You are on page 1of 1426

YSUF

( ) Hz. Yakbun olu, sriloullarna gnderilen bir peygamber. Ysuf kelimesinin asl brnce Yoseftir. Bu ismin, uzun sre ocuu olmayan Rahelin (Tekvn, 29/31; 30/1) Ysufun doumu ile anne olamamann utancndan kurtulduuna iaret etmek zere ortadan kaldrmak anlamndaki asaf kknden geldii (Tekvn, 30/23; Tora, I, 229) veya Rahelin, doan ocuuna daha sonra bir ocuunun daha olmas iin arttrmak, ilve etmek anlamndaki yasaf kknden, Tanr arttracak, bir tane daha verecek anlamnda Yosef adn verdii (DB, III/2, s. 1655; IDB, II, 981), Ysuftan sonra da ikinci ocuu Bnyminin doduu (Tekvn, 30/24; 35/17, 18) belirtilmektedir. slm kaynaklarda ise bu adn Ysuf, Ysef, Ysif eklinde farkl okunuu sz konusudur (Lisnl-Arab, esf md.; Tcl-ars, esf md.) ve menei tartmaldr. Kelimenin Arapa olup zlmek anlamndaki eseften tredii, ayrl ile babasn zen Ysufa zen anlamnda Ysif, kardeleri onu babalarndan ayrarak kendisini zdkleri iin zlen anlamnda Ysef denildii ileri srlmekteyse de (Frzbd, VI, 46) ismin Arapa asll olmad kabul edilmektedir (Saleb, s. 82-83; Mevhb b. Ahmed el-Cevlk, s. 355; Jeffery, s. 295). Tevrata gre Ysuf, brhimin olu shakn olu Yakbun dier hanmlarndan olan on olundan sonra doan on birinci olu olup Rahelden doan ilk ocuudur (Tekvn, 30/24; 32/9). Rahel, Yakbun days Labann kzdr (Tekvn, 29/28). Kurana gre de Yakbun on iki olu vardr ve Ysuf ile Bnymin z kardetir (Ysuf 12/4, 59). Ysuf kssas Tevratta ve Kuranda ayrntl biimde anlatlmakta, bu iki anlatm arasnda byk lde benzerlik bulunmaktadr. Kurn- Kermde dier peygamberlere ait kssalar farkl srelerde yer ald halde Ysuf kssas ahsenl-kasas nitelemesiyle tek bir srede nakledilmektedir. Tevrata gre Ysuf, Paddan-Aramda (Mezopotamya) babas Yakbun Kenan diyarna dnnden alt yl nce, Yakb 90 veya 91, dedesi shak 151 yanda iken domutur (NDB, s. 413; Tora, I, 290). ocukluu hakknda Tevratta bilgi verilmemekte, on yedi yanda iken kardeleriyle birlikte obanlk yapt ve btn kardelerin babalarnn srlerini Hebron ve ekem dolaylarnda otlatt belirtilmektedir (Tekvn, 37/29). Yakb, Ysufu dier oullarndan daha ok seviyordu, nk o yallnda domutu (Tekvn, 37/3). Ayrca bu sevginin Rahelin Yakbun ilk evlendii kadn olmasndan kaynakland, dier taraftan asl sebebin Ysuftaki mnev ve zihn stnlk olduu, Yakbun, days Labann yanna gitmeden nce, Sam ve Eberin mektebinde (yeiva) on drt yl boyunca rendiklerini Ysufa rettii ifade edilmektedir. Rivayete gre Ysuf on yedi yana kadar bet ha-midraa devam etmi ve din konularda kardelerine yardm edecek kadar bilgi edinmitir. Bundan dolay babas Ysuf iin liderlie ya da asalete iaret eden bir giysi olan uzun ve renkli bir pelerin yapmt (Tekvn, 37/3; Tora, I, 293; Ginzberg, III, 8). Kardeleri Ysufa konumalar srasnda syledikleri kt szleri babalarna aktard iin fke duyuyor, ayrca babalarnn sevgisinden dolay onu kskanyorlard. Ysufun kardelerine anlatt iki rya onlarn fkesini daha da arttrmt. Ryalardan birine gre kardeleriyle birlikte tarlada demet balayan Ysufun demeti kalkp dikilmi, kardelerinin demetleri ise onun demetinin etrafn kuatp nnde eilmi, ikinci ryada ise gne, ay ve on bir yldz Ysufun nnde secde etmitir

(Tekvn, 37/2-9). Babas bu ryalarn kendisine de anlatan Ysufu azarlayarak, Gerekten ben, annen ve kardelerin senin karnda eilecek miyiz? diyerek bu szleriyle kardelerini yattrmak isterse de kardeleri onu ortadan kaldrmaya karar verirler (Tekvn, 37/10-18; DB, III/2, s. 1656). Sry otlatmaya gtrdkleri bir gn Yakb, Ysufu kardelerinin yanna gnderir. Onu ldrp bir kuyuya atmay dnen kardelerin iinden Ruben, Ysufu kurtarmak amacyla onu ldrmeyip bir kuyuya atmalarn nerir ve Ysuf pelerini karlarak iinde su bulunmayan bir kuyuya atlr. Daha sonra yemek yedikleri bir srada smil bir kervann gelmekte olduunu grnce Yahudann teklifiyle Ysuf kuyudan karlarak 20 gm karlnda smillere (Midynler) satlr (Tekvn, 37/28). Bu olay ayrntl biimde yahudi rivayetlerinde de yer almaktadr (Ginzberg, III, 12-21). Tevratta bu hadise anlatlrken Ysufun satld kervan smil (Tekvn, 37/25, 27; 39/1), Midyn ve smil (37/28), Medn (37/36) olarak gsterilir (Tora, I, 301). Mednlerle Midynlerin ve smillerin ayn topluluk olduu kaydedilmekte, te yandan bu isimlerin farkl topluluklar ifade ettii ve Ysufun birka defa satld, kuyudan karlnca nce smillere, smiller tarafndan Midynlere, daha sonra Msrda tekrar smillere satld ileri srlmektedir (a.g.e., I, 301, 305). Dier iki rivayetten birine gre Ysufu lmden kurtaran Rubendir ve Ysuf Midynlere satlmtr (Tekvn, 37/18-24). brne gre ise onu koruyup satlmasn neren Yahudadr ve Ysuf smillere satlmtr (Tekvn, 37/25-27). Tekvnde (37/28) bu iki rivayet birbirine kartrlm ve smillerle Midynler ayn topluluk kabul edilmitir (The Torah, s. 246; IDB, III, 375). Ysufu sattktan sonra kardeleri kestikleri bir keinin kann onun pelerinine srerler. lerinden Neftali pelerini babasna gtrerek bunu dn yolunda bulduklarn ve Ysufa ait olup olmadna bakmasn ister. Yakb pelerini grr grmez Ysufa ait olduunu anlar ve ac iinde yere ylr; dier kardeler de Ysufu vahi bir hayvann paralam olabileceini syler ve kendi yanndan ayrldktan sonra onu bir daha grmediklerini iddia ederler. Rivayete gre Yakb, Ysufun lm haberini yedinci ay olan tiri aynn onuncu gnnde aldndan bu gnde sriloullarndan hznl olmalar istenmitir (Tekvn, 37/19-35; Ginzberg, III, 22-23). te yandan smiller, Ysufu Msra gtrerek Firavunun muhafzlarnn reisi ve harem aas Potifara satarlar (IDB, III, 845). Ysuf ksa zamanda Potifarn gvenini kazanr ve Rab, Ysuftan dolay Potifarn evini mbarek klar ve bereketini arttrr (Tekvn, 39/1-6). Rivayete gre Ysufu Msra gtren tccarlar kendi aralarnda anlaamaynca onu bir sre iin bir dkkn sahibinin yanna brakrlar. Dkkn sahibi de Ysuf orada kald mddet zarfnda ok para kazanr. O srada Memfisten gelen Potifarn kars dkknda Ysufu grnce kocasndan onu satn almasn ister ve Ysuf 80 altn karlnda Potifara satlr. Yahudi din literatrnde yer alan bir rivayette Ysufun efendisi Potifarla ileride kaynpederi olacak Potifera ayn kii olarak gsterilir. Potifar, Ysufun drst ve dindar bir kii olduunu grnce evinin btn sorumluluunu ona brakr. Ysufu bir kle gibi deil evin bir ferdi gibi kabul edip yetimesini salar. Bundan dolay Tanrya kreden Ysufa Tanr, Sen nimet iinde yaarken baban matem tutuyor, bu sebeple evin hanmn senin zerine salacam ve sen aracaksn der. Bylece Ysufun, atalarnda da grld gibi iv basks altnda dindarln ispat etme arzusu gereklemi olur (Ginzberg, III, 34-35, 281). Potifar kelimesi Msr dilinde Padi-pa-re eklindedir ve Tanr Renin bahettii kii anlamna gelir. Tevratta Potifar, brnce harem aas anlamnda saris ve muhafzlar reisi anlamnda ar hattabbahim unvanlaryla zikredilir. Ancak Potifar evlidir ve Msrda harem aal yoktur; dolaysyla Mezopotamyada

bulunan bir unvan saray grevlisi anlamnda Msrdaki unvanla ayn saylmtr (Testament, s. 103). Ysufun Msra gtrl Hiksoslar dnemine, XV. hnedan zamanna rastlar. Hiksoslar, Msrn yerlisi olmayp Asya kkenli gebe topluluklard; Orta Bronz anda (m.. 1800-1550) XV ve XVI. hnedanlklar dneminde Msra gelmiler ve XVIII. hnedana mensup Ahmose tarafndan milttan nce 1570-1545 yllarnda bu lkeden karlmlardr (IDB, II, 667). Ysuf Msra geldii srada Kral Aphophis (Msr kaynaklarnda Apopi) hkm sryordu. Potifarn kars -baz kaynaklarda ad Zuleika (Zleyha) eklinde geer (The Torah, s. 257, 1704)ok yakkl olan Ysufa kar arzu duyar ve ona beraber olmay teklif eder. Ancak Ysuf evini kendisine emanet eden efendisine ihanet edemeyeceini, ayrca Tanrya kar gnah ilemekten korktuunu syleyerek bunu kabul etmez. Kadn srar ederse de Ysuf her defasnda onu geri evirir. Bir gn Potifarn kars Ysufu gmleinden yakalamak isteyince, Ysuf gmleini karp darya kaar. Bunun zerine kadn, hizmetilerini ararak Ysufun kendisine saldrdn ve barnca da gmleini brakp katn syler. Kocas gelince durumu ona da anlatr, Potifar da Ysufu zindana attrr. Rabbin inayetiyle Ysuf zindancbann gvenini kazanr ve mahkmlarn bana getirilir (Tekvn, 39/7-23). Rivayete gre Potifar, Ysufun susuz olduunu anlamt, fakat onu cezalandrmad takdirde kars hakknda dedikodu yaplacan dnerek Ysufu hapse attrmtr (Tora, I, 319). Ysuf ve Zleyha kssas Kutsal Kitap d yahudi din literatrnde geni yer tutar. Buna gre Ysuf da annesi gibi ok gzeldi ve efendisinin hanm ona kar iddetli bir arzu duyuyordu. te yandan mneccimler Zleyhaya Ysuftan zrriyetinin olacan haber vermi, ancak Zleyha bunu yanl anlamt; nk Ysuf, ileride Zleyhann kz Asenat ile evlenecek ve ondan ocuklar olacaktr. Zleyha nceleri Ysufa yaklamaya alr, olu olmad iin onu evlt edinmek istediini syler; Ysuf Allaha dua eder ve Zleyhann bir olu doar. Zleyha yine isteinden vazgemez, bu defa Ysufu tehdit eder, ancak yine de muradna eremez. Zira Ysuf her seferinde Allahtan kendisini bu beldan kurtarmasn ister. Bir baka gn Zleyha, Ysufa isteine karlk verdii takdirde putperestlii brakacan vaad eder; fakat Ysuf, Allah kendisinden korkanlarn ktlk yapmasn murat etmez ve zinay yasaklar diyerek yine teklifi geri evirir. Ardndan Zleyha kocasn ldreceini ileri srer, kocasna by yaplm yiyecekler yedirir, ancak bir sonu alamaz. Neticede muradna eremeyince hastalanr, kendisini ziyarete gelen kadnlar bu hastala bir sebep bulamazlar. Bunun zerine Zleyha evinde bir ziyafet vererek ehirdeki kadnlar davet eder ve portakal soymalar iin sofralara bak koydurur. Ardndan Ysufa en gzel elbisesini giyerek misafirlerin karsna kmasn emreder. Ysufu gren kadnlar hayranlklarndan portakal yerine ellerini keserler (Ginzberg, III, 36-40). Bir yl boyunca srdrd srarlarndan bir netice alamayan Zleyha, Nilin tamas zerine herkesin nehrin kenarna gittii bir gn btn gzelliiyle Ysufun karsna kar. Ysuf bir an onun cazibesine kaplrsa da ayn anda annesinin, teyzesinin ve babasnn hayalini grr. Babas kendisini uyarnca Ysuf hemen vazgeer ve evden uzaklar, fakat arzusu depreince geri dner. Bu defa kendisine Tanr grnr ve kadna dokunduu takdirde dnyann yklacan bildirir. Ardndan Zleyha elindeki klla Ysufu tehdit eder ve Ysuf kaarken gmleinin bir ksm Zleyhann elinde kalr. Daha sonra evine gelen kadnlarn da nerisiyle Ysufa iftirada bulunur ve onu kendisine saldrmakla sular. Potifar, Ysufun susuzluunu bildii halde onu hapse attrr (a.g.e., III, 35-46).

Msr kralnn basksi ile ekmekisi hapse girer ve hapiste rya grrler. Bask ryasnda tomurcuklanp zm veren dall bir asmann olgun zmlerini Firavunun ksesine skarak ona sunar. Ysuf ryay yorumlayp gn sonra serbest braklarak tekrar Firavuna sklik yapacan syler ve ondan hkmdarn yannda kendisini anmasn ister. Ekmeki ise ryasnda bann zerinde sepet ekmek tadn ve kularn bu ekmeklerden yediini grr. Ysuf ona da gn sonra aslacan ve etinden kularn yiyeceini bildirir. Ryalar Ysufun dedii gibi kar (Tekvn, 40/1-22). ki yl sonra da Firavun iki rya grr. Ryasnda yedi clz inek yedi semiz inei, yedi clz baak da yedi dolgun baa yemektedir. Msrn bilge kiileri bu ryalar yorumlayamaz (Tekvn, 41/1-8). Tevrat d rivayetlere gre ise Firavun iki yl boyunca her gece ayn ryalar grrse de sabah olunca bunlar hatrlayamaz. Nihayet Ysufun hapisten kaca gn ryasn hatrlar. Msrn bilge kiileri bunun iin farkl yorumlar yapar: Yedi semiz inek Firavunun doacak yedi kzna, yedi zayf inek de onlarn leceine; yedi dolgun baak yedi memleketin fethedileceine, yedi zayf baak da yedi eyalette isyan kacana iarettir. Dier bir yoruma gre ise yedi dolgun baak ina edilecek yedi ehri, yedi zayf baak da bu ehirlerin yklacan ifade eder. Kral bu yorumlarn hibirini kabul etmez. Bu srada bask Ysufu hatrlar ve krala ondan bahseder. Ysuf zindandan karlarak kraln yanna getirilir ve onun ryalarn tabir eder. Kral onun tabirinden de phe edince Ysuf kendisine hamile olan karsnn bir oul douracan ve tam buna sevinirken iki yandaki byk olunun leceini bildirir. Gerekten olay bu ekilde cereyan eder. Bunun zerine kral Ysufa inanr ve onu lkesini ynetmekle grevlendirir (Ginzberg, III, 49-55). Dier bir rivayete gre ise bask Ysufu hatrlaynca durumunu Firavuna anlatr. Hapisten karlan Ysufun salar kesilir, elbisesi deitirilir ve Firavunun huzuruna karlr. Ysuf yedi semiz inekle yedi dolgun baan yedi bolluk ylna, yedi clz inekle yedi yanm baan da yedi ktlk ylna iaret ettiini belirtir. Firavun, Ysufu Msrda kendisinden sonra ikinci adam konumuna ykseltir; mhrn ona teslim eder, zel elbise giydirir, boynuna altn zincir takar. Adn da Zafenat-paneah olarak deitirir ve kendisini On (Heliopolis) ehrinin khini Potiferann kz Asenat ile evlendirir (Tekvn, 41/1-45). Zafenat-paneah, Ysufun Msr dilindeki isminin brnce karldr ve srlar aa karan demektir; ayrca ismin, Hayat tanrs konuuyor mnasna geldii de ifade edilir (Tora, I, 335). Ysufun evlendii Asenat, Yakbun kars Leadan olan kz Dinann ekemden doan kzdr. Asenatn Potifera tarafndan evlt edinildii ileri srld gibi Asenat kelimesinin eski Msr dilinde Nethe ait anlamna geldii ve onun Msrl olduu da (a.g.e., I, 334) kaydedilir (Talmud, Sota 13a; IDB, III, 845). Ysufun Asenattan Efraim ve Manasse adl iki olu olur, bunlar daha sonra sriloullarnn on iki kabilesinden ikisini tekil eder. Yahudi kaynaklarna gre Tanr, Ysufun hapiste on yl kalmasn takdir etmitir. Bu sre, kendisi hakknda babalarna kt haber veren on kardeinden her biri iin bir yl olarak belirlenmi, ardndan bu sreye Tanrya gvenmek yerine baskye mit balad iin iki yl daha eklenmitir (Tora, I, 318). Msrda i bana getii srada otuz yanda olan Ysuf btn lkeyi dolaarak tedbir alr ve yedi bolluk ylnda buday depolar, sonraki yedi ktlk ylnda ise bunu datr (Tekvn, 41/46-57). te yandan Yakb, Filistinde meydana gelen ktlk yznden oullarn erzak satn almalar iin Msra gnderir. Ysufun huzuruna kan kardelerini kendisi tanr, fakat onlar Ysufu tanyamaz. Ysuf ilerinden imeonu rehin alr, dierlerine de Bnymini getirmeleri artyla buday verir ve

paralarn da iade eder. Kardeler Filistine dnnce durumu babalarna anlatrlar ve ikinci seferde Bnymini de Msra gtrrler. Ysuf onlara ikramda bulunur ve erzak yklerini hazrlatr, bu arada Bnyminin ykne kendi gm ksesini koydurur. Ardndan yaplan arama srasnda kse Bnyminin yknden knca hrszlk sulamasyla onu alkoymak ister. Kardeleri babalarnn durumunu anlatp Bnymini geri gtrmedikleri takdirde onun ok zleceini ifade ederler. Bunun zerine Ysuf kendini tantr ve babalarn Msra getirmelerini ister (Tekvn, 42/1-45/28). Daha sonra Yakb ile birlikte btn zrriyeti toplam yetmi kii olarak srleri ve dier mallaryla beraber Msra gelirler, verimli Goen vilyetine yerleirler. Bu srada 130 yanda olan Yakb 147 yanda Msrda vefat eder (Tekvn, 47/9,28; 49. bab). Ysuf babasnn vasiyetine uyarak onu Kenan diyarna gtrr ve Makpela arazisindeki maaraya defnedip geri dner. Kendisi de ldnde kemiklerinin Msrdan vaad edilmi topraklara gtrlmesini vasiyet eder; 110 yanda vefat edince naa mumyalanp bir tabuta konulur (Tekvn, 50/22-26). Yahudi rivayetlerine gre Ysuf lm srasnda kardelerine Msrdan ayrlrken naan da birlikte gtrmelerini vasiyet eder. Vefat zerine btn sril ve Msr halk yas tutar. Ysufun vasiyetini bizzat Ms yerine getirmek ister. Fakat Msrdan kmadan nce gn gece Ysufun tabutunu arar. Nihayet Aerin kz Serah, Msrllarca hazrlanan kurun tabutun nehre gmldn syleyince Ms tabutu nehirden karr. Krk yllk l hayat boyunca Ysufun tabutu sriloullarnn yannda kalr. sriloullar kutsal topraklara varnca Ysufun kemikleri ekeme defnedilir; nk Tanr, sriloullarna, Onu ekemde iken karmtnz, ekeme geri getireceksiniz demiti (Ginzberg, III, 133-135). slm kaynaklara gre ise Ysufun naa mermer bir sandukaya yerletirilip Nil kysna defnedilmitir (Taber, Tr, I, 364, 386). Ms, sriloullarn Msrdan karnca Ysufun kemiklerini de beraberinde gtrr. Ysuf, Yenun lmnden sonra ekem yaknlarnda Yakbun kuyusu civarna defnedilir (Ye, 24/32). Ysufun kabri Halldedir. brnce metindeki bilgilerin kronolojisine baklrsa Ysuf kssas milttan nce 1871lere doru XII. slle dneminde cereyan etmitir. Hiksoslarn Msrdaki hkimiyeti ise milttan nce 1730-1555 dnemine rastlar. Tevrata gre Ysufu tanmayan (k, 1/8) ve sriloullarna eziyet eden firavun bu yeni imparatorluun kralyd (NDB, s. 413). sriloullar, Msrda Hiksoslarn baehrine yakn Tsoan krsalnda yerlemilerdi (Mezmr, 78/12, 43). Tevrattaki Ysuf kssasnn gereklii baz arkeolojik bulgularla desteklenmektedir. Ysuf kssasnda geen Msr detlerine dair belgeler ve papirsler bulunmutur. Potifera, Zafenat-paneah (Tsafnath-Paeneach), Asnath, Potifar, On gibi Msr isimleri (Tekvn, 39/1; 41/45, tr.yer.), grevlilerin unvanlar (Tekvn, 39/1; 40/2-3) ve Msrdaki ktlk (41. bab) bunlar arasnda zikredilebilir. Milttan nce 100 ylna ait bir kitbede, milttan nce 2700 yllarna doru III. slleye mensup Firavun Zoser dneminde yedi yllk bir ktlktan sz edilmektedir. Milttan nce 1900lere doru bir grup Smnin Msra g ettiine dair bir tasvir vardr. Tevrata gre (Tekvn, 41/14) Firavun, Ysufu arnca hapisten karlan Ysuf hemen tra edilir ve elbisesi deitirilir. Zira Msrllar sakal brakmamaktadr ve din merasimler din adamlarnn tra olmasn zorunlu klmaktadr. Eski antlar ve papirsler nemli mevkilere tayinlerde ayn prosedrn izlendiini gstermektedir. Mhr olarak kullanlan yzk, ipek elbise ve kolye de bu balamda saylabilir. Msr kurallarna gre Ysufa, kardelerine ve Msrl misafirlere ayr ayr hizmet ediliyordu (Tekvn, 43/32), nk Ysuf konumundan dolay tek bana yemek yiyordu. Din adamlar snfna mensup kiiler de dierleriyle beraber yemek yiyemezlerdi; bu sebeple Msrllara

ayr sofra almt. Msrllar hayvan bakcln ve obanl asaletleriyle badatramyordu (Tekvn, 46/34). Bundan dolay Ysuf, babasn ve kardelerini brnlerin Msrllarla irtibat kurmadklar Goen vilyetine yerletirmiti (a.g.e., s. 414). Yahudi kutsal kitab dndaki din literatre gre Yakb ile Ysuf arasnda benzerlikler vardr. Yakbun annesi Rebekann evlendikten sonra uzun sre ocuu olmad gibi Ysufun annesinin de ayn ekilde ocuu olmamt. Rebeka, Yakbu byk aclarla dnyaya getirmiti; Rahel de Ysufu doururken ok ac ekmiti. Yakbun annesinin iki ocuu vard, Rahelin de iki ocuu olmu ve ikisi de snnetli domutu. Yakbun babas gibi Ysufun babas da oband. kisi de byk kardelerinden ilk oulluk hakkn almt. Kardeinin Yakbu kskanmas gibi Ysufun kardeleri de onu kskanyordu. Her ikisi de yabanc bir lkede oturmu, baba gibi oul da bir efendiye hizmet etmiti. kisi de kutsal topraklarn dnda evlenmi ve kendilerine ryada nemli eyler bildirilmiti. Her ikisi de Msrda vefat etmi ve ocuklarndan kutsal topraklarda defnedilmelerini istemiti. Babann cesedi gibi oulun cesedi de mumyalanmt. Ysuf srilde babasnn yannda on yedi yl kald gibi Yakb da Msrda olunun yannda on yedi yl kalmt (Ginzberg, III, 7-8). Yahudi rivayetlerinde Ysufun Msr ynetmesi, kardeleriyle karlamas, babasn ve kardelerini Msra getirtmesi, babasnn vefat ve onu Filistine gtrp defnetmesiyle ilgili ayrntl bilgiler vardr (a.g.e., III, 56-132). Kurn- Kermde Ysuf ad yirmi bei Ysuf sresinde, ikisi dier srelerde (el-Enm 6/84; elMmin 40/34) olmak zere yirmi yedi defa gemektedir. Ysuf kssas Kuranda ayn ad tayan srede bir btnlk iinde verilmekte (bk. YSUF SRES), yine Kuranda sriloullarnn Ysufun sylediklerini pheyle karladklar bildirilmektedir: Ysuf da size daha nce gerein btn kantlaryla gelmiti, fakat size getirdiine kar phe duymakta tereddt etmediniz, sonunda Ysuf lnce de, Allah ondan baka hibir eli gndermeyecek dediniz (el-Mmin 40/34). Ysuf kssasnda Tevratla Kuran arasnda baz farkllklar grlr. Kuranda bu kssa Ysufun ryasyla balarken Tevratta Ysufun on yedi yanda iken kardeleriyle birlikte sr otlatmaya gitmesiyle balar. Ayrca Tevrata gre Ysuf kardelerinin kt szlerini babalarna aktarmaktadr. Kuranda Ysufun bir ryasndan bahsedilir, Tevratta ise iki rya sz konusudur. Ysuf ryasn babasna anlattnda Kurana gre Yakb ona, Yavrum! Ryan kardelerine anlatma, sonra sana bir tuzak kurarlar. Rabbin seni seecek ve sana ryalarn yorumunu retecek. Daha nce atalarn brhime ve shaka nimetini tamamlad gibi sana ve Yakb soyuna da nimetini tamamlayacak demiti (Ysuf 12/5-6). Tevrata gre ise Ysuf grd iki ryay kardelerine anlatnca kardeleri ona, zerimize kral m olacaksn, zerimizde hkm m sreceksin? der; babasna anlatnca da babas, Gerekten ben ve annen ve kardelerin karnda yere kadar eilmek iin mi senin yanna geleceiz? szleriyle onu azarlar (Tekvn, 37/5-10). Ysufun ldrlmesi veya bir yere atlmas konusunda Kurana gre kardeleri bu kt ii yaptktan sonra tvbe edip iyi kullar olacaklarn vaad ederler, Tevratta ise byle bir ifade yer almaz. Tevrata gre Ysufu ldrmeyip bir kuyuya atmay teklif eden Rubendir, Kuranda ise belli bir isim verilmez, kardelerden birinin byle bir teklifte bulunduu anlatlr. Kurana gre Ysufun kardeleri babalarndan Ysufu kendileriyle birlikte gndermesini isterler, Tevrata gre ise Yakb, Ysufu bizzat kendisi kardelerinin yanna yollar. Ysufu Msrda satn alan kii Tevrata gre Potifardr, Kuranda ise bu kii aziz diye nitelenmektedir. Tevrata gre Potifarn kars Ysufun peinden koarken gmleini arkadan tutar ve evin hizmetilerini ararak ona iftirada bulunur. Kurana gre de Ysuf kaarken Potifarn kars gmleini arkadan yrtar, ancak kapda kocas ile karlarlar. Gmlein nden veya arkadan

yrtk olmasnn sulunun tesbitinde delil saylmas hususu ve azizin karsnn, dedikodusunu yapan kadnlar davet edip onlara Ysufu gstermesi kssas Tevratta deil dier yahudi rivayetlerinde yer alr. Kuranda Ysufla birlikte iki gencin zindana girdii belirtilirken Tevratta onlarn daha sonra zindana konduu ifade edilir. Ysufun bu iki gence din nasihatte bulunmas hususuna Tevratta temas edilmez. Tevrata gre Ysufun annesi Rahel, Bnymini dourduktan sonra lm ve Efrat (Beytlahim) yolunda defnedilmitir (Tekvn, 35/19). Ysuf, Msrda iken babas ile kardelerini Msra getirtir (Tekvn, 46/6-7). Kurana gre ise Ysuf btn ailesini Msra getirttii zaman annesiyle babasn tahtna oturtur (Ysuf 12/100). Tevratta Ysufun baz kt huylarndan sz edilir, Kuranda ise Ysuf drstlk ve gvenilirlik bakmndan vlr. Hadislerde Ysufla ilgili ok az bilgi vardr ve Ysuf sadece baz zellikleriyle anlr. Byk dedesi brhim, dedesi shak, babas Yakb ve kendisi olmak zere peygamberlikte pe pee gelmeleri sebebiyle Ysuf Kerm olu kerm olu kerm olu kerm, brhim olu shak olu Yakb olu Ysuf eklinde nitelenir ve insanlarn en kerimi olduu belirtilir. Hz. Peygamber miracda onunla nc kat semada karlatn bildirmitir (Msned, II, 96, 416; III, 148; Buhr, Bedlal, 6, Enbiy, 8, 14, 19; Tecrid Tercemesi, IX, 213). Tefsirlerde, tarih kitaplarnda ve ksas- enbiylarda, Ysuf ve Zleyha mesnevilerinde Hz. Ysufla ilgili geni bilgi yer alr. Ysufun gzellii darbmesel haline gelmitir. Bir hadiste Reslullah miracda onu ayn on drd gibi grdn ifade eder (Saleb, s. 83). Ysufa nisbet edilen bir kavuk tr ile Msrn fethinde ele geirilen mukaddes emanetler arasnda ona izfe olunan bir sark ve baktan da sz edilmektedir (Evliya elebi, X, 122-124). Tevrat ve Kuran dnda Ysuf kssasnn bir benzerine Bellerophonun Illiade hikyesiyle Eski Msra ait ki Erkek Kardein Hikyesinde rastlanmaktadr. te yandan Zleyhann kssas btn dnyada halk edebiyatlarnn temel konularndan biridir (EI2 [Fr.], XI, 383).

BBLYOGRAFYA

Msned, II, 96, 416; III, 148; Taber, Cmiul-beyn, XII, 149-238; XIII, 1-91; a.mlf., Tr (EblFazl), I, 364, 386; Saleb, Arisl-meclis, s. 82-108; Zemaher, Kef, Beyrut 1403/1983, II, 300-348; Mevhb b. Ahmed el-Cevlk, el-Muarreb (nr. Ahmed M. kir), Tahran 1966, s. 355; Fahreddin er-Rz, Meftul-ayb, XVII, 83-229; bn Kesr, al-enbiy, I, 317-366; Frzbd, Beiru evit-temyz (nr. Abdlalm et-Tahv), Beyrut, ts. (Mektebetl-ilmiyye), VI, 46-50; Tecrid Tercemesi, IX, 213; Syt, ed-Drrl-menr, Beyrut 1403/1983, IV, 587-588; Evliya elebi, Seyahatnme, X, 122-124; Srr Paa, Ahsenl-kasas, stanbul 1309; V. Ermoni, Joseph, DB, III/2, s. 1655-1669; A. Jeffery, The Foreign Vocabulary of the Qurn, Baroda 1938, s. 295; Elmall, Hak Dini, IV, 2841-2939; NDB, s. 413-414; Ahmed zzeddin Abdullah Halefullah, Ysuf b. Yab, Kahire 1398/1978; Ancien Testament, s. 103; The Torah: A Modern Commentary (ed. W. G. Plaut), New York 1981, s. 246, 247, 257, 1704; Zhiye Rgb ed-Deccn, Ysuf filurnil-Kerm vet-Tevrt, Beyrut 1415/1994; L. Ginzberg, Les lgendes des juifs, Paris 2001, III, 7-135, 281; Tora: Trke eviri ve Aklamalaryla Tora ve Aftara (trc. Moe Farsi), stanbul 2002, I, 229, 290, 293, 301, 305, 318-319; Mustafa Asm Kksal, Peygamberler Tarihi,

Ankara 2004, I, 271-301; smail Yiit, Kurn- Kerim ve Hadis Kaynaklar Inda Peygamberler Tarihi, stanbul 2004, s. 306-355; Yaar Kurt, Hz. Yusufun Tarihsel Hayat: Mukayese ve Deerlendirme, Ankara 2005; Kadir Polater, Kuran ve Kitab Mukaddese Gre Yusuf Kssas, Dinbilimleri Akademik Aratrma Dergisi, VII/3 (2007), s. 9-50; T. O. Lambdin, Hyksos, IDB, II, 667; O. S. Wintermute, Joseph son of Jacob, a.e., II, 981-986; a.mlf., Potiphar, a.e., III, 845; a.mlf., Potifera, a.e., III, 845; G. M. Landes, Midian, a.e., III, 375; N. M. Sarna, Joseph, EJd., X, 202-209; M. Aberbach, Joseph (in the Aggadah), a.e., X, 209-212; Celal Krca, Ahsenlkasas, DA, II, 178; R. Firestone, Ysuf, EI (Fr.), XI, 382-385. mer Faruk Harman

YSUF b. ABDLMMN
() es-Sultnl-kebr Eb Yakb Ysuf b. Abdilmmin b. Al el-Kays el-Km (. 580/1184) Muvahhidler Devleti hkmdar (1163-1184). Receb 533te (Mart 1139) Tinmellelde dodu. Muvahhidler Devletinin kurucusu Abdlmmin elKmnin oludur. yi bir din eitim ald; Buhrnin el-Cmius-aini ezberledii rivayet edilir. Bir Berber muhitinde yetimesine ramen Arap dili ve edebiyatna vkft. Hikmet ve felsefeye dier ilimlerden daha ok ilgisi vard. Tp ilmiyle de megul oldu. Babas, Ysufu on yedi yanda iken bliye (Sevilla) valiliine tayin etti. Valiliinin balarnda Portekizin gneyindeki elGarb (Algarve) Valisi Ali el-Vheybnin isyanyla karlanca ehri karadan ve denizden kuatarak isyan bastrd. Ertesi yl bliyeye saldrmay planlayan hristiyanlara kar kt seferde yenilgiye urad ve cann zor kurtard. 554te (1159) Dou Endlsn bamsz hkimi bn Merden (Rey Lobo), Ceyyn (Jean) ele geirerek Kurtubay (Cordoba) kuatt, ardndan bu kuatmay kaldrp bliyeye saldrd, fakat Ysufun direnii karsnda geri ekilmek zorunda kald. si lider bn Hamukun yahudi ve hristiyan halkn desteiyle Grnatay (Granada) kontrol altna almas zerine Halife Abdlmmin olunun kumandasndaki byk bir orduyu Grnataya gnderdi. Ysuf evredeki baz kaleleri zaptettikten sonra Grnataya girdi (557/1162). Bu zaferin ardndan Kurtubaya dnd ve buradan bliyeye geti. Ksa bir sre ehirde kaldktan sonra babasn ziyaret amacyla Merakee hareket etti. Merakete sarf, nahiv ve Kuran zerine almalaryla tannan limlerle bulutu. Ysufun halifelie seiliiyle ilgili kaynaklarda iki rivayet nakledilir. Bunlardan birine gre babas Abdlmmin hastalanp vefat edeceini anlaynca 549 (1154) veya 551de (1156) veliaht tayin ettii olu Muhammedi veliahtlktan azledip Ysufu tayin etmi, o da babasnn vefat zerine halife seilmitir. kinci rivayete gre Abdlmmin hastal srasnda Muhammedin adnn hutbelerde okunmamasn emretmi, ynetimle ilgili ileri kendisine havale ettii olu mere de z kardei Ysufu tavsiye etmitir. Ancak ldnde hl resm veliaht olan Muhammede biat edilmekle birlikte rkek bir mizaca sahip bulunan ve ikiye dknlyle bilinen Muhammed krk be gn sonra halifelik makamn terketmek zorunda kalmt. Devlet adamlar hilfete ehzadelerden mer veya Ysufun gemesini istiyorlard. mer bu greve tlip olmaynca Eb Yakb Ysufa biat edildi. Baz Muvahhid ileri gelenleri hilfetin saltanata dntrld gerekesiyle, Abdlmminin dier oullar da kendilerini dlanm saydklar iin Eb Yakba biat etmediler. Bu davranlar balangta halifelik konusunda bir ihtilfn yaanabilecei teredddn doursa da Abdlmminin Endlste bamsz hareket etme gcne sahip bulunan dier olu Eb Sad Osmann Ysufa biat etmesiyle mesele zld. Ysuf b. Abdlmmin i bana geldiinde Muvahhid kuvvetleri Endlsn orta ve bat blgelerine hkim durumdayd. Ancak lkenin dousu mahall lider bn Merdenin kontrol altndayd. Kuzeyde

de Kastilya ve Leon krallklar Endls aleyhine genilemeye alyordu. Endlsn batsndaki topraklarda yeni bir krallk olarak Portekizliler ortaya kmt. te yandan Maribde zellikle Gumre blgesinde merkez ynetimden kopmay amalayan yerel direniler sz konusuydu. Daha nce valilik yapt Endlsn kritik durumunu yakndan bilen Ysuf b. Abdlmmin, ilk i olarak blgenin hristiyan saldrlarna kar savunulmas ve bn Merdenin hkimiyetine son verilmesi konularn ele almay kararlatrd. Bu maksatla Endlsteki Muvahhid birliklerini takviye etti. Endcer, Belc Kalesi ve Lrkay (Lorca) zaptederek Mrsiyeye (Murcia) giren Muvahhid ordusu bn Merdene kar baz mevzii baarlar elde etti. Grnata civar, blgeyi yamalayp tahrip eden bn Merdenin paral hristiyan askerlerinden temizlendi. Bu srada bn Merdenin yakn mttefiki ve kaynpederi bn Hamuk Muvahhidlere katlnca Ysuf b. Abdlmmin onu trenle karlad. Muvahhid ordusu bir taraftan Dou Endlste bn Merden ile urarken dier taraftan Portekizin Bat Endlse (el-Garb) yapt saldrlar pskrtmeye alyordu. Muvahhid kuvvetlerinin iki cephede birden savamasn frsat bilen Kastilya birlikleri 565 (1170) ylnda Endls topraklarna byk bir sefer dzenledi. Bu gelime Muvahhidlerin daha gl bir orduyla mcadele etmesini gerekli klnca Ysuf b. Abdlmmin kardei Eb Hafs mer kumandasndaki bir orduyu Endlse gnderdi (Zilhicce 565/Austos 1170). Endlsteki Muvahhid ordusunun bir blm yeni gelen askerlerin desteiyle bn Merdeni ortadan kaldrmak iin Receb 566da (Mart 1171) Dou Endlse girdi. Lrka, Hsnlferec, Basta ve Meriye (Almeria) gibi nemli mevzileri ele geirdikten sonra bn Merdenin merkezi Mrsiyeye ulat. bn Merden lnce (567/1172) bata Ebl-Kamer Hill olmak zere oullar ve ailenin dier mensuplar Mrsiyeyi Muvahhidlere teslim ettiler ve Ysuf b. Abdlmminin otoritesini tandklarn bildirdiler. Dou Endlste bu baarlar gerekleirken Ysuf b. Abdlmmin, daha nce balatt cihad hazrlklar erevesinde Maribde byk bir ordu meydana getirdi. Orduda devletin temel dayana olan Berber kkenli Muvahhid kabilelerinin yan sra Ben Rebh, Ben Hill ve Ben Sleym gibi bedev Arap kabilelerinden savalar da yer almaktayd. Ysuf, babasnn izinden giderek frkyede yaptklar talan ve yamalarla ciddi bir sorun tekil eden bu kabileleri Endlste cihada sevk etmek suretiyle hem yol atklar kargaadan kurtulmay hem de yeni bir sava gcne kavumay amalyordu. air bn Tufeyl ve bn Ayyn kasideleriyle yaplan cihad ars bedevlerce olumlu karland. Merakete dzenlenen byk bir trende Arap savalar adna kabile reisleri Ysufa biat ettiler. Sefere katlacak Muvahhid svarilerine 10ar, Arap svarilerine 25er dinar datld. Halife Ysuf b. Abdlmminin sevk ve idaresinde Receb 566da (Mart 1171) Meraketen hareket eden ordu bir ay sonra bliyeye, oradan da Kurtubaya ulat (7 evval 566/13 Haziran 1171). Kont Nuo de Larann Endls ilerine dzenledii sefere karlk olarak Kastilya zerine gnderilen ordu grevini baaryla tamamlayp bliyeye dnd. Halife kendisine biat etmek iin gelen Hill b. Merden bakanlndaki heyeti trenle karlad; bn Merdenin ailesinden ve yakn adamlarndan birkan Dou Endlsteki baz kale ve ehirlerin yneticiliine tayin etti. Eb Yakb Ysuf, Hill b. Merden ve evresindekilerin telkinleriyle Kastilya topraklarna byk bir sefer dzenlemek iin 11 evval 567de (6 Haziran 1172) bliyeden ayrld. Savunma zafiyeti ierisindeki Vebze (Huete) muhasara altna alnnca hristiyanlar ehri antlama ile teslim etmeyi nerdiler, ancak halife buna raz olmad. ok ksa bir sre sonra kan iddetli rzgr ve yamur Muvahhid ordusunu felce uratt. Bunu ehrin yardmna gelen Kastilya kuvvetlerinin ni saldrs

izledi. Muvahhid ordusu perian bir vaziyette kuatmay kaldrp Knkeye (Cuenca) gitmek zere geri ekilmek zorunda kald. Ysuf, Knkede hristiyan saldrlar yznden harap olmu bir ehir ve perian bir halkla karlat. Orduya ait erzakn bir ksmn halka datt; Kastilya kuvvetleri tarafndan takip edildikleri haberini alnca Knkeden ayrld. Belensiye, Mrsiye ve Grnata zerinden bliyeye dnd. Muvahhid ordusu Mrsiyede bulunduu srada Endlsn batsndaki Bce ehri Portekiz kuvvetlerince istil edildi (1172). Portekizliler, yakp ykarak harabeye evirdikleri ehirden bol miktarda ganimet ve esir alarak be ay sonra ayrld. Kastilyal Kont Jimeno ertesi yl Tarf (Tarifa) ve Cezretlhadrya (Algeciras), buradan da sticeye (Ecija) kadar geldi. Muvahhid ordusu onu ordusuyla birlikte imha etti. Bu zaferi Talabre (Talavera) ve Tuleytula (Toledo) zerine dzenlenen iki baarl sefer takip etti. Kastilya ve Portekiz krallar Ysuf b. Abdlmmine eli gndererek bar teklifinde bulununca tekliflerine olumlu cevap verildi. Bar ortamnda Bce (Beja) onarld ve yeniden eski canllna kavuturuldu. 1174te Len Krall ciddi bir gereke olmakszn Endls topraklarna saldrd. Aslnda bu krallk, 1169 ylndan beri bilhassa Portekizin Batalyevse (Badajoz) ve Bceye saldrlar karsnda Halife Ysufla i birlii yapmt. Beklenmeyen bu saldr karsnda hemen bir kar sefer dzenlendi. Muvahhid ordusu Lenun baehri Ciudad Rodrigoya ulat ve ardndan bol miktarda ganimetle geri dnd. Ysuf b. Abdlmmin, Endlste be yl kaldktan sonra Merakee gitmek zere bliyeden ayrld (571/1176). Merakee vardktan birka hafta sonra ehirde kan veba salgn saraya da geti; lenler arasnda drt ehzade vard. 575te (1180) Kafsada Ben Rund ailesinin kard isyan zerine bizzat halife byk bir ordunun banda sefere kt; Kafsada yeniden hkimiyet kuruldu, civardaki Arap kabilelerinin devlete ball teyit edildi. Ysuf b. Abdlmminin Maribe dnmesinin ardndan Endlste hristiyan krallklar yeniden saldrlara baladlar. Portekizliler Bce ve bliyeye kar giritikleri ypratma hcumlar yannda elti (Saltes) adasn istil ettiler. Kastilya Kral VIII. Alfonso 573te (1177), mslmanlar tarafndan kurulmu olan Knkeyi dokuz aylk bir kuatmann ardndan ele geirdi; merkez camisini kiliseye evirerek ehri piskoposluk merkezi haline getirdi. Bunu Kurtuba, Mleka (Malaga), Rnde (Ronda) ve Grnataya yaplan saldrlar izledi. Len kral da bliye evresini hedef ald. Endlsteki Muvahhid kuvvetleri bu saldrlara kar 571-578 (1175-1182) yllarnda zaman zaman baarlar elde ettilerse de mslmanlarn aleyhine olan g dengesi Halife Ysufun bir defa daha Endlse gemesini gerekli kld. Berber ve Arap kabilelerinden meydana gelen byk bir ordu 13 Safer 580de (26 Mays 1184) bliyeye ulat. Halife orduyu Portekiz saldrlarnn ana slerinden biri olan enterne (Santarem) yneltti. Portekizliler, 1147ye kadar bir Endls ehri olan enterni ele geirdikten sonra ok mstahkem bir savunma merkezine dntrmlerdi. 27 Haziran 1184te ehri kuatan Muvahhid ordusu savunma kademelerinin salaml yznden beklenen baary elde edemedi. Kuatmann devam ettii bir srada halife niden kuatmann kaldrlmas emrini verdi. Ysuf b. Abdlmminin, bu karar Portekizlilerin Len kralna yardma gelmekte olduu haberi zerine ald ileri srlmektedir. Kuatmann kaldrlmas byk bir kargaaya yol at. Durumun farkna varan II. Ferdinand kumandasndaki Portekiz kuvvetleri Muvahhidlerin en geride konumlanan sekin birliklerine saldrd ve halifenin adrna kadar ulat. Ar biimde yaralanan Halife Ysuf bu yarann etkisiyle bliyeye dn yolunda, bn zrnin rivayetine gre 18 Reblhir 580de (29 Temmuz 1184) Ybre (vora) yaknlarnda ld. bn Hallikn, onun entern Kalesini muhasara ederken hastalandn ve Reblevvel 580de (Haziran 1184) burada vefat ettiini, cenazesinin bliyeye nakledildiini yazar (Vefeyt, VII, 132). Daha sonra da Msr beytlml nzr md b. Cibrlin Mecmasndan, onun bliyeden babasnn medfun bulunduu Tinmellele

gtrldn ve orada topraa verildiini rendiini kaydeder (a.g.e., VII, 136). lm tarihini 2 Reblhir (13 Temmuz) ve 7 Receb (14 Ekim) olarak gsteren rivayetler de vardr. Mehur edip ve air Eb Bekir Yahy b. Mcbir halife iin bir mersiye kaleme almtr. Yerine olu Eb Ysuf Yakb geti (a.g.e., VII, 133). Eb Yakb Ysuf zamannda bn Merdenin bertaraf edilmesiyle Endlste siyas birlik salanm, vergiler dzenli hale gelmitir. ed-Dennrl-Ysufiyye el-Maribiyye adyla anlan dinarlar bastrlmtr (a.g.e., VII, 131). Halife bayndrlk alannda da byk ilere nclk etmi, bliye Ulucamiinin inaatn balatm (567/1171), dnemin nl mimar Ahmed b. Basunun emrinde yrtlen cami inaatn bizzat denetlemitir. Gnmzde Sevillann sembollerinden olan ve Giralda (Melviye) adyla n kazanan minarenin inas da Halife Ysuf tarafndan balatlmtr. Halifenin bir dier mimari faaliyeti Buhayre kklerinin yapmnn balatlmasdr. Bu kapsamda Bbcehverin dnda halife ve devlet ricli iin kkler ina edilmi, bunlarn evresinde iek, meyve aac ve ifal bitkilerin yetitirildii baheler yaplmtr. Kanallar vastasyla ehre su getirilmi, Vdilkebr (Guadalquivir) zerinde bliye ile Turyneyi birbirine balayan byk Turyne kprs ina edilmi, Mrsiyedeki kaleler elden geirilmitir. Heskre ve Sanhceye mensup airetlerin Merakee akn etmesi ve ehrin yeni gelenleri barndrmakta yetersiz kalmas zerine Ysuf b. Abdlmmin kble ynnde ehrin geniletilmesi iin alma balatm, Endls ve Marib mimarisinin sentezi kabul edilen saltanat ehri Sliha bu ekilde ortaya kmtr. Muvahhidler Devletinin kurucusu, din ve fikr lideri bn Tmertin cihad ve tevhid akdesine sadk kalan Ysuf b. Abdlmminin sefere karken ordunun nnde bn Tmerte ait mushaf tatmas bu balln sembolik bir ifadesidir. Ysuf, slm felsefesinin byk temsilcilerinden bn Tufeyl ve bn Rd bata olmak zere lim ve dnrleri himaye etmi, kitaba olan merak ve bu uurda masraftan kanmamas sayesinde byk bir ktphane kurulmutur. O din ve felsef tartmalar dinler ve tartmalara katlrd. Vebze kuatmas srasnda adrnda din tartmaya dald rivayet edilir. Kitap yazmn tevik eden Eb Yakb Ysufun kendisi de birka kitap yazmtr. Bunlardan Risletl-cihd bn Tmertin Kitb Eazzi m yulab adl eserinin ekinde yaymlanmtr (nr. Goldziher, Cezayir 1903; nr. Ammr Tlib, Cezayir 1985; nr. Abdlgan Ebl-Azm, Merake 1997). Eb Yakb Ysuf adalet mekanizmasnn iyi almasna ok nem verirdi. darecilere gnderdii fermanlarda adaletin yerine getirilmesi konusunda zen gsterilmesini vurgulam, lm cezas uygulanrken acele davranlmamasn ve cezalarn kendisi tarafndan incelenmeden infaz edilmemesini istemitir. Ysuf b. Abdlmmin bu icraatlaryla, olu Eb Ysuf Yakb el-Mansr zamannda Muvahhidler medeniyetinin en olgun rnlerini vermesine zemin hazrlamtr.

BBLYOGRAFYA

bn Shibssalt, el-Men bil-imme (nr. Abdlhd et-Tz), Beyrut 1987, s. 237 vd.; Abdlvhid el-Merrk, el-Mucib f teli abril-Marib (nr. M. Sad el-Iryn-M. el-Arab), Drlbeyz 1978, s. 345 vd.; bnl-Kerdebs, Trul-Endels (nr. Ahmed Muhtr el-Abbd), Madrid 1971,

s. 125; bn Hallikn, Vefeyt, VII, 130-138; bn zr, el-Beynl-murib (Kettn), s. 78-167; Nveyr, Nihyetl-ereb (nr. Mustafa Eb Dayf Ahmed), Drlbeyz, ts. (Drn-nerilMaribiyye), s. 418-419, 430-434; Zeheb, Almn-nbel, XXI, 98-103; el-ulell-meviyye f ikril-abril-Merrkiyye (nr. Y. S. All), Rabat 1936, s. 157-158; bn Haldn, el-ber, Beyrut 1413/1992, VI, 282-285; Makkar, Nefu-b, VIII, ndex; M. Abdullah nn, ArlMurbn vel-Muvaidn fil-Marib vel-Endels, Kahire 1384/1964, II, 10-138; Abdullah Ali Allm, ed-Devletl-Muvaidiyye bil-Marib f ahdi Abdilmmin b. Al, Kahire 1971, tr.yer.; Seyyid Abdlazz Slim, Trul-Marib fil-aril-slm, skenderiye, ts. (Messeset ebbil-cmia), s. 711-715; J. F. OCallaghan, A History of Medieval Spain, New York 1983, s. 239-241; C. Snchez-Albornoz, Espaa Musulmana, Madrid 1986, II, 280 vd.; Jamil M. Abun-Nasr, A History of the Maghrib in the Islamic Period, Cambridge 1987, s. 95-97; Hseyin Mnis, TrulMarib ve arath, Beyrut 1412/1992, s. 102-105; M. J. Viguera Molns, Los reinos de taifas y las invasiones magrebes, Madrid 1992, s. 249-282; Ysuf Ebh, Trul-Endels f ahdil-Murbn vel-Muvaidn (trc. M. Abdullah nn), Kahire 1417/1996, II, 64-76; H. Kennedy, Muslim Spain and Portugal, London 1996, s. 216-236; Ali Muhammed Muhammed es-Sallb, DevletlMuvaidn, Amman 1998, s. 140-157; Ltfi eyban, Reconquista: Endlste Mslman-Hristiyan likileri, stanbul 2003, s. 229 vd.; A. Huici Miranda, et-Trus-siys lil-imbaratriyyetilMuvaidiyye (trc. Abdlvhid Ekmr), Drlbeyz 2004, s. 198 vd.; Los Almohades, problemas y perspectivas (ed. P. Cressier v.dr.), Madrid 2005, I-II; Allen Fromherz, Ab Yaqb Ysuf b. Abd al-Mumin, The Encyclopaedia of Islam Three, Leiden 2008, fas. 2, s. 25-28; Enayatollah Fatehi-Nezhad, Ab Yaqb, Encyclopaedia Islamica, London 2009, II, 720-728. Mehmet zdemir

YSUF AA KTPHANES
Konyada Ysuf Aa tarafndan kurulan ktphane. eitli blgelerde yaptrlan bu gibi ktphanelerin ounu, o blgelerde doup bym ya da orada bir mddet vazife yapm kimseler tesis etmitir. Konyada 1209 (1795) ylnda Ysuf Aa tarafndan kurulan ktphane ise bu konudaki birka istisnadan biridir. Giritli fakir bir aileden gelen ve III. Selimin annesi Mihriah Sultana kethdlk yapan, baruthne nzrl, darphne eminlii gibi grevlerde bulunan Ysuf Aa, bir ktphane ve medrese ina etmek istediinde bunun iin en ok ihtiya duyulan blgeyi aratrm ve Konyada karar klmtr. Buray semesinin sebebini vakfiyesinin giri blmnde, eskiden beri ilim ve ulem merkezi olan Konyada talebelerin kitap bulmakta glk ektiklerini grmesi eklinde aklamakta, dier bir sebebinin de bu ehrin mnev havas olduunu bildirmektedir (eriyye Sicilleri, Evkf- Hmyun Mfettilii, nr. 261, s. 53-55). Ysuf Aa, Konyada Sultan Selim Camiinin bat duvarna bitiik olarak yaptrd ktphanesi iin 25 Cemziyelhir 1209 (17 Ocak 1795) tarihinde hazrlatt vakfiyesine ktphane hizmetlileriyle ilgili olarak tf Efendi, Rgb Paa, Veliyyddin Efendi ve Hamidiye ktphaneleri vakfiyelerindeki artlara benzer artlar koydurmutur. Ancak grevlilerin cretinin ylda iki defa muharrem ve receb ay balarnda verilmesi, hfz- ktblerin Konya halkndan seilmesi, bunlarn gemii hakknda bilgi sahibi olunmas ve denenmi olmas gibi deiik artlar da vardr. Vakfiyede birinci hfz- ktbe gnlk 100, ikinci hfz- ktbe 90, kitap karma ve tekrar yerine yerletirme konusunda yardmc olacak iki hfz- ktb yamana da gnlk 50 ake gibi olduka yksek cretler tayin edilmi, temizlik yapacak ve dzeni salayacak kayyuma da gnlk 10 ake verilmesi art koulmutur. Hfz- ktblerde bulunmas gereken nitelikler yannda bu greve kadlarn ve niblerinin, mderrislerin, imamlarn, devlet hizmetinde alan kimselerin, sanatkrlarn ve ticaret erbabnn getirilmemesini istemitir. Hfz- ktblerin ktphanede btn gn bizzat bulunmalar zerinde srarla durulmu, len hfz- ktblerin yetikin olmayan ocuklarnn babalarnn grevine tayin edilmesinden kanlmas gerektii belirtilmitir. Vakfiyede ayrca her yln muharrem ay banda yaplacak kitap saym iin ehrin kadsna 20 kuru denmesi ve saym gn ehrin mftsyle limlere ktphanede ziyafet verilmesi istenmi, ziyafet ve kahve paras olarak da 30 kuru ayrld bildirilmitir. Yine ayn tarihte dzenlenen ek vakfiyeden, vakfn giderlerinin karlanmas iin devrin padiah tarafndan Ysuf Aaya iki muktaann gelirinin verildii anlalmaktadr (eriyye Sicilleri, Evkf Hmyun Mfettilii, nr. 261, s. 57-58; BA, Cevdet-Marif, nr. 355, s. 101). Ysuf Aa, ktphanesinde hibir ekilde darya dn kitap verilmemesi gerektiine dair art koydurmu, ayrca devrin padiahnn bu hususa iaret eden bir hkmnn Konya valisine ve kadsna gnderilmesini, vakfiyenin ileride kaybolma ihtimalinden dolay bir kopyasnn (Konya eriyye Sicilleri, nr. 67, s. 19-51) Konya siciline kaydedilmesini salamtr (Sak, s. 83-88). Ysuf Aa Ktphanesi ile Kayseride bundan iki yl sonra kurulan (1212/1797) Rid Efendi Ktphanesinin vakfiyelerinde hfz- ktblerin grevleriyle ilgili kaytlarda byk benzerlikler olduu grlmektedir. Her iki vakfiyede de hfz- ktblerin ktphanede kitap okuyanlara nezret etmesi gerektii zerinde durulmutur. Ysuf Aa, kitap kaybnn ve kitap sayfalarnn kesilmesinin nne

gemek iin hfz- ktblerin ve yamaklarnn gz ucuyla okuyucular denetlemesini istemitir. Ysuf Aa Ktphanesi cuma hari her gn gnein douundan bir saat sonra alacak, gnein batna bir saat kala kapatlacak, le ve ikindi namazlar iin almaya ara verilecektir. Hfz- ktbler, ktphanenin her alnda ktphaneyi kurann ruhuna Ftiha okuyup dua edecek ve Kurn- Kerm okuyacaklardr. Kuzey duvarndaki ina kitbesine gre 1210 (1795) ylnda ina edilen Ysuf Aa Ktphanesi kesme tatan kubbeli, tek meknl bir yapdr ve kare planl, st sekiz keli sar kasnakl bir kubbe ile rtlmtr. Vakfiyede bu, yek kubbe ve kgir eklinde ifade edilmitir. ki sra halinde ok sayda pencere ile aydnlatlan binann drt kesi yuvarlatlm ve st ksmlarna birer silindirik arlk kulesi eklenmitir. Kitap deposu Rgb Paa Ktphanesinde olduu gibi binann ortasndadr ve etraf demir parmaklkla evrilmitir. Biri dou tarafnda Sultan Selim Camiine, dieri bat cephesinde sokaa alan pencereden bozma iki kaps vardr (Cunbur, I/1 [1963], s. 207). na masraflarn gsteren bir defterde ktphanenin mefruat giderleri de gsterilmektedir (BA, Kmil Kepeci, nr. 806). Ktphanenin tefrii iin on dokuz hal, minderler ve minder klflar, hallarn altlarna konmak zere hasr ve seccade alnm, btn bunlar iin 21.342 para denmitir. Ktphanenin inas iin harcanan miktar ise 2.281.098 paradr. Ysuf Aa Ktphanesi XX. yzyln balarna kadar kurulduu binada hizmet vermeye devam etmi, 1927de ynetimi Mevln Mzesi htisas Ktphanesi ile birletirilmi ve kitaplar da bir sre iin oraya tanmtr. 1946 ylndan sonra Maarif Vekleti Ktphaneler Umum Mdrl ktphaneyi tekrar eski meknnda hizmete amtr. 17 Reblevvel 1316 (5 Austos 1898) tarihinde hazrlanan katalogunda Ysuf Aann ktphanesine 904 adet kitap vakfettii, daha sonraki balarla bu saynn 1270 cilde ulat belirtilmitir. Bugn Ysuf Aa Ktphanesinde sonradan katlan Sadreddin Konev, Eb Sad el-Hdim, Konya Mill Ktphane, Zaferiye Medresesi, Zincirli Medrese, brhim Acz Kendi ve Mala Hatun koleksiyonlaryla birlikte 3186 yazma eser bulunmaktadr; basma eserlerin says 8674tr.

BBLYOGRAFYA

Ysuf Aa Ktphanesinin 1209 Tarihli Vakfiyesi: eriyye Sicilleri, Evkf- Hmyun Mfettilii, nr. 261, s. 53-56; VGMA, nr. 630, s. 1090-1094; Ek Vakfiyesi: eriyye Sicilleri, Evkf- Hmyun Mfettilii, nr. 261, s. 57-58; Mehmet nder, Mevlna ehri Konya, Konya 1962, s. 353; Naci Bakrc, Mevlna Mzesi htisas Ktphanesinin 1926 Ylnda Kuruluu, Yusuf Aa Ktphanesinin Buraya Nakli, X. Mill Mevlna Kongresi, Tebliler, Konya 2002, I, 301-305; zzet Sak, eriye Sicillerinde Bulunan Konya Vakfiyeleri (1650-1800), Konya 2005, s. 83-88; Ylmaz nge, Konya Yusuf Aa Ktphanesi, Yusuf Aa Ktphanesi, Tarihe, Tekilat ve Katalou: Konya (haz. Ltfi kiz), Konya, ts. (Ar Basmevi), s. 9-11; smail E. Ernsal, Osmanl Vakf Ktphaneleri: Tarih Geliimi ve Organizasyonu, Ankara 2008, s. 260-261, 356, 397, 408, 494, 497, 546, 547; Mjgan Cunbur, Yusuf Aa Ktphanesi ve Ktphane Vakfiyesi, TAD, I/1 (1963), s. 203-217; Mustafa Can, Sadreddin Konevnin Eserleri ve Ktphanesi, Seluklu Aratrmalar Merkezi, Seluk Dergisi, sy. 4, Konya 1989, s. 120-121.

smail E. Ernsal

YSUF b. AHMED
( ) Necmddn Ysuf b. Ahmed b. Muhammed es-Sl el-Yemn (. 832/1429) Zeyd mfessir ve fakih. Fakih Ysuf diye tannr. Grt limlerin doum tarihlerinden hareketle VIII. (XIV.) yzyln ikinci eyreinde, muhtemelen ailesinin yaad Necran yaknlarndaki Hubbnda Surmubenkays kynde dnyaya geldii sylenebilir. Dnemin tannm limlerinden ders okudu. Din eitimini Surm ve evresinde tamamladktan sonra Sanaya 40 km. uzaklktaki Slya yerleti. Hocalarnn banda Zeydiyyenin nde gelen limlerinden Hasan b. Muhammed en-Nahv es-Sann gelir. Ondan sem yoluyla ald rivayetler dnda et-Tekiretl-fire ve et-Teysr adl kitaplaryla mam Yahy b. Hamza el-Meyyed-Billhn el-ntirn ve Emr Ali b. Hseyinin Kitbl-Lman okuyup iczet ald. Abdullah b. Yahy b. Hamza, Ali b. brhim b. Atyye, smil b. brhim b. Atyye ve zellikle Emr Hseyin b. Muhammedin ifl-vmn okuduu Ahmed b. Ali b. Mrgam da kendisine iczet veren hocalarndandr. rencileri arasnda Zeydiyye fkhna dair el-Beyn adl eserin mellifi Yahy b. Ahmed b. Muzaffer, Ebl-Aty Abdullah b. Yahy el-Hseyn, Sleyman b. Muhammed b. Mutahhar, Mutahhar b. Muhammed b. Sleyman saylabilir. Fakih Ysufun lkedeki siyas gelimeleri yakndan takip ettii ve gerektiinde baz Zeydiyye imamlarna destek verdii anlalmaktadr. 801 (1399) ylnda hapisten kaan bnl-Murtaz, Slda onun yanna snmtr (brhim b. Ksm, III, 1278). Hayatnn sonuna kadar tedrs faaliyetlerine devam eden Fakih Ysuf 13 Cemziyelhir 832de (20 Mart 1429) Slda vefat etti, kabri daha sonra ziyaretgh haline gelmitir. Takvasyla bilinen, IX. (XV.) yzylda Yemende Zeydiyyenin mctehid ve muhakkik limleri arasnda gsterilen Fakih Ysuf yaygn grlere ters dse de kendi ictihadn aklamaktan ekinmezdi. Nitekim Kad Abdullah b. Hasan ed-Devvrnin ilim reten, fetva veren veya kadlk yapanlar gibi bir maslahat yerine getirenler sz konusu olduunda bunlarn zenginlerine de zekt verilebilecei ynndeki grne kar kmtr (smil b. Ali el-Ekva, III, 1556). Eserleri. 1. Tefsr-emertil-ynia vel-akmil-va el-a (I-V, nr. Muhammed Ksm el-Him-Abdullah Abdullah el-Hs, Sana 1423/2002). Birok rencisi tarafndan okunup oaltlan eser, Emr zzeddin b. Muhammedin er-Rava vel-adr adl tefsirindeki eksiklikleri tamamlamak zere telif edilmitir (Tefsr-emertil-ynia, I, 31-32). Bata Mutezile limlerinden Hkim el-Cemnin et-Tehbi ve Zemahernin el-Kef olmak zere eitli kaynaklardan faydalanan mellif mehur ve z kraatleri zikredip bunlara gre karlan hkmleri belirtir. yetlerden elde edilen mnalara (semert) iarette bulunur, tefsir ve aklamalarda Arap dili ve iiriyle istihd eder. Bazan zayf ve mevz rivayetlerle Zeydiyyenin grlerini savunmaya alr. Bununla birlikte mellif eserinde seleften ve sonraki limlerden nakledilen gr ve rivayetler dnda eitli mezheplerin grlerine de yer verir. Tefsirde zaman zaman kelm konularna da temas edilir. Eser zerine Abdullah b. Muhyiddin el-Arrs (.1180/1766) elFttl-ilhiyye f tarci m fi-emert minel-edin-nebeviyye adyla bir alma yapm

(Brockelmann, II, 251), Muhammed Mahfz veylim el-Czl-evvel min kitbi emertil-ynia vel-akmil-vha el-a lil-fah Ysuf b. Omn ez-Zeyd e-l dirse ve ta ismiyle bir doktora tezi (Ezher niversitesi, Kahire 1406/1986), Mecl Hseyin Ahmed Mecl de Menheclfah Ysuf e-l f kitbih e-emertil-ynia vel-akmil-va el-a adyla bir yksek lisans tezi (2006, Kahire niversitesi) hazrlamtr. 2. ez-Zhrl-mria ven-nefetlabia. Emr Ali b. Hseyinin Kitbl-Lma adl eseri zerine yaplm bir talik almasdr (elFihris-mil, IV, 596-598). 3. el-stibr f mutaar Kitbil-ntir. Yahy b. Hamzaya ait eserin muhtasar olup Sanada yazma nshalar bulunduu kaydedilmektedir (Abdsselm b. Abbas el-Vech, s. 1173). 4. Tal alez-Ziydt. Hasan b. Muhammed en-Nahvnin eserine dair bir almadr. Bu eserin Ahmed b. Hseyin el-Hrnnin ez-Ziydt zerine yaplm bir talik olduu da ileri srlmektedir (el-Fihris-mil, II, 610-611). 5. el-Cevhir vel-urer f kefi esrrid-Drer. Emr Ali b. Hseyinin Drerl-ferii zerine yazlm bir taliktir ve et-Talul-vehhc al Dreril-Emr adyla da bilinmektedir (Tefsr-emertil-ynia, neredenin girii, I, 19; Abdsselm b. Abbas el-Vech, s. 1173). 6. er-Riy-hire vel-cevhirn-nre f kefitTekiretil-fire. Hasan b. Muhammed en-Nahvye ait eserin hiyesidir (el-Fihris-mil, IV, 514-515). Kaynaklarda mellife et-Teysr fit-tefsr, Burhnt-ta ve natt-tet ve Mesild-dr fil-abd gibi eserler de nisbet edilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Ysuf b. Ahmed, Tefsr-emertil-ynia (nr. M. Ksm el-Him-Abdullah Abdullah elHs), Sana 1423/2002, I, 31-32, 270; ayrca bk. neredenin girii, I, 15-23; brhim b. Ksm, abatz-Zeydiyyetil-kbr: Bulul-murd il marifetil-isnd (nr. Abdsselm b. Abbas elVech), Amman 1421/2001, III, 1275-1279; evkn, el-Bedr-li, II, 350; Brockelmann, GAL Suppl., II, 250-251; Abdullah Muhammed el-Habe, Medirl-fikril-slm fil-Yemen, Beyrut 1408/1988, s. 219; M. Hseyin ez-Zeheb, et-Tefsr vel-mfessirn, Kahire 1409/1989, II, 447-453; Ahmed el-Hseyn, Melleftz-Zeydiyye, Kum 1413, I, 116, 204, 351, 384; II, 67, 82, 461; smil b. Ali el-Ekva, Hicerl-ilm ve malh fil-Yemen, Beyrut 1416/1995, III, 1315, 1556-1557; IV, 2059-2060; Abdsselm b. Abbas el-Vech, Alml-mellifnez-Zeydiyye, Amman 1420/1999, s. 1172-1174; el-Fihris-mil: el-Fh ve ulh (nr. el-Mecmaul-melek), Amman 1421/2000, II, 610-611, 625; III, 243-244; IV, 514-515, 596-598. Adem Yerinde

YUSUF AKURA
(bk. AKURA, Yusuf).

YUSUF CEML ARARAT


(bk. ARARAT, Yusuf Cemil).

YSUF ELEB, Niznm


(XII./XVIII. yzyl) Nathan, bestekr. stanbulda dodu ve orada yaad. Kaynaklarda kendisi hakknda fazla bilgi bulunmamakta, hayatnn bir ksmn kle olarak geirdii bilinmektedir. Bu srada dnemin statlarndan msiki eitimi almasnn yan sra din ve edeb ilimlerde de kendini yetitirdi. Daha sonra efendisi tarafndan zat edilince hfzn tamamlad, bilhassa gzel sesiyle tannmaya balad. hretinin en parlak dnemi II. Mustafa ile (1695-1703) III. Ahmed (1703-1730) zamanna rastlar. Sultan Selim Camiinde nathan olarak grev yapt. Bu sebeple el yazmas gfte mecmualarnda kendisinden Nathan Ysuf, Sultan Selim nathan, Hfz Ysuf isimleriyle de sz edilmektedir. Gnmzde baz eserlerde kendisi iin Tznm Ysuf denilmesinin sebebi anlalamamaktadr. Ysuf elebi icras ve besteleriyle de dnemin msikiinaslar arasnda yer ald. Ebishakzde Esad Efendi Atrabl-srda onun beste, semi ve ark formlarnda elli civarnda eser bestelediini kaydederken din formlarndaki bestelerinden sz etmemitir. lim adam, hattat ve air Abdlbki rifin gftesi zerine besteledii mirciyye onun bestekrlktaki seviyesinin nemli bir gstergesidir. Gnmze notalar ulamayan bu eser eyh Ny Osman Dedenin mirciyyesi yannda unutulmu olmaldr. Ylmaz ztuna Trk Musikisi Ansiklopedik Szlnde (II, 505) bestekrn zamanmza ulaan bir beste, bir semi, bir nat, tevh, bir durak ve iki ilhiden oluan dokuz eserinin listesini, Sadettin Nzhet Ergun ise Trk Musikisi Antolojisinde (I, 272-279) on sekiz adet din bestesinin gftesini vermitir. Bunlar arasnda szleri divan airi Yahy Nazme ait; fitb- subh-i m evh habb-i kibriy msrayla balayan rast makamndaki nat ile szleri Gafrye ait, Tahtgh etti vcdum ehrini sultn- ak msrayla balayan evi makamndaki dura din msikinin sekin eserleri arasndadr.

BBLYOGRAFYA

Ebishakzde Esad Efendi, Atrabl-sr, Ktp., TY, nr. 6204, vr. 37a-b; Mstakimzde Sleyman Sdeddin, Mecma-i lhiyyt, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3397, vr. 2b, 7b, 8b, 61a, 86b, 106b, 107a, 117a; Suphi Ezgi, Nazar-Amel Trk Musikisi, stanbul 1935-40, II, 56-57, 63, 161162; IV, 78-79; a.mlf., Trk Musikisi Klsiklerinden Temcit-Nat-Salat-Durak, stanbul 1945, s. 2526, 38-39; Sadettin Nzhet Ergun, Trk Musikisi Antolojisi, stanbul 1942-43, I, 125, 141, 272-279; II, 468; Ylmaz ztuna, Trk Musikisi Ansiklopedik Szl, Ankara 2006, II, 505. Nuri zcan

YSUF DEDE EFEND


(. 1080/1670) Mevlev eyhi, air, ney ve eng virtozu, bestekr. 1014 (1605) ylnda Konyada dodu. Burada Mevlev eyhi Bostan elebiye intisap etti. Hfzn tamamlad, msiki ve edebiyat eitimi ald. Daha sonra stanbula gidip Galata Mevlevhnesinde dem Dedeye (. 1062/1652) intisap etti; msiki bilgisini arttrp derghn neyzenbas oldu. eng almada da mhirdi, bu sebeple eng Yusuf olarak da bilinmektedir. IV. Muradn stavroz Has Bahesinde Ysuf Dedeyi ney flerken dinlemesi zerine saraya alnp glmnn- hssa arasna girdi. Saraydaki fasllarda neyi ve engiyle byk ilgi toplad. 1640ta IV. Muradn vefat zerine her eyini Enderundaki arkadalarna datarak saraydan ayrld ve Beikta Mevlevhnesinde inziv hayat yaamaya balad. Sarayda iken Mevlev kyafetini hi karmamtr. Ysuf Dede, Beikta Mevlevhnesi eyhi Hasan Dedenin kz ile evlendi. Hasan Dedenin 1074te (1663) vefatnn ardndan Beikta Mevlevhnesine eyh oldu. Daha sonra bir ara Nc Ahmed Dede posta getiyse de arkasndan Ysuf Dede ikinci defa meihate getirildi; bu grevine Zilkade 1080de (Nisan 1670) vefatna kadar devam etti. Beikta Mevlevhnesine defnedilen Ysuf Dedenin yerine Eyyb Mehmed Memi Dede postniinlie tayin edildi. Nazmin onun lmne drd tarih beyti yledir: Dedi Nl-i sirike gark olup Yakb-i dil trh/Azz-i tekye-i Msr- Hud ola Dede Ysuf (1080). Fenn de, Fenniy g idicek fevtini dedim trh/Oldu Ysuf Dedemiz Msr- nam ire azz beytiyle tarih drmtr. yi seviyede Arapa ve Farsa bilen Ysuf Dede, Safye gre Menevye nazre olarak 120.000 beyit yazmtr. Hz. Peygamberin mcizelerinin konu edildii 10.000 beyitlik Ravatn-nr adl Farsa bir eseri de vardr. Ayrca smil Ankaravnin Mecmatl-letif adl Menev erhinin baz ksmlarn zetleyerek el-Menhecl-av li-ullbil-Menev adyla Arapaya evirmitir (Kahire 1289). Bunlarn yannda msiki nazariyatna dair Risle-i Edvr kaleme almtr. Kaynaklarda bir nshasnn stanbul Millet Ktphanesinde kaytl olduu bildirilen (nr. 713) bu eser u anda ktphanede mevcut deildir. Ancak rislenin Hseyin Sadettin Arel tarafndan kopye edilen 1137 (1724) tarihli bir nshasnn fotokopisi Sleyman Ergunerdedir; risle Recep Uslu tarafndan neredilmitir (bk. bibl.). Giri ksmnda baz alglarn akortlar hakknda bilgi verilen eserde makamlarn oluturulmas ve usule dair bilgiler verilmekte, risle msiki reniminde bir hocadan ders almann nemi hakknda bir tavsiye ile sona ermektedir. Evliya elebi, genliinde Enderunda arkadalk yapt Ysuf Dedenin ney flemedeki maharetini anlatrken kendisini dinleyenlerin mutlaka aladn syler, eng sazndaki stn icrasndan da vg ile bahseder. Ayrca Ysuf Dedenin sert mizal olduunu kaydeden Evliya elebi, onun Menev dersi verirken mnev cokuya kaplarak birka defa krsden dervilerin zerine atladn, bu durumda iken ok hzl sem yaptn, deta ka, gz ve yznn grnmez hale geldiini de belirtir. Ysuf Dedenin Konya Dergh, stanbul mevlevhneleri ve devlet kademeleri arasndaki irtibat salayan nemli grevler ald belgelerden anlalmaktadr. Onun Feryd- Ysuf adl hseyn makamnda ve dyek usulndeki perevinin notas Dimitrius Kantemirin Kitb lmilmsik adl eserinde kaydedilmi ve Yaln Tura tarafndan gnmz notasna evrilerek

yaymlanmtr (bk. bibl.).

BBLYOGRAFYA

Evliya elebi, Seyahatnme (Dal), I, 343; Kantemirolu, Kitb lmil-msik al vechil-hurft: Msikyi Harflerle Tesbt ve cr lminin Kitab (nr. Yaln Tura), stanbul 2001, II, 373; Mustafa Safy Efendi, Tezkire, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2549, vr. 341b; Nazm, Dvn (nr. Mehmed Nil), stanbul 1257, s. 493-494; eyh, Vekyiul-fuzal, I, 567-568; Ebishakzde Esad Efendi, Atrabl-sr, Ktp., TY, nr. 6204, vr. 21a; Esrr Dede, Tezkire-i uar-y Mevleviyye (haz. lhan Gen), Ankara 2000, s. 531; Osmanl Mellifleri, I, 201; Sadettin Nzhet Ergun, Trk Musikisi Antolojisi, stanbul 1942, I, 36-37; ztuna, TMA, II, 501; Abdlbki Glpnarl, Mevlndan Sonra Mevlevlik, stanbul 1983, s. 143; Necdet Ylmaz, Osmanl Toplumunda Tasavvuf (17. Yzyl), stanbul 2001, s. 282-284, 291-293; Recep Uslu, Yusuf Dede eng Mevlev ve Yaynlanmam Risle-i Edvr Msikimiz in nemli Bir Keif, Tarih ve Dnce, sy. 28, stanbul 2002, s. 62-65. Mehmet Nuri Uygun

YSUF b. EBs-SC
() Ebl-Ksm Ysuf b. Ebis-Sc Dvdd b. Ysuf Dvdest (. 315/927) Azerbaycanda hkm sren Scoullar hkmdar (901-927) (bk. SCOULLARI).

YSUF EFEND, Ahzde


(bk. AHZDE YSUF EFEND).

YSUF EFEND, mam


(. 1057/1647) mm- sultn, air ve bestekr. 994 (1586) ylnda amda dodu. m Ysuf olarak da anlr. Dedesinin hatiplik yapt Sukayfe Camiine nisbetle Sukayf diye de tannr. eceresi Ysuf b. Ebl-Feth b. Mansr b. Abdurrahmandr. amdaki meyye Camiinde dersim Hasan Brnden eitli ilimleri tahsil edip Halvetiyye-Cemliyyeden Assliyyenin kurucusu Ahmed b. Ali el-Asslye intisap etti ve ondan tasavvuf terbiyesi ald. amda Sultan Selim (Selimiye) Camiinde bir sre hatiplik yaptktan sonra gittii stanbulda sesinin gzellii ve Kuran okuyuundaki zarafetiyle tannd. II. Osman onu kendisine imam tayin etti. 1031 (1622) ylnda II. Osmann ldrlmesinin ardndan ama dnerek Sultan Selim Camiinde imamlk yapmaya balad. Ayrca Selimiye Medresesinde ders verdi. 1044te (1634) Evliyzde Mehmed Efendinin hastalanmas zerine IV. Muradn hnkr imamlna tayin edildi. Daha sonra kendisine Mihali ve Kirmasti kazalar arpalk olarak verildi. IV. Muradn Revan ve Badat seferlerine katlan Ysuf Efendi padiahn lm srasnda banda Kuran okudu. evval 1049da (ubat 1640) Sultan brhimin tahta gemesinin ardndan imamlk grevinden azledildiyse de Safer 1056da (Mart-Nisan 1646) tekrar ayn greve getirildi. ehzade Mehmedle (IV.) kardeleri ehzade Sleyman (II.), ehzade Ahmed (II.) ve ehzade Selime hocalk yapt. ehzade hocas olduundan kendisine Rumeli kazaskerlii pyesi verildi. ehzade Mehmedin padiahlndan 16 ay nce Safer 1057de (Mart 1647) vefat etti ve Karacaahmet Tekkesi yaknlarna defnedildi. air Sd Efendi onun oludur. Evliya elebi, Ysuf Efendinin kendisine hocalk yaptn ve krat-i sebay Ysn-i erife kadar ondan okuduunu belirtir; ayrca ehzade Mehmedin doumunu anlatrken Ysuf Efendiden de sz eder. Buna gre Sultan brhim, Mehmed domadan nce, bir erkek evld olursa doduu gn ilk defa grd kimsenin adn oluna vereceini syler. Ysuf Efendi sabah namazna geldii srada Mehmedin doumu mjdelenince Sultan brhim ehzadenin ismini Ysuf koyduunu belirtir ve ocuun kulana Ysuf Efendi ezan okur. Ancak yedi saat sonra padiaha Ysufun kul ismi olduu sylenince ehzadeye Mehmed ad verilir. Ysuf Efendi, Kd yzn e-if adl eserini ve Muhibbddin el-Ulvnnin el-Manmetl-Muibbiyyesini (eru Umdetil-kkm) erhetmitir. Arapa iirler yazan Ysuf Efendi bunlardan birkan bestelemitir. Yakn dostu ehbeddin el-Hafc bu iirlerin bir ksmn biyografisinde kaydetmekte (abyaz-zevy, s. 233247; ayrca bk. Muhibb, IV, 495-499), Brockelmann da onun bir kasidesine ait yazmann mevcudiyetini haber vermektedir (GAL, II, 355). Ysuf Efendinin, Rabbi salli alet-tihm msrayla balayan rgh, Vektid lin-nebiyyil-hd msrayla balayan dgh-hseyn makamndaki tesbihlerini Sadettin Nzhet Ergun eserinde kaydetmi, ancak bunlarn notalar gnmze ulamamtr.

BBLYOGRAFYA

ehbeddin el-Hafc, abyaz-zevy fm fir-ricl minel-bey (nr. Mehmet Mesut Ergin), Ankara 2008, s. 232-247; Evliya elebi, Seyahatnme (nr. Orhan aik Gkyay), stanbul 1996, I, 114; a.e. (Dal), VI, 81; Muhibb, ulatl-eer, IV, 493-500; Nam, Trih (haz. Mehmet pirli), Ankara 2007, II, 818, 940-941; eyh, Vekyiul-fuzal, III, 135-136; Sicill-i Osmn, IV, 656; Sadettin Nzhet Ergun, Trk Musikisi Antolojisi, stanbul 1942, I, 32, 68-69; Brockelmann, GAL, II, 355; Hediyyetl-rifn, II, 566; Zirikl, el-Alm (Fethullah), VIII, 245; hsn bint Sad Huls, Alml-fikr f Dma beynel-arneynil-evvel ve-n aer lil-hicre, Dmak 1414/1994, s. 418-419; Erdoan Karata, XVIII. Yzyla Ait Bir El Yazmas Mecmada Din Musiki Gfteleri (yksek lisans tezi, 1995), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 45-53. Mehmet Nuri Uygun

YSUF EMR
(. 837/1433) XV. yzyl aatay airlerinden (bk. AATAY EDEBYATI).

YSUF HAKK
(. 893/1488) Mutasavvf air. Somuncu Baba olarak bilinen mutasavvf eyh Hamd-i Velnin oludur. Kaynaklarda Baba Ysuf, Ysuf Hakk Baba, Baba Ysuf Hakk, eyh Ysuf, halk arasnda Hakk Baba ve Gl Baba diye anlr. Ne zaman doduu bilinmemektedir. Muhabbetnme adl eserinin mstensihi, kitab 894te (1489) mellifin lmnden bir yl sonra istinsah ettiini bildirdiine gre 893 (1488) ylnda lm olmaldr. Tasavvuf yolunda temel bilgileri kuvvetli bir ihtimalle babasndan alan Ysufun tahsiliyle ilgili olarak Evliya elebi, onun Hac Bayram- Velnin talebesi olduunu, seyrslkn Ankarada eyhinin yannda tamamladn ve Aksarayda Bayramiyye tarikatnn ncs kabul edildiini belirtir. Bursal Mehmed Thir ise Ysufun babasyla beraber bir sre Bursada kaldn, daha sonra Aksaraya gittiini syler. Hayatnn geri kalan ksmn Aksarayda eyhlik yaparak geiren Ysuf Hakknin trbesi Aksarayda eyh Hamd mahallesindedir. Ayn mahallede babas adna bir cami ve hankah bulunmaktadr. Ysuf Hakk, Ftih Sultan Mehmed zamannda Melik Mahmud Gazi hankahnn bandayd. Aksaray, Osmanllar tarafndan fethedildiinde (881/1476) yine bu hankahn eyhiydi. II. Bayezid adna 906 (1500-1501) ylnda Aksaray vakflarnn tesbit edildii defterde Ysuf Hakknin Evhadddin ve eyh Safiyyddin adlarnda iki olu olduu kaydedilmi ve evltlarna vakfettii yerler ayrntl biimde anlatlmtr. III. Murad adna dzenlenen 992 (1584) tarihli defterde de eyh Hamd mahallesi nfusu yazlrken burada mevcut on be mkellef erkein eyh Hamd-i Velnin torunlar olduu babalarnn adyla birlikte gsterilmitir. Eserleri. 1. Divan (Hakknme). Mnct ve tevhidle balayp eitli balklar altnda tasavvuf nevelerini terennm eden manzumelerle devam etmektedir. Eserin ieriinden mellifin asl amacnn tasavvuf yoluna girenlere t vermek olduu anlalmaktadr. 500 akn manzumeden meydana gelen eserin iki nshas bilinmektedir (Sadi Somuncuolu nshas, Konya Mevln Mzesi Ktp., nr. 2430). Erdoan Boz divann ilk 100 vara zerinde doktora almas yapm (Hakk Divan, Dil ncelemesi: Ksm eviriyazl Metin, Dizin, 1996, nn niversitesi Sosyal Bilimler Enstits), daha sonra tamamn (Ysuf Hakk Baba Divan, Ankara 2009) ve divandan semeleri yaymlamtr (Ankara 2011). 2. Muhabbetnme. Mesnevi tarznda yazlm 3696 beyitten oluan tasavvuf bir eserdir. ki nshas bulunan (Manisa Murdiye Ktp., nr. 1296; Konya l Halk Ktp., Uzluk, nr. 6968) eser zerinde Ali avuolu doktora almas yapm (Yusuf- Hakknin Mahabbetnme Adl Eserinin Tenkitli Metni ve ncelemesi, 2002, Erciyes niversitesi Sosyal Bilimler Enstits) ve ardndan eseri neretmitir (Ankara 2009). 3. Metliul-mn. Bazlarna gre Sadreddin Konevnin, bazlarna gre ise Ah Evran diye bilinen Krehirli eyh Nasrddin Mahmdun ayn adl rislesinin tercmesidir (Sleymaniye Ktp., Hac Mahmud Efendi, nr. 2574). Sadeletirilmi metni Ali avuolu tarafndan yaymlanmtr (Tasavvuf Risalesi ve Metliul-mn, Ankara 2004). Bu eserin bulunduu yazmada yer alan tasavvufa dair rislenin de Ysuf Hakkye ait olmas kuvvetle muhtemeldir.

BBLYOGRAFYA

Yusuf Hakk, Sevgi Yolu (haz. Ali avuolu), Ankara 2010; Osmanl Mellifleri, I, 196; Hseyin Vassf, Sefne-i Evliy (haz. Mehmet Akku-Ali Ylmaz), stanbul 2006, II, 466; Konyal, Nide Aksaray Tarihi, II, 2706-2713; Ali Rza Karabulut, Kayseri lmiye Tarihinde Mehur Mutasavvflar, Kayseri 1994, s. 64; Ahmed Akgndz, Ariv Belgeleri Inda eyh Hmid-i Vel Somuncu Baba ve Neseb-i lsi, stanbul 1995, s. 137-155. Erdoan Boz

YSUF HAS HCB


(V./XI. yzyl) Trk edebiyatnn en eski eserlerinden Kutadgu Biligin mellifi (bk. KUTADGU BLG).

YSUF b. HASAN
() Ebl-Mehsin Mevly Ysuf b. Mevly Hasen b. Mevly Muhammed (1880-1927) Fas Fill hkmdar (1912-1927). Miknsta dodu. Mevly I. Hasann olu olup annesi mine erkez veya Trk aslldr. Sarayda zel hocalarn gzetiminde yetiti. Ar bal, dindar, zeki ve kibar bir kiilie sahipti. Mevly Abdlhafz el-Alevnin (el-Fill) ok saydaki erkek kardeinin en k olduundan idar ve siyas alanda gerekli eitimi almam, bu sebeple saltanat beklentisi iine girmemitir. Franszlar ve spanyollar karsnda aresiz duruma den Sultan Abdlhafz, 30 Mart 1912 tarihinde Fransann lkesi zerindeki himaye antlamasn imzalamak zorunda kalmt. Bu antlamayla asker, idar, siyas ve iktisad btn yetkiler Fransa genel valisi Hubert Lyautey tarafndan temsil edilen himaye idaresine verilmiti. Genel vali, dzeni korumak ve ticaret gvenliini salamak amacyla gerekli grdnde sultan nceden bilgilendirerek Fas topraklarnda asker operasyonlar yapabilecekti. Sultann yasama, yrtme ve yarg konusundaki yetkisi genel valinin hazrlatt, zahr ad verilen kararnmeleri imzalamaktan ibaretti. Bu kararnmeleri geri evirme yetkisi bulunmad gibi memurlarn tayininde de gr alnmadan hazrlanan listeleri onaylyordu. Bununla birlikte sultann geleneksel saygnl ve din liderlii korundu, zellikle vakflar gibi din kurumlarn ynetimi kendisine brakld. Sultan Abdlhafzin teslimiyeti politikasna kar kan askerlerin Fas ehrinde balattklar ayaklanmay bastran Franszlar, ksa bir sre sonra ilerini zorlatran Abdlhafzi tahttan indirip kolayca kontrol altnda tutabileceklerini dndkleri kardei Mevly Ysufu sultan iln ettiler (13 Austos 1912); ulemnn da ona biat etmesini saladlar. Bylece Mevly Ysuf himaye idaresinin baa geirdii ilk Fill sultan oldu. Ysufun 1927 ylnn sonlarna kadar devam eden saltanat Fasn siyasal bamszln ve toprak btnln kaybettii bir dnem olarak tarihe geti. Tahta karlmasnn hemen ardndan 27 Eyll 1912de Fransa ile spanya arasnda sultana danlmadan imzalanan bir antlamayla spanyann nfuzundaki kuzey sahilleri spanyol himaye blgesi iln edildi. Tanca ehri ve civarna da milletleraras bir stat getirildi. Burada hkmet (mahzen) herhangi bir yetkisi bulunmayan tek bir grevli tarafndan temsil ediliyordu. Mevly Ysufa biat edilmesinden itibaren nceki direni hareketleri devam ettii gibi bata Ss olmak zere birok blgede merkez ynetime kar yeni direni hareketleri ortaya kt. Dalk blgelerdeki baz kabileler istiklllerini iln ettiler. Gney Fasta Ss blgesinde Tizntte ayaklanan din lider Ahmed Hibetullah (el-Hbe) b. Mlayneyn, Merakei ele geirdiyse de (18 Austos 1912) 6 Eyllde Franszlara yenilerek Tiznte geri ekilmek zorunda kald ve 1919da lnceye kadar direniini burada srdrd, daha sonra da direni kardeleri tarafndan devam ettirildi. Orta Atlaslarda Hamm ez-Zeyyn liderliinde isyan

eden Berber kabileleri, Fasn kuzeyi ile gneyi arasndaki irtibat salayan blgeyi ele geirip Fransz birliklerine ar kayplar verdirdiler. Orta Atlaslarda Tesl kabilelerinin direni hareketleri ise 1914te sava uaklarnn kullanld iddetli atmalarla bastrlabildi. I. Dnya Savandan nce zellikle Fas, Mikns, Merake gibi ehirlerin civarndaki direni hareketleri kontrol altna alnd. Dalk kesimlerdeki direniiler ise mcadelelerini srdrd. Sava sona erdiinde Atlas dalarnn orta kesimlerinde Fransz himayesi dnda kalan birok yer vard. Fakat bu kabilelere kar balatlan mcadelede 1924 ylna kadar Rif blgesi hari lkenin ekonomik ve stratejik ynden nem tayan hemen btn kesimleri merkez otoriteye baland. gale kar en byk ayaklanmay ise I. Dnya Sava srasnda spanyollarla silhl mcadeleye giren babasnn yerine Uriyagel (Vurygel) kabilesinin eyhi olan Muhammed Abdlkerm el-Hattb gerekletirdi. Rif blgesinde dier kabilelerin katlmasyla spanyollara kar cihad balatan Hattb 22 Haziran 1921de Annoualda spanyollar byk bir yenilgiye uratt ve spanyol himayesindeki blgenin nemli bir ksmn ele geirerek bamszln iln etti (19 Eyll 1921). Rif Cumhuriyeti ad verilen devletin hkimiyetini pekitirdi ve tekiltlanmasn salad. Ancak ona kar glerini birletiren Fransa ile spanya be yl sonra Hattbnin kuvvetlerini yendiler ve kendisini esir alp devletine son verdiler (25 Mays 1926). Ertesi yl Orta Atlaslarda hkimiyetini srdren Hamm da teslim olmak zorunda kald. Yumuak tabiatyla himaye ynetimine engel karmamaya gayret eden ve slahata yardmc olmaya alan Mevly Ysuf zamanla smrge rejimi zerinde etkili olmaya balad. Modernleen lkesinde rf, det ve geleneklerle birlikte devletinin din ve kltrel kimliini korumaya abalad iin halknn sevgisini kazand. slm eitimi tevik ettii gibi cami, medrese ve kamu binalarnn yapm ve onarmnda cmerte davrand. Din bayramlara ve dier din merasimlere katld. Saltanatnn son iki ylnda Lyauteyin yerine tayin edilen Fransa genel valisiyle arasndaki ilikiler bozulunca Mevly Ysuf, Fransa hkmetinden valinin deitirilmesini istedi. Ancak o gnlerde 17 Kasm 1927de Fas ehrini ziyareti esnasnda vefat etti ve Mevly Abdullah b. smil hazresine defnedildi. Byk olu Mevly drs ile Hasan veliaht tayin etmesine ramen yerine olunun en k olan Muhammed (V. Muhammed) sultan iln edildi (1927-1953, 1955-1961). Sultan Ysuf dneminde himaye antlamasnda ngrld gibi Fas hkmeti tekiltnda nemli deiiklikler yapld; d ilikilerle sava yetkisi sultann elinden alnarak Fransz genel valisine, maliye ileri de maliye genel mdrlne verildi. Birer bakanlk eklinde tekiltlandrlan ziraat, maarif, haberleme, salk mdrlklerine Fransz memurlar tayin edildi. Biri devlet mlklerine, dieri vakf arazilerine bakmak zere iki vezirlik kuruldu. Arazi sistemiyle ilgili yeni yasalar hazrland, kadastro ilemleri gerekletirildi. Himaye ynetimi lehine gerekli deiiklikler yaplarak yeni bir tertip vergisi alnmaya baland. Ayrca kii bana darbetl-zn (darbetr-res) denilen bir vergi kondu. lkedeki Franszlarn ekilebilir arazilerden tertip vergisinin yarsn demeleri kararlatrld. Adl ve asker alanlarda reformlar yapld. Fransadakilere benzer mahkemeler kuruldu ve kadlarn yetkileri din ilerle snrlandrld. 8 Nisan 1917 tarihli bir zahr ile ehirlerde belediyeler oluturuldu. Lyautey ticaret odalar, sanayi odalar ve ziraat odalar at. Zengin fosfat yataklarna sahip olan lkede 1921den itibaren balatlan fosfat retimi hzla arttrld. Demir yollar ebekesi geniletildi ve 1500 km. karayolu yapld. Limanlar bytlerek Fas topraklar Afrika ticareti iin Batl i adamlarna uygun hale getirildi. 1916da genel valilik krsal kesimdeki arazilerin datmnda yetkili klnd. 1927 yl sonunda 2044

Avrupal smrgeci 650.000 hektarlk arazide tarm yapyordu. 1911de 11.000 olan Avrupal says 1926da 104.700e ykseldi. Avrupallar ksa srede byyen ehirlerde oturuyorlard (Nouschi, III, 210). Fasn d ticaretini gmrk avantajlarndan yararlanan smrgeci irketler ellerine geirmiti. ehirler ekonomik etkinlik ve maden iletmelerinin bulunduu merkezler civarnda gelime gsterdi ve ok sayda Avrupal tccar buralara yerleti.

BBLYOGRAFYA

A. P. G. Martin, Quatre sicles dhistoire marocaine, au Sahara de 1504 1902, au Maroc de 1894 1912, Paris 1923, s. 496-497, 546-555; G. Drague [Spillmann], Esquisse dhistoire rligieuse du Maroc: confrries et zaouas, Paris 1951, s. 100-102, 105-110, 156-160, 256-257; H. Cambon, Histoire du Maroc, Paris 1952, s. 220-290; R. Landau, Trul-Marib (trc. N. Ziyde), Beyrut 1963, s. 101-159; Ch. A. Julien, Le Maroc face aux imprialismes: 1415-1956, Paris 1978, s. 37126; Salh el-Akkd, el-Maribl-Arab, Kahire 1980, s. 259-270; Cell Yahy, el-Mariblkebr, Beyrut 1981, IV, 95-206; brhim Harekt, el-Marib abret-tr, Drlbeyz 1405/1985, III, 319-350; Abdelatif Agnouche, Histoire politique du Maroc: Pouvoir, lgitimits, et institutions, Casablanca 1987, s. 248-256; Andr Nouschi, Smrgecilik Dneminde Kuzey Afrika (trc. Yusuf Yazar), slm Tarihi Kltr ve Medeniyeti, stanbul 1989, III, 208-214; J. Benoist-Mchin, Histoire des alaouites: 1268-1971, Paris 1994, s. 87-106, 112-113; smail Yiit, Siyasi-Din-Kltrel-Sosyal slm Tarihi: Endls (Grnata), Ben Ahmer Devleti ve Kuzey Afrika slm Devletleri, stanbul 1995, s. 479-480; B. Lugan, Histoire du Maroc, Paris 2000, s. 219-270, 336-343; D. Rivet, Le Maghreb lpoque de la colonisation, Paris 2002, s. 151-172, 219-220, 228-237, 246-250; G. Yver, al-Maghrib, EI (ng.), V, 1183-1184; W. Rollman, Ysuf b. al-asan, a.e. Suppl. (ng.), s. 839-840. smail Ceran

YSUF el-HEMEDN
() Eb Yakb Ysuf b. Eyyb el-Hemedn (. 535/1140) Horasanl sf mellif. 440 veya 441 (1048 veya 1049) ylnda Hemedann Bzenecird kynde dodu. On sekiz yanda iken ilim tahsili iin gittii Badatta fi fakihi ve Badat Nizmiye Medresesinin mderrisi Eb shak e-rznin ders halkasna katld. rznin yan sra Eb Cafer Mslime, Abdssamed b. Memn, bnl-Mhted-Billh, Hatb el-Badd, bn Hezrmerd ve Ebl-Hseyin Ahmed b. Muhammed bnn-Nakkr gibi limlerden ders ald. Badatta ka sene kald ve buradan ne zaman ayrld bilinmemektedir. Daha sonra sfahanda Hamd b. Velkzden, Buharada Ebl-Hattb Muhammed b. brhim et-Taberden ve Semerkantta Ahmed b. Muhammed b. Fazl el-Frsden ders alp hadis dinledi. Fkh ve kelm tartmalarndan sklp tasavvufa yneldi. Bu ynelite muhtemelen sfmerep olduu bilinen Eb shak e-rznin de etkisi olmutur. Hemednnin tasavvuf yolunda Abdullah- Cveyn ve Hasan- Simnnden faydaland nakledilmektedir. Ysuf el-Hemedn tasavvuf eitimini tamamladktan sonra Mervde bir tekke aarak irad faaliyetine balad. Horasan kbesi denilen bu tekkeye sflerin yan sra limler de devam ediyordu. Srekli bu tekkede kalmayp irad iin birok ehre seyahat eden Hemedn 506 (1112) ylnda byk viz ve sf unvanyla tekrar Badata dnd. Daha nce ders okuduu Nizmiye Medresesindeki vaazlar halktan byk bir ilgi grd. Hayatnn son yllarn Merv ve Heratta geiren Ysuf el-Hemedn, Herattan Merve dnerken Bar yaknlarndaki Bmende vefat etti (22 Reblevvel 535/5 Kasm 1140) ve buraya defnedildi. Ardndan bnn-Neccr adl bir mridi kabrini Merve nakletti. Mezar bugn Trkmenistan snrlar iinde Merv yaknlarndaki Bayramali denilen yerde olup Hce Ysuf adyla bir ziyaretghtr. Ysuf el-Hemedn birok mrid yetitirmitir. Mehur air Sen, Radyyddin Ali Lalann babas eyh Sad Lala ve Eb Slih Abdullah et-Tabak er-Rm onun nde gelen mridleri arasnda zikredilir. Hce Abdullah- Berak, Hasan- Endak, Ahmed Yesev ve Abdlhli- Gucdvn en mehur halifeleridir. Din emirlere son derece bal olan Ysuf el-Hemedn sahv ve temkini esas alan bir tasavvuf anlayna sahipti. Keramete ve keramet gstermeye iltifat etmez, sekr ve vecdin tesiriyle zuhur eden lsz sz ve davranlar doru bulmazd. Nitekim Sevniul-u mellifi Ahmed elGazzlnin baz sz ve davranlarn beenmedii, Eer Hallc mrifeti hakkyla bilseydi enelhak yerine enet-trb derdi dedii bilinmektedir. Bu devir geer ve gerek eyhler hirete gerse selmete ulamak iin ne yapalm? diye sorulduunda, Onlarn eserlerinden her gn sekiz varak okuyun diye cevap vermi, bu sz Ferdddin Attrn Tekiretl-evliyy kaleme almasna vesile olmutur. Btnlerle mcadele eden Seluklu Hkmdar Sultan Sencerin Ysuf el-

Hemednnin tekkesine 50.000 dinar gndermesi, bu dnemde dier Snn lim ve mutasavvflar gibi onun da devlet tarafndan desteklendiini gstermektedir. Eserleri. 1. Rtbetl-ayt. Bir sf gzyle hayatn yorumunun yapld, hayatn iman, slm ve ihsanla yaamak eklinde dereceye ayrld bu Farsa eserin Sleymaniye Ktphanesinde mevcut tek nshas (Ayasofya, nr. 2910, vr. 257a-289b) Muhammed Emn Riyh tarafndan neredilmitir (Tahran 1362 h./1983). Eser, Hayat Nedir adyla Trkeye evrilip mellifin iki rislesiyle birlikte yaymlanmtr (trc. Necdet Tosun, stanbul 1998). 2. Risle. Kinatn insann emrine ve hizmetine verildiini anlatan Arapa rislenin bilinen tek nshasnn (Kprl Ktp., Fzl Ahmed Paa, nr. 853, vr. 209a-212b) tercmesi Hayat Nedir iinde (s. 99-101) baslmtr. 3. Risle. Tarikat dbna dair bu Farsa rislenin (Millet Ktp., Ali Emr Efendi, Farsa, nr. 1028, vr. 13a14b) tercmesi de Hayat Nedir iinde (s. 91-95) yer almaktadr. 4. Risle. Tahran niversitesi Merkez Ktphanesinde bulunan (nr. 2114/18) tevhide dair Farsa risle Cell-i Misgernejd tarafndan neredilmitir (bk. bibl.). 5. afvett-tevd li-tafiyetil-mrd. Sf mahlk deildir sznn aklamasn, sabr, slikin kalp temizliine ulamasnn yollar ve fen badel-fen gibi konular ierir. Bu eseri de Cell-i Misgernejd yaymlamtr (bk. bibl.). 6. Kitb- Kef. Cmnin Nefetl-nsnde anlan bu eserde mellifin gnah ve tvbe konusundaki grleri emseddin Muhammedi Deylem tarafndan Risle-i fahnda eletirilmi, Smeyrem de ona kar Redd-i Risle-i fahn kaleme almtr. Sleymaniye Ktphanesinde (Nfiz Paa, nr. 438) Kitbl-Kef an menzilis-sirn adyla kaytl olup ba tarafndaki eksiklik sebebiyle mellifi bilinmeyen yazmann Kitb- Kefin II. cildi olmas muhtemeldir. Mellifin kaynaklarda ad geen Menzilssirn, Menzils-slikn, Vridt adl risleleri gnmze ulamamtr. Ysuf el-Hemednnin ahlkn ve szlerini ihtiva eden Mamt- Ysuf-i Hemedn (Risle-i ibiyye) adl bir risle (nr. Sad-i Nefs, Ferhengi rn-zemn, I/1, 1332 h./1953, s. 70-101) Hemednnin halifelerinden Abdlhli- Gucdvnye nisbet edilmektedir. Trke tercmesi Hayat Nedir iinde yaymlanmtr (s. 37-50).

BBLYOGRAFYA

Semn, el-Ensb (Brd), I, 412; Abdlhli-i Gucdvn, Risle-i ibiyye (nr. Sad-i Nefs, Ferhengi rn-zemn, I/1 iinde), Tahran 1332 h./1953, s. 70-101; bnl-Cevz, fat-afve (nr. Abdurrahman el-Ldik-Hayt h el-Ldik), Beyrut 1996, IV, 331; Ferdddin Attr, Tekiretlevliy (nr. Muhammed stilm), Tahran 1374 h., s. 8; Zeheb, Almn-nbel, XX, 66-68, 446; Abdurrahman- Cm, Nefatl-ns (nr. Mahmd bid), Tahran 1375 h./1996, s. 380-382, 417, 487, 510-511, 874; Devleth, Tekiret-uar (nr. Muhammed Abbs), Tahran 1337 h., s. 107; Ali r Nev, Nesyiml-mahabbe min emyimil-ftvve (haz. Kemal Eraslan), stanbul 1979, s. 230-232; Fahreddin Saf, Reet- Aynl-ayt (nr. Ali Asgar Muniyn), Tahran 2536/1977, I, 13-14; Zeynelbidn-i irvn, Riys-siya (nr. Asgar Hmid), Tahran 1341, s. 506-507; Nefs, Tr-i Nam u Ner, s. 718; Masm Ali ah, ari, II, 553; Mnzev, Fihrist, II, 1169; Necdet Tosun, Baheddn Nakbend: Hayat, Grleri, Tarkat, stanbul 2002, s. 38-51; Ahmed Ate, Kastamonu Genel Kitaplnda Bulunan Baz Mhim Arapa ve Farsa Yazmalar, Oriens, V (1952), s. 39-42; Eb Cafer M. Ktib Smeyrem, eryi-i Mrd, Ferhengi rn-

zemn, XIV/1-4 (1345-46/1966-67), s. 321-328; W. Madelung, Ysuf al-Hamadn and the Naqbandiyya, Quaderni di Studi Arabi, sy. 5-6, Venezia 1987-88, s. 499-509; P. Ballanfat, Thorie des organes spirituels chez Ysuf Hamadn, St.I, LXXXVII/2 (1998), s. 35-66; Cell-i Misgernejd, ce Eb Yab-i Hemedn ve Risle-i der Beyn- Tevd, Marif, XVII/2, Tahran 1379 h./2000, s. 90-96; a.mlf., afvett-tevd li-tafiyetil-mrd der Beyn- e-f ayr mal, a.e., XVIII/2 (1380 h./2001), s. 153-168; Hamid Algar, Ab Yab Hamadn, EIr., I, 395-396; Nsr Gzete, Eb Yab-i Hemedn, DMB, VI, 430-432. Necdet Tosun

YSUF b. HSEYN
(bk. KRMAST).

YSUF el-I
(bk. I, Ysuf b. Red).

YSUF ZZEDDN EFEND


(1857-1916) Sultan Abdlazizin olu, veliaht ehzade. 11 Ekim 1857de babas henz ehzade iken stanbulda dodu. Annesi Drrinev Bakadnefendidir. ehzadelerin ocuk sahibi olmas yasaklandndan doumu gizlendi ve Mekke Mollas Kadri Beyin Eypteki evinde gizlice bytld. Ancak Sultan Abdlmecidin bu doumdan haberdar olduu rivayet edilir. Sultan Abdlaziz tahta ktktan sonra olunun varln kamuoyuna duyurdu. yi bir eitim gren Ysuf zzeddin, Miralay Sleyman Bey, mer Efendi, Tophane Mfts mer Lutfi Efendi, Gazi Ahmed Muhtar Paa ve Grc erif Efendiden ders ald. Franszca hocalar padiahn batabibi Marko Paa ile Sakzl Ohannesin damad arl idi. Abdlhak Hmid (Tarhan) onun Franszca bildiini, ancak biraz tutuk konutuunu belirtir. Franszca dersleri veliahtlk dneminde de srd. Saltanat kendi ocuklarna intikal ettirmek isteyen Sultan Abdlaziz bu hususta aabeyi Sultan Abdlmecidden daha ileri gitti. Msr ziyareti dnnde Nisan 1863te seyahatte yannda bulunan henz alt yandaki Ysuf zzeddini kara kuvvetlerine, dier olu Mahmud Celleddini deniz kuvvetlerine kaydettirerek ileride yapmay dnd veraset deiiklii iin muhtemel itirazlarn nlemeyi amalad glerden biri olan asker brokrasiyi yanna ekmeye alt. 3 Temmuz 1866da Hassa Ordusu Beinci Tala Taburu binbalna getirilen dokuz yandaki Ysuf zzeddin, Ekim 1866da stanbulu ziyaret eden Prens Karl von Hohenzollern-Sigmaringen adna dzenlenen tren esnasnda taburuna emir verip geit resmi yaptrd. 3 Eyll 1867de kaymakamlk rtbesine ykseltildi, ayrca Mektebi Harbiyyeye devam etti. 15 Temmuz 1868de Hassa Ordusu Saf Piyade Alay miralayl, 30 Mays 1870te Hassa Ordusu Birinci ve kinci Saf Piyade Alaylar mirlivl, 3 Kasm 1871de feriklik rtbesiyle Hassa Ordusu erkn reislii ve 18 Nisan 1872de Murassa Mecid nian verilerek Hassa mirlii rtbelerini ald. Bu grevleri bir vekil vastasyla yrtmekteydi. Bir yandan rtbeleri ykseltilirken dier yandan babasnn yannda selmlk trenlerine katlarak kamuoyunun gndeminde tutuluyordu. Sultan Abdlaziz 1867de kt Avrupa gezisine onu da gtrd. Padiahn olunu srekli n plana karmas, ilerini yrtmek isteyen baz brokratlarn Ysuf zzeddin zerinden (kimi eserini ona takdim ederek, kimi hediye gndererek, kimi de rettii hizmeti ehzade adna tescil ettirerek) st ynetimle irtibat kurmaya almalarna yol at. Hassa mirliini iyice benimseyen Ysuf zzeddin asker tatbikatlara ve geit trenlerine katlyordu. Tophaneyi, asker birlikleri, Mektebi Harbiyye ve Mektebi Tbbiyyeyi denetledi; bu mekteplerde okuyan rencilerin derslerine girdi. Zeytinburnu Demir Fabrikas ile Bez Fabrikasn gezerek bilgi ald; stanbulda temel atma ve mezuniyet trenleri gibi pek ok faaliyete katld. 1872 yl balarnda stanbulda Sadrazam Mahmud Nedim Paann eyhlislmdan veraset deiikliine dair szl cevaz ald ynnde bir sylenti yayldysa da bu sylenti Mahmud Nedim Paa ve saray tarafndan yalanland. Ardndan ehzadeyi n plana karma faaliyetleri yine srd. talya Kral Vittorio Emanuelein Veliaht Murad Efendi iin General Pralormo araclyla stanbula gnderdii nian Abdlazizin bir manevrasyla Ysuf zzeddine verildi. Ancak ehzadenin her

frsatta n plana karlmas halk ve brokrasi nezdinde ho karlanmyordu. te yandan Sultan Abdlazizin, smil Paann Msrda ekberiyet usulne dayanan veraset sistemini deitirme isteklerine kar kmamas ve neticede 28 Mays 1866 tarihli fermanla veraset usuln smil Paann ocuklar lehine deitirmesi, kendisinin Ysuf zzeddin lehine yapmay dnd dzenlemeye kamuoyunu hazrlama operasyonu olarak deerlendirilebilir. ehzade hakkndaki bu alg sadece i kamuoyunda deil yabanc diplomat, seyyah ve gazetecilerde de yaklak ayn biimde olumutu. Fransann stanbul sefiri Kont de Mouy ehzadeyi kstah, sert tavrl ve gururlu biri diye tanmlar. 1872de stanbulu ziyaret eden Fransz seyyah Paul Eudel daha da ileri giderek sararm, solmu, zayf bir gen olarak niteledii ehzadenin yz ifadesini sersemce bulur. Paul Fesch ise onun marur bir tabiata sahip olduu sanlsa da bu grnmnn gzlerinin miyopluundan kaynaklandn belirtir. Sultan Abdlaziz, ehzade Ysuf zzeddin, Mahmud Celleddin ve Sleyman efendilerin snnetlerini stanbul halknn davetli olduu byk bir elenceye ve fakir ocuklarnn da snnet edilecei bir sosyal hizmete dntrmek istedi; ancak 5 Haziran 1870te kp 7-8000 evi harap eden ve pek ok kiinin yanarak lmesine yol aan byk Beyolu yangn yznden enlikler iptal edildi. Neticede 20 Haziran 1870te ehzadelerin snnetleri gerekletirildi ve bu vesileyle stanbulda 14.207 fakir ocuk snnet ettirildi. Babasnn 1876da, veraset deiikliiyle ilgili abalar bir sonuca ulatramadan bir darbe ile tahttan indirilmesi zerine Ysuf zzeddin Efendinin eski aaal gnleri sona erdi. II. Abdlhamid dneminde maliyenin iinde bulunduu skntlardan o da nasibini ald; dier pek ok hnedan yesi gibi maann denmesinde zorluklar kt ve aylarca maa alamad zamanlar oldu. Buna ramen II. Abdlhamid nezdindeki itibar yksekti. Padiahn Ysuf zzeddin Efendiye kar olan duygularnn yabanc gzlemciler tarafndan da farkedildii anlalmaktadr. Nitekim Paul Fesch II. Abdlhamidin ona dier ehzadelere gre daha fazla serbestlik tandn, La Westminster Gazette ise Yldz Saray ile ilikilerinin iyi olduunu belirtir. Ancak kendisi ve maiyeti dier hnedan yeleri gibi hafiyelerin gzetimi altndayd. 27 Nisan 1909da II. Abdlhamidin tahttan indirilip Mehmed Readn tahta karlmasnn ardndan Ysuf zzeddin Efendi veliahd- saltanat oldu. Ayn tarihte alnan bir kararla 1876dan itibaren II. Abdlhamid adna padiahn emlkine aktarlan btn arazi, imtiyaz ve tanmazlar maliye hazinesine devredildi. Bunlarn arasnda, babasnn dneminde Ysuf zzeddin adna tapu ile kaytl olan Tophanedeki seksen yedi dkknla Hekimba ve avuba iftlikleri de vard. Veliaht bu karar zerine dkknlarn altm drdn askeriyeye balad; geri kalan yirmi n de kendi adna tescil ettirdi. Bir belgeden Sleymaniye mahallesi Kkiftlik sokanda Ysuf zzeddin Efendi adna tarla, bostan, bir kk ile bir dkknn bulunduu anlalmaktadr. ehzadenin asl ikametgh Zincirlikuyu Kkyd. Ayrca Niantanda Cumhuriyet dneminde Ik Lisesi olarak kullanlan konak da ona aitti. Yine amlcada bir kk ve bu kke ait geni arazisi vard. Ysuf zzeddin Efendi veliaht olarak resm protokollerde daha fazla yer alyordu. 15 Kasm 1909da raan Saraynda gerekletirilen Meclisi Mebsann ikinci devre al merasimine, her yl ramazan aynn on beinde yaplan hrka-i erif ziyaretine, 21 Mart 1910 gn de Sultan Mehmed Readn ilk hkmdar misafiri olan Bulgar Kral I. Ferdinand ile Kralie Eleanoru karlama trenine katld. Ayrca Kral Ferdinand maiyetiyle birlikte veliahd dairesinde ziyaret etti. 3 Nisanda stanbula gelen Srbistan Kral Petar da yanndaki heyetle veliahdn dairesinde misafir

edildi. 23 Temmuz 1910da Merutiyetin ilnnn ikinci yl dnm mnasebetiyle Osmanl donanmasnn Haydarpaa nlerinde yaplan geit resmini padiah ve dier davetlilerle birlikte Erturul yatndan ehzade de izledi. 28 Austosta Osmanl Donanma Cemiyeti yararna Modada dzenlenen kayk yarlarna Erturul yatyla gitti ve gece enliklerini takip etti. 27 Ekimde Krklarelinin Seyyitler blgesinde Balkan devletlerine gzda vermek amacyla yaplan manevraya padiahla birlikte katld. Ertesi gn Selimiye Camiindeki cuma selmlna ve 14 Kasmda yaplan Meclisi Mebsann nc dnem al merasimine de itirak etti. lk olarak 1869da stanbula gelen Fransa mparatoru III. Napolyonun ei Eugenie, 29 Haziran 1910da zel yatyla tekrar stanbula geldiinde bizzat onun istei zerine padiahla grmesinde Ysuf zzeddin de yer ald. Hatta imparatorienin yatna giderek ide-i ziyarette bulundu. Veliaht Ysuf zzeddin baz sivil toplum kurulularnda da aktif grev almtr. 1908de kurulan Trk Derneinin hmisi ve fahr bakanyd. Osmanl Donanma Cemiyetine yardm ediyordu. Ayrca Ortaky ttihat ve Tevn Kulbnn fahr bakanln yapt. Yine veliaht sfatyla Sultan Mehmed Readn yurt ii gezilerine katld. 2 Eyll 1909da Erturul yatyla padiahn yannda Mudanyaya gidip oradan trenle getikleri Bursadaki trbeleri, camileri ve padiahn seyahati erefine alan sergiyi ziyaret etti. 27 Ekim 1909da yine padiahla birlikte trenle zmite gitti ve geceyi zmite gnderilen Erturul yatnda geirdi. 9 Mart 1911 tarihinde Sultan Mehmed Readn himayesi altnda yeniden oluturulan Osmanl Hilliahmer Cemiyetinin fahr bakanlna getirildi. Balkan Sava esnasnda 4 Kasm 1912de askerleri evke getirmek iin bir heyetle birlikte trenle atalcaya gitti; ancak mektep arkada Nzm Paann a ve perian askerlerin nasihat dinleyecek durumda olmadn sylemesi zerine trenden inmeden geri dnd. Temmuz 1913te Edirneye, Temmuz 1915te savan srd anakkaleye ve Geliboluya gitti. Yurt dnda da devleti temsil eden Ysuf zzeddin Efendi 6 Mays 1910da len ngiltere Kral VII. Edwardn cenaze trenine olaan st bir heyetle katld. Heyet, dn yolunda Belgrad ve Sofyaya urayp daha nce Srp ve Bulgar krallarnn stanbula yapm olduklar ziyaretleri iade etti. ngilterenin yeni kral Georgeun 22 Haziran 1911de yaplan ta giyme merasiminde bulundu. Westminster Katedralinde yaplan trene ve bu mnasebetle gerekletirilen dier trenlere itirak etti; Kral George kendisine Victoria nian verdi. Londraya giderken Pariste Fransa Cumhurbakan Clment Armand Falliresle grt. Londradan Romaya geti; talya kral tarafndan istasyonda karlanp Quirinale Saraynda iki gece misafir edildi ve 11 Temmuzda Viyana zerinden stanbula dnd. Alman mparatoru II. Wilhelm, 1 Eyll 1911de yaplacak asker tatbikat izlemesi iin Veliaht Ysuf zzeddini Berline davet etti. Veliaht Mecidiye kruvazryle Kstenceye gitti ve Romanya kralnn Sinayadaki yazlk kknde erefine verilen ziyafete katld. Almanyadaki grevini tamamlayan heyet 12 Eyllde stanbula dnd. eitli olaylar yannda veliaht olduktan sonra ttihatlar tarafndan evresine yerletirilen yaver ve terifat gibi zel grevlilerin zerinde kurduklar bask Ysuf zzeddini ruhsal adan ypratt. nce kalp hastas olduu vehmine kapld; ancak yaplan tetkikler sonucu kalp hastas olmad ortaya kt. Bir sre sonra grtlak kanserinden phe etmeye balad. 1911 ylnn sonlarna doru Vahdeddin Efendinin ikinci veliahtla tayin edilme arzusu ve bu konudaki giriimleri phelerinin daha da artmasna yol at. Padiahn byle bir niyet tamadn bildirmesine ramen vehimleri devam etti. Hkmet, kanser konusunda doktorlarn ve evresinin ikna abalarnn sonu vermemesi zerine veliahd tedavi iin svireye gndermeye karar verdi. 9 Austos 1912de Kstence

zerinden Viyanaya ulaan Ysuf zzeddin ve yanndakilerin dncesi buradan svireye gemekti. Fakat veliahd muayene eden mparator Franz Josephin hekimi Hermann Schlesinger hastaln kanser deil sinir bozukluu olduunu belirtti; bunun zerine Viyana yaknlarndaki bir sanatoryumda tedavisinin yaplmas kararlatrld. Doktor Schlesinger tedavi neticesinde veliahdn ikyetlerinin azaldn, ancak depresif ruh halinin bir sre daha devam edebileceini syledi. Heyet 7 Ekimde stanbula dnd. Hastalk vehminin iddetlendii 1912 ylndan sonra Ysuf zzeddin Efendinin evresindeki doktorlara ve devlet adamlarna rahat vermedii, srekli onlar tciz ettii dosyasnda mevcut onlarca rapor ve mektuptan anlalmaktadr. Bunlar arasnda zel hekimleri Nuri Kenan Paa, Tp Fakltesi hocalarndan Cell smil ve Hilmi Kadrinin raporlar, hocas Gazi Ahmed Muhtar Paann mektuplar ile Abdlhak Hmidin manzum tavsiyeleri saylabilir. Bu kiiler yeminlerle veliahd ikna etmeye altlarsa da baarl olamadlar. 1914 ilkbaharnda hastaln biraz daha artmas zerine tekrar Avrupaya gnderilmesine karar verildi. Bu arada veliahtlktan drlmeyeceine dair teminat vermesi iin padiah sktrmaktan geri kalmad. Sultan Mehmed Read byle bir ey dnmediini ona kesin bir dille bildirdi. Fakat I. Dnya Savann kmas zerine Avrupa gezisi ertelendi. Halid Ziya (Uaklgil) hastalk ilerledike veliahdn vehimlerinin sorguya dntn, karlat kiilere hastal konusunda yeminler ettirerek canndan bezdirdiini kaydeder. Ysuf zzeddin Efendi, 31 Ocak 1916 gn konandan kp Aksaray Pertevniyal Vlide Sultan Camiinde namaz kldktan sonra oradaki mezarlkta yatan babaannesinin, ilk ei emih ile olu Mehmed Baheddinin kabirlerini ziyaret etti. Ertesi gn tedavi iin Avrupaya gitmesi planlanmt; ancak buna istekli deildi. Neticede o gece sol kolunun bileindeki damarlar ustura ile keserek intihara teebbs etti ve arlan doktorlarn btn mdahalesine ramen kan kaybndan ld. El yazsyla brakt mektupta iinde bulunduu duruma tahamml edemediini, madd sknt ektiini, intiharn kt bir ey olduunu bildiini ve Allahn affna sndn belirtmekte, mektubunu, Cenb- Hak kusurumu affetsin szyle bitirmektedir. Mezar II. Mahmud Trbesindedir. Ysuf zzeddin Efendinin trajik lm daha sonra pek ok sylentiye ve senaryoya malzeme tekil etmitir. Hakknda yaz yazanlarn bir ksm onun intihar ettiini, bir ksm da ttihatlar tarafndan ldrlp intihar ss verildiini ileri srmtr. Ysuf zzeddinin vatan sevgisine, ynetim anlayna, kadnn toplum iindeki yerine, Osmanl milletinin yneticilerine kar itaatkr sabrna, matbuat ve sansre, demokrasinin (usl-i meveret) erdemlerine, airlerin ilim ve maarifteki konumuna, panislmizme, adalet sistemine ve adliyelere, deniz kuvvetlerinin nemine, kapitlasyonlara, eitime ve sosyal hayata dair grlerini ihtiva eden notlar bugne ulamtr. 1900 ylnda kaleme ald bu yazlar kendisini iktidara hazrlama almalarnn bir yansmas eklinde deerlendirilebilir. LEcho de Paris gazetesi Ysuf zzeddin Efendiyi zeki ve drst; La Neue Freie Presse babas Abdlaziz gibi ar zgven sahibi; A. Vambery iyi bir asker; teyzesinin torunu Leyl Aba ksa boylu, kumral sal, yeil-el gzl ho bir insan; smail Baykal d grn sert, ancak nazik, hatr bilir, muhabbeti ho, vcuta salam, hfzas gl, kltr geni, asil, ak szl ve yardm sever; gazeteci Ahmed hsan Bey matbuat ve gelimeleri takip eden aydnlk fikirlere sahip biri olarak onu tanmlar. Buna karlk Mbeyin baktibi Halid Ziya ise vcudunun en kk zerresine kadar kibir, azamet ve gururla dolu olduunu, titiz, huysuz, kesik, tutuk ve hafakana tutulmuasna ksa cmlelerle konutuunu belirtir. Alt defa

evlenen Ysuf zzeddin Efendinin ilk ei emih Hanmefendi 1883te doup ayn yl len ehzade Mehmed Baheddin Efendinin annesidir. Daha sonra srayla evlendii Cvidan, Emine Nziked, Fika Tzende ve Ebr-niyaz hanmlardan ocuu olmad. Son ei olan Leman Hanmefendiden 24 ubat 1906da Hatice kriye Sultan, 10 Ocak 1909da Mehmed Nizmeddin Efendi ve 30 Mays 1916da Mihriban Mihriah Sultan dodu. Bunlarn dnda Mlevven ve Bedricemal adl iki gzdesi vard.

BBLYOGRAFYA

BA, A.MKT.MHM, 291/4; 354/18; 354/66; 359/93; 390/44; 396/34; BA, BEO, 157/11727; 739/55406; 1465/109863; 2016/151153; 3471/260279; 3748/281054; 3748/281068; 3785/283824; 3793/284434; 3826/286884; 3441/258022; 3855/289068; 3881/291038; 3889/291651; 3929/294646; 3930/294738; 3947/296018; 4073/305456; 4073/305457; 4108/308065; 4202/315090; BA, Hanedan Defteri, nr. 1, s. 3, 10, 40; BA, HAT, 1648/10; BA, .DH, 474/31801; 521/35527; 548/38186; 551/38328; 552/38403; 566/39394; 570/39752; 578/40253; 589/40991; 612/42662; 621/43196; 640/44558; 649/45108; 649/45109; 649/45138; 838/67408; 964/76246; 978/77262; 986/77853; BA, .HUS, 103/1320/Z-045; 9/1310/-3; BA, .MBH, 2/1328/Ca-025; BA, ML.d, nr. 1175; BA, YEE, 15/118; Mirt- Hakkat (Mirolu), I, 95-96; Cevdet, Tezkir, II, 146147; Lutf, Trih, X, 13-14, 89, 92; XI, 51; XII, 94-97; XIII, 53; XIV, 22; XV, 23; Ltfi Simvi, Sultan Mehmed Read Hann ve Halefinin Saraynda Grdklerim, stanbul 1340, I-II, tr.yer.; Operatr Hzm Paa, Hatralar (Canl Tarihler: 2 iinde, nr. Trkiye Yaynevi), stanbul 1945, s. 14-16; Halid Ziya (Uaklgil), Saray ve tesi, stanbul 1981, tr.yer.; Vasfi enszen, Osmanoullarnn Varlklar ve II. Abdlhamidin Emlki, Ankara 1982, s. 71-72; Ali Fuat Trkgeldi, Grp ittiklerim, Ankara 1984, s. 119-120; Yusuf Sarnay, Trk Milliyetiliinin Tarih Geliimi ve Trk Ocaklar: 1912-1931, stanbul 1994, s. 95; Abdlhak Hmidin Hatralar (haz. nci Enginn), stanbul 1994, s. 232-234, 331-334, 336-339; P. Fesch, Abdlhamidin Son Gnlerinde stanbul (trc. Erol yepazarc), stanbul 1999, s. 170-172, 174-176; Selahittin zelik, Donanmay Osman Muavenet-i Milliye Cemiyeti, Ankara 2000, s. 186, 224; Arzu T. Terzi, Hazine-i Hassa Nezareti, Ankara 2000, s. 151-153; Hakan T. Karateke, Padiahm ok Yaa: Osmanl Devletinin Son Yzylnda Merasimler, stanbul 2004, s. 20-23; Ercment Ekrem Talu-Ziya akir, ehzade Yusuf zzeddin ldrld m? ntihar m Etti? (haz. Tahsin Yldrm), stanbul 2005; Leyla Aba, Bir erkes Prensesinin Harem Hatralar, stanbul 2010, tr.yer.; Basret, nr. 33, stanbul 1286, s. 1; nr. 37, s. 1; nr. 93, s. 2-4; nr. 94, s. 2-3; nr. 95, s. 1-2; nr. 101, s. 1-2; nr. 103, s. 1-2; nr. 1342, s. 1; nr . 1411, s. 1; nr. 1414, s. 1; nr. 1415, s. 1; nr. 1423, s. 1-2; nr. 1479, s. 1; nr. 1484, s. 1; nr. 1574, s. 1; nr. 1592, s. 1; nr. 1587, s. 1; SF, nr. 911 (1324), s. 3; nr. 968 (1325), s. 82-83; nr. 981 (1326), s. 297; nr. 983 (1326), s. 333; nr. 986 (1326), s. 376; Necmeddin Erim, Yusuf zzeddine Dair Yeni Vesikalar, Tarih Dnyas, I/3, stanbul 1950, s. 125-127; smail Baykal, Veliaht Yusuf zzeddin Efendi Nasl ntihar Etti?, a.e., II/12 (1950), s. 487-491; II/13 (1950), s. 531-535; II/14 (1950), s. 579-582; II/15 (1950), s. 623-626; II/16 (1950), s. 663-666, 703; smail Hakk Uzunarl, Veliaht Yusuf zzettin Efendinin ntihar, Resimli Tarih Mecmuas, sy. 54, stanbul 1954, s. 3150-3154; Bedi ehsuvarolu, Veliahd Yusuf zzeddin Efendiye Dir, Hayat Tarih Mecmuas, I/5, stanbul 1974, s. 13-16; Cengiz Gnc-zeyir Karata, Veliahd Yusuf zzeddin Efendinin Toplumsal Yaama likin

Grleri ve Yaamnn Son Yllarnda Ruhsal Durumuna likin Belgeler, Milli Saraylar, Belgeler, sy. 1, stanbul 2007, s. 118-151. Ali Akyldz

YSUF el-KD
() Eb Muhammed Ysuf b. Yakb b. sml el-Kd el-Ezd (. 297/910) Mlik kads, muhaddis. 208de (823) dodu. Aslen Basral olup atalar Badata yerlemiti. Hammd b. Zeydin soyundan gelen ve II. (VIII.) yzyln ortalarndan VI. (XII.) yzyln ortalarna kadar Mlik mezhebine mensup birok fakih, muhaddis ve kad yetitiren Ben Hammd (bn Dirhem) sllesine mensuptur. Medine kads olan babas Yakb ayn zamanda Cehdam diye bilinen Kad smilin amcasdr. Ysuf kk yata ilim meclislerine katld. Hocalar arasnda Sleyman b. Harb, Amr b. Merzk, Msedded b. Mserhed, Muhammed b. Eb Bekir el-Mukaddem, Ali b. Medn, Osman b. Eb eybe, eybn b. Ferruh, kendisi vastasyla Eb Hanfeden hadis rivayet ettii Abdullah b. Yezd el-Adev el-Mukr, Ebl-Bahr Abdlvhid b. Gys el-Basr gibi isimler yer alr. Eb Amr bnsSemmk, Tabern, bn Ad, Eb Sehl bn Ziyd el-Kattn, Ebl-Hasan Ali b. Muhammed b. Keysn en-Nahv, curr ve Rmhrmz onun talebelerindendir. Sika, slih, aff, emn, seddl-ahkm gibi sfatlarla anlan Ysuf el-Kd hisbe greviyle vazifeye balad. Abbs Halifesi Mutemid-Alellahn kardei Muvaffakn idareyi fiilen stlendii dnemde zekt mili idi. 276da (889) Muhammed b. Hammdn vefatndan sonra Basra kads oldu. Bu grevi srasnda Vst kadl da onun uhdesine verildi. 277de (890) Badat mezlim mahkemelerinin bana getirildi. Cehdamnin vefat zerine (282/896) Dou Badat kadlna getirildi. Bu grevi srasnda dier grevleri iin yerine vekiller tayin etti. Vefatndan bir yl ncesine kadar Dou Badat kadl devam etti. Muktedir-Billh 296da (908-909) ynetimi ele geirince daha nce hilfet mcadeleleri srasnda oluyla birlikte bnl-Mutezzi destekleyen Ysufu kadlktan azletti; o da son yllarn evinde geirdi. Hayr ehli, heybetli ve yakkl bir kimse olduu kaydedilen Ysuf el-Kd 9 Ramazan 297de (22 Mays 910) vefat etti ve Badattaki evine defnedildi. Oullar Fazl, brhim, Muhammed ve Ahmed de hadis rivayet etmi ve ilimle megul olmulardr. Ysuf el-Kd 283 (896) ylndan itibaren Badatn en byk camisinde hadis rivayetinde bulunmu, Mlik mezhebini ok iyi temsil etmi ve yaay ile herkesin takdirini kazanmtr. Grevi srasnda idarecilere kar tviz vermez, kararlarnda adaletten amazd. Minberlerden Muviye b. Eb Sfyna ve meyyeoullarna lnet okunmasn emreden Mutazd-Billh bu kararndan vazgeirmi, grevden alndktan sonra kendisini tamamen eser yazmaya ve hadis rivayetine vermitir. Dneminde Badatn en kymetli isnadlarna sahip olduu bildirilen Ysuf el-Kd, Tabern, Eb Avne el-sferyn, Ferr el-Begav, Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, Eb Nuaym elsfahn ve Kud gibi muhaddislerin eserlerindeki isnadlarda yer almakta olup es-Sneni ve dier eserlerinin muhtevas da bu melliflerin kitaplarnda

muhafaza edilmitir. Shibt-tesnf olarak nitelenen Ysuf el-Kdye nisbet edilen eserler unlardr: es-Snen (Beyhak ve Eb Nuaym el-sfahnnin nemli kaynaklarndan olan eseri pek ok muhaddis kendisinden rivayet etmitir), Kitbl-lm (Zeheb bu kitab sem yoluyla dinlediini belirtmektedir, Almn-nbel, XIV, 86), Feil ezvcin-neb, Msned ube b. el-accc, Kitbz-Zekt, Kitb-ym, Kitbd-Du.

BBLYOGRAFYA

Hatb, Tru Badd, XIV, 310-312; Kd yz, Tertbl-medrik (nr. Abdlkdir es-Sahrv), Rabat 1403/1983, IV, 296-300; bnl-Cevz, el-Muntaam, VI, 96-97; bn Nukta, et-Tayd limarifeti ruvtis-snen vel-mesnd (nr. Keml Ysuf el-Ht), Beyrut 1408/1988, s. 490-491; Zeheb, Almn-nbel, XIV, 85-87; a.mlf., Tekiretl-uff, II, 660; bn Hacer el-Askaln, elMuceml-mfehres (nr. M. ekkr el-Meydn), Beyrut 1418/1988, s. 68; Hseyin b. Ksm b. M. en-Nuaym-Hamza b. Hseyin b. Ksm en-Nuaym, stidrkt al Trit-tril-Arab, Cidde 1422, VI, 263; M. Eb Bekir b. Ali v.dr., stidrkt al Trit-tril-Arab, Cidde 1422, V, 137; Ch. Pellat, Ibn Dirham, EI Suppl. (ng.), s. 384-385. brahim Hatibolu

YSUF MA
(bk. MA DEXING).

YSUF el-MAKASSAR
) ( Ebl-Mehsin Muhammed Ysuf Hediyyetullh Tcl-Halvet el-Makassar (. 1699) Endonezyal lim ve sf. 3 Temmuz 1626da Endonezyada Gney Sulavesinin (Selebes) Gowa blgesindeki Moncong Loe kynde dodu. Mahall rivayetlere gre annesi kyn reisinin kz, babas bir ifti ya da orta halli bir ky reisidir. Baz rivayetlerde babasnn Hzr peygamberin soyundan geldii ve adnn Hzr olduu iddia edilir. Ancak kendisi bir eserinde babasnn adn Abdullah olarak zikreder. Babasnn Moncong Loe kynn reisi olduu ve Mslmanl kabul ettikten sonra Abdullah Hzr adn ald eklinde bir rivayet daha vardr. Ysuf, Kuran okumay rendikten sonra Seyyid B Alev b. Abdullah Thir adl Arap asll bir hocadan Arapa, fkh, akaid, hadis, tefsir ve tasavvuf dersleri ald. On be yana gelince eitimini Cikoangda Celleddin el-Aydd adl bir hocann yannda srdrd. Gen yata Gowa Sultan Aleddinin kz ile evlendi. Eyll 1644te Hicaza gitmek zere Makassar Limanndan ayrld. Yolculuu srasnda urad Bat Cavada sultanlk ailesi ve saray evresine yakn nemli ahsiyetlerle grt. Burada bir sre kalp ardndan Aeye geti. Bir rivayete gre Bentem Sultan Abdlkdirin din konularda grmelerde bulunmak zere Aeye gnderdii heyete dahil edildii, baka bir rivayete gre ise Bentemde iken adn duyduu Nreddin er-Rnrden ders almak maksadyla Aeye gittii belirtilir. Ancak Rnr o srada Aeden ayrlmak zorunda kald iin ona ulaamad. Ysuf, Rnr ile muhtemelen Hindistann Gucert blgesindeki Rnr ehrinde grmtr. Nitekim bir eserinde Rnrden eyhi ve hocas diye bahsetmi, kendisinden Kdiriyye iczeti aldn belirtmitir. Hindistanda mer b. Abdullah B eybn ile de grtkten sonra Yemene gitti. Zebdde Muhammed b. Abdlbk en-Nakibend, Seyyid Ali ez-Zebd ve Muhammed b. Abdlbk el-Yemen ile tant, onlarn derslerini takip etti. Muhammed b. Abdlbkden Nakibendiyye, Seyyid Ali ez-Zebdden B Aleviyye iczeti ald. Hac grevini yerine getirmek ve tahsilini ilerletmek amacyla Yemenden Mekkeye geti. Hac farzasn ifa edip Medineye gitti. Onun Hicazda bulunduu yllar Sumatral lim Abdrraf esSinkil ile ayn dneme rastlamaktadr. kisi de burada ayn hocalardan ders alm olmaldr. Safiyyddin el-Ku, brhim el-Krn ve Hasan el-Acem gibi limler onun buradaki hocalar arasnda zikredilebilir. Ysuf, Medinede eyh brhim el-Krn vastasyla ttriyye tarikatna intisap etti ve Krnden iczet ald. Ardndan ama gitti; burada bnl-Arab Camii imam EblBerekt Eyyb b. Ahmed b. Eyyb ed-Dmak el-Halvetye intisap eden Ysuf kendisine TclHalvet unvann veren bu eyhten eserlerinde vgyle bahseder. amdaki reniminden sonra stanbula kadar gittii rivayet edilirse de kendi eserlerinde buna dair bilgi yoktur. Onun Mekkede iken Malay-Endonezya kkenli rencilere ders verdii kaydedilir. Osmanl ynetimi altndaki Hicaz ve amda en az yirmi yl yaad anlalan Ysufun 1664, 1668 veya 1672 ylnda lkesine dnm olabilecei ileri srlmektedir. Ysuf, Endonezyaya dndnde Gowa krall topraklarnda slm kurallarn tam uygulanmadn, iki, kumar ve

esrarn yaygn olduunu grd. Hkmdardan bunlarn yasaklanmasn istedi, ancak hkmdar mal kayplara yol aacan ileri srerek onun teklifini kabul etmedi; Ysuf bunun zerine memleketini terkedip Benteme yerleti. Bentemde eski dostu olan yeni Bentem sultan Ageng Tirtayasann kzyla evlendi. Bu dnemde Bentem Sultanl gerek Cava adasnda gerekse takmadalarda uluslar aras nemli bir ticaret merkezi, ayn zamanda slm kltr ve eitiminin ana merkezlerinden biriydi. Hollanda kaynaklarnda Ysuf sultanln en yksek seviyedeki din adam, din ve siyas konularda sz sahibi biri diye tantlr. Ysufun Bentemde yerletii haberi Gney Sulavesiye ulanca Gowa Sultan Abdlcell bir heyet gndererek onu lkesine davet etti. Ysuf bu teklifi kabul etmeyip yerine Halvetiyye ve Nakibendiyye tarikatlarndan hilfet verdii Makassarl m talebesi Abdlber ed-Darri gnderdi. Bentemdeki ilk yllarn ilim, irad ve telif faaliyetiyle geirdi. rencileri arasnda sultanlk ailesi ve Bentem erafnn ocuklar vard. Bentem sultanlk ailesinin veliaht prensi Abdlkahhr da onun talebesi olmutu. Zamanla siyas konulara mdahale etmeye balayan Ysuf kendisini hnedan ii kavgalarn ortasnda buldu. Ayrca Hollandann Bentem zerindeki bask ve mdahalelerine kar mcadele vermek zorunda kald. Hnedan ii mcadele, nceki veliaht Abdlkahhrn Bentemde taht ele geirmesi ve babas Sultan Agengin Tirtayasaya ekilerek hkmdarln oradan devam ettirmesiyle sonuland. Abdlkahhr, Hollanda taraftar bir politika izlerken eski sultan ve yeni veliaht Purbaya, Hollandallarn blgeden uzaklatrlmasn ngren bir siyaset takip ettiler. Ysuf bu artlar altnda Sultan Ageng ve olu Veliaht Purbayann yannda yer ald. 1682de Abdlkahhrn Hollandallarla ortaklaa dzenledii asker faaliyetler neticesinde Sultan Ageng 1683te Bataviaya (bugnk baehir Cakarta) srgn edildi. Ysuf da Bentemli, Makassarl, Bugili ve Cavallardan oluan 4000 civarndaki bir silhl grupla Bentemde Hollandallara kar mcadeleyi srdrd. Nihayet Hollandallarn bir hilesiyle teslim olmak zorunda kald. Hollanda kaynaklarna gre kumandan Van Happel mslman klna girerek Ysufun mevziine kadar ulam ve onu yakalamtr. Dier bir rivayete gre ise Van Happel, Ysufun kz ile birlikte onun gizlendii yere gitmi, teslim olmas halinde serbest braklacan sylemi, bunun zerine Ysuf ve ona bal kuvvetler teslim olmutur; ancak Cirebona geldiklerinde sava esiri iln edilip hapse atlm, bylece Bentem direnii sona ermitir. Hollandallara kar mcadele eden byk bir kahraman olarak grlmeye ve kerametleri halk arasnda yaylmaya balayan Ysufun mslman halk zerindeki etkisinden ekinen Hollandal yetkililer onu 12 Eyll 1684 tarihinde iki ei, ocuklar, hizmetileri, on iki mridi ve yakn arkadalaryla birlikte, yine Hollanda denetimindeki Sri Lanka (Seylan) adasna srgn ettiler. Ysuf, Sri Lankada kald yaklak on yl boyunca kendisini ilm faaliyetlere verdi ve eserlerinin ounu burada yazd. 1689da Gowa Sultan Abdlcell ve sultanln ileri gelenleri Makassardaki Hollanda valisine Ysufun serbest braklmas iin bavuruda bulundular. Gney Sulavesideki Hollandal yetkililerin olumlu yaklat bu talep Bataviadaki Hollanda genel valisi tarafndan reddedildi. Gowa sultannn srarn srdrmesi zerine Hollandal yetkililer, hemerileriyle olan balantsn devam ettiren Ysufu 7 Temmuz 1693 tarihinde bu defa ok uzak bir yere, Gney Afrikann Cape Town ehrine srgn etmeye karar verdiler. Hollanda denetimindeki Cape Town, o dnemde Sri Lankadan sonra Hollandallarn tehlikeli grdkleri kimseleri srgn ettikleri bir yerdi. 2 Nisan 1694te Cape Towna gtrlen Ysuf ve arkadalar Eerste River aznda bir iftlik

ky olan Zandaliete yerletirildi. Bu yer gnmzde Macassar diye adlandrlmaktadr. Ysuf mslmanlarn ibadet etmesine izin vermeyen, Malayl kleleri hristiyan olmaya zorlayan, hatta kendisine bile Hristiyanl benimsemesi iin bask yaplan Hollandallara kar Gney Afrikada kk bir aznlk olan Malayl ve Endonezyal mslmanlarn inanlarn muhafaza etmeleri iin gayret gsterdi, bu arada baz yerlilerin de Mslmanl benimsemesini salad. Bu faaliyetlerinden dolay Ysuf daha sonralar Gney Afrikada slmiyetin ilk gerek kurucusu olarak grlmtr. Kdiriyye, ttriyye ve Rifiyye tarikatlarnn blgede onun vastasyla yayld kabul edilmektedir. Ysuf el-Makassar 22 Mays 1699 tarihinde yetmi yanda iken Cape Townda vefat etti ve ikamet ettii yere yakn olan Faurede defnedildi. Gowa Sultan Abdlcellin Hollanda hkmetinden talebi zerine Ysufun mezarndan alnan toprak ve kemik paralar, Nisan 1705te memleketi Gowaya getirilip sultanlk ailesinin mezarlarnn bulunduu Lakiunga defnedilmi, Gowal einin mezar daha sonra onun yanna nakledilmitir. Sultan Abdlcell, Ysufun ailesinden gelenlere baz muafiyetler tanm, onun ve einin mezarlarnda her yl ziyaret treni dzenleme geleneini balatmtr. Ayrca Ysufun kzlarndan Sitti Labibah veliaht prens Karaeng Anamoncong ile (Sultan smil) evlendirmitir. Ysufun Cape Town ehrindeki mezar zerine 1903-1913 yllarnda Hac Sleyman ah Muhammed adnda Hint asll bir Cape Townl mslman tarafndan byk bir trbe ina edilmi, drt talebesinin mezar ve dier yaplarla birlikte evresi daha sonra yeniden dzenlenmitir. Ysufun mill miras kabul edilen Cape Towndaki trbesi gnmzde en nemli ziyaret yerlerinden biri, ayn zamanda buradaki Malayl-Endonezyal mslman toplumun merkezidir. Ysufun iki ayr yerde trbesinin bulunmas daha sonra baz speklasyonlara yol am, bazlar onun Cape Towndaki mezarnn bo olduunu ileri srmtr. Cape Towndaki mslmanlar ise Ysufun sadece bir parmann kemiklerinin Gowaya gtrldne inanmaktadr. Bir Gowa menkbesinde Cape Towndan bir parmana ait kemiklerin bulunduu bir avu toprak getirildii, bu topran Gowaya ulatrlmasnn hemen ardndan Ysufun btn bedeninin eklini ald ifade edilir. Hayatnn nemli bir ksmn srgnlerde geiren Ysuf el-Makassar, gerek lkesinde gerekse srgnde bulunduu yerlerde slmiyetin gelimesine nemli katklar salayan bir lim ve sfdir. Ayn zamanda yaad evredeki mslman toplumu ynlendiren bir lider ve hareket adamdr. Nitekim Bentem Sultanlnda i siyasette nemli rol oynam Hollandallara kar direnii rgtlemitir. Ysufun bu mcadelesi ve ardndan srgn edilmesi lkesinde mill kahraman olarak anlmasna vesile olmu, 1995te Endonezyada mill kahraman iln edilmitir. Yakn dnemlerde hakknda yaplan almalarla kymeti daha fazla takdir edilmeye balanmtr. O, be yl kald Gney Afrikada ok gl etkiler brakm, slmiyetin orada yerlemesine nemli katklar salamtr. Gney Afrika mslmanlar 1994 yln Ysuf el-Makassarnin lkelerine geliinin 300. yl olarak kutlam ve onun ansna eitli toplantlar dzenlemitir. lkede rk ayrmclna kar byk mcadele veren devlet bakan Nelson Mandela da Ysufun Gney Afrikaya yapt hizmeti takdir ederek lkenin nemli bir ahsiyeti olduunu vurgulamtr. Gney Afrika Cumhuriyeti hkmeti 25 Eyll 2005 tarihinde onu mill nder iln etmitir. Ysufun tasavvuf anlay zhidane bir sflik deildir. Tasavvufta lml ve orta bir yol izlemi, dnya ve hiret dengesini gzeten bir gr benimsemitir. Tevhidi tasavvuf dncesinin merkezine alan Ysuf onu bir aaca benzetir. Bu aacn dallarn ve yapraklarn mrifet ve ibadet tekil eder.

eriat kurallarn yerine getirmeyen bir mminin insn- kmil derecesine ykselemeyeceini belirtir. Muhyiddin bnl-Arabnin tasavvuf grlerini benimsemekle birlikte tam anlamyla onun vahdet-i vcd anlaynn bir takipisi deildir. Tasavvufu insann Allaha kar kulluunu kuvvetlendirmeye, slih amel ve zikir vastasyla ahlkn gzelletirmeye yardm eden bir dnce sistemi olarak grmtr. Ysufun eserlerinde tarkat- Muhammediyye ve tarkat- Ahmediyye tabirlerini kullandna baklarak kendi dneminde yeniliki bir sf anlay temsil ettii ileri srlmtr. Kdiriyye, Nakibendiyye, B Aleviyye, ttriyye ve Halvetiyye gibi tarikatlardan iczet alan Ysuf, Gney Sulavesi blgesinde Halvetiyyenin kendi adna nisbet edilen Ysufiyye ubesinin kurucusu kabul edilmektedir; silsilesi gnmze kadar devam etmitir. Ysuf el-Makassarnin yirmiden fazla eseri olduu tesbit edilmitir. Bunlarn ou Arapa, birka Endonezya mahall dillerinden Bugi (Makassar) ve Bentem (Sunda) dillerindedir. Eserleri esas itibariyle tasavvuf, ahlk, fkh ve akaid zerinedir; tasavvufun kelmla ilikisi hakknda da risleleri vardr. Rislelerinde tevhid, mrifet ve eriat kavramlarn ska iler; Gazzl, Cneyd-i Badd, bnl-Arab, Abdlkerm el-Cl ve bn Atullah skender gibi lim ve mutasavvflara fazlaca atflar yapar. Eserlerinin tamamn Bentemde ve Sri Lankada srgnde kald srada kaleme almtr. Sri Lankada yazd eserlerden bazlar Seylniyye adyla da bilinir. Bunlarn ounun yazma nshalar Cakartadaki Mill Ktphanede, on iki tanesi de Hollanda Leidendeki KITLV Ktphanesinde bulunmaktadr. Ayrca yedi rislesi Gney Sulaveside Ahyr Nis tarafndan el-Mecmt min mellefti-ey Ysuf (Kumpulan Karangan Syeikh Yusuf al-Maqassary) adyla bir araya getirilmitir. Nabilah Lubis tarafndan tesbit edilen yirmi eseri unlardr: el-Berekts-Seylniyye, Bidyetl-mbted, Deful-bel, Fetu keyfiyyeti-ikr, el-Feviul-Ysufiyye f beyni ta-fiyye, abll-verd, iye f Kitbil-enb f irbi L ilhe illallh, Hih fevidl-lzime: ikru L ilhe illallh, Keyfiyyetn-nefy vel-ibt bil-adil-uds, Melibs-slikn, Muaddimetl-fevidilleti m l bdde minel-aid, en-Nefts-Seylniyye, urretl-ayn, Rislet yetil-itir ve nihyetil-intir, Sefnetn-nect, Srrl-esrr, Resil-ey Ysuf il Suln Vezr Karaeng Abdullh, Tenzll-inye vel-hidye, Tcl-esrr, Tufetl-ebrr, Tufet-libil-mbted, el-Vayyetl-mnciyt an maarrtil-icb, Zbdetl-esrr. Son yllarda Ysuf elMakassarnin hayat, dnceleri ve eserleri zerindeki almalar giderek artmakta, kitap ve risleleri eitli ynlerden incelenmektedir. Bunlardan yirmi bir tanesi Endonezyal yazar Tudjimah tarafndan Endonezyacaya tercme edilmitir (Syekh Yusuf Makasar: Riwayat Hidup, Karya dan Ajarannya, Jakarta 1987). En nemli eserlerinden biri saylan Zbdetl-esrr Gney Afrikal aratrmac Suleman Essop Dangor Endonezyacaya ve ngilizceye evirmitir (Zubdat al-Asrr, Durban 1990). Yine Mustafa Keraan ve Muhammed Haron adl aratrmaclar Cape Townda onun kk rislesini bir incelemeyle birlikte ngilizce olarak yaymlamlardr (bk. bibl.).

