. 3. i. erkek. 4. s. beyitler, hadisler ve rivayetler anlatan [kimse]. fahm (a.s. fahmet'den. c. fihm) byk, ulu. (bkz: azm, cesm, kebr). fahm (a.i.) kmr, (bkz: engist). fahm-i billr elmas. fahm-i fa'al kim. actif kmr. fahm-i hasebi cor, kim. odun kmr. fahm-i hayvani (hayvan kmr) fr. charbon aninal. fahm-i maden mden kmr. fahm-i nebat nebat, bitkisel kmr. fahm-i sn-i alminyum kim. alminyum karbr. fahm-i sn-i kalsiyum kim. Kalsiyum karbr, karpit. fahm-i tab kim. *doal kmr. fahm-i trab huy kmr. fahm, fahmiyye (a.s.) kmrle ilgili, kmrms. Havza-i fahmiyye kmr havzas. fahmiyyet (a.i.) kim. karbonat. fahr (a.i.) 1. vnme, bbrlenme, byklenme, eref, onur, kvan. 2. byklk, ululuk. 3. hret, n. 4. fazlet, erdem.

fahr-i lem, fahr-i kinat Hz. Muhammed.

fahr-i edhem fahr-i edhem fahr-i hseyn on iki terekli ta. fahr-l-mrseln Hz. Muhammed. (bkz: Fahr-i lem, Fahr-i kinat). fahr-l-deb ediplerin en by, en deerlisi. fahr-l-ulem bilginlerin en by, en byk bilgin. fahr-l-vzer vezirlerin vnleni. fahr (a.s.) 1. eref, onur iin, parasz, maasz, aylksz, cretsiz grlen [i]. 2. i. erkek ad. fahriyyt (a.i. fahriyye'nin c.) ed. eski irlerin, kendi faziletlerini ve airliklerini vmek yolunda yazdklar iirler. fahriyye (a.i.c. fahriyyt) 1. ed. eski irlerin, kendi faziletlerini ve stnlklerini vmek suretiyle yazdklar iirler. 2 . kadn ad. 3. ed. divan edebiyatnda kasidenin belirli ksmlarndan biri. fahriyyen (a.zf.) fahr olarak, onur iin, parasz ve menfaatsiz. fahriyyet (a.i.) fahrlik. (bkz: fahr'). fahs (a.i.) bir eyin i yzn aratrma, arama. fah' (a.i.) 1. akl ve mantn kabul edemeyecei sz ve i. 2. meru olmayan ehvan haller, fuhu, zina. 3. verilen zekttaki tamahkrlk. fhte (f.i.) 1. veyik kuu. 2. muz. Trk mziinin byk usllerindendir. Yirmi zamanl ve onbir darpldr. Perev, beste ve ilhiler llmtr. Yalnz 20/4 mertebesi kullanlmtr. Yirmi zamanl tek usul olan fhte, muhtelif ekillerde bulunan bir sofyan, iki yrk sam ve gene bir sofyan'dan mrekkeptir. enber usul fhte'nin bana bir sofyan getirilerek tekil edildii gibi, bu usul zencr'in de terkibinde bulunur. fahur (a. s. fahr'den) ok fahreden, vnen, kendini medhetmek itiyadnda olan. (bkz. mtemcid, mtemeddih). fahr-ne (a.f.zf.) fahrcasna, kendini medhederek, nerek, kurularak. fahz (a. i. c. efhz) uyluk, kala ile baldr arasndaki ksm. Azm-i fahz uyluk kemii. fide dili (a.i.c. fevid) 1. fayda, menfaat, kr, kazan. 2. mit; hayr; ie yarama. B-fide faydasz. i-fide neye yarar, bouna. fide-i hiber bir iin hakikatine varma faydas. 3. faydal olan bend, fkra. fide-i trihiyye trih fayda, kazan. fide-c (a.f.b.s.) fayda arayan, kar gzeten. fide-mend (f.b.s.) menfaat elde eden, krl. fih (a.i.c. fevih) iek ve meyva kokusu. "fyih" eklinde de kullanlr]. faik, faika (a.s. fevk'den) 1. fevkinde bulunan, manev olarak stnde olan htirmt- faika stn sayglar. fik-l-akrn akranlarndan stn. fik-l-emsil benzerlerinden daha stn durumda olan. 2. a'l. 3. erkek ve kadn ad.

fikat (a.s. fik'in c.) likler, stnler, ilerde olanlar.

fikyyet fikyyet Esbb- fikyyet stnlk sebepleri, [yapma kelimelerdendir]. fail (a.s.c. fevil, faale) 1. ileyen, yapan. 2. te'sirli. 3. gr. bir f'lin anlatt ii yapan, fr. sujet. fil-i hakiki (gerek yapc) Allah. fil-i hayr hayr ileyen. fil-i muhtar istediini yapmakta serbest olan. fil-i mbair huk. bir eyi bizzat yapan kimse. fil-i mstakil huk. bir suu kendi ileyen veya bunun ilenmesine sebep olan. fil-i mterek huk. ilenen bir suta parma olan, su orta. fil-i err ktlk ileyen. filiyyet (a.i.) 1. fillik, ileyicilik; ileyen ve yapann hli. 2. fels., kim. messirlik, te'sir, fr. activite. faiz, faize (a.s. fevz'den) 1. fevz bulan, muradna ulaan, bir basan kazanan. 2. erkek ve kadn ad. faiz (a.i. fevz'den. c. feviz) 1. dn verilen paraya kar alnan kr. (bkz: gzete, nema, rib). 2. bolluk, okluk, taknlk. 3; s. feyezan eden, taan. fiz-i bast alnan bor mddeti iinde deimeyen anaparann getirdii faiz, kr. fiz-i cz' bir lirann belirli zaman iinde getirdii faiz. fiz-i klli bir paray tekil eden cz' faizlerin tutan olan asl faiz. fiz-i mrekkeb bir parann getirdii faiz, vde sonunda ana paraya katlmak suretiyle hesap edilen faiz. fiz-n-nr nur bolluu. fj, fje (f.i.) esneme. faka (a.i.) fakirlik, yoksulluk, ihtiya. Fakr faka yoksulluk. fka-y edide iddetli ihtiya. fakahet ("ka" uzun okunur, a.i.) fa-kihlik, fkh ilminde bilgi sahibi olma. fakahetli ("ka" uzun okunur, a.s.) evvelce] mftler hakknda kullanlan resm bir unvan. fakat (a.e.) yalnz, ancak, lkin, ama, u kadar var ki. fakd (a.i.) yokluk, bulunmama, (bkz: fkdan). fakd-i nakd para yokluu. fakha (a.i.c. fkh) 1. andropogon muricatus denilen bir iek. 2. anat. ans, makat, uyluk. 3. astr. Dbb-i ekber denilen yldz kmesinin drtgeninde bulunan bir yldz, lt. Gamma Ursus Majoris; fr. Phegda; ing. Phecda. [yedili kmenin nc derecedeki parlak yldzdr]. fakd (a.s.) ndir bulunan [nesne]. fakh (a.s. fkh'dan c. fukah) 1. fkh (din, eriat) ilminin stad. fakh-l-fukah fakihlerin fakhi, en byk fakih. 2. zek, anlayl [kimse], (bkz: feh-hm). fkihe (a.i.c. fevkih) yemi, meyva. fkihet--it (k meyvas) ate. [ennr fkihet--it' ate kn meyvasdr.]

fakr (a.s. fakr'den. c. fukara') 1. zengin olmayan, yoksul, parasz, zrt. 2. dilenci. (bkz: sil). 3. zavall, bare, ciz. 4. alakgnlllk gstererek "ben" mnsna gelir. 5. Hindistan'da kendi kendilerine trl eziyetler yapmaya alm olan derviler. fakir-i mu'temil huk. kazanp yaayabilmeye kudreti olan yoksul kimse. fakr-ne (a.f.zf.) 1. fakire yakacak surette, (bkz: cizane). 2. fakircesine. 3. nezket olarak "ben" zamirinin karl. fakr-hne (a.f.b.i.) [alakgnlllkle] sz syleyenin evi. fakr (a.i.) fakirlik, yoksulluk, muhtalk, zrtlk. fakr u faka (bkz. faka). fakr u sefalet byk yoksulluk, fakirlik. fakr u zaruret iddetli yoksulluk. Fakr-nme (a.f.b.i.) Ak Paa'nn tasavvufa dir bir mesnevsi. fakr-d-dem kanszlk, fr. anemie. fal (a.i.) uur; talih deneme; kahve fincanna, iskambile bakmak gibi bir takm garip usullerle insann talihine ait eyler syleme. fl-i bed fena hal, fena almet. fl-i hayr iyi hal, iyi almet, uur sayma. falak (a.i.) 1. sabah aydnl. 2. tomruk; falaka. falaka (a.i.) 1.[eskiden] mektepte veya medresede kabahatli talebenin -arkas st yatrp dayak atmak zere-ayak bileklerine takp sktrlan iki ucu ip bal bir sopa. 2. bz

manivela ilerinde kullanlan ucu iple bal bir aa. 3. iki ucu bir yere bal olan halat. 4. ift atl yk arabalarnda, eki kaylarnn baland aa. fl-gr (f.b.i.) falc. fl-g (f.b.s.) fal syleyen, fala bakan. flic (f.s.) galip, muzaffer. flic (a.i. felc'den) yarm inme, vcudun yansna inen inme. (bkz: nsf- nzul). flice (a.i.) ["flic" kelimesinin men.] (bkz: ffflic). flih (a.s.) 1. topra sren, eken. 2. muvaffak ve mes'ud [kimse]. 3. i. erkek ad. flik (a.s.) ikiye blen, ayran. flik-l-habb-i ve-n-nuvt habbeyi, taneyi ikiye yaran. flik-n-nev Allah. flik (a.i.) memeleri henz araklanm [kz]. fl-nme (a.f.b.i.) fal kitab. fl-zen (f.b.s.) fala bakan, falc, (bkz: fl-gr). fam (f.i.) renk. (bkz: levn). Gl-fm gl renkli. Sebz-fm yeil renkli. Zer-fm altn renkli v.b. fn (a.s. fen'dan) 1. lml. 2. muvakkat, geici ["baki" zdd]. 3. ihtiyar, yal. Alem-i fn fn dny. Pr-i fn pek yal olan. fniyyet (a.i.) fnilik, lmllk.

fanus fanus far faraza farazi faraziyye Frb fare frk, farika frk- ng bed fari frig-l-bl frig-l-hl fris, frise frisn fris, frisiyye frisiyyt fariza farza-i zimmet fark j fark- cem fark- fahi fark- shunet fark- tmm Fars Fars cmle-i kevkebiyesi fart (a.i.c. fevns) 1. kre veya silindir eklinde cam kapak. 2. iinde mum yaklan byk fener, caml mahfaza, abajur. hayal fener, iinde mum yanan st tabiat resimleriyle ilenmi dner fener. (a.i.) san, fare. (bkz: mu). (a.zf.). (bkz. farza (a.s.). (bkz: farz) (a.i.c. faraziyyt farziyye). (t.h.i.) 870 veya 873 le 950 yllan arasnda yaam ve Aristo

felsefesinin islm leminde yaylmasna yol am byk bir Trk filozofudur. Kendisine muallim-i sn (felsefede Aristo'dan sonra ikinci stad) unvan verilmitir. Eserlerinin Ibn-i Sn zerinde byk te'siri vardr. Eserlerini zamannn ilim an'-anesi gereince hep Arap diliyle yazmtr. Kendisine Garpllar Alfarabius derler. Kanun dediimiz algnn mucididir. Asl ad Eb Nasr Muhammed'dir. Uzlukolu Tarhan'n torunudur. Babasnn ad Muhammed'dir. (a.i.) san, (bkz: far, mu). (a.s. fark'dan) 1. fark eden, ayran. iyiyi kty ayran. 2. fark olunmasna, aynlmasna sebebolan. (a.s. fer'dan) 1. vazgemi, ekilmi. 2. rahat, asude. 3. bo, bo kalm, iini bitirmi, isiz. 4. huk. bir mlkn, tasarruf, sahip olma, kullanma hakkn bakasna terk eden. ba din, gnl rahat. hli vakti iyi olan. (a.s.) 1. atl. (bkz: svari). 2. binici, ata binmekte jnah-retli. 3. ferasetli, anlayl. 4. h. i. iran'n gneyindeki raz vilyeti. S. i. [birincisi] erkek, [ikincisi] kadn ad. (a.f. fris'in c.) Osmanl saltanatnn kuruluu sralarnda eyletlerde hudutlardaki muhafz askerler. (a.s.) 1. Iran dili, Farsa, Acemce. 2. iran'n dili ve halk ile ilgili olan. (a.i.c.) ran edebiyat. (a.i.c. feriz) 1. farz, Allah'n emri. 2. lzm, vacip, gerek. 3. bor, vazife. 4. miraslardan herbirine er'an den hisse, pay. (bkz. feriz). boyun borcu. (a.i.c. furk) 1. ayrlk, bakalk; iki veya daha ok ey arasndaki aynlk. 2. ayrma, aynlma, seilme. mertipte zuhur itibariyle vahidin teksiri. ok aykm fark. 3. ban tepesi; bataki san ikiye ayrld yer. cor. scaklk fark, fr. amplitude. tas. dny alkalarn tam-miyle terkederek ehdiyyet derghna tam bir tevecchle istirak haleti. (a.h.i.) Iran. astr. Pers takmyldz, fr. constellation de Persee. (a.i.) an, arlk, akn, aknlk, takn, taknlk, fevkaldelik.

fart- cnn ar delilik, an heyecan. fart- enniyyet psik. benlikilik, fr. egotisme. fart- gayret gayrette amlk. fart- hasssiyyet duyguda anhk, ar duygu, fr. hyperesthesie. fart- hfz psik. an bellem, fr. hypermnesie. fart- mahabbet sevgide arlk fart- semne imanlk arl. fart- tadiye biy. ar besi, fr. suralimentation. fart- zek zek taknl. frk (a.i. fark'dan) 1. Hz. mer'in lkab, [hakly hakszdan ayrdederek adaleti tam yerine getirmekle n kazand iin "frk" kelimesiyle adlandnlmtr]. 2. hakly hakszdan ayrmakta pek mahir olan. 3. keskin. 4. i. erkek ad. frk-ane ("ka" uzun okunur. a.f. zf.) frk olana yakr surette. [Hz. mer gibi]. frk (a.s.) Hz. mer ve adaletine mensup. fryb (f.i.) 1. ay ve rmak suyu ile sulanan yer. (bkz: pryb). 2. (h.i.) eski Horasan'da Belh'e yakn bir ehir. farz (a.i. c. furz) 1. bir netce elde etmek iin ihtimalli veya gerek olarak kabul edilen bir tahminde bulunma, sayma, tutma, bir hususu bir dvaya mevzu ve asl klma "beni burada yok farzedin". 2. Allah'n, ilenmesi kat' olarak lzumlu, terki gnah olan emirleri. [namaz; oru; hac; zekt gibi]. 3. s. zarur, lzumlu, gerekli "onu ziyaret etmek farzoldu". Bil-farz diyelim ki, tutalm ki, ylece dnelim. farz- etmek saymak, tutmak. farz- ayn Allah'n, teker teker her Mslmann yerine getirmesi lzmgelen emri. farz- kifye Allah'n, bir ksm Msl-manlann yerine getirmesiyle, dierlerinden sakt olan emirleri, [cenaze namaz klmak gibi]. farz- muhal olmayacak bir eyi olacakm gibi dnme. farz- teltum dnynn her tarafna yaylm olan ve son derece elastikiyeti (esneklii) sebebiyle havay, sesi ve nakle yarayan ve "esr" denilen ince maddenin farz ve kabul edilen dalgalan. farza (a.zf.) farzedelim ki, diyelim ki, tutalm ki, ola ki ["faraza" yanltr], (bkz. bi-1-farz, fi-1-mesel). farzen (a.zf.) diyelim ki, tutalm ki. (bkz. farza). farz (a.s.) farz, takdir ve tahmin uslne dayanan, ["farazi" yanltr]. farziyyt (a.i. farziyye'nin c.). (bkz. farziyye).

farziyyt- gayr-i mmkine gereklemesi imknsz olan dnceler ve incelemeler. farziyye (a.i.c. farziyyt) bir iddiay aydnlatmak iin sylenen ve hkm kat' olmayan, farz ve takdire bal bulunan mesele, varsayml, varsaym, fr. hypothetique, hypothese. ["faraziyye" yanltr]. fasht (a.i.) gzel ve ak konuma, uzdillilik, iyi sz syleme kabiliyeti. [asl mns Arapada "kpksz hlis st" demektir].

fashat-perdz fashat-perdz fasd (a.i.) kan alma. (bkz: idma', hacmet). fsk (a.s. fsk'dan. c. feseka, fssak) Allah'n emirlerini tanmayan, sapkn, gnah ileyen, fesat, ktlk eden. fsk- mahrum gnah ilemeye hazr olduu halde bir frsatm bulamayan. fasl (a.i.c. fusl) 1. (bkz: fasl). 2. muz. bir bestekrn ayni makamdan besteledii iki beste. 3. muz. [geni mansyla] Trk mziinde klasik bir konser program. fasl (a.s. fasl'dan) fasleden, ayran, blen. Hatt- fasl iki eyi birbirinden ayran izgi. fasla (a.i.c. fevsl) 1. aralk, ara. 2. ayran ey. 3. iki eyin arasndaki blme. fsla-y kbr gr. drt harekeli ve bir sakin harften meydana gelen be harfli kelime. (vatanmz) gibi. fsla-y saltanat Yldnm Beyazt'n esir dmesinden sonra elebi Mehmet'in pdih olmasna kadar geen zaman. fsla-y sugr gr. harekeli ve bir sakin harften meydana gelen drt harfli kelime (vatanm) gibi. fsid, faside (a.s. fesd'dan. c. fesede) 1. kt, fena; yanl, bozuk. 2. mnafk, fesat karan. Bey '-i fsid huk. alm satm artlannda eksiklik olan sat. fsid dire ksr dng. fsid-l-mizc ahlk ve tabiatn normal durumunu bozan. fsidt (a.s. fsid'in c.) bozucu eyler. fasih (a.s. fesh'den) fesheden, iptal eden, bozan, rten. fsih-i irket irket fesheden. fash (a. s. c. fusah) 1. gzel, dzgn ve ak konuan, iyi sz syleme kabiliyetinde olan [kimse], uzdilli. Kelm- fash dzgn sz. 2. aikr, sarih, ak. fash-l-lisn dzgn sz syleyen, (bkz: talik). fash-ne (a.f.zf.) fashatli; fash olana yakacak bir tarzda. fasile (a.i.c. fasil) 1. aile, anababa. 2. bot. bir cinsten olan nebatlarn (bitki) hepsi, familya. fasle-i bakliyye bakla fasilesi, baklagiller. fasle-i ceresiyye bot. anieigiller. fasle-i karanfliyye karanfil fasilesi, *karanfilgi ler. fasle-i kibrtiyye kibritotlar. fasle-i lahmiyye damkoruugiller. fasle-i sabbriyye bot. etli bitkiler, fr. fasle-i salibiyye turpgiller. fasle-i sanevberiyye kozalakllar. fasle-i sencriyye hodangiller. fasle-i efeviyye ballbabagiller. fasle-i zeytniyye zeytingiller. fasl (a.i.c. fusl) 1. ayrnt; ayrma, ayrlma; kesme; kesinti; blm. 2. halletme, neticelendirme. 3. aleyhte bulunma, adam ekitirme. 4. bir kitabn balca blntlerinden her biri. 5. ed. kelimeler, terkipler ve cmleler arasnda balant edat bulunmadan yaz yazma usl. 6. muz. bir defada alnan

perev, ark vesirenin hepsi, (bkz: fasl2). 7. tiyatro

oyununun balca ksmlarndan herbiri. 8. drt mevsimden oyununun balca ksmlarndan herbiri. 8. drt mevsimden fasl- bahar, fasl- reb bahar mevsimi. fasl- gl gl mevsimi, ilkbahar. fasl- harf gz mevsimi. fasl- hazn sonbahar, gz. fasl- karb mant. ayrm, fark, fr. diffe-rance. fasl- mudhik Arap lkelerinde iptida bir komik tr. fasl- mterek geo. arakesit. fasl- sayf yaz mevsimi. fasl- it k mevsimi. 9. a) bir bestekrn ayn makamdan besteledii iki beste ile iki sema; b) geni mansyla Trk mziinde klsik bir konser program, (bkz: fasl2) 10. iki sathn (dzey) birlemesinden meydana gelen izgi (fasl- mterek). 11. anat. mafsal, vcdun oynak yerleri. fasl-l-cesed anat. vcdun mafsallar, oynak yerleri, (bkz: fasl). fasla (a.i.c. fasalt) 1. hurma aacnn fidan. 2. geo. bir dzlem zerinde birbirine dik olarak tasavvur edilen kemiyyt- vaziyye mihverleri'nden ufuk hattna amut olanna ayn dzlem zerindeki bir noktadan indirilmi dikmenin uzunluu, [topografyada bu sistem 90 derece farkl olduundan geometrinin faslas topografyann tertibi olur, fr. abscisse]. fass (a.i.c. fuss) 1. yzk ta. fass- nign yzk ta. 2. badem gibi mey-valarn ii. 3. kemiin oynak yeri. 4. me. gzbebei. fassd (a.i. fasd'dan) kan alc, kan alan, hacamat cerrah. fassl (a.s. fasl'dan) herkesin ayplarn ve kusurlarn diline dolayp zemmeden, sayp dken, dedikoducu. fassl-i bed-hsl fena huylu, dedikoducu. fa (f.i.) meydana kma, duyulma, aa vurma, dile verme, ["fetmek" meydana karmak, aa vurmak, dile vermek, duyurmak]. f (a.s.) meydana km, duyulup yaylm. fatnet (a.i.) fatinlik, zihin akl, zihnin yaradltan bir eyi abuk ve iyi anlamak hususundaki istidad, zeyreklik, (bkz: ftnet). Fatma (a.h.i.) Hz. Peygamberin ilk zevceleri Hz. Hadce'den dnyya gelen, drt kznn en kdr, [dierleri Zeyneb, Ru-kiyye, mm Klsm'dur]. Hicretten 18 yl nce 605 de Mekke'de dnyya gelmi, hicretten 11 yl sonra, 632 de Medine'de vefat etmitir. 18 yanda Hz. Ali ile evlenmi, Hz. Hasan ve Hseyin'in, mm Klsm, Zeyneb ve Rukiyye isimli kzlarn annesidir [kzlarna, ablalarnn adn vermitir]. Hz. Peygamberden sonra ancak 6 ay yaamtr. Lkab Zehra'dr. ftr (a.s.) yaratan, yaratc, (bkz: Halik). ftra (a.s.) ["ftr" kelimesinin men.]. (bkz: ftr). Kudret-i ftra Tann'nn yaratma gc. ftr-s-semvt gkleri yaratan; Tanr. Kudret-i ftra Hakk'n yaratma kudreti. ftih (a.s. feth'den) 1. fetheden, aan.

ftih-i bild ftih-i bild ftih-l-ebvb kaplarn acs; Tanr. 2. bir memleket zapteden. 3. h. i. II. Sultan Mehmet'in istanbul'u fethetmesi dolaysyla ald trih lkap. fatiha (a.i.c. fevtih) 1. balang, methal, giri. 2. Kur'n- Kerm'in birinci sresi, fatiha sresi ["elhamd lillhi rabb-il-lemn" diye balayan sre], (bkz: seb'l-mesn). ftiha-i fikret szn balangc, (bkz: fti-ha-i kelm). ftiha-i kelm szn balangc. ftihat-1-kitb mukaddime, dbce. ftiha-hn (a.f.b.s.) birinin ruhuna fatiha okuyan. fatihan (a.f.c.) ftihler, fethedenler. ftik (a.s.c. fttk) frsat bulduka adam ldren kimse. ftike (a.s.c. fevtik) frsat bulduka adam ldren [kz, kadn]. fatm (a.s.) stten kesilmi [ocuk]. fatn, fatne (a.s. ftnat'dan) 1. zek, akll, uyank, anlayl, kavrayl. 2. [birincisi] erkek, [ikincisi] kadn ad. ftin (a.s. fitne'den) fitneci. ftir (a.s.) 1. fturlu, durgun, gevek. 2. az scak, lk olan. fatr (a.i.) 1. mayasz sa ekmei, bazlama. 2. bir eit pasta. 3. s. olmam, derecesini bulmam ey. fatk (a.i.) ; 1. krma, yarma, ayrma, atlatma. fatk u ratk- umur ileri dzeltme, yoluna koyma. 2. elbisenin dikilerini skme. 3. "kask yang" denilen bir nev hastalk, [yanl olarak "ftk" ekli yaygndr]. fatr (a.i.c. ftur) 1. atlak, yark. 2. bot. mantar. fatr (a.s.) oru bozacak ey. fyih (a.i.) kendiliinden dalan gzel koku. fyiha (a.i.c. fevyih) 1. iek ve mey-va kokusu. 2. s. gzel kokulu nesne. faysal (a.i.) 1. kesn hkm, karar. 2. keskin kl, (bkz: tg-i brrn). 3. hkim. 4. erkek ad. faysal-pezr (a.f.b.s.) bir hkm kabul eden, hal ve fasl olunabilen, nihayet bulan. fazhat (a.i.c. fazyih) edepsizlik, alaklk, (bkz: fazha). fazhat-i lisniyye utanlacak tarzda sz syleyi. fazil (a.i. fazlet'in c.) insanda iyilik etmeye ve fenalktan ekinmeye kar devaml ve deimez istidatlar, gzel vasflar, erdemler, (bkz: fazilet). fazil-i ahlk ahlk faziletleri. fazil-i liye yksek faziletler. fazil-i asiiyye temel faziletleri, f r. vertus cardinales. fazil-i cemile iyi faziletler, erdemler. fazil-i insniyye insanlk faziletleri. fazil-i ztiyye zti faziletler. fazalt (a.i. fazla c.) kazuratlar, necasetler, pislikler, murdarlklar. fazyih (a.i. fazha'nn c.), (bkz. fazha). [Arapadaki ekli "fazih" dir]. fazzet (a.i.) kabalk, sertlik, kt szllk.

