You are on page 1of 83

NANO TEKNOLOJİ VE UYGULAMALARI

1

1. GİRİŞ İnsanoğlunun geçmişinden günümüze doğayı işleyebildiği oranda medenileştiğini ve refah düzeyinin arttığını görmekteyiz. Özellikle yakın tarihimizde bilim ve teknolojilerde hızla kat edilen mesafeler eskiye nazaran akıl almaz bir seviyeye ulaşmıştır. Önce 1800’lerde yaşanan sanayi devrimi, ardından 1900’lerin başında otomotivde yaşanan büyük gelişmelerle otomotiv devrimi, 1950’lerde ise fizikteki kuantum mekaniği kuramlarının ortaya çıkması ile beraber bilişim ve bilgisayarda görülen inanılmaz hızlanmalar, bilişim devrimi diyebileceğimiz derece önemli yeniliklerdir. Bu gibi gelişmeler oldukça insanoğlunun malzemeyle olan ilişkisi gittikçe artmış ve malzeme teknolojisinin uluslararası gelişmişliğin temel bir göstergesi haline geldiği gözler önündeki apaçık bir olgu olmuştur. Günümüzde yine devrim niteliğinde olabilecek maddeyi atomik boyutlarda inceleyip işlemek fikri ve uygulamaları, bilim ve teknolojiye yeni bir boyut kazandırmıştır. İşte yeni devrim ve gelecek yüzyılın teknolojisi diye adlandırılan bu gelişmeler dönemi: nanobilim ve nanoteknoloji dönemidir. Bilim ve teknolojilerde öncelikle var olanı anlamak ve incelemek, daha sonra ihtiyaca göre yeni düzenlemeler ve keşifler yapmak temel bir içgüdüdür. Bu anlamda doğal olarak var olan birçok sistem, eser ve olgu incelenmiş ve mükemmel verilere ulaşılmıştır, hatta ki sadece doğadaki ve canlılardaki incelemeler, birçok teknolojik gelişmenin yol göstericisi olmuştur. Zamanla daha hassas yapılan ölçümler ve uygulamalar sonucunda malzemelerin çok farklı ve değişik sırları ortaya çıkmıştır. Özellikle biyolojik anlamda insan vücudunun mükemmel bir çalışma ve işleme prensibine sahip olması, örneğin; vücut tarafından etkin silahlar olarak hazırlanmış antikorlar; bu antikorların vücudu yabancı ve zararlı bir düşmana ‘antijene’ karşı kanı korumaları, kendi kendini yenileyen sistemler gibi doğal olan mükemmel proseslerin anlaşılması malzemelerin nano boyutta incelenmesiyle ortaya çıkmıştır ve bu olağanüstü dizayn’ın moleküler boyutlardaki tasarımlarla meydana geldiği anlaşılmıştır. Aynı şekilde doğada arıların kilometrelerce uzaklardan tekrar aynı yoldan dönmeleri, ipek böceğinin ipeği hassas bir şekilde dokuması gibi birçok kusursuz işlem yine bu boyutlardaki gizemle açıklanabilmektedir. Bu gibi örneklerden yola çıkarak ürettiğimiz malzemeleri mikro altı boyutlarda incelemek merakı nanobilim ve nanoteknoloji kapısını sonuna kadar aralamıştır. İnsanlık, 60 yıl içinde metre-milimetre büyüklüğünde malzemeyi kesici takımlarla işleyen ya da yüksek sıcaklıklarda kalıplara dökerek ya da döverek şekillendiren imalat teknolojisinden, atomsal düzeyde malzemeyi tasarlayıp yeni moleküller oluşturmaya yönelik bir imalat yöntemine geçti ve nanoteknolojiyle tanıştı. 2

2. NANOTEKNOLOJİ Nano bir ölçek, nanoteknoloji de o ölçekte geliştirilen teknolojiler anlamına geliyor, bu yüzden nanobilim ve nanoteknoloji ile uğraşmak çok disiplinli bir durumdur; hedefi belirli bir konu değil; işbirliği gerektiren, birçok araştırmayı içine alan geniş bir kapsama alanını oluşturur. Nano milyarda 1 demek ve milyarda 1 ölçekle çalışmak demektir. Atomlarla ve onların dizilişleriyle; malzemede, üretim tekniklerinde, yenilik yapmak ve ihtiyaca uygun üstün özellikli yeni ürünler geliştirmek anlamına geliyor.

Nano sadece bir ölçü derecesi olduğu için nanoteknolojinin malzeme üretiminden başlayarak, elektronik, manyetik, optik, mekanik, ve biyomedikal amaçlı işlemler gibi birçok disiplini de kapsayan geniş bir uygulama alanı bulunmaktadır. Günümüzde kullanılan mühendislik malzemelerinin birçok özelliği mikrometreden büyük boyuttaki iç yapılarından (tane, kristal) kaynaklanmaktadır. Nano malzemeler ise, üstün özelliklerini, mikrometreden 10 ile birkaç yüz kat daha küçük boyuttaki yapılara borçludurlar. Yakın zamanda bu alanda yapılan çalışmalar, nano boyutlu malzeme, aygıt ve sistemlerin üretimi, karakterizasyonu ve uygulamaları üzerinde yoğunlaşmıştır.[1]

Artık nanoteknoloji sayesinde süper kompüterlere mikroskop altında bakılabilecek, bir milyon sinema filmi alabilen DVD’ler yapılabilecek, insan vücudunun içinde hastalıklı dokuyu bulup iyileştiren, ameliyat yapan nano robotlar kullanılabilecek, insan beyninin kapasitesi ek nano hafızalarla güçlendirilebilecek, birim ağırlık başına şuandakinden 50 kat daha hafif ve çok daha dayanıklı malzemeler üretilebilecek. Yine günlük yaşamda kullanılan tekstil ürünleri gibi ürünlerin değişebileceği gibi, uzay araştırmalarında ve havacılıkta da yeni roket ve uçak tasarımlarının ortaya çıkması mümkün olacaktır. Bütün bu gelişmeler dünyayı yeniden şekillendirebilecek bilimsel ve teknolojik devrim niteliğindedir. Yani yeni dönem, nanobilim ve nanoteknoloji dönemi olarak başlamıştır.[1] Nanoteknoloji nano ölçeklerde malzeme tasarlayıp üretmeyi, bu malzemelerden yeni yöntemlerle aygıt, alet üretmeyi amaçlar. Bu bağlamda nanoteknolojide kullanılan yöntemler, bilinen yöntemlerden çok farklı olabiliyor.

3

2.1 Nanoteknolojik Gelişmeler Nanoteknoloji, malzemelerin, sistemlerin ve cihazların nano ölçekte şeklini ve boyutlarını kontrol ederek tasarımının, simülasyonunun ve imalatının yapılması demektir. Atomik ölçeklerde hassas mühendislik anlamına da gelen nanoteknoloji bu ölçeklerde işlenmiş nesnelerin, insanların kullanabileceği bir hale gelebilmesi için sayıca çok olması gerekmektedir. Bir ölçek olan nanometre, yaklaşık olarak yan yana gelen 3-4 atomdan meydana gelir ve yine yaklaşık 100-1000 tane atom bir araya gelerek nano ölçeklerde bir nesneyi oluşturur.[2] 20. yüzyılın başlarında maddenin temel yapı taşları, elektrik, elektronik ve optiksel özellikleri hakkında farklı felsefik yorumlar ortaya atıldı. Bu konuda başta N. Bohr olmak üzere A. Einstein, W. Heisenberg ve E. Schrödinger gibi bilim adamları bazı kuramlar ortaya attılar. Kuantum fiziği olarak adlandırılan bu ön görülere göre maddeyi oluşturan parçacıklar, örneğin elektronlar hem parçacık hem de dalga gibi davranırlar. Bu şekilde atom altı ölçeklerde belirsizlik kuramının geçerli olduğu ortaya çıktı. Bu temel öğelerden doğan kuantum mekaniği sayesinde atom ve moleküller hakkındaki bilgi ve yorumlar daha gerçekçi bir şekilde algılanıp yorumlandı. Dolayısıyla bilim ve ilgili teknolojiler hızla yükselen bir ivme ile gelişme gösterdi. Kuantum mekaniği sayesinde katıların klasik parçacık kuramı kullanarak hesaplanan bazı temel elektronik ve manyetik özelliklerinin neden gözlemlerden büyük sapmalar gösterdiği açık bir şekilde görülmüş oldu.[13] Klasik mekaniğin geçerli olduğu imalat proseslerinde malzemelerin atomsal yapısı, mekanik, elektronik ve manyetik özellikleri ancak kuantum fiziğinin temel öngörüleri anlaşıldıktan sonra daha net bir şekilde çözümlenmeye başlandı. Bu bilgiler ışığında daha hassas üretimler yapılmaya başlandı. Yarı iletken malzemeler, özellikle silisyum teknolojisi önem kazanıp, mikro elektronik sanayi hızla gelişme sağladı. Bilgisayarların ve bilişim teknolojilerinin hayatın vazgeçilmez birer parçaları haline gelmeleri, mikroelektronik başta olmak üzere, optoelektronik, fotonik gibi teknolojilerin gelişmesinde de önemli bir rol üstlendi. Ancak bütün bu gelişmelerin yanında, bilgisayarın her alanda insan hayatına sunduğu imkân ve teknolojik kolaylıklarla beraber, bu teknolojinin uygulanması farklı ve yeni problemleri de ortaya çıkardı. Bu problemler; aygıtlarda meydana gelen gereksiz ve zararlı ısılar, yetersiz bilgi depolama ve işleme kapasiteleri, aygıt ve cihaz elemanların boyutlarındaki büyük hacimler sayılabilir. Bu durumda hem bu eksikliklerin iyileştirilmesi hem de daha hızlı ve daha küçük bilgisayarları elde etme çabaları hızla devam etmekte.[3] 4

o yapıya tek bir atom eklense bile değişebilmekte. Benzer şekilde. bu atomun cinsine. atom altı boyutların önemini gün yüzüne çıkarmaktadır. nano yapının iletkenliği. atomsal yapının geometrisi.[4] Şekil 2. Örneğin.[5] Yine yarıiletken olarak bilinen ve çağımızın en önemli malzemesi olan silisyumdan yapılan bir telin çapı nanometreye yaklaşırken tel iletken bir karakter sergilemeye başlamaktadır. daha küçük boyutlara inildikçe elektronik aygıtların işleyişindeki yarı-klasik fizik kuramlarının geçerliliğini yitirmesiyle. mekanik olarak malzeme güçlenirken ya da zayıflarken.[5] 5 . elektronik olarak iletkenlik özelliği tümüyle değişebilmektedir. daha az enerji harcayarak daha hızlı çalışabilen aygıtlar ve sistemler geliştirmeye mecburi kılan bir durum haline gelmiştir.1 Bir yüzey üzerine atomların teker teker dizilerek Atom Adam’ın yapılması[4] Yapılan araştırmalar bir malzemenin boyutu küçüldükçe malzemeye ait yeni özelliklerin ortaya çıktığını göstermektedir. nano yapının türüne ve geometrisine bağlı olarak farklılık gösteriyor. Nano ölçeklerdeki bir yapıya yeni eklenen her atomun fiziksel özelliklerde neden olduğu değişiklikler. hatta atom sayısının kendisi bile fiziksel özelliklerin belirlenmesinde etken rol oynuyor. nano ölçeklerde atomlar arası bağ yapısı da değişikliğe uğrayabilmekte.Günümüz uygulamalarında bilgisayarlarda kullanılan aygıtların boyutları 50 nanometrenin altına kadar inerken nanoteknoloji. Dolayısıyla atomları teker teker dizerek şekillendirme fikri nanoteknolojiyi tetiklemiştir. bilimle uğraşan insanları gün geçtikçe daha küçük boyutlara inmeye. elektron durumlarının fazı ve enerji spektrumunun kesikli yapısı daha belirgin bir hal almaktadır. Yeni teknolojilerin birçok alanda başarıyla uygulanması. malzemeyi oluşturan atom sayıları 100’ler düzeyine inince. Diğer ilginç bir malzeme de karbon elementi. Boyutlar nanometre ölçeklerine yaklaşırken malzemenin fiziksel özellikleri kuantum mekaniğinin kontrolüne girmekte. daha az yer kaplayan. Daha da önemlisi.

Bunun en önemli sonuçlarından birisi atomların geometrik yapılarının ve dizilişlerinin maddenin bazı fiziksel özelliklerini etkilemesidir. nano ölçekli ve duyarlı cihazların geliştirilmesi. naoteknoloji açısından karbon atomunun ne kadar önemli olduğu açıkça görülür. uygun yöntemler bulunarak nanoskopik ve makroskopik dünya arasındaki bağın kurulmasıdır. Karbon uzun zamandır grafit ve elmasın alltropları arasındaki büyük farklılıklardan dolayı merak uyandırıcı bir elementti. İşte teknolojinin yeni taleplerine yanıt verebilen bu olağanüstü özellikler.[6] Bu iki ürün arasındaki tek farkın atom dizilişlerinin olduğu düşünülürse.Karbonun organik maddelerdeki yaygınlığı ve vazgeçilmezliği düşünüldüğünde ve bütün canlıların karbon esaslı bir hayata sahip olduğunu düşündüğümüzde. nanoteknolojinin farklı dünyası anlaşılacaktır. 6 . ayrıca küçük ebatlarda farklı fiziksel özelliklerin ortaya çıkması ile de ilişkilidir. bu yolla malzemelerin yenilenmesi ve geliştirilmesi. nanometre boyutlarında yapay malzeme sentezlenmesinin önemini gösteriyor. elmasta karbon atomlarının düzlemsel bir tabaka yerine üç boyutlu bir kristal oluşturacak şekilde dizilmeleri ve pozisyon almalarındandır. Nanobilimin en büyük amacı.[2] Atomik ölçülere inildikçe kuantum özellikler daha belirgin bir hal almaktadır. Daha önce değindiğimiz gibi elmas ile kömürü birbirinden ayıran özellik. Dolayısıyla atom yapısı ve atom sayıları aynı olan bu iki maddenin fiziksel özelliklerinin tamamen farklı olmasının sebebi atom dizilişlerinin farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Kurşun kalemlerden tanıdığımız grafit ise karbon atomunun yumuşak ve iletken bir yapısı. Karbonun nanoteknolojideki yeri ve önemi ile ilgili ayrı bir başlık altında detaylı bilgi verilecektir. Nano ölçekteki yapıların farklılıkları sadece ebatlarının küçüklüğü ile ilgili değil. ölçen yöntemlerle tam olarak belirlemek mümkün değildir. makroskobik ölçekteki yapıların özelliklerini inceleyen. Yapıtaşını karbon atomunun oluşturduğu elmas kristali. Aynı şekilde başka elementlerden oluşmuş yapıların da boyutları küçülünce benzer şekilde makro yapıya göre çok farklı özellikler göstermektedir. nanometre ölçekli yapıların analizlerini yaparak bu boyuttaki nesnelerin. [4] Nano boyuttaki yapıların özelliklerini. bilinen en sert ve yalıtkan malzemedir. cihazların ve sistemlerin fiziksel özelliklerinin saptanması ve bu fiziksel özelliklere göre nanometre ölçekli yapıların imalatı.

Feynman 1959 yılında bir konferansta ‘‘There is plenty of room at the bottom’’ (Aşağıda daha çok yer var) başlıklı konuşmasında ilk defa nano boyutlardaki gizeme değinmiştir.Başka bir örnekte bizmut kristali ile bizmut nano teli incelendiğinde. malzemelerin nanoölçekteki yapılarını kontrol etmeyi başarmakla birçok özelliği ve dolayısıyla işlevleri de kontrol edilebilmiş olacağımız sonucunu çıkarabiliriz. Bu örnekler bize maddenin elektronik özellikleri. Feynman’ın konuşmasından bazı dikkat çeken hususlar. bizmut kristali makroskopik ebatta yarı metal bir malzeme karakteri gösterirken nanotel halinde bizmut yarı iletken bir malzeme özelliği göstermeye başlamaktadır. üstelik her iki yapıda da atomların birbirlerine bağlanma şekilleri de aynıdır. 7 . [1] Nanoteknolojinin başlangıcı olarak kabul edilen bu konuşmada nano boyutlarda uğraşların olabilmesi için. öncelikle nano ölçekte ölçme ve üretim yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Feynman eğer atom ve molekül büyüklüklerde imalat yapılabilirse birçok yeni keşiflerin ortaya çıkacağını bildirmiştir. optik özellikleri gibi özelliklerinin boyutla değiştiğini göstermektedir. Bundan. onları yeniden düzenleme Gibi ilk defa duyulup daha sonra keşfedilecek birçok yeni görüşlerden bahsetmiştir.[2] Aynı atomlardan oluştuğu halde geometriler değişince biribirinden apayrı davranışa sahip iki farklı malzeme karşımıza çıkmaktadır. 24 ciltlik Britannica ansiklopedisi bir toplu iğne başına yazılabilir Küçük ölçeklerde motorlar Biyolojik yapılardakine benzer üstün özellikli yapı ve sistemler Minyatür bilgisayarlar Atomlara hükmetme.2 Nanoteknolojinin Tarihçesi Nano boyutta bir dünya olduğunu ilk defa ünlü Amerikalı fizikçi Richard Feynman (19181988) ortaya atmıştır.[2] 2.