BBLYOGRAFYA

Suleman Essop Dangor, A Critical Biography of Shaykh Yusuf, Durban 1982; a.mlf., In the Footsteps of the Companians: Shaykh Yusuf of Macassar (1626-1699), Pages from Cape Muslim

History (ed. Y. Da Costa-A. Davids), Pietermamaritsburg [South Africa] 1994, s. 19-46; C. S. Tudjimah, Syekh Yusuf Makasar: Riwayat Hidup, Karya dan Ajarannya, Jakarta 1987; M. van Bruinessen, The Tariqa Khalwatiyya in South Celebes, Excursies in Celebes: Een Bundel Bijdragen bij het Afscheid van J. Noorduyn (ed. H. A. Poeze-P. Schoorl), Leiden 1991, s. 251-269; Abu Hamid, Syekh Yusuf Makassar: Seorang Ulama, Sufi dan Pejuang, Jakarta 1994; Taufik Ismail, Syekh Yusuf: Seorang Ulama Sufi dan Pejuang, Jakarta 1994; Nabilah Lubis, Syekh Yusuf Al-Taj AlMakasari: Menyingkap Intisari Segala Rahasia, Jakarta 1996; a.mlf., Min almi ndnsy: e-ey Ysuf el-Maksr (1626-1699), Studia Islamika, I/3, Jakarta 1994, s. 149-175; Sahib Sultan, Syeikh Yusuf Tuanta Salamaka Ulama Shufi, Pejuang Abad ke 17 dan Pahlawan Masional, Makassar 1996; Azyumardi Azra, The Origins of Islamic Reformism in Southeast Asia: Networks of MalayIndonesian and Middle Eastern Ulama in the Seventeenth and Eighteenth Centuries, Honolulu 2004, s. 87-108; N. Heer, A Concise Handlist of Jawi Authors and Their Works, Seattle 2006, s. 44; Thomas Gibson, Islamic Narrative and Authority in Southeast Asia: From the 16th to the 21st Century, New York 2007, s. 68-83; Lukmanul Hakim Darusman, Jihad in Two Faces of Shariah: Sufism and Islamic Jurisprudence (Fiqh) and the Revival of Islamic Movements in the Malay World (Case Studies of Yusuf al-Makassary and Dawud al-Patani) (doktora tezi, 2008), The Australian National University, s. 234-329; Chris Greyling, Schech Yusuf: The Founder of Islam in South Africa, Religion in Southern Africa, I, Cape Town 1980, s. 9-21; R. M. Feener, Shaykh Yusuf and the Appreciation of Muslim Saints in Modern Indonesia, Journal for Islamic Studies; XVIII-XIX, South Africa 1998-99, s. 112-131; Mustapha Keraan-Muhammed Haron, Selected Sufi Texts of Shaykh Yusuf: Translations and Commentaries, Tydskrif vir Letterkunde, XLV/1, Johannesburg 2008, s. 101-122; Yusuf, Syekh, Ensiklopedi Islam, Jakarta 1999, V, 216-218. smail Hakk Gksoy

YSUF MEDDAH
) ( Varaka ve Glah adl mesnevisiyle tannan XIV. yzyl airi. Hayatna dair fazla bilgi yoktur. Eserlerinde Ysuf Meddah yannda Ysuf mahlasn da kullanmtr. yi bir tahsil grd, Arapa ve Farsa bildii, din ilimlere vkf olduu eserlerinden anlalmaktadr. Genlik yllar Azerbaycanda getiinden eserleri daha ok zer edebiyat sahasnda deerlendirilmitir. Konya civarna geldikten sonra Mevlevlie intisap ettii eserlerinden (Varka ve Glah, haz. Kzm Kktekin, s. 5) ve baka kaynaklardan renilmektedir. Ayrca Meddah unvanndan anlalaca zere halkn ve ileri gelenlerin nnde iir syleyen, eserlerini anlatan bir kiidir. Hmnme adl ksa mesnevisini gen yata Erzincanda yaad bir hadiseye bal olarak 699da (1300) nazmetmesi ve Maktel-i Hseyini Kastamonuda iken yazmas onun bu blgelerde yaadn ve tanndn ortaya koymaktadr. Varaka ve Glah mesnevisini de 743 (1342-43) ylnda Sivasta yazmtr. Bu iki eserin telif tarihiyle kaynaklarda yer alan dier bilgiler Ysufun uzunca bir mr srdn gstermektedir. Ysuf Meddah Trkeyi ok iyi kullanan, divan edebiyatnn o yllardaki mazmunlarna vkf, iirlerini ataszleri ve deyimler yannda yet ve hadislerle zenginletiren, aruzu, halk deyilerini ve tabirlerini bilen, eserlerinde edeb sanatlara yer veren bir airdir. Eserleri. Ysuf veya bn Ysuf adl baka airlerle kartrlan Ysuf Meddahn gnmze ulaan mesnevi tarzndaki eserleri unlardr: 1. Varaka ve Glah. Yaklak 1700 beyitten meydana gelen eser aruzun filtn filtn filn kalbyla yazlmtr. Ertaylan, mesnevinin bir nshasna dayanarak 770te (1368-69) Konyada telif edildiini sylyorsa da (Trk Dili ve Edebiyat rnekleri, s. 1) daha sonra bulunan nshalardan anlaldna gre eser 743 (1342-43) ylnda, Baladk Sivas ehrinde bunu/Kim reblevvelin evvel gn beytinde de ifade edildii gibi Sivasta yazlmtr. Alt meclis (bab) halinde dzenlenen eser tevhid ve natla balamakta, kahramanlarn birbirlerine syledikleri on iki gazeli de iine almaktadr. Ahmet Atee gre eserin kayna Arap halk hikyeleridir. Varaka ve Glah, bunlar arasnda en ok Ben Uzre kabilesinden Urve b. Hizm adl Arap airinin hayat hikyesine benzemektedir (TDED, II/1-2 [1947], s. 1-19). Varaka ve Glah ilk defa ran edebiyatnda Gazneli Mahmud zamannda (998-1030) Ayyk tarafndan nazmedilmitir (Varaa ve Glh- Ayy, nr. Zebhullah Saf, Tahran 1343 h.). Ayyknin eseriyle Ysuf Meddahn eseri arasnda yine byk benzerlik olmakla birlikte (Ate, TDED, V [1953], s. 49-50) Grace Martin Smithe gre ikisi arasnda ayrntlarda baz farkllklar mevcuttur ve Ysuf Meddahn eseri Ayyknin sadece bir tercmesinden ibaret deildir (Ysuf- Medd: Varqa ve Glh, s. 13-14). Mesnevinin konusu zetle yledir: Hz. Peygamber zamannda Mekkede Ben eybe kabilesinin reisi iki karde Hmm ile Hilldir. Hillin Varaka adl bir olu, Hmmn Glah adl bir kz dnyaya gelir. Evlenme ana geldiklerinde dnlerinin yaplmasna karar verildii bir srada kfir Ben Dayf kabilesinin reisi Amr, Glah karr. Varaka, Glah kurtarrsa da Amr onu geri alr ve bir hile ile Varakay da yakalar. Amrn elinden kurtulan Glah, Varaka ile beraber memleketlerine dnerler. Tekrar dn hazrlklarna balandnda Varaka dn vb. hususlarla ilgili yardm almak iin, Amr tarafndan

ldrlen babasnn yerine Yemen hkmdar olan days Selim ahn yanna gider, istediklerini alr ama zor artlar altnda memleketine gecikerek dner. Fakat bu arada am Hkmdar Muhsin ahn Glaha k olmas, Varakadan da mit kesilmesi zerine Glah, amda Muhsin ahla nikhlanr. O srada memleketine dnen Varakaya da Glahn ld sylenerek yalanc bir mezar gsterilir. Varaka, Glahn mezarnn banda kendini ldrecei srada Glahn ayn zamanda arkada gibi olan yardmcsnn gerei anlatmas zerine ama doru yola kar. Yolda harmilerle atp baylnca at onu Muhsin ahn bulunduu yere ulatrr. Birbirini tanyan Varaka ile Glaha Muhsin ah iyi davranr. Fakat Glahn nikhl olmas yznden Varaka oradan ayrlr ve yolda Allahtan cann almasn ister. Glah, Varakann lm haberini alnca Muhsin ahtan onu Varakann mezarna gtrmesini rica eder. Oraya varnca da mezarn banda haneriyle kendini ldrr. Daha sonra bir gazveden dnnde mezarn yannda geerlerken Hz. Peygambere olay anlatlr ve ondan bu ikisinin diriltilmesi iin Allaha dua etmesi istenir. Resl-i Ekrem de Allaha dua eder; Varaka ile Glah mezarlarndan karak onun elini per ve krk yl daha mutluluk iinde yaarlar. zerine ilk defa smail Hikmet Ertaylann alt eser C. V. Gehremanov ile Z. T. Hacyevo tarafndan neredilmitir (Bak 1988). Ayrca Grace Martin Smith ksa bir szlkle birlikte tenkitli metnini ve ngilizce tercmesini yaymlam, ayrca Kzm Kktekin de ilm bir neir hazrlamtr (bk. bibl.). 2. Hmnme. Farsa olan mesnevi 699da (1300) kaleme alnmtr. Ysuf Meddahn gen yata Erzincanda bulunduu srada azndan kard bir szn yaylmas olayna dayanan eser dilini tutmann gereklilii hakknda on hikyeden meydana gelmektedir (Kprl Ktp., Fzl Ahmed Paa, nr. 1597). Baz aratrmaclar eserin Ysuf Meddaha nisbetini kabul etmemitir (Smith, s. 6; Varka ve Glah, haz. Kzm Kktekin, s. 7). 3. Dsitn- bls aleyhil-lane. Yaklak 240 beyit olup aruzun filtn filtn filn kalbyla nazmedilmitir. Metin Akar din-didaktik zellik tayan eserin orijinal olmadn, Arapadan Trkeye yaplan mensur bir tercmesinden istifade ile nazmedildiini belirtmektedir (Beinci Milletler Aras Trkoloji Kongresi, I, 2-7). 4. Maktel-i Hseyin. evval 763te (Austos 1362), Ktrm lakabyla anlan Candarolu Hkmdar Celleddin Bayezid adna i limlerinden Eb Mihnefin ayn adl eserinden tercme edilen mesnevi 2824 beyittir. On meclisten oluan mesnevi aruzun filtn filtn filn kalbyla nazmedilmitir. Eserin Varaka ve Glah ile benzer ynleri vardr (zelik, s. 102-107). Ertaylann zzet Koyunolu ve Raif Yelkencide bulunan iki nshasndan (TDED, I [1946], s. 118) bahsettii eser zerine yksek lisans almas yapan Kenan zelik ok sayda yazma nshasn tesbit ederek bunlardan drdn karlatrmtr (Ysuf- Meddh ve Maktel-i Hseyin, s. 99-102). Ysuf Meddaha ayrca Kad ve Uru Destan, Hikyet-i Kz ve Cehd vb. mesneviler de nisbet edilmektedir (elebiolu, s. 28, 85-86; ayrca bk. Varka ve Glah, haz. Kzm Kktekin, s. 9-10; zelik, s. 13-27).

BBLYOGRAFYA

Ysuf Meddah, Varka ve Glah (nceleme-Metin-Dizin) (haz. Kzm Kktekin), Ankara 2007; eyholu Mustafa, Kenzl-kber ve mehekkl-ulem (haz. Kemal Yavuz), Ankara 1991, s. 109, 488; smail Hikmet Ertaylan, Trk Dili ve Edebiyat rnekleri I: Varaka ve Glah, stanbul 1945; a.mlf., Ysuf-i Meddh, TDED, I (1946), s. 105-121; Grace Martin Smith, Ysuf- Medd: Varqa ve Glh A Fourteenth Century Anatolian Turkish Mesnev, Leiden 1976; B. Flemming, Die

Hamburger Handschrift von Ysuf Medds Vara v Glh, Hungaro-Turcica: Studies in Honour of Julius Nmeth (ed. Gy. Kldy-Nagy), Budapest 1976, s. 267-273; Metin Akar, Ysuf- Meddahn Dstn- blisinin Kayna, Beinci Milletler Aras Trkoloji Kongresi (stanbul, 23-28 Eyll 1995): Tebliler II. Trk Edebiyat, stanbul 1985, I, 1-7; Yusuf Meddah, Balangcndan Gnmze Kadar Trkiye Dndaki Trk Edebiyatlar Antolojisi: Azerbaycan Trk Edebiyat II, Ankara 1993, II, 33-48; mil elebiolu, Trk Mesnev Edebiyat, stanbul 1999, s. 28, 85-86; Kenan zelik, Ysuf- Meddh ve Maktel-i Hseyin (nceleme-Metin-Szlk) (yksek lisans tezi, 2008), A Sosyal Bilimler Enstits, tr.yer.; Ahmet Ate, Varaka ve Glah Mesnevisinin Kaynaklar, TDED, II/1-2 (1947), s. 1-19; a.mlf., Farsa Eski Bir Varka ve Glah Mesnevisi, a.e., V (1953), s. 33-50; Hanife Koncu, Ashb- Kehf Metinlerine Bir Bak ve Ysuf- Meddhn Ashb- Kehf Mesnevsi, Dil ve Edebiyat Aratrmalar Dergisi, sy. 5, stanbul 2012, s. 9-57; Yusuf- Meddah, TDEA, VIII, 617-618; M. Cunbur-A. Bagrov, Yusuf Meddah, Trk Dnyas Edebiyatlar Ansiklopedisi, Ankara 2007, VIII, 666-667. Hasan Aksoy

YSUF en-NECCR
) ( ncillere gre Hz. snn vey babas. Marangoz Ysufla (Joseph the Carpenter) ilgili temel kaynak Matta ve Luka ncilleri ile bu ncillerdeki bilgilerden hareketle onun kimliini ortaya koymaya alan apokrif literatrdr. Ysuf en-Neccr, Dvd soyundandr ve Helinin (Matta, 1/20; Luka, 1/27; 2/4; 3/23) yahut Yakbun (Matta, 1/16) oludur. Nsra ehrinde dlgerlik yapan Ysuf dosdoru/slih bir ahsiyet (Ms eriatna bal bir kii) olarak takdim edilir (Matta, 1/19; 13/55; DB, III/2, s. 1670). Meryem, Ysuf ile nianl iken bir beerle cinsel ilikiye girmeden Allahn iradesiyle mcizev bir ekilde sya hamile kalnca Ysuf, Meryemi utandrmak istemediinden gizlice ondan ayrlmay dnr. Fakat Allah Telnn bir melei ryasnda ona grnerek, Ey Dvd olu Ysuf, Meryemi kendine e olarak almaktan ekinme! nk onun rahminde oluan kutsal ruhtandr der. Bunun zerine Ysuf, Meryemi yanna alr ve s douncaya kadar ona yaklamaz (Matta, 1/18-25; Luka, 1/27). snn domasna yakn gnlerde yaplacak nfus saymnda herkesin kendi memleketinde yazlmas gerektiinden Galiledeki Nsra ehrinde yaayan Ysuf, Meryem ile birlikte asl memleketi olan Yahudiyedeki Beytleheme (Beytlahm) gider (Luka, 2/1-5). s doduktan sonra da onu Kral Hirodesin errinden korumak iin Rabbin meleinin iaretiyle Meryemi ve sy Msra gtrr, Hirodesin lmne kadar orada kalr. Hirodes lnce Rabbin melei tekrar Ysufa grnerek geri dnmesini syler, Ysuf da Meryem ve s ile beraber Msrdan ayrlp Nsraya yerleir (Matta, 2/13-23; Luka, 2/39). s on iki yana gelince Meryem ile Ysuf onu Fsh (Paskalya) bayramnda Kudse gtrrler ve ardndan Nsraya dnerler (Luka, 2/41-51). ncillerde Ysufun bundan sonraki hayatna dair bilgi yoktur. Yuhanna ncilinde yer alan, s Meshin armhta iken annesini havri Yuhannaya emanet ettii eklindeki bilgiden (19/27) Ysufun o tarihte hayatta bulunmad anlam karlabilir. Genellikle onun snn tebli faaliyetinden nce vefat ettii kabul edilmekte, apokrif kitaplardan Histoire de Joseph le Charpentierde 111 yanda ld belirtilmektedir (Cothenet, VI, 1025). Ysuf muhtemelen Nsrada lm ve oraya defnedilmitir. Kilise onun 20 Temmuzda ldn kabul etmektedir (DB, III/2, s. 16721673). Kanonik nciller dnda apokrif literatrde Ysufun hayatyla ilgili baz bilgiler yer almaktadr. Protevangile de Jacques, Evangile de lenfance du Pseudo-Matthieu, Livre de la nativit de Marie, Historia Josephi fabri lignarii, La vie de la vierge et la mort de Joseph gibi apokrif eserlere gre Ysuf Beytlehemlidir ve krk yanda Melcha yahut Escha, baz rivayetlere gre ise Salome ile evlenmi, krk dokuz yl sren bu evlilikten drt olu, iki kz dnyaya gelmitir. Yakb dndaki ocuklar evlenmi, Ysuf olu Yakb ile beraber yaayp marangozluk yapmtr. Einin lmnden bir yl sonra mbed kohenleri, yandan beri mbedde bulunan ve o srada on iki veya on drt yanda olan Meryemi evlendirmek zere Yahuda kabilesinden yal ve dul bir erkek arandn duyurunca adaylar arasna Ysuf da katlm ve kura ona kmtr. Evangile de lenfance du Pseudo-Matthieu ve Protevangile de Jacquesa gre Meryem on iki veya on

drt yana gelince bakohen insanlar toplar ve Meryemin bkire kalmak zere kendini Allaha adadn, ancak mbedde durmasnn dinen uygun olmadn ve kendisini himaye edecek birinin bulunmas gerektiini syler. sriloullarnn on iki kabilesi arasnda kura ekilir ve kura Yahuda kabilesine isabet eder. Yahuda kabilesinden dul erkeklerin ellerine aslarn alp gelmeleri bildirilir. Gelenler arasnda Ysuf adl yal bir kii de vardr. Zekeriyyya, Meryemi emanet edecek kii iin bu erkekler arasnda kura ekmesi sylenince ekilen kura Ysufa kar. Ysuf ise yalln ve ocuklarn ileri srerek itiraz eder; Meryemle evlilii konusunda sriloullarnn tepkisinden ekindiini belirtir. Ancak ilh bir iaret zerine Ysuf Meryemi alp evine gtrr. Ardndan ona, Ben seni Rabbin tapnandan aldm ve evime brakp almak zere gidiyorum, fakat dneceim: Tanr seni korur diyerek oradan ayrlp Kafernahuma gider. Alt veya dokuz ay yahut iki yl sonra geri dndnde Meryemin hamile olduunu grnce ok fkelenir ve ona karnndaki ocuun babasn sorar. Meryem hibir erkekle ilikide bulunmadn syler. Ysuf, Meryemi kendi evine gndermeye karar verir; fakat kendisine grnen melek Meryemin hamileliinin kutsal ruh vastasyla gerekletiini, doacak ocua s adnn verileceini, onun, kavmini gnahlardan kurtaracan bildirir. Bunun zerine Ysuf, Meryemi kendi evinde saklamaya devam eder. Bakohen durumu renince her ikisini de sorguya eker ve susuz olduklarn anlar (Ecrits apocryphes chrtiens, I, 89-91, 94-97, 126-132). ncile gre Ysuf, Meryemin mcizev ekilde gerekleen hamileliinden dolay toplumun basksna direnerek onu terketmeyen slih bir kiidir. Markos ncilinde (6/3), snn Nsradaki tebli faaliyeti srasnda Nsrallarn, Meryemin olu ve Yakbun, Yosesin, Yahudann ve Simunun kardei, dlger bu deil mi? Kz kardeleri burada bizimle deil mi? dedikleri nakledilir. Ayn olay Matta ncilinde (13/55-56), Dlgerin olu bu deil mi? Annesinin ad Meryem deil mi? Kardeleri Yakb, Ysuf, Simun, Yahuda deil mi? Btn kz kardeleri yanmzda deil mi? eklinde aktarlr. Bu ifadeler Yuhanna ncilinde de yer alr (6/42). Luka ncilinde snn eceresi verilirken s Ysufun olu diye takdim edilir (3/23), bu ifade Yuhanna ncilinde de geer (1/45). Dier taraftan ncillerde Ysuftan Meryemin kocas olarak bahsedilmektedir (Matta, 1/16, 20; Luka, 1/27; 2/5). ncillere gre Meryem, sya hamile kalmadan nce Ysufla nianl idi (Matta, 1/18; Luka, 2/5). Yahudi hukukuna gre nianllar daha evlenmeden kar koca diye adlandrlyor ve sadakatsizlik zina kabul ediliyordu. Bu durumda erkek iin nianlsn boama hakk douyor ve zina eden kadn talanarak ldrlyordu. te yandan Ysufun snn doumundan sonra Meryemle evlendii hususu tartmaldr. ncillere gre Ysuf en-Neccr, Meryemin sy dnyaya getirmesinden sonra onunla evlenmi, bu evlilikten isimleri ncillerde zikredilen drt erkek (Yakb, Yahuda, Yoses, Simun) ve isimleri zikredilmeyen kz ocuklar domutur (Matta, 13/55; Markos, 6/3; Galatyallara Mektup, 1/18-19). Meryemin Ysufla evlilii konusunda slm kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanmaz. Zira bu kaynaklarda sadece snn bkire Meryemden dnyaya gelmesi olay anlatlr ve snn doumunun ardndan Meryemin nasl bir yaam srd konusuna deinilmez. Buna karlk hristiyan kaynaklarnda bu husus ilk dnemlerden itibaren youn biimde tartlmtr. nk ncillerde bir taraftan snn bkire Meryemden dnyaya geldii ifade edilirken dier taraftan snn kz ve erkek kardelerinden bahsedilir. Hristiyan dnyasnda tartlan temel sorun bkire Meryemden dnyaya gelen snn kardelerinin nasl olabilecei konusudur. Bu da 374 ylnda znik mentsn gelitiren Epiphaniusun mentsnde Meryemin bkireliinin sreklilii zikredilinceye kadar fazla konuulmamtr. Meryemin bkireliinin sreklilii bir dogmaya dnnce, snn kz ve erkek kardelerinin bulunduunu ifade eden ncil rivayetlerinin nasl yorumlanaca hususunda gr

ortaya kmtr. lkine gre Meryem ve Ysuf, snn dnyaya gelmesinden sonra evlenmi ve bu evlilikten ncillerde snn vey kardeleri diye zikredilen kz ve erkek ocuklar dnyaya gelmitir. Bu gr ilm evrelerde, IV. yzyln sonlarnda grn nemli savunucularndan olan Helvidusa nisbetle Helvedian diye anlmtr. Ayn gr erken dnem Hristiyanlnda Hegesippus, Tertullian ve Bonosius tarafndan da savunulmutur. Ancak V. yzyldan itibaren bu gr heretik (sapkn) olarak kabul edilmi, Aydnlanma dnemiyle balayan eletirel Yeni Ahid aratrmalarna kadar hristiyan dnyasnda destek bulamamtr. Gnmzde ise Protestan yorumcularn ou ve baz Katolik yorumcular bu gr benimsemektedir (Meier, I, 330-332). kinci gre gre hristiyan kaynaklarnda snn kardeleri olarak zikredilen ocuklar Meryemden dnyaya gelmemitir; bunlar Ysufun birinci evliliinden olan ocuklardr. lk defa, II. yzyln ortalarnda yazld kabul edilen Yakbun Protevangelium adl apokrif eserinde ifade edilen ve Salamis piskoposu Epiphaniusa izfeten Epiphanius tezi olarak bilinen bu gr Meryemin bkireliinin sreklilii dogmasyla elimeyip bu dogmay desteklediinden erken dnem Hristiyanlnda olduka reva bulmutur. Bugn snrl sayda teolog bu gr desteklemektedir. Jerome tarafndan ileri srlen ve Hieronymian tezi diye adlandrlan nc gre gre ise hristiyan kaynaklarnda snn kardeleri olarak zikredilen kiiler snn annesi Meryemin Klopasl Meryem adl kz kardeinin ocuklar yani snn kuzenleridir (Bernheim, s. 14-15). 325te znik Konsilinde dogmalatrlan snn ilhl ve 431 ylndaki I. Efes Konsilinde dogmalatrlan Meryemin Tanr anas olduuna dair dogmalarla uyumad iin, snn doumundan sonra Meryemin Ysuf ile evlendii ve bu evlilikten kardeleri olduu tezine kar kilise evreleri birinci ve ikinci tezleri gelitirmitir. Ancak bunlar gnmz hristiyan dnyasnda fazla destek bulmamaktadr. Bunun yannda baz slm kaynaklarda, snn bkire Meryemden dnyaya geldii grnn zedelenmemesi iin ncillerde snn kardeleri diye zikredilen kimselerin Ysuf en-Neccrn Meryemden nceki evliliinden doduu ne srlmektedir. Fakat Kuranda snn babasz dnyaya geldii bildirildiine gre onun ve annesinin ilh cevhere sahip olduunu iddia eden hristiyan dogmasna destek vermenin bir anlam yoktur. Esasen Kuranda snn babasz doduu ifade edilirken Meryemin hi evlenmediinden sz edilmez. Dolaysyla Meryem, sy dnyaya getirdikten sonra Ysuf en-Neccr ile evlenerek ondan ocuklar domu olabilir. slm kaynaklarda ayrca Ysufun Meryemin amcasnn olu olduu, Meryemle birlikte mbede hizmet ettii, Meryemin hamileliini tasvip etmedii, Meryeme hamileliini sorduunda bunun Allah tarafndan geldiini syledii ve snn doumundan sonra Ysufun onlar Msra gtrd nakledilmektedir (Saleb, s. 291-295; Kksal, II, 309-313).

BBLYOGRAFYA

Saleb, Arisl-meclis, s. 291-295; V. Ermoni, Joseph, DB, III/2, s. 1670-1674; J. P. Meier, A Marginal Jew: Rethinking the Historical Jesus, New York 1991, I; P.-A. Bernheim, James, Brother of Jesus, London 1997; Ecrits apocryphes chrtiens, Paris 1997, I, 89-91, 94-97, 126-132; Mustafa sm Kksal, Peygamberler Tarihi, Ankara 2004, II, 309-313; J. Trinquet-R. Gautier, Joseph,

Catholicisme, VI, 970-979; Ed. Cothenet, Joseph le Charpentier (Histoire de), a.e., VI, 1024-1025; . Faruk Harman, Meryem, DA, XXIX, 239, 240-241. Mahmut Aydn

YSUF b. MER es-SEKAF


() Eb Yakb (Eb Abdillh) Ysuf b. mer b. Muhammed b. el-Hakem es-Sekaf (. 127/744) Emev valisi. 66 (686) yl civarnda dodu. Tif asll olup Haccc b. Ysuf es-Sekafnin amcasnn torunudur. Hakkndaki ilk bilgi, Him b. Abdlmelik tarafndan 27 Ramazan 106 (15 ubat 725) tarihinde Yemen valiliine tayiniyle ilgilidir. Yemende Vehb b. Mnebbihi ar ekilde dvdrmesi (Zeheb, V, 443) halka iddet ve bask uyguladn gstermektedir. Ysuf b. mer yaklak on drt yl sonra Yemenin de iinde yer ald Irak genel valiliine getirildi (Cemziyelevvel 120/Mays 738). Olu Salt Yemende vekil brakarak halifenin tlimat zerine otuz arkadayla birlikte gizlice Kfeye hareket etti. Sakfliler semtine giderek Mudarlerden adam toplad. Irak Valilii grevine baladktan sonra Himn emriyle Sind valisi dnda kendisine bal olan btn valileri azletti. Grevden ald valilerden bazlarn yaknlaryla birlikte ar biimde cezalandrd, burada da halk zerinde bask uygulad. Haccc b. Ysufun siyasetini benimseyen Ysuf b. mer ilk gnlerde, hakkndaki ikyetler yznden grevinden alnan nceki Vali Hlid b. Abdullah el-Kasryi ve onun hara memuru Trk tutuklatt. Bunu kendisine Him b. Abdlmelikin emrettii, Hlide ve arkadalarna fkesi geinceye kadar ikence etmesini istedii bildirilmektedir. Ysuf, Hlide ve adamlarna eitli ikenceler yaptrd, ayrca onlardan 90 veya 100 milyon dirhem para ald. Hrede oullaryla birlikte on sekiz ay hapiste kaldktan sonra serbest braklan Hlid b. Abdullah, Himn lm zerine halifelik makamna geen II. Veld tarafndan 50 milyon dirhem karlnda tekrar Ysuf b. mere teslim edildi. Ysuf, Hlidi ikenceyle ldrtt. Hlidin ldrlmesi onu destekleyen Yemen asll kabilelerin ynetime dman kesilmesine sebep oldu. Ysuf b. merin valilii zamannda Arap kabileleri arasndaki Yemen-Kays dmanl yeniden alevlendi. Onun sert ve acmasz davranlar muhalifleri harekete geirdi; Emevler dneminin en nemli isyanlarndan birine yol at. Hz. Ali evldndan Zeyd b. Ali, Kfede halifelii eline geirmek iin isyan hazrlna balamt. Ancak Ysuf b. mer, Zeydin Hz. Eb Bekir ile mer hakknda olumlu dncelere sahip olduu haberini yayarak ar ilerin Zeydin saflarndan ayrlmasn salad. Dzenledii bir basknla Zeydin etrafndaki pek ok kiiyi ldrd; Zeyd de ald bir ok yaras sonucunda hayatn kaybetti (122/740). Ysuf b. mer 123 (741) ylnda Him b. Abdlmelike bavurarak ok yalandn, gzlerinin iyi grmediini ve sefere kamadn syledii Horasan Valisi Nasr b. Seyyrn azledilmesini nerdi. Fakat Nasr iyi tanyan ve ona gvenen halife bunu kabul etmedi. Himdan sonra tahta kan II. Veld de Nasr grevinde brakt. Ancak Ysuf, II. Veldi Horasann tekrar Irak vilyetine balanmas konusunda ikna etti. Bylece Nasr emri altna alan Ysuf onu grevinden uzaklatrmay planlarken halifenin ldrlmesi yznden bunu baaramad. II. Veld, amcas Him b.

Abdlmelikin days olan Him b. smil el-Mahzmnin iki olunu da Ysuf b. mere katlettirdi. Onun ikenceyle ldrtt kiiler arasnda ar i frkalardan Mansriyyenin kurucusu Eb Mansr el-cl, eski Basra Kads Bill b. Eb Brde gibi birok kii bulunmaktadr. II. Veldin katli haberini alan Ysuf b. mer, Kfedeki Yemen kabile liderlerini hapsettirdi. Bu srada III. Yezd onu grevden alp yerine Mansr b. Cumhru tayin etti. Ysuf, Aynttemre ulaan Mansrun kendisinin yakalanmasyla ilgilil tlimat verdiini renince Kfeden kap Suriyeye doru yola kt. Yaknlarnn yurdu Belkya geldiinde tannmamak iin kadn kyafeti giyip kadnlarn arasnda gizlendi. Ancak Belkda olduunu haber alan III. Yezdin gnderdii elli kiilik mfreze tarafndan ele geirildi. Dmaka gtrlerek nce Hadrda hapsedildi. Dmanlarnn kendisinden intikam almalarndan korkulduu iin II. Veldin iki oluyla birlikte baka bir yere nakledildi. III. Yezd dneminde ve onun yerine geen kardei brhim b. Veldin ksa sren halifelii zamannda tutuklu kald. brhime kar ayaklanan II. Mervnn Dmaka yaklat srada, brhim ve Sleyman b. Himn gnderdii adamlar tarafndan II. Veldin iki oluyla birlikte Ysuf b. mer de ldrld (Safer 127/Kasm 744). Onu ldrenler arasnda babasnn intikamn almak isteyen Yezd b. Hlid b. Abdullah el-Kasr de vard. Ysuf b. mer, ahmaklkta mesel olduuna dair rivayetler bulunmakla birlikte, zeki, cmert, fash konuan kltrl bir vali olarak tantlr. Baz kaynaklarda dindarlndan da sz edilir. Ysufta birbirine zt hallerin varlna dikkat eken bnl-Esr onun dostlarn ve yaknlarn gzeten, yumuak huylu, mtevazi bir kiilik tadn, iir ve edebiyattan anladn ifade ettikten sonra ayn zamanda insanlara ok ar para cezalar verdiini ve onlar dvdrmekte ar gittiini syler (elKmil, V, 225). Akrabas Haccca benzetilen ve devlet iin her eyi gze alan Ysuf b. mer, Irakllar zor kullanarak Emev iktidarna boyun edirmitir. air Kmeyt el-Esed Ysufu iirlerinde vmtr. Hredeki Skuysuf onun tarafndan yaptrlm, kendisine nisbetle Ysufiyye ad verilen paralar bastrmtr. Bunlar Emevler zamanndaki en deerli sikkeden biridir. Dierleri, kendisinden nce Irak valiliinde bulunan mer b. Hbeyre ile Hlid b. Abdullah elKasrnin bastrdklar, Hbeyriyye ve Hlidiyye dirhemleridir. Bu dirhem deerini Abbsler zamannda da korumutur. Halife Mansrun hara vergisi toplarken bu dirhem dnda Emev sikkesi kabul etmedii bildirilmektedir (a.g.e., IV, 417).

BBLYOGRAFYA

Halfe b. Hayyt, et-Tr (Zekkr), s. 275, 279, 283-288; bn Kuteybe, el-Marif (Ukke), s. 216; Mberred, el-Kmil (nr. M. Ebl-Fazl brhim-Seyyid ehhte), Kahire 1376/1956, IV, 120-125; Yakb, Tr, II, 322; Taber, Tr (Ebl-Fazl), VIII, 14-18, 21-38, 149-156; bnl-Esr, elKmil, IV, 417; V, 219-226; bn Hallikn, Vefeyt, VII, 101-112; Zeheb, Almn-nbel, V, 442-444; J. Wellhausen, Arap Devleti ve Sukutu (trc. Fikret Iltan), Ankara 1963, s. 157-158; smail Hakk Ateken, Devlet Gelenei Asndan Hiam b. Abdlmelik, Ankara 2001, s. 51-55, 65, 70-73 vd.; brahim Artuk, Sikke, A, X, 623; K. V. Zettersten, Ysuf b. mer, a.e., XIII, 440; G. R.

Hawting, al-Taaf, Ysuf b. Umar, EI (ng.), X, 431-432. smail Hakk Ateken

YSUF PAA, Koca


(. 1800) Osmanl sadrazam. Muhtemelen 1730larda domutur. 1161 (1748) ylnda liman reisi Hasan Kaptan tarafndan satn alnarak yetitirilmi Grc asll bir kledir. Uzun yllar hizmet ettikten sonra zat edilmise de efendisinin yanndan lmne kadar ayrlmamtr. Ardndan Kasmpaa Zincirlikuyuda bir kahvehane am, klar burada alm, yaz aylarnda donanmaya katlarak bu arada edindii sermayedarlarn katklaryla toplad paray ticarette deerlendirmi, pek ok defa Msra gidip gelmitir. leride hmisi olacak ve Ysufa devlet kaplarn sonuna kadar aacak olan Grc asll Cezayirli Hasan Bey ile (Paa) daha riylelii esnasnda (1764-1765) muhtemelen byle bir i mnasebetiyle tanm, onun verdii sermayeyi iletmitir. Cezayirlinin kaptan- dery olmasyla beraber (Ekim/Kasm 1770) Ysuf Aa da ykseldi; nce paann hazinedarln yapt, ardndan kapcbalk rtbesiyle kap kethdlna getirildi. Bu mnasebetle hazine vekili Osman Aaya intisap etti (Hadkatl-vzer, s. 38). Kaynaklarda yer alan, kendisinin Cezayirlinin klesi olduuna dair kaytlar muhtemelen liman reisi Hasan ile kartrlmasndan kaynaklanmtr. Babasnn kalyonculuk yapt ve yelken levazmat dkkn bulunduu gibi duyumlar daha zamannda merak konusu olmutu (Lafitte-Clav, s. 157-158). I. Abdlhamid dneminin en kudretli simas olarak padiahn vefatna kadar (7 Nisan 1789) iktidar elinde tutan Cezayirli Hasan Paa, ehzade Selimi tahta kartmak isteyen Halil Hamd Paann idamnda (27 Nisan 1785) ve Selim taraftarlarnn ortadan kaldrlmasnda rol oynayan kiilerin banda yer almtr. Sadret makamna bizzat kmaktansa hnkr babal ve saltanat atabeglii roln stlenerek (Sarcaolu, s. 125) adamlarndan birini bu mevkiye ykseltip perde arkasndan ilere yn vermeyi tercih eden Cezayirli (Uzunarl, TTK Belleten, II/7-8 [1938], s. 373) bu amala en iyi yetitirmelerinden olan Ysuf Aay, Halil Hamd Paann azlinden sonra sadrete getirilen (31 Mart 1785) ahin Ali Paann yerine gemek zere hibir devlet tecrbesi bulunmad halde ne kartt ve hemen sadrete tayin edilmesi iin teebbste bulundu; bunda baarsz kalmakla beraber vezretle Mora valiliine tayinini salad (16 Austos 1785; Vsf, s. 283; Uzunarl, TM, VII-VIII [1942], s. 22). Gnn duyumlarn kaydeden ve Tersnedeki Mhendishne-i Bahr-i Hmyunda hocalk yapan Fransz mhendislerinden Lafitte-Clav, bu tayinin ardndan hemen efendisinin elini pmeye giden Ysuf Aa-y Cezayirlinin daha o zamanlar sadrete geirmek istediine dair yaylan sylentileri nakletmitir. Buna gre tayin, Cezayirli ile I. Abdlhamidin Levent iftliin-deki grmeleri esnasnda kesinlik kazanm, Sadrazam ahin Ali Paann bu durumdan rahatszlk duyduu belirtilmitir (Journal, s. 74). Bu bilgi dahilinde Cezayirli ile aras alan ahin Ali Paann rahatszlnn, vezretle Mora muhassll verilmesi sebebiyle Ysuf Paaya denecek cize ve taahhtlerin tesbitinden (Uzunarl, TM, VII-VIII [1942], s. 23; Sarcaolu, s. 126) kaynaklanmad aktr; zira bu tayinden sonra da sadrazamn azledilecei ve yerine Ysuf Paann getirilecei sylentileri devam etmitir (Lafitte-Clav, s. 82). Onun Mora valiliine tayininin, dorudan mhre nil olmasnn devlet ricli ve halk arasnda douraca honutsuzluklarn nn almak iin, muhtemelen Levent iftliindeki grmede Cezayirli ile kendisinin her istediini yerine getiren padiah arasnda tasarlanm bir plan olduu anlalmaktadr.

Ysuf Paann stanbuldan yola karken tertip edilen valilik alaynn (12 Eyll 1785) kamuoyunu yakn bir gelecekteki sadretine hazrlamak amacna hizmet etmek zere aaal ve emsali grlmemi garipliklerle dolu bir ekilde cereyan etmesi de bunu gstermektedir. Cezayirli Hasan Paann Ortakydeki yalsndan kalabalk bir refakati eliinde bir karaveleye binen Ysuf Paa toplar atlarak, mehter vurularak, tu ve sancaklar alm olarak, evresi Sarayburnuna yaklatka saylar yzleri bulan filika ve kayklarla sarlm olarak Donanmay Hmyun kar gibi uurlanmtr (Taylesanizde Hfz Abdullah Efendi Tarihi, s. 198-199). Nihayet be ay sonra padiahn tebdl-i kyfetle Cezayirli Hasan Hasan Paann divanhanesine yapt ziyaretin ertesi gn (Sarcaolu, s. 153) 24 Ocak 1786da ahin Ali Paa azledilerek yerine beklendii gibi Ysuf Paa tayin edilmitir (Vsf, s. 315). Bylece sekiz ay ncesine kadar Cezayirlinin khyas olan Ysuf Paa (Lafitte-Clav, s. 152), Kann Sultan Sleymann Makbul brhim Paay has odabalktan dorudan sadrete ykseltmesi gibi dardan herhangi bir devlet hizmeti ve tecrbesi bulunmad halde sadrete getirilmi oluyordu. Vsfn, kavnn-i devlete ve kavid-i saltanata vkf olmama (Trih, s. 314) zafiyetinden tr azledildiini kaydettii selefi iin yapt niteleme aslnda halefi iin de geerlidir. 24 ubat 1786da stanbula gelen Ysuf Paa (a.g.e., s. 315; Taylesanizde Hfz Abdullah Efendi Tarihi, s. 132-133; Lafitte-Clav, s. 165) mneccimba tarafndan hazrlanan zyede belirlenen perembe gn mhr ald (Aydz, LXX/257 [2006], s. 235). Hekimba Hfz Hayrullah ile eyhlislm Drrzde Mehmed rif efendilerin 10 Reblhir 1200 (10 ubat 1786) tarihli azilleri, birinin srgne gnderilmesi, dierinin ev hapsinde tutulmas (Taylesanizde Hfz Abdullah Efendi Tarihi, s. 129, 130, 144) Ysuf Paann tayinine kar olmalarndan kaynaklandna gre yaplan bu tasarrufun skntsz gemedii aktr. Yeni sadrazamn ilk ilerinden biri pederi mesabesinde grd Cezayirli Hasan Paay ziyaret etmek oldu (1 Mart 1786, Lafitte-Clav, s. 165). stanbulda ska ortaya kan kundaklamalar ve asayi sorunlaryla uramak nde gelen meselelerdendi. Bu arada yenieri aasn ve sekbanbay deitiren Ysuf Paa yeni tayinler yapt. Bununla beraber Cezayirli Hasan Paann onay ve iltimas bulunmadan bir eyler yapmas pek mmkn grnmyordu (Sarcaolu, s. 155). Sadretini mteakip oullar Mr Mahmud ile Mehmed Nazif efendilerden birinin Mehmed Paa, dierinin Zeyrek Camiinde skender Aa medreselerinde ayn gn iinde mderrislie ykselmeleri (Taylesanizde Hfz Abdullah Efendi Tarihi, s. 136) bunlarn istihkakn sorgulayan bir tasarruf oldu. Ksa bir zaman sonra Mr Mahmudun Abdlhamidin torunu Atyyetullah Hanm ile evlendirilmesi (Sarcaolu, s. 155) Ysuf Paann konumunu daha da yceltti. Cezayirli Hasan Paay donanmayla Klemenlerin isyanlarn bastrmak zere Msra uurlayp sadret ortaklndan kurtulduktan iki gn sonra (8 Mays 1786) Galatada Arap Camii civarndaki bir yangn tefti iin bulunduu eski bir evde ar kalabalk yznden evin kmesi zerine nemli bir kaza geirdi, yklan binadan dmesi sonucu kolu yarld ve dii krld (Taylesanizde Hfz Abdullah Efendi Tarihi, s. 28). Ruslarn Krm ilhak edip bunu 8 Ocak 1783te verilen bir senetle resmen tanttktan sonra (Vsf, s. 79 vd.) sava hazrlklarnn hzlandrlmas zorunlu hale geldi. Krmn elden kmas yznden mslman ahali arasnda ortaya kan honutsuzluk sava beklentisi basksna dnerek arln hemen her yerde hissettirmekteydi. Bu arada devlet sohbeti younlam, padiah ve sadrazam

halkn diline dmtr. Bu anlamda ehrin merkez meknlarna varakalar braklmakta, duvarlarna mzevvir ktlar yaptrlmaktadr (Sarcaolu, s. 248-250). stekli olmasa da artlarn basks altnda sava kanlmaz gren Ysuf Paa, ngiliz elisi tarafndan desteklenerek Abdlhamidi kamu oyunun infial ve beklentisi karsnda uyarmakta, savatan kamann tahtn muhafazasn skntya sokacan aka dile getirmekteydi (Mustafa Nri Paa, IV, 17). Bylece barn korunmasn isteyen ve ekingen davranan padiah rktmekte ve sava kararna yaklatrmaktayd (Sarcaolu, s. 155). Neticede Krmn iadesine yanamad iin Rus elisi Bulgakof Yedikuleye kaldrld ve ertesi yln baharnda yola kmak zere Rusyaya sava ald (16 Austos 1787). Sefer tularnn dikildii gn (9 ubat 1788) Avusturya elisi Rusyann yannda savaa katlacaklarn resmen bildirdi, bu durumda savan iki cepheli geecei ortaya kt. Alt ay ncesinden sava iln ve btn emarelere ramen Avusturyann savata Rusyann yannda yer alacann hesaba katlmamas Ysuf Paann daha iin banda yanl bir adm attnn iaretiydi. Nitekim Msrdan galibiyetle dnen Cezayirli Hasan Paa (Taylesanizde Hfz Abdullah Efendi Tarihi, s. 241) bu icraatn ar bir ekilde tenkit etmitir. Hazinenin nakit skntsnn giderilmesi iin, eski efendisinin bildii zenginliini dile getirdii padiahn Hasan Paadan istedii 12.000 keseyi onun bir gecede altn olarak demesi muhtemelen Ysuf Paann urad bu ar tenkide verdii bir cevapt. I. Abdlhamid 22 ubat 1788de yola kan Ysuf Paaya, snrlar ok geni ve benzeri ancak Kprller iin sz konusu edilebilecek derecelerde istikll ve mutlak yetki vermitir (Sarcaolu, s. 75, 118, 155, 264). Ysuf Paa beklentilere, savan zayf cephesi olan Avusturya tarafna yklenmekle ve ileride yerine geecek serasker Kethd Hasan Paann gayretleriyle baarl geen Mehdiye ve ebe muharebeleriyle (Austos-Eyll 1788) cevap verir gibi olduysa da bu fazla uzun srmedi. Orduyu sevk ve idarede hesapsz ve plansz hareket ettii ksa zamanda gzler nne serildi. Rus ileri harektn durdurmak zere o tarafa yneldiinde gerekler tamamen ortaya kmaya balad. 10 Mays 1788de Karadenize alan Cezayirli Hasan Paa da (Cevdet, IV, 48-49) kendisinden bekleneni yerine getirememekte, bilhassa z Kalesinin kurtarlmas iin gnderilmesi gereken yardmlar kale sahillerinin s olmas yznden ulatramamakta, bu i iin sevkettii ince donanma da yenilgiye uram bulunmaktayd (Taylesanizde Hfz Abdullah Efendi Tarihi, s. 240). Neticede z Kalesinin Ruslarn eline gemesi ve ahalisinin katledilmesi nlenememitir. Ysuf Paa, Cezayirli Hasan Paay bu gelimede birinci derecede sorumlu tutmaktayd. Nitekim yazd bir mektupta hem onu hem de kendisini siyasetin tehlikelerinden korumak istediini dile getirmekte ve hatasn yzne vurmaktayd (Uzunarl, TM, VII-VIII [1942], s. 24 vd.; TTK Belleten, II/7-8 [1938], s. 374-378). Gerekten 17 Aralk 1788de z Kalesinin kayb ve ahaliden 10.000den fazla insann ldrlmesi (Zinkeisen, VI, 658) her ikisinin de gzden dmesine yol at. I. Abdlhamidin vefat ve III. Selimin tahta kmasyla (7 Nisan 1789) Rusukta bulunan Ysuf Paa vazifesinde ibka edildiyse de mevkiini daha fazla koruyamad. III. Selim, ehzadeliinden kalma eski defterlerden tr Cezayirli Hasan Paay azledip kara seraskerliiyle smil cephesine yollad. Ysuf Paa ise Ya ve Hotinin dmesiyle (Eyll 1788) igale urayan Bodan tahliye etmek zere Yergde toplanan kuvvetlerin tanzimiyle megul olmaktayd. Kalasta uranlan yenilgi (1 Mays 1789) nihayet sonunu getirdi. III. Selim, Cezayirlinin adam olmas sebebiyle kendisine zaten gven duymamaktayd, neticede bu baarszl sadretten uzaklatrlmasnn grnr sebebini tekil etti (7 Haziran 1789). Yerine bu savata Avusturyaya kar zaferler kazanan Kethd Hasan Paa tayin

edildi. Ysuf Paa, Vidin seraskerliine kaydrld. Ardndan buradaki geveklii yznden III. Selimin bir nmesiyle ar bir tehdide uraynca vazifesini beklenildii gibi icra etmeye yneldi (Uzunarl, TTK Belleten, XXXIX/154 [1975], s. 238-239). 1 Austos 1789da Fokanda, 22 Eyllde Remnik nehrini geerken ve ardndan Boza suyu kysnda uranlan ar bozgun, 11 Ekimde smil ve 14 Kasmda Bender Kalesinin teslimi, durumun sadrazam deiiklikleriyle dzeltilemeyecek derecelere ulaan vehametini gzler nne sermekteydi. Sadret bu artlar dahilinde Cezayirli Hasan Paaya tevcih edildiinde (3 Aralk 1789) bata Cezayirli olmak zere ordu erkn bir an nce bar yaplmasn beklemekteydi. Halbuki 31 Ocak 1790da akdedilen Osmanl-Prusya ittifakndan da mide kaplan III. Selim, Rus cephesinde baarlar gzlemekteydi. Cezayirli Hasan Paann vefatn (30 Mart 1790), hi beklenmeyen yeni sadrazam erif Hasan Paann idamla sonulanacak (ubat 1791) ksa sadreti takip etti ve sadret at seferi nihayete erdirmek zere tekrar Ysuf Paaya verildi (Zinkeisen, VI, 814). Cezayirli sadrazamla geldiinde Ysuf Paay kaptan- dery olarak tayin etmek istemi, ancak eyhlislm Hamdzde Mustafa Efendi bu tasarrufu, onun ayrlmasyla Vidin seraskerliinden boalacak yerin doldurulamayaca gerekesiyle uygun grmemiti. erif Hasan Paa zamannda da yeri Bosna valiliine kaydrlmtr (Uzunarl, TTK Belleten, XXXIX/154 [1975], s. 239-240, 244). Ysuf Paann bu defaki sadrete geliinin silh zoruyla Avusturyay bara sevkeden (27 Temmuz 1790, Reichenbach Mutabakat) mttefik Prusya tarafndan da arzuland, kraln nisan banda gelen bir mektubunda bunu aka dile getirdii (Beydilli, 1790 Osmanl-Prusya ttifk, s. 111-112) ve III. Friedrich Wilhelmin bu tayinden fevkalde memnun kald (Zinkeisen, VI, 814) bilinmektedir. Zitovideki bar grmeleri esnasnda Prusya delegesi Lucchesininin Ysuf Paann sadrete getirilmesinin kral memnun edeceini belirtmesinin (Cevdet, V, 194) bu tayinde etken olduunu sylemek (Uzunarl, TTK Belleten, XXXIX/154 [1975], s. 243, 244) mmkn deildir. Zira erif Hasan Paann idamyla birlikte sadrete Ysuf Paann getirilecei bu idam kararndan nce kesinlemi bulunuyordu (Keith, II, 374; Beydilli, 1790 Osmanl-Prusya ttifk, s. 114). Kaymakam Slih Paann 7 Nisan 1791 tarihli takririnde de iki hkmdarn birbirinden habersizce ayn kii zerinde karar klmasn iki mttefik devletin muvaffak olacana delil olarak yorumlanmtr (a.g.e., a.y.). Ysuf Paa mhr alarak 27 ubat 1791de umnudaki ordugha gidip vazifesine balad (Cevdet, V, 103; Uzunarl, Osmanl Tarihi, IV/1, s. 578). Ordunun iinde bulunduu durum yeni sadrazama, III. Selimin iddetle arzulad gibi Krmn geri alnmas bir yana hi olmazsa son bir muharebe kazanarak galibne bir bar yapma imkn dahi vermemekte, aradaki ittifakn ak hkmlerine ramen Prusyann Rusya zerine yrmeyeceinin anlalmas da bara yanamaktan baka bir are brakmamaktayd. Mainde Ruslar karsnda yaanan son bozgun zerine (6 Austos 1791) 8 Austosta Kalasta Vsf Efendi ve Prens Repnin arasnda mtareke akdiyle ilgili bir mutabakata varld (Cevdet, V, 161). Bunu mteakip btn ordu riclinin itirakiyle nce sadret kethds Mustafa Reid Efendinin, daha sonra da bizzat sadrazamn adrnda devam eden toplantda ordunun iinde bulunduu durum sebebiyle galip gelmenin kyamete kadar mmkn olamayaca tesbit edildi ve bir an nce bar yapmann zaruretine ittifakla karar verildi. Osmanl tarihinde emsali grlmemi bu boykot kararnn padiaha arzedilmesi iini Ysuf Paa kabul etmedi ve kararn herkesin imzalayaca bir mahzar eklinde tanzim edilip stanbula yollanmasn teklif etti. Bu hadiseye ahit olan vakanvis Vsf Ahmed Efendi tarafndan bizzat kaleme alnan mahzar bu ekilde hazrlanp gnderildi (Beydilli, Trk

Kltr ncelemeleri Dergisi, sy. 12 [2005], s. 221-224) ve stanbulda bar kararnn alnmasnda etkili oldu (Mehmed Emin Edb Efendinin Hayat ve Trhi, s. 242-247). Bylece Ysuf Paa at sava neticede byk kayplarla kapatm olarak stanbula dnmek zorunda kalyordu. Azli daha yolda iken dnlmt. stanbula dndkten sonra boykot hadisesine karan btn ordu riclini azleden, yerlerine silsileye uymayp dardan tayinler yapan III. Selim 3 Mays 1792 tarihinde Ysuf Paay da azletti. Bostancba hapsinde geirdii korkulu anlar uzun srmedi, ayn gn msadereye uramadan Trabzon valilii ve Anapa muhafzlna tayin edildi. Hocapaa semtinde kendisinin sadrete getirilmesini talep eden, aksi takdirde ehrin kundaklanacan bildiren mzevvir ktlar braklmas zerine birka gn iinde yola kmas istendi ve 21 Mays 1792de stanbuldan ayrld (Uzunarl, TTK Belleten, XXXIX/154 [1975], s. 249-251). Ysuf Paa gnderildii bu kark ve problemli blgede ksa zamanda bunald, bir mddet sonra halefi Melek Mehmed Paann himmetiyle tlip olduu Cidde (Mekke) valiliine gnderildi (3 Ocak 1793). Ancak orada da umduu rahat bulamad. Vehhblerin evreyi tehdit eden faaliyetlerinin nlenmesi kendisini amaktayd. Bu sebeple baka yere naklini istemekte, hatta mecbur kalrsa brakp kaacan sylemekteydi. ni lm kendisini bu skntlardan kurtard (Muharrem 1215/Haziran 1800). Koca Ysuf Paa, III. Selimin ordu daha dn yolunda iken kendilerinden nizm- devlete dair lyihalar istedii grup iinde yer almtr. Hazrlad lyihada ordunun tanzimi konusu arlkl olup (Cevdet, V, 10-11) Avrupadaki asker gelimelerden habersiz, kendi halinde kalm bilgi daarcndaki zafiyeti btn plaklyla gzler nne sermektedir. Dnnde sava esiri olarak yannda getirdii birtakm kiilerle eitimli asker talimlerine girimesi (Eton, s. 59-60) bu durumunun ackl gstergesidir. Ksa zaman iinde azledilen iki sadretindeki seleflerinden ilkinin okur yazar olmamas, dierinin de hi beklenmeyen biri kmas, ilk sadretinden halefi Kethd Hasan Paann hastalndan tr cenaze lakabyla anlmas, ikinci sadretinden halefi Melek Mehmed Paann ise yetmi be yalarnda bulunmas, dnemine hkim i grecek adam yokluuna (kaht- ricl) iaret eder. Bu durumda ileri yandan dolay koca sfatyla anlan Ysuf Paa ktlerin en iyisi (ehven-i mevcd) diye tanmlanabilir.

BBLYOGRAFYA

Ysuf Paann Sefernmesi (haz. Ahmet stner, yksek lisans tezi, 2005), S Sosyal Bilimler Enstits; Hadkatl-vzer, III, 38-40; J. Lafitte-Clav, Journal dun officier franais Consantinople en 1784-1788, Archives du Ministre de la Guerre, Paris, Dpt du Gnie, Art. 14, nr. 118 (burada arivde mahfuz yazmann Journalin D. Anayatis-Pel tarafndan hazrlanan daktiloya ekilmi ve sayfa numaras verilmi metni kullanlmaktadr), s. 74, 82, 152-153, 157-158, 165; Taylesanizde Hfz Abdullah Efendi Tarihi: stanbulun Uzun Drt Yl: 1785-1789 (haz. Feridun M. Emecen), stanbul 2003, tr.yer.; R. M. Keith, Memoirs and Correspondence (ed. G. Smyth), London 1849, II, 374, 381-382, 387, 390; Mehmed Emin Edb Efendinin Hayat ve Trhi (haz. Ali Osman nar, doktora tezi, 1999), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 242-247; W. Eton, 19. Yzyln Banda Osmanl mparatorluu (trc. brahim Kapaklkaya), stanbul 2009, s. 59-60; Vsf, Trih

(lgrel), s. 79 vd., 283, 314-315; Zinkeisen, Geschichte, VI, 658, 814; Mustafa Nri Paa, Netyicl-vukt (nr. Mehmed Glib Bey), stanbul 1327, IV, 17; Cevdet, Trih, IV, 48-49, 363364; V, 10-11, 63, 102-106, 133, 161-165, 194, 245-246, 261, 270; VII, 83-84; Uzunarl, Osmanl Tarihi, IV/1, tr.yer.; a.mlf., Cezayirli Hasan Paaya Dair, TM, VII-VIII (1942), s. 17-40; a.mlf., Tarihte Vesikacln Ehemmiyetine Kk Bir Misal, TTK Belleten, II/7-8 (1938), s. 373-378; a.mlf., nc Sultan Selim Zamannda Yazlm D Ruznmesinden 1206/1791 ve 1207/1792 Senelerine Ait Vekayi, a.e., XXXVII/148 (1973), s. 607-662; a.mlf., Sultan III. Selim ve Koca Yusuf Paa, a.e., XXXIX/154 (1975), s. 233-256; Kemal Beydilli, 1790 Osmanl-Prusya ttifk: Meydana Gelii-Tahlili-Tatbiki, stanbul 1984, tr.yer.; a.mlf., Sekbanba Risalesinin Mellifi Hakknda, Trk Kltr ncelemeleri Dergisi, sy. 12, stanbul 2005, s. 221-224; Fikret Sarcaolu, Kendi Kaleminden Bir Padiah Portresi: Sultan I. Abdlhamid (1774-1789), stanbul 2001, tr.yer.; Salim Aydz, Osmanl Devletinde Mneccimbalk Messesesi, TTK Belleten, LXX/257 (2006), s. 235. Kemal Beydilli

YSUF PAA, Neyzen


(1821-1884) Saz eserleri bestekr, ney virtozu ve ney hocas. stanbulda Beikta Mevlevhnesinde dodu. Babas ad geen mevlevhnenin eyhi Mehmed Said Dededir. Bu derghtaki tarikat evresinde yetiti. Gen yata ile karp dede unvann ald ve Beikta Mevlevhnesi neyzenbalna getirildi. On dokuz yanda iken neyzen sfatyla Muzkai Hmyuna katld. Byk takdir ve ilgisini grd Sultan Abdlmecide mushib ve mbeyinci oldu. Babasnn vefat zerine Beikta Derghnn eyhliine tayin edilmek istendiyse de Muzka-i Hmyundaki grevinden dolay Sultan Abdlmecid saraydan ayrlmasn uygun grmedi. Dergh postniinlii de Hasan Nazif Dedeye verildi. 1863te Sultan Abdlazizin Msr seyahatinde mbeyinci olarak heyette yer alan Miralay Ysuf Bey 22 Austos 1864 tarihinde mirlivlkla, Orduy Hmyun muzkalarnda yaplmas dnlen yenilikler erevesinde asker mektebin kurulu almalaryla grevlendirilerek Muzka-i Umm nzrlna, iki ay sonra da nc mbeyincilie getirildi. Ardndan ferik rtbesine ykseltilip 25 Temmuz 1865te emekliye ayrld. Kaynaklarda bundan sonraki hayatyla ilgili bilgi yoktur. Vefatnda Bahariye Mevlevhnesi trbesine defnedildi. Dnemin nl neyzenlerinden Slih Dede Efendi onun vey amcasdr. Muzkal Cell diye tannan olu Mehmed Celleddin (yison) skdar Msiki Cemiyetinin kurucular arasnda yer alm ve 1931 ylna kadar burada hocalk yapmtr. Mehur keman stad ve bestekr Read Erer, Ysuf Paann kzndan torunudur. Ysuf Paa kendi dneminin en nemli neyzenlerindendir. Besteledii saz eserleriyle de bu formun nde gelen bestekrlar arasnda yer alm, ney virtozu olan babas ile balad ney almalarn devam ettirerek kendini yetitirmitir. Sultan Abdlazize ney hocal yapm, Bahariye Mevlevhnesi eyhi Hseyin Fahreddin Dede ve skdar Mevlevhnesi neyzenbas Osman Dede gibi deerli neyzenler yetitirmitir. Gnmze ulaan perev ve saz semilerinden ibaret yirmi yedi saz eseriyle on dokuz arksnn listesini Ylmaz ztuna yaymlamtr (bk. bibl.). Bunlardan segh perevi bu formun halen ok kullanlan eserlerindendir. Neveser pereviyle hmyun, nihvend ve hicaz saz semileri de Trk msikisi repertuvarnn en sekin rnekleri arasnda saylmaktadr. Perevlerinde Mevlev yinlerinde alnabilmeleri iin devr-i kebr usuln tercih etmitir.

BBLYOGRAFYA

BA, MB.., nr. 20-15; BA, I. Dh., nr. 00530; BA, HH. MB., nr. 107-73; 1328 Ml Senesine Mahsus Musavver Nevsl-i Osmn, stanbul 1328-30, s. 279, 282; Suphi Ezgi, Nazar-Amel Trk Musikisi, stanbul 1933, I, 206-208; Sadettin Nzhet Ergun, Trk Musikisi Antolojisi, stanbul 1943, II, 500, 510, 512; Mahmut Ragp Gazimihal, Trk Asker Muzkalar Tarihi, stanbul 1955, s. 61, 64;

bnlemin, Ho Sad, s. 285-286; Trk Musikisi Hizmetinde 50. Yl: skdar Musiki Cemiyeti (haz. Fuat zelik), stanbul 1967, s. 18; Sadun Akst, Trk Musiksinin 100 Bestekr, stanbul 1993, s. 176-177; Sezai Kk, Mevlevliin Son Yzyl, stanbul 2007, s. 148, 158, 361, 391, 393; Hayri Yenign, XIX. Asrn Bestekr Neyzenleri, MM, sy. 236 (1967), s. 5; ztuna, BTMA, II, 503-504. Nuri zcan

YSUF b. RF
(bk. BN EDDD, Baheddin).

YSUF SHBt-TBA KLLYES


Tunusta Osmanl devrinde ina edilen klliye. Baehir Tunusta Halfvn Meydannda bulunan klliyeyi Hammde Paann veziri Ysuf Shibt-Tba mimar el-Hc Ss b. Firceye yaptrmtr. nasna 1223te (1808) balanm, 1229 (1814) ylnda tamamlanmtr. Aslen Bodanl olan ve zeks ile ksa zamanda dikkatleri ekerek vezirlie ykseltilen Ebl-Mehsin Ysuf Shibt-Tban bu klliyeden baka Mterde bir kpr, Sefaksta hastahane ve lkenin deiik yerlerinde pek ok eme ve sebil ina ettirdii belirtilmektedir. En son 1970te tamir edilmitir ve gnmzde bakml durumdadr. Geni bir alana yaylan klliye cami, medrese, hamam, trbe ve iki ktphaneden meydana gelmektedir. Cami, trbe ve ktphaneler, altta dkknlarn bulunduu bodrum zerinde ykselen bir avlunun evresinde yer almaktadr. Bu alann gneydousunda cami, batsnda trbe, kuzeybatsnda trbenin yannda ktphaneler mevcuttur. Kuzeydeki ktphanenin arkasndaki medrese daha alakta kalmtr. Hamam ise avlunun batsnda bulunmaktadr. Dzgn kesme ta malzeme ile ina edilen klliye yaplar, d cepheye bakan geni at nal kemerlerin tad revaklar ve avlu seviyesinden itibaren ykselen cami minaresiyle meydana hkim bir konumdadr. Caminin avlu revaklarna alan be kap ile girilen harimi 31,50 26,25 m. llerinde dikdrtgen bir mekna sahiptir. meknda, kuzey duvarnda ve kble duvar nnde mihraba paralel iki nef ile bunlarn arasnda be kemer gzl mihraba dik dokuz neften oluan bir plan emas grlmektedir. Dierlerinden daha geni tutulan orta nef ile yan neflerin keleri kubbe, dier yerler tekne tonozlarla rtldr. Mihrap nndeki sivri kubbe dtan yksek tutulan sekizgen kasnaa, dierleri dairev kasnaklar zerine oturmaktadr. Harim kubbe kasnaklarna ve duvarlara alan on iki pencereden k almaktadr. Zeminden 4 m. ykseklie kadar mermerle kaplanan duvarlarn st blm at nal kemerli alnlk eklinde deerlendirilmitir. meknda kompozit balkl yivli stunlar birbirine at nal kemerlerle balanmaktadr. Pandantiflerle geii salanan mihrap n kubbesi altta tabak iinden kan stilize iek motifleri, stte ise pencerelerin yer ald iki yksek sekizgen kasnaa oturmaktadr. Neflerin zerini rten tonozlarn iindeki al bezeme onarmlar srasnda yenilenmitir. Mihrap zengin bir mermer iiliine sahiptir. Dtan siyah renkli kaln bir konturla evrelenen mihrabn at nal kemeri iki yandaki yivli iki stune zerinde ykselmektedir. Mihrap kavsaras konsollarla yedi blme ayrlm olup ileri, iki yanda kk yarm daire eklinde yapraklardan meydana gelen farkl renklerdeki bezemelerle doldurulmutur. Derin olan ni duvara bitiik stunelerle gri, mor ve pembe renklerdeki mermer panolardan meydana gelen yedi blme ayrlmtr. Mermer minberde yapnn inasnda alan talyan sanatlarn etkisi grlmektedir. ki stune zerindeki yuvarlak kemerli kapnn stnde iri barok stilize yapraklarla evrelenen d bkey kartu yer almaktadr. nce uzun silmelerle blmlenen yan aynalklar stleri sivri kemerlerle son bulan siyah, gri ve pembe renkteki damarl mermer panolardan olumaktadr. Minberin klh drt stune zerinde ykselen yelken tonoz biimindedir. Mezzin mahfili ve krs son onarmda tamamen yenilenmitir.

Merdivenlerle klan avlu caminin harimini U eklinde kuatmaktadr. Avlunun gneydou cephesi ve harim revaklarla evrelenmitir. Kare altlklar zerindeki mermer stunlara dayanm at nal kemerle oluturulan revaklarn zeri dz rtldr. Stunlar kompozit balklara sahiptir. Revaklarn kelerinde pyelere yer verilmitir. Avluyu batdan ve kuzeyden saran duvarlar, st blm at nal kemerli alnlk eklinde deerlendirilen sade nilerle tekil edilmitir. Harimin avluya bakan cepheleri, duvara bitien yarm daire stunlarn zerindeki at nal kemerlerle evrelenen niler biiminde dzenlenmitir. Bu yzeyler yerden kemer balangcna kadar mermerle kaplanm olup kenarlardan kaln siyah izgilerle evrelenmitir. Bunlarn iinde bulunan mermer sveli kap ve pencere aklklarnn st blmleri, cepheden tantl iki yandaki kvrml stilize bitki motiflerinin arasnda bir kenger yapra ile, en stte ular yukar bakan hill motifi ve altta taban iinde eitli ieklerle bezenmitir. Minare avlunun kuzeyindedir. At nal kemerli nilerle blmlenen pabuluun zerinde sekizgen gvde ykselir. Gvdenin her bir yzeyi stte siyah-beyaz renkli at nal kemerli nilerle sonlanmaktadr. ki renkli krk izgilerle oluturulan mermer panodan sonra kaln konsollarla tanan erefe yer almaktadr. erefe korkuluklar barok tarznda stilize ve kabark bitkisel bezemeyle sslenmitir. erefenin zerini rten saak her ynde iki stune ile tanmaktadr. Ksa tutulan petein zerindeki prizmal klh balk pulu biimindeki yeil kiremitlerle kaplanm olup stte alem grlmektedir. At nal kemerli sade bir kap ile geilen medresede apraz tonoz ve dz at ile rtlen iki blml giri holnden sonra avluya ulalr. Drt ynden revaklarla evrelenen avlu 14 13,50 m. llerindedir. zeri dz at ile kapatlan revaklar kelerde erli olmak zere yirmi drt stunla tanmaktadr. Yapnn avluya bakan duvarlar son zamanlardaki onarmlarda yenilenmi ini levhalar ve bunlarn zerindeki al panolarla kaplanmtr. Avlunun evresinde bulunan yirmi iki hcreye dz atkl kaplardan girilmektedir. Dikdrtgen planl hcrelerin zeri beik tonozlarla rtldr. Avlunun bat duvarnn kenarnda bulunan trbe dtan sekizgen kasnak zerine ykselen kubbesiyle dier yaplardan ayrlmaktadr. Sokaa alan at nal kemerli kapdan girilen merdivenli ve beik tonoz rtl uzun holden zeri apraz tonozla rtlen bir n mekna, buradan da bir kap ile trbeye geilmektedir. 7 7 m. lsnde kare planl trbe, kelerde yer alan yivli er stuna dayanan kemerler zerinde ykselen bir kubbe ile rtlmektedir. Duvarlara dtan kaln silmelerle evrelenen dz atkl pencere almtr. Duvarlar, yerden 3,25 m. ykseklie kadar siyah konturlarla kuatlan damarl beyaz mermerlerle kaplanmtr. st blm yumurta ve inci dizisinden oluan frizden sonra gelen kemer alnl iindeki ini kaplamalar sonradan yaplmtr. Duvarlardan kubbe kasnana geii salayan pandantiflerin ilerinde vazodan kan kvrk dallarn arasnda palmet, rm ve stilize yaprak motiflerinden meydana gelen al bezeme grlmektedir. Kubbenin ii de tamamen al bezeme ile kaplanmtr. stteki kilit tanda birleen kaln bordrlerin snrlandrd yzeylerin iinde yine vazodan kan ve olduka geni kvrmlar yapan stilize bitki dallar, palmet, rm ve yapraklardan meydana gelen ssleme yer almaktadr. Klliyede biri avlunun kuzey kesinde, dieri trbenin dousunda iki ktphane bulunmaktadr. Avlunun kuzey kesindeki ilk ktphaneye d sokaa alan merdivenli bir holn sonundaki kapdan girilmektedir. Bu hole ve d cephelere alan iki pencere ile aydnlatlan i mekn, duvara kemerlerle balanan ortadaki pyenin tad drt apraz tonozla rtlmektedir. Dzgn bir dikdrtgen plan gstermeyen yapnn bat duvarnda dolap nii yer almaktadr. Bunun gneyinde

apraz tonozlu iki hcre ktphaneden ayr olarak dzenlenmitir. Trbenin giri kaps nndeki meknn dou duvarna alan bir kap ile girilen dier ktphane kuzey-gney dorultusunda uzanan, 7,80 3,20 m. llerinde dikdrtgen planl bir mekndan ibarettir. Bu meknn zeri tekne tonozla rtlmtr. Bat duvarna bir pencere alan mekn fazla bir zellik tamamaktadr. Doudan ve gneyden evlerle evrilmi olan hamamda zeri apraz tonozla rtlen hollerden dz atkl bir kap ile soyunmala girilir. Orta blm drt stun zerinde ykselen 6,50 m. apnda bir kubbe, yanlar apraz tonozlarla rtl merkez plan emasna sahip soyunmalktan sonra zeri beik tonozlarla rtl, ayr mekn halinde dzenlenen lklk gelmektedir. Bunun sonundaki bir kap ile bir tarafnda hellarn yer ald ince uzun holden scaklk blmne geilmektedir. Scaklk, drt stuna dayanan 3,90 m. apnda bir kubbe ile rtlen orta blmle bunun evresinde apraz tonozlu yan ksmlardan meydana gelmektedir. apraz tonozlar birbirine kemerlerle balanan yanlardaki ikier stuna oturmaktadr. Batsnda beik tonozlu klhan yer almaktadr. Ysuf Shibt-Tba Klliyesi, Osmanl devrinde Tunusta az sayda ina edilen klliyelerin en nemlilerindendir. Plan emas bakmndan Hafslerden kalan Halk Camiine (XIV. yzyl veya daha nce) benzer. Duvara bal er stunun zerindeki kemerlere oturan pandantif geili kubbe ile rtlen trbedeki dzenleme Tunustaki Ali Paa (1756-1757) ve Bey (XVIII-XX. yzyl) trbelerini andrmaktadr.

BBLYOGRAFYA

G. Marais, Manuel dart musulman, Paris 1927, II, 850; a.mlf., Larchitecture musulmane doccident, Paris 1954, s. 464; Slimane Mostafa Zbiss, Monuments musulmans dpoque husseynite en Tunisie, Tunis 1955, s. 13; a.mlf., Les monuments de Tunis, Tunis 1971, s. 24, 52, 57-69; a.mlf., La medina de Tunis, Tunis 1981, s. 20, 30, 34; Hasan Hsn Abdlvehhb, ulat Tri Tnis, Tunus 1963, s. 194-195; Les mosques de Tunisie, Tunis 1973, s. 38; D. Hill-L. Golvin, Islamic Architecture in North Africa, London 1976, s. 98; Mohamed Masmoudi-Jamila Binous, Tunis: la ville et les monuments, Tunis 1980, s. 113-114; Muhammed b. el-Hoca, Tru melimit-tevd filadm ve fil-cedd (nr. Hammd es-Shil-Cln b. Yahy), Tunus 1985, s. 212-224; Kadir Pekta, Tunusta Osmanl Mimari Eserleri, Ankara 2002, s. 31-35; S. Zmerli, Une figure oublie Youssef Saheb et-Tabaa, RT, XXXVII (1935), s. 37-50; A. Pellegrin, Mosques et zaouas de Tunis, Chaiers Charles de Foucould, sy. 2, Paris 1950, s. 231; R. Brunschvig, Tunus, A, XII/2, s. 66. Kadir Pekta

YSUF SRES
( ) Kurn- Kermin on ikinci sresi. Nbvvetin 8-10. yllar arasnda nzil olmutur. lk yetiyle 7. yetinin Medinede nzil olduu yolundaki rivayet isabetli grlmemitir. Nzl sebebi, sahblerin Hz. Peygamberden kssa niteliinde yetler okumasn talep etmeleridir. Srenin geli hikmetini Resl-i Ekremi teselli etme eklinde aklayanlar da vardr. Zira burada kardelerinin Ysufa eziyet ettii anlatlmaktadr; dolaysyla Reslullaha da kendi kavminin eziyet ettiine, fakat sonunda Ysufun stn gelmesi gibi Reslullahn da inanmayanlara kar zafer kazanacana iaret vardr (Taber, XII, 195-196, 201, 221; ls, XII, 500-501). Ysuf sresi 111 yet olup fslas harfleridir. Son yetinde de belirtildii zere sre kssadan hisse alma hedefine yneliktir. Ysuf sresinin banda muhtevasnn apak Kurann yetlerinden olduu vurgulanr ve ilk muhataplarnca anlalabilmesi iin Arap diliyle indirildii bildirilir. 3. yette Hz. Peygambere hitap edilerek kendisine daha nce bilmedii ahsen-i kasasn anlatlaca ifade edilir. Mfessirler bu terkibe gemi zamanlarda vuku bulmu en gzel olaylar btn veya gemite cereyan etmi bir olayn en gzel ekilde anlatlmas mnasn vermi, Eb Mansr el-Mtrd ahsen-i kasas en doru kssa diye yorumlamtr (Tevltl-urn, VII, 269). ehbeddin el-ls, Ysuf kssasnn en gzel oluunu yle aklar: Kssa haset edenle edilen, efendi ile kle, ahitle hakknda ehdet edilen, kla muk, hapiste kalanla serbest braklan, bollukla ktlk, gnahla balanma, ayrlkla vuslat, hastalkla shhat, zilletle izzet gibi ztlklar iermekte ve hasedin mahrumiyet dourduu, sabrn kurtuluun anahtar olduu, akln duygulara galip gelmesinin hayatn dzenini salad bildirilmektedir (Rul-men, XII, 507; ayrca bk. AHSENl-KASAS). Ysuf ryasnda on bir yldzla gnein ve ayn kendisine secde ettiini grr ve bunu babas Yakba anlatr. Yakb ona, eytann tahrikiyle kendisine ktlk yapabileceklerini belirttii kardelerine bu ryay sylememesini tembih eder; Cenb- Hakkn kendisini sekin bir konuma getirip ryalar tabir etme bilgisini reteceini, daha nce atalar brhim ve shaka lutfettii nimetleri ona ve Yakb soyuna da lutfedeceini mjdeler. te yandan Ysufun vey kardeleri, babalarnn Ysufa ar dknlnden duyduklar rahatszl dile getirerek onu ldrmeyi veya uzak bir yere gtrp brakmay mzakere ederken ilerinden birinin teklifiyle Ysufu bir kuyuya atmaya karar verirler. Daha sonra babalarnn yanna gelerek krda beraber gezinip elenmeleri iin Ysufu kendileriyle gndermesini isterler. Yakb, oyuna daldklar bir srada Ysufu bir kurdun kapmasndan endie ettiini sylerse de onlar byle bir eyin asla mmkn olamayacan ifade ederek Ysufu alp gtrrler ve kararlatrdklar gibi bir kuyuya atarlar. Akam alayarak babalarnn yanna dnerler; Ysufu kurdun yediini ileri srp kanla boyadklar gmleini ona gsterirler. Yakb, oullarnn szlerine inanmad gibi kanlanm gmlekte herhangi bir yrtk da gremez (Taber, XII, 213-214) ve sabrla, tevekklle Allaha sndn belirtir. Dier taraftan Ysufun atld kuyunun civarndan geen bir kervann mola vermesi esnasnda su bulmaya giden su taycs kovasn kuyuya salnca kovaya tutunan Ysufu yukar eker. Tabernin rivayetine gre o yrede bekleyen kardeleri Ysufu kervan mensuplarna az bir bedelle kle olarak satarlar (a.g.e., XII, 221-223, 227).

Kervan mensuplar Ysufu Msra gtrp st konumdaki saray mensuplarndan birine (aziz) (bk. Safed, vr. 214a-b) satarlar. Aziz, hanmna Ysufa iyi bakmasn tembihler ve onu evlt edinebileceklerini syler. Srenin bu yetinde (yet 21), Ysufun, kendisine hayat tecrbesi kazandrmak ve grd ryann gereklemesine balang tekil etmek zere Msra yerletirildii beyan edilir (Taber, XII, 229-230). Ysuf ergenlik ana gelince azizin kars (Zleyha) ondan murat almak ister, zira bir hadiste belirtildiine gre (Msned, III, 286; a.e. [Arnat], XX, 441) Ysuf ok yakkl bir genti. Daha sonra kadnn iddetli arzusu karsnda -eer rabbinin kesin uyars (burhan) olmasayd- Ysufun da ona meyledecei ifade edilir; ancak Allah ihlsl kullarndan olan Ysufu kt ve irkin eylerden kurtardn belirtir (yet 24). Taber burada Ysufa nisbet edilen meyil ve rabbinden gelen burhanla ilgili birok rivayeti naklettikten sonra bu hususta kesin bir eyin sylenemeyeceini vurgular (Cmiul-beyn, XII, 239-250); Mtrd de benzer bir gr zikreder (Tevltlurn, VII, 290-293). Ardndan, Zleyhann bu olanlara kocasnn vkf olmas zerine Ysufu sulad, fakat Zleyhann yaknlarndan birinin hakemliiyle onun sululuunun ortaya kt belirtilir. Bu srada ehirdeki baz kadnlarn Zleyha gibi soylu bir hanmn kendi klesinden murat alma sevdasna dmesini knaynca Zleyha onlar evine yemee davet edip Ysufu karlarna karr. Kadnlar grdkleri gzellik karsnda akna dnerler ve sofraya konan meyvelerin yerine bakla ellerini keserler; bu gzellikteki birinin beer deil stn bir melek olabileceini sylerler. Zleyha da kendisinin Ysuftan murat almak istediini ve onun buna kar ktn itiraf eder. Buna ramen dedikodular nleyip olay unutturabilmek iin Ysuf hapse atlr. Hapiste melikin hizmetkrlarndan iki kii ile karlar, onlarn grdkleri ryalar dinler; nce kendilerini tek Allah inancna davet eder, ardndan da ryalarn yorumlar ve ryalar Ysufun syledii gibi gerekleir. Bir sre sonra melik de bir rya grr. Kendi tabircilerinin bir trl yorumlayamad ve kbus diye niteledii bu ryay, Ysufun hapisten kan ve cezalandrlmayan arkadann kendisini hatrlayp ondan bahsetmesiyle gnderildii hapishanede Ysuf yorumlar. Ryada yedi bolluk ylndan sonra gelecek yedi ktlk yl iin alnacak tedbirler anlatlr. Bunun zerine melik Ysufu huzuruna getirmelerini emreder. Ancak Ysuf kendisine yaplan sulamann akla kavuturulmadan hapisten kmayacan belirtir. Melik daha nce Ysufu gren kadnlar arp iin asln sorar; onlar da Ysufun kt bir davrann grmediklerini sylerler. Bu srada Zleyha da kendisinin Ysuftan km almak istediini, onun bir suunun olmadn syler. Bu haber Ysufa ulanca Ysufun u mehur cmleyi syledii bildirilir: Yine de ben nefsimi temize karmyorum, nk nefis rabbimin acyp koruduklar mstesna alabildiine ktl emreder. phe yok ki rabbim ok balayan ve ok merhamet edendir (yet 53). Melik Ysufu tanyp ahsiyetini takdir ettikten sonra Ysuf kendisine lkedeki mal ilerin sorumluluunu vermesini ister, melik de bunu kabul eder. Melikin ryasnda grd gibi yedi bolluk yl gelip geer ve yedi yl sren ktlk dnemi balar. Bu dnemde insanlar Ysufun yanna gelerek erzak talep ederler. Ysufun kardeleri de ayn amala Kenan diyarndan gelip Ysufun huzuruna karlar. Ysuf kendilerini tand halde onlar Ysufu tanyamazlar. Ysuf kardelerini arlar, istedikleri erza verir, ikinci gelilerinde vey kardelerini de (kendi z kardei Bnymin) getirmelerini ister, aksi halde kendilerine erzak verilmeyeceini syler ve dedikleri bedeli de yklerinin iine koydurur. Kardeleri memleketlerine dnnce durumu babalarna anlatrlar ve erzak bedelinin de iade edildiini belirtirler. kinci defa gidecekleri srada babalarndan deta zorla izin

alp Bnyminle birlikte Msra varrlar. Huzura ktklarnda Ysuf kendini z kardeine tantr. Kardelerinin erzak yklerini hazrlatr, bu arada melike ait bir su kabnn z kardeinin yknn iine yerletirilmesini emreder. Ardndan hareket etmek zere olan kafile mensuplar hrszlkla sulanr, onlar byle bir eyin mmkn olamayacan, aksi takdirde yknde su kab bulunan kiinin ceza olarak kle saylacan sylerler. Aslnda Msr kanunlarnda byle bir ceza yoktur ve Ysufun z kardeini yannda brakabilmek iin bavurduu bu taktik Cenb- Hakkn byle murat etmesiyle gereklemitir. Arama sonunda su kab Bnyminin yknde bulununca aresiz kalan kardelerin en by -daha nce Ysufun ldrlmeyip kuyuya atlmasn teklif eden Rbl (Ruben; Taber, XIII, 46)- dierlerine Ysufa yapm olduklar muameleyi hatrlatr ve babasnn izni yahut Allahn bir hkm olmadka Msrdan ayrlmayacan bildirir. Dier kardeler ise gidip durumu babalarna anlatrlar. Yakb, Bnyminin hrszlk yapmayacan bildiinden oullarnn daha nce yaptklar gibi bunun da onlarn bir oyunu olabileceini dnr. Kendisinden alnan evltlarn Cenb- Hakkn geri gnderecei yolundaki midini tekrarlar ve sabrla bekleyeceini syler. Bu arada derin zntsnden dolay gzlerine ak der. Oullarna da Msra dnp Ysuf ile kardeini aramalarn ve Allahn rahmetinden mit kesmemelerini tavsiye eder. Kardeler Msra varnca tekrar Ysufun huzuruna kar ve yiyecek sknts ektiklerini belirterek ondan yardm isterler. Bu defa Ysuf, cahilliklerinden dolay Ysuf ile z kardeine yaptklar muameleyi hatrlayp hatrlamadklarn sorar; nihayet onlar da Ysufu tanrlar. Ysufun kardeleri Allahn onu kendilerinden stn kldn kabul ederler; Ysuf ise kendilerine herhangi bir sitemde bulunmayacan ve Allahtan balanmalarn dileyeceini bildirir. Kardelerinden lkelerine dnp anne ve babalarn Msra getirmelerini, gmleini babalarnn yzne srdklerinde onun gzlerinin tekrar greceini syler. Sonunda btn aile Msra gelir. Ysuf annesini ve babasn tahtna oturtur; onlar da Ysufa tzimde bulunur (a.g.e., XIII, 89-90; Mtrd, VII, 363); bylece Ysufun ryas gereklemi olur. Kssa Ysufun u duasyla sona erer: Rabbim! Gerekten sen bana nfuz ve iktidardan byk bir pay lutfettin, olaylarn varaca sonucu nceden kefetme ilmini rettin. Ey gkleri ve yeri yaratan Allahm! Dnyada da hirette de beni koruyup destekleyen sensin. Canm, btn varlyla kendini sana adam biri olarak al ve beni slih kullarnn arasna koy! (yet 101). Srenin Resl-i Ekreme hitap eden bundan sonraki ksmnda Ysuf kssasnda anlatlanlarn vahiy ile gelen gayb haberlerinden olduu, kssada geen hadiselerin hibirine ahit olmayan kendisinin onlar baka bir yolla bilemeyecei, bu geree ve onun btn abalarna ramen insanlarn ounun iman etmedii ifade edilir. Esasen gklerde ve yerde gnln ilh gereklere aanlar iin birok iaretin bulunduu, buna karlk inananlarn ekserisinin Allaha ortak kotuu ve Ona iman etmedii belirtilir. mam Mtrd buradaki ortak komann imanda, ibadette veya ilh nimetlere kretmede olabileceini kaydeder (Tevltl-urn, VII, 371). Ardndan, son peygamberin ve Kurann hitap ettii topluluklarn tarihte gelip gemi kavimlerin kbetinden neden ibret almadklar sorulur ve kendilerinden nefislerinin arzularna uymamalar istenir. Srenin sonunda Hz. Ysuf ile kardelerinin ve nceki peygamberlerle kavimlerinin kssalarnda akln kullananlar iin eitli ibretlerin bulunduu, Kurann nceki vahiyleri tasdik edip gerekli her eyi aklayan, iman eden toplumlar iin hidayet ve rahmet kayna tekil ettii beyan edilir. Resl-i Ekremden rivayet edilen bir hadiste Ysufun kendisinin, babas Yakbun, onun babas shakn ve onun babas brhimin asil ve kerim insanlar olduu ifade edildikten sonra yle buyurulur: Ysufun hapiste kald sre kadar ben hapiste kalsaydm oradan kma emrini getiren

kiiye hemen icbet ederdim. Reslullah bu sznn ardndan u meldeki yeti okur: Eli Ysufa gelince o dedi ki, Efendine dn ve ona ellerini kesen kadnlarn zoru neydi? diye sor (Ysuf 12/50; Msned, II, 326; Buhr, Tefsr, 12/1, 5; Tirmiz, Tefsr, 12/1). Mecdddin bnl-Esr, Ysufun asil oluunu nbvveti, ilmi, gzellii, iffeti, iyi ahlk, adaleti, dnyev ve din riyasetin kendisinde toplanmasyla aklamtr (en-Nihye, krm md.). bn Abbas yoluyla Resl-i Ekremden nakledildii belirtilen, Ysuf hapisten kan arkadandan kendisini efendisinin yannda anmasn isteyip Allahtan baka birinden medet umduu iin hapiste uzun sre kalmtr anlamndaki rivayet (Taber, XII, 291-293) isnadnda zayf ve gvenilmez rviler bulunduundan muteber saylmamtr (bn Kesr, IV, 28; Heysem, VII, 40). Ysuf sresi Reslullaha Zebr yerine verilen ve Hz. merin sabah namazlarnda okuduu srelerden biridir (brhim Ali, s. 256-257). Baz tefsir kitaplarnda yer alan, nce duygulu ve yufka yrekli olanlarnza Ysuf sresini retin. Cenb- Hak bu sreyi okuyan, aile fertleriyle hizmetilerine reten kimsenin lm arlarn hafifletir, ona mslmana haset etmeme gc verir melindeki hadisin (Zemaher, III, 331; Beyzv, II, 331) mevz olduu kabul edilmitir (Zemaher, neredenlerin notlar, bk. I, 684-685; III, 331; Trablus, II, 499). Ysuf sresine tefsirlerde zel bir yer verilmi, hakknda mstakil kitaplar ve makaleler yazlm, tezler hazrlanmtr. Srenin bn Eb Htim er-Rznin Tefsrl-urnil-am iindeki tefsiri, Muhammed b. Abdlkerm el-Bencb tarafndan yksek lisans tezi olarak nere hazrlanmtr (1404-1405, Cmiat mmil-kur). Hanef fakihi ve kelm limi Sadrera Rislet tevli ati Ysuf adl Farsa eserinde (Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 1980, vr. 94b-104a) Ysuf kssasnn edeb ve tasavvuf yorumunu yapmtr. Mun el-Miskn de Asenl-aa (Tefsr-i Sre-i Ysuf) ismiyle Farsa bir eser kaleme alm, Hseyin Viz-i Kif Cmius-sittn adyla kaydedilen tasavvuf bir tefsir yazmtr. Eb Bekir Tceddin Ahmed b. Muhammed b. Zeyd et-Tsye ait Cmiu leifil-bestn, Altparmak Mehmed Efendi tarafndan Ysuf Sresi Tefsiri adyla Trkeye evrilmitir (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 94). eyh Yakb b. eyh Mustafa elCelvet Netcett-tefsr (stanbul 1318), Giritli Srr Paa Ahsenl-kasas Tefsr-i Sre-i Ysuf aleyhisselm (I-III, stanbul 1309; bu eser ksaltlarak Tahir Galip Seratl tarafndan sadeletirilmitir: Hikyelerin En Gzeli, Ahsenl-Kasas, Gzel nsan Yusuf Yusuf Sresi Tefsiri, stanbul 2005), Seyyid Ferecullah Msev Tefsr-i Sre-i Ysuf (a.s.) ber Nam- Fris (Tahran 1382), Seyyid Murtaz Hseyn Ncm, emm-i Kenn: Tefsr ber Sre-i Ysuf (a.s.) (Kum 1383 [srenin ahlk adan tefsiri]) ve Ahmed Nevfel Sret Ysuf: Dirse talliyye (Amman 1420/1999) adl eserleri kaleme alm, Refka mer Bekr Sabb el-bre min ati Ysuf aleyhisselm (1405, Cmiat mmil-kur) ve Osman Irmak Yusuf Sresi Inda nsan Eitimi (1994, S Sosyal Bilimler Enstits) ismiyle yksek lisans tezi hazrlamtr. Ramazan es-Seyyid Av cedde al tefsri sreti Ysuf adl makalesinde srede geen elli civarndaki kelimeyi eski Msr diliyle karlatrm (Dirst Arabiyye ve slmiyye, sy. 8 [Kahire 1989], s. 14-57), Abdlhakm b. brhim el-Matrd, el-arne vel-le f sreti Ysufunda bu iki kavram sredeki konumlar ve mfessirlerin yorumlar asndan ele almtr (Mecelletd-dirstil-urniyye, IX/1 [2007], s. 199-235). J. Hameen-Anttila Ysuf, Ysuf sresini edeb ynden deerlendirdikten sonra slm dnyasnda ve Batda Hz. Ysuf ve Ysuf sresi hakknda yaplan almalarn bir listesini vermi, Sufia Uddin, Ysuf sresinde Ysuf ve Zleyha ile ilgili anlatmlara nefis terbiyesi asndan Abdlkerm el-Kueyrnin yapt yorumlar konu alan bir makale yazmtr (bk. bibl.). Hollandal arkiyat Thomas Erpenius, Sret Ysuf ve teheccil-Arab/Historia Josephi Patriarchae ad

altnda Arapa eitimine ynelik bir eser kaleme almtr (Leiden 1617).

BBLYOGRAFYA

Msned, II, 326; III, 286; a.e. (Arnat), XX, 441; Taber, Cmiul-beyn (Sdk Ceml el-Attr), Beyrut 1415/1995, XII, 195-196, 201, 213-214, 221-223, 227, 229-230, 239-250, 291-293; XIII, 46, 89-90; Mtrd, Tevltl-urn (nr. Hatice Boynukaln), stanbul 2006, VII, 269, 290-293, 363, 371; Vhid, Esbbn-nzl (nr. Eymen Slih abn), Kahire 1424/2003, s. 208; Zemaher, el-Kef (nr. dil Ahmed Abdlmevcd v.dr.), Riyad 1418/1998, neredenlerin notlar, I, 684685; III, 331; Beyzv, Envrt-tenzl, Beyrut 1410/1990, II, 331; Ysuf b. Hill es-Safed, Keflesrr ve hatkl-estr, Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 157, vr. 214a-b; Ebl-Fid bn Kesr, Tefsrl-urnil-am, Beyrut 1385/1966, IV, 28; Heysem, Mecmauz-zevid, VII, 40; Muhammed et-Trablus, el-Kefl-ilh an eddi-af vel-mev vel-vh (nr. M. Mahmd Ahmed Bekkr), Mekke 1408/1987, II, 499; ehbeddin Mahmd el-ls, Rul-men (nr. M. Ahmed el-Emed-mer Abdsselm es-Selm), Beyrut 1420-21/1999-2000, XII, 500-501, 507; Cafer erefeddin, el-Mevsatl-urniyye ais-sver, Beyrut 1420/1999, IV, 117-182; Ahmed Nevfel, Sret Ysuf: Dirse talliyye, Amman 1420/1999; brhim Ali es-Seyyid Ali s, el-Ed vel-rl-vride f feili sveril-urnil-Kerm, Kahire 1421/2001, s. 256-257; J. Hameen-Anttila, We Will Tell You the Best of Stories, A Study on Surah XII, SO, LXVII (1991), s. 7-32; S. Uddin, Mystical Journey of Misogynist Assault?: Al-Qushayris Interpretation of Zulaikhas Attempted Seduction of Yusuf, Journal for Islamic Studies, XXI, South Africa 2001, s. 113-135; Seyyid Muhammed Hseyn, Sre-i Ysuf, DMT, IX, 345-346; Abdurrahman Kk, Bnymin, DA, VI, 490-491. Bekir Topalolu

YSUF b. TFN
() Eb Yakb Emrl-mslimn Nsrddn Ysuf b. Tfn b. brhm b. Turkt es-Sanhc elLemtn (. 500/1106) Murbt hkmdar (1073-1106). 400 (1009) ylnda Byk Sahrda dodu. Genlik yllarnda Murbtlar hareketinin kurucusu Mlik fakihi Abdullah b. Ysnin davetine katld anlalmaktadr. Hakkndaki ilk bilgi, Abdullahn asker faaliyetleri yrtmekle grevlendirdii iki kardeten biri olan Eb Bekir b. mer elLemtnnin kumandanlar arasnda yer aldna dairdir. Buna gre Marib-i Aksda cihadla grevlendirilen Eb Bekir 448de (1056) amcasnn olu olan Ysufu Ssta Masmdelilerle savaacak orduya kumandan tayin etmiti. Abdullah b. Ysnin lmnn (451/1059) ardndan Lemtne ile Cdle arasnda ihtilf knca Fas blgesinin ynetimini Ysuf b. Tfne brakan Eb Bekir bu ihtilf zmek iin Sahrya gitti (453/1061). Ysuf, Eb Bekirin dnne kadar geen srede onun 454te (1062) balatt Merake ehrinin yapmn byk lde tamamlad. Eb Bekir adna para bastrd. Orduyu yeniden dzenledi; yannda 20.000 kiilik bir ordu bulundururken Lemtne, Cdle, Telkte ve Missfe kabilelerinin liderlerine beer bin kiilik kuvvetler tahsis etti. Riften Tancaya kadar uzanan blgeyi 460 (1068) ylna kadar kontrol altna aldktan sonra Sudana ynelip Gne Devletine bal birok merkezi ele geiren Eb Bekir el-Lemtn dnte Merake yaknlarnda Ysuf b. Tfn ve kalabalk ordusu tarafndan karland (465/1073). Bu srada Ysufun ordusunun ihtiamn grnce endieye kaplp devlet riclinin nnde tahtn Ysufa devrettiini aklad ve ordusunun banda Sahrya dnd. Murbt ileri gelenlerinden biat alan Ysuf, Merakei Murbtlarn baehri haline getirdi. Ardndan blgedeki Sanhcenin geleneksel dman Zenteye mensup mahall hnedanlar lkesine katmak iin harekete geti. Sel ve evresinde yaayan Zenteye bal kabileler ve Miknse liderleri bar yoluyla ballklarn bildirdiler. Ancak Marve kabilesi silh zoruyla itaat altna alnabildi (467/1074-75). Kendisine kar dokuz yl direnen Orta Atlaslardaki Kalat Mehd halk da boyun emek zorunda kald. Ysuf b. Tfn 470te (1077-78) Marib-i Aksnn nemli sahil ehri Tancay ele geirdi ve Marib-i Evsata ynelerek Vecde (Vcde), Tilimsn ve Vehrn alp Cezayir ehrine kadar ulat (473/1080). Daha sonra Sebteye (Ceuta) hkim oldu (477/1084). Eb Bekir b. mer el-Lemtn 480 (1087) ylnda lnce Sahrnn idaresi de Ysufa baland. Bylece Marib-i Aks ve Marib-i Evsat, Byk Sahr ile birlikte tarihte ilk defa Murbtlar Devletinin egemenlii altnda birleti. Ysuf b. Tfnin Murbtlar byk bir devlete dntrd srada Endlste hkm sren mlkt-tavif, gerek kendi aralarnda gerekse hristiyan krallklarla yaptklar savalar ve bu krallklara dedikleri ar vergiler yznden glerini yitirmiler ve hristiyan saldrlarna kar

koyamaz hale gelmilerdi. Onlarn bu durumu, Kastilya-Leon Krallnn nclnde Endls yeniden ele geirme (reconquista) hareketinin canlanmasna yol at ve Kastilya Kral VI. Alfonso 1085te stratejik adan en nemli ehirlerden Tuleytulay (Toledo) igal etti. Bu igalden sonra Endlsteki mslman emirlikler Ysuf b. Tfnden yardm istediler. Ordusunun banda Endlse geen Ysuf (15 Reblevvel 479/30 Haziran 1086) bliye (Sevilla), Grnata, Mleka (Malaga) ve Batalyevsten (Badajoz) gelen Endls kuvvetlerinin katld ordusuyla Zellkada (Sacralias/Sagrajas) Kastilya Kral VI. Alfonsoya kar kesin bir zafer kazand (12 Receb 479/23 Ekim 1086). Hristiyan yaylmasn durduran bu zaferin ardndan Abbs Halifesi MuktedBiemrillhtan emrl-mslimn ve nsrddin unvanlarn ald. Maribde nib olarak brakt olu Eb Bekirin ldn duyunca Endlsten ayrlp lkesine dnd. Buradan yeni Abbs Halifesi Mstazhir-Billha eli gnderip ondan menur istedi. Ysufun geri dnmesinden sonra Endlsteki mslman emrler yeniden birbirleriyle mcadeleye girdi, Kastilya kral tekrar saldrlara balad. Abbd emrinin ars zerine Ysuf b. Tfn, Reblevvel 481de (Haziran 1088) ikinci defa Endlse geti. Burada Liyyt (Aledo) Kalesini drt ay sreyle kuatt; ancak mlkt-taviften bazlarnn gerekli destei salamamas zerine kuatmay kaldrp Maribe dnd. Mslman emirliklerin artk Endls koruyamayacan anlayan Ysuf, Endls hkimiyeti altna almaya karar verdi. Fakat nce mslman emrlerle savamann ciz olup olmadna dair zamann byk limlerinin grne bavurdu. Gazzl ve bn Eb Rendeka et-Turt gibi fakihler, anlamazla den ve birbirlerine kar hristiyan krallklardan yardm isteyen Endls emrleriyle savamann cevazna dair fetva verince 483te (1090) nc defa Endlse geti. Grnata ve Mlekay ele geirdikten sonra Kuzey Afrikaya dnd. Endlste brakt kuvvetler, Kastilya kral ile anlaan Abbd Emri bn Abbd elMutemid-Alellahtan Kurtuba (Cordoba) ve bliyeyi, 1090da Znnnlerden Belensiyeyi (Valencia) ve Eftaslerden Batalyevsi ald. Bu srada Balear adalar da ele geirildi. Bylece kendileriyle anlama yaplan Sarakusta Hdleri hari Endlsteki mslman emirliklerin topraklar Murbtlarn hkimiyetine girdi. Hristiyan valye El Cid (Rodrigo Daz de Vivar, . 1099) tarafndan 1094te igal edilen Belensiye 1102de tekrar ele geirildi. 496 (1103) ylnda doksan alt yalarnda iken oullar Eb Thir Temm ve Ali ile birlikte tekrar Endlse geen Ysuf b. Tfn, Kurtubada kumandan, vali ve kabile reislerini toplayarak olu Aliyi veliaht tayin ettiini bildirdi ve ona biat etmelerini istedi. Bu tayinle Murbtlar da verasete dayal saltanat sistemine gemi oldu. Ysuf b. Tfn, Maribe dndkten ksa bir sre sonra Merakete 100 yanda vefat etti (3 Muharrem 500/4 Eyll 1106). Berber-Zenci karm bir d grne sahip olan Ysuf devlet bakanlna geldikten sonra hayat tarznda bir deiiklik yapmam, bedev hayatna uygun biimde yn elbise giymeye, arpa ekmei yemeye, deve eti ve style beslenmeye devam etmitir. Hkmdarl sresince saray hayatnn zevklerinden uzak durmutur. Onun Endlste saray airlerinin debdebeli yaayna son verdii belirtilir. dar tekilt da ok sade idi, vezir veya hcibi yoktu. Din ve adl grevlerle divanlarda umumiyetle Endlsl ilim adamlarn istihdam ederdi. Devlet adamlar ve Mlik fakihlerine danmadan karar vermezdi. Murbtlar hareketini dnemin en byk slm devletlerinden biri haline getirmi, birok kabilenin ve kabile topluluunun hkimiyetindeki Marib-i Aksy Mlik mezhebine bal din bir anlay erevesinde birletirmi ve ilk defa Kuzey Afrika ile Endls egemenlii altna alan gl bir devlet kurmay baarmtr. Mlkt-tavif dneminde kmeye yz tutan Endlsn drt asr daha mslmanlarn elinde kalmasnda byk rol oynamtr. Kabile reisleri, Maribdeki fetihlerin

ardndan kendisine emrl-mminn unvann almasn teklif edince Abbs halifesinin otoritesini tanmay tercih ettiini sylemi ve halifenin onay ile slm dnyasnda emrl-mslimn unvann kullanan ilk hkmdar olmutur. Tabettirdii paralara kendi adyla birlikte Abbs halifesinin adn yazdrm, hutbelerde onun adn da okutmutur. Dindar bir hkmdar olan Ysufun meclisleri Endlsl limlerle dolup taard. Onun kitaba ve zellikle felsefeye dair eserlere byk ilgi duyduu belirtilir. Kendisine kar derin bir muhabbet besleyen Dou slm dnyasnn byk limi Gazzlye hayrand. htiya duyduunda onun fetvasna bavururdu. Gazzlnin Ysuf iin verdii bir fetva M. Abdullah nn tarafndan neredilmitir (DA, XIII, 519). Siyas ve asker grevlere Lemtne ve Cdle kabilesi liderlerini getiren Ysuf b. Tfn, Endls hkimiyeti altna aldktan sonra Sr b. Eb Bekir el-Lemtn-yi nib tayin etmi ve ona kendisine bal vilyetlere Lemtneden valiler getirmesini tlemitir. Endlse geilerinde Fasta bir nib grevlendirirdi. Valilere geni yetkiler vermekle birlikte onlar yakndan takip eder, su ileyenleri grevden alr ve mallarna el koydururdu. Halkn durumunu yakndan grmek, valiler hakknda incelemelerde bulunmak zere lkeyi dolamay severdi. Kadlk vazifelerine kabile ayrm gzetmeden byk limleri getirirdi. Asker temel zerine kurulan Murbtlarda hkmdar, valiler ve kadlar ayn zamanda birer kumandand. Ysufun adaletin tatbiki konusunda hassas davrand, lm cezasn hemen hi uygulatmad, bunun yerine uzun hapis cezalarn tercih ettii belirtilir. Dvnl-inda ou mlkt-tavif saraylarnda temayz eden Endlsl ktip ve edipleri grevlendirmitir. Onun siyas ve asker kararlarnda gzellii ve zeksyla mehur hanm Zeynebin de etkili olduu sylenir. Sanhceye mensup kabilelerden gl bir ordu kuran Ysuf b. Tfn Zente, Masmde, Gumre Berber kabilelerinden ve Ben Hill Araplarndan asker alarak ordusunu daha da bytm, Zencilerden ve Endlsl hristiyanlardan bir svari birlii oluturmutur. Onun zamannda orduda arl tekil eden svari birliklerinin mevcudu 100.000i amt. Sultan bu kuvvetlerden 17.000ini Endlste muhtelif ehirlere yerletirmi, snr boylarnda hristiyanlarla savata tecrbe kazanan Endls birliklerini grevlendirmitir. Ysuf, sadece er vergilerle yetinerek dier vergileri kaldrnca devlet ihtiyalarn karlayamaz hale gelmi, bunun zerine cihad ykn paylatrmak iin yeni vergiler koymutur. O dnemde dnyann en zengin yahudilerinden olan Lucena (Lsn) yahudilerinden cizye dnda da vergi almtr. Eb Bekir b. mer el-Lemtnnin balatp kendisinin tamamlatt Merake ehrinde Hsnl-hacer adyla bilinen kaleyi (kasba) yaptrmtr. Fas ehrinde Karaviyyn ve Endelsiyyn semtlerini kuatan surlar yktrp her iki semti tek bir surla evirmitir. Her mahallede bir mescid yaplmasn emretmi, lkenin her yannda cami ve mescidlerin ina edilmesine zen gstermitir. Cezayir ehrinde yaptrd el-Cmiul-kebr gnmze ulamtr. Tilimsnda 1082de ina ettirdii el-Cmiul-kebr, olu Ali tarafndan yeniden yaptrlarak geniletilmitir. Ayrca Fasta 462de (1070) ina ettirdii camide bir ktphane yaptrmtr.

BBLYOGRAFYA

Abdullah b. Bulukkn, et-Tibyn (nr. Lvi-Provenal), Kahire 1955, s. 104-108; bnl-Kerdebs,

Trul-Endels (nr. Ahmed Muhtr el-Abbd), Madrid 1971, tr.yer.; Abdlvhid el-Merrk, el-Mucib f teli abril-Marib (nr. M. Sad el-Iryn-M. el-Arab), Drlbeyz 1978, s. 192228; bn Hallikn, Vefeyt, VII, 112-130; bn zr, el-Beynl-murib, IV, 21-29, 46-48, 112-129; bn Eb Zer, el-Ensl-murib, Rabat 1972, s. 145-151; Zeheb, Almn-nbel, XIX, 252-254; el-ulell-meviyye f ikril-abril-Merrkiyye (nr. Y. S. All), Rabat 1936, s. 38-83; bn Haldn, el-ber, VI, 184-188; Makkar, Nefu-b, IV, 354-377; ayrca bk. ndeks; Hasan Ahmed Mahmd, ym devletil-Murbn, Kahire 1956; R. le Tourneau, Al-Zayyan, Historien des sadiens, Etudes doriantalisme ddies la mmoire de Lvi-Provenal, Paris 1962, II, 631-637; M. Abdullah nn, Arl-Murbn vel-Muvahidn fil-Marib vel-Endels, Kahire 1383/1964, I, 35-56; Abdlazz Slim, Trul-Marib fil-ahdil-slm, skenderiye, ts. (Messeset ebbil-cmia), s. 613-650; brhim Harekt, el-Marib abret-tr, Drlbeyz 1405/1984, I, 161-168; Sadn Abbas Nasrullah, Devletl-Murbin, Beyrut 1985; C. Snchez-Albornoz, Espaa Musulmana, Madrid 1986, II, 97-159; Hamd Abdlmnim M. Hseyin, et-Trus-siys velar lil-Marib vel-Endels f aril-Murbin: Devlet Al b. Ysuf el-Murb, skenderiye 1986, s. 37-80; smet Abdllatf Dende, Devrl-Murbn f neril-slm f arbi fry, Beyrut 1408/1988, s. 17-130; Hseyin Mnis, Trul-Marib ve areth, Beyrut 1412/1992, s. 25-36; M. J. Viguera Molns, Los reinos de taifas y las invasiones magrebes, Madrid 1992, s. 166-178; Abdullah Kennn, Mevsat mehri riclil-Marib, Beyrut 1414/1994, s. 334; H. Kennedy, Muslim Spain and Portugal, Singapore 1996, s. 154-172; Ysuf Ebh, TrulEndels f ahdil-Murbn vel-Muvaidn (trc. M. Abdullah nn), Kahire 1417/1996, I, 82-121; K. W. Hofmeier, Die Verleihung des Titels, Frst der Muslimen an Jsuf ibn Tfn, WZKM, XXII (1908), s. 184-199; V. Lagardere, Esquisse de lorganisation militaire des Murbtn, lpoque du Ysuf b. Tafn, Revue de loccident musulman et de la Mditerrane, XXVII, Aix-en-Provence 1979, s. 99-114; Fris Bz, e-r al bliye beyne Alfonso es-S-dis ve Ysuf b. Tfn, Dirst triyye, sy. 69-70, Dmak 1999, s. 31-90; Ahmed Bedr, bn Tfn (Ysuf), elMevsatl-Arabiyye, Dmak 2002, V, 844-846; Halima Ferhat, Ysuf b. Tfn, EI (ng.), XI, 355-356; H. Bekir Karla, Gazzl, DA, XIII, 519. Mehmet zdemir

YSUF b. YAHY
(bk. BVEYT).

YSUF ZY el-HLD
() (1842-1906) Osmanl ilim ve devlet adam. Kudste dodu. ehrin ileri gelen ailelerinden, XVIII ve XIX. yzyllarda er mahkemelerde baktiplik ve niblik gibi vazifeler stlenen, kkeni Hlid b. Velde dayand sylenen Hlidiyye ailesine mensuptur. Babas Mara ve Erzurumda kadlk yapan Muhammed Ali el-Hlid, anne tarafndan dedesi Anadolu kazaskeri Ms el-Hliddir. Annesi Anas adl Rum kkenli bir hanmdr (Abu-Manneh, s. 41). Muhtemelen annesinin etkisiyle kardelerinden farkl bir eitim ald. Kudste Piskopos Gobat ynetimindeki Anglikan mektebinden sonra renimine devam etmek iin Msra gitmek istediyse de bu mmkn olmad. On yedi yanda Avrupaya gitme istei de babas tarafndan reddedilince evden kat ve Piskopos Gobatn yardmyla Maltadaki Protestan Kolejine yazld. Burada iki yl renim grd; ardndan aabeyi Muhammed Ysinin giriimiyle stanbuldaki Mektebi Tbbiyyeye girdiyse de renimine bir yl devam edip 1863te Robert Kolejine geti. Bir buuk yl sonra babasnn vefat zerine Kudse dnd. stanbulda eitim reformlarna ahit olan Ysuf Ziy benzer okullar memleketinde amaya alt. 1867-1868de l Paann himayesindeki Suriye Valisi Mehmed Rid Paann destei ve halktan toplad yardmlarla eski bir medreseyi tamir ettirdi ve Kudste bir rdiye mektebi atrd. Ardndan Kudsn belediye bakan oldu ve alt yl bu grevi yrtt. Bu srada Kuds mutasarrfyla i birlii halinde baz imar faaliyetlerinde bulundu. Yollarn slah ve inas, Bireku Sleymandan ehre su getirilmesi ve Kuds-Yafa karayolunun almas bunlardan bazlardr. Hlid ailesine yaknl olan Vali Mehmed Rid Paann Hariciye nzrlna getirilmesi zerine 1874 yl banda Bbli Tercme Odasnda grev almak iin stanbula gitti. Alt ay sonra Karadenizde bir Rus liman ehri olan Potiye ehbender tayin edildiyse de Hariciye nzrnn deitirilmesiyle o da grevinden alnd. nce Odesa, Kiev, Moskova ve Petersburg gibi Rus ehirlerini dolat, ardndan Ocak 1875te Mehmed Rid Paann sefirlik yapt Viyanaya geti. Burada Dou Dilleri Okulunda Arapa ve Trke hocal grevine balad. Bu esnada Viyanaya gelen Msrl air Ali el-Leysye mihmandarlk yapt. Siyasetle de ilgilendi; Kudsteki yahudilerin durumunu ele alan Viyanadan gnderdii iki mektubu 13 ve 27 Austos 1875te The Jewish Cronicleda yaymland. Austos 1875te baz ailev ileri iin Kudse gitti; ancak ilerinin uzamas zerine Viyanaya dnemedi. Yeniden Kuds belediye bakanlna seildi. Yeni kurulan Meclisi Mebsana gnderilecek Kuds temsilcisini belirleme seiminde rakibi mer Abdsselm el-Hseynye stnlk salad (Schlch, Isl., LVII/2 [1980], s. 315). Kuds dare Meclisi, 1877 banda Kuds temsilcisi olarak onu Meclisi Mebsana gnderme karar alnca stanbula gitti. lk meclisin her iki devre almalarna aktif biimde katld ve Knn- Ess taraftar ve istibdat kart ynelimiyle tannd. Serbest fikirli ve reform yanls kiiliiyle yeri geldiinde Knn- Ess hkmlerine aykr davranan hkmeti, hatta dolayl yoldan sultan ve yolsuzluk yapan ya da

ynetimde kusuru bulunan devlet grevlilerini eletirmekten ekinmedi. lk meclisteki muhalif mebuslarn ileri gelenleri arasnda yer ald ve hkmetin siyasetine kar en fazla konuan isimlerin banda geldi. Daha ilk oturumda, Ahmed Vefik Paann II. Abdlhamid tarafndan stanbuldan mebus setirilmesi ve meclis bakanlna getirilmesini eletiren uzun bir konuma yapt (Devereux, s. 148, 156, 267). Ayrca grevini yerine getirmedii gerekesiyle Serasker Rauf Paann mahkemeye sevkedilmesini isteyen mebuslara katld. Temsil ettii blgenin sorunlaryla da yakndan ilgilendi ve Yafa-Kuds demiryolunun bir trl tamamlanamamas konusunda olduu gibi gr ve eletirilerini dile getirdi (Meclisi Mebusan Zabt Ceridesi, II, 316-326). Onun meclis oturumlarndaki eletirileri ve muhalif tutumuyla sarayn tepkisini ektii anlalmaktadr. Nitekim meclisin feshinden sonra stanbuldan uzaklatrlan on mebus arasnda o da vard. stanbuldan memleketine dnmesi emri Zaptiye nzr tarafndan kendisine tebli edildiinde kanunsuz bulduu bu muameleyi protesto ettii ve bavekile hitaben kaleme ald iki mektubu Levant Herald gazetesine gnderdii bilinmektedir. Bu mektuplar gazetenin 20 ve 27 ubat 1878 tarihli saylarnda yaymlanmtr (a.g.e., II, 410-412). Ysuf Ziy stanbuldan memleketine dnd ve tekrar Kuds belediye bakanl grevini stlendi; bunu 1879 sonbaharnda mutasarrf Rauf Paa tarafndan grevden alnmasna kadar srdrd. Ardndan Avusturyaya gitti, 1880de Viyana niversitesinde Arap dili ve edebiyat hocal vazifesine getirildi. 1881de memleketine dndkten sonra Yafa (1880), Gazze (1882), Cenn ve Mutki (1890) dnda Cebelihavran (Cebelidrz, 1894) kaymakaml gibi idar grevler yapt. 1906da vefat eden Ysuf Ziynn Kudste ya da Bitliste ld bildiriliyorsa da ailenin kaytlarndan hareketle stanbulda ld anlalmaktadr. Arapa ve Trke yannda ngilizce, Franszca, Krte bilen Ysuf Ziynn, grlerini ekinmeden ortaya koyan entelektel bir kii olduu belirtilmektedir. Amerikal bir diplomat, onun 1895 yaznda Yldz Sarayndaki bir kkte daha nce ailesinin bendelerinden olan zzet Holo Paaya kar Sultan Abdlhamid ynetimini eletirmekten ekinmediini aktarr (Amery, s. 53). Meclisi Mebsana devam ettii gnlerde Fenerdeki Kuds Rum Manastrn-da ikamet ettiine dikkat eken Amerikann stanbul konsolosu Eugen Schuyler onu siyaset ve din konusunda liberal bir kii olarak tantr (Devereux, s. 267). Dnemin dier birok Osmanl aydnnda grlen ilerlemeci, bilimsel geliimi ve hrriyeti destekleyici dncelere Hlid de katlr. Ona gre Tanzimat reformlarnn be amacndan sz edilebilir: Avrupa tarz bir eitim sisteminin inas, idar keyfliin ortadan kaldrlmas, din hogrnn yerletirilmesi, Knn- Essnin getirdii hak ve hrriyetlerin gvence altna alnmas, alt yap reformlarnn gerekletirilmesi (Schlch, Isl., LVII/2 [1980], s. 321). Dier taraftan siyonistlerin Filistin topraklarna ynelik emellerinin en erken farkna varan ve buna kar aba sarfeden kimseler arasnda gsterilir. Siyonist hareketin ilk kongresinden sonra 1899da Fransadaki bahaham Zadok Kahn vastasyla Theodor Herzl ile mektuplaarak yahudilerin Filistine yerlemeleri fikrine kar km ve Filistinin Osmanl Devletinin ayrlmaz bir paras olduunu syleyerek yahudilerin kendileri iin baka bir yurt aramalarn tavsiye etmitir (Mandel, s. 47-48; Herzlin cevab mektubu iin bk. Khalidi, s. 91-93). Eserleri. 1. el-Hediyyetl-amdiyye fil-luatil-Krdiyye (stanbul 1310/1893). Krt dilinin yaps ve gramer zelliklerine dair bir mukaddimenin yer ald eser 5452 kelimeyi ihtiva eden alfabetik bir Krte-Arapa szlk olup mellif bu eserini Mutki kaymakaml esnasnda hazrlamtr. Eserin sonunda antoloji niteliinde eyh Ahmed Hnnin Nbahr Bkn adl manzum szl yannda bir ksm aklamal olarak Krte kaleme alnm baz din-edeb metinlerle halk arasnda yaygn baz szlere ve dnemin tannm ahsiyetlerine ait takriz yazlarna

da yer verilmitir. Eserin szlk ksm Muhammed Mkr tarafndan tekrar neredilmitir (Beyrut 1975, 1987). Hlidnin, Molla Halil Siirdnin olu Molla Hmidin yardmyla hazrladn syledii (el-Hediyye, s. 4, 269) bu alma kendi alannda ilk matbu eser kabul edilir. Szln Arapa ksmn Mehmet Emin Bozarslan Trkeye evirip baz karma ve eklerle birlikte yaymlam, Saime nal Savi de szlk zerine bir tarama almas yapmtr (bk. bibl.). 2. Sret Ysuf B el-lid. Ysuf Ziynn kendi kaleminden 1292 (1875) ylna kadar gelen otobiyografisi olup bir nshas Kudsteki el-Mektebetl-Hlidiyyede kaytldr (Siyer ve Tercim, nr. 764/2; yeni nr. 1685). Asl Ali el-Leysnin evrak arasnda bulunan eser oradan nakledilmitir (Nazm el-Cube, s. 746-747; ayrca bk. Schlch, Isl., LVII/2 [1980], s. 312). Ayrca Hlidnin baz htralar ve grlerini derledii Ene adl bir eseri olduundan sz edilmektedir (Debb, X/2, s. 361). Ysuf Ziynn Viyana niversitesi Dou dilleri hocalarndan A. Wahrmunda gnderdii 10 Muharrem 1295 (14 Ocak 1878) tarihli Arapa mektubu Wahrmund tarafndan yaymlanm (bk. bibl.), muallaka airlerinden Lebd b. Rebann divannn birinci ksmn da ilk defa neretmitir (Diwan Labid al-mir riwyat al-Ts, Wien 1880).

BBLYOGRAFYA

BA, DH.MKT, nr. 1697/119, 1719/113, 1900/44; BA, Y.A.RES, nr. 66/15; Ysuf Ziy el-Hlid, elHediyyetl-amdiyye fil-luatil-Krdiyye, stanbul 1310, s. 2-5, 269; a.mlf., Krte-Trke Szlk (haz. Mehmet Emin Bozarslan), stanbul 1978, hazrlayann girii, s. 7; A. Wahrmund, Lesebuch in Neu-Arabischer Sprache, Giessen 1880, I, 180-183; Ahmed Sib, Abdlhamidin Evil-i Saltanat, Kahire 1326/1908, s. 117; Osman Nuri, Abdlhamid-i Sn ve Devr-i Saltanat, stanbul 1327, I, 341-346; Meclisi Mebusan Zabt Ceridesi (der. Hakk Tark Us), stanbul 1939-54, I-II, tr.yer.; L. S. Amery, Days of Fresh Air, London 1940, s. 53-54; R. Devereux, The First Ottoman Constitutional Period: A Study of the Midhat Constitution and Parliament, Baltimore 1963, s. 148, 156, 267; Mustafa Murd ed-Debb, Bildn Filisn, Amman 1396/1976, X/2, s. 359-361; N. J. Mandel, The Arabs and Zionism before World War I, Berkeley 1980, s. 47-48; Zirikl, el-Alm (Fethullah), VIII, 235; A. Schlch, Palstina im Umbruch: 1856-1882, Stuttgart 1986, s. 225-236; a.mlf., Ein palstinischer Reprsentant der TanzimatPeriode: Yusuf iyaddn al-lid (1842-1906), Isl., LVII/2 (1980), s. 311-322; Walid Khalidi, From Haven to Conquest: Readings in Zionism and the Palestine Problem until 1948, Washington 1987, s. 91-93; Saime nal Savi, Yusuf Ziyaeddin Paann el-Hediyyetl-Hamidiyyesinde Osmanlca-Trke Taramas, Ankara 1993, s. IV-IX; dil Menn, Alm Filisn f evirilahdil-Omn (1800-1918), Beyrut 1997, s. 146-151; Nazm el-Cube, Fihris matilMektebetil-lidiyye: el-uds, London 1427/2006, s. 593-594, 746-747; Vakit, nr. 806, stanbul 7 ubat 1293/19 ubat 1878, s. 1; Butrus Abu-Manneh, Jerusalem in the Tanzimat Period: The New Ottoman Administration and the Notables, WI, XXX (1990), s. 1-44 (ayrca bk. Hlid ailesinin resm web sayfas: http://khalidi. org/12.htm [24.01.2013]). Mehmet Suat Mertolu

YSUF ZY PAA
(. 1817) Osmanl sadrazam. Ysuf Ziy (Ziyeddin) Paa, 1760-1761 arasnda be ay kaptan- dery grevinde bulunan Benli Hac Mustafa Aann klelerindendir, aslen Grc olduuna iaret edilir (Abdlfetth efkat Badd, s. 3). Doum tarihi bilinmemekle beraber, Msr seferi dolaysyla 1800de Suriyeye geldiinde orduda bulunan ve kendisini tanyan ngiliz topu subaylarndan W. Wittmann kaydna gre ellili yalardadr. Ayrca Grc kkenine burada da vurgu yaplr (Travels in Turkey, s. 126). Devlet adamlarnn himayesinde genleri yetitirme ve bir intisap dairesi tekil etme uygulamas dahilinde Hac Mustafa Aann kardei, Anadolu Kazaskeri brhim Beyefendinin hnesinde eitimine zen gsterildi ve zel hocalardan dersler alp din ve akl ilimlerle hsn-i hat tahsil etti; muhasebe ve defter tutmay rendi; zamanla ata binme, cirit oynama ve silh kullanma gibi beceriler kazand. Efendisinin 1762de vefat zerine mr-i mrndan maden emini Ispanak Mustafa Paaya intisap ederek Enderun aas oldu. Mustafa Paann vezret rtbesiyle Erzurum valiliine tayininden (1768) sonra da maiyetinde bulundu, Wittmana gre en gvenilir kiilere havale edilen bir i olan ttncbala getirildi (a.g.e., s. 126) ve onunla birlikte hacca gitti. Dnte Rakkada paann yanndan ayrlp stanbula geldi. Burada Ocak 1777de sadrazamla tayin edilen Darendeli Mehmed Paaya intisap etti; Mehmed Paann ertesi yl eyll banda azledilmesiyle stanbulda deiik kiilerin hizmetine girdi. Nihayet Keban ve Ergani madenlerine emin tayin edilen il Mehmed Emin Aann mhrdar sfatyla Keban blgesine gitti (1779) ve grevini Emin Aann yerine gelen Yeen Mehmed Aann yannda da srdrd. Grevi esnasnda evredeki Krt airetlerinin ekyalk hareketlerini tedible grevlendirilen kuvvetlere kumanda ederek bu alanda da becerikliliini gsterdi; blgede adn duyurmaya ve kendini kabul ettirmeye balad. Daha sonra stanbula dnd. Bu sralarda (1781) ksa bir zaman iin Tersane eminlii yapan ve bir mddet sonra sadret kethdlna, ardndan da sadrete getirilen Halil Hamd Paann nce mhrdar, daha sonra silhdar oldu. Maden emini Yeen Mehmed Aann vefat zerine (1784) blgeyi tanyan bir kii olarak onun terekesinin zapt greviyle oraya gnderildi. Yeen Mehmed Aann yerine 1784 yaznda Kse Mustafa Aa tayin edildi ve bu grevi 1786ya kadar srdrd. Mustafa Aann azlini mteakip Darbhne-i mire Nzr Arnavut Mehmed Efendinin tahkik ve tensibiyle (a.g.e., s. 13-14) yerine Ysuf Aa tayin edildi (Sakaolu, s. 74-75). Bunda kendisi gibi Grc asll olan Sadrazam Koca Ysuf Paann Grc dayanmas gtmesinin rol oynad iddias (a.g.e., s. 75-76), tayinine Arnavut asll olan Darbhne-i mire nzrnn tahkikinden sonra onay verildii bilgisi karsnda dayanaksz kalmaktadr. Ysuf Ziy Paann kariyerinde, 1785-1799 ve 1807-1811 yllar arasnda emsallerine kyasla ok uzun seneler elinde tuttuu maden emaneti (Tzlak, s. 58, 62) nemli bir yer igal eder ve sadrete getirilmesinde balca etken olur. Gmhane ve Keban havzasndaki gm madeni iletmelerine yeterli sermaye tahsisiyle verimli almasna zen gsteren Ysuf Ziy Paa, Erganide bakr retimine geilmesini, Malatya sanca dahilinde yeni gm madenlerinin almasn ve iletilmesini salad (a.g.e., s. 23, 25, 130, 147). Frat nehrinden ktk ve kmr sevki iin yararlanmasn bildi. Tekil ettii zaptiye gleriyle merkezin tlimat zerine harekete geirdii

Erzurum, Diyarbekir, Rakka ve Sivas valiliklerinin kuvvetleri sayesinde blgeyi Krt ekyasndan temizledi, bylece gven ve istikrar temin etti. kinci sadreti esnasnda da uhdesine braklan bu vazifeyi vekil eliyle yrtt. nzdenin garabet diye niteledii bu durum (Trih, I, 465; Cevdet, IX, 229), Ysuf Ziy Paann blgedeki yaygn ve kalc nfuzunun doal bir sonucu olarak yorumlanmaldr. Sadretten azliyle maden eminlii vazifesine de son verildi. Maden eminliindeki baarl hizmetleri ykselme kaplarn at. Kendisine Malatya sanca tevcih edildi; ardndan vezir rtbesiyle Diyarbekir ve Erzurum eyaletleri, ldr, Canik muhassll ve Karaman eyaleti verildi. Bu grevleri genelde halka eziyet eden, hara alan, vergi dememekte direnenlere ynelik mcadelelerle geti. Ahalinin korunmas ve asayiin salanmas, zellikle maden sahalarnda olumsuzluklar grlen Krt ekyasnn tedibine dair faaliyetleriyle btn bu blgelerin en nemli ismi haline geldi. Asker g kullanmann yannda meseleleri kan dklmesine yer vermeden uzlama ile zmekte baarl olmas stanbulda takdirle karland. Fransann Msra saldrs ve sava iln zerine (Eyll 1798), karadan Msra sevkedilecek ordunun bana geecek muktedir bir sadrazam arandnda ve zellikle ordunun sefer gzerghna hkim, blgeyi ve blge insanlarn tanyan nfuzlu bir ahsn seilmesi gerektiinde akla ilk gelen isim oldu. Bylece sadrete davet edildi (Eyll 1798) ve Erzurumdan hareketle 26 Ekim 1798de stanbula gitti (Beydilli, s. 186, 201). 1 Haziran 1799da orduyla beraber stanbuldan yola kt ve yl aan sefer gnleri sonunda 3 Austos 1802de galibiyetle geri dnd. Paann serdr- ekrem olarak icraat, onun kitbet ve terifat vazifesinde bulunan Darendeli Hasan zzet Efendinin Ziynme adl eserinden etraflca takip edilebilmektedir. Ysuf Ziy Paa Are yaklatnda Napolyonun Fransaya dnd haberini ald (Austos 1799) ve bunu stanbula bildirdi. Yolda getii btn blgelerde kendisini tanyanlarn istekli katlmyla says artan byk bir orduyla yaklamakta olmas Msrda kumanday stlenen General Jean Babtiste Klberi dehete drdnden general tahliye artlarn grme talebinde bulundu (Karal, s. 123). Bu arada sadrazam 28 Aralk 1799da Arin muhasarasn zaferle sonulandrd (Hammer-Purgstall, s. 59). Msrn tahliye artnmesi, bu zafer nda Fransz delegeleri General Charles Lois Desaix ve Jean-Babtiste Poussielque ile ngiliz Amirali Sidney Smithin katlmyla kendi adrnda imzaland (25 Ocak 1800). Bu antlama mttefik ngiliz hkmeti tarafndan kabul edilmediinden atmalar tekrar balad. Franszlar, Heliopoliste (Hammer-Purgstall, s. 60ta el-Chankada) sadrazamn kuvvetlerini hazrlksz yakalayarak bozguna uratt (20 Mart 1800). Ysuf Ziy Paa byle bir lekeye tahamml etmeyip sonuna kadar arpmaya giriti ve meydandan ayrlmay reddetti. Bu fikrinden evresindekiler tarafndan glkle vazgeirilerek arka hatlara alnd. Bylece bozguna uramadan Gazzeye kadar ekildi ve lojistik baz sebeplerden tr Yafada ordugh kurdu. Franszlarn daha sonra kar hcuma gemeleri zerine Haneke yaknlarnda Mneyyer ky civarnda meydana gelen savata bu defa Fransz kuvvetleri yenilgiye urad (31 Mays 1801). Bu yenilgi, Fransz igalinin sonunu getirecek gelimelerin balangc olmakla beraber kaynaklarda gereince yer almam ve nemsenmemi, Cevdet Paann Trihinde de (VII, 124) ksa bir deinmeyle geitirilmitir. Bu zaferde ilk hezimete ramen orduyu bir arada tutmay baaran Sadrazam Ysuf Ziy Paann byk pay vardr. Sadrazam 17 Temmuz 1801de merasimle Kahireye girerek asker harekt baaryla sona erdirmi oldu (Darendeli zzet Efendi, s. 219). stanbulda kendisine Gazi unvan verildi ve III. Selim tebriknmesinde kendisine bu sfatla hitap etti (a.g.e., s. 226). Msrda gerekli nlemler alnp

idaresi vali Hsrev Paaya teslim edildi ve stanbuldan gelen emre uyularak yola kld (ubat 1802). Yenieri ocaklar ve mhimmat deniz yoluyla gnderilirken kendisi, yannda kalan orduyla birlikte karadan hareket etti. Devlet ricli tarafndan znikte karland ve 3 Austos 1802de trenle stanbula girdi. Bar grmelerine Pariste devam edildi; tahliyeyi de ieren bar antlamas 25 Haziran 1802de imzalanarak iki devlet arasndaki dmanlk sona erdirildi (Karal, s. 141). stanbula dndkten sonra sadreti iki buuk yla yakn bir sre daha devam etti ve 24 Nisan 1805te istifa suretiyle grevinden ayrld. Bu ilk sadreti alt yl sekiz ay srmtr (Cevdet, VIII, 22). stifa gerekesi olarak yalln ve hastaln ileri srmekle beraber byle bir karar almasnda, sadrete Nizm- Cedd riclinin mdahalesi yannda gittike arlaan i siyas durum karsnda iin ktye gitmekte olduunu sezmesinin ve kendisini tehlikeye atmak istememesinin ar bastn dnmek daha isabetlidir. Nitekim yerine getirilen Hfz smil Paa, III. Selimin reformlarna muhalif biriydi ve Edirne Vakasndaki icraatyla bunu aka ortaya koymu, yenierilere dayand iin idamdan kurtulmutu. smil Paann halefi brhim Hilmi Paann yenieri aalndan sadrete geirilmesi hassas dengelerin devam ettiinin iaretidir. ki yl sonra III. Selimin tahttan indirilmesine yol aan ayaklanma, kendisinin sadrette -mhrn mutlak sahibi olarak-kalmas durumunda herhalde meydana gelme imkn bulamazd. Ysuf Ziy Paa, Beylerbeyindeki yalsnda ikamete memur edildi. Birka ay sonra da vezreti iade edilerek Nizm- Cedd kart Tayyar Mahmud Paann isyann bastrmakla grevlendirildi. Onun Rusyaya kamasyla mesele kendiliinden zme kavutu. Avrupada deien artlar ve Napolyonun stnl Fransa ile dostluk siyasetini kanlmaz kldndan ngiltere ve Rusya ile Msr saldrs esnasnda oluan ittifak sona erdi ve bu iki eski mttefikle sava hali ortaya kt (1806-1807). Eyll 1807de Kars valiliine getirilen Ysuf Ziy Paa (Beydilli, s. 184) Dou cephesi seraskerliine tayin edildi. stanbulda III. Selimin tahttan indirilmesi ve IV. Mustafann tahta karlmas hadiselerinin uzanda kald. Ardndan Badat valiliine getirildi. Ancak daha yola kmadan bu defa IV. Mustafann tahttan indirilmesi ve II. Mahmudun tahta karlmas olay meydana geldi (28 Temmuz 1808). III. Selimin saltanattan uzaklatrlmas zerine Rusyadan dnen Tayyar Mahmud Paann Kse Musa Paann yerine kaymakamla tayini (Kasm 1807) eski dmanl sebebiyle Ysuf Ziy Paay rahatsz etti. Keban maden havzasn Krt ekyasnn saldrlarndan korumak amacyla blgede kendisine itibar eden yan, muhassl ve paalarla ittifak halinde gvenliin salanmasna alt, bu vesileyle etrafnda belirli bir kuvveti hazr tuttu. Ksa bir mddet sonra Tayyar Mahmud Paann azli (Mart 1808) rahatlamasn salamakla birlikte Alemdar Mustafa Paann mdahalesini ve ardndan yklmasn da (Kasm 1808) endie ile takip etti. Nizm Cedd muhaliflerine ve zellikle yenierilere kar tetikte durdu (nzde, I, 205-206). teki bu kargaa yznden daha vahim duruma gelen Rus sava sebebiyle tecrbeli ve gl bir kumandana ihtiya duyulduundan Ysuf Ziy Paa 1 Ocak 1809da tekrar sadrete davet edildi. Sadret haberini Malatya taraflarnda iken ald ve mhrn kendisine gnderilmesini memnuniyetle karlad. stanbulda ise sadrete kimin getirildii, fitne ve fesad erbabnn zihinlerini igal etmek ve korkutmak kastyla gizli tutulmu bulunuyordu (a.g.e., I, 169-170; Cevdet, IX, 52). ve d durumun ktl, yenierilerin isyankr hali, hazinenin boalmas gibi sebepler yznden mhr kabulde tereddt gsterdi, ancak tekrar istifaya cesaret edemediinden mecburen kabul etti (a.g.e., IX, 112). III. Selime sadkat gstermi bir devlet adam olarak bilindiinden ve reformlara muhalif Tayyar Mahmud Paann tedibinde, bata Caparzde Sleyman olmak zere Anadolu yann da

yanna ekerek baar gstermesinden tr mhrn kendisine gnderilmesi Nizm- Cedd kartlarnn ikyetlerine yol at ve bunlar kendilerine uygun bir vezirin tayin edilmesi dorultusunda almalar yrtt. stanbula gelene kadar kaymakam tayin edilen arhac Ali Paann sadrazamla can atmas durumu daha da ktletirmekte, ehrin belirli yerlerine yenieriler adna kendisine gven duyulmadna dair yazl ktlar yaptrlmaktayd (nzde, I, 180, 183). Bylece ekyalk yapmakta olan baz airetlerin tedibiyle urat gerekesiyle stanbula gitmekte acele etmedi. II. Mahmudun srarlarna dayanamayp nihayet yola ktnda da ayan sryerek nzn nzn buuk ayda zorla stanbula geldi (24 Nisan 1809; a.g.e., I, 205-207; Cevdet, IX, 112). 27 Nisan 1809da serdr- ekrem iln edildi (hatt- hmyun sreti iin bk. Cevdet, IX, 290293) ve 5 Temmuzda ordunun banda Edirneye doru yola kt (nzde, I, 236; ayrca bk. Cevdet, IX, 115). Hareket etmeden nce Moral Seyyid Ali ve Mehmed Behi efendiler gibi Nizm- Cedd dneminin iki nemli simasn -affa uramalarna ramen-idam ettirdi. Bu kararn, kendilerinden ilk sadreti esnasnda epey ekmi olmas ve Ali Efendinin IV. Mustafann katline karm bulunmasnn yannda (nzde, I, 228-229) zellikle artk iyi geinmek ve arkalamak zorunda hissettii yenierilere yaranma amac tad aktr (Cevdet, IX, 228-229). Ysuf Ziy Paa, 18 Austos 1809 tarihinde 3 Austosta vard Edirne sahrasndan umnu istikametine hareket etti. Buraya yaklatnda Ruslarn Kalasta kpr kurarak Tunay atklar haberi geldiinden hazrlklarn tamamlanmasna kadar daha ileri gitmekten ekinip dman karsna kmay arhac Srr Paa ve Pehlivan brhim Aa (Paa) gibi kumandanlara havale etti. leri cephelerin salama alnmasyla Rusuk sahrasna kadar ilerledi (Eyll 1809); Yerg yaknlarndaki scak temasa bizzat kendi takviye birlikleriyle yneldi ve buradaki Rus kuvvetlerinin yenilgisinde etkili oldu. Silistre yaknlarnda cereyan eden nemli muharebede de (24 Ekim 1809) Rus kuvvetlerini yenilgiye uratt ve ardndan klamak zere umnuya dnd. Bu tr baarlarn Ruslarn ilerlemesine engel olamad smil ve bril kalelerinin istilya uramasyla grld ve dmann umnu nlerine kadar inmesi engellenemedi. te yandan Ruslar da mevzilerini korumada zorlanmakta, Rusuk ve Yergdeki muharebelerden baaryla kamamaktayd; bununla birlikte ay boyunca muhasara altnda tuttuklar Rusuku 25 Eyll 1810da ele geirdiler (nzde, I, 260-261, 274-275, 288, 293, 384-385, 390, 406-408). Ysuf Paa, II. Mahmudun bizzat sefere kmaya niyet etmesi ve bununla ilgili hazrlklar sebebiyle Ekim 1810da klamak iin Edirneye dnd. ki yl sren bu defaki sadreti yine sefer gailesiyle geti ve kalc bir baar gsteremedi. Aslen Osmanl zmresinden yetiip ocakl tifesinden gelme olmadndan (nzde, I, 450-451; Cevdet, IX, 228) yenieriler kendisine gvenmemekte, o da szn geirememekte ve bunlarn merebine gre hareket etmek zorunda kalmas marmalarna yol amaktayd (Cevdet, IX, 229). Savan baarszlkla srdrlmesi azlinin balca sebebini tekil etmekle beraber bunun -haleflerinde de grlecei zere- ahslara bal olmad ve ordunun iinde bulunduu durumdan kaynakland aktr. 26 Mart 1811de azledilince (nzde, I, 451; Beydilli, s. 138, 140) evvel Dimetokada oturmas istendi, burada iken btn mal varlna el kondu (evst- Reblevvel 1226/4-14 Nisan 1811) ve maden eminliinden de azledildii iin sarraf Mrd stanbula arlarak gizli mal ve nakdi aa karld, daha sonra da (Mays 1811) Rodosta ikamete memur edildi (nzde, I, 465466; Beydilli, s. 141). Ysuf Ziy Paann emvlinin byk ksm hanm zerine kaytl olduundan hanmnn vefatna kadar el konulan mallar snrl kald (Cevdet, IX, 230). Be yl kadar sonra

Eriboz muhafzlna tayin edildi (1817) ve burada yaklak bir yl kadar kald; oradan da varndan ksa bir mddet sonra vefat ettii Sakz adasna tayin edildi. lm tarihi kaynaklarda 1234 (1819) olarak gsterilmekle beraber bunun doru olmad anlalmaktadr ki bu da paann gzden epey uzak kaldn ve unutulduunu ortaya koyar. Zira Sakzdaki lmn bildiren belgede (BA, HH, nr. 25396) 13 evval 1232 (26 Austos 1817) sal gecesi vefat ettii kaydedilmektedir. Ayn belgeye gre adaya Ramazan aynn son on gn iinde (3-13 Austos) gelmitir. eyh lyas Efendi Trbesinde medfundur (Ahmed Rifat, s. 5). ki yl dnda geri kalan seferlerde gemek zere toplam dokuz yla yakn sadrette bulunan Ysuf Ziy Paann dnemin nde gelen devlet adamlarndan biri olduunda phe yoktur. On dokuz seneye yakn maden eminlii yapmas kendisine bir i adam zihniyeti kazandrmtr. Ysuf Ziy Paa devlet ilerini de bu zihniyetle ele almakta ve yrtmekteydi. Nitekim birinci sadretinden istifa etmesi urayaca zarar ve tehlikeleri hesaplayan, dolaysyla maliyet hesab yapan bir i adamnn yaklamndan baka bir ey deildir. kinci sadreti zorla kabul etmesi de zarar-ziyan hesab erevesinde bu iin kendisi iin sakncal olacan dnmesinden kaynaklanmtr. Nihayet mallarnn byk bir ksmnn hanm zerine kaytl kmasn izdivacyla beraber yldznn ykseldiine ve ayann uurlu geldiine, hatta kendisinden ar derecede ekindiine dair kaytlarn latifesi yannda (nzde, I, 513-514; ayrca bk. Cevdet, IX, 230) zeki bir i adamnn msdereye kar ald nlemlere balamak daha isabetli olacaktr. Ysuf Ziy Paann hanm evst- Zilhicce 1226 (27 Aralk-5 Ocak 1812) tarihinde vefat etmi ve padiahlarn paaya verdikleri murassa hanerler dahil nemli lde mcevher, nakit ve ykl emvli Enderuna maledilmitir. Paann insanlarla uyumay tercih eden tabiatnn da bu zelliiyle ilgili olduu aktr. Dnemindeki pek oklar gibi onun da uurlu gnleri, btl inanlar vardr. Kendisini tanyan Wittman iyi kalpliliine tanklk eder ve cirit oyununda gzn karan klesini yklce bir para verip zat etmesini kendisinin insan deerlerinin yksekliine rnek olarak gsterir (Travels in Turkey, s. 59, 60, 65, 127). stanbul engelkyde hanm adna eme, Madende cami gibi hayrat mevcuttur.

BBLYOGRAFYA

Ahmed Cvid, Verd-i Mutarr (Hadkatl-vzer iinde), stanbul 1271, s. 49; Abdlfetth efkat Badd, Zeyl-i Hadkatl-vzer (a.e. iinde), s. 3-11; Ahmed Rifat, Verdl-hadik, stanbul 1283, s. 4-5; J. F. von Hammer-Purgstall, Erinnerungen aus meinem Leben, 1774-1852, Wien-Leipzig 1940, s. 59-109; W. Wittman, Travels in Turkey, Asia-Minor, Syria and Across the Desert into Egypt during the Years 1799, 1800 and 1801, London 1803, tr.yer.; Darendeli zzet Hasan Efendi, Ziynme: Sadrazam Yusuf Ziya Paann Napolyona Kar Msr Seferi: 1798-1802 (haz. M. lkin Erkutun), stanbul 2009, tr.yer.; nzde, Trih, I, 169-170, 180, 183, 205-207, 228-229, 236, 260261, 274-275, 288, 293, 384-385, 390, 406-408, 450-451, 465-466, 513-514; Cevdet, Trih, VI, 355; VII, 6, 124; VIII, 22; IX, 52, 112, 115, 228-229, 230, 290-293; Sicill-i Osmn, IV, 437, 670; Enver Ziya Karal, Fransa-Msr ve Osmanl mparatorluu (1797-1802), stanbul 1938, tr.yer.; Fahrettin Tzlak, Osmanl Dneminde Keban-Ergani Yresinde Madencilik (1775-1850),

Ankara 1997, tr.yer.; Hasan Yksel, Osmanl Dneminde Keban-Ergani Madenleri: 1776-1794 Tarihli Maden Emini Defteri, Sivas 1997, s. 74, 75; Necdet Sakaolu, Anadolu Derebeyi Ocaklarndan Kse Paa Hanedan, stanbul 1998, tr.yer.; Kemal Beydilli, Osmanl Dneminde mamlar ve Bir mamn Gnl, stanbul 2001, s. 120-123, 135, 138, 140-141, 184, 186, 197, 198, 201. Kemal Beydilli

YSUF ZY PAA KLLYES


Elazn Keban ilesinde XVIII. yzyln sonlarnda ina edilen klliye. Ysuf Ziy Paann Erzurum valilii srasnda 1209-1212 (1794-1798) yllar arasnda yaptrd klliye bir avlu etrafnda cami, medrese, ktphane, eme ile bunlarn biraz uzanda trbe, eme ve hamamdan meydana gelmektedir. Bu yaplardan medrese gnmze ulamamtr. Ayrca klliyede yeri tam olarak tesbit edilememekle birlikte vaktiyle bir hann da olduu bilinmektedir. Cami Vakflar Genel Mdrl tarafndan 1965-1966 yllarnda restore edilmitir. Arazinin eiminden dolay teraslanm bir avlu zerinde cami ve ktphane yer almaktadr. Avluya kapyla ulam salanr. Bunlardan kuzeydou ve kuzeybat ynlerinde bulunan iki kapdan merdivenle inilerek, gneydekinden ise klarak avluya girilmektedir. Kuzeydoudaki kapnn alnlnda ve kuzeybatdaki kapnn kemeri zerinde 1212 (1798) tarihini veren kitbeler mevcuttur. Kesme tatan ina edilen cami 20 21 m. llerinde kareye yakn bir alan zerine oturmaktadr. Eimli araziden dolay aa kan kble duvar yuvarlak kemerli iki iri payanda ile desteklenmitir. Bu ynde alt kademede keler pahlanm ve buraya birer kitbe konmutur. Gney kesinde kk nc bir payanda ve bu yndeki duvarda sivri kemerli bir eme vardr. Yine arazinin eimi sebebiyle dou yn kapal olan son cemaat yeri stunlar zerine oturan kemerli aklkl ve be gzldr. Ortadaki birim saak hizasnda kademeli olarak ykseltilmi olup iten pandantifli, dtan sekizgen kasnakl bir kubbeyle rtldr. Dier birimlerin zeri ise iten yelken tonozludur ve dtan eimli tek bir at altna alnmtr. Mihrap ekseninde yer alan cmle kaps silmelerden meydana gelen dikdrtgen bir ereve ile snrlanmtr ve silmelerin tekil ettii yuvarlak kemerli alnlk altnda gemeli talardan oluan bask kemerli bir akla sahiptir. Alnlkta etraf prizmatik genlerden meydana gelen bir bordrle evrili, ebced hesabyla 1210 (1796) tarihini veren alt beyitlik kitbe bulunmaktadr. Alnl oluturan yuvarlak kemerin iki yannda ve zerinde krk hatl silmelerle yaplan bir dzenleme vardr. Merkezde mallah yazs, aralarda ise drt iri rozet ve meyve aalar grlmektedir. Kap kanatlarnda itinal ajurlu maden iilii dikkat ekicidir. Kapnn sanda bina emini Ahmed Aann adn veren drt beyitlik bir kitbe mevcuttur. Camide cmle kapsndan baka batdaki birimden ikinci bir kapyla da harime ulalmaktadr. Yuvarlak kemerli aklkl bu kap zerinde beyitlik bir kitbe vardr. Bu kitbe de 1210 tarihini vermektedir. Cmle kapsnn solunda iki, sanda bir adet sivri kemerli alnlkl ve dikdrtgen aklkl pencere bulunmaktadr. Kare planl harim mekn, ortada drt stuna oturan sivri kemerlerin tad pandantiflerle geii salanan ve dtan okgen bir kasnaa oturan kubbeyle rtldr. Kubbe kurun kapldr. Kubbeyi tayan drt stun yine sivri kemerlerle iki ynde duvarlara balanm olup kubbeli orta alan drt ynde yelken tonozlu meknlarla genilemektedir. Kelerdeki alanlar ise apraz tonozla rtlmtr. Kubbenin etrafnda yer alan tonozlu birimler dtan kurun kapl tek at altnda gizlenmitir. Harim ift sra pencereyle aydnlanmaktadr. Alt sra pencereler sivri kemerli alnlk altnda sveli, dikdrtgen aklkl ve demir parmaklkldr. st sra pencereler ise yuvarlak kemerli olup iten revzenli, dtan filgz dlklara sahiptir. Ta iiliiyle dikkati eken mihrap, silmelerin oluturduu dikdrtgen bir ereve iinde halat silmenin snrlandrd mukarnasl bir yamaa sahiptir. Yaman stnde ortada bir alem, iki yannda ular kvrlm servi motifi vardr.