fzl (a.s.c. fuzal) 1. faziletli, fazilet sahibi, erdemli; faik, stn. 2. erkek ad. (bkz. fdl). [men. "fzla" dr]. fzla (a.s.) 1. ["fzl" kelimesinin men.]. (bkz: fzl). 2. i. kadn ad. fzlt (a.i.c.) fazilet, erdem sahibi olan kadnlar. fazh, fazha (a.s.) 1. utanmaz, rezil. 2. fena, irkin. Kavl-i fazh irkin, fena sz. fazha (a.i.c. fazyih) edepsizlii, alakl gerektiren i, ey. (bkz: fazhat). fazhet (a.i.). (bkz. fazhat). fazilet (a.i. c. fazil) 1. insanda iyilik etmeye ve fenalktan ekinmeye olan devaml ve deimez istidat, gzel vasf, insann yaradlndaki iyilik, iyi huy, erdem. 2. kadn ad. fazlet-kr (a.f.b.s.) faziletli, erdemli. fazletl (a.t.s.) tar. Osmanl Impa-ratorluu'nda ilmiye snfna mensup olanlardan istanbul ve Harameyn unvann alan kimselere verilen bir lkap. fazlet-mend (a.f.b.s.) faziletli, erdemli. Fazlet-nme (a.f.b.i.) "erdem kitab" Hafzolu Mehmet Yemn'nin 1519'da Hz. Muhammed'in ve Hz. Ali'nin vasflarm ve Hz. Ali'nin kerametlerini bz hikyelerle kaynatrarak kaleme ald bir mesnevisidir. fazlet-perver (a.f.b.s.) fa-zletsever, fazilet sahibi. fazl (a.s.c. fuzl) 1. fazla, ziyde, artk, baki. 2. fazlalk, stnlk. 3. i. iyilik, fazilet, erdem, ltuf. 4. i. iki saynn birbirinden olan farklar. fazl- hakk

(ile) Tanr'nn inayeti (ile). fazl- krev astr., mat. bir dzlem zerinde bulunan genin i alan toplam (200 grat) veya 180 derece olduu halde, krev bir sath zerindeki noktann tekil ettii genin i alan toplam dima (200 grat) veya 180 dereceden fazladr. Bu fazlalk miktarna "fazl- krev" ad verilir. fazl- mterek mat. ortak fark. fazl tarki huk. vereseden bzsnn dierini ikrar ve bzsn inkr hlinde yaplan veraset taksimi. fazla (a.s.) 1. artk, ziyde, ok, artan. 2. lzumsuz, gereksiz. 3. ileri. 4. (i.c. faza-lt) kazurat, pislik. fazla mesa eko. 1. yaz ile snrlandrlan normal sreden daha ok alma. 2. grevliyi, iiyi yaplagelen iin nemi ve acele oluu gibi sebeplerle kendi muvafakati de alnarak yasasnda tespit olunan snrlan amamak zere normalinden daha ok altrma. fazliyye (a.i.) tas. Ruf tarikat kollarndan biri. [kurucusu eyh Seyid Cem-leddin bin Fazl- Hind-i Burhanbr'ye nisbetle bu ad almtr. eyh Cemlettin 941 (1534-1535) de Kerat'da domu, 1029 (1620) da Burhanlar'da lmtr]. fazz (a.s.) huysuz, kt szl, kaba [adam]. febih (a.zf.) ne l, ne gzel; yle olsun! fecaat (a.i.) ackllk, yrekler acs, [yapma kelimelerdendir]. fecyi' (a.i. feca'nn c.) musibetler, fkeler, bellar.

fecc fecc fecere (a.s. fcir'in c.) 1. fcur sahipleri, fena huylular, gnahkrlar. 2. ayyalar, sefiller. 3. reziller, erirler, ekya. 4. yalanclar. fec (a.s.) 1. elem, keder ve ztrap veren, ackl. 2. dehetli, korkun. feca (a.i.c. fecyi') musbet, fet, bel), (bkz: facia). fecir (a.i.). (bkz. fecr). fecr (a.i.) sabaha kar, Gne domadan nce, ufkun gn dousu tarafndan grnen aydnl, tan yerinin aarmas. fecr-i at ed. "gelecek zamann fecri" 1908 Mertiyet'inden sonra Edebiyt- Ced-de'ye benzemek gayreti ve Servet-i Fnn mucmasnda, yeni bir "6cole" kurmak arzusuyla toplanan genlerin takndklar ad. fecr-i kzib (yalanc fecr) sabaha kar douda, amd ekilde grnen aydnlk. fecr-i mbtesim glmseyen fecr. fecr-i sdk (hakik fecir) afak skme. fecr-i imal uzun gece yanlannda kutup blgelerinde, trl renkte grnen klar. fecve (a.i.) 1. aklk. 2. avlu. feda' (a.i.) 1. gzden karma, uruna verme. 2. kurban. fed-y can cann feda etme, cann verme. fed-yi cennet cenneti feda etme. [kelimenin asl "fd" dr]. feda (a.s.) cann esirgemeyen, mhim bir maksat uruna cann vermeye hazr bulunan, [asl "fid" dir]. fedi-yn (a.f. fed'nin c.) fadler [asl "fid-yn" dr]. fedakr (a.f.b.s.) kendini veya ahs menfaatlerini esirgemeyen, feda eden, cmert, eli ak. [asl "fid-kr" dr]. fed-krn (a.f. fedkr'n c.) fedakrlar. fed-krn- millet millet uruna kendi menfaatlerini feda edenler, [asl "fidkrn" dr]. fedkr-ne (a.f.zf.) fedakr olana yakacak surette, cann feda1 edercesine, [asl "fdkr-ne" dir]. fed-kr (a.f.b.i.) fedakr olann hli, fedkrlk, cann menfaatini feda etme. [asl "fid-kri" dir]. fedviyye (a.i.) fedy takm, ser-dengetiler [Btnlerde]. feddn (a.i.c. feddn) 1. bir ift kz. 2. bir ift kzle bir gnde srlebilen toprak. 3. yer llerinde kullanlan bir kelime. [Msr'da kullanld iin Msr'la alkal vakfiyelerde geer.]. fedm (a.i.) budala, kaln kafal. fe-emm (a.ba.) kald ki; gelince. fegne (f.s.) dk [ocuk], (bkz: skt). fehris (a.i. fihris'in c.), (bkz. fhris). fehv (a.i. fehv'nn c.) mnlar, anlamlar, mefhumlar, kavramlar. fehd (a.i.c. fhd) zool. pars. fehhm (a.s ) pek, en ok anlayan, anlayl, pek zek. [bkz: fakk2, fehm1). fehhme (a.s.) ["fehhm" kelimesinin men.]. (bkz: fehhm). fehm (a.s. fehm'den) 1. zek, anlayl, akll [kimse], (bkz. fakh2, fehhm).

fehm fehm kullanlr]. fehm (a.s.) f. fehme mensup, fehm ile ilgili. 2. i. erkek ad. fehm-sz (a.f.b.s.) akla yatkn, anlalr. fehva (a.i.c. fehv) mn, anlam, mefhum, kavram. fehvasnca (a.t.zf.) uyarnca, sz gereince. fe-ill (a.zf.) olmad halde, olmazsa. fekhet (a.i.) ltfecilik, homizalk. fekar (a.i. fekare'nin c.) anat. enseden kuyruk sokumuna kadar istif istif dizili olan omurga kemikleri, omurgalar. Zlfekar Peygamberimizin Hz. Ali'ye hediye ettii kl. fekar (a.s.) omurga kemii ile ilgili olan. Amd-i fekar omurga, fr. colonne vertebrale. fekariyye (a.i.) zool. omurgallar, fr. vertebres. feke (a.i.) zool., bot. enek. fe-keyfe (a.zf.) "nasl" mnsna kullanlan eski bir tbir. fekk (a.i.) 1. feshetme, bozma; koparma, kesme. fekk-i mhr mhr bozma. fekk-i rabta ba koparma, ilgiyi kesme. 2. ayrma, ayrdetme. 3. zoru halletme, zme. 4. kurtarma. fekk-i rakabe memlk veya cariyeyi az-detme, klenin boynundaki esaret kaydn giderme. fekk-i rehn rehini kurtarma. 5. anat. ene kemii. fekk-i a'la anat. st ene. fekk-i esfel anat. alt ene. 6. [az hakknda] ama, sz syleme. fekkeyn (a.i.c.) iki ene [alt ve st]. fekki, fekkiyye (a.s.) anat. eneye ait, ene ile ilgili. fel (a.zf.) o halde, o zaman. fe-l cerm (a.zf.) muhakkak, phesiz. felah (f.i.) iptida, balang, (bkz: mebde). felah (a.i.) 1. kurtulu, selmet, onma. 2. mutluluk, kutluluk. felah- vatan 1) vatann selmeti, kurtuluu; 2) tar. 10 ubat 1920 de istanbul Meclis-i Meb'sn'nda teekkl eden bir grup. felhan, felhan (f.i.) ta atmaya mahsus let, sapan. Seng-i felhan sapan ta. felhat (a.i.) [asl "filhat" dir]. (bkz: filhat). felh-yb (a.f.b.s.) felah bulan, kurtulua eren. felak (a.i.). (bkz. falak). felket (o.i.) 1. musbet, bel. (bkz: dhiye). 2. bahtszlk. felket-dde (a.f.b.s.c. felket--dde-gn) belya uram, musibete uram. felket-ddegn (a.f.b.s. fel-ket-dde'nin c.) belya uram olanlar, musibet grmler. felket-gh (a.f.b.i.) felket yeri. felket-zede (a.f.b.s.c. felket--zedegn) belya uram, musbet grm. felket-zedegn (a.f.b.s. fel-ket-zede'nin c.) belya uramlar, musbet grmler. felsife (a.i. feylesofun c.) 1. felsefe ile uraanlar, filozoflar, limler, bilginler, akll kimseler. 2. dncesiz, kaygsz, rahat

yaayanlar. 3. dinsizler, (bkz: feylesof)

Mezhib-i felsife felsife-i Yunan felt Feltun Mezhib-i felsife felsife-i Yunan felt Feltun fel felc-i ksm felc-i nsf felce uramak felek felek-i cev-zehr felek-debdebe felek-i esfel (a.i.) vcutta bir tarafn hareketsiz kalmas, inrne. (bkz. nzul). vcudun bir ksmna gelen fel. vcudun yalnz bir tarafna gelen fel, yarm fel. 1) nzul isabet etmek, inme inmek; 2) yarm kalmak [bir i]; yryemez olmak. (a.i.c. eflk, flk) 1. gkyz, sem. (bkz. asman). hle, ayn evresinde grlen parlak halka. etraf yldzlar gibi ok ve kalabalk olan kimse, ok itibarl. birinci gk. felek-l-a'zam, felek-l-eflk evvelce, gk bilgisi ile uraan limlere gre dokuzuncu felek-vze felek-ch felek, felekiyye felekiyyt felekiyyn felek-mereb Felek-nme felek-seyr felek-zede felevt fe-li-hz, fe-li-zlike fellh felsefe felsefe-i ahlkyye felsefe-i dniyye felsefe-i trihiyye felsefe-i l felsef, felsefiyye Efkr- felsefiyye

felsefiyyt kat gk. [sekizincisi felek-i smin; yedincisi Zuhal (Satrn); altncs Mteri (Jpiter); beinci Merih (Mars); drdncs ems (Gne); ncs Zhre (Vens, oban-yldz); ikincisi Utarid (Merkr); birincisi Kamer (Ay)]. 2. lem, dny. 3. talih, baht, kader. 4. asker mzikte bir zilli let. 5. eskilerin inanna gre, her seyyareye [gezegen yldz] mahsus bir gk tabakas. 6. yuvarlak ktk, kzak. (f.b.s.) "felek hretli" derecesi, mertebesi yksek olan. (a.b.s.) felek mertebeli, rtbesi gk kadar yksek olan. (a.s.) 1. felee, gk bilgisine mensup. 2. astronomik. (a.i.c.) gk ve hey'et ilmine ait eyler, fr. astronomie. (a.i.c.) gkbilgisiyle uraan limler, fr. astronome'lar. (a.b.i.) me. kimine yr olur, kimine olmaz; cefdan hzeden; dnek; sznde durmaz. (a.f.b.i.) eyh Ahmet Glehr'nin tasavvufa dair Farsa mesnevisi. (f.a.b.i.) gidi ve hareketi felek gibi abuk olan. (a.f.b.s.) felein kahrna uram, talihsiz. (a.i. felt'n c.) susuz ller. (a.f. b.zf.) unun iin, imdi. (a.i. felhat'dan) 1. ekinci, ifti, ekin eken ve bien, (bkz: harrs, zari'). 2. zenc, siyah Arap. (a.i.) 1. hikmet bilgisi, filozo-fi. 2. hikmet ve marifet sevgisi. 3. bir ilmin esasl dsturlar. 4. mehur bir feylesofa ait huss bir meslek. S. tabiat, huy ve miza sakinlii; rahatlk. 6. musibete, felkete sabretme, dayanma ve -Allah'tan geldiine inanarak-boyun eme. ahlk felsefesi. din felsefesi. trih felsefesi. ilka felsefesi. (a.s.) felsefeye mensup, felsefe ile ilgili. felsefe fikirleri. (a.i.c.) hikmet bilgileri, felsefe ile ilgili dnceler ve bilgiler.

fem fem Gonce-fem gonca gibi kk azl. Gl-fem az gl gibi olan. [asl "fevh" dir. c. efvh]. fem-i ltif gzel az. 2. nehir az, menfez. fem-i nehr ay, nehir az. fem-l-ht astr. semnn gney yarm kresinde bulunan Hut burcunun en parlak yldz, fr. Fomalhuut. fem (a.s.) azamensup, az ile ilgili. fena (a.i.) 1. yok olma, yokluk, geip gitme ["bulmak" fiili ile kullanlr], "beka" mn zdd, [tasavvufta madd varlktan syrlp hakka ulama]. Kiver-i fena yok olma yeri, dny. 2. s. kt, iyi olmayan, uygunsuz [olan] fena ey, fena adam, fena sz. fen-fi-1-ak tas. ak iinde yok olma. fen-fi-llah tas. Allah'n varl iinde yok olma. fen-fi-1-pr tas. btn varln prin manev ahsiyetinde yok etme. fen-fi-r-resl tas. btn varln Hz. Muhammed'in manev ahsiyetinde yok etme. fen-gh (f.b.i.) fnilik yeri, bu dny. Feniyye (a.h.i.) Celvet tarkat ubelerinden biri. [kurucusu Ktahyal Fent Ali Efendi'dir]. fen-pezr, fen-yb (a. f.b.s.) fena bulan, yok olan. fenriyye (yun. a.) Ruf tarikat kollarndan biri. [kurucusu 834 (1430 1431) de eyh emsettin Mehmet bin Hamzat-l-Fen-r'ye nispetle bu ad almtr]. fend (f.i.) hle, dek. (bkz: desse). fend-bz (f.b.s.) hilekr, sahtekr. fend (a.i.) byk da. feng (f.i.) bot. ebcehil karpuzu, ac hyar, (bkz: hanzal). fenn (a.i.c. fnn) 1. nevi, eit, snf, tabaka, trl. 3. hner, marifet, sanat, ilim. fenn- derya denizcilik. fenn- harb harp, sava teknii. fenn-in' yaz yazma sanat. fenn- kimya kimya ilmi. fenn- ma'deniyyt mineraloji. fenn- menfi'-l-a'z fizyoloji. fenn- mesha-i araz jeod. yer lme bilgisi, fr. geodesie. fenn- saydeln eczaclk. fenn- tabakat-l-arz jeoloji. fenn- terbiye-i etfl pedagoji. fenn-terih anatomi bilgisi. fenn- zirat ziraat, ekincilik bilgisi, [kelimenin hle mns, yalnz Arapada kullanlr, dilimizde bu mnda, Farsa "fend" sz yaamaktadr]. fennen (a.zf.) fen vastasyla, fen ile, fence, fenne uygun olarak. fenn, fenniyye (a.s.) fene mensup; fen ile ilgili olan. Mebhis-i fenniyye fen ile ilgili bahisler. Ktat- fenniyye ak. fen kt'alan [istihkm, muhabere]. fenn stlah teknik terim.

fenn ta'br fenn ta'br fenniyyt (a.i.c.) teknoloji, fr. tech-nologie . fer (f.i.) 1. parlaklk, aydnlk, (bkz: fu-r, nur, ziya). 2. znet, ss, bezek. 3. kuvvet, nfuz, iktidar. fer-i devlet devlet nfuzu, kuvveti. fer (a.i.c. fr) 1. dal, budak. 2. tomurcuk. 3. bir asln neticesi. 4. s. ikinci derecede ehemmiyeti olan [ey]. 5. ube. fer'-i fiil gr. orta. fer'-i tal bot. bitkinin dibinden sren filiz, srgn. ferde ferde (o.zf.) tek tek, teker teker, (bkz: ale-1-infird). ferds (a.i. firdevs'in c.) 1. baheler, 2. cennetler, umaklar. ferds-i cennet cennet baheleri. fera (f.i.) serin rzgr. fera (a.i.) 1. vazgeme, brakp terket-me. 2. huk. bir mlkn tasarruf, sahip olma hakkn bakasna terketme. 3. istirahat etme, dinlenme. 4. hi bir ile megul olmama, rahat etme. fera an-il-ciht vak. bir kimsenin uhdesindeki bir ciheti vakftan kasr yed ederek onu bakasna feretme. fera bi-l-vef vak. bir kimsenin ahardan istidne eyledii para mukabilinde bor dendikte iade olunmak artyle alacaklsna yapt fera. fer-bi-l-istigll vak. fariin, mefrg-un-bihi mefrzun lehden istcr etmek zere yapt fera. fera bi-1-muvzaa vak. fari ile mefrg--un-leh gizlice aralarnda "sana mutasarrf olduum u icreteynli gayri menkul fera edeceim; fakat aramzda hakikatte fera olmayp gayri menkul eskisi gibi benim uhdemde kalacaktr" diye szletikten sonra zahiren yaplan fera. fer- bal gnl rahat. Ke-i fera rahatlk kesi. fer- btl huk. akit artlarndan biri mevcut veya me'murun izni munzam olmakszn yaplan fera. fer- fsid huk. akdin shhat artlarndan rkbiri bulunmakszn yaplan fera. fer- fuzl huk. bakasnn arazsini, yahut erikinin hissesini mutasarrf veya eriki tarafndan feraa vekleti yahut velayet veya vasiyyeti olmakszn me'mru izniyle bir kimsenin bakasna fera. fer- kat' huk. kayt ve artsz yaplan fera. fera intikal alm satmda tapu muameleleri. feragat (o.i.) l. vazgeme, el ekme. 2. istirahat, dinlenme. 3. vazgeecek kadar zengin olma. (bkz: istina'). fergat-i nefs kendini feda etme. fergat-kr (a.f.b.s.) feragat sahibi, hakkndan vaz geen. ferah (a.i.) gnl akl, sevin, sevinme. ferah (f.s.) 1. bol, geni, yayvan, ak. Hesb- ferah geni tutulan hesap, [madd manev]. 2. sefih, msrif, savruk. ferhan (a.zf.) sevinle, nee ile.

ferh-stn (f.b.s.) "yeni bol" cmert, (bkz. civnmerd, sah). ferah-ver (a.f.b.s.) ferah getiren, sevin getiren, sevindiren,

ferah-bah ferah-bah ferh-dehen (f.b.s.) az geni, geni azl; geveze, alene. ferh-dest (f.b.s.) eli ak, eli geni, cmert, [bkz. fet). ferh-dest (f.b.i.) el akl, el genilii, cmertlik. ferh-ebr (f.b.s.) gler yzl. ferah-efn, -fen (a.f.b.s.) ferah saan, sevin veren. ferah-efz,-fez (a.f.b.s.) ferah artran, sevinci artran, gnle aklk veren, safl, i ac. ferhem (f.i.) 1. toplanma, birikme, (bkz: tahad). 2. s. toplu, devirili. D-men-ferhem toplu etek. ferhet (f.i.) an ve eref. ferh-engz (f.b.i.) mehur bir eit lle. ferah ferah (f.b.s.) bol bol, geni geni. ferah-fez (a.f.b.i.) 1. ferah arttran. 2. muz. Trk mziinin mrekkep makamlanndandr. Tahminen 1870 senelerinde Ahmed Aa tarafndan terkbedilmitir. uh, neeli ve zarif mevzularda kullanlabilecek gzel bir makamdr. Bu makam acem-aran ve sultan-yegh makamlarndan mrekkeptir. Sul-tn-yegh ile yegh perdesinde durur. Glleri birinci derecede Acem-arn'n dura olan-Acem, ikinci derecede -ayn makamn gls olanargh, nc derecede de -sultnyegh'n gls olandghtr. Makamn seyrinde, terkibindeki her iki makamn mterek seslerinden istifde edilir. (Acemairn ve sultn-yegh makamlarn, yeghdan Aceme kadar sdece bir onlu hlinde tam bir ekilde gstermek mmkndr). Donanma yalnz -terkibindeki her iki makamn mterek arzas olansi kk mcenneb bemol konur; sultn-yegh'n yedeni iin de nota ierisinde do bakiyye diyezi kullanlr. 3. mehur bir eit lle. ferh-gm (f.b.s.) mes'ut, bahtiyar , mutlu, kutlu. ferh (f.i.) bolluk, genilik; ucuzluk. ferhn (f.i.) 1. bolluk, genilik. 2. geni yer. ferah-nk (a.f.b.s.) 1. sevinli. (bkz: mes'd, ad). 2. muz. Trk mziinin mrekkep makamlanndandr. Tahmnen 1820 senelerinde kir Aa tarafndan terkbedil-mitir; biraz evi makamna benzerse de ifde itibariyle dah ondan farkldr; en ve hafif mevzular, bahar tasvirleri gibi paralarda kullanlabilir. Bu makam, nev'da rast belisi, se-gh'da ferahnak belisi, dgh'da rast belisi, ferahnak belisi ve nm hicz'da hicaz drtlsnden mrekkeptir. Bu diziler, ekseriya kark bir surette kullanlr. Makam ferahnak belisi ile karar eder. Durak rak ve gl birinci derecede dgh perdeleridir. Makam umumiyetle inicidir. Donanma fa ve do iin birer bakyye diyezi konur. Zikredilen be dizinin son ikisinde her iki arza, ilkinde yalnz birinci arza ve ncsnde yalnz ikinci nza mevcuttur. Bu diziler kullanlrken, bu noktalar gznnde tutularak bekar konulur. Segah 'daki ferahnak belisinin si koma bemol ve hicaz drtlsnn mi bakyye

diyezi arzalar, nota ierisinde geen yerlere konur. Bununla

beraber hicaz drtlsnn kullanlmad ferahnak eserler de beraber hicaz drtlsnn kullanlmad ferahnak eserler de ferah-nm (a.f.b.i.) Trk mziinin ed makamlanndandr. 1910'da H. Saadettin Arel tarafndan isimlendirilmitir; krd makamnn yegh perdesindeki eddidir. Orta sekizlideki sesleri yledir yegh, nm hisar, Acem-arn, rast, dgh, krd, argh, neva. Gl -drdnc derecede olanrast'tr. Dizisi umumiyetle inicidir. Donanmna si ve mi iin iki kk mcenneb bemol konur. ferh-rev (f.b.s.) acele ve geni admlarla yryen. ferh-r (f.b.s.). (bkz. ferh-ebr). ferh-sl (f.b.s.) bereketli yl, rn bol olan yl. ferhr (f.s.) mnsip, uygun, (bkz: espan, yeste). ferah-zr (a.f.b.i.) Trk mziinin en az iki asr nce terkbedilmi-bir mrekkep makamdr ki, elde hibir numunesi yoktur. ferid (a.i. ferd ve ferde'nin c.), (bkz. ferd, feride). Ferine (a.i. fir'avn'n c.) 1. Msr'n eski hkmdarlar, Firaunlar. Ferine-i Msriyye Msr Firaunlar. 2. me. kibirliler, gururlular. feri (a.i. fer'in c.) 1. demeler, yataklar. 2 . odalklar, oda hizmetileri. feriz (a.i. farza'nn c.) 1. (bkz fariza). feriz-i dniyye dnin farzlar. 2. er' miras ilmi. Eshb- feriz miraslar. fermn (a.i. fermn'n c.) ; fermanlar, buyruklar, [kelime, tekil bakmndan yanl olmakla beraber kullanlr olmutur]. ferm (f.i.) 1. unutma, hatrdan kma, (bkz: nisyn). 2. erkek ad. ferm (f.i.) unutma. ferm (f.i.) "ferm" un hafifletilmii. fer'an (a.zf.) ikinci dereceden olarak. feraset (a.i.) anlayllk, abuk sezi, [asl "firset" dir]. (bkz: firset). fere (a.i.) pervane [gece kelebei]. Feraset (a.i.) Kabe sprcsnn hizmeti. feret-i erife berat Kabe'nin temizlik me'mruna verilen berat. feret-i erife vekili Kabe'nin temizliiyle grevli bulunan kimselerin istanbul'daki temsilcisi. ferbl, ferble (f.i.) etraf pencereli yaz kk, ardak. ferbih (f.s.) semiz, etli, toplu, besili, (bkz: mlahham). ferbih (f.i.) semizlik, ellilik, topluluk. ferbiyn (a.i.) scak memleketlerde yetien ve il olarak kullanlan reineli bir zamk. ferbiyniyye (a.i.) bot. stleengiller. ferc (a.i.c. frc) 1. aralk, yark, atlak. 2. diilerde tenasl leti, avret, ut yeri, edep yeri. ferc-l-bahr zool. denizanas. fercd (f.s.) lim ve fzl [kimse]. fercm (f.i.) 1. son, akbet, (bkz: encam). 2. menfaat, fayda. Bed-fercm sonu kt. B-fercm 1) sonsuz; 2) faydasz. N-fercm faydasz, yaramaz, uursuz.

fercm-gh fercm-gh ferd j (a.s.c. efrd) 1. tek, yalnz olan ey, ift olmayan, ei bulunmayan. 2. tek olan say. ferd-i ferde hi kimse. ferd-l-ferd ikiye blnemeyen say. 3. ahs, kii. 4. ed. tek beyit; alt, st olmayan, baka bir yere bal bulunmayan beyit, (bkz: mfred). ferda (f.i.) 1. yarn, yarnki gn, gnn ertesi, ertesi gn, brgn. 2. at, gelecek zaman. 3. hiret, br dny, kyamet. 4. kadn ad. 5. 1919'da Ali lm tarafndan istanbul'da haftada iki defa olmak zere yaymlanm, siyas, ilm, edeb bir gazete. ferd-yi kyamet kyametten sonra. En-de-i ferda yarn dnme. T-be-fer-d kyamete kadar. ferd--ferd (a.f.zf.) fert fert, tek tek. (bkz: ferden-ferd). ferdniyye (a.i.) fels. bireycilik, fr. individualisme. ferdniyyet (a.i.) birlik, teklik, esizlik, fr. individualisme. [Allah'n vasflarndandr]. (bkz: vahdniyyet). ferden-ferd (a.zf.) fert fert, tek tek. (bkz: ferd--ferd). ferd, ferdiyye (a.s.) 1. fertle ilgisi olan, fr. individuel. 2. tek ey. 3. h. i. [birincisi] erkek, [ikincisi] kadn ad. ferdiyy-l-esbi zool. tekparmakllar, fr. perissodactyles. ferdiyyet (a.i.) teklik, birlik, fr. in-dividualite. (bkz: vahdniyyet), ferec (a.i.) 1. gam, tasa ve skntdan kurtulma; kederden, darlktan sonra gelen sevin, teselli. 2. zafer. Ferec Ba'd-e-idde 1) zorluktan sonra gelen kolaylk; kederden, darlktan sonra gelen sevin. 2. yazarlar mehul olan hikye kitaplar olup yedisi Trke, sekizi Arapa, biri de Acemce olmak zere stanbul ve Ankara ktphanelerinde 16 nshann bulunduu kr Kurgan tarafndan bildirilmektedir. (Trk Dili Belleten, Seri III, Say 4-5, yl 1945, sah. 353). Ferengs (f.i.) zhre, (obanyl-dz-Vens) gezegeni. feres (f.i.) 1. oyun. 2. satran oyununda at. feres (a.i.c. efrs) at, beygir, (bkz: esb). Islh- nefs-i feres at cinsinin slah. Feres-i a'zam astr. semnn kuzey yarm kresinde Keykvs (Cassiopee) ile Elfris (Persee) burlar yaknnda parlak yldzlardan mteekkil bir bur, lt. Pegasus, fr. Car-ree de Pegase. Feres-i asgar astr. Tay. Feres-i ekber astr. (bkz: Feres-i a'zam). feres-l-bahr su aygr, hipopotam. feres-l-hayt (a.b.i.) Cebrail'in at. feresiyye (a.i.) zool. atgiller, (bkz: hayliyye). Ferezdak (a.h.i.) Araplarn "Cerr ve Ahtal" la birlikte mehur hiciv irinden biridir. Hicr 20-115 (Mild 641-728) yllan arasnda yaamtr; aslen Basra'ldr, Hz. H-seyn'in olu imam Zeyn-l-bidn hazretleri hakkndaki kasidesi, Arap edebiyatnn aheser-lerindendir. Asl ad "Hemmm" dr, babas, Sa'saa olu Galib'dir.

ferfr (a.s.) farfara, geveze, alene.

ferfere (a.i) 1. farfara, hafif mereplik, aklszlk, ["vakar" zdd]. 2. ferfere (a.i) 1. farfara, hafif mereplik, aklszlk, ["vakar" zdd]. 2. fergand, fergande Ferhd ferhl ferhn ferh ferhat ferheng Ferheng-i Cihangiri Ferheng-i Nairi Ferheng-i Reidi Ferheng-i ur Ferheng-i Ziya Ferheng-nme-i Sa'd ferhest ferhunde ferhunde-fl ferhunde-g ferhunde-p[y] ferhunde-re'y ferhunde-sl ferhunde-tli' fer', fer'iyye fer' ayn hakk fer' zil-yed ferd ferd, feride ferd-d-dehr (f.i.) 1. sanld aac kurutan bir cins sarmak. 2. s. fena koku, kokmu. (f.h.i.) 1. Ferhd ve rn adyla mehur olan eski bir hikyenin erkek kahraman olup rn'in kdr. 2. erkek ad. (f.i.) kvrck ve dolak olmayan uzun sa. (bkz: gs). (a.s.) 1. sevinli, neeli, (bkz: ferih). 2. en; memnun. 3. i. erkek ad.