300 mikron genişliğindeki bir deve figürü dikiş iğnesinin deliğinde[18] Feynman’ın ön gördüğü düşünceler ışığında 1980’li yılların başında nano yapıların bazı fiziksel büyüklüklerini ölçmek ve nano ölçekte üretim yapmak amacıyla bazı optik cihazlar ve buna uygun yöntemler üzerinde çalışılmaya başlandı. karbon nanotoplar ve ardından karbon nanotüplerin keşfedilmesi oldu ve bu başarılar nanoteknoloji dönemini aktif olarak başlatmış oldu.2 Deve. 8 . Bu çalışmalar hem nanometre ölçeklerinde saklı yeni davranışları ortaya çıkarmak. yapılmak istenen deneyin veya uygulamanın gerçek ortamdaymış gibi önce simülasyonu yapılmaya başlandı.Şekil 2. hem de atomu görüp onu istediğimiz yere taşıyabilmemize imkan sağlamak içindi. toplu iğnenin deliğinden niye geçemesin? Micreon GmbH şirketinin yaptığı 2 mm boyunda. Nitekim birçok yeni bilgiler ve keşifler bu çalışmalarla beraber açığa çıktı. Bu sayede gerçekçi deneyler hızlı bir şekilde yapılmakta ve uygulanan prosesler sağlıklı bir şekilde gözlemlenmektedirler. Atomsal ve moleküler boyutlarda deneyler yapmaktaki güçlükleri aşmak için geliştirilen bilgisayar simülasyon programları. Yine bu çabaların sonucu olarak en önemli gelişme.[1] Bütün bu gelişmelerle beraber eskiden olduğu gibi yapılacak araştırmalar artık bizzat laboratuar ortamında yapılmak zorunda değildi.[29] Maddelerde büyüklükler nanometre düzeyine inince elektron enerjinin kuantumlaşmasının malzemede elektrik ve ısı iletkenliği gibi fiziksel özelliklere yansıyacağını ve yeni kuantumlaşmaların ortaya çıkaracağını yapılan araştırmalar göstermiştir.

Bardeen ve Brattain tarafından yapılan ve bir yumruk büyüklüğünde olan katı hal transistorün boyutunun. Binnig ve H. Dolan ilk defa tek elektron transistorünü yaptılar.[2] 2. Bell Laboratuvarları’nda 1940’lı yıllarda Shockley. .A. 9 . Rohrer atomları tek tek görüntüleyebilmek için Taramalı Tünellemeli Mikroskobu (STM) icat ettiler.K. Bunlar: Saçılma Yöntemleri Taramalı Elektron Mikroskobu Transmission Elektron Mikroskobu (TEM) Taramalı Sonda Mikroskobu Taramalı Tünellemeli Mikroskop Atomik Kuvvet Mikroskobu Yakın Alan Taramalı Optik Mikroskop. Moleküler transistör yapımının başarılması.Nanobilimin ve nanoteknolojinin gelişmesinde en önemli etmen. nano ölçekte ölçme ve inceleme yapabilen mikroskoplar ve bu boyutlarda işlemler yapabilmek için oluşturulan yöntemlerdir. 1974: Aviram ve Seiden ilk moleküler elektronik aygıt için patent aldı. gibi yöntemlerdir. T. çözümü zor problemleri de beraberinde getirdi. De Grado ekibiyle beraber suni protein yapmayı başardılar. 1981: G. Smalley C60 ’ı keşfettiler. 1989: Scweizer ve Eigler IBM logosunu nikel bir yüzey üzerinde duran zenon(35 Xe atomu) atomlarının yerlerini yenşden düzenleyerek yazdılar.3 Nanobilim ve Nanoteknolojinin Kronolojik Gelişimi 1959: Richard Feynman’ın meşhur konferansı. Ancak.J. Kroto. Curl Jr. 1988: W. R. moleküler tansistörlerin birbirlerine iletken tellerle bağlanmaları ve bu transistörlerden bütünleşik devre yapılması. Fulton ve G. H. yaklaşık yüz milyonda bir küçülmesi anlamına gelmekte. 1985: R. 1987: İletkenliğin kuantum özelliği ilk defa gözlendi. Bu uygulamaların hepsi ayrı bir başlık altında detaylı bir şekilde incelenecektir.

teknik bilginin en temel ve zorunlu uzantısıdır ve ölçü olmadan herhangi bir teknoloji de düşünülemez.3 Nano boyutta IBM yazısı[24] 1991: Japon Lijima çok duvarlı karbon nanotüpleri keşfetti. 2002: Süperörgü nanoteller yapıldı. 2005: Dört tekerlekli nano araba modeli hareket ettirildi. belirleyici bir kurala göre herhangi bir şeye sayısal bir değer atanmasıdır. 1997: N.[3] 10 . Herhangi bir konuya objektif bir yaklaşım sadece ölçü ile sağlanabilir. 1999: M. dejenerasyonsuz. Başlı başına bir disiplin olan ölçü.Şekil 2. Tour ilk defa tek organik molekül ile elektronik anahtar yaptılar. 2001: ZnO nanotel laseri yapıldı. 1993: Lijima ve Bethune tek duvarlı karbon nanotüpleri keşfettiler. Seeman ilk kez DNA molekülünü kullanarak nanomekanik aygıt yaptı ve aynı yıl içinde Rice Üniversitesinde (ABD) Nanoteknoloji laboratuarı kuruldu.4 Motorize bir nano araba[17] 2. Reed ve J.[2] Şekil 2.4 Ölçülendirme Prensipleri ve Nanoboyutlarda Ölçü Ölçü.M.

11 .[21] Nano terimi ölçü birimleri için kullanılan bir ön-ektir. Madde miktarı birimi “Mol”. ve her konuya özel birimleri ve sembollleri vardır. Dolayısıyla yapılan nanoteknolojik bir araştırma ve incelemeler bu ölçülerde yapılıyor demektir. Ancak nanoteknolojik işlemler denildiğinde genellikle uzunluk birim ön-ek’i olarak kullanılmaktadır. 10-24 ’e (yotta’dan yokto’ya) kadar genişletti. Ana birimler: Uzunluk birimi “Metre”. Nanoyapılar uzunluk olarak düşünüldüğünde yaklaşık olarak 10-100 atomluk sistemlere karşılık gelmektedirler. genel konferansı metrik katsayı öneklerini 1024 ’den. genel itibarla da bu değişimlerin çok verimli olmasındandır. metrik). Elektrik akımı birimi “Amper”. [4] KATSAYI ÖN-EKLERİ Standartlaştırılmış uluslararası (SI) birimlerinin geniş çapta her türlü duruma uygulanabilmesini sağlamak üzere 1991 yılında yapılan ağırlıklar ve ölçüler 19. Bugün tüm dünyada geçerli olan Uluslararası Ölçüm Sistemi (SI) 1960’taki ‘‘Ağırlıklar ve Ölçümler’’ genel konferansında tanımlandı ve buna resmi bir statü verildi. Yapılan gözlemler nano boyutlardaki sistemlerin fiziksel davranışlarının makro boyuttaki sistemlere kıyasla çok daha farklı olduklarını ortaya koymuştur. Sıcaklık birimi “Kelvin”. Kütle birimi “Kilogram”. sistemleri (ingiliz. Buna temel teşkil eden anahtar anlaşma 1875 yılında Paris'te imzalanan ‘‘metre’’ anlaşmasıdır. Zaman birimi “Saniye”. ve Işık şiddeti birimi “Candela”’dır. cetvelleri.Ölçünün metodolojisi. Bu sistem bilimde ve teknolojide kullanmak üzere önerilmiştir. Nano uygulamalar. Zaten nanoteknolojiye bu kadar ilgi duyulmasının. büyük umut ve beklentiler içerisinde olunmanın esas kaynağı da bu boyutlarda malzemelerin özelliklerinin akıl almaz derece değişmesi. hesaplamalar ve işlemler 10-200 nm boyutlarında gerçekleştirilen uygulamalardır.

[6] 12 . hiç bilmediğimiz yeni bir dünyayı bize sunmaktadır. Bu karşılaştırma nanometrenin boyutlarını daha net bir şekilde göstermektedir.1 Ölçü birimlerinin katları için kullanılan SI tarafından onaylanmış ön-ekler Faktör 10 102 103 106 109 1012 1015 1018 1021 1024 İsmi deka hekto kilo mega giga tera peta eksa zetta yotta Sembolü da h k M G T P E Z Y Anlamı on yüz bin milyon milyar trilyon katrilyon kentilyon sekstilyon septilyon Faktör 10-1 10-2 10-3 10-6 10-9 10-12 10-15 10-18 10-21 10-24 İsmi desi santi mili mikro nano piko femto atto zepto yokto Sembolü d c m µ n p f a z y Anlamı onda bir yüzde bir binde bir milyonda bir milyarda bir trilyonda bir katrilyonda bir kentilyonda bir sekstilyonda bir septilyonda bir Nanometreyi şöyle örneklendirebiliriz: 1 Nanometre metrenin milyarda biri.Çizelge 2. insan saçının kalınlığı ise yaklaşık olarak yüz bin nanometredir. Bununla beraber nano boyutlara gelinince hem makro özellikler hem de mikro(kuantum) özelliklerin etkilerinin aynı anda etkin olmaları. Nanometrik boyutta malzemeler hem atomik hem de makroskobik özellikler göstererek. bazı zorluk ve problemlerin doğmasına sebep olmaktadır.

serbest elektronları bulunduğu halde. Özellikle DNA molekülü nano boyutlarda olan doğal bir nano üründür ve bu ölçeklerdeki tasarımın mükemmelliğini göstermektedir. Malzemenin yapısındaki elektron akımı serbestlik derecesine göre şekillenir.[2] Eğer serbest elektronlar eksenel olarak üç yönde de hareket edebiliyorlarsa malzeme 3D (üç boyutlu) yapı olarak adlandırılır. Nanotop. Ayrıca bu yapılarla beraber. üç yönde de sınırlanmış olan bir yapıya sahip olduğu için hareket kabiliyeti olmayan yapılar da vardır ki bu yapılara da 0D (sıfır boyutlu) yapılar denilmektedir. kuantum nokta ve topaklar bu sınıftandır. malzemenin serbest elektronlarının hareket edebilme serbestlikleri ile belirlenen bir olgudur. nanotüp gibi yapılar bu gruptaki yapılardır. atomların çapları ise nanometrenin onda biridir.5 Malzemelerde Boyut Malzemelerin iç yapıları. Katmanlı yapılarda bir kat.Bir milyon nanometre Binlerce nanometre Nanometre Nanometreden küçük Şekil 2.5 nanometre. Serbest elektronlar sadece iki yönde hareket edebiliyorlarsa o zaman malzeme 2D (iki boyutlu) yapıya sahip malzemedir. Boyutlara göre malzemelerin birçok özelliği değişim göstermektedir. bir cins atomdan oluşurken. başka bir kat da farklı bir atom cinsinden oluşur. katı madde olarak bilinen yapılar 3D’lu yapılardır. boyutlarına göre farklı şekillerde sınıflandırılmaktadırlar ve malzemenin nasıl bir yapıda olduğu boyutuna göre belirlenir. Bu tür yapılar kuantum 13 . vücuttaki bir kan hücresinin büyüklüğü bin nanometre. Malzemelerde boyut. Elektron serbestlikleri tek yönde olan malzemeler ise 1D (bir boyutlu) yapılar olarak adlandırılır. Nanotel. Bütün katmanlı yapılar iki boyutlu malzemeler sınıfındandırlar. 2. DNA molekülleri yaklaşık 2.5 Nanometrenin ölçüsünün fiziksel karşılaştırılması Bir karıncanın başının genişliği bir milyon nanometre.

[2] 3 NANOBOYUTLARDAKİ İŞLEMLERİ ETKİLEYEN ETMENLER Bu bölümde karakteristik olarak boyut azaldığında malzemenin özelliklerinin ve davranışlarının nasıl değiştiği üzerinde durulacaktır. sistem. çalışmalar bu boyutlarda yapılmakta olup nihai nanoimalat da yine bu ölçeklerde olacaktır. Nesneyi daha küçük parçalara ayırmanın maddenin fiziksel özellikleri üzerinde farklı etkileri vardır. atom dizisi şeklindeki yapılar ise bir kristal yüzeyine dizilmiş atomlardan oluşmuştur ve bu örneklerin hepsi nanotel çeşitleridir. 1D’lu bizmutun üç farklı yapısı vardır. Nano seviyelere inildiğinde azalan ölçü değerlerinin. boyutu ile doğrudan doğruya ilgilidir.[2] Malzemelerin elektronik özellikleri ve elektronik işlevleri. Küresel elemanın hacmi: Elemanın çevreye verdiği ısı miktarı ise kürenin yüzey alanı ile doğru orantılı olacaktır.bilgisayarlar da dahil.1 Küçük Boyutlarda Malzemeler Makro boyutlarda bir nesnenin sınırları elle tutulur gözle görülür bir durumdadır ve sınırları çizilmek suretiyle belirlenebilir. ürün tasarımı gibi faktörler üzerindeki etmenleri de son derece önem kazanmaktadır. Örneğin r yarıçapına sahip küresel bir elemanın iç dinamikleriyle ısıtıldığını düşünelim ve ısı miktarının da elemanın hacmiyle doğru orantılı olduğunu varsayalım.[7] 3. tüp yapısı ve atom dizisi yapısı. Nanotaknoloji atomsal ve moleküler düzeyde bir uğraş alanı olduğu için. tüp yapının içi boştur. Herhangi bir boyutta olan bir malzemenin tek yapı örneği olmayabilir. malzeme. cihaz. çubuk yapısı. Çubuk yapının iç kısmı kristal yapı özelliğindedir. Küresel elemanın yüzey alanı: [1] 14 . Örneğin bizmut elementine bakacak olursak. birçok elektronik işlevli uygulamalarda mutlaka kullanılan bileşenidir. malzeme iç ve dış kuvvetleri.

Dolayısıyla küçük parçacıkların dışarıya ilettiği ısı miktarı da orantılı olarak artacaktır. bir veya sıfır boyutta sınırlandırlması ile sırasıyla nanoplakalar. Nanoboyutlarda çalışıldığında karşımıza daha karmaşık bir uğraş alanı çıkacağı ortadadır. iki veya üç boyutta kümelemek. bu nanoyapılar.Eğer küresel elemanı n tane küçük parçacığa ayırırsak toplam yüzey alanı artacaktır. Dolayısıyla nanoölçeklerde madde tamamen yüzey haline geldiğinde büyük değişimlerin oluştuğunu gözlemleyebiliriz. Elektrik: Elektrik enerjinin bir şeklidir. boyutsal olarak aşağılara inildiğinde nesne artık sadece yüzey atomlarından ibaret olmaktadır.[11] Elektrik İletkenliği: nanoboyutlara inildiği zaman karşımıza çıkan nanotaneciklerin elektriksel davranışlarının nasıl olduğu son derece önemlidir. bir nanocihazın yapımında kullanılırlar. Ancak büyük bir oranla nanoölçeklerde malzeme elektriki durumu iyileşme göstermektedir diyebiliriz. Kimyasal reaktiviteleri göz önünde bulundurursak yüzey atomlarının iç atomlardan daha çok bağlanma ihtimalleri vardır.[7] Nesneleri nanoölçekte bir. nanofiberler ve nanoparçacıklar oluşur. Elektriksel özellikler de genellikle iyi olmakla beraber. yeni bir çeşit süper kafes veya süper atom sınıfının meydana gelmesini sağlar. Atomu oluşturan parçacıklar: 15 . kendi içerisinde bulunan parçacıkların etkisiyle elektriğin oluşumunda ve iletilmesinde büyük rol oynar. Makro ölçeklerde bir nesnenin yüzey atomları ile iç atomları niteliksel olarak farklılık gösterirken. Küçük dünyaya indiğimiz zaman şaşırtıcı özellikler gün yüzüne çıkabilmektedir. Nanoboyutlarda elektriksel etkileri anlayabilmek için öncelikle temel elektrik bilgilerine bir göz atalım. elektrik özelliğinin düştüğü nadiren de olsa gözlemlenebilmektedir. Taşıyıcıların iki.[1] Kimyasal Reaktivite: Malzemenin iç ve dış atomlarının durumları farklı olmaktadır. bazı malzemelerde bu boyutlara inildiğinde. Maddenin en küçük yapı taşını oluşturan atom. Bu da bize boyutlar küçüldükçe işlem hızlarının arttığını göstermektedir.

