You are on page 1of 1394

IK MER

(. 1119/1707 [?]) Trk saz airi. Doum yeri ve tarihi hakknda eitli rivayetler vardr; bunlarn iinde doruya en yakn grneni, onun Konyann Hadm ilesinin Gezleve kynde 1651 ylnda domu olduu yolundaki rivayettir. Dzenli bir medrese tahsili grmedii anlalmakla birlikte devrin kltr muhitleri iinde bulunmak suretiyle kendi kendini yetitirmi ve ayn devrin dier klarna gre daha sekin bir yer kazanmtr. erf adl bir airden ders ald, bata Fuzl olmak zere klasik edebiyatn belli bal byk ahsiyetleri yannda Hfzn divan ile Sadnin Glistnn okuyacak kadar Farsa rendii anlalmaktadr. Yazdklarna ve rivayetlere baklarak orduya girdii, snr kalelerinde bulunduu, hatta baz savalara katld tahmin edilmektedir. IV. Mehmedin 1678de ehrin Kalesini fethi mnasebetiyle bir manzume yazd gibi, II. Ahmedin saltanat yllarndaki Rus, Venedik ve Avusturya seferleri ve II. Mustafann bir gazsyla ilgili baz manzumeler de yazmtr. iirlerinden stanbul, Bursa, Varna, Sakz, Sinop ve Badat gibi yerleri dolat anlalmaktadr. Balangta divan airlerini taklide zenerek Adl mahlasn kullanm, mer mahlasn daha sonra benimsemitir. iirlerinde Badattan Tunaya kadar uzanan geni bir corafya yer almakla beraber baz iirlerinin hayal mahsul olduu tahmin edilmektedir. 1707de stanbulda ld ve Yemi skelesinde bir trbesinin bulunduu da yine rivayetler arasndadr. XVII. yzylda Gevher ve Karacaolanla birlikte Trk saz iirinin nde gelen isimleri arasnda yer alan k mer, geni halk kitleleri tarafndan benimsenme asndan da mstesna bir yere sahiptir. Kendisinden sonra gelen klardan birou ona nazreler yazm, bestelenmi iirleri eitli meclislerde alnp okunmutur. kane ve sfiyne mahiyetteki baz manzumeleri ise bir tr ilhi gibi uzun zaman tekke ve zviyelerde terennm edilmitir. Asker ocanda bulunmas dolaysyla hem serhat boylarnn biraz serbest ve maceral hayatn yaayarak dile getirmi, hem de klasik iirin mecaz, vezin, kafiye ve edeb sanatlarn, hatta biraz da dilini kullanarak o evrelerin havasn yanstmtr. Kendisinden nce gelen saz airlerinden farkl olarak klasik Trk edebiyatndan byk lde etkilenen k mer, bilhassa aruz vezniyle yazd divan*larda divan iirinin kalplam mazmun ve hayal dnyasna byk lde yer vermitir. Daha salnda stat kabul edildii iin kendisinden sonraki airler arasnda onun gibi yazmak bir moda haline gelmi, bu da halk iirinin kendi iinde tabii bir ekilde gelimesini engellemitir. Onun am olduu divan iirini taklit cereyan yznden saz iirinin eski safl ve dili farkedilir ekilde bozulmutur. Geriye brakm olduu 2000den fazla iirle Trk edebiyatnn en ok yazan airlerinden biri olarak tannan k mer hece vezniyle syledii iirlerde daha baarldr. k mer divannn en nemli iki yazmasndan biri Konya Mevlna Mzesi Mzelik Eserler blmnde bulunan, Hseyin Ayvansarynin istinsah ettii nsha ile (Envanter nr. 99) imdi Sleymaniye Ktphanesinde bulunan (Hac Mahmud Ef., nr. 5097) stanbul Yahy Efendi Dergh nshasdr. Ayrca cnklerde de pek ok iirine rastlanmaktadr. iirleri, hayat hakknda geni bir incelemeyle birlikte S. Nzhet Ergun tarafndan yeni harflerle de yaymlanmtr (stanbul 1936).

BBLYOGRAFYA

Ahmet Talat, ankr airleri, ankr 1931-32, I, 13; II, 120; Osmanl Mellifleri, II, 212-213; S. Nzhet Ergun, k mer: Hayat ve iirleri, stanbul 1936; Kprl, Trk Saz airleri, II, 253-314; a.mlf., k mere Aid Baz Notlar, HM, sy. 24 (1927); Naci Yengl, Ak merin Neredilmemi iirleri, HBH (1939), sy. 96; TDEA, I, 195-196. Abdlkadir Karahan

IK PAA
(. 733/1332) Mutasavvf-air, Garibnme adl tasavvuf eserin mellifi. 670te (1272) Krehirde dnyaya geldi. Asl ad Ali, mahlas ktr. Paa, bee veya baaa diye adnn sonuna eklenen lakap, babasnn ilk olu olduuna iaret etmektedir. Hayat hakkndaki bilgiler, olu Elvan elebinin kaleme ald Menkbl-kudsiyye f mensbilnsiyyede anlatlanlara dayanmaktadr. Buna gre dedesi Ebl-Bek eyh Baba lyas b. Ali, XIII. yzylda Horasandan Anadoluya gelerek Amasyaya yerlemitir. Ebl-Vef Hrizmnin tarikatna bal bir eyh olup mridlerine Baba denmektedir. Halifesi Baba shakla beraber tarihlerde Baba Resul syan olarak anlan ayaklanmay balatmtr. Elvan elebinin Menkbna gre Baba lyas bu isyanda yakalanp Amasya Kalesine kapatlm, zindanda bulunduu krknc gn hcresinin duvar yarlarak boz at gelmi ve Baba lyas alarak kaybolmutur. Baka kaynaklarda ise isyan srasnda veya sava alannda ld veya idam edildii eklinde baz rivayetler yer almaktadr. k Paann babas Muhlis Paa, Baba lyasn en kk oludur. Menkba gre, isyan srasnda henz kundakta bir bebek olan Muhlis Paa, atee verilen at kynden erefeddin adl birisi tarafndan kurtarlm, yedi yanda Msra gtrlm, orada yedi yl kaldktan sonra tekrar Anadoluya dnmtr. Anadoluya dnnce hapsedilen Muhlis Paann 1273 ylna kadar olan hayat karanlktr. Bu tarihte Konyay ele geirmi, fakat alt aylk bir hkmranlktan sonra hkimiyeti Karamanoullarna devretmitir. Elvan elebinin naklettii bu rivayete Takprizde ve Oru Beyle birlikte ikrde de rastlanmaktadr. Btn bu kaynaklardaki ifadelerden Muhlis Paann ilk Osmanl Sultan Osman Gazi zamannda hayatta olduu anlalmaktadr. k Paa nce Sleymn- Krehrden, daha sonra lyas Paann halifelerinden eyh Osmandan ders almaya balad. Muhlis Paann vasiyeti zerine eyh Osman, k Paay kz ile evlendirdi. Bir sre sonra Anadolu Valisi Timurta Paann veziri oldu. Baz siyas olaylara kart iin Msra gitti. Amasyaya geri dnerken Krehire geldiinde hastaland ve orada vefat etti (13 Safer 733/3 Kasm 1332). Krehirde bulunan trbesi, kendisinin vasiyeti zerine ehrin kuzeydousunda bir tepede yaplm olup bir de kitbesi vardr. Trbenin halk tarafndan kutsal saylp ziyaret edildii hususunda btn kaynaklar mttefiktir. Elvan elebi babasnn dnya ilerine hi karmadn, kendini btnyle tasavvufa vererek bir vel hayat yaadn kaydeder. iirlerinde ve Garibnmesinde byk lde Ynus Emre ve Mevln tesiri hkimdir. Eserleri. 1. Garibnme. 730 (1330) ylnda kaleme alnan 12.000 beyitlik bu mesnevi aruzun filtn filtn filn kalbyla yazlm olup on blmden meydana gelmitir. Baz nshalarn sonunda k Paann gazelleri de vardr. Din, tasavvuf ve retici bir eser olan ve halk eitmek maksadyla Trke olarak yazlan Garibnme, Anadoluda Trk tasavvuf edebiyatnn en eski ve tesir dairesi ok geni olmu eserlerden biridir. Sade dili dolaysyla eser asrlar boyunca ok geni bir okuyucu zmresine hitap etmitir. Bu sebeple ktphanelerde pek ok nshas bulunan Garibnmenin

Trkiyedeki en iyi ve eski tarihli nshalar Beyazt Devlet (nr. 3633) ile Sleymaniye ktphanelerindeki (Lleli, nr. 1752) yazmalardr. Prof. Mundy nshas olarak tannan en eski tarihli Raif Yelkenci nshasnn ise gnmzde Londrada ark Dilleri Mektebi Ktphanesine intikal ettii bilinmektedir. 2. Fakrnme. k Paaya ait olduu ancak son zamanlarda tesbit edilebilen tasavvuf muhteval 161 beyitlik bir mesnevidir. Roma (Biblioteca Gasanatensa Turca, nr. 2054) ve Manisa (Murdiye Ktp., nr. 1153) ktphanelerinde iki nshas vardr. Eserde rengrenk bir ku olarak tasvir edilen fakr sonunda Hz. Peygamberi seerek onda karar klmaktadr. Mesnevi E. Jemma (Estatto dalla Rivista Degli Studi Orientali, s. 219-245) ve A. S. Levend (TDAY Belleten 1953, s. 205-253) tarafndan ayr ayr yaymlanmtr. 3. Vasf- Hl. Otuz bir beyitten ibaret olan bu kk mesnevinin Roma ve Manisada iki nshas bilinmektedir. Mesnevide airin ad gememekle beraber eserin Garibnmenin sonunda yer almas, k Paaya ait olduu fikrini kuvvetlendirmektedir. 4. Hikye. Elli dokuz beyitlik kk bir mesnevidir. Raif Yelkenciye ait bir Garibnme nshasnn sonunda bulunmaktadr. Bu mesnevide bir mslman, bir hristiyan ve bir yahudinin bandan geenler anlatlmaktadr. 5. Kimya Rislesi. k Paaya ait olduu pheli grnen bu rislenin bir nshas orum l Halk Ktphanesinde (nr. 2889) bulunmaktadr. Son iki risle A. S. Levend tarafndan bir arada yaymlanmtr (TDAY Belleten 1954, s. 265-276). 6. Risle f beynis-sem. Eserin adna Osmanl Mellifleri dnda baka kaynaklarda rastlanmamaktadr. F. Kprl bu rislenin incelenmeden k Paaya mal edilemeyeceini sylemektedir. Eserin Sleymaniye Ktphanesinde bulunan nshasnda (Ftih, nr. 5335) varak 107da k mahlas gemektedir. Ancak bu mahlas pek ok kiinin kulland dnlrse, rislenin k Paaya ait olduu hususu pheli grlebilir. Bununla birlikte rislenin konusu ile Garibnmenin drdnc babnn nc dsitn arasnda yakn bir ilgi bulunduunu da belirtmek gerekir. Ahmet Kutsi Tecerin hakknda bir inceleme yazs yazd bu risle mensur olup iinde yer yer manzum paralar bulunmaktadr. Bursal Mehmed Thirin Manisada grdn syledii rislenin bir nc nshasnn da Ankarada Adnan tken l Halk Ktphanesi 320 numarada kaytl eski bir Garibnme nshas sonunda bulunduu anlalmaktadr. k Paann Garibnmede yer alan gazellerinden baka nazre mecmualarnda rastlanan toplam altm yedi iiri S. N. Ergun ve deiik tarihlerde A. Glpnarl tarafndan yaymlanmtr (bk. bibl.).

BBLYOGRAFYA

Elvan elebi, Menkbl-kudsiyye (nr. smail E. Ernsal - A. Yaar Ocak), stanbul 1984, s. LXIVLXX, 100-132; Edirneli Oru Be, Oru Be Tarihi (nr. Atsz), stanbul [1972], s. 28; Mecd, akik Tercmesi, s. 23; ikr, Karamanoullar Tarihi (nr. M. Mesut Koman), Konya 1946, s. 16; Osmanl Mellifleri, I, 109-110; Kprl, lk Mutasavvflar, s. 232-236; a.mlf., k Paa, A, I, 701-706; Ergun, Trk airleri, I, 129-144; Abdlbki Glpnarl, Yunus Emre ve Tasavvuf, stanbul 1961, s. 295-346; a.mlf., Ak Paann iirleri, TM, V (1936), s. 87-101; A. Yaar Ocak, XIII. Yzylda Anadoluda Babaler syan, stanbul 1980, s. 159-161; Fahir z - Gnay Kut, Byk Trk Klsikleri I, stanbul 1985, s. 299-301; Ali Saim lgen, Krehirde Trk Eserleri, VD, II (1942), s. 254-261; Agh Srr Levend, Ak Paann Bilinmeyen ki Mesnevisi: Fakrname ve Vasf- Hal,

TDAY Belleten 1953, s. 205-253; a.mlf., Ak Paann Bilinmeyen ki Mesnevisi Daha: Hikye ve Kimya Rislesi, TDAY Belleten 1954 (1988), s. 265-276; E. Jemma, Il Fakrnme Libro Della Poverta di q Pasa, Estatto dalla Rivista Degli Studi Orientali, XXIX, Roma 1954, s. 219-245; A. Kutsi Tecer, XV. Yzyla Ait Oyun-Raks Hakknda Mhim Bir Eser, TFA, I/106 (1958), s. 16951696; II/107, s. 1709-1712; III/108, s. 1723-1725; IV/110, s. 1754-1755; V/113, s. 1805-1808; VI/118, s. 1901-1902; Ali Alparslan, k Paada Tasavvuf, TDED, XII (1963), s. 143-156; Sadettin Bulu, Elvan elebinin Menkb-nmesi, TM, XIX (1980), s. 1-6; Fahir z, Ashk Pasha, EI (ng.), I, 698-699. Gnay Kut

IK PAA
(. 733/1332) Mutasavvf-air, Garibnme adl tasavvuf eserin mellifi. Tasavvuf ahsiyeti. k Paa, kurucusu Baba lys- Horasn olan byk ve nfuzlu bir eyh ailesinin XIV. yzyln ilk yarsndaki en nemli temsilcisidir. Onun, zamannda Anadoluda Vefiyye tarikatnn ba sfatyla tannm bir mutasavvf olduu muhakkaktr. Kk yatan itibaren ad geen tarikat evresinde, bu evreye mensup mhim ahsiyetlerden iyi bir tasavvuf terbiyesi ald, olu Elvan elebinin bizzat kendi ifadelerinden anlalmaktadr (Menkbl-kudsiyye, s. 103). k Paa kendi tarikat evresinde olduu kadar, o devirde Krehir ve yresinde yaylm bulunan Hac Bekt- Vel, eyh Sleymn- Trkmn ve Ah Evran geleneklerine bal nemli kiilerle de mnasebet kurmu olmaldr. Bilhassa Mevln ve Sultan Velede ve bunlarn eserlerine byk bir hayranlk duyduu grlen k Paann Mevlevlerle de ilikisi bulunduu rahata sylenebilir (A, I, 703). Onun Krehir gibi XIII. yzyldan beri kuvvetli ilm, fikr ve edeb gelimelere sahne olmu bir merkezde yetimi bulunmasnn tasavvuf ahsiyeti zerindeki rol phesiz byktr. k Paa burada, muhtelif mahiyette dervilik cereyanlarnn ve ftvvet prensiplerinin ok canl ve kuvvetli bulunduu bir sahada fikirlerini yayarak hatr saylr bir mridler zmresi edindi (A, I, 702-703). Btn bunlara ramen bir mddet sonra k Paann bir taraftan Hac Bekta mridleri, dier yandan da eyh Sleymn- Trkmn ve Ah Evran taraftarlaryla rekabet etmek zorunda kaldn dnmek lzm geliyor. nk olu Elvan elebi bu baba yurdunu brakp sllenin kurucusu Baba lys- Horasnnin mekn olan orum ve Amasya arasndaki Mecitz blgesine yerlemek zorunda kalmtr. k Paa, XIII. yzylda en byk temsilcisi Baba lys- Horasn olan Trk heterodoks slm anlaynn propagandacs bir eyh ailesinin Muhlis Paadan sonra eitli siyas ve kltrel sebeplerin tesiriyle tedrcen Snnleme yoluna girdii bir devirdeki en nemli yesidir. Kendisinin tasavvuf dnceleri konusunda bir lde en iyi belge, hi phesiz Garibnme adndaki mehur mesnevisidir. lk anda bu esere bakarak k Paann tpk Mevln gibi vahdeti vcd* mektebine bal Snn bir mutasavvf olduu grne sahip olunmaktadr. Nitekim F. Kprl bu yzden onun, kendi zamannda Anadoluda ok etin bir tarzda srp giden Snn ve gayri Snn mutasavvflar arasndaki mcadelede birincilere dahil bulunduunu ve Garibnmeyi bu yolda yazdn syler (A, I, 704). Bu gr genelde doru olmakla birlikte, k Paann, yet ve hadislerle, eitli tasavvuf eserlerden alnm ahlk ve tasavvuf tleri ihtiv eden bu eserinin, iinde birtakm heterodoks kalntlarn bulunmas ihtimalini ileri sren gr (bk. EI (Fr.), I, 720) karsnda sistemli ve derinlemesine tahliline gerek vardr. Elvan elebinin, k Paann olu olmas dolaysyla, babasnn tasavvuf ynn salhiyetle ve en iyi anlatmas gereken birinci elden bir kaynak vazifesi greceini dnmek elbette tabiidir.

Ancak onun, ad geen eserinde babasndan byk bir hayranlkla bahsetmesine ve fevkalde nefis msralarla mistik bir tablo iinde onu tasvir etmesine ramen, yukardaki meselenin aydnlanmasna yarayacak bir ipucu vermediini belirtmek gerekir. Bununla beraber Elvan elebi, izdii bu mistik tablo ile vellik mertebesinin en st basamana ulam byk bir velyi anlatmak istemektedir (Menkbl-kudsiyye, s. 100-132). Bu ise bir evldn babasna, bir mridin eyhine olan ballk ve saygsnn ifadesi olarak deerlendirilebilir.

BBLYOGRAFYA

Elvan elebi, Menkbl-kudsiyye (nr. smail E. Ernsal - A. Yaar Ocak), stanbul 1984, s. LXIVLXX, 100-132; M. Baudier, Histoire de la Religion des Turcs, Paris 1625, s. 209, 210; Hammer, GOD, I, 54; Gibb, HOP, I, 167 vd.; Hseyin Hsmeddin [Yasar], Amasya Trihi, stanbul 1327-30, I, 224; stanbul 1329-32, II, 470-479; Carl Brockelmann, Altosmanische Studien I: Die Sprache Asayqpasaas Paa und Ahmedis, ZDMG, LXXIII (1919), s. 1-29; M. Fuad Kprl, k Paa, A, I, 701-706; Fahir z, Ashk Pasha, EI (Fr.), I, 719-720. Ahmet Yaar Ocak

IK PAA CAM
stanbulda Ftih Klliyesi ile Hali arasndaki yamata XVI. yzyla ait cami ve mtemilt. Fetihten sonra Ftihin mimar Sinn- Atkten dolay Mimar Sinan mahallesi olarak adlandrlan bu yerde (bugnk Haydar Mahallesi), Anadolu ve Rumelide Trk fetihlerinin iaret ta gibi birka trbesi olan Sar Saltukun da makam bulunuyordu. Herhalde bu makamn yannda bir de zviye yaplm olmalyd. Cami eskiden beri, trbesi Krehirde bulunan tannm air ve mutasavvf k Paann adyla bilinmekte ise de dorudan doruya onunla bir ilgisi yoktur. Dier taraftan caminin kimin tarafndan ve hangi tarihte yaptrld da aprak bir mesele halindedir. 953 (1546) tarihli stanbul Vakflar Tahrir Defterinden renildiine gre, Sary- Atk aalarndan Hseyin b. Abdullah Aa 898 Muharreminde (Kasm 1492) burada bir cami yaptrarak bu hayrata eitli yerlerde pek ok mlk ile Unkapan civarnda skpl mahallesinde bir de ifte hamam vakfetmitir. Sonradan 908 Cemziyelhirinde (Aralk 1502), 909 Reblevvelinde (Eyll 1503) ve 909 Recebinde (Ocak 1504) bu vakf, ayn kiinin yeniden balad mlklerle zenginlemitir. Vakfiyeden anlaldna gre caminin yannda bir de zviye bulunuyordu. Ayvansary ise k Paa Mescidinin (veya camii) her ne kadar bu adla hret bulmu ise de gerek kurucusunun eyh Ahmed Efendi olduunu bildirir. eyh Ahmed Efendi, XV. yzyl iinde yaam olan ve kpaazde ad ile bilinen, tannm tarih yazar Dervi Ahmed kden bakas deildir. Fethin hemen arkasndan, eski ve yaygn gelenee uyularak bir Bizans kilise harabesinin yerinde, Halie hkim bir yamata, Sar Saltuk Baba adna bir makam ve bir zviye kurulmu olmas muhtemeldir. Hatta belki de bu ilk basit tesis Dervi Ahmed knin hayratdr. XV. yzyl sonlarna doru yaplan cami, Ayvansarynin Mecma-i Tevrhinde belirttiine gre Enderun aalarndan Tava Hseyin Aa tarafndan yeni batan ina ettirilmitir. Minberini ise Kann Sultan Sleyman ile Sigetvar Seferine katlan ve padiahn ld gnlerde (7 Eyll 1566) Pete (Peuy) vefat ederek oradaki Kasm Paa Camii hazresine gmlen Nianc Eri Abdizde Mehmed Efendi koydurmutur. Yine Ayvansaryden renildiine gre Hseyin Aa mceddeden mescidi erifi bina eylemitir. Ancak btn bu bilgiler bu caminin tarihesinin aydnlanmasna yetmemektedir. nk Hseyin Aaya ait olmas gereken trbenin kitbesinde 1783 gibi ok ge bir tarih vardr. Bunun 1782 yangnndan sonra yaptrlan tamir ile ilgili olabilecei bir ihtimal olarak dnlebilir. Hseyin Aa tarafndan cami yeniden yaptrlrken belki kpaazde ile Seyyid Velyetin trbeleri de imdi grldkleri biimde ina edilmitir. k Paa ailesinden pek ok kiinin gmld bu manzumenin zviyesine balanan vakflar arasnda 907 Cemziyelhirinde (Aralk 1501) yaplan bir tanesi dikkate deer. Bu, stanbuldan baka Dimetoka, Hayrabolu, Tire ve Denizliden buraya gelirler ayran Fatma Sultann badr. Mezar Bursada bulunan ve Sf Sultan Hatun olarak tannan Fatma Sultan ise Padiah II. Bayezidin kz ve Gzelce Hasan Beyin zevcesidir. Bu hanm sultann k Paa Zviyesine yapt bala ilgili baz ge tarihli belgeler Topkap Saray Arivindedir. kpaazde ailesinden eyh Seyyid Velyet, Muharrem 928 (Aralk 1521) tarihli vakfiyesiyle bu zviyeye pek ok vakf brakt gibi Rbia Hatunun 934 Cemziyelhirindeki (Mart 1528) vakfiyesinde k Paa Zviyesine ilve ettirdii sekiz hcrenin Mimar Sinan tarafndan yapld belirtilmitir. Bu kayt da artcdr, nk o tarihte Sinan henz mimarlk almalarna balam bile deildi.

Cami ve zviyenin yanna, kpaazdeye ait olarak bilinen bir trbeden baka, 874te (1469-70) kz Rbia Hatun ile evlenerek damad olan mridlerinden Seyyid Velyet iin de bir trbe yaplmtr. kpaazde tarihini yaymlayan l Beye gre Rbia Hatun, Seyyid Velyetin zevcesi deil mridelerinden bir hanmdr. 1633 ve 1782 yangnlarnda byk lde zarar gren manzume, sonuncu yangnn hemen arkasndan ihya edilmi ve bu tamiri belirten 1198 (1783-84) tarihi caminin kaps stndeki bir yetin altna konulmutur. Son cemaat yerinin sol tarafna eklenen kare planl kk bir mekn ise Hseyin Aann trbesi olmutur. Mezar tanda yine 1198 tarihinin bulunmas artcdr. Ayvansary, Hseyin Aann ...vefatnda camiin tarasnda dergh kurbunda defn olunmutur dediine gre, 1782 yangnnda zarar gren bu kabir, bir yl sonra yaplan byk tamirde caminin bitiiine eklenen bir trbeye konulmu ve mezar tana da tamir tarihi ilenmi olmaldr. Btn manzume 1918de byk Cibali-Fatih yangnnda bir kere daha yanm, 1970li yllarda cami ve trbeler restore edilmitir. kpaazde manzumesinin merkezi olan cami, kare bir plana sahip, kurun kapl tek kubbe ile rtl basit bir yapdr. nceleri blml olduu sanlan son cemaat yeri bugn mevcut deildir. Caminin beden duvarlar muntazam iki sra tula ve bir sra kesme tatan olmak zere ina edilmi, sonraki tamirlerde st ksm deien minaresi de tamamen kesme tatan yaplmtr. Yangnlar yznden caminin iinde ilk yaplna ait hibir ey kalmamtr. Caminin kble tarafnda tek kubbeli kare bir mekn halinde muntazam kesme ta cepheli trbe binas, tarih yazar Dervi Ahmed kye ait kabul edilmektedir. Bitiiinde, st bir aynal tonozla rtl kk trbede ise iki sanduka bulunmaktadr. Caminin nnden geen dar sokan kar tarafnda ise yine kubbeli kare bir bina biiminde olan Seyyid Velyet Trbesi bulunmaktadr. Bu da teki gibi muntazam kesme tatan ina edilmi klasik Trk mimarisi slbunda bir yapdr. Caminin etrafnda ve Seyyid Velyet Trbesinin yannda geni hazreler vardr. Caminin etrafndaki arazide bulunan ve balanan vakflardan ok sayg duyulan bir tesis olduu anlalan zviyetekkeden ise bugn grnrde bir iz yoktur. Dahiliye Nezretine ait bir nfus saymndaki kaytlardan Emrler, Seyyid Velyet Hazretleri, Seyyid Velyet adlar ile anlan tekkede 1301de (1883-84) biri erkek, kadn olmak zere drt kiinin oturduu anlalmaktadr. Tekkenin en azndan XX. yzyl balarna kadar mmur ve faal olduu dnlebilir. Byk bir ihtimalle tekke de bu evreyi harap eden 1918 yangnnda yok olmu, bir daha da ihya edilmemitir. Caminin avlusunu sokaktan ayran duvarda stanbulun en eski ve esas mimarisini koruyabilmi ndir emelerinden biri bulunmaktadr. eme k Paa sllesinden eyh Ahmed Efendi tarafndan yaptrlmtr. zerindeki Arapa kitbesinde 972 (1564-65) tarihi vardr. Kemerin iki yanndaki birer msradan ibaret Trke kitbede ise rakamla tarih olmadndan ebcedi deiik biimlerde hesaplanabilmektedir. . Hilmi Tank bunu 987 (1579) olarak zm, R. Ekrem Kou ise tarihin tamiye*li ve mcevher bir tarih olduuna iaretle 976 (1568-69) rakamn karm, Fahri Derin ve Vahit abuk ise 978 (1570-71) tarihini bulmulardr. Tamamen kesme tatan yaplan, kemerinin kilit tandaki ile cephesinde rozet sslemesi olan bu kk eser stanbulun en eski emelerinden biri olarak ayrca deerlidir.

k Paa Camii ve manzumesi Osmanl devri Trk tarihinin nemli adlarnn htrasn yaatan tarih bir eser olarak stanbulu sslemekte, fakat olduka aprak tarihesi ile de bunu tam olarak aydnlatacak bir aratrcy beklemektedir.

BBLYOGRAFYA

kpaazde, Trih, Giri, s. h-yb; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, I, 154-155; a.mlf., Mecma-i Tevrh (nr. Fahri . Derin - Vhid abuk), stanbul 1985, s. 109, 126, 275; a.mlf., Vefeyt- Seltn, s. 163; brahim Hilmi Tank, stanbul emeleri, stanbul 1943, I, 14, nr. 13; stanbul Vakflar Tahrir Defteri 953 (1546), s. 273-278; W. Mller - Wiener, Bildlexikon zur Topographie stanbuls, Tbingen 1977, s. 369-370 ve 519 (eme); R. Ekrem Kou, kpaa Camii ve kpaazde Trbesi, kpaazde emesi, st.A, II, 1148-1151. Semavi Eyice

IK PAA TRBES
Byk Trk mutasavvf-airlerinden k Paann Krehirdeki trbesi. ehrin dnda, kuzeye doru uzanan bir tepenin yamacnda kurulmu geni bir mezarln iinde bulunan trbe, yan cephesindeki kitbeden renildiine gre, 13 Safer 733te (3 Kasm 1332) vefat eden k Paa iin yaptrlmtr. Kitbede k Paa, eyh Bce olarak anlm, doum ve lm tarihleri ise baz kelimelerin ebced* deerlerinden karlmtr. O tarihlerde Krehir Eretnaoullarnn (veya Ertena) arazisi iinde bulunduundan, bu trbenin de Eretnaoullarnn veziri ve k Paann yeeni Aleddin Ali ah tarafndan yaptrlm olabilecei bir ihtimal olarak ileri srlmtr. Saim lgene gre, trbe kubbesinin ekil olarak Krgz adrn andrmas, bu eserin mimarnn Horasan erenleriyle Anadoluya gelmi Orta Asyal bir Trk olabileceini akla getirmektedir. Trbenin yannda k Paa ailesinden baz kiilerin de mezarlar bulunuyordu. Bunlardan birinin k Paann babas Muhlis Paann bir hanmna ait olduu ileri srlm, bu mezara ait krk ve eksik bir halde bulunan ta mzeye kaldrlmtr. Yine trbenin dndaki baka bir tan da k Paann olu Cana ait olduu ileri srlmekte ise de buradaki tarihi 4 evval 764 (17 Temmuz 1363) olarak okuyanlar olduu gibi tarihin 964 (1557) olduu da H. Baki Kunter tarafndan ileri srlmektedir. Kitbede Can b. k Paa ad okunduuna gre ikinci gre katlmak zordur. Burada ayrca k Paann zevcesi Hce Hatuna ait olduu iddia edilen bir mezar ta daha grlmtr. Anadolu Trkl bakmndan ok deerli olan k Paa Trbesi ve evresi uzun sre bakmsz kalm ve etrafndaki hazre geni lde tahribe uramtr. Trbe 1935te ufak bir tamir grmtr. Baz vakf kaytlarndan Krehirde k Paa adna bir de zviye olduu anlalmaktadr. Halkn byk sayg gsterdii erenlerin trbeleri yannda zviyeler kurulduu dnlecek olursa bu tesisin trbe yaknnda bulunmas gerekir. Ancak bugn evrede bu hususu destekleyecek herhangi bir iz yoktur. C. Hakk Tarm daha aada mahalle iindeki baz ilenmi kalntlarn zviyeye ait olabileceini yazmaktadr. k Paa Trbesinin yan cephesi ehre bakacak bir biimde yamaca yerletirilmitir. Tamamen mermerden olan yapnn n meknn tekil eden giri holne bu yan cephedeki ssl bir kapdan girilir. Bu meknn yan tarafnda bulunan bir kap, kubbeli esas trbeye geii salamaktadr. Trbe, her bir kenar 5.35 m. lsnde bir kareden ibarettir. k Paann sandukas tam ortada deil giri duvarnn yanndadr. Trbenin altnda bir mezar odas olmas gerekirse de bu husus aratrlmamtr. Sekiz keli olarak yaplan sar kubbe de mermerden olup burada ok eski bir Asya geleneine uyularak bindirme teknii kullanlmtr. Trbe meknnn drt kesine yerletirilen drt stun stne drt kemer atlm, bunlarn arasndaki pandantiflerle sekiz dilimli kubbeye gei salanmtr. Trbenin iinde bulunmas muhtemel hibir tezyinat gnmze gelmemitir. Dta ise cephenin son derece sade olmasna karlk ehre bakan gney cephesi ve bilhassa buradaki giri itina ile sslenmitir. Cephenin kenarnda bulunan takapnn st ksm bir zencerek motifi ile bezenmi, bunun iine sivri kemerli bir ni oyulmutur. Niin yarm kubbesi dilimli olarak ilenmitir. Bu niin alt ksmnda yayvan kemerli esas giri bulunur. Cephelerin ortasndaki pencereler ise birer sivri

kemer iinde almtr. Esas trbe binasnn dnda mahya hatt profilli bir silme ile belirtilmitir. Gney cephede tam ortada bu silme dikdrtgen bir ereve meydana getirmekte olup bunun iinde kitbe bulunmaktadr. 1965 ylnda Krehirde yaptmz incelemeler srasnda k Paa Trbesinin n meknnda yere denmi iki para halinde mermer bir levha bulmutuk. Yere saplanaca ksm ilenmeden brakldna gre herhalde bir mezar ta olan bu levhann st ksmnda rm motiflerle bezenmi bir madalyon, alt blmnde ise bir pars veya dii arslan resmi grlyordu. k Paa Trbesi, simetriden kanan ok deiik bir mimari anlayn eseridir. Orta Asya eski Trk geleneklerine bal zellikleriyle Anadoluda slm-Trk yap sanatnn deerli bir rneidir. Deiik plan dzeni, ll fakat zarif sslemesi ile iinde yatan byk Trk mutasavvf ve Anadolu Trk edebiyatnn kurucularndan biri olan k Paann anna uygun bir mahfaza tekil etmektedir.

BBLYOGRAFYA

Cevat Hakk Tarm, Krehir Tarihi zerinde Aratrmalar, Krehir 1938, I, 86-89; a.mlf., Tarihte Krehri-Glehri, stanbul 1948, s. 29-30; Semavi Eyice, Krehirde H. 709 (1310) Tarihli Tasvirli Bir Trk Mezarta, Reid Rahmeti Arat in, Ankara 1966, s. 215-216; Gordlevskij, Krehirde k Paaya Ait Bir Htra, Comptes-Rendus de lAcadmie des Sciences de lURSS, I, Moskva 1927, s. 25-28; A. Sim lgen, Krehirde Trk Eserleri, VD, II (1942), s. 258-260; H. Baki Kunter, Kitbelerimiz, a.e., II (1942), s. 436; M. Fuad Kprl, k Paa, A, I, 703. Semavi Eyice

IK VEYSEL
(. 1894-1973) XX. yzyl Trk k iirinin Trkiyedeki nemli temsilcisi. Sivasn arkla ilesinin Sivrialan kynde dodu. Yedi yanda iken geirdii iek hastal yznden nce sa gzn, daha sonra da babasnn elindeki vendirenin saplanmas zerine sol gzn kaybetti. On yanda saz almaya balad. nceleri her k gibi usta mal deyiler alp syledi. Soyad kanunundan sonra atrolu soyadn alan k Veyseli edebiyat dnyasna Ahmet Kutsi Tecer tantmtr. A. K. Tecerin ilk defa 5 Ocak 1931de dzenledii ve on be n arld Sivas klar Bayramna katlanlar arasnda k Veysel de vard. 1933ten sonra, eski gezginci klar gibi, elinde saz ile hemen hemen btn yurdu dolat. Bir ara ky enstitlerinde saz retmeni olarak da grev yapt. lk iiri, Cumhuriyetin 10. yl dnmnde Atatrk iin syledii destandr. lk iir kitab olan Deyiler 1944te Ankarada Halkevleri Genel Merkezince yaymland. iirlerini daha sonra Sazmdan Sesler (1949) adl kitapta toplad. Btn iirlerini bir araya getirdii Dostlar Beni Hatrlasn (1970) ise son kitabdr. 1952 ylnda stanbulda adna byk bir jbile dzenlenen k Veysele 1965 ylnda Trkiye Byk Millet Meclisi tarafndan ana dilimize ve mill birliimize yapt hizmetlerden dolay zel bir kanunla vatan hizmet tertibinden aylk baland. Salnda, iirlerini alp syledii plaklarn yannda Karanlk Dnya ad ile kendisinin ve kynn grntlendii bir de film yapld. 21 Mart 1973te doduu ky olan Sivrialanda ld; ayn yerde topraa verildi. lmnden sonra evi, iindeki btn eyalar ile korunarak mze haline getirildi. lm yl dnmlerinde kynde yaplan trenlerle anlmaya baland. Halkla aydnlar arasnda bir kpr kurmu bulunan k Veyselin iirleri konu bakmndan epeyce zengin bir eitlilik gstermektedir. Ynusun etkisi altnda kalarak syledii iirlerinde halk kltrnn mayasna karan ynleriyle tasavvuftan izler bulunur. Ak iirlerindeki deyileriyle bir ynden de Karacaolann devam gibidir. iirlerinde yer yer yresinin az zellikleri de grlr. Saz ve sesi zayf olan k Veysel, klk geleneinin hikye anlatma, muamma asma ve zme, atmalarda bulunma gibi ynlerine uyamam olsa bile ann radyo, fabrika, tren, fze gibi yeniliklerine kucak aan iirleriyle kendinden nceki klardan ilerdedir. k Veysel, bir yan ile srdrd k iiri geleneini ve yaad a iirlerinde ustaca bir araya getirmitir. Dier klarn k Veysel iin syledikleri deyiler de bir kitapta toplanmtr: lmnn Onuncu Ylnda k Veysele Deyiler (haz. Hayrettin vgin - rfan nver Nasrattnolu, Ankara 1983).

BBLYOGRAFYA

brhim Aslanolu, k Veysel, Sivas 1967; . Yaar Ouzcan, k Veysel (Hayat, iirleri ve Hakknda Yazlanlar), stanbul 1972; Nejat Seferciolu - Aydn Kuran, k Veysel Bibliyografyas, Ankara 1983; Milliyet Sanat Dergisi (k Veysel zel Says), sy. 26, 30, stanbul 1973; Sivas Folkloru (k Veysel zel Says), sy. 4, Sivas 1973; TFA (k Veysel zel Says), sy. 296 (1974); TA, XXX, 220-221; Fahir z, Ashik Weysel, EI Suppl. (ng.), s. 91. Aydn Oy

IKKUTLU, Mehmet Rt
(. 1901-1980) Son devir kraat limi. Of ilesinin Uurlu (ifaruksa) kasabasnda dodu. Babas Ahmed Cemleddin, annesi Hanfedir. lk renimini kasabann retmeni olan babasndan yapt, sonra ayn yerde hfzn tamamlad. Muhitin tannm limlerinden alkzde Thir Efendi, alekli Dursun Feyzi Efendi ve Kasmzde Hasan Efendiden Arapa, Bakkalzde Paanl smil Hakkdan feriz dersleri ald. mtihanla ifaruksa Medresesinin drdnc snfna kaydoldu. Altnc snftayken medreseler kapatlnca (1924) bir mddet daha Dursun Feyzi Efendiden tefsir, akaid ve fkh okuduktan sonra stanbula giderek Hfz Ahmed kr ve yeeni Hfz smil Hakk Bayrden aere* ve takrb*, Varnalzde Hfz Ahmed Hamdden de bnl-Cezernin Tayyibetn-Nerini okudu. Mehmet Rt grev hayatna olduka erken yalarda Uurlu kasabas Merkez Camiinde fahr imamhatip olarak balad. 1936 ylnda Uurlu Kuran Kursu reticiliine, 1941de Of merkez vizliine tayin edildi. Resm grevini srdrrken bir yandan da kraat, fkh ve Arapa okuttu. 1976 ylnda vizlikten emekliye ayrld. Diyanet leri Bakanlnca Ankara ve stanbulda alan hizmet ii eitim kurslarnda 1974-1979 yllar arasnda, btn rivayet ve tarikleriyle aere okuttu. TayyibetnNeri takrir etti. 28 Austos 1980de tedavi iin Trabzondan stanbula giderken uakta vefat eden kkutlu, doduu yer olan Uurlu kasabasnda defnedildi. Sahasnda pek ok renci yetitiren kkutlunun kraat konusunda Aere Kaideleri, Takrb Kaideleri, Tayyibe Tercmesi ve Tayyibe erhi adl drt eseri vardr. Henz baslmam olan bu kitaplar Uurluda vrislerinin elinde bulunan zel kitaplndadr.

BBLYOGRAFYA

Tayyibe erhi adl eserinin mukaddimesinde bulunan ve kendisi tarafndan kaleme alnm olan biyografisi; Of Mftl Arivindeki zel dosyas; . Ltfi akan, Aere, Takrb ve Tayyibe std M. Rt kkutlu ile bir Mlkat, Hakses Mecmuas, sy. 126, Ankara 1975, s. 16-18; Krat lminin Byk std Mehmed Rt kkutlu Veft Etti, Diyanet Gazetesi, sy. 245, Ankara 1980, s. 14-15; Recep Akaku, M. kkutlu Hocamzn Ardndan, a.e., sy. 247 (1980), s. 4. Emin kkutlu

IKPAAZDE
(. 889/1484ten sonra) Osmanl tarih yazar. Asl ad Dervi Ahmed, mahlas kdir. Fakat daha ok byk dedesi olan k Paaya nisbetle kpaazde adyla anlr. Hayat hakkndaki bilgiler hemen sadece yazm olduu Osmanl tarihine dayanmaktadr. Kendi ifadesine gre 803 (1400) yl civarnda (Trih, s. 35) Amasya sancann Mecitz kazasna bal Elvan elebi kynde dodu. Kk yatan itibaren tekke evresinde yetiti, ok gezdi ve zamann nl ahsiyetleriyle tant. Genlik yllarnda bir mddet Geyvede Yahi (Kefz-zunn, 283te Bahi) Fakihin evinde kald. Fetret Devrinin baz olaylarna ve II. Muradla Dzmece Mustafa arasndaki mcadeleye ahit oldu. Bir sre Konyada Sadreddin Konev Zviyesinde misafir olarak kald ve eyh Abdllatf el-Kudsden el ald. 1437de hacca gitti, dnte Msra urad. Daha sonra Paa Yiitolu shak Beyin himayesinde bir mddet skpte kald. II. Muradn baz seferlerine katld ve onun iltifatn kazand. Ftih Sultan Mehmedin, ehzadeleri Mustafa ve Bayezidin snnetleri mnasebetiyle 1457 ylnda Edirnede yaptrd enliklere katld; bu srada Ftihten baz ihsanlar grd. 874te (1469-70) kz Rbiay mridi eyh Seyyid Velyetle evlendirdi. Mehur tarihini tamamlad 1484 ylnda ya seksen be civarnda idi. Onun byk bir ihtimalle bu tarihten sonra ld kabul edilmektedir. Mezar da muhtemelen stanbulda Haydar mahallesinde byk dedesi k Paa adna ina ettirdii cami hazresindedir. kpaazde daha ok Tevrh-i l-i Osmn adl eseriyle tannmaktadr. Hayatnn sonlarna doru yazmaya balad tarihinin Yldrm Bayezid devrine kadar gelen ksmn Yahi Fakihin menkbnmesinden, bu padiahn 1391de Macarlarla yapt sava Kara Timurtan olu Umur Beyden, 1402deki Ankara Savan bu savata solak* olarak bulunan birinden nakletmi, II. Murad ve Ftih dnemlerini ise bizzat kendi gzlemlerine dayanarak kaleme almtr. Osmanl Devletinin kuruluundan Ftih devri sonlarna (eserin eitli yazmalarnda biti tarihi farkldr) kadar gelen bu eserde konular bablar ve soru-cevap eklinde ele alnmtr. Mellifin yana ve muhtemel lm tarihine baklrsa 166. babdan sonraki ksmlarn bakalar tarafndan eklenmi olabilecei dnlebilir. ou yurt dnda olmak zere ondan fazla yazma nshas bulunan kpaazde Trihinin ayr neri vardr. Eserin ilk neri l Bey tarafndan yaplmtr (stanbul 1332). Bu neirde eser 1502 ylna, Friedrich Giese (Leipzig 1929) nerinde 1492ye kadar gelir. Atszn yapt neir ise (stanbul 1949) eserin 161 babn ve sadece l Bey nerinde bulunan Fasl adl son blmn ihtiva eder. Yakn zamana kadar pek tannmayan kpaazde Trihinin asl nemi, ilk standart Osmanl tarihlerinden biri olmasndan gelir. Eser daha yazld devirde Nernin Cihannmsna kaynak olmu, ancak XVI. yzyl Osmanl tarihileri genellikle Nernin daha derli toplu olan eserini kullanmay tercih etmilerdir. Dier taraftan, muhtemelen Ktib elebinin biraz hafife alan ifadesinden (Kefz-zunn, I, 283) dolay uzun sre unutulan Tevrh-i l-i Osmn, gerek ve modern mnada ilk defa Hammer tarafndan kullanlmtr. Mahiyeti itibariyle anonim Tevrh-i l-i

Osmnlardan pek farkl olmayan eser, gerek muhtevas gerekse konuma diline yakn ve devrinin yaz dilini aksettiren sade slbu bakmndan orta tabaka ve zellikle asker zmreler arasnda okunmak zere bir nevi halk destan tarznda yazlmtr. Anonim tarihlerden farkl zellii ise Osmanl padiahlarn birer mcahid gazi olarak grmesi, devletin kuruluunda ve bilhassa Anadoluda slm Trk kltrnn yerlemesinde byk rolleri olan abdln- Rm, gaziyn- Rm ve bciyn- Rm gibi ah kurulular hakknda bilgiler vermesidir. Esere yer yer serpitirilen ve bir ksm Ahmednin skendernmesinden alnm olan nazm paralarnn ise edeb bir deeri yoktur.

BBLYOGRAFYA

kpaazde, Trih, s. 35, 66, 79, 135, 139, 205; a.e. (Atsz), s. 79-80; Mecd, akik Tercmesi, s. 352; Kefz-zunn, I, 283; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, I, 153; Osmanl Mellifleri, III, 84; Hammer (At Bey), I, 27; Babinger (ok), s. 38-42; Banarl, RTET, I, 498-499; V. L. Mnage, Osmanl Tarihiliinin Balangc (trc. Salih zbaran), TED, sy. 9 (1978), s. 227-240; M. kir lktar, k Paazde, TA, I, 600-602; M. Fuad Kprl, k Paa-zde, A, I, 706-709; Fr. Taeschner, Ashik-Pasha-zde, EI (Fr.), I, 720. Abdlkadir zcan

R
Ur vergisini tahsil eden memur. slmn ilk asrlarnda, ticar mal veya bir nevi gmrk vergisi diyebileceimiz ur vergisini tahsil eden kimseye ir denildii gibi ar da denilmektedir. ehirler veya milletleraras ticaret yollarnn kavak noktalarnda, nemli geitlerde grev yapan irler blgelerinden geen ticar mallardan, sahiplerinin mslman, zimm* veya mstemin olmasna gre deien oranlarda vergi almaktaydlar. Kaynaklarn belirttiine gre bu oran mslmanlar iin % 2,5, zimmler iin % 5 ve msteminler iin de karlkl olarak baka bir oran tesbit edilmemise % 10du (bk. UR). Bu verginin nisbeti onda bir (ur=r) veya onun blmleriyle (nsfl-ur % 5; rubul-ur % 2,5) ifade edildiinden bunlar tahsil eden vergi memuruna da onda birleri toplayan kimse mnasnda bu ad verilmitir. irin, blgesinden geen mslmanlardan ald ticar mal vergisi aslnda zekttr. Bu yzden ancak zektn dier artlar gereklemi ve o yln zekt daha nce denmemise alnrd. Buna gre ir, kendi blgesinden geen gayri mslimlere ait ticar mallarn ur vergisini, mslmanlara ait mallarn da zektn tahsil eden bir kimse olarak grev yapmtr. Ticar maksatla baka yerlere sevkedilmeyen zekta tbi her trl maln ve zira mahsullerin zekt ise ayr bir memur (mil) tarafndan toplanmaktayd (bk. ML). ir ayn zamanda blgesindeki yol ve ticaret emniyetini salamakla da grevliydi. Bundan dolay fkh kitaplarnda irde bulunmas gereken artlar saylrken tam ehliyetli (bk. EHLYET) olmasnn yannda yol ve ticaret emniyetini salamaya muktedir olmasnn gerekli olduu zerinde de durulmutur. Bir vergi memuru olarak irin ilk defa Hz. Peygamber zamannda m, yoksa Hz. mer devrinde mi tayin edildii kaynaklarda tartmaldr. Serahs bu messeseyi Hz. Peygamber devrine kadar gtrmekte ise de ikinci gr daha kuvvetli grnmektedir. Eb Ysufun belirttiine gre, Hz. mer zamannda ilk defa ir olarak tayin edilen kimse ashaptan Ziyd b. Hudayrdr. Bazlarnn shhatinde phe olmakla birlikte Hz. Peygamberden, ire rastlarsanz onu ldrnz mnasnda veya buna benzer anlamlara gelen hadisler rivayet edilmektedir (Eb Ubeyd, s. 470; Msned, IV, 234). slm hukukular bu hadislerin, Chiliye devrinde Arap ve Acem memleketlerinde ticar mallardan % 10 nisbetinde alnan, slmiyette ise mslmanlar iin % 2,5, zimmler iin de % 5le snrlandrlan bu vergiyi toplarken halka zulmeden, belirlenen bu oranlardan fazlasn alan vergi memurlar iin vrit olduu grndedirler (bk. Serahs, el-Mebst, II, 199; Eb Ubeyd, s. 470). Bu hadislerde, Chiliye devrinde benzer bir pazar vergisini (bc) toplayan ve halk ar vergilerle bunaltan kimselerin kasdedilmi olmas da muhtemeldir (bk. Eb Ubeyd, s. 471, ayrca bk. BC).

BBLYOGRAFYA

Lsnl-Arab, ar md.; Msned, IV, 234; Eb Ysuf, el-Harc, s. 145-146; Yahy b. dem, Kitbl-Harc (nr. Ahmed Muhammed kir), Kahire 1384, s. 168-169; Eb Ubeyd, el-Emvl, s. 469-481; Serahs, el-Mebst, I, 199 vd.; a.mlf., erhus-Siyeril-kebr (nr. Abdlazz Ahmed), Kahire 1971-72, V, 2133-2136, 2139-2157; bn bidn, Reddl-muhtr, II, 308-318; Ysuf elKardv, Fkhz-zekt, Beyrut 1389/ 1969, II, 1089-1105; Mustafa Fayda, Hz. mer ve Ticaret Mallar Vergisi veya Ur, AFD, XXV (1982), s. 169-178; a.e., XXVI (1983), s. 327-334. Mehmet Erkal

R EFEND
Reiszde Mustafa ir Efendi (. 1729-1804) Kurduu ktphane ile mehur olan Osmanl eyhlislm. 5 Austos 1729da dodu. Reslkttb Mustafa Efendinin oludur. Tahsilini devrin tannm limlerinin yannda tamamladktan sonra 1744 ylnda rus* imtihann kazanarak eitli yerlerde mderrislik yapt. Daha sonra kadlk mesleine geti; 1768de Yeniehr-i Fenar (Larissa), 1777de Bursa, 1781de Mekke, 1786da stanbul kadlklarnda bulundu. Anadolu ve Rumeli kazaskerliklerinin nce pye*lerini ald, ardndan bilfiil 1788de Anadolu, 1789da da Rumeli kazaskeri oldu. Ancak bir sre sonra azledildi. eyhlislm Hamdzde Mustafa Efendi zamannda herhangi bir sebep gsterilmeksizin Kastamonuda ikamete mecbur edildi. Hamdzdenin eyhlislmlktan ayrlmas zerine 1791de tekrar stanbula dnd. 1793te ikinci defa Rumeli kazaskerliine getirildi. Bu grevde bir yl kadar kald, 30 Austos 1798de eyhlislm oldu. III. Selim, ir Efendiye hitaben kard hatt- hmyunda (Cevdet, VII, 303-304), kendisinden nce eyhlislm olan Drrzde rif Efendinin grevini ihmal etmesi yznden azledildiini, duyduu gven sebebiyle bu grevi kendisine verdiini belirtiyor ve ilmiye mesleinde bir sreden beri grlen bozukluu gidermek iin almasn istiyordu. Bundan dolay onun eyhlislml dneminde bu yolda baz almalar yaplmtr. 11 Temmuz 1800de eyhlislmlktan azledildikten sonra Bursaya gnderildiyse de ksa zaman sonra tekrar stanbula dnd; 29 Kasm 1804te vefat etti. Cenazesi nce Eminn civarndaki Bahekapda kendi adyla anlan ktphanenin hazresine defnedilmi, daha sonra Molla Grn Mezarlna nakledilmitir. Bilgisi, drstl, hayr ve hasenata dknl ile takdir edilen ir Efendi ayn zamanda iyi bir hattatt. Bahekapda bugn kendi adyla anlan caddede bulunan konann bahesinde bir ktphane ve drlkurr kurmu, buraya grevliler tayin ederek baz gelirler tahsis etmitir. Ayrca Kastamonuda bulunduu srada orada da hayr eserleri yaptrmtr. Gnmzde Sleymaniye Ktphanesinin bir blmn oluturan ktphanesinde bizzat kendisinin istinsah ettii baz yazmalar da bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Devhatl-meyih, s. 166-177; Cevdet, Trih, VII, 286, 303-304; Sicilli Osmn, III, 281; lmiyye Salnmesi, s. 560-561; bnlemin, Son Hattatlar, s. 500-503; Uzunarl, lmiye Tekilt, s. 260; st.A, II, 1152-1153. Mehmet pirli

R EFEND KTPHANES
stanbul Bahekapda XVIII. yzylda kurulan vakf ktphanesi. I. Mahmud devri reslkttblarndan Mustafa Efendi, dzenledii Cemziyelhir 1154 (Austos 1741) ve Safer 1160 (ubat 1747) tarihli vakfiyeleriyle btn kitaplarn vakfetmi, ancak Bahekap semtinde ina ettirmeyi planlad ktphaneyi yaptramadan 1749 ylnda lmtr. Mustafa Efendi yaptrmay dnd bu ktphanenin iki dersim, bir eyhlkurr ve iki hfzktbden oluan kadrosunu da kurmu ve bunlar geici olarak Vlide ve Mahmud Paa camilerinde grevlendirmitir. Mustafa Efendinin olu III. Selim devri eyhlislmlarndan Mustafa ir Efendi babasnn bu arzusunu yerine getirmek iin belirtilen yerde bir ktphane binas yaptrm ve dzenledii evval 1214 (Mart 1800) tarihli vakfiyesiyle de kendi adyla anlan ktphaneyi kurmutur. ir Efendi vakfiyesinde daha nce babasnn ktphane personeliyle ilgili olarak koyduu esaslar aynen muhafaza etmi, ancak kendi salad gelirle hfzktblerin cretlerini arttrma ve onlara yardmc olacak iki mlzm tayin etme gibi birka deiiklik yapmtr. Balangta Reslkttb Mustafa Efendinin vakfettii 1237 kitapla kurulan ir Efendi Ktphanesi koleksiyonu daha sonralar Mustafa ir Efendi, olu Rumeli kazaskeri Hafd Efendi, Kasdecizde Sleyman Srr Efendi ve irefendizde Mehmed Baheddin Efendinin yaptklar kitap balaryla olduka zenginlemitir. retim yannda hatim duas ve mevlid gibi baz din faaliyetlerin de yapld ir Efendi Ktphanesi haftada be gn ak bulunmaktayd. Tatil gnleri ise devrin dier baz ktphanelerinde olduu gibi sal ve cuma idi. ir Efendi Ktphanesi 1914 ylnda Evkaf Nezreti tarafndan Sultan Selimde kurulan ktphaneye, 1918 ylnda da buradan Sleymaniye Ktphanesine nakledilmitir. Bu ktphaneye ait kitaplar halen Sleymaniye Ktphanesi bnyesinde bulunan ir Efendi ve Reslkttb Mustafa Efendi koleksiyonlarnda bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Reslkttb Mustafa Efendinin h. 1154 ve h. 1160 tarihli vakfiyeleri, VGMA nr. 736, s. 201-208; nr. 738, s. 137-146; ir Efendinin h. 1214 tarihli vakfiyesi, Sleymaniye Ktp., ir Efendi, nr. 473; Hafid Efendinin h. 1220 tarihli vakfiyesi, Sleymaniye Ktp., Hafid Efendi, nr. 486; ir Efendizde Mehmed Baheddin Efendinin h. 1250 tarihli vakfiyesi, Sleymaniye Ktp., Hafid Efendi, nr. 487; smail E. Ernsal, Trk Ktphaneleri Tarihi II: Kurulutan Tanzimata Kadar Osmanl Vakf Ktphaneleri,Ankara 1988, s.92-93, 120-121, 129, 144, 148, 182, 239, 244-245. smail E. Ernsal

MMAR. lk yaplnda ktphanenin yanndaki byk bir han onun gelirini salyor ve arkadaki kk hazrede ir Efendi ile olu Hafd Efendi ve dier aile mensuplarnn kabirleri bulunuyordu. ir Efendi ve Sultanhamam caddelerinin birletii kede bulunan ktphane, ta konsollar zerine oturan gzel mimarili okuma odas ile dikkati eker. Bu kmann Eminn tarafndaki kk bir penceresinin yerletirilmesinde gsterilen yap ustal gerekten zarif bir bulutur. D cepheleri ta ve tula eritleri halinde yaplm olan bu binann yanndaki han ile birlikte iyi bir rlvesi yoktur. Sadece ktphanenin plan yaymlanmtr. Bir merdivenle klan L biimindeki bir koridorun ksa kolu sonunda kitap deposu ve bu koridorun yannda iki kk mekn vardr. Koridorun uzun kolu yannda bulunan okuma salonunun ana meknna, iki stunla ayrlm blml bir giri holnden geilerek ulalr. ir Efendi Ktphanesinde kk ve byk drt mekn aynal tonozlarla rtldr. ki stunla okuma salonundan ayrlan giri ksmnn blmnden ortadaki kubbeli, yandakiler apraz tonozlarla rtlmtr. Ana koridorun sonundaki kk hcre ise herhalde hel olmaldr. Altndaki kuma maazasnn deposu olarak kullanlan okuma odasnn tavan tonozunda stleri badana ile kapatlm olarak iekli kalem ii naklar 1960 ylnda grlebiliyordu. Ktphanenin tanma srasnda ir Efendi ile evlt ve ahfadnn mezarlar da buradan alnarak Molla Grn hazresine gtrlm ve boaltlan ktphane binas dkkn olarak kiraya verilmitir.

BBLYOGRAFYA

Behet nsal, Trk-Vakf, stanbul Ktphanelerinin Mimr Yntemi, VD, XVIII (1984), s. 101 (pln var); . N. Bayraktar, irefendi Ktphanesi, st.A, II, 1154-1155. Semavi Eyice

ARAN
(bk. HSEYN-ARAN).

ARET
Gebe topluluklara verilen genel ad. Airet Arapa bir kelime olup kabile karl kullanld gibi kabilenin altnda daha kk bir topluluu da ifade etmektedir. Trkede ise yaygn olarak gebe unsurlar iin kullanlm, zellikle Osmanllar dneminde boyun altnda, cemaatin stnde bir toplulua ad olmutur. Osmanl kanunnme ve belgelerinde genel olarak konar ger veya yrk olarak kaydedilen teekkller, yukardan aaya bir sraya gre, boy (kabile, tife), airet, cemaat, oymak, mahalle, oba (aile) eklinde blmlere ayrlmtr. Araplardaki kabile tekiltnda ise birka airetten bir fasle, faslelerden fahz, fahzlardan batn, batnlardan imre, imrelerin birlemesinden de kabile meydana gelmekteydi. Boyun idar ilerinin boy beyi (Arap kabilelerinde eyh) tarafndan yrtlmesine karlk airetlerde bu grev mr-airetlerce (airet beyi veya kethd) yerine getirilirdi. Baz durumlarda boy beyinin yetkisi dahilinde olan airet beyinin tesbiti genellikle irs bir hviyet gstermektedir. Gebe hayatnn bir gerei olarak daha ok hayvanclkla uraan airetler, bu bakmdan yerleik ahaliyle iktisad bakmdan bir btnlk tekil etmilerdir. Yaylak ve klaklar arasndaki hareketleri, biraz da hayvanlarna otlak bulma dncesinden domutur. Bununla beraber gebe hayatlarnn, merkez otoritenin zayflamasyla ba bo telakki edilebilecek bir tarza dnt ve bunun onlarn tedib ve isknlar iin bir sebep tekil ettii grlmektedir. Airetlerin kontrol altnda tutulmalar ihtiyac, devlete eski airet dzenlerinin bozularak kethdlklar eklinde tekiltlandrlmalarna ve ancak belli gzerghlar iinde hareketlerine izin verilmesine yol amtr (ayrca bk. KONAR GER).

BBLYOGRAFYA

Cengiz Orhonlu, Osmanl mparatorluunda Airetlerin skn, stanbul 1963, s. 13-14; Yusuf Halaolu, XVIII. Yzylda Osmanl mparatorluunda skn Siyaseti ve Airetlerin Yerletirilmesi, Ankara 1988, s. 16-25; F. Smer, XVI. Asrda Anadolu, Suriye ve Irakda Yaayan Trk Airetlerine Umum Bir Bak, FM, XI (1952), s. 511; Mkrimin Halil Ynan, Airet, A, I, 709710; J. Lecerf, Ashra, EI (ng.), I, 700; J. Chelhod, Kabla, EI (ng.), IV, 334-335. Yusuf Halaolu

ARET MEKTEBi HMYUNU


Osmanl Devletinde airetlere mensup ocuklarn eitimi iin II. Abdlhamid tarafndan 1892de stanbulda kurulmu olan mektep. Airet Mektebi, Maarif Nezretine bal halka ak bir eitim kurumu olmayp nceleri imparatorluk dahilindeki Arap airetlerine mensup ocuklarn, daha sonra da dier airetlerin ocuklarnn kabul edilmeye baland saraya bal zel bir eitim messesesi idi. Bu mektebin kurulu gayesi, Osmanl mparatorluu snrlar iinde bulunan Arap ve dier airet reislerinin ocuklarn stanbulda sarayn nezreti ve himayesi altnda bulunan bir okulda toplayarak onlara Trke retmek, eitim ve retimlerini salamak, ayn zamanda hilfete, saltanata, Devleti Aliyyeye ve Bbaliye sadakatlerini arttrmak, blgelerine dndklerinde devlet iin faydal hizmetlerde bulunmalarn salamakt. Airet Mektebi Hmyununun kuruluu birka sebebe dayanr. XIX. yzyldan itibaren Avrupa devletlerinin, Osmanl Devletini paralama faaliyetleri erevesinde, Balkanlardaki gayri mslimlerden sonra Trk olmayan mslman unsurlar da tahrik ederek devletten koparmak ve bunlar zerinde siyas ve iktisad hkimiyet kurmak istedikleri grlmektedir. zellikle Araplar zerinde younlatrlan bu faaliyetlere kar II. Abdlhamid, airet yapsnn hkim olduu blgelerde airet reisleriyle saray arasnda kuvvetli ve mahhas bir ba kurma ihtiyacn hissetmitir. Byle bir ban ise Airet Mektebi Hmyunu vastasyla kurulabilecei, ayrca mektepte okuyacak ocuklarn Trke renerek Osmanl kltryle daha yakndan temasa geecekleri ve kendilerinde Osmanllk, Osmanl birlii uurunun geliecei dnlmtr. Mektebin kuruluunun dier bir sebebi de dindir. 1878 Berlin Antlamas ile hristiyan unsurlarn byk ksmnn devletten ayrlmas, mslman tebaay ounluk durumuna geirmitir. Bunun zerine II. Abdlhamid ite ve dta slmc bir siyaset takip etmenin fazla bir mahzuru kalmadn grerek artk halife veya hilfet makam etrafnda slm birliini kurmak istemiti. Bylece hem i dayanmann hem de Avrupaya kar slmlk uurunun teekkl temin edilmi olacakt. Ayrca bu mektepte okuyacak mslman airet reislerinin ocuklar stanbula, halifeye, hilfet makamna ve Trklere sndrlm olacak, dolaysyla Avrupallarn Araplar arasnda yapm olduklar milliyetilik propagandasnn tesiri azaltlacakt. Dier bir sebep ise idardir. Kurulu ve gelime devirlerinin aksine, XVIII ve XIX. yzyllarda merkez idareden kopmu ve devlet kontrolnden uzaklam airetlerin tekrar kontrol altna alnarak merkez idarenin yeniden kurulmas hedef tutulmutur. te Airet Mektebi bu arzunun gereklemesi iin en iyi bir vasta olacak, bu mektepte okuyup mezun olacak ocuklar airetlerine dndklerinde ve ileride airet reisi olduklarnda airetlerinin stanbula sadakatini temin edeceklerdi. te btn bu sebeplerden dolay Airet Mektebinin almas kararlatrlm ve Yldz Sarayndan kan 5 Temmuz 1892 tarihli bir yazyla mektebin kurulmas iin Maarif Nezretine, okuyacak ocuklarn gnderilmesi iin de vilyetlere emir verilmitir (BA, rde-Dhiliye, nr. 101021). Mesele ayrca Meclisi Vkelda da grlerek 20 Temmuz 1892 tarihli bir mazbata ile mektebin nizamnmesi ve

program tesbit edilmitir (BA, rde-Meclis-i Mahss, nr. 5641). Sadrazam Cevad Paann durumu padiaha arzetmesi zerine II. Abdlhamid, Esm Sultann oturduu Kabatataki saray Airet Mektebi Hmyununa tahsis etmitir. Airet Mektebi 4 Ekim 1892de eitim ve retime almtr. Mektebe Halep, Suriye, Badat, Basra, Musul, Diyarbekir, Trablusgarp vilyetleriyle Bingazi, Kuds ve Zor sancaklarndan drder; Yemen ve Hicaz vilyetlerinden beer olmak zere toplam elli renci kabul edilmitir. Airet Mektebinin her yl renci alnarak kapasitesi arttrlm ve iki yllk program daha sonra be yla karlmtr. Ders programnda Kuran, ilmihal, lugat, hesap, iml, hat, ulm- dniyye, slm tarihi gibi dersler olmakla beraber Trke, Osmanl corafyas ve tarihi eitimine geni yer verilmitir. Programda zamanla deiiklikler yaplarak Franszca, usl-i defter, hendese gibi yeni dersler de eklenmitir. Bu programyla Airet Mektebinin ibtidiye ve rdiye mektepleri seviyesinde olduu sylenebilir. Ancak bunlardan fark, bir asker mektep olmamakla birlikte asker tlim derslerinin de bulunmasdr. Balangta sadece Arap airet reislerinin ocuklarnn tahsili iin almas dnlen Airet Mektebine daha sonraki yllarda Dou Anadolu ve Arnavutluk blgelerindeki airetlerden de renci kabul edilmitir. zellikle Dou Anadolu airetlerinden Hamidiye svari alaylar tekil edilmeye balannca Cbranl, Zilan, Cell, emsk gibi airetler kendi ocuklarnn da Airet Mektebine alnmas iin mracaatta bulunmulardr. Arnavut airetleri de ayn ekilde istekte bulununca Arap airet ocuklarnn dnda da renci kabul yoluna gidilmi, bylece Airet Mektebi btn airetlere hitap eder duruma getirilmitir. Bu mektepten mezun olan baz ocuklarn Harbiye ve Mlkiye mekteplerine gnderildii de bilinmektedir (bk. SF, s. 244). Yatl ve cretsiz olan Airet Mektebi, rencilerin verilen yemekleri beenmeyerek mektep idaresine kar isyan etmeleri zerine ubat 1907 tarihinde kapatlmtr. Kapatlmasnn gerek sebebi ise phesiz mektebin o gnk siyas fikir akmlarnn tesir sahas iine girmesi ve beklenen gayeye hizmet edemez hale gelmesidir.

BBLYOGRAFYA

BA, rde-Dhiliye, nr. 1010-21; BA, rde-Meclis-i Mahss, nr. 5641; Mahmud Cevad, Marif-i Ummiyye Nezreti Trihe-i Teklt ve crat, stanbul 1338, s. 338; Osman Nuri Ergin, Trkiye Maarif Tarihi, stanbul 1941, III, 975; Bayram Kodaman, Sultan II. Abdlhamidin Dou Anadolu Politikas, stanbul 1983, s. 97-119; SF, nr. 380 (23 Haziran 1898), s. 244. Bayram Kodaman

YAN
II. Merutiyetten sonra yaymlanan ilm, edeb ve ahlk muhteval haftalk dergi. 28 Austos 1324 - 26 ubat 1324 (10 Eyll 1908-11 Mart 1909) tarihleri arasnda 26 say kmtr. Kurucusu bns-Srr Mustafa Nmk, mesul mdr bns-Srr Ahmet Cevdettir. II. Merutiyetin ilnndan sonraki hrriyet havas iinde yayn hayatna giren ksa mrl birok dergiden farkl olarak burada iir, hikye, piyes ve mushabe gibi edeb trlerde eitli yazlara ve tiyatro tenkitleriyle kitap tahlillerine byk lde yer verilmitir. Ayrca Franszcadan evrilen bir ksm makalelerin yan sra slm felsefesi ile ilgili baz incelemeler ve sosyal muhteval eitli yazlar da yaymlanmtr. Ahmed uaybn Ernest Renann hayatna dair bir makalesi (nr. 2, 4 Eyll 1324, s. 43-58) ile bn Hzm Feridin mam Gazzl ile ilgili bir yazs (nr. 19, 8 Knunusni 1324, s. 168174) bunlar arasndadr. Derginin devri iinde asl nemi, byk bir ksmn daha nce dalan Serveti Fnn edeb topluluuna mensup air ve yazarlarn eserlerine geni lde yer vermesinden, yani bir nevi Serveti Fnnun devam gibi grnmesinden ileri gelmektedir. 10. saydan itibaren Cenab ahabeddinin bayazar olduu dergide Said Hikmetin Mz ve t adl drt perdelik piyesi ilve olarak verilmitir. Balangtaki edeb arln sonuna kadar devam ettiren dergiye asl hviyetini kazandran devrin tannm air ve yazarlar arasnda u isimler bulunur: Abdlhak Hmid, Tevfik Fikret, Cenab ahabeddin, Hseyin Chid, Ahmed Him, smail Saf, Fik li, Tahsin Nhid, Ruhsan Nevvre, Ahmed uayb, Ali Cnib, mer Seyfeddin, Hseyin Sret, Hseyin Suad, Raif Necdet, Cell Shir, Halide Slih (Edip), Sat (Bey), Emin Blend, Kilisli Rifat, Mfit Rtp. Bunlardan baka baz saylarda u isimlere de rastlanr: Mustafa Nmk, Ali Suad, Sleyman Fehmi, Safvet Ziy, Sleyman Nesib, smail Mtak, Ferid Vecd, sak Ferera, Cemil Sleyman, Ali Kmi, Server Cemal, brahim Aleddin, Enis Avni, Hakk Tark, kil Koyuncu, Mehmed sm ve Halil Nihad.

BBLYOGRAFYA

M. zzet Henden, 1908de kan iyan, Bahe, Kadn, Cerde, Misbah Dergileri zerine Bir Aratrma (mezuniyet tezi, 1966), Ktp., nr. 4191; Hasan Duman, Katalog, s. 30; Nejat Seferciolu, iyan, TDEA, I, 200. Abdullah Uman

AK
Tasavvuf, slm felsefesi ve edebiyatta kullanlan geni anlaml bir terim. Arapa asl k olup szlkte iddetli ve ar sevgi; bir kimsenin kendisini tamamen sevdiine vermesi, sevgilisinden baka gzel grmeyecek kadar ona dkn olmas anlamna gelir. Lugat kitaplarnda ak kelimesinin szlk anlamnn, ayn kkten olup sarmak anlamna gelen aeka ile yakndan ilgili olduu belirtilir. Buna gre sarman kuatt aacn suyunu emmesi, onu soldurup zayflatmas ve bazan kurutmas gibi ar sevgi de sevenin sevdiinden bakasyla ilgisini kestii, onu sarartp soldurduu iin bu duyguya ak denilmitir. Ayrca hem tatl hem eki olan bir eit meyveye de uuk denilir (bk. Lisnl-Arab, ak md.; Tcl-ars, ak md.; Kamus Tercmesi, ak md.). slm literatrde ak ilh ve beer olmak zere balca iki anlamda kullanlm, ilh aka genellikle hakiki ak, beer aka da mecaz veya uzr ak denilmitir. lh ak geni lde tasavvufta, ksmen de slm felsefesinde ilenmi; slm felsefesinde ayrca kozmik varlklar hiyerarisinde alttaki bir varln stteki varlk veya varlklara duyduu arzu (evk) ve sevgi de ou zaman ak terimiyle ifade edilmitir. Kelma dair baz kaynaklarda ise tasavvuftaki ak anlay tenkit edilmitir. Hem ilh hem de mecaz anlamda ak edebiyatn ana temalarndan birini oluturmu, bu kavram etrafnda geni bir ak edebiyat meydana gelmitir. Ayrca daha ok felsef mahiyetteki baz ahlk kitaplarnda mecaz akn ktl ve zararlar zerinde durulmutur. TASAVVUF. Kuran ve sahih hadislerde ak kelimesi gemez; sevgi ounlukla hub ve muhabbet, bazan da meveddet kelimeleri ve bunlarn mtaklaryla ifade edilir. Allah sevgisinden ok Allah korkusuna arlk veren ilk zhidler de aktan sz etmemilerdir. lk defa II. (VIII.) yzylda Allah ile kul arasndaki sevgiyi anlatmak zere ndiren de olsa ak kelimesinin kullanlmaya balandn gsteren rivayetler vardr. Nitekim sylendiine gre Hasan- Basr (. 110/728) Allahn, Kulum bana, ben de ona k olurum buyurduunu belirtmitir. Abdlvhid b. Zeyd ise (. 177/793) peygamberlerden birinin, Allah bana, ben de Ona k oldum dediini syler. Baka bir rivayette buna benzer bir sz Ebl-Hseyin en-Nrye (. 295/908) isnat edilmitir. Baklnin naklettiine gre (erh-i athiyyt, s. 165) Ebl-Hseyin en-Nr, Ben Allaha km, O da bana ktr dedii iin kfir olduuna hkmedilerek memleketinden kovulmu, daha sonra idam edilmek zere celldn nne karlm ve son anda aslmaktan kurtulabilmitir. Bu rivayetten de anlalaca zere limler, hatta ilk dnemlerde mutasavvflarn byk ounluu, Allah sevgisini ifade etmek zere Kuran ve Snnette yer alan hub ve muhabbet yerine ak kelimesinin kullanlmasna kar kmlar; Rbia el-Adeviyye (. 185/801), Byezd-i Bistm (. 234/848), Cneyd-i Badd (. 297/909), Hallc- Mansr (. 310/922) gibi sevgi temasn ileyen ilk sfler genellikle ak, k ve muk yerine hub, muhabbet, habb, mahbb

kelimelerini kullanmay tercih etmilerdir. er hkmlere titizlikle bal olduu bilinen bn Haff de (. 371/981) Allah sevgisinin ak kelimesiyle ifade edilmesine uzun sre kar kmtr. Ancak onun Cneyd-i Baddye isnat edilen akn mahiyetine dair bir risleyi okuduktan sonra grn deitirdii, hatta bu konuda bir de risle yazd rivayet edilir. Hris el-Muhsib, Hce Abdullah el-Herev, Muhammed b. Hseyin es-Slem, Eb Tlib elMekk, Hakm et-Tirmiz, Eb Nasr es-Serrc, Muhammed b. brhim el-Kelbz, Eb Nuaym, Abdlkerm el-Kueyr, Hcvr, Gazzl gibi mutasavvf yazarlar da eserlerinde ak kelimesine ya hi yer vermemiler veya ndiren kullanmlar, bunun yerine byk nem verdikleri Allah sevgisi konusunu hub ve muhabbet terimleriyle anlatmay tercih etmilerdir. Bunlardan Kueyrnin naklettiine gre Allah ile kul arasndaki sevginin ak kavramyla ifade edilmesine kar olan eyhi Eb Ali ed-Dekkak bu grn yle aklamt: Ak ar sevgi yani sevgide ly ama anlamna gelir. Allah iin byle bir arlk dnlemeyeceinden Onun kuluna olan sevgisine ak denemez. te yandan kulun Allaha duyduu sevgi ne kadar gl olursa olsun yine de Onu yeterince ve lyk olduu lde sevemeyeceinden kulun Allah sevgisi de ak diye adlandrlamaz (bk. Risle, s. 615). Bununla birlikte Kueyr sflerin Allah sevgisini ak kelimesiyle ifade etmelerini msamaha ile karlamtr. Nitekim o eserinin Muhabbet blmn, klar syledikleri szlerden dolay knanmazlar cmlesiyle bitirir (a.e., s. 625). Ak kelimesinin din bir terim olarak kullanlmasn ciz gren sflerin dayandklar baz yet ve hadisler vardr. Mesel onlara gre, man edenler Allah daha iddetle severler (el-Bakara 2/165) yetindeki iddetli sevgiden maksat aktr. Dier bir yette de (et-Tevbe 9/24) mminlerin Allah her eyden ok sevmeleri gerektii belirtilmitir. Hz. Peygamber Hz. mere, Ben sana herkesten daha sevimli olmadka iman etmi olamazsn demiti (Buhr, mn, 8-9; Mslim, mn, 6770). Mutasavvflar bu mnaya gelen yet ve hadislerden Allaha ve resulne k olmann lzumu mnasn karmlardr. Hcvr meyihin ak konusunda farkl grler tadklarn belirterek balca grleri yle aklar: Bir zmreye gre ak sevgilisinden ayr denin bir niteliidir. Kul da Allahtan ayr kaldna gre onun Allah sevgisine ak demek cizdir. Buna karlk Allah hibir eyden ayr ve uzak bulunmadna gre Onun sevgisi ak kelimesiyle ifade edilemez. Baka bir gre gre ak snr ama demek olduu, Allah da snrsz varlk olduu iin Ona duyulan sevgi hibir ekilde ar olamaz, dolaysyla ak diye adlandrlamaz. Hcvr, dayandklar eitli gerekeleri de sralayarak mteahhirnin, Allaha duyulan sevginin muhabbet terimiyle ifade edilmesi gerektii, bunun yerine ak kelimesini kullanmann ciz olmad grn benimsediklerini belirtir (Kefl-mahcb, s. 401). Gazzl hy ulmid-dnin Allah sevgisi konusunu iledii Kitbl-Mahabbe ve-evk velns ver-rz balkl blmnde ak kelimesine iltifat etmemitir. Bununla birlikte o ayn eserin sem konusu ile ilgili blmnde Allah seven, Ona k olan ve Ona kavuma itiyak duyan kiinin semndan da sz etmekte ve bu semn kiinin evk, ak ve sevgisini coturacan belirtmektedir. Gazzlye gre Allah tanyan Onu sever. Tanma (mrifet) arttka sevgi de geliir ve glenir. te bu sevgiye ak denir. Sevginin bu ekilde ak halini almas, kulun mrifette yetkinleerek ilh gzellii idrak etmesinden ileri gelir; bu idrak arttka ak da glenir. Nitekim Hz. Peygamberin Hirada ibadete kapandn gren Mekke mrikleri, Muhammed Tanrsna k

oldu demilerdi. Gerek k kalbindeki Allah sevgisine hibir varln sevgisini ortak etmez. Bu yzden baka eylere kar duyulan sevgiye ancak mecaz yoluyla ak denebilir; nk orta olmayan, dolaysyla ortaksz sevilebilen tek varlk Allahtr (hy, II, 279-280). eitli sebeplerden dolay ak kelimesini yaygn olarak kullanmaktan ekinen ilk sflerin arasnda cokulu ak halleri yaayan pek ok sf vard. Mesel Ser es-Sakat, derisi kemiklerine yapm ellerini Cneyde gstererek, te muhabbet budur demiti. Ona gre bir kimse, ey ben olan sen diyecek kadar benliini sevdiinde eritmedike muhabbeti tam ve mkemmel olamaz. Menkbeye gre Semnn Muhib de bir defasnda muhabbetten o kadar etkili szlerle bahsetmiti ki uan bir ku bu szlerin cazibesine kaplarak onun nne konmu ve gagasn yere vura vura lmt (Kueyr, s. 619). Grld gibi bu rivayetlerdeki sevgi muhabbetten ok ak haline uymaktadr. Bata Hallc, Eb Bekir e-ibl ve Byezd-i Bistm olmak zere baz mutasavvflarda tam anlamyla ak hali mevcuttur. Tasavvuf tarihinde ak ilk defa strap ve elem eklinde anlayan ve bu tarzda tarif eden Hallc Kitbt-Tavsnde ilh ak pervane ve mum misaliyle anlatmtr. Pervanenin mum n grmesi ilmel-yakn, ona yaklap hararetini hissetmesi aynel-yakn, atein iinde yanp kl olmas hakkal-yakndir. Akn en son gayesi yana yakla yok olmaktr. Ak kavramna ilk defa kan kartran da Hallcdr. dam edilirken elleri kesildii zaman yzn kana bulam, sebebi sorulunca, Ak ile klnacak iki rekat namazn abdesti kanla alnmazsa sahih olmaz cevabn vermiti. Menkbeye gre vcudundan akan kanlar yere Allah kelimesini yazacak ekilde akmt. Hallca bundan dolay ehd-i ak denilmi, onun dert ve elem dolu ak maceras btn mutasavvflara rnek olmutur. Tasavvuf tarihinde ak kavramn ilk defa muhabbetten ayrarak ciddi bir ekilde inceleyen sf Ahmed el-Gazzldir (. 520/1126). Bu sebeple o, tasavvuf aka arlk veren sflerce byk kardei Eb Hmid el-Gazzlden daha stn tutulmutur. Zira mam Gazzlnin tasavvufu ilim ve mrifet arlkl olduu halde kardei tasavvufta ak esas almtr. Onun Sevnihul-uk (Sevnih fil-k,) (Tahran 1322; stanbul 1942) adl Farsa rislesi zel olarak ak konusunun ilendii ilk eserdir. Akn zellikleri, belirtileri, tesirleri ve mertebelerinin ksa blmler halinde ele alnd bu rislenin yaygnlk kazanmasndan sonra ak kavram tasavvuf evrelerince hararetle benimsendi. Ahmed el-Gazzlnin yaad dnemi takip eden asr ilh ak edebiyatnn altn a oldu. Ahmed el-Gazzlyi bu yolda talebesi Aynlkudt el-Hemedn (. 525/1131) baarl bir ekilde takip etti. Onun 1000 beyitten meydana gelen Nzhetl-uk ve nehzetl-mt ile bu sahann en baarl eserlerinden saylan Temhdt (Tahran 1962) adl eserleri aka dairdir. Levii de (Tahran 1337 h.) bu sahann nemli eserlerindendir. Sen (. 525/1131) ak edebiyatna canl ve cazip bir slp getirmi, onu Ferdddin Attr, Fahreddn-i Irk, Mevln ve Abdurrahmn- Cm gibi byk mutasavvflar takip etmilerdir. Sen 576 beyitten meydana gelen Iknmesinde (Gazne 1332 h.) ve Hadkatl-hakka ve tarkat-era (Leknev 1887) adl eserinin sekizinci blmnde ak konusundaki grlerini etraflca anlatmtr. zellikle ak konusuna dair yazlan tasavvuf eserlerin en genii, Rzbihn- Baklnin (. 606/1209) Abherl-kn adl kitabdr. Baklnin bu eserinde sflerin ak konusundaki grleri gayet ak ve parlak bir slpla anlatlm ve Hallcn nr- Muhammed hakkndaki nazariyesinin bir

devam olmak zere kinatn yaratl ak unsuru ile aklanmtr. Bakl, hads-i kuds diye rivayet edilen ve tasavvuf evresinde byk ilgi gren, Ben gizli bir hazine idim, bilinmeyi istedim ve bu yzden lemi yarattm (bk. Acln, II, 132) anlamndaki szde geen bilinmekten maksadn mrifet, istemekten maksadn da muhabbet yani ak olduunu belirtir. Ona gre Allahn sevgiyle tecelli etmesinden lem meydana gelmitir. Bu ilk tecelliye hakkat-i Muhammediyye de denir. lemin var olma sebebi Hz. Peygamberin hakikati yani Allahn ona olan ezel akdr. Bundan dolay Hz. Peygambere habbullah ve mahbb-i kibriy denilmitir. Bakl Hz. Peygamberden seyyidl-kn, kullah, muhibbullah, safiyyullah, habbullah, blbl-i ak ve menba- ak diye de bahseder. Hallcdan gelen ve Baklde gzel bir ifadesini bulan bu gr daha sonra ak konusunu ileyen mutasavvflarn hareket noktas olmu, btn k mutasavvflar ak konusundaki grlerini bu mihver etrafnda gelitirmilerdir. Bu gre gre lem aktan yaratld iin lemdeki her zerrede akn izini ve yansmasn grmek zor deildir. Tasavvuftaki her eyi kuatan kll ve umumi sevgiye buradan ulalmtr. Bu telakkiye gre Allah Hz. Muhammede, Hz. Muhammed de Allaha ktr. Mutasavvflar ve veller ak konusunda Hz. Peygamberin bu halini rnek almlar, kendilerinin Hakkn k ve muku olduklarna inanmlardr. Bakl Abherl-knde akn be eidinden bahseder: Behm (hayvan), tabi, ruhan, akl, ilh ak. Behm ak ayya, gnahkr ve aalk kimselerin tandklar nefs-i emmrenin eseri olup aslnda hev ve hevesten ibaret olan aktr; ehveti ve nefs arzular tatmin etmeyi hedef alr. Mkul ve mer erevede olmayan behm ak kt ve gnahtr. Tabi ak, unsurlardaki letfetten hsl olan madd ve cisman bir ak olup akln ve ilmin hkimiyetinde olmazsa ktdr. Ruhan ak sekinlerde (havas) bulunan, madd ve mnev gzelliklere kar duyulan aktr. Byle bir aka tutulan kimse kendisini ehvetten korursa bu ak onu rifler derecesine ulatrabilir. Melekt lemine kmak iin merdiven vazifesi greceinden bu ak makbul saylmtr. Akl ak ise melekt leminde tecelli eden gzellikleri temaadan hsl olur. lh aka buradan geilir. lh ak aklarn en ycesidir. Sfler mkul ve mer erevede kalmas artyla her eit ak iyi sayar ve birinden brne gee gee aklarn en yksei olan ilh aka ulamak isterler. Buna engel olduu iin ehvet, sfl arzular ve nefsn isteklerin tesirinde kalan ak ktler, bunun hev ve hevesten ibaret olduunu sylerler. Bata Fussl-hikem ve el-Fthtl-Mekkiyye olmak zere hemen btn eserlerinde sevgi konusu zerinde nemle duran bnl-Arab (. 638/1240), ak kelimesini de ilgiyle karlamakla beraber daha ok muhabbet terimini kullanmay tercih eder. bnl-Arabye gre sevgi eittir: lh muhabbet, ruh muhabbet, tabi muhabbet. Hem Allahn bize olan sevgisine hem de bizim Ona olan sevgimize ilh muhabbet denir. lh muhabbet Allahn nce kendi ztn, sonra bizi sevmesi olmak zere iki trldr. Allah ztn zt iin ztnda sevmitir. eyler (eya) var olmadan evvel mutlak gayb olan zt- brde ayn*lar olarak mevcut olduundan Allahn ztn sevmesi ayn zamanda kendi dndaki varlklar da sevmesi demektir. Bylece varlklar ezelde ilh muhabbete konu olmutur. Bu varlklar Allahn onlara olan muhabbetiyle ykl olarak zuhr ve tecell suretiyle ortaya karlar. Onun iin hangi ekil ve surette grnrse grnsn her eit sevginin ilk ve hakiki kayna ilh muhabbettir. Ruhan sevgi, sevenin sevdii her eyi sadece sevgilisi iin sevmesi ve sevgilisinin muradndan baka hibir ey dnmemesi, baka bir deyile kn kendi iradesinden fni olarak mukun iradesiyle hareket etmesidir. Akn gayesi kla mukun zatlar ynnden birlemeleridir. Ortada Allahn gzelliinden ve Ona duyulan sevgiden baka bir ey bulunmadndan Allahtan bakasn sevmek esasen mmkn de deildir. Nitekim Ondan bakasna ibadet etmek de kabil deildir. Bu durumda Allahtan bakasna ibadet aslnda Allaha ibadet mnasna geldii gibi

Allahtan bakasn sevmek, gzellere ve gzel ekillere tutulmak da aslnda Allah sevmek mnasna gelir. Zira eyada tecelli eden ve kendini gsteren yegne gzellik Onun gzelliidir. bnl-Arab beer sevgiyi vahdeti vcd* esasna sdk kalarak aklam ve bylece insan sevgisini ilh bir kaynaa balamtr. Ona gre dnya gzelleri eklinde tecelli eden Allah olduu gibi kn gznden bu gzellii temaa eden de Allahtr. k, muk ve ak Odur. Kendi hsnn hblar eklinde peyd eyledin / em-i ktan dnp sonra tem eyledin / Geri dilber kendidir hem giydi k kisvesin / Pes ceml-i cilvesin kendi temenn kld Hak gibi msralarda hep bu eit ak anlay anlatlmtr. bnl-Arab ibadetin aslnn da sevgi olduunu syler. Onun iindir ki sevgisiz ibadet makbul olmaz. nk sevgi en yce ibadettir. Ak makam mbud olma makamdr. Bir sevgi dininden de (dnlhub) bahseden bnl-Arab dininin de kblesinin de sevgi olduunu ifade etmitir. Mevln Celleddn-i Rm aka ak dininden bahsederek aktan baka din ve mezhep tanmadn ifade etmitir. bnl-Arabden nce de bata Sultnl-kn diye mehur olan bnl-Frz (. 632/1235) ve Eb Sad-i Ebl-Hayr (. 440/1049) olmak zere birok byk mutasavvf peygamberlerinin ve kblelerinin ak olduunu aka ifade etmilerdir. Bu inan Ynus Emre ve Niyz-i Msr gibi mutasavvf Trk airleri tarafndan da dile getirilmitir. nan fark gzetmeden yetmi iki millete bir gzle bakmay, herkesi ak derghna davet etmeyi salayan bu mnadaki sevgi telakkisidir. bnl-Arab maddeden Allaha varncaya kadar trl varlklara duyulan sevgiyi z itibariyle bir saydndan bunlar arasnda sadece zhirde bir derece fark grr. Bu yzden ayrm gzetmeksizin btn seven ve sevilenlerde ilh sevginin bir izini, bir aksini mahede eden rif, ak ve muhabbeti Allahn bir sfat olarak grr ve bu sfatn Onun gibi sonsuz olduunu syler. Bunun iin ak destan sonsuza kadar anlatlacaktr. Ak ve muhabbete ne kadar byk nem verirse versin bnl-Arabnin tasavvufunda ilim ve mrifet arlk kazanr. Halbuki Ahmed el-Gazzl, Aynlkudt el-Hemedn, Sen, Attr, Rzbihn- Bakl, bnl-Frz ve Celleddn-i Rm gibi mutasavvflarda ak arlktadr. Hatta bunlar nazarnda her ey aktan ibarettir. Varlk hakkndaki aklamalar tamamyla aka dayanr. Bunlar bir eit ak metafizii kurmulardr. Necmeddn-i Kbr el-Usll-aere adl rislesinde mutasavvflarn yolu bulunduundan bahseder: Ahyr, ebrr ve ttr. ttr denilen sfler ak, evk, vecd, cezbe ve sekri esas almlar, sem yinlerinde msiki ve raksla comular, bu suretle ak ve zlemlerini glendirmilerdir. Mevlnya gre dnya konusunda aktif olan akl Allah bahsinde hibir ie yaramaz. Dost aknda akl kurban etmek lzmdr. Ak konusunu ele alan mutasavvflar aklla ak karlatrr ve akn akldan stn olduunu ispatlamaya alrlar. Erzurumlu brhim Hakknn Mrifetnmesinde (s. 416) bunun bir rneini grmek mmkndr. Mutasavvflar batan beri aklla Allaha varlamayacan, Ona ermenin ancak sevgiyle olacan savunmulardr. Miracda sz konusu edilen Cebril akl, refref ak temsil eder. Cebril Hz. Peygamberi bir noktaya kadar gtrebilmi, daha ileri gtrmesi iin onu refrefe teslim etmiti.

Demek ki Allaha giden yolda akl belli bir yerde durmak zorundadr; bu noktadan itibaren insan Allaha gtren aktr. Mutasavvflar ak ile mnev mirac yaplabileceini syler, kendilerinin byle miraclar bulunduunu ileri srerek buna mirc- muhabbet veya mirc- ak adn verirler. bnl-Frz et-Tiyyetl-kbr kasidesinde sevgi ve ak esasna dayanan kendi ruh ve mnev miracn gayet parlak bir slpla tasvir etmi, ak merdiveninde basamak basamak ykselerek nasl mukuna erdiini ve onda fni olduunu anlatmtr. Ceml ve Bseyne, Kuseyyir ve Azze, bn Hizm ve Afra, Mecnun ve Leyl gibi ak hikyelerini ilh akn deiik bir biimi olarak gren, bu klar bir bakma rnek alan Allah k mutasavvflara gre btn lem ak esasna gre kurulduuna ve altna gre bu esasla uyumayan blsin ve cehennem telakkilerinin deiik bir yorumu olmas gerekir. Hallc ile balayan ve Ahmed el-Gazzl, Aynlkudt el-Hemedn, Sen ve Attr gibi mutasavvflar tarafndan gelitirilen bu yeni yaklamda blsin btn hal ve hareketleri onun Allaha olan akyla izah edilmitir. Buna gre eer muku urunda en byk azaba katlanmak ak ise bunu en iyi ekilde bls yapmtr (bk. Abdlhseyin Zerrnkb, s. 106-109). Peinden cebircilii de (bk. CEBRYYE) getiren bu ak erevesinde blsin Allaha k olduunu iddia etmek mutasavvflar iin fazla zor olmamtr. Tasavvufta Allah akn herkesin anlayaca bir tarzda anlatmak iin birtakm benzetmeler yaplm ve duyular leminden misaller verilmitir. Bunlardan en nemlileri kadn, pervane-mum-ate, glblbl ve bde misalleridir. Batan beri mutasavvflar ya konusu kadn ve beer ak olan ark ve gazelleri ilh aka uygulamlar veya Attr, Abdurrahmn- Cm ve Mevlnda olduu gibi ilh ak dorudan beer ak eklinde tasvir etmilerdir. Fuzlnin Leyl v Mecnnu bunun en gzel rneklerinden biridir. Bu sebeple konusu Allah ak olan gazel, kaside ve mesnevilerde dilberlerin yz, gz, ka, yanak, zlf, gamze, boy, ive ve cilve gibi hoa giden yanlar, hal ve hareketleri sembolik ve mecazi anlatm unsurlar olarak bol bol kullanlmtr. Gl ve blbl de mutasavvflarn en ok kullandklar misallerden biridir. Blbl k, gl muktur. Gldeki diken aktaki strab, blbln yank nameleri kn feryat ve figandr. Pervane ve mum misali de nemlidir. Mum na k olan pervane bunun etrafnda durmadan dner, en sonunda kendisini atee atar, yanar ve bylece atete fni olur. k da ak ateinde pervane gibi yanar ve sevgilisi urunda kendini feda ederek fen mertebesine ular. nsan kendinden geiren ve akl batan alan zelliiyle arap da (mey, bde) ak bahsinde mutasavvflar tarafndan ok kullanlm, kadeh, sk ve meyhane gibi arapla ilgili kelimelere geni yer verilmitir. Hatta bnl-Frzn konusu ilh ak olan mehur kasidesinin ad Hamriyyedir. Mutasavvflar ilh akla ilgili duygu ve dncelerini daha ok tebih ve temsillerle anlattklarndan tasavvuf edebiyat bir mecazlar ve rumuzlar edebiyat haline gelmitir. Baz hallerde bir manzumenin ilh aka m, yoksa beer aka m dair olduunu anlamak ok zordur. Ak ve muhabbet kavramlar edebiyat, felsefe ve tasavvuf evrelerinde gittike artan bir ilgiyle karlanr ve zellikle tasavvufun hkim ve asl unsuru haline gelirken fkh ve kelm limleri meseleyi ciddi olarak ele almamlardr. Bununla beraber ak ve muhabbeti esas alan bir tasavvuf anlaynn gelimesini ve yaygnlamasn srekli olarak kaygyla karlamlar, baz hallerde konuyu hafife almlar ve Ondan mstehzi ifadelerle bahsetmilerdir. Ancak onlarn mutasavvflarn ak anlayna kar ileri srdkleri tenkit ve itirazlar son derece sathdir. Eserlerinde ak meselesine yer vermeyen kelm limleri sonradan felsef ve tasavvuf kaynaklardan

faydalanarak ahlk ilmine dair yazdklar eserlerde bu konuya temas etmilerdir. Mesel Nasrddni Tsnin Ahlk- Nsrsinde, Celleddin ed-Devvnnin Ahlk- Cellsinde ve Adudddin elcnin Ahlk- Adudiyyesinde muhabbet bahsine birer alt blm ayrlmtr. Knalzde de Ahlk Alde meseleyi onlar gibi ele almtr. Ak ve muhabbet meselesini slm adan ele alp inceleyen, tenkit ve mnakaasn yapan, dine uygun ve aykr ekillerini tesbit eden, birincisini savunan, ikincisini reddedenler muhaddisler ve zellikle Hanbel ve Zhir mezheplerine mensup limler olmutur. Konu bunlar tarafndan tamamyla kelm bir mahiyette ele alnmtr. Ak konusunu slm adan ilk defa inceleyen, Zhiriyye mezhebinin kurucusu Dvd b. Alinin olu bn Dvd ez-Zhir (. 297/909), ez-Zehre (ez-Zhre) adl eserinde (Chicago 1932) aka dair birok iir nakletmitir. bn Dvd ak ve sevginin esasn, ekillerini, trlerini, artlarn ve kurallarn akladktan sonra hem Efltun ve Galenin (Clns) konuyla ilgili fikirlerini aktarm, hem eski Arap geleneinde sevgi ve akn yerini belirterek uzr* ve aff aka temas etmi, hem de kendi grlerini anlatmtr. bn Hazm (. 456/1064) ak ve sevgi konusunu ele ald Tavkul-hamme adl eserinde akn sebebi, kayna ve gayesi konusunda filozoflarn grlerine katlmakla birlikte adalarnn gzlemleriyle kendi grlerini geni lde sz konusu ederek bu sahann en gzel eserlerinden birini ortaya koymutur. ok sert bir mizaca sahip olduu iin dili Hacccn klcna benzetilen bn Hazm ak ve muhabbet konusunu Tavkul-hammede son derece msamahal ve gereki bir ekilde iler ve ok gzel psikolojik tahlil ve tasvirler yapar. Ancak gerek bn Dvd gerekse bn Hazm eserlerinde sadece beer ak konusunu ilemiler, mutasavvflarn ilh ak ve sevgi konusundaki fikirlerine temas etmemilerdir. Buna karlk Ebl-Ferec bnl-Cevz (. 597/1200), bn Teymiyye ve bn Kayyim gibi Hanbel limler bir taraftan mutasavvflarn bu konudaki grlerini ciddi ekilde tahlil ve tenkit etmiler, dier taraftan konu ile ilgili kendi grlerini geni olarak ortaya koymulardr. Genellikle onlar kelime ve kavram olarak ak reddeder, yerine muhabbeti koyarlar. Onlara gre ak eran da aklen de kt, muhabbet ise hem din hem akl ynnden faydal ve gzel bir duygudur. bnlCevz Zemml-hev (Kahire 1962) adl eserinde en basit arzudan balayp aka kadar varan btn his ve heyecan hallerini geni bir tahlil ve tenkide tbi tutmu, bunlardan din ve slm olanlarla olmayanlar tesbit edip er hkmlerini tayin etmeye almtr. Ona gre ak gzel suretlere meftun olmaktr (kus-suver). Cazip ve gzel suretlere dkn ve tutkun olana sr k (kussuver) denir. Suretler fni olduu gibi onlara bal olan ak da fnidir. Nitekim ocuklar resim ve oyuncaklar yetikinlerden daha ok severler, eitimle olgunlatklar zaman bu trl eylere fazla ilgi duymazlar. Eitilen ve olgunlaan insanlar suretleri sevme mertebesini geerek zatlar sevme mertebesine ularlar. Bedenin gzelliinden ok akl ve ruh gzellii severler. Mcerret gzellie duyulan sevgiyi mahhas gzellikle alkal sevgiye tercih ederler. ekil ve suretten ziyade ilim ve mrifetten holanrlar. bnl-Cevz, bn Teymiyye ve bn Kayyime gre ak insan insan yapan akl, fikri ve muhakemeyi yok eder. nk ak bir eit cinnet halidir. Bu sebeple ak yolunu tutan mutasavvflar ounlukla akl ve manta meydan okumular, dncenin rn olan ilmi hie saymlardr. Dnce haliyle ak hali bir birine zttr. Dnce yok olduu nisbette ak hkim olur. Onun iin uur ve idrak halini yok eden ak bir fazilet olamaz. Akln duyguya hkim olmasna fazilet, duygununun akla hkim

olmasna rezilet denir. uuru yok eden ve hiss bir hal olan ak bu bakmdan makbul bir ey deildir. Gerek iradelerine hkim olamayp arzularn esiri olmalar bakmndan, gerekse uur ve idrak halini kaybetmeleri bakmndan klar hayvanlarn seviyesine, hatta daha da aalara derler. Ak bir ifrat halidir. Halbuki fazilet ifratla tefrit arasnda bulunan itidal halidir. u halde ak bir fazilet deildir; zira hibir eyin ifrat makbul deildir. Ak lszlktr, k da dengesizdir. lszlk ve dengesizlik hibir zaman iyi bir ey deildir. Tasavvuf akn karsnda olan limler ak elem, strap, uykusuzluk, itahszlk gibi patolojik tezahrlerle kendini belli eden, cinnet ve intihara kadar gtren ruh ve beden hastalklara yol atn dikkate alarak selim ftrata da aykr bulmulardr. bnl-Cevz ak yznden intihar eden veya cinayet ileyen kimseler bulunduunu belirterek eitli isimler sralar ve rnekler verir (Zemml-hev, s. 458-465). Telbs blste de mutasavvflarn ak anlayn tenkit eden bnl-Cevz Saydl-htrda gzel ak hikyeleri anlatr. Ona gre muhabbet iyi bir duygu olmakla birlikte onun ar ekli olan ak ktdr. Zira ak insann gzn kr, kulan sar eder. Bu sebeple akla balayan ve gerekleri grmeme esasna dayanan birleme ve beraberlikler ayrlk ve hsranla neticelenir. Ak urunda katil olanlar, intihar edenler bulunduu gibi bu yolda din deitirenler de vardr. Ak, nefsin kendisine zarar veren eyi sevmesidir diye tarif eden bn Teymiyyeye gre ak ruh ve kalb bir hastalktr. Beden zerindeki tesiri arttka cisman bir hastala da dnebilir. Kendini aka kaptran hsrana urar. Ak bir irade bozukluu ve hastaldr. Ak, muku tasavvur etmekten hsl olan muhayyile bozukluu olarak grenler de vardr. Ak bir kemal hali olmad iin Allahn vasf deildir. Allah ktr veya muktur denemez. Bu durumda kulun Allah sevgisi ancak muhabbet diye adlandrlabilir. bn Teymiyye sr aka da iddetle kar kmtr. Zira ak nce kiinin dinini ve namusunu, sonra akln ve shhatini tahrip eder. Ona gre kalp Allah sevmek iin yaratldndan Ondan bakasn kaytsz artsz olarak sevemez. Allah ihlsla sevdii iin Hz. Ysuf Zleyhaya k olmamt. Zleyha mrik olduu iin Hz. Ysufa k olmutu. Akn yegne sebebi tevhid ve imandaki eksikliktir. Allahtan korkmak ve Ona gnl vermek, Ondan bakasna gnl vermeye engeldir. Sevginin nem ve gereine iaret eden bn Kayyim ak konusunda bn Teymiyyeyi takip eder. Ona gre konusu ekil ve suret olan sr ak byk bir bel, korkun bir fettir, kalbi tahrip eder. Ruhu Allahtan bakasnn kulu ve klesi haline getirir, esarete drr. Bunun iin k mukuna kulun klen olaym, kurbann olaym diye hitap eder. Bylelikle akn ve mukunu ilhlatrarak ona tapar. Bir eyi taparcasna sevmek kiiyi o eye baml klar, hrriyetini elinden alr. Sadece Allahn kulu olan ve sadece Onun huzurunda boyun een bir kimseyi kendisi gibi bir insann klesi haline getiren ve kaytsz artsz onun iradesinin ve hkimiyetinin altna sokan akn hibir faydas yoktur. Hak Tel, Hevsn (akn) ilhlatran kiiyi grmedin mi (el-Csiye 45/23) diyerek akn sapklk olduuna iaret etmitir. Ona gre, Mminler Allah iddetle severler (el-Bakara 2/165) melindeki yet, Mminler Allah mriklerin putlar sevdiklerinden ok daha fazla severler mnasna gelir. Mriklerin putlar sevmeleri sahte, mminlerin Allah sevmeleri samimi ve hakiki bir sevgidir. yette bu husus belirtilmi olup bunun akla bir ilgisi yoktur. Eb Yal elMevsl, Ebl-Hseyin en-Nrnin, Ben Allaha km, O da bana sz hakknda, Bu Hulliyyenin szdr demiti. bn Kayyim de Nrye iddetle hcum ederek ak kelimesinin

sadece cins sevgi ile ilgili hususlar iin kullanldn, ayrca Allahn sfatlarnn nakle dayandn ve tevkf olduunu belirtmitir. Buna gre, O sever denilebilir ama k olur denilemez. bnlCevz, Gazzlnin, lhler Allaha k olann akn pekitirir szne temas ederek, Bu irkin bir szdr. Allaha k oldum demek vehim ve vesveseden baka bir ey deildir demitir. bnl-Cevz, bn Teymiyye ve bn Kayyim gibi melliflerin tasavvuf aka hcum ederek onu iddetle reddetmeleri srf bir tepkiden ibaret kalmam, ak reddederken muhabbet unsurunu btn genilii ve derinliiyle ilemiler ve slm dininin bir sevgi dini olduunu nakl delillere bal kalarak izah etmilerdir. te yandan tabii bir ekilde cereyan eden beer ak da anlayla karlamlar, ancak bunun ifrata gtrlmemesi ve tabii snrlar iinde braklmas lzm geldiini ifade etmilerdir. Allahtan, Onun gazabndan ve azabndan korkmay esas alan Hricler ak ve muhabbetten pek sz etmemilerdir. Mutezile ise genellikle felsef ve beer aka taraftar olmu, mutasavvflarn Allah akn reddetmitir. Zemaher, Mide sresinin 54. yetini tefsir ederken, kulun Allah sevmesini Ona itaat etmesi, rzsn gzetmesi, gazabn ve azabn gerektirecek hal ve hareketlerden saknmas eklinde izah eder. Ona gre Allahn kulunu sevmesi ise amel ve ibadete karlk olarak onu en gzel ekilde mkfatlandrmas, byle kullarna yksek makamlar vermesi, onlar vmesi ve kendilerinden raz olmas mnasna gelir. Mutezileye gre muhabbet budur. Mutezile, mutasavvflarn anlad mnadaki din ve ilh ak Hanbeller gibi iddetle reddeder. Zemaher ilh aktan bahseden mutasavvflar insanlarn en cahili, ilmin ve limlerin azl dman, eriat yolunun en menfur ve en rezil kiileri olarak tavsif eder. Ona gre ak ve muhabbeti kendi dinleri olarak iln eden mutasavvflar, vaaz meclislerinde ve raks meydanlarnda hid adn verdikleri olanlar hakknda sylenen birtakm arklar okunursa vecde gelmi gibi kendilerinden geerek nralar atarlar. Zemaher bunlara, Allah, meclislerini ve raksettikleri yerleri tarumar ederek viraneye evirsin diye beddua eder (el-Kef, I, 647). Ayn mellif Rebul-ebrr ve nussl-ahbrda (I, 428) ak ve muhabbet konusuna geni yer ayrr, fakat ilh aktan bahsetmez. lh aka yanamayan Mutezile mezhebine mensup limler beer aka scak bir ilgi duymulardr. Bilhassa Chiz, Risle fil-k ven-nis (Mecmat resilil-Chiz, Kahire 1933, nc risle), Risletl-kiyn (Mecmat resilil-Chiz, Kahire 1926) ve Mufharatl-cevr velglmn (Beyrut 1957) gibi rislelerde beer ak konusunu ilemitir. Ebl-Hasan ed-Deylemnin naklettiine gre Ebl-Hzeyl el-Allf, Muammer b. Abbd, Him b. Hakem gibi Mutezile limleri ak meselesine msbet bakmlardr. ada ak konusunda ok farkl fikirlere rastlanr. Balangta Ehl-i beyte iddetli bir muhabbet anlayn mdafaa eden iler ilh ak kabul etmemilerdir. Zira onlardaki kuvvetli ve iddetli Ehli beyt sevgisi sflerin sz konusu ettikleri din ve ilh akn yerini ksmen tutuyordu. ez-Ziyretlcmia adl esere bir erh yazan Muhammed Tak el-Meclis, Ehl-i beyti sevmenin farz olduunu ve bu sevginin en mkemmel eklinin ak olduunu belirtir. Ahmed el-Ahs ise ayn esere yazd erhte Meclisnin grlerine iddetle itiraz ederek en ileri ve ar noktaya kadar gtrlen ve ak ad verilen eyin eytanca bir lgnlktan ibaret olduunu belirtir. Ona gre yce Allah en kuvvetli ve en hararetli bir ekilde seven Hz. Muhammed ile Ehl-i beyti olduu halde onlar bu sevgilerini ifade etmek iin ne hakikat ne de mecaz olarak ak kelimesini kullanmamlardr. nk o zaman ak

sadece ar cins sevgiyi ifade ediyordu, hatta mala veya dnyaya k olmak gibi ifadelere bile rastlanmyordu. Ahsye gre ak sflere has bir ibadet olup Allah bundan mnezzehtir. Hz. Muhammed ve Ehl-i beytinin makamn bu trl eylerden tenzih etmek gerekir. Ahmed b. Muhammed Erdeblnin de belirttii gibi a imamlar sflerin kendilerine dman olduklarn ifade etmilerdir. Cafer es-Sdk bu husustaki bir soruya, Baz kalpler Allahn zikrinden uzak kald iin Allah onlara baka eylerin sevgisini tattrm, yani baka eylere k klmtr diye cevap vermitir (bk. Masum Ali ah, I, 400). iler bu ekilde hem tasavvuf hem de ilh ak grne itiraz etmilerdir; ancak tasavvuf cereyannn kuvvetli czibesi ay da tesiri altna almakta gecikmediinden ok gemeden birok i mellif ak meselesini sflerin anladklar tarzda benimsemilerdir. Murtaz, Raz, ehd es-Sn, Baheddin mil gibi i fakih ve kelmclarnn divanlar kane iirler ve gazellerle doludur. Daha sonra ak savunan iler Hz. Alinin Nehclbelgadaki, Bir eye k olann gzn o ey perdeler szne dayanmlardr. Kleyn, Cafer esSdktan naklen Hz. Peygamberin, nsanlarn en stn ibadete k olan kimsedir (a.e., I, 402) dediini belirtir. Kuds bir hadiste de Allah arayann Onu bulaca, bulann Onu tanyaca, tanyann sevecei, sevenin k olaca ve Onun muku olaca, mukun katledilecei ve diyetinin de Allaha ait olacandan bahsedilir (a.e., I, 402). Fakat i limlerin bu hususta Hz. Peygamber ve Ehl-i beyte istinat etmeleri isabetsizdir. Zira ne Hz. Peygamber ne de Ehl-i beyt ilh ak konusunda herhangi bir beyanda bulunmamlardr. Bu bakmdan ilerin durumu sflerinkine benzemektedir. Ak meselesinin sflerle iler arasnda ortak bir konu haline gelmesi bu iki zmreyi birbirine yaklatrm ve kaynatrmtr. Aka taraftar olan iler Muhyiddin bnl-Arab, bnl-Frz, Mevln Celleddn-i Rm ve Ahmed el-Gazzl gibi k Snn mutasavvflarn kuvvetli ve devaml tesirinde kalmlardr.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, ak md.; Tcl-ars, ak md.; Kmus Tercmesi, ak md.; elMucems-sf, ak md.; Buhr, mn, 89; Mslim, mn, 67-70; Chiz, Risle fil-k ven-nis (Mecmat resilil-Chiz iinde), Kahire 1933; a.mlf., Risletl-kiyn (a.e. iinde), Kahire 1926; a.mlf., Mfharatl-cevr vel-glmn, Beyrut 1957; bn Dvd ez-Zhir, ez-Zehre (nr. A. R. Nykl), Chicago 1932; Hallc- Mansr, Kitbt-Tavsn (nr. L. Massignon), Paris 1913; Serrc, el-Lma, s. 86; Kelbz, et-Taarruf, s. 109; bnn-Nedm, el-Fihrist, s. 439, 442; Ktl-kulb, II, 99; Ebl-Hasan ed-Deylem, Kitbl-Atfil-elifil-melf al lmil-matf (nr. Jean - Claude Vadet), Kahire 1962; a.mlf., Sret-i eyhul-ekber Eb Abdillah bnl-Haff e-rz (nr. A. Schimmel), Ankara 1955, s. 264; Eb Nuaym, Hilye, VI, 165; bn Hazm, Tavkulhamme, Dmak 1349; a.e.: Gvercin Gerdanl (trc. Mahmut Kank), stanbul 1986; Kueyr, erRisle, s. 615, 619, 625; Hcvr, Kefl-mahcb (nr. V. Jokovsky), Leningrad 1926, s. 401; Cafer b. Ahmed es-Serrc, Mesriul-uk, stanbul 1301; Gazzl, hy, II, 279-280; III, 73, 100-101; Ahmed el-Gazzl, Sevnihul-uk, (nr. H. Ritter, Aphorismen ber die Liebe), stanbul 1942; Aynlkudt el-Hemedn, Temhdt, Tahran 1962; a.mlf., Levih, (nr. Rahim Fermni), Tahran 1337 h.; Sen, Hadkatl-hakka ve tarkat-era, Leknev 1887; a.mlf., Iknme, Gazne 1332 h.; Ahmed-i Cm, nst-tibn, Tahran 1350 h., s. 33; Zemaher, Rebul-ebrr,

Kahire 1292, I, 428; a.mlf., el-Kef, I, 647; Shreverd el-Maktl, Mnisl-uk, (nr. O. Spies - S. K. Khatak), Stuttgart 1934; a.e.: Mecma-i Musanneft- eyhul-irk, Tahran 1377 h., II, 268 vd.; bnl-Cevz, Zemml-hev, Kahire 1962, s. 458-485; a.mlf., Saydl-htr, Beyrut, ts. (Drl-Ktbil-ilmiyye); a.mlf., Telbs bls, s. 165, 215, 237; Bakl, erh-i athiyyt, s. 165 vd.; a.mlf., Abherl-kn (nr. Muhammed Mun - H. Corbin), Tahran 1981; Shreverd, Avrifl-marif, Beyrut 1966, s. 503; bnl-Arab, Fuss, (Afff); a.mlf., el-Ftht, II, 422; a.mlf., Tuhfets-sefere il hazretil-berere, Beyrut 1973; a.mlf., Tercmnl-evk, Beyrut 1362; Necmeddn-i Dye, Akl u Ik, Tahran 1344 h.; a.mlf., Mirsdl-ibd, Tahran 1353; Seyfeddini Bharz, Risle-i Ik, Tahran 1340; Fahreddn-i Irk, Parltlar (trc. Saffet Yetkin), stanbul 1963; a.mlf., Uknme, Bombay 1939; bn Teymiyye, Cmiur-resil, Cidde 1984, II, 238 vd.; bn Kayyim el-Cevziyye, Ravzatl-muhibbn ve nzhetl-mtkn, Beyrut 1983, s. 15-16, 85, 130, 263; Lisnddin, Ravzatt-tarf (nr. Muhammed el-Kettn), Beyrut 1970, I-II; Abdlkerm elCl, el-nsnl-kmil, stanbul 1300, I, 68; Nimetullah Vel, Muhabbetnme, Tahran 1311; brhim b. Hseydr- Hseyn, Ravzatl-uk ve nzhetl-mtk, Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 1700; Sadreddin Eblfeth Seyyid Muhammed, Ik- Hakk, Haydarbd, ts.; a.mlf., Vcdl-kn, Haydarbd, ts.; Abdurrahmn- Cm, Eiatl-lemet, Haydarbd 1243; a.mlf., Muhabbetnme, Tahran 1828; Hseyin Baykara, Meclisl-uk, Tahran 1268 h.; Lmi, Nefeht Tercmesi, s. 589; Kefz-zunn, II, 1141, 1307; smail Hakk Bursev, erh-i UsullAere, stanbul 1287; Acln, Kefl-haf, II, 132; brhim Hakk Erzurm, Mrifetnme, stanbul 1310, s. 416; Rza Kul Han Hidyet, Tezkire-i Riyzl-rifn, Tahran 1305 h.; Zeki Mbrek, Medmiul-uk, Kahire 1933; Ali b. Abdlhseyin, Mircl-muhabbe, Tahran 1315 h.; Mecnn Ali ah, Semertl-kn, Tahran 1322 h.; Abdlvehhb Glen b. Muhabbet, Akl u Cnn, Tahran 1327 h.; Th Abdlbk Srr, Rbiatl-Adeviyye vel-haytr-rhiyye filslm, Kahire 1357/1957, s. 37 vd.; Masum Ali ah, Tarik, I, 400, 402; M. Asin Palacios, bnlArab, hayth ve mezhebh (trc. Abdurrahman Bedev), Kahire 1965, s. 237; Hassan Abdlhakm, el-Hub vel-ceml indel-Arab, Kahire 1971; Muhammed Mustafa Hilmi, bnlFriz vel-hubbl-ilh, Kahire 1971; Ksm Gan, Trh-i Tasavvuf der rn, Tahran 1351 h., s. 329; Ahmed Behet, Bihrl-hub indes-sfiyye, Kahire 1979; Beir Ayvazolu, Ak Estetii, Ankara 1982; Mahmd b. erf, el-Hub fil-Kurn, Beyrut 1983; Abdlhseyin Zerrnkb, Cstc der Tasavvuf-i rn, Tahran 1367 h., s. 106-109; H. Ritter, Philologika VII, Isl., XXI (1933), s. 84-104 (Ak ile ilgili eserlerin ksa tavsifleri); Ferid Vecd, DM, VI, 476. Sleyman Uluda FELSEFE. slm felsefe geleneinde ak kavram eski Yunan felsefesinde olduu gibi hem kozmolojik hem de ahlk bir muhtevaya sahiptir. Akl, nefis ve cisim hakkndaki felsef telakkilerin, gerek insan gerekse lem konusunda getirilen aklamalarda merkez bir rol oynamas yznden, dier birok kavram gibi ak kavram da slm felsefesinin ahlk-kozmolojik karakterini yanstacak ekilde aklanmtr. Ak kavram etrafnda eski Yunan filozoflarnca gelitirilen fikir ve yaklamlardan haberdar olan mslman dnrler, tevars ettikleri bu fikirleri ilemi ve onlara kendilerine has bir form vermilerdir.

Ak ve sevginin kozmolojik bir unsur olarak dnlmesi Antikada ncelikle Empedoklesin yazlarnda grlr. Bu filozofa gre lem, ak ve nefret unsurlarnn birletirip ayrtrd dnml bir olu ve bozulma srecinden sonra meydana gelmitir. Bu sre, drt unsurun birleip ayrlmasndan balayarak insanlarn savap barmalarna varncaya kadar organik ve inorganik btn varlklar kuatan geni bir tesir alanna sahiptir. Bar ve uyumun birletirici grnmne ancak ak milinin hkim olmasyla ulalr ve Empedokles bu etkiyi Tanra Afrodite nisbet eder. Bu filozofa gre cinsel birleme dahi kozmolojik birlemenin ne lde etkili olduu hakknda fikir veren tecrb bir gstergedir. Empedoklese ait bu fikirlerin baz nanslarla da olsa mslman melliflerce tannd ve tartld bilinmektedir. Yeni Efltuncu yorumlaryla slm dnyasna giren bu fikirler, mesel Ebl-Hasan el-mir, Eb Sleyman es-Sicistn ve ehristn gibi melliflerin yazlarnda deerlendirilmitir (bk. Kraemer, s. 141-143). Ancak slm filozoflarna ak konusunda ilham veren asl metinler Efltun ve Aristoya aittir. Her ne kadar Symposium adl diyalogu felsef ak kavramnn Efltundaki tam bir ifadesi saylmalysa da filozofun asl Phaidrostaki fikirleridir ki slm dnyasnda tannm ve etkili olmutur. Bu diyalogda akn bir tr saptma, bir ruh hastal olarak yorumlanmas, ancak bu deliliin cismn ve ilh olmak zere iki ayr karakterde olabileceinin vurgulanmas (bk. Phaidros, 231e, 242e) slm filozoflarnn dikkatini ekmitir. Bu dikkatin elde mevcut en erken delili, Eb Bekir er-Rznin et-Tbbr-rhn adl eserinde ak madd hazlara dknln bir tezahr olarak deerlendiren ve k olanlar ehvetlerinin esiri olduklar gerekesiyle hayvanlardan aa gren fikirleridir. Sonralar EblFerec bnl-Cevz de Rzninkiyle ayn ad tayan bir eserinde ak bir ruh hastal, saknlmas gereken bir iffetsizlik olarak deerlendirerek Rznin yaklamn devam ettirmitir (bnl-Cevz, s. 8-9). lk slm filozofu Yakub b. shak el-Kindnin Risle f haberi ictimil-felsife aler-rumzilakyye balkl bir risle kaleme alm olmas, ak konusunun henz erken tarihlerde Arapa felsef literatre girdiine iaret etmektedir (bnn-Nedm, s. 319). zellikle hvn- Safnn Resilinde ak konusuyla ilgili olarak ileri srlen farkl felsef grler, konuya duyulan ilginin canl ekilde devam ettiini gsterir. Resilde Efltunun ak bir tr ruh hastal ve cinnet hali sayan fikirlerinin yan sra Aristonun ak sevginin ifrat ekli kabul eden gr (bk. lml-ahlk, IX, 10. 5) nakledilerek aka olumsuz tarzda yaklaan felsef grlere itirak edilmedii belirtilir. hvna gre ak bir fazilettir; hatta Allahn yaratklara bir lutfudur. Prensip olarak her sevgi duygusunun ftr bir gayesi vardr ve farkl gayeler sevgi duygusunun farkl konularda tezahr etmesini salar. Mesel canllardaki iftleme arzusunun gayesi neslin devam, ocuk sevgisinin gayesi gsz ve bakma muhta olan ocuklarn yetitirilmesi, meslek ve sanat tutkusunun gayesi kamu yarar, ilim ve hikmet sevgisinin gayesi ise bilginin yaygnlamas, insanlarn aydnlanmas, bilginin kitaplar vastasyla nesilden nesile aktarlmas, din ve dnya ilerinin dzenlenmesi vb.dir. te yandan insanlardaki zihn farkllk sevgi duygusunun da farkl konulara ynelmesine yol aar. Mesel ocuklar ssl oyuncaklardan holanrken sradan erikinler bunlarn temsil olmayan ekillerinden holanr ve dnya nimetlerine ynelir; metafizik ilimleri tanyan sekin kimselerse ilh gzelliklere balanr. Bu yzden hvna gre sevginin objesi benzerlik ve trdelik esasna gre belirlenir. Her nesne kendine zg varlk snr iinde kalan, ait olduu varlk mertebesine uygun den, kendisiyle benzeen gayelere ynelir. nsan nefsi nebt, gazab ve ntk eklinde ifade edilen melekelerine uygun den tatmin vastalarna

balanrken semav felekler de -canl, akll birer varlk olmalarndan dolay- Allaha duyduklar ak ile dnlerini srdrrler. Aristo, kendisi hareket etmeyen ilk hareket ettiricinin felekleri harekete geiriini, sevilenin seveni harekete geirmesine benzetir. Metafizikann Lambda blmnn yedinci faslnda yer alan bu kk benzetme, mslman filozoflarn kaleminde esasl bir kozmolojik doktrin haline getirilmitir. hvn- Safdan nce Frb, Allahn tpk akl-kl-makl oluu gibi ak-k-mak olduunu yazm ve ak kavramn sudr nazariyesinin temeline yerletirmiti (el-Mednetl-fzla, s. 54, 68). Frbnin bu grn aynen benimseyen bn Sn ise bundan fazla olarak Risle f mhiyyetilk, adl eserini bu konuya ayrmtr. Bu eserinde ak kemal fikriyle irtibatlandrm ve bu kavram gerek tabii gerekse insan seviyede bir kemale erme itiyak olarak tanmlamtr. Filozofa gre kemalin ilkesi mutlak hayr olan zorunlu varlk, noksanln ilkesi ise madde yani kemalden yoksun olmaktr. Sz konusu kemal-noksanlk yahut varlk-yokluk kutuplamas btn varlk tabakalarnda tabii bir temayl uyandrr; ak adn alan bu temayl, varln kendi snrlarna ulamasn veya kendini gerekletirmesini salayan bir tekml fikrine iaret eder. Akn insan ykseltecei en st kemal noktas ilhlemi insan mertebesidir. slm ahlk felsefesinde genel olarak Efltuncu akl-tutku veya Aristocu fazilet-rezilet doktrinlerinin snrlarn sarsan bir ak kavram sz konusu olduunda itidal fikrinden fedakrlk edilmedii grlr. Bu fikrin hararetli bir savunucusu olan byk ahlk filozofu bn Miskeveyh, ak Aristoya benzer ekilde sevgide arlk eklinde yorumlayarak akn haz dknl eklinin kt, iyilik tutkusu eklininse iyi olduu tarznda bir ayrma gitmitir. Ayn ahlk felsefe geleneine bal olan Nasrddn-i Ts ise ehvet dknl eklindeki akn btn arlklarn en tahrip edicisi olduunu srarla belirterek itidal fikrine daha ok arlk verdiini gsterir. Bu yaklamn felsef disiplinler bnyesinde gelien slm ahlk ilmindeki ortak kabul yanstt sylenebilir.

BBLYOGRAFYA

Aristoteles [Aristo], lml-ahlk, (trc. A. Ltfi es-Seyyid), Kahire 1343/1924, IX, 10.5; Efltun, Phaidros (trc. Suut Kemal Yetkin-Hamdi Ragb Atademir), stanbul 1943, 231e, 242e; Eb Bekir erRz, et-Tbbr-rhn (Resil felsefiyye iinde, nr. P. Kraus), Kahire 1939 Beyrut 1402/1982, s. 39-41; Frb, el-Mednetl-fzla (nr. Albert N. Nader), Beyrut 1986, s. 54, 68; bnn-Nedm, el-Fihrist, s. 319; hvn- Saf, Resil, Beyrut 1376-77/1957, III, 269-286; bn Miskeveyh, Tehzbl-ahlk, s. 151; bn Sn, Risle f mhiyyetil-k, (trc. ve nr. Ahmed Ate), stanbul 1953, s. 1-19; bn Rd, Tefsru M badet-taba, III, 1600-1606; bnl-Cevz, et-Tbbrrhn, Dmak 1348/1929, s. 8-9; Nasrddn-i Ts, The Nasirean Ethic (trc. G. M. Wickens), London 1964, s. 143-144; Abdurrahman Bedev, Aristo indel-Arab, Beyrut 1980, s. 176-177; Joel L. Kraemer, Humanism in the Renaissance of Islam, Leiden 1986, s. 141-143; George Boas, Love, The Encyclopedia of Philosophy (nr. Paul Edwards), New York 1972, V, 89-94. lhan Kutluer

EDEBYAT, KLTR ve SANAT. slm milletlerinin kltr ve edebiyatlaryla slm sanatlarnn hemen her dalnda btn zellikleriyle ak anlaynn eitli tesir ve tezahrlerini grmek mmkndr. Bu tesir o kadar yaygndr ki baz aratrmaclar slm edebiyat ve sanatna hkim olan estetik anlayn ak estetii adyla anmaktadrlar (bk. Ayvazolu). Trk kltr, edebiyat ve sanatnda da ak konusu gerek mahiyeti gerekse ilenii bakmndan ok geni bir rabete mazhar olarak farkl sahalarda deiik eserlerin ortaya kmasna sebep olmutur. Mahiyeti itibariyle mecaz-madd-beer, felsef ve tasavvuf-ilh-hakik ak olarak deiik zellikte ele alnan ak konusu, bunlardan her birinin mstakil veya i ie ilendii farkl ekil ve trde edeb eserlerde ortaya konmutur. Ancak Trk edebiyatnn Arap ve Fars edebiyatlaryla derin ve kkl alkas sebebiyle ortaya kan ekil ve trler, bata Arap iiri olmak zere her edebiyatn ortak izlerini tamakta olduu iin, konunun daha iyi anlalmas bakmndan ksaca bu alkay belirtmek gerekir. Eski Arap iirinde kasd veya kasidenin nesib, tegazzl ve teebbb (tebb) ad verilen belli bal blmlerinde bilhassa madd ve beer ak konusu ilenmitir (geni bilgi iin bk. etin, s. 70, 71, 74, 86). Fars iirinde ise kasidenin bu blmleri gelitirildii gibi gazel adyla ayr ve yeni bir ekil ortaya konmu, bir taraftan muhtevas zenginletirilirken dier taraftan da ak gazelin en nemli ve belli bal konularndan biri haline getirilmitir. Bylece gazel-i kane adyla anlan bir ekil ortaya karak divanlarn en deerli iirleri arasnda yer almtr. Daha sonralar ak konusu her zelliiyle Fars ve Trk edebiyatlarnda ayrca kta, rub, tuyu ve mesnevilerde de ele alnm, fakat Arap edebiyatnda daha ok madd ynyle ilenmitir. Bu gelimenin tabii sonucu olarak Trk iirinde, saylan bu ekillerin hepsi ak konusunun ilendii belli bal formlar olarak divan, tasavvuf, tekke ve halk edebiyatlarnda eitli trlerin ortaya kmasna yol amtr. Ak ve muhabbetin ilendii hemen btn din ve baz ldin eserlerde ak- hakk, mutlak ak, ak- ilh adlaryla hep Allah ak kastedilmitir. n btn merhalelerden geerek sonunda ulaaca gerek ak budur. Manzum ve mensur mstakil tasavvuf eserlerle tasavvuf tevhidlerde yer alan ak anlay bu olmutur. Gerek aka ulamak iin Hz. Peygamberin de bu mnada sevilmesi gerekir, buna ak- resl ad verilmitir. Nitekim Hz. Peygamberin isimlerinden biri de habbullahtr (Allahn sevgilisi). Sleyman elebi Mevlidinde, Ey habbim sana k olmuam / Cmle halk sana bende klmam derken Allahn ve btn yaratlmlarn Hz. Peygambere kar bu mnadaki sevgisini ve duygularn dile getirir. Ynus Emrenin, Akn ile klar yansn y Reslellah / ip akn arbn kansn y Reslellah matlal gazel-ilhisi de bu konuyu ileyen ve asrlarca ok tannp sevilmi, pek ok kere de bestelenmi bir iirdir. Bu konu divan airlerinin natlarnda da ilenmitir. Bir de tasavvuf ulularna ve tarikat kurmu byk mutasavvflara kar ballarnn duyduu sevgi ve muhabbeti dile getiren iirler vardr ki bunlar da ak konusunun ele alnd ikinci grup eserler arasnda saymak gerekir. Trk edebiyatnda ak konusu mstakil olarak ele alnd gibi bu edebiyatn eitli mahsullerinde lafz ve mna sanatlarndan faydalanlarak bilhassa telmih, tebih, mecaz ve istiareler yoluyla kullanlm, ayrca mazmun ve remiz olarak da yaygn bir ekilde ilenmitir. Daha ok tasavvufilh ve madd-beer

zellikleriyle ele alnan ak konusunun zaman zaman da bilhassa yenileme devri Trk edebiyatnda felsef bir yaklamla ilendii grlmektedir. zellikle Mevln Celleddn-i Rmden balayarak Ynus Emre, Erefolu Rm, Dede mer Ren, Niyz-i Msr, Seyyid Nizamolu Seyfullah, Nesm ve daha birok mutasavvf airin manzum ve mensur eserleriyle gazel-ilhilerinde tasavvuf zellikleriyle ele alnan ak konusu, divan edebiyatnn eyh, Bursal Ahmed Paa, Nect, Zt, Hayl, Fuzl, Nil, Nb ve eyh Galib gibi isimlerinin iirlerinde ilh ve madd-beer; Bk, eyhlislm Yahy, eyhlislm Bah, Nef ve Nedm gibi airlerde ise daha ziyade madd-beer ynleriyle ele alnmtr. Ancak btn bu eserlerde madd-beer-mecaz ynleriyle ele alnan ak konusunun ilh-hakik zelliklerle de iie olduunu, hatta tamamen madd grnenlerinde bile mahiyetinin tam anlalmasnda kararszla dlebileceini belirtmek gerekir. Konunun bu ekilde girift bir hal almasnda elmecz kantaratl-hakka (mecaz hakikatin kprsdr) anlay hkim olmutur. Divan ve tasavvuf edebiyatlarnda mutlak hakikat olan Allaha varmann (vuslat) ak ve akl olmak zere belli bal iki yolu vardr. k ak, zhid ise akl temsil eder. Maksada en kestirme ulatran, fakat en etin olan ak yoludur ve bu daima aklla atma halinde ele alnmtr. Ak yolunda daha ilk admda ba vermek lzmdr. Ak dnya ilmiyle medresede kavranamaz. Fuzlnin ok tannm, Ak imi her ne var lemde / lim bir kl kal imi ancak beyti bunun en mehur ifadesidir. Akl gnl aktan ayrmak ister, gnl ise aka koar, onu her eye tercih eder. Bu yzden k akla deil aka uyar, akl ve akln meselelerini bir tarafa brakr, akln temsilcisi olan zhidi de devaml tenkit ederek ak zhde tercih eder. Her ne kadar k / slik nce eriatn koyduu snrlara riayet ederek zhd ve takv ile hareket etmek mecburiyetinde ise de bu kfi deildir. Zhd ve takv onu hakikate yneltir; bylece dnyev ihtiraslarna hkim olduktan sonra eriatn snrlar dna kmad gibi makamlarn en yksei olan ak ve muhabbet makamna ulamay hedef edindiinden zhd ve takvya da deer vermeyerek ak, zevk, evk ve keif yolunu tutar. Ancak bu ileli bir yoldur, ak yakc bir atetir. Gnl gam, keder, sitem-i yr ile harap olmaynca ak hazinesi ortaya kmaz. kn vcudu ak ile dirilir, aksz kalmak onun iin lmdr. Ynusun, len hayvan-durur klar lmez msra bunu ifade eder. Bu sebeple k aktan ve ak derdinden kurtulmak istemez. Fuzlnin Leyl ve Mecnnda, Mecnnun Kbedeki mnctnn ifadesi olarak yer alan, Y rab bel-y ak ile kl n beni / Bir dem bel-y aktan etme cd beni matlal, ak veya k duas adyla anlan gazeli bu fikrin en gzel ve tannm ifadesidir. Allah klar aktan baka bir eyle teselli bulamazlar. Bu bakmdan onlara gre ak vcip ve farzdr. Ak yoluna giren ar ve namusunu yani benliini, bu vehimden ibaret olan varln ak denizine garketmelidir. Ynusun, k Ynus mukuna vuslat bulunca mest olur / Ben eyi aldm taa nms u r neylerem beytiyle son bulan iiri bu dncenin eitli ynleriyle anlatld ok sevilmi bir ifadesidir. Ak o kadar yce bir deerdir ki bu uurda niceleri brhim Edhem gibi tac ve tahtn yamaya verip Hallc- Mansr ve Nesm gibi seve seve lme komutur. Bundan dolay Hallca ehd-i ak ad verilmitir. Onun maceras tasavvuf edebiyatta olduu kadar divan edebiyatnda da her ynyle en geni ekilde ele alnm, deta tkenmez bir hazine gibi tekrar tekrar kullanlm, telmih, tebih ve mecazlar yoluyla olduu kadar mazmun ve remiz olarak da zikredilmitir. Hakiki ak yoluna mecazdan girilir ve gzelden gzellie, fertten cemiyete, mazhardan zhire, kuldan Hakka, dier bir deyile kesretten vahdete doru bir seyir takip edilir. Bu bakmdan mecazi akn sembol olan gzeller, mey, meyhane, mahbb ve pr-i mugan sadece bir vastadr. Ancak k / slik bu yolla

fenfillha eriince bir sre de olsa msivya baland iin ndim olur, tvbe eder. Aktan maksat vuslat bayramna eriip cann cnna, muka yani sevgiliye kurban etmektir. eyhnin, Hlt- aka geri nihyet denilmedi / Derd almak ibtiddr can vermek intih beyti bunun veciz bir ifadesidir. Divan edebiyatnda belli bal zellikleri yukarda belirtilen ak konusunun ilendii eserlerin banda Mevlnnn btn eserleriyle yine ona izfe edilen Iknme adl mesnevisini zikretmek gerekir. Bunlar Farsa olmakla birlikte ou manzum olarak Trkeye de tercme edilmi ve daha sonraki air ve ediplere ekil ve muhteva bakmndan kaynaklk yapmtr. Ynus Emrenin Divan (nr. Abdlbaki Glpnarl, stanbul I-II, 1943; III-IV, 1948); k Paann Garibnmesi (Beyazt Devlet Ktp., nr. 3633; Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 1752); Erefolu Rmnin Divan (nr. saf Hlet elebi, stanbul 1943); Sinan Paann Tazarrunmesi (nr. Mertol Tulum, stanbul 1971); Dede mer Rennin Neynmesi (nr. Mustafa Uzun, stanbul 1990) hem bu tesir altnda meydana gelmi, hem de bu konuyu ilemi ilk eserlerin belli ballar arasnda yer alr. Ak konusunun ilendii ikinci grup eserler, iki kahramanl ak hikyeleri ad altnda toplanabilecek olan ou madd ak ve bu uurda klarn bandan geen maceralar konu alan mesnevilerdir. En gzel rnekleri XIV, XV ve XVI. yzyllarda kaleme alnan bu eserler arasnda Ysuf u Zleyh, Leyl v Mecnn, Hsrev rn, Ferhad rn, Varaka ve Glah, Cemd Hurd, Vmk u Azr, Sheyl Nevbahar en ok ilenen hikyelerdir (ak konulu mesnevilerin yzyllara ve airlere gre dalmn veren bir liste iin bk. nver, s. 460). Bu mesneviler arasnda, Kuranda ahsenl-kasas (kssalarn en gzeli) olarak nitelendirilen Ysuf u Zleyh hikyesi, benzerleri arasnda en sevilmi ve beenilmi olduu iin en ok ilenmi olandr. Trk edebiyatnda ilk rnei Ali tarafndan Kssa-i Ysuf adyla meydana getirilen bu mesnevinin dier tannm rnekleri arasnda, Anadolu sahasnda, eyyad Hamza (nr. Dehri Dilin, stanbul 1946) ile Darr, Hamdullah Hamdi, Yahy Bey (nr. Mehmed avuolu, stanbul 1979) ve Kemalpaazdenin eserleri saylabilir (geni bilgi iin bk. Kavcar, s. 157 vd.). Bundan sonra en ok rabet edilen ak hikyesi ise Leyl v Mecnn olmutur. Trk edebiyatnda ilk defa Glehrnin Mantkut-tayr ile k Paann Garibnmesinde ak bahsi anlatlrken temas edilen bu konu, daha sonra on sekizinin eserleri elde olmak zere yirmi dokuz divan airi tarafndan ilenmitir. Bunlar arasnda en tannm olanlar Ali r Nev, Bihit Ahmed Sinan, Hamdullah Hamdi, Fuzl ve Atnin eserleridir (geni bilgi iin bk. Agh Srr Levend, Arap, Fars ve Trk Edebiyatlarnda Leyl ve Mecnn Hikyesi). Fuzlnin Leyl ve Mecnnu benzerleri arasnda en ok beenilen ve ak konusunu her ynyle en gzel ifade eden bir aheser olarak kabul edilmektedir (nr. Necmettin Halil Onan, stanbul 1956). Divan edebiyatnda ak konusunu ileyen eserler arasnda sz edilmeden geilemeyecek olan bir bakas da eyh Galibe asl hretini salayan, kendisinin de kaleme almakla vnd Hsn Aktr (nr. Abdlbaki Glpnarl, stanbul 1968). Btnyle tasavvuf ak anlatan bu eserde, Hsne vurulan Ak, bandan geen eitli maceralardan sonra kendinden ayr sand Hsn yine kendinde bulmu, Akn Hsnden, Hsnn de Aktan baka bir ey olmadn anlayarak vahdet srrna erimitir. Ak konusunu ileyen bu tannm mesnevilere ilm neirleri yaplm Mehmed adl bir airin Iknmesi (nr. Sedit Yksel, Ankara 1965) ile eyholu Mustafann Huridnmesini de (Hurd Ferahd) ilve etmek gerekir (nr. Hseyin Ayan, Erzurum 1979).

Ak yenileme devri Trk edebiyatnda da ana tema olarak yerini almakla birlikte gerek ekil gerekse mahiyet olarak ncekinden farkl bir yap ve gelime gstermitir. Bat edebiyat tesiri altnda birok bakmdan yeni zellikler kazanan ve bilhassa Fransz romantiklerini taklit ederek eser vermeye balayan bu dnemde ak, ksmen eski edebiyattaki mesnevi ve halk hikyelerinin yerini alan roman ve hikyelerle, iir ve tiyatroda vazgeilmez bir unsur olarak yerini ve divan edebiyatndaki tasavvuf-hakik yapsnn dndaki zelliklerini korumutur. Nmk Kemalin ifadesiyle kalbin hissiyyt- ulviyyesi olan ak, bu devrenin btn rnlerinde kadna duyulan madd-beer bir alka eklinde ortaya kmaktadr. Bu sebeple daha realist bir mahiyet kazanan ak, yaanm bir hayatn htras etrafnda ekillenip eskiye gre ok yeni ve zengin unsurlarla bezenmitir. Ulalamayan ve daha ok hayalde yaatlan bir sevgili ile ona kavuma motifi yerini, ac-tatl ynleriyle beraberce yaanlan, saadeti veya kederiyle hissedilen bir hayata, bunun getirdiklerine, bu hayatn lm ve ayrlk gibi sebeplerle sona ermesi zerine ekilen eitli strap ve hasret duygularna brakr. Hatta denilebilir ki yenileme devri Trk edebiyatnn ilk eserlerinde ak, devrin sosyal artlar ve meseleleriyle realizmin tesiri altnda, klar arasndaki hsrann, acnn sebebi olarak ilenir. Nmk Kemalin ntibh (stanbul 1876), emseddin Sminin Taauk- Talat ve Fitnat (stanbul 1873), Emin Nihadn Msameretnmesi (stanbul 1871-1875) bu eserlerin ilk rneklerindendir. Daha sonra ise Smipaazde Sezinin Sergzet (stanbul 1888) adl roman bal bana ve daha ileri kademede bir yer tutar. Trk romannn gelimesiyle konu daha deiik boyutlarda ele alnm ve Ak- Memn, Mi ve Siyah, Krk Hayatlar, Eyll gibi eserler verilmitir. Abdlhak Hmidin bilhassa tiyatroda li Kz (stanbul 1875), Mcera-y Ak (stanbul 1873) ve dier eserleri, ak bu edebiyatn yukarda verilen ana zellikleri iinde ele alan dikkate deer rnekleri arasndadr (geni bilgi iin bk. Tanpnar, s. 517-592). Daha sonra gnmze kadar olan devrede ak, iir, roman-hikye ve tiyatroda yeni sosyal artlara gre farkl ileyilerle ifadesini bulmutur. Halk edebiyatnn ana temalarndan biri ve belki de birincisi madd-beer aktr ve bu konu halk iirinin bilhassa gzelleme, trk ve mni gibi trlerinin byk bir ksmyla k ad verilen saz airlerinin anlatp gelitirdii halk hikye ve masallarnda ilenmitir. Trk folklorunun en nemli unsurlarndan olan trk ve mnilerde yer alan akn, sevgiliye kar duyulan sonsuz muhabbetin ok veciz, samimi ve ili bir ekilde, deta kutsal bir duygu olarak dile getirildii grlmektedir. Ak ( ) kelimesinin eski yaz ile yazl zelliinden hareketle, harf, be nokta rumuzuyla da ifade edilen bu mefhumun halk iirinde kullanlna gzel bir rnek, Bayburtlu Cellnin gerdek gecesi karsna hitaben yazd gzellemede yer alr: harf be noktadan aldk hesb / Seni bana yazm ezel kitb / imden geri kaldr yzden nikab / Hnemiz erkn sen saf geldin. Leyl ile Mecnn (zege, III, 967), Emrah ile Selvihan, k Garip (zege, I, 83), Kerem ile Asl (zege, II, 861), Thir ile Zhre (zege, II, 569) ve benzeri halk hikyelerinin de en belirgin zellii akn n planda oluudur. Olduka tekml etmi ve hemen hemen platonik bir mahiyet kazanm bir ak anlayna sahip bu hikye kahramanlarnn devaml hicran iinde yandklar, vefakr bir sevgi ile yaadklar ve ekseriyetle de sevgililerine kavuamadan ldkleri grlr. Yer yer tasavvuf anlayn da belirgin olarak n plana kt bu hikyelerin hemen hepsinde beer bir duygu olarak yer alan akn ok defa kaderle kar karya geldii ve att grlmektedir.

Ayrca, kullandklar ekil ve trler bakmndan halk edebiyatnn iinde deerlendirilen Bekta ve Alev zmrelere ait iir, nefes, nutuk ve tercmanlarda da ak konusu en ok ilenen tema olmutur. Fakat bunlarda gerek tasavvuf gerekse beer olarak Snn inann Allah ve Hz. Peygambere ynelttii ak anlaynn yerine, hemen sadece Hz. Aliye ve Ehl-i beyte duyulan ar ve sonsuz sevginin konu edildii grlmektedir. Konuma ve yaz dilinde ak ile ilgili atasz, deyim ve eitli ekillerde yaplm eski ve yeni birok unsur bulunmaktadr. Ak olmaynca mek olmaz, ak u evk, ak odu, ak u mek, ak deryas, aka dmek, aka gelmek, pr akna, ak-bz, ak-bz, behit-i ak, iyn- ak, akperver gibi ilk bakta karlalan kelime, deyim ve terkiplerin says 100n zerindedir. Tezhip ve minyatrlerle halk resimlerinde de ak konusuna geni yer verilmitir. Klasik ssleme sanatlarndan olan tezhip ve minyatrde ok kullanlan bir kenar suyu motifi ak yolu adyla mehurdur. Bilhassa madd ak konu edinen manzum ve mensur birok eser, zellikle hamseler ok sanatkrane minyatrlerle sslenmitir. Bunlar arasnda, slm milletlerinin edebiyatlarnda en byk ak hikyesi kabul edilen Leyl ile Mecnnun akn anlatan yazma eserlerdeki eitli sahneler nemlidir (mesel bk. aman-Tannd, rs. 11, 16, 17, 22, 45, 48). Halk resimlerinde de madd ak konusunu ileyen hikye ve masallar ayn ekilde resimlendirilmitir (bk. Derman, s. 20-40, rs. 1180). Minyatrlere gre gerek teknik gerekse muhteva bakmndan ok basit olan ve genellikle yapan belli olmayan bu resimlerin en nemli yan, konunun halkn iinden geldii gibi ve ak anlaynn btn zelliklerinin birbirinin iinde girift bir ekilde ifadesini bulduu hayal, remz, hatta tlsml ekillerle resmedilmi olmasdr. Ak konusunun halk arasnda nasl anlaldnn en belirgin rneklerinden biri olan bilhassa h minel ak yazl levha-resimlerin gergef ile ilenmileri evlerde, ayna zerine yaplmlar kahvelerde, boyal, boyasz el ile izilmileri, ta basmalar, yaldzllar, sls ve talik hattyla veya dallardan yaplm (hatt- ecer) yazlarla yazlmlar da dkknlarda grlrd. Ak derdine tutulanlar temsil eden ift gzl he harfinin insan gzne benzetilen gzlerinden akan derya misali yalar (seylb- ak) bir gl veya deniz meydana getirmekte, dier taraftan da Ferhad veya Mecnn gibi aktan dolay dalara dm bir n halini anlatmak maksadyla dalarn zerine resmedilmi ve kendisi de ekliyle bir da andran ve da bana benzeyen bu harfin tepe noktasndan tten dumanlar n ak elinden yanp tututuunu, dumannn gklere ktn gsterir. Bu yaz-resimlerin hemen hepsinde genellikle talik hattyla yazlm, h minel ak ve hltih, ahraka kalb bi-harrtih (h bu aktan ve hallerinden, atei kalbimi yakt) beyti ve konuyla ilgili baka manzum ve mensur ifadeler yer almaktadr (bk. Aksel, s. 49, 52-55). Ak konusu Trk msikisinde de nemli bir yer tutmaktadr. Madd akn terennm edildii arklar bata olmak zere eitli formdaki ldin eserler arasnda, bazan ilh akn da ifade edildii gazel formunun ayr bir yeri vardr. Din msikinin tekke msikisi kolunda da bata Mevlev yinleri olmak zere nat, durak, ilhi, tevh ve bilhassa irticlen okunan kasideler konunun ilendii belli bal formlardr. Bu eserlerde ele alnan ak esas itibariyle tasavvuf-ilhdir. Fakat nat ve tevhlerde Hz. Peygambere ve tarikat prlerine kar duyulan ak ve muhabbet de dile getirilmitir. Mevlev yinleri gfteleri itibariyle genellikle Hz. Mevlnnn ilh ak ileyen kane gazelleriyle, Mesnevsinden

seilmi bu konudaki beyitlerin bestelenmesinden meydana geldii iin hemen tamamen ak konusunu iler. Bunlar arasnda, Beste-i Kadm adyla tannan ve ilk Mevlev yininden biri olan hseyn yininde yer alan ve daha sonra pek ok yinde de tekrar edilmi olan, gftesi Mevlnya nisbet edilen, h minel-ak ve hltih / ahraka kalb bi-harrtih / m nazaral-ayn il gayrikm / uksim billhi ve ytih ktas ile bunun Trkesi olan mtercimi mehul, h gzelin akna hltna / Yand yrek ak harrtna / And ierem gayri gzel sevmezem / Tanrya v Tanrnn ytna ktas pek mehurdur ve ak konusunun yinlerde nasl nemli bir yer tuttuunun da en ak ifadesidir. Bu Arapa ktann ilk iki msra eyh Galibin, Ey rh- pkinde yan nr- zt matlal terciinde vasta beyti olarak kullanldndan bazlarnca beytin ona ait olduu sylenirse de bu yanltr.