(f.i.) sava, kavga, (bkz: perh). (a.i.) sevin, nee. (f.i.) 1. bilgi; hner, marifet; edep; akl; temkin. 2. Farsa lgat kitab. irazl Cemlddin Hseyn Incu tarafndan yazlan ve 1608 de Cihangir devrinde tamamlanan Farsa lgat. Nsr'nin Farsa lgati. Red'nin Farsa lgati. ur'nin Farsa-Trke lgati. Ziy'nn Farsa lgati, (Gencne-i Gftar). Hoca Mesud'un, Sad'nin Bostan adl eserinden seme 170 beytin tercmesi. (f.i.) sihir, sihirbazlk, by. (f.s.) 1. mbarek, mes'ut, meymenetli, kutlu, mutlu, uurlu. 2. i. kadn ad. (f.a.b.s.) fal kutlu, uurlu olan. (f.b.i.) mbreklik, kutluluk, uurluluk. (f.b. s.) aya uurlu [olan]. (f.a.b.s.) reyi mbarek, kutlu. kutlu yl. yaver, mes'ut, kutlu. aslla ilgili olmayp, fer'e mensup olan, ayrntl. 2. ikinci derecede olan huk. bir alacan temini gayesiyle ona bal olarak kurulan menkul veya gayri menkul rehin. huk. bir ey zerinde snrl bir ayn veya ahs hakka dayanarak zilyet olan kimse. (f.i.) 1. avc ku. 2. s. donmu, katlam [ey]. (a.s. ferd'den c. ferid) l. tek, esiz, ei olmayan; kyas kabul etmez, lsz; stn, [birincisi] erkek, [ikincisi] kadn ad. (a.b.s.) zamannda tek olan, ei bulunmayan, zamannn bir tanesi. ferd-l-asr, ferd-z-zemn asrn, zamann bir tanesi, (bkz: ferd-ddehr). 2. dizilmi

inci; ok deerli inci. feride (f.s.) kendi reyiyle hareket eden, kibirli, gururlu [kimse]. Feridun (f-h-i-) l-Piddlerin altnc pdih olup Cemd sllesinden demirci Gve'nin yardmyle Dahhk-i Mr'yi ldrmtr. Lkab Ferruh'dur. 2. sekizinci gk. [bkz: feleki smin). 3. erkek ad. Ferdn-fer (f.b.s.) Feridun gibi anl.

ferih j ferih j (bkz: ferhn). ferih fahur iftihar ederek, sevinli olarak. ferik (a.i.) l asker kolordu kumandan, tmgeneral, korgeneral. 2. insan topluluu, cemat, [birince ferk = korgeneral; ikinci ferk = tmgeneral]. ferk-i evvel korgeneral. ferk-i sn tmgeneral. ferk (a.i.) buday tanesinin olgunu, tlecek hle gelmii. ferkan ("ka" uzun okunur, a.i.c.) topluluklar. ferkayn l' (a.i.) iki asker frka, iki taraf. Tekabl-i ferkayn iki dman tarafn karlamas. ferite (f.i.) [asl "frite" dir]. (bkz: firite). ferkad iki parlak yldzdan herbiri olup, bulunduklar yerden doup batarlar, [bu yldzlardan ikisine birden "fer-kadn" denilir]. Ferkadn (a.i.c.) astr. Dbb-i as-gar (Kkay) denilen yldz kmesinin en parlak yldzlan olan "Dbb" ve "Merak"n mterek ad. ferma (f.s.) 1. emreden, buyuran, mir. 2. sren. Fermn-ferm hkm sren, emir buyuran, emreden. Hkrn-ferm hkmeden, hkm sren. ferman (f-i-) emir, buyruk; [evvelce] pdih tarafndan verilen yazl emir, berat, buyrultu, (bkz: tevki', nian). fermn- l, hkmdar ferman, buyruu. fermn- l-n (an ve erefi byk olann ferman) me. pdih ferman. fermn- beret-unvn (yksek unvan sahibinin ferman) me. pdih ferman, buyruu. fermn- cell-l-kadr (deeri, kymeti, kadri ulu olann ferman) me. pdih ferman, buyruu. fermn- hmyn pdih buyruu. fermn- ilhi Tanr buyruu. fermn- pdih! pdih buyruu. fermn- eref-iktirn (ululua, erefe, stnle erienin ferman) me. pdih ferman, buyruu. fermn- vcib-l-imtisl (itaat edilmesi, boyun eilmesi gerekli olann ferman) me. pdih ferman, buyruu. fermn- vcib-l-iz'n (itaat edilmesi, boyun eilmesi gerekli olann ferman) me. pdih ferman, buyruu. fermn-ber (f.b.s.) ald emri yerine getiren. fermn-berd (f.b.s.) fermana uyan. fermn-berdr, -beri (f.b.i.) fermanberlik, fermana uyarlk. ferman-dih (f.b.s.) ferman, emri yryen, hkm geen, (bkz: fermnferm, fermn-rev). fermn-ferm (f.b.s.). (bkz. fermn-dih).

fermn-rev (f.b.s.) emri kabul edilen, pdih, (bkz: fermn-dih). fermyende (f.s.) emir veren, buyuran. fermyi (f.i.) 1. emretme, buyurma. 2. emir, sipari, smarlama. fermyi-i al al siparii. fermend (f.i.) mevki ve eref sahibi kimse. (a.i.) astr. Kuzey kutbuna yakn ve Kkay kmesine tab

fermde fermde Berm-de-i fermde emrolunan nesne. ferns (f.i.) 1. gaflet, aknlk. 2. s. gafil, akn. fernd (f.i.) delil, hccet. ferr (a.i) firar, kama. Kerr ferr saldrma ve ekilme [savata]. ferr (a.i. fer'den.) 1. deyen, demeci. 2. hizmeti. 3. Kbeyi spren. ferr (a.i.) ferralk, sprclk. ferruh (f.s.) 1. uurlu, kutlu, (bkz: mbarek). 2.i. erkek ad. ferruh-fl (f.a.b.s.) talihi uurlu, baht ak. ferruh u (f.i.) meymenet, uurluluk. ferruh-kadem (f.a.b.s.) aya uurlu. ferruh-zd (f.b.s.) 1. hayrl, kutlu olan. 2.i. mbarek, kutlu ocuk, uurlu evlt. -fers (f.s.) andran, mahveden, yoran. Taharnml-fers tahamml brakmayan. Tkat-fers takat brakmayan, takatsiz dren. fersah (a.i.) 1. muhtelif mesafelere tekabl eden deerde bulunan bir uzunluk ls. 2. millik bir mesafe [denizde], (bkz: ferseng). fersah fersah bol bol, pek ok. fersn (f-i-) derisinden krk yaplan bir kr sansar. fersendc (f.i.) mmet. ferseng (f.i.) fersah. fersd, fersude (f.s.) ypranm, eskimi, anm; eski, yrtk. Cme-i fersude eskimi, ypranm elbise. fersde-g (f.i.) fersdelik, eskilik, ypran. fersde-pn (f.b.i.). (bkz. hal'-l-izr). fer (a.i) 1.deme, yayma. 2. hal, ta ve ire detme. 3. (c. fur, fr) yaylan ey, yayg, ilte, hal, seccade, hasr. 4. yeryz, kr, sahra. Min-el-feri il-el-ar fakir iken talihi yardm edip zengin oluverme. (fer-i) sl-hurd ok eski, ok yal, (ok eski, milyonlarca yl nce meydana gelmi olan dny). feriyye (a.i.) demecilikte kullanlan malzeme. feriyyt (a.i.) deme ileri. fertt, fertte (f-S-) pek ihtiyar, pr, kocam, bunak, (bkz: ma'tuh, prezen). fertt-ne (f.zf.) bunakasna. fertt (f.i.) prlik, bunaklk. ferve (f.i.) krk, makbul hayvanlarn postu, krk kapl elbise. ferve-i beyz beyaz krk. [evvelce eyhlislmlar giyerdi]. ferve-i murabba' aprazlar mcevherli, krk tilki, kab atlas, dmeleri murassa' olan kapanie. ferve-i semmr samur krk. ferverdn (f.i.) 1. bahar mevsiminin ilk ay. 2. Mecslerin melikesi. feryd (f.i.) 1. yardm istemek iin karlan yksek ses; barma, arma. 2. szlanma, ikyet. 3. yaygara, grlt, (bkz: figan).

feryd- andelb feryd- andelb frtna. feryd-bah (f.b.s.) ferydet-tiren. feryd-hn (f.b.s.) yardm isteyen. feryd-nk (f.b.s.) patrtl, grltl. feryd-nme (f.b.i.) kendini acndrmak gayesiyle yazlan mektup, yaz. feryd-res (f.b.s.) ferydedenin imdadna yetien. ferz (f.i.) satran oyununda ahn maviri, vezri suretinde kullanlan bir ta. ferzn (f.i.) ilim ve hikmet. ferzne (f.s.) 1. hakm, feylesof; bilgili [kimse]. 2. tas. nefsn balantlardan syrlm olan dervi. ferzne-gn (f. ferzne'nin c.) limler, bilginler. ferzne-g (f.b.i.) bilgi, stnlk. ferzend (f.i.c. ferzendn) oul, ocuk, (bkz: mahdum, veled, ibn). ferzend-i b suda yaayan hayvanlar, hava kabarc. ferzend-i ftb yakut. ferzend-i bevvb bevvaplann Acemi Oca-'na kaytl ocuklar. ferzend-i avu Tar. Acemi Oca'nda kaytl bulunan avu ocuklarna verilmi bir ad. ferzend-i ercmend erefli ocuk. ferzend-i hver yakut. ferzend-i sipahi tar. Acemi Oca'nda kaytl bulunan sipahi ocuklarna verilmi bir ad. ferzendn (f.i. ferzend'in c.) ocuklar. ferzend-ne L (f.zf.) oula yakacak surette. ferzin ji (f.i.). (bk ferz). f e' s uli (a.i.c. fs) iki yzl balta. fesd -j (a.i.c. fesdt) 1. bozukluk. fesd- ahlk ahlk bozukluu. fesd- mi'de mde bozukluu. 2. fenalk, ktlk; arabozanlk, anlamazlk. Erbb- fesd ekya. fesd- dima delilik. fesd- te'lf ed. bir cmlede tertibin, mn kmayacak derecede kark ve bozuk olmas. 3. S. fitne; alngan. 4. rme, bozulma, rklk. fesd-mz (f.b.s) fesat kartran, oyunbozanlk eden. fesdt (a.i. fesd'n c.) fesatlar. fesd-engz (f.b.s.) fesatla kark, zarar icbettiren. fesk (a.i. fskyye'nin c.) 1. suyu, aadan yukar fkrtan havuz azlklar. 2. ocuklarn oynadklar su pskrten oyuncaklar. fesn (f.i.) 1. bilei ta (seng-i fe-sn). 2. hikye, masal, (bkz: fesne, efsne). fesne (f.i.) aslsz hikye, masal, (bkz: efsne). fesne-perdz (f.b.s.) masal ve hikye dzen, aslsz eyler syleyen. fesr (f.i.) yular, (bkz: efsr). fesede (a.s. fsid'in c.), (bkz. fsid). feseka (a.s. fsk'n c.) gnah ileyenler, sapknlar.

fesh fesh-i ihbar fesh fesh-i ihbar fesh-i i'lam fesh Sahr-y fesh Meydn- fesh fesi fe-sbhn-Allah fafe fefe-i tr fefe-i derya fefe-i daman fefe-kr -fen te-fen Zer-fen fer fefee feil fet L-fet ill Al fetv, fetv fetv-yi lemgr feteht fetert feth sre-i feth feth-i bb feth-i slm feth-i Konstantiniyye feth-i meyyit feth feth-i feth-i feth-i feth-i fetha fetha-i hafife (a.i.) l. bozma, bozulma, datma, dalma. eko. kit taraflardan birisinin dier tarafa szleme kraat nbn mkilt kelm bild

hkmlerinin devamn istemediini bildirmesi. mukavelenin, anlamann bozulmas. irketin dalmas. 2. huk. bir mahkemenin verdii karan, onun stnde bulunan bir baka mahkemenin bozmas, hkmsz brakmas, rtmesi. huk. lm hkmsz brakma. (a.s. fshat'den) geni, ak. geni, ak sahra. geni meydan. (a.i.c. efsl, fisl) zir. daldrma [ba ubuu ve ire]. (a.c.). (bkz. sbhn-Allah). (f.i.) 1. atlan okun havada kard ses. okun sesi. 2. hlt, prt, fsrt. denizin fsrts. etein hrts. (f.b.s.) hm, fsrt, vnlama karan. (f.s.) saan, sac, serpen. ate saan. altn saan, ["efn" muhaffefi]. (bkz: efn). (f.s.) skc, skan. (f.i.) hrt, fsrt. (a.s.c. efl) cesaretsiz, korkak, yreksiz. (a.s.c. fityn) 1. gen, delikanl, yiit; mert. Ali'den baka yiit yoktur. 2. cmert, eli ak. (bkz: ferh-dest, sah). (a-'-fetv'nn c.) mftnn verdii er' cevaplar. btn leme yaylan fetvalar. (a.i. fetha'nn c.) Arapa kelimelerin stne konulan "stn" iaretleri. (a.i. fetret'in c.), (bkz. fetret). (a.i.c. fth; c.c. ftuhat) 1. ama, alma, [ inn fetahn-leke sresi], (bkz: kd). kapnn almas. Tuna nehri zerinde Kladove kasabasna yakn bir kalenin ad. istanbul'un II. Mehmet tarafndan fethi. lmn sebebini anlamak iin cesedin alarak muayenesi, otopsi. [Kur'n ve fermanlar hakknda] ama ve okuma. ak, aikr zafer. 2. balama, (bkz: bed'). zorluklan zme. sze balama. 3. kuatma, zaptetme. ehirlerin istils, zapt. 4. bir harfin stn, [e] olarak okunmas, [feth-i lam ile = lamn fethiyle, stn "e" okunmasyla].

(a.i.c. feteht) 1. Arapa kelimelerin stne konulan stn ( ) iareti. e okutan stn,

fetha-i sakile a okutan stn. 2. delik. fethateyn (a.i.c.) mteakip iki harfin fethasyla (okunan kelime) [faraza, feveran... gibi]. feth, fethiyye (a.s.) 1. fethe mensup; fetih hakknda yazlan kasde. 2. erkek ve kadn ad. feth-nme (a.f.b.i.) bir fethe dir yazlan iir veya risale; dmann malbiyetini bildirmek iin yazlan mektup (Nme-i Hmyn), (bkz: zafer-nme). fetl, fetle (a.i.) l. lmba fitili. 2. ovarak deriden karlan yuvarlak kir. 3. yaralara konulan tiftik. 4. rg. fetle-i giys sa rgs. fetle-i hacer bot. da keteni. fetk (a.i) apanszn adam ldrme. fetret (a.i.c. fetert) 1. iki peygamber veya pdih arasnda peygambersiz veya pdi-ahsz geen zaman. Devr-i fetret fetret devri, zaman. [Osmanl trihinde Yldnm'n malubiyetiyle elebi Sultan Mehmed'in idareyi ele al arasnda geen sekiz senelik 'mddet]. 2. iki vak'a arasndaki zaman. 3. hek. iki stma nbeti arasnda geen zaman. 4. uyuukluk, za'f. (bkz: fitret). fett (a.i.). (bkz. reft). fetth (a.s. feth'den) 1. zafer kazanm, stn gelmi. 2. fetheden, aan. 3. kullarnn kapal ilerini aan, Cenbhak. 4. i. erkek ad. fetth- nur (nur aan) Allah. fetth- kerm iyilik etmesini seven, kerem sahibi olan Cenbhak. fettk (a.s. fetk'den) ok adam ldrm kimse, kanl katil. fettan (a.s. fitne'den) 1. fitne ve fesada tevik eden, fenalk yapan, ayarlan. 2. oynak [kadn!. 3. cazibeli, gnl alc.

fettne (a.i.) altn ve gm muayeneye yarayan ta, mehek (mehenk, mihenk) ta. (bkz: msdak). fetva (a.i.c. fetv, fetv) mft tarafndan verilen er' hkm veya karar. Bb- fetva. eyhlislm kaps. fetv-emni (a.t.b.i.) [eskiden] eyhlislm kapsnda fetva ileriyle megul olan direnin bakan. fetv-hne (a.f.b.i.) 1. mlga Meihat dairesindeki mehur ift messesesi. 2. mftnn bulunduu resm dire, mftlk, (bkz: bb- fetva). fetvhne-i l mlga eyhlislm diresinde mahkeme-i er'iyye ve mftlerin mercii olmak zere vcuda getirilen ift messesesi, [pusla odas, fetva odas, i'lnt odas adlaryla direden ibaretti]. fetv-penh (a.f.b.s.) "fetvaya snan" eyhlislm. fevci (a.i. fci'in c.), (bkz: fci'). fevhir (a.s. fhire'nin c.), (bkz: fhir, fhire). fevhi (a.s. fhie'nin c.) ahlksz kadnlar, kahbeler. (bkz. fahie). Dr-l-fevhi umumhane (genel ev).

fevid (a.i. fide'nin c.) 1. menfaatler, faydalar, krlar, kazanlar, (bkz: fide). 2. 1888'de Murat Emir tarafndan istanbul'da on-be gnlk olarak yaymlanm edeb, fenn bir dergi. fevid-i me'mle umulan faydalar. fevih (a.i. fih'in c.) iek ve meyva kokulan, ["fevyih" eklinde de kullanlr]. feviz (a.i. fiz'in c.), (bkz. faiz). fevkih (a.i. fkihe'nin c.) meyvalar, yemiler. fevkih-i lezize lezzetli, tatl meyvalar. fevns (a.i. fns'un c.).(bkz: fanus). fevris (a.s. fris'in c.) atllar, biniciler, (bkz: fris). fevsl (a.i. fsla'nn c.), (bkz. fasla). fevtih (a.i. ftiha'nn c.) fatihalar, (bkz: fatiha). fevyih (a.i. fyiha'nn c.) . (bkz. fevih). fevzl (a.i. fzla'nn c.).(bkz. fuzal). fevc (a.i.c. efvc) blk, takm, cemaat. fevc--fevc takm takm, akn akn. fevc fevc blk blk. fevehn fevh'in c.) gzel kokular.

feveht (a.i. fevha'nn c.) gzel kokular. fevh (a.i.c. fevehn) gzel koku. fevha (a.i.c. feveht) gzel koku. feveran l-kaynama, galeyan etme. 2. [damar] vurma. 3. [su] fkrma. fevern- b su fkrmas. fevern- dem kan fkrmas. 4. [hiddetle] kprme. fevern- gazeb kzgnln patlak vermesi. fevern- zaman zamann taknl. fevk (a.i.) st, st taraf, yukar [madd, manev], [men. "fevkiyye"]. fevk-al-me'ml mdin dnda. fevk-i iba' fiz. an doyma. fevk-i zeveban fiz. amerime. fevk-al-de (a.it.) detin stn de, duyulmadk, grlmedik, olaanst. fevk-al-de bte fevkalde hallerin meydana getirecei masraflan karlamak gayesi ile hazrlanan bte. fevk-al-arz arzn, topran zerinde, stnde, ge ait. fevk-al-beer (a.s.) 1. insanst. 2. i. st insan. fevk-al-gaye ("ga" uzun okunur, a.b.zf.) son derecede.

fevk-al-hadd (a.b.zf.) hadden akn, haddinden fazla, pek ok. fevk-al-me'ml (a.b.s.) umulann stnde, umulandan ok. fevk-al-mu'td allmtan, her zamankinden baka. fevkani ("ka" uzun okunur, a.s.) 1. stte olan, yukarda bulunan. 2. i. stte noktas olan harf (Arap alfabesinde). fevkani tahtani altl, stl. fevk-as-ser (a.f.b.i.) toprak st, yer yz. fevk-at-taba (a.b.s.) tabiat st. fevr (a.zf.) acele, hemen, derhal. Ale-l-fevr derhal, arabuk, birdenbire. fevren (a.zf.) arabuk, birdenbire.

fevri, fevriyye fevri, fevriyye fevt (a.i.) 1. bir daha ele gememek zere kaybetme, elden karma, karma. fevt-i fursat frsat karma. 2. lm. (bkz: mevt). fevt-i ngehn anszn lm. fevvre i (a.i.) iinden su fkran ey, fskiye. fevvre-i bedyi' gzellikler fskiyesi. fevvre-i b- hayt abhayat fskiyesi. fevz i (a.i.) galiplik, zafer, stnlk; selmet, kurtulu. fevz u nusret zafer, utku. fevz (a.i.) kargaalk, anari. fevz (a.s.) kargaalkla ilgili; anarist. fevzviyyet (a.s.) fels. fr. anar-chique. fevz (a.s.) zaferle, kurtulula ilgili. fevziyye (a.i.) 1. tar. Yenieri Oca-'nn kaldrlmas zerine II. Sultan Mahmut tarafndan eski odalar mevkiine verilen ad. 2. kadn ad. feyf (a.i. feyf'nn c.) susuz ller, sahralar. feyyih (a.i. feyh'nn c.) boluklar, genilikler, enginlikler. feyezan (a.i.) 1. suyun tamas, comas. feyezn- Nl Nil'in tamas; bolluk, fazlalk, feyiz. feyf' (a.i.c. feyf) dz, byk sahra, susuz kumlu l. (bkz: kafr). feyf-neverd (a.f.b.s.) llerde ilerleyen, yol alan, l yolcusu. feyh (a.i.) byk, geni olan, engin. feyiz (a.i.c. fyz). (bkz: feyz). feylesof (a.i.c. felsife) 1. felsefe ile uraan, filozof, lim; akll kimse. 2. kaygsz, rahat yaayan, kalender kimse. 3. s. dinsiz, (bkz: dehr). feyyl (a.i.) file bakan kimse, fil oban, (bkz" fl-bn). feyyaz (a.s.) 1. feyiz, bereket ve bolluk veren; Allah. feyyz- kudret Allah. 2. ii ok temiz, ok cmert [kimse]. 3. taan [sel]. 4. i. erkek ad. feyyz- mutlak Allah. 2. ii ok temiz, ok cmert [kimse]. 3. taan [sel]. 4. i. erkek ad. feyyil (a.s.) zayf hkm. feyz (a.i.c. fyz). [fyzt, feyz'in c. olan fyz'un c.]. 1. suyun tap akmas. 2. bolluk, okluk, verimlilik, fazlalk, grlk, ilerleme, oalma. 3. ilim, irfan. Feyz-i at (gelecein feyzi, verimlilii, grl) stanbul'da, Kurueme ile Arnavutky arasnda, deniz kenarnda Boazii liseleri adn tayan lisenin eski ad. feyz-i cvidn ebed feyiz, devaml bereket. feyz-i mukaddes a'yn' sabitenin; istidatlarna gre, onlarn hrite zuhurunu istilzam eden tecell. feyz-i ne'e bah nee verici bolluk. feyz-i safa safnn, neenin feyzi, bolluu. feyz-i tab tab olan bereket, bolluk. feyz rif'at bolluk, ilerleme, ykseklik. feyz-feyz (a.b.s.) feyz ile dolu olan.

feyz-ver (a.f.b.s.) feyiz getiren.