Kavsarann etraf ve zeri eitli desenlerle sslenmitir. stte ve iki yanda birer kitbe mevcuttur. okgen mihrap nii kaval silmelerle e blnm, altta bir kandil motifi ilenmitir. Mihrabn zerinde ise barok kvrmlarn bulunduu kalem ii bir tepelik yer almaktadr. Mermer minberde de itinal bir iilik grlmektedir. ki stuna oturan ajurlu sivri kemerli kap akl stte blml ve alemli bir tepelikle sonlanr. Tepeliin iki yan geometrik kompozisyonlu ve ajurludur. Ajurlu korkuluk iki yanda yere kadar uzanmaktadr. Aynalarda silmelerin tekil ettii panolarda vazodan kan iekler, servilere sarlm asma dallar, alt ve sekiz kollu yldzlarla deiik geometrik dzenlemeler gibi farkl motifler ilenmitir. Minberin rozetlerle ssl dilimli kemerli gei akl vardr. Drt stun zerine oturan kk ksm ajurlu kemerlere sahiptir. Kemer keleri dolgulanm olup stte bir dizi mukarnas kua bulunur. te sarktl bir tavan dzeni vardr. Klhn sekizgen kasnanda dilimli aklklar grlmektedir. Harimin kuzeyinde kapnn iki yannda ahap stunlara oturan iki mahfil mevcuttur. Sadaki mahfile kapnn yanndaki merdivenlerle ulalmaktadr. Kuzeydou kesinde yer alan mahfilin dou ynnde dardan ayr bir girii bulunmakta olup paa mahfili olarak dzenlendii dikkati ekmektedir. Harimi ve son cemaat yerini ssleyen kalem ilerinde genel hatlaryla barok zellikler grlmektedir. Yapdaki btn kemerlerde iki renkli ta taklidi boyamalar vardr. Her iki ynde orta eksendeki kemerlerde ayrca barok desenler ilenmitir. Dier kemerlerde ise palmet benzeri bir dizi yer almaktadr. Kubbe ve tonozlarn gbeinde iri mhr-i Sleyman motifi, etrafnda salbekli emseler mevcuttur. Ana kubbenin eteinde hurma ve iek am aalar alternatif biimde dizilmitir. Pandantiflerde barok kvrmlarn oluturduu kompozisyonlarn ortasndaki kare alanlar yazldr. Tonoz ilerinde emseler dnda eitli bitkisel kompozisyonlar, pencere ve mihrap stnde barok tepelik kompozisyonlar bulunmaktadr. Mihrabn iki yanndaki pencere stnde ayrca ifte vv ilenmitir. Son cemaat yeri kubbesinin pandantiflerinde dilimli ve salbekli madalyonlar grlmektedir. Caminin kuzeybat kesinde yer alan minare kesme tatan ina edilmitir. Sekizgen kaide zerinde onaltgen gvdeli, tek erefeli ve kurun kapl klhldr. erefe alt sarktl mukarnasl olup korkuluk levhalar ajurludur. Yine caminin kuzeybatsnda yer alan adrvann sekizgen haznesi mermerdendir. stte bir sra sarktl mukarnasla sslenmi olan haznenin her yznde silmelerin evreledii dikdrtgen aynalar vardr. Gnmzde zgnln yitiren st rtnn vaktiyle ahaptan iten kubbeli, dtan ise kurun kapl klhl olduu tahmin edilmektedir. Avlunun kuzeybatsnda bulunan ktphane kare planldr ve pandantiflerle geii salanan dtan sekizgen kasnakl kubbeli bir yapdr. ki katl olan yapda alt kata dou ynnde (avluya bakan cephede) iki yannda dikdrtgen aklkl, sveli ve demir ebekeli pencere grlen sivri kemerli bir kap ile ulalmaktadr. Bu katta gney ynnde bir pencere ve bir ni ile kapnn karsnda bir ocak mevcuttur. st kata k cepheye yerletirilen ahap dikmeli, sakfl ve zeri sundurmal merdiven ile salanmtr. Bu katta, iki yannda benzer ekilde birer pencere olan sivri kemerli kap zerinde be beyitlik bir kitbe vardr. Kitbeden ebced hesabyla 1212 (1797-98) tarihi kmakta, ayn zamanda camideki ahap minberin de yenilendii belirtilmektedir. te alt kattan farkl olarak kuzey ynnde bir pencere daha mevcuttur. Kubbe kasnanda her ynde revzenli pencereler bulunmaktadr. Avlunun gney kesinde L biiminde bir koridorun iki yannda be gzden meydana gelen hel blm yer almaktadr. Hel ile ktphane arasndaki alanda ise gnmze ulamayan bir medresenin varl bilinmektedir.

Klliyenin kuzeybatsnda 300 m. kadar uzaklkta trbe ve eme ina edilmitir. Kesme tatan yaplan trbe kare planl olup st rts tamamlanmadan braklmtr. Keleri pahlanan yapnn bat ynnde sivri kemerli aklkl bir kaps vardr. Kapnn zerinde kitbe yeri bo braklmtr ve iki yan ikier kk nile sslenmitir. Yapda kuzey ve gney ynnde ikier, dou ve bat ynnde birer sivri kemerli alnlkl ve dikdrtgen aklkl pencere grlmektedir. Kap ve pencereler silmelerle evrelenmi olup pencere alnlklarna mhr-i Sleyman motifi ilenmitir. Trbede Ysuf Ziy Paann iki kznn defnedildii tahmin edilmektedir. Trbenin dou ynnde zamanla teekkl eden bir mezarlk vardr. Trbenin nnde kapnn solunda yapdan ayr olarak kesme tatan ina edilen eme dikdrtgen bir hazneye sahip olup bu haznenin gneyinde geni sivri kemerli bir ni eklinde dzenlenmitir. Klliyenin gneydousunda yine 300 m. kadar uzaklkta hamam yer almaktadr. Dou-bat dorultusunda eimli bir alanda yer alan yap tek hamam eklinde ina edilmitir. st rts tamamen, beden duvarlar ise ksmen ykk durumdaki hamamn scaklk ksm da moloz dolgulu olup harap durumdadr. Duvarlarnda moloz ta, st rtde tula ve tatula kullanlmtr. Dou ynndeki alanda 1970te yaplan belediye hamamndan dolay bu yndeki soukluu tamamen ortadan kalkm olan yapnn dikdrtgen planl lkl, drt eyvanl ve drt ke halvet hcreli scaklnn bulunduu, batda dikdrtgen planl su deposu ile klhann olduu anlalmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Mustafa Nuri Paa, Netyicl-vukt (nr. Neet aatay), Ankara 1992, s. 204; Elaz, Malatya, Bingl, Tunceli lleri, Elaz 1983, s. 20; Ernsal, Trk Ktphaneleri Tarihi II, s. 117, 262; brahim Tekin, Tarih inde Keban (lisans tezi, 1989), Frat niversitesi Fen-Edebiyat Fakltesi, s. 10; Celil Arslan, Elazdaki Trk Devri Yaplar (doktora tezi, 2003), Seluk niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, s. 64-89; Metin Szen, Kebanda Trk Eserleri, TTOK Belleteni, sy. 306 (1970), s. 1216; Fuat anc, Kebanda Yusuf Paa Klliyesi, nn niversitesi Darende lahiyat Fakltesi Aratrma Dergisi, I/1, Darende 1995, s. 211-242. Ahmet Vefa obanolu

YSUF ve ZLEYH
() Ysuf peygamberin Zleyh ile olan kssas etrafnda yazlan edeb eserlerin ortak ad. Trk ve Fars edebiyatlar yannda Kemir, Afgan ve Urdu edebiyatlarnda da Ysuf ve Zleyh, Kssa-i Ysuf, Ysuf u Zleyh, Ysuf ile Zelh gibi adlar altnda mesnevi eklinde kaleme alnan hikye Tevrat (Tekvn, bab 37-50) ve ncilde (Resullerin leri, 7/9-14) yer alm, Kurn- Kermde de ahsenl-kasas (kssalarn en gzeli) diye nitelenen mstakil bir srede anlatlmtr (Ysuf 12/3-102). erdii eler bakmndan eski Trk edebiyatnda nemli bir kssa olan Ysuf ve Zleyh hikyesi XIII. yzyldan itibaren airler arasnda hayli rabet grm, XIX. yzyla kadar yazlmaya devam etmitir. Kssann kahramanlaryla balarndan geenler divanlardaki manzumelerde de telmih yoluyla ska anlm, kssadan esinlenerek hayaller gelitirilmi ve bunlar en gzel ifadelerle ortaya konmutur. Eski Trk edebiyatndaki mesneviler iinde konuyu kendi ann sosyal yaamyla rtecek biimde anlatan airler olduka fazladr. Ysufun kuyuya atlmas, Yakb peygamberin sabr, Zleyhnn tutkulu ak ve Ysufun Allaha tevekkl hikyedeki ana temalardr. Kuran yetlerinden ve mfessirlerin rivayetlerinden hareketle kaleme alnan Ysuf ve Zleyh mesnevisi ylece zetlenebilir: Kenan ilinde yaayan Hz. Yakbun on iki olu vardr. Bunlarn kk kardeleri Ysuf bir gece ryasnda on bir yldz ile ayn ve gnein kendisine secde ettiini grr. Ryasn anlatnca babas kardelerine bundan sz etmemesini tembih eder, nk kardeleri Ysufu kskanmaktadr. Babas Ysufu ne kadar saknsa da kardeleri onu bir gn krlara karp elendirme bahanesiyle babalarndan alarak bir kuyuya atarlar ve gmleini kana bulayarak dnte babalarna Ysufun kurt tarafndan paralandn sylerler. Korktuu eyin bana geldiini gren Yakb olunun hasretiyle o kadar ac eker ki yaad yer beytl-ahzn, klbe-i ahzn (hznler evi) diye anlmaya balar. Bir mddet sonra da alamaktan gzlerine perde iner. te yandan Msra gitmekte olan bir kervan kuyunun yaknnda konaklar, su almak zere gnderilen kii kuyunun bana gelip kovasn suya daldrnca Ysuf kovaya yaparak kuyudan kar. Kervandakiler onu yanlarna alarak Msra vardklarnda kle diye satla karrlar. Gzellii btn ehre yaylan Ysufu Msr azizinin kars Zleyh satn alr, ergenlik yana gelince de ona k olur. Ysuf ise Allah korkusuyla ona karlk vermez. Zleyhnn klesine k olduunu duyan Msrn asil kadnlar onu knaynca Zleyh kadnlar evine davet eder. nlerine meyve tabaklar yannda keskin birer bak koydurur ve Ysufu ieriye arr. Ysufun gzellii karsnda akna dnen kadnlar meyve yerine ellerini keserler. Fakat Ysuftan km alma isteinden vazgemeyen Zleyh bir gn ondan kaan Ysufun peine der ve tam yakalayaca srada gmleini arkadan yrtar. Olay renen kocas gerek sulunun Zleyh olduu anlald halde dedikodulardan ekinerek Ysufu zindana attrr. Ysuf zindanda iken peygamberlie erer ve kendisine rya tabiri bilgisi verilir. Msr sultannn grd bir ryay tabir edince zindandan karlr ve lkenin mal ileriyle grevlendirilir. Sultann ryasndan hareketle ald tedbirler sayesinde yedi yl sren bolluk zamannda erzak biriktirip ardndan gelen yedi yllk ktlk dneminde lkeyi skntdan kurtarr. Bu srada kardeleri erzak almak iin Msra gelince onunla karlarlar. Ysuf anne bir kardei

Bnyamini yannda alkoyup dier kardeleriyle gmleini babasna gnderir. Yakb gmlekten Ysufun kokusunu alnca onun yaadn anlar ve gmlein gzlerine srlmesiyle tekrar grmeye balar. Daha sonra Ysuf btn ailesini Msra davet eder, Yakb da ailesiyle birlikte Msra gider. Ysufu selmlamak zere hepsi nnde eilir, bylece onun ryas da gereklemi olur. Trk edebiyatnda Orta Asyadan Anadolu sahasna kadar birok edip ve air Ysuf ve Zleyh kssasn ele almtr. Bu eserler yazldklar corafyann ve zaman diliminin sosyal anlay, kardelik, baba-oul ilikileri, ak, hasret vb. konulara dair gelenekleri yanstr. Bilinen ilk Yusuf ve Zleyh mesnevisi 1232-1233te Yesev dervilerinden Ali tarafndan yazlmtr. Hece vezniyle drtlkler halinde dzenlenen ve Fars edebiyatndaki rneklerine benzemeyip ksmen orijinal saylan eser yaymlanmtr (Kssa-i Ysuf Aleyhisselm, Kazan 1839). kinci eser Halilolu Aliye ait olup Krml Mahmudun Kpak Trkesiyle kaleme ald, ancak yarm kalan Ysuf ve Zleyhdan Anadolu Trkesine tamamlanarak aktarlm ve smail Hikmet Ertaylan tarafndan tpkbasm yaplmtr (Ysuf ile Zleyh, stanbul 1960). XIV. yzylda yazlan Ysuf ve Zleyhlar arasnda en dikkate deer olan eyyad Hamzann nl mesnevisidir. 1529 beyitten meydana gelen eserin pek ok basks mevcuttur. eyyad Hamzann lirik anlatm ve akc slbuyla mesnevi hem ok okunmu hem de sonraki eserlere rnek oluturmutur (bk. DESTN- YSUF). Kesin ad ve ne zaman yaad bilinmeyen Sle Fakihin Ysuf Zleyhs 5005 beyitlik bir eserdir. Yaln bir Trke ile kaleme alnan mesnevinin on yedi nshas bilinmektedir (Kktekin, sy. 4 [1996], s. 176-177). Ayn yzylda Ysuf ve Zleyh mesnevileri iinde nemli bir eser de Erzurumlu Darrin kaleme ald mesnevidir. Tek nshas bulunan mesnevi ( Ktp., TY, nr. 311) 2126 beyit olup ayrca eitli kahramanlarn azndan sylenmi yirmi bir gazel ierir. Bu eser de daha sonraki Ysuf ve Zleyh mesnevilerini hayli etkilemitir. Gerek eyyad Hamzann gerekse Darrin eserleri Eski Anadolu Trkesinin gzel rnekleri arasndadr ve dil zellikleri bakmndan nemlidir. XV. yzylda Ysuf ve Zleyh mesnevisi yazan airler arasnda Nahf (2653 beyit), Haty (1234 beyit) ve Akkoyunlu Ahmednin (2986 beyit; kitap hakknda bir aratrma iin bk. Azamat, sy. 7-8 [1988], s. 348, 351, 357) adlar anlsa da asl aa damgasn vuran eser Hamdullah Hamdiye aittir. Ysuf ve Zleyhlar arasnda ok nemli kabul edilen bu mesnevi Molla Cmnin ayn ad tayan mesnevisinden ilham alnarak yazlmtr; ancak ihtiva ettii mill ve mahall unsurlarla Trk insannn duygularn ve geleneini de ok iyi yanstmaktadr. Lirik bir slpla yazlan, anlatmda Zleyhnn ne karld mesnevi 6241 beyittir. Kendisi de on bir kardein en k olan Hamdullah Hamdi, deta kendi bandan geenlerle paralellik kurarak kaleme ald bu eserini II. Bayezide sunmu, fakat bekledii ilgiyi grememitir. Mesnevide ayrca dokuzu Zleyhya ait deiik kahramanlarca sylenmi on be gazel bulunmaktadr (Hseyin Ayan, sy. 5 [1972], s. 31, 32). Ayn yzyla ait Ysuf ve Zleyhlar arasnda, Hseyin Baykara adna aatayca yazlan ve Hmidye (Dolu, V [1954], s. 51-58; Korkmaz, III/1 [1968], s. 7-48) yahut Kutbddin Ahmed Cm Cendeple (Korkmaz, III/1 [1968], s. 12) nisbet edilen eserle Anadolu sahasnda kerye izfe edilen 4200 beyitlik mesnevi (15. yy. iri ker ve Dvn, hazrlayann girii, s. 5, 6) saylabilir. XVI. yzylda kaleme alnan ilk Ysuf ve Zleyh kimlii tam tesbit edilemeyen erf adl bir aire ait olup 1172 beyittir (Ysuf u Zelh, haz. Zuhal Kltral, hazrlayann girii, s. V, VI). Ardndan Kemalpaazdenin Molla Cmnin etkisinde yazd 7777 beyitlik eseri (Ysuf u Zelh, haz. Mustafa Demirel,

hazrlayann girii, s. XXI, XXXV), Talcal Yahynn Hamdullah Hamdiyi rnek alp nazmettii 5179 beyitlik baarl mesnevisi (nr. Mehmed avuolu, stanbul 1979), Gubrnin yaln bir Trke ile kaleme ald 2106 beyitlik eseriyle Hmidzde Cellnin mesnevisi gelir (Levend, TDAY Belleten 1967, s. 99). XVII. yzylda bu alanda Bursal Hev Mustafa, Zihn Abdddell ve Rifat Abdlhay efendilerin ad zikredilebilir (Levend, Trk Edebiyat Tarihi, I, 128). XVII. yzyldan sonra yazlan mesneviler eskileri kadar baarl deildir; bunlardan Kprlzde Esad Paa, Molla Hasan, Ahmed-i midnin eserleri saylabilir. Ayn dnemde Trkmen sahasnda Nevrznin Ysuf u Zleyhs (7670 beyit) sevilerek okunmutur. Eserde mesnevi dnda farkl nazm ekillerinde iirler de vardr. XIX. yzylda Tibin Ysuf u Zleyhs yirmi sekiz gazel ve drt murabba ilvesiyle 2488 beyte km (Gnl Ayan, Osm.Ar., sy. 26 [2005], s. 76), tezde Mehmed zzet Paann eseri ise yarm kalmtr. Mensur Ysuf ve Zleyh yazanlar arasnda Cellzde Mustafa elebi, Galatal Mehmed b. brhim, Altparmak Mehmed Efendinin isimleri zikredilir (Kavruk, s. 64). Dorudan baslarak oaltlan ilk Ysuf ve Zleyh kitab Sleyman Tevfike aittir (stanbul 1331). Bibliyografyada yer alanlar dnda eitli incelemelerle birlikte yaymlanan Ysuf ve Zleyh mesnevileri unlardr: Dehri Dilin, eyyad Hamza, Yusuf ve Zelha (stanbul 1946); Hamdullah Hamdnin Ysuf ve Zelh Mesnevisi (Giri, Metin, nceleme ve Tpkbasm, haz. Zehra ztrk, I-II, Cambridge 2001); Diyarbakrl Ahmed, Ysuf u Zleyh: nceleme, Metin, Dizin, Szlk (haz. dris Kadolu, Malatya 2005); znur Tuba Akta, Kprlzde Esad Paann Terceme-i Ysuf u Zleyh Adl Eserinin Bilimsel Yayn ile Eserin ekil ve Muhteva Bakmndan ncelenmesi (yksek lisans tezi, 2006, Mimar Sinan Gzel Sanatlar niversitesi Sosyal Bilimler Enstits); brahim Ta, Yusuf ve Zeliha (stanbul 2008); Melike Gkcan Trkdoan, Klasik Trk Edebiyatnda Yusuf u Zleyha Mesnevileri zerine Mukayeseli Bir alma (doktora tezi, 2008, Atatrk niversitesi Sosyal Bilimler Enstits); Oflu Bilal Efendi, Kssa-i Yusuf u Zelha (haz. Muhammet Kuzuba, stanbul 2010). Bu mesnevi zerine yazlm ok sayda tez, kitap, makale ve bildiri Hanife Koncu tarafndan bir makalede toplanmtr (bk. bibl.). Ysuf ve Zleyh modern Trk edebiyatnn da konular arasnda yer alm, bu hususta manzum ve mensur eitli eserler yazlmtr. Bunlardan bazlar unlardr: Nazan Bekirolu, Kalbin stnde Titreyen Hzn: Yusuf ile Zleyha (roman, stanbul 2000); Melek zlem Sezer, Yusuf ile Zeliha (manzum, stanbul 2011); Nurullah etin, Yeni Trk airinin Yusuf ile Zleyha Hikyesi Duyarl (inceleme, Ankara 2004).

BBLYOGRAFYA

eyyad Hamza, Ysuf u Zelh (haz. mit zgr Demirci-enol Korkmaz), stanbul 2008, hazrlayanlarn girii, s. 9-25; a.e. Destn- Ysuf (haz. Osman Yldz), Ankara 2008, hazrlayann girii, s. 56, 57, 59; Darr, Kssa-i Ysuf: Ysuf u Zleyh (haz. Leyl Karahan), Ankara 1994, hazrlayann girii, s. 9-27; Hamdullah Hamdi, Ysuf ve Zleyh: nceleme ve Semeler (haz. M. Naci Onur), Ankara, ts. (Ertem Matbaaclk), hazrlayann girii, s. 18, 25; 15. yy. iri ker ve Dvn (haz. Hatice Aynur), stanbul 1999, hazrlayann girii, s. 5, 6; Kemalpaazde, Ysuf u Zelh (haz. Mustafa Demirel), Cambridge 2004, hazrlayann girii, s. XXI, XXXV; Abdurrahman Gubr, Ysuf u Zleyh: nceleme-Metin (haz. Hasan Akta, yksek lisans tezi, 2006), Atatrk niversitesi

Sosyal Bilimler Enstits, hazrlayann girii, s. V, 51-55; erf, Ysuf u Zelh (haz. Zuhal Kltral), stanbul 2001; Muhammed Nevrz, Ysuf u Zleyh: nceleme-Metin (haz. oban Hdr Uluhan), Ankara 2007, hazrlayann girii, I, 7; Halide Dolu, Meneinden Beri Yusuf Hikyesi ve Trk Edebiyatndaki Versiyonlar (doktora tezi, 1953), Ed. Fak.; a.mlf., Sultan Hseyin Baykara Adna Yazlm aatayca Manzum Bir Yusuf Hikyesi, TDED, V (1954), s. 51-58; Agh Srr Levend, Trk Edebiyat Tarihi, Ankara 1988, I, tr.yer.; a.mlf., Divan Edebiyatnda Hikye, TDAY Belleten 1967 (1968), s. 99; Hasan Kavruk, Eski Trk Edebiyatnda Mensur Hikyeler, stanbul 1998, s. 64; Recep Demir, Haty-i Tebriz ve Molla Cmnin Ysuf u Zleyh Mesnevleri zerinde Karlatrmal Bir nceleme: nceleme-Metin (doktora tezi, 2006), Yznc Yl niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Mjgn akr, Erzurum-Erzincan-Diyarbakr ve Kars Yollarnda Bir Paa: tezde Mehmed zzet ve Ysuf u Zleyhs, IV. Uluslararas Van Gl Havzas Sempozyumu (ed. Oktay Belli), Ankara 2011, s. 393-396; smail Hikmet Ertaylan, Trk Dilinde Yazlan lk Ysuf ve Zleyh, TDED, III/1-2 (1948), s. 211-230; Zeynep Korkmaz, Hseyin Baykara Adna Yazlm aatayca Ysuf ve Zleyh Mesnevsinin Tannmayan Bir Yazmas ve Eserin Yazar, TDe., III/1 (1968), s. 7-48; Hseyin Ayan, Hamdullh Hamdnin Yusuf u Zleyh Mesnevsindeki Gazeller, EFAD, sy. 5 (1972), s. 31, 32; Nihat Azamat, Yeni Bir Ahmed ve ki Eseri: Ysuf Zelha, Esrarnme Tercmesi, Osm.Ar., sy. 7-8 (1998), s. 348, 351, 357; Kzm Kktekin, Bir Yusuf ve Zeliha airi Sle Fakih ve Eseri, Atatrk niversitesi Trkiyat Aratrmalar Enstits Dergisi, sy. 4, Erzurum 1996, s. 176-177; G. K. Merguerian-A. Najmabadi, Zulaykha and Yusuf: Whose Best Story?, IJMES, XXIX (1997), s. 485-508; Gnl Ayan, Ahmed Yesevi Etkisiyle Yazlan ki Yusuf u Zleyha, Trkiyat Aratrmalar Dergisi, sy. 3, Konya 1997, s. 31-38; a.mlf., Tib ve Ysuf u Zleyhs, Osm.Ar., sy. 26 (2005), s. 76; Hasibe Mazolu, Ysuf u Zleyh Yazar Sul Fakhin Ad Sorunu, TDAY Belleten 1999/I-II (2003), s. 169-176; Hanife Koncu, Ysuf ve Zleyh Bibliyografyas, Trkiye Aratrmalar Literatr Dergisi, V/10, stanbul 2007, s. 617-630; ahin Kktrk, Halil Olu Alinin Yusuf ile Zeliha Hikyesi, Turkish Studies, II/4 (2007), s. 555; Sibel st, Nahfnin Ysuf u Zelh Mesnevisi, a.e., II/4 (2007), s. 823, 824; Melike Gkcan Trkdoan, Yusuf u Zleyha Mesnevilerinde Sosyal Hayatn Yansmalar, Atatrk niversitesi Trkiyat Aratrmalar Enstits Dergisi, sy. 38, Erzurum 2008, s. 51-70; Ahmet Mermer, Yusuf ile Zeliha, TDEA, VIII, 619-621. Hanife Koncu FARS EDEBYATI. Din kaynakl bir Dou edebiyat rn olan Ysuf ve Zleyh mesnevisi Fars edebiyatnda da ilenen konulardan biridir. Farsa eserlerde Ysuf ve Zleyh hikyesine yaplan telmih ve atflar ilk defa X. yzylda Ferruh-i Sstn, Mnck-i Tirmiz ve Eb Hanfe skf gibi sebk-i Horasan airlerinin methiyelerinde grlr. Ysufun ve dier kahramanlarn bandan geenler, airlerin kendi zamanlarndaki baz olaylar ve kiilerle ilikilendirilmi, bylece anlatm zenginlii salanmtr. XI. yzyl airlerinden Katrn- Tebrznin divannda bu hikyeye yirmiden fazla atf yaplm, Nsr- Hsrev, Hkn-i irvn ve Nizm-i Gencev gibi airler iirlerinde hikyeye sembolik yaklamlarla yeni bir anlatm kazandrmtr. Mesel Nsr- Hsrev bir iirinde, Ysufun duasyla Zleyhnn genliinin geri gelmesini k mevsiminden sonra baharn tekrar canlanmasna benzetmi, baka bir yerde kendi iirinin etkisini Ysufun duasyla kyaslayp Farsann bu sayede

hayat bulduunu sylemitir. Hkn-i irvn de hikyenin farkl ynlerine atfta bulunmutur. rnek olarak Hfz- rznin, Kaybolan Ysuf Kenana geri dnecek zlme/Hzn kulbesi bir gn glene dnecek zlme beytiyle Gannin, Ey Gan! Kenandaki yal adamn (Yakb) karanlk gnne bak ki onun gzlerinin nuru Zleyhnn gzlerini aydnlatt beyti anlabilir (M. Ecmel Han, IX/4 [1958], s. 20). Ysuf ve Zleyhya ait sembollerin din iir trnde daha ok kullanld grlmektedir. Sen ve Ferdddin Attr gibi mutasavvf airler eserlerinde hikyedeki sahra, kuyu, zindan, Msr ve Zleyh gibi kavramlara tasavvufla ilgili mecazi ve sembolik anlamlar yklemitir. airler, eitli edeb kurgular da ekleyerek Kurandaki bu kssa etrafnda birok manzum eser meydana getirmilerdir. Fars edebiyatnda Ysuf ve Zleyh hikyesinin mstakil bir eserde ele alnmas slm sonras Fars iirinin ilk dnemlerine kadar uzanr. Aratrmalarda krk iki adet Farsa manzum Ysuf ve Zleyh yazld tesbit edilmitir. Firdevsye (. 411/1020 [?]) nisbet edilen Ysuf ve Zleyh mesnevisi bu hikyelerin en eskisidir. Ancak mesnevinin Firdevsye ait olup olmad konusunda ihtilf vardr. Lutf Ali Beg zer, Rz Kul Han Hidyet ve Edward G. Browne gibi yazarlarla eseri tercme edenler onun Firdevsye aidiyetini ileri srerken Mcteb Mnov ve Sad-i Nefs gibi aratrmaclar Firdevsye nisbetini pheyle karlamaktadr. lk defa Alman arkiyats Carl Hermann Ethnin bulup yaymlad eseri (Oxford 1908; nr. Hseyin Muhammedzde Sddk, Tahran 1368 h.) Baron Ottokar de Schlechta Wssehrd manzum olarak Almancaya evirmitir (Viyana 1889). ngilizceye de iki tercmesi yaplmtr. 6500-9000 beyit arasnda deien versiyonlar bulunan mesnevinin mukaddimesinde air kendisinden nce Ysuf ve Zleyh mesnevisi yazan Ebl-Meyyed-i Belh (IV./X. yzyl) ve Bahtiyr adl airlerin adn zikreder. Bunlarn eserleri gnmze ulamamtr. Farsa manzum Ysuf ve Zleyh hikyesinin gnmze kadar gelen en nemli versiyonu Abdurrahman- Cmye aittir. Cmnin Heft Evrengdeki yedi paradan biri olan Ysuf u Zley mesnevisi bu hikyenin Fars edebiyatndaki en mehur rneidir. Mesnevi, Heft Evreng iinde (nr. Murtaz Mderrisi Gln, Tahran 1337 h.), ayrca mstakil olarak birok defa baslmtr (nr. Ndir Vezinpr, Tahran 2536 .). Mesnevinin Trkiye ktphanelerinde birok nshasnn bulunmas Trk airlerinin Molla Cmden ok etkilendiklerini gstermektedir. Nitekim XV. yzylda Hamdullah Hamdi ve XVI. yzylda Gubr Abdurrahman bu esere nazre yazm, Karamanl airlerden Km Mehmed ve tezde Mehmed zzet Paa tarafndan manzum tercmeleri yaplmtr. Cmnin mesnevisini V. E. von Rosenzweig Almancaya (Vienne 1824), Ralph T. H. Grifrith (London 1882) ve A. Rogers (London 1889) ngilizceye, Francesco Cimmino talyancaya (Napoli 1899), Auguste Bricteux Franszcaya (Paris 1927) evirmitir. Molla Ferruh Hseyin Nzm Herevnin 4500 beyitlik Ysuf u Zleys (Leknev 1286; Takent 1322) Cmnin bir taklididir. Lutf Ali Begin Ysuf u Zley mesnevisi yaklak 8000 beyittir (yazma nshas iin bk. Abdrresl Hayympr, sy. 48 [1338 h.], s. 43). Cmden sonra yazlan Ysuf ve Zleyh hikyelerinde olduu gibi bu hikyede de Cm ile benzerlikler hayli fazladr. lk mesnevilerden biri de Mesd-i Kmnin Ysuf u Zleysdr (nr. Ali l-i Dvd, Tahran 1369 h., 1380 h.). ule-i Glpyignnin 5000, Cevher-yi Tebrznin 1321, ihb- Trznin 1100 beyit olan mesnevileri gnmze ulamtr (dierleri iin bk. M. Emn Zevr-Hasan Zlfikr, s. 40-42). Kaynaklarda Amk- Buhr, Mesd-i Herev, zer-i Ts, Tezhr-yi Ebher, Mc-yi Bedahn, Slim-i Tebrz, Evhadddn-i Belyn, Nm-yi sfahn, evket-i Kaar, Hzk- Herev, Nzm- Herev ve Ktib-i Belhnin Ysuf ve Zleyhyla ilgili almalar olduu kaydedilmekle

birlikte bunlarn zamanmza kadar gelip gelmedii bilinmemektedir (dierleri iin bk. g Bzrg-i Tahrn, XXV, 298-300; M. Emn Zevr-Hasan Zlfikr, sy. 19 [1388 h.], s. 43-44).

BBLYOGRAFYA

g Bzrg-i Tahrn, e-era il tenfi-a, Beyrut 1403/1983, XXV, 298-300; Ali Ekber Han Muhammed, Berh Mbehath-y Meyn- Dstn- Ysuf u Zley ve Siyvu ve dbe, Keyhn Ferheng, Tahran 1370 h., s. 26-28; Storey, Persian Literature, V/2, s. 576-584; M. Hseyin Hcet, Manmeh-yi Ysuf u Zley der Edeb-i Frs, Mehed 1384 h.; M. Ecmel Han, Ysuf u Zley (trc. Nsr el-Ensr), efetl-Hind, IX/4, Bombay 1958, s. 19-48; Abdrresl Hayympr, Ysuf u Zley, Falnme-i Dnikede-i Edebiyyt ve Ulm-i nsn-yi Tebrz, sy. 47, Tebriz 1337 h., s. 418-433; sy. 48 (1338 h.), s. 39-68; sy. 50 (1338 h.), s. 233-260; sy. 52 (1339 h.), s. 85-119; sy. 74 (1344 h.), s. 186-191; Ahmed Gln-i Men, Ysuf u Zley, Neriyye-i Dnikede-i Edebiyyt- Tebrz, sy. 75, Tebriz 1344 h., s. 390-397; Ahmed Nkhimmet, Seyr der Menev-yi Ysuf u Zley, Vad, sy. 128, Tahran 1353 h., s. 361-369; Hfz Mahmd Han rn, Ysuf u Zley-y Firdevs, Smurg, sy. 3, Tahran 2535 ., s. 14-41; Mcteb Mnov, Kitb- Hezre-i Firdevs ve Buln- ntisb- Ysuf u Zley be-Firdevs, a.e., sy. 4 (2535 .), s. 49-68; Kzm Dizfliyn, Tecell-yi irne-i Destn- Ysuf u Zley der r- Sad, int, sy. 28, Tahran 1379 h., s. 19-26; M. Emn Zevr-Hasan Zlfikr, Rivyetins-yi a-i Ysuf u Zley, Kvinme, sy. 19, Yezd 1388 h., s. 37-69; M. Hseyin Kerem-ehn Hakk, Berres Str- Rivyet d Rivyet ez Dstn- ny Ysuf u Zley, Pejhenme-yi Edeb-i ny, VII/13, Zhidn 1388 h., s. 89-124; Hseyin Nambd, Berres avdi-i Merb be-Yusf u Zley der Menbi, San- Tr, sy. 10, Kum 1389 h., s. 114-144; J. T. P. de Bruijn, Yusuf and Zulaykh, EI (ng.), XI, 360-361. Rza Kurtulu

YSUFEFENDZDE
(. 1167/1754) Osmanl limi. 1066 (1656) ylnda stanbulun Sultanahmet semtindeki Nakilbent mahallesinde dnyaya geldi. Baz kaynaklarda (mesel bk. Osmanl Mellifleri, I, 471) onun 1085te (1674) Amasyada doduu ileri srlrse de doumuna dlen sat-i sadet (1066) kayd ile babasnn Nakilbent Camiinde imamlk yapmas bunun doru olmadn gstermektedir. Babas eyhlkurr Mehmed Efendi, dedesi Amasyal reslkurr Ysuf Efendidir. Dedesine nisbetle Ysufefendizde lakabyla hret kazanmakla birlikte Abdullah Hilmi Efendi diye de anlr. Hfzn tamamladktan sonra babasndan kraat dersleri ald. Bu ilimdeki iczet silsilesi babas ve dedesi yoluyla bnl-Cezerye (. 833/1429) kadar ular. Mushib Mustafa Paa hocas brhim b. Sleyman el-Bektaden Arapa, edebiyat ve tefsir; Birgili Kara Halil Efendiden tefsir, usl-i hads, hadis ve akl ilimleri okudu. eyhlkurr Ali b. Sleyman Mansrden akl ilimler tahsiline devam etti. Sultan Ahmed Camiinin Karakz lakabyla tannan bamezzini hattat Hocazde Mehmed Enverden sls ve nesih yazlarn mekedip iczet ald. Sultanahmet semtindeki Kabasakal Tekkesi eyhi Sakzl lyas Efendiye intisap ederek Halvetiyye tarikatna bal Cihangriyye ubesinin erkn zere seyrslkn tamamlad. Mstakimzde onun Niyz-i Msr ile de yaztn kaydetmektedir (Tuhfe, s. 282). rencileri arasnda Mstakimzde Sleyman Sdeddin, Rgb Paa, Mftzde Mehmed Sdk Erzincn, Mustafa zmr ve Benderli eyhlkurr Ebbekir Efendi bulunmaktadr. Sicill-i Osmnde (III, 378) Baklar imam olarak tantldna gre muhtemelen genlik yllarnda bir sre imamlk yapt anlalmaktadr. III. Ahmed dneminde 15 ban 1123ten (28 Eyll 1711) itibaren sarayda a-i Bur okutmaya balad. Muharrem 1131de (Aralk 1718) I. Ahmedin kurduu vakflara reslkurr tayin edildi. 1134te (1722) hocas Ali Mansrnin vefat ile boalan Sultan Ahmed Camii eyhlkurrlna getirildi. 1148de (1735) Sary- Hmyun hocas oldu. Ayrca Enderun Ktphanesinde ve Amcazde Hseyin Paa Medresesinde tefsir dersleri okutuyordu. I. Mahmud dneminde Ayasofya Camii iindeki ktphaneye tefsir mderrisi tayin edildi. Sary- Hmyun Ktphanesine hfz- ktb tayin edildi ve lnceye kadar bu grevde kald. eyhlislm Seyyid Murtaza Efendinin imtihn- snlerinde reslmmeyyizn olan Ysufefendizde (Rmiz ve db Zurafs, s. 82) ayn zamanda katar eyhiydi ve yllarca Ftih Camiinde vizlik yapt (Sicill-i Osmn, III, 378). Baz mbarek gecelerde I. Mahmudun huzurunda vaazlar verdi. Hac grevi dnda stanbuldan hi ayrlmad. Hac yolculuu srasnda grt birok lime kraat ve hadis iczeti veren Ysufefendizde 26 Zilhicce 1167de (14 Ekim 1754) 101 yanda stanbulda vefat etti. Cenaze namaz Ftih Camiinde klndktan sonra Topkap civarnda bulunan babas ve dedesinin kabirleri yanna defnedildi. Abdlhalim isminde bir olunun olduu bilinmekte (Tobay, s. 70), 1217de (1802-1803) vefat eden Ysufefendizde Ahmed Efendi de onun soyundan gelmektedir (Sicill-i Osmn, III, 379). Mstakimzdeye gre dilinde hafif tutukluk bulunan (Tuhfe, s. 282) ve zellikle kraat, tefsir, hadis ilimlerinde mehur olan Ysufefendizde sls ve nesih hatlarnda iyi bir hattat, Arapa, Farsa ve Trke nesir ve nazmda nde gelen isimlerdendi. Baz iirleri Rmizin

db- Zurefsnda yer almaktadr. Eserleri. 1. Necul-r li-ail-Bur. Sarayda a-i Bur okutmakla grevlendirildii zaman telifine balad, Aynnin Umdetl-r ve bn Hacer el-Askalnnin Fetul-brsi esas alnarak yazlm otuz ciltlik bir erhtir. Telifi krk yl sren eser 21 Reblhir 1163te (30 Mart 1750) tamamlanm ve I. Mahmuda takdim edilmitir. Mellif, Sary- Hmyun Ktphanesinde yllarca okuttuu eserin kendi hattyla olan nshasn Ftih Camii Ktphanesine vakfetmitir. mer Nasuhi Bilmenin, imdiye kadar (1974) tabedilmemi olmas teessfe ayandr dedii eser (Byk Tefsir Tarihi, II, 720) hl yazma halindedir (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 844-873 [mellif hatt], Ayasofya, nr. 685 [mellif hatt], Hasan Hsn Paa, nr. 229, Hac Mahmud Efendi, nr. 456/1, 456/2, Hamidiye, nr. 267-275, 279-284, Serez, nr. 467-487, Yahy Tevfik, nr. 55-64; Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 627-628, 630-632; Nuruosmaniye Ktp., nr. 894-922, 923-932; TSMK, III. Ahmed, nr. 384; Halil Hamd Paa Ktp., nr. 1667). 2. nyetl-melikil-mnim li-eri ai Mslim. 14 Cemziyelhir 1163te (21 Mays 1750) yazlmaya balanan eser mellifin vefat zerine yarm kalmtr (Nuruosmaniye Ktp., nr. 1042-1043; Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 381-382, Hamidiye, nr. 343-345, Lleli, nr. 560-561; Hac Selim Aa Ktp., nr. 205; TSMK, Medine, nr. 245246; Vahd Paa Ktp., nr. 1068). 3. el-tilf f vchil-itilf. Krat-i aereye dair bir eserdir (stanbul 1290, 1298, 1311, 1312; Kahire 1344/1925). 4. Tufet-alebe f beyni meddti ariayyibe (Risle f beyni mertibil-med f rtil-eimmetil-aere). Eserde on kraat imamnn medle ilgili rivayetleri ayr ayr ele alnmtr (stanbul 1290, 1342). Mellifin Risletl-meddt adl bir almas daha vardr (nr. brhim Muhammed Cerm, Amman 1420/2000). 5. Risle f kmi (reddi)l-re bil-rti-ev. Ysufefendizde, kendi dneminde z kraatlerin Kurann birer parasym gibi yaygn biimde okutulmasna kar bu risleyi kaleme almtr (bk. bibl.). 6. Risletr-reddiyye fi-d. Saaklzde Mehmed Efendinin Risle f keyfiyyeti edid adl eserine (DA, XXXV, 369) reddiyedir (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 68, 5328; Hamidiye, nr. 1261). Eser, baz kaynaklarda (Risle f kmil-re, neredenin girii, s. 14) mellifin Risle f arfi-di-aas ile (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 68, 5328, Hamidiye, nr. 1261, brhim Efendi, nr. 32, zmir, nr. 788; zmir Mill Ktp., nr. 966; M lhiyat Fakltesi Ktp., skdarl, nr. 64) ayn eser gibi gsterilmise de bunlar farkl rislelerdir. 7. iye al Envrit-tenzl ve esrrittevl. Beyzv tefsirinden Bakara sresinin ilk on yetinin hiyesidir (Sleymaniye Ktp., Servili, nr. 22). 8. iye al iyetil-ayl. Teftznnin erul-Aidin-Nesefiyyesi zerine Hayl tarafndan yaplan hiyenin hiyesidir (Sleymaniye Ktp., ir Efendi, nr. 188, Ftih, nr. 2970; Hac Selim Aa Ktp., Hac Selim Aa, nr. 591). 9. iye al eri Hidyetil-ikme maa avil-Lr. Esrddin el-Ebhernin Hidyetl-ikmesi iin Kd Mr Meybdnin kaleme ald erhe Muslihuddin el-Lr tarafndan yazlan hiyenin hiyesidir (Sleymaniye Ktp., Giresun, nr. 70, 3542). Mellifin ayrca Risle f tai bai vchil-rtil-mekre fi-biyye (Hac Selim Aa Ktp., Hac Selim Aa, nr. 4-5), el-Mirciyye (Millet Ktp., Ali Emr Efendi, nr. 222), iye al iyeti Ebil-Fet li-eril-anef al dbil-Audiyye (Sleymaniye Ktp., Hamidiye, nr. 1257; Hasan Hsn Paa, nr. 1476; Lleli, nr. 2947) ve iye al iyeti ara Dvd (Kprl Ktp., Mehmed sm Bey, nr. 290-291) gibi eserleri vardr. Ahmet Tobay, Ysufefendizdenin hadisiliine dair bir doktora tezi hazrlamtr (bk. bibl.).

BBLYOGRAFYA

Ysufefendizde, Risle f kmil-re bil-rti-ev (nr. mer Ysuf Abdlgan Hamdn-Tard Muhammed Abdurrahman Hamdn), Amman 1425/2004, neredenlerin girii, s. 532; a.mlf., Risletl-meddt (nr. brhim Muhammed el-Crm), Amman 1420/2000, neredenin girii, s. 5-15; Rmiz ve db- Zurafs: nceleme-Tenkidli Metin-ndeks-Szlk (haz. Sadk Erdem), Ankara 1994, s. 81-82; Mstakimzde, Tuhfe, s. 281-282; Bursal Mehmed Thir, Ulem-y Osmniyyeden Alt Ztn Terceme-i Hli, stanbul 1321, s. 30-34; Osmanl Mellifleri, I, 364-366, 471; smet, Tekmilet-ekik, s. 63, 251-257; Sicill-i Osmn, III, 378-379; mer Nasuhi Bilmen, Byk Tefsir Tarihi, stanbul 1974, II, 719-720; Ahmet Tobay, Ysufefendizde Abdullah Hilmi ve Hadis erhiliindeki Yeri (doktora tezi, 1991), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 31, 37, 40, 46, 70, 89, 100; Tahsin zcan, Saaklzde Mehmed Efendi, DA, XXXV, 369. Halit zkan

YSUF
() mdddn Ms b. Muhammed b. Yahy el-Ysuf el-Msr (. 759/1358) Memlk kumandan, tarihi. 676 (1277) ylnda Kahirede dodu. bn-eyh Yahy olarak da tannr. Orduda mukaddemlhalkatil-mansre unvanyla grev yapt. lk defa, Memlklerin Moollar karsnda yenildii Vdilhzindr savana katld (699/1300). 725te (1325) Yemen seferine itirak etti ve gsterdii baardan dolay Emr Rkneddin Baybars el-Hcib tarafndan Memlk kuvvetleri ehre girmeden nce anlama yapmak zere Taiz ehrine gnderildi. Onun katld son asker harekt 737-738de (1337) Ermenilere kar gerekletirilen seferdir. Ysuf Kahirede vefat etti. Kltrl, mrvvet ve asabiyet sahibi bir kii olduu anlalan Ysuf hem ulemdan hem asker snftan st dzey insanlarla yaknlk kurmu ve dostluklar gelitirmitir. Gzel slbu ve kulland edeb sanatlarla tannr. Makrz, Bedreddin el-Ayn ve bn Tarberd gibi tarihiler eserlerini yazarken gvenilir bulduklar Ysufden faydalanmlardr. Asker ve brokratlara olan yaknl sayesinde devrindeki olaylar hakknda ayrntl bilgi verir. Bunda dier tarihilerin ulaamad belgelere, zel mlmata kolaylkla ulamasnn nemli rol vardr. Eserleri. 1. Nzhetn-nr f sretil-Melikin-Nr. Cmiu sretin-Nr Muammed b. alavun, es-Sretn-Nriyye ve Tru Ms b. Muammed el-Ysuf adlaryla da anlr. elMelikl-Mansr Kalavun devriyle (1279-1290) balayan ve Sultan Hasan b. Muhammed b. Kalavunun ikinci saltanatna kadar (755/1354) gelen bir Memlk tarihidir. On be ciltlik eserin sadece kk bir blm gnmze ulam olup bu da uzun yllar bn Fazlullah el-mernin Meslikl-ebr f memlikil-emr adl eserinin iinde onun bir paras gibi kalmtr. Nihayet Josef Horovitz, Franz Rosenthal, Ulrich Wilhelm Haarmann ve Donald P. Littlein almalar sonucunda Sleymaniye Ktphanesinde (Ayasofya, nr. 3434) mevcut Meslikl-ebrn 22. cildi ierisinde 733-738 (1332-1338) yllarn ihtiva eden ksmn yaz ve muhteva bakmndan farkllk arzettii grlm ve Ysufnin Nzhetn-nrna ait olduu tesbit edilen bu blm Ahmed Hutayt tarafndan yaymlanmtr (Beyrut 1406/1986). Ysuf, Memlk dneminde grlen tarih yazcl slbunu takip ederek hadiseleri kronolojik srayla anlattktan sonra o yllar iinde vefat edenlerin biyografisine de yer vermektedir. Ancak zaman zaman sebeplerini de zikrettii hadiseleri arka arkaya yazabilmek iin kronolojiyi gzetmeden anlatt blmler de vardr. Eserin kaynaklar arasnda mellifin ahs mahedeleri nemli bir yer tutar. Ysuf bu mahedelerini, O gn orada ben de vardm; biz de onun yannda bulunuyorduk; olay benim de orada bulunduum srada meydana geldi gibi cmlelerle ifade eder. kinci kayna ise ifah rivayetlerdir. Ysuf arkadalar ve tandklarndan duyduu rivayetleri aynen nakleder. nemli devlet adamlar, byk kumandanlar, kadlar ve limlerden aktard bu rivayetlerin sahibini bazan ismen zikreder bazan da rivayetleri

gvenilir kiilerin bana anlattna gre szyle kaydeder. Bu arada haberlerin kaynan zikretmedii yerler de vardr. Secili bir slp benimseyen mellif zaman zaman gramer hatalar yapar. Bazan rmce, Trke ve Farsa kelimeler kullanr. Eserin en nemli yanlarndan biri de dier kaynaklarda yer almayan yazmalara, tevk ve menurlara yer verilmesidir. Dnemin tarihileri Ysufnin bu eserini takdir etmi, el-Melikn-Nsr dnemi iin temel kaynak olarak kullanm ve baz bilgileri aynen eserlerine aktarmlardr. zellikle Makrz, bn Hacer el-Askaln ve Bedreddin el-Ayn eserlerinde Nzhetn-nrdan alntlar yapmtr. Eserin baz eksik ksmlar alntlar sayesinde tesbit edilebilmektedir. 2. Kefl-krb f marifetil-urb. Genellikle sava sanat ve orduyla ilgili olan eser on blmden meydana gelmektedir. Eserde savaa balama, sava sonlandrma, sultann korunmas, takviye usul, askere alma, askerlerde bulunmas gereken zellikler, atlar, muhasara ve hcumlarla ilgili hususlar anlatlmaktadr. Drl-ktbil-Msriyyede kaytl olan eser (nr. 210) Memlk dneminde kaleme alnan harp sanat ve atlkla (frsiyye) ilgili nemli almalardan biridir. Ysuf ayrca bn Seyyidnnsn Hz. Peygamberle ashabnn methine dair yazdklarn ihtisar ettiini syler (Nzhetn-nr, neredenin girii, s. 52).

BBLYOGRAFYA

Ysuf, Nzhetn-nr f sretil-Melikin-Nr (nr. Ahmed Hutayt), Beyrut 1406/1986, neredenin girii, s. 5-60; Baybars, Zbdetl-fikre f tril-hicre (nr. D. S. Richards), Beyrut 1998, s. 373-374; Ebl-Fid, el-Mutaar f abril-beer (nr. Mahmd Deyyb), Beyrut 1417/1997, II, 381-388, 418-422, 441-442, 476; Safed, Aynl-ar (nr. Fuat Sezgin), Frankfurt 1410/1990, III, 294-295; bn Hacer, ed-Drerl-kmine, IV, 381; Kef-unn, II, 1947-1948; ul-meknn, II, 365; Brockelmann, GAL, II, 135; Hediyyetl-rifn, II, 479-480; mer Ferruh, Trul-edeb, III, 886; kir Mustafa, et-Trul-Arab vel-merrin, Beyrut 1990, III, 217218; D. P. Little, The Recovery of a Lost Source for Bar Mamlk History: al-Ysufs Nuzhat alNr F Srat al-Malik al-Nr, JAOS, XCIV/1 (1974), s. 42-54. Mustafa Kl

YA
() Hz. Msdan sonra peygamberlik yapan Ben sril peygamberi. Ya (Yeu) kelimesinin brnce asl, Tanr kurtulutur veya Tanr kurtarr anlamna gelen Yehouadr (Yeoua). Tevrata gre asl Hoea olan bu isim (Saylar, 13/8; Tesniye, 32/44) Ms tarafndan Yehoua olarak deitirilmi (Saylar, 13/16), zamanla Yeua biiminde ksaltlm (Catholicisme, VI, 1034), Arapaya da Ya diye gemitir (Cevlk,s. 644). Yeu, sriloullarnn on iki kabilesinden biri olan ve Ysufun olu Efraimin adn tayan kabilenin lideri (Saylar, 13/8) Eliamann olu Nnun oludur (I. Tarihler, 7/26-27). nceleri Msnn yardmcln yapm, ondan sonra da sriloullarnn bana gemitir. Tevrat ondan Msnn hizmetisi, gen adam diye bahseder (k, 33/11). Yeu ilk defa, Ms nderliinde sriloullarnn Msrdan kn takiben Sin lndeki Refidime gelmeleri srasnda tarih sahnesine kar. Refidimde sriloullar ile savaan Amaleke (Amlika) kar Ms, Yeuyu grevlendirmi ve Yeu Amaleki yenmitir (k, 17/8-14). Tevratta daha sonra Yeu sk sk Ms ile beraber zikredilir. sriloullar altndan buza yaparak ona taptklar srada Yeu, Ms ile birlikte Sn dandadr ve dadan beraber dnerler (k, 24/13; 32/17). Yeu toplanma adrnn (Ohel, Mikan) gvenliinden sorumludur; Ms ile birlikte adra girer, Ms adrdan ayrlsa da o adr terketmez (k, 33/11). Arz- mevda keif iin gnderilen ve her kabileden birer kii seilerek oluturulan topluluk arasnda Efraim kabilesini temsilen krk yandaki Yeu da vardr. Yeu, Yahuda soyunun (sbt) temsilcisi Yefunne olu Kaleb ile birlikte bu topraklara girmeleri iin sriloullarn ikna etmeye alr (Saylar, 14/6-9; Yeu, 14/7). Ancak arz- mevda girmesine dair ilh emre kar kan kavmi tarafndan talanr; daha sonra da vebaya yakalanr, bu hastalktan ilh inyetle kurtulur, iman ve ball sayesinde arz- mevda girmekle mkfatlandrlr. sriloullarndan Nn olu Yeu ve Yefunne olu Kaleb dndakilerle yirmi yanda ve daha yukar yalarda bulunanlar oraya giremez (Saylar, 14/10, 30, 38). Krk yllk l hayatnn ardndan Ms, Tanrnn emriyle khin Eleezarn ve kavmin nnde Yeuyu kendisinden sonra sriloullarnn lideri olarak belirler, onu arz- mevdu ele geirmek ve bu topraklar sriloullar arasnda taksim etmekle grevlendirir (Saylar, 27/18-23; 34/17; Tesniye, 1/38; 31/7). Ms vefatndan nce Tanrnn emriyle Yeu ile birlikte toplanma adrna girer ve Tanr, Yeuya kuvvetli ve cesur olmasn, zira sriloullarn vaad edilen diyara onun gtreceini bildirir (Tesniye, 31/14, 23). Msnn lmn takiben Yeu arz- mevda girmek zere hazrlk yapar ve oraya girer. Yeunun asker seferleri Kenanllarn gcn krar. Amorilere kar yaplan savan her trl eylemin yasakland cumartesi gn balamadan bitmesi iin Yeunun duasyla gne dman yenilinceye kadar batmaz (Yeu, 10/12-13). Arz- mevda girildikten sonra Yeu buray khinin ve bir heyetin yardmyla kabileler arasnda pay eder, snma ehirleri kurar, Levililere yerler tahsis eder ve ahid sandn iloya yerletirir. Efraim dandaki Timnatserah kendisine ayrr (Yeu, 19/50). Tanr, Yeuya grevinin balangcnda, Kulum Msnn sana emrettii eriatn tamamn yerine getirmeye dikkat et. Gittiin her yerde baarl

olmak istiyorsan bu eriattan ayrlma, saa sola sapma. eriat kitabnda yazlanlar dilinden drme ve tamamn yerine getirmek iin gece gndz onu dn demi (Yeu, 1/7-8), Yeu da kavme Tanrya kulluk etmelerini vasiyet ettikten sonra 110 yanda lm ve Efraim danda Timnatserahta defnedilmitir (Yeu, 24/1-30). Smir geleneinde Yeunun kabrinin ekemin 9 mil gneybatsndaki Kefr-Hariste bulunduu ileri srlrken yorumcularn ounluuna gre ekemin 17 mil gneybatsndaki Khirbet-Tibnehte yer almaktadr (Goldziher, II, 71-75; IDB, IV, 650). Yeu, yahudi kutsal kitabnda hem asker bir lider hem de peygamber olarak takdim edilir. Onun en nemli zellii arz- mevdu fethedip sriloullar arasnda paylatrmasdr, bununla birlikte o bilgelik ruhuyla doludur (Saylar, 27/18-20; Tesniye, 34/9). Ms gibi Yeu da Rabbin kulu diye nitelendirilmi (Yeu, 24/29), Rab, Msya hitap ettii gibi ona da hitap etmitir (Yeu, 20/1). Yeunun Ebal danda bir sunak yaparak Tevrat yetmi dilde talar zerine yazmas (Ginzberg, V, 9-11) ve eriat sriloullarna tebli etmesi (Yeu, 8/30-35) peygamberliin Msdan sonra kendisine getiini gstermektedir. Kutsal kitap d yahudi din literatrne gre de Yeu, Msnn yardmcsdr; sadakatle hizmetinden dolay Tanr Msdan sonra kendisine peygamberlik vererek onu mkfatlandrm ve ondan desteini ekmemitir. Ms vefat edince Tanr halka acsn unutturmak iin Yeuya hemen savamay emretmitir. Bununla birlikte Yeu sadece bir kahraman deildir. Tanr savala ilgili tlimatn bildirmek istediinde onu elinde Tesniye kitabn tutarken grm, ona gl ve cesur olmasn, eriat kitabn azndan hi drmemesini sylemitir. Ms, sriloullarn denizden geirdii gibi Yeu da kavmini eria nehrinden geirmitir. Kurn- Kermde Ya ad gememekle birlikte iki yerde ona iarette bulunulduu kabul edilmektedir. Ms, sriloullarnn kendilerine Tanr tarafndan vaad edilen topraklara girmeleri gerektii emrini alnca on iki kabileden setii birer kiiyi keif kolu olarak nden gndermi, on iki kiiden sadece ikisi ilh emrin yerine getirilmesini istemi, dierleri ise o topraklarda zorbalarn yaadn ileri srp oraya giremeyeceklerini sylemi ve Tanr emrine kar kmtr (el-Mide 5/12, 22-24). Tevratta bu iki kiinin Yeu ile Kaleb olduu belirtilir (Saylar, 13/6, 8;14/6-9) ve slm kaynaklarda da bu ekilde yer alr (Saleb, s. 150-151). Dier taraftan Ms ve Hzr kssasnda kendisinden Msnn gen yardmcs (fet) diye bahsedilen kiinin de (el-Kehf 18/60, 62-63) Ya b. Nn olduu ifade edilir (a.g.e., s. 136). XVI. yzylda Beiktal Yahy Efendinin (. 978/1570) kefettii rivayet edilen Yan kabrinin stanbul Beykozda bugn Yua tepesi diye bilinen yerde bulunduu inanc yaygn olup buras gnmzde de nemli bir ziyaretghtr. Ancak buradaki kabrin Tevratta zikri geen Yeuya aidiyeti mmkn deildir. Zira Ahd-i Atke gre Yeu Filistinde vefat etmi ve Timnatseraha defnedilmitir. Esasen Yan bei Filistinde olmak zere stanbuldan Kuzey Afrikaya kadar eitli yerlerde mezarnn bulunduu iddia edilmektedir (Hasluck, I, 256). Suriyede Maarretnnumnda onun adn tayan bir mescid ve trbe yer almaktadr. Beykozdaki tepeye Yua adnn Ya peygamberin kabrinden dolay verildii inanc da gerei yanstmamaktadr. Ahd-i Atkte ad geen Yan Beykozla alkas Ms ile Hzrn stanbulda bir araya geldii inancndan kaynaklanm olabilir ki bu da doru deildir. Kuranda Ms ile Hzrn iki denizin birletii yerde (mecmaul-bahreyn) bulutuu bildirilmekte ve mfessirler bu yeri Akdenizle Atlas Okyanusunun birletii Cebelitrk Boaz, Nilin Akdenize dkld yer, Kzldenizin Hint Okyanusuna ald Aden Boaz, rdn rmann Taberiye glne dkld yer, Nilin iki kolunun birletii yer ve stanbul Boaz gibi eitli coraf blgelerle ilikilendirmektedir. Coraf

bakmdan Ms ile Hzrn bir araya geldii yer Sn yarmadasnn Akabe ve Svey krfezlerinin birletii alt ucu olmaldr. Hz. Ms, Sn yarmadasnn alt ucuna yakn Sn danda ilh vahyi aldktan sonra Kehf sresinde anlatlan (18/60-82) Hzrla buluma gereklemitir. 195 m. rakml Boaza hkim Yua tepesi tarihin eski devirlerinden beri eitli inanlarda kutsal kabul edilmi ve burada tapnaklar yaplmtr. lk alarda tepede bir Zeus mbedinin bulunduu bilinmektedir. Bu mbed Iustunianos tarafndan VI. yzylda Hagios Mikhael adna kiliseye evrilmitir. Yua tepesinin kutsall inanc slm dnemde bir yatr-mezar ve bir tekke inas ile devam etmitir. Gnmzde Ya peygamberin kabri diye ziyaret edilen byk mezar lkada Heraklesin mezar yahut yata olarak biliniyordu (Eyice, s. 78). Yua tepesindeki mezardan ilk bahseden kii Evliya elebidir. Evliya elebi, Seyahatnmesinde Yua tepesini ve Ya nebyi ziyaret ettiinden sz ederek bu tepede Yan mezarnn, bir tekkenin ve fukarasnn bulunduunu yazar (I, 198). Antoine Galland, 1673 yl gezi anlarnda stanbuldaki Yua tepesine ktn, burada karlat bir Trkn kendisine Ya peygambere ait tekke veya manastr kabul edilen meknn muhafazasyla grevli olduunu sylediini nakleder (stanbula Ait Gnlk Anlar, II, 89). Ayvansary, Yua tepesindeki mezarn Ya peygambere aidiyeti inanc yaygn olmakla birlikte Hz. Msnn yardmcs olan Yeunun Beykoza gelmediini, gerek mezarnn Nablus veya Halep yaknlarnda bulunduunu, Yua tepesindeki kabrin ise evliydan veya havrilerden birine ait olabileceini kaydeder (Hadkatl-cevmi, II, 147). Hammer de Avrupal seyyahlarn bu daa Dev da, Trklerin ise Yoris veya Yoros da adn verdiklerini, buradaki mezara vaktiyle Herkl yata denildiini, mezarn be ayak geniliinde ve yirmi ayak uzunluunda olduunu yazar (Constantinopolis und der Bosporos, II, 288-289). Ya peygambere nisbet edilen mezar ok eski inanlarda yer alan, dalarn zirvesinde devlerin yaadna dair inanla yeni bir inancn kaynatrlmasndan oluturulmu bir tr makam-kabirden baka bir ey olmasa gerektir. te yandan Trklerin bu tepeye verdikleri Yua adnn nereden geldii de kesinlikle bilinmemektedir. Bir yoruma gre Yua ad bir ahs ismi deildir. Kelime, eski attarlkta koyunlara vurulan damgay boyamakta kullanlan a boyas yuadan gelmektedir. Boyann elde edildii toprak Boazn bu blgesinde ok grldnden ve koyunlar burada yualandndan ad geen yere Yua tepesi denilmi, bu isim zamanla Yuaya dnmtr (Eyice, s. 77-79). Yua tepesinde yer alan mescid ve tekke, Yirmisekizelebizde Sadrazam Mehmed Said Paa tarafndan 1169da (1755-56) yaptrlm, kabrin etrafna kgir duvar ekilerek burada bir trbedarla kandilleri yakan bir hizmeti grevlendirilmi, tekke evresinde odalar ina edilip bir postniin tayin edilmitir. Daha sonra yanan mescid ve tekke Sultan Abdlaziz dneminde 1863-1864te aslna uygun biimde yenilenmi, bu klliye yakn tarihte de nemli bir tdilt geirmitir (DBst.A, VII, 538).

BBLYOGRAFYA

bn Kuteybe, el-Marif (Ukke), s. 44; Saleb, Arisl-meclis, Kahire 1324, s. 136, 150151; Mevhb b. Ahmed el-Cevlk, el-Muarreb (nr. F. Abdrrahm), Dmak 1410/1990, s. 644;

Evliya elebi, Seyahatnme (haz. Orhan aik Gkyay), stanbul 1996, I, 198; A. Galland, stanbula Ait Gnlk Anlar: 1672-1673 (nr. Ch. Schefer, trc. Nahid Srr rik), Ankara 1973, II, 89-90; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, II, 147; Hammer, Constantinopolis und der Bosporos, Osnabrck 1967, II, 288-289; a.mlf., stanbul ve Boazii (trc. Senail zkan), Ankara 2011, I, 18; E. Mangenot, Josue, DB, III/2, s. 1684-1688; I. Goldziher, Gesammelte Schriften (ed. J. de Somogyi), Hildesheim 1968, II, 71-75; VI, 39-43; D. A. Glatt-Gilad, Joshua, The Oxford Dictionary of the Jewish Religion (ed. R. J. Z. Werblowsky-G. Wigoder), New York 1997, s. 379-380; F. W. Hasluck, Christianity and Islam under the Sultans, Istanbul 2000, I, 255-258; Mustafa Asm Kksal, Peygamberler Tarihi, Ankara 2004, II, 121-122; L. Ginzberg, Les lgendes des juifs (trc. G. SedRajna), Paris 2006, V, 9-11; Semavi Eyice, Bizans Devrinde Boazii, stanbul 2007, s. 77-79; E. M. Good, Joshua son of Nun, IDB, II, 995-996; W. L. Reed, Timnath-Heres, Timnath-Serah, a.e., IV, 649-650; Y. Aharoni v.dr., Joshua, EJd., X, 265-268; Emine Naza, Yua Mescidi ve Tekkesi, DBst.A, VII, 538; B. Heller-[A. Rippin], Ysha b. Nn, EI (Fr.), XI, 381-382. mer Faruk Harman

YCEL, Hasan li
(1897-1961) Trk devlet ve siyaset adam, eitimci, air ve yazar. 17 Aralk 1897de stanbulda dodu. Baba tarafndan dedeleri Giresun Grelenin Dayl kyndendir. Dedesi Hasan li Efendi, II. Abdlhamid dneminde Posta ve Telgraf nzrl yapmtr. Babas stanbul Telgrafhnesi mfettilerinden Ali Rz Bey, annesi Erturul faciasnda ehid olan deniz albay Tekirdal Ali Beyin kz Neyyire Hanmdr. Hasan li ilk eitiminin ardndan Topkapdaki Tamektepte okudu. 1906da Mektebi Osmnye girdi. 1911 ylnda kaydolduu Vefa ddsini 1915te tamamlad. Ayn yl yedek subay olarak askere alnd ve 1918de terhis edildi. Okul eitimi yannda, ailesinin Yenikap Mevlevhnesine olan ball sonucu kk yalarndan itibaren tekke terbiyesiyle yetiti. Kendisi ocukluunu ev, mahalle mektebi ve Yenikap Mevlevhnesi evresinde geirdiini, bu evrelerden hatralarnn bulunduunu, tekkeden hayatna ilemi izler tadn syler. Hasan li tekkede Mevlev kltrnn deerleriyle, bilhassa Mevln Celleddn-i Rmnin eserleriyle tant. Farsa rendi, airliini ve bestekrln buradan ald eitimle gelitirdi. Mtarekeden nce bir mddet stanbul Drlfnunu Hukuk Fakltesine devam etti. 1919da bu faklteden ayrlp Edebiyat Fakltesi Felsefe ubesine geti. Bu arada fham gazetesinde muhabirlik yapt, Tasvr-i Efkrda yazlar kt. Yahya Kemal (Beyatl) ve Mustafa ekipin (Tun) rehberliinde Dergh evresine katld. Dergh mecmuasnda ilk iirleriyle baz yazlar yaymland. 1921de yksek renimini tamamlad. Mill Mcadeleyi destekleyen ve kendilerine millci denen grup iinde yer ald, Trk Ocann dzenledii faaliyetlere katld ve stanbuldan Ankaraya silh karan rgte yardm etti. Kurtulu Savann ardndan zmir ve stanbulda eitli liselerde felsefe ve edebiyat retmenlii yapt. 1927de Maarif Vekletine geti ve stanbul maarif emini oldu. 1930da Maarif Vekleti tarafndan bir yllna Fransaya gnderildi. Fransa Maarif Tekiltnda Mfettiler ve Fransada Kltr leri adl kitaplar Paristeki incelemelerinin rndr. Yurda dnnde Kasm 1930-ubat 1931 arasnda yaplan Mustafa Kemalin Anadolu seyahatinde bulundu. Bu seyahat esnasnda onun gvenini kazannca siyas hayatnn n ald. 1932de Trk Dili Tedkik Cemiyetinin almalarna katld. 1933te Orta Tedrsat Umum Mdrlne tayin edildi. Buradaki faaliyetleri sonucunda Trkiyede Orta retim adl kitabn yaymlad. 1935te zmir milletvekili olarak meclise girdi ve Cumhuriyet Halk Partisi Umumi dare Heyetine seildi. Atatrkn lmyle balayan yeni dnemde Maarif vekili oldu (1938). 1946 ylna kadar bu grevde kald. Vekillii srasnda bir dizi eitim ve kltr reformu gerekletirdi. Eitim sisteminde halk eitimine arlk vererek Ky enstitlerini kurdu. Orta retimde ders kitaplarnn ayn standarda kavumasn salad, ticaret ve sanat okullarnn almasna n ayak oldu. Yksek retimde niversiteler kanununu kard, niversite zerkliini gerekletirdi. Ankara niversitesinde Fen ve Tp faklteleriyle stanbulda Teknik niversiteyi at. Trk dilini sadeletirme almalarna yardm etti. Ankara Devlet Konservatuvarn kurdu. Baz mzelerin ve sergilerin aln salad. Onun vekillii srasnda eitli dergi ve ansiklopediler yaymland, dnya edebiyatndan tercmeler yapld. slm Ansiklopedisi, nn (Trk) Ansiklopedisi, Sanat Ansiklopedisi ile Tarih Vesikalar dergisi neredilmeye baland.

Hasan li Ycelin bakanlk dnemi 1946 Austosunda sona erdi. Trk mill eitiminde, Trkiyenin sosyal ve kltrel hayatnda ilk defa gerekletirdii faaliyetleriyle ilgili icraat hl tartlmaktadr. Esasen II. Dnya Savann ardndan hzlanan demokratikleme srecinde icraat tartlr hale gelmiti. Partisinin kendisini desteklememesi yznden bakanlktan ayrld ve yeniden gazetecilie dnd, Ulusta yazlar kmaya balad. Bilhassa Ky enstitlerinde ve Tercme Brosunda komnistleri himaye ettii iddias zerine hem icraatn savunmak hem de kamu vicdannda aklanmak iin davalamaya gitti. Ancak kaybettii Ycel-ner davas onu ypratt. 1950de aktif siyaseti brakt; deneme yazlaryla memleket meselelerini dile getirmeye devam etti. 1952den itibaren Cumhuriyet gazetesinde yaymlanan denemelerini ve Mill Eitimle ilgili meseleleri ele ald yazlarn kitap haline getirdi. 1956da Bankas Kltr Yaynlarnn ynetimiyle grevlendirildi ve birok kitabn nerini gerekletirdi. Bu yaynlar arasnda kendi kitaplar da vard. 1959-1960ta Tahran niversitesinin davetiyle randa bulundu. 27 Mays 1960 htillinin ardndan Mill Eitim Planlamas Komisyonunda grev ald. 26 ubat 1961de stanbulda ld ve Ankarada Cebeci Asr Mezarlna gmld. Kkleri Osmanllara dayanan ve Cumhuriyete intikal eden son Osmanl neslinin temsilcileri arasnda yer alan Hasan li Ycel ok ynl bilgiye ve kltre sahip bir aydn, deneme yazar, edebiyat ve maarif tarihisi olarak temayz etmitir. Yenikap Mevlevhnesinde edindii tasavvuf terbiyenin kalb-i selmini sslediini, yine bu muhitte zevk-i selminin ilk kvlcmlarn kazandn syler. Eski tarzdaki iirleri yaymlanmamtr; Dvn- l onun ayn zamanda bir divan airi olduunu gstermektedir. Bir ideal ve dava adam olmas onu politikaya itmi ve maarif meselelerinin zmne yneltmitir. Hasan linin Trkiyede ada dnce tarihinde imanla akl, metafizikle fizii, mistisizmle rasyonalizmi dengeleyen bir dnr olduu ileri srlr. Eserleri. Eitim: Fransa Maarif Tekiltnda Mfettiler (stanbul 1934); Fransada Kltr leri (stanbul 1936); Trkiyede Orta retim (stanbul 1938); Cumhurbakanlar, Babakanlar ve Milli Eitim Bakanlarnn Milli Eitimle lgili Sylev ve Demeleri, II (Ankara 1946), III (Ankara 1947) (Ycelin konumalar: Milli Eitimle lgili Sylev ve Demeler [Ankara 1993]); retmen-renci Kesi (Ankara 1995). Trk Edebiyat Tarihi: Trk Edebiyat Numuneleri (stanbul 1926, Hfz Tevfik [Gnensay] ve Hammzade Mehmed hsan ile birlikte); Trk Edebiyatna Toplu Bir Bak (stanbul 1933, Almanca trc. O. Rescher, Ein Gesamtberlick ber die Turkische Literatur [stanbul 1941]); Trk Edebiyat (Ankara 1934, Abdlkadir [nan] ile birlikte); Edebiyat Tarihimizden, I (Ankara 1957). iir: Dnen Ses (stanbul 1933); Sizin in (stanbul 1937); Dinle Benden (stanbul 1960). Felsefe-Mantk: Mantk: Sr-Tatbik (stanbul 1926); Sr ve Tatbik Mantk (Ankara 1929; stanbul 1939); Felsefe Dersleri (stanbul 1954; Ankara 1978); yi Vatanda yi nsan (Ankara 1956); Mantk Dersleri (stanbul 1966; Ankara 1978). Din-Tasavvuf: Mevlanann Rubaileri (Mevlnnn Dvn- Kebrinden seilen 107 rubnin tercmesi olup Farsalar da Latin harfleriyle yazlmtr, stanbul 1932); Allah Bir (Ankara 1961). Deneme: Pazartesi Konumalar (stanbul 1937); ten ve Dtan (stanbul 1938); Hrriyete Doru (stanbul 1955); Hrriyet Gene Hrriyet, I (Ankara 1960); II (Ankara 1966); III (Ankara 1997); Kltr zerine Dnceler (Ankara 1974). Otobiyografi: Davam (Ankara 1947); Hasan li Ycelin At Davalar ve Neticeleri (Ankara 1950); Getiim Gnlerden (stanbul 1990). Biyografi: Goethe. Bir Dehann Roman (stanbul 1932); Bir Trk Hekimi ve Tbba Dair Manzum Bir Eseri (stanbul 1937); Fazl Ahmet: Hayat ve Eserleri (stanbul 1937); Atatrk (stanbul 1970 [S. Omurtag v.dr. ile birlikte]). Seyahat: Kbrs Mektuplar (Ankara 1957); ngiltere Mektuplar (Ankara 1958). Mellifin ayrca

yayma hazrlad Tevfik Fikretin Trh-i Kadm-Doksanbee Doru (stanbul 1928) adl eseri zikredilebilir.

BBLYOGRAFYA

Murat Uraz, Hasan li Ycel: Hayat, Seme iir ve Yazlar, stanbul 1938; Nejdet Sanar, Hasan li ile Hesaplama, stanbul 1947; M. Raif Ogan, Hasan li Ycelin Masal, stanbul 1950; Hilmi Ziya lken, Trkiyede ada Dnce Tarihi, Konya 1966, II, 779; Hseyin Ylmaz, ldkten Sonra Allah Diyen Bakan: Hasan li Ycel, stanbul 1990; A. Ferhan Ouzkan (Yn), Hasan li Ycel Anma Toplants, Ankara 1992; Sina Akin, Dnce Tarihi: 1945 Sonras, Trkiye Tarihi 5, Bugnk Trkiye: 1980-1995 (haz. Sina Akin), stanbul 1995, s. 229-230; Hasan li Ycel Anma Kitab (ed. Hasan Anamur), stanbul 1997; Mustafa kar, Hasan li Ycel ve Trk Kltr Reformu, Ankara 1997; Hasan li Ycele Armaan (haz. Mustafa Coturolu-Mehmet Emiraliolu), Ankara 1997; Hasan li Ycel Gnleri (haz. Ali Ekber Danaba-Abdlkadir Budak), Ankara 1997; 100. Doum Yldnmnde Hasan li Ycel (haz. Songl Bozbeyi), Ankara 1998; A. M. C. engr, Hasan li Ycel ve Trk Aydnlanmasnn Metabilimsel Temelleri, Ankara 1998; Doumunun 100. Ylnda Hasan li Ycel Sempozyumu, zmir 1998; Ahmed Gner Sayar, Hasan li Ycelin Tasavvuf Dnyas ve Mevlevlii, stanbul 2002; M. zbalc, Hasan li Ycel, Byk Trk Klsikleri, stanbul 2002, XIII, 316-317; Aylin zman, Hasan li Ycel, Modern Trkiyede Siyasi Dnce: Modernleme ve Batclk (haz. Uygur Kocabaolu), stanbul 2002, III, 358-363; a.mlf., Ycel, asan Al, EI (ng.), XI, 341-342; Faik Reit Unat, Hasan li Ycel, TTK Belleten, XXV/98 (1961), s. 291-306; Kurtulu Kayal, Bir Trk Aydnnn Trajik Portresi, TT, XXVIII/166 (1997), s. 280-282; Mustafa Kara, Doumunun 100. Ylnda Mevlev Bir Maarif Vekili: Hasan li Ycel, Dergh, sy. 100, stanbul 1998, s. 26-32; Mustafa Ergn, Hasan li Ycelin Eitim ve Kltr Politikas, Afyon Kocatepe niversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, sy. 1, Afyon 1998, s. 25-37. Ahmet Gner Sayar

YK
Osmanl maliyesinde kullanlan bir l birimi. Arapa karl himl olan yk Osmanl Devletinde sabit deeri olmayp deiiklik gsteren bir arlk birimidir. Hayvan ya da araba zerine vurulan ykler eitli muhafazalar ve denkler halinde konur ve bir yk bu hacmi ifade eder. Baz mallar heybe, boha, uval, torba, tulum, sepet, sandk iinde yklenirken ipek, tiftik ve baharat gibi deerli mallar iin zel tama denkleri yaplr ve ayr balama usulleri uygulanr. Bu ileri yapan kiilere yk bana belli bir cret denir. Belgelerden, denk haline getirme ve bend etmenin zel bir maharet gerektirdii ve bununla uraan bir esnaf grubunun mevcut olduu anlalmaktadr. Nitekim Ankara tiftiinin sarlmas iini stlenen bir hristiyan grubu kendilerine yk bana denen 3 kuruu az bularak 4 kuru istemiler ve tccarn bunu kabul etmemesi zerine ii brakp baka ilerle uramaya balamlardr. Bu durum ilerin aksamasna, dolaysyla muktaann zarar grmesine yol am, Ankara kadsna gnderilen hkmde bend sanatyla uraan zimmlerin baka ilerle uramalarna engel olunmas ve yk bana 3 kurula yetinmeleri emredilmitir (BA, Cevdet-ktisat, nr. 3/125). Pazara getirilip satlan mallardan alnan damga vergisi (bc- bzr) ve rsm- mediyye gibi vergiler ykn cinsine gre deimekle beraber yk bana alnmaktayd. Deve yk ile at ve katr yknden alnan pazar bc kaynaklarda birbirinden ayrlmaktadr. Mesel Kann Sultan Sleyman dnemine ait ukurova Kanunnmesine gre Adanaya deve ile getirilen pamuk yknden 9 ake, at ve katrla getirilen pamuk yknden bunun yars tahsil edilmekteydi (Barkan, s. 205). XVIII. yzylda vergi oranlar daha da artt. Maln eidine gre 0,25 kurula 10 kuru arasnda deien bu vergileri dememek iin tcirler bazan tli yollar kullanyorlard (BA, Cevdet-ktisat, nr. 181). te yandan deve, at, katr, eek ve araba gibi nakil vastalarnn da sabit bir yk haddi yoktu. Bunlarn tama kapasitelerine tesir eden ok eitli unsurlar vardr. Nakledilen maln cam, porselen gibi krlabilir; ipek, baharat gibi kymetli; ekmek, peksimet (bu ikisi zellikle sava zamanlarnda), ot, saman gibi hafif ve havaleli oluu, ayrca eyann zel istif gerektirmesi ykn niteliini etkileyen hususlardr. Mesafenin yaknl veya uzakl da yk miktarn etkilemekteydi. Uzak mesafelere mal tanrken hayvanlara daha az yk vurulmakta, maln bir kazaya uramadan yerine ulatrlabilmesi, yorulan ve hastalanan hayvanlarn dinlendirilebilmesi ve telef olanlarn yerine bakalarnn geirilmesi iin (zellikle sefer srasnda ar altrldklar iin saka bargirlerinde zayiat oran bir hayli yksektir) yedek hayvan bulundurulmaktayd. Mesafenin uzakl yk ya da kile bana denen nakliye cretini de arttryordu. klim durumu, k artlar ve yal mevsimler, coraf faktrler, arazi artlar yk nisbetine ve arlna tesir ediyordu. Herhangi bir yk eitli mallara gre deiiklik gsterirken kuma, ipek ve baharat gibi deerli eyada ksmen daha standart bir arlk arzeder. Mesel Bursada 1 yk ipek 155,86 kg., Erzincanda 161,574 kg., Mardinde 162,179 kg. idi (nalck, Osmanl mparatorluunun Ekonomik ve Sosyal Tarihi, s. 448). Walter Hinz (MTAD, sy. 5 [1989], s. 44), Dou Anadoluda asl yk tabir edilen normal hayvan yknn 162,144 kg. olduunu syler. Yukarda belirtilen hususlar dikkate alnarak bir deve yknn 7 ile 10 kile (1 standart kile 25,6 kg.) arasnda deitiini sylemek mmkndr.

Yine W. Hinz, Taverniere dayanarak Anadolunun dalk blgelerinde bir deveye 390, alak yerlerde yaklak 735 kg. yk vurulduunu nakleder (a.g.e., s. 16). Ancak Osmanl kaynak ve belgelerinde, uygulamada develere bu kadar ar bir yk vurulduuna rastlanmad gibi 10 kileden fazla yk yklenmemesine dair kaydn mevcudiyeti (Ger, s. 29) Hinzin verdii rakamlarn hayli abartl olduunu gsterir. Ayrca 390 kg. biraz zorlama ile kabul edilse bile 735 kg. yk devenin tama gcnn ok stnde bir yktr. 1620-1621de Manisadan Diyarbekire nakledilen erzak her deveye 7 kile hububat yklenerek tattrlm ve kile bana 800 ake nakliye creti verilmitir. Burada 7 kile yklenmesinde mesafenin uzunluu (yaklak 1500 km.) etkili olmutur. Diyarbekir ve Mardinden Musula erzak naklinde ise her deveye 9,5 kile yk vurulmutur (Murphey, s. 105). At ve katr yk 4 ile 5,5 kile arasnda deimektedir. 1577de Diyarbekirden Vana erzak nakli her ata 4 kile yklenerek gerekletirilmitir. 1635te Bayburttan Erzuruma peksimet naklinde her ata 5,5 kile yk vurulmutur. ki merhale olan Bayburt-Erzurum arasndaki mesafe (Ktib elebi, s. 424) st snr olan 5,5 kile yk vurulmasna imkn tanrken on gn sren Diyarbekir-Van arasndaki mesafenin uzunluu muhtemelen 4 kile ykle iktifa edilmesini gerektirmitir. Deve ve atlardan sefer esnasnda ordudaki kapkulu askerlerinin eyalarnn tanmasnda da yararlanlrd. Mesafeye ve yol artlarna gre bir at yedi-on bir neferin, bir deve ise on -on drt yenierinin eyasn tard. Bazan on nefere bir deve verildii de olurdu. Katr yk de at ykyle bir tutulmakta ve bir katra 4 ile 5,5 kile yk vurulmaktayd. nalck bir katr yknn 60-80 kg. geldiini yazarsa da (Osmanl mparatorluunun Ekonomik ve Sosyal Tarihi, s. 443) bu miktar katrn kapasitesinin altnda olmaldr. Pazar bcnda at ve katrdan ayn miktar vergi alnmas da bu durumu teyit eder (Barkan, I, 205, 311; ayrca bk. tr.yer.). 60-80 kilogramlk yk muhtemelen eek ykdr. Tek kzle ekilen araba genelde 360 okka (yaklak 500 kg.), ift kzle ekilen araba da bunun iki kat kadar yk tamaktadr. Umumiyetle arabalara ift kz veya manda koulmaktadr. Ancak eyann cinsine gre yk miktar farkl olabilirdi. Mesel bir ift kzn ektii araba buday, un, arpa gibi erzakta ortalama 800 okka (1026 kg.), odunda iki eki (1 eki 250 kg.), ot ve samanda 200 okka (256,5 kg.), Cebehne-i mireden harp malzemesi yklendiinde ise 6 ile 8 kantar (337-452 kg.) yk tamaktayd. Arabalarn yk miktarna, tadklar malzemenin eidi yannda yolun araba seyrine uygun olup olmamasnn da tesir ettii anlalmaktadr (Erta, s. 84-85). Sefer srasnda arabalar atta ve devede olduu gibi asker eyas tamakta ndiren kullanlrd. Gzergh ve yol artlarna gre bir arabaya on iki ile yirmi askerin eyas yklenirdi. Nakliyatta seyrsefere uygun nehirlerde gemilerden de faydalanlmtr. Rumelide Tuna nehri, Anadoluda Frat ve Dicle nehirleri bunlardandr. Tuna nehri donanma ve nakliye gemilerinin seyrine daha msaittir. Frat ve Dicle nehirlerinde ise bu sularn derinliklerine uygun biimde ina edilen ve kelek ad verilen gemiler kullanlmaktayd. Kelekler elli iki ile altm drt tay yk erzak tayabiliyordu. Bir tay yk 5 stanbul kilesine (128,28 kg.) denk geldiine gre keleklerin yk kapasitesi 260-320 stanbul kilesi (6.670,56-8.209,92 kg.) arasnda deimektedir. Denizlerde ise gemilerin yk kapasitesinin bir standard yoktur. XVI ve XVII. yzyllarda gemiler ortalama 4000 ile 14.000 stanbul kilesi (103-360 ton) yk tayabiliyordu (bilir, A Osmanl Tarihi, sy. 21 [2009], s. 32). Bunlarn yannda ykn Safevlerle yaplan savalarda sulh bedeli olarak anlamalara girdii de bilinmektedir. Genelde dier artlar yannda Safevler 200 veya 100 yk ipek vermeyi taahht etmekteydi (Ktkolu, s. 277-279). Nihayet yk mal bir tabir eklinde maliye kaytlarnda da

gemektedir. Gerek hazine rznme defterlerinde gerekse dier maliye ve para ile alkal kaytlarda 1 yk ake 100.000 ake karl olarak gemektedir. Baz Osmanl belgelerinde yk karlnda himl kelimesi de kullanlmaktadr. stanbul kilesi esasna gre yk hayvanlar ve arabalarn asgari ve zami yk hadleri: Deve yk: 7-10 kile (179,6-256,5 kg.) At yk: 4-5,5 kile (102,5-141 kg.) Katr yk: 4-5,5 kile (102,5-141 kg.) Eek yk: 60-80 kg. (tahmin) Araba yk: 260-1000 kg. Gemi (deniz) yk: 100-360 ton (ortalama deer) Gemi (nehir) yk: 6,7-8,2 ton (Frat ve Diclede)

BBLYOGRAFYA

Ktib elebi, Cihannm, s. 424; Barkan, Kanunlar, s. 14-15, 146-147, 159-160, 176-178, 205, 311; Ltfi Ger, XVI-XVII. Asrlarda Osmanl mparatorluunda Hububat Meselesi ve Hububattan Alnan Vergiler, stanbul 1964, s. 28-35, 139; Bekir Ktkolu, Osmanl-ran Siys Mnsebetleri: 1578-1612, stanbul 1993, s. 277-279; Halil nalck, Osmanl mparatorluunun Ekonomik ve Sosyal Tarihi: 1300-1600 (trc. Halil Berktay), stanbul 2000, s. 443, 448; a.mlf., Osmanl Metrolojisine Giri (trc. Eref Bengi zbilen), TDA, sy. 73 (1991), s. 21 vd.; a.mlf., Osmanl pek Ticareti, Madencilik ve Ziraatinde Yk (Himl) (trc. Eref Bengi zbilen), a.e., sy. 75 (1991), s. 9-12, 15; Mehmet nba, Ukraynada Osmanllar: Kamanie Seferi ve Organizasyonu (1672), stanbul 2004, s. 79-115; Mehmet Yaar Erta, Sultann Ordusu, stanbul 2007, s. 84-85, 99, 110; Rhoads Murphey, Osmanlda Ordu ve Sava: 1500-1700 (trc. M. Tanju Akad), Ankara 2007, s. 99-107; lber Ortayl, Osmanlda Deiim ve Anayasal Rejim Sorunu: Seme Eserler II, stanbul 2008, s. 112 vd.; mer bilir, Erzurum, Diyarbekir ve Van Kaleleri Mhimmatna Dair, slam ncesinden ada Trk Dnyasna: Prof. Dr. Glin andarloluna Armaan (ed. Hayrunnisa Alan v.dr.), stanbul 2008, s. 424-425, 437, 440-443; a.mlf., Sava ve Blgesel Ekonomi: ran Savalarnda Dou Karadeniz ve Dou Anadolu, A Osmanl Tarihi Aratrma ve Uygulama Merkezi Dergisi: OTAM, sy. 21, Ankara 2009, s. 22-35; Cengiz Orhonlu-Turgut Iksal, Osmanl Devrinde Nehir Nakliyat Hakknda Aratrmalar, Dicle ve Frat Nehirlerinde Nakliyat, TD, sy. 17-18 (1963), s. 77-103; W. Hinz, slmda l Sistemleri (trc. Acar Sevim), MTAD, sy. 5 (1989), s. 16-18, 44. mer bilir

YKSEK SLM ENSTTS


Din konularda aratrmac, retmen ve din grevlisi yetitirmek zere Mill Eitim Bakanlna bal olarak alan yksek okul. 1951 ylnda alan mam-Hatip okullarndan mezun olanlarn din yksek renim grmelerini salama dncesinin ortaya kard bir kurumdur. Ali Fuat Bagil, 1954te yaymlanan Din ve Liklik adl eserinde byle bir ihtiyatan sz etmi, ardndan konu zerindeki dnce ve araylar giderek younlamtr. mam-Hatip Okulu mezunlar, 1949da alan Ankara niversitesi lhiyat Fakltesi dahil hibir yksek retim kurumuna giremiyordu. te yandan Diyanet leri Bakanlnn yksek tahsil grm din grevlisine olan ihtiyacn, giderek saylar artan mamHatip okullarndaki meslek dersleri retmeni ve dier okullara yeniden din bilgisi derslerinin konulmasyla meydana gelen retmen an sadece Ankara niversitesi lhiyat Fakltesinin karlamas mmkn deildi. 1957-1958 retim yl sonunda mam-Hatip okullar ilk mezunlarn verdi. stanbuldaki mezuniyet trenine katlan dnemin babakan Adnan Menderes, Mill Eitim Bakan Cell Yardmcya bu okul mezunlar iin bir din yksek retim kurumunun almas iin tlimat verdi. Cell Yardmcnn grevlendirdii Mill Eitim Bakanl Mdrler Komisyonu 29 Austos 1958de, Orta dereceli okullara din bilgisi retmeni, mam-Hatip okullarnn birinci devrelerine yeter say ve deerde bir tedrs heyeti kazandrmak amacyla Eitim enstitleri seviyesinde bir din okulunun almasna karar verdi. O srada renim sresi iki yl olan Eitim enstitleri rnek alnarak din eitim verecek iki yllk bir yksek okul tasarlandysa da muhtemelen hukuk dayana bulunmadndan o yl almas mmkn olmad. Trkiye Byk Millet Meclisinde kabul edilen 16 Haziran 1959 tarih ve 7344 sayl Yksek slm Enstits Kadro Kanunu ile, alacak yksek retim kurumuna hukuk bir dayanak oluturuldu. Mill Eitim Bakanl Tlim ve Terbiye Dairesi, 24 Eyll 1959da orta ve muadili okullarmzla retmen okullarmza din dersleri retmeni yetitirmek zere Yksek slm Enstits adyla bir okulun almas ynnde karar ald; ayrca 17 Kasm 1959da kinci Mdrler Komisyonu Karar kabul edildi. Her iki karar Mill Eitim Bakanlna veklet eden Tevfik leri tarafndan onayland. Mdrler Komisyonunun son karar, uygulamaya konulmayan ilk kararla birlikte 1085 sayl Mill Eitim Bakanl Tebliler Dergisinde yaymland. Bu kararla, orta ve muadili okullarmzla retmen okullarmza yeter derecede ehliyetli din dersleri retmeni yetitirmek, bu arada memleketimizin muhta olduu msbet ve hayat bilgilerle mcehhez din bilginleri yetimesine zemin hazrlamak, bylece Trkiye Byk Millet Meclisince izhar buyurulagelen temennileri gerekletirmek gayesiyle ve bugnk yedi yllk mam-Hatip Okulu mezunlarn kabul etmek suretiyle drt yllk bir Yksek slm Enstitsnn 1959-1960 retim yl banda stanbulda alp faaliyete geirilmesi hkme baland. lk Yksek slm Enstits 19 Kasm 1959 tarihinde stanbulda mamHatip Okulu binasnda retime balad; ardndan Fndkldaki Namk Kemal lkokuluna ve 1966da skdar Balarbandaki yeni binasna tand. Enstitnn resm ilemleri ilk zamanlar retmen Okullar Genel Mdrln-ce yrtld; 1961de Din Eitimi Mdrl kurulunca buraya baland. Bu mdrlk 1964te Din Eitimi Genel Mdrl haline getirildi. stanbuldan sonra vatandalarn kurduu derneklerin de katklaryla Konya (1962), Kayseri (1965), zmir (1966),

Erzurum (1969), Bursa (1975), Samsun (1976) ve Yozgatta (1980) Yksek slm enstitleri ald. Yksek slm Enstitsnn 1961de hazrlanan ilk ynetmeliinde okulun tanm ve grevi u ekilde belirlenmitir: Yksek slm Enstits, slm dininin esaslarna sadk kalarak, msbet ilmin altnda slm ilimlerini ve bunlara yardmc bilgileri reterek, mam-Hatip okullar ile ilkretmen okullarna ve dier orta retim messeselerine retmen yetitirmek ve ayn okullardaki din dersleri retmenlerinin meslek gelimelerine yardm etmek amacyla Mill Eitim Bakanln-ca kurulmu bir yksek okuldur. Bu messese Mill Eitim Bakanlnn ihtiyalar dnda Diyanet leri Tekiltna mft, viz vesaire gibi din elemanlarn yetitirmekle de vazifelidir. Enstit ayrca, Trkiyede slm ilimleri alannda aratrmalarda bulunmak ve aratrma neticelerini yurt ve dnya ilim lemine sunmak amacyla da grevlidir. 24 Eyll 1959 tarih ve 240 sayl Tlim ve Terbiye Dairesi kararnn hkmleri gereince stanbul Yksek slm Enstitsne renci kayt ilemleri ve dier uygulamalar Eitim enstitleri ynetmeliine gre yapld. Kararda deneme mahiyetinde olduu ifade edilen dersler haftada yirmi sekiz saat olmak zere birinci snfta on bir, ikinci snfta on drt, nc snfta yirmi, drdnc snfta yirmi dersten meydana geliyordu. Bu youn programda yer alan dersler unlardr: Kurn- Kerm, vch ilmi, tefsir, belgat- Kurniyye, hadis, siyer, ilm-i tevhid, kelm, slm hukuku, fkh ve usl-i fkh, slm dini ve mezhepleri tarihi, mukayeseli dinler tarihi, slm Trk edebiyat tarihi, tasavvuf tarihi, ahlk, slm felsefesi tarihi, mantk, slm tarihi, muasr slm lkeleri tarih ve corafyas, Arap dili ve edebiyat, din psikoloji, din pedagoji, slm sanatlar tarihi, hitabet ve irad, din msiki, yabanc dil (Almanca, Franszca, ngilizce), inklp tarihi. Bu program 1971 ylna kadar uyguland; bu tarihte nemli lde deiiklikler ieren yeni bir ders program hazrland (MEB Tebliler Dergisi, 13 Aralk 1971, sy. 1682, s. 255). lk programdaki vch ilmi, belgat- Kurniyye, muasr slm lkeleri tarih ve corafyas gibi dersler karlrken din sosyolojisi, halk eitimi ve toplum kalknmas, tekilt ve idare adyla yeni dersler konuldu. Din pedagoji yerine be ayr dersten oluan retmenlik bilgisi dersleri ilve edildi ve btn snflardaki dersler haftada otuz iki saate kt. Ayrca rencilere retmenlik ve din grevlilii uygulamas ile seminer almas yapma zorunluluu getirildi. 1973te nc ve drdnc snflarn programlarna meden hukuk dersi eklendiyse de 1978de programdan karld. Batan beri derslerin retim yl esasna gre okutulduu Yksek slm enstitleri iin 1978de yrrle giren yeni ders dalm izelgesi ve ynetmelikle on drder haftalk yar yllara gre ders yapma esas getirildi. lk iki yl ortak dersler alan renciler nc ve drdnc snflarda Tefsir-Hadis, Fkh-Kelm, slm Dini ve Esaslar blmlerine ayrld. Bu arada ders gruplar, semeli dersler ve pedagojik formasyon dersleriyle ilgili yeni dzenlemeler getirildi; mezuniyet tezi konuldu. 1978den nceki dzenlemelerde Yksek slm Enstits mdr ve mdr yardmclna tayin konusunda bir lt belirlenmemiti. Bir ortaretim kurumunda grev yapan ynetici veya retmen bakanlk tarafndan enstit mdrlne yahut mdr yardmclna tayin edilebiliyordu. 1978de uygulanmaya balanan ynetmelikle mdrlerin retim elemanlar tarafndan seilmesi art getirildi. Tlim ve Terbiye Kurulunca Yksek slm Enstitsnn al iin hazrlanan kararda enstitde ders verecek retmenlerde akademik bir seviye aranmasndan bahsedildii halde o dnemde bu nitelii tayan yeterli eleman bulunamadndan bu gerekletirilemedi. Nitekim enstit retim elemanlar iin retmen sfat kullanlmaktayd. retmenlerin bir ksm dorudan, bir ksm da snavla tayin ediliyordu. 1978 ynetmeliinde retim elemanlar retim yesi nitelemesiyle

tantld ve yeni tayinlerde doktora art aranaca belirtildi. Yine btn ynetmeliklerde Yksek slm enstitlerine retim eleman temininde asistanlk usulne vurgu yaplmakla birlikte bu yolla retim eleman olanlarn says ok snrl kald. Ancak 1977de tahsis edilen 100 asistanlk kadrosu enstitlerin akademik geliiminde deta dnm noktas oldu. Bu kadrolar o dnemde mevcut yedi Yksek slm Enstitsne paylatrld. Bir Bat dilinde, Arapa ve bilim dal snavlarnda baarl olanlar asistanlk kadrosuna tayinden sonra yl sreyle bir tez hazrlamakla ykml tutuldu ve tez savunmasnda baar gsterenler retim yeliine tayin edildi. 6 Kasm 1981 tarih ve 2547 sayl Yksek retim Kanunu uyarnca Yksek slm enstitleri lhiyat fakltelerine dntrlp niversitelere balandktan sonra niversiteleraras Kurul tarafndan 1983te alnan bir kararla enstitlerdeki retim elemanlarnn daha nce hazrladklar tezleri incelemekle grevli akademik jriler oluturuldu ve tez savunmasnda baarl bulunanlar doktor unvann ald. lk yllarda Yksek slm enstitleri yalnz mam-Hatip Okulu mezunlarn kabul ediyordu. Enstitye girmek isteyenler, enstit ynetimince hazrlanp gnderilen sorular cevaplamak zere mam Hatip okullarnda Trke-kompozisyon, Arapa ve tefsir snavlarna giriyordu. Bu snav baaranlar girmek istedikleri enstitlerde Kurn- Kerm, Arapa ve hadisten szl snava tbi tutuluyor, bunda da baarl olanlar Yksek slm Enstitsne kayt yaptrabiliyordu. 1973te yrrle giren Mill Eitim Temel Kanunu ile meslek okullar meslek liselerine dntrlp mezunlarna niversiteye giri hakk tannnca niversite renci Seme ve Yerletirme Merkezince yaplan renci Seme Snavnda belli bir puan alanlar Yksek slm Enstitsne n kayt yaptryor, daha sonra enstit mdrlkleri tarafndan alan Kurn- Kerm ve Arapa szl snavn baaranlar kesin kayt hakk kazanyordu. Enstitler 1982de lhiyat fakltelerine dntrlnceye kadar bu uygulama devam etti. lk alndan 1982 ylna kadar enstitlerden yaklak 9200 renci mezun oldu. lk yllar mam-Hatip okullarna kz renci alnmadndan Yksek slm enstitlerine sadece erkek renciler girebiliyordu. 1960l yllarn sonlarna doru baz mam-Hatip okullarna kz renci alnmaya baland; ancak 1971de karlan ynetmeliklerde mam-Hatip Okulu ve Yksek slm Enstitsne giri iin erkek olma art konularak bu kurumlara kz rencilerin girii engellendi. 1976da Dantay, bu art anayasada yer alan eitimde frsat eitlii ilkesine aykr bularak iptal edince bu engel ortadan kalkm oldu. Yksek slm Enstitlerinin lhiyat Fakltelerine Dnmesi. Yksek slm enstitlerinin ilk yllarndan itibaren bir yandan retim elemanlar, renciler ve bu kurumlara destek veren sivil evreler, enstitlerin slm limler Akademisi veya lhiyat Fakltesine dntrlmesi konusunda almalar yaparken dier taraftan baz kesimler enstitlerin saysnn azaltlmas, hatta kapatlmas ynnde faaliyet gsteriyordu. 1974-1980 yllar arasnda kurulan hkmetlerin programlarnda Yksek slm enstitlerine geni aratrma imknlar salanaca, slm ilimler akademisi veya mnev ilimler niversitesi kurulaca ya da enstitlerin akademilere dntrlecei gibi vaadler yer aldysa da bunlarn hibiri gereklemedi. 12 Eyll 1980 asker darbesinden sonra karlan Yksek retim Kanununun 2. maddesi gereince yksek retim st kurulular, btn yksek retim kurumlar, bal birimleri ve bunlarla ilgili faaliyet esaslar bu kanunun kapsamna alnd. Ayn kanunun amalar, kapsam ve ilgili maddeleri dorultusunda 20 Temmuz 1982de 41 Sayl Kanun Hkmnde Kararnme yaymland. Bu kararnme, 1983 ylnn ilk aylarnda Danma Meclisinde grlp 2809 sayl kanun haline getirildi ve sekiz yeni niversite kuruldu. ktisad ve

Ticar limler akademileriyle Devlet Mimarlk ve Mhendislik akademileri ve Mill Eitim Bakanlna bal baz yksek okullarla birlikte Yksek slm enstitleri de faklte haline getirilerek niversitelere baland. Bu erevede Erzurumdaki Atatrk niversitesi slm limler Fakltesi ile Erzurum Yksek slm Enstits birletirilerek lhiyat Fakltesi adyla Atatrk niversitesine, stanbul Yksek slm Enstits Marmara niversitesine, Konya Yksek slm Enstits Seluk niversitesine, Kayseri Yksek slm Enstits Erciyes niversitesine, zmir Yksek slm Enstits Dokuz Eyll niversitesine, Bursa Yksek slm Enstits Uluda niversitesine, Samsun Yksek slm Enstits Ondokuz Mays niversitesine baland ve 1982-1983 retim ylndan itibaren lhiyat Fakltesi adyla faaliyetlerine devam etti. Yozgat Yksek slm Enstits 1981de bakanlka kapatlmt. Trkiyede zellikle I. Dnya Sava ve sonrasyla lkenin ar toplumsal, kltrel ve siyasal alkantlardan getii Cumhuriyet dneminin ilk otuz yl boyunca din bilimleri ve din hizmetleri alannda derin boluklar domutu. 1946 ylndan itibaren balayan ve giderek gelien demokratik ortamda halktan gelen srarl talepler neticesinde baz aydnlarn, devlet ve siyaset adamlarnn da abalaryla din eitimi ve retimi hususunda siyas irade olumaya balam, 1950 seimlerinin hemen ardndan mam-Hatip okullar, daha sonra Yksek slm enstitlerinin almasyla mill irade dorultusunda din eitimi ve retimi alannda yeni ve sistemli bir srece girilmitir. 1950li ve 1960l yllar Trkiyesinde din bilimleri alanndaki yetersizlie ve retim eleman teminindeki glklere ramen Yksek slm enstitleri hizmet verdikleri yirmi yl boyunca beklentilerin de tesinde baarl olmutur. Gerek din eitimi ve retiminde gerek din hizmetlerinde gerekse akademik alanda slm dininin temel kaynaklarna dayanan, slmiyetin din ve kltrel birikimiyle ban srdren, ayn zamanda ada dnyann bilimsel ve insan deerlerini doru kavrayp deerlendiren bu yeni zihniyet sayesinde topluma ynelik din ve kltr hizmetlerinde nemli mesafeler katedilmitir. Trkiyede ve yakn corafyasnda din merkezli siyasal ve toplumsal oluumlarn ve ideolojik ekimelerin youn ilgi grd bir dnemde Yksek slm enstitleri slm dininin teden beri istikrar ve itidali temsil eden ana izgisini, din hizmetinin gerektirdii kucaklayc anlay koruyarak din aratrma, eitim ve retim faaliyetlerini srdrmtr. Yksek slm enstitlerinin 1982de lhiyat fakltelerine dnmesi esnasnda ve sonraki yllarda birok yeni lhiyat Fakltesinin almas srecinde retim eleman sknts ekilmemesinde enstitlerin salad potansiyelin katks byk olmutur. Yine Trkiyede radikal din oluumlarn tutunamamas, bu noktada saduyulu bir toplumsal tavrn yerlemi olmas ve Trkiyenin slm lkeleri arasnda byk itibar kazanmasnda da Yksek slm enstitleri yannda enstit mensuplarnn akademik ve popler dzeydeki yaynlarnn da nemli rolnn bulunduunu belirtmek gerekir.

BBLYOGRAFYA

Dstur, nc tertip, Ankara 1946, XXVII, 1272 (Resm Gazete, sy. 6334); Ali Fuat Bagil, Din ve Liklik (stanbul 1954), stanbul 1977, s. 208-209, 279-294; Din ile lgili Eitim ve retim Komitesi Raporu, Ankara 1961, s. 21-23; smet Parmakszolu, Trkiyede Din Eitimi, Ankara

1966, s. 39-40; Trkiye slm Enstitleri Talebe Federasyonu (T..E.T.F.): slm limler Akademileri (Raporlar), stanbul 1969, s. 5-18; Yahya Kemal Kaya, nsan Yetitirme Dzenimiz, Ankara 1977, s. 404, 407; M. Necati ztrk v.dr., MEB Din Eitimi alma Grubu Raporu (hizmete zel), Ankara 6 ubat 1981, s. 63-64, 78-79; A. Ferhan Ouzkan, Orta Dereceli Okul retmenlerinin Yetitirilmesi, Cumhuriyet Dneminde Eitim, stanbul 1983, s. 619; Mustafa Kahveci, TBMM Tutanaklarna Gre Trkiyede Din Eitimi: 1958den 1990a Kadar (yksek lisans tezi, 1990), U Sosyal Bilimler Enstits, s. 79; Halis Ayhan, Trkiyede Din Eitimi, stanbul 1999, s. 234-235, 238, 241, 465; a.mlf., Yksek slm Enstitlerinde Din Eitimi ve Problemleri, Atatrkn 100. Doum Ylnda Trkiye 1. Din Eitimi Semineri: 23-25 Nisan 1981, Ankara, ts. (lhiyat Vakf Yaynlar), s. 374, 377-378; a.mlf., Yksek slm Enstitlerinin Akademi Davas, Nesil, II/1, stanbul 1977, s. 5-7; Mustafa cal, Tanklarn Dilinden Cumhuriyet Dnemi Din Eitimi ve Din Hayat, stanbul 2008, tr.yer.; a.mlf., lhiyat Fakltelerinin Tarihesi, U lhiyat Fakltesi Dergisi, I/1, Bursa 1986, s. 111-123; MEB Tebliler Dergisi, sy. 1085, Ankara 30 Kasm 1959, s. 1; sy. 1167 (21 Austos 1961), s. 119; sy. 1682 (13 Aralk 1971), s. 247-258; sy. 1975 (6 Mart 1978), s. 69-70; Resm Gazete, sy. 7344, Ankara 16 Haziran 1959, s. 21937-21938; Bekir Topalolu, Yksek slm Enstitlerinin 13. Kurulu Yl Mnasebetiyle, slm Medeniyeti Mecmuas, III/28, stanbul 1973, s. 26-28; Hayreddin Karaman, Akademi Yine Akademi, Nesil, I/11 (1977), s. 3-5. Mustafa cal

YMN
( ) (. 1073/1663) uar tezkiresi mellifi. stanbulda dodu. Aslen Tosyal olup esas ad Mehmed Slihtir. Babas uzun yllar Kazasker Azmzdenin hizmetinde bulunduundan Azmzde Mustafas olarak anlr. Annesi Babazde Sinn diye hret bulmu Sinneddin Ysuf Efendinin kzdr. Her iki taraftan da lim ve edip bir aileden gelen Ymn Efendinin tek erkek kardei Sultan II. Mustafa devri airlerinden Rfk Mehmed Efendidir. lk eitimini ailesinin yannda ald. Babasnn grevi dolaysyla uzun sre kaldklar Rumelide Hezargrad kasabasnda yetiti. stanbula geldikten sonra tahsilini tamamlayp eyhlislm Bah Mehmed Efendiden (. 1064/1654) mlzemet ald ve kadla balad. Rumelide Eski Zaraya bal Kilide muvakkit iken vefat etti. Mstakimzde Sleyman Sdeddin Efendi airlik yn pek bilinmeyen Ymnnin iirlerinin bulunduunu kaydeder. Nitekim, Mahabbet tahrrdir bunda h drr gher yoktur/alma yok yere ey dil sana ondan kar yoktur beyti ona aittir (eyh Mehmed Efendi, I, vr. 373b). Ymnnin bilinen tek eseri Tezkiret-uardr. eyh Mehmed Efendi eserin Ymnnin kendi hattyla yazlm msveddesini grdn bildirmektedir. Mellifin tamamlamaya mr yetmedii tezkirenin msveddeleri Ali Emr tarafndan bulunmu ve 1905te istinsah edilerek Millet Ktphanesine konulmutur (Ali Emr Efendi, Tarih, nr. 781). Bundan oaltlan nshalar Millet (Ali Emr Efendi, Tarih, nr. 780) ve stanbul niversitesi (TY, nr. 3948) ktphanelerinde kaytldr. Kafzde Fiznin (. 1031/1622) Zbdetl-er tarznda ve onun devam mahiyetinde olan Tezkire-i uar-y Ymn, Fizden sonra vefat eden yirmi dokuz airin hal tercmesini ve iirlerinden rnekleri ierir. Bunlardan on Safyde, bei eyhde, on de smil Belin Nuhbetl-srnda yer almaktadr. air says ve ihtiva ettii bilgiler bakmndan geni olmayan tezkire yine de XVII. yzyl Trk edebiyat tarihi iin bir bavuru kaynadr. Eser Sadk Erdem tarafndan neredilmitir (Mehmed Slih Ymn, Tezkire-i uar-i Ymn, Trk Dnyas Aratrmalar, sy. 55 [stanbul 1988], s. 85-112).

BBLYOGRAFYA

smil Bel, Nuhbetl-sr, Ktp., TY, nr. 1182, vr. 30b-31a, 118b; eyh Mehmed Efendi, Vekyiul-fuzal, Sleymaniye Ktp., Hamidiye, nr. 939, I, vr. 373b-374a; a.e., Nuruosmaniye Ktp., nr. 3313, II, vr. 91b-92a; Slim, Tezkire, stanbul 1315, s. 306-308; Mstakimzde Sleyman Sdeddin, Mecelletn-nib, Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 628, vr. 446a; Mehmed em, lveli Esmrt-tevrih, stanbul 1295, s. 168; Sicill-i Osmn, II, 410; III, 346; Agh Srr Levend, Trk Edebiyat Tarihi, Ankara 1973, I, 301; Halk pekten, Trk Edebiyatnn Kaynaklarndan

Trke uar Tezkireleri, Erzurum 1991, s. 92-93; Mehmet Nil Tuman, Tuhfe-i Nil (haz. Ceml Kurnaz-Mustafa Tatc), Ankara 2001, II, 1124; Abdlkadir Karahan, Tezkire, A, XII/1, s. 228229; Ymn, Mehmed Salih Efendi, TDEA, VIII, 628. Sadk Erdem

YREGR
Ouz boylarndan biri. Boyun ad Kgarl Mahmudun Dvn lugtit-Trknde rekir/Yrekir olarak geer. Bu da boyun adnn XI. yzylda iki ekilde sylendiini gsterir. smin asl rekir olup Yrekir, Trkede eskiden beri rnekleri bulunduu gibi rekirin bata y nszn alm biimidir. XIII. yzyl kaynaklarndan Fahreddin Mbrek ahn Trk illeri listesinde bu boy asl ekliyle (rekir, metinde istinsah yanl ile rekn) gsterilmitir. Redddin Fazlullah ve ondan naklen Yazcolu Ali ile dierlerinde rekir/regir diye anlmtr. XV ve XVI. yzyllara ait tahrir defterlerinde regir ve Yregir olmak zere iki ekline de rastlanr. Gnmze ulaan yer adlar ise reil ve Yreil biimindedir. Bu da son zamanlarda ortaya kan Anadolu azlarndaki r l deiikliiyle ilgilidir. Kgarl Mahmudda bir yay ve ok biimindeki Yregir boyunun damgas Redddinde de aynen grlr. Yay Ouz elinin on iki boydan mteekkil Bozok kolunun, ok da yine on iki boydan oluan oklarn almetidir. Yine Redddin, Yregirin daima iyi i gren ve dzen kuran anlamna geldiini, lnn uca (koyunun kala ksm), onkununun ise uc adl ku olduunu belirtmitir. XVI. yzylda Anadoluda regir ve Yregir adlarn tayan iki yre ile krk drt ky bulunuyordu. Yrelerden biri Adanann gneyindeki verimli ovay tekil ediyordu. Bu ova Ramazanoullar Beyliini kuran Yregirlerin klayd, bu sebeple de onlarn adn ald. Dier yre ise Trabzon sancana bal bir nahiyedir. Yregir nahiyesi, Tirebolu ile Grele arasndaki Karaburunla smailbeylinin gneyindeki Boal kynden balayp gneybatda Boynuyoun kyne kadar uzanan dar ve uzun bir yre olup on ky vardr. Bu yrelere kalabalk sayda Yregir oymaklar yerlemiti. Yregir/regir adl kylerin ou Kastamonu, Hamdili, Ankara, Bozok (Yozgat), ebinkarahisar ve Canik (Samsun) sanca iindeydi. Ayrca Sivastan Bat Anadoluya kadar uzanan kesimde de bu ad tayan kyler bulunmaktayd. XIV. yzylda Kilikyann Memlkler tarafndan ele geirilmesi srasnda onlara destek veren Trkmenlerin ou ok koluna mensuptu ve oklarn hkim boyu da Yregir idi. Bu yzyln ortalarnda Yregirler ve onlarla birlikte ukurovann fethinde bulunmu olan Knk, Bayndr ve Salurlar bu blgede yurt tuttular. Bu srada Yregirlerin banda Ramazan Bey vard. Bozoklu Dulkadrolu Karaca Beyin baz Memlk emrleriyle birlikte 753te (1352) Memlk sultanna isyan etmesi zerine azledilmesinin ardndan Trkmen emirlii oklu Ramazan Beye verildi. Memlk kaynaklarnda, 755 (1354) ylnda Ramazan Beyin olunun Kahireye gelerek sultana ve byk emrlere 1000 Trk at takdim ettii bildirilir. 783te (1381) Ramazanl Beyliinin banda brhim Bey bulunuyordu. Ona sadece Yregirlerin deil ukurovadaki btn Trkmenlerin babuu gzyle baklyordu. Yregirlerin klk yurtlar Adanann gneyinde Seyhan ile Ceyhan rmaklar arasndaki yre idi; yaylaklar da kuzeyde Kzlda ile kapl yaylasyd. Yregirlerin dousunda Knklar yayordu. brhim Bey de ukurovadaki Memlk hkimiyetine son vermek amacn tayordu. Daha 780de (1378) eski Misis-Payas yolu zerindeki Demirkapda (Karanlkkap) pusu kurarak Temr Bay kumandasndaki bir Memlk ordusunu bozguna uratan Trkmenlerin banda onun bulunduu bilinmektedir. 783 (1381) ylnda Halep valisi olan Ylboa (Yolboa) Knklar ile

Yregirlerin arasn at ve Knklarn Yregirlere saldrmasna yol at. Fakat bundan bekledii gibi bir netice kmad ve brhim Bey duruma hkim olmay srdrd. brhim Bey ayrca Karaman Hkmdar Aleddin Beyle ittifak kurup Memlklerin Ss valisini (nib) sktrmaya balad. Bunu haber alan Yolboa kalabalk bir askerle ukurovaya girdi. brhim Bey yakaland, kardei ve annesiyle birlikte katledildi. Ancak Yolboa dn srasnda Saramda Yregirlerin basknna urad. Memlk ordusu bozuldu, Yolboa gznden yaraland, bu haldeyken glkle Ayasa ulaabildi. Memlkler Halepe gitmek iin Demirkapya vardklarnda yeniden Trkmenlerin hcumuna uradlarsa da yetien yardm birlikleri sayesinde bu saldry pskrttler. brhim Beyin ardndan yerine geen Ahmed Bey devrinde (. 819/1416) Yregirler ve ukurovadaki dier oklu boylarnn sakin bir hayat geirdikleri anlalmaktadr. Daha sonra Memlk hkimiyeti ukurovada kuvvetle yerleti ve bu durum Osmanl devrine kadar srd. Yregir, Knk Trkmenleri ile zerli Trkmenler XV. yzyldan itibaren yerlemeye ve toprakla uramaya yneldiler. Osmanl hkimiyeti balad esnada (923/1517) Yregir ve Knklar oymak tekiltn kaybetmilerdi. Yregir ve Knk adlar da artk onlarn oturduklar yerleri ifade ediyordu. Knk ad gnmzde unutulmusa da Yregir bu boyun ukurovadaki nemli siyas rolnn bir htras olarak bugne kadar gelmitir. XVI. yzylda Halep Trkmenleri ve Dulkadrl ili arasnda kk Yregir oymaklarnn varlna dair kaytlara rastlanr. Halep Trkmenleri iindeki Yregir oyma Sultan brhim devrinde Azza bal, bugn muhtemelen Kilisin dousunda kalan Karakpr adl kyde yerlemiti. Dulkadrl eline bal bulunan dier Yregir oyma ise kn Suriyeye inmekte, yazn da Binboada yaamaktayd. Bu oyman Halep Trkmenleri arasndaki Yregir oymann bir kolu olduu aktr.

BBLYOGRAFYA

Dvn lugtit-Trk Tercmesi, I, 57; Fahreddin Mbrek ah, Tr (nr. E. D. Ross), London 1927, s. 47; Redddin Fazlullh- Hemedn, Cmiut-tevr (nr. Behmen Kerm), Tahran 1338, I, 43; Makrz, es-Slk (Ziyde), III, 449, 504, 506, 511; kpaazde, Trih, s. 225; Ner, Cihannm (Taeschner), I, 225-226; Trkiyede Meskn Yerler Klavuzu, Ankara 1946, s. 1098; Faruk Smer, Ouzlar (Trkmenler) Tarihleri, Boy Tekilat, Destanlar, stanbul 1980, s. 353-355; a.mlf., Bayndr, Peenek ve Yreirler, DTCFD, XI/2-4 (1953), s. 329-334, 344; a.mlf., ukurova Tarihine Dair Aratrmalar, TAD, I (1963), s. 1-108. Faruk Smer

YRK AKSAK
Trk msikisi usullerinden. Dokuz zamanl aksak usulnn en yrk mertebesidir. Trk msikisi usul sisteminde kk usul snfna giren aksak usulnn 9/4lk mertebesine ar aksak, 9/8lik mertebesine aksak, 9/16lk mertebesine de yrk aksak ad verilir (ayrca bk. ORTA AKSAK). Ancak uygulamada bu usuldeki eserlerin bana 9/16 yazlmas tercih edilmemitir. Bunun yerine yine 9/8 yazlr ve portede usul rakamnn zerine yrk veya yrk aksak ibaresi konularak usuln gidii belli edilir. Bu usul aksak usulnde olduu gibi, kendi formunda drt zamanl sofyan usul ile yine kendi formunda be zamanl bir Trk aksa usulnn (bir drt zamanla bir be zamann) birbirine eklenmesinden meydana gelmitir. Grld gibi yrk aksak usulnn yap bakmndan ar aksak ve aksak usulnden hibir fark yoktur. Bu sebeple baz mellifler yrk aksak adl ayr bir usuln bulunduunu kabul etmemilerdir. Ancak usuln ok yrk oluu bu usuldeki eserlerin icras srasnda usul ile takibini yani vuruluunu gletirir. Ayrca yine bu usuldeki szl eserlerin gfte taksimi de (prozodi) dier aksak usullerden farkldr. Dolaysyla Rauf Yekt Bey yrk aksak usuln ifte sofyan diye adlandrm ve emasn da u ekilde kaydetmitir: Bu usul yle de vurulabilir: Yrk aksak usul kk formlarda, daha ok ark, trk ve hareketli oyun havalaryla saz eserlerinde kullanlmtr. kir Aann, Grmedim sen gibi yr msrayla balayan bayat-araban arks bu usuln rnekleri arasndadr.

BBLYOGRAFYA

Tanbr Cemil Bey, Rehberi Msik, stanbul 1321, s. 45; Suphi Ezgi, Nazar-Amel Trk Musikisi, stanbul 1935, II, 38, 42-45; smail Hakk zkan, Trk Msiksi Nazariyat ve Uslleri Kudm Velveleleri, stanbul 2006, s. 639-640; Rauf Yekt, Trk Musikisi, s. 111; Sadettin Heper, Trk Musikisinde Usuller, MM, sy. 345 (1978), s. 12. smail Hakk zkan

YRK SEM
Trk msikisi usul ve formlarndan. Usul. Trk msikisi usul sisteminde alt zamanl kk bir usuldr. Bu usul adet iki zamann veya iki adet zamann, dier bir ifadeyle nm-sofyann veya iki seminin birbirine eklenmesiyle meydana gelmitir (2 + 2 + 2 = 6 veya 3 + 3 = 6). Yrk semi usulnn bu isme uygun olan mertebesi 6/8lik mertebedir. Ayn usuln 6/4lk mertebesine sengin semi, 6/2lik mertebesine de ar sengin semi adn vermek gerekirse de bunun zamanla kartrlarak nota yazmnda usuln 6/4lk mertebesine de yrk semi ad verildii grlr. Ancak 6/8lik mertebedeki yrk semiye birleik nm-sofyan demek daha doru olur ve bu eklin yaps 6/4 ve 6/2lik mertebelerden farkldr. nk bunlar iki adet zamann birlemesinden meydana gelmitir ve melodik gidi de bunu gstermektedir: ki adet zamandan teekkl ettii belirtilen bu yapnn gerekte adet iki zamann birbirine eklenmesinden meydana gelen birinci ekliyle iki adet zamandan meydana gelen ikinci eklinin yrk semi olarak u ekilde yazlmas gerekir ve bu durum eserlerdeki melodik yapda da grlebilir: kinci ekil yrk semi zelliine sahip eserlerde notann bana yrk semi deil birleik nmsofyan yazlr. Mesel Hfz Postun, Biz lde-i sgar- bdeyiz msra ile balayan rast (rehv) arks yrk semi deil birleik nm-sofyandr. Ancak dikkat isteyen bu husus zamanla kartrlm ve her iki tarza da yrk semi denmitir. Yrk semi usul hemen her eit saz eserinde ve szl formlarda kullanlmtr. Bunlar saz semilerinin drdnc hnelerinde ve daha ok ikinci ekil (birleik nm-sofyan) olarak veya hneli baz saz semilerinin btn hnelerinde, krlarn baz blmlerinde, Mevlev yinlerinin nc selmlarndaki, Ey ki hezr ferin gftesiyle balayan blmlerinde, ark, trk, ilhi, tevh, uul ve oyun havalar ile birtakm fantezi eserlerde oka kullanlmtr. Lavtac Andonun nhft, Sedat ztoprakn dikehvern, Neyzen Ysuf Paann neveser saz semileri; Buhrzde Mustafa Itrnin, Bileydi dil gibi dilber gam- cihan nicedir msrayla balayan acemairan; Hac rif Beyin, Berdr olal zlfne yr fikr haylim, Mnir Nurettin Selukun, Bu yl da byle geti irin szl sevgili, Rahmi Beyin, Ey mutrb- zevk in msralaryla balayan krdilihicazkr; Mahmud Celleddin Paann, te-i aknla szn oldu dil msrayla balayan nihvend; Zeki Dedenin, Yine baland dil bir nev-nihle msrayla balayan nev arklaryla Hammzde smil Dede Efendinin, Nr-i fahr-i leme bir zerre olmaz fitb msrayla balayan hseyn tevhi; Mustafa Sunarn, Gevher-i srr- velyet kn- h- Nakibend, Doan Erginin, Yrk deirmenler gibi dnerler msralaryla balayan hseyn ilhileri bu usulle bestelenmi eserlerden bazlardr. Form. Trk msikisinin byk formlardan biri ve klasik fasln son szl eseridir. Faslda saz semisinden nce yer alr. Yrk semiler usul hari yap bakmndan beste ve ar semilere benzer. Tek fark bu formun yrk semi usulyle llm olma mecburiyetidir. Daha ok 6/4 olarak kullanlmtr. Yrk semilerin de murabba ve nak ekilleri vardr. Murabba biiminde olanlarna

murabba yrk semi denilmeyip sadece yrk semi denilir. Ancak nak biiminde olanlara nak yrk semi ad verilir. Az sayda da olsa baz naklarda 6/8lik birleik nm-sofyann kullanld grlr. Naklarn bir ksm meyanszdr ve terennmleri de hem ik hem lafz terennmdr. Ancak lafz terennmler uzunca yer alr. Baz naklarda ise terennm vezinli, kafiyeli iirler halindedir. ok az da olsa bestelenen bir meyanhne eklinde olabilen terennmler de vardr. Her iki biimdeki yrk semiler, saz semisinden nce icra edilen son szl eserler olduundan melodik bakmdan gerek beste gerekse ar semilerden usuln de etkisiyle daha hareketli eserlerdir ve gfte de bu duruma uygun olarak seilir. Baz yrk semilerde usul gekisinin yapld grlmektedir. Drt hneli murabba yrk semilerin biim emas yledir: 1. msra A Terennm B Zeminhne 2. msra A Terennm B Nakarathne (Mlzime) 3. msra C Terennm B Meyanhne 4. msra A Terennm B Nakarathne Bu biimde meyanhne dndaki msra ve terennmlerin besteleri deimemektedir ve eser drt hnelidir. ki hneli nak yrk semilerin biim emalar (1-2): a) Eser meyanl ise 1. msra A 1. msra A 2. msra B Zeminhne 2. msra B Zeminhne Terennm C Terennm C 3. msra A 3. msra D Meyan 4. msra B Nakarathne 4. msra B Nakarat Terennm C Terennm C

b) Son terennm deiik olursa: 1. msra A 2. msra B Terennm C 3. msra D 4. msra B Terennm E eklinde olabilir. Buhrzde Mustafa Itr Efendinin sazkr makamnda, Biy ki kadd-i t der-b- can nihl-i menest ve segh makamnda, Tt-i mcize-i gyem ne desem lf deil; Ebbekir Aann segh makamnda, Etti o gzel ahde vef mjdeler olsun ve ehnaz makamnda, Nice bir ek-i firknla pr olsun gzmz; Tab Mustafa Efendinin hseyn makamnda, Ben gibi sana k- ftde bulunmaz; Hac Sdullah Aann hicaz hmyun makamnda, Nideyim sahn- emen seyrini cnnm yok; III. Selimin szidilr makamnda, b tb ile bu eb hneme cnan geliyor; Hammzde smil Dede Efendinin acemairan makamnda, Ne hev-y b szed ne kenr- kit mr, hisar makamnda, Hava gzel yine glende gsteri gndr ve evkefz makamnda, Ser-i zlf-i anberni yzne nikb edersin; Zeki Dedenin ferahnk makamnda, Sensiz cihanda ka iret rev mdr; Muallim smail Hakk Beyin rast makamnda, Glende yine h u enn eyledi blbl ve Mnir Nurettin Selukun ayn makamda, Hlyma doan son gneim son hevesimdi msralaryla balayan yrk semileri bu formun eserleri arasndadr.

BBLYOGRAFYA

Him Bey, Msik Mecmuas, stanbul 1269, s. 4; Tanbr Cemil Bey, Rehberi Msik, stanbul 1321, s. 116, 141; Suphi Ezgi, Nazar-Amel Trk Musikisi, stanbul 1935, II, 21-23; Rauf Yekt, Trk Musikisi, s. 101, 103-105; Hseyin Sdeddin Arel, Trk Msksi Nazariyat Dersleri (haz. Onur Akdou), Ankara 1991, s. 89-93; smail Hakk zkan, Trk Msiksi Nazariyat ve Uslleri Kudm Velveleleri, stanbul 2006, s. 107, 621-627; Sadeddin Heper, Trk Musikisinde Usuller, MM, sy. 345 (1978), s. 11. smail Hakk zkan

YZK
() Arapadaki karl htemdir (mhr). Arapada hem el hem ayak parmaklarna taklabilen tasz yzklere fetpa veya halka (halaka) denilir (Buhr, Libs, 45; Msned, I, 138). Farsada yzk iin engter, yzk ve yzk eklindeki mhr iin nign kelimeleri kullanlr. Okularn yay ekerken sa ellerinin ba parmaklarna incinmemesi iin taktklar genellikle kemikten halka eklindeki yze zihgr ad verilir. Sere parma ile orta parmak arasndaki yzk taklan parmaa yzk parma denir. Altn ve gm gibi eitli madenlerden yaplan yzk Mezopotamya, Msr, ran, Arap, Yunan ve Roma kltrlerinde ss esi ve stat gstergesi olmann yan sra tabiat st gler tayan ve kendisiyle temasn zel ritel gerektirdiine inanlan objelerin banda gelir. Dnemin modasn da yanstan ve yze taklan tan rengi, bnyesinde yer ald dnlen byl ilevin belirtisi olarak kabul edilirdi. Kana yerletirilen deerli tala birlikte iyiletirici ve koruyucu zellie sahip olduuna dair inan yzn btn kltrlerde yaygnlamasna yol amtr. Bazan kymetli talarn yerine cam kullanlmtr. Bata aslan olmak zere her birinin ayr bir anlamnn bulunduuna inanlan eitli hayvanlarn sretleri de yzklerin kalarna izilirdi. Kitb- Mukaddeste Ben sril peygamberlerinden Dnylin, kanda iki aslann ortasnda bir insan figr bulunan yz olduu anlatlr. Bu yz Hz. merin Eb Ms el-Earye verdii rivayet edilmektedir (Taber, IV, 93). Yzklerde kullanlan desenler ve zerine konan figrler srekli deise de ana malzemesi daima madenlerden olmutur. Kalkolitik dnemden itibaren altn ve gm yannda eitli metallerden, akik gibi yar kymetli talardan, fildii ve pimi topraktan yaplm yzkler st eitli ekillerde hazrlanm mhr biimindeydi. Bunlar birilerinin mlkn iaretlemek, yetkisini belirtmek ve baz objelerin kiiye zel olmasn salamak iin yaygnlamtr. te yandan insanlarn byk ounluu okuma yazma bilmediinden mhr ilevi gren yzk kiinin yegne kimlik iaretiydi. Eski Ahidde de yzn mhr olarak kullanldna dair ok sayda kayt vardr (Tekvn, 41/42; Ester, 8/2, 8, 10; k, 28/11, 21; 39/6, 14, 30). Bu yzklerin en mehuru Hz. Sleymana isnat edilen, mcizev nitelii yannda Allahn ona bahettii pek ok zellii tayan, kanda alt keli yldz bulunan yzktr (bk. MHR-i SLEYMAN). Yzk kullanm Roma mparatorluu dneminde yaygnlaarak aa seviyedeki insanlar tarafndan da kullanlmtr. Anadoluda Roma dnemine ait buluntulardan, sivil ve asker kesime mensup insanlar arasnda eitli madenlerden yaplm kal yzklerle kana bir ekmece veya kutunun minik anahtar eklenmi tuntan yzklerin kullanld anlalmaktadr. Arkeolojik kazlarda Urallarda bulunan yeim in yzkleri yzn Douda da yaygn olduunu gstermektedir. Trk kltrnde yzk ss eyas, nian ve hkimiyet belirtisi olarak hem slmiyetten nce hem slmiyetten sonraki dnemlerde byk nem tamtr. Uygur Treyi, Ouz Kaan ve Dede Korkut destanlarnda yzk bu ilevleriyle ska yer alr. Chiliye dneminden kalma, on parmaa yzk takma detinin rneklerine ndiren de olsa slmdan sonra da rastlanmaktadr (Ebl-Ferec el-sfahn, I, 230-231). slmiyetin ilk dneminden itibaren bata altn ve gm olmak zere eitli madenlerden yaplan yzkler hem mhr hem de ziynet

eyas olarak kullanlmtr. Resl-i Ekrem yabanc devlet bakanlarna slmiyete davet mektuplar yazmaya karar verince kanda aadan yukarya doru stte lafza-i cell bulunacak ekilde istif halinde Muhammed Reslullah ibaresinin yer ald ve sere parmana takt bir gm mhryzk edinmitir (Buhr, Libs, 52, 55, umus, 5; Mslim, Libs, 56, 58). Resl-i Ekreme Hayberde bulunduu srada takdim edilen ve daha sonra Hz. Eb Bekir, mer ve Osman tarafndan kullanlan bu yzk 30 (650) ylnda Medinedeki Eris Kuyusuna derek kaybolmu, buna zlen Hz. Osman ayn ibareyi tayan yeni bir yzk yaptrmtr. Topkap Saray Mzesi Mukaddes Emanetler Dairesinde sergilenen, kanda Muhammed Reslullah yazl yzn Hz. Osman tarafndan yaptrlan yzk olduu tahmin edilmektedir. Hz. Peygamber zamannda yzn tal ve tasz iki eidi de genellikle ziynet eyas olarak kullanlyordu. Hadis ve siyer kaynaklarnda, Resl-i Ekremin mhr gibi kulland yzklerinin eitli maden ve talardan yapld, zerinde yaz veya ekillerin bulunduu kaydedilir. Resl-i Ekrem de kendisi iin bir yzk yaptrmt (Buhr, Salt, 64, By, 32, Libs, 46; Mslim, Libs, 56; M. Abdlhay el-Kettn, I, 327-331; II, 132-134). Bu dnemde Habeistanda karlan deerli talarn yzkler iin sanatkrane ilenip (bn Mce, Libs, 41) demir zerine gm kaplama yzkler yaplmas kuyumculuk sanatnn gelimiliini ortaya koymaktadr. Hz. Peygamberin erkekler tarafndan kullanlan gm yzklerin 1 miskalden (4,722 gr.) daha ar olmamas hususundaki tavsiyesi (Eb Dvd, tem, 4; Tirmiz, Libs, 43), bu trden yzklerin kafes tabanlar oyularak imal edilmesini beraberinde getirmitir. Hz. ienin ayaklarna tasz yzk takmas ve Mescidi Nebevde Reslullahn sohbetine katlan hanmlarn ayak parmaklarnda bu trden yzklerin bulunmas (Eb Dvd, Zekt, 4; Abdrrezzak es-Sann, XI, 74) kadnlarn elleri gibi ayak parmaklarna da yzkler taktklarn gstermektedir. Nitekim mm Habbe de Resl-i Ekremin evlilik teklifini kendisine getiren criye Ebreheye ayak parmaklarndaki gm yzkleri de hediye etmiti (bn Sad, VIII, 77). Resl-i Ekrem zamannda mehir olarak belirlenen miktarn ierisinde mutlaka yzk de yer alyordu. Evlenmeyi tevik eden Resl-i Ekrem mehir iin bir demir yzn bile yeterli saylacan syleyerek eyizde bulunmas gereken eylerin taraflara klfet yklememesini istemitir (Buhr, Nik, 14). 7. yln banda (Mays 628) Hz. Peygamberin slma davetini kabul eden Nec Ashamenin hediye olarak yollad Habeistan tayla ssl altn yz Hz. Peygamber kz Zeynebden torunu mme bint Ebl-sa vermitir (bn Mce, Libs, 40). Yzk Ortaa slm devletlerinde hkimiyet almetlerinden biriydi. Yine mhr olarak da kullanlan bu yzklere halife, sultan ve hkmdarlarn soylarnn sembolleri kaznyordu. Hkmdar yzkleri altndan yaplr, yakut, frze ve zmrt gibi kymetli talarla sslenirdi. Semboller yzk mhr gibi kullanlacaksa ters, yalnz yzk olarak kullanlacaksa dz ilenirdi. Hulef-y Ridn srasyla yzklerine, Allah en yce kudret sahibidir; Ey mer! Viz olarak sana lm yeter; Ya sabretmeli ya da piman olmal; Gvenim Allahadr, O bana yeter ibarelerini yazdrmlard. Hrnrredin yaz seferine karken yerine vekil olarak brakt olu Memna uur getirmesi iin brakt Mansrun yznn kanda, Gvenim Allahadr, Ona inandm ibaresi nakedilmiti (Taber, VIII, 320). Ortaada baz limler Abbslerin sembol olan siyah ile Ehl-i beyt sevgisini temsil eden beyaz talardan kal yzk tarlard (Brn, s. 215). Tlsm amacyla da kullanlan ve

uur getireceine inanlan yzklerin zerine eitli ibareler yazlrd. Timur dnemi hattatlarndan mer-i Aktnn, mhr yznn yuvasna sabilecek kadar kk gubr hatla mushaf yazd nakledilmektedir (DA, XXXI, 252). Abbsler dneminde deerinin 100.000 dinar olduu sylenen cebel ve burc adl yzkler halifelerin yanlarnda bulundurduklar hkmdarlk almetlerindendi (bnl-Esr, VI, 107; EblFid bn Kesr, XI, 12). Nreddin Mahmud Zengnin yznn ad da cebeldi (a.g.e., XI, 304-305). Seluklularda da hkmdarlk sembollerinden olan yzk halk masallarnda yzk vermek/gndermek ve sihirli yzk motifleriyle yer alr. Byk Seluklu Sultan Melikah ldnde kars Terken Hatun onun yzn Krboaya vermi, bu sayede baehir sfahandaki kalenin kendisine teslim edilmesini salamt (zaydn, s. 191). Sultan Sencerin parmandan yzn karp alan bir Btn fedisi sultan tarafndan yollandn syleyip yanna girdii vezir Fahrlmlk ldrmt (Bndr, s. 241). Marib hnedanlarnda da yzk hkmdarlk almetlerinden saylmtr. Bu yzkler tam ayar altndan dklr, yakut, frze ve zmrt gibi kymetli talarla sslenirdi (bn Haldn, II, 48). Osmanl padiahlar da benzer yzkler kullanmlardr. Padiah, i hazineden kan meblalar mhr-i hmyun niyetiyle kulland parmandaki yzn zmrt tayla mhrlerdi. Ftih Sultan Mehmedin Nakka Sinan Bey veya iblzde Ahmed elebi tarafndan yaplan, gl koklayan bada kurmu portresinde sere parmanda mhr yz, ba parmanda ise oku yz grlmektedir (TSMK, Hazine, nr. 2153, vr. 10a). Yavuz Sultan Selim, Msr seferi esnasnda dedelerinden kalan saltanat yzn Nil nehrine drm ve aramalar sonucunda bulunamaynca ok zlmt (bn ys, V, 183; Emecen, s. 301). Yavuzun bir mhr yz gnmze ulamtr (TSMK, Hazine, nr. 4819). Yzk haberleme, hediyeleme, toplum iinde tannma gibi amalar iin de kullanlmtr. Hz. Peygamber, kz Zeynebi getirmesi iin Mekkeye gnderdii Zeyd b. Hriseye bir yzk vermiti (Ebl-Fid bn Kesr, III, 331). Gzel giyinmeyi seven sahb mrn b. Husaynn, kana kl kuanm bir insan resmi nakedilen bir yzk takt belirtilmektedir (bn Sad, VII, 7; Zeheb, II, 510). Hrnrred, Arap dili ve edebiyat limi Mufaddal ed-Dabbye, syledii gzel bir szden dolay 1600 dinar deerinde bir yzk hediye etmiti (Ebl-Fid bn Kesr, X, 229). Yenieri Ocann kaldrlmasna dair fetva veren eyhlislm Kadzde Mehmed Thir Efendi bu cesur davranndan dolay elmas bir yzkle dllendirilmiti. Surre ile birlikte Mekke ve Medineye gnderilen feret antasnda gm yzk mutlaka bulunurdu. Altn yzk veya yzn zerindeki kymetli ta onu takan kiinin ekonomik durumunun ve sosyal statsnn bir gstergesiydi. Hulef-yi Ridn dneminde altn yzk takan dihkanlardan en yksek miktarda (48 dirhem) cizye alnmas kararlatrlmt (Belzr, s. 388). Yzk bazan rehin olarak braklrd (Ebl-Ferec el-sfahn, XXII, 168). 755 ylnda zimmlerin mslman toplum iinde tannmalarn salamak zere getirilen artlar arasnda kurun yzk kullanmalar da bulunuyordu. Bir kimseye eman verildii taklan bir yzk veya giyilen bir elbise ile belirli duruma getirilebilirdi. Eb Mslimnmede geen eman yz ifadesi bu gelenein srdne iaret etmektedir. I. Aleddin Keykubad, Erzuruma hkim olduktan sonra Celleddin Hrizmah ile ittifak yapan ehrin hkimi Rkneddin Cihan aha affedildiine dair bir eman yz vermiti (bn Bb, I, 413). Sosyal statyle ilgili sembollere de temas eden bn Battta, inli tcirlerden be kalp altna sahip olann parmana tek yzk, on kalp altn olann ise iki yzk taktn kaydeder (Tufetn-nr, II, 719). Roma

dneminde olduu gibi daha sonra da baz yzklerin kalar bata gzel koku olmak zere bir miktar svnn muhafaza edilmesine imkn vermekteydi. Hz. Peygamber yznn kana misk koyan bir kadnn kokusunu vmt (Nes, Znet, 33, 76). Kirman Seluklularnn kurucusu Kavurd Beyin idam edilmesinden sonra halkn tepki gstermesini nlemek iin yzndeki zehri ierek intihar ettii duyurulmutu. Ankara Savanda Timura yenilip esir den Yldrm Bayezidin yznde bulunan zehri ierek intihar ettii rivayet edilmektedir. bnn-Nedm, gizli ilimlerin icra ekillerinden birinin de yzn zerine birtakm semboller yazlarak gerekletirildiini kaydeder (el-Fihrist, s. 369). Tlsml yzn ifa verici, uurlu ve koruyucu olduuna inananlar vard. Ayrca yzn eitli figrlerin ilendii kana baklnca kederlerin yok olacana inananlar mevcuttu (Ebl-Fid bn Kesr, XI, 206). Kgarl Mahmud, ka adl beyaz tala ka yaplan bir yzk tayanlarn susuzluktan ve yldrm dmesinden emin olacaklarna inanldn kaydeder (Dvn lugtit-Trk Tercmesi, III, 22, 152). Akiin mbarek sayld ve bu tatan yzk kullanmann fakirlii giderdii, gm bata olmak zere baz madenlerden yaplan yzkler takldnda eytann kiiden uzaklaaca gibi Hz. Peygambere nisbet edilen, shhatleri tartmal rivayetler akik kal gm yzn ilgi grmesine yol amtr (bn Hacer, X, 323; Mttak el-Hind, VI, 663-664). Yzk Trk ve Fars edebiyatlarnda eitli mecazi anlatmlara konu olmutur. Mevln Celleddn-i Rm, zerinde padiahn isminin nakedildii bir yzkle sslemesiz bir altn yzk arasnda bir tartma dzenleyerek mensur bir mnazara rnei vermitir. Buna gre iktidar temsil eden yzn ele geirilebilmesi iin her biri yze benzeyen bir halka olan bilgi, oru ve ak elerinin bir araya gelmesi gerekir (Fhi m fh, s. 116, 217). Eski Trk edebiyatnda hle el veya parmaa taklan altn yahut gm yzktr. Fincanlarn altna yzk saklayarak oynanan yzk oyunu Trk edebiyatnda mecaza en ok konu olan hususlardandr. Bekta geleneinde Hz. Peygamberin Hz. Aliye hediye ettii ileri srlen yzk de eitli menkbelere konu tekil etmitir. Trkler, slm ncesi dnemlerden itibaren yz nian almeti olarak kullanmtr. Trkede nianlanmak iin yzk takmak, nian bozmak iin de yz atmak tabirleri geer. Sz kesildikten sonra olan evinden kz evine, kurdelelerle sslenmi bir tabla veya sepet ierisinde nian yznn de konduu bir bohann gnderilmesi bir Osmanl-Trk geleneidir. Osmanllarda padiah tarafndan damatla seilen kimsenin gelin sultan iin yollad arlklar arasnda mutlaka deerli talarla sslenmi bir yzk bulunurdu. IV. Mehmedin kz Hatice Sultann eyizinde 4000 kuru deerinde bir adet elmas yzk vard.