[13] 16 . Bir dış kuvvet tarafından bir atomun elektron ve protonu arasındaki denge bozulduğu zaman o atom bir elektrik yükü kaybeder ya da kazanır. İletkenin herhangi bir noktasından 1 saniyede 6. Bu harekete ‘‘Elektrik Akımı’’ denir. İletken maddelerin atomlarının son yörüngelerinde 4’den az elektron bulunur. bu negatif yükler serbest kalır ve bu elektronların serbest hareketiyle madde içinde bir elektrik akımı meydana gelir. [13] Şekil 3.2 Atomun Parçacıkları Elementlerin cinslerine göre atomlarındaki elektron sayıları da değişir. Yapısında serbest elektron bulunduran bu maddelere iletken madde denir.25x1018 elektron geçmesi 1 Amperlik akıma eşittir. Bu maddeye elektrik uygulandığında elektronlar negatif (-) ’den pozitif (+) yönüne doğru hareket etmeye başlar. Bundan dolayı bir İletken maddede milyonlarca serbest elektron bulunur. Atomlar bu elektronları 8’e tamamlayamadıkları için serbest bırakırlar.1 Atomun Yapısını Oluşturan Tanecikler Atom çekirdeğinin etrafında negatif yüklü elektronları vardır. Bir atomdan elektrik yükleri kaybolduğu zaman.Şekil 3.

Bunlar çekirdeğe zayıf bir bağ ile bağlı olduklarından ufak bir enerji ile atomu terk edebilirler. Saf su yalıtkan. Serbest elektronlar bu hareket özelliklerinden dolayı elektrik iletiminde önemli rol oynarlar. günlük hayatta kullandığımız içme suyu iletkendir.Serbest Elektronlar çekirdeğe yakın yörüngelerdeki elektronlar kuvvetli bir çekimle çekirdeğe bağlıdırlar. Yalıtkan gereçler elektriği iletmezler. pamuk. İyonlara sahip sıvılar iyi bir iletkendir ve bunlara elektrolit adı verilmektedir. Cam. Atomların dış yörüngelerindeki elektronlara valans elektron ya da serbest elektron denir. Yalıtkan: Atomların dış yörüngelerindeki elektron sayısı 8 olan tüm elementlere yalıtkan denir. Tü metaller iletkendir. yağ ve hava yalıtkan maddelere örnek olarak verilebilir.7 olan elementler ise bir noktaya kadar yalıtkandırlar. Yalıtkan cisimlerde serbest elektronlar yok denecek kadar azdır.3 Silisyum Atomunun Son Yörüngesi İletken: Atomların dış (valans) yörüngelerindeki elektron sayısı dörtten az (1-2-3) olan elementlere iletken denir.[13] 17 . Gazlar genelde yalıtkandırlar. Son yörüngelerindeki elektron sayısı 5. kauçuk. germanyum gibi maddeler örnek olarak verilebilir. İnsan vücudu iyi bir iletkendir. Bu elementler elektrik akımını iyi iletirler.[22] Şekil 3. Toprak içerisinde su olduğu için iletkendir. fakat iyonlarına ayrılmış gazlar iletkenlik kazanırlar Yarı İletken: Atomların dış yörüngelerindeki elektron sayısı 4 olan elementlere yarı iletken denir.6. Silisyum.

p) = (n/k).p= m çarpımı ortalama bir büyüklüğe sahip ise (~1’e yaklaşıyorsa). p) ~ (mk/k!). e-m =p(k . parçacıkların tipik olarak birkaç on nanometrenin altında olduklarında. Ferromanyetik maddelerin nanoparçacıklarını sentezlemeye yönelik yöntemler uygulandığında. Burada limit uzunluğu birkaç yüz nanometredir. Mıknatıslanma histerisisi(geri dönüş) bu limitle alakalı olarak değişmektedir. dolayısıyla bazen nanoboyutların üzerinde kalabilmektedir. n. n.pk.[1] Mekanik özellikler: Nanomekanik cihazlar yüksek mukavemet dayanımlarına sahiptirler. geleneksel cihazlardakinden daha büyük değerlerde olabilir. fiber optikler ve bazen da nanofotonikler ismi verilmektedir. Bu şekilde veri depolamaya yönelik nanoyapılı manyetik malzemelerin manyetik elementlerinin büyüklüğüne yönelik bir alt limit olduğu ortaya çıkmıştır. kusursuz olma ihtimali daha büyük olmuş olur.[10] Safsızlık: Eğer p bir atomun yerini bir safsızlığın alması ihtimali ise ve q=1-p ise n tane atom içindeki k tane safsızlığın olma ihtimali: b(k. dağılım poisson yaklaşımının sadeleştirilerek binom dağılım haline getirilmesi şeklinde yapılabilir: b(k. Işığın ince yapılardaki bilim ve teknolojisine entegre optikler. Özellikle yüksek vakumda kalite faktörü.[22] Optiklik: Nanofiberin veya plakanın ışığın dalga boyundan daha kısa bir yarıçapı olabilir. bir elektrik alanının varlığında hala manyetik hassaslık gösterdiklerinin ancak ferromanyetizmanın karakteristik bir özelliği olan artık manyetizmdan da yoksun oldukları keşfedilmiştir. spinler belli bir sıcaklığın üzerinde birbirleriyle rastgele hizaya geçerler. m) Böylece cihaz küçüldükçe.[9] 18 .Ferromanyetizma: Bazı elementlerde birbirine komşu iyonlarda bulunan elektronlar arasındaki değişim etkileşimleri elektronların spinleri arasında büyük bir çiftleşmeye yol açar. Bu duruma süper para-manyetizma denir. Ancak tipik olarak ışığın dalga boyunun yaklaşık üçte biri kadar olan kalınlığın veya çapın altında ışığın yayılması mümkün değildir.qn-k Eğer n.

basit vakum sonucu birbirini karşılıklı olarak çekerler. casimir kuvveti[22] 19 . Bu kuvvetlerin büyüklükleri genel görelilik kuramına göre temel olarak. mıknatıslanma özelliği gibi kuvvetler bu etkilere örnektirler. Örneğin bir cismin yerçekimi kuvveti.4 İki ayna arasında bir boşluk. elektrostatik kuvvet. bu fenomen ise Casimir etkisi olarak bilinir. çekirdek kuvveti de ihmal edilebilir. cismin kütlesine ve cismin yerin merkezine olan uzaklığına bağlıdır. uzun erimli ve çekici van der Waals kuvvetleri bu kuvvetlerden biridir. içindeki gazın boşaltılıp sıcaklığının mutlak sıfıra indirildiği durumdur) iki yüzey arasındaki çekme kuvveti olabileceğini önerdi. günümüzde de geçerli olan Genel Çekim Yasası’nı bulmuştur. Hendrik casimir mikro-makinelerden birleşik doğa teorilerine kadar her şeyi etkileyebilen. herhangi iki cisim birbirini. Bu yasaya göre.3. bir vakumda (Vakum. Yer çekimi kuvvet. iki ayna arasındaki bu çekim kuvveti Casimir kuvveti olarak.[10] Casimir kuvveti: Yaklaşık 50 yıl önce fizikçi Hendrik Casimir tarafından ortaya atılan casimir kuvveti de nanoölçülerde etken bir kuvvet olacağı düşünülmektedir. dalgalar aynalar arasında yansır. Nötral atomlar ve moleküller arasında mevcut olan. kütle merkezlerini birleştiren uzaklığın karesiyle ters orantılı bir kuvvetle çeker. Casimir’e göre vakum ortamında iki aynayı bir biriyle yüz yüze ve küçük aralıklı duruma getirirseniz.[13] Şekil 3. kütleleri çarpımıyla doğru orantılı. Kütleler arasındaki çekim kuvvetiyle ilgili olarak Newton.[9] Nanoölçekte ise yerçekimsel kuvvetler ihmal edilecek kadar zayıftır ve güçlü çekirdek kuvvetinin çekim menzili ise çok küçük olduğu için. her iki ayna. bir kabın tüm parçacıklarının. Ancak nanoboyutlarda temelinde elektrostatik olan çeşitli kuvvetler özel bir öneme sahip olmaktadır. Van der Waals kuvvetleri nonaimalatın yapılabilmesi için son derece önemlidirler. nesnelerin büyüklüklerine ve aralarındaki mesafeye bağlıdır.2 Kuvvetler Makro seviyelerde nesneler arasında çeşitli çekim kuvvetleri etki etmektedir.

ki bu kuvvet çapı yarım milimetre olan bir su damlasının ağırlığı kadardır. dış kısımdakinden daha güçlüdür ve bundan dolayı aynalar bir birinden uzağa itilirler.62. yüzeylere basınç uygular.s ).[22] Bazı fizikçiler.10-34J. oyuk içindeki radyasyon basıncı. Casimir etkisi 1 atmosfer basınsının eşdeğeri basınç üretir. 10 nm (nanometre) aralıklı. 1996 yılında Steven Lamoreaux tarafından %5 deneysel hata ile ölçülmüştür. tipik bir atom boyutunun yaklaşık 100 katı. Casimir etkisindeki ayna örneğini tekrar ele alırsak. uzaklık mikronluk düzeyde iken ölçülebilir basmaktadır. bir oyuk rezonans frekansında. Aralarındaki uzaklık d ve yüzey alanı A olan iki plaka arasındaki Casimir kuvveti: F=(πhc/480)(A/d4 ) bağıntısıyla hesaplanır. Dolayısıyla nanoyapılı ölçekler ve mikroelektromekanik sistemlerde casimir kuvveti önemlidir.Casimir kuvveti birkaç metre uzaklıktaki aynalar için son derece küçük olarak gözlenirken. iki nötr obje arasında çok güçlü olur.[13] 20 . Burada: h = Planck sabiti ( 6. Gerçekten de. bir mikrometrenin altındaki uzaklıklarda. Bu radyasyon basıncı ve elektromanyetik dalganın frekansı enerjinin artması ile artar. alanı 1 cm2 ve aradaki uzaklık 1 µm olan iki ayna yaklaşık 10-7N’luk bir Casimir kuvvetine sahiptir. c = ışığın boşluktaki hızı ( 3.108 m/s ) Bu küçük kuvvet.[24] Alan Radyasyon Basıncı: Her alan-vakum alanı bile-enerji taşır ve tüm elektromanyetik alanlar uzayda yayılırken. Bu kuvvet her ne kadar küçük gözükse de. akan bir nehrin etrafındaki ve önündeki şeylere basınç uyguladığı gibi. nanoölçeklerde plakalar birbirine çok yakın yerleştirildiğinde ve casimir etkisi kullanıldığında hiçlikten enerji elde edilebileceğini iddia etmektedirler. Örneğin.

3. Dolayısıyla nanoboyutlarda alan basınçları da önemli etkiye sahip olur gibi görünmektedir.[3] Nesneler çok küçük boyutlara gelince.1 Tasarım Nanoteknolojinin en belirgin sonucu çok küçük parçaların icat edilmek istenmesidir. Bu şekilde asıl sistemlerden çıkartılan daha çok türevsel terim sayılabilir. tersine. elektromanyetik kuvvet uzunluğun dördüncü dereceden üssü ile.[3] 3. Eğer m göreli cihaz büyüklüğü ve M cihazların sayısı ise kullanışlılık için m. muhatap olunan elemanların sayısı da azalmaya başlar. hacim ve kütle uzunluğun küpü ile. oyuk içerisindeki radyasyon basıncı dışarıdakinden daha küçüktür ve bundan dolayı aynalar birbirine doğru çekilirler. Günümüzde elektronik devre elemanlarının tasarımı yaklaşık 100nm boyutlarına kadar inilip yapılmakta olsa da kullanılabilir bir nanosistemin tasarlanması gerçekten sağlıklı bir şekilde nasıl yapılacaktır?[11] 21 .[13] 3.Rezonans dışında. Nanoölçeklerde çalışılırken bu parazite durumlarının önemli problemler oluşturacağı ortadadır. Bu veriler göz önünde bulundurularak cihazdaki boyut değişikliklerinin performansı nasıl değiştiği ve etkilediği hesaplanmış olur. doğal frekans ise 1/uzunluk ile orantılıdır. Dolayısıyla bilgi işlemlerde bir mesajın tekrarlanması yoluyla bu problem çözülmeye çalışılmaktadır. bu şartın sağlanması için de 109 tane cihaz gerekecektir.3 Cihaz Performansı Cihaz performansının analizi parametrelerin değişen cihaz boyutlarına göre nasıl ölçeklendiğini belirlemekle başlar: Alan(güç ve termal kayıplar) uzunluğun karesiyle. Kuantum bölgelere inildiğinde malzemeye ait bilgi taşınımında küçük sinyaller parazite karşı oldukça hassa olmaya başlar ve son derece savunmasızdırlar. Bir başka ifadeyle nanoteknolojinin günlük yaşam için kullanılışlı hale gelebilmesi için nano nesnelerden çok sayıda olması gerektiğidir.M~1’e ihtiyaç duyulur.

Ancak duyu organlarımız içerisinde görme duyusunu hayatımızı kattığı değer açısından farklı bir yere koysak herhalde hata yapmış sayılmayız. onu adeta başka bir dünyanın ilk ressamı yapmıştı. duyu organlarının algılama alanlarının genişletilmesi. aşağıda olup bitenlere şahit olmak sadece teknik bir sorundan ibarettir ve atomları görüntülemek. perdenin arkasındakini görebilmek için görüntüleme araçları üzerinde yoğun bir şekilde. ışık gereklidir. daha derindekini. duyulamayacak kadar düşük veya yüksek bir alana ait sesleri ve parmaklarımızdaki sinirlerin hissedemeyeceği kadar küçük kuvvetleri de algılamamızı sağlar.[18] 22 . Gözümüzün görme prensibi merceklerden oluşan bir sistemin çalışması şeklindedir. Dolayısıyla bilim adamlarına göre malzemenin içine girmek.1 Mikroskopların Tarihçesi Yaşadığımız dünyada fiziksel olarak bir nesneyi görebilmek için gözlerimizin sağlıklı olması ile beraber.Bu soruya cevap için birçok farklı tasarım ve imalat prosesi düşünülmektedir. ilk defa Hollandalı Antonie Philips van Leeuwenhoek’un (1632 1723) yaptığı basit mikroskoplar yardımıyla aşağıda gördüklerini çizmesi. ve gelişmeler sağlanıp küçük dünyaların keşfi başlamıştı. büyük mesailer harcanmıştır. Ancak daha aşağıları görebilme imkanı ise. sadece kızılötesi veya mor ötesi radyasyon kullanılarak görülebilecek renkleri.[11] 4 NANOÖLÇEKTE ÖLÇME ve İNCELEME YÖNTEMLERİ Geliştirilen teknolojilerle. nanoölçeklerde çok daha karmaşık algoritmaların kurulması söz konusudur. Makro boyutlardaki bir tasarımda bile birçok faktör göz önünde bulundurulurken. 4. Buradaki problemin büyüklüğünü düşünmek için insan beynindeki nöronları ve çalışmalarını ele alabiliriz. ilerlemeler kat etmek. Bu durum küçük dünyaların görüntülerinin de tasarlanacak olan mercekler yardımıyla sağlanabileceği idi. insan beyninde yaklaşık olarak 1011 tane nöron bulunmaktadır ve her nöron diğer nöronlarla yüzlerce veya binlerce bağlantı yapabilmektedir. ışık mikroskobu ile gerçekleştirilmiş oldu. Gözün bizzat görmesi birçok sorunu birincil derecede ortadan kaldırmaktadır. gelişmeler için oldukça önemli bir durumdur. Bilim ve teknolojilerde de gizemleri ortadan kaldırmak. Dizayn edilecek nanosistemler bu mükemmelliklere ulaşabilecek mi? . Merceklerin gelişimi ve optikteki ilerlemeler küçüklerin dünyasına doğru atılan somut adımları sıklaştırdı. düşündürücü bir durumdur.