feyz-bah feyz-bah feyzdr (a.f.b.s.) feyizli, gr. feyz-efz (a.f.b.s.) feyiz arttran. feyz-nk u (a.f.b.s.) feyizli, bereketli. feyz-resn (a.f.b.s.) feyiz eritiren, bereket ve bolluk getiren. feyz-yb (a.f.b.s.) feyiz bulan, feyiz bulucu. fez[y] (f-s.) artran, oaltan, (bkz: efz). Ferah-fez ferah artran. Hayret-fez hayret artran, hayret veren. feza' ji (a.i.) 1. korkma, barp arma. 2. dayanamama. 3. mitsizlik. 4. inleyip szlanma. feza (a.i) 1. ucu buca bulunmayan boluk, dnynn sonsuz olan genilii. fez-y ferda yarnn boluu. fez-y vatan vatann fezas, vatann usuz, bucaksz gkleri. 2. geni ova, geni saha, yer, alan. fez-y feyz feyiz sahas, feyiz alan. 4. "uzay. fez (a.s.) 1. fezaya ait, feza ile ilgili. 2. uzaysal. fezlik (a.i. fezleke'nin c.) fezlekeler, hulsalar, icmaller, zetler. fez-neverd i (a.f.b.s.) fezada giden, fezada dolaan. fezyite (f.s.) ziyde, fazla, ok. fezleke (a.i.) 1. hulsa, netice, muhtasar, zet. 2. huk. [evvelce] mahkemelerde soruturma evraknn altna yazlan hulsa. fezleke-i trih trih hulsas, zeti. fezleke resmi [evvelce] huk. mahkemelerin cereyann ksaca tespit eden veskadan alnan masraf. fdda (a.i.) gm, (bkz: sm, nukra). D-l-fdda gm ile zehirlenme. fdd-i hlise hlis gm. fkart c (a.i. fkra'nn c.) 1. kk hikyeler, kssalar. fkart- ltife ltif, ho hikyeler. fkart- lzime ve nzike ince ve gerekli fkralar. fkart- mntehabe seilmi hikyeler. 2. cmleler, paragraflar. fkart- anfe yukarda geen cmleler. 3. omurga kemiklerinin boumlan. fkart- acziyye anat. sar omurlar. fkart- arziyye anat. sar omurlar. fkart- kataniyye anat. bel omurlar. fkart- rakabiyye anat. boyun omurlar. fkart- us'siyye anat. kuyruk omurlar. fkart- zahriyye anat. srt omurlar. 4. ksmlar, fasllar, blmler, (bkz: fkra). fkar ( (a.s.) [asl "fekar" dir]. (bkz: fekar). fkariyye (a.i.) [asl "fekariyye" dir]. (bkz. fekariyye). fkariyye-i liyye zool. yksek omurgallar, [asl "fekariyye"dir]. fkariyye-i sfliyye zool. aa omurgallar, [asl "fekariyye"dir]. fkdan (ii (a.i.) yokluk, darlk, bulun-mazlk, ktlk, (bkz: fakd). fkdn- akl akl ktl. fkdn- dem fizy. kanszlk, fr.anemie. (bkz: fakr-d-dem). fkdn- elem ac yitimi.

fkdn- hasssiyyet psik. duyumsamazlk, fr. apathie.

fkdn- imkn imknszlk. fkdn- imkn imknszlk. fkdn- kuv Franszca "adynamie" karl. fkdn- ma'rifet-i hissiyyepsik. tanszlk, agnosi. fkdn- nakd para darl. fkdn- nukud para darl. fkdn- temyiz fels. zihin darl. fkh (a.i.) 1. bir eyi gerei gibi anlayp bilme. 2. erat ilmi, eriatn usul ve hkmleri, amel ve er' meseleler bilgisi, fkh. fkh i (a.s.) fkha ait, fkhla ilgili. fkhiyye (a.s.) ["fkh" kelimesinin men.]. (bkz: fkh). fkh (a.i). (bkz. fkh). fkra (a.i.c. fkart) 1. omurga kemiklerinden bir boum, omur. 2. bend, madde, paragraf. 3. ksa hikye, masal, kssa. 4. kanun maddelerinin paragraflarndan her biri. 5. ksm, fasl, blm, [kitap veya eserde]. 6. yazlm ksa bir haber. 7. gazetelerde, gndelik hdiselerin ksa ve temiz bir slupla yazlm ekli, fr. chronique. fkra-hn (a.f.b.s.) hikye okuyan, syleyen. firak (a.i. frka'nn c.) 1. tmenler, alaylar, blkler. 2. partiler. 3. cennetler; takmlar, kalabalklar; ehl-i snnet ve cemaat'ten

ayrlan mezhepler. frak- dlle dallete dm, saptm, man etmeyen frkalar. frak- siysiyye siyset, politika partileri. frka (a.i.c. firak) 1. insan kalabal, grubu. 2. siyset partisi. 3. ak. tmen. frka-i askeriyye tmen. frka-i nciyye selmet yolunu bulmu frka, Mslman grupu. frka-i siysiyye siyset partisi. firkateyn (a.i.) eskiden kullanlan bir eit sava gemisi. frsd (a.f.i.) karadut. frsat (a.i.). (bkz. fursat). fsd (a.i.) kan alma, damardan kan karma, (bkz: fasd). fsk (a.i.c. fusuk) 1. hak yolundan veya hak yoldan kma, Allah'a kar isyan etme. 2. sefahate dalma. 3. hainlik. 4. dinsizlik, ahlkszlk, (bkz: fcur). fskyye (a.i.c. fesk) suyu, aadan yukarya fkrtan havuz azl. 2. ocuklarn oynad su pskrten oyuncak. ftm (a.i) ocuu, yavruyu stten kesme. Vakt-i ftm stten kesme zaman. ftk (a.i.). (bkz: fatk). ftnat (a.i.) 1. zihnin her eyi abuk anlay, zihin akl, zeyreklik, (bkz. fa-tnet). 2. kadn ad. ["gabvet" in zdd]. ftr (a.i.) oru bozan. [adam], d-i ftr ramazan bayram, eker bayram, (bkz: sada-ka-i ftr). ftra (a.i.) ramazan bayramnda blnmeden verilmesi er'an vcibolan 1) buday, buday unu veya buday kavutundan

1458 veya 1667; 2) arpa; 3) kuru zm; 4) kuru hurmadan 2917 ile 3333 gram sadaka. [Hanef'den gayr dier ehl-i

snnet mezhebine (afi, Mlik, Hanbel) gre, "arpa, kuru snnet mezhebine (afi, Mlik, Hanbel) gre, "arpa, kuru buday kavutu"nun miktar olan 1458 veya 1667 gramdr]. ftrat (a.i.) yaradl, tabat, miza, huy. (bkz: seciyye, tnet). ftraten a.zf.) ftr olarak, yaradltan. ftr, ftriyye (a.s.) tab, yaradltaki. ftriyye (a.i.) fels. doutanclk, fr. nativisme f (a.i.c. fiat) fiat, baha, kymet. f-i asl asl deer. f-i car geer deer. f-i kat' son fiat, olaca. f-i maktu biilmi kymet, deer. f (a.zf. ve e.) 1. iinde, -de ["fh" mfret mennes iin kullanlr]. 2. [evvelce] trihin bana konurdu. fi 20 Tern-i evvel 20 Ekimde. fi zemnin (f.zf.) zamanmzda, imdiki zaman iinde. fil (a.i. fi'l'in c.) iler, krlar, ameller. Bed-fil kt iler ileyen kimse, (bkz: ef'l). f-emn-illh (a.c.) Allah'n hfz ve siynetinde; Allah kerm. fiat (a.i. f'nin c.) bahalar, kymetler, deerler, [yapma kelimelerdendir]. fic (a.zf.) anszn, birdenbire, (bkz: fc). fid (a.i.) bir esiri kurtarmak iin verilen ey, fidye, (bkz: feda). fid (a.s.). (bkz. feda). fidye (a.i.) can kurtarma karl verilen ake vesaire. fidye-i necat kurtulmalk, can kurtarma akesi. fie (a.i.c. fiat) taife, gruh, cemat, blk, takm. fie-i kalle az cemat, [ok zaman kmseme yoluyla sylenir]. figan ("ga" uzun okunur, f.i.) ztrap ile barp arma, inleme, (bkz: feryad). figan- tz yksek feryad. figan- tz-i heves arzunun yksek feryad. figan-perver figan ettiren, bartan. figr (f.i.) yara. (bkz: cerha). -figr (f.s.) yaral, mteessir, incinmi. Dil-figr yrei yaral, (bkz: efgr). -figen (f.s.) atc, ykc, drc, ["ef-gen" kelimesinin haffletilmii]. (bkz: efgen). -figende (f.s.) yklm, ykk, dkn, ["efgende" kelimesinin hafifletilmii]. (bkz: efgende). -fh (a.e.) " onda, iinde" mnsn verir. M nahn fh konutuumuz. M-nziun fh hakknda mnkaa, ekime olan, kavgal. Mef'ln fh "-de" hli. Fhi Mfih (o ey ki onun iinde) Hz. Mevln'nn tasavvufa dir nl eseri. fihl (a.i. fahl'in c.) itibarl, stn kimseler. fihm (a.s. fahm ve fahm'n c.) ok kuvvetli, nfuz ve itibar sahibi kimseler, ulular, bykler.

fihris fihris fikr-i amiyane fikr-i tein fikr-i fsid fikr-i ferda fikr-i galat fikr-i garib-perver fikr-i mukaddes fkr-i muzmar fikr-i sabit fikr-i takib fikr-i vatan fikren fikret fikr, fikriyye Hayt- fikriyye fikriyyt fikriyyen fl fil fi'l-i bast fi'l-i fi'l-i fi'l-i fi'l-i fi'l-i cevheri gayr- kys gayr-i mteadd hayr hikye

fi'l-i iane fi'l-i iktidar fi'l-i iltizm fi'l-i intihal fi'l-i istimrar fi'l-i kys fi'l-i lzm fi'l-i ma'lm fi'l-i rn'yb (a.i. c. fehris) 1. bir kitabn iinde neler bulunduunu gsteren ve kitabn ya bana, ya sonuna konulan cetvel, indeks. 2. eyann adlarn gsteren defter, [kelime Farsa "fihrist" den alnmtr]. (f.i.). (bkz. fihris). (a.i.c. efkr), (bkz: fikr).

(a.i.c. efkr) 1. fikir, dnce. 2. idrk. 3. hatr. 4. zihin, akl. 5. rey, oy, zan, inanma. 6. zihin tasavvuru, kuruntu. 7. murad, maksat, niyet. alelade, baya fikir, dnce. ateli fikir, dnce. bozuk, bozucu fikir. yarnn fikri, dncesi. yanl dnce, yanl bir eyi dnme. garip eyler icdeden fikir, dnce. mukaddes fikir, kutsal dnce. dar vurulmam, gizli fikir. saplant, fr. idee fixe. peini brakmama, sona erdirme. vatan fikri, vatan dncesi. (bkz. fikret). (a.zf.) fikir ile, dnerek, zihnen. (a.i.) 1. (bkz: fikr). 2. erkek ve kadn ad. mensup, fikirle ilgili, dnerek meydana getirilen [ey]. dnce hayt, dnce lemi. 2. i. [birincisi] erkek, [ikincisi] kadn ad. (a.i.c.) fikir, dnce ile olan iler. (a. zf.) fikir, dnce bakmndan. (a.i.c. efyl, fyl) bilinen byk hayvan, (a.i.c. efal, fil, c.c. efl) i, kr, amel; zamanla ilgili olup mnya yol aan kelime, *eylem. g r. basit fiil, tek kkten yaplan fiil [olmak, gelmek; gitmek., gibi]. gr. gr. gr. iyi gr. bir gr. "imek" mastarndan yaplan varlk fiili. kaidesiz, kuralsz fiil [yemek; imek; oturmak., gibi]. geisiz fiil, fr. intransitif. i. gemi zamanda olmu, fakat konuann grm olduu ii anlatan fiil. [yazm idi; okumu idi... gibi]. yardmc fiil [idi, imi, ise.. gibi].

gr. "bilmek" maddesiyle meydana gelen fiil [yazabildim; koabildim., gibi]. gr. emir sgasnn sonuna "-elim, -e sin, -e siniz" katlarak yaplan fiil, dileme kipi [sevelim; ekesin; yeresiniz.. gibi]. gr. intiha fiili, fr. verbe accompli. gr. srerlik fiili [gide durmak; bakakalmak., gibi]. gr. kaideli, kurall fiil [ate'den atelemek; i'den ilemek., gibi]. gr. "-i hli" almayan fiil. [uyumak; glme., gibi].

gr. faili, znesi bilinen fiil, *etgen fiil [yemek; imek., gibi]. ayplanmay gerektiren davran.

fi'l-i mazi gr. bir iin gemi zamanda olduunu bildiren sga, kip. fi'l-i mehul gr. faili, znesi bilinmeyen fiil, edilgen fiil [yazlmak; almak., gibi]. fi'l-i menf gr. kendisinde nef edat bulunan fiil, olumsuz fiil. fi'l-i mezmm gr. kt i, fena i; zina ve livta. fi'l-i mukarebe gr. "yazmak" maddesiyle meydana gelen fiil [deyazdm.. gibi]. fi'l-i mutavaat gr. dnl fiil. fi'l-i muzri' gr. hem hle, hem istikble dellet eden syga (kip) [gelirim; giderim, gibi]. fi'l-i mn'akis tepke, f r. reflexite. fi'l-i mrekkeb gr. yardmc bir fiille birleerek tek kelime hkmne giren fiil, birleik fiil [yazabilmek; koabilmek., gibi]. fi'l-i msbet gr. kendisinde nefi edat bulunmayan fiil, olumlu fiil. fi'l-i mareket gr. itelik fiili [koumak, sevimek., gibi]. fi'l-i mteadd gr. "-i hli" alan geili fiil, nesne tmleci alan fiil [yemek; imek., gibi]. fi'l-i niyyet gr. niyet fiili, davranma fiili, fr. verbe intentionnel. fi'l-i rivayet gr. gemi zamanda olmu, fakat konuann grm olduu bir ii anlatan fiil [komu imi; sevmi imi., gibi]. fi'l-i art gr. bir eyin vukuunu baka bir eye art klmak iin kullanlan sga, kip ki, morfemi ile yaplr [geleceks e; vereceks e. . gibi].

fi'l-i en (kt fiil) rza geme [mutlaka "rza geme" mnsna gelmez]. fi'l-i err fena, kt i. fi'l-i ta'cl gr. "vermek" maddesiyle meydana gelen fiil [yazverdim; alverdim.. gibi]. fi'l-i temenni gr. dilek-art kipi. fi'l-i vcb gr. emrihznn sonuna "meli" sz katlarak meydana getirilen sga, gereklik kipi [girmeliyim; sevmeliyim., gibi]. filhat (a.i.) ekincilik, iftilik, (bkz. harset, zirat). fl-bn (a.f.b.i.). (bkz. feyyl). fi-l-asl (a. zf. ) aslnda. fi-1-cmle (a.zf.) nihayette, sonunda. fi'len (a.zf.) hakikatte, gerekten, ileyerek. (bkz: bi-1-fi'l). fi'len z-medhal huk. i grerek karm [kimse]. fi-1-hakika (a.zf.) hakikatte, hakikaten, gerekten, dorusu. fi-l-hl (a.b.zf.) bu anda, hemen, imdi. fi-l-hayr (a.b.e.) hayrl i. fi'l, fi'liyye (a.s.c. fi'liyyt) fiille ilgili, gerekten yaplan i. Cmle-i fi'liyye gr. fiil-cmlesi, yklemi fiil olan cmle. Hizmet-i fi'liyye ilk askerlik vazifesi, grevi.

fi'l tedavl eko. l ) tedavlde fi'len mevcut olan para; 2) tedavl bankasnn kard banknotlarn halkn elinde bulunan ksm. fi'l zaman eko. bir srenin kontrolnde bahse konu olan iin yaplabilmesi iin o ii yapann kulland gerek sre. fi'liyyt (a.s. fi'l'nin c.) gerekten ilenilen iler. fi'liyye (a. i.) fels. etkincilik, fr. a-tivisme.

filizz filizz filizz filka fi-1-mesel fi-1-vki f-mba'd fin f-nefs-il-emr fird firak Leyl-i firak Firkyye firar firari firset fir Esr-i fir Hem-fir Shib-fir fir- dern fir- istirahat fir- kavi fir- mutavasst fir- sahh fir- zaif firvn Nakd-i firvn mr-i firvn firvn Fir'avn fir'avn (a.i. c. filizzt) 1. eritilip temizlenmemi olan altn, gm, bakr, demir gibi ham mden, kle. 2. erimi bakr. kim. mden filizi. (a.i. flizz'in c.) ham mdenler, ham kleler. cor. mden cevheri. filizzt- seb'a (7 ham mden) altn; gm; cva; bakr; demir; kalay; kurun filizleri. (a.s.) filz, ak yeil, filiz rengi. (a.i.) bot. tohumda cc kaplayan etli ksm. (a.zf.) mesel, misldeki gibi. (bkz: farza).

(a.zf.) vaka, hakikaten, gerekten. (a.zf.) bundan sonra, bundan byle, bir daha. (a.i.c. efniye) 1. avlu. 2. evin ve ehrin n. (a.zf.) hak-katte, gerekte. (a.i. ferd'in c.) fertler. (a.i) 1. ayrlk, ayrlma; sevi-enlerin ayrl. ayrlk gecesi, (bkz: hicran). 2. hzn, keder, sknt, (bkz: gamm, gussa). (a.i.) sevgilisinden ayrlan bir kimsenin duyduu strab belirtmek zere yazd veya syledii manzume. (a.i.) kama, savuma, izinsiz veya nizamsz olarak ortadan kaybolma. (a.s.) kaak, kakn, [firriyn eklinde c. de kullanlmtr]. (a.i.) 1. (bkz: feraset). 2. binicilik, at yetitirme bilgisi, (bkz: frsiyyet). 3. yiitlik, mertlik. (a.i.c. fr) 1. dek, yatak; yayg, ilte. 2. hasr, hal. yataktan kalkamayan hasta. zevce. hasta. i yata, iteki yatak. rahat dei. fk. evli kadnn fr. [bil davet neseb sabit olup nefy ile neseb nefyolun-mayp lkin laan ile nefy olunur]. fk. mm-i veled'in fr. [bil davet nesep sahh olmaz]. fk. nikh ve mlk-i yemne mstenit bulunan istifr [mlk-i yemn, bir kimsenin temellknde bulunan criyedir; bu bakmdan bu iki arta dayanan istifratan, meydana gelecek ocuk vris saylr. Ancak cariyeyi istifrata husule gelen ocuun kendisinden olduunu mstefriin sylemesi gerekir]. fk. cariyenin fr. [bununla nesep sabit olur]. bol, fazla, an. (bkz: bisyr, kesr, vfir). para bolluu. ok mr. (f.i.) bolluk, okluk, (bkz: kesret). ferine) 1. eski zamanlarda Msr hkmdarlarna verilen unvan. 2. Allahlk iddiasnda bulunduu iin Hz. Musa'nn

mcdele ettii Msr hkmdar. 3.s. pek kibirli, gururlu ve inat [adam], firaun. [bz metinlerde "firavun, firavuniyyet" eklinde de geer]. (a.f.i.) 1. firaunluk. 2. s. firaun ile ilgili.

firz firz Ser-firz firz tsl firdevs firdevs-i a'l firdevs-iyn Firdevs Firdevsiyye firdevs-mekn firdevs-mukm firdevs-nin fireng-i fer' i firen firfahiyye -firb Dil-firb Ebleh-firb Nazar-firb firbende firb-gh firfte firfte-dil firfte-gn firistde firistde-gn firite firite-gn firite-h, firite-haslet firite-merg jo firite-sfat firite-sret firkat firkat-nm firkat-zede (f.i.) 1. yoku, k. yoku ve ini. 2. yksek, yukar. 3. s. ykselten, kaldran. ti-bar makamnda bulunan, mstesna mevkide olan, sivrilmi [kimse], (bkz: ser-efrz). (f.i.) ykseklik, yukanlk.

(a.i.c. ferds) 1. cennet, umak. 2. bostan, bahe. 3. kadn ad. Cennet'teki altnc bahe. (a.f.b.s.) cennetlik, merhum, (bkz: cennet-mekn). (f.h.i.) iran'n mill destan olan "ehnme"nin nzmdr. Ad Mansur, Hasan veya Ahmed'dir; knyesi Eblka-sm'dr. Takriben 934 -1020 yllan arasnda yaamtr. Eseri, muhtelif dillere, bu arada Trke'ye de evrilmitir. (a.h.i.) Kibreviyye tarikat kollarndan birinin ad. [kurucusu Rkneddn-l-Firdevs'dir]. (a.b.s.). (bkz. firdevs-iyn). (a.b.s.). (bkz. firdevs-iyn). (a.f.b.s.). (bkz. firdevs-iyn). (f.a.b.i.) Trk mziinin byk usullerindendir. Yirmi sekiz zamanl ve on darpldr; ok ndir kullanlm olan bu usul ile sdece bestelerin lld grlmtr. Fireng-i fer' usul, bata iki adet yrk sema ile muhtelif ekilde dizilmi drt tane sofyan'dan mrekkeptir. (a.i.) gzel sanatlarda kullanlan bir kt cinsi, [tezhip, hat, minyatr v.b.]. (a.i.) bot. semizotugiller, fr. portulacees. (f.s.) aldatan, aldatc [firbnden mastarndan]. gnl aldatan. ahmak aldatan. gz aldatan. (f.s.) aldanm, kaplm. (f.b.i.) tlsm balanan yer. (f.s.) aldatlm, kandnlm, aldanm. (f.b.s.) gnl aldanm. (f.s. firfte'nin c.) aldatlmlar, aldanmlar, kandnlmlar. (f.i.c. fristde-gn) 1. peygamber. 2. s. gnderilmi, eli. (f.s. fristde'nin c.) 1. gnderilmiler, eliler. 2. peygamberler. (f.i.c. frite-gn) 1. melek, (bkz: sr). 2. s. me. iyi ve yumuak huylu [adam]. 3. s. gnahsz, masum. (f.i. firite'nin c.) melekler, (bkz: melik, melike). (f.a.b.s.) huy ve tabate melek gibi olan. (bkz: firite-sfat). (f.b.i.) "lm melei" Azrail. (f.a.b.s.) huy ve tabate melek gibi olan. (bkz: firite-haslet). (f.a.b.s.) melek huylu, (bkz: firite-h, firite-haslet). (a.i.) dostlardan ve sireden ayrlk, ayrl, (bkz: firak,

iftirk, mfrekat). [asl "frkat" dir]. (bkz: frkat-nm). (a.f.b.s.). (bkz. frkat--zede).

firdest firdest name. frz (a.s.) 1. mes'ut, mutlu, sevinli, ferah, uurlu, iyi bahtl. 2. erkek ad. [kelime, Farsa "prz" dan alnmtr]. frz-baht (a.f.b.s.) talihi kutlu, uurlu. firuze (a.i.) 1. Niabur'da kan ak mavi renkli ve deerli bir yzk ta. [kelime Farsa "prze" den alnmtr]. 2. bayazar Muazzez Yusuf olan ve haftalk olarak istanbul'da yaymlanm, kadnlara mahsus edeb bir dergi. firze-dery (mavi deniz) me. gk. firze-fm (a.f.b.s.) mavi renkli, gk renkli. firze-gh (f.b.i.) gkyz, (bkz: sem). firze-gn (f.b.s.) firuze renkli. firz-mend (a. f.b.i.) zafer kazanm, talihi ak. firz-mend stnlk. fisl (a.i.) 1. ayrma. 2. stten kesme, (bkz: f nm). f-sebl-illh (a.zf.) Allah yolunda; karlk beklemeksizin. fiten (a.i. fitne'nin c.) fitneler, ayartmalar, azdrmalar, ara bozmalar, (bkz: fitne). fitnat (a.i.). (bkz. ftnat). fitne (a.i.c. fiten) 1. bel, mihnet, sknt. 2. ayartma, azdrma. 3. fesat, arabozma, karklk, ihtill, kaz- fitne karklk karma. 4. dinsizlik, canilik. 5. ceza. 6. delilik. 7. gzel yz, gzel gz; gzel kadn. fitne-i lem herkesi birbirine dren gzel. 8. ara bozan, kartrc. fitne-i uzm byk fitne. 9. kpek yavrusu. fitne-mz (a.f.b.s.) fesat kartran, bozgunculuk yapan. fitne-cihn (a.f.b.s.) fitne sratan, fitne koparan. fitne-c (a.f.b.s.) fesat arayan. fitne-engz (a.f.b.s.) fesat koparan, fesat karan. fitne-ger (f.b.s.) fitneci. fitne-kr (a.f.b.s.) fitneci, fesat karmak detinde bulunan. fitne-z (a.f.b.s.) fitne karan. fitrk (f.i.) atn terkisi, terki kay, eerin arkasndaki tasma, at eerinin arkasnda bulunan ve eya balamaya yarayan kaylar. fitret (a.i.). (bkz. fetret). fityn (a.s. fet'nn c.) genler, delikanllar, yiitler, mertler, (bkz: fet). [evvelce "ahi" tekiltna dhil bulunanlar]. f-yevmin (a.b.zf.) gnmzde. fi-zemnn (a.bif.) zamanmzda. fizik (fr.a.s.) fizik bakmndan, fiziksel, fr. physique. fud (a.i.) 1. kalp, yrek, gnl. C-zib-l-fud gnl kendine eken, sevimli, sempatik. Mecrh-l-fud gnl yaral, krk. Mesrr-l-fud sevinli, en. 2. erkek ad. fud- mi'de anat. mide az, midenin st delii. fud (a.s.) kalple, gnlle ilgili. fuk (a.i.) 1. hkrk. 2. can ekime, (bkz: hlet-i nez'). 3. mdenin tekalls, ekilip toplanmas.

fual fual fudal' (a.i. fdl'n c.), (bkz. fuzal1). fuh (a.i.c. fuhu; c.c. fevhi) 1. haddini ama. 2. ktlk, namusa aykr hareket, orospuluk, (bkz: fazha). fuh-hne (a.f.b.i.) genelev. fuhiyyt (a.i.c.) edep, terbiye ve ahlka aykr olan iler, zina ile ilgili hareketler, [kelime, Redhouse lgatinde "fahiyyt" eklinde geer]. fuhl (a.i. fahl'in c.) 1. aygrlar. 2. erler, erkekler. 3. s. akll ve zek [adamlar]. 4. beyit, hads ve rivayetleri ok iyi anlatan kimseler. fuhl-i muhaddisn hadisilerin en ileri gelenleri. fuhl-i mfessirn tefsircilerin en ileri gelenleri. fuhl-i uar airlerin en stnleri. fuhl-i ulem limlerin en deerlileri. fuhm (a.i. fehm'in c.), (bkz. fehm). fukaha (a.i. fakh'in c.), (bkz. fakh). fukah-i hanefiyye hanefi din limleri, bilginleri. fukah-i fiiyye fi din limleri, bilginleri. fukara' (a.s. fakr'in c.) fakirler, yoksullar, (bkz: fakr). fukar-y bb-ullah tas. Allah kapsnn fakirleri. fukar-yi sbirn sabreden, dayanan, avu amayan fakirler. ful (a.i.) bakla. fl-i Msr nohudu andran ve "deveyulaf"da denilen kk kara tane. fld (a.i.) elik, (bkz: pld). fm (a.i.). (bkz: sr). fnduk (a.i.) 1. fndk, (bkz: bunduk, punduk). 2. han, misafirhane. fur (f.i.) parlt, k. (bkz: fer, f-rg, ziya). furt (a.i.) tatllk [su hakknda]. furkan ("ka" uzun okunur, a.i.) 1. iyi ile kt ve doru ile yanl arasndaki fark gsteren herey. 2. Kur'n- Kerm, (bkz: Hda, Hitb, Kitb, Kitb- mbn, Mushaf, Necm, Nur, Zikr). furkan ("ka" uzun okunur, a.s.) Kurn- Kerm'le ilgili. fursat (a.i.) 1. uygun zaman, elverili durum, faydalanma sras, elden karlmayacak faydal vakit, hal ve mnsebet. 2. nbet, [kelime, dilimizde yanl olarak "frsat" eklinde yaygndr]. fursat-bn (a.f.b.s.) frsat gzeten, frsat kollayan, (bkz: fursat-c). fursat-c frsat bekleyen. fursat-yb eline frsat geen. furde (f.i.) 1. hasislik, alaklk. 2. s. den, alak, hasis. 3. s. kavrulmu, kebap olmu. furz (a.i. farz'n c.), (bkz. farz). furz-i mukaddere huk. nas ile takdir olunan sehimlerdir ki, hi nsf (yar), rubu' (drtte bir), sumun (sekizde bir), slsn (te iki), sls (te bir), sds (altda bir) dir. [bu sehimleri ihraz eden vereseye "eshb- feriz" denir]. fusah' (a.s. fash'in c.) gzel, dzgn ve ak konuanlar, iyi sz syleme kabiliyetinde olan kimseler, uzdilliler. (bkz: fash).