BBLYOGRAFYA

Dihhud, Lugatnme, s. 264-271; Erefolu Rm, Erefolu Divan (nr. saf Hlet elebi), stanbul 1943; Sinan Paa, Tazarrunme (nr. Mertol Tulum), stanbul 1971, s. 187-215; Fuzl, Leyl le Mecnun (nr. Necmettin Halil Onan), stanbul 1956, s. 1-8; eyh Galib, Hsn Ak (nr. Abdlbki Glpnarl), stanbul 1968, s. 27; Emin Nihad Bey, Msameratname: Gece Hikayeleri (haz. M. smet Uzun), stanbul, ts. (Tercman 1001 Temel Eser: 20); A. Nihat Tarlan, slm Edebiyatnda Leyl ve Mecnun Mesnevsi (doktora tezi, 1922), Trkiyat Aratrma Merkezi, nr. 1; a.mlf., eyh Divann Tedkik, stanbul 1964, s. 4-7, 9, 2126; Mevlev yinleri (stanbul Konservatuar Neriyat), stanbul 1934, VI, 270-271 (notas), 277 (gftesi); Haydar Tolun, Ak Edebiyat, Bursa 1936; Pertev Nili Boratav, Halk Hikyeleri ve Halk Hikyecilii, Ankara 1946, s. 85; Tanpnar, Trk Edebiyat Tarihi, s. 5-10, 270-272, 280-281, 289-290; Agh Srr Levend, Arap, Fars ve Trk Edebiyatlarnda Leyl ve Mecnn Hikyesi, Ankara 1959, s. 1-7, 370-383; a.mlf., Divan Edebiyat, s. 24; Bedri Noyan, Ak Risalesi, Aydn 1959; Malik Aksel, Anadolu Halk Resimleri, stanbul 1960, s. 49, 52-56; a.mlf., h Minelak Yaz-Resim... Tabiat, TFA, sy. 213 (1967), s. 4378-4381; Nihad M. etin, Eski Arap iiri, stanbul 1973, s. 70, 71, 74, 80, 86, 89; zege, Katalo, I, 83; II, 569, 861; III, 967; E. Kemal Eybolu, On nc Yzyldan Gnmze Kadar iirde ve Halk Dilinde Ataszleri ve Deyimler, stanbul 1973-75, I, 20-25; II, 31-32; Filiz aman - Zeren Tannd, Topkap Saray Mzesi slm Minyatrleri, stanbul 1979, rs. 11, 16, 17, 22, 45, 48; Beir Ayvazolu, Ak Estetii, Ankara 1982; a.mlf., slm Estetii ve nsan, stanbul 1989, s. 38-53, 97-105; Nejat Muallimolu, Deyimler, Ataszleri, Beyitler ve Anlamda Kelimeler, stanbul 1983, s. 35-40; Abdlbki Glpnarl, eyh Galib: Semeler ve Hsn Ak, stanbul 1976, s. 32-40; a.mlf., Mevlndan Sonra Mevlevlik, stanbul 1983, s. 456; Cemal Kurnaz, Hayal Bey Divan Tahlili, Ankara 1987, s. 404; Gl Derman, Resimli Ta Basks Halk Hikyeleri, Ankara 1989, s. 19-40, 60-65, rs. 1-180; Hikmet Dizdarolu, Bayburtlu Cellnin iirleri: IV, TFA, sy. 131 (1960), s. 2171; Cahit Kavcar, Hamdullah Hamdinin Yusuf Zleyhas, TDAY Belleten 1968 (1969), s. 157-169; smail nver, Mesnev, TDl., nr. 415-416-417 (1986), s. 430-463. Mustafa Uzun

AKABD
Trkmen Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin baehri. Hazar denizinin dousunda bulunan Karakum lnn gneyinde, Sovyetler Birlii ile ran arasnda uzanan Kopetda silsilesinin kuzey eteklerinde snrdan 30 km. ieride yer alr. XIX. yzyln sonlarna kadar halkn Teke (Tekke) Trkmenlerinin tekil etmesi sebebiyle Ahal Teke adyla anlan vahalar blgesinin 500 adrlk en nemli obas (avul) iken blgenin 1881de Ruslar tarafndan ele geirilmesinden sonra ehir haline getirilmitir. Ruslarn nce bir kale ina ederek buray yeni kurduklar Zakarpiskaya (Mver-i Hazar, Transcaspia) eyaletinin baehri yapmalar ve drt yl sonra, Hazar denizi kysndaki Krasnovodsku Buhara ve Takente balayacak olan demiryolu hattn buradan geirmeleri zerine ehir Rus gmenlerinin aknna urayarak ksa srede nemli bir ticaret ve hafif endstri merkezi haline geldi. Aralk 1917de kurulan Bolevik ynetim Temmuz 1918de Beyaz Rus ve Trkmenlerden oluan kar devrimcilerin eline getiyse de bir sre sonra General Kuybiev kumandasndaki Kzl Ordu birlikleri ehri geri ald ve Akabd ad, ilk Bolevik ynetimin kurulmasnda etkili olan ihtillci Poltoratskn adyla deitirildi. ehir 1924 ylnda, Sovyetlerin yaplama hareketi srasnda yeni kurulan Trkmen Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin baehri haline getirildi ve 1927 ylnda ad tekrar Akabda evrildi. Akabd, 1948de geirdii ok byk bir deprem sonucu tamamen yklm ve daha geni bir alan zerinde ayn plana gre fakat daha alak binalarla yeniden ina edilmitir. Bugn bir ticaret, sanayi, kltr ve sanat merkezi durumundadr. ehirde balca cam, motor, karoser, tarm aletleri, pamuklu ve ipekli dokuma, iplik, ayakkab ve gda sanayii zerine eitli fabrika ve imalthaneler bulunmaktadr. M. Gorki Trkmen niversitesi bata olmak zere alt yksek retim kurumu, Trkmen limler Akademisi ve zellikle bu akademinin Sovyetler Birliinde tek olan l Enstits ile Gney Trkmenistan Arkeoloji Enstits ehirdeki ilm kurulularn balcalarn tekil etmektedir. Kltr ve sanat kurulularnn en nemlileri ise blgede yaplan kazlarda bulunmu eski eserlerin korunduu arkeoloji mzesi, Trkmen etnografyas zerine byk deer tayan eyaya sahip etnografya mzesi, Farsa yazmalarn bulunduu bir aratrma ktphanesi, opera, eitli tiyatrolar ve ehri bir sinema sanayii merkezi haline getiren film stdyolardr. 1984te 351.000 olan nfusun % 30unu Trkmenler, gerisini Ruslar (% 50) ile dier Sovyet halklar tekil eder. ehrin merkezi olduu Akabd ili, Ahal Teke vahalarnn ve Karakum lnn tamamn iine alan 95.400 km araziye ve 440.000 nfusa (1983, tah.) sahip olup nfusun 3/4nden fazlas Akabd ehrinde, gerisi de yine vahalarda yer alan Bezmein ve Tecen kasabalaryla daha kk yerleim birimlerinde yaamaktadr. 1962de yapm tamamlanan Karakum Kanal ile sulanan vaha topraklarnda pamuk, tahl, sebze ve zm, kavun, karpuz gibi meyveler yetitirilip hayvanclk yaplr; en nemli hayvanclk rn karakul kuzusu postudur (astragan). Blgede karlan balca yeralt zenginlikleri inko, kurun, slfr ve barittir.

Akabdn 7 km. batsnda, herhangi bir binas ayakta kalmam olan Ortaa ehirlerinden Nesnn harabeleri, 10 km. dousunda da Asyann en eski yerleim merkezlerinden birine ait kalntlarn ortaya karld Anav kurgan (hyk) bulunmaktadr. Kuzey-gney ynnde uzanan iki tepeden ibaret Anav kurgannda XX. yzyln balarnda yaplan arkeolojik kazlar sonucu drt kltr katndan oluan bir medeniyetin izleri tesbit edilmitir. Orta Asya ve ona bal olarak da Bat in tarihi iin byk nem tayan Anavn ilk kltr kerpi evlerde oturan, ziraat, hayvan evcilletirmeyi ve anak mlek yapmay bilen bir Neolitik devir (yeni ta devri) medeniyetine, son kltr ise demiri tanyan bir maden devri medeniyetine aittir. Kronoloji konusunda yaplan son almalarla nc kltrn milttan nce III. binyln ortalarna ait olduu anlalmtr. Birinci kltrn ise milttan nce VI. binyln sonlarna veya V. binyln balarna ait olduu sanlmaktadr ki bu durum Orta Asyada da n Asyadakiler kadar eski medeniyetlerin varln gstermektedir. Anav kurgannn yaknn da, kitbesinden Ebl-Kasm Bbr (. 861/1457) tarafndan yaptrld anlalan bir de cami bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

C. Schaeffer, Stratigraphie Comparee et Chronologie de lAsie Occidentale, London 1948, s. 598599; R. H. Dyson, Problems in the Relative Chronology of Iran, Chronologies in Old World Archaeology (nr. R. W. Ehrich), Chicago 1967, s. 247, 512; Shirin Akner, Islamic Peoples of the Soviet Union, London, 1986, s. 317; Anav, TA, II, 456-457; W. Barthold, Ahal Teke, A, I, 155; a.mlf., Akbd, A, I, 710; a.mlf., Etek, A, IV, 398; Mehmed Saray, Trkmenler, A, XII/2, s. 661-673; B. Spuler, Ashkabad, EI (ng.), I, 700-701; a.mlf., Ashkhabad, EIr., II, 750; Th. Shabad, Ashkhabad, EAm., II, 436; G. E. Wheeler - A. Sheehy, Ashkhabad, EBr., II, 572; ABr., II, 471-472. Sargon Erdem

AKIYYE
Tayfriyyeden triyyenin bir kolu. Cafer es-Sdk ile balatlan ve birbirinden farkl ekillerde kaydedilen bu tarikatn silsilesinde Byezd-i Bistm ve Ebl-Hasan el-Harakan gibi sekr*, fen* ve ak konusundaki fikir ve szleriyle tannm byk sfler yer alr. Akyye (Ikyye), belli birtakm db ve erkn bulunan bir tarikat olmayp tamamyla tasavvufun hususi bir temayln ifade eder. Bu temaylde olanlara gre ibadet mutlaka gerekli olmakla birlikte Allaha ibadetle deil, ak ve muhabbetle varlr. Byezd-i Bistmye gre kafileden nce menzile varmak ibadetle deil ancak sevgiyle olur. Bu sebeple hakiki mrid gece yatp uyusa bile sabahleyin kafileden evvel menzile varr; kld namaza ve tuttuu oruca deil, Allahn lutfuna ve keremine bel balar. Bu anlaya sahip bir kii hangi tarikata mensup olursa olsun Akyyeye dahil olmu kabul edilir. Bir snflamaya gre mutasavvflar drt ksma ayrlrlar: Hulliyye, ttihdiyye, Vsliyye, Ukyye. Ukyye Allaha ak vastasyla erme yolunu setii iin bu ismi almtr. Burada Ukyye ile Akyye ayn mnaya gelmektedir.

BBLYOGRAFYA

Zebd, kd, s. 88; a.mlf., tfl-asfiy, s. 245; Masum Ali ah, Tarik, I, 286; II, 151-152. Sleyman Uluda

AK, Kadm
XV. yzyl divan airi. Tezkirelerde ve dier kaynaklarda hayat hakknda fazla bilgi bulunmayan Ak, ayn mahlas tayan daha sonraki birka divan airinden ayrt edilmek iin Kadm sfatyla anlmaktadr. Seh Bey, tezkiresinde onun Ftih Sultan Mehmed devri air ve musahiplerinden, iiri iyi bilen ve dneminde rabet gren bir sanatkr olduunu belirtmektedir. Latf ise Aknin iirlerinin sade ve vezne uydurulmu szlerden ibaret olduunu, padiahtan grd ilginin bu sebeple zamann airlerince kskanldn kaydeder. Ayrca Fen adl bir airin, Aknin gnde 100 ake almasn kskand iin, yazd bir beyiti naklederek yeteneksiz ve hnersiz kiilerin talihleri sayesinde itibar grdklerinden ikyetle szlerini bitirir. k elebi de Seh ve Latfye uyarak tezkiresinde Akye yer verdiini, ancak onun anlmaya deer bir beytinin bile bulunmadn syler. Tezkirelerin bu deerlendirmesine ksmen katlan S. Nzhet Ergun, Silkl-lelde (bk. AHMED HASB EFEND) ayn grlerin tekrarland bir manzumeyi nakletmekte, gazellerinde II. Murad ile bilhassa Ftihi metheden airin kudretli bir sanatkr olarak gsterilemeyeceini; Ftihin Akye olan tevecchn onun sahip olduu baka meziyetlerde aramann daha uygun olacan belirtmektedir. Ancak Aknin Mecmatn-nezir ve Cmin-nezirde bulunan gazelleri sanat bakmndan mecmuadaki dier iirlerden daha az deerli deildir. Gerek Mecmatn-nezirdeki on gazel gerekse Ftih gibi iir ve edebiyattan anlayan bir padiahn Akye verdii deer, Seh Beyden sonraki tezkirecilerin yanldn gstermektedir. Nitekim Aknin iirleri zerinde ksa bir deerlendirme yapan V. Mahir Kocatrk, onun dile, duyguya ve mazmunlara hkimiyet bakmndan devrinin iyi bir airi olduunu, divan iirini madd duygu ve klasik sanat endiesiyle ilediini, ananev mefhum ve mazmunlar Trk iirine mal etmeye altn, bunda baar gstermekle birlikte briz bir ahsiyet kazanamadn ifade etmektedir. S. Nzhet Ergun, iirlerinin divan halinde topland bilinen Aknin divannn doksan sayfa hacminde ve 1000 beyit kadar olan bir nshasnn Ankara Eski Eserler Ktphanesinde bulunduunu bildirmektedir. Hadkatl-cevmide, Balat civarnda bugn de ayn adla anlan Molla Ak Mescidinin air Ak tarafndan yaptrld ve mezarnn da orada olduu kaytldr.

BBLYOGRAFYA

mer b. Mezd, Mecmatn-nezir (nr. Mustafa Canpolat), Ankara 1982; Seh, Tezkire (G. Kut), s. 67; k elebi, Meir-uar, s. 246; Latf, Tezkire, s. 243; Knalzde, Tezkire, II, 635; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, I, 196; Nail Tuman, Tuhfe-i Nil, Ak Kadm md., sra nr.

2874, arkiyat Aratrma Merkezi Ktp.; Ergun, Trk airleri, II, 512; Kocatrk, Trk Edebiyat Tarihi, s. 225. smail nver

AK, skdarl
(. 984/1576) Divan airi. stanbulda Rumelihisarnda dodu. Asl ad lyas elebidir. Doum tarihi bilinmemektedir. Genliinde babas gibi yenieri oldu. k elebinin bildirdiine gre askerlik mesleine bir trl snamamakla birlikte eitli seferlere katlm, Alman seferinde ld sylentilerinin kmas zerine ulfesi kesilince Meyyedzde Hac Halifenin tekkesine kaplanarak dervi olmutur. Bir mddet sonra Ebl-Fazl elebinin araclyla bir ktiplie tayin edilmise de hastalanarak grevine devam etmedii iin yine maa kesilmitir. Kannye sunduu bir iirinde yllarca padiah kapsnda kulluk ettiini, piyade olarak seferlere katldn ve eitli fedakrlklarda bulunduunu anlatmaktadr. iiri beenen padiah isteini sorunca Ak o sralarda len air Basrnin 10 akelik deneinin kendisine verilmesini talep eden bir kta nazmetmi, padiah bu arzusunu yerine getirdii gibi ayrca ihsanda da bulunmutur. Bylece madd skntlardan kurtulan air skdarda bir yal satn alarak bilgin, sanatkr ve eyhlerin topland bir mahfil haline getirdii bu yalda yaamaya balamtr. Latf Tezkiresinden itibaren birok kaynakta skdarl nisbesiyle anlmas bundandr. airle 1535 yl baharnda tantn bildiren k elebi eserinde Aknin bu yalda geirdii debdebeli hayat uzun uzun anlatmaktadr. Ancak ar harcamalar yznden bir mddet sonra borlanan Ak, II. Selime sunduu kerem redifli bir kaside ile evinin rehin dtn belirterek yardm istemitir. Padiahtan ilgi grp grmedii bilinmeyen air tekrar Rumelihisarna tanm ve bir sre sonra vefat ederek Rumelihisar Mezarlna defnedilmitir. Baz tezkirelerde, yenierilikten ayrldktan sonra Bektalikten Bayramlie getii sylendii gibi Sadettin Nzhet de divanndaki bir murabbaa dayanarak Mevlev olduunu ne srmektedir. Devrinin gl airlerinden biri olan Aknin tasavvuf iirleri de vardr. Sade ve samimi bir dille syledii iirleri arasnda, gnmzde de tannan ve bir muhammesinin nakarat beytinde geen Grelm yine-i devrn ne sret gsterr msra gibi gzel paralara rastlanmaktadr. iirleri bir divan halinde toplanmtr. Divannn stanbul ktphanelerinde bilinen iki nshas vardr (Millet Ktp., Ali Emr, Manzum, nr. 297; Nuruosmaniye Ktp., nr. 3858). eitli nazire mecmualarnda eserlerinden rneklere rastlanmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Seh, Tezkire (G. Kut), s. 136; k elebi, Meir-uar, s. 176-177; Latf, Tezkire, s. 244; Ahd, Glen-i uar, Ktp., TY, nr. 2604, vr. 246b; Beyn, Tezkire, Ktp., TY, nr. 2568, vr. 57; l, Knhl-ahbr, stanbul 1277, s. 202; Kafzde Fiz, Zbdetl-er, Ktp., TY, nr. 1646,

vr. 78b; Knalzde, Tezkire, II, 636; Riyz, Tezkire, Ktp., TY, nr. 761, vr. 53; Kefz-zunn, I, 801; Evliy elebi, Seyahatnme, I, 335; Mstakimzde, Mecelletn-Nisb, Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 628, vr. 319; Ergun, Trk airleri, II, 515; Nail Tuman, Tuhfe-i Nil, Ak lyas md., sra nr. 2869, arkiyat Aratrma Merkezi Ktp.; TYDK, I, 163. smail nver

AR- ERF
Kurn- Kermin bir cemaat iinde sesli olarak okunan ve genellikle orta uzunluktaki on yet kadar olan blmlerine Trkler arasnda verilen ad. Ar Arapada on demektir. Kuran renme ve ezberleme almasnn onar yetlik blmler halinde yrtlmesiyle ilgili ilk uygulamann Hz. Peygamber tarafndan yaptrld bilinmektedir. Eb Abdurrahman es-Slemnin Hz. Osman, Abdullah b. Mesd ve bey b. Kbdan rivayet ettii bir hadise gre Hz. Peygamber bu sahblere yetleri onar onar retmi, sadece okumay deil bu on yetteki hkmleri de renmedike dier on yetlik blme gemelerine izin vermemitir (bk. Taber, I, 80; bn Mchid, s. 69; Zeheb, I, 490). Kurandan on yet okumann veya ezberlemenin faziletine dair hadisler de vardr. Geceleri on yet okuyann gafillerden saylmayaca (bk. Drim, Fezill-Kurn, 25; Eb Dvd, Salt, 326), Kehf sresinin bandan on yet ezberleyenin deccal*den korunaca (bk. Msned, V, 196; VI, 449-450; Mslim, Msfirn, 257; Eb Dvd, Melhim, 14) bu hadislerde iaret edilen hususlar arasndadr. Ayrca Hz. Peygamberin bir gece yars namaz iin kalkp nce l-i mrn sresinin son on yetini okuduu da rivayet edilmitir (bk. el-Muvatta, Saltl-leyl, 11; Buhr, Vud, 36). Muhtemelen bu fiil ve kavl snnete uymak iin mushaf yazmnda sreler onar yetlik blmlere ayrlm, buna tar denmitir. Tare iaret etmek zere de her on yetlik blmn sonuna ar kelimesinin ilk harfi olan ayn ( ) konmu, bylece bu harf bir arn bittiini ve yeni bir arn baladn gsteren bir iaret olmutur. Baz mushaflarda ise ayn harfi yerine veya aynla birlikte ar glleri ve hatta deiik renkte yet glleri kullanlmtr. Ashap ve tbinin ileri gelenlerinden bazlarnn konu zerinde gr belirttiklerini bildiren rivayetlere baklrsa (bk. Dn, s. 3, 14-15), tarle ilgili ilk denemelerin daha sahbler hayatta iken balad anlalmaktadr. Zerke, bu uygulamann Abbs Halifesi Memnun veya Haccc b. Ysuf es-Sekafnin emriyle yapldn belirtmekte ise de (bk. el-Burhn, I, 251) bunun iin resmiyet kazanma safhas ile ilgili olduu sylenebilir. Tari gsteren ayn harfinin mushaf yazmnda yaygn hale gelmedii, bir kssa veya konunun bitip yenisinin baladn belirtmek ve hatimle namaz kldranlarn yahut namaz uzun tutanlarn rka gidebilecekleri en uygun yeri gstermek zere daha sonraki asrlarda bir ksm yetlerin sonuna konan ve rk ( ) kelimesinden alnan ayn iaretinin baz slm lkelerinde onun yerini ald anlalmaktadr. zellikle Trk hattatlar tarafndan yazlan baz Kuran nshalarnda bir ksm yetlerin sonunda grlen ayn harfleri bu maksatla kullanlm, on yetlik blm ls (tar) dikkate alnmamtr. Genellikle cemaatle klnan namazlardan sonra veya eitli toplantlarda ibadet maksadyla yaplan tilvetlerde, hadislerde yer alan on saysna itibar ederek okunan on yet veya orta uzunlukta yaklak on yetlik bir blm iin Trk muhitlerinde kullanlan ar- erif tabirine teki mslman lkelerde rastlanmamaktadr.

BBLYOGRAFYA

el-Muvatta, Saltl-leyl, 11; Msned, V, 196; VI, 449-450; Drim, Fezill-Kurn, 25; Buhr, Vud, 36; Mslim, Msfirn, 257; Eb Dvd, Salt, 326, Melhim, 14; Taber, Tefsr (kir), I, 80; bn Mchid, Kitbs-Seba fil-krt (nr. evki Dayf), Kahire 1972, s. 69; Eb Amr ed-Dn, el-Muhkem f naktil-meshif (nr. zzet Hasan), Dmak 1379/ 1960, s. 3, 14-15; Zeheb, Almn-nbel, I, 490; Zerke, el-Burhn, I, 251; Syt, el-tkan, IV, 160-162; Zrkan, Menhill-irfn, Kahire 1372/1953, I, 402-403; Hind eleb, el-Krt bi-frkyye, Tunus 1983, s. 77. Muhammed Erolu

R
eitli din ve mezheplerin nem verdii, muharremin onuncu gn. ry on says ile ilgili olan ar ve ir veya develerin gdlmesiyle ilgili r kknden tremi Arapa bir kelime kabul edenler olduu gibi, bu dilde fl vezninin bulunmadn ileri srerek brnceden geldiini syleyenler de vardr. Fakat limlerin ou bu gre katlmamakta, kelimenin Arapa asll olduunu benimsemektedirler. rnn menei hakknda kaynaklarn belirttii grleri iki noktada toplamak mmkndr. 1. r, Hz. Ms ve kavminin, Firavunun zulmnden kurtulduu ve yahudilerin oru tutmakla mkellef olduu bir gndr. Daha ok msteriklerin benimsedii bu gre gre mslmanlarn mbarek bir gn olarak kabul edip oru tuttuklar r yahudi geleneine dayanmaktadr. 2. r, Hz. Nhtan itibaren btn Sm dinlerde mevcut olan ve Chiliye devri Araplar arasnda da Hz. brhimden beri nemli grlp oru tutulan bir gndr. Bu gr, Hz. ie ile Abdullah b. merin rivayetlerine dayanr. ienin rivayeti yledir: r Kureyin Chiliye devrinde oru tuttuu bir gnd. Reslullah da buna riayet ediyordu. Medineye hicret edince bu orucu devam ettirmi ve bakalarna da emretmiti. Fakat ramazan orucu farz klnnca kendisi r gnnde oru tutmay brakm, bundan sonra mslmanlardan dileyen bu gnde oru tutmu, dileyen tutmamtr (Buhr, Savm, 69; Msned, VI, 29-30). Abdullah b. merin ayn konudaki rivaveti de yledir: r Chiliye devri insanlarnn oru tuttuu bir gnd. Fakat ramazan orucu farz klnnca Reslullaha r konusu sorulmu, o da, r Allahn gnlerinden bir gndr, dileyen bu gnde oru tutsun, dileyen tutmasn buyurmutur (Msned, II, 57, 143). Ashap arasnda ilimleriyle temayz etmi bu iki sahbnin rivayetlerinden, rnn Chiliye devri Araplarnca nemli sayld aka anlalmaktadr. Hz. ienin r gnnde Kbe rtlerinin deitirildiini anlatan dier bir rivayeti de bunu desteklemektedir (Msned, VI, 244). Araplarn, r gn doduu rivayet edilen ve Kbeyi ina eden atalar Hz. brhimin htrasna hrmeten bu gn yaatm olmalar uzak bir ihtimal deildir. Hz. Ms ile sriloullarnn Firavunun elinden r gn kurtulduunu ve Hz. Nhun gemisinin Cd dana ayn gn oturduunu syleyen yahudileri Hz. Peygamberin tekzip etmemesi, hatta, Biz Msya sizden daha lykz diyerek bu gnde oru tutulmasn emretmesi (bk. Buhr, Savm, 69; Msned, II, 359-360), rnn Nhtan itibaren semav dinlerde nemli bir yer igal ettiine iaret etmektedir. rnn meneiyle ilgili bu iki yorum dnda baz tarih, hadis ve fkh kitaplarnda yer alan haberler, bu gn Hz. demin tvbesinin kabul edildii, Hz. Ynusun baln karnndan karld, Hz. Ms ve snn doduu, Hz. Sleymana mlkn verildii, Hz. Dvdun tvbesinin kabul edildii, Hz. Peygamberin gemi ve gelecek btn gnahlarnn affedileceine dair kendisine Allah tarafndan teminat verildii ve Mekkeden Medineye hicret ettii gn olarak tavsif ederler (Diyarbekr, I, 360). Ne var ki bunlar ilmen dorulama imkn olmad gibi bir ksmnn yanll da ortadadr. Mesel Hz. Peygamberin Medineye hicreti 10 Muharremde deil 12 Reblevvelde

gereklemitir. Bunun dndaki rivayetlerin ise sriliyat*a dayand kabul edilmektedir. Hz. Nh zamanndan beri btn Sm dinlerde makbul saylan r gnnde oru tutmak yahudilere farz klnmt. Onlar, yedinci aylar olan Tirinin onuncu gnne rastlayan ry bayram telakki ederek birtakm merasimler icra eder ve bir yllk gnahlardan temizlenmek zere oru tutarlard (Levililer, 16/ 30-34, 23/27). Chiliye devrinde Kureyin de tuttuu r orucunu Hz. Peygamber bisetten nce tutmu, sonra bir ara terketmise de Medineye hicret edince Hz. Msnn eriatna uyarak ramazan orucu farz klnncaya kadar bir veya iki sefer o da bu orucu tutmu ve mslmanlara da tutmalarn emretmitir. Hatta bu konuda henz bir emir bulunmamakla birlikte Reslullah mndler kararak r orucunu halka duyurmu, geceleyin oruca niyet etmeyenlerin gnn yarsnda haberdar olsalar dahi o andan itibaren oruca balamalarn emretmi (Buhr, Savm, 69), ancak ramazan orucunun farz klnmasyla bu orucu istee brakmtr. Ramazan orucunun farziyetinden nce yirmi drt saat devam eden r orucunun bu tarihten itibaren mstehap olduunda ittifak eden limler, Hz. Peygamberin bu konudaki emrinin ramazan orucundan nceki dnem iin vcb ifade edip etmeyecei hususunda ihtilf etmilerdir. Eb Hanfe ile baz filer r orucunun nceleri vcip olduunu, fakat bu hkmn ramazan orucu ile neshedildiini, Hanbeller ve bir ksm filer ise mstehap olduunu kabul etmilerdir. Hz. Peygamberin r orucunu tutmay yahudilerden rendiini, fakat aralarnn bozulmas zerine bu orucu terkedip ramazan farz kldn ne sren msterik Caetani (slm Tarihi, III, 207-208) ile Wensinckin (EI [Fr.], I, 726) iddialar son derece sbjektif ve hatta art niyetin bir ifadesidir. Zira, yukarda da belirtildii gibi, Araplarn Chiliye devrinde r gnne nem verip oru tuttuklar, Hz. Peygamberin de bisetten nce bu oruca devam ettii sahih rivayetlerle sabittir. Esasen Caetaninin, bu haberin sadece ie rivayetiyle yalnz Buhrde bulunduunu sylemesi aratrmalarnn eksikliini gsterir. nk bu haber Hz. ie yannda Abdullah b. mer ve Abdullah b. Umeyr rivayetiyle de sabit olup bu rivayetler birka hadis kitabnda mevcuttur (bk. Mslim, Sym, 134; Tirmiz, Savm, 50; el-Muvatta, Sym, 33). Caetaninin, orucu Allahn deil Hz. Peygamberin farz kldn ne srmesi ise slma kar kt niyetli bir yaklamn tipik rneidir. Her eyden nce, ibadetlerin ekil ve zamannn Allah tarafndan tayin edildii hususu, btn semav dinlerin kabul ettii bir gerektir. Hz. Nh, brhim, Ms ve snn dini zere gnderilen (bk. elHac 22/78; e-r 42/13) Hz. Muhammedin sadece yahudilere has olmayan r orucunu emretmesi tabii bir eydir. Byle bir tavsiyeden yahudileri taklit ettii neticesini karmak, semav dinlerin ayn kaynaa bal olduunu kabul etmemektir. Kald ki Resl-i Ekrem, yahudileri taklit etmemek ve hurafelerinin slm bnyesine girmesine engel olmak iin mminleri uyarm ve sadece r gn deil muharremin dokuz, on ve on birinci gnlerinde oru tutmalarn tavsiye etmitir (Buhr, Savm, 69; Ayn, IX, 190). r orucunda, mslmanlarn yln on iki ay iinde deien kamer takvimi, yahudilerin ise kendilerine has ems-kamer karm ve sadece eyll-ekim aylar iinde deien bir takvimi kabul etmeleri, yahudiler kefret orucu tutup bayram yaparken mslmanlarn gemi peygamberlerin snnetine uyarak sadece oru tutmas gibi farklar, slm ve yahudi telakkilerini birbirinden ayran hususlardr. rda oru tutmann fazileti konusunda sahih hadislerin bulunmasna karlk o gn ykanmak, gzlere srme ekmek, sslenmek, kna yakmak, bayramlamak, hububat karm a (aure) piirmek, sadaka vermek, mescidleri ziyaret etmek, kurban kesmek gibi fiiller hakknda sahih bir rivayete rastlanmamtr. Hadis olduu ne srlen metinlerin birounun gerekte hadis olmayp Chiliye

detlerine ve yahudi geleneklerine dayanmas kuvvetle muhtemeldir. Zira bu detleri Reslullahn ve ashabnn yaptna dair herhangi bir kayt yoktur. Mesel, r gn srme eken helk olmaz, r gn gusleden o yl hasta olmaz tarzndaki rivayetler son devir kitaplarnda yer alm ve bn Teymiyyenin ifadesine gre bu gibi hususlar Ehl-i beyte buzeden Nsibler tarafndan uydurulmutur (Mecmu Fetv, II, 302). rnn slm tarihinde siyas bir yn de vardr. Hz. Hseyinin 10 Muharrem 61de (1 Ekim 680) Kerbelda ehid edilmesinden sonra a iin bu tarih nem kazanm ve Hz. Hseyinin intikamn alma ahdinin tazelendii bir matem gn olmutur. ilerin her yl dvnerek, kendilerine ikence yaparak tutmaya baladklar bu matem orucu i-Ftm devletinin himayesinde devlet merasimleriyle icra edilmi, daha sonra bu merasimler randa gelenek halini almtr (bk. TZYE). Esasen dinin yasaklad bu nevi bir matem, i inancn canl tutulmasnda ve mezhep btnlnn salanmasnda nemli rol oynamtr. ry ann yas gn iln etmesine karlk Emevler Kerbel faciasn unutturmak iin bir vesile sayarak o gn deta bir bayram kabul etmilerdi. Hatta Ftm Devletinin yklmasndan sonra enlikler dzenlenmi, tatl yiyecekler piirilmi ve bu konudaki bidatlarn hakl gsterilmesi maksadyla eitli hadisler uydurulmutur. Mslman Trklerin din halk geleneinde nemli bir yer tutan r, ayn zamanda, muharremin onuncu gn balamak zere daha sonraki gnlerde de zel merasimlerle piirilip datlan tatlya (aure) ad olmutur. ok eskiden beri devam eden aure a Osmanllar dneminde sarayda da piirilirdi. Helvaclarn nezretindeki alar ve kiler aalar tarafndan hazrlanan aure, muharremin onundan itibaren aure testisi ad verilen zel kaplarla saray dairelerine ve halka birka gn sreyle datlrd. Anadoluda zengin aileler ve esnaf tekiltlar tarafndan piirilen aure sebilciler, duaglar ve halkn itirak ettii merasimlerle datlr, baz blgelerde aure datmndan sonra kurban kesilirdi. Gnmzde de r orucu tutmak ve aure tatls piirmek btn canllyla devam etmektedir.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, r md.; el-Muvatta, Sym, 11, 33; Msned, II, 57, 143, 359-360; VI, 29-44, 244; Buhr, Savm, 69; Mslim, Sym, 20, 134; Tirmiz, Savm, 50; Taber, Tr (Ebl-Fazl), II, 417; Serahs, el-Mebst, III, 67; bn Kudme, el-Mugn, III, 174; bn Teymiyye, Mecmu fetv, II, 295, 302; bn Kayyim el-Cevziyye, Zdl-med, II, 70; Ayn, Umdetlkr, Kahire 1392/1972, IX, 190, 191; bnl-Hmm, Fethul-kadr, Bulak 1315-18, II, 47; Diyarbekr, Trhul-hams, I, 360; L. Caetani, slm Tarihi (trc. Hseyin Cahid), stanbul 1924-27, III, 207-208; Pakaln, I, 101-102; E. Gugenheim, Le Judaisme dans la vie quatidienne, Paris 1970, s. 70; Muhammed e-erkav, F Mevkibi r, Mecelletl-Ezher, XLIV/1, Kahire 1978, s. 2529; W. Ende, The Flagellations of Muharrem and the Shiite Ulam, Isl., sy. 55 (1978), s. 19-36; M. Smith, Are and, in particular, the are of Muharrem, JTS, VIII (1984), s. 229-231; TA, r, I, 605-613; Zuhur Ahmed Azhar - Murtaza Hseyin Fzl, Ar, UDM, XII, 672-676;

A. J. Wensinck - Ph. Marais, Ashr, EI (Fr.), I, 726-727; M. Ayoub, Asaur, EIr., II, 874-876. Yusuf evki Yavuz

RYYE
Deskyye tarikatnn Slih r el-Maribye nisbet edilen bir kolu. (bk. DESKIYYE).

AT
slm ncesi. Tarihten nceki devirlerden beri Asya ve Avrupann eitli yerlerinde yabani halde yaadklar bilinen trl cinsten atlarn ehlletirilerek insan hizmetine verilmesi tarihte byk bir hamle saylr. Zira ot yiyen hayvanlar arasnda adale kuvveti en fazla, tabii zorluklara en dayankl, deiik iklimlere tahamml bakmndan en gl ve srekli hzda rakipsiz olan at, tarih ve itima hayatta olduu gibi din, edebiyat ve sanat alanlarnda da byk gelimelere imkn vermitir. lk defa at sayesinde farkedilen srat kavram, mesafelerin ksalmas ve kazanlan zaman dolaysyla insanla derin bir zihniyet deiiklii getirmi, hususi bir maharet ve cesaret isteyen ata binme ii, at stnde olana, yayalar zerinde madd-mnev hkimiyet kurma yolunu amtr. lke, nfus miktar, idare bakmlarndan dar snrlar iinde kapal eski site devleti snrlarn aarak ktalara yaygn, ok kavimli ve o nisbette hukuk toleransa sahip geni imparatorluklar kurma artlarn hazrlam ve atn bilhassa sava vastas olarak kullanlmas dnya harp tarihinde, ordularn makineletirildii II. Dnya Savana kadar at ann balangc olmutur.

Eski alarn at ehlletirmek ve ata binmek gibi, gnmz feza almalar ayarnda tutulan meden hamlesinin ilk olarak hangi topluluk tarafndan gerekletirildii meselesi, eitli milletler arasnda deta bir rekabet konusu hline getirildiinden, henz kabul edilen kesin bir sonuca ulamamtr. Nitekim atn nce Hint-Avrupallarn gayretiyle ehlletirildii ve dnyada ilk binicilerin onlar olduu yolundaki iddialar, pein hkmler mahsul faraziyeler durumundadr. At ilk defa FinUgorlarn (Urall) ehlletirdiine, hatta Trkedeki at ile ilgili baz kelimelerin Fin-Ugorcadan alndna dair sylentiler de ciddiyetten uzak grlerdir. nk milttan nce IV. bin ortalarnda ad geen kavimlerin yaad Ural dalar yresindeki bozkrlar blgesinde grnen topluluklar, oraya Asyadan atlar ile birlikte gelmilerdir. te yandan at iskeletlerinin Orta Asyadan nce Dinyepr kylarnda Tripolie ve Poltavkadaki mezarlarda bulunduu ve milttan nce VIII. yzylda Orta Avrupada demir gem kullanan bir atl kavimin Kafkaslar yolu ile Mezopotamya kltrnn tesirinde atlkla ilgilendii, yine milttan on drt asr nce n Asyada attan bahseden metinlerin ele gemesi, meseleyi zebilecek deliller saylmamaktadr. Zira Gney Rusyadaki kalntlarn belki de bir yabani ata ait olabilecei ihtimali, Kafkaslarda at ilgilendiren eserlerin milttan nce IXVIII. yzyllardan kalmas, Akkad metinlerinin ise Orta Asyaya nisbetle ge tarihlerin izlerini tamas, Trklerce temsil edilen tarih-sosyolojik gerekleri deitirecek salamlkta grlmemektedir. Vahi bir hayvan ehlletirmek iin her eyden nce insanlar bu faaliyete zorlayacak belirli artlara ihtiya vardr. Bu artlara ise ne Avrupa, Hint, Msr, ran ve Asyada, ne Ural dalar evresinde, ne n Asya ve Mezopotamyada, ne inde, ne de Baykaln kuzeyi ve dousunda rastlanmaktadr. Buna karlk bu artlara sadece Yukar Asya bozkrlarnda tesadf edilmektedir. Adlar geen kavimlerden bir ksmnn kyl, bazlarnn gebe kltre balanmalar, yaadklar blgelerin tabii durumu gereidir. Halbuki Trkler z vatanlar olan Asya bozkrlarnn iklimine uygun bir tarzda hayatlarn srdrmek zorunda idiler ki bu da binlerce ba hayvann

gdlmesi, mevsimden mevsime otlaklara zamannda sevkedilmesi, su balarna sratle yetitirilmesi zaruretini dourmu ve onlar hzl ve dayankl vastalar teminine itmitir. te atn insana kazandrlmas gibi fevkalde bir meden merhale bu sayede almtr. O andan itibaren de at Trkn ayrlmaz bir paras haline gelmi ve gcnden, sratinden, etinden, stnden, klndan, derisinden faydaland, gerek et gerekse canl halde bilhassa ine ok deerli ihra mal olarak satp byk iktisad destek salad, dolaysyla hemen btn varln borlu olduu bu hayvan insan ruhlu, icabnda konuabilecek lde zeki, savalarda binicisi kadar cengver, Gk Tanrya ve atalara sunulacak en makbul kurban, en muteber hediye saymtr. Eski Trklerce gkten indii kabul edilerek deta kutsallatrlm olan at, ok kere trenle sahibinin yanna veya hususi mezarlara gmlm, bir nevi matem almeti olmak zere veya binicisinin savata lm halinde kabrine konmak iin kuyruklar kesilmitir. Ayrca at yarlar, at greleri, bozkrlarn nl ilkbahar ve gz bayramlarnda tertiplenen atl top oyunlar, cirit ve dier atl sporlar, sk sk hakanlarn ve daha sonra Hrizmde, randa, Anadoluda, Msrda sultanlarn da katld evgn ve kre oyunlar gibi halk tarafndan ok sevilen elenceler tertiplenmitir. Trk halk destan, masal ve menkbelerinde mhim rol oynayan at, bir nevi asker manevra taktiinde yrtlen srek avlarnda bazan ava katlan binlerce kiinin vazgeilmez vastas olmu, bilhassa tarihte ilk defa Trk ordusunda kurulan (II. bin ortalar) hafif tehizatl svari birlikleri eski in, ran, Makedonya, Roma, Bizans, Avrupa, Mool asker kuvvetlerine rnek tekil etmitir. Halbuki yerleik veya gebe dier topluluklarn hibirinde sosyal, asker, ekonomik ve din bakmdan nemli bir yeri olmayan, yabanc milletlerin faal hayatlarnda tamamyla tesirsiz bir hayvan durumunda kalan at, ancak onlarn efsaneleriyle baz iptidai geleneklerinde grnmtr. Bu tarih olaylar dikkate alan baz kltr tarihileri gerei ifadeden ekinmemilerdir. Mesel W. Koppers, atn ehlletirilmesini atl-oban kltrn sahibi olan ilk Trklere atfetmek gerektiini ve insanlk tarihinde elde edilen bu baarnn dier kavimlerin gelimesinde de ok nemli sonular dourduunu, byk devlet olabilmek iin gerekli artlarn bu sayede belirdiini ifade etmektedir. te yandan F. Flor da atn Trklerin atalar tarafndan insanlk hizmetine sokulduunu belirtmi, tannm Viyanal din ve kltr tarihilerinden W. Schmidt ise Orta Asyada oturan ve ok eski bir zamanda avclk hayatndan hayvanlar ehlletirmeye geen ve ata ilk binen kavmin Trkler olduunu kabul etmitir. Yine Trklerin anayurt blgesi olan Asya bozkrlarn, yeryznde mevcut on iki kltr merkezinden biri kabul eden etnolog-tarihi O. Menghin, bozkrl halkn biri kemik kltr, dieri besicilik olmak zere iki safhay atktan sonra nc merhalede at yetitirme kltr ile en yksek seviyeye ulatn sylemi, ayn zamanda muharip kimseler olduunu kefederek savaoban dedii bu halkn dnyaya medeniyet yayan ocaklardan birinin sahibi bulunduunu, bundan dolay da dnya tarihinde ok nemli bir yer tuttuunu ifade etmitir. Bu etnolojik tarih tesbitler, daha sonraki yllarda Asyadaki ilm kazlarda elde edilen arkeolojik ve antropolojik malzeme zerindeki incelemelerle de desteklenmitir. Baykal glnn batsnda Minusinskte Afanasyevo mevkiindeki mezarlarda ilk defa at kalntlarna rastlanm (m.. 25001700 aras), ayn blgede Andronovo adl kltr merkezinde (m.. 1700-1200) bol miktarda at iskeleti grlmtr ki atl defin detinin Batya skit sahasna buradan yayld sylenmektedir. Andronovo kltrn meydana getiren atl kavim ise Sar Mooldan ve dolikosefal Akdeniz tipi insandan tamamen farkl olup brakisefal ve beyaz renkli sava bir topluluk idi. Yaplan tavsiflerden

de aka tesbit edilmektedir ki O. Menghinin sava-obanlar dedii bu halk, bozkr kltrnn sahibi ve yaycs olan proto-Trklerden bakas deildi. Bu aklamalardan, atn medeniyet hizmetine verilmesi baarsnn Trklere ait olduu anlalmaktadr. Buna baka bir delil de Trkler tarafndan ilk terbiye edilen at cinsinin, ndoGermencilerce ehl atn asl olduu ileri srlen ve kalntlarna Cungaryada tesadf edilen Mequus Prjewalskiden baka oluudur. Ksa, kaln bacakl, byk ve ne doru eik kafal, hantal gvdeli, dolaysyla sava ynnden elverisiz vasflar tayan ve daha ziyade yk hayvan olan bu Asya tipine karlk bozkr cinsi at uzun ince bacakl, kk dik bal, sert trnakl binek atdr ki savalarda ser manevralar iin ideal bir beden yapsna sahiptir. Bu sebeple inliler, Trk usuln rnek alarak slaha giritikleri ordularnda svari birlikleri kurarken, Hun atlarnn en iyi yetitirildii blge olan Bat Asyadan kan terleyen sfat ile tantp Gk Tanr at (Tien-ma) diye andklar bozkr atlarn temin etmek iin byk gayretler sarfetmilerdir. Attan faydalanabilmek iin ihtiya duyulan letlerden biri, binmeyi kolaylatran zengi, teki de at istenilen istikamete sevketmeyi salayan gemdir. Bu iki letin kefi ata hkim olmay mmkn klmtr. Milttan nceki tarihlerden beri kullanlmas gerektii kabul edilen ve Avrupada Avar Hakanl ile yaygnlat bilinen zenginin kelime olarak Trke meneli olduu phesizdir. Yalnz Osmanlcada grlen ve yabanc bir dilden alnd sylenen gem kelimesi yerine eski Trkede yular, dizgin, kantarma, ykn, tin gibi birok deyim kullanlmtr. Bunlardan son ikisi metinlerde ndiren gemekle beraber dizgin ve yular kelimelerinin ok yaygn olduu anlalmaktadr. Kantarma kelimesi ise kantar eklinde Macarcaya da gemitir. Trkler at cinsine, cinsiyetine, yana, rengine gre ok deiik ve bol sayda deyimlerle anmlardr. Bu artc kelime zenginlii arasnda en yaygn olanlar at, aygr, kulan, ksrak ve yunddur. Bu ekilde yalnz Asya Hunlarnda , Gktrk anda on bir cins at saylmtr ki inceletirilmi adlarn Trke asllar bilinmemektedir. Orhun Kitbelerinden beri bugnk sylenii ile geen ve btn Trk lehelerinde mevcut olan at kelimesi, baz Moolistler tarafndan, zaman ve mna itibariyle farkl ve ou faraziyeye dayanan Moolca szlerden tretilmek istenmitir. Bu yaktrmalar elbette trl itirazlara yol am ve at kelimesinin, asl Ana Trkede bulunmas gerekli bir aqta (aqt at) kkne balanabilecei (ayn kkten Moolcaya: agta) dnlmtr. Fakat at deyimini ihtiva eden ilk belgenin milttan nce in yll Shichide mevcut olduu da sylenebilir. Asya Hunlar tarafndan terbiye edilen yabani atlardan biri Kuai-ti diye anlmakta ve ince olmayan bu adn mnas byk bir g ile sramaya istekli olarak aklanmaktadr. Buna gre ince kaynakta zikredilen isimde at sznn ilk ekli belirmekle beraber, belki de kelimenin ilk hecesi olan ku, Trkede sarn, kumral mnalarna gelen deyimdir ki bu takdirde bahis konusu adn Trke anlam kula veya doru at olabilecektir. XI. yzylda nl Trk dilci ve etnografyacs Kgarl Mahmudun Dvn Lugatit-Trkte at ile ilgili olarak tesbit ettii 180 civarndaki isim, atasz, tabir vb. yannda, ayrca, Ku kanatn, er atn (ku kanadyla, er atyla) diyerek belirttii (I, 34-35), Trk ile atn birbirini tamamlayan iki unsur sayld hususu, IX. asrn mehur slm mellifi Chiz tarafndan da ifade edilmitir: Trkn silh, hayvan, koum takmlar ile ilgili hereyi yannda bulunur... yle at srer ki onun dndakiler geride kalr ve Trk hzla koan at zerinde drt yana ok atar... Trk atn kendisi terbiye eder, yetitirir, adn syleyince at onu takip eder... Trkn mrnn fazlas at zerinde geer... Trk hem oban, hem

seyis, hem cambaz, hem baytar, hem svaridir... Hlsa bir Trk bal bana bir millettir....

BBLYOGRAFYA

Orhun bideleri (nr. Muharrem Ergin), stanbul 1970, bk. ndeks; Chiz, Hilfet Ordusunun Menkbeleri ve Trklerin Faziletleri (trc. Ramazan een), Ankara 1970, s. 66-68; Dvn LugtitTrk, I, 34, 48 vd., 472; II, 199; III, 217, 423; Ysuf Has Hcib, Kutadgu Bilig, Ankara 1977, III, 423, tr. yer.; O. Menghin, Die weltgeschictliche Rolle der Ural-Altais chen Vlker, Budapest 1929, s. 55-229; Gy. Nemeth, A Honfoglao Magyarsag Kialakulasa, Budapest 1930, s. 37, 141-144; A. Berthelot, LAsie ancienne centrale et sud-orientale daprs Ptolemee, Paris 1930, s. 16, 22; F. Flor, Haustiere und Hirten Kultur, Viyana 1930; L. Rasonyi, Baszaraba, Budapest 1933, s. 171; a.mlf., Tarihte Trklk, Ankara 1971, s. 3-6; a.mlf., At ve Arabann Tarih ve Sosyolojik Ehemmiyeti, II. Trk Tarih Kongresi Zabtlar (1937), stanbul 1943, s. 858; W. Schmidt, Rassen und Vlker, II, 1946; R. Grousset, LEmpire des Steppes, Paris 1952, s. 22; Bahaeddin gel, slamiyetten nce Trk Kltr Tarihi, Ankara 1962, s. 3-8, 60-66, 68, 128, 196, 389; Nejat Diyarbekirli, Hun Sanat, stanbul 1972, s. 28, 29, 38-41 vd.; brahim Kafesolu, Trk Milli Kltr, stanbul 1982, s. 207213, 269-275, 284-301; W. Eberhard, in Kaynaklarna Gre Orta Asyada At Cinsleri, lk Dergisi, sy. 92, stanbul 1940, s. 161; W. Koppers, Cihan Tarihinin Inda lk Trklk ve lk ndoGermenlik, TTK Belleten, sy. 20 (1941), s. 471; DTCFD, V/3 (1947), s. 346 vd.; J. Deer, step Kltr, a.e., XII/1-2 (1958), s. 161; N. Egami, The Kuai-ti, the Tao-y and the Tan-hsi, the Strange domestic animals of the Hsiung-nu, Toyo-Bunko, sy. 15, Tokyo 1951, s. 94 vd., 98, 101; A. Caferolu, Trk Onomastiinde At Klt, TM, X (1953), s. 201-211; . Elin, Trklerde Atn Armaan Olmas, TKA, I (1964); A. nan, Altay Dalarnda Bulunan Eski Trk Mezarlar, Makaleler ve ncelemeler, Ankara 1968; J. Ruska, Feres, A, IV, 555; F. Vir, Faras, EI (ng.), II, 784-787; a.mlf., Khayl, EI (ng.), IV, 1143-1146. brahim Kafesolu slm Devir. Medeniyet tarihinde nemli bir yeri olan atn slm dnyasnda da bu mevkiini devam ettirdii grlmektedir. slmiyetin spanyadan Hindistana kadar yaylmasnda, Anadolunun fethinde, Byk Seluklu ve Osmanl devletlerinin kurulmasnda atl birliklerin byk rol olmutur. slmn ilk devirlerinde Arabistanda attan ok az lde faydalanlmtr. Kitbl-hayl tr eserlerden renildiine gre Araplar arasnda ata sahip olmak bir stnlk ve zenginlik almeti idi. Bu bakmdan Necid blgesinde at cinsleri slah edilmekte ve ticareti yaplmaktayd. Atlarn slah edildii en eski ve en mehur yer Hima Deriyye denilen yerdi. slmiyette ata verilen nem Kurn Kermde yer alan atla ilgili yetlerden de anlalmaktadr. Mesel diyt sresinin 1-6. yetlerinde, Andolsun o harl harl koan atlara, o -trnaklaryla- akarak ate karanlara, sabahleyin baskn yapanlara, tozu dumana katanlara, bununla bir topluluun t ortasna girenlere ki, muhakkak insan rabbine kar ok nankrdr buyurulmakta, ayn ekilde Enfl sresinin 60. yetinde

de, Siz de onlara (dmanlara) kar gcnzn yettii kadar kuvvet ve -cihad iin-balanp beslenen atlar hazrlayn ki bununla Allahn dmann ve sizin dmannz ve bunlardan baka sizin bilmeyip de Allahn bildii dierlerini korkutasnz denilmektedir. te yandan Hz. Peygamber slmn yaylp yerlemesinde atn nemini takdir ederek bu husustaki almalar tevik etmitir. Nitekim, Kyamete kadar atlarn alnnda hayr vardr (Buhr, Menkb, 28); Allah yolunda samimi niyetle cihad iin bir at yetitirene bir ehid sevab verilir (bnl-Kelb, s. 10); Bereket atlarn alnlarndadr (Nes, Hayl, 6) szleriyle at yetitirmenin ne kadar nemli olduunu belirtmitir. Buna bal olarak kendisi de birok ata sahip olmutur ki rivayete gre bunlarn says on dokuzdur. Bununla beraber ilk devir savalarnda, eitli kaynaklarda mbalaal rakamlar verilmesine ramen atl asker saysnn fazla olmad grlmektedir. Mesel kaynaklarda Bedir Savanda atl mslmanlardan bahsedilmemekte, buna karlk Mekkelilerin 100 atnn bulunduu bildirilmektedir. Ancak daha sonraki dnemde slm mcahidleri attan byk lde faydalandlar ve fetihleri bu sayede gerekletirdiler. Bu devirde bir yaya askere 1000 dirhem atyye* verilirken svariye bunun iki katnn denmesi, atl askere verilen nemi gstermektedir. slm prensiplerine intibak ettikten sonra atl bedevlerin fetihlerde nemli rolleri olduu grlmektedir. slm atl kuvvetleri iinde keif ve baskn yapan, bamsz hareket ederek dman topraklarna aknlar dzenleyen, fethedilen yerin asayiini salayan, huzursuzluklar ortadan kaldran atl birlikler tekil edilmiti. Bu silhl birlikler ketibe, tala, seriyye, cerde, rbta ve mcerrede gibi adlarla anlmaktayd. Drt halife dneminde, zellikle Hz. mer devrinde slm svari birliklerinin gelitirilmesi hususunda almalar yapld. Byk merkezlerde bulunan klalarn her birinde 4000 at kapasiteli ahrlar ina edildi. Sarlarna, Allah yoluna vakfedilmitir damgas baslan atlarn saysnn 40.000 civarnda olduu nakledilmektedir. zellikle Medine yaknnda bulunan Rebeze ve Nak gibi byk meralar atlar iin ayrld. Otlaklarn teftii ve at yetitirme almalarn yrtmek zere, bu konuda bilgi sahibi olan Selmn b. Reba el-Bhil Hz. mer tarafndan grevlendirildi. Emev halifeleri de bu teebbs hzlandrarak devam ettirdiler. Hicazda, daha sonra Suriye ve Irakta at slah sahalar ald. Burada Trkmen atlaryla da kaynama salanarak Arap at ad verilen cins atlar yetitirildi. Kuzey Afrikann fethinde at birinci planda rol oynad. Ata verilen nem Abbsler zamannda da devam etti. Abbsler ran ve Orta Asyann zengin at kaynaklarna sahip oldular. Bu sebeple Hicaz ve Neciddeki slah blgeleri nemini kaybetti. Abbsler ve onlardan ayrlan devletler kendi asker birlikleri iinde Trklerden tekil edilmi svari kuvvetleri meydana getirdiler. Bu dnemde atn nemi, eitleri, kltr tarihinde ve edebiyattaki yeri, eitimi ve slah hususunda eitli eserler kaleme alnd. Bunlarn en nemlilerinden biri, Halife Mtevekkilin mrhuru bn Ah Hizm el-Huttelnin Kitbl-Hayl velfrsiyye vel-baytara (Sleymaniye Ktp., Hafid Efendi, nr. 257; Ayasofya, nr. 2899/1; Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 3174/1) ve Kitbl-Frsiyye (Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2899/2; Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 3174/2) adl eserleridir. Atn zellikle ilk dnemlerde ithaline izin verilirken ihrac kesinlikle yasaklanmtr. Bununla beraber XIX. yzyln sonlarnda ngilizler tarafndan Badattan Hindistana nemli lde at nakledildii grlmektedir. Fakat daha sonra, at cinsinin istifade edilemeyecek lde bozulmas karsnda yeniden ihra yasa koymak mecburiyeti hasl olmutur. Bugn Arap dnyasnda atn Necid, Yemen, Hicaz, Suriye, Uman ve Maskat, Msr, Kuzey Afrika ve Cezayir cinsleri bulunmaktadr. Orta Asyadan Anadoluya gelen Trklerin yetitirdikleri atlar ise Seluklu kaynaklarnda belirtildii zere Trkmen at adyla tannan Trkistan neslinden idi. Trkmen atnn en belirgin

zellii orta ve hatta kk boyda, ba biimli ve kk, kulaklar ksa, yeleleri sk ve uzun, gs sarlarnn gl olmasdr. Bu vasflara sahip Trk at hzl ve dayankldr. Trkler atlarndan bir ksmn damzlk olarak ayrdktan sonra geri kalann idi ederlerdi. Bundan maksat, atn daha gl olmasnn yan sra Avrupaya ve baka lkelere ihra edilen atlarn neslinin korunmas ve onlarn eline gememesi idi. Bu ekilde XIII. yzylda Seluklular dneminde Yabanlu pazar olarak bilinen pazarda yabanclara yaplan at ihracndan byk gelir temin edilmekteydi. At ihracna karlk Seluklu sultanlarnn da ata kar byk ilgi duyduklar phesizdir. Nitekim Simon de SaintQuentin, Seluklu sultannn haralarnda 10.000 at beslendiini belirterek sultana sunulan hediyelerin banda en iyi cinsten atlarn geldiini kaydetmektedir. En eski dnemlerden itibaren Trklerce ata verilen deer Seluklular tarafndan da srdrlmtr. Seluklu sultanlar saraylarndan ktklarnda mutlaka ata binerlerdi. At dnda bir vastaya binmek kklk saylrd. Atn rengi ise zel olarak seilir, daha ok beyaz renk tercih edilirdi. Ayn hususlar Osmanllar tarafndan da benimsenmitir. Mesel Alparslannki gibi Ftihin at da beyazd. Kaynaklarda, Memlklerde de ordunun byk ksmnn atl askerlerden meydana geldii ifade edilmektedir. Mesel Sultan Berkuk devrinde sadece Gazzeden Diyarbekire kadar olan saha iinde yerlemi bulunan Bozok, Dulkadrl, nalolu, Ramazanolu, Avar, Der, Harbendel, Aaeri, Varsak, Knk, Bekirli, Bayndr, Bayat gibi Trkmen boy ve uluslar 180.000 atl karmaktaydlar. Kalkaendnin belirttiine gre Memlk ordusunda bulunan Ben Kilb adl Arap kabilesi Memlk ordusunda idi edilmi atlara binmekteydiler. At yetitirme gelenei Anadolu beyliklerinde, zellikle Germiyanoullarnda ve daha sonra Osmanllarda da devam etmitir. XVI. yzylda Halep Trkmenleri iinde yer alan Yva airetinden, muhtemelen at yetitirmeleri dolaysyla Hayl-Yva adyla tannan bir grup bulunmaktayd. Yine Beydiliye bal bir cemaat, At Gden Bey adl boy beyi idaresinde beylerinin ismiyle anlmaktayd. Ayrca Osmanl kaynaklarnda Ateken (Esbkean) ulusu olarak adlandrlan grup, vergilerini yetitirdikleri attan verme gibi bir nizama tbi idiler. bn Fazlullah elmer Rmiyyt olarak adlandrd Anadolu atlarnn ok deerli olduunu bildirmekte ve bunlarn ok uzun sre koabildiini belirtmektedir. Genellikle Konya-Eskiehir-Ankara-Aksaray arasnda yaayan Trkmenler at yetitirmekle mehurdular. 1432-1433 yllarnda Osmanl lkesine gelen Bertrandon de la Broquire de Trk atlarnn ok iyi olduunu ve uzun mddet koabildiini ifade etmektedir. Avusturya elisi Busbecq ise Trklerin atlarn eitimine ok nem verdiklerini, bu sebeple atlarn sahiplerine ok altklarn syledikten sonra, fazla beslenmeyen bu atlarn ince yapl olduunu, bu yzden uzun mddet koabildiklerini ve dayankl olduklarn belirtir. XVIII. yzylda stanbulda bulunan dOhsson da Trk atlarn verken en kk rtbede bir subayn veya biraz hali vakti yerinde olan vatandan bile bir iki at olduunu kaydederek at koumlarnn gzelliinden ve zenginliinden de uzun uzun bahseder. Yabanc seyyahlar tarafndan bu ekilde vgyle anlatlan Trk atlar sahiplerince pek sevilmekte ve itinal bir ekilde eitilmekte idi. Bundan dolay savata atn sevk ve idaresi kolaylam, at srcs ile btnlemitir. Trk devletlerinde asker birlikler genellikle atl askerlerden tekil edilmitir. Osmanllarn ilk asker tekiltnn kurulmas srasnda yayalarn yan sra msellem ad altnda svari birlikleri de

meydana getirilmitir. Savata oynad rol dolaysyla Osmanllar da atn baka devletlerin eline gememesi iin eitli tedbirler almtr. te yandan Ftih Kanunnmesine, at hrszl yapanlarn ellerinin kesilmesi veya 200 ake ceza alnmas hkm konmutur (Barkan, s. 389). Ayrca Kann dneminde ithaline izin verilen atn ihrac yasaklanmt (BA, MD, nr. 3, s. 71/173, 236/674). Zira Osmanl ordusunun temelini tekil eden timarl sipahiler, aknclar ve kapkulu svarileri dorudan doruya at zerine kurulmu asker birliklerdi. XVI. yzylda bu atl asker snfn sava srasndaki mevcudu 100.000 dolaylarna varmaktayd. Mesel Kannnin 1532 Alman Seferinde orduda yaklak 120-140.000 arasnda svari kuvveti olduu kaydedilmektedir. 1683 Viyana Seferinde ise Yeni-il, Halep Dnimendl, frz- Zlkadriyye, Mamalu ve Adana eyaletindeki Trkmen airetlerinin savaa atl olarak katldklar anlalmaktadr. Ayrca Osmanl ordusunda at zerinden tfek atmakta mahir kimselerden meydana gelen bir blk bulunmaktayd (Barkan, s. 356). XVII. yzylda bu birliin mevcudu 1088 idi. Son olarak 1891de II. Abdlhamid tarafndan airet kuvvetlerinden Hamidiye Hafif Svari Alaylar tekil edildi. At zellikle Osmanllarda haberlemede ve tamaclkta ana vasta olmutur. Bununla birlikte savalarda ve haberlemedeki deeri dolaysyla nakliye ilerinde yaygn ekilde kullanlmamtr. Bunun yerine dz sahalarda devenin, dalk blgelerde ise merkep ve katrn kullanld grlr. Osmanl haberleme tekiltnda atn byk nem tad belgelerden anlalmaktadr. Mesel 1726 ylnda Anadolunun anayollarndan Halepe kadar olan sa kol gzergh zerindeki menzillerde 370, Badata kadar olan orta kolda yer alan menzillerde 671, Kars ve Bayezide kadar uzanan sol kolundaki menzillerde de 264 beygir bulunuyordu. Ayn ekilde Rumelide de Azaka kadar olan sa kolda 166, Belgrada kadar orta kolda 155 ve Atinaya kadar olan sol kol zerindeki menzillerde de 132 at beslenmekteydi. Bu saylara tl yollardaki menzil atlar dahil edilmemitir. Menzillerde, devletin resm memurlar ve haberlemeyi yrten ulaklarn kullanmas iin beslenen atlar dolaysyla devlet byk masraflar yapmtr. Genel olarak her beygirin yllk masraf 147.5 kuru dolaynda idi. Nitekim II. Mahmud devrine ait bir belgedeki kayda gre, yllk harcanan parann te birinin menzillere sarfedildii belirtilmektedir. te yandan atlarn Rumeliden Anadoluya, Anadoludan Rumeliye geiini salamak iin stanbul ve anakkale boazlarnda at gemileri iletilmi, mesel XVI. yzyl da tanan her ata karlk 5 ake vergi alnmtr (Barkan, s. 339). Ayn ekilde Kann dneminde Krmda Ker Boaznda (BA, TD, nr. 370, s. 477) Silistre beyine gnderilen bir hkmden de Tunada at gemileri iletildii anlalmaktadr (BA, MD, nr. 3, s. 415/1340). Yine Gebzede Dil skelesi de denilen Gemiciler ky yaknlarnda At skelesi ad verilen bu trden bir yer bulunmaktayd. Osmanllarda at neslinin korunmas ve daha iyi cins at retmek dncesi, iftlikler (hara) kurulmasna yol amtr. Bu sebeple Osmanl Devletinde Karacabey, nn, Konya, ukurova, Eskiehir, Akkpr gibi yerlerde haralar kurulmutur. Ancak sonraki yllarda at yetitiriciliine gereken nemin verilmemesi yznden 1857den sonra at ihtiyac ithal yoluyla giderilmeye allmtr. te yandan Osmanl saray iinde de atlarn bakmn stlenen ve at yetitiren messeseler tekil edilmitir. Istabl- mire veya Has Ahur adn tayan bu dairenin banda mrhur (imrahor) denilen bir memur bulunuyordu. Bu daire saray hayvanlarna bakar ve bunlarn eitimiyle megul olurdu. eitli hizmetlilerin bulunduu bu daire ayrca hayvan yetitirmekle de grevliydi. Osmanl hkmdarlar saraydan ktklarnda gidecekleri yere mutlaka atla giderlerdi. eyhlislm ve vezrizam ise arabaya binerdi. Mslman olmayanlarn ata binmeleri izne bal idi (Cevdet, X, 185-186). Sarayda Has Ahurda padiaha ait, ayr rklarda en iyilerinden 200 kadar at

bulunmaktayd. Hepsi birer iyi binici olan Osmanl hkmdarlarnn bundan baka Edirne, Bursa, Selnik gibi ehirlerde, Mora, Tesalya ve Anadolunun eitli yerlerinde ihtiyat atlar vard. Buralardaki atlarn says 5000-6000e ulamaktayd. Ata bu derece deer veren padiahlar binicilie de ok nem vermi, usta binicileri tevik etmi ve vmtr. Ftih stanbulu fethettikten sonra Bizanstan kalma eski hipodromu tamir ettirerek burasn at yarlar ve cirit oyunlar iin bir spor alan haline getirmitir. Bu sebeple de bu meydan daha sonra At Meydan (Sultanahmet Meydan) olarak hret bulmutur. Osmanllarn ata verdikleri nem ve ona ballklar padiahlarn cenaze merasimlerine de yansmtr. Mesel eski bir Trk gelenei olan atn kuyruunun kesilmesi, eyerinin ters konulmas ve gzlerine tuz serpilerek alyormu hissinin verilmesi deti Ftihin, olu Mustafa elebinin ve II. Bayezidin cenaze merasimlerinde de grlmektedir. Ayn ekilde IV. Muradn cenaze merasiminde, savalarda bindii at da tersine eyerli olarak tabutunun nnde gtrlmtr. Padiahlarn atlar at olan ad verilen seyisler tarafndan timar edilir ve baklrd. Tayclar ise Has Ahur iin at yetitirirler, yund denilen ksraklarn bakmn yrtrlerdi. Bu ilere bakanlar teklf*-i rfiyyeden muaf tutulurdu. Has Ahurdaki atlarn eitli sebeplerle telef olmas halinde airetlerden at satn alnmas cihetine gidilirdi. Mesel 1725te saray atlarnn hastalktan telef olmas zerine, Rakka airetleriyle Reyhanl ve Haremeyn Trkmenlerinden (Pehlivanl grubu) at satn alnmas iin ilgili blge valiliklerine emirler gnderilmitir. Trkler arasnda slmiyetten nce var olan atla ilgili inanlar ve onlarn efsanev durumlar slm dnemde de devam etmi, zellikle airetler arasnda at deta kutsal bir varlk olarak telakki edilmitir. Bu durum bilhassa tannm kiiler arasnda, sevdikleri ata mezar yaptrmak eklinde kendini gstermitir. Bu ekilde Anadoluda birok at mezar olduu gibi stanbulda da at mezarlar bulunmaktadr. Bunlardan Ftihin atna ait Eypte Piyerloti Kahvesinin bahesindeki mezar, Karacaahmet Mezarlnda Ebd-Derdnn atnn mezar, skdarda Kavak Saray (erefbd Kasr) bahesinde yer alan II. Osmann ok sevdii sisli kratna ait mezarlar saylabilir. Bu mezarlar halk arasnda kutsal saylarak ziyaret edilir hale gelmitir. Nitekim II. Osmann atna ait mezar at evliyas adyla mehur olmu ve buraya baz sancl atlar getirilmitir. Son olarak ise Bursa Karacabey iftliinde Baba Sad ve Baba Kulu adl aygrlarn mezarlar yaplmtr. At Trk ataszleri ve deyimlerine de girmi, iirlere konu olmutur. Bu tarzda sylenmi ataszlerinin says elliye ulamaktadr. te yandan atlarn faziletlerini, atlarn en iyisi ve gzelini, atlarn bakm ve haklarn, ata binme ve bakmann dbn, nihayet atn faydalarn konu alan eserler de kaleme alnmtr. Mesel bunlardan Kadzde eyh Mehmed Efendinin Kitb- Makbl der Hl-i Huyl (Sleymaniye Ktp., Kadzde Mehmed, nr. 420; Badatl Vehbi, vr. 1506; Hsrev Paa, nr. 816/3, vr. 52b-82b) adl kitab II. Osmana sunulmu bu trden bir eserdir. Atn sevk ve idaresinde en nemli unsurlardan biri binit takmdr. Trklerde genellikle eyer, zengi, gem, yular ve kamdan meydana gelen binit takmna terki heybesi, yem torbas ve nal da ilve edilebilir. XV. yzyl seyyahlarndan Bertrandon de la Broquire Trk gemleri ve eyerlerinden bahsetmekte, eyerlerin biri nde, dieri arkada kemer eklinde iki ka bulunduunu ve ok ssl olduunu bildirmektedir. zengilerin ise geni tabanl ve ksa kayl olduunu, bu zellii dolaysyla oturanlarn sanki bir krsde imi gibi durduunu, bunun da mzrak darbesi alma

ihtimalini azalttn kaydetmektedir. Busbecq ise Trk atlarna vurulan naln Avrupadakilerin aksine ortasnn kapal olduunu ve bunun hayvanlarn ayaklarn daha iyi koruduunu anlatmaktadr. Atlarn al (kzlkahve), doru (gvde kahverengi, yele ve kuyruk kara), kula (gvde koyu sar, yele ve kuyruk kara), kr (koyu kllarla kark ak), beyaz ve yaz (kara) renkleri (don) vardr. Yryleri ise deta (hafif yry), rahvan (dz ve abuk), trs (sratli yry) ve drt nal (srama eklinde yry, koma) eklinde adlandrlr. Atn yavrusuna tay (yeni domu), yavruya kulun, damzlk erkek ata aygr, diisine ksrak denir. Yk hayvan olarak kullanlana ise beygir (baz yerlerde diisine glk) ad verilir. Cumhuriyet dneminde at daha ok binek hayvan olarak kullanlmtr. Son zamanlarda ise spor iin at yarlar yaplmakta ve eski bir Trk oyunu olan cirit ve evgn oynanmaktadr. Bu bakmdan at yetitirilmesi iin zel at iftlikleri (hara) kurulmutur. Bunlarn en nemlileri Karacabey, ifteler, Konya, ukurova, Altndere ve Sultansuyu haralardr. Bu haralar 1980den sonra tarm iletmesi ekline sokulmutur. Bununla beraber at ihtiyacnn karlanmas iin eitli merkezlerde at aygr depolar tesis edilmitir. Bugn Trkiyede yerli tipin yan sra (kk ve tknaz tip) ukurova tipi (zellikle Osmaniye ve Kozan dolaylarnda), Uzunyayla tipi, Malakan tipi, Hns ve Canik tipleri bulunmaktadr. Fakat at saysnda 1950 ve 1960l yllara gre byk bir d gze arpmaktadr. Buna karlk halen Trkiyede birok ky, at kltrnn bir sonucu olarak Alayunt, Atalan, Atalan, Atburgaz, Ata, Atal, Atlar, Atgemez, Atkafas, Atkaracalar, Atkran, Atl, Atlhisar, Atrkden, Krksrak, Tayclar vb. gibi atla ilgili eitli isimler tamaktadr.

BBLYOGRAFYA

Buhr, Menkb, 28; Nes, Hayl, 6; BA, MD, nr. 3, s. 71/173, 236/674, 237/677, 415/ 1340; BA, TD, nr. 370, s. 477, 543; TSMA, nr. E 8578; Kitab-Riyazati-Hayil (trc. nr. Nureddin Rt Bngl), Konya 1944; bnl-Kelb, Ensbl-hayl fil-Chiliyye vel-slm, Kahire 1946, s. 10; bn Sad, et-Tabakat, III, 305-306; bn Fazlullah el-mer, Meslikl-ebsr (nr. Fr. Taeschner), Leipzig 1929, s. 23, 40; Nama, Trih, III, 453; Busbecq, Trkiye Mektuplar (trc. H. Cahit Yaln), stanbul 1938, s. 135-138, 197; Barkan, Kanunlar, I, 339, 356, 389; dOhsson, XVIII. Yzyl Trkiyesinde rf ve Adetler (trc. Z. Yksel), stanbul, ts., s. 119; Simon de Saint-Quentin, Histoire des Tartares (nr. J. Richard), Paris 1965, s. 68-69; Cevdet, Trih, X, 185-186; Kadzde eyh Mehmed, Kitbl-Makbl f hlil-huyl (nr. Tahir Galip Seratl), stanbul, ts.; Bertrandon de la Broquire, Le Voyages doutrmer (nr. Ch. Schefer), Paris 1892, s. 218-220; ibl en-Numn, Hz. mer (trc. mer Rza), stanbul 1345/1927, s. 323-324; Ahmed Refik, Onikinci Asr- Hicrde stanbul Hayat (1689-1785), stanbul 1930, s. 86; a.mlf., Anadoluda Trk Airetleri (966-1200), stanbul 1930, s. 81-90; hsan Abidin, Osmanl Atlar, stanbul 1917; Selahaddin Batu, Trk Atlar ve At Yetitirme Bilgisi, Ankara 1938; Trk Ziraat Tarihine Bir Bak, stanbul 1938, s. 51-59; Uzunarl, Saray Tekilt, s. 488-501; Hammer (At Bey), V, 112-114; Necib Fazl Ksakrek, Ata Senfoni, stanbul 1958; M. C. ehabeddin Tekinda, Berkuk Devrinde Memlk Sultanl (XIV. Yzyl Msr Tarihine Dair Aratrmalar), stanbul 1961, s. 83-84, 156; a.mlf., Fatihin lm Meselesi, TD, sy. 21 (1966), s. 106-107; Muhammed b. Kmil et-Tc es-Shib, el-Halbe fi

esmil-haylil-mehre fil-Chiliyye vel-slm (nr. Abdullah el-Cebr), Riyad 1401/1981; Yusuf Halaolu, Osmanl mparatorluunda Menzil Tekilt ve Yol Sistemi (doentlik tezi, 1982), Ed. Fak., s. 31-47, 51-70, 72-77, 83 vd., 136, 168; Faruk Smer, Trklerde Atlk ve Binicilik, stanbul 1983, s. 14-38; Cengiz Orhonlu, Osmanl mparatorluunda ehircilik ve Ulam (haz. Salih zbaran), zmir 1984, s. 111, 114, 140-141; Cemil Rh, Mevsatl-hsn vel-frsiyye, Riyad 1404/1984; S. M. Imamuddin, Arab Muslim Administration, New Delhi 1984, s. 38; Hayri Babu, Airetlerimizde At Kltr, stanbul 1986, s. 15-17, 27-33; Halil Edhem [Eldem], Bir Atn Mezar Ta Kitabesi, TTEM, sy. 9 (86), (1341), s. 196-199; H. Ritter, Ata Binmek Ok Atmak, TM, IV (1934), s. 45-47; D. R. Hill, The Role of the Camel and the Horse in the Early Arab Conquests, War, Technology and Society in the Middle East (nr. V. J. Parry - M. E. Yapp), Lon don 1975, s. 3537; Semavi Eyice, Bertrandon de la Broquire ve Seyahatnamesi, TED, VI/1-2 (1975), s. 85-109; Abdurrahman Zek, el-Hayl fis-silmi vel-harb indel-Arab, ed-Dre, I/4, Riyad 1978, s. 98105; Bayram Kodaman, Hamidiye Hafif Svari Alaylar, TD, sy. 32 (1979), s. 427 vd.; lhan ahin, XVI. Asrda Halep Trkmenleri, TED, sy. 12 (1982), s. 695, 705-706; Muhyiddin Harf, el-Hayl fit-trsil-Arab ve-ab, el-Hayts-sekafiyye, sy. 46, Tunus 1987, s. 74-85; At, TA, IV, 64, 66; F. Vir, Khayl, EI (ng.), IV, 1143-1146. Yusuf Halaolu

FIKIH. Fkh limleri atla ilgili zel hkmleri etinin yenip yenmeyecei, zekt, ganimetteki pay ve at yar olmak zere belli bal drt konuda ele almlardr. 1. Eti. fi ve Hanbel mezhepleriyle Mliklerden gelen bir rivayete gre at etinin yenmesi mubahtr. Bu konuda Cbir b. Abdullahn rivayet ettii, Reslullah Hayber gn ehl eek etini yasak etmi, at etine izin vermitir (Buhr, Zebih, 27; Mslim, Sayd, 36, 37, 38) melindeki hadis delil olarak kabul edilmitir. Haneflerden Eb Ysuf ve Muhammed de bu gr benimsemilerdir. Hanef mezhebinde tercih edilen gr ile Mliklerden gelen ikinci bir rivayete gre ise at etinin yenmesi tenzhen mekruhtur. Hasan b. Ziyd Eb Hanfeden at eti yemenin tahrmen mekruh olduu tarznda bir gr rivayet ettii gibi mam Mlikin bunun haram olduuna hkmettii ve baz Malk limlerin bu hkm benimsedii de belirtilmektedir. Sonuncu grubu tekil eden fakihler bu konuda Hlid b. Veldin rivayet ettii, Reslullah at, katr ve merkep eti yemeyi yasak etti (bn Mce, Zebih, 14) hadisi ile Sizin iin atlar, katrlar ve merkepleri binek ve ss hayvan olarak yaratmtr. Bilmediiniz daha nice eyleri yaratr (en-Nahl 16/8) melindeki yetin eitli yorumlarna dayanmlar, akl delil olarak da asker ve sivil hizmetler iin kullanlan bu hayvann kesim yoluyla telef edilmesinin mslman toplumlara zarar verecei hususunu zikretmilerdir. Yine bunlar, at etinin yenmesinin ciz olduuna kaynak olarak gsterilen hadisteki olayn sava srasnda cereyan ettiine dikkat ekerek bunun zaruret hali iin geerli olduunu ileri srmlerdir. At etinin yenmesini tasvip eden ve etmeyen btn slm limlerine gre at necis hayvanlardan saylmayp itii suyun art ve st temizdir.

2. Zekt. Hanef mezhebinden Eb Ysuf ve Muhammedin de aralarnda bulunduu limlerin ounluuna gre ticar gaye ile beslenenler hari at iin zekt denmez. nk Hz. Peygamber, Mslmann, at ve klesi iin zekt vermesi gerekli deildir (Buhr, Zekt, 45, 46; Mslim, Zekt, 8) demitir. Eb Hanfe ise ticaret iin yetitirilen atlarn yan sra remesi iin erkek dii bir arada beslenen atlara da zekt decei grndedir. Ticaret malla rnda olduu gibi atlarn da deeri hesaplanarak 1/40 orannda zekt denir. Eb Hanfe ile Zfer bu oran yerine sabit bir rakam olarak her at bana 1 dinar veya 10 dirhem denebileceini de belirtmilerdir. 3. Ganimetteki Pay. Fakihlerin ounluu ganimet paylatrlrken bir hisse kendisine, iki hisse de atna olmak zere svariye hisse verilecei grn benimsemitir. Bata mer b. Abdlazz, Sfyn es-Sevr, Leys b. Sad ve bn Srn olmak zere birok fakih bu grleri iin Hz. Peygamberin Hayberdeki uygulamas ile ilgili olarak Abdullah b. merin rivayet ettii, Reslullah ganimet taksiminde at iin iki pay, sahibi iin bir pay ayrd (Buhr, Cihd, 51; Mslim, Cihd, 57) hadisini esas almlardr. Eb Hanfe ise Hz. Peygamberin Hayberde Hudeybiyeli svarilere iki hisse, piyadelere bir hisse verdiini bildiren rivayeti esas alarak (Eb Dvd, Cihd, 155) atn paynn bir hisse olacan ileri srmtr. te yandan Eb Ysufun dndaki Hanefler, Mlikler ve filer svarinin ancak bir atna pay ayrlacan sylerken Eb Ysuf ile Hanbel limler gazinin iki at varsa her ikisi iin de ayr ayr pay verileceini savunmulardr. Bir askerin en ok iki at kullanabilecei kabul edildiinden ikiden fazla olan atlar iin pay denmez. Evznin rivayetine gre Hz. Peygamber ok at olanlarn yalnz iki at iin pay vermekteydi (bn Kudme, VIII, 407, 408). 4. At Yar. Ortaya herhangi bir bedel konmakszn atlar arasnda yar dzenlemenin ciz olduu konusunda fkh limleri gr birlii etmilerdir. Yar kazanan tarafa denecek bir bedel sz konusu olduunda eer bu bedeli devlet bakan veya onun temsilcisi durumundaki bir yetkili ortaya koyarsa yine ciz grlmtr. nk yar dzenlemenin esas gayesi atlarn formunu koruyarak cihad iin verimliliklerini en st dzeyde tutmaktr. Cihad hareketinin en yetkili ve sorumlu kiisi de devlet bakandr. O halde onun bir yar daha zendirici hale getirmek iin ortaya dl koymas cizdir. Kazanan tarafa verilmek zere yara katlan her iki tarafn ortaya bir bedel koymas ise kumar telakki edildiinden mer grlmemitir. Baz fakihler iki taraftan yalnzca birinin veya nc bir ahsn ortaya bedel koymasnn mer olduunu sylemilerdir (bk. MSABAKA).

BBLYOGRAFYA

Msned, II, 2, 62, 72, 242, 249, 254, 256, 425, 474; Drim, Cihd, 36; Buhr, Cihd, 51, 56, Zekt, 45, 46, Zebih, 27; Mslim, Cihd, 57, Zekt, 8, Sayd, 3638; bn Mce, Cihd, 44, Zebih, 14; Eb Dvd, Cihd, 60, 143, 144, 155; Tirmiz, Cihd, 22, Zekt, 8, Siyer, 6; Nes, Hayl, 14, 17, Zekt, 16, Sayd, 29, 30; fi, el-m, IV, 147; el-FetvalHindiyye, Bulak 1310, I, 178; Kadhan, Fetv (el-Fetval-Hindiyye iinde), I, 249; Ksn, Bedi, V, 38, 39; bn Rd, Bidyetl-mctehid, Kahire, ts. (el-Mektebett-Ticriyyetlkbr), I, 402; bn Kudme, el-Mugn (Herrs), II, 620, 621; VIII, 407, 408, 591, 651, 652, 659, 660; bnl-Hmm, Fethul-kadr, Kahire 1389/1970, II, 183; irbn, Mugnil-muhtc, Kahire 1958

Dmak, ts. (Drl-Fikr), IV, 298; Derdr, e-erhul-kebr (Dsk, Hiye ale-erhil-kebr iinde), Kahire 1303, II, 117; evkn, Neyll-evtr, VIII, 125-127; bn bidn, Reddl-muhtr, I, 150; II, 19; III, 234; V, 257, 258, 479; Slih el-Ezher, Cevhirl-ikll, Beyrut, ts. (Drl-Marife), I, 10; II, 256; Ysuf el-Kardv, Fkhuz-zekt, Beyrut 1379/1963, I, 222-232; Hayl, Mv.F, XX, 191-193; Eime, a.e., V, 138-139; Eime, Mv.F, XIV, 280, 283, 284, 286. Salim t

ATA
Trkede baba, dede ve ced mnalarnda kullanlan bir kelime. XII. yzyldan itibaren Orta Asyada Trk mutasavvflar arasnda eyh, pr ve halife mnasnda kullanlan kelime, terbiye eden, edep reten, yol gsteren; kendisine balananlar kayran ve koruyan eyh anlamna da gelmektedir. Trkler eskiden din bir kutsiyet de izfe ettikleri menkbev ahsiyetlere, dervilere, eyhlere, ululara ve toplum iinde sayg kazanm yal kimselere ata veya bab (baba) unvann verirlerdi. Korkut Ata, rkl Ata, oban Ata, Zengi Ata, Mansur Ata, Shib Ata gibi ahslar Trk dnyasnda bu unvan alm nl kiilerdir. Ouzlar da dedelerine Ouz atalar diyorlard. Onlardan kalan gzel szlerin bir araya getirilmi ekline de Ouznme denilmektedir. Ecdadn eitli tecrbeler sonunda varm olduklar hkmleri t ve rneklemeler yoluyla halka aktaran anonim nitelikteki zl szlerine atasz tabir edildii gibi yine onlardan kalan ydigra da atadan veya atalardan kalma denilir. Nitekim Ftih, nl Kanunnmesinin balangcnda, Bu kanunnme atam ve dedem kanunudur ve benim dahi kanunumdur demitir. Tasavvuf cereyannn Trkler arasnda yaygnlamasndan sonra, bilhassa Babaler ve Bektaler gibi bir ksm tarikat mensuplar Anadoluda ata yerine baba tabirini kullanmlardr. XII. yzylda Anadolu Seluklu Devletine kar siyas-din bir hareket olarak ortaya kan Babalik akmnn kurucusu Baba lyas ile mehur mridi Baba shak, yine Seluklu devri mutasavvf airlerinden Baba Hasan, Baba Ferec, Barak Baba hep bu unvanla tannmlardr. Ayrca bir esnaf kuruluu olan ah birliklerinin bakanlar (Ah Baba) ile gemi reislerine de baba (Baba Oru) denilmitir. Ata kelimesi boy ve yer ad olarak da kullanlmtr. Nitekim Orta Asya Trk topraklarnda Evliya Ata, Adun Ata ve Alma Ata gibi yerleim merkezleri bulunmaktadr. Genellikle ismin sonuna getirilerek kullanlan ata kelimesinin babada olduu gibi zel isimlerin bana getirildii de grlmektedir. Mesel Seluklu ehzadelerinin tlim ve terbiyesiyle ilgilenen ve onlar adna eyaletleri idare eden asker valiler ata-bey (ata-beg) unvanyla anlm, ayrca hekim mnasna gelen ata-sagun eklinde de kullanlmtr. Trkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Paaya da Trkiye Byk Millet Meclisi tarafndan soyad olarak Atatrk unvan verilmitir.

BBLYOGRAFYA

Reaht Tercmesi, s. 18, 24; Ali r Nev, Nesyiml-mehabbe min emyimil-ftvve (haz. Kemal Eraslan), stanbul 1979, s. 384-389, 409, 414; Kprl, lk Mutasavvflar, s. 14, 49, 220; a.mlf., Ata, A, I, 711-712; Abdlkadir zcan, Ftihin Tekilt Kanunnmesi ve Nizm- lem iin Karde Katli Meselelesi, TD, sy. 33 (1982), s. 29; Ata, EI (ng.), I, 729. Cokun Alptekin

AT
Hz. merin kurduu divan tekiltnda feyden mslmanlara ylda bir defa datlan paraya, Emev ve Abbsler zamannda ise askerlerin maalarna verilen ad. At ve atyye, verme, verilen ey, balama, hibe ve ihsan mnalarnda Arapa bir kelime olup atyyenin oulu aty, atnn oulu ise atyyedir. At Kurn- Kermde, nimet, lutuf, ihsan ve ba anlamlarnda be yerde gemektedir (bk. Hd 11/108; el-sr 17/ 20 [iki defa]; Sd 38/39; enNebe 78/ 36). Bu tabir bir terim olarak ilk defa Hz. merin halifelii zamannda kullanlmtr. slm devletinin gelir kaynaklarn tekil eden zekt ve ganimetlerin bete birinin (hums) kimlere datlaca Kurn- Kermde (bk. et-Tevbe 9/60; el-Enfl 8/41) aka belirtilmitir. Buna karlk, devlet gelirlerinin ncsn oluturan ve gayri mslimlerden bar zamanlarnda alnan cizye, hara ve ayrca ticaret mallarnn vergilerinden meydana gelen fey*in kimlere ve nasl datlaca ise Hz. merin ictihadyla tesbit edilmitir. Gerekletirilen fetihler sonucu fey gelirlerinde byk art olmas ve esasen ilk mslmanlarn byk ounluunun baka bir gelirinin bulunmamas sebebiyle, Hz. mer bunlar mslmanlar arasnda iki ekilde, biri her ay erzak (bk. RIZIK) ad altnda yiyecek olarak dieri ise ylda bir defa olmak zere para eklinde datmay uygun bulmutur. Bunun iin divan* tekilt kuruldu ve bu tekilt vastasyla mslmanlara ylda bir defa verilen paraya at veya atyye denildi. Hz. mer, at verilecek kimselerin adlarnn, ncelikle Hz. Peygamberin mensup olduu Kurey kabilesinin Ben Him kolundan balanmak suretiyle levh ad verilen geni sayfalara yazlmasn emretti. At miktarlar da farkl seviyelerde tesbit edildi ve mslmanlarn slmiyeti erken veya ge kabul etmeleriyle dine hizmetteki gayretleri l olarak alnd. Bu hususta Hz. mer, Ben, Reslullaha kar savaanlarla Reslullahn safnda dmanlara kar savaanlar bir tutmayacam diyordu. Kaynaklardaki farkl rivayetler bir yana, Hz. merin tesbit ettii at miktarlar u ekilde sralanabilir: Hz. Peygamberin hanmlarna onar bin, Bedir Gazvesine katlanlara beer bin, Mekke fethinden nce hicret edenlerle irtidad savalarndan itibaren fetihlere katlanlara er bin, muhacir ve ensarn ocuklar ile Kadisiye ve Yermk savalarna katlanlara ikier bin; daha sonraki savalara katlanlara biner, geriye kalanlara ise 300 ile 500 dirhem arasnda deien miktarlarda yllk olarak verilmitir. Hz. Peygamberin hanmlar dndaki kadnlardan en fazla miktarda at tahsis edilenler, biner dirhem ile ilk muhacir kadnlardr. Dier kadnlara ise 600, 400, 300 ve 200 dirhem yllk denmitir. ocuklara da stten kesilmelerinden itibaren yzer dirhem at veriliyordu. Ancak ocuklarn bir an nce atya hak kaza nabilmeleri iin baz annelerin onlar erken stten kestiini renen Hz. mer nceki art kaldrd ve ocuklara doar domaz at verilmeye balanmasn emretti. Mevl*ye de dier mslmanlar gibi at balanyordu. Hz. mer, mlkiyet haklar olmad ve mallar sahiplerine ait kabul edildii iin klelere at balamamtr. Bu zmreden, yalnzca Bedir Gazvesine katlm olan kleye istisna olarak er bin dirhem at verilmitir. Hz. mer, hicret etmi veya Allah yolunda cihada katlm btn mslmanlara, onlarn ocuklarna ve kadnlarna at balamtr. Ancak, bata bedevler (arb) olmak zere, eitli blgelerde yaayan hicret etmemi veya cihada katlmam olanlarla onlarn ocuklarna ve kadnlarna pay verilmemitir.

Atyyelerin datm ve teslimiyle Medine ve evresinde bizzat Hz. mer, dier blgelerde ise mil*leri megul oluyordu. Tarada, bilhassa Suriye ve Irak blgelerinde cnd ad verilen merkezler kurularak buralardaki askerler atyyelerini bal bulunduklar merkezden almlardr. Blgedeki kabileleri iyi tanyan arf*, nakib* ve emin* gibi grevliler, atyyelerini sahiplerine teslim etmek zere evlerine kadar giderlerdi. Hz. mer, atyyelerin teslimi srasnda tcirlerin zektn iinden alrd. Bylece tcirin grnen ve grnmeyen servetinin zekt hesap edildikten sonra zekt borcunun atyyeden kesilmesi ynne gidildii grlmektedir. Atyyeyi de zekta tbi tutarak ondan zekt alan ilk halife ise Muviyedir. Hz. merin fey gelirlerini atyye eklinde btn mslmanlara datmas daha sonraki tarihlerde ayn ekilde devam etmemitir. Mslmanlarn saysnn artmas, mhtedilerin oalmas, Emev ve Abbsler zamannda asker usullerin deimesi ve askerliin bir meslek haline gelmesi gibi sebepler yznden atyyeler yalnzca halifelerin tercih ettii baz kimselere verilir hale geldi. Bilhassa Abbsler zamannda Hz. Ali ve Hz. Abbas soyundan gelen baz ailelere bir lutuf olmak zere atyye verilmeye devam edildi. Bunun dnda at, yalnzca askerlii meslek olarak seenlere maa olarak veriliyordu. Askerler divanlara yazlyor ve kendilerine belirli bir at tayin ediliyordu. Ayrca Emevler dneminde asker olanlar dnda mevlye at verilmemeye baland. Abbsler zamannda ise atyyelerin denmesine merkez bir sistemle beytlmlin kontrol altnda devam edilmitir. Hicretin ikinci asrnda bir yaya askerin atyyesi 1000 dirhem veya 70 dinar, svarininki ise bu miktarn iki kat kadard. Kumandanlarn ve dier zel personelin atyyeleri ise daha fazla idi.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, at md.; Tcl-ars, at md.; Tehnev, Kef, II, 1076; el-Muvatta, Zekt, 7; Eb Ysuf, el-Harc, I, 311-335; II, 197-203; Eb Ubeyd, el-Emvl, s. 318-384, 580581; bn Sad, et-Tabakt, III, 296-305, 336; bn Zenceveyh, Kitbl-Emvl, Riyad 1986, I, 510612, 941; Taber, Tr (de Goeje), I, 2412-2418, 2495, 2540; Mustafa Fayda, Hz. merin Divn Tekilt, Doutan Gnmze Byk slm Tarihi, stanbul 1986, II, 133-176; A. S. Tritton, Notes and Communication, BSOAS, XVI (1954), s. 170-172; Cl. Cahen, At, EI (Fr.), I, 751-752. Mustafa Fayda

AT BEY, Mehmed
(. 1856-1919) Son dnem Osmanl maliyeci, gazeteci ve tarihisi. stanbulda dodu. Beyrut nibi Mehmed Galib Beyin oludur. Tahsilini stanbul, Tekirda ve Beyrutta yapt. Bu arada zel hocalardan Arapa, Farsa, Franszca ve talyanca dersleri ald. Maliye Nezretine bal kalemlerde, Nfia ve Adliye nezretlerinde, Edirne, Cezyir-i Bahr-i Sefd ve Manastr vilyeti r ve Anm nzrlklarnda alt. Posta ve Telgraf umumi mfettilii yapt. 1905 ylnda Diyarbekir, ertesi yl Erzurum valiliine tayin edildi. Fakat o sralarda uygulamaya konulan hayvnt- ehliyye rsmu yznden kan olaylar zerine padiahn emriyle grevinden alnd. Ardndan r-y Devlet Maliye Dairesi zalna ve Rumeli vilyeti umumi mfettiliine tayin edildi. II. Merutiyetin ilnndan sonra Posta ve Telgraf nzrlna getirilmesi dnldyse de jurnalcilii hakknda kan baz sylentiler zerine tayini gereklemedi. 1909 Austosunda Islaht- Mliyye Komisyonu yeliine getirildi. 1919da Tevfik Paa tarafndan kurulan kabinede maliye nzr oldu. Fakat o sralarda yatalak hasta bulunduundan nzrlk koltuuna oturamadan bir hafta sonra 17 Receb 1337 (18 Nisan 1919) tarihinde Caalolundaki evinde ld. Mezar Divanyolundaki Sultan Mahmud Trbesindedir. ok ksa sren nzrl srasndaki yegne faaliyeti, yllardan beri dnd mal slahata dair fikirlerini geni bir rapor halinde Bbliye sunmas olmutur. Dr. Galib Ata ile Nurullah Ata Mehmed At Beyin oullardr. Yukarda saylan resm grevlerinin yannda At Bey Sbyan Drlmuallimninde, Stlce Rdiyesinde, Mektebi Sultnde, Mektebi Mlkiyyede, Drlfnunda ve Medresetl-viznde edebiyat, ilm-i ahlk ve tarih hocal yapmtr. Resm hayat boyunca eitli nian ve rtbelerle taltif edilen At Bey, daha ok ilm ve fikr almalaryla tannmaktadr. Sabah, Musavver Mirt- lem, Diyojen, Tark, Mekteb, Serveti Fnn ve Pul gibi gazete ve dergilerde ou maliye ile ilgili olmak zere deiik konularda binlerce makale yazm, baz yazlarnda Mefhar takma adn kullanmtr. Eserleri. 1. Musavver Elmenah. Bat dillerine almanak eklinde gemi olan bu Arapa kelimenin etimolojisine dair bir risledir. 2. ktitf (stanbul 1313-1321). Drt ciltlik bir genel edebiyat antolojisidir; uzun yllar orta dereceli okullarda yardmc ders kitab olarak okutulmutur. 3. Tercme Mecmuas (stanbul 1329). ktitfn tercme ksmlar gibi yabanc dilde yazlm baz metinlerin evirisini ihtiva eder. 4. Gft end (stanbul 1303r./1304). Baz ibretli hikyelerin topland tarih ve ahlk bir eserdir. 5. Usl-i ntihb (stanbul 1329). Raoul de la Grosserieden yaplm idar ve itima konulu bir tercmedir. At Beyin ayrca Fistanl Kz, Leruj Davas, Beyaz Boyun Ballar (stanbul 1307) ve ret, Kumar, Nisvan Bels (stanbul 1923, 1926) adl Franszcadan evirdii tercme romanlar da vardr. Bu eserleri yannda Mehmed At Beyin adn duyuran asl almas ve en byk hizmeti, phesiz Avusturyal arkiyat Joseph von Hammerin Osmanl tarihine dair mehur eserini Devleti Osmniyye Trihi adyla Trkeye kazandrmasdr. Mtercim bu kitab, eserin J. J. Hellert tarafndan Almancadan Franszcaya yaplan tercmesinden evirmitir. At Bey bu tercmede, mellifin yer yer yapt yanllklar ve ne srd baz sbjektif yorumlar

da kaynaklara ve devrinde kan en son aratrmalara dayanarak dip notlar halinde dzeltmitir. At Bey, Hammer tarihi tercmesini on be cilt olarak yaymlamay tasarlamsa da 1329-1337 yllar arasnda bunun ancak on cildi yaymlanabilmitir. XI. cildi ise Osmanl Devleti Tarihi adyla 1947 ylnda Maarif Vekletince yeni harflerle bastrlmtr. Neredilen ksmlar Osmanl Devletinin kuruluundan Kprller devrinin ortalarna kadar gelmektedir (geni bilgi iin bk. HAMMERPURGSTALL, Joseph Freiherr von). Asab bir mizaca sahip olan At Bey Hoca At ve ar derecedeki almalarndan dolay da Deli At diye anlrd. Yaknlarnn ve olu Mehmed Galib Beyin anlattna gre az yer, az ier ve az uyurdu. Hayat dzenli deildi. mrnn son yllarn deta yatak iinde yazarak ve alarak geirmitir.

BBLYOGRAFYA

Vakit, nr. 530, stanbul 19 Nisan 1919; Osmanl Mellifleri, III, 110-111; Mehmed Nusret, Trihe-i Erzurum yahut Hemehrlere Armaan, stanbul 1338, s. 57-68; Trkiye Maarif Tarihi, III, 12211222; zege, Katalog, I, 277; II, 461, 677; IV, 1812; V, 1967; Babinger (ok), s. 435; Gvsa, Trk Mehurlar, s. 49; Mehmet Zeki Pakaln, Mliye Tekilt Tarihi (1442-1930), Ankara 1978, IV, 356370; TA, IV, 79; Ata Bey, EI (Fr.), I, 752. Abdlkadir zcan

AT BEY, Tayyarzde
(. 1880den sonra) Osmanl tarihisi ve devlet adam. 1801de stanbulda dodu. Atullah Ahmed adyla da tannan At Bey, Endern- Hmyun memurlarndan Tayyar Efendinin oludur. Enderunda yetiti ve II. Mahmudun iradesiyle orada greve balad. Ancak babasnn lm zerine Enderundan ayrlarak srasyla Dr- r ktiplii, Giritli Mustafa Nil Paann divan ktiplii, serasker mektupuluu, Dr- r zal (1844), Adana ve Halep mal mdrlkleri, stanbul muhasebecilii (1850), Ordu mstearl, Cezyir-i Bahr-i Sefd mstearl (1859) grevlerinde bulundu. Bir sre memuriyetten ayrld, daha sonra Karahisar ve Karasi mutasarrfl yapt. Bl rtbesiyle Harem-i erif mdr oldu (1876). Bu arada kendisine baz siyas meseleleri halletmek zere Trablus, Girit, Lbnan gibi yerlerde geici grevler de verildi. Medinede bulunduu srada orada vefat etti. lm tarihi Sicilli Osmnde 1877, Osmanl Melliflerinde 1880 olarak gsterilmise de bu tarihlerden biraz daha sonra ld tahmin edilmektedir. At Bey, yapt devlet hizmetlerinden ziyade be ciltlik Trihi ile hret kazanmtr. O zamana kadar kullanlmam baz kaynaklardan da faydalanarak kaleme ald bu eseri, saray ve bilhassa Enderun tekilt iin olduka nemlidir. Birinci ciltte eserin yazl sebebi, Osman Gaziden Kannye kadar saray ve Enderun tekilt, kanunlar, db, saray mensuplarnn grevleri, tekiltla ilgili baz terimler zerinde durmu; ikinci ciltte Enderun ve saraydan yetien yetmi dokuz sadrazam, eyhlislm, otuz alt kaptanpaa ve dier baz rtbe ve makam sahiplerinin biyografilerini anlatm; nc ciltte XIX. yzyln baz devlet adamlar ile kendisinin bulunduu memuriyetleri, eserin hazrlan srasnda faydaland kaynaklar ve melliflerini belirtmi; drdnc ciltte Osmanl padiah ve ehzadeleriyle Enderundan yetien airlerin hayatlarna dair bilgiler ve iirlerinden rnekler; beinci ciltte de padiahlara gre kronolojik ksa bir Osmanl tarihi ile nazm ve nesir halinde baz metinler vermitir. Eserin bilhassa Enderun ve saray tekilt ile II. Mahmud ve Abdlmecid devirlerinden bahseden ksmlar nemlidir. Mellif eserinin nc cildinde babasnn ve kendisinin tayin edildii memuriyetler, stlendii siyas grevler hakknda da mstakil balklar halinde ayrntl bilgi vermektedir. At Beyin Trihi be cilt halinde 1293te stanbulda baslmtr. Birinci, ikinci ve nc ciltlerin banda devrin tannm birok devlet adam ve bilgininin takrizleri yer almaktadr. Ayn zamanda iir de yazan At Beyin kendi hatt ile bir divan vardr (Millet Ktp., Ali Emr, Manzum, nr. 360). Arapadan mellifi tesbit edilemeyen Tuhfetl-frisn f ahvli huylil-mchidn (Sleymaniye Ktp., Badatl Vehbi, nr. 1503) adl at ve atlk sanatyla ilgili bir eser tercme etmitir. Ayrca Rgb Paa Mecmuasna zeyil saylan ve Tayyarzde Mecmuas adyla tannan eserinde eitli biyografiler, bir ksm tarih olaylara ait notlar ve baz manzum paralar bulunmaktadr (Millet Ktp., Ali Emr, nr. 81-82).

BBLYOGRAFYA

At Bey, Trih, III, 95-108, 120, 206, 228, 239, 247, 251-254; Sicilli Osmn, III, 481-482; Osmanl Mellifleri, III, 108; bnlemin, Son Asr Trk airleri, I, 117-120; Babinger (ok), s. 397-398; Levend, Trk Edebiyat Tarihi, I, 175; Nihal Erk, Tuhfetl-frisn f ahvli huylil-mchidn, DTCFD, XVII/3-4 (1959), s. 495-511; At, TA, IV, 78-79. Mehmet pirli

AT b. DNR
Ebz-Zeyyt (Eb Talha) At b. Dnr el-Hzel (. 126/744) Msrl tefsir ve hadis limi. Hayat hakknda bilgi yoktur. Sad b. Cbeyr, Hakm b. reyk ve Eb Yezd el-Havln gibi limlerden rivayette bulunmutur. Ancak Sad b. Cbeyrden rivayet ettii tefsiri ondan bizzat almam, Halife Abdlmelik b. Mervnn istei zerine Sad b. Cbeyrin telif ettii bu eseri Emev saraynda bularak rivayet etmitir. Dorudan doruya Sad b. Cbeyrden herhangi bir ey duymu deildir. Amr b. Hris, Sad b. Eb Eyyb ve bn Leha gibi birok kiinin kendisinden rivayette bulunduu At b. Dnr gvenilir bir muhaddis (sika, sadk) olarak deerlendirilmi, rivayetleri Sahh-i Buhr ile Eb Dvd ve Tirmiznin snenlerinde yer almtr. At b. Dnr Msrda vefat etmitir.

BBLYOGRAFYA

Buhr, et-Trhul-kebr, VI, 473; bn Eb Htim, el-Mersl, Beyrut 1403/1983, s. 131; el-Cerh vet-tadl, VI, 332; Zeheb, Mznl-itidl, III, 69-70; bn Hacer, Tehzbt-Tehzb, VII, 198-199; Kefz-zunn, I, 453; Sezgin, GAS, I, 32. Abdullah Aydemir

AT b. EB REBH
Eb Muhammed At b. Eb Rebh Eslem el-Kure (. 114/732) Tbin devri Mekke fkh mektebinin tannm temsilcisi, muhaddis ve mfessir. Doum tarihi kesin olarak bilinmeyen At, Nbye asll bir aileden olup Yemenin Cened ehrinde dnyaya geldi. Kaynaklarda Hz. mer veya Hz. Osmann hilfeti srasnda (bazlarna gre 27/647 ylnda) doduuna dair rivayetler vardr. Mekkeye ok kk yata giden ve orada pek ok sahbden ilim renen At, Mekkeli Ben Fihr veya Cumah ailesinin mevl*s idi. Bizzat kendisi, grt ve kendilerinden hadis rivayet ettii sahb saysnn 200e vardn sylemektedir. Bunlar arasnda bn Abbas, bn mer, ie, Cbir b. Abdullah, Muviye, Abdullah b. Zbeyr ve Ebd-Derd gibi sahbenin nde gelenleri bulunmaktadr. Kendisinden hadis rivayet eden ve ilim tahsilinde bulunanlar arasnda da Mchid, bn Creyc, Eb Hanfe, Evz, Zhr, Amr b. Dnr, bn Eb Leyl ve daha birok tannm tbin devri limi vardr. At, Emev hnedanna kar halifeliini iln eden Abdullah b. Zbeyrin mcadele yllarnda onun safnda yer alm ve bir arpma srasnda kl darbesiyle bir eli kesilmitir. Biri daha nce kr olan gzlerinden dieri de hayatnn sonlarna doru grmez olmu ve 732 tarihinde Mekkede vefat etmitir. Kaynaklarda vefat tarihinin 733 olduuna dair rivayetler de vardr. Doum tarihiyle ilgili farkl bilgiler sebebiyle, ldnde yann seksen sekiz veya 100 olduu sylenmektedir. Hicaz fkh mektebinin teekklnde nemli bir yeri olan At b. Eb Rebh, bn Abbas gibi byk bir sahb tarafndan, Ey Mekke halk! At gibi bir zat aranzdayken niin benim etrafmda toplanyorsunuz? szleriyle vlmtr. Ayn ifade kaynaklarda bn mere de atfedilmektedir. Atnn ilim, ahlk ve faziletteki stnl Eb Hanfe, bn Creyc, Katde, Evz, Eb Cafer elBkr ve onun devrinde yaam birok mehur ilim adam tarafndan da dile getirilmitir. bn Abbastan sonra Mescidi Harmda retim krssne At oturmu ve Mekkede halkn fetva mercii olmutur. Kaynaklarda zellikle hac konularnda zamannn en yetkili fkh limi olarak zikredilir. Kendisinden nakledilen fkh grlerden, devrinde yaam birok lim gibi onun da nas bulunmayan konularda gerektiinde kendi ictihadyla (rey) hkm verdii anlalmaktadr. Mekkede bymesi, ilk hadis ve fkh tahsilini orada yapm olmas sebebiyle mam finin Atnn ahs grlerinden daha ok etkilendii sylenebilir (Beyhak, I, 501; bn Kayyim, IV, 156). Kaynaklarn tefsire dair eser sahibi olduunu kaydettikleri Atnn tefsirle ilgili rivayetleri eitli isnadlarla Abdrrezzk, Sfyn es-Sevr ve Taber gibi ilk melliflerin tefsirlerine girmitir. Dier taraftan, garbl-Kurn*la ilgili aklamalar konusunda pek ok eser ve risledeki rivayetler onun vastasyla bn Abbasa kadar ulamaktadr. Tefsire dair Atdan gelen rivayetlerde, ilk devirdeki tefsir anlay saf ve sade bir ekilde nakledilmekte ve dil inceliklerinden ok mnaya nem verilerek ilh maksadn anlalmasna ynelik bir gayret grlmektedir. zellikle garb kelimelere getirilen aklklar, yetlerdeki fkh hkmlerin anlalmasn kolaylatrmaktadr.

Tannm hadis mnekkitlerinden Yahy b. Man, Eb Zra ve bn Hibbnn sika* olduunu belirttikleri Atnn bata Buhr ve Mslim olmak zere sahih hadis mecmualarnda birok rivayeti yer almaktadr. Bununla birlikte Atnn rivayet ettii mrsel* hadisler, Yahy b. Sad, Ali b. Medn ve Ahmed b. Hanbel gibi hadis limleri tarafndan Sad b. Mseyyeb ve Mchid gibi tbinin mrsellerine nisbetle zayf kabul edilerek pek tercih edilmemitir. Buna daha ok, Atnn herkesten rivayette bulunmas ve bu hususta fazla titizlik gstermemi olmas sebep gsterilmektedir. Bunun yannda, hayatnn sonlarna doru kendisinde unutkanlk meydana gelmesi sebebiyle bn Creyc ve Kays b. Sad gibi baz talebeleri, duyduklar isnadlarn karmamas iin artk ondan hadis yazmamlardr. Bundan, J. Schachtn ileri srd gibi, Atnn son zamanlarnda baz grlerinin nemini kaybettii anlalmaz. Gerekte J. Schacht, Hicaz fkh ekolnn nde gelen bir temsilcisi olan, gerek bn Abbas ve bn mer gibi sahbler gerekse birok fkh ve hadis imam tarafndan ilm kudret ve fazileti takdir edilen Atnn otoritesi hususunda pheler uyandrmaya almaktadr. Ayn mellif, herhalde Atdan gelen rivayetlerin btn zerinde tereddtler dourmaya ynelik bir gayretle, onun rey ile hkm vermekten ekindiine dair rivayetlerin uydurma olduunu ileri srer (EI [Fr.], I, 752). Atnn nas bulunmayan konularda kendi ictihadna gre hkm vermi olmas, onun mesnetsiz reyi ktlemesine ve ondan saknmasna engel deildir. Nitekim rey taraftar olmakla bilinen birok selef liminden rey aleyhine de rivayetler nakledilmektedir. Schacht, Atnn snnete kar tavr hususunda pheler uyandrmak iin de onun Hz. Peygamber ve sahbeden gelen haberleri delil olarak ne lde kullandn tesbit etmenin g olduunu ve eer kullanmsa bunlarn muhtemelen mrsel hadisler olduunu iddia eder. 200 kadar sahbyi grm bulunan At gibi bir imamn hadisleri delil olarak kullanmada menfi tavr taknabileceini ve hele bizzat kendisinin rivayet ettii birok msned ve sahih hadis varken olsa olsa mrsel hadisleri kullanm olabileceini dnmek, gerekten anlamsz grnmektedir. zellikle nas bulunmayan baz konularda Atnn ahs grlerini benimseyen mam fi, tbin arasnda At kadar hadise bal kalan bir kimsenin bulunmadn belirtir (Beyhak, I, 500). Dier taraftan Schacht, bir ksm hadis mnekkitlerinin Atnn bn mer, Eb Sad el-Hudr ve sme b. Zeyd gibi baz sahbleri grmesine ramen onlardan dorudan hadis duymadna dair ifadelerini ayn menfi maksat ynnde kullanmaktadr. Hz. Peygamberden gelen rivayetlerin ona nisbetini kontrol hususunda mslman limler phesiz sz konusu msterikten daha samimi, ciddi ve hassas idiler. Buna ramen gerek bu hususta gerekse mrsel hadisler konusunda At b. Eb Rebh tenkit eden mslman limler, ayn zamanda onun sika bir rvi ve byk bir fakih olduunu da belirtmilerdir. O devirde mslman hukukularn saf din meselelerden teknik mnada hukuk meselelere kadar btn konularla ilgilenmi olmalarndan hareketle, Atnn kaynaklarda nakledildiinin aksine, hac konusunda mtehasss olmadn ileri srmek de isabetli deildir. Hac ibadetinin yerine getirildii Mekkede oturmas ve rivayetlere gre yetmi defa hac yapm olmas, Atnn zellikle bu konuda bir fakih olarak akranlarndan daha bilgili olmas iin yeterli bir sebep olsa gerektir.

BBLYOGRAFYA

bn Sad, et-Tabakt, V, 467-468; Ahmed b. Hanbel, Kitbl-lel (nr. Talat Koyiit-smail Cerraholu), Ankara 1963, I, 47-48, 82, 134, 160, 254; bn Kuteybe, el-Marif (Sv), s. 196; bn Eb Dvd, Kitbl-Meshif (nr. A. Jeffery), Kahire 1355/1936, s. 88; el-Cerh vet-tadl, III,

330; Eb Nuaym, Hilye, III, 310-325; Beyhak, Menkb-fi (nr. Seyyid Ahmed Sakr), Kahire 1390-91/1970-71, I, 500-501; bn Semure el-Cad, Tabakt fukahi Yemen, Kahire 1377/1957, s. 58; bnl-Esr, el-Kmil, V, 179; Zeheb, Tezkiretl-huffz, I, 98; a.mlf., Mznl-itidl, III, 70; a.mlf., Almn-nbel, V, 78-88; bn Kayyim el-Cevziyye, lml-muvakkn, IV, 156; bnl-Cezer, Gayetn-nihye, I, 513; bn Hacer, Tehzbt-Tehzb, VII, 199-203; Sezgin, GAS, I, 31; K. V. Zettersten, At, A, I, 718; J. Schacht, At b. Ab Rabh, EI (Fr.), I, 752. smail Cerraholu

AT EFEND TEKKES
stanbul Kanlcada XVIII. yzylda kurulmu bir tekke. Kanlcadan Kavack ve Gztepeye giden eski da yolu zerinde bulunan tekke kaynaklarda Mehmed Atullah Efendi, eyh At Efendi ve eyh Atullah Efendi Tekkesi adlaryla da anlr. Nakibend eyhi Seyyid Mehmed Atullah Efendinin (. 1789) muhtemelen 1750-1775 yllar arasnda kurduu tekkenin vakfiyesi ise Atullah Efendinin damad ve halefi Amasyal eyh Ubeydullah Efendi (. 1826) tarafndan tanzim edilmitir. Tekke balangta Nakibendiyyeye bal iken 1868den itibaren Halvetiyyenin bniyye koluna intikal etmitir. 1905 ylnda harap durumda iken yaknnda bulunan Kavack iftliinin sahibi ve Prenses Fatma Hanmefendinin ei Mahmud Srr Paa tarafndan tevhidhanesiyle trbesi kgire evrilmek suretiyle yeniden ihya edilmitir. 1925ten sonra metrk kalan tekke zamanla tekrar harap olmu, ancak 1976da tevhidhanesi cami olarak kullanlmak zere evre sakinlerince tamir edilmi, minare ve adrvan gibi baz ilveler yaplmtr. Dier blmler harap durumdadr. Bugn bile iskn sahasnn olduka uzanda kalan tekkenin gemite mnzevi bir kurulu olduu muhakkaktr. Tevhidhane, trbe ve harem-selmlk blmleri tek bir kitle halinde bugnk Mihrbad caddesi zerinde sralanmaktadr. Harem-selmlk blmnn ahap st kat dnda yapnn tamam kgir olup tula hatll duvarlar moloz talarla rlm ve ahap atlar kiremitle rtlmtr. Tekkenin ana girii doudan tevhidhane ile trbe ve harem-selmlk blmleri arasnda kalan ufak bir tala almakta ve buradan tevhidhaneye geilmektedir. Tevhidhane sekizgen planl olup duvarlarndan yap kitlesinin iinde kalmakta, dierleri ise darya tamaktadr. Yarm daire planl basit bir mihrab ve yuvarlak kemerli pencereleri olan tevhidhaneden trbeye bir kap ve pencere almaktadr. Gneyde, cadde zerinde sralanan ve tevhidhanedekilerle ayn biimde olan bir dizi pencerenin aydnlatt trbe olduka geni tutulmutur. Kuzeyde, hazreye alan mstakil bir kaps bulunan trbenin ats ve iindeki At Efendi ile haleflerine ait ahap sandukalar zamanla ortadan kalkmtr. Tekkenin kuzeyinde yer alan ve bu ynden mstakil bir girii olan harem-selmlk binasnn zemin katnda, ortadaki bir tala alan mutfak ve kahve oca gibi meknlar bulunmaktadr. st katn kuzey, bat ve dou ynlerinde yapt kmay, tuladan rlm yedi adet pyenin yan sra muhtemelen Bat meneli ve art nouveau slbunda dkm iki stun tamaktadr. Bu iki stun, Osmanl mimari ortamnda henz tannmaya balayan yabanc bir slbun bir tarikat binasnda kendini gstermesi asndan dikkat ekicidir. st katta, ortada iki cepheli (zlvecheyn) bir sofa ile buna balanan karlkl odalar ve bir hel bulunmaktadr. Yapnn kuzey ve batsnda yer alan hazrede, ge devir Osmanl mezar tasarm asndan nem tayan talar mevcuttur.

BBLYOGRAFYA

sitne Tekkeleri, s. 17; Mecma-i Cevmi, II, 52-55; Bandrmalzde, Mecma-i Teky, stanbul 1307, s. 15; Mehmed Rif, Mirt- stanbul, stanbul 1314, s. 225; Zkir kr, Mecma-i Teky

(Tayi), s. 78; A. C. Vada, Boazii Konuuyor, stanbul, ts., s. 82-83. M. Baha Tanman

AT MELK CVEYN
(bk. CVEYN, At Melik).

AT b. SB
Eb Yezd At b. es-Sib b. Yezd (Mlik yahut Zeyd) es-Sekaf (. 136/753) Kfeli muhaddis tbi. Kaynaklarda hayat hakknda fazla bilgi bulunmayan ve Ebs-Sib veya Eb Zeyd knyeleriyle de anlan At b. Sib bazan dorudan, bazan da arada bir vasta ile Enes b. Mlik ve Abdullah b. Eb Evf gibi sahblerden, gvenilir bir muhaddis olan babas Sib b. Yezd, Abdurrahman b. Eb Leyl, Mchid b. Cebr gibi tbilerden hadis rivayet etti. Kendisi de Ame, bn Creyc, ube, Sfyn es-Sevr ve Sfyn b. Uyeyne gibi mehur muhaddislere hocalk yapt. Ahmed b. Hanbelin iyi bir insan ve gvenilir bir muhaddis olduunu syledii At, mrnn son yllarnda hfza kaybna urad. Elindeki hadis czleri -clnin dediine gre-pek salam olmad iin, Bu senin rivayet ettiin hadislerdendir eklindeki telkin*leri kabul etmeye, kendilerinden hadis almad hocalardan hadis rivayet ettiini iddia etmeye balad. Bilhassa tbilerden iittiklerini sahblerden duymu gibi gsterdi. Bu sebeple hfzas salam olduu yllarda ondan hadis alm olan Sfyn es-Sevr, ube b. Haccc ve Hammd b. Zeyd gibi eski talebelerinin rivayetleri itimada ayan grlm, daha sonralar kendisinden hadis okumu olan talebelerinin rivayetleri ise ihtiyatla karlanmtr. Buhr de onun bir rivayetini mtbi* olarak Sahine alm, Eb Dvd, Tirmiz, Nes ve bn Mce rivayetlerine snenlerinde yer vermilerdir. Atnn bn Sad tarafndan 136 (753) olarak tesbit edilen lm tarihinin 133, 134 ve 137 olduu da ileri srlmtr.

BBLYOGRAFYA

Buhr, Rikk, 53; a.mlf., et-Trhul-kebr, VI, 465; a.mlf., et-Trhus-sagr, II, 39, 45; bn Sad, et-Tabakt, VI, 338; cl, Trhus-sikt (nr. Abdlmut Emn Kalac), Beyrut 1405/ 1984, s. 332333; el-Cerh vet-tadl, VI, 332-334; bn Ad, el-Kmil, V, 1999-2002; Zeheb, Almn-nbel, VI, 110-114; a.mlf., Mznl-itidl, III, 70-73; bn Hacer, Tehzbt-Tehzb, VII, 203-207. M. Yaar Kandemir

AT b. YESR
Eb Muhammed At b. Yesr el-Hill elMeden (. 103/721) Tbin devri fkh ve hadis limlerinden. Hayat hakknda yeterli bilgi bulunmayan At b. Yesr 19 (640) ylnda dodu. Babas ve fukah-i seba*dan olan kardei Sleyman gibi o da Hz. Peygamberin zevcesi Meymne bint Hris elHilliyyenin mevl*s idi. Tbin devri Medine fkh limleri arasnda nemli bir yeri bulunan ve rivayetleri Ktb-i Sittede yer alan At, ayn zamanda ok hadis rivayet edenlerden olup gvenirlii konusunda bn Man, Eb Zra, Nes, bn Hibbn ve dier hadis lim ve mnekkitleri ittifak etmilerdir. Rivayette bulunduu kimseler arasnda Hz. ie, Meymne, bn Mesd, Eb Hreyre, Eb Eyyb el-Ensr, Zeyd b. Sbit, sme b. Zeyd, Zeyd b. Hlid, Eb Sad el-Hudr, bn mer, bn Abbas, Muz b. Cebel, Eb Zer, Ebd-Derd ve Ubde b. Smit gibi byk sahbler yer almaktadr. Ondan da Amr b. Dnr, Zeyd b. Eslem, Eb Seleme b. Abdurrahman, Muhammed b. Eb Harmele, Yezd b. Abdullah, ureyk b. Eb Nemir gibi birok hadis limi rivayette bulunmulardr. 103 (721) ylnda skenderiyede seksen drt yalarnda vefat eden At b. Yesrn lm tarihinin 94, 97 veya 104 olduuna dair farkl rivayetler de vardr.

BBLYOGRAFYA

bn Sad, et-Tabakt, V, 173-175; Buhr, et-Trhul-kebr, VI, 461; bn Kuteybe, el-Marif (Ukke), s. 138, 441, 459; el-Cerh vet-tadl, VI, 338; Nevev, Tehzb, I/1, s. 335; Zeheb, Tezkiretl-huffz, I, 90; a.mlf., Almn-nbel, IV, 448-449; bnl-Cezer, Gyetn-nihye, I, 513; bn Hacer, Tehzbt-Tehzb, VII, 217-218; Syt, Tabakt, I, 41. Ahmet zel

ATABEG
Seluklularda ve daha sonraki Trk devletlerinde kullanlan bir unvan. Trke ata ve beg (bey) kelimelerinden meydana gelmitir. Seluklulardan nce, Karahanllar ve Gazneliler gibi mslman Trk devletlerinde byle bir unvann veya bununla ilgili olarak atabeglik eklinde bir messesenin varl hakknda bilgi yoktur. Ouz geleneklerine bal byk bir Trk boyu olan Seluklularn atabeglik messesesini slmiyetten nce kurulan Trk devletlerinden aldklar, eski bir gelenek veya messeseyi biraz deitirmek suretiyle devam ettirdikleri dnlebilirse de bu hususta da kayt bulunmamaktadr. Baz msterikler, Orhun kitbelerinde kitbelerin yazcs olarak kaydedilen Kltigin atas lakabnn atabeg mnasna geldiini sylerlerse de bu husus da imdilik kesinlik kazanm deildir. Buna ramen eitli Kafkas kavimleri arasndaki Trklerin aile hayatlarnda karmza kan atalk, Seluklulardaki ata beglik ile az da olsa yaknlk gstermektedir. Kafkaslardaki baz Trk aileler kk yataki ocuklarn terbiye ve eitim iin baka ailelerin yanna vermiler ve ocuun eitimi ile uraan bu ailenin reisine atalk demilerdir. Krm hanlar ehzadelerine de bu usuln uygulanm olmas, Seluklulardaki atabeglik messesesinin atalk ile ilgili olabilecei dncesini kuvvetlendirmektedir. Seluklularda atabeg unvan ilk defa vezir Nizmlmlke verilmitir. Sultan Alparslan Malazgirt Zaferinden sonra olu Melikahn devlet ilerinde tecrbe kazanmas hususunda Nizmlmlk grevlendirmi, ona Ata Hoca veya Atabeg unvann vermitir. Ancak Nizmlmlkten itibaren bu unvanla birlikte verilen vazife daha sonra yksek bir devlet memurluuna dnmtr. Nitekim Seluklu sultanlar bilhassa u eyaletlerini aile fertleri arasnda taksim ederken henz yalar kk olan ehzadelere vas ve mrebbi sfatyla genellikle kumandanlar arasnda bir atabeg tayin etmilerdir. Atabeg olan ahs, yannda bulunan melikin terbiye ve retimi ile ilgilenir, eyaleti onun adna ynetirdi. Sultanlarn yan sra nemli merkezlerde bulunan melikler de kendi ocuklarna atabeg tayin ederlerdi. Mesel Melikahn kardei Suriye Meliki Tcddevle Tutu, oullar Rdvan ile Dukaka birer atabeg tayin etmiti. Melikahn lmnden sonra saltanat mcadelesine katlan Tcddevle Tutu, yeeni Berkyaruka malp olup hayatn kaybedince oullarndan Rdvan Halepte, Dukak ise Dmakta birer meliklik kurdular. Dukakn lmnden ksa bir sre sonra atabegi Zahrddin Tutegin, Dmak-am Atabegleri, Briler veya Tuteginliler denilen atabegliin temelini att (497 / 1104). Olu Bri ve halefleri Hallarla uzun mcadelelere girdiler. Tuteginlilerin hkimiyetine Nreddin Mahmud b. Zeng 1155 ylnda son verdi. Sultan Melikahtan sonra saltanat ele geiren olu Berkyaruk da kardei Muhammed Tapara Gence ve civarn verdii zaman kumandanlarndan Kutlu Tegini ona atabeg tayin etmiti. Ayrca Sultan Berkyaruk henz be yanda bulunan olu Melikah veliaht tayin ettiinde Emr Ayaz onun atabegliine getirdi. Byk Seluklular ve Suriye Seluklularnn yan sra atabeglik messesesi Kirman, Irak ve Anadolu Seluklularnda da grlmektedir. Kirman Seluklularnda Sultan Turul ah devrinde Aleddin Bozku, Behram ah ve Arslanah devirlerinde Kutbddin Muhammed ile Reyhan mehur atabegler arasnda saylr.

lk Irak Seluklu sultan olan Mahmud, oullarndan Alparslann atabegliine mdddin Zeng b. Aksunguru, Ferruh ahn atabegliine ise Hille Emri Dbeys b. Sadakay tayin etmiti. Bunlardan mdddin Zengye ayrca Musulun ikt* edilmesiyle, tarihe Zengler veya Musul Atabegleri adyla geen yeni ve ok gl bir atabegliin temeli atld (1127). Sultan Mahmuda sadakatten ayrlmayan Atabeg Zeng, sultann 1131 ylnda lm zerine kan saltanat mcadelelerinde Mesud b. Muhammed Tapar destekledi. Hatta onun kardei Seluk ah ve atabegi Karaca Saki ile mcadeleye girdi. Daha sonra da Irak Seluklu tahtn Melik Alparslana kazandrmak iin zaman zaman mcadelelere katlan Atabeg Zeng, mrnn sonuna kadar (1146) Byk Seluklu Sultan Sencere ballktan ayrlmad. Atabeg Zengnin lmnden sonra Musul Atabeglii oullar arasnda taksim edildi. Byk olu Seyfeddin Gazi, Musul merkez olmak zere Kuzey Iraka, Nreddin Mahmud ise Halep merkez olmak zere Kuzey Suriyeye hkim oldular. Tbi olduklar Byk Seluklu Devletinin ykl (1157), Irak Seluklu Devletinin i karklklara dmesi ve Nreddin Mahmudun bamszln iln etmesiyle sonuland. Dou ve Gneydou Anadoludan Msra kadar ok geni topraklara sahip olan bu atabeglik, Nreddin Mahmud zamannda en hametli devrini yaad. Nreddin Mahmudun lm (1174), bu atabegliin zamanla Eyyb hkimiyetine girmesine sebep oldu. Halep ve Dmak kolunun 1181de tamamen Eyyb tbiiyetine girmesine karlk Musul ubesi zaman zaman bamsz bir ekilde 1222 ylna kadar varln srdrd. Bu atabegliin en dikkate deer mcadelesi Hallara kar oldu. Yine Irak Seluklu Sultan Mesudun Arrn valiliine tayin ettii emseddin ldeniz, onun lmnden (1157) sonra kan taht kavgalarnda destekledii Arslanah tahta karmaya muvaffak olmutu. Arslanah da minnettar olduu ldenize atabegi azam unvann verdi. Bu suretle Azerbaycann byk bir ksm ile Arrn ve Cibl blgelerini iine alan byk bir sahada ldenizliler veya Azerbaycan Atabegleri denilen bir baka atabeglik ortaya kt. ldenizin lmnden sonra yerine geen Cihan Pehlivan kendisini atabeg iln etti ve Irak Seluklu Devletinin btn idar ve siyas ilerini eline ald. Pehlivandan sonra yerine kardei Kzlarslan atabeg oldu (1186). Son Irak Seluklu sultan olan III. Turul onun atabegliini tanmak zorunda kald. Kzlarslandan sonra srasyla Kutlu nan (1191), Eb Bekir (1195) ve zbek (1210) Azerbaycan atabegi oldular. Seluklularn Fars hkimi Melikahn atabegi olan Muzafferddin Sungur, Salgurlular denilen ve 1148-1286 yllar arasnda rann Fars blgesinde hkm sren atabeglii kurdu. Ouzlarn Salgur veya Salur boyuna mensup olan Salgurlular ilk nce Seluklulara, daha sonra da Hrizmahlar ve Moollara tbi oldular. Fars Atabegleri dorudan doruya Mool hkimiyeti altna girdikleri 1286 ylna kadar 138 yl hkimiyetlerini srdrdler. Dier bir atabeglik de Musul Atabegi mdddin Zenginin Trkmen asll kumandanlarndan, Urfa valisi ve daha sonra Musul nibi olan Zeynddin Ali Kk b. Begtegin tarafndan Erbilde kuruldu. Ali Kk lnce olu Ysufun atabegi olan Mchidddin Kaymaz, Ysufu kardei Muzafferddin Kkbriye kar koruyarak onun Erbil hkimi olmasn salad (1163). Kkbri Badattaki halifeye yapt ikyetten sonu alamaynca, Musul atabegi olan II. Seyfeddin Gazinin hizmetine girdi. Daha

sonra da Selhaddn-i Eyybye tbi olan Kkbri, kardei Ysufun Ekim 1190da lm zerine Erbil Beyliinin bana geti ve 1232 ylnda lmne kadar bu Trk beylii Erbil ve evresinde hkm srd. Atabeglik messesesini devam ettiren bir dier Trk devleti de Anadolu Seluklulardr. Sultan I. Klcarslan lnce (1107) dul kalan kars Aye Hatun, Artukoullarndan Beleke mracaat ederek olu Malatya Sultan Turularslann atabegliini stlenmesini istedi. Aye Hatunun bu isteini kabul eden Belek onunla evlenerek Malatyaya da hkim oldu (1113). I. Aleddin Keykubad, Erzincan ve yresine vali tayin ettii Mbrizddin Ertokuu olu II. Gyaseddin Keyhusreve, Mbrizddin Armaanah da dier olu II. zzeddin Keykvusa atabeg tayin etti. Anadolu Seluklu Devletinin Kseda malbiyetinden (1243) sonra, Moollarn Anadoludaki hkimiyetleri srasnda da atabeglik messesesinin devam ettii grlmektedir. Ancak atabegi azam unvan ile vazife gren bu yetkili devlet memurunun, Byk Seluklu ve halefleriyle Anadolu Seluklularnda olduu gibi, ordu sahibi olmayp bir nevi danman ve denetleyici grevi yrtt bilinmektedir. Atabeglik messesesi dier Trk devletlerinde de vardr. Mesel Sultan Aleddin Muhammed Hrizmah, Toanahn olu Senceraha Mengli Begi, Tekiin oullarndan Ynus Hana Mayack, olu Rkneddin Gursantya da Ygan Taysy atabeg tayin etmiti. Hrizmahlar devrine ait metinlerde rastlanan ulug lala beg tabirinin atabeg karl olduunu belirten tarihiler de vardr. Nitekim lala tabiri Anadolu Seluklularnn son devirlerinde ortaya kmtr. Ancak lala denilen kiinin, Seluklularn nceki devirlerinde olduu gibi, asker ve mlk yetkilerinin olmad, sadece lalas olduu melikin eitimiyle ilgilendii anlalmaktadr. Geri Byk Seluklu sultanlarndan Muhammed b. Melikahn Lala Karategin adnda bir hamisi varsa da bu ahsn asker ve mlk herhangi bir yetkisinin olup olmad bilinmemektedir. Anadolu Seluklu sultanlar kendilerine tecrbeli bir kumandan atabeg tayin ederlerdi. Hkmdar atabegi olarak adlandrlabilecek bu beyler byk divana katlr ve devlet ilerinde nemli rol oynarlard. Eyyblerde de atabeglik messesesi ok az deiiklikle devam etti. Selhaddn-i Eyybnin olu el-Melikl-Fzl Ali, el-Melikl-Mansr Muhammed b. Azzin atabegi idi. Atabeglik Yemen Eyybleri tarafndan da asker bir vazife ve unvan olarak kullanlmtr. Melik Muizzddin Aybeg, eceretd-Dr zamannda atabegl-askir olarak tayin edilmiti. Sonralar Eyyblerde bakumandan olarak grlen atabegl-askir, Memlkler zamannda da ayn ekilde saltanat nibliinden sonra devletin en yksek ve nfuzlu makam olarak varln srdrmtr. XIII. yzyln ikinci yarsnda bu vazifede bulunanlara atabeg veya atabegl-cy denirdi. Mesel Emr Moncuk bu grevi saltanat niblii ile birlikte yrtyordu. Seluklu Devletinin tesiriyle ran Moollar da atabeglik messesesini kurmulard. Olcaytu, Emr Sevini olu Eb Sade atabeg tayin etmi ve onu dokuz yalarnda Emr Sevinle beraber Horasana gndererek burann idaresini vermiti. lhanl idar tekiltnn etkisi altnda kalan Celyirliler de emrl-merlara atabeg unvan vermilerdi. Akkoyunlular ve daha sonra Safevler tarafndan da bu messese devam ettirilmitir. Kk yataki ehzadelerini lkenin snr vilyetlerinin idaresine tayin eden I. ah smil, o blgenin tecrbeli ve

byk kumandanlarn nib ve mrebbi sfatyla ve lala unvanyla onlarn yannda grevlendiriyordu. Sultan Rml ah Tahmasbn, Durmu Han umlu ah Mirzann lalas idiler. Bu messese mahiyeti bakmndan zamanla deiiklie uramakla beraber randa hkm sren Trk sllelerinde XIX. yzyla kadar varln devam ettirmitir. randaki son Trk sllesi olan Kaarlarn saraynda ehzade mrebbilerinin en byne lalaba denilmekteydi. Ayn ekilde Osmanllarda da sancaa karlan ehzadelerin yanna, devlet tecrbesi olan bir kii lala unvanyla verilmitir. znik Rum mparatorluunda beg unvanl bir Trk lalann bulunmas, Grc Kraliesi Thamarann protokol itibariyle vezirden sonra gelen atabeglik messesesini ihdas etmesi, bu Trk geleneinin Ortaa hristiyan devletleri tarafndan da benimsendiini gstermektedir. Seluklular zamannda nceleri bir unvan olarak ortaya kan ve zamanla nemli bir devlet memuriyeti ekline dnen atabeglik, sonralar atabeglerin yanlarnda bulunan ehzadelerin anneleriyle evlenmeleri sebebiyle daha nemli bir mevki durumuna gelmitir. Atabegler dorudan Seluklu sultanna bal olup bulunduklar blgelerde onlarn nibi sfatyla deta yar bamsz bir hkmdar gibi hareket ediyorlard. len bir atabegin yerine bazan olu tayin edilirdi ki bu Ortaada memuriyetlerin babadan oula intikal etmesi esasna baldr. Sultanlar ehzadelerin herhangi bir tahrike kaplarak isyan etmelerini nlemek gayesiyle atabegleri hem tecrbeli hem de en gvenilir emrler arasndan seerlerdi. Hkmdarlarn lmnde meydana gelen taht kavgalar srasnda baz atabeglerin grnrde nibi olduu ehzadeyi tahta karmak, gerekte ise btn lke ynetimini ele geirmek iin i savalara sebep olduklar grlmektedir. Merkez otoritenin gl olduu dnemlerde atabegler bamszlk yolunda aka faaliyette bulunamamlar, ancak devlet otoritesinin zayflamasyla atabeglerin birou vassi veya nibi bulunduklar ehzadelerin yerine kendi adlarna hkimiyetlerini icra etmeye balamlardr. Bylece atabeglerle anlan birtakm hnedanlar kurulmutur. Atabeglik Eyyblerde ve Memlklerin ilk devirlerinde Seluklular zamanndaki mahiyetini korumaktayd. Bunu takip eden devirlerde ordu kumandanl ekline dnt. Hatta Memlklerin Halep ve am nibliklerinde bunlara atabeg veya atabegl-cyun yan sra beylerbeyi dahi denilmeye baland. XV. yzyla kadar nemini koruyan atabeglik messesesi, bu yzylda eski nemini kaybederek nc derecede bir makam haline geldi. Bunu takip eden yzyllarda ise atabegler asker kumandanlk grevlerini de kaybederek saraylarda ehzadelerin mrebbileri ve retmenleri (lala) haline geldiler (ayrca bk. LALA).

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, et-Trhul-bhir fid-devletil-Atbekiyye (nr. Abdlkdir Ahmed Tuleymt), Kahire 1963, s. 33 vd.; a.mlf., el-Kmil, X, 643; XI, 101 vd.; Rvend, Rhats-sudr, I, 129; Cveyn, Trh-i Cihngy, II, 22, 23, 29; Ebl-Ferec, Trih, I, 243; II, 351 vd.; bnl-Kalnis, Zeyl

Trhi Dmak, (nr. H. F. Amedroz), Beyrut 1908, s. 213 vd.; Azim Tarihi (Seluklular Dnemiyle lgili Blmler: h. 430-538) (haz. Ali Sevim), Ankara 1988, s. 25 vd.; Halil Edhem [Eldem], Dvel-i slmiyye, stanbul 1927, tr. yer.; Uzunarl, Medhal, s. 47 vd.; brhim Kafesolu, Harezmahlar Devleti Tarihi, Ankara 1984, s. 24, 48, 73, 108, 111, 127, 137, 138; Erdoan Meril, Fars Atabegleri, Salgurlular, Ankara 1975; Cokun Alptekin, The Reign of Zangi, Erzurum 1978; a.mlf., Dimak Atabeglii, stanbul 1985; David Ayalon, Studies on the Structure of the Mamlk Army-III, BSOAS, XVI (1954), s. 58-59; Fuad Kprl, Ata, A, I, 711-718; Cl. Cahen, Atabak, EI (ng.), I, 731-732. Cokun Alptekin

ATABEGl-ASKR
(bk. ATABEG).

ATABEK
(bk. ATABEG).

ATAERGN, Zeki rif


(. 1896-1964) Bestekr, hnende ve hukuku. stanbulda dodu. Asl ad Slih Zeki ise de bestekr Kann Hac rif Beyin olu olduundan Zeki rif ismiyle tannmtr. Annesi Hatice Huriye Hanm dr. lk renimini Beiktata Akaretlerdeki fitb- Marif Mektebinde, orta renimini Vefa Sultnsinde tamamladktan sonra Mektebi Hukuka girdi. Buray baar ile bitirerek avukatlk, hkimlik ve savclk gibi grevlerde bulundu. 1952de Fatih noteri tayin edildi. 3 Ocak 1964 Cuma gn vefat etti ve Karacaahmetteki aile mezarlna defnedildi. Devrinin tannm hukukularndan olan Zeki rif Bey asl hretini msiki sahasnda kazanmtr. lk msiki derslerini babasndan ald. Daha sonra babasnn delletiyle, devrin tavr sahibi msikiinas Hac Kirm Efendiden fasllar ve Lmekn Mustafa Efendiden ilhiler meketmeye balad. Okuyuundaki hususi tavrn gelimesinde Hac Kirm Efendinin byk tesir ve gayreti olduunu bizzat kendisi sylemitir. Ayrca babas ile katld eitli msiki toplantlarnda Tanbr Cemil, Kemeneci Vasilaki, d Nevres, Kayark Hsmeddin, Hfz ehl Osman gibi zamann nl szende ve hnendelerini yakndan tanma imkn buldu. Babasnn vefatndan sonra bestekr Abdlkadir Bey (Tre) ile tant. Kendi ifadesine gre bu tanma hayatnda bir dnm noktas olmu, Abdlkadir Beyin yakn dostluk ve engin bilgisinden tam mnasyla istifade ederek msikide bir otorite haline gelmitir. Bu arada Drlmsik, ardndan da Drttalm-i Msik icra heyetlerinde yer ald. Daha sonralar bestekr Sadi Ilay ile tanan Zeki rif Bey, beraber devam ettikleri Haydarpaadaki ehzade Ziyeddin Efendinin kknde tertiplenen msiki toplantlarnda skdarl Hoca Ziyay (Bestenigr Ziya Bey) tand ve bu toplantlardaki fasllarn idarecisi olan Ziya Beyden bilhassa gazel icras ve makam seyirleri konularnda faydaland. stifade ettii msikiinaslar arasnda Leon Hancyan ve Muallim (Mzkal) smil Hakk Bey de ayrca zikredilmelidir. Bylece devrin hemen nde gelen btn msiki statlarndan eitli ekillerde faydalanarak baarl ve kendine has okuyua sahip bir hnende ve usta bir kanun icracs olduu kadar yapt bestelerle de zamann nemli bestekrlar arasnda yer ald. Abdlkadir Tre, Hoca Ziya, Zekizde Ahmed Irsoy, Rauf Yekt, Hikmet Hamdi Bey gibi msikiinaslardan da byk tevik grd. Perev, saz semisi, beste, ar semi, yrk semi, ark, tevh, durak ve ilhi formlarnda 200n zerinde eser besteledi. Ayrca resimle de amatr olarak uramtr. Mna lemi adn verdii bir rya tabirleri kitab hazrladndan bahsedilmekte ise de eserin bugn nerede olduu bilinmemektedir.

BBLYOGRAFYA

bnlemin, Ho Sad, s. 300-310; Mustafa Rona, Elli Yllk Trk Musikisi, stanbul 1970, s. 433440; Rahmi Kalaycolu, Zeki Arif Ataergin Klliyat Say 1 (Trk Musikisi Bestekrlar Klliyat

Say 6), stanbul 1960; R. [Rdvan] Lle, stad ve Maruf Bestekr Zeki Arif Bey, TMD, III/35 (1950), s. 9, 16-17; Bestekr Zeki rif Ataergin Vefat Etti, MM, sy. 191 (1964), s. 316; Orhan Nasuhiolu, lmnn 10. Yldnmnde Bestekr Zeki rif Ataergin, MM, sy. 296 (1974), s. 58; Aleddin Yavaa, Zeki Arif Ataergin, Kk Dergisi, sy. 7, stanbul 1981, s. 9; a.e., sy. 8, s. 6, 31; a.e., sy. 9, s. 6, 30; ztuna, TMA, I, 78-79. Nuri zcan

AT, Nevzde
(. 1045/1635) Daha ok e-akikun-Numniyyeye yazd zeyille tannan Osmanl lim ve airi. stanbulda dodu (evval 991 / Ekim 1583). Sultan III. Mehmed devri kazaskerlerinden tannm air ve lim Nev Yahy Efendinin oludur. nce babasndan, daha sonra Kafzde Feyzullah Efendiden ders okudu. 1601 ylnda Ahzde Abdlhalim Efendiden mlzm olarak tahsilini tamamlad. stanbul kads Zekeriyy Yahy Efendinin yardmyla 1605te krk akelik Canbaziye Medresesi mderrisliine tayin edildi. 1608de mderrislii brakarak kadla bavurdu ve Lofa kadlna gnderildi. Bir sre sonra kadlktan alnd. 1610da Babaeski kads, ardndan Varna, Rusuk ve 1618de Silistre kads oldu. 1620 ylnda Tekirda, arkasndan da Hezargrad kadlklarna tayin edildi. Buradan azledilince bir sre Trnova ve Sahra kadlklarnn gelirleri kendisine verildi. 1624te Trhala kadlna gnderildi. Manastr ve yeniden Trhala kadlklar yaptktan sonra 1632de skp kads oldu. yl sonra azledilerek stanbula dnd ve ok gemeden yeni bir tayin beklerken vefat etti (Cemziyelevvel 1045 / Ekim 1635). Mezar eyh Vef Tekkesi hazresinde babasnn yanndadr. lm tarihi Kefz-zunnda 1044, Tezkire-i Rzda 1046 olarak gsterilmitir. Buna karlk eyh Mehmedin Vekyiul-fuzalsnda Cemziyelevvel 1045, Muhibbnin Hulsatl-eseri ve smn Zeyl-i Zbdetl-ernda Cemziyelhir 1045 tarihleri verilmitir. At, mzul bulunduu ksa sreler dnda mrn stanbuldan uzakta, Balkanlardaki eitli kadlklarda geirmitir. Kaynaklardan anlaldna gre gzel konuan, nkteli ve alayc bir insandr. Dedesi ve babas gibi o da tasavvufa ynelmi ve Celvetiyyenin kurucusu Aziz Mahmud Hdynin mridlerinden olmutur. Bursal Mehmed Thirin bildirdiine gre Aziz Mahmud Hdy Trbesinin kaps stndeki Arapa tarih kitbesi onundur. Eserleri. At deiik konularda manzum ve mensur pek ok eser vermitir. Balca eserleri unlardr: 1. Divan. eyhlislm Yahy Efendiye ithaf ettii divan orta byklkte bir eserdir. Yazma nshalar olduka fazladr. Yalnz stanbul ktphanelerinde on sekiz nshas vardr. Manzume saylar ok farkl olan bu nshalar karlatrldnda divanda mensur bir dbceden sonra bir mirciye, otuz bir kaside, 303 gazel, iki mersiye, drt muhammes, drt mseddes, bir muaer, elli kta, on rub, yirmi sekiz tarih ve yetmi beyit bulunduu grlr. At orta derecede bir air olduundan iirleriyle fazla tannmamtr. Dili olduka ar ve klfetli olan airin gazellerinde Fuzl, Nev ve Bknin etkileri grlr. 2. Hamse. Nizmyi rnek alarak meydana getirdii hamsesinde Atnin bu aire ball sadece iki msveddesinin adlarnda ve d grnlerindedir. air bu eserlerinde ok kullanlm konular yerine yeni konular ele almtr. Yer yer mahall hayat, halkn yaay ve trelerini dile getirmi, zellikle stanbulun deiik manzaralar ve gzelliklerini ortaya koymaya almtr; hatta hikyeler iinde baz gerek olaylar dahi anlatmtr. Bylece mesnevilerine yerli unsurlar katarak ran mesnevi geleneinden kurtulmay denemitir. Hamse nshalarna, Hilyetl-efkr dnda divan ile bir arada klliyat halinde oka rastlanmakta, tamam ise Topkap Saray Mzesi (III. Ahmed, nr. 2650), stanbul niversitesi (TY, nr. 4013) ve

Sleymaniye ktphanelerinde (Esad Efendi, nr. 2872) bulunmaktadr. Trk ve slm Eserleri Mzesinde bulunan (nr. 1989) drt stun halinde yazlm nsha ise tezhipli, minyatrl ve iekli bir yazmadr. Yazmalarnn okluu mesnevilerinin sevilerek okunduunu gsterir. Bundan dolay da At daha ok mesnevi airi olarak tannmtr. Atnin hamsesini oluturan be mesnevi unlardr: I. lemnm (Sknme). 1617 ylnda faln faln fal kalbyla yazlan bu mesnevinin banda At, Osmanl airlerinin kaside ve gazel vadisinde getikleri ran airlerinin mesnevide hl stn olduklar hususu tartlrken Fiznin ve dier baz airlerin srarlar zerine bu mesneviyi yazdn syler. lemnm yirmi drt bahis iinde 1561 beyitle Boaziinin ve hisarlarn gzelliklerini anlatmakla balar. Ardndan bir iki meclisinde srasyla sk, arap, asma, kp, kadeh, srahi, pr-i mugan, meyhane, arkc, gece, mum, sabah ve bahar anlatlr. lemnm, Hamsenin en ok tannm mesnevilerindendir. Yalnz stanbul kitaplklarnda krktan fazla nshas vardr. II. Nefhatl-ezhr. Atnin 1625 ylnda Nizmnin Mahzenl-esrrna nazre olarak mfteiln mfteiln filn kalbyla yazd bu mesnevi 3200 beyittir. Bataki tevhid, nat, mirciye gibi din iirler ve eserin sunulduu Sultan IV. Murad ile eyhlislm Yahy hakkndaki kasidelerden sonra mesnevi yirmi fasla ayrlm, nefha ve dstn balklar altnda padiahlardan, aktan, Anadoluhisarndaki maskaralar, souk latife yapanlar, klar ve cmertlerden sz edilmitir. Nefhatl-ezhr din-ahlk ve retici bir eserdir. Arasna baz kk hikyeler de serpitirilmitir. III. Sohbetl-ebkr. Atnin 1626 ylnda Molla Cmnin Sbhatl-ebrrndan etkilenerek filtn filtn filn kalbyla yazd 3450 beyitlik bir mesnevidir. Eserin banda, bir kr gezintisinde dostlarnn Cmnin eserini verek bunun Trkeye evrilmesi gerektiini sylemeleri zerine bu mesneviyi yazdn aklar. Mesnevi krk sohbet halinde dzenlenmi, bunlarda ak, ibadet, tevazu, fazilet, alma, iyilik, ballk ve yalan gibi konular ilenmitir. Yirmi sekizinci sohbette de Nasreddin Hoca hikyeleri anlatlmtr. IV. Heft Hn*. 1627 ylnda Nizmnin Heft Peykeri rnek alnarak feiltn mefiln feiln kalbyla yazlan mesnevi 2784 beyittir. Heft Peykerde yedi lkenin kzlarnn anlatld hikyeler burada yedi k tarafndan anlatlmtr. stanbulda anszn bir periye tutulan bir k gece gndz yanp yaklr, derdini ve sevgilisinin adn kimseye aklamaz. Kendisi gibi k olan yedi arkada onu avutmak iin srayla yedi hikye anlatrlar. Bu hikyeler am ve Edirnede, n Minde, Gazne, Badat, Rey, Belh ve stanbulda geer. Hamsenin en tannm mesnevisi olan Heft Hn Turgut Karacan tarafndan yaymlanmtr (Atnin Heft-hn, nceleme-Metin, Ankara 1974, XII+349 s.). V. Hilyetl-efkr. Hamsenin yakn zamanlara kadar ele gemeyen bu mesnevisinin eksik bir nshas ilk defa Agh Srr Levend tarafndan ortaya karlmtr (Atnin Hilyetl-efkr, Ankara 1948). Sonradan eksik nshas daha bulunan mesnevinin mevcut ksmnda mnct ve nat gibi balang blmleri yer almakta, asl konu ile ilgili blmler bulunmamaktadr. Ancak A. S. Levend baz karinelere dayanarak bu mesnevinin Hsrev rn konusunda kaleme alndn ve baz kk hikye ve menkbelerden meydana geldiini ileri srmektedir. 3. Hadikul-hakik* f tekmileti-ekik. Atnin skp kads iken 1634 ylnda bitirdii ve Zeyl-i ekik veya Zeyl-i At diye de tannan bu mensur eseri, Takprizdenin mehur e-ekikun-Numniyye adl eserinin 965-1044 (1558-1634) yllarn iine alan Trke zeylidir. Bu yetmi alt yllk srede Osmanl Devleti snrlar iinde yetien eyhler, ilim adamlar ve airler hakknda bilgi veren eser, kendisini 1730 ylna kadar zeyleden eyhnin Vekyiul-fuzalsyla birlikte ekikn en nemli zeyli olarak ilim tarihimizin ana kaynaklarndan saylmaktadr. Trkiyede ve d lkelerde pek ok yazma nshas vardr. stanbul ktphanelerindeki nshalar Zahir Gvemli tarafndan, tercme ve zeyilleri ise Behcet Gnl tarafndan (bk. Bibl.) tesbit edilen eser ayrca iki cildi bir arada stanbulda baslmtr (1268). Bu

nerin tpkbasm, Mecdnin ekik, tercmesi ve teki yazma zeyillerle birlikte bir indeks ilvesiyle 1989da Abdlkadir zcan tarafndan yaplmtr. Atnin bunlardan baka, bir ksm klliyat nshalarnn sonunda, devrinde yaayan baz kiiler hakknda yazlm 100 beyit kadar tutan Hezliyyt ( Ktp., TY, nr. 319), yarm kalm bir Siyer-i Veys zeyli, sekiz mektuptan oluan bir Mnet ( Ktp., TY, nr. 4097), ayrca Kudr, Kadhan, Drer gibi birok fkh kitabnda yer alan baz grleri mellif ve kitap ismi vererek tenkit etmek zere hazrlanm el-Kavll-hasen f cevbil-kavli li-men adl Arapa kk bir fkh kitab (Rgb Paa Ktp., nr. 576) vardr.