[17] Bu doğrultuda vakum. O zamana kadar elektronlar üzerinde yapılan araştırmalar elektronların(katot ışınlarının) manyetik alan tarafından saptırılabileceği veya bu ışınların yine manyetik alan tarafından odaklanabileceği tespit edilmişti. Ruska ışık yerine daha küçük dalga boylarına sahip elektronları kullanarak görüntü elde etmeyi başarmıştı. manyetik alanların da elektronları odaklayarak görüntü vereceğini düşündü. Elektron mikroskobu ile ışık mikroskobunun verdiği iki boyutlu görüntünün yanında.[16] 23 .1969) 1933’te elektron mikroskobunun ilk örneğini yapmayı başardılar. Bu düşünceden yola çıkan Ruska ve arkadaşı Max Knoll (1897 . Elektron mikroskoplarıyla elde edilen görüntülerin çözünürlüklerinin yüksek olması için elektron demetinin incelenecek malzeme üzerine yüksek hızlarla gönderilmesi gerekiyordu. üç boyutlu görüntüyü de sağlamıştı. Hızlandırılan elektronlar incelenen malzemenin ya içinden geçiriliyor ya da yüzeyinden yansıtılarak görüntü elde ediliyordu.[17] Elektron demetinin incelenen malzemenin yüzeyinden yansıtılarak görüntünün elde edildiği mikroskoplar taramalı elektron mikroskobu (SEM-Scanning Electron Microscope). yüksek voltaj ve elektron ışınlarının optik davranışları konusunda çalışmalar yapan Ernst Ruska (1906 – 1988) ilk defa ışık olmadan daha da küçüklerin dünyasını görebileceğimiz bir yöntem geliştirdi. olarak adlandırıldı. demetin malzemenin içinden geçirildiği mikroskoplar ise geçirmeli elektron mikroskobu (TEMTransmission Electron Microscope). Ancak tıpkı gözümüzün görebildiğinin bir alt sınırının olduğu gibi.[17] Ruska mercklerin ışığı odaklayarak görüntü verdiği gibi.2 mikrometre boyutlarındaki yapıları görmek mümkün olmuştu.Leeuwenhoek tasarladığı tek mercekli mikroskopla 270 kat büyütmeyi başarmıştı ve bu mikroskopla yaklaşık olarak 0. ışık mikroskoplarıyla da gördüklerimizden de küçük yapıların olabileceği düşüncesi bilim insanlarını yeni arayışlara sevk etti. Bu alt dünyaları görüntüleyebilmede ışığın yeterli olamayacağını ve yeni yöntemlerin kullanılması gerektiğini araştırmacılar ortaya koymuştu.

1 TEM ve SEM çalışması prensibi[18] Max Knoll 1935’te ilk defa taramalı elektron mikroskobu(SEM) ile üç boyutlu görüntüyü elde etmeyi başardı.Şekil 4.2 İlk taramalı elektron mikroskobu(SEM)[18] 24 .[8] Şekil 4. Üretilen ilk elektron mikroskobu. elektronların yüksek hızlara erişmesini sağlamak için devasa boyutlarda idi.

Bu problemi çözmek için. Lenslerdeki gelişim ve mikroskop tasarımındaki diğer yenilikler sayesinde yaklaşık olarak 2000 kat büyütme sağlanmış durumdadır. kuantum mekaniğinin verilerine göre ışığın dalga ve parçacık özelliklerini beraber yorumlayan de Broglie bağıntısıdır: λ =h/p Burada λ momentumu p= m.2 Nano Dünyanın Görüntülenmesi Malzemeler üzerinde inceleme yapmak. deneyler tertip etmek.[16] 25 . Işığın dalga boyu azaltılabilir Uzak alandan ziyade yakın alanda çalışılabilir Direk görüntelemeden vazgeçebilir Ancak. ∆x= λ /2(Y. temelde görüntüleme yaparak görmek ile ilgili bir durumdur.4. Bu yüzden en çok. hesaplamalar oluşturmak.) Burada λ aydınlatan ışığın dalga boyudur ve Y. Bununla beraber.63x10-34 olan Planck sabitidir.[16] Işıkla görüntü elde eden klasik bir mikroskobun uzaysal çözünürlük gücü ∆x. ise mikroskop yoğunlaştırıcısının açıklığının sayısal ifadesidir. m ve v sırasıyla kütlesi ve hızı h sayısal değeri 6. çok hassas değerler (100 nm civarındaki büyüklüklere sahip nesneler) sadece mikroskoplar aracılığıyla dikkatli bir şekilde çalışıldığında görüntülenebilmektedir. nano malzemelerin naometre hassaslığında nasıl görüntülenebilceği üzerinde duracağız.A. ışığın dalga özelliğinden dolayı ana bir sınırla karşılaşır.v olan bir parçacığın dalga boyu. Kütle ve hızı biliyorsak dalga boyunu hesaplayabiliriz.A.

[16] Boyut Büyütme: Malzemeden istenen performansı insan kullanımına uygun hale getirecek şekilde boyutları büyütmek büyük bir paralelleştirme meselesidir. Elektrikten.1 Elektron Mikroskopları Işık ile görüntü veren mikroskoplarda. daha aşağı ölçeklerde nano boyutlarda görüntü elde etmek geliştirilen elektron mikroskopları ile mümkün olabilmektedir. görünür ışıktan çok. modern optiğin kurucularından Ernst Karl Abbe(1840 – 1905) tarafından ileri sürüldü. Temel işleyiş mantığı ışık mikroskobuna benzeyen bu yeni mikroskoplarda. Nano uygulamalarda da görülebilir net bir sonuç için boyut büyütme işlemi gerçekleştirilmektedir. ışık yerine elektron demetlerinin numune parçaya gönderilmesi sonucu görüntü elde etmeyle ortaya çıktı. Oysa daha aşağıda başka dünyaların olduğu düşüncesi çok sağlamdı ve ileride kanıtlanacaktı. belli bir kütlesi (me = 9.2. İşte bu kanıt. Örneğin bilgi işleyicilerde problem kullanıcı ara yüzündedir. komutları girmek için klavye olmalıdır ve veri insan parmakları için yeterince büyük olmalıdır. Elektron. bir görüntü ekranı.Işık ile görüntü veren mikroskopların çözünürlükleri her ne kadar dalga boyunu azaltarak veya yakın alanda çalışarak arttırılmaya çalışılsa da. bir cisimdeki ayrıntıları görmede kullanılan ışığın dalga boyunun sınırlayıcı etmen olduğunu.11x10-31kg) ve elektrostatik bir yükü (e) olan bir parçacık olarak bilinmektedir. daha küçük dalga boylu elektron ışınlarıyla görüntü elde edilecekti. bir elektrik alanının üzerine uygulanmasıyla ulaştırabilir. kullanışlı miktarda bilgiyi gösterecek kadar büyük olmalıdır. bu yüzden elektron istenen hıza. zıt yüklerin birbirine çekim kuvveti uyguladığını biliyoruz.[18] 26 . saçılma yöntemleri olarak bilinmektedir. Elektron gönderme işlemleri. Yani manyetik alan yardımı ile elektron demeti odaklanabilir ve bu sayede üç boyutlu görüntü elde edilebilir.[1] Şimdi nano ölçeklerde görüntü elde edilebilecek elektron mikroskopları ve bu mikroskoplardan edinilen görüntüler üzerinde duracağız: 4.

bu tür pırıltılara neden olan ışınlara. elektrik alanı vasıtası ile saptırılması. X-ışınlarını 1895'te Röntgen isimli Alman makine mühendisi bulmuştur. Katot Işınları çok düşük basınçlı bir cam borunun içindeki katottan dik olarak çıkan elektronlar. taşıdıkları yükün negatif olduğunu gösterir. yalıtılmış bir levhada birikmeleri sonucu levhanın negatif elektrikle yüklenmesi de. X-ışınları. geçişleri sonucunda oluşan ışınlardır. bazı radyasyon(ışınlar) ve elektronlar yayar. [17] Saçılma yöntemlerinde elektron-malzeme çarpışması söz konusu olduğundan dolayı bu çarpışmalar hakkında önce bazı fiziksel olaylardan bahsetmek faydalı olacaktır. Röntgen. tüpten oldukça uzakta durmakta olan cam bir kavanoz içindeki baryumlu platinsiyanür kristallerinde bir takım pırıltıların oluştuğunu gözlemiş. X-ışınları: Malzeme atomlarının iç kabuk elektronlarının geçişleri sonucunda meydana gelen ışınlardır ve malzeme atomlarının cinsleri ve bileşimleri hakkında bilgi verir. dalga boyları 0.Bu yöntemde elektronlar veya fotonlar malzeme ile çarptırılarak malzeme hakkında görüntü elde edilir. o ana kadar bilinmemesinden dolayı "X-ışınları" adını vermiştir.[13] Katot Işımaları: Malzeme atomlarının dış kabuk(valans) elektronlarının. İncelemelerde farklı saçılma yöntemleri kullanılmaktadır. katot karşısına konan bir fluoresans camında ışıklı noktalar meydana getirirler. Katot ışınlarının. Saçılma yöntemi ile kristal yapılı malzemelerin tabakaları arasındaki mesafe hassas bir şekilde ölçülür. Katot ışınları gözle görülmez. [13] 27 . Bir elektron demeti bir malzemeye ile çarpıştığı zaman. Bu elektron ve ışınları şöyle sınıflayabiliriz. X-ışınları yüksek enerjili elektronların yavaşlatılması veya atomların iç yörüngelerindeki elektron geçişleri ile meydana gelen. bir Crooks tüpünü indüksiyon bobinine bağlayarak. Hassasiyet derecesi nanometrenin onda biri seviyelerindedir. tüpten yüksek gerilimli elektrik akımı geçirdiğinde. malzeme atomlarının elektronik yapısı hakkında bilgi verir. görünür ışıktan çok daha kısa dalga boylarına sahiptirler.1-100Å arasında değişen elektromanyetik dalgalardır. Görüntüleme işlemi elektronların veya fotonların(x-ışnları) saçılmalarıyla sağlanmaktadır. yüklü parçacıklar olduğunu.

Auger Elektronları: Malzeme atomlarının iç kabuklarından gelen elektronlardır, malzeme atomlarının bileşimi hakkında bilgi verir. Geri Saçılan Elektronlar(backscattered electrons): Elektron demetine ait elektronlardır, Malzeme atomları ve yüzey yapısı hakkında bilgi verir. Geri saçılan elektronlar ile elde edilen görüntüler, incelenen numunedeki atomların atom numaraları hakkında bilgi verir. Atomik numarası küçük olan elementler daha az sayıda elastik elektron yansıtır(düşük parlaklık) ve atom numarası büyüdükçe elastik bir şekilde yansıtılan elektronların sayısı artar (yüksek parlaklık). Atom numarasına bağlı olarak ortaya çıkan bu durum SEM fotoğrafında bir kontrast meydana getirir. [13] İkincil Elektronlar(secondary electron image): Malzeme atomlarından gelen elektronlardır, malzeme yüzeyi hakkında bilgi verir. ikincil elektronlar düşük enerjili elektronlardır. Detektöre 100-300V arasında bir pozitif voltaj uygulanması ile kolaylıkla toplanabilirler. Bu yolla ikincil elektronların %50-100 arasındaki kısmı toplanabilir. Böylece incelenen bölgenin 3 boyutlu görüntüsü elde edilmiş olur. Çukurda kalan bölgelerden kaynaklanan ikincil elektronlar sayısı, tümseklerden kaynaklanan elektronların sayısından farklıdır. Bundan dolayı fotoğrafta değişik bölgeler için kontrast görülür. [25]

Şekil 4.3 Elektron-madde çarpışması sonucu meydana gelen olaylar[16] 28

4.2.1.1 Taramalı Elektron Mikroskobu (Scanning Elektron Microscope - SEM)

Temel olarak Taramalı elektron mikroskobu, Tungsten, Lantan hekza borit katottan veya alan emisyonlu (FEG) gun’dan ortaya çıkan elektronların, incelenecek malzeme yüzeyine gönderilmesi sonucu oluşan etkileşmelerden yararlanılması esasına dayanır. SEM’ler genel olarak bu elektron enerjisi 200-300 eV dan 100 keV a kadar değişebilir. Bu amaçla, yoğunlaştırıcı elektromanyetik mercekle (condenser lense) toplanan, objektif mercekle odaklanan elektron demeti, yine elektromanyetik saptırıcı bobinlerle örnek yüzeyinde tarama işlemini (scanning) gerçekleştir. Bir taramalı elektron mikroskobunda görüntü oluşumu temel olarak; elektron demetinin incelenen örneğin yüzeyi ile yaptığı fiziksel etkileşmelerin (elastik, elastik olmayan çarpışmalar ve diğerleri) sonucunda ortaya çıkan sinyallerin toplanması ve incelenmesi prensibine dayanır. [17]

Bunlardan ilki, gelen elektron demetindeki elektronların, malzemedeki atomlarla yapmış olduğu elastik olmayan çarpışma sonucu (yani, örnek yüzeyindeki atomlardaki elektronlara enerjilerini transfer ederek) ortaya çıkan ikincil elektronlardır (secondary electrons). Bu elektronlar numune yüzeyinin yaklaşık 10 nm’lik bir derinliğinden ortaya çıkarlar ve bunların tipik enerjileri en fazla 50 eV civarındadır. İkincil elektronlar foto çoğaltıcı tüp yardımıyla toplanıp, örneğin tarama sinyali konumuyla ilişkilendirilerek yüzey görüntüsü elde edilir. [17]

29

Şekil 4.4 Taramalı elektron mikroskobunun şematik gösterimi[16]

Elektron demeti ile incelenen numune yüzeyindeki malzeme, arasındaki etkileşmede ortaya çıkan diğer bir elektron grubu ise geri saçılma elektronları (backscattered electrons) adı verilen elektronlardır, bu elektronlar, yüzeye gelen elektron demeti ile yaklaşık 1800 açı yapacak biçimde saçılırlar. Geri saçılma elektronları, yüzeyin derin bölgelerinden (yaklaşık 300 nm’ye kadar) gelen daha yüksek enerjili elektronlardır. Bu enerjideki elektronlar bir foto çoğaltıcı tüp tarafından tespit edilemeyecek kadar yüksek enerjiye sahip olduklarından, genellikle quadrant foto dedektörlerle (yani katıhal dedektörleri) yardımıyla tespit edilir. [13]

Gelen elektron demetinin incelenen numune yüzeyi ile yapmış olduğu diğer bir etkileşme ise (yaklaşık 1000 nm derinlik civarında), karakteristik X-ışınlarının çıktığı durumdur (enerjileri keV mertebesindedir). Buna göre örneğe çarpan elektron, örnekteki atomun iç yörüngesinden bir elektron kopmasına neden olunca, enerji dengelenmesi gereği bir üst yörüngedeki elektron bu seviyeye geçer ve geçerken de ortama bir X ışını yayar ve buna da karateristik X ışını adı verilir. Bu X ışını mesela 10 mm çapındaki bir Si (Li) dedektörle algılanır, ortaya çıkan sinyal yükselticiye, oradan çok kanallı analizöre ve daha sonra da SEM sisteminin bilgisayarına gönderilir. 30

Sonuçta ortaya çıkan karakteristik X ışını (ki bu ışının enerjisi her atoma özeldir), SEM’de, incelenen malzemenin element bakımından muhtevasının nitel ve nicel olarak tespit edilmesine yardımcı olur.

aikincil elektronlardan elde edilen görüntü, b- Gerisaçılan elektronlardan elde edilen görüntü Şekil 4.5 Kursun-Kalay alaşımı. Geri saçılan elektronların kullanıldığı fotoğrafta beyaz bölgeler Kurşun konsantrasyonunun yüksek olduğu bölgelerdir. (SEM görüntüleri)[12]

Elektron demeti ile incelenecek malzemenin oluşturduğu düzenek vakumlu bir ortamda bulunmalıdır, çünkü elektronların içinden geçtiği boşluğun içinde ve numunenin etrafında gaz molekülleri kalırsa, elektronların saçılmalarına yol açarlar. Hızlı hareket eden elektronlar tarafından iyonlaştırılarak numunenin görüntüsünü bozarlar. Bunun için düzeneğin hassas bir vakum ortamında olması şarttır.[2]

Şekil 4.6 a. Nanofiberlerin SEM görüntüsü, bir çubuğun uzunluğu = 1000 nm.(Sheikh akbar Ph. D. , Purdue University, 1985) [11]

31

malzeme yüzeyinin çok temiz olması.b).7 Nikel nanotel SEM görüntüsü [34] Elektron-malzeme çarptırılması yönteminde elektron demeti ne kadar hassas olursa elde edilecek görüntü de o derece hassas olur. Dolayısıyla çok dar bir bölgede oluşturulan elektron demeti (1nm civarında) ile çok hassas görüntü elde edilebilir. Şekil 4. Özellikle ağır atomlardan oluşmuş malzeme yüzeyleri bu yöntemle çok iyi görüntülenebilir(altın yüzeyi v. Dolayısıyla bu faktörler hep hassas bir şekilde ayarlanmalıdır. İletken numune ayrıca topraklanarak tarama işlemi gerçekleştirilir.[16] 32 . hafif atomlardan oluşmuş malzeme görüntüleri pek hassas sonuç vermez. Ayrıca elde edilecek görüntünün hassas bir şekilde alınabilmesi için. elektron demetindeki elektronların enerjisi kontrol altında olmalı ve hatta vakum sistemindeki kirlilik bile görüntünün bozulmasına neden olabilir.Taramalı elektron mikroskobu ile iletken malzemelerin incelenmesi gerçekleştirilir.