fusah-yi Arab fusah-yi Arab fuss (a.i. fass'n c.) 1. yzk talan, (bkz: fass). Fuss-l-Hikem Muhiddn-i Arabi'nin mehur tasavvuf eseri. 2. yemi ii [fndk, badem gibi]. fta (f.i.) 1. petemal. 2. eskiden kullanlan bir eit kuma. ftur (a.i.) bot. zehirli mantar. futur- harakiyye bot. pasmantangiller. futur- kaid-l-bzr bot. bazitli mantar. futur- muhtiyye bot. cvkmantar. fuzal' (a.s. fzl'n c.) fzllar, faz-letliler, erdemli kimseler, (bkz: fudal'). fuzl (a.s. fazl'n c.) lzumsuz, fazla ey veya sz. fuzl-l-ganim fk. ganimet mallarnn tyin ve tevziinden kalan ve ganimlerin okluu yznden taksimi kabil olmayan az miktardaki mal hakknda kullanlr bir deyim. fuzlen (a.zf.) usulsz, yersiz, haksz olarak; zorbalkla. fuzl (a.s. fuzl'den) 1. bouna, yersiz, lzumsuz; haksz. 2. boboaz, lzumsuz ilerle uraan; kendisine dmeyen szler syleyen. 3. i. erkek ad. Fuzl (a.h.i.) XVI. asrda yaam ve en byk Trk irlerinden biridir. aatay edebiyat da dhil olmak zere, Trk edebiyatnn bir ok sahalarnda kuvvetli te'sir ve nfuz sahibi olan byk ir, Azer-Osmanh edebiyatnn kurucularndandr. Trke, Arapa, Farsa, manzum ve mensur bir ok eser vcda getirmitir. Bunlar arasnda "Leyl ve Mecnn" mesnevisi ok mehurdur. 1555 ylnda Badat'ta lmtr. fccr (a.s. fcir'in c.) gnahkrlar, fena huylular, (bkz: fcir). fc'e (a.i.) anszn, birdenbire. fc' (a.zf.) anszn, birdenbire, (bkz: fic). fceh (a.zf.). (bkz. fc'eh). fceten (a.zf.). (bkz: fc'eten). fc'eh (a.zf.) apanszn, birdenbire. fc'eten (a.zf.) birdenbire, anszn ola(a.s.). (bkz: fc'eten). fgen (f.s.) atc, ykc, drc, ["ef-gen" kelimesinin hafifletilmii]. (bkz: efgen). fkht (a.i. fkhet'in c.), (bkz. fkhet). fkhet cu (a.i.c. fkht) ltife, mizah, alay, hoa giden sz. fln (a.i.) herhangi bir ahs, biri, belirsiz bir ey, filn. fln ibn fln filn olu filn. flfl (a.i.) kara biber. Dr- flfl kara biberin uzunca bir eidi, tarn tohumu denilen kuyruklu biber, flfl-i tavl uzun biber. flk (a.i.) 1. gemi. 2. sandal, kayk. 3. Nuh'un gemisi, (bkz. ket, sefine, zevrak, zevrake). flk-i dil gnl gemisi. flk-i elfz (szler gemisi) me. Nuh'un gemisi. flk-i hidyet (doru yol gemisi) me. Nuh'un gemisi. flk-i inayet (Tanr yardm gemisi) me. Nuh'un gemisi.

flk-i Nuh flk-i Nuh flk-i rahmet (Tanr ba gemisi) me. Nuh'un gemisi. flk-i selmet (kurtulu gemisi) me. Nuh'un gemisi. fIs (a.i.c. fls) 1. pul, mangr, ake, para. fls-i ahmer kzl mangr, bakr sikke. fls-i ahmere muhta pek fakir. 2. hek. pul pul den kabuk. fls (a.s.) flse ait, fls ile ilgili. fls (a.i. fls'n c.) pullar, mangrlar, akeler, paralar, bakr sikkeler. fls-i tensliyye anat. eeylik pla, fr. plaque genitale. flk (a.i. felek'in c.), (bkz. eflk). fnn (a-i-fenn'in c.), (bkz. fenn). Dr-l-fnn niversite. Mecma-i fnn 1862 de Cemiyyet-i Ilmiyye-i Osmniyye tarafndan karlan aylk mecmua. fnn-i bahriyye den. denizcilik ferileri. fnn-i harbiyye ak. harp bilgileri. fnn-i ett eitli fenler. frde (a.i.) yalnzlk. Ale-l-frde tek tek. frt (a.i.) 1. tatl su. 2. h. i. mehur nehir, Frat. frce (a.i.) 1. iki ey arasndaki aklk, yark, aralk. frce-i dvr duvar yang. 2. gzel manzara, f r. panorama. 3. iddetten kurtulma. 4. vakit; frsat. frce-yb (f.b.s.) frsat, imkn, vakit bulan. frkat-nm (a.f.b.i.) ayrl gsteren. frkat-zede (a.f.b.s.) sevdiinden ayrlm [kimse]. Frs (a.h.i.c.) Farsllar, Fars milleti; eski Iran. frsn (a.i. fris'in c.) 1. usta biniciler. 2. atllar, (bkz: rkbn). Frs (a.h.i.) Fars milletinden olan, Farsl, eski ranl. frsiyyt (a.i.c.) Fars dili ve edebiyat bilgisi. fr (f.i.) aa. Fr-mnde aada, geride kalm olan, ciz, beceriksiz; yorgun, akn. fr' (a.i. fer'in c.), (bkz. fer'). frt (a.i. fer'in c.c.), (bkz: fer', fr'). fr-brde (f.b.s.) aa, ne eilmi. frc (a.i. fere'in c.), (bkz. fere). frg (f-i-) nur, ziya, k, parlaklk, parlday, (bkz: fur). Mihr-i frg-efn k saan Gne. frg-i ftb Gne'in . fr g-i asef mehur bir eit lle. frg-dih (f.b.s.) k veren. frg-efn (f.b.s.) k saan. frht (f.i.) satma, satm, sat. (bkz. bey'). frhtr (f.b.i.) satc. frhte (f.s.) satlm. frk (a.i. fark'n c.), (bkz: fark). frmnde (f.b.s.) aada, geride kalm olan, ciz, beceriksiz; yorgun, akn. fr-mandeg (f.b.i.) ; beceriksizlik; yorgunluk, bitkinlik.

fr-mye fr-nihde frs frsiyyet fr-mye fr-nihde frs frsiyyet -frz Cihn-frz frzn Necm-i frzn frzende fsn-ger fsn-kr fsn-perver fsn-sz fss fsrde fsrde-beyn fsrde-dil fsrde jij frde-kadem direyen. ftde ftde-gn futan fttk fth ftuhat Ftht- Mekkiyye ftur Bil-ftr ftvvet ftvvet-li, ftvvet-mend (f.b.s.) st bozuk, mayas bozuk, soysuz, aalk [kimse]. (f.b.s.) tenzledilmi, indirilmi. (f.i.) ata iyi binen, iyi binici. (a.i.) 1. svarilik, binicilik. 2. at yetitirme bilgisi, (bkz:

feraset). (f.s.) satan, satc. byklk satan. kendini satan, kendini yksek gsteren. ekmek satan. (i-fer'in c.) demeler. (f.s. -efrz'dan) parlatan, aydnlatan. cihan aydnlatan ["efrz" un hafifletilmii]. (bkz: efrz). (f.s.) 1. parlayc, parlayan, parlak. parlak yldz. 2. erkek ve kadn ad. 3. Muallim Naci'nin 1886'da baslm bir iir kitab. (f.s.) yanc, yakc; parlatan, parlayc, parlayan, aydnlatc, aydnlatan. (f.b.i.) sihirbaz, frk. (f.b.s.) 1. sihirbaz. 2. byleyici, (bkz: fsn-perver, fsnsz). (f.b.s.) byleyici, (bkz: fsn-kr, fsn-sz). (f.b.s.) byleyici, (bkz: fsn-kr2, fsn-perver). (f.n.) yazk, eyvah! ["efss" un" hafifletilmii]. (bkz: efss). (f.s.) donmu, ["efsrde" nin hafifletilmii]. (f.a.b.s.) me. tatsz ve souk szl. (f.b.s.) kalbi donmu, hissiz, duygusuz, (bkz: efsrde). (f.s.) srar eden, direnen. (f.a.b.s.) ayak (f.s.c. ftde-gn) 1. dm, dkn. 2. tutkun, mptel. 3. bare, (bkz: ftde). (f.s. ftde'nin c.) 1. dmler. 2. dknler. 3. bareler, tutkunlar. (f.s.) den, derek, (bkz: eftn). (a.s. ftik'in c.) frsat bulduka adam ldrenler. (a.i.c. ftuhat) 1. zafer, galibiyet, stnlk, (bkz: feth). 2. ama; alma, ferahlanma, gnl ferahl. (a.i.'feth'in c. olan "fth" un c.) zaferler, fethedilen, zaptedilen memleketler. Muhiddn-i Arabi'nin mehur tasavvufi eseri. (a.i.) 1. zayflk, geveklik, bezginlik, usanma, usan, bkma. 2. keder, mitsizlik. korkusuzca, aldrmayarak, pervaszca, bezmeksizin. (a.i.) 1. soy temizlii. 2. mertlik, yiitlik, genlik,

delikanllk. 3. cmertlik, elakl. (bkz: gde-dest). 4. eski esnaf tekilt. (a.t.s.) 1. ftvvet sahibi. 2. [eskiden] askerlikte mlzm (temenler) ile kol aas ve yzbalara mlkiyede, rbia ve hamie rtbeleri tayan kimselere verilen unvan. (a.f.b.s.) cmert, eli ak. (bkz: gde-dest).

ftvvet-nme ftvvet-nme usul ve kaidelerden bahseden eser, ynetmelik, "tzk. f'l (a.i.) fallar. fs (a.i. fe's'in c.) iki yzl baltalar. fvve (a.i.) kkboya, kzlkk, fr. garance. fyl (a.i. fl'in c.) filler, (bkz: efyl). fyz (a.i. feyz'in c.), (bkz: feyz). fyzt (a.i. feyz'in c. olan fyz'un c.), (bkz: feyz). -fzd (f.s.) artran, oaltan. Mahabbet-fzd sevgi artran, ["efzd" un haffletilmii]. (bkz: efzd). -fzn ok, fazla, ["efzn'un hafifletilmiil. (bkz: efzn). fzn (f.i.) okluk, fazlalk. fzn-ter (f.s.) pek ok, pek fazla. G gabgb (a.i. gabgab'n c.) . (bkz. gabgab). gabvet (a.i.) anlayszlk, bnlk, kaln kafallk, (bkz: belhet, hamkat, humk). gabvet-i mcesseme byk aptallk. gabe ("ga" uzun okunur, a.i.c. gabt) arslan yata olan sk orman, koru orman. sd-l-gabe 1) sk orman arslanlar; 2) Suyt'nin, Eshb- Kirm'n hal tercmelerinden bahseden mehur eseri. gabes (a.s.) karanlk [gece]. gabgab (a.i.c. gabgb) ene alt, ifte gerdan. gabgab- smn gm (gibi) gerdan. gabgab- gv kzn gerdan. gab ("ga" uzun okunur, a.s.c. gubt) ahmaklk, budalalk eden. gab (a.s. c. agbiy') kalnkafal, anlaysz, kabiliyetsiz, (bkz: ahmak, ebleh). Tfl- gab kalnkafal ocuk. gabin ("ga" uzun okunur, a.s. gabn'dan) 1. alverite hle eden, aldatan [kimse]. Byi-i gabin hle yapan satc. 2. tenbel. gabir ("ga" uzun okunur, a.s.) 1. kalan. 2. i. gelecek zaman. 3. a. gr. gelecek zaman, fr. futur. gabn (a.i.) alverite hle. aldatma, yalanclk. gabn-i fhi alverite kazklama. gabr' (a.i.) yer, yeryz, arz ["agber" in mennesi]. Sha-i gabr yer yz, dny. gad (a.i.) erte, yarn. gad' (a.i.c. agdiye) le yemei.

gadir gadir gadrf (a.i. gudrf'un c.) kkrdaklar, kkrdak kemikleri. gadt (a.i.c. gadavt) 1. sabahn erken zaman. 2. kuluk yemei [Hadiste geer]. gadt (a.i. gudve'nin c.), (bkz. gudve). gaddr (a.s. gadr'den) 1. ok gadreden, zulmeden, hin, merhametsiz, kyc. 2. ok pahal mal satan, soyucu [tccar]. gaddr-ne (a.f.zf.) gaddarca, merhametsizce, hincesine. gaddre (a.i.) 1. byk bak. 2. kk tabanca, [yapma kelimelerdendir]. gadir ("ga" uzun okunur, a.s.) gadreden, hyanet eden, fenalk eden. gadir-i nefs nefse fenalk eden. gadr (a.i.c. guder', gudrn) 1. sel ile peyda olan birikinti su, durgun su, gl. 2. kk rmak. gadre (a.i.c. gadir) sa rgs. gadr, gadriyye (a.s.) glde yaayan, glde bulunan [hayvan, bitki]. Fasle-i gadriyye gl nebatlar, bitkileri. gadiyye (a.i.c. gadiyyt) sabahn erken vakti; tan atmasyla Gne domas aras. gadr (a.i.) 1. hainlik, vefaszlk. 2. zulm, merhametsizlik. 3. hakszlk. 4. e. yazk. gadr-dde (a.f.b.s.) gadir grm, gadre uram, hakszlk grm. gafer-Allh leh Allah onu yarlgasn, balasn! gaffr (a.i. ve s.) 1. kullarnn gnahlarn affeden, Allah. gaffr-z-znb gnahlar, sulan balayan [Allah]. 2. i. [abdlgaffr'dan ksaltlm olarak] erkek ad. gafere (a.fi.) balad, yarlgad. gafil, gafile ("ga" uzun okunur, a.s. gaflet'den. c. gafele, gafiln) gaflette bulunan, ihml eden, ilerisini iyi dnmeyen, dikkatsiz, ihtiyatsz, dalgn, tembel. gafil-ne ("ga" uzun okunur, a.f.zf.) gafilcesine, dikkatsizlikle, ihtiyatszlkla, dalgnlkla. gafilen ("ga" uzun okunur, a.zf.) gaafil olarak, habersizce. gafir ("ga" uzun okunur, a.s.) mafiret eden, yarlgayan, affeden; Allah. gafir-z-zenb su balayan (Allah). gafr (a.s.) 1. rten, etrafn eviren. 2. ok fazla. Cemm-i gafr byk cemaat, insan kalabal. 3. i. muhafz askerler. gaflet (a.i.) 1. gafillik, bo bulunma, dalgnlk, dikkatsizlik, ihtiyatszlk. 2. ihmal, endiesizlik. gafleten (a.zf.) gaflet eseri olarak, dalgnlkla. gafr (a.s. gufrn'dan) mafiret eden, yarlgayan, su balayan, merhamet eden [Allah], (bkz: gaffr). gafr-r-rahm esirgeyen, su balayan [Allah].

gh, geh gh, geh Seher-gh seher vakti. Subh-gh sabah vakti. 2. yer bildiren edat. Secde-gh secde yeri. 3. z f. arasra, kimi, bz. gh b-gh vakitli vakitsiz, sral srasz. gh n-gh vakitli vakitsiz. gh gh (f.zf.) zaman zaman, vakit vakit. gh (f.zf.). (bkz. geh). ghvre (f.i.) beik, (bkz: gehvre, mehd). ga, gaiye ("ga" lar uzun okunur, a.s.) gaye, maksat ve netice ile ilgili. llet-i gaiye bir iin elde edilmeye uralan neticesi, fr. cause finale. gaib ("ga" uzun okunur, a.s. gayb',gyb'dan) 1. grnmeyen, hazr olmayan, yok olan, kayp. 2. i. gr. nc ahs, o. gaibne ("ga" uzun okunur, a.f.zf.) grmeyerek, grnmeyerek, arkadan, yze kar olmayarak, gizliden, haberi olmakszn tanmak, ahsan tanmad halde. gaile ("ga" uzun okunur, a.i. c. gavil) 1. dert, sknt, keder. 2. felket, musibet. (bkz. dhiye). 3. uratnc ve skntl i. 4. muharebe, sava. gaile-i zile zeval bulan, geen, ard kesilen sknt. gait, gaita ("ga" lar uzun okunur. a.i.) 1. insan pislii, insan tersi. Mevadd- gaita insan tersi, (bkz: gh, neces). 2. ukur yer. gaiyye ("ga uzun okunur, a.i.) fels.erekilik, fr. finalisme. gaiyyet ("ga" uzun okunur, a.i.) fels. fr. finalite. gl, gle (f.s.) uzak, rak. (bkz: bad). gal' (a.i.) pahallk. Kaht gal' ktlk ve pahallk. gal-yi es'r fiatlarn ykseklii. galt (a.i. gal'nin c.), (bkz. gal). galat (a.s.c. galatt) yanl, yanlma. galat- basar gr duygusunun aldanmas. [suya batm bir denein krlm gibi grnmesi]. galat- elvn renkleri yanl veya kusurlu grme, fr. dyschromatopsie. galat- fhi pek ak yanl. galat- fikr dnce yanlmas. galat- hilkat hilkat garibesi. galat- hiss duyutaki aldan, duygu yanlts. galat- mehur (mehur yaygn yanl) yanl olduu halde herkes tarafndan tutunan ve kullanlmakta bulunan kelime. galat- mehr fash-i mehcrdan evldr galat- r'yet bir rengi, tabisinden baka olarak grme, grme bozukluu, gz yanlts. [krmzy yeil, maviyi meneke renginde grme].

galat- tahakkm galat- tahakkm kulland gibi kullanlmamas, (bkz: kysa muhalefet). galatt (a.i. galat'n c.) yanllar, yanlmalar. galat-g (a.f.b.s.) yalan yanl syleyen galat-nvs (a.f.b.s.) yalan, yanl yazan ve tespt eden. galebt (galib'in c. olan galebe'nin c.) galebeler, stnlkler. galebe (a.i.) 1. galip gelme, yenme, stnlk. 2. okluk, kalabalk. 3. s. zaptolunmayacak derecede azgn. galebe almak stn gelmek. galebe-i ehvet ehvet azgnl. 4. (s. galib'in c.), (bkz: galib). galel (a.i.c. agll) koruluktan akan su. gleyan (a.i.) kaynama, alkanma, coma. (bkz: fevern). Derece-i galeyn kaynama derecesi (100 santigrat). galeyn- m' suyun kaynamas. galeyn- efkr fikirlerin kaynamas, comas gal ("ga" uzun okunur, a.s. gal'dan. c. galt) 1. deerinden ok pahal olan [ey]. Ey-yi galiye pahal eyler. 2. galeyan eden, kaynayan. Galib ("ga" uzun okunur, a.s.) 1. galebe eden, galebe alan, stn gelen, yenen. 2. daha kuvvetli. galib ekseriyyet byk ounluk. galib ihtiml daha kuvvetli ihtimal. galib-i mutlak tam mansyla galip. galib-i tvn gl galib. 3. i. erkek ad. Galib (eyh-) mehur Dvan airlerindendir; istanbul'da domutur, asl ad Mehmed'dir; babasnn ad Mustafa Red'dir.Byke bir dvn vardr. Gazel ve kasidelerinin bzlarnda Nbi, Nedm, ve Nef'nin tesirleri grlr. "Hsn-i Ak" adl eserini yirmi alt yanda iken mesnev tarznda yazmtr.Srf Trke yazlm bir de gazeli vardr, (d. 1757 -. 1798). galib ("ga" uzun okunur, a.zf.) salam bir ihtimle gre, grne gre, belki. galib-ne (a.f.zf.) galip sfatyla, galip olana yakacak surette. galibe ("ga" uzun okunur, a.s.) [galib'in men]. (bkz: galib). galiben ("ga" uzun okunur, a.zf.) stnlkle. galibiyyet ("ga" uzun okunur, a.i.) galip gelme, stnlk. gall (a.s.) susam, (bkz: eme). galiy "ga" uzun okunur, f.i.) misk ile anberden yaplm siyah kokulu bir madde olup boya olarak kadnlarca salara ve balara srlr, (bkz. galiye). galiy-s ("ga" uzun okunur, f.b.i.) galiye, tr, gzel koku terkipleyen kimse, aktar (attr). galiye ("ga" uzun okunur, a.i.). (bkz.galiy). galiye-br ("ga" uzun okunur, a.f.b.s.) gzel kokulu ey saan.

galiye-dni galiye-dni eylerin muhafaza olunduu kap, mahfaza. galiye-fm ("ga" uzun okunur. a.f.b.s.) galiye renginde, (gzel siyah). galiye-gn ("ga" uzun okunur.a.f.b.s.) gzel siyah renkli. galiye-misk "ga" uzun okunur.a.b.i.) "kalemis ya" denilen gzel koku. galz, galza (a.s. glzet'den) 1. kaba, nezket d, terbiye d. Eymn- galze kaba yeminler. Ta'brt- galize terbiye, nezket d szler. tm-i galze kaba kfrler. 2. effaf olmayan, kaln sk. Ebr-i galz kaln bulut. Em'a-i galze kaln barsak. gallt (a.i. galle'nin c.) 1. zahireler, mahsuller. 2. ev kiras gelirleri. 3. el emekleri. (bkz gll1'2). gaile (a.i.c. gallt, gll) 1. zahre, mahsul, ekin. 2. rt, gelir. galle-i adem (yokluk ekini) mezar, kabir. galle-i tiye [vakfta], (bkz: galle-i hdise). galle-i hdise [vakfta] vkfn icbndan sonra mert-n-lehin reddinden husule gelip te henz mert-n-leh tarafndan alnmam olan galle. galle-i mziyye [vakfta] ret yznden gayri mnkati' cihete tevz olunduktan sonra art kabul eden mert-n-lehin istirdat edemeyecei galle. galle-i me'hza [vakfta] mert-n-leh tarafndan ahz ve kabzedilmi olan galle. galle-i vakf vakftan gelen galle (gelir, rt). 3. el emei. galle-dn (a.f.b.i.) zahre, tahl anbar. galle-fr (a.f.b.s.) zahre satan, zahreci. galle-zr (a.f.b.i.) ekilmi tarla. galsama (a.i.) 1. grtlak az, hanere. 2. suda yaayan hayvanlarn nefes alma uzuvlar, solunga. galtn (f.s.) yuvarlama, yuvarlanan, tekerlenen. Ser-i galtn kopup yere yuvarlanan ba. galtde (f.s.) yuvarlanm, tekerlenmi. galtde-i hk-i mezellet aalk, alaklk toprana yuvarlanm. gm (f.i.) 1. adm. (bkz: hatve). 2. ayak. (bkz. kadem). 3. ky. gamim (a.i. gmme'nin c.) hayvanlarn, yem yemesini veya srmasn nlemek iin azlarna taklan torba, burunduruk gibi eyler. gamak (a.i.) 1. rutubetli ar hava. 2. rutubet. gamm, gamme (a.i.c. gamym) bulut, (bkz: ebr, sehb, gaym). gamm- gam gam bulutu, ["gamme" tek bulut yerinde de kullanlr]. gamd (a.i.) 1. kn. 2. zarf, mahfaza.

gamgame (a.i.) 1. savaan, muharip. 2. inekler gibi brme. 3. sava srasnda karlan ses. gamk ("ga" uzun okunur, a.s. gamak'dan) az lekeli, puslu; nemli. gamir ("ga" uzun okunur, a.s.c. gavmir) l. mmur (bayndr) olmayan, harap, ssz yer. 2. terkedilmi, ekilmemi yer. ["mir" in zdd]. gamz ("ga" uzun okunur, a.s. c. gavmz) anlalmas g olan, anlalmaz, kark, kapal [sz]. Sul-i gamz g anlalr sual. gamza ("ga" uzun okunur, a.i.) anlalmas mennestir]. gam[m] (a.i.c. gumm) keder, tasa, kayg, dert. Def'i gamm kederini giderme, (bkz: firk2, gussa). gam[m]- ak ak gam. gam[m]- eyym zamann, devrin gam. gam[m]- ferd istikbl kaygs, yarnn tasas gam[m]- frkat ayrlk gam, uzaklk derdi. gam[m]- nermn tatl, yumuak gam. gam[m]- zlf zlfn gam. gam[m] yemek keder ve tasa etmek. gam[m]-bd (a.f.b.s.) hzn ve kederi bol. g durum, [kelime gam[m]-ld (a.f.b.s.) kayg veren, kederli, hznl. (bkz: gam[m]-nisr, gam[m]-nin). gam[m] m (a.f.b.s.) gaml, gamlanm gam[m]-dde (a.f.b.s.) gam grm, kederli, tasal. gam[m]-engz a.f.b.s.) skntl, kederli. gam[m]-fers a.f.b.s.) znty datan. gam[m]-fersd (a.f.b.s.) gamdan, skntdan ypranm. gam[m]-fez

(a.f.b.s.) tasa, keder arttran. gam[m]-gn (a.f.b.s. b) kederli, tasal, hznl, (bkz: gamn, gam[m]-nk). gam[m]-gsr (a.f.b.s.) gam ve kederi defeden, teselli veren, gam orta; arkada, dert orta. gam[m]-gsr- hayt- insan gam[m]-gsil (a.f.b.s.) gam, tasa datan. gam[m]-hne (a.f.b.s.) 1. kayg, tasa yurdu. 2. dny (bu-). gam[m]-hr (a.f.b.s.) gam yiyen, kederlenen, tasalanan. gamn (f.s.) kaygl, tasal, (bkz: gam[m]-gn, gam[m]-nk). gam[m]-kede (a.f.b.s.) tasa evi. gammz (a.s. gaz'dan) birine, iftira ederek zarar veren, mnafk, fitneci, koucu. gammzne (a.f.zf.) gammazlkla, fitnecilikle, kovuculukla. gammze (a.i.) gz krparak ltife eden gzel [kz]. gammziyyet (a.i.) gammazlk, kovuculuk.

gam[m]-nk gam[m]-nk gam[m]-nisr (a.f.b.s.) tasa, kayg, keder veren. gam[m]-nin (a.f.b.s.) tasal, kederli, tasa veren, (bkz: gam[m]-ld, gam[m]nisr). gam[m]-penh (a.f.b.s.) tasann, kederin snd yer, tasal yer. gam[m]-perest (a.f.b.s.) gama, kedere, zntye alm. gam[m]-perver (a.f.b.s.) gam artran, tasa veren. gamr (a.i.) suyun derinlii, derinlik. (bkz. umk). gamre (a.i.c. gamert) grgszlk, tecrbesizlik, bnlk, anlayszlk. gms (f.i.) manda, (bkz: cms). gamz (a.i.) 1. kala, gzle iaret, gz krpma. 2 . mnafklk etme, koulama. gamze (a.i.) 1. szgn bak. 2. ene veya yanak ukurluu. gamze-i ahter yldzn gz krpmas. gamze-i cd byleyen gamze (szgn bak). gamze-i celld cellt gamze; cana tayan yan bak. gamze-i dil-dz gnl delen gamze. gamze-i fettn aldatc, cazip ve szgn bak. gamze-i gl mec. iek ama. gamze-i hn-hr kan ien yan bak. gam[m]-zede (a.f.b.s.) gaml, tasal. (bkz. gam[m]-nk, gam[m]-nisr). gamze-figen (a.f.b.s.) gamze saan, szgn bakan. gamz (a.s.) gzkrpan. gam[m]-zid' (a.f.b.s.) gam, kederi defeden. -gn (f.e.) sonu e ile nihayet bulan Farsa kelimeleri cemi yapar, [hce = hce-gn; hanende = hnende-gn v.b.]. ganim (a.i. ganmet'in c.), (bkz. ganmet). ganim-i bahriyye savaan devletin bayran tayan gemilerin veya bunlara ait eyann zapt. ganim-i gayr-i me'lfe harp ile dmandan kahren veya sulhan alnan gayrimenkul mallardan yni dman topraklarndan ibarettir ki bunun hakknda karar itas l-l-emre aittir. ganim-i hlise enfal denilen ganimet mallardr ki, mchit askerlerden bir ksmna tenfl suretiyle tahsis edilmi bulunur, [bu mallar elde edenler bunlara dr- harp'ten itibaren mlik olurlar]. ganim-i harbiyye harp ganimetleri, harpte dmandan ele geirilen top, tfek, yiyecek, iecek ve ire gibi eyler. ganim-i maksme bete bir beyt-l-ml'e alndktan sonra kalan mchitler arasnda hisselerine gre tyin ve tevz olunan ganimet mallardr ki, dr- islm'a, karlmadka bunlara kimse mlik olamaz. ganim-i me'lfe harp esnasnda dmandan kahren alnan menkul mallardan ibarettir ki bunun yalnz bete biri beyt-l-ml'e aittir.