BBLYOGRAFYA

Dvn lugtit-Trk Tercmesi, III, 18, 22, 152; Lisnl-Arab, ft, tm, l md.leri; Abdrrezzk es-Sann, el-Muannef (nr. Habbrrahman el-Azam), Beyrut 1403/1983, I, 68, 346-348; III, 279-280; V, 278; X, 393-396; XI, 74; Msned, I, 138; II, 94; III, 225; Buhr, Libs,

45-57; bn Sad, e-abat (nr. M. Abdlkdir At), Beyrut 1410/1990, I, 364-370; VII, 7, 13; VIII, 77; Belzr, Fth (Fayda), s. 388; Taber, Tr (Ebl-Fazl), IV, 93, 282-283; VIII, 219, 232, 320, 603, 616; IX, 348; Ebl-Ferec el-sfahn, el-En, I, 230-231; V, 220; VII, 102; XXII, 168; bnnNedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 369; Brn, el-Cemhir f marifetil-cevhir, Haydarbd 1355, s. 90, 215; Rvend, Rhats-sudr (Ate), I, 206; bnl-Arab, Fu (Aff), s. 116, 173, 199, 217; bnl-Esr, el-Kmil, VI, 107, 198; IX, 485; XI, 304-305; Bndr, Zbdetn-Nusra (Burslan), s. 241; bn Bb, el-Evmirl-Aliyye: Seluknme (trc. Mrsel ztrk), Ankara 1996, I, 413; Mevln Celleddn-i Rm, Fhi m fh (trc. Ahmed Avni Konuk, haz. Seluk Eraydn), stanbul 1994, s. 116, 173, 181, 217; Dedem Korkudun Kitab (haz. Orhan aik Gkyay), stanbul 1973, s. 36, 54-55, 106; Zeheb, Almn-nbel, II, 510; III, 213, 403; V, 314, 338; VIII, 113; XV, 495; bn Battta, Tufetn-nr, I, 64-65, 267; II, 719; Ebl-Fid bn Kesr, el-Bidye ven-nihye (nr. Ali Abdsstir v.dr.), Kahire 1408/1988, III, 331; V, 236; X, 229; XI, 12, 115, 206, 304-305; XII, 181; bn Haldn, el-Muaddime (nr. Abdsselm e-eddd), Drlbeyz 2005, II, 45-48; bn Hacer, Fetul-br (Hatb), X, 315-323; bn ys, Bediuz-zhr, V, 183; m, Sbll-hd, VII, 523-532; Mttak el-Hind, Kenzl-umml, VI, 663-666, 682-687; Abd, Surnme (haz. Mehmet Arslan, Osmanl Saray Dnleri ve enlikleri iinde), stanbul 2011, V, 537; Koray KonukMelih Arslan, Anadolu Antik Yzk Talar ve Yzkleri, Ankara 2000; Abdlkerim zaydn, Sultan Berkyaruk Devri Seluklu Tarihi (485-498/1092-1104), stanbul 2001, s. 191; Yldz Akyay Meriboyu, Antikada Anadolu Taklar, stanbul 2001, s. 228-239; M. Abdlhay el-Kettn, Hz. Peygamberin Ynetimi: et-Tertbul-idriyye (trc. Ahmet zel), stanbul 2003, I, 327-331; II, 129130, 132-134; Feridun M. Emecen, Zamann skenderi, arkn Ftihi: Yavuz Sultan Selim, stanbul 2010, s. 301; M. Zeki Kuolu, Tlsmdan Takya, stanbul 1998, s. 96-99; Muhittin Serin, Mushaf, DA, XXXI, 252. Mustafa Sabri Kkac FIKIH. Ss, almet, nian olarak ve mhr, uur, salk gibi gerekelerle hem kadnlar hem erkekler tarafndan kullanlan yzk fkhta yapld maden ve kullanann erkek veya kadn olmas gibi baz alardan tartma konusu yaplmtr. Kurn- Kermin eitli yetlerinde yeryzndeki her eyin insanlar iin yaratld, iyi ve temiz eylerin hell, kt ve irkin eylerin haram klnd, riin istisna bir yasaklamas bulunmad srece insanoluna bahedilen nimetlerin hellliinin asl olduu belirtilmi (el-Bakara 2/29; el-Mide 5/4-5; el-Arf 7/32, 157; Ynus 10/59); buna karlk dnya malna tamah etme, dnya mal ile vnme, lks ve israfa kama gibi davranlar birok yette knanmtr (l-i mrn 3/14; Th 20/13; et-Teksr 102/1-2). Bu genel hkmler dnda Kuranda yzkle ilgili zel bir hkm yer almamakla birlikte hadis kaynaklarnda yze dair Hz. Peygamberden ve sahbeden gelen rivayetlerin hayli fazla olduu grlr (Buhr, Libs, 45-56; Mslim, Libs, 51-65; Eb Dvd, tem, 1-5; Tirmiz, Libs, 13-17, 43-44; Nes, Znet, 42-53; bn Mce, Libs, 39-43). Resl-i Ekremin devlet bakanlarna gnderdii slma davet mektuplarnda mhr gibi kulland altn bir yznn bulunduu, fakat bir sre sonra sahbeden birok kiinin altn yzk yaptrmas zerine bu yz karp att ve hutbeye karak bir daha onu kullanmayacan aklad rivayet edilir. Daha sonra gmten bir yzk edinerek hayatnn sonuna kadar mhr olarak onu kullanm, ardndan gelen halife de ayn yz mhr gibi kullanmay

srdrmtr. Hz. Peygamber bu yz ka avu iine gelecek biimde sa veya sol elinin sere parmana takard. Mhr yetkisi bulunmayanlarn bu ekilde mhr yaptrmasn da yasaklamtr (Buhr, Libs, 46, 50-52; Mslim, Libs, 53-58; Eb Dvd, tem, 1, 3, 5; ayrca bk. MHR). Hadis kaynaklarnda Reslullahn helya girerken yzn kard (Tirmiz, Libs, 16; Nes, Znet, 53); gm bir yzk takt, ancak insanlarn onu taklit edip gm yzk edinmelerinden rahatszlk duyduu ve yz karp att (Buhr, Libs, 47; Mslim, Libs, 59); Habe kralndan gelen hediyeler arasndaki bir altn yze elini srmeden onu kz torununa verdii (bn Mce, Libs, 40); gm dnda demir, bakr, tun gibi madenlerden yaplm yzklerin taklmasn mrik deti sayarak irkin grd ve gmten yaplan yzn 1 miskali gememesini istedii rivayetleri de vardr (Eb Dvd, tem, 4; Tirmiz, Libs, 43). Dier bir rivayette ise Hz. Peygamberin, evlenmek isteyen fakir bir sahbden mehir olarak baka bir ey bulamyorsa demirden bir yzk getirmesini syledii nakledilir (Buhr, Libs, 49). Bu rivayetler nda konuyu deerlendiren limlerin ounluu erkek ve kadnlar iin yzk takmay mubah kabul etmitir. Bunun yannda yzk takmay snnet kabul edenler bulunduu gibi Resl-i Ekremin yz mhr gibi kullanmasn esas alp mhr yetkisi olmayanlarn yzk takmasn, ayrca erkeklerin ss amacyla yzk takmasn mekruh sayanlar da vardr (bn Receb, s. 21-28). Hadislerde genel olarak altndan yaplm ss eyasn kullanmay erkeklere yasaklayan rivayetlerin yan sra zel olarak altn yzk takmann yasaklandn bildiren rivayetler de vardr (Mslim, Libs, 3, 31, 51). Buna karlk ashaptan altn yzk kullanmn haram grmeyen veya Hz. Peygamberin hediye etmi olmas sebebiyle buna ruhsat tannd kanaatini tayanlarn da bulunduu anlalmaktadr. Nitekim Hz. merin Suheybi altn yzk takt iin uyarmas zerine Suheybin, Bunu senden daha hayrl olan Reslullah grd de bir ey demedi karln verdii (Nes, Znet, 42), altn yzk kullanmn yasaklayan hadisin rvisi Ber b. zibin de elindeki altn yz karmasn syleyenlere bu yz bizzat Hz. Peygamber taktndan onu karamayacan syledii nakledilir (Msned, IV, 294). Sahbe dneminde byle bir gr farkll bulunsa da sonraki dnem limleri arasnda kadnlarn altn ve gm yzk, erkeklerin ise sadece gm yzk takabilecekleri eklinde genel bir kanaat ortaya kmtr. te yandan erkeklerin altn yzk takmasnn haraml hususunda yaygn bir kabul bulunmakla birlikte bu hkmn illeti konusunda gr birlii yoktur. Haram hkmnn taabbd olduunu savunanlarn yan sra birok lim altnn israf ve vnme vastas olmasn haramlnn illeti sayar. Altn ve gm kap kacan genelde yasaklanmas da bu gr desteklemektedir. Gnmzde nian ve evlilik iin taklan altn yzn mubah olduunu syleyenler sahbeden bazlarnn altn yzk kullandna dair rivayetleri, ulemnn az miktarda altn ve ipein kullanmna izin vermesini ve evlilik iin bir almet olmak zere kullanlmasnn sslenme amac tamayaca gibi hususlar delil getirirler. Altn yzn erkeklere haram olmakla birlikte nian iin mubah olduunu ileri sren Kmil Miras, gereke olarak mam Muhammedin vnme kast bulunmadan altn ve gm kaplarn kullanmn ciz grdn, altnn bollamas sebebiyle nian yznn gsteri vesilesi kabul edilemeyeceini ve nian yz kullanmann rfen zaruret haline geldiini ileri srer (Tecrd Tercemesi, IV, 287-289). Demir, kurun, bakr gibi madenlerden yaplan yzkler konusunda ise farkl grler vardr.

Haneflerde, Mliklerde ve Hanbellerde tercih edilen gre gre hem kadn hem erkekler iin bu tr yzkler mekruhtur (bn Receb, s. 41; Hattb, I, 181; bn bidn, IX, 517). filere gre demir ve kurundan yaplm yz takmak mubahtr; gm yzk takmak ise erkekler iin snnet, kadnlar iin mubahtr (Hatb e-irbn, I, 461, 579). Akik, yakut, zmrt gibi kymetli talardan yaplan veya kanda bu tr talar kullanlan yzkler de farkl grler bulunmakla birlikte genelde mubah kabul edilir (bn bidn, IX, 518; Abr bint Ali el-Mdeyfir, II, 636-640). Konuyla ilgili Hz. Peygamberden nakledilen rivayetlerin genel perspektifine bakldnda dier ss eyalarnda grld gibi temel vurgunun dnya malna tamahtan, kibir, gurur, lks ve israftan kandrmaya ynelik olduu, ayrca gayri mslimlere benzememe, kadn ve erkein kar cinse benzememesi prensiplerinin dikkate alnd grlmektedir. Yzn bilhassa erkekler iin rfen israf saylacak bir miktara veya deere ulamamas gerektiinin zellikle belirtilmesi de bu sebepledir. Yzklere ssleme yaplmas ve yaz yazdrlmas, bu erevede yet, zikir cmlesi veya isim nakedilmesi mubah kabul edilmitir. Resim yaptrlmas ilke olarak uygun saylmamakla birlikte sahblerden bazlarnn kanda hayvan resmi bulunan yzk tamalar, bu tr resimlerin kk olmas sebebiyle canl resmine dair yasan sakncalarn tamad eklinde anlalabilir (bn Receb, s. 59-80). Kaynaklarda ayrca yzn sa ele taklmasn tercih eden ve Hz. Peygamberden gelen rivayetler gerei sere parma dndaki parmaklara yzk taklmasn mekruh sayan grlere de rastlanr (bk. a.g.e., s. 83-97; M. Abdlazz Amr, s. 489-492). Bunlarn yannda abdest ve gusl esnasnda parmaktaki yzn oynatlarak altna su girmesinin salanmasna, sol elde ise veya zerinde zikir ibaresi bulunuyorsa helya girerken karlmasna dair gr ve tavsiyeler de burada kaydedilebilir (eitli fkh konularla ilgili ayrntl bir inceleme iin bk. bn Receb, s. 101-145).

BBLYOGRAFYA

Msned, IV, 294; bn Eb eybe, el-Muannef (nr. Keml Ysuf el-Ht), Riyad 1409/1989, V, 190196; bn Sad, e-abat (nr. M. Abdlkdir At), Beyrut 1410/1990, I, 364-369; III, 22, 106, 158, 165, 294, 315; IV, 133, 211; VII, 117; Tahv, eru Menil-r, IV, 259-266; bn Receb, Akml-avtm ve m yeteallau bih (nr. Abdullah el-Kd), Beyrut 1407/1987, s. 21-55, 5980, 83-97, 101-145; Tecrd Tercemesi, IV, 287-289; Hattb, Mevhibl-cell (nr. Zekeriyy Umeyrt), Beyrut 1423/2003, I, 181-183; Hatb e-irbn, Munil-mutc (nr. M. Hall Aytn), Beyrut 1418/1997, I, 461, 579; Meclis, ilyetl-mttan fil-db ves-snen vel-al (trc. ve nr. Hall Rzk el-mil), Beyrut 1414/1994, s. 53-74; bn bidn, Reddl-mutr (nr. Ali M. Muavvaz-dil Ahmed Abdlmevcd), Beyrut 1415/1994, IX, 516-520; M. Abdlazz Amr, el-Libs vez-zne fi-eratil-slmiyye, Beyrut 1405/1985, s. 478-497; M. Abdlhakm el-Kd, el-Libs vez-zne mines-snnetil-muahhara, Kahire 1409/1989, s. 138-171; Ali Yardm, slmda Altn Yzk Kullanm, stanbul 1998, s. 13-15, 22-39, 52-58; Abr bint Ali el-Mdeyfir, Akmz-zne, Riyad 1423/2002, II, 609-631, 636-646, 673; Teattm, Mv.F, XI, 21-32. smail Yaln

Z
() Arap alfabesinin on yedinci harfi. Ebced sisteminin yirmi yedinci harfi olarak say deeri 900dr. Nabat alfabesinin yirmi iki harfine eklenen ve revdif ad verilen Arap diline has alt fonemden ( c z g) biridir. Yazl bir nokta ile dan ayrld iin -i muceme/-i muceme adlaryla da anlr. Konuma dilinde z olarak sylenir. Hall b. Ahmed z kelimesinin prsm kadn memesi anlamna geldiini kaydeder (el-urf, s. 30). Islkllardan yumuak-kaln fonemi, Leys b. Muzafferin Hall b. Ahmedden naklettiine gre yalnz Arap diline has bir harftir (Lisnl-Arab, md.). Bununla birlikte Arapada da ok az kelime birleiminde yer alr. C. Brockelmann, ana Sm dilinde diler aras kaln foneminin klasik Arapada di gerisi fonemi halini almas sonucunda sesinin olutuunu belirtir (Prcis de linguistique, s. 71-72). Sm dillerde bulunan yumuak dd () ve z (z) fonemleri dil gerisinin st di etlerine doru ykseltilerek hemzeli bir telaffuzla karlr ve ilki bouk (hems), ikincisi ak (cehr) bir ses kalitesine sahiptir. Ana Sm dilinde ve kadm Arapada diler arasndan hava szmasyla meydana gelen slkl di fonemlerinden olan dd ve z kaln seslerden olarak baz bedev lehelerinde asl telaffuzlarn korumutur. Bu iki ses, kadm Arapada arka di seslerine dnerek biri z yumuak-ak, dieri sert-bouk ses deerlerine sahip olmutur (a.mlf., Fhl-lutis-Smiyye, s. 39, 49-50). H. Zimmern, Arap dilindeki z foneminin rmcede t (t), eski rmce yaztlarda ayrca sd (s), brnce, Akkadca ve Habeede de sd eklinde grldn belirtir (Vergleichende Grammatik, s. 50). Gnmzdeki Arap lehelerinin ounda z telaffuzu dd telaffuzuyla aynlemitir ve birok lehede z fonemi - veya - aras bir sese dnmtr. Z fonemi Irak leheleriyle Suriye Deyrizor lehelerinde fonemi eklinde telaffuz edilmektedir. Z foneminin son derece ho, asil ve zarif bir ses olmasna ramen Arapa kelimelerde az yer almas Araplarca ge kefedilmesi, dier seslerle fonetik uyumazl ve ince-peltek zlin (c) onun yerine ikame edilmesi gibi sebeplere dayandrlmaktadr (Hasan Abbas, s. 125-126). Hall b. Ahmed ve Sbeveyhi ile kadm kraat ve tecvid limlerine gre s ( )ve zl ( )ile birlikte znn mahreci dil ucu ile n di ular arasdr (el-urf vel-edevt, s. 79; el-Kitb, IV, 433). bn Cinn de bu konuda onlara uymutur (Srru natil-irb, I, 47). bn Sn znn mahrecinin s ile zldan nce geldiini, znn, mahre sahasn paylat bu iki harfe gre st n dilerin ve dilin tam ucundan deil az gerisinden ktn ifade etmi, ayrca znn telaffuzunda hava hapsinin tam olmadn, imma (skndan sonra dudaklar yumma) benzer bir hapsin sz konusu edilebileceini belirtmitir (Mericl-urf, s. 18, 40). Hall, Sbeveyhi ve bn Cinnye gre z gibi cehr sfatna sahip harflerin telaffuzunda dilin mahrece dayanmas tam olduundan soluk ak kesilir, dayanma bitince de ses ak gerekleir. Bu dilciler znn rihve sfat gerei istendiinde ses aknn olabileceini ifade etmilerdir. Kaln harfler ( )istil sfatndan dolay dilin st damaa doru ykselme hareketiyle meydana gelir. Bunlardan harflerinde ise ykselmenin yannda tbk (kalnlk) sfat gerei dilin st damaa doru kapaklanmasyla daha kaln bir ses oluumuna imkn verildiinden bu drt harf en kaln nitelikli fonemlerdir. brhim Ens ve Mahmd es-Sarn gibi ada dilciler bu drt harfin, dil ucu ve st n di etleriyle dil kk ve

hizasndaki st damak olarak iki mahre sahasnn bulunduunu, dil ucu st n di etlerine dayanrken ayn anda dil kknn de hizasndaki st damaa doru kalktn ve dil ortasnn derin-ukur (mukaar) bir hal aldn belirtir. ada dilcilerin bu grn, Radyyddin elEsterbdnin daman dil zerinde tabak gibi bir konumda bulunduu, tecvid limi ve Beyn chdil-mul sahibi Saaklzde Mehmed Efendinin ise dilin kavisli bir hal ald eklindeki aklamalar teyit etmektedir (Gnim Kaddr, ed-Dirst, s. 288-289). Zy zldan ayran ey zdaki tbk sfatdr. nk her iki harf kma yerlerinin yumuak-szc-peltek ses kalitesi bakmndan benzeir. Ayrca ile istil ve tbk sfatlarna sahip kaln harfler olarak eskiden beri birbiriyle en ok kartrlan fonemlerdendir. Ddn telaffuzunun biraz uzatlmas onu zdan ayran bir nitelik (istitle) diye belirtilirse de iki ses yine de kadm zamanlardan itibaren birbiriyle kartrlmtr. Nitekim bir kii Hz. mere aby (ceylan) kastederek abydan kurban olur mu? diye sormu, O da, unu aby desen ne olur? deyince o kii de Bu bizim lehemiz diye cevap vermitir. Bunun zerine Hz. mer, Hibir yaban hayvan kurban olmaz demitir (Gnim Kaddr elHamed, edDirst, s. 266). V. (XI.) yzyl kraat limlerinden Abdlvehhb el-Kurtub kendi zamanndaki kurrnn ounun dd z mahrecinden kardn ifade eder (el-Muvaa, s. 114). Birok lehede dd daha zarif bir ses olan z sesiyle telaffuz edildiinden bu iki harfin fonetik farklarnn belirlenmesi veya gerek Arap dilinde gerekse Kuranda bunlar ieren kelimelerin ayrt edilmesi amacyla kraat ve dil limleri tarafndan birer lugat rislesi olarak seksenden fazla kitapk kaleme alnmtr. Sadece bn Mlik et-T Urcze fi-d ve-, el-Far beyne-d maa, el-tid fil-far beyne- ve-d, el-itimd f neiri- ve-d, el-rd filfar beyne- ve-d gibi ok sayda risle yazmtr. bn Kuteybeye (. 276/889) nisbet edilen Kitb-d ve-, Kitbl-Far beyne-d ve- gibi rislelerle balayan bu literatr faaliyeti modern zamanlara kadar devam etmi, Muhammed b. Ahmed el-Ensr, Eb Bekir Ahmed b. brhim el-Kayrevn, bn Mzhim, Batalyevs, Kemleddin el-Enbr, Alemddin es-Sev, Ahmed zzet Efendi, Muhammed Rz b. Hind gibi limler bu konuda eser yazmtr. Birou manzum olan bu eserlerin en hacimlisi Mhezzebddin Muhammed b. Hasan elCerbzknnin (. IV./X. yzyln ikinci yars) Kitbr-Reva (f arfeyi-d ve-) adl eseridir. 600 sayfa tutarndaki kitabn iki cilt halinde tpk basm Sleymaniye Ktphanesindeki (Ftih, nr. 5195) mellif nshas esas alnarak Fuat Sezgin tarafndan gerekletirilmitir (Frankfurt 1405/1985). Znn s eklinde telaffuzu gerek Kuran kraatinde gerek iir inadnda ho karlanmamtr (Gnim Kaddr elHamed, el-Medal, s. 73). Di sesleri olan eitli Arap lehelerinde fasih dildeki asl seslerinden uzaklamtr (a.g.e., s. 284). Z sesindeki kalnlk vasf imale yaplmasna engel tekil etmektedir. rm-Arab arasnda bir alfabe olan Nabat alfabesinde fonemi ya dnmtr: ( beki, reis), ( mhlet isteyen) gibi. Saleb, rneklerdeki foneminin dnme deil sahih harf olduunu ifade eder (bn Cinn, I, 227228). Arap dilinde k yerleri farkl fonemleri Trkedeki alnt szcklerde hep ayn z sesiyle sylenir ve yazlr. nce nllerle kullanlan z ilk iki foneme, kaln nllerle geen z ise son iki foneme tekabl edebilir. Ancak sesi bazan d, bazan da z ile karlanr: K, rvn, arb, ka, r, r gibi. zellikle Kuran kraatinde uygulanan idgam tr ses dnmnde z fonemi kendini izleyen harflerine dnr, z ortadan kalknca onun yerine bu harfler ikiletiinden eddeli olarak okunur: ( el-Hicr 15/17),

rneklerinde znn kendini izleyen harflere dnmesi gibi (Hall b. Ahmed, el-urf vel-edevt, s. 190-200). Ayrca harfleri idgam neticesi kendilerini izleyen z harfine dnr ve bu harflerin yerine ( el-Enm 6/146), ( en-Nahl 16/28), ( Sd 38/24), ( el-Mide 5/39), ( el-Mmin 40/31), ( en-Nis 4/64) rneklerinde grld gibi z eddeli telaffuz edilir (a.g.e., s. 190-200; Abdssabr hin, s. 135, 139, 146, 226). Morfolojik ses dnm olarak ilk harfi olan bir fiil iftil kalbna intikal edince kaln ses uyumu gerei, nin veya ya dnmesi gerekir, / gibi. Yine ilk harfi olan bir fiil tefale, tefaale, tefalele kalplarna aktarlnca bataki nin ya dnerek iftlenmesi ve eddelenmesi, sakin harfle balanamayaca iin de ba tarafa hemze-i vasl eklenmesi ciz olur ve fiilin muzri kipinde de bu dnm geerli saylr: gibi. Z fonemi, bata dd olmak zere fonemleriyle lugav deiim ve dnme girerek ayn ya da yakn anlamda birok kelimenin olumasna imkn vermitir: /d: fey/feyd (lmek); /: a/a (srmak), ar/ar (vmek); /: va/va (ldrmek); /: mea/mea (el sertlemek) gibi. Z fonemi sesindeki holuk ve zariflikle kalnln bir yansmas olarak dahil olduu fiillerin anlamna azamet, parlaklk, klk, sertlik gibi mnalar ykler (Hasan Abbas, s. 123-126).

BBLYOGRAFYA

Hall b. Ahmed, el-urf (nr. Ramazan Abdttevvb), Kahire 1389/1969, s. 30; a.mlf., el-urf vel-edevt (nr. Hd Hasan Hammd), Maskat 1428/2007, s. 79-83, 190-201; Sbeveyhi, el-Kitb (nr. Abdsselm M. Hrn), Kahire 1403/1983, IV, 239, 433-436; Ebt-Tayyib el-Lugav, el-bdl (nr. zzeddin et-Tenh), Dmak 1379-80/1960-61, I, 235, 378; II, 21-22, 140, 198, 256, 267-272, 283; bn Cinn, Srru natil-irb (nr. Hasan Hindv), Dmak 1405/1985, I, 46, 47, 60, 61, 62, 227-228; bn Sn, Mericl-urf (nr. ve trc. Pervz Ntil Hnler), Tahran 1333, s. 18, 40, 44; Abdlvehhb b. Muhammed el-Kurtub, el-Muvaa fit-tecvd (nr. Gnim Kaddr elHamed), Amman 1421/2000, s. 114; H. Zimmern, Vergleichende Grammatik der Semitischen Sprachen, Berlin 1898, s. 50, 71; C. Brockelmann, Prcis de linguistique smitique (trc. W. Marais-M. Cohen), Paris 1910, s. 71-72; a.mlf., Fhl-lutis-Smiyye (trc. Ramazan Abdttevvb), Riyad 1397/1977, s. 39, 49, 50; Naim Hzm Onat, Arapann Trk Diliyle Kuruluu, stanbul 1944, I, 129, 184, 192193, 213, 220, 258, 265-266; Mahmd es-Sarn, lml-lua, Kahire 1962, s. 168; Gnim Kaddr elHamed, ed-Dirst-avtiyye inde ulemit-tecvd, Badad 1406/1986, s. 266-274, 287-295, 320, 477; a.mlf., el-Medal il ilmi evtil-Arabiyye, Amman 1425/2004, s. 73, 87, 272-275, 284, ayrca bk. tr.yer.; Abdssabr hin, Eerl-rt fil-evt ven-navil-Arab: Eb Amr b. el-Al, Kahire 1408/1987, s. 135, 139, 146, 226; Eml Bed Yakb, Mevsatlurf fil-luatil-Arabiyye, Beyrut 1408/1988, s. 283; Hasan Abbas, ail-urfilArabiyye ve menh, Dmak 1998, s. 123-126; brhim Ens, el-Evtl-luaviyye, Kahire, ts. (Mektebet nehdati Msr), s. 50, 120-121, 126-127; smail Durmu, Harf, DA, XVI, 161. smail Durmu

ZBT
( ) Osmanllarda ynetici, asker grevli ve subay anlamnda bir unvan. Szlkte, tutan, zapturapt altna alan, yneten kimse anlamna gelir. Daha ziyade asker bir unvan olarak kullanlm, zbitn eklinde oulu da yaplmtr. Evkaf zbiti, vilyet zbiti vb. rneklerde grld gibi zbitler, genellikle bir iin yaplmasn veya bir yerin denetlenmesini belirten grev yeriyle birlikte anlmtr. Farsada tahsildar anlamndaki kelimenin Osmanl dneminde zbit-i mahsl terkibinde hemen hemen ayn mnada kullanld da grlr. Nitekim XVI. asrn ilk eyreinde Taoz adas rey kanunnmesinde mil yerine zbit unvanna rastlanr (Akgndz, III, 404). Bununla beraber kapkulu zbitleri, yenieri serdar ve zbitleri, res-i asker ve zbitler, vzer, mer, `yan vesair zbitler rneklerinde olduu gibi XVII. yzyldan itibaren bu unvan daha ziyade ordu subaylar iin kullanlmtr. Yenieri aas dndaki subaylara blk zbitleri, dier kapkulu ocaklarnn kumandanlarna ise topu zbitleri, top arabac zbitleri, humbarac zbitleri, svari zbitleri denilmekteydi. Nam XVII. yzyln ortalarnda, Her asker taifesinin birka mertebe zbitleri olur. Al ve edny zaptederek vara vara cmlenin zabturabt bir babua mnteh olmak tedbr-i saltanat ve tertb-i cy kanunlarndan bir kide-i mhimmedir der ve Yenieri Ocanda her odann kdemlilerinin dier erler iin zbit konumunda bulunduunu bildirir; aadan yukarya doru a, odaba, orbac, kethd ve yenieri aasn zikreder. Kapkulu svarilerinin de ayn kaide zere kurulduunu, ancak kendi zamannda blkbann erlerden farknn kalmadn belirterek nizamlarnn bozulduunu yazar (Trih, III, 1181-1182). Zbitn- sary- sultn ve byk oda zbitleri eklinde saray idaresinde grevli aalar iin de kullanlan kelimenin yerli nefert zbitleri ifadesiyle tara kuvvetlerinden yerli kulunun kumandanlarna, nakbleraf zbiti olarak da seyyid ve eriflerin mirine iaret ettii anlalmaktadr. Kelime dman ordusu kumandanlar ile si nderleri yannda zbitn- nasr rneinde grld gibi hristiyan ileri gelenleri iin de kullanlmtr. Yenileme abalarnn younlat dnemlerde zbit kavram resm/asker bir ekle dnerek Avrupa dillerindeki subay kelimesini karlamaya balad. Subay yetitiren Mektebi Harbiyyeden mezun olanlara mektepli, neferlikten gelme subaylara ise alayl zbiti ad verildi. II. Merutiyet dneminde daha kaliteli subay yetitirmek amacyla Yldz Saray ehzadegn Dairesinde Zbitan Tlimgh ald, burada er aylna piyade ve svarilerin eitimi yapld. Maka Klasnda ise Kk Zbit Numune Taburu adyla bir mektep devreye sokuldu. Zbit kelimesinin resm kullanm Cumhuriyet dneminde de bir sre devam etti ve daha ziyade temen-binba arasndaki subaylar iin kullanld. Ardndan bunun yerini subay kelimesi ald. Kelime ticaret gemilerinde idareci konumunda olan gemi adamlar iin de birinci, ikinci, nc zbit eklinde kullanlm, gemilerde grevli makinist ve mhendisleri de kapsamtr. Zbit bir asker unvan olarak Osmanl Devletinden kopmu Arap devletlerinde hl devam etmektedir.

BBLYOGRAFYA

BA, MD, nr. 3, hk. 1015; nr. 5, hk. 152, 432, 755, 1088, 1683; nr. 6, hk. 50, 58, 143, 1446; nr. 7, hk. 14, 448, 782, 997, 1465; nr. 12, hk. 825; nr. 82, hk. 37, 111, 208, 265; nr. 83, hk. 69, 128; nr. 90, hk. 366, 374; l Mustafa Efendi, Mevidn-nefis f kavidil-meclis (nr. Mehmet eker), Ankara 1997, s. 276; Hseyin Tg, Musbetnme (haz. . Nezihi Aykut), Ankara 2010, s. 86, 166, 185, 196, 200; Hasanbeyzde Ahmed, Tarih (haz. . Nezihi Aykut), Ankara 2004, s. 246, 586, 972; Hezrfen Hseyin Efendi, Telhsl-beyn f Kavnn-i l-i Osmn (haz. Sevim lgrel), Ankara 1998, s. 63, 82, 145, 149; Nam, Trih (haz. Mehmet pirli), Ankara 2007, III, 1181-1183; ayrca bk. ndeks; Uzunarl, Kapukulu Ocaklar, I, 234, 368, 519, 522; II, 92, 100, 106, 124, 138, 169, 176, 188; Ankarann 1 Numaral eriye Sicili (haz. Halit Ongan), Ankara 1958, s. 54, 61, 91; Ahmet Akgndz, Osmanl Kanunnmeleri ve Hukuk Tahlilleri, stanbul 1991, III, 404; Osmanl Askerlik Literatr Tarihi (haz. Ekmeleddin hsanolu), stanbul 2004, I, 598; II, 971, 972, 1022, 1049-1050; Asker Kanunnmeler (haz. Ahmet Yaram-Mehmet Gne), Ankara 2007, tr.yer.; B. Lewis, Zbit, A, XIII, 449; a.mlf., bi, EI (ng.), II, 74. Abdlkadir zcan

ZBRYYE
() Mvernnehir blgesinde Eb sm ez-Zbrye (V./XI. yzyl) nisbet edilen kk bir frka. Daha ok Haneflere yakn fkh gruplardan olup (bnl-Murtaz, s. 121) Zbrye (ezZbrh) nisbet edilen bu zmre hakknda ok az ey bilinmektedir. Kurucusu hakknda da bilgi yoktur. Nesef bu frkann 400 (1009-10) ylndan sonra Mervde ortaya ktn yazar (Tebratledille, I, 310). Ebl-Ysr el-Pezdevnin verdii bilgiye gre frka mensuplar o dnemde Mervde bulunuyordu (Uld-dn, s. 251). Liderleri Eb sm mnkir ve cahil bir kiiydi. Ona bal gruplar din konusunda baz aklszca beyanlar ve hurafeler ileri srmekteydi. Bunlarn anlayna gre istitat fiilden ncedir, ihtiyr fiilleri icat edip ortaya koyan Allah deil insandr. Zira Allah msiyetleri dilemez, ilenmesini de istemez, kullar sapknla ynlendirmez. Fakat msiyetler ilendiinde onlarn mevcudiyeti Allahn meeti iledir. Zbriyyeye gre, Allahn dilemedii ey olmaz demek ciz deildir, bunun yerine, Allahn diledii ey olur, olmasn dilemedii ey de olmaz denmelidir. Rivayete gre bu frka mslmanlarn icmndan ayrlarak Cebrilin resul olduunu sylemekten kanm, Allahn Cebrili baz resullerine gnderdiinin sylenebileceini belirtmitir (bk. CEBRL).

BBLYOGRAFYA

Ebl-Ysr el-Pezdev, Uld-dn (nr. H. P. Linss), Kahire 1383/1963, s. 251; Nesef, Tebratl-edille (Salam), I, 310; Nreddin es-Sbn, el-Kifye (nr. Muhammed Arui, yksek lisans tezi, 1406/1986), Cmiat Khire Klliyyet dril-ulm, II, 173; bnl-Murtaz, el-Mnye vel-emel (nr. M. Cevd Mekr), Beyrut 1399/1979, s. 121; M. Cevd Mekr, Mevsatlfral-slmiyye (trc. Ali Him), Beyrut 1415/1995, s. 262. Mustafa z

ZABT
() Rvinin hocasndan rendii hadisi bakasna rivayet edinceye kadar ezberinde saklamas anlamnda hadis terimi. Szlkte bir eyi sk tutmak; bir sz iyice belleyip ezberlemek, kaydetmek anlamndaki zabt kelimesi hadis terimi olarak rvinin kabul grm tahamml yollaryla ald bir rivayeti, herhangi bir tereddde dmeden ve deiiklik yapmadan hocasndan ald gibi nakletme zelliini ifade eder. Zabtn ezber zabt (zabtus-sadr) ve kitap zabt (zabtul-kitb) olmak zere iki eidi vardr. Birincisi, rivayetleri ezberleyerek renen kimsenin bu rivayetleri ezberden aktarabilecek ekilde hfzetmesi, ikincisi hadisleri yazarak renen kiinin bunlar nce yanlsz yazmas, ardndan aslyla mukabele ettikten sonra her trl deiiklikten koruyarak rivayet etmesi anlamna gelir. Ezber ve kitap zabtyla ilgili dikkat edilmesi gereken birtakm hususlar vardr. Mesel yallkta grlen, meseleleri kartrma hali (ihtilt) ezber zabtyla ilgili nemli bir sorundur. htilta den rvilerin bu duruma gelmeden nceki rivayetleriyle daha sonraki rivayetleri farkl olabilir. Bu rvilerin nceki rivayetleri kabul edilirken sonraki rivayetleri kabul grmez. Kitap zabtyla ilgili olarak da mesel dn verilen veya kaybolan kitaplara herhangi bir ilve yaplmas ihtimali bulunduundan kitaplar yanlarnda olmayan kimselerin rivayetlerine ihtiyatla yaklalr. Normal artlar altnda kitaptan rivayet ettikleri halde kitaplar doal fetlerde ypranan veya grme kabiliyetini yitirdikleri iin kitaplarn dzgn okuyamayan kimselerin hfzadan rivayetleri esnasnda birok zabt kusuru iledikleri tesbit edilmi ve onlarn bu rivayetleri benimsenmemitir. Ezber zabtnda nce rivayeti ezberlemek, ezberledikten sonra nakledinceye kadar hfzada tutmak zere iki aama vardr. Baz limler zabt rivayetlerin zhirini (szlk anlamn) ve btnn (fkh anlamn) kavrama eklinde ikiye ayrmlarsa da (mesel bk. bnl-Esr, I, 35) hadislerin mna ile rivayeti ciz olduundan ounlua gre rvi iin art koulan zabt, lafzlarn ezberlenmesi anlamndaki zabt- zhirdir. Bir rvinin makbul olabilmesi iin adalet sahibi (dil) olmann yan sra zabt sahibi (zbt) olmas da gerekir. Rvinin zabt sahibi olduu rivayetlerinin dil ve zbt rvilerin rivayetlerine uygun olmas, hadisi ald kimseye sorularak kontrol edilmesi, bir rivayetin rviden farkl zamanlarda alnmas suretiyle karlatrma yaplmas, kendisinden o hadisi duyan ikinci bir ahit istenmesi, rvinin imtihan edilmesi yahut yazl kaynaa bavurulmas gibi eitli yollarla bilinir. Her rvinin zabt gc ayn olmad gibi zabt kusurlar da ayn deildir. Bu sebeple ilim adamlar zabtnn kuvvetli veya zayf oluu itibariyle rvileri eitli derecelere ayrmlardr. Bu durum hadislerin shhati ynnden deerlendirilmesinde nemli lde etkili olmutur. Bir rvinin rivayetlerinin dier sahih rivayetlere uygunluu aratrlrken lafz deil mna ve muhteva esas alnr. Ndiren karlalan hatalar rvinin zabtna zarar vermez. Fakat yeteneksizlik, hfza zayfl yahut dikkatsizlik gibi sebeplerle sk sk hata yapan rvinin zabt zelliini kaybettiine hkmedilir. ok hata etmesi, hatalarnn dorularndan fazla olmas durumunda bu rviden rivayeti ciz grmeyen muhaddisler olduu gibi ciz grenler de vardr. Hatann tesbiti gre baldr, dolaysyla bir rvinin ok hata etmesiyle ilgili farkl grlerin ortaya kmas mmkndr.

Cerhtadl eserlerinde baz rviler hakknda olumlu ve olumsuz kanaatlerin birlikte kaydedilmesinin sebebi ounlukla budur. Rvinin cerhedilmesine yol aan zabt sfatyla ilgili kusurlar galat, gaflet, vehim, sika rvilere muhalefet ve hfza bozukluudur. Bunlar metin-i aere diye bilinen on cerh sebebinden beini oluturur. Rvi bu kusurlardan biri veya birka ile tenkit edilirse zabt zelliini yitirir ve rivayet ettii hadis delil olarak kullanlmaz. Mesel ube b. Haccca gre tannm rvilerden onlarn rivayeti olduu bilinmeyen ok hadis rivayet eden ve ok fazla galat tesbit edilen, hata yaptnda gr birliine varlan rvilerin hadisleri terkedilir. Abdullah b. Mbrek de galat ok olduu halde hatasndan dnmeyen ve hadisi iyi ezberleyemedii halde hfzasndan rivayet eden kimselerden hadis rivayet edilmeyeceini bildirmitir. Mslim b. Haccc cerh sebepleri arasnda dier rvilere oka muhalefet, fhi hata, hfz ve itkn sahibi olmama gibi kusurlara iaret ettikten sonra ehl-i hads tarafndan itham edilenlerle rivayetlerinde ok galat veya mnker bulunan kimselerden hadis nakletmediini belirtmektedir (Muaddime, s. 5-7). Tirmiz ise cerhe yol aan zabt kusurlar arasnda gaflet ve ezber kusurundan (sl-hfz) sz etmitir (el-lel, V, 742-743). bn Eb Htim er-Rz de dil olduklar halde hadisleri delil kabul edilemeyecek rvilerde grlen zabt kusurlar arasnda gaflet, vehim, sehiv, galat ve sl-hfz gibi cerh sebeplerinden sz eder (el-Cer vettadl, I, 5-10). bn Hibbn rvilerin cerhedilmesini gerektiren zabt kusurlarna geni yer vermi, birok sebep zerinde durmutur. Slih ve bid kimselerin mrseli merf, msnedi mevkuf eklinde rivayet edip isnadlar deitirecek kadar gaflet iinde olmalar, baz rvilerin hayatlarnn sonlarnda ihtilta, bazlarnn ise telkine mruz kalmalar, kitaplarn kaybedenlerin hfzadan rivayet etmeleri yznden eitli hatalara dmeleri, yaptklar hatalarn kendilerine bildirilmesine ramen hatada srar etmeleri, hadis yazarken nokta veya harekeleri deitirmeleri, bir hadisi dier bir hadise kartrmalar, fakih olmayan sika bir hfzn hfzndan rivayet etmesi, isnadlar bildii halde metinleri yeterince bilmemesi, rivayetinde sika olduu halde hfzndan rivayet eden fakih rvinin isnadlara yeterince vkf olmamas gibi hususlar onun sayd zabt kusurlar arasndadr (elMecrn, I, 58-84). Hatb el-Badd ise zayf rvilerden rivayet, ihtilt, galat, vehim, gaflet, telkine ak olma, teshl, genellikle z, mnker ve garb hadisleri rivayet etme, zabt ve diryeti olmayan bid kimselerden rivayette bulunma gibi zabt kusurlarndan bahseder (el-Kifye, s. 246-264). Mevz ve maklb rivayetlerine rastlanan rvileri be ksma ayran Ebl-Ferec bnl-Cevz bunlardan ilk drdnde zabt kusurlar bulunan rvileri zikretmektedir. Ona gre gaflet, ok hata yapma, ihtilta mruz kalma ve telkine ak olma eklindeki bu kusurlar birok uydurma rivayetin ortaya kmasna yol amtr (el-Mevt, I, 35-37). bns-Salha gre bir rvinin zabt sahibi saylabilmesi iin son derece dikkatli olmas, hfzndan rivayet ediyorsa hadisi iyi ezberlemesi, kitabndan naklediyorsa yazdn iyi zabtetmesi, mna ile rivayet ediyorsa mnay bozan deiiklikleri bilmesi arttr. bns-Salh gerek hadis dinlerken gerekse rivayet ederken uyuklama vb. geveklik halleri iine denlerin, nakillerinde birok z ve mnker rivayet bulunanlarn, rivayet ettikleri hadisleri sk sk unutmakla bilinenlerin, hatas kendisine aklandktan sonra hatadan dnmeyenlerin rivayetlerini kabul etmez (Ulml-ad, s. 104-127).

BBLYOGRAFYA

Tirmiz, el-lel (es-Snen iinde), stanbul 1413/1992, V, 742-743; bn Eb Htim, el-Cer vettadl, I, 5-10; bn Hibbn, el-Mecrn (nr. Hamd Abdlmecd es-Selef), Riyad 1420/2000, I, 58-84; Hkim en-Nsbr, Marifet ulmil-ad (nr. Seyyid Muazzam Hseyin), MedineBeyrut 1397/1977, s. 52-53, 62; Hatb el-Badd, el-Kifye (nr. M. Hfz et-Ticn), Kahire 1972, s. 246-264; Kd yz, el-lm (nr. Seyyid Ahmed Sakr), Kahire 1389, s. 135-153; Ebl-Ferec bnl-Cevz, el-Mevt (nr. Abdurrahman M. Osman), Medine 1386/1966, I, 35-37; bnl-Esr, Cmiul-ul (nr. M. Hmid el-Fk-Abdlmecd Selm), Beyrut 1400/1980, I, 35; bns-Salh, Ulml-ad, s. 104-127; Syt, Tedrbr-rv (nr. Abdlvehhb Abdllatf), Kahire 1399, I, 304; Tecrd Tercemesi, Mukaddime, I, 296-337; Haldn el-Ahdeb, Esbb itilfil-muaddin, Cidde 1405/1985, I, 134-150; Leknev, er-Ref vet-tekml, s. 159; Frk Hamde, el-Menheclslm fil-cer vet-tadl, Rabat 1409/1989, s. 209-228; Emin kkutlu, Hadiste Ricl Tenkdi, stanbul 1997, s. 98-109. Bnyamin Erul

ZAASNA
Hrvatistann kuzeyinde Slavonya blgesinde eski bir Osmanl sanca. Ad, esma (Far. eme) rmann arkas anlamndaki Za esmadan gelir. Osmanl kaynaklarnda Zaasna / Zaesne / Zaana eklinde geer. Buras, batda esma (esma) rma ile douda Orljava akarsular arasndaki blgeyi kapsayan ve bugnk Hrvatistann kuzey kesiminde yer alan eski bir Osmanl snr sanca idi ve sancan merkezi de nceleri ayn ad tayan kk kasaba idi. Sancan gney snr Sava nehrini, kuzey snr esma rmann yukar kesimlerini takip ediyordu. Oradan Papuk dann kuzey blmnden gneye kvrlarak Pojeka Gorann (Poeka Gora) tepeliklerine doru iniyor ve Orljava nehrine kadar uzanyor, ardndan nehrin az tesine geerek gnmzdeki Slavonski Brod ehrinin 20 km. batsnda Savaya dayanyordu. Zaasna sanca, 1536-1552 yllar arasnda Osmanllarn blgeye ulamas neticesinde 1557de kuzeybatdaki en u noktada bir asker blge ve daha sonraki fetihler iin bir snr ss olarak kuruldu. Sancan tekilinden nce bu kesimde yeni fethedilen topraklar Gradikada ikamet eden bir kaptann idaresi altndayd ve Bosna sancana balanmt. Snr hattnda meydana getirilen asker blgenin (kaptanlk) bandaki yksek rtbeli kumandan bu kesimin idaresini stlenmiti, snr kalelerindeki birlikler de ona balyd. Bu asker blgenin ilk kumandanlar arasnda Bosnal Malkooullar ailesiyle Ferhad Bey Vukovi-Desisali ailesinin yeleri de bulunuyordu. zellikle Ferhad Beyin idarecilii dneminde Zaasna Kalesinin alt topla takviye edildii, ayrca civardaki ky halknn askerlerin kendilerine ynelik basklarndan, zorla mal toplamalarndan ikyeti olduu, buna Kraljeva Velika kadsnn da gnderdii ilmla katld dikkati eker (Cemziyelhir 967/Mart 1560). Sz konusu asker blgenin ilk merkezi esma Kalesiydi. Fakat buras savunulamaz hale gelince sancan idar merkezi 1560 yl civarnda daha iyi korunan Pakrac (Pakri) ehrine ve 1600 yllarnda ernike (ernik) tand. Bylece u blmnn doudaki snr Ilova nehrine doru ekildi. 1580den Osmanllarn geri ekilecei 1691 ylna kadar Zaasna sanca Bosna eyaletine balyd. Muhtemelen sancan, Ilova nehrinin aasndaki Kraljeva Velika Kalesinin bulunduu blmde kaleyle ayn ad tayan bir kazas vard. Burada grev yapan kadnn aknc kads olduu dikkati eker. Biri ernikin, dieri Pakracn merkezlik ettii birer kaza daha bulunmaktayd. Sancak beyi hass 200.000 akeyi gemeyecek miktarda olduka mtevaziydi. Zira bu tr vergi gelirlerinin ou blgedeki eski Sava kaptanlklarna tahsis edilmiti. 1595te sancak beyi Sava kaptanlarndan brhim Beydi. Onun gelirleri ernikten ve birka kyden elde edilen rler, pazar yerinin kovan resimleri, iki yaylak resmi, Ulahlarn dedii filori ve bd- hev vergilerinden oluuyordu. Bununla birlikte gerek gelirleri daha fazlayd. nk en azndan XVII. yzyln ikinci yarsnda Sava nehrinden aaya doru Belgrada ve dier yerlere byk miktarlarda kereste tamacl yapldna dair bilgiler mevcuttur. Zaasnann ounlukla dalk olan bat ve kuzey blgelerinde Ulah gebe obanlar meskn iken gneydou kesindeki dzlk alanlarda vergi deyen Osmanl reys oturuyordu. Bu kesimde mslman asker nfusun bulunduu yirmi kale ve palanka vard. Kyller ve Ulahlar ayn zamanda el sanatlar ve ticaretle urarken kalelerdeki asker zmreler snrda baskn ve aknlar yapyor

(harmilik ya da etecilik ve potere), bazan koruma iini yrtyordu. 1565 tarihli bir fermandan bu serhadlarda nemli miktarda gnll yiitlerin mevcut olduu anlalmaktadr. Bunlarn toplam nfusu 1625te 5000in biraz zerinde idi. Zaasna sancandaki ernik ve Pakrac kasabalar, 1680 dolaylarnda bir ya da mescidi bulunan 500 hneye sahip nemli asker merkezlerdi. Ancak bugn blgedeki Osmanl sanat ve mimarisinin bir mezar ta dndaki btn izleri silinmi durumdadr. XX. yzyln ortalarna kadar Gayb Babann trbesi Sava nehrinin sol kenarnda ayakta duruyordu (rivayete gre bu kii, Hrvatistann Slavonya blgesindeki Osmanl idaresinin dmesini nceden tahmin etmiti). Bununla birlikte Osmanl dneminin izleri olarak ayr, bayr ve gl kelimelerini ieren birok yer ismine rastlanr.

BBLYOGRAFYA

3 Numaral Mhimme Defteri (nr. Nezihi Aykut v.dr.), Ankara 1993, hk. nr. 551, 911; Evliya elebi, Seyahatnme, V, 517-519; erafettin Turan, XVII. Yzylda Osmanl mparatorluunun dar Taksimat, Atatrk niversitesi 1961 Yll, Ankara 1963, s. 211-212; Harim Sabanovi, Bosanski Paaluk, Sarajevo 1982, s. 40, 71-79; N. Moaanin, Pristup ekohistoriji Podravine prema osmanskim izvorima, Ekonomska i Ekohistorija, I, Zagreb-Samobor 2005, s. 139-146; Hatice Oru, 15. Yzylda Bosna Sanca ve dar Dalm, A Osmanl Tarihi Aratrma ve Uygulama Merkezi Dergisi: OTAM, sy. 18, Ankara 2006, s. 249-255. Nenad Moacann

ZDl-MED
() bn Kayyim el-Cevziyyenin (. 751/1350) Hz. Peygamberin hayatna, yaay ve uygulamalarna dair bilgileri derledii eseri. Tam ad Zdl-med f hedyi ayril-ibddr. el-Hedyn-nebev veya el-Hedy olarak da bilinir (Kef-unn, II, 947). Hedy szlkte hidayet, sret ve doru yol anlamna gelir. bn Kayyim eserinin adnda bu kelimeyi Resl-i Ekreme izfe ederek Hedyh fil-ekl ve hedyh f ratilurn... eklinde kullanm, bylece onun yemek yemesini, Kuran okumasn ve dier alanlardaki uygulamalarn gstermeyi hedeflemitir. bn Kayyim el-Cevziyyeye kadar kitaplar genellikle akaid, hadis, tefsir, fkh ve siyer gibi konularda yazlrken bn Kayyim bu eseriyle Hz. Peygamberin sretinden hareketle akaidi, hadisi ve fkh birletiren yeni bir telif tr denemitir. Kaynaklarda mellifin bu eserini, amdan balad bir hac yolculuu esnasnda kitaplar yannda bulunmad bir srada kaleme almaya balad belirtilmekte, ancak bunun biri 731de (1331) olmak zere yapt birka hac yolculuundan hangisinde gerekletii bilinmemektedir. Rivayete gre eser bu yolculuk esnasnda tamamlanmakla birlikte mellif daha sonra almasnda baz ilveler ve tashihler yapmtr. Mellif eserini blmlere ayrmayp ele ald konularn baln fasllar halinde yazmakla yetinmitir. Eser uzunca bir mukaddimenin ardndan Resl-i Ekremin biyografisiyle balar; eserde onun nesebi, st anneleri, dadlar hakknda bilgi verilir. Daha sonra ilk vahyin geliiyle hicretinden bahsedilir. Ardndan ocuklar, hanmlar, amcalar, kendisine hizmet edenler, ktipleri, mezzinleri, kumandanlar, airleri, gazveleri, gnderdii seriyyeler, silhlar, binekleri, giyim kuam, yemesi imesi, evlilii ve hanmlaryla geimi, uyumas, yrmesi, oturmas, tra olmas, konumas ve susmas, glmesi ve alamas, hitabeti gibi konular zerinde durulur; abdesti, namaz, zekt, orucu, hacc, umresi, kurban, zikirleri, dualar, cihad, kendisinin gnderdii heyetler, ona gelen ve giden eliler hakknda bilgi verilir. Nikh, talk, alveri ve dier konulara dair verdii hkmler ele alnr. Eser by bahsiyle sona ermekteyse de mellif eserinin deiik yerlerinde selem, etime ve fitne gibi konulara gndermeler yapt halde kitabn matbu nshalarnda bu balklarn yer almamas eserin tamamlanmadn gstermektedir (Bekir b. Abdullah Eb Zeyd, bn ayyim el-Cevziyye, s. 262). bn Kayyim, Zdl-medda Hz. Peygamberin sretinden bahsederken onun sz, fiil ve takrirlerini (onaylarn) hayatyla ilikilendirip anlatmtr. Eser ilk bakta bir siyer kitab gibi grnse de mellif ona bazan akaid, bazan fkh, bazan da db kitab hviyeti kazandrmaya almtr. Fakih muhaddislerin metodunu benimseyerek naklettii hadislerin zaman zaman farkl tariklerini, lafzlarn ve ahitlerini zikretmi, shhat derecelerini belirtmi, yalnz sahih rivayetleri esas aldn sylemi ve grlerini bunlara dayandrmtr. Selef-i slihnin fikirlerine aykr olmayan hususlar gerekeleriyle birlikte kaydederek tartm, daha sonra kendi tercihini ortaya koymutur. Kiilere deil delile nem verdii iin delilin destekledii gr benimsemitir. Bununla birlikte zaman zaman Selef limlerinin ve mezheplerin fikirlerini de dikkate alm, zellikle Hanbel mezhebinin ve

hocas bn Teymiyyenin yolunu izlemi, birok konuda onun ictihadlarn benimsemi ve muhaliflerine kar hocasndan daha itidalli davranm, ancak a hakknda bazan ar ifadeler kullanmtr. Siyerle ilgili bilgilerde yanl bulduu baz hususlar tashih etmeye almtr. Eserde yer alan hadislerin senedleri zikredilmemi, yalnz sahb rvinin ad verilmekle yetinilmitir. Zdl-medn pek ok nshas gnmze ulam, ayrca eitli neirleri yaplmtr (I-II, Kanpr 1298; I-II, Kahire 1324; I-VIII, Kahire 1325-1328, nr. Muhammed Muhammed Abdllatf, Kahire 1347, nr. Hasan Muhammed el-Mesd, I-IV, Kahire 1347; nr. uayb el-Arnat-Abdlkdir elArnat, I-V, Riyad 1400; Beyrut 1399/1979; nr. Mustafa Abdlkadir At, I-VI, Beyrut 1419/1998; nr. Abdrrezzk el-Mehd, Beyrut 1425/2005; nr. Enver el-Bz, I-VI, Beyrut 1432). uayb el-Arnat ile Abdlkdir elArnatun neri iin Muhammed Edb Cdir bir fihrist hazrlam, bu alma hem mstakil olarak (Beyrut 1407/1987) hem de eserle birlikte baslmtr (Beyrut 1409/1989). Eser Zdl-med: Reslllahn (s.a.v.) Yolu (trc. kr zen v.dr., I-VI, stanbul 1988-1990); Zdl-med: Reslllahn Yaad slm (trc. Abdi Keskinsoy v.dr., I-VI, stanbul 1989) ve Zdl-med: Rahmet Peygamberi ve Devleti (trc. Muzaffer Can, I-VI, stanbul 1989-1991) adlaryla Trkeye; Zadul Maad fi Hadyi Khairi-lIbad (trc. Jalal Abualrub, I-III, Medine 2001, 2003) ve Zd al-Mad Provisions of the Afterlife Which Lie Within Prophetic Guidance (trc. Ismail Abdus Salaam, Beyrut [Drl-ktbil-ilmiyye]) adyla ngilizceye tercme edilmitir. Eseri Muhammed b. Abdlvehhb Mutaaru Zdil-med adyla ihtisar etmi (Beyrut 1391/1971; nr. Ber Muhammed Uyn, Riyad 1413/1992; nr. Rdvn Cmi Rdvn, Mekke 1415/1995), bu muhtasar Provisions for the Hereafter-Mukhtasar Zd al Mad adyla ngilizceye evrilmitir (Darussalam 2003). Ayrca Hseyin b. Ahmed b. Salh Zebre ve Abdullah b. Hseyin Dlme ezZimr Mutaarl-Hedyin-nebev adyla bir eser yazmtr (Abdullah Muhammed el-Habe, III, 2095-2096). ada limlerden Mustafa Muhammed Ammre emerl-vedd Mutaaru Zdilmed f hedyi ayril-ibd (Kahire 1952), Slih b. Ahmed el-Mes aretl-med f sreti seyyidil-ibd min Zdil-med ve eyh Eb Zeyd emertl-vedd min Zdil-med adlaryla eseri zetlemilerdir. Nsrddin el-Elbnnin et-Taltl-ciyd al Zdil-med adyla kaleme ald, henz yaymlanmam bir almasnn bulunduu belirtilmektedir (Bekir b. Abdullah Eb Zeyd, el-Medall-mufaal, II, 820). Hasan b. shak b. Muhammed es-Sann, Fetul-av erul-Hedyin-nebevsinde Zdl-medn ibdt ksmn manzum olarak erhetmi, Hlid Muhammed el-Ensr de tfl-ibd bil-edillet akeme aleyh bnl-ayyim f Zdilmed adl almasnda bn Kayyimin Zdl-Medda zayf olarak deerlendirdii hadisleri incelemitir (Riyad, ts. [Dr Tuveyk]). Kitabn tpla ilgili blm e-bbn-nebev adyla birok defa neredilmitir (nr. Abdlgan Abdlhli v.dr., Beyrut, ts. [Drl-ktbil-ilmiyye]).

BBLYOGRAFYA

bn Kayyim el-Cevziyye, Zdl-med (nr. uayb el-Arnat-Abdlkdir el-Arnat), Beyrut 1401/1981, neredenlerin girii, I, 5-13; a.e. (nr. Abdrrezzk el-Mehd), Beyrut 1425/2005,

neredenin girii, s. 5; Kef-unn, II, 947; Serks, Mucem, I, 224; Brockelmann, GAL Suppl., II, 126; Kehhle, Muceml-mellifn, VI, 45; Maal-mektebe, s. 358-359; Bekir b. Abdullah Eb Zeyd, bn ayyim el-Cevziyye, ayth, ruh, mevridh, Riyad 1412, s. 260-262; a.mlf., elMedall-mufaal il fhil-mm Amed b. anbel, Cidde 1417, II, 819-820; Abdullah Muhammed el-Habe, Cmiu-r vel-av, Ebzab 1425/2004, III, 2095-2096. Mehmet Efendiolu

ZAF- TELF
() Belgatta szn fesahatini bozan sz dizimi kuralszlna verilen ad. Szlkte zaf ve zuf zayflamak, kuvvetten dmek anlamna gelir. Bazlarna gre zaf akl ve gr zayflna, zuf ise beden zayfla iaret eder. Bu sebeple zaf- telf yerine zuf- telf terkibini tercih eden belgatlar vardr (Lisnl-Arab, f md.; el-Mncid, f md.; Ahmed Matlb, s. 520). nk, zaf- telf, szn/cmlenin bnyesinde grlen, elerinin dizimine ilikin somut kusurdur. Arap dili belgatnda, kelimenin yapsnda grlen sarf kurallarna aykrla onun fasih saylmasn bozan bir kusur olarak muhlefet-i kys denildii gibi kelmn czleri/kelimeleri arasndaki nahiv kurallarna aykr terkip ve dizim kusuru da zaf- telf diye adlandrlmtr. Ancak cmlenin terkip ve telifinin zayf olmasna, dolaysyla fasih saylmamasna yol aan kusurun, nahiv limlerinin ounluu tarafndan kabul edilmi mehur bir nahiv kuralna aykrlk eklinde ortaya kmas art koulmutur. Nahiv limlerinin hepsinin ittifak ettii kurala aykrla ise fesd- telf ad verilir. Mesel merf olmas ittifakla kabul edilmi filin mansub veya mecrur klnmas zaf- telf deil fesd- telftir. Yine rneinde grld zere kendisine innem ile hasr/kasr yaplm msnedin msned ileyhten nce getirilmesi de byledir (rut-Tel, I, 97). Kudme b. Cafer, lafz-vezin uyumu kusurlar arasnda tal ad altnda kelmn czlerinin diziminin, takdim ve tehirlerin vezne uygun dmemesi eklindeki beyan (Nad-ir, s. 208) ve bn Sinn el-Hafc, fsid tasarrufun feshati ihll edecei yolundaki sz ile zaf- telf konusuna ilk iaret eden mellifler ise de zaf- telf meselesini Telul-Mift sahibi Hatb el-Kazvn, zellikle bu esere erh veya hiye yazan Sadeddin et-Teftzn, Baheddin es-Sbk, bn Yakb elMarib, Muhammed b. Ahmed ed-Desk ve Abdlhakm es-Siylkt gibi belgat limleri ayrntlaryla incelemilerdir. Onlarn zaf- telf rnei olarak irdeledikleri konu zamirin, yerini tuttuu isimden (merci) nce getirilmesi meselesidir. Nahiv limlerinin ounluu tarafndan kabul edilen mehur kaide zamirin, yerini tuttuu isimden sonra getirilmi olmasdr; bunun aksi, bir telif ve terkip zayfldr. Ancak nahiv limlerinden bata Ahfe el-Evsat ile Muhammed b. Ahmed et-Tuvl, bn Cinn ve bn Mlik et-T bunu bir kusur diye grmemitir. nk sz konusu takdim ve tehirin telif zayfl saylmas nesirle snrldr. Nesirde zayflk ve kusur saylan birok husus iirde vezin ve kafiye zarureti sebebiyle ho grlmtr. iirde hogryle karlanacak meseleler ilgili eserlerde ez-zarrt-iriyye, ez-zariru-iriyye gibi balklar altnda ele alnmtr. Zamirin, yerini tuttuu isimden lafz, anlam, rtbe ve hkm itibariyle nce getirilmi olmas telif zayfl kabul edilmitir; ( Klesi Zeydi dvd) rneinde grld gibi. Bu cmlede zamir yerini tuttuu isimden (Zeyd) lafz itibariyle nce geldii gibi anlam bakmndan da zamirden nce merciine dellet eden bir ey bulunmamaktadr. Nitekim yetinde (el-Mide 5/8) zamirin mercii anlam bakmndan kendisinden nce gelmitir, nk burada merci zamirden nceki fiilin masdardr. rnekte zamir file bititiinden ve yerini tuttuu isim olan Zeyd meful bih olduundan sralama bakmndan da merciinden nce gelmitir. Hassn b. Sbitin, mslman olmamakla birlikte Hz. Peygamberi ve ashabn Mekkede himaye

eden Mutim b. Adyi vd u dizesinde de zaf- telfin bulunduu kabul edilmitir: / (Eer asalet ve eref bir insan lemde bki klsayd Mutimin an kendisini lmsz hale getirirdi). Bu beyitte file bitiik olan zamir (), merci ve meful bih konumunda bulunan den lafz, anlam ve sralama bakmndan nce getirildii iin ifadede telif zayfl sz konusudur. Nbiga ez-Zbynnin Tay kabilesi reisi Ad b. Htimi yerdii u dizesi de ayn niteliktedir: / ( Cezalandrsn -cezann-rabbi benim yerime Ad b. Htimi/Uluyan kpeklerin -talanarak-cezalandrlmas gibi ki bunu yapmtr da). Ahfe el-Evsat ve takipileri, bu tr kant beyitlere dayanarak isminden (merciinden) nce zamir getirmenin telif zayfl olmadn savunmularsa da nahiv ve belgat limlerinin ou bunlar z/istisna kabul etmi, ayrca ... beytinde zamirin merciinin bundan sonra gelen (Ad) deil, nce geen ( )fiilinin masdar ( ) olduunu, dolaysyla merciinin anlamca zamirden nce geldiini ve kural dlk bulunmadn ifade ederek Ahfe ve takipilerinin grn reddetmitir (rut-Tel, s. 96-99; Abdnnfi ffet, I, 39-40). nce getirilen zamirle bir eyin kapal biimde anlatlmas, ardndan getirilen merci ile de kapalln almas sze ilgiyi ekmek gibi edeb bir amaca dayanm olabilir. Bu durumda nce getirilen zamir hkm bakmndan sonra getirilmi sayldndan telif zayfl yle dursun edeb bir anlatm slbu sz konusudur. Byle bir amaca ve nkteye dayanmayan zamirin merciinden nce getirilmesi ise telif zayfldr. an ve kssa zamirleri, onlar izleyen merci konumundaki isimle ald, vme-yerme fiillerinde fil konumunda gizli zamir eklinde gelen ve kendisini izleyen temyizle akla kavuturulan zamir, rubbe cer harfinin mecruru olarak kendisine bitien ve bunu izleyen temyizle alan zamir gibi yerlerde anlan edeb ama ve nkteye dayandndan zamir, merciinden lafz itibariyle nce gelmise de hkm ve takdir asndan sonra gelmi kabul edilir, bu sebeple telif zayfl deil edeb bir anlatm slbu nitelii tar: ( O ki Allahtr, tektir); ( )( Zeyd, ne iyidir o adam!); / ( O nice genler ki kendilerini daima vg ve kranla ydedilecek ilere davet ettim, onlar da icabet ettiler) gibi. gibi mansup muttasl Zamir meselesi dnda illnn peinden merf munfasl zamir yerine zamirin gelmesi, yine amel ve etkisinin devam etmesiyle birlikte nasb edat in hazfedilmesi gibi kural d durumlar da telif zayflnn sebeplerindendir; u beyitlerde grld gibi: / ( Sen bize komu olduktan sonra sensiz diyarn komu olmamasndan ( Ey Ali! Klc erefini, namusunu savunmak bize ne!); / zere ekilmi bulunan senden baka bir yiit yoktur); / )( ( Hey benim savaa ve -ganimet-lezzetlerine katlmama engel olan sen bana lmszlk bahedebilir misin ki! [Tarafe b. Abd]; Besyn Abdlfetth Besyn, I, 23). Zaf- telf de takd de szn fasih saylmasna engel olan kullanm kusurlar ve kural dlklar ise de bu kusurlar cmleyi anlalmaz ve iinden klamaz duruma sokarsa takd adn alr. Telif zayflnda ise byle bir durum sz konusu deildir (bk. TAKD). ada Arap belgat yazarlar zaf- telf iin dzenli dil kurallarna ve allm slba aykrlk gibi daha genel tanmlar ortaya koymulardr.

BBLYOGRAFYA

et-Tarft, aft-telf md.; Kudme b. Cafer, Nad-ir (nr. M. Abdlmnim elHafc), Beyrut, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), s. 208; Hatb el-Kazvn, el- (nr. M. Abdlmnim el-Hafc), Kahire 1400/1980, s. 74-75; rut-Tel, Kahire 1937, I, 96-99; Teftzn, Mutaarl-men, stanbul 1307, s. 17-18; Abdnnfi ffet, en-Neful-muavvel, Bosna 1289, I, 39-40; Ahmed Cevdet Paa, Belgat- Osmniyye, stanbul 1299, s. 11-14; Thirlmevlev, Edebiyat Lgat, stanbul 1973, s. 45, 181; Ali el-Crim-Mustafa Emn, el-Belatl-va, Kahire 1959, s. 6; Mecd Vehbe-Kmil el-Mhendis, Muceml-mualatil-Arabiyye fil-lua veledeb, Beyrut 1979, s. 129; Besyn Abdlfetth Besyn, lml-men, Kahire 1408/1987, I, 2223; Ahmed Matlb, Muceml-mualatil-belyye ve teavvrh, Beyrut 1996, s. 520. smail Durmu TRK EDEBYATI. Klasik belgat kitaplarnn fesahat blmnde sz dizimindeki karmakl belirten bu terim sz diziminde kurala aykrlk olarak da tanmlanabilir. Buna gre cmleyi meydana getiren unsurlar gramer kurallarna uygun dizilmeli ve dilin ortak beenisine ters dmemelidir. Bir cmlede fikirler salam ve hayaller canl olsa da bunlar yanl, kark ve belirsiz bir srayla dizildiinde ifade deerini ve etkisini kaybeder, hatta anlam karklna yol aabilir. Gzel cmle fikirlerin her bakmdan doru ve ak ifade edildii cmledir. Anlatm zellikleri bakmndan cmleler kuvvetli, zayf ve bozuk (fsid) olarak kategoride deerlendirilir. Bir cmlenin kuvveti telf derecesine ulaabilmesi iin hem fasih kelimelerden meydana gelmesi hem de sralannn gramer kurallarna ve zevkiselime uygun olmas gerekir. Bu artlar tamayan cmle zaf- telf ile kusurlu kabul edilir. Fesd- telf zaf- telfe kyasla daha ileri derecede bir ifade kusurudur ve sz dizimindeki karmakln anlam bozacak dereceye ulamas demektir. Ancak rneklerin birbirine yaknlndan dolay fesd- telf yerine zaf- telf denildii de grlr. Thirlmevlev zaf- telfe yol aan ifade kusurlarn zikir, hazif, takdim ve tehir eklinde drde ayrmtr (Edebiyat Lgat, s. 157). Zikir ve hazif cmlede fazla veya eksik kelime bulunmas anlamna gelir. Takdim ve tehir ise cmledeki elerin bulunmas gereken yerden nce ve sonra gelmesi durumudur. Recizde Mahmud Ekrem de zaf- telf sebeplerini drt balk altnda toplamtr (Talm-i Edebiyyt, s. 91): 1. Herhangi bir nkteye/sebebe bal olmadan cmledeki elerin sralannn, sz dizimi kurallarna veya dili gzel kullanan edebiyatlar arasndaki ortak beeniye ters dmesidir. Rastlamtm ona bir yamurlu akamda veya, Anlar yalnz Ekrem Bey, Osmanl mimarisinden cmlelerinde grld gibi yklemler, cmlelerin sonunda bulunmas gerektii halde herhangi bir geerli sebep yokken cmlelerin bana getirilmi ve zaf- telfe dlmtr. Cevdet Paa, cmledeki sralamann kurallara uygun olmamasndan doan bu kusuru slpla ilgili bir zaaf eklinde grr. nsann lisan kalbinin tercmandr diyen Cevdet Paaya gre maksad ifade iin konu zihinde nasl tasarlanrsa lafzlara da o ekilde dklr, dolaysyla berrak olmayan bir zihnin rn olan ibare de insicamsz, zayf veya bozuk olur (Belgat- Osmniyye, s. 11). Bir yazar, kendisinin anlad bir hususun bakalar tarafndan anlalp anlalamayacan dnmek zorundadr.

Cmledeki elerin sralannda gramer kurallar kadar zevkiselime uygunluk da bir ldr. Nil-i Kadmin, Htrda zevk dilde saf tende yok mecal msranda mecal yok yerine yok mecal ifadesi syleyile sylenen arasndaki uyumu bozmaktadr (Muallim Nci, s. 59). Ancak vezin ve kafiye zarureti iirdeki bu tr takdim ve tehirleri mer gsterir. Nefnin, ltift et shan erbbna kim onlardr/Medh-i hn- cihan-bna veren unvan beytinde (Bilgegil, s. 36) iltifat et, onlardr, veren kelimeleri yklem durumunda olduklar halde msra sonlarnda yer almamtr. Nitekim Cevdet Paa, sz dizimindeki bu kuralszln (takdim ve tehir) iirde mmkn grldn ve yaygn bir uygulama alan bulunduunu, Trk airlerinin vezin hususunda Fars iirini rnek aldklar iin zamanla iir cmlelerini de Farsa cmle yapsna benzettiklerini belirtmitir (Belgat- Osmniyye, s. 13). Baz nesir cmlelerinde vurgu ya da buna benzer anlam incelikleri sebebiyle cmle ierisinde takdim ve tehirler gerekli olabilir. Ancak Trke devrik cmle esasna dayanmadndan bu tr rnekler birer istisna kabul edilmelidir. Cmledeki elerin kurallara uygun sralanmas ayn zamanda cmlenin anlalmasn kolaylatrmaktadr. Takdim ve tehirlerin anlamay gletirecek lye vard cmleler zaf- telf deil takd-i lafz rnei saylmtr. 2. Cmlede baz kelime ve taklarn eksiklii yahut yerinde kullanlmamas da zaf- telf sebebidir. eriden bir ses geldi; sandm sen ark sylyorsun cmlesi ki balac ilvesiyle zaf- telften kurtulur. Rgp Paann, Bil-iktiz ederse de ebn-y dehrden/Rgb mmd-i himmet eer himmet istemez beyti eer edatnn yersiz kullanmna bir rnektir. Taklarda olduu gibi eklerin de uygun biimde kullanlmamas zaf- telfe yol aar. Hametin, Pertevinden biliriz meh gibi hret bulann/Anlarz rtbesini arhta dem olann beytinde ilk msran son kelimesindeki ilgi eki gereksiz olup zaf- telf rneidir (Recizde Mahmud Ekrem, s. 101). Cmlede fiillerin zamanlar arasndaki uyumsuzlukla bir ifadenin fkralar arasndaki irtibatszlk Recizdenin zaf- telf sebebi olarak zikrettii nc ve drdnc hususlardr. Belgat kitaplarnda bu drt husus dnda zaf- telfe yol aan pek ok rnek vardr. Mesel oul bildiren say sfatlarndan sonra gelen ismin de oul yaplmas bunlardan biridir; ocuklar grdm cmlesindeki gibi. Ancak ahbap avular, krk harmiler ve be evler (Beevler) gibi iaret edilen eyin aka bilinmesi durumunda ve zel isim niteliinde kullanlan ibareler ifade kusuru saylmaz. Her sfatndan sonra oul isim kullanmak da zaf- telf sebebidir; her ebruvn, her uar, her mektuplar gibi. Farsa kaideye gre yaplan sfat tamlamalarnda sfatla mevsuf Arapa kelimelerden oluuyorsa ikisi arasnda nicelik ve nitelik bakmndan uygunluk bulunmas gerekir; yani isim mfredse sfat da mfred, cemi ise cemi, mennes ise mennes olmaldr. Buna Farsada her zaman uyulmamakla birlikte Osmanl Trkesin-de uygunluk mutlaka aranr: Devleti Osmniyye, memlik-i slmiyye, mverrihn-i muhakkkn, tedrst- liye gibi. Trke kelimelerle Farsa kaideye uygun terkip oluturmak da byledir; Mustafa Reid Paa lyihasndaki uur- devleti aliyye, sm Efendideki sandd-i ocak terkipleri gibi (Bilgegil, s. 37). Kapudn- dery, ota- hmyun, l-y vl ve aa-y merkum gibi yaygnlk kazanm terkipler bu kaidenin istisnalarn tekil eder. ki Trke kelime arasndaki ve balacn Farsada olduu gibi, u, , v ekliyle yazmak (Olduk o zaman el ayaktan), Farsa kelimelerin bana Arapa harf-i tarf getirmek de (mtensibl-endm, bil-girift, li-eclil-frht) zaf- telftir. Arap dili ve belgatnda zaf- telf konusu snrlar belli bir alanda grld halde Trkede zaf- telfe yol aan kusurlar iin bir snr izmek mmkn deildir.

BBLYOGRAFYA

Muallim Nci, Edebiyat Terimleri: Istlht- Edebiyye (haz. M. A. Yekta Sara), stanbul 2004, s. 59; Ahmed Cevdet Paa, Belgat- Osmniyye, stanbul 1299, s. 11-14; Recizde Mahmud Ekrem, Talm-i Edebiyyt, stanbul 1299, s. 91-103; Thirlmevlev, Edebiyat Lgat (stanbul 1936), stanbul 1994, s. 156-158, 181; Fevziye Abdullah Tansel, yi ve Doru Yazma Uslleri, stanbul 1983, III, 80; M. Necmettin Haceminolu, Trk Dilinde Edatlar, stanbul 1984, s. 265-266; M. Kaya Bilgegil, Edebiyat Bilgi ve Teorileri-Belgat, stanbul 1989, s. 36-38; Nusrettin Bolelli, Belgat: Arap Edebiyat Bilgi ve Teorileri, stanbul 1993, s. 17; M. A. Yekta Sara, Klsik Edebiyat Bilgisi Belgat, stanbul 2000, s. 31; Cneyt Eren-M. Vecih Uzunolu, Arap Edebiyatnda Edeb Sanatlar: Belgat, zmir 2006, s. 37-38. Meliha Y. Sarkaya

ZAFR
() Umann gneyinde Hint Okyanusu kysnda tarih bir ehir. slm ncesi dnemde varl bilinen ve halen kalntlar mevcut olan Zafr ehri gnmzde halk arasnda Beld diye bilinir ve Salle ehri yaknndadr. Bugn Zafr, Umann gney eyaletinin addr, bu eyaletin merkezi de Salledir. Zafr ehrinin erken dnemleri ve slm hkimiyetine nasl getii hakknda kaynaklarda herhangi bir bilgi bulunmamaktadr. lk kaytlar Srf halkndan baz gruplarn V. (XI.) yzylda blgeye hicret etmesiyle ilgilidir (bnl-Mcvir, s. 271). Resller ncesi dnemde burada egemenlik kuran ilk hnedann Menc (Menceviyyn) olduu ve bu hnedandan Muhammed b. Ahmed el-Ekhalin 600 (1204) ylnda vefatyla hnedann sona erdii bilinmektedir. Onun vefatnn ardndan byk bir tccar olan veziri Muhammed b. Ahmed b. Abdullah b. Mezr el-Habz ehrin idaresini ele ald ve kendi hnedann kurdu (Eb Tayyib b. Abdullah B Mahreme, s. 194-195). 618de (1221), Yemen Eyyb hkimi el-Melikl-Mesd Selhaddinin eline geebilecei dncesiyle Zafr tahrip ettiren Muhammed b. Ahmed (bnlMcvir, s. 260-261) daha sonra burada Mansre (Kahire) adyla surla evrili yeni bir ehir tesis etti, ancak buras Zafr olarak anlmaya devam etti. Bu dnemde ehir daha ziyade Hadramuttan gelen nfusla meskndu. VII. (XIII.) yzyln sonlarnda Zafr hkimi olan Slim b. drs b. Ahmed en-Nehudann, rana giden ve Resl elilik heyetiyle hediyeleri tayan bir geminin Zafr yaknlarnda kazaya uramasnn ardndan gemiye el koymas ve Resl hkimi el-Melikl-Muzaffer I. Ysufun btn uyarlarna ramen geri vermemesi yznden Resl sultan byk bir orduyu koldan Zafr zerine gnderdi. Yaplan savata Slim b. drs ldrld ve ehir 678de (1279) Resl topraklarna katld. Emr zdemir Sunguru Zafra vali tayin eden I. Ysuf ehri 692 (1293) ylnda olu el-MeliklVsi Nreddine ikt etti. Vsi 711de (1311) lnceye kadar Zafrda kald. Vsin yerine geen olu Fiz dneminde Zafrda yar mstakil bir Resl hnedan kuruldu. ehri imar eden bu hnedan Taizdeki (Yemen) Resllere vergi dyordu. Ancak Fizin halefi Mugs dneminde 730 (1330) ylndan itibaren hnedann Taizdeki Resllere vergi demeyi kestii ve bu tarihten itibaren tam bamsz olduu kaydedilmektedir. Bununla birlikte Zafr 767den (1366) sonra tekrar Taizdeki Resllerin hkimiyeti altna girdi. el-Melikl-Muzaffer I. Ysuf Zafrda bir medrese, elMelikl-Meyyed Dvdun kz da bir cami ina ettirdi. VIII. (XIV.) yzylda Zafr ziyaret eden bn Batttann ehir hakknda verdii ayrntl bilgiden ehirde zellikle balkln nem tad ve Hindistanla youn deniz ticaretinin bulunduu anlalmaktadr (er-Rile, s. 259-262). ehrin burada yetien buhurla n kazand btn kaynaklarda zikredilir. Zafr uygun hava koullar sebebiyle meyve ve sebzenin bol olduu bir ehir diye tavsif edilir. Ayrca Arap at yetitirilen ve ticareti yaplan bir blgeydi. Resllerin IX. (XV.) yzylda yklmasnn ardndan ehir blge kabilelerinden Kesrlerin eline geti. Zafr ehrinin bundan sonra nemini kaybederek bir harabe haline geldii kaynaklarda anlmamasndan belli olmaktadr. Nitekim XIX. yzylda blgeyi ziyaret eden Batl seyyahlar Zafrdan bahsetmez (A, XIII, 487). Zafr ehrinin kalntlar arkeologlar tarafndan incelenmitir (Costa, V [1979], s. 111-150).

Umann gneyindeki 250.000 nfuslu Zafr eyaleti (muhafaza) balklk ve tarm alannda ne kar. Eyalette bir de niversite mevcuttur. 99.300 km ile yzlm bakmndan Umann en byk eyaletidir ve Salle merkez olmak zere Mirbt, Rahyt, Tka, Smreyt, Mezyne, Zalkt, Mukin, Sedah ve elm-Hallniyt adl on idar birimden (vilye) meydana gelmektedir. Yemenin gneyinde Himyerlerin baehri olan dier bir Zafr ise (Reydn) slmdan sonra nemini kaybetmi ve gnmzde harabe halinde kk bir ky olarak kalmtr.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, fr md.; Ykt, Muceml-bldn, IV, 60; bnl-Esr, el-Kmil, XII, 197-198; bnl-Mcvir, fat bildil-Yemen ve Mekke ve bail-icz: Trul-mstebr (nr. O. Lfgren), Leiden 1951, s. 260-261, 271; bn Htim, Siml-li-emen f abril-mlk mineluz bil-Yemen (ed. G. R. Smith), London 1974, I, 505-529; bn Battta, er-Rile, Beyrut, ts. (Dru Sdr), s. 259-262; Ali b. Hasan el-Hazrec, el-Udl-lliyye (nr. M. Besyn Asel), Kahire 1329-32/1911-14, I, 276-278; II, 134; Eb Tayyib b. Abdullah B Mahreme, Tru ari Aden (ed. O. Lfgren), Uppsala 1936, s. 194-195; P. M. Costa, The Study of the City Zafar (al-Balid), The Journal of Oman Studies, V (1979), s. 111-150; G. R. Smith-V. Porter, The Rasulids in Dhofar in the VIIth-VIIIth/XIIIth-XIVth Centuries, JRAS, sy. 1 (1988), s. 26-37; G. R. Smith, afr, EI (ng.), XI, 380-381; J. Tkatsch, Zefr, A, XIII, 482-488; W. W. Mller, afr, EI (ng.), XI, 379-380. Cengiz Tomar

ZAFER AHMED TEHNEV


() Zafer Ahmed b. Latf et-Tehnev el-Osmn (1892-1974) Hindistanl hadis ve fkh limi. 13 Reblevvel 1310da (5 Ekim 1892) Diybendde (Deoband) dodu. lk renimini buradaki Drlulm Medresesinde tamamladktan sonra ilm ve tasavvuf kiiliini ekillendirecek olan days, eyhi ve hocas Hakml-mme Eref Ali Tehnevnin yanna Tehnebihna (ThanaBhawan) gitti. Burada daysnn kurduu mddl-ulm Medresesinde Arapa okudu ve temel eitimini ald. Ardndan days onu yine kendisinin Kanprda (Cawnpore) tesis ettii Cmiul-ulm Medresesine yerletirdi. Bu medresede fkh, usl-i hads ve tefsir dersleri ald; Ktb-i Sitte ile Miktl-Mebi okuduktan sonra Sehrenprdaki Mezhirl-ulm Medresesine geti. Burada Eb Dvdun es-Snenine Bell-mechd adyla erh yazan Hall Ahmed Sehrenprnin hadis derslerine devam etti ve kendisinden iczet ald. Sz konusu medresede mantk, geometri ve matematik dersleri alarak renimini tamamlad. Henz on sekiz yanda iken bu medreseye hoca tayin edildi ve yedi yl boyunca fkh, usl-i fkh, mantk ve felsefe okuttu. Ardndan bir zamanlar talebelik ettii mddl-ulm Medresesine bu defa hoca olarak geti. Bu medresede uzun yllar hadis, tefsir ve fkh okutup fetva verdi, talebe yetitirdi. Burada iken daysnn ynlendirmesi ve gzetimi altnda ls-snen adl kitabn telifine balad ve yirmi yl boyunca bu eserin telifiyle megul oldu. Yine burada baka eserler de kaleme ald. Bir sre sonra Birmanyaya (Myanmar, Burma) gitti; burada iki yl sreyle tebli ve irad faaliyetinde bulunarak Tehnebihna dnd, ardndan Dakkaya geti. Dakka niversitesinde hadis, fkh ve usl-i fkh okuttu, bir mddet sonra el-Medresetl-liyeye bamderris tayin edildi ve sekiz yl bu grevde kald. Bu arada elCmiatl-Kurniyyetl-Arabiyyeyi kurdu. Ardndan Bat Pakistana geti ve Haydarbda bal Erefbddaki Drl-ulmil-slmiyyede bamderrislik yapt, daha ok hadis retimiyle megul oldu. lerlemi yana ve geirdii hastalklara ramen Aralk 1974teki vefatna kadar hadis okuttu. Tehnev, Hint alt ktasnn her zaman hareketli olan bilimsel atmosferinde aktel meselelerle de yakndan ilgilenmi, bunlarla ilgili grlerini eserlerinde ortaya koymutur. Gerek lssnende gerekse dier eserlerinde mslmanlarn gncel sorunlarn ele alp bunlara zmler retmi, Ebl-Al el-Mevdd ile mektuplaarak onun baz fetvalarna itiraz etmitir. Eserleri. 1. ls-snen*. Hindistanda Ehl-i hads diye bilinen akmn temsilcilerinden Eref Ali Tehnev, Hanef mezhebinde hadislere yeterince deer verilmedii ynndeki eletirilere kar bu mezhebin grlerini destekleyen hadisleri ihtiva eden ys-snen adyla bir eser kaleme alm, eserin msveddelerinin kaybolmas zerine Hanef mezhebinin delil olarak ald hadislerin sbt ve dellet bakmndan durumlarn ieren Cmiul-r adl muhtasar bir eser yazmaya balamt. Ancak mellif msveddeleri kaybolan almas gibi ayrntl bir eser kaleme almay arzu ettiinden bu ii Ahmed Hasan Senbehlye havale etmi, fakat onunla baz meselelerde farkl dndkleri ortaya knca bu defa Zafer Ahmed Tehnevyi eseri yeni batan kaleme almakla grevlendirmitir.

Zafer Ahmedin tamamlad eser Karaide (1414-1415/1993-1994) ve Beyrutta (nr. Hall elMeys, 1421/2001) yaymlanmtr. Kitabn, sadece metin ksmndaki rivayetlerin ve mellifin bunlarla ilgili ksa deerlendirmelerinin yer ald bir basks da Cmiu edil-akm metni lis-snen adyla gerekletirilmitir (I-II, Karai 1421/2001). Bu baskda eserin metin ksmnda 6100den fazla hadis yer almaktadr. 2. Akml-urn. Balangta Hanef mezhebinin Kurandan delillerini ihtiva etmesi dncesiyle esere Delill-urn al mesilin-Numn ad verilmiken daha sonra Kurandan istinbat edilen itikad, fkh, usul btn meseleleri ihtiva etmesi esas alndndan ad Akml-urn olarak deitirilmitir. Eref Ali Tehnev eserin telifini drt kiilik bir komisyona havale etmitir. Komisyon yelerinden Zafer Ahmedin Ftihadan Tevbe sresinin sonuna kadar, Ceml Ahmed et-Tehnevnin Ynus sresinden Furkn sresinin, Muhammed ef Diybendnin uar sresinden Hucurt sresinin ve Muhammed drs Kandehlevnin de Kf sresinden Kurann sonuna kadar olan ksm telif etmesi kararlatrlmtr. Zafer Ahmed Tehnev, kendisine verilen ksmn Nis sresinin sonuna kadar olan blmn tamamlam, bu blm mstakil olarak yaymlanm (Karai 1407/1986), ardndan dier melliflerden Muhammed ef ile Muhammed drsin tamamlad ksmlarla birlikte henz bitirilmemi olmasna ramen eser be cilt halinde de baslmtr (Karai 1413/1992). Bu baskda Zafer Ahmedin kaleme ald ksm I/1, I/2 ve II. ciltlerde bulunmakta, III ve IV. ciltler Muhammed efin, V. cilt de Muhammed drsin yazd blmleri ihtiva etmektedir. Zafer Ahmedin II. cildin sonunda verdii bilgiye gre Eref Ali Tehnev eserin l-i mrn sresinin sonuna kadar olan ksmn grm ve Nis sresiyle ilgili blm gremeden vefat etmitir. Daha sonra Ceml Ahmedin msveddeleri temize ekilmi ve Zafer Ahmedin eksik brakt blmle (Mide sresinden Tevbe sresinin sonuna kadar) Muhammed drsin noksan brakt baz yerleri Zafer Ahmedin rencilerinden Abdekr et-Tirmiz tamamlam ve Akml-urnn nceki be ciltlik basksna VI-VIII. ciltler eklenerek eser tamamlanm ekliyle yaymlanmtr (I-VIII, Lahor 1419/1998). Ahmed Hseyin smil Hseyin, Menhec telmi akmil-mme Eref Al et-Tehnev fit-tefsr Kitb Akmil-urn nemecen adyla yksek lisans tezi hazrlamtr (1432/2011, Amman Cmiatl-ulmilslmiyyetil-lemiyye). 3. avid f ulmil-ad (bk. bibl.). Zafer Ahmedin Urduca olarak kaleme ald eserleri de unlardr: el-avll-metn fil-ifi bi-mn, aul-ayn an ai refilyedeyn, Rametl-udds f tercemeti behcetin-nfs, Ftiatl-kelm fil-rati alfelimm.

BBLYOGRAFYA

Zafer Ahmed Tehnev, ls-snen (nr. Muhammed Tak el-Osmn), Karai 1415, neredenin girii, I, 24 vd.; a.mlf., avid f ulmil-ad (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Kahire 1417/1996, neredenin girii, s. 8 vd.; a.mlf., Cmiu edil-akm metni lis-snen, Karai 1421/2001, neredenin girii, I, 3 vd.; Mevdd, Fetvalar (trc. Mahmud Osmanolu-A. Hamdi Chohan), stanbul 1992, I, 251 vd.; Halid Zaferullah Daudi, Pakistan ve Hindistanda h Velyullah ed-Dehlevden Gnmze Kadar Hadis almalar, stanbul 1995, s. 222-227, 237; Ahmed Hseyin smil Hseyin, Menhec telmi akmil-mme Eref Al et-Tehnev fit-tefsr Kitb Akmil-

urn nemecen, Amman 1432/2011, s. 48 vd. Ebubekir Sifil

ZAFERN
() Eb Al el-Hasen b. Muhammed b. Sabh el-Badd ez-Zafern (. 260/874) mam finin kavl-i kadminin en gl rvisi. 180 (796) yl civarnda Badat yaknlarndaki Zaferniyye kynde dodu. Kendisi Badata gelen fiyi tandnda yznde henz ty bitmediini syler. Bu karlamann finin 195 (811) ylnda ikinci Badat seyahati srasnda gereklemi olmas kuvvetle muhtemeldir. Zafern, ehl-i hadsten arkadalaryla birlikte Bir b. Gys el-Mersnin meclisine katldklarn ve mnazaralarda onlarla baa kamadklarn, bunun zerine Ahmed b. Hanbele gidip Hanef evresinin temel kitaplarndan el-Cmiu-ari ezberlemelerine artk izin vermesini rica ettiklerini, Ahmed b. Hanbelin ise, Sabredin, Mekkede grdm Muttalib yaknda buraya gelecek cevabn verdiini anlatr. fi Badata gelince yanna gidip eserlerinden bir blm istediklerini, onun da el-Yemn maa-hid blmn verdiini, buna iki gece altktan sonra Bir ile girdikleri mnazarada stn geldiklerini, bu durum karsnda aknln dile getiren Birin bu savunmann kendilerine deil Mekkede grd ahsa ait olduunu ileri srdn syler (Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, I, 201). fi ile ilk karlamasna dair dier bir rivayette ise finin akam vakti geldii Badatta namaz klmak iin gittii camide kraati dzgn bir gence uyduu, ancak gencin yapt bir hata yznden namaz ifsad etmesi zerine finin ona, Namazmz bozdun dedii belirtilir ki bu gencin Zafern olduu kaydedilir. Bu olay finin namazda sehivle ilgili bir blm yazmasna vesile olmu, eserine de Kitbz-Zafern adn vermitir. Ahmed b. Hseyin el-Beyhaknin aktard bilgiye gre fi, Kfe anlaynn zayf noktalarn Zafernye gstermi, o da ikna olup fiden kitaplarn sem yoluyla almaya balam (Menb-fi, I, 227-228), gzel konumas ve yeteneiyle hocasnn takdirini kazanmtr. finin bizzat okuttuu mensik ve salt dnda kalan dier btn kitaplarn Zafern hocasna arzetti. finin Badattaki dier talebeleri Ahmed b. Hanbel, Eb Sevr ve Kerbs de onun kitaplarn Zafernnin bu arz yoluyla aldlar. Zafernnin kitaplarna iczet veren fi, kendisinden kitaplarn okuyarak almak isteyen Kerbisye msaade etmeyip ona Zafernnin kitaplarn alabileceini belirtti (Sbk, II, 118). fi, Badata muhtemelen son gidiinde (198/814) Zafernye misafir oldu. fiyi Badatta arlayanlar arasnda Bir b. Gys el-Mersnin de ad gemektedir. fiden baka Sfyn b. Uyeyne, bn Uleyye, bn Ebl-Crd, Vek b. Cerrh, Amr b. Heysem, Yezd b. Hrn, Affn b. Mslim, Ahmed b. Hanbel gibi dnemin nde gelen limlerinden de faydalanan Zafern ricl limlerince sika kabul edilmi ve kendisinden Mslim dnda Ktb-i Sitte melliflerinin tamam, Ksm b. Zekeriyy, Zekeriyy b. Yahy es-Sc, bn Huzeyme, bn Ziyd en-Nsbr, Vek, Ebl-Ksm el-Begav, bn Sid el-Him, bn Mahled elAttr, Hseyin b. smil el-Mehmil, Muhammed b. Nasr el-Mervez rivayette bulunmutur. Hem Zafern hem Reb b. Sleyman el-Murdden fkh tahsil eden Muhammed b. Cerr et-Taber, fi mezhebini Badatta savunmu, finin talebeleriyle Ebl-Abbas bn Sreycin hocas Ebl-

Ksm el-Enmt arasnda bir halka ilevi grmtr. Cneyd-i Baddnin de Zafernden ders ald kaydedilir. Zafern 260 yl Ramazan aynda (Haziran-Temmuz 874) vefat etti (Sbk, II, 114-117; Nevev, I, 161). bn Hallikn vefat iin ban ayn, Zeheb yl sonunu vermektedir. Sbk, Zafernnin Badatta kald ve finin mescidinin de bulunduu mahalleye daha sonra onun adnn verildiini ve Eb shak e-rznin bu mahalledeki mescidde ders okuttuunu belirtir (abat, II, 114). finin Badata geliine dair bilgilerin ana kayna Zaferndir. Onun belirttiine gre fi Badata 195te (811) gelip iki yl kalm, ardndan Mekkeye dnp 198 (814) ylnda Badata dnm ve birka ay kaldktan sonra oradan da ayrlmtr. Ehl-i hads uykudayd, onlar uyandran fidir; Mrekkep hokkas tayan herkes fiye medyundur vb. ifadeler de Zafernye aittir. Mezhep evrelerinde sonraki dnemlerde finin talebeleri arasnda Zafern ile Reb b. Sleyman el-Murdnin rivayette, Kerbs ile Mzennin dirayette ne kt deerlendirmesi yaplmtr. Mezhebi kadmin en gl ve en gvenilir rvisi kabul edilen Zafern, finin mezhebi kadm erevesindeki ictihadlarn ieren eserlerini rivayet etmitir. bnn-Nedm, elMebs adn verdii bu eserin Reb el-Murdnin rivayet ettii, ayn ad tayan eserden ok farkl olmamakla birlikte Rebin rivayeti sonraki fukahann tevecchn kazand halde Zafernnin rivayetinin uzun mrl olmadn belirtir (el-Fihrist, s. 261). bnn-Nedmin bu iki el-Mebs rivayetinin muhtevalar arasnda ciddi bir fark bulunmad ynndeki kayd kavl-i kadm ile kavl-i cedd arasnda ya ciddi bir farkn olmad -ki bu durumda finin Msrda ortaya koyduu grlerde radikal bir deiiklie gitmedii var saylacak-ya da Zafernnin kendi eseri zerinde tasarrufta bulunduu anlamna gelir. Ancak Zafernnin hocasnn vefatndan sonraki faaliyetleri hakknda pek fazla bilgi yoktur ve sadece elli yl sreyle finin kitaplarn okuyup okuttuu rivayet edilmektedir (bn Kd hbe, I, 31). finin kendi yeni grleri lehine, eski mezhebi aleyhine sarfettii belirtilen szleri karsnda Zafernnin nasl davrand, eski retisini brakp yeni retiye geip gemedii bilinmese de, fiden sonra elli yldan fazla yaad ve hocasnn Msrdaki talebeleriyle terikimesaide bulunduu gz nne alndnda rivayet ettii eski metinleri brakm veya en azndan bunlar yeni mezheple uyumlu hale getirmi olmas ihtimali glenmektedir. Bu durumda, Zafernnin rivayet ettii el-Mebs iltifat grmemitir eklindeki bnn-Nedmin ifadesi ya Zafernnin bu rivayetlerde herhangi bir redaksiyona gitmedii, dolaysyla hocasnn terkettii eski mezhebini ieren bu eserin gzden dt, ya da belli bir dzeltme yapm olsa da Msr dnemi rvilerinin mezhep evrelerinde elde ettii itibar karsnda tutunamad eklinde yorumlanabilir. finin kavl-i kadm dneminde yazd eseri el-cce olarak bilinirken Zafernnin rivayet ettii eserin isminin el-Mebs diye anlmas ikinci yoruma arlk kazandrmakta ve onun yeni gelimeleri takip ederek buna gre tavr aldn gstermektedir. Zafern, el-Mebsu kk farkllklarla Rebin rivayet ettii tertibe uygun biimde nakletmitir. Reb, 240 (855) ylnda hacca gittiinde Zafern ile Mekkede karlam ve ona, Sen douda, ben batda bu ilmi tesbit ediyoruz demi, Zafernnin kendisine gsterdii ilgi ve samimiyetten honut kalmtr. Safed, Zafernnin yirmi ksur ciltlik bir telif rivayet ettiini belirtmekteyse de (el-Vf, II, 176) gnmze sadece isnad Bill-i Habeye ulaan baz hadisleri ieren Msned Bill adl rislesi intikal etmitir (nr. Eb Abdurrahman b. Akl ezZhir, Mecelletl-buil-slmiyye, XIV, Riyad 1405-1406, s. 227-243; Riyad 1416/1996; nr. Eb Meryem Mecd Feth brhim, Tanta 1409/1989).

Mzennin el-Mutaarndan itibaren sonraki dnem fi literatrnde pek ok meselede mezhep imamnn kadm dnem ictihadlarna atflar yaplmakla birlikte bunlarda Zafernnin ad ndiren zikredilir. Hangi kanaldan geldii belirtilmeksizin sadece fil-kadm denilerek aktarlan bu tr rivayetlerin byk ksmnn Zafern vastasyla literatre girdii sylenebilir. Mezhepte yaklak yirmi meselede kadm grle amel edildii belirtilse de literatrde pek ok meselede nceki dnem ictihadlarnn da zikredilmesi bir mukayese imkn vermesi bakmndan nemlidir. Dolaysyla Zafernnin rivayetleri sayesinde finin grlerindeki gelimeyi ksmen de olsa izlemek mmkn olmutur. Ayrca kadm erevesindeki rivayetlerin ayn konularda Ahmed b. Hanbel ve shak b. Rhyeye ait grlerle karlatrlmas finin eski dnem ictihadlarnn bu iki limin fkhna etkisini grme imkn da verebilir. Bu husus II (VIII) ve III. (IX.) asrlardaki fkh etkileim an tesbit bakmndan da nemlidir.

BBLYOGRAFYA

fi, el-m, Beyrut 1983, I, 13; bnn-Nedm, el-Fihrist, s. 260-261; Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, Menb-fi (nr. Seyyid Ahmed Sakr), Kahire 1390/1970, I, 201, 221, 227-228; bn Eb Yal, abatl-anbile (nr. Abdurrahman b. Sleyman el-Useymn), Riyad 1419/1999, I, 369371; Nevev, Tehb, I, 160-161; II, 242-243, 277; Safed, el-Vf, II, 176; Sbk, abat, II, 114118; bn Kd hbe, abat-fiiyye (nr. Ali M. mer), Kahire, ts. (Mektebets-sekfetiddniyye), I, 30-31, 45-46, 70-71; Zeheb, Almn-nbel, XII, 264; Bilal Aybakan, mam fi ve Fkh Dncesinin Mezheplemesi, stanbul 2007, tr.yer. Bilal Aybakan

ZAFERNYYE
() Neccriyyeye mensup Eb Abdullah bnz-Zafernnin grlerini benimseyenlere verilen ad (bk. NECCRYYE).

ZAFERNME
(bk. FETHNME).

ZAFERNME
() erefeddin Ali Yezdnin (. 858/1454) Timurlular dnemini konu alan Farsa tarih kitab (bk. EREFEDDN AL YEZD).

ZFR EFEND
(bk. EYH ZFR).

ZFR-BEMRLLH
() Eb Mansr ez-Zfir-Biemrillh sml b. el-Hfz-Lidnillh Abdilmecd b. Muhammed b. Mead elMstansr-Billh el-Ftm (. 549/1154) Ftm halifesi (1149-1154). 15 Reblhir 527 (23 ubat 1133) tarihinde Kahirede dodu. Hfz-Lidnillhn en kk oludur. Babasnn ld gn onun vasiyeti zerine Zfir-Biemrillh (Bi-Adillh) lakabyla halife iln edildi (5 Cemziyelhir 544/10 Ekim 1149). Ftmlerin on ikinci halifesi olup Msrda hkm sren halifelerin dokuzuncusudur. Hilfete gelince Necmeddin Ebl-Feth Selm (Sleyman) b. Masli (Massl) es-Seyyidl-ecel el-Mufaddal emrl-cy lakabyla vezir tayin etti. bn Masl, krk elli gn sren vezirlii srasnda zenci askerlerle Trkler arasndaki atmalar iddet kullanarak denetim altna ald (Makrz, el-Mnte, s. 141-142). Ali b. Zfire gre ise Halife Zfir, iki taraf arasndaki anlamazl sonlandrmak ve askerleri yattrmak iin onlara para verdi (Abrd-dvelil-mnaa, s. 102). Ancak bn Maslin vezir olmasna rza gstermeyen skenderiyenin Snn valisi Ebl-Hasan Ali b. Sellr ayaklanp askerleriyle birlikte 7 ban 544te (10 Aralk 1149) Kahireye girdi. Grmeler neticesinde kendisine vezirlik hilati gnderildi ve el-dil Seyfeddin Nsrl-Hak lakabyla vezir tayin edildi. Durumu renen bn Masl, Bedevlerden toplad askerlerle bns-Sellrn birliklerini yenmeyi baardysa da daha sonra bns-Sellr vey olu Abbas b. Ebl-Fth ile Tali b. Rzzk onun zerine gnderdi. 19 evval 544 (19 ubat 1150) tarihinde Dilsta (Dels) meydana gelen savata bn Masl ve mttefiki Bedr b. Rfi ldrld (bnl-Esr, XI, 128; Makrz, ttil-unef, III, 196-198). Bu savatan bir ay nce bns-Sellr, devletin ileri gelen asker ve brokratlarnn ocuklarndan oluan sbynl-hs adl asker birlii kendisine kar suikast planlad gerekesiyle ortadan kaldrmt. Ardndan kendisiyle anlaamad nzrd-devvn Ebl-Kerem Muhammed b. Masm etTinnsyi ldrtt (a.g.e., III, 198-199). te yandan Receb 545 (Kasm 1150) tarihinde Hallarn Feremya saldrarak ehri yamalamalar ve yakp ykmalar zerine Vezir bns-Sellr byk bir donanma hazrlad. 546da (1151) Yafa, Akk, Sayda, Beyrut ve Trablus liman ehirlerine hcum eden Ftm donanmas Hallara byk zarar verdi, gemileri ele geirildi yahut yakld. Fakat sefer Ftm hazinesine 300.000 dinara mal olduundan devlet harcamalarnda kstlamaya gidildi. Halep Atabegi Nreddin Mahmud Zeng, Ftm birliklerinin abalarn desteklemek amacyla Hallara kar karadan bir sefer dzenlemek istediyse de o srada Dmak ehriyle uramas sebebiyle bunu gerekletiremedi (bnl-Kalnis, s. 315; Makrz, ttil-unef, III, 202). Muharrem 548de (Nisan 1153) Hallarn uygulad baskdan ekinen bns-Sellr vey olu Abbas Filistindeki Msr garnizonu Askalnn savunmasyla grevlendirdi. Abbas, olu Nasr ile birlikte Mlhem, Drgm ve sme b. Mnkz gibi emrlerle yola kt. Bilbse vardklarnda kendisinin merkezden uzaklatrlmak istendiini dnp

seferden vazgeti. Ancak sme b. Mnkz, bns-Sellr ldrp yerine gemesi iin Abbas kkrtt. Halife Zfir-Biemrillhn yakn arkada olan Nasr, bns-Sellrn yerine babas Abbas'n vezir tayin edilmesi konusunda halifeyi ikna etmekle grevlendirildi. Halife Zfir, Nasrn talebini kabul edince Nasr adamlaryla birlikte bns-Sellrn evine girip onu ldrd (6 Muharrem 548/3 Nisan 1153). Durumu haber alan Abbas 12 Muharrem 548de (9 Nisan 1153) Kahireye dnd ve Seyfeddin el-Efdal emrl-cy rknl-slm lakabyla vezir tayin edildi (Ali b. Zfir, s. 102103; bn Mnkz, s. 43-45; Makrz, ttil-unef, III, 204-205). Ancak iinde bulunulan zor artlarda Askalnn savunulmas amacyla donanmay glendiren ve Ftm Devletinde Hallara kar Halep Emri Nreddin Mahmud Zeng ile anlama teebbsnde bulunan ilk devlet adam olan bns-Sellrn (bnl-Kalnis, s. 315; bn Mnkz, s. 35-36) ldrlmesi lkede karklklara yol at; bu durumdan faydalanan Hallar Askaln ele geirdiler (27 Cemziyelevvel 548/20 Austos 1153). Bylece Ftmler, Suriyedeki son kalelerini de kaybetmi oldular. Zfir-Biemrillh, Abbasn nfuzundan kurtulmak iin olu Nasra vezirlik vaad ederek babasn ldrmesi iin onu kkrtt. Nasrn, durumu sme b. Mnkz ile babas Abbasa bildirmesi halifenin sonunu getirdi. Abbas, olu Nasr kendi safna ekmeyi baard ve halifeyi ortadan kaldrmasn istedi (a.g.e., s. 45-46). Hazrlanan suikast planna gre Nasr halifeyi evine davet etti; halife evine gelince de Nasr ve adamlar tarafndan ldrld (15 veya 29 Muharrem 549/1 veya 15 Nisan 1154). Baz kaynaklarda, Zfir-Biemrillh ile Nasr arasndaki yakn iliki sebebiyle birtakm dedikodularn yayld, Abbasn bu sylentilerden rahatsz olarak olundan halifeyi ortadan kaldrmasn istedii konusunda rivayetlere yer verilir (bn Hallikn, I, 237; Makrz, ttilunef, III, 208-209). Abbas, ayrca Zfirin ldrlmesinden halifenin iki kardei Ysuf ve Cibrli sorumlu tutarak onlar ldrtt ve Zfirin be yandaki olu Ebl-Ksm sy Fiz-Binasrillh lakabyla halife iln etti. Vezirlerin tahakkm altnda kalan Zfir-Biemrillhn oyun ve elenceye dkn olduu kaydedilir. Zfir-Biemrillh, Kahirede B-bzveyle yaknnda el-Cmiuz-Zfir (veya Cmiul-Fkihiyyn) adyla anlan bir cami yaptrm ve baz gelirlerini buraya vakfetmitir.

BBLYOGRAFYA

bnl-Kalnis, Tru Dma (Amedroz), s. 308, 315, 319-322, 329-330; bn Mnkz, Kitbltibr: bretler Kitab (trc. Yusuf Ziya Cmert), stanbul 2008, s. 35-36, 43-48; Ali b. Zfir, Abrd-dvelil-mnaa (nr. A. Ferr), Kahire 1972, s. 102-107; bnt-Tuveyr, Nzhetlmuleteyn f abrid-devleteyn (nr. Eymen Fud Seyyid), Stuttgart 1412/1992, s. 53-68; bn Hammd es-Sanhc, Abru mlki Ben Ubeyd ve srethm (nr. Tihm Nakra-Abdlhalm Uveys), Riyad, ts. (Drl-ulm), s. 106-107; bnl-Esr, el-Kmil (trc. Abdlkerim zaydn), stanbul 1987, XI, 128-129, 160-161, 163-167; bn Hallikn, Vefeyt, I, 237-238; bnd-Devdr, Kenzd-drer, VI, 552-554, 557-558, 560, 562-565; Nveyr, Nihyetl-ereb, XXVIII, 203-208; bn Haldn, el-ber, Beyrut 2000, IV, 95-97; Makrz, ttil-unef (nr. M. Hilm M. Ahmed), Kahire 1416/1996, III, 189, 196-210; a.mlf., el-a (nr. Eymen Fud Seyyid), London 2002, II, 201-202; III, 85-87; IV, 164; a.mlf., el-Mnte min Abri Mr (nr. Eymen Fud Seyyid), Kahire 1981, s. 141-149; bn Tarberd, en-Ncmz-zhire, V, tr.yer.; bn ys, Bediuzzhr, I/1, s. 227-228; S. Lane-Poole, History of Egypt in the Middle Ages, London 1901, s. 171-173;

Abbas Hamdani, The Fatimids, Karachi 1962, s. 64-65; Hasan brhim Hasan, Trud-devletilFmiyye, Kahire 1981, s. 181-186; De L. OLeary, A Short History of the Fatimid Khalifate, Delhi 1987, s. 227-232; Yaacov Lev, State and Society in Fatimid Egypt, Leiden 1991, s. 61-63; rif Tmir, Trul-smliyye, London 1991, IV, 42-50; Eymen Fud Seyyid, ed-Devletl-Fmiyye f Mr, Beyrut 1996, s. 173-179; Farhad Daftary, Muhalif slamn 1400 Yl smiller: Tarih ve Kuram (trc. Ercment zkaya), Ankara 2001, s. 318-319; Nihat Yazlta, Ftm Devleti Tarihi, stanbul 2010, s. 213-216; Th. Bianquis, al-fir bi-Ad Allh, EI (ng.), XI, 382-383. Murat ztrk

ZAGREB
Hrvatistann baehri. Adriyatik kylar ve Bat Balkanlardan gelen yollarla Medvednica dann gneydou ular ve Sava nehri boyunca uzanan ova arasndan geen yollarn kesime noktasnda deniz seviyesinden 135 m. ykseklikte yer alr. ehrin ilk nvesi milttan nce IV. yzylda tatan surlarla evrili, Keltlere ait bir yerleim yeri olarak bir tepe zerinde kurulmutu. Daha sonralar bu tepe Gradec adn almtr; buras gnmzde Yukar ehir (Gornji Grad) diye bilinir. Bu kesim, Medvednica dandan inerek Sava nehrine ulaan kollarn yard eimli bir yzey halindedir. Ardndan Hristiyanln ve Roma ynetiminin balang dnemlerinde, bugnk Zagrebin hemen dnda gneydou tarafnda kalan bir yerde ina edilen Andautonia adl Roma ehri onun yerini ald. Ancak barbarlarn saldrlar dneminde ehir hayat be asrlk bir sre boyunca kesintiye urad. Nihayet XI. yzylda yeniden canlanma emareleri grld, nceki Kelt yerleim yerinin karsndaki tepeye piskoposluk merkezi kuruldu. Zamanla burada zanaatkrlarn ve tcirlerin oturduu bir ehir meydana geldi. Bylece biri aadaki tepede katedralin evresinde gelien, piskoposun ve onun ruhan meclisinin ynetiminde bulunan ve Zagreb (Biskupski Zagreb) adn tayan, dieri ise daha yksek olan tepede (Gradec) yer alan, az ok otonom kasaballarn yaad yer olmak zere iki ehir ortaya kt. Bunlar 1850de resmen Zagreb adyla birletirildi (Enciklopedija Jugoslavije, VII, 584-586). Ortaa boyunca piskoposla Gradec yurttalar arasnda kanl atmalar sregelmitir. XIII. yzyln ortalarna kadar her iki yerleim yeri aatan duvarlarla korunuyordu. 1242de Tatar saldrlar esnasnda btn blge byk tahribat grd. Bu tarihten sonra tatan surlar ina edildi ve Macar kral tarafndan Gradece zerk stat tannd. Her iki topluluktaki yurttalar drt etnik gruptan oluuyordu: Slav, Germen, Macar ve talyan. Bu sosyal yap ayn zamanda Macar Krallnn tipik bir zelliiydi. Osmanl aknlarnn yaklamas, toprak kayplar, nfusun azalmas ve XVI. yzyldaki hnedan deiikliiyle (Habsburglar) birlikte Zagreb belirli bir askerleme srecinden geti. Bunun en gze arpan neticesi, katedral evresinde Rnesans tarz surlarn ina edilmesi ve Gradece cephaneliklerin yerletirilmesi olmutur. 1532deki Alaman seferi rznmesine gre Zagreb ve civarndaki vilyetin temsilcileri oradan gemekte olan Osmanl ordusuna ballk arzettiler. Osmanllarn Zagrebi ele geirmek gibi bir niyetleri yoktu, nk snrn bu kesimi merkez otoritelerin ilgisi dnda kalyordu. te yandan Bosnal yerli askerlerce gerekletirilecek bir saldr giriiminin baarya ulamas da ok zordu. Ancak 1593te bir aknc birlii ehrin duvarlarndan 5 km. kadar ileride Savann sa yakasndaki bir noktaya ulat. Bir bakma Osmanllarla karlama ve atma ortam, Hrvatistann yeniden ekillenmesine ve erken modern ada Hrvat mill kimliinin olumasna byk katkda bulundu. Bu ayn zamanda Zagrebin bakent olmasnn yolunu at. Blgedeki en uygun stratejik ve gei mevkii konumuna sahip olduundan tedrcen baehir fonksiyonunu grmeye balad. Bu sre ancak XVIII. yzyln sonlarnda tamamlanabildi. nk XVII. yzylda bir dizi byk yangn, ehrin ahaptan yaplm mahallelerini tekrar tekrar yakp yok ederek nemli baz gerilemelere yol amt. XVII. yzyln ikinci yarsnn ilk eyreinde buray gren Evliya elebi, XVI. yzyln sonlarndaki uzun OsmanlHabsburg savalar srasnda Zagrebin Osmanl snr gleriyle Habsburglara bal Hrvat Banl

arasnda sk sk el deitirdiini ve bu sebeple yaklp tahrip edildiini bildirir; burasnn Hrvatlarn elinde bulunduunu da yazar. 1699 Karlofa Antlamasnn ardndan ehrin grn esasl bir deiim geirdi, tcirler ve zanaatkrlarn yerine daha ok soylu tabakadan insanlar ehre yerleti. Barok tarz evler, tula ve tatan saraylar ina edildi. 1830larda Zagreb, o dnem iin llirya hareketi denilen ve dier Gney Slavlarn da cezbetmeyi hedefleyen Hrvat mill dirili hareketinin merkezi haline geldi. 1840 civarnda bu dirili evresi, Bosnal mslmanlar arasnda Osmanl kart zerki hareketten de yararlanabileceini mit ediyordu; ancak ksa srede bunun imknsz olduu anlald. XIX. yzyln ikinci yarsnda ve XX. yzyln ounda bu milliyeti hareket ikiye blnd: Daha byk olan grup dier Slavlarla i birlii yapmay srdrrken daha kk olan grup Hrvatistann bamszln savunmaya balad. XIX. yzyla kadar Zagreb byk bir yerleim merkezi deildi. 1242deki nfusu 1000, 1368de 2810, 1668de 2000, 1742de 5600, 1785te 7000, 1805te 7706 ve 1817de 9005 idi. XIX. yzyln ilk yarsnda Zagrebin yerleim alanlarnn geniletilmesiyle 1857deki nfusu 16.657 ve bundan sonraki nfus saymnda (1886) 33.314 olarak kaydedildi. Gittike nemli bir merkez haline gelii neticesinde nfusu 1904te 66.628e, 1910 ylnda 79.038e kt. Bundan sonraki nfus saymlarnda 133.256 (1924), 266.512 (1945), 350.829 (1953), 457.499 (1961), 566.074 (1971) eklinde gze arpan bir nfus art grld. zellikle Tito Yugoslavyas dneminde baehir Belgraddan sonra blgenin ikinci ehri sayld (a.g.e., VII, 580-582). XIX. yzyln sonlarnda ehirde niversite kuruldu (Zagreb niversitesi) ve sanayileme sreci balad. Bu dnemde ehre birbirini dik alarla kesen caddelere sahip bir planla gelien yeni kesimler eklendi. Bu byme neticesinde yerleme Sava nehrine kadar uzand ve 1945ten sonra nehrin sa yakasna da geti. Bu son iki yzyl boyunca Zagreb, Hrvat-Osmanl ve Hrvat-Trk ilikilerinin merkezi durumundayd, bugn de hl bu zelliini korumaktadr. Sanat ve beer ilimler alannda Hrvat Mill Ktphanesi ile Devlet Arivinde 200 civarnda Osmanl el yazmasndan oluan bir koleksiyon bulunmaktadr. Bir dier zengin koleksiyon limler ve Sanatlar Akademisi Arivinde yer almaktadr (3000). Bunlar hediyelerle satn alma yoluyla ve genelde XX. yzyln ilk yarsnda elde edilmitir. erikleri arlkl olarak dinle balantldr; ancak dil ve tarihle ilgili olanlar da vardr. 1937-1943 yllar arasnda Zagreb niversitesinde bir Trke-Osmanlca dersiyle Osmanl Bat Balkanlar tarihi dersi (Aleksije Olesnicki, 1888-1943) okutulmaktayd. 1994te bu faaliyetler daha geni ve modern bir temelde yeniden balad. Zagrebin 2011 verilerine gre merkez nfusu 792.875tir; evresiyle birlikte bu nfus 1.110.000e yaklar. ki blmden meydana gelen ehir (Gornji Grad/Yukar ehir ve Donji Grad/Aa ehir) idar bir merkez olmasnn yannda kimya, tekstil, makine, il, vagon fabrikalaryla bir endstri ve turizm ehri zelliini de srdrr. 27 Ekim 2008 tarihinde Ankara Bykehir Belediyesi ile Zagreb Belediyesi arasnda bir karde ehir protokol imzaland. II. Dnya Sava esnasnda (1944) Ante Paveli iktidar tarafndan yaplan minareli cami gnmzde minareleri yktrlm olarak mze halinde kullanlmaktadr. 1980lerde Ahmed smaylovi ve Zagreb slm Cemaatinin tevikiyle ina edilen yeni cami ve slm Merkezi gnmzde de faaldir. slm Merkezinin idaresinde Zagreb ve Hrvatistan mslmanlar iin Bonaka eitim yapan mam-Hatip Lisesi mevcuttur. Hrvatistan Bamftlnn idaresi bu merkezden yrtlmektedir ve ayn zamanda Saraybosnadaki din idare olarak bilinen rijasete baldr.

BBLYOGRAFYA

Evliya elebi, Seyahatnme, V, 513-515; S. Srkulj, Zagreb u Porlosti i Sadanjosti: 1093-1928, Zagreb 1928, tr.yer.; J. Dobroni, Zagrebaki Gornji Grad-Nekad i Danas, Zagreb 1967, tr.yer.; I. Kampu-I. Karaman, Tisuljetni Zagreb, od Davnih Naselja do Suvremenog Velegrada, Zagreb 1975, tr.yer.; L. Dobroni, Biskupski i Kaptolski Zagreb, Zagreb 1991, tr.yer.; Franjo Buntak, Povijest Zagreba, Zagreb 1996, tr.yer.; N. Moaanin, Slavonija i Srijem u Razdoblju Osmanske Vladavine, Slavonski Brod 2001, tr.yer.; I. Kampu v.dr., Zagreb, Enciklopedija Jugoslavije, Zagreb 1971, VIII, 580-598. Nenad Moacann

ZAANOS PAA
(. 868/1464 [?]) Osmanl vezrizam. Hayatnn ilk yllar hakknda bilgi yoktur. Baz aratrmalarda Rum, Arnavut veya Trk asll diye tantlr. Vakfiyesinde adnn Zaanos b. Abdullah eklinde gemesi devirme olduuna iaret eder. Bir ksm literatrde ad Zaanos Mehmed olarak zikredilir. Ancak ada kaynaklarda Mehmed ad yer almaz. Dnemin baz talyan kaynaklarnda Arnavut asll olduu ve sarayda yetitii bildirilir. Bu sonuncu bilgi daha doru kabul edilebilir. Onun Fetret dneminde elebi Mehmed ile Ms elebi arasndaki mcadeleler srasnda ad geen ve Emr Sleymann olunun lalas olan Terziba Zaanos (kpaazde, s. 149) olabilecei yolundaki bilgiler muhtemelen doru deildir. Tarih kaytlara gre ilk resm grevi hazinedarbalktr; buna gre II. Murad dneminde saraya alnm ve burada yetimi olmaldr. Ksa bir sre sonra hazinedarbalktan Zilkade 843te (Nisan 1440) Arvanitili sancak beyliiyle tara hizmetine kt anlalmaktadr. Bu durumda 1439da II. Murad tarafndan yaplan deiiklikler srasnda nc vezir olduu eklindeki bilgiler (Babinger, s. 31) yanltr. Zaanos Paann ad zellikle II. Muradn, olu lehine tahttan feragat ettii dnemde n plana kar. Sancak beylii srasnda II. Muradn Belgrad kuatmasna katlm ve ardndan Macarlarn 1442-1443te gerekletirdikleri kar saldrlarda da muhtemelen orduda bulunmutur. Son derece skntl geen bu dnemde vezirlik makamna getirilmesinin sebebi sz konusu mcadelelerde gsterdii baarlara balanabilir. Byk ihtimalle ya bu tarihlerde veya biraz sonra II. Muradn kzyla (Fatma Sultan) evlenmitir. II. Mehmed ile nasl tant ve onun en yakn adamlar arasna nasl girdii konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Bununla beraber tahta ilk ktnda henz on iki yanda bulunan ve aabeyi ehzade Aleddinin vefat zerine tek veliaht olarak kalan II. Mehmede balanp Hadm ehbeddin hin Paa ile birlikte gl vezrizam andarl Halil Paaya kar siyas bir muhalefet tekil ettii bilinmektedir. Zaanos Paa, II. Mehmedin 1444-1446 yllar arasndaki ilk saltanatnda onun tahtta gl bir ekilde yerlemesini salamaya alt ve srekli biimde onu daha atak bir siyaset izlemeye tevik etti. Bu durum andarl Halil Paa ile olan anlamazl ve ekimeyi iyice trmandrd. Zaanos Paann da iinde bulunduu grup, Varna Sava srasnda II. Muradn tekrar ordunun bana arlmas meselesine taraftar deildi. Fiilen hkmdarlk makamnda bulunan II. Mehmedin bizzat sefere itirak etmesini, hem onun saltanatn kuvvetlendirmek hem de kendilerinin andarl Halil Paaya kar g kazanmalarn salamak iin tevik ediyorlard. Ancak Halil Paa arln koyarak II. Muradn yeniden ordunun bana gemesini temin etti. Varna Savann ardndan Halil Paann muhalefetine ramen II. Muradn tahta gememesi ve olunu yerinde brakmas Zaanos Paa iin nemli bir baar saylr. Fakat mcadele, 1446da Halil Paann II. Murad yeniden baa gemeye ikna ederek II. Mehmedin tahttan indirilmesiyle sonulannca Zaanos Paa ve ehbeddin Paa merkezden uzaklatrld. Zaanos Paa muhtemelen emekliye sevkedilip Balkesire gnderildi. Onun tahttan indirildikten sonra Manisaya yollanan Mehmedin yannda bulunduuna dair bilgiler de vardr. Ancak Manisaya gidii daha sonra gereklemi olmaldr. Baz Osmanl kaynaklarnda hem Zaanos hem de ehbeddin Paa, Manisada bulunan II. Mehmedin atabegi, lalas, veziri gibi unvanlarla anlr.

Tahtn tek aday olan II. Mehmedin yetimesinde ve ilerisi iin ne gibi ilerin yaplacann planlanmasnda Zaanos Paa etkili bir rol oynad. stanbulun fethi iin ilk fikr hazrlklar da muhtemelen bu srada gerekletirildi. Dnemin Bizans kaynaklarnda Zaanos Paann II. Mehmedi stanbulun alnmas iin tevik ettii ve bu ie byk bir gle sarlmasn salad aka belirtilir. II. Mehmed 1451de ikinci defa tahta kt srada Zaanos Paann onun yannda bulunup bulunmad konusunda kaynaklarda aklk yoktur. Ancak andarl Halil Paay vezrizamlk makamnda tutan II. Mehmedin ksa bir sre sonra Zaanos Paay yeniden vezirlik makamna getirdii bilinmektedir. Zaanos Paann, tekrar iktidarda sz sahibi olduunda II. Mehmed ile daha nce planlanan iler zerinde almaya balad tahmin edilebilir. Padiahla birlikte Karaman seferine katlan Zaanos Paa, dnte stanbulun fethinin ilk nemli adm saylan Rumeli hisarnn yapm iinde mhim bir rol stlendi, gereken malzemelerin teminiyle grevlendirildi, ayrca dier vezirler gibi hisarn bir kulesinin inas bizzat ona verildi. Zaanos Paann ina ettii ksmda biri Muharrem 856 (Ocak-ubat), dieri Reblhir 856 (NisanMays 1452) tarihli iki kitbesi bulunmaktadr. Kitbelerde unvan vezrl-muazzam eklinde geer. Bu husus onun II. Mehmed nazarndaki durumunu ak ekilde gsterir. stanbulun fethi hazrlklar esnasnda ara gerelerin salanmasnda, yeni muhasara aletlerinin yapmnda byk gayret gsteren Zaanos Paa ayrca fethe muhalefet edenlere kar srekli II. Mehmedin yannda yer ald. Kuatma srasnda stratejik adan byk neme sahip Hali surlar karsndaki kesimde Galata-Kasmpaa srtlarnda konuland. Burada kurduu, iinde havan toplar bulunan bataryalarla limandaki Bizans ve talyan gemilerinin hareketini nlemeye alt. Donanmann karadan yrtlmesi iinde de nemli bir rol stlendi. Onun kuatmann en kritik yerinde yardm gemilerinin limana girdii 20 Nisan gecesi Osmanl ordughnda yaanan skntl saatlerde muhaliflere kar direnip kararszlk iinde bulunan II. Mehmedi yeniden evke getirdii ve muhasarann devamn salamada pay sahibi olduu bilinmektedir. zellikle kuatmann son gnlerinde umumi hcumun yaplaca srada Batdan gelen endie verici haberler zerine yaplan toplantda Bizansa yardm gelmesinin mmkn olmayacan, Bizansl mdafilerin iyice zayflatldn, surlarn da kertildiini syleyerek tel ve endieyi yattrd ifade edilmektedir. Ayrca stanbula girilmesinin ardndan Galatadaki Cenovallarn teslim olmasn salad ve onlara verilen ahidnmeyi hazrlad belirtilmektedir. Fetihten sonra grevinden alnp idam edilen andarl Halil Paann yerine Zaanos Paa vezrizamlk makamna getirildi. Bylece siyas itibar doruk noktasna ulat. Hatta kzn II. Mehmede vererek onun kaynpederi oldu. Chalkokondyles, Zaanos Paann elde ettii byk gc ifade ederek II. Mehmedin evlendii kznn aslnda Mahmud Paaya nianlanm olduunu, padiahn devreye girmesiyle bunun bozulduunu yazarsa da bu bir kartrmadan kaynaklanmaktadr. Zira Zaanos Paann bir dier kznn Mahmud Paa ile evlendirildii bilinmektedir (Kritovulos Tarihi, s. 279). Chalkokondylesin bir baka hatas da Zaanos Paa ile II. Mehmedin kznn evlendirildiini ileri srmesidir, nk II. Mehmedin bu srada henz yetikin bir kznn bulunamayaca dnldnde bunun kz kardeiyle olan evlilie iaret ettii sylenebilir. Zaanos Paa vezrizamlk makamnda fazla uzun kalamad. bn Kemal onun 1456daki Belgrad kuatmasna vezrizam sfatyla katldn belirtir (Tevrh-i l-i Osmn, VII, 121), bu da uranlan baarszlk sebebiyle azledildiini dndrr. H. nalck, Safer 859da (Ocak-ubat 1455) vezrizamlk

makamnda Mahmud Paann bulunduunu, Zaanos Paann bu tarihte azledilip Balkesire srldn belirtir. Ayrca II. Mehmedin siyasetini sonuna kadar destekleyen ve onunla akrabalk kurmu olan Zaanos Paann anszn grevden alnmasn Halil Paaya kar yaplan hareketin dourduu memnuniyetsizlii gidermeye ynelik bir manevra kabul eder (Fatih Devri, s. 135). Hatta II. Mehmed onu grevden alrken kzn da boamtr (Kritovulos Tarihi, s. 279). Her hlkrda Zaanos Paann ilk devirme asll vezrizam olduu aktr. Baz kaynaklarda onun vezrizamlar listesine dahil edilmemesi (Danimend, V, 10) doru deildir. II. Mehmed, Zaanos Paay yaknnda tutmamakla birlikte ona tarada baz nemli grevler vermeyi ihmal etmedi. Chalkokondylese gre Gelibolu sancak beyliine ve kaptan- deryla getirilen Zaanos Paa baz asker faaliyetlerde bulundu; bilhassa bu kesimde yama ve tahribatta bulunan mehur bir korsan takip edip yakalatt. 1459 Ekiminde Semadirek ve Taozdaki Latinlere kar baarl seferler dzenledi, adalar ele geirdi, halkn da stanbula yerletirdi (Kritovulos Tarihi, s. 443). Onun 1457de Tesalya ve Morada bir sre idarecilik yaptna dair kaytlar vardr. Fakat asl II. Mehmedin ikinci Mora seferinde nemli grevler ald bilinmektedir. Turahanolu mer Beyin yerine Tesalya sancakbeyi olan Zaanos Paa, Moraya ynelik harekt srasnda Holomii ve Kalavritay ele geirdi, fakat halka kar sert hareketleri yznden II. Mehmed tarafndan azledilip yerine Hamza Bey getirildiyse de biraz sonra yeniden bu greve tayin edildi. Atina dukalnn son parasn tekil edilen stefe yresinin idarecisi II. Francoyu II. Mehmedin emriyle bertaraf etti. Bylece dukalk tamamyla Osmanl topraklarna katlm oldu. Zaanos Paann bunun hemen ardndan II. Mehmedin Trabzon seferinde bulunmu olmas da mmkndr. Bugn Trabzon ehrinin topografyasnda Zaanos Paa adn tayan yerlerin varl (Zaanos Paa Kprs, Zaanos Paa deresi, Zaanos Paa mahallesi vb.) bunu gsterir. Hatta Makedonya taraflarnda idareci iken II. Mehmedin emriyle 1463te Trabzon imparatorunun kz Annann kendisine verildiine dair kaytlar vardr. Bir rivayete gre mslman olmay reddeden Anna-y ksa bir sre iinde hareminden uzaklatrmtr. Zaanos Paa muhtemelen 868de (1464) veya bu tarihten az sonra vefat etti. Trbesi Balkesirde yaptrd caminin hemen dnda bulunmaktadr. Kurduu vakfa ait mlklerin ou Balkesirde ve Manisadadr. Balkesirde bir cami yaptrm, 865te (1461) tamamlanan cami iin 866 (1462) tarihli bir vakfiye dzenleyerek gelirlerini tayin etmitir (bk. ZAANOS PAA KLLYES). Zaanos Paann Mehmed ve Ali elebi adl iki olunun ad kaynaklarda yer alr.

BBLYOGRAFYA

Dukas, Tarih: Anadolu ve Rumeli 1326-1462 (trc. Bilge Umar), stanbul 2008, s. 196, 213, 262-263; Kritovulos Tarihi: 1451-1467 (trc. Ari okona), stanbul 2012, s. 135, 137, 207, 219, 243, 279, 443; kpaazde, Trih (Atsz), s. 149; L. Chalkokondyles, Histoire de la decadence de lempire grec et stablissement de celuy des turcs (ed. B. De Vigenere), Rouen 1860, s. 159-160, 182, 186-188; bn Kemal, Tevrh-i l-i Osmn, VII, 34, 121; Halil nalck, Fatih Devri zerine Tetkikler ve Vesikalar, Ankara 1954, s. 80, 85-86, 104-106, 120-122, 135; Danimend, Kronoloji2, V, 10; Muharrem Eren, Zanos Paa, Balkesir 1994; Fr. Babinger, Fatih Sultan Mehmed ve Zaman (trc. Dost Krpe), stanbul 2003, s. 31, 161-162, 164-166, 206; A. Pertusi, stanbulun Fethi I: adalarn Tankl (trc. Mahmut H. akirolu), stanbul 2004, s. 171-172, 181-184; Ali Himmet

Berki, slmda Vakf: Zaanus Paa ve Zevcesi Nefise Hatun Vakfiyeleri, VD, sy. 5 (1960), s. 1937; A. G. C. Savvides, Notes on Zaghanos Pashas Career, Journal of Oriental and African Studies, X (1999), s. 144-147; a.mlf., Zaanos Paa, EI (ng.), XI, 384; Nahide imir, XVIII. Yzylda Zaanos Paann Balkesirdeki Vakflar Hakknda Notlar, TDA, sy. 164 (2006), s. 139-146. Feridun Emecen

ZAANOS PAA KLLYES


Balkesirde ilki XV. yzyln ikinci yarsnda Vezrizam Zaanos Paa tarafndan yaptrlan klliye. Ftih Sultan Mehmed devri vezrizam ve kumandanlarndan Zaanos Paa tarafndan 865 (1460-61) ylnda ina ettirilmitir. Gnmzde cami, trbe, muvakkithne ve hamamdan oluan klliyede vaktiyle imaret, bedesten ve ar da bulunmaktayd. Zaanos Paann olu Mehmed Beyin cami avlusunda yaptrd mektep de 1897 depreminde yklmtr. Klliyenin evil-i Cemziyelevvel 866 (ubat 1462) tarihli bir vakfiyesi mevcuttur. 8 Receb 985 (21 Eyll 1577) tarihli bir belgeden klliyenin bu tarihten nceki bir depremde byk hasara urad anlalmakta, zellikle caminin st rts ve kgir desteklerinin, imaret ahrnn ve trbenin kubbesinin zarar grd bilinmektedir. stanbuldan gnderilen Mahmud Aa adl mimarn abalaryla onarm gerekletirilen klliye, 1897 ylndaki depremde tekrar ar hasar grm ve cami bir dnem kapal kalmtr. 1904te dnemin mutasarrf mer Ali Bey tarafndan ykk haldeki eski caminin temelleri zerine bugnk cami ina ettirilmi, yapnn inasnda Rum ve Ermeni ustalar almtr. Revakl dzenlemeye sahip, ortasnda adrvann yer ald geni bir avlusu bulunan, iki pyeye oturan alt kubbeli ya da drt pyenin tad dokuz kubbeli planyla enine gelien bir yap olduu dnlen ilk camiden gnmze kuzey kap zerinde mevcut kitbe ile minber ulaabilmitir. Avluda yer alan ve onikigen mermer bir havuza sahip olan adrvann okgen stunlarla biimlenen her yznde birer eme vardr. Yuvarlak beton kolonlara oturan kubbeli d yaps yenidir. Avlunun bat ynnde bodur bir stun zerinde gne saati bulunmaktadr. Fevkan olarak ele alnan, kareye yakn dikdrtgen plan ile kuzey-gney dorultusunda uzanan cami dzgn kesme ta ve tula malzeme ile ina edilmitir. Yapnn cepheleri silmeler ve kesme ta dili pilastrlarla hareketlendirilmi, ok sayda yuvarlak kemerli pencere ile i mekn aydnlatlmtr. Yuvarlak kemerli, al dlkl pencereler sra halinde olup altta drt, ortada beer, st srada er adet pencere vardr. kinci ve nc sra pencereler iten renkli caml, al revzenlidir. Kuzey cephesinde ift sral dzenleme sz konusudur. Camiye dou, bat ve kuzey ynlerinde revakl dzenlemeye sahip bask kemerli kap ile gei salanmaktadr. Mermer stunlara oturan ahap tavanl giri revaklarndan dou ynndeki, arazinin eimi sebebiyle basamakldr. Bu revakn stunlar dierlerinden farkl olarak prizmatik bir kaide zerinde ykselen, yivli ve iyon slplu stunlardr. Kap zerinde iki yan ay yldz motifli ina kitbesi yer alr. Harim mekn ortada drt kare pyeye oturan iki ynl yuvarlak kemerlerle dokuz blme ayrlm olup merkez kubbeyi tayan kemerler daha yksek tutulmutur. Geiin pandantiflerle saland kubbe sekizgen bir kasnaa oturmaktadr. st rt merkez kubbenin etrafnda drt adet ke kubbesi, mihrap n kubbesi ve beik tonozlu birimler olarak dzenlenmitir. Yapda bitkisel kompozisyonlu kalem ii sslemelere yer verilmitir. Kuzeyde ahap iiliine sahip alt stunun tad mahfil yer almakta olup buraya ayrca dardan da ulalmaktadr. Gney duvarnda hafif knt tekil eden mermer mihrap sivri kemerli, yarm daire nilidir. ki yan yksek kaideli, korint balkl ifte stunlarla snrlanan mihrabn sslemesinde barok slbunun etkileri grlr. zgn mermer minber ise klasik unsurlar barndran bitkisel kompozisyonlu youn ssleme program ile dikkati ekmektedir. ki yan birer stune ile snrlanan sivri kemerli, aklkl kapnn zerinde palmet

formlu bir tepelik vardr. Yan aynalar ortada kabara eklinde bir rozetle gen ayna etrafnda zarif bitkisel motiflerle sslenmitir. Kk ksm drt stun zerinde dilimli kemerli olup sivri bir klhla sonlanmaktadr. Yapnn kuzeybat kesine bitiik kesme ta minarenin yksek kare kaidesi zerinde sekizgen petek ksmna oturan silindirik yivli gvdesi yukarya doru hafife daralmaktadr. ki kaval silmeden sonra oval geili erefe yer alr. Uzun tutulan petek ksm stte oval formlu klhla nihayete erer. Minare kaidesine bitiik durumda yer alan muvakkithne begen planldr. Minare kaidesi ve beden duvarna bitien penceresiz iki cepheden baka da takn cepheli olarak alglanan yapda ortada dikdrtgen aklkl bir kap ile iki yanda birer pencere bulunmaktadr. Kapnn iki yannda burmal stuneler, kap zerindeki lentoda ise kitbe vardr. Pencereler kemerli barok tarznda olup duvarlar da barok silmelerle sonlanmtr. Caminin gneyindeki Zaanos Paann trbesi sekizgen planldr ve zeri kubbeyle rtldr. Kaps zerinde grlen rika yazl kitbede Zaanos Paann ad gemektedir. Barok unsurlar ile dikkati eken trbede kelerde yivli stunlar zerindeki balklara oturan yuvarlak kemerlerin oluturduu cephelerde yuvarlak kemerli pencereler almtr. Trbenin kubbesi ahap olup iten badd sval, dtan kurun kapldr. Yapda Zaanos Paadan baka ei Sitti Nefise Hatunun da kabri vardr. Trbenin etrafnda aile fertlerinden baz kiilerin kabirlerinin yer ald hazre mevcuttur. Hazrede on adet mezar ta tesbit edilmitir. Sadrazam Galib Paa da burada gmldr. Vakfiyede sz edilen hamamn cami ile birlikte yapld anlalmaktadr. Moloz ta ve tula ile ina edilen yap ifte hamam olup daha byk tutulan erkekler ksm da takn takaps ile dikkat eker. Her iki soyunmalk mekn pandantifli kubbe ile rtldr. Erkekler blmnde sol kede bulunan kk bir lklktan geilerek ulalan scaklk blmnn ortas kubbeli, eyvanl ve ke hcrelidir. Kadnlar blmnde soyunmalktan sol kede yer alan pahl bir kap ile dorudan scakla geilmektedir. Scaklk kubbeli birime alan tek eyvanl ve iki hcreli olarak dzenlenmitir. Erkekler ve kadnlar blmnde scaklk kubbelerine tromplarla gei salanmtr. Klliye yaplarndan imaretin ahrlar 985 (1577) depreminde hasar grm ve onarlm, 1897 depreminde ise yap ykldktan sonra tekrar ina edilmemi, yerine bugnk Vakf Han yaplmtr. Hamamla cami arasnda bulunduu tahmin edilen doksan iki dkknl bedesten ve arnn 1053 (1643) ylnda Paa Hamamndan kan bir yangnda harap olduu ve tamir edildii bilinmektedir. Daha sonra tekrar harap olan yap zamanla yok olmutur.

BBLYOGRAFYA

Ayverdi, Osmanl Mimrsi III, s. 56-60; Sabih Erken, Trkiyede Vakf Abideler ve Eski Eserler, Ankara 1977, II, 15-26; Balkesir: Bir Kentin Kimlii, Ankara 1997, s. 43-47; Aynur Durukan, Balkesir ve evresindeki Trk Dnemi Yaplar, Bitek Kent: Balkesir, stanbul 2003, s. 144-147; Abdlmecit Mutaf, Tarihi Eserleriyle Balkesir, [bask yeri ve tarihi yok], s. 15-22. Ahmet Vefa obanolu-Tuba Erzincan

ZAARCIBAI
Yenieri Ocann yksek rtbeli zbitlerinden. eitli orta ve blklerinden meydana gelen Yenieri Ocann 64. ortasn tekil eden zaarclarn banda bulunmakta olup ocak sisteminde nde gelen aalardan biridir. Zaarclar balangta sekbanlarn bir bl iken av amal doan ve taz zaarlar besleyip yetitirmekle grevlendirilmi, bu srada yayabas konumundaki orbacs zaarcba yaplmtr. Zamanla zaar yetitiricilerinin istihdamyla kalabalklaan bu orta ocan nemli birimlerinden biri haline gelmitir. ounluu yaya olan zaarclarn otuz be kadarnn atl olduu bilinmektedir. Belgrad, Badat ve Budin gibi taradaki byk kalelerde bulunan yenierilerin dier zbitleri gibi zaarcbalar da vard. XVII. yzyla ait ulfe defterlerinde merkezde 318-390 civarnda yaya, otuz be atl zaarcnn kayd grlmekte, bu asrn ikinci yarsnda ve bir sonraki asrda saylar 400-500 kadar, atllar ise otuz drt kii gsterilmektedir (Eyyb Efendi Kanunnmesi, s. 43-44; Marsigli, s. 79). Padiahn srek avlarna daha ziyade atl zaarclar katlr ve yedeklerinde birer zaar bulundururdu. Bunlarn yevmiye ve tayinatlar yayalara gre daha fazla idi. XVII. yzyln ikinci yarsnda yevmiyelerinin 14er ake olduu anlalmaktadr. Ayrca kendilerine gnde birer okka etle er ift fodula verilirdi. Atl zaarclar trenlerde orbaclar gibi balarna sorgu takp kemhadan st elbisesi giyerler ve divan toplantsna yayabalar gibi atla katlrlard. XVI. yzylda bunlar timara 16.000-21.000, yayalar ise 10.000 akelik zemetle karlard. Ocak dahilinde ise ble ykselebilirlerdi. Ava kan yaya zaarclar bu srada bir ellerinde av tfekleri, dier ellerinde hezren denilen ucu gml bir denek tutarlard. Zamanla padiahlarn avlanma geleneklerinin nemini yitirmesine ve av iin sarayda bostanclardan tazclar, Brunda ikr aalar ile Enderunda Doanclar Odas gibi baka birlikler kurulmasna ramen zaarclar varlklarn srdrdler, zamanla merasimlere kpekleriyle katlan gsteri ktalar haline geldiler. Zaarclarn hem kendileri hem kpekleri iin taynlar, zaarlarnn tasma ve zincirleri iin muayyen tahsisatlar vard. Ayrca stanbuldaki ikembeci esnaf zaarclara cretsiz olarak ikembe verir, buna karlk baz ykmllklerden kurtulurdu. Zaarclardan kapkulu svariliine terfi edenlerin yevmiyeleri 18 akeydi. IV. Mehmedin clsunda zaarclara 160 ake bahi verilmiti. Zaarclar ortasnn gnlk 70 ift fodula tahsisat vard. Zaarclar ortas 1826 ylnda Yenieri Oca ile birlikte kaldrlmtr. Resm belgelerde serzaar/serzaarc eklinde de geen zaarcba yenieri aas divannn tabii yesiydi. Hatta zaman zaman merkezde aaya veklet ederdi. Balangta ocak kethdln da zaarcbann yapt, daha sonra bu grevin kul kethdsna getii anlalmaktadr (Akgndz, IX, 377). Teaml gerei ocak dahilinde genellikle saksoncuba zaarcbala getirilirse de ndiren baka grevlilerden de bu mevkie tayin yaplabilirdi. Mesel XVII. yzyln sonlarnda Edirne aalndan mzul Osman Aa zaarcba yaplmt. Protokolde derecesi Kann Sultan Sleyman devrinde saksoncubann altnda iken daha sonra stne kt, kul kethdsnn ise hep altnda kald. Yevmiyesi Kann zamannda 16 ake idi, sonradan 23 akeye, XVII. yzylda 26 ve 29 akeye ykseldi. Zaarcbann gnlk yirmi be, kethdsnn alt, ktibinin ise iki ift fodula tahsisat vard. Dier yksek rtbeli aalar gibi zaarcbalara da her yl birer top uha ile birer top kuma ve zemistn bedeli olarak muayyen miktarda aidat verilirdi. Terfi ederse ocak dahilinde kethd olur, bazan dorudan yenieri aalna da ykselebilirdi (Anonim Osmanl Tarihi, s. 292; Rid, III, 166).

D hizmete XVI. yzyln ikinci yarsnda yllk geliri 26.000, daha sonra 40.000 ake olan zemetle sancak beyi olarak kar, savalarda baar gsterenlere beylerbeyi pyesi de verilebilirdi. Revan ve Tebriz fetihlerinde bulunan ahin Mehmed Aa, Rumeli beylerbeyilii pyesiyle nebaht sancak beyliine getirilmiti. Zaarcba seferlerde ve savalarda bazan yenierilerin kumandanln yapar, kale muhafazasnda da braklabilirdi. Turnacba gibi zaarcbalar da zaman zaman devirme memurluu grevi yapar (Nam, II, 503), merkezden taraya ferman ve hilat gtrmekle grevlendirilirdi. nceleri stanbulda kulluklar (karakol hizmeti) bulunmayan zaarcba XVII. yzyldan itibaren kulluk sahibi olmutur. Ocak dahilinde yoklama hizmetini yine baz durumlarda zaarcba yapard. Yoklama hizmetinin iyice gevedii XVII. yzylda Zaarcba Einli Mehmed Aa, Kprlzde Fzl Mustafa Paann emriyle yapt yoklamada pek ok mnhal kadro tesbit ederek hazineyi rahatlatm, ok takdir edilen bu hizmetine mukabil ksa srede kul kethds, ardndan da yenieri aas yaplmt (Defterdar Sar Mehmed Paa, s. 345-346). I. Mahmud zamannda Aakapsnn yenilenmesi mnasebetiyle padiahn Aakaps nnden geerken yenieri aasnn ona, zaarcbann ise maiyetindeki Drssade aasna erbet vermesi det haline gelmiti (em`dnzde, I, 156). Kanunnmelerde samur ve vaak krk kapl kadife st elbisesi giydii ve sorgucuna balkl ty takt belirtilen zaarcba atna gm zincir, enselik, gm zengi ve topuz vurma hakkna da sahipti. II. Mahmud dneminde zaarcbaln pye eklinde de verildii anlalmaktadr (nzde Mehmed Atullah Efendi, I, 442, 452). Ocan kaldrlmas arefesinde kurulan Ekinci Ocanda da grev alan zaarcba, 1826 ylnda ocan ilgas srasnda dier ocak aalar gibi bir miktar maala taltif edilmi ve kapcba zmresine alnmtr.

BBLYOGRAFYA

BA, Cevdet-Asker, nr. 20429; BA, MD, nr. 35, s. 111; 3 Numaral Mhimme Defteri (haz. Nezihi Aykut v.dr.), Ankara 1993, s. 570; 6 Numaral Mhimme Defteri (haz. Hac Osman Yldrm v.dr.), Ankara 1995, s. 589, 592; 7 Numaral Mhimme Defteri (haz. Hac Osman Yldrm v.dr.), Ankara 1997, I, 501; 51 Numaral Mhimme Defteri: Sultann Emir Defteri (haz. Hikmet lker), stanbul 2003, s. 11, 12; 82 Numaral Mhimme Defteri (haz. Hac Osman Yldrm v.dr.), Ankara 2000, s. 161-162, 189, 203-204, 237; bn Kemal, Tevrh-i l-i Osmn, VII, 387; Selnik, Trih (pirli), s. 65, 77, 231, 337, 414, 818; II, 610; Ayn Ali, Risle-i Vazfehorn, s. 88; Topular Ktibi Abdlkadir (Kadr) Efendi Trihi (haz. Ziya Ylmazer), Ankara 2003, tr.yer.; Anonim Osmanl Tarihi: 10991116/1688-1704 (haz. Abdlkadir zcan), Ankara 2000, s. 42, 86, 121, 125, 210, 219, 221, 288, 292; Eyyb Efendi Knnnmesi (haz. Abdlkadir zcan), stanbul 1994, s. 43-44, 46, 58; Hezarfen Hseyin Efendi, Telhsl-beyn f Kavnn-i l-i Osmn (haz. Sevim lgrel), Ankara 1998, s. 146, 147, 148, 152; Nam, Trih (haz. Mehmet pirli), Ankara 2007, I-IV, bk. ndeks; Defterdar Sar Mehmed Paa, Zbde-i Vekyit (nr. Abdlkadir zcan), Ankara 1995, bk. ndeks; zz, Trih, stanbul 1199, s. 234a vd.; Rid, Trih, III, 166; emdnzde, Mrit-tevrh (Aktepe), I, 156; II/B, s. 6, ayrca bk. tr.yer.; Marsigli, Osmanl mparatorluunun Asker Vaziyeti, s. 78, 79; Taylesanzde Hfz Abdullah Efendi Tarihi: stanbulun Uzun Drt Yl: 1785-1789 (haz. Feridun M. Emecen), stanbul 2003, s. 86, 106, 180, 194, 267, 268; DOhsson, Tableau gnral, VII, 315; nzde Mehmed Atullah Efendi, Trih (nr. Ziya Ylmazer), stanbul 2008, I, 108, 318, 392, 442, 452, 579;

II, 946; Sahaflar eyhizde Esad Efendi, Trih (nr. Ziya Ylmazer), stanbul 2000, s. 67, 288, 584, 616, 633; Uzunarl, Kapukulu Ocaklar, I, tr.yer.; II, lv. 2/6; Ahmet Akgndz, Osmanl Kanunnmeleri, stanbul 1991-96, III, 135, 139; VII, 247; VIII, 140; IX, 165, 200, 218, 223, 229-230, 259, 265, 377; Ahmed Refik [Altnay], Fatih Devrine Ait Vesikalar, TOEM, VIII-XI/49-62 (133537), s. 19. Abdlkadir zcan

ZARA-i ATK
(bk. ESK ZARA).

ZARA-i CEDD
(bk. YENCE-i ZARA).

ZAHARYA
(XVIII. yzyl) Trk msikisi bestekr, hnende. Kaynaklarda yaad dnemle ilgili herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadr. Nri eyda Bey, kdam gazetesinde yazd bir makalede (7 Reblevvel 1316/26 Temmuz 1898) Zaharyann (Zacharias), III. Ahmed dneminde (1703-1730) Fener Rum Ortodoks Patrikhnesi Kilisesinde ilhi okuyan bir rahip ve iyi bir tambur icrcs olduunu syler, ardndan Mr Cemil ve Krk lakaplarn alnn sebeplerini aratrr. Suphi Ezgi, baz el yazmas gfte mecmualarndaki kaytlara dayanarak onun Itrden (. 1711) sonraki dnemde yaadn ve krklkle uratn kaydeder. Ayrca Georgios Papadopulos, Simvole stin storian Tis Parimin Eklisiastikis Musikis adl eserinde Zaharyann III. Selim dnemi (1789-1807) bestekrlar arasnda yer aldn, ayn zamanda Fener Rum Ortodoks Patrikhnesi Kilisesi bamugannisi Daniel Protopsaltisin yakn arkada olduunu, dolaysyla hayatnn bu tarihlerden hareketle aratrlmas gerektiini yazar. Hazne-i Hssa Dairesi Srktibi Salh Efendi Vekyinmesinde, 4 evval 1150 (25 Ocak 1738) tarihinde Topkap Saraynda icra edilen bir faslda kendi eserlerinin de okunduunu ve Zaharyann padiah tarafndan dllendirildiini kaydeder. Rauf Yekt Bey ise Zaharya hakknda unlar syler: Eski statlarmzn rivayetine gre Zaharya, ekseri vaktini yaad asrn msiki konservatuvarlar hkmnde olan mevlevhnelerde, tekkelerde geirir. Bu msiki menbalarna senelerce devam sayesinde yin, ilhi, durak, nat, ezan okur ve sabah essalt verirmi. Hatta Fenerde oturduu mahalleye yakn olan mescidin minaresinde ara sra ezan okuduu ve gayet muhrik sesiyle sabah essalt verdii mehurdur. Ardndan onun eserlerinin, kendisinden nceki bestekrlar tarafndan tesis edilen halis klasik Trk slbunun ince bir zevkle ilenmi rneklerinden ibaret olduunu ifade eder. Ayrca Zaharya hakknda, ileri yalarnda Mslmanl kabul etmi olabilecei ynnde kayna ve kesinlii belli olmayan bir varsaym da sz konusudur. Bata Suphi Ezgi ve Ylmaz ztuna olmak zere sonradan yazlm metinlerde Zaharyann 1740 yl civarnda ld belirtilmektedir. Kiryakos Filoksenis Musika Leksion adl eserinde, Zaharyann XVIII. yzyln sonlarna doru eski byk bestekrlarn eserlerini ieren Efterpi adl bir kitap hazrladn, ancak yaymlayamadan ldn yazar (bu eser daha sonra Teodor Fokaefs ve Stavraki Bizantios tarafndan stanbulda neredilmitir [1830]). Ayn zamanda iyi bir nazariyat olan Zaharyann besteledii eserlerin ou unutulmu olup gnmze ulaabilen az saydaki bestesi klasik repertuvarn nde gelen eserlerindendir. Bata ar enber usulnde, Dmesin miskin gnller zlf-i anberblara msrayla balayan hmyun bestesi olmak zere berefan usulnde, ebnem gibi salsn hn-i ek-i pr-revnm msrayla balayan hseyn, ar enber usulnde, Leyle-i zlfn dil-i eyd olur dvnesi msrayla balayan isfahan, ayn usulde, em-i meygnun ki bezm-i meyde cnan dndrr msrayla balayan segh besteleri, hseyn makamnda, Talatn devr-i kamerde mihrilem tb eder msrayla balayan ar semisi ve uzzl makamnda, Terk eyledi geri beni ol mhcemlim msrayla balayan nak yrk semisi gnmzde de icra edilmektedir.