1959’da G. atom seviyesinde görüntü elde edebilen hassas bir yöntem ve cihazdır.[18] Geçirmeli elektron mikroskobunda elektronların. Elektron demeti kaynaktan yayıldıktan sonra mercekler aracılığı ile numuneye odaklanır. Kolay bir kullanımının yanında görüntüleme kararlılığı ve 100 ~ 500 kilovolt faz aralığı ile birçok araştırma laboratuarının birinci tercihidir. İncelenen malzeme çok ince olduğu zaman da malzemenin temel özelliklerini yansıtmayabiliyordu.’de gösterilmiştir. [17] 33 . TEM mikroskobu günümüzde kullanılan en güçlü elektron mikroskobudur. Bu yöntemin ‘‘taramalı elektron mikroskobu(SEM)’’ yönteminden farkı. TEM’in yapısı şematik olarak şekilde gösterilmiştir. [18] Bu mikroskopta elektron demeti incelenmek istenen numunenin içinden geçirildiğinden. Cihaz 0.14 nanometreye kadar gösterim gücüne sahiptir. Duppoy ve arkadaşları ilk yüksek voltajlı elektron mikroskobunu tasarladılar. TEM’de elektron demetinin numune malzemenin içinden geçerek yol almasıdır. Yüksek enerjili elektron demeti.2 Transmission Elektron Mikroskobu (TEM) Geçirmeli elektron mikroskobu (GEM) diye de isimlendirilen TEM 19382’de ilk defa ticari olarak Siemens tarafından üretildi. Dolayısıyla TEM görüntüsü alınacak numuneler özenle hazırlanmalıdır. malzemeden geçtikten sonra yine manyetik mercek sistemlerinden geçer ve ekrana yansıtılır. numunenin içinden geçip gidebilmesi için malzeme kalınlığı birkaç yüz nm’yi geçmemelidir. Numuneye gelen elektron demeti malzemenin içinden geçerek malzemenin yapısı ile ilgili görüntü oluştururlar. Bu yöntemde elektronların dağılımına bakılarak malzemenin manyetik yapısı hakkında bilgi edinilir. Şekil 4.8. numunenin çok ince olması gerekiyor.4. Bununla birlikte bir başka sorun da numuneden geçen elektron demetinin çok kısa bir sürede soğruluyor olmasıydı. Bu mikroskoplarda istenilen kalitede görüntü elde edilebilmesi için çok yüksek gerilimler(1-3 milyon volt gibi) kullanılmaktaydı. birtakım manyetik mercek sistemlerinden geçtikten sonra numune üzerine odaklanır. Bu sorunların çözümü için yüksek voltajlı elektron mikroskopları yapıldı.2. [18] Bu yöntemde kullanılan elektron demetindeki elektronların enerjisi 100 ~ 500 kilovolt civarlarında değişir. Transmission elektron mikroskobu.

Şekil 4. Purdue University. ölçü = 200 nm..8 TEM’in çalışma prensibi[35] Şekil 4.( Sheikh akbar Ph. 1985)[35] 34 .9 TEM nanofiber görüntüsü.D.

TEM[34] TEM’in elektron enerjisi kaybına göre veri elde eden spektroskopi yöntemi ve mikroskopta numuneden geçip giden elektronların dağılımına bakarak numunenin manyetik yapısı hakkında bilgi veren Lorenz yöntemleri vardır.10 Kolojen(protein) fiberleri. Şekil 4.11 FEI firmasının ürettiği TEM[23] 35 .Şekil 4.

4. Tarama yapıldığı için. Bu yöntemde piezoelektronik uç kullanıldığı için önce bir cisim ne zaman piezoelektronik olur onu belirtelim. taranan yüzey çok temiz olmalıdır. iki farklı yöntem şekilde uygulanmaktadır. Taramalı sonda mikroskobu. cisim üzerinde bir stres oluşturulabiliyorsa bu cisim piezoelektroniktir denilir. sonda adı verilen iğne şeklinde bir ucun tarama yapabilen piezoelektrik bir kola tutturulması ile moleküler ölçeklerde görüntü elde eden yöntemdir. cismin uçlarına stres uygulandığı zaman. kısalabilir. Sivri uç. Taramalı sonda mikroskopları yardımı ile gerçek manada göremeyeceğimiz atomların nasıl dizildikleri hakkında resim elde ederiz.Rohrer tarafından 1981'de bulundu. Bunlardan biri taramalı tünellemeli mikroskop.3. derinlik çözünürlüğü 0.[17] 4. numunenin yüzeyine çok yakın bir mesafede yüzeyi tarayarak görüntü verir.01 nm çözünürlükle işlem yapar. Sonda uç. İletken uç ile iletken numune yüzeyi arasında yaklaşık 1 Voltluk bir ön gerilim uygulanır. Yöntem sadece iletken yüzeylerde kullanılabildiği için(çünkü ölçüm akım varlığında oluyor).Binnig ve H. tarama işlemleri yavaştır.3 Taramalı Sonda Mikroskobu Taramalı sonda mikroskobu.[16] Piezoelektronik uç uygulanan voltaja göre uzayıp. elektrik yükleri oluşuyorsa. diğeri ise atomik kuvvet mikroskobudur.1 nm. STM yanal çözünürlüğü 0.[23] 36 .1 Taramalı Tünelleli Mikroskop (Scannig Tunneling Microscope. Aynı zamanda elde edilebilecek maksimum görüntü büyüklüğü de küçük olmaktadır. olabildiğince sivri olmalıdır. G.STM) Geliştirilen teknolojilerle beraber yakın zamanda tasarlanan tarama mikroskobudur. ya da cisim elektrik alanına sokulduğu zaman.

[17] STM yönteminde kuantum mekaniğine göre. uç aşağı inerse çukur. normalde bir parçacık potansiyeli yüksek bir engeli aşamazken (mesela top duvarın içinden geçemez). geribildirim mekanizması sayesinde sivri ucun sübstratla arasındaki mesafenin değişmemesi sağlanır. Uç mesafeyi korumak için yukarı çıkarsa. kuantum fiziğine göre bu durum mümkündür.Şekil 4. İşte bu geçebilme özelliği tünelleme olarak adlandırılıyor. sabit kalırsa düz bir yüzey olduğu bilgisini verir. Yine aynı şekilde. bu bilgi sayesinde bölgede bir tümseklik olduğunu anlaşılmış olur.[23] 37 .12 STM’nin Şematik gösterimi[23] Taramalı tünellemeli mikroskop ile.

[1] Şekil 4.13 Volframdan yapılmış bir sivri uç[23] STM’de sivri piezoelektrik uç. Uç ile yüzey arası mesafe.14 Sabit akım veya sabit yüksekliğe göre STM[23] 38 .Tünelleme ile sivri uç ve yüzey arasında bir akım geçişi meydana gelerek yüzey atomları hakkında bilgi edinilir. Ucun yüzeye olan uzaklığının. sivri uçla yüzey taranır. Tünelleme sağlanınca. Yakın zamanda karbon nanotüpler de uç olarak kullanılmaya başlanmıştır. bir tünelleme etkisinin gözlemlenebileceği mesafeye kadar incelenecek numune yüzeyine yaklaştırılır. konuma göre fonksiyonu çizilirse topografik bir görüntü elde edilmiş olur.[23] Şekil 4. aralarına voltaj uygulandığı zaman oluşan elektrik tünelleme akımı sayesinde ölçülür. Kullanılan piezoelektrik sivri uç olarak. genellikle volfram ya da platinyum-iridyum kullanılır.

Yüzey pürüzlülüğü ölçülebilir ve metal yüzeylerin üç boyutlu görüntülerini elde edilir.2 Atomik Kuvvet Mikroskobu (Atomic Force Microskope-AFM) Taramalı sonda mikroskobunun bir diğer uygulama yöntemi de AFM’dir. sabit yükseklikte elde edilen görüntülerin çözünürlüğü yüksektir ve daha hızlıdır. ölçümler de düşük sıcaklıkta yapılmaktadır. Fakat. Bir tanesi polarize spinli taramalı tünellemli mikroskop türüdür. Bu mikroskoba taramalı kuvvet mikroskobu da denilmektedir.[16] STM sayesinde numune malzemelerde. yüzeyi zedeleyebilir. yüzey başta sabit akım modunda tarandıktan sonra bir de sabit mesafe modunda taranırsa daha güzel görüntüler elde edilebilir. akımın arttığı yerde yükseklik vardır. sivri uç yüksek bir bölgeye geldiği zaman. o zaman yüzeyin bu kısmı çukurdur. Sabit akımla taradıktan sonra.(Helyum gazı sıcaklığında ~ 4. Sabit yükseklikte ise geribildirim mekanizması yoktur. göreli olarak kolay kullanımı. sivri ucun yüzeye zarar vermesini engellemektir. Böylece balistik elektron akımı ölçümü ile numune içindeki saçılma olayları hakkında bilgi edinilmektedir. Bu ise geribildirim sistemi sayesinde sağlanır. Diğer bir çeşidi de balistik elektron yayınlayan mikroskop türüdür. Balistik elektronlar saçılma olmadan ilerleyen elektronlardır.[1] 4. Benzer şekilde. Bu yöntemde numune katkılı yarıiletken ince film ise. uç ile yüzey arasındaki mesafeyi. O yüzden. 1980'lerde geliştirilen atomik kuvvet mikroskobu. demek ki uç ile yüzey arası mesafe artmıştır. Akımdaki değişime göre yüzeyin topografik görüntüsü çıkarılır. Ancak mikroskop düzeneğinin vakumlu ortamda olması gerekirken.3. üzerinde çalışılan numunelere zarar vermemesi gibi avantajlarıyla sıkça tercih edilmektedir. Ancak sabit yükseklikte. yüzeye zarar vermeyecek şekilde ayarlayabiliriz. [2] 39 . Bu yöntemde mıknatıslı uç kullanılarak manyetik yüzeylerin incelenmesi yapılabilir. bölgenin elektronik durumu hakkında bilgi edinilir. Sivri uç ilk başta belirlenen yükseklikte bütün yüzeyi tarar ve tünelleme akımını ölçer.Sabit akımda uç ile yüzey arası mesafe sabittir.2 Kelvin) [16] Taramalı tünellemeli mikroskop yönteminin de birkaç çeşidi vardır. Başta sabit akımla taramamızın nedeni. uç ile numune arasında balistik elektron akımı oluşturur. Akım azalırsa.

Görüntüleme. Bunlar. Uç genellikle silikon. üç boyutlu görüntülenmesi sağlanır. Üretiminde fotolitografik teknikler kullanılır.[18] Şekil 4. uç ile yüzey atomları arasında oluşan kuvvetlere göre yüzey hakkında görüntü verir. iğnenin yüzeye temas etmediği temassız yöntem(itici mod) ve iğnenin yüzeye vurularak uygulandığı vurma yöntemidir(tıklatma modu). Atomik seviyede görüntüler bu modda elde edilir. silikon nitrit malzemelerinden üretilmektedir.15 AFM tarama ucu(Özgür ŞAHİN Stanford Üniversitesi/California)[35] Atomik kuvvet mikroskobu. Değişik amaçlar için farklı iğne uçları kullanılır. iğne ucunun yüzey ile etkileşiminin incelenmesi sonucunda gerçekleştirilir. Atomik kuvvetteki kastımız. iğnenin yüzeye temas ettirilerek uygulandığı temas yöntemi(çekici mod). Uç bir destek koluna bağlıdır. Örnek yüzeylerinin görüntülenmesi yanı sıra faz. kullanılan ucun en uç atomu ile numune yüzeyindeki atom arasında oluşan kuvvettir. yüzeyin yüksek çözünürlükte. [17] 40 . Taramalı alan mikroskobunda üç farklı teknik kullanabilmektedir. silikon oksit.Atomik boyutlara kadar sivriltilmiş bir iğne ucu yardımıyla. elektrik iletkenlik ve manyetik farklılıklar da saptanabilmektedir. Çözünürlük yüksek.

Şekil 4. Uygulanan kuvvete göre kolda eğilme meydana gelir. Birinci durumda mesafeler sabit tutulurken. Eğer kolun konumu değişmiş ise bir diyot daha fazla akım üretir. Özgür Şahin atomik kuvvet mikroskop üzerindeki çalışmalarında şu yeniliği ortaya koymuştur.16 AFM ucuna lazerle kuvvet uygulama[35] Atomik kuvvet mikroskobunun bir diğer uygulanma yönteminde ise ucu taşıyan kolun üstü bir metal kaplama yardımı ile ayna özelliği kazandırılır ve kol’a bir lazer kaynağından lazer demeti gönderilerek kol’a kuvvet uygulanır(kilogramın trilyonda biri kadar kuvvet).[35] Standford Üniversitesinde çalışmalar yapan Dr. 41 . akımdaki bu değişime göre koldaki sapma değeri belirlenmiş olur. Eğilme miktarına göre atomik kuvvet ölçülür. Sabit kuvvet durumunda ise kuvvet sabit olup mesafe değişikliklerine göre yüzey atomları hakkında bilgi edinilir. Koldan yansıyan demetler iki fotodiyottan oluşan bir sisteme çarpar. geliştirmiş olduğu yönteme göre tarama yapan sivri ucu taşıyan kol küçük titreşimlerle hassas bir şekilde yüksek frekanslarda titreşime maruz bırakılıyor. geri bildirim sistemi ile kuvvet değişimleri tespit edilir.[18] Taramalı tünellemeli mikroskopta değindiğimiz sabit yükseklik veya sabit kuvvet durumu Atomik kuvvet mikroskobunda da uygulanmaktadır.

Elektrostatik kuvvet mikroskobu: Bu yöntemde de anlaşılacağı üzere mıknatıslı uç kullanılarak.[35] Üretilen bu hassas kol sayesinde numunenin yüzeyinin mekanik ve kimyasal özellikleri kol üzerinde büyük sayılarda titreşimlere sebep olduğu görüldü. Örneğin ucun temas ettiği yüzey sert bir yüzeyse uç hemen geri dönüyor ve geçen süre çok az oluyor. Fakat bu titreşimlerin çok cılız olduğunu fark eden Şahin. ve kol yüzeye hiçbir zarar vermemektedir. bu titreşimlerin 1. Malzemelerin sertlik ve yumuşaklıkları.[16] 42 . sonda ile yüzey arasında etkileşim sağlanmış olur. Kimyasal kuvvet mikroskobu: Yüzeyin kimyasal tepkimeleri hakkında bilgi sahibi olmak için mikroskop sondasına bir takım moleküller tutturularak. kolun üstünde yapılacak küçük bir değişiklikle. uç ile yüzey arasında gerilim meydana getirilir ve bu sayede numune yüzeyinin potansiyel görüntüsü hakkında bilgi elde edilmiş olur. ama ucun temas ettiği yüzey yumuşak bir yüzey ise uç daha fazla batıp öyle çıkıyor ve bu esnada tabiî ki daha fazla zaman geçirmiş oluyor. Yöntemde kol saniyede yüzbinlerce kez salınacak hassasiyettedir. sivri ucun yüzeye vurup geri çekilmeye başlaması sırasında geçen sürenin ölçülmesi ile veri elde edilmesine dayanıyor.[36] Bu yöntem. İşlemdeki zaman farkları saniyenin milyarda bir seviyelerindedir. yeni tasarıma dayanan bu küçük kolları(cetvelleri) üretti ve yaptığı deneyler. Bu zaman farkları kolun üstündeki yüksek frekanslı titreşimler aracılığıyla ölçülebiliyor. bu yüksek frekanslı titreşimlerin gerçekten de yüzeydeki moleküllerin kimyasal yapısına ilişkin bilgiler taşıdığını gösterdi.Her salınışta kol yüzeye hafifçe çarpar.000 kat daha etkili hale gelebileceğini bulunca.[36] Atomik kuvvet mikroskoplarının bazı farklı uygulanma yöntemleri: Manyetik kuvvet mikroskobu: Yüzeyin manyetikliği hakkında bilgi elde etmek için mıknatıslı sonda kullanılarak yüzeyin taranması işlemidir. malzemelerin kimyasal yapılarındaki farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Bu etkileşim sayesinde veri elde edilmiş olur. Dolayısıyla incelenene yüzeyin sertlik veya yumuşaklığına göre yüzey malzemesinin kimyasal yapısı hakkında bilgi elde edilir.