-gne -gne yapar[cihr-gne drtlk; d-gne ; ikilik (iki rektlk sabah namaz)., gibi]. ganem (a.i.c. anm) koyun. Lahm- ganem koyun eti. (bkz: gsfend). gan (a.s.c. aniy) 1. zengin, varlkl, bol, doygun. 2.i. Allah'n adlarndan biridir. 3. i. [abdlgan'den ksaltma olarak] erkek ad. gan gan (a.zf.) bol bol, ok ok. ganim ("ga" uzun okunur, a.s.c. gavnim) ganimet alan. ganimen ("ga" uzun okunur, a.zf.) ganim olarak, ganimet alm olarak. ganmet (a.i.c.ganim) 1. almakszn elde edilen ey, emeksiz kazan. 2. dmandan alnan mal. 3. tesadfi ve faydal durum. 4. beklenmeyen kazan. ganimn ("ga" uzun okunur; a. ganim'in c.) harpte muharip olarak hazr bulunup ganimete nail olan muzaffer mchitler. ganiye ("ga" uzun okunur, a.s.) 1. zengin [kadn, kz]. 2. ok ho. 3. i. kadn arkc, (bkz: muganniye). gannc (a.s. gunc'dan) ok nzik, ok iveli, (bkz: ve-kr). -gr (f.e.) fillik ve nispet mnlaryla isimlere sonek olarak katlr, ["yd-gr, hu-dvend-gr, beste-gr" v.b.]. (bkz: -ger). gar ("ga uzun okunur, a.i.) 1. maara, in. (bkz: kehf). Yr- gar (maara dostu) Hz. Ebbekir; mec. ok vefal, ok sdk arkada. 2. defne aac. Habb-l-gar defne tanesi. garbet (a.i.) 1. gariplik, tuhaflk. 2. ed. ne demek olduu herkese anlalmayacak kelime ve tbirlerin sz arasnda kullanlmas. [Mesel mizacnz bu gn mtenahnih midir, yoksa mtenahnah mdr ?]. garbet-c (a.f.b.s.) garip, tuhaf ey arayan, byle eylere merakl olan. garbet-nm (a.f.b.s.) garabet gsteren, garip, tuhaf. garbl (a.i. grbl'in c.) kalburlar, iri delikli elekler. garbn (a.i. gurb'n c. olan grbn'n c.) kargalar, (bkz: agribe). garib (a.s. garbe'nin c.) tuhaf, alacak eyler, [c. garibt]. garib-i seb'a-i lem dnynn 7 garibesi. (bkz. acib-i seb'a-i lem). garibt (a.i. garb'in c. olan garib'in c.) grlmedik, anlalmadk, tuhaf, alacak eyler. garib-c (a.f.b.s.) garip eyler arayan, garip eyler merakls. garib-den (a.t.s.) garip, tuhaf, allmam. garib-perver (a.f.b.s.) garipliklerden holanan, tuhaflklar seven. garm (a.i.) 1. ak, sevda, iddetli arzu, fazla gnl dknl. 2. Abdlhak Hamid'in mehur manzum eseri, [kelime Arapada "azb; helak" mnsna gelir].

garmt (a.i. garmet'in c.) 1. bor, diyet gibi eyleri demeler. 2. vergiler, resimler. garmet (a.i.c. garmt) 1. bor, diyet gibi eyleri deme. 2. vergi, resim. garmeten (a.zf.) hakkna gre, herkese msv (*eit) olarak, taksim ederek. garm (a.s.) lirik, *duygusal. garmiyyt (a.i.c.) sevgi ile alkal mevzular, konular, fr. lyrisme. garre (a.i.c. garyir) harar, byk kl uval, (bkz: grr, grre). gart ("ga" uzun okunur, a.i. garet'in c.) yamalar, apullar. (bkz: garet). garyir (a.i. garre'nin c.) hararlar, byk kl uvallar. garaz (a.i.c. agrz) 1. hedef, gaye, maksat, meyil, istek. El-garaz maksat, niyet odur ki. garaz- asl asl maksat. 2. gizli dmanlk, kin, kt niyet. B-garaz garezsiz. Li-garazin sebep altnda, bile bile. garaz- vkf vkf (vakfeden) n arzusu. garaz-ld (a.f.b.s.) garezi, huss bir maksad olan. garaz-mz (a.f.b.s.) 1. garazl, kinli. 2. kt niyetli, gizli maksatl. garazen

(a.zf.) garez ve dmanlkla. garaz-kr (a.f.b.s.) kinli, dmanlk gden, (bkz: kn-dr). garaz-krne (a.f.zf.) garazkrlkla, garez ve dmanla kaplarak, (bkz: kin-drne). garb (a.i.c. gurb) 1. Gnein batt taraf, gnbats, bat. 2. memleketimizin ynne gre Avrupa. garb- cenub lodos taraf (gney-bat). garb- imal karayel taraf (kuzey-bat). garben (a.zf.) bat tarafndan, batdan. garb, garbiyye (a.s.) 1. bat ile ilgili, Avrupa'ya mensup. 2. h. i. aa Msr'n bat ksm. garbiyyn (a.i.c.) garpllar, bat memleketleri ahlsi, Avrupallar. gareng (f.i.) lk. garet ("ga" uzun okunur, a.i.c. gart) apul, yama; akn, [eski zamanlarda] dman toprana yama iin yaplan saldr. garet-ger ("ga" uzun okunur, a.f.b.i. c. garet-gern) yamac, apulcu. garet-gern ("ga" uzun okunur, (a.f.b.i. garet-ger'in c.) yamaclar, apulcular. gargara (a.i.) suyu, iilen ilc veya her hangi bir mayii boazda oynatp alkalama, (bkz: mazmaza). gr (f.s.) sebat ve karar olmayan. garb (a.s. gurbet ve garbet'den. c. gurab) 1. kimsesiz, zavall. 2. gurbette, kendi memleketinin dnda bulunan, yabanc. 3. tuhaf, alacak, bambaka. 4. dokunakl.

garb-d-diyr garb-d-diyr garib ("ga" uzun okunur, a.s. gurb'dan) gurbeden, batan. garbn (a.f.s.c.) garipler. garb-ne (a.f.b.zf.) garipesine, garip gibi, garibe yakacak bir surette. garbe (a.s.c. garib) evvelce grlmemi tuhaf, alacak ey. garbe-i hilkat acip yaratk. garbe-i rzgr zamann garbesi. Garb-nme (a.f.b.i.) k Paa'nn tasavvuf kaidelerini anlatan mesnevi tarznda yazlm manzum bir eseri. garb-nvz (a.f.b.s.) garip, bare olanlara ikram eden, kimsesizleri koruyan, (bkz: garb-perver). garbiyye (a.i.) Kadiriyye tarikat kollarndan biri. [kurucusu eyh Muhammed Garbullh-l-Hind'ye nisbetle bu ad almtr.] garb-perver (a.f.b.s.). (bkz. garb-nvz). gark (a.s. gark'dan) 1. gark olmu, suya batm; suda boulmu. 2. su iine dalm, (bkz: mark). gark-i isyn isyana dalm. gark-i bahr-i isyn isyan denizine garkolmu. garm (a.s.c. gurem) 1. alacakl, (bkz: din). 2. hasm, rakip. garimn ("ga" uzun okunur, a.i. ve s.) borlular. gariyye ("ga" uzun okunur, a.i.) bot. defnegiller, fr. lauracees. garze (a.i.) 1. tabi sevk, igd. 2. huy, tabiat, fr. instinct. (bkz: cibillet). 3. kendiliinden meydana gelme. garzev (a.s.) psik. igdsel, fr. instinctif. garz, garziyye (a.s.) ftr, tab, yaradltan, kendiliinden. Harret-i garziyye vcdun normal harareti, fr. caloricite. garziyyt (a.i.c.) fizyoloji. gark (a.i.) 1. suya batma; batma; batrma. 2. boulma, boma. gark- nr nura batma, nura boulma, nur iinde brakma. garka (a.s.) suya batm, (bkz: mark). gark-b (a.f.b.s.) suya batan, batm olan; boulmu. garr' (a.s.) 1. alnnda beyaz bir lekesi, aktmas olan [at ve sire], (bkz: gurre 2). 2. ak, parlak, gzel, gsterili, nmayili, atafatl, ["egarr" n mennesi]. garrn (f.s.) homurdanan; kkreyen. garrende (f.s.) kkreyip azan arslan vesaire gibi yrtc hayvan. gars (a.i.) aa dikme, dikilme. gars- ecr aa dikimi, aalandrma. gars- yemn 1) sa el ile dikilen fidan; 2) birinin yanndan, fidan gibi ayrlmaz kimse. garr (a.s.) aldatan, aldatc. garz (a.i.) batrma, sokma; ine sokma, oyulgalama. gasak (a.i.) gecenin ilk karanl.

gasb gasb gasb- emvl mallarn zorla alnmas. gasb- nkud paralarn zorla alnmas. gasben (a.zf. gasb'dan) gaspederek, zorla alarak, (bkz: cebren). gasben anh (a.zf.) ona ramen. gasben ank (a.zf.) sana ramen. gaseyn (a.i.) l. kusma, kayetme. 2. ii bulanma, bulant, (bkz: kayy). gasb ("ga" uzun okunur, a.s. gasb'dan) gasbeden, sahibinin izni, haberi olmakszn bir mal, bir eyi hle veya zor ile alan, zorba, yamac, apulcu. gasb-l-gasb gasbedilmi mal gasptan gasbeden. gasil ("ga" uzun okunur, a.s. ve i.) l ykayan adam. (bkz: gassl), [men. "gasile"]. gasl (a.i.) 1. ly ykama, temizleme. 2. ykama; ykanma. gasl-i meyyit lnn ykanmas, (bkz: gusl). gass (a.s.) 1. ince. 2. zavall. 3. tatsz, yavan. 4. incelik, zavalllk. gass semn l) zayf ve semiz; 2) fakir ve zengin. gassl (a.s. gasl'den) 1. gasleden, l ykayan, ykayc, [men. "gassle" dir]. Selse-i gassle iki kadehini leme, nc kadehi imi olma. 2. l ykanan su. gaeyn (a.i.) gayolma, kendinden geme. gaiye ("ga" uzun okunur, a.i.) 1. kyamet. 2. rt, zar, perde. 3. at eyerinin altna rtlen srmal veya eritli rt, haa. (bkz: bergstvn). ["gaiye" kelimesi Arapada "kymet" mnsna da gelir]. gaiye-dr ("ga" uzun okunur, a. f.b.s.) haa tutan, at ua, seyis. gam (a.s.) 1. inat. 2. zlim, (bkz: b-dd, grds). gay (a.i.) kendinden geme, baylma. gay-ver (a.f.b.s.) bayltan, baygnlk veren. gayet (a.i.) kendinden geme. gayet-i mevt koma hli. gatrf, gatrife (a.s. gtrf'in c.) 1. asl, soylu kimseler. 2. reisler, balar, bakanlar. gats (a.i.) daldrma, batrma; daldrlma, batrlma. gv (f.i.) kz, sr, (bkz: cevder). gv- arz eski Hintlilerin, dnyy boynuzlar zerinde tadn sandklar kz. gv- smn (gk kz) Sreyya yldz. gv- det yaban sr. gv- samr incil'de ad geen altn buza. gv- zemn (bkz: gv- arz). gavfil (a.s. gafile'nin c.) gaflette bulunanlar.

gavil gavil bellar. gavl (a.i. galiye'nin c.) gzel kokular. gavmz (a.i. gamz ve gamza'nn c.) l. anlalmaz eyler, g eyler, kank ve kapal szler. 2. srlar, gizli tutulan eyler. gavnm (a.s. ganim'in c.), (bkz. ganim). gavn (a.i. ganiye'nin c.) 1. zenginler. 2. kadn arkclar. gav (a.i. gaiye'nin c.) perdeler, rtler, zarlar. gavy (a.i. gaviyye'nin c.) sapmlar, saptmlar. gavyet (a.i.) azgnlk, hak yolundan sapma, kt yola sapma. gavyet-i nefs nefsin azgnl. gv-bn (f.b.i.) srtma, sr oban. Gve (f.h.i.) Dahhk'in zulmne kar halk ayaklandran iranl mehur demirci. gavga (f.i.) kavga, dvme, vuruma; grlt. 2. harp, sava. gavga-yi hrriyyet hrriyet kavgas. gav ("ga" uzun okunur, a.s.c. gavn, guvt) azm, azgn, yoldan km [adam]. (bkz: gaviyy). gav (a.s.) ok azm, ok azgn, ok gmrah. (bkz: gav). gv-mereb (f.a.b.s.) kz tabiatl. gavr (a.i.) dip, esas, hakkat. (bkz: gybe, ka'r, knh). gavr- amk derin dip. gavr- mes'ele meselenin dibi, ess, knh. gavs (a.i.c. agvs) 1. yardm, muavenet. 2. yardm istemek iin barma, medet. 3. s. yardmc, imdada yetien. [Allah'n velleri, ululan hakknda kullanlr]. gavs-i a'zam tarikat kurucusu, (bkz: kutb). [tahssen Abdlkadir-i Geyln hakknda kullanlr]. gavs (a.i.) 1. suya dalma, dalglk, (bkz: gavta-bz). 2. iine girmek iin bir eyi derinletirme, iyice anlama. gv-sle (f.i.). (bkz. gsle). gavt (a.i.) 1. batma, bir nesne iine girme. 2. derin ukur. gavta (a.i.) 1. topran ukurluu. 2. sulak yer, aalk yer; dzlk, ova. gavta-i m am dzl, am ovas. gavta (f.i.) su iindeki derinlik. gavta-bz (f.b.i.) dalg. gavta-bz (f.b.i.) dalglk, (bkz: gavs1). gavta-gh (f.b.i.) dalma yeri. gavta-hr (f.b.s.) batan, dalan. gavn ("ga" uzun okunur, a.s. gav'nin c.) azmlar, azgnlar, yoldan kmlar, (bkz: guvt).

gavvs (a.i.) dalg, inci ve snger bulmak veya denize den bir eyi karmak ve yahut rhtm gibi deniz altnda yaplan inaatn temellerini dzenlemek zere suya dalan, denizin dibine inen kimse. gayhib (a.i. gayheb'in c.) gece karanlklar. gayt ("ga" uzun okunur, a.i. gaye, gayet'in c.), (bkz. gaye). gayb (a.s.c. guyb) 1. gizli olan, gze grnmeyen ey, kayp. 2. belirsiz, bilinmeyen eyler. lem-i gayb gzle grnmeyen eylerin lemi. lim-i gayb, lim-l-gayb Hazne-i gayb Allah nimetlerinin gzle grnmeyen haznesi. Lisn-l-gayb Hafz rz'nin lkab. Ricl-i gayb her devirde bulunan, ancak herkes tarafndan grlmeyen ve Allah'n emirlerine gre insanlar idare etmeye alan kutsal kimseler. gayb- meknn ve gayb- masn ilhi yerinde kullanlr bir tbirdir; knh-i ztn Hak'dan bakas bilemediinden ayardan masn, ukul ve ebsardan meknundur, mesturdur. gayb-dn (f.b.s.) gayb bilen. gaybet (a.i.). (bkz. gybet). gaybet-i efkr bunama, (bkz: ateh). gayb, gaybiyye (a.s.) gze grnmeyen eylere ait, grnmezlik dnysna mensup.

gaybbet (a.i.) kaybolma, yokluk, bulunmay, gznnde olmay. gaye ("ga" uzun okunur, a.i.c. gayt) maksat, meram; netice, son; hedef. Fevk-al-gaye son derece, umulmadk kadar. gaye-i hayl lk, ideal. gaye-i irtika astr. ycelim, fr. culmination. gayet ("ga" uzun okunur, a.i.c. gayt) 1. nihayet, u, son. 2. zf. ok, fazla, son derece. gayet-i merm meramn gayesi, sonu. gayet-l-gaye en son derecede, (bkz: nihyet-n-nihye). gayev ("ga" uzun okunur, a.s.) gayeye ait, gaye ile ilgili. gayheb (a.i.c. gayhib) gece karanl. gaym (a.i.c. guym) 1. bulut, (bkz: ebr, gamm, sehb). 2. susama, susuzluk. 3. kin. gayn (a.ha.) Osmanl alfabesinin yirmi ikinci harfi olup, "ebced" hesabnda 1000 saysnn karldr. gayr (a.s. ayar) 1. ayr, baka, zge, artk, dier, ma'd, deil, (bkz: her, gayr). 2. yabanc, bildik olmayan. 3. e. Arapa sfatlarn banda nef edat olan "-sz", "deil" mnsna gelir. gayr-i ahlk ahlka aykr, ahlkszca.

gayr-i ahlkyye gayr-i ahlkyye gayr-i amel amel olmayan, pratik olmayan. gayr-i ciz olamaz, yaramaz, yaraksz. gayr-i cebr (aded) ykselen (saylar). gayr-i cidd 1) arbal olmayan, uan; 2) gvenilmeyen, doruluundan phe edilen. gayr-i cins bot. eeysiz, fr. asexuel. gayr-i cismn fels. tinsel. gayr-i devr periyodik olmayan. gayr-i dn dince aykr, dne uymaz. gayr-i elstik esnemez, esneksiz. gayr-i fa'l faal, aktif olmayan. gayr-i fa'l brkn cor. snm yanarda. gayr-i fa'l erk eko. sermaye koyan, fakat irketin idaresine itirak etmeyen ortak. gayr-i fkariyye omurgaszlar. gayr-i hakik temett' eko. gerek bir gelir mhiyetinde olmayan ve bilanoda iletme kaynaklaryla ilgili grlmeyen kazan. gayr-i ihtiyar dnmeden, istemeksizin, elinde olmayarak. gayr-i ilm bilime aykr, bilimd. gayr-i insn insanla yakmayan, zlimce, merhamet etmeden. gayr-i ird istemsiz. gayr-i kabil imknsz, olamaz. gayr-i kabil-i afv balanamaz. gayr-i kabil-i aks mant. tersinmez, fr. irreversible. gayr-i kabil-i hall mes'ele kmazlk, fr. aporie. gayr-i kabil-i ictinb saknlmas, kanlmas olanaksz. gayr-i kabil-i ihtisr mat. kskkesir, fr. fraction irreductible. gayri-kabil-i inhill erimez. gayr-i kabil-i inhin bklmez, eilmez, gayr-i kabil-i irc' kim. indirgenmez, fr. irreductible. gayr-i kabil-i isbt ispat edilemez, tanmlanamaz. gayr-i kabil-i ibiyyet kim. doymazlk, fr. insaturation. gayr-i kabil-i itil kim. alevlenmez, tutumaz, fr. ininflammable. gayr-i kabil-i i'tirz sz gtrmez, su gtrmez, kar klmaz. gayr-i kabil-i kabl kabul olanaksz. gayr-i kabil-i kys llemez, llmez, bambaka. gayr-i kabil-i nfz cor. geirimsiz, fr. impermeable. gayr-i kabil-i redd reddedilemez. gayr-i kabil-i if onulmaz, if bulmaz, iyi olmaz. gayr-i kabil-i taarruz dokunulmaz, saldrlamaz. gayr-i kabil-i tahamml ekilmez, dayanlmaz, katlanlmaz.

gayr-i kabil-i tahmn gayr-i kabil-i tahmn gayr-i kabil-i ta'rif mant. * tanmlanamaz, fr. indefinissable. gayr-i kabil-i tecezz blnemez. gayr-i kabil-i tedvi tedavi edilemez, onulmaz. gayr-i kabil-i tefrk ayrt edilemez. gayr-i kabil-i tekzb tekzibedilemez, yalanlanamaz. gayr-i kabil-i telf yerine konulamaz, yeri doldurulamaz, onarlamaz, eksiklii giderilemez gayr-i kabil-i te'lf uzlatrlamaz. gayr-i kabil-i temyz mant. ayrdedilemez, fr. indiscernable. gayr- kabil-i vezn tartlamaz. gayr-i kfi yetersiz. gayr-i kann kanuna aykr, kanunsuz, kanun d. gayr-i kann rekabet eko. ve huk. 1) kanunlarla yasaklanan davran ve muamele yapmak suretiyle bir tccarn alc salamas; 2) maln satabilmek iin hileli yola bavurma; 3) rakibini zarara uratmak gayesiyle yayn yapma; 4) kendi mallar ve ticarethanesi ile rakibi arasnda kendi menfaati iin bir benzerlie bilerek ve isteyerek yer verme. gayr-i kat' kat', kesin olmayan. gayr-i kys kural d. gayr-i kys fiil kural d eylem. gayr-i lyk yakmaz, uygun dmez, uyumaz. gayr-i madd hak eko., huk. kymet, fikr haklar, sn mlkiyet, ihtira hakk, patent gibi haklar. gayr-i maddiyye immateryalizm. gayr-i ma'dd saysz, ok sayda. gayr-i mahdd hudutsuz, usuz, snrsz, (bkz: n-mahdd). gayr-i mahdd mes'liyyet gayr-i mahdd mstakm geo. snrsz doru. gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i mahss duyulmaz, sezilmez. ma'kl akla aykr, sama, usalmaz. ma'lm bilinmeyen, bilinmez, ma'mr bayndr olmayan, enliksiz. mantk mant. mantksz. matbu' baslmam, yaymlanmam. meden meden olmayan, grg ve gelenek d. mekf kefedilmemi, bulunamam, aklanamam. melhz beklenmedik, imknsz, olanaksz. memnn kskn, krgn, me'ml umulmadk, beklenmedik. menkul gayrimenkul, tanmaz mal, gmsz. me'ns allmam, yadrganan.

gayr-i mer' 1) geerli olmayan, geersiz; 2) mikroskopik. gayr-i mer' 1) geerli olmayan, geersiz; 2) mikroskopik. gayr-i meskn bo, ssz, oturulmayan. gayr-i mes'l sorumsuz, sorulmaz. gayr-i meb' doymam. gayr-i mer' kanunsuz, treye aykr, yolsuz. gayr-i mert salt, hi bir arta bal olmayan. gayr-i me'r, gayr-i mste'ar gzle grnmeyen, gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i mevkuf mevzn mezr' mill muarref muayyen muayyeniyyet mugadd muhrib muhikk muhtemel muktedir mnis muntak aded muntazam muntazar mutbk mu'teber muvfk muvz messir messiriyyet mfrik mfd mkellef mmkin mnsib mnbit mnfekk mnhal mnsarif mnteir mntic

tutuklu olmayarak. dzgn olmayan, dengesiz. ekilmemi, ekimsiz, almam [toprak]. mill olmayan. snrsz, tariflenmemi. belirli olmayan, tesbit edilmemi. belirimsizlik. besinsiz, beslemez. fi'len savamayan, savaa girmeyen asker, asker personel. 1) eri; 2) haksz. olasz. gc yetmez, gsz. allmam, yadrganan. mat. yadrasyonel say. dzensiz, dank, geliigzel. beklenmedik. uymayan, uygun gelmeyen, (bkz: n-hemvar2). saylmayan, deersiz, nemsiz. uygunsuz. dzgn ve paralel olmayan. kim. etkisiz, fr. inactif. kim. etkisizlik, fr. inactivite. ayrlmaz bitiik. faydasz, yararsz. ykml olmayan. olamaz, olanaksz. uygunsuz, yakksz. verimsiz, orak. ayrlmaz, yapk. kim. erimez. ekimsiz, yaymlanmam. mantka birbirine uygun dmeyen, tutarsz.

gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i gayr-i

mrekkeb gayr-i mrekkeb msid (bkz: gayr-i mnsib). msvat eitsizlik. msv eit olmayan, eitsiz. msellah silahsz. mselmn (bkz: gayr-i mslim). mslim islm olmayan. msmir yemisiz, verimsiz, sonusuz. mstaid kabiliyetsiz. mstakar kararsz, durulmam. msta'mel kullanlmayan [kelime]. mstev dz olmayan. mbih benzemeyen, e olmayan.

gayr-i mterek-il-mikyas adedler mat. ortak llmez saylar. gayr-i mteayyi bi-l-hevbiy. havasz yaar, fr. anaerobie. gayr-i mtecnis iyi karmam, badamam, ayr trden, badamaz, kaynamaz, fr. heterogene. gayr-i mtecessid vcudu, yaps olmayan . gayr-i mtecezz blnmez olan. gayr-i mteharrik hareketsiz, oynamaz, kmldamaz, sabit. gayr-i mtemerkiz ayn, bir merkezde toplanm olmayan. gayr-i mtensib orantsz, badaksz. gayr-i mtenzr simetrik olmayan. gayr-i nfi' faydal olmayan. gayr-i nkl yalnkan. gayr-i nizm dzene aykr, dzen d, kurala aykr, kural d. gayr-i resm resm olmayan, zel olarak. gayr-i sf kark, katk, gayr-i sf hslt eko. masraflar kmadan nce menkul, gayrimenkul hak ve menfaatlerin btn geliri. gayr-i sahh mikyas dzeltilmemi oran. gayr-i samm iten olmayan, itensizlik. gayr-i sarh mef'l dolayl tmle, gayr-i shh sala aykr, sala zararl. gayr-i ahs kiilik d. gayr-i ahs hesap eko. ahs olmayan emval, kasa ve ayniyat gibi kymetler zerine alan hesap. gayr-i effaf saydam olmayan. gayr-i ur bilind, bilinalt, fr. inconsciente. gayr-i ur uursuz, uursuzca, yaptn bilmeyerek. gayr-i tab 1) tabat d, tabiata aykr; 2) olaand; 3) acaip. gayr-i tab mukarenet normal olmayan cinsel iliki.

gayr-i Trk gayr-i Trk gayr-i uzv inorganik. gayr-i vki olmam, olmayan, olmadk. gayr-i vrid dnlemez, hatra gelmez. gayr- vzh anlalmaz, kapal, rtl. gayr-i zt fels. dnl, fr. extrinseque. gayr-i zat hle (getirme) nesnelletirme, fr. objectivation. gayr-i zrh l) ruhsuz, cansz; 2) donmu gayr-end (a.f.b.s.) bakalarn dnen. gayret (a.i.) 1. alma, abalama. 2. kskanma, ekememe. 3. aziz ve kutsal bir eye tecvz edildiini grmekten doan asl, temiz duygu. Shib-i gayret gayretli, cesaretli. [gayret-i vataniyyesine dokundu]. gayret-i btla faydasz urama. gayret-i chiliyye krkrne urama. gayret-i dniyye din uruna didinme. gayret-i slmiyye islmlk gayreti. gayret-i merdne mertesine gayret. gayret-ke (a.f.b.s.) 1. alkan, abalayc. 2. kskan. 3. taraftar, bir taraf tutan. gayret-mend (a.f.b.s.) gayretli, (bkz: gayret-ir). gayret-ir (a.b.s.) gayreli. (bkz: gayret-mend). gayr (a.i.s.e.). (bkz. gayr). gayriyyet (a.i.) gayrlk ayrlk, fels. fr. alterite. gays (a.i.c. guys) 1. yamur, (bkz: brn, matar). gays-i nfi' faydal yamur. 2. bulut, (bkz: ebr, gamm, gaym, sehb). gayr (a.s. gayret'den. c. gayrn) 1. gayretli, ok alkan. [Allah'n adlarndan biridir]. 2. kskan. 3. hamiyetli. 4. dayankl, ["gayyur" ekli yanltr]. gayrn (a.f. gayr'un c.) gayretliler, ok alkanlar. gayr-ne (a.f.zf.) gayur olana yakacak surette. gayy (a.i.) cehennemde bir kuyu veya bir dere. Bi'r-i gayy gayya kuyusu, mec. bell yer, iine denin kolay kolay bir daha kamayacan anlatan yer veya vaziyet, mec. gayy kuyusu. gayz (a.i.) hiddet, fke, kzma, kzgnlk; kzgnlk balangc, hn. (bkz: gazab). Kzm-l-gayz fkesini yenen. gayz gazab kzgnlk ve hiddet. gayz-efn (a.f.b.s.) fke saan, fkeli, hiddetli. gaz ("ga" uzun okunur, fr.i.) [bu kelime eski terminologie'ye de girmitir Mkys- gaz fr. gazometre.