BBLYOGRAFYA

Kafzde Fiz, Zbdetl-er, Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 1877, vr. 66; At, Zeyl-i akik, s. 496, 539; Riyz, Tezkire, Nuruosmaniye Ktp., nr. 3724, vr. 106b; Muhibb, Hulsatleser, IV, 263; Kefz-zunn, I, 724, 802; Seyyid Mehmed Rz, Tezkire, stanbul 1316, s. 70; sm, Zeyl-i Zbdetl-er, Ktp., TY, 2401, s. 41; eyh, Vekyiul-fuzal, Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 2361, I, 4-7; Mstakimzde, Mecelletn-Nisb, Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 628, s. 230; Muallim Nci, Esm, stanbul 1308, s. 410-411; Sicilli Osmn, III, 475; Osmanl Mellifleri, III, 95; Ergun, Trk airleri, II, 541-543; Brockelmann, GAL, II, 427; Agh Srr Levend, Atnin Hilyetl-efkr, Ankara 1948; stanbul Kitaplklar Trke Yazma Divanlar Katalou, stanbul 1959, II, 283; Turgut Karacan, Atnin Heft-hn, nceleme-Metin, Ankara 1974; smet, Tekmilet-akaik, Giri, s. VVII; Zahir Gvemli, Hadikl-hakik f Tekmiletiakik, Yeni Trk Dili, VI, stanbul 1938, s. 66; a.mlf., Hadikl-Hakik f Tekmiletiakik, stanbul Ktphanelerindeki Yazma Nshalar, Yeni Trk Yurdu, VII, stanbul 1939, s. 7576; Behcet Gnl, stanbul Ktphanelerinde Al-akik al-Numaniya Tercme ve Zeyilleri, TM, VII-VIII (1940-42), s. 136-168; Tunca Kortantamer, XVII. Yzyl airi Ataynin Hamsesinde Osmanl mparatorluunun Grnts, TD, I (1983), s. 61-105; Abdlkadir Karahan, Nevzde At, A, IX, 226-228; J. Walsh, At, EI (ng.), I, 732-733. Halk pekten

ATYYE
Rifiyye tarikatnn Muhammed Atyye er-Rifye (. VII/XIII. Yzyl) nisbet edilen bir kolu. (bk. RFYYE).

ATALAR KLT
zellikle ilkel dinlerde grlen ata ve ecdat ruhlarna tapnma. nsanolunun soyundan geldii kimselere kar tabii ve ftr olarak her zaman duymakta olduu sayg ve sevginin zaman zaman ar bir ekle dnmesi, atalar lmlerinden sonra da eitli ekillerde yaatma fikrini ve abasn dourmutur. te yandan ruhlarn yaamaya devam ettiine inanlmakla birlikte bu yaama keyfiyetinin bilinmemesi veya yanl deerlendirilmesi, ilkin llerin ruhlarndan korkup ekinmeye, daha sonra da onlara tapnmaya yol amtr. Atalar klt ailenin lm yelerine kar sayg, tzim ve korkuyu ifade eder. Sayg ve tzim esasen hayatta iken byklere, yallara, zellikle baba ve atalara kar duyulan ilgi ve yaknlktan kaynaklanr. Korku ise ata ruhlarnn mekn ve zamana bal olmakszn geriye dnecei, yaayanlara zarar verebilecei inan ve endiesinden ileri gelir. Her iki durumda da ata ruhlarnn hayattaki insanlarla ilikisinin devam ettii inanc esastr. Atalar kltnn paleolitik devreden kalma izleri vardr ve bu izler zellikle ilkel kabilelerde (en ok Afrika, Gney ve Dou Asya, Okyanus adalar) yaygndr. Bu kabileler len atann mnev varlnn yeryznde kaldna ve geridekileri olumlu veya olumsuz ynlerde etkileyebileceine, ekinlerin ve hayvanlarn verimli olmasn, insan neslinin oalmasn salayabileceine inanrlar; bu yzden onlara yemek, meyve ve eitli hediyeler sunar, kurbanlar keser, adlarna ve anlarna byk talar dikerler; heykeller ve maskelerle onlar temsil olarak canlandrmaya alrlar. Atalar kltnn en belirgin ekli inde asrlar boyunca hkim geleneklerden biri olarak srdrlm ve daha sonra oradan Japonyaya gemitir. inde halkn ata ruhlar iin kurban sunup sunmad yolunda elimizde yeterli bilgi olmasa da geleneksel in aristokrasisi atalarnn ruhlarnn kaderlerini etkilediklerine, ceza ve mkfat verdiklerine, kendi neslinden gelenlerden tzim treni ve itaat istediklerine inanrd. in evlerinde zel bir dolapta veya blmede muhafaza edilen atalara ait levhalar nnde belirli vesilelerle trenler yaplrd. Atalara ait eyann bulunduu bu dolap, asil ve zengin tabakada artk kk birer tapnak haline getirilmitir. Burada, levhalar bulunan atalara danlr, baz kehanet yollar ile onlarn arzular renilmek istenirdi. Atalara ait tapnaklarda onlara kurbanlar sunulurdu. Konfysln baz ekolleri atalara tapnmay daha da gelitirmi, defin, yas ve kurban yinlerindeki ayrntlar belirlemitir. Chou hnedan zamannda ller iin tablet dikme deti ortaya kmtr (tahminen m. . 350). Eski inde ata ruhlar iin yedinci ayn on beinci gn bir tren yaplrd. Ayrca nc ayda bir de ilkbahar kabir enlii vard. Bu enlikte kabirler ziyaret edilir, onarlr, sslenir ve ata ruhlarna yiyecek sunulurdu. intoizmde ldkten sonra ruhun devam konusunda mphem bir inan varken Konfysln V. yzylda Japonyaya girmesi sonucu bu inan ve atalar klt gelierek zamanla intonun asl rkn haline geldi.

Eski Trklerde de in ve Japon geleneklerindeki kadar ayrntl olmamakla birlikte atalar klt mevcuttu. Onlarda ayrca ata ruhlarna kurban da kesilirdi. Yahudi ve hristiyan geleneinde atalar klt ile ilgili az da olsa baz bilgilere rastlanmaktadr. Ahd-i Atkte, baz llere ulhiyyet nisbet edildiine dair ifadeler mevcuttur (aya, 8/19). Ayrca Ahd-i Atkte sk sk geen ve insan eklindeki ev tanrlarnn tasvirlerinin ismi olarak kullanlan Terafimin (I. Samuel, 19/13) aslnda atalarn imaj olduu ileri srlmektedir. Dier taraftan Ahd-i Atkte llere yiyecek takdimi ile ilgili bilgiler de vardr (Tesniye, 26/14). H. Spencer, dinin kaynann atalara tapnma olduunu ileri srmtr. Fakat dier evrim nazariyeleri gibi H. Spencerin gr de tenkit edilmitir (bk. DN). in ve Japon kltrlerindeki kadar gl, ayrntl, kurallar belirlenmi ve yaygnlam olmamakla birlikte slmdan nce Araplar arasnda da bir tr atalar klt mevcuttu. Nitekim onlar Kurann daveti, Hz. Muhammedin teblii karsnda, Biz atalarmz hangi yol zere bulduysak o yoldan gider, o yoldan ayrlmayz diyerek atalarna ballklarn ifade etmilerdi (bk. el-Bakara 2/170; elMide 5/104; el-Arf 7/28, 70; et-Tevbe 9/23; Lokmn 31/21; Sebe 34/43; es-Sfft 37/69, 70; ezZuhruf 43/22). Araplarda, aralarnda insan eklinde olanlar da bulunan (mesel saf ve Nile) putlar (sanem-esnm) yannda, yine nemli kimseler ve bilhassa kahramanlar adna dikilen dikili talar da (nusub-ensb) vard. Fakat her aile iin kendi atalarna ynelmi bir kltten sz etmek gtr. u kadar var ki Hz. Peygamberin balangta kabirleri ziyaret etmeyi, oralar bir ibadet mahalli olarak kullanmay yasaklamas, Chiliye devri aile ve kabilelerinin ecdat kabirlerini bir ibadet yeri olarak kabul ettiklerini, kabirdekilerin ruhlarna taptklarn gstermektedir (bk. Cevad Ali, VI, 48). slm dini tevhid inanc zerinde srarla durmu, irkin ve putperestliin her eidini yasaklamtr; ana babaya, ecdada saygy emretmise de bu sayg ve sevginin onlar putlatracak dereceye vardrlmasn, onlara tapnlmasn irkin bir eidi saym ve kesinlikle haram klmtr. slm dininde sadece atalar putlatrmak deil onlarn btl olan det ve telakkilerine balanmak, bunu bir ibadet haline getirmek de yasaklanmtr. Ayrca ata ruhlarnn yaayanlar olumlu veya olumsuz ynde etkiledii eklindeki bir dnceye de slmiyette yer verilmemitir.

BBLYOGRAFYA

S. Veyis rnek, Etnoloji Szl, Ankara 1971, s. 23; bnl-Kelb, Kitbl-Esnm: Putlar Kitab (trc. ve nr. Beyza Dngen), Ankara 1969, s. 28, 48, 62; Cevd Ali, el-Mufassal, VI, 47-49; Abdulkadir nan, Eski Trk Dini Tarihi, Ankara 1976, s. 1-4; mer Rza Dorul, b, TA, I, 3135; Ancestor Cults, DCR, s. 77-78; W. Crooke v.dr., Ancestor - Worship, ERE, I, 425-467. Gnay Tmer

ATALAY, Besim
(. 1882-1965) Trk dil limi ve yazar. Uakta dodu, ilk ve orta renimini burada yapt. On bir yl kadar medreseye devam ettikten sonra 1905te stanbula gitti. ehzade Camiinde iki yl arambal Hac Ahmed Efendinin derslerini takip etti. Daha sonra imtihanla Drlmuallimne girdi, 1908de buradan mezun oldu. Bu arada medrese derslerine de devam etti ve Ahmed Efendiden iczet ald (1909). 1909-1919 yllar arasnda srasyla Konya Muallim Mektebinde retmenlik, Trabzon ve Ankara Muallim mekteplerinde mdrlk, stanbulda Drafakada retmenlik, Konya Muallim Mektebinde mdrlk yapt. Mara, el, Nide ve tekrar elde Mill Eitim mdrl grevlerinde bulundu. Mill Mcadele yllarnda baz siyas faaliyetlere de katlan Atalay, 1919da Silifkede Mdfaa-i Hukuk Cemiyetinin kurulmasnda nemli rol oynad. Uakta stikll Savan destekleyen almalar yapt. 1920de Maarif Vekleti hars mdr oldu; ayn yl I. Byk Millet Meclisine Ktahya milletvekili olarak girdi. Daha sonra devre Aksaray, devre de Ktahya milletvekili seildi. 12 Temmuz 1932de kurulan Trk Dili Tetkik Cemiyetinin 26 Eyll 1932de gerekletirdii I. Trk Dil Kurultaynda merkez heyeti muhasibi seildi. Ad sonradan Trk Dil Kurumu olarak deitirilen bu messesede on sekiz yl merkez heyeti yesi olarak alt. Sonralar bu kurumun almalarn beenmeyerek kar kt ve 1949da kendi isteiyle Trk Dil Kurumundan ayrld. 1937-1942 yllar arasnda Dil ve Tarih-Corafya Fakltesi ile Polis Enstitsnde Farsa dersleri okuttu. Baz ndir yazmalar da ihtiva eden ktphanesini Mill Ktphaneye, Trk folkloruna ait pek ok eya ile levhalarn ise Etnografya Mzesine balad. 7 Kasm 1965te Ankarada ld. Asl hretini Trk dili sahasnda yaymlad tercme ve telif eserlerle yapan Besim Atalayn faaliyetleri arasnda en nemlisi Dvn lugatit-Trk tercmesidir (bk. DVN LUGATtTRK). Kurn- Kermi Trkeye tercme eden ve baz din eserler de kaleme alan Atalayn dier eserlerinin bazlar Trk dili iin faydal almalardr. Belli bal eserleri unlardr: Mara Tarihi ve Corafyas (Ankara 1339), Bektilik ve Edebiyat (stanbul 1340), Mslmanlara tler (Trabzon 1342), Trk Dili Kurallar (Ankara 1931), Trk Dilinde Ekler ve Kkler zerine Bir Deneme (Ankara 1941), Divan lgatit-Trk Tercmesi (I-III, Ankara 1939-1941), Divan lgatit-Trk Dizini (Ankara 1943), Trkede Kelime Yapma Yollar (stanbul 1946), Kurn Tercmesi: Tanr Kitab (stanbul 1965), Trk Dilinde Ana Kelimeler veya Trke Tretme Szl (Ankara 1967), eitli Halk Fkralar ve Deyimleri (Ankara 1968), Abuka Lgat veya aatay Szl (Ankara 1970). Ayrca Trk dilinin kaynak eserlerinden olan et-Tuhfetz-Zekiyye fil-lgatit-Trkiyye (stanbul 1945), Myessiretlulm (stanbul 1946), e-zruz-zehebiyye vel-kitbl-Ahmediyye fil-lgatit-Trkiyye (stanbul 1949) ve Seng-lh, Lgat-i Nevyi (stanbul 1950) yaymlamtr.

BBLYOGRAFYA

M. akir lktar, Atalayn Yaam yks, Trk Dilinde Ana Kelimeler veya Trke Tretme Szl, Ankara 1967, s. 7-10; a.mlf., Besim Atalay, TK, IV/38 (1965), s. 194-196; Agh Srr Levend, Trk Dilinde Gelime ve Sadeleme Evreleri, Ankara 1972, s. 415, 419, 421; Sevgi zel, Besim Atalay, Ankara 1983. Nuri Yce

ATALIK
(bk. ATABEG).

ATASZ
Atalardan gelen ve onlarn yzyllar iindeki tecrbe ve mahedelerine dayal dncelerini t ve hkm eklinde nakleden anonim mahiyette ksa ve zl sz. Ataszleri zamanla ok defa gerek anlamlar yerine mecazl bir mna kazanarak szl gelenek iinde nesilden nesile aktarlan ve halk hfzasnda yaayan, halka mal olmu, kalplam ifadelerdir. Bu szlere Almancada Sprichwort, Arapada mesel, Farsada pend, Franszcada proverbe, ngilizcede proverb, slav dillerinde poslovie denilmektedir. Trkiye Trkesinde oul olarak ataszleri denmekle beraber eskiye doru gidildiinde atalar sz, seyrek olarak da atalar szleri eklinde geer. Trkenin eitli leheleriyle Anadolunun baz yre azlarnda atasz terimini karlayan kelimeler de vardr. Onun yerine, mesel uvalarda comak ve samah, oranlama, baz Altayllarda lgercomak, Kazan lehesinde eski sz, Krm lehesinde kartlar sz, hikmet, Dou Trkistandan Krma kadar uzanan sahada makal, Trkistan, ran ve Afganistan Trkmenlerinde bunun yan sra nakl, Dou Trkistanda tabma, ulular sz, Kerkk aznda darb- kelm, emsl ve cmle-i hikemiyyeden baka deme, demece, deyiet, eskiler sz, baz Anadolu yrelerinde ise deyiet ve ozanlama denildii de grlmektedir. Ataszleri anonim halk edebiyat verimleri arasnda bulunmakla beraber mni, trk, masal gibi bal bana bir edeb nevi durumunda deildirler. nk ataszleri konumalarda, didaktik iirlerde ve eitli ifade ekillerinde birer kk syleyi halinde kalp, tek bana bir eser veya para tekil etmezler. Ancak gnlk dili sslemek, ifadeye canllk vermek gibi bir vazife grmelerinden dolay onlar bir araya toplayp ayr bir nevi gibi incelemek ihtiyac duyulmutur. Bir ksm ataszlerinin syleni hikyeleri de vardr. Yalnz bunlardan pek az gnmze ulam, dierleri zaman iinde unutulup gitmitir. Ataszleri ok defa ll ve kafiyeli olur. Bylece aklda daha kolay tutulurlar. Ayrca aliterasyon bata olmak zere pek ok atasznde cinas, kinaye, intak, tebih, tezat gibi sz sanatlar da bulunur. Mecazn ise bal bana bir yeri vardr. Ataszleri gnlk hayatta sk sk kullanlan bir ifade malzemesidir. Bir konudaki bir gr zetlemek, bir durum ve olay karsndaki bir dnceyi aklamak iin ok elverili ve hazr birer malzeme olarak sk sk ataszlerine bavurulmak ihtiyac duyulur. Ataszleri her durum ve olay, her trl davran, bir ortamdan baka ortama deien ynleri nansl olarak aksettirir. Bundan dolay ataszleri arasnda bazan birbiriyle eliiyormu gibi grnen rneklere de rastlanr. Mesel, Karde kardei atm, yar banda tutmu ile Karde kardein ne ldn ister, ne onduunu rneinde olduu gibi. Ataszlerinin yorum ve aklamalarnda onlarn hangi duruma bal olarak sylendiine bilhassa dikkat etmek gerekir. Ataszleriyle deyimler ve vecizeler arasnda fark vardr. Deyimler ataszlerinde olduu ekilde bir hkm tamadklar gibi ok defa kendi balarna bir cmle yaps gstermezler. Vecizeler ise ataszleri gibi anonim olmayp ad bilinen kiiler tarafndan sylenmilerdir. XV. yzyldan sonra pend ve mesel terimleri bizim yazl kaynaklarmzda da grlmeye balamtr. Aslnda rnek ve rnek verme anlamndaki mesel ve darbmesel Osmanl Trkesinde zamanla atasznn karl olmutur. Bundan dolay el yazmas ve matbu birok atasz mecmua, risle ve

kitabnda darbmeselin oul ekli olan durb-i emsl adna rastlanr. Dvn lugatit-Trkte yer alan ataszleri bizzat Kgarl Mahmud tarafndan sav ad ile verilmekte, bunlar u savda dahi gelmitir eklindeki cmlelere bal olarak kelimelerin Arapa aklamalarnn arkasndan tank olarak gsterilmektedir. Her millet ve kavmin dillerinde ataszleri var olmutur. Yazya gemi ilk atasz rneklerine Mezopotamyada bulunan tabletlerde rastlanmtr. Bu tabletlerdeki ataszleri tarihin en eski ataszleri olarak ayr bir deer tar. Tevratta Sleymann meselleri diye anlan szlerle bunlar arasnda bir ilgi bulunduu ortaya kmtr. Sumerlerin ataszlerinden bir eitim vastas olarak okullarnda faydalandklar biliniyor. Bugn dnyann birok milletinin kulland ataszleriyle Sumer ataszleri arasnda bir paralellik bulunduu belli olmutur. Gnmzde ataszleri konusunda eitli alardan yrtlen derleme, inceleme ve aratrmalar parmiologie denilen bir ilim dalnn domasna yol amtr. Ataszleri dil ve folklor kongrelerinde artk zerinde en fazla durulan konulardan biridir. Ataszlerinin kullanlmaya balandklar lkalardan bugne kadar ayn kalmayp, sosyal yapya, deer yarglarna, zamana, blgelere, grgye, dilin geliimine, din ve trelere, medeniyete, az zelliklerine gre deimeye uradklar grlr. Zamanla bsbtn unutulan ve kullantan den ataszleri de vardr. Btn yurtta bilinen ve kullanlan ataszleri yannda yalnzca bir yrede veya dar bir evrede yaayan mahall ataszlerine de rastlanmaktadr. Yazl kaynaklardan ve azlardan yaplan derlemeler kesin bir sonuca varmadndan Trk ataszlerinin mevcudu hususunda imdilik belirli bir say sylemek mmkn deildir. Trk ataszlerinin yazya geirilmi en eski rneklerine VIII. yzylda Orhun bidelerinde rastlanmaktadr. Bunlar ilk defa Ahmet Caferolu tarafndan ele alnm (Orhon Abidelerinde Atalarsz, Halk Bilgisi Haberleri, nr. 3, 1 Knunusni 1930, s. 43-46), sonraki aratrmalar ve Gktrk alfabesiyle kt zerine yazl metinlerde bulunanlarn da ilvesiyle yirmi kadar en eski Trk atasz tesbit edilmitir (Osman F. Sertkaya, Eski Trk Ataszleri zerine, kr Elin Armaan, Ankara 1983, s. 275-291). Uygur alfabesiyle yazlm metinlerde de sav ad altnda eski Trk ataszlerinden rnekler grlmektedir (Reit Rahmeti Arat, Eski Trk iiri, Ankara 1965, s. 272-275; Osman F. Sertkaya, a.y.). Kgarl Mahmud ise Trk ataszlerinin ad bilinen ilk derleyicisidir. Birtakm fonetik ve morfolojik deiikliklerle byk bir ksm gnmzde de kullanlmakta olan bu szler zerinde eitli almalar yaplmtr (Abdlahad Nri, Ataszleri, stanbul 1336; Necib sm, Eski Savlar, stanbul 1338r. / 1340; C. Brockelmann, Altturkestanische Volksweisheit, Ostasiatische Zeitschrift, c. VIII, 1920, s. 49-73; Ferit Birtek, En Eski Trk Savlar, Ankara 1944). te yandan ayn yzylda Kutadgu Biligi ile Ysuf Has Hcib ve Atebetl-hakyk ile Edib Ahmed Yknek de ataszlerini nazm sahasna sokan ilk edebiyatlarmzdandr. Bu eserlerde, XI. yzylda kullanlmakta olan ataszlerinden dnce ve konu bakmndan nemli lde faydalanld anlalyor. Bunun yan sra, derlemeye dayanan Dvn lugatit-Trkteki savlarla, bu iki telif eserdeki manzum paralar arasnda hem d hem de i benzerlikler bulunmaktadr. Daha sonra yazlm ve yazld ada kullanlan ataszlerine geni bir ekilde yer vermi eserler arasnda Dede Korkut Kitab nemli bir yer tutar. Bu kitap, Ouz Tresiyle sylenmi ataszleri

bakmndan olduka zengin bir kaynaktr. Dede Korkut Kitabnn giri blmnn yan sra iindeki hikyeler arasna serpilmi bir durumda geen ataszleriyle Berlin Devlet Ktphanesindeki Ouznme diye adlandrlm metinde (Pertsch, Katolog, IV, nr. 34; Orhan aik Gkyay, Dedem Korkudun Kitab, stanbul 1973, s. CXXIX) bulunan ataszleri ve Topkap Saray Mzesi Ktphanesinde kaytl (Revan Kk, nr. 1390) dier bir Ouznmede (O. aik Gkyay, a.g.e.) geen ataszleri birbirlerinin hemen hemen ayndr. Gene XV. yzylda dzenlenen ve bir tp kitab sonuna konulmu (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 3443) Kitb- Atalar adl yazmada yer alan ataszlerinin birounun gnmze kadar gelmi olmas ayrca dikkat ekmektedir. Bu yazmay baz aklamalarla yaymlayan Veled zbudak, kitabnn arkasna tpkbasmn da koymutur (Atalar Sz, stanbul 1936). XV. yzyla ait bir baka ataszleri yazmas da Bibliothque Nationalededir (Ancien Fonds Turc, nr. 237). Buradaki ataszleri Pertev Naili Boratav tarafndan Latin harflerine aktarlarak yaymlanmtr (Quatre Vingt Quatorze Proverbes du XV. Sicle Rests Inedits, Oriens, VII, nr. 2, 1954, s. 223-250). Trk ataszlerinin topland baz baka el yazmalar zerinde de yaplm eitli almalar vardr (bk. Sadettin Bulu, Eski Bir Elyazmasnda Bulunan Trk Ataszleri, mer Asm Aksoy Armaan, Ankara 1978, s. 11-26; kr Elin, British Museumda Bulunan Yazma Bir Trk Atalar Sz Mecmuas, Halk Edebiyat Aratrmalar, Ankara 1977, s. 216-228). Bunlarda da XVII ve XVIII. yzyllarda kullanlan ataszleri grlr. Ataszleri k edebiyatnda atasz destanlarnda bal bana bir yer alr. XVIII. yzyln nl minyatrcs Levnnin destan, bunlarn dikkate deer bir rneidir (Dehri Dilin, Edebiyatmzda Ataszleri, I. kitap, stanbul 1945). Divan airleri de eserlerinde ataszlerine yer vermilerdir. Bu hususta en nde gelen ad, Pendnmesiyle nl Gvhdir (Gvh, Pendnme, haz. Mehmet Hengirmen, Ankara 1983). Gvhden baka bata Nb, Sbit, Rgb Paa, Edirneli Hfz olmak zere dier airler de iirlerinde atasz kullanma geleneini srdrmlerdir (Agh Srr Levend, Divan Edebiyat, s. 429-450). Mnevver zmre edebiyatnda manzum eserler gibi mensur eserlerde de ataszleri yer bulmutur. Mercimek Ahmedin Kabusnme tercmesi (nr. O. aik Gkyay, stanbul 1944) ile Molla Lutfnin Harnmesi bu alanda anlacak eserlerin banda gelir (O. aik Gkyay, Tokatl Molla Ltfnin Harnmesi, Trk Folkloru Belleten 1986/1, 1986, s. 155-182). Ataszlerini manzum ve mensur eserlerde kullanma gelenei Tanzimattan sonraki edebiyat devrinde de devam etmitir. Yenileme a edebiyatnda Ziya Paa Terkb-i Bend ve Abdlhak Hmid Sabr Sebt adl piyes ile bu gelenei srdren sanatlardandr. Fakat bu a yazarlarnn bu konudaki asl almalar, ataszlerini derleme ve yaymlama eklinde olmutur. Tanzimat dneminde bu sahada baslan ilk eser, insinin Meclisi Mariften arkada olan Vcid Efendinin Durb-i Emslidir (stanbul 1275). insi Durb-i Emsl-i Osmniyye (stanbul 1280, 2. bs. 1287) adl eserinde ataszlerini deyim ve benzeri dier szlerden ayrmayarak birlikte yaymlamtr. Ahmed Vefik Paa, Atalar Sz-Trk Durb-i Emsl (stanbul 1288) adl kitab ile insiyi takip eder. Bu kitabn Bursann ihtiyarlarndan derlenen ataszleriyle daha da geniletilmi ikinci basks Mntehabt- Durb-i Emsl-Atalar Sz adyla yaymlanmtr (Akn, A, XI, 558; ayrca bk.

AHMED VEFK PAA). Ahmed Midhat Efendi de Durb-i Emsl-i Osmniyye-insi Hikemiyytnn Ahkmn Tasvir adl kitabnda (stanbul 1288) insinin eserinden setii on yedi ataszne uygun olarak yazd hikyelerini toplamtr. Ebzziya Tevfik, insinin lmnden sonra onun kitabn yeni ekledii atasz ve deyimlerle daha da zenginletirip sonuna bir de mlhaza adl bir ksm ilvesiyle nc defa yaymlamtr (stanbul 1302). Ahmed Midhat Efendi ayrca bir ataszmzle ilgili olarak bir hikye yazm ve o ataszn kitabna ad olarak semitir : Ksmetinde Olann Kanda kar (stanbul 1304). Reczde Mahmud Ekrem de Ahmed Midhat Efendi gibi bir ataszn bir eserine ad olarak seen yazarlardandr: ok Bilen ok Yanlr (stanbul 1332). Yenileme devri edebiyatlarnn ataszleriyle bu kadar yakndan ilgilenmelerinde, onlarn halk diline ve kltrne kar duyduklar yakn alkann byk rol olmutur. Bu ilgi Cumhuriyet devrinde iyice artm, araya halkevleri ve Trk Dil Kurumu gibi baz kurulularn ve derneklerin destei de katlarak yeni derleme, inceleme ve aratrmalarla daha da ileri gtrlmtr. Ataszleri, bata dilci ve folklorcular olmak zere birok meslek adamn da kendi alanna ekerek zerinde en ok durulan, eitli yazlarn ve kitaplarn yaymland bir konu haline gelmitir. zellikle il folkloruna dair eserlerde ataszleri derlemelerine rastlamak daima mmkndr. Blge azlarnda yaayan ataszleriyle deyimler Trk Dil Kurumunca derlenip yaymlanmtr (Blge Azlarnda Ataszleri ve Deyimler, I-II, Ankara 1969-1971). mer Asm Aksoyun ayn kurum tarafndan bastrlan Ataszleri ve Deyimler (Ankara 1965), Ataszleri ve Deyimler Szl (I-III, 1. bs. Ankara 1971; 4. bs. Ankara 1984) adl kitaplarnda ataszleri ile deyimler, daha nceki derleyicilerin yaymlarnda aralarna karm bulunan dier szlerden ayklanarak iki ayr grupta aklamal olarak ele alnmtr. Bunu szlk tertibiyle hazrlanan dier benzerleri takip etmitir. Bu arada ataszlerini konularna gre kmelendirerek bir araya getiren almalar da grlr. Bunlar iinde en derli toplu ve en geni eser olarak . Hilmi Soykutun Trk Atalar Sz Hazinesi (stanbul 1974) adl almas bilhassa anlmaya deer. ok daha snrl bir konu zerinde yaplm toplamalar arasnda u yaynlar saylabilir: Kerim Yund, Aa, Orman zerine Ataszleri ve Aklamalar (Ankara 1944) ve Ormanclkla lgili Ataszleri, Deyimler, Dilekler, Mecazlar, Trk Ormanclk Folkloru (stanbul 1966); emseddin Bekiolu, 1001 Zira Atasz (Ankara 1952); Necati sm Uslu, Trkede Yalnz Gze Ait Deyimler ve Ataszleri (stanbul 1985). Son yllarda bu alanda yaplan eitli almalar arasnda, Trk ataszlerini dier milletlerin ataszleriyle karlatranlarn da oald grlmektedir: zzet Hamid (n), Mukayeseli Trke ve Franszca Durb-i Emsl ([Proverbes Turcs et Franais], stanbul 1339r./ 1923); Kaya zta, Trke-Franszca ve Franszca-Trke Ataszleri (Ankara 1967); Nikolai II. Ikonomov, Balkanska Narodna Midrost (Sofia 1968, Bulgar, Srp, Romen, Yunan, Arnavut ve Trk ataszleri ve deyimlerinin paralelleri); Semahat enaltan, Studien zur sprachlichen Gestalt der Deutschen und Trkischen Sprichwrter (Marburg 1968); Aydn Dapnar, Trke-ngilizce / ngilizce Trke Ataszleri ve Deyimler (stanbul 1982). te yandan, Trkiye dndaki Trklerin ataszlerini toplayan almalar artt gibi bunlar arasnda Trkiyede kullanlan ataszleriyle karlatrarak inceleyenler de ayrca dikkati ekmektedir: H. Zeynall, Azerbaycan Atalar Sz (Bak 1926); Yusuf B. Kerimof - B. imanolu, Ataszleri ve

zl Szler (Sofya 1955-1960); kir Sbir Zbit, Irak Trkmanlar Aznda Atalar Szi (Badad 1961); Ata Terziba, Kerkk Eskiler Sz (Badad 1381/1962); Abdullah Battal Taymas, Kazan Trkesinde Ataszleri ve Deyimler (Ankara 1968); Mstecib lksal, Dobrucadaki Krm Trklerinde Ataszleri ve Deyimler (Ankara 1970); hsan S. Vasf, Irak Trklerinde Deyimler ve Ataszleri (stanbul 1985). Batllarn Trk ataszlerine ilgisi ok eskiden balam, Avrupal melliflerce bu konuda bal bana derlemeler, kitaplar yaymlanmtr. Mesel Hieronymus Megiser, Paroemiologia Polyglottes (Leipzig 1605); Schlechta-Wssehrd, Osmanische Sprichwrter (Durb-i Emsl-i Osmniyye, Wien 1865); J. A. De courdemanche, Mille et Un Proverbes Turcs (Paris 1878); E. J. Davis, Osmanli Proverbs and Quaint Saying (London 1897-1898). Bu ilgi gnmzde de eitli alma ve yaynlarla devam etmektedir. Trk dilini retmek zere hazrlanm bulunan baz el kitaplarnda en ok kullanlan malzemelerden birinin Nasreddin Hoca fkralar ile ataszleri olmas, ayrca zerinde durulmas gereken dikkate deer bir noktadr. ehirleme ve endstrilemenin bir sonucu olarak btn folklorik rnlerin ve halk kltrnn giderek erozyona uramasndan dolay ataszleri de yeni rnler vermede eski hzn ve verimliliini kaybetmeye balamtr.

BBLYOGRAFYA

Hfz, Manzme-i Durb-i Emsl, stanbul 1262; M. Said Tekezde, Durb-i Emsl-i Trkiyye yhud Atalarsz, stanbul 1312/1896; Mehmed Be Kapetanovi, stona Blago: Cevhir-i arkiyye, Sarajevo 1313/1896; Him Veli, Atalar Sz, stanbul 1342/1926; Muzaffer Ltfi - Hasan Ltfi, Trk Atalar Sz, stanbul 1928; Ahmed Rza, Atalarsz, ankr 1933; Pertev Sungur, Diyarbakr Halkiyatndan Mani, Maya, Horyat ve Ata Szleri, Diyarbakr 1935; Sabur ahin, Atalarsz, Balkesir 1936; . Aytre, Ataszleri ve Sz almlar, Bolu 1938; Sadi G. Krml, Atalar Sz (Mukaddeme ve Bibliyografya: Selim Nzhet Gerek), stanbul 1939; Hamdi Hakverdi, Halk in Atalar Szne Tatbik Edilmi Ruh Bilgiler, stanbul 1940; Osman Nuri Peremeci, Atalar Szleri, stanbul 1943; dil en, Atalarmz Neler Demiler, stanbul 1944; Hasan ekli - Mehmet Dobada, Atalarn Dilinden, Samsun 1945; Dehri Dilin, Edebiyatmzda Ataszleri, I, stanbul 1945; Mustafa Nihat zn, Ata Szleri, stanbul 1956; O. E. Moll, Sprichwrter Bibliographie, Frankfurt 1958; Selim Kurnaz, Konularna Gre Seme Ataszleri, stanbul 1962; Feridun Fzl Tlbenti, Trk Ataszleri ve Deyimleri, stanbul 1963; Ragb Soysal, Trk Ataszleri, Ankara 1971; Trk Ataszleri ve Deyimleri (nr. Mill Ktphne Genel Mdrl), Ankara 1971, I-II; Aydn Oy, Tarih Boyunca Trk Ataszleri, stanbul 1972; Ali Doanay, Trk Ataszleri Szl, Ankara 1973; E. Kemal Eybolu, On nc Yzyldan Gnmze Kadar iirde ve Halk Dilinde Ataszleri ve Deyimler, stanbul 1973-75, I-II; Abdlbki Glpnarl, Tasavvuftan Dilimize Geen Deyimler ve Ataszleri, stanbul 1977; H. Fikri Yazcolu, Afyonkarahisar Ataszleri ve Tariheleri, Afyon 1981; Nejat Muallimolu, Deyimler, Ataszleri, Beyitler ve Anlamda Kelimeler, stanbul 1983; mer Faruk Akn, Atalar Szne Dair, adrvan, nr. 28, stanbul 1949; a.mlf., inas, A, XI, 558; kr Elin, Trk Dilinde Atalar Sz, HSBBD, nr. 2 (1969), s. 169-181 (burada ayrca

gsterilmeyen dier alma ve yaynlar iin bk. mer Asm Aksoy, Aydn Oy, . H. Soykut ve E. Kemal Eybolunun eserlerindeki bibliyografyalar ve bir de Trk Folklor ve Etnografya Bibliyografyas, Ankara 1971-75, I-III). Aydn Oy

ATATRK
(bk. MUSTAFA KEMAL ATATRK).

ATULLAH AHMED, Tayyarzde


(bk. AT BEY, Tayyarzde).

ATULLAH EFEND, Arapzde


(bk. ARAPZDE ATULLAH EFEND).

ATULLAH el-SKENDER
(bk. BN ATULLAH el-SKENDER).

ATULLAH MEHMED EFEND


(. 1127/1715) Osmanl eyhlislm. Kad Eyyb brhim Efendinin oludur. Doum tarihi ve tahsili hakkndaki bilgiler yetersizdir. Medrese tahsilini tamamladktan sonra eyhlislm Minkrzde Yahy Efendiye intisap ederek mektupuluu hizmetinde bulundu ve ondan mlzm oldu. 1667de hri derecesiyle Molla Krm Medresesinde greve balad. 1085-1096 (1674-1685) yllar arasnda srasyla eyhlislm Hseyin Efendi, Sekban Ali, Edirnekap Mihrimah, Sahn- Semn, ah Sultan, skdar Mihrimah, Hkaniyye-i Vef ve Sleymaniye medreselerinde mderrislik yapt. Derin fkh bilgisi dolaysyla deiik tarihlerde defa fetva eminlii grevine getirildi. Ayrca Yeniehir (1686), am (1690) ve stanbul (1695) kadlklarnda bulundu. Bu grevlerden ayrld sralarda Pazarlu, Atranos, Pnarhisar, Manyas, Ayntab gibi yerler kendisine arpalk* olarak tahsis edildi. 1702de Anadolu kazaskerliinin nce pyesini ald, sonra bilfiil bu makama getirildi. 1706 ve 1712de iki defa Rumeli kazaskerliine tayin edildi. Bu srada, eyhlislm Ebezde Abdullah Efendi, Ruslara malp olduktan sonra Osmanl Devletine snm olan sve Kral Demirba arln (Charles) Edirneye getirilmesine kar kp Selnike gnderilmesini, alnacak kararlara kartrlmamasnn iyi olacan savunmu, bu grnde srar etmiti. III. Ahmed, Rumeli kazaskeri Atullah Efendi arz*a girdiinde bu konudaki fikrini sormu, o da Edirneye gelmesinin ve kendisiyle yzyze grmenin daha isabetli olacan sylemiti. Bu grn padiaha da uygun gelmesi zerine Ebezde meihatten azledilmi, Atullah Efendi sadrazamla birlikte huzura arlarak eyhlislmlk grevi ona verilmi (14 Mart 1713) ve kendisine zel eyhlislmlk elbisesi ferve-i beyz giydirilmiti (Nusretnme, II/2, s. 294-295). Bu grevde iken nce Bolu, Mihali, Edincik bir sre sonra da Mara ve Arnavut Belgrad kendisine arpalk olarak verildi. eyhlislml srasnda ilmiye snfnn tayinlerinde usulszlk ve yolsuzluklar yapld iddialar zerine devrin sadrazam ehid Ali Paa meseleyi gizlice aratrd, yal eyhlislmn bu konuda ihmalkr davrand ve kusurlu olduu anlalnca iki ay yedi gn sonra, 20 Mays 1713te azledildi. Grevden ayrldnda Mara arpal kendisinden alnd. Rumelihisarndaki evinde kendisini ziyarete gelenlerin yannda baz devlet byklerini ekitirmesi zerine III. Ahmedden alnan bir fermanla Sinopa srlmesi kararlatrld. Yola ktktan sonra hava muhalefeti yznden Kefken Liman yaknnda gemisinin karaya vurup paraland, kendisinin byk glklerle kyya karak oradan arpal olan Boluya gittii haberi Dvn- Hmyuna ulanca Boluda oturmasna izin verildi. 2 Austos 1715te orada vefat etti. Mezar Boluda emsi Paa Camii hazresindedir. slm hukukunda derin bilgi sahibi olan Atullah Efendinin bu sebeple defa getirildii fetva eminlii srasnda en zor meseleleri bile vukufla hallettii kaynaklarda belirtilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Silhdar, Nusretnme (haz. smet Parmakszolu), stanbul 1969, II/2, s. 212, 218, 232, 238, 294-295, 306, 310, 315, 317, 324-326; eyh, Vekyiul-fuzal, II, 372-374; Rid, Trih, III, 131, 154, 209, 236; IV, 6, 22-23; Devhatl-meyih, s. 82; Sicilli Osmn, III, 475-476; lmiyye Salnmesi, s. 501; Uzunarl, Osmanl Tarihi, IV/2, s. 459-460; Orhan F. Kprl, lm-i Ncma id Bir Risalenin Tarih Kaynak Olarak Ehemmiyeti, TD, sy. 2 (1950), s. 313-314. Mehmet pirli

ATULLAH MEHMED EFEND, Drrzde


(bk. DRRZDE MEHMED ATULLAH EFEND).

ATULLAH MEHMED EFEND, nzde


(bk. NZDE MEHMED ATULLAH EFEND).

ATULLAH MEHMED EFEND, Topal


(. 1760-1811) Osmanl eyhlislm. Babasna nisbetle erifzde, byk dedesine nisbetle Eb shakzde, aksakl sebebiyle de Topal lakaplaryla tannan Atullah Efendi, eyhlislm erif Mehmed Efendinin oludur. stanbulda dodu. Babasnn ve evresindeki hocalarn yannda balad ilk tahsilini daha sonra Tokad Mustafa Efendiden tamamlayarak gen yata mderris oldu. Ksa zamanda ykselerek 1782de Galata, 1792de Mekke kadlna tayin edildi. ki yl sonra kendisine stanbul kadl ile birlikte nakbleraf*lk da verildi. 1801de nce Rumeli kazaskerlii pyesini ald, 1804te ise Rumeli kazaskeri oldu. Siyas olaylarn son derece youn olduu bu srada, kkl bir aileye mensup oluu, iyi bir tahsil grm olmas, muhafazakr bir tavr taknmas ve madd konulardaki drstl sebebiyle padiah III. Selim tarafndan 14 Kasm 1806da eyhlislmla getirildi. Bu dnemde meydana gelen birok siyas olayn bizzat iinde bulundu. III. Selimin tahttan indirilmesi ve IV. Mustafann onun yerine tahta kmas olaylarnda Kse Ms Paa ile birlikte askerin ileri gelenleriyle baz mzakereler yapt ve onlarn istekleri dorultusunda hareket etti. Bu durum daha sonra ok tenkit edilmesine sebep oldu. Bu arada Kabak Mustafa saflarna katlan mderris Seyyid Efendi gibi baz muhaliflerinin onu III. Selim taraftar gstermeleri zerine 13 Temmuz 1807de azledildi. Yerine mer Hulsi Efendi tayin edildiyse de ayaklanan zorbalarn isyan tehdidi zerine yanllk yapld anlald ve bir gn sonra makamna iade edildi. Atullah Efendi bu ikinci eyhlislmlnda devletin en nfuzlu ahsiyeti haline geldi; hatta st seviyede yaplan baz tayin ve azillerde etkili oldu. Bu srada ordusuyla Rusuktan stanbula doru yola kan Alemdar Mustafa Paa, silerin ve eyhlislmn davranlarndan bzar olan IV. Mustafaya, Kabaky ortadan kaldrp Atullah Efendiyi de makamndan uzaklatraca yolunda teminat verdi. stanbula girdikten sonra nce Kabaky ortadan kaldran Alemdar, 21 Temmuz 1807de de Atullah Efendiyi azlederek yerine Arapzde Mehmed rif Efendiyi eyhlislmla getirdi; III. Selimin tahttan indirilmesinde rol oynayan ulemy da srgne gnderdi. Atullah Efendi bir sre Bebekteki yalsnda oturduktan sonra 31 Temmuz 1808de Bulgaristann Kzanlk kasabasna srld. 1810da arpal olan Gzelhisara (Aydn) nakledildi ve 14 Ekim 1811de orada vefat etti. Mezar Cmi-i Atk civarndadr. yi yetimi bir lim ve devlet adam olan Atullah Efendi, olduka youn siyas faaliyetleri yannda ilm ve edeb almalar da yapmtr. eitli ktphanelerde nshalar bulunan ve daha ok Fetvy Atullah adyla anlan bir fetva mecmuas (bk. Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 920, 1095, 1096; Ftih, nr. 2386) ile kk hacimli bir divan ( Ktp., TY, nr. 1659, 2902, 3590) vardr. Ayrca Mnet, Kazasker Alizde Efendinin Vehhb akaidine reddiye olarak kaleme ald risleye erhi, Ali el-Karnin Mensikine ihtisar, Beyzv tefsirine yazd tamamlanmam muhtasar bir Trke haiyesi olduu, Behcetl-fetv, Fetv-y Feyziyye ve Netcetl-fetvy tertip ve ihtisara balayarak kitbl-icreye kadar getirdii kaynaklarda zikredilmektedir.

BBLYOGRAFYA

nzde, Trih, II, 66-69; Devhatl-meyih, s. 120; Cevdet, Trih, VIII, 70, 299; IX, 244-245; Sicilli Osmn, III, 479; lmiyye Salnmesi, s. 571-572; Osmanl Mellifleri, I, 377; Daniment, Kronoloji, IV, 85-87; Karal, Osmanl Tarihi, V, 81-84. Mehmet pirli

ATAVYYE
Hriclerden Atyye b. Esvedin (. 75/694) fikirlerini benimseyenlere verilen ad. (bk. ATIYYE b. ESVED).

ATAY, Falih Rfk


(. 1894-1971) Gazeteci ve yazar. stanbulda dodu. lk ve orta renimini Rehberi Tahsil Mektebi ile Mercan ddsinde yapt. Drlfnun Edebiyat Fakltesini bitirdi. Bir sre Bbli Mektb Kaleminde ktip, Dahiliye Nezreti Hususi Kaleminde mdr muavini olarak alt (1913). Gazetecilie Taninde rportaj ve makaleler yazarak balad. I. Dnya Sava srasnda yedek subay olarak Filistin ve Suriyede Drdnc Ordu Kararghnda Cemal Paann ktipliini yapt; 1917de stanbula dnd. Cemal Paa Bahriye nzr olunca Kalem-i Mahsus mdr muavinliine tayin edildi; bir ara ark Mektebinde edebiyat hocal yapt (1918). Daha sonra kendisini btnyle gazetecilie verdi. 20 Mart 1918de Ali Naci Karacan, Necmeddin Sadak ve Kzm inasi ile birlikte Akam gazetesini kurdu. Gazetede yazd yazlarla Mill Mcadele aleyhinde olanlar iddetle tenkit etti. Byk Millet Meclisinde ikinci dnem (1923) Bolu, daha sonraki dnemlerde de Ankara milletvekili olarak bulundu. Hkimiyeti Milliye, Ulus ve Milliyet gazetelerinde bayazarlk yapt. Milletvekillii 1950 ylna kadar srd. Bu tarihten sonra lmne kadar kendi kurduu Dnya gazetesini ynetti. 20 Mart 1971de stanbulda ld. Cumhuriyet rejimi ile inklplarn devaml savunucusu olan Falih Rfk, Cumhuriyet devri nesrinin ve bilhassa seyahat ve htra edebiyatnn gelimesinde nclk eden bir yazardr. Ate ve Gne adl eserinde I. Dnya Sava srasnda grdklerini anlatrken ok baarl bir nesir rnei verir. Gezi ve htra trndeki eserleri birbirini takip ederek Cumhuriyet devrinde seyahat edebiyatnn en baarl imzas olarak tannd. Genliinden beri Trklk ve Trkecilik akmnn tesirinde kalan Falih Rfk uzun sre bu yolda yrd; ancak z trkecilik akmnn arla kamas zerine hayatnn son yllarnda bu gr desteklemekten vazgeti. Gezi, htra ve fkra trndeki balca eserleri unlardr: Ate ve Gne (stanbul 1335), zmirden Bursaya (Halide Edip, Yakup Kadri ve Mehmed sm ile birlikte, stanbul 1338), Faist Roma, Kemalist Tiran, Kaybolmu Makedonya (Ankara 1930), Denizar (stanbul 1931), Yeni Rusya (Ankara 1931), Moskova-Roma (Ankara 1932), Zeytinda (Ankara 1932), Bizim Akdeniz (Ankara 1934), Taymis Kylar (stanbul 1934), Tuna Kylar (stanbul 1938), Hind (stanbul 1944), Babamz Atatrk (stanbul 1955), ankaya (I-II, stanbul 1961), Bat Yllar (stanbul 1963), Pazar Konumalar (stanbul 1966), Bayrak (stanbul 1970), Gezerek Grdklerim (stanbul 1970). Roman trndeki tek eseri ise Roman (stanbul 1932) adn tamaktadr.

BBLYOGRAFYA

Baki Sha Edibolu, Falih Rfk Atay Konuuyor, stanbul 1945; Agh Srr Levend, Trk Dilinde Gelime ve Sadeleme Evreleri, Ankara 1972, s. 382, 399, 401, 404-422; Hilmi Ziya lken,

Trkiyede ada Dnce Tarihi, stanbul 1979, s. 79, 362; Behcet Necatigil, Edebiyatmzda simler Szl, stanbul 1983, s. 62; Atay, Falih Rfk, TDEA, I, 219; Fahir z, Atay, EI Suppl. (ng.), s. 98-99. Nuri Yce

ATEKEN
Osmanllar dneminde, zellikle Akehir ve Tuz gl arasndaki blgede yaayan ve at yetitirmekle megul olan cemaatlere verilen ad. Osmanl kaynaklarnda bazan ateken, bazan da bunun Farsa karl olan esbken ifadesi gemektedir. At ekmek tabiri aslnda, Kgarlnn szlne gre, bir attan kan almak demektir (Divan Lgatit-Trk Tercmesi, II, 21). XI ve XII. yzyl Bizans kaynaklar, Peeneklerin ve Kumanlarn atlarndan bahsederken Trklerin bunlar kanattklarn, yani belirli mevsimlerde atlardan kan aldklarn yazmaktadrlar. Kan alma, ok eski zamanlardan beri bilinen ve bugn de baz barsak hastalklarnda kullanlan bir tedavi usuldr. Osmanl tahrir* defterlerinde il yazclar ateken tabirini baka bir anlamda kullanmlardr. Bunlara gre bu isim, at yetitiren cemaatlerin at vergisine tbi tutulduklarn ifade etmektedir. At vergisine tbi olmayan cemaatler sz konusu olduunda bunlar at ekmeyenler eklinde belirtilir, dolaysyla vergi vermekle mkellef olmadklarna iaret edilirdi. Atekenler XV. yzyln sonunda Orta Anadoluda idar blgeye yaylm bulunuyorlard. Bu blgeler Tuz glnn bat tarafnda Eski l kazas, gln gneydou tarafnda Bayburt blgesi ve Akehirin dousunda bulunan Turgut kazas idi. Atekenler devlete her yl at resmi veya at akesi denilen bir vergi veriyorlard. Buna karlk reynn tbi tutulduu avrz- dvniyye denilen vergiden muaf idiler. At vergisi her cemaatin gcne gre tesbit ediliyordu. Kanunnmelere gre her on iki hneden bir at alnyordu. Fakat tahrir defterleri incelendiinde bu rakamn her yerde ayn olmad grlr. XV. yzyln sonunda Eski lde on hne bir at, Bayburtta yirmi bir hne ve Turgut kazasnda on hne bir at vermekle mkellef idi. II. Bayezid devrinde bir atn deeri 300 ake kabul edilirken Kann Sleyman zamannda bu 700 akeye km, XVI. yzyln sonunda 900 akeyi bulmutu. II. Bayezid devrinde Eski l 104 at veya 31.200 ake, Bayburt altm at veya 18.900 ake, Turgut 206 at veya 61.800 ake veriyordu. Atekenler yalnz at deil br cemaatler gibi koyun da besliyorlard. Baz zengin cemaatlerde hne bana yaklak doksan koyun dyordu. Atekenler haymanalardan (yerleik olmayan, konar ger) sayldklar halde aralarnda rey gibi ziraatla megul olanlar da vard. Ancak yurtlarnda ziraatla megul olduklar zaman, rden muaf olduklar iin ne kadar tahl ektikleri tesbit edilememektedir. Yurtlarndan baka topraklarda ift srdklerinde ise kendilerinden makt olarak bir miktar para alnyordu. Sonradan, muhtemelen Ftih Sultan Mehmedin saltanat sonunda makt vergi kaldrlm, bu gibi cemaatler re balanmtr. Atekenler rey gibi ky tekiltna sahip olmasalar da bunlar bir yerden bir yere g eden, kimseye bal olmayan kiiler olarak kabul etmek yanltr. Her cemaatin, kendilerinin ve hayvanlarnn ihtiyalarn karlayacak bir sulama yeri vard; bu bir akarsu, gl veya kuyu olabilirdi.

Kurak bir iklimi olan Orta Anadoluda su meselesi ilk planda geldii iin her cemaat sulama yerinin tasarrufunu kendisine salayacak bir hccet*i elde bulundurmaya alyor, bir anlamazlk kt zaman bunu devlet mmessillerine veya mahkemelere ibraz ediyordu. 906 (1500/1501) tarihli Tahrir Defterine gre bu gibi belgeler yalnz Osmanl padiahlar ve idare memurlar tarafndan deil, ok daha nce Karaman beyi brhim Beyin ecdad tarafndan da verilmiti. Bundan, bu gibi belgelerin ok eski olduu ve Osmanllarn Karaman Beyliini ele geirmeden ok nce atekenlerin bir boy tekiltlarnn bulunduu anlalmaktadr. Nitekim bu dnemde balarnda bir bey ve her bey yannda birok nker veya hemsye denilen yoldalar vard. Bu beyler gerektii zaman emr ile sefere karlard. Ftih Karaman Beyliini fethettikten sonra bu beylerin kendisinden yz evirip baka emrlere katlmamalar iin boy tekiltlarn krmaya alm, beyleri azledilebilen veya herhangi bir yere gnderilebilen timar* eri durumuna getirmi, bylece byk bir honutsuzluk yaratmt. II. Bayezid babasnn yapmaya alt toprak reformuna ksmen son verdii halde at besleyen cemaatlerin gittike azalmas nlenemedi. XVI. yzyln ortalarnda yazlan bir kanunnmeye gre atekenlerin yurtlar zamanla dardan gelen ve ekip bien cemaatlerle doldu. Devlet ilk defa bu yabanclarn rn ve dier vergilerini kendi emin*leri vastasyla toplamak istedi, fakat sonradan bundan vazgeip bu vergileri atekenlere brakt. Buna karlk atekenler de at vergisinin yannda bir miktar ake vermeye raz oldular. Ancak bu hal srp giderken devlet ile ekimeler devam etti; nihayet atekenler ekip bien iftiler gibi reydan sayldlar. Esbken ismi ise Konyann kuzeyinde bulunan bir kaza ad olarak XIX. yzyln sonuna kadar yaayabildi.

BBLYOGRAFYA

Divan Lgatit-Trk Tercmesi, II, 21; I. Beldiceanu-Steinherr - N. Beldiceanu, Recherches sur la province de Qaraman au XVIe siecle: etudes et actes, Leiden 1968; Konyal, Konya Erelisi Tarihi, s. 247, 263-278; a.mlf., erefli Kohisar Tarihi, s. 309-326, 363-364; a.mlf., Nide Aksaray Tarihi, I, 443-454; Faruk Smer, Ouzlar (Trkmenler) Tarihleri-Boy Tekilt-Destanlar, stanbul 1980, s. 179, 217, 350; a.mlf., Trklerde Atlk ve Binicilik, stanbul 1983, s. 27-35; R. Paul Lindner, Nomads and Ottomans in Medieval Anatolia, Bloomington 1983, s. 75-103; a.mlf., A propos des tribus Atceken (XVe-XVIe siecles), JESHO, XXX (1987), s. 121-195. Irne Beldieanu-Steinherr

ATEBT
Irakta, ilerce mukaddes saylan baz ziyaret yerlerine verilen isim. Atebt, eik anlamna gelen atebenin ouludur. Daha ok atebt- mukaddese ve atebt- liye diye anlan bu yerler Necef, Kerbel, Kzmiyye ve Smerrda bulunmaktadr. Necefte Ali b. Eb Tlibin defnedildiine inanlan yer, iler tarafndan ilk mukaddes mekn olarak kabul edilmektedir. ddialara gre bu kabir Emevler devrinde gizli tutulmu, III. (IX.) yzyln sonunda Hamdnlerin Musul valisi Ebl-Heyc tarafndan kubbeli bir trbe olarak yaptrlmtr. Daha sonra Bveyh hkmdar Adudddevle (. 372/983) bu ilk yapy tamir ettirmi ve geniletmitir. kinci nemli atebe olan Hz. Hseyinin Kerbeldaki trbesi Necefteki trbeden nce tannmaya balam ve ilk defa Kerbel olayndan yaklak krk gn sonra Cbir b. Abdullah tarafndan ziyaret edilmitir. Frat havzasnda kurulmu iki ehir olan Necef ile Kerbel, Hz. Ali ile olu Hseyinin defnedildii yerler ve ayrca baz tarih olaylara sahne olmalar bakmndan btn mslmanlarn ve zellikle ilerin byk ilgisini ekmitir. Bilhassa Bveyhler devrinden itibaren buradaki trbelere gsterilen ilgi, Snn olsun i olsun, blgeye hkim olan veya buray ziyaret eden btn hkmdarlar tarafndan devam ettirilmitir. Sultan Melikah blgeyi ziyareti srasnda (479/1086-87) trbeleri donatmtr. lhanl hkimiyeti dneminde Necefe Frattan bir kanal atrlm, her iki ehirde de misafirhaneler ve grevliler iin meskenler yaptrlmtr. ah smil dneminde (15021524) balayan Osmanl-ran mcadelelerinde blgeye hkim olanlar, buras iin her zaman daha iyi eyler yapma yarna girmilerdir. Nitekim ah smil Necef Kanaln slah ederken Kann Sultan Sleyman da 1534te blgenin fethi erefine Kerbelya bir kanal atrmtr. Blgenin I. Dnya Savana kadar Osmanl hkimiyetinde kald dnemlerde Osmanllarn ihtimamnn yannda ran ahlarnn ve Hindistan ilerinin bu kutsal meknlara balar da devam etmitir. Kzmiyyede bulunan atebe, yedinci imam Ms el-Kzm ile dokuzuncu imam Muhammed etTaknin trbeleridir. Evliya elebinin belirttiine gre Ms Kzm Trbesini Hrnrred yaptrmtr. Daha sonra ah smilin balatt onarm ve geniletme almalar Kann Sultan Sleyman tarafndan tamamlattrlmtr. Dier bir atebt ehri olan Smerr Badatn 100 km. kadar kuzeyine dmektedir. Halife Mutasm tarafndan kurulan ve bugn kk bir kasaba durumunda olan Smerrda onuncu imam Ali el-Hd ile on birinci imam Hasan elAskernin trbeleri bulunmaktadr. On ikinci imam Mehdnin kaybolduuna inanlan yer de (serdb*) Hasan elAskernin gml olduu binadadr. Necef, Kerbel ve Kzmiyyedeki trbe-mescidler fevkalde ihtiamldr. Hepsinin kubbeleri altn kapl, minareleri altnla bezelidir. ok uzaklardan bile parltlar gz kamatrr. Trbe-mescidlerin iindeki sandukalar, epeevre halis gm parmaklklarla dier meknlardan ayrlr. Bu meknlar ilerin bilhassa muharrem ayndaki ihtifallerinin yapld ok geni avlular ile evrilidir. Dierlerine nisbetle ok sade olan Hz. Alinin ehid edildii tarih Kfe Mescidi, Necefteki Hz. Ali

Trbesi, Kerbeldaki Hz. Hseyin mehed*i ile burada ndide mermerlerle kapl olup iinde devaml mumlar yaklan Hseyinin ehid edildii yerde yaplm oda, Hseyinin kardei Abbasn trbesi, Kzmiyye ve Smerrdaki trbeler yln her gnnde ziyaretilerle dolup tamaktadr. Bilhassa hac mevsiminde younlaan izdiham muharrem aynda doruk noktasna ular. Ziyaretler esas itibariyle sandukann etrafnda tekbir getirilerek ve zel dualar okunarak tavaf eklinde yaplrsa da vecd iinde kendilerinden gemi i ziyaretilerin taknlklarna da sk rastlanr. Kerbelnn suyu ve topra, Hz. Hseyin ve yaknlarnn kan ile karm olduuna inanldndan mbarek ve ifal saylr. Ayrca hemen her i, yannda Necef toprandan yaplm kk bir secde ta (trbet veya mhr) bulundurur, namazda onun zerine secde eder ve bunun faziletine inanr. Pek ok inin idealinde lnce bu topraklara gmlme arzusu yatar. ran, Hindistan ve Pakistandan varlkl kiilerin cenazelerinin buralara getirilip gmld grlr. Yine pek ok i hayatlarnn son gnlerini imamlara komu olarak geirmek dncesiyle buralara yerleir. Kzmiyyenin Mool istils srasnda geirdii byk yangn, Necef ile Kerbelnn nce Abbs Halifesi Mtevekkil zamanndaki tahribi, sonra da 1801deki Vehhb tahrip ve yamas bir yana braklacak olursa, btn bu yerler ve yaplar olduka iyi korunmu, tarih boyunca ok el deitirmi olmalarna ramen byk yama ve tahriplere mruz kalmamtr. Bu ehirler, bilhassa i aydn ve ilhiyatlarn yerletikleri ilim merkezleri olarak da tannmtr. Necefin dier bir zellii, yakn gemite ahlk rejimine kar koyan mollalarn snma yeri olmasdr. XX. yzyl balarnda Kaar hnedan ile anlamazla den byk i lim Mirza Hall-i Tahrn, Kzm- Horasn ve Abdullah- Mzendern, daha sonra 1965te son ran ah tarafndan srgne gnderilen yetullah Humeyn Necefe yerlemi ve muhalefetlerini buradan srdrmlerdir.

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, el-Kmil, VIII, 705; Evliya elebi, Seyahatnme, VII, 169; Vsf, Trih (lgrel), s. 368; Uzunarl, Osmanl Tarihi, II, 450; Ayn-a, I, 534-538, 627-629; II, 36, 40; Moojan Momen, An Introduction to Shii Islam, London 1985, s. 181-182, 316; E. Honigmann, Kerbel, A, VI, 580-582; a.mlf., Necef, A, IX, 157-159; H. Viollet, Smerr, A, X, 144-146; H. Algar, Atabt, EI Suppl. (Fr.), s. 93-95; a.mlf., Atabt, EIr., II, 902-904. Avni lhan

ATEBETl-HAKAYIK
XII. yzyl Trk airlerinden Edib Ahmed Ykneknin Dou Trkesiyle yazd ahlk ve nasihata dair eseri. slm Trk edebiyatnn Kutadgu Biligden sonra yazya geirilmi en eski ikinci eseri olan Atebetl-hakykn nerede ve ne zaman kaleme alnd kesin olarak bilinmemektedir. Ancak doutan kr olan mellifi Edib Ahmedin Yknek nisbesine dayanlarak Trkistanda Takent civarnda, gnmze kadar yeri tam olarak belirlenemeyen Yknek ehrinde yazlm olabilecei ileri srlmektedir. Eserin ad zerinde farkl grler ileri srlmtr. Necib sm Hibetl-hakyk, M. Fuad Kprl Aybetl-hakyk, baka baz edebiyatlarla dilciler Gaybetl-hakyk eklinde okumak istemilerse de Jean Deny ve Reit Rahmeti Aratn Atebetl-hakyk (hakikatlerin eii) eklindeki okuyular eserin muhtevasna uygun bulunarak yaygnlamtr. Atebetl-hakyk aruzun mtekrib (faln / faln / faln / fal) bahriyle yazlm manzum bir eserdir. Din ve itima ahlk esaslarn cemiyette yerletirmek iin ok defa yet ve hadislerle desteklenen fikirler, kolaylkla anlalabilecek tarzda olduka sade bir dil ile ifade edilmitir. Bu zellikleriyle esere bir nasihat kitab olarak da bakmak mmkndr. Kitapta yer alan yet ve hadislerle, bu iki ana din kaynak slm Trk edebiyat sahasnda bu lde ilk defa kullanlm ve bunlardan faydalanlmtr. Bu tercmeler ayn zamanda Kurn- Kerm ve hadislerin Trkeye evrilmesi yolunda atlm ilk nemli admlardr. Eser, slm kitap tertibi geleneine uygun olarak on beyitlik bir tevhid ile balar. Daha sonra srasyla be beyitlik bir nat, drt halifenin methi iin yazlan be beyitlik bir manzume, eserin sunulduu Dd Sipehslr Begi metheden on drt beyitlik bir gazel ve alt beyitlik sebeb-i telif manzumesiyle devam eder. Bu be blmden sonra, bilginin faydas ve bilgisizliin zarar (on iki drtlk), dilin kt szlerden korunmas (on iki drtlk), dnyann dneklii (on iki drtlk), cmertliin methi ve hasisliin yerilmesi (on drtlk), alak gnlllk ve kibir (yedi drtlk), dnya malna dknlk (alt drtlk), iyi huylar (on alt drtlk), devrin bozukluu (yirmi bir drtlk) ve kitap sahibinin zr beyan etmesi hakknda (be drtlk) olmak zere toplam dokuz blm bulunmaktadr. Eserin tamam on drt blm ve 101 drtlkten ibarettir. Kitabn sonunda kimin olduu bilinmeyen ayn vezinle yazlm bir drtlk, Emr Seyfeddinin Edib Ahmedi edipler edibi, fzllar ba diye ven bir drtl ile Emr Arslan Hoca Tarhann yine Edib Ahmedi ven on beyitlik bir manzumesi bulunmaktadr. Eserin drtlkleri a a b a eklinde kafiyelenmitir. Atebetl-hakykn tam, biri eksik drt nshas bilinmektedir. Ayrca yazma bir mecmua ile Trke Uygur metinleri arasndaki bir varakta da esere ait birer drtlk bulunmaktadr. 848de (1444) Semerkantta Uygur harfleriyle yazlm Semerkant nshas (Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 4012), yine ayn yerde 884te (1480) stanbulda Abdrrezzak Bah eliyle Uygur ve Arap harfleriyle yazlm bir dier nsha (nr. 4757) ile, Arap harfleriyle ve muhtemelen stanbulda yazlm nshalar

(Topkap Saray Mzesi Ktphanesi, Hazine, nr. 35552) tamdr. Uzunkprl Seyid Aliye ait eksik nshann ise bugn nerede olduu bilinmemektedir (bk. R. R. Arat neri, s. 32). Esere ait birer drtlk ihtiva eden yazma mecmua Ankara Maarif Ktphanesinde (bk. R. R. Arat neri, s. 34), Trke Uygur metinleri arasndaki varak ise Berlinde Prusya limler Akademisindedir (T. I. TM 287). Eser ilim lemine ilk defa 1906 ylnda Necib sm (Yazksz) tarafndan tantlm, bu tantmadan sonra eserin faksimile, metin, tercme ve aklamas yine Necib sm tarafndan neredilmitir (1918). Bunu ayn yazarn Semerkant ve stanbul nshalarn karlatran bir makalesi takip etmitir. Daha sonra F. Kprl, W. Radloff, J. Deny, T. Kowalski gibi Trkologlar tarafndan da ele alnp ilenen eser, son olarak Reit Rahmeti Arat tarafndan bilinen ve elde olan btn nshalarndan istifade edilerek kitap halinde (nsz, giri, metin, tercme, notlar ve izahlar, tahlil fihrist, faksimile) neredilmitir (stanbul 1951).

BBLYOGRAFYA

Edib Ahmed b. Mahmud Yknek, Atebetl-hakyk (nr. R. R. Arat), stanbul 1951, s. 139; N. A. Balhassan-Oghlou, Un texte ougour du XIIe sicle, KSz., VII (1906), s. 257-279; a.mlf., Hibetlhakyk, stanbul 1334-1918 (1. ksm metin, tercme ve izah, 2. ksm faksimile); Necib sm, Uygur Yazs le Hibetl-hakykn Dier Bir Nshas, TM, I (1925), s. 227-233; Kprlzde Mehmed Fuad, Aybetl-hakyka Dair, a.e., s. 255-257; a.mlf., Trk Edebiyat Tarihi, s. 204210; a.mlf., Hibet al-hakyk, Aratrmalar, s. 45-67; Tuncer Glensoy, Edib Ahmed b. Mahmud Yknek, TDEA, II, 450. Tuncer Glensoy

ATEH
Bir ehliyet rzas, akl eksiklii ve zayfl hali. Szlkte akl zayflamak, eksilmek, bunamak, bir eye dkn olmak anlamlarna gelen ateh, slm hukukunda kiinin hukuk tasarruflarna belirli snrlamalar getiren bir ehliyet rzas kabul edilmitir (bk. AVRIZ). Bu durumda olan kimseye math denir. Mathun anlay noksan, sz ve davranlar tutarsz, ilerinde tedbiri eksiktir (kr. Mecelle, md. 945). Mathlar, temyiz gcnden tamamen mahrum olup olmamalarna gre iki grupta ele alnrlar. Temyiz gcnden tamamen yoksun olanlar ehliyet bakmndan akl hastalar gibidirler; ed (fiil) ehliyetleri hi yoktur. Temyiz gcne sahip olanlar ise mmeyyiz kk hkmnde olup eksik ehliyetlidirler (Mecelle, md. 978). Math denince kastedilen de daha ok bu ikinci gruba girenlerdir. Mathun alm satm, kira, veda, riyet akdi gibi szl tasarruflar (hukuk muameleleri) mmeyyiz kklerin tasarruflar gibi l bir ayrma tbidir. Hibe kabul gibi tamamen lehte olan muameleler kimsenin rzsna bal olmakszn geerlidir. Hibede bulunmak, vakf kurmak gibi tamamen aleyhinde olanlar ise geersizdir. Kanun temsilcilerinin raz olmalar bu tr hukuk muameleleri geerli hale getirmez. Boama da mathun tamamen aleyhinde olan bir hukuk tasarruf olarak kabul edilmi ve geersiz saylmtr. Nitekim bir hads-i erifte, Mathunki mstesna her talk cizdir (geerlidir) buyrulmaktadr (Buhr, Talk, 11; Tirmiz, Talk, 15; bn Mce, Talk, 15). Mathun alm satm, kira, irket gibi lehte ve aleyhte olmas muhtemel tasarruflar ise ancak kanun temsilcilerinin rzasyla geerlidir. Bu rza ya nceden izin veya sonradan iczet* eklinde belirtilir. Mathun fiil tasarruflar geerlidir. Buna gre sahipsiz bir mala el koyan math, ihrz yoluyla bunun mlkiyetini kazanaca gibi bakalarnn mallarna gasp ve itlf gibi haksz fiillerle zarar vermesi durumunda da bunlar tazmin etmek zorundadr. badetler konusunda ise genellikle benimsenen gre gre math yine mmeyyiz kk hkmndedir, yani bunlarla mkellef deildir. Ancak baz fkh limleri mathun da ibadetlerle ykml olduu grn benimsemilerdir. Ceza hukukunda da math iin baz istisnalar kabul edilmitir. Buna gre matha had ve ksas cezas verilmez; ksas yerine diyet cezas uygulanr. Math kendiliinden mahcr*dur; bunun iin ayrca mahkeme kararna ihtiya yoktur. Kii ister kklnden itibaren ister sonradan math olsun kanun temsilcisi, kk kabul edildii takdirde kendisini temsil edecek kimsedir. Bu da srasyla babas, babann vassi, vassinin vassi, dedesi, dedenin vassi ve hkimdir. Bu gr Hanef ve filere gredir. Mlik ve Hanbellere gre ise ateh hali buldan sonra meydana gelmise, yetkili kanun temsilci sadece hkimdir.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, ateh md.; et-Trft, ateh, math md.leri; Buhr, Talk, 11; bn Mce, Talk, 15; Tirmiz, Talk, 15; Abdlazz el-Buhr, Kefl-esrr, stanbul 1308, IV, 27; Teftzn, et-Telvh, stanbul 1310, s. 739; bn bidn, Reddl-muhtr, II, 258; Mecelle, md. 945, 978; Ali Haydar, Drerl-hkkm, III, 39-43; Subh Mahmesn, en-Nazariyyetl-mme lilmcebt vel-ukud, Beyrut 1983, II, 370; Bilmen, Kamus, VII, 279-290; M. Eb Zehre, el-Cerme, Kahire, ts., s. 426-437. Beir Gzbenli

ATEZM
(bk. LHD).

ATEME
Gecenin bir blm, gnein batndan sonra beliren kzlln kaybolmasyla balayan ve gecenin ilk te birinin bitimine kadar uzayan vakit, yats vakti. lde yaayan Araplar gne batnca hayvanlarn barnaklarna srer, biraz dinlendirirler, karanlk bastrnca da kaldrr, stlerini saarlard; bu vakte de ateme derlerdi. Bu vakitte klnmas sebebiyle yats namazna da ateme namaz (saltl-ateme) denmitir. Bu tabir birok hadiste gemekte ve bunlardan birinde yle buyurulmaktadr: Eer ateme namaz ile sabah namaznn sevabn bilselerdi srnerek de olsa gelirlerdi (Buhr, Ezn, 9). Yats vakti Kurn- Kermde i ( ) kelimesiyle ifade edilmektedir (en-Nr 24/58). Bedev Araplarsa bu tabiri akam namaz iin kullanyorlard. Hz. Peygamber, karkla yol amamas iin i kelimesinin akam namaz iin kullanlmamasn istemitir (Buhr, Mevkts-salt, 19). Bunun gibi, yats namaz iin bedevler tarafndan yaygn olarak kullanlmakta olan ateme kelimesinin bu namaz ifade iin Kuranda zikredilen i tabirinin yerini almas hususunda honutsuzluunu belirtmi ve bu konuda dikkat ve titizlik gsterilmesini emretmitir: Bedevler yats namaznn ismi hususunda sakn size baskn gelmesinler. nk onun ismi Allahn kitabnda idr (Mslim, elMescid, 229). Bylece mslmanlarn din kavram ve terimler konusunda Kuran ve Snnette zikredilen kelimeleri esas almalarnn lzum ve ehemmiyetine iaret edilmitir.

BBLYOGRAFYA

Zemaher, el-Fik, ateme md.; bnl-Esr, en-Nihye, ateme md.; Lisnl-Arab, ateme, i md.leri; Buhr, Ezn, 9, Mevkts-salt, 19; Mslim, el-Mescid, 229; Nevev, erhu Mslim, Kahire 1347-49/ 1929-30, V, 141-142; bn Kayyim el-Cevziyye, Zdlmed, II, 349-351; Ayn, Umdetl-kr, Kahire 1392/1972, IV, 208-210; Azmbd, Avnlmabd (nr. Abdurrahman M. Osmn), Medine 1389/1969, XIII, 329; M. Plessner, Atama, EI (ng.), I, 733. Abdlaziz Bayndr

ATE
eitli dinlerde kutsallatrlan, mnev temizlenme veya ceza unsuru kabul edilen ve sembolik anlatmlar iin kullanlan bir kavram. Bat Trkesindeki ate Farsa titen gelmektedir. Trkler ate anlamnda ot (od) kelimesini kullanmlardr. Ocak (od-cak), od ocak kelimeleri de bu noktada hatrlanmaldr. Bat dillerinin ounda ate anlamna gelen kelimeler benzerlik gstermektedir (ng. fire, Alm. feuer, Fr. feu...). lk insanlar ate ilhamn gnein yakc scakl, yldrmlar, yanardalar ve orman yangnlarndan alm olmaldr. Bununla beraber atein menei hakknda pek ok efsane (mitos) ortaya atlmtr. Birbirinden hayli farkl olan bu efsanelere gre ate kahraman bir kimse tarafndan yeryzne getirilmitir. Atei insanlara veren tanrlardr, yahut insanlar onu tanrlardan almlardr. Atein kendisi tanr veya tanradr, yahut da tanrnn gcn gsteren bir iarettir. Ate kendisine mahsus ruhu olan bir varlktr. O bir devdir veya Helios adl gne devinin yeryzne inmi, evcilletirilmi yavrusu olan bir devdir. Btn bu efsanelerde ortak nokta, atete insan st bir mahiyet ve zellik grlmesidir. Atein kvlcm, kz, duman, rengi, yanarken kard ses trl efsanev anlatmlara yol am, bu nitelikleriyle ate bakclk, falclk ve byclk iin bir ara olarak kullanlmtr. Birok kavmin inan sisteminde yer alan ate ilh ve kltnn en geni tezahr Hindistanda ve randa olmutur. Nitekim atein ilh bir g olarak somutlatrlmasnn en belirgin rnei Hindistandaki ate ilh Agnidir. Hindistanda btn ateler Agniye bal grlr. Hintlilere gre Agni, nceleri ocak atei ile ilgili grlrken daha sonra kurban ateine baland ve bylece insanlarla dier ilhlar arasnda arac olan, kehanette bulunan, tanrlara insanlarn kurbanlarn takdim eden ilh bir varlk olarak kabul edildi. Vedalar devrinde kurban ateinin byye kar koruyucu olduuna inanlyordu. Vedalar sonrasnda Brahmanizm denilen safhada ise ate ile insann lm deindeki soluu arasnda ilgi kuruldu ve bylece kvlcm ile ate arasndaki ilikiden hareketle insan ruhuyla Brahmann ruhu arasnda da bir mnasebet bulunduu, hatta bunlarn edeer olduu sonucuna varld. Hinduizmde gnein uzun zaman gizli kaldna ve ilk defa Agni doduunda grndne inanlr. Odun onun gdasdr. Gnmzde brahmanlar tarafndan gnde defa atee kurabiye ve tereya atlarak Agniye sunuda bulunulur. Hindistanda ate klt canlln korumaktadr. Atein tedavi edici, ifa verici gcne inanlr. Evlenmelerde kutsal ate tututurulur. Cenaze trenlerinde lnn cesedinin yakld yere kutsal ate gtrlr ve treni idare eden din adam bu atele ayr yerden odunlar tututurur. lnn ruhunun, yanmayan iskeleti giyinmi olarak dumanla birlikte ge ykseldiine inanlr. Ate kltnn en eski devirlerden bu yana devam ettii bilinen lkelerden biri de randr. Zerdtn bu ok eski ve ayrntl klt yasaklam olmasna ramen daha sonra ate klt yeniden ortaya kt. Eski Zervanizm ile Zerdtlii birletiren Mecslikte de ate kltnn nemi bykt. Baz kaynaklarn Hz. Peygamberin doumu srasnda sndn yazdklar ate, resm dini Mecslik olan Ssnlerin snmeyen atei idi. rann ate ilh Atar Hindistandaki Agniye benzer. randa Mitraizm devrinde bile gneperestlik ve ateperestlik vard; Atar sonsuz ilh n dnyev ekli

olarak grlen atei temsil ediyordu. Temizleyici saylan ate Ahura Mazdann olu olup Zerdt ondan meydana gelmitir. Eski randa, iinde kutsal atein yand tekede denilen tapnaklar vard. Daha sonra birok lkeye yaylan bu tekedelerin, birka basamakla klan ve ortasnda gn szmayan bir atelii bulunuyordu. Buradaki grevli rahipler atein snmemesine dikkat ederlerdi. tekededen evlere alnan ate de artk sndrlmezdi. Zerdt zamannda yce bir varlk olarak kabul edilen Ahura Mazdann nuru, sonralar da atein ihtiva ettii yaratlmam bir k olarak dnld, bylece ate klt geliti. Zerdtn getirdii dinin hiret inancna gre muhakeme sonucunda ktlerin ate ve erimi madenle cezalandrlacaklarna inanlrd. Ate ktl temizleyecek ve eytanla btnleenlerin dndakiler Ahura Mazdann lkesine gireceklerdi. Zerdtten sonra rahipler din temizlik idealini atele sembolletirdiler. Avestada bu rahipler ate yakan eklinde nitelendirilir. Ssnler devrinde hkmdarn saraynda mill birliin sembol olarak kutsal ate yakma gelenei vard. Mslmanlar, her ne ekilde olursa olsun ate kltne bal ranllar ateperest olarak nitelendirmilerdir. Halen Hindistanda yaayan ve Parsler denilen halk, fetihler dneminde mslmanlarn nnden kam Mecs topluluudur. Bunlarn dini olan Parslik kuvvetli monoteist bir karaktere brnmtr. yinlerde tanr sembol olarak atein merkez bir yeri bulunan bu dinde gnde be defa ate tapnaklarnda atein temizliini korumak iin yinler yaplr. Eski Msrllarda ate hem temizleyici, hem de lm tesi ceza unsuru idi. Eski Yunan mitolojisine gre Zeus insanlar cezalandrmak iin onlardan atei alm, ancak Prometheus onu alp insanlara geri vermi ve bu yzden ate kahraman olarak tannmtr. Eski Yunanllarda ve Romallarda ocak klt vard. Ocak tanras eski Yunanda Hestia, Romallarda ise Vesta idi. Hindistandaki Agni kadar nemli olmasa da Mezopotamyada Nusku, eski Yunanda Hephaistos, Romada da Vulcan ate tanrs saylrd. Eski Romada Vesta tapnaklarnda bkire rahibeler kutsal saylan atee hizmet ederlerdi. Eski Yunan ve Romada her evin snmeyen bir atee sahip olmas istenirdi. nk atein o ailenin atasnn lmeyen ruhunu temsil ettiine inanlrd. Baba eve gelince nce altnda kutsal yass bir ta bulunan ocaa odun atp atee tapnrd. Bu ocan savataki askeri koruduuna inanlrd. Ocak banda bir kran olarak yemek yenir ve atee yenilen eyler, gzel kokulu otlar, iekler atlr, zeytinya, arap serpilirdi. Bylece ate daha parlak hale getirilirdi. Bu gibi det ve inanlar eski Anadolulularda da vard. Ktahya Mzesindeki Frigyallara ait aydnlk ilhesi Hekate heykelleri ellerinde mealeler tutmaktadrlar. Eski Yunanda olimpiyat atei ve onunla tututurulan meale kutsal saylmaktayd. Olimpiyat oyunlarnn geleneksel mealesinin Atinada 2400 yllk tarih Parthenon Tapna nndeki yerden tututurulmas ve yarmalarn yapld yere gtrlerek orada ate yaklmas, eski ate kltnn bir kalnts olarak hl nemli bir seremoni eklinde srdrlmektedir. Eski Yunanllarda ate klt sadece mitolojide kalmam, Efesli Heraklitos ve Empodokles gibi filozoflarn felsefesinde maddenin temel unsuru veya unsurlarndan biri olarak ate kabul edilmitir. Heraklitos, panteist bir anlayla her eyin meneinin ate olduunu ileri srm ve bir kader olarak yine onlarn atee dneceklerini sylemitir. Empodokles ise drt unsurdan en nemlisinin ate olduunu savunmutur. O kendisini bazan bir ilh, bazan da bir peygamber olarak grm, sonunda gklere uacan ispatlamak iin kendisini Etna yanardann ateleri iine atmt. Eski Yunanllarn ate hakkndaki dnceleriyle eski randaki ate klt arasnda byk bir benzerlik olduu dikkati ekmektedir. Yunanllar da Hestiann kutsal ateini dikkatle korumaya almlard. Baka bir yere g ettiklerinde bu atei de yanlarna alp zenle tayorlard.

Eski Bbil mitolojisinde ate temizleyici ve ceza unsuru olarak gemektedir. Atele ikence yapmak birok toplumda bavurulan bir ceza yntemidir. Dnyann sonunun atele geleceine inanan eski Germenlerde ate tanrsna ve ate ruhlarna tapnlrd. Yine baz eski Avrupa kavimlerinde (Keltler, Slavlar) ate tanrlar ve ate klt bulunduu gibi bunun izleri bugnk Avrupallar arasnda hl yaamaktadr. Ate kltnn eski Amerika halklarnda da bulunduu bilinmektedir. Mesel Azteklerde de yaratc g olan ate tanrs Tlalocun su ile arasnda bir balant bulunduuna, hatta eski tanrlarn talarla evrili havuzlarda oturduklarna inanlrd. Baz Afrika ve Amerika yerli kabilelerinde tekedelere benzeyen kutsal yerler vard (bu yerler daha sonraki hristiyan manastrlarn etkilemitir). Avustralya yerlilerinde erkek ocuklar toplulua kabul edilirken mstakbel kaynvalidelerinin verdii bir ate ubuunu alrlar. Onlar snnet icrasn da bir ate ubuu vastasyla yaparlar. Toplulua yeni kabul edilmi erkek ocuk kadnlar tarafndan atee tutulur. Bylece ocuun temizlendiine inanlr. Atele ilgili bir gelenek de Hindistanda en eski rneklerine rastland ileri srlen kzgn ate veya talarn zerinde yrmektir. Bu gelenee XX. yzylda inde, Japonyada, Kuzey ve Gney Asyada, Fiji, Tahiti, Haiti, Yeni Zelanda, Mauritius gibi yerlerde, hatta Bulgaristan, spanya gibi Avrupa lkelerinde, Amerika kzlderililerinde de rastlanmaktadr. Bu gibi uygulamalarn sebebi tabiat st g gsterisi, msumiyetin ispat ve temizlenmedir. Ayrca ate yutma, atei, ateli ya da kzgn bir maddeyi ele, aza alma gibi din ve sihr gayeli eylemler de vardr. lh dinlerden Yahudilik ve Hristiyanlkta ate tanrs veya klt bulunmasa da yer yer dier dinlerden szm baz deyim ve ifadelere rastlamak mmkndr. Yahudilikte atein bir rivayete gre yaratln ikinci gnnde, dier bir rivayete gre ise sebt gn (cumartesi) sonunda iki ta birbirine srtmek suretiyle Hz. dem tarafndan meydana getirildiine inanlr. Yahudilere gre mezbah (kurbanlarn takdim edildii yer) atei gkten gelmi, Hz. Ms devrinden Hz. Sleymann mbedine intikal edinceye kadar kalm, Manassehin hkmdarlna kadar da devam etmitir. kinci mbeddeki ate beer atetir. Ancak bu ate de yamurla snmemitir. Hz. Hrnun oullar Nadab ve Abihunun mezbahta sunduklar yabanc ate beerdir (Levililer, 10/1; Saylar, 2/23). Tanrdan ne geldiyse ate iinde gelmitir. Tora (Tevrat) akkor halinde bir ate ereve iinde verilmi, harfleri ise siyah atele yazlmtr. Dnyev ate gehinnom (cehennem) ateinden yaratlmtr, ancak onun altmta biridir. lk ateten k yaratlmtr. Yahudi kutsal kitap edebiyatnda ate, tecelliyi ifade etmek zere kullanlan temel bir terimdir. Rabbin melei veya Tanr Hz. Msya Horebde bir al ortasnda ate alevinde grnd (k, 3/2, 4). Rab lde k vermek iin geceleyin srilin nnde yrd (k, 13/21-22, 14/24; Saylar, 9/15-16, 14/14; Tesniye, 1/33; Nehemya, 9/12, 19; Mezmurlar, 78/14, 105/39; aya, 4/5). On emrini almadan nce Hz. Ms kavmini Sn dann eteine getirdi. Da ttyordu, nk rab onun zerine ate iinde inmiti (k, 19/18, 24/17). Sn tecrbesi yahudi kutsal kitabndaki ate tasvirinin temelini oluturur. Kutsal Kitabn baz iir blmlerinde Tanr, kendi kudretinden sudr eden bir atele evrili olarak tasvir edilir. Bir ksm Kutsal Kitap ifadelerinde ate mecazi olarak da kullanlr. Bu anlatmlarda Tanr genellikle insan eklinde tasvir edilmektedir. Mesel,

Burnundan duman ykseldi. Azndan ate yiyip bitirdi. Ondan kzler tututular (Mezmurlar, 18/18; ayrca bk. II. Samuel, 22/9; Hezekiel, 1/4-14, 10/2, 6-7). Ate Kutsal Kitapta hem olumlu hem de ykc bir g olarak Tanrnn sembol gibi kullanlmaktadr: Ve hangi Allah atele cevap verirse Allah odur. Ve rabbin atei dt ve yaklan takdimeyi ve odunlar ve talar ve topra yiyip bitirdi (I. Krallar, 18/24, 38; I. Tarihler, 21/26; II. Tarihler, 7/1, 3). Ate bazan bir ilh gazap ifadesidir (Tesniye, 32/22). Tanr gkten ate indirerek (mesel Sodom ve Gomorede olduu gibi) gnahkrlar cezalandrmtr (Tekvn, 19/24; ayrca bk. Levililer, 10/2; Yeu, 7/15). Ate ayn zamanda Tanrnn hizmetkrdr (Mezmurlar, 104/4). Onun sz ate gibidir (Yeremya, 23/29). Ate Yahudilikte uzun zaman yakc ykc zellii dolaysyla uhrev hayatta bir ceza unsuru olarak yerini alm (Tesniye, 32/22; Eyub, 28/5; Amos, 7/4), daha sonraki peygamberlerle ilgili metinlerde ise atele cezalandrmann uhrev tarz daha ak hale gelmitir (aya, 33/11, 50/11, 66/24; Hezekiel, 38/22, 39/6; Tsefanya, 1/18). Apokaliptik (gelecekten haber veren) ve yahudilerle bir ksm hristiyan mezhepleri arasnda apokrif olup olmad tartmal bulunan baz metinlerde uhrev ate cezas ok daha belirgindir (Enoh, 10/6, 18/11, 21/7, 67/13, 90/23-26, 91/9, 100/9, 102/1, 108/3; II. Baruh, 48/39, 43; III. Baruh, 4/16; IV. Makkabiler, 9/9, 12/12). Ancak Yahudilikteki bu uhrev ate cezasnn ran kltrnden geldiine dair baz rivayetler vardr. Yahudi yinlerinde atein kullanl sembolik bir anlam tar. Mbed ve mezbahta yanan ate Tanrnn dim huzurunu gsterir (Levililer, 6/12-13). Yahveye kurban olarak takdim edilen eylerin ve gnln ate zerinde yaklmas arttr. Zira rab onun kokusundan holanmaktadr (k, 29/18; Levililer, 1/9-17, 16/13). Kurbann bu ekilde atete yaklmasyla gnahn zerindeki ilh hkm ve gnahlarn temizlenmesi arasnda sembolik bir iliki kurulmutur. Atele temizlenme, zellikle Bbil srgnnde bazan tarih bir tecrbe olarak grnr. Ancak bu tecrbe bo yere de olabilir. nk Yahvenin gn srili temizleyecektir (Mezmurlar, 66/ 12; aya, 43/2; Yeremya, 6/29, Hezekiel, 22/20-21, 24/12; Zekarya, 13/9; Malaki, 3/2, 4/1). Btn bunlarla beraber ate yakmak, sebt gn yaplmamas gereken otuz dokuz yasaktan biridir (k, 35/3). Ancak Saddkler ve Karalerin aksine Rabbler, kutsal metinde ayrca ifade edilen bu yasa tevil edip, Aslolan atein mevcudiyeti deil yaklmasdr diyerek bir gn nceden braklan bir atee sebt gn yakt ilve etmemek artyla buna izin verdiler (masa zerindeki sebt klar iin de durum ayndr). Yahudi eriatnda zinann, erkek erkee veya bir hayvanla temas eklindeki cins sapkln cezas lmdr veya atete yaklmaktr (Tekvn, 38/24; Levililer, 20/10-15, 21/9). Hristiyanlkta, Eski Ahidde verilen atele ilgili bilgilere ek olarak baz yeniliklerle birlikte o bilgileri destekleyen u aklamalar yer almaktadr: Hz. s Yuhannaya grndnde gzleri ate alevi gibi idi (Vahiy, 1/14, 2/18). Hz. sdan sonra havrilerin zerine kutsal ruh indi. Anszn gkten bir ses geldi, oturduklar evi doldurdu. Ve ateten imi gibi blnen diller onlara grnp onlarn her birinin zerine kondu. Kutsal ruhla doldular. Kendilerine ruhun verdii syleyie gre baka dillerle sylemeye baladlar (Resullerin leri, 2/2-4). Uhrev tecellilerde dim unsur atetir (Resullerin leri, 2/19; Vahiy, 15/2, 19/ 12; karlatrmak iin bk. aya, 4/5, 64/ 2, 66/15; Daniel, 7/9-10; Yoel, 2/30; Mika, 1/4, Zekarya, 2/5; Malaki, 3/2). Hz. s dnyaya ate atmaya gelmitir. O ate imdiden tutumusa daha ne isterim demektedir (Luka, 12/49). Hz. s, kendinden sonra gelecek, ondan daha kudretli bir ahsiyeti ate motifi iinde yle haber vermektedir: Geri tvbe iin ben sizi su ile vaftiz ediyorum; fakat benden sonra gelen benden daha

kudretlidir. Onun arklarn tamaya ben lyk deilim. O sizi Rhulkuds ile ve ate ile vaftiz edecektir. Onun yabas elindedir ve harman yerini btn btn temizleyecektir; budayn, ambara toplayacak fakat saman snmez atele yakacaktr (Matta, 3/11-12; ayrca bk. Luka, 3/16, 12/49). Hz. Lt Sodomdan ktnda gkten ate yam, ehirde kalan kavminin hepsini helk etmitir. nsanolunun grnd gnde de byle olacaktr (Luka, 17/29). Yoel peygamber son gnlerde olacaklar arasnda gkte hrikalar, aada yeryznde de almetler zuhur edeceini, kan, ate ve duman buusu olacan Allahtan haber vermitir (Resullerin leri, 2/16-19; Yoel, 2/28-32). Yeni Ahid atei ok defa bir hkm gn eleman olarak kullanm, dnyann sonundaki ateten, cehennem ateinden, ebed ateten bahsetmitir (Matta, 3/10, 12, 5/22, 13/40, 18/8-9, 25/41; Markos, 9/43-48; Luka, 17/29; II. Petrus, 3/7; Yehudann Mektubu, 23; Vahiy, 8/7, 9/18, 11/5, 14/10, 19/20, 20/9-15, 21/8). Herkesin iinin ne eit olduu atele kefolunacak, onu ate ispat edecektir. Ate uhrev konular iin mecazi bir anlatm unsurudur (I. Korintoslulara, 3/13, 15; I. Petrus, 1/7; Vahiy, 3/18). slm dininde ate kltne dellet edebilecek bir ey bulunmad gibi yce Allahtan bakasn tanr bilme, ona tapnma da yasaktr. Tevratta anlatlan, Hz. Msnn Sn dandaki ve Horebdeki bir al ortasnda bulunan ate alevinde Tanry grmesi olay Kurn- Kermde bulunmaktaysa da bu tecellideki atein rol farkldr: O bir ate grmt de ailesine, Durun, ben bir ate grdm, ya ondan size bir kor getirir, ya da atein yannda bir yol gsteren bulurum demiti. Ms atein yanna gelince, Ey Ms! diye seslenildi, ben phesiz senin rabbinim, ayandakileri kar, nk sen kutsal bir vadi olan Tuvdasn. Ben seni setim, artk vahyolunanlar dinle (Th 20/10-13). Grld gibi burada ate vahye muhatap olmak iin bir vesiledir. Bu durum dier bir yette daha belirgindir: Ms ailesine, Ben bir ate grdm; size oradan ya bir haber getireceim, yahut snasnz diye tutumu bir odun getireceim demiti. Oraya geldiinde kendisine yle nida olunmutu: Atein yannda olan ve evresinde bulunanlar mbrek klnmtr (en-Neml 27/7-8). Yine bir baka yet ayn bilgi ile balayp yle devam etmektedir: Oraya gelince, mbrek yerde vadinin sa yanndaki aa tarafndan, Ey Ms! phesiz ben lemlerin rabbi olan Allahm diye seslenildi (el-Kasas 28/29-30). Rgb el-sfahn Kurn- Kermde atein ekilde kullanldn belirtir (el-Mfredt, nr md.). 1. Is ve k kayna olan ve duyu ile alglanan tabii ate (el-Bakara 2/17; el-Vka 56/71-72). 2. Mutlak mnada hararet veya cehennem atei (el-Bakara 2/24; el-Hac 22/72). 3. Bozguncu siyasetten kinaye olarak kullanlan harp atei (el-Mide 5/64). Ate stma ve aydnlatmay salayan ilh bir nimet, ayn zamanda Allahn fiil ve kudretini belgeleyen bir delildir (Ysn 36/80; el-Vka 56/71-74). Onun yakcl ilh kudretin mutlak kontrol altndadr. Nitekim Allahn emriyle Hz. brhimi yakmamtr (el-Enbiy 21/69; elAnkebt 29/24). eytann da iinden geldii cin taifesi ok kzgn, dumansz ateten (nrssemm), dier bir ifadeyle yaln bir alevden (mric-nr) yaratlmtr (el-Hicr 15/27; er-Rahmn 55/15). Cehennemin en briz unsuru atetir. Sadece ate anlamna gelen nr kelimesi Kuranda ok defa cehennem yerine kullanlmtr. Ayrca birok yette nr- cehennem deyimi gemekte ve nr ile

birlikte kullanlan baz kelimelerle bu atein nitelikleri gsterilmektedir (bk. NR). Hadislerde ate (nr) genellikle cehennemi ifade etmek zere, bazan da azap anlamnda kullanlm ve nr kelimesiyle ashbn-nr, ehln-nr, azbn-nr, fitnetn-nr ve ebvbn-nr gibi deyimler olumutur (bk. Wensinck, Mucem, nr md.). Tasavvuf ve tarikatlarda atele ilgili uygulamalar ve anlatmlar bulunur. Seyyid Ahmed er-Rifnin Ak atetir sz, ayrca Riflerin atei azlarna, ellerine almalar veya yanan frnn iine girmeleri gibi davranlar hatrlanmaldr (ayrca bk. CEHENNEM).

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, nr md.; Divan Lgatit-Trk Tercmesi, I, 43; Wensinck, Mucem nr md.; Sedat Veyis rnek, Etnoloji Szl, Ankara 1971, s. 25; Azra Erhat, Mitoloji Szl, stanbul 1972, s. 327; Orhan Hanerliolu, slm nanlar Szl, stanbul 1984, s. 52, 480, 503; J. G. Frazer, Mythus of the Origin of Fire, London 1930; Nermin Nefti, O Yakadan Bu Yakaya, stanbul 1957, s. 19-20 (Kerkk evresinde ate inanc); Calwer, Bibel Lexikon, Stuttgart 1959, s. 318-319; efik Can, Klasik Yunan Mitolojisi, stanbul 1962; Bahaeddin gel, Trk Mitolojisi, Ankara 1971, I, 7, 27-29, 54, 68, 85-88, 101-103; smet Zeki Eybolu, Anadolu nanlar, stanbul 1974, s. 73-78; Abdulkadir nan, Eski Trk Dini Tarihi, stanbul 1976, s. 11; A. Yaar Ocak, Bektai Menkbnmelerinde slm ncesi nan Motifleri, stanbul 1983, s. 190-191; N. Poppe, Zum Feuer Kultus bei den Mongolen, AM, II (1925), s. 130-145; te, Yeni MuhtlMarif, stanbul 1328-30, I, 543-569; O. Hut, Der Feuer Kult der Germanen, Archiv fr Religionswissenschaft, sy. 36 (1939), s. 108-134; Hikmet Tanyu, Trklerde Atele lgili nanlar, I. Uluslararas Trk Folklor Kongresi Bildirileri IV, Ankara 1976, s. 283-304; mer Rza Dorul v.dr., te, TA, I, 614-633; C. M. Edsman, Feuer, RGG, II, 927; E. Hertasch, Feuerbestattung, a.e., II, 930-931; Agni, Fire, An Encyclopaedia of Religion (ed. Verqilius Ferm), New Jersey 1959, s. 8, 220; E. M. Good, Fire, IDB, II, 268-269; S. G. F. Brandon, Firecult, DCR, s. 288; L. I. Rabinowitz, Fire, EJd., VI, 1302-1303; A. E. Crawley, Fire, FireGods, ERE, VI, 26-30; Ate, ABr., II, 500-501; M. Boyce, Atasa, EIr., III, 1-5; Muhammed Mctehid ebuster v.dr., te, DMB, I, 90-95. Hikmet Tanyu

ATE, Ahmet
(. 1913-1966) Arap, Fars ve Trk filolojileriyle megul olmu son devir mtehassslarndan. Gaziantepin Nizip kazasna bal Barak nahiyesinin Acakynde dodu. Demiryolu mteahhitlii yapan ve aslen Konyal olan babas Atezde Mustafa Bey, ii icab devaml olarak bir yerde kalamam, bu sebeple olunun ocukluk yllar eitli yerlerde gemitir. Ahmet Ate ilkokulu Marata, ortaokulu Konyada bitirdi, 1935te stanbul Yksek retmen Okuluna girdi. Yksek tahsilini Yksek retmen Okulu talebesi olarak stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi Trk Dili ve Edebiyat Blmnde yapt. O zamanlar bu blmde yardmc ders olarak bulunan Arapa ve Farsay da ayr bir ilgi ile takip etti. Faklteden mezun olunca o srada Arap-Fars filolojisinde hocalk yapan Prof. Dr. Hellmut Ritterin yanna asistan oldu (1939). an-Nbigat ad-Dubyni adl almas ile 1943te doentlie ykseldi. 1939dan H. Ritterin 1949da Almanyaya dnne kadar, Arap ve Fars dil ve edebiyatlarnn nce mstakil krs, daha sonra bir blm olarak gelimesinde hocasnn en yakn mesai arkada oldu. Bu tarihten sonra da blmn retim ve ilm aratrmalarna en salhiyetli ahsiyet olarak yn verdi. 1953te profesr oldu; 1956dan itibaren arkiyat Mecmuasn kard. eitli faaliyet ve neriyatna ramen 1938den beri gayri resm bir messese halinde kalm bulunan arkiyat Enstitsn hukuk hviyetine kavuturdu (1962). Fetih Derneine bal olarak kurulan stanbul Enstitsnn mdrln yapt (1954-1959). 1966 Eyllnde, mufassal bir ran tarihi yazdrlmas iin Tahranda yaplan bir toplantya katld; 20 Ekim 1966da vefat etti. Her zaman mtevazi ve msamahakr olan Ate, gerek yerli gerekse yabanc dostlaryla olan mnasebetlerinde daima iyi insan numunesi olarak yaam, sevilmi ve aranmtr. stikbal vaad eden genlerle ve arkadalaryla hususiyetle megul olurdu. Vazifesine dknl ile etrafna rnek olmu, vazifesini hi aksatmam, son gnlerinde ders srasnda geirdii baz ciddi skntlar bile balad dersi bitirmesine engel olamamtr. eitli ilm messese ve teekkllerde ilm ve idar grevler alm olan Atein hayatnda, ehemmiyet srasna gre, hocalnn ve arkiyat Enstits mdrlnn hemen arkasndan slm Ansiklopedisi murahhas mdrl gelmektedir. Bunlardan baka kurucular arasnda bulunduu Milletleraras ark Tedkikleri Cemiyetinin idare heyeti yesi, Suriyede Mecmaul-lugatilArabiyyenin (Arap Dil Akademisi) muhabir yesi, Trk Dil Kurumunun ve Trk Kltrn Aratrma Enstitsnn de yesi idi. Ahmet Ate, Trkiyede Arap ve Fars filolojileri sahalarndaki almalarn tarih aknda, eskisinden ok farkl olarak alan yeni bir devrin banda gelmi ve bu yeni devri eskisine balamtr. Medreselerin kapatlmas, orta ve yksek dereceli tahsil messeselerinde Arapa ile Farsann eski yaygn eklinden vazgeilerek bunlara sadece niversitelerde, aratrma ve ihtisas sahas olarak yer verilmesi, iaret edilen devri hazrlayan balca sebeplerdendir. Bir taraftan eski devrin mensuplar azalrken dier taraftan yeni devrin nceleri yadrganan mensuplar yetimeye balamtr ki bunlarn ilk ve en byk mmessili odur. Onun Edebiyat Fakltesinde tahsiline

balad zaman devam ettii Trkoloji ksmnda, Trk edebiyatnn slm medeniyeti erevesine giren devrelerini tedkik ve tedris eden derslerin yannda ve daha ok bunlara yardmc diye konmu Arapa ve Farsa dersleri de vard. Onun Trk dili ve edebiyat zmresindeki hocalarndan M. Fuad Kprl, Ragp Hulsi zden, R. Rahmeti Arat, A. Nihat Tarlan, A. Caferolu gibi simalar dil ve edebiyat meselelerini modern usullerle ele alan limlerdi. Fakat asl ilgi duyduu sahada ona yn veren ahsiyet H. Ritter olmutur. Bununla beraber o, eski devrin son mmessillerinin bazlarndan da istifade etmitir. Nitekim bu simalardan bilhassa erefettin Yaltkayay saygyla anar, kendisinin vazife anlayna dair baz mahedelerini naklederdi. Bu sebeple onun ilimde eceresi . Yaltkaya gibi ahsiyetlerle Doulu limlere, H. Ritterle Batnn en sekin msteriklerine balanr. Geni bir kltre sahip olan Ate, ayn zamanda titiz bir aratrc ve veld bir limdir. Bunda tecesss ve meraknn, eitli konulara dair eserler okumasnn, deiik ktphanelerde yazma eserler zerindeki devaml almalarnn olduu kadar slm Ansiklopedisindeki faaliyetinin de tesiri olmaldr. Bu hususiyeti ayrca onun daima orijinal konular bulup ilemesini de temin etmitir. Eserleri. Ahmet Ate yurt iinde ve dnda birok kongre veya benzeri ilm toplantlara, Tercmnl-belga, bn Snnn Risletl-iksri ve Hikmetl-mevt rislesi, ehnmenin telif tarihi, Abdullah el-Ensrnin Zemml-kelm gibi mevzularda daima yeni ve orijinal aratrmalarla katlmtr. ou Arap, Fars ve Trk filolojileriyle ilgili telif, tercme veya metin tesisi mahiyetindeki eserlerinin belli ballar unlardr: 1. Sindbd-nme (stanbul 1948). Bu eserde Sindbd hikyelerinin, Karahanllar Devletinin shib-ins olup VI. (XII.) yzyl ortalarnda yaam Muhammed b. Ali ez-Zahr es-Semerkandnin kaleme ald ndir Farsa bir metnini neretmi, Pehlevden yaplm eski bir tercmeye dayanan bu rivayetin nemini belirtmek iin de esere uzun bir giri ilve etmitir (s. 1-104). Eserin ikinci ksmnda Farsa rivayetin tenkitli metni (s. 1-345) ile birlikte avam Arapasyla yazlm, yine eski bir rivayet verilmitir (s. 347-388). Gerek bu eser gerekse aada bahsedilen Tercmnl-belga ofset suretiyle randa birok defa baslmtr. Hatta Sindbdnmenin Arapa tercmesinde (Sindbd el-Hakm, trc. Emn Abdlmecd Bedev, Kahire 1392/1972) Ahmet Atein bu neri esas alnmtr. 2. Kitb Tarcumn al-balaga (stanbul 1949). Muhammed b. mer er-Rdynnin eserinin bu nerinin birinci blmnde eserin tenkitli metni ve yazmasnn faksimilesi, eitli indeksleri, ikinci blmnde ise eser ve mellifine, nere esas olan yazma ve bunun eski Farsa yazmalar arasndaki yerine dair bir ksm, ayrca metinle ilgili aklamalar verilmektedir. ran edebiyatnn slm devresinde edeb sanatlar hakknda yazlm halen bilinen en eski ve ok mahdut saydaki Farsa edeb mensur eserlerden biri olan Tercmnlbelga, mehur air Ferrhye isnat edilmekte ve yalnz ismen bilinmekte idi. Ate eserin bir nshasn bularak (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 543) mellifi hakknda tekrarlanagelen rivayetin mahiyetini ve Rdynnin hviyetini ayr ayr ele alm ve hicr V. yzyln sonlarnda veya sonraki yzyln balarnda telif edilebilecei neticesine vard Tercmnl-belgay tahlil ederek benzeri eserlerle ilgi ve mnasebetleri zerinde durmutur. 3. Vesiletn-nect (Mevlid), (Ankara 1954). Sleyman elebi mevlidinin bu nerinde Ate, notlar ve aklamalarnn bir ksmn bu tarz eserlerin dou ve inkiafna, Sleyman elebiye ve eserine ayrmtr (s. 1-88). Bu alma ile Trk edebiyatnn bu aheseri ilk defa ilm bir aratrma mevzuu olmu yine ilk defa eserin tenkitli metni neredilmitir (s. 91-147). Bu nere en eski nshalardan birinin faksimilesi de ilve edilmitir. 4. Cmi al-tavrh, II. cilt, drdnc cz, Sultan Mahmud ve Devrinin Tarihi (Ankara 1957). II. cilt, beinci cz, Seluklular Tarihi (Ankara 1960). Eser Redddin Fazlullahn Cmiut-tevrhinin zikredilen ksmlarnn tenkitli neridir. Bu neir hakknda kan bir tenkide cevaben yazd makale

Atein metin tesisi mevzuunda en gzel yazlarndan biridir (Cmi al-tavrh tenkidi mnasebetiyle, TTK Belleten, XXV/97 [1961], s. 29-61; Farsa trc. Der bb- nakd-i Cmi altevrh, Mecelle-i Dnikede-i Edebiyyt, 1340 h./1961, yl 8, say 23, s. 1-36). 5. Risla f mhiyat al-ik (stanbul 1959). bn Snnn rislelerinin tenkitli metnini ve Trke tercmesini ihtiva eder. 6. ehriyr ve Haydar Babaya Selm (Ankara 1964). Eserin birinci ksmnda nl zer air Muhammed Hseyin ehriyr tantlr ve ikinci ksmda sanatkrn en ok tannan eseri yer alr. 7. stanbul Ktphanelerindeki Farsa Manzum Eserler Katalou (stanbul niversitesi ve Nuruosmaniye ktphaneleri; stanbul 1968). Vefatndan sonra kan kitap halindeki bu son almasnn geni ereveli bir tasavvurun ilk cildi olduu anlalmaktadr. Bu eser benzeri almalarn en mkemmel rneklerinden biri olup Farsa yazmalar bakmndan ehemmiyeti bilinen ad geen ktphanelerdeki metinlere dayanan bir ran iir tarihi mahiyetindedir. Tercme ettii kitaplar arasnda ise unlar vardr: 1. Frb, limlerin saym [s al-ulm] (stanbul 1955); 2. Rvend, Rhat-s-sdr ve yet-ssrr (I-II, Ankara 1957, 1960). stanbul ve bilhassa Anadoluda Ankara, Konya, Bursa, Edirne, Manisa, Tire, Afyon, orum, Yozgat, Amasya, Samsun, Tokat, Kastamonu ve havalisi gibi yerlerdeki ktphanelerde yapt aratrmalarn neticeleri olarak yazd makalelerde, bu ktphanelerde muhafaza edilen ve ilim lemince tannmayan birok eserin yegne nshasn, bazlarnn tadklar hususiyetler bakmndan ehemmiyetli nshalarn devaml surette tantmt (bu makaleler hakknda etrafl bilgi iin bk. Nihad M. etin, Ahmet Ate, Oriens, XXI-XXII, 14-15; tantlan nshalar hakknda bk. Yusuf Demirkol, bibliyografyada gsterilen eser; Ada ve UDMde kan maddeleri hakknda bk. etin, M, VII, s. 9-22). Ahmet Atein bunlardan baka bata slm Ansiklopedisi olmak zere Trkiyat Mecmuas, arkiyat Mecmuas, Trk Dili ve Edebiyat Dergisi, TDAY-Belleten ve Tarih Dergisinde birok aratrma mahsul makale ve kitap tantma yazs yaymlanmtr. Bunlar arasnda zellikle Metin Tenkidi Hakknda (TM, 1942, VII-VIII, s. 253-267) adl makalesi, Trkiyede modern metotlarla metin neri almalarnda bir dnm noktas tekil etmitir. Atein kitap ve makalelerinin kronolojik bir listesi de yaplmtr (bk. etin, M, VII, s. 9-22).

BBLYOGRAFYA

Yusuf Demirkol, stanbul Ktphnelerinde Prof. Ahmed Atein Tavsif Ettii Yazmalarn ndeksi, stanbul 1969, stanbul arkiyat Aratrma Merkezi Ktp., Tez nr. 136; Nihad M. etin, La Vie et lCEeure dAhmed Ate (1911-1966), RI, XXXVI/1 (1968), s. 157-164; a.mlf., Zindeg v r- Ahmed te (trc. smet Hekm), Rhnm-y Kitb, XIII/11-12, Tahran 1349 h./1971, s. 737-747; a.mlf., Ahmed Ate, Oriens, XXI-XXIII, Leiden 1968-69, s. 622-630; a.mlf., Ahmed Ate, Hayat ve Eserleri, M, VII (1972), s. 1-24 ve burada gsterilen yerler; Hd limzde, te, DMB, I, 95-97.

Nihad M. etin

ATE, Osman Hulsi


(bk. HULS EFEND, Osman).

TE-i RM
Eskiden bir sava silh olarak kullanlan yanc, yakc ve patlayc bir madde. Daha ok Bizansllarca kullanld iin bu adla mehur olmutur. lk nce inliler tarafndan bulunduu ve inden yayld hakkndaki kanaat ise daha yaygndr. Bizansllarn ilh bir g olarak kabul ettikleri, terkibi yzyllarca bir sr gibi saklanan bu atein esasnn o alarda kullanlan gherile olduu, bunun kkrt ve zift maddeleriyle karmna neft yann eklenmesiyle de myi haline getirildii daha sonra anlalmtr. Su zerinde dahi yanabilme zelliinden dolay te-i bahr adyla da anlmtr. Grejuva atei de denilen bu atein birleimine kmr tozu ilve edilerek bu maddenin bir bakma barutun basit bir ekli olduu sylenebilir. te-i Rmyi, Bizans imparatorlarndan Konstantin Pogonatosun hkmdarl zamannda Msrl veya Baalbekli Kallinikos adl biri Bizansa getirmi (652) ve silh olarak kullanlmasnda nc olmutur. Mcidinin de yanl olarak bu kii olduu zannedilmitir. Halbuki atein IV. hatta II. yzyllarda varl biliniyordu. Rum atei Bizansllar tarafndan ilk defa, Halife Muviye zamannda stanbulun fethi iin gnderilen Sfyn b. Avf kumandasndaki slm ordularna (674), daha sonra da stanbulu kuatan Ruslara ve yine mslman kuvvetlerine kar kullanlm ve tesirli olmutur. Bizansllarn ilh bir sr gibi saklama gayretlerine ramen Araplar tarafndan inlilerden renilen bu atein daha da gelitirilerek neft-i kazf veya harrka adlar altnda Hal seferleri srasnda kullanld grlmtr. Bundan dolay Avrupallar bu silha Arap atei adn vermilerdir. Rum ateinin kullanm XIV. yzyldan sonra Anadoluda da yaylm, Timur zmir Kalesini bu ate sayesinde alabilmitir. Bizansllar bu atei son olarak 1453te Osmanllarn stanbulu kuatmalar srasnda kullanmlardr. Rum ateinin fndk byklnden f byklne kadar birok eidi vard. Bunlar byklne ve yerine gre ok ucuna balanarak veya mancnkla, topun icadndan sonra ise toplarla atlmtr. ieler iinde hazrlananlar ise gnmzdeki el bombalar gibi kullanlrd. Surlara trmananlara kar byk kaplarla burlardan aa boaltlan bu ate Araplarn eline getikten sonra havai fieklerle ve mancnklarla atlmtr. stanbulun fethinden sonra, Osmanl Trkleri tarafndan topun gelitirilmesiyle ikinci planda kalan te-i Rm Avrupada bir sre daha varln srdrm, XIX. yzylda ise tamamen tarihe karmtr.

BBLYOGRAFYA

C. Zeydn, Trut-temeddnil-slm, Kahire 1958, I, 200-201; G. Ostrogorsky, Bizans Devleti Tarihi (trc. Fikret Iltan), Ankara 1981, s. 116, 146, 187, 258, 274; Pakaln, I, 107-109; C. Zenghelis, Le feu grgeois et les armes feu des Byzantins, Byzantion, VII, Bruxelles 1932, s. 265286; TA, IV, 133; Efdalddin, te-i Rm, TA, I, 634-638.

Abdlkadir zcan

TEBZ- VEL
Ysuf b. zzeddin (. 684/1285) Mevlevliin nl simalarndan. Hayat hakknda yeterli bilgi yoktur. Mevcut bilgiler, menkbev de olsa yaad yllar ve Mevlev kltrndeki yeri hakknda fikir verecek durumdadr. Mevlnnn babas Baheddin Veled ile Horasandan geldii veya kafileye Karamanda katld rivayet edilmektedir. Horasandan geldii yolundaki gr daha kuvvetlidir. Ysuf b. zzeddine atele oynayan kii anlamna gelen Farsa tebz unvannn verilmesi u menkbeye dayanr: Bir gn, mutfakta odun kalmadn arzetmek zere Mevlnnn huzuruna girer. Mevlnnn latife olarak, Kazann altna ayaklarn sokarak kazan kaynat! demesi zerine yle yapar; ayak parmaklarndan kan alevlerle a piirir. Kermetin aklanmasn istemeyen Mevln, Hay tebz, hay! der. Bylece Ysuf bu olaydan sonra tebz unvanyla anlmaya balar. tebz- Velnin trbesi Konyada Meram yolu zerinde Akan (kn klar) tepesi yaknlarndadr. Seluklu trbe mimarisinin zelliklerini tayan yapnn muntazam kesme tatan ina edilmi gvde ksm ieriden kare, dardan sekizgen planldr. st ise ehram bir klah ile rtl olup Arapa kitbesi gneydeki niyaz penceresinin zerindedir. Trbenin civarna, Sultan Veledin kz Arfe eref Hatunun olu Muzafferddin Ahmed Paa torunlarndan elebi Abdssamed tarafndan bir zviye yaptrlm ve vakflar kurulmutur. Zamanla harap olan bu zviyenin yerine bugnk tekke, postniin Vhid elebi tarafndan 1897 ylnda ina ettirilmitir. Mevlevlikte mutfak ahane olduu gibi daha nemlisi, Mevlevlie intisap niyaznda bulunan kiilerin temel eitimlerinin yapld yerdir. Mevln zamannda bu nemli grevi tebz- Vel Ysuf b. zzeddin yerine getiriyordu. Sonraki dnemlerde bu unvan bu greve tayin edilen kiiler iin kullanlmtr. Mevlevhanelerdeki zel ocaa tebz- Vel oca denir. nemli gnlerde a burada piirilir, ayr bir yerde saklanan gm renkli tebz- Vel kazan, ii bitince ykanarak zenle yerine kaldrlrd. Mevlev derghlarnda meydn- erifte serili beyaz postun ad tebz postudur. Bu makama teslimiyet, Mevlevlie ikrar vermek, ileye soyunmak demektir. Sliklerin mrebbisi olan te-bz trbedarnn yin srasnda semhanedeki yeri postniin ve tarikat dedenin hizasnda idi. Mehatnmeler ok defa tebz eyhi ile gnderilirdi. Kazan ve tencerelerin alnda olduu gibi yemekten sonraki glbankta tebz- Vel de zikredilir. Mevlevlikte onun makam ve mevkiine daima byk sayg gsterilmitir.

BBLYOGRAFYA

Skb Dede, Sefne, s. 211, 212-213; Abdlbki Glpnarl, Mevlndan Sonra Mevlevlik, stanbul 1953, s. 205, 290, 331, 332, 333, 396, 415, 416; a.mlf., Mevlev dp ve Erkn, stanbul 1963, s. 7, 126; Konyal, Konya Tarihi, s. 587; N. Clment Huart, Mevlevler Beldesi Konya (trc. Nezih Uzel), stanbul 1978, s. 141-143; Hasan znder, Konya Velleri, Konya 1980, s. 115-123; Hakk nkal, Konyada te-bz- Vel Trbesi, FD, sy. 1 (1975), s. 223-238. Hasan znder

TEKEDE
Lutf Ali Beg zerin (. 1195/1781) uar tezkiresi. Farsa yazan 845 airin biyografisini ihtiva eden eser, 1174 (1761) ylnda yazlmaya balanmtr. Tezkirenin tamamlanma tarihi ise, belli deildir. Ancak eserde airler iin verilen lm tarihlerinden en sonuncusu 1193 (1779) olduuna gre bu tarihten sonra tamamland sylenebilir. rann Afgan istilsndan (1709) gney eyaletlerinde dzeni salayan Kerim Han Zende kadar sren karklk dnemi hakkndaki elli yllk tarihinden bahseden bir nszn ardndan, airlerin mensup olduklar blge ve ehirlere gre tertip edilmi olan tekede, micmere (mangal) adl iki ana blmden meydana gelmitir. Lutf Ali Begin kendisinden nceki dnemlerde yaam airlerin hayatlarna dair bilgi verdii ilk micmere ule, ahger ve fr adl alt blme ayrlmtr. ule alt blmnde slm dnyasnn air olan hkmdar, ehzade ve emrlerinden; ahger alt blmnde ran, Turan ve Hindistan airlerinden; fr alt blmnde ise kadn airlerden bahsedilmektedir. Tezkirenin bu ksmnda verilen bilgilerin ou Tak-i Knin Hulsatl-er ve zbdetl-efkr adl eserinden alnmtr. Mellifin ada yetmi kadar airin biyografisini ihtiva eden ikinci micmere pertev ad verilen iki alt blme ayrlmtr. Birinci pertev Afganllarn ran istils ve sonraki olaylar hakknda bir giriten sonra ada airlerin biyografilerini, ikinci pertev ise mellifin otobiyografisini ve iirlerinden yapt semeleri ihtiva eder. Dnya ktphanelerinde birok nshas bulunan (bk. Storey, I/2, s. 871 vd., ayrca Ktp., FY, nr. 499, 612, 619) tekedenin henz tam bir ilm neri yaplmamtr. Eser Kalkta (1249/1833) ve Bombayda (1277/1860, 1299/1882) ta basmas, Tahranda (1337 h./1958) ise eski bir yazmadan ofset olarak Seyyid Cafer ehdnin nsz ve notlar ile yaymlanmtr. Ancak hepsi de el yazs nshalardan ta basmas veya ofset suretiyle yaplan bu basklardan faydalanmak gtr. Tahran basksnn dierlerine tercih edilen tek yan ahs, yer ve kitap adlarn ihtiva eden fihristlerinin bulunuudur. tekedenin ikinci basksn hazrlamaya balayan Hasan Sdt Nsr, imdiye kadar eserin Irk- Acemde yetien airlerin sonuna kadar olan blmn cilt halinde yaymlamtr (Tahran 1336 h. [1957]; 1338 h. [1959] ve 1340 h. [1961]). tekedenin hkmdarlar, prensler ve emrlerden bahseden ule blm N. Bland tarafndan The Atash-Kadah or Fire-Temple, by Hajji Lutf Ali Beg of Isfahan adyla ilk defa Londrada baslmtr (1841). zellikle mellifin yaad devrin ran tarihi iin de nemli bilgiler ihtiva eden tekedenin Trke bir tercmesinden sz ediliyorsa da (bk. EI [ng.], V, 834; Storey, I/2, s. 872) bu doru olmamaldr. Zira tercmenin bask yl iin verilen 1259 (1843) tarihi tekede tercmesine deil, Devletah Tezkiresinin Fehmi Efendi tarafndan Sefnet-uar adyla yaplan tercmesine aittir.

BBLYOGRAFYA

Storey, Persian Literature, I/2, s. 871 vd.; Ahmed Gln-i Men, Tr-i Tezkireh-y Frs, Tahran 1348 h./1969, I, 3-17; N. Bland, Account of the Atash-Kadah Biographical work on the Persian poets, by Hajji Lutf Ali Beg of Isfahan, JRAS, VII (1843), s. 345-392; J. H. Kramers - [J. T. P. Burijn], Lutfal Beg, EI (ng.), V, 834; Tahsin Yazc, Lutf-Ali Bey, A, VII, 93-96; DMF, I, 49; tekede, DMB, I, 99. Tahsin Yazc

ATEPERESTLK
(bk. MECSLK).

ATFE
Hadislerin yazl srasnda unutularak yazlmayan ve sonradan sayfa kenarna veya satr arasna ilve edilen kelimeye iaret etmek zere, bu kelimenin dt yerden saa veya sola doru izilen yatay izgi. (bk. LAHAK).

ATFYE
(bk. ETTAFEYY).

ATHAR- RN
randa tarih deer tayan sanat eserlerini tantmak zere Franszca olarak yaymlanan dergi. ran Eski Eserler Mdrlnn yll olarak 1936dan itibaren karlan dergi, ran Mill Eitim Bakanlna bal bu mdrln bana getirilmi bulunan Fransz uzman Andr Godard tarafndan Hollandada Haarlemde bastrlyor ve Pariste Paul Geuthner Yaynevi aracl ile datlyordu. Dergi balnn altnda ayrca Annales du Service Archologique de lIran eklinde bir alt balk daha bulunuyordu. lk fasikl 1936da yaymlanan derginin her yl iki fasiklden oluan bir cilt halinde karlmas tasarlanmt. 1938e kadar sadece cildi km, uzun bir aradan sonra 1949da yaymlanan IV. cildi ile yaym sona ermitir. lk saynn banda yaymcs A. Godard, derginin yeni aratrmalara zemin hazrlamak gayesiyle karlmakta olduunu ve bunun iin mmkn olduu kadar bol izgi, fotoraf, kitbe kopyas, ksa aklama metinleri ve ok lzumlu sonularla tarih notlar yaymlayacan aklam ve arkeolojiyi kartrmaktan baka bir ie yaramayan teorilerden kanacan belirtmitir. lk sayda P. Pelliot, M. Bementh Smith gibi yabanclarn da makaleleri bulunmakla beraber, yazlarn byk bir ksm A. Godard tarafndan yazlm, baz saylar tamamen onun veya Maxime Sirouxun kaleminden kmtr. Baz saylarda Tak Mustafav, Mehd Behrm, Yedda Godard, Behmen Kerm gibi imzalar da grlmektedir. Olduka itinal baslm, bol resimli ve izimli bu ilm derginin randaki sanat eserlerinin tantlmas hususunda byk hizmeti olmutur. Makaleler ran snrlar iinde eitli blgelerde, hatta bazlar eriilmesi son derecede zor yerlerde bulunan, gerek Ssn dneminde gerekse slmiyetin yerlemesinden itibaren yaplan mimari eserleri, planlar, sslemeleri ve kitbeleri, haklarnda kaynaklarda bulunan bilgilerle aratrclara sunmaktadr. Dergide mimari dnda kalan konularla ilgili olarak pek az makale yaymlanmtr. Semavi Eyice

TIF EFEND
(. 1155/1742) Osmanl defterdar ve kendi adyla anlan ktphanenin kurucusu. Babasnn ad Mustafa olduundan tf Mustafa Efendi olarak da bilinir. stanbulda Soanaa mahallesinde dnyaya geldi. lk tahsilinden sonra maliye mesleine girdi. Baarlar sayesinde ksa zamanda devrin defterdar zzet Ali Paann dikkatini ekerek defterdar mektupusu oldu. 1737 ylnda defterdr- kk- evvel (badefterdar) tayin edildi. Bu ilk defterdarl, Avusturya ile yaplan sava ve idar mekanizmadaki bozukluklar yznden buhranl yllara rastlad. tf Efendi ordunun mal ilerini yrtmek zere Nie kadar gitti, fakat sadrazam Yeen Mehmed Paa tarafndan kusurlu grlerek 1738de grevinden alnd. Ancak ertesi yl vaz Mehmed Paann sadreti zamannda ikinci defa badefterdarla getirildi ve sava srasnda baarl hizmetlerde bulundu. Belgradn geri alnmasndan sonra ehre ilk girenler arasnda o da vard. ki buuk yla yakn sren bu ikinci defterdarlndan 1741 Eyllnde ayrlarak hacca gitti. Dndkten sonra nc defa badefterdarla getirildi. 25 Temmuz 1742 tarihinde stmadan ld. Mezar Karacaahmet Mezarlnda, Miskinler Tekkesi civarnda erifkuyusundadr. tf Efendi Osmanl Devletinin deerli maliyecilerindendir. Onun zamanna kadar mal demeler hicr takvim esasna gre yaplyordu. Bylece her otuz ylda bir yl fazla deme yaplyor, bu ise hazine giderlerinin nemli miktarda artmasna yol ayordu. Nitekim bu hususa tf Efendinin seleflerinden Defterdar Sar Mehmed Paa da temas etmi ve bu uygulamadan yaknmtr (bk. zcan, s. 189-190). tf Efendi bu konuda sunduu bir takrirle (metni iin bk. Cevdet, VI, 373-377) Osmanl maliyesinde deta bir reform yapmtr. Buna gre maa ve cretlerin muharremden deil, 1152 (1740) ylnda marttan itibaren ve ems yl hesabna gre verilmesi ngrlm ve uygulanmaya balanmtr. Bylece mal ilerde daha nceki yllarda yetkilileri megul eden ve devleti zarara sokan nemli bir mesele halledilmitir. Ayn zamanda air olan tf Efendi genellikle Nb tarznda didaktik iirler kaleme alm, Trke, Arapa ve Farsa manzumeler yazmtr. Trke iirlerinin topland bir divan vardr (tf Efendi Ktp., nr. 2087). tf Efendi ayrca hat sanatndaki maharetiyle de tannmtr. Nesih ve sls yazlar Aakapl smil Efendi ile onun olu Mustafa Efendiden renmitir. Siykat ve zellikle divan gibi zor yaz trlerinde daha sonra gelenleri taklide mecbur brakacak kadar maharet sahibi idi. ehremini civarnda harap halde bulunan Nazmzde Mescidini yktrp Halvet tekkesi haline getirmesi, onun bu tarikata intisap etmi olabileceini gsterir. Hosohbet, gleryzl, faziletli ve yardm sever bir kii olan tf Efendinin en byk hayrat kendi adn tayan ktphanesidir. Gnmzde de faydalanlan bu vakf eser, kurucusunun ilme ve eitime verdii deerin gzel bir rneini tekil etmektedir. tf Efendinin olu vardr. Vakfiyesinde bunlardan sadece Mehmed Emin Efendinin ad geer. kinci olu Ahmed Efendi maliyeden yetimi, bamuhasebecilie kadar ykselmi ve 1787de

lmtr. teki olu mer Vahd Efendi de gen yata defterdarlk dairesine girmi, ksa zamanda ilerleyerek birka defa badefterdarlk yapm, reslkttblk ve nianclk grevlerinde bulunduktan sonra 1783te vefat etmitir. Vahd Efendi de babas gibi hattat ve airdi. Bu aileden daha sonra kazasker ve eyhlislm da kmtr.

BBLYOGRAFYA

tf Efendi, Divan, tf Efendi Ktp., nr. 2087, vr. 10b; Cevdet, Trih, VI, 150-157, 373-377; tf Efendi Ktphnesi Vakfiyesi, tf Efendi Ktp., nr. 2858, vr. 4; Subh, Trih, stanbul 1197, s. 102, 126, 149, 160, 177, 200, 204, 213; Rmiz, db- Zuref, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3873, vr. 70-b; Mstakimzde, Mecelletn-Nisb, Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 628, vr. 308b; a.mlf., Tuhfe, s. 543-544; Vsf, Trih (lgrel), I, 207-208; Fatn, Tezkire, s. 268; lmiyye Salnmesi, s. 594-595; Ergun, Trk airleri, I, 149-150; M. Zeki Pakaln, Mliye Tekilt Tarihi, Ankara 1977, II, 189-203; a.mlf., tf Mustafa Efendi, TA,I, 644-646; Abdlkadir zcan, Defterdar Sar Mehmed Paa-Zbde-i Vekyit, Tahlil ve Metin (doktora tezi, 1979), Ed.Fak., Tarih Seminer Kitapl, nr. 3276, s. 189-190. Abdlkadir Balgalm

TIF EFEND, skilipli


(bk. SKLPL MEHMET TIF EFEND).

TIF EFEND KTPHANES


stanbul Vefada XVIII. yzylda kurulan vakf ktphanesi. Defterdar tf Mustafa Efendi, nce 1146 (1733) ve 1153te (1740) hazrlatt vakfiyelerle ktphanenin gelir kaynaklarn temin etmi, 1153-1154 (1740-1741) yllarnda dzenledii birka vakfiye ile de ktphanenin kuruluunu gerekletirmitir. Ktphanenin personeli ve ileyiiyle ilgili Receb 1154 (Eyll 1741) tarihli vakfiyeden rendiimize gre, tf Efendi Ktphanesinde hfz- ktb, bir eyhlkurr, bir suyolcu, bir mcellit ve bir marangoz grevlendirilmiti. Ktphanenin yannda yaptrlan evlerde oturmalar art koulan hfz- ktblerin haftada be gn sabahtan akama kadar grev banda bulunmalar istenmekteydi. Hfz- ktblere, ktphaneciliin dnda, ktphanede cemaatle kldrlacak namazlarda imamlk, mezzinlik gibi ek grevler de verilmiti. Ktphane vakfiyesinde gnlk 12 ake cret alacak bir eyhlkurr da tayin edildii belirtilmekte, ancak ktphanede dzenli bir eitim yaplacan gsteren baka herhangi bir kayt bulunmamaktadr. tf Efendi Ktphanesinde deerli eserlerden meydana gelen zengin bir koleksiyon mevcuttu. tf Efendinin kaynbiraderi Darphne-i mire Baktibi Hac mer Efendinin 1119 (1707) ylnda vakfedip lmne kadar Soanaadaki evinde saklanan kitaplar da 1156da (1743) bu evin satlmas zerine tf Efendi koleksiyonuna katlmtr. eyhlislm Veliyyddin Efendi de 1175 (1761) tarihinde bu ktphaneye 150 eser vakfedip hfz- ktblerinin de cretlerine bir miktar zam yapm, fakat daha sonra (1182/1769) bu vakftan vazgemi ve bu kitaplar Beyazt Camiinin sa tarafna bitiik olarak yaptrd ktphanesine koydurmutur. M. Zeki Pakalnn ailesi tarafndan 1973 ylnda balanan zengin kitap koleksiyonu da bu ktphanede ayr bir blm olarak muhafaza edilmektedir. Bugn tf Efendi Ktphanesinde toplam 2775 yazma eser bulunmaktadr. tf Efendi Ktphanesinde birok eserin tek veya ndir nshalarnn yannda nemli saylabilecek sayda mellif hattyla yazlm veya mehur limler tarafndan istinsah edilmi kitaplar da mevcuttur (bu tr eserlerin bir deerlendirmesi iin bkz. Sezgin, s. 139-144).

BBLYOGRAFYA

tf Efendi Ktphanesi Vakfiyesi, tf Efendi Ktp., nr. 2858; VGMA, nr. 735, s. 241-257; smail E. Ernsal, Trk Ktphaneleri Tarihi II: Kurulutan Tanzimata Kadar Osmanl Vakf Ktphaneleri, Ankara 1988, bk. ndeks; Fuad Sezgin, tf Efendi Ktphanesinin Vakfiyesi, TDED, VI (1955), s. 132-144. smail E. Ernsal

MMAR. tf Efendi Ktphanesi, ktphane binas ile meruta evleri olmak zere iki ksmdan meydana gelmektedir. Vefa ve Sar Bayezid caddeleri kenarndaki meruta evin yksek d cepheleri kat halinde olup en st katlarn konsollara oturan kmalar bulunmaktadr. Kesme ta ve tula eritler halinde yaplan bu cephenin renkli bir grnm vardr. Ayrca sokaklarn kavsine ustalkla uydurulan bu hareketli cephe, stanbulun eski Trk ev mimarisinin gnmze kadar gelebilmi ndir rneklerindendir. zerinde 1289 (1872) tarihi bulunan kemerli kap bir dehlizle arkadaki avluya geit verir. Buradaki esas ktphane binas darya kemerlerle alan bir bodrum stne oturtulmutur. Bu ekilde, stteki ktphanenin altnda hava cereyan salanm oluyordu. Ancak yakn tarihlerde hatal bir davranla bu kemerler rlerek kapatlm ve buras M. Zeki Pakalnn ailesi tarafndan balanan kitaplara tahsis edilmitir. Ktphanenin giriindeki mihrapl kk mekn ise bir namazgh olarak dnlmtr. Aynal tonozla rtl byk bir sofann taraf tonozlu be hcre ile evrilmi olup bunlar sedirlerle tefri edilmi okuma yerleri idi. Bunlardan ortadaki tanesi, sofadan iki stuna oturan kemerle ayrlmtr. Sofann gerisinde yer alan kitap hazinesinde evvelce yaldzl kafesli ahap kitap dolaplar mevcuttu, ayrca ortada da bir dolap vard. Yakn tarihlerde bunlar yok edilerek bu tarih ktphanenin asl hviyeti bozulmutur. tf Efendi Ktphanesi, ehrin eski sokak topografyasna ok gzel uydurulmu plan dzenlenmesi, renkli ve ho grnl d mimarisi, kitaplar koruyacak, rutubeti nleyecek yap sistemi ile gerekten dnya ktphanecilik tarihine geecek deerde bir eserdir.

BBLYOGRAFYA

. etinalp, Vefada tf Efendi Ktphanesi, Devlet Gzel Sanatlar Akademisi-Rleve, I, stanbul 1968, s. 30-31; Behet nsal, Trk-Vakf stanbul Ktphanelerinin Mimr Yntemi, VD, XVIII (1984), s. 98, 101, 117; Ahmet Kkkalfa, stanbul Vakf Ktphaneleri, Vakflar, Ankara 1985, II; Atf Efendi Ktphanesi, st.A, III, 1276-1281. Semavi Eyice

TIF MEHMED BEY


(. 1850-1898) Trk hukuk limi. Ulemdan olan byk dedesi Kuyucakl Abdurrahman Efendiye nisbetle Kuyucaklzde diye tannmtr. Dedesi stanbul Kads Mehmed tf Efendi, babas Msr mollas Abdurrahman Nfiz Efendi, annesi de Sadrazam elebi Mustafa Paa ve eyhlislm Feyzullah Efendinin ahfadndan erife Libbe Hanmdr. stanbulda dodu. Gerek baba gerekse anne tarafndan birok limin yetitii bir aileye mensup olan tf Bey, Bezmilem Vlide Sultan Rdiyesinde okudu. Zek ve kabiliyetiyle dikkatleri ekti. Menlikli Hoca Ahmed Efendiden Arapa renerek iczet ald. Ardndan gittii Msrda mehur lim eyh brhim es-Sekkdan (. 1881) tefsir ve hadis tahsil etti. Daha sonra stanbula dnd. Sahn- Semn ve Drlhadis dahil olmak zere birok medresede mderrislik yapt. Bild- hamse, Haremeyn ve stanbul pyelerini elde etti. Meclisi Tedkkt- eriyye zal, Mektebi Nvvb Mdrl asker kassml, lmt- eriyye mmeyyizlii, Evkaf mfettilii ve on yl Evkf- Hmyun meclis bakanl yapt. Doum yeri olan stanbulda vefat etti ve Sleymaniye Camii hazresine defnedildi. lmi, zeks ve ahlkyla herkesin takdirini kazanan tf Mehmed Bey, zellikle Hanef fkhndaki ihtisas yannda kraat ilmine, Arap ve Fars edebiyatlarna da vkft. Baz gazelleri, tarih manzumeleri ve kasideleri de vardr. En nemli eseri Mecelleye yapt erhtir. Mecelleyi batan Kitb-irketin sonlarna kadar erhettii bu eseri Fetvahanede incelenerek takdirle kabul edilmi ve ilki 1311 (1893) ylnda olmak zere stanbulda defalarca baslmtr (bk. zege, III, 1043-1044). Kitb-irketin son ksmlar tf Beyin talebelerinden Bekir Smi Efendi tarafndan tamamlanmtr. Dier eserleri ise Arazi Kanunnme-i Hmynu erhi (stanbul 1319, 1330) ile ilim tahsil ettii hocalarn silsilesine dair el-mdd bi-marifeti uluvvil-isnd adl rislesidir (stanbul 1310, 27 sayfa).

BBLYOGRAFYA

Osmanl Mellifleri, I, 388; zege, Katalo, I, 66; III, 1043-1044; Eref Edib, tf, Kuyucaklzde Mehmed tf Bey, TA, I, 646-650; tf, Kuyucaklzde Mehmed, BA, I, 266-267. Hasan Gle

TIL
(bk. MHMEL).

ATIYA, Aziz Suryal


(. 1898-1988) Hal seferleri ve Ortadou tarihi zerindeki almalaryla tannan Msrl lim. Kpt bir ailenin ocuudur. Nilin Dimyat koluna birka mil mesafede el-ie kynde dodu. Tahsil hayatn Kahirede tamamladktan sonra ngiltereye gitti ve Liverpool niversitesinde Hal seferleri zerine ilk eserini yazd. O tarihe kadar sekiz Hal seferinin dnda tutulan, birlemi Avrupa kuvvetlerinin XIV. yzyl ve sonrasnda Osmanllara kar atklar seferlerin aslnda Hal seferlerinin uzants olduu yolundaki tezi byk ilgi grd. ngiltereden sonra Almanyaya geerek 1938e kadar Bonn niversitesinde kald ve dier nemli Avrupa niversitelerinde de dersler verdi. II. Dnya Savann balamasyla Msra dnd, Kahire ve skenderiye niversitelerinde tarih okuttu. 1953 yl sonlarna kadar Msrda kald bu devrede aratrma ve almalarn Trisndaki St. Catherine Manastrnda bulunan Kopt yazmalar zerinde younlatrd. Burada tesbit ettii belgelerin mikrofilmlerini alarak nce skenderiyede, sonra Amerikada kurduu Kopt Aratrmalar Merkezinde ilim leminin istifadesine sundu. Amerikann eitli niversitelerinde ders verdikten sonra Utaha yerleti (1959) ve Utah niversitesinde Ortadou zerine nemli bir aratrma merkezi kurdu. Burada, kendisinin de mensubu olduu Msr Hristiyanln btn cepheleriyle tantmay amalayan ve 4000 madde olarak planlad Kopt Ansiklopedisi (The Coptic Encyclopaedia) projesi zerine almaya balad. 1991de yaymlanacak olan bu ansiklopediyle ilgili almalar tamamlanmak zereyken 14 Eyll 1988de ld. Eserleri. Dou ve Bat kaynaklarn asllarndan inceleyebilmesi ve bunlar karlatrmaktaki byk baars, sahasnda otorite olmasn ve kitaplarnn eitli dillere tercme edilmesini salamtr. En nemli eserleri unlardr: The Crusade of Nicopolis (London 1934, Trke tercmesi E. Uras, Nibolu Hallar Seferi, Ankara 1956); The Crusade in the Later Middle Ages (London 1938; New York 1965); Le Monastre de St. Catherina du Mont Sinai (Kahire 1950); The Arabic Manuscripts and Scrolls Microfilmed at the Library of the Monastery of St. Catherine, Mount Sinai (Baltimore 1955, Arapa tercmesi C. Nesm Ysuf, el-Fehrist-talliyye li-mattti Tri Sn elArabiyye, skenderiye 1970) ; The Crusade, Historiography and Bibliography (Bloomington 1962); Crusade, Commerce and Culture (Bloomington 1962); Modernization in the Arab World: The Eastern Christian Churches (Cairo 1962); History of Eastern Christianity (London 1968); History of the Coptic Church (Cairo 1968); A Fourteenth Century Encyclopaedist from Alexandria. Critical and Analitical Study of al Nuwairy al Iskandaranis Kitab al-Ilmam (Utah 1977). Ayrca bn Memmtnin Kitb Kavnnid-devvni (Kahire 1943) ile Muhammed b. Kasm enNveyr el-skendernin Kitabl-lmm fm ceret bihil-ahkm vel-umril-makdiyye f vakatilskenderiyye (I-IV, Haydarbd 1968-1970) adl eserlerini neretmitir.

BBLYOGRAFYA

Aziz Suryal Atya, el-Fehrist-tahlliyye limattti Tri Sn el-Arabiyye (trc. C. Nesm Ysuf), skenderiye 1970, Giri, s. 1-9; P. E. Walker, Aziz S. Atya: A Biography, Medieval and Middle East Studies in Honor of Aziz Suryal Atya (ed. S. A. Hanna), Leiden 1972, s. 5-8; a.mlf., A Bibliography of the Books and Articles of Professor Aziz Suryal Atya, a.e., s. 9-15; A. R. Olpin, Dr. Aziz S. Atya and Utah, a.e., s. 16-19; D. T. Smart, The Coptic Encyclopaedia Project, The Middle East Center Newsletter, Salt Lake City 1986; ed-Doktor Azz f str, MMMA (Kahire), XXII/1 (1976), s. 169-171. Mahmut H. akirolu

ATIYYE
(bk. AT).

ATIYYE el-AVF
Ebl-Hasen Atyye b. Sad b. Cnde el-Avf el-Cedel (. 111/729-30) Kfeli muhaddis ve mfessir, tbi. Doduu zaman babas, o srada Kfede bulunan Hz. Aliye gitti ve bir olunun dnyaya geldiini syleyerek ona ad koymasn rica etti. Hz. Ali de, Bu Allahn bir atyyesidir diyerek adn Atyye koydu. Genlik ve tahsil dnemi hakknda kaynaklarda bilgi yoktur. Eb Sad el-Hudr, Eb Hreyre, bn Abbas, bn mer, Zeyd b. Erkam ve krime gibi sahblerden hadis tahsil etti. Kendisinden de oullar Hasan ve mer ile Ame, Haccc b. Ertt, Muhammed b. Abdurrahman b. Eb Leyl ve Mutarrif b. Tarf gibi nemli ahsiyetler rivayette bulundular. Hadis konusundaki gvenilirlii tartlmtr. Ahmed b. Hanbel ve Nes onun zayf olduunu, Eb Htim ve Yahy b. Man ise zayf olmakla beraber hadislerinin deerlendirmeye tbi tutmak maksadyla yazlabileceini sylemiler, Buhr el-Edebl-mfredinde, Eb Dvd, Tirmiz ve bn Mce de snenlerinde onun rivayetlerine yer vermilerdir. Hakknda sylenenlerin tamam dikkate alnnca onun zayf bir rvi olduu anlalmaktadr. Hocas Kelbnin knyesi Ebn-Nadr olduu halde ona kendiliinden Eb Sad knyesini vermesi ve ondan duyduu tefsirle ilgili bilgileri dier hocas Eb Sad el-Hudrden naklediyormu intiban vererek tedls* yapmas, gvenilirliini kaybetmesinin balca sebeplerinden biri olmaldr. Siyasete de karm olan Atyye, Hz. Ali taraftar olarak bnl-Easn maiyetinde Haccca kar savat. bnl-Eas yenilince ran ilerine katysa da yakaland. Haccc, Muhammed b. Kasm es-Sekafye Atyyeyi sorgulamasn, Hz. Aliye lnet ettii takdirde serbest brakmasn, aksi halde 400 krba vurduktan baka sa ve sakaln da kaztmasn emretti. Atyye, Hz. Aliye hakaret etmedii iin Hacccn istedii ekilde cezalandrld. Daha sonra Horasana geti. mer b. Hbeyrenin Irak valisi olmas zerine ondan izin alarak Kfeye dnd, vefatna kadar orada yaad. Onun Hz. Aliyi btn ashaba stn tutan bir i olduu da sylenmektedir. Atyye el-Avfnin bir tefsiri bulunduu ve Hatb el-Badd gibi baz limlerin onu rivayet etme iczetine sahip olduu kaynaklarda zikredilmektedir. Ayrca Tabernin, Tefsrinde ondan 1560 yerde sz etmesi (Sezgin, I, 30), gnmze kadar gelmeyen bu eserin ilm deeri ve nemi konusunda bir fikir vermektedir.

BBLYOGRAFYA

bn Sad, et-Tabakt, VI, 304; Buhr, et-Trul-kebr, VII, 8-9; bn Kuteybe, el-Marif (Ukke), s. 518, 624; el-Cerh vet-tadl, VI, 382-383; bn Ad, el-Kmil, V, 2007; Zeheb, Mznl-itidl,

III, 79-80; a.mlf., Almn-nbel, V, 325-326; bn Hacer, Tehzbt-Tehzb, VII, 224-226; Sezgin, GAS, I, 30; W. Montgomery Watt, slam Dncesinin Teekkl Devri (trc. E. Ruhi Flal), Ankara 1981, s. 60. smail L. akan

ATIYYE b. ESVED
(. 75/694) Hriclerin nde gelenlerinden, Ataviyye kolunun reisi. Ben Hanfe kabilesindendir. Sicistan ve Horasanda Hricliin yaylmas iin byk gayretler gsterdi. Yezd b. Muviyenin hilfeti srasnda, Ezrikann reisi Nfi b. Ezrakla birlikte Emevlere kar isyan etti. Ancak Nfi b. Ezrakn, kendilerinden olsalar bile, Hriclerin bulunduu yere hicret etmeyerek Emev ynetimi altnda yaamay kabullenenleri (kaade*) tekfir etmesi, muhaliflerinin kadn ve ocuklarnn ldrlmesini hell saymas zerine Ezrikadan ayrlarak kendisi gibi dnen baz Hric reisleriyle birlikte Yemmeye gittiler. Yolda ordusuyla birlikte Ezrikaya katlmak isteyen Necde b. mirle karlatlar ve kendisini Ezrikann doru yoldan ayrld noktasnda ikna ederek tekrar Yemmeye dnmesini saladlar. Bylece Necdeyi Ezrikaya katlmaktan vazgeirip emrl-mminn iln ettiler ve kendisine biat ettiler. Daha sonra Umanda Abbd b. Abdullaha kar gnderilen Necedat ordusunun kumandanlna tayin edilen Atyye kesin bir galibiyet elde ederek Abbd ldrd; asayii temin iin aylarca burada kald. Ancak Uman dn, Atyye b. Esved ile Necde b. mir arasnda baz ihtilflar kt. Mesel Necdenin kara ve deniz seferi yapan birliklere farkl tahsisat vermesi, bilgisizlikleri yznden baz haramlar ileyenlerin mzur saylacaklarn ileri srmesi gibi hususlar, balca ihtilf konularn tekil ediyordu. Atyye, Necde ile anlaamayacana kanaat getirince daha nce savat Umana dnd. Fakat Umanda artlar deitii iin fazla kalamad ve deniz yoluyla Kirmana geti. Burada hkimiyet kurarak kendi adna para bastrd. zerine gnderilen Emev kumandan Mhellebin ordusu karsnda tutunamayp nce Sicistana, daha sonra Sinde katysa da Kandblde Mhellebin askerleri tarafndan yakalanarak ldrld. Her ne kadar Necde b. mirle ihtilfa dtnde Kirman ile Sicistandaki ikameti srasnda kendisine tbi olanlar Ataviyye diye anlmsa da Atyyenin Hricler iinde kendisine has grlere sahip olduu tesbit edilememitir.

BBLYOGRAFYA

Taber, Tr (Ebl-Fazl), V, 566; Ear, Maklt (Abdlhamd), I, 92-93; Badd, el-Fark, (Abdlhamd), s. 88; sferyn, et-Tebsr, s. 30; ehristn, elMilel (Kln), I, 123; bnl-Esr, elKmil, IV, 203, 205. Mustafa z

ATIYYE b. KAYS
Eb Yahy Atyye b. Kays el-Kilb (. 121/739) Dmakl kraat limi, tbi. Kel, Hms ve Dmak nisbeleriyle de anlr. Hicretin 7. ylnda dodu. bey b. Kb, Abdullah b. Amr, Abdullah b. mer, Numn b. Ber ve Muviye b. Eb Sfyn gibi sahblerden hadis rendi. Kurn- Kermi arz* yoluyla mmd-Derdya okudu. Hemehrisi ve yaa kendisinden kk olan mehur kraat limi bn mirin vefatndan sonra Dmak kri*i oldu. Kendisinden arz yoluyla kraat okuyanlar arasnda Sad b. Abdlazz ve Ali b. Eb Hamele gibi muhaddis ve mukr*ler vardr. Gvenilir bir kraat limi olmas sebebiyle halk, ellerinde bulunan Kuran nshalarndaki muhtemel istinsah hatalarn dzeltmek zere onun etrafnda toplanrlar, bu nshalarn imlsnda onun kiraatini esas alrlard. Eb Htime gre rivayeti makbul saylabilecek bir derecede idi. Olu Sad Abdullah b. Al b. Zebr, Abdurrahman b. Yezd b. Cbir gibi muhaddisler kendisinden rivayette bulunmular, mam Mslim ile drt Snenin sahipleri kitaplarnda onun rivayetlerine yer vermilerdir. bid, zhid ve mcahid bir lim olan ve ordunun Kuran muallimi olarak da bilinen Atyye, Eb Eyyb el-Ensr ile birlikte stanbulun muhasarasna da katld. 114 yl gibi uzun ve bereketli bir mr srdkten sonra 121de (739) vefat etti. 110 (728) ylnda vefat ettii de ileri srlmtr.

BBLYOGRAFYA

bn Sad, et-Tabakt, VII, 460; Halfe b. Hayyt, et-Tabakt (Zekkr), II, 798; Buhr, et-Trulkebr, VII, 9; Zeheb, Almn-nbel, V, 324-325; bnl-Cezer, Gyetn-nihye, I, 513-514; bn Hacer, Tehbt-Tehb, VII, 228-229. Abdullah Aydemir

ATIYYE b. SAD
Eb Muhammed Atyye b. Sad b. Abdillh el-Endels (. 407/1016) Endlsl sf, hadis hfz ve kraat limi. Tunus ehirlerinden Kafsaya nisbetle Kafs diye de anlr. lim tahsili iin uzun seyahatler yaparak am, Irak, Msr, Horasan ve Buhara gibi belli bal ilim merkezlerini dolat. Endls muhaddisi bnl-Bc, Horasan fakihi ve muhaddisi Zhir b. Ahmedden hadis okudu. Endlste Ebl-Hasan Ali b. Hasan b. Ali el-Antkden, Msrda da Eb Ahmed Abdullah b. Hseyin es-Smirden ilm-i krati rendi. Bu seyahatler srasnda istinsah ederek veya satn alarak biriktirdii kitaplarn ancak develerle tanabilecek kadar ok olduu rivayet edilir. Gittii yerlerde halkn takdir ve hayranln kazanan Atyyeye mehur sf Eb Abdurrahman es-Slemnin baz mridlerinin intisap ettii ve bu yzden Slemnin onu kskand sylenir. Firebrnin talebesi smil b. Muhammed b. Hcibden bizzat dinledii a-i Buryi Mekkede rivayet ederken rviler hakknda verdii geni bilgiler, talebelerini derin ilmine hayran brakmtr. Sika* bir hadis hfz olan Atyye b. Sadin muhtelif eserleri olduu kaydedilmekte ve sem* hakkndaki kitabnda sem ciz grd iin Kuzey Afrikallarca tasvip edilmedii belirtilmektedir. Hz. Peygamberin mifer giydiine dair hadisin tarik*lerini bir araya getirdii birka czlk bir eserinden de sz edilmektedir. 407de (1016) Mekkede vefat eden Atyyenin 403, 408 ve 409da ldne dair de rivayetler vardr.