BBLYOGRAFYA

bnlemin, Ho Sad, s. 305-306; Suphi Ezgi, Nazar-Amel Trk Musikisi, stanbul 1933, I, 146; Sadun Akst, Trk Musksinin 100 Bestekr, stanbul 1993, s. 57-60; Murat Bardak, Fener Beylerine Trk arklar, stanbul 1993, s. 32, 54; Drlelhn Klliyt, stanbul 1995, nr. 200; Yamur Damla rsel, Zaharyann Hayat, Eserleri ve Muskmize Etkileri (yksek lisans tezi, 1996), stanbul Teknik niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Gnl Paac, stanbulun Mzii, Karalarn ve Denizlerin Sultan stanbul (haz. Filiz zdem), stanbul 2009, II, 434; ztuna, BTMA, II, 508. Gnl Paac Tunay

ZHD
(bk. ZHD).

ZHD-i GEYLN
(bk. BRHM ZHD-i GEYLN).

ZHD KEVSER
(1879-1952) Son devir Osmanl limlerinden. Muhammed Zhid Kevser 16 Eyll 1879 tarihinde Dzcenin Hachasan (ardndan alcuma, bugn Karaal) kynde dodu. Dedelerinden Gser (Kevser) adl birine nisbetle anlan erkez asll bir aileye mensuptur. Babas mderris Hasan Hilmi Efendi 1831de Kafkasyada ebzerde dodu. Bu yrede tahsilini tamamladktan sonra lkesinin 1863te Rusya tarafndan igal edilmesi zerine ailesi ve talebeleriyle birlikte Dzceye hicret edip kendi adna izfetle kurulan Hachasan kyne yerleti. Dzcede Nakibendiyye tarikat halifelerinden eyh Devlete baland ve 1865te hilfet mansbn elde etti. 1867de kynde ina edilen medresede mderrislik yapmaya balad. 1870te stanbula giderek Ahmed Ziyeddin Gmhnevnin sohbetlerine katld ve baz tarikat mensuplarnn evrad olarak oka okuduu Delill-hayrt*tan iczet ald. Ertesi yl gittii Hicazda Nak eyhlerinden Ms el-Mekknin yannda bulundu ve ondan da hilfet iczeti ald. Hac grevini ifa edip Dzceye geldi. 1887de stanbulda Gmhnevnin yannda drt defa halvete girdi ve hilfet mansbn elde etti. Dzceye dndkten sonra vefatna kadar Yenicaminin yannda yaptrlan medresede pek ok talebe yetitirdi, tarikat dersleri verdi. Hasan Hilmi Efendi yaklak 100 yanda iken 20 Eyll 1926 tarihinde Dzcede vefat etti ve Hachasan kynde defnedildi. Zhid Kevser temel slm bilgileri babasndan aldktan sonra girdii Dzcedeki rdiye mektebinde mft skpl Hseyin Vecih Efendi gibi hocalardan ders ald ve mezun oldu. 1893te stanbula gidip Kazasker Hasan Efendi Drlhadis Medresesinde renimini srdrd. Bir taraftan amcas Ms Kzm Kevserden Arap dili ve edebiyat okurken dier taraftan Ftih Camiinde eitli hocalarn verdii derslere devam etti. Burada ders halkalarna katld hocalar arasnda ekmeceli smil Zhd Efendi, Ysuf Ziyeddin Efendi, Karinbdl Halil Efendi, Alasonyal Ali Zeynelbidin Efendi, Hac Hfz diye bilinen Einli brhim Hakk Efendi, Ali Rz Fakr Efendi ve eyh Mehmed Esad Dede gibi limler yer alr. Kendi ifadesine gre ilm ahsiyetinin teekklnde en ok Alasonyal Ali Zeynelbidin Efendi ile Einli brhim Hakk Efendi etkili oldu. Bu arada babasnn dostu Kastamonulu eyh Hasan Hilmi Efendiden tarikat dersi ald ve tasavvuf yoluna intisap etti. stanbulda on yl sren medrese tahsilini 1904te tamamlayp 1906da girdii rus imtihann kazand ve dersim unvann elde etti. Ftih Camiinde mderrislik yapmaya balayan Zhid Kevser bu srada medreselerin slah iin kurulan komisyonda grevlendirildi; ttihat ve Terakk Cemiyetine muhalefetine ramen retime ilikin yeni kararlarn alnmasn salad. 1913te stanbul mderrislii rusu imtihann kazand. Drlfnunda alan fkh mderrislii imtihannda da baar gstermesine ramen tayini ttihatlar tarafndan engellenince Kastamonuda yeni alan medresenin kuruluu ile grevlendirildi. Burada yl kaldktan sonra deniz yoluyla stanbula dnerken bindii teknenin alabora olmas yznden boulma tehlikesi atlatt. I. Dnya Savann ardndan Drafakadaki bir aylk mderrisliinden sonra Sleymaniyede Medresetl-mtehasssn mderrisliine getirildi. Bu arada Sleymaniye Medresesi temsilcisi sfatyla Meclisi Veklet-i Derse ye seildi. 15 Austos 1919 tarihinde eyhlislm vekillii makam olan ders vekleti grevine tayin edildi. Sultan III. Mustafann

yaptrd medresenin Sadrazam Ahmed Tevfik Paann bakanlndaki bir cemiyet tarafndan yklmasna kar kp Ders Vekletine bal medreselerin kendi izni alnmadan yklamayaca gerekesiyle mahkemede dava at iin bir sre sonra ders vekleti grevinden uzaklatrld, fakat meclis yelii devam etti. Zhid Kevser hayat boyunca ttihat ve Terakk Cemiyetine mensup devlet, siyaset ve fikir adamlarna muhalif kald. 1922 ylnn sonlarna doru bir dostunun, hakknda tutuklama emrinin karldn sokakta kendisine sylemesi zerine ailesine bile haber vermeden deniz yoluyla Msra hareket etti, nce skenderiyeye, birka gn sonra da Kahireye ulat. skenderiyeden Beyruta, oradan ama geti (1923). amda Drl-ktbiz-Zhiriyyedeki yazma eserler zerinde incelemeler yapt. 1926da Kahireye dnd ve Ezherde okuyan Trk talebelerinin kald Tekiyyetl-Etrk Ebz-Zeheb adl tekkede ikamet etmeye balad. 1928de ilm seyahat maksadyla ikinci defa ama gittiyse de burada kendisine uygun bir evre bulamadndan ertesi yl Kahireye dnd. Kahirede Dicv, Muhammed b. Cafer el-Kettn, Ahmed Rfi et-Tahtav gibi limlerden de slm ilimlerden iczet ald. Herhangi bir geliri olmadndan madd sknt ekmesine ramen yardm tekliflerini kabul etmedi. Baz Trke belgeleri Arapaya evirtmek amacyla Drlmahfztil-Msriyye idaresince alan imtihan kazanp maala almaya balad. Bu srada ailesini stanbuldan getirtti. Olu ile bir kz kendisi stanbulda iken vefat ettiinden Kahireye ei ve iki kz geldi; kzlarndan Seniha 1934te, Meliha 1947de Kahirede vefat etti. Kevser, Kahirede bulunduu yllarda bir taraftan evini medrese haline getirerek talebe yetitirirken bir taraftan da ok sayda slm eserin ilm nerini salad. ounluu Msrl olmak zere Yemen, Hindistan, Pakistan, Endonezya, Malezya, Suriye, Irak ve Trk uyruklu rencilere iczet verdi. Abdlhamd el-Ktb el-Msr, Ahmed Avang Hseyin, Alasonyal Byk Cemal t, Abdlfetth Eb Gudde, Ahmed Hayri Paa, Muhammed Read Abdlmuttalib, Ebl-Fazl bns-Sddk, Ali Ulvi Kurucu, Mehmed hsan Efendi, Mustafa Runyun ve Muhammed Hseyin onun yetitirdii talebelerdendir. Bu arada Msr basnnda yaymlanan reformist grlere kar kmas yznden snr d edilmesi iin giriimlerde bulunulduysa da eyh Abdlmecd es-Sindn ve bir sre Evkaf Bakanl da yapan Ezher eyhi Mustafa Abdrrzkn mdahalesiyle bundan kurtuldu. Faaliyetleri ve yaynlar ile byk takdir toplayan Zhid Kevser, Msrdaki ilim erbab zerinde etkili oldu. Ezherde okuyan rencileri vastasyla Hindistan ve Pakistanda yaayan limlerle irtibat kurarak geni bir ilm evre edindi (Numn, s. 175-198). 1950de Demokrat Partinin iktidara gelmesiyle Trkiyeye dnme midi tad, bunun iin frsat gzettii bir zamanda eitli hastalklarla mcadele etti ve hastalklardan kurtulamayarak vatan hasretiyle 11 Austos 1952 tarihinde Kahirede vefat etti. Ardndan ei hastalanarak Trkiyeye dnd ve be yl sonra o da ld (Ahmed Hayr, s. 532). Grleri. Son devirde slm ilimlere hizmeti gemi, veld, tenkiti ve aratrmac bir lim olan Zhid Kevser mezhebe ballkta ve muhalif mezhep mensuplarn eletirmede kat davranm, bazan da arya kamtr. lm birikiminde kelm, fkh, hadis ve tasavvuf nemli yer igal eder. Msrda kaleme ald kitaplarnda ve zellikle makalelerinde slma aykr sayd yenilik dncelerine ve mezheplerin telfkine kar km, din ve sosyal konularla ilgilenip bu alanda mcadele vermitir. Ehl-i snnet kelmclarnn grlerine eletirel bak yaplmasna muhalefet etmi ve kendi

grlerini kat bir slpla savunmutur. Mtrdiyyeye mensup olan Zhid Kevsernin kelma dair temel grleri yledir: Ehl-i snnete dahil Mtrdiyye ile Eariyye byk ounlukla ortak grler benimsemitir, aralarndaki farkllklar ok azdr; bu sebeple mezhepleri birbirine yaklatrmaya almann bir anlam yoktur; mezhepsizlik ise dinsizlie gtren bir yoldur. Din emirleri hayata geirebilmek iin bir mezhebe balanmak zorunludur. Selefiyye (Haviyye) ise Selef mezhebine intisap iddiasnda bulunan ve kelm ilmine vkf olmayan ehl-i hads zmresinin mezhebidir. Bu mezhep tebih ve tecsme gtren inanlar ierdiinden Ehl-i snnete dahil deildir (bn Askir, neredenin girii, s. 17). sbt- vcib konusunda Kurn- Kermde zerinde durulan deliller tercih edilmelidir. nk bu delillerde mahedeye nem verilir, uurlu ve uursuz btn varlklarn kendi kendine vcut bulmasnn imknszlna dikkat ekilir (Hmid brhim Muhammed, s. 105-119). Ehl-i snnet kelmclaryla Mutezile mensuplar arasnda ilh sfatlara ilikin gr ayrlklar izfdir ve nemli deildir. bn Teymiyyenin ilh kelm kadm, harf ve seslerden oluan kelm ise hdis ve ztyla kim kabul etmesi hdislerin Allahn ztna nisbet edilmesi anlamna gelir ki bu imknszdr. Allahn dnya gne nzl, bir melek gnderip insanlar dua etmeye armas veya dua ve istifar kabul etmesi demektir (bk. NZL). Naslarda Allaha izfe edilen ve Ona hareket, mekn, cihet, yaratlm varlklara ait nitelikler nisbet eden lafzlar mutlaka tevil etmek gerekir. Bunlar tevil etmeyenler mrik saylr. Bu sebeple bn Huzeymenin KitbtTevdi bir irk kitabdr. Ahmed b. Hanbel Selefiyyenin iddia ettii gibi tebih ve tecsmi benimsememi, aksine haber sfatlara dair baz naslar Selefin yapt gibi icml bir tevile tbi tutmutur (Kevser, Malt, s. 33, 62-63, 148-153, 335, 355-378, 409). Kadere iman insann eylemlerini icbar altnda yapmas anlamna gelmez. Aksi takdirde insann iradesi sorumlu klnd fiillerde kaderin bir paras haline gelir (Kevser, el-stibr, s. 22; Cveyn, s. 38). Tevessl naslara dayanan bir uygulama olup irk kabul edilmesi sapklktr. nsann, fiillerini iradesiyle yapamadn ifade eden baz hadisler fiillerin irad olduunu aklayan yetlerle elitiinden zayftr. Zhid Kevsernin bn Teymiyyeye ve onun ahsnda Selefiyyeye kar kmasnda bn Teymiyyenin Hz. Peygamber ve evliya ile tevesslde bulunanlar mrik saymasnn etkisinin bulunduunu sylemek mmkndr. Hadis alannda da temayz eden Zhid Kevser yirmiye yakn hadis kitabn statlarndan okuyarak rivayet iczeti almtr. Eb Hanfenin hadis anlayna ynelik eletirilere cevap olarak kaleme ald Tenbl-ab ve en-Nket-arfe adl eserleri byk yank uyandrm, haklarnda reddiyeler yazlm, kendisi bunlarn bir ksmna cevap vermitir. Hadise dair dier eserleri onun ricl ilmindeki dirayetini kantlayc niteliktedir. Ona gre hd seviyesindeki bir rivayet Kurann umumuna ve akla aykr bir muhteva tayorsa terkedilir. Kevser hadislerin ierik ynnden, slm dininin ana ilkeleri ve nakl delillerin btnl asndan incelenip deerlendirilmesinin gerektiini benimseyen ehl-i rey mektebine bal bulunmasna ve mutlak mctehid gibi davranmasna ramen Selefiyyenin haber sfatlara ilikin inanlarn temellendirmek iin dayandklar rivayetleri eletirmi, fakat kendi mezhebinin dayand rivayetleri ayn yntemle deerlendirmeyip bu seviyede nakledilen haber-i vhidi delil kabul etmitir. Nzl-i sya dair rivayetleri metin asndan tenkit eden Mahmud eltta kar bu rivayetleri yalnzca isnad asndan deerlendirmeye tbi tutmas da bunu kantlamaktadr. Onun Kuran tefsir ederken de mezheb bir bak asna sahip olduu ve yetleri bu dorultuda yorumlamak iin zaman zaman uzak teviller yapt anlalmaktadr (Kevser, Nara bire, s. 93-114). Zhid Kevsernin ilm ahsiyetinde tasavvufun nemli bir yeri vardr. Babas Nak eyhleri

arasnda yer ald gibi kendisi de Kastamonulu Nak eyhi Hasan Hilmi Efendiye intisap etmitir. Her iki eyh de dnemin mceddidi kabul edilen Ahmed Ziyeddin Gmhnevnin derghna mensuptur. Ona gre nefsin ve hevnn basksna mruz kalan kiiler kuts lemle irtibat olan kmil mridlerin irad ve yardmna muhtatr (rml-merd, s. 61). Tevessl cizdir, nk tevessl edilen kmil insanlar ruhlarn arndrp temizlediklerinden mnev tasarrufta bulunma melekesine sahiptir, onlarn bu nitelikleri lmlerinden sonra da devam eder. XX. yzyln Mtrdiyye mceddidi olarak nitelendirilen Zhid Kevsernin grleri Msrda ve dier slm lkelerinde din tartmalara zemin hazrlamtr, kendisini eletirenler bulunduu gibi savunanlar da vardr. Msr mfts Muhammed Baht onun grlerini en ok benimseyenlerden biridir. Kevsernin insann irade hrriyetine sahip olduuna dair grlerini eletirenlerin banda, kendisi gibi stanbuldan Msra gitmek mecburiyetinde kalan Osmanl eyhlislm Mustafa Sabri Efendi yer alr (Hmid brhim Muhammed, s. 238, 254, 326). Eserleri. Zhid Kevsernin belli bal eserleri unlardr: 1. el-stibr fit-teadd anil-cebr vel-itiyr (Kahire 1370/1951). nsann irade hrriyetine sahip klndn kantlamak amacyla yazlan eserde, Mustafa Sabri Efendinin Mevfl-beer tate sulnil-ader adl kitabnda insan fiillerinin cebir altnda gerekletiini savunan grleri eletirilmi, Mustafa Sabri Efendinin bu inanc benimsemesi, kendisinin Msra hicret etmek mecburiyetinde kalmas gibi psikolojik sebeplere balanmtr. 2. Nara bire f mezimi men ynkiru nzle s aleyhis-selm ablel-ire. Bu eserde de Mahmud elttun, Hz. snn ld ve kyametin kopmasndan nce yeryzne inmeyecei yolundaki gr reddedilmektedir (Kahire 1943). 3. Maltl-Kever. Mellifin rencileri tarafndan derlenen deiik makalelerinden meydana gelmitir (Kahire 1952; nr. Rtib Hkim, Humus 1388). 4. rml-merd f erin-namil-atd li-tevesslil-mrd. Kevsernin tasavvufa dair grlerini ve Nakibendiyye tarikatna mensup Mvernnehir blgesinden otuz sfnin ve kendisinin biyografisini iermektedir (stanbul 1328). Esere edDrrn-nad adyla bir erh yazlmtr. 5. Maut-teavvl f meseletit-tevessl. Tevessln merluunu kantlamaya ynelik bir risledir (nr. Vehb Sleyman Gvec, bask yeri yok, 1417/1997). 6. Tenbl-ab al m sah f tercemeti Eb anfe minel-ekb. Hatb elBaddnin mam Eb Hanfe hakknda ileri srd aslsz isnatlara karlk vermek amacyla kaleme alnmtr (Kahire 1942). Rvi ve rivayetlerle ilgili baz kriterlerin ortaya konduu esere birka reddiye yazlmtr. Bunlardan Abdurrahman b. Yahy el-Muallim el-Yemnnin Talatttenkl lim verede f Tenbil-Kever minel-ebl adl reddiyesine (Kahire 1942) Kevser etTerhb bi-nadit-Tenb adl rislesiyle cevap vermi (Kahire 1949) ve Yemnyi yeni treyen mezhepsizlik akmna nisbet etmitir. Yemnnin buna kar yazd et-Tenkl lim verede f Tenbil-Kever minel-ebl adl eser Kevsernin vefatndan sonra Nsrddin el-Elbn ve Muhammed Abdrrezzk Hamza tarafndan baz dipnotlar ve taliklerle beraber yaymlanmtr (Kahire 1386; Riyad 1403/1983, 1406/1986). Muhammed Abdrrezzk Hamza, Kevsernin Yemn iin kaleme ald reddiyeye el-Mubele beynel-hd ve-all: avle Terhbil-Kever binadi Tenbih adl bir kitapla karlk vermitir (Kahire 1370). 7. en-Nket-arfe fit-teadd an Ruddi bn Eb eybe al Eb anfe. bn Eb eybenin, 125 ana meselede Eb Hanfenin sahih hadislere muhalefet ettiine ilikin iddiasna kar yazlmtr (Kahire 1365). 8. Trulfral-slmiyye: Meneh vetilfh ve esbb taadddih ve teavvurih ve eeru lik filmctema (Hmid brhim Muhammed, s. 64). 9. et-Tarrl-vecz f-m yebtahil-mstecz. Mellifin mensup olduu ilim silsilesinde yer alan limlerin ve iczet verdii talebelerinin isimlerini

ieren bir eserdir (sebet) (Kahire 1941; nr. Abdlfetth Eb Gudde, Halep 1413/1993). 10. Min iberit-tr. Bandan beri slma dmanlk yapanlara dair bilgiler ierir (Hmid brhim Muhammed, s. 65). 11. ul-a bi-iblil-bl f Muil-al f terchil-avlil-a. mmlHaremeyn el-Cveynye ait Mul-al adl eserde savunulan, mam finin en byk mctehid ve en iyi mezhebin kurucusu olduu, Eb Hanfe ile mezhebinden daha stn kabul edilmesi gerektii yolundaki iddiaya kar yazlmtr. Seluklu Sultan Turul Beyin veziri Amdlmlk elKndrnin giriimleriyle Nburdan ayrlmaya mecbur braklan Cveyn eserini, kendisini Hanef mezhebi konusunda olumsuz bir dnceye sevkeden bu olayn etkisiyle yazmtr (Kahire 1360, 1988; Beyrut 2003). 12. el-f al akmi-al. Ahmed Muhammed kirin Nimal fil-slm adl eserinde yer alan talka dair hkmlerin eletirisidir (Kahire, ts.). 13. el-fs an kmil-ikrh fi-al ven-nik. Eb Hanfenin cebir altnda vuku bulan talk ve nikh hakknda andaki limlerin deerlendirmelerine cevap verdii bir risledir (Hmid brhim Muhammed, s. 67). 14. afatl-burhn al afatil-Udvn. Muhibbddin el-Hatbin Mecelletl-Ezherde yazd Udvn ulemil-slm yecib en yekne leh ad yefu indeh adl makalesinde hadis limlerine ynelttii eletirilere cevaptr (Dmak 1348). Kevsernin dier baz eserleri de unlardr: Aveml-meslik f bai rivyeti Mlik an Eb anfe ve rivyeti Eb anfe an Mlik (kk bir risle olup ul-a adl eserle birlikte yaymlanmtr; Kahire 1360, 1988); el-mt bi-sretil-immeyn asan b. Ziyd ve ibih Muammed b. c (Kahire 1368; Beyrut 2004); snt-te f sretil-mm Eb Ysuf el- (mam Eb Ysufun biyografisi yannda mam Eb Hanfenin kendisine yapt vasiyeti ierir; Kahire 1948; Humus 1968; Beyrut 2004); Blul-emn f sretil-mm Muammed b. el-asan eeybn (Humus 1388/1969; Beyrut 2004); Lemetn-naar f sretil-mm Zfer (Kahire 1368; Karai 1983; Beyrut 2004); el-v f sretil-mm Eb Cafer e-av (Beyrut 2004); elBus-seniyye an ba ricli esndi-aratil-lidiyye (Halvet-bn silsilesinde yer alan on eyhin biyografisine dairdir; Kahire 1944); el-Cevbl-vef fir-red alel-viil-Of (vaazlarnda tasavvuf aleyhinde konumalar yapan Oflu bir hocaya ynelik reddiyedir; Muslu, s. 698); Fh ehlil-Ir ve adhm (nr. Abdlfetth Eb Gudde, Beyrut 1390/1970; T. trc. Abdlkadir ener-M. Cemal Sofuolu, Hanef Fkhnn Esaslar, Ankara 1991); Nibrsl-mhted fictili en-bil-rif Demird el-Mehd (Kahire 1364; nr. M. Abdlkdir Nassr, Kahire 1429/2008). Bunlarn dnda Zhid Kevser nerettii, takriz yazd veya tantt ok sayda esere takdim yazs ve mukaddime yazm, dipnotlar eklemitir. nemli deerlendirmeler ieren ve byk deer atfedilen bu yazlardan elli yedisi Muaddimtl-mm el-Kever adl eserde toplanmtr (Dmak-Beyrut 1418/1997). Kevsernin yaymlad balca eserler de unlardr: Eb Hanfe, el-lim velmteallim; bn Tayfr, Kitb Badd; bn Kuteybe, el-tilf fil-laf; bn Ebd-Dny, el-Al ve faluh; Malat, et-Tenbh ver-red; Bklln, el-nf; Drekutn, Edl-Muvaa; Abdlkhir el-Badd, el-Far beynel-fra; Beyhak, el-Esm ve-ft; Cveyn, elAdetn-Nimiyye; bn Hazm, en-Nbe; Gazzl, nnt-tevl; sferyn, et-Tebr fid-dn; Kaysern, rl-eimmetis-sitte; Hzim, rl-eimmetil-amse; bn Meymn, elMuaddimtl-ams vel-irn min Delletil-irn; bns-Sd el-Batalyevs, Kitbladi; Eb me el-Makdis, e-eyl aler-Ravateyn; bn Kutluboa, Mnyetl-elma; Sircddin el-Gaznev, el-urretl-mnfe; Devvn, aatl-insn ver-ril-cevvl;

Hammd, Kef esrril-Bniyye; brhim b. Mustafa el-Haleb el-Mezr, el-Lma. Zhid Kevser ayrca kendi kitaplarnda verdii bilgilere gre Msra gitmeden nce stanbulda yirmi eser yazm, fakat ktphane kaytlarnda bunlarn nshalarna rastlanmamtr. Kevserye dair eitli monografiler yazlmtr: Ahmed Hayr, el-mm el-Kever (Kahire 1373); Hmid brhim Muhammed, e-ey Muammed, Zhid b. asan b. Al el-Kever ve chdhlkelmiyye (1988, doktora tezi, Cmiatl-Ezher); Mehmet Emin zafar, Muhammed Zahid Kevseri Hayat Eserleri Fikirleri ve Hadisilii (1989, yksek lisans tezi, A Sosyal Bilimler Enstits); Dayfullah Hamed Nec el-Mansr, Chdl-Kever f ilmil-ad (1993, yksek lisans tezi, Cmiat rdn), Muhammed Sad Havv, el-Kever ve chdh f ilmil-ad (Amman 1996); Ebl-Feyz bns-Sddk el-Gumr, Beyn telbsil-mfter Muammed Zhid el-Kever (Reddl-Kever alel-Kever) (Riyad 1413); Muhammed Behcet el-Baytr, el-Kever ve talth (Kahire 1938; nr. Muhammed Hamed el-Hamd, Tif 1410/1990). Zhid Kevser hakknda iki sempozyum dzenlenmitir. Bunlarn ilki Dzcede yaplm ve sunulan bildiriler Muhammed Zhid el-Kevser: Hayat-Eserleri-Tesirleri adyla yaymlanmtr (stanbul 1996). Sakarya niversitesi lhiyat Fakltesinin nclnde yine Dzcede gerekletirilen ikinci sempozyumun bildirileri ise Uluslararas Dzceli M. Zhid Kevser Sempozyumu Bildirileri adyla neredilmitir (Dzce 2007).

BBLYOGRAFYA

M. Zhid Kevser, Maltl-Kever (nr. Rtib Hkim), Humus 1388, s. 33, 62-63, 148-153, 335, 355-378, 409, 476; a.mlf., el-stibr fit-teadd anil-cebr vel-itiyr, Kahire 1370/1951, s. 22; a.mlf., Nara bire f mezimi men ynkiru nzle s aleyhis-selm ablel-ire, Kahire 1943, s. 93-114; a.mlf., rml-merd, stanbul 1328, s. 26-45, 61, 110-112; a.mlf., et-Tarrlvecz fm yebtehil-mstecz, Kahire 1341, s. 26, 75-78; mml-Haremeyn el-Cveyn, elAdetn-Nimiyye (nr. M. Zhid Kevser), Kahire 1367/1948, neredenin notu, s. 38; bn Askir, Tebyn keibil-mfter, neredenin girii, s. 17; Ahmed Hayr, el-mm el-Kever, Kahire 1372, s. 5-32; Sadk Albayrak, Son Devir Osmanl Ulems, stanbul 1981, IV, 128-138; Hmid brhim Muhammed, e-ey Muammed Zhid b. asan b. Ali el-Kever ve chdhlkelmiyye (doktora tezi, 1988), Cmiatl-Ezher, s. 37-84, 105-119, 162-163, 238, 244, 254, 326; Abdurrahman b. Yahy el-Muallim el-Yemn, et-Tenkl lim verede f Tenbil-Kever minelebl (nr. M. Nsruddin el-Elbn-M. Abdrrezzk Hamza), neredenin girii, Kahire, ts. (Drlktbis-selefiyye), I, s. b; Mehmet Emin zafar, Muhammed Zhid el-Kevser: Hayat, Muhammed Zhid el-Kevser: Hayat-Eserleri-Tesirleri, stanbul 1996, s. 29-54; a.mlf., Muhammed Zhid el-Kevser: Hadis Yn, a.e., s. 83-105; Yakup iek, Muhammed Zhid Kevsernin Tasavvuf Grleri, a.e., s. 127-141; Muhammed b. Abdullah l Red, el-mm Muammed Zhid el-Kever ve ishmth f ilmir-rivye vel-isnd, Amman 1430/2009; M. Abdehd enNumn, latl-mm el-Kever bi ulemi ibhil-rretil-Hindiyyetil-Bkistniyye, Uluslararas Dzceli M. Zhid Kevser Sempozyumu Bildirileri, Dzce 2007, s. 175-198; Pehll Dzenli, Allme Kevsernin Fetv Usl Anlay, a.e., s. 420-428; Ramazan Altnta, Kevsernin Talk Yntemine Bir Bak, a.e., s. 545; Mehmet zenel, Kevserye Gre Haber-i

Vhidin tikad Konularda Delil Olma Meselesi, a.e., s. 567; Ramazan Muslu, Muhammed Zhid el-Kevser ve Tasavvuf, a.e., s. 698-699; Ali Ulv Kurucu, Hatralar (haz. M. Erturul Dzda), stanbul 2007, II, 180-188; Ebl-Hseyin Mahbb Ali h-Abdurrahman h Vel, e-ey Muammed Zhid el-Kever: ayth ve amlh, ed-Dirstl-slmiyye, VI/3, slmbd 1971, s. 73-90. Yusuf evki Yavuz FIKIH. Msrn hareketli ilm ortamnda bir taraftan Muhammed Abduh ekolne mensup slahat yanls limler, dier taraftan bn Teymiyye ekolnden gelen Selefler ile ateli tartmalara giren, yazd makale ve kitaplarda bu evrelere kar eletirilerini aka dile getirip cevap veren Zhid Kevser fkh alanndaki telif ve neirlerinde bu tavrn younlatrarak srdrmtr. Kevsernin bu alandaki temel grleri yledir: Fkh, eriat ve din kavramlar birbirinden ayr dnlemez, nk fkh din bilgisi olup din bilgisi dine aykr olamaz. Mumelta ilikin din hkmleri dierlerinden ayr tutup deiebilirliini ileri srmek tutarszlktr. yi zmsenip dirayetle tatbik edildiinde slm ahkm mslmanlarn problemlerini her zaman ve her yerde zmeye yeterlidir. Sahbe, tbin ve tebeut-tbin fukahasnn Kitap ve Snnetten Arap dili kurallarna gre anlad ey ne ise din ahkm odur. Sonraki asrlarda yaayan fakihler (mteahhirn) ncekilerin Kitap ve Snnetten kardklar eylere muhalefet edemez, sadece onlarn hkm vermedii veya sonradan ortaya kan hususlarda hkm verebilir; onlarn ihtilf ettii meselelerde tercihte bulunabilir. Bu erevede rf ya da maslahat hkmlerin deimesine gereke yaplamaz. Bu gerekelerle baz er hkmleri yrrlkten kaldrmak ise ahkm neshetmektir, bu ise insann ter alanna mdahalesi anlamna gelir. Ter alan mnhasran Allaha aittir (Maltl-Kever, s. 108, 111, 113-116). Fakihlerin, sadece genel geer hale gelmi olan ve er hkmlerle atmayan rfn kyas ve eseri (sahbe ve tbin grleri) tahsis edebilecei, hususi rfn ise ancak kyas ve eserle atmad srece o yreye mahsus hkm bildirecei ynndeki grn benimseyen Kevserye gre aklla tesbit edilen dnyev maslahatn er delillerle atabileceini sylemek Allahn kullarn maslahatn bilmedii anlamna gelecektir. Bu sebeple nas ve icmn maslahatla att durumlarda maslahatn tercih edileceini syleyen (et-Tayn, s. 238 vd.) Hanbel limi Sleyman b. Abdlkav et-Tf bu yanl grn kapsn ilk aan kii olmutur. bn Kayyim el-Cevziyye de e-uruul-kmiyye ve lml-muvan adl eserlerinde nasmaslahat ilikisi konusunda benzer bir yanl iindedir (Maltl-Kever, s. 119, 319, 331). badetlere dair olanlarn aksine mumelta dair hkmlerin zamann gerei dorultusunda deiebilecei de sylenemez; nk bu dorudan doruya insana ter yetkisi tanmak demektir. Esasen mumelta dahil hkmlerin kullarn dnyev maslahatlar iin vazedildii fikri de hibir temele dayanmaz (a.g.e., s. 118-119). Bu balamda savala ele geirilen arazileri gaziler arasnda taksim etmemek, mellefe-i kulbdan baz kimselere zekt verilmesi uygulamasn durdurmak, zifafa girilmi ee bir mecliste tek lafzla sylenen talak talak saymak gibi icraatlarnda Hz. merin nassa aykr olsa da maslahat esas aldn sylemek mmkn deildir. Bu balamda bn Recebin Hz. merin icraatlaryla ilgili bir tasnifini aktaran Kevser, onun bu uygulamasnn ve benzeri hususlardaki uygulamalarndan her birinin ayr bir izah bulunduunu ileri srer (a.g.e., s. 13 vd.; el-f al akmi-al, s. 43-44). Kevser mctehid imamlarn birbirinden istifadede bir aile gibi olduunu, fkh meselelerin drtte

nde ittifak ettiini, farkl grlerinin delillerin yapsndan ve anlalma tarznn farkllndan kaynaklandn, fukahann cz meselelerde ihtilfnn dinde ayrla dmek deil aksine dini ikame etmek anlamna geldiini syler (Maltl-Kever, s. 109, 138-139, 151; Tenbl-ab, s. 7, 9). ehbeddin Mercnye (Nretl-a, s. 58) muvafakat ederek Hanef mezhebi imamlarndan Eb Ysuf, Zfer ve Muhammed b. Hasan e-eybnnin mutlak mctehid olduunu savunur ve eyhlislm bn Kemalin bu imamlar mezhepte mctehid mertebesinde saymasn isabetli bulmaz (snt-Te, s. 25; Lemetn-naar, s. 24). Hanef mezhebine taassup derecesinde ball, bidat ehli kabul ettii mezheplere ve zellikle aya kar sert bir tutum sergiledii bilinen Kevser, Snn imam ve limleriyle Ehl-i beyt imamlarna kar sayg ve minnettarlk ifade eden slbunu da her zaman korumutur. Muhammed bid es-Sindnin Tertb Msnedil-mmi-fisi, Beyhaknin mam finin ictihadlarna dayanak olan yetlerden tekil ettii Akml-urn, Takyyddin es-Sbknin Fetvs, bn Hazmn fkh usulne dair en-Nbei, bn Eb Htimin db-fisi, Zeyd limi erefeddin es-Seyygnin mam Zeyd b. Aliye nisbet edilen el-Msnedine (el-Mecm) er-Ravn-nar adyla yazd erh gibi farkl mezheplere mensup pek ok mellifin eserinin nerine n ayak olmas, bunlara takdim yazlar yazmas bunun bir gstergesidir. mam Eb Hanfenin ve dier mezhep imamlarnn -son derece snrl sayda da olsa-baz meselelerde, delillerini tam anlamyla aratrmadan kendilerinden nceki limlere uyarak z grler benimsediklerini sylemesi (Maltl-Kever, s. 253), hatta bn Eb eybenin mam Eb Hanfenin hadise aykr grler ileri srdn iddia ettii 125 meselenin onda birinde hakl olabileceini sylemesi de bu durumu teyit eder (en-Nket-arfe, s. 5). Zhid Kevser zel olarak mam Eb Hanfenin, genel olarak da Hanef mezhebinin hadisi esas alma noktasnda dier mezheplerden geri kalmadn ska dile getirerek Eb Hanfenin hadis mktesebatnn zellikle hadis kkenli baz limlerin zannettiinin aksine yeterli olduunu ve onun en az dier imamlar kadar ictihadlarnda hadisi esas aldn, esasen o dnemde Kfenin hadis birikimi bakmndan dier slm merkezlerinden ileri seviyede bulunduunu ileri srmtr (Tenbl-ab, s. 296 vd.; Fh ehlil-Ir ve adhm, s. 32 vd., 51, 52, 60 vd.). Hanef mezhebinin hkmlerinin dier mezheplere gre daha kuvvetli olduunu savunan Kevser, mam Eb Hanfenin krk kadar fakih talebesinin tekil ettii fkh heyetinin istiaresiyle meseleleri zme balamasn buna delil gsterir (Fh ehlil-Ir ve adhm, s. 55-56). Snn mezheplerin tamamnn delile dayanmada ayn hassasiyeti gsterdiini sylemeyi de ihmal etmez (en-Nket-arfe, s. 8). Bir makalesine balk olarak koyduu, Mezhepsizlik dinsizliin kprsdr szn (MaltlKever, s. 161) ska kullanr, fkh meselelerde ictihad edecek seviyeye eriemeyenlerin bir mezhebe balanmas gerektiini syler ve taklide kar kan bn Hazm ile evkn gibi melliflere sert eletiriler yneltir. Bu erevede, mslmanlarn tarih boyunca tbi olageldii mezhepleri terketme arsnn kkeninin slm dman evrelerde aranmas gerektiini ileri srer. Bir imam taklit etme durumunda bulunanlarn belli bir mezheple snrl kalmadan diledikleri meselelerde diledikleri mezheplerin hkmyle amel edebilecei eklindeki grn mctehidlerin btn ictihadlarnda isabet ettiini savunan Mutezileye ait olduunu belirten Kevserye gre telfik (mezheplerin hkmleriyle karma bir ekilde amel etmek) ciz deildir; bu meselede doru olan, ictihad ehliyeti bulunmayanlarn bir mezhebi tercih edip o mezhebin grleriyle amel etmesidir. Ruhsatlarn ardna dmek de dindarlkla badamayan, hev ve hevese uymak anlamna gelen bir tutumdur (a.g.e., s. 147, 168-170). Dinin tamamlandn, beyan edilmesi gereken btn hkmlerin Kitap ve Snnette beyan edildiini, dolaysyla kyasla ictihadn btl sayldn iddia eden bn Hazmn (en-Nbe, s. 44) bu grn eletirir. Hz. Peygamberin Kuran aklama fonksiyonunun

nass olduu gibi nakletmekten daha geni bir anlam ifade ettiini vurgular (a.g.e., a.y.). bn Hazm gibi taklidi reddeden evkn hakknda da benzer bir tavr sergiler; hatta evknyi icm delil kabul etmemesi dolaysyla daha ar biimde eletirir. Ayn ekilde bn Teymiyye ve bn Kayyim elCevziyyeyi de birtakm itikad grleri yannda icma aykr hkm vermeleri sebebiyle sert biimde tenkit eder (Maltl-Kever, s. 418; el-f, s. 74-75).

BBLYOGRAFYA

bn Hazm, en-Nbe f ulil-fhi-hir (nr. M. Zhid Kevser), Kahire 1360/1940, s. 44; Tf, et-Tayn f eril-Erban (nr. Ahmed Hc M. Osman), Beyrut-Mekke 1419/1998, s. 238 vd.; Mercn, Nretl-a f fariyyetil-i ve in lem yeibi-afa, Kazan 1287/1870, s. 58; M. Zhid Kevser, Maltl-Kever (nr. Rtib Hkim), Humus 1388, tr.yer.; a.mlf., el-f al akmi-al, Kahire, ts. (el-Mektebetl-Ezheriyye), s. 43-44, 74-75; a.mlf., Fh ehlil-Ir ve adhm (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Beyrut 1390/1970, s. 32 vd., 51, 52, 55-56, 60 vd., 94 vd.; a.mlf., en-Nket-arfe fit-taadd an ruddi bn Eb eybe al Eb anfe, Karai 1407/1987, s. 5, 8; a.mlf., Tenbl-ab al m sah f tercemeti Eb anfe minel-ekb, [bask yeri yok] 1410/1990, s. 7, 9, 296 vd.; a.mlf., Muaddimtl-mm el-Kever, Beyrut 1418/1997; a.mlf., snt-te f sretil-mm Eb Ysuf el-, Kahire 1368/1948, s. 25; a.mlf., Lemetn-naar f sretil-mm Zfer, Humus 1388/1969, s. 24; Mehmet Ali Yarg, Muhammed Zhid el-Kevser (1863-1952), Hayat, Eserleri ve Fkh Grleri, slam Hukuku Aratrmalar Dergisi, sy. 6, Konya 2005, s. 313-330. Ebubekir Sifil

ZHD
() Ebr-Rec Necmddn Muhtr b. Mahmd b. Muhammed ez-Zhid el-Gazmn (. 658/1260) Mutezil-Hanef limi. Hrizmin Gazmn (Gazmne, Gazvne) kasabasndandr. Hanef mezhebinde nemli bavuru kaynaklarndan biri haline gelen unyetl-Mnye adl eserine nisbetle Shibl-Kunye olarak da bilinir. Sadrlkurr Ysuf b. Muhammed el-Kayd el-Hrizmden kraat, Eb Yakb esSekkkden kelm, muhtesib Aleddin Sedd b. Muhammed el-Hayyt, Kad Fahreddin Bed b. Eb Mansr el-Arab el-Kuzebn, Sircddin Muhammed b. Ahmed el-Kuzebn, Rknleimme Abdlkerm b. Muhammed el-Medn es-Sabbg, Ebl-Mel Thir b. Muhammed el-Hafs, Necmeddin Ksm b. Muhammed el-Hayyz ve emseddin Muhammed (Ahmed) b. Abdlkerm etTrkistnden fkh, Kbreviyye tarikatnn kurucusu Necmeddn-i Kbrdan ve daha bakalarndan hadis, Ebl-Fazl Sbit b. Muhammed b. mer el-amn, Sekkk ve Nsrddin el-Mutarrizden edebiyat ve belgat tahsil etti. Tahsilini tamamladktan sonra Badata gitti ve ileri gelen limlerle mnazaralar yapt. Ardndan Anadoluya geti; bir mddet Karamanoullarnn idaresi altndaki Lrendede (Karaman) ikamet etti. Fakihlerle mzakerelerde bulundu, ilm birikimi ve anlatmyla halkn sevgisini kazand ve yksek bir konuma sahip oldu. Anadolunun eitli yerlerinden gelen pek ok talebeye ders verdi. Bunlarn arasnda Osman Gazinin eyhi ve kaynpederi Edebli de vard (Mahmd b. Sleyman el-Kefev, vr. 262a). Zhidden ilim tahsil edenler arasnda Kad emseddin Muhammed b. Ebl-Ksm Fahreddin b. Slih el-Muizz el-Hrizm, Radyyddin Abdullah b. Muhammed b. brhim el-Burhn ve Eb Halfe Abdlazz b. Abdsseyyid el-Bzegn el-Hrizm bulunmaktadr. Htimetl-mctehidn olarak and Rknleimme es-Sabbgyi kaynpederim diye zikretmesinden (el-Mcteb, vr. 303a) onun kzyla evlendii anlalmaktadr. Zhid Hrizmin merkezi Crcniyede (Grgen) erRisletn-Nriyye adl eserini tamamlad 21 Cemziyelhir 658den (3 Haziran 1260) sonra vefat etti. slm ilimlerin pek ok alanyla ilgilenen Zhid almalarnda zellikle fkh ve kelm sahasna younlat grlmektedir. Kelm ilmini slmn sancan ycelten, mlhidlerin phelerini gideren ve sapknlarn saldrlarna kar koyan, mrifet ve hakikat lemlerini aydnlatan nemli bir ilim olarak grmektedir. Allahn sfatlar konusunda tartmann yasaklanmas ve kelm ilmine dalmann engellenmesi gerektii ynnde Selef ulems tarafndan benimsenen anlay kar grte olanlar inanszla srkleyen tartmalarla ilgili saymaktadr (a.g.e., vr. 65b-66a; kr. Bezzz, s. 138-139). Zhid slm mdafaa iin dier dinlerin limleriyle hakanlarn huzurunda tartmalara girdiini, bir hristiyan din adamyla Grgente Hz. Peygamberin nbvveti konusunu tarttn ve bu tartmadan yenik ayrlan o kiinin ksa bir sre sonra slm setiini, yine hristiyan krallarndan Hristiyanl en iyi bilen biriyle yapt mnazarann ardndan kraln maiyetindekilerden korktuu

iin kendi yannda gizlice mslman olduunu anlatmaktadr (er-Risletn-Nriyye, s. 47, 56). Eserlerinde Eb Ali el-Cbb, Eb Him el-Cbb, Kd Abdlcebbr, Ebl-Hseyin el-Basr, Zemaher, Hkim el-Cem, Mutarriz gibi tannm Mutezile imamlarndan gerek kelma gerekse fkha dair grler naklederek onlar benimseyen bir izgide yer alr. bnl-Vezr, Zhidnin Mutezile limlerinden Ebl-Hseyin el-Basrnin mezhebini destekleyenlerden biri ve onun takipilerinin imam olduunu belirtmektedir (Tercu eslbil-urn, s. 19, 94). Nitekim kelma dair eseri el-Mctebdan yaplan nakiller erevesinde deerlendirildiinde Zhidnin Eb Him el-Cbbye kar Ebl-Hseyin el-Basryi destekledii grlmektedir. Eserlerinde Ehl-i snnetin baz grlerini ak biimde eletirip ehll-adl vet-tevhd diye and Mutezilenin fikirlerini savunan Zhid, Ehl-i snnette bir kiinin yapt amelin sevabnnn bakasna balanabilecei grne iddetle kar km, sevap balamann yanlln gsteren saysz delil bulunduunu ileri srm (el-Mcteb, vr. 187a), kullarn fiillerinin gereklemesini salayan gcn fiille birlikte mevcudiyeti grn Eariyye ve Snniyye gr diye kaydettikten sonra bu anlayn da btl (a.g.e., vr. 467b; bn Nceym, IV, 339) ve peygamber gndermenin Allaha vcip olduunu iddia etmitir (unyetl-Mnye, s. 143; Hv mesilil-Mnye, vr. 99b). Ayrca byk gnah ileyen mminlerin cezalarn ektikten sonra cehennemden kacaklarn, ryetullahn keyfiyetsiz gerekleeceini ve kudretin fiille birlikte varln savunan kimsenin tekfir edilemeyeceini, ancak kendisinden rivayet ciz olan hev ve bidat ehlinden saylacan ileri srerek (unyetl-Mnye, s. 148) bu grleri benimseyen Ehl-i snneti aka eletirmitir. Mool istils yznden pek ok limin hayatn kaybetmesi sonucu slm ilimlerde ortaya kan boluu, gemiin birikimini gelecee aktaran almalar ve dersleriyle bir lde gidermeye alan Zhid nesiller arasnda bir kpr vazifesi grmtr. Bu bakmdan eserleri, Hrizm ulemsnn ve bilhassa kendi hocalarnn fikirlerine geni yer vermesiyle de Hanef fkh literatr iinde ayr bir neme sahiptir. Eserlerinde Hanef limlerinin grleriyle ilgili aklama ve deerlendirmeler de yapm, onlarn arasnda gerek blgelerin gerekse dnemlerin artlarn dikkate alarak tercihlerde bulunmu ve yeni ortaya kan meseleler hakknda yeni fikirler ileri srmtr. Nitekim kendi zamannda ortaya ktn belirttii gndz ite, geceyi kocalarnn yannda geiren alan kadnlarn nafaka haklar bulunmad eklindeki ictihad bunlardandr (bn Nceym, IV, 195). Bilhassa eserlerinde el-fitnetl-mme, el-istll-m gibi ifadelerle and Mool istils srasnda yaanan ac olaylar tasvir etmi ve bu istillar dolaysyla mslmanlarn karlatklar fkh meselelere zm getirmeye almtr. Moollarn istil ettii, Hrizm blgesinin de iinde yer ald Dou slm corafyasnn Horasana kadar olan ksmndaki araziler, evler, aalar, ticar mallar, nakit paralar, emvl-i zhire denilen kk ve byk ba hayvanlar, zira mahsuller ve madenlerle sahibi bilinen veya bilinmeyen hazineler hakknda tasarrufta bulunabilmek iin, ad geen corafyann istil sonrasnda drlislm olarak m kaldn yoksa drlharbe mi dntn tesbit etmenin ncelik tadn ve bunun da zor bir mesele olduunu vurgulayan Zhid, Eb Hanfe ve mmeynin lkenin drlharp saylabilmesi iin aradklar artlarn burada gerekletiini, ancak bu meselede Hanef imamlarnn grlerini inceleyip yeni bir fikir ortaya koyan hocas Rkneddin elVlecnye uyarak bu corafyann slmn iarlar olan cuma ve bayram namazlarnn klnmas, vakflarn geerliliiyle evler ve araziler gibi gayri menkuller hakknda drlislm, menkul mallar hakknda ise drlharp hkmnde olduu kanaatini benimsemitir (unyetl-Mnye, s. 80; elMcteb, vr. 145a-146a). Eserlerinin birok yerinde gzlemlerine dayanarak Mool istillarnn dourduu olumsuz sonulara deinen ve skntl gnler yaayan Zhid, bu saldrlarn ilme sk

sarlma noktasnda renciler zerinde olumlu etkilerinin bulunduunu da belirtmi (unyetlMnye, s. 109), hayatnn son dnemlerinde er-Risletn-Nriyye adl eserini adna ithaf ettii, Altn Orda hkmdarlarndan ilk mslman olan Berke Hann lkede slmn yeniden canlanmas iin harcad abalar byk bir takdir ve cokuyla karlam, byk bir kurtarc olarak grd bu hkmdara methiyeler yazmtr (a.g.e., s. 27, 64, 75). Eserleri sonraki dnemlerde yaygn referans kaynaklar arasnda yer almasna ramen Zhidnin baz grleri zellikle Snn Hanef kaynaklarnda sert eletirilere konu tekil etmi, onun Hanef mezhebi iinde zayf saylan gr ve rivayetlere yer verdii, mezhep kitaplarndan baz nakilleri yanl anlalacak ekilde ksaltarak aktard ve kaydettii baz grlerin Hanef mezhebine aykr olduu belirtilmitir. Dier taraftan bir Hanef fakihi saylmasna ramen baz konularda fi veya Mlik mezhebine gre fetva vermesi, mensubu bulunduu Mutezilenin avamn istedii her mezhepten tercihte bulunabilecekleri anlayna dayand iddia edilmise de benzer durumlarda ayn gr benimseyen Snn Hanef limlerinin bulunmasnn bu iddiay geersiz kld ifade edilmitir (bn bidn, I, 371). Zhidnin itikad konularda Mutezile mezhebini benimsemesi zellikle Snn Hanefler arasnda fetvalarna gven problemini ortaya karm, Takprizde Ahmed Efendi gibi limler bu sebeple onun fetvalarna gvenilemeyeceini ifade ederken (Miftus-sade, II, 279) bir baka Osmanl limi Dede Cng Efendi, Zhidnin fkh konularda dier Mutezile limleri gibi Hanef olduunu belirterek kendisine hsnzan beslediini ve esasen bir baka Hanef kaynandan zetlenen unyetl-Mnye adl eserinde kendisine pek az gr nisbet ettiini sylemitir (Radyyddin bnl-Hanbel, I/1, s. 92-93). Zhidnin Hanef mezhebinin kaidelerine aykr den fikirlerine baka kaynaklar tarafndan desteklenmedike itibar edilemeyecei gr bn Vehbn ve Seriyyddin bn-hne tarafndan dile getirilmi (Tafl idil-ferid, I, 305; II, 183), bu gr Pr Mehmed skb, Muhammed b. Abdullah et-Timurt, Aleddin el-Haskef, Ahmed b. Muhammed elHamev, bn bidn gibi pek ok lim tarafndan desteklenmitir (bn bidn, I, 80; III, 308; VI, 670, 732; VIII, 463). Ancak btn bu tartmalara ve ileri srlen olumsuz grlere ramen sonraki dnemlerde bn-hnenin Tafl idil-feridi, bn Nceymin el-Barr-rii, Fetv-y Hindiyye ve bn bidnin Reddl-mutr gibi eserlerde Zhidnin unyetl-Mnye, el-Mcteb ve el-v adl eserlerinden yaplan nakillerin okluu, onun mezhep iinde ihmal edilemez bir konum elde ettiinin gstergesi kabul edilmelidir. Eserleri. 1. unyetl-Mnye li-tetmmil-unye (Kalkta 1245/1830; Khorezmijskij jazyk, nr. A. A. Frejman [Freyman], Moskova-Leningrad 1951). Kaynaklarda ounlukla el-unye diye atfta bulunulan, baz kaynaklarda ise unyetl-fetv olarak da zikredilen eserin (bn bidn, I, 479) ilk kelimesi bir ksm nshalarnda nye eklinde harekelenmitir. Mool istils sonrasnda fakihlerin sayca azalmas ve pek ok yeni fkh meselenin ortaya kmas yeni yetienlerin bu meselelerin cevaplarn bilme ihtiyacn dourduundan, Hanef fkh eserlerinde yer alan ve almayan meselelere dair soru ve cevaplar ok geni biimde derleyen hocas Fahreddin Bedin Mnyetl-fuah (Mahmd b. Sleyman el-Kefev bu eserin Fahreddin Bedin el-Barl-mu adl eseriyle ayn olduunu belirtmektedir, bk. Ketib almil-ayr, vr. 219a, 261b) adl eserinin ihtisar edilip yeniden dzenlenmesiyle meydana getirilmitir. Mnyetl-fuahda ak isimleri verilen mellifler ve eserleri bu kitapta rumuzlarla kaydedilmi, bu rumuzlarn karlklar alfabetik olarak eserin banda sralanmtr. el-unyenin sonunda, haklarnda Hanef mezhebi imamlarndan rivayet

bulunmayan ve sonraki dnem limleri tarafndan yeterli cevap verilemeyen farkl konulara ait on yedi mesele zikredilmitir. Birgiv Mehmed Efendiye gre baz limlerin kitaplarnda nakiller yaplan bu eser muteber saylmayan kitaplarn stnde olmakla beraber limler nezdinde rivayetlerinin zayflyla mehurdur ve sahibi de Mutezildir (Kef-unn, II, 1357). elunyenin iinde bilhassa Hrizmli limlerin fetvalarnda, Ahmet Zeki Velidi Togann ifadesiyle bugn geni lde unutulmu eski Hrizm diliyle kaydedilen ifadeler yer almaktadr. Eski Hrizm dilinde mevcut birka metin arasnda yer alan bu ifadeler, urer-ur ve drers-sm mellifi Celleddin b. Muhammed el-md el-Fethbd el-Hrizm tarafndan Arapaya evrilmitir. Bu eviri eserin baz yazma nshalarnn sonuna eklenmitir (mesel bk. Tercemetl-ibrtilrizmiyye el-mekre f unyetil-Mnye, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 1086). Togann tantp eski Hrizm dili bakmndan nemine dikkat ektii eserin bu ifadeleriyle sz konusu tercme zamanmzdaki almalarda ele alnmtr. MacKenzie The Khwarezmian Element in the Qunyat almunya adl eserinde Leningraddaki (Saint Petersburg) bir yazmasn esas alarak tercme rislenin tpk basmn, Arap alfabesiyle yazmn ve ngilizce tercmesini, ayrca Hrizm dilindeki ifadelerin Latin harfleriyle transliterasyonunu vermitir (bu alma hakknda Prods Oktor Skjrv, A New Edition of the Khwaresmian Phrase in the Qunyat al-Munya [BSOAS, LIV/3 [1991], s. 496-505] ve Y. Yoshida, The Khwarezmian Element in the Qunyat al-Munya by D. N. MacKenzie-Hasan Amarat [JAOS, CXII/3 [July-September 1992], s. 535-537] adlaryla tantm yazmtr). A. A. Frejman (Freyman) el-unyedeki eski Hrizmce ifadeleri konu alan Rusa bir makale kaleme almtr (Sovetskoe Vostokovedeniye, VI [Moskova 1949], s. 63-88). Cemleddin Konev, unyetl-Mnyedeki sk karlalan ve fetvada gvenilir olan meselelerden Byetl-nye (elBye tell-nye) adyla bir seme yapmtr (Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 1415; Millet Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 1037, vr. 258b-323b). 2. v mesilil-Mnye (Kitblv, el-v f mesilil-vt, el-v li-mesilil-Mnye) (Sleymaniye Ktphanesinin eitli blmlerinde ve Topkap Saray Mzesi Ktphanesinde [Koular, nr. 811] nshalar vardr). Mellif burada hocas Fahreddin Bedin Mnyetl-fuahn zetlemi, eserdeki Hrizmce ibareleri Arapaya evirmi, el-unye ve el-Fetv li-tetmmil-unye adl eserlerinden naklen baz meseleler ilve etmi, kaynaklar ve fetva sahiplerini rumuzlarla gstererek girite 140 kadar eser ismini alfabetik srayla kaydetmitir. Mukaddimede sralanan kaynaklar arasnda Mevslnin 653 (1255) ylnda tamamlad el-tiyr adl eserinin de bulunmas mellifin btn olumsuz artlara ramen ada literatr takip ettiini ortaya koymaktadr. Ancak gnmze ulat ekliyle bu eserin Zhidnin kaleminden kan eserin sonraki bir dnemde, muhtemelen IX. (XV.) yzylda yeniden dzenlenmesi ve baz ilvelerde bulunulmasyla meydana getirildii anlalmaktadr. Nitekim bir yerde Necmleimme ez-Zhid eklinde bizzat melliften gr aktarlmas (vr. 252a), bn Melekin bir erhinden iktibasta bulunulmas (vr. 315b, 316a), Zhidnin dier eserlerinde rastlanmad ekliyle Snn grlere yer verilmesi (vr. 104b) bunu dorulamaktadr. Ayrca Zhidnin, Tufetl-Mnye li-tetmmil-unye adyla Fahreddin Bedin elBarl-mu adl eserinden semeler yapt bir baka eserinin olduu kaydedilmektedir (Leknev, s. 212). 3. el-Mcteb eru Mutaaril-udr (Sleymaniye [mesel Ayasofya, nr. 1262, Crullah Efendi, nr. 734, orlulu Ali Paa, nr. 209]; Beyazt Devlet [Veliyyddin Efendi, nr. 1177], Murad Molla, nr. 905-906] ve Hac Selim Aa [nr. 340] ktphanelerinde yazma nshalar vardr). Kudrnin el-Mutaar ve el-Kitb diye bilinen fkh metni zerine yazlm bir erhtir. Sonundaki fer kaydnda mellifin -muhtemelen Mool istillarnn getirdii ykm kastederek-kalbinin dnya vesveseleriyle hasta olduu, yaland ve ok ders verdii bir dnemde kaleme aldn belirttii, Kure ve Ktib elebinin nefis bir erh diye niteledikleri eserde Zhid ada ve kendisinden ok

sonra vefat eden Ebl-Berekt en-Nesefnin Kenzd-dei ve hocas ehbeddin el-Hillnin bu esere yazd erhten de yararlanmtr (el-Mcteb, vr. 41a, 42a, 50a, 57b). 4. Feil ehri raman (TSMK, III. Ahmed, nr. 1439; Amasya l Halk Ktp., nr. 1074/1, vr. 1b-68a; Kastamonu l Halk Ktp., nr. 3761/5, vr. 158b-210a; Burdur l Halk Ktp., nr. 391/1, vr. 1b-62a; Berlin Ktp., nr. 3827). On blmden oluan vaaz ve sohbet amal bu eser Kitbl-Feil adyla da bilinmektedir. Kef-unnda (II, 1278) Falt-terv ismiyle Zhidye nisbet edilen eser Sleymaniye Ktphanesinde bulunan (ehid Ali Paa, nr. 544, vr. 123a-129b) ve bu eserin baz blmlerini ieren nsha olmaldr. Eserin tamam Hakm el-Hseyn el-Gln diye tannan Mehmed b. Sleyman b. Mehmed el-Gln tarafndan 1011 (1602) ylnda akrcba Halil Aann (daha sonra kaptan- dery ve sadrazam olan Kayserili Halil Paa) talebi zerine Trkeye evrilmitir (Sleymaniye Ktp., Hac Mahmud Efendi, nr. 1859). 5. el-Cmi filay (Drl-ktbil-Msriyye, Fkhu Hanef, Talat, nr. 410; Kitbl-ay, Kastamonu l Halk Ktp., nr. 457/8, vr. 121b-165b; er-Risle fil-ay, Chester Beatty Library, nr. 3399, vr. 133-151). Mellifin, el-Mctebda hayz konusunun usul ve frunu ele aldn belirttii ve el-Mutaarlcmi adyla atfta bulunduu eserle ayn olmaldr (el-Mcteb, vr. 30b). 6. Kitbl-Feri (Chester Beatty Library, nr. 3399, vr. 1-101). 7. el-urer ved-drer (Chester Beatty Library, nr. 3399, vr. 101b-113a). Bu eser de feraizle ilgilidir. 8. Tarc mesilil-feri (Chester Beatty Library, nr. 3399, vr. 113b-133a). Miras hukukunu cetveller halinde ele alan bir eserdir. 9. erRisletn-Nriyye (nr. Muhammed el-Msr, Saft/Kveyt 1414/1994). Altn Orda Hkmdar Berke Hana ithaf edilen eser 21 Cemziyelhir 658 (3 Haziran 1260) tarihinde tamamlanm olup blmden meydana gelmektedir. Eserin birinci blmnde Hz. Peygamberin peygamberliinin ispat ele alnm, ikinci blmde peygamberliini inkr edenlerin phelerine cevaplar verilmi, nc blmde hristiyanlarn slma ynelttikleri itirazlar cevaplandrlarak mslmanlarla hristiyanlar arasnda yaplan baz mnazara rneklerine yer verilmitir. 10. Zdl-eimme f feili aatilmme (Zdl-eimme li-m fhi min aii hihil-mme, Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler Ktp., Hseyin elebi, nr. 468; Erzurum l Halk Ktp., nr. 20698, vr. 130b-166b; Brockelmann, GAL Suppl., I, 656). 11. el-Mcteb fil-ul. Muhtemelen Mutezile mezhebini savunmak zere bir Mutezil (Madelungun Snn demesi sehiv eseri olmaldr, kr. mam Mturd ve Maturidilik, s. 524) tarafndan yazlan en son eserdir. ada aratrmaclar isminde geen usul kelimesinin usl-i fkh karladn ileri srmse de mellifin er-Risletn-Nriyyedeki atflarndan (s. 33, 52) ve Yemenli Zeyd limi bnl-Vezrin rl-a alel-al, Tercu eslbil-urn al eslbil-Ynn ve el-Avm vel-avm adl eserlerinde yapt iktibaslardan eserin kelmla ilgili olduu anlalmaktadr (bk. bibl.). Mutezile limlerinden Takyyddin el-Uclnin el-Kmil fil-isti adl eserini yayma hazrlayan Seyyid Muhammed e-hid, kaynaklarda Zhidnin kelm ilmiyle uratna dair bir kayda rastlamadn syleyerek bnl-Vezrin Muhtr b. Mahmda nisbet ettii el-Mctebnn Zhidye ait olamayacan, Takyyddin en-Necrn diye bilinen ve onunla isim benzerlii bulunan Muhtr b. Mahmd adl baka bir Mutezil limi olan Takyyddin el-Uclye aidiyetini ileri srmtr. Kaynaklarda Zhidye byle bir eserin nisbet edilmesi bir yana, gerek mteahhirn dnemi kelm ilminin byk otoritelerinden, her ikisi de Zhid ile ayn corafyaya mensup Teftznnin mam Zhid ve Seyyid erf el-Crcnnin Shibl-Kunye diyerek kendisinden kelm ilminin inceliklerine dair baz konularda Mutezile anlayn mdafaa eden bir kelmc olarak nakilde bulunmalar (erul-Mad, II, 101; erul-Mevf, IV, 74), gerek bnl-Vezrin Muhtr b. Mahmda nisbet ederek el-Mctebdan naklettii metinlerin ierisinde Takyyddin el-Uclden nakillerin yer almas (mesel bk. bnl-Vezr, Tercu

eslbil-urn, s. 87-88, 110-111; rl-a, s. 108), gerekse hemen btn kaynaklarda Zhidye nisbet edilen ve Seyyid Muhammed e-hidin grmedii anlalan er-Risletn-Nriyyedeki kelm meselelerle ilgili atflardan el-Mctebnn Zhidye aidiyeti kesinlik kazanmaktadr. Zira elMctebda Uclden nakiller yapan Muhtr b. Mahmd ayrca el-Kmil fil-istinn Takyyddin el-Uclye aidiyetini ak biimde belirterek el-Mctebnn Ebvbl-adl isimli blmnn htimesinin ilk te birlik ksmnn ounluunu o eserden naklettiini ifade etmektedir. 12. e-afve fil-ul. Kef-unnda (II, 1080) e-afve f ulil-fh ismiyle kaydedilen eserden Bezzz Menb Eb anfede iktibasta bulunmutur (s. 138-139, 334; yazma nshas iin bk. Zhid, erRisletn-Nriyye, neredenin nsz, s. 12). Zhid, er-Risletn-Nriyyede (s. 33) Hz. Peygamberin mcizelerine dair muhtasar bir eser yazmay dndn belirtmise de bu eseri yazdna dair bilgi bulunmamaktadr. Ktphane kataloglarnda erul-Kenz (Drl-ktbil-Msriyye, Fkhu Hanef, Talat, nr. 914), el-Ed (elEdl-mutre) (zmir Mill Ktp., nr. 145, vr. 156b-161a; kr. Kef-unn, I, 897) ve tlmslimn li-m yatcne ileyhi klle n (Amasya Beyazt l Halk Ktp., nr. 198/5, vr. 266b-278b) adl eserler de Zhidye nisbet edilmektedir. Brockelmann kendisine Cevhirl-fh adl bir eser (Paris Bibliothque Nationale, nr. 6407) izfe ederse de (GAL Suppl., I, 656) ayn numaradaki eseri Georges Vajda v mesilil-Vt vel-Mnye adyla kaydetmitir (Index gnral, s. 373). rencisi emseddin el-Muizz biri Anadoluya yerletiini, dieri Badatta gideceini duyduktan sonra Zhid iin iki kaside yazmtr (metinleri iin bk. Mahmd b. Sleyman el-Kefev, vr. 262a-b).

BBLYOGRAFYA

Zhid, unyetl-Mnye, Kalkta 1245/1830, s. 12, 148, 149, 172, 177, 194, 319, 374, 375; a.mlf., v mesilil-Mnye, Sleymaniye Ktp., Hfz Ahmed Paa, nr. 20, vr. 99b, 104b, 252a, 315b, 316a; a.mlf., el-Mcteb eru Mutaaril-udr, Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 1262, vr. 30b, 41a, 42a, 50a, 57b, 65b-66a, 102a, 105b, 131b, 145a-146a, 187a, 303a, 324b, 467b; a.mlf., erRisletn-Nriyye (nr. Muhammed el-Msr), Saft/Kveyt 1414/1994, s. 27, 33, 47, 52, 56, 64, 75, ayrca bk. neredenin girii, s. 9-17; Takyyddin en-Necrn, el-Kmil fil-isti fm belean min kelmil-udem (nr. Seyyid Muhammed e-hid), Kahire 1420/1999, neredenin girii, s. 10-44; Teftzn, erul-Mad, stanbul 1305, II, 101; Zeheb, Trul-slm: sene 651660, s. 370-371; Safed, el-Vf, XXV, 381-383; Kure, el-Cevhirl-muyye, III, 460-462; V, 462 (ndeks); Seyyid erf el-Crcn, erul-Mevf (nr. M. Bedreddin en-Nasn), Kahire 1325/1907, IV, 74; Frzbd, el-Mirtl-vefiyye f abatil-anefiyye, Sleymaniye Ktp., Reslkttb, nr. 671, vr. 79a; Bezzz, Menb Eb anfe, Beyrut 1401/1981, I, 138-139, 149, 334, 338; bnl-Vezr, rl-ak alel-al, Beyrut 1403/1983, s. 15, 17, 52, 68, 101-108, 113, 196, 207, 213, 283, 284, 285, 289, 294, 295, 332, 366, 377, 378, 405; a.mlf., Tercu eslbilurn al eslbil-Ynn, Beyrut 1404/1984, s. 19, 43, 63, 65, 69, 83, 87-90, 93-95, 101-111; a.mlf., el-Avm vel-avm (nr. uayb el-Arnat), Beyrut 1412/1992, II, 275, 403; III, 318, 427, 437; IV, 8, 10, 71, 78, 92, 193-196; V, 30, 53, 55-60, 102, 267, 289, 301-302; VI, 367; VII, 3031, 56-57, 66, 70-71, 73; VIII, 374; IX, 26, 332; bn Nsrddin, Tavul-Mtebih (nr. M. Nam el-Arakss), Beyrut 1414/1993, IV, 262; VII, 135-136; bn Tarberd, el-Menhel-f, VII, 286;

XI, 229; bn Kutluboa, Tct-tercim f men annefe minel-anefiyye (nr. brhim Slih), Beyrut 1412/1992, s. 256-257; Seriyyddin bn-hne, Tafl idil-ferid (nr. Seyyid Ered elMeden), Diybend 1422, I, 305; II, 183-184, ayrca bk. tr.yer.; Takprizde, Miftu-ade, II, 279; bn Nceym, el-Barr-ri, I, 112, 282, 330; II, 36; IV, 7, 142, 195, 339; Radyyddin bnl-Hanbel, Drrl-abeb f tri ayni aleb (nr. Mahmd Hamed el-Fhr-Yahy Zekeriyy Abbre), Dmak 1972, I/1, s. 92-93; Knalzde Ali Efendi, abatl-anefiyye (nr. Sfyn b. i b. Muhammed-Firs b. Hall Meal), Amman 1425/2003, s. 258, 270-273; Mahmd b. Sleyman elKefev, Ketib almil-ayr min fuahi mehebin-Numnil-mutr, Sleymaniye Ktp., Reslkttb, nr. 690, vr. 209a, 219a, 225b, 253b-254a, 261b-263b, 281a-b, 282b; Pr Mehmed skb, Munl-mft, DB stanbul Mftl Ktp., nr. 235, vr. 199b-200a; Ktib elebi, Slleml-vl il abatil-ful (nr. Mahmd Abdlkdir el-Arnat-Slih Sadv Slih), stanbul 2010, III, 321; Kef-unn, tr.yer.; bn bidn, Reddl-mutr (Kahire), I, 80, 205, 371, 479, 516; II, 7, 597; III, 308, 414, 758; IV, 48, 319; VI, 298, 450, 670, 732; VIII, 463; Leknev, elFevidl-behiyye, s. 74, 75, 212-213; Brockelmann, GAL, I, 184, 475; II, 81; Suppl., I, 296, 656; G. Vajda, Index gnral des manuscrits arabes musulmans de la Bibliothque Nationale de Paris, Paris 1953, s. 373; A. J. Arberry, The Chester Beatty Library: A Handlist of the Arabic Manuscripts, Oxford 1955, II, 64; D. N. MacKenzie, The Khwarezmian Element in the Qunyat al-munya, London 1990; W. Madelung, The Westward Migration of Hanafi Scholars from Central Asia in the 11th to 13th Centuries, mam Mturd ve Maturidilik (haz. Snmez Kutlu), Ankara 2011, s. 522-524; A. Zeki Velidi Togan, Uber die Sprache und Kultur der alten Chwarezmier, ZDMG, XC (1936), s. 2730; Abdrrezzk Huveyz, ez-Zhid el-azmn, Ebr-Rec Mutr b. Mamd, Mv.AU, XI, 2629. kr zen

ZHDYYE
() brhim Zhid-i Geylnye (. 700/1301) nisbet edilen Ebheriyyenin kollarndan bir tarikat (bk. BRHM ZHD-i GEYLN).

ZHR
() Allahn isimlerinden (esm-i hsn) biri. Szlkte ortaya kmak, belirgin olmak; stn olmak, galip gelmek; yardm etmek anlamlarndaki zuhr kknden treyen zhir, terim olarak varln ve birliini belgeleyen birok delilin bulunmas asndan belirgin olan mnasnda kullanlr (Kmus Tercmesi, II, 512; Zeccc, s. 137). Zhir ismi bir yette (el-Hadd 57/3) zt ve mahiyeti bakmndan gizli olan anlamndaki btn ismiyle birlikte geer, muttali klmak; galip getirmek mnalarna gelen izhr kavram da Allaha nisbet edilir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, hr md.). Zhir Tirmiz ile bn Mcenin es-m-i hsn listelerinde yer alm (Daavt, 82; Du, 10), izhar kavram eitli hadis rivayetlerinde de zt- ilhiyyeye izfe edilmitir (Wensinck, el-Mucem, hr md.). Eb shak ez-Zeccc, zhirin terim anlam erevesinde bir yorum yaptktan sonra kelimenin stn ve yce olmak eklindeki kk anlamndan hareketle bu isme her eyin fevkinde olan anlamn vermi ve uzunca bir dua/niyaz hadisinde yer alan, ... Sen zhirsin, fevkinde hibir ey yoktur, sen btnsn, dnunda hibir ey yoktur melindeki ifadeyi (Msned, II, 381, 404; Mslim, ikir, 61) delil gstermitir (Tefsr esmillhil-sn, s. 60-61). Eb Mansr el-Mtrd, Hadd sresinin ba tarafnda yer alan yette (57/3) iki ift isimden her birinin yanndakini nefyettiini ve bunun eliki ifade ettiini ileri srer, nk bir ey ak ve belirginse gizli olmaz, gizli ise ak olmaz. Ardndan kendisi bunu yle yorumlar: Burada eliki gibi grnen ey yaratlmlar dnyasna zgdr. Cenb- Hakkn evvel-hir, zhir-btn oluu kendinden (bi-ztih) olma zellii tadndan eliki sz konusu deildir. Aslnda bu, Allahn ztnda, isim ve sfatlarnda hibir eye benzemediine, dolaysyla Onun birliine iaret eder. Mtrd zhir ismine hi kimsenin yenilgiye uratamayaca galip ve hkim, akl ve nakl delillerle varl ve birlii apak mnas verir (Tevltl-urn, XIV, 333-334). Eb Abdullah el-Halm zhir ismini Allahn varln kantlayan fiil isimlerden sayarken Mecdddin bnl-Esr, garbl-hadse dair zengin muhteval eserinde zhiri her eyin fevkinde bulunan eklinde aklam, ayrca bu ismin fiilleri ve sfatlarnn tecellilerinden yansyanlara baklarak akl istidll yntemleriyle tannan varlk diye yorumlandn da kaydetmitir (en-Nihye, hr md.). Kueyr zhirin, iinde yer ald drt ismin Allahn fiil sfatlarna iaret ettiini sylemi ve bu erevede zhir ile btnn yle aklanabileceini belirtmitir: Cenb- Hak nimetleriyle zhir, rahmetiyle btndr; skntlardan kurtarmasyla zhir, inyetiyle btndr; onur ve eref lutfetmesiyle zhir, doru yolu gstermesiyle btndr (et-Tabr, s. 83). Gazzl, Allah Telnn, duyularn idraki veya duyulara dayanan hayal gcyle bilinmesi asndan btn, akln istidlli yntemiyle tannmas bakmndan zhir olduunu belirtmi, ardndan akl yoluyla bilinmesi ak seik olsayd Onu inkr edenlerin bulunmamas gerektii yolundaki kar fikri hatrlatm ve buna yle cevap vermitir: Cenb- Hakkn varlnn bazlarna gizli kalmas Onun ok belirgin (iddet-i zuhr) oluundandr. yle ki, yaznn bir yazcya ihtiya duymas gibi tabiattaki her nesne ve olayn olaan st bir dzene sahip olmas da onun bir yaratc ve dzenleyicisinin bulunduunu kantlar. Bununla birlikte, bu dzen hi aksamad ve her olan bitene

egemen olduu iin akl melekelerini ve psikolojik glerini yeterince kullanamayan insanlar dzenin kendi kendine srekli alt yanlgsna derler (el-Maadl-esn, s. 147-150). Fahreddin erRz de evvel-hir, zhir-btn isimlerini birbiriyle balantl biimde eitli ynlerden aklamaya almtr. Zhir ismi, yer ald yette geen evvel-hir gibi alternatifi olan btn ismiyle kullanld takdirde muhteva asndan tamamlayc bir denge meydana gelmektedir. Zhir Cenb- Hakkn zt, fakat tecellileri asndan fiil isim ve sfatlar iinde mtalaa edilir (bk. BTIN). Ayrca zhir al, azz, cebbr, kdir, mecd, metn ve mtel isimleriyle anlam yaknl iinde bulunur.

BBLYOGRAFYA

Kmus Tercmesi, II, 512; Msned, II, 381, 404; Zeccc, Tefsru esmillhil-sn (Ahmed Ysuf ed-Dekkk), Beyrut 1399/1979, s. 60-61; Mtrd, Tevltl-urn (nr. Masum Vanlolu), stanbul 2009, XIV, 333-334; Ebl-Ksm ez-Zeccc, tiu esmillh (nr. Abdlhseyin elMbrek), Beyrut 1406/1986, s. 137; Eb Abdullah el-Halm, el-Minhc f uabil-mn (nr. Hilm M. Fde), Beyrut 1399/1979, I, 188-189; Abdlkhir el-Badd, el-Esm ve-ft, Kayseri Rid Efendi Ktp., nr. 497, vr. 135a-136a; Kueyr, et-Tabr fit-tekr (nr. brhim Besyn), Kahire 1968, s. 82-83; Gazzl, el-Maadl-esn (Fazluh), s. 147-150; Eb Bekir bnl-Arab, elEmedl-a, Hac Selim Aa Ktp., nr. 499, vr. 54b-56b; Fahreddin er-Rz, Levmiul-beyyint (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut 1404/1984, s. 325-335. Bekir Topalolu

ZHR
() Ak lafzlarn en alt derecesini belirten fkh usul terimi; btnn zdd, varlk ve olaylarn grnen yz, naslarn literal anlam iin kullanlan genel bir kavram. Szlkte ak, berrak, ikr olmu anlamndaki zhir kelimesi (Lisnl-Arab, hr md.), Hanef usul terminolojisinde srf iitilmekle kendisiyle kastedilen mna ak biimde anlalan, ancak tevil, tahsis ve -vahiy sresi iinde-nesih ihtimaline kapal bulunmayan lafz demektir. Szn sevkedildii mnay gsteren bir karne yardmyla zhire nisbetle daha fazla aklk tayan nas ile karlatrmal olarak kullanldndan zhirle ilgili anlatmlarda genellikle kendisinden karlan hkm szn asl sevk sebebi olmayan kaydna yer verilir. Kurn- Kermde zhr kknden treyen kelimeler sk biimde, zhir kelimesi oul ve mennes ekliyle on yerde szlk anlamyla geer (M. F. Abdlbk, el-Mucem, hr md.). Hadislerde de zhir ve ayn kkten treyen kelimeler szlk anlam erevesinde yaygn biimde kullanlmtr (Wensinck, el-Mucem, hr md.). Fkh usul limleri, Kuran ve Snnetin ifadelerinin doru ve tutarl biimde anlalmas iin lafz konusuna ayr bir nem vermi, bu hususta benimsenen terminolojinin mantk izahn yapmak zere baz tasnifler gelitirmitir. Bu tasniflerin, konuya toplu ve sistematik bir bak yapmaya imkn vermesi ynyle usul retiminde yol gsterici bir rol stlendii, ortak bir dil kullanmn salama ynyle de her bir usul evresi iindeki iletiimi kolaylatrd, ayrca Hanef usulclerinin bu erevedeki kavramlarn inceltilmesine daha fazla zen gsterdikleri sylenebilir. Hanef usul eserlerinde lafzn mnaya vaz, vazolunduu mnada kullanlp kullanlmamas, aklk-kapallk derecesi ve mnaya dellet ekli esas alnarak yaplan drtl taksimin ilk ikisi mfred lafzla ilgili iken dier ikisinde byle bir kayt olmakszn mutlak mnada lafz sz konusudur. Bu eserlerde yaplan drtl lafz ayrmnn en alt derecesini belirtmek zere zhir terimi kullanlr; daha sonra srasyla nas, mfesser ve muhkem gelir. Mtekellimn metoduyla yazlan usul eserlerinde ise zhir Hanef usulndeki zhiri ve nass kapsar biimde yer almtr. Zhir, mnasna ak biimde dellet etme, tevil, tahsis ve -vahiy sresi iinde-nesih ihtimaline kapal bulunmama hususlarnda nasla birleir. Bu sebeple Debsden itibaren Hanef usulclerinin nassn zhirden farkn ortaya koymaya zel nem verdikleri grlr. V. (XI.) yzyl usulcleri iinde bu konuyu nisbeten daha geni ele alan emsleimme es-Serahsnin aklamalar yle zetlenebilir: Zhir ile kastedilen mna, zerinde dnmeye gerek olmakszn srf szn (sga) iitilmesiyle anlalr. Szle kastedilen ey bu mnaya vazndaki akl sebebiyle hemen zihinlerde canlanr. Nas ise szn bu mna iin sevkedildiini gsteren, lafza bitiik, konuan kaynakl bir karne yardmyla zhire nisbetle daha fazla aklk tar; bu karne olmadan lafzda onu ak klan bir zellik yoktur. Bu durum zhirle mukayese edildiinde ortaya kar. Mesel Bakara sresinin 275. yetinde geen, Allah alm satm hell, riby haram kld sz alm satmn hell olduu hususunda zhirdir, yani bu anlam ak biimde anlalmaktadr. nkrclarn alm satmn da rib gibi olduu iddiasn reddedip bunlarn arasnda helllik-haramlk hkm bakmndan farkl bulunduunu

bildirme hususunda ise nastr; zira bu amala sevkedilmitir. Nitekim, Bunun sebebi onlarn, Alm satm da tpk rib gibidir demeleridir ifadesinden anlald zere yet bu iddiay reddetmek zere inmitir (el-Ul, I, 163-165). Ebl-Usr el-Pezdev de bu konuda benzer ifadeler kullanr (Kenzl-vl, I, 123-127). Ancak onun eserini erhedenlerin ounun zhir ile nass ayrt etmek zere, konuann kastnn zhirle birlikte bulunmas durumunda nas haline geldiini syleyip zhirde mnasnn asl sevk maksad olmamas artn komalarn eletiren Abdlazz el-Buhr Debs, Sadrlislm Ebl-Ysr el-Pezdev, emsleimme es-Serahs, Semerkand ve ismini zikretmedii bir Hanef usulcsnn eserlerindeki zhir tanmlarna dikkat eker; onlarn byle bir art ileri srmediklerini ve bu ince fark hepsinin birden gzden karm olamayacan belirtir; bu art ileri srenlerin dnd gibi nassn zhire gre daha ak olmasnn sadece sevk zelliine bal olmadn syler. Abdlazz el-Buhr, bu gr desteklemek zere bir taraftan Debs ve Serahsnin eserlerinde de zhir iin rnek olarak zikredilen baz ifadelere (el-Bakara 2/275; elMide 5/38; el-Hac 22/1) dikkat eker, dier taraftan baz rnekler zerinden zhirle nass karlatrp u aklamay yapar: Fakat zhirle nas arasnda teruz bulunmas halinde sevk sebebi olma birinin dierine tercihine elverili bir g salayabilir. Bu da aklk bakmndan eit durumda olan iki haberden birine mehur, mtevtir olmas sebebiyle veya baka bir gerekeyle stnlk tannmas gibidir. Daha sonra mellif, nassn zhire gre daha ak olmasnn iitenin sadece telaffuz edilmekle szden kastedilen mnay daha ak biimde anlayabildiini deil, balama eklenen ve szn sevk sebebinin bu olduunu gsteren lafz bir karne sayesinde zhirden anlalmayan bir mnann anlalmasn ifade ettiini belirterek yukardaki rnekle ilgili u noktaya dikkat eker: Bu yetteki, Allah alm satm hell, riby haram kld ifadesiyle alm satmla ribnn farkl olduuna dikkat ekmenin amaland szn zhirinden deil balamndan yani ncesinde geen, Rib yiyenler ancak eytann arparak sersemlettii kimse gibi kalkarlar. Bunun sebebi onlarn, Alm satm da tpk rib gibidir demeleridir eklindeki karneden anlalmaktadr; bu mna karne olmadan anlalamazd (Kefl-esrr, I, 124-126). Buna karlk bn Melek, Abdlazz el-Buhrnin yukardaki aklamalarna yer verdikten sonra kendisinin de nceki usulclerin hep birden bu ince fark gzden karm olamayaca kanaatini tadn, ancak gerek Fahrlislmn gerekse elMnteab sahibinin (Ahskes) nass aklarken, Zira sz bu anlam iin sevkedilmitir ibaresini kullandn belirtmekte ve u sonuca ulamaktadr: Bu da zhirde sevk sebebi olmama artnn arandn gsterir, aksi halde onlarn yapt gerekelendirme geersiz hale gelir; zhirde sevk sebebi olmama artn zikretmemeleri ise bunun nassn tarifinden anlalyor olmasna dayanmaktadr (erul-Menr, s. 98-99). Buna gre, V. (XI.) yzyln sonuna kadar Hanef usul eserlerinde zhir tanmnda szn bu mna iin sevkedilmemi olmas artna yer verilmedii, daha sonraki eserlerde ise bu art arama, Abdlazz el-Buhrnin belirttii gerekeler dorultusunda ilk dnem usulclerinin tanmn esas alma ve iki gr zikrederek tarafsz kalma eklinde eilim ile karlald grlmektedir (M. Edb Slih, I, 156-164). Debs ve Serahsnin zhir iin mstakil rnekler vermesi ve Abdlazz el-Buhrnin ortaya koyduu ikna edici tahlil, tek bana ele alndnda zhirin szn bu mna iin sevkedilmemi olmas artna balanarak tanmlanmasnn uygun olmadn gstermekle birlikte Debs, Pezdev ve Serahsnin zhir ve nas rneklerini aklarken, Bu zhirdir, nas deildir; nk bu anlam iin sevkedilmemitir; Bu nastr, nk bu anlam iin sevkedilmitir ve, Aralarndaki fark ancak ikisinin karlatrlmas durumunda ortaya kar tarzndaki ifadelerinde de grld zere genellikle nasla karlatrmal olarak aklanmas sebebiyle zhirin bu zellii ne kmtr. Esasen ak biimde anlalan bir lafzn sevk amacnn bulunmad dnlemez;

karlatrma yaplrken nas iin kullanlan asl sevk amac ifadesi de riin zhirdeki anlam hi kastetmediini deil asl kastnn bu olmadn belirtmektedir. Zhirin hkm aksi ynde delil bulunmadka bu mnaya gre amel edilmesi, m ise tahsis, mutlak ise takyit edilmemesi, hs ise konduu mnann dna karlmamasdr. Nassn da hkm bu olmakla birlikte zhire gre daha ak olduundan aralarnda teruz bulunmas durumunda nassn hkm zhire tercih edilir. te yandan zhir slm literatrde yaygn biimde varlk ve olaylarn grnen yzn ve din metinlerin literal anlamn belirtmek iin kullanlr, zdd olan btnla birlikte nemli bir kavram ikilisi oluturur. tb, riin maksadnn nasl bilinecei ve kastetmediklerinden nasl ayrt edilecei sorusunun akl ihtimallere gre ekilde cevaplandrlabilecei noktasndan hareketle, naslarn anlalmas konusunda slm muhitinde ortaya kan eilimleri tantrken zetle u aklamalar yapar: 1. riin maksadn bildiren bir delil olmadan bu bilinemez. Bu delil ise ancak kavl tasrihtir. Byle olunca lafzlarn vazolunduklar lugat anlamlar gerektirmedii halde tmevarmn gerektirdii mnalar aratrma yoluna girilmemeli, szde ak biimde ifade edilenle yetinilmelidir. Bu yaklam u iki dnceden birini beraberinde getirmektedir: Ya ykmllk ieren hkmlerde kullarn maslahatlar asla gzetilmemitir veya bazlarnda gzetilmi olsa bile kullarn maslahatlarnn gzetilmesi gerekli deildir; zira bu maslahatlarn mahiyeti kullar tarafndan ya tam mnasyla bilinmemekte veya hi kavranamamaktadr. Bu dncenin doruluunun pekitirilmesiyle kyasa gre hkm vermenin ciz olmayaca sonucuna ulalr. Rey ve kyas ktleyen deliller de bu sonucu destekler niteliktedir. Bu yaklamn z mutlak olarak zhirle yetinilmesidir. Bu ise riin maksatlarn bilme yollarn zhir mnalarla ve naslarda dzenlenenlerle snrl tutan Zhirlerin grdr. Bu grn olduu gibi kabul edilmesi ar bir uta kalmak demektir ki eriat bu hususun tam olarak onlarn dedikleri gibi olmadna tanklk etmektedir. 2. ncekine gre dier uta yer alan baka bir anlay vardr ki bunu ikiye ayrarak aklamak gerekir. Birincisi, riin maksadnn ne naslarn zhirinde ne de onlardan anlalanlarda aranmamas gerektii, asl maksadn bunlarn arkasnda gizli bulunduu iddiasdr. Bu anlay eriatn tamamn kapsar biimde iletilince sonunda naslarn zhirinde riin maksadn bilmeyi salayacak bir tutamak kalmaz. Bu da eriat iptal etmek isteyen Btnlerin grdr. Onlar benimsedikleri msum imam grn koruyabilmek ve inanlar gerei ona olan ihtiyacn kanlmazln ortaya koyabilmek iin naslar ve er hkmlerin zhir ynlerini deersizletirme yolunu tutmulardr. kincisi de riin maksadnn nazar mnalar dikkate alnarak anlalabilecei, zhirlere ve naslara ancak bunlarla birlikte itibar edilecei, eer nas nazar mnaya ters derse terkedilip nazar mnann ncelenecei yaklamdr. Bu yaklam, ya mutlak biimde maslahatlarn gzetilmesinin gerekli olduu yahut bunu gerekli grmemekle birlikte er lafzlarn nazar mnalara tbi olmasn salamak zere mnalarn (hkmlerin gayeleri) salam biimde tesbit edilip hakem klnmas dncesine dayanmaktadr. Bu gr de kyasta ar gidip onu naslara nceleyenlerin gr olup birinci ksmn karsnda bulunan dier bir ucu oluturmaktadr. tbnin grlerini erheden Abdullah Draz bu grn sahipleri hakknda bir aklama yapmad gibi tbde maksd konusunu zel olarak inceleyen birok yazar onun bu konudaki eilimlerle ilgili kuatc bakn takdirle anmalarna ramen bu gruptakilerle kimlerin kastedildiine deinmemekte, M. Thir bn r ise tbnin szlerini zetlerken bu eilimden hi sz etmemektedir (Mad-eratil-slmiyye, s. 22; bu konuda baz yorumlar iin bk. Hammd el-Ubeyd, s. 125; Abdlkerm Hmid, s. 61-67). tbnin ifadeleri dikkatle incelendiinde onun burada naslarn ruhunu, bunlardan kan ilkeleri ve zellikle maslahat ilkesini lafzlara nceleyen yaklam kastettii anlalmaktadr. Ancak daha sonra zellikle Tf zerinden savunusu yaplmaya allan bu yaklamn fkh usul literatrnde belirgin bir yer

tutmad grlmektedir. 3. eriatn kendi iinde atma ve elime olmakszn tek bir nizam zere ileyebilmesi iin mnann da nassn da ihlle uramayaca biimde her iki bak asnn birlikte dikkate alnmas. Derin ilim sahibi limlerin ounluu bu yolu izlemi olup riin maksadn bilme hususunda esas alnmas gereken l de budur (el-Muvfat, II, 391-393; ayrca bk. BTIN LM).

BBLYOGRAFYA

Debs, Tavml-edille (nr. Hall Muhyiddin el-Meys), Beyrut 1421/2001, s. 116-117; EblHseyin el-Basr, el-Mutemed (nr. Muhammed Hamdullah), Dmak 1384/1964, I, 319-320; Bc, Kitbl-udd fil-ul (nr. Nezh Hammd), Kahire 1420/2000, s. 42-43; Ebl-Usr el-Pezdev, Kenzl-vl (Abdlazz el-Buhr, Kefl-esrr iinde, nr. Muhammed el-Mutasm-Billh elBadd), Beyrut 1417/1997, I, 123-134; emsleimme es-Serahs, el-Ul (nr. Ebl-Vef elEfgn), Beyrut 1393/1973, I, 163-165; Gazzl, el-Mstaf, Bulak 1324, I, 345, 384-385; Abdlazz el-Buhr, Kefl-esrr (nr. Muhammed el-Mutasm-Billh el-Badd), Beyrut 1417/1997, I, 123134; Sadrera, et-Tav erut-ten (nr. M. Adnn Dervi), Beyrut 1419/1998, I, 274-276; tb, el-Muvfat, II, 275-279, 391-393; Teftzn, et-Telv (nr. M. Adnn Dervi), Beyrut 1419/1998, I, 274-276; bn Melek, erul-Menr, stanbul 1292, s. 98-99; Zeynddin bn Nceym, Fetul-affr bi-eril-Menr, Kahire 1355/1936, I, 112-113; zmir, iye alel-Mirt, stanbul 1309, I, 397-401; M. Thir bn r, Mad-eratil-slmiyye, Tunus 1978, s. 22; M. Edb Slih, Tefsrn-nu fil-fhil-slm, Beyrut 1404/1984, I, 139-226; M. Mustafa eleb, Ull-fhil-slm, Beyrut 1406/1986, s. 447-449; Hammd el-Ubeyd, e-b ve madera, Beyrut 1412/1992, s. 125; Ahmed er-Reysn, Naariyyetl-mad indel-mm eb, Herndon 1412/1992, s. 271-273, 317-318; Mecd Muhammed Muhammed r, e-bit vel-mteayyir f fikril-mm Eb s e-b, Dbey 1423/2002, s. 136-140; Abdlkerm Hmid, avb f fehmin-nas, Katar 2005, s. 61-67; Wael Hallaq, hir, EI (ng.), XI, 388-389. brahim Kfi Dnmez

ZAHR-i FRYB
( ) Ebl-Fazl Zahrddn Thir b. Muhammed Fryb (. 598/1201) ranl kaside airi. 551 (1156) yl civarnda gnmzde Afganistan snrlar iinde kalan Czcn blgesinde Belh ehri yaknlarndaki Frybda (bugnk Devletbd) dodu. Sadrl-hkem ve Melikl-kelm unvanlar ile tannm, iirlerinde genellikle Zahr mahlasn kullanmtr. lk eitimini doduu yerde ald. Daha sonra gittii Nburda alt yl boyunca Arap edebiyat, felsefe, matematik ve astronomi renimi grd. lk iirlerini de burada yazmaya balad. Nbur Emri Adudddin Doan ah b. Meyyedin sarayna intisap ederek kendisi ve vezirleri iin methiyeler yazd. Edeb ilimler yannda akl ilimlere olan vukufu onu bu konularla ilgili tartmalarn iine ekti. air Envernin 581 (1185) ylnda, tarih belirterek be veya yedi gezegenin Mzan (Terazi) burcunda bulunmasndan dolay byk bir frtna kopaca ve her yeri harap edecei eklindeki iddiasna kar karak bunun gereklemeyeceine dair bir risle kaleme alp Doan aha gnderdi. Rislenin Doan ah tarafndan kabul grmemesi zerine Zahr ikyet mahiyetinde bir kaside, birka kta ve bir rub yazarak hkmdara sundu. Ancak gereklemeyeceini iddia ettii frtna ykc iddette olmasa da 29 Cemziyelhir 582 (16 Eyll 1186) tarihinde meydana geldi. Doan ahn 582de (1186) lmnn ardndan Nburdan ayrlan Zahr sfahana gitti. Orada fi limi Sadreddin Abdllatf elHucend ile tant ve onun yannda kald bir buuk yl boyunca kaside yazmaya devam etti. 585 (1189) yl balarnda Mzenderana ve oradan Azerbaycana geti. nce Bvendlerden Mzenderan Hkmdar Hsmeddin Erder b. Hasann, daha sonra Azerbaycanda ldenizlilerden Atabek Muzafferddin Kzlarslan Osmann, onun vefatnn ardndan yeeni Atabek Nusretddin Eb Bekirin hizmetine girdi. Atabek Eb Bekirden destek grd ve onun hakknda birok kaside kaleme ald. Bu srada Seluklu Sultan II. Turulu methettii iirler yazd. mrnn sonlarna doru iir sylemekten vazgeti ve Tebrizde inzivaya ekildi. Vefatnda Tebrizin Surhb denilen airler mezarlna defnedildi. Nizm-i Gencev, Hkn-i irvn, Cemleddn-i sfahn, Evhadddn-i Enver, Mcrddn-i Beylekn, Esrddn-i Ahskes ve Felek-i irvn gibi nl airlerin ada olan Zahr, hiciv iirleriyle tannan Red-i Semerkandnin de talebesidir. Birok kaynakta Zahrin iirlerinin gzelliinden sz edilir ve iirdeki mahareti vlr. Onun asl edeb gc ve sanat kasidelerinde grlr. Kasidelerinde ar derecede mbalaaya, yeni mazmun ve mnalara ska yer vermitir. Bu husus zellikle Doan ahn emri zerine yazd gevher redifli kasidesinde aka grlr. Kasidelerine ounlukla tegazzlle veya tabiat, mukun gzelliini ve sabah tavsif ederek balar. Kasidede kendine has bir slbu vardr. Birok methiye yazmakla birlikte zaman zaman methiyecilii knam, bu tr iirleri sylemekten dolay pimanlk duyduunu sylemitir. Emr Hsrev-i Dihlev

urretl-keml adl eserinde Zahri zel bir slp icat eden Sen, Enver ve Nizm gibi byk airler arasnda zikreder. Gazelde de baarl saylan Zahr bu trde ak konularnn yannda retici, t verici ve tasavvufla ilgili iirler de kaleme almtr. Gazelleri Sad-i rznin yazdklar kadar gzel deilse de bata Sad olmak zere Hfz- rz ve Molla Cm gibi airler tarafndan taklit edilmitir. Nitekim iirleri hakknda bir atasz haline gelen, Eer Zahrin divann bulursan Kbede bile olsa onu al sz onun iirlerine olan rabeti gsterir. Zahrin divan lmnden ksa bir sre sonra ems-i Scs (. 602/1205-1206) tarafndan bir araya getirilmitir. Ktphanelerde halen yetmi sekiz yazma nshas bilinen divan eitli yerlerde baslm (Kalkta 1245; Kampur 1285; Leknev 1295, 1307, 1331; Bombay 1912), eyh Ahmed rz (Tahran 1324), Tak Bni (Mehed 1337, 1345 h.), Him Raz (Tahran 1338 h.) ve Asgar- Ddbih (Tahran 1381 h.) tarafndan neredilmitir. iirleri ems-i Tabes ile (. 626/1229) Zahr-i sfahnnin iirleriyle kartrldndan baz matbu nshalarda 5848 beyte kadar karlmtr. Son olarak Emr Hasan- Yezdgirdnin yazma ve basma nshalar karlatrarak Dvn- ahrddn-i Fryb adyla yapt neirde (Tahran 1381 h.) seksen bir kaside, 106 kta, drt terkibibend, iki mlemma, on gazel, iki mesnevi, 100 rub yer almakta ve divan toplam 3717 beyitten meydana gelmektedir. Bir kaside ile bir kta Arapadr. Zahrin rubiyyt Rahm brhim tarafndan kk bir kitap halinde yaymlanmtr (Karai 1377).

BBLYOGRAFYA

bn sfendiyr, Tr-i aberistn (nr. Muhammed Ramazn), Tahran 1320 h., I, 120-121; Avf, Tekire-i Lbbl-elbb (nr. Muhammedi Abbs), Tahran 1361 h., s. 785-794; Hamdullah Mstevf, Tr-i Gzde (nr. Abdlhseyin Nev), Tahran 1364 h., s. 737-738; Devletah, Tekiret-uar (nr. Muhammedi Abbs), Tahran 1337 h., s. 122-128; Al r Nev, Tekirei Meclisn-nefis (trc. Hakm ah Kazvn-M. Fahr-yi Hert, nr. Ali Asgar Hikmet), Tahran 1363 h., s. 339-341; Emn-i Ahmed-i Rz, Tekire-i Heft lm (nr. Seyyid Muhammed Rz Thir [Hasret]), Tahran 1378 h., II, 588-592; Kudretullah Han Gpmev, Tekire-i Neticl-efkr, Bombay 1336 h., s. 445-447; Rz Kul Han Hidyet, Tekire-i Riyzl-rifn (nr. Ebl-Ksm Rdfer-Gt Udar), Tahran 1388 h., s. 453; bn Ysuf-i rz, Fihristi Kitbne-i Medrese-i l-yi Sipehslr, Tahran 1316-18 h., II, 631-635; Rzzde-i afak, Tr-i Edebiyyt- rn, Tahran 1342 h., s. 188-189; Ahmed-i Mnzev, Fihristi Nsah-yi a-yi Frs, Tahran 1350 h., III, 2421-2425; Hnbb, Fihrist, II, 2336-2337; Abdrresl Hayympr, Ferhengi Sanvern, Tahran 1340 h., s. 598; g Bzrg-i Tahrn, e-era il tenfi-a, Beyrut 1403/1983, IX, 659-660; Zebhullah Saf, Tr-i Edebiyyt der rn, Tahran 1373 h., II, 750-764; M. Ali Mderris, Reynetl-edeb, Tahran 1374 h., IV, 75-76; Fr. de Blois, Persian Literature: A BioBibliographical Survey, London 2004, s. 460-464; Ali Muhammed Hner, Seyr der Dvn- ahr-i Fryb, yine-i Pijhe, sy. 83, Kum 1382 h., s. 25-35; M. Nazif ahinolu, Zahr-i Fryb, A, XIII, 451-455; J. T. P. de Bruijn, Fryb, EIr., IX, 382-383; Cl. Huart-[J. T. P. de Bruijn], Zahr-i Fryb, EI (ng.), XI, 392-393. Mehmet Atalay

ZHR el-FTIM
() Ebl-Hasen Al b. el-Hkim-Biemrillh el-Mansr b. el-Azz-Billh Nizr el-Ftm (. 427/1036) Ftm Halifesi (1021-1036). 10 Ramazan 395te (20 Haziran 1005) Kahirede dodu. Babas Hkim-Biemril-lhn 27 evval 411de (13 ubat 1021) ldrlmesi zerine onun kz kardei Sittlmlk, Hkimin veliahd, amcasnn olu ve Dmak Valisi Ebl-Ksm Abdrrahm (Abdurrahman) b. lysn yerine halifenin olu Aliyi Zhir-Liizzidnillh lakabyla halife iln ettirdi (10 Zilhicce 411/27 Mart 1021). Zhir halifeliinin ilk yllarnda akll ve iyi bir idareci olan halas Sittlmlkn vesyetinde kald. Sittlmlk, Hkimin ldrld gnlerde devlet brokrasisinin nemli yerlerinde bulunan ahsiyetlere madd destek salayarak onlardan gelmesi muhtemel muhalefeti engelledi, askerlere para datp onlar da memnun etti; Veliaht Ebl-Ksm bir hile ile Suriyeden Msra getirterek ldrtt (Yahy b. Sad el-Antk, s. 368). Ardndan Hkim-Biemrillhn katili olduunu iddia ettii, Ktme eyhlerinden ve ordu kumandanlarndan Seyfddevle Hseyin b. Devvs katlettirdi (bnlCevz, XV, 142-143). lk zamanlar kendisinden faydaland Hatrlmlk Ebl-Hseyin Ammr b. Muhammedi de ortadan kaldrdktan sonra lke ynetimine tek bana hkim oldu. HkimBiemrillhtan beri Bizans mparatoru II. Basileios ile sregelen anlamazlklara son vermek isteyen Sittlmlk, bar grmelerini yeniden balatt. Ancak onun 11 Zilkade 413te (5 ubat 1023) lmyle bu teebbs sonusuz kald. Sittilmlkten sonra iktidar 418de (1027) vezir tayin edilen Necbddevle Ebl-Ksm Ali b. Ahmed el-Cercer ele geirdi (Yahy b. Sad el-Antk, s. 379). Cercer, gen halifeyi devre d brakp kendileriyle birlikte hareket ettii birka st dzey yetkilinin yardmyla lkeyi ynetmek arzusundayd (Makrz, ttil-unef, II, 148). 415 (1024-25) ylnda Msrda iddetli bir ktlk balad. Birka yl sren ktlk lkeyi ekonomik krize srkledi; baehir Kahire ve lkenin dier yerlerinde salgn hastalklar ve ayaklanmalar grld. Bu srada Ftm ynetimi bir kere daha Snnlere kar basklar arttrd ve btn Mlik fakihlerini lkeden srp Kd Numn ve Yakb b. Killisin eserleri vastasyla smil retiyi glendirmeye alt (a.g.e., II, 175). Halife Zhir dneminde douya gnderilen dler, Irakta Trk askerlerinin Bveyh Emri Cellddevle zamannda kard karklklardan da faydalanarak belirli oranda baar kazandlarsa da Gazneli hkimiyetindeki topraklarda ayn baary gsteremediler. Zhir, Gazneli Sultan Mahmuda deerli hediyelerle hilat yollayp onu kendine tbi olmaya davet etti ve adna hutbe okutmasn istedi. Ancak Sultan Mahmud, hediyeleri Abbs Halifesi Kdir-Billha gndererek Zhire bir eit protesto gsterisinde bulundu. Halife Zhir dneminde Suriyedeki Ftm varl Filistindeki Ben Tay Emri Hassn b. Mferric b. Dafel el-Cerrh, Kelb kabilesi emri Sinn b. Ulyn ve Kuzey Suriyedeki Mirds Emri Slih b. Mirds elKilbnin ittifak neticesinde tehlikeye girdi. Mttefikler Ftm ordusunu Askalnda yendiler. Ancak Sinn b. Ulynn lmnden sonra Kelb kabilesinin Ftm tarafna gemesinin ardndan Trk

asll Anu Tegin ed-Dizbernin ynettii Ftm ordusu Taberiye yaknlarndaki Ukhuvnede mttefik kuvvetlerini malp etti (420/1029). Slih b. Mirds sava meydannda ldrld, Hassn b. Mferricde askerleriyle birlikte Bizansa snd (Yahy b. Sad el-Antk, s. 411-412; bnlKalnis, s. 73-74). te yandan Ftmlerle Bizans mparatorluu arasndaki anlamazlklara son vermek isteyen Zhir, Bizans mparatorluu ile ittifak yapmay dnyordu. Bylece hem mttefik dmanlara kar destek salayacak hem de stanbuldan rahata buday ithal edebilecekti. Neticede Zhir ile VIII. Konstantinos arasnda bar antlamas imzaland (418/1027). Buna gre Bizans hkimiyetindeki topraklarda hutbe sadece Ftm halifesi adna okunacak stanbuldaki cami ibadete alacakt. Buna karlk Kudsteki Kumme (Kyme) Kilisesi ile Msrdaki kiliseler tekrar faaliyete geirilecek, hristiyan hkmdarlar buraya para ve malzeme gnderebilecek, Hkim zamannda zorla mslman yaplan hristiyanlar da dinlerine dnebilecekti (Makrz, ttil-unef, II, 176). Ancak daha sonra Ftmlerle Bizans arasndaki ilikiler, Ftmlerin Suriyenin kuzeyine doru yaylmaya balamas yznden gerginlemeye balad. Ardndan Bizans mparatoru III. Romanos byk bir ordu ile Suriye seferine ktysa da malp olarak lkesine dnd (421/1030, Yahy b. Sad el-Antk, s. 414). Bu yenilgi zerine Bizans imparatoru, Suriyedeki emrleri Ftm Devletine kar kkrtt ve baz yerleri ele geirdi. ki taraf arasnda sava srasnda eliler vastasyla buuk yla yakn bar grmeleri srdrld, ancak anlama Zhirin lmnden sonra imzalanabildi (429/1037-38). Halife Zhir, yakaland istisk (hydropisie) yahut veba sebebiyle 15 ban 427de (13 Haziran 1036) Kahirenin dnda Bstnddekke denilen yerde ld. On be yl dokuz ay halifelik yapan Zhirin vefat zerine Vezir Cercer veliaht olu Eb Temm Meaddi el-Mstansr-Billh unvan ile halife iln etti. Zhir ho grl, akll, yumuak huylu, izledii siyasetle zimmlerin sevgisini kazanm bir halife idi. Onun dneminde din hogr yaylm ve babasnn dneminde uygulamaya konulan ark dinleme yasa ve kadnlarn sokaa kmas gibi yasaklar kaldrlmtr. Zhir tarafndan Kantara mevkiinde yaptrlan Lle Kk (Kulesi), Ftmler dneminde Msrda ina edilen en gzel yaplardan biridir. Halife ayrca, depremde zarar gren Mescidi Aksy ve 407de (1016) yklm olan Kubbets-sahreyi yeniden ina ettirmitir. Zhir-Liizzidnillha ait bir trzn drt paras Kahire Methafl-fennil-slmde tehir edilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Yahy b. Sad el-Antk, Tr (nr. mer Abdsselm Tedmr), Trablus 1990, tr.yer.; bnlKalnis, Tru Dma (Amedroz), s. 72-74, 80, 83-84; bnl Cevz, el-Muntaam (At), XV, 142143, 164, 171, 255; Ali b. Zfir, Abrd-dvelil-mnata (nr. A. Ferr), Kahire 1972, s. 6366; bn Hammd es-Sanhc, Abru mlki Ben Ubeyd ve srethm (nr. Tihm NakraAbdlhalm Uveys), Riyad 1980, s. 103; bnl-Esr, el-Kmil (trc. Abdlkerim zaydn), stanbul 1987, IX, tr.yer.; bn Hallikn, Vefeyt, III, 407-408; bnd-Devdr, Kenzd-drer, VI, 272, 313-314, 316, 322, 324, 326, 339; Makrz, ttil-unef (nr. Cemleddin e-eyyl-M. Hilm M. Ahmed), Kahire 1416/1996, II, tr.yer.; a.mlf., el-a (nr. Eymen Fud Seyyid), London 2002, II, 189-194, 394, 562; bn ys, Bediuz-zhr, I/1, s. 211-214; S. Lane-Poole, History of Egypt in the Middle Ages, London 1901, s. 134-136; Hasan brhim Hasan, Trud-devletil-Fmyye,

Kahire 1981, tr.yer.; De Lacy OLeary, A Short History of the Fatimid Khalifate, Delhi 1987, s. 189-192; Leila S. al-Imad, The Fatimid Vizierate: 969-1172, Berlin 1990, s. 197-224; Yaacov Lev, State and Society in Fatimid Egypt, Leiden 1991, bk. ndeks; rif Tmir, Trul smiliyye, London 1991, III, 129-143; Eymen Fud Seyyid, ed-Devletl-Fmiyye f Mr, Beyrut 1996, s. 181-186; Farhad Daftary, Muhalif slmn 1400. Ylnda smiller (trc. Ercment zkaya), Ankara 2001, s. 236-237; M. Sheyl Takk, Trul-Fmiyyn f imli fryye ve Mr ve Bildi-m, Beyrut 1422/2001, s. 311-328; Nihat Yazlta, Ftm Devleti Tarihi, stanbul 2010, s. 153-162; M. Abd al-Azz Marzk, Four Dated Tiraz Fabrics of the Fatimid Khalif az-Zhir, KOr., II (1955), s. 45-51; Th. Bianquis, al-Zhir Li-Izz Dn Allh, EI (ng.), XI, 391-392. Murat ztrk

ZHR b. HARM
() Zhir b. Harm el-Eca el-Gatafn Sahb. Hicazl olup Adnnlerden Ecaoullarna mensuptur. Babasnn adnn Hizm olduu da zikredilmitir. Resl-i Ekremin salnda l hayat yaayan Zhir b. Harm, Bedir Gazvesine katld ve Beyatrrdvnda bulundu. Reslullah bir defasnda, Her ehirlinin bir kyls vardr, Muhammed ailesinin kyls de Zhir b. Harmdr demi, dier bir rivayete gre ise, Zhir bizim kylmz, biz de onun ehirlisiyiz diye ona iltifat etmiti (Ferr el-Begav, XIII, 181). Zhir, Hz. Peygamberi ziyarete geldiinde zellikle yetitirdii mahsulden mutlaka bir hediye getirirdi. Bundan dolay shibl-hedy diye anlmtr (Ebl-Ferec bnl-Cevz, s. 192). Zhir kyne dnmek istediinde Resl-i Ekrem de onun ihtiyalarn karlard. Ksa boylu ve irkin grnml bir kii olduu rivayet edilen Zhir b. Harm Reslullah ok sever ve kendisiyle akalard. Bir gn Medine arsnda Zhiri yetitirdii baz mallar satarken grnce arkasndan yaklaarak onu kucaklam ve elleriyle gzlerini kapatarak, Bu kleyi kim satn almak ister? diye sormu, kendisine bu oyunu kimin oynadn anlamayan Zhir kurtulmak iin rpnrken bunu yapann Resl-i Ekrem olduunu farkedince rahatlam ve srtn onun gsne dayayarak, u halde sen beni deersiz biri gryorsun demi, bunun zerine Reslullah, Hayr, sen Allah nezdinde deerlisin cevabn vermitir (Msned, III, 161). Daha sonralar Kfeye yerleen Zhir b. Harmn vefatna dair bilgi bulunmamakta, Resl-i Ekrem ile aralarnda geen olay dnda ondan hadis rivayet ettii de bilinmemektedir.

BBLYOGRAFYA

Abdrrezzk es-Sann, el-Muannef (nr. Habburrahman el-Azam), Beyrut 1403/1983, X, 454455; Msned, III, 161; Buhr, et-Trul-kebr, III, 442; Bezzr, el-Barz-zer (nr. Mahfzurrahman Zeynullah), Medine-Beyrut 1409/1988, XIII, 319-320; bn Abdlber, el-stb, I, 575; Ferr el-Begav, erus-snne (nr. uayb el-Arnat-Zheyr e-v), Beyrut 1403/1983, XIII, 181; Ebl-Ferec bnl-Cevz, Telu fhmi ehlil-eer (nr. Ali Hasan), Kahire 1975, s. 192; bnl-Esr, sdl-be (Benn), II, 245-246; bn Hacer, el-be, I, 542; Ali el-Kr, Cemul-vesil f eri-emil, Kahire 1307, II, 35-38. Zekeriya Gler

ZHR LM
Mutasavvflarn hadis, kelm ve fkh gibi din ilimlere verdikleri ortak isim (bk. BTIN LM).

ZHR el-MER
() Zhir b. mer b. Eb Zeydn ez-Zeydn (. 1189/1775) Filistinin kuzey kesiminde mahall bir idare kuran airet reisi. Ad Osmanl kaynak ve belgelerinde Dhir mer ( ) eklinde yazlr. Medine civarndan Suriye blgesine gelen ve ihboullar tarafndan Safed dolayna yerletirilen Ben Zeydn airetinin reisi mer ez-Zeydnn drt olundan en kdr. ldrldnde doksan ya civarnda olduu belirtildiine gre 1690 ylna doru domu olmaldr. Hayatnn ilk yllar hakknda ok az bilgi vardr. Babas ve dedesi gibi Taberiye blgesi mltezimlii yapt bilinmektedir. Bu kesimde Sakr kabilesiyle ittifak yaparak 1730lardan itibaren blgedeki gcn arttrmaya balad. 1738de Akkya 16 km. mesafede nemli bir stratejik mevkide bulunan Ciddn (Khirbat Jiddin) Kalesinin kontroln ele geirip Safed blgesinde etkili oldu, am ile Nablus arasndaki ticaret yolunu denetim altna ald. Kendisini durdurmak isteyen am Valisi Azmzde Sleyman Paann Eyll 1742de balayan ve seksen gn sren Taberiye kuatmasna direndi; 1743 Temmuzunda ikinci defa yaplan kuatmada da Sleyman Paa karsnda baar gsterdi. Ardndan Akkya yerleti ve pamuk ticaretini kontrol etmeye balad. 1746da onun Akky nfzu altna aldna dair bilgiler vardr. 1750lerde airet reisi sfatyla Taberiye kesiminde en nemli mahall lider olarak zikredilir. Sur ve Sayda taraflarnda yaayan i Ben Mtevl (Metvile) airetiyle birlikte hareket eden Zhir el-mer bulunduu blgedeki Osmanl idarecilerini uzaklatrd, ihboullarnn nfuzu altnda zellikle Safed kesiminde kendi idaresini kurdu. Fakat onun adn asl duyuran olay Akkdaki faaliyetleridir. ehri ve harap durumdaki kalesini tamir ettirdii, ipek ve pamuk ticaretiyle urat, bu mnasebetle Batllarla temas kurduu, kyl renberleri koruyarak retimi arttrmaya alt belirtilir. Akknn Zhir el-mer sayesinde nemli bir liman haline geldii, hatta onun Suriye kylarnda dolaan Malta korsanlarna snak salad kaydedilir. Hakkndaki ilk Osmanl belgelerinde Sayda muktaalarnn mltezimi olarak gsterilir. Buna gre daha Reblhir 1176da (Ekim 1762) Lbnan-Suriye sahillerindeki pek ok ky kendi denetimi altna alm, Hayfa skelesinin kontroln salamak amacyla hemen yaknndaki bir yerde kale ina ederek adamlarn yerletirmi, Tantreyi de kuvvetli bir istihkm haline getirmiti. Sz konusu tarihte Zhir elmerin yeniden itaatinin salanmas iin am valisine emir yollanmt (BA, Cevdet-Maliye, nr. 31931). Bundan iki yl kadar sonra kendisinden Akk mltezimi diye bahsedilmekte, yetki alanndaki vergilerin toplanp am eyaleti hazinesine gnderilmesi istenmekteydi (5 Haziran 1764: BA, CevdetMaliye, nr. 7635). Bu kaytlar, onun Akk ve civarndaki nfuzunun Osmanl hkmeti tarafndan kabul edildiini gsterir. Ayrca oullarnn her biri mal denetimi altndaki yerlerde idarecilik yapyordu. Bir ara byk olu eyh Ali Zhir ile anlamazla dtyse de ardndan onunla birleerek zerine gelen am Valisi Osman Paann birliklerini geri pskrtt (1765). Bylece Osmanl hkmetiyle olan ilikileri tamamen bozuldu.

Zhir el-mer bulunduu blgede gcn zamanla arttrrken Osmanl-Rus savalar sebebiyle merkezin ilgisinden uzak kalm olan bu kesimde bana buyruk hareket etmeye balad. zellikle Msrda ayn durumdan istifade ederek idareyi eline geiren Bulutkapan Ali Bey ile temas kurdu. Msrda Ebz-Zeheb Muhammed Bey tarafndan malp edilen Ali Beyi himaye etti. Onunla birlikte 1770ten beri Akdenizde faaliyet gsteren Rus donanmas kumandan Aleksi Orloftan yardm istedi ve idaresi altndaki limanlar Rus filosuna at. Bunun zerine Osmanl hkmeti am Valisi Msrl Osman Paay serasker tayin ederek Zhir el-merin yakalanmasyla grevlendirdi. Osman Paa olu Dervii, Kuds mtesellimi Deli Halil Paa ve Cezzr Ahmed Beyle birlikte Sayda tarafna gnderdi. Bunlar ihboullarnn Drz askerleriyle beraber hareket edeceklerdi. Drz askerlerinin bandaki Emr Ysuf, Osman Paann birlikleriyle Sayday kuatt. Yedi gn sren kuatmann ardndan Zhir el-merin adam Ahmed Aa aman isteyerek ehri terketti. Fakat Zhir el-mer Saydadan vazgemedi. Ruslarn yardm, Bulutkapan Ali Beye mensup askerler ve Ben Mtevl urban sayesinde 22 Mays 1772de Sehllgziye mevkiinde Osmanl birliklerini bozguna uratt. 1500 kadar kayp veren Osmanl gleri Sayday boaltp ekilmek zorunda kald. Zhir el-mer bunun ardndan Emr Ysufa basksn arttrd ve Ruslar Beyrut zerine sevketti. Beyrutu denizden bombardmana tutan Ruslar karaya asker kartt, ehre girip yamalad ve her taraf atee verdi. Ruslarn buradan ekilmesi Emr Ysufun amcas Emr Mansrun dostluk kurduu Rus kaptan Rizoya 25.000 kuru demesiyle gerekleecekti. Emr Ysuf, Beyruta bir miktar askerle Cezzr Ahmed Beyin mtesellim olarak yerlemesini salad. Bu arada Zhir elmer, Saydadan Remleye kadar uzanan kesimde giderek gcn arttryordu. Msra yeniden hkim olmas iin destekledii mttefiki Bulutkapan Ali Beyin Ebz-Zeheb Muhammed Bey tarafndan Slihiyede bozguna uratlp lmesi zerine Zhir el-merin durumu sarslmaya balad. Yeniden ihboullarna yaklamaya alt. Cezzr Ahmed Beyin bulunduu Beyrut zerine yrd. Ruslarla irtibat kurup onlarn da Beyrut nlerine gelmesini salad. Drzlere ve Ruslara kar ehri savunan Cezzr Ahmed Bey drt ay kadar dayanabildi ve sonunda Zhir el-merle anlaarak Beyrutu terketti. Ancak bu srada Zhir el-merin Ruslarla aras bozulmu ve durumu iyice sarslmt. Bunun zerine Osmanl Devletiyle irtibat kurmaya alt. zellikle 1774te Osmanl-Rus bar antlamas ve Ruslarn ekilmesi Zhir el-merin Osmanllara yaklama abalarn daha cil hale getiriyordu. Bu anlamda ilk resm irtibat 1774 yl ortalarnda vuku buldu. 22 Aralk 1774 tarihli bir telhiste, donanma kalyonlar tehizi iin Saydaya giden sadrazam uhadar Mehmed Aann Akkda Zhir el-mer ile yapt grmeden bahsedilmektedir. Bu grme srasnda Zhir el-mer, kendisinin affedilmesi durumunda birka senedir zimmetinde kalan vergi borlarn deyeceini dile getirdi, ayrca bir de mektup yollad. I. Abdlhamid bunun zerine sadrazamdan meselenin devletin menfaatine uygun ekilde halledilmesini istedi (BA, HH, nr. 20/950). Bunun zerine Zhir el-mere yazlan 23 Zilkade 1188 (25 Ocak 1775) tarihli bir mektupla af talebinin kabul edildii bildirildi (BA, HH, nr. 20/950 A). Zhir el-merin Arapa olarak devlet merkezine yollad mektupta Van Hseyin Efendi vastasyla am valisiyle irtibat kurduu, kendisinin aff iin devletle greceklerine dair kendisine vaadde bulunulduu, kalyon tehizat iin para almaya gelen uhadarn kendisine gsterdii, iki yllk olmak zere 50.000 kuru talebiyle ilgili fermann ona hitap etmedii, bu sebeple emrin icrasn yerine getirmedii, ortaln o sralarda iyice kark olduu ve am valisinin dedikodularna aldanlmamas gerektii gibi hususlar yer alyordu (BA, HH, nr. 16/716 B). Ayrca

bir baka af mektubunu eyhlislma gndermiti. Fakat mektubunda makt vergiyi yollama hususu pek ak deildi ve bu konuda baz bahaneler ileri srlyordu. Sonunda devlete balanma hususundaki tereddtleri samimiyetsizliine yorularak derhal ortadan kaldrlmas iin yeni tedbirler alnd. Konuyla ilgili am valisine gnderilen bir emirde, Zhir el-merin Ebz-Zeheb Muhammed Beyin kendisine kar harekete geecei endiesiyle devlete aff iin bavurduu, bu sebeple Seyyid Him Ahmed Efendi ile afnme yolland, fakat devleti kandrp oyalamak iin byle bir harekete giritiinin anlald ak ekilde belirtilmektedir (BA, Cevdet-Dahiliye, nr. 10116). Zhir el-merin bulunduu blgedeki iskele ve limanlarn gmrk gelirlerine el koymas hem am vilyeti hazinesi hem de devlet hazinesi iin ciddi bir kaypt. Sava dnemine son veren Osmanl hkmeti ncelikle Zhir el-mer meselesine artk kesin bir zm bulmaya karar vermiti. Bu hususta Ebz-Zeheb Muhammed Beyin gnderdii haberler de etkili olmutu. Zhir el-merin eski dman Ebz-Zeheb Muhammed Bey, hkmet merkezinden ald emirle 18 Muharrem 1189da (21 Mart 1775) harekete geip Gazzeye geldiinde Zhir el-meri destekleyen kuvvetlerin Yafaya ekildiini haber ald. Yafay kuatp ele geirdi (9 Reblevvel/10 Mays). Oradan Akkya yrd. Zhir el-mer Emr Ysuf ile Aneze urbanndan yardm talep ettiyse de bekledii destei gremedi. Ebz-Zehebin, Akkya geliinden birka gn sonra anszn lm zerine (12 Reblhir/12 Haziran) Msr kuvvetleri geri ekildi (BA, HH, nr. 16/716), Zhir el-mer de Akkya dnd. Durumdan haberdar olan Osmanl hkmeti bu defa am Valisi Mehmed Paaya emir yollayarak Osmanl donanmasnn Cezayirli Gazi Hasan Paa idaresinde Akkya hareket ettiini, Adana Valisi Vezir Mehmed Paaya Sayda, Safed ve Beyrutun verildiini, Karahisar mutasarrf Cezzr Ahmed Paaya Rumeli beylerbeyilii pyesiyle Akk ve civarndaki kalelerin muhafzlnn tevdi edildiini, Gazze ve Remle sancaklarnn Kuds mutasarrf brhimin gzetimine brakldn bildirdi. Bunlar Zhir el-mer ile oullarnn hkimiyetine son vermek iin birlikte hareket edeceklerdi (1-10 Temmuz 1775: BA, Cevdet-Dahiliye, nr. 10116). Cezayirli Hasan Paa nce Hayfay ald (10 Austos), oradan Akkya geldi, Zhir el-mere mektup gnderip itaatini istedi; yllk vergi borcunu, ayrca oullarndan birini rehin olarak gndermesini talep etti. Fakat Zhir el-mer eitli bahaneler ileri srp buna yanamad. Akk 17 Austos 1775te karadan ve denizden kuatld ve top ateine tutuldu. Kale iindeki Denizlili Mehmed Aa, maribli askerleri de yanna alarak padiahn kuvvetlerine kar savamayacan Zhir el-mere bildirdi. Kalede kan karklklar srasnda Zhir el-mer kamak istedi, fakat bir marib askerin kurunuyla vuruldu ve ba kesilerek stanbula yolland (23 Austos 1775). 6 Ekim tarihli bir belgede Zhir elmerin kesik ban getiren Tatar Uzun Ahmede 20 akeyle sipahilik grevi tevdi edilmiti (BA, Cevdet-Dahiliye, nr. 6182). Devlet tarafndan Zhir el-merin nakit paralarna el kondu. Para ilerini idare ettii anlalan kap kethds Abraham Sabb ele geirilip sorguland ve iki olunun da yakalanmas iin emir gnderildi (BA, Cevdet-Maliye, nr. 28516). Zhir el-merin elde edilip darphneye teslim edilen nakit varl 21.511.565 para tutarnda 137.915 adet eitli cins altn olarak tesbit edilmitir (BA, Cevdet-Maliye, nr. 31432). Ayrca bir baka kaytta zer-i mtenevvia ve beyaz olarak 551.066 kuru deerinde altn ve gm nakdinin hazineye teslim edildii belirtilmitir (BA, Cevdet-Maliye, nr. 31932). Baz tarihilerin Filistin kesiminde bamszlk hareketinin ncs diye takdim ettii Zhir el-merin yedi sekiz kadar ocuu olduu, bunlardan eyh Osman, Ali Zhir ve eyh Ahmedin Sayda civarndaki baz yerlere hkmettikleri anlalmaktadr. Olu Ali daha sonra takibata uram, dierleri Cezayirli Gazi Hasan Paa tarafndan stanbula gtrlmtr. eyh Osmana kardei Ahmed ile birlikte geinecekleri kadar tahsisat ayrlm, ayrca geimleri iin eyh Osmana Hudvendigr sanca verilmitir (BA, Cevdet-

Maliye, nr. 29080). Zhir el-merin blgedeki nfuzu ve gc Akkya yerleen Cezzr Ahmed Paaya intikal edecektir.

BBLYOGRAFYA

emdnzde, Mrit-tevrh (Aktepe), III, 33; Ahmed Vsf, Mehsinl-sr, TSMK, Hazine, nr. 1406, vr. 16b; Sad Efendi, Trh-i Vasf- Cezzr Ahmed Paa, Ktp., TY, nr. 6206, vr. 5a-12a; Abd es-Sabb, er-Rav-hir f tri hir, Bibliothque Nationale, Ms.Arab, nr. 4610; Mhl es-Sabb, Tru-ey hirl-mer ez-Zeydn: Histoire du Schekh Deher el-Omar ezZeidani, Harisa 1933; Tannn e-idyk, el-Abrl-ayn f Cebeli Lbnn, Beyrut 1859, s. 360 vd.; Cebert, Acibl-r (Bulak), I, 371, 413; J. W. Zinkeisen, Osmanl mparatorluu Tarihi (trc. Nilfer Epeli), stanbul 2011, VI, 29-37; Haydar e-ihb, at Amed B el-Cezzr, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2393, vr. 6b, 11b; a.mlf., Nzhetz-zamn f tri Cebeli Lbnn, Kahire 1900, I, 800 vd.; Mehmed Thir, Menkb ve Gazavt- Gazi Hasan Paa, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2419, vr. 78a; Cevdet, Trih, I, 334-338; II, 33, 36-40; C.-F. Volney, Voyage en Syrie et en Egypte, Paris 1787, II, 84 vd.; H. Lammens, La Syrie, prcis historique, Beyrouth 1921, II, 103-112; U. Heyd, hir al-Umar, shalit ha-Galil, Jerusalem 1942; A. Hasan Joudah, A History of the Movement of Shaykh Zahir Al-Umar Al-Zeydan: 1690-1775 (doktora tezi, 1971), The University of Michigan; Tevfk Muammer, hir el-mer, Nsira 1990; ehabettin Tekinda, XVIII. ve XIX. Asrlarda Cebel Lbnan, ihaboullar, TD, sy. 13 (1958), s. 31-44; a.mlf., XVIII. Yzylda Akdenizde Rus Donanmas ve Cezzr Ahmed Beyin Beyrut Savunmas, BTTD, sy. 5 (1968), s. 37-45; Feridun Emecen, Zhir mer, A, XIII, 455-456; T. Philipp, hir al-Umar al-Zaydn, EI (ng.), XI, 393. Feridun Emecen

ZHR b. THR
() Ebl-Ksm Zhir b. Thir b. Muhammed en-Nsbr e-ehhm (. 533/1138) Muhaddis. 14 Zilkade 446da (14 ubat 1055) Nburda dodu. Muhaddis olan babas tarafndan kk yata ilim meclislerine gtrld. Kk yata hadis dinlemeye balad ve l isnad sahibi oldu. Kardei Vech de kendisiyle birlikte hadis tahsil etti. Abdlgfir elFris, Eb Hafs b. Mesrr ve Msnid Badd lakapl Eb Muhammed el-Cevherden iczet ald. Babasndan ve Eb Osman Sad b. Muhammed el-Bahr, Eb Sad el-Gencerz, Muhammed b. Muhammed b. Hamdn, Sad b. Mansr el-Kueyr, Ahmed b. Mansr el-Marib, Ali b. Muhammed el-Behhs, Ebl-Veld Hasan b. Muhammed ed-Derbend, Muhammed b. Ali el-Hab gibi isimlerden hadis dinledi. Ayrca Ahmed b. Hseyin el-Beyhakden onun es-Snenl-kbr, uabl-mn, ez-Zhdl-kebr, el-Medal iles-Snen gibi eserlerini ve Hkim en-Nsbrnin Tru Nsbrunun bir ksmn okudu. Ebl-Ksm bn Askir, Abdlkerm es-Semn, EblFerec bnl-Cevz, Ebn-Necb es-Shreverd, Mansr b. Ebl-Hasan et-Taber, Sid b. Rec elHemezn, Ali b. Ksm es-Sekaf, Zhid b. Ahmed es-Sekaf, Sbit b. Muhammed el-Medn Zhirin rencileri arasnda yer ald. Mahkemelerde grev yaptndan rt ve hid olarak da anlan Zhirin esas meguliyeti hadis rivayet etmekti. Nbur Camiinde 1000 civarnda, ailesine nisbet edilen hazrede ise yirmi yl sreyle iml meclisi akdetti. Uzun sre hadis dinlemekten sklmaz, dikkati dalmadan talebelerini dinlerdi. Talebeler ondan hadis renmek iin yanna gelmi, o da hadis rivayet etmek iin Badat, Herat, Hemedan, Merv, sfahan, Rey ve Hicaza gitmitir. Zhir b. Thir 14 Reblhir 533te (19 Aralk 1138) Nburda vefat etti ve Yahy b. Yahy el-Minkarnin kabrinin bulunduu mezarla defnedildi. Nbura gelen muhta rencilere yardm eden ve onlara kitaplarn dn verdii sylenen Zhir, zabt asndan gvenilir sayld ve semlar sahih kabul edildii halde namazlarn vaktinde klmamas adlet ynnden cerhedilmesine yol amtr. Kendisi zr sahibi olduu iin namazlar cemettiini sylemi, bu mazeretini dikkate alan bnl-Cevz onu eletirenlere kar kmtr. Zeheb, Zhirin hadiste sadk kabul edildiini, ancak namazlarn ihmal eden bir kiiden hadis rivayet edilemeyeceini sylemise de (Trul-slm, s. 319) merakndan dolay onun rivayetlerini aldn itiraf etmitir (Almn-nbel, XX, 12). Dindarlyla tannan kardei Vech bu durumdan rahatsz olmu, hadis rivayet etmek amacyla baka ehirlere gitmek isteyen Zhire namaz hakkndaki tutumu yznden zor duruma decei gerekesiyle engel olmak istemitir. Eserleri. 1. ads-Serrc. Zhirin Muhammed b. shak es-Serrcn rivayetlerinden setii 2746 hadisi ihtiva eden bir derleme olup bizzat Serrcn telif ettii Msneds-Serrcdan farkldr. Eserin son cildi, nir tarafndan sahbe isimlerine gre hazrlanan etrf tertibinde bir fihrist olup

el-btihc bi-erfi edis-Serrc adn tamaktadr (nr. Eb Abdullah Hseyin b. Ukke b. Ramazan, I-IV, Kahire 1425/2005). Eser zerine Ekrem es-Sindnin bir doktora tezi (1406, Medine, el-Cmiatl-slmiyye) hazrlad belirtilir (ads-Serrc, neredenin girii, I, 212, 266), fakat dier bir kaytta sz konusu tezin 805te (1402) vefat eden Yahy b. Ahmed es-Serrca ait elFevid zerine yapld belirtilmektedir (Ammr Telv, s. 66). 2. Kitbl-Edil-ilhiyye (eludsiyye). Kuts hadislerle ilgili ilk derleme saylan eserin Berlin Ktphanesinde (nr. 1297) bir nshas bulunmaktadr (Brockelmann, III, 616). 3. Ziydt Avl Mlik li-Eb Amed el-kim. Kitap baz kaynaklarda Avl Mlik adyla Zhirin kendisine nisbet edilmise de aslnda onun Hkim el-Kebrin Avlil-mm Mlikine hadis eklemek suretiyle oluturduu bir eserdir (bn Hacer el-Askaln, el-Mecmaul-messes, II, 240). Elli bir hadisi ihtiva eden bu cz Hkim elKebrin eseri ve dier baz limlerin ayn tr rivayetleriyle birlikte yaymlanmtr (An Mlik b. Enes el-mm: el-Avl, nr. Muhammed el-Hc en-Nsr, Beyrut 1998, I, 227-270). 4. esSbiyyt. 1000 hadis ihtiva ettii belirtilmektedir (Zhiriyye Ktp., Mecmua, nr. 19, vr. 78-96; Mecmua, nr. 89, vr. 260-275). Zhir b. Thirin dier eserleri arasnda unlar zikredilmektedir: Tufet dil-e, Tufet dil-fr (bir nceki eserle birlikte Tufetl-deyn veya Tufeteyl-deyn olarak da anlr; Tufetl-d adyla, Zhiriyye Ktp., Mecmua, nr. 70, vr. 190198), el-umsiyyt, es-Sdsiyyt (Zhiriyye Ktp., Mecmua, nr. 107, vr. 284-288; es-Sdsiyyt vel-umsiyyt adyla, Mecmua, nr. 82, vr. 119-129), Avl bn uzeyme, Avl Sfyn b. Uyeyne, ad Abdillh b. Him, Ed Abdirramn b. Bir (Millet Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 506, vr. 31-51), el-Eml, Fevid, Meyea, Mnteab min adi Zhir.

BBLYOGRAFYA

Zhir b. Thir, ads-Serrc (nr. Eb Abdullah Hseyin b. Ukke b. Ramazan), Kahire 1425/2005, neredenin girii, s. 212, 231-301; Ziyeddin el-Makdis, ebet mesmt (nr. M. Mut el-Hfz), Beyrut 1420/1999, s. 61, 73, 144, 157-158, 176; Zeheb, Almn-nbel, XX, 913; a.mlf., Trul-slm: sene 521-540, s. 316-319; bn Hacer el-Askaln, el-Mecmaulmesses lil-mucemil-mfehres (nr. Ysuf Abdurrahman el-Maral), Beyrut 1415/1994, II, 6869, 143, 162, 240, 551; a.mlf., Lisnl-Mzn (nr. M. Abdurrahman el-Maral), Beyrut 1416/1996, III, 121-122; Kef-unn, I, 370; Hediyyetl-rifn, I, 372; Brockelmann, GAL (Ar.), III, 616; Elbn, Mat, s. 317-318; Ammr Telv, Dellr-resilil-cmiiyye f ulmil-adin-nebev f muaamil-cmitil-slmiyye att m 2002: el-Mnaa velmseccele, [bask yeri ve tarihi yok] (Drl-Belh-Drl-Beyrt), s. 66. Halit zkan

ZHR-BEMRLLH
() Eb Nasr Muhammed b. en-Nsr-Lidnillh Ahmed b. el-Mstaz-Biemrillh el-Hasen el-Abbs (. 623/1226) Abbs halifesi (1225-1226). Muharrem 570te (Austos 1174) dodu; 571de (1175) doduu da rivayet edilir. Babas Halife Nsr-Lidnillh tarafndan Safer 585te (Mart-Nisan 1189) veliaht tayin edildi ve ad hutbelerde anlmaya baland. Ancak Cemziyelhir 601de (Ocak-ubat 1205) halife fikrini deitirerek daha ok sevdii ve aabeyinin aksine ilie kar daha hogrl olan kk olu Aliyi veliaht iln etti. Yeni veliaht 612de (1215-16) lnce baka olu bulunmayan Halife Nsr Eb Nasr Muhammedi yeniden veliahtla getirdi. Yeni veliaht, babasnn lm zerine Eb Nasr Muhammed ZhirBiemrillh lakabyla hilfet makamna geti (1 evval 622/6 Ekim 1225). Ramazan bayramnn birinci gn Zhire nce ailesi, hnedan mensuplar, sonra srasyla nibl-vezre Meyyidddin el-Kumm, stdddr Adudddevle b. Dahhk, Kdlkudt Muhyiddin b. Fadln, Nakblerf Kvm el-Msev biat etti. Zhir-Biemrillh 622de (1225) Necmeddn-i Dyeyi Tebrize, Celleddin Hrizmaha eli gnderdi. Onun dneminde Hanbellerin Badattaki nfuzu artt. D politikada Zhir-Biemrillh, Suriye ve Msrdaki Eyyb melikleri arasnda kan karde kavgalarn sona erdirmeye alt; zira onlar kendi vasallar yapmay umuyordu. Bu amala mehur Hanbel limi Ebl-Ferec bnlCevznin olu olan Eb Muhammed bnl-Cevzyi hilat ve tayin menurlaryla el-Melikl-Kmil Muhammed, el-Melikl-Muazzam ve el-Melikl-Eref Msya gnderdi (623/1226). te yandan ekonomi ve maliye alanlarnda baz nlemler ald. Devletin gelirlerini kstlama riskini gze alarak gayri er vergileri (mks) kaldrd (622/1225); babasnn uygulamaya koyduu arazi vergisindeki artlar iptal etti ve hazinede ok sk grlen yolsuzluklar bizzat ele ald. Onun halifelii zamannda lke genelinde zellikle yiyecek maddelerinde ucuzluk grld. Babasnn dneminde birok kiinin mallar kamulatrlm ve bu uygulamaya kar kanlar hapse atlmt. Zhir babasnn bu politikasn benimsemedi ve hapishanelerdeki mahpuslar tahliye ettirdi. Mahkmlardan madd sknt ierisinde olanlara yardm edilmesini emretti. Sizin zamannzda hazine doldu diyen bir grevliye, nemli olan hazineyi doldurmak deil Allah yolunda harcamaktr; biz tccar deiliz ki mal biriktirelim demitir. Badatta Dicle zerindeki ikinci kpr de onun zamannda yapld. Bu vesileyle airler hem kprnn tasvirini yapm hem de ona vgler yazmtr (bnt-Tktak, s. 329). Halkna kar adalet ve merhametle muamele eden ve mtevazi bir hayat sren ZhirBiemrillh dokuz ay on drt gnlk halifeliin ardndan 14 Receb 623 (11 Temmuz 1226) tarihinde vefat etti. Dindar bir kiilie sahip olan Zhir-Biemrillh iki merin (Hz. mer ile Emev Halifesi mer b. Abdlazz) yolunu izlemi ve onlarn ynetimini ihya etmeye almtr. Ancak siyas bakmdan tahta kndan nce olduu gibi halifelii zamannda da ok silik kalm ve Abbs halifeliinin gelimesiyle ilgili kayda deer bir faaliyeti grlmemitir. Yerine olu Mstansr-Billh

Mansr gemi, dier olu Mstansr-Billh Ahmed de Abbs Devletinin yklndan sonra (1258) 659da (1261) Msrda ilk Abbs halifesi olmutur.

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, el-Kmil (trc. Ahmet Araka-Abdlkerim zaydn), stanbul 1987, XII, 42, 397-402, 414-415; Sbt bnl-Cevz, Mirtz-zamn, VIII/2, s. 522-523, 592, 636, 642-643; Eb me elMakdis, e-eyl aler-Ravateyn: Tercim riclil-arneynis-sdis ves-sbi (nr. brhim emseddin), Beyrut 2002, s. 141-142, 219, 226; Ebl-Ferec, Trih (trc. mer Rza Dorul), Ankara 1999, s. 520-522; bn Vsl, Mferricl-krb, IV, 171-196; bnt-Tktak, el-Far, s. 329; Nveyr, Nihyetl-ereb (nr. Abdlmecd Terhn), Beyrut 2004, XXIII, 187-188; Zeheb, Almn-nbel, XXII, 264-268; Safed, el-Vf bil-vefeyt (nr. Ahmed el-Arnat-Trk Mustafa), Beyrut 1420/2000, II, 69-70; A. Hartmann, an-Nsir li-Dn Allah: 1180-1225, Berlin-New York 1975, bk. ndeks; K. V. Zettersten, Zhir, A, XIII, 450-451; Anne-Marie Edd, al-hir biAmr Allh, EI (ng.), XI, 390-391. Murat ztrk

ez-ZAHRE
() bn Bessm e-enternnin (. 542/1147) Endls edip ve airlerini blgelere gre ele ald eseri (bk. BN BESSM e-ENTERN).

ZAHRE-i HRZMH
() smil b. Hasan el-Crcnnin (. 531/1137) tpla ilgili Farsa yazlm ansiklopedik eseri (bk. CRCN, smil b. Hasan).

ZHR
(bk. DVD ez-ZHR).