Mvellid-i gaz Mvellid-i gaz gaz-i hev kim. jeneratr (rete) gaz. gaz-i mhlik ldrc gaz. gaz-y-ekl fr. gazeiforme. gz (f.i.) 1. di. 2. dile tutma, srma. gaz' (a.i.c. gazavt) din uruna sava, (bkz: gazve). gaz-yi ekber din urunda yaplan byk sava. gazab (a.i.) dargnlk, kzgnlk, darlma, kzma, hiddet, fke. (bkz: gayz). [Allah'n gazab err, ok fena adam; fet, musibet]. Mr-i gazab cellt. gazab- ilh bel, musibet. gazaben (a.zf.) fke ile. gazab-nk (a.f.b.s.) gazapl, fkeli, dargn; kzgn. gazl (a.i.c. gazale, gazeln) 1. ceylan. 2. geyik, maral, h. 3. geyik yavrusu. 4. gzel gz. em-i gazl iri ve gzel gz. gazl-i ma'n mn ceylan. 5. arkc, mzkac. gazln (a.f. gazl'n c.), (bk.gazl). gazle (a.i.) dii geyik. Gazl (a.h.i.) XVI. asrda yaamtr. Osmanl edebiyatnda eserleri kadar ahsiyetinin gariplii ile de hret kazanan bu Bursal irin asl ad Mehmed'dir; babasnn ad Durmu'dur. iirlerinde Gazl mahlasn kullanmakla beraber, muasrlar arasnda Deli-Birder diye hret kazanmtr. (1466 -1535). gazliyye (a.i.) tas. imm- Gazl tarafndan kurulan tarikatn ad. gazanfer (a.i.) 1. iri arslan. (bkz: esed, r). gazanfer-i gazb kkremi arslan. 2. s. cesur, yrekli, yiit [adam]. 3. Hz. Ali'nin lkab. 4. erkek ad. gazanfer-ne (af.zf.) arslancasna. gazanfer-fer (f.b.s.) arslan kuvvetli. gazt ("ga" uzun okunur, fr.i. gaz'n c.) gazler. gazavat (a.i. gazve'nin c.), (bkz. gazevt). gazavat-nme (a.f.b.i.) ed. byk bir kumandann kahramanlklarn ve savalarn anlatan manzum, mensur eser. gazbn (a.s.) dargn, kzgn; fkeli. gze (f.i.) ocuk salnca. gaze ("ga" uzun okunur, f.i.) kadnlarn yzlerine srdkleri dzgn, allk. gazel (a.s.) 1. ltif. 2. i. ed. klsik ark iirinin en mhim ve en ok kullanlm olan nazm eklidir. Arap'lardan Acem'lere ve onlardan da Trk'lere gemitir. Gazel, nazariyatta 5-15 beyit olur, ilk beytin msralar aralarnda kafiyeli, dier beyitlerde ilk msra serbest, ikinci msra matla ile kafiyelidir, ilk beyte "matla"', son beyte "makta" denir. Gazel "lyrique" bir

ekildir; bata akn her trl safahat ve mevzuat, canan ve mey olduu halde, rindlik, hayat felsefesi, tasavvuf, tabiat gibi eyler mevzuunu tekil edebilir. 2. mec. irtica olarak ses ile yaplan taksim'dir, ekseriya saz ile karlkl olarak saz-sz taksimi eklinde yaplr. ekildir; bata akn her trl safahat ve mevzuat, canan ve mey olduu halde, rindlik, hayat felsefesi, tasavvuf, tabiat gibi eyler mevzuunu tekil edebilir. 2. mec. irtica olarak ses ile yaplan taksim'dir, ekseriya saz ile karlkl olarak saz-sz taksimi eklinde yaplr. l ed. mahlas beytinden sonra, bir iki beyitle nl bir kiiden bahseden gazel. gazel-hn (a.f.b.s.) gazel okuyan. gazel-hn (a.f.b.i.) gazel okuyuculuk. gazel (a.s.) gazele ait, gazelle ilgili. gazeliyyt (a.i.c.) gazelle ilgili ve gazel tarznda olan iirler. gazel-nvs (a.f.b.s.) gazel yazan, (bkz: mtegazzil2, gazel-ser). gazel-perdz (a.f.b.s.) gazel dzenleyen, (bkz: gazel-ser). gazel-ser (a.f.b.i.) nazm ekilleri arasnda gazel meydana getiren. gazevt (a.i. gazve'nin c.), (bkz. gazve). gazev (a.s.) gazaya ait, gaza ile ilgili. gaz ("ga" uzun okunur, a.i. gaz'dan. c. guzt) 1. gaza eden, ordunun bana geen, savaan; savatan sa ve muzaffer dnen. 2. byle bir ordunun bakumandan. Gaz Mustafa Keml Atatrk. 3. kadnlarn gerdanlarna taktklar ikinci Sultan Mahmut devrinden kalma bir eit ss altn. gazr, gazre (a.s.) yumuak, mlayim, tatl, nzik; uysal. gazr

(a.s. ve zf.) ok. (bkz: kesr). Gaznev (a.s.) Afganistan'n Gazne ehrinden olan [kimse]. gazb (a.s. gazab'dan) 1. kzgn, fkeli, hiddetli. 2. kkremi. Gazanfer-i gazb kkremi iri arslan. gazb-ne (a.f.b.zf.) kzgnlkla, hiddetle, fkeli olarak. gazve (a.i.c. gazevt) 1. akn, plka, cenk, sava. 2. din dman zerine olan sefer, saldr, (bkz: gaz). Gazve-i Bedr Bedir Gazvesi. Gazve-i Hendek Hendek Gazvesi. gebr (f.s.) mecs, atee tapan, (bkz: zerdt). gebr ters atee tapanla Hristiyan. gec (f.i.) har; kire, (bkz: girec). gec hek har ve kire. gec-bz (f.s.) oyunda hle yapan. ged, gedbe (f.i.) 1. dilenen. 2. dilencilik, (bkz: sil). ged (f.s.c. gedyn) dilenci, yoksul. (bkz. sil). Bay ged zenginle fakir. ged-em (f.b.s.) dilenci gzl; mec. gz a, agzl. ged-emne (f.zf.) a gzlcesine, a gzllkle. ged-sret (f.a.b.s.) dilenci klkl. gedyn (f.s. ged'nn c.) dilenciler.

ged-yne (f.zf.) dilencilikle. gedy (f.i.) dilencilik. gef (f.ha.) Osmanl alfabesinin yirmi beinci harfi olup "ebced" hesabnda yirmi saysnn karldr. -geh (f.e.) "-gah" kelimesinin hafifletilmi! [daha ok nazmda kullanlr, zaman ve mekn eki olarak kullanlr]. geh (f.zf.) bz, arasra. (bkz: gbben). gehn (f.i.) vakit, zaman. Seher-gehn seher vakti. N-gehn vakitsiz, birdenbire, anszn. geh (f.zf.) bzan, arasra. (bkz: gh, gbben). gehvre (f.i.) beik, (bkz: ghvre, mehd). gehvre-i fen (fnlik beii) gehvre-ger (f.b.i.) beiki. gehvre-nin (f.b.s.) beikteki ocuk. gejdm (f.i.) eri kuyruklu akrep. gele (f.i.) 1. sr. 2. koyun, kei ve sr srs. gele-bn (f.b.i.) oban, srtma. gelz (f.i.) fizy. salya. gel (f.i.) boaz, (bkz: gl, hulkum). gel-bend (f.b.i.). (bkz. gerden-bend). gel-gr (f.b.i.) 1. da armudu, ahlat. 2. s. boazdan gemesi g olan ey. genc (f.i.) hazne, define, (bkz: gencne, kenz). genc-i ars, genc-i bd, genc-i br, genc-i dibe, genc-i Efrsyb, genc-i gv, genc-i gvn, genc-i gvmi, genc-i hadr, genc-i syegn, genc-i shte, genc-i adverd, genc-i aygn Hsrev Pervz'in haznelerine verilen adlar.

genc-i hakm Fatiha sresinin bir ad. genc-i lel (incilerin haznesi) genc-i man mnlar haznesi, iir haznesi. genc-i nihn gizli hazne. genc-i revn Karun'un kaybolan haznesi. genc-i shte mz. otuz ezgiden onsekizincisi. genc-bah (f.b.s.) hazne balayan. genc-dr (f.b.i.). (bkz. hazne-dr). gencne (f.i.). (bkz. genc). Gencne-i Gftr 1) sz haznesi; 2) Farsadan Trkeye Ziya kn tarafndan hazrlanm olan bir lgat kitab. gencne-dr (f.b.i.). (bkz : hazne-dr). genc-nme (f.b.i.) hazine ile ilgili olan kitap. gencr (f.i.) hazinedar, hazne bekisi, (bkz: gencver). gencver (f.i.). (bkz. gencr).

gend gend gend, gendy (f.s.) fena kokulu, kokmu. gendeme (f.i.) siil. gendde (a.s.) kokmu. gendm (f.i.) buday, (bkz: brr, hnta, kamh). gendm-gn (f.b.s.) buday renkli. gendm-nm (f.b.s.) yze glp adam aldatan. gendm nm v cev-fr ger -ger hen-ger Zer-ger ger geri gerd gerd-i kdret gerd-i siyeh gerd-i zmrrd -gerd Tz-gerd gerd-gird gerd-ld gerd-lde gerdn R-gerdn Ser-gerdn gerdniyye gerdniyye bselik (f.e.) "eer" kelimesinin ksaltlmdr, nazmda kullanlr. (f.e.) isimlerin sonuna eklenen ve filiyet (yapclk) bildiren bir edat. demirci; kuyumcu, (bkz: gr). (f.i.) uyuz hastal. (f.e.) her ne kadar; ise de ["eeri" nin ksaltlmdr]. (f.i.) 1. toz, toprak, (bkz: gubr). gam, kederlilik tozu, kederlilik eseri. kara toz. 2. tasa, gam, keder. yeni kmaya balayan sakal. (f.s.) kelimelere eklenerek "dnen", "dolaan" mnsn verir.

abuk dnen, v.b. (f.zf.) frdolay, (bkz: diren mdr). (f.b.s.) toza, topraa bulanm, toz toprak iinde, (bkz: gubr-ld). (f.b.s.) toza, topraa bulam, tozlu; mec. dnyal olan kimse, paral, yal. (f.s.) l. dnc, dnen, (bkz: gerdun1). yz eviren, yz vermeyen. serseri, yersiz, yurtsuz sefil. 2. (bkz: gerdn). (f.i.) mz. Trk mziinin en eski mrekkep makamlarndandr. Halk mziinde en rabet edilmi bir makam olan gerdaniye bilhassa hamas ve mill karakterli paralarda kullanlmtr; rast ve hseyn makamlarndan mrekkeptir. Hseyn ile dgh perdesinde kalr. Gller, birinci derecede rast'n gls neva, ikinci derecede rast'n dura rast, nc derecede de hseyn'nin gls hseyn'dir. terkibindeki her iki basit makamn mterek seslerinden istifde eder. Rast ile hseyn makamlar, mtereken, rast ile muhayyer arasndaki bir dokuzluda ifde edilebilirler. Donanmna si iin koma bemol ve fa iin bakyye diyezi konur ki terkibindeki her iki makamn da mterek arzalandr. (f.b.i.) mz. Trk mziinin eski birleik makamlarndan biri olup gerdaniye makamnn sonuna bir buselik belisi

katlmasndan meydana gelir ve bu beli ile dgh perdesinde katlmasndan meydana gelir ve bu beli ile dgh perdesinde gerdniyye-bzrg (f.b.i.) mz. en az drt asrlk bir mrekkep makamdr. Hibir nmunesi kalmamtr. gerdniyye-hicz (f.a.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk bir mrekkep makam olup, nmunelik bir eseri kalmamtr. gerdniyye hseyn (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk bir mrekkep makam olup, nmunesi kalmamtr. gerdniyye-rak mz. Hzr bin Abdullah'n edvarna gre gerdaniye avazesine rak makamn eklemekle elde edilen terkip. gerdniyye-isfahan (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk mrekkep makamlarndandr. Nmunesi kalmamtr. gerdniyye-kek (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk bir mrekkep makam olup, nmunesi kalmamtr. gerdniyye-krd (f.a.b.i.) mz. III. Selim'in terkbettii bir mrekkep makamdr. Bu makamdan bir eser kalmamtr. Makam, gerdniye'ye bir krd drtls ilvesinden ibaret olup bu drtl ile dgh'da kalr. gerdniyye-nev (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk bir mrekkep makam olup, nmunesi kalmamtr. gerdniyye-nigr (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az alt asrlk mrekkep makamlarndan olup nmunesi kalmamtr. gerdniyye-nikrz (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az sekiz asrlk mrekkep makamlarndan olup, nmunesi kalmamtr. gerdniyye-pselik (f.b.i.) mz. Trk mziinin alu asr kadar evvel terkbedilmi bir mrekkep makamdr. Gerdaniye makam ile pselik belisinden mrekkep olup, bu beli ile dgh perdesinde kalr. Donanmna gerdaniye gibi si koma bemol ve fa bakyye diyezi konur; pselik belisi iin sol bakyye diyezi, si bekar kullanlr. gerdniyye-rst (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk mrekkep makamlarndan olup, nmunesi kalmamtr. gerdniyye-rehv (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk mrekkep makamlarndan olup nmunesi kalmamtr. gerdniyye-trk (f.a.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk bir mrekkep makam olup, nmunesi kalmamtr. gerdniyye-uk (f.a.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk bir mrekkep makam olup nmunesi kalmamtr. gerdniyye-zengle (zirgle) -gerde (f.s.) isimlere eklenerek "yaplm, etmi, eylemi" gibi ism-i

mef'ller meydana getirir. ltims-gerde iltimas edilmi. Te'lf-gerde te'lf edilmi. Tertb-gerde tertbedilmi. gerden (f.i.) 1. gerdan. 2. boyun.

gerden-i efrd gerden-i efrd gerden (f.i.) 1. kebap ii. 2. ku veya kuzu evirmesi. 3. topa, frldak. 4. yeni yrmeye balayan ocuklar yrmeye altran araba. 5 . a boya topra. gerden-bend (f.b.i.) boyun ba, boyuna balanan ey; gerdanlk, (bkz: gel-bend). gerden-beste (f.b.s.) boynu bal, boyun emi, itaatli, (bkz: gerdendde). gerden-dde (f.b.s.). (bkz: gerden-beste). gerden-efrz, -firz (f.b.s.) boyun kaldran, ba yukarda, kibirli, gururlu [kimse]. gerden-ke (f.b.s.) l . inat; kibirli. 2. serke, s. gerd-hz (f.b.s.) toz, toprak kaldran. gerdde (f.s.) dnm, hli deimi. gerdi (f.i.) dn, dnme, dolama. gerdi-i devrn (bkz: gerdi-i eyym, gerdi-i zemn). gerdi-i ecrm (bkz: gerdi-i eflk). gerdi-i eflk feleklerin, dnylarn dn. gerdi-i eyym (bkz: gerdi-i zemn). gerdi-i zemn zamann dn. gerdn (f.s.) l. dnc, dnen, devreden. (bkz: gerdn). 2. i. felek, dny, sem. gerdn-i dn alak felek; sefil dny. gerdne (f.i.) araba, [tekerleklerin dnmesi dolaysyla verilen bir ad olduu anlalmaktadr]. gerdne-i icll saltanat arabas. gerdne-i kh an ve eref arabas. (bkz. krse). gerdn-hamet (f.a.b.s.) gerdn, felek gibi hamet sahibi. gerdn-iktidr (f.a.b.s.) felek gibi muktedir, kudretli. gerdn-mn (f.b.i.) gk. (bkz: smn). gerdn-pye (f.b.s.) yksek erefi olan. gerdn-penh (f.b.s) felein sna gerdn-serr (f.b.s.) taht felek kadar yksek olan. gerdn-sirit (f.b.i.) 1. kibirli, gururlu [kimse]. 2. tembel. 3. kann dkc, zlim, (bkz. hn-hr, hn-rz, seffh, seffk). gerk (f.s.) uyuz [hayvan]. germ (f.s.) scak, [zdd "serd" dir]. germ serd (scak ve souk) iyilik ktlk; darlk genilik; ac tatl. germ (f.s.) scak. Mevsim-i germ (scak mevsim) yaz. germbe (f.i.) scak su hamam, kaplca, lca, kaynarca. germ-germ (f.b.s.) 1. kzp snm, pek kzm. 2. zf. sca scana. germ-germ (f.b.i.) kzp snmak hli. germ-peym (f.b.i.) termometre.

germ-gh germ-gh germ-hne (f.b.i.) iek seri. germ-hn (f.b.i.) kan scak, yalpak, sokulgan. germ (f.i.) scaklk, kzgnlk, hararet. germ-i ems Gne'in scakl. germ-i mbhase konumann harareti. germiyyet (o.i.) hararet, scaklk; ateli alma, [yapma kelimelerdendir]. germ-mend (f.b.s.) aceleci, acele eden. germ-rn (f.b.s.) at ok sren. germ-lfet (f.a.b.s.) grmesi hararetli olan; sk-fk gren. Gersb (f.h.i.) ran hkmdarlarndandr. ran'n eski masallarna gre Rstem'in ecddndan biri ve Neriman'n babasdr. Feridun'un muasrdr. "Esed-i ts" ftuhatn yazmtr. gerzi (f.i.) zulmden ikyet etme. gest (f.i.) irkinlik, yakkszlk. ge (f.s.) 1. gzel, ho. 2. naz ve eda ile yrme. get (f.i.) 1. gezme, seyretme, dolama. (bkz ; tenezzh, teferrc2'3 ). get gzr gezme, gezip tozma. 2. geme. -gete (f.s.) gezmi, dnm, dolam. Ber-gete altst olmu. Ser-gete ba dnm. gev (f.s.c. gevn) kahraman, bahdr, yiit, (bkz: batl). gevh (f.s.) ahit, tank. gevh (f.i.) ahitlik. gevn (f.s. gev'in c.) kahramanlar, yiitler. gev (f.i.) aa zamk. gev-h (f.b.i.) dibi grlebilen alak kuyu. gevden (f.s.) ahmak, sersem, (bkz: lde). gevder, gevdere (f.i.) 1. buza. 2. dana derisi, gderi. gevet (f.i.) mz. Trk mziinin en eski mrekkep makamlarndan olup, XVI. asrdan kalma, sahibi bilinmeyen remel perev ile bir saz semasi, Kantemirolu'nun sakil perevi, bu makama misaldir. Durak, segah ve gl mahur (gevet) perdeleridir. gevet-bzrg (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk mrekkep makamlarndan olup, nmunesi kalmamtr. gevet-gerdniyye (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk mrekkep makamlarndan olup, nmunesi kalmamtr. gevet-hicz (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk mrekkep makamlarndan olup, nmunesi kalmamtr. gevet-hseyn (f.a.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk mrekkep makamlarndan olup, nmunesi kalmamtr.

gevet-rak gevet-rak makamlarndan olup, nmunesi kalmamtr. gevet-sfahn (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk mrekkep makamlarndan olup, nmunesi kalmamtr. gevet-kek (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk bir mrekkep makam olup, nmunesi kalmamtr. gevet-nev (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk mrekkep makamlarndan olup, nmunesi kalmamtr. gevet-pselik (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk mrekkep makamlarndan olup, nmunesi kalmamtr. gevet-rast mz. Gevet vzesine ana makam rastn katlmasyla elde edilen terkip. gevet-rehv (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk bir mrekkep makam olup, nmunesi kalmamtr. gevet-uk (f.a.b.i) mz. Trk mziinin en az drt asrlk mrekkep makamlarndan olup, nmunesi kalmamtr. gevet-zengle (zirgle) (f.b.i.) mz. Trk mziinin en az drt asrlk mrekkep makamlanndan olup, nmunesi kalmamtr. gevher (f.i.) 1. elmas, cevher. 2. inci. 3. deerli ta. 4. bir eyin asl, ess. Bed-gevher soysuz. Pk-gevher asl temiz, soylu. gevher-i pend 1) nasihat incisi; 2) t kpesi. 5. ed. "ebced" hesab ile yaplan trihlerden yalnz noktal harfleri hesaba katlacak olanlar, (bkz: cevher, cevhern, menkut, mu'cem). gevher-bah (f.b.s.) "gevher balayan" mec. ok cmert. gevher-br (f.b.s.) cevher yadran. gevher-efn (f.b.s.) cevher saan, (bkz: gevher-p). gevher-fr (f.b.i.) cevahirci, kuyumcu, (bkz: gevher, gevher-ins). gevher (f.i.) kuyumcu, (bkz: gevher-frs, gevher-ins). gevhern (f.s.) 1. cevherli. 2. mcevher gibi. gevher-nisr (f.b.s.) 1. cevahir serpen, (bkz: gevher-efn, gevher-p, gevher-rz). 2. gzel, dzgn sz syleyen. gevher-nin (f.b.s.) cevahirle ilenmi. gevher-p (f.b.s.) 1. cevher sac, saan, (bkz: gevher-efn, gevhernisr). 2. ok gzel sz syleyen. gevher-rz (f.b.s.) cevher dken, ok gzel konuan kimse, (bkz: gevher-nisr). gevher-ins (f.b.i.) cevahirden anlayan, cevahirci, kuyumcu, (bkz: gevherfr, gevher). gevher-tb (f.b.i.) altnla ilenmi kadn barts. gevsle (f.i.) bir yana girmi dana. gevz (f.i.) ceviz, (bkz: cevz, girdgn, gird).

gez gez niane. 5.lgn aac. gez (f.s.) sran, src. Can-gez can sran, can actan. Leb-gez dudak sran, aakalan. gezend (f.i.) 1. zarar, ziyan. 2. elem, keder; fet, musibet, sl-i gezend etmek zarara, ziyana sokmak. gez (f.i.) hre taklidi arnlk enli kuma. gezde (f.s.) snlm. Mr-gezde kendisini ylan srm olan. gbb (a.e.) 1. son. 2. -den, -dan sonra. gbb-ed-du duadan sonra. gbb-el-muvcehe muvaceheden sonra. gbb-e-ehde ahitlikten (tanklktan) sonra. gbb-et-tahkk tahkikten sonra. 3. gn ar, iki gnde bir. Humm-y gbb hek. gn ar tutan stma. gbb-et-tasdik huk. er'iye mahkemelerinden verilip ikrar ve takrire mtedair olan hccetlerde "gbb-et-tasdik mvaka bittalep ketbolunduu.." ibaresinde oka tesadf olunur ki, "dier taraf tasdik ettikten sonra cereyn- hl talebe binen yazl" demektir, [hkim tarafndan tasdik edildikten sonra demek deildir]. gbben (a.zf.) arasra, nadiren, seyrek. (bkz. geh, geh). gbta (a.i.) ayn hli iddetle arzu etme, imrenme. gbta-ver (a.f.b.s.) imrendiren. gbta-efz (a.f.b.s.). (bkz. gbta-ver). gbta-ferm (a.f.b.s.) gpta verici, gpta veren, (bkz: gbta-res). gbta-ke (a.f.b.s.) gpta eden, imrenen. gbta-res (a.f.b.s.) gpta verici, imrendirici, (bkz: gbta-ferm). gd' (a.i.c. adiye) 1. insan besleyen eyler, besi. 2. yiyip iilen eyler. 3.mec. zihni ve ahlk olgunlatrmaya yardm eden ey. ilim zihnin gdasdr, (bkz: gz'). gd-y rh rhun gdas. gd (a.s.) gda ile ilgili, gda olabilen [nesne]. glf (a.i.c. gulf) klf, kn, mahfaza. (bkz. gmd). glf- adalt anat. kas klf. glf- bzr anat. klitoris klf. glf- dhil-i semer bot. meyvaii. glf- hric-i semer meyvad. glf- hcrev anat. gze zar, fr. membrane cellulaire. glf- lf-i adal anat. kaszar, fr. sarcolemme, myolemme. glf- mutavasst- semer bot. meyva ortas. glf- seyf kl kn. (bkz: gmd- seyf).