Şekil 4. Prof.Manyetik rezonans kuvvet mikroskobu: Numunenin yüzeyindeki polarize çekirdek spinlerini tespit etmek için bu yöntem kullanılır. (Dr Andreas Fuhrer. Çalışma prensibi. Titreşen mıknatıslı kol ile çekirdek spinlerinin rezonansa gelmesi ilkesine dayanır. Bu oksit çizgilerinin yükseklikleri ortalama 15 nm ve yüzeyin içine doğru giriyor ve elektron gazının orada hendekler oluşturuyor.17 Nanoyüzük[21] Nanoyüzük: atomik kuvvet mikroskop ucu kullanılarak 2 boyutlu elektron gazının (2DEG) yerel anot oksitlenmesi sonucu oluşan 4 terminalli bir nanoyüzük. Yükselmiş beyaz çizgiler 2DEG'i ihtiva eden heterojen bir yapı olan GaAlAs yüzeyindeki oksitleri temsil ediyor. Ensslin Nanofizik GrubuETH Zürih/İsviçre)[24] 43 . Yüzüğün çapı yaklaşık 1 mikron.

yakın alan taramalı optik mikroskobudur.Ahmet Oral liderliğinde Münir Dede Özgür Karcı Özge Girişen Hülya Ayan Mehrdad Atabak ve Sevil Özer'den oluşan araştırma grubu daha ikinci denemelerinde çizgileri 100 nanometre genişliğinde ve 2 nanometre yüksekliğinde olan dünyanın en küçük Nano-Türk Bayrağını çizmeyi başardılar.4 Yakın Alan Taramalı Optik Mikroskop Optik mikroskoplarından sonra geliştirilen ilk yöntem. Araştırma görevlileri silikon bir çipi tuval olarak kullanarak yüzeyi kendi geliştirdikleri çok hassas mikroskop ile tararken atomik düzeyde sivriltilmiş bir iğneden voltaj darbeleri gönderip oksitten oluşmaktadır.[16] 44 . Nano-Bayrağın yüksekliği yaklaşık olarak 10 atomik tabaka silikon 4.18 AFM ile tasarlanan en küçük Türk bayrağı Bilkent Üniversitesi Fen Fakültesi. Fizik Bölümü ve DPT destekli Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezinde. Dr.Şekil 4. Bu yöntemde nano ölçeklerde hassas bir şekilde bilgilerin elde edilmesi için şerit şekline getirilmiş optik fiberle(~ 100nm kalınlığında) atomik kuvvet mikroskoplarının çalışma prensibine benzer şekilde yüzeyde gezdirilerek tarama yapılır.[4] silikon yonganın oksitlenmesini sağladılar. Yakın alan taramalı mikroskopta numune yüzeyine gönderilen ışık dalgalarına göre numune hakkında görüntü elde edilir.

5 Nanomanyetik Algılama Nano ebattaki malzemelerin manyetik özelliklerini belirlemek için atomik kuvvet mikroskoplarındaki manyetik kuvvet mikroskobu ve manyetik rezonans kuvvet mikroskoplarının yanında iki ayrı yöntem ve mikroskop çeşidi de vardır.[12] Hall Manyetometre: Katmanlı yarıiletken bir malzeme kullanarak Hall sondası yapılır. Hall sondası atomik kuvvet mikroskobu gibi bir düzenekte kol ucuna yerleştirilerek numune üzerinde gezdirilir veya sabit bir yerde tutularak numune Hall sondasının üzerinde gezdirilir. Ayrıca bu tür aygıtlar çok hassas olduğu için dış manyetik etkilerden çok iyi korunması gerekir. Bu halkalar sayesinde nano ebattaki numunelerin manyetik özellikleri incelenir. Yöntemde kullanılan optik fiber ne kadar hassas olursa elde edilecek bilgiler de o derece hassas olmaktadır.[12] 45 . aksi takdirde ölçülen değerin verilen manyetik seviyeye göre olup olmadığı anlaşılamaz.İşlem esnasında yüzeyin fiberden gelen ışınlara tepkisi fiber uç boyutları ölçüsündeki hassasiyette görüntülenerek yüzey hakkında veri elde edilir.[12] Süper İletken Kuantum Aygıtı: Süper iletken bir halkadan geçen manyetik akının kuantumlaşması durumudur. Hall sondasındaki Hall gerilimi ölçülerek numunenin manyetik özelliği hakkında bilgi edinilir. Süper iletken malzeme kullanıldığı için çalışmalar çok düşük sıcaklıklarda yapılmaktadır(~30 Kelvin seviyelerinin altıda). Bu yöntemin duyarlılığı süperiletken kuantum girişim aygıtındaki kadar değildir. böyle katmanlı bir yapıda elektronlar iki boyutta hareket edebilirler(2B’lu elektron gazı elde etmenin en uygun yöntemi).[18] 4. Bunlar süper iletken kuantum girişim aygıtları ve Hall manyetometrelerdir.

Dolayısıyla nanobilim ve teknolojiler için de karbon elementinin ayrı bir önemi ve yeri vardır. Ancak zamanla çevresine baktığı zaman. Organik maddelerdeki en yaygın ve vazgeçilmez element haliyle karbondur. Doğallıktaki bu güzellikleri ihtiyaçları doğrultusunda irdeleme normal bir içgüdü olmuştur.[14] 46 . İlk olarak 1985 yılında altmış tane karbon atomunun futbol topu şeklinde bir kafes yapısı halini alarak oluşturduğu C60 molekülünün. Nanoyapı olarak karşımıza ilk çıkan bu karbon nanoyapılar küçük ölçeklerde tasarımların yapılabileceğini somut olarak ortaya koymuş oldu. doğal şekilde var olan sistemlerin. Günümüzün son teknolojisi nanoteknoloji sayesinde. Özellikle doğal yapı ve sistemleri nicelerken karşımıza karbonun çıkması çok olağan bir durumdur.5 NANOTEKNOLOJİNİN HAMMADDELERİ 5. nanobilimin kapısını iyice araladığını söyleyebiliriz.1 Nanobilim Açısından Karbon Tarihin başından beri insanlar ihtiyaçları doğrultusunda gelişmeler yapmıştır. çok klasik karbonun allotropları olan elmas ile kömürün arasındaki tek farkın atom dizilişlerinden kaynaklandığını da biliyorduk. 1991 yılında yine deneysel olarak ilk defa karbon nanotüp yapılarının elde edilmesi bu alandaki deneysel ve kuramsal çalışmaları hızlandırdı. Nitekim özellikle son birkaç yüzyılda teknolojilerde yaşanan inanılmaz ilerlemeler malzeme ile olan ilişkileri de iyice ileri safhalara taşıdı. Bu durum tarihlerdir DNA’larımızda işlerken.[14] Nanoteknolojideki en büyük avantaj moleküler seviyelerde dizayn yapabilme heyecanıdır. kendi vücuduna baktığında. Daha sonraki araştırmalarda farklı malzemelere de yönelmeler olsa da esas aştırma ve geliştirme alanları şimdilik karbon üzerinden ilerlemektedir.[14] C60’ın keşfinden hemen sonra. Bileşiklerin %94'ü (4 milyondan çoğu) karbon içerir. çünkü bütün canlıların hayat temelleri karbona dayalıdır(Yapısında karbon içermeyen hiç bir canlı varlık yoktur). deneysel olarak ilk defa elde edilmesinin. Ancak buradaki gizem nanoteknolojiyle aralanmaya çalışılmaktadır. malzemelerin ne kadar kusursuz olduklarını keşfetmesi uzun zaman almamıştır. Çünkü bu alanda ilk keşfedilen element karbondur ve doğal malzemelerin birçoğunun içeriği de karbon esaslıdır. malzeme ile iyiden iyiye iç içe girdik.

kovalent (ortaklaşa) niteliktedir. Serbest karbon atomunun 1s kabuğunda iki elektron. bu nedenle de. karbonu rakipsiz yapmakta ve belki de dünyada hayatın karbon esaslı olması bu sebepten ötürü olmaktadır. Bunun nedenlerinden biri. yalnızca karbonda vardır. karbonda bağ oluşumu. Karbonun bu özelliklerinden dolayı doğada tek olması. Buradaki her bir farklı şekil farklı bir malzeme anlamına gelir.[12] 47 . [12] Şekil 5. Kimyasal yapıları aynı olmasına rağmen geometrik dizilişlerinin farklı olmasından dolayı apayrı özellikler göstermektedirler. Karbon elementi her üç bağlanma geometrisini gösterebilen tek element olması bakımından istisnai bir özelliğe sahiptir.Karbon: Karbon atomlarından oluşan malzemelerin karbon atomlarının bağlanma geometrilerine göre çok farklı fiziksel ve kimyasal özellikler göstermektedirler. 2s ve 2p kabuklarındaysa bağ oluşturmaya hazır dört değerlik elektronu bulunur. Karbon atomunun böyle bir özelliğe sahip olmasının sebebi yapısında altı tane elektronunun olmasıdır. Yaşamın dayandığı temel işlevleri yerine getirmek için yeterli çeşitlilikte ve karmaşıklıkta düzenlemeler oluşturarak başka elementlerle birleşme yeteneği. Metallerden ve ametallerin birçoğundan farklı olarak.1 Karbon atomlarının bağlanma şekilleri Karbon esaslı malzemeler aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir: Karşıımza çıkan en önemli ve ilgi çekici karbonlar. elmas ve grafit allotroplarıdır. atom çekirdeğine yakın olan değerlik elektronlarını çok sıkı tutmasıdır. karbonun atom sayısının küçük olması.

yağlı. Bu yüzden. bu atomların her biri. Kurşun kalemden bildiğimiz grafit. kâğıtta iz bırakan. başka minerallerle arılığı bozulduğu zaman. bilinen en sert doğal maddedir.2 Elmasın geometrik yapısı Elmasın üstün özellikleri.Elmas: Saf elmas. Grafitte her bir karbon atomu aynı düzlemde bulunan diğer üç atoma altıgen halkalar oluşturacak şekilde bağlanır. tabakala birbirlerinin üzerinde kolayca kayar. Karbon-karbon bağının olağanüstü dayanıklılığı ve ortaklaşa bağlarla kenetlenmiş yapısı. uzay kapsüllerinin ısı kalkanlarının yapımında da grafitten yararlanılmaya başlanmıştır. yumuşak. Elmas ısıyı ileten en iyi malzemedir ve elektrik yalıtkanıdır.3 Grafitin geometrik yapısı 48 . en yakın dört komşusuna ortaklaşa bağlanmıştır. çalışan parçaların birbirine sürtünürken aşılmasını azaltmak ya da engellemek amacıyla yağlayıcı olarak kullanılır. yağ haline getirilip makinelerde. karbonun diğer bir allotropudur. Normalde renksiz ve saydam iken. Şekil 5.[12] Şekil 5. Grafit. Son dönemlerde. Oluşan ağ iki boyutludur ve bu şekilde meydana gelen tabakalar birbirine zayıf Van der Waals kuvveti ile bağlanır. pastel renklerden mat siyaha kadar uzanan çeşitli renklerde bulunabilir. birbirine kenetlenmiş dörtyüzlü karbon atomlarının oluşturduğu kristal yapısından kaynaklanır. siyah renkli bir katı maddedir. Grafitin günlük hayatta birçok kullanım alanı bulunmaktadır. elmasın sert ve eylemsiz olmasını sağlamaktadır.[12] Grafit: Grafit.

[13] Camsı karbon: Daha çok polimerimsi ve gözenekli yapıda olan bu malzemeler hazırlanış durumlarına göre farklı özellikler gösteren sert bir malzemedir. kristal yapıda da oluşan karbinler sert bir yapıya sahiptirler. Hazırlanış şartlarına göre fiziksel özellikleri değişebilir. silindir şeklinde ve farklı kesit yapıları olan bir malzemedir.Karbon şiberler: Özellikle yüksek mukavemet dayanımı gereken yerlerde kullanılırlar. genellikle düzensiz yapıda oluşan karbon malzemedir. Şekil 5.4 Amorf karbon geometrik yapısı Sıvı karbon: Elmas. elektrik ve optik özelliklerini düzenlemek için dolgu maddesi olarak kullanılan karbon türüdür. bazen kısa mesafeli düzeni olan.[14] Karbin ve karbolitler: Zincir veya polimer şeklindeki bu yapılar genellikle hızlı soğutma işlemlerinden sonra meydana gelir.[14] Amorf karbon: Uzun mesafeli düzeni olmayan. Endüstride bazı malzemelerin mekanik. Üretilme şartlarına göre farklı isimlendirilirler. 49 . grafit özellikli. Amorf yapıda atomlar birbirleriyle (%90) sp3 ve (%10) sp2 şeklinde bağlanırlar. grafit veya başka bir yapıdan ergitilerek (4450 K)elde edilen ve metal özelliği yüksek olan bir malzemedir.[13] Siyah karbon: Özellikle hidrokarbonlardan hidrojen çıkartılması ile elde edilen karbon topaklarıdır.

Karbonun nanoyapıları genellikle top. tüpler ve çubuklar karbon en nanoyapıların önemli rolü asıllarını oynayan oluşturmaktadırlar.1 Karbon Nanoyapılar Karbon. Grafit kristalini lazerle eritip buharlaştırırken. elmas ve grafit gibi. Nanoteknoloji daha çağının başlamasında nanoyapılarda.1. Kalanı ise farklı atom sayılarındaki fullerenlerden oluşmaktadır. sonlu boyutlarda (nanometre ölçülerinde) sağlam yapılara sahip olması bakımından da ilginç bir elementtir. Bu toplar.[7] Karbon nanoyapılar 1B’lu ve 0B’lu karbon yapılarıdır ve bunlara nanotüpler ve nanotoplar denilmektedir. İlginç bir şekilde. [9] 5.( C70. Smalley ve arkadaşları. şimdilerden nanomakinelerin. 2B’lu yarımetalik grafite. nanorobotların vazgeçilmez elemanı olmaktadır. Karbon periyodik tabloda mevcut elementler içerisinde sıfır boyuttan 3B’a kadar izomerleri olan tek elementtir. Hatta bu nanoyapılar.1 Karbon Nanotoplar Fulleren de denilen karbon nanotoplar.5. şimdilik tek aday durumundadır. sp3 şeklinde bağ yapmaları aynı zamanda bu malzemelerin boyutu ile de ilişkilendirilebilir.1. aralarında bağ oluşturarak. Son dönemde yapılan araştırmalarda C60 topunun ve ardından da karbon nanotüpün keşfi karbon nanoyapılara olan ilgiyi yoğunlaştırdı. birkaç karbon atomunun.ve yukarıda sıraladığımız örneklerinden başka. 3 boyutlu karbon. karbon. 1B’lu iletken ve yarıiletken nanotüplere ve sıfır boyutlu nanotoplara kadar farklı kararlı yapıları ve birçok farklı özelliği olan harikülade ve yegane elementtir. nanosistemlerin yapılmasında. Bu yapılar nanometre ölçülerindedir. tüp. 1984 yılında R. sp2. C76 ve C84 molekülleri gibi)[14] 50 . karbon atomlarının.1. 20-130 kadar karbon atomu içeriyordu ve bu buharlaştırma esnasında oluşan topların. %23 kadarını da 70 atomlu toplar(C70) oluşturmaktaydı.E. çubuk ve halka şeklinde sınıflandırabiliriz. topaklar halinde ve farklı büyüklüklerde top biçimli kafes yapılar oluşturduğunu farkettiler. yaklaşık olarak %75 kadarını 60 atomlu toplar (C60). top şeklinde kafes yapıları meydana getirmeleridir. Dolayısıyla karbon toplar.[7] Karbon esaslı malzemelerin sp. yarı iletken elmas yapıdan.

beşgen ve altıgen yüzeyler oluşturmalarından kaynaklanıyor. elektronik ve optik özelliklerini değiştiriyorlar. Bu bağ. Tek duvarlı olabildikleri gibi. iç içe geçmiş yapıda olanları ya da ikili gruplar (dimer) halinde bulunanları da mevcuttur. 12 yüzlü simetri.[9] Şekil 5. Karbon nanotopların. İki yüzey arasında zıplayarak hareket edebilen topların.(9) Karbon nanotoplar. 12 adet beşgen ve 20 adet altıgen yüzden oluşur. (C60) atomudur.[9] Karbon nanotoplar. Bu topta atomlar birbirleriyle sp2 şeklinde bağlanmaktadırlar. Şekilleri bir futbol topnun andırdığı için ve bir mimar olan Richard Buckminster Fullerin de mimari yapıları hep bu şekilde olduğu için ona atfen bu isim verildi. Küre yapılılara buckyball denir. nano transistörler ve hatta tek elektron transistörleri yapmak mümkün olmaktadır. fulleren (C60) Fullerenler içinde en yüksek mekanik dayanıma sahip olan C60 toplarıdır.Fullerenler bir karbon allotropu ailesidir. Fullerenler tamamen karbon atomundan oluşur ve küre. Bazen de bu yapılar silindirik şekilde olabilmektedirler ve bunlara da karbon nanotüp denilmektedir.[7] 51 . hem saf olarak. yerleştirildikleri kristal yüzeylerinin. Bundan elde edilen küre şeklindeki C60. Bu ise karbon atomlarının. bu özelliğinden faydalanarak.5 Karbon nanotop. genellikle küre şeklinde bir kafes yapısına sahiptir. en çok üretilen ve yaygın olarak kullanılan biçimi. hem de katkılandırılmış olarak da elde edilebiliyorlar. Grafit atomlarının yaptığı bağ şekline benzemektedir. ellipsoit veya tüp şeklinde olabilirler. Karbon toplar.