BBLYOGRAFYA

Hatb, Trhu Bagdd, XII, 322-323; Humeyd, Cezvetl-muktebis, Kahire 1966, s. 319-322; bn Bekvl, es-Sl, II, 447-449; Zeheb, Tezkiretl-huffz, III, 1088-1089; a.mlf., Almn-nbel, XVII, 412-414; a.mlf., Marifetl-kurr, Millet Ktp., nr. 2500, vr. 132b. M. Yaar Kandemir

ATIYYE-i SENYYE
Padiahlar tarafndan eitli kimselere verilen hediyeler iin kullanlan bir tabir. Atyye (oulu aty) bahi ve ihsan mnasna gelmektedir. Genellikle padiahlar tarafndan nakit olarak verilen hediyeler iin kullanlr. nceleri airlere, sanatkrlara, saray mensuplarna, ulem ve meyihe inam, tasadduk, ihsan gibi adlarla verilen hediyeler de muhtemelen atyye ile ayn anlam tar. Padiahlar belli gnlerde saray halkna, eitli vesilelerle devlete hizmeti geen kiilere yahut marifet sahibi kimselere, bir ite fevkalde baar gsterenlere, hatta tziye maksadyla baz nemli ahslara, yabanc elilerin maiyetindekilere elbise ve kuma gibi hediyeler yannda para keseleri de ihsan ederler ve bunlara atyye-i seniyye denirdi. Cls mnasebetiyle askere aty-y clsiyye adyla bahi datlrd. Yeni yl mnasebetiyle datlan paralara da muharrem atyyesi ad verilirdi. Ayrca hac mevsiminde Hicaza gnderilen paralar iin de bu tabir kullanlrd. Her sene Msrdan Mekkeye gnderilmesi det olan akeler atyye-i cize-i hmyun olarak adlandrlrd. Yenieri Ocann kaldrlmasnda hizmeti geenlere yeni grevler verilirken nakit para da ihsan edilmiti. Bunlardan kul kethds Hasan Aaya mr-i mrn rtbesiyle 50.000 kuru, saksoncubaya yirmi be kese atyye verilmi, bu ihsanlar Terifat Necib Efendi tarafndan datlmt. 1849da eski sadrazamlardan Rauf Paann Bebekteki yalsnn tamir masraf iin kendisine padiah tarafndan 250 kese atyye-i seniyye ihsan edilmiti. II. Abdlhamid de huzur derslerinde bulunan hocalara eitli hediyeler yannda nakit atyyeler de verirdi. Mbarek gecelerde nbetle davet ettii tarikat eyhlerine bohalar iinde hediyeler, dervilere de atyye olarak para keseleri dattrr, camide, huzurunda vaaz eden eyh efendilerin koyunlarna atyye knlar koydurur, mevlidhanlara da para keseleri verdirirdi. Padiahlar tarafndan eitli vesilelerle verilen bu hediyeler, ilim ve fikir adamlaryla air, edip ve sanatkrlarn teviki, devlet hizmetinde liyakat grlenlerin mkfatlandrlmas bakmndan Osmanl kltr, ilim ve siyaset hayatnda nemli bir rol oynamtr.

BBLYOGRAFYA

BA, Msr Mhimmesi, nr. 8, s. 22, hkm 88; Terifatzde Mehmed, Defteri Terft, Ktp., TY, nr. 8892, vr. 109, 139; Rid, Trih, II, 312; Terft- Kadme, s. 5; Cevdet, Trih, XII, 169; At Bey, Trih, I, 214, 239, 240, 277; Lutf, Trih, IX, 16; Pakaln, I, 110-111; smail E. Ernsal, II. Byezid Devrine Aid Bir nmt Defteri, TED, sy. 10-11 (1981), s. 301-341. Feridun Emecen

ATK
Kbe ve Hz. Eb Bekir hakknda kullanlan bir sfat. fade ettii mnaya gre oulu itk, utekaa ve utuk ekillerini alan atk kelimesi szlkte gzel, soylu, hr, erefli, eski mnalarna gelmekte ve Kurn- Kermde Kbe anlamnda kullanlan elBeytin sfat olarak gemektedir (bk. el-Hac 22/29, 33). Bir hads-i erifte ifade edildii zere, Kbe zorbalarn zulmnden kurtarld iin (bk. Tirmiz, Tefsr, 23), Hasan- Basrden gelen rivayete gre yeryznde kurulan mbedlerin en eskisi olduu iin (bk. l-i mrn 3/96), Sad b. Cbeyre gre ise erefi ve yksek itibar sebebiyle el-Beytl-atk diye anlmtr. Kbeyi ykmak maksadyla Mekkeye kadar gelen ve Ashb- fl diye bilinen Ebrehe ordusundan zarar grmeyip korunmas, tarih boyunca hi kimsenin hkm altna girmemesi de ona bu sfat kazandrmtr. Atk lakabnn Hz. Eb Bekir iin kullanlmas, Peygamberin ona, Sen Allahn cehennemden zat ettii (atk) kimsesin (Tirmiz, Menkb, 16) diye iltifat etmesiyle balar. Her ne kadar yz gzel olduu veya annesi tarafndan byle vasflandrld iin Eb Bekirin atk diye anlm olabilecei ileri srlyorsa da kz ie tarafndan rivayet edilen Tirmiz hadisi birinci gr teyit etmektedir. Atkin oul ekillerinden biri olan itk kelimesini Abdullah b. Mesd, Mekkede nzil olan el-sr, el-Kehf, Meryem, Th ve el-Enbiy sreleri hakknda ve eski, nce mnasnda el-itkul-vel eklinde kullanmtr (bk. Buhr, Fezill-Kurn, 6). Bir dier oul ekli olan uteka ise Mekkenin fethedildii gn ldrlmeyip serbest braklan Kureyliler hakknda Hz. Peygamber tarafndan kullanlm, dier kabilelerden serbest braklanlara ise tuleka* denilmitir (bk. Msned, IV, 363). Bu kelime ayrca Atk el-Bekr, Atk b. Abdlazz el-Harb, Atk b. Ebl-Fazl b. Selme, Atk b. Him gibi muhaddislerin ad olarak da bilinmektedir.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, atk md.; Tcl-ars, atk md.; Kamus Tercmesi, atk md.; Wensinck, Mucem, atk md.; Msned, IV, 363; Buhr, Fezill-Kurn, 6; Tirmiz, Tefsr, 23, Menkb, 16; bn Kesr, Tefsr, V, 414; Elmall, Hak Dini, V, 3400-3401. smail L. akan

ATK AL PAA
(. 917/1511) Osmanl vezrizam. Aslen Saraybosnann Drozgometva kyndendir. Devirme olarak Enderunda yetiti. Hadm lakabyla da tannan Ali Paa bir sre Bbssade aal yaptktan sonra nce sancak beyilii, ardndan da Karaman beylerbeyiliinde bulundu (1482). Bu srada iteki eitli siyas karklklarla urat, zellikle Cem Sultan ve Karamanolu Kasm Beye kar baar ile mcadele etti. Daha sonra Rumeli beylerbeyi olan Ali Paa, Bodan voyvodasnn Akkirman almaya teebbs etmesi zerine ona kar gnderildi. Ali Paa Eflak beyini ve kuvvetlerini yenerek Bodana girdi. Bodan Prensi Stefan el Mare kar koyamayacan anlaynca Lehistana iltica etmek zorunda kald. 1483te Vezrizam Davud Paann maiyetinde Memlk seferine katld, evredeki kalelerin zaptedilmesinde baarl oldu. Bu srada asker arasnda grnen hastalk ve bitkinlie ramen savaa devam ederek Memlk askerlerini bozguna urattktan sonra Karamana ekildi (1492). Memlklerle bar imzalanmasnn ardndan, Venediklilerin Mora kylarn tehdidi zerine Davud Paa ile birlikte Modon ve Koronu almakla grevlendirildi ve yol boyunca Navarin, Zeniyo kalelerini sava yapmadan ele geirip Osmanl topraklarna katt (1500). Bu sefer srasnda Leontari nlerinde II. Bayezid ile bulutu, ancak k yaklat iin padiah geri dnd. Bu durumdan faydalanan Venedikliler Navarini geri aldlarsa da Kemal Reisin donanma ile yardma gelmesi zerine Ali Paa ehri Venediklilerden tekrar almaya muvaffak oldu (1501). Bu fetihten sonra Morada ticaret ok gelimi, o srada spanyada byk sknt ierisinde olan mslmanlardan bir ksm Moraya yerlemitir. Ali Paa 1501de Mesih Paann lm zerine vezrizam oldu. Bu ilk sadreti iki yl kadar devam etti ve 1503te grevden alnd. 1506da ikinci defa bu makama tayin edilen Ali Paa 1511de ehid dnceye kadar sadrette kalarak devlet ilerini baaryla yrtt. Hatta II. Bayezid birok konuda idareyi ona brakt. Bu dnemde ehzadeler arasndaki taht mcadelesi ve ilik faaliyetleri onu en ok megul eden konular oldu. ehzadeler meselesinde byk ehzade Korkuta ve en kk ehzade Selime kar Ahmedi destekledi. ehzade Korkutun Antalyada sanca civarnda bulunan sadret has*lar yznden aralarnda ihtilf km, Ali Paann bu haslar konusunda diretmesi Korkutun birka adamyla birlikte Msra kamasna sebep olmutur. Ancak Ali Paann Korkutun haslarn iki katna karmas zerine Msrdan dnmesi salanmtr. Ayrca babasndan hkmdarl zorla almak isteyen ehzade Selimi 1511de orluda malp etmitir. Dier taraftan ahkulu hareketinin mevzi olmaktan kp dorudan doruya devleti megul eden bir mesele haline gelmesi zerine hareketi bastrmakla grevlendirildi. Asker arasnda kan ihtilflar ortadan kaldrarak ahkulu zerine yryen vezrizam, SivasKayseri arasndaki Gkay mevkiinde ahkulu ile karlat. Bu mcadele srasnda ahkulu ldrlp askerleri datld ise de siler zerine tedbirsizce yryen Ali Paa ahkulunun askerleri tarafndan ember iine alnd ve isabet eden bir okla ehid dt (2 Temmuz 1511). II. Bayezid Ali Paann lmne ok zld. Atik Ali Paa deerli bir devlet adam, iyi bir kumandan olmann yannda memleketin imarna nemli

hizmetleri gemi bir kimsedir. Drst ve dirayetli ahsiyeti, hayr severliiyle devrin kaynaklarnda vlmtr. Onun hayr eserlerinin banda stanbul emberlitata cami, medrese, imaret, mektep, ktphane ve dier mtemilttan oluan klliye gelir. Ali Paann bu klliye ierisinde tekil ettii ktphane fetihten sonraki stanbulun en nemli kltr messeselerinden biridir. Yine stanbul Karagmrkteki Zincirlikuyu veya Atik Ali Paa Camii, Tekfur Saray civarnda Kariye adyla manastrdan evrilen cami, bunun yaknnda yaptrd bir medrese, Edirnedeki bir cami, Bursada bir imaret, Moradaki birka sbyan mektebi onun hayratndandr. Ali Paa, vakflarnda hizmet gren personelin cretleri, bu eserlerin tamir masraflar vb. iin bata stanbul olmak zere imparatorluun birok yerinde yzlerce ev, dkkn, han, hamam, iftlik, bahe ve tarla vakfetmitir. 953 (1546) ylnda yaplan bir tesbite gre vakflarnn toplam geliri 471.998 ake idi. O dnemdeki parann alm gcne gre ok byk bir mebl olan bu toplamdan vakf personeli, imaret masraflar, Medine fukaras iin yaplan toplam harcama 270.638 ake tutmakta, 201.360 ake ise vakfn gelir fazlas olarak kaydedilmektedir. Ali Paa btn bunlarn yannda ilim ve sanata da yakn ilgi duymu, ilim ve sanat erbabn himaye etmitir. Saraynda sk sk lim ve airleri toplar, onlara ziyafet verir, ilim ve kltr sohbetleri yaplmasn salard. Devrinin tannm airlerinden Pritineli Mesh onun divan ktibi idi. Efendisinin lm zerine syledii mersiyesi mehurdur. drs-i Bitlis Het Bihit adl tarihe dair eserini Atik Ali Paaya ithaf etmitir.

BBLYOGRAFYA

stanbul Vakflar Tahrir Defteri 953 (1546), s. 67-71; Tursun Bey, Trh-i Ebl-Feth (nr. A. Mertol Tulum), stanbul 1977, s. 207-213; Hoca Sdeddin, Tct-tevrh, II, 218; Solakzde, Trih, s. 294, 299; Hadkatl-vzer, s. 20; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, I, 119, 150, 159; Uzunarl, Osmanl Tarihi, II, tr. yer.; Selahattin Tansel, Sultan II. Bayezitin Siyas Hayat, stanbul 1966, s. 106-107, 280-286; Tayyib Oki, Hadm (Atik) Ali Paa Kimdir?, Necati Lugal Armaan, Ankara 1968, s. 501-515; smail E. Ernsal, Trk Ktphaneleri Tarihi II: Kurulutan Tanzimata Kadar Osmanl Vakf Ktphaneleri, Ankara 1988, s. 33; Read Ekrem Kou, Ali Paa, A, I, 331-332; R. Mantran, Al Pasha Khadm, EI (ng.), I, 396. Mehmet pirli

ATK AL PAA CAM


stanbul emberlitata XVI. yzyl balarna ait cami ve manzumesi. Kurucusu, Sultan II. Bayezid devri vezrizamlarndan Atik Ali Paadr. Evvelce Sedefiler, Eski Ali Paa, Dikilita, Vezir Han, Sandklar Camii gibi isimlerle tannm olmakla beraber bugn bu adlarn hepsi unutulmutur. zerinde yapl tarihiyle yaptran belirten bir kitbesi bulunmamakla beraber vakf kaytlar bu caminin Atik veya Hadm Ali Paann hayratndan olduunu gstermektedir. 953 (1546) tarihli Vakflar Tahrir Defterinde vakfiyesi 915 (1509-10) tarihli olarak gsterilmi ve caminin yannda veya yaknnda medrese, kervansaray, imaret ve dkknlar bulunduu bildirilmitir. Ayrca bunlar iin stanbul, Galata, Silivri, Vize, Pnarhisar, Edirne, Yalova, Bursa, negl, Aydn, Saruhan, Ayasuluk (Seluk), Amasya, Bafra, bugnk Bulgaristanda Yanbolu, Zara Yenicesi, Filibe, bugnk Yunanistanda Zihne, Serez, Moton, Koron, Anavarin, Kartene, Balyabadra (Patras), Hrsova ile bugnk Rusya snrlar iindeki Kefede birok zengin vakf gelirleriyle kaydedilmitir. Ayvansary, caminin yapl tarihini 902 (1496-97) olarak gsterir. Bugn caminin cmle kaps stnde bulunan yet-i kerme yazs kesinde her ne kadar 902 tarihi varsa da, bu levha zerinde grlen 1314 (1896-97) tarihinden aka anlald gibi, yaz 1894 zelzelesinden sonra yaplan byk tamirde yazlm ve buraya konulmutur. Ali Paann byle byk ve nemli bir eseri ancak vezrizam olduktan sonra yaptrabilecei ve vakfiyenin de 915 (1509-10) tarihli olduu gz nnde tutulursa, caminin ve manzumesinin her yerde tekrarland gibi 902de (1496-97) deil en azndan 915e doru yaplm olmas gerekir. Cami ve manzumesi, herhalde evresini mahveden 1587 yangn ile 6 Cemziyelhir 1058 (28 Haziran 1648) zelzelesi ve 1043 (1633-34) ile 1062 (1652) yangnlarndan byk lde zarar grm olmaldr. Nitekim tarihi bilinmeyen, ancak 1648 zelzelesine ait olduu tahmin edilen bir belgede caminin orta kubbesinin tamamen, minaresinin de erefesine kadar ykld belirtilmektedir. Eer bu belge 1648 zelzelesine ait deilse, Atik Ali Paa Camiinin bu felketten sonra da byk lde bir tamir grd, zerindeki barok slbundaki izlerden anlalr. 1865teki Hocapaa yangnnda ve 1894 zelzelesinde de zarar gren cami 1896da tekrar tamir edilmi, bu arada manzumesinin baz ksmlarn kaybetmitir. Cami 1937-1938 yllarnda bir tamir daha grmtr. Atik Ali Paa Camii, ge Roma dneminde mparator I. Constantinus tarafndan kendi adn yaatacak olan antn etrafnda yaptrd byk beyz (oval) meydann (forum constantini) yerinde ina edilmitir. Meydann ortasn ssleyen ve nceleri stnde imparatorun heykeli bulunan porfir ant Trk dneminde Dikilita olarak adlandrlmsa da bugn emberlita olarak bilinmektedir. Ne vakit harap olduu bilinmeyen forumu evreleyen revaklarn stunlar ise Atik Ali Paa Camii ve manzumesinde kullanlmtr. Atik Ali Paa Camii tamamen kesme tatan yaplm, revakl be kubbeli bir son cemaat yerini takip eden, esas eksen zerinde bir byk kubbe ve bir yarm kubbeden ibaret ana mekn olan bir yapdr. Kubbeli meknn iki yannda ayrca ondan imdi birer kare pye ile ayrlan daha alak kubbeli yan meknlar vardr. Bunlar sada ve solda kubbeli ikier blmeden ibaret olup geni kemerlerle orta mekna alrlar. Mihrap tarafnda yarm kubbenin rtt dikdrtgen kntda gei, kelerde ok

zengin mukarnasl pandantiflerle salanmtr. Bu cami genellikle bugn mevcut olmayan ilk Ftih Camiine benzetilir ki doru bir grtr. Caminin Osmanl devri Trk mimarisinde nceleri Bursa tipi veya ters T tipi denilen zviyeli veya tabhaneli camilerden olmad da aka bellidir. Nitekim Atik Ali Paa Camiinde yan odalarn bu tip yaplardaki gibi orta mekndan birer duvarla ayrlm olmadklar grlmektedir. Bugn burada kemerleri tayan birer kaln pye vardr. Ancak bu pyelerin cami ile ayn tarihte yaplm olmadklar, ak barok slp gsterdiklerine gre 1750lerden sonra yapldklar anlalr. Yan meknlar orta ana mekndan ayran barok profilli pyelerin yerlerinde balangta krmz benekli kaln gvdeli birer stun bulunduu, 1553 ylnda Kann Sultan Sleymana gelen bir elilik heyetinde bulunan Hans Dernschwamn (. 1570) seyahatnmesinden renilmektedir. Stunlar 1648 zelzelesiyle 1633-1634 ve 1651-1652 yangnlarndan zarar grdklerinden, 1766 zelzelesinden sonra tamamen kaldrlarak yerlerine bugn grlen pyeler yaplm veya stunlar yma pyeler iine alnmtr. Atik Ali Paa Camii, ifte kubbenin rtt ve birer stun ile ayrlan yan kanatlaryla enine gelien cami tipinin bir rneini tekil etmekte ve Edirnede erefeli, Manisada Sultan, Amasyada Beyazt, stanbulda ilk Ftih ve Beyazt camilerinin gelime zincirinin bir halkasn tekil etmektedir. Atik Ali Paa Camiinin muntazam bir avlusu yoktur. Be blml son cemaat yerinin devirme stunlarnn drd mermer, ikisi porfirdir. Orta blmn kubbesinin ii de zengin bir kalem ii ssleme ile kapldr. Mermer kaplamal cmle kaps niinin st ksm klasik devir slbuna uygun olarak mukarnasl, alt ksmdaki ke pahlar ise ak biimde barok slbunda yaplmtr. Bylece 1750lerden sonra kap niinin alt ksmnn deiiklie urad belli olmaktadr. Giriin stndeki yet-i kerme ise 1896 tamirinde hattat Smi Efendi tarafndan yazlmtr. Mermerden mihrap ve minber fazla ssl olmamakla beraber sade, zarif ve nisbetlidir. Mihrabn iki yannda asl olan mum klhlar elerine az rastlanan unsurlardr. Biraz kalnca gvdeli minarede erefe kmalar stalaktitlidir. Minare kaps stnde yine Smi Efendi hatt ile bir besmele ve 1315 (1897-98) tarihi vardr. Atik Ali Paa Camii stanbulun en hareketli ana caddesi zerinde, ehrin en eski eserlerinden biri olarak Trk mimarlk tarihinin nemli ve deerli bir temsilcisidir. Caminin kble tarafnda alt ayak stne oturan kubbe ile rtl bir ak trbe vardr. 1553-1555 yllarnda kardaki Eli Hannda kalan Alman ressam Melchior Lorichsin yapt resimde gsterilmeyen bu trbenin kime ait olduu bilinmemektedir. Ali Paa arpma srasnda ehid dm ve Hseyin Ayvansarynin Vefeyt- Seltndeki ifadesine gre cesedi zyi olmutur. Bu trbenin daha ge bir dnemde cami hazresine gmlen nemli bir kii iin yaplm olabilecei dnlebilir. Evvelce iinde byk, de kk sanduka varken son tamirlerde bunlar kaldrlmtr. Atik Ali Paa Camii manzumesinin bir imareti ve tekkesi olduu da bilinmektedir. Lorichsin izdii resimde ok kubbeli ve bacal bir bina, caminin kble tarafnda emberlitaa uzanan yerde gsterilmitir. Bu bina sonralar harap olmu ve son kalntlar dkknlar haline getirilerek XIX. yzyln ikinci yarsna kadar kullanlm, Divanyolu caddesi dzenlendiinde bir ksm yklmtr. Son izleri de Mimar Kemleddin Beyin burada yapaca Altnc Vakf Han iin ortadan kaldrlmtr. Bu hann 1912-1914te yarm kalan temel inaat ise 1938de yktrlmtr. Bu yapnn tekke mahiyetinde bir imaret-misafirhane olmas mmkndr. 1937-1938de hazre dzenlenirken bulunan imaret kitbesi, zerindeki 1314 (1896-97) tarihinden de anlalaca gibi, 1894 zelzelesi

arkasndan yaplan tamirlere aittir. Mecma-i Tekydan renildiine gre, XIX. yzyl sonlarnda Atik Ali Paa Camii iinde Halvet tarikatine bal Kasm elebi Tekkesinin yinleri icra edilmekteydi. Manzumenin kervansaray olduuna ihtimal verdiimiz Eli Han ise 1865te Hocapaa yangnnda harap olmu, 1880e doru da tamamen yklmtr. Bu han, medrese ile birlikte caddenin kar tarafnda bulunuyordu. Medrese ise n cephesi kesilmi olarak durmaktadr. Tam simetrik bir plana gre ina edilen medresenin, ortasnda kubbeli revakl bir avlu etrafnda sralanan sekizerden gnmzde on ikisi mevcut olan kubbeli on alt hcresi vard. Tam ortadaki byk kubbeli dershane ise bir knt tekil etmekte olup ta ve tula dizileri halinde ina olunmutur. XIX. yzylda cadde geniletilirken medresenin u ksmndaki drt hcresi yklarak bunlarn yerine caddeye bakan st odalar yaplm, cadde kenarna da dz bir duvar ekilmitir. Caminin etrafn eviren geni hazre, bir defa XIX. yzyln ikinci yarsnda, iki defa da 1937 ve 1956 yllarnda yktrlarak daha geriden yeniden yaplm, bu arada baz kabirler ortadan kalkmtr. ehrin ana caddesi zerinde olduundan, Osmanl devlet adamlarndan tannm pek ok kiinin mezarlar buradadr. Bunlarn en bata geleni, cami avlusuna bakan tarafta demir parmaklkl iki pencere arkasnda yer alan defteri hkan emini Ali efendinin (. 1752) kabridir. Dervi Mehmed Paa, Siyavu Paa, Boynueri Mehmed Paa, Hasan Paa, Kk elebi, eyh Kasm ve Ramazan efendilerin mezarlarnn da burada olduu biliniyorsa da bugn bunlarn ou kaybolmutur. 1741de talyaya eli olarak gnderilen ve yal boya bir portresi Napoli Saraynn bir duvarn ssleyen cizye muhasebecisi Kk Hseyin Efendi (. 1742) ile olu Sdullah Efendinin (. 1794) kabirleri de buradadr. Kuzey tarafndan ilk yapsna mdahale edilerek ekli bozulan cami avlusunun esas biiminin nasl olduu anlalmamaktadr. Avlu kenarnda olan ve zerinde yakn tarihe ait bir kitbe bulunan sbyan mektebi de Atik Ali Paa manzumesinin bir paras olmaldr. Avluda bulunmas gereken adrvan ise yoktur. Yalnz Nuruosmaniye Camii tarafnda eski bir su haznesi bulunmaktadr. Ana cadde kenarnda, hazre duvarna bitiik barok slbundaki eme ise Sadrazam Hekimolu Ali Paa tarafndan 1168de (1754-55) yaptrlmtr.

BBLYOGRAFYA

stanbul Vakflar Tahrir Defteri 953 (1546), s. 67-71; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, I, 149; a.mlf., Vefeyt- Seltn, s. 69; Bandrmalzde, Mecma-i Teky, stanbul 1307, s. 5; C. Gurlitt, Die Baukunst Konstantinopels, Berlin 1907-12, s. 63; Halil Edhem [Eldem], Camilerimiz, stanbul 1932, s. 40-42; Konyal, stanbul bideleri, s. 7-9; Gkbilgin, Edirne ve Paa Livs, s. 394-403; Ayverdi, Ftih Devri Mimrsi, s. 108-111; a.mlf., Atik Ali Paa Camii, st.A, III, 1281-1286; W. MllerWiener, Bildlexikon zur Topographie stanbuls, Tbingen 1977, s. 371-373; A. Gabriel, Les mosques de Constantinople, Syria, Paris 1926, s. 367-368; F. smail Ayanolu, Vakflar daresince Tanzim Ettirilen Tarih Makbereler, VD, II (1942), s. 400; Semavi Eyice, Atik Paa

Camiinin Trk Mimar Tarihindeki Yeri, TD, sy. 19 (1964), s. 99-114; a.mlf., Eli Han, a.e., sy. 27 (1970), s. 93-130; a.mlf., Bir Trk Elisinin Portresi, TTK Belleten, XLI/163 (1977), s. 555563. Semavi Eyice

ATK AL PAA CAM


stanbulun Karagmrk semtinde, bir cami. Kurucusunun emberlitataki ayn adla anlan dier camiinden ayrt etmek iin buraya nceleri Vasat Ali Paa veya Zincirlikuyu Camii de denilirdi. Cami, II. Bayezid devri vezrizamlarndan Atik Ali Paa tarafndan yaptrlmtr. 1058 (1648) zelzelesinde minaresinin bir ksm ile son cemaat yeri yklm, ahap olarak yaplan bu ksm son yllarda, eski izlere gre drt pyeye dayanan kemerler zerine oturan kubbeli bir revak halinde yeniden ina edilmitir. Cami, erken Osmanl devrinde yaygn olan ok kubbeli camiler tipinin kltlm bir benzeridir. Dikdrtgen mekn, iki kaln pyenin yardmyla alt blme ayrlarak bunlarn zerleri kubbelerle rtlm, duvarlar bir sra kesme ta, sra tuladan eritler halinde rlmtr. Fazla ssl olmamakla beraber gzel bir mermer minberi vardr. Yaknndaki medrese Sadrazam Semiz Ali Paann vakfdr. Karsndaki hazrede ise hattat Mustafa Rkm Efendinin trbesi bulunmaktadr. Yine yaknnda ina edilmi olan hamam bugn ortadan kalkmtr.

BBLYOGRAFYA

stanbul Vakflar Tahrir Defteri 953 (1546), s. 67-71; Ayvansry, Hadkatl-cevmi, I, 119; A. Gabriel, Les mosques de Constantinople, Syria 1926, s. 384-385; Halil Edhem [Eldem], Camilerimiz, stanbul 1933, s. 42; W. MllerWiener, Bildlexion zur Topographie stanbuls, Tbingen 1977, s. 374. Semavi Eyice

ATK MUSTAFA PAA CAM


stanbulda Ayvansaray semtinde kiliseden evrilme cami. inde Eb Eyyb el-Ensrnin alemdar olduu kabul edilen Cbir b. Abdullah (veya Cbir b. Semre) el-Ensrnin makam bulunduundan buraya Hazre ti Cbir Camii de denilmektedir. Aslnn, nceleri havrilerden Markos ve Petrosa ithaf edilerek V. yzylda yaplm bir kilise olduu sanlrken sonralar burann IX. yzylda mparator Theophilosun (829-842) kz Teklann Azize Tekla adna yaptrd kilise ile ayn olduu ileri srlmtr. 1059da mparator II. saakios Komnenos tarafndan muhteem surette tamir ve tezyin ettirilen mbedi fetihten bir sre sonra Sadrazam Koca Mustafa Paa camiye evirmise de, 953 (1546) tarihli stanbul Vakflar Tahrir Defterinde genellikle byke her hayrat ayr olarak yer alrken bu cami, Mustafa Paann stanbulun baka bir semtindeki dier camii (Koca Mustafa Paa Camii) ile birlikte kaydedilmitir. Trk devrinde binann rt sistemi deitirilerek btnyle yeniden dzenlenmi, bu arada Trk mimari slbundaki imdiki bask kubbe yaplm ve yeni pencereler almtr. 1729 Balat yangnnda ne derecede zarar grd bilinmeyen caminin avlusu yoktur. Girii karsnda atr Hasan Aa tarafndan 1104te (1692-93) bir eme yaptrlmtr. Ge bir devirde ina edilen ahap son cemaat yerinden geilen esas mekn ise bir ha biimindedir. Kilise apsis kntsnn sandaki hcre, Hz. Cbir makam-trbesi olmutur. 1894 zelzelesinde ksmen yklan minaresi sonraki yllarda ta klhl olarak yenilenmitir. Klasik slptaki mihrap apsis eksenine eklenmitir. Ge devirde yaplan minber, krs, mahfil gibi ahap ksmlar ise herhangi bir sanat deerine sahip deildir.

BBLYOGRAFYA

stanbul Vakflar Tahrir Defteri 953 (1546), s. 366-367; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, I, 167; A. Sheyl nver, stanbulda Sahbe Kabirleri, stanbul 1953, s. 21-22; Th. F. Mathews, The Byzantine Churches of stanbul, Pennsylvania 1976, s. 15-22; W. MllerWiener, Bildlexikon zur Topographie stanbuls, Tbingen 1977, s. 82-83; Semavi Eyice, Atik Mustafa Paa Camii, st.A, III, 1288-1297. Semavi Eyice

ATK SNAN
(bk. SNN- ATK).

ATK KYET DEFTER


Osmanllarda XVII. yzyln ortalarndan itibaren herhangi bir ikyet iin Dvn- Hmyuna yaplan mracaatlara karlk olarak kan fermanlarn kaydedildii defterlere verilen ad. Osmanl Devletinin ilk zamanlarnda divanda grlen ilere dair btn kararlar mhimme defteri denilen tek tip deftere kaydedilirdi. Ancak 1649 ylndan balayarak arazi, snr, su, mera, yaylak ve klak ihtilflar, alacak verecek gibi her trl ahs davalar, mlk ve asker mir ve memurlardan gelen ikyetlerle ilgili olarak kan fermanlar mhimme defterlerinden ayrlarak ikyet defteri adyla tutulan defterlere kaydedilmeye baland. Bu durum 1752 ylna kadar bu ekilde devam etti. ikyet defterleri bu tarihten sonra da devam ettii halde, ayn konularn kaydedildii ve devletin idar taksimatna gre her eyalet iin ahkm- ikyet adyla ayr bir defter serisi daha tutulmaya balandndan nceki defterlere atik ikyet defterleri ad verilmitir. Babakanlk Osmanl Arivinde hicr 1059-1229 (1649-1814) yllarn iine alan bu tr 208 defter bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Atill etin, Babakanlk Arivi Klavuzu, stanbul 1979, s. 59; Necati Akta - smet Binark, elArfl-Osmn, Amman 1986, s. 149; Sertolu, Tarih Lgat, s. 88. Necati Akta

ATK VLDE SULTAN KLLYES


stanbul skdarda III. Muradn annesi Nurbn Vlide Sultan tarafndan 1570-1579 yllar arasnda Mimar Sinana yaptrlan klliye. Klliye nceleri Vlide Sultan ad ile tannm, III. Ahmedin annesi Gln Vlide Sultann (. 1715) skdar skele Meydannda yeni bir klliye (bk. YEN VLDE KLLYES) ina ettirmesi zerine Eski Vlide, Atik Vlide veya Vlide-i Atik adlaryla anlmaya balamtr. Mimar Sinann tasarlam olduu cami, medrese, tekke, sbyan mektebi, drlhadis, drlkurr, imaret (ahane, tabhane, kervansaray), drifa ve hamamdan oluan yaplar topluluu Topta semtinde ve bugn kendi adn tayan mahallede, kuzeyi avuderesi vadisine doru alalan evreye hkim bir yama zerine kademeli olarak yerletirilmitir. Klliyenin merkezini oluturan camimedrese grubu ortada yer almakta, caminin kuzeyinde adrvan avlusu, avlunun bitiiinde de daha alakta kalan medrese bulunmaktadr. Caminin gney ynnde zamanla bir hazre teekkl etmitir. Bat ynnde ve Kartal Baba caddesinin br yakasnda, birbirlerine bitiik olan fakat kendi ilerinde bamsz birimler oluturan drlkurr, drlhadis, drifa ile ahane, tabhane ve kervansaray iine alan imaret bulunmaktadr. Bunlarn igal ettii yap adasn kuzeyde Helvac Ali, gneyde imaretin sokaklar, batda da Topta caddesi evrelemektedir. Adann dou kanadna, Kartal Baba caddesine paralel uzanan drlhadis ile bu yapnn gney ucuna bitien drlkurr, arkada daha alakta kalan bat kesimine de imaret ile drifa yerletirilmitir. Bu binalarn kuzeybatsnda Topta caddesinin arkasnda hamam, cami-medrese grubunun gneyinde ve inili Cami sokann br yakasnda sbyan mektebi, doudaki Tekken sokann zerinde ise tekke mstakil yaplar olarak ykselmektedir. Cami, medrese, tekke, imaret ve drifann duvarlar kesme kfeki ta ile rlm, sbyan mektebi, drlkurr, kervansaray ve hamamda ise bir sra ta, bir sra tula rg tercih edilmitir. Duvarlarn yan sra dier tayclardan pyeler de kesme kfeki ta ile rlm, stunlar ve balklar ise beyaz mermerden yaplmtr. st yapy oluturan kubbe ve tonozlarda rg malzemesi olarak tula kullanlm, zerleri kurunla kaplanmtr. Pencereler, klasik Osmanl slbundaki dzene uygun olarak iki sra, caminin baz duvarlarnda ise sra halinde tertip edilmi, alttakiler dikdrtgen aklkl beyaz mermer sveler ve lokmal demir parmaklklarla, sttekiler de sivri kemerli aklklar ve ift cidarl revzenlerle tehiz edilmitir. Caminin son cemaat yeri revanda grlen mukarnasl balklar dnda klliyedeki btn stun balklar baklaval tiptedir. Kemerlerin ise tekke revandaki krk ka kemerler hari tamam sivri kemerdir. Kap svelerinde, adrvan haznelerinde ve daha baz detaylarda yap malzemesi olarak beyaz mermer tercih edilmitir. Cami. Klliyenin ana yaps olan caminin bugnk durumuna safhada ulam olduu anlalmaktadr. 1. 1570-1579 yllar arasnda ina edilen ve kesinlikle Mimar Sinann eseri olan ilk cami, bugnk caminin altgen emaya sahip orta blmdr. Bu durumda, kuzey ynnde son cemaat yeri ile ahap atl ikinci bir revak daha bulunmakta ve bu d revak, harimin kuzeydou ve kuzeybat kelerinde yer alan minarelerin gney snrna kadar ilerleyerek son cemaat yerini ynden kuatmakta idi. 2. Vakfn ilk mtevellisi Pr Ali b. Mustafann greve getirildii

1582 yl balar ile, halen cami kapsnda yer alan ve yapy tarihlemede birok aratrmacy yanlla srklemi olan kitbenin konulduu 1583 yl arasnda harim, bat ve douya doru ikier kubbeli birer sahn eklenerek bytlmtr. Bu ameliye sonucunda cami harimi, Osmanl mimarisinde ilk defa 1437-1447 tarihli Edirne erefeli Camiinde grlen ve Sinan tarafndan 1555-1556 tarihli Beikta Sinan Paa Camiinde tekrar ele alnarak gelitirilen emaya sahip olmu, minareler klasik Osmanl slbuna ters den bir tertiple yap kitlesinin iinde kalm ve ikinci revak harimin kuzey duvar hizasnda kesilerek birer kemeri yeni ina edilen duvarlarn iine gmlmtr. Sinann 1580lerde iyice yaland ve eitli inaatlarda yardmclar olan mimarlar grevlendirdii gz nne alnrsa, bu ikinci safhada iin mesel Dvud Aaya (. 1598) tevdi edilmi olduu dnlebilir. te yandan, skdar sakinleri arasnda yaygn bir rivayetten, inaatn ikinci safhasnda alan mimarlardan birinin ad renilebilmektedir. Bu rivayete gre, klliyenin inaatnda grev alan Sinann raklarndan bir mimar buradan gtrd malzeme ile skdarn Hayreddin avu (Debbalar) mahallesinde kendi adna bir mescid-tekke ina etmi, mesele ortaya knca da idam edilerek bnisi olduu yapnn hazresine gmlmtr. Bu mimarn ad Kurban (halk dilinde Kurbaa) lakapl Nasuhtur (. 1586). 3. II. Mahmud devrinde ve muhtemelen 1834 ylnda, cami kitlesine saplanan adrvan avlusu revann iki birimi iptal ve harimin bat ynndeki pencere dzeni ksmen tdil edilerek caminin gneybat kesine, mstakil girii bulunan bir hnkr dairesi ve mahfili ilve edilmitir. Ayrca cami, sonuncusu 1956-1972 yllar arasnda Vakflar Genel Mdrl eliyle gerekletirilmi olmak zere birok defa tamir edilmitir. Camiyi kuzey, dou ve bat ynlerinde evreleyen adrvan avlusuna, her biri ayr yndeki drt kapdan girilmektedir. Gneydeki kap, ksmen hazre olarak kullanlan, adrvan avlusuyla ayn seviyedeki d avluya almakta, medrese avlusuna geit veren kuzeydeki ile sokaklara alan dier ikisinde merdivenler bulunmaktadr. Avlu duvarnn d yzeyinde bat giriinin, biri de dou giriinin yannda olmak zere toplam drt adet sivri kemerli eme yer almaktadr. Gneydekinin dnda kalan girilerin zerine, muhtemelen bevvb*larn ikametine mahsus, kaburgal apraz tonozlara oturan, kare planl ve kubbeli birer oda yerletirilmitir. Avluyu kuatan revaklar, bu odalarla ayn boyutlarda ve pandantifli kubbelerle rtl otuz sekiz birimden olumaktadr. Her birimde dikdrtgen aklkl ve sivri tahfif kemerli birer pencere yer almaktadr. Avlunun ortasnda yakn zamanda (1986) tamir edilmi olan okgen hazneli adrvan ykselmektedir. Caminin giri cephesindeki d revak, kelerde ve ortada yer alan drt pye ile on alt stuna oturan, beyaz mermer ve somakiden rlm sivri kemerlerle darya almaktadr. Ortadaki pyelerin takap ile ayn eksende bulunan akl bask bir kemerle geilmitir. Kurunla kapl olan ahap at ise ksa bir saakla son bulmaktadr. D revan iine gmlm olan son cemaat yeri be birimlidir. Yksek tutulmu olan ortadaki birim aynal tonozla, dierleri pandantifli kubbelerle rtldr. Tamamen beyaz mermerden yaplm olan takap, kaval silmeli d erevesi, bask kemerli akl, mukarnasl ve sarktl kavsaras, kelerde kum saatli stuneleri, yanlarda yarm sekizgen planl ve mukarnasl hcreleriyle titiz bir iiliin yan sra klasik slbun btn zelliklerini aksettirmektedir. Kemerin zerinde yer alan ve Vlide Sultann ad ile 991 (1583) tarihini veren manzum kitbe, ahap bir levha zerine talik hatla yazlmtr. Takapya gre simetrik olarak sada ve solda pencereler, birer kk mihrap ile minare girileri ve ayrca dou kesinde de st kat mahfillerine kan merdivenin girii yer almaktadr. Harimin ilk ina dneminden kalan orta blm yaklak 13 m. apnda bir kubbe ile rtldr.

Yapnn gerek d grnne gerekse i meknna hkim olan bu merkez kubbe gneyde ve kuzeyde ikier duvar pyesine, batda ve douda birer kahverengi somaki stuna oturan alt adet sivri kemerle tanmaktadr. Stunlar kk kemerlerle arkalarndaki pyelere balanmlardr. Merkez kubbe ikisi batda, ikisi douda, biri de gneyde olmak zere toplam be yarm kubbe ile takviye edilmi ve btn bu rt unsurlar ile dey sathlarn arasna kk pandantifler yerletirilmitir. Harim kble ynndeki iki duvar pyesi arasnda, bir yarm kubbe derinlii kadar ileriye doru geni tutulmu, bu ekilde gney duvarnn ortasnda mihrab barndran ve st bu yndeki yarm kubbe ile rtl olan bir knt elde edilmitir. Doudaki ve batdaki stunlarn arkasnda yer alan pyeler ilk yapllarnda duvar pyesi niteliinde iken harimin geniletilmesi srasnda, buradaki duvarlarn kaldrlmas zerine orta pyesi durumuna gelmilerdir. Bu pyeler, gneydeki ve kuzeydeki duvarlarla geri ekilen dou ve bat duvarlarndaki pyelere birer sivri kemerle balanm ve her iki ynde kemer aklklar apnda ikier kubbe ina edilmi, bylece harim ikier kubbeli iki sahnla yanlara doru geniletilmitir. Bursa kemercikleriyle donatlm korkuluklarn snrlad mahfiller, harimi bat, dou ve kuzey ynlerinde kuatmaktadr. Mezzinlere mahsus olan kuzey kanadnda takap hizasna gelen kesimin zemini ykseltilmi ve yine ayn hizann yukarsnda duvar pyeleri arasndaki girintiye iki mahfil daha yerletirilmitir. Bunlardan alttaki takap kitlesinin zerine oturmakta, dieri bu kitleye basan sivri kemerli bir revak tarafndan tanmaktadr. Mahfillerin gneybat kesimi hnkr mahfiline dntrlm ve sonradan yaplan ahap kmalarla geniletilmitir. Beden duvarlarnda yetmi , yarm kubbelerin eteklerinde yirmi , merkez kubbenin kasnanda on sekiz tane olmak zere toplam 114 pencereden k alan ve ayrca baarl nisbetlerle ekillendirilmi bulunan harim son derece ferahtr. Kare planl kaidelere, gen yzeylerden oluan krslere, okgen gvdelere ve peteklere sahip olan minareler XVIII. yzylda, muhtemelen mehur 1765 depreminde, doudaki kaidesine, batdaki de erefesinin altna kadar yklm, daha sonraki tarihlerde erefelerin altndaki yumurta dizisi ve ahap klhn altndaki girlandlar gibi o dnemde revata olan barok slba uygun detaylarla yeniden ina edilmilerdir. Hnkr dairesi, d avlu ve adrvan avlusu ynnde tamamen direkler zerine oturan fevkan bir yapdr. Ksm zemin katta, Osmanl barouna has birleik kemerle donatlm olan giri, kk bir talk ve st kata kan ahap bir merdiven yer almaktadr. Caminin gneybat kesindeki kubbeli birimin altna rastlayan hnkr mahfili ile balantl olan st kat, padiah ve maiyetinin dinlenmelerine mahsus meknlardan meydana gelmektedir. Bu meknlarn, i yzleri badad sval duvarlar, dikdrtgen aklkl ve pancurlu pencereleri, hafif ibkey saaklar ve her iki ynde ilerleyen kmalar hnkr dairesine eski bir stanbul kona grnm kazandrmaktadr. Mahfilin harime bakan ve orta yerinde kavisli bir kma yapan dou snrnda, baroun btn zelliklerini sergileyen oymal ve yaldzl ahap hotozlarla talandrlm kafesler sralanmaktadr. Biri kuzey, dieri gney duvarnda olmak zere iki pano halinde dzenlenmi resimler, Batllama dnemi Trk resim sanatnn dikkate deer rneklerindendir. Sultan II. Mahmud devrine tarihlenen bu resimlerde, dnemin baroktan ampire gei srasndaki mimari zevkini yanstan hayal saray enteryrleri tasvir edilmitir. Kordonlarla tutturulmu perde kvrmlar ile snrlandrlm olan kompozisyonun gney duvarndaki kesiminde, sarayn bir penceresinden, tam olarak tehis edilemeyen, ancak baz detaylar ile 1826 tarihli Tophane Nusretiye Camiini hatrlatan bir yap seyredilmektedir. Mahfilin gney duvarnda iki pencere arasna, perde ve kandil motifleriyle sslenmi ufak bir mihrap

yerletirilmitir. Bat duvarndaki pencerelerden birisi hnkr dairesiyle balanty temin etmek zere kapya, dieri de iptal edilerek kafeslerle ayn malzeme ve slp zelliklerine sahip bir hotozun talandrd tezyin bir nie dntrlmtr. Caminin kble tarafndaki d avlunun byk bir ksm hazre olarak deerlendirilmitir. Daha ziyade XVIII ve XIX. yzyllara ait dikkate deer mezar talarnn bulunduu hazrenin bat duvarnda, pencere stlerine konulmu bazlar lm hatrlatan muhtelif yetlerden oluan kitbeler mevcuttur. Sinann hemen btn eserlerinde olduu gibi Atik Vlide Camiinde de nisbetlerin hengi ile anlam kazanan cephelerde ssleme yok denecek kadar azdr. Buna karlk i meknda olduka zengin bir ssleme programnn uygulanm olduu grlmektedir. Tezyinat unsurlar iinde ncelikle, caminin ina edildii dnemde en parlak an yaayan znik iniciliinin gerek kalite ve teknik, gerekse renk ve kompozisyon asndan ok baarl rnekleri olan panolar zikretmek gerekir. Hepsi sralt tekniinde imal edilmi olan ve renkli kompozisyonlarnda natralist iek motifleri ar basan bu iniler mihrap kntsnda younlamaktadr. Bu blmdeki pencerelerin st hizasnda yer alan ve mihrap tarafndan iki eit paraya blnen yaz kuanda, lcivert zemin zerine beyazla ve celslsle kaleme alnm yetl-krs bulunmaktadr. Zemininde yer yer rozetlerin, kk ieklerin, yapraklarn ve geometrik gemelerin serpitirilmi olduu yaz kuanda baz harflerin karnlar frze ve mehur mercan krmzs ile renklendirilmitir. Gney duvarndaki pencerelerin i, kuzey duvarndakilerin ise d yzlerinde ayn zellikleri paylaan yaz panolar mevcuttur. Camideki ini ssleme unsurlar iinde en nemlileri, mihrap kntsnn yan duvarlarnda yer alan birbirinin ayn iki byk panodur. Bunlarda, mercan krmzs zemin zerine beyaz rmlerle ssl bir vazodan birbirlerine bal iki emse kmaktadr. emselerin iine olduka girift bir dzende, lcivert zemin zerine beyaz, mercan krmzs ve koyu yeille renklendirilmi lleler, karanfiller, birtakm ufak iekler ve yapraklar yerletirilmitir. Geriye kalan sa ve sol kesimlerde zarif kvrmlarla ykselen kahverengi dallar zerinde, ortalar mercan krmzs, yapraklar mavi bahar iekleri ile kk yeil yapraklar grlmektedir. Camideki sslemeli ksmlar arasnda, sedef ve fildii kakmalarla zenginletirilmi geometrik kompozisyonlar ile kap ve pencere kanatlar btnyle beyaz mermerden yaplm klasik slba uygun nisbet ve detaylar ile dikkati eken mihrap ve zellikle, ebekeli blmleri yar effaf sathlar oluturacak kadar ince bir iilik gsteren minber nem tamaktadr. Kubbede, kemerlerin i sathlarnda ve pandantiflerde yer alan ve rm, palmet, akayk gibi klasik ssleme unsurlarn ihtiva eden kalem ileri ile koyu krmz zemin zerine ak krmz boya ve yaldzla yaplm, tezhip denilebilecek incelikte bir iilie sahip olan mahfil tavanlarndaki tezyinat ve ayrca renkli camlarla ilenmi al revzenler de zikredilmeye deer sanat almalardr. Medrese. Vakflar Genel Mdrl tarafndan 1963-1964 yllarnda onarlm, ancak herhangi bir hizmete tahsis edilmediinden ksa bir mddet sonra yoksul ailelerce igal edilmi ve halen mesken olarak kullanlmaktadr. Yamuk planl medrese avlusu dou, bat ve kuzeyde revaklar ve hcreler, gneyde ise yksekte kalan adrvan avlusunun duvar ile snrlandrlmtr. Medreseye nisbetle alakta kalan Vlide Khyas soka boyunca uzanan kuzey duvar, istinat duvar niteliinde olup payandalarla takviye edilmitir. Esas giri batda Kartal Baba caddesine almakta, kuzeydeki merdivenli geit de cami-medrese balantsn temin etmektedir. Avlunun ortasnda, stunlar ve st yaps ortadan kalkm olan adrvann sekizgen haznesi gze arpmaktadr. Revak, dikdrtgen planl olan aynal tonozlarla, kare planl olan dierleri ise pandantifli kubbelerle rtl on dokuz birimden olumaktadr. Drd batda, ikisi douda, on ikisi kuzeyde yer almak zere toplam on sekiz

tane olan hcrelerden on beinin talebeye, ikisinin mud*lere, birinin de bevvba tahsis edilmi olduu vakfiyede kaytldr. Kare planl olan bu meknlar pandantifli kubbeler, revaa alan birer kap ve pencere, darya bakan ikier tepe penceresi, birer ocak ve ok sayda dolap nileriyle donatlmlardr. Kuzey kanadndaki hcre dizisinin ortasna, yaklak drt hcre byklnde olduundan ve hcrelerden biraz geriye ekilmi bulunduundan dolay medrese kitlesinden darya taan kare planl dershane yerletirilmitir. Gney ynnde, drt ke iki mermer stuna oturan kemerlerden oluan ikinci bir revak paras bulunmaktadr. Ayrca hcrelerden daha yksek tutulmu olduu iin yapnn d grnmne hkim olan dershane, kuzeydeki sokan br yakasnda yer alan iki pye ile, medrese duvarna basan adet sivri kemerin tad ok bask bir tekne tonozun stne oturmaktadr. Bylece fevkan bir mekn nitelii kazanm olan deshane, altndan geen soka tkamad gibi evreye zellik kazandran bir mimari unsur oluturmutur. Ayrca iine ufak bir emenin kondurulmu olmas bu tonozlu geidi daha da cazip klmaktadr. Dershanenin bask kemerli kaps, gney duvarnn ortasnda basamaklarla klan bir sahanln nnde yer almaktadr. Sekizgen kasnakla takviye edilmi bir kubbenin rtt binann gney duvarnda iki, dou ve bat duvarlarnda birer ift pencere bulunmasna karlk komu meskenlere bakan kuzey duvar, muhtemelen mahremiyetin ve sessizliin korunmas gayesiyle sar braklmtr. Medresenin hellar dou kanadnn arkasndaki kk ve mstakil bir avlunun etrafnda sralanmaktadr. Avlunun gneybat kesinde, giriin hemen yannda yer alan ve badad sval duvarlar, caddeye doru taan kmas ve ahap saaklar ile ufak bir kk grnm arzeden fevkan yapnn, klliyedeki sbyan mektebinin XVIII. yzylda ktphaneye evrilmesinden sonra ayn grevi stlenmek zere ina edildii tahmin edilebilir. Tekke. Kaynaklarda Atik Vlide Sultan, Eski Vlide, Vlide-i Atik, Karaba Vel ve Karaba Ali Efendi gibi adlarla anlan tekkenin baz eserlerde grlen mulak ya da yanl ifadelerin aksine, batan beri klliyenin mimari program iinde yer ald ve tarikatlarn ilgasna kadar asl grevini aralksz srdrd, Nurbn Vlide Sultan vakfiyesinden, Vakflar Arivindeki kaytlardan ve meyih listesinden kesin olarak anlalmaktadr. Bandan beri Halvetiyyeye bal bulunan tekkenin postuna 1670te bu tarikatn Karabaiyye kolunu kurmu olan, Karaba Vel veya el-Atvel (en uzun) lakapl eyh Hac Ali Aleddin Efendi (. 1685) gemi ve srgne gnderildii 1679 ylna kadar burada irad ile megul olmutur. Dolaysyla tekkenin bu mddet zarfnda yeni kurulan Karabaiyyenin sitne*si olduu sylenebilir. Kendisinden sonra yerine srasyla HalvetiyyeNriyyeden Blblczde eyh Fethi Abdlkerim Efendi (. 1694) ile olu Abdrrahim Mnib Efendi (. 1713) gemiler, daha sonra tekke Halvetiyye-bniyyeye intikal etmi ve sonuna kadar da bu kola hizmet vermitir. Kapatldktan sonra uzun sre metrk kalp harap hale gelen yap 1970li yllarda tamir edilerek lim Yayma Cemiyetine bal bir talebe yurdu haline getirilmi olup bugn olduka bakml durumdadr. Yamuk planl bir avlu ve bunu evreleyen krk ka kemerli ve ahap atl revaklarn arkasnda, drt ynde dizilmi otuz be adet kare planl ve kubbeli birim yer almaktadr. Bunlardan yapnn gneybat kesinde bulunan iki tanesi, eksenleri kaydrlm bir giri blm tekil edecek ekilde dzenlenmi, geriye kalan otuz tanesi ise eyh ile dervilerin ikametine tahsis edilmitir. Nitekim vakfiyede de hankah ve ribat adlaryla anlan tekkede bir eyh ile otuz iki nefer fukarann ikamet etmesi istenmektedir. Dou kanadnn ortasndaki hcrelerin arasnda kare planl ve kubbeli tevhidhane kitlesi yer alr. Hcre kubbeleri pandantiflere, tevhidhane kubbesi ise ieriden mukarnasl konsollarla takviye edilmi sivri tromplara, dardan on ikigen kasnaa oturmaktadr. Tekkenin

yegne girii, tepesi mukarnasl bir pyecikle yumuatlm olan gneybat kesindedir. Bask kemerin stnde yer alan talikle yazlm tarihsiz kitbede grlen Hazreti abn- Vel ibaresi, bu blmn tekkenin bniyyeye intikal ettii 1713 tarihinden sonra yapldn gstermektedir. Kedekiler dnda kalan hcrelerde, revaklara alan kaplardan baka avluya bakan birer dikdrtgen pencere ile birer dairev tepe penceresi bulunmaktadr. Komu hcrelerin pahlanmas ile elde edilmi verev dehlizlerden geilen, avluya pencere almas imknsz ke hcrelerinde ise k ve hava ihtiyac darya alan pencerelerle salanmtr. Birok dolap niiyle donatlm bulunan bu meknlarda, tevhidhaneye komu olan ikisi hari, ocak bulunmamaktadr. Tevhidhane ile balants bulunan bu iki ocakl mekndan, dierlerinden daha byk ve dikdrtgen planl olan gneydekinin eyh odas, kuzeydekinin de kahve oca ya da meydan odas gibi kullanld tahmin edilebilir. Douda yap kitlesinden darya tam olan tevhidhanenin hcrelerle ayn hizadaki duvarnn ortasnda bask kemerli giri bulunmaktadr. Alts altta, sekizi stte toplam on drt pencereye sahip olan tevhidhanenin kuzey ve gney duvarlarnn ortasnda, kavsaralar mukarnasl birer ni yer almaktadr. Avlunun ortasndaki adrvandan gnmze ancak sekizgen kaide ulaabilmitir. Tekkenin mimarisinde dikkati eken en nemli husus, medreseden farkl olarak cephelerin, konulmas zaruri grlen mahdut miktarda pencere dnda tamamen sar braklmas, buna karlk avlu cephelerinin hareketli bir ifadeye sahip klnmasdr. Yapnn tasarmnda, byk bir ihtimalle tekke hayatnn gerei olan ie dnklk etkili olmutur. Ayn ihtimal yine Sinann eseri olan Kadrgadaki 1574 tarihli Sokullu Mehmed Paa Klliyesinin tekkesi iin de geerlidir ve her iki tekkenin de bandan beri, sistemini halvet* zerine kurmu, hatta adn bile ondan alm olan Halvetiyye tarikatna hizmet vermeleri bu ihtimali glendirmektedir. Sbyan Mektebi. Feridun Aa adnda bir hayr sahibi tarafndan XVIII. yzylda ktphaneye evrilerek geen yzyln sonlarna kadar bu maksatla kullanlan bina daha sonra terkedilerek harap olmutur. Gnmzde mesken olarak kullanlan yap tamire muhta durumdadr. eriden pandantiflere oturan kasnaksz bir kubbe ile rtl kare planl bir mekndan ibaret olan sbyan mektebinin girii, aslnda ahap bir saakla donatlm olduu anlalan dou cephesindedir. Gerek bu cephede gerekse gney ve bat cephelerinde iki sra halinde dzenlenmi pencereler yer almakta iken sokak boyunca uzanan kuzey cephesinin medresede olduu gibi sar brakld dikkati ekmektedir. Drlhadis, drlkurr, imaret (ahane, tabhane, kervansaray) ve drifa. Yekpre bir yap adas oluturan bu blmler XVIII. yzyln sonlarndan itibaren asl fonksiyonlarnn dnda birtakm yeni faaliyetlere tahsis edilmilerdir; imaret ile drifa srasyla Nizm- Cedd, Sekbn- Cihdiyye ve Askir-i Nizmiyye askerlerinin klas (1800-1865), akl hastahanesi (1865-1927) ve Tekel Yaprak Ttn Bakm Atlyesi (1935-1976) olmu; drifa 1977de skdar mam Hatip Lisesine devredilmi, drlhadis-drlkurr grubu ise Cumhuriyet devrinde yakn bir gemie kadar Topta Cezaevi olarak kullanlmtr. Bu arada sz konusu blmler, zellikle 1834-1835te mimari hviyetlerini yozlatran eitli tdilta da mruz braklmlardr. Drlhadis, pandantifli kubbeler ve batya alan iki sra pencereye sahip, dou ynnde sakfl bir revakla kuatlm kuzey-gney dorultusunda uzanan bir dizi hcreden ibarettir. Bu dizinin gney

ucunda da cezaevinin hamam olarak kullanld bilinen, drlhadis hcrelerinden daha byk ve daha yksek tutulmu, kare planl ve kubbeli bir mekndan ibaret drlkurr yer almaktadr. Kervansaraya bat, tabhaneye kuzeydou ve ahaneye gneydoudaki birimleri tahsis edilmi olan imaretin Topta caddesi zerinde bulunan cmle kaps, II. Mahmud devrinde ampir slbunda bir sayvanla donatlm ve kemerinin stne ad geen padiahn turas yerletirilmitir. Giriin sanda, istifli slsle yazlm manzum kitbesinden 987de (1579) Hasan avu tarafndan yaptrld anlalan krk ka kemerli bir eme yer almaktadr. Cmle kapsndan, ortada pandantifli bir kubbe ile dou ve bat ynlerinde birer beik tonozun rtt tala, taln orta blmnden de kuzey ve gney duvarlarndaki kaplarla kervansarayn eit byklkteki dikdrtgen planl iki kanadna geilmektedir. D duvarlarnn alt kesimi dnda tamamen yenilenmi olduu anlalan kervansarayn her iki kanadnda, birer i avlu etrafna sralanm ikier katl muhdes meknlar bulunmaktadr. Bu kanatlarn asllarnn, Sinann Byk ekmecedeki 974 (1566-67) tarihli Sultan Sleyman Kervansaraynda olduu gibi, sra ayaa oturan krma ahap atlarla rtl olduklar anlalmaktadr. Giri talnn dou ynndeki merdivenli ve kubbeli geitten ulalan ve tabhane ile ahanenin ortasnda yer alan ortak avlu, pandantifli kk kubbelerle rtl yirmi dokuz birimi ihtiva eden bir revakla kuatlmtr. Revan arkasnda, dou yanlarda drlhadis hcrelerinin altna isabet eden beik tonozlu ikier mekn ile ortada bu meknlara kan bir merdiven mevcuttur. Ayn trde birer mekn da bat kanadnda giriin yanlarnda yer almakta, kuzey ve gney ynlerinde ise tabhane ile ahanenin i avlularna alan birer kap ve bu blmlerin baz birimlerine alan kaplarla pencereler sralanmaktadr. Ayn llere sahip olan ahane ile tabhane, ortak avluya gre tamamen simetrik tasarlanmtr. Her ikisi de T biimi birer avluya ve bunu kuatan beik tonozlu revaklara sahiptir. Revaklarn gerisinde doudaki drlhadis hcrelerinin altnda, drd beik tonozlu, dierleri pandantifli kubbeli olmak zere toplam on er birim sralanmaktadr. Ahanenin batsnda yer alan havalandrma fenerleriyle donatlm alt birim mutfaktr. Biri iki birimli ve ocakl, dieri drt birimli ve be ocakl olmak zere iki blm halinde dzenlenmi bulunan mutfan dousundaki iki birimli blm yemekhane, dierleri ise kiler ve ambar olarak tasarlanmtr. Kervansarayn kanatlar ile tabhane ve ahane kitleleri arasnda, ince uzun dikdrtgen planl birer avlu uzanmaktadr. Orta avluya kap, T planl avlulara beik tonozlu birer geit ile balanan bu avlulardan kuzeydeki tabhane hellarna tahsis edilmi, ayrca darya alan bir kaps daha bulunan gneydeki ise erzak ve yakacan cmle kapsndan geirilmeden ahaneye nakledilebilmesi ve yemek datm iin dnlmtr. Bugn iki katl, ahap atl ve tabhane ile balantl bir yap halinde olan drifann aslnda tek katl ve kgir rtl mstakil bir bina olduu anlalmaktadr. Kuzeyde Helvac Ali soka zerindeki girii tromplu kubbe ile rtl bir birim takip etmekte ve buradan bir seki ile ikiye ayrlm dikdrtgen planl avluya geilmektedir. Avluyu kuatan sakfl revan arkasndaki meknlardan gneybat kede yer alan tromplu kubbe ile rtl birim drifann mescididir. Gney kanadnda ancak drifann ihtiyacna cevap verecek ekilde asgari llerde ele alnm bir hamam, avlunun evresinde ise ikisi dikdrtgen planl ve beik tonozlu, on ikisi kare planl ve kubbeli on drt birim bulunmaktadr. Hamam. Vakfiyede zikredilmeyen, ancak Sinann eserleriyle ilgili tezkirelerde yer alan hamam, ge

devirde marangozhane olarak kullanlm ve Vakflar daresi tarafndan son yllarda tamir edilerek tekrar faaliyete geirilmitir. Ufak apta bir ifte hamam olan yap, dou-bat dorultusunda uzanan ayrm izgisine gre simetrik olarak yerletirilmi soyunmalklar, birer sofa ile halvetten oluan soukluklar ve scaklklar ile bu blmler boyunca devam eden su haznesinden olumaktadr. Bugn yerlerini bir sra dkkna terketmi bulunan soyunmalklarn ahap at ile rtl olduklar tahmin edilmektedir. Soukluklar pandantifli kubbeler ve aynal tonozlarla, scaklklar tromplu kubbelerle, su haznesi ise beik tonozla rtldr.

BBLYOGRAFYA

S, Tezkiretl-ebniye, s. 24, 33, 35-37, 39, 45, 79, 94, 100, 106, 108, 125; Evliya elebi, Seyahatnme (haz. Zuhur Danman), stanbul 1964-71, I, 328; Ayvansary, Mecma-i Tevrih, s. 16, 125; a.mlf., Hadkatl-cevmi, II, 182-184; sitne Tekkeleri, s. 18; Mecma-i Cevmi, II, 7273; Bandrmalzde, Mecma-i Teky, stanbul 1307, s. 8; Mehmed Rif, Mirt- stanbul, stanbul 1314, I, 128-129; C. Gurlitt, Baukunst Konstantinopels, Berlin 1907-12, II, 85, levha 28; Osmanl Mellifleri, I, 96, 138, 217; Halil Edhem [Eldem], Camilerimiz, stanbul 1932, s. 72-74; Ergun, Antoloji, II, 479, 672; Tank, stanbul emeleri, II, 258; Konyal, Mimar Koca Sinann Eserleri, s. 77-85; a.mlf., skdar Tarihi, I, 141-149, 439-445; II, 29; E. Egli, Sinan, Erlenbach-Stuttgart 1954, s. 105-107; Semavi Eyice, stanbul-Petit Guide Travers les Monuments Byzantins et Turcs, stanbul 1955, s. 114; Doan Kuban, Les Mosques coupole base hexagonale, Beitrge zur Kunstgeschichte Asiens, stanbul 1963, s. 49-68; a.mlf., Eski Valide Camii, Mimarlk ve Sanat, sy. 2, stanbul 1961, s. 33-36; Tahsin z, stanbul Cmileri, Ankara 1965, II, 68-69; G. Goodwin, A History of Ottoman Architecture, London 1971, s. 288-291; A. Stratton, Sinan, London 1972, s. 159169; H. Summer v.dr., Strolling through Istanbul, stanbul 1972, s. 425; Metin Szen, Trk Mimarisinin Geliimi ve Mimar Sinan, stanbul 1975, s. 209-210, 224, 232, 333, 374, 386; Chid Baltac, XV.-XVI. Asrlarda Osmanl Medreseleri, stanbul 1976, s. 470, 474, 607, 612; Gnsel Renda, Batllama Dneminde Trk Resim Sanat (1700-1850), Ankara 1977, s. 119-120; W. MllerWiener, Bildlexikon zur Topographie Istanbuls, Tbingen 1977, s. 402-404; M. aatay Uluay, Padiahlarn Kadnlar ve Kzlar, Ankara 1980, s. 40; Zkir kr, Mecma-i Teky (Tayi), s. 74-75; Aptullah Kuran, skdar Atk Valide Klliyesinin Yerleme Dzeni ve Yapm Tarihi zerine, Suud Kemal Yetkine Armaan, Ankara 1984, s. 231-248; a.mlf., Mimar Sinan, stanbul 1986, s. 175-192, 254, 304, 354, 357, 359, 361, 367, 376, 401; A. Gabriel, Les Mosques de Constantinople, Syria, VII, Paris 1926, s. 353-419; A. Batur - S. Batur, Sinana Ait Yaplarn Listesi, Mimarlk, sy. 49, stanbul 1967, s. 35-44; K. Tucu, Eski Valide Camii, Hayat Tarih Mecmuas, sy. 2, stanbul 1967, s. 54-57; F. Akozan, Trk Klliyeleri, VD, VIII (1969), s. 303308; Mbahat S. Ktkolu, 1869da Faal stanbul Medreseleri, TED, sy. 7-8 (1977), s. 277-392; Baha Tanman, Atik Valide Klliyesi, STAD, sy. 2 (1988), s. 3-19; Erdem Ycel, Eski Valide Camii ve Klliyesi, st.A, X, 5300-5303. M. Baha Tanman

TKE bint ABDLMUTTALB


mm Abdillh tike bint Abdilmuttalib b. Him el-Himiyye Hz. Peygamberin halas. Doum ve lm tarihleri bilinmemektedir. Abdlmuttalibin btn kzlar gibi tike de airdi. Gnmze intikal eden iirlerinden biri babas hakknda syledii mersiyedir. Abdlmuttalib son gnlerinde alt kzn da yanna arp lmnden sonra kendisi iin nasl mersiyeler syleyeceklerini onlardan dinlemek istemi, bunun zerine her biri babalarn ven birer iir sylemilerdi. tike Hz. Peygamberin zevcelerinden mm Selemenin babas Eb meyye b. Mugre el-Mahzm ile evlendi; bu evlilikten hepsi de sahb olan Abdullah ve Zheyr adl oullar ile Karbe isimli kz dnyaya geldi. slm tarihinde tike bint Abdlmuttalibi byk bir hrete ulatran ey, onun Bedir Gazvesinden nce grm olduu ryadr. Suriyeden dnmekte olan Eb Sfynn, Kurey kervanna mslmanlarn baskn yapacan haber vermek ve yardm istemek zere gnderdii haberci Damdam b. Amr el-Gfrnin Mekkeye gelmesinden birka gn nce tike, kendisini korkutan ve Mekkelileri tedirgin eden bir rya grd. Deveye binmi bir adam sratle Mekkeye gelerek nce Ebtahta, sonra Kbede, daha sonra da Eb Kubeys danda, etrafnda toplananlara gne kadar savaacaklar ve vurulup decekleri yere komalarn sylyor, dadan kopard bir kayay aa doru frlatyor, aada paralanan kaya Mekkedeki btn evlere dalyordu. tike, kimseye sylememesini tenbih ederek ryasn kardei Abbasa anlatt. Abbas da arkada Veld b. Ukbeye syleyince rya Mekkede konuulmaya baland. Mekkelilerin mneviyatn bozan bu ryann konuulmas Eb Cehili son derece huzursuz etti ve bir gn Kbede Abbasa, soylarndan gelen erkeklerin peygamberlik iddiasyla yetinmeyip kadnlarn da ayn iddiada bulunduunu, ayet gne kadar bir ey olmazsa onlar Araplarn en yalancs kabul edeceklerini syledi. gn sonra Damdam Mekkeye gelip de kervann bana gelen tehlikeyi haber verince tikenin ryas gereklemi oldu. Kardei Eb Leheb, azl slm dmanlarndan biri olmasna ramen, bu ryann tesirinde kalarak Bedir Savana katlmad. Bedirden sonra da bir iir syledii bilinen tikenin slmiyeti kabul ettiine dair olan rivayet kesin deildir. Bata bn shak olmak zere baz rviler, Hz. Peygamberin halalarndan Hz. Safiyye dnda hibirinin mslman olmadn nakletmektedir. Buna karlk tikenin Hz. Peygamberi metheden, dolaysyla mslman olduunu gsteren ayr iirine eserinde yer veren bn Sad onun Mekkede mslman olduunu ve Medineye hicret ettiini belirtir. iirlerin tikeye nisbeti kabul edildii takdirde, bunlardan biri Hz. Peygamber hakknda sylenmi bir mersiye olduuna gre, onun Hz. Peygamberden sonra vefat ettii sylenebilir.

BBLYOGRAFYA

Vkd, el-Megz, I, 29-33, 41-43; bn Him, es-Sre, I, 108, 169, 171, 282, 298; II, 607, 609; bn Sad, et-Tabakt, II, 326-327; bn Habb, el-Muhabber, s. 62, 166, 274, 406; a.mlf., el-Mnemmak, s. 20, 42, 419; bn Kuteybe, el-Marif (Ukke), s. 118, 119, 128; Belzr, Ensb, I, 88, 145-146, 235, 432; III, 19, 20, 311-312; Taber, Tr (de Goeje), I, 1073, 1292-1294; bn Abdlber, elstb (nr. Ali Muhammed el-Bicv), Kahire 1969, IV, 1778-1780, 1880; bnl-Esr, sdl-gbe, V, 499-500; Zeheb, Almn-nbel, II, 272; bn Hacer, el-sbe (Bicv), VIII, 13-14; Kksal, slm Tarihi (Medine), II, 51-54. Mustafa Fayda

TKE bint HLD


(bk. MM MABED).

TKE bint ZEYD


tike bint Zeyd b. Amr el-Kureiyye (. 40/660) Aere-i mbeereden Sad b. Zeydin kz kardei ve slmiyeti ilk kabul eden air kadn sahblerden biri. Mekkede mslman olduktan sonra Medineye hicret etti. Orada Hz. Eb Bekirin olu Abdullah ile evlendi. Gzellii ve cazibesiyle kocasn etkileyerek onun cihad ve benzeri sorumluluklarn gerei gibi yerine getirememesine sebep olmas zerine Hz. Eb Bekir tikeyi boamas iin oluna bask yapt. Buna son derece zlen Abdullah karsndan ayrld. Fakat bu ayrlktan duyduu acy ili msralarla terennm ettii bir gece olunun strabn duyan Eb Bekir onun yeniden tikeye dnmesine izin verdi. Abdullah Tif Muhasarasnda ald bir ok yarasndan Medinede vefat edince tike ok zld ve lnceye kadar kocasna alayacan ifade eden bir mersiye syledi. Bununla birlikte bir yl sonra (12/633) mer b. Hattbla evlendi. Evlenmeden nce Hz. merden namazn Mescidi Nebevde cemaatle klmasna engel olmayacana dair sz ald. Nitekim Hz. mer Eb Ll tarafndan mihrapta ehid edildii srada tike mescidde bulunuyordu. Hz. merden nce onun byk kardei Zeyd b. Hattbla evlendii, Zeydin Yemmede ehid olmas zerine Hz. merin onu nikhlad da rivayet edilmitir. tike Hz. merin ehid edilmesinden sonra nc (veya drdnc) evliliini Zbeyr b. Avvm ile yapt. Zbeyrin ehid edilmesi zerine onun iin de bir mersiye syledi. Zbeyrden sonra Ali b. Eb Tlibin onunla evlenmek istedii, fakat Medine halk arasnda yaygn hale gelen ve Hz. Ali tarafndan sylendii rivayet edilen, Kim ehid olmak isterse tike ile evlensin szn hatrlatarak tikenin bu evlilie raz olmad sylenir. Yine baz kaynaklarda tikenin Hz. Alinin olu Hseyinle evlendii ve hatta Kerbelda Hz. Hseyinin ehid edildiini grd, onun yzn topraktan kaldrarak bu feci cinayeti ileyenleri lnetledii ve Hseyine bir mersiye ile alad da rivayet edilmektedir. Vefat eden her kocas iin mersiyeler syleyen ve iirleri rnek (hid) olarak gsterilebilecek kadar iyi bir air olan tikenin Hz. Peygamber hakknda da bir mersiyesi vardr.

BBLYOGRAFYA

bn Sad, et-Tabakt, II, 332; bn Kuteybe, Uynl-abr, Kahire 1343-49/1925-30, IV, 114-115; Ebl-Ferec el-sfahn, el-Egn, Beyrut 1959, XVIII, 7-13; Abdlkdir el-Badd, iznetledeb, IV, 350-352; bn Abdlber, el-stb, IV, 364-367; bnl-Esr, sdl-gbe, VII, 183-185; bn Kesr, el-Bidye, VII, 250; Ayn, Umdetl-kr, Kahire 1348, VI, 194-195; Zeyneb bint Ysuf, edDrrl-mensr, Bulak 1312; Sezgin, GAS, II, 314-315; Kehhle, Almn-nis, III, 201-206;

Reckendorf, tike, A, II, 2; J. W. Fck, Atika, EI (ng.), I, 738. Asri ubuku

ATNA
Yunanistann baehri ve en byk yerleim merkezi. Deniz seviyesinden ortalama 80-100 m. yksekliktedir. Eski ehir, Attik dzlnde Akropolis (156 m.) ve Likavittos (227 m.) tepeleri arasnda kurulmutur. Kuzeyden Parnis (1413 m.) ve Pandeli (1089 m.), doudan Imittos (1010 m.), batdan Aigakon (460 m.) dalar ile evrili 427 kilometrekarelik bir alan kaplar ve 7 km. gneyinde liman ehri Pire ile birleir. Neolitik alardan beri bir yerleim merkezi olan ehir, Akropolisin stnde etraf surlarla evrili mstahkem bir kale durumunda idi. Milttan nce 1000lerde kuzeybat istikametinde genilemeye balad. Milttan nce VI. yzyldan itibaren de byk bir gelime gsterdi; tapnaklar ina edildi ve Akropolis bir kaleden ok kutsal bir yer haline geldi. Milttan nce 480de Persler tarafndan tahrip edildi ise de Perslerle yaplan antlamadan sonra (m.. 449) tekrar bir kalknma dnemine girdi ve batan baa yeniden ina edildi. mar faaliyetleri Atina-Sparta savalar srasnda bir mddet iin durdu, fakat milttan nce 338-322de yeniden balad ve bu dnemde mimarlk sanat yannda fikir alannda da ilerlemeler kaydedildi, yeni felsef akmlar ortaya kt ve baz nemli filozoflar yetiti. Milttan nce 86da Romallarn eline geen ehir, gelimesini srdrerek Yunan dnyasnn kltr merkezi olma zelliini korudu. Milttan nce IV. yzylda Pire hari 60-70.000 kadar nfusa sahip olan Antikan bu byk ehri, Bizans devrinin ilk dnemlerinden itibaren sratli bir gerileme iine girdi. mparator Justinianus (527-565) zamannda felsefe okullar kapand ve kltr hayat snd. VI. yzyln sonlarnda bir tara kasabas hviyetine brnen Atinann slm ile ilk temas, mslman denizcilerin buray bir sre hkimiyetleri altna aldklar 896 tarihinde balar. IX ve X. yzyllarda ehirde bir mslman esnaf ve sanatkr kolonisi ile muhtemelen iki mescid bulunuyordu. 1204te Hallar tarafndan fethedilen ehir, yeni kurulmu olan Burgondien de La Roche Dukalna dahil edildi; 1311den 1387ye kadar Katalanlarn hkimiyeti altnda kald. 1387de ise evresindeki Attik blgesiyle birlikte Floransal Korinthos (Grds) derebeyi Nerio Acciajuoli tarafndan ele geirildi. 1394te Atina dk unvann alan Nerionun lmnden sonra vasiyeti gerei ehir gelirlerinin, daha nce Ortodoks katedrali iken Burgondien hkimiyeti srasnda Katolik katedrali haline getirilen Parthenon Tapnana tahsis edilmesi Ortodoks Yunan halkn kzdrd. Yunan bapiskoposu Makarios Osmanllar fetih iin davet ettii srada ehir Venediklilerin igaline urad. Bunun zerine Yldrm Bayezid Timurta Paay Moraya yollad ve Atina muhtemelen 1397de Osmanllarn eline geti; ancak bu hkimiyet ksa srd ve ehri tekrar igal eden Venedikliler 1402de Nerionun olu Antonio tarafndan geri alnmasna kadar ellerinde tuttular. Antonio, srekli mcadeleler sonucu sszlaan Attik arazisine Arnavutlar yerletirerek blgenin yeniden isknn salad. Antonio (1402-1435) ve yerine geen olu II. Nerio (1435-1455), Osmanl Devletine tbi olarak hkm srdler. II. Nerionun lmnden sonra dukal, kars Chiara ile Venedikli dostu Bartholomeo Contarini idare etmeye baladlar, fakat halk tepki gsterdi ve bu durumdan faydalanan Ftih Sultan Mehmedin gnderdii Trhala sancak beyi Turahan Bey, Mays 1456da ehri ele geirdi. Bunun zerine Katolik bapiskoposu ehri terketti ve daha sonra Parthenon Katedrali camiye evrildi. Bu tarihten 1875e kadar Atinada herhangi bir yksek rtbeli Katolik din adam bulunmamtr. Ftih, 1458deki Mora harekt srasnda Atinay ziyaret ederek halka baz imtiyazlar bahetti. ehir bir ara Osmanl-Venedik savalar srasnda Venediklilerin

yama ve talanna urad ise de (1466) bundan sonraki 200 yl akn srede Osmanl bar (Pax Ottomanica) altnda yeniden toparland ve ilk 150 yl iinde byk bir gelimeye mazhar oldu. Osmanl hkimiyetinden hemen nce 5000-6000 dolaynda nfusa sahip olan Atinada 1489 tarihli Cizye Defterine gre yaklak 7000 kii yayordu ve bu nfus daha sonra gittike artarak 1506da 9700e ulamt. O sralarda ehirde mslman nfus bulunmuyor ve sadece yetmi sekiz kiilik bir Osmanl muhafz birlii Akropolis Kalesinde oturarak ibadet iin camiye evrilen Parthenon Tapnan kullanyordu. Aa ehirde bulunan Fethiye Camii ise fetih ile ilgili olmayp XVII. yzylda yaplmtr. XVI. yzyln balarndan itibaren Trkler ehre yava yava yerlemeye baladlar. 1521 tarihli Tahrir Defterine gre, burada 2286 hne (yaklak 11.000 kii) hristiyan nfusa karlk on bir hne (elli be kii) mslman nfus ve seksen de kale muhafz bulunuyordu. 1540ta ehrin nfusu daha da artt, hristiyan nfus 3253 hneye ykseldi. Bu srada ehirde 114 muhafz ve krk hane mslman nfus vard. Bylece ehrin nfusu 1521de 13.100 iken 1540ta 18.700e ykselmi oldu. 1570te ise ehirde 3150 hne hristiyan, elli yedi hne mslman nfus ile kale muhafzlar mevcut olup toplam nfus yaklak 18.200 kadard. Bu nfus kaytlarndan anlalaca zere Atina XVI. yzyln ortalarnda Edirne ve Selnikten sonra Balkanlarn nc byk ehri idi. Resm Osmanl ariv kaytlarnn verdii bu bilgiler, Osmanl hkimiyetinde ehrin geriledii yolunda Bat literatrnde yer alan kaytlardan (EI [ng.], I, 738-739) ok daha farkl ve salam bir tablo ortaya koymaktadr. XVI. yzylda Atinada Kale Camiinin (Parthenon) yan sra aa ehirde de Ynus ve Ysuf Voyvoda Mescidi, Memi elebi b. Turhan Aa Mescidi ve Mehmed Voyvoda Muallimhanesi (mektebi) bulunuyordu. Ayrca bu yzylda artan nfus ve ekonomik refah, ayn zamanda Atina ve evresinde yeni kiliselerle manastrlarn inasna ve mevcut manastrlarn geniletilmesine yol at. zellikle bu dnemde yaplan hristiyan din binalarnn plan ve ina tekniklerinde Osmanl sivil ve din mimarisinin kuvvetli tesirleri grlr. Evliya elebi XVII. yzylda Atinada 300, ngiliz konsolosu J. Giraud ise 350 kilisenin bulunduunu yazmaktadrlar. Bu yzylda Atinada ve Atinaya bal kylerde bir knt devri balad. Bunda uzun sren Girit savalar (1645-1669) etkili oldu. Bu savalar srasnda artan vergilerin kylleri byk bir yk altna sokmas, korsan saldrlar, olumsuz iklim artlar ve mahsuln az olmas, 1664, 1667 ve 1679 yllarndaki veba salgnlar sebebiyle halkn ou daha verimli kuzey blgelere g etti ve dolaysyla nfusta azalmalar meydana geldi. Ayrca vergi gelirleri XVI. yzyln balarnda kad timar*na tahsis edilen Atinann 1520lerde vezrizam brhim Paa has*larna, 1540 ve 1570te padiah haslarna dahil iken 1610 yl civarnda Drssade aasnn kontrol altnda onun tarafndan tayin edilen voyvodann idaresinde bir vakf (Haremeyn vakf) statsne sokulmas da bu gerilemenin bir baka sebebi oldu ve birok suistimale yol at. 1675te Konsolos Girauda gre ehirde 1300 Yunan, 600 Trk ve 150 Arnavut evi vard ve burada tahminen 7000 kii yaamaktayd. 1667de ehri gezen Evliya elebi ise hne saysn mbalaal ekilde 7000 olarak gsterir ve ayrca drt cami, yedi mescid, bir medrese, mektep, iki tekke, hamam, iki de hann bulunduunu belirtir. 1675-1676da ehri ziyaret eden Jacop Spon ve George Wheler de biri kale iinde, drd ehirde olan be camiden bahsetmektedirler. Kale dndaki bu drt camiden bugne yalnzca barok slbun izlerini tayan ve adn muhtemelen Giritin 1669da fethi dolaysyla alan Fethiye Camii gelebilmitir. Osmanl kaynaklarnda, Antikadaki filozoflara atfen hikmet sahiplerinin ehri mnasna gelen

Mednetl-hkem adyla tanmlanan Atinada baz nemli Osmanl aydnlar da yetimitir. XVII. yzyln sonlarnda Atinada kadlk yapan ve Trh-i Mednetl-hkem adyla ehrin ayrntl bir tarihini yazan stefeli Kad Mahmud Efendi bunlarn banda gelmektedir. Ayrca XIX. yzyl airlerinden Srr de buraldr. XVII. yzylda Atinay gezen seyyahlar, mslman ve hristiyan ahalinin uyum iinde yaadklarn, birbirlerinin din bayramlarnda hazr bulunduklarn ve istenmeyen bir voyvodann uzaklatrlmas iin birlikte devlet merkezine mracaat ettiklerini yazarlar. Hatta Atinadaki Trk ahalinin Rumca, Yunanllarn da Trke bildiklerinden bahsedilir; ayrca burada yaayan hristiyanlarn vergilerinin dk olduu ve dier hristiyanlara nisbetle daha iyi hayat srdkleri de belirtilir. Bu yzylda hristiyan eitimi de ihmal edilmemiti. 1614-1619 yllar arasnda ve 1645ten sonra Atinal Korydalleus felsefe retimini srdrd. 1647de Venedikte oturan zengin bir Atinal, Venedikte eitim grm retmenlerin ders verdii felsefe ve belgat okutulan bir okul at. Birok Yunanl gen de 1658de Atinaya yerlemi olan Katolik Capucine rahiplerinden dersler grd. Osmanl hkimiyeti devrinde Atina iktisad ynden gelime gsterdi ve zellikle arap, zeytinya ve bal retimi ile koyun yetitiricilii balca ekonomik faaliyetleri tekil etti. arap retimi 1506da 636.000 litre iken 1570te 1.630.000 litreye ykseldi. Sabun yapmnda da kullanlan zeytinya retimi 1540ta 170.000 kilogramdan 1570te 220.500 kilograma kt. Ayrca tekstil dal da gelime gsterdi. XVII. yzylda yksek kaliteli zeytinya, Atina ehri ekonomisinin temeli olarak nemini korudu. 1671 senesi kaytlarna gre, 50.000i Atinada olmak zere Attik blgesinde 500.000 zeytin aac vard. Zeytinyann alclar arasnda Venedikliler, Franszlar ve ngilizler bata geliyordu. Ayrca keten, peynir, sahtiyan, ya, bal mumu, dericilikte kullanlan mee palamudu ve ipek balca ihra mallar idi. Geni araziye sahip Panteli Manastr tarafndan, stanbul Eminnndeki Yenicami Vlide Sultan vakflar iin ylda 2500-3000 okka bal gnderilirdi. Atina 1687de ksa bir mddet iin Venedik hkimiyetine girdi. Venedik kuatmas srasnda ehir topa tutuldu; isabet alan Parthenon Camii, depolarndaki barutun infilk ile ksmen harap oldu. 560 asker 3000 Trk ehri terketti. Venedikliler mevcut camiyi kiliseye evirdiler ve ehrin savunmasn kolaylatrmak amacyla halktan 6000 hristiyan Moraya srdler. Ancak bir sre sonra Venedikliler ehri terkettiklerinde srlen halkn bir ksm, Vezrizam Kprlzde Fzl Mustafa Paa tarafndan yeniden iskn edildi. XVIII. yzylda Osmanl imar faaliyetleri srd ve bu dnemde Parthenondaki harabeler iinde, 1842de yktrlan kubbeli cami (1700) ile Hac Mehmed b. Osman tarafndan bir medrese (1721), bir Bekta tekkesi (1743) ve bugne kadar ulaabilen kubbeli Mustafa Aa Camii (1177/ 1763-64) yapld. Bunlardan baka drt tekke ile Softa Camii adn tayan bir mbed daha ina edildi. Bu yzyln en byk mimari eseri ise 1778de Atina voyvodas Hac Ali Haseki tarafndan, si Arnavutlara kar ehri korumak maksadyla ina ettirilen surlardr. Ayrca bu asrda manastr ve kilise gibi baz hristiyan yaplar da tamir ve yeniden ina edildi. 1751-1755te Atina 9000-10.000 civarnda bir nfusa sahipti ve bunun 1/3n mslman ahali oluturuyordu. 1795te ise meskn halde 1600 ev bulunuyor ve 1797de de 3000 Trk, 3000 Yunanl ve 4000 hristiyan Arnavutun mevcut olduu Atinada sadece zeytinyana dayal bir ticar faaliyet sryordu. hra rnleri arasna 1749-1759 tarihlerinde buday da girmiti. XIX. yzyl balarnda kan Yunan isyan srasnda Atina Kalesi siler tarafndan igal edildi ise de

(1821) ok gemeden Reid Paa tarafndan kurtarld. Ancak arpmalar srasnda harap olan ehir 1833te Yunanllara brakld, bir sre sonra da yeni devletin baehri olarak iln edildi. Atina XIX. yzylda gittike byd. 1839da 14.900 olan nfus 1896da 111.500e, 1920de 285.400e, 1980de de kendisi ile birlemi durumda bulunan Pire ehriyle birlikte 3.034.000 nfusa ulat ve Yunanistann en byk kltr merkezi haline geldi. Bu mddet zarfnda birok slm yap, arkeolojik kazlar ve daha baka sebeplerle ykld. Bugne kadar sadece Fethiye Camii ile Hac Mustafa Camii gelebilmi ve her ikisi de tamir edildikten sonra mzelere bal olarak kltrel maksatlarla kullanlmaya balanmtr. XVII. yzyl yaps olan bid Efendi Hamam da 1986da restore edildi. Eski ehir Plakada halen son devir Osmanl havasn aksettiren evler mevcuttur. Lozan Antlamasndan sonra Anadoludan Yunanistana g eden ve bir ksm sadece Trke konuan 1.5 milyon Ortodoks hristiyann byk ksm buraya yerletirildi. Bu Anadolu meneli yerleim hareketi, bir Bat ehri olan Atinay yeme ime, hayat tarz ve mzik ynnden kuvvetli Dou etkisinin hkim olduu bir metropol haline getirdi.

BBLYOGRAFYA

Evliya elebi, Seyahatnme, VIII, 249-267; J. Spon - G. Wheler, Voyage de Dalmatie, de Grce et du Levant, Lyon 1678; B. Randolph, The Present state of the Archipelago, Oxford 1687; L. Comte de Laborde, Athne au XVe-XVIe et XVIIe Sicle, Paris 1852, I-II; D. G. Kabmuroglou, Istoria ton Athainon Tourkokratia, Athene 1889, I-III; Sp. Lambros, I onomatologia tis Attikis, kai is tin choran epikisis ton Alvanon, Athene 1896; Kad Mahmud Efendi, Trh-i Mednetl-hkem, TSMK, Emanet - Hazne, nr. 1411; J. Giraud, Relation de lAttique (nr. M. Collignon), Paris 1913; G. Sotiriou, Arabic Remains in Athens in Byzantine Times, Athens 1929; K. Biris, Arvanites, I Dorieis tou Neou Ellinismou, Athene 1960; Ayverdi, Osmanl Mimrsi III, s. 49-55; Van der Vin, Travellers to Greece and Constantinople, Leiden 1980, I, 37-52; II, 614-618; K. M. Setton, On the Raids of the Moslems in the Aegean in the Ninth and Tenth Centuries and their Alleged Occupation of Athens, American Journal of Archaelogy, LVIII (1954), s. 311-319; Semavi Eyice, Yunanistanda Trk Mimar Eserleri, TM, XI (1954), s. 157-182; G. Miles, The Arab Mosque in Athens, Hesperia, Journal of the American School of Classical Studies at Athens, XXXV, Athens 1956, s. 329-344; Cengiz Orhonlu, Bir Trk Kadsnn Yazd Atina Tarihi, GDAAD, sy. 2-3 (1974), s. 119-136; D. N. Karidis, Town Development in the Balkans. The Case of Athens, B, sy. 2 (1982), s. 48-57; a.mlf. - M. Kiel, Santsaki ton Evripou, 15s-16s ai, Tetramina, sy. 28-29, Amphissa 1985, s. 1859-1903; M. Kiel, Population Growth and Food Production in 16th Century Athens, and Attica, According to the Ottoman Tahrir Defteri, Varia Turcica, IV, Comit International dtudes Pr-Ottomanes et Ottomanes, VIth Symposium, Cambridge 1-4 July 1984, stanbul-Paris-Leiden 1986; Fr. Babinger, Atna, EI (ng.), I, 738-739. Machiel Kiel

Atinada Trk Mimari Eserleri.

Atinann Trk idaresinde kald yaklak 350 yla yakn bir sre boyunca burada baz mimari eserler meydana getirilmitir. lkada sarp kayalk bir tepenin stnde kurulan Akropolis, Ortaa ilerinde bir kale haline getirilmiti. Trk devrinde bu i kale tamir ve takviye edilerek bir de kule yaplmtr. Kalenin tamiriyle ilgili eitli belgeler Topkap Saray ve Babakanlk arivlerinde bulunmaktadr. XVIII. yzylda Atina voyvodas Mustafa Efendi tarafndan yaplan byk bir tamiri bildiren mermere ilenmi drt beyitlik manzum bir kitbe, 1953te yere denmi olarak grlmtr. Kitbenin son beytinde, Kuruldu byle bir hsn- hasn kim kala pynda / Grenler brekellah der mahallinde bu tabyaya denilmektedir. Eski Akropolisteki bu ok kuvvetli i kalenin dnda, aada dzlkte olan esas ehri eviren ve Trk devrinde 1780lerde yetmi be gnde yaplm 3 m. kadar ykseklikte bir sur duvar da vard. Atinay ziyaret eden seyyahlarn ok zayf ve alak olduunu, hatta deta bir it duvarna benzediini yazdklar bu sur hibir iz brakmadan ortadan kalkmtr. Bu surun sadece A. Mommsenin haritasnda snrlar bellidir. Atinann bir Trk kasabas grnmn, 1801-1805 yllar arasnda ehirdeki Osmanl idaresi sona ermeden buray gren E. Dodwellin Atina arsn tasvir eden renkli resminde bulmak mmkndr. Burada n planda nleri ahap direkli sundurmalara sahip dkknlarla arkada iki caminin minareleri yer alr. Dkknlarn nleri ve cadde kadnl erkekli halkla doludur. Camiler. Atinay 1669da ziyaret eden Evliya elebi, i kale olan Akropolisteki camiden baka aa ehirde cami ile yedi mahalle mescidinin varlndan bahsederek Eskicaminin, kgir bina kubbeli, metn ve mmur cmi-i pr-nr olarak tarif ettii Bey Camii ile kgir kubbeli ve kiremit rtl dedii Hac Ali Camiinin adlarn verir. A. Mommsenin Athenae Christianae (Hristiyan Atina) adyla 1868de baslan kitabnn haritasnda ise Yenicami, Softa Camii, Direk Camii ve Kk Cami olarak adlandrlan drt caminin yerleri iaretlenmitir. Ekrem Hakk Ayverdi bunlarn dnda, Kule mahallesinde 1085 (1674-75) tarihli bir defterde ad geen Hasan Bey Camii ile Babakanlk Arivindeki 1189 (1775) tarihli bir kaytta anlan Memi elebi Camiinin adlarn vermektedir. O. M. Graf von Stackelbergin 1810da izdii Atina manzaralarnda yalnz aa ehirde be minare gayet ak ekilde belli olmaktadr ki ayn husus Atinada Benaki Mzesindeki sulu boya bir resimle de desteklenmektedir. kale Camii. Milttan nce 447-438 yllar arasnda bir putperest mbedi olarak ina edilen Parthenon, Hristiyanlk yasaklardan kurtulduktan sonra kilise haline getirilmi ve btn Bizans devri boyunca bu amala kullanlmt. Atina 1208de Latinlerin igalinde bulunduu sralarda buras Katolik kilisesine evrildiinden Trkler buray o halde buldular. Atinann fethinin hemen arkasndan camiye evrilen bu eski mbedin kenarna bir minare ina edilmiti. Tabanda eni 31 m., uzunluu ise 70 metreye yakn olan, Dor nizamnda 8x17 stunla evrili bu caminin pencere alnlklarnda ilk yapmndan kalan kabartma ssler bulunuyordu. Cami, Trk devrinde i kaleyi tekil eden Akropolisin ortasnda bulunduundan bir i kale camii idi. Yanndaki Erektheion da kale dizdarnn ikametgh olmutu. Evliya elebi, Dnyann btn camilerini grdk, ancak bunun gibisini grmedik diyerek cami mimari geleneine hi uymayan bu ibadet yerini uzun uzadya tarif eder. nceleri tanr heykelinin durduu blmeden mihrap ile minber arasnda drt adet krmz stun

daha vardr... diyerek bahseden Evliya elebi, bu stunlar zerinde d aacndan oymal bir kubbe bulunduunu da szlerine ekler. Ayrca stunlar, muntazam ilenmi talarn gzelliini anlattktan sonra heykel karakterinde olan kabartmalara ait eitli hurafeler anlatarak sonunda, Bunlar anlatlmakla anlalmaz, benim gibi gidip grmek gerekir der. kale Camii bu biimi ile, Bonnda bulunan 1670 tarihli akuarel bir resimde, F. Babinin 1674te yaymlanan gravrnde ve 1686da Coronelli tarafndan yaplan gravrde grlmektedir. 21 Eyll 1687de Francesco Morosini idaresindeki Venedikliler Atinay kuattklarnda, sveli Kont Koenigsmarkn ateledii bir top gllesini, bir kaak tarafndan iinde cephane depoland ihbar edilen camiye isabet ettirmesi sonunda meydana gelen patlamada caminin orta ksmnn tamamen yklarak harap olduu bilinmektedir. M. Verneda ile Fanellinin gravrlerinde grlen caminin, bu dehetli patlamaya ramen, M. Vernedann izdii resimden anlaldna gre sadece minaresi ayakta kalabilmitir. Yirmi yl sonra Trkler Atinaya yeniden sahip olduklarnda kale Camiinin orta blm tamamen yklm halde idi. Mbedin etrafn eviren krk alt stundan on drd ykldktan baka, esas cami meknn tekil eden selladaki (cella) stunlarn hemen hepsi devrilmi, paralanm ve binann st de almt. Atinada yeniden kurulan Trk idaresi Parthenonu ihya etmemi, ykk mbedin iine kk bir cami yapmay tercih etmitir. Kasnakl tek kubbesi kiremit kapl ve herhalde kubbeli blml bir son cemaat yeri olan bu caminin bir resmi J. Stuart ve N. Revett tarafndan yaplarak yaymlanmtr. E. Dodwell ve S. Pomerdi tarafndan izilerek Ch. Hearthn 1819da hakkettii resimde caminin son cemaat yeri grlmektedir. Bunun iki kesi pyeli olup bunlarn arasnda iki stun vardr. 1755te Le Roy tarafndan yaplan resimde caminin sa yan cephesi de grlmektedir. Bu ikinci caminin hibir vakit bir minaresi olmad anlalmaktadr. Yunan Devleti kurulduktan sonra Akropoliste kaz, aratrma ve restorasyon almalarnn balamas zerine kale Camii tamamen yktrlarak ortadan kaldrld. Bu caminin J. Travlos tarafndan yaplan bir maketi, Agoradaki kaz mzesinde grlmektedir. Propilelerdeki Mescid. Akropolisin giriini tekil eden propilelerde nbetiler iin bir mescid bulunduunu Evliya elebi bildirmektedir. Herhalde kap kulelerinin iindeki bir mekndan faydalanmak suretiyle yaplan bu mescidden de hibir iz kalmamtr. Mustafa Aa Camii. Alt Fskiye Camii denilen bu eser Monastraki Meydannda, Hadrianus revaklar denilen Roma devri kalntsnn bitiiindedir. Trklerin elinden ktktan sonra uzun sre bo ve harap bir halde kalm, daha sonra tamir edilerek lemeler ve Halk Sanatlar Mzesi olmutur. Drt beyitlik manzum kitbesi, caminin Atinann Venedik igalinden ok sonra 1177de (1763-64) Mustafa Aa tarafndan yaptrldn bildirmektedir. San Felice tarafndan 1687de izilen Atina plannda ayn yerde bir cami gsterildiine gre, belki Evliya elebinin bahsettii camilerden birinin yerinde bulunan Mustafa Aa Camii, o devirde yaygn olan barok slbun izlerine sahiptir. Tek kubbeli ve fevkan olan binann altnda tonozlu dkknlar ve mahzen bulunmaktadr. Yan taraftan bir merdivenle klan blml ve kubbeli son cemaat yerindeki drt mermer stunun balklar sadedir. Cmle kapsnn kemerli st svesine barok motifli kabartma bir ssleme ilenmitir, kitbe bunun stnde bulunur. Cami drt ke planl olup cephelerde iki sra halinde alm pencerelerden k alr. Kubbeye gei, st ste bindirilmi

iki sra sivri kemerli tromp ile salanmtr. Kubbenin gbei barok slpta al ilemelerle bezenmitir. Her bir cephesinde birer pencere bulunan sekiz keli yksek bir kasnaa oturan kubbe kiremit kapldr. Mustafa Aa Camiinin eski resimleri Forbin, Dupr ve T. du Moncelin seyahatnmelerindeki gravrlerde mevcuttur. Heydeckin 1835te yapt sulu boya bir resimde cami, altndaki kemerli dkknlarla nndeki bugn artk izi kalmayan adrvan ile mkemmel bir ekilde tasvir edilmitir. ehir Yunan idaresine getikten sonra minaresi yktrlmtr. Bugn ne durumda olduu ve ne ie tahsis edildii bilinmemektedir. Fethiye Camii. lkadaki Agorann kenarnda, Mustafa Aa Camiinin az ilerisinde bulunan Fethiye Camii uzun sre etraf asker binalarla sarl iken, Agorada arkeolojik kazlarn yaplmas iin harap binalar ykldnda meydana kmtr. nce bu caminin de yktrlmas tasarlanm, zerinde hayli tartmalar yaplm, fakat sonunda kurtulmu ve tamir edilmitir. Bir sylentiye gre, 1950li yllarda yine cami olarak kullanlmak zere Msr hkmetine devredilmesi de dnlmtr. Fethiye Camiinin aslnda Panaghia Sotiriou tou Stavropazarou adnda bir kilise olduu yolundaki dayanaksz iddia, A. Sotiriou, A. Orlandos gibi eski eserleri iyi tanyan uzmanlar tarafndan da reddedilmi, Fethiye Camiinin tamamen bir Trk yaps olduu kabul edilmitir. Evliya elebi bu ad ile bir cami bildirmediine gre kitbesi bulunmayan bu mbedin tarihini tesbit zordur. Buraya genellikle Fethiye Camii denildiine gre, bu cami fetih ve Ftih Sultan Mehmed ile ilgili grlebilir. Fakat Atinann Venediklilerden geri aln, yani ikinci fethinin htras ile de balantl olabilir. Fethiye Camii be kubbeli bir son cemaat yerini takip eden kare bir mekn halindedir. Ancak bu mekn drt stuna binen kemerlerle ayrlm olup ortada bask kasnakl bir kubbe vardr. Bu orta kubbe drt taraftan drt yarm kubbe ile desteklenmitir. Kelerde ise drt kk kubbe bulunur. Bu rt sistemi ile Fethiye Camii, Osmanl devri Trk mimarisindeki drt yarm kubbeli cami tipinin bir rneini tekil eder. Eer gerekten Ftih devrine, yani XV. yzyln ortalarna ait ise Trk mimarlk tarihi bakmndan ok deerli bir eserdir. Ancak pencere kemerlerinin biimleriyle bilhassa ierideki kubbe ve yarm kubbeleri tayan stunlarn dilimli bir sslemeye sahip balklar XVIII. yzyla iaret etmektedir. Fethiye Camii tula ve krma tatan yaplm olup btn kubbe ve yarm kubbeleri kiremit rtldr. Bu caminin de minaresi yktrlmtr. Fauvelin 1782de kara kalemle izdii resimdeki minareli caminin buras olduunu sylemek mmkndr. T. du Moncel ile A. Chenavardn seyahatnmelerindeki gravrlerde eski hali grlebilir. Plan ve kesiti ise A. Orlandos tarafndan izilerek yaymlanmtr. Yenicami. Atinann iinde olan Yenicami hakknda ise herhangi bir bilgi yoktur. Yalnz bir gravr Duprnin 1825te neredilen seyahatnmesinde yaymlanmtr. Bu resimden anlaldna gre d mimarisi Fethiye Camiine ok benzeyen bu eser, kubbeli bir son cemaat yerini takip eden kare biimli bir mekn halinde idi. Ortada sekizgen ykseke bir kasnak stn ana kubbe rtyordu. Drt tarafta drt yarm kubbe, kelerde de drt bask kk kubbe vard. ki sra pencere iini aydnlatyordu. Resimden anlaldna gre etrafnda Trk mezar talar ile dolu geni bir hazre vard. Duprnin gravrnn Fethiye Camiini tasvir etmesi ihtimali akla gelirse de bugn artk durumu kontrol ederek kesin bir aklamaya kavuturma imkn kalmamtr. Kephisias Camii. Atinann bir mahallesi olan Kephisiasta da kk bir cami harabesi vaktiyle A. Orlandos tarafndan tesbit edilerek yaymlanmt. kubbeli blml bir son cemaat yerini takip eden tek kubbe ile rtl kare bir mekndan ibaret olan bu caminin 1930larda sadece minare

krssnn bir paras ile yan duvarndan kk bir kalnt hl duruyordu. Bunun Evliya elebinin yazd Eskicami veya Bey Camii ile ayn olmas mmkndr. Tekkeler. Evliya elebi Atinada iki tekkenin varlndan bahseder. Bunlardan birisi Akropolisin giriinin tam karsnda olan Hseyin Efendi Tekkesidir. Hibir iz brakmakszn kaybolan bu tekkeden sonra tekke says artarak en az bee ykselmitir. Bunlardan Fethiye Camiinin karsnda olan, Atina Trk idaresinden ktktan sonra uzun sre Katolik kilisesi olarak kullanlm ve Agora kazs yaplrken yktrlmtr. Bedesten Meydan ile Akropolisin gney yamac dibinde olan dier tekke de hibir iz brakmadan ortadan kaldrlmtr. brhim Efendi Tekkesi olarak adlandrlan bir tekke ise Roma devri agorasnn yerinde ve Rzgr Kulesi denilen lka eseri mermer yapnn etrafnda bulunuyordu. Milttan nce I. yzylda yaplan bu hidrolik saat, Evliya elebi tarafndan Eskicami yaknnda Efltun adr diye adlandrlarak, dndaki kabartmalar ayrntl biimde tarif edilmitir. Ancak Evliya elebi burann tekke olarak kullanldn bildirmez ve hatta, ...bu adr kubbe iine adam girse midesi bulanp istifra eder... diyerek bu eski tarih eserin kullanlmadn ima eder. Ancak sonralar burann bir Mevlev tekkesi olduu ve Rzgr Kulesinin de semhane olarak kullanld bilinmektedir. Hatta burada Mevlev dervilerinin sem yaptn gsteren iki de gravr vardr. 1801-1805 yllarnda Yunanistan dolaan ngiliz E. Dodwell, 1819da bu semhanenin renkli iki resmini yaymlamtr. Bunlardan birinde kapdan iinin grn, dierinde ise dorudan doruya semhanenin ii tasvir edilmitir. Medrese. Evliya elebi Atinada iki sbyan mektebi ile bir medreseden bahseder. Bugn Roma agoras yaknnda bir medresenin kalnts hl durmaktadr. Kaps stndeki uzun kitbe okunmaz halde olmakla beraber bu medresenin 1133te (1721) Hac Mehmed adnda bir kii tarafndan yaptrld bilinmektedir. kinci kat ilvesi ile bir sre hapishane olarak kullanlan medrese 1914te ksmen yktrlm, sadece cmle kaps korunmutur. Du Moncelin yaymlad gravrde aslna pek uymayan baz ayrntlarla gsterilen medrese o sralarda henz tamam durumda idi. Pek muntazam bir plan olmayan medresenin kubbeli ve bacal hcreleri L biiminde bir avlu etrafnda sralanyordu. Hcrelerin nlerinde de kubbeli ve stunlu revaklar vard. Revaklarn stun balklar yapnn XVIII. yzyla ait olduunu gsteriyordu. Tamam kesme tatan yaplan cmle kaps ince ke stunlar, rozetler, burmal silmeler ve kabartma olarak ilenmi kandil ve servi motifleriyle sslenmitir. Hamamlar. Evliya elebi Atinada hamamn adlarn verir. Bunlar Bey, Hac Ali ve bid Efendi hamamlardr. Bunlardan brhim Efendi Tekkesi yannda olan Agora kazs srasnda 1890da yktrlm, Filote-Nikodemu sokaklar kesinde olan ise bilinmeyen bir tarihte kaybolmutur. nc hamamn ok deimi bir halde Kyrristou sokanda hl almakta olduunu 1959da grmtk. emeler. Evliya elebi Atinada Trk devrinde yaplm emelerden bahsetmez. Bu eit hayr tesislerinin Atinann ikinci defa fethinden sonra, yani XVIII. yzyl boyunca yapld anlalmaktadr. Nitekim Atina voyvodas Hac Ali Haseki tarafndan vakfedilen ve 1960larda mevcut olan mermerden cephe emesi ok sade mimarili olmakla beraber kemer biimi ile ak surette Trk sanatnda XVIII. yzyl ortalarndan itibaren hkim olan barok slbuna iaret eder. A. Orlandos Atinada bir de Ali Aa emesinin bulunduunu belirtir. Dodwellin bir gravrnde

aa ehir sur duvarnda geit veren kapnn karsnda bir Trk emesi gsterilmitir. J. Thrmerin 1819da izdii, Atinada bir soka tasvir eden gravrde de Agora kapsna bitiik evin duvarna yaptrlm bir eme vardr. Ayn eme Stuart ve Revettin 1751de izdikleri resimde de grlmektedir. Bu sokak gnmzde de pek deimeden durmakla beraber emeden bir iz kalmamtr. Voyvodalk. Atinada ehrin iinde Hadrianus Stoasnn hemen yannda Trk devrinde yaplm bir de voyvodalk makam bulunuyordu. Bunun kare planl yksek bir kulesi vard. Thrmerin 1823, Wordsworthn 1841de yaymlanan seyahatnmelerinde voyvodaln kulesini gsteren resimler vardr. 1930lara kadar bu binann baz izleri hl grlyordu. Voyvodalk saraynn i mimarisini de 1819da Dupr tarafndan izilen ve voyvoda aasn tasvir eden baz eski resimlerden tanmak mmkn olmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Evliya elebi, Seyahatnme, VIII, 249; Topkap Saray Mzesi Arivi Klavuzu, stanbul 1938, I, 45; O. M. von Stackelberg, Der Entdecker der Griechischen Landschaft (nr. G. Rodenwaldt), Berlin 1957; J. Stuart - N. Revett, Antiquities of Athens, London 1762-1816; L. N. A. de Forbin, Voyage dans le Levant, Paris 1819; E. Doddwell, A Classical and Topographical Tour through Greece during the Years 1801, 1805 and 1806, London 1819, I-II; L. Dupr, Voyage Athnes, Paris 1825; Th. du Moncel, De Venise Constantinople, Paris 1846; A. Chenavard, Voyage Pittoresque en Grce fait en 1843-1844, Lyon 1849; A. Mommsen, Athenae Christianae, Leipzig 1868 (Trk eserlerinin yerlerini gsteren haritas var); A. Michaelis, Der Parthenon, Leipzig 1871, I; H. Omont, Athnes au XVII me sicle, Paris 1898; A. Xyngopoulos, Ta byzantina kai tourkika mnemeia ton Athenon, Eurzeterion ton mesaionikon mnemeion tes Hellados, Atina 1929, s. 116-122; A. Orlandos, Mesaionika mnemeia, a.e., Atina 1933, s. 227-230; G. Rodenwaldt, Akropolis, Berlin 1937; H. H. Russack, Deutsche Bauen in Athen, Berlin 1942; R. Matton, Athnes et ses Monuments du XVIIe sicle K nos Jours, Atina 1963; Ayverdi, Osmanl Mimrsi III, s. 49-55; a.mlf., Avrupada Osmanl Mimr Eserleri IV, s. 182-185; A. Philadelphos, Une mosque dans lAgora dAthnes, TTOK Belleteni, sy. 5 (1934), s. 27-30; Th. W. Mommsen, The Venetians in Athens and the destruction of the Parthenon in 1687, American Journal of Archaeology, XLV, Boston 1941, s. 544-556; Muzaffer Erdoan, Osmanl Mimar Tarihinin Ariv Kaynaklar, TD, II (1953), s. 105, 111, 117; G. Th. Malteso, Das Fethiye Dschami in Athen, Proceedings of the Twenty Second Congress of Orientalists (haz. Zeki Velidi Togan), stanbul 1953, I, 198; Semavi Eyice, Yunanistanda Trk Mimari Eserleri, TM, XI (1954), s. 157-164; G. C. Miles, The Arab Mosque in Athens, HesperiaJournal of the American School of Classical Studies at Athens, XXV, Atina 1956, s. 329-334. Semavi Eyice

ATRE
Araplarn Chiliye devrinde putlara kestikleri kurban. Atre (oulu atir), kuvvetli olmak, titremek, ayrlp dalmak, hayvan boazlamak mnalarn tayan itr kknden tretilmi isimdir. bn Frisin belirttiine gre, kann akp dalmasndan dolay kesilen kurbana atre ad verilmi olmaldr. Chiliye devri Araplar ilhlara yakn olmak gayesiyle, det olarak receb aynn ilk on gnnde putlarna bir koyun kurban ederler ve kann da putun bana srerlerdi. Atre veya itr ad verilen bu kurbana receb aynda kesilmesinden dolay recebiyye de denirdi. Nitekim kendisine kurban kesilen puta da itr denir. Bu allm uygulama yannda atre kurban adak olarak da kesilirdi. Araplar, zellikle srlerinin oalmasyla ilgili dilekleri yerine geldiinde receb aynda bir kurban kesmeyi adarlard. Ancak dilekleri yerine gelince bazan cimrilikleri tutar, koyun yerine bir ceylan avlayp onu keserlerdi. Hatta bu, Araplar arasnda, bakasnn suundan dolay cezalandrlan kimse iin darbmesel haline gelmitir: Koyun yerine ceylan tutulmas gibi bakasnn gnahndan da bizi sorumlu tuttunuz. Baz limlere gre, atre kurban ile Chiliye devrinde kesilmesi det olan fera (veya feraa, oulu furu, fir) kurban slmn ilk zamanlarnda mer iken daha sonra, slmda ne fera ne de atre vardr (Buhr, Akka, 3, 4; Mslim, Edh, 38) hadisiyle yasaklanmtr. Fera, deve veya koyunun dourduu ilk yavru olup annenin bereketli olmas ve neslinin oalmas iin putlara kurban edilirdi. Bir kimsenin develeri diledii sayya veya yze ulanca ilk doan yavruyu veya en gen ve semiz devesini putlara kurban ederdi ki buna da fera denirdi. Bata mam fi ve Hanbel fakihler olmak zere baz limler, bu kurbanlar Allah rzs iin kesmenin merluunu ifade eden hadisleri de gz nne alarak, yukardaki hadisi bunlarn haram veya mekruh olmalar ile deil, vcip ve snnet olmamalar ile yorumlamlar, dolaysyla bu kurbanlarn Allah rzs iin kesilmesinin mubah olduunu kabul etmilerdir. Bunlara gre, hadiste sz edilen yasan gerek sebebi Chiliye devrindeki gibi fera putlar iin kesmektir. Bir mslmann Allah rzs iin receb aynda kurban kesmesi veya ilk doan yavruyu ihtiyatan dolay veya sadaka niyetiyle boazlamasnda hibir mahzur yoktur. Ancak yavrunun kk ve zayfken deil de biraz bydkten sonra kesilmesi Hz. Peygamber tarafndan tavsiye edilmitir. Atre ve feran adak olarak da kesilmesi ve gereinde atrenin ilk doan yavrudan olmas veya feran receb aynda kesilmesi halleri, bu iki kurban tr arasnda bir benzerliin domasna yol amtr. Encyclopaedia of Islama Atre maddesini yazan Ch. Pellatn bu benzerlikten hareketle atre ile umre srasnda kesilen kurban arasnda da iliki kurmasna bir anlam vermek mmkn deildir. Zira umrede kurban kesmek gerekmedii gibi umrenin receb aynda olmas da art deildir. Nitekim Hz. Peygamberin ifa etmi olduu drt umreden hibiri receb ayna rastlamamtr.

BBLYOGRAFYA

Eb Ubeyd, Garbl-hads, atr md.; Tehzbl-luga, atr md.; Mekysl-luga, atr md.; Lisnl-Arab, atr, feraa md.leri; Kmus Tercmesi, atr md.; Buhr, Akka, 3, 4; Mslim, Edh, 38; bn Kudme, el-Mugn (Herrs), VIII, 650; Nevev, Tehzb, II/ 2, s. 3; a.mlf., erhu Mslim, Kahire 1392/ 1972, XIII, 135-137; Ayn, Umdetl-kr, Kahire 1972, XVII, 202203; evkn, Neyll-evtr, V, 157-160; Ch. Pellat, Atra, EI (ng.), I, 739. Halit nal

ATLAS
Sert ve parlak bir ipekli kuma tr. Dier ad saten olan atlas, ipein parlakln en belirgin biimde gsteren kuma cinsidir ve Arapa talise ( ) kknden treyen tysz, parlak anlamndaki adn bu sebepten tr almtr (bk. Lane, V, 1866-1867). Trkeye Franszcadan giren teki ad saten (Fr. satin) ise Avrupa dillerine XIV. yzylda spanyolca araclyla yine Arapadan gemitir ve asl, inin dokuma tezghlaryla nl Tsia-tung ehrinin Arapada ald Zeytn eklidir (bk. Petit Robert 1, s. 1765: zeytn cetuni satin). Bu durum atlasn ok eski bir dokuma tr olduunu, ilk defa ipein anavatan inde dokunduunu ve ticaretini yapan Araplar vastasyla Endls pazarlarnda Bat dnyasna tantldn gstermektedir. Atlas, tannmasnn ardndan Batda da byk reva bularak XV. yzyldan itibaren zellikle talyan ve Fransz tezghlarnda dokunmaya balamtr. Ancak bn Bbnin (XIII. yzyl), Anadolu Seluklularnn Bizanstan atlas- stanbl getirttiklerini belirten cmleleri (EI [ng.], III, 215), Justinien devrinden (527-565) beri ipekilikle megul olan Bizansllarn (Dalsar, s. 6) atlas dokumay daha nceden bildiklerini gstermektedir. XV. yzylda yabanc meneli atlas (Yezid atlas, Frenk atlas) kullanan Osmanllar XVI. yzyln banda, daha nce kadifenin yannda pek itibar etmedikleri atlasla ilgilenmeye ve misk atlas, ehr atlas (Bursa ii), am atlas, Mara atlas gibi isimler verdikleri atlaslar dokumaya balamlardr (Dalsar, s. 37-38). Topkap Saray Mzesindeki padiah kaftanlar arasnda muhafaza edilen Kannnin olu ehzade Mehmede (. 1543) ait n, etekleri ve kol azlar altn srma ilemeli kaftann krmz kuma, XVI. yzyl Trk atlaslar hakknda yeterli bir fikir verebilmektedir. Fakat Evliya elebinin Seyahatnmesi ile 1640 tarihli narh defteri, daha sonra XVII. yzylda birok Trk el sanat gibi atlas dokumaclnn da kapitlasyonlarla birlikte bol miktarda yurda giren Avrupa atlaslar karsnda gerilediini gstermektedir. Evliya elebi, eserinin birinci cildini yazd yllarda (1630) stanbulda atlas ticareti yapan 105 dkkn ve ounluu yahudi olmak zere 300 esnaf bulunduunu, bunlarn prlerinin Endlsl Mansr adnda bir Selmn dervii olduunu ve bu esnafn baz gnler deerli kumalarn arnlayarak tahtrevanlarla dolatrdklarn yazmaktadr (Seyahatnme, I, 615). stanbulda ilk Osmanl atlas tezghnn ne zaman kurulduu kesin olarak belli deildir. Ancak XVI. yzyln ilk yarsnda faaliyette olduu anlalan Krhne-i mirede bol miktarda ipekli kuma dokunduu, 1555 tarihli bir ham ipek alm belgesinden renilmektedir (Dalsar, s. 104). Ele geen eski bir plandan bu iletmede daha ok kemha ve kadife dokunduu anlalmakta ise de (Dalsar, ekil 11) stanbul atlaslarnn da burada dokunduklar tahmin edilebilir. Bunun dnda stanbulda da Bursada olduu gibi zel iletmelerin bulunmas muhtemeldir. 1640 tarihli narh defterinden o yllarda stanbul piyasasnda satlan atlaslarn ounun yabanc mal olduu anlalmakta ve bunlarn en pahalsnn, 1 zir (yaklak 80 cm.) 220 akeye satlan 7 rubu (yaklak 140 cm.) enindeki Fireng tarakl mnakka atlas, en ucuzunun ise 1 zir 50 akeye satlan Sakz (adas) atlas (krmzs 60 ake) olduu grlmektedir (Ktkolu, s. 115-116). XVII. yzylda iyice geriledii belli olan Trk atlasl yine bu yzyln sonlarndan itibaren tekrar canlanmaya balam ve imparatorluun Bursa, stanbul, Alaehir, Mara ve am tezghlarnda, zellikle XVIII. yzylda Acem ve Venedik atlaslaryla rekabet etmek zere atlas retimine younluk verilmitir (Grsu, s. 2930, resim 155, 179).

Pahallndan dolay genellikle saray mensuplar ve zenginler tarafndan kullanlabilen atlas, dayanklln gerekli olduu veya parlakln gze ho grnd bayrak, sancak, zellikle yorgan yz, yastk, perde, boha, ferman, cz ve para kesesi, krk astar, kaftan, alvar, entari gibi eya ve libasn yapmnda tercih edilmitir. Atlasn, vezirlie getirilen paalarn padiahlara sunduklar deerli hediyeler arasnda on iki top olarak yer ald bilinmektedir. Atlas zellikle Osmanl saraynda kn ok giyildii iin saray dilinde bu mevsime atlas mevsimi denilmitir. 1554te Trkiyeye gelen Alman elisi Busbecq Trk svarilerinin al, mor ve neft atlas elbise giydiklerini yazmakta, 1580 tarihli bir belgeden de bir ehr atlas kaftann 35 akeye dikildii renilmektedir (TA, IV, 162; Dalsar, s. 109). Atlasa yakn bir ipekli kuma tr olan taftann, dayankllndan dolay yelken yapmnda kullanld ve bylece, Bu devlet isterse donanmasnn direklerini gmten, yelkenlerini atlastan yapar sznn bir anlamda gerek olduu grlmektedir (Dalsar, s. 154). Atlaslarn hepsinin ayn zellikleri tamad, asl saf ipekli yani atk ve zg ipliklerinin her ikisi de ipekten bir kuma tr olduu halde, slm fkhna gre saf ipek giymek erkeklere haram klnd iin (Tirmiz, Libs, 1-2) zellikle erkek elbiselerinde kullanlan atlaslarn pamukla kark dokunduu grlmektedir. Atlaslar, dokuma tekniklerine ve iplik cinslerine gre u ekilde sralamak mmkndr: zgl (zg ipliklerinin tamam kuman yznde), atkl (atk ipliklerinin tamam kuman yznde), ift yzl (atk ve zg ipliklerinin birer tanesi kuman yznde), donuk (atk ve zgs apraz), yanardner (atks baka, zgs baka renk -genellikle krmz/mavi-ve ift yzl dokunmu), atk veya zgs pamuk, atk veya zgs yn. Balcalar bunlar olan atlas eitleri, ayrca saylan iplik ve dokuma tarzlarnn deitirilmesi ve en az be ereve gerektiren atlas aya gibi usullerin uygulanmas suretiyle ok daha fazla eitlilie kavuturulmu ve deiik zel isimler almlardr: Trk atlas, Yunan atlas, Fransz (veya Lyon) atlas, in atlas gibi. 1640 tarihli narh defterinden atlaslarn renklerine gre deer kazandklar anlalmakta ve her cinste krmz atlasn dierlerinden daima daha pahal olduu grlmektedir. Mesel, Filorentinin (Floransa ii) al atlas 165, sir heft (yedi) rengi 155, keza nakl al ve beyaz atlas 185, sir heft rengi 175 akedir (Ktkolu, s. 114) denilmektedir ki bunun sebebi, krmz lk boyasnn pahallndan ok bu renk atlaslarn fazla talep edilmesi olsa gerektir. Ayrca fiyatlara kuman srma veya sim nakl olmas ve kendinden desenlerinin bulunmas da tesir etmektedir. Bugn dnya piyasalarnda bulunan atlaslarn hemen tamam ipek yerine sentetik iplik konularak dokunmakta ve satinaj (satinage) denilen bir ilemle parlatlmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Lane, Lexicon, V, 1866-1867; Pars Tulac, Okyanus. Ansiklopedik Szlk, stanbul 1979, I, 167; III, 2513; Petit Robert 1. Dictionnaire de la langue Franaise, Paris 1985, s. 1765; Tirmiz, Libs, 1-2; Evliya elebi, Seyahatnme, I, 615; Fahri Dalsar, Trk Sanayi ve Ticaret Tarihinde Bursada pekilik, stanbul 1960, s. 37-40, 58-61, 77-82, 104, 109, 154, 160, ekil 11; Mbahat S. Ktkolu, Osmanllarda Narh Messesesi ve 1640 Tarihli Narh Defteri, stanbul 1983, s. 114-116; Nevber

Grsu, The Art of Turkish Weaving, stanbul 1988, s. 29-30, resim 155, 179; SA, I, 128; Pakaln, I, 111; H. nalck, Harr, EI (ng.), III, 215; Atlas, TA, IV, 161-162. Sargon Erdem

ATLI, Halit Lemi


(1869-1945) Trk msikisi bestekr ve icracs. skdar Sultantepesinde dodu. Babas brhim Hakk Bey, annesi Dilber Hanmdr. Doumundan bir hafta sonra annesi ldnden ablas ve enitesi tarafndan bytld. ki yanda da babasn kaybetti. Ftih ve Soukeme Asker Rdiyesinden sonra Mlkiye Mektebine devam etti. Bu arada zel olarak Trke, Arapa ve Franszca dersleri ald. On dokuz yalarnda Dahiliye Nezreti Mektb Kaleminde ve Takvm-i Vekayi gazetesinde muhabir olarak greve balad. Bir mddet sonra da Dahiliye mstear mhrdarlna tayin edildi. Bu grevde iken 19 Austos 1890 tarihinde kendisine sniye rtbesi verildi. 1894te Dahiliye Nezretindeki grevinden ayrlarak Zabtiye Nezreti Mektb Kalemine geti. Takvm-i Vekyideki muhabirlik vazifesinden 1907de ayrld ve hayatnn bundan sonraki ksmn msiki ile megul olarak geirdi. Bir sre zmirde de bulundu. Burada Deniz Ticaret Mdrlnde Liman Dairesi efi olarak grev yapt. 25 Kasm 1945te Suadiyedeki evinde vefat etti ve erenky Mezarlna defnedildi. Asl hakl hretini msiki sahasnda gstermi olan Lemi Atl bestekrl, icracl ve hocal ile zamann nemli msikiinaslar arasnda yer almtr. Ftih Asker Rdiyesindeki talebelii srasnda enitesi efik Beyin konanda yaplan aylk msiki toplantlarnda Kemn eref Drr Efendi, Santr Edhem Efendi, Giriftzen Rz Bey, Hac Kirm Efendi, Beylerbeyili Hakk Efendi, Domates Ahmed Bey gibi devrin nl szende ve hnendelerini tand. Bu toplantlardaki fasllarn idarecisi Kadkyl Hfz Ysuf Efendiden ilk msiki derslerini almaya balad. On drt yalarnda iken Hac rif Beyi tand ve yaklak iki yl kadar ondan meketti. Hac rif Beyin onun zerinde byk tesiri olduu muhakkaktr. Faydaland dier msikiinaslar arasnda Hac Fik Bey, Kadkyl (Kel) Ali Bey, Bolhenk Nri Bey, Pskll Osman Efendi, Leon Hancyan, ekerci Cemil Bey ve Tanbr Cemil Beyi bilhassa zikretmek gerekir. lk bestesini on sekiz yanda yapan Lemi Atl, Trk msikisinde ark formunun en baarl bestekrlarndan biridir. Eserlerinde hareketli bir slp hkimdir; bilhassa ritm zevki ve melodik ifade zellii dikkati eker. ark formunda ok kullanlan makamlarn hemen hepsinde eser vermitir. Mehmed kif Ersoyun kaleme ald stikll Mar dahil 300n zerinde beste yapmsa da bunlarn yarsna yakn unutulmutur. Eserlerinin bir ksmnn unutulmasnda nota bilmeyiinin byk tesiri vardr. Zamanmza ulaan 170 eserinden biri saz semisi, biri mar olup geri kalanlar ark formundadr. Lemi atl ayn zamanda kvrak bir sese ve hanereye sahip olduundan kk ve yallarda tertiplenen msiki toplantlarnn vazgeilmez hnendelerindendi. Genliinde Boazii blbl diye hret yapmt. stanbulda ark Msiki Cemiyetinde, zmirde bulunduu sralarda da Drlmsik adl msiki mektebinde bir mddet hocalk yapan Lemi Atl, talebe yetitirmek hususundaki ciddiyet ve hassasiyetiyle de tannmtr. Trkiye Yaynevi tarafndan neredilen Canl Tarihler serisinde Lemi Atl, Hatralar adyla bir

blm de yer almaktadr (bk. bibl.). Takdim yazsndan renildiine gre bu blm Atlnn bizzat kendisinin ve yaknlarnn notlarndan meydana getirilmitir.

BBLYOGRAFYA

Canl Tarihler: Lemi Atl, Hatralar (nr. Trkiye Yaynevi), stanbul 1947, s. 91-145; Ezgi, Trk Musikisi, V, 495-496; bnlemin, Ho Sad, s. 213-214; Mustafa Rona, Yirminci Yzyl Trk Musikisi, stanbul 1970, s. 133-141; zzettin kte, Lemi Atl, TMD, II/18 (1949), s. 7, 15; lyas Tongu, Trk Musikisi ve Sadettin Arel, leri Musiki Mecmuas, sy. 112, stanbul 1957, s. 102; st.A, III, 1308-1311; ztuna, TMA, I, 82-84. Nuri zcan

ATMACACIBAI
Osmanl saraynda ikr aalarndan biri ve Hassa atmacaclar cemaatinin miri. Atmacaclarn balca grevi, imparatorluun belli yerlerinden gnderilen avc kularnn bakmn yapmak ve padiahla birlikte srek avlarna kmakt. Avc kuu olarak kullanlan atmacalar taradaki grevliler yakalard. A kullanlarak veya baka usullerle yakalanan atmaca yavrular nce insana altrlr, daha sonra da avclkta alc ku olarak kullanlrd. Merkezdeki atmacaclarn mevcudu XVII. yzyln ikinci yarsnda krk be kii civarnda iken XVIII. yzylda otuz kiinin altna dmtr. Atmacacba ayn zamanda rikb*- hmyun aalarndand. Derece bakmndan sarayn brn* ksmndan olan ikr aalarnn ncsdr. Rtbece akrcba* ve ahinciba*nn altnda idi; terfi edince ahinciba olurdu. Genellikle ahinci Oca kethdlndan gelen atmacacbann tayin ve azli, akrcba veya ahincibann arzlaryla yaplrd. Taradaki atmacaclar timar*l ve baz vergilerden muaf idiler. Bunlar vazifelerine gre kendi aralarnda yuvac, yavrucu, gtrc, grenceci (veya grencci) ve sayyad gibi ksmlara ayrlrd. Hem mslman hem de hristiyanlardan atmacaclar vard. teki avc kuu yetitiricileriyle birlikte atmacaclarn da bal olduklar vilyet, sancak ve kazalarda hizmetlerini, isimlerini, ellerindeki dirlik*lerin gelirlerini gsteren ayr defterler mevcuttu.

BBLYOGRAFYA

Sertolu, Tarih Lgat, s. 125; BA, KK, nr. 258, 7170; BA, bnlemin-Saray, nr. 2388, 2615; BA, Cevdet-Saray, nr. 3369/3, 5891; Koi Bey, Risle (nr. Ali Keml Akst), stanbul 1939, s. 91; Ayni Ali, Risle-i Vazfeorn, s. 95, 115; Barkan, Kanunlar, I, 278, 280, 286; Avni mer, Kann- Osmn Mefhm- Defteri Hkn (nr. smail Hakk Uzunarl), TTK Belleten, XV/59 (1951), s. 395; Uzunarl, Saray Tekilt, s. 420-425; Ahmet Ik, Osmanllarda Avc Kuu Yetitiricilerinin Stats (yksek lisans tezi, 1986), Ed.Fak., Tarih bl., s. 17-19; TA, IV, 171. Abdlkadir zcan

ATMEYDANI
Osmanllar zamannda stanbulda Sultan Ahmed Camiinin nndeki meydana verilen ad. Bizans dneminde Ayasofyann gneybatsnda yer alan ve araba yarlar yaplacak ekilde dzenlenmi bulunan meydan Hippodromos (hipodrom, at kousu alan) adyla anlm ve eitli siyas olaylarla baz ayaklanmalarn balad bir yer olarak byk nem tamtr. Yapmna Roma mparatoru Septimius Severus (193-211) devrinde balanan ve orta izgisine Msrdan getirilen dikilita ile Delphoi Apollon Mbedinden getirilen Burmal Stun gibi nl antlar dikilen bu meydann, Bizansta Tanr Ayasofyaya, imparator saraya, halk da Hipodroma sahiptir szyle vurgulanan siyas nemi Osmanllar zamannda da ksmen devam etmi, zellikle XVII-XIX. yzyllar arasnda sipahi ve yenieri ayaklanmalarna sahne olan meydanda nl Atmeydan Vakas da cereyan etmitir. stanbulun fethinden sonra, ortasnda Hipodromun bulunduu bu alan, Atmeydan ad ile at yarlarnn ve cirit oyunlarnn yapld bir yer olarak varln srdrmtr. Ayrca saraya yakn oluundan dolay deeri artarak evresine ina edilen nemli yaplarla yeni bir grnm kazanm, bayram enlikleri ve saray dnleriyle ehir hayatnn merkezi haline gelmitir. Atmeydannn Divanyolu giriine 1491 ylnda Firuz Aa Camii, batsna XVI. yzyl banda brhim Paa Saray, Kann Sultan Sleyman devrinde Mimar Sinann yapt su yoluna ait bir sra ukur eme ile bunun st tarafna Olan eyh olarak tannan smil Maknin makam ve ler Namazgh (sonra camii), dousuna 1553te Haseki Hamam ile 1617 ylnda tamamlanan Sultan Ahmed Camii, trbe, drlkurr ve vakf dkknlar yaplmtr. I. Ahmedin ina ettirdii yaplar topluluuna bal imaret ve drifa ile, alan gneyden snrlanmtr. eitli kaynaklar, bu nemli inaattan nce meydan paa saraylarnn evrelediinden bahsetmektedirler. Geen yzylda ler Camii tamamen ortadan kalkm, sadece hazresinden mezar kalmtr. stanbulun fethinden nce yaplan gravrler Hipodromu, gney ucu ile ortada sralanan antlar dnda, yknt halinde gsterirler. Beyn- Menzil-i Sefer-i Irkeynde 1537 ylna tarihlenen stanbul manzaras, Atmeydann evresindeki yaplar, ortasndaki antlar ve gney ucunda yer alan stunlarla gsterir. Ayrca bu minyatrde, o srada henz cami haline getirilmemi ler Namazgh gayet ayrntl olarak gsterilmitir. Cornelius van Loosun 1710 ylna ait olan gravr ise bugne ulamayan imaret ve drifay da gstermektedir. Kann Sultan Sleymann sadrazam ve damad Makbl (Maktl) brhim Paann 1524 ylnda yaplan dn srasnda at koular, atllarn direkler zerine geirilen mleklere mzrak atmalar, greler, ip zerinde yrme, yal diree trmanma, eitli vcut gsterileri, soytar oyunlar, verilen armaanlarn ve gelin eyizinin tand alaylarla gerek bir enlik olarak bu meydanda yaplm, on be gn on be gece sren dnde geceleri de donanma fiekleri atlmtr. brhim Paa Budinin fethinden (1526) sonra stanbula getirdii Herakles, Diana ve Apollondan oluan l bir tun heykel grubunu Atmeydannda kendi saraynn nne diktirmi, fakat halkn tepki gstermesi zerine bunlar kaldrlmtr. Hnernmenin II. cildindeki bir minyatrde (TSMK, Hazine, nr. 1524)

bu heykeller aka grlebilmektedir. Kannnin ehzadeleri Mustafa, Mehmed ve Selimin 1530 ylnda yaplan snnet dn srasndaki lenler, ksebaz-hokkabaz oyunlar, at yarlar ve gece yaplan ate oyunlar ile gemi, padiah, brhim Paa Saray divanhanesi ahniininden halka altn ve gm paralar atmtr. Fransa ile ilk kapitlasyon anlamas da 1536 ylnda, brhim Paann idam edilmesinden ksa bir sre nce, Fransz elisi La Fort ile brhim Paa tarafndan bu sarayda imzalanmtr. brhim Paann idamndan sonra bir blm XVII. yzyl ortalarna kadar Olanlar Oca olarak kullanlan ve Atmeydan Saray diye de anlan brhim Paa Saray, II. Selim dneminde Zal Mahmud Paaya, III. Murad dneminde Bosnal brhim Paaya, daha sonra da Yemii Hasan Paaya verilmi, bugn ise restore edilerek Trk ve slm Eserleri Mzesi haline getirilmitir. Kannnin dier ehzadesi Bayezidin snnet dn (1539) ile Osmanl saraynn en muhteem dn olduu bilinen III. Muradn ehzadesi Mehmedin snnet dn (1582) yine Atmeydannda yaplmtr. ehzade Mehmedin snnet dn elli iki gn elli iki gece srm, elenceler bilhassa esnaf alaylar ile dikkat ekici hale getirilmitir. brhim Paa Saraynn mimari zelliklerini de gsteren mellifi ve musavviri bilinmeyen ve daha ok III. Murad Surnmesi adyla mehur Surnmede (TSMK, Hazine, nr. 1344) minyatrlerinin canl biimde tasvir ettii, kk tekerlekli dkknlarda ilerini yapan esnaf ve yryen bir hamamda mterilerini ykayan tellklar gibi gnlk hayattan alnm sahneler, bu dn mnasebetiyle o devrin esnaf hakknda deerli bilgiler vermektedir. XVII. yzylda Marquis de Nointel, IV. Mehmedin Atmeydannda kurulan bir buuk ylda hazrlanm otan grdn; Silhtar Mehmed Aa, 1660 ylnda kan yangnda halkn civar mahallelerden gelerek Atmeydanna yldn, skklktan boyun dndrmeye, nefes almaya imkn olmadn, alan dolduran kalabaln maher gnne rnek tekil ettiini; XVIII. yzylda Poujoulat Atmeydannda cirit oynandn; 1782 ylnda stanbula gelen Comte de FerriersSauveboeuf, brhim Paa Sarayn olduka kt bir durumda grdn, alann evresinin yangnlarla genilemi olduunu, burada baz gnler cirit yarlarnn yapldn, baz gnler de bir at pazarnn kurulduunu; Cevdet Paa ise 1777 ylnda Hindistandan gelen bir filin Atmeydannda halka gsterildiini yazmaktadrlar. 1863 ylnda ilk genel sergi, XIX. yzylda Sultanahmet Meydan adyla anlan Atmeydannda alm, Abdlaziz dneminde Zaptiye Nzr Hsn Paa alan bir park olarak dzenlemitir. 1919 ylnda, zmirin igali zerine yaplan ak hava toplants ise buray mill mukavemetin hareket noktalarndan biri olarak tarihe geirmitir. XIX. yzyl sonu ile XX. yzyl balarnda ina edilen yaplar, bu tarih meydana bugnk grnmn vermilerdir. brhim Paa Saraynn yanna ina edilen Defteri Hkan Nezreti, gney uta yer alan imaret ve drifann yerine yaplan Mektebi Sanyi, 1901 ylnda yaplan Alman emesi eski Atmeydanna yeni katlan yaplardr. Mektebi Sanyinin bir blmne yerleen ticaret mektebi, halen Marmara niversitesi rektrlk binas olarak kullanlmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Matrak Nasuh, Beyn- Menzil-i Sefer-i Irkeyn (nr. Hseyin G. Yurdaydn), Ankara 1976, vr. 8b; Konyal, stanbul Saraylar, s. 127; Nurhan Atasoy, brahim Paa Saray, stanbul 1972, s. 12-14; Metin And, Osmanl enliklerinde Trk Sanatlar, Ankara 1982, s. 35-36. Tanju Cantay

ATOM
(bk. CEVHER).

ATPAZAR OSMAN FAZLI


(. 1102/1691) lim, mutasavvf; smil Hakk Bursevnin eyhi. 1041de (1632) umnuda dodu. lk bilgilerini babas Fethullah Efendiden ald. Ailesi ve hayatnn ilk on yedi yl hakknda yeterli bilgi yoktur. Daha sonraki yllarn mridi ve halifesi smil Hakk Bursevnin eserlerinden tesbit etmek mmkndr. lk tahsilini umnuda tamamladktan sonra Edirneye giderek Aziz Mahmud Hdynin halifesi Sal brhim Efendiye intisap etti. Burada sk bir riyazet hayat yaayan Osman Fazl, eyhinin kendisine kzn vermek istediini anlaynca artk feyiz alamayacan dnerek Celvetiyyenin skdardaki merkez tekkesine gitti. Yal bir dervi ona, tekkenin eyhi ve Hdynin kzndan torunu olan eyh Mesudun meczup olduunu, irada yetkili olmadn, bu konuda Zkirzde eyh Abdullahn kendisine daha faydal olacan syledi. Osman Fazl, Zeyrek Camiinin yannda tekkesi olan bu Celvet eyhine intisap etti ve sekiz yl kadar burada kald. Bu arada eitli hocalarn derslerine devam ederek zhir ilimlerle ilgili bilgilerini gelitirdi. eyhinin her sal gn Ftih Camiinde icra ettii Celvet zikrine de devam etti. Bu yllarda iine doan duygular kaleme almaya balad. Bunlar Zkirzdeye gsterdiinde eyhi ona szlerinde eyh-i Ekber zevki bulunduunu syledi. Bir mddet sonra eyhi Atpazaryi Edirneye bal Aydos kasabasna halife olarak gnderdi. Birka yl burada vaaz ve iradla megul olan Atpazar, vahdetin yznden kesret perdesinin almas ve fakta vahdet nurunun zuhuru diye tarif ettii bir tecelliye nil oldu. eyhinin lmnden sonra Filibeye gitti (1068/1657-58). Burada grd byk ilgiyi ekemeyenler onu devlet yetkililerine ikyet ettiler ve Filibeden g etmeye zorladlar. Osman Fazl stanbula geldiinde (1672), daha nce Filibede kad iken tand Esr Mehmed Efendinin eyhlislm olduunu rendi ve durumunu ona arzetti. eyhlislm da Filibe kadsna hitaben bir mektup yazarak kendisine verdi. Filibeye dnen Osman Fazl grd bir rya zerine tekrar stanbula gitti. smil Hakknn Tamml-feyz adl eserinde anlattna gre bu yllarda skntl bir hayat geiren Atpazar daha sonra Fatih Atpazarnda Manisal Mehmed Paa Camiinin iinde kurduu tekkeye yerleti. Sohbetlerinde vahdeti vcd* izgisini takip ettiinden ulemnn tepkisini ekti. Sadrazam Kprlzde Fzl Ahmed Paa ile grmesi durumu biraz yattrd. Tekkedeki irad faaliyetlerinin yan sra cuma gnleri Vefa Camiinde, aramba gnleri de Sleymaniye Camiinde vaaz vermeye devam etti. 1683 Avusturya seferi sebebiyle devlet ricliyle aras ald. Ona gre bu sefer Osmanllarn hayrna deildi, bar yaplmalyd. Ayrca Kara Mustafa Paa bu ileri becerebilecek bir kabiliyete de sahip deildi. Bozgundan sonra IV. Mehmed kendisini sohbet iin Edirneye davet ettiinde konu ile ilgili dncelerini padiaha ak bir ekilde arzetti. Sultan memnuniyetini bildirdiyse de Sadrazam Kara Kethd brhim Paann faaliyetleri neticesinde umnuya srgn edildi. ay sonra yeni sadrazam Bosnev Sleymann daveti zerine Osman Fazl Edirneye dnd ve IV. Mehmed ile birlikte stanbula geldi. Daha sonra 1689 Belgrad Seferine davet edildi. Sadrazam

Tekirdal Bekr Mustafa Sofyaya vardklarnda geri dnmesini istedi. Osman Fazl da ordu bozguna urayp geri dnnceye kadar Sofyada kald, daha sonra stanbula dnd. Bursevnin ifadesine gre bu olaydan sonra devlet yetkilileriyle ilikisini kesti. Kprlzde Fzl Mustafa Paann sadrazaml srasnda Magosaya srlen Atpazar Konya, Lrende, Silifke, Lefkoe yoluyla Magosaya gitti. smil Hakk Bursev, Atpazarnin olu Mustafa, Osman Dede, Ykut Dede ve Yahy Dede ile birlikte 1690 ylnda Magosaya giderek eyhini ziyaret etmitir. Atpazar 17 Zilhicce 1102de (11 Eyll 1691) vefat etti ve Magosada defnedildi. Daha sonraki yllarda trbesinin yanna Kutub Osman Tekkesi ina edildi. Kutub Osman, Fazl-i lh, Emr Efendi diye de anlan Atpazar, XVII. yzyl Anadolu ve Rumeli topraklarnda geliip yaylan tasavvuf dncenin nemli simalarndan biridir. Kadzde eyh Mehmed Efendi (. 1045/1635-36) ile Abdlmecid Sivsnin vahdeti vcd zerine tartmalarnn olduu bir dnemde srekli olarak Fussl-hikemi okuyan, okutan ve aklayan Atpazarnin hayatndaki srgn ve skntlarn temelinde bu vahdeti vcdcu merebini aramak gerekir. smil Hakk Bursev Kitbl-Hitbda Atpazarnin bu durumu ksmen rtmek iin etrafndakilere zhir ilimleri de okutmaya baladn kaydeder. Onun iki nemli eserinin Sadreddin Konev tarafndan kaleme alnan eserlerin erh ve hiyesi olmas da vahdeti vcd grne balln gsterir. Eserleri vahdeti vcd dncesi asndan bir orijinallik tamamakla birlikte mellifin kendi ilham ve vridatnn (bk. VRD) mahsul olmalar sebebiyle nemlidir. Kaynaklara gre Atpazar Rumeli, Anadolu ve Hicaz blgelerine 150ye yakn halife gndermitir. Celvetiyyenin Hakkyye kolunun pri olan smil Hakk Bursevyi bunlarn banda saymak gerekir. Kendisinden sonra stanbuldaki dergha eyh olan olu Mehmed Cd Efendiden baka mehur halifelerinden bazlar unlardr: Seyyid Abdlbki Efendi (Edirne), Ahmed Efendi (Aydos), Ali edDebrev (Eteb), Mehmed Efendi (Msr), Mehmed el-Karinbd (Siroz). Eserleri. 1. el-Lihtl-berkyyt f kefil-hucb vel-estr an vchi esrr bazil-ehds velyt. Baz yetlerin tasavvuf yorumunu yapt bu eserinde gnlne doan bilgileri vahdeti vcd izgisindeki bir tasavvuf anlayyla kaleme almtr. eitli srelerden altm alt yetin tefsirini ve birka hadisi ihtiva eden eser mridi smil Hakk Bursevnin mehur tefsiri Rhul-beynn temel kaynaklarndan biridir. Mellif nshasndan (Sleymaniye Ktp., Reslkttb, nr. 511/1) baka nshas bilinmemektedir. 2. Misbhul-kalb. Sadreddin Konevnin Mifthul-gayb adl eserinin erhidir. Mellif nshas Sleymaniye Ktphanesindedir (Reslkttb, nr. 511/ 2). 3. Mirt esrril-irfn. Sadreddin Konevnin Ftiha tefsirinin hiyesidir (Sleymaniye Ktp., Rgb Paa, nr. 120). 4. Tecelliyt- Berkyye. bnl-Arabnin bir kasidesinin erhidir (Sleymaniye Ktp., Reslkttb, nr. 511/3). 5. Fethul-bb. Mnazara ilmine dair Risletl-Adudiyyenin erhidir (zhul-meknn, I, 565). 6. Hediyyetl-mtehayyirn. Hikmet ve kimyadan bahseder (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3491). 7. Gyetl-mnteab. ksir ilmi ile ilgilidir (Kefz-zunn, II, 1811). 8. Hiye al Mutasaril-Men. Mutasarl-Mennin dier bir hiyesi olan Hiye-i Magribiyye ile birlikte baslmtr (stanbul 1276). Dier eserleri de unlardr: Hiye-i Mutavvel (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 2821); Tulu-ems vel-irk (Sleymaniye Ktp., zmir, nr. 321); Mektbt (Sleymaniye Ktp., Thir Aa, nr. 608); Risle-i Rahmniyye f beyni kelimetil-insniyye; erh-i Telvh, ve erh-i Tenkh.

BBLYOGRAFYA

Atpazar, el-Lihtl-berkyyt (haz. Bedreddin etiner), DA Ktp., nr. 10.674, Giri, s. 22-65; Kefz-zunn, II, 1181; smil Hakk Bursev, Tamml-feyz, Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 244, vr. 89-167; a.mlf., Silsilenme-i Celvet, Sleymaniye Ktp., azel Tekkesi, nr. 63, vr. 4647b; a.mlf., Mecmatl-esrr, tf Efendi Ktp., nr. 1500, vr. 73b-101b; a.mlf., Kitbl-Hitb, stanbul 1292, s. 295; Ukzde brhim Efendi, Zeyl-i akik (nr. H. J. Kissling), Wiesbaden 1965, s. 686; Rid, Trih, III, 123-124; Hseyin Vassf, Sefne, III, 22-26; Osmanl Mellifleri, I, 15; zhul-meknn, I, 565; Hediyyetl-rifn, I, 657-658; Mehmet Ali Ayni, Trk Azizleri I: smil Hakk Bursal, stanbul 1944, s. 23-49; Oktay Aslanapa, Kbrsta Trk Eserleri, stanbul 1975, s. 25; Skb Yldz, LExgte Turc Ismil Hakk Bursaw, Sa Vie, Ses Oeuvres et La Mthode dans son Tafsr Rh al-Bayan (doktora tezi, 1972), LUniversit de Sorbonne (yaymlanmam mellif zel nshas), s. 23-40; Bursal Mehmed Tahir, Atpazar Osman Fazl-i lh, SR, sy. 28/210 (1330), s. 29-30. Skb Yldz

ATPAZAR TEKKES
XVII. yzyln ikinci yarsnda stanbul, Fatih Atpazarnda kurulan gnmze ulamam bir tekke. Ftih devri ulems ve devlet riclinden Manisal Mehmed Paa (. 1495) tarafndan yaptrlan ve kendi adyla anlan caminin iinde yer alr. na tarihi kesin olarak bilinmeyen bu caminin Ftih devrinde (1451-1481) yaptrld tahmin edilmektedir. Ancak vakfiyesi 909 Reblevvel (Eyll 1503) tarihlidir. Geceleri ehrin eitli yerlerinde nbet tutan on iki yenieri orbacs grevlerine dalmadan nce akam namazlarn topluca burada kldklar iin cami Kul Camii adyla da anlagelmitir. Atpazar Tekkesi ise Fazl-i lh, Atpazar ve Kutub lakaplar ile tannan eyh Osman Efendinin (. 1691) XVII. yzyln ikinci yars iinde bu camiye vaz- mehat etmesinden sonra kurulmutur. Balangta Atpazar Osman Efendinin mensup olduu Celvetiyye tarikatna bal iken onun Magosaya srlmesinden sonra bniyyeye, 1865ten itibaren Snbliyyeye, 1885ten sonra da tekrar Celvetiyyeye intikal etmitir. Tekkenin Fatih ve evresini etkilemi olan yangnlarda zarar grd ve birtakm tamirler geirdii, hatta yeniden ina edildii tahmin edilebilir. Her eye ramen Manisal Mehmed Paa Camiinin XX. yzyln balarnda ayakta olduu ve Atpazar Tekkesinin de faaliyetini kesintisiz srdrd anlalmaktadr. 1901de kan bir yangnda ve 1918 Cibli-Fatih yangnnda byk lde tahribe urayan cami uzun sre drt duvardan ibaret bir harabe halinde kalm, 1964te bu duvar bakiyeleri yktrlarak yalnzca d ebad korunmak suretiyle yeniden ina edilmitir. lk yapsndan gnmze hibir ey ulamad iin Atpazar Tekkesinin mimari zellikleri bilinmemektedir. Ancak tekkenin, tevhidhane olarak kullanlan cami ile bunun avlusu etrafnda yer alan bir harem dairesi ve dervi hcrelerinden ibaret olduunu sylemek mmkndr. Zaman iinde eitli onarmlar geirdii muhakkak olan bu yaplarn ilk konumlar pek fazla deimemi olsa gerektir. Gnmzde tekkeden artakalan yegne unsurlar cami-tevhidhane ile gneyinde yer alan kk hazredir. Kareye yakn dikdrtgen planl kgir duvarl ve ahap atl olan bu yap mtevazi bir mescid niteliindedir. Aslnda duvarlar moloz talar ve tulalarla zensiz bir biimde rl iken son ihyasnda almak olarak bir sra kesme kfeki ta ve iki sra tula ile itinal ekilde rlmtr. Her cephesinde ikisi altta, ikisi de stte olmak zere drder pencere vardr. Alttakiler mermerden sveler, demir parmaklklar ve aynalar kfekiden mmul tuladan rl sivri tahfif kemerleriyle sttekiler ise ift kat al pencerelerle donatlmtr. Hazrede Manisal Mehmed Paa bata olmak zere baz devlet ricli, ulem ve tekke mensuplarnn kabirleri bulunmaktadr. Bunlar arasnda caminin bnisine ait olan XV. yzyl Osmanl mezar talarnn gzel bir rneini tekil etmektedir. Hazrede bulunan Anadolu Kazaskeri Mollackzde shak Efendinin days Ahmed Efendiye (. 1113/1701-1702), kzkardei Hatice Hatuna (. 1144/1731-32) ve kaynvalidesi Rukiyye Hatuna (. 1166/ 1753) ait mterek bir mezar ta ok deiik tasarm ile dikkati ekmektedir. Yekpre bir mermer kitlesi yan yana bitiik duran mstakil mezar ta grnm verecek ekilde ilenmi, n yzne farkl tarihlerde vefat etmi olan bu kiinin kimliklerini belirten kitbeler, tepelerine de deiik cinste ve ykseklikte serpular yerletirilmitir. Magosada srgnde iken vefat eden ve oraya defnedilen Atpazar Osman Efendinin kabrinin zerine bir trbe ile yanna Kutub Osman Tekkesi olarak anlan ve gnmzde ayakta olan bir tekke ina edilmitir.