ZHRYYE
() Dvd b. Ali ez-Zhir (. 270/884) tarafndan kurulan fkh mezhebi. Szlkte ortaya kmak, grnmek, tezahr etmek anlamndaki zuhr kknden treyen zhir (oulu zavhir) bir eyin d ve grnen ksm mnasna gelir; kart btndr (bir eyin grnmeyen i ksm). Zhir nitelemesi ve zhir-btn ayrmnn slm bilimleri literatrnde birbiriyle balantl farkl dzeyde kullanld grlr. 1. Zhir terimi en genel anlamda Kuran lafzlarnn gerek anlamnn zhir anlam olmadn, asl olann i anlam (btn) olduunu ve bunun zel kiiler tarafndan bilinebileceini ne sren gizemci eilimlerin kart olarak kullanlmtr. Zhir mnann esas olduunu ve bir gereke bulunmadka bu anlamn alamayacan ne sren Ehli snnet ve Mutezile bu ynyle zhiri esas alan grupta yer alr. ann ounluunu da bu kapsamda dnmek mmkndr. Buna mukabil umumiyetle i-Btn gruplar (ve baz felsef yaklamlar) btn esas alp zhiri dikkate almayan veya zhiri aan grubu meydana getirirler. Dinin ana metinleri olan yet ve hadislerin anlalmas konusunda zhir mnann esas olduu slm mezheplerinin ounluunun genel prensibidir. Bu ilkenin anlam ve amac, eriatn temelini tekil eden yet ve hadislerin zhir anlamlarn buharlatracak her trl tevili nlemektir. Dil bir diyalog ve anlama arac olduuna gre yet ve hadis metinlerinin anlalmas hususunda zhir mnann ncelikle dikkate alnmas ve anlama srecinde pergelin sabit ayann bu zhir anlam zerine konulmas doal ve kanlmaz kabul edildiinden bu durumu esas alanlar ve bunu savunanlar iin zhir nitelemesi yaplmamtr. Tevili hakl klan bir gereke bulunmadka zhir mnann terkedilemeyecei ilkesi fkh ve fkh usul yannda kelm ilminde de zellikle vurgulanmaktadr (Teftzn, s. 105-106). slm mezheplerinin tamam bir tevil izgisi zerinde tasavvur edilirse, Btniyye ve baz slm filozoflar tevile en ak ve bu kapy en fazla zorlayan gruplar iken Zhiriyye ve baz ehl-i hads gruplar zhir mnay hkim klmaya en fazla srar eden, dolaysyla tevile en uzak kesimlerdir. Ehl-i snnet ve dier mezhepler ise tevile ak olup olmama hususunda bu iki u arasnda farkl noktalara konumlanrlar. 2. Zhir-btn ikilemesi veya kartl fkh ve tasavvuf disiplinlerinin konu, ama ve yntemleri arasndaki fark gstermek iin kullanlr. Fkh ilmi insanlarn da yansyan eylemlerinin hkmn belirlemeyi konu edindiinden gerekleen ve objektif olarak gzlenebilen eylemleri (amel) dikkate alp onlar hakknda hkm verir. Bu ynyle fkh ilmi zhir ilmi (fkhz-zhir) diye nitelendirilir. Ahlk ilmi veya dier adyla tasavvuf ilmi tabiri daha ok kalbin tasfiye ve tezkiyesini, insann iinin arndrlmasn konu alr ve btn ilmi (fkhl-btn) olarak nitelendirilir. Zhir ilmi-btn ilmi ikilemesinde zhir ilmi ya da btn ilmi esas itibariyle kmseyici bir ierik ve niteleme tamasa da zaman zaman ehl-i btn ile ehl-i zhir birbirlerinin konumlarn bu ifadelerle eletirmitir. Fakat Ehli snnet iindeki umumi kabule gre fkh ilmi ve tasavvuf ilmi balamnda zhir-btn ikilemesi bir eyin iki farkl gereklik boyutunu, madalyonun iki farkl ynn belirtir. Literatrde ve zellikle klasik sonras literatrde bundan dolay ehl-i btn dendiinde sfler, ehl-i zhir dendiinde ise fukaha ve mtekellimn anlalr. Aslnda tasavvufun Btniyye ile dnsel ilikisi dikkate alndnda, te yandan da zhir

ilim mensuplarnn Zhiriyye ile ilk er delilin hkimiyeti konusunda ayn dnceyi benimsedikleri gz nnde bulundurulduunda zhir-btn ikileminin bir nceki maddede sz edilen zhir-btn ayrmnn bir uzants olduu sylenebilir. 3. Fkh usulnde zhir kelimesi hkmn konulu gerekesi veya sylenen szle kastedilen mna anlamna gelen mna kart olarak kullanlr (Abdlazz Buhr, I, 72). Bu anlamdaki zhir genelde tall, rey ve kyas kartln ifade eder. Bu kullanmda mnalarn hakikatleri ve hkmlerin konulu gerekeleri zerinde dnmeyen, szn syleni amacn dikkate almadan yet ve hadisleri sadece ilk bakta anlalan zhir mnalarna gre anlayan kiilere zhir ehli (ehlz-zhir, ashbzzevhir) denilir. Buna karlk, mnann tesbit ve tatbikinde riin amacn dikkate alanlara ehl-i btn denilmeyip bunun yerine ehl-i rey tabiri kullanlr. Ehl-i hads ve ehl-i rey ayrm da bu temelde ortaya kan bir ayrmadr; ehl-i rey ahkm- eriyyenin mna ve maksatlarna daha fazla bavururken ehl-i hads hkmleri yzeysel olarak anlamakta srar etmekte, onlarn amac ve gerekletirmek istedikleri hedefi tanmlamaya dnk sorular sormay reddetmekteydi. Bu yaklamyla bilhassa ilk ehl-i hads hareketinin Zhir dncenin oluumuna katks aktr. Zhirliin Douu ve Temel zellikleri. slm hukuk tarihinde adn bir ilkeden alan tek yaklam olan Zhirlik, esas itibariyle fkhta reye ne lde yer verilecei konusunda ortaya kan ayrmada rey kartlnn vard niha noktay temsil eder. Bu nokta gz nne alnmadan Zhirliin salkl bir ekilde anlalmas ve fkh tarihinde doru biimde konumlandrlmas mmkn olmaz. Sahbe dneminden balamak zere rey konusuna mesafeli duran kimselerden sz etmek mmknse de bu konudaki en belirgin ayrma tbin dneminden itibaren ortaya kan ehl-i rey-ehl-i hads ayrmasdr. Ehl-i hadsin rey konusunda taknd mesafeli tavr, Dvd b. Ali ez-Zhirnin ncln yapt Zhirlik akmyla en u noktasna ulamtr. Bu bakmdan Zhirliin, ehl-i hadsin kat ve ar bir versiyonu yahut arla varan bir devam olarak grlmesi hi de abartl bir yaklam olmayacaktr. Nitekim Zhirlik eiliminin gl bir ekilde kendini gstermesi, hadislerin yaygn biimde toplanp yazya geirildii dneme ve zellikle bu srecin sonlarna tesadf eder. Bu tesadf, ehl-i hads anlay ile Zhir anlay arasnda gl ba bulunduunun ak kantlarndan biridir. Bu irtibat ehl-i hadsin derece farkll gstermekle birlikte bnyesinde Zhirlik eilimi barndrdn gstermesi bakmndan da nemlidir. Esasen ilk fkh ayrmas olan hadis ve rey taraftarlnn rettii fkh mirasa bakldnda birinci grubun fkh bablarna gre hadis toplamaya, ikinci grubun ise dorudan rey ile/kyasla fkh yapmaya eildii aka grlmektedir. slm hukuk ekollerinin oluum seyri ve sras dikkate alndnda ilk kurulan mezhep olan Hanefliin ve ardndan Mlikliin reye daha ok nem verdii, ardndan gelen filiin rey alann daraltmaya giritii, Ahmed b. Hanbelin reyin kullanm alann iyice snrlad ve nihayet Dvd ez-Zhirnin rey kapsn bsbtn kapatt sylenebilir. Ancak bu durum, mmetin, reye bavurmay bir yntem olarak gren anlaytan reyi bsbtn dlayan zhirci bir anlaya dnd anlamna gelmez. Aksine Zhirliin her dnemde marjinal kald tarihen bilinen bir husustur; Zhirlik eilimine sahip kiiler zaman zaman grlmekle birlikte Zhirlik bir sistem olarak kalc olmamtr. En gl ifadesini bulduu bn Hazmn yazlarnn etkisi bile snrl kalmtr. XX. yzylda Zhirliin, zellikle bn Hazmn kitaplarnn limlerin ilgi alanna girmesi ve mezheplerin i tutarllna ve sistematik yapsna riayet etmeyen pek ok ada mftnn baz fetvalarnda drt mezhebe aykr olsa bile bn Hazma atfta bulunarak grlerini temellendirmesi ve benzeri

gelimeler ise modern dnemlerde fkh dncesinde yaanan ciddi dnmn ve klasik dnem literatrn bir fkh zmler ambar olarak grmenin neticesi olarak ayr bir balamda, zellikle Selefliin yaygnlamas olgusuyla balantl biimde ele alnmas gereken bir husustur. Zhirlik dncesinin sistematik bir yapya kavumas ilk defa Dvd b. Ali ile balamakla birlikte bu anlayn nvelerinin nceki dnemlerde mevcut olduu bir gerektir. Tbin dneminde, hatta sahbler arasnda bu anlaya yakn duran kimseleri grmek mmkndr. Zhir dncesinin grup dzeyinde kkleri ise Hriclik hareketine ve ehl-i hadse dayandrlabilir. Konuann neyi kastettiini hi dnmeden szn sadece zhirine, kelimelerin ifade ettii szlk anlamlarna tutunma, yani ifadeleri harfi harfine anlama eiliminde Hricliin izleri ok belirgindir. Nitekim Endls Zhirliine nemli eletiriler ynelten Mlik fakihleri Eb Bekir bnl-Arab ile tb ehl-i zhir ile Hriclerin tutumu arasnda paralellik kurmulardr. Birincisi Zhirleri Hriclerin kardei diye nitelemekte ve grlerini Hriclerden aldklarn belirtmekte, bunu da Sffn Sava esnasnda Hriclerin, Hkm ancak Allahndr yetini (el-Enm 6/57) yorumlamalaryla rneklendirmektedir (Zeheb, Almn-nbel, XVIII, 188). tb ise riin maksadnn ne olduu zerinde dnmeden naslarn zhirine tbi olmay Hriclerin zellii diye zikrederek Zhirlik ile Hriclik arasnda bir balant olduu imasnda bulunmaktadr (el-Muvfat, III, 390). Bununla birlikte Zhirlik eiliminin/anlaynn sistemli bir dnce haline gelmesi Dvd b. Ali el-sfahn ile balar. Zhirlik akm balangta onun ismine nisbetle Dvdiyye eklinde adlandrlrken sonralar ehlz-zhir, ashbz-zevhir olarak, daha ge dnemlere doru ise Zhiriyye adyla anlmtr. Bu isimlerin hepsi Trkede Zhirler/Zhirciler eklinde karlanrken akma da Zhirlik/Zhircilik denilmektedir. Zhir Yaklamn lkeleri. Ehl-i zhirin ilke olarak naslarn zhir mnalarna tutunduunu, illetler ya da hikmetler/maslahatlar temelinde naslarn anlalmasna/yorumlanmasna, dolaysyla kyas, istihsan ve istislh gibi yntemlere kar ktklarn sylemek mmknse de ehl-i hads ve ehl-i zhir izgisinin i ie getii baz durumlarda kyas ya da maslahat kartlnda nisb bir yumuamadan sz etmek mmkn olabilir. Bu tutumun tipik bir rnei, kyasa bavurmay alktan lmek zere olan kiinin murdar hayvann etini yemesine benzettii nakledilen ab ve Ahmed b. Hanbelin tavrdr (Goldziher, The Zhirs, s. 7). Buna ramen sonraki dnemlerde Hanbel mezhebinde prensip olarak kyasn kabul edilmesi, hatta zellikle bn Teymiyye ve bn Kayyim el-Cevziyye rneinde maslahatla amele kap aralanmas farkl balamda deerlendirilmesi gereken bir husustur. er-Rislede btn ictihad faaliyetlerini kyasa indirgeyen ve rey ile ictihad sk artlara balamaya alan finin tutumunun da Dvd b. Aliye ilham kayna olmas sebepsiz deildir. Nitekim Dvd b. Ali balangta fi mezhebine mensup olup kyas kabul ederken daha sonra finin istihsan iptal hususundaki gerekelerinin kyas da iptal ettii kanaatine vararak kyas da reddetmitir. Bu olay, fakihlerin ihtilflar konusunda yazlar olan ve kyas nefyeden Eb shak brhim b. Cbir (. 310/922) hakknda da nakledilmektedir. Ona balangta kabul ederken sonradan kyas niin reddettii sorulduunda yle cevap vermitir: finin bll-istisnn okudum ve mantnn doru olduunu farkettim; ancak onun istihsan rtmek iin ileri srd btn delillerin tamamen kyas da rttn grdmden kyas bana gre geersiz bir delildir (Cesss, IV, 226). Kesin olan husus ehl-i hadsin zihniyetiyle ehl-i zhirin zihniyetinin byk lde rttdr. Ancak Hricler ile Dvd b. Ali ve bn Hazm gibi dilin mnalarn balamlaryla anlayan, fakat illete/kyasa kar olanlar veya kyas kerhen kabul eden bn Hanbeli, hatta daha sonra maslahata

geni yer ayran baz Hanbelleri birbirinden ayrmak gerekir. Ayrca tarih ierisinde bu geleneklerde ciddi dnmler meydana geldiinden herhangi bir gelenek iin statik bir tutum var saymak doru bir yaklam deildir. Mesel filer ve Hanbellerin arasndan kyas aarak naslarn g yorumuna ilikin olduka yetkin yaklamlar gelitirenler bulunduunu, hatta maslahat temelli yaklamlarn olgunlatrlmasnda fi ve Hanbel limlerinin nemli pay sahibi olduunu hatrlamak yerinde olur. Zhirliin ayrc vasf naslarn zhirine tutunma, bununla yetinme ve zhir mnay hibir ekilde amamadr. Zhirler neyin sylendiine odaklanm, bunun yannda neyin sylenmek istendiine baksalar da bunu nassn zhir anlamn tam olarak ortaya koymak amacyla yapmlardr; onlar, naslardaki hkmleri naslarda gemeyen olaylara tama (kyas) sikiyle anlam ve ama arayna kardr. Zhirler sadece rey, tall ve kyas kartlyla kalmamlar, ayn zamanda taklide, dolaysyla mezhep fikrine ve sahb kavlinin delil olmasna da kar kmlar; btn bu yaklamlarn nas dnda er hkme medar olacak baka bir delilin bulunamayaca kabulne dayandrmlardr. bn Hazmn tasvir ettii ekliyle Zhir dncesinde, Bugn sizin iin dininizi ikmal ettim, zerinize nimetimi tamamladm ve sizin iin din olarak slma raz oldum yeti (el-Mide 5/3) temel hareket noktas kabul edilmektedir. Zhirliin naslarn zhirine tutunma ve onunla yetinme genel anlayna uygun olarak bu yeti, fkh usul mnasnda delillerin tamamland eklinde anlayan ve bu sebeple naslar dnda herhangi bir delilin bulunamayacan savunan bn Hazm rey ve kyas gibi beer yorum ieren yaklamlar dine ilve yapma eklinde anlamakta ve bu sebeple iddetle knamaktadr (Adang, Speaking for Islam, s. 15-48). zellikle bir nassn ierdii hkmn hangi mkul ve nesnel gerekeye istinaden konulmu olduunu tesbit abas (tall) ve bu abann sonucunda bulunan mkulnesnel gerekeye (illet) dayanarak yaplan kyas Zhirler tarafndan, beerin bir anlamda ri konumuna ykseltilmesi ve tamamen taabbd (dogmatik) olan er hkmlerin rasyonelletirilmesi abas olarak grlmekte ve reddedilmektedir. Her eyin naslarda aka belirtilmi olduu fikrine dayanan naslarn zhirine tutunma, bununla yetinme ve onu amama ilkesi kyasa kar tutumda kendini en belirgin ekilde gsterir. Zhirlere gre naslar btn hayat olaylarnn hkmlerini dorudan ve aka ierdiinden hibir konuda kyasa gerek yoktur. Kuran ve Snnet naslarnda emirler, yasaklar, ayrca serbestlik ifadeleri vardr. Emredilen eyler farzdr, yasaklanan eyler haramdr, emre ve yasaklamaya konu edilmeyip serbestlik tannan eyler ise mubahtr. Byle olunca her eyin hkm ri olan Allah ve peygamber tarafndan dorudan belirlenmi olmaktadr. Ancak literatrde baz Zhirlerin baz tr kyaslar kabul ettiine ilikin ifadelere rastlanmakta ve bu durum onlarn kyas karsndaki konumlarnn tesbitinde birtakm zorluklara yol aabilmektedir. yle grnyor ki sz edilen deiik ifadeler, kyas kelimesine yklenen farkl anlamlardan veya baz dellet ekillerinin esasnda teknik anlamda kyas olmad halde kyas kapsamna dahil edilmesinden kaynaklanmaktadr. Burada zellikle cel kyas ve manss illete dayal kyas konusunda baz farkl yaklamlarn bulunduu ve ehl-i zhirden saylan baz kimselerin teknik anlamda kyas olmad gerekesiyle cel kyasa ve manss illete dayal olarak yaplan kyasa pek kar kmadklar sylenebilir. Dvd ez-Zhirnin cel kyas kabul ederken bn Hazmn hem cel hem de haf kyas reddettiini ne sren yazarlar bulunsa da Dvdun cel kyas kabul ettii ynndeki bu gr isabetli grnmemektedir. Nitekim bns-Salh, Dvdun cel kyas da reddettiini sylemektedir. Ayrca yukardaki tesbit doru kabul edilse bile Dvdun cel kyasla neyi kastettiini belirlemek gerekir.

nk cel kyas, teknik anlamdaki kyas iin kullanlabildii gibi asl mnasnda kyas iin ve cumhur usulclerin mefhml-muvfakat, fahvel-hitb, mefhml-evl, Haneflerin ise delletnnas olarak adlandrdklar dellet ekli iin de kullanlabilmektedir (evkn, rdl-ful, II, 695). Dier bir ifadeyle mefhml-muvfakatin delletinin lafz mi yoksa kyas mi olduu konusunda farkl yaklamlar vardr. Kelmc usulclerin ou bunu kyas deil lafz dellet kabul ederken (a.g.e., II, 765) bn Hazm kyas olduu gerekesiyle bu dellet trne de kar kmaktadr. Bu bakmdan bn Hazma gre, Anana babana f deme! yetinden onlara svmenin veya onlar dvmenin yasakl hkm karlamaz. bn Rd bu delletin akl yrtme deil riden duyma (sem) kabilinden olduunu ve bu tr delleti reddetmenin riin hitabnn bir ksmn reddetmek anlamna geleceini belirterek Zhirlerin bu tr delleti reddetmemeleri gerektiini syler. bn Hazma olan sempatisine ramen bn Teymiyye de bu tr hitab reddetmenin gerek karsnda inatlk olduunu belirtir. Zhirler kyasa ihtiya bulunmadn sylemekle yetinmemi, ayrca kyasa bavurmann dine ilve yapmak ve dinde ri konumu iddia etmek mnasna geldiini ne srm, kyas kabul eden ekseri fukahay ve fkh mezheplerini ar biimde eletirmilerdir. Zhirliin ne kan dier bir zellii sahb kavlini dikkate almamasdr. Zhirliin teorisyeni ve en nde gelen temsilcisi olan bn Hazm, sahbenin kendi grlerinin deil sadece Hz. Peygamberin sz ve uygulamalarnn hccet olduunu eserlerinin birok yerinde vurgulamaktadr (mesel bk. elMuall, IX, 132). el-Muallnn dier bir yerinde (XI, 356), Benim ve benden sonra rid halifelerimin snnetine tbi olun hadisine ramen niin sahb szn hccet kabul etmediini yle aklar: Rid halifelerin snneti Resl-i Ekreme tbi olmaktr; onlarn kendi rey ve ictihadlar ile yaptklarna tbi olmak vcip deildir. ah Veliyyullah ed-Dihlev de Zhirlii tanmlarken kyas kartl yannda sahbe sryla amel etmemeyi de onlarn bir nitelii olarak ilve eder (ccetullhil-blia, I, 273). Zhirlerin sahb kavline kaynak deeri atfetmemeleri yine onlarn rey ve kyas kartlnn bir devamdr. Sahbenin reye bavurduu kesinlikle bilinen bir husustur; buna gre, sahbenin sz ve uygulamalarn kaynak olarak grmek Allah ve resul dnda birini veya birilerini otorite kabul etmek anlamna gelecektir. Snn usulclerinin, er hkm karmnda reye ve kyasa bavurmann meruiyetini temellendirirken sahbe sz ve uygulamalarna byk lde dayandklar gz nne alndnda Zhirlerin sahbe sz ve uygulamalarn kaynak olarak grmemelerinin kendi sistemleri asndan anlaml ve tutarl olduu daha iyi anlalr. Zhirlerin itikad ve amel konulardaki temel yaklamlarn u ekilde zetlemek mmkndr: 1. Hukukun kayna naslarn zhir mnalarndan ibarettir. Tek tek sahblerin grleri kaynak saylmasa da sahbenin icm ya da ortak algs naslarn mna ve mefhumunu yanstt iin delildir. 2. Rey, tall, kyas, istihsan ve istislh asla hccet olamaz; nk bunlarda ahs gr devreye girmektedir. Allahn dininde ahs gre yer yoktur. Bu gr ve kanaatler farkl hkmler, ihtilflar ortaya karr. Allahn dini ise deiken ve farkl olmayp tektir. 3. Taklit kartl. Din koyucu olarak sadece Allah ve resuln grmeleri ve ahs grn din d olduunu dnmeleri sebebiyle Zhirler mezhep imamlarnn otoritesini ve mezhepleri tanmazlar. bn Hazmn ifadelerinde Zhirliin bir mezhep nitelii tamadn zellikle ifade etme kaygs dikkat ekicidir. Ancak bir almaya gre usl-i fkha dair on alt meseleden on drdnde bn Hazm mezhebin kurucusu Dvd ile, kalan ikisinde de Dvdun olu ve mezhebin ikinci ismi Muhammed b. Dvd ile ayn grtedir; ayn ekilde fr-i fkhta da bn Hazmn Dvddan ok fazla ayrlmad

grlmektedir (EI2 [ng.], XI, 394). Bir mezhebe mensubiyete kar kma bn Hazmdan nce ehl-i hads arasnda yaygn bir eilimdir ve bu durum Zhirlerle ehl-i hadsin ksmen kesitii noktalardan biridir. Ancak bn Hazm asndan bu vurgunun bir polemik neticesi olduu ve onun mezheplere ballkla taklidi ilikilendirerek zellikle evresindeki Mliklere kar stnlk elde etmek istedii ne srlebilir. 4. tikad bir mezhep olmasa da Zhirliin lafzcl itikad konularnda da baz fikirler gelitirmelerine yol amtr. Kuran ve Snnette gemeyen hibir ismin Allaha nisbet edilemeyecei dncesi bunlardan biridir. Daha ok bn Hazm tarafndan gelitirilen Zhir itikad anlay her trl tebihe kar kmakta ve tenzihi vurgulamaktadr (a.g.e., a.y.). bn Hazm mcizenin ancak peygamberlere mahsus olduunu syleyerek vellerin kerametini de reddetmitir (bn Hazmn itikad grleri iin bk. M. Eb Zehre, bn azm, s. 205-230). Ehl-i zhire nisbet edilen grlerle Hricler, ehl-i hads ve zellikle de Ahmed b. Hanbelin grleri arasnda genellikle paralellik mevcuttur. bn Teymiyye ve bn Kayyim el-Cevziyyenin de birok konuda ehl-i zhirin grn benimsedikleri ve bu anlay ycelttikleri grlmektedir. Zhirlerin Grlerinin lm Deeri. Zhirlerin, naslarn arka plann anlamaya ynelik akl yollar reddettikleri iin entelektel cmiadan dlanmalar ynnde gl bir kanaat olumutur. Bata Dvd ez-Zhir olmak zere nde gelen Zhirler hakknda recl mtechil ve dl (sapk) gibi kmseyici ifadeler kullanld ska grlmektedir. Cesss, Bklln ve mml-Haremeyn elCveynye gre Zhirler ulemdan deildir, onlar avam hkmndedir (el-Ful, III, 296; el-Burhn, II, 819). Kd yz da baz limlerden naklen Dvd b. Alinin mezhebinin II. (VIII.) asrdan sonra ortaya km bir bidat olduunu kaydetmitir (Veners, II, 491). Bu tartma zellikle Zhirlerin aykr grlerinin icma engel olup olmayaca noktasnda younlamakta ve ou defa Zhirliin kurucusu saylan Dvd b. Ali zerinden gereklemektedir. Merkez soru udur: Dvd b. Alinin muhalif kald bir durumda icm gereklemi olur mu? Usulclerin ounluu Dvdun muhalefetinin icma zarar vermeyeceini ne srmtr. Nitekim Cveyn kyas ehlinin icmna itibar edilecei fikrine, limlerden bir ksmnn kyas delil kabul etmemelerini dayanak gsterip kar kanlar iin yle der: Kyas inkr edenleri biz mmetin limlerinden ve eriatn tayclarndan saymyoruz (el-Burhn, II, 819). Zhirlerin grne itibar edilmeyecei dncesinin dayand temel argman Zhirlerin fakih tanm kapsamna giremeyecekleri hususudur. Fkhn anlamnn szn sadece mnasn anlamak deil ayn zamanda konuann maksadn anlamak olduu noktasndan hareketle baz usulcler Zhirlerin fakih kabul edilemeyeceini ne srmlerdir. Dier bazlar da fkhn tanmndaki istinbat kaydndan hareketle Zhirleri fkh kapsamnn dnda tutmulardr. Niha tahlilde Zhirlerin fakih saylmamas onlarn kyas reddetmi olmasna dayanmaktadr. er hkmlerin kyas yoluyla bilinemeyeceini iddia etmeleri sebebiyle Zhirler baz usulclerce sofistlere benzetilmi, onlarn er konulardaki tutumunun sofistlerin akl konulardaki tutumu gibi olduu ne srlmtr (Bedreddin ez-Zerke, IV, 472). Yine Zhir anlayna sahip olan bir kiinin hkimlik grevine getirilemeyecei ynnde grler de vardr (Sbk, II, 289). Bununla birlikte bata Hanbeller olmak zere ehl-i hads dncesine daha yakn duran bns-Salh e-ehrezr ve Zeheb gibi fi limleri Zhirlerin hilfnn dikkate alnmas gerektii grndedirler. bns-Salh, Mezhebimizde en son gr budur der (a.g.e., a.y.); bn Kayyim el-Cevziyye de Zhirleri savunur (lml-muvan, V, 111). Ayrca Zhirlere baz eletirilerde ve kar eletirilerde bir nevi polemik havas olduunu da unutmamak gerekir; zira bu kiiler kendi dnemlerinde Zhir dnce mensuplar tarafndan iddetle eletirilmi ve onlar da bu eletirilere ayn iddette karlk

vermilerdir. Daha sonraki dnemlerde Zhirlik savunmas daha ok Zeheb ve evkn tarafndan yaplmtr. Bu ikisinin de ehl-i hadse mensup bulunduunu gz nnde tutmak gerekir. Gnmzde de ehl-i hads hareketinin devam niteliindeki Selef-Vehhb evreleri Zhirleri savunan almalar kaleme almlardr (mesel bk. Abdsselm b. Muhammed uveyir, bibl.). Zhirlik Dncesinin Yaylmas. Zhirlik akm ilk defa Dvd b. Alinin yaad Badat/Irakta yaylmtr. IV. (X.) yzylda bnn-Nedmin kendi zamanndaki fukaha gruplarn ele ald sekiz balktan drdncsnn ad Dvd ve ashabnn haberleri hakknda eklindedir (el-Fihrist, s. 271-273). Ancak zellikle ilk mezheple kyaslandnda fakih saysnn azl (sadece on bir isim) dikkat ekicidir. Ayn yzylda Muhammed b. Ahmed el-Hrizm de mezhepleri tasnif ederken Dvdiyyeyi ashbl-hads altndaki drt mezhepten biri olarak kaydeder (Meftul-ulm, s. 19). Eb shak e-rz kendi zamanndaki Snn fkh mezheplerini bele snrlandrm ve beinci sraya Zhiriyyeyi almtr. Ancak rz yaad dnemde Badatta Zhirliin ortadan kalktn, razda kk bir Zhir grubunun olduunu belirtmektedir (abatl-fuah, s. 95, 179). Dvd ez-Zhirnin Badatta bir ilim meclisinin bulunduu ve bu meclise birok rencinin katld nakledilir. Onun ilim meclisinde yetienlerin banda olu Eb Bekir Muhammed gelir. Eb Bekir Muhammedin Zhirliin yaylnda nemli rol vardr. Kitbl-Enr ve Kitbl-Vl il marifetil-ul gibi eserler yazan Eb Bekir, Eb shak e-rznin abatl-fuahnda belirttiine gre nl fi fakihi Ebl-Abbas bn Sreyc ile ilm tartmalar yapmtr (s. 175). Dvdun rencileri arasnda yer alan bir dier isim Eb Bekir Muhammed b. shak el-Ksndir (Kn). rznin eserinde Ksnnin hem fr hem de usulde Dvda oka muhalefette bulunduu kaydedilmektedir. Baz kaynaklarda, Ksnnin sonradan fi mezhebine intisap ettii ve kyas reddedenlere kar bir risle kaleme ald bildirilmektedir. Dvd ez-Zhirnin bir dier rencisi Eb Sad Hasan b. Ubeyd en-Nehrebn (Nehrevn) olup onun da Dvd b. Aliye baz konularda muhalefet ettii ve Kitb blil-ys adnda bir eser yazd rivayet edilir. Bunlarn dnda Niftveyh ve Eb shak brhim b. Cbir de Dvd b. Alinin rencilerdendir (bunlarla ilgili bilgi iin bk. bnn-Nedm, s. 273; rz, s. 175). Zhirlik anlay asndan nemli bir kii kabul edilen, bnn-Nedmin yaad dnemde Zhirliin en nde gelen limi diye tantt bnlMugallis, Dvd ez-Zhirnin olu Eb Bekir Muhammedden ders okumutur. Zhirliin birok blgeye yaylmasnda ok nemli etkisinin olduu sylenen bnl-Mugallise Kitbl-Muvaa ve Kitb-al adl eserler nisbet edilmektedir. Onun yetitirdii birok talebe arasnda yer alan Haydere b. mer ez-Zendeverd ve Ali b. Muhammed el-Badd de Zhirliin aktarlmasnda nemli roller oynamlardr. Bunlarn dnda Zhirliin farkl blgelerde birok nemli temsilcisi olmutur; bunlarn arasnda zellikle u isimler ne kmaktadr: Eb Sad Bir b. Hseyin, Ebl-Abbas Ahmed b. Muhammed b. Slih el-Mansr, Ebl-Ksm Ubeydullah b. Ali el-Kd ed-Dvd (Horasan blgesinde Zhirlii yaymtr), Kad Ebl-Hasan Abdlazz b. Ahmed el-Harez (Bir b. Hseyinden ders alm, Badatta Zhirlii yaymtr), Ebl-Ferec el-Fm e-rz (ayn zamanda Mutezile kelmnda nc olduu belirtilmektedir), Eb Sad er-Rakk, Ebt-Tayyib bnl-Halll, Eb shak brhim b. Ahmed b. Hasan er-Rub. bn Msdye gre Muhyiddin bnl-Arab ibdt konularnda Zhir mezhebine mntesip, itikadtta ise Btn bak asna sahipti (Zeheb, Trul-slm, s. 353;

bnl-Arabnin Zhir hocalar hakknda bk. Adang, Estudios Onomstico-Biogrficos, s. 461-464). Bu ifadeyi amelde Zhir idi eklinde anlamak mmknse de itikad konularnda Btniyyeden sz edilmesi, belki yukarda zhir-btn ikilemine dair sylenenler dikkate alndnda Ehl-i snnetin genel tavrna uygun biimde eriatta zhire itibar ettii eklinde yorumlanabilir. Yukardaki isimler Zhirliin bata Irak blgesi olmak zere Horasan, raz gibi blgelere ulatn ve orada mntesipler edindiini gstermektedir. Ancak bu blgelerde Haneflik ve filiin gl olmas dier mezheplerin tutunmasna imkn vermemi, Zhirliin buralarda giderek zayflamasna yol amtr. Hatta Badatta ortaya km olmasna ramen Zhirlik burada uzun sre kalc bir etki brakamad gibi pek itibar da grmemi, hatta V. (XI.) yzyln sonuna gelindiinde Zhirlik blgede neredeyse tamamen unutulmutur (Makdisi, s. 278-281; Melchert, s. 178-190; Adang, Ideas, s. 336). Endlste Zhirlik. Zhirlik asl Endls blgesinde hayatiyet kazanm ve belli bir sre etkili olmutur. Zhirliin Endlsteki en parlak dnemi bn Hazm zaman ve sonrasnda olsa da bn Hazmdan nce de Endlste Zhirlik anlayna sahip kimseler bulunmaktayd. Bunlardan biri, Zhirlii ilk defa Endlse gtrp tantan Dvd b. Alinin rencisi Abdullah b. Muhammed b. Ksm b. Hill (. 272/885), dieri ise Mnzir b. Sad el-Belltdir. Bellt, Douya gidip Zhir hocalarndan ders alm, ardndan Endlse dnm ve Kurtubada kadlk yapmtr. Ancak Belltnin kendisi Zhir olmasna ramen Mlik mezhebine gre hkm verdii belirtilmektedir. Bunlarn dnda birok kaynakta her ne kadar Zhir mezhebine mensup kabul edilmese de en azndan Zhirliin temel gr arasnda yer alan naslarla yetinme fikrinin Endlste yaylmasnda nemli katks bulunan Bak b. Mahledden bahsetmek gerekir. Ehl-i hads arasnda yer alan ve Zhirliin Endlste gelimesine zemin hazrlayan bir lim olmas sebebiyle bn Hazm kendisinden birok yerde vgyle bahsetmektedir (Resil, II, 187). Douda olduu gibi Endlste de Zhirlerle hadis ehli arasndaki yakn iliki ok belirgin biimde kendisini gstermektedir. Balangta hadis almalarnn ok gelimedii Endlste Bak b. Mahledden sonra hzl bir ilerleme kaydedilmi ve Zhirlik daha ok bu hareket iinde gelime imkn bulmutur. Ayrca Douya, Zhirliin ilk yayld topraklara seyahat eden ve buradan Zhir kitaplar getiren limler ve tcirler de Endlste Zhirliin yaamasna katkda bulunmulardr (Adang, The Islamic School of Law, s. 117-125). bn Hazma kadar Endlste ilm silsilesini zayf biimde de olsa srdren Zhirlik, bn Hazm ile beraber gl bir ekilde ortaya kmtr. Esasen Zhirlii sistematik bir yapya kavuturan ve grlerinin salkl biimde gnmze ulamasn salayan kii bn Hazmdr. Muhtemelen otuz yana kadar Mlik mezhebine bal kalan ve ardndan ksa bir sre filie geen, bu mezhepte de tatmin olmayan, nihayet Zhirlii benimseyen bn Hazmn bu yneliinde ders ald Endlsl Zhir limi, bn Mflit diye bilinen Mesd b. Sleymann nemli etkisinin bulunduu sylenmektedir. bn Hazm birok talebe yetitirmi, bunlarn bazlar Endlste, bazlar da Douya giderek Zhir mezhebini yaymtr. Bu renciler arasnda Muhammed b. Fth el-Humeyd, Ali b. Sad el-Abd ve Eb mir Muhammed b. Sadn el-Abder saylabilir. Tavifl-mlk ve Murbtlar dneminde bn Hazmn rencileri ve etkisi sayesinde Zhirlik varln srdrm, Endls limlerinin her zaman dikkate aldklar bir hareket olmutur. Umumiyetle saylarnn snrl olmas (bu dnemde 1000in zerindeki ulem iinde Zhir olanlar yirmi kadardr) onlarn ciddi bir tehdit olarak grlmesini engellese de zaman zaman zellikle Murbtlarn sk Mliklii sebebiyle baz Zhir limleri takibata uram ve cezalandrlmtr. Fakat Badattakinin aksine Zhirlerin Endlste genellikle itibarl bir konuma sahip olduu bilgisi vardr (Adang, Ideas, s. 335-341).

Muvahhidler dnemine gelindiinde genelde Zhirlik, zelde bn Hazmn grleri ilgi oda haline gelmise de Zhirliin her zaman devletin resm himayesinde bulunduunu sylemek zordur. Her ne kadar ynetici aile Zhirlik iin uygun bir ortam salamsa da ekseri ulem ve halk Mlik mezhebine mensup olduundan, yakn zamanda yaplan bir almada bu dnemde Zhir veya bu dnceye bir ekilde yakn sadece on alt kadar ismi tesbit edilebilmitir (Adang, Etudios Onomstico-Biogrficos, s. 413-479). Baz kaynaklarda, Muvahhid halifelerinin ncs olan Eb Ysuf el-Mansrun Zhirlii zel olarak himaye etmekle yetinmedii, bata Mliklerinki olmak zere fr-i fkh kitaplarnn yaklmasn, yerine Kuran ve Snnetin esas alnmasn emrettii kaydedilir. Aslnda bu devletin yneticilerinin sadece Kitap ve Snnetle yetinme anlay Muvahhidler Devletinin kurucusu olan bn Tmerte (. 524/1130) kadar uzanr (M. Eb Zehre, bn azm, s. 521). Brunschvig, Hafsler dneminde VI (XII) ve VII. (XIII.) yzyllarda Tunusta Zhir bir topluluun bulunduunu ve Mliklerle rekabet iinde olduklarn belirtmektedir. O bu sonuca iki noktadan hareketle ulamtr. Birincisi baz Zhirlerin Tunus medreselerinde mderrislik yaptna dair bilgidir; mesel Hfz Ahmed b. Seyyidnns el-Yamur, Tevfkiye Medresesinde mderristi. Dieri ise Zhirlerin mam Mlike dil uzatabilmeleridir; anlatldna gre Zhirler arpa ve buday ayn snf mal saymas sebebiyle mam Mlik iin yle demilerdir: Bir kedi bile Mlikten daha fakihtir. nne biri arpadan, dieri baka bir eyden yaplm iki lokma atsan arpay koklayp dierine intikal eder (Tru fryye, II, 301; Ahmed Bkeyr Mahmd, s. 65). Palenciann da belirttii gibi Muvahhidlerden sonra Zhirliin ok zayfladn sylemek mmkndr. VIII. (XIV.) asra gelindiinde Zhir mezhebine bal olanlar arasnda Ben Ahmer sultanlarndan Glib-Billh Muhammedin olu Emr Eb Sad Ferece ktiplik yapan air Ahmed b. Sbir el-Kays ve Eb Hayyn el-Endels gibi Zhir liminin ismi gemektedir (Trul-fikril-Endels, s. 238). Ardndan Zhirlik iyice g kaybetmi ve mensuplar gitgide azalarak nihayet mezhep bir sre sonra tarih sahnesinden silinmitir. Msr ve amda bnl-Burhnn Zhirlii ihya abasndan sz edilmekle birlikte bn Haldnun (. 808/1406) dediine gre kendi dneminde Zhirlie bal hi kimse kalmam, mezhebin grleri sadece kitaplarda yer almtr (Muaddime, III, 5). Ona gre Zhirliin silinip gitmesinin iki sebebinden biri mezhebin nde gelen imamlarnn bulunmamas, dieri de cumhur ulemnn bu mezhebi genel kabullere aykr bulup reddetmesidir. Fr Grlerinden Baz rnekler. Zhirlerin naslarn zhirine tutunmalar, kyas ve sahb szn reddetmeleri, doal olarak birok fr-i fkh konusunda farkl gre sahip olmalarna yol amtr. Bu farkl grlerin burada tek tek saylmas mmkn deilse de zellikle usul grlerinin yansmalarn grmek asndan bazlar ylece zetlenebilir: 1. Tilvet secdesinde abdest almak ve kbleye dnmek art deildir, nk tilvet secdesi namaz deildir. Hz. Peygamber, Gece ve gndz klnan namazlar ikier rekattr buyurmutur. ki rekattan az olunca onun namaz olarak kabul edilebilmesi iin hakknda zel bir nas bulunmas gerekir. Mesel korku namaz, vitir namaz, cenaze namaz, haklarnda zel nas bulunan bu tr namazlardandr. Halbuki tilvet secdesiyle ilgili byle bir nas mevcut deildir (bn Hazm, el-Muall, V, 111). 2. Kasten terkedilen namazn kazs yoktur. bn Hazma gre kasten terkedilen bir namazn daha sonra klnmas tpk vaktinden nce klnmas gibidir. Zira Allah Tel Kuranda, O namaz klmayanlara yazklar olsun buyurmaktadr (el-Mn 107/4). Eer vakit ktktan sonra kaz makbul olsayd bunlar, yazklar olsun ifadesiyle

knanmazlard. Nitekim namaz vaktin sonunda klan biri byle bir knanmaya mstahak deildir (a.g.e., II, 235-236). 3. ocuk emziren bir kadn oru tuttuu takdirde bebeine bir zarar geleceinden korkarsa ve st temin edecei baka bir yer de yoksa yahut ocuk baka bir kadnn stn emmiyorsa, hamile bir kadn oru tutmas halinde karnndaki yavruya bir zarar geleceinden endie ederse, yal bir kii oru tutmaya g yetiremiyorsa bunlarn oru tutmamas gerekir. Daha sonra da tutamadklar bu orular kaz etmeleri gerekmedii gibi bunun iin fitre vermelerine de gerek yoktur. Onun bu konudaki delili u yettir: Beyinsizlikleri yznden kr krne ocuklarn ldrenler ve Allahn kendilerine verdii nimetleri Allaha iftira ederek haram sayanlar mahvolmulardr; onlar saptmlardr, zaten doru yolda da deildiler (el-Enm 6/140) (a.g.e., VI, 262-263). Ksacas bn Hazm bunlarn oru tutmasn deta cana kyma ile bir grmektedir. 4. Namazn her rekatnda kraat yaplaca zaman ezy okumak farzdr. Zira Cenb- Hak, Kuran okuyacan zaman kovulmu eytandan Allaha sn buyurmutur (en-Nahl 16/98). 5. Zekt sadece sekiz cinste vciptir: Altn, gm, buday, arpa, hurma, deve, sr ve koyun. Bunun dnda meyve, zira rnler, maden, at, bal ve ticaret mallarnda zekt yoktur (bunun gerekeleri iin bk. a.g.e., V, 209). 6. Maraz- mevt halinde vasiyet, ibr ve ikrar geerlidir. Cumhura gre lm deindeki bir kimsenin vrisleri lehine yapt vasiyet, alacak ikrar ve bor ibrs geerli deildir; vrisi olmayan biri lehine yapt tasarruflar ise malnn te birini amamak artyla geerlidir. Zhirlere gre ise lm deinde olan birinin btn bu fiilleri geerlidir. bn Hazmn bu konudaki delili udur: Hayr ileyin yetinde (el-Hac 22/77) Allah hayr ve sadakaya tevik etmi ve, Aranzdaki fazl (iyilii) unutmayn yetini de (elBakara 2/237) salkl kimseye veya hastaya tahsis etmemitir. Byle bir tahsis olsayd Allah bunu Hz. Peygamber vastasyla bildirirdi (a.g.e., IX, 348). 7. Altn dnda hrszln nisab yoktur. Zhirlerin bu konudaki gerekeleri, Hrszlk yapan erkek ve kadnn elini kesin yetinin umumu ile Hz. Peygamberden gelen, Allah hrsza lnet etsin ki bir yumurta yahut bir ip/halat (habl) alar da bunun iin eli kesilir ve, Hrsz mmin iken hrszlk yapmaz hadisleridir. bn Hazm zellikle ikinci hadisin umum ifade ettiini ve burada nisabn belirtilmediini syler. Zhirler de, Hrszn eli sadece eyrek dinar ve fazlas iin kesilir hadisini esas alp yalnz altn iin nisap miktar takdir etmiler, bylece hem bu hadisle hem de yukardaki hadislerle amel etmilerdir (a.g.e., XI, 350-352). 8. Evlenmek farzdr. Zhir mezhebine gre cinsel ilikiye ve nafakaya g yetirebilen herkesin evlenmesi farzdr. Eer buna g yetiremiyorsa oka oru tutmaldr; bu konudaki delilleri ise Hz. Peygamberin u hadisidir: Ey genler! Sizden g yetirebilen evlensin, g yetiremiyorsanz oru tutun! (a.g.e., IX, 440). 9. Alm satm esnasnda ahit bulundurmak farzdr (dil iki erkek veya bir erkek, iki kadn). Eer dil ahit bulunamyorsa ahit bulundurma farziyeti der. ahit bulundurmaya imknlar olduu halde ahit bulundurmayanlar -akid tam olmakla beraber Allaha si olmu olurlar. Bu konuda delil u yettir: Ey inananlar! Birbirinize belirli bir sre iin borlandnz zaman onu yazn. inizden bir ktip doru olarak yazsn; ktip onu Allah'n kendisine rettii gibi yazmaktan ekinmesin, yazsn. Borlu olan da yazdrsn, rabbi olan Allah'tan saknsn, ondan bir ey eksiltmesin. Eer borlu akl ermeyen veya ciz ya da yazdramayacak durumda olan bir kii ise velisi doru olarak yazdrsn. Erkeklerinizden iki ahit tutun; eer iki erkek bulunmazsa ahitlerden raz olacanz bir erkek ve biri unuttuunda dieri ona hatrlatacak iki kadn olabilir (el-Bakara 2/282). Bu emirler ar ve mekked emirler olup tevile ihtimalleri yoktur (a.g.e., VIII, 344-345). Cumhur ise buradaki emri vcb deil irad kabilinden grmektedir. Bu konudaki delilleri Hz. Peygamberin birok akid yapmasna ramen ahit bulundurmamasdr. 10. Rehin sadece seferde olur. Zira mktebe yetinde, Ey inananlar! Birbirinize belirli bir sre iin borlandnz zaman onu yazn... Eer seferde iseniz ve ktip de yoksa o takdirde rehin aln (el-Bakara 2/282-283) hitab yer almaktadr. yette rehinin sadece seferde olaca aka belirtilmitir. Allahn kitabnda bulunmayan bir eyi art komak

btldr (a.g.e., VIII, 87). Bunlarn dnda Zhirlerin farkl bir metodoloji ve bak asna sahip olmalarnn tabii sonucu olarak drt Snn mezhepten tamamen veya ksmen farkl birok gr vardr. Bunlardan birka ylece sralanabilir: Cuma gusl vciptir (a.g.e., V, 75); yolcu oru tutamaz (a.g.e., VI, 247-259); ramazanda yolculua klmaz, fakat nceden balanm bir yolculua devam edilebilir (a.g.e., VI, 259-260); akka kurban vciptir (a.g.e., VII, 523); namazda rtlmesi gereken yerler asndan criyelerle hr kadnlar arasnda ayrm yaplmaz (a.g.e., III, 222-224); boama hakk konusunda hr ile kle eit olup her ikisinin de hakk vardr (a.g.e., X, 230); kinayeli lafzlarla talk gereklemez, bid talk geersizdir (a.g.e., X, 161). Literatr. Klasik Kaynaklar. Zhiriyye mezhebinin bn Hazma kadar olan mezhep mensubu fakihlerin kitaplarnn byk blm gnmze ulamam grnmektedir. IV. (X.) yzyln ikinci yarsnda yaayan bnn-Nedm, Dvd b. Alinin ve Zhiriyye mezhebinden dier on kadar fakihin eserlerini kaydetmitir. Mesel Dvd b. Ali zamannda yazlm bir kayttan hareketle ona el-, el-f, edDav vel-beyyint, Kitbl-Ul, Kitbl-ay, el-cm, bll-ys, blt-tald, aberl-vid gibi eserler nisbet etmekte; ayn ekilde -hemen hemen btn mezhep imam veya rencilerinde yapt gibi-Dvda ait fkhn btn konu balklarn ieren mstakil eser adlar vermektedir. Ayrca hacimlerini gstermek iin 400 veya 1000 varak eklinde notlar eklemitir ki bu Dvdun olduka veld bir mellif olduunu ortaya koymaktadr. Dvdun Snn fakihleri iindeki istisna yntemi onu baz konularda sadece kendine ait grler benimsemeye sevketmi, bu grleri XIX. yzyl Hanbel limlerinden Muhammed b. Hasan e-att Mfredtl-mm Dvd e-hir adyla bir araya getirmitir. att bu almasna am mfts Mahmd Hamzann mam Dvdun meselelerine ilikin bir kasidesini de eklemitir (bu alma Zhir fkhna dair bir mecmua iinde yaymlanmtr: Mecmatr-Resilil-Kemliyye, Tif 1980). bnn-Nedm, Dvdun olu Eb Bekir Muhammede ait fkh alannda Kitbl-nr, Kitblr ve Kitbl-Vul il marifetil-ul gibi eserleri zikreder. Dier bir fakih brhim b. Cbire Kitbl-tilf; zamannda Dvdiyyenin ba sayldn belirttii bnl-Mugallise elMuvaa, Akml-urn ve baka eserleri; Dvdiyyenin ileri gelenlerinden olduunu syledii Ebl-Abbas el-Mansrye Kitbl-Mib, Kitbl-Hd ve Kitbn-Neyyiri; Eb Sad er-Rakkye Kitb eril-Muvaa ve dier pek ok eseri; Nehrebnye Kitb blilys; bnl-Hallle yine Kitb blil-ys ve Kitbn-Nket, Kitb Natil-ikme f uulil-fh ve dierlerini; Eb shak brhim b. Ahmede Kitbl-tibr f blil-ys; Dvdiyyenin nde gelen yetkin limlerinden, kendi zamannda (377/987) kad olduunu syledii Kd el-Cezerye (ad yanl kaydedilen bu zat daha nce ad geen Ebl-Hasan Abdlazz b. Ahmed el-Harazdir; bk. Eb shak e-rz, s. 178-179; Makdisi, s. 279) Kitb Mesilil-ilf nisbet etmektedir. Gnmze ulamad anlalan bu eserler yannda ilk dnem Irak Zhirlerinden az da olsa baz eserler mevcuttur. Bunlarn arasnda 287de (900) vefat eden bn Eb smn Kitbd-Diyt birok defa baslm (nr. Abdlmnim Zekeriyy, Riyad 1424/2003), yine ayn mellifin Kitbl-Evilinin de eitli neirleri yaplmtr (nr. Mahmd Muhammed Mahmd Hasan, Beyrut 1411/1991). Ayrca Irakl Zhirlerin grleri kendilerine yakn dnenlerin veya muhaliflerinin kitaplarnda iktibas edilmitir. Mesel bn Dvd ez-Zhirnin bir almas Zhiriyye gibi kyas ve reye kar olan mehur smil limi Kd Numnn tilf ulil-mehib adl eserinin iinde byk oranda yer almaktadr (bu iktibaslar derleyen bir alma iin bk. Stewart, s.

99-158). Zhir fr-i fkhna dair grlerin kaydedildii kitaplar arasnda Mverdnin el-vilkebrini, Nevevnin el-Mecmunu, bn Kudmenin el-Munsini ve arnnin KitblMznn (el-Mzn-arniyye) saymak gerekir. Endls Zhirliine gelince bn Hazm ncesinde ve sonrasnda bu mezhebe mensup limlerin yazdklar eserler yine gnmze pek ulamamtr. bn Hazm ncesi dnemden yukarda anlan Mnzir b. Sad el-Belltnin birok eseri arasnda zellikle el-nbh al istinbl-akm min Kitbillh (Akml-urn), el-bne an aii ulid-diyneyi ve en-Nsi vel-mensu zikretmek gerekir. Zhirlikte daha ok Endlste hkim olan Mlik mezhebi eletirildiinden Endls Mlik melliflerinin yazlarnda Zhirlik hep muhalif olarak yer almtr. Bu sebeple gerek bn Hazmdan nce gerekse sonraki Zhir grlerini bn Rdn Bidyetl-mctehid ve nihyetl-mutedi gibi ihtilfl grleri kaydeden Endls Mlik eserlerinde bolca bulmak mmkndr. Bu ndir ve ikinci derecede kaynaklar dnda Zhirliin gnmze ulaan baka bir temel eseri bulunmadndan Zhirlik literatr esas olarak bn Hazmn yazdklarndan ibaret kalmtr. Bunlarn arasnda el-km f ulil-akm, bn Hazmn Zhir mezhebinin fkh usuln ina ettii bir eserdir ve bu bakmdan ok nemlidir. bn Hazm bu almasnda dier mezheplerin grlerini kaydedip onlar rtme yoluna gitmitir. Ayrca el-kmn zeti olan en-Nbe f ulil-fh adl bir eseri daha vardr. bn Hazmn dier bir eseri icm ile ilgilidir: Mertibl-icm fil-ibdt vel-mumelt vel-itidt (Beyrut 1402/1982, bn Teymiyyenin eletirisiyle birlikte). Zhir usul esasen Ehl-i snnet mezheplerinden kyas kabul etmemesi bakmndan ayrld iin birok Zhir mellifinin bll-istisn adyla eser yazd belirtilmitir, ancak gnmze sadece bn Hazmn Mlaau iblil-ys ver-rey vel-istisn vet-tald vet-talli ulamtr. Onun Zhir usulne dair bir dier eseri de el-rb anil-reti vel-iltibsil-mevcdeyn f mehibi ehlir-rey vel-ys adn tamaktadr. Zhir fr-i fkhyla ilgili hi phesiz en nemli kaynak yine bn Hazmn el-Muall adl almasdr. Hem Zhirliin hem de dier mezheplerin gr ve delillerinin ayrntl biimde yer ald bu kapsaml eser ayn zamanda genel olarak Snn fkhna ait bir ansiklopedi niteliindedir. Nitekim bu zelliinden dolay eseri gnmzde alfabetik bir ansiklopediye dntren Mucem fhi bn azm adl bir alma yaplmtr (bk. el-MUHALL). ada Kaynaklar. Zhiriyye mezhebinin usul ve fr grlerine ilginin zellikle Selefliin slm dnyasna yayld modern dnemlerde artt grlmektedir. Goldziherin 1884te yaymlad Die Zhiriten adl eser Batda nc bir alma olarak kaydedilmelidir. Bu almasnda Goldziher, slmn ilk dnem din dncesi zerinde hayli etkili olmu olan ehl-i hads-ehl-i rey ayrmasn anlamak iin Zhiriyye dncesini incelemitir. Ancak Zhir temel kaynaklarnn bir ksm onun dneminde henz bilinmediinden bu alma olduka eksiktir. Hem slm dnyasnda hem Batda Zhirlik aratrmalar daha ok bn Hazm ve onun etkileri zerinden yaplmtr. Bibliyografyada geenler dnda eitli dillerde Zhirlik zerine yaplan baz nemli almalar kronolojik olarak u ekilde sralanabilir: Mezhebin itikad grleri iin temel bir kaynak olan bn Hazmn el-Fal fil-milel vel-ehv ven-niali M. Asin Palacios tarafndan spanyolcaya evrilmitir: Abenhzam de Cordoba y su historia critca de las ideas religiosas (I-V, Madrid 19271932). Louis Massignon, La passion de Husayn Ibn Mansur Hallaj: martyr mystique de lIslam excut Baghdad le 26 Mars 922 adyla hazrlad (Paris 1973), ngilizceye, Trkeye ve

Arapaya tercme edilen doktora almasnda Zhirliin ikinci kurucusu kabul edilen bn Dvdun Hallcn aleyhine verdii fetva balamnda Zhir din dncesini ve zellikle bu dncenin Mutezile ile a balantsn ne karmaktadr. bn Hazmn yntemi ve teolojisiyle ilgili bir baka eser Roger Arnaldez tarafndan kaleme alnmtr: Grammaire et thologie chez Ibn Hazm de Cordoue adyla kaleme alnm (Paris 1956), Arnaldez ayrca Juridical, Social and Moral Values in the Zahirite Law of Muamalat of Ibn Hazm of Codrova adl bir makale yazmtr (Studies in Islam, II/2 [New Delhi 1974], s. 41-50). George Fadlo Hourani, Reason and Revelation in Ibn Hazms Ethical Thought (Islamic Philosophical Theology, ed. Perviz Morewedge, New York 1979). rif Hall Muhammed Eb d, mm Dvd e-hir ve eerh fil-fhil-slm (Kveyt 1984). Abdlmcid (Abdelmagid) et-Trknin byk lde Endls Zhirliini konu alan aratrmalarndan ikisi unlardr: Notes sur dvolution du Zahirisme dIbn Hazm de Cordoue, du Taqrib lIhkam (St.I, IX [1984], s. 175-177); Polmiques entre Ibn Hazm et Bai sur les principes de la loi musulmane (Alger 1976 [Ar. trc. Mnart f uli-eratil-slmiyye beyne bn azm vel-Bc, trc. Abdssabr hin, Beyrut 1986, 1994]). Uveys Abdlhalm, el-Meheb-hir: Neeth ve menhichl-uliyye ve ehru riclih (ed-Dirstl-slmiyye, XXIII/1 [Pakistan 1988], s. 5-28). Zekeriya Gler, Zhir Muhaddislerle Hanef Fakihler Arasndaki Mnakaalar ve htilf Sebepleri (Ankara 1997). Lutz Wiederholdun Legal-Religious Elite, Temporal Authority, and the Caliphate in Mamluk Society: Conclusions Drawn from the Examination of a Zahiri Revolt in Damascus in 1386 adl almas (IJMES, XXXII [1999], s. 203-235) mild XIV. yzylda amda Zhirliin hl nemli olduunu gstermesi bakmndan ilgintir. Nreddin el-Hdim, edDell inde-hiriyye (Beyrut 2000). Devin Stewart, The Structure of the Fihrist: Ibn al-Nadim as Historian of Islamic Legal and Theological Schools adl makalesinde (IJMES, XXXIX [2007], s. 369-387) el-Fihristteki Zhir fakihleri blmn de incelemektedir. Camilla Adangn akademik almalar genellikle Zhirlie eilmektedir; bibliyografyada zikredilenler yannda u makaleleri de zikredilmelidir: Womens Access to Public Space according to al-Muall bil-asar (ed. Manuela Marn-Randi Deguilhem, Writing the Feminine: Women in Arab Sources iinde, London-New York 2002, s. 75-94); Ibn Hazm on Homosexuality: A Case-Study of hir Legal Methodology (alQantara, XXIV [Madrid 2003], s. 5-31). Bunlarn dnda Zhirlie ve bn Hazmn metoduna dair yakn zamanlarda yaplan u almalar da kaydetmek gerekir: Adam Sabra, Ibn Hazms Literalism: A Critique of Islamic Legal Theory (I) (al-Qantara, XXVIII [2007], s. 7-40); David R. Vishanoff, The Formation of Islamic Hermeneutics (New Haven 2011, 3. blm). Trkede de bn Hazmn yntemi ve grleri zerine ok sayda bilimsel alma yaplm olup bunlardan ayn zamanda Zhirlik bibliyografyasn ieren u doktora tezleri kaydedilebilir: Ahmet Demirci, bn Hazm ve Zhirlik (Kayseri 1996); Nuh Sava, bn Hazmn Kurana Bak ve Ayetleri Yorumlama Metodu (2001, A Sosyal Bilimler Enstits); Murat Serdar, bn Hazmn Kelami Grleri (2005, E Sosyal Bilimler Enstits); Ouzhan Tan, Tarih Balam ve Karakteristik zellikleri Asndan bn Hazm ve Usul Anlay (2007, A Sosyal Bilimler Enstits); Ali Parlak, Tefsir Tarihinde Zhirlik ve Zhir Tevil Gelenei (2009, A Sosyal Bilimler Enstits).

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, hr md.; Cesss, el-Ful fil-ul (nr. Uceyl Csim en-Neem), Kveyt

1414/1994, III, 296-297; IV, 226; bnn-Nedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 271-273; Muhammed b. Ahmed el-Hrizm, Meftul-ulm, Kahire 1342, s. 19; bn Hazm, el-Muall, tr.yer.; a.mlf., elkm (nr. Ahmed M. kir), Beyrut, ts. (Drl-fkil-cedde), tr.yer.; a.mlf., Resil (nr. hsan Abbas), Beyrut 1987, II, 187; Eb shak e-rz, abatl-fuah (nr. hsan Abbas), Beyrut 1970, s. 95, 175-179; mml-Haremeyn el-Cveyn, el-Burhn f ulil-fh (nr. Abdlazm edDb), Devha 1399, II, 819; emsleimme es-Serahs, el-Ul (nr. Ebl-Vef el-Efgn), Beyrut 1993, I, 312; Nevev, Tehb, I/1, s. 182-184; ehbeddin el-Karf, el-Fur (nr. Hall el-Mansr), Beyrut 1418/1998, III, 419; Abdlazz Buhr, Kefl-esrr (nr. Muhammed el-Mutasm-Billh elBadd), Beyrut 1417/1997, I, 72; Zeheb, Almn-nbel, XVIII, 188; a.mlf., Trul-slm: sene 631-640, s. 353; bn Kayyim el-Cevziyye, lml-muvan (nr. Eb Ubeyde Mehr b. Hasan l Selmn), Demmm 1423, V, 111; Sbk, abat (Tanh), II, 284-293; tb, elMuvfat, III, 390; Teftzn, erul-aidin-Nesefiyye (nr. Ahmed Hicz es-Sekk), Kahire 1407/1987, s. 105-106; Bedreddin ez-Zerke, el-Barl-mu (nr. mer Sleyman el-Ekar), Kveyt 1413/1992, IV, 471-474; bn Haldn, Muaddime (nr. Abdsselm e-eddd), Drlbeyz 2005, III, 4-5; Veners, el-Miyrl-murib (nr. Muhammed Hacc v.dr.), Beyrut 1401/1981, II, 491; ah Veliyyullah ed-Dihlev, ccetullhil-blia (nr. Seyyid Sbk), Beyrut 2005, I, 273-274; Emr es-Sann, cbets-sil eru Buyetil-mil (nr. Hseyin b. Ahmed es-Seyg-Hasan M. Makbl el-Ehdel), Beyrut 1988, s. 259; evkn, rdl-ful (nr. Eb Hafs bnl-Arab elEser), Riyad 1421/2000, II, 695-696, 765; Hacv, el-Fikrs-sm (nr. Eymen Slih abn), Beyrut 1416/1995, III, 29-43; M. Eb Zehre, bn azm, Kahire 1373/1954, s. 205-230; a.mlf., Muart f tril-mehibil-fhiyye, Kahire, ts. (Matbaatl-meden), s. 374-441; A. G. Palencia, Trulfikril-Endels (trc. Hseyin Mnis), Kahire 1955, s. 238; G. Makdisi, Ibn Aql et la rsurgence de lIslam traditionaliste au XIe sicle (Ve sicle de lhgire), Damas 1963, s. 278-281; I. Goldziher, Zhirler (trc. Cihad Tun), Ankara 1982; a.mlf., The Zhirs, Their Doctrine and their History: A Contribution to the History of Islamic Theology (trc. W. Behn), Leiden 2008; R. Brunschvig, Tru fryye fil-ahdil-af (trc. Hammd es-Shil), Beyrut 1988, II, 301; Ahmed Bkeyr Mahmd, el-Medreset-hiriyye bil-meri vel-marib, Beyrut 1411/1990; M. Slih Ms Hseyin, bn azm ve el-mesilllet lefe fh el-cumhr, Libya 1995; Christopher Melchert, The Formation of the Sunni Schools of Law, 9th-10th Centuries C.E., Leiden 1997, s. 178-190; C. Adang, hirs of Almohad Times, Estudios Onomstico-Biogrficos de al-Andalus, X: Biografas almohades II (ed. M. Fierro-M. L. vila), Madrid 2000, s. 413-479; a.mlf., The Spread of hirism in Post-Caliphal al-Andalus: The Evidence from the Biographical Dictionaries, Ideas, Images, and Portrayal: Insights into Classical Arabic Literature and Islam (ed. S. Gnther), Leiden 2005, s. 297-346; a.mlf., The Beginnings of the Zahiri Madhhab in al-Andalus, The Islamic School of Law: Evolution, Devolution, and Progress (ed. P. Bearman v.dr.), Cambridge 2005, s. 117-125; a.mlf., This Day Have I Perfected Your Religion for You: A hir Conception of Religious Authority, Speaking for Islam: Religious Authorities in Muslim Societies (ed. G. Krmer-S. Schmidtke), Leiden 2006, s. 15-48; Esad Abdlgan es-Seyyid el-Kefrv, el-stidll indel-uliyyn, Kahire 1423/2002, s. 89-94; D. Stewart, Muhammad b. Daud al-Zhiris Manual of Jurisprudence, el-Wusl ila marifetil-usl, Studies in Islamic Legal Theory (ed. B. G. Weiss), Leiden 2002, s. 99-158; Muhammed Binmer, bn azm ve rhl-uliyye, Beyrut 2007; H. Yunus Apaydn, Kurtubal Zhir Fakih bn Hazmn er Hkmleri Tasnifi: Mertibu-era, STEM: slm, Sanat Tarih, Edebiyat ve Msksi Dergisi, sy. 14, Konya 2009, s. 107-119; a.mlf., bn Hazm, DA, XX, 39-52; Abdsselm b. Muhammed e-veyir, el-tidd bi-ilfi-hiriyye fil-fril-fhiyye: dirse teliyye, Mecelletl-Buil-slmiyye, sy. 67, Riyad 1423/2002, s. 293-323; Abdel-Magid Turki, al-

hiriyya, EI (ng.), XI, 394-396. H. Yunus Apaydn

ZHRYYE KTPHANES
(bk. DRl-KTBz-ZHRYYE).

ZHRr-RVYE
() Muhammed b. Hasan e-eybn (. 189/805) tarafndan kaleme alnan ve Hanef mezhebinin kurulu dnemi temel grlerini ihtiva eden be eserin ortak ad. Hanef mezhebi tarihinde eybnnin yazd el-Al, el-Cmiu-ar, el-Cmiul-kebr, esSiyerl-kebr ve ez-Ziydt adl eserler rivayet asndan kuvvetli bulunduu iin zhirr-rivye, muhtevas Hanef fkhnn temelini tekil ettii iin mesill-usl/el-usl olarak adlandrlmtr. Bu eserler arasnda eybnnin ilk defa kaleme ald el-Al, Hanef evresinin henz Kfede almalarn srdrd dnemi temsil eder ve dier metinlere nisbetle Eb Hanfenin halkasndaki fkh birikimi en ok yanstan eser olarak dikkat eker. eitli fkh bablar hakknda birer eser yazan eybn, bu almalarn bir kitapta toplamamasna ramen sz konusu eserler birbirinden bamsz metinler eklinde alglanmam ve Eb Hanfenin halkasnda ekillenmi bab sistematiini kapsayan byk bir metnin paralar kabul edilerek el-Al diye adlandrlmtr. el-Al literatrde el-Mebs adyla da anlr. el-Cmiu-ar Eb Hanfe, Eb Ysuf ve eybnnin zerinde ittifak ettii fkh grleri ana hatlaryla iermesi ynyle Hanef mezhebinin temel izgisinin ekillenmesinde nemli rol oynamtr. eybn, el-Cmiul-kebrde ise Hanef evresinin fkh mesaisini aktarmaktan ziyade hayatnn zellikle son yirmi ylna ait grlerini kaleme almtr. Metin zellikleri ve yazm tarihine dair kaytlar dikkate alndnda ez-Ziydtn el-Cmiul-kebr zerine yazlm bir ek olduu sylenebilir. Zhirr-rivye metinleri iinde eybnnin en son kaleme ald eser esSiyerl-kebrdir. Mellifin Rakka kadl yapt srada tamamlad eserin asl metni gnmze ulamam, ancak emsleimme es-Serahs, es-Siyerl-kebr zerine kaleme ald erhte bu eseri kendi ifadeleriyle aktarmtr. Eb Hanfe ve talebelerinin fkh birikimini temsil ynyle zhirr-rivye eserlerinin, Hanef evresinin II. (VIII.) yzylda rettii dier metinlerden farkl bir kategoride kabul edilmesini hakl klan sebepler vardr. Eb Hanfenin halkasndaki fkh meseleleri tedvin amacyla kaleme alnan bu eserler Hanef evresinin dier nemli simalar tarafndan da kabul grmesi, mellife aidiyetleri, kapsamlar ve metin zellikleri asndan ndirr-rivye eserlerinden daha stn metinlerdir. Dolaysyla zhirr-rivye kapsamndaki eserlerin gerek eybn gerekse Eb Ysuf ve Hasan b. Ziyda atfedilen dier metinlere nisbetle daha kuvvetli rivayet zincirleriyle sonraki nesillere ulatna dair Hanef literatrndeki yaygn gr, bu eserlerin daha makbul ve tannm olmasnn sebebinden ziyade sonucu olarak kabul edilmelidir. el-Al, el-Cmiu-ar ve el-Cmiul-kebr, Hanef evresinde gelitirilmi fkh bablar sistematiini kapsad iin zhirr-rivyenin temel metinleri kabul edilir. Bu anlayn, zhirr-rivye zerine yazlan ilk erh ve muhtasar almalarna kadar uzand anlalmaktadr. Nitekim eybnnin fkh eserlerini yeniden ifade etmeyi amalayan ilk melliflerden Hkim e-ehd el-Mervez (. 334/945) el-Kfsinde baka eserlerden de faydalanmakla birlikte mukaddimesinde kaynak olarak bu eseri zikretmekle yetinmitir. Zhirr-rivye kavramnn IV. (X.) yzyl Hanef literatrnde terim olarak kullanld anlalmaktadr. Nitekim bu metinleri sonraki nesillere aktaran isnadlar, farkl nshalarna dair kaytlar, hakknda yazlan ihtisar ve erhlerin ortaya k tarihleri ve ndir rivayet kavramnn geliim sreci bu tesbiti desteklemektedir.

Zhirr-rivye fkh ilminin konu, problem ve dil asndan bamsz hale geldiine iaret eden ilk telif metinlerdir. Fkh tarihinde bu eserler mellif dndaki ahsiyetlerin tasarruflarna kapal, mellifin grlerini ve akl yrtmelerini ieren, batan sona belirli bir tasnif ve kompozisyona gre kaleme alnm ilk almalar olarak kabul edilebilir ve bu adan kendi iinde bir geliim srecini temsil eder. Nitekim el-Al fkh meselelere dair belirli evre ve kiilerin rivayet ve grlerini fkh bablar altnda toplayan, bakalarnn tasarruflarna belirli lde ak metinler oluturma anlamndaki tedvin dneminin sonlarna yaklaldna iaret ederken el-Cmiul-kebr ve esSiyerl-kebr telif edilmi kitap kavramna daha uygun zelliklere sahiptir. Kaleme alndklar dnemden itibaren zhirr-rivye eserlerinden bazlarnn e-ar ve el-kebr diye nitelenmesi de bu olguya iaret eder. Ayn ismi tayan kitaplar birbirinden ayrmak iin eklenen bu sfatlardan e-ar eybnnin daha erken bir dnemde, Eb Hanfenin halkasndaki fkh mesaiyi yanstma amacyla kaleme ald ve metin zellikleri asndan tedvin kavramna daha yakn eserler iin kullanlrken, el-kebr nisbeten ge bir dnemde, mellifin kendi grlerini ortaya koyma amacyla yazd telifler iin kullanlmtr. bn bidn gibi ge klasik dnem fakihlerinin baz eserlerinde ve ada pek ok almada es-Siyer-ar adl bir kitabn zhirr-rivyenin altnc metni olarak kabul edildii grlmektedir. Muhtemelen bu kabul, es-Siyerl-kebrin daha erken dnemde kaleme alnm ve es-Siyer baln tayan baka bir kitaptan ayrlmas iin bu ad ald zannna dayanmaktadr. Ancak eybnnin es-Siyer-ar balyla mstakil bir eser yazd bilinmedii gibi zhirr-rivye kavramnn geliiminde rol oynayan muhtasarlarn ve erhlerin mellifleri de byle bir eserin varlna iaret etmemitir. Hanef literatrnn temelini oluturan zhirr-rivye eserleri zerine ihtisar, erh, tertip, tehzip, nazm gibi almalar modernleme srecine kadar canl bir ekilde varln srdrmtr. Sz konusu almalarn nemli bir ksm zhirr-rivye eserlerindeki ifadelerin anlamn ve delillerini aklamak gibi metni koruyarak yaplan faaliyetler, bir ksm da zamanla gelien fkh dili, sistematii ve terminolojisi ile metnin yeniden inas, i kompozisyonunun ve blm tasnifinin yeniden dzenlenmesi eklindedir. Hatta bu sebeple, zhirr-rivyeye dahil baz eserlerin II. (VIII.) yzylda kaleme alnd ekliyle orijinal metinleri ya kaybolmu veya sonraki mdahalelerin rn olan nshalarnn glgesinde kalp Hanef fakihlerinin ilgi alan dna kmtr. Zhirr-rivye, Hanef mezhebi tarihi iinde ortaya km grleri hiyerarik olarak snflandran almalara gre rivayet deeri asndan tercih edilmesi gereken (rcih) grleri temsil etmektedir. Buna gre prensip olarak Eb Hanfe ve talebelerine birden fazla gr atfedilmesi halinde zhirrrivyede yer alan gr tarihen sabit kabul edilir. Eer zhirr-rivyede birden fazla gr bulunuyorsa bu grlerin iinde yer ald eserlerin kaleme aln tarihine gre karar verilir ve daha sonra yazlm eserdeki gr tercih edilir. Zhirr-rivye mntesip fakihin, kendi ictihad neticesinde farkl bir gr ortaya koymadka tercih edilmesi gereken grler olarak kabul grdnden mesill-usl diye adlandrlmtr. Zhir kelimesinin slm ilimler geleneinde yaygn biimde delil asndan kuvvetli anlamnda kullanlmas, baz melliflerin zhirr-rivye ile mesill-usl ifadelerinin farkl alanlara iaret ettiini ve mntesip fakihin tercih ettii, ancak eybnnin be eseri dnda kalan bir grn de zhirr-rivye olarak nitelenebileceini zannetmesine yol amtr. Nitekim bn bidn, kendisi gibi Hanef mezhebi tarihini snflandrma almalaryla tannm bn Kemali bu hataya dtn

belirterek eletirmektedir. slm medeniyeti ve zellikle fkh tarihi asndan tad neme ramen zhirr-rivye metinlerinin modern dnemde gelien tahkikli neir standartlarna uygun toplu neri henz yaplmamtr. Ebl-Vef el-Efgnnin ahs fedakrlk ve gayretleriyle ortaya koyduu zhirr-rivyeyi yayn projesi, madd zorluklar ve seilen yazma nshalarn uygun olmay gibi sebeplerle yetersiz ve eksik kalmtr. Zhirr-rivye metinlerine sonradan yaplan mdahaleleri tesbit ederek II. (VIII.) yzyldaki orijinal halini ortaya karmak bu konudaki yayn teebbslerinin nndeki en byk zorluu tekil etmektedir.

BBLYOGRAFYA

Eb Ysuf, er-Red al Siyeril-Evz (nr. Ebl-Vef el-Efgn), Kahire 1357, neredenin girii, s. 4; Muhammed b. Hasan e-eybn, el-Cmiul-kebr (nr. Ebl-Vef el-Efgn), Haydarbd 1356; a.mlf., el-Cmiu-ar (nr. Mehmet Boynukaln), Beyrut 1432/2011, neredenin girii, s. 559; Hkim e-ehd, el-Kf, Sleymaniye Ktp., Hac Beir Aa, nr. 288, vr. 1b; bnn-Nedm, elFihrist (Teceddd), s. 257-258; Serahs, erus-Siyeril-kebr (nr. Selhaddin el-MneccidAbdlazz Ahmed), Kahire 1958-71, I-V; Kef-unn, II, 962-964; bn bidn, Ud resmilmft (Mecmat resili bn bidn iinde), [bask yeri ve tarihi yok] (Dru ihyit-trsilArab), s. 10-52; Leknev, Umdetr-riye f alli eril-Viye (nr. Salh Muhammed EblHc), Beyrut 2009; M. Zhid Kevser, Blul-emn f sretil-mm Muammed b. el-asan eeybn, Kahire 1355, tr.yer.; M. brhim Ahmed Ali, el-Meheb indel-anefiyye, Dirst filfhil-slm, Mekke, ts., s. 54-139; Eyyp Said Kaya, Mezheblerin Teekklnden Sonra Fkhi stidlal (doktora tezi, 2001), M Sosyal Bilimler Enstits, tr.yer. Eyyp Said Kaya

ZAHRDDN el-BUHR
(bk. BUHR, Zahrddin).

ZAHRDDN-i MARA
(bk. MARA, Zahrddin).

ZAHRDDN-i NSBR
() (. 582/1186 [?]) Selcnme adl eseriyle tannan Seluklu devri tarihisi. Aslen Nburlu bir aileye mensuptur. Seluklu devri tarihisi ve Rat-udr mellifi Muhammed b. Ali er-Rvendnin akrabas olup VI. (XII.) yzyln balarnda doduu ve Irak Seluklu Devleti corafyasnda yaad anlalmaktadr. Irak Seluklu Sultan Mesd b. Muhammed Tapar (1134-1152) ve Arslanah b. Turulun (1161-1177) hocas olmutur (Rvend, s. 64-65; a.e. [Ate], I, 64). Zahrddn-i Nsbrnin bilinen tek eseri Selcnme, son Irak Seluklu Sultan II. Turul adna muhtemelen 1177-1186 yllar arasnda kaleme alnmtr (Zahrddn-i Nsbr, s. 3; Daniel, s. 150). Seluklularn tarih sahnesine kndan II. Turulun hkmdarlnn balarna kadar cereyan eden olaylar ierir ve II. Turulun sultanlnn hemen balarnda niden sona erer. Mellif eserini, Byk Seluklu ve Irak Seluklu devletleri sultanlarnn hkmdarlk dnemlerine gre on drt fasl halinde dzenlemitir. Bu fasllarda her bir sultann fizik ve ahlk zellikleriyle devrinde meydana gelen siyas hadiselere yer verilmi, ayrca sultanlarn doum ve lm tarihleri, tevkleriyle vezir ve hciblerinin isim listesi her fasln sonuna kaydedilmitir. Mellif olaylarn ayrntlarn aktarmaya alm, sosyal ve kltrel hayatla idar tekilt hakknda ise daha az bilgi vermitir. Sade bir slpla kaleme alnan eserde yer yer ksa iirler mevcuttur. Zahrddn eserinde grd veya bakalarndan duyduu hadiselere yer vermi, bunun yannda gnmze ulamayan baz kaynaklardan da faydalanmtr, ancak Eb Thir-i Htnnin ikrnme adl eseri dnda herhangi bir kaynan adn zikretmemitir (Zahrddn-i Nsbr, s. 30). Muhammed b. Hseyin el-Beyhaknin Tr-i Beyhasiyle Eb Thir-i Htnnin Tr-i l-i Selc ve Enirvn b. Hlidin Ftru zamniudr ve udru zamnil-ftr adl gnmze kadar gelmeyen eserleri de onun kaynaklar arasnda yer alr. Mellif zaman zaman resm belgeleri de kullanmtr (a.g.e., s. 68). Selcnme daha sonra yazlan Seluklu tarihlerine kaynak tekil etmitir. Muhammed b. Ali er-Rvend, Rat-udr ve yets-srr adl eserinin giriinde Zahrddn-i Nsbrnin adn zikrederek onun eserinden faydalandn kaydeder (s. 64-65; a.e. [Ate], I, 64). Esasen Rat-udrda pek ok yer Selcnme ile rtmektedir. Yine lhanllar devrinde Redddin Fazlullh- Hemedn ile Abdullah b. Ali el-Kn, Timurlular zamannda Hfz- Ebr umumi tarihlerinin Seluklular ksmnda Selcnmeyi aynen eserlerine aktarmlar (Redddin Fazlullah, s. 20), Hamdullah elMstevf, ebnkre, Mrhnd ve Hndmr gibi tarihiler ise eseri dolayl biimde Rat-udr zerinden kullanmlardr. Eb Hmid Muhammed b. brhim, Selcnmeye II. Turulun ldrlmesine (590/1194) kadar gelen ksa bir zeyil yazmtr. Bu zeylin metni, eserlerinde Selcnmeyi kopyalama yoluna giden Redddin Fazlullh- Hemedn, Abdullah el-Kn ve Hfz- Ebr gibi melliflerin eserleriyle gnmze ulamtr. Uzun sre kayp sanlan ve bilinen tek nshas Londrada Royal Asiatic Society Ktphanesinde (Persian, nr. 22B) bulunan eseri A. H. Morton yaymlamtr (Chippenham 2004). Morton ayrca, Mirza smil Han Afr tarafndan Zahrddn-i Nsbrnin Selcnmesi diye neredilen eserin (Tahran 1332 h./1954) gerekte

Abdullah el-Knnin Zbdett-tevrinin Seluklular ksm olduunu ortaya koymutur (Zahrddn-i Nsbr, neredenin girii, s. 23-31). Affn Selk, Nad Berres-yi Menb-i Tr-i Selyn-i Arab v Frs adyla bir doktora tezi hazrlam (1349 h./1970), Tahran niversitesi Edebiyat Fakltesi (Ktphane nr. 955/052, N632S, P.D.), ayrca eser hakknda iki makale yaymlamtr (Some Notes on the Early Historiography of the Saljuqid Period in Iran, Iqbal Review, XII/3, Karachi 1971, s. 91-99; Saljqid Period and the Persian Historiography, IC, LI/3 [1977], s. 171-185).

BBLYOGRAFYA

Zahrddn-i Nsbr, Selcnme (nr. Mirza smil Han Afr), Tahran 1332 h./1954, tr.yer.; a.e. (nr. A. H. Morton), Chippenham 2004, tr.yer.; Rvend, Rat-udr, s. 64-65, ayrca bk. neredenin girii, s. XXVI; a.e. (Ate), I, 64, ayrca bk. neredenin girii, s. XX, XXIII; Redddin Fazlullh- Hemedn, Cmiut-tevr (nr. Ahmed Ate), Ankara 1960, II/5, s. 20; a.e.: The History of the Seljuq Turks from the Jmi al-Tawrkh: An Ilkhanid Adaption of the Saljqnma of Zahr al-Dn Nshpr (trc. K. A. Luther, ed. C. E. Bosworth), London 2001, s. 1-27, ayrca bk. editrn girii, s. VIII-X; K. A. Luther, The Saljqnmah and the Jmi al-Tawrkh, Mecma-i ibeh-yi Ta der-Brei Redddn Falullh- Hemedn (nr. Seyyid Hseyin Nasr v.dr.), Tahran 1350 h./1971, s. 2635; J. S. Meisami, Persian Historiography to the End of the Twelfth Century, Edinburgh 1999, s. 229233, 255-256; Elton L. Daniel, The Rise and Development of Persian Historiography, A History of Persian Literature X: Persian Historiography (ed. Ehsan Yarshater-Charles Melville), London-New York 2012, s. 101-154; Cl. Cahen, Seluklu Devri Tarih Yazcl (trc. Nejat Kaymaz), TAD, VII/12-13 (1969), s. 193-221; Mirza smil Han Afr, Selnme-yi Zahr-yi Nbr ve Rat-udr-i Rvend, Mecelle-yi Mihr, II/1 (1313-14 h./1934-35), s. 25-30; II/2 (1313-14 h./1934-35), s. 157-161; II/3 (1313-14 h./1934-35), s. 241-245. Osman Gazi zgdenli

ZAHRYE
( ) Yazma kitaplarda genellikle temellk kaydnn tezhipli olarak yer ald, esas metnin balad yapran arka yz (bk. TEZHP).

ZDE b. KUDME
() Ebs-Salt Zide b. Kudme es-Sekaf (. 161/777) Kfeli muhaddis, tbi. Babas Kudmenin Kfeli muhaddislerden olduu bilinmektedir. Zidenin kendilerinden hadis rendii hocalar arasnda Humeyd et-Tavl, Him b. Urve, sm b. Behdele, Simk b. Harb, Eb shak es-Seb, Ame, At b. Sib, Sleyman b. Tarhn ve Sdd gibi muhaddisler bulunmakta, kendisinden hadis rivayet edenler arasnda da Abdullah b. Mbrek, Sfyn b. Uyeyne, Sfyn esSevr, Abdurrahman b. Mehd, Eb Nuaym Fazl b. Dkeyn, Eb Dvd et-Taylis bata olmak zere pek ok muhaddis yer almaktadr. Zidenin talebesi Osman b. Zide er-Rznin kaydettiine gre kendisi hadis tahsili iin Kfeye geldiinde Sfyn es-Sevrye kimlerden hadis renebileceini sormu, o da Zide b. Kudme ile Sfyn b. Uyeyneyi tavsiye etmitir. Dier bir talebesi Eb sme Hammd b. sme el-Kf hocasnn en doru ve en iyi insanlardan biri olduunu sylemitir. Ahmed b. Hanbel hadiste drt kiinin titiz davrandn belirterek Sfyn, ube b. Haccc, Eb Hayseme Zheyr b. Harb ve Zide b. Kudmenin adlarn saym, bir baka sefer de, Bir hadisi Zide b. Kudme ile Zheyr b. Harbden duymusan Eb shak es-Sebnin rivayetleri hari onu bakalarndan duymana gerek yoktur demitir. Eb Zra er-Rz, Zideyi sadk ve ilim ehli, Eb Htim er-Rz ise sika ve snnete ok bal bir muhaddis diye niteleyerek onu Eb Avne el-Vstden daha ok beendiklerini ve hadis hfzlar erk b. Abdullah ile Eb Bekir b. Ayytan daha gl bir hadis hfz olduunu sylemi, Nes ve Ebl-Hasan el-cl de Zidenin sika kabul edildiini zikredenler arasnda yer almtr. Zide kendisinden hadis renmeye gelenleri titizlikle seer, btn varl ile snnete bal olmayanlara hadis rivayet etmezdi (Hatb el-Badd, I, 332-333). Zheyr b. Muviye, Zidenin yanna geldiinde Zide onun hadis rivayet ettii birini eletirerek, O adam snnete bal m? diye sormu, Zheyr onun herhangi bir bidatn grmediini syleyince, O snnete titizlikle bal m? diye tekrar sormu, bu defa Zheyrin sorduu, nsan ne zaman bidat olur? sorusuna, Eb Bekir ile mere hakaret ettii zaman cevabn vermitir (Zeheb, Almn-nbel, VII, 377). Muviye b. Amr el-Ezdnin naklettiine gre Zide b. Kudme, Abbslerin nde gelen kumandanlarndan Hasan b. Kahtabenin ordusunda Bizans topraklarnda yaplan bir savata ounlukla kabul edilen gre gre 161 yl balarnda (777 yl sonlarnda) vefat etmitir (bn Sad, VIII, 499). Bu tarih 160 (776) ve 162 (778) olarak da zikredilmitir. Hayatnn nemli bir ksm hadis tarihinin tedvin dnemine rastlayan Zide ilk musanniflerden biri olarak rivayet ettii hadisleri tasnif etmi, et-Tefsr, Kitbl-rt, es-Snen, ez-Zhd ve el-Menb adl eserlerinin bulunduu nakledilmitir. Rivayetleri Ktb-i Sittede ve dier hadis kitaplarnda yer almaktadr.

BBLYOGRAFYA

bn Sad, e-abat, VI, 378; VIII, 499; Buhr, et-Trul-kebr, III, 432; VII, 179; bn Eb Htim, el-Cer vet-tadl, III, 613; bnn-Nedm, el-Fihrist (nr. brhim Ramazan), Beyrut 1417/1997, s. 282; Hatb el-Badd, el-Cmi li-alr-rv ve dbis-smi (nr. Mahmd et-Tahhn), Riyad 1403/1983, I, 332-333; Bc, et-Tadl vet-tecr li-men arrece lehl-Bur fil-Cmii-a (nr. Eb Lbbe Hseyin), Riyad 1406/1986, II, 600; Mizz, Tehbl-Keml, IX, 273-277; Zeheb, Almn-nbel, VII, 375-378; a.mlf., Tekiretl-uff, I, 215-216; bn Hacer, TehbtTehb, I, 231; III, 306-307. Hayati Ylmaz

ZAF
() (. 964/1557) Divan airi, mderris. Ad Mehmeddir; babasnn ad Evrenos, dedesinin ad Nreddindir. Lakab Talman Hoca olup Zaf-i Rm diye hret bulmutur. skp yaknlarndaki Karatovada dodu. 950de (1543) yazd Kitb- Nigristndan doum ylnn 900 (1494-95) olduu anlalmaktadr: Ko gaflet uykusun ey ya elli/Senin hlin olur be gnde belli//Bize holuk demi eyym- iret/Dokuz yz elli ylndayd hicret. nl aknc ailesi Evrenosoullarna mensup olduuna dair izler vardr. Otobiyografik eseri Sergzete gre ok kk yata iken babasndan eitim ald. Ardndan tahsiline Kad Bedreddinin yannda devam etti. Edirne ve Bursadan sonra stanbulda Sahn- Semn medresesinde renim grd. Dnemin tannm limlerinden Zenbilli Ali Efendiden mlzm oldu. Bir sre Defterdar Abdsselm elebinin olu Ahmed elebiye ders verdi (Klliyyt- Zaf, vr. 133a), ayrca mstensihlik yapt. Hocasnn lmnn ardndan Halvetiyyenin Snbliyye koluna intisap ederek tasavvuf yoluna girdi. Mderrislie Yenice-i Vardardaki Ms Bey Medresesinde balad. ki yl sonra stanbula dnd. Hmisi Mehmed Paann davetiyle Kann Sultan Sleymann Badat seferine katlarak Sivas, Diyarbekir ve Tebrize gitti. Dnte Diyarbekir Ziyiyye Medresesinde mderrislik yapt. Mehmed Paa, Anadolu beylerbeyi olunca onunla birlikte Ktahyaya gitti. Ardndan Kannnin Korfu seferine itirak etti. Plevne Mihalolu Medresesinde mderrislik yaparken bir ksm eserlerini yazd. Yine Mehmed Paann vezirliinde Yenice-i Vardardaki Ahmed Bey Medresesine geti. Ertesi yl stanbula dnerek kazaskere mlzm oldu. Ardndan Edirne Hachasanzde Medresesine tayin edildi. ki yl sonra stanbul Dvud Paa Medresesine nakledildi. Ardndan grevlendirildii znik Orhan Gazi Medresesinden emekliye ayrld. mrnn ounu mansp beklemekle geiren Zaf 29 Safer 964te (1 Ocak 1557) son eserini tamamlamasnn ardndan 9 Reblevvel 964 (10 Ocak 1557) tarihinde vefat etmitir (Koin, Zaf: Glen-i Mlk, s. 43). Kaynaklarda bir erkek kardeiyle Abdullah Mehmed adnda bir olundan sz edilir (Akaln, s. 45, 904). Csseli ve kuvvetli bir bnyeye sahip olmasna ramen Zaf mahlasn niin kulland bilinmemektedir. Knalzde bu mahlas nsanlar zayf yaratld yetinden (en-Nis 4/28) aldn ileri srer (Tezkire, II, 578). Tezkirelerde iirlerinin sade, tekellf ve tasallften (zarafet iddiasnda bulunmak) uzak olduu kaydedilirse de daha ziyade ilmiyle tannd belirtilir. Ahlk ve retici yn sanat tarafndan daha stndr. Eserlerinde meviza, atasz ve deyimlere yer vermesi ifadesine akclk ve zenginlik kazandrmtr. Gazelleri henk ynnden baarl olup baz kasidelerinde msiki hengini yakalad ileri srlr. Nesirlerinde ise adal ve sanatkrane bir slp kullanmtr. Eserleri. Ekserisi Farsadan tercme olan, genelde mesnevi trndeki on sekiz eserinin ou klliyatnda yer almaktadr. Topkap Saray Mzesi Ktphanesindeki (Revan Kk, nr. 822) kitaplar arasnda bulunan klliyatnda irili ufakl on eser mevcuttur. 1. Divan. Yedi kaside, iki

terciibend, drt murabba, birer muhammes, mseddes, mstezad, 354 gazel, otuz tarih (on drd Trke, on ikisi Farsa, drd Arapa), yirmi kta (on yedisi Arapa), hece vezninde sekiz manzume, yirmi sekiz rub balkl kta ( Farsa), drt lugaz, be muamma, be beyit (Farsa), yirmi alt mfredden ( Farsa) oluan divan mrettep deildir. Eser zerine Kmil Akarsunun hazrlad doktora tezi ksaltlarak baslmtr (bk. bibl.). 2. Sergzet-i Zaf. inde Ak v Mak adl bir hikye ile Fl-i Mrgn adl bir falnme bulunan (Kurnaz, s. 221-234) otobiyografik eserde air Osmanl tarihiyle balantl olarak hayatn anlatr. Bir ksm Robert Anhegger tarafndan yaymlanan eser zerine daha sonra Mehmet Ali zmc yksek lisans tezi hazrlamtr (Kitb- Sergzet-i Zaf, 2008, Kocaeli niversitesi Sosyal Bilimler Enstits). 3. Glen-i Mlk. Padiahlara nasihat vermek iin yazlan bu manzum-mensur eseri Abdlhakim Koin neretmitir (Ankara 2005). 4. Cevhirnme. Ahmed b. Abdlazz Gevherye ait ayn adl Farsa eserin evirisi olup Fatma Sabiha Kutlar tarafndan yaymlanmtr (Klasik Dnem Metinlerinde Deerli Talar ve Risle-i Cevhirnme, Ankara 2005). 5. Mnet. Arapa, Farsa, Trke mektuplardan meydana gelen eser klliyatnn iinde yer almaktadr (TSMK, Revan Kk, nr. 822, vr. 184b-194b). 6. Kitb- Nigristn ve Hadka-i Sebzistn. Sad-i rznin Glistnnn Trke tercmesidir. Tercme-i Manzme-i Glistn adyla da anlan eser zerine Fatma Bykkarc Ylmaz doktora tezi hazrlamtr (bk. bibl.). 7. Glen-i Smurg. Ferdddin Attrn Manu-ayrnn manzum tercmesi olan eser zerine Ali Rza zuygun yksek lisans (Zaf Pir Mehmed ve Glen-i Smurg: Tenkidli Metin ve nceleme, 1993, Atatrk niversitesi Sosyal Bilimler Enstits), Berrin Uyar Akaln doktora tezi (bk. bibl.) hazrlamtr. 8. Bostn- Nesyih. Attrn Pendnmesinin geniletilmi Trke manzum tercmesidir. Abdlhakim Koin eseri yksek lisans tezi olarak nere hazrlam (bk. bibl.), eser ayrca mit Tokatl tarafndan neredilmitir (Kitb- Bostn- Nasyih, Kayseri 1995). Zafnin bunlarn dnda Kitb- B- Behit (Bostn tercmesi), Sabrl-mesyib, Sret-i Vakfiyye-i ibn Mihl Ali Beg, Mesnevi (isimsiz), Risle-i mtihniyye, Risle-i Vcdiyye ve ona ait olduu sylenen Gazvtn-neb adl eserleri mevcuttur (Bykkarc, s. 44).

BBLYOGRAFYA

Glistn- Zaf, British Museum, Or., nr. 11162, vr. 138b; Klliyyt- Zaf, TSMK, Revan Kk, nr. 822, tr.yer.; k elebi, Meir-uar, vr. 284b; Latf, Tezkiret-uar ve tabsratnnuzam (haz. Rdvan Canm), Ankara 2000, s. 369; Knalzde, Tezkire, II, 578; Knhl-Ahbrn Tezkire Ksm (haz. Mustafa sen), Ankara 1994, s. 237; Cemal Kurnaz, XVI. Asr airlerinden Zafnin Fal- Murgan, kr Elin Armaan, Ankara 1983, s. 221-234; Abdlhakim Koin, Zaf ve Bustn- Nasyihi: nceleme ve Tenkitli Metin (yksek lisans tezi, 1991), Gazi niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; a.mlf., Zaf: Glen-i Mlk, Ankara 2005, tr.yer.; Kmil Akarsu, Rumelili Zaf: Hayat, Sanat, Eserleri ve Dvnndan Semeler, stanbul 1993, s. 18-20; Berrin Uyar Akaln, Zaf, Glen-i Smurg: nceleme-Tenkitli Metin (doktora tezi, 2001), Hacettepe niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, tr.yer.; Fatma Bykkarc Ylmaz, Zafnin Manzum Glistn Tercmesi: Kitb- Nigristn- ehristn- Sebzistn (doktora tezi, 2001), M Trkiyat Aratrmalar Enstits, tr.yer.; Haluk Gkalp, Eski Trk Edebiyatnda Manzum Sergzetnmeler, stanbul 2009, tr.yer.; R. Anhegger, 16. Asr airlerinden Zaif I., TDED, IV/1-2 (1950), s. 135166; Gnl Alpay Tekin, Zaf Klliyatnn Yeni Bir Nshas Hakknda, TUBA, II (1978), tr.yer.;

Zaif Pir Mehmed (Karatoval), TDEA, VIII, 635. Vildan S. Cokun

ZAF MEHMED EFEND


(bk. MEHMED ZAF EFEND).

ZAM
(bk. ZEMET).

ZAM, Sabahattin
(1926-2007) slm ekonomisi alannda ve eitli sivil toplum kurulularndaki almalaryla tannan iktisat ve eitimci. Makedonyann tip kazasnda dnyaya geldi. Babas Mehmed Efendi, annesi Saime Hanmdr. Dedesi kereste tccar Hac Mustafa Efendinin soyu XVII. yzylda Konyadan Balkanlara g eden Aslan Zame kadar uzanr. Aslan Zam, Balkan fetihlerine katlm ve tipte kendisine zemet verilmitir. Zaim soyad da buradan gelmektedir. Anne tarafnn soyu, XVII. yzylda Kafkaslardan gelerek Kprlye yerleen Kara Otmanl Ali Aann olu yan Ahmed Aaya dayanmaktadr. I. Dnya Savandan sonra Yugoslavyada Trklere ve mslmanlara uygulanan basklar yznden 1934te ailesiyle birlikte stanbula gitti. tipte balad ilk renimini stanbulda tamamlad (1937). Fatih Ortaokulunu, ardndan Vefa Lisesini bitirdi (1943). Bu lisede Nurettin Topu, Reat Ekrem Kou gibi nl hocalardan ders ald. Ayn yl girdii Ankara niversitesi Siyasal Bilgiler Fakltesi dar ubesinden 1947de mezun oldu. 1950 ylnda Ankara niversitesi Hukuk Fakltesinden renim denklii ald. Devlette ilk grevine stanbul maiyet memuru sfatyla balad, Fatih ve Eypte kaymakam vekillii yapt (1947-1949). Ardndan Malatyann (imdi Adyaman) Khta, Sinopun Ayanck ve Kastamonunun Abana ilelerinde kaymakamlk grevinde bulundu (1950-1953). Akademik hayatla tanmas, maiyet memurluu esnasnda stanbul niversitesi ktisat Fakltesinde doktoraya balamasyla gerekleti. Burada mehur Alman hocalarndan Gerhard Kessler, Fritz Neumark ve Alfred Isaacn seminerlerini takip etti. 1953te kaymakamlk grevinden ayrlp stanbul niversitesi ktisat Fakltesi Sosyal Siyaset Krssnde asistan oldu. 1955te doktorasn verdi; ayn yl Amerika Birleik Devletlerine gitti, Cornell niversitesinde almalarna devam etti. Cornellde doentlik tezini hazrlad ve iki yl sonra Trkiyeye dnd. Doentlik snavn verince 1957de Sosyal Siyaset Krssnde kadrolu hocala balad. 1963te Almanyada Mnih niversitesinde iki yl kald. Trkiyeye geldikten sonra 1965te profesrle ykseltildi; 1979da krs bakanlna getirildi ve bu grevini emekli oluncaya kadar srdrd. 1980-1982 yllarnda Suudi Arabistanda Cidde Melik Abdlaziz niversitesi Mhendislik Fakltesinde iki yl misafir retim yesi olarak alt. Temmuz 1993te emekli oldu. Yksek retim Kurulu (YK) mevzuatnda ayn yl yaplan bir deiiklikle yeni kurulan Sakarya niversitesi ktisad ve dar Bilimler Fakltesinde kurucu dekan sfatyla yeniden grev ald. Bu grevini srdrrken stanbul niversitesi ktisat Fakltesi alma Ekonomisi Blmnde yksek lisans derslerine girdi. niversitelerdeki grevlerinin yan sra ulusal ve uluslar aras kurulularda akademik ve idar grevler stlendi, ulusal ve uluslar aras dller ald. 1998de tekrar emekliye ayrlan Zaimin son akademik grevi 1998-2000 yllarnda srdrd Yksek retim Kurulu yeliidir. Ardndan akademik ve bilimsel hayatn iinde olmaya devam etti. 2003-2004te Uluslararas Saraybosna niversitesinin kurucu rektrl grevine getirildi. Sabahattin Zaim 9 Aralk 2007 tarihinde stanbulda vefat etti. Edirnekapdaki aile kabristanna defnedildi.

alkanl, hocalktaki baars, yardm severlii, sosyal ilikilerdeki nezaket ve zarafeti ile tannan Sabahattin Zaim eitli alanlardaki faaliyetleriyle nc rol oynamtr. Trkiyede alma ekonomisi disiplininin kurucusu kabul edilir. Amerikada yeni gelimekte olan bu bilim daln incelemi, Cornelldeki tecrbesini Trkiyeye tam ve Sosyal Siyaset Krssn zenginletirmitir. Yksek retim Kurulunun teekklyle birlikte bu disiplin blm halini almtr. Onun i gc ve prodktivite meseleleri, i piyasalar, sanayi blgeleri, g hareketleri ve ehir planlamas gibi konulardaki aratrmalar kendinden sonraki almalar iin ufuk ac olmutur. Zaim ayrca slm ekonomisi konularn Trkiyeye tayan ilk isimler arasnda yer alr. Amerika Birleik Devletlerinde bulunduu yllarda slm ekonomisi alanndaki literatr ve dnyadaki gelimeleri inceleme imkn bulmu ve giderek bu alanda younlam, 1976da Mekkede toplanan I. Dnya slm ktisad Kongresinde bakan vekili sfatyla yer alm, daha sonraki yllarda gerek telif gerekse tercme olarak slm ve ekonomi ilikisini anlatan, ardndan popler hale gelen bu alann ilk rneklerini ortaya koymutur. Akademik faaliyetleri yannda baz devlet grevleri stlenmesi (Trkiye Mill Birlik Komitesi Sosyal ler Sivil Komitesi Bakanl, 1960-1961; Mill Prodktivite Merkezi Ynetim Kurulu yelii, 1975-1977), i dnyas ile yakn temas iinde olmas, baz finans ve sanayi kurulularnn faaliyetlerine katkda bulunmas, sonuta Sabahattin Zaimin teorik almalarnn tesinde pratie ynelik tecrbe birikimine sahip olmasn salamtr. Zaimin en dikkat ekici taraflarndan biri de cemiyet adaml yndr. O, uluslar aras baz cemiyetlerin yelikleri dnda 1950li yllardan itibaren Trkiyede mill ve mnev deerler temelinde kltr ve eitim faaliyetlerine nem veren sivil toplum rgtlerinin kurucular arasnda yer alm ve yrtlen faaliyetlere hayatnn sonuna kadar katkda bulunmutur. Eserleri. Yirmi civarnda kitap dnda ounluunu makale, tebli, rportaj ve konferans kaytlarnn oluturduu 150ye yakn alma brakan Sabahattin Zaimin balca eserleri unlardr: stanbul Mensucat Sanayiinin Bnyesi ve cretler (stanbul 1956; doktora tezi olup teorik iktisat bilgisinin piyasada uygulannn bir rneidir); alma Ekonomisi (stanbul 1968; ayrca birok basks yaplmtr, 10. bs., stanbul 1997); Modern ktisat ve slm (stanbul 1969); Trkiyede Nfus Meselesi (stanbul 1973); Trkiyede cret ve Gelirler Siyaseti (Ankara 1974); slm ve ktisad Nizam (Gama-Zafer Matbaas, bask yeri yok, 1979); slmn ktisad Gr (stanbul 1981); slm, nsan ve Ekonomi (stanbul 1992); Bir mrn Hikyesi (ed. Sedat Murat v.dr., stanbul 2008); ktisad Faaliyetlerde slm Davran Tarz (TED, VII/1-2 [1978], s. 227-241); Contemporary Turkish Lterature on Islamic Economics (Studies in Economics [ed. Khurshid Ahmad], Leicester 1980, s. 317-350). Zaimin makale ve teblileriyle konumalar derlenerek Trkiyenin Yirminci Yzyl: Toplum/ktisat/Siyaset balyla yaymlanmtr (I-III, stanbul 2005; eserleri iin ayrca bk. Ekin s. 4-18). stanbul, Sakarya ve Gaziantepte Sabahattin Zaimin adn tayan baz retim kurumlar bulunduu gibi 2010 ylnda stanbul Sabahattin Zaim niversitesi adyla bir vakf niversitesi kurulmutur. Sabahattin Zaim hakknda zeyir lmez (Prof. Dr. Sabahaddin Zaim ve Sosyal Siyaset Eksenli ktisadi Grleri, 2010, Gaziosmanpaa niversitesi Sosyal Bilimler Enstits) ve Fatih Kucur (Trkiyede Sosyal Politika Biliminin Geliimi ve Sabahattin Zaim rnei, 2011, Sosyal Bilimler Enstits) yksek lisans almalar yapmtr.

BBLYOGRAFYA

Sabahattin Zaim, Trkiyenin Yirminci Yzyl: Toplum, ktisat, Siyaset, stanbul 2005, I-III, tr.yer.; a.mlf., Bir mrn Hikyesi (ed. Sedat Murat v.dr.), stanbul 2008, tr.yer.; Burhanettin Zaim, tip ve Kprl Hatralar, stanbul 2005, tr.yer.; Sabri Orman, Sabahattin Zaim, 40 Vakf nsan (ed. Salih Tu), stanbul 2011, s. 208-213; Nusret Ekin, Prof. Dr. Sabahaddin Zaimin zgemii ve Yayn Listesi, FM, Sabahaddin Zaime Armaan, 1994/B-3 C-1-4 (1996), s. 1-18; Cokun akr, Prof. Dr. Sabahaddin Zaim (1926-2007): Hayat, Kiilii, Eserleri, Dvn: Disiplinleraras almalar Dergisi, sy. 23, stanbul 2007, s. 185-194. Cokun akr

ZARE
(bk. KONGO DEMOKRATK CUMHURYET).

ZAJACZKOWSKI, Ananiasz
(1903-1970) Trk asll Polonyal Trkolog ve arkiyat. 12 Kasm 1903te Litvanyann Vilna (Wilno/Vilnius) ehrinde bir Karay (Karaim/Kar) ailesinin ocuu olarak dodu. Babas Aleksander, Msev Karay cemaatinin reisiydi. Ana dili Karay Trkesi olan Zajaczkowski daha sonra Leheyi ve Rusa-y rendi. Henz niversiteye girmeden Vilnada yaymlanan Mysl Karaimska (Karay dncesi) dergisinin yaz ilerinde alt. Lise reniminin ardndan 1925-1929 yllar arasnda Krakovda (Cracow) Jagiellon niversitesinde arkiyat tahsil etti. Bu yllarda ayn niversitede hocalk yapan arkiyat ve Trkolog Tadeusz Kowalskiden Arapa, Farsa ve Trke dersleri ald. Karay Dilindeki Ekler adl teziyle doktor oldu. 1929-1930 yllarnda Berlinde Trkolog Willy Bang Kaupun yannda eski Trke ve mukayeseli Trk leheleri zerine aratrmalar yapt. Daha sonra Paris, stanbul, Bursa ve Konya ktphanelerinde alarak aratrmalarn srdrd. Karay dilindeki ekler konusunda almasn geniletti ve szlk ksmnda Almanca karlklarn da vererek Sufiksy imienne i czasownikowe w jezyku zachodnio-karaimskim adyla yaymlad (Karakw 1932). Bat dillerinden baka Trke, Farsa, Arapa ve brnce bilen Zajaczkowski, Eski Anadolu Trkesi ile yazlm bir Kelle ve Dimne tercmesi zerinde yapt alma ile 1933te doent olarak Varova niversitesi Trkoloji Krssne retim yesi tayin edildi. 1935te profesrle ykseltildi. 1944 Austosundaki bir bombardmanda evine bomba isabet etti; evi, eyalar, el yazmalar, kitaplar ve yayma hazr iki almas yand. 1946-1950 arasnda Varova ve Wroclaw (Breslau) niversitelerinin arkiyat blmlerinde mdrlk yapt. Bu yllarda Remarques concernant les tudes smantiques turques adl bir makale yaymlad (RO, XV [1948], s. 145-158). 1957-1961 yllarnda Varovadaki arkiyat Enstitsnn bana getirildi. Polonyada arkiyat almalarn Trkoloji merkezli olarak yrtt. Hfz- rzden setii altm gazeli Leh diline evirerek biyografisiyle birlikte yaymlad (Gazele wybrane Hafiza, Z orjginalu perskiego przelozyl, przypisami opatrzyl oraz rozprawa o tworczosci Hafiza poprzedzil Ananiasz Zajaczkowski, Warszawa 1957). Ayn yllarda Z. Abrahamowiczin hazrlad, Polonya arivlerinde bulunan 14551672 yllarna ait Trke belgelerle ilgili Katalog Dokumentow Tureckich adl eserin (Warszawa 1959) redaksiyonunu yapt. Ardndan Lorientalisme et les tudes de philologie turque en Pologne adyla bir makale yazd (TTK Belleten, XXV/97-100 [1961], s. 447-453). Varovadaki rencilerinden meydana gelen bir alma grubuyla birlikte Thesaurus Linguae Kpacorum: Kpaka szlk isimli bir alma balatt. 1960ta Berlin Humboldt niversitesin-den fahr doktor (edebiyat) unvann ald. 1961de Polonya Bilimler Akademisi asl yeliine seildi. Moskova, Kuds, Mainz, Neapel ve stanbul niversitelerinde konferanslar verdi. zellikle Karaim, Osmanl ve Kpak Trkeleri zerine yapt almalarla ne kavutu. Trk Dil Kurumu (1957) ve Societas Uralo-Altaica gibi uluslar aras kurulularca eref yeliine seildi. Ural Altaische Jahrbcher dergisinin XXXVI. cildi ona

armaan edildi (1965). 1963te doumunun altmnc, Varova niversitesine giriinin otuzuncu ve Polonya Bilimler Akademisi arkiyat Enstits Mdrlnn onuncu yl dolaysyla bir kutlama toplants yapld. Yirminin stnde kitap olmak zere 300den fazla makalesi yaymland. Karaylarn popler dergisi Mysl Karaimska (1932-1939, 1942-1952) ve Przeglad orientalistyczny-yi (1952-1953) kard. Polonyadaki arkiyat dergisi Rocznik Orientalistyczny yaz kurulunda grev ald. A. Zajaczkowski bir konferans vermek iin gittii Romada 6 Nisan 1970te ld. lmnn ardndan hakknda birok yaz kaleme alnd (Karamanlolu, TDED, XIX [1971], s. 31-32). Eserleri. A. Zajaczkowskinin almalarn balkta toplamak mmkndr: A) Kpak Trkesi. 1. Manuel arabe de la langue des turcs et kiptchaks (poque de ltat Mamelouk) (Warszawa 1938). Eb Muhammed Cemleddin Abdullah et-Trknin Bulgatl-mtknn isimler ksmyla ilgili bir almadr. 2. Note complementari sulla lessicorafia arabo-turca nellepoca dello Stato Mamelucco (Annali, Nuova Serie I, Roma 1940, s. 149-162). et-Tufetzzekiyye fil-luatitTrkiyye hakkndadr. 3. Zwiazki jezykowe polowiecko-slowianskie (Wroclawskiego 1949). Polcada kullanlan Kpak kkenli kelimelerle ilgilidir. Bu eseriyle Zajaczkowski, Trk dilinin ve zellikle Kpak Trkesinin Slavistik alanndaki nemini ortaya koymu, ayn konudaki almalarn daha da gelitirerek Studia orientalistyczne z dziejw slownictwa polskiego adl bir eser daha yazmtr (Wroclawskiego 1953). 4. Slownik arabsko-kipczacki z okresu panstwa Mameluckiego (II, Warszawa 1954). Bulgatl-mtkn fiiller ksmyla ilgili bir almadr. 5. Vocabulaire arabe-kiptchak de lpoque de ltat Mamelouk (Warszawa 1958). Eserin bu basksnda 1938de yaymlanan isimler ksmnn tpkbasm da verilmitir. 6. Najstarsza wersja turecka Husrav u }irin Qutba (I-III, Warszawa 1958-1961). Kpak Trkesi dil yadigrlarndan Kutbun Hsrev rninin metni, tpkbasm ve szl olup nemli bir almadr; ayrca eserle ilgili eitli makaleleri vardr (Sertkaya, sy. 582 [2000], s. 581-588). 7. Le trait arabe Mukaddima dAbou-lLait as-Samarkandi en version mamelouk-kiptchak (Warszawa 1962). Hanef mezhebiyle ilgili baz konularn anlatld bir eserdir. 8. Chapitres choisis du vocabulaire arabe-kiptchak ad-Durrat almua fi-l-luat at-turk-ya (RO, XXIX/1 [1965], s. 39-98; XXIX/2, s. 67-116; XXXII/2 [1969], s. 19-61). 9. Turecka wersja }hnme z Egiptu Mameluckiego (Warszawa 1965). 10. La chronique des steppes kiptchak, Tevrh-i De{t-i Qipaq du XVIIe sicle (Warszawa 1966). 11. Le trait iranien de lart militaire db al-arb wa-{-{aa du XIIIe sicle (Warszawa 1969). Memlk Trklerinden Mbrek ahn (Mansr b. Sad) hisar ve kuatma geleneiyle ilgili Farsa eserinin British Museumda bulunan nshasnn (Add. 16.853) tpkbasmdr. 12. Le trait de lart chevaleresque (fursya) en version mamelouk-kiptchak (RO, XXXIII/2 [1970], s. 21-66). B) Karay Trkesi. 1. Krtki wyklad gramatyki jezyka zachodnio-karaimskiego (narzecze luckohalickie) (Bat Karayca dil bilgisi zerine ksa bir ders [Luck-Halicz azlar], Luck 1931). 2. Lehistan Arazisinde Trk Unsurlar I-II (Trklk, V [stanbul 1939], s. 338-344; VI [1939], s. 417424). 3. Turecko-kaimskie piosenki ludowe z Krymu (t.zw.cyn) (Krmdan Trke-Karayca halk arklar, RO, XIV [1939], s. 38-65). 4. O kulturze chazarskiej i jej spadkobiercach (Hazar kltr ve miraslar zerine, Mysl Karaimska, Wroclaw 1946, s. 5-34). 5. Ze studiw nad zagadnieniem chazarskim, Etudes sur le probleme des kzahars (Prace Komisji Orjentalistycznej Polskiej Akademji Umiejetnosci, Krakow 1947). 6. Khazarian Culture and its Inheritors (Hazar kltr ve vrisleri, Acta Orientalia Academiae Scientiarum Hungaricae, XII/1-3 [Budapest 1960], s. 299-307). 7. Karaims in Poland: History, Language, Folklore, Science (La Haye-Paris 1961). 8. Les lments

thniques dorigine turque dans ltat polonais ( loccasion du Millenium) (TTK Belleten, XVI/103 [1962], s. 557-565; trc. Zeynep Kerman, Polonyada Trk Meneli Etnik Unsurlar, TDED, XIX [1971], s. 35-42). 9. Hazar Kltr ve Varisleri (trc. aatay Bedi, TTK Belleten, XXVII/107 [1963], s. 477-483). 10. Die karaimische Literatur (Ph.TF, Wiesbaden 1964, II, 793-801). 11. Slownik karaimsko-rosyjsko-polski (Moskova 1974, Baskakov ile birlikte). Karaimce eski ve din terimlerle ilgili bir szlktr. C) Osmanl Trkesi. 1. Studia nad jezykiem staroosmanskim I: Wybrane ustepy z anatolijskotureckiego przekladu Kalili i Dimny (Krakow 1934). Mellifin Eski Osmanlca (Eski Anadolu Trkesi) adn verdii dnemle ilgili aratrmalarnn ilki olan bu eser Kelle ve Dimneden baz blmler ierir. 2. La plus ancienne version turque du recueil persan de conte intitul Marzubnnme (Bulletin Intern. de lacad polonaise des sciences et des lettres, I-II/7-10 [Krakw 1936], s. 186-192). Bu makalede Berlin ve Varova nshalarndan hareketle Merzbnnmenin Eski Anadolu Trkesine XIV. yzylda evrildii ileri srlmektedir. 3. List turecki Sulejmana I do Zygmunta Augusta: W wczesnej transkrypcji i tlumaczeniu polskim z roku 1551 (Kann Sultan Sleymann Kral Zsigismund Augusta gnderdii 1551 tarihli mektup, RO, XII [1936], s. 91-118). 4. Etudes sur la langue viellie-osmanlie II: Chapitres choisis de la traduction turque-anatolienne du Qurn (Krakow 1937). Kurn- Kermden seilmi srelerin Eski Anadolu Trkesiyle yaplm evirilerinden oluan eserin metin ve szlndeki yanllarla ilgili Ahmet Topalolunun bir makalesi bulunmaktadr (bk. bibl.). 5. Poemat Iranski Husrv-u-rn w wersji osmasko-tureckiej eyh (Warszawa 1963). 6. Poezje stroficzne Ak-paa (Warszawa 1967). 7. Zarys dyplomatyki osmansko-tureckiej (Osmanl-Trk diplomatii tarihi, Warszawa 1955, Jan Reychman ile birlikte). Eser Andrew S. Ehrenkreutz tarafndan yeniden gzden geirilerek ngilizceye evrilmitir (Handbook of Ottoman-Turkish Diplomatics, The Hague-Paris 1968). 8. Traktat Arystotelesa o sztuce wojennej Adb- harb w wersji osmansko-tureckiej (Sava sanatna ait Osmanl dilinde yazlan db- Harb adl Aristotelesin rislesi, RO, XXXI/2 [1968], s. 23-105; XXXIII/11 [1969], s. 7-76).

BBLYOGRAFYA

W. Zajaczkowski, Polonyada Trkoloji, I. Milletleraras Trkoloji Kongresi (stanbul, 15-20 Ekim 1973): Tebliler, stanbul 1979, II, 553-561; Hasan Eren, Trklk Bilimi Szl I: Yabanc Trkologlar, Ankara 1998, s. 338-340; a.mlf., Ananiasz Zajaczkowski ve Kpaka Szlkler Alanndaki almalar, TDl., sy. 582 (2000), s. 564-573; J. Reychlman, 1945ten Beri Polonyada Trkiye Tarihiyle lgili almalar, TTK Belleten, XXVIII/109-112 (1964), s. 153-159; O. Pritsak, Ananiasz Zajaczkowski Sexagenarius, UAJ, XXXVI (1965), s. 229-233; A. F. Karamanlolu, Ananiasz Zajaczkowski (12.XI.1903-6.IV.1970), TM, XVI (1971), s. 184-186; a.mlf., Ananiasz Zajaczkowski (12.XI.1903-6.IV.1970), TDED, XIX (1971), s. 1-34; E. Tryjarski, Glwne prace turkologiczne Prof. Ananiasza Jajaczkowskiego, Prz.Or., III/79 (1971), s. 271-276; Stanislaw Katuzynski, Dzialalnos organizacyjna Prof. Ananiasza Jajaczkowskiego, a.e., s. 276-279; Aleksander Dubinski, Prace kavaimoznawcze Prof. Ananiasza Zajaczkowskiego, a.e., s. 282-286;

Zygmunt Abrahamowicz, Polonyada Trkoloji: Baarlar ve Gelecekteki Geliimi ile lgili Baz Sorunlar (trc. Tten zkaya), TTK Belleten, LI/200 (1987), s. 1003-1026; Ahmet Topalolu, Cevhirl-asdf zerinde Yaplan almalar ve Zajaczkowskinin Eseri, MTAD, sy. 2 (1987), s. 161-183; Zeynep Korkmaz, lmnn 30. Ylnda Deerli Bir Trkolou Anma Toplants Dolaysyla, TDl., sy. 582 (2000), s. 557-563; Tadeusz Majda, Prof. Dr. Ananiasz Zajaczkowskinin Karaim ve Osmanl Aratrmalar, a.e., s. 574-580; Osman Fikri Sertkaya, Prof. Dr. Ananiasz Zajaczkowski ve Kutbun Husrev irin Adl Yayn, a.e., s. 581-588; E. Zajaczkowska-Lopato, Trkolog Prof. Dr. Ananiasz Zajaczkowski, a.e., s. 589-592. A. Azmi Bilgin

ZKR
(bk. ZKR).

ZKR HSEYN
() (1897-1969) Hindistan devlet bakan (1967-1969). 8 ubat 1897de Haydarbd Dekkende dodu. Afgan (Petun) asll bir aileye mensuptur. On yanda iken hukuku olan babas Fid Hseyin Han kaybetti. lk eitimini Etvedeki (Etawah/Uttar Prade) Islamia High Schoolda ald. Daha sonra Aligarh Kolejinde hukuk alannda lisans ve ekonomi alannda yksek lisans (1920) renimi grd. Ayn yl koleje retim grevlisi tayin edildi. O yllarda itiyye tarikat eyhi Hasan aha intisap etti, ondan ders ald. Hindistan Hilfet Hareketinin faaliyetlerine katld ve bu hareketin balatt Non-Cooperation (ngiliz ynetimiyle ilikileri kesme) Hareketinin Aligarhtaki en aktif yeleri arasna girdi. Ayn yl retim grevliliinden ayrld ve Hilfet Hareketi liderleriyle grerek onlara Aligarh Koleji yerine mill bir niversite kurulmasn teklif etti. Bu gr o zamann artlarnda en mkul zm olduundan byk kabul grd. Aligarh Koleji ynetiminin Hilfet Hareketi yelerinin i birlii taleplerine olumlu cevap vermemesi zerine de Maltadan yeni dnen Mahmd Hasan Diybend 29 Ekim 1920 tarihinde Cmia Milliyye slmiyye adyla mill niversitenin kuruluunu gerekletirdi, Zkir Hseyin 1921de bu niversitede retim grevlisi oldu. 1923te Almanyaya gitti. Berlindeki Frederick William niversitesinde ekonomi alannda doktora yapt. Hakm Ecmel Han ile Muhtr Ahmed Ensr onu 1925te Viyanada ziyaret etti ve tezini tamamlaynca Hindistana dnmesi konusunda ondan sz ald. 1926da tezini bitirince lkesine dnd ve ayn yln ubat aynda Cmia Milliyye slmiyyede retim yesi sfatyla greve balad, ardndan eyhl-cmia (rektr) oldu. Bu grevini 1948 ylna kadar srdrd. 1963-1969 yllar arasnda emrl-cmia (sembolik olarak niversitenin en yetkili ismi, bakan) grevini stlendi. Buradaki tecrbeleri ve eitim felsefesi alanndaki almalar neticesinde 1938-1948 yllarnda Hindistan Eitim Komisyonu bakanl yapt. 1948de Aligarh Muslim Universitynin fiilen rektr oldu ve Hindistan niversiteler Komisyonu yeliine seildi. 1954te Dnya niversiteler Birlii'nin bakanlna getirildi. 1956-1958 arasnda Birlemi Milletler Eitim, Bilim ve Kltr Tekilt (UNESCO) Ynetim Kurulunda Hindistan temsilcisi sfatyla grev yapt. 1957de Bihr eyaleti valisi oldu. 1962de Hindistan devlet bakan yardmclna getirildi. Hindistan Ulusal Kongresinin aday olarak katld seimlerde Hindistann ilk mslman devlet bakan seildi (13 Mays 1967). Onun devlet bakan seilmesi dnyada Hindu egemen Hindistan demokrasisi iin iyi bir snav olarak algland (Indian Muslims in Freedom Struggle, s. 162). Bu grevde iken 3 Mays 1969 tarihinde geirdii kalp krizi sonucu ld ve Cmia Milliyye slmiyye Kampsne defnedildi. Zkir Hseyin 1954te Padma Vibhushan, 1963te Bharat Ratna nianlarna lyk grlm; Delhi, Kalkta, Aligarh, Allahbd ve Kahire niversiteleri tarafndan kendisine fahr doktorluk unvan verilmitir. Kuruluuna katkda bulunduu Cmia Milliyye slmiyyenin merkez ktphanesine ve

ayn kurum bnyesinde 1970 ylnda kurulan slm Aratrmalar Enstitsne Zkir Hseyinin ad verilmitir. XX. yzylda Hindistann eitim anlaynn ekillenmesinde nemli rol oynayan Zkir Hseyin, Hindistann bamszl iin Gandi ve Nehru ile birlikte alm, Hint alt ktasnn Hindistan ve Pakistan eklinde ikiye blnmesi srecinde mslmanlarn Hindistandan vazgeemeyeceini savunduu iin Hindistan tarafnda kalmtr. Zkir Hseyin, Alfred Ehrentreich ile birlikte Die Botschaft des Mahatma Gandhi adl eseri telif etmi (Berlin 1926), farkl tarihlerde verdii konferanslar ve makalelerinin bir blm The Dynamic University adyla yaymlanmtr (Delhi 1965). Edwin Cannann Elementary Political Economy adl kitabn Mebd-Maiyyt, Efltunun Devletini Riyset (1932), Alman iktisats Friedrich Listin Das Nationale System der Politischen konomi kitabn Maiyyt- avm adlaryla Urducaya evirmitir. Eitim ve kltr zerine baz dncelerini ieren makaleleri Cmia Milliyye slmiyyenin Urduca neredilen Cmia (The Monthly Jamia) adl dergisinde neredilmitir. Almanyada bulunduu srada Urducann byk airi Glib Mirza Esedullahn Dvn- Urdu adl eserinin yaymlanmasna da nclk etmitir.

BBLYOGRAFYA

A. Chishti, President Zakir Husain: A Study, New Delhi 1967; Abdllatf Azm, Dr. kir seyin: Sret asiyyt, New Delhi 1967; A. G. Noorani, President Zakir Husain, Bombay 1967; P. N. Chopra, Zakir Hussain, New Delhi 1979; D. Sing, Zakir Hussain, New Delhi 1987; kir ib Apney ne-yi Laf u Man meyn (haz. Ziylhasan Frk), New Delhi 1987; Indian Muslims in Freedom Struggle (ed. P. N. Chopra), New Delhi 1988, s. 162, 187-191; Ziylhasan Frk, ehd-i Cstc: Dr. kir seyin, New Delhi 1988; a.mlf., Dr. Zakir Hussain: Quest for Truth, New Delhi 1999; kir ib t Yadeyn (ed. bid Rz Bdr), Patna 1993; Dr. kir seyin: ayt, Fikr ar Aml (ed. Abdlgaffr ekl-H. Encm), Bangalore 1999; Zakir Husain: Teacher Who Became President (ed. Syeda Saiyidain Hameed), New Delhi 2000; M. Asad, Dr. Zakir Hussain, New Delhi 2006; M. Mujeeb, Dr. Zakir Husain: A Biography, New Delhi, ts. (National Book Trust); a.mlf., tey Emr-i Cmia Dr. kir seyin, Cmia, LXII/5, New Delhi 1977, s. 145-160; kir seyin, a.e., LXII/5 (1977), s. 53-71; Zakir Husain, Dr. (1897-1969), Encyclopaedia of Muslim Biography: India, Pakistan, Bangladesh, New Delhi 2001, V, 513-514. Azmi zcan

ZKRE
() alg glerinden hatrlama yetenei iin kullanlan psikoloji terimi (bk. DUYU).

ZKR HASAN EFEND


(bk. HASAN EFEND, Zkir).

ZAKKUM
() Kurana gre bir cehennem aac. Szlkte bir yiyecei lokma haline getirip yutmak anlamndaki zakm kknden treyen zakkm Chiliye dneminden itibaren bilinen, hurma ile kayman karmndan oluan bir yemein, ayrca Trkede de kullanlan bir aacn addr. Kelime Trkede olumsuz anlamda zkkm eklini almtr. Kurn- Kermde zakkumun cehennemde kfir ve mriklerin yiyecei olduunu bildiren yetlerin nzlnden sonra kelime bu mnann yan sra ldrc etki yapan btn yiyecekler ve tun hastal iin de kullanlmtr (Lisnl-Arab, zm md.; Kmus Tercmesi, IV, 325-326). hirette inananlara verilecek nimetler dnyadaki isimleriyle anld gibi (mesel bk. el-Bakara 2/25; Sd 38/51; er-Rahmn 55/11-12, 52, 68; el-Vka 56/20-22) inanmayanlara uygulanacak azap ve yedirilecek eyler de dnya hayatnda sevilmeyen eylerin isimleri ve nitelikleriyle zikredilmitir (mesel bk. el-Hac 22/19-21; ed-Duhn 44/43-46; el-Hkka 69/35-37). Aslnda zakkum makbul bir yemein ad iken ktlerin cezalandrlaca cehennem hayatnda zakkum aac onlarn gdasn belirten bir kavrama dntrlmtr. Kuranda zakkum ismi yerde zikredilmekte, bir yerde geen lnetlenmi aacn da (el-sr 17/60) zakkum aac olduu anlalmaktadr (Buhr, Tefsr, 17/9; bn Kesr, IV, 324). Bu aacn meyvelerinin hirette gnahkrlarn gdasn tekil edecei, gnahkrlarn bunu yedikten sonra karnlarnda erimi madenin yahut kaynar suyun kaynamas gibi strap ekecekleri (ed-Duhn 44/43-46), yoldan sapm ve gerekleri yalan saym kimselerin zakkum aacndan yiyecekleri, karnlarn onunla dolduracaklar, ardndan suya kanmayan develerin su iii gibi kaynar sular iecekleri (el-Vka 56/51-55) belirtilir. Bylece ihls sahibi mminlerin cennette arlanmasnn m yoksa cehennemin ldrc zakkum aacnn meyvesinden yemenin mi daha iyi olaca sorulup kfir ve mriklerin bu hususta dnmesi istenir. Zakkum aacnn zalimler iin bir imtihan arac yapldn belirten baka yetlerde bu aacn yakc atein ortasnda veya cehennemin derinliklerinde geliip byd, meyve yahut tomurcuklarnn eytanlarn balarna benzedii, zalimlerin onu yemeye ve onunla karnlarn doldurmaya mahkm edildii, ardndan kaynar su kartrlm bir sv iecekleri ifade edilmektedir (es-Sfft 37/62-67). Zakkumun lnetli nitelemesiyle anlmas, ondan yiyecek cehennemliklerin lnet edilmeye mstahak olmalar veya Araplarn holanmadklar yiyeceklere melun demeleri sebebiyledir. bn Abbastan rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamber yle buyurmutur: Ey iman edenler! Allahtan Ona yarar ekilde korkun ve ancak mslman olarak can verin. Zakkum aacndan yeryzne bir damla drlse dnya halk aclara gmlrd; ondan baka yiyecei olmayanlarn halini dnn! (Msned, I, 301, 338; bn Mce, Zhd, 38).

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, zm md.; Kmus Tercmesi, IV, 325-326; Msned, I, 301, 338; III, 25, 26; bn Kuteybe, Tefsru arbil-urn (nr. Seyyid Ahmed Sakr), Kahire 1378/1958, s. 258;

Taber, Cmiul-beyn (Bulak), XV, 78-79; XXIII, 40-41; Muhammed b. Eb Bekir er-Rz, Tefsr arbil-urnil-am (nr. Hseyin Elmal), Ankara 1997, s. 449-450; Ebl-Fid bn Kesr, Tefsrl-urnil-am, Beyrut 1966, IV, 324; VI, 17-18; Bekir Topalolu, Zekkm, A, XIII, 506; C. E. Bosworth, Zam, EI (ng.), XI, 425-426; Bahddin Hrremh, Zem, DMT, VIII, 473-474; Salwa M. S. el-Awa, Zaqqm, Encyclopaedia of the Qurn, Leiden 2006, V, 571-572. Mustafa z

ZL
() Arap alfabesinin dokuzuncu harfi. Osmanl alfabesinin on birinci harfidir ve ebced sisteminin yirmi beinci harfi olarak say deeri 700dr. Biim bakmndan benzedii dl harfinden bir nokta ile ayrt edildiinden dl-i (cl-i) muceme de denir. Fenike alfabesinin yirmi iki harfine eklenen ve revdif ad verilen Arap diline zg alt harften ( )biridir. H. Zimmerne gre szc, slkl, fsltl ve yumuak di fonemlerinden ( )olan zl Aramcede d, kadm rmce yaztlarda z, brnce, Akadca ve Habeede z fonemiyle temsil edilmitir (Vergleichende Grammatik, s. 50, 71). Hall b. Ahmede gre Arapada l kelimesi horoz ibii anlamna gelir (el-urf, s. 29). Sbeveyhi ile kadm kraat ve tecvid limlerine gre ve ile birlikte zlin mahreci dil ucu ile (st) n di ular arasdr. Hall b. Ahmedin bu n di eti harfleri (hurf lieviyye) saymasnn sebebi mahrelerinin di eti noktasndan balamasdr. Zlin telaffuzunda dil ucunun iki st n di ularndan darya tamasnda abartya gidilmeyip hafif k yeterli olurken nn telaffuzunda bu k daha abartldr. Bu iki fonem de peltek, ince, szc di fonemidir ve ayn mahre sahasn paylar; ancak zl ak (cehr), ise bouk (hems) bir ses zellii gsterir. Yine mahre sahas ve yumuak, szc, peltek ses zellikleriyle birbirine benzeyen z ( )ile zli birbirinden ayran nitelik istil ve tbk sfatlar gerei znn kaln bir sese sahip olmasdr. Dier bir ifadeyle zl znn ince nsz halidir. ada fonetikiler de bu gr benimser. Bunlar , , nszlerini di fonemleri diye nitelerler. Bu nszn fasih dildeki ses kalitesi Arap lehelerinde deiime uramtr. Zl ile benzer ses zelliine sahip baz harfler ve bunlar ieren kelimeler arasndaki muhtemel karkl gidermek iin Muhammed b. Ahmed el-Ensr el-ti lil-far beyne-l ve-d ve- (nr. Ali Hseyin el-Bevvb, Riyad 1407/1987) ve bns-Sd el-Batalyevs, ikrl-far beynel-arfil-amse ve hiye- ve-d ve-l ve-d ves-sn (nr. Abdullah en-Nsr, Dmak-Beyrut 1984) adl eserleri kaleme almtr. k yeri veya ses nitelii bakmlarndan benzer ve trde olan sesler arasnda okuma ve telaffuz kolayl salama amacna ynelik olarak gerekleen ve zellikle Kuran kraatine uygulama alan bulan idgam tr ses dnmlerinde zl fonemi bata trde sesler olan , , z, s, , , olmak zere t, c, d fonemlerine dnebilir; bu durumda zl sylenite ortadan kalkar, bu harfler eddelenerek iki defa telaffuz edilir: teeene (brhm 14/7), i teberrae (el-Bakara 2/166), itteatm (el-Bakara 2/51, 92), letteate (el-Kehf 18/77), fenebeth (Th 20/96), ut (el-Mmin 40/27), i ce (es-Safft 37/84), i ceale (el-Feth 48/26), i dealte (el-Kehf 18/39), i ekere (iccekere/iddekere) (Ysuf 12/45), i ehebe (el-Enbiy 21/87), i zeyyene (el-Enfl 8/48), i zat (el-Ahzb 33/10), i semitmhu (en-Nr 24/12), fetteae sebleh (el-Kehf 18/61), i arafn (el-Ahkf 46/29), metteae beten (el-Cin 72/3), i alem (en-Nis 4/64) gibi. t, , d fonemlerinin zle dnt idgam ekilleri de vardr: es-seyyiti like (Hd 11/114), fet-tliyti ikren (es-Safft 37/3), yelhe like (el-Arf 7/176), vel-ari like (l-i mrn 3/14), velead eran (el-Arf

7/179), min badi like (el-Mide 5/43), vel-alide like (el-Mide 5/97) gibi. lk harfi l olan bir fiilin iftil kalbna dntrlmesi durumunda sert te ( )foneminin yumuak zle veya dla dnmesi syleni hafiflii salamaya dayanan ses uyumu gereidir: / / gibi. Zl fonemi lugav ibdl gerei olarak b t d r z s f l m v sesleriyle deiime urayp edeer ve anlamda birok kelimenin oluumuna imkn verir: /: fe/fe (datmak); cive/cive (melmek); /d: ebr/debr (yazmak); ce/cedd (kesmek); /r: ce/cer (kesmek); /z: be/bezz (yenmek, bozmak); /s: er/ser (hzl); e/se (vurmak); /: y/uy (yaylmak); /: a/a (kesmek); /: neb/nab (damar atmak); /: va/va (vurmak); /: al/al (kaln); va/va (srmek) gibi. Zl fonemi sesindeki yumuaklk, pelteklik ve szma zellikleri sebebiyle dahil olduu masdarlarn anlamnda diilik zellikleri olarak incelik, yumuaklk, ekingenlik, titreme, deprenme, dalma, yaylma eklinde anlam etkilemesi yapar (Hasan Abbas, s. 65-67).

BBLYOGRAFYA

Hall b. Ahmed, el-urf vel-edevt (nr. Hd Hasan Hammd), Maskat 1428/2007, s. 195-197; a.mlf., el-urf (nr. Ramazan Abdttevvb), Kahire 1398/1969, s. 29; Sbeveyhi, el-Kitb (nr. Abdsselm M. Hrn), Kahire 1403/1983, IV, 433-436; Ebt-Tayyib el-Lugav, el-bdl (nr. zzeddin et-Tenh), Dmak 1379-80/1960-61, I, 1-2, 112, 160-164, 284, 353-362; II, 4-28; bn Cinn, Srru natil-irb (nr. Hasan Hindv), Dmak 1405/1985, I, 189-190; bn Sn, Mericl-urf (nr. Pervz Ntil Hnler), Tahran 1333, s. 18, 46; H. Zimmern, Vergleichende Grammatik der Semitischen Sprachen, Berlin 1898, s. 50, 71; Naim Hzm Onat, Arapann Trk Diliyle Kuruluu, stanbul 1944, I, 183-184, 204, 211-218, ayrca bk. tr.yer.; Gnim Kaddr elHamed, ed-Dirst-avtiyye inde ulemit-tecvd, Badad 1406/1986, s. 212-214, 414; Abdssabr hin, Eerl-rt fil-evt ven-navil-Arab: Eb Amr b. el-Al, Riyad 1408/1987, s. 137, 139, 145-146; Hasan Abbas, ail-urfil-Arabiyye ve menh, Dmak 1998, s. 65-67; brhim Ens, el-Evtl-luaviyye, Kahire, ts. (Mektebet nehdati Msr), s. 49-50, 121-129. smail Durmu

ZAL MAHMUD PAA KLLYES


stanbulda XVI. yzyln ikinci yarsnda ina edilen klliye. Eyp ilesinde bulunan klliye Sultan III. Murad devri (1574-1595) vezirlerinden Zal Mahmud Paa ile II. Selimin kz olan hanm ah Sultan tarafndan Mimar Sinana yaptrlmtr. Klliye bugn cami, iki medrese, trbe ve emeden olumaktadr. Trbenin etrafnda sonraki dnemlerde yaplan definlerle kk bir hazre teekkl etmitir. Eimli bir arazide yer alan klliyede cami ile medreselerden biri st kotta, trbe ile dier medrese ve eme alt kotta ina edilmitir. Vakfiye kaytlarnda, kble tarafnda altm oda ve be dkkndan meydana gelen bir yapdan bahsedilirse de ilevinin ne olduu tesbit edilemeyen bu bina gnmze intikal etmemitir. Medresenin bnisi olan ah Sultann 977 (1569) ylnda dzenledii vakfiye klliyenin balangta medrese, trbe ve eme eklinde planlandna iaret etmektedir. Klliye proramna caminin eklenmesi onun Zal Mahmud Paa ile 982de (1574) evlenmesinden sonra gereklemi olmaldr. 10 ban 985 (23 Ekim 1577) tarihli vakfiye bniler tarafndan ortaklaa dzenlenmi olup yapm ii iin para ayrldna gre binalarn inasnn bu tarihte devam ettii anlalmaktadr. Cami inasnn 988de (1580) tamamland, medreselerin yapmnn ise 990 (1582) ylna kadar srd dnlmektedir. Klliyenin duvar zerindeki emede yalnzca ah Sultann adnn gemesi, binalarn inasndan sonra avlu duvarnn tamamlanmas esnasnda emenin konulmu olabileceini akla getirmektedir. Sultan II. Mahmud zamannda harap durumda olan klliye sultann emriyle 1825te tamirata alnm, bu esnada hnkr mahfili iin bir hel yaptrlmtr. 1894 ylndaki deprem klliyede byk tahribata yol at gibi caminin minaresi ve bat ynndeki tonozlar da yklmtr. 1955te onarmna balanan klliye 1963 ylnda yeniden ibadete almtr. Gnmzde de klliye binalar esasl bir onarma tbi tutulmaktadr. Plan ve tasarm ile ilgi ekici ayrntlar barndran cami Mimar Sinann nemli denemelerinden biridir. Kare plan ile cami konstrksiyon asndan son derece mtevazi bir yapdr. Mihrap duvarna yaslanan merkez kubbeyi ynden kuatan galerilerle Ortaa mimarlnn mihrap n kubbeli tasarmndan esinlenilmi izlenimi verir. te yandan burada farkl ekilde kubbe eteine kadar ykseltilen galeriler caminin d grnn erken dnem Osmanl binalarna yaklatrr. Piramidal kurgulu alt yaplar zerinde ykselen merkez kubbe fikrini dorua ulatran Sinan iin bu uygulama bir geriye dn gibidir. Bu sebeple baz aratrmaclar yapnn Sinann raklarndan birine ait olmas ihtimali zerinde durmaktadr. Ancak Sinann tasarmlarnda evre faktrlerini gz nne ald dnldnde yapnn ona aidiyeti ihtimali kuvvetlenmektedir. Sinann byle bir mimar kurguya ynelmesindeki etken caminin bulunduu konumla ilgili olmaldr. Eypn giriinde ve Haliin kysnda yer alan bir yama kenarnda, muhtemelen etraf konaklarla evrili bir arazi zerinde daha ilk bakta dikkati ekebilmesi iin caminin kbik bir kitle halinde dzenlenmesi tercih edilmitir. Kareye yakn dikdrtgen planl olan caminin kubbesi mihrap tarafnda duvara gizlenmi payandalarla, dier tarafta ise yuvarlak fil ayaklara basan ask kemerlerle tanmaktadr. Pandantifli kubbenin geni kasna pencerelerle tekiltlandrlm, ayrca dta kk payandalarla desteklenmitir. Kemerlerin altlarna yerletirilen drder stun ise mahfillere dayanak tekil etmekle birlikte mekn btnln olumsuz etkilemektedir. Mahfiller alt ve st katlarda dz tavan ve tonozlarla rtldr.

Yapnn zarif mermer mihrab gmme stunlar ve ni tepesinde skalaktitlerle deerlendirilmi, mihrabn evresi devrine ait znik inileriyle kuatlmtr. Her ne kadar bitirilmeden braklm izlenimi verse de inilerin desen ve teknik kalitesi st dzeydedir. Minberinin itinal ta iilii Evliya elebinin vgsnn yerinde olduunu gstermektedir. Mukarnas dolgulu cmle kapsnn kanatlar da ahap iiliiyle dneminin deerli rnekleri arasnda yer alr. Halen duvarlar ssleyen kalem ileri 1955 senesindeki restorasyonda klasik rneklere gre dzenlenmitir. Caminin nnde bulunan be birimli son cemaat mahalli ortak avlulu rneklerin aksine medrese ile birletirilmemitir. Cami ve medreselerin ta-tula almak rgl duvarlar cephedeki hareketlilii arttrm, pencereler de bunu desteklemitir. Alt katta yayvan sivri kemerli pencerelerle oluturulan dzen st katlarda sklaarak daralmtr. zellikle yan cephelere ok sayda pencere alm, bylece daha aydnlk bir i mekn elde edilmitir. Vakfiye kaytlarndan cami bodrumundaki be odann grevlilere tahsis edildii anlalmaktadr. Tipolojik adan ayr medreseler gibi grnmekle birlikte vakf kaytlarna gre tek olarak planlandklar anlalan medreseler ayr ina srelerine iaret etmektedir. Kanaatimizce inas daha nce planlanan, alt kotta trbe ile ayn avluyu paylaan medrese L eklinde dzenlenmitir. On be birimli medresede dershanenin bulunduu Defterdar caddesi tarafndaki kolun dzeni caddenin eksenine gre kaydrmal odalarla ekillendirilmitir. st kotta cami ile ayn avluya sahip medrese on drt birimlidir. Dershane eksenden kenara ekilmi, cadde tarafndaki kolu d snra paralel ekillenmi, aynal tonozlarla rtl olan bu ksmdaki odalarn nnde adrvan avlunun merkezine yerletirebilmek iin revak kullanlmamtr. Alt medrese avlusunun ortasna yerletirilen trbe sekizgen plan zerinde ykselen sekizgen gvdeli bir yap olup ifte kubbe ile rtldr. Ancak i mekn, kubbeyi tayan drt payanda ile eyvanl plana dntrlp kubbe ile duvarlar arasnda kalan s ve geni eyvanlar da aynal tonozlarla rtlerek etkileyici bir mekn elde edilmitir. Yapnn girii nnde birimli bir sakf vardr. Trbede Zal Mahmud Paa ile beraber ayn gn iinde vefat ettii rivayet edilen ei ah Sultann ahap sandukalar yer almaktadr. nc sandukann kime ait olduu bilinmemektedir. Klliyenin son yapsn tekil ettii anlalan ve kesme tatan ina edilen eme geni hazneli, klasik dzende sivri kemerli nilidir. Ayna ksm ile iki yanna tas yuvalar yerletirilmi basit musluk aynasndan meydana gelir. Kemer zerindeki mermer kitbede 998 (1590) tarihi okunmakta olup bnisinin vefatndan sonra yaptrldna iaret etmektedir. Ancak baz aratrmaclar, kitbenin eski bir fotorafna aldanarak ortadaki 9 rakamnn aslnda 5 olduunu syleyerek emeyi 958 (1551) ylna tarihlendirmektedir.

BBLYOGRAFYA

brahim Hilmi Tank, stanbul emeleri, stanbul 1943, I, 8; Metin Szen v.dr., Trk Mimarisinin Geliimi ve Mimar Sinan, stanbul 1975, s. 203-207; Cahid Baltac, XV-XVI. Asrlarda Osmanl Medreseleri, stanbul 1976, s. 466; Aptullah Kuran, Mimar Sinan, stanbul 1986, s. 197-207; a.mlf., Zl Mahmud Paa Klliyesi, Boazii niversitesi Dergisi: Hmaniter Bilimler, I, stanbul 1973, s. 65-81; Yldz Demiriz, Eypde Trbeler, Ankara 1989, s. 77; Oktay Aslanapa, Mimar Sinan,

Ankara 1992, s. 47-48; Mehmet Nermi Haskan, Eypsultan Tarihi, stanbul 1996, I, 105-106; Zeki Snmez, Eyp Zal Mahmud Paa Klliyesinin Tarihlendirme Sorunu ve Sinann Mimarlndaki Yeri, I. Eypsultan Sempozyumu, Tebliler, stanbul 1998, s. 90-98; Mbahat S. Ktkolu, XX. Asra Erien stanbul Medreseleri, Ankara 2000, s. 304-307; Semavi Eyice, Eypde Zal Mahmud Paa Camii, Tarihi, Kltr ve Sanatyla Eypsultan Sempozyumu V: Tebliler, stanbul 2002, s. 12-21; Doan Kuban, Zal Mahmud Paa Klliyesi, DBst.A, VII, 542-543. smail Orman

ZALOLU RSTEM
(bk. RSTEM-i ZL).