4 eV Kaynama noktası: 800 K'da süblimleşiyor v. Ayrıca fullerenlerin molekül tanıma uygulamalarında da kullanılması düşünülmektedir( HIV virüsü tesbiti gibi) C60'ın fiziksel özellikleri: Ağırlık bakımından yoğunluk: 1. saf C60 fulleren mor rengi. Fullerenler oda sıcaklığında bir çok çözücüde çözünebilen tek karbon allotropudurlar[nntrky] Bazı top fulleren çeşitleri: Buckminsterfullerene ve Bor buckyball'u Tüp fulleren çeşitleri: Nanotomurcuk ve Nanotüp 52 . fullerenlerin ısı direnci ve süperiletkenlik özellikleri üzerinde de çok durulmaktadır.72 g/cm3. Örneğin Mart 2008'de fullerenlerin içinde ağırlıklarının %8'i kadar hidrojen depolayabilecekleri bulunmuştu. bu buluş hidrojenin yakıt olarak kullanılmasındaki en büyük sorunu teşkil eden hidrojeni depolama sorununa çözüm olacak gibi durmaktadır.Nanoteknolojik olarak fullerenlerin birçok yerde kullanılacağı tahmin edilmektedir. En yaygın olanları toluen ve karbon disülfittir. Bunun yanında. [ybnc] Fullerenler birçok çözücüde çözünebilmektedirler.18 Å Atom başı bağlanma enerjisi: 7. Fullerenler bu sıvılarda çözüldüğü zaman.44 Å Dış Çap: 10. [23] Fullerenlerin bazı özellikleri: Fullerenler çok reaktif yapılardır.b. C70 kırmızı kahverengi rengi alır.44 x 1021/cm3 İki karbon arası ortalama uzaklık: 1. Moleküler yoğunluk: 1.

Bunların yanı sıra. fotodiyot. grafit plakasının kıvrılarak silindir şekline gelmesiyle içi boş boru halinde tüplerin oluştuğunu Lijima gözlemledi. Karbon grafit’ten "arc-discharge" buharlaştırma yöntemiyle yapılan deneylerde. fullerenler sayesinde çözülebilecek gibi görünüyor.Sandalye kolu geometri 3. Bu nedenlede. foto-iletkenlik özelliği gösterir. Karbon nanotoplar. oksitlenmeye karşı iyi bir koruyucu görevi yaparlar. Suda çözülebilen karbon topu türevlerinden oluşturulan bir maddenin. Bunu yanında yüksek enerjili pil yapımında da kullanılmaktadır.Karbon Nanotopların Kullanım Alanları: Nanotoplar. Karbon nanotüpler üç farklı yönde oluşurlar.[6] 5.1. transistor olarak ve ayrıca güneş pillerinde kullanım alanı bulmaktadırlar. Karbon toplar içeren polimerler. 1. HIV virüsünün faaliyetlerini sınırladığı deneylerde gözlemlenmiştir. Yine günümüzün büyük problemi olan enerji yönetimi ve çevre kirliliği konusunda büyük bir çözüm olan hidrojen yakmada en büyük kısıtlayıcı etmen olan hidrojeni depolama işlemi.1.Zigzag geometri 2.Çapraz geometri 53 . fullerenler. kaplama elemanları olarak malzemeleri fazla ve zararlı ışıklardan korurlar.2 Karbon Nanotüpler İlk defa Japon bilim adamı Lijima 1991’de yaptığı çalışmalarda karbonun tüp şeklinde yapılar meydana getirdiğini gözlemledi. Bir diğer dikkat çeken önemli özelliği kendi ağırlığının 300 milyon katı kadar bir ağırlığa dayanabilecek sağlamlıkta olmalarıdır.

Hiç bir katkı maddesi olmaksızın. geometrik parametrelerinin değiştirilmesiyle. önemli bir yeri vardır. [27] Şekil 5.Şekil 5. Tüplerin elektronik uygulamalarda. Çok esnek ve sağlamdırlar.6 Karbon nanotüp oluşumları Karbon nanotüpler. elektronik özellikleri de değiştirebilir. nanotüpün.7 Tek duvarlı karbon nanotüp[27] 54 . geometrilerine bağlı olarak yarı-iletken ve metalik özellik gösterirler.

çok geniş yüzey alanına sahiptir. kapasitör. elektronik malzeme olarak manyetik ve optik nanoaygıt yapımında. birbirleri ile sp2 şeklinde bağlanıyor. koparabilmek için uygulanan çekme kuvveti. Her ne kadar nano boytularda tüpler çok sağlam bir yapıya sahip olsalar da bu tüplerdeki önemli bir sorun. Grafit plakalarında olduğu gibi sadece altıgen şekiller bulunuyor ve her atomun sadece üç komşusu var. nanometre düzeyinde süper kapasitörler. mantık devresi ve elektronik anahtar yapımı gibi geniş bir elektriksel uygulama alanı bulunmaktadır. [14] Karbon nanotüp fiberlerin bu özelliği sayesinde. [26] Nanotüpler tek katlı(duvarlı) oldukları gibi çok katlı da olabilmektedirler. normal malzemelere göre çok büyüktür. ayrıca hafıza elemanı.8 Çok katlı bir karbon nanotüp modeli[26] İletken ve elektrik alanına duyarlı oldukları için. 300 m2 yi bulabiliyor. transistor. gerilmeye karşı en sağlam malzeme özelliğini taşımaktadır. [26] 55 .Küçük çaplı (yaklaşık 1-2 nanometre) tüplerden oluşturulmuş bir demeti. Nanofiberin kütlesiyle alanı arasındaki oran. dolayısıyla da yapay kas üretimi mümkün olabilecek. Hidrojen depolamaya da olanak sağlayan geniş yüzey alanı. Düzgün karbon nanotüp yapılarda. Şekil 5.[26] Karbon nanofiberler.[27] Nanotüp yapısında. Örneğin kütlesi 1 gr. makroskopik ölçülere gelindiğinde tüpün kırılgan bir yapıya dönüşmesidir. Karbon nanotüp fiberleri. Kovalent bağ ile bağ yaparlar. Buna göre. yaklaşık 36 gigapaskaldır. atomlar. nanotüp fiberle. olan bir karbon nanotüp fiberin alanı. diyot. potansiyel enerji depolama malzemesi haline getiriyor.

Smalley ve arkadaşlarının grafit kristalini lazerle eritip buharlaştırırken bu esnada tesadüfen.15 nm). Eğer bu mesafe.E.1. paralel bir şekilde mikroskop teknolojilerindeki ilerlemeler de.[30] 6 NANOİMALAT Nanomalzemelerin var olabileceği ilk önce düşünce safhasındaydı. karbon atomlarının bağ yapmalarına olanak verecek kadar küçülürse(< 0. Yapılan çalışmalar sonucunda nanoüretimi esas olarak. ortada henüz somut bir gelişme yoktu. artık küçük âlemleri gözlemleyip inceleme kolaylıklarını sağlamış oldu. bu çağın başlangıcı olurken. Bu gelişmelerle beraber. iki ana yöntem şeklinde ifade edebiliriz.3 Karbon Nano Çubuklar Karbon nano çubuklar iç içe geçmiş çok duvarlı nanotüplerin aralarındaki mesafe belli bir değerin altına indiği zaman tüp atomları birbirleriyle bağ yaparak nanoçubuk yapılarını meydana getirmektedirler. nanoaleme ait dizaynların gerçekten üretilebilmesi için nanoimalat yöntemleri üzerinde çalışmalara sebep oldu. En önemli gelişme olarak. o zaman karbon atomları birbirleriyle (sp3 gibi).1. Çok duvarlı tüplerde tüpü oluşturan karbon atomları arasındaki mesafe genellikle.Yukarıdan-Aşağıya doğru (top down) 2-Aşağıdan-Yukarıya doğru (bottom up) 56 . Ancak bu düşüncelerden yola çıkılarak yapılan inceleme ve araştırmalarda gerçektende böyle bir dünyanın olduğu. bağ uzaklığından fazladır. dört bağlı komşusu bulunmuş olur. hatta daha önceleri yapılan gen çalışmalarının da bu ölçeklerle alakalı olduğu saptandı. Karbon nanoçubuklarda tüpler birbirini etkiledikleri için esneklik tüplere göre daha zayıftır. Bu şekilde her atomun.5. Özellik olarak ta birçok yönden tüplerden farklılıklar gösteririler. içi tamamen veya kısmen dolu tüp yapılardan oluşuyor. 1959 yılında Feynman’ın aşağıda daha çok yer var öngörüsü. 1984 yılında R. bağ kurarlar. [8] 1. Dolayısıyla çubuklar. Bu doğrultuda önce düşünce aşamasında tasarlanan ve bilgisayar ortamlarında simülasyonları gerçekleştirilen. C60 fullerenini bulmaları ve ardından da karbon nanotüplerin deney yoluyla elde edilmesi bir çığır oldu.

ancak aşağıdan-yukarıya imalatta ise atom veya molekül seviyesinden başlayarak. mekanik yöntemler(öğütme. asitler ve benzeri mekanik ve kimyasal yöntemler kullanılarak nanoyapıların fabrikasyonu ve imal edilmesi yöntemlerini ifade eder. Mekanik üretim yöntemlerinde genel olarak fiziksel bir uygulama vardır. [10] 57 .[10] 6. yüksek enerji yöntemi. sıkıştırma ve püskürtme (atomizing) gibi bilinen klasik mekanik yöntemlerle nanoparçalar elde etmek için uygulanan belli başlı üretim yöntemleridir.[8] Genel olarak yukarıdan-aşağıya imalat külfetli ve zaman alıcıdır. onu yonta yonta yeni bir parça elde etmeye benzetilebilirken. ısıl (termik) yöntem.1. 6.1 Yukarıdan-Aşağıya Üretim(Top-down) Yukarıdan-aşağıya yaklaşımı. yukarıdan-aşağıya yönteminde katı bir maddeden. buna da hibrid üretim diyebiliriz. Bazı durumlarda da her iki yöntem birbirine karışabilmektedir ki. Yukarıdan-aşağıya(büyükten küçüğe) üretim yöntemi kapsamında birçok farklı yöntem uygulanmaktadır.1 Mekanik yöntemler Mekanik üretim yönteminde. kimyasal değişim söz konusu değildir. sıkıştırma. dövme. Kesme.b. makro boyutlardaki malzemelere mekanik işlemler uygulanarak mikro ve moleküler boyutlara indirgeme süreçleridir. haddeleme. Bu yöntemler. litografik (baskı) yöntem ve doğal yöntemler gibi genellikle fiziksel esaslara dayanan yöntemlerdir. kimyasal yöntem. ısıl prosesler v. aşağıdan-yukarıya üretimde ise parçaları birleştirerek büyük bir sistem yapmaya benzer.Bu ana yöntemlerin isimlerinden de anlaşılacağı gibi. makineler. nanoyapılara ulaşılır ve bu yöntemle imalat nispeten daha ekonomiktir.).

burada yapılan işlem mekanik öğütücü bir makine ile. İşlemlerin hassas bir şekilde uygulanması. pnömatik öğütücüler gibi).1 Öğütücü ve kırıcı tipleri Öğütme işlem sonucunda meydana gelen tozlardan.[10] 58 . ince mekanik öğütücüler. öğütücü kazanların olabildiğince temiz olması ve öğütme işlemini yapan (bilyeler gibi) aparatların özenle seçilip hazırlanması önemlidir.Mekanik Öğütme Yöntemi: Sanayide kullanılan farklı öğütme prosesleri uygulanmaktadır(bilyeli öğütücüler. malzemeyi makro ölçülerden atomal ölçülere indirgeme işlemidir.[10] Şekil 6. Bunların içinden nanoboyuttakileri ayırmak gerekir. titreşimli öğütücüler. çeşitli nanoboyuttaki malzemeler oluşur. Öğütme yöntemleri ile 20 nm’ye kadar parçacıklar elde edilmektedir.

Buradaki ısıtma. molekülleri tek tek işleyip bir nanoyapı meydana getirmek demektir.2 Aşağıdan Yukarıya Üretim Yöntemleri Aşağıdan yukarıya üretim yönteminde temel olarak küçükten büyüğe bir sistemi oluşturmak. metal ergiyik huzmesine püskürtülür. molibden veya krom parçaları içeren plaka üzerindeki grafit’ten karbon nanotüpler meydana gelir. Deneysel olarak karbon nanotüpler bu yöntemle elde edilebilmektedir. Bu işlemlerde katalitik demir. monokromatik radyasyon ve güneş radyasyonu katı bir plakaya yönlendirilerek nanoparçaçıklar elde edilir. klasik ısıl işlemlerdir olup.Isıl (termik) Yöntem: Yukarıdan-aşağıya imalat yöntemlerinde. Meydana gelen çarpışma sonucu nanoboyutta metal parçacıkları oluşur.[7] 59 .[21] 6. Çünkü bu yöntemde sistemin elemanlarını tek tek ele alıp. Bu işlemde yüksek hızlarda püskürtme ile malzeme küçük boyutlara inerken. lazerle ısıtma gibi yüksek enerji yöntemlerini bu yöntemden ayırmak gerekir. Burada da atomlara hükmedip onları tek tek tasarlayıp yönlendirmek şüphesiz birçok mükemmel özellikleri elde etmek anlamına gelecektir.[28] Dönen Soğuk Yüzeyde Katılaştırma Yöntemi: Bu yöntemde ergitilen malzeme bir nozül vasıtasıyla dönen soğuk bir yüzeye püskürtülür. Katılaşma sonucu nanoboyutta taneciklerden oluşan toz elde edilir. atomları. lazer ve güneş enerjisi altında buharlaştırmada. Yüzey üzerinde yoğunlaşan bu malzeme nanoboyuttadır. bir ürünü meydana getirmek anlamındadır ve pratik olarak birçok üstün özellikleri bünyesinde barındırır. Yöntemde ayna sistemlerinden yararlanılarak güneş enerjisinden yaklaşık olarak 3000-4000°C civarında sıcaklık sağlanabilmektedir. ilaveten belirlenmiş sıcaklık değerleri uygulanırsa izlenen yönteme ısıl yöntem denir.[28] Nanoteknoloji’deki üretimlerde ise aşağıdan yukarıya imalat demek. Hayatımızdaki doğal nanoboyutlardaki işleyişler de hep bu şekilde aşağıdanyukarıya imalat yöntemi ile meydana gelmiştir.[28] Gaz Atomizörü: Bu yöntemde yüksek hızlardaki asal gaz. dönen yüzeyde de ani soğuma ile katılaşma meydana gelmiş olur.[28] Yüksek enerji yöntemi: Yüksek akım arkı. onlar üzerinde çalışılıp öyle imal edilir ve dolayısıyla hassas bir şekilde işlenen elemanlardan meydana gelen sistem de aynı derecede hassas ve istenilen özelliklerde olacaktır. sırasıyla yüksek elektrik akımı.

1 Gaz fazı yöntemi Bu yöntem. Katı fazı yöntemi şeklinde kategorize olmaktadır. Konveksiyon akımları (inert gaz ile ısınan. cold finger ile soğuyan) yoğunlaşmış küçük parçacıkları toplama kabına taşır. İlk bakışta aşağıdan-yukarıya yöntemi daha çok biyonano’yu daha çok ilgilendiriyor gibi dursa da. Oluşan kümeler sistemdeki “cold finger” üzerinde toplanırlar. Gaz fazı yöntemleri aşağıdaki şekilde gruplandırılabilir. Karbon nanotüpler elde etmek için en uygun olanıdır. Kimya ve biyoloji dünyasına ait faaliyetlerdir. Dolayısıyla Gaz fazı yöntemi. Doğal sistemlerdeki özelliklere baktığız zaman kendi kendini yenileme.[7] Aşağıdan-yukarıya üretim yönteminde maddenin içinde bulunduğu faz halin önem kazanmaktadır. gaz fazında malzemeleri şekillendirme olarak düşünülebilir.2 Buharlaştırma yöntemi ile imalat 60 . Birikenler kazınarak sıkıştırma cihazına gönderilir.2.[7] Şekil 6. kaynaktan ayrılırken hızlı bir şekilde enerjilerini kaybederler ve çekirdeklenme ile gaz fazında atom kümeleri oluştururlar. Bu kümeler gaz fazında yeni atomların eklenmesi ile büyürler. en iyi üretim ortamlarında meydana gelme gibi durumlar aşağıdan-yukarıya yöntemlerinde görülmektedir. Sıvı fazı yöntemi. nanomalzeme üretiminde de önemli bir yöntemdir.[7] Buharlaştırma: Buharlaştırma yönteminde metal malzemeler sıklıkla buharlaştırılmaktadırlar.Dolayısıyla aşağıdan-yukarıya üretim yöntemleri genellikle organik malzemelerde görülür. Malzeme bir vakum odasında buharlaştırılır ve gaz fazına geçen metal atomları. 6. Gaz fazında yapılan işlemlerde enerji gideri düşük olmaktadır.