BBLYOGRAFYA

Evliya elebi, Seyahatnme, I, 212; smil Hakk Bursev, Silsile-i Celvetiyye, stanbul 1291, s. 94; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, I, 160-161; sitne Tekkeleri, s. 10; Sicilli Osmn, III, 431; Mecma-i Cevmi, I, 76-77; Bandrmalzde, Mecma-i Teky, stanbul 1307, s. 7; Osmanl Mellifleri, I, 16; Mehmet Ali Ayni, Trk Azizleri I: smil Hakk Bursal, stanbul 1944, s. 35 vd.; Tahsin z, stanbul Cmileri, Ankara 1962, I, 94; Ukzde brhim Efendi, Zeyl-i akaik (nr. H. J. Kissling), Wiesbaden 1965, s. 686 vd.; stanbul Vakflar Tahrir Defteri 953 (1546), s. 240-242; Ayverdi, Osmanl Mimrsi, III, 452-453; Oktay Aslanapa, Kbrsta Trk Eserleri, stanbul 1975, s. 25-27; Zkir kr, Mecma-i Teky (Tayi), s. 59-60; H. Kmil Ylmaz, Azz Mahmd Hdy ve Celvetiyye Tarkat, stanbul 1982, s. 239-240, 288; Atpazar Yangn, st.A, III, 1324. M. Baha Tanman

ATRABl-SR
eyhlislm ve bestekr Ebishakzde Mehmed Esad Efendi (. 1753) tarafndan kaleme alnan msikiinaslar tezkiresi. Tam ad Atrabl-sr f tezkireti urefil-edvr olup Tezkire-i Hnendegn ve Tezkire-i Msikinsn adlaryla da tannmaktadr. Sadrazam Nevehirli Damad brhim Paaya ithaf edilen eserde Sultan I. Ahmed (1603-1617) ile III. Ahmed (1703-1730) devirleri arasnda yetien bestekrlardan byk bir ksmnn biyografileri yer almaktadr. Eserde bestekrlar alfabe srasna gre ve her biri ayr bir konu halinde ele alnm, nce ahslarn doduklar ve yaadklar yerler zikredilerek hayatlarndan ksaca bahsedilmi, ardndan sanat deerleri zerinde durularak besteledikleri gftelerden bir veya iki rnek verilmitir. Konunun sonunda bestekrn mevcut eserlerinin says bildirilirken baz bestekrlarn vefat tarihleriyle bunlar belirten tarih msralar da kaydedilmitir. Adal ve sanatkrane bir slupla kaleme alnan eserin htimesinde, Sultan I. Ahmed ile III. Ahmed devirleri arasnda burada zikredilenlerin dnda otuz kadar daha bestekrn yaad belirtilmi, ancak bunlarn hayatlaryla ilgili bilgi bulunamad iin veya ilm deer itibariyle dierleri seviyesine ulaamadklarndan dolay esere alnmayp sadece saylarnn bildirilmesiyle yetinildii kaydedilmitir. Bu aklamalardan, mellifin eserini yazarken ahslar ilm mevkii ve bestekrlktaki baarlar ynnden objektif bir tasnife tbi tuttuu anlalmaktadr. Atrabl-srn stanbul ktphanelerinde dokuz nshas vardr ( Ktp., TY, nr. 1739, 2529, 6193, 6204, 6205; TSMK, Hazine, nr. 1297, 1298, 1301; Millet Ktp., Ali Emr, Tarih, nr. 706). Bunlardan 6205 numaral nsha 1247de (1831-32) Seyyid Abd tarafndan, 1298 numaral nsha ise 1170te (1756-57) istinsah edilmitir. 706 numaral nshada herhangi bir kayt yoksa da eserin ktphanenin kurucusu Ali Emr tarafndan istinsah edildii sylenmektedir (bk. Ergun, Antoloji, II, 788). Bu nshada mstensih tarafndan ba tarafa bir fihrist konulmu, sonunda da mellif hakknda ksa bilgiler verilmitir. Dier nshalarda ise istinsahla ilgili hibir kayt bulunmamaktadr. Eserin nshalar metin farkllklar bakmndan iki ana grupta toplanabilir. Birinci grubu oluturan 1298, 1301, 2529, 6204, 6205 numaral nshalarda doksan yedi msikiinasn biyografisi vardr. Bunlardan 2529 numaral nshann hiyesinde bulunan Cd Ahmed Efendi, Fethullah elebi ve Nbi Efendi sonradan bir bakas tarafndan ilve edilmitir. Ayrca 1298 numaral nshada dierlerinde grlen Hazinedar Ahmed Aa ve skdarl Mahmud Aa bulunmayp bunlarn yerine teki hibir nshada yer almayan orbaczde Mustafa ile Diyarbekirli Mehmed Aa ilve edilmitir. 706, 1739, 6193 numaral nshalardan meydana gelen ikinci grupta ise doksan sekiz ahsn hal tercmesi bulunmaktadr. Birinci grupta bulunan nshalardan farkl olarak bunlara Reid elebi ilve edilmitir. 1297 numaral nshada da Pr elebi eksii ile doksan alt kiinin hal tercmesi mevcuttur. Bunlardan baka bu gruplar arasnda esasl bir metin fark bulunmamaktadr.

Atrabl-sr ilk defa 1894 ylnda Veled elebi tarafndan, bir yazma nshas zetlenerek ve ksmen o gnn diline evrilerek Mekteb Mecmuasnda tefrika edilmitir (sene III, sy. 1-7, 10). Bu neirde Veled elebi eserin mukaddimesini kaldrarak kendisi bir mukaddime koymu, ayrca mellifin hayatndan da ksaca bahsetmitir. Bu yeni mukaddimede eserin deeri zerinde durularak dil ve slbunun arlndan dolay sadeletirilme yoluna gidildii ifade edilmitir. Ayrca tefrikann htime ksmnda belirtildii gibi, bestekrlardan bazlarnn metindeki gfteleri mehcr olduklar iin deitirilmi ve ayn ahslarn baka makamdan birer gftesi konulmutur. Eser ikinci olarak H. Sadeddin Arel tarafndan muhtemelen 1739 veya 6193 numaral nshalardan biri esas alnmak suretiyle aylk Musiki Mecmuasnda tefrika edilmitir (Kasm 1948-ubat 1950, sy. 9-24). Trk Bestekrlarnn Tercemeihalleri bal altnda yaplan bu tefrikada Arel eserin mukaddime ve htime blmlerinden hi bahsetmeyerek ksa bir takdimden sonra dorudan hal tercmelerine gemitir. Bu takdimde, elifb srasyla tertip edilmi olan bestekr isimlerinin Latin alfabesi sistemine gre sraya konulduundan ve ifadelerin sadeletirildiinden sz edilmektedir. Bu neirde ahslarn isimleri esas alnm, lakap ve nisbeler bunlardan sonra zikredilmitir. Ancak her iki yaymn, eseri nere hazrlayanlarn eitli mdahaleleri ve bir tek nshay esas almalar sebebiyle yetersiz olduunu belirtmek gerekir. Eser zerinde ayrca Suat Ulusoy da bir lisans almas yapmtr (bk. bibl.). bnlemin Mahmud Kemal, II. Abdlhamidin hfz- ktb Fndkll smet Efendinin bu esere 1896ya kadar bir zeyil yazdndan, ancak bir yangn sonucu mellifin eviyle beraber zeylin de yok olduundan bahsetmektedir.

BBLYOGRAFYA

Mstakimzde, Mecma-i lhiyyt, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3397, vr. 146b; Sicilli Osmn, I, 333; Osmanl Mellifleri, I, 238-239; Ergun, Trk airleri, III, 1330; a.mlf., Antoloji, II, 788-789, 795-796; Suat Ulusoy, Atrabl-sr f tezkiretil-urefil-edvrn Metin ve Tahlli (lisans tezi, 1949), Ed.Fak. Tarih Seminer Kitapl, nr. 449, nsz, s. I-IV; bnlemin, Son Asr Trk airleri, Mukaddime, s. II; Levend, Trk Edebiyat Tarihi, s. 401; Uzunarl, Osmanl Tarihi, IV/2, s. 478; R. Ferid Kam, eyhlislm Esat Efendi, Radyo Mecmuas, VII/73, Ankara 1948, s. 3; Gerigren [H. Sadettin Arel], Tarihten Birka Satr: eyh[l]islm Esad Efendi, MM, sy. 8 (1948), s. 22; TA, XV, 389; M. Cavid Baysun, Esad Efendi, A, IV, 361-362; a.mlf., Esad Efendi, Mehmed, EI (ng.), II, 713; R. Ekrem Kou, Esad Efendi (Eb shakzde Mehmed), st.A, X, 5246; ztuna, TMA, I, 199; Hasan Aksoy, Esad Mehmed Efendi (Eb shakzde), TDEA, III, 87. Nuri zcan

ATSIZ, Hseyin Nihal


(1905-1975) Trk fikir adam, tarihi, Trkolog, air ve roman yazar. 12 Ocak 1905te stanbulda dodu. Ailece, babas deniz binbas Nil Bey tarafndan Gmhaneli iftioullarna, annesi Fatma Zehra Hanm ile de Trabzonlu Kadoullarna kmaktadr. lk renimini Kadkydeki Fransz ve Alman okullar (1911) ile Kasmpaadaki Cezayirli Gazi Hasan Paa ilk mektebi ve Haydarpaadaki hususi Osmanl ttihad Mektebinde, orta renimini ise Kadky ve stanbul Sultnsinde tamamlad. 1922de imtihanla Asker Tbbiyeye girdi, burada milliyeti duygularnn tepkisi yznden ald bir disiplin cezas dolaysyla nc snfta iken mektepten karld (4 Mart 1925). Arada yardmc retmenlik, gemi ktip muavinlii gibi geici baz ilerde altysa da asl Trk tarihi ve edebiyat ile ilgili aratrmalara merak sarp yolunu semi bulunduundan 1926da Edebiyat Fakltesine kaydoldu. Buraya giriinden bir hafta sonra askere alnd. Taklada vatan hizmetini tamamladktan sonra 1927de dnd faklte ve onunla birlikte devam ettii Yksek Muallim Mektebinden 1930da mezun oldu. almalar ile takdirini kazand hocas Fuad Kprl tarafndan Trkiyat Enstitsne asistan olarak alnd (25 Ocak 1931). Daha fakltede talebe iken arkada Nci [Kum] ile birlikte hazrlad Anadoluda Trklere Ait Yer simleri adl ilk ilm aratrmas Trkiyat Mecmuasnda (II, 1928, s. 243-259) yaymlanmt. Asistanla giriinden ksa bir sre sonra karmaya balad (15 Mays 1931) Atsz Mecmuadaki milliyeti mcadele yazlar ile ksa zamanda kendisini tantan Atszn bu devreden itibaren Trklk ve milliyetilik davas urunda ilelerle geen mcadele hayat balar. 1932de Ankarada Birinci Tarih Kongresinde hocas Zeki Velidi Togan, kabul istenen tarih tezine aykr konutuu iin, ilmini ve hocaln kmseyip aalamaya kalkmasndan dolay (bk. Birinci Trk Tarih Kongresi. Konferanslar Mzkere Zabtlar, stanbul 1932, s. 388-389) kendisine bir protesto telgraf ektii Trk Tarih Cemiyeti genel sekreteri Reid Galib maarif vekili olunca, Atsz Mecmuada Drlfnundaki liyakatsiz hocalar hakknda yazd yaz (Drlfnunun Kara, Daha Doru Bir Tabirle Yz Kzartacak Listesi, nr. 17, 25 Eyll 1932, s. 166-170) vesile edilerek grevine son verildi (13 Mart 1933). Atsz Mecmua da, daha o nshada asistanlktan alnacan haber veren Atszn Yollarn Sonu adl veda iiriyle bir daha kmamak zere kapand. Az sonra Malatya Ortaokulu Trke retmenliine gnderildi (8 Nisan 1933). Yeni ders yl banda grevi Edirne Lisesi edebiyat retmenliine evrildi (11 Eyll 1933). Buraya geliinden hemen sonra Atsz Mecmuann yerini tutmak zere karmaya balad (5 Kasm 1933) Orhun mecmuasnda Trk Tarih Kurumunun liseler iin hazrlatt drt ciltlik tarih kitabndaki yanllar tenkit ve tehir ettii iin veklet emrine alnd (28 Aralk 1933); Orhun mecmuasnn yaym da bakanlar kurulu karar ile durduruldu. Bir sre bota kaldktan sonra 9 Eyll 1934te Kasmpaada Deniz Gedikli Hazrlama Okulu Trke retmenliine tayin edildi. Drt yl kadar sonra bu okuldaki iinden de uzaklatrld (1 Temmuz

1938). Kendisine resm hizmet kaps kapanan Atsz retmenliini zel Yce lk Lisesinde (Austos 1938-Mays 1939), onun kapan ile de Boazii Lisesinde (Mays 1939-Nisan 1944) srdrd. 1 Ekim 1943ten sonra Orhun mecmuasn tenkit dozu daha da artm yazlarla yeniden karmaya balad. Burada devrin babakan kr Saraoluna hitaben Trkiyede gittike artan komnist faaliyetleri ve Milli Eitim Bakanl bnyesindeki himaye gren komnistler hakknda yaymlad iki ak mektubu (nr. 15, Mart 1944; nr. 16, Nisan 1944) yurt apnda akisler uyandrd. Orhun bakanlar kurulu karar ile kapatldktan baka ikinci mektubunda istifaya ard Milli Eitim Bakan Hasan l Ycel tarafndan da Atszn hocalna son verildi (7 Nisan 1944). Atszn, bu mektubunda kendisinden vatan hini diye bahsettii Sabahattin Alinin aleyhinde at dava dolaysyla Ankaraya gelii genlik arasnda byk bir heyecan dalgalanna sebep oldu. kinci durumann yapld 3 Mays 1944 gn Atsz ve milliyetilik lehine gsterilerin daha da bymesi zerine genlik kesiminde geni tutuklamalara giriildi. Atsz, hakaret suundan hakknda verilen ceza ortada mill tahrik bulunduu gerekesiyle alt ay dan drt aya indirilip tecil de edilmesine ramen, kendisi ve baz milliyeti ahslara kar balatlan takibat dolaysyla, kararn bildirildii 9 Mays 1944 gn durumadan ktnda tevkif edildi. Devrin cumhurbakan smet nnnn 19 Mays 1944 genlik bayram nutkunda iddetle sulad Atsz ve dier tutuklular, uzun ve eitli basklarla geen bir sorgulama safhasndan sonra, hkmete kar darbe hazrlamak iddiasyla stanbulda Birinci Skynetim Mahkemesi nne karldlar. 7 Eyll 1944ten 29 Mart 1945e kadar altm be oturum devam eden yarglama sonunda Atsz alt buuk yl ar hapse mahkm edildi. Ancak Asker Yargtayn dier tutuklularnki ile birlikte karar batan baa bozmas zerine 25 Ekim 1945te tahliye edildi. kinci Skynetim Mahkemesinde 5 Austos 1946dan itibaren yeniden ve tutuksuz olarak grlmeye balayan dava 31 Mart 1947de Atsz ve teki yirmi iki sann toptan beraatiyle sonuland. Bu olay son devir adl tarihine IrklkTuranclk Davas adyla geti. Uzun sre devlet hizmetinden uzak brakldktan sonra, Edebiyat Fakltesinden arkada Tahsin Banguolu, Milli Eitim bakan olunca, kendisine Sleymaniye Ktphanesinde alan tasnif heyetinde uzmanlk grevi verildi (25 Temmuz 1949). Tek parti devrinin kapanmas ile de Haydarpaa Lisesinde tekrar retmenlie dnme imknn buldu (21 Eyll 1950). Ankara Atatrk Lisesinde 4 Mays 1952de verdii Devletimizin Kuruluu adl konferans dolaysyla retmenlikten alnarak Sleymaniye Ktphanesindeki eski vazifesine iade edildi (13 Mays 1952). Burada on yedi yl sren verimli bir alma devresinden sonra kendi isteiyle emekliye ayrld (1 Nisan 1969). 1950-1952 ve 1962-1964 yllarnda devam ettirdii Orkundan sonra 1 Ocak 1964ten itibaren tken adyla kard dergide, memleketimizde gittike hz kazanan blclk hareket ve tertiplerini aklayan bir seri yaz (nr. 40, 41, 43, 47, 48, Nisan-Aralk 1967) yznden, parmak bast su kendisine isnat edilerek hakknda alan dava sonunda (1973), Yargtayn karar bozmasna ramen, kararnda srar eden mahkemece oy okluu ile on be ay hapse mahkm edildi. Salk durumunun hapishane artlarna elverili olmad hakkndaki hastahane raporuna baklmakszn Topta Cezaevine konuldu (15 Kasm 1973). Kendi bilgisi dnda milliyeti aydn evrelerin harekete gemesi ve yaan protesto telgraflar zerine

Cumhurbakan Fahri Korutrk tarafndan cezas affedilerek iki buuk ay kadar hapis yatt Bayrampaa Cezaevinden tahliye edildi. 11 Aralk 1975te bir kalp krizi sonucu ld. Cenazesi byk bir kalabaln katld trenle Karacaahmet Mezarlna defnedildi. Yetmiinci yana girmesi vesilesiyle hayatta iken erefine hazrlanan Atsz Armaan lmnden sonra kt (1976). nand dava yolundaki mcadeleleri, bu gaye peinde krk sekiz yl boyunca alan yorulmaz kalemi, Atsz Trk dnn Cumhuriyet yllarnda en kuvvetli temsilcisi ve nderi yapmtr. Yazdklar ile Trk dnceye aklk getiren, belirli prensipler ve hedefler izen Atsz, Trk seciyesini ve Trkl bozmaya ynelmi, mill uura gizliden veya aktan cephe alan Trklk aleyhtar dnce ve tertiplere kar aralksz mcadele etmi, Trkl kendisini bekleyen tehlikeler nnde daima uyank tutmaya almtr. Atszda bundan baka, Trkiye snrlar dnda ine kadar yabanc devletlerin boyunduruunda yaayan Trklerin kaderi ve Trk dnyasnn birlii meselesi birinci planda yer tutar. Atsz Trklk dnyasn ayr ayr lkelere ve paralara gre dnmek yerine ileride siyas birliini kurabilecek bir btn olarak grr. Benimsedii bu Turan lksnn gnmzn artlar bakmndan macerac bir tutumdan uzak bulunduunu da, Biz bo hayaller ardnda deiliz. Mzide hakikat olan eylerin yeniden hakikat olmasn zlyoruz. Hastalklardan korunmu, nfusu oalm, ahlk ykselmi, sanayii ilerlemi bir Trkiye istiyoruz. Snr dndaki rkdalarmz kurtarmak yollarn aryoruz. Onlar kurtarrken Trkiyeyi batrmak gayretlisi deiliz (Unutmayacaz, Altn Ik, nr. 5, Mays 1947) diye ok ak bir ekilde belirtmitir. Atszn milliyetiliinde yksek ahlk en bata gelen prensiplerden biridir. Milletin temelinin ahlk olduunu srarla syleyen Atsz, Trkln etrafn sarm dman milletler ve kuvvetler karsnda ancak yksek ahlkl, disiplinli, uyank bir tarih uuruna sahip, asker terbiyesi gevememi, kozmopolitlikten kendini uzak tutabilmi bir millet olmakla ayakta kalabileceimizi zihinlere sokmaya alr. Ahlk bozukluu nu ve bunu artran kozmopolit tesirleri Trkln en byk dman olarak iln eder. Grlerinin byk ksm ile slm ahlk prensiplerine uygun dmesine ramen Atsz slm duyarla uzak bir tutum iinde grnmtr. Bunun sonucu olarak bilhassa hayatnn son yllarnda slm ve din meselelerde saygszla gidecek derecede ar, hatta baz konularda inkra varan yazlar kaleme almtr. slmn Trk tarih ve medeniyetindeki yceltici roln tanmazlktan gelen Atszn, milletimizin mnev hayatnda byk yeri olan Mevln Celleddin, Yunus Emre gibi ahsiyetler hakknda dahi aalayc ifadeler kulland grlr (mesel bk. Milletleri Ruhlandrmak, tken, nr. 10 [Ekim 1971], s. 3-4). Onun din konulardaki aykr dnceleri bilhassa polemik yazlarnda kendini gstermektedir. Mesel Ziya Gkalp hakknda Oku dergisinde (nr. 93, Kasm 1969) yer alan bir paragraf dolaysyla giritii polemikte gze arpan grleri onun bu vdideki dncelerinin en ak ve belirgin rneklerini verir (tken, nr. 3, Mart 1970, s. 3-6; kr. Oku, nr. 99, Mays 1970, s. 19; nr. 100, Haziran 1970, s. 12; nr. 101, Austos 1970, s. 19). Hele bu polemik dizisindeki Yobazlk Bir Fikir Mstehsesidir balkl makalesinde Atszn eitli yazlarnda akis bulan din konulardaki grleri hemen hemen btn ile zetlenmi durumdadr (tken, nr. 11, Kasm 1970, s. 3-7, 14). Atsz bu yazsnda insanlarn Hz. dem ile Havvdan tremediklerini, Kurn- Kermde genie anlatlan Nuh tufannn (bk. Hud 11/37-48) bir Sumer masalndan ibaret olduunu alayl ifadelerle ileri srmektedir. Ayn yazda vahyi hafife almakta, Hz.

Peygamberin eski Sumer ve Msrdan gelip Yahudiler aracl ile teki milletlere geen eitli inanlar ilh hakikatler diye insanlara sunduunu sylemekte ve bylelikle Hz. Muhammedin vahyini inkr etme noktasnda msteriklerle ayn hizaya gelmektedir. Yine orada, bilgice hazrlksz olduu kader, yaratln gayesi, ilh adalet gibi kelm meselelerinde miyne muhakemeler yrten, muazzam tefsir messesesini geersiz sayan Atsz, buna karlk eyh Bedreddinin Vridatndaki bir ksm aykr grleri bugnn ilm kafasna uygun bulur. slm Birlii Kuruntusu adl yazsnda (tken, nr. 7, Nisan 1964) Mslmanln ortaya kn sosyoloji bakmndan Araplarn millet haline geme sava olarak yorumlamasnn yan sra Mete, Attil, Cengiz ve Hlg gibi kumandanlarn yaptklarnn ran ve Msrda yapt tahribat yannda hi kaldndan sz ettii slm tarihinde adaletiyle mehur Hz. mer hakknda, aslszl sabit olduu halde, skenderiye Ktphanesini yaktrm olduu iftirasn benimser. Atszn slm kanaat ve saygya ters den dncelerinde, her eyi mutlaka Trk asll olmak, dardan gelmeyip dorudan doruya Trkln kendi bnyesi ve mzisi iinden kmak ls ile deerlendirmek gibi bir zihniyetin rol vardr. Onun din konusundaki ifadelerinde bir dengeden sz edilemez. Grlerinde zaman iinde birtakm iniler klar gsteren Atsz, btn bunlara ramen milleti yapan unsurlardan birinin din olduunu sylemekten geri kalmam (Ved, Orkun, nr. 68, 18 Ocak 1952), Allah inancnn ise Trk cemiyetinin temel direklerinden birini tekil ettiini nemle belirterek memleketimizde Allah fikrini ykmak isteyen telkin ve tertiplere iddetle kar kmtr (Propaganda, Altn Ik, nr. 3, 15 Mart 1947, s. 3-4). Onun iirlerine kadar yaz ve eserlerinde kendisini yaygn bir ekilde hissettiren Allah inanc ile karlald da grmezlikten gelinemeyecek bir gerektir. Milliyetilii kadar bir Trkolog olarak da ilgisi tarih sahasnda ar basm, almalarnda esas merkez tarih olmutur. Daha ilk yazlarndan balayarak Trk tarihine ynelen Atsz onun geni apl meseleleri zerinde durmu, bu konuda farkl grler ileri srmtr. Mevcut tarih anlayn eitli ynlerden yetersiz ve yanl bularak Trk tarihinin kadrosu, alara ayrlmas, hnedan iktidarlar ile devlet kavramnn birbiriyle kartrlmas, Trkiye tarihinin balangcnn gerek zaman ve yerinin ne olduu gibi meseleler zerinde dikkat ve mnakaaya deer salam grler getirmitir. Atsza gre Trk tarihinde biri Orta Asyada, dieri daha batda olmak zere iki anavatan ve bu iki sahada da hnedandan hnedana sadece iktidarn el deitirdii birer devlet vardr. Atsz, milttan nce XII. asrdan balayp XI. asra kadar Manuryadan Krma uzanan bir ilk anavatan mevcut iken XI. asrdan itibaren de batda Horasan ve Azerbaycan, Anadolu, Irak ve Suriyeyi iine alan ikinci bir anavatann meydana geldiine iaretle bu iki sahann her birinde deiik adlar altnda birbirini takip etmi iktidarlarn tek bir devletin devamndan baka bir ey olmadn kabul eder. Her iki anavatanda sanld gibi birbiri ardnca yeni yeni devletler kurulmam, devlet ayn kald halde deien sadece hnedanlar ve bunlarn iktidarlar olmutur. Atszn srarla izaha alt dier bir tezi de Trkiyenin kurulu tarihinin, hep kabullenilegeldii gibi 1071 Malazgirt Sava ile balamayp Gazne Devleti emrindeki Seluk beylerinin Gazne sultanna ba kaldrarak 23 Mays 1040ta kazandklar Dandanakan Zaferi zerine istiklllerini iln edileri ve Turul Beyin tahta geiiyle baladdr. Ayn teze gre Malazgirt Savandan sonra

Anadolu Seluklular lhanl hkimiyetine kadar ayr ve kendi bana bir devlet tekil etmek yerine merkezi Horasanda olan Byk Seluklu Devletine katlm ve ona tbi bir sultanlktan baka bir ey deildir (bu tezi, 900nc Yl Dnm. 1040-1940, [stanbul 1940]; Trkiye Tarihinin Meseleleri, Devletimizin Kuruluu, Devletimizin Kuruluunu Salayan Sava, ar Bey, Malazgird Sava adl yazlarnda balbana izahn bulmutur). Atszn Trk tarihi konusunda getirdii dikkatlerden biri de kendisinden nce varl farkedilmemi Krad adl byk ve mehul bir Trk kahramann ortaya karmasdr. Dou Gktrk Kaanlnn in boyunduruuna dt ve kaan ailesinin in hkmdarnn saraynda esir tutulduu bir zamanda, yeenini kurtararak kaan olarak oturtmak ve bu suretle Trk Devletini yeniden diriltmek iin, krk fedai arkada ile birlikte 639 ylnda fafrun sarayna inanlmaz bir cesaretle yapt baskn sonunda len Gktrk ehzadesi Krad Atsz cesaret ve fedakrlk bakmndan Trk kahramanlarnn en by olarak grmektedir (Cihan Tarihinin En Byk Kahraman: Kr ad, Orhun, nr. 6, 19 Nisan 1934, s. 111-113; En Byk Trk Kahraman: Kr ad, Kr ad, nr. 1, 3 Nisan 1947, s. 3; Kr ad, TA, XXII, 424). Atsz Krad yalnz tarih yazlarnda ele almam, Bozkurtlarn lm adl romannn bakahramanlarndan biri yaptktan baka adn sk sk and iirlerinde de rnek ve emsalsiz bir kahraman sfatyla devaml yceltmitir. En eski alardan Cumhuriyetin kuruluuna kadar yaptmz savalarn yllara gre bir bilanosunu kurarak tarihimizi mnalandran bir yorum ortaya koyan Atsz (Trk Ordusunun ftihar Levhas, Orhun, nr. 6, 19 Nisan 1934, s. 117-122), bir yaz dizisi ile de, Osmanl hkmdarlarn gafil ve zavall kimseler olarak tantmak isteyen moda olmu bir gr sultanlarmzn ok isabetli bir hatasevap bilanosunu gzler nne sererek geersiz hale getirmitir (Osmanl Padiahlar, Tanrda, nr. 1011, 10-17 Temmuz 1942). Atsz mill gemiimiz zerinde yeni grler getiren bu mahiyetteki yazlarndan bir ksmn Trk Tarihinde Meseleler adl kitabnda (Ankara 1966) toplamtr. Kitapta bazlar hacimli bir dizi tekil eden bu on be makale arasnda Trk Kara Ordusu Ne Zaman Kuruldu?, Abdlhamid Han=Gk Sultan balkl yazlar tadklar grler bakmndan ayrca iaret edilmeye deer. Eserleri. Tarih, edebiyat, edebiyat tarihi ve bibliyografya gibi deiik sahalarda irili ufakl birok neriyat bulunan Atszn Sart Bana Cevap (1933), Komnist Don Kiotu Proleter-Burjuva Nazm Hikmetof Yoldaa (1935), imizdeki eytanlar (1940), En Sinsi Tehlike- Rejim (1943), Hesap Byle Verilir (1943), Ordinaryusun Fahi Yanllar (1961) gibi milliyeti polemik risleleri bir tarafa braklrsa kitap halinde yaymlanm belli bal eserleri unlardr: A) Tarihle lgili almalar. 1. Trk Tarihi zerinde Toplamalar I (stanbul 1935). Bilinebilen en eski devirlerden Apar sllesi hkimiyetinin sona erdii 552 ylna kadar, yani Gktrk Devletinin kuruluundan nceki Orta Asya Trk tarihinin ok ayrntl bir kronolojisidir. Yalnz ilk cildi yaymlanabilmi olan eserde, esas itibariyle Rusa bilen evreden ve Zeki Velidi Togandan yardm grerek Biurinin (Yakinef) Sobranie Svedeniy o Naroda, Obitavi v Sredney Azii v Drevniya Vremena [=Kadm ada Orta Asyada Yaayan Kavimler Hakknda Toplanm Bilgiler] adl eseri (1851) ile Deguignesden Hunlarn, Trklerin, Moollarn ve Daha Sir Tatarlarn Trh-i Ummsi (Histoire gnerale des Turcs, des Mongols et des autres Tartares Occidentaux) tercmesindeki (stanbul 1923) bilgiler mukayeseli bir ekilde ele alnmaktadr. 2. XV inci Asr

Tarihcisi krullah. Dokuz Boy Trkler ve Osmanl Sultanlar Tarihi (stanbul 1939). Ftih devri tarihisi krullahn Behcett-tevr adl Farsa umumi tarihinin, Osmanl vekyinmeleri iinde Ahmedninkinden sonra srada ikinci yeri alan Osmanllara ait blmnn sekiz yazma nsha karlatrlarak geni notlar ve izahlar ilvesiyle yaplm tercmesidir. Kitabn bandaki krullaha dair ksm onun hayat ve eserleri hakknda ilk ciddi incelemedir. 3. Mneccimba eyh Ahmed Dede Efendi Hayat ve Eserleri (stanbul 1940). Mneccimbann Cmiud-dvel adndaki Arapa umumi tarihinin Necati Lugal tarafndan tercmesi yaplan Karahanllar fasl ile Hasan Fehmi Turgaln tercmesi olan Anadolu Seluklar blmnn, Atszn notlar ilve edilmi, Mneccimba eyh Ahmed Dede Efendinin Cmid-Dvel Adl Eserinden Karahanllar ve Anadolu Seluklar ad altnda yaplan yaynnn ba tarafnda yer almaktadr. Mellif hakknda etrafl bir biyografi ve bibliyografya aratrmasdr. 4. Osman. Tevrh-i Cedd-i Mirt- Cihn (stanbul 1941). Bayburtlu diye tannm XVI. asr tarih mellifi Osmann umumi tarihinin Trklere dair blmne ait metninin, eski harfler ve transkripsiyonlu Latin harfleri ile notlar ve indeks ilvesiyle neridir. Berline gtrlmeden nce 1936da stanbulda bir sahafta grp istinsah ettii iin, II. Dnya Sava srasnda Almanyada kibetinin ne olduu bilinmeyen eserin bu blm bylece kaybolmaktan kurtulmutur. 5. Osmanl Tarihleri I (stanbul 1949). Trkiye Yaynevinin bu ad altnda kurduu dizinin bu ilk cildi iinde de u yaynlar gerekletirir: a) Ahmed. Dstn ve Tevrh-i Mlk-i l-i Osman. Ahmednin skendernmesi iinde bu adla yer alan vekyinmesinin, Nihad Smi Banarlnnkinden (1939) daha dikkatli, baz noktalarda okuyua farkl bir yayndr (s. 3-35). b) krullah. Behcetttevrh. 1939da yapt tercmenin yeniden gzden geirilmi ve daha gelitirilmi basksdr. Trk boylar hakknda ilkindeki geni notlar ve aklamalar burada yer almamtr (s. 39-76). c) kpaaolu Ahmed k. Tevrh-i l-i Osmn. kpaazde tarihinin yeni harflerle ilk ilm neridir. Giesenin yapt nere gre olduka farkl tenkitli metin usul takip etmi, nsznde kpaazdenin hayat hakknda yeni dnceler belirtmitir (s. 79-318). 6. Osmanl Tarihine Ait Takvimler I. 824, 835 ve 843 Tarihli Takvimler (stanbul 1961). Bu almada ilk Osmanl vekyinme ve tarihlerine nclk yapmalar yannda bu gibi eserlerde bulunmayan baz kronolojik kayt ve bilgileri salamak bakmndan ayrca bir deer tayan yeni bir kaynak eidini istifadeye amaktadr. Kapsn nce Osman Turann aralad bu bkir sahay Atsz ayrca u aratrma ve yaynlar ile de zenginletirmitir: Ftih Sultan Mehmede Sunulmu Tarih Bir Takvim (stanbul Enstits Dergisi, stanbul 1957, III, 17-23); Hicr 858 Ylna Ait Takvim (Seluklu Aratrmalar Dergisi, Ankara 1975, IV, 223-283). Atsz ayrca u tarih eserlerinin gnmz diline evrilmi yaynlarn da gerekletirmitir: a) kpaaolu Tarihi (stanbul 1970). b) Evliya elebi Seyahatnmesinden Semeler (I, stanbul 1971; II, stanbul 1972). c) Oru Be Tarihi (stanbul 1973). Babinger nerinde bulunmayan notlar ve bir indeks ilvesinden baka onun grmedii ve mevcutlar iinde eserin en doru ve en tam olan Manisa nshasnn faksimilesi de verilmitir. Atsz Trk Ansiklopedisine de G- harfleri arasnda otuz sekizi Orta Asya ve Osmanl tarihinden Trk byklerinin hal tercmesi olan krk madde yazmtr. Bazlar hayli geni hacimli olan bu maddeler arasnda Kagan, Kl Tegin, Kr ad, Mete ile tken hakkndakiler ayrca zikredilmeye deer. B) Bibliyografya almalar. Sleymaniye Ktphanesinde tasnif komisyonunda srdrd memuriyet hayatnda burann imknlarn deerlendiren Atsz, tannm baz Osmanl melliflerinin

eserlerinin stanbul ktphanelerindeki yazmalarnn geni bibliyografyalarn da meydana getirmitir. 1. stanbul Ktphanelerine Gre Birgili Mehmed Efendi Bibliyografyas (stanbul 1966). 2. Kemal Paaolunun Bibliyografyas, M, 1966, VI, 71-112. 3. stanbul Ktphanelerine Gre Ebussud Bibliyografyas (stanbul 1967). 4. l Bibliyografyas (stanbul 1968). Bunlarn dnda, stanbul Ktphanelerinde Tannmam Osmanl Tarihleri (Trk Ktphaneciler Dernei Blteni, VI, 1957, nr. 1-2, s. 47-81) adl aratrmas ise Osmanl tarihi literatrnde lykyla yerini almam krk dokuz yazma eseri ilim lemine haber vermektedir. C) Edebiyat Tarihi zerinde almalar. 1. XVI nc Asr airlerinden Edirneli Nazmnin Eseri ve Bu Eserin Trk Dili ve Kltr Bakmndan Ehemmiyeti (stanbul 1934). Atszn, Fuad Kprlnn yannda 1930da Divan- Trk-i Basit: Gramer ve Lugati adyla hazrlad mezuniyet tezinin (Trkiyat Enstits, Tez, nr. 82) deiik ekle konulmu basksdr. 2. Trk Edebiyat Tarihi. Edebiyat hocalnn ynlendiriiyle yazd bu eseri Atsz, En eski alardan balayarak Byk Seluklularn sonuna kadar olan zaman ele alan en mufassal bir Trk edebiyat tarihidir diye takdim etmektedir. 1940ta formadan teye gidemeyen ilk basks Karahanllar devri edebiyatnda kalmasna ramen 1943teki be formalk basks eseri Byk Seluklular devri sonuna kadar devam ettirir. Atsz, kitabnda slmiyetten nceki devre ait Fuad Kprlnn edebiyat tarihinde bulunmayan kaytlar ilve ettii gibi Gktrk kitbelerinin metinlerine farkl okuyu ve mnalandrmalar da getirir. 3. Trk Destan zerinde ncelemeler, 1-5, Orkun, 1951, nr. 30-34. D) Edeb almalar. Atszn fikir adam ve aratrc olduu kadar onlarla birlikte yryen bir edebiyat ahsiyeti vardr. Atsz Mecmuadaki ilk yazlar ve hikyelerinin yan sra anakkaleye Yry (1933) adl kitab ile de daha bandan edeb ynn hissettirir. Bu eserde anl anakkale mdafaasnn hatralarnn gerektii gibi anlp yaanmadndan duyduu znty dile getiren yazar, 1933 yl Austosunda dokuz kiilik bir arkada kafilesiyle Gelibolu yarmadas zerinde Kirte Burnuna kadar anakkale savalarnn getii tabya ve ehitliklere yapt ziyaretin duygularn anlatr. Trk askerinin anakkaleye yeniden girme hakknn henz tannmad devrede yazlan eser, Atszdaki milliyeti grlerin ana temlerini bir arada tamas bakmndan ayrca dikkat ekicidir. Fikr yazlarn salam bir mantk tertip iinde konu ve dncelerine aklk veren bir ifadeyle ilemesini bilen Atsz, nesre hkimiyeti kadar iir sahasnda da bal bana bir varlk gstermitir. iirle balayan edeb almalar, hikye denemelerini de iine alarak sonunda romana ular. Trkln gemiine kar iindeki kuvvetli tarih duygu ve sevgisi Atsz mill terbiye iklimi sayd tarih roman sahasna ekmi ve genlik kesiminde devaml bir ilgiyle okunan u tarih roman dourmutur: 1. Bozkurtlarn lm (1946). Yazar genlie gemi devirler iinden mill heyecanlar yaatmak, tarih sevgisi alamak gayesiyle yazd ilk iki romanna Trkln en saf, fakat ibretlerle dolu dinamik a olarak grd Gktrk tarihini seer. Eski anayurttaki Trk yaayndan zengin levhalar ve kalabalk bir portreler galerisi iinden iledii Bozkurtlarn lmnde Dou Gktrklerin i isyanlar, ihanetler, ktlk ve tabii fetler sonunda dtkleri in boyunduruuna kar, hayran olduu Kr adn krk yiidi ile birlikte ayaklann ve istikll urunda hayatlarn feda edilerini anlatr. 2. Bozkurtlar Diriliyor (1949). lkini devam ettirmek ihtiyac ile kaleme ald ikinci romannda, Gktrklerin verdikleri elli senelik byk mcadele sonunda in esaretinden kurtulularn destanlatrr. Atszn gnmzde on birinci basklarna ulaan bu iki roman, daha nce tarihi Lon Cahunun Gk Bayrak romannda olduu gibi yaygn ve srekli bir tesir yaratm, Trk duygunun birer klasii olma durumuna ykselmitir. 3. Deli Kurt (1958). Atsz bu nc tarih romannda, Osmanl tarihinin Fetret a diye anlan Ankara bozgunundan sonraki ehzadeler

mcadelesi devrinin buhranlarla sarslan zemini iinde, Yldrm Bayezidin ehzadesi s elebinin mehul olu Murad Deli Kurtun talihsiz hayat macerasn anlatr. Kk apta bir deneme olan ilk roman Dalkavuklar Gecesi (1941) ise gerek anlamda bir tarih roman olmayp Cumhuriyet devrinin ilk on be ylnn Eti tarihinden alnm ahs isimleri altnda gizlenmi siyas bir hicvidir. Atsz mrnn son yllarnda dt yalnzlk duygusu iinde ideal peinde gemi hayatnn romann da yazmak ihtiyacn duydu. Ruh Adam diye adlandrd bu son romanda (1972) Selim Pusat adl idealist subayn ahsnda kendini anlatt. Atszn, mzisi dier yaz ve eserlerinden ok ncelere giden, hi de grmezlikten gelinemeyecek bir air yan vardr. Balangta air olarak dikkati eken ve bilhassa bu yn ile bnleminin ve Sadeddin Nzhetin eserlerinde yer alan Atsz, 1926lara uzanp Atsz Mecmuadan son yllarna kadar kitaplarnn bazlar iinde ve eitli mecmualarda iirlerini yaymlamtr. Hece ve aruzun iinden temiz bir Trkenin hengini veren msralar onun epik heyecanlanlar yannda gzellik ve aka kaytsz kalmayan ince duygularn da aksettirmektedir. iirlerinin bir ksmn Yollarn Sonu (1946, 6. bs. 1986) adl kitabnda toplamtr. Bu iirlerin says ilk baskda otuz sekiz iken sonrakilerde elli drde ykselir. Onun iirleri, inand dava yolunda hayat krk, hayal ettii hedefe hi varamayacan anlam air bir idealistin ilenilerini duyurur. Son iirlerinde daha da artan bir yalnzlk duygusu iinde, yllar nceki Yollarn Sonu iirinden bu yana teselliyi gemiteki Trk byklerine kavuaca, tarihin Altaylara ve Tanr Dana uzanan hiret bahesinde bulmakta hayal eder.

BBLYOGRAFYA

Ergun, Trk airleri, 1936, II, 562-565; bnlemin, Son Asr Trk airleri, 1939, II, 1235-1237; Irklk-Turanclk (nr. Trk nklap Tarihi Enstits), Ankara 1944; Kenan ner, ner ve Ycel Dvas, stanbul 1947; smet Tmtrk, Atsz Hakknda Birka Sz, Trk lks, stanbul 1956, s. 5-19; [Read Ekrem Kou], Atsz (Hseyin Nihl), st.A, 1959, III, 1324-1325; Fethi Tevetolu, Hseyin Nihal Atsz, TA, XIX, 421-422; Levend, Trk Edebiyat Tarihi, 1973, s. 490; Ahmet B. Ercilsun, Atsz, TDEA, 1976, I, 226-227; Akkan Suver, Nihal Atsz, stanbul 1976; Sakin ner, Nihal Atsz, stanbul 1977; Altan Deliorman, Tandm Atsz, stanbul 1978; J. P. Landau, PanTurkism in Turkey, London 1981, s. 86; Osman F. Sertkaya, Hseyin Nihl Atsz, Ankara 1987 (eserde tam olmamakla beraber Atszn yazlarnn geni bir bibliyografyas verilmitir). mer Faruk Akn

ATSIZ b. MUHAMMED
(. 551/1156) Hrizmahlar Devleti hkmdar (1128-1156). Seluklu Hkmdar Sultan Sencerin Hrizm valisi Kutbddin Muhammedin olu ve Melikahn ibrikibas Anu Teginin torunudur. 490 yl Receb aynda (Haziran-Temmuz 1097) dodu. Veliahtl srasnda babasna yardmc olur, onun tzimlerini arzetmek zere iki ylda bir Merve, Sultan Sencerin katna giderdi. Hatta bnl-Esrin verdii bilgiye gre Atsz, Trkmenlerle meskn Manglak veliaht iken fethetmitir (el-Kmil, X, 268). Ayrca onun, Sultan Sencerin 512de (1118) yeeni Mahmud b. Muhammed Tapara kar yapt sefere katld da bildirilmektedir (bn sfendiyr, II, 54). Atsz 1128 ylnda, kayda deer bir glkle karlamadan babasnn yerine geti. Hkmdarlnn ilk yllarnda Sultan Sencere sadakatle hizmet etti. Bu mnasebetle, Karahanl Tamga Hann isyan dolaysyla Sultan Sencerin 524 (1129-30) ylnda Mvernnehire, 1132de Iraka, 1135 ylnda da Gazneye yapt seferlere katld. Bununla beraber bir taraftan Sultan Sencere hizmet ederken dier taraftan da lkesini geniletip kuvvetini arttrmak iin komu Trk lkelerine seferler dzenledi. 527 (1132-33) ylnda aa Seyhun boylarndaki mehur Cend ehri zerine yryp burann gayri mslim hkmdarn bozguna uratt ve pek ok ganimet ele geirdi. Atszn bu seferdeki asl gayesi ise Trk bozkrlarnn insan gcnden askerlik alannda faydalanmakt. Halefleri de bu siyaseti uurlu bir ekilde uyguladlar. Bunun neticesinde slm leminin her yerinde birinci snf asker saylan Trklerin Kpak kolu ile onlarn en yakn kardeleri olan Kangllardan kalabalk sayda oymaklar asker hizmetlere alndlar. Bu da Hrizmahlar Devletinin gittike glenmesinde ve bu devletin Seyhundan Arasa kadar uzanan byk bir imparatorluk haline gelmesinde en mhim unsurlardan birini tekil etti. Atsz X. yzyldan beri Trkmenlerin yurdu olan Manglak da fethetmi, fakat Trkmenleri askerlik hizmetinde kullanmayarak sadece vergi veren halk (raiyyet) seviyesinde tutmutu. Balangta Sultan Sencere sadakatle hizmet eden Atszn daha sonra ona isyan ettii grlmektedir. Cveynye gre bunun sebebi, Hrizmah kskanan ve onu ekemeyenlerin szlerinin tesiri altnda kalan Sultan Sencerin Gazne seferi srasnda (1135-1136) Atsza souk davranmasdr. Sultan Sencer ise Hrizmah, Manglak ve Cend ularndaki msum insanlarn kanlarn dkmek ve daima kffarla (yani gayri mslim Trkler) savaan gazileri yok etmekle itham ediyordu. Fakat Sultan Sencerin 1135te Abbs Veziri Hlid b. Nirevna yollad mektupta Atszn Cendi almasn tbilerinden birinin baars eklinde gsterdii de bilinmektedir. Bununla beraber asl sebep yine buradan gelmi olabilir. Yani Manglak ve Cend taraflarndan gelen ikyetler zerine Seluklu hkmdar onlara dil davranmas iin Hrizmaha ihtarda bulunmu, Atsz da buna kzarak isyan etmi olabilir. Sencerin 1138 ylnda kalabalk bir ordu ile Hrizme yrdn haber alan Atsz, ordughn Hezresb Kalesinin nne kurdu. Atszn ordusunda ok sayda gayri mslim Trklere mensup askerler de vard. Burada yaplan savata (1138) Atsz fazla dayanamayarak yenildi ve sava meydann terketti. Askerinden yaklak 10.000 kii ldrld, yaraland ve esir alnd. Esir alnanlar arasnda Atszn olu Atl da vard. Merhameti ve balaycl ile tannm olan Sultan Sencer

sava meydannda Atl iki para ettirip ban Mvernnehire gnderdi. Bu, Sencerin Atsza son derece kzm olduunu gsterdii gibi, Hrizmin idaresini yeenlerinden Sleymana vermesi de bununla ilgilidir. Zayf ve kabiliyetsiz biri olan Sleyman Atsza fazla mukavemet edemeyerek ok gemeden Merve amcasnn yanna dnd. Ertesi yl (534/1139-40) Atsz Buharaya hcum edip hisar ykt ve ehrin valisi Zeng b. Aliyi ldrd; ok gemeden de Sultan Sencere sadk kalacana dair ant iti (Esnd ve Nmeh-yi Tr, s. 97-99). Sultan Sencerin Semerkant yaknlarndaki Katvan lnde Karahtaylara yenilmesi (Safer 536/Eyll 1141), onun pek uzun sren siyas hayatnda yedii iki byk darbeden biridir. Bu malbiyet zerine Mvernnehir tamamen Budist Karahtaylarn kontrol altna geti. Atsz da yeniden isyan ederek Sencerin baehri Mervi yamalad ve Nburda kendi adna hutbe okuttu. Seluklu sultan daha sonra kendini toparlad ve ikinci defa Hrizme yryerek Mervden gtrlm olan hazineyi geri ald, Hrizmaha da yeniden metbluunu kabul ettirdi (538/1143-44). Cveynnin bildirdiine gre Sultan Sencere kzgnln srdren Atsz iki Btn fedaiyi Seluklu hkmdarna suikast dzenlemek zere Merve yolladysa da bunda baarl olamad (Trh-i Cihngy, II, 8). Bunun zerine Sencer nc defa Hrizme gidip Hezresbi aldktan sonra Hrizmahn baehri Grgene yaklat srada g bir duruma den Atsz, Ahp adl bir dervi vastasyla kendini sultana affettirdi (1147-1148). Bu hadiseden sonra Atsz artk Sultan Sencere kar herhangi bir isyan hareketinde bulunmad. Giritii mcadeleler ona pahalya mal olmu, bu arada Cend de elinden kmt. Bir sre sonra Cendi geri alan Atsz, olu larslan buraya vali tayin etti (1152). Ertesi yl Sultan Sencer kendi kavmi olan Ouzlara yenilip esir dt. Sultan Sencerin emrleri ona vekleten kz kardeinin olu Karahanllardan Mahmud Han tahta kardlar. Mahmud Han Ouzlarla giriecei mcadele iin, sultann hukukunu mdafaa edecekmi gibi bir tavr taknan Atszdan yardm istedi. Atsz Grgente olu Htay Han vekil brakp dier olu larslan ile birlikte ehristneye geldi. Kendisi henz burada iken Sultan Sencerin esirlikten kurtarlm olduu haberini ald (Safer 551/Nisan 1156); daha sonra Nesya vard ve buradan Sultan Sencere bir mektup yazd. Hrizmah bu mektubunda esirlikten kurtulduu iin sultan kutluyor, tbiliini teyit ediyordu. Atsz Sultan Sencerin hizmetinde birlikte hareket etmek iin yukarda ad geen Mahmud Hana, Sstan hkmdarna, Gur melikine, Mzenderan ispehbed*ine ve dierlerine de mektuplar yazmt. Sonra Habnda Mahmud Han ile dosta grmeler yapt. Ksa bir sre sonra da sultandan kendisini memnun eden bir mektup ald. Sstan ve Gur meliklerinin gelmelerini bekledii srada Sultan Senceri esir etmi olan Ouz beylerinin en by Tti Bege bir mektup gnderdi. Bartholdun ark diplomasi slbunun en gzel rneklerinden biri dedii (Turkestan Down to the Mongol Invasion, s. 331) bu mektupta onlara sultandan kendilerini balamasn rica etmelerini telkin ediyor, Mahmud Hann, Sstan ve Gur melikleriyle kendisinin sultann onlara yaayacaklar bir yurt ve ihtiyalar olan eyleri vermesi iin efaatte bulunacaklarn sylyordu (bu mektubun muhtevas iin bk. Nmeh-yi Redddn Vatvt, s. 29-32). Fakat Atsz bir sre sonra geirdii bir fel neticesinde Habnda vefat etti (9 Cemziyelhir 551 / 30 Temmuz 1156). Atsz, bata Barthold olmak zere btn aratrclarn belirttikleri gibi, Hrizmahlar Devletinin gerek kurucusudur. Olaylar onun akll, cesur, enerjik, gayretli ve dirayetli bir hkmdar olduunu aka gstermektedir. Bitmez tkenmez bir enerjiye sahip olarak daima mcadele etmek ve baarszlklar karsnda ylgnlk gstermemek Atsz ve haleflerinin, dier bir tabirle Hrizmahlar

hnedannn en belirgin vasfdr. Atsz, kendilerine merhamet ve efkat gsterdii iin Hrizm halk tarafndan seviliyordu. Kaynaklarda kendisine melik-i dil denilmesi bu hususla ilgilidir. Sultan Sencerin yeeni Sleymann Hrizmde tutunamamasnn dier mhim bir sebebi de budur. Akllca bir hareketle hkimiyetini aa Seyhunun en canl ticaret merkezi olan Cend ehri ve yresinde kuvvetli bir ekilde yerletirerek bozkrlarn asker g kaynandan kolayca faydalanm, olu ve halefi larslan Cend valiliine getirerek ona bunun nemini gstermitir. larslan ile onun oul ve torununun ayn siyasete bal kalmalar sonucunda Hrizmde tarihte ilk defa kudretli bir devlet ve byk bir imparatorluk kurulmutur. Atsz ve halefleri bu hususa gereken nemi vermeselerdi devletleri de eski Hrizmahlarnki gibi mahall bir beylik halinde kalacakt. Atsz da babas gibi tahsil grm bir hkmdard. Farsa birok iir ve bilhassa rubler syledii bilinmektedir. Zamann en mehur mnlerinden olan Redddn Vatvt onun divannda vazife gryordu. Bununla beraber haleflerinde olduu gibi Atszda da Trklk hususiyetlerinin galip olduu grlmektedir. ocuklarna daha ziyade Trke adlar vermesi bu yzdendir. Abbs halifesi ve slm hkmdarlar ile dosta mnasebetler kuran Atsz, meden davranl bir hkmdar olup grt kimseler zerinde de daima msbet bir intiba uyandrmtr. Atszn lakab Aleddin (baz eserlerde Baheddin), Trke unvan ise Kzlarsland.

BBLYOGRAFYA

Beyhak, Tr (nr. Behmenyr), s. 272, 283; Nmeh-yi Redddn Vatvt, (nr. Ksm Toyserkn), Tahran 1338 h.; Abrd-devletis-Selckyye, s. 95-96; Nizm-i Arz, ehr Makle (nr. Muhammed Mun), Tahran 1333 h., s. 37; bn sfendiyr, Tr-i Taberistn (nr. Abbas kbl), Tahran 1320 h., II, 54; bnl-Esr, el-Kmil, X, 268, 677; XI, 67, 81, 87, 88, 95, 209; Avf, Lbb, I, 35-38; Bndr, Zbdetn-Nusra, s. 280-281; Minhc- Sirc el-Czcn, Tabakt- Nsr (nr. Abdlhay Habb), Kbil 1328 h./1949, I, 354; Esnd ve Nmeh-yi Tr (nr. Ali Meyyed Sbit), Tahran 1346 h., s. 57, 97-99; Cveyn, Tr-i Cihngy, II, 3-5, 7, 8, 10-12, 88, 89; Mstevf, Tr-i Gzde (Nev), s. 481-485; W. Barthold, Turkestan Down to the Mongol Invasion, London 1928, s. 324-331; a.mlf., Atsz, A, II, 6; a.mlf. - [B. Spuler], Atsz, EI (ng.), I, 750; brahim Kafesolu, Harezmahlar Devleti Tarihi, Ankara 1956, s. 5, 6, 26, 41, 44-50, 54-61, 63, 65-72, 74, 77, 81, 83, 86, 95, 196; Ghulam Rabbani Aziz, A Short History of the Khwarazmshahs, Karachi 1978, s. 3-11; M. Altay Kymen, Byk Seluklu mparatorluu Tarihi, Ankara 1984, II, 311-325, 327, 336-339, 341-353, 403, 418-427, 447-455, 460-465, 468, 472; M. Fuad Kprl, Hrizmhlar, A, V/1, s. 266-268; C. E. Bosworth, Atsz Garca, EIr., III, 18-19. Faruk Smer

ATSIZ b. UVAK
(. 471/1079) Seluklu emri (1071-1079). Msr Ftm Halifeliinin snrlar iinde bulunan Filistinde Byk Seluklu Devletine tbi bir Trkmen beylii kuran (yaklak 1069-1070) Kurlu Beyin 463te (1071) lm zerine beyliin bana geen Emr Atsz Kuds fethedip Badat Abbs Halifelii ve Seluklu Sultanl adlarna hutbe okuttu. Daha sonra da Suriye ve Filistin ehirlerinin fethine devam etti, bilhassa Dmak fethetmek iin byk gayret gsterdi. Bu arada maiyetindeki emrlerden kl de Akk ehrini alarak buradaki Ftm idaresine son verdi (1074). Fakat ok gemeden Akkda bamsz bir beylik kurmak isteyen kl, tbi olduu Atsza isyan ederek Dmakn Ftm valisi Muall b. Haydere ve Ben Kilb kabilesiyle bir ittifak yaptysa da mttefiklerinin yannda olmad bir srada girimek zorunda kald savata Atsza yenildi. Atsz, daha sonra Gneydou Anadoluya aknlar dzenleyen Kutalmoullar ve Msr Ftmleriyle i birlii ve ittifak yapan Emr kly Taberiyede ikinci defa yenilgiye uratp Kutalmoullar ile birlikte esir almay baard (1075). kl ve bir olu derhal ldrld, yall sebebiyle serbest braklan babas klnn dier olu ile Msra kat. Kutalmoullar ise Sultan Melikahn buyruu zerine baehir sfahana gnderildi (Cemziyelevvel 468/Aralk 1075). Bylece klden kurtulan Emr Atsz Kuds, Remle, Taberiye, Trablusam, Sur, Akk, Humus ve Rafeniye gibi Suriye ve Filistinin nemli ehir ve kalelerini fethetmek suretiyle hkimiyet sahasn geniletti; daha sonra hl Ftm idaresinde bulunan Dmak ele geirip beyliin merkezini Kudsten buraya nakletti. Seluklu fetih planlarna uygun olarak Msr da ele geirerek Ftm hilfetine son vermek isteyen Atsz asker hazrlklara balayp bir ordu kurdu. Bu srada Ftm hilfeti i buhranlarla alkalanmakta idi. Halife MstansrBillh el-Ftm buna son vermek gayesiyle, vezir unvan verdii Akk Valisi Bedrlcemlyi gizlice Msra davet ederek btn anari unsurlarn ortadan kaldrmay baard. Bununla beraber Msrda tam mnasyla huzur ve sknu salayamad. Durumu iyi deerlendiren Emr Atsz, Msrdan kap kendisinin hizmetine giren ldenizolu ile birlikte hazrlad 5000 kiilik Seluklu ordusuyla Msra yryp Kahire yaknlarna geldi (1077) ve kendilerine kar sevkedilen Ftm nc kuvvetlerini bozguna uratt. te yandan Bedrlceml sratle tedbir alarak hazrlad kalabalk bir orduyla harekete geti. Bu arada Bedr b. Hzmn 2000 atlsyla Ftmlere katlmas sebebiyle Seluklu ordusu daha da zayflad. Ayrca Msra kap snan Emr klnn babas ve bir olu Atszn ordusundaki kendilerine bal 700 Trkmenle temas kurdular. Byle bir durumda Kahire nlerinde Ftmlerle savaa tutuan Atsz, bu Trkmen atllarnn saflarn terketmesi sonucu Ftmler karsnda ar bir yenilgiye urad ve glkle Dmaka dnebildi (10 Receb 469/7 ubat 1077). Bu yenilgi zerine, hemen btn Filistin ve Suriyedeki Seluklu idaresinde bulunan ehir ve kaleler Ftm tbiiyetine geti. Ancak Atsz daha sonra yeniden bir ordu tehiz ederek bata Kuds olmak zere itaattan kan btn ehir ve kaleleri tekrar hkimiyeti altna ald.

te yandan Atszn Msr seferinde malp olduunu, hatta ld ayiasn duyan Sultan Melikah, onun yerine kardei Gence Valisi Tcddevle Tutuu Suriye ve Filistin Seluklu melikliine getirdi. Kumandas altna verilen Seluklu emrleri ve ordusuyla birlikte Diyarbekir civarna gelen Tutu, Atszn Msr seferinde lmediini renince durumu Sultan Melikaha bildirdi. Ald emir zerine de Halep nlerine gelip ehri kuatt (1079). Bu sralarda, Nasrddevle el-Cy kumandasnda Msrdan sevkedilen kalabalk bir Ftm ordusu nce Filistini, daha sonra da Gney Suriyeyi ele geirip Atszn savunduu Dmak kuatmakta idi. Ftm ordusuna kar koyamayacan anlayan Atsz Tutuu yardma armak zorunda kald. Halep kuatmasn terkederek Dmaka gelen Tutu, Ftmleri geri ekilmek zorunda brakt ve ehre girdi. Emr Atsz itaat arzettiyse de Tutu kendisini karlamakta ge kaldn ve kardeiyle birlikte bir komplo hazrladn bahane ederek Atsz yaynn kiriiyle bodurdu. Bylece Dmak ele geirerek burada Suriye ve Filistin Seluklu Devletini kurdu (1079). Suriye ve Filistinin byk bir ksmn fethederek Seluklu snrlar iine alan ve kendisine elmelikl-muazzam lakab verilen Atsz, Seluklu hnedan gibi Ouzlarn Knk boyuna mensuptu. Emirlii srasnda halka daima dil davranm, ar vergileri azaltm veya tamamen kaldrmtr.

BBLYOGRAFYA

brahim Kafesolu, Sultan Melikah Devrinde Byk Seluklu mparatorluu, stanbul 1953, s. 31-38; Ali Sevim, Suriye ve Filistin Seluklular Tarihi, Ankara 1983, s. 63-90; Atsz, A, II, 6; Cl. Cahen, Atsz b. Uvak, EI (ng.), I, 750-751. Ali Sevim

ATTB b. ESD
Eb Abdirrahmn Attb b. Esd b. Ebil-s b. meyye el-mev el-Kure (. 13/634) Sahb, Hz. Peygamberin Mekke valisi. Hicretten on yl nce (610 m.) Mekkede dodu. Mekkenin fethedildii gn (17 Ramazan 8/8 Ocak 630) mslman oldu. Hz. Peygamber Huneyn Seferine kaca esnada onu Mekke valisi tayin etti. Attb bu greve getirildii srada yirmi yalarndayd. Mekkenin fethedildii yl hac emirlii grevini de o yapt. Kaynaklar, olduka gen yata Mekke valisi olan Attba Hz. Peygamberin gnde bir dirhem veya ylda 400 dirhem, yahut krk ukiyye (1600 dirhem) maa baladna dair farkl rivayetler kaydederler. Fazilet sahibi, dirayetli bir sahb olan Attb b. Esd, bu grevini Hz. Eb Bekirin hilfeti zamannda da srdrd ve hicretin on nc ylnda Hz. Eb Bekirin vefat ettii 22 Cemziyelhir 13 gn (23 Austos 634) o da Mekkede vefat etti. Baz kaynaklarda ise Hz. merin hilfetinin son yllarnda (23/ 644) vefat ettii kaydedilmektedir.

BBLYOGRAFYA

bn Him, es-Sre, IV, 440, 500; bn Kuteybe, el-Marif (Ukke), s. 123; Taber, Tr (EblFazl), II, 362; bn Mce, erhu Edebil-kd (nr. Muhy Hill es-Serhn), Badad 1977-79, II, 1415; bnl-Esr, sdl-gbe, III, 556-557; bn Kesr, el-Bidye, IV, 368; bn Hacer, el-sbe, V, 211-212; a.mlf., Tehzbt-Tehzb, VII, 88; Abdlhay el-Kettn, et-Tertbl-idriyye, I, 264; Fahreddin Atar, slm Adliye Tekilt, Ankara 1979, s. 113; Attb, EI (ng.), I, 751. Fahrettin Atar

ATTB, Ahmed b. Muhammed


Eb Nasr (Ebl-Ksm) Zeynddn Ahmed b. Muhammed b. mer el-Attb el-Buhr (. 586/1190) Hanef fakihi ve tefsir limi. Buharann Dr Attb (Attbiyye) mahallesine nisbetle Attb diye anlr. Hayat hakknda yeterli bilgi yoktur. Vefat tarihi olarak baz kaynaklar 582 (1186) yln da zikretmektedir. Mvernnehir Hanef ulems arasnda nemli bir yeri olan Attb, zellikle fetva kitabyla ve Hanef mezhebinin temel kaynaklarna yapt erhlerle tannmtr. Mehur Hanef fakihlerinden emsleimme elKerder de Attbnin talebesi olup kendisinden erhuz-Ziydt rivayet etmitir. Eserleri. 1. Cmiu (Cevmiu)l-fkh. lk Hanef kaynaklarna dayanan ve Eb Hanfe ile talebelerinin grleri yannda mtekaddimn ve mteahhirn Hanef limlerinin verdii fetvalar da kapsayan eser el-Fetval-Attbiyye adyla tannm olup daha sonraki Hanef fkh kitaplarnda, zellikle fetvlarda kendisine atflarda bulunulmaktadr (yazma nshalar iin bk. Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 1559, 2289, 2385; Esad Efendi, nr. 1066; Mahmud Paa, nr. 178; ehid Ali Paa, nr. 1042; TSMK, III. Ahmed, nr. 815). 2. erhuz-Ziydt (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 1709, 1710; orlulu Ali Paa, nr. 185/1; Molla elebi, nr. 47/1, 48). 3. erhul-Cmiil-kebr (Sleymaniye Ktp., Damad brhim Paa, nr. 538). 4. erh,ul-Cmiis-sagr (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 1685; Yenicami, nr. 435; Karaelebizde, nr. 102, 103; Badatl Vehbi Efendi, nr. 463; TSMK, III. Ahmed, nr. 729). 5. Mutasarl-Cmiil-kebr (Sleymaniye Ktp., Sleymaniye, nr. 605). 6. TefsrlKurn (Tefsrl-Attb; Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 89; eserlerinden bazlarnn dier ktphanelerdeki yazmalar iin bk. Brockelmann, GAL, I, 465; Suppl., I, 289, 290, 291, 643).

BBLYOGRAFYA

Dvd, Tabaktl-mfessirn, I, 83-84; Safed, el-Vf, VIII, 74; Zeheb, el-Mtebeh (nr. Ali Muhammed el-Bicv), Kahire 1962, II, 441; bn Kutluboa, Tct-tercim, Badad 1962, s. 9; Kef-unn, I, 453, 563, 567, 570; Hediyyetl-rifn, I, 87; Leknev, el-Fevidl-behiyye, s. 36-37; Brockelmann, GAL, I, 465; Suppl., I, 289, 290, 291, 643; Kehhle, Muceml-mellifn, II, 140; Yusuf Ziya Kavakc, XI ve XII. Asrlarda Karahanllar Devrinde Mver al-Nahr slm Hukukular, Ankara 1976, s. 120; Karatay, Arapa Yazmalar, II, 385, 432. Halit nal

ATTB, Klsm b. Amr


Eb Amr (Eb Al) Klsm b. Amr b. Eyyb el-Attb et-Talib (. 220/835) Abbsler devri air, hatip ve ktiplerinden. Muallakt- seba airlerinden Amr b. Klsmun soyundan olup Talib kabilesindendir. am civarndaki Knnesrn kasabasnda dodu (135/752). Doum tarihinin kesin olarak bilinmedii de sylenmektedir. Bir mddet Reslayn ve Rakkada ikamet ettikten sonra Badata yerleti ve orada Farsay rendi. defa gittii randa Merv ve Nbur ktphanelerinden ok faydaland. Badatta Mutezile kelmclar ile grmesi neticesinde Mutezilenin grlerini benimsedi. Hatta bu mnasebetle mantka dair bir de kitap yazd. Attb tam bir zhid gibi yayordu. Nitekim Hrnrredin veziri Yahy b. Hlid el-Bermek, Attbnin zhidne bir hayat sren faziletli bir insan olduunu duyunca onu himayesine ald. air de ona ve oullar Fazl ile Cafere, daha sonra da takdim edildii Hrnrrede methiyeler yazd; bu sayede halifenin iltifatna nil oldu. Fakat Mutezil fikirlere kar olan halife onun bu mezhebe meylini renip huzuruna arnca, Bermekler, bana bir ey gelmesinden korkarak airi gizlediler; daha sonra da halifenin onu balamasn saladlar. Bunun zerine Attb divan ktipliine getirildi. Farsa bildii iin bu grevi baar ile yrtt. Abbslerin Horasan valisi ve Thirler hnedannn kurucusu Thir b. Hseyin ve olu Abdullah ile iyi mnasebetleri olduu gibi Halife Memnun yannda, ihtiyarlk gnlerinde onun omuzlarna tutunup ayaa kalkacak kadar byk itibar vard. Buna ramen halifeden ve dier devlet adamlarndan hibir madd menfaat beklemedi. Karsnn srarna ramen lnceye kadar yaad zhidne hayat deitirmedi. 220de (835), bir rivayete gre de 208de (823) Badatta ld. Medih, hiciv, gazel ve daha ok hikmet trnde iirler syleyen Attb, kendinden ncekilerde pek grlmeyen ifade gzellii ve dnce derinlii, mektuplarndaki zengin dil ve slp, ayrca hitabelerindeki baars ile edebiyat tenkitilerinin takdirini kazanmtr. Gnmze kadar ulamayan eserlerinin dil ve edebiyata dair olduu, bir ksmnn ise Kelile ve Dimne trnde hayvan hikye ve masallarndan meydana geldii tahmin edilmektedir. bnn-Nedm, onun iirlerinden meydana gelen 100 varaklk bir mecmuay grdn sylemektedir. Baz antoloji ve edebiyat kitaplarnda da Attbnin iirleri yer almaktadr. Kaynaklarda zikredilen eserleri unlardr: Kitbl-Elfz, Kitb Fnnil-hikem, Kitbl-db, Kitbl-ayl, Kitbl-Ecvd, Kitbl-Mantk. Bu sonuncu eserin mellifin yaad devirde bir hayli mehur olduu sylenmektedir.

BBLYOGRAFYA

bn Kuteybe, e-ir ve-uar, s. 549; Ebl-Ferec el-sfahn, el-Egn, XIII, 109-125; bnn-

Nedm, el-Fihrist, s. 13, 134-135, 139, 186; Hatb, Tru Bagdd, XII, 488-492; Semn, el-Ensb, VIII, 378-379; X, 242-243; Ykt, Muceml-deb, XVII, 26-31; Ktb, Fevtl-Vefeyt, III, 219-221; zhul-meknn, II, 201; Brockelmann, GAL Suppl., I, 120; Sezgin, GAS, II, 540-541; C. Zeydan, db (Dayf), II, 103-104; mer Ferrh, Trul-edeb, II, 218-221; evki Dayf, Truledeb, III, 419-425; R. Blachre, al-Attab, EI (Fr.), I, 773-774. Cemal Muhtar

ATTAR
Eskiden bir nevi eczaclk yapan, gzel kokular satan, bugn ise baharat, ifal otlar ve kurutulmu eitli gda maddeleri ticareti yapan kimselere verilen ad. Trkede daha ok aktar eklinde sylenen kelime, gzel koku anlamndaki Arapa trdan gelmektedir. Ancak attar yalnz gzel kokular deil her trl ifal bitkileri ve bunlardan yapt illar da (akkar, oulu akakr) satard. Nitekim bu kelime Arapada saydal veya saydaln (eczac) ile e anlamda kullanlmtr. Attarlk slm dnyasnda Hz. Peygamber devrinden beri bilinen bir meslektir. Hatta Sahh-i Buhrde attar ve gzel koku sat ile ilgili olarak Bb filattr ve beyil-misk (Buhr, By, 38) adyla ayr bir bala yer verilmitir. Eskiden beri serbest ticaret yapan attarlarn dkknlar eczanelerin ilk rnekleridir. Baz attarlarn uygun olmayan veya zelliklerini yitirmi malzemeleri satmalar, hatta hastalara zaman zaman baka il vermelerinin grlmesi zerine Halife Mutasm-Billh zamanndan itibaren attarlarn imtihan edilerek faaliyetlerinin belgeye balanmas yoluna gidilmi ve attar dkknlarnn kontrol hisbe* tekiltnn grevleri arasnda yer almtr. Birok ehirde yalnz attarlarn faaliyet gsterdikleri ar ve pazarlar vard. Bunlarn en mehurlar Fustattaki Skul-attrn, amdaki Skul-tr ve stanbuldaki Msr ars idi. Bir eczac gibi baz temel bilgilere sahip olmas gereken attarn gerek salk gerekse ticaret bakmndan maddelerin korunma usullerini bilmesi, abuk bozulan maddeleri de tanmas gerekiyordu. Kurutulmu eitli otlar, yapraklar, kkler, iekler, tohumlar, meyvalar ve dier ifal otlarn nemli bir ksm kuru olarak satlrken baz illarn yaplmasnda kullanlan nebt, hayvan ve maden maddeler (droglar) ise daha ok basit ve iptidai ekliyle (mfred illar) tek tek satlrd. Fakat attarlar eskiden bugnk eczanelerde yapld gibi, suda kaynatlm ve piirilmi illar dnda hekim reetelerindeki formllere gre tbb maddeleri birletirerek mshil, macun, merhem ve kuvvet verici baz mrekkep illar da hazrlarlar, ancak illar bugnk eczaclkta olduu gibi sabit bir terkiple dzenleyemezlerdi. Tp ve akrbznle ilgili eserlerde illarn yapmnda kullanlan bitkiler ve zellikleri, il yapm metotlar anlatld gibi (bk. AKRBZN, ECZACILIK), Khinl-Attr lakabyla tannan Dvd b. Ebn-Nasrn (. 658/1260tan sonra) Minhcd-dkkn ve dstrl-ayn lil-edviyetinnfia lil-ebdn adl mehur eseri gibi attarlarn el kitab olarak kullandklar baz kitaplar da yazlmtr. Attar ecz deposu sahibi anlamnda da kullanlmtr. Bunlar eczaclar gibi il hazrlamaz, ya iptidai maddeleri ayr ayr veya hazr illar toptan satarlard. Eczaneler aldktan sonra attarlar ttn ve kahveden boyaya kadar eitli eyler satmaya baladlar. Eczacln gelimesiyle birlikte attarlarn faaliyetleri kstlanmaya balad. 1861 tarihli eczaclk nizamnmesi, ellerinde alma izni olan ispeniyarlardan (eczac) baka hi kimsenin hibir ekilde,

para para, etkisi gl il satamayaca ve tabip, cerrah, baytar reetesi dzenleyemeyecei esasn getirdi. Bu yasak toptan ecz satan tbb ecz tccarlaryla attar ve kklere de uyguland. 1883 tarihli ecz tccarlar ve Msr ars hakkndaki tlimatla ise aktarlarn eczane amalar yasakland ve satacaklar maddeler de snrlandrld. 1885 tarihli nizamnmede aktar, sanayie ve eczacla ait il ve kimyev maddeleri toptan satan esnaf olarak tarif edilmitir. Bylece btn arkta olduu gibi Trklerde de attarn ot toplama, kurutma ve baz il terkipleri yapma gibi faaliyetleri zamanla gerilemi ve attarn eczaclk yn gittike zayflayarak tccar yn n plana kmtr. slm dnyasnda Khinl-Attr gibi tannm baz tp ve eczaclk limlerinin bu meslee nisbetle anlmalar yannda, muhtemelen bir geim vastas veya ek bir gelir temini maksadyla triyat ve il ham maddesi ticareti yapan, yahut bu ile uraan baba ve dedelerine nisbetle Attr lakabyla anlan birok lim ve edip vardr. Bunlar arasnda en mehuru Ferdddin Attrdr.

BBLYOGRAFYA

A. Sheyl nver, Trkiye Eczaclk Tarihi, stanbul 1952, s. 10; a.mlf., Trk Eczaclk Tarihine Bir Nazar, zmir 1971, s. 4; a.mlf., AktarAkkar, Dirim, XXII/9, stanbul 1947, s. 1-2; Ayegl Demirhan, Msr ars Droglar, stanbul 1975, s. 12-13; Sami K. Hamarneh, Health Sciences in Early Islam (nr. Munawar A. Anees), Blanco 1984, II, 44-46, 63 vd., 90; Turhan Baytop, Trkiyede Bitkilerle Tedavi, stanbul 1984, s. 47; Rengin Btn Dramur, 1838-1908 Yllarnda Osmanllarda Eczaclk ve Deontolojisi, stanbul 1984, s. 51-53; Abdlazz b. brhim el-mer, el-Hiref vessnt fil-Hicz f asrir-Resl [bask yeri yok], 1405/1985, s. 296 vd.; Max Meyerhof, Esquisse dhistoire de la pharmacologie et botanique chez les Musulmans dEspagne, al-Andalus, III, Madrid 1935, s. 1-41; Bedi N. ehsuvarolu, Anadolu Trklerinde Eczaclk Tarihesi, Eczaclk Blteni, III/8, stanbul 1961, s. 158; E. Dietrich, Attr, EI (ng.), I, 751-752. Nil Sar

ATTR, Ferdddin
Eb Hmid Ferdddn Muhammed b. Eb Bekr brhm-i Nsbr (. 618/1221) ranl mehur air ve mutasavvf. Horasan Seluklularnn son zamanlarnda, byk bir ihtimalle 537-540 (1142-1145) yllar arasnda Nburda dnyaya geldi. Eczaclk ve tp ile megul olduu iin Attr lakabn ald ve bu lakapla mehur oldu. ocukluk ve genlik devresi hakknda kaynaklarn verdii bilgiler ok farkl ve yetersizdir. Ancak eserlerinden, genliinde bir taraftan attarlkla urat, dier taraftan da ilim tahsil ettii, tasavvuf bilgiler edindii ve eitli eyhlere hizmet ettii anlalmaktadr. Kendisi, peygamberler ve veller hakknda birok kitap okuduunu ve otuz dokuz yl mddetle tasavvufla ilgili iir ve hikyeleri toplamaya devam ettiini syler. Anne ve babasn genliinde kaybetmesi dnda ailesi ve yakn evresi hakknda bir bilgi yoktur. Mutarnmesinde yer alan iki rubsinden, otuz iki yandaki bir olunu kaybettii -dolaysyla evlenmi olduu-anlalmaktadr. Kaynaklarn verdii bilgilerden ve baz iirlerinden anlaldna gre Attr kk yatan itibaren ve zellikle kendisini tasavvufa verdikten sonra birok seyahatlerde bulundu. Irak, am, Msr, Mekke, Medine, Hindistan ve Trkistana yapt bu seyahatlerden sonra Nbura dnd ve orada inzivaya ekildi. Uzun yllar devam eden bu inziva hayat sonunda olduka ileri bir yata iken Moollar tarafndan Nburda ehid edildi. Attrn tasavvuf terbiyesini kimden ald, irade hrkasn giyip giymedii kesin olarak bilinmemektedir. Babasnn da eyhi olduu rivayet edilen Kutbddin Haydar ile Rkneddn-i Ekf (Ekkf) ve Mecdddin el-Baddnin mridi olduu phelidir. Esrrnmesinin nsznde ar derecede vd Eb Sad-i Ebl-Hayra (. 440/1049) mnen intisap ettiini, sahip olduu her devleti onun ruhaniyetinden aldn, kendisini terbiye eden kiinin bu zat olduunu syler ve dolaysyla veys olduuna iaret eder. Eserlerinden, devrindeki birok mutasavvf ve eyhle tant, onlarla dostluk kurup eserlerini okuyarak kendisini tasavvuf merhalelerini amaya hazrlad, bu gayretler sonunda irad makamna ulat anlalmaktadr. Bir tarikata girmedii kabul edilse bile iddia edildii gibi o sadece tasavvufa merakl veya sfmerep biri deildir. Tasavvuf erbabnn srlarn renip makam ve hallerini incelemekle yetinmemi, tasavvufu benimseyip iine girmi, az da olsa seyr* slk* ile megul olmu ve kendisinden sonra yaayan pek ok ranl mutasavvf-air ve edibe nderlik etmitir. Bunlar arasnda Mevln, Mahmd- ebster, Sad, Hfz ve Molla Cm saylabilir. zellikle Mevlnnn Attr klarn nderi saymas, tasavvuf yolunda kendisini kk, onu byk grmesi, eserlerinden byk lde faydalanmas, hatta onu ruh, Senyi de ruhun iki gz olarak kabul etmesi, Hallcdaki nurun Attrn ruhunda tecelli ettiini ve Hallcn ona mrebbi olduunu sylemesi phesiz bir sebebe dayanmaldr. Kendisine ait olduu kesin olarak bilinen eserlerinde Attr Ehl-i beyte hrmet ve sevgide kusuru bulunmayan, msamahal ve taassuba kar bir Snndir. Hayatnn sonlarna doru i olduu iddias, yanl olarak ona isnat edilen eserlerden kaynaklanmaktadr.

Edeb Kiilii. Klasik nazm ekillerinin pek ounu kullanan Attr, daha ok mesnevi ve gazelde baar salamtr. Orijinal ve yer yer akla dolu rubler yazmsa da bu trde Hayym derecesine ulaamamtr. Kasideleri nat, t ve tasavvufun ana meseleleri hakkndadr ve bunlar Gazneliler devrinin byk kaside statlar Unsur, Ferruh ve Minihrninkiler kadar gzel, henkli, akc ve olgun deildir. Buna ramen din ve ahlk kasidelerde sadece Sen ve Nsr- Hsrevi geememitir. Attrn ustal tasavvuf gazellerinde aranmaldr. O, bu nazm eklinde yalnz yaratc olmakla kalmam, kendisinden sonra gelen mutasavvf olan ve olmayan airlerin rnek ald kii olmutur. Gazel ve mesnevilerinde Sen dahil btn seleflerini geride brakm, bu konuda onu baz istisnalarla yalnz Mevln aabilmitir. Gazelleri tasavvuf zevkini, zellikle vahdeti vcd* telakkisini, ilh yolculuk iin gerekli kabul ettii ak ve kl dile getirir. Attr, gazelleri iin uygun ve gnle ho gelen vezinler bulmutur. Dvnnda yer alan iirlerinin byk bir ksm rediflidir. iirlerinin ounluunu oluturan mesnevilerin hepsi tasavvufla ilgilidir. Bu nazm eklindeki eserlerine bakarak onun doutan mesnevici olduu kabul edilebilir. Mesnevilerinde iire ve edeb sanatlara hkim stn bir hikyeci olarak grnr. Tasavvuf bir meseleyi ele alrken temsillere bavurmas, ereve hikyeler iinde ak ve anlalr bir plana gre i ie daha kk hikyeler anlatarak konuyu sradan biri iin bile daha net bir hale getirmesi ve bylece mnalar ana hikye ile birletirmede byk bir ustalk gstermesi ona has bir zelliktir. Mevln Attrdan ald bu anlatm tarzn baz ynlerde gelitirmitir. Selefleri gibi Horasan slbunda iir syleyen Attrn sz akc ve sssz, dili scak ve tatldr. iirleri ak ve itiyak dile getirir. G ve anlalmaz taraf azdr. Kelimeler genellikle bilinen anlamlaryla kullanlmtr. Eserlerinin hemen hepsini tasavvuf konular aklamak iin yazm, bu yolda zaman zaman lafz fesahatini mna uruna feda etmi, srf bu yzden uygun ve gzel dmeyen baz iirler de sylemitir. Bu tasavvuf evk iinde airliin baz kural ve geleneklerini terketmi, mesel mrnn sonuna kadar hibir makam ve rtbe sahibini vmemitir. Ak atei, vahdet uur ve heyecan btn iirlerinde ve zellikle divannda, onu okuyan her gnl sahibinin derhal alevlenecei lde hissedilir. Ancak bunlar Mevlnnnkiler kadar esiz ve eksiksiz deildir. Kasidelerinde zellikle dnyann geicilii zerinde durarak insanolunun uyarlmas gerektiini dile getirir. iirlerinin hepsinde insana mrn nasl geirecei konusunda etkili hatrlatmalarda bulunarak onu frsat ganimet bilmeye, iyi i yapmaya ve hak yoluna hizmete arr. Grleri ve Tasavvufu. Attra gre grnen bu okluk (kesret), ezel lemde Hakkn zt ile birdi, ayrlk ve okluk yoktu. okluk bu lemdedir ve tamamen zhirdir. Varlktan bir zerreye sahip olan herkes, btn zerrelerin bir varlktan geldiini anlar. Baka bir deyile, grnen lem, varl ateten kaynaklanan bir duman gibidir. Gerekte her ey birdir ve bir her eydir. Sen ve ben nazar sahiplerinin nazarnda bir ve ayn eyiz; iki gmlekteki bir vcut gibiyiz. Kinatta birden bakasn grmeyenler, vahdet deryasna dalanlar ve ak ateinde yananlardr. lh cevheri iinde tayan insan, ancak zerindeki varlk perdelerini kaldrdktan sonra Allah bulabilir ve Onu grebilir. nk Attra gre Allah, muhtelif eylerde muhtelif kisvelerle tecelli eder. Bu fikir daha geni bir ekilde Mevlnda ve olu Sultan Veledin btidnmesinde de grlmektedir. Nitekim buradaki Neye baktmsa onda Allah grdm veya Kendisinde Allah mahede etmediim hibir ey grmedim fikri, Attrda da mevcuttur. Ona gre peygamberler dahil biz insanlar aklmzla Allah bulamaz, anlayp kavrayamayz. Bizim akl ve dncemiz Onu anlama konusunda

bir zerrenin btn kinatn zn anlamak istemesi veya bir ebnemin usuz bucaksz bir denizde yzmeye kalkmas gibidir. Allah bulmak iin tek yol vardr; o da kendini bilme, nefsini slah etme, ehveti yenip unutma ve Hakkn varlnda yok olma yoludur. Dier bir ifade ile hakikat lemine vkf, vahdet ve ahadiyete vsl olmak iin akl, ilim ve dedikoduyu brakmak, nasl ve niine, hatta btn sorulara son vermek, kendini yok farzedip cisman lemden, bilgi gururundan, ocuksu heveslerden, her trl ar isteklerden uzaklamak ve ak ateinde yanp mutlak varlkta yok olmak gerekir. nk duyular leminin dnda akl tesi gerek, akl st ak ancak hal ve zevk ile anlalr. Attr, tasavvufun esas kabul edilen tarikat, mrifet ve hakikat merhalelerini talep, ak, mrifet, istina, tevhid, hayret ve fendan ibaret yedi merhaleye karr. Hakka vsl olmak ve Onun varlnda yok olup bekaya ermek iin bu merhalelerin bir mrid-i kmilin terbiyesinde almasn art koar. Attr, sonuncu makam olan ve ona gre gerek tevhidden ibaret bulunan fenya ok nem verir. Ona gre insann vcudu, Hakkn aynas ve cilveghdr. Yolda tamamen yok olmakszn kendi ruhan slknn sonunda Hakka vsl olur ve Onun kendinde bulunduunun idrakine erer. Kmil insan olmak iin gerekli olan bu yolculuun saysz zahmetleri ve skntlar vardr. Bu yolculuun ilk art talep ve aratrmadr. Ykselme azminde olan kimse derhal visl yoluna koyulmal ve bu yol iin gerekli olan ak ateinde yanp yok olmaktan korkmamaldr. Ona gre k cann pervane gibi atete feda eden kimsedir. Ak ve atei olmayan kimse lse daha iyidir. Manu-ayr ve Musbetnme adl mesnevilerinde belirttii gibi slik, ilh cevheri kendinde btnyle hissetmek iin, her trl zahmet ve straba tahamml olan bir ak ile uzun bir yol takip eder. Btn kinat yani felket ve engellerle dolu yedi vadiyi (bk. AKABE) dolatktan sonra nihayet aradn kendinde bulur ve kendisi de tamamen arad ey (Hak) olur. Dier bir deyile, mukun ktan baka bir ey olmadn grr ve Allahta yok olup (fen fillh) Onu kendinde bulur ve bylece, Nefsini bilen rabbini bilir sznn srr zhir olur. Grld zere Attr vahdeti vcd telakkisine daha etrafl bir metotla yaklar ve ona seleflerine nisbetle daha derin bir anlam verir. Onun dncesinde Hakta yok olanlar iin gerekte lm mevcut deildir. nk Hakta yok olmak onlar beka makamna ulatrr. Attr, Ahmed el-Gazzlden gelen ak anlayna ve Hallcda grlen fen telakkisine bal kalmakla yetinmemi, vahdeti vcdun en st seviyesine ulam ve belki de farkna varmadan bazan ittihad*, bazan da hull* akdelerine yaklamtr. Bununla birlikte o, ateli gazelleri, kane iirleri, mesnevilerine ustaca yerletirdii manzum hikyeleri ve bunlarda billrlaan orijinal fikirleriyle Mevlny hazrlam ve az da olsa Trk ve Arap edebiyatlarn etkilemitir. Eserleri. Tabiat, ruhu ve fikri srekli ceveln halinde olan Attr, nazm ve nesirde nemli eserler meydana getirmitir. Manzum eserlerinin 100.000 beyit civarnda olduu sylenmektedir. Eserlerinin saysn Devletahn krk, Nrullah et-Tsternin 114, Hidyetin bir eserinde 114, dierinde 190 olarak gstermeleri tam bir mbalaa rneidir. Gerek olan, ok sz sylemekle itham edilecek kadar iire sahip bulunduu hususudur. O, eserlerinde en ok hikye anlatmna yer veren air olarak bilinir. Sz konusu hikyelerin byk bir ksm, sf vizlerin anlattklar dokunakl hikyelerin nazmedilmi eklinden ibarettir. Nitekim eserlerinde Ahmed el-Gazzlnin vaazlarnda anlatt hikyelerin hepsine rastland gibi bn Sn, Eb Sad-i Ebl-Hayr, Shreverd el-Maktl, Muhammed el-Gazzl ve bakalarnn bu tr hikyelerinden faydalanmtr.

Onun faydaland bu hikyelerden bazsnn kaynann eski Yunana kadar vard da bilinmektedir. H. Ritter, Attrn eserlerinde en az farkl slbun mahede edilmesini, hayat boyunca ran airlerinde ok ender grlen ruh deiimler geirmesine balarken Sad-i Nefs, Zerrnkb ve Bedzzaman Frzanfer bu slp farknn gerekte onun olmayan eserlerin ona isnat edilmesinden kaynaklandn, kendisinin olduu kesin olarak bilinen eserlerinde slbun tek ve mkemmel olduunu ispata alrlar. Bu aratrmaclara gre Attrn gnmze kadar gelen ve onun olduunda phe bulunmayan yedisi manzum, biri mensur sekiz eseri vardr. 1. lhnme*. 6500 beyitlik bir mesnevidir. ereve hikye, bir hkmdarn alt oluna dnyada en ok arzu edip elde etmek istedikleri eyleri sormas, onlarn da srasyla cevap vermeleridir. Her biri insann ihtiraslarndan birini temsil eden arzular etrafnda gelien hikayede baba bunlarn mnaszln gsterir. lhnme ilk olarak emseddin Sivs (. 1597) tarafndan manzum olarak Anadolu Trkesine, A. Glpnarl tarafndan da dz yaz halinde gnmz Trkesine evrilmitir (stanbul 1947). Eser H. Ritter (Leipzig-stanbul 1940) ve F. Rhn (Tahran 1339/1960) tarafndan neredilmitir. 2. Esrrnme*. Attrn ilk tasavvuf mesnevisidir. Yirmi alt blme ayrlan eser kk hikyelerden meydana gelmitir. ereve hikye yoktur. Sdk Gevhern tarafndan neredilen (Tahran 1338/1959) eser XV. yzylda Ahmed Akkoyunlu tarafndan Trkeye evrilmitir. 3. Musbetnme. 5740 beyitlik bir mesnevi olup Cevbnme adyla da bilinir. Attrn tasavvuf grlerini ve fikr dnyasn en dzenli ekilde aksettiren mesnevisidir. Krk blme ayrlan eserde slikin nce melekler arasnda ve teki dnyada, sonra da bu lemde dolamas, peygamberlere bavurmas, daha sonra duygu, hayal ve akl ile ruha giderek bunlara Allah sormas, neticede Allah kendi iinde bulmas hikye edilmitir. Bu mesnevi N. Visal tarafndan yaymlanmtr (Tahran 1338/1959). 4. srevnme. Gl srev veya Gl Hrmz de denen bu eser, Attrn tasavvuf olmayan tek mesnevisidir. Bu mesnevide Rum kayserinin gayri mer olu Hsrev ile Hzistan ahnn kz Gln ak maceralar anlatlr. Bu ak hikyesi, hakknda hibir bilgi bulunmayan Bedr-i Ahvz adl bir kimse tarafndan mensur olarak yazlm, daha sonra Attr ayn konuyu bu eserden nazma ekmitir. Ak macerasnn Ahvazda gemesi sebebiyle mesnevideki ereve hikye o yredeki mahall menkbeler zerine kurulmutur. Bu mesnevinin eski ve yeni olmak zere iki versiyonu vardr. Eski olan, Attrn mehur tasavvuf mesnevisi Manu-ayrn nazmediliinden yani 1187den nce kaleme alnmtr ve yenisine gre ok daha uzundur. zet eklindeki yeni versiyon ise ok daha sonra nazmedilmitir. 5. Mutrnme. Attrn 5000i akn rubasinden seerek konularna gre elli blmde tertip ettii bir rubler mecmuasdr. Mecmuann ilk blm tevhid, nat ve ashabn menkbna dairdir; 4-9. blmlerde nemli tasavvuf mazmunlar zerinde durulur; 10-29. blmlerde mnev ve ahlk konular ilenir; 30-49. blmlerde ak ve akn tecellleriyle sevgilinin vasflar incelenir; bu arada 44. blmde kalenderiyyta bir para yer verilir; son blmde ise airin ahs temennisi dile getirilir. 6. Manu-ayr*. Makmt- Tuyr, Malt-uyr veya Tuyrnme adlaryla da anlan ve 1187de kaleme alnan bu eser, temsil bir ekilde vahdeti vcd inancn anlatan bir mesnevidir. Bu mesnevideki kular slikleri temsil eder. Hdhd klavuz yani mriddir. Smurg (otuz ku=anka), Allahn zuhr* ve taayyn*dr. Manu-ayrn XIV. yzyl Anadolu airlerinden Glehr tarafndan yaplan tercmesinin tpkbasmn Agh Srr Levend neretmitir (Ankara 1957). Eser emseddin Sivs ve ayrca Fed (. 1636) adl Mevlev bir air tarafndan tercme edilmi, manzum olan ikinci tercme baslmtr (stanbul 1274). Manu-ayr A. Glpnarl tarafndan gnmz Trkesine de evrilmitir (I-II, stanbul 1962-1963). 7. Dvn. Mesnevilerindeki tasavvuf fikirleri lirik bir tarzda ifade ettii eseridir. 10.000 beyitlik divann henz ilm bir neri yaplmamtr. 8. Tekiretl-

evliy*. Byk sflerin hal tercmelerinden bahseden ve baz szlerini nakleden mensur bir eserdir. Attrn ok tannm ve birok dile evrilmi olan bu eserinin sonradan istinsah edilen baz nshalarna yirmi be sfnin hal tercmesi daha eklenmitir. Tekiretl-evliy, ilk olarak Aydnolu Mehmed Bey zamannda ad bilinmeyen bir kii tarafndan Trkeye tercme edilmitir. Eserin en tannm tercmesi ise Sinan Paaya aittir. Tekiretl-evliyn son tercmesi Sleyman Uluda tarafndan yaplmtr (stanbul 1984). Bu sekiz eserle kendisi tarafndan imha edilen Cevhirnme ve erul-kalb mesnevilerinin adlar srevnme ve Mutrnmenin nszlerinde zikredilmitir. Kaynaklarda ve eitli aratrmalarda Pendnme, Haydarnme, Uturnme, Cevher-t, Nzhetlahbb, Mazharl-acib, Lisnl-gayb, Rumzl-kn, hbznme, Mihr Mter, Heftbd, Heft Vd, Tercemetl-ehd, S Fasl, Mifthul-fth, B-sernme, Blblnme, Mircnme, Cmcmenme, Vuslatnme, Heylcnme, ayytnme, Vasyetnme, Kenzl-hakik, Kenzl-esrr (Kenzl-bahr), Velednme, Siyhnme, vns-saf ve Esrr-hd gibi eserler Attra isnat edilip ou onun adyla baslm, hatta bazlar Trke dahil birok dile bile tercme edilmitir. Ancak son aratrmalar, ilk be eserin ona isnadnn ok pheli, dierlerinin ise tamamen sahte olduunu ortaya koymutur. Frzanfer ve Zerrnkba gre ona ait olduu pheli olan Pendnme hari bunlarn tamam uydurmadr. Yine bu aratrclara gre ad geen eserlerin pek ou XV. yzylda yaayan Attr- Tn tarafndan yazlm, bir ksm da yine Attr adl veya mahlasl dier kiilerce kaleme alnmtr (eserlerin basklar ve tercmeleri iin bk. A, II, 7-12; Ritter, Oriens, s. 195-228; Rypka, s. 775-776).

BBLYOGRAFYA

Attr, Tekiretl-evliy (nr. Muhammed stilm), Mukaddime: a.e. (trc. Sleyman Uluda), stanbul 1984, Giri, s. 10-44; Sad Nefs, Dvn- Attr, Tahran 1319 h., Mukaddime; a.mlf., Custcy der Ahvl u sr- ey Ferdddn Attr- Nbr, Tahran 1320 h.; Avf, Lbb, II, 337-339; bnl-Fuvat, Telsu mucemil-db f mucemil-elkb (nr. Mustafa Cevd), Badad 1962-65, IV/3, s. 461 vd.; Mstevf, Trh-i Gzde (Nev), s. 740; Cm, Nefeht, s. 599-600; Devletah, Tezkire, s. 207; Hidyet, Mecmaul-fusah, II, 920; a.mlf., Riyzl-rifn; Rypka, HIL, s. 337 vd., 775-776; H. Ritter, Das Meer der Seele: Mensch, Welt und Gott in den Geschichten des Farduddn Attr, Leiden 1955; a.mlf., Farduddn Attr IV, Oriens, XIII-XIV, Leiden 196061, s. 195-228; a.mlf., Attr, A, II, 7-12; a.mlf., Attr, EI (Fr.), I, 775-777; Hediyyetlrifn, II, 112; Bedzzaman Frzanfer, erh-i Ahvl Nakd ve Tahll-i sr- eyh Ferdddn Muhammed Attr- Nbr, Tahran 1339-40 h.; Rzzde afak, Tr-i Edebiyyt- rn, Tahran 1341 h.; Abdlhseyn-i Zerrnkb, B Krvn- Hulle, Tahran 1347 h., s. 159-179; Saf, Edebiyyt, II, 862; FME, I, 76-102; Browne, Tr-i Edebiyyt- rn (trc. Gulm Hseyn-i Sadr-yi Afr), Tahran 1351 h., II, 192-200; Sleyman Uluda, Attar, BA, I, 267; B. Reinert, Attr, Shaikh Fard al-Dn, EIr., III, 20-25. M. Nazif ahinolu

ATTR, Hasan b. Muhammed


Hasen b. Muhammed b. Mahmd el-Attr e-fi (. 1250/1834) Msrl edip, din limi ve Ezher eyhi. Aslen Maribli olup 1180de (1766) Kahirede dodu. Attar olan babas nceleri onu yannda altrmak istediyse de okuma hevesini dikkate alarak tahsiline Ezherde devam etmesine izin verdi. Din ilimlerin yan sra astronomi, mhendislik, corafya ve tpla da megul oldu. Franszlar Msr igal edince (1798) o zamanki limlerden ounun yapt gibi nce Asyta katysa da bir mddet sonra Kahireye dnerek Fransz ilim adamlar ile tant. Bu limlerden Franszca ve modern ilimleri rendi, kendisi de onlara Arapa dersleri verdi. Daha sonra Suriye, Hicaz, Anadolu ve Rumeliyi iine alan uzun bir seyahate kt. Arnavutlukun kodra ehrinde evlenip oraya yerleti. Msra dndnde (1813) Ezhere hoca tayin edildi. Ezherde uzun yllar okutulmayan Beyzv tefsirini byk bir vukufla okutmas sebebiyle birok Ezher hocas onun tefsir derslerini takip etti. Mehmed Ali Paann takdir ve iltifatna mazhar olduu iin 1828de kurulan Msrn resm gazetesi el-Veiul-Msriyyenin bayazarlna getirildi. 1830da Ezher eyhliine tayin edildi. lmne kadar bu grevde kald. Franszca, Trke ve Arnavuta bilen Hasan el-Attr rencilerine ana kaynaklara inmeyi, dilde, edebiyatta, ilimde dnceyi ifade etme ksrlndan kurtulmay retmeye alm, okullarda modern ilimlerin okutulmasn tavsiye etmitir. Mahmud Smi el-Brd, evki ve Hfz brhim gibi airlerin yetimesine zemin hazrlamtr. Talebesi Rifa et-Tahtv yabanc diller okulunu onun tevikiyle kurmutur. Eserleri. Din, dil ve msbet ilimlerle ilgili olarak yazd, ou hiye tarzndaki yirmi kadar eserin belli ballar unlardr: Dil ve Edebiyat. 1. Manzme filmin-nahv. Elli yedi msrada nahiv kaidelerini retmeyi hedef alan bu didaktik manzume, ilki Kahirede (1280) olmak zere Mecmu mhimmtil-mtn adl kitap iinde birok defa baslm ve Attrn talebesi Hasan Kuveydir tarafndan erhedilmitir. 2. Hiye al erhil-Ezheriyye. Hlid el-Ezhernin kendisine ait el-Ezheriyye adl muhtasar nahiv kitabna yazd erhin hiyesi olup Kahirede baslmtr (1307, 1315). Ezhernin Mslt-tullb il kavidil-irb adl erhine de henz baslmam bir hiyesi vardr. 3. nl-Attr. Resm ve gayri resm yazma ve mektup rneklerini ihtiva eden ve ilk defa Kahirede tarihsiz bir ta basks yaplan eser 1243ten (1827) 1315e (1897) kadar Bulak, Kahire, Bombay ve stanbulda birok defa baslmtr. 4. Hiye al metnis-Semerkandiyye. Ebl-Ksm b. Eb Bekir el-Leys esSemerkandnin belgat ilmine dair es-Semerkandiyye adl rislesine yazd erh olup 1288 ve 1309da Kahirede baslmtr. Attr ayrca bn Sehl el-srlnin iirlerini bir araya getirerek Dvn bn Sehl adyla baskya hazrlam ve eser birka defa baslmtr (Kahire 1279, 1302; Beyrut 1885).

Mantk. 1. el-Hiyetl-kbr al erhi Makltis-Sc. Ahmed es-Scnin kategorilere (maklt) dair kitabna yazd bu byk erh, yine onun el-Hiyets-sugr al Makltis-Sc adl eseriyle birlikte baslmtr (Kahire 1282, 1303, 1328). 2. Hiye al Makltil-Bleyd. Muhammed el-Bleydnin yine kategorilere dair Risle fil-Makltil-arine yazd bu erh de Kahirede baslmtr (1328). 3. Hiye al erhi eyil-slm Zekeriyy el-Ensr al metni sgc fil-mantk. Esrddin el-Ebhernin sgc adl mantk kitabna Zekeriy el-Ensr tarafndan yaplan erhin hiyesidir. 1321de Kahirede baslmtr. 4. Hiye al erhit-Tehzb. Sadeddin et-Teftznnin Tehzbl-mantk vel-kelm adl eserine Ubeydullah b. Fazl el-Habsnin yazd Tezhb adl erhin hiyesi olup bir arada Bulak (1296) ve Kahirede (1318) baslmtr. Din limler. Hiye al erhil-Cell el-Mahall al Cemil-cevmi. Tceddin es-Sbknin usl-i fkha dair Cemul-cevmi adl eserine Celleddin el-Mahallnin yazd erhin hiyesi olup Kahirede baslmtr (I-II, 1316, 1358). Attrn bunlardan baka henz neredilmemi eserleri de vardr. Bunlar arasnda, Trkiyede bulunduu yllarda Ebl-Hasan el-Earnin kesb* grne dair yazd Tuhfet garbil-vatan f tahkki nusreti-ey Ebil-Hasan, Muhammed el-Maranin mnazara dbna dair kitabn erhettii Hiye aler-Risletil-velediyye f dbil-bahs vel-mnazaras ve astronomiye dair Risle f keyfiyetil-amel bil-usturlb zikredilebilir.

BBLYOGRAFYA

Ali Paa Mbrek, el-tatt-Tevfkyye, Kahire 1980, IV, 82-85; Philip D Tarrz, Trussahfetil-Arabiyye, Beyrut 1913, I, 128-130; Serks, Mucem, II, 1335-1337; Hediyyetl-rifn, I, 301; C. Zeydan, db (Dayf), IV, 232; Kehhle, Muceml-mellifn, III, 285-286; a.mlf., elMstedrek, Beyrut 1406/1985, s. 204; Brockelmann, GAL, II, 473; Suppl., II, 720; mer ed-Desk, Fil-Edebil-hads, Kahire 1961, I, 41-43; yul-Ezher (nr. Vezretl-lm), Kahire, ts., s. 2324; Hall Mardem Bey, Aynl-karnis-slis aer, Beyrut 1977, s. 155-157; G. Delanoue, Moralistes et politiques musulmans dans lgypte du XIXe sicle (1798-1882), Kahire 1982, II, 344357, 614-617; el-Ezher-erf fdihil-elf, Kahire 1403/1983, s. 245; Akkd, Abkariyylslh vet-talm el-stz el-imm Muhammed Abduh, Kahire, ts., s. 51-64; Zirikl, el-Alm (Fethullah), II, 220; F. De Jong, The Itinerary of Hasan al-Attr (1766-1835): A Reconsideration and its Implications, JSS, XXVIII/1 (1983), s. 99-128; Attr, A, II, 12-13; H. A. R. Gibb, alAttar, EI (ng.), I, 755. Hulsi Kl

ATTR, Muhammed b. Hasan


(bk. BN MKSEM el-ATTR).

ATFETL
Osmanllarda resm yazmalarda kullanlan bir hitap ekli. Kelime, pek esirgeyici, ok efkatli ve merhametli anlamna gelen atfun masdar ekline Trke l ekinin eklenmesiyle tretilmitir. nceleri, genellikle yksek mevkide bulunan bir kimseye yazlan zel veya resm yazlarda geliigzel kullanlmtr. Tanzimattan sonra memuriyet rtbeleri ve resm yazmalarn ekilleri bir nizama balanrken bu unvann kimler iin kullanlaca da tesbit edilmitir. 1846da bl* rtbesinin ihdasndan sonra bu rtbeyi haiz olanlar iin kullanlmas kararlatrlmtr. lk zamanlarda bl rtbesini alanlarla vezirler, mbeyn baktibi, serkuren ve seraskerlik makamna gelmi vkel iin kullanlmakta iken daha sonra sadece bl rtbesine mnhasr kalmtr. Ancak zamanla kazaskerlerle birinci ferikler iin de kullanlmtr. Bl rtbesini alanlara yazmalarda atfetl beyefendi hazretleri, atfetl efendim hazretleri eklinde hitap edilirdi.

BBLYOGRAFYA

Lutf, Trih, VIII, 92-93; Mehmed Sreyy, Nuhbetl-vekyi, stanbul 1292, I, 159; Devlet Salnmesi (1264), s. 146-147; (1269), s. 46-97; M. Cavid Baysun, Bl, A, II, 262-263. Feridun Emecen

ATF, Hayreddin Hzr


(. 948/1541) Osmanl tefsir ve hadis limi, viz. Kaynaklarda Kastamon ve Merzifon nisbeleriyle yer alan Atfnin babasnn ad Mahmuddur. Aslen Merzifonlu olduunu bizzat kendisi baz eserlerinde belirtmitir. Kastamon nisbesinin hangi sebeple kullanld hakknda bilgi elde edilememitir. Devrinin tannm limlerinden Bah Halfeden tefsir ve hadis, Amasyal Mevln Abdden ilm-i men, Kadzdenin torunu mehur riyziyeci Kutbddin Muhammedden riyziye, Bursal Mevln Hocazdeden usul ve Efdalzdeden fkh okudu. lm hretinden dolay Sultan II. Bayezid onu saray hizmetlilerine hoca tayin etti. Bir mddet sonra stanbul camilerinde vaaz edip tefsir okutmay daha faydal grerek saraydaki grevinden ayrld. Gnde 50 ake cretle balad bu yeni grevinde zamanla gnde 80 ake crete kadar terfi etti. Daha sonra bu grevi de brakarak evine ekildi ve kitap telifiyle megul oldu. Atf Eypte vefat etti ve kendi evinin civarna defnedildi. Tefsir, hadis, tp, mantk ve kelm ilimlerine dair ou erh ve hiye mahiyetinde olmak zere on be kadar kitap yazan Atfnin belli bal eserleri unlardr: 1. Hiye al Tefsri Kef (Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 263). 2. Hiye al Tefsri Beyzv (Sleymaniye Ktp., Beir Aa, nr. 25). 3. Kefl-Merk. Radyyddin es-Sgnnin hem Sahh-i Bur hem de Sahhi Mslimde bulunan hadisleri bir araya getirdii Merikul-envrin-nebeviyye adl eserinin erhidir. Bu eserin mellif hattyla 516 varaklk yegne nshas Hac Selim Aa Ktphanesinde bulunmaktadr (nr. 230). 4. el-Cevheretl-cinniyye f mesilil-mniyye (TSMK, III. Ahmed, nr. 607). 5. el-Enzr f erhi bazil-ehds vel-sr. Merk, erhinden mellifin bizzat yapt semelerden meydana gelen bir eserdir (Sleymaniye Ktp., ehzade Mehmed, nr. 8/1). 6. Mirtrry. Hz. Peygamberin, Ryada beni gren gerekten grmtr; nk eytan benim suretime giremez (Buhr, lim, 38, Edeb, 109, Tabr, 10; Mslim Ry, 4, 7) melindeki hadisinin erhinden ibarettir. Kaynaklarda zikredilen bu eserin herhangi bir nshasna henz rastlanmamtr. 7. Ravzl-insn f tedbrilebdn (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 3569). Tpla ilgili hadislerin erhine dairdir.

BBLYOGRAFYA

Takprizde, e-ekik, s. 416-417; Mecd, ekik Tercmesi, s. 415; Kmsl-lm, IV, 3161; Sicilli Osmn, II, 314; Osmanl Mellifleri, I, 355-357; Brockelmann, GAL Suppl., II, 639; Hediyyetl-rifn, I, 346; Kehhle, Muceml-mellifn, IV, 101; Bilmen, Tefsir Tarihi, II, 642643; Sadk Cihan, Hayreddin Hdr b. Mahmud b. mer el-Atf Kastamon ve Hadis Eserleri, FD, III (1979), s. 65-72; TDEA, I, 228.

smail L. akan

ATVR- DL
Tasavvufta kalbin sadr, kalb, egaf, fud, habbetl-kalb, sveyd ve mhcetl-kalbden ibaret yedi tavr. (bk. KALB).

ATVR- SEBA
Nefsin emmre, levvme, mlhime, mutmainne, rziye, marziyye ve kmileden ibaret yedi tavrn ifade eden bir tasavvuf terimi. (bk. LETF-i HAMSE; NEFS).

AV
lk insanlarn yiyecek et ve giyecek post ihtiyalarn salamak iin balattklar av, medeniyetin gelimesine paralel olarak bir geim vastas olmaktan km, bir spor ve elence halini alp zellikle srek av eklinde Eskia ve Ortaa hkmdarlarnn asker tlim yerine uyguladklar bir sportif oyun durumuna gelmitir. Kiilerin tek balarna veya gruplar halinde yaptklar av bugn btn meden dnyada bir spor olarak kabul edilmekte, ancak hayvanlarn neslini tketmek ve mill servetleri heb etmek gibi sebeplerle baz kstlamalara tbi tutulup zellikle hayvanlarn reme mevsimlerinde yasaklanmaktadr. Balk, snger, inci gibi deniz rnleri avcl ise amatr zevklerin tesinde profesyonel bir geim yolu olarak kalmtr. Kara avcl yalnz spor ve elence haline dnm olmakla birlikte XX. yzyln balarna kadar krsal alanda yaayanlarla gebelerin nemli bir gelir kaynan oluturmutur. Bugn de baz Afrika, Avustralya ve Gney Amerika kabileleri geimlerini yine avclktan temin etmektedirler. Avclk bir spor olarak kabul edilmekle beraber birok toplumda, zellikle can almay ve can yakmay ciz grmeyen mslmanlar arasnda insan alardan tartma konusu olmutur. slm dini avcla izin vermi, fakat daima ihtiya durumunu gz nnde tutarak zevk iin cana kymaya engel olmak istemitir. Tasvir Sanatta Av. Tasvir sanatta sahne zellii gsteren ilk resimler Paleolitik devir maara duvarlarnda bulunan av kompozisyonlardr. Ayn ekilde maara duvarlarnda grlen, sahne tekil etmemi ilk mnferit resimlerle maara zeminlerinde bulunan ta veya kemikten yaplm ilk heykeller de yaban kz, yabani at ve geyik gibi yine avla ilgili hayvan figrlerinden ibarettir. Bu durum, ilk insanlarn temel ihtiya maddelerini oluturan et ve postu temin etmek iin verdikleri sava, hayatlarnn resmedilmeye deer en nemli hadisesi olarak grdklerini ortaya koymaktadr. Daha ok Byk Sahrada ve spanya ile Fransann gnmzden 10.000-40.000 yl ncesine giden Magdalenyen a maaralarnda rastlanan resimlerde, plak insanlar ellerindeki ok ve yaylarla geyik srs gibi hayvan kmelerine saldrrken gsterilmiler ve zellikle insanlar, ok daha yakn alara ait donuk insan figrleriyle mukayese edilemeyecek derecede hareketli resmedilmilerdir (Parrot, s. XII; Mutlu, rs. 17-19). Anadolu ve btn n Asyann en eski av sahneleri ise Neolitik devre (m.. VIIV. binyllar) ait atalhyk Mbedinin duvarlarnda grlmektedir (Mellaart, lv. 5457, 61-64). Bunlar yine ellerindeki ok ve yaylarla geyik srsne saldrm insanlar gsteren son derece hareketli resimlerdir; ayrca avdan sonraki len veya din tren de canlandrlmtr. Arkeoloji leminde dnyann en eski byk boy kabartmas olarak bilinen Urukta bulunmu milttan nce III. binyln balarna ait bir granit stel de yine dnyann ilk resimleri gibi bir av sahnesi sergilemektedir (Aslan avclar; Parrot, rs. 92; Lloyd, rs. 17). Sahnenin figrleri, biri mzrakla dieri ok-yayla aslan avlayan iki kiidir. II. binyldan itibaren ise btn n Asyada en ok itibar edilen tasvir sanat motifleri avclk stne olmu, zellikle Msr, Hitit ve Asur krallaryla aristokratlar sava arabalar zerinde aslan avlarken resmedilmilerdir. Kpein Neolitik devrin bandan beri evcilletirilmi olmasna ramen ilk av sahnelerinde tasvirine rastlanmamaktadr. Bu duruma bakarak kpein av srasnda ie yarayacak derecede terbiye edilmesinin ok daha sonraki yllarda gerekletirildiini tahmin etmek mmkndr. randa ve Mezopotamyada ele geirilmi IV. binyla ait boyal seramik ve mhr basklar zerinde tek balarna veya koyun ve keilerle beraber bulunan kpek figrlerine rastlanmakta ise de (Lloyd, s. 25; Goff, rs. 522-532) av sahnesinde yer almadklar iin bunlarn av kpei olup olmadklar

anlalamamaktadr. Kpein yardmc av hayvan olarak kullanlmas ancak milttan nce I. binyl Asur kabartmalar ile belgelendirilebilmektedir. Eskian en baarl resmedilmi av sahneleri kabul edilen fevkalde gereki bir yabani at srsnn oklarla avlanmas kabartmasnda, boyunlar tasmal iri kurt kpeklerinin atlara saldrdklar grlmektedir. ahin cinsi yrtc kularn yardmc av hayvan olarak kullanlmalarnn ise sanldndan ok daha eskilere gitmesi gerekir (kr. gel, s. 209). Msr sanatnn en eski tasvir eserlerinden biri olarak kabul edilen ve Mezopotamyann Aslan avclar kabartmas ile yakn benzerlii bulunan Avclar paletinde, avclar grubunun bandaki ahsn elinde uzun gndere taklm bir ahin alemi bulunmaktadr (Lloyd, rs. 13). Her ne kadar bu alem bir tanr sembol ise de av srasnda elde tanmas, ahini yardmc av hayvan olarak kullanma hnerinin o devirlerde balam olabileceine iaret etmektedir. te yandan milttan nce II ve I. binyl tasvir Hitit sanatnda ise ahinin tam bir avc tutuu ile tanrlarn, yar tanrlarn, avclarn veya kraln maiyetindeki kiilerin ellerinde eitli rneklerle resmedildii, zellikle av tanrs olmas gereken, geyik zerinde ayakta duran bir tanrnn elinde bulunduu grlmektedir (Orthmann, lv. 48-d, 50-a, 58-c, 60-a; Gurney, s. 137; Mutlu, rs. 110). Kularla avlanmann ok eski bir gemii olmasna ve Hint-Avrupa kavimleri tarafndan da bilinmesine ramen Avrupada bu usuln Ortaaa kadar pek tannmad veya unutulduu ve Avrupallara zellikle Araplar tarafndan Endls ile Sicilyada yeniden retildii anlalmaktadr. Sicilya Kral ve Germen mparatoru II. Friedrichin (1212-1250), De Arte venandi cum avibus (kularla avlanma sanat) adl eserini kaleme almadan nce, Arabistan bata olmak zere eitli lkelerden ahin terbiyecileri getirttii bilinmektedir. Bu kitapta ahinlerin ku budu ile nasl beslendikleri ve bakclarn eldivenli ellerine nasl konacaklarnn retildii gibi muhtelif terbiye etme sahneleri minyatrlerle gsterilmitir. Bu eserin de dolayl olarak iaret ettii gibi kularla avlanma hneri veya daha geni kapsaml bir ifadeyle avclk hneri Dou dnyasnda bir sanat haline gelmitir. nk avclk, zellikle hkmdar aileleri ile erkek ve kadn dier aristokratlarn en byk merak olmu, saraylarda hatta ordu iinde avc birlikleri ve yksek dereceli ynetici kadrolar oluturularak bu spor faaliyetine resm bir hviyet kazandrlmtr. Avcln ne kadar nem tad, slm minyatrlerinin ok byk bir ksmnn bu konu zerinde younlamasndan da anlalmaktadr. Bu minyatrlerde av sahnelerinin btn canllklaryla resmedildikleri ve bu minyatrlerin, en ince noktalarna kadar ilenen ayrntlar ile resmedilen olaylarn yorumuna da k tuttuklar grlmektedir. Mesel bir Bbrl minyatrnde at srtndaki bir prensesin sa elinde tuttuu avc kuu, suya inmi yaban rdei srsne zarif bir hareketle salarken atn trs srmesinden rdekleri rktmek istemedii (TA, IV, 251), bir ran minyatrnde ahin bakcs bir gulm*n eldivenini giyerken kuun, bakcsnn dizinde sknetle beklemesinden gulma ne kadar alkn olduu (Khnel, lv. 60) ve Levnnin bir avc gulm minyatrnde taznn, gulmn elindeki kanatlarn rpan ahine kzgn bakndan, yardmc av hayvanlar arasnda da bir iletiim bulunduu anlalmaktadr. Yine bir Bbrl eseri olan Ekbernmenin minyatrlerinden biri, fillerle at, deve, kpek ve italarn katld ok hareketli bir ava k sahnesi ihtiva etmekte ve italarn avdan nce yorulmamalar iin iki kiinin tad tahtrevanlarla ve kz arabalaryla av sahasna gtrldklerini gstermektedir (Farooqi, s. 80). Hnernmedeki bir minyatrde ise Kann Sultan Sleymann av alaynda italarn, padiahn hemen arkasndaki atmacaclarn arasnda, at srtnda ve kucakta tandklar grlmektedir (Histoire et civil., kapak ii).

BBLYOGRAFYA

O. R. Gurney, The Hittites, Middlesex 1954, s. 137; S. Lloyd, The Art of the Ancient Near East, New York 1961, s. 25, rs. 13, 17, 169; A. Parrot, Sumer, Mnchen 1962, s. XII, 75, rs. 92; B. L. Goff, Symbols of Prehistoric Mesopotamia, New Haven 1963, rs. 522-532; H. G. Gterbock, Siegel aus Boazky, Osnabrck 1967, rs. 64; J. Mellaart, atal Hyk. Stadt aus der Steinzeit, Bergisch Gladbach 1967, lv. 54-57, 61-64; Belks Mutlu, Efsanelerin zinde Yakn Doudan Kuzey Avrupaya, stanbul 1968, rs. 17-19, 110; W. Orthmann, Untersuchungen zur spthethitischen Kunst, Bonn 1971, lv. 48-d, 50-a, 58-c, 60-a; E. Khnel, Dou slm Memleketlerinde Minyatr (trc. Suut Kemal Yetkin - Melhat zg), Ankara 1952, lv. 27, 60; L. Binyon - J. V. S. Wilkinson - B. Gray, Persian Miniature Painting, New York 1971, lv. VI-B, XIV-A, XLIV, XLVII-B, LXXIX-B, XCI-A; Filiz aman - Zeren Tannd, Topkap Saray Mzesi slm Minyatrleri, stanbul 1979, rs. 8, 13, 18, 56; A. Farooqi, Art of India and Persia, New Delhi 1979, s. 80; C. S. Clarke, Mughal Paintings, New Delhi 1983, lv. 3; Histoire et civilisation de lIslam en Europe (ed. F. Gabrieli), Vrone 1983, s. 108; Bahaettin gel, Trklerde Kartal ve Kartal Armas, TK, sy. 118 (1972), s. 209 (1129); Avclk, TA, IV, 251-257. Sargon Erdem SLM TARH. Avclk Araplarda Chiliye andan beri biliniyor ve ok, yay veya kapanla ceylan yahut ku avlamaktan ibaret bir elence kabul ediliyordu. Araplar fetihler sonunda Rumlar, Trkler ve ranllarla karnca av iin doan, ahin, atmaca ve kpek de kullanmaya baladlar. Avcl, asl Farsa olan beyzere kelimesiyle ifade ediyorlard. Beyzere, Farsa bzyr ve bzdr kelimelerinin Arapalam ekli olup bz doan, akr doan, bzdr ise doanc, alc ku besleyen kimse demektir. Buna gre beyzere kula avlanma hneri olarak tarif edilebilir; ancak bu tabir sadece doan veya ahinle yaplan ava mnhasr deildir. Arap avclar ceylan avnda doan ve ahinle birlikte kelbiz denilen tazlar da kullanmlardr. Endlste av kularnn eitimiyle grevli ahslara sakkr ve tayyr denilirdi; ayrca bayyz, bayyz, biyz, bzy ve byzr kelimeleri de kullanlmaktayd. Kular hakknda bilgi veren Mesd bunlarn bz, ahin, sakr ve ukab olmak zere drt cinsi ve onlarn da on ayr tr bulunduunu; Trklerin, Araplarn, ranllarn, Hintlilerin ve Rumlarn akdoanlarn en iyi doan cinsi olduunda ittifak ettiklerini syler. Ayrca hkmdarlarla filozoflarn doanlar tavsifine dair bilgi verir. Le yiyen yrtc hayvanlarn (kevsir, davr) ve av kularnn (cevrih) avclkta kullanlmas, mslmanlar Bizans ve Asyann ileri ile temasa getiren ilk fetihlerden sonra nem kazand. Emrler ata binme ve elenme arzularn tatmin iin kularla avlanmaya baladlar. Halifeler ve st seviyedeki devlet adamlar av kpekleri ve kularla yaplan av emrs-saydn idaresinde

messeseletirdiler. Avla uraan ilk halife Yezd b. Muviyedir. Yezd avcla ok meraklyd ve nemli sayda yrtc ku, ita vb. hayvanlara sahipti. Hatta kaynaklara gre kpeklerine altn halkalar ve bilezikler taktryor, altn srmal ullar giydiriyor ve her kpein hizmetine bir kle tahsis ediyordu. Yezd kadar olmamakla beraber dier Emev halifeleri de ava dkndler. Daha sonra hilfet makamna geen Abbsler de yrtc ku ve hayvan beslemeye balayp bu uurda byk paralar harcadlar; hatta hayvan bakclar iin maa ve arazi tahsis ettiler. Abbslerden avcla ilgi duyan ilk halife Mehddir. Onu Hrnrred, Emn, Memn ve Mutasm takip etmitir. Abbs halifeleri arasnda ava en merakl olan Mutasm idi. Dicle nehri kysnda avclk iin birka fersah uzunluunda ve at nal eklinde bir duvar yaptran halife, ava knca vahi hayvanlar bu duvara doru sryor ve sktrarak avlyordu. Halife Mutazd ise zellikle aslan avna dknd. Mstekf de ita ve doanla avlanmaya merakl olup av kular ve av hayvanlarnn bakmyla bizzat megul olurdu. lk Abbs halifeleri ava dkn olduklarndan her eit hayvan barndran zel bir hayvanat bahesi kurmulard. Abbs halifeleri ve vezirleri doan, ahin, ita ve av kpeklerini hediye olarak da kabul ederlerdi. Nitekim Taber, Bizans imparatorunun Hrnrrede yollad hediyeler arasnda on iki doan ve drt av kpeinin de bulunduunu zikreder. Ayn ekilde frenc Kraliesi Bertha, Mstekfye on kpek, yedi doan ve sekiz sakr gndermi, Amr b. Leys es-Saffr da Mutazda doan ve ita hediye etmiti. Smn Hkmdar smil b. Ahmedin ise Mutazda ita ve on bir doan yollad bilinmektedir. Baz lkeler Abbslere gndermek zorunda olduklar haracn bir ksmn av hayvanlar vererek derlerdi. Mesel Hrnrred hara olarak Ermenistandan her yl otuz, Bebr ve Taylesndan da on doan ve yirmi av kpei alrd. Abbs halifeleri ve devlet adamlar av etini ok severlerdi. Bu husus tardiyye ve urcze ad verilen iirlerde aka dile getirilir. Avlanmak iin bulutlu fakat yamursuz gnler seilir ve sabah erkenden ava klrd. Halifeler ava kmak istediklerinde emrus-sayda gerekli hazrlklarn yaplmasn emrederlerdi. O da okulara, ita, doan, ahin ve taz bakclarna, seyislere tlimat verir, onlar da av hayvanlarn ve kular yanlarna alarak ava hazrlanrlard. Av partisine halifenin aile fertleriyle yakn adamlar, klavuzlar, fakihler, hfzlar, ktipler ve hekimler katlrd. Av sahasna varlnca topluca adr kurulup eksikler tamamlanrd. ark slm dnyas gibi Marib ve Endlste de kularla yaplan avclk byk ilgi grmekteydi. Aleb Hkmdar II. Muhammed, Ebl-Garnk lakabn muhtemelen ku avlamaya olan merakndan dolay almt. Bu hkmdar avcla ylesine meraklyd ki yapt lgnca av masraflaryla hazineyi tketmiti. Hafsler de kula ava dkndler. Eb Abdullah Muhammed el-Mstansr, Ssn prensleri gibi elinde av kuu olduu halde av sahasnda dolamaktan byk bir zevkalrd. Ayn ekilde Endls Emev saraylarnda da av ileriyle grevli emrler vard. Shibl-beyzra denilen bu emrler hkmdar nezdinde nemli mevkiye sahiptiler. Baz Ftm halifelerinin de ava dkn olduklar bilinmektedir. Mesel beinci halife Azz-Billh Msrdakilerle yetinmeyip arzularn tatmin iin Sudandan av kular ve hayvanlar getirtmitir. Eyyb Hkmdar el-Melikl-Azz Osman b. Selhaddin avlanrken attan derek yaralanm ve lmt. Ayrca Kahirede bezdire (av kular satanlar) adyla bir arnn mevcut olmas, avcln Eyybler devrinde de revata olduunu gstermektedir. Savaa hazrlanmada eitici bir rol olan avclk bozkr Trk devletlerinde en nemli geleneklerden biriydi ve toplum hayat zerindeki gl tesiriyle bir din inancn ve kltn domasna sebep olmutu. Altay halk ava kmadan nce eitli ibadetler yapar, avn verimli ve baarl olmas iin gerekli btn rf kurallara riayet eder, zellikle av koruyacak olan ruha balln gstermeye alrd. ktisad gaye ile yaplan avcln din inanlarla ilgisi olmamakla birlikte vahi ku

avlarnn onlarn dininde apayr bir yeri vard. eitli gelenek ve greneklerle bir klt haline gelen avclk, devlet tekilt ve sosyal hayatta olduu gibi dil ve edebiyatta da etkili olmutur. Altay Trkleri av hayvanlarnn insanlarn dilini anladna inanrlard. Bundan dolay da gizli bir avc dili domutu. Genellikle av srasnda avlanan ku ve hayvanlarn adlar kullanlmaz, isimler tasvir karakterde kelimelerle ifade edilirdi. Eski Trklerde vahi hayvanlarn etleri yenildii gibi avlarda kullanlan ahin trnden btn kular ongun kabul edilir ve adlar zel isim olarak kullanlrd. Bu sebeple avclk Trklerde mill bir gelenek olmu ve zellikle srgn av XI. yzyldan itibaren ahslara mahsus bir hner olmaktan kp hkmdarlarn halk ve askerle birlikte yaptklar manevra mahiyetinde mill bir spor haline gelmitir. Karahanllar ve Seluklular gibi Trk devletlerinde avcln bir merasim, bir asker spor veya manevra mahiyetinde devam etmesi ve av partisinden sonra hkmdarlarn umumi ziyafetlerle (toy, len) elenceler tertip etmeleri, bu ok eski Trk geleneinin slm devirde de aynen srdrldn gstermektedir. Seluklu sultanlar ava ok meraklydlar ve bo zamanlarnda yaptklar spor ve satran karlamalar yannda avclktan da byk bir zevkalyorlard. Ayn gelenein Gazneliler, lhanllar, Anadolu Seluklular, Beylikler ve Osmanllarda da devam ettii grlmektedir. zellikle Osmanl hkmdarlar, daha kurulu yllarndan itibaren hem elence hem de sava tlimi olarak av partileri dzenlemiler, avcl mkemmel tekilt olan bir kurulu haline getirmilerdir. akrcba, ahinciba, atmacacba ve doancba gibi unvanlar olan ikr aalarnn her biri protokolde yksek birer mevkiye sahipti (bk. KR AALARI). Karahanllar devlet adamlarnn avclktaki hner ve kabiliyetlerinden vgyle sz eder ve kendilerine en kudretli hayvan adlarn lakap ve isim olarak verirlerdi. Hanlarn av srasnda kulland doanlar kuu denilen grevliler tarafndan eitilirdi. Seluklu Devletinin ilk hkmdar Turul Bey askerleriyle ava kar ve lenler tertip ederdi. Yine Sultan Melikahn ava ok dkn olduu, avlad hayvanlarn boynuzlarndan iaret kuleleri yaptrd ve gnahndan korkarak avlad her hayvan iin bir dinar sadaka verdii bilinmektedir. Irak Seluklu Sultan Mahmud yrtc kular ve av kpekleri beslerdi. Arslanah b. Turulun da ava ok merakl olduu ve hepsi altn tasmal 400 itas bulunduu bilinmektedir. Seluklu emrlerinden Barankuun bzdr lakabyla anlmas, Byk Seluklu devlet tekiltnda av ileriyle grevli bir memuriyetin mevcut olduunu gstermektedir. Sultanlarn av ilerine bakan ve Byk Seluklular devrinde bzdr denilen bu emrlerin nemli bir mevkiye sahip olduklar grlmektedir. Anadolu Seluklularnda sultann av ilerini tanzime memur olan emr-i ikrlar, nfuz ve itibar sahibi kumandanlar arasndan seilirdi. Mesel mehur Sdeddin Kpek, Sultan I. Aleddin Keykubadn, Klavuzolu Tumanbay da III. Gyseddin Keyhusrevin emr-i ikr idiler. Btn kuular emr-i ikrlarn emrindeydi ve av kularnn eitiminden ve sultanlarn av ilerinin dzenlenmesinden yine onlar sorumluydular. Bunlarn maiyetinde ayrca avla grevli nemli miktarda asker de bulunurdu; kularn bakm ise gulmlara verilmiti. Anadolu Seluklularnda emr-i ikrla tayinle ilgili bir vesikada bu grevlilerde aranan vasflar ve av srasnda dikkat edilmesi gereken hususlar saylarak emr-i ikrn bu nemli vazifede bzdrlar kulluk ve mlzemette bulundurmas, ahinleri kulara saldrtmakta ihtiyatl davranmas, srgn avnda ku ve hayvanlar

halka haline getirme zamannda cesur ve marifetli avclar hizmete sokmas ve kularn avlanma mevsiminde avclar pusuya yerletirmesi gerektii belirtilmektedir (bk. Turan, Resm Veskalar, s. 27-28) Gerek Byk Seluklu gerekse Anadolu Seluklu hkmdarlarnn sofralarndan av eti hi eksik olmazd. Nitekim Sultan Melikah ile I. Aleddin Keykubad, rivayete gre yedikleri av etinden zehirlenerek lmlerdir. II. Gyseddin Keyhusrevin av hayvanlar yannda vahi hayvanlar da besledii, hatta bunlardan birinin srmas sonucu ld nakledilmektedir. Ouzlara esir den Sultan Sencerin bir sre av seyretmek bahanesiyle kt ikrghtan karlarak kurtarlmas, Anadolu Seluklu sultanyla bar yapmak isteyen Ermeni kralnn Sultan I. zzeddin Keykvusa eitli hediyeler yannda bz (doan) ve ahin de gndermesi, Seluklu sultanlarnn avcla ve av kularna ne derece nem verdiklerini gstermektedir. Anadolu Seluklularnda ylda iki defa umumi ava klrd. Bu ava btn devlet erkn katlr ve av bir lenle sona ererdi. Moollarda Cengiz Han dneminde, bar zamanlarnda sava oyunlar yerine av partileri tertip edilirdi. Kubilay zamannda da 10.000 avcnn 500 doanla katld byk bir av dzenlenmiti. Krgzlarn Cengiz Hana beyaz bir doan gndermeleri gibi Tumanbay da timar* sahibi olabilmek umuduyla Gazan Hana eitilmi bir ahin hediye etmiti. Kaar hnedan mensuplar herhangi bir devlet veya saray merasimine katlacak yahut da bir geziye kacak olurlarsa kendilerine kolunda ahin bulunan bir ahinci refakat ederdi. Buhara Hanlnda da avclkla ilgili ilere kubegi adyla anlan bir idareci bakard. Bu makam varln 1920 ylna kadar srdrmtr. Avcln ve av kular yetitirmenin hkmdarlar nezdindeki nemi dolaysyla bu konuda pek ok kitap yazlmtr. Avcla dair ilk ilm eserler, muhtemelen mehur dilci Eb Ubeyde Mamer b. Msennnn (. 210/825 [?]) Kitbl-Bz ve Kitbl-Hammdr. Daha sonra yazlan eserlerden bazlar da unlardr: brhm el-Basr, el-Beyzere; Asma, Kitabl-Vuh; Hlidiyyn, KitbsSayd; Tabb s er-Rakk, Kitbl-Mesyd; Muhammed b. Abdullah el-Bazyr, Kitbl-Cevrih; Eb Dlef Ksm b. s, Kitbs-Silh, Kitbl-Cevrih vel-lab bih (Kitbl-Bzt vessayd); Feth b. Hkan, Kitabs-Sayd vel-crih; bnl-Mutez, Kitbl-Cevrih ves-sayd; Eb Thir-i Htn, ikrnme; Bodu b. Kutemir, el-Knnl-vdh f mulectil-cevrih, (Kprl Ktp., nr. 978). Bu kitaplardan gnmze intikal edenlerin en eskisi Kcimin (. 360/971) elMesyid vel-metrd (nr. Esad Talas, Badad 1954) adl eseriyle bundan otuz yl sonra Ftm Halifesi Azz-Billh adna, av kularna bakmakla grevli mehul bir mellif tarafndan yazlan elBeyzeredir (nr. Muhammed Krd Ali, Dmak 1953; Franszca trc. Franois Vir, Leiden 1967). Ayrca tardiyyt ad verilen iirlerde de av ve avclk konusunda aydnlatc bilgiler vardr.

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, el-Lbb, Kelbiz md.; a.mlf., el-Kmil, X, 156, 210, 213; XII, 140; Lisnl-Arab,

byzr md.; Tcl-ars, byzr md.; Seyyiddd r, Muceml-elfzil-Frsiyyetil-muarrebe, Beyrut 1980, el-bz vel-bz md.; Steingass, Dictionary, s. 145-146; Buhr, Zebih, 1-38; Mslim, Sayd, 1929-1959; Mesd, Mrcz-zeheb (Abdlhamd), I, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 301; III, 377; bnn-Nedm, Fihrist, s. 59, 130, 245, 264, 273, 321, 377; Nizmlmlk, Siysetnme (trc. M. Altay Kymen), Ankara 1982, s. 45, 106, 107, 114, 136, 163, 280; Ahbrddevletis-Selkyye (Lugal), s. 73-74; Rvend, Rhats-sudr (Ate), I, 129-130, 252, 269; Bndr, Zbdetn-Nusra (Burslan), s. 159, 162, 163, 169, 211; bn Bb, el-Evmirl-aliyye, s. 162, 168, 171, 203, 204; bn Hallikn, Vefeyt, V, 284-285; Eflk, Menkbl-rifn, II, 844846; Takprizde, Mifths-sade, I, 331; Kef-unn, I, 165; Tecrid Tercemesi, XII, 12; Hasan Enver, Istlht- Dvn-yi Devreyi Gaznev ve Selck, Tahran 1355 h./1936, s. 25-26; Osman Turan, Trkiye Seluklular Hakknda Resm Veskalar, Ankara 1958, s. 27-32; a.mlf., Seluklular Tarihi ve Trk-slm Medeniyeti, stanbul 1969, s. 2, 3, 8; a.mlf., Seluklular Zamannda Trkiye Tarihi, stanbul 1984, s. 221; a.mlf., Keyhusrev II, A, VI, 628; Ahmet Caferolu, Trklerde Av Klt ve Messesesi, TTK Bildiriler, VII (1972), I, 169-175; Cl. Cahen, Osmanllardan nce Anadoluda Trkler (trc. Yldz Moran), stanbul 1979, s. 221; Muhammed Manazr Ahsan, Social Life Under the Abbasids, London 1979, s. 203-242; a.mlf., A Note on Hunting in the Early Abbasid Period: Some evidence on expenditure and prices, JESHO, XIX/1 (1976), s. 101-105; Hitti, slm Tarihi, II, 522; VI, 376-377; Reat Gen, Karahanl Devlet Tekilt, Ankara 1981, s. 212, 229, 231; Ramazan een, Salhaddin Devrinde Eyybler Devleti, stanbul 1983, s. 215; M. Altay Kymen, Byk Seluklu mparatorluu Tarihi, Ankara 1984, II, 194, 203, 235, 546; Muhammed Ksm Mustafa, Rislett-tard li-bn Ebit-Tayyib el-Brz, MMMA (Kahire), XXI/2 (1975), s. 256-285; F. Vir , Bayzara, EI (ng.), I, 1152-1155. Abdlkerim zaydn FIKIH. Arapa karl sayd olan av, slmda belirli artlarla mubah klnmtr; bu husus kitap, snnet ve icm ile sabittir. Ancak Mekke ve Medinenin harem* snrlar ierisinde avclk yaplamaz. Gerek hac gerekse umre iin ihraml olan kimseler deniz av yapabilirlerse de kara av yapamazlar. hramdan ktnz zaman (isterseniz) avlann (el-Mide 5/2) yeti, ihramllar dndaki kimselere genel bir av izni vermektedir (av ile ilgili dier yetler: el-Mide 5/ 95, 96; ilgili hadisler: Buhr, Zebih, 2, 4; Mslim, Sayd, 2, 3, 8). Av bir mlkiyeti kazanma sebebidir; kii avlad sahipsiz hayvana ihrz* yoluyla sahip olur. slmda boazlama (tezkiye) ihtiyar ve ztrar olmak zere ikiye ayrlr. htiyar boazlama evcil bir hayvan usulne (din kaidelere) uygun bir ekilde kesmektir. Iztrar boazlama ise evcil olmayan bir hayvan silhla veya av kpei, ahin ve doan gibi eitilmi hayvanlar vastasyla avlayp ldrmektir. htiyar boazlamann mmkn olmad yerlerde ztrar boazlamaya bavurulur. Nitekim kam bir evcil hayvan yakalanamyorsa veya kuyu ve benzeri bir yere dm de kesmek iin karma imkn bulunamyorsa av aleti ile vurulabilir. Av hayvanlar eti yenenler ve yenmeyenler olmak zere ikiye ayrlr. Birincisi etini yemek, ikincisi post, krk veya baz organlarndan faydalanmak yahut zararlarndan korunmak iin avlanr. Bunun

dnda zevk ve elence iin yaplan av mekruh saylmtr. Kara avnda av etinin hell olup yenebilmesi iin avcyla, av aletiyle (silh, eitilmi av hayvan) ve avla ilgili belirli artlarn gereklemi olmas gerekir; deniz avnda ise bu artlar aranmaz. Avc ile lgili artlar. 1. Avcnn dinen hayvan kesmeye ehil bir kimse olmas gerekir. Mslmanlarn ve Ehl-i kitapn avladklar yenir, Mecslerle putperestlerin avlad yenmez. Ayrca avlanma ehliyetine sahip kiilerin, avlad yenmeyen kiilerle ortaklaa avladklar avn eti de yenmez. 2. Avc besmele ekmeyi kasten terketmi olmamal, ya silhn kullanrken veya av hayvann salarken besmele ekmi olmaldr; unutmasnn ise bir mahzuru yoktur. yet-i kermedeki, Allahn ismi zikredilmeyeni yemeyiniz (el-Enm 6/121) hkm, kastl olarak besmele ekilmeden avlanan av hayvann da iine almaktadr. Ancak filer ilgili yeti Allahtan bakas adna kesilen eklinde yorumlayarak ve ayrca konuyla ilgili baz hadislere dayanarak (bk. bn Kesr, III, 317; irbn, IV, 272) besmelenin bilerek terkedilmesi durumunda da bir mahzur olmad grndedirler. 3. Avc av niyetiyle silhn kullanmal veya av hayvann salmaldr. 4. Avc silhn attktan veya hayvann saldktan sonra baka bir ile megul olmamal, avn peinden gitmelidir. Takip etmez de av daha sonra bulacak olursa, hayvan baka bir sebepten veya yaraland halde kesilmeden lm olabilecei iin eti yenmez. Av Aletiyle lgili artlar. Av ya ok, mzrak, bak, av tfei gibi yaralayc ve ldrc bir aletle veya kpek, atmaca, ahin, doan gibi bu i iin eitilmi hayvanlarla yaplr. Kurn- Kermde eitilmi hayvanlarn yakaladklarnn yenebilecei belirtilmitir (bk. el-Mide 5/4). bn Abbasa gre buradaki hayvanlardan maksat av iin eitilmi kpekler, ita ve benzeri hayvanlarla avc kulardr. Hadislerde de avc hayvanlarn yakaladklar avn belirli artlarda yenebilecei belirtilmitir (bk. Buhr, Zebih, 2, 7, 10; Mslim, Sayd, 1, 2, 3). Avn hell olabilmesi iin bu hususta belirlenen artlar unlardr: 1. Avc hayvanlar eitilmi olmaldr. Kpek ve benzeri hayvanlarn eitilmi olmalar yakaladklar avdan yememeleriyle, kularn eitilmi olmalar da salverildikleri zaman gitmeleri, arldklarnda geri dnmeleriyle belli olur. Kpek cinsinden hayvanlarn eitilmi saylmalar iin fi ve Hanbeller sadece av yememesini deil gnderilince gitmesini, alkonunca itaat etmesini de art koarlar. Mlikler ise sadece bu son iki art ararlar. Bu hayvanlarn belirtilen artlarla ne zaman eitilmi kabul edilecekleri konusunda ise usta avclarn grlerinden istifade edilecei genellikle kabul edilmektedir. 2. Avc hayvanlarn sahipleri tarafndan av iin salverilmi olmas gerekir; salverilmeden kendiliklerinden yakaladklar avn etinin yenmedii hususunda fakihler gr birlii iindedir. Bunun dnda Hanef mezhebinde avc hayvanlarn belirli bir av iin salverilmesi art yoktur. Dier mezhebe gre ise avc avn grp belirlemeli, daha sonra hayvann salmaldr. 3. Av srasnda avc hayvana eitilmemi baka bir hayvan ortak olmamaldr. Eitilmemi hayvan av kendisi iin tutar ve yer. Bu bakmdan onun tek bana yakalad av yenmedii gibi ortak olduu av da yenmez. Hz. Peygamber, Kpeimi yollar, yanna vardmda onunla birlikte baka bir kpek daha bulursam ne yapaym? diye soran Ad b. Htime, O avdan yeme; nk sen yalnz kendi kpein iin besmele ektin, bakasnn kpei iin ekmedin buyurmutur (Buhr, Zebih, 2; Mslim, Sayd, 3, 4, 5). Birka avc kpein birlikte avladklar hayvann yenmesinde ise bir mahzur yoktur. 4. Avc hayvann avn, kann aktarak ldrmesi gerekir. Avn boar veya arlyla ezerek ldrrse, fkhlarn ounluuna gre bu av yenmez. filere gre ise avc hayvan avn arlyla ezip ldrse de eti yenir. 5. Kpek vb. avc hayvanlarn yakaladklar avdan yememeleri gerekir. Bu onlarn eitilmi olduklarnn iaretidir.

Hads-i erifte, (Kpek tuttuu avdan yerse) bu durumda ondan sen yeme. nk o av senin iin tutmam, kendisi iin tutmutur buyurulmaktadr (Buhr, Zebih, 2; Mslim, Sayd, 2, 3). Avc kulara gelince, onlar avladklarndan yeseler de bir mahzuru yoktur. Mliklerdeki hkim gre gre ise av kpei avndan yese de yemese de avlad yenir. 6. Avda kullanlan silhlarn kesici, delici cinsten olmas lzmdr. Sopa ve ta gibi darbeyle hayvan ldren, yara amayan silhlarla av yaplmaz. Bu artlar, avn avc hayvan tarafndan ldrlmesi durumunda aranmaktadr. Avcnn ava lmeden nce yetimesi ve onu usulne uygun olarak kesmesi halinde ise bu gibi artlar aranmaz. Av Hayvan ile lgili artlar. 1. Avn eti yenen bir hayvan olmas gerekir. Haneflere gre, kpek diiyle avn paralayan vahi hayvanlar, trnakl ve peneli yrtc kular, yaratltan iren bulunan fare, ylan, kurbaa cinsinden hayvanlar ve haereleri, balk dndaki deniz hayvanlarn yemek haramdr. Ancak baka bir ekilde bunlardan istifade sz konusu ise bu durumda avlanmalarnda bir mahzur yoktur. Mliklere gre btn deniz hayvanlarnn, fi ve Hanbellere gre ise kurbaa dndaki deniz hayvanlarnn etleri yenebilir (bk. HAYVAN). 2. Av hayvannn evcil bir hayvan olmamas gerekir. Evcil hayvanlar iin avlanmak sz konusu deildir, onlar din esaslara uygun olarak kesilir. Yalnz yukarda belirtildii gibi evcil bir hayvan kaar da btn gayretlere ramen yakalanamazsa veya bir kuyuya der ve karlamazsa silhla ldrlebilir. nk bu durumda ihtiyar boazlama imknsz hale gelmi demektir. Buna karlk geyik vb. hayvanlar da ehlletirilmilerse artk av yoluyla ldrlemezler. 3. Yaralanan av hayvannn kesilmeden nce lmesi durumunda lmnn sebebi ald yara olmaldr. Bu yzden deil de baka sebeple lrse eti yenmez. Yaralandktan sonra suya derek boulan veya bir yamatan yuvarlanarak len hayvann durumu da ayndr. Vurulan hayvan dorudan yere der de bu sadme sebebiyle lrse bu durumda eti yenir, zira bundan saknmak mmkn deildir. 4. Av hayvan yaral olarak ele geirilir ve kesme imkn da olursa usulne uygun olarak kesilmelidir. Bu imkn varken avcnn kusuru yznden kesilmezse eti yenmez. Sa olarak ele geirilmekle birlikte bu srada can ekimekte ise ayrca kesilmesi gerekmez. Hanefler, alm olduu yara ile yarm gn veya daha fazla yaayacak durumda olan hayvann kesilmesi gerektii grndedirler. nk bu durumda ihtiyar boazlama imkn vardr. Iztrar boazlama ise ancak ihtiyar boazlamann mmkn olmad durumlarda geerlidir.

BBLYOGRAFYA

Buhr, ebih, 2, 4, 7, 10; Mslim, Sayd, 1, 2, 3, 4, 5, 8; Cesss, Ahkml-Kurn, II, 315; Serahs, el-Mebst, XI, 220-224, 236, 240, 241, 243, 244, 253; bn Rd, Bidyetl-mctehid, Kahire, ts. (el-Mektebett-Ticriyyetl-kbr), I, 389 vd.; bn Kudme, el-Mugn, Riyad 1401/1981, III, 506, 507; VIII, 540, 546-552, 554, 556, 558, 562, 575, 576, 596; Mevsl, el-tiyr, V, 4, 5, 9, 10; bn Kesr, Tefsr, III, 317; irbn, Mugnil-muhtc, Kahire 1958 Dmak, ts. (Drl-Fikr), IV, 272; bnl-Hmm, Fethul-kadr, Kahire 1389/1970, X, 110 vd.; Buht, Kefl-kn, VI, 213 vd.

Mehmet ener

AVL
l isnadla rivayet edilen hadisleri toplayan kitap tr. Avl, liye kelimesinin oulu olup bir eyin st taraf, mzran yardan yukar ksm anlamna gelmektedir. Medinenin dousunda bulunan 2-3 mil uzaklktaki kylere de liye denmektedir (bk. Eb Dvd, Salt, 5). Hadislerin en eski rivayetlerine (l isnad) sahip olma arzusu daha sahbe dneminde balamtr (Hatb, II, 223). Muhaddislerin byk ilgisini eken l isnadl hadisleri, konularn dikkate almakszn mstakil kitaplarda toplamay hedef alan avl kitaplar erken bir devirde telif edilmeye balanmtr. Him b. Urvenin kaleme ald el-Avl min hadsi Him b. mer (Zhiriyye Ktp., nr. 61), bilindii kadaryla bu nevin ilk mahsuldr. Avllerin telif tarzlar ve hedefleri arasnda baz farkllklar mevcuttur. Bunlar yle sralamak mmkndr: 1. Bir hadisi esas alp o hadisin l isnadl rivayetlerini toplayanlar. Him b. Urvenin ad geen el-Avlsi bunun bir rneini tekil eder. 2. Bir hadis imamnn l isnadl hadislerini toplayanlar. Eyyb b. Abdullah elFirebrnin, Buhrnin l isnadl hadislerini toplad el-Avlis-sh (Zhiriyye Ktp., nr. 70/ 4) ile bn Hacer elAskalnnin Avl mm Mslimi (nr. Muhammed el-Meczb, Tunus 1973; Kemal Ysuf el-Hut, Beyrut 1985) bu trn rneklerindendir. 3. Herhangi bir hadis imamn esas almakszn l isnadl hadisleri toplayanlar. Eb Zekeriyy el-Mzekknin el-Avlsi (Zhiriyye Ktp., nr. 40/8) bu trdendir. 4. Hadis rvilerinden belli bir tabakann l isnadl hadislerini toplayanlar. Eb Ms el-Mednnin Avlit-tbini byledir. 5. Krk hadisten meydana gelen avller. brhim b. Hasan el-Krdnin Cenhun-nech bil-avlis-sh (Kprl Ktp., nr. 297/1) bu tre rnek tekil eder. Adlar avl olmamakla beraber senedlerindeki rvi saysna gre sniyyt, slsiyyt, rubiyyt..., uriyyt gibi isimler alan eserler de l isnadl hadisleri toplamak maksadyla kaleme alnmtr.

BBLYOGRAFYA

Kmus Tercmesi, aly md.; Wensinck, Mucem, aly, avl md.leri; Eb Dvd, Salt, 5; Hatb, el-Cmili-alkr-rv ve dbis-smi, Riyad 1402/1982, II, 223; Kef-unn, I, 1178-1179; Serks, Mucem, I, 153; Kettn, er-Risletl-mstetrafe, s. 164-165; Abdlhay elKettn, Fihrisl-fehris, II, 869; Tecrid Tercemesi, I, 191; Sezgin, GAS, I, 89, 126, 227; a.mlf., Buhrnin Kaynaklar, stanbul 1956, s. 306; Kehhle, Muceml-mellifn, XI, 76; kir Mahmd Abdlmnim, bn Hacer elAskaln, Badad 1978, I, 389-390; Mneccd, Mucem, IV, 18. Ahmet Ycel

AVLM
(bk. LEM).