ZAMAN
() Szlkte ksa veya uzun vakit, az ya da ok sren blnebilir mddet gibi anlamlara gelen zamn (oulu ezmine/zemenin [oulu ezmn, ezmn]) rfte alt ay amayan bir sre iin kullanld belirtilir. Dil limleri de zamann iki-alt ay arasndaki bir mddeti kapsadn belirtir. Zaman kelimesi bir yln eitli dnemleri ve mevsimleri, bir kimsenin ynetimde kald sre iin de kullanlmaktadr. oulu ezmnn bir insann yaad mr anlamna geldii de kaydedilir. Meyve zaman, hurma zaman, panayr zaman rneklerinde grld gibi belli olaylarn her yl gerekletii dnemler de zaman kelimesiyle ifade edilir. Ayrca farkl uzunluktaki sreler iin n (imdiki zaman), asr, emed (belirli veya sonlu sre), dehr (kesintisiz, sonsuz zaman) gibi kelimeler kullanlr (Tcl-ars, zmn md.; Tehnev, I, 619, 622). Zaman kelimesinin kk, eski bir ran din akm olan Zurvanizmdeki zaman ve kader tanrs Zurvan ismine kadar uzanmakta olup Avestada zaman anlamndaki zrvan/zurvan kelimesinin bir baka telaffuzudur (Choksy, Zurvanism md., XIV, 10011-10012). Kurn- Kermde Zaman. Gerek zaman gerekse kelm ve felsefede zamann sresini belirten mddet, srekliliini ifade eden devam, zamanda ncesizlii belirten ezel ve kdem gibi felsef terimler Kuranda gemez. Buna karlk zamann sreklilii iin kullanlan ebed otuz sekiz yette yer alr (M. F. Abdlbk, el-Mucem, ebd md.). Gece ve gndzden birinin ya da dierinin kyamete kadar devaml klnmas mmkn iken Allahn bunlar pe pee getirmesini Onun esiz kudretine delil olarak gsteren yetlerde sreklilik anlamnda iki yerde sermed kelimesi kullanlr (el-Kasas 28/71-72). Gerek kinatn gerekse fert ve toplumlarn mrlerinin Allah tarafndan belirlendiine dair yetlerde belirlenen srenin sonunu bildiren ecel terimi ile Kuranda ska geer (M. F. Abdlbk, el-Mucem, ecl md.). ok uzun, srekli zaman anlamndaki dehr bir yerde Chiliye devri insannn dnyada hayatn ve lm hi durmadan akp giden zamann tc etkisine balayp hireti inkr eden tutumu knanrken (el-Csiye 45/24) bir yerde de insann yeryznde henz grnmeden nce ok uzun bir dnemin (hnun mined-dehr) getiini vurgulamak zere kullanlmtr (el-nsn 76/1). Zaman, sermed ve dehr kelimeleri daha sonra felsef kavramlar haline gelmi (a.bk.), dehrden tretilen dehriyye ise kelm ve slm felsefesinde materyalist-ateist bir akmn ad olmutur. Kurn- Kermde zaman ifade eden eitli kelimeler hem bir iin ya da ibadetin vaktini bildirmek yahut tarih bir hadiseye atfta bulunmak amacyla kronolojik balamlarda hem de kozmolojik anlamda yer alr. Yevm (gn), ehr (ay) ve sene (yl) gibi snrl zaman belirtenler iinde en sk kullanlan yevmdir. Kuranda yevm kelimesi yirmi drt saatlik tam gn anlamnn yan sra sre kayd olmakszn zaman dilimi anlamnda da kullanlr. Kyamet ve hirete dair yetlerde kyamet gn, son gn, hesap gn, ayrm gn, din gn gibi ifadeler ok sk geer. Gklerin ve yerin yaratlyla ilgili yetlerdeki yevm kelimesinden ok uzun sreli kozmolojik evrelerin kastedildii anlalmaktadr. Nitekim Secde sresinde (32/4-5) kozmik yaratltan bahseden aklamann ardndan gelen sizin saydklarnza gre bin yl tutan bir gn sz de bunu gstermektedir. Baka bir yette de meleklerin Allaha ykseliinin miktar elli bin yl

tutan bir gn ald bildirilir (el-Hac 22/47; ayrca bk. el-Meric 70/1-4). Kuranda zamanla ilgili bir baka kavram olan sat ounlukla kinatn son bulaca zaman ifade etmekte, baz yetlerde de insanlarn ecellerinin deimezlii balamnda gemektedir. Gk cisimlerinin hareket ve konumlarnn oluturduu matematik referans sistemi sebebiyle gn, ay ve yllarn hesaplanabilir oluu Kuranda zellikle vurgulanmaktadr (el-Enm 6/96; er-Rahmn 55/5). Gn, ay ve yllar Allah tarafndan bir dzene ve hesaba balanm olup bu bilginin, gk cisimlerinin hareketinde matematiksel bir sistem bulunduu ynnde kiiyi teorik bir fikre sevketmesi yannda insanlarn zamanla ilgili ilerini dzenlemeleri hususunda sistemin pratik yararna da dikkat ekilmektedir. Kuranda bir tam gn -namaz vakitleriyle de ilikilendirilerek-sabah (en-Nr 24/58), le (er-Rm 30/18), gn ortas (el-Bakara 2/238), ikindi (el-Asr 103/1), akam (er-Rm 30/17), yats (en-Nr 24/58), sabah ve akam (el-nsn 76/25) gibi zaman dilimlerine ayrlr. Baz yetlerde fecir (el-Fecr 89/1), kuluk vakti (ed-Duh 93/1), asr (el-Asr 103/1) rnekleriyle zamana yemin edilmesi onun deerine iarettir. Hillin ilk douu yeni bir ayn veya yln balangcn gstermekte olup ramazan orucu (el-Bakara 2/185) ve hac (el-Bakara 2/189) gibi her yl tekrarlanan baz ibadetlerin ve dier uygulamalarn zel zamanlarn tayin bakmndan grlmesi nem tar. Aylarn says Allah tarafndan on iki olarak tesbit edilmitir; bunlardan drd haram aylardr (et-Tevbe 9/36). Kuranda yalnz ramazann ad geer (el-Bakara 2/185), ayrca deiik ifadelerle baz zamanlarn zel deer tadna iaret edilir. Mslmanlar iin btn zamanlarn en deerlisi Kurann indirildii, bin aydan daha hayrl olan (el-Kadr 97/1-5) Kadir gecesidir. slm Dncesinde Zaman. Kelm geleneinde ilk dnemlerden itibaren gelitirilen atomculuk sadece cismin deil hareket, mekn ve zamann da atomistik bir perspektiften tanmlanmas sonucunu getirmi ve genellikle sreksizlik zerine kurulu bir kinat anlayn desteklemitir. Bir araz olarak hareketin hareket eden cisme, gerekletii mekna ve hareketin zamanna gre blndne dair gr Ebl-Hasan el-Ear tarafndan Mutezile limi Ebl-Hzeyl el-Allfa nisbet edilir. Buna gre bir hareket olay, hareket eden cismin her bir atomu iin tek bir sre halinde ayr ayr gerekleen fiillerden oluur. Bir cismin atomunun hareketi dierinden farkldr. Ayn ekilde hareket iinde gerekletii zamana gre de blnr; u zamandaki hareket sonraki zamanda gerekleen hareketten bakadr (Malt, s. 319). Yahudi filozofu bn Meymnun mslman kelmclarn zamana bakn atomistik bulduu anlalmaktadr. Onun tesbitlerine gre kelmclar zamann anlardan olutuunu ileri srer. Buna gre zaman, daha ksa srmesi mmkn olmayan ve bu sebeple artk blnemeyen czlerden (atomlardan) meydana gelir. Zaman, mekn ve hareketin birbirinden ayr dnlememesinden dolay kelmclar mekn ve hareket gibi zamann da sonsuz blnebilirlii fikrini reddetmilerdir. Kelmclara gre zamann an denilen en kk birimine ulaldnda artk blnme imknszdr (Delletl-irn, s. 201-202; ayrca bk. AN). slm felsefesinde zaman etrafndaki tartmalarn kavramsal erevesini Efltunun Timaeusu, Aristonun mslmanlarca es-Sem-ab adyla bilinen Phusike akroasisi (Physica), Aristonun sanlan Plotinusa ait Enneadlarn IV, V ve VI. kitaplarndan zetlenen Theologia (Ar. Elcy) ve skenderiyeli hristiyan filozof John Philoponusun (Yahy en-Nahv) asl kayp olan ve bir ksm Arapaya intikal eden De aeternitate mundi contra Aristotelem adl eseri gibi metinler oluturmutur. Yahy en-Nahvnin Aristoya ait lemin, hareketin ve dolaysyla zamann ezellii dncesine kar gelitirdii argmanlar Bklln, Abdlkhir el-Badd, Kd Abdlcebbr, mml-Haremeyn el-Cveyn, Gazzl ve ehristn gibi kelmclar, Yakb b. shak el-Kind ve

Ebl-Berekt el-Badd gibi filozoflar tarafndan da kullanlmtr (geni bilgi iin bk. Davidson, LXXXIX/2 [1969], s. 357-391). Efltunun Timaeusunda kozmik zaman (khronos), Tanrnn znde hareketsiz duran ezeliyetin (aion) sayya gre hareket eden ve sreklilik tayan hayal bir ikonu veya kopyasdr (eikon). Efltun kozmik zamann mahiyetini gkkrelerin gn, ay ve yllar meydana getiren seyri eklinde tanmlamaktadr (s. 1241-1243; ayrca bk. Peters, s. 189-190). Timaeustaki zaman anlay Eb Bekir er-Rznin mutlak zaman (dehr, mdde, ebed, sermed) ve snrl zaman kavramlarnda ifadesini bulmutur. Ancak Rz, -fikr hasm Eb Htim er-Rznin ifadesine grehareketin baml deikeni olan snrl zaman Aristocu bir kavram eklinde ele almakta ve Efltundan farkl olarak mutlak zamann kendine mahsus bir hareketi bulunduunu ileri srmektedir (Resil felsefiyye, s. 304). Aristo ise kozmik zaman ezeliyetin hareket halindeki kopyas eklinde tanmlayan Efltuna ait anlay srdrmedii gibi kozmik zaman gklerin hareketiyle e anlaml gren yaklam da Physicste eletirir. Ona gre zaman hareketin kendisi deil nce ve sonraya gre hareketin saysdr (The Complete Works of Aristotle, I, 68-77). Bu aritmetik saym yapacak olan insan zihnidir; zihnin zaman alglamasn salayan ise nce ve sonra fikri eliinde ardkln farkna varlmasdr. slm filozoflar arasnda en yaygn biimde benimsenen ve tartlan tanm budur. Yeni Efltuncu Elcy zaman kavramyla ilgili Efltuncu baz elerin mslman filozoflara tanmasnda rol oynamtr. Mesel bn Snnn bu metin zerine yazd erhte, Efltunun aion-khronos (Ar. dehr/sermed-zaman) kavramlar arasnda yapt ayrm aka grlr. Filozof metafizik ve fizik lemlerin arasn zaman kavram bakmndan yle ayrr: Yce lem sermedde ve dehrde bulunmaktadr; bu lem sbit olup fikrin ve hatrlamann deimeye ak olmasnda grld gibi bir deikenlik lemi deildir; deikenlik lemi hareket ve zamann vuku bulduu lemdir (eru Kitbi Elcy, s. 47). lk slm filozofu Kind de zaman hareketin says yahut hareketin sayd sre eklinde tanmlam ve zaman hareketin baml deikeni olarak kavrayan Aristocu tabiat felsefesinin ilk temsilcileri arasnda yer aldn gstermitir. Kind, Aristoya uyarak tabiat dnyasnda cisim, hareket ve zamann birbirinden ayr dnlemeyeceini kabul etmekle birlikte metafizik sz konusu edildiinde hareket ve zamann ezel olduunu ileri sren Aristodan tamamen farkl dnmektedir. Kindye gre cismin ezel olamayacann kesin kantlar vardr; u halde cisimden bamsz dnlemeyen hareketin de bir balangc olmaldr. Cisim, hareket ve zaman birbirini hibir ekilde ncelemeyecei iin cismi sresinden, sreyi cismin hareketinden ayr dnmek imknszdr. Dolaysyla cisim ve hareketin ezel olmad gsterildiinde zamann da bilfiil ezel olamayaca kantlanm olacaktr. Kind cisim, hareket ve zamann birbirinden ayr dnlememesi fikrinden hareket eden bu argmanla yetinmez; zamann bilfiil sonsuz olamayacan bizzat zamann niceliksel mahiyeti zerinden de kantlamaya giriir. Buna gre sonsuz sre hibir zaman katedilemeyeceinden sonsuz zaman kavram kendi iinde eliiktir. Kind, bitiik nicelik (el-kemmiyetlmuttasla) yahut say olarak kavrad zamann an denilen birimlerden meydana geldiini dnmektedir; buna gre her bir an gemiin sonu ile gelecein balangcn birbirine bititiren bir halkadr; bu da zamann daima balayp biten sonlu dilimlerden olutuu anlamna gelir. Sonlu dilimlerin sonsuz bir dizi meydana getirdii iddias ise kendi iinde eliiktir (Resil, I, 117-122). hvn- Safya ait Resilin cisman-tabi meselelere ayrlan II. cildinin ilk rislesinde madde, sret, hareket, zaman ve mekn konular ele alnmtr. Burada hvn- Saf zaman iin saat, gn, ay

ve yllarn geii, gkkre hareketlerinin yinelenen says, gkkre hareketlerince saylan sre gibi yaygn tanmlar aktarmakta ve bunlara dayal iki farkl ontolojik yaklamdan sz etmektedir. lkine gre gemi zaman getii iin, gelecek zaman da henz gelmedii iin yok hkmndedir; u halde zaman gerek bir varla sahip deildir. kinci yaklam, yirmi drt saatlik zamann btn dilimlerinin yerkrenin farkl boylamlarnda daima gerek olarak yaand, dolaysyla zamann srekli var olduu tezine dayanr. hvn- Safnn Batlamyus astronomisiyle destekleyerek benimsedii gr budur. Onlara gre tek ve ift saylar, tam ve kesirli saylarla birlik, onluk, yzlk, binlik gibi saylarn insan zihninde tmel bir say kavram dourmas gibi gece ve gndzn dnya evresinde srekli pepee gelip gitmesi de zihinde mutlak bir zaman formu oluturur (Resil, II, 17-18). slmn klasik anda zaman kavram hakknda bilinen Aristocu ana fikirlerin Arapa felsefe dilinde aklk ve genilik kazanmas bn Sn sayesinde gereklemitir. bn Sn, es-Semab adl eserinde zaman meselesini Aristonun Physicasyla ayn denilebilecek bir erevede ele almtr. Filozof nce zamann varlna felsef tartmalar hatrlatr. Bu erevede zamann bilfiil varln inkr eden pheci grler, onun bir arazdan ibaret bulunduunu dnenler, zaman vehimdeki bir izlenim sayanlar, zaman hareketle zdeletirenler ve nihayet zamann hareketten bamsz bir cevher olduunu ve dehr denilen ezel mutlak bir varlnn bulunduunu savunanlarn argmanlar bn Sn tarafndan ilm bir dirayetle ele alnp eletirilir. Bu grlerin bn Sn ncesi slm kelm ve felsefesinde az ok karlklarnn bulunduu hususu dikkat ekmektedir. bn Sn btl akmlar diye niteledii bu grlere kar kendi zaman anlayn Aristonun argmanlarn izleyerek ortaya koyar. Ona gre hareket eden nesnelerin hz ve mesafe deikenlerine gre birbirine nisbetle farkl konumlara sahip oluu insan zihninde ncelik-sonralk fikrinin, dolaysyla l veya say kavramnn meydana gelmesini salar. Filozofun bu aamada zmek istedii problem, sz konusu lnn mesafenin mi hareket eden nesnenin mi yoksa mutlak anlamda hareketin mi ls olduudur. Baz tahlillerin ardndan bu seeneklerin her nden farkl yle bir zaman tanmna ular: Zaman nce ve sonra gelen diye blnebilen hareketin saysdr. Tanmdaki nce gelen ve sonra gelen ifadelerinin zaman bakmndan deil mesafe bakmndan olduunu filozof zellikle tasrih eder (e-if e-abiyyt [1], s. 157). bn Snya gre zamana ait bilfiil varln bilgisine onun kesintisiz olmasyla ulalabilir. Bilfiil varlnn kesintisiz olmasna karlk yine de adna an denilen bir kesenden sz edilmektedir. Ancak zamann kendisine kyasla ann bilfiil varl kabul edilemez; an sadece vehmin tasarlad bir birimdir. Ayrca vehim an yine zamann kesintisiz sreci iinde var saymaktadr. Eer zaman -kelmclarn dedii gibi-durmadan var ve yok edilen anlarn atomistik bir dizilii veya toplam eklinde dnlrse zamann kesintisiz akndan sz edilemez. Oysa hareketin katedilen mesafe asndan nce ve sonra kategorilerine gre llmesini mmkn klan ey zamann mahiyetindeki kesintisizliktir. bn Sn fizik alanndaki zamanla dehr ve sermed dedii mutlak zaman zenle birbirinden ayrr. Fiziksel varlklarn zamanda olmasna, yani zaman tarafndan kuatlmasna mukabil metafizik varlklar zamanla birlikte ve mutlak zamann sreklilii ile beraberlik ilikisi iindedir. Bu iliki dehr adn alrken dehri de kuatan, gerek zamanda olmak gerekse hareketin ilkesi olmak bakmndan zamanla birlikte bulunmaktan tamamen bamsz durumdaki mutlak varln sreklilii iin sermed kelimesi kullanlr (a.g.e., s. 171-172). Daha ak bir ifadeyle evvelin (Tanr) gk akllarna veya felee olan nisbeti zaman asndan llebilir bir nisbet deil deimez ve srekli olanlarn (ebediyyt) birbirine nisbetidir. Deimeyenin deien zamana nisbetine dehr, deimeyenin deimeyene nisbetine sermed denmelidir (et-Talt, s. 43). Fahreddin er-Rz, son tahlilde Efltuncu bulduu bu terminolojiyi bn Snnn Uynl-ikmesine yazd erhte, Deienin deiene nisbeti zaman, deimeyenin

deiene nisbeti dehr ve deimeyenin deimeyene nisbeti sermeddir eklinde formlletirmektedir. Rzye gre Aristocu gr izleyenler, zaman problemi konusunda kmaza srklenmekten ancak imam Efltun ekolnn sz konusu sermed, dehr ve zaman ayrmna dayal grne mracaatla kurtulabilirler (eru Uynil-ikme, II, 146, 148). bn Snnn ontolojisindeki ana fikirlerden birini, varlk bakmndan kadm olann yalnzca kendisiyle zorunlu varlk (vcibl-vcd bi-ztih/Tanr) olduu tezi tekil etmektedir. Bu da lemin varlk bakmndan kdeminden kesinlikle sz edilemeyecei anlamna gelir. Zaman bakmndan kadm olmak ise dedenin torundan nce gelmesi gibi zamanda meydana gelen bir varln yine zamanda var olan bir bakasndan nce gelmesi demektir. lemi nceleyen bir zamandan sz edilemeyecei iin lemin neye gre kadm olduu sorusu sistemin mant bakmndan anlamszdr. nk bn Sn sisteminde fiziksel zaman cisim-mekn (mesafe)-hareket lsyle balantl olarak kavrandndan zaman hareket, hareketi fiziksel muharrik sebep, lemi de varlk verici ilk ilke (Tanr) ncelemelidir. Bu durumda kesintisiz biimde varlk verilen lemin, dolaysyla hareket ve zamann srekliliinden bahsetmek mmkndr. Ancak bu sreklilik materyalizmde olduu gibi lem, hareket ve zamann biztih kendisinden kaynaklanmayp ilk ilkenin kesintisiz varlk vermesinin eseridir. Bu sebeple kdem fikri bakmndan bn Snnn vurgulamak istedii ana fikir yaratmann ezel yani srekli olduudur. Filozofa gre Allahn varlk vermesine bir balang tayin eden kelmclarn gr, bu balangtan nce Allaha eylemsizlik (tatl) nisbet etme anlam tad iin teolojik bakmdan kesinlikle yanltr (geni bilgi iin bk. Kutluer, s. 97-104). Fahreddin er-Rznin dnce kaynaklarndan biri olan Ebl-Berekt el-Badd, bn Snnn fiziksel zaman anlayn esasl bir eletiriye tbi tutmutur. Aristocu gelenein hareketin ls eklindeki zaman tanmn reddeden Ebl-Berekt, Melikteki yaklamn aksine zihindeki varl bakmndan zamann hareketten nce geldiini, yani hareket olmasa da zaman tasavvurunun zihinde mevcut olabildiini, nitekim hareketi kavrayabilmek iin ncelik ve sonralk fikrine sahip olmak gerektiini ileri srmtr. Buna gre hareketler imkn ve fiil olarak ancak zaman iinde dnlebilir; yine hareketler ancak zaman iinde birliktelik, ncelik ve sonralk ynnden ayn veya farkl hzlara sahip olur (el-Muteber fil-ikme, II, 72). Ebl-Berekt eserinin metafizik blmnde zamann aklda apriori olarak kavrandn, ister yaratc ister yaratlm olsun hibir varln zamansz tasavvur edilemeyeceini ileri srer. Yaratcnn zamandan mnezzeh olduunu savunanlar zaman hareketin ls saydklar iin aslnda Onu hareketten mnezzeh klmak istemilerdir. Oysa her mevcudun varl zamandadr; zamanda olmayan tasavvur edilemez. Yaratcy zamandan mnezzeh grenler Onun dehr ve sermedde bulunduunu, hatta bizzat dehr ve sermed olduunu ileri srmektedir. Dehr ve sermed ile kastedilen hareketten bamsz sreklilik ise kelimeleri deitirmek kavramsal gereklii deitirmeye yetmiyor demektir (a.g.e., III, 40-41). Gazzlnin Aristocu-bn Snc zaman anlayna kar filozoflara ynelttii, slm dnce tarihinde derin etkiler brakan eletiriler farkl balamda kdem kelimesi erevesinde ekillenmitir. Gazzlye gre filozoflarn hareketin lsnden ibaret olan zaman zorunlu olarak kadm saymalar onlar hareketin ve dolaysyla lemin kdemini kabule sevketmitir. bn Sn metafiziindeki ilk ilkenin varlk verme faaliyetinin sreklilii telakkisini, lemin yaratlmamln m ettii gerekesiyle lemin kdemi kavram altnda yeniden ele alan Gazzl, lemin yoklukla ncelendii dncesine fiziksel zamann da bir balangc olduu fikrini ilve eder. Buna gre lemin

balangtaki var oluundan nce henz fiziksel zaman yoktu; dolaysyla zaman ve mddet yaratlmtr (Filozoflarn Tutarszl, s. 22, 32). Zamann ezel olmadna dair Gazzlnin ileri srd dikkat ekici delillerden biri adn vermeden filozoflarn hasmlar sayd bir kaynaktan aktarmadr. Buna gre gk cisimlerinden her birinin gzlemlenen dn sresi dierine nisbetle farkldr. Mesel -o gnk telakkiye gre-gne dnn bir ylda, Satrn otuz ylda, Jpiter on iki ylda, sabit yldzlar felei ise 36.000 ylda tamamlar. Bu durumda gnein hareketinin dierlerine oran srasyla 1/30, 1/12, 1/36.000 gibi sonlu saylarda olmaktadr. Oysa filozoflarca her bir gk cisminin hareketinin sonsuz olduu ileri srlmtr. Bu ise bir sonsuzun dierinden daha fazla yahut daha az olduunu ileri srmek gibi bir eliki dourmaktadr (a.g.e., s. 20). Bu argmann kaynann, De aeternitate mundi contra Aristotelem adl eserinde Aristoya kar lemin ezel olamayaca hususunda kantlar gelitiren Yahy en-Nahv olduu, anlan eserin Simplicius tarafndan Aristonun Physicasna yazd erhte iktibas edildii ve en azndan baz ksmlarnn slm felsefe muhitine intikal ettii bilinmektedir (Majid Fakhry, s. 230; ayrca bk. Davidson, LXXXIX/2 [1969], s. 359362).

BBLYOGRAFYA

et-Tarft, zamn md.; Tehnev, Kef, I, 619-623; Efltun, Timaeus (trc. D. J. Zeyl, Plato: Complete Works iinde, nr. J. M. Cooper), Indianapolis 1997, s. 1241-1243; Aristoteles, Physics (trc. R. P. HardieR. K. Gaye, The Complete Works of Aristotle iinde, nr. J. Barnes), Princeton 1991, I, 68-77; Kind, Resil, I, 117-122; Eb Bekir er-Rz, Resil felsefiyye (nr. P. Kraus), Kahire 1939 Beyrut 1402/1982, s. 304; Ear, Malt (Ritter), s. 319; hvn- Saf, Resil, Beyrut 1376/1957, II, 17-18; bn Sn, e-if e-abiyyt (1), s. 148-173; a.mlf., et-Talt (nr. Abdurrahman Bedev), Bingazi 1972, s. 43; a.mlf., eru Kitbi Elcy (nr. Abdurrahman Bedev, Aristo indel-Arab iinde), Kveyt 1978, s. 47; Gazzl, Filozoflarn Tutarszl (trc. Mahmut Kaya-Hseyin Sarolu), stanbul 2005, s. 20, 22, 32; Ebl-Berekt el-Badd, elMuteber fil-ikme, Haydarbd 1357 sfahan 1373, II, 69-80; III, 39-41; bn Meymn, Delletl-irn (nr. Hseyin Atay), Ankara 1974, s. 201-202; Fahreddin er-Rz, eru Uynil-ikme (nr. Ahmed Hicz es-Sekk), Tahran 1415 h./1373 h., II, 145-149; lhan Kutluer, bn Sn Ontolojisinde Zorunlu Varlk, stanbul 2002, s. 97-104; Aleddin Abdlmtel, Taavvuru bn Sn liz-zamn ve ulhl-Ynniyye, skenderiye 2002, s. 245-260; Majid Fakhry, A History of Islamic Philosophy, New York 2004, s. 230; Francis E. Peters, Antik Yunan Felsefesi Terimleri Szl (trc. Hakk Hnler), stanbul 2004, s. 188-191; Faiz Kaln, Felsefe ve Bilim Inda Kurnda Zaman Kavram, stanbul 2005, tr.yer.; Herbert A. Davidson, John Philoponus as a Source of Medieval Islamic and Jewish Proofs of Creation, JAOS, LXXXIX/2 (1969), s. 357-391; D. Mallet, Zamn, EI (ng.), XI, 434-438; J. K. Choksy, Zurvanism, Encyclopedia of Religion (ed. L. Jones), Detroit 2005, XIV, 10011-10015; G. Bwering, Time, Encyclopaedia of the Qurn (nr. J. D. McAuliffe), Leiden 2006, V, 278-290. lhan Kutluer

ZAMAN AIMI
Bir hakkn kazanlmasn salayan veya dava edilmesini nleyen belli bir srenin gemesini ifade eden fkh/hukuk terimi. Klasik fkh literatrnde zaman am (mrr- zamn) kavram bir eyin zerinden uzun zaman gemesi ve eskide kalmas anlamndaki tekdm kelimesiyle karlanr. Bir eyi elinde bulundurma ve ona el koymay ifade eden hiyze kelimesi, zaman amnn bir unsuru olmakla birlikte Mlik mezhebi literatrnde zaman am anlamnda terimlemitir. Mecellede mrrzaman ve tekdm-i zaman e anlaml olarak kullanlr. Mrruzaman, hukuk terimi olarak bir hakkn kazanlmasn salayan veya dava edilmesini nleyen belli bir srenin gemesini ifade eder. Hukuk sistemlerinde bir ilem veya eylemin zerinden belli bir zamann gemesi, eya hukukunda bir hakkn kazanlmasna imkn verdii gibi borlar ve ceza hukukunda bir hakkn kaybedilmesine de yol aabilmektedir. Kuranda zaman amyla ilgili ak bir hkm mevcut olmayp hakszln nlenmesi, hakkn ve adaletin salanmas, mallarn haksz sebeplerle yenmemesi gibi bu konuda dolayl dzenleme saylabilecek ilkeler vardr. Snnette ise, Kim bir eyi on yl sreyle elinde bulundurursa o ey onundur eklinde (Sahnn, XIII, 192) mrsel bir hadis mevcuttur. Uygulamada ortaya kan ihtiyalara paralel olarak zaman amnn haklarn kazanlmasna ve kaybedilmesine etkisi fkhta gndeme gelmi, doktrinde, fetvada ve rf hukuklarda baz temel yaklamlar belirginlemeye balamtr. nk imkn bulunduu halde bir hakkn uzun sre aranmamas, gereinin yaplmamas veya ispat edilmemesi onun yokluuna karne tekil eder; ayrca mahkemelerin ok gerilerde kalm, ispat ve aydnlatlmas zorlam davalarla megul edilmemesi de gerekir. Olaylar zerinden geen zaman uzadka yarglama zorluklarnn yan sra sahtekrlk ve phecilik de artar. Hem bunu nlemek hem de insanlar haklarn zamannda aramaya tevik etmek gerekir (bn bidn, V, 421-422; Mustafa Ahmed ez-Zerk, I, 109, 243). Bu gerekelerle tatbikatta zaman amn gz nnde bulundurmann gerektii yeni durumlar ortaya km; bunun sonucunda klasik dnemden itibaren fkh kitaplarnn yarglama ve ceza hukuku alanlar ile eya hukukunun ihy- mevt, fa, ihrz, milk gibi konular ilenirken zaman amyla ilgili baz kural ve aklamalara meseleci bir yaklamla temas edilmitir. Zaman amnn dikkate alnmasn ve belli esaslara balanmasn gerektiren yeni gelimeler ve ihtiyalar zellikle Osmanl dneminde daha belirgindir ve bu durum belli lde slm lkelerinin XIX. yzyl kanunlatrmalarna da yansmtr (Mecelle, md. 1660-1675; Kadri Paa, md. 151-161, 256-261; Usl-i Muhkemt- Ceziyye Kanunu, md. 479-487). Zaman am, modern hukuktaki taksimden hareketle kazandrc (iktisb) ve hak drc (skt) eklinde ikiye ayrlabilir. slm hukukunda mlkiyet konusu bir mala uzun sreli zilyedlik, sresi ne kadar uzun olursa olsun onu elde bulundurma kural olarak mlkiyet kazandran bir sebep saylmaz. Mecelledeki ifadesiyle, Tekdm-i zamn ile hak skt olmaz (md. 1674). bn Abbas ve baz tbiin limleri Kurn- Kermde mallarn haksz yollarla yenilmesini, hakszlkla yemek iin bile bile hakemlere/hkimlere gtrlmesini yasaklayan yette (el-Bakara 2/188), hak sahibinin hakkn ispat edememesini frsat bilerek bakasna ait olduunu bildii bir mal sahiplenme iddiasn ne sren kimseden sz edildii yorumu yaplr (Ebl-Fid bn Kesr, I, 225). Genel kural bu olmakla

birlikte Mlikler yukarda geen rivayetten hareketle bir mal uzunca bir sre elde bulundurmay (hiyze) belli artlarn da varl halinde o mala mlkiyetin karnesi saym, o mala ilikin davann dinlenmesine engel grmtr. Aradklar artlar ise zilyedin malda mlik gibi tasarruf etmesi, maln asl sahibinin maln kendisine ait olduunu bile bile bu tasarruflara sessiz kalmas ve zilyedin mlkiyet iddiasnda bulunmasdr. Her ne kadar Mlikler hiyzenin tek bana mlkiyet kazandrc bir sebep olmadn belirtseler de bu yaklam, Subh el-Mahmesnnin de belirttii gibi sonu olarak zaman amn hak kazandrc bir sebep sayma anlamna gelmektedir (en-Naariyyetlmme, II, 568). Haklara Etkisi. slm hukukunda zaman amnn hak drc etkisi daha belirgindir. Fkhn yerleik sistemine gre zaman am ahs veya ayn bir hakkn zne dokunamaz, sadece belli durumlarda bir hakkn ileri srlmesine, alacak iin dava almasna engel olur, dava hakkn drr. Mesel zaman am bir alacan talep hakkn drmse kazen dava edilme imkn kalmam olan bu bor diyneten varln srdrr ve borcu yarg yoluyla talep edilemeyen kimse diyn adan borlu saylr. Mecellenin Tekdm-i zamn ile hak skt olmaz (md. 1674) maddesinden kastedilen de budur. Ancak zaman amnn hak drc etkisi hem ceza hem mumelt hukukunda ilgili hakkn mahiyetine gre belli farkllklar gsterir. a) Ceza Hukuku. Zaman amnn hak drc etkisi ceza hukuku (ukbt) alannda hayli snrl olup ya belli bir sre zarfnda davann almamas sebebiyle dava hakknn dmesi ya da verilmi bir mahkmiyetten sonra belli bir srenin gemesinin cezann infazna engel olmas eklindedir. Fkh mezhepleri, ahs hakkn egemen olduu adam ldrme ve yaralama sularnda ksas ve diyet cezalarnda zaman amn kabul etmez. Tazr su ve cezalarna zaman amnn etkisi kanun koyucunun takdirinde olan bir konudur. Had sularnda ise zaman am konusu fakihler arasnda tartmaldr. Fakihlerin ounluuna gre hadlerde hem davada hem cezada zaman am ilemez. nk bu cezalarda devlet bakanna bile af yetkisi verilmediine gre zaman am da messir olmamaldr. Zfer hari Haneflere gre kazf dndaki had sular eer ahitlikle ispat edilecekse zaman amna tbidir. nk ikrarn aksine belli bir srenin gemesi ahitliin ispat gcn zayflatr. ahs hakkn baskn olduu kazf suunda ise zaman am ilemez. Hrszlk suunda zaman am kamu hukukuyla ilgili ceza davasn drse de ahs hakkn ilgilendiren mal davalar drmez. bn Eb Leyl ise ahitlik ve ikrar ayrm yapmadan sularda zaman amn iletmi, Hanefler ayrca cezalarn infaznda yine zaman amn kabul etmilerdir. Irakl fakihlere gre ahit ya bir an nce ahitliini yapmal ya da suu rtmeyi tercih etmelidir. Uzunca bir mddet sonra karar deitirip isnatta bulunmas pheyi ve thmeti gerektiren bir durumdur (Serahs, IX, 97; Ksn, VII, 46). Cezalarda caydrclk ve kamu vicdann tatmin etme de nemlidir; cezalandrmada gecikme bu amac yok eder. Sann pheli durumlardan yararlanmas da yine Hz. Peygamberin koyduu bir ilkedir (bn Mce, udd, 2, 5). Haneflere gre suun ahitle ispat edilecei durumlarda ngrlen sreler suun niteliine gre farkllk arzeder. Buna gre Eb Hanfeye ve mam Ysufa gre iki ime suunun ahitle ispat halinde zaman am az kokusunun kaybolmasna kadar, mam Muhammede gre ise bir aydr. Zina suunda ise Eb Hanfeden bir yl ve alt ay eklinde iki farkl rivayet gelmitir. mmeyne gre bu sre bir aydr. Dier sularda ngrlen sreler iin farkl rivayetler varsa da tercihe ayan olan grn bir aylk sre olduu genellikle kabul edilmektedir. Haneflere gre dava zaman amna urayan sularda ceza zaman am da cereyan eder. Fakat cezann uygulanamamas hastalk, gebelik gibi hukuk gerekelere dayanyorsa bu durumda ne kadar sre geerse gesin zaman am sz konusu olmaz.

b) Mumelt. Zaman amnn haklarn kazanlmasna ve kaybedilmesine etkisi en ok eya ve borlar hukuku alanndadr. Kamu yararna tahsis edilen yollar, nehirler, otlaklar, harman, pazar, panayr, park, ibadethane ve emelere ait davalarda zaman am cereyan etmeyecei hususunda slm hukukular arasnda fikir birlii vardr. fi ve Hanbeller ahs ve ayn haklara ilikin davalarda da zaman amn kabul etmezken Hanef ve Mlik hukukular bu haklara ilikin davalarda zaman amnn ileyecei kanaatindedir. Eb Hanfe ve mam Mlik bu hususta kesin bir sre ngrmemi ve rfn esas alnacan belirtmekle yetinmitir. Daha sonra gelen Mlik hukukular ise tanmaz davalarnn on, tanr davalarnn iki ya da ylda zaman amna urayacan kabul etmilerdir. Hanef mezhebinde ise hakkn konusuna gre bir aydan otuz alt yla kadar farkl zaman am sreleri sz konusu edilmitir. Buna gre fa davalar bir aylk zaman am sresine tbidir. Osmanl Devletinde gmenlere tahsis edilen mr arazilerle ilgili davalarda iki yllk zaman am sresi kabul edilmi, yine Osmanl Devletinde mr araziye tasarruf davalar iin on yllk bir sre ngrlmtr. Alacak, emanet, dn, tanr, tanmaz ve bunlarla ilgili irtifak hakk, miras davalar, zevce dndaki yaknlarn nafaka davalar ve vakf tanmazlarn asllaryla ilgili davalar iin on be yllk zaman am sresi kabul edilmitir. Zevcenin nafaka ve mehir alacaklar zaman amna tbi deildir. Vakfn asl ve vakf tanmazlarla ilgili irtifak haklar davalarnda ise otuz alt yllk sre benimsenmitir (Mecelle, md. 1660-1662). Alacak davalarnn kiilerin birbiriyle veya bir tarafnda hazinenin olmas arasnda fark yoktur. Usul. Dava esnasnda zaman amnn ileri srlmesi defi deil itirazdr. Bu sebeple davac veya daval tarafndan ileri srlebilecei gibi ortaya konan bilgi ve belgelerden anlalyorsa hkim de zaman amn resen dikkate alr. Zaman amnda kamer yl esas alnr. Hatta senede bal bir borta gne yl yazlm olsa da zaman am hesab kamer yla gre yaplr. Ancak bu husus herhangi bir nassa dayanmadndan taraflar borcun tecili ve kira akdi gibi zamanla snrl ilemlerde hangi ay ya da yln esas alnacan kararlatrabilirler. Zaman am hakkn dava edilebilir olduu andan itibaren ilemeye balar, dava alncaya kadar devam eder (Mecelle, md. 1667). Buna gre pein bedelle yaplan bir akidde akdin yapld, vadeli akidde ise vadenin geldii anda zaman am ilemeye balar. Mehr-i meccelde zaman amnn balangc boama veya lm andr. Mflis bir kimsede olan alacan zaman am ancak iflasn kalkmasyla ilemeye balar. Zaman am sresinin tek ahs zerinde gemesi art deildir. Mesel bir hakk belirli bir sre mris, ondan sonra da miras ihmal etse zaman am sresinde ikisinin toplam esas alnr. Sadece mirasta deil alm satm ve hibede de ayn durum sz konusudur. Bir hakkn dava edilmesinde olduu gibi hkm altna alnm bir hak da zamannda icraya konmazsa zaman amna urar. Zaman am bunu durduran bir hal olmad srece ilemeye devam eder. u durumlar zaman amnn durmasna sebep olur, ortadan kalktnda da sre kald yerden ilemeye devam eder: 1. Davacnn kstll. Hanef mezhebinde hkim gre gre hak sahibinin ya kkl, akl hastal gibi bir sebeple ehliyeti kstl ise bu durum sona ermeden zaman am ilemez (Mecelle, md. 1663). Baz Hanef hukukular ise kstl kimsenin vassi varsa zaman amnn ileyecei kanaatindedir. 2. Giblik. Mliklere gre sadece davacnn gib olmas zaman amn durduran bir sebeptir. Haneflere gre ise her iki tarafn gib olmas da zaman amn durdurur. Bununla birlikte davalnn gib olmas halinde eer vekili varsa davalnn mutlaka bulunmas -yemin teklifinde olduu gibi-gerekmeyen durumlarda zaman amnn durmayacan kabul etmek gerekir. lke ierisinde sefer mesafesi kadar uzaklkta ve uzaklna baklmadan baka bir

lkede bulunmak giblik hkmndedir. 3. krah. Borlu alacakly korkutur ya da bask altnda bulundurursa bu da zaman amn durduran sebeplerdendir. 4. cizlik. Borlu borcunu deyemeyecek durumda ise yine zaman amn durdurur. 5. Hak sahibi olduunun bilinmemesi. 6. Hakkn talebinin yasaklanm olmas. Zaman amn durduran sebeplerde engel ortadan kalknca zaman am ilemeye devam eder. Borlunun ikrar ve alacaklnn dava amas gibi hallerde ise zaman am kesilir ve o zamana kadar ilemi zaman am tamamen ortadan kalkar. Buna gre zaman am sresi dolsun veya dolmasn borlunun ikrar halinde zaman amna itibar edilmez (Mecelle, md. 1674). krarn szl olmas durumunda hkim huzurunda yaplmas gerekir. Alacaklnn zaman am sresi dolmadan alacan talep iin dava amas da zaman amn keser ve nce geen sreleri iptal eder. Zaman am iddiasnda bulunan kii bunu ispat etmekle mkelleftir. Davac iddiasn ispat iin kar tarafa yemin teklif edebilir. Bir eyin zaman amna uradna ilikin delil aksini gsteren delile tercih edilir.

BBLYOGRAFYA

Sahnn, el-Mdevvene, Kahire 1323, XIII, 192; Serahs, el-Mebs, IX, 66-70, 97, 109-115, 171172, 176, 186, 204; XV, 23; XXIII, 178, 189; Ksn, Bedi, VII, 46-52, 81-82; Ebl-Fid bn Kesr, Tefsr, Kahire, ts. (Dru ihyil-ktbil-Arabiyye), I, 225; Zeynddin bn Nceym, el-Ebh ven-neir (nr. M. Mut el-Hfz), Dmak 1403/1983, s. 263-266; a.mlf., el-Barr-ri, Beyrut, ts. (Drl-marife), VII, 58-60; bn bidn, Reddl-mutr (Kahire), V, 419-422; Mecelle, md. 1660-1675; Kadri Paa, Mridl-ayrn, md. 151-161, 256-261; Ali Haydar, Drerlhkkm, stanbul 1330, IV, 334-365; Bilmen, Kmus, VI, 287; Mustafa Ahmed ez-Zerk, el-Fhlslm f evbihil-cedd, Dmak 1965, I, 109, 241-244; Muhammed Abdlcevd Muhammed, eliyze vet-tedm fil-fhil-slm, skenderiye 1397/1977; M. Mustafa ez-Zhayl, Vesillibt fi-eratil-slmiyye, Dmak 1402/1982, II, 776-778; Subh el-Mahmesn, enNaariyyetl-mme lil-mcebt vel-ud, Beyrut 1983, II, 565-584; Ali el-Haff, Akmlmumelti-eriyye, [bask yeri ve tarihi yok] (Drl-fikril-Arab), s. 73-75; Mahmd Muhammed Slim, es-Sut vet-tedm fil-evrt-ticriyye, Kahire 1988, s. 151 vd.; Vehbe ezZhayl, el-Fhl-slm ve edilleth, Dmak 1989, IV, 336; Ahmed Feth Behnes, Mevsatlciniyye fil-fhil-slm, Beyrut 1412/1991, I, 386-394; Kelami zdemir, slam Hukukunda ve Trk Hukukunda Zamanam (yksek lisans tezi, 1995), E Sosyal Bilimler Enstits; M. Revvs Kalac, el-Mevsatl-fhiyyetl-myessere, Beyrut 1421/2000, I, 551-553; Scidrrahmn esSddk el-Kandehlev, Naariyett-tedm fi-eratil-slmiyye, ed-Dirstl-slmiyye, XVII/3, slmbd 1982, s. 74; Ahmet Akgndz, slam ve Osmanl Hukukunda Mruruzaman, S Hukuk Fakltesi Dergisi, sy. 1, Konya 1988, s. 43-89; Davut Yaylal, slam Hukukunda Zamanam, U lahiyat Fakltesi Dergisi, IV/4, Bursa 1992, s. 155-164; Abdlkerim nalan, slam Hukukunda Zamanam (Tekaddm), DFD, sy. 12 (1999), s. 101-124; Yaar Yiit, slam Ceza Hukuku Hkmlerine Etkisi Asndan Zamanam, slam Hukuku Aratrmalar Dergisi, sy. 3, Konya 2004, s. 155-166; Abdsselam Ar, slm Hukukuna Gre Hukuk ve Ceza Davalarnda Zamanam, lahiyat Fakltesi Dergisi, sy. 11, stanbul 2005, s. 57-88. Osman Kak

ZAMBAUR, Eduard Ritter von


(1866-1947) Avusturyal nmismat ve arkiyat. 12 Mays 1866da Galiyadaki Podgordzede dodu. Babas Avusturyal bir generaldi. Viyanadaki Theresian Asker Akademisinden temen rtbesiyle mezun oldu (Austos 1886). stemen rtbesine ykselmesinin (1890) ardndan Viyanada Piyade Subay Okulunda retmenlie balad. Bu dnemde Arapa, Farsa ve Trke gibi Dou dillerini rendi. Bir Paris seyahati esnasnda satn ald, ierisinde baz Ssn paralarnn da bulunduu sikkeler onun ileride Dou nmismatiine dair yapaca almalara temel tekil etti. Daha sonraki yllarda bir yandan satn ald yeni sikkelerle koleksiyonunu zenginletirirken dier yandan slm nmismatiiyle ilgili almalarn derinletirdi. 1901de yzba iken Viyana Nmismatik Derneine ye oldu. Dernein yayn organ Numismatische Zeitschriftte 1905 ve 1906 yllarnda iki blm halinde yaymlanan Contributions la numismatique orientale adl makalesiyle 1915 ylnda yaymlanan bu makalenin devam niteliindeki Nouvelles contributions la numismatique orientale adl makalesi nmismatik evrelerinde byk yank uyandrd. zel koleksiyonundaki 546 adet slm sikkeyi tantp bunlarn slm tarihini aydnlatmadaki deerini ortaya koyan yaynlar onu slm nmismatii alannda byk bir otorite konumuna ykseltti. I. Dnya Sava yllarnda albay rtbesiyle Avusturya-Macaristan mparatorluunun asker temsilcisi olarak stanbulda grevlendirilen Zambaur, bu srada bata Topkap Saray olmak zere eitli koleksiyonlarda bulunan slm sikkeleri inceleme frsat buldu. Satn ald sikkelerle zel koleksiyonunu daha da zenginletirdi. Ancak savan ardndan 1918 yl sonbaharnda Avusturyaya dnerken Galiyadaki Avusturya snr yaknlarnda sikkelerden meydana gelen koleksiyonunu kaybetti. lkesine dnd zaman elinde Ssn paralar ile ok az miktarda slm sikke kalmt. Viyanaya geldikten ksa bir sre sonra emekliye ayrlan Zambaur, madd skntdan dolay sikke koleksiyonunun elinde kalan son ksmn da Viyana Sanat Tarihi Mzesine satmak zorunda kald. Bu zor yllarda Avusturya Mill Ktphanesi kendisine bir alma odas tahsis etti. Zambaur, slm dnyasndaki hnedanlarn yan sra vezirlerle baz nemli ehirlerin vali ve ahnelerini de ihtiva eden Manuel de gnalogie et de chronologie pour lhistoire de lIslam adl nemli jeneoloji eserini burada hazrlad (Hannover 1927). Eser, Hasan Ahmed Mahmd ve Zeki Muhammed Hasan tarafndan Muceml-ensb vel-sertil-kime fittril-slm adyla Arapaya tercme edilmitir (Kahire 1951). 1929da Viyana Nmismatik Derneinin bakanlna getirilen Zambaur lmnden ksa bir sre ncesine kadar bu grevde kald ve 10 Ekim 1947 tarihinde Avusturyann Graz ehrinde ld. Son yllarn slm darphneleriyle ilgili bir el kitab hazrlamaya ayran Zambaurun bu almas lmnden yirmi yl sonra Peter Jaeckel tarafndan neredilmitir (Die Mnzpr-gungen des Islams, Wiesbaden 1968). Alannda bir ba yapt olan bu alma slm nmismatii aratrmalarna nemli katklar salamtr. Ayrca slm Ansiklopedisinde (A) Hisbe, Kafz, Keyl, Keylece gibi maddeleri yaymlanmtr.

BBLYOGRAFYA

E. von Zambaur, Contributions la numismatique orientale. Monnaies indites ou rares des dynasties musulmanes de la collection de lauteur, Numismatische Zeitschrift, sy. 36, Wien 1905, s. 43-122; sy. 37 (1906), s. 113-198; a.mlf., Prgungen der Osmanen in Bosnien, a.e., sy. 41 (1908), s. 143-156; a.mlf., Nouvelles contributions la numismatique orientale. Monnaies indites ou rares des dynasties musulmanes de la collection de lauteur, a.e., sy. 47 (1915), s. 115-190; W. Behn, Concise Biographical Companion to Index Islamicus: An International Whos Who in Islamic Studies from its Beginnings Down to the Twentieth Century, Leiden 2004, III, 686; Christoph Weber, Das Militr-Jubilumskreuz: Die Ritter von Zambaur und der Offiziersadel in der Donaumonarchie (18001918/45), Hamburg 2004, s. 38, 41, 56, 62, 95, 113-114; Kschners Deutscher Gelehrten-Kalender, 1928-29 (ed. B. Ldtke), Berlin 1929, s. 2739; 1931/II (1931), s. 3364; 1935 (1935), s. 1578; H. Demel, Eduard Ritter von Zambaur, Numismatische Zeitschrift, sy. 73 (1949), s. 154-155; A. Loehr, 40 Jahre Numismatik in sterreich, a.e., s. 7-12. Osman Gazi zgdenli

ZAMBYA
Gney Afrikada bir lke. I. FZK ve BEER CORAFYA II. TARH III. LKEDE SLMYET Kuzeyde Kongo Demokratik Cumhuriyeti (eski ad Zaire) ve Tanzanya, douda Malavi ve Mozambik, gneyde Zimbabve, Botsvana ve Namibya, batda Angola ile komudur. Resm ad Zambiya Cumhuriyeti (Republic of Zambia), yzlm 752.614 kilometrekaredir. Nfusu 13 milyon (2010 yl tah.), baehri Lusaka (1.300.000), dier nemli ehirleri Ndola (630.000), Kitwe (424.000), Kabwe (eski Broken Hill, 220.000), Mufulira (177.000), Chingola (150.000) ve Luanshyadr (125.000). Eski ad Kuzey Rodezya olan lkenin denize kys yoktur ve bamszln 1964 ylnda ngiltereden kazanmtr. I. FZK ve BEER CORAFYA Merkezi Afrika platosu zerinde yer alan lkede ortalama ykselti 1000-1500 m. arasnda deimektedir. lkenin en yksek noktalarn kuvarsit ve kum talarndan meydana gelen Mafinga ve Makutu da sralar oluturur. Buralarda ykselti yer yer 2000 metrenin zerine kar. En alak yerleri ise gneyde Namibya, Botsvana ve Zimbabve ile snr tekil eden Zambezi rma evresidir. Burada ykselti 350 metrenin altna iner. Balca akarsular Zambezi, Kafue, Luangwa, Luapula ve Chambeshi; nemli glleri Tanganyika, Mweru, Mweru Wa, Ntipa ve Bangweuludur. Kaynaklarndan bazlarn Kuzeybat Zambiyadan alan ve Mozambik kylarnda Hint Okyanusuna ulaan Zambezi 2650 km. uzunluu ile Afrikann nemli akarsularndan biridir. Dnyann en byk yapay glleri arasnda yer alan Kariba gl ve dnyann yedi harikasndan biri kabul edilen Victoria alayan Zambiya-Zimbabve snrnda Zambezi nehrinin zerinde yer alr. Kariba gl, 1950li yllarda lkedeki bakr madenciliinde gerekli olan elektrii burada kurulacak hidroelektrik santralinden elde etmek ve Zimbabvedeki tarm ve sanayi sektrn desteklemek amacyla oluturulmutur. Zambiya lman bir iklime sahiptir. Yazn scaklk ndiren 35C-yi aar. Ya rejimi dzensizdir. lkede birincisi kasm-nisan arasndaki yal mevsim, ikincisi mays-austos arasndaki souk ve kurak k mevsimi, ncs eyll-ekim arasndaki scak ve kurak dnem olmak zere mevsim ayrt edilir. Ya miktar kuzeyden gneye doru belirgin ekilde azalr. Kuzeyde ya miktar 1200 milimetreyi geerken gneybat kesimlerinde ya 800 milimetrenin altna iner. Yllk buharlama miktar yan aksine kuzeyden gneye doru artar. Mays-austos arasndaki souk dnemde gnlk ortalama scaklk 17C civarnda iken dier aylarda 21-27Cler arasnda seyreder. Zambiyada ormanlar, aal savanlar, ounluunu dikenli trlerin oluturduu al topluluklar ve ot topluluklar belli bal vejetasyon tipleridir. Nyika platosunun yksek kesimlerini kaplayan ormanlarda Albizia gummifera, Chrysophyllum magalismontanum, Diospyros mespiliformis, Ekebergia capensis, Entandrophragma excelsum, Parinari excelsa ve Podocarpus latifolius aalar yaygndr. Daima yeil kalan ormanlar ise lkenin batsnda Kaoma ve Mongu evresinde yayl

alan bulur. Yine lkenin batsnda Kalahari kumullar zerinde Baikiaea plurijuga (tik aac), Burkea africana ve Guibourtia coleosperma aalarnn meydana getirdii topluluklar yaygndr. Zambiya, Sudan-Zambezi blgesi olarak adlandrlan flora blgesi iinde yer alr. Blgenin karakteristik bitkileri arasnda Acacia sp., Brachystegia sp. ve Colophospermum sp. gibi baklagiller ailesinden aalar saylabilir. Bu aalardan bazlarnn eitli unsurlar (meyve, yaprak gibi) insanlar iin ktlk zamanlarnda byk nem tar. Zambezi vadisinin zellikle kurak kesimlerinde grlen, Adansonia digitata, Combretum imberbe, Kirkia acuminata gibi trlerin elik ettii Colophospermum mopane aalar, mopane kurtlarn (Gonimbrasia bellina) larva aamasnda barndrr. 5-8 cm. uzunluundaki bu siyah noktal kurtlar halk tarafndan ok byk miktarda toplanr ve eitli ekillerde piirilerek yenir. Zambiyann florasna kaytl olan 6280 civarnda bitki taksonunun (tr, alt tr, varyete dzeyinde) 200 kadar lkeye zgdr ve bunlardan bazlarnn nesli tehlike altndadr. Zambiyada faunistik eitlilik de nemlidir. lkede bilinen ku trlerinin says 730dan fazladr ve bunlarn yaklak 100 tanesi Zambiyaya zg trlerdir. Yine says 400 geen balk trlerinin ok nemli bir ksm Tanganyika glnde yaar. 150 srngen tr ve 225 kadar byk memeli hayvan tr lke faunasna kaytldr. Zambiyada on dokuz ulusal park vardr. lkede ilk nfus saym 1969 ylnda gerekletirilmi, 4 milyonu biraz aan nfus 1980de 5,6, 1990da 7,3, 2000de 9,8 milyona ulamtr. 2010 ylnda lkenin nfusu 13 milyondu. Kadn orannn % 51 olduu lkede nfusun % 61i krsal alanlarda, % 39u ehir alanlarnda yaamaktadr. 1969da kilometrekareye den nfus sadece 5,4 iken bu deer 1990da 10,3, 2000de 13,1, 2010 ylnda 17 olmutur. Resm dil ngilizcedir. lkede Bemba, Nyanja, Tonga, Lozi, Kaonde, Luvale ve Lunda gibi yerel diller de konuulmaktadr. Halkn % 99,5i Afrika kkenlidir. 2000 yl nfus verilerine gre nfusun yaklak % 87si hristiyan, % 1i mslman veya Hindu, % 7si dier inan sistemlerine baldr. % 5lik ksm ise inancn bildirmemitir. Zambiya zellikle bakr, kobalt, inko ve kurun gibi mineral kaynaklar bakmndan zengindir. lkede en nemli sanayi kolu madenciliktir. 1997de dnya bakr retiminin % 3, kobalt retiminin % 20si bu lkeden karlanmaktayd. Zambiyadaki bakr yataklarnn neminden dolay lkenin bir blgesine Copper belt (bakr kua) ad verilmitir. lk defa 1895te Batl kolonistler tarafndan iletilmeye balanan bakr madeni yataklar 1924te ngiliz idaresine gemitir. Siyas gelimelerden sonra 1970lerde yeni demiryolunun yaplmasyla ilenmemi ham rnlerin ihracnda byk art olmu, bakrn katksyla imalt sanayiinde ve ulamda Zambiya bir merkez durumuna gelmitir. Ayn dnemde dnya piyasalarndaki gelimelerin bir sonucu da bakr madeninin byk bir gelimeye nclk etmesidir. 2005-2008 yllarnda dnya pazarlarnda bakrn kazand nem, lkenin byk lde zenginlemesine katk salasa da bu durum daha ok dnya pazarlarndaki bakr fiyatlaryla ilikilidir. 300 milyon ton civarnda bakrn retildii Zambiyada 250 milyon ton dolaynda kmr ve 180 ton dolaynda altn madeni kartlmaktadr. Bunun yannda deerli talarn retimi de yaplmaktadr. Zambiyada Kabwe ve Copperbelt belli bal madencilik alanlardr ve ar metaller byk lde akarsularla tanr. Balca tarmsal rnler msr, buday, pamuk, yer fst ve soya fasulyesidir. Zambiyada hayvanclkta blgelere gre farkllk grlmektedir. lkenin gneydousunda daha ok bykba hayvanclk yaplrken gneybatda kei, kuzeybatda koyun yaygndr. Domuz yetitiricilii de

yaplan lkede domuzlar hayvan varlnn % 2,5ini meydana getirir. En nemli barajlar Kafue Boaznda, Kariba kuzey dzlklerinde ve Victoria alayannda yer almaktadr. Sadece % 20si asfaltlanm yaklak 100.000 km. karayolu, 2100 km. civarnda dar demiryolu hatt ve sekiz havaalan ile (sadece kk uaklarn faydalanabildii toprak pistlerin says yetmi altdr) ulam salanmaktadr. Tanganyika gl ile Zambezi ve Luapula nehri zerinde de su yolu ulam gelimitir. lkenin en nemli liman Tanganyika glnn gneyindeki Mpulungudur. Balca ihra rn bakr ve bakr mmulleridir. hracat yaplan lkelerin banda svire, Gney Afrika, ngiltere, in ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti gelir. Petrol ve petrol rnleriyle gaz balca ithal maddelerini oluturur. En ok mal alm Gney Afrika, ngiltere, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Zimbabve ve Birleik Arap Emirliklerinden gerekletirilmektedir. lke ekonomisini eitlendiren unsurlardan biri turizmdir. Balca turizm alanlar iinde Victoria alayan (yerel dilde Mosi-OaTunva), dnyann en byk parklarndan Kafue Parknn da dahil olduu on dokuz ulusal park, biyolojik eitliliini yanstan doal hayat koruma alanlar, akarsular ve gller saylabilir. 2001 ylnda 500.000 dolaynda olan turist says 2008 ylnda 800.000i amtr.

BBLYOGRAFYA

Aydoan Kksal, Afrika Genel ve lkeler Corafyas, Ankara 1999, s. 150-152; Republic of Zambia Transport Policy, Lusaka 2002 (The Ministry of Communications and Transport); A. Fraser, Introduction: Boom and Bust on the Zambian Copperbelt, Zambia, Mining and NeoliberalismBoom and Bust on the Globalized Copperbelt (ed. A. Fraser-M. Larmer), New York 2010, s. 1-30; M. Larmer, Historical Perspectives on Zambias Mining Booms and Busts, a.e., s. 31-58; C. S. Adam-A. M. Simpasa, The Economics of the Copper Price Boom in Zambia, a.e., s. 59-90; U. T. Pettersson-J. Ingri, The Geochemistry of Co and Cu in the Kafue River as it Drains the Copperbelt Mining Area, Zambia, Chemical Geology, sy. 177 (3-4), Amsterdam 2001, s. 399-414; S. M. Kambani, Small-scale Mining and Clear Production Issues in Zambia, Journal of Cleaner Production, XI/2, Amsterdam 2003, s. 141-146; M. Mumba-J. R. Thompson, Hydrological and Ecological of Dams on the Kafue Flats Floodplain System, Southern Zambia, Physics and Chemistry of the Earth, XXX/6-7, Amsterdam 2005, s. 442-447; C. M. Haanyika, Rural Electrification in Zambia: A Policy and Institutional Analysis, Energy Policy, XXXVI/3, Amsterdam 2008, s. 10441058; Main Zambia Census Report, X, Lusaka 2003 (Zambia Central Statistical Office), www.zamstats. gov.zm/census.php, 21.07.2011; J. Thurlow-T. Zhu-X. Diao, The Impact of Climate Variability and Change on Economic Growth and Poverty in Zambia, Washington 2009, DC 200061002 USA: International Food Policy Research Institute. anayasasyla Gney Afrika irketi idaresinde bugnk Zambiyann snrlar belirlendi. 1923te Gney Rodezya otonom olurken Kuzey Rodezya ngiliz Smrge Ofisinin idaresinde kald. 1953te ngiliz Smrge Ofisi, Nyasaland ile (Malavi) Kuzey Rodezya ve daha sonra Zimbabve adn alan Gney Rodezyay Merkez Afrika Federasyonu ad altnda tek idarede toplad. Ancak yerlilerin balatt bamszlk hareketinin giderek glenmesi ve 1962de yasama meclisinde ounluu elde etmesi zerine Aralk 1963te federasyon dald.

Kuzey Rodezyada ilk siyas parti 1948de kuruldu. 1951de Harry Nkumbula idaresinde Afrika Mill Kongresi oluturuldu. 1955te Afrika Mill Kongesinden ayrlanlar Bamszlk in Birlik Partisini kurdular. 1963te rk ayrmclnn gittike iddetlendii lkede ngiliz smrge ynetimine kar balatlan bamszlk hareketi nemli bir g kazand. Ocak 1964te seim hakk tanyan bir anayasa uyarnca yaplan ilk seimi Keneth Kaundann Bamszlk in Birlik Partisi kazand. lkenin ilk yerli siyasetisi olan ve Afrikann Gandhisi diye bilinen Kaunda 24 Ekim 1964te Zambiya adyla lkesinin bamszln iln etti. Bamszln ardndan devlet bakanlna gelen ve Marksist bir ynetim oluturan Kaunda 1991 ylna kadar iktidarda kald. 1971 ylndan itibaren Zambiya Gney Rodezya, Namibya ve Gney Afrikada bamszlk mcadelesi verenlerin karargh durumuna geldi. 1980li yllarda balayan ekonomik sknt 1990l yllarda bakr fiyatlarnn dmesi ve kuraklk yznden daha da artt. 1991de Frederick Chilubann ok Partili Demokrasi Hareketi seimleri kazand. Chiluba dneminde Afrika lkelerinin hibirinde grlmeyen bir uygulamayla Hristiyanlk Zambiyann resm dini iln edildi. Bunun en nemli sebebinin lkede slmiyetin hzl bir yaylma srecine girmesi olduu bildirilmektedir. 2001 seimlerini yine ok Partili Demokrasi Hareketi kazand ve Levy Mwanawasa nc devlet bakan oldu. Mwanawasann ikinci dneminde grevde iken lmesi zerine yerine yardmcs Rupiah Banda geti. 2011 ylndaki devlet bakanl seimini kazanan Patirotic Front Partisinin lideri Michael Sata halen grevine devam etmektedir. III. LKEDE SLMYET Zambiya, Afrika ktasnda slmiyetin en ge girdii lkelerden biridir. Mozambik sahillerinde XIII ve XIV. yzyllarda etkili olan mslman Araplarn Zambezi nehri vadisi boyunca i blgelere girerek eitli ihtiya maddeleri temin ettikleri bilinmektedir. Ancak o dnemde slmiyetin yayldna dair bilgi yoktur. Mslmanlarn blgeye ikinci gelii alt asr sonrasna XIX. yzyla rastlamaktadr. Zengibar adasnda hkm sren B Sad hnedannn egemenliindeki Dou Afrika sahillerinden gelen Arap ve Sevhil tccarlar blgede yerliler arasnda slmiyetin yaylmasna vesile oldular. Bu srada Tippo Tip lakabyla tannan Hmid b. Muhammed b. Cuma el-Mrcibnin Zambiyann dousundaki topluluklarla birlikte Kuzeydou Zambiyaya kadar ilerledii ve burada Bemba kabilesiyle mcadele ettii bilinmektedir. Blgede karlatklar Yaolar mslmanlara yardm ettii gibi tamamna yakn slm kabul etti. Yaolarn blge zerindeki nfuzu sayesinde ksa srede Bembalar arasnda da slmiyet yayld. Zambiyann kuzey eyaleti Copperbelte bal Ndolada baz kimselerin mslman olmas blgede slmiyetin yayl asndan bir balang saylmaktadr. Onlarn torunlar bugn Ndola yaknndaki Chiwalada yaamakta olup saylar 500 civarndadr. Zambiyada maden yataklarnda almak iin gelen Malavi ve Tanzanyal Yao etnik grubuna mensup mslman iilerle birlikte mslmanlarn says artt. Smrge dneminde 1923-1964 yllar arasnda Hindistan ve Pakistandan Zambiyaya ok sayda mslman geldi. Bunlar gnmzde daha ziyade ticaretle meguldr ve genelde byk kasabalarla ehirlerde yaamaktadr. Komu lke Kongonun yan sra Senegal, Fildii Sahili, Mali, Gana ve Nijerya gibi Bat Afrika lkelerinden Zambiyaya gelip yerleen ve bazlar yerli kadnlarla evlenerek onlarn da ihtida etmesini salayan mslmanlar bu art hzlandrd. Bunlardan ilk gelenlerin Senegalli olmas dolaysyla tamamna Senegalli gzyle baklan Bat Afrikal mslmanlara lkede Msene ad verilmektedir. Zambiyann

bamszlnn ardndan lke bir cazibe merkezi haline gelince evre lkelerle dier lkelerden buraya gelenler arasnda mslmanlar da bulunuyordu. Dier taraftan 1980li yllardan itibaren Zambiyal genler yksek tahsil iin Suudi Arabistan, Msr, Sudan, Pakistan ve ran gibi slm lkelerine gitmeye baladlar. Bunun da katksyla 1990l yllarda mslman nfus hzl bir art srecine girdi. Ayrca son yirmi ylda i atmalar, kuraklk ve alk yznden ok sayda Somali ve Kenya vatanda lkesini terkedip Zambiyaya yerleti. Baehir Lusakada Malavi, Tanzanya, Mozambik, Hindistan ve Bat Afrikadan gelen 10.000in zerinde mslman yaamaktadr. Gneyde Lusaka-Livingstone arasnda kalan Mazabuka, Monze, Choma ve Livingstonedaki mslmanlarn % 75ini yerliler oluturmaktadr. zellikle douda Chipatada yerliler arasnda slmiyet giderek yaygnlamaktadr. Zambiyada Mslmanln yaylmas iin alan Tebli Cemaati 1970li yllardan itibaren youn bir faaliyet gstermektedir. Bu cemiyetin gayretleriyle slma giren 100 kadar kyn toplam nfusunun 15.000 civarnda olduu tahmin edilmektedir. Zambiya anayasasnn 19. maddesinde herkese dnce ve inan hrriyeti tannmaktadr. 2003 yl itibariyle lkede 200 kadar kk cami bulunuyordu. Afrika slm Ajans bata olmak zere Arap lkelerinden ve dier mslman lkelerden gelen yardmlarn artmas yeni camilerin yapmna katk salamakta, ibadete alan her caminin yannda bir medrese faaliyete geirilmektedir. Mslman topluma rehberlik yapacak, modern eitimle donanm nesiller yetitirmeyi hedefleyen eitim kurumlar da vardr. Bunlarn banda Chipatadaki Congololo adn tayan okul gelir; benzeri okullar lkenin dier yerlerinde de almaktadr. Yabanc asll mslmanlar arasnda en kalabalk grubu Hint aslllar tekil etmektedir. lkedeki Hintlilerin yaklak % 30u mslmandr. Bu oran, genelde Bombay ile Ahmedbd arasndaki blgelerden gelen mslmanlarn yerletii Lusaka, Copperbelt ve Chipatadaki Hintliler arasnda % 95e ulamaktadr. Bunlar Hanef mezhebine mensup olup ekserisi Gucert dilini konuur. Zambiyadaki Afrika kkenli mslmanlarn ou lkenin kuzeyinde Mporokosoda yaamaktadr. Lusaka, Chipata ve Kitwede ok sayda Kuran mektebi vardr. Daha st seviyede slm eitimi almak isteyen genler buradan Hindistana gnderilir. Ahmediyye Cemaati de 1972de bir vakf kurarak balatt faaliyetlerini devam ettirmektedir. Zambiyada mslmanlar Zambiya Yksek slm Konseyi temsil etmektedir. Konseyin bakan mslman toplumun oylaryla seilir, halen bakanl Salahubeen Suzyo Zimba yrtmektedir. Zambiyada slm faaliyetlerde dernekler nemli bir yer tutar. Lusakadaki Makeni slm Merkezi, Kabwe Mslman Dernei ve Zambiya slm Konseyi bunlarn banda gelir. 20-21 Ekim 2008 tarihinde slm Kalknma Bankas ile Zambiya Bankasnn ortaklaa dzenledii bir toplantda ortaklk imknlar ve kalknma projeleri zerinde alma yaplmtr. Zambiyada slmiyet son yllarda giderek yaylmaktadr. 2000 ylnda yaplan nfus saymna gre nfusun % 87sini hristiyanlar, yaklak % 1ini mslmanlar, geriye kalanlar eitli dinlere mensup vatandalarn meydana getirdii aklanmtr. Gnmzde ise resm kurumlar mslmanlarn orann % 1 ile % 5 arasnda gsterir. Ancak mslman derneklerinin temsilcileri bu orann % 11 ile % 20 arasnda olduunu sylemektedir. lkedeki hristiyanlar arasnda Katolik ve Protestan oran birbirine yakndr. Zambiyada youn bir misyonerlik faaliyeti yrtlmektedir.

BBLYOGRAFYA

J. M. Cuoq, Les musulmans en Afrique, Paris 1975, s. 483-484; R. W. July, Histoire des peuples dAfrique noire (trc. P. Adodo v.dr.), [bask yeri yok] 1977 (Editions Gaignault), III, 99-108; Seyyid Abdlmecd Bekir, el-Ealliytl-mslime f fryye, Mekke 1405/1985, s. 172-179; Edward A. Alpers, East Central Africa, The History of Islam in Africa (ed. N. Levtzion-R. L. Pouwels), Athens 2000, s. 302, 317; S. D. Taylor, Culture and Customs of Zambia, Westport 2006, s. 35-36; Mohamed Amra, Islam in Southern Africa: A Historical Perspective, Proceading of the International Symposium on Islamic Civilisation in Eastern Africa (ed. Abdu B. K. Kasozi-Sadk nay), stanbul 2006, s. 113-114; Felix J. Phiri, Islam in Post-colonial Zambia, One Zambia, Many Histories Towards a History of Post-colonial Zambia (ed. J.-B. Gewald v.dr.), Leiden 2008, s. 164186; a.mlf., The Impact of Global Islam on Local Islam in Zambia, Encounter, Document for Muslim-Christian Understanding, sy. 333: Rome 2008, s. 1-14; Ian Henderson, The Origins of Nationalism in East and Central Africa: The Zambian Case, JAfr.H, XI/4 (1970), s. 591-603; Moshe Terdman, Conversion to Islam in Zambia, Islam in Africa Newsletter, II/4, Herzliya/srail 2007, s. 14-18; Zambiy, Mevsats-siyse (haz. Abdlvehhb el-Keyyl v.dr.), Beyrut 1993, III, 2530; Abdrraf Rahbn, Zambiy, el-Mevsatl-Arabiyye, Dmak 2004, X, 232-235. Ahmet Kavas

ZAN
) ( Szlkte kukulanmak, kesin bilgiye ulamak, itham etmek anlamlarndaki zan (zann) masdarndan isim olup hem yaknin zdd, kuku, kesinlememi kanaat hem de ilim, dnp tanarak ulalan kesin bilgi mnasna gelir. Zan kknden treyen birok kelime zannn bu iki temel anlamn yanstr. Mesel bir eyin bilinme noktas ve bir ey hakkndaki bilginin potansiyel kayna anlamndaki maznne, kelimenin yakn anlam ile, thmet/itham mnasndaki znne ve sank anlamndaki zann ise ayn kkn ek anlam ile ilikilidir. Yine ierisinde su bulunup bulunmad bilinen kuyuya ve ok suizanda bulunan kiiye zann denilmesi de zannn bu ikinci anlamna dayanr (Lisnl-Arab, nn md.; bn Sde, XI, 11; Ahmed b. Muhammed el-Feyym, s. 147). Rgb el-sfahn zann bir emreden hsl olan kanaat eklinde tanmladktan sonra emrenin gl olmasnn son noktada ilme gtreceini, zayf olmasnn ise vehim snrn aamayacan belirtir (el-Mfredt, nn md.). Cveynye gre zan, birini dierinden daha gl saymakla birlikte her iki durumu da mmkn grme anlamna gelir (Mahall, s. 101). Tehnev ise lugat ynnden zan ile vehim arasnda hemen hemen fark olmadn syler (Kef, II, 939). Zannn doruluu kukulu bilgi, kanaat, ek ve kesin olduu kabul edilen bilgi, yakn eklindeki iki ayr anlamna btn ilgili kaynaklarda iaret edilmitir. Kurn- Kermde yirmi kadar yette zan, elliye yakn yerde trevleri gemektedir. Bu yetlerin ounda zan vehim, kuruntu, bazlarnda bilgi, yaknen bilme, inanma, bazlarnda ise kesin olmayan kanaat, kuku, tahmin, beklenti mnalarn ierir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, nn md.). bnl-Cevz, Kuranda zan kelimesinin ek, yakn, thmet, husbn (tahmin), kizb (yalan) karlnda kullanldn belirtmi ve bunlardan her biri iin rnekler vermitir (Nzhetl-ayn, s. 425-426). Ancak bu anlamlar kelimenin iki temel anlam ierisinde deerlendirmek mmkndr. Mesel, Allaha kavuacaklarn zannedenler derler ki ... (el-Bakara 2/249) yetinde zan kelimesi mfessirlere gre yakn anlamnda kullanlmtr; dolaysyla yetin mnas, Allaha kavuacaklarn bilenler ve bundan phesi olmayanlar derler ki ... eklindedir (Zemaher, I, 476). Zan kavram hadislerde de benzer anlamlarda ska geer (Wensinck, el-Mucem, nn md.). Baz hadislerde zannn isabet ve hata ihtimali tad ifade edilirken bazlarnda zandan kanmann tlenmesi zannn sz edilen iki anlam bakmndan deerlendirilmitir. Kulum benim hakkmda nasl bir zan sahibi ise ben yleyim anlamndaki kuts hadiste (Buhr, Tevd, 15) zan kelimesinin yakn anlamnda olduu belirtilmektedir. Zandan kann, nk zan szn en yalandr hadisinde geen (Buhr, Feri, 1) zannn ek mnasnda kullanldn syleyenler olduu gibi buradaki zandan maksadn suizan olduunu syleyenler de vardr (Lisnl-Arab, nn md.). Felsefe. Zan kavram mantk, felsefe, kelm, usl-i fkh gibi alanlarda terim olarak genelde tercihe yakn olan (rcih), ancak aksi de mmkn grlen kanaat, gr, hkm; bir eye aksini de mmkn grerek inanmak eklinde aklanr (Tehnev, II, 939; Sad b. Nsr b. Abdlazz e-isr, I, 94-96). Bu tanmlarda rcih ve ona benzer anlamlar ieren kavramlarn zellikle zikredilmesi zann phe ve vehimden ayrmay, zanla ulalan hkmn kesinlik tamadn vurgulamay; aksinin de mmkn olduuna iaret edilmesi ise zann ilim ve yaknden ayrmay amalar. Nitekim Kind,

slm kltrnde ilk felsefe terimleri szl olarak bilinen F uddil-ey ve rsmih balkl rislesinde zann bir eyin d grnne bakarak hkm verme diye tanmlar (Resil, I, 171). Bata Bklln olmak zere birok limin benimsedii bir tanma gre delille ulalan hkme ilim, emreyle ulalana zan veya zann- glib denir (Sad b. Nsr b. Abdlazz e-isr, I, 66-70, 86). Crcn zannn hem yakn hem ek iin kullanldn sylerse de (et-Tarft, an md.) bu aklama zannn szlk anlam iin geerli olup din ve akl ilimlerdeki terim anlamyla zan ekten farkldr; zira ekte bir konuda kanaat olumad halde zanda kesin olmamakla birlikte belli bir kanaat ve tasdik vardr. Nitekim bn Sn dorulukla yanllk arasnda kararsz kalmann zan deil ek olduunu (el-Burhn, s. 191), bn Rd de zannn daima bir tasdikle gerekletiini belirtir (Risletn-nefs, s. 76). Ancak bn Sn yaknin dndaki bilgilerden ounun zan olduunu ve zanna her zaman az ok phe kartn syler (Kitb-if: Topikler, s. 4-5). Fahreddin er-Rz, kesin olmayan bir hkmde alternatiflerden hangisinin doru olduuna ilikin teredddn mevcudiyetinden sz ederek bu teredddn eit derecede bulunmasna ek, tercihe uygun grlene zan, grlmeyene vehim denildiini belirtir (el-Mal, I, 101-103). Zannn bir tarafnda ilim, dier tarafnda cehil vardr; doruluk ynnden ilme en yakn olan tasdike, yani daha ok ve daha gl emrelerle desteklenen zanna zann- glib ad verilir (Tehnev, II, 939). Szlk anlamndan ve kaynaklardaki bilgilerden anlaldna gre zanna en yakn kavram ektir. Nitekim baz fakihler zann ek kabilinden sayarak, doruluu ve yanll eit derecede mmkn grlen veya biri dierine tercih edilebilen hkm diye tanmlamlardr. Ancak fukahann ounluu ile mantk, felsefe ve kelm limleri zann bu tanmn yalnz ikinci kk iin kullanrlar. Buna gre zanda -kesin olmasa da-bir tercih ve tasdik sz konusudur. Kelmclara gre ek, biri dierinden daha gl olmayan iki hkmn de doru olabileceini dnmek, zan ise ikisi de ihtimal dahilinde bulunan iki hkmden birini doruya daha yakn grmektir; ikinci derecede grlene vehim denir. Zannn ilgili olduu dier bir kavram da ilimdir. bn Snya gre ilimle zan arasndaki temel fark hkmn doruluundan emin olup olmama durumudur. Bu durumlar ancak dnerek ulalan bilgilerde, dolaysyla tasdiklerde geerli olup sadece tasdik edilmi konularda ilimle zan kavramlar arasnda bir mukayese ve mnasebetten sz edilebilir. Tasdik edilmi bilgi bir eyin yle olduuna kanaat getirmektir; ancak her bilgi yakn derecesinde olamaz; nk yakn bir eyin hibir zaman aksi dnlemeyecek derecede yle olduuna inanmak, zan ise aksini de mmkn grmektir; dolaysyla her zanda bir bilgisizlik vardr. Eer verilen hkm olay veya nesnenin gerekliine aykr ise bu hkm ilmin kart anlamnda cehildir. Hkmn konusundaki devamllk srecine bal olarak ilimde srekli veya geici bir zorunluluk varken zan belli bir sistem tamayan mmkn ve deiken durumlarla ilgilidir. Sonuta kuatc tanmyla zan aksinin de mmkn olduu ihtimalini kabul ederek bir eyin yle olduuna inanmak demektir. Hkmn zihindeki kuruluuna ve bilginin nesnel konusuna bal sebeplerden dolay ilim zandan farkldr. Bir insan bir konuda ilim, baka bir konuda zan sahibi olabildii gibi ayn ilke ve ncllerden hareket eden iki kiiden biri ilme, dieri zanna ulaabilir; bylece bir kimse, bu ncller ve onlarn sonucundan doru bir gr karp onun deimeyeceini dnrken baka biri ayn ncllerden yine doru gre ulamakla birlikte onun deiebilir olduuna inanr. Bunlarn ilkine ilim, ikincisine zan denir. nk zannn aksine hkm deitiren yeni bir veri ortaya kmad srece ilimde sabit, deimez kanaat vardr. Her ne kadar bir konuda bilgi veya zan sahibi olmak mmknse de bir kiinin zihninde ayn anda ve ayn konuda ilimle zan birleemez; ancak belli bir zamanda zanna sahip olan kimse daha sonra ayn konuda yeni delillerle ilme ulaabilecei gibi bunun aksi de mmkndr (el-Burhn, s. 188-191; mer b. Sehln es-Sv, s. 275). Baka dnrler de zanda doruluk derecesinin artabileceini, bir haberin tevtr

derecesine kmas rneinde olduu gibi, balangta zan seviyesindeki bir bilginin gittike glenerek son noktada zannn kesin bilgiye dnebileceini belirtirler (mesel bk. Gazzl, Miakkn-naar, s. 100; Ebl-Berekt el-Badd, I, 206). Zannn doruya yaknlk derecesine gre iki trnden sz edilir. Eer zanla verilen hkm, hkmn konusu olan nesne veya olayn gerekliine uygunsa, dier bir ifadeyle bir bilgi aslnda kiinin inand ekilde doru olmakla birlikte inanan onun aksini de ihtimal dahilinde gryorsa buna mutlak zann- sdk, zann- hak veya -hkmn doruluu konusunda zan sahibinin kesin bilgisi olmadndan- basit bilgisizlikle kark zann- sdk denir. Bir kimsenin aslnda doru olan taraf da ihtimal dahilinde grmekle birlikte aslsz olan yne temayl daha ar basyorsa bu ekildeki kanaate zann- kzib ad verilir (bn Sn, el-Burhn, s. 189). Ahlk. Zan kavramnn baz hadislerde olumlu ve olumsuz anlamlarda kullanlmas dikkate alnarak slm ahlk kltrnde bir kimsenin kesin bilgisi olmamakla birlikte baka biri hakknda iyi kanaat beslemesine hsn-i zan, kt dnce ve kanaate sahip olmasna s-i zan denilmitir. Kurn- Kermde bu terkipler yer almamakla birlikte zan kavram bir kimseyle ilgili iyi veya kt kanaat beslemeyi ifade edecek ekilde geer. Mesel fk Hadisesine dair bir yette (en-Nr 24/12) mminlerin birbirleri hakknda iyi zanda bulunmalar gerektii bildirilmi, Fetih sresinin 6 ve 12. yetlerinde inkrclarn Hz. Peygamber ve mminlerin kbetine dair bozuk niyetleri ve beklentileri iin kt zan (zannus-sev) ifadesi kullanlmtr. Hucurt sresinin 10-12. yetlerinde mminlerin karde olduuna vurgu yaplarak kardelikle badamayan davranlar erevesinde, Zannn oundan saknnz, nk baz zanlar gnahtr buyurulur. slm limlerinin genel yorumuna gre burada bilhassa suizan yasaklanm ve dolayl olarak bir kimse hakknda -aksini gsteren ak deliller olmadka-hsnzanda bulunmak gerektiine, zira suizannn ahlk ve insan zararlara yol aacana dikkat ekilmi, kural olarak dardan bakldnda iyi grlen bir kimse hakknda kt zan beslemenin haram olduu kabul edilmitir (Taber, XI, 393-394; Gazzl, y, III, 152). Baz hadis mecmualarnda hsnz-zan bal altnda konuya dair hadisler yer alr (Eb Dvd, Ceniz, 13; Edeb, 81; Drim, Ri, 22). Bir hadiste zandan saknlmas gerektii, nk zannn en byk yalan olduu bildirilir (Buhr, Vey, 8; Edeb, 57, 58; Mslim, Birr, 28). Hadis rihleri, burada geree uymayan veya kt sonular douran zannn kastedildiini belirtirler. Buna karlk Hz. Peygamberin mnafk olduklarn bildii iki kii hakknda, Falan ve falann dinimiz hakknda bir ey bildiini zannetmiyorum eklindeki ifadesi delil gsterilerek baz durumlarda iin asln yeterince aratrdktan sonra bilgiye dayal zanda bulunmann ciz olduu, ktl ve gnahkrl ortada olan kimselerle ilgili olumsuz kanaat beslemekte saknca bulunmad belirtilmitir (Kurtub, XVI, 331-332; Bedreddin el-Ayn, V, 443; X, 496-497, 501-502). Gazzlye gre suizan kalp ile gybettir ve bu dil ile yaplan gybetten farkszdr; kt sz gibi kt zan da haramdr. nsanlarn i dnyalarndaki gizli hallerini Allahtan baka kimsenin bilemeyeceini syleyen Gazzl, iyiye yorulmas mmkn olmayan ktlk kantlar ortada grlmedike hi kimse hakknda aka bilinen ve grlen gereklerin tesinde kt kanaat beslenemeyeceini, aksine davrann eytana uyma anlamna geleceini belirtir (y, III, 150-151). nk hsnzan Allahn, suizan eytann telkinidir. Suizan eytann insan saptrmak iin ruhuna nfuz ettii kaplardan biridir. Bu sebeple hem eytann suizan kkrtmasndan hem de ktlerin thmetinden saknmak gerekir. Ktlerin ii kirli olduundan herkeste kusur arar, bakalarn da kendileri gibi kt grrler. Sonuta mmin mzur grr, mnafk kusur arar (a.g.e., III, 36). Ayn

dnceden hareketle srf phe ve zanna dayanarak insanlar hakknda gizli soruturma yaplamayaca belirtilir. Buna karlk zann- glib oluturacak derecede ak emrelerin bulunmas, gvenilir kiilerden ihbar gelmesi gibi durumlarda konuyu iyice aratrp aa karmaya cevaz verilmitir (Mverd, s. 313-314; Gazzl, y, II, 325; III, 151). slm kaynaklarda kulun ilh af ve merhamet konusunda iyimser dnmesi Allah hakknda hsnzan besleme diye ifade edilir. Bir kuts hadiste, Ben kulumun zannnn yanndaym; benim hakkmda diledii ekilde zanda bulunabilir buyurulmutur (Buhr, Tevd, 15, 35; Mslim, ikir, 2, 19). Farkl bir rivayette bu hadisin ikinci cmlesi, Kulum benden hayr beklerse onu grr, er beklerse onu grr eklinde geer (Msned, II, 391). Genellikle bu hadis, Allah hakknda hsnzanda bulunmann ve Onun rahmetinden mit kesmemenin gerekliliine delil gsterilir (bn Hacer, XXVIII, 163). Gazzlye gre mitle amel etmek korkuyla amel etmekten daha stndr; nk midin temelinde sevgi vardr ve sevgiyle yaplan ibadet Allah katnda daha makbuldr. Nitekim bu hususta hsnzann tevik eden tler vardr. lmek zere olan herkes mutlaka Allah hakknda hsnzan tayarak lr melindeki hadiste (Mslim, Cennet, 81, 82; Msned, III, 293) buna iaret edilmitir (y, IV, 144-145). bn Ebd-Dny sn-an billhi azze ve celle (tel) balkl eserinde (nr. Muhlis Muhammed, Riyad 1406/1986) konuya dair 150 hadisi toplamtr.

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef, II, 939-940; Msned, II, 391; III, 293; Kind, Resil, I, 171; Taber, Cmiulbeyn, Beyrut 1412/1992, XI, 393-394; Bklln, et-Tarb vel-ird (nr. Abdlhamd b. Ali Eb Zneyd), Beyrut 1413/1993, I, 222; bn Sn, el-Burhn (nr. Abdurrahman Bedev), Kahire 1966, s. 188-191; a.mlf., Kitb-if: Topikler-Cedel (trc. mer Trker), stanbul 2008, s. 4-5; Mverd, el-Akms-sulniyye, Beyrut 1405/1985, s. 313-314; bn Sde, el-Mukem vel-mul-aam (nr. Mustafa Hicz-Abdlazz Berhm), Kahire 1419/1998, XI, 11; Eb shak e-rz, erulLma (nr. Abdlmecd Trk), Beyrut 1408/1988, I, 150; Gazzl, y, II, 325; III, 36, 150-153; IV, 144-145, 270; a.mlf., Miakkn-naar (nr. Refk el-Acem), Beyrut 1994, s. 100; Zemaher, Kef, I, 476; mer b. Sehln es-Sv, el-Beirn-Nariyye f ilmil-man (nr. Refk elAcem), Beyrut 1993, s. 274-275; Ebl-Berekt el-Badd, el-Muteber fil-ikme (nr. erefeddin Yaltkaya-Sleyman Nedv), Haydarbd 1357, I, 206; bn Rd, Risletn-nefs (nr. Ahmed Fud el-Ehvn), Beyrut 1994, s. 76; a.mlf., Telu Kitbil-Burhn (erul-Burhn liAris iinde, nr. Abdurrahman Bedev), Kveyt 1405/1984, s. 114-116; bnl-Cevz, Nzhetlayn, s. 425-426; Fahreddin er-Rz, el-Mal (nr. Th Cbir Feyyz el-Alvn), Riyad 1399/1979, I, 101-103, 106; Seyfeddin el-mid, el-km f ulil-akm, Kahire 1387/1968, III, 48, 76; Kurtub, el-Cmi, XVI, 331-332; Ahmed b. Muhammed el-Feyym, el-Mibul-mnr, Beyrut 1987, s. 147; bn Hacer, Fetul-br (Sad), XXVIII, 163; Bedreddin el-Ayn, Umdetlr, Kahire 1392/1972, V, 443; X, 496-497, 501-502; Mahall, erul-Varat f ulil-fh (nr. Hsmeddin b. Ms Afne), Riyad 1421/2001, s. 101; evkn, Fetul-adr, Beyrut 1412/1991, V, 75; Sad b. Nsr b. Abdlazz e-isr, el-a ve-an indel-uliyyn, Riyad 1418/1997, I, 6670, 73, 86, 94-99, 101-103, 117.

Mustafa arc FIKIH. Fkh ve fkh usulnde zan, bir eyin mahiyeti konusunda mmkn durumlardan birinin ar basmasyla oluan sbjektif kanaat anlamnda ska kullanlmtr. slm ilimlerin dier alanlarnda olduu gibi fkh literatrnde de bir kanaatin geree uygunluk ve doruluk dzeyi genellikle ilim, zan, ek, vehim eklinde sralanr; bunlara yakn ve mrifeti de ilve edenler vardr. ek, zan, vehim farkl dzeylerde de olsa-bir eyi tam olarak bilememe, ne olduuna kesin karar verememe durumunu ifade eder ve ounlukla birbiriyle balantl ekilde tanmlanmtr. Buna gre ek bir eyi bilme konusunda doru ve yanl ihtimallerin eitlii, zan ihtimallerden birinin ar basmas ve bunun tercih edilmesidir. Zeynddin bn Nceym, akla daha yatkn olan (rcih) taraf ekberr-rey ve glibzzan olarak niteler. Vehim ise iki veya daha fazla mmkn durum arasndan zayf kalan cihetin doru sanlp tercih edilmesidir. bn Nceym ekberr-rey ve glibz-zannn fukaha nezdinde muteber olduunu, Lminin de bu gr benimsediini belirttikten sonra u deerlendirmede bulunur: Fukahaya gre zan mahiyeti itibariyle ek kabilindendir. nk onlar, varlk ve yokluk ihtimallerinin eit olmas veya bu ihtimallerden birinin ar basmas durumunu dikkate almadan zan terimiyle bir eyin varl ile yokluu arasndaki tereddt durumunu kastetmilerdir (el-Ebh ven-neir, s. 82). Zanna tibarn Meruiyeti. Akaid konularnda zannn muteber olmad hususunda slm limleri arasnda gr birlii vardr. Fkhn amel konularnda ise zannn muteber kabul edildii, bu konulardaki zann- glibin yakn mesabesinde saylmas gerektii slm limlerince yaygn kabul grmtr. Fukahaya gre hakikatine vkf olunamayan, gerekte ne olduu bilinemeyen konularda zan yakn hkmndedir ve yakn gibi deerlendirilir. emsleimme es-Serahs zannn yakn hkmnde saylmasnn daha ok ibadetlerle, hell-haram, evlenme-boanma gibi ihtiyatl olmay gerektiren konularla ilgili olduunu syler. Hakikati bilinemeyen konularda zannn yakn gibi deerlendirilmesi anlay Ehl-i snnet limleriyle Mutezile ulemsnn ounluuna aittir; baz Mutezillerle a ve Zhiriyye limleri bu anlaya katlmaz. Mutezile ile Snn fkh mezhepleri, genel olarak hakknda dorudan dzenleme bulunmayan fkh/ictihad konularda zann muteber kabul etmitir. ctihad konularda zannn muteber saylmas, o konularda rlativizme ve bir anlamda oulculua kap aralama anlamna gelmektedir. Hakknda kesin delil bulunmayan konularda kiinin doruyu bulmakla sorumlu tutulamayaca konusunda gr birlii bulunmakla birlikte farkl zanlara dayanan farkl grlerin hepsinin doru ve isabetli olup olmad ayr bir tartma konusudur. Baz usul limleri bu grlerin hepsinin doru ve isabetli olacan, yani ictihad bir meselede birden ok doru bulunabileceini, kimileri de bu grlerden sadece birinin doru ve isabetli olabileceini sylemilerdir. Amel konularda bir eyi yapmann dinen gerekli olabilmesi iin zannn olumas yeterli grlr. Buna gre mctehid ictihad bir meselede bir zan oluturmusa bu zannna gre davranmak durumundadr. Mctehid olmayan mkellef ise daha isabetli olduunu zannettii bir mctehide uyar. Zhirler, bir ksm Mutezile ve i-Cafer mezhebi mensubu bata olmak zere dier mezhepler er hkmlerin elde edilmesinde zann muteber grmemilerdir. Zannn amel konularda geerlilii iki taraf arasnda youn bir tartma konusudur. ounlua gre

zan ile amelin muteberlii bu zanna itibar etmenin gerekliliini gsteren kesin bir delilin bulunmasna baldr. Mesel zan ierikli olan kyas ve haber-i vhidle amelin vcip oluu bu vcbu gsteren delillere dayanmaktadr (Abdlazz el-Buhr, III, 518). Zannn kullanm daha ok u durumlarda sz konusudur: a) ctihad meselelerde hkm verirken mctehidin kyas gibi zan ierikli yntemleri ve haber-i vhid gibi Hz. Peygambere aidiyeti kesin olmayan delilleri kullanmas. er bir hkme ulamada kyasa bavurulmas konusu zellikle kyas kartlaryla kyas kabul edenler arasnda ciddi tartmalara yol amtr. b) Mkellefin bir eyin hakikatine vkf olamad durumlarda kendi zannna gre amel etmesi. Baz ipularndan hareketle kbleyi tayin etmeye alan kii bir tarafn kble olduu ynnde bir zanna ularsa o tarafa ynelerek namaz klmaldr. Bu ayn zamanda tahkkul-ment ictihaddr. Yine halktan birinin fetva sormak zere lim ve dindar olan bir kimseyi aratrrken birinin byle olduu ynnde bir zan ve kanaate ularsa usulclerin ouna gre onun fetvasna gre hareket etmesi gerekir. Ancak kiilerin karakter farkll gibi zel durumlar zanlarn farkllamasna yol aabilir; dolaysyla bir kimse iin zan ifade eden bilgi baka biri iin byle olmayabilir. Mesel gazilere datlacak ba (at) meselesinde Hz. Eb Bekir ile Hz. mer arasndaki gr ayrl byledir. te yandan zan, doruluk ihtimali tad kanaatine dayanlarak dikkate alndna gre yanl olduu veya aksinin doru olduu daha kuvvetli bir delille ortaya kan zan muteberlik zelliini kaybeder ve dikkate alnmaz. Bu husus Mecellede, Hatas zhir olan zan muteber deildir eklinde ifade edilmitir. er hkmler konusunda zanna itibar edileceini savunanlarn dayandklar gerekelerin banda, tahkkul-ment ictihadnn kanlmaz oluu ve bunun da esas itibariyle zanna dayand hususu gelmektedir. Tahkkul-ment ictihadnn kanlmazl baz yet ve hadislerin anlalp uygulanmasnn buna bal olmas sebebiyledir. yle ki, ri dil ahitlerin ahitliine dayanarak hkm vermeyi emretmitir. ahitlerin adaleti ise kesin olarak deil birtakm almetlere, zhir gstergelere baklarak ancak zann olarak anlalabilir. nk msum olmamalar itibariyle zhiren dil grnen insanlarn da yalan sylemesi ihtimali mevcuttur. Bu ihtimale ramen ri ahitlerin dil olduu ynndeki zann muteber sayp dil olduu zannedilen kimselerin ahitliine dayanlarak hkm verilmesini istemitir. ahitlerin doruluu zannna dayanarak hkimin verdii hkm kesin ve balayc olur. Kuranda uygulanabilmesi tahkkul-ment ictihadna bal baka hkmler de vardr. Mesel Allah namazda kbleye dnlmesini emretmitir. Kble ancak birtakm emrelere, ipularna gre bulunabilir. Yine zekt fakirlere verilecektir. Fakirin kim olduu, daha dorusu fakir tanm kapsamna kimlerin girdii baz emrelere dayanlarak ancak zann olarak tesbit edilebilecektir. Namaz vakitleri, akrabalara kifayet miktar nafaka takdir edilmesi, cinayet diyetlerinin belirlenmesi hep byledir. Kuranda bu tr hkmlerin varl zannn er hkmler konusunda muteber olduunu gsterir. Tahkkul-ment ictihad o kadar kanlmazdr ki Gazzl bu tr ictihada kar kacak birinin olabileceini tahmin etmediini syler. Zanna itibarn dier bir gerekesi de sahbenin -hakknda nas bulunmayan konularda-rey ve ictihadla hkm vermenin cevaz konusunda icm etmi olmasdr. Rey ve ictihad kesinlik ifade etmeyip zan ifade ettiine gre rey ve ictihadn muteber kabul edilmesi ayn zamanda zannn da muteber sayld anlamna gelir. Esasen zannn muteber olup olmad tartmas byk lde kyas ynteminin meruiyetini ispat erevesinde srdrlmektedir. nk kyas ilemi gerek mevcut hkmn illetinin tesbiti, gerekse ayn illetin hkmn nakledilecei problemde varlnn tesbiti gibi hususlar kesin olmayp zanna dayand iin kyas yntemi zann, dolaysyla belli lde rlatif ve sbjektif bir yntem haline gelmektedir. Kyasn bu zann nitelii, kyas kartlarnn kyasn meruiyetini ret ve

iptal hususunda temel saldr hedefi haline gelmitir (bk. KIYAS). Zann dinde muteber saymayanlarn en bata gelen gerekesi zannn rlatif ve sbjektif ierii sebebiyle birok ihtilfa, gr ayrlna yol amasdr. Bunlara gre ihtilf Allahn dininden deildir; Allahn dini deiken ve farkl deil tektir. nsanlar zanlara, sbjektif kanaatlere gre davranmaya sevketmek zorunlu olarak ihtilf dourur. Rey ihtilfn kaynadr. kinci gereke, tamamen zan ierikli olan rey ve kyas yoluyla deta ri gibi hareket edildii dncesidir. Halbuki din tamamlanmtr ve naslar kyasa, dolaysyla zanna ihtiya brakmamtr. nc gereke ise gerek yet ve hadislerde gerekse sahbe szlerinde zannn ktlenmi olmasdr. Bu konuda zellikle u yetlere atf yaplr: O size ancak ktl, irkinlii ve Allah hakknda bilmediiniz eyleri sylemenizi emreder (el-Bakara 2/169; el-Arf 7/33); Bilmediin eyin ardna dme (sr 17/36); Zan hibir ekilde gerein yerini tutmaz (Ynus 10/36; en-Necm 53/28); Zannn bir ksm gnahtr (el-Hucurt 49/12). Zannn muteber olmadn savunanlarn gerekeleri cumhur tarafndan deiik ekillerde rtlmeye allmtr (Gazzl, el-Mustasfa, II, 206-235). Fkh Kaynaklarnn Zannlik-Katlik Asndan Tasnifi. Hanef usul limi Cesss genel olarak akl yrtmeyi (istidll) bilgiye gtren istidll ve zanna gtren istidll eklinde ikiye ayrr. Birinci tr istidll akl konularn delilleri zerinde dnmektir. Hakknda bir tek delil bulunan hadiselerin hkmleri konusundaki istidll de byledir. Bu tr istidllde doruyu tutturma mkellefiyeti vardr. kinci tr istidll ise talep edilen eyin hakikati konusunda bilgiye ulatrmayan, o konuda sadece zann- glibe ve ekberr-reye ulatran istidlldir. Bu tr istidll sadece ictihad konularda sz konusudur. ctihad konularda Allah bilgiye gtren kesin bir delil nasbetmedii iin bu konularda doruyu tutturma mkellefiyeti yoktur. Bilgiye ulatrmayan istidllde kullanlan kaynak Cesssa gre gerekte delil olmad halde mecazen delil olarak adlandrlmaktadr (el-Ful fil-ul, IV, 910). Usul limleri, Cesssn akl yrtmeye uygulad bu tasnifi akl yrtmenin kaynana uygulayp onun ulatrd hkmn kesin olup olmamas bakmndan hukukun kaynaklarn genelde iki kategoride deerlendirmilerdir. Kelmc usulcler, biraz da Mutezile kelmclarndan esinlenerek bilgiye ulatran, dier bir ifadeyle kesin sonu veren kayna delil olarak isimlendirirken zann sonuca gtren kaynaa emre adn vermilerdir (Seyfeddin el-mid, I, 23). Bunlara gre zann sonuca gtren kaynaklar kyas, haber-i vhid, skt icm ve z kraatlerdir. Sarih icm, bata Hanef usul limleri olmak zere ou usulcnn kabulne gre kesinlik ifade ederken Fahreddin er-Rz gibi baz usulcler sarih icmn da zan ifade ettii grndedir. Rzye gre icmn hccet olduunu gsteren deliller yani hd haberler ilim ve kesinlik ifade etmedii iin hd haberlere dayanlarak hccet olduu ortaya konulan icm da kesinlik ifade etmez (el-Mal, IV, 210). Dier usul limlerine gre ise tek tek zan ifade eden ok sayda haber-i vhidin ayn noktada bulumas, ona tek tek her birinin ifade ettiinden daha fazla bir kuvvet ve kesinlik kazandrr. Dolaysyla icmn dayanann zann olduu sylenemez. Hanef usul limleri ise daha ok hcec-i mcibe ve hcec-i mcevvize eklindeki bir tasnifi tercih etmilerdir. Kitap, mtevtir snnet ve icm ilim gerektiren hccetler kapsamnda yer alrken haber-i vhid, sahb sz, kyas, tevil edilmi yet ve tahsis grm umumi ifadeler bilgi deil

amel gerektiren hcec-i mcevvize kapsamnda yer alr (Debs, s. 168; emsleimme es-Serahs, I, 279). Debs ilim ifade etmeyen bir eyle amel etmenin esasen btl olduunu, ancak bir genilik ve rahatlk salamak iin kyas, haber-i vhid gibi zann delillerle amel edilmesine cevaz verildiini belirtmektedir (Tavml-edille, s. 168). Bu tasnifin sonularnn yansd birok konu vardr. Bunlardan biri Haneflerin farz-vcip ayrmdr. Hanefler ilim gerektiren bir delille sabit olan eyi farz, zan gerektiren delille sabit olan ise vcip diye adlandrmlardr. Ebl-Usr el-Pezdevye gre mtevtir haber yakn bilgisi, mehur haber itminan bilgisi, haber-i vhid galip rey bilgisi, haber-i vhidin az bilineni zan ifade eder (Kenzl-vl, s. 163). Zan ierikli kaynaklarn fkhta kullanm fkhn zannlii-katlii tartmasn gndeme getirmitir. Fkhn zan kabilinden olduu yaygn biimde dile getirilen bir husustur. Baz usul limleri, zann bir ierie sahip olmasna ramen fkhn er amel hkmleri bilmek eklinde tanmlanmasn tartmlardr. Usulclerin bu konuda deiik bak alarna gre verdikleri cevaplar, yaptklar aklamalar vardr (Fahreddin er-Rz, I, 78-79; Tceddin es-Sbk, I, 246-247; bn Emru Hc, I,19). Zannlik-katlik tartmas lafzlarn delletlerinde ve bu lafzlarn ne tr delillerle tahsis edilebilecei gibi konularda da gndeme gelmitir. Mesel m lafzn delleti Haneflere gre kat olup ancak kat bir delille tahsis edilebilirken filere gre zann olup haber-i vhid gibi zann delillerle tahsis edilebilir.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, nn md.; Cesss, el-Ful fil-ul (nr. Uceyl Csim en-Neem), Kveyt 1414/1994, IV, 9-10; Eb Hill el-Asker, el-Furul-luaviyye (nr. M. brhim Selm), Kahire, ts. (Drl-ilm ves-sekfe), s. 98-99; Debs, Tavml-edille (nr. Hall Muhyiddin el-Meys), Beyrut 1421/2001, s. 168; Eb Yal el-Ferr, el-Udde f ulil-fh (nr. Ahmed b. Ali Seyr elMbrek), Riyad 1414/1993, I, 83; mml-Haremeyn el-Cveyn, el-Varat, Riyad 1996, s. 8; emsleimme es-Serahs, el-Ul (nr. Ebl-Vef el-Efgn), Beyrut 1393/1993, I, 279; ayrca bk. tr.yer.; Ebl-Usr el-Pezdev, Kenzl-vl, Karai, ts. (Mr Muhammed Ktbhne-i Merkezi lm Edeb), s. 163; Gazzl, el-Mustasfa: slam Hukukunda Deliller ve Yorum Metodolojisi (trc. Yunus Apaydn), Kayseri 1994, II, 206-235; a.mlf., Miyrl-ilm (nr. Ahmed emseddin), Beyrut 1410/1990, s. 148-151; Lmi, Kitb f ulil-fh (nr. Abdlmecd Trk), Beyrut 1995, s. 182; Burhneddin el-Mergnn, el-Hidye (nr. Nam Eref Nr Ahmed), Karai 1417, VII, 217-218; bnl-Cevz, Nzhetl-ayn, s. 425-426; Fahreddin er-Rz, el-Mal (nr. Th Cbir Feyyz el-Alvn), Beyrut 1412/1992, I, 78-79, 84; IV, 210; Seyfeddin el-mid, el-km f ulil-akm (nr. Abdrrezzk Aff), Riyad 2003, I, 23, 27; ehbeddin el-Karf, el-Fur (nr. Hall elMansr), Beyrut 1418/1998, I, 391-396; Tf, eru Mutaarir-Rava (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk), Beyrut 1407/1987, I, 159-161; Abdlazz el-Buhr, Kefl-esrr (nr. Muhammed el-Mutasm-Billh el-Badd), Beyrut 1417/1997, III, 518; Tceddin es-Sbk, Reful-cib (nr. Ali M. Muavvaz-dil Ahmed Abdlmevcd), Beyrut 1999, I, 246-247; Teftzn, erut-Telv, Beyrut, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), II, 4; Bedreddin ez-Zerke, elBarl-mu (nr. Abdlkdir Abdullah el-n), Kveyt 1413/1992, I, 75-82; bn Emru Hc, etTarr vet-tabr, Beyrut 1403/1983, I, 19; Zeynddin bn Nceym, el-Ebh ven-neir (nr. M.

Mut el-Hfz), Dmak 1403/1983, s. 82; Ebl-Bek, el-Klliyyt, s. 593-594; Ahmed b. Muhammed el-Hamev, amz uynil-beir, Beyrut 1405/1985, I, 193-196; evkn, rdlful (nr. Eb Hafs bnl-Arab el-Eser), Riyad 1421/2000, I, 66; Muhammed b. Hseyin b. Hasan el-Czn, Melim ulil-fh inde Ehlis-snne vel-cema, Demmm 1416/1996, s. 478; Sad b. Nsr b. Abdlazz e-isr, el-a ve-an indel-uliyyn, Riyad 1418/1997, I-II; Sm Muhammed es-Salht, el-a ve-an fil-fikril-ul, Beyrut 1424/2003; M. Muz Mustafa elHn, el-a ve-ann fi-bt ved-delle indel-uliyyn, Dmak 2007, s. 88-93; Yahy Abdlhd Eb Zne, Menhecl-a ve-an f ulil-fh (yksek lisans tezi, 2010), Gazze Cmiatl-slmiyye Klliyyet-era vel-knn. H. Yunus Apaydn

ZANNYYT
() Farkl derecelerde zan ifade eden nermeler iin kullanlan mantk ve felsefe terimi. Mantk, felsefe, kelm gibi akl ilimlerde yakniyyt/katiyytn kart olarak, yakn derecesinde kesinlik deerine ulamayp farkl derecelerde zanla verilen ncller iin el-mukaddimtz-zanniyye veya ksaca zanniyyt denilir (Crcn, erul-Mevf, II, 36, 43; Seyfeddin el-mid, yetlmerm, s. 123; Adudddin el-c, I, 196, 199). Zihnin kesinlik derecesi bakmndan genellikle eit hkm verdii belirtilir. Aksini dorulayacak herhangi bir kantn veya unutma, yanlma, kartrma gibi kesinlii zedeleyecek bir durumun bulunmadndan emin olarak verilen ve hibir ekilde deimesi mmkn olmayan hkme yakn ad verilir. Onaylayann zihninde tam kesinlik kazanmakla birlikte, gvenilir olduundan kuku duyulmayan bir kaynaa dayal yeni ve daha gl bir bilgi sebebiyle onaylayann sonradan deitirmesi muhtemel olan hkme czim itikd, zihinde tasdik edilen, ancak aksi de mmkn grlen hkme zan ad verilir (Gazzl, Miakkn-naar, s. 99100, 112-113). Muahhar kaynaklarda bu hkmn ilkine yakniyye, ikincisine takldiyye, ncsne zanniyye denilmitir. Yakn hkmn zellii hem hkm verenin zihninde kesinlik tamas hem de objektif gereklikle rtmesidir. Kesin itikad veya taklitte zihin hkmn kesinliinden emin olmakla birlikte objektif adan bu hkmn gerek olmama ihtimali mevcuttur; zann hkmde ise hem sbjektif hem objektif ynden mutlak kesinlik bulunmamaktadr (bk. ZAN). bn Sn en-Nectta (s. 112-126) btn bilgilerin tasavvur ve tasdiklerden teekkl ettiini syleyerek tasdikleri kesinlik dereceleri bakmndan mahsst, mcerrebt (tecribiyyt), mtevtirt, makblt, vehmiyyt, zit (mehrt), maznnt, mtehayyilt (muhayyelt), evveliyyt eklinde sralar. Bunlardan evveliyyt, mcerrebt ve mahsstn burhan deerinde kesin ncller (yakniyyt) oluturduunu; zit, makblt ve maznntn bu kesinlik deerinin dnda kaldn belirtir. Fakat kyasn maddeleri ad da verilen bu tasdik eitlerinin says kaynaklarda deimektedir. Nitekim yine bn Sn el-Burhnda (s. 21) yukardaki maddelere kyaslar ftr olan ncllerle mutlak mehrt ve mahdut mehrt da ekler (bn Snnn daha farkl ve ayrntl bir tasnifi iin bk. el-rt vet-tenbht, I, 341-363). Muahhar filozoflardan Muhammed b. Mahmd e-ehrezr bunlar yakniyyt ve yakn olmayan ncller diye ikiye ayrarak ilkini evveliyyt, mhedt, mcerrebt, hadsiyyt, mtevtirt ve kyas kendi iinde nermeler; ikincisini de mehrt, msellemt, makblt, maznnt, vehmiyyt, muhayyelt eklinde sralar (Resil-eceretil-ilhiyye, I, 407-413). Ancak ilgili eserlerde bu husustaki tasniflerin kesinlik tamad grlr. Mesel bir hkmn yaygn kabul grmesi bakmndan mehrttan, kesinlik deeri tamas ynnden yakniyyttan olmas mmkndr. Nitekim btn evveliyyt mehurdur, ancak btn mehrt evvel deildir (bn Sn, el-Burhn, s. 19). Akln doutan sahip bulunduu ilk bilgilerle duyu verilerine ve gzleme dayal olanlar gibi mutlak kesinlik tamayan, gereklii ynnde bir kanaat teekkl etmekle birlikte baka trl olma ihtimali de bulunan nermeler bir ynyle maznnttandr (a.g.e., s. 20). Kesinlik deeri tamayan nermeler elde edili yollarna gre deiik isimler alr ve bunlarn gereklik oran deiir. Kaynaklarda farkl adlarla ve farkl sayda tasnifler yaplmakla birlikte yaygn kanaate gre zann kabul edilen balca nermeler

ylece sralanr: 1. Mehrt. Bir devir, bir blge veya ehir halk ya da meslek erbab gibi geni bir kitlenin benimsedii hkmlere denir. Dier bir tanma gre mehrt herkesin veya byk ounluun kabul edilmesi gerektiine inand hkmlerdir. Bunlar, ftratn gerektirdii hkmler olmayp bar ve huzur iinde yaama arzusundan veya hay, merhamet gibi insanln ahlk telakkisinden ya da ok saydaki rneklere dayanarak ulalan ve aksi grlmeyen genel sonulardan doan hkmlerdir (mer b. Sehln es-Sv, s. 224). Yakniyyt dndaki nermeler iinde gereklik ihtimali en yksek deliller mehrt trnde olanlardr. Bununla birlikte evveliyyt gibi yakn ifade eden hkmlerin dnda kalan mehrt doru yahut yanl olabilir. Evveliyyt ile mehrt arasndaki en temel fark birincinin tamamen akln doutan sahip olduu hkmlerden meydana gelmesi, ikincinin gelenekler, eitim ve retim gibi evre telkinleriyle olumasdr. Buna gre hibir insanla grmeden, hibir eitim ve telkin almadan tek bana byyp yetitii farzedilen bir insan, Btn parasndan byktr gibi doruluu apak bilgilere sahip bulunduu halde adaletin iyi, zulmn kt olduu gibi hkmlere ulaamaz; nk bunlar saf akl hkmler olmayp doruluunu ahlk ve itima ynden yararl olduu hususunda meydana gelen yaygn kabulden alr (bn Sn, el-rt vet-tenbht, I, 352353; Gazzl, el-Mstaf, I, 48-49). Akln kesin bildii delillere dayanmayan mehrt btn insanlarca kabul edilse bile yakniyyttan saylmaz; buna karlk nc kkn imknszl gibi baz hkmler btn insanlarca kabul edilmesi ynyle mehrttan, doruluu apak olmas ynyle zarriyyttandr. Mehrtn hkm eitli inan ve kltr mensuplarna gre deiebilir. Eski kaynaklarda sk sk tekrar edilen zulmn kt, adaletin iyi olduu rneinde grld gibi mehrtn yaygnlk oran, yine evltsz hkmdarn zalim olaca gibi istikrda ncl konumundaki czi hkmlerin okluu mehrtn doruluk derecesini arttrr (Tehnev, I, 749). Frbye gre felsefenin ilkeleri yakn ncller, cedelin ilkeleri mehrt ve ona yakn nermeler, safsatann dayanaklar ise gerekte yle olmad halde mehrttan zannedilen nermelerdir (el-Burhn, s. 62). Adaletin iyi, zulmn kt olmas gibi -zarriyyt ve yakniyyttan saylmamakla birlikte-btn insanlarca kabul edilen hkmlere mutlak mehrt; bir millet, bir meslek grubu gibi belli bir topluluk arasnda benimsenenlere de mahdut mehrt ad verilir. Bir hkmn hreti onun daha kolay kavranmasn ve benimsenmesini salarsa da o hkm gerein ls olamaz; zira gerek kendiliinden gerektir; oysa mehur kendisine ilien durumlar sayesinde mehur olur. Bu durumlardan biri insan psikolojisinin hkmn cazibesine kolayca kaplmasdr; bu da sz konusu hkmn hzla kabul edilmesine yol aar. Mesel bir kimse fikrini daha gzel ifade etme yeteneine sahip olabilir, baka biri olmayabilir. Aslnda ayn gr ortaya koyduklar halde birincisinin ifade tarzndaki ekicilik sayesinde kabul edilme imkn daha yksektir. Mehrtn kabuln kolaylatran bir baka husus genel menfaate uygunluu, din mensuplarnn onun doruluunda birlemesidir; hatta bunlar, dil olmak, doruyu sylemek gereklidir gibi yazl olmayan kanunlar haline de gelebilir, eitim ve retim ilkelerine dnebilir. Tmevarm yntemi, hay merhamet, fke gibi duygular da mehrtn kabulnde etkili olan sebeplerdir. Mehrtn hreti, tamamen zorunlu olmayan hkmlere balanp boyun emeye dayandna gre onlarn kabulnn temelinde psikolojik sebeplerin rol vardr (a.g.e., s. 19; Kitb-if, s. 26; Muhammed b. Mahmd e-ehrezr, I, 444). Gazzl, kelmclarla fukahann tartmalarnda ve eserlerinde kullandklar kyaslarn ounun kendi aralarnda yaygnlk kazanm ncllerden meydana geldiini, onlarn bu nclleri srf yaygnlklar dolaysyla kabul ettiklerini ve bu yzden yanlgya dtklerini belirtir; yine de zannn geerli kabul edildii fkh konularnda mehrtn delil olabileceini syler (Miakkn-naar, s. 108; el-Mstaf, I, 48-49).

2. Msellemt. Bir tartmacnn, rakip kiinin veya zmrenin doru sayd bir gr alp kendi iddiasn o gr zerine oturtmak suretiyle rakibini susturmak iin kulland nermelerdir (mer b. Sehln es-Sv, s. 225). Fkhta yer alan temsil, istikr, icm ve istishb yntemleri, geometride noktann blnemeyecei, izginin geniliinin olmad gibi nermeler msellemta rnek gsterilir; bunlarn kabul o alann rfne dayanr. Her ilim ve meslein kendine zg msellemt vardr, bu tr ncllerle yaplan kyasa cedel kyas denir. Dayanann haber-i vhid olduunu syleyerek bir hkm reddedene kar usl-i fkhta haber-i vhidin delil kabul edildiini belirterek hkmn geerliliini savunmak byle bir kyasn rndr (et-Tarft, Msellemt md.; Tehnev, I, 696; Muhammed b. Mahmd e-ehrezr, I, 410-411). 3. Makblt. bn Snnn, Allah vergisi (semav) bir zellie veya sekin bir zihinsel yetenee sahip olmas sebebiyle sylediklerine gvenilen kimselerden iitilip onaylanan bilgiler eklindeki makblt tanm (en-Nect, s. 115) sonraki kaynaklarda yaklak ifadelerle tekrarlanmtr. Mesel Adudddin el-c (el-Mevf, I, 199-200) ve Crcn (et-Tarft, Mablt md.; erulMevf, II, 44) gibi limler makblt mcize, keramet vb. olaan st bir olay gerekletirdii veya ilim, zhd gibi akl ve din bir stnlyle temayz ettii iin kendilerine inanlan, haklarnda hsnzan beslenen kiilerden alnan hkmler diye tanmlar. Peygamberlerin yalan syleme ihtimali bulunmad iin onlardan alnd kesin olan hkmler burhan bilgiler snfna girer (Tehnev, II, 1204). Makblt zihinde herhangi bir kyas yaplmadan benimsenen hkmlerdir (bn Bcce, s. 153). Frb hem mehrtta hem de makbltta gvenilirliin temelinin gzlem olduunu syler. Ancak herkesin veya ounluun ahit olduu mehur, belli bir kiinin ya da topluluun ahit olduu makbul snfna girer. Mehrt makblttan daha gvenilir kabul edilmekle birlikte ikisinde de kesinlik yoktur (el-Burhn, s. 20-21). 4. Maznnt. Akln -zddn da muhtemel grmekle birlikte-tercihe ayan bulduu nermelerdir. Maznntta ulalan hkmn sebebi akln tercihi olup bu zelliiyle maznnt doruluunun gerekesi sjenin dnda bulunan mehrt, msellemt ve makblttan ayrlr; zihinde kesinlik kazanacak deere ulamayan hadsiyyt, tecribiyyt ve mtevtirtla birleir. Baz mantklar mehrt, msellemt ve makblt ile ounluk tecrbesine dayal hkmleri, tevtr snrna yakn baz bilgileri ve gl olmayan bir ksm hadsiyyt maznnt iinde deerlendirmitir. Makblt ve maznnttan oluan kyasa hatbe denir (et-Tarft, Mannt md.; Tehnev, II, 940; bn Sn, en-Nect, s. 120; el-Burhn, s. 20; Nasrddn-i Ts, I, 358). 5. Vehmiyyt. slm dnce geleneinde bn Snnn mantk ve felsefeye kazandrd kavramlardan olan vehmiyyt vehim gcnn inanmay gerekli grd, ancak doru veya yanl olmas muhtemel hkmler iin kullanlr. Bilgileri kesinlik derecelerine gre yedi ksma ayran Gazzl vehmiyyt zann bilgiler arasnda inceler (bk. VEHMYYT). 6. Muhayyelt. Somut ve objektif bir sebep olmakszn ruhun (nefis) hayal edip sknt veya rahatlama, arzulama veya nefret etme eklinde etkilendii, dorulanabilir veya dorulanamaz, gerek ya da gerek d hkmlerdir. bn Snya gre insanlarn ou mantk tasdikten ok hayalin rettiklerine (tahayyl) uyar (el-Burhn, s. 16-17). iir sanatnda genellikle muhayyelt tr ncllerin kullanld belirtilir (ayrca bk. YAKNYYT; ZARRYYT).

BBLYOGRAFYA

et-Tarft, Mablt, Mannt, Muayyelt, Msellemt md.leri; a.mlf., erul-Mevf, Kum 1412, II, 36, 43-44; Tehnev, Kef, I, 454, 696, 749; II, 940, 1204; Frb, el-Burhn (elMan indel-Frb iinde, nr. Mcid Fahr), Beyrut 1987, s. 20-21, 62, 85-86; bn Sn, enNect (nr. M. Tak Dnipejh), Tahran 1364 h./1985, s. 112-126; a.mlf., el-Burhn (nr. Abdurrahman Bedev), Kahire 1966, s. 16-21, 59; a.mlf., Kitb-if: Topikler-Cedel (trc. mer Trker), stanbul 2008, s. 26, 31; a.mlf., el-rt vet-tenbht (nr. Sleyman Dny), Kahire, ts. (Drl-marif), I, 341-363; Gazzl, Miakkn-naar (nr. Refk el-Acem), Beyrut 1994, s. 99-113; a.mlf., el-Mstaf, Bulak 1324, I, 48-49; bn Bcce, Telu bn Bcce al Kitbil-Burhn (elMan indel-Frb iinde), s. 153; mer b. Sehln es-Sv, el-Beirn-Nariyye f ilmilman (nr. Refk el-Acem), Beyrut 1993, s. 224-229; Seyfeddin el-mid, el-Mbn (nr. Hasan Mahmd Abdllatf), Kahire 1403/1983, s. 91-94; a.mlf., yetl-merm (nr. Hasan Mahmd Abdllatf), Kahire 1391/1971, s. 123; Nasrddn-i Ts, erul-rt vet-tenbht (bn Sn, elrt vet-tenbht iinde), I, 358; Muhammed b. Mahmd e-ehrezr, Resil-eceretililhiyye f ulmil-aiir-rabbniyye (nr. M. Necip Grgn), stanbul 2004, I, 407-413, 444; Adudddin el-c, el-Mevf (nr. Abdurrahman Umeyre), Beyrut 1417/1997, I, 196, 199-200; Ahmed Cevdet, Miyr- Sedd, stanbul 1303, s. 100, 120-122. Mustafa arc

ZAP SUYU SAVAI


Emevlerle Abbsler arasnda meydana gelen ve Emevlerin yklyla sonulanan sava (132/750). ehrizor zerine gnderilen Abbs Emri Eb Avn Abdlmelik b. Yezd el-Ezd, karsna kan Emev ordusunu yendikten sonra (20 Zilhicce 131/10 Austos 749) Diclenin kuzeyini hkimiyeti altna ald. Son Emev Halifesi II. Mervn bunu haber alnca Suriye ve el-Cezre askerlerinden oluan byk bir orduyla (100.000, 120.000 veya 150.000 kii) Harrandan Musula hareket etti. Diclenin kollarndan Byk Zap suyuna ulanca mstahkem bir mevkide kurulan ordughnn etraf hendekle evrildi. Bu srada ona kar hazrlk yapan Eb Avn, Eb Seleme el-Halll tarafndan gnderilen takviye kuvvetleriyle gcn arttrd. Dier taraftan Kfede Abbslerin ilk halifesi olarak biat alan Ebl-Abbas es-Seffh, amcas Abdullah b. Aliyi ordusunun bana getirerek emrine verdii kalabalk birliklerle Musula yollad. Sevk ve idareyi Eb Avndan devralan Abdullah b. Ali, 20.000 kiiden meydana gelen ordusunu nehrin dou yakasnda Telkfn yaknnda konulandrd. Yukar Zap suyunun iki yakasnda ordugh kuran iki ordu arasndaki ilk atmalar 2 Cemziyelhir 132de (16 Ocak 750) balad. Nehrin s bir noktasn tesbit ettiren Abdullah b. Alinin 5000 kiilik birliin banda gnderdii Uyeyne b. Ms ile Emev birlikleri arasndaki ilk atma akama kadar srd. Ertesi gn II. Mervn kar tarafa gemek iin nehrin zerine bir asma kpr kurdurdu. Yaknlarnn engelleme abalarna ramen askerin tamamn kar yakaya geirdi. Bunun ardndan atmalar giderek iddetlendi. II. Mervn, olu Abdullah Abbs ordusunun alt tarafnda kalan bir mevkide hendek kazmakla grevlendirmiti. Bu srada Abdullahn Veld b. Muviye b. Mervn kumandasnda gnderdii birlik, bir gece basknyla Abbs birliklerine ar zayiat verdirdikten sonra sabaha kar geri dnd. Asl sava o gnn sabahnda 11 Cemziyelhir 132 (25 Ocak 750) tarihinde Byk Zap suyunun sol yakasnda cereyan etti. Abdullah b. Ali, ordughnda Muhammed b. Sl vekil braktktan sonra sabahn erken saatlerinde askerleriyle birlikte taarruza geti. Kendisi ordunun merkezine, Eb Avn sa kanada, Ms b. Kb da sol kanada kumanda ediyordu. te yandan II. Mervn ordusunu yeniden tanzim etti ve her birinde 1000den fazla asker bulunan 100 tabur halinde dzenledi (Ezd, s. 130). Kendisi 30.000 askerle merkezde kald; sa kanat birliklerini olu Abdullahn, sol kanat birliklerini damad ve Dmak Valisi Veld b. Muviye b. Mervnn emrine verdi. lk arpma Veld b. Muviyenin Eb Avn kumandasndaki birliklere saldrmasyla balad. Saldr karsnda Abbs ordusunun sa kanad bozguna urayp merkezdeki kuvvetlerin bulunduu yere doru ekilmeye balad. Bu srada atndan inen Abdullah b. Ali askerlerine de atlarndan inerek arpmalarn emretti. Onlarn arkasna svari birliklerini yerletirdi. Askerlerini tevik etmek iin, Y Muhammed (Muhammed b. Ali), Y Mansr! Y le-srti brhm el-mm! diye bararak bata mam brhim olmak zere Hz. Hseyin, Zeyd b. Ali ve olu Yahynn intikamn almalarn istedi. Atlarndan inen Abbs askerleri ok ve mzraklarla Emev svarilerine saldrd. Bu taktik ie yarad ve Suriye birlikleri gerilemeye balad. ekilmeyi durdurmaya alan II. Mervn ayn taktii uygulamak istediyse de askerlerine sz geiremedi (Belzr, IX, 318). Bunun zerine askerlerine kahramanca savamalar halinde ordughtaki btn mal ve paralar kendilerine datacan bildirdi.

Bunu duyan askerlerden bir ksmnn ordugha doru komas dierlerinin mneviyatn bozdu. Mervn da olu Abdullaha mallar yamadan korumas iin emrindeki birliklerle ordugha gitmesini emretti. Ancak Abdullahn bayrayla birlikte ordughn bulunduu tarafa gittiini gren dier birlikler yenilgiye urayp geri ekildiklerini zannetti ve, Bozgun var, geri ekilin! barmalar zerine umumi bozgun balad (Taber, VII, 435; el-Uyn vel-adi, III, 203). Neticede II. Mervn geri ekilmek zorunda kald. Nehrin kar yakasna gei srasnda kpr zerinde yaanan izdiham yznden Emev askerlerinden pek ou nehre dp bouldu. Ayrca Mervnn Abbs kuvvetlerinin kendilerini takip etmesini nlemek iin asma kpry yktrmas yznden henz nehri geememi olan Emev askerlerinin bir ksm bouldu (Ezd, s. 130). Hatta nehirde boulanlarn atma srasnda lenlerden daha fazla olduu sylenir. II. Mervnn sa kurtulduu bu savata sbk halife brhim b. Veld ve Yahy b. Muviye b. Him bata olmak zere Emev ailesinden ok sayda kii ld. Abdullah b. Ali kpry tekrar kurdurdu ve Mervn takibe koyuldu. Abbs birliklerinin nnden kamaya alan II. Mervn, Yukar Msrn Bsr kynde kendisine ulaan Abbs kuvvetleriyle girdii atmada ldrld (26 Zilhicce 132/5 Austos 750). Bylece Emev Devleti tarihe karm oldu. II. Mervnn Zap Suyu Savan kaybetmesi, ordusunda Mudar ve Yemen kabileler arasndaki rekabete ve zellikle Suriyeli askerlerin kendisine krgnlna balanmtr. Mervn, Kaysleri Yemenlilere tercih ediyordu. Bu sebeple orduya ganimet amacyla katlan Yemenli askerler tehlike annda Mervn yalnz brakm, Kays kabileler de kendilerinden beklenen fedakrl gstermemitir. II. Mervnn mstahkem ordughn terkedip nehrin kar tarafna gemesi yenilginin ikinci nemli sebebi saylmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Halfe b. Hayyt, Tr (nr. Ekrem Ziy el-mer), Riyad 1405/1985, s. 403-404; Belzr, Ensb, IX, 317-320; Dnever, el-Abr-vl, s. 364-367; Taber, Tr (Ebl-Fazl), VII, 432-435; Yezd b. Muhammed el-Ezd, Trul-Mevl (nr. Ali Habbe), Kahire 1387/1967, s. 125-137; elUyn vel-adi f abril-ai (nr. M. J. de Goeje), Leiden 1871, III, 201-206; bn Askir, Tru Dma, LVII, 343-344; bnl-Esr, el-Kmil (nr. Ebl-Fid Abdullah el-Kd), Beyrut 1407/1987, V, 69-76; J. Wellhausen, Arap Devleti ve Sukutu (trc. Fikret Iltan), Ankara 1963, s. 259-260; Sad Eb Ceyb, Mervn b. Muammed ve esbb sutid-devletil-meviyye, Dmak 1982, s. 122-127; Ali Aksu, Mervan b. Muhammed ve Emevi Devletinin Ykl (doktora tezi, 1998), Cumhuriyet niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, s. 189-198; Hasan Kurt, Mervn II, DA, XXIX, 227-229. smail Yiit

ZAPSU, Abdrrahim
(1890-1958) Ehl-i Snnet dergisi yaymcs, slmc yazar ve mcadele adam. Van Bakalede dodu. Soyunun, babas Mehmed Pertev Bey vastasyla Abdlkdir-i Geylnye ulat kabul edildiinden seyyid olarak tannmakta ve babaannesi dolaysyla da ailesi blgenin tannm isimlerinden Bedirhan Paa sllesine dayanmaktadr. Annesi, anne tarafndan Dou Anadolunun ilm ve tasavvuf faaliyetleriyle tannan Arvslere mensup Emetullah Hanmdr. Kendisi de bir yazsnda evld- Alden olduunu ifade eder. lk renimini Bakalede, orta renimini Van Drlmuallimninde yapt. zel hocalardan ders alarak Arapa, Farsa rendi ve din bilgilerini ilerletti. Seyyid Th Arvsden iczet ald. II. Merutiyet ncesinde stanbula gitti. Her etnik grubun bann aresine bakma yollarn arad bu alkantl dnemde eitli Krt derneklerinde grev ald. Trke ve Krte yaymlanan Jin dergisinde yazlar yazd. Krt Talebe Hevi (mit) Cemiyetinin kurucular arasnda bulundu. I. Dnya Savann balamas ve Osmanl Devleti aleyhine gelimesi zerine Dou Cephesine giderek milis kuvvetlerine katld. Bitliste Ruslarn saldrlarn durdurmak iin katld ete savalarnda esir dt. Bak aklarnda Nargin adasndaki esir kampna gnderildi. Burada Rusa ve Almanca rendi. Mslman esirlerin ocuklarna din konularda ders vermek amacyla kampta bir mektep at. ocuklar iin ahlk iirler kaleme ald. Bir buuk yl kadar sren bu eitim almalarndan mektebin 1917de Ruslarca kapatlmas zerine vazgemek zorunda kald. Ardndan esir kampndan kaarak Bakye ulat. Kampta yazd iirleri ve bir tiyatro eserini Bakde neretti. Ekim 1917de Bolevik ihtillinin patlak vermesi ve Rusyann savatan ekilmesiyle hrriyetine kavutu. Uzun bir yolculuktan sonra stanbula dnd. Burada Drlhilfe Sahn Medresesi imtihann verip Mtehasssn blmne giri hakkn kazandysa da medreselerin lavedilmesi zerine Drlfnun lhiyat Fakltesinde okudu. Mezuniyet tezi olarak bide-i Tevhd adyla hazrlad yetl-krs tefsiriyle fakltenin ilk mezunlar arasna girdi (1927). Cumhuriyetin kuruluunu takip eden yllardaki faaliyetleri hakknda yeterli bilgi yoktur; ancak Ankara Maliye Meslek Mektebini de bitirdiinden mal mdrlnde memurluk yapt bilinmektedir. stanbuldaki memuriyetini yrtrken bir taraftan da zellikle ocuklara ve genlere din bilgiler verilmesi yannda din aleyhtarlarna kar yayn yapmak zere Ehl-i Snnet dergisini neretti (1947). Bu dnemde derginin bayazarln yrtt ve ou yazlarn yazd gibi kaleme ald risle hacmindeki kitaplarla da din neriyat yapmaya giriti. Ayrca Necip Fazl Ksakrekin nclnde kurulan Byk Dou Cemiyetinin kurucu yesi oldu (1949) ve cemiyetin genel sekreterliini stlendi. Yine bu yllarda niversite renimi iin stanbula gelen doulu genlerin kald Dicle Talebe Yurdunun yneticiliini yapt. 1951de Pakistanda toplanan slm Genlik Konferansna katld. Burada Pakistan Mill Eitim Bakan Ali Ekber ah ve Suriyeden Said Ramazan el-Bt ile grt, birok slm limi ve aydn ile tant. 1953 ylnda hacca gitti. Dnnde htralarn ve deerlendirmelerini Ehl-i Snnet mecmuasnn Hac Nshas -1- olarak numaralandrd 139. saysnda yaymlad. Bedirhan Paann torunlarndan Hidayet Hanm ile evlendi ve Mustafa Pertev, Aye Hle, Jle adndaki ocuklar dnyaya geldi. Vefatnda Edirnekap

Mezarlnda defnedildi. Rahmi mahlasyla ve ou aruzla iirler yazan Abdrrahim Zapsu bunlar zaman zaman Ehl-i Snnet dergisinde yaymlamsa da bir araya toplamamtr. Bata Ehl-i Snnet dergisi olmak zere nerettii kitap ve rislelerin hemen tamam genlere, ocuklara ve halka din bilgiler vermek, din ahlkn telkin etmek amacn tar. Tek parti iktidarnn son yllarnda ve 1950 sonrasnda din zerindeki basknn nisbeten azalmasyla ayn dnemde yaymlanan benzer dergilerle beraber Zapsunun yaym faaliyetlerinin de nemli rol olmutur. lk says 4 Temmuz 1947de kan Ehl-i Snnet, yarm gazete sayfas boyutlarnda drt sayfa halinde Din, Ahlk ve lm Haftalk Gazete st balyla yirmi alt say, ardndan daha kk boyda ve on alt sayfa halinde on be gnlk dergi olarak yaymlanmtr (1953 ylnda 139. sayya kadar kmtr). Balk altnda anayasann, Hi kimse felsef inancndan, din ve mezhebinden dolay knanamaz; Her Trk hr doar ve hr yaar cmleleri dikkat eker. Dergideki imzasz yazlarn ou da Zapsuya aittir. Eserleri: Garip ocuklara Ahlk As (Bak 1918); Bir Esir ocuun Hatras (Bak 1918, manzum piyes); fi lmihali (stanbul 1334); mer Hayyama Hcumlar (stanbul 1942); man Kitab (stanbul 1948); Enbiy Tarihi (stanbul 1948); Temizlik ve Ahkm (stanbul 1949); Namaz ve Ahkm (stanbul 1949); Ramazan Hediyesi Oru ve Ahkm (stanbul 1949); Cenaze ve Ahkm (stanbul 1949); Be Vakit Namaz (stanbul 1951); Hell ve Haram (stanbul 1951); Abdest ve Gusl (stanbul 1951); Din ve Kin (stanbul 1951); Dnyorum ve Soruyorum (stanbul 1951); Lisanda Nezket Meselesi (stanbul 1951); mam ve Hatip Mektepleri (stanbul 1952); Zekt ve Ahkm (stanbul 1954); limden ve Edepten Mahrum Bir Papaza lim ve Edep Dahilinde Bir Cevap (stanbul 1954; stanbul Tarabya Metropolidi Yakovasn slmiyet ve mslmanlar aleyhine kaleme ald yazlara cevaptr); Byk slm Tarihi (I-II, stanbul 1955-1957. Mellifin vefatyla geni bir plan halinde kalm olan III. cildi ilve edilerek 1976da tek cilt halinde yaymlanm bu hacimli eserde Hz. Peygamberin hayatnn Mekke devri zerinde durulmu, ele alnan konular tarih felsefesi, din felsefesi, itimiyat, ahlkiyat, slm felsefesi, hikmeti tabiyye gibi alanlarn nda ilenmitir); slm Yavrusunun Kitab (stanbul 1956); Metinin Din Sorgular (stanbul 1956); Hlenin Din Sorgular (stanbul 1956); Pertevin Din Sorgular (stanbul 1956). Abdrrahim Zapsunun Mtefekkirlere Kurn- Kerim Tefsir Hlsas, Ben Neyim?, Ehl-i Snnet ve Ehl-i Bidat lm Bir Mnkaa, Oluma Bir Tavsiye, mam Bsrnin Ak, Peygamberimizi Tanyalm, Ahlk ve Felsefe, Aile Tarihim ve Heyecanl Sergzetler adl yaymlanmam kitaplar da vardr.

BBLYOGRAFYA

Abdrrahim Zapsu, Byk slm Tarihi, stanbul 1976, s. 11-14; a.e., stanbul 2006, s. 11-15; Rojan Hazim (Hazm Kl), Helbestvan Nivskrek Welatparz Evdirehm Rehmy Hekar (Abdurrahim Zapsu), Danmark 1991; Vakit, stanbul 26 Temmuz 1927; Sleyman Tekiner, Yeni Neriyat, Dergi, sy. 5, Mnih 1956, s. 114; Nuriye Akman, Cneyd Zapsu: Krt ve Rumeli Kimliimle vnyorum, Zaman, stanbul 25 Mays 2004; Cahit Baltac, Zapsu, Abdurrahim, TDEA, VIII,

641. Mustafa Uzun

ZAPTYE
( ) Osmanl Devletinde toplum gvenliini salamakla grevli kurululara verilen ad. slmn zuhurundan itibaren varl bilinen zbta ileri Emevler devrinde kurumlamaya balamtr. Bu dnemde urta tekiltnn banda bulunan grevli dorudan kadya bal olarak hizmet grmekteydi. Eski Trklerde zbta ilerinden suba denilen grevliler sorumluydu. slmiyetin kabulnden sonra Karahanl, Gazneli ve Seluklularda kullanlan bu unvan Osmanllara da geti. Osmanllar fethedilen yerlere sancak beyi ve kad ile birlikte suba da tayin ediyorlard. Subalar balangta inzibat, asayi ve asker ileri birlikte yrtrd. Evrenos Bey ve Timurta Bey gibi kumandanlar zaman zaman suba unvann da kullanmtr. Kurulu devrinde subalarn protokoldeki dereceleri yksekti, bunlar ehirlerin kumandanln ve savunmasn da stlenirlerdi. Mesel ayn zamanda bir mimar olan Hac vaz Paa (. 1428) Bursa subas idi ve bu ehri Karamanolu saldrsndan korumutu. Asker tekilt geniledike, zellikle de Yenieri Ocann kurulmasnn ardndan pyitaht subal nemini kaybetmeye balad. stanbulun fethini mteakip ilk subala Kartran Sleyman Bey getirilmiti. Messeselerin oturduu Ftih Sultan Mehmed dnemi ve sonrasnda inzibat ilerinin de giderek gelitii dikkati eker. Bata Yenieri Oca olmak zere kapkulu ocaklarnn tekilinin ardndan gerek merkezde gerekse taradaki nemli kalelerde gvenlik ileri yenierilere verilmiti. Fetihten sonra eitli rklardan ve din mensuplarndan yaplan isknlarla ksa srede kalabalklaan stanbulun gvenlii zel bir statye sahipti. Genelde ehrin gvenlii yenieri aasna aitse de Yeni Saray ve civarndan cebeciba, Galata ve Kasmpaa dolaylarndan kaptan- dery, Tophane ve Beyolu taraflarndan topuba sorumlu tutulurdu. skdar, Galata, Eyp, Kthane, Boazii ve Adalarn zbta ileri bostancbaya braklmt. Bu inzibat blgelerinin eitli yerlerinde kulluk (kolluk) denilen merkezler, karakollar vard. Buralarda gnmzdeki polis ve jandarma gibi kulluku adyla asker grevliler bulunurdu. stanbuldaki sur kaplar ile sefrethne girilerinde, tara ehir ve kasabalarnda muhafzlk yapan kullukulara yasak denirdi. nzibat ileriyle grevlendirilen kiilerin tecrbeli, drst ve gvenilir ocak emektarlarndan seilmesine zen gsterilirdi. Klasik dnemde ve yenileme zamanlarnda i gvenlik ve asayiten sorumlu bir baka zmre kavas adn tard. Bunlar daha ok konsolosluk ve eliliklerle vezir kaplarnda, tarada valiler nezdinde hizmet grrlerdi. Gvenliin hukuk ynn temsil eden kadlar ise hemen her dnemde er ve beled ilerin yannda inzibat ilerden de sorumlu idi. Kadlar daha ziyade giyim kuam ve mesire yerlerinin db gibi ahlk zbta ileriyle kendilerine intikal eden davalara bakarlard. Osmanl dneminde gizli zbta ilerini takip eden bir de hafiye tekilt vard. mirlerine bcekba ad verilen bu grevliler erkek veya kadn olabilirdi. Bunlarn arasnda istihbarat hizmeti grenler de bulunurdu. Salma uhadar denilen bu grevliler mirlerine bilgi sunmakla ykml idi. Bunlarn dnda taharr memurlar da gvenlik ilerine bakard. stanbulda sadrazamlarn, tarada ise valilerin emrinde alan bu grevliler salma uhadarlar gibi tebdl-i kyfetle esnafn narh ve tart gibi konulara uyup uymadn denetlerdi. Klasik dnem Osmanl devlet

tekiltnda dorudan zbta ilerini gren veya zbtaya yardm eden baz inzibat ve asayi memurlarnn mevcut bulunduu da bilinmektedir. Geceleri ehri dolaan, hrszlklar nlemeye alan, bir tr beki konumundaki yenieri kkenli asesler asesbann emrinde, psbn denilen bekiler ise dorudan subaya bal olarak hizmet grrlerdi. trlar ise vezirlerin ve devlet adamlarnn korumacln yapard. ehir dndaki yolsuzluklar takip etmekle grevli zbta grevlilerinin mirine kr serdar (kr aas) denirdi. Ancak imparatorluun idar yapsna gre zbta ileri yer yer deiiklik gsterirdi. Eyaletlerde genellikle sipahilerin uhdesinde olan zaptiye ileri Dou ve Gneydou illerinde farklyd. Buralarda Krt beyleri yurtluk-ocaklk eklinde ynettikleri blgelerin gvenlik ve asayiinden sorumluydu. Toprak idaresi slyneli olan yerlerdeki zbta ilerini ise mlk ve asker yetkileri zerinde toplayan kii yrtrd. Garp ocaklar denilen Kuzey Afrikadaki Cezayir, Tunus ve Trablusgarpta daha farkl uygulamalar vard. Bu klasik dzen zellikle II. Mahmud devrindeki yeni dzenlemelerle deiiklie urad. Yenieri Ocann ilgasndan sonra kurulan Askir-i Mansre-i Muhammediyye adl yeni ordu ve ordunun bandaki serasker stanbulun gvenliinden de sorumlu tutuldu. Ancak zellikle tarada 15 ubat 1846da Zaptiye Mirlii kuruluncaya kadar kargaa srd. Yirmi yllk bu ara dnemde sur ii stanbulunda mansre askerleri asayii salarken skdar blgesinde gvenlik hassa askerlerine verilmiti. Kasmpaa ve Eyp taraflarnda zaptiye ilerini bahriye askerleri yrtyordu. Galata ve Beyolu semtleri ise yeniden nizama balanan topu zbit ve askerlerinin uhdesine tevdi edilmiti. Klasik dnemde sipahilerin ve yer yer yenierilerin sorumluluunda bulunan eyaletlerdeki zaptiye ileri 1826dan sonra eitli yerlerde kurulan Askir-i Nizmiyye birliklerine verildi. 1834ten itibaren eyalet ve sancaklarda tekiline balanan redif birlikleri inzibat salamakla da grevlendirildi. 1839da Tanzimat dnemi balarnda umr- zabtiyye ad altnda jandarma tekiltnn ekirdei oluturuldu. te yandan Yenieri Ocann kaldrlmasnn ardndan tekil edilen ve neferleri mansre askerlerinden alnan htisab Nezreti stanbulun ksmen zbtasndan da sorumlu tutuldu, esnafn denetimi de bu aaln uhdesine brakld. htisab Nezretinin zaptiye ile ilgili grevleri 1845te kurulan polis tekiltna ve ertesi yl tekil edilen Zaptiye Mirliine devredilince bunlarn ileri hemen tamamen esnafn ve fiyatlarn denetlenmesiyle snrl kald. Balca ileri pasaport vermek ve ecnebilerle ilgilenmek olan elilik ve konsolosluklarn bulunduu Tophanede Tophane Mirlii bnyesinde kurulan ilk polis tekiltnn mr ksa oldu. Zaptiye Mirliinin tekiliyle zaptiye ileri tek ynetim altnda topland; bu arada tulumbaclk tekilt da Zaptiye Mirliine baland. Asker birlikler halinde tekiltlandrlan mirliin merkezde ve tarada gvenlikle ilgili faaliyetleri nezrete dntrldkten sonra lavedildii 1909 ylna kadar srd. Altm be yllk bu dnemde askir-i zabtiyyede jandarma ve polis tekiltlarnn durumu akla kavuuncaya kadar nemli deiiklikler meydana geldi. lk zaptiye mirliine erkez Hfz Paa tayin edildi; yardmclna Zahire Mdr Osman Bey, zaptiye mftlne Mektebi Marif hocalarndan Midillili kir Efendi, ktibliine air Sermed Efendi tayin edildi. Ardndan Vakanvis Ahmed Lutfi Efendi zaptiye meclisi baktipliine getirildi. O srada nfia dairesi olarak kullanlan eski Ticrethne-i mire, Bb- Zabtiyye yapld. 1846 yl ierisinde lkenin hemen her yerinde zaptiye kuvvetlerinin tekiline alld. 1267de (1850-51) Bb- Zabtiyyede Esr Meclisi adyla bir meclis ald ve narh ileri buraya baland. 1862den sonra zaptiye mstearlnn ve Bb- Zabtiyye tabbetinin varl dikkat eker. 1279da (1862-63) zaptiye askerleri iin yeni bir kyafet benimsendi. 1281de (1864-65) Bb- Zabtiyyede Matbuat Nizamnmesi gereince bir hakem komisyonu tekil edildi. Be yl kadar sonra stanbulda bild- selsede (skdar, Galata, Eyp) ve

lkenin her yerinde zbtaya bal vukuatn duyurulmas amacyla Bb- Zbtiyyece Vekyi-i Zabtiyye adyla Trke bir gazetenin neri kararlatrld. 22 Mays 1869 tarihinde zaptiye askerlerinin mlk, adl, asker grev ve yetkilerine dair tlimatnme karlarak stanbuldaki zaptiye tekilt eitli merkezlerde topland. 14 Haziran 1869da karlan Askir-i Zabtiyye Nizmnmesine gre baehirde yeni bir dzenleme yaplrken tarada her vilyetin svari ve piyade zaptiye askerleri zaptiye alayna dntrlecek, sancaklarda taburlar, kazalarda ise blkler tekil edilecekti. 1873te Bb- Zabtiyyede idar bir komisyon tekil edildi. Zaptiye Nezreti merkezde ve tarada gvenlikle ilgili polis ve jandarma tekiltlarnn tek mercii haline geldi. 1879da askir-i zabtiyye geici olarak seraskerlie baland; mirliin yerine 3 Aralkta kurulan Zaptiye Nezretinin sadece polisiye ileriyle ilgilenmesi saland. Fransann zaptiye nizamnmesi hemen aynen benimsendi. Bu arada 1879da Avrupann basksyla Makedonya iin farkl bir zaptiye nizamnmesi karld. II. Abdlhamidin saltanat yllarnda, Sadrazam Tunuslu Hayreddin Paa dneminde Zaptiye Nezretine bal hafiyelerden baka ok sayda gnll hafiye jurnal sunma faaliyetlerini srdrd. Sadrazam Kk Said Paann gayretleriyle askir-i zabtiyye seraskerlie balanarak bir jandarma dairesi kuruldu ve baz kalemlere ayrld. 16 Nisan 1880 tarihinde karlan Jandarma Nizamnmesi ile bu messesenin grev ve yetkileri daha ak biimde belirlendi. 1881den itibaren stanbuldan balayarak lkenin her tarafnda polis tekilt yaygnlatrlmaya alld. Bu arada Sultan Abdlhamid 1890dan itibaren Dou ve Gneydou Anadoluda asayi ve gvenlik iin Hamidiye alaylarn kurdurdu. Nisan 1898de Jandarma Tefti Heyeti oluturuldu ve tekiltn denetlenmesi yoluna gidildi. Tarada Girit ve arkrumeli gibi stratejik yerlerde zel statde jandarma tekiltlar kuruldu, Rumelideki jandarma tekiltnn slah iin almalar yapld. Esas hkmleri Fransz Jandarma Kanunundan alnan ve 1319 (1903-1904) ylnda karlan Jandarma Nizamnmesi ile yaps tekrar belirlenen tekiltn zaptiye nzr, iki muavin, muhasebeci ve mektupusunun bulunduu anlalmaktadr. Ayrca baktip ve ktipler, sicill-i ahvl ubesi, polis mfettilii, nezret mstantikleri, tiyatro mfettilii, ecz-i nriyye mfettilii, shhiye memurluu, stanbul polis mdrl ile Beyolu ve skdar polis tekiltlarnn da Zaptiye Nezretine baland grlmektedir. 23 Temmuz 1908 tarihinde II. Merutiyetle birlikte jandarma tekilt btn lkeye yaygnlatrld. II. Abdlhamidin hal`i arefesinde stanbula gelen Hareket Ordusuna kar koymaya alan zaptiye grevlileri tesbit edilerek cezalandrld. Otuzbir Mart Vakasndan sonra Zaptiye Nezreti lavedilip Harbiye Nezretine bal Umum Jandarma Kumandanl kuruldu, bana da Hilmi Paa getirildi, bu arada tekilt yabanc subaylarla takviye edildi. Ardndan Jandarma Umumi Mfettilii tekil edilerek imparatorluk alt blgeye ayrld, her blgeye bir yabanc mfetti ve bunlarn yanna Trk subaylar tayin edildi. Selnikte Jandarma Zbit Mektebi alarak bana bir Alman getirildi. Hareket Ordusunun stanbula gelmesinden sonra bu mektep stanbula tand. Ayrca Rumelide Jandarma Gedikli Erba Okulu ile eitli yerlerde jandarma er okullar devreye sokuldu. Damad Ferid Paa tarafndan 15 Mart 1919da Dahiliye Nezretine balanan Jandarma Komutanl, Trkiye Byk Millet Meclisi hkmetince Mill Mdafaa Vekleti bnyesine alnd. Zaptiye tekiltnn ikinci ana kolunu polis tekilt oluturur. ehir ve kasaba merkezlerinde gvenlii salamak iin 1845te kurulan bu tekilt, ksa sre sonra zaptiye mirliinin kurulmas ve

gvenlik ilerinin bu daireye balanmasyla ilevini yitirdi. 1881de yeniden ve kalc olarak kuruluncaya kadar tefti memurluuna benzer ilerle grevliydi. 1867de tekil edilen Memrn-i Teftiyye iin hazrlanan nizamnmede alnacak memurlarn nitelikleri, maalar, grev ve yetkileri belirlenmiti. Ancak beklenen baar elde edilemeyince 1881de yerini polis tekiltna brakt. Askir-i Zabtiyye Tekilt kaldrlarak ehir ve kasabalarda asayii salama grevi bu messeseye devredildi. Hazrlanan tlimat ve nizamnmelerde polisin hak, grev ve yetkileri, nizmiye ve jandarma ile ilikileri tesbit edildi, bu arada gizli tahkikat ve tecessslere de yer verildi. Polis tekilt bnyesinde mlk veya siyas gvenlik ve adl meselelerle ilgili birimlerin de varlndan sz edilmektedir. Bu arada polis adaylarnn sadece okuma yazma bilmekle kalmayp bir miktar hukuk bilgi edinmesi amacyla 1889da bir polis dershanesinin (kurs) kurulmasna ihtiya duyuldu. 1907de hazrlanan polis nizamnmesinde polis adaylarnn daha iyi yetimesi iin bir mektep almas sz konusu oldu ve ayn yl Selnikte ilk polis okulu alarak Belikal iki subayn idaresine verildi. Merutiyet dneminde bu okul kapatlarak stanbulda ve imparatorluun eitli yerlerinde polis okullar devreye sokuldu, ayrca yeni bir polis nizamnmesi hazrland. zellikle 1909dan itibaren nitelikli polis yetitirme dncesiyle Makedonyadan balanarak Rumeli, Anadolu ve Ortadounun birok yerinde polis memuru yetitirmek iin okullar ald. 1909dan sonra polisiye ileri Hareket Ordusu kumandanlarndan Galib Beyin uhdesine verildi; o da Polis ve Jandarma Mfetti-i Ummsi ad altnda lkede gvenlik ilerini yrtmeye balad. Alnan yeni elemanlarla polis kadrosu glendirildi. 4 Austos 1909da Dahiliye Nezretine bal olarak Emniyyet-i Ummiyye Mdriyeti kuruldu ve bana yine Galib Bey getirildi. 1911de istihbarat ubesi, iki yl sonra da siyas ube ald. ar ve mahalle bekileriyle kr bekileri, ky korucular vb. grevlilerle dier zel zbta tekiltlarnda da benzeri gelimeler oldu. Trkiye Byk Millet Meclisi hkmeti stanbuldaki Emniyyet-i Ummiyye Mdrl ile Polis Umum Mdrln lavedince bu mekteplerin yaps da deiti. Klasik dnemin ases denilen gece korucular ile psbnlar yenileme devrinde beki unvanyla hizmet verdi. ehir ve kasaba merkezlerinde ar ve mahalle bekiliinin muadili kylerde korucu eklinde anlr. Mahalle bekilerinin bekiba denilen mirleri vard. Mays 1914ten itibaren ehir ve kasabalardaki ar ve mahallelerde beki bulundurulmas mecburi hale getirildi, bunlarn cretleri ilgili yerlerin halkndan tahsil edildi. te yandan ayn yl iinde kylerde kr bekileri istihdam zorunlu hale geldi. Orman muhafaza memurlar ile ormanc da denilen orman bekileri ve arazi bekileri kendi blgelerinin gvenliini salamaya alrd. Bunlardan her birinin grev ve yetkileri nizamnmelerle belirlendi. Bu arada ttn kaakln nlemek, kara ve deniz gmrklerinde dzeni salamak amacyla zel zbta birimlerinin kurulduu da grlmektedir.

BBLYOGRAFYA

BA, Cevdet-Zaptiye, nr. 982; BA, HH, nr. 48327, 48327-A-B, nr. 48386; BA, Knunnme-i Asker Defterleri, nr. 1, s. 1-3; Jandarma Nizamnmesi, Sleymaniye Ktp., Hsrev Paa, nr. 878; rif b. Mehmed, Jandarma Dairesi craatna Bir Nazar, Ktp., TY, nr. 9513; Dstur, Birinci tertip, stanbul 1289-1322, tr.yer.; a.e., kinci tertip, stanbul 1330-1911, tr.yer.; Ner, Cihnnm (haz. Necdet ztrk), stanbul 2008, s. 54, 118, 314, 378; Mebde-i Knn- Yenieri, s. 68, 90, 180, 182, 190,

191; Hezrfen Hseyin Efendi, Telhsl-beyn f Kavnn-i l-i Osmn (haz. Sevim lgrel), Ankara 1998, s. 153, 238, 241, 242; Nam, Trih (haz. Mehmet pirli), Ankara 2007, I-IV, tr.yer. (bk. ndeks); Rid, Trih (nr. Abdlkadir zcan), stanbul 2012, tr.yer.; Lutf, Trih (haz. Ycel Demirel), stanbul 1999, VIII, 1214, 1241; a.e. (nr. Mnir Aktepe), Ankara 1984-92, tr.yer.; DOhsson, Tableau gnral, VII, 167, 275, 283, 319; Mecelle-i Umr- Belediyye, I, 621-633, 934 vd.; a.e. ndeks (haz. Mustafa Serin v.dr.), stanbul 1995, s. 118, 141, 344, 390-391; Trkiye Maarif Tarihi, stanbul 1977, III, 1176-1179; IV, 1389-1391, 1497-1503; Son Vakanvis Abdurrahman eref Efendi Tarihi (haz. Bayram Kodaman-Mehmet Ali nal), Ankara 1996, s. 173-177, 214; Uzunarl, Kapukulu Ocaklar, I-II, tr.yer.; Halim Alyot, Trkiyede Zabta, Ankara 1947, tr.yer.; Babakanlk Osmanl Arivi Rehberi (haz. Yusuf hsan Gen v.dr.), Ankara 2010, s. 245, 265, 304, 353-354, 365, 367, 398; B. Lewis, abiyya, EI (Fr.), II, 75-76; Zafer Toprak, Tanzimattan Sonra Osmanl Kolluk Kuvvetleri, TCTA, V, 1625-1636; Abdlkadir zcan, Karakol, DA, XXIV, 430-431. Abdlkadir zcan

ZAR
(bk. CAR).

ZR
(bk. DR).

ZARAGOZA
(bk. SARAKUSTA).