glf- veter glf- veter glf-l-kalb anat. d yrek zar. gll (a.i. galle'nin c.) 1. tahllar, mahsuller. 2. iratlar, gelirler, (bkz: gallt1'2 ). glz (a.s. galz'in c.) 1. kalnlar. 2. kabalar, (bkz. galz). gll (a.i.) gizli kin ve garez, dmanlk. [dima "g" ile beraber kullanlr]. gll g kin ve hle. glmn (a.i. gulm'n c.) 1. ty, by kmam delikanllar, genler. 2. kleler, esirler. glmn- cennet cennet uaklar. glmn- hassa pdih saraynda hizmet gren genler. glmn cevr kleler ve cariyeler. glme (a.i. gulm'n c.) genler, delikanllar. glzet (a.i.) galizlik, kalnlk, kabalk, sertlik. glzet-i kum kuma kabal. glzet-i mizc huy, tabat, yaradl sertlii. gmd (a.i.c. agmd) 1. kn. (bkz: glf). gmd- seyf kl kn. (bkz: glf- seyf) 2. bakla ve benzerleri gibi eylerin kabuu. gn' (a.i.) 1. zenginlik, bolluk. 2. usan, bkknlk. 3. ark, trk, name, ezgi, rlama. gn (a.s.) lirik, fr. lyrique. grr, grre (a.i.c. garyir). (bkz: garre) byk kl uval, harar. grbl (a.i.c. garbl) kalbur, iri delikli elek. grbl-iyy--ekl kalbur gibi bir ok delikleri olan. grbl (a.s.) kalbur eklinde olan, kalbur gibi bir ok delikleri olan, kalburumsu [kemik]. grbn (a.i. gurb'n c.) kargalar, (bkz: agribe). grv (f.i.) barma, barma. grv-i nisvn kadnlarn barmalar, lklar. grra (a.s.) gururlu, kibirli, kendini beenmi [kimse], (bkz: marr). g' (a.i.c. aiye) rt, perde, zar, deri. g-i ankebt anat. rmceksi zar, fr. arachnoide. g-i bekret anat. kzlk zar. fr. hymen. g-i cenb biy. akcier zar. g-i g-i g-i g-i g-i g-i dhil-i gubr- tali' bot. iektozu i zar (izar). dhil-i rahm dlyata izar. hric bot. dderi. hric-i gubr- tali' bot. iektozu dzar. (dzar). hcrev anat. mukoza zar. kilye anat. bbrek zar.

g-i muht g-i muht g-i mstebtn-l-batn anat. periton, karnzar. g-i nebat bot. ekirdek zar. g-i tabl anat. kulak zar. giyy-l-cenh zool. zarkanatllar. g (a.s.) g ile ilgili, zar kabilinden olan. gve (a.i.). (bkz. g'). gvet (a.i.) anat. krl meydana getiren zar; aksu, fr. cataracte. g (a.i.) 1. karklk, hle. 2. s. saf olmayan. 3. hainlik, [bizde ok defa "gll" ile beraber kullanlr]. Gll g kin ve hle. gt (a.i.c. agtiye) 1. rt, rtnecek ey. Kef-i gt rty ama. gt-yi rakk ince rt. 2. perde, zar. gt-yi basar gz perdesi, (bkz: g', gve). gtrf (a.i.c. gatrf, gatrife) 1. soydan, asl kimse. 2. bakan, reis. gyb (a.i.) l. hazr ve mevcut olmama, gznnde bulunmama, uzaklama. 2. kaybolma. 3. arka. An gybn, an-il-gyb kendisi hazr deil iken, arkasndan. gybe (a.i.) dip, derinlik, (bkz: gavr, ka'r, knh). gyben (a.zf.) hazr ve mevcut olmakszn, bulunmad halde; mahkemede, durumada bulunmakszn. gyb, gybiyye (a.s.) kendisi hazr olmad halde yaplan muamele ile ilgili; savclka arlan durumaya gelmeyen kimse hakknda yaplan muamele ile ilgili: Hkm-i gyab. gys (a.i.) yardm, (bkz: gavs, muvenet, nusret). gys-d-dn l) dnin yaylmasna yardm dokunan zt; 2) erkek ad. [eskiden pdihlar, byk devlet ricli hakknda lkap olarak kullanlrd]. gybet (a.i.) 1. kaybolma. 2. aleyhinde bulunma, arkasndan syleme, ekitirme, dedikodu yapma, (bkz: gaybet). gyln (a.i. gl'n c.), (bkz. agvl). gz' (a.i.c. agziye) insan besleyen maddeler, (bkz: gd'). gz (a.s.) gz (gda) ile ilgili, (bkz: gd). gil (f.i.) balk, su ile slanm toprak, lleci amuru, kil. (bkz: tyn). gil-i ermeni evvelce eczaclkta kullanlm olan, siyaha alar, krmz renkli, biraz yumuak, yal ve kuru bir amur, kilermeni. gile (f.i.) 1. yanp yaklma, ikyet. 2. zm tanesi. 3. iki da arasndaki yol. gile-mend (f.b.s.) ikyet eden. (bkz: k). gile-mend (f.b.i.) ikyet edicilik. giliger (f.i.) duvarc, yapc; amurcu. (bkz: vahhl).

gilm gilm Gil-h (f.h.i.) 1. balk ah, balktan yapld iin dem'in lkab. 2. Farslarn masal hkmdar Keyyumers'in ad. gil-zr (f.b.i.) amurlu yer. -gin (f.e.) "gn" muhaffefi. (bkz: gn). -gn (f.e.) Trkedeki "-l, -li, -lu, -l," ekinin karl. Gam-gn gaml, tasal, kederli. (bkz: nk). gr (f .i.) tutma, tutu. gr (f.e.) 1. tutan, tutucu [giriften mastarndan]. Cihn-gr cihan tutan. 2. s. dalan, yaylan. 3. i. harp, kavga, sava. gr (f.s.) tutucu, messir. gr-gr (f.zf.) tutan tutana. girm (f.s.) aziz, muhterem, saygn; ulu. girn (f.s.) l. ar sakil, [madd, mnev.] Rtl-girn (byk, ar kadeh) dolu bardak. 2. fena; kokmu. 3. bktrc, usandrc. 4. sert, kat. girn-bah (f.b.s.) pahas ar, kymetli, deerli. Hedy-yi girn-bah kymetli hediyeler. girn-br (f.b.s.) 1. ar ykl. 2. meyvas ok aa. 3. zengin. 4. gebe [insan ve hayvan]. girn-cn (f.b.s.) ar canl, kan ar, can skc [adam]. girn-cn (f.b.i.) girncnlk, can skclk. girn-dest (f.b.s. c. girn-destn) eli ar, iini ar gren [adam]. girn-dest (f.i.) el arl. girn-dest-mye (f.b.s.) sermyesi ok olan, zengin. 2. hnerli, marifetli. girn-dd (f.b.s.) 1. karabulut. 2. sis, duman. girn-g (f.b.s.c. girn-gn) kula ar iiten, sar. girn-g (f.b.i.) sarlk. girn-gne (f.b.zf.) sarcasna. girn-hb (f.b.s.) uykusu ar [adam]. girn-hb (f.b.i.) girn-hb'lk, uyku arl. girn-hr (f.b.s.) ok yiyici, yiyen. (bkz. ekl). girn-hr (f.b.i.) ok yiyicilik. girn-htr (f.a.b.s.) can sklm, gcenik, (bkz: mnfail). girn-hy (f.b.s.) kt huylu. girn (f.i.) arlk, (bkz: sklet). girn-kadr (f.a.b.s.) kadir ve tibar sahibi girn-kymet (f.a.b.s.). (bkz: girn-bah). girn-kse (f.b.s.) hasis, cimri, pinti. girn-mye (f.b.s.) pahas ar, kymetli, deerli [ey]. girn-pt (f.b.s.) srt salam.

girn-rikb girn-rikb dmann saldrndan ylmayan, azimli. 2. vakarl, ar kimse. girn-rikb-ne (f.b.zf.) 1. dmana saldrrcasna. 2. ar, vakarl kimseye yakacak surette. girn-rikb (f.b.i.) arballk. girn-sye (f.b.s.) yksek mevki sahibi; ordu kumandan. girn-syegi (f.b.i.) yksek mevki sahibi olma; ordu kumandanl. girn-seng (f.b.s.) 1. tarts ar, vakarl. 2. kanaatli; sabrl. girn-ser (f.b.s.c. girn-sern) kibirli, gururlu, kendini beenmi, (bkz: mtekebbir). girn-serne (f.b.zf.) kibirlilikle, kendini beenmilikle. girn-ser (f.b.i.) kibirlilik, kendini beenmilik. girn-seyr (f.a.b.s.c. girn-seyrn) yry ve hareketi ar olan. girn-sirit (f.b.s.c. girn-siritn) ar tabiatl; tenbel. girn-siritne (f.b.zf.) ar canllkla; tenbellikle. girn-sirit (f.b.i.) ar canllk, tenbellik. girn-suhan (f.b.s.) ar szl, tok szl. gird (f.i.) yuvarlak, evre, deirmi. T-i gird yuvarlak t. girdb (f.i.) 1. sularn dnd ve ukurlat yer, anafor, evrimi, burga, [rzgrn da yapt evrintiye "girdap" denilir]. 2. tehlikeli yer. (bkz: mehleke). girdb- bel bel girdab, felket anaforu. gird-gird (f.b.s.) epeevre, frdolay. (bkz: dir-en-mdr). gird-ld (f.b.s.) toza bulanm, toz toprak iinde. girdr (f.i.) 1. meguliyet, i. Belgirdr ii kt olan. 2. det, tarz, yry. gird-bd (f.b.i.) dnerek evrinti ile esen iddetli rzgr, kasrga, tulumba, hortum. girde (f.i.) 1. alm yufka. 2. s. deirmi, yuvarlak. 3. evvelce Yahudilerin Mslmanlardan ayrlmas iin omuzlarna diktikleri san para. 4. deirmi yastk. 5. s. zf. btn, hepsi. girde-blin (f.b.i.) yuvarlak yastk. girde-bli (f.b.i.). (bkz. girde-blin). girdebn (f.b.s.) gzetici, gzc. (bkz. nigeh-bn). girdgn (f.i.) ceviz, (bkz: gird). girdek (f.i.) gerdek, (bkz: hacle). girdu (f.i.) ceviz, (bkz: gevz, girdgn). girec (f.i.) kire, (bkz: gec). girec-hne (f.b.i.) kirehne, kirelik, kire oca. girev (f.i.) rehin. girbn (f.i.) elbise yakas, (bkz: ceyb).

k-i girbn k-i girbn girbn-k (f.b.s.) "yakas yrtk" kederli. girbn-gr (f.b.s.) yaka tutucu, tutan. girbn (f.b.i.) bir eit gmlek. girift (f.i.) 1. tutma, yakalama. Ahz girift yakalayp tutma. 2. dolak, birbiri iine girgin, kark. Girift yaz kark yaz. 3. g.s. arabesk denilen sslemenin bordrlerde kullanlan eidi, [eitleri ifte dall girift; iekli hendes girift (ssl hendes girift)]. 4. mz. Trk mziinin nefesli sazlarndan olup, bu gn unutulmak zeredir; ney'e benzer. Kaba r-gh'dan muhayyer'e kadar ancak bir buuk sekizli ses almasna ramen ksa, kk kamtan yaplm bir lettir. giriftr (f.s.) 1. tutulmu, yakalanm, esir. 2. dkn, uram, tutkun, (bkz: dr). giriftr- ak aka tutulmu. giriftr-n (f.b.s. giriftr'n c.) tutulmular, yakalanmlar; dknler, uramlar, tutkunlar. giriftr-ne (f.zf.) giriftrcasna. giriftre (f.i.) tutulma, tutkunluk, yakalanma, (bkz: giriftr). giriftr (f.i.) giriftarlk. girifte (f.s.) 1. tutulmu, yakalanm. girifte-i dm tuzaa tutulmu. 2. yakalanm, tutulmu bir hastala]. 3. esir (tutsak). girifte-dem (f.b.s.) nefesi tutulmu. girifte-g (f.b.i.) tutkunluk. 2. tutsaklk. 3. hastalk hli. girifte-htr (f.a.b.s.) krgn, gcenik. girifte-leb (f.b.s.c. girifte-lebn) "duda tutulmu" sakin, sessiz [kimse]. girifte-lebne (f.b.zf.) sessizlikle, sakinlikle. girifte-ser (f.b.s.) akl, fikri dalm [kimse]. girifte-zebn (f.b.s.) dili tutuk, kekeme. girift-zen (f.b.s.) girift (ney) alan. girih (f.i.) dm, ba. (bkz: ukde, p). girih girih dm dm. girih-bend (f.b.i.) 1. dmc, bac. 2. ukur. girih ber girih (f.zf.) dm dm stne, (bkz: pp). girih-br (f.b.s.) "dm kesen" yankesici, (bkz: kse-br). girihe (f.i.) dmck, kk dm. girih-gr (f.b.s.) "dm tutmu" dml, dolak, (bkz: muakkad). girih-k (f.b.s.) "dm aan, zen"zorluklar yenen, halleden, (bkz: halll-i mkilt). girs, girse (f.i.) hle, oyun, dalavere, (bkz: hud'a).

girime girime girve-i k girz girz-gh girzn girzende grdr giryn eme-i giryn giryn girye girye-i kane girye-i di girye-br girye-dr girye-engz girye-fen girye-fez girye-hz girye-knn girye-mehn girye-nk giryende giryende-i hasret girye-nikab girye-nm girye-nmd girye-p girye-perverd girye-rz girye-zr girye-zr- hicrn gs gs-yi anber-br gs-yi mg-efn gs-yi yr (f.i.) naz, ive, cilve, gamze, ka ve gzle iaret, [fasihi "kirime" olduu halde, eski lgatilerimiz kelimeyi "girime" eklinde kabul etmilerdir]. (f.i.) 1. kmaz yol, kmaz sokak. 2. iinden klmas zor durum. akn kmaz yolu. 3. geit, uurum, yar. (f.i.) [asl "grz" dir]. (bkz: grz). (f.b.i.) [asl "grz-gh" dr], (bkz: grz, grz-gh).

(f.s.) [asl "grzn" dr], (bkz: grzn). (f.s.c. girzendegn) [asl "grzende" dir]. (bkz. grzende). (f.b.i.) cenk, sava, kavga. (bkz. b, cidl, perh). (f.i.) alayc, alayan. alayan gz. (f.i.) giryanlk, alayclk. (f.i.) alama, alay; gzya. (bkz. bk'). kasna alay. sevin alamas. (f.b.s.) alayan, gzya dken, (bkz. girye-nk). (f.b.s.) alam. (f.b.s.) alamaya sebebolan, alatacak. (f.b.s.) gzya saan, ac ac alayan. (f.b.s.) alamay arttran, ok alatan. (f.b.s.c. girye-hzn) girye (alama) koparan, koparc. (f.b.zf.) alayarak. (f.a.b.s.) gzya ile dolu. (f.b.s.) alayc, alayan, (bkz: girye-br). (f.s.) alayan, alayc. hasret alaycs. (f.a.b.s.) gzya ile rtl. (f.b.s.) alar yzl. (f.b.s.) alar gibi grnen, alama benzeyen. (f.b.s.) gzya dken, dkc. (f.b.s.) alamay getiren, alatan, alatc. (f.b.s.) alayan, gzya dken, (bkz. girye-br, girye-nk). (f.b.i.) oturup alanlan yer. ayrlk acsyla alanan yer. (f.i.) omuza dklen sa, uzun sa, sa rgs, khkl. (bkz. ferhl, cu'd, ham, zlf). anber saan sa; gzel kokulu sa. misk saan sa. yrin, sevgilinin sa.

gs-bend gs-bend tara. gs-dr (f.b.s.) sal. Necm-i gs-dr kuyruklu yldz. gi (f.i.) 1. yrek, kalb. (bkz: fud). 2. k k diye kovmak iin karlan ses. 3. satranta kovma. gt (f.i.) dny, (bkz: lem, cihn). gt-r (f.b.s.) dnyy ssleyen. gt-ry (f.b.i.) bot. iri yaprakl, gzel kokulu sadberk gl. gt-bn (f.i.) pdih, hkmdar. gt-frz (f.b.s.) cihan aydnlatan. gt-neverd (f.b.s.) dnyy dolaan, gezen. gt-nm (f.b.s.) cihan gsteren. (bkz: cihn-nm). gt-sitn (f.b.s.) cihan zapteden. (bkz: cihn-gr). Gv (f.h.i.) Fars'larn masal kahramanlarndan biri. Gyuders'in olu, Rstem'in vey olu. giy, giyh (f.i.) nebat, bitki, taze ot. [haffletilmii "giyeh" dir]. giyh- kayser bot. sar yonca, kokulu yonca. giyh- nem-nk bot. semizotu. giyh- tr bot. deve dikeni. giyh-beste (f.b.s.) ot balam, ot bitmi. giy-zr (f.b.i.) ayr, otluk, (bkz: giy, giyh). giyeh (f.i.) giyh'n hafifletilmii. (bkz: giyh). gizlik (f.i.) ak, bak, kl gibi kesici nesnelerin keskin taraf, az; uzun sapl kalemtra. gonce (f.i.) konca, tomurcuk, almam iek, [bilhassa gln almam]. gonce-i b yamur yaarken suyun yznde meydana gelen kabarck. Gonce-i Edeb Sdi Bey tarafndan Selanik'te yaymlanm fenn, edeb bir dergi. gonce-i hamr krmz konca. gonce-i handn glen konca. gonce-i ra'n mz. Trk mziinin mrekkep makamlanndandr. En az iki asrlktr. Heftgh ile hseyn belisinin nevadaki eddinden mrekkeptir. Bu beli ile neva veya yegh perdesinde kalr. gonce-dehn, -dehen (f.b.s.) az konca gibi kk ve gzel olan, konca azl, (bkz: gonce-fem). gonce-fem (f.b.s.). (bkz: gonce-dehn, -dehen). gonce-leb (f.b.s.) dudaklar konca gibi olan, konca dudakl. g[y] (f.s.) syleyen, diyen, ["gften" mastarndan]. Suhen-g sz syleyen. Rst-g doru syleyen, v.b. gubr (a.i.) 1. toz. (bkz: gerd).

gubr- gubr- gubr- gubr- gubr- gubr- gubr- gubr- gbre gubr gubt gubeyr gudde gudde-i gudde-i gudde-i gudde-i gudde-i gudde-i gudde-i gudde-i gudde-i gudde-i gudde-i

gam[m] htr tli' tark gam[m] htr tli' tark

arakyye dem'iyye derakyye dhniyye em'a-i rakka fer'iyye fevk-al-kilye ineb lubiyye mi'deviyye nekfiyye

gudde-i sanevberiyye gudde-i taht-el-fekkiyye gudde-i taht-el-lisn guddev guded guded-i beere-i muht guded-i cildiyye gdek gdekn gdek-ne guder' gudrf gudrf-i darak gudrf-i halkav gudrf-i tercihl (gam tozu) esrar. keder, elem. bot. bitkilerin cinsiyet tozlar, pollen. yol tozu. 2. g.s. bir yaz sitili. ["gubr" mecazen "esrar"

mnsna da gelir]. (a.f.b.s.) toza bulanm, tozlanm, tozlu, (bkz: gerd-ld, gerd-lde). (f.i.) 1. sr srs. 2. sr al, mandra. (a.s.) 1. gubr ile ilgili, toza benzer, tozdan. 2. eski yazmzda bir yaz eidi. (a.s. gab'nin c.), (bkz. gab). (a.i.) vez. (a.i.c. guded) hek. vcutta deri ile et arasnda ve en ok boyunda, kaskta kan i, bez. ter bezi. anat. gzya bezi. anat. kalkan bezi. anat. yabezi. anat. barsak bezleri. anat. yardmc bez. bbrekst bezi, anat. salkms bez. anat. tkrk bezi. anat. mde bezi. anat. eneden, kulan yumuana kadar olan ksmda, bzan ufak ufak meydana gelen bezler. bot.kozalaks bez. anat. ene alt bezi. anat. dilalt bezi. (a.s.) anat. gudde ile ilgili, bezel, fr. glandulaire. (a.i. gudde'nin c.) anat. bezler. anat. bez epiteli. cilt bezleri. (f.i.) ocuk, (bkz: tfl). (f.i. gdek'in c.) ocuklar. (f.zf.) ocukasna. (bkz: tfl-ne, tufl-ne). (a.i. gadr'in c.), (bkz. gadr). (a.i.c. gadrf) kkrdak, kkrdak kemii. anat. hanereyi tekil eden kkrdaklardan kalkan eklinde olan kkrdak. anat. kkrdak halka.

anat. ibriksi kkrdak, fr. arytenode (cartilage).

gudrf-i trs gudrf-i trs gudrf-i vustn anat. burnun deliklerini birbirinden ayran kkrdak perde doku. gudrf (a.s.) kkrdakla ilgili, kkkrdaks. [men. "gudrfiyye" krdaa ait, dir]. gudrfn (a.i.) anat. 1. kondrin. 2. kabuklama, fr. chondrine. gudrn (a.i. gadr'in c.), (bkz. gadr, guder'). gudvv (a.i.) sabah vakti [bir i yapma veya yola kma]. Bi-l-gudvvi ve-l-sl sabahlar ve akamlar. gudve (a.i.c. gadt) sabah, sabahla gne domas arasndaki zaman, (bkz: gudvv). gufrn (a.i.) affetme, merhamet etme, yarlgama. gufrn- ilh Allah'n gnahlar affetmesi, yarlgamas. gufl (a.i.) dikkatsizlikten veya armadan dolay bir ite kusur etme; ne olacan kestirememe. ggird (f.i.) kkrt. gh (f.i.) pislik, necaset, (bkz: git). gk (f.i.) kurbaa, (bkz: dfda', vakvk). gl (f.s.) ahmak, safdil, bn. gl (a.i.) hortlak, eytan, karakoncolos. gl-i beybn gulyabani. gulm (a.s.c. glmn) 1. ty, by kmam delikanl, gen. 2. kle, esir, klemen. gulmiyye (a.i.) cizye ve baka vergileri tahsil edenlerin topladklar paralarn hazne veznesine teslimi srasnda cizye veya vergi har pusulalarnn her biri iin kendilerine verilen tahsil aidat. gulm-pre (a.f.b.s. ve i.) kulampara, olanc. gul-ne (a.f.zf.) 1. gul'lere yarar surette. 2. stn bir gayretle. gult (a.s. gal'nin c.) 1. (bkz: gal). 2. dinde, mezhepte taassubu ok ileri vardran kimseler. gult- a lik mfritleri, Hz. Al'ye Allah'lk isnd ve izafe edenler. gulz (a.s.) kaba, kaln. Eymn- gulz byk yemin, and. gle (f.i.) glle. gle-endz (f.b.s.) Topu, nianc. gulfe (a.i.) haefenin etrafnda bulunan deri, snnet derisi. gulfev (a.s.) gulfeye, snnet derisine ait, bu deri ile ilgili. gulgul, gulgule (a.i.) 1. grlt, amata; banp arma, (bkz: velvele). gulgule-i etfl ocuklarn barp armas. gulgule-i mtel "Allah Allah" sesleri. gulgule-i sukut dme grlts.

gulgule-i y Mtel gulgule-i y Mtel gulmet gulf gulvv gulvv-i mm gulvv ve igrk gumm gumz gumzet gn Gendm-gn Gl-gn Sebz-gn gn gn-gn gunc gunc dell gne gne-gne gunne gunde gunde-i hk-i rahmet gny gr Behrm-gr gurb gurb- ebka', - eblak gurb- esved gurb- zemn gurb-l-beyn grb grbe gurb gurbn y Allah! grlts. 2. az dar bir kapdan akan suyun kard ses. (a.f.b.s.) ses karan, akseden, nlayan. (a.i.c. agll) sulunun boynuna ve bileklerine geirilen demir halka, zincir, pranga. (a.i.) ehvet fazlal. (a.i. glfn c.) klflar, knlar, mahfazalar. (a.i.) 1. haddini ama, ileri gitme, aknlk, taknlk.

umm ayaklanma. 2. hcum, saldr. 3. ed. son derece mbala, (bkz: igrk). akln hududunu aan mbala. (a.i. gamm'n c.) kederler, tasalar, dertler, kayglar, (bkz: gusas). (a.i.) g anlalr, kapal ve kark olma [sz], (bkz: muamm, rumz). (a.i.) g anlalr olma, kark olma. (f.s.) 1. renk. (bkz: fm, levn). buday renkli. gl renkli. yeil renkli. 2. i. gidi, tarz, sfat, (bkz: gne). (f.s.). (bkz. gne). (f.zf.) renk renk, trl trl; alaca. (a.i.) naz, cilve, eda, krtma. naz ve eda. (f.i.) trl, gidi, tarz, yol; sfat, (bkz: gn2). (f.zf.) rengrenk, trl trl. (a.i.) genizden gelen ses. (f.s.) uyumu, uyuklam, mzganm. (rahmet topra zerinde uyumu) merhum olmu, lm. (f.i.) gnye, geometri leti, fr. equerre. (f.i.) 1. mezar, kabir. 2. yaban eei. 3. mehur pehlivan Rstem'in lkab. eski iran ahlarndan. (a.i.c. agribe, grbn) karga, (bkz: grbn). zool. saksaan, kuzgun karga. karanlk. alakarga. (f.i.). (bkz. serb). (f.i.) kubbeli trbe.

(a.s.) karga ile ilgili. (a.i. gurb'n c.) kargalar.

gurbiyye gurbiyye gurbiyye (a.i.) slm inanlara aykr dnceler ileri sren bir mezhep. gurb-l-beyn (a.b.i.) alakarga. guram' (a.i. garm'in c.) 1. alacakllar. 2. hasmlar, rakipler, dmanlar. 3. fecrin ilk aydnl, parlakl. 4. drlen l ocuun [dt] can zerine alnmas lzm gelen mal diyeti. guram-i shhat hastann shhat hlindeki alacakllar. gurbet (a.i.) 1. gariplik, yabanclk. 2. yabanc bir memleket, yabanc yer, vatan d, ydel. gurbet-gh (a.f.b.i.) yabanc memleket. gurbet-zede (a.f.b.s.) gurbet grm, gurbete dm olan, memleketinin dnda kalan [kimse]. gur