AVAM
nan ve ibadetleri genellikle taklide dayanan, dinin ekil ve merasimlerinin tesine geemeyenler iin kullanlan bir tasavvuf terimi. Szlkte halk, sradan insanlar anlamna gelen avam lim, filozof ve mutasavvf, hatta idareci gibi zmrelerin kendilerinden olmayan ounluk iin kullandklar bir terim olmutur. Kart havas*tr. Avam-havas ayrmna en ok yer veren mutasavvflara gre avam, genellikle amel ve nazar bakmdan eriatn zhirine, ibadetlerin ekl erkn ve merasimlerine nem verir. Bundan dolay mutasavvflar, rsm ulems diye adlandrdklar eriat limlerini de ounlukla avamdan saymlardr. Onlara gre avamn din faaliyetlerinde temel motif, ruh ycelme yerine cennet midi ve cehennem korkusu gibi hiss talep ve kayglardr. Avam her ne kadar eriatn zhir hkmlerine ve temel fkh kaidelerine riayet ederse de ruh ycelme ve Allaha yaknlama gibi yksek hedeflerden ziyade dnya ve hiret nimetlerinden faydalanma eilimindedir. Bu sebeple sfler avamn tevekkl ile havvassn tevekkl arasnda kesin bir fark grrler (Serrc, s. 78-79; Gazzl, hy, IV, 247, 261). Eyann hakikatini d tezahrlerde arayan avamn, gerek Kurn- Kermin gerekse tabiat kitabnn d ifade ve grnlerinin arkasndaki srlar mahede* ve mkefe* gibi bir kaygs yoktur. Havassn nefis tasfiyesini, hallerini ve makamlarn yaamad iin derun tecrbe, sezgi gc ve zevk yoluyla ulalan yksek hakikatleri kefetmekten cizdir. Esasen Gazzl ve daha birok mutasavvflara, hatta filozoflara gre avam ftr yaps itibariyle de havassn zek ve sezgisinden mahrumdur. Bundan dolay Snn izgiyi takip eden sflerle bu izgiden az veya ok ayrlan sfler, havassn zelliklerinde farkl dnmekle birlikte, avamn en iyilerine bile havassa gre ikinci derecede kymet vermilerdir. Hatta mutedil mutasavvflar bile aktan, derun zevkten habersiz, ahlk arnma ve ycelme cehdi gstermeyen fakih ve kelmclar da avamdan saymlardr. Cneyd-i Badd, Gazzl, bnl-Arab gibi nl mutavassflara gre kelm erefli bir ilimdir, fakat insanlarn pek aznn bu ilme ihtiyac vardr. Gazzl, her beldede sadece kelm ilmiyle megul olacak birinin bulunmasn gerekli grr (hy, I, 99). Kelmclar, istidll ve burhana dayanan metotlaryla ancak avamn tevhidine, baka bir tabirle itikad tevhidine ulaabilirler. riflerin ulat tevhid ise havassn tevhidi yani hd tevhididir (Serrc, s. 409). Gazzl avamn tevhidini l ilhe illallah, havassn tevhidini de l ilhe ill h szleriyle ifade eder (Miktl-envr, s. 60-62). Birinci tevhidde Allahn varl karsnda eylere de gerek varlk tanyan avamn, sath bilgisi, ikinci tevhidde ise eylere gerek ve mstakil varlk tanmayan, onlar tek hakikat olan nurlarn nurundan tecelller sayan havassn bilgisi ifade edilmitir. er hkmler genele ait hkmler olup peygamberler de dahil herkes bunlara uymak zorundadr. Ancak mutasavvflara gre Hz. Peygamberin genel tavr yannda bir de zel halleri vardr. O birinci durumu itibariyle avama, ikinci durumu itibariyle havassa rnektir. Sfler onun bu zel hallerinin genel hallerinden stn olduuna inanrlar. Bylece sfler ilk dnemlerden itibaren mslmanlar avam ve havas diye ikiye, bazan da avam, havas ve havssl-havs eklinde e ayrmlardr (Gazzl, Miktl-envr, s. 41, 92). Bu tabakalarn en aasnda bulunan avam, din hkmleri ciz

olup olmamas asndan deerlendirir ve tevil yoluyla ruhsat* imkn arar. Havas (veya evst), ruhsattan ok azmet*e arlk verir. Havssl-havs (rifler) ise din hkmleri tekilerin sezemedii btn incelikleriyle en iyi ekilde anlar ve uygular. Avamn din bilgileriyle havassn bilgileri arasnda daima fark vardr; hatta bazan zddyet bulunur. Rivayete gre Znnn el-Msr defa mnev sefer yapm ve her seferinde ayr ilimle dnm; ilkini (avamn bilgisi) herkes kabul etmi, ikincisini (havassn bilgisi) avam reddetmi, ncsn ise (havssl-havssn bilgisi) iki zmre de reddetmitir. Sflere gre Cneyd-i Baddnin tasavvufu kilitli kaplar ardnda anlatmas, enel-Hak diyen Hallcn idam edilmesi, avamn havassa ait bilgileri kavrayamamasndan ileri gelmitir. badette ekilden ziyade niyet ve ihlsa nem vermek, nefis tezkiyesini ve ahlk kemali hedef edinmek, az ok farkl metotlarla da olsa mutlak hakikat arama ve bulma akna sahip olmak noktalarnda mutasavvflarla slm filozoflar arasnda gze arpan yaknlk, avam-havas ayrmnda da kendini gsterir. slm felsefesinde, dinin itikad, amel ve dier sahalaryla ilgili tlimatn taklit yoluyla benimseyen, naslarla bildirilen mlumat akl szgecinden geirmeden kabul eden mslmanlara avam, bilgi ve inan konularn akl delillere dayandranlara da havas denilmitir. bn Miskeveyhe gre havass avamdan ayran ey felsefe sevgisidir (Tehzbl-alk, s. 83). Frbnin zayf ruhlar dedii avam, yaratllar itibariyle btn msbet faaliyetleri bir arada ve eksiksiz yrtme kapasitesinden yoksundur. Bu sebeple bn Sn avam yeteneksiz (ebleh) nefisler eklinde vasflandrr. Kendi asl cevherlerine uygun saadete itiyak duymayan bu nefisler, feyiz ve ilham mertebesine ykselen, ulv lem veya faal akl ile ittisl* kuran kuts ve temiz nefislerden daha aa bir mertebededir. Dolaysyla avam ile havassn saadeti de bedbahtl da (ekvet) birbirinden farkldr.

BBLYOGRAFYA

Resil vnis-saf, Beyrut 1376-77/ 1957, III, 511-512; Serrc, el-Lma, s. 78-79, 409; Slem, Tabakt, s. 71, 263; bn Miskeveyh, Tehzbl-alk, [bask yeri yok] 1328, s. 83; bn Sn, e-if, II, 427-432; Hcvr, Kefl-mahcb (nr. . Abdlhd Kndl), Kahire 1974-75, I, 226, 245; II, 541, 569; Gazzl, hy, I, 99; IV, 247, 261; a.mlf., Miktl-envr (nr. Ebl-Al Afff), Kahire 1964, s. 41, 60-62, 92; bnl-Arab, el-Ftht, I, 148, 154-156, 161; brhim Medkr, FilFelsefetil-slmiyye, Kahire 1983, I, 37-38; II, 72, 84. Sleyman Uluda

AVML
(bk. el-Avmill-mie).

el-Avmill-mie
Arapada kelimelerin irabna tesir eden millerin zeti mahiyetindeki kitaplara verilen genel ad. Avmil mil kelimesinin oulu olup Arapada terkip ve cmle ierisindeki kelimelerin irabna tesir eden unsurlar demektir. 100 mil anlamna gelen el-Avmill-mie ifadesi, zamanla, nahiv konularn mil-mmul esasna gre tasnif ederek ksaca inceleyen kitap trnn ad olmutur. Nahiv ilminin zn oluturan mil-mmul mnasebeti zerine, Emevler devrinden itibaren, elAvmil, el-Avmill-mie, Mietmil, Avmill-irb, el-Mutasar (fin-nahv), elMukaddime (fin-nahv) adlaryla kk apta birok kitap yazlmtr. Nahiv muhtasarlar serisinin ilk eseri olan el-Avmil (fin-nahv), Hall b. Ahmede (. 170/786) nisbet edilmitir. Yine Kisnin Riyye diye bilinen ayn addaki manzum rislesi, Eb Ali el-Frisnin el-Avmil(lmie) veya Mutasaru Avmilil-irb adl eseri (GAS, IX, 107) bu trn ilk mahsullerinden saylr. Bunlardan sonra ise Abdlkhir el-Crcnnin byk bir hrete sahip olan el-Avmill-miesi gelir. Ayrca Ali el-Kayrevn, Feyz-i Kn, Sirceddin Muhammed b. Ysuf el-Herev ve Muhsin el-Kazvnye de el-Avmil (fin-nahv) adl eserler nisbet edilmektedir. Osmanl medreselerinde asrlarca okutulan Birgivnin el-Avmili ile Crcnnin ayn adl eseri bu trn en yaygn iki kitab olduundan, Crcnnin eserine el-Avmill-atk, Birgivninkine de el-Avmill-cedd denilegelmitir. Ancak bu iki nl muhtasar arasnda millerin says ve ele aln tarzlar bakmndan esasl farklar bulunmaktadr. Crcn el-Avmilinde, el-Avmill-mie veya Miet mil adna sdk kalarak 100 milden sz etmi olmakla beraber, gerek bu sayy bulmak gerekse milleri bu rakamda dondurmak hususunda zorland grlmektedir. Eserde miller lfz ve mnev olmak zere iki ana gruba blndkten sonra lfz miller kyas ve sem diye ikiye ayrlm; semler (on nevi halinde) doksan bir, kyasler yedi, mnevler iki olmak zere toplam 100 mil saylmtr. Birgiv ise bu taksimi altm mil, otuz mmul, on amel (irab, almet) eklinde yaparak sayy 100e tamamlamtr. Her ne kadar eserin ad el-Avmil ise de ihtiva ettii konular sadece millerden ibaret olmayp mmuller ve irab almetleri de ayr ayr balklar halinde ele alnp incelenmitir. Bu iki nl eserin en belirgin zellikleri, Crcnnin telif ettii el-Avmilin son derece veciz ve ihatal, Birgivnin eserinin ise daha pratik, tasnifi daha mantkl ve sade olmasdr. Crcnnin el-Avmili Anadolunun dou ve gneydousunda, Arap leminde, randa, Hindistan ve Pakistanda, Birgivninki ise Anadolunun dier yrelerinde ve Balkanlarda asrlarca medreselerde ders kitab olarak okutulmutur. Her iki eser nahiv klasikleri arasnda hakl bir hrete sahip olmutur. Birgivnin el-Avmili, ayn mellifin zhr (ul-esrr) ve bnl-Hcibin elKfiyesi, Nahiv Cmlesi veya Nahiv Mecmuas adyla bir arada baslarak yz yllarca medreselerde okutulmutur. Birgivnin el-Avmili, zhr adl eserinin bir zeti mahiyetinde olup konular ayn ana balklar altnda ve ayn metotla ele alnmtr. Bu iki eser zerine Trk, Hintli ve ranl birok gramer limi tarafndan erh, hiye ve talik

nevinden eserler yazlm, kolay ezberlenmeleri iin manzum hale getirilmi, irablar incelenmi, Trkeye ve Farsaya tercme edilerek yaymlanmtr. Crcnnin kaleme ald el-Avmilin Sleymaniye Ktphanesinin muhtelif blmlerinde 125 yazma nshasnn bulunmas, Trkiyede esere verilen nemi gstermektedir. Ayrca eser, sadece metin veya bir erhiyle birlikte stanbul, Hindistan, Msr (Kahire, Bulak), Mekke ve randa defalarca baslmtr. Ayn ekilde Birgivnin el-Avmili de sadece metin veya el-Kfiye ve zhr ile beraber, yahut bir erhi ya da hiyesiyle birlikte, en ok stanbulda olmak zere Kahire, Bulak, Dmak ve Hindistanda birok defa baslm, ayrca baz Osmanl limleri tarafndan Trkeye tercme edilmitir. Bu tercmelerin de ou baslmtr.

BBLYOGRAFYA

Abdlkhir el-Crcn, el-Avmill-mie, Bulak 1247; bn Hallikn, Vefeyt, II, 246; Birgiv, elAvmil, stanbul 1325; Kef-unn, II, 1179; Tehnev, Kef, II, 1045-1046; Osmanl Mellifleri, I, 216, 241, 255, 384, 405; Serks, Mucem, I, 611, 681; Brockelmann, GAL, I, 341-342; II, 585-586; Suppl., I, 503; II, 585, 921, 924; Sezgin, GAS, IX, 1, 2, 48, 107; Ahmet Turan Aslan, mam Birgiv ve Arapa Tedrisatndaki Yeri (doktora tezi, 1981), M lhiyat Fak., s. 213-230; Baheddin Abdlvehhb Abdurrahman, el-Avmill-mie... tahkkul-Bedrv Zehrn, tahkk em tahrf ve telfk,?, leml-ktb, VII/4, Riyad 1986, s. 474-478. smail Durmu

AVNE b. HAKEM
Ebl-Hakem Avne b. Hakem b. Avne el-Kelb el-Kf (. 147/764 [?]) Ensb limi ve Emev devri tarihisi. 109 (727) ylnda bir sre Horasan valiliine veklet eden ve daha sonra da Sind valisi olan Hakem b. Avnenin oludur. Doum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Muhtemelen 90 (709) ylndan nce Kfede domutur. Kelb kabilesine mensup olduuna dair rivayetler yannda bunun sonradan uydurulduunu ileri srenler de vardr. Doutan m olan Avnenin hayat hakknda fazla bilgi bulunmamaktadr. bnn-Nedme gre 147 (764), Medinye gre ise 158 (775) ylnda vefat etmitir. Arap iiri ve ensb*yla Emevlerin ilk dnemi hakknda geni bilgiye sahip olan Avne slm devirde kitabna tarih adn veren ilk melliftir. Avne b. Hakemin kaynaklarda zikredilen, ancak gnmze ulamayan iki eseri vardr. 1. KitbtTr. Hicr I. yzylda meydana gelen olaylara ayrlan eser, yaplan nakiller dikkate alnrsa, drt halife dnemini, irtidad hareketleri, fetihler, Hz. Ali-Muviye mcadelesi, Hz. Hasann halifelikten feragat etmesi ve Abdlmelik b. Mervn devri sonuna kadar Irak ve Suriyede vuku bulan olaylar ihtiva etmektedir. 2. Sret Muviye ve Ben meyye. slm dnyasnda bir halife ve hnedan hakknda kaleme alnm ilk kitap olmas bakmndan ayr bir nemi vardr. Mellif bu eserinde kronolojik sray takip ederek Emev halifelerine dair bilgi verir. Her iki eser de iirden ve hikye slbundan arnmam olmakla beraber slm tarih yazclnn gelimesinde nemli bir merhale tekil eder. Ayn zamanda bu iki eser bnl-Kelb, Asma, Heysem b. Ad, Ziyd b. Abdullah elBekk, Medin, Belzr ve Taber gibi tarihilere kaynak olmutur. Emevler hakknda verdii bilgilerde, Kelb kabilesi mensuplaryla, olaylar bizzat grm kiilerden veya onlarn yaknlarndan duyduu rivayetlere istinat etmi olmas eserlerine ayr bir deer kazandrmaktadr. Ancak olaylar anlatrken ok defa Emevler lehindeki Suriye kaynakl rivayetlere arlk verdii grlmektedir. Bu yzden Emev taraftar olmak ve onlarn lehinde haber uydurmakla itham edilmitir. Bununla beraber ondan yaplan nakillerde zaman zaman Emev aleyhtar Irak ve Medine meneli rivayetlere de rastlanmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Belzr, Ensb, IV/1, bk. ndeks; a.mlf., Ft (Mneccid) bk. ndeks; Taber, Tr (de Goeje), I-II, bk. ndeks; bnn-Nedm, el-Fihrist, Kahire 1348, s. 140; Ykt, Muceml-deb, XVI, 134-139; bnl-Kft, nbhr-ruvt, II, 361-363; Zeheb, Almn-nbel, VII, 201; Safed, Nektl-

himyn f nketil-umyn (nr. Ahmed Zeki), Kahire 1329/1911, s. 222-223; bn Hacer, LisnlMzn, Beyrut 1971, IV, 386; bnl-md, ezert, I, 243; Hediyyetl-rifn, I, 804; Hseyin Nassr, Neett-tedvnit-tr indel-Arab, Kahire, ts. (Mektebetn-Nehdatil-Msriyye), s. 60-63; F. Rosenthal, A History of Muslim Historiography, Leiden 1968, s. 73, 89, 104; Abdlazz edDr, Bahsn f neetiilmit-tr indel-Arab, Beyrut 1960, s. 36-37, 50, 121, 122, 133; Zirikl, el-Alm, V, 272; Kehhle, Muceml-mellifn, VIII, 14; Sezgin, GAS (Ar.), I/2, s. 127; kir Mustafa, et-Trul-Arab vel-merrin, Beyrut 1983, I, 128, 179-180; Saleh elAli, Awna b. al-Hakam al-Kalb, EI (Fr.), I, 782-783. Mustafa Fayda

AVRIZ
Ehliyeti ortadan kaldran veya daraltan sebepler mnasna bir fkh terimi. rz ve rzann oulu olan avrz, szlkte sonradan olan, sonradan ortaya kan ey demektir. Fkh usul asndan avrz, ehliyet*i ortadan kaldran veya daraltan sebepleri ifade eder. Bu sebepler normal olarak kiide bulunmayan, ancak sonradan ortaya kan birtakm durumlardr. Bunlara ehliyet rzalar (avrz- ehliyyet) veya ehliyet fetleri denir (bk. FET). Oru bozmay veya tutmamay mubah klan zrlere de avrz- mbha denilir (bk. ORU). Ehliyet rzalar esas itibariyle akl hastal (cnn), bunama (ateh), uyku, baygnlk, lmle sonulanan hastalk (maraz- mevt), sarholuk, sefeh, borluluk, ifls ve klelikten ibarettir. Fkh usul kitaplarnda bunlara yolculuk, ocukluk, hayz ve nifas hali, cehalet, unutma, hata, zor altnda braklma (ikrah) ve aka (hezl) eklenirse de bunlar gerekte ehliyet rzalar deildir. ocukluk sadece baz kimselerde bulunan veya kiiye sonradan rz olan bir hal deil, herkesin geirdii tabii bir durumdur. Ehliyeti daraltc veya ortadan kaldrc bir tesiri sz konusu ise de bir ehliyet rzas deildir; tabii bir ehliyetsizlik veya eksik ehliyet halidir. Unutma, hayz ve nifas, yolculuk, cehalet, hata, ikrah ve hezle gelince, bunlar da esasen bir ehliyet rzas deildir. Sadece belirli hallerde dinhukuk hkmlerin kiiler veya hukuk tasarruflar zerine terettp etmemesi iin birer zr tekil ederler. Bunun iin de her birinin kendisine has artlar vardr. Ehliyet rzalar semav ve mktesep olmak zere iki ksma ayrlr. Semav olanlar meydana gelilerinde kiilerin rol bulunmayan rzalardr: akl hastal, bunama, unutma, uyku, baylma, klelik ve lmle sonulanan hastalk gibi. Mktesep rzalarn meydana gelilerinde ise kiilerin belirli bir rol vardr: sarholuk, sefeh, borluluk ve ifls gibi. Ehliyeti daraltan veya ortadan kaldran rzalar, netice itibariyle ed (fiil) ehliyetine ait rzalardr. nk bunlar kiinin ya satm, kira, hibe, vakf gibi hukuk ilemlerine belirli snrlamalar ge tirirler veya onu namaz, oru, hac gibi din mkellefiyetlerden muaf klarlar. Fakat kiinin leh ve aleyhinde birtakm hak ve sorumluluklarn domasna engel olmazlar. Dolaysyla bu rzalar sebebiyle ehliyetsiz veya eksik ehliyetli saylanlar (akl hastalar, mtuh, sefih vb.) miras olabilirler, kendilerine vasiyet yaplabilir, lehlerine vakf kurulabilir, kendileri iin satn alnan mallarn mlkiyetini kazanrlar. Ayn ekilde aleyhlerinde birtakm borlar da sabit olur. Kanun temsilcileri olan vel veya vaslerinin onlar adna yapabildikleri sat vb. hukuk muamelelerden doan borlar, ayrca nafaka nevinden olan borlar haklarnda sabit olur. Haksz fiilleriyle bir kimsenin malna zarar verirlerse tazmin etmek zorundadrlar. Zira klelik bir tarafa braklacak olursa bu ehliyet rzalarn tayanlar tam bir vcb (hak) ehliyetine sahiptirler. u halde bu rzalarn etkisi sadece ed (fiil) ehliyetiyle ilgilidir. Ehliyet rzalarnn bir ksm var olularyla kiiyi kstl (mahcr) klarlar; ayrca mahkeme kararna ihtiya yoktur. Akl hastal, bunama (Mecelle, md. 957) ve lmle sonulanan hastalk byledir. Bir ksm ise kendiliinden kstlamaz, bunun iin mahkeme kararna ihtiya vardr: sefeh ve borlu

olmak gibi (Mecelle, md. 958-959). Ehliyet rzalar ve dourduklar hukuk neticeler iin (bk. ATEH; BAYGINLIK; CNN; FLS; KLE; MARAZ- MEVT; SARHOLUK; SEFEH; UYKU).

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, arz md.; et-Tarft, arz md.; M. Eb Zehre, Usll-fkh, Kahire, ts., s. 268-289; Zerk, el-Fkhl-slm, II, 799-803; M. Hudar Bey, Usll-fkh, Kahire 1969, s. 94-110; Mecelle, md. 957, 958-959; Abdlkerm Zeydan, el-Medal, Badad 1976, s. 316-334; Ali Himmet [Berki], rz, rza, TA, I, 521-528. Mehmet kif Aydn

AVRIZ
Osmanl maliyesinde bir vergi terimi. Szlkte sonradan meydana gelen, asl ve sabit olann zdd gibi mnalar bulunan avrzn Osmanl maliyesinde, vergi ve bte terimi olarak birbirine bal anlamlar vardr. Osmanllarda vergi ve nfus tesbitleri aile (hne) saymna dayanr, saymlarda da vergi verebilecek durumda olan nfus esas kabul edilirdi. Bu sebeple sadece aile reisleri ve ailelerin kazan salayabilecek durumda olan erkek fertleri saylr, bu sonuncular mcerred (bekr) olarak gsterilirdi. Osmanl tahrir defterlerinde nfus, avrz hnesi ve hne-i gayr ezavrz olarak ikiye ayrlrd. Avrz hneleri, vergilendirilebilir yahut fiilen vergilendirilmi olan hneleri gsterirdi. Dieri ise derbend*cilik, tuzculuk, madencilik, celeplik, ahincilik gibi belirli bir hizmetle ykml olanlar; kad, nib, sipahi, muhassl, mderris gibi resm grevlileri; imam, hatip, mezzin, zviyedar, eyh, seyyid gibi din adamlarn; krlk, delilik, dknlk gibi beden sakatlklar olan kimseleri iine almakta olup vergilerin tamamndan veya bir ksmndan muafiyeti ifade ederdi. Muafiyet sebebi olan hizmetlerin ou avrz- dvniyye ve teklf*-i rfiyyeden saylan ykmllklerdendi. Belirli bir hizmetle mkellef olana ayrca baka bir hizmet yklenemezdi. Mesel tuzcuya tersanede dlgerlik, devlete ait inaatlarda ustalk mecburiyeti konmazd. Saraya ahin, atmaca gibi avc kular yetitirip getirenler, bunlarn yuvalarn bekleyenler, r, cizye gibi er vergiler yannda ispene, koyun resmi, gerdek resmi, gmrk resmi gibi rf vergiler, angarya hizmetler, teklf-i kka ile devlete arpa, buday, kereste vermek gibi avrz mahiyetindeki vergilerden muaf tutulurlard. Ftih Sultan Mehmed tarafndan Balyabadra ehir halkna, ehrin etrafndaki surlar yapmak ve onarmak karlnda muafnme verilmiti. Bunlar bu muafnme ile avrz- dvniyye ve teklf-i rfiyyeden, oullarnn yenieri olarak alnmasndan, srgn edilmekten, suba ve muhtesibin mdahalelerinden, beyleri ve sipahileri arlamaktan, kadlarn kendilerine bavurmakszn miraslarn taksim etmesinden, ekinlerine ve balarna hayvan salnmasndan korunmulard. Ayrca dier vergileri de indirilmiti. Avrz hnelerinden 70 ake alnrken muaf olanlar sadece 30 ake avrz vergisi vermekteydi. Kazaya tbi kylerin halk avrz bedelini 300 ake olarak demekte idi. Vergi terimi olarak ise, yerine ve vergisine gre, saym birimi olan gerek avrz hnesinin drt il elli hnesi bir avrz hnesini oluturuyordu. Donanma iin kreki istendii zaman elli hne bana bir kreki karlyordu. Dier hneler de kardklar krekinin harln verirlerdi. Kreki ihtiyac karlandktan sonra kreki yerine bedel olarak para istenebilirdi. Avrz ad altnda toplanan vergide ise drt be gerek hne bir avrz hnesi saylrd. Bunlar avrz hnelerine datlan vergiyi kendi aralarnda paylarlar ve derlerdi. Ayrca bedel-i mkr, bedel-i timr, nzl, srsat asl avrz yahut avrz tipi vergi eitlerindendi. Osmanl btelerinde ise avrz dzenli olmayan gelirlerin (vridt- gayr- mukarrere) balcalarn tekil etmekteydi. Bu tip vergilerin ou avrz ad altnda tahsil edilir ve baz tahsil fermanlarnda bedel-i avrz olarak da geerdi. Avrz nakit olarak alnr, nzl ve srsat ise buday, un, ya eklinde ayn olarak tahsil edilirdi. Avrz vergisi fevkalde vergilerdendi ve genellikle sava

zamanlarnda ihtiya duyulduu takdirde toplanrd. Fakat ardarda yaplan savalar bu vergiyi de normal vergiler haline getirmitir. 828 milyon akelik 1692 yl btesinde avrz vergisinin pay 188 milyon ake idi. Milyar aan 1715 btesinde ise bunun pay 134 milyona kadar dt. Bu srada tahsil edilen imdd- seferiyye vergisi bu payn dmesinde rol oynam olmaldr. Avrz vergisi Tanzimatla birlikte kaldrlmtr. Baz hayr sahipleri tarafndan kendi mahalleleri halkn bu vergi yknden kurtarmak iin avrz vakflar kurulmutur. Vakf gelirleri avrza tahsis edilir, gelir yetmedii zaman verginin geri kalan ksmn mahalle halk kendi aralarnda paylaarak derlerdi. Vergi konmad zamanlar ise vakfn geliri kamu yararna kullanlrd. Avrz vergisinin kaldrlmas ile vakfn geliri mahalle ihtiyalar iin kullanlmaya devam etmi, nihayet 1930da bu da belediyelere devredilmitir (daha geni bilgi iin bk. AVRIZ VAKFI).

BBLYOGRAFYA

Balyabadra Kad Sicili, Bibliothque Nationale, Suppl., Turc., nr. 69; Lutfi Paa, safnme, stanbul 1326, s. 24; Mustafa Nri Paa, Netyicl-vukt, stanbul 1327, I, 66; II, 101; Abdurrahman Vefik, Teklif Kavidi, stanbul 1328-30, s. 69-99, 182, 295; Osman Nuri Ergin, Trkiyede ehirciliin Tarihi nkif, stanbul 1936, s. 27, 108; B. Mc. Gowan, Osmanl Avrz-Nzl Teekkl, 16001830, TTK Bildiriler, VIII (1981), II, 1327-1391; Ahmet Tabakolu, Gerileme Dnemine Girerken Osmanl Mliyesi, stanbul 1985, s. 153-161; Nejat Gyn, Hne Deyimi Hakknda, TD, sy. 32 (1979), s. 331-348; mer Ltfi Barkan, Avrz, A, II, 13-19. Halil Sahilliolu

AVRIZ VAKFI
Bir ky veya mahalle halknn demekte glk ektikleri avrz, kreki bedeli ve dier ihtiyalarna sarfedilmek zere kurulmu olan akar ve para vakf. Osmanllarda rf vergiler (teklf*-i rfiyye), balangta ndiren ve ok czi miktarlarda toplanrken giderek ihtiyalarn artmas ve devlet hazinesinin bunlar karlayamaz hale gelmesi zerine daha sk aralklarla ve artan miktarlarda toplanr olmutu. Bu vergileri demekte glk eken fakir halka akar veya para olarak tahsis edilen vakflardan yardm edilirdi. Akarlarn yllk gelirinden, paralarn ise iletilmesiyle elde edilen krndan yardm yaplr, bylece ana kaynaa dokunulmam olurdu. Bu nevi vakflar balangta dorudan doruya avrz* vergisi ve rf teklifin karlanmasna tahsis edilmekteydi. Ancak ad geen vergilerin halktan toplanmas uygulamasnn eski nemini kaybetmesi zerine, bu maksatla kurulmu olan vakflarn gelirlerinin de ky veya mahalle heyetleri kararyla uygun yerlere sarfedilmesi usul getirilmitir. Nitekim bu ekilde elde edilen gelir halkn karlat yangn, deprem, su baskn, salgn hastalk gibi fetlerle fakir, dul ve yetimlerin ihtiyalarna, kimsesiz kzlarn evlendirilmesine, sahipsiz cenazelerin masraflarnn karlanmasna ve i hayatna atlanlarn sermaye ihtiyacna sarfedildii gibi ayrca su yolu, kaldrm, sbyan mektebi tamiri gibi amme hizmetleri iin de kullanlmaktayd. Bylece zamanla deiik bir mahiyet kazanan avrz vakf daha sonra avrz akesi ve avrz sand olarak da adlandrlmtr. Mslim ve gayri mslimlerin kark olarak oturduklar mahalle veya kylerde avrz vakf her iki zmrenin de ihtiyalarna sarfedilir, vakf yapann mslman veya gayri mslim olmas buna tesir etmezdi (. Hilmi Efendi, md. 181). Avrz vakf eklinde baz messeseler gayri mslimler arasnda da kurulmu ve ortak ihtiyalar iin kullanlmtr. Nitekim bu konuda dikkate deer bir rnee XVII. yzylda rastlanmaktadr. III. Mehmedin annesi Safiye Sultan tarafndan XVI. yzyln sonlarnda inasna balanan Eminn Yenicaminin inaat III. Mehmedin lm zerine yarm yzyldan fazla bir sre ylece kalm, daha sonra 1660 yangn bu semti harabeye evirmiti. IV. Mehmedin annesi Hatice Turhan Sultann bir cami yaptrmak istediini renen yetkililer, yarm kalan caminin ve semtin imarn Sadrazam Kprl Mehmed Paaya arzetmi, Kprl, teklifi Vlide Sultana bildirince Turhan Sultan raz olmutu. ehrin en ilek ticaret merkezindeki evlerinin istimlk edileceini renen yahudiler, kendi avrz vakflarndan klliyetli bir miktar paray Kprlye takdim edip onu bu fikirden vazgeirmeye almlard. Sadrazam bu teklifi iddetle reddederek tekrar halinde n ayak olanlar idam ettireceini bildirmiti. XIX ve XX. yzyllarda, bu tr vakflarn bnyesinde birikmi olan paralarla bunlarn idaresinin, devlet tarafndan alnan bir kararla kamu hizmeti gren kurumlara tahsis edildii grlmektedir. Nitekim 1292de (1875) Maarif Nezretinin kard tlimatnmede bu paralarn sbyan ve ibtid mekteplerinin ihtiyalarna sarfedilmesine karar verilmiti. Ayn ekilde deiik tarihlerde bu vakflardan Hilliahmer gibi resm hayr kurumlarna da para tahsis edildii grlmektedir. Cumhuriyet dneminde ise 1930 tarihli belediye kanununun 110. maddesi gereince avrz vakflar

belediyelere intikal ettirilmitir.

BBLYOGRAFYA

Dstur, nc tertib, stanbul 1931, V, 336; mer Hilmi Efendi, thfl-ahlf f ahkmil-evkf, stanbul 1307, s. 10, 84 (md. 36, 181); Osman Nuri Ergin, Trkiyede ehirciliin Tarihi nkiaf, stanbul 1936, s. 27, 28, 108; Trkiye Maarif Tarihi, III, 896-897; Bilmen, Kamus, IV, 294; Hseyin Hatem, Meden Hukuk Tzelkiileri, stanbul 1979, I, 384, 740-741; Nazif ztrk, Menei ve Tarihi Geliimi Asndan Vakflar, Ankara 1983, s. 85-87; Ahmet Akgndz, slm Hukukunda ve Osmanl Tatbikatnda Vakf Messesesi, Ankara 1988, s. 215-218; Osman Turan, Seluk Devri Vakfiyeleri I: emseddin Altun-Aba, Vakfiyyesi ve Hayat, TTK Belleten, XI/42 (1947), s. 208-209; mer Ltfi Barkan, Avrz, A, II, 1819; R. Ekrem Kou, Avarz Sandklar, st.A, III, 1343-1344. Mehmet pirli

AVRFl-MARF
Snn sfliin tannm temsilcilerinden ehbeddin es-Shreverdnin (. 632/1234) tasavvufa dair eseri. Eserinin nsznde Allahn zihnine ihsan ettii her eyi Onun armaan olarak grdn syleyen Shreverd, en byk ilh lutfun Avrifl-marif yani mrifet lutuflar olduunu ifade eder. Shreverd eserini, aslnda eriata uygun olan sfliin esaslarn ak bir ekilde ortaya koymak ve bunlar savunmak gayesiyle yazdn syleyerek o devirde gerek sflerin azaldn, sahte sflerin her taraf istil ettiini, bu yzden sfliin mahiyetini bilmeyenlerde tasavvufa ve mutasavvflara kar olumsuz bir kanaat hasl olduunu, birok kimsenin onlar beenmediini ve tutumlarn reddettiini belirtir. Bu ekilde hareket edenler sflii birtakm merasim ve ekillerden (db ve erkn) ibaret sanmaktadr. Sfler hakkndaki bu yanl kanaati ortadan kaldrmak iin onlar gerek mahiyetleriyle tantmak gerektiini dnen ve bylece eserinin yazl gayesini aklayan Shreverd, bu bakmdan kendisinden evvel ayn eyleri sylemi olan Serrc, Kueyr ve Hcvrye benzemektedir. Avrifl-marif altm blmden meydana gelir. Bu blmlerde yer alan bilgilerin ou daha nce ayn konuda yazlan eserlerden bazan geniletilerek, bazan da ksaltlarak aktarlmakla birlikte esere orijinallik kazandran hususlar da bulunmaktadr; bunlar eserin tasavvuf tarihinde nemli bir yer tutmasn salamtr. VI-IX. blmlerde sfler, Melmetler, Kalenderler ve bunlara zenenler hakknda verilen bilgiler, daha sonra bata Cm olmak zere belli bal mutasavvf yazarlar tarafndan aynen tekrarlanmtr. Tekke hayatn dzenleyen esaslar daha nce Eb Sad-i Ebl-Hayr (. 440/1049) tarafndan ortaya konulmakla birlikte belli bir dzen iinde ilk olarak Avriflmarifte aklanmtr. Eserin bu zellii, tekke (ribt) messesesinin gelimesi ve alma tarznn belli esaslara balanmas bakmndan byk nem tar. hyulmid-dnin kenarnda (Kahire 1289) ve ekinde (Beyrut 1983) birka defa baslan Avrifl-marif mstakil olarak da yaymlanmtr (Beyrut 1966, 1973). Eserin ilk yars Abdlhalim Mahmd ve Mahmd e-erf tarafndan tahkikli olarak neredilmitir (Kahire 1971). Avrifl-marif Ali b. Ahmed el-Mehim tarafndan Avrifl-letif, Ali b. Burhneddin elHaleb tarafndan el-Latfan Avrifil-marif adyla erhedilmitir. ez-Zevrif adl eserin ise rihi belli deildir. Gsdrz eseri Arapa erhetmi ve bu erh Farsaya evrilmitir. Seyyid erif el-Crcn ve mam Rabbn tarafndan ayr ayr zerine talikat* yazlan Avrifi Muhibbddin Ahmed b. Abdullah ksaltmtr. Avrifl-marif birka defa Farsaya tercme edilmitir. Ahmed Nezr, Baheddin Zekeriyy Mltnnin mridlerinden Kasm Dvd tarafndan yaplan tercmenin Avrifin en eski tercmesi olduunu, bu tercmenin mellifin vefatndan on sene sonra (takriben 1244) yapldn syler. 665te (1267) smil b. Abdlmmin Eb Mansr Medenin yapt tercme neredilmitir (nr. Kasm Ensr, Tahran 1985). zzeddin Muhammed b. Ali Knnin Misbhul-hidye ve mifthul-kifye

adl tercmesi ise iki defa baslmtr (nr. Cell Hm, Haydarbd 1291; Tahran 1325 h.). Zahrddin Abdurrahman b. Ali Buzgu da Avrifi Farsaya tercme etmitir. Sadreddin Cneyd b. Fazlullah- rznin tercmesi Zeyll-marif f tercemetil-Avrif adn tar. Abdullah b. Sadeddin elMeden ile Zeynddin el-Hf Avrife hiye yazmlardr. Kasm b. Kutluboa Avrifteki hadisleri tahrc* etmitir. Eser ran ve Hindistandaki Shreverdiyye tarikat mensuplar tarafndan defalarca erh ve tercme edilmise de bunlarn hibiri tam tercme deildir. Zeyniyye tarikat eyhlerinden Bigal Hac Ahmed b. Seydnin Trke tercmesi 1458de tamamlanmtr. Avrifl-marifi aynen ve slbunu koruyarak tercme ettiini, metinde geen yetleri Tefsr-i Kebr, Kef, Teysr, Hakikut-tefsr, Tevlt- Necmiyye, el-Melim veluyn gibi tefsirlere dayanarak akladn syleyen mtercim, hadisleri izah ederken de Merik, ve Mesbih, ile Buhr ve Mslim erhlerine bavurduunu ifade eder. Metinde geen iirler Farsaya ve Trkeye tercme edilmi, eserin Farsa tercmesinden da faydalanlarak metin geniletilmitir. Bu tercmenin Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler Ktphanesindeki (Genel, nr. 1443) nshas 918de (1512) istinsah edilmi olup byk boy 515 varak tutmaktadr. Avriflmarifin Arapa metninin okunmasna Shreverdiyyenin Anadoludaki bir kolu olan Zeynler ayr bir nem vermilerdir. Bu husus Zeynddin el-Hfnin Merzifonlu eyh Abdrrahm-i Rmye verdii iczetnmede de ifade edilmektedir. Kaynaklarda ayrca, rif adl bir kii ile Kni-i Rm diye anlan Ahmed b. Abdullah Bursevnin (. 1643) erefl-mlk adl Trke bir tercmesi olduu kaydedilmektedir. Eser son olarak H. Kmil Ylmaz ve rfan Gndz tarafndan Tasavvufun Esaslar adyla tercme edilmitir (stanbul 1989). H. Wilberforce Clarke Avrifl-marifi Farsasn esas alarak ngilizceye tercme etmi (London 1891; New York 1970), eser R. Gramlich tarafndan Almancaya da evrilmitir (Wiesbaden 1978).

BBLYOGRAFYA

Shreverd, Avrifl-marif, Beyrut 1966; a.e. (nr. Ksm Ensr, trc. Mde), Tahran 1985, Mukaddime, s. 33-66; Lmi, Nefeht Tercmesi, s. 529; Kef-unn, II, 1177; Hediyyetlrifn, I, 158, 730, 755-756; zhul-meknn, II, 129; Brockelmann, GAL, I, 569; Suppl., I, 788-789; II, 310; Abdlhay el-Hasen, es-Sekfetl-slmiyye fil-Hind, Dmak 1403/1983, s. 188-189; Abdlhafz F. el-Karen, Avrifl-marif, Mecelletl-Ezher, LVI/2, Kahire 1403/1983, s. 307-312. Sleyman Uluda

AVARLAR
Dastan ve Azerbaycanda yaayan mslman bir kavim. Sovyetler Birliinin ittifak cumhuriyetlerinden Rus Sovyet Federe Sosyalist Cumhuriyetine dahil Dastan Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin dalk yresinde (Sulak nehrinin kollar olan Koysu Andi, Koysu Avar ve Kara Koysu havzalarnda) ve Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin kuzey ksmnda yaamaktadrlar. fi mezhebine mensup olan Avarlarn 1979da nfuslar 483.000 idi. Bu Avar zmresi, tarihte nemli bir rol oynam olan Avar Hakanln (558805) kuranlarn torunlar kabul edilmektedir. Avarlar, Hunzah platosunun kuzeyindeki Maarulal ve gneydeki airetlerin birlemesinden meydana gelen Bagaulal olmak zere iki ana grupta toplanmaktadr. Douda Kazi-Kumuklar, batda ise eenlerle komudurlar. slmiyetin Hunzaha Emr Eb Mslim tarafndan yayldna dair bir rivayet mevcut ise de gerekte Eb Mslim Dastana gitmemitir. Buna karlk eyh Eb Meslemenin XI. yzylda burada bir sre faaliyette bulunduu tahmin edilmektedir. lkenin tamamen slmlamas, 1558-1606 yllar arasndaki ksa Osmanl hkimiyeti dnemine rastlar. Avar Hanl da bu devirden sonra teekkl etmitir. Avaristanda izlerine bugn de rastlanan Nakibend tarikat XVIII. yzyln ilk yarsndan itibaren yaylmaya balamtr. Austos 1917de Andide (Avaristan) toplanan Dastanl limler ve din adamlar Nakibend eyhi Hotsolu Necmeddini imam semilerdir. Bylece 1859da nc imam eyh milin uzun yllar mcadele ettikten sonra Ruslara teslim olmasyla ortadan kalkan bu makam yeniden canlandrlmtr. 1913te blgede 2060 cami ve 800 medrese mevcutken bugn ancak yirmi yedi cami ile 300 kadar din adam bulunmaktadr. Buna ramen Avaristanda Ahulgo (1839da eyh milin 100 mridinin ehid olduu yer), Gimri (1832de Ruslar tarafndan ldrlen ilk Nakibend imam Gazi Muhammedin mezarnn bulunduu mevki) ve Kuzey Azerbaycanda Kpak (Hac Muradn mezarnn bulunduu yer) gibi kyler kutsal saylmakta ve halk akn akn buralar ziyaret etmektedir. XVII-XVIII. yzyllarda Yukar Dastanda Avar Hanlnn hkimiyetini kuran mm Hann (. 1634) halefleri, Grc Krall, irvan, eki ve Derbent hanlklarn haraca balamlar, kltrel ve siyas hkimiyetlerini yerletirmiler, ancak btn Avaristan birletirmeye muvaffak olamamlardr. Avar Hanl ilk olarak 1727de, daha sonra 1802 ve 1803te Rus hkimiyetini kabul etmek zorunda kald. Fakat 1821de Sultan Ahmed Han Rus hkimiyetine ba kaldrnca Avaristan Ruslar tarafndan igal edildi. Bununla beraber hkimiyeti tam olarak ellerine almayan Ruslar, Avar hanlarna Rus asker danmanlar bulundurmalar artn kabul ettirdiler. XIX. yzylda Nakibend tarikatnn nemli bir merkezi haline gelen Avar lkesinde Ruslara kar direni artt ve 1830da kfirlerle ve Ruslarla i birlii yapan hanla kar gl bir mcadele balad. 1834te mam Hamza Beg Avar Hanln ykt ve Ruslar da lkeden kovdu. 25 Austos 1859da mam milin teslim olmasndan sonra Ruslar Avar Hanln tekrar kurarak bana Mehtulinli brhim Han getirdiler. Fakat 22 ubat 1863te brhim Han tevkif edilerek srgne gnderildi ve 2 Nisan 1864te Avar Hanl tamamen ortadan kaldrlarak buras Rus Devletinin bir

vilyeti (okrug) haline getirildi. 1917de Rusyada ihtillin patlak vermesi zerine Avarlar da direnie getiler ve Hotsolu mam Necmeddin, Uzun Hac, Said mil gibi liderler 1925e kadar burada Bolevik (Rus) hkimiyetinin yerlemesine kar mcadele ettiler. Ancak bu mcadele sonunda Ruslar, Avar lkesini Rus Sovyet Federe Sosyalist Cumhuriyetine bal Dastan Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin bir paras haline getirdiler. Avar dil kollar hakknda henz son sz sylenememitir. Avarca XVI. yzyldan itibaren edeb bir hviyet kazandndan komu diller iinde beynelmilel dil grevini ifa etmi, 1917 ihtilline kadar deiik ivelerde konuan halkn anlama dili olmutur. Bugn de edeb dil olarak, XVI. yzyldan beri kabileler arasndaki mnasebetleri dzenleyen Bolmats (ordu dili) ivesi esas alnmtr. XVII. yzyln ortalarndan itibaren Avarca, bu dildeki farkl sesleri karlamak gayesiyle birok iaretler de eklenerek Arap harfleriyle yazlmaya balanm ve Hunzah kads Dibir (. 1827) bu harflere son ekli vererek mkemmelletirmitir (buna Eski Acem de denir). Avar edebiyat ise ayn devirlerde Arapa yazan Kudatl Muhammed b. Ms ve Kelile ve Dimneyi Avarcaya tercme eden Kad Dibirle domutur. XIX. yzylda Avar edebiyat din ve didaktik, eyh mil devrinde satirik ve lirik eserlerle zenginlemitir. Bunlar arasnda zellikle Kafkasya-Rusya muharebelerini tasvir eden eserler ounluktadr. Bu eserlerde en nemli mevkii eyh mil igal eder. Bu dnemin en mehur ve mhim temsilcisi ise air Mahmud Betl-Kahabdr (. 1919). Son devrin en nl temsilcisi de Hamzat Tsadadr (. 1951). 1920de Arap harflerinin esas alnd alfabe basitletirilerek otuz sekiz harfe indirilmitir (buna Yeni Acem dendi); 1928de Latin ve 1938den itibaren ise Kiril (Rus) alfabesi kullanlmaya baland. Avarca, bugn Dastan Cumhuriyetinde neriyat olan alt dilden (Avar, Darga, Lak, Lezgi, Tabasaran ve Kumuk) biridir. Avar dili kendi yaz dilleri olmayan Andi ve Dido halklar tarafndan da kullanlmakta ve bu halklar Avarlarn kltr iinde erimektedirler. slmiyeti Avarlar vastasyla kabul etmi bulunan bu iki kk topluluktan Andiler Koysu Andi havzasnda, Didolar da merkez Dastann Grcistan snrlarna yakn en yksek blgelerinde yaamaktadrlar. Bunun dnda Avarca Yukar Dastandaki baz halklarn da (Darga, Lak) ikinci dili olmutur; fakat her eye ramen Rusa idar dil olmaya devam etmektedir. Azerbaycandaki Avarlar ise Avarcay unutarak Acar Trkesini kullanmaktadrlar. Zaten Avarcann hkim olduu blgelerde bile Trke her zaman kuvvetli bir mevki igal etmitir. 1860ta Kalugada srgn hayat yaamakta olan eyh mili ziyaret eden Ruslardan . Zahar htratnda, eyh mil ile Avarlardan oluan yakn adamlarnn zer Trkesiyle konutuklarn ve Rus ordusundaki Kazan Trkleriyle bu dille anlatklarn ifade etmektedir. Dastann az geit veren dalk blgesinde (Avaristan) yerlemi olan Avarlar, konar ger koyun besicilii ve vadilerde de ufak apta tarmla megul olmaktadrlar. Geleneksel el sanatlar ok gelimi olup dokumaclk, halclk, bakr iilii, dericilik, altn iilii, tahta oymacl ve demircilik yaplmaktadr.

BBLYOGRAFYA

erafeddin Erel, Dastan ve Dastanllar, stanbul 1961; togi Vsesoyuznoy perepisi naseleniya 1970 goda, Moscow 1973, IV; Naselenie SSSR, Po dannm Vsesoyuznoy perepisi naseleniya 1979 goda, Moscow 1980; brahim Kafesolu, Trk Mill Kltr, stanbul 1984, s. 151-156; S. A. Tokarev, Entnografiya Narodov SSSR, Moscow 1985; A. Agaev, Dagestans: Narod, natsiya ili druyaga obost?, Sovetskiy Dagestan, sy. 2, Moscow 1985, s. 8-14; BSE, Avarskaya Yazka, Avarskoe Hanstva, Avartsi, Dagestanskaya Avtonomnaya Sovetskaya Respublika (Literatura), md.leri; Mirza Bala, Dastan, A, III, 447-451; Fikret Iltan, eyh mil, A, XI, 468-474; H. Carrre dEncausse - A. Bennigsen, Avars, EI (ng.), I, 755-756. Ndir Devlet

AVSIM
slm devletleriyle Bizans mparatorluu arasndaki mstahkem snr blgelerine verilen ad. Avsm szlkte korumak, engel olmak; snmak anlamndaki asm ( )kknden treyen smenin oulu olup koruyanlar, mstahkem mevkiler demektir. Bu mstahkem mevkiler, slm ordularnn cihad maksadyla snrdan uzaklatklar zaman veya gazdan dnerken lkeye girmeden nce dman saldrlarna kar snp korunduklar blgeler olduu iin bu adla anlmtr. Hz. mer zamannda Suriye ve el-Cezrenin fethinden sonra slm devletinin snrlar Toroslara dayanmt. Bizans mparatoru Herakleios, snr blgelerinde yaayan halk slm ordularnn tehdit ve saldrlarndan korumak gayesiyle i ksmlara ekerek geni bir sahay bo brakt. Mslmanlarn ed-davh ( = d ksmlar, d arazi) adn verdikleri bu saha Emevler zamannda iskn edilmeye ve mstahkem mahaller kurulmaya baland. Asker dncelerle zel olarak tahkim edilmi olan bu blgeye Sugr (tekili sagr yark; snr) deniliyordu. Sugrmiyye ve Sugrl-Cezriyye olmak zere ikiye ayrlan bu saha Tarsustan balayarak Adana- Masssa (Misis)-Mara-Malatya hattn takip ederek douya doru Frata kadar uzanyordu. Birincinin merkezi Mara, ikincinin ise Malatya idi. slm-Bizans mcadelesinde nemli rol oynayan bu ehirler asker yollarn birletikleri yerlerde veya geitlerin girilerinde yer alyordu ve idar bakmdan Suriyedeki Knnesrn ordughna balyd. Mslmanlarn fetihlerden sonra Suriyede tekil ettikleri be cndden (asker blge) en kuzeydeki Cnd Knnesrn, Abbs Halifesi Eb Cafer el-Mansr devrinden itibaren ok bym ve geni bir sahay kaplamt. Hrnrred snr ehirlerini tahkim ettirdii 170 (786-87) ylnda Cnd Knnesrni Cndl-Avsm veya ksaca el-Avsm adyla mstakil bir blge haline getirdi ve tamamyla asker tekilta balayarak mstahkem noktalara asker birlikler yerletirdi. Bu yeni eyalet Antakyadan gneybatda si nehrinin denize dkld yere, gneydouda Halep, Menbic ve bunun kuzeyinde Bizans snrna kadar uzanan araziyi iine alyordu ve merkezi balangta Menbic idi. X. yzylda ise Antakya onun yerini ald. Avsmn kuzey ve kuzeydousunda snr kalelerinin yer ald Sugur denilen mstahkem kuak ise X. yzylda Tarsus, Adana, Masssa, Zibatra, Mara, Malatya ve Hsnmansrdan geerek Smeysta (Samsat), oradan da Fratn bat kysn takip ederek Blise kadar uzanyordu. Arap corafyaclar Suguru bazan mstakil bir blge, bazan da Avsma bal ikinci derecede bir idar blge olarak kaydederler. Sugur genellikle Antakya valisi tarafndan idare edilmekteydi. lk fetihlerden itibaren slm ordularnn en fazla faaliyet gsterdikleri blgelerin banda Sugur ve Avsm gelmektedir. Snr garnizonlarna yerletirilmi olan birlikler hemen her yl yaz ve k Anadolu ilerine aknlar tertip ediyorlard. Ayn ekilde Bizans aknlarnn ilk hedefi de Sugur ve Avsm idi. Snr ehirleri, dim asker birliklerin yannda lkenin eitli blgelerinden gelen gnlllerin toplandklar yerlerdi. Blge nfusu balangta yerli hristiyanlar ve mslman Araplardan meydana geliyor, yerli hristiyanlarn ounluunu slm kaynaklarnda Cercime olarak

geen grup meydana getiriyordu. Bunlar bazan slm devletini, bazan Bizans destekliyor ve bu sayede varlklarn devam ettiriyorlard. Ayrca Hindistan meneli Saybice ve Zutlar da blgenin eitli yerlerine yerletirilmilerdi. Snr garnizonlarndaki mslman ahalinin ekseriyetini Araplar tekil ediyordu. Ancak Abbslerin hilfete gemelerinden sonra bilhassa Mansr ve Hrnrred devirlerinde Sugur ehirleri yeniden tamir ve tahkim edilerek yeni birlikler yerletirildi. Bu yeni birlikler arasnda Horasanllar ve Trklerin okluu dikkati ekmektedir. Avsmn devaml mcadele sahas olmasna ramen iktisad bakmdan gelimi olduu dedii vergilerin okluundan (400.000 dinar) anlalmaktadr. Avsm eyaleti X. yzyln ikinci yarsndan itibaren Bizansn arka arkaya devam eden aknlarna hedef olmaya balad. Masssa, Adana ve Tarsus Bizansn eline geti. Hamdn Hkmdar Seyfddevle Bizans hcumlarn bir sre iin durdurabildi. Onun lmnden sonra stnlk Bizansa geti ve birbiri arkasndan snr ehirleri Bizans mparatorluu tarafndan igal edildi. Bylece Avsm eyleti de ortadan kalkm oldu.

BBLYOGRAFYA

Belzr, Ftul-bldn (nr. M. J. de Goeje), Leiden 1863-66, s. 132, 144-152, 162-171; bn Hurdzbih, el-Meslik vel-memlik, s. 75; Taber, Tr (de Goeje), II, 1317, III, 604, 775, 1352, 1394, 1697, 2105, 2187 vd.; Kudme b. Cafer, el-arc, s. 184, 186 vd.; stahr, Mesliklmemlik (nr. M. J. de Goeje), Leiden 1927, s. 56, 62; bn Havkal, Kitb Sretil-ar (nr. J. H. Kramers), Leiden 1938-39, s. 108, 119; Ykt, Muceml-bldn, I, 136, 925; III, 240, 271; Kalkaend, Subhul-a, IV, 91, 130 vd., 225; G. Le Strange, Palestine under the Muslims, London 1890, s. 25 vd., 36, 39, 42, 45-47; E. Honigmann, Die Kmpfe der Araber mit den Romern in der Zeit der Umaijiden, Gttingen 1901, s. 415, 429-431; a.mlf., Bizans Devletinin Dou Snr (trc. Fikret Iltan), stanbul 1970, s. 36 vd.; M. Canard, Histoire de la dynastie des Hamdnides de Jazra et de Syrie, Paris 1951, s. 244 vd.; a.mlf., al-Awsm, EI (ng.), I, 761-762; a.mlf., Sugr, A, XI, 2; Hakk Dursun Yldz, slmiyet ve Trkler, stanbul 1976, s. 57-61; Peter von Sivers, Taxes and Trade in the Abbsid Thughr, 750-962/133-351, JESHO, XXV/1 (1982), s. 7199. Hakk Dursun Yldz

el-AVSIM minel-KAVSIM
Eb Bekir bnl-Arabnin (543/1148) kelm ve mezhepler tarihiyle ilgili eseri. bnl-Arab bu eserini 1141 ylnda ilm olgunlua ulat bir dnemde yazmtr. Kinatta her eyin ift olduuna, melein yannda eytann, akln yann da nefsin, hayrn yannda errin yaratldna dikkati eken mellif, hakkn ak almetlerine ramen btln yaylma istidad gsterdiini belirtir ve yaylan btln hilelerine kavsm bunlar ortadan kaldran delillere de avsm adn verir. Kitapta yer alan her konu nce kasme (felket) bal altnda btl lsnde ele alnr, sonra sme (felketten kurtaran, koruyan) bal altnda ayn konunun hak ls iinde izah yaplarak gerekli cevaplar verilir. Kitabn muhtevasn bir giri ve iki blm halinde ele almak mmkndr. Girite kelm metodolojisi bahisleri, birinci blmde kelm konular, ikinci blmde de Hz. Peygamberin vefatndan sonra ashap arasnda meydana gelen olaylar yer alr. Mellif metot bahsine mutasavvifenin kef* yolunu inceleyip tenkit etmekle balar. 1096 ylnda Mednetsselmda (Badat) Gazzl ile karlatn syleyerek onun filozoflara kar ynelttii tenkitleri beendiini belirtir. Kermeti kabul etmekle beraber Gazzlnin tasavvuf grlerine itirazlarda bulunan bnl-Arab meseleyi Kuran asndan deerlendirmeye alr. Hakikati sadece duyularn verdii bilgiyehasreden hissiyyn ile imm- masmun tlimine bal gren a ve Btniyyenin fikirlerini tahlil ederek rtr. Buna karlk nazar* ve tefekkrn bilgi kaynaklarndan biri olduunu syler. Felsef eserlerin Arapaya tercme edilmesi ve felsefenin slm dnyasnda yaylmas hadisesinde yahudi ve hristiyan bilginlerinin Btniyye yoluyla byk apta tesir icra ettiklerini belirterek metot bahsini bitirir. bnl-Arab, kitabn birinci blm kabul edilebilecek ksmnda, Mutezile kelmndaki tevld* nazariyesinin filozoflarn feyz* ve sudr* grnden ktn ileri srdkten sonra Allahn varl bahsine geer. Konu ile ilgili delilleri akl ve er olmak zere ikiye ayrarak gaiyyet* deliline zellikle nem verir. Bu ksmda filozoflarn ilhiyyt* ve yer yer tabiiyyt*la ilgili fikirlerini ayrntl bir ekilde inceleyip slmn grn ortaya koymaya alr. Allahn sfatlarna, kaz ve kadere, er problemine dank bir ekilde yer veren bnl-Arab, nbvvetle ilgili itirazlar ele alarak bunlar reddeder ve insanln din ve gayri din btn bilgilerini peygamberlerden rendiklerini ispat etmeye alr. Haber sfatlarn tevili zerinde srarla durup Mebbihe ile Zhiriyyeyi, zellikle bn Hazm tenkit ederken Kuran ve Snnetin tevil usulleri hakknda geni bilgiler verir. Kitabn mezhepler tarihiyle ilgili saylabilecek konular ihtiva eden ikinci blmnde mellif, Hz. Peygamberin vefatndan hemen sonra ashap arasnda vuku bulan sarsntya temas ederek Hz. Eb Bekirin messir hutbesine, Ben Side sakfesinde yaplan toplantya, bu devirde yrtlen baz icraata ve Hz. merin hilfete getiriliine ksaca yer verir. Bundan sonra Hz. Osmann halifelii, silerin kardklar fitne hareketleri, Hz. Osmana ve dier ashaba yneltilen maksatl sulamalar zerinde durur ve bunlar reddeder. Mteakip ksmda Hz. Alinin hilfeti ile Cemel ve Sffn

savalarnda mnafklarn dzenledikleri hileleri, uydurduklar yalanlar ve ann halifelikle ilgili iddialarn konu edinir. Kitabn son ksmnda Muviye b. Eb Sfyn ile olu Yezdin hilfetlerinin meruiyetinden bahseder; Hz. Hseyinin, mmetin imam durumunda olan Yezde kar kmasnn haksz bir davran olduunu syler. Mellif, hilfete ait hkmlere ve mslmanlar arasnda ihtilf konusu olan dier baz meselelere yer verdikten sonra mslman ocuklarnn btln hilelerinden korunup slm usule gre nasl yetitirilecekleri konusunu anlatarak kitabn bitirir. Muhtevas itibariyle deiik konulara temas eden el-Avm, bir taraftan, mellifin kanaatine gre slm kltrne kt maksatlarla sokulan Yunan meneli felsef fikirleri ve bu fikirleri gnll olarak yayan Btniyyeyi, dier taraftan slmn bnyesinde gelien mutasavvife, a, Zhiriyye ve Mebbiheyi tenkit eden ndir eserlerdendir. Byk bir fikr gayretin mahsul olan eserin felsefeye ynelttii tenkit dikkat ekicidir. Mellifin, bal bulunduu Eariyye ekol dahil olmak zere, btn slm gruplar karsnda kendini serbest hissederek kaleme ald kitap slm dncesinin orijinal rnlerinden birini tekil edecek mahiyettedir. Bata drt halife olmak zere ashabn tarih olaylar iindeki durumunu derin bir vukufla ortaya koyan el-Avm, ashb- kirm hakknda mnafklarn, yahudi ve Mecslerin uydurduklar yalanlar, ayrca takyye* silhnn arkasna gizlenerek ileriye srlen gerek d grleri rtmek, ashap arasnda ortaya kan anlamazlklarn asl sebeplerini gstermek, byk ashap ounluuna srlmek istenen lekeyi temizlemek, a gruplarnca hilfet konusu etrafnda oluturulan fikirlerin temelsizliini ispat etmek bakmndan itikad mezhepler sahasnda ayr bir deer tar. Eser, ilk defa Abdlhamd b. Bds tarafndan Zeytniyye niversitesi Ktphanesinde bulunan ve hicr 655 (1257) ylnda istinsah edilmi olan nsha esas alnarak iki cz halinde yaymlanmtr (Konstantine 1347-1348/1927). Muhibbddin el-Hatb, bu baskya dayanarak el-Avm minelavsm f tai mevkfis-sahbe bade veftin-neb adyla eserin sadece ashapla ilgili ksmn baz takdim-tehirler ve notlar ilvesiyle neretmitir (Kahire 1371). Daha sonra Ammr Tlib, r Eb Bekr bnil-Arab el-kelmiyye adyla hazrlad iki ciltlik almann I. cildinde bnl-Arabnin kelm grlerini incelemi, II. cildinde de el-Avmn Drl-ktbilMsriyyede bulunan nshas ile ilk nerini esas alp eserin tamamn tahkik ederek yaymlamtr (Beyrut 1985).

BBLYOGRAFYA

Muhibbddin el-Hatb, el-Avsm minel-kavsm, Kahire 1371, Mukaddime, s. 1-31; Ammr Tlib, r Eb Bekr bnil-Arab el-Kelmiyye, I, 285-294; II, 5-6; a.mlf., sr bn Bds, Beyrut 1403/1983, IV, 128-131; Brockelmann, GAL Suppl., I, 632. Yusuf evki Yavuz

AVCI
Trklerde zellikle Osmanl Trklerinde avc kuu yetitirenler ve padiahla birlikte ava gidenler iin kullanlan bir terim. Av, daha slmiyetten nceki dnemde Trkler arasnda olduka yaygn bir spor ve sava tlimlerinden biriydi. Bu devirde sporlarn banda ata binme, ok atma, cirit oyunu ve grein yannda her eit avclk gelirdi. slm dininin kabulnden sonra da Hz. Peygamberin ata binmeyi, ok atmay ve yzmeyi tevik edici szleri gerek Emev, Abbs gibi mslman Arap devletlerinin, gerekse Trklerin av meraklarnn devam etmesine sebep oldu. zellikle Byk Seluklu Devleti sultanlarnn en bata gelen elencelerinden biri srek avlar idi ve ok debdebeli geerdi. Sultanlar aslnda av gezilerini halkla iliki kurmak ve onlarn dertlerini dinlemek iin vesile yaparlard. Seluklularda emr-i ikr denilen avcba emr statsndeydi. Ayn makam Anadolu Seluklularnda da vard ve balca grevi, sultana ait av kpekleriyle avc kularnn bakmn yapmak ve onunla ava gitmek olan emr-i ikrlarn arasnda Sdeddin Kpek gibi sonradan vezirlie ykselenler dahi vard. Memlk Devletinde de derecesi emr-i aere olan av emri bulunurdu. Bunun grevleri de ayn idi ve yannda hirsett-tayr ve hayvandar denilen iki grevli daha vard ki bunlardan birincisi emr-i aere derecesindeydi. Osmanl Devletinde ise avclk tekilta en mkemmel seviyede idi. Osmanllarda av partileri dzenlenmesi, devletin kurulu yllarna kadar uzanmaktadr. Avc kuuyla av yapma usul erken devir hkmdarlarnda gze arpan bir husustur. Bir rivayete gre Rumeli ftihi Sleyman Paa (. 1359) bir av srasnda lmtr. Ayn ekilde I. Murad, Hnernmede bir av srasnda doann salarken resmedilmitir (TSMK, Hazine, nr. 1523, 89b). Padiahlarn srek avlarna doanc ve ikr halkndan baka Has Oda aalar, peykler, zaarclar, sekbanlar, solaklar ve yksek rtbeli devlet erkn, hatta yenieriler ve bostanclar da katlrd. Bu tr avlar bir yandan dinlenme ve elenme amac gderken te yandan da savaa hazrlk, halkla irtibat kurma ve teftie de vesile olurdu. Av aalar protokol bakmndan yksek bir mevkide idi. Bunlar, padiah bir yere giderken en yaknnda bulunma hakkna sahip rikb- hmyun aalarndand. akrcba, ahinciba ve atmacacba denilen bu aalar, sarayn d (brn) hizmetlerine bakan grevlilere dahildiler. ikr aalar merkezde maiyetlerindeki cemaatlerden baka, Osmanl Devletinin snrlar iindeki btn resm avc kuu yetitiricilerinin miri durumundaydlar. Merkezdeki akrc, ahinci ve atmacac cemaatlerinden her biri kendi aasnn emri altndayd. Bunlar, imparatorluun belirli yerlerinden gnderilen avc kularnn bakm ve terbiyeleriyle grevliydiler. Brn avcbalarndan baka ayrca sarayn Enderun ksmndaki avclkla ilgili doanclar kouunun miri olan doancbalar da vard. Bu aalar terfi ederlerse mrhur veya akrcba olur, taraya ise sancak beyi, hatta beylerbeyi olarak karlard. Tarada grevli doanclar, bu tr kularn en bol olduklar yerlerde bulunurlard. Avc kurulularnn bir ksm da av kpekleriyle ilgiliydi. Bunlardan sekbanlar ve saksoncular Yenieri Ocann byk ortalarndand. mirleri sekbanba ile saksoncubayd. Turnac ve zaarc ortalarnn balca grevi ise av srasnda kular izlemeye yarayan kpekleri eitmekti. Her iki ortann mirleri ocan ileri gelen zbitlerindendi.

Osmanllarda avc kularyla ilgili kurumlardan bazs merkezde, bazs da tarada idi. Mesel akrcbann idaresi altndaki akrclar, ahincibann idaresindeki ahinciler ve atmacacbann idaresi altndaki atmacaclar merkezde bulunurlar, bunlara devlete ulfe* verilirdi. Taradaki avc kuu yetitiricileri timar*l olup hizmetlerine karlk baz vergilerden muaf tutulurlard. Halktan doanc alnmaz, doanclk genellikle babadan oula geerdi. Her clsta bu grevlilerin muafiyet veya hizmet beratlar yenilenirdi. Grevini ktye kullanan, arldnda srek avna katlmayan yetitiricinin grevine son verilirdi. Bir yerin ilk tahrir*inde avc kuu yetitiricisi timar olarak kaydedilen arazi, sonradan herhangi bir sebeple ekil deitirse bile ilk stats deimezdi. Taradaki ahinci, akrc ve atmacaclarn vergilerini ancak merkezden gnderilen doancbalar toplayabilirdi. Avc kuu yetitiricileri avrz*- dvniyye ve teklf*-i rfiyyeden muafiyetlerini hizmetleri sresince muhafaza ederler ve bu muafiyetleri her yl stanbula ku getirdiklerinde eda tezkirelerini ibraz etmeleriyle yenilenirdi. Bu muafiyetlerden emirlerinde alan hizmetkrlar da faydalanrd. Yetitiriciler idar ynden baz imtiyazlara sahipti. Mesel avclara ehl-i rf* taifesi tarafndan mdahale edilemezdi. Sadece padiahn avlanmas iin ayrlan yerlerde beratl avclardan bakas avlanamazd. Avc kuu yetitiricilii belli bir ihtisas ve eitim sonucu kazanldndan bu meslek genellikle babadan oula, erkek evld olmayann da en yaknndan balayarak akrabalarna intikal ederdi. Avc kuu yetitiricilerinin tayin ve azilleri bal olduklar snfn aas tarafndan yaplrd. Avclar mslman veya zimm olabilirdi. Yetitiricilikte dier bir intikal ekli ise becayi yoluydu. Grdkleri hizmetler karlnda baz muafiyetleri olan yetitiricilerin, kendi hizmetleri dnda ziraatla veya baka bir ile uramalarndan dolay demek zorunda olduklar vergiler de vard. Taradaki avc kuu yetitiricilerinin vermekle mkellef olduklar vergiler, saraydaki ikr aalarnn en yksek rtbelisi olan akrcbann arz ile tayin edilen doancbalar tarafndan tahsil edilirdi. Bu srada ilgili yerin kads kendilerine yardm ederdi. Toplanan vergilerle ikr halknn ulfeleri ve kularn yiyecekleri karlanrd. Bylece tekilt kendi ihtiyacn kendisi grrd. Taradaki avclar her yl saraya gndermekle ykml olduklar kular herhangi bir sebeple veremezlerse, muafiyetlerinin devam ve timarlarnn ellerinde kalmas iin devlete meredde-bah adyla, yerine gre miktar deiebilen bir vergi demek zorundaydlar. Doan-bah denilen vergi ise, yetitiriciden ku talep edilmedii yllarda alnrd ki bu da XVI. yzylda ku bana 30 ake idi. Daha sonraki yzyllarda bu vergiye pek rastlanmamaktadr. Avc kuu yetitiricilerine grdkleri ilere gre eitli adlar verilirdi. Bunlarn belli ballar grenceci, kayac, kmeci, sayyad, tuzak ve yuvacdr. Bu grevliler de kendi aralarnda ahin kayacs, atmaca gtrcs ve akr yuvacs gibi ihtisas dallarna ayrlrd. Bunlarn vazifeleri avclk olmakla birlikte bulunduklar tabii evreyi korumakla da grevliydiler. Osmanl mparatorluunun Rumeli ve Anadolu taraflarnn avc kuu yetitirmeye uygun blgelerine dalm olan akrc, ahinci, atmacaclarn yegne mirleri, bal olduklar doancbalard ve bu tara doancbalar da dorudan doruya merkezdeki ikr aalarna balyd. Ku yetitiricileri Rumelide Balkan dalarnn kuzey ve gney yamalarnda, Anadoluda ise Karadeniz blgesinin bats ve Dou Akdeniz blgesi ile Dou Anadolu blgesinin sulak ve ormanlk yerlerinde bulunurlard. Trk devletlerinin hemen hepsinde avclkla ilgili grevliler daima merkezde hkmdarn evresinde bulunurken Osmanllarda btn lke sathna yaygnlatrlmtr. Bylece avc kuu yetitiriciliinin

yan sra, gnmzde btn dnya devletlerinin zerinde titizlikle durduklar tabii evrenin ve vahi hayvan varlnn korunmas grevini de yerine getirmilerdir. Kuruluundan itibaren messeselemi olan avc kuu yetitiricileri Osmanl Devletine yzyllarca hizmet etmilerdir. Padiahlarn ava merak lsnde nem kazanan bu tekilta duyulan ilgi, Avc lakabyla anlan IV. Mehmedden sonra gittike azalmtr. ehzadelerin eitimlerinin sarayda yaplmaya balamas ve taraya kmamalar da avla ilikilerini kesmitir. te yandan ateli silhlarn yaygnlamas ve avlarda kullanlmas avc kularn ikinci plana itmi, bylece bu tekilta bal grevlilerin fonksiyonu giderek azalmtr. XIX. yzylda Yenieri Ocann kaldrlmasndan sonra ise avc kuu yetitiricilii tekilt tarihe karmtr.

BBLYOGRAFYA

BA, MD, nr. 4, s. 167/1727; nr. 14, s. 378/ 534; nr. 85, s. 193/445; BA, bnlemin-Saray, nr. 166, 314, 463, 937, 1597, 2408, 2754, 3284; BA, KK, nr. 67, vr. 348b, nr. 7175, s. 1-18; nr. 7176, vr. 5, 18b, 36b; nr. 7178; BA, MAD, nr. 3090, 6300, 7450, 10640, 19641; BA, Cevdet-Saray, nr. 2149; BA, TD, nr. 325, s. 11, 23, 26; Nizmlmlk, Siysetnme (trc. M. Altay Kymen), Ankara 1982, s. 163; Ner, Cihannm (Unat), I, 185; rif Fethullah elebi, Sleymannme, TSMK, Hazine, nr. 1517, vr. 576; Lokman b. Seyyid Hseyin, Hnernme, TSMK, Hazine, nr. 1523, I, vr. 89b, 105, 121, 182; nr. 1524, II, vr. 207b; Avni mer, Kann- Osmn Mefhm- Defteri Hkn (nr. smail Hakk Uzunarl), TTK Belleten, XV/59 (1951), s. 395; Mustafa Sfi, Zbdett-tevrh, Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 2449, II, vr. 204, 209-b; Hammer (At Bey), XI, 148; Pakaln, I, 115; Uzunarl, Medhal, s. 82, 344; a.mlf., Kapukulu Ocaklar, I, 162-166, 199-204; a.mlf., Saray Tekilt, s. 420-425; Barkan, Kanunlar, s. 20, 28, 277, 280, 296; brahim Kafesolu, Trk Mill Kltr, stanbul 1983, s. 275-276; Ahmet Ik, Osmanl Devletinde Avc Kuu Yetitiricilerinin Stats (yksek lisans tezi, 1986), Ed.Fak.; Faruk Smer, Trklerde Avclk, Resimli Tarih Mecmuas, IV/12, stanbul 1953, s. 2403-2407; Metin And, Onaltnc Yzylda Av ve Avclk, Hayat Tarih Mecmuas, II/12, stanbul 1970, s. 19-22; Halil Ersoylu, Trk Dnyasnn Folklor ve Etnografyasnda Ss Unsuru Olarak Kullanlan Baz Kular, TDA, II/8 (1980), s. 83-95. Ahmet Ik

AVEMPACE
bn Bcce adnn Bat dillerinde kullanlan ekli. (bk. BN BCCE).

AVERROES
bn Rd adnn Bat dillerinde kullanlan ekli. (bk. BN RD).

AVF b. AFR
Avf b. Hris b. Rifa el-Hazrec (. 2/624) Akabe biatlarnda bulunan ve Bedirde ehid olan Medineli sahb. Bazan annesi Afrya, bazan da babas Hrise nisbetle anlan Avf, kardei Muz ile birlikte Birinci ve kinci Akabe biatlarnda bulundu. Sadece kinci Akabe Biatnda bulunduu da rivayet edilmitir (bn Sad, III, 493). Bedir Savanda Mekkeli mriklerden Rebann iki olu eybe ve Utbe ile Utbenin olu Veldin karsna kardeleri Muz ve Muavviz ile birlikte kt. Utbe, Avf ile kardelerinin ensardan olduklarn renince onlarla savamay kabul etmedi. Zaten Hz. Peygamber de ilk savalarn Kureyten ve kendi amcasnn oullarndan olmasn istediinden Avf ve kardelerine dua ederek saflarna dnmelerini emretti. Savan kzt bir srada Avf Hz. Peygambere yaklaarak Allahn rzsn kazanmann yolunu sordu. Savata elinden kalkan dse bile harbe devam etmenin Allah honut edeceini renince kalkann bir yana atp savaa girdi. Kardei Muavviz ile beraber Eb Cehili bularak ona hcum edip yaraladlar; fakat Eb Cehil olu krimenin de yardmyla Avf ile kardeini ehid etti. Hz. Peygamber savatan sonra Avf ve kardeinin ehid dt yere gelerek onlarn, bu mmetin Firavunu ve kfirlerin elebas olan Eb Cehilin ldrlmesine katkda bulunduklarn belirtti; onlara dua etti. ehid dtnde otuz be-krk yalarnda bulunan Avfn Hz. Ali devrine kadar yaad Belzr tarafndan rivayet edilmekte ise de bu rivayet doru deildir. Hz. Ali devrinde vefat eden, kardei Muz b. Hristir.

BBLYOGRAFYA

Vkd, el-Mez, I, 24, 68, 88-89, 91, 118, 146, 149-150, 162; bn Him, es-Sre, I, 429, 627-628, 708; bn Sad, et-Tabakat, I, 219; II, 17-18; III, 492-493; VIII, 443; bn Habb, el-Muabber, s. 399400, 430, 459; Belzr, Ensb, I, 239, 243; Taber, Tr (de Goeje), I, 1212, 1317, 1322; bn Abdlber, el-stb, III, 131; Zeheb, Alamn-nbel, II, 359-360; bn Hacer, el-be, IV, 739; VIII, 26-27. Asri ubuku

AVF b. HRS
(bk. AVF b. AFR).

AVF b. MLK
Eb Abdirrahmn Avf b. Mlik b. Eb Avf el-Eca (. 73/692) Kahramanl ile mehur sahb. Eb Abdullah, Eb Muhammed, Eb Amr, Eb Hammd gibi deiik knyelerle de anlr. Doum tarihi ve genlik yllar hakknda bilgi yoktur. Hicretin 6. (627) ylnda mslman oldu. Hayber, Mte ve Tebk savalarna katld. Mekke fethinde Eca kabilesinin sancan tad. Hz. Peygamber Medinede kendisiyle Ebd-Derd arasnda kardelik ba (muht*) kurdu. Ztsselsil Gazvesi kumandan Amr b. s, gazvenin sonucunu Hz. Peygambere bildirmek zere onu haberci olarak gnderdi. Avf, Hz. Eb Bekir devrinde Medineden ayrlarak Humusa yerleti. Yezd b. Muviye kumandasnda stanbul seferine katld. Abdlmelik b. Mervn devrinin ilk yllarna kadar Humusta yaad ve orada vefat etti. Avf b. Mlikin akac bir mizaca sahip olduu anlalmaktadr. Mesel Tebk Seferinde Hz. Peygamberi kk deri adrnda ziyarete gidince adrn nnde oturmu, Hz. Peygamberin ieri girmesini sylemesi zerine, Btn vcudumla m gireyim, y Reslellah? diye sormu, o da, Btn vcudunla gir demiti. Bu ziyaret esnasnda Reslullah ona kyamet yaklat zaman meydana gelecek baz olaylar haber vermitir (bk. Eb Dvd, Edeb, 84; bn Mce, Fiten, 25; ayrca bk. Buhr, Cizye, 15). Avf b. Mlikin Hz. Peygamberden rivayet ettii hadislerin says altm yedi olup bir ksm Ktb-i Sittede de yer almtr. Bunlardan otuz yedisi Ahmed b. Hanbelin el-Msnedinde (VI, 22-29) bulunmaktadr. Abdullah b. Selmdan da rivayetleri vardr. Kendisinden Eb Hreyre, Eb Eyyb el-Ensr, Mikdm b. Madkerib gibi sahbler; Eb Mslim el-Havln, Eb drs el-Havln ve ab gibi tbiler hadis rivayet etmilerdir.

BBLYOGRAFYA

Msned, VI, 22-29; Buhr, Cizye, 15; bn Mce, Fiten, 25; Eb Dvd, Edeb, 84; Vkd, elMez, II, 768, 773, 801; III, 921, 923; bn Sad, e-abat, II, 131; IV, 280-281; el-Cerh vettadl, VII, 12-13; bnl-Esr, sdl-be, IV, 312-313; Zeheb, Almn-nbel, II, 487-490; bn Hacer, el-be, III, 43; a.mlf., Tehbt-Tehb, VIII, 168; bnl-md, eert, I, 79. smail L. akan

AVF b. SSE
(bk. MSTAH b. SSE).

AVF
Nrddn Muhammed b. Muhammed b. Yahy el-Avf el-Hanef (. 629/1232 [?]) ran edebiyatnda ilk uar tezkiresi olan Lbbl-elbbn mellifi. 567-572 (1171-1177) yllar arasnda Buharada dodu. Ashaptan Abdurrahman b. Avfn soyundan geldii rivayet edilir. Babas Merv (veya Mvernnehir) kads, dedesi yine bu blgenin kads ve nl bir hadis limi, days erefzzamn Mecdddin, Bat Karahanl Devleti hkmdarlarndan Kl Tamga Hann hekimi idi. Avf ilk tahsilini doduu ehirde tamamladktan sonra bilgisini arttrmak ve yazaca eserler iin malzeme toplamak zere Mvernnehiri, Horasan ve Hindistann birok ehrini dolat. 1201de Semerkanta gitti. Days araclyla Kl Tamga Hann hizmetine girerek veliahd Klcarslan Hkan Nusretddinin mni oldu. Semerkantta fazla kalmayp nce Hrizme (1203), ardndan Nes ve Nbura gitti (1206). Nburda birok ilim adamyla tanma frsatn buldu. Daha sonra sfizar ve Herata urayp (1210) oradan 1215 ylna kadar kald Sicistana geti. Sicistandan byk bir ihtimalle tekrar Buharaya dnd. Mool tehlikesi karsnda Horasan, ndus ve Gucert zerinden Lahora ulat. Burada Gur Sultan ehbeddin Muhammedin memlk*lerinden Melik Nsrddin Kabceye intisap etti (1220). Ksa bir mddet sonra ran edebiyatnda ilk uar tezkiresi olan Lbbl-elbb* yazarak Nsrddin Kabcenin veziri Aynlmlk Fahreddin Hseyine ithaf etti. Avf Lahorda bulunduu srada bir taraftan Kanbyatta kadlk yaparken dier taraftan da Eb Ali et-Tenhnin (. 384/994) bir hikyeler mecmuas mahiyetindeki el-Ferec bade-idde adl eserini Farsaya evirdi. 1228de Delhi Sultan emseddin ltutmn Nsrddin Kabceyi yenmesi zerine onun hizmetine girdi. Delhide daha nce Nsrddin Kabcenin emriyle yazmaya balad, Moollardan nce randa hkm sren hnedanlara ait 2000i akn tarih ve edeb hikyeyi ihtiva eden Cevmiul-ikyt* ve levmiur-rivyt adl eserini tamamlayp ltutmn veziri Nizmlmlk Muhammed b. Eb Sad el-Cneydye sundu (1228). Avfnin lm tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1232 ylna kadar yaad tahmin edilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Avf, Lbb (nr. Sad Nefs), Tahran 1333 h., Mukaddime, s. 1-32; Rypka, HIL, s. 222; CHIr., V, 616-617; M. Ullmann, Die Natur-und Geheimwissenschaften im Islam, Leiden 1972, s. 31-32; N. Bland, On the Earliest Persian Biography of Poets, by Muhammed Auf and on Some Other Works of the Class Called Tazkirat ul Shuar, JRAS (1848), s. 111-176; Nezr Ahmed, Nsha-i Hatt-yi Mhimm ez-Tezkire-i Lbbl-elbb- Avf, Indo-Iranica, XV, Kalkta 1962, s. 1-10; a.mlf., Talkat ber Lbbl-elbb, Ferhengi rn Zemn, XIX, Tahran 1352 h., s. 89-105; Fuad Kprl, Avf, A, II, 21-23; M. Nizamuddin, Awf, EI (ng.), I, 764; Sad Nefs, el-Avf, UDM, XIV/2, s. 342-345; J. Matn, Avf, EIr., III, 117-118.

Tahsin Yazc

AVFYYE
Hric frkalarndan Beyhesiyyenin bir kolu. (bk. BEYHESYYE).

AVGUNU MEDRESES
Kayseride bir Anadolu Seluklu medresesi. Gevher Nesibe ifahnesi (ifte Medrese) yaknndadr ve ona olan benzerliinden dolay XIII. yzyln balarna tarihlenir. Yakn zamana kadar olduka harap ve evler arasna skm durumda bulunan bina, son yllarda onarlm ve evresi alarak ortaya karlmtr. Kesme tatan ina edilmi olan medrese, iki byk eyvanl ve revakl avlusunun zeri ak bir binadr. Giri eyvannn hemen bitiiinde tonozlu ve dar yan eyvanlarla drt eyvanl emay devam ettiren zellikler gstermekte ise de bu yan eyvanlardan doudakinin oda olmas muhtemeldir. Dier Kayseri Seluklu medreselerinde grld gibi eyvan nlerinde de geni kemerli revak paralar bulunmakta, kuzeybat kesinde ise sekizgen gvdeli, piramit klhl kmbeti yer almaktadr.

BBLYOGRAFYA

A. Gabriel, Monuments Turcs dAnatolie, Paris 1931, I, 59-60; Aptullah Kuran, Anadolu Medreseleri, Ankara 1969, s. 67-69. Ara Altun

AVICENNA
bn Sn adnn Bat dillerinde kullanlan ekli. (bk. BN SN).

AVZE
Farsa aslan ey anlamna gelen vze, asma kandillik*lerin zenginletirilmi ekline verilen isimdir. Balangta Dou ve Bat medeniyetlerinde farkl zelliklere sahip olarak gelimiken zamanla ortak bir ekil ve yap zellii kazanmtr. Avize, aydnlatma maksadyla daha ok mum kullanlan dnemlerde, gnmzdeki genel zellikleriyle Bat dnyasnda gelimitir. Ayn alarda slm lkelerinde ise daha ok asma kandil*ler kullanlmaktayd. Geni ve glgesiz aydnlatma elde etmek amacyla tavana aslan bu kandiller yerine daha sonralar bilhassa Osmanl cami ve kubbeli binalarnda, zerlerinde birok kandil bulunan daire eklinde asma kandilliklerin kullanld grlmektedir. aplar kubbe byklyle veya asldklar meknn hacmiyle orantl olan daire eklindeki bu asma kandillikler tek merkezden yaylan kuvvetli bir k temin etmek maksadyla gelitirilmilerdir. nceleri bir tek emberden ibaret olan asma kandilliklere, sonradan alt ve ste gittike klen birka emberin kademeli biimde tesbit edilmesiyle daha fazla kandil tayabilen top kandiller ortaya karlmtr. Batda ise aydnlatmada asma kandilden ziyade mum kullanldndan bu durum avize ekillerini etkilemitir. Ahap veya dvme demirden yaplan ve zerlerinde mumlarn oturtulduu iviler bulunan ilk mum avizelerinin XI. yzylda Anglosakson kiliselerinde kullanld bilinmektedir. Mumlarn st ste gelmesi halinde birbirlerini eritecekleri gz nne alnarak daha sonra avizeler birka kat emberliden ziyade ok kollu modellerde gelitirilmilerdir. Bunlar aprazlama bir merkezde birleen kollu amdanlar gibi olup kollarn tutturulduu gbek ksmndan zincirle aslmaktaydlar. Avizelerde elektrik kullanlmaya balandnda da ampuller mum ve mum alevi eklinde yaplarak gnmze kadar bu ilk rneklere olan benzerlik devam ettirilmitir. Sade grnml bu avizeler genellikle demirden yaplm ve bitki motifleriyle sslenmilerdir. Ortaa sonlarnda ise kiliselerde pirin avize kullanmna balanm ve zellikle Hollanda pirin avizeleri n kazanmtr. XVIII. yzyldan itibaren btn Avrupa lkelerinde tun, pirin, gm gibi madenlerle cam, kristal ve neceften yaplan, altn veya gmle kaplanan, her biri bir sanat eseri kabul edilebilecek gzellik ve kymette avizeler yaplmas yaygnlamtr. Osmanl saray ve konaklarna da Avrupann etkisiyle XVIII. yzyldan sonra girmeye balayan avize modas, camileri pek fazla etkilememekle birlikte, XIX. asrn sonu ile XX. asrn balarnda klasik mimariden ayrlan baz yeni camilerde de yerini almtr. Bu devrede bilhassa Venedik ile Bohemyadan gelen cam ve kristal avizeler ok tutulmutur. Bu avizeler yontulmu kk kristal veya kaliteli cam paralarnn avize ats zerine muhtelif ekillerde dizilmeleriyle meydana getirilmitir. In krlma ve yansmalaryla gz alc boyutlara ulaan ve arlklar birka tonu bulan kristal avizelerin en deerlileri, Dolmabahe ve Beylerbeyi saraylar ile Topkap Saray Mzesinde bulunmaktadr. stanbul Llelideki Rgb Paa Ktphanesinin altar kollu ve her kolunda yetlerle eitli Arapa ibarelerin yer ald ahap asklar baz yaynlarda avize olarak tantlmakta ise de (kr. Kalyoncu, s. 31-33) bunlar ss olarak kullanlmak zere hazrlanmlardr ve kendi trlerinin en gzel rnekleridir.

BBLYOGRAFYA

N. Krdar Kalyoncu, Koca Ragp Paa Ktphanesindeki Ahap Avizeler, Trkiyemiz, sy. 37, stanbul 1982, s. 31-33; Nurettin Rt Bngl, Avize, Eski Eserler Ansiklopedisi, stanbul 1939, I, 28-30; TA, IV, 267; SA, I, 131; R. Ekrem Kou, Avize ve Ayna Modas, st.A, III, 1349; Avize, ABr., II, 584. zkan Erturul

AVL
slm miras hukukunda, belirli hisse sahiplerinin (ashbl-feriz) mirastan alacaklar paylarn toplamnn ortak paydadan fazla olmas hali. Avl lugatta haktan ayrlmak, zulmetmek; ykselmek ve oalmak gibi mnalara gelir. slm hukukunda ise bir mirasn taksiminde, belirli hisse sahiplerinin terekeden alacaklar pay miktar hesaplanrken, paylarn toplamnn ortak paydadan fazla kmasna bu ykselme sebebiyle avl, byle bir durumun ortaya kt miras meselesine de ile veya avliyye denir. Belirli pay sahiplerinin hisselerinde hi deiiklik yaplmakszn mirasn paylatrlmas halinde vrislerden bazlarnn mirastan mahrum braklmas veya hisselerinin azaltlmas sz konusu olacaktr. Halbuki ashblferiz*in hepsi mirasta belirli bir hisse sahibi olduklar iin bazlarnn mirastan mahrum braklmas dnlemeyecei gibi, kimin ne lde mahrum braklacan tesbit etmek de mmkn deildir. Byle bir durumda paylarn toplamndan elde edilen say ortak payda kabul edilerek miraslarn hisse miktar tesbit edilir. Bylece miraslarn hibiri mirastan mahrum braklmam ve hisselerde orantl bir azaltma yaplm olur. Mirasta avl hali yalnz ortak paydann alt, on iki veya yirmi drt olduu durumlarda gerekleebilir; ortak paydann iki, , drt veya sekiz olmas hallerinde avl sz konusu olmaz. Mirasta avl hali ilk defa Hz. mer zamannda ortaya km ve sahbe ile yaplan istiare sonunda Abbas b. Abdlmuttalibin teklifi zerine bu usul benimsenmitir. Hz. merin vefatndan sonra bn Abbas, sahbenin ittifak ettii bu gre kar karak ashbl-ferizden bazlarnn dierlerine tercih edilmesi gerektii grn savunmutur. Ona gre avl durumunda kz, olun kz, ana baba bir veya baba bir kz karde gibi asabe*lik durumunda, muayyen hisseleri gayri muayyen hale dnen miraslarn paylar azaltlr, dierlerinin hisselerinde azaltma yaplmaz. Drt Snn mezhep ile bzyye ve adan Zeydiyye, avl konusunda Hz. merin uygulamasn esas alrken bn Hazm ve adan Caferiyye bn Abbasn grn benimsemitir.

BBLYOGRAFYA

Serahs, el-Mebst, XXIX, 160-165; Nevev, Tehb, II, 52; Crcn, erul-Feriis-Sirciyye, stanbul, ts.; el-Fetval-Hindiyye, Bulak 1310, VI, 468; M. Eb Zehre, Akmt-terikt velmevr, Kahire, ts. (Drl-Fikril-Arab), s. 176-180; Bilmen, Kamus, V, 211; Hayreddin Karaman, Mukayeseli slm Hukuku, stanbul 1982, I, 414; r, Mv.F, IV, 336; Th. W. Juynboll, Avl, A, II, 23; Awl, EI (ng.), I, 764-765. Hamdi Dndren

AVLYYE
(bk. AVL).

AVLONYA
Gney Arnavutlukta nemli bir liman ehri. Sasan adas ve Karaburun yarmadas ile evrili bir krfezin kysnda yer alr. Byk ve gvenli liman ile tarih boyunca nemini koruyan ehrin Antikalardaki ismi Aulondur. Daha sonra buraya Arnavutlar Vlor, talyanlar Valona, Osmanllar da Avlonya adn vermilerdir. Eskialardan beri bir yerleim merkezi olan ehir, muhafazal liman sayesinde Roma mparatorluunun yklndan sonra da ayakta kalmay baard. Ortaalarda Avlonya hemen yaknndaki, sahile bakan 370 m. yksekliindeki dan tepesinde yer alan Kanina Kalesi ile birlikte nemli bir geit mevkii olarak n plana kt. 1018de ise Balkan ilerine doru ilerleyen Normanlara kprba vazifesi grd. Daha sonra talyan Hohenstaufen ailesinin mlkiyetine girdi. Ardndan Bizans ve Srplarn, 1378den sonra da skenderiyeli Bala beylerinin eline geti. Nihayet 1417de Osmanllar lkenin i kesimindeki Berat ehri ve Kanina Kalesi ile birlikte buray hkimiyetleri altna aldlar. Bir yl sonra Venediklilerin ehri alma teebbsleri baarszlkla sonuland. Osmanl hkimiyeti salamlatrldktan sonra burada bir sancak kuruldu. Ayn ad tayan sancan merkezini tekil eden Avlonya, Osmanllarn Adriyatik sahillerindeki ilk liman olmas sebebiyle ayr bir nem kazand. Burada bir tersane kuruldu, ayrca Osmanl donanmasnn Akdenizde giriecei harektlar iin mhim bir s haline getirildi. Kefalonya, Zaklisse (Zakynthos) ve Ayamavrann (Levkas) fethinde nemli rol oynad. 1480de Gney talyaya sefere kan Gedik Ahmed Paa hazrlklarn burada tamamlad. 1492de Himara isyannn bastrlmasnda s olarak kullanld. s vazifesi grd son Osmanl harekt, 1537de Kann Sultan Sleymann bizzat idare ettii Korfu (Krfez) Seferi oldu. Bu sefer srasnda Kann bir mddet burada ikamet etti. Osmanllar ayrca ehrin civarnda baz dzenlemelerde de bulundular. lk defa 1474te ehrin yaknndaki Vijose nehrinin denize dkld yerde oluan batakl kanal amak suretiyle kurutmaya altlar. Daha sonra 1551de ayn maksatla ehrin yannda hastalk kayna olan Terbufi bataklna kanallar atlar. Bu almaya ait masraflar gnlk olarak gsteren Muhasebe Defteri bugn Babakanlk Osmanl Arivinde bulunmaktadr (BA, MAD, nr. 55). XVI. yzyl Osmanl tahrir defterleri Avlonyann nfusu ve bykl hakknda nemli bilgiler vermektedir. Bu defterlere gre, 1506da Avlonyada 665 hristiyan, doksan yedi yahudi hnesi olmak zere toplam 762 hne, yani yaklak 3800 dolaynda bir nfus bulunuyordu (BA, TD, nr. 34). Yahudiler ticar bakmdan Venediklilerle rekabet etmek iin buraya yerletirilmilerdi. XVI. yzyln ilk eyreinde hzla gelien Avlonyada 1520de 803 hristiyan hne yer alyordu (BA, TD, nr. 99). Bunlarn byk ksm Kaninadan gelip ehre yerlemilerdi. Hristiyan hnelerin ou tuzcu statsnde idi ve Avlonyann tuz yataklarnda alyorlard. Ayrca bunlarn arasnda Osmanl ordusunda hizmet gren gnlller de vard. Bu zel statleri onlara avrz ve cizye vergilerinden muaf olma hakkn salad. Bu tarihte yahudi hne says ise 531e ykseldi. Bunlarn ou Kastilya, spanya, Portekiz, Sicilya, Otranto ve Kalabria blgelerinden kap buraya yerlemilerdi. Bylece ksa srede 6500 geen nfusu ile Avlonya Arnavutlukun en byk ehri oldu. XVI. yzyln balarnda Avlonyada mslman nfus mevcut deildi. Sadece Kanina Kalesinde bir

Osmanl asker garnizonu bulunuyordu. Kanina Kalesinde ayrca bir cami vard ve blgenin cizye vergilerinden salanan gelirin bir ksm bu caminin hizmetlilerine ayrlmt. Avlonyada ise liman koruyan bir kule yer alyordu ve iinde bir dizdar, bir kethd ve on be kadar da muhafz grev yapyordu. Bu durum 1499da ehre gelen Alman seyyah Van Harff tarafndan da belirtilmektedir. Van Harff, Avlonyadan ok gzel, byk bir ky olarak bahsetmekte ve kalesinin bulunmadn yazmaktadr. Avlonyada kale inas 1537de Kannnin emriyle balad ve muhtemelen 1542-43te tamamland. Bu kale sekizgen eklinde olup drt hektarlk bir sahay kaplamaktayd. Ayrca kale iine byk bir kule ina edilmi, buraya da toplar yerletirilmitir. Kule, Selnikin mehur Beyaz Kulesi tarzndayd. Kaleyi etrafl ekilde anlatan Evliya elebi, mimarnn Koca Sinan olduunu belirtirse de bu bilgi kesin olarak dorulanmamaktadr. Evliya elebi kaleyi Balkanlardaki ve Macaristandaki benzerleriyle karlatrrken burann ortasnda bir cami bulunduunu yazarak kitbesini dikkatli bir ekilde kaydetmektedir. Kitbeye gre cami, daha nce mevcut olan eyh Ykub Efendi Mescidi yerinde Kann tarafndan ina ettirilmitir. Caminin kitbesi XIX. yzyla ait Paalar Camiinde muhafaza edilmi, sonradan neri de yaplmtr. Metinde geen Ykub Efendi, XVI. yzyln ilk yarsnda yaam bir Halvet eyhi olup mezar bugn stanbulda eski Koca Mustafa Paa Tekkesinde bulunmaktadr. Olu Ysuf Sinan Efendi (Snbl Sinan) tarafndan kaleme alnm olan Menkbnmesinde, eyh Ykubun Arnavutluk ve Yanya blgelerindeki slm faaliyetlerinden sz edilir. Avlonya Kalesinin ilk dikkatli plan XVII. yzyl sonlarnda Cornelli ve Verneda adl iki seyyah tarafndan yaplmtr. Daha sonra 1847de burada mahpus bulunan Avusturyal Auersback kalenin mkemmel bir plann izmitir. Bu muazzam kale XIX. yzyl sonlarnda harabe haline gelmi, talar ise yol inaatnda kullanlmtr. XVI. yzyln ikinci yarsndan itibaren Avlonya ticar roln de kaybetmeye balad. Bunun bir delili yahudilerin ehirden ayrlmalardr. Muhtemelen 1571 nebaht malbiyetinden sonra hristiyan tehdidinin artmas, emniyeti sarsc olaylarn meydana gelmesi gerilemeye ve glere sebep olmutur. Bu gerileme 1583 tarihli defterde ak bir ekilde grlmektedir (TK, TD, nr. 62). Bu tarihte ehirdeki hristiyan hne says 658e, yahudi hne says ise 211e dmt. Defterde, ehirde mslman nfusun bulunduuna dair hibir kayda rastlanmamakta, sadece Avlonya Kalesinde birka yz mslman askerin grev yapt zikredilmektedir. Kanina Kalesi ise Avlonya Kalesinin inasndan sonra nemini kaybetmitir. Nitekim 1506da burada 136 muhafz bulunurken bu say 1568de seksen yediye inmitir (BA, TD, nr. 469). Ancak Osmanllar sonraki yllarda da bu kaleyi tamir ederek korumay srdrmlerdir. Nitekim Evliya elebi, Kaninann Kann tarafndan yeniden tamir edilip kuvvetlendirildiini belirterek kale kitbesini nakletmektedir. Kale iindeki cami ise 1549da yeniden ina edilmitir (BA, MAD, nr. 55). Sultan Sleyman Camii olarak bilinen bu eser bugn mevcut deildir. Avlonya ve Kanina kalelerindeki muhafzlar ciddi bir saldrya kar koyabilecek sayda olmadklarndan, Avlonya blgesinin savunmasn daha ok Berat ehrindeki mslman ahali stlenmiti. Beratta 1583te 1227 nefer mslman nfus bulunuyordu ve bunlarn 650si eitli vergi muafiyetleri karlnda Avlonyann mdafaas ile de ykmlyd. Avlonya Temmuz-Austos 1638de bir Venedik saldrsna urad. Avlonya Limanna snan on alt kadar Tunus ve Cezayir gemisini takip eden Marino Capello emrindeki otuz gemilik Venedik donanmas bu gemileri yakt gibi Avlonyay topa tuttu. Bu hadise Osmanllar Venedik ile sava durumuna getirdi ise de uzun

mzakerelerden sonra Venedikin 30.000 duka altn tazminat vermeyi kabul etmesi ile durum yatt (Temmuz 1639). Venedik saldrsn ve ehrin umumi grnn tasvir eden byk bir sulu boya tablo bugn Venedikte bulunmaktadr. Avlonya XVII. yzylda nemli lde mslman nfusa sahip oldu. Bunlarn ou mhtedi Arnavutlard. Evliya elebi, ehrin slm karakterinin ar bast bu dnemi hakknda etrafl bilgi vermektedir. Onun belirttiine gre, etraf ak bir yerleme yeri olan Avlonya yeil imenler, baheler, balar, kestane, zeytin, incir, limon aalar ile evrili idi ve ehir birok mahalleye blnmt. Bunlarn arasnda Hnkr Camii, Mumcuzde, Tabaklar, Hseyin Aa, Mahkeme, ar mahalleleri en dikkati ekenlerdi. Bu mahallelerin her birinde cami vard. Bunlardan sadece Kann Sultan Sleyman Camii kubbeli ve zeri kurun kaplyd. ehirde bedesten yoktu, fakat eitli dkknlarda her ey satlrd. ehirde ayrca be mektep, tekke mevcuttu. Evliya elebi Seyahatnmesinin matbu nshasnda Avlonyada 500 cami olduu kaydedilmekte ise de bu bir bask hatas olmaldr. nk mellif nshas olarak bilinen yazmada (TSMK, Badat, nr. 308) say ksm bo braklmtr. Matbu metnin dayand nshalarda ise say yerine nokta konulmutur. Evliya elebi ehirde medresenin bulunduunu belirtmekle birlikte bu bilgi de resm kaytlarla dorulanmamaktadr. Ayrca ehrin nfusunu kale iinde 300, kale dnda 1000 olarak vermesi ihtiyatla karlanmaldr. Bu srada ehrin nfusu tahminen 7000 dolaynda olmaldr ve bu say XVI. yzyln balarndaki durumdan pek farkl deildir. Avlonya ayn zamanda Arnavutlukun en eski Bekta merkezlerinden biridir. Ancak Evliya elebi bu hususa ok az temas eder ve sadece eyh Ykub Tekkesini etrafl olarak anlatr. 1690daki geici Venedik igalinden sonra Avlonya XVIII. yzylda gittike gerilemeye balad. XIX. yzylda Osmanl Devletinin idar dzenlemeleri sonucu sancak merkezi olma zelliini de kaybederek yeni tekil edilen Yanya vilyetinin bir kaza merkezi haline geldi. Bu sralarda kasabay ziyaret eden Arnavut dili ve Arnavutluk ilmi incelemelerinin kurucusu Georg von Hahn, buray geri, orman iine serpitirilmi 400 hneden ibaret perian bir kasaba olarak tasvir eder ve yedi minarenin grldn belirtir. 1306 (1888-89) tarihli Yanya Vilyeti Salnmesinde burada yalnzca 490 ev ve dokuz hann mevcut olduu yazldr. Avlonya kazas ise 22.577 mslman, 3316 hristiyanOrtodoks nfusa sahipti. Bu rakamlar yerli nfusun hemen hemen tamamyla slmlatn gsterir. Ancak bu uzun tekmln tarihi henz incelenmemitir. Osmanl ordularnn ac malbiyete urad Balkan Sava srasnda buras Arnavut milliyetilerinin merkezi oldu. smil Kemal Vlorenin liderliindeki Arnavut milliyetileri, Avlonyadaki bir evin balkonundan bamszlklarn iln ettiler. Avlonya I. Dnya Savann patlak vermesine kadar da Arnavutlukun merkezi olarak kald. Savatan sonra talyanlar buray Balkanlara yaylmak yolunda nemli bir hareket ss olarak grdler. Fakat talyan kuvvetleri Arnavut milisler tarafndan geri pskrtld. Milletleraras anlamalar Avlonyann Arnavutluka iadesini salad. II. Dnya Savanda ehir geici bir sre iin tekrar yabanc igaline urad ve bundan sonraki krk yl iinde sratli bir gelime ve deime dnemi geirdi. Kasaba ve liman tamamyla modern hale getirildi. Osmanllarn kurutmaya altklar Terbufi batakl verimli bir sahaya dntrld. Nfus ise 50.000e ykseldi. ehir modernletirilirken, slm karakteri de yok edildi ve birok din bina ykld. Bu eserlerden bugne ok az ey kald. Yalnz Kann Sultan Sleyman Camii dikkatli bir ekilde restore edildi ve bylece ehrin eski slm gemiiyle ilgili tek

grnr ba braklm oldu.

BBLYOGRAFYA

BA, TD, nr. 34, 99, 469; BA, MAD, nr. 55; TK, TD, nr. 62; Ner, Cihannm (Taeschner), I, 217; A. von Harff, Die Pilgerfahrt des Ritters Arnold von Harff (1496-1499) (nr. E. von Groote), Cln 1860, s. 66; M. Sanuto, I Diarii di Marino Sanuto (nr. Barozzi-Berchet), Venezia 1879, II, 233, 247, 248, 536, 596, 827; bn Keml, Tevrh-i l-i Osmn, VII, 470-471; Cellzde, Tabaktl-memlik (nr. P. Kappert), Wiesbaden 1981, s. 287-289; Ysuf Sinan Efendi, Menkb- erf ve Tarkatnme-i Prn ve Meyih-i Tarkat- Aliyye-i Halvetiyye, stanbul 1290; Evliya elebi, Seyahatnme, TSMK, Badat, nr. 308, vr. 362 vd.; Hammer, GOR, III, 696-698; V, 279-283; G. von Hahn, Albanische Studien, Jena 1854; C. N. Sathas, Documents indits relatifs lHistorire de la Grce au moyen age, Paris 1888-89, VI, 229-239; Konstantin Jireaek, Valona im mittelalter, IllyrischAlbanische Forschungen (nr. L. von Thallczy), Leipzig 1916, I, 168-187; F. Babinger, Aufstze und Abhandlungen zur Geschichte Sdosteuropas und der Levante, Mnchen 1966, II, 51-89; a.mlf., Awlonya, EI (ng.), I, 767-768; a.mlf., Evlnye, UDM, III, 556-557; Gilles Veinstein, Une Communaut ottomane, Les Juifs dAvlonya (Valona) dans la 2 moite du 16e sicle, Gli Ebrei e Venezia, Secoli XIV-XVIII (nr. G. Cozzi), Milano 1987, s. 781-828; Machiel Kiel, Islamic architecture in Albania, stanbul 1988; H. J. Kissling, Aus der Geschichte des Chalwetijjeordens, ZDMG, sy. 103 (1953), s. 233-289; a.mlf., Zur Frage der Anfnge des Bektaitums in albanien, Oriens, XV, Leiden 1962, s. 281-286; Stefanaq Pollo, La proclamation de lindpendance albanaise, Studia Albanica, II, Tirana 1965, s. 87-108; Barbara Flemming, Zwei trkische Herren von Avlonya, Isl., sy. 45 (1969), s. 310-316; Aleksander Mksi, Rreth arkitekturs s xhamive t Shekujve XV-XVI n Shqipri (Sur larchitecture des mosques des XVe et XVIe sicle en Albanie), Monumentet, I, Tirana 1987, s. 163-172; Gjergj Frasheri, Lvolution de larchitecture islamique albaniaise des mosques, a.e., II, Tirana 1986, s. 51-76; Apollon Bae, Kalaja e Vlors, a.e., V/6, Tirana 1973, s. 43-57. Machiel Kiel

AVLU
Mimaride bir yapnn nnde veya ortasnda yer alan evresi snrlanm zeri ak alan. Avlu, zelliklerine gre revakl avlu, adrvan avlusu, d avlu gibi eitli ekillerde adlandrlan bir mimari unsurdur. Bu mekn ifade etmek iin, asl Greke aule olan avlu kelimesinden nce, erken slm ve Msr Memlkl mimarisinde sahn, Osmanl mimarisinde de harim kelimeleri kullanlmtr. Avlular glgeli revaklar, birer serinlik kayna olarak ortalarnda yer alan havuz ve adrvanlar ile slm ve Trk mimarisinin vazgeilmez unsurlar olmulardr. Trk mimarisinde zeri aklkl kubbeli avlular, zellikle Anadolu Seluklu medreselerinde yaygn olarak kullanlmtr. slm Mimarisinde Avlu. Kare ve enine dikdrtgen planl avlular, iki ana kurulu olarak Emev ve Abbs camilerini deerlendiren unsurlardr. Kare avlu, Hz. Peygamberin evinin de yer ald alana, VIII. yzyl banda yeniden ina edilen Mescidi Nebev ile ortaya ktktan sonra, Rakka Ulucamii (772) ve Kahire bn Tolun Camiinde (879) gerek deerleriyle mimari ifadeyi salamtr. Enine dikdrtgen planl avlu, Kfe Camii (VII. yzyln ikinci yars), am Emeviyye Camii (715), Harran Ulucamii (744-750), Badat Mescidi Kebri (809) ve Kahire Hakm Camiinde (XI. yzyl ba) uygulanan bir tasarm tercihi olmutur. Derinliine dikdrtgen planl avlular ise Smerr Ulucamii (848-852) ile Kayrevan Ulucamiinde (836) deiik bir uygulama ortaya koymulardr. Bu dnemde avlular birok camide, yanlarda ve yap ekseni zerinde giri kanadnda, deiik derinlikte ibadet alanlar ile evrilmilerdir. Yan alanlarn caminin ana mekn ile dorudan birlemeleri, bu alanlarn avlu revak olmadn, caminin kaplad alann ortasnda bir avlunun yer aldn gstermektedir. VIII. yzyln ikinci eyreine ait Hirbetl-mefcer ve Kasrl-hayril-garb, revakl kare avlular ile Emev dneminin nemli saray yaplardr. Stunlu revaklar, kelerde L kesitli ayaklarla ina edilmitir. Kare planl Kasrl-Mettnn (744) ortasnda yer alan kare avlu, sarayn blmleri arasnda balanty salayan bir unsurdur. Kasrt-tb (744), ift kare avlulu kuruluu ile byk bir yap olarak dikkati eker. am Emeviyye Camiinde devirme stun ve balklarn zerinde ykselen sekizgen hazine binas (beytlml) ile daha sonra yapldklar kabul edilen adrvan ve ikinci hazine binas avluyu deerlendirmilerdir. Avlu revaklar ve stunlar zerine ina edilen hazine binas, altn varak zeminli mozaik ssleme ile kaplanm, bylece avlu slm devletinin gcn ortaya koyan bir ihtiam sergilemitir. XII. yzylda bn Cbeyr, am Emeviyye Camii avlusunun hareketli, canl grn ile halkn buluma ve grme yeri olduunu, geceleri de ok sayda kandille aydnlatlan bu meknda insanlarn bir utan bir uca gezindiini anlatmaktadr. Anadolu ncesi Trk Mimarisinde Avlu. Merv, Tirmiz, Bmiynda ortaya karlan ve IX-XIII. yzyllara tarihlenen drt eyvanl avlu kurululu evler, srekli varln duyuracak bir mimari geleneinin ilk rneklerini tekil etmektedirler. Karahanllarn Tirmiz Saray (XI-XII. yzyllar), drt eyvanl avlu kuruluunun yan sra byk taht eyvannn, nndeki kemerli revakla avluya almasndan dolay da dikkati eker. Bst yaknndaki Leker-i Bzr Saray (XI. yzyl ba) ve Gazne III. Mesud Saray (XII. yzyl ba), drt eyvanl avlu kuruluuna gre ina edilen Gazneli saraylardr. Byk Seluklularn Merv Saray da (XI-XII. yzyllar) ayn esasa gre kurulmutur. Karahanllarn

XI-XII. yzyllara tarihlenen Baane Camii, enine dikdrtgen planl avlusu ve kble ynnde yer alan byk eyvan ile, Dehistan Ulucamii ise avlu-eyvan-kubbe dzeni ile nem tarlar. Byk Seluklu camilerinden sfahan Ulucamii (XI. yzyl) ile Zevvre Ulucamii de (1135) drt eyvanl avlu esasna gre ina edilmi olup kble ynlerinde avlu-eyvan-kubbe kuruluu grlmektedir. Bu yaplardan sfahan Ulucamii, geni avlusu ve onunla belirlenen byk lekli plan ile en nemli Byk Seluklu eseri olma zelliini tamaktadr. XI. yzyln sonuna tarihlenen Byk Seluklularn Hargird ve Rey medreselerinin de drt eyvanl avlular bulunmaktadr. Karahanl, Gazneli ve Byk Seluklu ribt*lar, genelde drt eyvanl avlu kuruluunda yaplan kervansaray binalardr (Ts-Serahs yolunda Ribt- Mh, 1019). Merv-ml yolunda Akakale (XI. yzyl sonu), yap ekseni zerinde yer alan iki kare avlulu bir kervansaraydr ve her iki avluda da revakl drt eyvanl avlu dzeni baaryla uygulanmtr. Nbur-Merv yolunda Ribt- erif (1115 yl dolaylar), birinci avlusu enine dikdrtgen planl olarak bu sistemi tekrarlamaktadr. Zenglerin XII. yzylda Halep ve amda ina ettikleri medreseler, avluya alan deiik sayda eyvana sahip yaplardr. Avlu ortasnda yer alan byk bir havuz ve caminin kemerle avluya almas, bu medrese yaplarnn ana zellii olarak ifade edilebilir. am Nriyye Medresesinde selsebil*li eyvandan bir su yolu ile avludaki byk havuza ulaan sular, avlu mimarisini deerlendiren bir tasarm tercihinin ilk rneklerinden biri olarak grlr. Basra Gmtegin Medresesi, kubbeli-avlulu kuruluu ile Anadolu Seluklu kubbeli medreselerine nc bir yapdr. Kahire Baybars Camii (1269), kare i avlusuyla bn Tolun Camiinin htrasn Memlkler dneminde yaatan bir eser olmutur. Kahirede Kalavun Medresesi ve Mristan (1285), Nsriyye Medresesi (1303) ve Sultan Hasan Medresesi (1362), drt eyvanl avlu tertibini byk boyutlarla biimlenen bidev bir mimari ile devam ettirmilerdir. Anadolu Seluklu ve Anadolu Beylikleri Mimarisinde Avlu. Anadolu Seluklu mimarisi, ortaya koyduu yenilikler yannda Anadolu ncesi Trk mimarisine balanan baz yaplar ile eski geleneklerin de yaatlm olduu bir deerler btnn ifade eder. Avlu mimarisi ile ilgili drt eyvanl avlu ve avlu-eyvan-kubbe kurulular, Anadolu Seluklu mimarisinde uygulama alan bulmu, Trk sanatnn srekliliini ve btnln ortaya koyan unsurlardr. Kayseri Shibiye Medresesi (1267-1268) gibi birok Seluklu medresesinde, revaklarn gerisinde yer alan deiik boyutlu eyvanlarla, drt eyvanl avlu dzeninin uygulanm olduu grlr. Antalya-Isparta yolu zerindeki Evdir Han (1214-1219), revaklar ile drt eyvanl avlu tertibinde ina edilen bir yap grnmndedir. Malatya Ulucamii (1224), avlu-eyvan-kubbe kuruluu ile Anadolu Seluklu mimarisini Anadolu ncesi dneme balar. Konya Aleddin Camii, Sivas Ulucamii ve Sinop Ulucamii avlulu cami yaplardr. Kayseride Klk Camii ve Medresesi ile Hac Kl Camii ve Medresesi de cami ve medrese birimlerinin ayn avluyu paylat birleik yaplar olarak grlr. Anadolu Seluklu avlulu medreseleri, ta sslemeli kaplardan geilerek ulalan revakl avlular ve giriin karsnda, yap ekseni zerinde ykselen ana eyvanlar ile avlu mimarisinin deerlendirildii yaplardr (Konya Sral Medrese, 1242). Baz avlulu medreselerde derinliine dikdrtgen planl avlunun sadece iki yannda uzanan revaklar, yap ekseni zerinde yer alan ana eyvana ynelii salam ve avluda ana eyvan mimari etkinin oda olarak zellikle deerlendirmitir. ki katl avlu revaklar ile, avlularn deiik bir mimari ifade kazand yaplar ina edilmitir. Tokat Gkmedresenin (1275 yl dolaylar) iki katl avlu revaklarnda, mozaik ini sslemeye yeterli yzey

salamak gayesiyle altta stunlar, stte de dikdrtgen kesitli geni yzeyli ayaklar kullanlmtr. Tayan ve tanan arasndaki bu farkl seim, ini sslemeye verilen nemi aklamaktadr. Kayseri ifte Medrese (1206) ve Tokat Gkmedrese, paralel eksenler zerinde yan yana yer alan iki avlu ile, belirli bir hizmet lei gzetilerek ina edilen yaplardr. Mardin Sultan s Medresesi (1385), selsebilli eyvandan gelen sularn doldurduu avludaki iki byk havuzu ile avlu mimarisini deerlendirir. Akkoyunlularn Mardin Sultan Kasm Medresesinin (XV. yzyl sonu) avlusu, bir havuzu ile bu dzeni tekrarlamtr. Aleddin Eretnann Kayseride yaptrd Kkmedrese (1339), keleri pahl, revakl kare avlusu ve avlunun ortasnda bir kaide zerinde ykselen sekizgen kmbet yaps ile bir trbeyi evreleyen hankah olarak ina edilmitir. XII. yzyla tarihlenen Tokat Yabasan Medresesi ile Niksar Yabasan Medresesi, kubbeli medrese yaplarnn Dnimendli dneminde ina edilen ilk rnekleri olarak nem tarlar. Anadolu Seluklu kubbeli medreseleri, avlu geleneinin zeri aklkl bir kubbe, havuz ve bu alana alan meknlarla yaatld yaplardr. Bunlarn ana eyvanlar, yap ekseni zerinde giriin karsnda yer almaya devam etmilerdir (Konya Karatay Medresesi, 1251); baz yaplarda ise revaklarn da bu btnle katld grlmektedir (Atabey Mbrizddin Ertoku Medresesi, 1224). Anadolu Seluklu kervansaraylar avluyu mimari kuruluun en nemli unsuru olarak deerlendirmilerdir. Aksaray Sultan Han, Azkara Han, Kayseri Sultan Han ve shakl Hanndaki kk mescidler, bu ihtiaml yaplarn yalnz kendileri iin yapldklarn dndrecek derecede bir mkemmellikle avlu ortalarnda yer almlardr. Anadolu Seluklu mimarisinin, yeni deerlere bal olarak gelien ve bu arada Anadolu ncesi Trk mimarisinin geleneklerini yaatan eserleri yannda, gneydou Anadoluda ina edilen Diyarbakr Ulucamii, Silvan Ulucamii ve Kzltepe Ulucamiiinde, blge etkilerinin slm mimarisinin erken dnemlerine uzanan deerleri uygulamaya koyduu grlr. Avlu mimarisi bu yaplarda, enine dikdrtgen avlu kuruluu, maksre* ve yap cephelerinde yer alan sslemelerle gney etkisini gstermektedir. Aydnoullarnn Seluk s Bey Camii (1375), ift sra pencereli yksek avlu duvarlar, ynden avluyu evreleyen stunlu revak, sekizgen adrvan ve kemerle avluya alan stunlu girii ile avlu mimarisinin deerlendirildii bir yap olup avlu kapsndan avluya basamaklarla inilmektedir. Menteeoullarnn Balat lyas Bey Camii (1404), cami, medrese ve trbenin ald kk avlusu ile XV. yzyln banda, belirli tercihlere dayanan avlu dncesini ortaya koyar. Saruhanoullarnn Manisa Ulucamiinde (1376), yap ekseni zerindeki kare avluya dorudan kemerlerle alan kanatlar yazlk olarak deerlendirmek gerekir. Ramazanoullarnn Adana Ulucamii (1541), revakl avlusu, atlamal siyah beyaz mermer ayak ve kemerleri, kemerli girii ve sslemeli avlu demesiyle gney etkilerini gsterir. Avlu geride ift sra revakl ve revak kubbeleri ise kiremit rtldr. Anadolu Seluklu mimari geleneini srdren Karamanoullar, Nide Akmedrese (1409) ve Karamanolu brhim Bey Medresesi (1433) ile bu gelenein ak avlulu medrese ve kubbeli medrese kurulularn nemli tasarm tercihleri olarak deerlendirmilerdir.

Osmanl Mimarisinde Avlu. Avlu unsurunu en salam grlerle deerlendiren, nemini yapyla e deerlere yaklaan bir btnlkte ortaya koyan mimari Osmanl mimarisi olmutur. Revakl avlu, Edirne erefeli Cami (1448) ile XV. yzyln ortasnda gelecein ana tercihlerini aklayan bir ifade kazanm, cami alanndan geni bir yzeyi kaplayan enine dikdrtgen planl avlusu yap ile btnleerek mimari kuruluta yerini almtr. Osmanl mimarisinin U planl medrese yaplarnda revakl avlu, ak Ramazanoullar kenar bir duvarla snrlanarak belirlenmitir (znik Sleyman Paa Medresesi). znik Sleyman Paa Medresesinin (XIV. yzyl ortas) avlu revak kubbeleri, medrese odalarn rten kubbelerin bykln ve yksekliini aan lleri ve geni kemerleriyle erken bir dnemde, mimari kuruluta avlu unsuruna verilen deeri ortaya koymutur. Osmanl mimarisinin kurulu dneminde din ve sosyal yaplar olarak ina edilen tabhne*li camilerde giriin ald kubbeli blm, aydnlk fenerli kubbesi, adrvan, buraya alan tabhne meknlar, mihrap blmnden dk deme seviyesi ve asl ibadet yeri mihrap blmne geii salayan konumu ile avlu geleneini yaatan bir unsurdur. Kurulu dneminde Bursa Lala ahin Paa Medresesi ile Gm Hac Halil Paa Medresesi, kubbeli avlulu Anadolu Seluklu medreselerini Osmanl dnemine ulatran iki rnektir. Edirne II. Beyazt Drifasnn (1488) altgen planl ana ktlesi, kubbeli altgen avlusunda atlamal olarak avluyu evreleyen kelerdeki odalar ve kenarlarda sralanan eyvanlaryla, mimari ifadeyi baarl biimde ortaya koyan bir yapdr. Amasya Kap Aas Medresesi (1489) sekizgen planda ve bu plan kuruluunu tekrarlayan bir revakl avlu ile ina edilmitir. stanbul Rstem Paa Medresesi (1550) ise kare bir alana kurulan sekizgen planl bir yap olup medrese odalar, dershane ve revakl avlusu bu tasarm tercihine gre ina edilmitir. Osmanl cami avlular, yap eksenini ve kble ynn kuvvetle belirten giri kaps, son cemaat yeri ve cami kaps unsurlaryla mihraba ynelik mimari hareketin belirleyici dinamii olmulardr. Avluyu evreleyen revaklarn stun, stun bal ve kemerleri, bir plan eleman olan avlu unsuruna mimari ifade ve deer kazandrrlar. Avlularda genellikle hafif sivri kemerler ana biim olarak kullanlm, baz yaplarda ka kemerlerle avluya daha deiik bir grnm verilmitir (Kadrga Sokullu Camii, 1572). Cami avlular genellikle mermer kaplamaldr. Mesih Paa Camiinin (1586) avlusu, ortasnda bnisinin ak trbesi yer alan bir bahe olarak dzenlenmitir. Cami avlusunun revaklarna alan medrese odalar ve yap ekseni zerinde yer alan dershane kuruluu, cami ve medresenin ayn avluyu paylat bir tasarm ortaya koyar (Kadrga Sokullu Camii ve Medresesi). Osmanl mimarisinde ilk defa Edirne erefeli Camide ortaya kan enine dikdrtgen planl avlu kuruluu, stanbul Ftih, Edirne II. Beyazt ve stanbul Sultan Selim, Mimar Sinan dneminin Sleymaniye ve Selimiye, daha sonraki dnemin ise Sultan Ahmed camilerinde deien kenar oranlar ile varln srdrmtr. XVI. yzyl banda stanbul Beyazt Camii ile ortaya kan kare planl avlu, zellikle ehzade Camii ve Yenicamide mimari ifadeyi deerlendirmitir. Sleymaniye Camiinde (1557) Evliya elebinin bir ak yayla olarak adlandrd revakl avlu, ortada yer alan mezzin mahfili grnml beyaz mermer adrvan ile, mimari deerini btn aklyla ortaya koymaktadr. Sleymaniye Camii, Sultan Ahmed Camii, Yenicami ve skdar Yeni Vlide Camiinin revakl avlularnda yer alan adrvanlar, bu avlular estetik bakmdan zenginletirmek ve su iilmesini salamak amacyla ina edilmi, birer serinlik ve ses kayna olarak

dnlm, sadece abdest adrvan olarak yaplmamtr. Mimar Mehmed Aann eserlerinden bahseden Risle-i Mimariyyede Sultan Ahmed Camii adrvan, llelerinden kafes iindeki blbln nameleri duyulan bir yap benzetmesiyle tanmlanmaktadr. Avlularn kuruluunu, mimari zelliklerini ve boyutlarn belirleyen deerler, mimari istek ve tercihler kadar yaplarn kullanm gayesi ve hizmet lei ile de ilgilidir. Osmanl mimarisinde, camilerde ibadet meknna ulamada bir hazrlk ve gei yeri olan avlular kervansaray, han ve saray yaplarnda da btn meydana getiren kanat ve blmleri birbirine balayan merkez alan olarak kullanlmlardr. Topkap Saraynn avlular, Osmanl tarihinin nemli olaylarnn ve sarayda gnlk hayatn yaand yerlerdir. Haremin talk adyla anlan avlular, evrelerindeki dairelere bal olarak Vlide Sultan tal, Criyeler tal gibi isimler almlardr. Cami avlularna zamanla kk dkkn ve sergilerle baz esnaf yerlemi ve seferberlik, sava, zelzele ve yangn gibi olaan st gnlerde revaklarn altnda asker ve halk barnmtr. stanbulun ilk fotoraflarnda Beyazt Camii avlusunda baz kt dkknlar grlmektedir. Avlu revak stunlarnn tun kaide bilezikleri, zerlerine kaznan nemli olaylarn tarihleri ile deer tarlar. skdar Yeni Vlide Camii ile Lleli Camii derinliine dikdrtgen planl revakl avlular ile XVIII. yzylda mimari deerlerde ortaya kan deiiklikleri gstermektedir. Nuruosmaniye Camiinin yarm oval planl, adrvansz revakl avlusu ise artk Trk mimarisi ile ilgisi olmayan yeni tercihleri ortaya koyar.

BBLYOGRAFYA

K. A. C. Creswell, A Short Account of Early Muslim Architecture, Harmondsworth 1958, tr.yer.; G. Goodwin, A History of Ottoman Architecture, London 1971, tr.yer.; Oktay Aslanapa, Trk Sanat, stanbul 1972, I-II, tr.yer.; Metin Szen, Trk Mimarsinin Geliimi ve Mimar Sinan, stanbul 1975, tr.yer.; Orhan aik Gkyay, Risle-i Mimariyye-Mimar Mehmed Aa-Eserleri, Ord.Prof. smail Hakk Uzunarlya Armaan, Ankara 1979, s. 169; Mustafa Cezar, Anadolu ncesi Trklerde ehir ve Mimarlk, stanbul 1977, tr.yer. Tanju Cantay

AVN b. ABDULLAH
Eb Abdillh Avn b. Abdillh b. Utbe b. Mesd el-Hzel el-Kf (. 110/728 [?]) lk devir bid*lerinden, muhaddis tbi. Aslen Medineli olup Medinenin yedi mehur fakihinden (fukah-i seba*) Ubeydullah b. Abdullahn kardeidir. Medineden Kfeye hicret ederek orada ibadet ve takvsyla tannd. Bir ara Mrcie mezhebinin grlerini benimsediyse de sonradan vazgeti. Halife mer b. Abdlazzin ilgisine mazhar olarak onunla sohbetlerde bulundu. Kaynaklarda, zenginlerle dp kalmaktan ok fakirlere yakn olmay tercih ettii rivayet edilen Avnn 20.000 dirhemden fazla olan servetini fakirlere datt nakledilir. Rivayetleri Mslimin Sahi ile drt mehur Snende yer alan Avn, babas Abdullah, kardei Ubeydullah, Sad b. Mseyyeb, bn Abbas ve Eb Hreyre gibi limlerden hadis rivayet etmitir. Onun Hz. ie ile Eb Hreyreden olan rivayetlerinin mrsel* olduu sylenmektedir. shak b. Yezd el-Hzel, Misar b. Kidm gibi limler de kendisinden rivayette bulunmulardr.

BBLYOGRAFYA

bn Sad, e-abat, VI, 313; Buhr, et-Trul-kebr, VII, 13-14; Eb Nuaym, Hilye, IV, 240-272; bnl-Cevz, Sfats-safve, III, 100-104; Nevev, Tehb, II, 41; Zeheb, Almn-nbel, V, 103-105; bn Hacer, Tehzbt-Tehzb, VIII, 171; arn, e-abat, I, 36. Hasan Kmil Ylmaz

AVN
Ftih Sultan Mehmedin iirlerinde kulland mahlas. (bk. MEHMED II).

AVN BEY, Yeniehirli


Hseyin Avni Bey (. 1883) Trk edebiyatnn Bat tesirine girdii sralarda eski tarz devam ettirenlerin en kudretlisi, son divan airi. Tahminen 1826-1827de, bugn Yunanistan snrlar iinde kalm olan Yeniehirde (Larisse) dodu. Babas, baz kethdlklarda bulunmu olan Sdk Ebbekir Paadr. Hseyin Avninin nerelerde ve hangi mekteplerde tahsil grdne dair kaynaklarda fazla bilgi yoktur. Ancak Abdurrahman Smi Paann Trhala mutasarrfl srasnda babas kethdlk grevini yaparken, ayn zamanda air olan bu zattan faydaland, hatta on iki yl evresinde bulunduu ve ondan Mesnev okuduu biliniyor. Smi Paann Vidin valiliine tayininde Avni Bey de onun ktiplik vazifesini stlendi. 1854 ylnda bu grevde bulunduu, bir mecmuaya yazd gazeline koyduu tarihten anlalmaktadr. 1855te stanbula gitti ve o srada Beikta Mevlevhnesi postniini olan hemehrisi Nazif Dedenin kz Emine Hanmla evlendi. Fakat ei bu evlilikten dokuz yl sonra vefat etmi, Avni Bey on alt yl yalnz yaadktan sonra yeniden evlenmitir. 1859da Mustafa Nri Paa Badat valiliine ve Irak mirliine tayin edilince divan ktibi olarak onunla birlikte gitti. Oradan hangi tarihte stanbula dnd belli deilse de Suphi Paann kurduu Tahrr-i Emlk daresine memur olduu, bir ara memuriyetle Geliboluya gittii biliniyor. Gelibolu dnnde stanbul ehremnetinde alt. Hayatnn son zamanlarnda da skdar Bidyet Mahkemesi zalnda bulundu. Hakknda yazlanlardan ve divanndaki birok iirden hayatnn zaruret iinde getii anlalyor. 7 Ekim 1883te vefat etti; vasiyetine uyularak ilk einin Eypte Bahriye Dergh semhnesindeki mezarnn yanna defnedildi. Avni Beyin bu hanmdan Hsmeddin ve Muhsine (. 1916) adlarnda iki ocuu domutu. Hsmeddin onun salnda, hanmnn vefatndan krk gn sonra ld. Muhsine ise bir ara Ankara defterdarl grevinde bulunmu olan evki Beyle evlenmi, ondan Hseyin Avni (Aktu), Nizamettin (Aktu) ve Fahrnnisa adnda ocuu olmutur. Avni Bey kekeme idi. Divannda bunu belirten iirler vardr. Aralarnda Osman ems Efendi, Manastrl Nil, Hersekli rif Hikmet Bey, Leskofal Galib Bey, Kzm Paa ve skdarl Hakk Beyin de bulunduu Encmen-i uar toplantlarnda sayg gren Avni Bey Arapa, Farsa ve Rumcadan baka biraz da Franszca biliyordu. Fars dili ve edebiyatna derin vukufu vard. Enver, Sad, Feyz, rf ve Kan gibi byk Fars airlerinin divanlarndan pek ok beyit ezberlemiti. Trk airlerinden de Fuzl, Fehm, Nef, Nedm ve eyh Galibi ok okuduu iirlerinden anlalyor. Avni Beyin Nazif Dede ile tanp ona damat olmadan nce Mevlev tarikatna intisap etmi olmas muhtemeldir. Onu yakndan tanyanlar Menevyi ve Dvn- Kebri elinden drmediini kaydederler. iirlerinde tasavvuf dncesi, bilhassa vahdeti vcd* gr hkimdir. Kaynpederi mfrit bir Btn - Alev idi (Glpnarl, s. 230-232). Belki onun tesiriyle, fakat onunki kadar ar olmamakla birlikte Avni Beyin baz iirlerinde Ehl-i beyt sevgisinin de tesinde Alevlik nevesi grlr. Ancak kendisinin her haliyle bir peygamber olduu muhakkaktr.

Olduka hacimli olan divannda, bir divanda bulunmas mtat olan nazm ekillerinin hemen hemen hepsi vardr. Kaside vadisinde birok air gibi Nefnin yolundan gitmitir. Natlarnda ve Hz. Ali ile Mevlny vd kasidelerinde o byk kaside stadna yetien tek air olduunu, hatta zaman zaman onu atn sylemek mbalaa saylmaz. Gazellerinin birou fikr derinlik bakmndan Galibi, hikmetli szler ihtiva etmesi ynnden Nbyi, lirik oluuyla Fuzlyi andrr. Buna ramen onun orijinal bir air olduunu sylemek gerekir. Avni Bey doutan airdi; ayrca ok okuduu, okuduunu da iyice anlad iirlerinde gayet ak olarak grlmektedir. Tasavvufu hal edinmekle kalmad, bu sistemin btn inceliklerine de vkf olduu ikrdr. Osman ems Efendi dnda kalan dier airlerde bir kuru bilgi gsterisi, ok defa kelime ve kavram kalabal olarak grnen tasavvuf deyimleri onda iirin i ve d hengini salayan estetik unsurlar halindedir. Btn bu zellikler Avni Beyi son divan airi olarak vasflandrmaya yarayan niteliklerdir. Eserleri. 1. Divan. 1306da (1888) damad evki Bey tarafndan bastrlmtr. Bu baskda birok yanllklar vardr ve eksiktir. Veled elebinin tertip ettii tam nsha imdi l Halk Ktphanesi Uzluk Blmnde bulunan (nr. 6945, 6947) Konya Mevln Enstits yazmasdr. Bu nshann sonunda Farsa iirlerinden meydana gelmi bir divanesi de bulunmaktadr. Suud Yavsnin bundan istinsah ettii nsha ise olu Cell Yavsnin elinde idi. 2. Mirt- Cnn. Birtakm psikopat tipleri mizah slbuyla tarif ettii eseridir (nr. M. avuolu, Symposium, nr. 1, stanbul 1965, s. 5-20). eyh Galibin Hsn Akna nazire olarak kaleme ald tegede ve Menev tercmesi tamamlanmamtr. bnme, Bahriye Derghnn susuzluundan ikyet iin II. Abdlhamide sunulmu yar manzum secili bir dilekedir. Btn bu eserler Veled elebinin tertip ettii divanda vardr. Baz terimlerin mnalarn aklad szlkle Rumcadan tercme ettii sylenilen ntak adl roman tesbit edilememitir. Avni Beyin hicivlerini Nihn- Kaz adl bir mecmuada toplad, fakat damadnn ikaz zerine bu eseri yakt rivayet edilir.

BBLYOGRAFYA

Muallim Nci, Ydigr- Avn, stanbul 1303; Ergun, Trk airleri, II, 578-596; bnlemin, Son Asr Trk irleri, I, 123-132; Abdlbki Glpnarl, Mevlndan Sonra Mevlevlik, stanbul 1953, s. 230-232; Mehmed avuolu, Yeniehirli Avn Bey Dvn (mezuniyet tezi, 1962), Ed.Fak., Trkiyat Aratrma Merkezi, nr. 586; a.mlf., Bir Mevlev airi: Yeniehirli Avn Bey ve Mevlna in Nat, 1. Mill Mevlna Kongresi Teblileri (3-5 Mays 1985), Konya 1985, s. 127-134; Ali Kemal, Avn Bey, Peym- Edeb, sy. 8, Knunusni 1329; a.mlf., Yine Avn Bey, a.e., sy. 10 (Knunusni 1329). Mehmet avuolu

AVN MER EFEND


(. 1070/1659) Osmanl devlet adam ve kanunnme mellifi. Babasnn ad Mustafadr. Ailesi ve tahsili hakknda fazla bilgi yoktur. Dvn- Hmyun Kaleminden yetiti. mam Mehmed Efendiden hat dersleri alarak sls ve nesih yazda maharet kazand. Dvn- Hmyun ktiplii ve reslkttblk yapt; nianclk pyesiyle emekli oldu. Halvetiyye eyhlerinden Cihangir Hasan Efendiye intisap eden Avni mer Efendinin stanbul Kabatata set stnde ina ettirdii bir cami ve mektebi vardr. Mezar yaptrd caminin mihrab nndedir. Avni mer Efendi Osmanl toprak sistemi ve taksimat hakknda Knn- Osmn Mefhm- Defteri Hkn adyla bir eser kaleme alarak bunu devrin padiah IV. Murada takdim etmitir. Sade bir dille yazlan eser mukaddime, asl metin ve ksa bir htimeden meydana gelmektedir. Mellif mukaddimede arazi hakknda genel bilgiler vererek kendi zamannda ehir ve kylerde halkn iledii arazinin hukuk stats (r, harac, mlk, mr vb.) zerinde durmakta, Osmanl lkesinde bu statde olan yerlerden rnekler vermektedir. Metin ksmnda ise Osmanl lkesindeki topraklar haslar, mlikne, evkaf, arpalk, ocaklk, zemet ve timarlar, tekat timarlar, yurtluk timarlar, mlikne timarlar, mnvebe timarlar, geri hizmet timarlar, canbzn ve garbn timarlar, voynuk beyleri ve eriba timarlar, yund ocaklar, timarl kale muhafzlar, msellem timarlar, hassa av kular timar, ashb- derek timar, derbendci timarlar, ateken timarlar, hristiyan timarlar, batinalar olmak zere yirmi be ksma ayrarak her birinin hangi hizmetlere tahsis edildii, aralarndaki farklar ve yer yer uygulamada ald ekiller hakknda bilgi vermektedir. Ayrca toprak sistemi ve topraa tasarruf edenlerle ilgili eitli terimleri de aklamaktadr. Htimede ise eserin dilinin sadeliine ve IV. Murad adna yazldna temas edilmektedir. Osmanl toprak sistemi konusunda nemli bir kaynak olan eserin asl deeri, XVII. yzylda bu konuda yazlm dier kaynaklarla mukayese edildikten sonra daha iyi anlalacaktr. Eserin bir nshas Sleymaniye Ktphanesinde (Yahya Tevfik, nr. 1578/278) bulunmaktadr. Uzunarl kendi zel ktphanesindeki istinsah edilmi bir nshay Belletende yaymlamtr.

BBLYOGRAFYA

Sefnetr-res, s. 35-36; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, II, 86; Mstakimzde, Tuhfe, s. 348; Sicilli Osmn, III, 586; smail Hakk Uzunarl, Knn- Osmn Mefhm- Defteri Hkn, TTK Belleten, XV/59 (1951), s. 381-399; Tahsin z, stanbul Camileri, Ankara 1987, II, 33.

Mehmet pirli

AVNYYE
Hric frkalarndan Beyhesiyyenin bir kolu. (bk. BEYHESYYE).

AVNl-BR
Zebdnin et-Tecrd-ar adl a-i Bur muhtasar zerine Sddk Hasan Han tarafndan yazlm ksa erh. (bk. et-TECRDs-SARH).

AVNl-MABD
Ebt-Tayyib el-Azmbd tarafndan Eb Dvdun es-Snenine yazlan erh. (bk. es-SNEN).

AVRAT PAZARI
Osmanllarda alclar da satclar da kadn olan pazar, kadnlar pazar. Osmanl dneminde, zellikle XIX. yzyl sonlarnda rabette olan avrat pazarlar, ev kadnlarnn haftalk ihtiyalarn karladklar bugnn semt pazarlarna benzer alveri yerleridir. evre yerleim merkezlerinden gelen kadnlarn getirdikleri sebze, meyve ve hayvanclk rnleri ile kendi yaptklar el ilerinin satld bu pazarlarn benzerlerini halen Anadolunun baz blgelerinde grmek mmkndr. Bunlar genellikle kk ilelerde, kylerden gelen kadnlarn kurduklar pazarlardr ve alclar da kadnlardr. Tarlalarda daha ok kadnlarn alt Dou Karadeniz blgesinde bu pazarlar ndir olarak erkeklerin kurduklar da grlmektedir (Akaabat sal pazar gibi). Osmanl avrat pazarlarnn en nls, Cerrahpaadaki Kocamustafapaa caddesinin Yahne ile birletii yerde kurulan avrat pazardr. Kaynaklardan, bu pazarn ilk defa Kannnin zevcesi Haseki Hrrem Sultann (. 1558) desteiyle, kendisine ait olan Haseki Drifa ve maretinin yaknnda, Roma devrine ait Arcadius stununun nndeki Forum Arcadiinin yerinde kurulduu renilmektedir. XIX. yzyln sonlarnda Haseki Avratpazarnda, ehzadebandaki Direklerarasndan daha kk bir direkli arnn mevcut olduu ve 1905 ylnda direklerle atnn kaldrlarak dkknlarn deiik bir ekle sokulduu bilinmektedir.

BBLYOGRAFYA

st.A, III, 1356-1357; TA, IV, 272. zkan Erturul

AVRET
Vcutta dinen rtlmesi gereken ve bakasnn bakmas haram olan yerleri ifade eden bir fkh terimi. Avret Arapada eksik, gedik, ak; alp grnen ey; korkulacak, zarar gelecek yer gibi mnalara gelir. Ayrca kk kale stlerinde, snr boylarnda ve cephede ordu saflarnda bulunan ve dman saldrsna imkn veren gedikler, dalarda bulunan yark ve atlaklar da bu kelimeyle ifade edilir. Grndnde utanlan ve rtlmesi gereken her gizli eye, zellikle insann mahrem yerine de avret denir ki kelime daha ok bu anlamda kullanlagelmitir. Fkh terimi olarak avret, insan vcudunda grnmesi ve gsterilmesi gnah saylan, namazda ve namaz dnda rtlmesi farz ve bakalarnca baklmas haram olan yerlerdir. Avret kelimesi szlk anlamnda Kurn- Kermde iki defa ve ayn yet iinde tekil ekliyle geer: Gerekten evlerimiz (dmana) aktr (avret) derler; oysa evleri ak deildi (el-Ahzb 33/13). Ayrca terim anlamna ok yakn bir mnada iki yerde oul olarak kullanlmtr; bunlar, ... sizin ak bulunabileceiniz vakit ... (en-Nr 24/58) yeti ile kadnlarn mahrem yerleri (avrt)... (en-Nr 24/31) yetidir. Kelime, yetlere nisbetle hadislerde daha ok geer ve genellikle terim anlamnda kullanlr. Vcutta rtlmesi emredilen yerler erkek ve kadna gre deitii gibi erkek ile kadnn avret yerlerinin snrlar konusunda slm limleri arasnda teferruatta baz gr ayrlklar vardr. Erkein avret yeri Hanef, Mlik, fi ve Hanbellerin oluturduu cumhru fukahya gre gbekle diz kapa arasdr. Ancak Hanefler diz kapann da avret yerine dahil olduunu ve bunun ihtiyat ve takvya daha uygun olacan kabul ederler. Bu konudaki gr ayrlna mesnet tekil eden deliller daha ok hadislerdir. nk yet-i kermelerde avret yerinin snrn aka belirleyen bir hkm yoktur. yetlerde geen seve (el-Arf 7/26) kelimesiyle galiz avret denilen tensl organlar kastedilmekte ve rtlmeleri gereken dier yerlerin snrlar konusunda etrafl bilgi verilmemektedir. Hadisler ise bu konuda daha ak hkmler getirmektedir. Hz. Peygamber bir hadisinde, Mslman erkein uyluu (diz kapa ile kalas aras) avrettir buyurmaktadr (Msned, III, 478). Dier bir hadiste de erkein rtlmesi farz, baklmas haram olan yerlerinin gbei ile diz kapa aras (Eb Dvd, Libs, 37; Drekutn, I, 230, 231) olduu belirtilmitir. Buna gre erkein gbei ile diz kapa arasnda kalan yerleri amas haram olduu gibi, ei hari dier btn erkek ve kadnlarn onun gbek ve diz kapa arasna -zaruret olmakszn-bakmalar da haram saylmtr. Bununla birlikte Hz. Peygamberin uyluu ak olarak oturduuna, yanna girmek isteyenlere bu haliyle izin verdiine, eteini uyluu grlecek ekilde yukar ektiine dair hadisler de rivayet edilmitir (bk. Buhr, alt, 12; Mslim, Feil-abe, 26; Beyhak, II, 231; evkn, II, 71). Zhirler ve baz Ehl-i snnet limleri bu rivayetlere dayanarak uyluun avret saylmayacan sylemilerdir (bk. bn Kudme, I, 578; Makdis, I, 456; bn Rd, Bidyetlmctehid, I, 99; Ebl-Veld b. Rd, XVIII, 277; bn Hazm, III, 210-213). Buhr de ainde (alt, 12) Reslullahn uyluunun ak olduunu bildiren Enes hadisinin sened ynnden daha

kuvvetli olduunu, uyluun avret sayldn bildiren Cerhed hadisinin ise din konularda ihtiyatl davranma prensibine daha uygun dtn kaydederek sz konusu rivayetleri uzlatrma yoluna gitmitir. Kadnn rtmesi gereken yerleri Hanef, Mlik ve afilerle Hanbellerdeki hkim gre gre elleriyle yz dndaki btn vcududur. Hanbel mezhebindeki dier gre gre el avret saylrken Hanef mezhebindeki bir gre gre ayak da rtlmesi gereken yerlerin dnda tutulmutur. Mlikler erkek ve kadnn avretini galiz ve hafif avret olarak ikiye ayrrlar. Onlara gre erkein galiz avreti tensl organlar ile oturak yeridir. Bunun dnda kalan gbekle diz kapa arasndaki dier yerler ha fif avrettir. Kadnn gs, bunun hizasnda bulunan srt ksm, kollar, boynu, ba ve dizden aas hafif avrettir. Galiz avreti ise bunlar dnda kalan yerleridir. Mliklerin bu ekildeki ayrm, bu yerlere bakmaya olmasa bile namazda rtnme ile ilgili hkmlere tesir eder. Buna gre hafif avret saylan yerleri ak olarak namaz klan bir kimsenin namaz btl olmaz, fakat bu davran mekruh saylr. Dier taraftan fi ve Hanbel mezheplerinde kadnn namazda rtmesi gereken yerlere ayak da dahil edilirken Hanef mezhebinde kadnn aya ak olarak namaz klmas ciz grlmtr. Bu gr ayrlklarnn sebebi, Onlar (kadnlar), kendiliinden grnenler hari, ziynetlerini gstermesinler (en-Nr 24/31) yetindeki kendiliinden grnenler hari ifadesiyle ilgili farkl yorumlardr. Ancak Hz. Peygamberin u hadisi bu konudaki hkme aklk getirmektedir: Hz. ienin rivayetine gre Esm bint Eb Bekir, zerinde ince bir elbise olduu halde Reslullahn huzuruna girdi. Reslullah ondan yzn evirdi ve yle buyurdu: Ey Esm, kadn det yana ulanca uras ve uras mstesna artk onun -yabanclar tarafndan-grlmesi doru olmaz. Hz. Peygamber bunu sylerken ellerini ve yzn iaret etti (Eb Dvd, Libs, 34). Bu hadis, kadnn elleri ve yz dndaki btn vcudunun avret olduunu ortaya koymaktadr. Criyenin avret yeri erkeinki gibidir; ancak buna karn, srt ve yan taraflar da dahildir. Zhirlere gre ise criye de bu konuda hr kadnlar gibidir. Avret yerini rtmek anlamna gelen setr-i avret namazn artlarndan biridir. Kii rtnme imkn bulur da rtnmeden namaz klarsa namaz sahih olmaz. Namazn bozulmasna sebep olan ak yerin miktar konusunda limler farkl grler ileri srmlerdir (bk. SETR-i AVRET). Gerek erkek gerekse kadnn avret yerlerini rtmesinin farz ve bakalarnn avret yerlerine bakmann haram oluu konusunda birok yet ve hadis vardr (bk. el-Arf 7/26; el-Ahzb 33/13; en-Nr 24/ 58; Mslim, ay, 74, 78; bn Mce, Ceniz, 8; Eb Dvd, Ceniz, 32, ammm, 2, 3; Tirmiz, Edeb, 38, 39). slm hukukularnn ouna gre bu yet ve hadisler, rtlmesi gereken yerleri rtmenin farz, amann ise haram olduunu ifade etmektedir. Bununla beraber bu hkmlerin de baz istisnalar vardr. Zaruretler yasaklar mubah klar (Mecelle, md. 21) kaidesine gre doum, snnet gibi olaylarda, ayrca tedavi vb. maksatlarla baklmas zaruri olan yerlere ilgililerce baklabilir (bk. TESETTR). Kar ile kocann birbirinin vcutlarna bakmalar konusunda herhangi bir snrlama yoktur. Onlar, eleri ve criyeleri dnda, mahrem yerlerini herkesten korurlar; dorusu bunlar yerilemezler (elMminn 23/6) yeti ile, Einle sahip olduun criyeler dnda dier insanlardan avretini gizle (Tirmiz, Edeb, 22) hadisi bu konuda esas alnan er delillerdir.