ZARAR
() Szlkte zarar, darr ve durr eklinde ilki masdar, ikincisi isim yapsnda iki kkle ilikilendirilir. Masdar olan darr kelimesine dorudan mna vermek yerine yarar anlamndaki nef ile kart anlam ilikisine atfla yetinilir ve bu erevede aklamalar yaplr. Bu kart anlam ilikisi, yukarda geen iki kelimenin mmli masdarlar olan mazarrat ile menfaat ve ism-i filleri olan drr ile nfi arasnda da grlr. Drr ile nfi esm-i hsn arasnda yer alr. Durr kelimesi mruz kalnan zararn mahiyetini ve trn gsterecek ekilde bel, hastalk, fakirlik, darlk, tehlike gibi insan derinden etkileyen skntl durumlar, kiinin btn benliini saran ve onun varln tehdit eden mcbir sebebe mruz kalma halini ifade eder. Darr lafznda zarar verme, durr lafznda zarar grme yn hkimdir. Zarar ile ayn kkten treyen zarret ve ztrr kiinin mruz kald ar zarar ve tehlike durumudur. Sonuta zarar kelimesinin kk ve trevleri kiinin urad madd veya mnev kayb, fakirlik, darlk, hastalk, tehlike, ihtiya gibi olumsuzluklar anlatr. Pek ok yet ve hadiste geen zarar kelimesinin kk ve trevleri szlkteki bu anlam erevesinde kullanlm, ayrca davranlarn Allah katndaki deerine ve mnev kazanma iaret iin yine nef-zarar, ribh-husr kelimeleri ve trevlerine yer verilmitir. Darr lafznn farkl trevleri Kuranda yetmiten fazla yerde gemektedir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, rr md.). Kiinin madd-mnev varlnn urad kayp ve bu sebeple mruz kalnan maduriyet zararn zn tekil eder. Ancak zarar aidiyet ilikisi erevesinde ele alnan bir kavram olduundan aidiyet ilikisine sahip bir varlkta meydana gelen kayp veya eksilme, zarar olarak nitelenir. Btne nisbetle parann yok olmas, hasar grmesi veya ktlemesi o btnn zarar grmesi demektir. Fakat hasar sonucu o ey tamamen telef olmusa bu defa onun ait olduu varln zarar grmesinden sz edilir. Mesel bir hayvann yaralanmas durumunda o hayvann zarar grmesi, hayvann lm halinde ise hayvan sahibinin zarar sz konusudur. len hayvann sahibi yoksa zarardan bahsedilmez. Bundan dolay bir eyin tamamen yok olmas veya ksmen ilevsiz duruma gelmesi halinde bundan olumsuz etkilenen biri bulunmad srece zarar sz konusu deildir. Bu iliki biimi hukuk dzleme tandnda aidiyet fikri en gl biimiyle hak kavramnda ifadesini bulur. Sz konusu ilikide bir tarafta hak sahibi, dier tarafta hak konusu varlk yer alr. Zarar aslnda hak konusu varla ilien olumsuzluu ifade ettiinden hak kavramyla sk bir iliki iindedir. Bu adan zarar, hakka konu tekil eden varlk veya deerin zedelenmesi ya da yok olmas eklinde de tanmlanabilir. te yandan zarar kavramndan sz ederken bunun rz bir durum olduunu ve mevcut hak varlnda sonradan ortaya kan bir ktlemeyi ifade ettiini de dikkate almak gerekir. Bu sebeple zararn szlkteki anlam kapsam iinde kiinin fizik, ruh veya mal varlnda sonradan oluan kayp yahut hasar eklindeki anlam ne kmtr. eitleri. Zarar madur saysna gre umumi ve hususi, zedelenen hakkn niteliine gre madd ve mnev eklinde ayrma tbi tutulabilir. Aslnda zarar sonu itibariyle bir hakkn haleldar olmas anlamna geldiinden haleldar olan hak ekonomik bir deerle ifade edilen trdense, yani mal varl kapsamnda yer alyorsa madd, kiilik haklar kapsamnda yer alyorsa mnev zarar sz konusudur. ster madd ister mnev olsun belirli kii veya kiiler madur oluyorsa hususi, kitlelerin maduriyeti

halinde umumi zarardan sz edilir. Modern hukukta zarar kavram madd ve mnev zarar eklinde tasnif edilmi, ardndan madd zarar fiil zarar-kr mahrumiyeti, dorudan-dolayl-yansma zarar, olumlu-olumsuz zarar, ahsa verilen-eye verilen zarar, mevcut-mstakbel-muhtemel zarar, somutsoyut zarar eklinde ayrmlara tbi tutulmutur. Fiil zarar mal varln azaltan, kr mahrumiyeti ise mal varlnn artmasna engel olan zarardr. Zararn sebebi olan fiil ile zarar arasna baka bir ey girmiyorsa dorudan, baka bir ey giriyorsa dolayl zarar sz konusudur. Bu ayrm fiille zarar arasndaki uygun illiyet bann tesbiti asndan nemlidir. Yansma zarar ise bir kimsenin bakasnn zarara uramas sebebiyle zarar grmesidir. Szlemeler erevesinde gndeme gelen olumlu-olumsuz zarar ayrmnda akdin ifa edilmemesi halinde olumlu zarar, akdin belirlenen ierikte kurulamamasnn yol at zarar ise olumsuz zarar olarak nitelenmitir (Topuz, s. 38-132). Fikr Arka Plan. slm dininin bu konudaki genel ilkesini, slmda zarar vermek de zarara zararla karlk vermek de yoktur anlamndaki l darare vel drre hadisi zetler (el-Muvaa, Aye, 31; Msned, I, 313; bn Mce, Akm, 17) ve bu hadis pek ok fkh ahkmn dayanan tekil eder. Literatrde zarar yerine bazan mazarrat ve e anlamls mefsedet kelimeleri de kullanlm, aralarnda kart anlam ilikisi bulunan mazarratla menfaat kavramlar def-i mefsid ve celb-i menfi diye tanmlanan ve fkh usulnn temel kavramlarndan birini tekil eden maslahat prensibinin ieriini oluturmutur. slm dininde kolayl salama, zarar ve meakkati giderme, insanlarn genel ve zel yararlarn gzetme esastr. Bu sebeple zarara yol aan durum ve davranlarn yasaklanmas, uranlan zararn tazmini/telfi edilmesi, bakasna sorumluluk yklenemeyecek durumlarda zarara sabredilmesi gibi birbirini tamamlayan ilkeler konmutur. Prensip olarak zarara uramamak iin gerekli tedbirlerin alnmas, ihtiyatn elden braklmamas, bir zarara urandnda hukuken hakkn korunmas, dinen de uranlan zarar karsnda sabr ve metanet gsterilmesi istenir. Bu noktada inan esaslar insann mnev direncini arttrr. Esasen ebed olan yurt hiret yurdu olduu iin gerek yarar ve zarar da ona gre belirlenmelidir. Bundan dolay birey eksenli yarar-zarar algs, dinin niha taleplerini ve olmas gerekeni her zaman yanstmad iin daha belirleyici olan hayr-er kavramlarna Kuran ve Snnette ska atf yaplmtr. Nitekim, Olmasn istediiniz ey sizin iin daha kt, istemediiniz ey ise daha iyi olabilir mealindeki yet (elBakara 2/216) bu hususu vurgular. Bu arada bireyin yarar-zarar algsnda belli lde etkili olabilen, ancak daha s bir deerlendirme kriteri olan haz-elem kavramlar yarar-zarar konusunda ou zaman gerek bir tesbite imkn vermez. Bu yzden beer zarar tanm ile dinin bu konudaki deerlendirmesi farkllk gsterebilir; akl da dinin umumi emir ve yasaklarndaki yarar ve zarar yeterince kavrayamayabilir. Bu sebeple hikmet sahibi Allahtan gelen dzenlemelerin insanlarn umumi yararna olduu fikri slmda ayn zamanda bir inan konusudur. lim geleneinde akl-vahiy ilikisi kurulurken usul eserlerinin kyas, istihsan, meslih-i mrsele, sedd-i zeri ve maksd, hsn-kubuh bahislerinde yarar ve zararn mahiyetine ilikin youn felsef tartmalar yaplmtr. Mslmanlarn fert ve cemiyet olarak dnya hayatnda davranlarn ve bunlarn deer hkmn konu edinen fkh ahkmn tesisinde hareket noktalarndan biri de yarar ve zarar kavram olmu, yarar ve zararn varlna ve younluuna bal olarak fkh hkmler deimitir. Ancak dnyada zarardan tamamen arndrlm (hayr- mahz) hibir ey yoktur. Bu sebeple bir fiil hakknda deerlendirme yaplrken yarar veya zarardan hangisinin ar bast dikkate alnarak onun vcip, mendup, mekruh, haram, hell olduuna hkmedilir. Bu yaklam tarz zorunlu olarak terde akl ve tecrbeye hangi dzeyde rol verildii tartmasn gndeme getirmi, ehl-i rey diye bilinen kesimin ictihad faaliyetinde belirleyici prensiplerden birini de yarar-zarar konusu tekil etmitir.

Fkh hkmlerde zarar nleme, bir zarar meydana gelmise onu telfi etme dncesi genel kural olup verilen zararn hakl bir sebebe dayanmas hali bunun dndadr. Mesel ceza yaptrm mahiyeti itibariyle zarar ierse de bunun caydrcl salama, kamu dzenini koruma, su madurunun hakkn gzetme gibi hakl sebepleri vardr. Kiiye g yetiremeyecei bir sorumluluk yklenmemesi (teklf-i m l yutk) ilkesi ve azmet-ruhsat ayrm da zarar nleme dncesiyle ilikilidir ve her ikisi de din mkellefiyetin katlanlamaz bir zarara/meakkate dnmesini nleyici bir role sahiptir. Mesel hastann oru tutmas hastaln arttracak veya uzatacaksa onun oru tutmas dinen doru bulunmam, bebein stnn azalmamas iin emzikli kadnn oru tutmamas tavsiye edilmitir. Fkhta zarara yol amas kuvvetle muhtemel durumlar da zarar gibi ilem grr. Nitekim ciddi bir zarara urama veya hastalk ihtimali ba gsterdiinde gusl yahut abdest yerine teyemmm yaplmas kuvvetle muhtemel zarar tehlikesine de fkh sonu balandn gsterir. fann meruiyet gerekesi yeni ortaktan gelmesi muhtemel zarar nleme fikriyle izah edilmitir. Hz. Peygamber emzikli kadnla ilikiye girme yasa getirmeyi dnm, fakat Rumlarn ve Perslerin bu yndeki uygulamalarnn ocuklara zarar vermediini renince bu kararndan vazgemitir (el-Muvaa, Ra, 16). Zararla ilgili er hkmlerde iki aamal bir ama gzetilir. ncelikli ama zararn meydana gelmesini nlemektir. Bu erevedeki dzenlemeler tpk koruyucu hekimlik gibi bir tedbir olarak tasarlanp ihtiyat ilkesinden yola klmtr. Zarar tamamen nlemenin mmkn olmad durumlarda ise zararn bymesine frsat vermemeye ve onu olabildiince alt dzeyde tutmaya allmtr. Bu anlay Hanef fakihi Ksnnin, Bir eyi batan nlemek meydana geldikten sonra geriye sarmaktan daha kolaydr ifadesi (Bedi, II, 270; IV, 140) ok iyi zetler. kinci aama ise zarar karsnda taknlan tavrla ilgilidir. Bu da zararn olumasnda sorumluluu bulunanlar tesbit ederek zarar onlara tazmin ettirmek, kimsenin sorumlu tutulmas mmkn olmad takdirde ise yardmlama ve dayanma ilkesini devreye sokup zarar madurunun ykn hafifletmektir. Birinci aamadaki ahkm tedbir, ikinci aamadaki ahkm ise telfi kabilindendir. Bundan dolay ibadet alanndan ceza ve mumelt alanna kadar pek ok fkh ahkmn zarar nleme veya telfi etme fikri etrafnda ekillendii sylenebilir. Zarar Konu Edinen Genel Fkh Kaideleri. Zarar konu edinen kll kaide ve hkmler kavid, ebh-nezir ve furk eserlerinde nemli bir yer tutar. Bu balamda, Zarar kadm olmaz; Zarar ve mukabele biz-zarar yoktur; Zarar izle olunur; Bir zarar kendi misliyle izle olunamaz; Zarar- mm def iin zarar- hs ihtiyar olunur; Zarar- eed zarar- ehaf ile izle olunur; Zarar bikaderil-imkn def olunur gibi kaideler (Mecelle, md. 7, 19, 20, 25, 26, 27, 31) en ok atf yaplanlardr. Nitekim fkhn pek ok konusunun, Zarar izle edilir kaidesine dayand belirtilmitir. Kavid literatrnde fkh hkmleri en geni biimde toplayan ve dier kll kaidelere de kaynaklk eden birka ana kuraldan biri olarak, Zarar izle olunur kural gsterilir (Syt, s. 36-38; Ahmed b. Muhammed el-Hamev, I, 51, 274-294). Ayp sebebiyle mebin iadesi, muhayyerlik eitleri, hacr ve dier eitleri, fa, ksas, hadler, kefretler, itlf edilen mallarn tazmini, orta taksime zorlama, ynetici ve yarglarn tayini, tehlikenin bertaraf edilmesi, dmanla savalmas gibi pek ok mesele bu kaideye dayanr. Zarar konusundaki kll kaidelerin yukarda geen, l darre vel drre hadisinin eitli alardan ifadesi olduu belirtilir. Yine, Bakasna zarar verene Allah zarar verir; bakasna zorluk karana Allah da zorluk karr hadisi (bn Mce, Akm, 17; Eb Dvd, Aye, 31; Tirmiz, Birr, 27) nceki hadiste dile getirilen ilkeyi bir baka adan izah eder. L darre vel drre hadisi Nevevnin Erbanen-Neveviyye adl eserinde otuz ikinci

hadis olarak gemektedir. Hanbel fakihi Necmeddin et-Tf, maslahatn fkhn belli alanlarnda ncelikle gzetilmesi gerektiine dair grlerini bu hadisin erhi erevesinde dile getirmitir. Zarar ibtiden verilen zarar, drr ise bir zarara karlk olmak zere verilen zarar diye aklanmtr. Yaplan bir dier yorumda ise darar kiinin bakasna zarar verirken kendisine yarar salamas, drr ise kiinin herhangi bir yarar elde etmeden bakasna zarar vermesi demektir. Buna gre bir kimseye ne ibtiden zarar verilir ne de mruz kalnan bir zarara zararla karlk verilir. Fkh Usulnde Zarar. Yarar-zarar kavramlar usul eserlerinde tartlan hsn ve kubuh, illet, hikmet, mnasip vasf, maslahat, maksd gibi kavramlarla sk bir iliki iindedir. Somut din dzenlemelerde dikkate alnan zel yarar-zarar deerlendirmeleri meslih-i mutebere kapsamnda yer alr ve bunlar genel yarar-zarar deerlendirmeleri iin birer referans noktas tekil eder ki kyas, istihsan ve meslih-i mrsele byle bir yaklamn rndr. Maslahatn muteber, mrsel ve mlg eklindeki ayrm naslardan hareketle yaplsa da temelinde yarar-zarar fikri yatar. Zararn nlenmesi de yararn salanmas da maslahat eksenli ictihadn nemli bir unsurunu tekil etmekle birlikte burada mevcudu korumaya ncelik verilerek zarar/mefsedeti giderme (def-i mefsid) yarar salamadan (celb-i menfi) daha ncelikli grlmtr. Zira mefsedet sz konusu olmad srece veya olmamas artyla celb-i menfi yoluna gidilir. Hikmet-mnasip vasf-illet srecinde de belirleyici ileve sahip olan kavramlarn banda zarar gelir. ou zaman yol at sonular dikkate alnarak fiillere hkm baland iin mer bir fiil gayri mer bir sonuca alet edildiinde sedd-i zeri ilkesi iletilerek o fiil nlenir. Nitekim Mlikler lm hastasnn talakn karsn mirastan mahrum brakma kastna hamletmi ve bu sonucun domasna izin vermemitir. Dier mezheplerin de dikkate ald, fakat temellendirme noktasnda ayrld bu hkmn temel amac mefsedet ve zarara alan kaplar kapatmaktr. Bu anlayn delili Hz. Peygamberin mrisin vasiyet hakkn mal varlnn 1/3 ile snrlandrmasdr. Hatta mrisini ldren kiinin mirastan mahrum braklmas, buna kyasla mssini ldrenin vasiyetten mahrum edilmesi gibi hkmler de byledir. Yine mflisin mevcut mal varl zerindeki tasarruf yetkisinin kstlanmas alacakllarn zarara uramasna engel olma amacna ynelik bir dzenlemedir. Mumelt Fkhnda Zarar. Fkhta ed ehliyetinin temelini tekil eden temyiz yetenei ve bunun olgunluk hali olan rd kavramlar yarar-zarar dncesiyle temellendirilmitir. Kstl kii, yararna ve zararna olan ayrt etme yetenei olarak tanmlanan temyiz evresine eriince zerindeki kstllk zayflar ve snrl da olsa bizzat ilem yapma imknna, bula ermesiyle de tam ed ehliyetine sahip olur. Ehliyetin kstlanmas ya ilgili kiiyi ya da nc kiileri koruma amacna dayanr ve zarar kavramyla ilikilidir. Hanef fkhnda mmeyyiz kk, zararna olan ilemleri ne bizzat ne de kanun temsilcisi mrifetiyle, yararna olanlar ise kanun temsilcisine ramen yapabilir. Bu arada yarar ve zarar ihtimaline ak ilemleri askda (mevkuf) saylr ve kanun temsilcinin iczetiyle ilerlik kazanr. Mflisin tasarruf yetkisinin kstlanmas alacakllarn zarara uramasn nleme, mrisin vasiyet hakkna getirilen kstlama vrisleri koruma, lm hastalndaki kocann boamasnn hkmszl einin miras hakkn koruma dncesine dayanr. Yine yirmi be yana geldii halde harcamalarnda tedbirsiz davranan kiinin (sefih) kstllk halinin devam edip etmeyecei tartmas da zarar fikri etrafnda cereyan etmitir. Eb Hanfe byle bir ahsn sosyal itibarn maln korumaya tercih ederek kstllk halinin son bulaca kanaatinde iken cumhur, bu kiinin mallarn lsz harcayp yaknlarna veya topluma yk olaca dncesiyle kstllk halini srdrmekten yana gr

beyan etmitir. Eya hukukunda irtifak haklar zel mlkiyetin snrlandrlmas niteliindedir. Ayn ekilde fa hakk da byledir. Ortaa veya cr-i mlska fa hakk tannmas yeni ortaktan gelebilecek zararla izah edilmitir. Yine hakkn srf bakasna zarar verecek ekilde kullanlmas hakkn ktye kullanlmas saylm ve korunmamtr. Hakkn ktye kullanlmasnn himaye grmediine dair Hz. Peygamberin ve halifelerinin tatbikatnda pek ok rnek bulunur. Nitekim Semre b. Cndebin mlkiyet hakkn kullanm usulnn bahe sahibi olan ensardan sahbye zarar vermesi ve Semrenin nerilen zmlere yanamamas zerine Hz. Peygamber bahe sahibine, Git, onun aacn sk tlimat vermi (Eb Dvd, Aye, 31), arazisine Muhammed b. Meslemenin arazisinden kanalla su getirmek isteyen Dahhk b. Halfenin mkul teklifine Muhammed b. Meslemenin direnmesi ve hibir zm nerisini kabul etmemesi zerine Hz. mer, bn Mesleme aleyhine ve Dahhk lehine karar vermitir (el-Muvaa, Aye, 33). Halife mer, bn Meslemenin direnmesini hakkn srf bakasna zarar vermek kastyla kullanlmas olarak grdnden buna msaade etmemitir. Dar anlamyla zarar terimi daha ok borlar hukukunda gndeme gelir. Bor ilikisinin akidden sonraki en nemli kaynan haksz fiil oluturur ve haksz fiil sonucu zarar grenle zarar veren arasnda bir bor ilikisi doar. Mstakil bir bor kayna olan haksz fiil, klasik fkh eserlerinde genel bir nazariye halinde deil gasp ve itlf bata olmak zere ilgili blmlerde fer meseleler tarznda ilenmitir. Bu meselelere hkim olan bak as ve yaklamlardan hareketle fkhn genel haksz fiil nazariyesini tesbit mmkndr. Gnmzde fkh nazariyelerini konu edinen slm hukuku almalar da bu yntemle yaplmaktadr. Bu eserlerde haksz fiilin karlnn el-fild-dr (zarar veren fiil) olmas da haksz fiilin teekklnde zararn asl unsur olmas sebebiyledir. Haksz fiilin unsuru olan zarar kiinin mal varl veya ahs varlna ilien kayp veya eksilme demektir. Bu kayp veya eksilme mala ilikinse madd zarar, ahsa ilikinse madd ve mnev zarar sz konusudur. Haksz fiilden sz edebilmek iin ekonomik deerle ifade edilebilen trden bir zararn meydana gelmi olmas, zarara yol aan bir fiilin olmas, ilenen fiille meydana gelen zarar arasnda sebepsonu ilikisinin bulunmas (illiyet ba) gerekir. Sebep-sonu ilikisi ya dorudan (mberet) ya da dolayl biimde (tesebbb) olur. Mberet hallerinde fiilin ilenmi olmas tek bana yeterli olup fil verdii zarardan kusurlu olmasna baklmakszn sorumlu tutulur. Kusurun varl veya yokluu ceza hukuku asndan nemli olsa da borlar hukuku asndan nemli deildir. Tesebbb halinde ise sorumluluk filin kusur veya ihmaliyle yakndan ilikilidir (bk. HAKSIZ FL). slm hukukunda gasp ve itlf haksz fiilin birer trn tekil eder ve bu iki balk altnda ilenen nazar grler haksz fiil teorisinin ana kaynan oluturur. Gasp, bakasna ait bir mal zerinde mevcut zilyedlii izle edip haksz zilyedlik tesis etmek demektir. Gasbedilen mal olduu gibi duruyorsa sahibine aynen iade edilir, telef olmusa misl ise misliyle, kyem ise deeriyle tazmin edilir. Gasbedilen mal telef olmamakla birlikte aypl hale gelmise mal iade edilir, ayrca meydana gelen aybn yol at zarar tazmin edilir. Koyunun yavrusu, aacn meyvesi gibi zevidin tazmini meselesi, fkhta ayrntl biimde ele alnm olsa da (bk. ZEVD), bu konuda mezhepler arasndaki asl tartma gasbedilen maln menfaatinin tazmini konusunda cereyan etmitir (bk. GASP). Bir arabay yakmak, bilgisayar krmak gibi bakasna ait bir mal yok etmek, tamamen veya ksmen ilevsiz hale getirmek demek olan itlf da haksz fiilin bir dier trdr. tlf tamamen veya ksmen olsun, dorudan veya dolayl olsun maln yahut meydana gelen deer kaybnn tazmini esastr (bk. TLF).

Haksz fiil dnda, akidlerin kurulmasndan sona ermesine kadarki her aamada zarar kavramnn srekli dikkate alnd grlr. Nitekim akidlerde zarar douran art fsid artlar arasnda saylmtr. Akdi fsid klan sebeplerden olan hata, hile, cehalet, garar, ikrah, rib, mfsid art, teslimin zarar dourmas gibi haller de byledir. Gabn, rib, cehalet, garar gibi kavramlarn akidlere etkisinin temelinde yine kiinin rzas dnda beklenmedik bir zarara uramasn nleme dncesi bulunur. cre, mzraa gibi tabiat gerei balayc olan ve zamana yaylan baz akidler de karlklar aras dengeyi ciddi lde bozan bir mazeret ortaya ktnda kural olarak balayclk zelliini yitirir. Bu yaklamn temelinde de ayn ekilde ilgili tarafn zarara uramasn nleme dncesi yatmaktadr. Byle durumlarda ilgili tarafa belirli hallerde akdi feshetme hakk verilmitir. Mevcut bor ilikisinin taraflara salad hak ve yetkilerin almas (taadd) akde aykrlk tekil eder ve sorumluluk dourur. Nitekim akid gerei elinde bulunan bakasna ait mal emanet hkmlerine tbi iken akde aykrlkla birlikte damn sorumluluu ve tazminat hkmleri ilemeye balar. Bunun rnekleri riyet, veda, kira, veklet, rehin gibi akidlerde ska grlr. Mezheplerin ayrntdaki gr farkllklar bir yana, mesel belli bir yere yk tatmak zere bir hayvan kiralayann onu belirtilen yerin tesine gtrmesi taadd saylm ve o srada hayvann zarar grmesinden kiralayan sorumlu tutulmutur (bn Rd, II, 193). Zararn Hkm. Zarar kendisini nceleyen bir olay veya fiilin eseri olduundan konu zarara yol aan olay veya fiil, zararn kendisi ve zarara balanacak sonular olmak zere adan ele alnr. Meydana gelen zarar dorudan veya dolayl biimde baka bir kiiye isnat edilebiliyor ve o kii bu sonucun meydana gelmesinden sorumlu tutulabiliyorsa ihll edilen hakkn trne gre farkl meyyideler devreye girer. Fakat zarara hak sahibi sebebiyet vermise veya bundan hi kimse sorumlu tutulamyorsa bu kayba hak sahibi katlanr. zellikle mal varl erevesindeki haklardan birinin konusunu tekil eden, varln mlikin zilyedliinde veya emanet hkmleri erevesinde bakasnn zilyedliinde bulunduu srada mcbir sebep sonucu telef olma halinde sorumluluk kimseye isnat edilemedii iin mlik bu kayba katlanr. Sorumluluk kavram meydana gelen zarara kimin katlanacayla ilgilidir ve bu sebeple zararla derin bir ilikiye sahiptir. Sorumluluk da kendi iinde ceza ve hukuk sorumluluk olmak zere ikiye ayrlr. Allaha veya kula izfe edilen bir hakkn ihlline ceza yaptrm balanmsa ceza sorumluluk, kiiye ait haklardan birinin ihlline tazminat yaptrm balanmsa hukuk sorumluluk ilemeye balar. Su olarak tanmlanan ihll bireyi aan bir menfaati zedeledii zaman ceza yaptrma konu olur ve burada artk zararn tazmini deil kiinin cezalandrlmas n planda yer alr. Ceza yaptrmna gidilebilmesi iin ilgili kiinin kast yahut taksir eklinde kusurunun bulunmas ve ceza ehliyetinin olmas gerekir. Su kapsamna girmeyen bir fiilin yol at zararlar ise mal sorumluluk konusudur ve zararn oluumunda rol bulunan kii bu zarardan sorumlu tutulur. Genel olarak belirtmek gerekirse tazminat yaptrmnda telfi ve onarma, ceza yaptrmda ise uslandrma ve caydrma mant hkimdir. Haksz fiil sorumluluu kusurlu ve kusursuz sorumluluk olmak zere ikiye ayrlr. Kusursuz sorumlulua sebep sorumluluu veya objektif sorumluluk da denilir. Kusurlu sorumluluk ise sbjektif sorumluluk diye de anlr. Mberet halinde verilen zararlarda objektif, tesebbb halinde oluan zararlarda ise sbjektif sorumluluk sz konusu olur. Bu durum Mecellede Mbir, mteammid olmasa dahi zmin olur (md. 92); Mtesebbib mteammid olmadka zmin olmaz (md. 93) ve,

Hayvanatn kendiliinden olarak cinayet ve mazarrat hederdir (md. 94) eklinde ifade edilmitir. Haksz fiil sorumluluu gerei zararn tazmini yoluna gidilebilmesi iin zararn gereklemi ve madurun iradesi dnda meydana gelmi olmas, zarara yol aan bir haksz fiilin bulunmas, zararn hukuken korunan bir deere ynelik olmas gibi artlar aranmtr (Ahmed Mevf, II, 927-933). Fkhtaki damn kavram da meydana gelen zarar telfi etmeye ynelik bir sreci ifade eder. Sorumluluk ardan hafife doru damnl-gasb, damnl-meb, damnd-derek, damnr-rehn eklinde sralanm ve her birinde farkl tazmin sorumluluu ngrlmtr.

BBLYOGRAFYA

Msned, I, 313; fi, el-m (nr. Rifat Fevz Abdlmuttalib), Mansre 1422/2001, IV, 5-287; bn Rd, Bidyetl-mctehid, stanbul 1985, II, 193, 265-274; Ksn, Bedi, II, 270; IV, 140; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk-Abdlfetth M. elHulv), Riyad 1419/1999, VII, 360-434; Nevev, Ravat-libn (nr. dil Ahmed AbdlmevcdAli M. Muavvaz), Riyad 1423/2003, IV, 92-154; zzeddin bn Abdsselm, avidl-akm, Beyrut 1410/1990, tr.yer.; ehbeddin el-Karf, el-Fur, Kahire 1347 Beyrut, ts. (Drlmarife), II, 206-208; IV, 8-12, 27-32; bnl-Hmm, Fetul-adr (Bulak), V, 73-323; Kadzde, Neticl-efkr (bnl-Hmm, Fetul-adr [Bulak] iinde), VII, 360-404; Syt, el-Ebh venneir (nr. Muhammed el-Mutasm-Billh el-Badd), Beyrut 1407/1987, s. 36-38; Ahmed b. Muhammed el-Hamev, amz uynil-beir, Beyrut 1405/1985, I, 51, 274-294; Gnim b. Muhammed el-Badd, Mecmau-amnt (nr. M. Ahmed Sirc-Ali Cuma Muhammed), Kahire 1999, tr.yer.; Abdrrezzk Ahmed es-Senhr, Medirl-a, [bask yeri ve tarihi yok] (Drlfikr), II/6, s. 138-183; Mustafa Ahmed ez-Zerk, el-Fhl-slm f evbihil-cedd, Dmak 1965, I, 251-252; a.mlf., el-Fild-dr ve-amn fh, Dmak 1988; Feth ed-Drn, Naariyyetttaassf fistimlil-a fil-fhil-slm, Beyrut 1988, tr.yer.; Abdullah b. Hamed b. Nsr elGutaymil, Akm telefil-emvl fil-fhil-slm (doktora tezi, 1988), Cmiat mmil-kur Klliyyet-era; M. Sad Ramazan el-Bt, avbil-malaa fi-eratil-slmiyye, Dmak 1992, tr.yer.; M. Ahmed Sirc, amnl-udvn fil-fhil-slm, Beyrut 1993; Mehmet kif Aydn, slm ve Osmanl Hukuku Aratrmalar, stanbul 1996, s. 81-141, 237-295; Ahmed Mevf, e-arar fil-fhil-slm, Huber 1418/1997, I-II, tr.yer.; Abdullah Benli, slam Hukukunda Mnev Tazminat (doktora tezi, 1997), E Sosyal Bilimler Enstits, tr.yer.; Bilal Aybakan, slam Hukukunda Borlarn fas, stanbul 1998, s. 204; Muhammed elMeden Bsk, et-Tav aniarar fil-fhil-slm, Riyad 1999; M. Revvs Kalac, el-Mevsatl-fhiyyetl-myessere, Beyrut 1421/2000, II, 1276-1279; F. M. M. Opwis, Maslaha: An Intellectual History of a Core Concept in Islamic Legal Theory (doktora tezi, 2001), Yale University, tr.yer.; Muhammed b. Abdlazz b. brhim el-Hudayr, et-Tavm fil-fhil-slm, Riyad 1423/2002; Huodong Li, Mills Harm Principle as Social Justice (doktora tezi, 2004), Southern Illionis University at Carbondale, tr.yer.; Yakb b. Abdlvehhb el-Bhseyin, idetl-meaa teclibt-teysr, Riyad 1426/2005, tr.yer.; Kemal Yldz, slm Sorumluluk Hukuku: Akit D Sorumluluk, stanbul 2005, s. 128-138; Garb brhim er-Ruf, Taamml-araril-s li-defi-araril-m fittemltil-mura, skenderiye 2006; Rahmi Yaran, slam Fkhnda htiya Kavram ve Kurumsallamas, stanbul 2007, tr.yer.; Muhammed b. Abdullah b. Muhammed el-Merzk,

Mesliyyetl-meri ani-ararin-ntic min tasrih, Beyrut 2009, s. 187-212; Murat Topuz, svire ve Trk Borlar Hukuku ile Karlatrmal Olarak Roma Borlar Hukukunda Maddi Zarar ve Bu Zararn Belirlenmesi, stanbul 2011; J. H. Wigmore, A General Analysis of Tort-Relations, Harvard Law Review, VIII/7, Cambridge 1895, s. 377-395; Kemal Tahir Grsoy, Manevi Zarar ve Tazmini, A Hukuk Fakltesi Dergisi, XXX/1-4, Ankara 1973, s. 7-56; Vehbe ez-Zhayl, etTav ani-arar-I, Mecelletl-Bail-ilm vet-tril-slm, III, Mekke 1400/1980, s. 4164; Ali Bardakolu, Mukayeseli Hukukta Hayvann Verdii Zararn Hukuk Sorumluluu, E lhiyat Fakltesi Dergisi, sy. 6, Kayseri 1989, s. 43-60; Akel I. Kahera-Omar Benmira, Damages in Islamic Law: Magrib Mufts and the Built Environment (9th-15th Centuries C. E.), Islamic Law and Society, V/2, Leiden 1998, s. 131-164; Abdul Basir Bin Mohamad, The Islamic Law of Tort: A Study of the Owner and Possessor of Animals with Special Reference to the Civil Codes of the United Arab Emirates, Lebanon, Tunisia, Morocco, Sudan, and Iraq, Arab Law Quarterly, XVI/4, London 2001, s. 333-345; Nuri Kahveci, Sorumluluk Hukuku Asndan Zarar Grenin Kusurunun Hukuki Sonular, Dinbilimleri Akademik Aratrma Dergisi, III (2002), s. 131-142; M. A. Geistfeld, The Principle of Misalignment: Duty, Damages, and the Nature of Tort Liability, The Yale Law Journal, CXXI/1, New Haven 2011, s. 142-193; Mv.F, I, 216-231; a.e., XXVIII, 179-191. Bilal Aybakan

ZARF, orlulu
(. 1013/1604ten sonra) Divan airi. Hayatyla ilgili ok az bilgi vardr. 986 (1578) ylnda kaleme ald Mihr Mh yirmi yalarnda yazdna gre 1558-1559 yllarnda doduu tahmin edilebilir. stanbuldaki medrese eitiminden sonra orluya yerleerek evinin evresini gen rencilerin ders grd bir merkez haline getiren Bihit Ramazan Efendinin talebesidir. airin eserleri ve iirlerinin incelenmesinden, zellikle de tarih ktalarndan Kann Sultan Sleyman, II. Selim, III. Murad, III. Mehmed ve I. Ahmed dnemlerinde yaad anlalmaktadr. Ancak Kann dneminin son yllarnda ve II. Selim dneminde adn duyuramayacak kadar gen yata olmaldr. Byk ihtimalle III. Murad dneminden itibaren tannmaya balanm, Bk ve l Mustafa Efendi gibi nemli isimlerle hemen hemen ayn dnemlerde iir yazmtr. Zarf, babasnn tevikiyle yazmaya niyetlendiini syledii Mihr Mhn balarnda bu ie giritii srada babasnn vefatn, lmne drd 986 (1578) tarihiyle haber vermektedir. Bu tarih ktasnda babasnn herkes tarafndan sevildiini ve Zarif lakabyla anldn syler. Kendisi Zarf mahlasn muhtemelen bundan dolay semitir. Ayrca bu ktadan babasnn adnn Ms olduu renilir. Rhatl-ervhn sonunda vebadan len iki ocuu ve iki torunu iin yazd mersiyede yer alan, Dedi htif o demde trhin/Drd de dhil-i cinn old beytindeki tarihe gre (1013/1604) bu srada hayattayd (orlulu Zarif Divan, haz. Glah Takn, s. 6-7). airin bu tarihten sonra yaadna dair bir ipucu yoktur. Zarfnin emsi Ahmed Paaya (. 988/1580) iirler sunmasndan sonra belli bir dnemde devlet memuriyetine girdii anlalmaktadr. Eserleri. 1. Divan. Divanda airin dier eserlerinden toplanan paralarla birlikte on kaside, on terciibend, iki mseddes, tahms, bir murabba, biri Arapa, biri mveah olmak zere 289 gazel, on mesnevi, iki tarih ktas, on iki kta, iki nazm, krk alt matla ve on drt mfred olmak zere toplam 408 iir bulunmaktadr. Zarf divannn nshas tesbit edilebilmitir. Bilinen en kapsaml nshas stanbul niversitesi Ktphanesinde kaytldr (TY, nr. 673/3) ve airin Rhatl-ervh ile Mihr Mh adl eserleriyle birlikte Zarf klliyat iinde yer almaktadr. Leiden niversitesi Ktphanesinde mevcut ikinci nshas da (Cod. Or., nr. 1286) Rhatl-ervh ve Mihr Mh ile beraber Zarf klliyat iindedir. nc nsha Biblioteca Apostolica Vaticanada kaytldr (Vatikano Turco, MS, nr. 262/2, vr. 39-91), bu nsha Mihr Mh ile birlikte ciltlenmitir. Glah Takn divan zerine doktora tezi hazrlamtr (bk. bibl.). 2. Mihr Mh. III. Murada sunulmak zere 986 (1578) ylnda kaleme alnan Mihr Mh airin ilk eseri olup aruzun mefln mefln feln kalbyla yazlm, 1213 beyitlik klasik bir ak hikyesidir. Mesnevinin stanbul (TY, nr. 673/2) ve Leiden (Cod. Or., nr. 1286) niversiteleriyle Atatrk niversitesi (Seyfettin zege Blm, Agh Srr Levend Kitaplar, nr. 147) ktphanelerinde, Almanya Marburg Mill Ktphanesinde (Or. Oct., MS, nr. 2390, vr. 110-142) ve Biblioteca Apostolica Vaticanada (Vatikano Turco, MS, nr. 262/1, vr. 1-37) nshalar tesbit edilmitir. Zarfnin Mihr Mh zerine Vedat Nuri Turhan yksek lisans tezi hazrlamtr (bk. bibl.). 3. Rhatl-ervh. 1013te (1604) tamamlanan eser I. Ahmede sunulmak zere manzum-mensur kark yazlmtr ve Sad-i rznin

Glistnna nazredir. Eserde airin dier eserlerine nisbetle daha ar bir dil kullanlmtr. Yer yer mstehcen fkralar, Nasreddin Hoca fkralar, latifeler ve ilgin hikyelerin anlatld Rhatlervh kltr tarihi asndan bir kaynak niteliindedir. Eserin Leiden niversitesinde (Cod. Or., nr. 1286), stanbul niversitesi Ktphanesi ile (TY, nr. 673/1) Almanya Marburg Mill Ktphanesinde (MS. Or. Oct., nr. 2390, vr. 1-108) kaytl nshas bilinmektedir.

BBLYOGRAFYA

orlulu Zarif Divan: nceleme-Edisyon Kritikli Metin (haz. Glah Takn, doktora tezi, 2009), M Trkiyat Aratrmalar Enstits; Zarf ve Mihr Mh Mesnevisinin Tenkidli Metni ile ncelemesi (haz. Vedat Nuri Turhan, yksek lisans tezi, 1995), Atatrk niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Behit Dvn (haz. Yaar Aydemir), Ankara 2000, s. 66; Kafzde Fiz, Zbdetl-er, Sleymaniye Ktp., Hamidiye, nr. 1065, vr. 58b; Kef-unn, I, 798; E. Rossi, Elenco dei Manoscritti Turchi della Biblioteca Vaticana, Vaticano 1953, s. 222; TYDK, II, 526-527; M. Gtz, Turkische Handscriften, Wiesbaden 1968, II, 144, 388-389; J. Schimidt, Catalogue of Turkish Manuscripts in the Library of Leiden University and Other Collections in the Netherlands, Leiden 2000, I, 582-586; Mehmet Nil Tuman, Tuhfe-i Nil (haz. Cemal Kurnaz-Mustafa Tatc), Ankara 2001, II, 597; Niyazi nver, Zarif, Trk Dnyas Edebiyatlar Ansiklopedisi, Ankara 2007, VIII, 707; Glah Takn, orlulu Zarfnin Rhatl-ervhnda Ak ve k, Turkish Studies, V/3 (2010), s. 522-540; Zarif (orlulu), TDEA, VIII, 644. Glah Takn

ZARF, Rusuklu
(. 1210/1795) Divan airi ve mutasavvf. Rusukta dodu. Kaynaklarda Zarf eyh mer, mer Zarf, Zarf Baba, mer Baba, Ahmed Zarf Baba, Ahmed Baba gibi isim ve unvanlarla anlr. Sadiyye tarikatna intisap ederek zamanla bu tarikatn tannm eyhlerinden biri oldu. Rusukta vefat etti ve Tombul Camii hazresine defnedildi. Kaynaklarda, hat sanatnda da mahir olan Zarfnin birka mushaf yazd belirtilmektedir. Eserleri. 1. Divan. Gnmze tam olarak ulaan tek nshas stanbul niversitesi Ktphanesinde kaytl olup (TY, nr. 3863/1) 199 varaktr. Divanda tevhid, iki mnct, nat, bir mirciyye, birer neb, ryr ve on iki imam methiyesi, iki Kerbel mersiyesi, Seyyid Sadeddin el-Cebv methiyesi, on mutasavvfane kaside, 530 gazel ve ilhi yer almaktadr. lhilerin bir ksm drtlkler halinde yazlm, bazlarnda aruz, bazlarnda hece vezni kullanlmtr. Manzumelerin byk ounluu tasavvuf mahiyettedir. Bunlarn arasnda Ynus Emre, eyh Sadeddin el-Cebv, Muhyiddin bnl-Arab, Mevln Celleddn-i Rm, eyh Nakibend, Timur Baba gibi mutasavvflarn methinde iirler de vardr. Antalya Elmal le Halk Ktphanesinde kaytl (nr. 2971/1) 22 varaklk bir dier nshada baz gazeller bulunmaktadr. 2. Pendnme (Nashatnme). Zarfye asl hretini kazandran ve krka yakn nshas bilinen eserin muhtelif basklar yaplmtr (stanbul 1271, 1289 [tabasma], 1317, 1327). Kaynaklarda 1300 beyit civarnda olduu belirtilen Pendnmenin Mehmet Arslan tarafndan hazrlanan yeni yaym (Sivas 1994) 1071 beyit ierir. Ferdddin Attra nisbet edilen Pendnme rnek alnarak meydana getirilen eser filtn filtn filn vezniyle yazlmtr. Mellif, incelik ve hogr erevesinde din, ahlk tlerini, insan ilikilerini ve kiinin Allah'a kar sorumluluunu n plana kararak 135 balk altnda anlatmaktadr. Eserde komu haklarna, emanete hyanet etmeye, yetimi kollamaya, konuma dbna, k ve muk haline, sr tutmaya, hediye dbna, sofra dbna, az yemenin ve uyumann faziletine, yol arkadan semeye, sr saklamaya, felein vefaszlna, misafir hukuku vb.ne dair tler verilmektedir. 3. Tasavvufnme. Aruzun mefln mefln feln kalbyla yazlm 103 beyitlik bu risle, yazma ve matbu birok pendnme nshasnn sonunda yer ald gibi mstakil yazmalar halinde de mevcuttur. Tasavvuf tlerin yan sra yirmi beyitte tasavvufun ve tasavvuf ehlinin tarifleri yaplmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Zarf, Divan, Ktp., TY, nr. 3863/1; a.mlf., Pendnme-i Zarf (haz. Mehmet Arslan), Sivas 1994; Fatn, Tezkire, s. 255; Sicill-i Osmn, III, 262; Osmanl Mellifleri, I, 109; ul-meknn, I, 515; TYDK, III, 869-870; Mehmet Nil Tuman, Tuhfe-i Nil (haz. Ceml Kurnaz-Mustafa Tatc), Ankara 2001, s. 597; Rasim Deniz, Zarfnin Yazma Tasavvuf-Namesi, E lhiyat Fakltesi Dergisi,

sy. 7, Kayseri 1990, s. 215-226; Mehmet Arslan, Tasavvufnme-i Zarf zerine, Kzlrmak, sy. 7, Sivas 1992, s. 20-24; Kmsl-alm, IV, 3034; Zarif mer Efendi, TDEA, VIII, 644; Trkan Alsrt, Zarif, Trk Dnyas Edebiyatlar Ansiklopedisi, Ankara 2007, VIII, 708. Mehmet Arslan

ZARFOLU, Abdurrahman Cahit


(1940-1987) air ve yazar. 1 Temmuz 1940ta Ankarada dodu. Baba tarafndan Kafkasyadan gelip Maraa yerleen bir aileye mensuptur. Babas Niyazi Bey hkimdi. Annesi erife Hanm, Maral Evliyazdelerdendir. Okuma yazmay, resim yapmay, Kuran okumay daha okula balamadan annesi ve anneannesiyle mahalle hocalarndan rendi. Babasnn grevi sebebiyle ocukluu Silvan, Baykan, Siirt, Siverek, Kzlcahamam ve Ankarada geti. Siverekte balad ilk reniminin ardndan orta renimini 1951de dndkleri Marata tamamlad. Lisenin son snfnda beklemeli olduu srada bir ilkokulda vekil retmenlik yapt. Pilotluk hevesiyle bir yaz boyunca Eskiehirde Trk Hava Kurumunun uu kurslarna katlarak Mill Model Uak B Sertifikas ald (1961). Yksek tahsilini, ayn yl girdii stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesinin Alman Dili ve Edebiyat Blmnde uzun sren bir renciliin ardndan tamamlad (1971). 1967 ve 1973te Almanyaya gitti. Goethe Enstitsnn dil kurslarna devam etti, belli bal Avrupa ehirlerini dolat. rencilik yllarnda stanbulda gazetelerde sekreterlik, baz kurumlarda evirmenlik gibi ilerde alt. stanbulda zel bir lisede Almanca retmenlii yapt. 1973te Sarkamta balad askerliini 1974 harektnn ardndan gnderildii Kbrsta tamamlad (1975). Dnte Ankarada bir kamu kuruluunda, Trkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Mdrlnde evirmenlik yapt. Radyoda grevi raportr, aratrma grevlisi, uzman ve ef olarak srd. 1983te stanbula tand. Mara Lisesinde okurken edebiyatla ilgilenen bir arkada grubuna dahil oldu. Erdem Beyazt, Mehmet Akif nan, Rasim zdenren ve Alaeddin zdenren gibi ileride air, hikyeci ve yazarlar karacak bu gruptaki arkadalaryla Hamle adl okul dergisini yeniden kard. Bir taraftan da Marataki mahall gazetelerde sanat-edebiyat sayfalar hazrlyorlard. 1962de tek saylk A dergisini kard. Ayn yl stanbulda Sezai Karakola tant. Yeni stikll gazetesinin sanatedebiyat sayfalarnda Abdurrahman Cem adyla iirler yaymlad (1965). 1966da Dirili dergisinde iirleri, ns adl uzun hikyesi yaymland. iirleriyle Yeni Dergi, Soyut, Trk Dili, Papirs gibi dergilerde de grnd. Edebiyat dnyasnda tannmaya balad bu yllarda ilk kitab aret ocuklarn kard. Dirilite yazmay srdrrken 1969dan itibaren Ankarada Nuri Pakdilin kard Edebiyat dergisinde baz rnleriyle yer almaya balad. Bu derginin yaynlar arasnda iir ve hikye kitaplar kt. 1976da arkadalar Rasim zdenren, Erdem Beyazt, Alaeddin zdenrenle beraber Mavera dergisini kurdu. Bu verimli yeni alma dneminde derginin ynetimine katld, genlerle yazmalar yapt, iir ve yazlarn yaymlamay srdrd. Dergiyle birlikte kurduklar Akabe Yaynlar arasnda iirleri ve gnlkleri kitap haline getirildi. Bunlara ard ardna kan ocuk kitaplar eklendi. Yneliler iirlerinin yaymland bir baka dergi oldu. 1984te Trkiye Yazarlar Birliince kendisine ocuk edebiyat dalnda dl verildi. slm corafyasnn deiik blgelerinde mslmanlara uygulanan zulm ve basklar, yaanan aclar, sava ve lmler karsndaki tepkileri iir ve yazlarna yansd. Bir taraftan da Yeni Devir, Mill Gazete ve Zaman gazeteleriyle slm ve Glocuk dergilerinde Zarifolu, Ahmet Salam, Vedat Can gibi adlarla

yazlar yazd. Son iirlerinden birka Yedi klim dergisinde kt. Son iir kitab Korku ve Yakar yaymlandnda (1986) air olarak nnn doruundayd. Yakaland pankreas kanserinden kurtulamayarak 7 Haziran 1987de ldnde stanbul Radyosunda deneti idi. lmnn ardndan airler, yazarlar ve bilginlerin de katld bir cenaze merasimiyle Beylerbeyi Kplce Mezarlnda topraa verildi. Ardndan iirler yazld, eski gelenee uyularak lmne tarih drld. Cahit Zarifoluna iiri iin elverili bir dilin kapsn aan kinci Yeni airleri olmu, kiilii zerinde belirleyici rol Necip Fazl Ksakrek ve Sezai Karako oynamtr. iir teknii bakmndan belli bir aire balanamayacak olan Zarifolu daha ilk iirlerinde kendi sesini bulmu, kendi kua iinde iirde yap sorununu en iyi kavram bir air olarak grlmtr. Nitekim lmnn ardndan yazlan baz yazlarda bir gn kefedilecek zel bir ada diye nitelenmitir. lk kitab aret ocuklarnda yer alan iirlere evresindeki tabiat eleri, hayatta gzledii her trl canllk belirtisi, kmldan ve kprt, msumluun birer simgesi olan su, aa, anne, ocuk vb. aire verdii hayret duygusuyla girer. Bu zellikleriyle iirleri, yaamaya dayanak olan yeni bir hikmetin arand, yer yer de hikmet zlerinin yakaland iirler olarak deerlendirilir. iirinde ve sanatndaki isellik boyutunda Alman iiriyle ve Rainer Marie Rilke ile kesiir. Yer yer ilk kitabnda grlen tahkiye, ikinci iir kitab Yedi Gzel Adamn destans bir tona brnen dili iinde belirgin hale gelir. Bu iirlerdeki iri ve adaleli erkek figr estetik bir halde ekillenir. Onun sanatnda fiziksel irilik sekinlik, mnev g, ak gibi ie ait deerlerin de bir ifadesidir. Menzillerde balangtaki psikolojik younluun ksmen geveyerek rahatlad iirleri yer almaktadr. Son iir kitab Korku ve Yakarta airin zl bir syleyie ulat, ilk iirlerindeki iselliin toplumsal sorumluluk boyutuyla da birleen mnev bir kvama kavutuu grlr. Yedi Gzel Adamla ayn verim evresinin eseri olan nste airi bir kltr miras devralmam, henz kendisine kelime de verilmemi ilk insan, yaratltaki gizli sebebi aratrarak yeryznde hayret ve merakla yrrken buluruz. Ne ok ac var! cmlesiyle balayan Yaamak adl gnlkleri Trk edebiyatnda bu trde yazlm en orijinal eserlerden biridir. Zarifolu, Sava Ritimleri adl romannda Afganistann igal gnlerini on drt yandaki bir ocuun azndan anlatmaktadr. lmnden sonra yaymlanm, bir sava pilotunun roman olan Annede derin psikolojilerle i ie gemi bir uma serveni anlatlr. ocuk romanlarnda insan deerleri ve sorunlar hayvanlar dnyasna aktararak hem ocuklarn hem de yetikinlerin kendilerine gre tatlar bulduu bir dil ve anlatm oluturur. Eserleri. iir: aret ocuklar (1967); Yedi Gzel Adam (1973); Menziller (1977); Korku ve Yakar (1986); iirler (1989; burada daha nce kitaplam olanlarla hibir kitabna girmemi iirleri bir araya getirilmitir). Hikye: ns (1974); Hikyeler (1996; nsteki hikyelerle daha nce kitaplarna girmemi baz hikyelerinden olumaktadr). Roman: Sava Ritimleri (1985); Romanlar (1991; Sava Ritimlerini ve yazarn salnda yaymlayamad Anne romann iermektedir). Deneme: Bir Deirmendir Bu Dnya (1986); Zengin Hayaller Peinde (1999); ocuk Edebiyat: Sereku (uzun hikye, 1983); Aakakanlar (roman, 1983); Katraslan (uzun hikye, 1983); Yrek Dede ile Padiah (masal, 1987); Motorluku (uzun hikye, stanbul 1987); Kk ehzade (masal, 1987); Glck (iir, 1989); Kularn Dili (Mantkut-tayrdan hareketle yazlm hikyeler, stanbul 1989); Aa Okul (iir, 1990); ocuklarmzla Atlara Biniyorduk (toplu ocuk kitaplar, stanbul 2006). Mektup: Okuyucularla (stanbul 2009); Mektuplar (stanbul 2010). Bunlarn dnda gnlklerini Yaamak (1980), konumalarn Konumalar (ts.) adl eserinde toplam, St mam

adyla bir tiyatro eseri yazmtr (1987). Eserleri lmnden sonra Cahit Zarifolu/Btn Eserleri bal altnda klliyat halinde kmtr. air hakknda lmnden sonra Yedi klim (nr. 5-6, Temmuz-Austos 1987), Mavera (nr. 129, Eyll 1987), Kitap/Haber (nr. 15, ubat-Mart 2003), Hece (nr. 126-128, Haziran-Temmuz-Austos 2007) gibi dergilerce zel saylar, Brde (nr. 3, Haziran 1991) dergisi tarafndan zel blm hazrlanmtr. Adna iir dl konmu (2003), yl bu dl verilmitir. Ayrca Nazm Elmas, Mustafa Yeilkaya, Ali Pulat, Hseyin olak, Rdvan nar gibi aratrmaclar tarafndan hakknda yksek lisans tezleri hazrlanmtr.

BBLYOGRAFYA

Sezai Karako, Stun, stanbul 1969, s. 69; Cahit Zarifolu: Yrek Safnda Bir air (haz. lim Kahraman), stanbul 2003; Ylmaz Taolu, Kader Hep Erken Zaman Hep Ge, stanbul 2008; smet zel, air ldren Rejim, Mill Gazete, stanbul 10 Haziran 1987; Cemal Sreya, 760. Gn, Hrriyet Gsteri, sy. 80, stanbul 1987, s. 22; Ebubekir Erolu, Cahit Zarifolunun Ardndan, a.e., sy. 80 (1987), s. 36-37; Enis Batur, Yarn in Bir air: Cahit Zarifolu, Gergedan, sy. 5, stanbul 1987, s. 12; Murat Yaln, Maverasn Arayan Adam: Zarifolu, Ludingirra, sy. 2, stanbul 1997, s. 102-106; M. Fatih And, Cahit Zarifolunun iirinde Bir Ktlk esi Olarak Ylan Sembol, lm Aratrmalar, sy. 8, stanbul 1999, s. 9-24; Zarifolu, Cahit, TDEA, VIII, 644-645. Ferman Karaam

ZRYT SRES
() Kurn- Kermin elli birinci sresi. Adn savuran rzgrlar anlamndaki ilk kelimesinden alr; Vez-zriyt diye de anlr (Buhr, Tefsr, 51). Nbvvetin Mekke dneminin ortalarnda nzil olmutur. Altm yet olup fslas harfleridir. Zriyt sresi slm akaidinin temel esasn tekil eden Allahn birlii, hiret hayat ve rislet konularn ierir. Bu muhtevay iki blm halinde zetlemek mmkndr. Birinci blm hiretin vukuu hakkndadr ve toz haline getirip alayan, bir yerden baka bir yere savuran rzgra, younlap yamur ykn tayan bulutlara, denizde szlp giden gemilere, tabiatn ileyiini (yahut Allahn nimetlerini) dzenleyenlere yeminle balar; yeminin konusu da ceza ve mkfat gnnn mutlaka vuku bulaca gereidir. Srenin ilk drt yetini tekil eden zriyt, hmilt, criyt, mukassimt kelimeleri limlerin ou tarafndan rzgrlar, bulutlar, gemiler, melekler (yahut nimetler) diye yorumlanmsa da (Taber, XXVI, 239-242; Mtrd, XIV, 125-126) zriyttan sonra gelen kelimeleri rzgrn tesirleri mnasnda veya pozitif ilim alanna giren baka etkenlerle de aklamak mmkndr (ehbeddin Mahmd el-ls, XXVII, 5-7; Elmall, VI, 4527). mam Mtrd, burada zerine yemin edilen nesne ve olaylarn bir taraftan Cenb- Hakkn birliini, kudret ve azametini kantlarken dier taraftan tabiata hkim olan dzenin insan trnn dnyada reyip yaamasn salamaya iaret ettiine dikkat ekmi ve sz konusu hususlarn ifadeyi pekitiren yeminin vastalar kabul edilebileceini ne srmtr. Bu tr yetlerde yeminin tabiata ait nesne ve olaylara deil onlar yaratana ynelik olduunu sylemek de mmkndr (Tevltl-urn, XIV, 126-129). Daha sonra inkrclara hitap edilerek vahiy rn olan Kurann haber verdii hiret ve Hz. Muhammedin nbvveti konusunda tutarszlk iinde bulunduklar belirtilir. nkrclarn alay etmek amacyla ceza gnnn ne zaman vuku bulacana dair sorularna atee atlacaklar gn diye cevap verilir. te yandan Allaha kar gelmekten saknanlarn cennetlerde ve pnar balarnda bulunacaklar bildirilir, ardndan da saknanlarn dnyadaki nitelikleri yle sralanr: Daima iyi ve faydal iler yapanlar, teheccd namaz klanlar, tvbe edenler, mallarnda hem dilenen hem de durumunu aa vuramayan yoksullarn haklarnn olduunu kabul edenler. Daha sonra zihnini ve gnln ilh gereklere aanlar iin hem tabiatta hem de insann kendi varlnda geree ulatracak iaretlerin bulunduu belirtilir. Yine yeminle pekitirilen bir ifade ile Kurann, nbvvet ve hiret gibi btn iman konularnn -tpk insann konuma yeteneinin varl gibi-gerek olduu bildirilir. Ardndan nceki peygamberlerin muhataplarndan inkr yoluna sapanlarn feci kbetlerine deinilir: Lt kavmini helk etmek iin gnderilen meleklerin onlar amurdan talarla, Ms ile mcadele eden Firavun ve taraftarlarnn denizde boulmakla, Hdun kavmi dn kasp kavuran rzgrla, Slihin kavmi Semdun yldrmla ve Nh kavminin suda boulmakla helk edilii anlatlr (yet: 1-46). Srenin ikinci blmnde gkyznn ilh kudretle ina edildii, yeryznn insan hayatna elverili biimde denip dzenlendii, t ve ibret almak iin her eyin ift (kart) yaratld ifade edilir; kendisinden baka hibir tanrnn bulunmad tek Allaha snmann gereklilii ve Hz. Muhammedin Onun tarafndan gnderildii belirtilir. Daha nce de ilh emirleri tebli eden resullere inkrclarn ayn ekilde kar ktklar, onlara byc veya mecnun dedikleri beyan

edildikten sonra yle buyurulur: Ey resul! nkrclarn sana kar direnip iman etmemesine nem verme, zira bu konuda knanacak deilsin. Sen tlerine devam et, zira t gnl ilh gereklere ak olanlara fayda verir (yet: 54-55). Zriyt sresinin son yetlerinde Cenb- Hak btn cinleri ve insanlar yalnz kendisine ibadet etmeleri iin yarattn, onlardan rzk talep etmediini, btn canllarn ihtiyalarn kendisinin karladn bildirir. Mfessirler, 56. yette geen ibadet (kulluk) kavramn kullarn Allah tanyp bilmesi ve Ona er mnada ibadet etmesi biiminde yorumlamlardr. Allahn cinlerden ve insanlardan rzk talep etmedii yolundaki beyan da kendisi iin deil kullar iin rzk talep etmedii eklinde anlalmtr (Mtrd, XIV, 156-159; Elmall, VI, 4546). Srenin sonunda kfr, inkr ve zulm yolunu tercih edenlerin daha ncekiler gibi dnyada da hirette de gerekli karl bulacaklar bildirilir (yet: 57-60). Zriyt, Reslullahn dier peygamberlerden stn olmasna vesile tekil eden mufassal sreler grubu iinde yer alr. Ayrca Zriyt, Resl-i Ekremin gece namazlarnda aralarnda benzerlik bulunan Rahmn-Necm, Mzzemmil-Mddessir gibi srelerden ikisini bir rekatta okuduu (Tr ile birlikte) srelerden biridir (Buhr, En, 106; Tirmiz, Cuma, 69; brhim Ali es-Seyyid Ali s, s. 306-308, 318). Baz tefsir kitaplarnda yer alan, Cenb- Hak, Zriyt sresini okuyan kimseye dnyada esen her bir rzgrn on misli sevap verir melindeki hadis (Zemaher, V, 622; Beyzv, IV, 194) mevz kabul edilmitir (Muhammed etTrablus, II, 722). Muhammed Osman Eb Semre Sret-riyt: Tefsruh ve irbh (Mansre 1987) ve Abdlkdir Hseyin Av belyye al czi-riyt (Kahire 1991) adyla birer eser kaleme almlardr.

BBLYOGRAFYA

Buhr, Tefsr, 51; Taber, Cmiul-beyn (nr. Sdk Ceml el-Attr), Beyrut 1415/1995, XXVI, 239-242; Mtrd, Tevltl-urn (nr. M. Masum Vanlolu), stanbul 2009, XIV, 125-129, 156-159; Zemaher, el-Kef (nr. dil Ahmed Abdlmevcd v.dr.), Riyad 1418/1998, V, 622; Fahreddin er-Rz, Meftul-ayb, Beyrut 1410/1990, XXVIII, 232; Beyzv, Envrt-tenzl, Beyrut 1410/1990, IV, 194; Muhammed et-Trablus, el-Kefl-ilh an eddi-af vel-mev vel-vh (nr. M. Mahmd Ahmed Bekkr), Mekke 1408/1987, II, 722; ehbeddin Mahmd ells, Rul-men (nr. M. Ahmed el-Emed-mer Abdsselm es-Selm), Beyrut 1421/2000, XXVII, 5-7; Elmall, Hak Dini, VI, 4527, 4546; Cafer erefeddin, el-Mevsatl-urniyye, Beyrut 1420/1999, s. 3-26; brhim Ali es-Seyyid Ali s, el-Ed vel-rl-vride f feili sveril-urnil-Kerm, Kahire 1421/2001, s. 306-308, 318. Bekir Topalolu

ZARRT- DNYYE
() Sbtu ve delleti kesin nasla sabit olan din hususlar. Zarrt szlkte zarar vermek; mecbur etmek, gerekli klmak anlamndaki arr kknden treyen ve aresizlik; ihtiya, gereklilik anlamna gelen zarretin oul eklidir. Zarrt- dniyye terim olarak dinden olduklar sbt ve dellet asndan kesin bir delille belirlenmi hususlar eklinde tanmlanabilir. Zarrt- dniyye dinin temel ilkelerine iaret ettiinden daha ok kelm ilminin konular arasnda yer almakla beraber riin hkm koyarken murat ettii kesinlikle bilinen ilkeler anlamnda fkhn maksd alanyla da dorudan ilgilidir. Din asndan bir eye inanmann zorunlu olmas iin onun hem sbtunun hem delletinin kesin, yani Kurn- Kerm veya mtevtir snnetle sabit olmas gerekir. Bu nitelii tayan her trl bilginin kabul edilmesi gerekir. Amel ve ahlk hkmlerin sbt ve dellet asndan zarrt- dniyye kapsamna alnmas onlarn bilfiil eda edilmesi deil benimsenmesi anlamna gelir. Bu hkmlere iman ettii halde edasnda kusurlar bulunan kii yine mslman saylr. slm limleri zarrt- dniyye kapsamna giren hususlar ment, usld-dn, usl-i selse ve usl-i hamse gibi balklar altnda ele almlardr. Dinin bilinmesi ve inanlmas gereken dier hususlar da bu balklardan birinin kapsamna girmektedir. Ehl-i snnet limleri, Cibrl hadisi diye mehur olan rivayet dorultusunda (Buhr, mn, 37; Mslim, mn, 1) slm dininin temel prensiplerini alt ilke halinde sralam, ilmihal kitaplarnda bunlara ment esaslar/artlar denilmitir. Buna gre iman esaslar Allaha, meleklerine, kitaplarna, peygamberlerine, hiret gnne ve kadere inanmaktr. ment metninde sadece alt artn saylmas iman edilmesi gereken hususlarn bunlardan ibaret olduu anlamna gelmez. Nitekim sz konusu artlarn ulhiyyet, nbvvet ve med olarak e (usl-i selse), ulhiyyet ve nbvvet eklinde ikiye ve sadece tevhid (asllusl) olarak bire indirgendii de grlr (bk. MENT). Mutezile limlerine gre ment be esastan (usl-i hamse) ibarettir: Tevhid, adl, vad ve vad, menzile beynel-menzileteyn, emir bilmarf nehiy anil-mnker (Kd Abdlcebbr, s. 67); a ise bu esaslar tevhid, nbvvet, immet, med ve adlet eklinde sralar (M. Hseyin Kiflgt, s. 61-76; Flal, s. 335 vd.). mm- Rabbn zarrt- dniyyeyi gruba ayrmtr. 1. Tevhid, nbvvet ve med gibi inanlmas zorunlu olan esaslar. 2. Namaz, zekt, oru, hac gibi farziyeti kesin olan ibadetler. 3. Zina, iki, kumar gibi haraml sabit olan hususlar (Mektbt, III, 22). Burada sz konusu edilen ey amel ve ahlk hkmleri ifa etmek olmayp onlarn slm dininin birer hkm olduuna inanmaktr. Zarrt- dniyye kesinlik arzettiinden bunlarn varl ictihada konu tekil etmez (Karaman, s. 216). Dolaysyla tevil ve ictihad yoluyla usld-dn kapsamna alnan hususlarn sbtu tartmaldr ve bunlar dinin deil mezhebin usul olarak kabul etmek daha isabetlidir. Bundan dolay a limleri zarrt- dniyye ve zarretl-mezheb ayrmna gitmiler, kendilerince benimsenen immet ve adlet prensiplerini -dier slm mezhepleri tarafndan kabul edilmediinden- usll-mezheb; tevhid, nbvvet ve med ise usld-dn eklinde adlandrm, bylece kendilerine yneltilecek eletirileri ortadan kaldrmaya almlardr (M. Hd l-i Rz, XXI/83-84 [1426], s. 93 vd.). Fetva literatrnde, zarrt- dniyye kapsamndaki hususlardan birini inkr eden kimsenin dinden

kaca belirtilmitir (Burhanpurlu eyh Nizam, IV, 310-340). nkr edilen eyin imann esaslarndan birini tekil etmesi art olmayp namaz ve oru gibi bir ibadetin farziyetini, iki ve zina gibi bir msiyetin haramln inkr etmek de ayn hkme tbidir.

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef, II, 1112; Bklln, el-nf (nr. mdddin Ahmed Haydar), Beyrut 1407/1986, s. 14-21; Kd Abdlcebbr, el-Ull-amse (nr. Faysal Bdeyr Avn), Kveyt 1998, s. 67; mm- Rabbn, Mektbt, stanbul, ts. (Fazlet Neriyat), III, 22; M. Hseyin Kiflgt, Al-a ve ulh (nr. Murtaz el-Asker), Beyrut 1402/1982, s. 61-76; Burhanpurlu eyh Nizam, el-Fetvayi Hindiyye (Fetvyi Alemgiriyye) (trc. Mustafa Efe), Ankara, ts. (Aka Yaynlar), IV, 310-340; Hayreddin Karaman, slam Hukukunda ctihad, Ankara 1985, s. 216; Diyanet slm lmihali, Ankara 2006, I, 71; II, 85; E. Ruhi Flal, Gnmz slm Mezhepleri, zmir 2008, s. 335 vd.; Bekir Topalolu-lyas elebi, Kelm Terimleri Szl, stanbul 2010, s. 345; M. Hd l-i Rz, arriyytd-dn vel-meheb, Trn, XXI/83-84, Kum 1426, s. 93-183. Mahmut nar

ZARRT- RYYE
() iirin vezin ve kafiye dzeniyle armonik yapsn korumak iin aire tannan kural d tasarruflar anlamnda bir terim. Konu daha ok zarrt- iriyye balyla ele alnmakla birlikte zarir-i iriyye, ruhas- iriyye, cevzt- iriyye, iczt- iriyye balklar da kullanlmtr. Nesirdeki yaygn kurallara aykrlklar genelde z/zz terimiyle belirtilirken iire has olan bu tr kullanmlar zarret/zarrt kelimeleriyle ifade edilmitir. air, iirinde vezin ve kafiye dzeniyle onun armonik yapsn koruyabilmek iin baz tasarruflara bavurmak zorunda kaldndan bu uygulamaya zarrt/zarir denildii gibi bunun iin ruhas, cevzt/iczt tabirlerine de yer verilmitir. elevbnin ifadesine gre zaruretin iki illeti ve tevcihi vardr: Asla dndrme ve rnee benzetme. Mberredin ska tekrarlad asla dndrmede air kelimeyi ill, ibdl, kalb gibi ilemlerden nceki asl ekline evirebilir, mesel ye, gayri munsarif yerine munsarif kullanma ynelebilir: y u a dntrmesi gibi. Yine air bunu bir rnee benzeterek yapabilir; yerine nn- vikyesiz eklindeki kullanm tercih edebilir. Bylece air ismini nasb, haberini refeden edatlar gibi edatlara arasnda yer almada, nn- vikyeli ve onsuz kullanmda, benzeterek mebnlii bozan kural d bir uygulamaya bavurmutur. z kullanmlarn dndrlebilecei bir asllar bulunmad gibi bunlar ndir olduundan kendileri de bir kural tekil edemez. nk z fasih Araplarn ndiren kulland yaplardr. Ayrca iirde zaruret saylan bir ey nesirde hata saylr. Nitekim Sbeveyhi nn cevabn cezmetmesini iirde zaruret, nesirde hata kabul etmitir (el-Kitb, I, 434). Zarrt- iriyye hususunda Sbeveyhi ve ona uyanlarla nahiv ve aruz limlerinin ounluuna ait iki temel yaklam sz konusudur. Sbeveyhi iirde zarureti, airin vezin ve kafiye dzenini korumak iin yapmak zorunda kald kural d uygulama diye tanmlam, bn Mlik et-T, Alem eentemer ve bn Halef gibi limler de bu anlaya katlmtr. Bunlar zaruret kavramnn szlk anlamna bal kalarak byle bir yaklam ortaya koymu, bn Mlik, zaruretin nlenemez ve savuturulamaz sknt anlamna gelen zarardan trediini, bu sebeple airin kyas dna kmaktan kurtulma, onu deitirme, yerine baka bir ey koyma imknna sahipse bu takdirde zaruretten sz edilemeyeceini sylemitir (Mahmd kr el-ls, s. 5-7). Nahiv ve aruz limlerinin ounluuna gre ise zarrt- iriyye nesirde deil sadece iirde grlr. Bu balamda bn Usfr el-bl (a.g.e., s. 6), kyas d durum deitirilebilse de bunun biztihi iirin ortaya kard bir zaruret olduunu belirtmitir. Min Esrril-lua mellifi brhim Ens gibi baz ada edebiyatlar iirde zaruretin varln kabul etmez. Bunlar nesirde benzeri grlmeyen bir kullanmn iirde ortaya kabileceini, bunun iire has bir dil ve bir kyas kabul edildiini ileri srmlerdir. Ancak eski limlerin zaruret dedii eyle iir dili, iire has kyas znde farkl eyler deildir. te yandan bn Fris, Eb Hill el-Asker ve bn Sinn el-Hafc gibi limler de iirde zarureti kabul etmeyip bunu hata ve galat olarak grrler. bn Fris yle der: airler sz emrleridir, bu sebeple memddu maksr, maksru memdd okuyabilir, takdim-tehir, m ve iaret yapabilirler. Ancak

irabda hata yapma veya sz rndan karma haklar yoktur. Hafc eski-yeni ayrm yapmadan bu tasarruflar hata saymakta, dolaysyla kudemnn zaruret dediine hata demektedir. Zarureti mutlak ekilde olumsuz gren bn Fris, zaruret irtikb sebebiyle aire ikramda bulunmu hibir emr ve hkmdar tanmadn sylemekte, ona gre air ya salkl iir nazmedecek ya da iir yazmayacaktr (Syt, Hemul-hevmi, II, 156). Eb Hill el-Asker de nahiv limleri gz yumsa bile airin zaruret irtikbndan uzak durmas gerektiini, nk zaruretin sz irkinletirdiini belirtir. Asker, kadm airlerde bu tr tasarruflara rastlanmasn iir sanatnn henz balang dneminde olmasna balar ve bunun farkna varamadklarn iddia eder (Kitb-nateyn, s. 112). bn Cinnye gre ise zaruret airin zayfln ve yeteneksizliini deil kendisine son derece gvendiini gsterir (el-ai, II, 392-393). Zaruret gzel ve irkin diye ikiye ayrlr. Kudem iirinde yaygn olmas, dolaysyla zihnin kendisinden rkmedii zaruretler gzel, aksi ise irkin saylmtr. Nasb halinde sondaki yy skin veznindeki bir kelimenin oulunu yerine klmak ( yerine gibi), olarak kullanmak gzel zarurete; Arap iirinde sadece yedi rnei tesbit edilen, muzri fiilin bana harf-i trifinin getirilmesi ( gibi) irkin zarurete rnek verilebilir. Yine irab harekesini deitirmek, zel ismi baka bir kalba evirmek (Sleyman Sellm yapmak), kelimeden asl anlalamayacak biimde harf eksiltmek ( yerine ), Arap dilinde asl bulunmayacak ekilde kelimeye harf eklemek ( yerine )gibi tasarruflar en irkin zaruretler olarak grlmtr. Gzel zaruret kategorisine girenler bata olmak zere zaruretlerin ou fesahati bozmayan tasarruflar kabul edilmitir. Syt hissin kendisinden rkt zaruretin fesahat dna kacan belirtir (Hemul-hevm, II, 156). Ayrca kelime zerinde zaruret miktarnca tasarrufta bulunmak ve arya kamamak da bir zaruret kuraldr. Mesel munsarifi gayri munsarife evirmede tenvini drmek yeterlidir ve cer halindeki kesreyi fethaya dntrmek snr amaktr. Vezin ve kafiyeye nisbetle zaruret, ortadan kaldrlnca veznin bozulduu zaruret, kafiyenin bozulduu zaruret ve ikisinin de bozulmad zaruret diye e ayrlmtr. Zaruret eksiltme (hazif), ekleme (ziyade) ve deitirme (tayr) yoluyla uygulanabilir. Eksiltme hareke, harf veya cmle eksiltmesi, ekleme hareke veya harf eklenmesi biiminde, deitirme ise birok ekilde gerekleebilir (bk. TAYR). Zaruretin belli bir say ile snrlandrlmas doru olmamakla birlikte Zemaherye nisbet edilen aadaki beyitlere gre Arap iirinde yaygn biimde kullanlan zaruretin says ondur: / // / (iir zaruretinin says ondur: Vasl hemzesini kat, kat hemzesini vasletmek; eddeliyi skin, skini eddeli yapmak; maksru memdd, memddu maksr okumak; harekeliyi skin, skini harekeli yapmak, munsarifi gayri munsarif, gayri munsarifi munsarif klmak). ls, e-aririnde krk ikisi eksiltme, doksan deitirme, yirmi yedisi ekleme olmak zere 162 zaruret eidi sralamtr. Hall b. Ahmed uar tasarrufu ve iir zarureti meselesine ilk temas eden dilcidir: airler sz

emrleridir, onda diledikleri gibi tasarrufta bulunabilirler. Bakalar iin ciz olmayan hususlar onlar iin cizdir. Bu sebeple airler mnay mutlak veya mukayyet olarak ifade edebilirler. Gayri munsarifi munsarif klmak, lafzn yapsn deitirmek, lafz muakkad hale sokmak, maksru memdd, memddu maksr yapmak, lafzn okunu ekillerini bir yerde beraber zikretmek, lafzn sfatlar arasnda ayrm yapmak, dillerin anlatmaktan ve zihinlerin kavramaktan ciz kald eyler ortaya koymak, bu sebeple uza yaklatrmak, yakn uzaklatrmak (uzak ve yakn iaret ve nid edatlarn birbiri yerine kullanmak), btl hak, hakk btl sretinde tasvir etmek onlara zgdr (Kartcenn, s. 143-144). iirde zaruret konusunu ayrntlaryla ilk ele alan, ilgili terminolojiyi ilk defa kullanan Hall b. Ahmedin rencisi Sbeveyhidir (. 180/796). Sbeveyhi, el-Kitbnn yaklak seksen be yerinde iir zarureti meselesinden sz etmi, Bbu m yahtemil-ir, m yecz fi-ir, m yaztarru ileyhi-ir gibi ifadelerle terminolojinin oluturulmasnda r amtr. Nesirde ciz olmayan eyler iirde cizdir (I, 26); Nesirde zayf ama iirde cizdir gibi zaruret esaslarn gndeme getirmi, bir rnee benzetilerek ve asla irca edilerek zaruretin gerekletirilme ilkeleri yine ilk defa onun tarafndan belirlenmitir. Daha sonra Mberred, el-Muteab adl eserinin yetmi kadar yerinde iir zaruretinden bahsetmi ve zaruret halinde kelimelerin asllarna irca edilmesini ciz grmtr (III, 354) ( gibi). Dier nahivcilerin aksine emr-i gib lmnn iirde drlmesini (zmr) ciz saymam ve zaruret kabul etmemitir (II, 132-133). bns-Serrc, el-Ul fin-navinde (III, 447) hazif trnden baz zaruret rneklerine deinmi ve airin mecbur kaldnda bunlara bavurabileceini belirtmi, EblKsm ez-Zeccc el-Cmelinde (s. 362) otuz kadar iir zaruretini kaydetmitir. bn Re elKayrevn el-Umdesinde (II, 255-265) konuyu Bbr-ruhas fi-ir bal altnda ele alm, zaruretlerin snrlanamayacan, bir ksmnn kadm Araplardan duyulmakla birlikte pek kullanlmadn ifade etmitir. Ardndan eksiltme ve ekleme zaruretleri eklinde iki kategori altnda elli kadar meseleyi ele alm, kelimenin irab harekesini hazfetmeyi (skin klmak) en irkin zaruret trlerinden saymtr. Ali b. Sleyman el-Haydere el-Yemen Kefl-mkilinde (II, 526-551) yaygnlk esasna gre gzel, irkin ve orta dzeyde olmak zere kategoride krk akn zaruret eidini incelemitir. bn Ya es-Sann et-Tehbl-vasinde yine yaygnlk temelinde gzel ve irkin olmak zere on beerden otuz zaruret trn ele almtr. brhim e-tb, Elfiyyenin hacimli erhi el-Mad-fiyesi ile onda ska atfta bulunduu yine hacimli eseri el-UllArabiyyesinde konuya geni lde yer vermitir. Bu temel eserler dnda iir zarureti bn Cinnnin el-aiinde, Sytnin el-Ebhnda, Baddnin znetl-edebi gibi gramer ve edebiyat eserlerinde de ele alnmtr. iirde zarurete dair ilk mstakil eserin Mberred (. 286/900) tarafndan yazld kaydedilir. Daha sonra Eb Sad es-Srf (arret-ir, nr. Ramazan Abdttevvb, Beyrut 1985; M yatemilir mine-arre, nr. Avad b. Hamed el-Kz, Riyad 1409/1989; Kahire 1412/1991), bn Fris (emml-aa fi-ir, nr. Hsmeddin el-Kuds, Kahire 1349/1930), bn Cinn, Kazzz elKayrevn (M yecz li-ir fi-arre, nr. Muhammed Zall Sellm-Muhammed Mustafa Heddre, Tunus 1971), bn Usfr (arir-ir, nr. Seyyid brhim Muhammed, Beyrut 1980), Eb Sad el-Kure (el-Lisn-kir [urcze]) mstakil eserler kaleme almlardr. amzda Mahmd kr el-lsnin e-ariri (Kahire 1418/1998) metotlu ve kapsaml bir alma olup burada hazif, ziyde ve tayr kategorilerinde 162 zaruret incelenmitir. M. Abdlhamd Sad (e-

ve-arre f luatil-Arab, Kahire 1389/1969) ve Muhammed Hamse Abdllatf de (earret-iriyye fin-navil-Arab, Kahire 1979) ve Hall Bnyn Hassn (Fi-arretiiriyye, Beyrut 1983) birer eser kaleme almtr. Edeb nesirde zaruret konusu iirde zaruret konusunun yannda ele alnmtr. Edeb nesirde seci dzeni iirdeki kafiye dzenine, ayn vezinde kelimelere dayanan edeb sanatlar iirin vezin sistemine tekabl ettii gibi yetlerde durak sonu kafiyesi diye nitelendirilebilecek fslalarla ayn vezinde kelimelere dayal edeb sanatlarn, baz hadislerde de benzer zellikler sebebiyle tasarruflarn vki olduu grlmektedir. Konuya ilk temas eden dilci Ahfe el-Evsat olmu (. 215/830 [?]), nesirde tenasb ve seci dzenini korumak iin bavurulan kyas d uygulamalarn zaruret sayldn u rneklerle gstermitir: Ahzb sresinde (33/10, 67) ve kelimelerine durak kafiyesi uyumu iin ib elifi eklenmi, nsn sresinde (76/4, 15) durak sonu kafiye dzeninin korunmas iin gayri munsarif olan ve kelimeleri asllarna irca ile munsarif (tenvinli) hale evrilmitir. Bu rneklere hadis metinlerinde de rastlanmaktadr. Ahfe, iirde zarurete dayanan bu tasarruflarn yaygnlk ve dil alkanl sebebiyle nesirde de yapldn belirtmektedir (Rad elEsterbd, I, 106-107; M. Abdlhamd Sad, IV/4 [1975-76], s. 152). bn Berr ve Syt gibi limler de nesirde seci, Kuranda ise fsla dzeninde grlen tasarruflarn zaruret saylmas konusunda Ahfee katlmtr. Mberred ilk defa, ok kullanldklar iin mesellerde de iirde ciz grlen tasarruflarn geerli olduunu sylemi (el-Muteab, III, 280; IV, 261), bn Cinn de onu teyit etmitir (el-Muteseb, I, 19). Zaruret meselesini Kurandan zengin rneklerle etraflca ele alan ilk edip bn Re el-Kayrevndir. Kayrevn, el-Umdesinde (II, 262-265) Kuranda yer alan bu tr kullanmlarn tasarruf ve zaruret erevesine girmediini, Kurann yce belgatnn ve muhkem ifadesinin gerei olduunu, iirde grlen benzeri tasarruflarn ifade aczinden kaynaklandn belirtir. Mzekker kelimeye mennes, mennes kelimeye mzekker muamelesi yapmak, umumu husus, hususu umum anlamnda kullanmak, ism-i file ism-i mefl ve ism-i mefle ism-i fil mnas vermek, oula tekil sfat veya haber getirmek, teke ikil veya oul hitap, ikiye tekil veya oul hitap, mndy hazif, muzri bandan in hazfi ( ) ][ veya ziydesi, ismi anlmadan zamir getirmek, yemin, art ve soru cevaplarn hazfetmek, iki mnasipten birini zikredip ikisine hitap etmek, zikredilen iki eyden biriyle ilgili haber getirmek eklinde yirmi civarnda meseleye Kurandan rnekler vermitir. ls e-aririnin sonundaki (s. 234-240) konuyla ilgili mlmat kaynak gstermeden bn Reten hemen hemen aynen aktarmtr.

BBLYOGRAFYA

Sbeveyhi, el-Kitb (nr. Abdsselm M. Hrn), Kahire 1408/1988, bk. ndeks; Mberred, elMuteab (nr. M. Abdlhlik Uzeyme), Kahire 1963-68, I, 144; II, 132-133; III, 280, 354; IV, 261; ayrca bk. ndeks; bns-Serrc, el-Ul fin-nav (nr. Abdlhseyin el-Fetl), Beyrut 1405/1985, III, 447; Ebl-Ksm ez-Zeccc, el-Cmel (nr. bn Eb eneb), Paris 1376/1957, s. 362; bn Cinn, el-ai (nr. M. Ali en-Neccr), Beyrut, ts. (Drl-kitbil-Arab), I, 323-335; II, 392-393; III, 188; a.mlf., el-Muteseb (nr. Ali en-Necd Nsf v.dr.), Kahire 1415/1994, I, 19; Eb Hill elAsker, Kitb-nateyn (nr. Ali M. el-Bicv-M. Ebl-Fazl), Kahire 1371/1952, s. 112-150; bn Re el-Kayrevn, el-Umde (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Kahire 1353/1934, II, 255-265;

Ali b. Sleyman el-Haydere el-Yemen, Kefl-mkil fin-nav (nr. Hd Atyye Matar el-Hill), Badad 1404/1984, II, 526-551; bn Ya es-Sann, et-Tehbl-vas fin-nav (nr. Fahr Slih Sleyman Kadre), Beyrut 1411/1991, s. 420-432; Kartcenn, Minhcl-ble ve sircldeb (nr. M. el-Habb bnl-Hoca), Beyrut 1981, s. 143-144; Rad elEsterbd, erul-Kfiye (nr. Ysuf Hasan mer), Tahran 1398/1978, I, 106-107; Syt, el-Ebh ven-neir fin-nav (nr. Abdll Slim Mekrem), Beyrut 1406/1985, s. 200-203; a.mlf., Hemul-hevmi eru Cemil-cevmi, Kahire 1327, II, 156; Abdlkdir el-Badd, iznetl-edeb, I, 31-34; VI, 63; VIII, 362; IX, 285-286; X, 115; Mecd Vehbe-Kmil el-Mhendis, Muceml-mualatilArabiyye fil-lua vel-edeb, Beyrut 1979, s. 11, 129; Seyyid Ahmed el-Him, Mzn-eheb f nati iril-Arab, Beyrut 1406/1986, s. 24-28; Ml s-Eml Bed Yakb, el-Mucemlmufaal fil-lua vel-edeb, Beyrut 1987, I, 541-548; Mahmd kr el-ls, e-arir (nr. M. Behcet el-Eser), Kahire 1418/1998, s. 5-38, 234-240, ayrca bk. tr.yer.; M. Abdlhamd Sad, earre inden-naviyyn, Mecellet Klliyyetil-db bi-Cmiatir-Riy, IV/4, Riyad 1975-76, s. 151-191; lys Ktrb, e-arrt-iriyye beynel-udem ve-l-muden, el-Marife, sy. 495, Dmak 1425/2004, s. 234-244. M. Faruk Toprak

ZARURET
(bk. ZARUR).

ZARURET
() Dinin yasaklarn ihll etmeyi mubah klacak lde byk tehlike ve zarar. Szlkte byk ihtiya, savuturulamaz zorluk ve sknt anlamndaki zarret fkh terimi olarak, kiiyi din yasaklar ihll etmekle kar karya brakan ve ancak bu ekilde savuturulabilen ciddi zr/mazeret halini ifade eder. yle ki yasaa uyulmas durumunda hayat hakk bata olmak zere zarriyyt denilen be temel haktan birinin tamamen ortadan kalkmas ya da telfisi mmkn olmayacak ekilde zarar grmesi sz konusu olacaktr. Zaruret halini ifade etmek zere ztrr kelimesi de kullanlr. Zaruretle kar karya bulunan kiiye ise muztar denir. Kuranda zaruret kelimesi fiil olarak be yette szlk ve terim anlamyla gemi, bunlardan birinde Allahn bunalan, darda kalan kiinin imdadna yetimesinden sz edilirken (en-Neml 27/62) dier yetlerde gdalarla ilgili temel haramlar belirtildikten sonra zaruret hallerinde, hukukun izdii snrlar ierisinde kalmak artyla bu haramlardan tketilmesinde bir saknca olmad belirtilmitir (el-Bakara 2/173; el-Mide 5/3; el-Enm 6/119, 145; en-Nahl 16/115). Dier yandan Kuranda zaruret kelimesi yer almamakla birlikte bu duruma iaretle Allah inkr etmeye zorlanan mminlerin, kalben tasdiklerinde bir tereddt bulunmamas kaydyla bu tehdidi savuturmak iin srf dille istenen sz sylemelerinde bir saknca bulunmad ifade edilmitir (en-Nahl 16/106). Hadislerde ise zaruret hali saylabilecek czi olaylarla ilgili hkmler aklanm, bu erevede dinen yasaklanan gdalarn savuturulamaz alk tehlikesi karsnda mubah olduu belirtilmi, lmle tehdit edilen sahblerin, kalben tasdikte bir tereddt bulunmamas artyla bu tehdidi ortadan kaldrmak iin dinden kma sonucu douran szler sylemelerinde bir saknca olmad beyan edilmi, hatta bu tr bir tehdide mruz kalanlara hayat hakk ncelenerek dille kelime-i kfr sylemeleri tavsiyesinde bulunulmu, baz salk sorunlar sebebiyle kimi yasaklarn (erkekler iin altn ve ipekli kuma/elbise kullanm gibi) ilenmesine izin verilmi, boy abdesti almas gereken kiinin su mevcut olsa bile hasta olmaktan, lmekten ya da susuz kalmaktan korkmas durumunda teyemmm yapmasna imkn tannmtr (Msned, V, 23; Buhr, Cihd, 170; Libs, 29; Mez, 10, 13, 28; Teyemmm, 7; Mslim, Libs, 24; Eb Dvd, Htim, 7; Libs, 13; ahret, 126; Tirmiz, Libs, 31; bn Mce, Libs, 17; ahret, 93; Hkim, II, 389; Eb Nuaym, I, 140; IV, 322; Abdullah b. Ysuf ez-Zeyla, IV, 158). Zaruret Dncesinin Fikr Arka Plan. slm dininin temel amac dnya ve hiret mutluluunun salanmas olduundan birey ve toplum yararnn gzetilmesi, zararlarn engellenmesi ve giderilmesi de dinin genel amac dahilindedir. Birey ve toplum hayatyla ilgili olarak slmn koyduu kural ve hkmlerden beklenen yararlarn tamamen gerekleebilmesi hkmlerin aksatlmadan dzenli biimde uygulanmasna baldr. Bundan dolay ri, mkelleflerin konulan kurallara ballkta devamllk gstermesini dinin ilkeleri arasnda saymtr. Mesel namazla ilgili yet ve hadislerde bu vurguya ska rastlanr (el-Meric 70/23; Buhr, Ri, 18; Mslim, altl-msfirn, 215, 216). Ancak dinin, bu kurallarn dzenli olarak uygulanmasn istemesi kadar eitli sebeplerle karlalabilecek rz durumlar ve zr hallerini dikkate alp bu kurallara uymamay hakl klacak istisna hallere zg istisna hkmler sevketmesi de tabii bir durumdur. Aksi takdirde bireyler ya

zarar ve skntya ramen din hkmlere tam ballk gstermeye alacak ya da menfaatlerini nceleyerek bu hkmleri tmden terkedecektir. Halbuki hayat ekilmez duruma getirme ve insan ar maduriyete uratma pahasna temel hkmlerin uygulanmasn isteyip herhangi bir hogr gsterilmemesi dinin genel maksadna aykrdr. nk din hayat zorlatrmak ve glk karmak gibi bir ama gtmez. zr hallerinin dikkate alnmamas hukukun niha gayesini tekil eden adalete de aykrdr. Btn bunlar, herkes iin geerli temel ve srekli hkmler yannda hayatn ak ierisinde mkellefin bizzat kendisinden veya d faktrlerden kaynaklanan, irad ya da gayri irad sebeplere bal olarak zr durumlarnda devreye giren zel ve geici hkmlerin de bulunmasn zorunlu klmtr. Bu erevede zaruret, btn dinlerde ve hukuk dzenlerinde istisna hkmlerin konmasnn en bata gelen sebeplerinden saylmtr. Zaruretlerin dikkate alnmas her eyden nce teklif-kudret ilikisinin zorunlu icaplarndandr. nk din-hukuk teklife muhatap ve gereiyle mkellef olabilmek iin teklifi anlama ve uygulama kudretine sahip olmak gerekir. Uygulama gc konusunda ri, ne pahasna olursa olsun teklifin gereinin yerine getirilebilir olmasn deil hayatn doal artlar ierisinde, mtat d bir meakkat ve zorlua katlanma mecburiyetinde kalmadan uygulanabilirliini l almtr. Bu da zaruret halinde hkmn tatbikini kolaylatrc alternatif zmleri gerekli klmaktadr. nk din-hukuk hkmlerin uygulanmasnda kesin kararllk gsterilirken onlarn amalarn ortadan kaldrmamak artyla sknt, meakkat, zaruret gibi zr hallerine mahsus kolaylatrc hkmlerin konulmas hem dinin evrenselliinin ve srekliliinin hem de dine muhatap olan insan unsurunun icap ettirdii bir durumdur. Bu sebeple slm dininin zaruret haliyle ilgili olarak koyduu hkmleri zorluk ve meakkatin kaldrlmas, kolayln esas alnmas ilkesinin uygulama rnekleri diye grmek gerekir. slm hukukular, din-hukuk hkmlerin genellii ve sreklilii iinde zel ve geici durumlara mahsus birtakm kolaylklarn getirilmi olmasn Meakkat teysri celbeder; Darlk vaktinde vsat gsterilmek lzm gelir; Bir i zk oldukta mttesi olur; Zaruretler memnu olan eyleri mubah klar; Zaruretler kendi miktarlarnca takdir olunur gibi kll kaidelerle zetlemilerdir (Tceddin es-Sbk, I, 7, 45, 48, 76; Bedreddin ez-Zerke, el-Menr, III, 120, 169; bn Nceym, s. 96 vd.; Ali Haydar, I, 70; Mecelle, md.17, 18, 21, 22). slm hukukunda zaruret prensibi ayn zamanda, delillerden ve temel prensiplerden czi hadiselerin hkmn elde etme konusunda gelitirilen yntemlerden biri olan istihsann temel gerekelerinden birini oluturmutur. Necis maddenin karmas yznden fkhen necis saylan kuyu ve havuzlarn suyunun boaltlarak temiz hale getirilmesi, akbaba, karga ve atmaca gibi yrtc kularn art olan sularla din temizliin yaplabilmesi gibi hkmler yerleik kurala gre ok zor veya mmkn deilken zaruret sebebiyle istihsan yntemiyle daha uygulanabilir hkmler getirilmitir. Bylece yerleik genel kuraln uygulanmasnn yol aaca zorluk zaruret, rf ve maslahat gibi gerekelerle ve kanun koyucunun hedefleri dorultusunda hakkaniyet esaslarna gre giderilmi yahut hafifletilmi olmaktadr. Zaruret hali ceza hukuku asndan da hukuka uygunluk sebebidir. Boaznda lokma dmlenen kiinin iki imesi, a kalan kimsenin bakasna ait yiyecei almas gibi durumlarda ceza tatbiki sz konusu deildir. Nitekim Hz. mer ktlk yllarnda ilenen hrszlk sular iin had uygulamamtr (el-Muvaa, Aye, 38). Mahiyeti. Esasen zaruret teknik anlamda meakkat, sknt, tehlike, korku gibi zr hallerinin dinhukuk bir yasak normu ihll edilmeden savuturulmas mmkn olmayacak bir dzeye ulamasn

ifade eden bir mahiyete sahip olmakla birlikte ilk dnemlerden itibaren zaruretin gereke olarak gsterildii hkmler gzden geirildiinde zaruretin bu seviyede olmayan sknt ve zorluklar da ifade edecek biimde daha geni bir kullanma sahip olduu grlr. Skntl ve meakkatli durumlarda binit zerinde farz namaz klmann ciz kabul edilmesi, korku, yamur, souk, karanlk gibi hallerde namaz cemaatle eda iin camiye gitmemenin uygun grlmesi, nfus younluu sebebiyle bir yerleim biriminde birden fazla camide cuma namaz klnmasnn cevaz, Kuran retme, ezan okuma, imamlk gibi ibadet niteliindeki fiiller iin cret/maa almann ciz kabul edilmesi, tedavi amacyla avret mahallinin mahrem olmayan birine gsterilmesi, mubah ve etkin alternatiflerin bulunamamas durumunda alkol gibi haram madde ihtiva eden illarn tedavide kullanlmas, kedinin ve yrtc kularn artnn necis kabul edilmemesi ve bu hkme kyasla peneli kularn artnn da ayn ekilde deerlendirilmesi, henz olgunlamam sebze ve meyvenin olgunlaryla birlikte satna onay verilmesi gibi birok hkm zaruretle aklanmtr ki btn bu durumlarda zaruret tanmlanrken ifade edilen dzeyde bir tehlike sz konusu deildir. Ancak bu durum, sadece klasik dnem fakihlerinin telakkisi iin deil ayn zamanda ada dnemde karlalan fkh problemler karsnda taknlan tavr ve retilen zmler iin de geerlidir. Dolaysyla ar glk ve darlklara katlanmak zorunda kalmadan din hayatn srekliliini salamak zere daha uygun mer alternatiflerin bulunmad durumlarda ortaya konulan zmlerin temel gerekesini zaruret tekil etmitir. Ancak zaruretin bu ekilde genel ve yaygn kullanm devam etmekle birlikte terimleme srecine paralel olarak klasik dnemden itibaren fkh literatrnde zaruretin daha dar bir ierii ifade eden teknik bir terim halini ald da grlr. Buna gre dar ve teknik anlamyla bir zaruretten sz edebilmek iin can, din, akl, namus ve mal deerlerinden birinin tamamyla ya da telfisi mmkn olmayacak lde tehlike altnda bulunmas, bu halin mer yollarla bertaraf edilmesinin mmkn olmamas, tehlikenin gc ve ciliyeti hususunda galip zan hsl olmas gibi artlar aranmaktadr. Byle olunca zarurette, fiilin ilenmesi veya terkedilmesi halinde ngrlmeyen, mtat lnn zerinde bir meakkat ve zorluun ba gstermesi sz konusudur ki bu durum zarriyyttan olan maslahatlardan mahrum kalnmasna, zayf ve gsz hale gelinmesine, vcut fonksiyonlarndan birinin zarar grmesine veya tamamen kaybedilmesine, hatta lme kadar uzanabilmektedir. Dolaysyla zaruretin lt, yeme ime asndan ifade edilecek olursa haram olan ey alnmad takdirde insann derhal lecek dereceye gelmesi deildir. Zaruret, darda kalann mruz kald, daha da ilerlerse onu telfisi zor bir zarara gtrecek veya kalc hasar brakacak olan alk ve g kayb halini de kapsamaktadr. Dier yandan zaruretin oluumunun bireyin irad fiili sonucu olmasyla (yolculuk gibi) d etkenlerden kaynaklanmas (ikrah gibi) arasnda bir fark bulunmamaktadr. Zaruretle ihtiya, gln giderilmesi, ruhsat gibi kavramlar arasnda sk iliki vardr. Zaruretle ihtiyacn anlam, etki ve hkm bakmndan ayn olduuna dair baz aklamalara rastlanrsa da (Ali Haydar, s. 88; Bilmen, I, 265) cumhura gre bu iki kavram, duyulan bir ihtiyac ifade noktasnda birlemekle birlikte bunun iddeti ve giderilmemesi halinde karlalabilecek sonular bakmndan farkl durumlar anlatr. Zaruret, giderilmedii takdirde be zaruri deerden birinin tamamen ortadan kalkmas veya katlanlmas g ar zararla karlalmas sz konusu olduundan ar/iddetli ihtiya diye nitelendirilmitir. htiya ise zorluk ve meakkati gidermek suretiyle hayat kolaylatrma ve uygulamada genilik salama dncesine dayanmakta olup ihtiyacn giderilmemesi sadece sknt ve meakkate sebep olur; bunun tesinde insan hayatn temelden sarsacak ya da toplumsal dzeni tehdit edecek bir sonu dourmaz (brhim b. Ms e-tb, II, 9 vd.; Ahmed ez-Zerk, s. 155-156; Yakb b. Abdlvehhb Bhseyin, s. 502-504). Bununla birlikte, salt kiisel olmayp bir meslek

grubunu veya bir blgeyi ilgilendiren ihtiyalarn haram ileme konusunda zaruret gibi deerlendirildii de olur. Hcet umumi olsun hususi olsun zaruret menzilesine tenzil olunur kll kaidesi bunu ifade eder (Syt, s. 88; bn Nceym, s. 114; Mecelle, md. 32). slm hukukunda gl giderme ilkesi hkmn tabii gereinin zerine kan sknt, zorluk ve meakkatlerin ortadan kaldrlmas amacyla hkmn uygulanma eklinde, zamannda, miktarnda kolaylk gstermeyi, hatta hkmn tamamen skatn ifade eden genel ilkeyi, zaruret ise bu ilkeyi iletmeyi gerektiren en st seviyeyi ifade eder (Slih b. Abdullah bn Hamd, s. 13, 51-52). Zaruretle ruhsat arasnda da benzer bir ilikiden sz edilebilir. Zaruret, hafifletilmi istisna hkm gerektiren hali, ruhsat ise bu durumda yrrlk kazanan geici hkm tanmlar. Dolaysyla zaruret sebep, ruhsat ise bu sebebin gereklemesi durumunda ilerlik kazanan istisna hkmdr. artlar. Zaruret halinin olumasnda bu hali yaayan bireyin alg ve ruh durumunu l almann yeterli olmayacan belirten fakihler objektif bir l getirme dncesiyle zaruret halinin olumas iin baz artlardan sz etmilerdir. Dikkatle tahlil edildiinde bu erevede sz konusu edilen artlarn tek bir maddede topland grlr. O da, haram ilenmeyip temel hkmlerde srar edilmesi halinde telfisi mmkn olmayacak ekilde ar bir zararn ortaya kacann kesinlik kazanm olmasdr. man ve tasdik ynyle kalbinde herhangi bir tereddt bulunmamakla beraber kar konulmaz tehdit yznden srf diliyle kfr gerektirecek bir sz sylemenin, yine ikrah veya alk dolaysyla iki imenin, meyte veya domuz eti yemenin, hastalktan tr ihram yasaklarna riayet etmemenin ciz olmas byledir. Zira hayat hakk her trl hakkn banda gelir ve dier btn haklarn varl ve devam hayatta kalmaya baldr. Kesinlik hususunda edinilmi tecrbelerden hareketle galip zan olumas yeterlidir. Fakat salt vehme dayal tehlike algsnn kesinliinden sz etmek mmkn deildir ve bundan hareketle haramlar ihll edilemez. Ayn ekilde fiil bir tehlike durumu sz konusu olmakla birlikte birtakm tedbirlerle bundan kurtulma imknnn bulunduu durumlarda da kesinlik kazanm bir zaruretten bahsedilemez. Eer zaruret hali cebir ve tehdide mruz kalmaktan kaynaklanyorsa, kesinlik art iin tehdidin ldrme veya sakat brakmaya kadar varmas ve zorlayann tehdit ettii eyi yapaca hususunda galip zan meydana gelmesi arttr. Mer bir arenin olduu durumlarda da kesinlik kazanm bir zaruretten sz edilemez. Dolaysyla boazda dmlenen bir maddeyi aaya indirmek iin su, st gibi svlarn bulunmas iki imeye, tedavi iin haram unsur iermeyen illarn bulunmas haramla tedaviye engeldir. Hkm, Snrlar ve Sona Ermesi. Zaruret halinde haram ilemek kural olarak mubah duruma gelir. Ancak baz durumlarda haram ilemenin dinen gerekli olmas da mmkndr. Bu noktada fkh limlerinin grleri, Zaruret, dinen ve hukuken haram kabul edilen eydeki haramlk vasfn ortadan kaldrr ve onu normal artlarda mubah olan bir nesne/fiil konumuna m getirir, yoksa sadece o haramn ilenmesi sebebiyle meydana gelecek gnah m bertaraf eder? sorusu etrafnda younlar. ounluun gr zaruret halinde nesnedeki haramlk vasfnn kalkt, buna bal olarak da artk gnahtan sz edilemeyecei eklindedir. Bu yaklama gre zaruret halinde domuz eti yemek normal artlarda usulnce tezkiye edilmi sr eti yemek gibidir. Hatta kii bunu yapmaz ve lrse gnahkr saylr (Gazzl, I, 99). Bu noktadan hareketle mml-Haremeyn el-Cveyn, lkiy el-Herrs, bn Akl, bn Dakkuld gibi usulcler, bu tr zaruret durumlarnda ilerlik kazanan hkmn ruhsat deil azmet hkm olduu grndedir (Bedreddin ez-Zerke, el-Barl-mu, I, 328; el-Menr, II, 164). Kelmc usulclerin bu yaklamna karlk Hanefler konuyu, haram klan sebebin ve bu sebebe bal hkmn bki olup olmamas temelinde bir deerlendirmeyle ele almlardr. Buna gre,

dinden kmaya sebep olacak bir sz sylemeye zorlanan kiinin istenilen sz sylemesi, zor durumda kalan kiinin izin almadan bakasnn maln almas/kullanmas, zorlama altnda bakasnn maln telef etmesi, yine zorlama altnda veya alk yznden mukimin ramazan orucunu bozmas, hem sebep hem de hkm bki olmakla birlikte riin zaruretten dolay ilenmesine izin verdii fiillerdir. Ancak bu sadece bir izindir, zorunluluk (vcb) sz konusu deildir. nk hrmetle ibha bir arada bulunmaz. Dolaysyla haram ileyenden sorgunun kaldrlmas, sz konusu fiildeki haramlk vasfnn kalkmasn ve fiilin mubah hale gelmesini gerektirmez (Debs, s. 81; Serahs, el-Ul, I, 117). Bu ilkesel yaklamlara ilve olarak zaruretle kar karya bulunan kiinin, zarureti bertaraf edecek haram ilemesinin mubah ya da vcip olmas tehlikenin mahiyeti ve kuvvetine gre de deerlendirilir. Hayat hakk ve vcut btnlnn korunmas dier btn deerlerin banda geldiinden asl hkmle hedeflenen amaca gre daha nemli ve nceliklidir ve bunu temin edecek olan haramn ilenmesi vcip saylmaktadr. Bu da insann cann tehlikeye atmamasn ve zaruret durumunda haramlardan faydalanmay ifade eden yetler yannda (el-Bakara 2/195; en-Nis 4/29; elMide 5/3) dinin ve hukukun genel maksatlaryla bunlar arasndaki nem ve ncelik ilikisinin gereidir. Dolaysyla yenilmesi dinen yasaklanm olan bir madde, nlenemeyen bir tehdit yahut kanlmaz alk tehlikesi sz konusu olmasna ramen yenilmez ve bu yzden kii lr yahut vcut btnl zarar grrse kii sorumlu olur (Seyfeddin el-mid, I, 123; brhim b. Ms e-tb, I, 278). Bu deerlendirme, haram ihlli mmkn klan zrn (burada zaruret) konuyla ilgili yasaklayc asl hkmn gerekelerinden daha baskn olduu btn durumlarda geerlidir. Nitekim tb gibi baz limler byle durumlarda baka bir azmet hkm devreye girdiinden buna ruhsat denilmesini uygun bulmamlardr (a.g.e., a.y.). Yasakla korunmas amalanan deerle yasa inemek suretiyle korunacak deer arasnda eitlik bulunmas, yani iki eit deerin atmas halinde zaruret gereke gsterilerek haram ihll edilemez. Bundan dolay kiinin kendi cann kurtarmak ya da vcut btnln korumak iin bir baka msumu ldrmesi yahut vcut btnlne zarar vermesi ikrh- mlc de dahil hibir ekilde ciz grlmemitir. Bu konuda fakihler gr birlii iindedir. Zira canlar arasnda bir stnlkten ve ncelikten sz edilemez. Maslahatla mefsedetin eit dzeyde olduu bu tr durumlarda, Def-i mefsid celb-i menfiden evldr kll kaidesi gerei asl hkmde sebat gstererek mefsedet giderilmeye allr. Buna ramen kendi hayat hakkn nceleyip bakasnn vcut btnlne zarar veren kii hem dinen hem hukuken sorumlu olur. Bu konuda bizzat ldrme ile lmle sonulanacak ekilde sz ve fiillerde bulunma arasnda bir fark yoktur. Dolaysyla tam ikrah karsnda kiinin msum bir cana kymas ya da temel vcut fonksiyonlarndan birine sakat brakacak ekilde zarar vermesi ciz olmad gibi sz gelimi ksas gerektirecek veya sakat kalmas sonucunu douracak ekilde yalanc ahitlikte bulunmas, lmne yol aacak biimde dvmesi de ciz deildir. Zira sonu bakmndan bu eylemler eittir. Bu hkmlerin yegne istisnas mer mdafaa halidir. Msum bir cana kymann hibir ekilde mubah olmamas, tek tek ahslar asndan olduu gibi bir topluluun hayatta kalabilmesi iin aralarndan birinin ldrlmesi gibi durumlar bakmndan da geerlidir. Bundan dolay alktan lmekle kar karya gelen bir topluluk, ilerinden birini ldrp etini yemek suretiyle hayatta kalma gibi bir tercihte bulunamaz. Ayn ekilde geminin arl yznden batmas ve yolcularn boulmas tehlikesiyle karlanca yolculardan bir ksmnn denize atlmasyla geminin kurtulaca anlalsa bile atlacaklarn bana gelecek lm mefsedetiyle gemide kalanlarn sahip olaca hayat maslahat eit olarak karlam olur. Canlar arasnda bir ncelik

olmadna gre denize atma fiili ilenemez (Gazzl, I, 312, 314). Fkh limlerinin ounluu tarafndan benimsenen gre gre temel haramlardan biri olan zina da adam ldrme gibidir ve hangi seviyede olursa olsun zaruret zinay mer klmaz. fi fakihi zzeddin b. Abdsselm livtann da zina gibi olduunu syler (el-avid-ur, s. 90). Gdalarla ilgili temel yasaklarn belirtildii yetlerde zaruret durumunda haram gdalardan yararlanmann mubah olduu ifade edilirken getirilen ve haddi amama eklinde zetlenebilen kayttan hareketle, ruhsat hkmlerinin dinen ve hukuken mer olmayan amalara dayanak klnmasnn bu hkmlerin meruiyet gerekesiyle elieceini ileri srerek bata filer ve Hanbeller olmak zere aralarnda Cafer, Zhir ve bzlerin de bulunduu cumhur, gnah ileme amacyla yaplan yolculuklarda zaruret halinin ba gstermesi durumunda ruhsat hkmlerinden yararlanmann ciz olmadn sylemilerdir. Bu gr benimseyenler yetteki kayd, mslmanlara kar harekete gememek ve din lleri inememek eklinde anlamlardr. Haneflere, bir rivayete gre mam Mlik ile Taber ve bn Teymiyyeye gre ise hukuka aykr kastla, riin bireyden istedii ykmllklerin yerine getirilmesi ve bu husustaki kolaylklar ayr ayr ele alnmaldr. Kolaylatrc mahiyetteki hkmlerin ilerlik kazanmas iin sebebin gereklemesi yeterlidir ki burada zaruret hali gereklemitir. yetteki ifade ise zaruret lsn amama ve baka bir mslmana hakszlk etmeme anlamndadr. u halde amac bakmndan meruiyeti bulunmayan bir yolculuk esnasnda zaruret hali, mesel alk tehlikesi ba gsterse haram olan maddelerden yemek cizdir. Zaruret haram mubah klmak suretiyle din sorumluluu ortadan kaldrsa da bakasnn hukukunu ilgilendiren hususlarda mal sorumluluu kaldrmaz. Zaruret halinde birisinin maln izinsiz almak, kullanmak veya tketmek, Iztrar gayrin hakkn iptal etmez hukuk ilkesi gerei (Eb Sad elHdim, s. 367; Mecelle, md. 32) tazmin ve cret borcunu drmez. Zarureti bertaraf etmek iin ihll edilecek haramn birden fazla olduu durumlarda hangisinin ne alnaca hususu deliline gre belirlenir. Zaruret halinde mubah olduuna dair hakknda delil bulunan gdalar kyas yntemiyle mubah olarak deerlendirilenlere ncelenir. Meyte ve eran yenilip iilmesi mubah olup bakasna ait olduundan izinsiz tketilmesi ciz olmayan bir gda ile kar karya kalndnda bu prensip gerei meyte ne alnr, meyte ile avlanma arasnda tercihte bulunmas gereken ihraml yine meyteyi tercih eder (Muvaffakuddin bn Kudme, IX, 334). rz ve istisna bir hal sebebiyle haramn ilenmesi mubah veya vcip hkmn alsa da zaruret miktarnn almamas arttr. Bu seviyenin zerindeki kullanm ve yararlanmalarda haram hkm devam eder. Buna gre zaruret halinde, dinen yenilip iilmesi haram olan gdalar ancak hayatta kalmay mmkn klacak lde mubah olur; mesel boazda dmlenen lokmay indirecek lde iki iilebilir, vcudun mahrem blgelerinden sadece tedavinin zorunlu kld ksmlar doktora gsterilebilir, ayn ekilde doktor da ancak bu yerlere bakabilir, temasta bulunabilir. Btn bunlar, Zaruretler kendi miktarlarnca takdir olunur eklinde formle edilmitir (Mecelle, md. 22). Zaruretler memnu olan eyleri mubah klar genel hukuk kural ile ifade edilen mubahlk (Mecelle, md. 21) zarurete bal tehlikenin sona ermesiyle birlikte kalkar, haramlk ve yasaklk geri dner. Bir zr iin ciz olan ey o zrn zevliyle btl olur kural (Mecelle, md. 23) bunu ifade eder.

BBLYOGRAFYA

Msned, V, 23; fi, el-m, Beyrut 1990, I, 212-213; Cesss, Akml-urn, I, 126-130; Hkim, el-Mstedrek, II, 389; Eb Nuaym, ilye, I, 140; IV, 322; Debs, Tavml-edille (nr. Hall Muhyiddin el-Meys), Beyrut 1421/2001, s. 81; mml-Haremeyn el-Cveyn, el-Burhn f ulilfh (nr. Salh b. Muhammed b. Uveyza), Beyrut 1418/1998, II, 585; Serahs, el-Mebs, I, 92-93; II, 121; XXIV, 9, 21, 28, 32; a.mlf., el-Ul (nr. Ebl-Vef el-Efgn), Beyrut 1414/1993, I, 92, 117119; Gazzl, el-Mstaf, Bulak 1324, I, 89, 99, 296-297, 312, 314; Ksn, Bedi, I, 13, 21, 7681; V, 112-113; VII, 177, 180-181; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun, Beyrut 1405/1984, IX, 330-335; Seyfeddin el-mid, el-km f ulil-akm, Kahire 1387/1968, I, 123; zzeddin b. Abdsselm, el-avid-ur: el-Fevid f mutaaril-avid (nr. dil Ahmed Abdlmevcd-Ali M. Muavvaz), Kahire 1414/1994, s. 90; ehbeddin el-Karf, el-Fur, Kahire 1347 Beyrut, ts. (leml-ktb), II, 33-34; Ebl-Berekt en-Nesef, eru fid-dn enNesef li-Kitbil-Mnteab f ulil-meheb (nr. Salim t), [bask yeri ve tarihi yok], s. 574, 859, 864; Abdlazz el-Buhr, Kefl-esrr (nr. Abdullah Mahmd Muhammed mer), Beyrut 1418/1997, IV, 458-476, 546, 562; Sadrera, et-Tav f alli avmiit-Ten, Beyrut, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), II, 264, 266, 410, 423-424; Abdullah b. Ysuf ez-Zeyla, Nabr-rye, [bask yeri yok] 1393/1973 (el-Mektebetl-slmiyye), IV, 158; Tceddin es-Sbk, el-Ebh venneir (nr. dil Ahmed Abdlmevcd-Ali M. Muavvaz), Beyrut 1411/1991, I, 7, 45, 48, 76, 135; II, 8, 9; snev, et-Temhd f tarcil-fr alel-ul (nr. M. Hasan Heyto), Beyrut 1407/1987, s. 120, 123, 124; brhim b. Ms e-tb, el-Muvfat (nr. Abdullah Dirz), Beyrut 1417/1997, I, 278; II, 9 vd.; Teftzn, erut-Telv (nr. Zekeriyy Umeyrt), Beyrut, ts. (Drl-ktbililmiyye), II, 265, 266-268, 410-411, 423-424; Bedreddin ez-Zerke, el-Barl-mu (nr. Abdlkdir Abdullah el-n), Kveyt 1413/1992, I, 328, 361, 364; a.mlf., el-Menr fil-avid (nr. Teysr Fik Ahmed Mahmd), Kveyt 1402/1982, I, 188-189; II, 164, 167-170, 317-320; III, 120, 169; bn Melek, erul-Menr, stanbul 1965, s. 198-200; Syt, el-Ebh ven-neir, Beyrut 1403/1983, s. 84, 88, 138-140, 207; bn Nceym, el-Ebh ven-neir (nr. Abdlkerm elFudayl), Beyrut 1418/1998, s. 96 vd., 107-108, 114; Emr Pdiah, Teysrt-Tarr, Kahire 1350, II, 228-233, 304, 313; Eb Sad el-Hdim, Mecmiul-ai, stanbul 1318, s. 367, 371; Bahrlulm el-Leknev, Fevtiur-raamt (Gazzl, el-Mstaf iinde), Bulak 1324, I, 164-165, 168, 267; Mecelle, md. 17, 18, 21, 23, 32, 33; Ali Haydar, Drerl-hkkm, stanbul 1330, I, 70, 76-80, 88-90; mer Nasuhi Bilmen, Hukuk slmiyye ve Istlhat Fkhiyye Kmusu, stanbul 1967, I, 265; Vehbe ez-Zhayl, Naariyyet-arreti-eriyye, Beyrut 1982, s. 57-65, 66-72, 193-278, 279, 285-288, 295-308; Slih b. Abdullah bn Hamd, Reful-arac fi-eratil-slmiyye, Mekke 1403, s. 13, 51-52, 187; Ahmed b. Muhammed ez-Zerk, erul-avidil-fhiyye (nr. Abdssettr Eb Gudde), Beyrut 1403/1983, s. 155-156; Ceml Muhammed b. Mbrek, Naariyyet-arreti-eriyye, uddh ve avbiuh, Mansre 1408/1988, s. 24-28, 108-112, 122, 129-131, 141, 244, 245-246; Abdlkerm Zeydn, slm Hukukunda Zaruret Hali (trc. Hayreddin Karaman, slmn Inda Gnn Meseleleri iinde), stanbul 1987, I, 158, 164, 166-167, 172-175, 188, 195-199, 232-233; Yakb b. Abdlvehhb el-Bhseyin, idetl-meaa teclibt-teysr, Riyad 1426/2005, s. 479-512; Mustafa Baktr, slm Hukukunda Zarret Hali, Ankara, ts. (Aka Yaynlar), s. 11-15, 207, 219-262; Halit al, slamda Kolaylatrma lkesi, stanbul 2013, s. 58-66, 102-104, 164-165, 242-270; e-arre, Mv.F, XXVIII, 191-207.

Halit al

ZARUR
() Zorunlu, kanlmas imknsz olan anlamnda mantk ve felsefe terimi. Szlkte ihtiyacn zorunlu kld ey, insann mecbur kald, yapma veya yapmama hususunda seme imknna sahip olmad durum anlamna gelen zarr kelimesi mantk, felsefe, kelm gibi ilimlerde herhangi bir aba harcamadan kendiliinden meydana gelen tasavvur, bilgi, hkm diye aklanr ve kyas, istidll, istikr gibi yntemlere bavurup zihn aba harcamak suretiyle edinilen bilgi anlamndaki nazar ve kesbnin kart olarak kullanlr. Fahreddin er-Rz (. 606/1210) sonrasnda zaruri yerine daha ok bedh terimine yer verilmitir. Ancak bedh kavramnn bazan sezgi, tecrbe gibi baka bilgi kaynaklarnn etkisinin bulunduu zaruri bilgilerin dnda- zellikle akln bu tr kaynaklarla ilgi kurmadan sadece dorudan kavrad apak bilgiler iin kullanlmas da sz konusudur. nsan zihninin scaklk ve soukluk tasavvuru, yine bir eyin hem doru hem yanl olamayacana ilikin hkm byledir (et-Tarft, Bedh md.; Tehnev, I, 158). Mantn en temel kavramlarndan olan zaruri Frbye gre deimesi ve yanla dnmesi imknsz olan, balangta olumlu veya olumsuz biimde zihinde belirdii ekliyle srekli var olan ey demektir (el-Burhn, s. 21). bn Snya gre zaruri mutlak veya arta bal ekilde srekli var olmay hak eden, olmamas dnlemeyen anlamna gelir (e-if el-Man [4], s. 169, 170). Bir baka tanma gre zaruri elde edilmesi irade ve aba gerektirmeyen, dolaysyla kendiliinden zihinde var olan bilgilerdir. Bu sebeple Gazzl kavram ve nermelerin, bir talep ve teemml olmadan dorudan kavrananlarla ancak bir taleple idrak edilenler diye ikiye ayrldn belirtir ve birinciye varlk, ey gibi kavramlar hakkndaki tasavvurlarla ikinin birden ok olduuna, bir eye eit olanlarn birbirine de eit olacana dair hkmleri, ikinciye de ruh, melek, cin gibi metafizik varlklar hakkndaki tasavvurlarla lemin yaratlml, cesetlerin hari ve amellerin karl gibi konulara ilikin tasdikleri rnek gsterir (Madl-felsife, s. 5). Duyu izlenimleriyle sevin ve ac gibi psikolojik bilgiler, sebep-sonu ilikisiyle alkal hkmler, bir hkmn ya doru veya yanl olaca (nc kkn imknszl) ynndeki bilgi gibi herhangi bir sebebe bal olmadan insan zihninde yer alan bilgiler zaruri bilgilerdir. Bunlar akl gerekler olup elikiye dmeden inkr edilmesi mmkn deildir. Zaruri terimi mantk, metafizik ve fizik gibi alanlarda kullanlr; ilgili bulunduu alann kesin ve deimez, genel geer ilkelerinin var olduu kabulne ve bu ilkelerin yokluunu dnmenin imknszl temeline dayanr. Bu anlamda zaruri fikri bir olgunun, bir olayn veya bilginin gereklemesindeki zorunluluunu, baka trl olmasnn imknszln dile getirir. Mantktaki bir tanmyla kipi zorunlu olan nermeleri ifade eden zaruri temelde bir nermede yklemin zneye ihtiya duymasn, znesiz kalamayacan belirtir. Zaruri, zihinde en nce beliren kavramlardandr; eer zaruri apak olmasayd bedh nermelerin doruluuna gvenilmezdi (bn Sn, Kitbif: Metafizik, I, 27; e-if el-Man [4], s. 169; Fahreddin er-Rz, el-Manul-mlaa, s. 157). Deimesi mmkn olmayan eklindeki yaygn tanmyla zaruri, yklemin znesini deitirmesinin veya yklemin zneden kopmasnn imknszln ifade eder. Frb (el-Burhn, s.

21-22) ve bn Rd (Tefsru M Bade-aba, II, 519-522) zaruriyi vcibin, dier bir ifadeyle yokluu imknsz olann kart olarak kullanr. Ancak bu gr reddeden bn Sn byle dnmenin yanllara yol aacan syler. Ona gre vcip ve mmteni zarurinin dnda ve ona denk kipler deil zarurinin iki alt ve kart blmleridir (e-if el-Man [4], s. 166-167; enNect, s. 34). Vcd kavram gibi zaruri de ortak (mekkek) bir kavram olup kaplamna gre snflara ayrlr. Zaruretin kaplamn oluturan ey yklemin zneden kopmasnn imknszln belirleyen sredir. Bu sebeple zaruri ve dim kavramlar bazan birbirinin yerine kullanlm, bazan biri dieriyle tanmlanm ve sre olmadan zaruretin kavranamayaca ileri srlmtr (bn Sn, Kitb-if: II. Analitikler, s. 190-191; Ts, s. 290; Kutbddin er-Rz, s. 269). Frb, Aristonun zaruriyi mutlak ve artl diye ikiye ayrdn, daha sonra Aristo yorumcularnn artl zaruriyi de kendi iinde ikiye ayrp zaruriyi e kardklarn syler (erul-bre, s. 95). bn Sn ise bunlara zaruri daha ekleyerek alt zaruri snfndan sz eder (el-rt vet-tenbht, s. 32-33). Sonraki mantklar, zarurinin her bir snfna deiik adlar vermekle birlikte bn Snnn tasnifini srdrmlerdir (mesel bk. ehrezr, I, 128-136). Zarurinin snflar unlardr: 1. Ezel ve ebed olarak yklemin znede bulunmas. Bu zarurilik znenin varlnn ezel ve ebed olmasndandr. Mantklar zarurinin bu snfna mutlak, el-ztrrl-hakk, ezel gibi isimler verirler. Bunlar, Allah mevcuttur, Allah almdir gibi yklemin znede btn zamanlarda bulunduunu bildiren nermelerdir (Frb, erul-bre, s. 18-19; bn Sn, en-Nect, s. 35; emsddin Muhammed b. Eref, I, 78). Dier be snf ise artl zaruridir. 2. znenin varl devam ettii srece yklemin znede bulunmas; nsan canldr rneinde grld gibi. nsann canl olmas ezel ve ebed olarak deil insan hayatta bulunduu srece zaruridir. Buna bi-hasebiz-zt, bi-hasebil-mevz zarr denir. 3. Vasfa veya unvan artna bal zaruri. Yklemin znede bulunma zarureti bazan znenin varlndan deil bir vasfndan dolay olur. Her hareket edenin deien olmas zaruridir rneinde grld zere znenin hareket ettii srece deimesi zaruridir. 4. Belirli bir zamana bal zaruri. Belirli bir zamanda gne, dnya ve ay belli bir konuma gelince ayn tutulmas rneinde olduu gibi bazan yklemin znede bulunmas belirli bir zamanda zaruri olur. Buradaki zaruret znenin kendi zat ve niteliinden domayp znenin dnda zamana bal artlardan kaynaklanr. 5. Yklemin znede bulunmas belirli olmayan bir zamanda da zaruri olur. nsana soru sorulmas zaruridir nermesi gibi. nsana soru sorulmas zaruri olmakla birlikte bunun zaman belli deildir; farkl zamanlarda olabilir. Bu sebeple baz mantklar zarurinin bu eidine mnteire adn verirler. 6. Zaruret yklemin kendisinden de kaynaklanabilir. Yklem olduu srece onun bir zneyi gerektirmesi zaruridir denilir (Ahmetin yrd srece yryen [zne] olmasnn zarureti gibi). Ancak baz mantklar bunun bir zaruri snf saylamayacan, zira dier btn zaruri snflar iin de geerli olduunu syler (bn Sn, Kitb-if, s. 67-69). Zaruri sadece yklemli nermelerde deil artl nermelerde de sz konusudur. Bitiik artl nermelerde zaruret ounlukla lzmiyye, bazan da hakkiyye lafzyla ifade edilir. Yklemli nermelerdeki zaruri yerine bu nermelerde lzm kullanlr (Frb, el-Burhn, s. 27-28). Mantkta ayrca, Her A Bdir; baz Cler Adr; yleyse baz Bler de Cdir rneindeki gibi kyasn tanmnda grlen ve, Zaruri olarak lzm gelir ifadesiyle dile getirilen sr (formel) zaruret vardr. Baz mantklar -sr zarureti m edercesine-zaruriyi zihn ve hric diye ikiye ayrm, zihn zaruriye bedh (nsel) nermeleri rnek gstermitir. Bu tr nermelerde zihin, zne ve yklemi tasavvur etmekle zarureti kendi tabiatnn gerei olarak dorudan meydana getirir; hkm vermek iin zne ve yklemi kavramasnn dnda baka bir art aramaz (Fahreddin er-Rz, s. 156-

157). Kelmclara gre gerek zaruri gerekse kesb veya iktisb kavram sonradan edinilen (hdis) bilgilerle ilgili olup Allahn ilmi kadm olduundan ne zaruret ne de kesb ile nitelenebilir. Mantklar da bilgiyi zaruri ve kesb/nazar diye ikiye ayrmakla birlikte Allahn ilminin zaruri bilgi olduunu syler (Tehnev, II, 880). Fizik ve metafizikte zaruri sebep-sonu arasndaki ilikinin zorunluluunu, uygun sebep veya sebeplerin bulunmas halinde sonucun nlenemez oluunu ifade eder. bn Rd, zaruri ve imknn birer kip halinde mantn konusuna girmekle birlikte, zaruri ile imknn arasn ayrmay bilimsel dnmenin ilk ve en temel art olarak grm, bu ayrm yapmamann insan bilim yerine safsataya gtreceini ifade etmitir (Tefsru M Bade-aba, I, 75, 82); bu dnce bilimsel gelimede ufuk ac bir deer tamaktadr (bk. DETERMNZM; LLYYET).

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef, I, 158; II, 880-883; Frb, el-Burhn (el-Man indel-Frb iinde, nr. Mcid Fahr), Beyrut 1987, s. 21-22, 27-28, 44; a.mlf., erul-bre (nr. W. Kutsch-S. Marrow), Beyrut 1986, s. 18-19, 95, 163-164, 176; a.mlf., el-bre (el-Man indel-Frb iinde, nr. Refk el-Acem), Beyrut 1985, I, 157-158, 162; bn Sn, e-if el-Man (4), s. 166-167, 169, 170; a.mlf., en-Nect (nr. M. Tak Dnipejh), Tahran 1364 h./1985, s. 29, 34-36, 546; a.mlf., elrt vet-tenbiht: retler ve Tembihler (trc. Ali Durusoy v.dr.), stanbul 2005, s. 30-33; a.mlf., Kitb-if: II. Analitikler (trc. mer Trker), stanbul 2006, s. 13-14, 67-69, 97, 190-191; a.mlf., Kitb-if: Metafizik (trc. mer Trker-Ekrem Demirli), stanbul 2004, I, 27; Gazzl, Madl-felsife (nr. Muhyiddin Sabr), Kahire 1331, s. 5, 132; mer b. Sehln es-Sv, elBeirn-Nariyye fil-man (nr. Refk el-Acem), Beyrut 1993, s. 112, 227; Shreverd el-Maktl, ikmetl-ir (Mecma-i Muanneft-i ey-i r iinde, nr. H. Corbin), Tahran 1380/2001, II, 29-30; bn Rd, Tefsru M Bade-aba, I, 75, 82; II, 515-523; a.mlf., Tell-bre (Telu Man Aris iinde, nr. Crr Cihm), Beyrut 1982, I, 98, 118; Fahreddin er-Rz, el-Manul-mlaa (nr. Ehd Fermerz Karmelk-dne Asgarnizhd), Tahran 1381, s. 151-152, 156-157, 167-169, 230-231, 235-236; Hnec, Kefl-esrr an avmiil-efkr (nr. Hlid er-Rveyhib), Tahran 1389/2010, s. 93-97; Nasrddn-i Ts, erulrt vet-tenbht (nr. Sleyman Dny), Kahire 1974, s. 158-159, 260, 263-266, 270, 290, 432433, 437; Muhammed b. Mahmd e-ehrezr, Resil-eceretil-ilhiyye f ulmilaiir-rabbniyye (nr. M. Necip Grgn), stanbul 2004, I, 128-136; emsddin Muhammed b. Eref es-Semerkandnin Kstsul-efkr f tahkkil-esrr Adl Eserinin Tahkiki, Tercmesi ve Deerlendirmesi (nr. ve trc. Necmettin Pehlivan, doktora tezi, 2010), A Sosyal Bilimler Enstits, I, 78-79; Kutbddin er-Rz, Tarrl-avidil-manyye f erir-risleti-emsiyye (nr. Muhsin Bdrfer), Tahran 2004, s. 269, 279, 458-459; Ceml Salb, el-Muceml-felsef, Beyrut 1982, I, 759-760. Ali Durusoy

ZARRYYT
() slm dininin toplum ve bireyler iin vazgeilmez grd deerlerin korunmasyla ilgili dzenlemeler ve bunlarn salad yararlar; dinin gzettii gaye ve yararlarn zarriyyt-hciyattahsniyyt eklindeki l ayrmnda en st dereceyi tekil eden be temel deer anlamnda fkh ve usl-i fkh terimi (bk. MAKSID-ERA; MASLAHAT).

ZARRYYT
() Zihnin zorunlu olarak kabul ettii, kesin bilgi ieren nermeler iin kullanlan mantk ve felsefe terimi. Mantk, felsefe, kelm gibi akl ilimlerde -zanniyytn kart olarak-yakn seviyesinde kesinlik deeri tayan nermeler iin el-mukaddimtl-yakniyye, yakniyyt ve zarriyyt terimlerine yer verilir. Bu nermelerin kesin ve zorunlu bilgiler iermesi sebebiyle bilimin bata gelen ilkelerini oluturduu, bilimin yegne kant olan burhann sadece zarr/yakn nermelerden meydana geldii kabul edilir. nk burhana dayal bilgi hibir zaman bilinenle elimez. Burhan zorunlu bilgi tayan kant olduuna gre onun ncllerinin de zorunlu olmas gerekir (Frb, el-Burhn, s. 23; bn Sn, el-Burhn, s. 59-60, 64; bn Rd, Telu Kitbil-Burhn, s. 58-59). Baz mantklar zarriyyt yakniyytn alt blm diye gsterir. Buna gre zihnin dorudan bilgilerine zarriyyt, vastal ve kesb bilgilerine nazariyyt, ikisine birden yakniyyt denir (Tehnev, II, 1391; Kutbddin er-Rz, s. 167). Ancak hkim anlaya gre zarriyyt ile yakniyyt e anlaml olup alt blmleri bedhiyyt ve nazariyyttr. Yakn sadece zarriyytta bulunur; bu sebeple zarurinin snflaryla yaknin snflar ayndr (Frb, Kitbl-abe, s. 33). Yakn/zarr hkmn zellii hem zihinde kesinlik tamas hem de objektif gereklikle rtmesidir; bu zelliiyle yakn hkm, deiik ynlerden ve farkl derecelerde yanllk ihtimali tayan baka nermelerden ayrlr (bk. ZANNYYT). Mantkta kyasn maddeleri ad verilen, kesinlik derecesi farkl tasdik eitleri bulunmakta, kaynaklarda bunlarla ilgili isimlendirmeler, tasnifler ve tanmlar deimektedir. Frb nermeleri en bata zaruri ve mmkin diye ikiye ayrr. Zaruri ya mutlaktr yahut bir zamanla snrldr, bu zamandan nce hkmn gerek olmas da olmamas da mmkndr. Frb imkn kavramnn sz konusu olmad mutlak zaruriyi hlis zaruri olarak da adlandrr (a.g.e., s. 37). Ancak filozof el-Burhnda (s. 21) nermelerdeki kesinliin sresi bakmndan farkl bir yakn tasnifi yapar. Buna gre varln daima deimeden srdrmesi zorunlu olan bir eyin, olduundan baka trl olmasnn hibir zaman ve hibir ekilde mmkn olmadna dair kanaat zaruri yakn, belli bir zamanda kesin olan, ancak deiebilen hakkndaki kanaat gayri zarr yakndir. Btn parasndan byktr rneinde grld gibi zaruri nermenin deimesi dnlemez; olumlu veya olumsuz haliyle daima zihinde kalr. Buna karlk, mesel ayakta duran bir kiinin ayakta durduuna ilikin bilgisi kesin olmakla birlikte oturduunda deitii iin bu tr bilgilere gayri zarr yakn denir. bn Snda bu ayrm srekli zaruri, arta bal zaruri eklindedir (el-Burhn, s. 190; ayrca bk. ZARUR). Kyasn bir formu bir de ierii vardr; ieriini kyasn maddeleri denilen nermeler, bu nermelerdeki bilgiler oluturur. Bu adan nermeler yakn ve gayri yakn diye ikiye ayrlr; bunlarn ilkine yakniyyt/zarriyyt, ikincisine zanniyyt denir. Zarriyyt snfna giren nermelerin doruluu hakkndaki bilgiler, ya srf akla dayand ya srf duyu verilerinin rn olduu ya da her ikisinin katksyla kazanld iin nermeler de buna gre deiik isimler alr. Mantk ve felsefe kitaplarnda zarriyytla ilgili farkl tasnifler yer almakla birlikte bilhassa muahhar eserlerden hareketle zarriyyt ylece sralamak mmkndr:

1. Evveliyyt. Gzlem ve deneye, dnmeye gerek kalmadan, eitim ve retim gibi d etkenlerin katks bulunmadan, hatta vehim gc gibi bir psikolojik melekenin tesiri de olmadan, akln sadece iki kavram tasavvur edip bunlarn birbiriyle ilikisini grmek ve ikisi arasnda dorudan iliki kurmakla ulat hkmlere denir. Btn parasndan byktr nermesinde akl btn ve para kelimelerinden hareketle dorudan sonuca ular (Crcn, erul-Mevf, II, 37; Sv, s. 220; Kutbddin er-Rz, s. 167). bn Sn evveliyyt duyu verisi, istikr veya baka bir bilgi aracn kullanmadan akln dorudan vard hkmler diye tanmlar; ayrca vehmiyyt iinde doru olan hkmleri de evveliyyta dahil eder ve bu tr nermelere zarriyyt- vehmiyye adn verir. bn Snya gre, Btn parasndan byktr nermesindeki btn, byk, para kelimelerinin tasavvurunda duyularn katks varsa da bu nermenin dorulanmas yaratl gereidir (en-Nect, s. 121-122; el-Burhn, s. 20). Nitekim yine onun bir aklamasna gre evveliyyt, salkl bir akln herhangi bir d sebep sayesinde deil bizzat kendi znn ve tabiatnn gerei olarak kavrad hkmlerdir. Akl bu nermelerin terimlerini yahut konu ve yklemini tamamen kavrad anda tasdik meydana gelir; bunlarda duraksama, ancak terimlerin tam tasavvur edilemedii veya konu-yklem arasnda iliki kurma zaaf bulunduu zaman ortaya kar. Evveliyyta dahil baz nermelerin terimleri aka kavranabildiinden bu nermelerin doruluu herkes tarafndan apak bilinir; bir ksmnda ise terimler tam kavranamad iin bunlarda tasdike ulalmas belli bir dnme srecini gerektirir (el-rt vet-tenbht, I, 344-345; Fahreddin er-Rz, el-Mebil-meriyye, I, 468470). bn Snnn dier bir aklamasna gre evveliyyt akln duraksamadan kabul ettii apak hkmler olmakla birlikte baz kimselerin bu tr hkmlerde tereddde dmesi mmkndr. Bu durum zihinsel hastalk, halk arasnda yer alan baz grler yznden ftratn bozulmas, lafzn yerinde kullanlmamas veya anlamn kapal olmas gibi rz sebeplerden kaynaklanr (el-Burhn, s. 59-60). Gazzlnin rnekleriyle, insann kendi varl hakkndaki bilgisi veya bir eyin hem kadm hem hdis olamayaca ya da iki zt nermeden biri doru ise dierinin yanl olaca hkm gibi evveliyyta dahil hkmler akln varlyla birlikte onda yer eder; hatta akl sahibi bunlar ezelden beri bildiini sanr. Bir ey hem kadm hem hdis olamaz rneinde var olma, kadm ve hdis kavramlar aklda ayr ayr belirir; dnme gc bu kavramlar birbirine balayarak hkme ular (Miakknnaar, s. 102). 2. Mhedt. Akln, i veya d duyulardan birinin bir defalk alglamas sonucunda nesneleri tasavvur etmek suretiyle verdii kesin hkmlerdir. Bir defalk kayd mhedtn mcerrebtla, duyulara dayanmas da hadsiyytla farkn gsterir. Gne aydnlatr, ate yakar hkmleri d duyulara, Bizim fke, korku vb. duygularmz vardr hkm i duyulara dayal mhedttandr; bu ikincilere sbjektif boyutlar dolaysyla vicdniyyt da denir. Nasrddn-i Ts mhedt d duyularla ulalanlar, i duyularla ulalanlar, d ve i duyular gibi bir ara olmadan -kiinin kendi varl hakkndaki bilgisi gibi-zihinde bulunan hkmler eklinde e ayrr; ikinci trdeki nermelerin sbjektif olmalar dolaysyla itibar hkmler olduunu belirtir (erul-rt vettenbht, I, 345-346). Gazzl ise zarriyyt tasnifinde mutlak anlamda mhedt yerine mhedt btneden sz eder ve bunu insann kendi aln, susuzluunu, korkusunu, rahatln, sevincini ve d duyulardan yoksun olan birinin alglad dier btn i hallerini bilmesi eklinde aklar. D duyularla alglanamayan bu hallerin idraki iin akl sahibi olmak gerekmez; nitekim hayvanlar da bunlar alglar (Miakkn-naar, s. 102-103). Bedhiyyt ve evveliyyt ile bunlara benzer ftr hkmler objektif ve herkes iin geerli nermelerdir. Buna karlk mhedt sbjektif hkmler

olup benzer hkmlere bizzat varmam olan bir bakas ynnden kant deeri tamaz (et-Tarft, mhedt md.; Tehnev, I, 305, 340; Sv, s. 220). 3. Mcerrebt. Deney ve gzlemlerin tekrar sonucunda ulalan bilgi ve hkmleri ifade eder; bunlara tecribiyyt da denilir. Bu srete bir kavray salanp kukuya yer brakmayacak kesinlikte bir kanaat oluur. Mcerrebtta iki ilemin gereklemesi gerekir: Mahedelerin tekrarlanmas ve gizli kyas. Mcerrebta dahil bilgi srecinde bir konuda gerekleen ok sayda duyum ve gzlemin sonucunda akl, srekli olarak veya tesadfle aklanamayacak byk bir ounlukla ayn neticenin doduuna bakarak yapt gizli kyasla bu sonucu veren bir sebebin bulunduuna, niteliini kavrayamasa da varlndan emin olduu bu sebebin gereklemesi durumunda sonucun da zorunlu biimde gerekleeceine hkmeder. Mcerrebt tr hkmler hem kiinin kendisi hem de bakas hakknda olabilir. Nitekim bir kimse mshilin ishal yaptn kendinde de bakasnda da gzleyebilir (Crcn, erul-Mevf, II, 39; bn Sn, el-rt vet-tenbht, I, 346-347; Ts, I, 346-347). Gzlemlerin srdrlmesine ramen kesin hkme ulalamayp tereddt devam ederse buna eksik istikr denir; aklda kukuya yer kalmayacak ekilde gl ve kesin kanaat doarsa istikr tecrbeye dnr (Sv, s. 221). 4. Hadsiyyt. Akln sezgi yoluyla ulat nermeler veya nefsin gl sezgisiyle ulalan ve kuku ihtimalini ortadan kaldrp zihnin kesinlie kavumasn salayan hkmlerdir. Allahn fiillerinin hikmetli ve kusursuz olduunu gzlemleyerek lemi Onun yarattna, ayn gne karsndaki deiik konumlarna gre aydnlk grnnn deitiine bakarak ayn n gneten aldna dair varlan hkmler hadsiyyttandr. Mcerrebt gibi hadsiyytta da hem mahede hem gizli kyas vardr. Nitekim ay zerine yaplan gzlem sonrasnda zihin bu gzlemlere, Eer bu olayda bir tesadf bulunsayd srekli ayn ekilde gereklemezdi eklinde bir hkm eklemektedir (bn Sn, el-rt vet-tenbht, I, 348; ehrezr, I, 408; Kutbddin er-Rz, s. 166). Hkm, kukuya yer vermeyecek ve yakne gtrecek derecede gl bir sezgi vastasyla kazanlmsa bu takdirde zarriyyta girer, sezgi bu derecede gl deilse zanniyyttan saylr. Sezgi gcnn deikenlii sebebiyle hadsiyyt bazlar zarriyyta, bazlar da zanniyyta dahil etmitir (Tehnev, I, 301). Crcnye gre hadsiyyt, akln kesin hkm elde etmek iin mahedenin tekrar gibi bir vastaya ihtiya duymadan kavrad nermelerdir (et-Tarft, adsiyyt md.). Baz mantklar hadsiyyt mcerrebta dahil ederse de (mesel bk. Sv, s. 221) ounluk ikisi arasnda farklar bulunduunu belirtmitir. ncelikle mcerrebtta sebebin varl bilinmekle birlikte mahiyeti bilinmezken hadsiyytta her iki bilgi de mevcuttur. kinci olarak tecrbe kiinin sonuca ulamak iin belli bir aba gstermesini gerektirdii halde sezgi kendiliinden doar. Nihayet mcerrebtta neticeye varmak iin ok sayda gzlem gerekirken hadsiyytta bir veya iki mahede yeterli grlmtr (Crcn, erul-Mevf, II, 39-40; Tehnev, I, 301-302; ehrezr, I, 408; ayrca bk. HADS). 5. Ftriyyt. Zarr/yakn ncllerden meydana gelen ve orta terimin zihinde ftraten mevcut olduu bir kyasla bilinen nermelerdir. Buna gre nermenin byk ve kk terimleri zihinde hazr olduu anda akln elde etme abas gstermesine gerek kalmadan orta terim kendiliinden zihne doar; ki drdn yarsdr veya, Drt ifttir nermeleri gibi. Bir kimse son nermedeki drt ve ift kelimelerini kavraynca zihin kendiliinden her iftin iki eit paraya blnebileceini hatrlar ve buradan hemen drdn de iki eit paraya blnebilmesi sebebiyle ift say olduu hkmne ular. Birok kaynakta ftriyyt kyaslar kendisiyle birlikte bulunan nermeler veya kyas ftr olan ncller eklinde de anlr. erdikleri hkmn kesinlii ve gl oluu bakmndan evveliyyta en

yakn, dolaysyla ikinci derecede gl sonular veren nermeler ftriyyta dahildir. nk ikisinde de zihin dardan yardm almadan doutan sahip olduu yetenekle hkme ular; ancak evveliyytta zihin herhangi bir vasta kullanmadan kendiliinden hkme ularken ftriyytta hkm gizli bir kyas vastasyla elde edilir (Crcn, erul-Mevf, II, 37, 42; Tehnev, II, 1118; bn Sn, el-rt vet-tenbht, I, 350; Sv, s. 222). 6. Bedhiyyt. Genellikle nazariyytn kart olarak zihnin herhangi bir fikr ve amel aba harcamadan kendiliinden apak kavrad nermeler iin kullanlr. bn Snya gre ilimlerin ilkeleri akln hemen kavrad veya duyu, tecrbe yahut aklda apak olan bir kyasla zorunlu olarak kabul ettii tanmlar ve ncllerdir (el-Burhn, s. 59-60). Fahreddin er-Rzden sonra yazlan mantk kitaplarnda bunlarn ilkine bedhiyyt, ikincisine nazariyyt denilmitir. Zihnin dorudan tasavvur ettii, doruluu apak hkmlere bedhiyyt; istikr, istidll gibi yntemlerle dnp baka nermeler araclyla ulat hkmlere nazariyyt denir. Dier bir ifadeyle akln vastasz kabul ettii nermeler bedhiyyt, baka bir bilginin desteiyle kabul ettii nermeler nazariyyt snfna girer (Fahreddin er-Rz, el-Mal, I/1, s. 100; bn Rd, erul-Burhn, s. 51; ayrca bk. BEDH). 7. Mtevtirt. Yalan zerinde birlemeleri mmkn olmayan bir topluluun naklettii habere dayanarak akln verdii hkmler diye tanmlanan mtevtirt yakn/kat ncllerden saylr. Zihnin akl ve iitme yoluyla ulat hkmler mtevtirta, akll ve dier duyu verileriyle verdii hkmler tecribiyyt veya hadsiyyta girer (Fahreddin er-Rz, el-Mal, I/1, s. 100-101; elMebil-meriyye, I, 464). bn Snnn tanmyla tevtre dayal nermeler, birok ahitliin ayn bilgi zerinde buluup birbirini desteklemesinden dolay phenin ortadan kalkmas, bylece bilginin doruluuna dair zihinde tam bir kanaat hsl olmasyla gerekleen hkmlerdir; Mekkenin, Clns, klid gibi nl kiilerin varlna dair bilgiler byledir. bn Snya gre bir habere tevtr derecesi kazandrmak iin haber kaynaklarn belli bir miktara ulatrmaya almak gereksizdir. Zira tevtrde kesinliin ls ahitlikte belli bir sayy bulmak deil haberin doruluu hususunda kesin bir kanaatin hsl olmasdr (el-rt vet-tenbht, I, 349). Nasrddn-i Tsye gre ahitlerin ayn bilgide bulumamalarndan kaynaklanan bir gvensizlik ihtimalinin ve ahitlerin yalan zerinde birlemeleri durumunun bulunmamas da mtevtirtta kesinlii salayan unsurlardr. Tevtrle edinilen bilgi duyumlara dayal cz bilgi olup mahsstla ayn deeri tar; bundan dolay srf bu bilgilerin (akl) ilimlerde ispat ilevi yoktur; yine mcerrebt ve hadsiyyt gibi mtevtirt da bir iddiay inkr edene kar kant olarak kullanlmaz (erul-rt vet-tenbht, I, 349-350; Sv, s. 222). Mtevtirtta ahitlerin says konusunda bn Snnn ve bu bilgilerin akl ilimlerdeki yeri hususunda Tsnin ifadelerini tekrarlayan sonraki mantklar bu bilgilerde gerekli saynn farkl olaylara gre deieceini, niha lnn say deil kesinlik olduunu, kesinlik salannca saynn tamamlanm olacan, ayrca ahitlerin says az olmakla birlikte baka karnelerin bulunmas halinde de mtevtirtn kesinlik kazanabileceini belirtirler (Crcn, erul-Mevf, II, 40-41; ehrezr, I, 409). Mantklara gre burhan kyas sadece zarriyyta dahil nermelerle yaplr. Bu nermeler iinde en gls zihinsel bir kusuru bulunmayan, ftrat ve akl melekeleri normal olan her yetikin insann kavrayabilecei aklktaki evveliyyttr. Zarriyyta dahil btn nermeler kesin bilgi ifade edip burhan delil olmakla birlikte btn delillerin kendisine vard en temel gerek ve niha delil

evveliyyta dahil hkmlerdir. Bu sebeple kaynaklarda zarriyytla ilgili farkl tasnifler ve sralamalar bulunsa da evveliyyta daima en bata yer verilir. Kesinlik deeri asndan evveliyyt srasyla ftriyyt, mhedt ve vehmiyyt izler. Mcerrebt, hadsiyyt ve mtevtirta dahil nermeler sbjektif nitelikte olduundan, sadece bu bilgilere sahip olan kii ile ayn tecrbe veya sezgiyi yaam ya da ayn mtevtir bilgiye ulam kimseler iin balayc deer tar (Crcn, erul-Mevf, II, 42-43; Fahreddin er-Rz, el-Mebil-meriyye, I, 468-470; ehrezr, I, 409).

BBLYOGRAFYA

et-Tarft, mcerrebt, mtevtirt md.leri; a.mlf., erul-Mevf (nr. M. Bedreddin enNasn), Kahire 1325/1907 Kum 1412, II, 36-42; Tehnev, Kef, I, 301-302, 305, 340; II, 1118, 1391; Frb, Kitbl-abe (nr. J. Langhade-M. Grignaschi), Beyrut 1986, s. 33-37; a.mlf., el-Burhn (el-Man indel-Frb iinde, nr. Mcid Fahr), Beyrut 1987, s. 21-23; bn Sn, enNect (nr. M. Tak Dnipejh), Tahran 1364 h./1985, s. 112-123; a.mlf., el-rt vet-tenbht (nr. Sleyman Dny), Kahire 1413/1992, I, 341-350; a.mlf., el-Burhn (nr. Abdurrahman Bedev), Kahire 1966, s. 20, 59-60, 64, 190; Gazzl, Miakkn-naar (nr. Refk el-Acem), Beyrut 1994, s. 102-106; a.mlf., Madl-felsife (nr. Muhyiddin Sabr), Kahire 1331, s. 51-54; mer b. Sehln es-Sv, el-Beirn-Nariyye f ilmil-man (nr. Refk el-Acem), Beyrut 1993, s. 219-223; bn Rd, Telu Kitbil-Burhn (nr. Ch. E. Butterworth-Ahmed Abdlmecd Herd), Kahire 1982, s. 58-59; a.mlf., erul-Burhn (nr. Abdurrahman Bedev), Safat 1984, s. 51; Fahreddin erRz, el-Mal (nr. Th Cbir Feyyz el-Alvn), Riyad 1399/1979, I/1, s. 100-101; a.mlf., elMebil-meriyye (nr. Muhammed el-Mutasm-Billh el-Badd), Beyrut 1410/1990, I, 464465, 468-470; Nasrddn-i Ts, erul-rt vet-tenbht (bn Sn, el-rt vet-tenbht iinde), I, 341-350; Muhammed b. Mahmd e-ehrezr, Resil-eceretil-ilhiyye f ulmilaiir-rabbniyye (nr. M. Necip Grgn), stanbul 2004, I, 407-409; Kutbddin er-Rz, Tarrl-avidil-manyye, Kahire 1367/1948, s. 166-167. Mustafa arc

ZT
() Bir eyin kendisi, mahiyeti, hakikati anlamnda mantk,