Erkek, erkein avret yeri dnda kalan yerlerine, kadnlar da -erkeklerde olduu gibi-birbirlerinin gbekle diz kapa aras dnda kalan yerlerine bakabilirler. Banyo ve benzeri yerlerde yalnz bana kalnd zamanlarda avret yerinin rtlmesi tavsiye edilmitir. Bu konuda bir hads-i erifte, Allah hay edilmeye insanlardan daha lyktr (Buhr, usl, 20; bn Mce, Nik, 28; Tirmiz, Edeb, 22, 39) buyurulmutur. Kadn olu, babas, dedesi, kardei, amcas, days, kaynpederi ve damad gibi kendisine nikh ebediyen haram olan mahremleri yannda, ziynet yeri saylan san, ban, boynunu, gerdann, dirsekten aa kollarn, ayaklarn ve bacaklarnn diz kapandan aa ksmn ak bulundurabilir. Baklmas mubah olan bu yerlere sz edilen mahremlerin dokunmalar da mubahtr.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, avr md.; Ezher, Tehbl-la, avr md.; Cevher, e-, avr md.; Msned, III, 478; Buhr, usl, 20, alt, 12; Mslim, ay, 74, 78, 341, Fezil-abe, 26; bn Mce, Ceniz, 8, Nik, 28; Eb Dvd, Ceniz, 32, Libs, 34, 37, Hammm, 2, 3; Tirmiz, Edeb, 22, 38, 39; Drekutn, es-Snen, I, 230, 231; Beyhak, es-Snenl-kbr, II, 231; Cesss, Akml-urn, III, 30, 315; bn Hazm, el-Muall, III, 210, 213, 218; Serahs, el-Mebst, X, 146-147, 149, 151-153, 156-157; Eb Bekir bnl-Arab, Akml-urn, III, 1368-1369; VII, 182, 190; Ksn, Bedi, V, 119-120; bn Rd, Bidyetl-mctehid, Kahire, ts. (el-MektebettTicriyyetl-kbr), I, 98 vd.; Ebl-Veld b. Rd, el-Beyn vet-tahsl, Beyrut 1986, XVIII, 277; bn Kudme, el-Mun, Riyad 1401/1981, I, 578, 601, 602, 604; bn Kudme el-Makdis, e-erhulkebr (el-Mun iinde), I, 456; Kurtub, Tefsr, VII, 182, 190; bn Kesr, Tefsr, III, 283; evkn, Neyll-evtr, II, 71; Mecelle, md. 21; Cezr, el-Fkh alel-mehibil-erbaa, Kahire, ts. (DrlKitbil-Arab), I, 188-189; Zhayl, el-Fhl-slm, I, 579-595; Seyyid Sbk, Fhs-snne, Beyrut 1985, I, 125-127. Mehmet ener

AVRUPA
Okyanusyadan sonra dnyann ikinci kk ktas. I. FZK ve BEER CORAFYA II. TARH III. KITADA SLMYET Tamam kuzey yar krede, 72 kuzey (Norvein kuzeydousundaki Nord Kapp Burnu) ile 36 kuzey (spanyann gneyindeki Tarifa Ucu) enlemleri ve 10 bat (Portekizin batsndaki Roka Burnu) ile 60 dou (Ural dalar hatt) boylamlar arasnda yer alr. Asyann kuzeybatya doru yarmada eklinde uzanan bir paras grnmndedir ve bu sebeple Asya ktasyla birlikte Avrasya adyla anlr. Yzlm 10 milyon km olup yeryzndeki toplam karalarn 1/15ini tekil eder. 1989 tahminlerine gre nfusu 700 milyon civarnda ve nfus younluu da yaklak 70/kmdir. Kuzeyden Kuzey Buz denizi, batdan Atlas Okyanusu, gneyden Akdeniz, doudan Ural dalar, Emba nehri, Hazar denizi, Kura ve Ryon rmaklar, Karadeniz, Marmara denizi ve Ege denizi ile snrlandrlabilir. zlandann batsndaki Danimarka Boaz ile Kuzey Amerikadan, Akdeniz ile Afrikadan, Ural dalar ile Asyadan ayrlrsa da baz corafyaclar dou snrn Sovyetler Birliinin bat snr ile birletirirler. Ktann ad, Grek mitolojisindeki Fenike Kral Agenorun kznn ad olan Europeden alnmtr. Greke olmad bilinen kelimenin Sm dillerde gnein bat, akam anlamn tayan erebden geldii ve Yunanllara Fenikelilerden getii sanlmaktadr. Bu isim uzun sre yalnz Ege denizinin batsnda kalan lkeler iin kullanlm olup ancak yakn alarda bugnk anlamn kazanmtr. I. FZK ve BEER CORAFYA 1. Yzey ekilleri. Avrupa ktas, teki byk kara ktlelerinde olduu gibi baz eski kara ekirdeklerinin yeni olumu kara paralaryla birlemesi, bunlarn kenarlarna daha yeni paralarn eklenmesi, sonra da daha yakn yer hareketleri srasnda baz ksmlarn ayrlmas ile gnmzdeki eklini almtr. Avrupann yzey ekillerinin olumasnda en nemli yer hareketleri, nc zaman ortalarnda Alp kvrmlarn meydana getiren hareketlerdir. Bu hareketlerin ncleri ikinci zamanda balam ve nc zaman ortalarnda en yksek iddetine erimitir. Alp kvrmlar, bu devirlere kadar iki eski ktay (kuzeyde Hersinyen Avrupas, gneyde Afrika-Arabistan ktlesi) birbirinden ayran deniz alannda birikmi tortullarn yanlardan gelen basn sonucunda skp katlanmas ile meydana kmtr. Avrupada daha eski kvrlmalarla meydana gelmi olan dalara bugn dank paralar halinde rastland halde, Alp kvrmlarnn ykselttii dalar uzun mesafeler zerinde yekpre sralar halinde grlmektedir. Bu kvrlmalarn ykselttii sralar, harita zerinde yay ekilleriyle hemen gze arpar. Alp dalar kuzey ve gney kanad olmak zere iki kanada ayrlr. Bu iki kanat, talyann kuzeyindeki asl Alp dalar alannda birleik olduu halde dou ve bat ulara doru

birbirlerinden ayrlrlar ve gneyde Dinarid, kuzeyde Alpid sralarn meydana getirir. Gney kanat, biri Alplerin dou ucundan ayrlan Dinar-Toros sralar, dieri bat ucundan ayrlan Tiren yay olmak zere iki koldan teekkl etmektedir. Dinar-Toros sistemi nce Dalmaya kylarnda Dinar, sonra Arnavutluk ve Yunanistanda Pindos dalar ile devam ederek Balkan yarmadasnn bat kys boyunca uzanr; daha sonra ise Mora yarmadas ve Girit adas zerinden Anadoluya geerek gney kylarn izleyip Toros dalarn oluturur. Alplerin bat ucundan ayrlan Tiren yay da Apenin dalar ile talyay batan baa geerek Sicilyann kuzeyinden Afrikaya atlar. Afrikada Atlas dalarn meydana getiren bu yayn baka bir kolu da Bat Akdeniz kylarn Rif dalar ile takip ettikten sonra yeniden Avrupaya dnerek spanyann gneyindeki Betik dalarn meydana getirir. Bu yay, Akdeniz zerindeki Balear adalar ile tamamlanr. Alplerin kuzey kanad ise Pireneleri, Karpatlar ve Balkan dalarn iine alr. Alp dalar kvrlrken bunlar meydana getiren hareketler, uzun sreden beri anp peneplen haline gelmi bulunan birtakm eski ktleleri de yeniden oynatp genletirmitir. Bunlara rnek olarak spanya Mesetas, Balkan yarmadasnn ortasndaki Makedonya ktlesi, Fransada Massif Central, Almanyada Schwarzwald (Karaorman) ktleleri, Fransa ile svire arasndaki Vosges dalar, Orta Almanya dalar ve Bohemya ktlesi gsterilebilir. Bu saylan dalk alanlar, Hersinyen kvrlmalar ile olutuklar sradaki durumlarn artk hatrlatmamakta, krklarla paralanm ve farkl yksekliklere km paralar halinde grnmektedirler. Ykseklikleri az olan bu dalar pek ender olarak 2000 metreyi aarlar. Hemen hepsi, kendilerini yerlerinden oynatm bulunan Alp hareketleri basncnn geldii tarafta fazla ykseldikleri iin asimetriktirler. Bu yzden bir taraflarnda dik yamalarla gerek dalar gibi ykselirken te taraflarnda hafif eilimlerle ova ve havzalara doru inerler. Avrupann dalarndaki eitlilik dzlklerinde de grlr. Bu ktada ok geni dzlkler olduu gibi da ktleleri arasna skm kk ovalar da vardr. Baz dzlkler gerek ova, baz dzlkler ise vadilerle yarlm plato grnndedir. Avrupann en geni dz alanlar Dou Avrupada bulunur. Bunlar btn dou yary kapladktan baka Orta Avrupann da byk bir kesimine sokulurlar. Ktann i kesimlerinde daha ok knt ovalar, zellikle Akdenize komu alanlarda da alvyonlu birikim ovalar grlr. 2. klim ve Bitki rts. Avrupa byk bir ksmyla orta iklim kuanda bulunur; yalnz kuzeydeki kk bir kesimi souk iklim kuana girer. klimin esas izgilerini ktann yer kre zerinde bulunduu kuak belirlemekle birlikte denize olan uzaklk, ykseklik, da sralarnn kyya paralel olup olmamas gibi coraf sebepler yznden Avrupada olduka nemli iklim farkllklar grlr. Genel olarak kta batsndaki Atlas Okyanusunun etkisi altndadr. Bu okyanustan gelen bat rzgrlar, da sralarnn genellikle kyya paralel olmamas yznden ierilere doru fazlaca sokulur. Okyanustan gelen bu hava yazn serin, kn lk ve her mevsimde nemlidir. Okyanusun etkisi ktann dousuna doru azalr ve Bat Avrupann lk ve nemli iklimine karlk Dou Avrupa dzlklerinde iddetli bir kara iklimi hkm srer. Ktann gneyinde ise dar bir erit zerinde klar lk ve yal, yazlar kurak ve scak geen Akdeniz iklim tipi grlr. Avrupa ktasnda yzey ekillerinin ve iklimin eitliliinin bir sonucu olarak doal bitki rtsnde de eitlilik grlr. Girit adasndan Rusyann kuzeyine kadar 37. enlem derecesi boyunda, hemen hemen tropikal bitkilerden balayarak orta iklim kuann eitli bitki ekillerine ve kutup bitkilerine kadar birok tipler sralanr. Bu eitli bitki rts tipleri tundra sahas, orman alanlar, steplerle

ayr alanlar ve Akdeniz bitkileri olmak zere drt ana grupta toplanabilir. Clz kutup bitkilerinin yaama alan olan tundra sahas, Asya ve Amerikann kuzeyindekiler kadar geni yer tutmayp dar bir ky eridi zerinde uzanr. Bu erit batda Kola yarmadas kylar boyunda pek dar, Beyaz denizin dousunda ise biraz daha genitir. Bir eit souk step olan tundralardaki balca zellik aaszlktr ve buralarda en ok grnen bitkiler likenlerle yosunlardr; ayrca bunlar arasnda boyu bir insann diz boyuna varamayan st ve cce hu (betula nana) aaklar da bulunur. Ktann byk bir kesimi orman rts tamaktadr. Kuzeyde tundra alan snrnda balayan ormanlar gneye doru genileyerek Rusyann kuzeyini, Finlandiyay, skandinav yarmadasnn byk ksmn kaplar ve 60. paralel dairesine kadar uzanr. Daha ok ine yaprakl aalardan meydana gelen bu ormanlara Kuzey ormanlar ad verilir. ne yaprakl ormanlarn gneyinde, Orta Rusyadan balayp skandinav yarmadasnn gneyini de iine alarak Avrupann byk bir kesimini kaplayan kark (ine ve yayvan yaprakl) ormanlar uzanr. Bu ormanlar iinde yayvan yaprakl aalar gneye ve batya doru gittike artar. Baltk denizi kysnda Vistl rma azndan Karadeniz kysnda Varnaya doru ekilecek bir izginin dousunda daha ok sapl mee ve hlamur aalar, batsnda ise eitli trde meelerle beraber kayn aalar kark ormanlar sahasnn tantc elemanlar olurlar. Dou Avrupadaki orman kua gneye doru yerini step grnndeki alanlara brakr. nemli step alanlar Ukraynadan gneybatya doru uzanarak Aa Tuna ovalarna, Bulgaristana ve Balkan yarmadasnn ortasndaki ukur ovalara girer, zellikle de Macar ovalarnda geniler. Bunlardan baka ktann Akdeniz havzasnda da denizden dalarla ayrlm step grnmnde ovalar ve platolar bulunmaktadr. Bunlarn balcalar Dou Trakyann Ergene havzas, Yunanistanda Selnik ovas ve Tesalya havzas, talyada Sicilyann i kesimleri, spanyada Ebro havzas ile Eski ve Yeni Kastilya yaylalardr. Avrupann gney kys boyunda uzanan ince bir erit zerinde de Akdeniz bitki rts bulunur. Akdeniz blgesinde k iddetli olmadndan bitkilerin faaliyet devresi souk sebebiyle pek duraklamaz. Yazlarn kurak ve scak gemesi ise bu blgelerde susuzlua dayanan bitkilerin hkim durumda olmasna yol amtr. Akdeniz ormanlar en ok yaprak dkmeyen aalardan meydana gelir; fakat denizin evresinde gerek ormanlar fazla yer tutmaz. Bunda Akdeniz evresinin Avrupada en erken iskn edilen yerlerden olmas ve buraya uzun zamandan beri yerlemi bulunan insanlarn ormanlar tahrip etmi olmalarnn da rol bulunmaktadr. Bu yzden ormanlar, ilk grnleri hemen her yerde bozulmu olarak daha ziyade ykseklerde serin ve sapa kalm blgelerde tutunmulardr. Da yamalarnn alak kesimleri ise maki ad verilen, kn yapraklarn dkmeyen ve baz elverili yerlerde insan boyunu ancak aabilen bodur allklarla rtlmtr. Akdeniz evresindeki maki alan ierisinde Akdeniz ikliminin asl tantcs olan zeytin aalar yer alr. Zeytin aac blgenin kuru iklimine ok iyi uymu ve deniz kysndan itibaren da yamalarna pek ykseklere kmayacak ekilde gelimitir. 3. Akarsular ve Gller. Avrupada yzey ekillerinin durumu ile akarsularn boylar arasnda dikkat ekici bir iliki vardr. Yzey ekilleri daha paral olan Bat Avrupada akarsular, douya doru uzanacak yer bulabilen Tuna hari ok uzun boylu deildirler ve havzalar da fazla yer kaplamaz. Buna karlk Dou Avrupada daha byk rmaklarn uzanmasna elverili alanlar mevcuttur. Mesel Volgann uzunluu 3500 kilometreyi, Ural rmannki ise 2500 kilometreyi aar. Halbuki tamam

Bat Avrupada bulunan rmaklarn en by olan Renin (Rhein) uzunluu ancak 1325 kilometredir. Avrupa ktasnda akarsu a genellikle sktr ve akarsularn ou boylarna gre fazla su tar. Cebelitrk Boazndan Ural dalarnn orta kesimine doru ekilen bir izginin bat ve kuzey tarafnda bulunan sular Atlas Okyanusu, Kuzey denizi, Baltk denizi ve Kuzey Buz denizine akarlar. Bu izginin gney ve dou tarafndakiler ise Akdeniz, Karadeniz ve Hazar denizine boalrlar. Btn bu akarsularn havzalar, genellikle birbirlerinden yksek dalarla ayrlmam olduundan, biroklar almas kolay kanallarla birletirilmitir. Birletirilen bu akarsular ayn zamanda yava akl ve dzenli bir rejime sahip bulunmalar sebebiyle ktann ulam sistemi iinde de nemli rol oynarlar. Avrupada ekil ve mene bakmndan ok eitli gllere rastlanr. nemli gller ktann kuzeyinde Baltk denizi evresinde dizilmi olup Sovyetler Birlii snrlar iinde bulunan Ladoga ve Onega ile Finlandiyadaki Saimaa ve sveteki Vner ktann en byk glleridir. Bunlardan baka byklkleri fazla olmamakla birlikte saylar pek ok olan gl anaklarna rastlanr ki balcalar gller memleketi diye bilinen Finlandiyadadr. Orta byklkte fakat turizm bakmndan ok nemli bir dizi gl de Alp dalarnn kuzey ve gney eteklerinde sralanr. Bunlarn en nemlileri Alplerin kuzeyindeki Konstanz, Lzern, Neuchatel ve Cenevre glleri ile gneyindeki Garda, Como ve Maggiore glleridir. 4. Nfus. Avrupa ktalar arasnda nfusu en ok olan deil en sk olandr ve 700 milyon nfusun kilometrekareye den younluu 70i bulmaktadr (Asya 57, Amerika 10,5, Afrika 10, Okyanusya 2). Avrupada nfusun fazla oluu, gemii ok eskiye inmeyen olduka yeni bir olaydr. XVII. yzyln balarnda 100 milyonu bile bulmad tahmin edilen Avrupa nfusu XVIII. yzyl sonunda 175 milyon, XIX. yzyl ortasnda 270 milyon olmu, I. Dnya Savann yaklat yllarda bu say 450 milyona varm ve savan sebep olduu kayplara ramen 1930da 500 milyonun stne kmtr. Bu art II. Dnya Savandaki kayplara ramen de devam etmi ve gnmzde nfus 700 milyona yaklamtr. Asl dikkat eken husus, Avrupann asrdan beri devaml ekilde ve zellikle XIX-XX. yzyllarda baka ktalara gmen olarak byk insan ynlar gnderdii halde bu nfus artn gsterebilmesidir. Kta sathnda nfus art son bir yzyl iinde batdan ortaya, gneye ve douya doru bir dalga gibi yayldktan sonra yavalamtr. Mesel Bat Avrupadan Fransada erken balam, sonra gittike arlam, ngilterede XIX. yzyln ilk yarsndaki nfusun iki katn geecek kadar ykseldikten sonra yavalam, Almanyada da XIX. yzyln ikinci yarsnda bu yzyln ilk yarsna gre bir kat daha hzl olmu, fakat XX. yzylda yavalamtr. skandinav lkelerinde ise nfus XIX. yzyln bandan II. Dnya Savana kadar geen zaman iinde katn bulmutur. Buna karlk Avrupann gneyinde ve dousunda geen yzylda olduka yava ilerleyen nfus art XX. yzylda hzlanmtr. Avrupann baz blgelerinde nfus art geim kaynaklarnn gelimesinden daha hzl olmu ve bu durum o blgelerdeki nfusun baka taraflara g etmesine sebebiyet vermitir. zellikle XIX. yzyln ikinci yarsnda byk ktlelerin yer deitirmesi biiminde olan Avrupa glerinden bazlar kta iine, bazlar ise baka ktalara doru oldu. Kta ii gler, kalabalk lkelerden geim kaynaklarn iletmeye yetecek kadar nfusu bulunmayan lkelere doru olmu, bu arada Fransa komularndan ve Kuzey Afrikadan ok sayda gmen almtr. Kta d glerin boyutlar ise ok daha byktr. Ruslarn Sibiryaya olan gleri hesaba katlmamak artyla XIX. yzyl balarndan I. Dnya Sava sonlarna kadar, Avrupadan kta dna g eden insan says 60 milyonu bulmutur.

XIX. yzyln son on yl ortalamalarna gre Avrupann balca lkelerinden kanlarn says ylda 650.000e varyor, hatta baz yllar bu rakam 1 milyonu dahi geiyordu. Bu husustaki rekor 1913 ylna ait olup o yl 1.370.000 kii ktay terketmiti. Bu byk boyutlu glerin dnda daha sonraki yllarda da baz siyas olaylarn sebep olduu dank g hareketleri grld. I. Dnya Sava sonunda Rusyada yeni kurulan rejimi benimsemeyenlerden kaabilenler, zellikle Beyaz Ruslar baka lkelere sndlar. Ayrca Lozan Antlamasna gre Yunanistanda yaayan Trklerle Trkiyede yaayan Rumlar arasnda yz binlerce insan ilgilendiren nfus deiimi yapld ve bu deiimi Balkan lkelerinde yaayan Trklerden bir ksmnn kendi istekleriyle Trkiyeye gmeleri takip etti. II. Dnya Sava ok daha byk apta nfus hareketlerine sebep oldu. Bunlarn banda, Orta Avrupada rk birlii temeline dayanan bir Alman devleti kurabilmek iin baka lkelere dalm olan Almanlarn anavatana ekilmesi denendi. Nitekim Baltk devletleriyle Besarabya ve Kuzey Bukovinada yaayan ok sayda Alman Almanyaya getirildi (1940) ve Gney Tirol Almanlarnn getirilmesi iin de talya ile bir anlamaya varld. Alman hkmeti baka lkelerdeki soydalarn lkeye ekerken kendi topraklarndaki yabanc unsurlar da dar karmaya gayret ediyordu. Daha sava balamadan nce Almanyadan dar bir yahudi akn balamt ve sava iinde de bu gler baarlabildii kadar devam etti. Ayn zamanda Almanya 1938de ele geirdii Sudet blgesindeki ekleri Bohemyaya yollad ve 1939 Eyllnde istil ettii Polonyann dorudan doruya lkesine katt bat topraklarnda yaayan Polonyallar birka hafta iinde douya nakletti. Almanyann sava iindeki nfus politikas bu nunla kalmad, Almanya ayrca igal ettii lkelere kendi gmenlerini yerletirip buralarn halkn da Almanyada altrmay denedi. Bylelikle Almanlar Polonya, Slovenya ve Fransa gibi lkelere yerleirken tarm ve fabrika iisi olmak zere buralardan toplanan 12 milyon kadar yabanc da Almanyaya gnderildi. Sava iinde Almanya dnda da byk nfus ktleleri yerlerinden oynad. Finlandiyann Sovyetler Birliine brakmak zorunda kald topraklarda yaayanlar buralar terkedip bamsz Finlandiyaya ekildiler. Sovyetler Birliinin Dou Polonya (1939) ile Baltk memleketlerini (1940) ve Almanlarn bir ksm Sovyet topraklarn istils (1941-1942), Avrupann dou taraflarnda milyonlarca insan yurdundan uzaklatrd ve bunlarn byk bir ksmn da yok etti. Yine sava srasnda Dobrucadaki Romenlerle Bulgarlarn deiimi yapld (1940). II. Dnya Savann sonunda sava srasnda meydana gelenlerden daha byk lde nfus oynamalar vuku buldu. Bunlar arasnda en nemlisi, savatan malp kan Almanyann terkettii topraklarda ve dier lkelerde Almanlarn kendilerine braklm olan topraklara toplanmasdr. Polonya ve ekoslovakya gibi Almanyaya komu olan lkelerle Macaristan, Romanya ve Yugoslavya kendi snrlar iinde kalan Almanlar ksa srede buralardan kardlar. Topraklar savatan sonra klm olan Almanyann bu sebeple nfus younluu fazlaca artt. Almanlarn boalttklar yerlere de ekler ve Polonyallar yerletirildi. Ayrca Macarlar, ekler, Slovaklar ve Macarlarla Yugoslavlar arasnda da yz binlerce insan ilgilendiren nfus deiimleri oldu. te yandan Sovyetler Birliinin snrlar iinde kalan Dou Avrupa nfusunda ok byk ktle hareketleri meydana geldi. Baz Sovyet cumhuriyetlerinin halklar, sava srasnda Almanlara yardm etmi olduklar gerekesiyle Sibiryaya srld (Krm Trkleri, Kalmuklar ve eenler gibi). Sovyetlerin istil ettii Dou Baltk lkelerinden yz binlerce nfus da douya yahut Kuzey ormanlarna tanarak yerlerine Ruslar yerletirildi. Btn bunlardan baka sava yznden yurtlar harap olmu yahut Sovyetlerin istilsna uram memleketlerden kaabilen yz binlerce insan Almanya, Avusturya, talya gibi lkelerde Batl mttefiklerin hazrladklar kamplara yerletirildiler; sonra da buralardan eitli Avrupa lkelerine

veya Avrupa dnda gmen kabul eden lkelere datldlar. II. Dnya Sava sonrasnda Bulgaristandaki Trklerden de nemli sayda nfus kitlesi farkl dnemlerde Trkiyeye gmen olarak gitmilerdir. 1984ten sonra ise Bulgaristanda Trklere reva grlen insanlk d muameleler bu insanlarn zaman zaman iltica yoluyla Trkiyeye gelmesine sebep olmu, son olarak da 1989 Hazirannda mecburi pasaport verilerek snr d edilen 300.000i akn Bulgaristan Trk Trkiyeye snm; bunlardan bir ksm lkelerine geri dnm, 220.000 kadar ise Trkiyede yerlemilerdir. 5. Dil. Avrupa ktasnda konuulan ve olduka eitli olan dilleri, Hint-Avrupa ve Ural-Altay ailelerine bal diller olmak zere iki byk grupta toplamak mmkndr. Hint-Avrupa dillerini konuanlarn balcalar Slav, Germen, Latin ve Grek kkenli kavimlerdir. Slav-Baltk grubunun Slav kolu Dou Slavlar ve Bat Slavlar diye ikiye ayrlr. Dou Slavlarnn dili Rusadr; Bat Slavlar ise daha eitli diller konuur. Bu grubun kuzey kolu iinde Lehe, eke, Slovaka dilleri, gney kolu iinde ise Bulgarca ile Yugoslav dil gruplar yer alr. Gney Slavlar anlamndaki Yugoslav kelimesiyle adlandrlan Gney Slavlar arasnda dil birlii olmad gibi mezhep ve kltr bakmndan da birlik yoktur. Srpa konuan Srplar Ortodoksluu ve Kiril alfabesini, Hrvata ve Slovence konuan Hrvatlar ile Slovenler de Katolik mezhebini ve Latin harflerini kabul etmilerdir. Bu gruptaki Bonaka konuanlar ise ounlukla mslmandr. Bu grubun Baltk kolunu ise Letonya ve Litvanya dilleri tekil etmektedir. Germen meneli diller arasnda birbirinden farkl skandinav, Germen, Flaman ve Anglosakson gruplar seilebilir. Bunlardan skandinav grubu iinde birbirine ok yakn olan svee, Norvee, Danca ve zlanda dilleri yer alr. Germen asll kavimlerin kulland dillerden en nemlisini, Dou ve Bat Almanyadan baka Avusturya ile svirenin byk bir kesiminde ve ayrca talyann kuzeydousundaki Avusturya snrna yakn blgede konuulan Almanca oluturur. Flaman dil grubu Hollanda ile Belikann kuzey yarsnda, Anglosakson grubunun temsilcisi olan ngilizce ise Byk Britanya adas ile rlandada ve evredeki dier adalarda konuulur. Latin meneli kavimlerin kullandklar diller Franszca, spanyolca, Portekizce, talyanca ve Rumencedir. Bunlardan Franszca Fransadan baka Belikann gney yarsnda ve svirenin bir blmnde, talyanca da talyann dnda svirenin gneydeki kk bir kesiminde konuulur. Yunanllarla Kbrs Rumlarnn dili Yunancadr. Avrupada bunlardan baka yine Hint-Avrupa dillerinin talik - Kelt grubundan Kelte ve Galce gibi diller Britanya adalarnn baz kesimlerinde, rce rlandada ve llirya - Arnavuta grubundan Arnavuta Arnavutlukta, Trak - Frig grubundan Makedonca da Yunanistan ve Yugoslavyann Makedonya topraklarnda konuulmaktadr. Avrupadaki Ural - Altay ailesinin temsilcileri olan diller Macarca, Fince ve Trkedir. Bunlardan en geni alana yaylm bulunan Trke, Trkiyenin dnda Kuzey Kbrs Trk Cumhuriyeti ile Osmanl mparatorluunun yklmasndan sonra Balkanlarda kalan Trk topluluklar arasnda konuulmaktadr. Bu topluluklar halen Yugoslavyann Osmanllarn eski Manastr ve Kosova vilyetlerini iine alan topraklarnda, Bulgaristanda dank olarak, Yunanistanda Bat Trakyada ve Romanyada Tuna nehrinin aa r ile Karadeniz arasnda kalan alanlarda oturmaktadrlar. Avrupada Balkan lkeleri dnda Sovyetler Birliinin dou kesimlerinde de ana dili Trke olan topluluklar yaarlar. Volga - Ural Trkleri veya Kuzey Trkleri ad verilen bu grubun balca kollarn Kama rma ile Ural dalar arasnda yerlemi bulunan Bakrtlar, Orta Volga boyunda

yerlemi Volga Trkleri ve Aa Volga kylarnda bulunan Volga Tatar ve Krgzlar tekil etmektedirler. Avrupada Hint - Avrupa ve Ural - Altay dillerinin dnda Sm dillerden de bir rnek bulunmakta ve Malta adasnda ana dil olarak Arapann Marib lehesine bal Latin harfleriyle yazlan Malta dili (Maltz) konuulmaktadr. 6. Ekonomi. alan nfusun ifti kesiminin kk bir oranda bulunmasna ramen Avrupa verimin yksek dzeyde olduu bir kta olarak dikkati eker ve dnya ziraatnda da sz sahibidir. Ekilebilir alanlar kta yzeyinin te birine yakn bir ksmn kaplayarak % 30 gibi nemli bir oran gsterir. Bu ortalama oran lkeler arasnda deimekte ve topraklarnn ou buzlarla kapl olan rlandada son derecede az yer tutan ziraat alanlar talyada % 50yi aarken Danimarkada % 70e ulamaktadr. Bu ekilebilir alanlarda yetien hububat dnyadaki retimin % 40 kadar olup budayn % 20si, avdarn % 80den fazlas, yulafn % 65i Avrupada retilmektedir. nemli gda maddelerinden olan patates rlandadan Sovyetler Birliine kadar uzanan geni bir alanda ekilir ve dnya retiminin yardan ounu bu kta verir. Endstri bitkilerinden eker pancar Rusya, Almanya, Fransa ve talyada; keten Rusya, Polonya, Fransa, Belika ve Hollandada; kenevir talya, Romanya ve Rusyada ok ekilir. Pamuk ve ttn tarm daha ok ktann gney ve gneydousunda yaplr. eitli meyveler arasnda zmn yayl sahas daha genitir ve 50. kuzey paraleline kadar olan sahalarda ticar amala yetitirilir. Zeytin ve narenciye ise Akdeniz iklimiyle snrl olduundan yalnz ktann gneyindeki bir eritte yetitirilebilmektedir. Tarmn nemini kaybettii kuzey lkeleri ile ekime ayrlan alanlarn az olduu dalk lkelerde, daha ok bykba hayvan yetitiricilii ve st reticilii eklinde younlaan hayvanclk gelimitir. Avrupa yer alt servetleri bakmndan da zengin bir ktadr; fakat asrlardan beri iletilen madenlerin bir ksm, zellikle sanayi devriminden sonra tkenmi, bir ksm da olduka azalmtr. Ktada yakt madenlerinden kmr pek bol olup en nemli maden kmr havzalar Hersinyen kvrmlarnn evresinde bulunmaktadr. ngiltere, Belika, Hollanda, Fransa, Almanya, Polonya, ekoslovakya ve Rusyadaki kmr havzalarnn tamam bu kuaktadr. Avrupann petrol yataklar kmr yataklarna gre daha azdr. Fransa, Almanya ve Hollandada petrol bulunmakla birlikte Avrupann en nemli petrol yataklar Dou Avrupadadr. Bu yataklar arasnda en zengin olanlar Romanyada Karpat dalarnn eteklerinde sralananlar ile Rusyann VolgaUral blgesindekilerdir. Yakt dndaki madenlerden demir Rusya, Fransa ve svete, uranyum ekoslovakyada, kkrt talyada, tungsten Portekizde, civa talyada, boksit Fransa ve Macaristanda, kurun da Yugoslavyada karlr. Endstri gerek retim hacmi gerekse rn eitlilii bakmndan ok byk boyutlara ulamtr. Dnya elik retiminin yarsn elinde bulunduran Avrupann nemli demir elik tesisleri maden kmr yataklarnn yannda sralanm durumdadr. Bu bakmdan Bat Almanyadaki Ruhr havzas, demir elik endstrisinde olduu gibi teki endstri eitleri bakmndan da bir younlama alan olarak dikkati eker. Avrupadaki elik endstrisi beraberinde gemi inaat, motorlu aralar ve uak yapmcln da gelitirmitir. Bu ar endstri kollar dnda, zellikle yine Bat Almanyada kimya endstrisi de son yllarda ok ilerlemitir. Daha ok ktann kuzeyindeki lkelerde orman rnleri, Fransada parfmeri ve svirede ise ikolata endstrileri gelimitir. Endstri alanndaki atlm, ham madde eitlilii yannda ktadaki ulam ann skl ile de ilgilidir. XVIII. yzyldan

beri devaml gelime halinde olan ulatrmaclk Avrupa ktasnda gidilemeyen nokta brakmamtr. Demiryollarnn tarihesi ve younluu bakmndan Avrupa ktas dnyada bir ncelie sahiptir. lk demiryolu inaat bu ktada gerekletii gibi (ngiltere) dnya demiryollarnn en fazla kuzey kutbuna yaklaan hatt da bu ktadadr (Norvee ait Spitzberg adasnda). Avrupada demiryollar gibi karayollar da son derece sk bir ebekeye sahiptir ve bu sklk zellikle ktann kuzeybat kesiminde artar. Bu kesimde demiryolu ve karayolu ile rekabet halinde olan bir baka sistem de kta ii su yolu tamacldr. Ayrca Avrupa lkeleri arasnda ok youn bir havayolu ebekesi kurulmu ve nemli ehirlerin tamam birbirine balanmtr. te yandan Avrupadaki birok lkenin havayolu irketleri kta dna da seferler yapmaktadr. Bu ulam sistemlerinin yannda hepsinden fazla gelenei olan denizyollar yolcu tama bakmndan nemini yitirmise de yk tamaclnda ve okyanus ar ulamda halen geerlidir.

BBLYOGRAFYA

A. Hettner, Mevzi Corafya: Avrupa (trc. Hmid Sad), stanbul 1927; Erol Tmertekin, Ar Demir Sanayii ve Trkiyedeki Durumu, stanbul 1954, s. 18, 69-74; a.mlf., Ekonomik Corafya, stanbul 1984, s. 218-219, 393, 435; a.mlf., Ulam Corafyas, stanbul 1987, s. 183, 232-243; Ali Tanolu, ktisad Corafya: Enerji Kaynaklar, stanbul 1958, s. 39-50, 287-292; a.mlf., Ziraat Hayat, stanbul 1968, I, 105-108; a.mlf., Beer Corafya: Nfus ve Yerleme, stanbul 1969, I, 168183; Frisk, GEW, I, 593; Sami ngr, Corafya Szl, Ankara 1961, s. 61-62; Besim Darkot, Avrupa Corafyas, stanbul 1969; Byk Dnya Atlas, stanbul 1975; Azra Erhat, Mitoloji Szl, stanbul 1978, s. 118; Srr Erin, Jeomorfoloji, stanbul 1982, I, 172-248; Faik Sabri Duran, Byk Atlas, stanbul 1985; Selmi Gzen, Avrupa lkeler Corafyas I: Akdeniz Avrupas ve Balkan lkeleri, stanbul 1985. Ahmet Ertek

7. Din.

Avrupann az bilinen tarih ncesi dnemine paralel olarak Grek ncesi dinleri hakknda da ok az bilgi mevcuttur. spanya ve Fransadaki baz kaya yerlemelerinde veya ak mezarlarda yaklak 100.000 yl ncesine ait Neandertal adamndan kalma birtakm l gmlerinin din dnceyle ilgili olduu ileri srlrse de bunlar speklasyona dayal iddialar olup net bir sonu vermekten uzaktr. Yine kuzey lkeleriyle Avusturyada bolca bulunan prehistorik kadn tasvirlerinin bir ana tanra kltn yanstt iddias da ak deildir. Bu malzeme eksikliinden dolay Avrupada din konusunun snrlarn Grek dini dncesinden balatmak uygun olacaktr. Grek dini, onu oluturan insanlarn etnolojisi ile yakndan ilikilidir ve Greklerin etnolojik haritas dinlerinin de emasn belirler. Etnolojik olarak Grekler belli bir rk deil ndo - Germen ve ndo -

Germen olmayan etnik unsurlarn bir karmdr; bu sebepten dolay din dnceleri de her iki unsurdan birer miktar almtr. Bunlarn dnda Greklerin yurt edindikleri Balkan yarmadasnn daha nceki yerli din sistemleri de din dn biimlerine katkda bulunmutur. Grekler denizci olarak ortaya klarndan itibaren Anadolu, Mezopotamya ve Msrdan din inanlar da ieren pek ok kltr unsuru almlardr. Ayrca siyas birliklerinin olmay da inan sistemlerine deiik bir etki yapm ve millete kabul ettikleri inanlarn yannda her sitenin kendine has din bir sisteme sahip olmas, eitliliin oalmasna yol amtr. Bu hususlar gz nne alndnda Grek inan biimlerini sralayabilmek ve ortaya belli bir din doktrin koyabilmek imknszlamakta, yalnz dzenli bir snflamaya gitmeksizin Greklerin yaad bir dinden bahsetmek mmkn olabilmektedir. Milttan nce I. binyln ilk eyreinde tanrlar insan suretinde tasavvur etme (antropomorfy) eiliminde olan Grek dini, milttan nce VII. yzyln bandan itibaren gelien mistik kltlerle (btn - tasavvuf mezhep) renk kazanmtr ki bu kltler daha sonra Hristiyanln Avrupada yaylmasna da katkda bulunmulardr. Demeter, Dionizos ve Orfeos kltlerinin dnda Grek dini olduka yavandr. eytan ve er problemi yoktur; tanrlar insan nitelikte olup Olimpos danda otururlar ve lmden sonraki hayat insanlar fazla ilgilendirmez. Bu inanlar, Yunanistan ve Kk Asya Romallarn eline getikten sonra da Hristiyanlk ana kadar devam etmitir. Romallarn din corafyasna kattklar yeni bir ey yoktur; ounun kkenleri eski Anadoluya dayanan Grek tanrlarna Latince isimler verip onlara tapnmlardr. Roma dininin iki nemli yan olan rahiplik kadrosu ile insanda ilh ve beer iki zn bulunduu inanc daha sonra Hristiyanl etkilemitir. Avrupann gneyindeki Greko - Romen dinlere kar kuzey blgelerinde de yine iinden geldikleri etnik gruplara gre sonralar Kelt, Slav ve Tton dinleri denilecek olan birtakm yerel dinler ortaya kmtr. Greko - Romen dinlerinden farkl olarak bu dinlere ait kaynaklar azdr ve ounluu hristiyan yazar ve seyyahlardan gelir. Bu din ierisinde zellikle Kelt ve Tton dinleri Hristiyanla yaptklar katk asndan nemlidirler. Slav dini Hristiyanlkla Avrupann dousunda ve ge bir zamanda tant iin bu anlamda pek etkili olamamtr. Kk Asyada Galatlar ad ile ortaya kan Keltler milttan nce IV. yzyldan itibaren Orta Avrupada grnmeye balamlardr. ok tanrl bir dine sahiptiler. Bunlarda Druidler denilen ve ayn zamanda alarnn bilim adamlar olan rahipler kadrosu nemlidir; bunlar zellikle astronomiyle yakndan uramlardr. Keltlerde tensh* inancnn olduu syleniyorsa da bu husus kantlanamamtr. Hristiyanla geen Kelt (baz uzmanlara gre Tton) unsurlar arasnda en nemlileri yeni yl kutlamalarndaki baz inanlardr. am aac motifi (byk ihtimalle Tton kaynakl) ve Kristmasta ocaa getirilen ktk (bu inan zellikle Kuzey Hristiyanlnda yaygn olup Keltlerin Samhain yinindeki Yule ktnn ocaa getirilmesi inancndan alnmtr), Roma Katolik Kilisesinin Mundus Patet adyla benimsedii ruhlar gn (2 Kasm; Yule festivalinde llerin belirli aylarda ve gnlerde yaayanlarn yanlarna geldikleri yolundaki inancn kutland gn) ve am aalarna hediye aslmas gelenei Kelt kkenlidir. ok tanrl ve ruhlara tapar (politeistanimist) nitelikte bir din olan Tton dini de Hristiyanla yapt katk asndan nemlidir. Tton gk tanrsnn ad olan Tyr (Alm. Ziu, ng. Twi) bugn tuesday kelimesinde yaamaktadr. ngilizcedeki wednesdayin wedi de Ttonlarn tanr Wodandr. Kuzeydeki popler hristiyan inanlar, zellikle Ttonlarn mevsim ve tarm

kltlerinden olduka etkilenmitir. IX. yzylda St. Gall adndaki bir rahip bu inanlarn Hristiyanla girmesinde olduka rol oynamtr. Kuzeyli mill aziz St. Olaf kzl sakal ve elinde baltasyla Tton tanrs Fhorun ge tipidir. ok tanrl nitelikte olan Slav dini de olduka soyut kavramlara sahiptir ve Rus Ortodoksluunun mistik oluunun balca sebebi budur. Slav dininin en nemli tanrlar Chursu (gne tanrs), Makoi ve Simarugludur. Yahudilik. brnlerin Avrupallarla ilk temas, muhtemelen milttan nce VII. yzylda Dou Akdenize yaylan Grek tccarlar vastasyla olmutur. Yahudiler milttan nce 586da Kudsn dnden sonra vuku bulan ilk srgn srasnda Avrupaya gelmilerdir. Bu dnemde Grek kle tccarlarnn yahudi esir satm olmalar da muhtemeldir. Yunanistanda yaplan kazlarda milttan nce III. yzyldan itibaren yahudilere ait baz buluntulara rastlanmaktadr. Milttan nce 59da iero Roma saraynda ok sayda yahudinin bulunduundan bahseder. Bu tarihte Roma mparatorluunun yukar eyaletlerinden Galya, spanya, Pannoya ve Rhinelandda yahudilerin mevcut olduu bilinmektedir. Roma ehrindeki 50.000 yahudi toplam nfusun onda birini tekil ediyordu. Milttan sonra IV. yzyla kadar Roma mparatorluundaki durumlar iyi olan yahudilerin VII. yzyldan itibaren Gney Avrupadaki ticar faaliyetleri artm ve Avrupa XI. yzyldan itibaren yahudi entellektel dnyasnn merkezi olmutur. Yahudilerin ticar hayatta baar kazanmalar zerine XIII. yzyldan itibaren devletlerin tutumu deimi ve ngiltere ile Fransa onlar lkelerinden karmlardr. XVI. yzylda Almanyadaki yahudiler i yapma imknlar daha fazla ve daha gvenli olan Polonyaya gitmilerdir; bylece Polonya Akenazi Yahudiliinin merkezi olmutur. 1492de spanyadan, 1497de Portekizden srlen yahudiler Osmanl mparatorluuna snmlardr. Fransz htilalinden sonra yahudiler daha fazla imkna kavumularsa da II. Dnya Sava srasnda, daha nceden balayan ve ban Almanlarn ektii antisemitik hareket kymlarna yol am ve 1945e kadar pek ok yahudi ldrlmtr. Bu tarihten itibaren byk bir ksm Asyaya ve Atlantik Okyanusunun te yanndaki lkelere gen yahudilerin 1969daki saymlara gre Avrupadaki toplam nfusu 4.303.950dir. Hristiyanlk. Hristiyanlk Avrupaya milttan sonra 40-50 yllarnda Anadolu kanalyla geldi ve Balkanlar blgesinde tutunmaya balad. Romada ilk hristiyan varl 40ta ortaya km ve 60 yllarnda hristiyan olan halkn says bir hayli ykselmitir. Hristiyanlk Avrupaya ulatnda kabuln kolaylatracak bir zemin buldu. Milttan nce II. yzyldan beri Doulu dinler ve yerli Demeter, Dionizos kltleri halk mistisizme altrm olduklarndan Hristiyanln btn-tasavvuf inanlar kolayca benimsendi. Hristiyanlk nceki dinlerde olmayan yksek bir ahlk ve insanlara kurtulu midi sunuyordu. Bunun yannda getirdii eitlik fikri de ezilmi klelere cazip geliyordu. lk Avrupal hristiyanlarn Roma ynetiminden grdkleri zulm de hristiyan inancn pekitirdi. Bylece IV. yzyldan itibaren Avrupada Hristiyanln iyice tutunmasnda eitli sosyal ve siyas sebepler etken oldu. IV. yzylda Hristiyanlk geri dnmeyecek ekilde bir atlm yapt; 311de mparator Galeriusun emirnmesiyle din tolerans kabul edildi, 380 ve 392 arasndaki bir dizi emirnme ile de Hristiyanlk resmen tannd. IV. yzylda Avrupada henz yalnzca ehir halklar hristiyan olmu durumdayd ve kylerde hl putperest inanlar hkim bulunuyordu. Bu asrdan itibaren Msr ve Suriyeden Avrupaya getirilen manastr hayat btn Avrupann krsal kesiminde etkili olmaya balad. VII. yzyldan sonra ise kylerde Hristiyanln ciddi olarak tutunduu grlmektedir. Ynetici snflar arasnda kilisenin durumu her adan nem kazanyordu. IV. yzyla

kadar Latin kilisesi ile devlet arasnda belli bir ayrm vard. Bu asra kadar devletin Hristiyanlktan faydalanma fikri, St. Ambrose ile birlikte devletten faydalanan bir kilise inancn dourdu; Douda Kaysereal Eusebiusun yapt gibi Batda da Ambrose bir hristiyan devlet fikrini yerletirdi. IV ve V. yzyldan itibaren kuzeyli barbar kavimler gneye doru akarak geni bir g hareketinin sebebi oldular. Barbar istillarnn meydana getirdii nfusun yer deitirmesi olayna paralel biimde Hristiyanlk da her yanda yaylmaya balad ve istilclarn da kabul ile iyice popler hale geldi. Ancak ksa bir sre iin de olsa barbar kavimler kilisenin reddettii Ariusu doktrini benimsediler. Hristiyanln btn Avrupada yaylmas, V. yzyl ile XIII. yzyl arasndaki geni bir sre ierisinde tamamlanmtr. IV. yzyla kadar Orta ve Gney Avrupada gelien Hristiyanlk, 430 civarnda rlandada faaliyet gsteren St. Patrick ile Britanya adalarna girdi. 550800 yllar arasnda rlanda hzl bir ekilde hristiyan oldu. ngilizler arasnda dini yayanlar da rlandal misyonerlerdir. 768 ylnda Frank tahtna geen Charlemagne Hristiyanlk ile devleti birletirdi ve bylece VIII. yzyldan itibaren kilise ve devlet i ie iki kurum oldu. 772-804 yllar arasnda Charlemagnen Elbe ve Ems arasndaki Saksonlara dini zorla kabul ettirmesi zerine Hristiyanlk kuzey snrlarna dayand. Yine Charlemagne 801de Moravyal Slav eklerini hristiyan dinine girmeye zorlad. Bohemyada IX. yzyldan itibaren Bizansl Kril ve Methodius kardeler faaliyet gsterdiler. 865ten itibaren kuzey lkelerinde Hristiyanlk kkl bir ekilde yerleti. Balkan Bulgarlar Hristiyanl 845-865 yllar civarnda Patrik Photiusun vastasyla stanbuldan alrlarken Polonyallar 967den itibaren ynetici snflar arasndan balamak zere Roma formundaki Hristiyanl kabul ettiler. Prusya putperestleri arasnda ilk misyon faaliyetleri Pragn ikinci piskoposu Adelbert tarafndan X. yzylda balatld. Yine bu tarihte Macarlar da Hristiyanl kabul ettiler. Rusya, 954te Kief Prensesi Olgann Hristiyanl kabul etmesiyle yeni dine girmi oldu. Bylece X. yzyln sonuna doru Avrupann tamamna yakn bir ksm Hristiyanl kabul etti ve bu dinin snrlar Akdenizden Baltk kylarna kadar uzand. Misyonerlik faaliyeti, biri kylerde srdrlen St. Benedict, St. Pachomius ve St. Basilin kurduu manastrlar etrafnda kmeleen kei hareketi ve dieri dorudan papaln resm makamlarnca ehirlerde ve aydnlar arasnda yrtlen ruhban (clergy) hareketi olmak zere iki ayr koldan yrtld. Bu sre ierisinde zellikle kuzeyli putperest unsurlar Hristiyanla girdi. Hristiyanln otoritesi, tarihi Konstantinin imparatorluk merkezini stanbula tayna kadar giden ve IX. yzylda Slavlarn hristiyanlatrlmas ilemini stanbul kilisesinin stlenmesiyle zirvesine varan din kisvesi altndaki bir dizi politik ekime sonucu ikiye ayrld ve Avrupa kilisesi Dou kilisesinden koptu (1054). Bu tarihten ok ksa bir sre sonra kuzeyden gelen baz sava kavimleri kilise belli bir hedef etrafnda toplayarak XI. yzyln balarnda Pierre lErmitein abalaryla Kuds mslmanlardan kurtarmak zere sefere ard. Sonular Avrupa iin ac olsa da Hal seferleri Hristiyanln birletirici bir rol oynamasna yol at. XII. yzyln ortalarnda Bolonyal kei Gratianusun Roma hukukunu rnek alarak Decretum denilen bir klliyat meydana getirmesi zerine kiliseyle ilgili btn prensipler bir yerde toplanm oldu. XIV. yzyldan itibaren mistik bir akm btn Avrupay sard. zellikle Hollanda ve Almanya gibi lkeler bu akma kaynaklk etti. Bunun sonucunda Oxford niversitesi hocalarndan Wycliff, St. Paulun yazlarndan hareketle papalarn ve ruhbanlarn yetkisine ilk darbeyi vuracak ekilde, insann bakasnn aracl olmadan kendi kurtuluunu salayabilecei grn ileri srd. Akademik evrelerden ruhban snfnn otoritesine kar gelitirilen sessiz direniler XVI. yzyldan itibaren

Protestanln bayra altnda toplanm ve papann sarslmaz yetkisine kar ciddi bir tehdit oluturmutur. Feodalite devri mddetince (IX. yzyldan itibaren) gerek slm gerek Bizans ve gerekse kendi i dnyasndan kaynaklanan sebeplerle Hristiyanlk o kadar byk bir deimeye urad ki bu tarihten itibaren Hristiyanla deiik bir gzle bakmak mmkndr. Erken Ortaa mddetince Hristiyanla karamsarlk hkimdi; insann tabiat erdi ve o doutan gnahkrd. XIII. yzyl ile birlikte bu kavramlar deimeye balad. Bu dnyadaki hayat nem kazand; insann btnyle kt olmadna inanld. Kilise teologlar da Tanrnn olaan st bykl (zt- kibriys) yerine ilh adalet ve inyet fikrine nem vermeye baladlar. Aquinolu Thomas (XIII. yzyl) Augustinenin takipisi olarak sosyal bir felsefe gelitirdi. Yine bu tarihlerde teorik ekimelerin dnda temas sevgi ve inziva olan eitli tarikatlar kuruldu. Bunlarn en nemlilerinden biri Assisli St. Franisinkidir (1182-1226). XI. yzylda Cluny zhidleri, Carthusian tarikat, daha nce IV. yzylda ortaya kan ilk mnzevi hayat tarzn ilerleterek hmanist bir fikir sistemi rettiler. XIV. yzyldan itibaren Avrupada gerek ekonomik gerekse politik adan baz nemli ilerlemeler olmu, orta snf ticaretin ve refahn gstergesi olarak kalknmtr. Bu refaha paralel olarak kilise de zenginlemitir. Papalk artan refah karsnda kilisenin gelirlerini tek elde toplamaya teebbs etmi ve bunda ksmen muvaffak olmutur. Papalk vergi toplama iini bankalara brakm ve zamanla kiliselerden para toplama iini stlenen zel bankalar domutur. Bankalarn bu ie el atmas ile din ve para ilemi ayn anlama gelmeye balamtr. Kilisede doktrinel ekimelerin dnda yozlamann temel kaynan bu alveri ilikisi oluturur. Bu yozlamalar, reformlara kadar gidecek bir sre ierisinde artarak devam etmitir. Reform hareketlerinin (1517-1600) ilk nce Almanyada balamasnn sebepleri arasnda, bu blgenin dier Avrupa lkelerine gre daha geri kalm olmas ve Rnesans olay ile daha az temasta bulunmas gsterilebilir. Ortaa Almanyada btn kurumlaryla kklemiti. Kapitalizme geiin zorluu, ticaret yollarnn bu lkeye pek uramamasnn yaratt bir sonu oluyordu. XVI. yzyln afa ile birlikte Almanya din bir yenilenme iin elverili hale gelmi bulunuyordu. Gerekli olan bu hareketi balatacak bir liderdi ki bu da Martin Lutherin (. 1546) ahsnda gerekleti. Luther, bir hristiyann kendi iyi fiilleri ve ibadetleri sayesinde deil Tanrnn inyeti ve rahmetiyle temize kacan yani ebed selmete erieceini, bunun ise ancak Hz. snn efaatiyle kurtulacana iman eden itikad sahibi kimselere bahedileceini ne srd. Buradan Luther sadece iman ile mmin olma akdesini kard. Papann otoritesini reddetti ve vaftizle kominyon hari hibir takdis yinini kabul etmedi. Luther tarafndan gelitirilen zel Protestanlk formu, resm din olduu Almanya, Danimarka, Norve ve sve dnda kalan lkelerdeki dier reform hareketlerini doktrinel ynden ziyade sosyal bir hareket olarak etkilemitir. svirede Protestan ihtillinin babas Ulrich Zwinglidir (. 1531). Togqenburgda Wildhausda doan Zwingli, Viyana ve Baselde eitim grd. Luther gibi o da insann tanryla dorudan, aracsz ilikisine ve din trenlerin sadeliine nem vermitir. Zwinglinin teorisi olduka soyuttur; ona gre kurtulu yinlerin ve dier din trenlerin hibir pay olmayan bir nefis mcahedesinin sonundadr. Jean Calvin (. 1564) svirenin tarihinde nemli bir rol oynamakla birlikte aslen Franszdr.

Orleansta hukuk renimi yaptktan sonra 1534te hkmetin farkl grlere mensup kiilere kar balatt saldr dolaysyla svireye kamtr. Calvin, teolojisinin temellerini Christianae Religionis Institutio, 1536 (Hristiyan Dininin Kurumlar) adl eserinde atmtr. Onun dini Lutherinkinden pek ok adan farkldr. Her eyden nce hukuk ve disipline daha ok yer verir. Luther vicdana nem verdii halde Calvin hukukun stnlne nem vermitir. Calvinin dini Msevliin Eski Ahidine olduka yakndr. Msevliin ticaret prensibini gelitirdii de sylenebilir. Calvinciliin halk arasnda yaylmas svire ile snrl kalmad. Ticar ve mal konularn nem kazand her Bat Avrupa lkesinde benimsendi. Fransann Huquenotlar, ngilterenin Pritenleri, skoyann Presbiteryenleri, Hollandadaki Reform kilisesinin taraftarlar Calvincidirler; bu mezhep zellikle burjuva kesiminin dini olmutur. ngilterede Protestan reformunu 1570 ylndan itibaren resm kilise kabul edilen Anglikan Kilisesi temsil eder. skoyada John Knoxun (. 1572) kurduu Presbiteryen Kilisesi de Anglikan Kilisesinin bir devamdr. 1560tan itibaren resm sko kilisesi olarak kabul edildi. Protestan kiliselerinin kurulmas karsnda Katolik kiliseler de reform ihtiyacn hissettiler. talya ve spanyadaki baz tarikatlarn n ayak olduu bu reform sonucu Cizvit tekilt kuruldu. Bir nevi mnzeviler grubu olan bu tekilt ksa zamanda byk bir g elde etti ve Avrupada ynetilen misyon hareketlerin ana unsuru olma sfatn kazand. XVI. yzyln ortasnda toplanan Trente Ruhan Meclisi bir dizi tedbir alarak baz esaslar kabul etti ve papalk byk bir yetkiye kavutu. Bu konsey sonucu Katolik kilisesi gney devletlerini, Fransa, rlanda, Avusturya ve Polonyay muhafaza etti; Almanya ve Hollanday da Protestan kiliseleriyle paylat. Reformlardan doan nemli bir mezhep de Anabaptist hareketidir. svirede doup gelien bu hareket reformlar yeterli bulmam ve onlar baz konularda eletirmitir. Devlete vergi demeyen, askerlie ve resm grevlerde almaya kar kan Anabaptistler kiliselerin uzun zaman zulmne mruz kalm ve Avrupa ktasndan silinmilerdir. Bugn ksmen Amerika ve Avrupadaki baz Protestan kiliselerine baml olarak kk gruplar halinde yaamaktadrlar. Bu byk reform hiziplerinin yannda XVII ve XVIII. yzyllarda ortaya kan Kuveykrlar, Metodistler, Asompsiyonistler gibi pek ok Protestan kkenli mezhep de Avrupada yaylma imkn bulmutur. XVI ve XVII. yzyllarda aklc felsefe ile Hristiyanlk dnyasnda teslis*e kar kan ve Hz. snn tanrln reddeden gr, kilisenin Ariusu sapklk olarak nitelendirdii Unitarian hareketini ortaya kard. Unitarian hareketinin kkeni, VIII. yzyln sonunda spanyada Urgelli Felixin (. 818) slmn etkisinde kalarak teslisi reddetmesine kadar kar. Bu hareket XVI ve XVII. yzylda Polonya ve Macaristanda gelimi ve revizyona uram grnr. Daha sonralar ngiltere ve Amerikada tutunmutur. Michael Servetus (. 1553), Girgio Blandrata (. 1563), Francis David (. 1579), Fausto Sozzini (. 1604), John Biddle (. 1662) ve Joseph Priestley (. 1800) nde gelen Unitarianlardr. 1789 Fransz htilalinden sonra Avrupada din, bilimin ve teknolojinin getirdii yeniliklerle ve bunlarn sosyal alana yansmasyla zellikle orta snf arasnda g kazand. Genel olarak dinin akde ynnden ziyade ahlk ynne arlk verildi. Misyonerlik faaliyetleriyle politika da bu tarihten itibaren i ie girmi ve din devletin, gnlk hayatn ihtiyalar iin kulland bir ara

haline gelmitir. XIX. yzylda kilisede birtakm modernletirme hareketleri balatlmsa da Papa X. Piusun kar kmasyla revizyon ihtimali ortadan kalkmtr. XIX. yzyln balarndan itibaren sosyalist fikirlerin gelimesiyle Avrupada din ikinci plana dm ve ancak inan dzeyinde halk kitleleri arasnda varln srdrmtr. Milliyetiliin gelimesiyle birlikte Hristiyanlktan doan antisemitik hareket, rk ve dini kitleler arasnda birletirici bir konuma sokmutur. Sosyalist lkelerin ortaya k ile birlikte din Sovyetler Birlii gibi kat merkeziyeti sistemlerde nemini kaybetmise de son yllarda nce Polonyada ve daha sonra dier Dou Avrupa lkelerinde ynetimlere kar gelien hrriyeti halk hareketlerinde ok nemli rol oynamtr. Bu lkelerde kiliseler halk hareketlerini desteklemenin tesinde halk harekete geirmi ve ayaklanmalar ynlendirmilerdir. zellikle 1989da otoriter komnist ynetimlerin i bandan uzaklatrlmalarndan sonra oluan yeni siyas yap ierisinde, din hrriyeti konusunda daha olumlu bir yol takip edilerek kapal mbedlerin almasna izin verilmitir. Sovyetler Birliinde de 1985ten bu yana uygulanan glasnost ve perestroika erevesinde halka baz yeni haklar salanmaya baland gzlenmektedir. XX. yzylda kuzey lkelerinin Protestanl ve gneyin Katoliklii sabit olmakla beraber bu ayrm net bir farkllk ortaya koymamaktadr; ancak daha tutucu bir Katoliklikten bahsedilebilir. Bu haliyle Katoliklik Protestanla gre daha merkeziyetidir; Protestanlk ise daha ak bir tavrla Avrupann misyon faaliyetini elinde tutmaktadr.

BBLYOGRAFYA

C. Clemen, Religions of the World, London 1931, s. 176, 177, 179, 183, 188, 189, 190, 217, 218, 220, 227, 228, 243, 252; E. McNall Burns, Western Civilizations, New York 1958, I, 147, 148, 215, 434, 457, 465, 467, 468; C. Seignobos, Avrupa Milletlerinin Mukayeseli Tarihi (trc. Semih Tiryakiolu), stanbul 1960, s. 79, 93, 99, 177, 178, 179; G. R. Elton, Reformation Europe, London 1963, s. 210, 211; J. Michell, Astron Archaeology, London 1977, s. 12, 13, 14; Gnay Tmer Abdurrahman Kk, Dinler Tarihi, Ankara 1988, s. 174-175; H. O. Evenneft, The Reformation, London, ts., s. 8, 9, 15, 16, 26, 27; J. Lebreton, Gnosticism, Marcionism and Manicheism, London, ts., s. 19, 20, 25, 26; P. Hughes, The Church in the Christian Roman Empire, London, ts., s. 2, 3, 7, 8; Europe, EJd., VI, 974-976; Edv. Lehmann, Cristmas Customs, ERE, III, 608-610; A. H. Keane, Europe, a.e., V, 593; H. J. Rose, Festivals and Fasts (Greek), a.e., V, 857-863. Krat Demirci

II. TARH Avrupa Kavram. Coraf tanmlamas dnda Avrupa, tarih ve felsef anlam itibariyle ok geni ve zamanla artan bir arm zenginlii iinde gnmze erimi bir kavramdr. lkalarda deiik anlamlar kazanm olan bu kelime milttan sonra 400lerde Akdeniz havzasnn yazl kaynaklarnda,

Roma mparatorluunun Akdeniz blgesinin kuzey ksmlar iin kullanlrken Roma dnyas dnda daha farkl tanmlamalarda anlam bulmaktayd. Avrupa kavram VI. yzylda genel olarak Galya Kuzey Alpler havzasn tanmlamaktayd. Kelime genelde pek kullanlmamakla beraber ihtiva ettii anlam pek yabanc gelmemekteydi. Ge-Antike boyunca Avrupa kavram zihinlerde Roma dnyas (Orbis Romanus) ve imparatorluk (imperium) kavramlarndan pek uzak olmayan bir yer igal etmitir. Roma mparatorluu bnyesinde Orient (ark) ve Occident (Garb) ayrm bilinen bir eydi. Ancak bu iki kelime VIII. yzyln ortalarna kadar yekpre bir dnyann ikiye ayrlmlndan ok bunun bir ve ayn btne aidiyeti ve bir btn iinde ortaklaa yer aldn ifade etmekteydi. Zamanla kilise siyasetinin gelitirdii artlardan kaynaklanan bu iki kavram arasndaki uzaklama, VIII. yzyldan sonra birbirine anlamca zt iki kavramn olumasna yol at. uur altnda zaten mevcut olan Roma ve Grek zddiyeti kilisenin paralanmasna paralel olarak geliti. Genellikle barbar ad ile anlan kavimlerin g, Got ve Hun aknlar ve istillar, sadece Roma corafyasnda yer edinen hristiyan dnyasnn kuzey ksmlarn deil bu kuzey ksmnn ktadaki kuzey snrlarn da Avrupa telakkisi iine almtr. Roma - hristiyan dnyasn tehdit eden barbarlara kar gsterilen direniler Avrupa kavramnn gelimesinde etkili olmutur. Bylece bir VIII. yzyl kronii, Karl Martelin (714-741) Araplara kar verdii mcadele mnasebetiyle, bir daha birka yzyl boyunca kullanlmayacak olsa bile Avrupa tabirini ak olarak ve Hristiyan Roma karakteri iinde ilk defa belirtmekteydi. Avrupa kelimesi, ihtiva ettii kavramn tarih geliimi iinde sadece ve belki de ilk defa, Byk Karl (Karolus Magnus, 768-814) zamannda stn bir rol oynamtr. Karolenjler devrinde Roma mparatorluundan byk farkllklar gsteren Franklarn btn Frank boylarn ok aan hkmranlk sahalarn kapsayabilecek yeni bir terminolojiye ihtiya duyulduunda Avrupa tabiri uzun bir zaman iin isabetli bir tanmlama getirmi ve hatta zaman zaman Byk Karl mparatorluunun adlandrlmasnda kullanlr gibi olmutur. Bu imparatorluun yklmasyla beraber, zellikle Romann faaliyetleri neticesinde, Karolenjlerle benzerlik kazanan ve Karlman mparatorluu arm yapan bu Avrupa tabirinden uzaklald ve Avrupa siyas bir terim olarak yerini bu anlamda imperiuma brakp ikinci planda kald ve unutuldu. Kelimenin Ortaalar boyunca zaman zaman hatrlanmas ise ancak Karolenj geleneinin sz konusu edilmesi vesilesiyle oldu. Ge - Ortaalardaki (XIII. yzyl) Latin - hristiyan dnyasnn hristiyan olmayanlarca (Trk - Tatar / Mool) tehdit edilmesi, ortak direni mefhumu olarak Avrupa kavramn tekrar ortaya kard. zellikle XV. yzyldan itibaren ba gsteren Osmanl - Trk tehlikesi, Avrupa tabirinin gnmze kadar yaygn olarak kullanlmasn salad ve poplarize etti. Mnev ve felsef anlamdaki Avrupann snrlar ise, 1. Grek - Latin dnyasna ve medeniyetine mensup olup, bu dnyann dili, felsefesi, edebiyat, mitolojisi ile yourulmu bulunmak, 2. Katolik hristiyan olmak, 3. Rnesans, Reformu ve kar-reformu yaam olmak eklinde izilebilir. Coraf Avrupa bu kstasa gre deerlendirilirse bunun, Garp lemi de (Abendland) denilen gnmz Bat Avrupa lkelerini iine ald ve Yunanistan hari bugnk Avrupa Topluluu devletleriyle denk dt grlr. Bunun dnda kalan Yunanistan dahil btn Balkanlar ve Rusya, dolaysyla btn Ortodoks dnyas (Dou Avrupa), bu kltr btnlnn dnda kalan ve bu dnyaya yabanc (barbar) olan blgeler kabul edilmekteydi.

Bu anlamda Avrupa, Roma mparatorluunun enkaz zerine kurulan Katolik hristiyan dininin ruh verdii, kuzeyden gelen ve Akdeniz kltrne giren eitli kavimlerin karmyla oluan bir kk devletler dnyas olarak ortaya kmtr. Ancak 800lerde Byk Karl zamannda bile Hristiyanlk henz coraf Avrupann ok kk bir ksmna yaylabilmi ve zaman zaman tamamen ortadan kalkabileceine dair ok ciddi endieler de duyulmutur. Nitekim spanya bir asrdan beri mslmanlarn elindeydi. talya, Fransa, bugnk Almanyann bir ksm, ngiltere ve rlandann bir blm ve nihayet Balkanlarn zellikle sahil eritleri Hristiyanln yayld yerlerdir. Bylece Hristi yanln yaygnlatrlmas bata gelen faaliyetlerden biri olmutur. Hristiyanln yaylmasnda gezici, kolonize edici rahip ve azizler nemli roller stlenmilerdir. zellikle Aziz Benedik (. 543) ve tarikat bu alanda en kalc hizmeti verdi. Hristiyanlk, Bavyera ve Yukar talyadan balayan Katolik misyonerlii ve ayn zamanda Bizans tarafndan srdrlen faaliyetlerle birlikte yaylmasn devam ettirdi. 865te Bulgarlar artk Hristiyanl kabul etmilerdi. Bylece Balkan yarmadasnda Hristiyanlk nemli bir gelime kaydetmeye balad. Hristiyanlatrma ile Slav devletikleri de yava yava ortaya kt. lk kurulan Slav devleti olarak Hrvatistan, daha sonra IX. yzyl ortalarnda Byk Moravya Devleti teekkl etti. Hristiyan misyonerleri coraf Avrupann fethine, zellikle Avarlarn bir tehdit unsuru ve engel olmaktan kartlmalar ile (798) daha byk bir hzla devam ettiler. Papalk ileri noktalarda ilk piskoposluklarn kurmaya (lmtz / Bohemya, Gnesen Polonya, Gran Macaristan), ilk hristiyan krallarn aziz, talarn ise kutsal iln etmeye balad. Macar Kral Aziz Stephan (997-1038) ve Macarlarn kutsal Stephan tac, Moskova Knezi Aziz Vlademir (979-1015), Bohemya Kral Aziz Wenzel (. 929) olarak adlandrldlar. Hristiyanlk yava yava politik ve kltrel bir zaruret, siyas ynden ayakta kalabilmenin vazgeilmez bir art haline geldi. Dou Roma, Kutsal Roma Germen mparatorluu ve papalk tarafndan desteklenmenin ilk ve son art hristiyan olmakt ve misyonerlik X. yzyla kadar sren bu ilk byk kolonizasyon ile beraber yryerek geliti ve yayld. Ortaa Avrupas. Fransa, Almanya ve talyann byk bir ksmn idaresi altna alan, Bohemya ve Orta Tuna blgelerine kadar hkmranln genileten Byk Karl, Pannonyada (Macaristan) kurulmu olan Avar Devletine son verdi (795-796). Slavlara kar kazand byk baarlar ve byk hkmdarlk vasflar yznden Karln ismi (Slavca Korol), btn Slav dillerine hkmdar karl olan kral kelimesini kazandrd. Bununla beraber Avar tehlikesinin ortadan kalkmasyla balayan ve bir asr kadar devam eden Tuna havzasnn kolonizasyonu ve dolaysyla hristiyanlatrlma faaliyetleri Macarlarn ortaya kmalaryla sonusuz kald (895). Macar tehlikesi ancak Alman Kral I. Ottonun (936-973, 962den beri Kutsal Roma Germen imparatoru) Augsburgu muhasara eden Macarlar ar bir hezimete uratt Lechfeld Zaferi ile kesin bir ekilde yok edilebildi (955). Bu byk hezimet Macarlarn sonraki yllarnda Orta Tuna havzasn yurt edinerek yerlemelerine, ksa bir zaman sonra da Hristiyanl kabul etmelerine yol at. 1000 senesi Avrupada yalnzca kronolojik olarak bir dnm noktas olmad, ayn zamanda hristiyanlar kyamet vaktinin geldii beklentisi iine srkledi. Bu korkulu bekleyi ve Hz. snn yeryzne inerek 1000 yl srecek Tanr devletini kuraca inanc, Avrupann henz Hristiyanln yaylmad geni blgelerine doru byk bir misyonerlik faaliyetine sebebiyet verdi. Wareger lkesine (Kiev / Rusya), Dinyeperin te yakalarna kadar uzanan bu misyonerlik faaliyetleri

Hristiyanln yaylmasn salarken kyamet beklentileri derin ve koyu bir dindarl ortaya kard. Avrupann pek ok yerinde byk katedraller, bu korkulu bekleyiin mutlu sonuna bir kran nianesi olarak ykselmeye balad. 1000 yl btn Avrupada, tarihin Hz. snn doumu (milt) ile balatlmasnn da yaygnlk kazand bir yl oldu. Bylece Hristiyanln zaferi neticesinde eski barbar kavimleri, yerlerini yava yava rneklerini Bizanstan, Bulgar, Rus veya Alman Krallndan alan, Hrvat, ek, Macar, Polonya gibi byk ve yeni hristiyan devletlerine brakt. Romann dier piskoposluklardan daha stn bir mevkiye sahip olmas ve arktaki kadim piskoposluklar zerinde stnlk iddialar IV. yzyldan itibaren yava yava ortaya atlmaya ve giderek aka tartlmaya baland ve Avrupann siyas gndeminde papaln nemli bir yer igal etmesine yol at. Roma bapiskoposunun stnl I. Leonun papal zamannda (440-461) kuvvet buldu. Ancak papann, Hz. snn halefi ve havari Petrusun vekili olduu ve yanlmazl gibi iddialar, Hz. snn ahsiyeti zerinde younlaacak tartmalar, sadece Katolik kilisesinin tekiltlanma sresinde deil Dou ve Bat kiliselerinin bu konulara dair gr farkllklarndan ve cihanmullk iddialarndan tr, birbirlerinden kesin bir ekilde uzaklamalarnda da nemli bir rol oynad (1054, Byk tizal). Papann otoritesinin dnyev gler zerinde olmas gerektii inan, piskoposlarn dnyev otoritelerce tayinlerine kar verilen mcadele ile doruk noktasna kt. Papalar yalnz krallar deil, balarna ta geirdikleri ni de Kutsal Romann takdis ettii imparator olarak yceltip kutsamaktayd. Kilisenin genel telakkisi iinde, kilise ve ilh kanunlara dayanmayan dnyev hkmdarlklarn hibir deeri olamayaca inancna geerlilik kazandrlmak istenmekteydi. Bu durumda papalar ve hkmdarlar arasnda piskoposlarn dnyev glerce tayin edilemeyecei meselesinden doan atma, Papa VII. Gregorun Kaiser ve Alman Kral IV. Heinrichi afaroz etmesiyle had safhasna ulaan byk bir mcadeleye yol at (1075-1077). Ruhan ve cisman nderlik iddialarna kuvvet kazandran papalk, Hal seferlerinin (1096-1270) oluturulmasnda birinci derecede mesul idi. Ancak hkmdarlklarn da mukaddes yerlerin kurtarlmas bahanesiyle, olaydan iktisad ve ahs g politikalarn gelitirmek amacyla istifade etmeye almalar ve hedefini saptrmalar, Hal zihniyetinin grnteki saf din karakterine glge drd. XIV. yzylda uzun bir mddet (1309-1377) Roma yerine Avignonda oturmak zorunda braklan papalar bu zaman zarfnda Fransa krallarnn politikalarna hizmet eder bir hale dtler. ngiltere ile Yzyl savalar (1339-1453) olarak bilinen mcadelelerden sonra feodal glerin de zayflam olmasndan faydalanarak mill birlii kurma imknn bulan Fransa krallar yeni brokratik kadrolar, dzenli maliyeleri ve srekli ordularyla n plana kacak merkez bir idarenin temellerini atmaya muvaffak oldular. Bylece Fransaya benzer tarzda ngiltere, spanya, sve, Danimarka, Norve gibi mill bnyeli devletler ykselmeye balarken asl unsuru Almanlara dayanan ve Habsburg hnedannca temsil edilen Kutsal Roma Germen mparatorluu (Alman mparatorluu), irili - ufakl yzlerce siyas niteden (Territorial Maechte) mteekkil, kark ve karmak bir yapya sahipti ve Venedik, Ceneviz cumhuriyetleri, Floransa, Milano dukalklar, Napoli Krall, papalk hkmetinin tekil ettii talya ile birlikte paralanm durumlarndan kurtulamamlard. te yandan XIV-XV. yzyl Avrupas, tam veya yar bamsz lkelerin birbirleriyle yaptklar birok ittifak ve ittihatlar ile de dikkati eker (Polonya - Macaristan, 1370; Polonya - Litvanya, 1386; Kastilya Aragon, 1479; svire Konfederasyonu, Hansa ticaret ehirleri ittihad vb. gibi). Fransa karsnda Avrupann dier bir byk gcn temsil eden Habsburglar, Burgonya (14771493) ve Macaristana (1526) kadar uzanan genilemesiyle, imparatorluun snrlarn asker ynden gl Fransaya ve Osmanllara kar korumak ve iki cepheli bir sava srdrmek zorunda kaldlar.

spanya krallaryla akrabalk kuran Habsburglar 1516da spanya topraklarnn da mirass oldular. Bylece Avrupann nemli bir ksmnda ve spanyann geni smrgeleri vastasyla dnyann pek ok yerinde zerinde gne batmayan bir cihan imparatorluunun temsilcisi haline geldiler. V. Karl (Charles Quint, arlken) devri (1519-1556) Habsburglar ile Ortaalardaki imparatorluk ideali tekrar canlanr gibi olduysa da Fransa ve zellikle Osmanllarla olan uzun ve zorlu mcadeleler, ite reform hareketinin yaratt blnmeler ve sebep olduu karklk, V. Karln 1555te yaplan Augsburg Din Barnn ardndan tahttan ekilmesine (1556) ve imparatorluun blnmesine yol at. spanya dnyas olu (II.) Philippe, imparatorluk unvan ile Alman dnyas ise kardei Ferdinanda kald. Coraf Keifler, Rnesans ve Reform. XIV, XV ve XVI. yzyllar Avrupada hmanizm, rnesans, coraf keifler ve dinde reform gibi byk olaylarn meydana geldii devir olmutur. zellikle talyada yeeren hmanizm (studia humanitatis), eitli okul ve niversitelerde gramatik, retorik ve poetik retilmesi yannda antikenin de incelenmesinde nemli rol oynad. Antika eserleri slm dnyas vastasyla unutulmaktan kurtuldu ve yeniden hatrland. Bylece XV-XVI. yzyllarda Avrupada sonradan Yeniden Dou (Renaissance) adyla anlacak olan ve orta zamanlar sona erdiren bir devir balad. Matbaann icad ve basm tekniinin slah bu gelimeyi yaygnlatrrken Portekiz ve spanyollarn nderliindeki byk coraf keifler, dnya hakkndaki o zamanlara kadar gelen yanl ve kstl bilgileri temelinden sarst ve deitirdi. slm lemindeki doru inann aksine dnyann yuvarlak olduu fikri hl tartmalara yol aarken bilinmeyen yeni ktalarn kefi, ksa zamanda Avrupaya umulmadk bir zenginlik salad. Dnyann birer Portekiz ve spanyol blokuna ayrlmas (Tordesillas Antlamas, 1494) ve geni smrge imparatorluklarnn kurulmasyla sonulanan byk coraf keifler Eski Dnyann bilinen ticaret yollarn da deitirdi. Avrupann Atlantik sahillerinde yer alan limanlar giderek nem kazand ve sratle geliti. Akdeniz ticareti ise geirdii sarsntya ramen yine de eski nemini korudu. Kefedilen yeni ktalardaki eski medeniyetler (nka, Aztek - Maya kltr) acmaszca imha ve vahice talan edildi. Buralardan Avrupaya tanan gm ve altn, bata spanya, Portekiz olmak zere, XVI. yzylda Avrupay byk bir enflasyona srkledi ve fiyat hareketlerinin (prices revolution) iine drd. Yeni smrgelerdeki insafsz uygulamalar ise ksa zamanda yerli rklarn tamamen imhasna varacak kadar vahi ekiller ald. Yok olan i gc, Kara Afrikadan tanacak klelerle telfi edilmek istendi. Bylece balayan zenci kle kullanm ve ticareti, byk coraf keiflerle dnyaya alan ve onu ksa zamanda smrgeletirmeye balayan Avrupann hristiyan ahlkna ve hmanist telakkisine hi de ters gelmedi. Mutlak Katolik - hristiyan karakteri yznden Rnesans, genelde mnev - felsef anlamdaki Avrupann mal olmu ve bu dnyann snrlarn pek aamamt. Yine ayn dnyada byk alkantlara yol aan reformasyon hareketi uzun ve kanl mcadelelerden sonra Katolik kilisesinin paralanmas neticesini dourdu. Daha nce Bohemyada kendisine has karakteri iinde Johann Husun (. 1415) balatt reform hareketi, Almanyada Martin Luther (. 1546), Fransada Johann Calvin (Jean Cauvin, . 1564), svirede Ulrich (Huldreich) Zwingli (. 1531), Macaristanda Matthias Biro, Erdelde Johann Honter (. 1549), Polonya-Litvanyada Johann Laski (. 1560), skoyada John Knox (. 1572), ngilterede banda bizzat kendisinin bulunduu mill bir kiliseyi hedefleyen Kral VIII. Henry tarafndan srdrld ve papaln cihanmul (Katolik) mutlak otoritesini sona erdirdi. Bu harekete kar Katolik kilisesinin giritii kar reformasyon

faaliyetleri, Katolik ve Katolik olmayanlar arasndaki atmalar iddetlendirdi. Fransada Katolik olmayanlar (Hugenotlar) kanl bir ekilde takip edildi. Hatta bir Aziz Barthelemy gecesinde yaplan katliam hareketi, en az 20.000 Hugenotun ldrlmesine yol at (24 Austos 1572). Koyu Hristiyanla dayanan mill hislerin hkim olduu, korkun engizisyonun bulunduu ve bizzat kilisenin kendisini slah ettii spanyada Protestanlk yaylma imkn bulamad gibi bu din taassup ve hogrszlk, memleketteki mslman ve yahudilerin srlmeleri ve yok edilmeleriyle sonuland. Bylece slmn 700 yllk izi ksa zamanda tamamen silinerek yeniden fetih (reconquista) tamamlanm oldu. te yandan Katolik kilisesi reformistlere kar srdrd mcadelede (kar reform), zellikle 1534te gnatius von Loyola (Inigo Lopez de Loyola, . 1556) tarafndan kurulan Cizvit tarikatnn (Societas Jesu) faaliyetleriyle nisb bir baar kaydederek kaybettii eski cemaatinin bir ksmn tekrar kazanmaya muvaffak oldu ve geri kalanlarn da kalplerine gven verecek vastalar ustaca kullanmasn bildi. Bunun yan sra Osmanl ilerlemesi karsnda ite siyas ve sosyal birliin salanmas gerei, Almanyada Luther mezhebinin yerlemesinde, tutunmasnda ve nihayet 1555te resmen tannmasnda en nemli sebeplerden birini tekil etti. spanya ve Portekiz smrge imparatorluklar ise uzun mrl olmad. II. Philipp devri (1556-1598) berik yarmadasnda siyas btnlemeyi salad. Nitekim Portekiz Kral Sebastiann (1557-1578) Fas seferinde maiyeti altnda bulunan ok saydaki Portekiz asilzadesi ile birlikte ldrlmesi (Alkazar Sava, 1578) sonucunda spanya Portekizi zaptederek birlemeye zorlad (1580-1640). Ancak ortak smrge imparatorluunun ok geni topraklarna zamanla yeni smrge devletleri olarak ykselen ngiltere ve Hollanda tarafndan el konulmaya baland. 1571de nebaht Zaferinin kazanlmasndaki pay ile gzler nne serilen ve Yenilmez Armada adyla hret kazanan spanyol deniz gc, ngiltereye kar giriilen mcadelede ar bir malbiyete urad (1588). Bylece dta spanya deniz hkimiyetine ve ngiltereyi istil tehdidine son veren, ite ise din ve siyas birlii salamlatran I. Elizabeth devri (1558-1603) ngilteresi byk bir hzla ve bir ada olmasnn salad btn imtiyazlarla dnya ticaretine ald. 1554te Moskova Kumpanyas, 1581de Levant Kumpanyas, 1600de Dou Hindistan Kumpanyas kuruldu ve 1584te ilk smrge olarak Virginiaya yerleildi. Bylece ngiltere ksa zamanda, kta Avrupasn devaml surette megul eden din karklklardan, uzun ve ykc savalardan uzak kalm bir halde nde gelen bir Protestan g olarak ykseldi. XVII. Yzylda Avrupa. XVII. yzylda, ngilterenin de yardmlaryla spanyaya kar 1568de balayan uzun bir mcadeleden sonra bamszln elde eden (Haag Bar, 1648) yedi Felemenk vilyeti, ilerinde en kuvvetlileri olan ve oluan siyas yapya da adn veren Hollandann nderliinde bir birlik saladlar. spanyol ve Portekiz smrgelerine yaplan saldrlarla Gney Afrikada, Hindistanda (Dou Hindistan Kumpanyas 1602; Bat Hindistan Kumpanyas 1621), Gney ve Dou Asyada Hollanda smrge imparatorluu olumaya balad. Bylece Hollanda ksa zamanda ticar ve mal gc ile Avrupann nde gelen devletlerinden biri oldu. Bu stn durumu, XVII. yzyln ikinci yarsnda ngiltere tarafndan tehdit edilmeye baland. Oliver Cromwell devrinde (1653-1658), zellikle Hollandaya ticar ynden ar bir darbe vurabilecek olan Seyrsefin kanununun (Navigation Act. 1651) ilnyla iki devlet denizlerde uzun yllar srecek olan bir dizi savalara giritiler (1652-1654, 1665-1667, 1672-1674). Bu savalar sonunda Hollanda en nde gelen ticar

g olma vasfn ngiltere ile paylamak ve ngiltere ile beraber bir ticaret devi olarak siyas hayatn srdrmeyi kabullenmek zorunda kald. Ancak Avrupann en zengin finans merkezlerinden biri olma durumunu korudu. Avrupann mnev - felsef snrnda yer alan ve Katolik dnyasnn u kalelerinden biri durumunda olan Polonya (Lehistan), kinci Roma saylan Bizansn dnden (1453) sonra Ortodoks leminin merkezi ve kalbi olduu iddiasndaki Rusya karsnda (Moskova = nc Roma) bir kar kutup olarak yer almaktayd. Balangta reform hareketi burada da etkisini gstermiti. Ancak kar reform, kazanlan bu baarlar sratle yok etti. Neticede Polonya tekrar bir Katolik kalesi haline geldi. Polonyann XIV. yzylda Macaristan ile ayn ahsn hkmdarl altndaki birlii, ortak krallar olan Macar Kral I. Ludwigin (Louis) lmyle dalmt (1382). Polonyann Litvanya ile giritii yeni birleme (1386) sonucunda meydana gelen Jagiellon hnedan kne kadar (1572) Polonyaya altn devrini yaatt. Bu birleme ile Baltktan Karadenize kadar uzanan, Alman ve Rus leminin arasnda, dolaysyla Dou ve Bat kiliselerinin buluma ve atma noktalarnda bir tampon durumunda bulunan Lehistan XVIII. yzyl sonuna kadar bu mevkiini korumaya alt. Ancak i karklklar paralanmasnda ve Avrupann coraf haritasndan tamamen silinmesinde (1795), en az evresinde oluan byk devletler kadar (Rusya-AvusturyaPrusya) kt bir rol oynad. Mezhep mcadeleleri ve bunu bahane eden devletlerin hkimiyet kurma politikalar, Otuzyl savalar (1618-1648) ve ardndan Kuzey Sava (1654-1661, 1667) Avrupay bir kan ve ykm alan haline getirdi. Otuzyl savalarnn nce bir din atmas halinde balayan mcadeleleri ksa zamanda Avrupann Katolik ve Protestan devletleri arasnda cereyan eden byk bir savaa dnt. mparatoru, kral ve prensleri dahil saylar 300 bulan hkmdarlaryla Alman lemi, Fransa, sve, Danimarka, Polonya krallar, bu uzun ve kanl mcadelede ok defa deien taraflar halinde yer aldlar. Mcadele 1630dan sonra sve Kral II. Gustaf Adolfun, 1635te mttefik olarak Fransann da katlmasyla tam bir Avrupa sava halini ald. Paral ordu organizatrlerinin temini, sava masraflarnn savalan yerlerden kar lanmas ve askerlere igal edilen blgelerde yama yapma izni verilmesi gibi uygulamalarla srdrlen bu dehetli sava geni bir tahribata, halkn aka katledilip soyulmasna yol at. Sava alan olan Almanyada nfus azald, ehirler ykld ve yakld, baz blgeler % 70lere varacak kadar nfus telefatna urad, genel nfus ise 15ten 10 milyona dt. Avrupay kasp kavuran bu korkun savalar Mnsterde Fransa, Osnabrckte sve ile yaplan bar antlamalaryla sona erdi (Westfalya Bar, 1648). Burada 1555 Augsburg Din Bar, Calvinistleri de iine alacak bir ekilde yeniden tasdik edildi. Savan ar tahribatna uram Alman imparatorluk camias zlmeye, Habsburglar (Avusturya) bu camiadan ilk defa uzaklamaya baladlar. Avrupada bir Habsburg stnl tehlikesi uzaklatrldysa da Fransa, sve ve Hollanda gibi devletler Avrupann yeni byk gleri olarak ykseldiler. Barla beraber btn Avrupay giderek daha fazla laik temellere oturtacak olan, din bir hogr (tolerans) telakkisinin hkim olaca akl ve Aydnlanma a denilen yeni bir devir balad. Westfalya Bar, Alman mparatorluu ile Fransa ve sve arasnda bir bar devri am olmakla beraber Almanya dnda taraflar bir mddet daha savalara devam ettiler. Fransa ile spanya arasnda 1652den beri bir sava srmekteydi. Otuzyl savalarn hezimetle kapatan Almanyadan

artk herhangi bir yardm ummayan spanya, ayn zamanda kta dnda kendi smrge imparatorluunu da Hollanda ve ngiltereye kar korumak zorunda kalyordu. spanyann bu durumu smrgecilik tarihinde yeni bir an balamak zere olduunun iaretiydi. Artk dnyann papalarn araclyla spanya ve Portekiz arasnda blld devirler gemi ve yaplan anlamalar geerliliklerini kaybetmilerdi. Bylece dnyann yeniden paylalmas sz konusu olmaktayd. Nitekim birok eski spanyol ve Portekiz smrgesi Hollanda ve ngilterenin eline gemeye balad. Fransada IV. Henry (1589-1610) ve Kardinal Richelieu zamanndan beri smrge politikasna hz verildi ve bu yolda byk baarlar kaydedildi. Karayip denizi ve adalar, o zamanlar smrge politikas takip eden btn Avrupa devletlerinin ele geirmek istedikleri yerlerdendi. Bu adalar hem spanyol - Orta Amerikasna bir giri kaps durumundaydlar, hem de zengin eker kam rn ile dikkatleri ekmekteydiler. Bu blgeye ynelik mcadelelerde Cromwell devri ngilteresi baarl oldu. ngiltere 1654te Fransann yannda spanyaya kar savaa katld ve bu sayede 1655te Jamaikay ele geirdi. spanya ile Fransa arasnda Pirene Antlamas (17 Kasm 1659) yapldnda 100 yldan beri geerli olan spanya dnya hkimiyeti sona ermiti. Bu barla ngiltere ve Fransa smrge dnyasnn en byk isimleri haline geldiler. Fransa ayrca Avrupann en gl devleti olarak ykseldi ve Avrupada bir Fransz devri balad. Avrupadaki Fransz stnl kuzeyde sve ile rakipleri arasnda yaplan bar antlamalarnda da kendisini gsterdi. 1655te balayan I. Kuzey Sava 1660ta sona erdiinde sve Fransann nfuzu sayesinde Polonya, Danimarka, Hollanda, Rusya, Brandenburg (Prusya) ve Kaiserin elinden kurtulabilmi ve uygun artlarla bir bar yapma imkn bulmutu (Oliva Bar, 3 Mays 1660). sve ile Rusya arasndaki sava da yaplan Kardis Bar (21 Haziran 1661) ile sona erdirilmi ve Rusyann Estonya ve Litvanyada ele geirdii yerler geriye alnarak Baltka kmasna engel olunmutu. Buna ramen Rusya Polonyadan elde ettii byk toprak paralar ile (233.000 km) bymesini srdrd (Andrussuwo Antlamas, 30 Ocak 1667). Kuzey savalar Polonya iin tam bir felket oldu, geni topraklar ve milyonlarca nfus kayb yannda (1648de 8,8 milyon nfusu 1668de 4,8 milyona dmt) nemli kltr merkezleri ykld ve zellikle bata yahudiler olmak zere halk kitle halinde Ruslar tarafndan katledildi. Aydnlanma a. Avrupada XVII. yzyln sonlarna doru daha da belirgin bir hale gelen ve btn XVIII. yzyl boyunca sren bir fikir hareketi yer yer XIX. yzylda da devam etmi, tesirleri gnmze kadar gelen bir dizi yeni deerlerin olumasn salamtr. nsan ve cemiyet hayatnda, msbet ilimlerde, felsefe ve dnya grnde, hukuk ve iktisatta yeni telakkileri ortaya karan ve zamanla btn dnyada geerlilik kazanacak olan bu harekete Aydnlanma denilmitir. Rnesans gibi Katolik-hristiyan damgal olmayan ve laik karakterinden tr mnev - felsef Avrupann snrlarn aarak her din ve mezhep dnyasna girebilen Aydnlanma hareketi, bu temel zellii ile Rnesanstan ayr bir yere sahiptir. Aydnlanma felsefesi akl (ratio) esas alyordu. Akln, tenkit cesaretinin, vicdan hrriyetinin, din msamahann gelenek, gemie ballk, btl inan, din ve devlet otoritesi ve cemiyet yarglarnn yerine gemesi balca hedefleri arasndayd. Aydnlanma felsefesi deist karakterde olup daha ok burjuvazi tarafndan yrtlerek temsil edilmi ve zellikle mason localarnca yaylmt. Byk Friedrich (1740-1786) ve II. Joseph (1765-1780-1790) gibi baz hkmdarlar tarafndan da benimsenmi ve Hollanda, ngiltere, Fransa, Prusya, Avusturya gibi pek ok lkede uygulanmt. Bu felsefe zellikle devlet ve hukuk sahasnda etkili olmu, her eyden nce insan hayatnn hukuk ve

devlet otoritesi karsnda tabii ve mantk bir ekil almasna almt. Devleti insan yaratlnn tabii kanunlarna gre yeniden tanzim etmek ve kurmak istemesi, bu felsefenin balca amalarndan birini tekil ediyordu. Bu yeni hukuk prensipleri gerek Amerika stikll Savanda gerekse Fransz htillinde byk bir sebep olarak kendini belli etti. Her insann doutan hr olduu (Rousseau, Pufendorf), devletin itima mukavele ile kurulduu ve herkesin yaama hakknn kutsall, hrriyet, mlkiyet ve fertlerin saadeti ve devletin bu konulardaki sorumluluu, 1776 Amerika ve 1789 Fransz anayasa hareketlerinde belli bal prensipler olarak benimsendi. Anayasa hukukunda kuvvetlerin ayrl prensibi gelitirildi. Devletin din ynden hogr sahibi olmas gerektii, bu felsefenin ana izgilerinden biri olarak belirlendi. Cad muhakemeleri -Avrupada o dnemde cad thmetiyle yaklan kadnlarn says 1 milyonu aar-ve ikence yasakland. Ceza usullerinde deiiklikler yaplarak su ve ceza arasnda bir denge ve l kuruldu. Cezalarn infaz artlar insan bir mahiyet ald. lm cezasnn verilip verilemeyecei uzun uzun tartld ve verilemeyecei savunuldu. zellikle bir cezann verilebilmesi iin o cezay tayin eden kanunun km ve yrrle konulmu olmas gerektii, kanunda yer almayan cezalarn ise verilemeyecei savunuldu (Beccaria). Din konularda Aydnlanma felsefesi, Hristiyanlk leminde tesirlerini gnmze kadar getirmi bir deiikliin olumasnda balca rol oynad. Bu deime sreci iinde ilhiyat, kilise ve dindarlk mefhumu eski pederah mutaassp balarndan kopmaya balad. Bunun yerine insan aklna, ilm bilgilere dayal sonular yol gsterici ller olarak kabul edildi. lhiyat (teoloji) iin Aydnlanma, vahiy ve emirlerin ilmen aklanmas ve yeniden tefsir edilme zorunda braklmas demekti. Bylece din kitaplar, zellikle ncil ve Tevrat yeniden tenkid bir aratrmaya tbi tutuldu. Hristiyanln efsanev hikyelerinin doruluuna kar duyulan phe, mezhepler arasndaki ayrln akl d yarglara dayanm olduu, devrin yeni ilim dallarndan olan mukayeseli din bilimi ile Hristiyanln dier dinlerle karlatrlmas, yeni bir din kritii ve dolaysyla dinde tolerans akmnn gelimesine yol at. Kiliselerde halk dilinde yin yaplmas, Latince yinler ve dualarn mill dillere aktarlmas akln bir emri olarak yaygnlk buldu. Bylece alan kritik a sonucu 1773te Cizvit tarikatlar btn Avrupada kapatld, yalnzca Rusya ve Prusyada yaamalarna izin verildi. Yer yer kiliselerin geni emlklerine ve mal varlna el konuldu ve manastrlarn saylar azaltld. Cad muhakemeleri grlmez oldu (en son Berlin 1728, Kempfen 1775). Kilise hiyerarisi ve piskoposlarn kaytsz artsz Romaya bal olmalar tenkit edildi. Ksacas laik karakterinden tr Aydnlanma her eilimdeki geni halk kitleleri arasnda yaylma ansna sahip oldu. Bu zelliinden tr Rnesansn aksine Dou kilisesine, Ortodoks - Bizans kltr sahalarna da girme imknn buldu ve hatta yahudiler zerinde de etkili oldu. Bu ekilde Avrupann bu blgelerinde de Batllama temayllerinin domasna yol at. retim ve ibadetin mill dillerde yaplmas, zellikle Dou ve Gneydou Avrupa (Balkanlar) halklarna mill duygularn alanmas ynnden ok etkili oldu. Bylece bu blgelerdeki, bnyesinde ok eitli milletler barndran imparatorluklar (Avusturya, Osmanl Devleti) tehdit eden yeni bir a balamaktayd. Aydnlanma, Avrupada toplum ve sanat hayatnda da yeni deer yarglarnn yerlemeye balad bir devir oldu. Tp ilminin modernlemeye balamas ve yeni tedavi usullerinin bulunup uygulanmas, vcut temizliine dikkat edilmesi, sosyal yardmlama mefhumundaki deimeler dnda iktisad hayatta da yeni usul ve tarzlar tatbik edildi. Aydnlanma devri Avrupasnn ekonomik sistemi, ticareti n planda tutan merkantilizm idi. Merkantil ekonominin memlekette nfus artn tevik ve temin etmek (populationizm), kymetli

madenlerin yurt dna kmasna aktif bir d ticaret bilanosuyla engel olmak (boillionizm), yerli sanayii yksek gmrk duvarlaryla korumak (protektionizm) gibi btn tedbirleri devletin gcn arttrmaya ynelikti. Merkantilizm Avrupada ayn zamanda mutlak (absolut) hkmdarlarn ekonomik politikas idi. zellikle Fransada mutlak krallk XIII. Louis zamannda (1610-1643) kuvvetlenmeye, mutlakiyet fikri sistemlemeye, yeni bir anlaya kavumaya balamt. Avrupada balayan Yenialarn hkimiyet anlay meneini hkmdarlarda deil devlet gcnde bulmaktayd. Bylece Yenialarn hkimiyet anlay, dolaysyla politik dncesi, Ortaalarda olduu gibi Hristiyanlk felsefesine dayanan anlayndan ayrlmt. Btn hristiyanlar kucaklayan bir kutsal imparatorluk (sacrum imperium) fikri, artk yerini millleme yolunda yeni bir siyas telakki ile oluan devlet ve milletlemelere brakt. Bu ekilde bir devletin btn tebaas, o devleti temsil eden hkmdarn mutlak hkimiyetine girmekteydi (absolute monarchie). Bu yeni anlay en tipik rneini Fransada verdi. Kral, Allahn inayetiyle tahta geer ve onun yeryzndeki temsilcisidir. Kendisi ne kilise ne de halk karsnda hesap vermek zorundadr. Tek kraln, tek dinin ve tek kanunun hkim olduu hkimiyet prensibinde devlet mefhumunun n plana kmas, mill hislerin domasnda ve berraklamasnda etkili oldu. Bir btn tekil eden Hristiyanlk camias, yerini mill olma yolundaki birok devlete terkediyordu. Avrupada artk bir millete mensup olma, hristiyan camiasna nisbet edilmekten ok daha deerliydi. Mutlakiyet Avrupada en geni anlamyla gelime ve uygulanabilme imknn Fransada buldu. Devleti kendi ahsyla zdeletiren XIV. Louis (1661-1715) bunun en parlak temsilcisidir. Daha nce 1598 Nantes ferman ile Hugenotlara tannan vicdan hrriyetinin ilga edilerek (17 Ekim 1685) tamamen Katolik bir Fransann teekklne allmas bu politikann bir nianesi oldu. Fransadaki yarm milyon Hugenot, bata Prusya, Hollanda ve ngiltere olmak zere Avrupann dier lkelerine gmek zorunda kald. XIV. Louisin idareyi eline ald 1661 ylnda 19 milyonluk nfusuyla Avrupann en kalabalk ve gl lkesi olan Fransann stnlk iddias Avrupay tekrar sava alan haline dntrd. Fransann yaylmac politikas, bata ngiltere olmak zere Hollanda, sve, spanya ve Kaiserin kar tedbirlerle ve aralarnda oluturduklar ittifaklarla nlenmeye allyordu. Fransa ise bu ittifaklar Brandenburg (Prusya), kral seiminde yardmc olduu Lehistan Kral Jean Sobieski ve Macaristanda Avusturyaya kar Imre Tklyi destekleyerek dengelemek ve zellikle Osmanllar Avusturyaya kar savaa tevik etmekle karlamak istiyordu. Nitekim Fransann kkrtmalaryla Macaristan olaylarn bahane ederek Avusturya ile savaa girien Osmanl Devleti, bu ynde Fransa iin bulunmaz bir mttefik vazifesini grd. Trklerin Viyana bozgunu, bunu takip eden ve Avrupada Byk Trk savalar olarak bilinen felket seneleri, Macaristan ve Erdelin kayb, Avusturyann Avrupada birinci snf bir devlet haline gelmesine yol at (Karlofa Bar, 1699). Trk tehlikesini bir kbus olmaktan kartan Habsburglar, btn glerini Fransaya ynelterek bu iki cepheli savatan baar ile ktlar (Rijswijk Bar, 1697). Fransa, yaylma emellerine ve Habsburglarla giritii mcadeleye, 1700de spanyada Habsburg hnedannn son mensubu Kral II. Karln yerine Bourbon hnedanndan bir aday getirmek zere giriilen spanya Veraset Sava ile devam etti. Taraflarn smrgelerinde de srdrlen ve Yenialarn bir dnya sava saylan bu savalardan da Fransa baar ile kamad. 1713te yaplan

Utrecht Bar ile Avrupadaki stnlne ar bir darbe vuruldu. Bununla beraber spanya tahtna bir Fransz prensi olan Anjou hnedanndan V. Philipp geirildiyse de Fransa, Avrupa dndaki smrgelerinin pek ounu kendisinin Avrupadaki stnlk iddialarnn tabii rakibi ve takipisi olan, Avrupa ktasnda tek hkim bir gcn sivrilmesini kendisi iin tehlikeli sayan ve buna da frsat vermeyen ngiltereye terketti. Ayrca Avrupada da spanya mirasndan ayrlan baz yerleri brakt. Avusturya spanya Niederlandn, Savoyen Sicilyay, ngiltere Cebelitrk (Sebte), Minorka adas, Neufundland, Neuschottland, Hudson krfezi ve spanya Amerikasna zenci kle sevki ticaretinin tekelini ele geirdi (Assiento Antlamas). Sonu olarak Avrupadaki savalar kendi smrge imparatorluunu geniletmek iin frsat olarak gren ngiltere kta Avrupasnda takip ettii denge politikasnda baarl oldu ve bundan sonra Avrupann hakemi durumuna ykseldi, Avrupa devletlerinin mal ynden finans kayna olma durumuna geldi. Artk ngiltere iin Avrupada srdrlen her sava bir kazan kaps olmaya balad. Westfalya Barndan sonra Avrupa ar ar kendini toplamaya ve uzun savalarn madd (genel tahribat, nfus telefat) ve mnev (uyuturucu ve iki mbtell, genel ahlk k, cad muhakemeleri, salgn hastalklar, genel kabalk ve yabanileme) yaralarn sarmaya balad. mparatorluk iinde saylar 300 geen hkmran niteler (territorial maechte) arasndaki byk devletler, Bavyera, Saksonya, Hannover, Wrttemberg, Brandenburg - Prusya ve tacn sahibi Avusturya idi. Alman lemi iinde Avusturyaya rakip olarak ykselecek olan kk BrandenburgPrusya, Hohenzollern hnedan idaresi altnda bir protestan g olarak ksa zamanda kuvvetlenmi ve genilemiti. Avrupada ilk genel askerlik uygulamasn ihdas eden ve srekli ordusuyla Prusya militarizminin temellerini atan bu devlet, Alman lemindeki nderlik mcadelesine, 1740ta Avusturyaya ait zengin Silezya topraklarn ele geirmek suretiyle balad. I. Leopold zamanndan beri (1658-1705) hzl bir gelime iine giren Avusturya, mevkii itibariyle zellikle Trklere kar devaml bir mcadele vermek zorunda kalmt. Orta Avrupada 1663ten 1699a kadar srecek olan yeni bir Trk ileri harektnn, yeni bir Trk tehlikesinin tekrar gndeme gelmesi, Uzun Trk Savalarn (1594-1606) sona erdiren Zitvatorok Antlamasndan beri sre gelen genel bar halinin 1663te Erdeldeki olaylar yznden tekrar silhl bir mcadeleye dnmesi ile ortaya kt. Avusturya kuvvetleri St. Gotthardda (Raab) Osmanl ordusuna ciddi bir darbe vurmu olmakla beraber arka cephedeki Fransa tehdidini zamannda karlamak isteyen Kaiser, Osmanl Devleti ile malbane bir antlama (utan bar) yapmaya raz olmutu (VasvarEisenburg Antlamas, 1664). Macar beylerinin ar din basklar karsnda Imre Tkly idaresinde Avusturyaya kar ayaklanmalar ve Osmanl Devletinin de desteini salamalar, Avrupada Byk Trk Savalar olarak bilinen uzun mcadeleleri balatt (1683-1699). 1672de Kprlzde Fzl Ahmed Paann Lehistan seferiyle ele geirdii Ukrayna ve Podolya toprak lar ve bu devletin vergi vermeye mecbur tutulmas (Buca Bar, 18 Eyll 1672), Lehistanda Osmanl aleyhtar genel bir tepkinin olumasna yol at. II. Viyana Muhasarasnda Osmanl ordusuna ilk byk darbeyi vuracak olan Kral Johann Sobieski, bu mill heyecann nl bir nderi olarak Lehistan tacn elde etti (21 Mays 1674) ve Trklere kar mcadelesini srdrd. Alman ve Rus dnyalar arasnda uzanan Lehistann Osmanl Devleti iin de hayat olan konumuna bylece ar bir darbe vuran ve Avrupann bu yresindeki dengeleri tamamen bozacak olan fetihler, II. Viyana Muhasaras ile balayan uzun savalarda Lehistann Avusturya ve Rusyann ortak harektna itirak etmesine ve bu yrede Osmanl aleyhtar yekpre bir cephenin olumasna sebep oldu. Venedik ve papaln da katld bu kutsal ittifak, Osmanl Devletinin ar bir malbiyete uramasna ve Macaristann

boaltlmasna yol at. Lehistan ise ksa bir zaman nce kaybettii yerlere tekrar kavutu. Ancak Osmanl gcnn ve varlnn bu yrelerden geriye atlmas (Karlofa Antlamas, 1699), byle bir gelimeye kendi eliyle yardmc olan Lehistann da kt kbetinin balangc oldu. Osmanl gcnn boluunu dolduran ve blgedeki kuvvet dengelerini deitiren Avusturya ve Rusya Lehistann tabii miraslar haline geldiler. XVIII. Yzylda Avrupa. Karlofa, Avusturyann Avrupann yeni byk gc olarak ykselmesini belgeledi. 1716-1718 savalar (Osmanl-Avusturya / Venedik savalar), Petervaradin ve Tmvarda Prens Eugen von Savoyen gibi byk bir kumandann stn asker baarlar bu durumu pekitirdi. Avusturya Belgrad eline geirmi olarak bu istikametteki en geni snrlarna ulat (Pasarofa Antlamas, 1718). Avusturya ve Prusya arasnda 1740ta balayan mcadele XVIII. yzyl Avrupasnda genel savalar tekrar balatt. VI. Karln lmnden evvel tek vrisi olan kz Maria Theresia iin taht garantiye alma abalar hibir ie yaramad. Avusturya Veraset savalar (1740-1748), Prusya Kral II. Friedrichin Silezyaya saldrmasyla balad ve 1740-1742, 1744-1745 yllarnda da devam etti. Nihayet Yediyl Savalar (1756-1763) Rusya, Fransa ve ngilterenin de katlmalaryla tam bir Avrupa genel sava haline dnt. Bu savalarda Avrupa tarihinde ilk defa olarak iki ezel rakip hnedan, Habsburglar ve Bourbonlar ayn ittifakn yesi oldular (Versailles Antlamas, 1 Mays 1756). ngiltere de Prusyay mal ynden destekleyerek sava kontrol altnda tutmaya alt (Westminster Antlamas, 1 Ocak 1756). Avrupadaki savalardan smrgelerini geniletmek iin istifade etmekte olan ngiltere sava sonunda Fransa Kanadas ile spanyol Floridasn ele geirmi, Kuzey Amerika ve Hindistanda tam bir kontrol ve stnlk kurmutu. Bylece ngiltere gerek anlamda bir dnya devleti haline geliyordu (Paris Antlamas, 10 ubat 1763). Hubertusburg Bar (15 Kasm 1763) ile Avusturya ve Prusya arasndaki sava sona erdiinde ise kk Prusya da artk Avusturya - Fransa ngiltere ve Rusya yannda beinci byk Avrupa gc olarak ykselmekteydi. Bu iki devlet arasndaki liderlik rekabeti ise 1866daki son hesaplamaya kadar devam etti. XVIII. yzyl Avrupaya yeni bir byk devlet daha kazandrd. Yzyln bandan beri bu yolda byk mcadele veren Rusya nihayet kendisini Avrupaya kabul ettirebilme yoluna girdi. Bununla beraber Rusyann Avrupann kuzeyinde, Asyann Trk lkelerinde usuz bucaksz Sibiryada yaylma ve buralardaki kuvvet boluunu doldurma yolunda giritii mcadeleler ok nceden balam bulunuyordu. Yenialara kadar Rusya pek ok devletiklere (knezlik) blnm bir haldeydi. Ancak Btn Rus Topraklarnn Birletirilmesi politikasn srarla takip eden Moskova byk knezleri, bu ynde nemli baarlar elde ettiler. Tver, Rjazan (1485), Byk Novgorod (1478), Pskov (1510), sonra Kazan (1552), Astrahan (1556) ve Sibiryann fethi iin atlan ilk admlar (1587), Moskova byk knezlerinin zaferi oldu. Moskova nc Roma iddias, Ruslarn tarih emellerinin iareti sayld. Mnevfelsef Avrupann dnda coraf Avrupann eteklerinde kefedilmeyi bekleyen Rusyann byle bir Avrupaya girii, ancak onun deerlerine, kltr ve medeniyetinin stnlne, klk kyafetten kafa yapsna kadar madd ve mnev dnyasna teslim olmakla balad. Rusyay bu balangca dramatik bir tarzda zorlayan Byk Petro (16891725) oldu. II. Kuzey savalar (1700-1721), kuzeyin byk gc olan svein zayflamas ve yerini Rusyaya terketmesiyle sonuland. Byk Trk savalar srasnda Azak Kalesini ele geirmeyi

baaran ve scak denizlere giden yollar zor layan Petro Rusyas, sve Kral XII. arl ile giritii uzun ve zorlu mcadelesi sonunda Osmanl ordular karsnda ar bir malbiyete uramasna ve Karadenizden uzaklamaya mahkm olmasna ramen (Prut Antlamas, 21 Temmuz 1711), Baltk denizine almay baard (Nytad Antlamas, 30 Austos 1721). Lehistann mukadderatn belirleyici bir g olarak, Osmanlnn zayflamasndan oluan boluu doldurmaya balad (Edirne Antlamas, 1713). Rusya genilemesini sve, Lehistan ve Osmanl Devleti aleyhine olmak zere devam ettirdi. Bir baka sve - Rus sava ile Finlandiya topraklarn kazand ve sve zerindeki nfuzunu arttrd (Abo Antlamas, 1743). sve ve Lehistanda kendi adaylarn taht ve ta sahibi yapacak kadar stnlk kurdu. Prut sonras iade etmek zorunda kald Azak Kalesi ve evre topraklarndan Osmanl nfuzunu da uzaklatracak ara formllerle (arz-i hliyye) arln hissettirdi (Belgrad Antlamas, 1739). zellikle II. Katharina devrinde (1762-1796) Rusya Avrupann her tarafnda nfuz ve kudretini duyurdu. Osmanl Devletine indirdii ar darbeler (Kk Kaynarca Antlamas, 21 Temmuz 1774; Krmn ilhak, 9 Ocak 1784 Sened; Ya Antlamas, 4 Austos 1792) ile nc Roma iddiasna ve Grek projesi ile Bizans hayallerine geerlilik kazandrd. Alman dnyasndan evlenmeler yoluyla Byk Petro devrinden beri peyda edilen akrabaln salad nfuzun yannda bu dnyann siyas hayatna da hakem rol stlenecek kadar girdi (Teschen Antlamas, 1779). Lehistan paralayarak Avrupa haritasndan tamamen sildi (1772, 1793, 1795). 1789 Fransz htilline ve onun fikirlerine kar iddetle cephe ald ve Avrupann Fransz hastal karsnda balca mdafaacs kesildi. 1688de Hollandadan III. Wilhelmin tahta davet edilmesi ve bylece Katolik bir hnedann olumas tehlikesinin nlenmesiyle (Glorious Revolution) ngiltere temel haklar ve parlamenter demokrasi ynnde nemli yollar katetti (Declaration of Rights, 1689). Avrupa iin bu gelimenin mnas, Mutlakiyet karsnda anayasal monarik idarenin ortaya kmas oldu. 1707de skoya ile birleen ngiltere Byk Britanya adn ald ve Hannover hnedan krallarnn (I. Georg 1714-1727; II. Georg 1727-1760; III. Georg 1760-1820) sembolik hkimiyeti altnda, iki partili, parlamento ounluuna da yanan bir bavekil idaresindeki siyas sistemi kk sald ve Avrupaya rnek oldu. Bylece kta Avrupasnda ve dnya smrgelerinde Fransa ile arasndaki mevcut siyas stnlk rekabeti, ayn zamanda bir sistem atmas vasfna brnerek daha da iddetlendi. 1776da Kuzey Amerikada ngiliz smrgeciliine kar balatlan ayaklanmaya, Fransa ve spanyann fiilen savaa katlmalaryla (1778-1783) destek vermesi ngiltereyi zor durumda brakacak bir frsat salad. Taraflarn byk bir iddetle srdrdkleri bu savan Rusyay herkesin saflarna ekmek istedii bir g yapm olmas, Avrupa tarihi asndan olduu kadar coraf Avrupann bir paras olan Osmanl Devleti iin de hayat neticeler verdi. ngiltere Fransa kart politikas yznden 1770 Akdeniz seferinde Rusyaya yapm olduu yardmlarn karln bekledi, hatta Rusyaya kendisine yardm etmesi halinde Akdenizde s olabilecek bir adann (Mayorka adas) braklmasn dahi teklif etti. ngiltere ve Fransa gibi iki byk devletin Amerika sava ile megul olmalarn kendi ark politikas iin bulunmaz bir frsat sayan Rusya ise bu savaa mdahale ile taraflardan birinin galibiyetine ve savan ksa srede sonulandrlmasna deil, aksine uzayp giden bu mcadeleden tarih hedeflerinin gereklemesi dorultusunda en iyi ekilde istifade edebilmeyi dnyordu. Mart 1780de Denizlerde Silhl Tarafszlk ilkesini iln ederek tarafsz lkelerin savaan taraflarn mdahale ve engellemelerine mruz kalmadan ticar faaliyetlerini srdrmeleri gerektiini ortaya atan Katharina, bylece Avrupa deniz sava hukukunda nemli bir prensibin sahibi oluyordu. Srp giden Amerika Sava sayesinde arkta istedii gibi hareket edip, nihayet Krm resmen ilhak ettiini duyurdu (1783). Krm krizi ise, Rusyann Avrupadaki dengeleri hie sayarak ve ba bo

bir ekilde ark meselesini kendi arzusu dorultusunda tek bana halletmek istemesine artk daha fazla seyirci kalmak istemeyen, Amerika Savana bir son vermek zere uzun zamandr Pariste neticesiz toplantlar yapmakta olan taraflarn bir an nce anlap, Amerika Birleik Devletlerinin bamszlnn resmen tannmasnda acele davranmalarnn en nemli sebeplerinden birini tekil etti (Versailles Antlamas, 3 Eyll 1783). Sanayi nklb. XVIII. yzyln sonuna doru Aydnlanma felsefesinden ve Fransadaki mutlakiyetten etkilenen burjuva aydnlarnn eski rejimi tenkitleri ve gelitirdikleri siyas dnceler zinciri, btn Avrupada orta zamanlardan beri geerli olan ve toplumsal tabakalamaya (tat) dayanan cemiyet yapsn temellerinden sarst ve ykt. XVIII. yzyln sonu, Avrupada yalnzca byk toplumsal ve siyas deimelere yol aan Fransz htilli ile deil, ayn zamanda sebep olduu byk gelimelerden tr daha sonralar ayn ekilde ihtill tabiri ile tanmlanmaya hak kazanacak bir baka byk olaya, sanayi inklbna da ahit oldu. Yeni makinelerin yardmyla imalt, eski klasik retim usulnde o zamana kadar bilinmeyen ve ihtill yaratan yenilikler getirdi. retim ekillerindeki yeni uygulamalar cemiyet hayatnda da deiiklikler yapt, toplumun geleneksel yaps tahrip olurken iveren - mteebbis - kapital sahibi patron ve ii - proletarya farkllklar derinleti. Byk imalt yerleri olan fabrikalarn meydana kmas, eski retim ekliyle beraber eski hayat tarz standartlarnn da ortadan kalkmasna yol at. Sanayiden nce, zellikle ziraatta byk bir gelimenin yaand bu devir teknik alanda da nemli bulular beraberinde getirdi. Mekanik dokuma tezghlar, buharla alan pompalarn madencilikte kullanm, derin galeriler, yksek frnlarn slah gerekletirildi. Sanayi inklb 1775ten sonra nce ngilterede balad, ardndan kta Avrupasna intikal etti (Belika - Almanya - Fransa). Fabrikalarn oalmas Avrupada geni bir ii kesiminin olumasn salad. Tarm alanndan yeni sanayi kesimine kayan tabakalar birok yeni sosyal problemlerin de domasna sebep oldu. Yetikin erkeklere gre daha dk cret denen kadn ve ocuklarn altrlmas yaygnlat. alma saatleri genel olarak uzun (14 - 16 saat), alma artlar ok ard. alanlara verilen cret btn aile fertlerinin almalarn gerektirecek kadar azd. Fabrika evreleri, hayat artlar iyi olmayan yeni ii yerleim blgeleri haline geldi. Hafta tatili, i gvenlii, salk, i kazalar, ihtiyarlk - emeklilik sigortalar henz mevcut deildi. Btn bu olumsuz artlar alan kesimde genel bir honutsuzlua yol at. iler arlaan hayat artlarnn, iine dtkleri aresizliin sebepleri olarak yeni makineleri grdler. Bylece gerek ngilterede gerekse daha sonra kta Avrupasnda grlen makineleri krma ve tahrip etme eilimleri bu tip honutsuz luun tezahrleri oldu. Ayandaki tahta ayakkab yani sabot ile makinelerin tahribi sabotaj (sabotage) kelimesini ortaya kard. 1779dan itibaren ilk defa ngilterede grlen makine krclara lm cezalar ngren yasalar konuldu (1812). Sanayi inklb, siyas yndeki yeni akmlar yannda (hrriyetilik, milliyetilik) btn XIX. yzyl boyunca Avrupay giderek daha kuvvetli bir ekilde sarsacak olan yeni bir akmn da (sosyalizm) domasnda balca sebep oldu. Bylece tatlar ykan Avrupa, kendisini gittike glenecek ve tekiltlanacak yeni bir snf (class) mcadelesinin ideolojik alkantlar iinde buldu. Fransz htilli. Fransz htilli Avrupann siyas yapsnda r ac deiiklikler yapt ve yeni bir devir balatt. Aydnlanma felsefesine uygun olarak hkimiyetin ilh meneini reddederek bunun kaynann millet olduunu ileri srd. Asilzade ve ruhbann eski dzendeki stn ve imtiyazl durumuna son verdi. Devletin ynetimini ihtillin gerek temsilcisi olan burjuvaziye teslim etti (burjuva ihtilli). Feodalizmi ilga ile kylleri mevcut statlerinden kurtard. Etatlara dayal

Ortaalardan kalma cemiyet dzenine son verdi. nsann tabii kanunlara bamlln, hr ve birbirleriyle eitliini iln etti (nsan Haklar Beyannmesi, 26 Austos 1789). Avrupann, Rousseau (halkn hkimiyeti), Montesquieu (kuvvetlerin ayrl) ve dolaysyla Aydnlanma felsefesi prensiplerine dayanan, ilk modern, sistemli ve yazl anayasas olan 3 Mays 1791 tarihli Polonya anayasasndan (1924 Trk anayasasna da rnek tekil etmitir) bir mddet sonra dier pek ok Avrupa lkelerinin de rnek olarak alacaklar yeni bir anayasa iln edildi (3 Eyll 1791). Bylece Avrupada anayasaya dayal (merut) monariler devri balad. htillin radikal icraat, Fransada Hristiyanln kaldrlmasna (Mays 1794), mild takvimin yerini ihtill takvimine brakmasna ve kiliselerin kapatlp kutsal eyalarnn imhasna kadar vard. Kraln ve kralienin idamyla (21 Ocak 1793) ihtill btn Avrupa hkmdarlarn ve dzenini tehdit eder bir hale geldi ve nihayet eski ve yeni dzen atmas haline dnm olarak btn Avrupada savalarn yeniden patlamasna yol at. XIX. Yzylda Avrupa. htill Fransas ile Avrupa arasndaki savalar (Fransa karsnda oluan yedi koalisyondan tr Koalisyon Savalar) 1815e kadar devam etti. Bu sre iinde Avrupa Fransz ihtill fikirleri ve ordularnn igaline urad. ngiliz kart Fransz siyasetinin asker harekt Msra kadar geniledi (1789). ok eski Venedik Cumhuriyeti sona erdi (Campoformia Antlamas, 17 Ekim 1797). Bylece Osmanl Devleti ihtill Fransas ile dorudan doruya komu oldu. htillin kanl macerasnn Napolyonun imparatorluuna dnt yllarda btn talya, spanya, Hollanda, Alman dnyas, Prusya, Avusturya, Napolyonun bir ara Varova Byk Dukal adyla tekrar dirilttii ve Rusyaya kar kulland Polonya Fransann igaline urad ve kontrolne girdi. 1804te kendisini Franszlarn imparatoru iln eden Napolyon Rhein Konfederasyonunu kurarak tarih Kutsal Roma Germen mparatorluunun resmen zlp dalmasna zemin hazrlad (1806). Nihayet Rus arn da uzlamaya zorlayan Napolyon (Tilsit 1807; Erfurt 1808), Avrupadaki stnln ngiltere hari her tarafa kabul ettirdi. ngiltereyi ise kendi ekonomisi ve fazla retimi iinde bomay amalayan Napolyon, ngiltere ile Avrupa arasndaki her trl ticar faaliyeti yasaklad (kta ablukas, 1806). arn Fransa ittifakndan zellikle ngiltere ile ticar yasaklamalarn getirdii skntlar yznden ayrlmas zerine Byk Rus Seferine kan Napolyonun (1812) Moskovaya girmesine ramen ar bir hezimete uramas, hem imparatorluun hem de Avrupadaki Fransz hegemonyasnn sonu oldu. Napolyonun seri yenilgilere uramas zerine mttefikler Parise girdiler (31 Mart 1814). Fransada XVIII. Louis tahta kt (1814 - 1824). Elbe adasnda srgn hayat yaayan Napolyonun 100 gnlk dn, Waterloo (Haziran 1815) yenilgisiyle kesin olarak hezimetle sonuland. Napolyon Fransasnn altst ettii Avrupa, 1814 - 1815 Viyana Kongresi ile yeniden eski dzenine sokulmak istendi. Avusturya Bavekili Prens Metternich devrin en nemli fikr mimar, Fransaya kar verilen mcadelede, ordular ilk ve son defa Alplere kadar gelen muzaffer Rus ar I. Alexander ise Avrupann kurtarcs oldu. Bylece Avrupada 1815ten Krm Savana kadar (1853 - 1856) devam edecek olan bir Rus hegemonyas devri balad. Viyana Sistemi ve htilller. Viyana Kongresinin ortaya kard Avrupada, Aydnlanma ve Frasz htilli ile oluan pek ok byk gelimenin sanki hi olmam gibi telakki edilmek istenmesi huzur getirmedi. Milliyetilik ve hrriyetilik -zellikle Almanya ve talyada-akmlarn nleyebilmek iin btn hkmdarlarn bu gibi akmlar karsnda dayanma ve

fiil yardmlamalarn ngren sert tedbirler ihdas edildi (mdahaleler sistemi / Metternich sistemi). Mistik ve romantik bir ruh dnyasna sahip olan I. Alexandern nderliinde Hristiyanln byk mezhebini temsilen (Protestan Prusya, Katolik Avusturya, Ortodoks Rusya) hkmdarn bir araya geldii bir Kutsal ttifak (Eyll 1815) kuruldu ve bu hkmdarlar, Hristiyanln kutsal kitaplarnda belirtildii gibi, oban (r) sfatyla srlerini (rey) ihtill kurduna kaptrmadan idareye karar verdiler. Avrupadaki bu muhafazakr zihniyete liberalizmin kalesi haline gelen ngiltere kar kt. Ortaalardan kalma din telakkiler deil daha gereki politika taraftar olan ngilterenin az sonra Fransann da katlmas zerine drtl, dolaysyla beli bir ittifak meydana getirmesiyle, Avrupada ngiltere ve Fransann temsil ettii Liberal Bat Cephesi ile Rusya, Prusya ve Avusturyann temsil ettii Muhafazakr Dou Cephesi birbirinin karsnda yer almaya balad. Kutsal ttifakn ihtillci hareketlere kar dayanma iinde olma prensibi, Avrupada bir sre bu anlamdaki ayaklanmalarn bastrlmasna vesile oldu. Ancak Kutsal ttifak mensuplarnn da yer ald Navarin Baskn (20 Ekim 1827) bu ittifak sisteminin dalmasna yol at. Eski Helen dnyasnn corafyasn paylamann eski Helenlerin torunlar ve eski Grek medeniyetinin mirass saylmasna yol at Yunanistan Rumlarna kar Avrupada genel bir sevgi duygusu uyanmt (Philhelenizm). Gerek bu sevgi gerekse yeni ar I. Nikolann Edirneye kadar inecek baarl asker harekt (1828 - 1829 Osmanl - Rus Sava ve Edirne Antlamas), Osmanl idaresinden ayrlan kk bir Yunanistann olumasna ve Avrupa siyas sahnesindeki yerini almasna yol at (1830). Yunan ayaklanmas bu anlamda, yakn zamanlarda Avrupada Trklere kar ok geni ve tesirli bir aleyhtar propaganda faaliyetinin ortaya kmasna ve srdrlmesine sebep oldu. Ayn zamanda bu ekildeki bir Avrupa mdahalesi ile kurulan Yunanistan, Balkanlarda Osmanl idaresinde yaayan dier milletler iin de bir rnek tekil etti. Bylece mslman ve barbar Trklerin zulmnden kurtulma feryad ile ayaklanmalara teebbs etmek ve Avrupadaki hristiyan hmilerden, kamuoyunu etkileyecek mihraklar da harekete geirerek yardm ve mdahale salamak, Osmanl idaresinden kurtulup bamsz bir devlet olmann en kestirme yolu haline geldi. Balkanlardaki milliyetilik ve hrriyetilik akmlar giderek iddetlendi ve zellikle Rusyann Balkanlara ynelik plan ve Slavist politikalar Avusturyay endieye drd. Osmanl Devletinin Balkanlardaki miras bu iki devlet arasndaki dmanln kaynan tekil etmeye balad. Alnan btn tedbirlere ramen Viyana sistemine kar Avrupadaki direnilerin 1830 ve 1848 yllarndaki byk ve genel Avrupa ihtilllerine yol amas nlenemedi. 1830 ayaklanmalaryla Belika Avusturya idaresinden kurtuldu ve Avrupada yeni ve bamsz bir devlet olarak yerini ald. Almanyada kurulmasna balanan Gmrk Birliinin (1834) giderek siyas btnlemeye dnebilecei midi milliyetileri heyecanlandrmaktayd. Birlemi bir Almanya emeli geni kitleleri her iki ayaklanmada da peinden srkledi. Genlik ve gizli cemiyetlerin faal roller stlendikleri talya ve Almanyadaki ayaklanmalar hkmdarlarn tahtlarn sarst, Prusya ve Avusturyann Alman dnyasndaki stnlklerine yer yer son verdi. 1848de bizzat sistemin kalbinde, Viyanada ve Berlinde ayaklanmalarn kmas, dnemin sona ermekte olduunun bir iareti sayld. Metternich Londraya kat, Avusturyada I. Franz Joseph (1848 - 1916) tahta kt. Fransada X. Charlesn (1824 - 1830) ve Burjuva Kral Louis Philippin (1830 - 1848) tahtlar devrildi, yine Fransada cumhuriyet iln edildi (1848 - 1852). 1830 ve 1848 ihtilllerinde Polonya ve Macar milliyetilerinin ayaklanmalar liberal Avrupada geni yanklar buldu. Avusturyann

tamamen ciz kald Macaristandaki ayaklanmalar Rusyann stn ve kaba gc ile bastrlabildi. Polonya ve Macaristan Rus ordularnca ezildi ve milliyetileri Osmanl Devletine snmak zorunda brakld. Osmanl Devletinin, Avusturya ve Rusyann sava tehditlerine kadar ulaan srarlarna ramen mltecileri iade etmeye yanamamas, bata ngiltere ve Fransa olmak zere Avrupann liberal evrelerinde geni bir lehte propagandann olumasna yol at. Bu da birka yl sonra kacak olan Krm Savanda (1853 - 1856), liberal Avrupa kamuoyunun Osmanl Devletinin desteklenmesi ynnde kazanlm olmasnda nemli bir rol oynad. 1848 ihtill yl, hrriyeti ve milliyeti akmlar yannda, o yl iln edilen komnist manifestosunda ifadesini bulduu gibi, yeni ve farkl bir akmn da btn arlyla siyas alkantlar iinde yerini ald bir yl olarak Avrupa siyas hayatnda yeni ufuklar at ve Avrupada hayalet gibi dolamaya balad. Hi phesiz bu, artk gelime temposunu kta Avrupasnda hzla arttran sanayilemenin beraberinde getirdii sosyal problemlerin de had safhaya varmakta olduunun bir iaretiydi. 1848 ihtillinde cumhuriyet idaresine kavuan Fransa, cumhurbakan seilen Louis Napolyonun ilk frsatta kendisini halk oylamasyla Fransa imparatoru iln etmesiyle (1852) tekrar monarik bir idareye dnd. Smrge politikasna, zellikle anavatana yakn yerlere de gz koyarak (1830 Cezayir, 1881 Tunus) devam eden Fransa, ar sanayi ve byyen ticaret hacmiyle sermaye ihra eden zengin bir finans merkezi haline gelmeye balad. Svey Kanalnn almasn destekleyen (1859 - 1869) ve aktif bir d politika gden Fransa, Krm Savana katlmann yan sra talyann birliini kurmasnda ve Avusturyann talyadan kovulmasnda yardmc oldu (1859). Taht ve tacn byk lde Katolik kilisesinin desteiyle kazanan III. Napolyon, arktaki Katolikler ve Rusyann gndeme getirdii Mukaddes Yerler Meselesinde kesin bir tavr ald. Edirne Antlamasndan (1829) sonra Osmanl Devleti zerindeki etkisini, zellikle Msr Valisi Mehmed Ali Paann devlete isyan sebebiyle oluan artlardan faydalanarak daha da arttrma imkn ve frsatn bulan Rusya, Msr kuvvetlerini stanbul yaknlarnda durdurmak zere mdahale etti (Ktahya Uzlamas, Mays 1833). Ancak Osmanl Devleti ile Boazlar tek tarafl ve kendi kontrolnde brakacak bir ittifak antlamas yapmas (Hnkr skelesi Antlamas, 8 Temmuz 1833), Avrupa dengelerinin sarslmasna, ngiltere ve Fransann sava tehdidine yol at. Msr ilerlemesi, Osmanl hnedannn yerine Mehmed Ali Paa hnedannn geirilmesi tehlikesini de beraberinde getirmiti. Nitekim Rusyann tek bana hareket etmesini kstlamak isteyen Avusturyann araya girmesiyle yaplan yeni bir antlama (Mnchengraetz Antlamas, 18 Eyll 1833), bu hususu aydnlatacak maddeleri ihtiva ediyordu. Buna gre taraflar Msr ve Osmanllar arasnda tekrar balayacak bir atmada Mehmed Ali Paann Osmanl tahtna oturmasn, yeni Msr hkimiyetinin Osmanllarn Balkan topraklarna temil edilmemesi artyla tanyacaklar ve Osmanl Avrupasnda mevcut milletlerin kendi kk devletlerini kurmalarna imkn vereceklerdi. Msr meselesinin ve gndeme getirdii Boazlar meselesinin Avrupa dengesini bozmayacak bir ekilde Boazlar devletler aras bir statye sokmu olarak halledilmesi (1840 - 1841), Rusyann Hnkr skelesi Antlamas ile elde ettii stn duruma da son verdi. Ancak mukaddes yerler ve Ortodokslarn haklarn koruma bahaneleriyle balayan, Hnkr skelesi ile kazanlan nfuzu tekrar tesis etmeyi ve ark Meselesini tek tarafl ve kendi isteiyle zmeyi amalayan Rus mdahalesi umulmadk bir trman gstererek 1853te byk bir savan patlamasyla sonuland. Sava,

Osmanl Devletinin mttefikleri olan ngiltere ve Fransann Rusyay yalnzca Krmda deil Baltk ve Pasifik kylarnda da vurmalar, Sardunyann (Piemonte) mttefikler safnda savaa katlmas, Avusturyann Rusyaya kar dmanca tavr alp Eflak ve Bodan igali ile tam bir Avrupa sava halini ald. Krm Sava Sonras Avrupa. Krm Sava Paris Antlamas (30 Mart 1856) ile sona erdiinde sadece Osmanl Devleti zerindeki Rus nfuzuna ar bir darbe vurulmu olmad, ayn zamanda Avrupada Viyana Kongresinden beri devam eden Rus stnlk iddiasna da son verildi. Karadenizin tarafszlatrlarak Rusyann asker gcnden arndrlmas, tarih Rus politikasna geici bir sre dahi olsa sekte vurdu. Osmanl Devletinin Avrupa hukukuna ve Avrupa devletler camiasna dahil ve hatta toprak btnlnn garanti edilmesinin kt zerinde kalacak bir vaad olduu da bir sre sonra anlald. Mttefiklerinin srarlaryla 1856 Islahat Fermann iln etmi olarak klasik yapsn tamamen zm olan Osmanl Devleti, Paris Antlamasnn garantilerine ramen hukukunu ve toprak btnln Avrupaya kar korumak zorunda olduunu ac bir ekilde rendi. Krm Savann ar malbiyeti, ar II. Alexander (1855 - 1881) idaresini Rusyada geni reformlar yapmaya sevketti. Avrupada rnei kalmam kt bir uygulama olan topraa bal klelik messesesi kaldrld (1861). Rus Amerikas (Alaska) Birleik Devletlere, hatta isteksiz Amerikan ileri gelenlerine rvetler de verilerek satld (1867). Topraa bal kleliin ortadan kaldrlmas, uygulamadaki baarszlklardan tr istenilen sonucu vermedi ve kitlelerin (40 milyondan fazla) eski dzene kar hukuken olmasa bile ekonomik bamllklar karakter deitirmi olarak devam etti. Sosyalist - anarist - nihilist faaliyetler en sonunda, kurtarc arn bir suikasta kurban gitmesiyle (1881) had safhaya vard. Krm Savandan sonra Avrupada mill birliklerini kurma yolundaki uzun mcadelelerini baar ile bitirmeye muvaffak olan talya ve Almanya iki yeni devlet halinde ortaya kt ve mevcut siyas dengelerde byk deiiklikler meydana geldi. talyan ve Alman Birliklerinin Teekkl. talyann en kuvvetli devleti olan Sardunya (Piemonte) Krallnn Bavekil Cavourun usta politikas sonucu Krm Savana katlmas (Ocak 1855), sava sonras talya birliini gndeme getirdi. talyann birlemesinde engelleyici roller oynayan iteki Parma, Toskana, Modena, Papalk ve Bourbon hnedan idaresi altndaki Sicilyateyn gibi monariler talyan milliyetilerinin faaliyetleriyle (Giuseppe Garibaldi, . 1882) tasfiye edildi ve nce III. Napolyon Fransas, daha sonra da Prusya ile yaplan bir ittifak sayesinde Avusturya yenilgiye uratlarak talya topraklarn tahliyeye zorland. Venedik topraklar anavatana kavutu (1859 Zrih ve 1866 Viyana antlamalar). Sardunya Kral II. Victor Emanuel talya kral iln edildi (Mart 1861). Avusturyaya kar Alman camiasnda nderlik mcadelesini srdren Prusya, I. Wilhelm zamannda (1861 - 1888), zellikle genel askerlik mecburiyetinin baarl uygulamalaryla kuvvet kazanan asker gc ve Bavekil Otto von Bismarckn stn idaresi altnda (1862 - 1898) Alman birliini gerekletirdi. nce Almanlarla meskn olan Schleswig ve Holstein topraklar Avusturyann muvafakat ile Danimarkann elinden alnd (1864). Daha sonra talya ile ittifaka girilerek Avusturya ile savald ve bu devletin Alman -dolaysyla talyan-dnyasnda sz sahibi olmasna son verildi (1866 Prag -dolaysyla Viyana-Antlamas). Nihayet Alman birliine giden yoldaki en byk engel

olan Fransa ile hesaplalarak (1870 - 1871) Alman birlii kuruldu. Prusya Kral I. Wilhelm Versaillesda Alman imparatoru iln edildi (18 Ocak 1871). Alman mparatorluunun (II. Reich) douu Avrupadaki dengeleri ykt. Bata III. Napolyon olmak zere bu savata ar ve haysiyet krc bir hezimete urayan Fransada, Avrupa tarihini yakn zamanlara kadar etkileyecek olan koyu bir Alman dmanl ve rekabeti balad. Sava Prusyay destekleyerek seyreden Rusya bylece bekledii ana kavumu oldu ve bozulan Avrupa dengesinden faydalanarak 1856 Paris Antlamasnn Karadenizin tarafszlna dair hkmlerine daha fazla riayet etmeyeceini ilgili taraflara bildirdi (1870). Prusya karsnda ar bir yenilgiye uram olan Avusturya ise Alman leminden uzaklaarak siyas bnyesindeki en nemli unsur olan Macarlarla bir uzlamaya gitmek zorunda kald ve Avusturya-Macaristan mparatorluu ad ile ifte monarili yeni bir devlet ve sistem kurdu (1867-1918). talya Fransann yenilgisi zerine papalk topraklarn igal ederek (Eyll 1870) papaya yalnzca Vatikan brakt ve Roma talya Krallnn baehri oldu (1871). Avrupada bozulan dengeler Osmanl Devletinin de akibetini etkileyecek deiikliklere yol at. Balkanlar ve Rumelideki Osmanl topraklarnda gelien milliyetilik akmlar Rusyann panislavist propagandalaryla tevik edildi ve her trl yardmlaryla daha da kuvvetlenerek ayaklanmalara, bunun ardndan da byk bir Osmanl - Rus savana sebep oldu (1877 - 1878). Sava, stanbul nlerine kadar gelen galip Rus ordularnn dikte ettirdii bir bar ile (Ayastefanos Antlamas, 3 Mart 1878) Avrupa topraklarndaki Osmanl hkimiyetine son verdi. Fakat bu antlama ile Rusya, ark Meselesinin ancak Avrupann ortak menfaat dengelerine uygun olarak zlebilecei prensibini tekrar ihll ettiinden, zellikle Avusturya ve ngilterenin tepki ve yeni bir Rus savan gze alan tehditleri ile kar karya kald. Mesele Berlinde Bismarckn bakanlnda toplanan yeni bir kongrede tekrar ele alnarak Avrupadaki Osmanl topraklar Avrupann genel dengelerine uygun bir ekilde yeniden paraland (Berlin Kongresi, 20 Haziran - 20 Temmuz 1878). Romanya, Srbistan, Karada ve kt zerinde hukuken Osmanl Devletine bal grnen Bulgaristan Avrupann yeni bamsz devletleri oldular. Taraflarn uzlama salayp paylaamadklar problemlerle dolu toprak kesimleri ise (Makedonya, Yenipazar sanca) Osmanl Devletine iade edildi. Bylece byk bir siyas kriz iine dm olan Osmanl Devletinin bu durumundan faydalanan Avusturya-Macaristan, Bosna ve Herseki igal ederek idaresini eline alrken (1878), ngiltere Kbrsa (1878) ve Msra (1882), Fransa ise Tunusa (1881) el koydu. Berlin Antlamas, vaktiyle birliini kurarken yardmc olduu Almanyadan bekledii destei grmediine inanan Rusyann Almanya ile olan dostluuna glge drd. Avusturya ile Rusya arasnda Balkanlardaki nfuz mcadelesi ise giderek daha da trmanan bir rekabet haline geldi. Bu gelimeler Almanya ve Avusturyay birbirlerine yaknlatrdndan iki devlet Fransa ve Rusyaya ynelik ittifaklar iinde gvenliklerini salamaya altlar (kili ttifak, 1879). Bismarck bir taraftan Fransay revanche politikasndan ve intikam savana teebbsten uzak tutmak iin smrge politikasna tevik ederken dier taraftan da Rusyay kendi tarafna ekmeye alt. 1872de yaplm olan Avusturya-Almanya ve Rusya arasndaki mparator ttihad 1881de yenilendi. 1882de Almanya, Avusturya ve talya arasnda l ttifak kuruldu. Bu ittifaka 1883te Romanya da katld. Almanya ve Rusya arasnda imzalanan Garanti Antlamas (1887) ile Fransann tecrit edilme siyaseti baar ile srdrld. Rusyann Boazlar zerindeki niyetlerinin desteklenecei ise bu anlamann ek protokollerinde yer ald. Yeni kurulan imparatorluun gvenlii ve Avrupa

barnn salanmas iin bir ittifaklar zinciri oluturan Bismarck, 1890da yeni ve gen imparator II. Wilhelmin (1888-1918) takip etmek istedii dnyaya ak yeni politikalarna ters dmesi sebebiyle grevden ayrlmak mecburiyetinde kald. Yeni Alman politikas, 1890da vadesi biten Garanti Antlamasn uzatmamakla Rusyann Fransaya yaklamasnn yollarn at. Bylece 1894te Fransa ile Rusya arasnda ikili bir antlama olutu. 1898de balayan yeni bir donanma inaat, ngiltere ile Almanya arasndaki, Almanyann dnya pazarlarnda nemli yerler ele geirmesi ve pek ok sektrde o zamana kadar hkim olan ngiliz mallaryla boy lmesi ve onlar geride brakmaya balamasyla oluan ticar rekabeti asker ynden de krkledi. Almanyann takip etmeye balad smrge politikas ve ngiliz smrgeciliine zorluklar kartmas (Gney Afrika 1896, Dou Asyada Tsingtao), Badat demiryolu projesine sahip kmas (1899, Berlin-Badat), Afrikadaki Fransz yaylmacl yznden kan Fasoda krizi (1898) ngiltereyi harekete geirdi. Bylece tecrit siyaseti sona erdi. Deien ngiliz politikas, Almanyaya kar oluacak cephenin mihrak oldu. 1902de Japonya ile ittifak yapan ngiltere, Japonyay Rusyaya kar giritii byk savata destekledi (1904-1905). Japonya karsnda ar bir yenilgiye urayarak prestij kaybeden ve i bnyesindeki sosyal zaaf bir seri ihtilller ve ayaklanmalarla yeniden ortaya kan Rusya, ranAfganistan ve Tibetin nfuz blgelerine ayrlmasna rza gsterdi. Dolaysyla Hindistann hatt- mdfaasndan uzak durarak ngiltere ile aralarndaki srtmelere son vermek mecburiyetinde kald ve bu devletle uzlap (1907) tekrar Balkan politikasna dnd. Fas ve Msr konularndaki anlamazlklarn giderilmesi ise Fransa ile ngiltere arasndaki uzlamay salad (1904, entente cordiale). Bylece dnya blmnde birbirleriyle ztlaan bu byk devlet, kendilerine tehlikeli bir rakip ve byk bir Avrupa gc olarak ykselen Almanya karsnda ortak bir cephe oluturmann n artlarn hazrlam oluyorlard. Osmanl Devletinin Balkanlardan ekilmesi. Gittike daha byk bir zaaf iine dmekte olan Osmanl Devletinin Avrupadaki topraklar zerinde oluan mill devletlerin (Bulgar, Srp, Karada, Yunanistan) Balkanlardaki son Osmanl topraklarn da (Trakya-Makedonya-Arnavutluk) paylaabilmek iin giritikleri mcadelede byk devletlerin de dolayl (Avusturya - Macaristan, talya, Rusya) ve dolaysz (ngiltere, Fransa, Almanya) olarak taraf olmas, XX. yzyl balarnda Avrupa barn ciddi bir ekilde tehdit etmeye balad. 1908 sonbaharnda Bulgaristann Osmanl Devleti ile olan hukuk ban koparmas, Giritin Yunanistana katldnn iln, Bosna - Hersekin, idaresini zaten stlenmi bulunan Avusturya - Macaristan tarafndan ilhak (Ekim 1908) Balkanlar biraz daha kartrd. zellikle Avusturya - Macaristann Bosna - Herseki ilhak etmesi Srbistann byme ryalarna son verdiinden bu iki devlet arasndaki dmanlk had safhaya vard. Rusyann Boazlar istikametindeki basks ngiliz engeline taklrken talya, Avusturya - Macaristann Balkanlarda daha fazla kuvvetlenmesini ve genilemesini ho karlamamaktayd. Almanya ise arka doru giden yolda (Drang nach Osten politikas) kendisinin giderek daha fazla Avusturya Macaristann arkasnda yer almak zorunda olduunu gryordu. Hassas dengelere dayanan bu kark durum, talyann Kuzey Afrikadaki son Osmanl topraklarna saldrmasyla yeni bir gelime kaydetti (1911). talya karsndaki Osmanl yenilgisi (Lozan / Ui Bar, 15 Ekim 1912), Avrupa byk devletlerinin malbiyet halinde bile savatan evvelki durumda hibir deiiklik yaplmayacana dair verdikleri garantiden de cesaret alan kk Balkan devletlerine, sava yorgunu Osmanl Devletine kar hep birlikte saldrma frsatn verdi (1912 - 1913 Balkan savalar). Balkan savalar, Osmanl Devletinin Avrupadaki son topraklarnn, Rumelide ilk fethettii yerlerin de elinden kmasyla sona erdi (Londra Bar Antlamas, Mays

1913). Osmanl mirasnn paylalma kavgasna balayan eski mttefiklerin birbirleriyle savaa girimelerinin yaratt tarih an (II. Balkan Sava, Haziran 1913), hi olmazsa Edirnenin Bulgarlarn elinde kalmasn nledi. Avrupada Trk hkimiyetinin sona ermesiyle ark Meselesinin en nemli ksm halledilmi oldu ve Avrupadaki slm hkimiyeti yzyllar ncesi rneinde olduu gibi, yalnz berik deil Balkan yarmadasnda da ayn kbeti paylat ve reconquista burada da gereklemi oldu. 700 yllk slm hkimiyeti ve stn medeniyeti, Hristiyanlk gayretiyle spanyada yaama imkn bulamaz ve slm tarihini, kltrn hatrlatacak en kk izleri dahi yok edilircesine ortadan kaldrlrken, yaklak bir o kadar Balkanlarda hkm sren Osmanllarn buray ilk fethettikleri gnlerdeki btn asl zellikleriyle korumu, hatta gelitirmi olarak terketmi olmas, birbirleriyle uzun mcadeleler veren kar dinlerdeki iki dnyann, her trl cihanmul ve ada deerler muvacehesindeki mukayeselerinde nemli bir anlay fark olarak kalacak byklktedir. I. Dnya Sava. Balkan savalar sonunda Arnavutluk Avrupada yeni bir devlet olarak ortaya kt (1913). Yunanistan ve Romanya toprak kazanlaryla (Selnik - Dobruca) genilerken Adriyatik denizine inmesi Avusturya - Macaristan tarafndan engellenen Srbistan, Makedonyay elinden karan Bulgaristan derin bir infial iine dtler. Balkanlar Avrupann barut fs olmaya devam etti. I. Dnya Sava kvlcm her ne kadar Balkanlardan km grnyorsa da (Avusturya Macaristan veliahtnn Saraybosnada Srp milliyetperverlerince katli, 28 Haziran 1914) asl sebepleri, Avrupa byk devletlerinin dnyay smrgeletirmelerinden gelen srtmelerinin, dnya pazarlar ve ticaretini ele geirme mcadelelerinin, dman gruplara ayrlm ve ittifak zincirlerinin yekdierini garanti eden ve otomatik olarak savaa srkleyen sisteminde yatmaktayd. Avrupadaki denge ve dnyadaki g politikas zddyeti (Almanya - ngiltere, Almanya - Fransa), silhlanma yar ve sava planlar (Alman ve Fransz ordu mevcudunun arttrl, 1913; Alman Donanma Antlamas, 1912; Fransaya kar Yldrm Harbi: Schliffen plan), Avrupann yeni hasta adam Avusturya - Macaristan mparatorluundaki mill kaynamalar, Balkan politikasna dnen Rusyann ite ihtill yerine dta bir sava tercih eden sosyal kaynamalar iine dmesi, nihayet bir savan kanlmaz olduuna dair olan yaygn inan, sonuta btn Avrupay genel bir atein iine drd (Temmuz - Austos 1914). Osmanl Devletinin Almanya safnda savaa katlmaya mecbur olmas (Ekim- Kasm 1914), sava alanlarnn snrlarn daha da geniletti. ngiliz ve Fransz donanmalarnn Boazlar yarma teebbsleri, byk ve kanl anakkale savalar ile sonusuz kald (1915), mttefik yardmnn ulamamas Rusyay zor durumda brakt, btn cephelerdeki Osmanl direnii ise savan uzamasnda en nemli sebep oldu. anakkale Zaferi, Bulgaristann Almanya safnda savaa katlmasn ve bylece ittifak cephesinde kara irtibatnn kurulmasn salad (14 Ekim 1915). Btn gc ile Rusyaya dnmeden nce ilk hamlede Fransay saf d brakmay zafer iin n art olarak belirleyen Alman sava planlar, ngrld gibi uygulanamadndan, daha harbin ilk aylarnda baarszla urad (6-9 Eyll 1914, Marne savalar). Bat cephesinde karlkl mevzilemelerle ileri harekt durdu ve kesin zaferden mit kesildi. Dou cephesindeki asker harekt, ihtill alkantlar ile kaynayan arlk Rusyasnn kmesiyle sonulanacak ekle ulat. Nitekim Lenin Almanlarn yardmyla Rusyaya sokulmutu (3 Nisan 1917). Denizlerde srdrlen sava ise Almanyann ngiliz deniz gc ile ba edememesi yznden, snrsz denizalt saldrlar ile sivil ve

ticar gemilerini hedef almaya balad (1915), bu ise Amerika Birleik Devletlerinin giderek daha ak bir ekilde Almanyaya kar bir tavr almasna yol at. 1917 yl yalnz Avrupa iin deil dnya tarihi asndan da nem tayan iki gelimeye sahne oldu: Amerika Birleik Devletlerinin ngiltere ve Fransa yannda fiilen savaa katlmas (6 Nisan 1917) ve Rusyada komnist ihtillin kmas (ubat ihtilli, 23 ubat 1917). Monroe doktrininden (2 Aralk 1823) beri kendisini Avrupa ilerinden uzak tutan ve Avrupay da Amerika ktas meselelerine kartrmayan (Amerika Amerikallarn, dolaysyla Amerika Birleik Devletlerinindir) Amerika Birleik Devletlerinin savaa girmesi, dnya muvacehesinde Avrupann artk ikinci plana itilmesiyle sonulanacak olan bir gelimenin balangc oldu ve mttefiklerin zaferini kesinletirdi. Rus ihtilli ise arlk rejiminin kmesine ve Rusyann mttefiklerinden ayr olarak sratle bir bara yanamasna yol at (Brest-Litowsk Bar, 3 Mart 1918). Dou cephesindeki bu baar ittifak devletlerinin mitsiz durumuna are olamazd. Amerika Birleik Devletlerinin bakan Woodrow Wilsonun iln ettii on drt maddelik bar plan, mttefik saldrlarn durduramayan ve ite de zorluklar iinde kalan Almanyay bu prensipler iinde bara yanatrd (mtareke, 11 Kasm 1918). Almanyay da saran ihtill dalgalar, Kayser II. Wilhelm ve veliahtn tahttan feragatlar ve cumhuriyet iln ile devam ederken (9 Kasm 1918), ayn ekilde Avusturya - Macaristan da Wilson prensipleri dorultusunda mtarekeye tlip oldu (mtareke, 3 Kasm 1918) ve i bnyesinin btn zaaflar ile siyas yapsn oluturan milletlere ayrlarak zld (21 Ekim 1918). Yeni Kayser (21 Kasm 1916dan beri) Karln tahttan feragat etmesi zerine de (11 Kasm 1918) tamamen kt. Mttefik ileri taarruzuna dayanamayan Bulgaristann (30 Eyll 1918) ve Osmanl Devletinin de (30 Ekim 1918) mtareke yapmalaryla sava merkez devletlerin kesin hezimetiyle sona ermi oldu. Cihan Harbi sonras Avrupasna bar getirmesi beklenen konferans Pariste yapld. Grmelere dayanak tekil edecei iln edilen Wilson prensipleri, ksa bir zaman iinde, mttefiklerin sava ncesi ve ortalarnda yaptklar gizli paylama plan ve antlamalarnn kurban olmaya balad. Almanyadan intikam alnmas ve ezilmesi (Versailles Antlamas, 28 Haziran 1919, 440 madde), Fransann nderliinde yeni oluan devletiklerle sarlarak kontrol altnda tutulmak istenmesi, Galipsiz Bar yaplmasn ngren Wilson prensiplerine ters uygulamalar, Avrupann Metternich devri Viyana sistemi zihniyetiyle paralanp toprak kapsamlar ve snrlar mnakaal, nfus yaplar problemli yeni devletikler oluturulmas (Baltkta Litvanya, Letonya, Estonya ve Finlandiya), uzun mrl bir bar vaad etmeyen talihsiz gelimeler oldu. Dalan Tuna monarisi topraklarndan Avusturya, Macaristan, ekoslovakya, dolaysyla Polonya ve Srp - Hrvat - Sloven Krall (Yugoslavya) olutu (St. Germain-en-Laye Antlamas, 10 Eyll 1919 ve Macaristan ile Trianon Antlamas, 9 Haziran 1920). Bulgaristan, Ege denizine bakan Gney - Bat Trakya blgesi Yunanistana verilip sadece Karadeniz k ile snrlandrlarak cezalandrld (Neuilly Antlamas, 27 Kasm 1919). Mttefiklerinin aksine dmanlarnn fiil igaline urayan ve sava srasnda yaplan paralanma planlarnn (Sykes-Picot Antlamas, 1916) uyguland Osmanl Devleti ise ngiliz, Fransz, talyan, Yunan igalleri ve Ermeni tecavzleriyle tamamen yok edilmek istendi (Sevr Antlamas, 10 Austos 1920). II. Dnya Sava. Sava sonras Avrupasndaki temel problemlerin banda, yaplan bar antlamalarnn tartma konusu olmalar ve yeniden tdil ve gzden geirilmelerine dair isteklerin

giderek artmasyla Avrupada huzurun salanamamas gelmekteydi. Ortaya kan yeni kk devletlerin mill hislerdeki arlklar ve aznlk problemlerinin krklenmesi komu devletleri birbirleri ne drd. Malplara (zellikle Almanya) yklenen ok ar sava tazminat ve sava borlar, ok yksek oranlara trmanan enflasyon (zellikle Almanyada), ekonomik gelimenin bir baka engeli oldu. Siyas hayata yeni intikal eden kitlelerin politik tecrbelerden yoksun olular, siyas rejimlerde istikrarszlklara ve totaliter eilimlerin hemen her tarafta yaygnlap kuvvet kazanmasna yol at. Faizm (talyada), nasyonal sosyalizm (Almanyada) akmlar gelierek glendi. Rusyada komnist idare kanl bir ekilde eski yapy yok ederek yerlemeye alt ve Avrupa -ve dnya-genelinde dier rejimleri karsnda buldu. Ancak Avrupada byk devlet olarak ngiltere ve Fransann savunuculuundaki demokratik idare de diktatoryalar karsnda bocalamaya devam etti. Amerika Birleik Devletleri ve Sovyetler Birlii sava sonras dnyasnn iki byk kutbu olarak ykselirken Avrupa paralanm, istikrar ve huzurdan yoksun, ekonomik krizlerle boulacak bir hale dm olarak ikinci plana itildi. Savatan sonra kurulan Cemiyyet-i Akvm, barla tesis edilen yeni siyas dzeni srdrmekte ciz ve bar korumada etkisiz kald. Bu artlar iinde Avrupa, ksa zamanda kendisini yeni bir sosyal dzenleme aray iinde buldu ve yeni, daha kanl geecek olan genel bir savaa doru hzla yol almaya balad. Almanyada nasyonal sosyalistlerin iktidar ele geirmeleri (1933) bu artlar iinde gerekleti ve hedefleri olan Paris Bar Antlamasnn tdili ynnde nemli admlarn atlmasna yol at. Irklk ve yahudi dmanl yeni rejimin balca zelliklerindendi ve insanlk tarihinin en kanl sayfalar yazlmaya baland. Bylece Avrupa, barbarlk mefhumuna yeni ve uzun gemiinde grlen pek ok rnei geride brakacak bir ihtisas katt. Rhein blgesinin silhlandrlmas (Mart 1936), Avusturyann ilhak (Anschluss, 13 Mart 1938), ekoslovakyann kertilmesi, Almanlarla meskn Sdet blgesinin ilhak (Mnih Konferans, 29 Eyll 1938), ekoslovakyadan artakalan yerlerin igali ve bu devlete son verilmesi (15-16 Mart 1939), faist talyann Habeistan (1935) ve Arnavutluka saldrmas (Nisan 1939), komnist Rusyann Baltk cumhuriyetlerini (Estonya, Letonya, Litvanya) ele geirmesi ve Finlandiyaya saldrmas (1939) genel savaa giden yolda en nemli duraklar oldu. Hitler Alman yasnn Polonyaya saldrs (1 Eyll 1939) ise nihayet ngiltere ve Fransay harekete geirdi ve II. Dnya Sava bylece balad (3 Eyll 1939). Polonyadaki Alman ilerlemesi Rusyay da harekete geirdiinden (17 Eyll 1939) bu lke iki devlet arasnda blld. Danimarka ve Norve Almanlarca igal edildi (1940). Rusya Finlandiyay kontrolne ald (1940) ve bu yredeki savan ilk hamlesi Alman ve Rus atmasn beklemek zere sona erdi. Bat cephesinde Alman kuvvetlerinin yldrm harekt baar ile srd, Hollanda ve Belika igal edildi (Mays - Haziran 1940). Fransa kertildi ve Paris herhangi bir direnile karlalmadan teslim alnd (14 Haziran 1940). Fransann byk bir ksm igal edilerek Atlantik sahilleri Almanlarn eline geti (19 Haziran 1940). Alman zaferleri talyann da savaa katlmasna yol at (10 Haziran 1940). Compiegne Mtarekesi ile (22 Haziran 1940) Fransa, igal ve igal d (Vichy Fransas) olmak zere ikiye ayrld. Bu gelimeler karsnda ngiltere tutumu ve azmi ile Avrupann midi haline geldi. Winston Churchill idaresinde kurulan (10 Haziran 1940) koalisyon hkmeti, Almanyaya kar olan mcadelenin merkezi oldu. gale urayan lkelerin hkmetleri ve hkmdarlar Londrada slenerek direnii organize ettiler. Almanlarn ngiltereyi istil planlar Alman hava kuvvetlerinin baarszl yznden uygulanamad. Atlantikte srdrlen deniz savalar da ngilizler karsnda istenilen baary gsteremedi ve denizalt saldrlar bu defa da

Almanlarn en nemli kozu oldu. Savan dnm noktasn, yine Amerika Birleik Devletlerinin ngilterenin -dolaysyla Rusyannyannda Almanyaya -dolaysyla Japonyaya-kar savaa girmesi tekil etti (11 Aralk 1941). Btn Balkanlar da ele geiren Alman ordularnn, bu korkun savata tarafsz kalmay baaran ve harbin dolayl felketini yaamayan Trkiyenin snrlarna kadar gelip Rusya zerine ynelmeleri (22 Haziran 1941) savan akn deitirdi. Almanlarn Avrupa yahudilerini biyolojik imhas (5 milyon yahudinin yok edilii), milyonlarca asker dnda sivil halk kesiminden de milyonlarca savunmasz insann hayatlarn kaybetmesi, zoraki gler, kitle halindeki srgnler ve aznlklarn tasfiyesi ve imhas, byk kltr ve yerleim blgelerinin tamamen tahrip edilmesi, Avrupaya tarihinin en kanl ve ykntl dnemini yaatt. Byk mttefik kartmalar, zellikle talya (Sicilya, 10 Temmuz-17 Austos 1943) ve Kuzey Fransa (Normandiya, 6 Haziran 1944) zerinden Almanyaya yneldi. Bylece ncelikle mnev - felsef Avrupay ele geirerek, Orta Avrupa ve Balkanlarn Kzl Ordu eliyle kurtarlmaya terkedilmesi, 1000 yl evvelki Avrupa telakkisinin hl yaamakta olduunun bir delili olmaktayd. Sava Sonras Avrupa. Sava sonras Avrupasnn kaderi Yaltada Churchill, Roosevelt ve Stalin arasndaki konferansta tayin edildi (4-11 ubat 1945) ve Kurtarlm Avrupa hakknda kararlar alnd. Ancak Avrupa bu kurtuluuyla, Orta Avrupa ve Balkanlar dnda igal ettii Alman topraklar ve Polonya ile nfuz ve sistemini mnev - felsef Avrupann ilerine kadar genileten komnist Rusyann tehdidi ile kar karya kald. Rus igal ve nfuzu altnda kalan Avrupada Komnist blok (Dou bloku) ortaya karken Bat Avrupa (Bat bloku) zellikle komnist tehlike karsnda oluan, bilinli ve planl, temelde sava sonras demokratik ve hr dnyann yeni lideri Amerika Birleik Devletlerinin yardmlarna dayanan (Marshall plan) ekonomik kalknmasyla savan yaralarn sratle sarmaya balad. Dou - Bat zddyeti, sava sonras Avrupasnn -dolaysyla dnyasnn-balca konusunu ve hkim karakterini tekil etti. gal altnda tutulan Almanyann blnerek iki ayr devlet halinde ortaya kmas bu zddyetin bir sonucu oldu. Mttefik igal blgeleri Federal Almanyay, Rus igalindeki blge ise Demokratik Almanyay oluturdu (Mays, Ekim 1949). Federal Almanyann sava sonras hzl kalknmasndaki mttefik katks ve destei, iki blok tarafndan blnm bir ehir olarak kalan ve nihayet serbest bir ehir haline gelen eski baehir Berlinin statsnn korunmas ve bundan kaynaklanan krizlerde de kendisini gsterdi (Ruslarn Berlin ablukas, 1948-1949; Berlin Duvarnn inas, 13 Austos 1961). Avrupada bloklar aras dmanlk Souk Sava halinde srd. Bat bloku, Rusyann gdmndeki Demirperde lkelerindeki liberal ve milliyeti ayaklanmalarn kanl bir ekilde bastrlmasnda sadece seyirci olarak kald (Polonya ve Macar ayaklanmalar, Haziran, Ekim 1956). Birbirine kar bloklara blnm Avrupadaki asker ittifaklar (NATO 1949, Varova Pakt 1955) dengeyi salayarak silhl bir atmay nlerken her iki blok da kendi ekonomik dnyasn organize etti (COMECON: Karlkl Ekonomik Yardmlama Birlii, 1949; EEC: Avrupa Ekonomik Topluluu, 1957). Dou - Bat zddyeti, Batnn eski rakiplerini birbirlerine daha fazla yaklamaya ve eski dmanlklar bir tarafa brakmaya yneltti. Alman - Fransz dostluunun temelleri atld (Alman - Fransz Dostluk Antlamas, 1963). Fransa ngilterenin Avrupa Topluluuna giriini veto

(De Gaulle, 1963) etmekten vazgeti (Toplulua kabul, Aralk 1972, dolaysyla 1 Ocak 1973). Ksaca Demirperde lkeleri Rusyann siyas ve asker tahakkmnden kurtulmann yollarn ararken Bat Avrupa lkeleri aralarndaki ekonomik birlii de aarak siyas bir btnlemeyi (Avrupa Topluluu) amalam ve Avrupa Birleik Devletlerine gidecek yolda planl ve ciddi admlar atmtr. Bylece mnev - felsef anlamda Avrupann oluturaca birlik bir rya olmaktan kacakm gibi grnmeye balad. Bu merhalede iki blok arasndaki zddyetin, demokratik haklar ve ekonomik refah noktasndaki younluunun 1980li yllarn sonlarna doru etkisini dramatik bir ekilde arttrmas ve Demirperde lkelerinin, bata Rusya olmak zere sistemlerinin btn zafiyetiyle sarslmaya balamalar, birlik oluturmaya ynelen Avrupann planlarn temelinden deitirebilecek gelimelerin habercisi oldu. nce Polonyada balayan liberalleme talepleri (dayanma eylemleri), etkilerini ksa zamanda dierlerinde de hissettirirken ekonomik kriz btn Dou bloku lkelerindeki kat rejimi tasfiyeye mecbur kld. Tarih deime, Rusyada aklk ve yeniden yaplanma politikalarn ortaya atan yeni idarenin (Gorbaov) i bana gelmesiyle srat kazand (global silhszlanma grmeleri, Avrupada silh indirimi, ABD ve Rusya devlet bakanlarnn bulumalar). Siyas gelimeler, Hayat ideolojiden stndr zdeyiini dorular bir hal ald. Polonya dnda Macaristan, ekoslovakya, nihayet Romanya ve Bulgaristanda rejimin kahramanlar yerlerini ve -Romanya rneinde olduu gibi-hayatlarn kaybettiler. Dou Almanyadan Macaristan ve Avusturyaya toplu kalarn balamas (19 Austos 1989) Dou blokundaki krizi ak bir ekilde gzler nne serdi ve iki Almanyann ksa bir zaman iinde tekrar birlemesiyle sonulanacak gelimelerin de balangcn tekil etti. Dou Almanyann pek ok yerinde, zellikle Leipzig ve Dou Berlindeki halk gsterileri, hkmetin ve Polit Bronun istifasna yol at (4 ubat 1989). Nihayet Avrupann blnmlnn ve souk savan bir simgesi olan Berlin Duvarnn yklmas (9 Kasm 1989), bu gelimenin en nemli dura oldu. Federal Almanya Babakan Helmut Kohln Moskova ziyareti (10 ubat 1990) ve Sovyetler Birlii Devlet Bakan Gorbaov ile grmesi netice sinde varlan tarih mutabakat, Almanlarn tek bir devlet yaps iinde yaama taleplerinin kabul edilmesi sonucunu verdi. Dou Almanyada ilk serbest seimler yapld (18 Mart 1990) ve komnist olmayan bir idare i bana geti. Neticede Dou Almanya resmen Varova Paktndan kp (24 Eyll 1990) Federal Almanyaya iltihak ederek tarihe kart (2. Alman Birliinin kurulmas, 3 Ekim 1990). Pariste dzenlenen Avrupa Gvenlik ve birlii Konferans (AGK), Avrupann II. Dnya Savandan beri iinde bulunduu souk savaa, cepheleme ve blnm olma haline son verdi (Kasm 1990). Arnavutluk dnda Avrupa lkelerinden baka Amerika Birleik Devletleri ve Kanadann dahil olduu otuz drt lkenin imzalad bu tarih anlama, Avrupada 1985ten sonra balayan demokratikleme hareketlerinin bir sonucu olarak gelecekte Avrupann ok farkl bir yaplamaya gideceini ortaya koymaktadr. Nato ve Varova paktlar Avrupa Gvenlik ve birlii Konferans zirvesinde karlkl saldrmazlk iln etmiler ve on alt Nato lkesi ile alt Varova lkesi arasnda, Atlantikten Urallara kadar geni bir blgede yer alan klasik silhlarda byk apta indirimler yaplmas karar altna alnmtr (Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlamas). Bunu Varova Paktnn feshedileceinin resmen aklanmas takip etmitir. Avrupa Gvenlik ve

birlii Konferans, Avrupada insan haklar, demokrasi ve hukuk devleti kavramlarn dile getirerek bunlar temel ve ortak deerler olarak iln etmitir. Bylece, Aydnlanma devri ve Fransz htilli ile geerlilik kazanan Avrupann evrensel deerlerinin eski Dou bloku lkeleri tarafndan da benimsenmesi kesinlemitir. Ortak bir demokrasi kavram yannda ekonomik zgrlkler ve pazar ekonomisine gei esas alnmtr. Ksaca, 1789 Fransz htilli 1917 Komnist htilline kar mutlak bir zafer kazanmtr.

BBLYOGRAFYA

C. Seignobos, Trh-i Siys 1814-1896: Asr- Hzrda Avrupa (trc. Ali Red), stanbul 1324-26, IIII; a.mlf., Trh-i Medeniyet (trc. Ahmet Refik Altnay), stanbul 1328, I-III; a.mlf., Avrupann Tarihi (trc. Ali Kemal Akst), stanbul 1938; a.mlf., Avrupa Milletlerinin Mukayeseli Tarihi (trc. Semih Tiryakiolu), stanbul 1960; Ahmet Hamid Ongunsu, Avrupa Diplomasi Tarihi, 1815den tibaren, stanbul 1927; H. G. Wells, Cihan Tarihinin Umumi Hatlar, stanbul 1927-28, I-V; Ruhi Develiolu, 1877den Umum Harbin Nihayetine Kadar Avrupa ve Dnya Siyasetine Umum Bir Nazar, stanbul 1936; E. Rossier, Avrupann Siyas Tarihi 1815-1919 (trc. Ali Kemal Akst), stanbul 1943; Ahmet kr Esmer, Siyas Tarih, stanbul 1944; S. A. Fischer-Galati, Ottoman Imperialism and German Protestanism 1521-1555, Cambridge 1959; Bekir Stk Baykal, Yeni Zamanda Avrupa Tarihi, Ankara 1961, II / 2; G. Stadtmller, Geschichtliche Ostkunde, Mnchen 1963, I-II; H. Gollwitzer, Europabild und Europagedanke, Mnchen 1964; Fahir Armaolu, Siyas Tarih 1789-1960, Ankara 1964, tr.yer.; J. Pirenne, Balangcndan Bugne Kadar Dnya Tarihi (trc. Nihal nal v.dr.), stanbul 1965, I-IV; Handbuch der Europischen Geschichte (ed. Theodor Schieder), Stuttgart 1968-73, I-VII; Rfat Uarol, Siyas Tarih, stanbul 1985, tr. yer.; TA, IV, 289295; F. A. Brockhaus, Brockhaus Enzyklopdie, Wiesbaden 1968, V, 771-777. Kemal Beydilli

III. KITADA SLMYET

Avrupada nfus bakmndan ikinci din olan slmiyet douundan ksa bir sre sonra buraya ulam ve ktay etkileyerek mslmanlarn alma ve gayretleriyle tesirini asrlarca siyas, kltrel, iktisad alanlarda srdrmtr. Bu tesir batda Endlsn, douda ise kuzeyden gelen kabilelerin mslmanlamas ve Osmanl Devletinin geni topraklara hkim olmasyla ortaya kmtr. Endls ve Osmanl Devleti hkimiyetleri srasnda Avrupann byk bir ksm kontrol altna alnd ve bylece slmiyet halk arasnda yaylma imkn buldu. Bat Avrupa. slmiyetin Avrupa ile ilk temas, ktann gneybat blgelerindeki fetih hareketleri srasnda olmutur. Emevlerin Kuzey Afrika Valisi Ms b. Nusayr, spanyada

hkm sren Vizigot Krallnn (414-711) iine dm olduu hnedan ekimelerinden cesaret alarak Trk b. Ziyd kumandasndaki bir orduyu buraya yollad (710). Vizigot Kral Rodericki yenen Trk, mslmanlarn ktaya yaylmalarn nleyen byk bir engeli ortadan kaldrd. Daha sonraki on yl ierisinde mslmanlar hibir ciddi engelle karlamakszn spanyann byk ehirlerini bir bir ele geirdiler. Vizigot Krallnn zayfl ve halkn idarecilerden grd bask, mslmanlarn blgeyi ele geirmelerinde nemli rol oynad. Kilisenin ve devletin hogrsz idaresine kar mslmanlar halk tarafndan ftihler olarak karlandlar. spanyada kurulan hkimiyet sayesinde mslmanlarn kuzeye doru ilerlemeleri mmkn oldu. 717de hkimiyet alanlarn geniletmek amacyla Pirene dalarn aan mslmanlarn 732 ylnda Poitiersde hristiyan ordular tarafndan durdurulmalar daha kuzeye gitmelerini engelledi ve buras Endls mslmanlarnn Avrupada ulatklar en son snr oldu. Endls, mslmanlarn elinde iken iktisad, siyas, sosyal ve kltrel sahalarda ilerlemeye balad. slmn dil dzeni halkn mslmanlamasn hzlandrd. Yerli halktan mslman olanlara Mslime ve Arap baba - spanyol annelerden doan mslman nesle Muladies (< Ar. mvelledn yeni nesil, melezler) denildi. Bir nesil sonra fetihlerle gelen mslmanlarla bu yeni neslin arasn ayrt etmek imknszlat. Mslmanlarn hogrs karsnda hristiyan halkn ou slm kltr ve medeniyetinden nemli lde etkilenerek onun birok ynlerini benimsedi. slm dinini kabul etmedikleri halde slm kltrn benimsemi olan spanyollara Araplar gibi davrandklar iin Mozarap (< Ar. mstarib Araplam) ad verildi. Mozaraplar hem hristiyan hem de mslman ismi kullandlar. Endlste siyas, ekonomik ve kltrel sahada canl ve parlak bir devir yaand. III. Abdurrahman zamannda (912 - 961) zirveye ulaan slm hkimiyeti daha sonraki dnemlerde tavif-i mlk denilen emrler arasndaki ekimelerle zayflad. Mslmanlar kuzeyden gelen hristiyan ordularnn basklar karsnda lkenin gneyine ekilmek zorunda kaldlar. 1492de, blgedeki son slm merkezi Grnata ehrinin de dmesiyle mslmanlarn Endlsteki hkimiyetleri son buldu ve ou lkeden ayrlmak zorunda kald. Burada kalanlar hristiyan yneticilerin bask ve zulmleri altnda kimliklerini deitirerek hayatlarn srdrmeye altlar. Nihayet XVII. yzyln balarnda kralln lkede mslmanlarn yaayamayacana dair ferman karmas zerine spanyadaki mslman varlna tamamen son verildi. Hristiyan Avrupa dnyasnn mslmanlarla olan ilk mnasebetlerinin balad dnemde, yine bir Latin lkesinde daha slmiyetin yaylmas gerekleti ve IX. yzylda Sicilya adas fethedildi. slm corafyacs bn Havkale gre adada 300 cami ve birok mimarlk aheseri meydana getiren mslmanlarn buradaki hkimiyetleri Gney talyada Br ehrine kadar uzand (847). Hatta 846 ve 849 yllarnda Romaya sefer yapldysa da baar kazanlamad; ancak Papa VIII. Jean mslmanlara iki yl vergi demek mecburiyetinde kald. Alebler dneminden sonra Sicilya bir Ftm vilyeti oldu (909). Latin dnyasnn kltrel, siyas ve iktisad alanlarda slmn etkisinde kalmas Rnesans hareketlerinin balamasnda nemli bir sebep tekil etmitir. slm dnyasnn stn ilim ve medeniyeti bu iki blgeden Avrupaya aktarlm, slm leminin yetitirdii Hrizm, bn Sn, bn Rd, Ebl-Ksm ez-Zehrv, drs, Gazzl gibi mslman limlerin felsefe, tp, corafya ve edebiyat alanlarnda yazdklar eserler, spanyada Tuleytula ve bliye, talyada Salernoda

kurulan tercme merkezlerinde Avrupa dillerine evrilerek okullarda ders kitab olarak okutulmutur. Bu ilimlerden bilhassa felsefe ve nazar ilimler spanyada, tatbik ilimler ise daha ok Sicilyada nem kazanmtr. Ege ve Adriya denizlerinin Bizansllarn kontrolnde bulunmasna ramen mslmanlarn Akdenizdeki hkimiyeti Avrupa ile ticaretin daha kolay yaplmasn salad. slm beldelerinin Endls ve Sicilyann dnda dier Avrupa lkeleriyle ticareti X. yzylda byk bir gelime gsterdi. Fransaya fetih hareketini yayamayan mslmanlar bu lke ile mnasebetlerini ticar sahada srdrdler. talyada ise Amalfi ve Venedik ehirleri ile olan ticar iliki, onlarn slm dnyasndan salanan mallarn tamacln yapmas eklinde devam etti. Mslman dnyasnn Bat Avrupa ile olan yaknlamas ticaret yannda siyas bakmdan da geliti. Bunun en gzel rneini, Abbs Halifesi Hrnrred ile Germen mparatoru Charlemagne arasnda kurulan siyas dostluk temsil eder. Karlkl eli ve hediye gnderme eklinde yrtlen bu ilikilerin bir benzeri, yedi asr sonra Kann Sultan Sleyman ile I. Fransuva arasnda tekrarland. Hristiyan Avrupa ile slm dnyasn kar karya getiren en nemli olay hi phesiz XI. yzylda balayan Hal seferleridir. Hal seferlerinin sebep olduu kin ve dmanlk iki dnya arasnda normal kltrel mnasebetlerin kurulmas imknn gletirdi. Ancak Avrupa bu seferlerin sonucunda slm dnyasnda ilm ve teknik adan birok ey kazand. slm dnyasnn rettii mallarn yamalanarak youn bir ekilde Avrupa pazarlarna getirilmesi ziraatta, sanayide ve el sanatlarnda yeni usullerin, yeni tekniklerin renilmesine yol at. Bat Avrupa-slm dnyas ilikileri, Osmanl Devletinin Orta Avrupa lkelerine kadar olan yerleri fethetmesiyle siyas dzeyde devam ederken XVII. yzylda balayan smrgecilik hareketleriyle Bat Avrupa lkeleri dier slm lkeleriyle de ilikiye getiler ve zamanla bu lkelerden bazlarn hkimiyetleri altna aldlar. XX. yzyln balarnda Bat Avrupann yer yer slm dnyasndaki smrgecilii devam ederken ii ve gmen mslmanlarn Avrupa lkelerine g balad. Bu mslmanlar aralarnda byk cemaatler oluturdular ve ok yabancs olduklar bu toplumda kendi aralarnda ortak din, iktisad, siyas ve kltrel tekiltlar kurdular. ngiltere, Fransa, Almanya gibi Bat Avrupa lkelerinde kurulan birok tekilt, cemaatlerinin eitli ihtiyalarn karlamak iin youn bir almaya girdi. Saylar yzleri bulan cami, mescid ve Kuran kurslarndan oluan slm kltr merkezleri kuruldu. Bu merkezler bir yandan da slmn tantlmas iin faaliyet gsterdiler. Bu faaliyetlerin sonucunda slmiyet yerli halk arasnda da yaylmaya balad. Orta ve Dou Avrupa. Orta Avrupann slmiyetle temas, slmn batda Endls ve Sicilyadaki varlnn devam ettii dnemde gereklemeye balamt. X - XII. yzyllarda kuzeyden gelen son Trk kavimleri g sonunda Tuna nehri boylarnda yava yava ve slm fetih hareketleri dnda mslman topluluklar olutu. Bu topluluklar genelde Trk rkndan olan Peenek, Kuman, Ouz, Habar ve eski Bulgarlar gibi gebe kabilelerdi. slmiyeti mnasebet kurduklar Arap tccar, bilgin ve seyyahlardan renen bu kavimlerin yerleim merkezleri Eflak, Bodan, Srbistan, Bosna ve

Macaristana kadar uzanmt; zellikle Macaristanda ok etkin durumdaydlar. Endlsten Macaristana g etmi ve 1150lerde orada yksek dzeyde grev yapm olan Eb Hmid el-Grnt Tufetl-elbb ve nubetl-acb adl eserinde Macar Krall snrlar ierisindeki mslmanlardan sz ederken bunlar Maribler ve Hrizmliler diye ikiye ayrmtr. Orta Avrupadaki bu mslman varl X - XII. yzyllarda Macar Devletinde nemli bir etkiye sahip olmutu. Mslmanlarn zellikle asker alandaki becerileri Macar krallarnn dikkatini ekmi ve onlara grev verilmesini salamtr. Macaristanda mslmanlarn etkinliini anlatan bir baka slm corafyacs Ykt el-Hamevdir (. 1229). Ykt, Muceml-bldn adl eserinde, Halepte rastlad mslman Macar rencilerden lkeleri hakknda bilgi aldn ve orada otuz mslman kynn bulunduundan bahsettiklerini yazmaktadr. Verdii bilgilere gre, mslmanlarn glenmelerinden korkan Macar krallar yerleim blgelerinin surla evrilmesini yasaklamlar ve II. Andre mslman tebaann devlet ilerinde bulunmasn engelleyici fermanlar karmtr (1233). Mslmanlar dier halktan daha kolay ayrt edilmeleri iin zel elbise giymeye zorlandlar. Zamanla artan basklar sonucunda mslmanlarn etkinlikleri tamamen kayboldu. Blgede mslmanlarn varlnn tekrar duyulmas, 1526 ylnda Osmanllarn Macaristan fethiyle gerekleti. Bu hkimiyet ise ancak 1699a kadar srd. Bugn Macaristann birok yerinde hl Osmanl dneminden kalma mimari eserlerine rastlanmaktadr. slmn Avrupann kuzeydousundaki blgelerle ve Balkanlarla temas balangta iki dnemde meydana geldi. lk dnem, blge halknn mslman Arap tccarlarla ilikide bulunduklar dnemdir. IX ve X. yzyllarda bu yolla mslman olan topluluklar grld. Bu topluluklar din bilgilerini arttrmak iin Badattaki Abbs Halifesi Muktedire bavurarak kendilerine din limi gnderilmesini istediler. 922 ylnda Muktedir bu istei yerine getirmek zere bn Fadln olarak bilinen kumandan, Ahmed b. Abbs grevlendirdi. bn Fadln da ran, Buhara, Hrizm yolunu takip ederek Volga Bulgarlarnn lkesine vard. Mesdnin bu blge ile ilgili olarak naklettii bilgilere gre buradaki mslmanlar hristiyan ordularla birlikte dil yaknlarnda Rus putperestliine kar savamlard. kinci dnem ise Tatar kabilelerinin blgeye yerlemesiyle balad. XIII. yzyln sonlarnda bu blgede bulunan Cengiz Hann torunu Bereket Hann mslman olmasyla Tatarlar arasnda slmiyet hzla yayld. Mslmanlarn buradaki hkimiyeti III. vann Tatarlar Rus ynetimi altna almasna (1480) kadar devam etti. Dou Avrupadaki bu mslmanlarn varl, Osmanl Devletinin Avrupada hkimiyeti srasnda slmn yaylmasnda da faydal oldu. Dou Avrupada slmn silinmez etkisini salayan Osmanl Devletidir. Osmanllarn Rumeliye geiiyle yaylmaya balayan slmiyet, Endlsteki varlnn yok olmaya yz tuttuu srada bir baka ynden Avrupay yeniden etkisi altna alyordu. Orhan Gazinin Edirneyi zaptyla gelien slm fetihleri XV. yzylda btn Balkanlar iine alacak kadar yayld. Bu yaylmada zellikle, hristiyanlar arasnda Hz. snn ulhiyyetini simgeleyen resimlere ve vaftize kar ktklar iin sapk iln edilen Bogomillere Osmanllarn yardm etmesinin byk etkisi olmutur. Ftih Sultan Mehmed zamannda gerekleen bu yardm Bogomillerin mslman olmasyla sonuland ve bundan sonra Balkanlar hzla mslmanlarn hkimiyetine girdi. 1463te Srbistann fethiyle zellikle Bosna ve Hersek blgesi slmn gl kalesi oldu. 1529 ve 1683te Viyanay kuatacak kadar Avrupa ilerine sokulan Osmanllar, hemen hemen Dou Avrupann tamamna hkim olmulard. Gittikleri

yerlerde birok cami ve medrese ina eden Osmanllar slmn etkisini salayacak eitim dzenini kurmaya altlar. Bu arada hristiyan halkn da geni bir din hogr ierisinde yaamasn saladlar. Medreseler yzyllarca halkn slm eitim ve retiminde grev stlendiler. Bugn o dnemden kalma Saraybosnadaki (Yugoslavya) Gazi Hsrev Bey Medresesinde eitim ilhiyat fakltesi dzeyinde srmektedir. Osmanl Devletinin zayflamasnn beraberinde getirdii asker yenilgiler ve Avrupa devletlerinin Dou Avrupadaki etnik gruplar tahrik etmeleri sonucunda bu blgedeki stnlk mslmanlarn aleyhine bozuldu. Balkanlarda Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Arnavutluk ve Yugoslavyann bamszlklarn iln etmeleriyle bu lkelerde yaayan mslmanlar, Arnavutluk devletindekiler hari aznlk durumuna dtler. Mslmanlar haklarn korumak iin Yugoslavya ve Arnavutlukta siyas rgtlenmeye giderek etkin faaliyetleriyle durumu bir mddet kendi lehlerine evirdiler. Bulgaristan ve Yunanistanda ise durum mslmanlar iin hi de i ac deildi. I. Dnya Savandan sonra problemler daha da byd ve mslmanlarn aznlk olarak yaadklar lkelerde onlar iin g bir dnem balad. II. Dnya Savandan sonra zellikle Bulgaristan, Romanya ve Arnavutlukta i bana geen komnist rejimler mslmanlarn kimliklerini yok etmeye altlar. Balkanlarda mslmanlara kar giriilen bu hareket ferd ibadetlerini yerine getirmede dahi zorluklar ortaya kard. Daha da ileri gidilerek birok cami, medrese ve slm eitim kurumu kapatld. Zor durumda kalan mslmanlar Arnavutluk, Yugoslavya, Bulgaristan gibi lkelerden g etmeye baladlar. Yunanistan mslmanlarnn durumu da bu lkelerdekilerden pek farkl deildir. Bugnk Durum. XX. yzyln son eyreinde Avrupa ktasndaki mslman nfusun 16 - 17 milyona ulat sanlmaktadr. Yzyln banda Avrupada saylar son derece az olan mslmanlar II. Dnya Savann sonuna kadar nemli bir art kaydetmemilerse de zellikle ngiltere ve Fransa gibi devletlerin smrgeleri olan lkelerden gelen mslman gmenler, ktadaki mslman nfusun belli bir oranda art gstermesine sebep olmulardr. Yzyln ortalarndan itibaren ise mslmanlarn saysndaki hzl byme ayr faktrn etkisi altnda gereklemitir. Mslmanlar bir yandan yksek doum oranyla tabii oalmalarn srdrrlerken dier yandan smrge idaresi altnda olan Gney Asya, Bat ve Kuzey Afrikadaki mslman lkelerden Avrupaya eitli sebeplerle gelen gmenlerde de art olmutur. Avrupadaki mslman nfusun ksa zamanda hzla artmasn salayan en nemli gelime ise 1960l yllarda ekonomik amalarla slm lkelerinden Bat Avrupa lkelerine yne len ii akndr. Trkiye, Kuzey Afrika ve dier slm lkelerinden Federal Almanya, Belika, Hollanda, Fransa, Danimarka, sve, Norve, svire ve Avusturyaya gelen binlerce mslman iinin e ve ocuklarn da yanlarna almalaryla ktadaki mslman nfus ksa zamanda byk saylara ulamtr. Dardan gelenlerin yannda yerli halk ierisinden slm dinini benimseyenlerin saysnda da zamanla nemli artlar olmutur. Bugn Avrupada yaayan mslmanlarn ou yaad lke vatanda deildir ve bunlardan yal kesimin lkelerine geri dnme ihtimali yksektir. Fakat zellikle Avrupa lkelerinde domu, buralarda renim grm ve iinde bulunduklar toplumun yapsna nisbeten ayak uydurmu gen kuaklarn geriye dnme ihtimali son derece azdr. Son yllarda Avrupada ba gsteren yabanc dmanl yer yer slm dmanl haline gelmitir ve bu husus geriye dnlerde etkili olmaktadr. Mslman nfustaki hzl byme beraberinde bir dizi ciddi problem ortaya karmtr. zellikle ocuklarn mill ve din eitimleri, namazlarn cemaatle klnabilmesi iin ibadet yerlerinin almas,

etnik gruplara kendi dillerinde hitap edecek din ve mill yaynlarn yaplabilmesi, yardm ve dayanma almalarnn tekiltlandrlmas mslmanlarn balca meseleleridir. Mslmanlar arasnda din, etnik, siyas ve kltrel bakmlardan grlen blnmelerle birlikte mahall ve etnik dzeyde doan kurulular problemlerin hallinde nemli hizmetler yerine getirmektedirler. Avrupann pek ok lkesinde slmiyet resmen bir din olarak tannmamtr ve bu durum din faaliyetlerin yaplabilmesinde eitli zorluklar ortaya karmaktadr. Avusturya ve Belikada ise slmiyetin resmen tannm olmas mslmanlara baz imkn ve kolaylklar salamtr. Avrupada mslmanlarn bugnk durumu lkelere gre incelenebilir (daha geni bilgi iin bk. ilgili lke maddeleri). Almanya. eitli slm cemaatlerinin yaad Almanyada II. Dnya Sava ncesinde sadece 500 kadar mslman vard; bugn bu say 1,5 milyonu Trk olmak zere 2 milyona yaklamaktadr. Savatan sonra Dou Avrupa lkelerinden, zellikle Sovyetler Birliinden getirilen tutuklularn bir ksm buraya yerletirildiler ve bu ekilde 1951e kadar mslmanlarn says 20.000e ulat. Daha sonra, 1960tan itibaren Trkiye ve dier slm lkelerinden almak amacyla kan iilerin bu lkeye akn etmesiyle mslmanlarn says byk bir art gsterdi. Almanyadaki mslmanlar etnik bakmdan balcalar Trk, Yugoslav, Arnavut ve Kuzey Afrikal olmak zere farkl gruplara mensupturlar. Bu gruplar ierisinde ounluu oluturan Trkler lkedeki din faaliyetlerde olduka messirdirler. Mslmanlarn youn olduklar yerler Bayern ve Rhen-Westfalya eyaletleridir. lkede ilk slm tekilt I. Dnya Savann sonunda kurulmutur; bugn ise eitli gruplara ait yzlerce dernek, federasyon ve vakf gibi kurulu faaliyet halindedir. Hemen hemen btn ehirlerde farkl gruplara ait ok sayda cami ve mescid bulunmaktadr. Mslman topluluklarn kendi ilerinde blnm olmalar baz imknlarn deerlendirilememesine sebep olmaktadr. ocuklarn din eitiminde Trkiyeden gnderilen retmen ve din grevlilerinin rolleri byktr. Arnavutluk. Arnavutluk, ktada nfusunun ounluu mslman olan tek lkedir. Ancak II. Dnya Savandan sonra burada kurulan komnist ynetimin dinlere kar balatt mcadeleden en ok mslmanlar etkilenmitir. lkedeki nfusun % 70-75i, anayasann resmen yasaklamasna ramen mslmandr. Savatan nce Arnavutluktaki mslmanlar Tirandaki bamftnn bakanl altnda Arnavutluk slm Cemaati adyla tekiltlanmlard. 1946da iln edilen anayasa lkede yaayanlarn inan ve din hrriyetlerini garanti altna ald halde daha sonra btn din kurumlar ve yayn organlar ortadan kaldrld. 1976 anayasas ise ateizmi resm devlet politikas haline getirdi. 1989 ylnda Dou Avrupa lkelerinde balayan reform hareketleri Arnavutluku da etkiledi ve bu erevede Mays 1990da lkede daha nce kapatlan ibadet yerlerinin almas ve ibadet yasann kaldrlmas karar alnd. Avusturya. Avusturyada yaayan 100.000e yakn mslman, 1960lardan sonra almak amacyla Trkiye ve Kuzey Afrika lkelerinden buraya gelen iilerle aileleri oluturmakta ve bunun da yaklak drtte n Trkler meydana getirmektedir. slm lkeleri bykelilerinin gayretleriyle 1979da Viyanada bir slm merkezi faaliyete geirilmi bulunmaktadr. Ayn yl slmiyetin resmen din olarak tannmas bu lkede bulunan mslmanlara baz haklar kazandrmtr. Mslmanlarn bir cemaat halinde tekiltlanmalar, radyo ve televizyonda din konuma yapmalar,

ocuklarn haftada iki saat din dersi almas ve cemaate ayr bir mezarlk tahsis edilmesi bu haklarn balcalardr. Belika. Belikada deiik lkelerden gelen yaklak 350.000 kiilik bir slm cemaati bulunmakta olup ounluunu Trklerle (yaklak 80.000) Fasllar tekil etmektedir. Bu lkeye ilk defa mslmanlar I. Dnya Savandan sonra az sayda olmak zere Arnavutluktan gelmiler, 1960l yllardan itibaren almak amacyla Trkiye ve Fastan gelenler ise ksa zamanda nemli bir yekn oluturmulardr. lkedeki slm cemaati ierisinde yerli mslmanlar varsa da bunlarn says ok azdr. Mslmanlarn byk ounluu deiik i kollarnda alan iilerdir ve aralarnda lke vatanda olanlarn says azdr. Mslmanlar mahall dzeyde dernekler eklinde tekiltlanarak sosyal ve din ihtiyalarn karlamaya gayret etmektedirler. Derneklerin hepsi Brkseldeki slm Kltr Merkezinin bnyesinde toplanmtr. Belikada slmiyetin resmen din olarak tannmas mslman rencilerin din eitimleri konusunda eitli kolaylklar getirmitir. 1975 ylndan bu yana Belika hkmeti mslman ocuklara din dersleri verilmesi iin finansman salamakta ve hkmetin btn cemaati temsil yetkisi verdii Brkseldeki slm Kltr Merkezi de bu faaliyetleri organize etmektedir. Mslmanlarn lkenin eitli ehir ve kasabalarnda ibadet yerleri ve camileri bulunmaktadr. Bulgaristan. Dou Avrupa lkelerinden Bulgaristanda byk ekseriyeti Trk olan 1,5 milyon civarnda mslman nfus yaamaktadr. Osmanl Devleti zamannda Anadoludan getirilerek buraya yerletirilen mslmanlarn torunlar olan Bulgaristandaki Trklerin dnda Pomak ve ingene mslmanlar da vardr. lkenin gneybat, kuzeydou ve Romanya snrna yakn blgelerinde oturan mslman nfusun youn olduu ehirler Filibe, Razgrad, umnu ve Krcalidir. Bu lkedeki mslmanlar siyas gelimelerden ok etkilenmilerdir. 1946da komnist ynetim kurulmadan nceki krallk rejiminde de bask altnda bulunmakla birlikte 1946dan sonra mruz kaldklar bask, zulm ve kt muamele ok daha iddetli olmutur. Buradaki mslman Trklerin bir ksm eitli tarihlerde Trkiyeye g etmek zorunda kalmlardr. zellikle 1984ten sonra uygulamaya konulan mslmanTrk isimlerinin deitirilmesi ve Bulgarlatrma politikas buradaki mslmanlar ok zor durumda brakm ve zellikle 1989 ylnda 350.000 mslman Trkn kitleler halinde Trkiyeye g etmesi sonucunu dourmutur. Ancak 1989 ylnn sonlarna doru meydana gelen iktidar deikliinin mslmanlara yeniden istedikleri isimleri alma hakk ile din ve inan hrriyeti vermesi zerine 200.000 kadar gmen geri dnmtr. Bulgaristandaki mslmanlarn oturduklar ehir ve kylerde bulunan cami, mescid ve eitli din messeselerin ou komnist rejim tarafndan kapattrlm veya baka amalara tahsis edilmi ve bu arada mslmanlarn yayn organlar da susturulmutur. Byk ehir merkezlerinde politik amalarla ayakta tutulan baz camiler ise ihtiyaca cevap verecek sayda deildir. nceleri bu lkedeki mslmanlar bir bamftnn bakanlnda tekiltlanmlar ve kendi blgelerinde Meclisl-ulem adyla kurulular meydana getirmilerse de komnist rejimde bunlarn geerlilii olmamtr. Ancak son zamanlarda Dou Avrupa lkelerinde gerekletirilmeye balanan reformlar erevesinde bu lkede de mslmanlarn din hrriyetlerine kavuabileceklerine dair baz olumlu gelimeler gzlenmektedir. Bu gelimeler erevesinde Sofya mftl 1990 ylnn sonlarna doru Trke Mslmanlar adnda bir dergi karmaya balamtr.

Danimarka. Danimarkada saylar 50.000i bulan mslmanlar Trkler, Pakistanllar, Yugoslavyallar ve Araplardan olumaktadr. Bunun da yarsn Trkler meydana getirmektedir. Genelde ii, teknik eleman ve kk esnaf olan mslmanlar, Islamic Centre Copenhagen (ICC) adl bir slm birlii altnda rgtlenmilerdir ve eitli ehirlerde bu birlie bal kurulular bulunmaktadr. Danimarkada mslman ocuklar kamu okullarnda din dersleri almaktadrlar. Ayrca din eitiminde camilerden de istifade edilmektedir. Fransa. Fransada bulunan mslmanlar, Fransz smrgesi olan slm lkelerinden gelen gmenlerle alma maksadyla dier lkelerden gelen iiler ve yerliler meydana getirmektedir. XX. yzyln banda Fransada 1000 kadar mslman varken 1924te bu say 120.000e, 1950de 240.000e ulat. zellikle 1954-1968 yllar arasnda mslman aknnn hzlanmas zerine Fransa 1974te snrlarn dardan gelenlere kapatt. Bu tarihten sonra lkedeki mslman toplumu bymesini doum yoluyla srdrd. 1980lerin sonunda Fransadaki mslmanlarn says 3 milyona yaklamtr. Fransadaki mslmanlar ierisinde Kuzey Afrikallarn oran byktr. Bunlar Afrikal zenciler, Yugoslavya, Arap lkeleri, ran ve Trkiyeden (yaklak 180.000) gelenler takip etmektedir; 75.000 civarnda da yerli mslman bulunmaktadr. Mslman kitlenin bete biri Fransz vatanda olup bunlar Fransz ordusunda grevli Cezayirlilerden olumaktadr. Ayrca burada 1963ten sonra doanlar ayn zamanda Fransz vatanda olduklarndan ifte tbiiyete sahiptirler. Fransada mslmanlarn en youn olduu yerler Paris, Marsilya ve Lyondur. Sosyal bakmdan mslmanlar genellikle toplumun en alt tabakasna mensup olup ii olarak almaktadrlar; az bir ksmnn ise daha st seviyede meslekleri vardr. lkede 400n stnde ibadete ak cami ve mescid bulunmaktadr. Fransada mslmanlar say olarak byk bir yekn tutmakla birlikte ne mill bir tekilta, ne zel okullara ne de bir konseye sahiptirler. Ancak ehir ve millet temeline dayal dernekler eklinde eitli kurulular faaliyet gstermektedir. I. Dnya Savanda Fransa iin kann dken binlerce mslmana duyulan minnetin ifadesi olarak 1926da Paris Camii ve slm Enstits kurulmutur. slmn anlatlmas ve tantlmasnda nemli rol oynayan Dnya slm Birliinin Pariste bir ubesi bulunmaktadr. Diyanet leri Trk slm Birlii (DTB), Fransa Mslman renciler Dernei, man ve Amel Dernei, Fransa Mslman Kadnlar Birlii ve slmn Dostlar Dernei dier nemli slm kurululardr. Hollanda. Avrupann en eski smrgeci lkelerinden biri olan Hollandada yarm milyona yakn mslman bulunmakta ve bunlarn ounluunu almak amacyla buraya gelen Trklerle Fasllar oluturmaktadr. Ayrca Endonezya ve Surinam gibi eski smrge lkelerinden gelenlerle Pakistan, Hindistan ve dier slm lkelerinden gelen mslmanlar da vardr; yerli mslmanlarn says ise 5000 civarndadr. Hollandaya iki dnya sava arasnda eski smrgelerden gelenlerin says snrl dzeyde kalrken 1960l yllarda almak amacyla Trkiye ve Fastan gelenlerin says hzl bir art gstermitir. Yaklak 180.000i Trk olmak zere 400.000e yakn mslmann yaad Hollandadaki mslmanlar ierisinde bu lkenin vatanda olanlarn says ancak 50.000 kadardr. ounluu fabrika iisi olan mslmanlar lkenin byk sanayi merkezlerinde toplanmtr. 1960l yllarda balayan milliyet temeline dayal tekiltlanma almalaryla eitli kurulular domutur. Bunlardan Trk-slm Kltr Dernekleri Federasyonu Trkler, Hollanda Fas Mslman Tekiltlar

Birlii Fasllar, Hollanda slm Toplumu da Surinamllar tarafndan kurulan en etkili tekiltlardr. 1981de bu lkede bulunan mslman tekiltlar bir araya gelerek Hollanda Mslman Tekiltlar Federasyonunu kurdular. Hollandadaki slm faaliyetlerin organize edilmesinde bu kurulu etkili bir rol oynamaktadr. Ayrca 1982 ylnda kurulan Hollanda Diyanet Vakf, bu lkedeki Trklere ait camilerin byk blmn gerek mlkiyet, gerekse idare asndan ats altnda toplamay baarm, Hollanda apnda kurduu ubelerle din hayatn canlanmasnda etkili olmutur. Halen lkede slmiyetin resm din kabul edilmeyii, mslman ocuklarn din eitimlerinde nemli problemlere sebep olmaktadr. lkenin eitli ehirlerinde bulunan 300n stnde cami ve mescid, ibadetin yan sra din eitimi ve retimi konusunda da nemli hizmetler vermektedir. ngiltere. ngilterede yaayan 1,5 milyondan fazla mslmann oluturduu slm cemaati etnik bakmdan deiik gruplara ayrlr. Bu lkedeki mslmanlarn ounluunu ngilterenin eski smrgelerinden gelenler oluturmaktadr. Bunlarn yannda kk bir topluluk olarak da ngiliz mslmanlar yer almaktadr. Trkiyeden gelen Trklerin says ise 20.000e yaklamaktadr. lkeye ilk gelen mslmanlar Cardiffe yerleen Yemenlilerle Adenlilerdir ve burada ngilterenin ilk camisi olan Nrl-slm ina etmilerdir (1870). Daha sonra da Hindistan, Kbrs, Msr ve Irak bata olmak zere ngiliz ynetimindeki eitli lkelerden gelen mslmanlar deiik ehirlere yerletiler. II. Dnya Savana kadar ngilterede ancak 50.000 civarnda mslman vard; savatan sonra ise lkeye gelen mslman gmenlerin says hzl bir art gsterdi. zellikle Hindistan, Pakistan ve Bengladeten ok sayda gmen gelmesi zerine ngiliz ynetimi 1970lerde eski smrgelerinden gelecek olanlara sk kstlamalar getirdi. ngilteredeki mslmanlarn ou bu lkenin vatanda olup ilerinde Gney Asyallar yksek nisbete sahiptirler; Kbrs, Yemen, Irak ve Filistin kkenliler de nemli bir say olutururlar. Sosyal bakmdan bu lkedeki mslmanlarn ou ii ise de aralarnda i verenler, mhendis ve doktor gibi serbest meslek sahibi olanlar da vardr. Ekseriyeti Londra civarnda oturan mslmanlarn youn ekilde bulunduklar dier ehirler Lancashire, Yorkshire, Midlands ve Birminghamdr. ngilteredeki mslmanlar dier Avrupa lkelerine nisbetle daha iyi tekiltlanmlardr. lkede yaklak 200 slm tekilt mevcuttur ve hemen hemen hepsi 1970te kurulan Mslman Tekiltlar Birliinin bnyesi ierisinde toplanm durumdadr. slm yaynlar alannda slm Vakf, kadnlar ve yetim ocuklarla ilgilenen Mslman Kadnlar Dernei, ocuklarn din eitimleri konusunda Mslman Eitim Vakf gibi kurulular faaliyet gstermektedirler. Mslmanlar ibadet ve eitim amacyla kullandklar ok sayda cami ve mescide sahiptirler. Camilerin bir ksm geici yerler, bir ksm ise kiliseden camiye dntrlm binalardr; bunlarn 100 kadar Londra blgesinde, elli kadar Lancashireda, krk Yorkshireda, otuz kadar da Midlandstadr. ngilterede slmiyetin resm din sfat kazanamam olmas, zellikle mslman ocuklarn din eitimleri konusunda ciddi problemler dourmaktadr.

spanya. Avrupann en eski slm kltr merkezi olan ber yarmadasnda bugn 20.000 kadar Portekizde, geri kalan spanyada yaayan 120.000in stnde mslman bulunmaktadr. Bunlarn tamam yakn zamanlarda bata Kuzey Afrika lkeleri olmak zere Pakistan, Msr, Suriye, Lbnan, Irak, Filistin ve dier slm lkelerinden almak iin gelen iilerle rencilerdir. lkede eski slm toplumlarnn uzants mevcut deildir. spanyadaki mslmanlarn ekseriyeti Madridde toplanm olup ekonomik bakmdan dar gelirli iilerdir. 1967de ynetimin dinlere serbestlik tanyan yasay kabul etmesinden sonra mslmanlarn eskisine nisbetle daha rahat yaamalar mmkn oldu. lkedeki mslman kurulularnn balcalar spanya slm Merkezi ile spanya Mslman Derneidir. sve. svete Trk, Tatar, Arap, Yugoslav ve yerlilerden oluan 40.000 civarnda mslman yaamakta ve bunun yarsn Trkler oluturmaktadr. nceleri sve slm Cemaati ad altnda tekiltlanan mslmanlar daha sonra sve slm Cemaati Birliini kurmulardr; bu birliin eitli ehirlerde ubeleri bulunmaktadr. Mslmanlarn oturduklar ehirlerde geici ibadet yerleri ile Kuran okullar vardr. svire. svirede ou dardan gelen iilerin oluturduu says 100.000e varan bir slm cemaati mevcuttur. Yarsn Trklerin meydana getirdii bu mslman nfustan 10.000 kadar lkenin vatandadr. svirede bulunan mslmanlarn ilk tekiltlar 1960 ylnda Cenevrede kuruldu. Daha sonra slm lkeleri bykelilerinin gayretleriyle yine Cenevrede bir slm enstits ald, bir slm cemaati merkezi ile bir cami ina edildi. Zrih ve Lozanda da mslman tekiltlar bulunmaktadr. talya. talyada Somali, Kuzey Afrika ve Dou Avrupa lkelerinden gelen 200.000in stnde mslman yaamakta olup bunlarn ou Milan ve Roma ile Sicilyann eitli ehirlerinde toplanmtr. lkedeki mslmanlar iyi tekiltlanm deildir. Romada mslman lke elilerinin teebbsyle kurulan bir slm kltr merkezi bulunmakta, ayrca burada byk bir caminin ina edilmesi iin de almalar srdrlmektedir. Polonya. Polonyada saylarnn 30.000 civarnda olduu sanlan Tatar kkenli eski bir slm cemaati vardr. Bunlar II. Dnya Sava ncesinde ikamet yeri Wilno (bugn Litvanyann baehri Vilnius) olan bir mftnn bakanl altnda tekiltlanmlard. Savatan sonra ise merkezi Varovada bulunan Polonya slm Tekilt adl bir tekilt kurdular. lkedeki mslmanlar devlet tarafndan bir zulme mruz kalmamakla birlikte din eitimi konusunda nemli skntlar ierisindedirler. Portekiz. Portekizde saylar 20.000 civarnda olan mslmanlar eski smrgelerle Kuzey Afrika lkelerinden gelmilerdir. lkedeki mslmanlarn her trl din faaliyetleri Lizbonda bulunan Lizbon slm Cemiyeti adl kurulu tarafndan yrtlmektedir. Burada ve dier nemli ehirlerde birka cami ile mescid bulunmaktadr. Romanya. Romanyada yaayan mslmanlarn says 100.000in altnda olup etnik bakmdan Tatar ve Trktrler. Dobruca blgesinde ve Constanta ehrinde youn olmak zere Karadeniz kysna yakn yerlerde yaarlar; genellikle ifti ve iidirler. lkedeki mslmanlar Constantada oturan bir mftnn bakanl altnda tekiltlanmlardr. Ancak II. Dnya Savandan sonra kurulan

komnist rejim, mslmanlarn ibadet ve gelenekleri konusunda msamahakr davranmamtr. Savatan nce lkede ibadete ak 100den fazla cami varken bugn bunlardan ancak birka tanesi ak bulunmaktadr. Din yaynlar yasaklanm, medreseler, okullar kapatlmtr ve yeni nesil artk Trke konuamamaktadr. 1973lerden itibaren bu lkeden gelen mslman delegelerin slm dnyasnda dzenlenen eitli milletleraras toplant ve konferanslara katlmas dikkat ekmektedir. 1989 yl sonlarnda N. Ceauescunun (avusesku) totaliter ynetiminin devrilmesinden sonra lkede kurulmaya allan liberal rejim ierisinde mslmanlarn da komnist idarenin ellerinden ald haklara yeniden kavumalar beklenmektedir. Yugoslavya. Avrupada en fazla mslman nfusun yaad lke Yugoslavyadr. BosnaHersek, Srbistan, Karada ve Makedonya federe cumhuriyetleri, etnik bakmdan Srplar, Hrvatlar, Arnavutlar, Trkler, ingeneler ve erkezlerden oluan mslmanlarn youn bulunduklar yerlerdir. Srplarla Hrvatlarn saylar dier gruplara gre daha fazladr; ounlukla Kosovada yaayan Arnavutlar ise federasyondan ayrlmaya almaktadrlar. Makedonya blgesinde yaayan Trklerin says dier etnik gruplara nisbetle daha az olup 140.000 civarndadr. slm Din Birlikleri ad altnda tekiltlanm olan mslmanlarn en yksek din otoriteleri, seimle i bana getirilen resl-ulemdr ve Saraybosnada oturur. lkede 200n zerinde cami ile din grevlisi yetitiren iki okul (Saraybosna ve Pritinede) bulunmakta, ayrca otuz yl kapal kaldktan sonra tarih Gazi Hsrev Bey Medresesinde 1977 ylnda yeniden alan slm Fakltesi eitim ve retime devam etmektedir. Mslmanlarn kendi mill dillerinde kan eitli yayn organlar da mevcuttur. Yugoslavya mslmanlar, komu Avrupa lkelerine nisbetle daha iyi artlarda ve geni bir din hrriyeti erevesinde yaamaktadrlar. slm dnyas ile olan ilikileri de giderek artmaktadr. Yunanistanda, atalar Osmanl Devleti zamannda buraya yerlemi 160.000in stnde mslman Trk yaamaktadr. Byk ounluu Bat Trakyada yerlemi olmakla birlikte Rodos ve Sakz adalar ile Atinada da oturanlar vardr. Lozan Antlamasna gre Trkler aznlk haklarna sahiptirler. lkede 250ye yakn ilkokul, drt ortaokul ve 300 cami bulunmakta, ayrca skee ve Gmlcinede slm eitim yapan medreseler faaliyetlerini srdrmektedirler. Yunan ynetimi mslmanlar zerinde sessiz fakat byk bir bask politikas uygulamakta, eitli bahanelerle din messeseler kapatlmakta ve hatta yaplar tahrip edilmektedir. Son yllarda mslmanlarn slm isimleri kullanmalarna kar iddetli tedbirler alnm, adnda Trk kelimesine yer veren dernekler kapatlarak yneticileri mahkm edilmi ve zellikle seim kazanan Trk adaylarn parlamentoya girmemeleri iin anayasaya aykr faaliyetlere giriilmitir. Bu arada hkmet, Lozan Antlamasna gre cemaat tarafndan seilmesi gereken mftleri dorudan tayin etmekte ve bu durum byk tepkilere yol amaktadr. Dier lkeler. Kuzey Avrupa lkelerinden Norvete ounluu Pakistanl, Trk ve ranllardan oluan yaklak 25.000 kiilik bir slm cemaati bulunmaktadr. Pakistanllar 12.000, Trkler ve ranllar 5000er, Fas, Tunus, Cezayir ve Bengladeliler de toplam 3000 kiilik bir cemaatle temsil edilmekte ve on bei Trkler tarafndan kurulmu olan yaklak otuz dernein ats altnda faaliyet gstermektedirler. rlandada ou rencilerden ibaret olan yaklak 5000 kiilik bir slm cemaati vardr ve bu cemaat Dublin ve Galwayda iki ayr tekilt ile bir camiye sahiptir. Tatar kkenli mslmanlarn yaadklar Finlandiyann eitli ehirlerinde cami, okul ve cemaat merkezleri

bulunmaktadr; buradaki mslmanlarn bir ksm i adam ve bankacdr. ok az sayda mslman nfusun yaad ekoslovakya, Lksemburg, zlanda ve Maltada herhangi bir slm tekilt yoktur.

BBLYOGRAFYA

Belzr, Fth (Fayda), Ankara 1987, s. 330-339; Aga Khan - Zaki Ali, LEurope et lIslam, Geneve 1944; J. P. Roux, LIslam en Occident: Europe-Afrique, Paris 1959, s. 33-40; Haydar Bammat, slmiyetin Manev ve Kltrel Deerleri (trc. Bahadr Dlger), Ankara 1963, s. 67-74, 207-215; Ramazan een, bn Fazlan Seyahatnmesi, stanbul 1975, s. 43-46; Anwar G. Chejne, Islamization and Arabization in al-Andalus: A General View, Islam and Cultural Change in the Middle Age (ed. Speros Vryonis Jr.), Wiesbaden 1975, s. 59-86; Ali Muntasr el-Kettn, el-Mslimn f rbb ve Emerk, Zahran 1396/1976, I, 7694; a.mlf., Muslim Minorities in the World Today, London 1986, s. 21-81; Abdlfetth Mukallid el-Ganm, el-slm ve-efetl-Arabiyye f rbb, Kahire 1979; Gallb, el-Bldnl-slmiyye, s. 705-758; S. M. Darsh, Muslims in Europe, London 1980; Hitti, slm Tarihi, III, 775-786; Aziz Ahmed, Tru lliyyetil-slmiyye (trc. Emn Tevfik et-Tayyib), Trablusgarp 1399/1980, s. 13-31; T. W. Arnold, ntir- slm Tarihi (trc. Hasan Gndzler), Ankara 1982, s. 141-208; B. Lewis, The Muslim Discovery of Europe, New York 1982, s. 17-56; M. Lombard, lk Zafer Yllarnda slm (trc. Nezih Uzel), stanbul 1983, s. 76-89; R. Mantran, LIslam en Europe lpoque ottomane, LIslam en Europe a LEpoque Moderne, Paris 1985, s. 13-48; F. Lamand, LIslam en France, Paris 1986, s. 24-25, 35-36; A. Popovic, LIslam Balkanique, Berlin 1986, tr. yer.; a.mlf., Les Musulmans de Hongrie Dans Le Priode Post-Ottomane, St.I, LV (1982), s. 171-186; W. Montgomery Watt, slmn Avrupaya Tesiri (trc. Hulsi Yavuz), stanbul 1986; S. Runciman, Avrupa Medeniyetinin Gelimesi zerindeki slm Tesirler, M, III (1959), s. 1-13; Alaeddin Smarr, Some Geographical and Political Information on Western Europe in the Medieval Arabic Sorce, MW, LXII / 4 (1972), s. 304-322; Mahmd brhim, el-Mslimn dill-mctematil-rbbiyye, Fayal, XVIII, Riyad 1978, s. 134-138; smail Balic, Eastern Europe the Islamic Dimension, JIMMA, I / 1 (1979), s. 29-37; Ahmed Smajlavic, Muslim in Yugoslavia, a.e., II / 1 (1980), s. 132-144; J. Slomp, Islam in the Netherlands, a.e., VII / 2 (1986), s. 519-522; Mushtak Parker - Mustafa Shirazi, Muslim Immigrants in Western Europe, Arabia, sy. 31, London 1984, s. 61-70; Muhammad Anwar, Who are the Muslims in West Europe, Impact International, XV / 14, London 1985, s. 810; J. S. Nrelsen, Islamic Law and its Significance for the Situation of Muslim Minorities in Europe, Research Papers, sy. 35, Birmingham 1987, s. 1-57. Rza Kurtulu

AVRUPA TCCARI
Avrupa ile mstemin tccar statsnde ticaret yapan gayri mslim Osmanl tebaas. XIX. yzyln bandan itibaren, Avrupa ile ahidnme*li tccar statsnde ticaret yapma msaadesi bahedilen Osmanl tebaas gayri mslim tccara Avrupa tccar ad verilmitir. Osmanl snrlar iinde, mslman ve gayri mslim tebaa ile ahidnmeli devletler tccar farkl artlarda ticaret yaparlard. Ahidnmeli tccarn d ticarette daha imtiyazl durumda bulunmas yannda, yabanc elilik ve konsolosluklarn kullanacaklar tercmanlara cizye vb. teklf*ten muafiyet gibi haklarn da tannm olmas, gayri mslim tebaaya son derece cazip grnyordu. stanbuldaki eliliklerle dier ehirlerdeki konsolosluklarn resm makamlarla mnasebetleri, teden beri, lisan bilen gayri mslimler tarafndan yrtlmekte ve bu nevi vazifelerin grlebilmesi iin tercmanlk beratna sahip olmak gerekmekteydi. Tercmanlar yabanc misyonlar tarafndan seilir ve beratlar da yine onlar tarafndan temin edilirdi. Elilik ve konsolosluklarn berat temininden madd menfaatler salamalar, zamanla tercmanlk berat tayanlarn saysnn artmasna sebep oldu. Hakikatte ise bunlarn ou, tercmanlk beratndaki ehirlere hi gitmemi, ticaretle uraan ve lisan bilmeyen kimselerdi. Tercmanlk berat suistimalinin nlenmesi iin XVIII. yzylda zaman zaman baz teebbslerde bulunuldu. III. Ahmed (1722), III. Mustafa (1758, 1766) ve I. Abdlhamid (1786) bu konuyla ilgilenip yabanc elilere notalar verdilerse de mesele halledilemedi. 1791 ylnda III. Selim devrindeki teebbs de istenilen neticeyi vermediinden Avrupa ile ticaret yapan ve yapacak olan tccar, kaptan ve gemi sahipleri iin zel bir statnn kabul kanlmaz oldu. Bu suretle Avrupa tccar denilen snf ortaya kt (1802). Avrupa ile ticaret yapmak isteyen ve gvenilir bir ahs olduunu ispat eden gayri mslimler Avrupa tccar berat alabiliyorlard. Bunun iin, zerlerine nzr tayin edilen Dvn- Hmyun beylikisinin bir takrir*i ile berat harc olarak 1500 kuru denmesi ve beratn stanbul Kadl Bb Mahkemesine kayd gerekiyordu. Avrupa tccarnn iki yl sreyle vazifede kalacak bir babezirgn ve nzrlar bulunur, bunlar aralarnda yaptklar seimin emr-i l ile tasdikinden sonra vazifeye balarlard. yerleri ve ticaret yaptklar devletin ismi, nzrlar tarafndan tutulan bir deftere kaydedildiinden, bunlara defterli tccar ve Eflak - Bodann fermanl tccar gibi bir takm olduklarndan kumpanya tccar da deniliyordu. Mstemin tccar hak ve imtiyazlar tannan Avrupa tccar, ticaret yaptklar memleketin tarifesi zerinden % 3 gmrk resmi dyorlar, avrz, kassbiyye vb. teklf-i rfiyyeden muaf tutuluyorlar; kyafetlerine karlmyor, mrur tezkiresi denilen seyahat izinlerini kolayca alabiliyorlard. Avrupa tccar snfna girenlere iki hizmetkrlarnn bulunmas, bunlardan birinin stanbul dnda oturabilmesi hakk da tannmt. Beratl tccara hukuk bakmdan da mstemin tccar gibi muamele ediliyor ve yabanc tccarla 4000 akeyi aan davalar stanbula sevkediliyordu. Aralarndaki davalar gerektiinde beyliki tarafndan reslkttba arzediliyor ve eer er-i erife mracaat lzm gelirse, aramba gnleri Reslkttb Odasnda veya Bblide Arz Odasnda bu davalara baklyordu (BA, KK, nr. 7538, s. 2). Mstemin tccarla olan davalarnda ise davalnn tbi olduu devletin ahidnmesi esas alnyordu. lerinden birinin lm halinde terekesi tesbit edilerek varsa vrisine veriliyor, vrissiz lenlerin mal hazineye kalyordu.

1839da Ticaret Nezretinin kuruluundan sonra ise Avrupa tccarlaryla ilgili ilere Ticaret Nezretince baklmaya baland. Daha nce beylikinin yapt ii artk Ticaret nzr yklendi. Yani defterli tccar arasna girebilmek, dier tccarn teklifi zerine Ticaret nzr tarafndan yaplacak arzla mmkn olabilecekti. Ticaret Nezretine bal bir Ticaret Meclisinin (BA, MAD, nr. 21192, s. 3-4), 1850de ise Ticaret Mahkemesinin kurulmasyla Avrupa tccarnn ticaretle ilgili davalar da artk burada grlmeye baland. Ticaret Mahkemesinin kuruluundan sonra yanl uygulamalar nlemek zere ticar mahiyetteki davalarn Ticaret Mahkemesinde, er-i erife dair olanlarn er mahkemelerde, messes kanunlara dair olanlarn da l meclislerde grlmesi gerektii hakknda emirler verdi (BA, MAD, nr. 21192, s. 2). Osmanl Devletinin, gayri mslim reysn Avrupa devletlerinin himayesinden kurtararak onlara mstemin tccar hak ve imtiyazlar tanmas, ahidnmeli devletleri memnun etmediyse de teebbs akamete uratmak hususundaki gayretleri neticesiz kald. zellikle, devletin gayri mslim tccar hakknda kesin tavrn ortaya koyduu 1806dan sonra yabanc himayesine giren birka tccar olduysa da gayri mslim tebaa artk kendi adlarna ticaret yapmay tercih etti. Bilhassa Avrupa tccar imtiyaznn veriliini takip eden yllarda Napolyon harpleri, bu statye dahil olan, tarafsz Osmanl bayra ile Akdenizde dolaan, ticaret yapan Rum kaptan ve gemi sahiplerine byk menfaatler salad. Bu sebeplerle, Sultan II. Mahmud devrinde hayriye tccar*nn ortaya kna kadar mslman Osmanl tebaas da Avrupa tccar ad ile ticaret yapt. Ancak Tanzimattan sonraki uygulamalar bu durumun ksmen bozulmasna sebep oldu. Osmanl tebaas olanlar, mstemin tccarla olan davalarnda, onlar gibi iyi yetimi avukatlarla mahkemeye kamamalar ve ticaret davalarnn istnaf mahkemelerinde yeniden grlmesinin kanunen mmkn olmamas dolaysyla ou davalar kaybettiklerinden, yeniden yabanc himayesine girmeyi tercih etmeye baladlar (Lutf, VI, 102).

BBLYOGRAFYA

BA, KK, nr. 7538, s. 2; BA, MAD, nr. 21192, s. 2, 3-4; Kesb Mustafa Efendi, bretnm-y Devlet, Millet Ktp., Ali Emr, Tarih, nr. 484, vr. 15b-16; Lutf, Trih, VI, 102; Mecelle-i Umr- Belediyye, I, 675-681; Pakaln, I, 115-117; Mbahat S. Ktkolu, Osmanl-ngiliz ktisd Mnsebetleri 15801838, Ankara 1974, I, 71-73; Musa adrc, II. Mahmud Dneminde Avrupa ve Hayriye Tccarlar, Trkiyenin Sosyal ve Ekonomik Tarihi (1071-1920), Ankara 1980, s. 237-241; B. Lewis, Modern Trkiyenin Douu (trc. Metin Kratl), Ankara 1984, s. 454-456; Ali hsan Ba, Osmanl Ticaretinde Gayr-i Mslimler, Ankara 1983. Mbahat S. Ktkolu

AVAR
Trkiye Trklerinin atalar olan Ouz elinin en tannm boylarndan biri. Bu boyun ad Kgarl Mahmud (XI. yzyl) ve Fahreddin Mbrek ahn (XIII. yzyl ba) listelerinde Afar, Redddin (XIV. yzyl ba) ile ona dayanan Yazcolu (XV. yzyl) ve EblGz (XVII. yzyl) listelerinde de Avar eklinde geer. Mool istilsndan nceki vekyinmelerde Kgarl ve Fahreddin Mbrek ah teyiden Afar ekline rastlanmaktadr. XIV XVII. yzyllarda Anadoluda her ikisi de grlmekle beraber Avar ekli ok daha yaygndr. ran kaynaklarnda bu boyun ad XVI. yzyldan itibaren sadece Afar eklinde yazlmaktadr. Bugn randa bu boya mensup oymaklar ve kyller de boylarnn adn ayn ekilde, yani Afar olarak sylemektedirler. Kgarl ve Redddin, dier Ouz boylar gibi Avarlarn da damgalarn vermilerdir. Bundan baka Redddin Avarlarn, kendilerine en yakn dier boy (Kzk, Bedili, Karkn) ile ortak olan totemlerinin tavancl, lenlerdeki (toy) llerinin (koyunun yemeleri iin kendilerine trece tahsis edilmi ksm) sa umaca (ksm) olduunu bildirmitir. Yine ayn mellife gre avarn mnas evik, ava merakl demektir. Ouzlarn slmiyetten nceki tarihlerine dair rivayetlerde Avarla ilgili herhangi bir hadiseden ve bu boya mensup beylerden bahsedilmez. Fakat slmiyetten nceki devirde hkmdar sllesi karm be boydan birinin de Avar olduu bildirilir (dier boylar Kay, Eymr, Yazr ve Bedili). Seluklu hnedannn byk siyas baarlar ve Karahtaylarn Trkistanda hkimiyet kurmalar, Ouzlardan pek kalabalk kmelerin Seyhun boylarndaki yurtlarndan ve hatta Manglak ve Balkan (Balhan) blgelerinden gp Orta ve Yakndou lkelerine gelmelerine sebep oldu. Gelen yirmi drt Ouz boyundan pek az tarih kaynaklarnda akisler brakabildiler ki bunlardan biri de Avarlardr. 1. Hzistandaki Avar (Afar) Beylii. 530 (1135-36) tarihlerinde rann Hzistan eyaletinde kalabalk sayda bir Trkmen topluluu yaamaktayd. Bu Trkmen topluluu buraya, Karahtaylarn Trkistanda hkimiyet kurmalar yznden meydana gelen basklar sonucu g etmiti. Bu topluluun iinde Avarlarn kalabalk bir obas vard. Bu Avar obasnn banda da Arslan olu Ykub bulunmaktayd. Arslan olu Ykub Hzistan kasabasnda oturuyordu. Avarlar ile birlikte gelmi olan kalabalk bir Salur (Salgur) obas da komu Kh-glye blgesinde yurt tutmutu. Bunlarn da banda Mevdd olu Sungur bulunuyordu. Sungur 543te (1148-49) iraz zaptederek Salgurlu Devletini kurdu. Avar beyi Ykub Fars ele geirmek veya Sunguru kendisine tbi klmak iin birka defa Salur beyinin zerine yrm ise de baar elde edememiti. Ykub Beyden sonra Hzistandaki Avarlarn bana umla geti. umla bu Avar beyinin ad olmayp lakab idi. umlann asl adnn Aydodu ve babasnnkinin de G Doan (K Togan, K Togan) olduu bilinmektedir. umlann Ykub Bey ile akraba olup olmad hakknda ise hibir kayt mevcut deildir. Seluklulardan Sultan Mesud zamannda Hzistann bir ksm ile Lristann baz yerlerini idare eden umla, bu son byk Seluklu hkmdarnn lmnden sonra Hzistana dnd ve buray tamamyla idaresi altna ald. Bylece siyas durumdan da faydalanarak Hzistanda bir beylik kurmaya muvaffak oldu (550 / 1155). 571de (1175) len umla ve kendisinden sonra 591 (1194-95) ylna kadar hkm sren oullar Hzistanda krk kadar kaleye sahip idiler. Fakat hepsi de babalar gibi

dirayetli olmadklarndan lkelerini Abbslere kaptrdlar. Onlardan birinin veya bazlarnn para kestirdikleri de bilinmektedir. Burada, el-Cezre ve Suriyeyi idare etmi olan Zengler hnedannn Avarlara mensup olmadklar da belirtilmelidir. 2. Mool Hkimiyetinden Sonraki Devirlerde Avarlar. XV ve XVI. yzyl Osmanl tahrir defterlerinde Avarlara ait pek ok yer ad grlmektedir ki bu yer adlar ile Avarlar Kaylardan sonra ikinci srada yer almaktadr. Bu da Avarlarn Anadolunun bir Trk yurdu haline gelmesinde Kay ve Knklar gibi birinci derecede rol oynadklarn kesin bir ekilde gstermektedir. Yazcoluna gre Karamanoullar da Avar boyuna mensuptur. Mool hkimiyetinin Anadoluya yaylmas zerine Anadoludan Suriyeye 40.000 adr Trkmen g etmiti. Bu Trkmenler bilhassa Kuzey Suriyede pek youn bir topluluk tekil etmiler ve pek geni bir saha iindeki siyas hadiselere, glere ve paralanmalara ramen Bozok ve ok eklindeki eski el (il) tekiltlarn da korumulard. Daha ziyade Halep, Antep ve Antakya blgelerinde yaayan bu Trkmenlerin Bozok kolunu meydana getiren boylarn banda Avarlar geliyordu. Trkiyede ve randaki Avar oymaklarnn, Orta ve Bat Anadoludaki baz kk oymaklar mstesna olmak zere, hepsi bu ana koldan ayrlmlardr. Ayrca Dulkadrl eli arasnda manlu Avar adl nemli bir Avar kolu olduu gibi Kozan yresinde de kuvvetli bir Avar kolu vard. Kuzey Suriye Avarlar ise balca aile tarafndan idare edilmitir. Bu aileler Kpek oullar, Gndz oullar ve Kut Begi oullar idiler. Bu ailelerden Kpek oullarnn Antep blgesinde, Gndz oullarnn Amik ovasnda, Kut Begi oullarnn da Halep blgesinde yaadklar anlalmaktadr. 3. XVI ve XVII. Yzyllarda Anadoluda Avarlar. a) Halep Trkmenleri. Akkoyunlu ve Safev devletlerinin Trk gebe teekkllere dayanmas dolaysyla Anadoludan rana g eden Trkmen topluluklar arasnda Avarlar da vard. Ancak yine de XVI ve XVII. yzyllarda Anadoluda Avarlarn youn bir ekilde Halep Trkmenleri iinde bulunduu dikkati eker. Nitekim XVI. yzyln ilk yarsnda yaplan tahrir*de Halep Trkmenleri arasnda Kpekli Avar ve Gndzl Avar boylar ile mstakil bir Avar oyma grlmektedir. Bunlardan Kpekli Avarlar on be obaya ayrlmt. Bu obalardan Kekl, Sekiz, Alplu, Deller, Aydomu Begl kayda deer. Bunlardan Kekl daha sonra mstakil ve byk bir oymak haline gelmi, Sekiz, Suruun eyh oban kynde yerlemi, Alplunun bir bl rana gitmi, Deller ise varln son zamanlara kadar srdrmtr. Kpekl Avarnn Yeni l ve Boz Ulusta baz kollar vardr. Gndzl Avarnn ise nfusu daha az olup sekiz obadan meydana gelmektedir. Bu husus Gndzl Avarndan nemli bir ksmn rana gitmi olmas ile izah edilebilir. Mstakil Avar oymana gelince, bu oymak XVI. yzyln ikinci yarsnda 158 vergi hanesinden ibaret idi. Memlkler devrinde dirlik* sahibi olan bu oymak Osmanl devrinde de bu dirliini muhafaza etmitir. XVI. yzyln ikinci yarsnda zellikle oymaklarn balarndaki eski bey ailelerinin ortadan kalkt grlmektedir. Bunun sonucu oymaklarn bandaki bey ailelerinin yerlerini obalar idare eden ve aa unvann tayan kethd aileleri almtr. Nitekim 1581 ylnda Avarlarn banda Receb, Bahri ve Kk Minnet adl kethdlar bulunuyordu. Bunlardan Receb oullar yle bir nfuz ve kudrete sahip olmulard ki, XVII. yzylda Avarlar ok defa Recebl Avar adyla tannmlardr. Bu Avarlarn daha XVI. yzyln ikinci yarsnda Zamant rma boylarnda yaylaya ktklar da bilinmektedir. Avarlar 1687 ylnda Avusturyaya yaplan sefere arldklar gibi, Receb oullar ile dier bey ve kethdlarn idaresinde 1690 ylndaki sefere de katlmlardr.

Diyarbekir blgesindeki Boz Ulus arasndaki Avar varlnn byk bir ksm yahut hepsi Halep Trkmenleri Avarlarnn kollarndan meydana gelmitir. 978 (1570-71) ylnda Boz Ulustaki Avar kollarndan Mehmed Kethdnn idaresindeki 804 vergi nfuslu Avar kolu ile 367 ve 109 nfuslu Kpekl Avar obalar dikkati ekmektedir. Bunlardan baka dier kethdlarn idaresinde daha birok Avar obalar vardr. Avarlarn Boz Ulusun her kmesindeki obalarndan bazlar, Boz Ulusun XVII. yzyln balarnda Orta Anadoluya g eden teekklleri arasnda bulunmular ve daha ok Karaman eyaletinde yurt tutmulardr. Boz Ulusun bilhassa am Trkmenlerine mensup baz Avar obalar ise Boz Ulusun bir ksm ile eski yerlerinde kalmtr. Vesikalarda Boz Ulus Mndesi (Boz Ulus kalnts) ad verilen bu ksm, XVIII. yzyln sonlarnda Rakka blgesine iskn edilmise de bu toplulua mensup obalar birer ikier Anadolunun bat taraflarna gitmilerdir. 1716 ylnda Balkesir vilyetinin Mihali kazasnda grlen Kpekl Avar obas, Boz Ulusa bal olan Kpekl Avarndan bakas deildir. Dier taraftan Boz Ulusa dahil olan Avarlardan baz obalarn dier birok Trkmen oymaklar gibi ah Abbas devrinde rana gitmi olduklar anlalmaktadr. b) Dulkadrl Avarlar. Dulkadrl eli arasndaki Avarlar aslnda Kuzey Suriye Avarlarnn bir kolu olup Mara, Kars (Kadirli), Yeni l ve hatta Bozok blgesine dalm bir halde bulunuyorlard. Bu Avarlarn en nemli kolu manlu Avar olup Mara blgesinde yaamakta idi. XVI. yzyln birinci yarsnda manlu Avarnn yirmi yedi obadan meydana geldii grlmektedir. Bu obalardan bir ksm Suriye lnde klamakta, Maran muhtelif yerlerinde de yaylamakta idi. XVI. yzyln ikinci yarsnda manlu Avar obalarnn ou yaylak veya klaklarnda ve Antep evresindeki birok kylerde yerleerek gebe hayat terketmi, bunlardan kalabalk bir kol da rana gitmitir. c) Yeni l Avarlar. Sivas-Grn arasnda yaayan ve Yeni l ad verilen Trkmen topluluundaki Avarlardan oba (Boynu Ksalu, Deller, Sekiz) Kpekl Avarna, dierleri de (Bidil Avar, Tif Afar, Kzl Sleyman) manlu Avarna mensup bulunuyorlard. Bunlardan Bidil Avar Yeni lin zlmesi zerine batya g etmi ve Ankarann Bl kazas iinde yurt tutmutur. Ankarann Mugan gl yaknlarndaki bir yer bu oyman adn tamaktadr. d) Sis (Kozan) Avarlar. 1519 ylnda Sis yresindeki Avar kolu yirmi sekiz obaya ayrlmt. Bunlardan birka mstesna dierlerinin eitli ekinliklerde iftilik yaptklar grlmektedir. Sis Avarlarnn buraya 1375 ylndaki Memlk fethi sonucunda Suriyedeki ana Avar topluluundan gelmi olduklar phesizdir. nk ukurovann fethine Memlk ordusu yannda Bozoklu ve oklu Trkmenleri de katlmlard. Fakat bu Avarlar, XVIII. yzyldan itibaren Halep blgesine gitmeyip ukurovada klamaya balayan ve Zamant rma kylarnda yaylayan Avarlar ile kartrmamaldr. Bu sonuncular, daha sonraki yzyllarda yaam Halep Trkmenleri Avarlardr. Btn bu Avar topluluklarndan baka, yine XVI. yzylda Uak blgesinde be obaya ayrlm olduka kalabalk bir Avar kolu yaad gibi, Sivrihisar ve Aydn blgelerinde de ayn ad tayan, nfuslar ok az oymaklar bulunuyordu. 4. XVIII ve XIX. Yzyllarda Anadoluda Avarlar. Ana boyun asl kalnts olan Halep Trkmenleri Avarlarnn torunlar eitli olaylara ramen 1865te Frka-i Islhiyye gelinceye kadar gl bir oymak olarak Anadoluda varlklarn srdrdler. 1691de Rakka blgesine iskn emredilen Trkmenler arasnda baz Avar oymaklar da vard. Bunlar, Boz Ulusun eski yurdunda kalan ksmna bal Avarlar ile Yeni le mensup Avar oymaklar idiler. Rakka blgesinde sonralar

Avar Buca denilen yerin bunlarn yerletirildikleri yre olduu bilinmektedir. Halep Trkmenleri Avarlar ise Recebl Avar, Kara Gndzl Avar, Bahrili Avar ve dierleri olmak zere drt be oymaa ayrlmt. Avarlar XVIII. yzyldan itibaren klak olarak Halep yerine ukurovaya gitmeye balamtr. Bunlarn ukurovadaki klaklar Ceyhan kylarnda idi. Devleti, Zamant rma kylarnda yerleeceklerine inandrm olmalarna ramen yerlemek yle dursun sk sk komu oymak ve kylerin hayvanlarn srmler, bazan da tccar kafilelerini basmlard. Nitekim bu yzden 1703 ylnda Rakkaya srldlerse de fazla kalmayp oradan katlar ve ukurova, Kayseri, Elbistan, Mara yresinde baskn ve yamalara devam ettiler. Avarlar 1856 ylnda tekrar yerletirilmeye alld ise de yine baar salanamad. Nihayet stanbuldan 1865 ylnda ukurovaya gnderilen Frka-i Islhiyye, onlar klak veya yaylaklarndan birinde yerlemeye mecbur braknca, Avarlar yaylaklarnda yerlemek istediklerini bildirdiler. Fakat bu srada yaylaklarna Kafkas muhacirleri yerletirildii iin pek verimsiz topraklarda yerlemek zorunda brakldlar. Bugn Avarlar Kayserinin Pnarba, Tomarza, Sarz kazalaryla bunlara bal yetmiten fazla kye yerlemi olup eski oymak tekiltlarn henz unutmu deildirler. nl Avar kilimlerini de ok alkan Avar kadnlar dokurlar. Trkmenlerin ac ve zntlerini at ve bozlak eklindeki ezgilerle dile getirdikleri bilinmektedir. Avarlar bunlar sylemekte en nde gelen oymaklardan biridir. Bozlak onlarn msiki hayatlarna o derece hkim olmutur ki kahramanlk maceralarn anlatan trkleri bile bozlak makamnda sylerler. Onlarn adn tayan bir bozlak (Avar bozla), zellikle Yozgat ve Krehir yrelerinde okunur. Avar beyleri trks ise Burdur, Antalya, Denizli ve Mula blgesinin en sevilen trklerinden biri olarak sylenir. Avar zeybei ayn yrelerde, Avar halay ise Krehir, Yozgat ve Keskin yrelerinde oynanmaktadr. Avarlar byk Trkmen airi Dadalolunun da kendi oymaklarndan olduunu sylerler. 5. ran Avarlar (Afar). Kaynaklarda daima Afar yazl ile anlrlar. Daha XII. yzylda rann Hzistan eyaletinde Arslan olu Ykub, umla ve oullar idaresinde Avarlarn bir beylik kurduklar daha nce grlmt (550 / 1155). Bundan sonra XV. yzyln sonlarna doru bu lkede yeniden Avarlara rastlanr ki bunlar Akkoyunlu fethi neticesinde Anadoludan gelmi Avarlar idiler. 1501de Safev Devletinin kuruluundan sonra da rana yeni Avar oymaklar geldiler. randaki byk Avar varln Anadoludan gelen bu Avar oymaklar meydana getirdi. Bu Avarlar eitli blgelerde yaamakta ve ayr ailelerin idaresinde bulunmakta idiler. Bu da daha ok onlarn rana farkl zamanlarda g etmi olmalarndan ileri gelmitir. 6. Mansur Bey (Kh - Glye) Avarlar. Uzun Hasan Beyin henz Akkoyunlu hkmdar olmasndan nce, onun yakn adamlarndan biri olan ve Kh - Glye valisi bulunan Avar Mansur Bey kalabalk bir Avar grubuna sahipti. phesiz Suriye Avarlarna mensup olan Mansur Bey daha sonra dier birok Akkoyunlu beyleri gibi Safev Devleti kurucusu ah smile itaatini arzetmi ve onun tarafndan 1505te Fars valisi tayin edilmitir. Akkoyunlularn ykseli, k ve nihayet yklna ahit olan ve en sonunda Kzlba tacn giyen Avar Mansur Beyin oul ve torunlarnn ah Abbas devrine kadar Kh - Glye vilyetini idare ettikleri bilinmektedir. Bunlardan Mansur Bey evldndan Halil Han 10.000 Avara kumanda ediyordu. Halil Hann olu ah Kul Han ile akrabasndan Hasan Han, uzun yllar Kh - Glyede birbirlerine hasm olarak yaadktan sonra, ah

Kul Han 998 (1590) ylnda irazda ah Abbasn tevikiyle hasm Hasan Han tarafndan ldrld. Gelien olaylar zerine Avarlar yurtlarndan karldlar. Onlardan bir bl Horasana, bir bl de Urmiyeye gitti. Bylece Kh-Glye blgesi Avar yurdu olmak vasfn kaybetti. Kh-Glye Avarlar Gndzl ve Aralu obalarndan meydana gelmiti. Gndzl obas XIV ve XV. yzyllarda Suriyede yaayan Gndzl Avarnn bir kolu olup Akkoyunlu fethi sonucu Mansur Beyin idaresinde rana g etmiti. Avarlardan bir kol da XVI. yzyln birinci yarsnda Hzistanda yaamaktayd. Bu Avarlar da Gndzl Avarndan olup buraya Akkoyunlu fethi dolaysyla gelmilerdi. Bunlarn banda 946da (1539-40) Mehdi Kul Sultan bulunuyordu ve bu bey, ah Tahmasbn emriyle kardei tarafndan ldrlmt. Bundan sonra Hzistan Avarlarnn banda Haydar Kul Sultan ile Ebl-Feth Sultan bulunmulardr. ah smil ve Tahmasb devirlerinde hangi Avar obasna mensup olduklar bilinmeyen birok Avar beyleri grlmektedir. ah Tahmasbn 1576da lm srasnda Safev Devleti hizmetinde alt Avar beyi grlmektedir. Bunlar Tahmasbn oullarndan Ahmed Mirzann lalas Aralu Afarndan Aslan Sultan, Kh Glyede 10.000 Avarn banda bulunan Halil Han, Sve Valisi Mahmud Sultan, Kirman Valisi Ykubun kardei Ysuf, Hezrcerb Valisi skender, Horasanda Ferah ve Esfzar Valisi Yeen Sultan ile yine Horasanda bir yerin valisi Krolu Hsrev Sultan idi. Bu beylerin bulunduklar yerlere gre Avarlarn Hzistan, Kh - Glye, Kirman ve Horasan olmak zere drt blgeye dalm bir halde yaadklar anlalmaktadr. Bu drt blgeden Kh - Glye randaki Avarlarn ana kolunun veya en kalabalk ksmnn oturduu yerdi. ah Tahmasbn halefleri II. ah smil (. 985 / 1577) ve Muhammed (hali 995 / 1587) devirlerinde Avarlar bu dirlik blgelerini ve devlet idaresindeki mevkilerini korudular ve Ustacalu, amlu, Tekel ve Trkmen oymaklar arasndaki mevki ve ihtiras mcadelelerinin dnda kaldlar. ah Abbas devrinde (1587-1628) Avarlar balca u obalara ayrlyorlard: Gndzl, Aralu, Usalu (veya Usallu, sonra Usanlu), Eberl, Alplu, manlu Avar. Abbas devrinde Kh - Glye Avarlarndan bir blk Urmiye yresine, bir blk de Horasanda Ebverd yresine gnderildiler. Bu sebeple Kh-Glye bir Avar yurdu olma vasfn kaybettii gibi Hzistandaki Gndzl Avar da pek zayf bir duruma dt. Aralular da Kh - Glyeli, dier bir ifade ile Mansur Bey Avarlarndan idiler. ah Muhammed devrinin son yllarnda (1584 - 1587) Usalu ile birlikte sfahan taraflarnda yayorlard. ah Abbas Aralular Huvr, Rey ve Simnn taraflarna srdrd. Araludan byk bir bln daha sonra Urmiye blgesindeki boydalarnn yanlarna gittii grlyor. Usalularn ah Abbas devrinden nce sfahan blgesinde oturduklar bilinmektedir. Abbas devrinde ise mam Kul Hann idaresinde Bat randa Gverd yresinde yurt tutmulardr. Eberlnn de ah Abbas devrinden nce Kazvin blgesinde yaadklar grlmektedir. Abbas bunlarn bir bln Ebverde gndermi, sonralar bunlara Gndzlden de bir kol katlmtr. te Afar Ndir ahn Krklu oyma, herhalde Eberl veya Gndzlden km bir obadan baka bir teekkl deildir. Alplu Avarna gelince, bu oymak Halep Trkmenleri arasndaki Kpekl Avarn meydana getiren kollardan biri idi. Alplu obasnn ah Abbas devrinde rana gelmi olmas pek muhtemeldir. nk Alpluya dair, zellikle XVII. yzyldan itibaren Osmanl kaynaklarnda bir bilgiye rastlanmad gibi ah Abbas devrinden nce de ran tarihlerinde ad grlmyor. manlu Avarna gelince, bu oba Trkiyedeki Dulkadrl eli arasnda yaayan byk

manlu Avarnn bir koludur. Bu kolun rana ah Abbas devrinde geldii kuvvetle ileri srlebilir. nk daha nce onun da ad randa yazlm hibir kaynakta gememektedir. Dier taraftan XVI. yzyln sonlarnda balayan ve uzun bir zaman devam eden Cell ayaklanmalar yznden pek ok oyman ve kyllerin rana gidip ah Abbasn hizmetine girdii bilinmektedir. ah Abbas ldnde (1037/ 1628) Avarlardan yalnz Horasanda Ferah ve Esfzar Beylerbeyi Erdodu Han (Alpludan), Urmiye hkimi Kelb Ali Sultan (manludan) ve Gverd hkimi mam Kul Sultan (Usaludan) devlet hizmetinde idiler. Bunun sebebi de ah Abbasn Safev Devletini kuran ve yaatan Kzlba Trk oymaklarnn ouna ar darbeler vurarak ran iine datmas, buna karlk Osmanllar taklit ederek meydana getirdii Kullar Ocana mensup beyleri ykseltip onlara devletin en byk mevkilerini vermi olmasdr. XVIII. yzyln ilk eyreinin sonlarnda, yani Ndir ahn siyas sahnede grnmek zere bulunduu srada Avarlarn dal yle idi: a) Urmiye Avarlar. Urmiye glnn batsnda Selmas ile Unu (Uniye) arasnda bulunan Urmiye ehri ve blgesi, Avarlarn kalabalk bir halde yaadklar yurtlarndan biri idi. Burada ilk defa manlu Avar yurt tutmutu. Bu oyman bir kolu sonra Kasmlu adn tad ki bu da ah Abbas devrinde manlu Avarnn banda bulunan Kasm Sultandan gelmektedir. Urmiye Avarlarnn dier oymaklar Gndzl ve Aralu idiler. Bunlar da buraya Kh - Glyeden gelmilerdi. Yine bu Avarlardan bir oymak da Mahmudlu adn tayordu ki onun da Araludan kt anlalmaktadr. Urmiye Avarlarnn tarihi, geen yzyln ikinci yarsnda Avarn Mahmudlu oyma Boybeyi ailesinden Mirza Reid tarafndan yazlmtr (Tr-i Afr, nr. M. Rmiyn - . Afar, Tebriz 1345-1346). b) Hamse Avarlar. Hamse, Kazvin ile Zencan arasndaki idar blgenin addr. Bu idar blgenin baehri de Zencan idi. Alt blk yani kazadan meydana gelen bu idar blgede de Avarlar, bilhassa Kazvinin gneybatsndaki yreden balayp (bu yre hl Afar adn tar) Saynkale ve Sultniyeye kadar uzanan yerlerde ve kuzeydeki Yukar Trum ve Aa Trumda ve hatta Halhal evresinde youn bir ekilde yaamakta idiler. Bunlara genellikle Hamsel Avar denilirdi. XVIII. yzyla ait kaynaklardan, buray idare eden Avar beyleri de Hamsel, Trum ve Halhal nisbeleri ile anlrlard. Hamse Avarlarnn ounun Eberl oymandan olduu bilinmektedir. Yine XVIII. yzylda ad geen Kutulu Avarnn Hamse Avarlarndan olmas mmkndr. c) Kirman Avarlar. Burada ah Tahmasb devrinden beri Avarlar yaamakla beraber dier blgelerdeki gibi siyas bir varlk gsterememilerdir. Kirman Avarlarnn hangi oba veya obalardan meydana geldikleri de bilinmemektedir. d) Horasan Afarlar. ah Tahmasb devrinde Horasanda Heratn gneyindeki Esfzar blgesi ile Sstandaki Ferah blgesi Avar beyleri tarafndan idare edilmitir. Fakat daha sonra buradaki Avarlarn ne olduklar bilinmemektedir. Bununla beraber Kirman Avarlar belki bunlar veya bunlardan olabilirler. Asl Horasan Avarlar, ah Abbasn Kh - Glyeden Ebverd snr blgesine srd Gndzl ve Aralu oymaklarna mensup obalar idi. Anlaldna gre Ndir ahn adn duyurduu gnlerde bu adlar ortadan kalkm ve onlarn yerini Kse Ahmedl ve Krklu almtr. Ndir ahn da bunlardan Krklu obasna mensup olduu bilinmektedir. Bu kalabalk Avar topluluklarndan baka Hzistanda (Gndzlden), Kh - Glyede (ayn oymaktan veya Araludan) ve Farsta Kzern blgesinde ok daha az nfuslu Avar oymaklar vard. XVIII. yzyln ilk eyreindeki ran Avarlarnn dalna ait bu tablonun pek deiiklie uramadan zamanmza kadar devam ettii sylenebilir. Avarlar, Kaar Feth Ali ah devrinde ran ziyaret etmi olan A. Duprnin

eserinde, randa Trke konuan oymaklarn nfus bakmndan banda yer almaktadr. Bu seyyaha gre Urmiye Avarlar Kasmlu ve Aralu adl iki kola ayrlmakta, bu kollar da Karalu, mamlu, Dvudlu, Usallu, Kllu, Gani Begl, Kileli, Tutmaklu, Adaklu, Kara Hasanlu, Ali Bekl, Terzil, ah Buranlu, Yeherl, Kh - Glyel gibi obalardan meydana gelmektedir. Bu Avarlarn nfuslar hakknda da 25.000 rakam verilmektedir. Yine ayn seyyaha gre Avarlardan dier kollar Hamsede 10.000 kii, Kazvin evresinde 5000 kii, Hemedan yresinde 7000 kii, Tahran evresinde 7000 kii, Hzistanda ter yaknlarnda 10.000 kii, Kirmanda 6000 kii, Horasanda 8000 kii, Farsta 5000 kii ve Mzenderanda da 5000 kii yaamakta idi. XIX. yzyln ortalarnda ran ziyaret etmi olan Lady Shellin eserinde de Avarlarn yurtlar, nfuslar ve hayat tarzlarna ait bilgi verilmektedir. Ona gre: Urmiye yerleik 7000 ev; Mzenderan 100 ev; Usanlu, Mzenderan 50 ev; Kazvin - Tahran arasnda 900 adr; Usanlu, Huvr ve Demvendde 1000 adr ve ev; Afar ah Sevenleri Hamse 2500 adr, Hamse 200 ev; Kirman 1500 ev; Kaar - Afar (Trk ve Leklerden olumu bir oymak), Fars 250 Trk evi, 100 Lek evidir. Zamanmzdaki ran Avarlarnn hemen hepsi yerleik hayata gemi, kendi tabirleriyle tat olmulardr. Yalnz 30-40 yl nce Hzistandaki Gndzl Avarlar, Kh - Glyedeki Aaeri topluluu arasndaki Afar oyma ile Kirmandaki 5000 adrlk Afar kmesinde gebe hayatn zellikleri devam etmekte idi.

BBLYOGRAFYA

Dvn lugtit-Trk, I, 56; Divn Lugtit-Trk (Dankoff), I, 101; Divan Lgatit-Trk Tercmesi, I, 66; Fahreddin Mbrekah, Tr (nr. E. Denison Ross), London 1927, s. 47; bnl-Esr, elKmil, X, tr.yer.; Redddin, Cmiut-tevr (nr. K. Jahn), Wien 1969, tr.yer.; a.e. (nr. A. A. Alizde), Moskova 1965, s. 121; Makrz, Kitbs-Slk (nr. A. r), Kahire 1971, III, tr.yer.; bn Tarberd, en-Ncmz-zhire (Popper), VI-VII, tr.yer.; skender Bey Mn, Tr-i lemr-y Abbs, Tahran 1334-35 h., I-II; Mirza Mehd Han, Cihng-y Ndir, Tebriz 1277, tr.yer.; Ahmed Refik, Anadoluda Trk Airetleri, stanbul 1930, tr.yer.; Faruk Smer, Ouzlar (Trkmenler) Tarihleri - Boy Tekilat - Destanlar, stanbul 1980, s. 502; a.mlf., Safev Devletinin Kurulma ve Gelimesinde Anadolu Trklerinin Rol, Ankara 1976, s. 246; M. Fuad Kprl, Avar, A, II, 28-38; a.mlf., Afshr, EI (ng.), I, 239-241; P. Oberling, Afr, EIr., I, 582-586. Faruk Smer

AVARLILAR
1736-1804 tarihleri arasnda randa hkm sren bir Trk hnedan. Hnedann ilk hkmdar Ndir ah, Ouz (Trkmen) elinin Avar (Afar) boyuna mensup olduu iin bu hnedana ran kaynaklarnda Afariyye (Afarllar) denilir. Trk ilim leminde ise ayn hnedan daha ziyade Afarlar olarak tannmaktadr. Ndir ah (asl ad Nedr = Nezr Kul), Horasandaki Ebverd snr yresinde yaayan Avarn Krklu obasna mensup idi. Kaynaklarn bazlarnda babas mam Kulnn deriden elbise dikicisi (postn-dz) olduu sylenir. Ndirin de Krklu obasnn mtevazi bir mensubu bulunduu tahmin edilmektedir. Soyluluk geleneklerine ok bal gebe topluluklarda da bu gibi ahsiyetlerin ykselmelerinin pek g olduu bir vkadr. Fakat ne olursa olsun Nedr Kul yani Ndir, sahip olduu birok yksek meziyetlerle kendi tarihisinin bile yazmaktan usand saysz mcadelelerden sonra Horasann tannm emrlerinden biri durumuna ykseldi (1137 / 1725). Bu tarihte ran, istil ve igallerle ar bir buhran iine dm bulunuyordu. Bata Safevlerin devlet merkezi sfahan olmak zere lkenin byk bir ksm Afganlar tarafndan idare edildii gibi Erivan, Gence, Tebriz, Hemedan ve Kirmanah eyaletleri de Osmanl hkimiyetine gemiti. Ruslar da irvan igal etmiler, Glna da asker karmlard. eitli blge ve yreleri idare eden Safev emrleri de bu buhran frsat bilip balarna buyruk bir ekilde hareket etmekte idiler. Safev Hkmdar II. Tahmasb ile yanndaki devlet adamlar ise bu srada Horasana ekilmek zorunda kalmlard (1139 / 1727). Avar Ndir Kul Beg, Tahmasb ve yanndakilere kendisinin farkl bir ahsiyet olduunu tantmakta gecikmedi. Ayn yl Safev hkmdarnn bakumandan ve Kaar Devletinin kurucusu Aa Muhammed ahn dedesi Feth Ali Han grevden uzaklatrld gibi Mehed de zaptedildi. ehri Tahmasb deil Ndir Kul Beg idaresi altna ald. Afgan Hkmdar Erefin Simnna gelmesi Tahmasb Ndir Kul Bege ok daha yaklatrd. Bu da Avar reisinin gayelerine uygundu. Onun iin ileri eline ald; ahn adna hareket ediyor gibi grnd, hatta bu mnasebetle Tahmasb Kul Han adn tad. Tahmasb Kul Han, Erefi birbiri arkasndan ar yenilgilere uratarak Afgan hkimiyetine son verdi (1142 / 1729). Afgan askerinin geriye kalanlarn kendi byk gayesinin tahakkuku iin hizmetine almaktan ekinmeyen Tahmasb Kul Han bu ekilde Kzlba Trk askerini de daha fazla zaaf iine dmekten kurtard. rann kuzeybat eyaletlerini Osmanllarn elinden geri ald (1143 / 1730). Fakat bakumandan (sipehslr) Tahmasb Kul Han batda daha fazla kalamad; iktidarnn balca dayana olan Horasanda baz hadiseler kmas zerine sratle buraya dnd. Horasanda duruma hkim olduu gibi Herat meselesini de arzu ettii ekilde halletti. ah Tahmasb ise herkese bilinen aczine ramen bakumandann lkenin gerek sahibi imi gibi davranmasn ho karlamyordu. Bu sebeple batdaki baz eyaletleri yeniden zaptetmi olan Osmanllara kar tek bana harekete geti. Kazanaca bir zaferin durumunu kuvvetlendireceine ve bakumandan da emirlerine itaat etmek zorunda brakacana inanyordu. Fakat Hemedan yaknndaki Kuricanda Badat Valisi Ahmed Paa ile yapt sava kaybetmesi (Eyll 1731) btn mitlerini suya drd; Osmanl baarlarnn devam etmesi zerine de bar yapmak zorunda kald (Ocak 1732). Bu bar yaparken bakumandann fikrini almamas Ndire bekledii frsat verdi ve yaplan

antlamay kabul etmediini, baharda askeri ile harekete geeceini belirten beyannmesi ile Tahmasb halkn gznden iyice drd. Ardndan sfahana gelip ah tahttan indirerek yerine olu Abbas geirdi (7 Austos 1732), kendisi de saltanat nibi oldu. Abbas bu srada yedi aylk (bir rivayete gre iki aylk) bir bebekti. Bundan sonra Osmanllara sava at ve onlar eski snrlarna ekilmeye mecbur brakt. Dastan beylerini de itaat altna ald, sonra rann btn blge ve yrelerinin temsilcilerini Azerbaycandaki Mugan bozkrnda toplad (1148 / 1736). Hulef-yi Ridnden Hz. Eb Bekir, mer ve Osman ile Hz. ieye sebbolunmasnn (svp sayma, ilenme) mslmanlar arasnda ok kan dklmesine sebep olduu belirtilip bundan vazgeilmesi istendi. Nevruzun kutlanmasnn ve dier baz detlerin slmiyete aykr olduu ifade edildi. Bunlarn yasaklanmas kabul edildii gibi saltanat nibinin de ran ah iln edilmesi kararlatrld; yaplan bir merasimle saltanat nibi Ndir ah ad ve unvan ile hkmdarlk makamna geirildi (24 evval 1148 / 8 Mart 1736). Bylece Ndir ahn, mam Cafer es-Sdka balanan daha mutedil bir mezhebi ran halkna kabul ettirmek suretiyle Snn ve i mslmanlar arasndaki dmanla son vermek, onlar birbirine yaklatrmak ve kaynatrmak, dier bir ifade ile ran yalnzlktan kurtarmak gayesini tad aka grlmektedir. Cafer mezhebini kabul etmesi, Ndir ahn Snnlie meyli olduu iddiasnn ortaya atlmasna sebebiyet vermitir. Ndirin ah seilmesi ile Safev hnedannn hkimiyeti de son bulmu oluyordu. Kendisinde kuvvetli bir kavm uurun var olduu bilinen Ndir ahn hkmdarlk devri on bir yl devam etti. Bu sre iinde Delhiye kadar giden baarl bir Hindistan seferinde bulundu (1151-1152 / 1738-1739); Trkistan dolat (1153 / 1740) ve bylece cihangirler arasna katlm oldu. Onun ran tarihindeki rol, bu lkeyi Rus, Afgan ve Osmanl devletlerinin eline gemekten kurtarmasdr. Bununla birlikte Ndir ah sert ve acmasz tutumu ile halkn yoksulluk iine drmt. Hatta en bynden en kne kadar btn asker ve mlk idareciler dahi hayatlarndan emin olmayacak bir duruma gelmilerdi. Ndir ah da aleyhindeki bu korku ve nefret havasnn farknda idi. Son zamanlarda lkesinin birok yerinde ayaklanmalar ba gstermiti. Bunlardan birinin banda bizzat yeeni Ali Kul Han bulunuyordu. Ndir bu ayaklanmalardan birini bastrmaya giderken Horasanda Habna iki konak mesafedeki Fethbdda bir gece uyurken emrler tarafndan ldrld (21 Mays 1747). Bu emrlerin bir veya ikisi dnda geri kalanlar Ndirin kendi boyu olan Avara mensup idiler ve suikast dzenlemelerinin sebebi, sadece kendi hayatlarn tehlikede grmeleri ve amcasnn zerine yrmekte olan Ali Kul Han tarafndan tahrik edilmeleridir. Ndir ahn ldrlmesi srasnda Herata varm bulunan Ali Kul Han, suikast emrlerin istei zerine sratle Mehede geldi ve duruma hkim oldu, Ndir ahn btn oullar ve biri mstesna btn torunlar merhametsizce ldrldler. Ali Kul Han, Ndir ahn ldrlmesinden ksa bir mddet sonra ah iln edildi (6 Temmuz 1747) ve ayn zamanda dil ah unvann da ald. Amcasnn Kelt Kalesinde bulunan pek zengin hazinesi Mehede getirilip emr ve askerlere cmerte datld. Ndir ahn Horasana g ettirip oturmaya mecbur brakt Bahtiyr, Zend ve dier baz oymaklar memleketlerine dndler. Zendlerin eski yurtlarna dnmeleri, Kerim Hann ortaya kmasna ve Zend Devletinin kurulmasna sebep oldu. Ali (dil) ah kardelerinin en by brhim Han Irak valiliine gnderdi, fakat kan korkun ktlk dolaysyla kendisi de Horasandan Mzenderana gitmek zorunda kald ve orada yedi aydan fazla oturdu. Bu srada kendisine Esterbd valiliini verdii Kaar Muhammed Hasan Han Trkmen lne kadar kovalad ise de ele geiremedi, kzgnln onun sekiz yandaki olunu hadm ettirmekle gidermek istedi. Kaar Devletini kuran (1193 / 1779) Aa Muhammed ah ite bu talihsiz ocuktur. Fakat Ali

ah ok gemeden Irak valiliine gnderdii kardei brhim Hann birok emrin desteini elde edip kendisine isyan ettii haberini ald. Kaynaklarda brhim Hann aabeyinden emin olmad iin byle bir ie giritii belirtilmektedir. Sultniye civarnda yaplan savata Ali ahn askerlerinden bir ksm brhim ahn ordusuna katld, bir ksm da memleketine gitti. Ali ah ise kolayca yakaland ve gzlerine mil ekildi (Mays 1748). On bir ay hkmdarlkta kalan Ali ah yirmi be yalarnda gl kuvvetli ve gzel yzl bir genti. Fakat merhametsiz, hiddetli ve ayn zamanda gvenilmez bir insan olduu iin kimse tarafndan sevilmemi, ar cmertlii de ie yaramamtr. brhim Hann kazand baarda Ndir ahn halasnn olu ve Azerbaycan Valisi Aslan Hann mhim bir hizmeti grlmt. Ancak Aslan Hann savatan sonra derhal Tebrize gitmesi, brhim Handa onun kendisi iin bir tehlike tekil edecei fikrini uyandrd. Bundan dolay arkasndan gidip Aslan Han malp etti ve onu kardei Saruhan ile birlikte ldrtt. Avar hnedan mensuplar biribirlerini yiyip bitiriyorlard. Bu hadiseler zerine Horasan emrleri Mehedde Ndir ahn hayatta kalan tek torunu hruh Mirzay hkmdarlk makamna geirdiler (Ekim 1748). hruh bu srada on veya on drt yalarnda pek gen bir delikanl olup tahta istemeyerek veya yle grnerek kmt. Tebrizde bulunan brhim Han hruha eli gnderip kendisini hkmdar tandn bildirdi ve ondan Iraka gelmesini rica etti; fakat ricas yerine getirilmedi. Mehede geldii takdirde szlerinin doruluuna inanlabilecei bildirildi. Bunun zerine brhim Han da Tebrizde ahln iln etti (17 Zilhicce 1161 / 8 Aralk 1748). Sonra hruhla savamak zere Horasana yrd ise de askeri arasnda karklk kt iin Kum ehrine ekilmek zorunda kald. Fakat orada da askerlerinden pek ou kendisinden ayrlnca Kazvin ile Sve arasndaki bir kaleye snd, ancak kaledekiler onu hruhun adamlarna teslim ettiler. brhim ahn gzlerine mil ekildikten sonra Horasana gtrlrken yolda ldrld (1162 / 1749). Ayn yl Mehede gtrlen ve gzleri grmeyen eski hkmdar Ali ah ise Ndir ahn hatunlar para para ettiler. hruh pek gen olduu gibi dirayet ve enerjiden de mahrum bir hkmdard. Mara eyhleri ailesinden, Meheddeki mukaddes yerlerin mtevellisi Seyyid Muhammedin annesi tarafndan Safev hnedanna mensup olmas, halk ve asker tarafndan sevilmesi kendisini rahatsz ediyordu. Seyyidi ortadan kaldrmak iin gizlice, neticesiz kalan baz hareketlere bavurduktan sonra bu ii gerekletirmek iin emrlerinden yardm istedi. Fakat emrler bilkis Seyyidi, ah Sleyman unvan ile ahlk makamna geirdiler (5 Safer 1163 / 14 Ocak 1750 = Yunt yl). Yeni hkmdarn emri zerine hruhun hayatna dokunulmayarak birka kadn ve hizmeti ile sarayn bir dairesinde yaamasna izin verildi. ah Sleyman Kandehar, Zblistan ve Herat blgelerine hkim olan Afganlar devlete itaat ettirmek iin Herat zerine bir ordu gnderdi. Bu ordu Afganlar yenip Herat ald. Fakat ok gemeden byk bir ksm Trk asll emrlerden bir zmre hruhu yeniden hkmdar iln ettiler (Reblevvel 1163 / ubat 1750). ah Sleymann hkmdarl krk gn srmt. Fakat hruhun gzleri tahttan indirildikten sonra kr edildii ve yetikin olu da olmad iin Mehed, Arap Alemahn eline dt (1164-1166 / 1751-1753). Ardndan Afgan Hkmdar Ahmed Han Drrnnin saldrsna urad (1753-1755). Ahmed ah 1183te (1769-70) yeniden ehir nnde grnd ise de Mehed, henz delikanllk ann eiinde bulunan hruhun byk olu Nasrullah Mirza tarafndan kahramanca mdafaa edildi. Neticede iki taraf arasnda bar yapld ve Ahmed ah yannda hruhun oullarndan Yezdn ah olduu halde Kandehara gitti (Haziran 1770). Aslnda Nasrullah Mirza da aile mensuplarnn ou gibi siyas zekdan mahrum idi; Horasandaki emrlere kendisini

saydramad gibi, babas tarafndan da sevilmiyordu. Bu yzden Kerim Hana snmak ve orada alt yl yaamak zorunda kald. Sonra Mehede dnd ve ehri 1198 (1784) ylna kadar idare etti. Fakat XVIII. yzyln ikinci yarsna ait ran kaynaklarnn kifayetsizliinden Nasrullah Mirzann ne zaman ve nasl ld bilinemiyor. ehir daha sonra sultan unvann tayan Nasrullah Mirzann kardei Ndir tarafndan idare edildi. Ndir Sultann hkmdarl 1210 (1796) ylna kadar srd; babas hruh da hayatta idi. rann pek byk bir ksmn idaresi altna alm bulunan Kaar Aa Muhammed ah 1210da (1796) Mehed nnde grnd ve yannda baz oullar ile ulem, fuzal ve sdd olduu halde hruh tarafndan karland. Aa Muhammed ah, hruha oullar ve torunlar ile Mzenderanda oturma emrini verdi, ancak hruh Mzenderana giderken yolda vefat etti (1210/ 1796). Ndir Sultan ise yaknlar ile Herata snmt; Aa Muhammed ahn lmnden (1797) faydalanp bir mddet Mehede hkim oldu. Hatta Feth Ali ah tarafndan gnderilen Kaar kumandan Muhammed Hseyin Hana kar ehri mdafaaya kalkt ise de baaramad, yakalanp Abbas ve brhim adl oullar ile birlikte hayatna son verildi (ubat 1804); Tahmasb Mirza, Muhibbi Ali Mirza ve Hlik Virdi Mirzalarn gzlerine mil ekildi, Rz Kul Mirza ile Mustafa Kul Mirza da Farsa gtrlp orada ikamete mecbur edildiler. Bylece Avar hnedannn tarih hayat sona ermi oldu. Hnedann bu hazin kbetini bizzat kendi mensuplarnn hazrlam olduklar phesizdir. Ndir ahtan sonra Avarllar arasndan yksek kumandanlk vasflarn haiz bir kimse kmad gibi dirayetli bir hkmdar da yetimedi. Avarllarn ran tarihindeki mevkileri, sadece Ndir ahn byk siyas baarlarna mnhasr kalmtr. Avarllardan Ndir ah ile yeenleri Ali ve brhim ahlar ve torunu hruh sikke kestirmilerdir. Avar hkmdarlarna ait baz resm vesikalar olduu bilinmekte ise de bunlardan pek az neredilmitir.

BBLYOGRAFYA

Cemal Trb-i Tabtab, Sikkeh-y hn- slmi-i rn, Tebriz 1350 h., s. 245-269; a.mlf., Resml-a- Uyr ve Seyr der Sikke-ins, Tebriz 1351 h., s. 27-28, 72-73; Lutf Ali Beg, tekede (nr. Seyyid Cafer ehd), Tahran 1337 h., s. 14-17; Hidyet, Ravat-af, VIII; Mirza Muhammed Sdk, Tr-i Gt-g (nr. Sad Nefis), Tahran 1317 h., s. 5-16, 32-34; Muhammed Emn Glistne, Mcmelt-tevr (nr. M. Rezev), Tahran 1320 h., tr.yer.; Hall-i Mara, Mecmut-tevr (nr. Abbas kbl), Tahran 1328 h., s. 84-141; Mirza Mehd Han, Cihng-y Ndir (nr. S. A. Envr), Tahran 1341 h.; L. Lockhart, Nadir Shah, A Critical Study Based Mainly Upon Contemporary Sources, London 1938; a.mlf., The Fall of the Safavid Dynasty and the Afghan Occupation of Persia, Cambridge 1958; Mehd Bmdd, r- Tr-yi Kelt ve Seras, Tahran 1333 h.; N. Felsef, igne Ndir ul Ndir h ud, end Male-i Tr ve Edeb, Tahran 1342 h., s. 157-190; Yekad u Pench Sened-i Tr, ez Celyr t Pehlev (nr. Cihangir Kim-makm), Tahran 1348 h., s. 97; M. Him saf, Rstemt-tevr, Tahran 1348 h., tr.yer.; M. Hasan timdssaltana, adrt-tevr, Tahran 1357 h., s. 13-14, 17-18, 30, 35, 39, 106-107, 199-200; J. R. Perry, Afsharids, EIr., I, 587-589. Faruk Smer

AVUKAT
Hukuk anlamazlklarn zmnde kiilere yardm eden ve onlar mahkemede savunan kimse, vekil. slm hukuk literatrnde avukatn bugn ifade ettii anlam karlayacak bir kelimeye rastlanmaz. Daha geni mnaya gelen vekil terimi avukatn ifade ettii anlam da iine almaktadr. Nitekim slm hukuk tarihinde mahkemelerde ahslar adna davaya itirak eden kimselere vekil ad verilmitir. slm adliye tekiltnda avukatlarn var olup olmad tartlmtr. Amedroz slm hukukunda avukatln bulunmadn ileri srerken (JRAS, s. 668) Prbster bunun aksini savunmaktadr (Islamica, V, s. 545 vd.). slm adliye tekilt tarihi zerinde aratrmalar yapan Tyan, Bat hukukuna Roma hukukundan gemi olan baro tekiltnn ve bu tekilta bal avukatlarn slm hukuk tarihinde mevcut olmadn sylemekte ve bu ynyle Amedrozun fikirlerine katlmakta ise de messesenin btn bakmndan Prbsterin fikirlerini benimsemekte ve slm adliye tekiltnda bir vekiller snfnn varln kabul etmektedir (LHistoire de lorganisation judiciaire en pays dIslam, s. 262). Trk hukukularndan Sabri akir Ansay, Tyana benzer bir gr benimsemekte (Hukuk Tarihinde slam Hukuku, s. 299), Cokun ok ise avukatlarn btn vasflarn haiz olmasalar bile mahkeme nnde taraflarn menfaatlerini savunan ve bugn avukatlarn yapt vazifeleri yapan kimselerin var olduunu ve bunlarn taraflarca daha ok hukuk bilgisi olan kimselerden seildiklerini belirtmektedir (Sabri akir Ansayn Hatrasna Armaan, s. 86). Tarih gerekler dikkate alnacak olursa slm adliye tekiltnda avukatln bulunmadn sylemek mmkn deildir. Tyann da belirttii gibi belirli bir tekilta bal avukatlar mevcut deilse de mahkemelerde kiileri temsil edip savunan vekillerin varl inkr edilemez. Nitekim nl fakih Serahs, Reslullah devrinden beri mahkemelerde vekillerin mvekkillerinin davalarn takip ettiklerini belirtmektedir. Hz. Peygambere getirilen bir nafaka davasnda taraflardan birisini vekili temsil etmekteydi (Serahs, XIX, 2, 4). Beyhak de Reslullahn bir cinayet davasnda ldrlenin vrisleri adna vekilini dinlediini nakleder (es-Snenl-kbr, VI, 81). Bu konuda kaynaklarda slmn ilk devirlerine ait baka rnekler de vardr. Hz. Alinin genellikle mahkemeye bizzat gitmedii, yerine vekil tayin ettii bilinmektedir. nceleri Akl b. Eb Tlib, o ihtiyarlaynca Abdullah b. Cafer Hz. Alinin vekilleri idiler (Beyhak, VI, 81; Serahs, XIX, 3). Talha b. Ubeydullah (veya Abdullah) ile olan bir arazi davasnda Hz. Aliyi Halife Osman b. Affnn huzurunda Abdullah b. Caferin temsil ettii kaynaklarda belirtilmektedir (Serahs, XIX, 3; Kettn, I, 279). Sonraki dnemlerde vekillerin mahkemelerde mvekkillerini temsil etmelerinin geleneklemi bir uygulama olarak devam ettii grlmektedir. bn Ferhn hicr II. (VIII.) asrda Basrada mahkeme kapsnda faaliyette bulunan vekillerden bahsetmektedir (Tebratl-kkm, I, 38). Mahkeme kapsnda alan vekillerin varlna bn Hacerin bir kaydnda da rastlanmaktadr (Tyan, s. 273). XII ve XIV. asrlarda verilmi olan kad beratlarnda kadlarn vekillere kar taknacaklar tavrlara dair ibareler bulunmaktadr. Bu ibarelerde mahkemeyi yanltmaya alan vekillere kar kadlar uyarlmaktadr (Kalkaend, XI, 197, 413; XII, 52; Tyan, s. 272). Mftlerin vekillere fetva verirken onlarn hakk saptrmalarna kar dikkatli olmalarna dair ikazlara da kaynaklarda rastlanmaktadr (Tyan, s. 273). eyzer de hisbe* tekiltna dair eserinde, adaletin tevzii konusunda

vekillerin oynad rollerden olumsuz bir ekilde bahsetmektedir (Nihyetr-rtbe, s. 115). Btn bunlar bugn avukatlarn grd vazifelerin nemli bir ksmn yapm olan vekillerin slm adliye tekiltlar tarihinde mevcut olduunu ortaya koymaktadr. Yalnz bu vekiller Batdaki avukatlar kadar tekiltlanm deillerdi. Mesel baro tekiltlar olmad gibi zel brolar da yoktu; mvekkilleriyle daha ok mahkeme kapsnda bulumakta ve anlamaktaydlar. Ayrca hukuku olmalar veya belli bir belgeye sahip bulunmalar art da yoktu. Bununla beraber dava sahipleri ok defa hukuk kltr olan kimseleri vekil olarak semeye itina gstermekteydiler. slm hukukunda, ceza davalarnn bir ksm hari (mesel hudd*), her eit dava iin vekil tayin edilebilecei kabul edilmitir. Hukuk davalarnda mvekkilin mahkemede hazr bulunmas art olmad halde ceza davalarnda vekille birlikte onun da hazr bulunmas arttr. Mteri ile vekil arasndaki ilikinin umumi veklet mnasebetleri erevesinde mtalaa edildii sylenebilir. Genel kural bu olmakla birlikte mahkemedeki veklet (husumete veklet), belirli ynleriyle zellik arzetmektedir. Eb Hanfeye gre ihtiyar, hasta ve yolcular mstesna dier ahslarn tayin edecekleri vekillerin kabul hasmn rzasna baldr. nk ihtiyar, hasta ve yolcunun mahkemede hazr bulunmasn art komak onlar g durumda brakr. Bu ise, Allah size dinde bir zorluk klmad (el-Hac 22/78) yetiyle badamaz. Dier ahslarn vekil tayinlerinin hasmn rzasna balanmas, bu konuda vekil tayininin ortak bir hak saylmasndan ileri gelmektedir. Zira insanlar dier konularda olduu gibi haklarn savunma konusunda da farkl kabiliyetlere sahiptir. Hz. Peygamber, anlamazlklarn kendisine getirenleri kabiliyet ve ustalklarn kullanarak hakszla yol amaktan menetmitir (bk. Mslim, Aye, 4, 5, 6). Byle bir durumda kar tarafn zarar grmemesi iin mahkemede vekil tayin etme hususu hasmn rzasna balanmtr. Eb Ysuf, Muhammed ve fi ise vekletin kabul iin hasmn rzasn art komazlar. nk bunlara gre vekil tayin etme yalnz mvekkile ait bir haktr, bakasn ilgilendirmez. Mvekkil bu hakkn her konuda olduu gibi davada veklet hususunda da kar tarafn rzasn almadan kullanabilir. Mecelle de bu gr kabul etmitir (md. 1516). Sonraki devir hukukular ierisinde vekletin geerliliini hkimin kabulne balayanlar da vardr. Ayn dava iin birden fazla kiiye veklet verilebilir. Vekletin hangi konular iine ald ve vekilin yetkileri aka ifade edilmelidir. Aksi belirtilmemise vekilin mahkemede mvekkili aleyhindeki ikrar geerlidir. Ne var ki mvekkil vekilini aleyhte ikrardan menedebilir (Mecelle, md. 1517, 1518). Vekletin mahkemede ahitlerle veya artlarn haiz yazl bir belge ile ispat edilmesi gerekir. Veklet, feshi kabil (gayr-i lzm) bir akiddir; vekil diledii zaman istifa edebilecei gibi mvekkil de onu azledebilir. Yalnz bu istifa veya azil sebebiyle nc ahslar zarar grmemi olmaldr. Byle bir zarar sz konusu olduunda azil veya istifa geerli saylmaz (Mecelle, md. 1521, 1522). Vekilin mvekkil tarafndan azledilmesi durumunda bu azil ancak vekile bildirildii andan itibaren geerlidir. Mvekkille vekil arasndaki veklet ilikisinin geerli olabilmesi iin her ikisinin de kendileri iin gerekli ehliyet artlarn haiz olmalar gerekir (geni bilgi iin bk. VEKLET). Veklet karlnda cret istenebilir. Vekil, belirtilmise bu creti, deilse rayi creti (ecr-i misil) talep eder.

Vekletin mer kabul edilmesinin sebebi, kiilerin bu messeseye duyduklar ihtiyac gidermek ve gerein ortaya kmasna yardmc olmaktr. Hakl olmad halde kiiyi hakl karan veya kiiye hakkndan fazlasn kazandran bir veklet uygulamas slm hukuku bakmndan mer deildir. Bir hadiste, Bana ihtilflarnz getiriyorsunuz. Muhtemeldirki bir ksmnz dierine gre delillerini daha gzel ortaya koyabilir ve ben dinlediime gre onun lehinde hkmederim. Bu ekilde kime kardeinin bir para hakkn alp vermisem almasn, zira ona ateten bir paray vermiimdir (Mslim, Aye, 4; Tirmiz, Akm, 2; Nes, dbl-ut, 13) buyurulmaktadr. Buradaki ikaz sadece davac ve davaly deil onlarn vekillerini de ilgilendirmektedir. Bu bakmdan haksz bir davay savunmak haram olduu gibi bunun iin avukat tutmak da haramdr.

BBLYOGRAFYA

Mslim, Aye, 4-6; Tirmiz, Akm, 2; Nes, dbl-ut, 13; Beyhak, es-Snenlkbr, VI, 81; Vek, Abrl-ut (nr. Abdlazz el-Merg), Kahire 1947-50, II, 112; Serahs, el-Mebs, XVI, 86; XIX, 2-16; Ksn, Bedi, VI, 21-37; eyzer, Nihyetr-rtbe f alebilisbe, Kahire 1946, s. 115; bn Kudme, el-Mun, Kahire, ts., V, 87-148; Nveyr, Nihyetl-ereb, Kahire 1923-85, IX, 135-136; bn Ferhn, Tebratl-kkm, Kahire 1301-1302, I, 38, 124-125; Kalkaend, ubul-a, XI, 197, 413; XII, 52; Abdlhay el-Kettn, et-Tertbl-idriyye, I, 279; Ayn, el-Binye, Beyrut 1400-1401 / 1980-81, VII, 269-273; bnl-Hmm, Fetul-adr, Kahire 1389 / 1970, VII, 499-515; Mecelle, md. 1516-1518, 1521, 1522; Sabri akir Ansay, Hukuk Tarihinde slam Hukuku, Ankara 1958, s. 299; E. Tyan, LHistoire de lorganisation judiciaire en pays dIslam, Leiden 1960, s. 262-273; Cokun ok, Savclklarn Avrupa Hukukunda Gelimesi ve Trkiyede Kuruluu, Sabri akir Ansayn Hatrasna Armaan, Ankara 1964, s. 86; Bilmen, Kamus, VI, 319-320, 346-347, 368; H. F. Amedroz, The Mazlim Jurisdiction in the Ahkam Sultaniyya of Mawardi, JRAS (1911), s. 668; V. E. Prbster, Die Anwaltchaft im islamischen Recht, Islamica, V, Leipzig 1932, s. 545-555. Fahrettin Atar

AVUSTRALYA
Okyanusya ktasnda anakaray oluturan ada ve zerinde yer alan lke. I. FZK ve BEER CORAFYA II. TARH III.LKEDE SLMYET Tamam gney yarm kresinde bulunan Avustralya, gneydou ucundaki Tasmanya adasyla birlikte 10 - 43 gney enlemleri (York Burnu - Tasmanyann gneyi) ve 113-153 dou boylamlar (Steep Point Burnu - Byron Burnu) arasnda uzanr. Yaklak rakamlarla kuzey - gney dorultusunda 3900 km. ve dou - bat dorultusunda 4500 km. boyutlarnda olup bu lsyle dnyann en byk adas veya beinci bamsz kara paras durumundadr. Resm ad Avustralya Uluslar Topluluu (Commonwealth of Australia) olan lke Yeni Gney Galler, Victoria, Queensland, Bat Avustralya, Gney Avustralya ve Tasmanya eyaletlerinden meydana gelen alt yeli federal bir devlettir. Ayrca federal bir blge olan Canberra ile federal hkmetin ynettii Kuzey Topraklar da (Northern Territory) dier iki zerk blgesini oluturur. Toprak genilii itibariyle dnyann altnc devletidir; yzlm 7.682.000 km (Okyanusya yzlmnn % 86s), nfusu 15.758.400 (1985), baehri Canberra (273.600) ve en nemli ehirleri Sidney (3.391.600), Melbourne (2.916.600), Brisbane (1.157.200), Perth (1.001.000), Adelaide (987.100) ile Newcastledr (423.300). ngiliz Uluslar Topluluuna dahil olup ift meclisli bir parlamentoya sahiptir; devlet bakanl makamnda ngiltere kraln temsil eden bir genel vali bulunur. I. FZK VE BEER CORAFYA 1. Yzey ekilleri. Avustralyada engebeli arazi olduka azdr ve ortalama ykseklik 200 metreyi gemez. Karann temelini eski bir ktle olan Avustralya kalkan oluturur. Yzey ekilleri nisbeten sadedir; douda dalar, batda yaylalar, orta kesimde ise havzalar, ller ve ovalar yer alr. Kuzeyde York yarmadasndan gneydouda Tasmanya adasna kadar ortalama ykseklii 1500 m. olan Avustralya sradalar uzanr. Bu sradalarn Byk Okyanusa bakan ky kesiminde, ksmen genie erit halinde bir ky ovas bulunmaktadr. Cordilera Australian veya Eastern Highlands ad verilen doudaki yksek kesim zerinde nemli da dizilerinden Liverpool sradalar ve Mavi (Karl) dalar ile Avustralya Alpleri yer alr; adann en yksek noktas bu blgedeki Kosciusko dadr (2230 m.). Adann kuzeydousundaki Mercan denizinde ise Byk Mercan Seti denilen kyya paralel mercan kayalar bulunur. Kuzeyde Karpentarya krfezinden gneyde Adelaide ehrinin gneyine kadar uzanan anak biimindeki byk havzaya Byk Avustralya havzas (Great Australian Basin) ad verilmektedir. Bu havzann nemli glleri Eyre, Torrens ve Gairdnerdir. Eyre glne birok geici rmak ular ki Diamantina bunlarn en uzunu ve en nemlisidir. Petrol ve gaz yataklarnn yer ald, kum tepeleriyle kapl Simpson l de 259.000 km alan ile havzann en byk ldr. Gneyde ise 2560 km.

uzunlua sahip Murray nehri ve kollarnn sulad Tersiyer devri tortullar ile kapl dier bir havza yer alr. Byk Avustralya havzasnn hemen batsndan balayan platolar kesimi ortalama 200-600 m. ykseklii olan genie bir blgedir. Plato zerindeki Musgrave, Macdonnel, Hamersley ve Stirling 1000 metreyi ancak aan bask da sralardr. Gneyde Nullarbor, gneybatda Swanland ovalar yer alr. Kuzeydeki Arnhem arazisi denilen blgeyle Kimberley platolar nisbeten silik bir topografyaya sahiptir. Byk Kum, Gibson, Byk Victoria ve Tanami lkenin en byk llerini oluturmaktadr. 2. klim ve Bitki rts. Avustralyann iklimi ve bitki rts de yzey ekilleri gibi birka blgede incelenebilir. Merkezde deniz etkisinin ierilere girememesi sebebiyle az yal kuru bir iklim hkm srer. Kuzey Topraklar tropikal iklim blgesine dahil edilebilir. Burada scaklk olduka yksektir ve scak aylarda (zellikle aralk) yamur ok fazladr; scakln azald aylar ise ok kurak geer. Gneydoudaki orta iklim blgesinde lman bir iklim gze arpar; scaklklar orta derecededir ve genellikle her mevsim, zellikle de k aylarnda yamur yaar. Gneyde Adelaide ve gneybatda Perth evrelerinde Akdeniz iklimi hkm srmekte olup yazlar scak ve kuru, klar lk ve nemlidir. Dou kesimleri tropikal aalarla asalak bitki ve sarmaklardan oluan tropik yamur ormanlar, gneydou kylar okalipts ormanlar, kuzey kylar da tropik aa ve mangrov ormanlar ile kapldr. Merkez kesimde savanlar, otlaklar ve bozkrlar bulunur; kumlu ve tal llerde ise dikenli allara rastlanr. 3. Nfus ve Etnik Durum. Nfus younluunun ancak 2 / km civarnda olduu Avustralyada Avrupallarn geliinden nce sadece yerliler yaamaktayd. Eskiden 500 kadar kabileden meydana geldikleri ve saylarnn en fazla 300.000e ulat tahmin edilen bu yar gebe insanlarn mevcudu bugn 100.000 civarndadr. Avustralyann esas nfus varln beyaz Anglosakson gmenler oluturur ve bunlarn da % 50sini ngilizler, % 20sini rlandallar, % 10unu skoyallar tekil eder. Nfusun % 20si ise aralarnda Trkiye, Yugoslavya, Arnavutluk Lbnan, Hollanda, Almanya ve Yunanistann da bulunduu dnyann pek ok lkesinden g etmi farkl etnik topluluklarla yerliler ve az saydaki Asyal gmenlerden meydana gelmektedir. Takip edilen beyaz avustralya politikasndan dolay XX. yzyla kadar deiik rklarn lkeye gn kstlayan artlar 1960larda hafifletilmi, 1973te ise tamamen kaldrlmtr. Nfusun % 85.7si ehirlerde yaamakta, bunun da yardan fazlas eyalet baehirlerinde oturmaktadr. Yalnz Sydney, Melbourne, Brisbane, Perth ve Adelaide ehirlerinde yaayanlar toplam lke nfusunun yarsn amaktadr. 4. Dil. Resm dil ngilizcedir. Bunun yan sra Anglosakson asll olmayan gmenlerin konutuklar eitli aznlk dillerine de rastlanr. Avustralya yerlilerinin ise farkl bir sisteme sahip, her biri kk topluluklar tarafndan konuulan, bazlar ortadan kalkm ok sayda dilleri vardr. 5. Din. Avustralyada yaayanlarn byk ounluunu % 75.8lik bir oranla hristiyanlar oluturmaktadr; dier dinlere mensup olanlar % 13.4, belirli bir dine mensup olmayanlar ise % 10.8 oranndadr. 1986 resm saym sonular mslman nfusu 97.741 olarak gstermekte ise de The Australian Federation of Islamic Councilsin (AFIC) kaytlarna gre ktadaki mslman nfus

250.000 dolayndadr. Bu nfusun hemen tamamna yakn ksmn Avustralyaya baka ktalardan g etmi yirmi ayr etnik gruptan oluan mslmanlar meydana getirmektedir. Bunlar arasnda ilk sray Trklerle (100.000) Lbnanllar (85.000) almakta, onlar Yugoslavlar, Malezyallar ve Endonezyallar takip etmektedir. lkede 150 kadar da Anglosakson asll Avustralyal mslman aile yaamaktadr. 6. Ekonomi. Temelde bir tarm ve hayvanclk lkesi olan Avustralya dnyann en byk koyun reticisidir ve dnya yn ihtiyacnn % 25ini karlar. Hayvancla bal olarak da yksek miktarda et, st ve bunlarn rnleriyle deri retimi gerekletirilir. Tarm alanlarnn lke byklne oranla az olmas sebebiyle tarm hayvanclktan sonra gelir ve rnlerin miktar da kstldr. lkede buday, arpa, yulaf, msr, eker kam, sebze, meyve ve zm yetitirilir. Ayrca balklk da yaplr ve zellikle istakoz avlanr; kuzey sahillerinde inci avcl da yaygndr. Yer alt kaynaklar bakmndan nisbeten zengin olan Avustralyada balcalarn altn, kurun, inko, uranyum ve kmrn tekil ettii eitli madenlerle elmas ve zellikle dnyada birinci olduu opal karlr. Boksit, bakr, demir ve petrol bulunursa da yetersizdir. Avustralya sanayiinde arlk besin sektrnde olmakla beraber imalt sanayii de gelimitir ve bilhassa makine sanayii dalnda otomobil, lokomotif, tarm makineleri ve benzerleri yaplmaktadr. Buna ramen byk miktarlarda maden, maden eya ve malzeme ithal edilir. lkede ulam daha ok kara ve hava yoluyla yaplr. Demiryollarn her eyalet kendisi kurmutur ve hatlar standart deildir. Demiryollar limanlara yaplan ticar nakliyatta kullanlmakta ve ayrca byk limanlar arasnda deniz tamacl da yaplmaktadr. II. TARH XIII. yzyldan beri inlilerin Avustralya hakknda bilgi sahibi olduklar, Malezyallarn da ktann kuzey kylarn tandklar bilinmektedir. Ayn ekilde Marco Polonun haber verdii bir gney ktasn gsteren ilk harita Avrupada XIII. yzyldan beri tannmaktadr. Her ne kadar bat yarm kresinden Avustralya sahillerine ilk varanlar XVI. yzyl Portekiz gemicileri ise de ilk defa ktay bamsz bir kara paras halinde tarif edenler Hollandallar olmutur. 1642-1643 yllarnda, bugn ad Tasmanya adasnda yaamaya devam eden Hollandal denizci Abel Tasman, ssz ve dz olan Avustralyann bat ve kuzey kylarn dolap bu kesime Yeni Hollanda adn verdi. 1801-1803 yllar arasnda adann kylarn dolaan Matthew Flinders adndaki deniz subay ise Latince gney lkesi anlamna gelen terra australis sznden Australia kelimesini tretti ve zamanla Yeni Hollandann yerini bu isim ald. nceleri zerinde ngiltereye bal ayr ayr devletler kurulan Avustralyada, 1883 ylnda toplanan Sydney Konferans bir federal meclisin kurulmasn kararlatrd ve bu karar ngiltereye teklif edildi. 1885te ngiltere parlamentosundan karlan bir kanunla teklifin kabul edilmesi zerine de meclis teekkl etti. 1891 ylnda bir anayasa yapld ve 1899da referanduma sunuldu. ngiltere bu referandumun sonucunu 1901 ylnda kard bir kanunla onaylad ve bylece bugnk Avustralya devleti domu oldu. Eski kolonilerin birlemesiyle olumu bulunan Avustralya Uluslar Topluluu federasyon eklinde tekiltlanm bir devlet olup ngiliz ve Amerikan devlet sistemlerinin karmndan ibarettir.

1901den bu yana yrrlkte olan anayasaya gre federasyonun ba ngiltere kral veya kraliesidir ve genel vali tarafndan temsil edilmektedir. Bir parlamenter monari rejimi olan lkedeki yrtme gc, federasyon dzeyinde genel valinin, eyaletlerde ise eyalet valilerinin elinde bulunmaktadr; ancak uygulamada asl g federal babakan ile kabinededir. Yasama yetkisi, yeleri genel oyla halk tarafndan seilen temsilciler meclisi ile senatodan olumu parlamentonun elindedir. Eyaletlerde ise mahall ilere bakan eyalet meclisleri bulunur. Avustralya Uluslar Topluluunun kurulmasndan hemen sonra dardan gmenlerin geliini yasaklayan bir kanun karld (1902) ve bu kanun II. Dnya Savann sonuna kadar yrrlkte kald. Avustralyada beyazlarn hkimiyetinin devamn salamak amacyla konan bu yasak zellikle Asyadan gelecek olanlara uyguland; Avrupa lkelerinin pasaportunu tayanlarn lkeye gelileri ise devam etti. Avustralya I. Dnya Savanda ngilterenin safnda savaa girdi ve Yeni Zelandal askerlerle beraber oluturulan Australian and New Zeland Army Corps (ANZAC) birlikleri ngilterenin emrinde savat. anakkale Savanda, Filistin cephesinde ve dier cephelerde Osmanllara kar savaan ANZAC askerlerinin htrasn canl tutmak amacyla her yln 25 Nisan Avustralyada ve Yeni Zelandada ANZAC gn olarak kutlanmaktadr. Ayrca anakkale Boaznda Kk Arburun ile Byk Arburun arasndaki koya da ANZAC koyu ad verilmitir. I. Dnya Sava yllarnda ve savatan sonra yksek gmrk duvarlar ile korunmaya allan Avustralya ekonomisi 1929daki byk ekonomik buhrandan olumsuz ekilde etkilendi; enflasyon, isizlik vb. problemler ynetimi zor durumda brakt. II. Dnya Savanda ngilterenin yannda savaa giren Avustralya, Japon tehlikesinden korunmak iin sava srasnda Amerika Birleik Devletleriyle i birlii yapt ve bu i birliini savatan sonra da srdrerek Amerika Birleik Devletlerinin Uzakdoudaki politikasna destek verdi; ayrca blgesel organizasyonlara girdi ve Vietnam Savanda Amerikan birliklerini desteklemek iin bu lkeye asker gnderdi. II. Dnya Savandan sonra daha liberal bir politika takip etmeye balayan Avustralya ynetimi, bir yandan yabanc sermayenin lkeye girii iin eitli kolaylklar getirirken dier yandan da yeniden gmen kabul etmeye balad. Bilhassa Avrupadan ve az da olsa Asya lkelerinden ok sayda gmen geldi. 1970ten itibaren Japonya ile i birliini gelitirirken Avrupa Topluluu lkelerine tarm rnlerini daha kolay sokabilmek iin gayretler gsterdi. lkeye gelen gmenlerin artmas zerine 1967de bu ile ilgili zel bir bakanlk kuruldu ve eitli lkelerle g anlamalar yapld. Bu tarihten itibaren imzalanan ikili anlamalar erevesinde Avustralyaya gmenlerin girii daha dzenli ve planl ekilde gereklemektedir.

BBLYOGRAFYA

P. Privat-Deschanel, Oceanie, Gographie Universelle, Paris 1930, X; Ali Tanolu, Enerji Kaynaklar, stanbul 1958, s. 100; The Atlas of the Earth, London 1971, s. 138-139; The Times Atlas of the World, London 1985, levha 2-14; A. E. McQueen, Australia, The Far East and Australasia

1988, London 1987, s. 174-211; L. C. N. v.dr., Avustralia, EBr., II, 774-808; Sami ngr, Devletler ve lkeler Ansiklopedisi, Ankara 1967, s. 14-16. Ahmet Ertek

III. LKEDE SLMYET

Avustralyada yaayan mslman nfusun kesin says belli deildir. Resm rakamlarla slm tekiltlarn verdikleri rakamlar arasnda byk bir farkllk bulunmaktadr. Resm saym sonular lkede 1971de 22.311, 1976da 45.206, 1981de 76.792, 1986da ise 97.741 mslman bulunduunu gstermekte, buna karlk Avustralya slm Konseyleri Federasyonunun (The Australian Federation of Islamic Councils: AFIC) resm yayn organ Minaretin Kasm 1975 says mslman nfusu 100.000, Yeni Gney Galler slm Konseyi (Islamic Council of New South Wales) 250.000 (1976), Melbournedaki Preston Camiinin imaml ise 125.000 olarak bildirmektedir. Dier taraftan Avustralya slm Konseyleri Federasyonunun 1981deki yllk kongresinde saynn 216.400 olduu aklanm, Minaretin Ekim-Kasm 1982 says ise bu rakam 300.000 eklinde vermitir. Ayrca M. Ali Kettn Avustralyadaki mslman nfusun 1982de 170.000 (Kettn s. 215) ve A Map of the Muslims in the World da 221.000 olduunu sylerken Trkiye Cumhuriyeti Melbourne Bakonsolosluu Din Hizmetleri Ateelii ise lkede 1986 itibariyle 251.000 mslman nfus bulunduunu aklamtr. Btn bu birbirinden farkl say lardan Avustralyadaki mslman nfusun 250 ile 300 bin arasnda olduu tahmin edilebilir. Avustralyann zellikle Yeni Gney Galler, Victoria, Bat Avustralya ve Gney Avustralya eyaletlerinin eitli ehirlerinde yaayan mslmanlarn hemen hemen hepsi, lkeye Asya, Avrupa ve Afrikann eitli lkelerinden gmen olarak gelenler ile bunlarn ocuklardr. Etnik bakmdan yirmi deiik gruba mensup olan mslman nfus ierisinde Trkler, Araplar, Pakistanllar, Endonezyallar, Yugoslavlar, Malaylar ve Arnavutlar nemli bir nisbete sahiptirler. slmiyeti kabul etmi Avustralyallarn says (150 civarnda aile) olduka dktr. Avustralyaya mslmanlarn gelmeleri ayr dnemde ele alnmakta olup ilki I. Dnya Savandan nceki dnemi, ikincisi iki dnya sava arasn, ncs de II. Dnya Savandan sonraki dnemi kapsamaktadr. Avustralya kylarna ilk gelen mslmanlar X. yzylda Arap tccarlar ve XVI. yzylda Endonezya adalarndan geen balk ve seyyahlar olmakla birlikte lkeye yerleen ilk mslmanlar 1860l yllarda buraya gelen Afganistanl deve srcleridir. Dardan gelerek ky blgelerine yerleen Avrupal smrge yneticileri, karann i blgelerini kefetmek, buralara seyahatler dzenlemek ve lkeyi gneyden kuzeye boydan boya geebilmek amacyla develerden faydalanmay dnm ve bu sebeple ilk defa 1860 ylnda Kemirli Dost Muhammed ve iki arkada ile yirmi drt deveyi lkeye getirmilerdir. Royal Society of Victoria irketinin denetiminde Burke ve Wills ehirleri arasnda seferlere balayan Dost Muhammed Melindeeye yerlemi, ancak birka yl sonra lmtr. Ardndan 1866 ylnda yz yirmi deve ile birlikte on iki Afganistanl mslman deve srcs daha getirilmi ve bunlar her yl yeni gelenler takip etmitir. Bylece zellikle Avustralyann bat, gney ve i blgelerinde nceleri deve kervanlarnda, daha sonra ise demiryolu inaat, telgraf hatt tesisi, madencilik, su kuyusu ama, keif

seyahatlerinde tayclk yapma, adann cra kelerine erzak gtrme gibi ilerde alan bir mslman cemaati domu oldu. te yandan ayn dnemde Endonezyadan balklk ve inci avcl amacyla gelen mslman Malaylar da lkenin kuzeybats ile kuzey blgelerinde Broome, Darwin ve Thursday adasna yerleerek mslman cemaatlerini oluturdular ve bylece Afganllar ile Malaylar Avustralyadaki ilk slm gruplar tekil ettiler. Deve srcs olarak lkeye gelen ve eitli ilerle uraan Afganllar, bilhassa lkenin i blgelerinde hayat artlarnn iyiletirilmesinde nemli rol oynamlardr. Gneydeki Elizabeth Liman yaknlarndan ierideki maden alanlarna kadar uzanan kervan yollar ile douyu batya balayan ve Alice ehrini Perthe birletiren telgraf hattnn inasnda alan mslmanlardan lkelerine geri dnmeyenler, kimi yerli kadnlarla kimi de beyazlarla evlenerek eitli ehir ve kasabalara yerlemilerdir. Yol kenarlarnda su ve kuyularn evresine yerleen Afganl deve srcleri Gan kasabas (Ghan town) veya Gan kamp ad verilen yerleim birimlerini kurarak buralarda tesis ettikleri ve sosyal hayatta nemli rol oynayan mescidler yoluyla slmn sesini etrafa duyurmulardr. Afganllar ve Malaylar takip eden Hindistan, in ve dier lkelerden gelenlerle birlikte mslmanlarn says XX. yzyln banda 6011e ulamtr. Aslnda Avustralya ynetimiyle kilisenin mslmanlarn lkeye gelmelerine kar olmasna ramen gmen says i gcne ihtiya bulunmas sebebiyle artmtr. 1902de Avustralyadaki smrge idaresinin Asyallarla koyu renkli insanlarn lkeye geliini yasaklayan bir kanunu yrrle koymas zerine Asyadan bu lkeye mslman g ok azalm ve geriye dnler balamtr. Ayrca demiryolu ve karayollarnn yaplmas ulamda develere duyulan ihtiyac ortadan kaldrdndan bu ile megul olan mslmanlar ok zor durumda kalmlar, bazlar lkelerine dnerken bazlar da i deitirerek baka alanlarda almaya balamlardr. 1911de bu lkede bulunan mslmanlarn says 2020ye kadar dm ve varlklarn devam ettirmede byk zorluklarla karlamlardr. Sistemli ve youn misyonerlik faaliyetleriyle hristiyanlarla evlenmeler Mslmanln gerilemesine, mslmanlarn din deitirmelerine ve dinlerini deitirmeyenlerin de sadece ismen slmiyete bal kalmalarna sebep olmutur. XX. yzyln bana kadar dardan gelen gmenler Avustralyann eitli ehirlerinde tekiltlanarak slm merkezi ve camiler tesis etmilerdir. lkede ilk slm merkezi (1889) ve camisi (1896) Adelaidede alm olup bunlar Marree, Perth, Broken Hill, Brisbane gibi ehirlerde alan camiler takip etmitir. Ayrca Broome, Darwin, Port Heldand, Farina, Oodradatta, Bridsville, Alice Springs ve Coolgardie ehirlerinde de kk mescidler kurulmutur. Bu dnemde ina edilen camilerden iki tanesi (Perthde ve Adelaidede) bugn hl ayakta olup ibadete aktr. Dierleri ise zamanla yklm veya baka maksatla kullanlmaya balamtr. XX. yzyln bandan 1953e kadar Asyallara ve koyu renkli insanlara yasak olmas sebebiyle Avustralyaya pek fazla mslman gmen gelmemi olmakla birlikte Balkanlardan, Ege adalarndan, Arnavutluk ve Bat Trakyadan baz Trkler buraya g etmilerdir. talyann Oniki Aday, Yunanistann da Ege adalarn igal etmeleri ve zellikle I. Dnya Savandan sonra Osmanl Devletinin dalmas zerine Rodos, stanky, Midilli ve dier adalardan gelen Trklerle eitli eski Osmanl yurttalar Avustralyaya yerlemilerdir. Komnist idarenin kurulmas zerine de Bulgaristandan baz Trkler buraya g etmilerdir. ki dnya sava arasnda Avrupadan g eden mslman gmenlerin lkeye kolay girmeleri ngiliz, talyan, Yunan ve Bulgar pasaportu tamalar sebebiyledir. Buraya ilk gelen gmenler nce sava kamplarna yerletirilmi, daha sonra

da toprak tahsis edilerek kendilerine iftilik yapma imkn verilmitir. Fakat bunlarn bir ksm Mslmanlklarn koruyamam ve Avustralya toplu mu ierisinde erimiler, bir ksm da II. Dnya Savandan sonra kendi lkelerine geri dnmlerdir. II. Dnya Savandan sonra idarenin kar tedbirlerine ramen Arnavutluk, Yugoslavya, Lbnan, Suriye, Msr, Kbrs ve Trkiyeden Avustralyaya ynelen mslman g, bilhassa 1960tan sonra younlaarak devam etmitir. Yugoslavyann Bosna ehrinden gelenler Adelaide, Melbourne ve Sydneydeki slm tekiltlarda aktif rol oynarken zellikle 1948-1952 arasnda Kbrstan gelen Trkler Sydney ve Melbourneda geni bir cemaat oluturmulardr. 1968den itibaren lkenin iktisad alanda ihtiya duyduu i gcn karlamak iin imzalanan g anlamalar uyarnca Trkiye, Lbnan, Msr ve Suriyeden gelen gmenler fabrikalarda altrlmlardr. Bunlarn yannda Hindistan, Pakistan, in, Burma, Sovyetler Birlii ve Gney Afrikadan da gelenler olmu ve bylece Avustralyada ok milletli bir slm cemaati meydana gelmitir. Bugn Avustralyadaki slm cemaatini oluturanlar, sadece buraya almak ve yerlemek amacyla gelen mslman gmenler deildir. Cemaatin iinde zellikle Uzakdou ve Gney Asya lkelerinden gelen ok sayda renci ile mslman devletlerin buradaki diplomatik misyonlarnda grevli memurlar da bulunmaktadr. eitli niversitelerde renim gren mslman renciler, Avustralya Mslman renci Dernekleri Federasyonunun (Australian Federation of Muslim Students Associations: AFMSA) ats altnda toplanarak slmn