Tabaka üzerine çöken atom veya moleküller birbirleri ile bağ yaparak film oluşmasını sağlarlar. Şekil 6. yüksek basınçlı reaktörler. [7] Aynı zamanda. Kimyasal. atmosferik basınçlı. taşıyıcı gazlı veya taşıyıcı gazsız reaktörler gibi gruplara ayrılırlar. lazerler. Bu film kalınlığı nano boyutlarda bir filmdir. bu yöntemde de hazırlanmış yüzey üzerine buharlaştırılmış malzemenin çökeltilmesi durumu söz konusudur.[7] Bu işlemde yüksek sıcaklık altında gaz fazında olan malzeme. fotonlar. düşük basınçlı. sıcak duvarlı reaktörler. Bu işlemlerde. ısıtılan bir tabaka üzerine yönlendirilir.Üretilen parçacıkların boyutu 1–100 nm arasındadır ve gaz basıncı ayarlanarak bu büyüklükler kontrol altına alınabilir. soğuk duvarlı reaktörler. Bu sayede çok saf. 61 . yüksek vakum altında. sıcak yüzeylerin üzerinde veya yakınında meydana gelir ve oluşan ürünler. Kimyasal reaksiyonlar.3 Kimyasal buhar çökeltmesi Moleküler hüzme (beam) epitaxy: kimyasal buhar çökeltme yöntemindeki gibi. iyonlar. çökeltilecek malzemelerin buharları. kimyasal buhar çökeltmesi geniş bir enerji kaynağı çeşitleri de kullanmaktadır. plazmalar. Kimyasal buhar çökeltmesi: Bu yöntemde malzeme veya kimyasal bileşikler buharlaştırılır ve sıcak bir yüzeyler üzerinde ayrıştırılarak küçük boyutlarda malzeme üretimi gerçekleştirilir. bir plaka veya katalizör üzerinde nano malzemeye dönüşür.[28] Atom tabaka çökeltmesi: yine kimyasal buhar çökeltmede olduğu gibi. yüksek performanslı katı nano malzemeler elde edilir. Daha sonra toplanan parçacıklar istenirse sinterlenerek katı nanomalzeme elde edilir. yüzey üzerine ince film olarak depolanır. sıcak filamanlar veya depolama oranını yükseltici yanma reaksiyonları gibi birçok enerji kaynağı ile işlemler gerçekleştirilebilmektedir.

Sıvı fazda kimyasal tepkimeleri kontrol etmek çok daha kolaydır. nükleik asit sentezi. ZrCl4 ve H2O’nun yüzey üzerinde katman oluşturması şekilde gösterilmiştir. tepkimeye girmesi için en uygun ortamı sağlar.[10] Sekil 6. Örneğin karbon grafit uygun şartlarda yakılırsa.4 Atom tabaka çökeltmesi Yanma: Malzemenin özelliklerine göre yanma işlemi gerçekleştirilirse nanoboyutlarda malzeme imalatı gerçekleştirilebilir. Nanoparçacıkların da meydana geldiği en iyi ortamlar sıvı faz ortamları olmaktadır.[21] Biyolojik olaylar da. çoğu zaman sıvı faz ortamında meydana gelir. Bazı önemli sıvı faz yöntemlerini şu şekilde sıralayabiliriz. Yanma yöntemi nanokompozit malzemelerdeki çok duvarlı nanotüpleri oluşturmak için oldukça gelişmiş bir üretim yöntemidir. aşağıdan-yukarıya üretim yöntemlerine doğal örneklerdir.2 Sıvı Fazı Yöntemi Kimyasal tepkimelerin çoğu sıvı fazda oluşur. alevinde tek ve çok duvarlı nano tüpler oluşur. Protein sentezi.[7] 6. 62 . Kimyasal olarak malzemelerin bira araya gelmesini birbiriyle rahatça etkileşime geçebileceği en optimum ortam.Bu yöntemde plaka üzerinde her defasında bir molekül kalınlıkta film tabakası oluşturulur. membran sentezi.2. inorganik biyolojik yapılar (örneğin sedef) gibi oluşumlar.[21] Çok çeşitli sıvı faz üretim yöntemleri vardır. sıvı fazda oluşmaktadır. Çünkü sıvı fazı malzemelerin bir araya gelmesi.

kolloidal parçacıkların çöktürülmesiyle elde edilen ve bol miktarda su içeren çökeleklere denir. seramik üretiminde kimyasal bir yöntem olup.Jel eldesi 4. kaplama ve fiber üretiminde önemli bir potansiyele sahiptir.Sol-Jel Sentezi: Sol-jel üretim yöntemi son yıllarda üzerinde çalışılıp önemli ilerlemeler kat edilen mikro boyutlarda üretim yöntemidir.5 Jelleşme mekanizması[19] Sol-jel yöntemi.Peptidleşme veya polimerizasyon 3. sıvı içerisinde kolloidal katı taneciklerinin kararlı bir süspansiyonudur.Alkoksithidrolizi 2. 63 . su ve alkol içeren çözeltiler kullanılır. Jel.[19] Sol-jel yönteminde işlemler şu basamaklardan oluşur. Çözeltilerdeki tanecikler arasındaki uzaklıkların daraltılması. Genellikle sol-jel metodunda metal alkoksit. Esasen bu yöntem. katı ve sıvı faz arasında bir ara fazdır. Çözeltinin erken gelişen jelleşme reaksiyonlarını ve tanecik oluşum reaksiyonlarını ayarlamak üzere çok az bir miktar baz veya asit katalizörü kullanılır. var olan uzaklıkların korunması için sol-jel iyi bir metoddur. nanoteknoloji için birçok olanak sağlamaktadır. kelime anlamıyla solüsyon-jelleşme (solution-gelation) kelimelerinin kısaltılışı olarak kullanılmaktadır ve bir solüsyonun veya süspansiyonun jelleşebildiği tüm sistemleri içermektedir. [19] Bu yöntem özellikle toz.Kalsinasyon/ Sinterleme Şekil 6. Jel. 1. Kolloid olarak tanımlanan tanecikler ise 500 nm ve daha altındaki boyutlara sahip taneciklerdir.[19] Sol. Sıvı fazdan kolloidal nanoparçaçıklar elde etmek için geniş uygulama alanı vardır.

Yalnız reaksiyonun kontrol altına alınması gerekir.[19] Moleküler kendini yapma yöntemi: Bu yöntemde.elektriksiz çökeltme yöntemleri: Bu elektrolitik yöntem.[19] Sekil 6. Bilhassa metal oksit nanoparçaçıklar ve kompozit nanoparçaçıkların üretimi için çok uygundur. Nano boyutundaki kalınlıklar için yöntem sıkı denetim altında uygulanır. Görüldüğü gibi kaplanan plaka solüsyondan çıkarılırken kaplama işlemi oluşmaktadır.[21] 64 .6 Sol–Jel kaplama Şekilde Sol-Jel tekniği ile metal oksit kaplama işlemi gösterilmiştir. Aksi durumda dengesiz büyümeler görülebilir. Elektriksiz Çökeltme yönteminde ise kaplanacak yüzey bir metal tuzu içindedir ve metal atomları yüzeyin üzerine çökelir. moleküller aniden bir araya gelerek belli özelliklerde kütle oluşturur. Elektrolitik .Son yıllarda ise ileri nano malzemeler ve kaplamalar üretmek için çok geliştirilmiştir. elektrolitik (galvanik) kaplama yöntemidir. Solüsyondan çıkarılış hızı kaplamanın kalınlığına tesir etmektedir. uygun şartlar sağlandığında. Düşük sıcaklık gereksimi büyük avantaj sağlamaktadır.

Sağlıktan kıyafete. Bilgisayarlarla beraber haberleşmedeki hızlanmalar iletişimlerdeki mükemmellikler. azalan boyutla beraber etkisini göstermiştir. uygulamaları şu şekilde ele alabilirz. Ancak boyutlar çok küçüldüğünde veya çok büyüdüğünde maliyetlerin de büyüyeceği ortadadır. üretim proseslerinde daha az enerji gereksinimi. Artık çevremizde nanoteknolojinin sesini daha çok duymakta. Henüz başında olduğumuz nanodönemin hayatımızda oluşturacağı birçok değişiklik şimdiden görülmektedir. Nanoölçekteki malzemelerin daha hafif daha sağlam programlanabilir malzemeler olması.1 Malzeme ve İmalat Nanoteknoloji gelecekte yapılması beklenen malzeme ve aygıt üretim yöntemlerinin değişmesini. ancak nanoteknoloji hakkında yapılan deneyler.[15] 65 . Geçen zamanla beraber insanların daha ileriye gitmek istemesi. nano ölçekte işlevi olan malzeme ve aygıtların makroskobik boyutlardaki malzeme içine yerleştirilmesini ve bunların çok miktarda hatasız bir şekilde üretilmesi için yeni yöntemlerin geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. ulaşım araçlarından uzay ve havacılık sektörüne günlük hayatta kullandığımız bütün eşyalarda. Bu konuda da insanın en çok muhatap olduğu olgu. daha az malzeme kullanımı. Günümüzde birçok konuda önemli gelişmeler yaşanmış özellikle bilgisayar teknolojilerinin hayatımıza kattığı kolaylıkları yakinen yaşamaktayız. 7.7 NANOTEKNOLOJİNİN UYGULAMA ALANLARI Nanobilim ve nanoteknoloji son dönemin popüler ilgi alanıdır. projeler. hayatımıza pratiklik kazandıran her şeyde malzeme biliminin büyük bir önemi vardır. şüphesiz malzeme ve malzeme bilimidir. artık malzeme üretmemesi gibi avantajlar nano imalatta önemli hususlardır. Yaşananlar gösteriyor ki genel itibarla malzemelerde. hatta üretim safhalarından geçip ticari bir kimlik kazanan nanoürünler de görebilmekteyiz. sistemlerde boyutun azalması büyük hızlanmalara sebep olmaktadır. Bir boyut birimi olduğu için nano birçok disiplini içine almaktadır. daha rahat bir dünya oluşturma isteği her zaman tazeliğini korumaktadır. Kuantum teorilerinden sonra nanoboyutlarda tasarımların yapılabileceği düşüncesi ve çok geçmeden bunun birçok örnekle ispatlanması büyük bir çığır açmış durumda.

Muhtemel uygulama alanları: sonradan işlenmeye ihtiyaç duyulmadan tam istendiği şekliyle nanoyapıda metal. kendini temizleme işlevinde ve beklide arabaya yeni estetik efektlerin verilmesinde 4-Ultra güçlü ve ultra hafif ağırlıkta karbon nanotüplerin yeni kompozitler üretmek için yapısal parçalara yerleştirilmesinde 5-Şaseye yerleştirilmiş algılayıcılarda ve arabanın yapısal sağlığının görüntülenmesi için kasada ve bunun gibi uygulamalardadır. boyaya iyi aşınma direncinin verilmesinde. nanoölçekte yeni ölçüm standartları.Nanoölçekte imalat ‘‘yukarıdan – aşağıya’’ ve ‘‘aşağıdan-yukarıya’’ yöntemleri olmak üzere başlıca iki kısma ayrılabilir: Nanoüretim: 1-Yukarıdan-aşağıya yöntemi (Nanoyapıların makroyapılardan üretilmesi) 2. yonga üzerinde nanoölçekte karmaşık ve çok işlevli nanoüretimidir. Söz konusu elemanların üretimi henüz birbirleriyle uyumlu çalışacak bir şekilde birleştirme işlemleri tam olarak bilinmemektedir. 2-Motorun çeşitli parçalarının üretim süreçlerinin görüntülenmesi için gereken minyatür algılayıcıların sağlanmasında 3-Araba boyasında. polimer malzemeler. 66 . nanoölçekte kaplama yapılmış kesme aletleri. elektronik kimyasal uygulamalar. seramik.[15] Örneğin bir otomotivde nanoteknolojinin ne gibi faydalarını görebiliriz: 1-Nano araba nesneleri taşımanın dışında başka bir şeyi taşımakta faydasız olacaktır. biyolojik malzemeler de dahil olmak üzere düşük maliyetli üretim yöntemleri geliştirilebilir.2 Nanoelektronik ve Bilgisayar Teknolojisi Nanoölçekte elektronik devre elemanlarının üretilmesiyle bilgisayar mimari tasarımında yeni gelişmeler beklenmektedir.Aşağıdan-yukarıya yöntemi (nano yapıların atomların veya moleküllerin dizilmesiyle oluşturulması) Tabiatta mevcut olmayan yeni yapıların tasarlanması mümkün olabilir. 7. nanoölçekte parçacıklardan yapılmış boyalar.

yüksek verimli bilgisayarların yapımında.3 Havacılık ve Uzay Çalışmaları Uzay yolculuklarında gerekli olan yakıt hem ağırlık bakımından hem de hacim bakımından günümüz teknolojileri ile sınırlı miktarda alınabilmektedir.Nanoölçekte bilgi depolama elemanları ayrı bir önem kazanmaktadır. modelleme’’ de uygulandığı disiplinler arası bir araştırma sahası ile karşılaşılır.Bu sahadaki gelişmelerin hem teşhiste hem de tedavide yeni yöntemlerin geliştirilmesini sağlayacağı düşünülmektedir. Nanoteller kullanılarak nanoölçekte örnekleri yapılmıştır. Bu alandaki gelişmeler bilişim teknolojilerinin gelişmesini de sağlamış olacaktır.[5] 7. Nanoölçekte elektronik devre elemanları daha az enerji ile işlevlerini yerine getirebildiğinden nanoteknoloji ürünü bilgisayarların günümüz teknolojisiyle üretilen bilgisayarlara kıyasla ebat olarak daha küçük hız ve kapasite olak çok daha büyük kullandığı enerji bakımından çok daha ekonomik olacağı aşikardır. ebatları ile kıvrımları ile dizilişleri ile belirli özellikleri olan nanoölçekteki malzemelere örnek sayılabilir. lipitler. dolayısı ile bu konudaki anlayışımızı ilerlemek için canlıları ayrıntılı incelememiz kaçınılmazdır. kimya. Bu yapılara nanoölçekte bakıldığında fizik.[5] ‘‘ve’’ ‘‘veya’’ gibi mantık devreleri için tasarım 7. Hayatın yapıtaşları proteinler.4 Tıp ve Sağlık Canlıların yapıtaşı hücreler nanometre ölçekteki moleküllerden oluşur. Nano teknoloji ürünü malzemeler ve aygıtların kullanılması bu sahadaki zorluklara da çözüm getirecektir.[4] 67 . makroölçekteki uzay araçlarında kullanılabilecek nanoölçekte aletler: nanoyapılı algılayıcılar ve nano elektronik ile desteklenen uçuş sistemleri yapımı ısıya dayanıklı nanoyapılı kaplama malzemeleri olabilir. karbonhidratlar. nükleik asitler. Nanoyapılı malzemeler daha hafif daha sağlam sıcaklığa karşı daha dayanıklı olmaları sebebiyle roket ve uzay istasyonlarının yapımında önemli olmaktadır. Günümüzde gen çalışmalarının zorluğunun nanoölçekteki aygıtlarla giderilebileceği görüşü yaygındır. radyasyona karşı dayanıklı. Muhtemel uygulamalar: az enerji gerektiren. Nanoteknolojinin doğadaki işlevsel karşılığı olarak hücreyi göstermek mümkün. Böylece disiplinler arası iş birliği nanobiyoteknoloji gibi sahalarda önemli gelişmeler yapılmasını sağlayacaktır. biyoloji ile beraber (bilgisayar benzetişimlerinin) ‘‘simülasyon.

68 . Gelecekte yaşamsal bir ihtiyaç haline gelecek olan temiz<su elde edilmesinde nanofiltreler kullanılabilir.ilaçların vücutta sadece gerekli olduğu bölgede kullanımını sağlayarak olası yan etkiler yok edilebilir. ayrıca daha da ekonomik olacaktır.[5] Nanoteknolojinin uygulama alanlarından önemli sayılabilecek başka bir konu da temiz enerji kaynağı olarak kabul edilen hidrojen enerjisi ile ilgilidir.[4] 7.yakın vadede beklenen en önemli katkı. Bu konu başlı başına incelemeye değer ve önemli olmasına rağmen nanoteknoloji ile ilişkisinden kısaca bahsedelim. nanoteknoloji çok daha iyi uygulanabilir ve kontrol edilebilir. çeşitli kaynaklardan gelen atıklar önlenebilir. Bu alanda bilgisayar modelleme çalışmaları ile gerçek ortamlardaymış gibi makro moleküllerin davranışları hakkında bilgi edinmek mümkün olacaktır. Petrol endüstrisisnde kullanılan gözenekli yapıdaki malzemeler ‘‘porus malzemeler’’ nanoteknoloji ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Kataliz işlemlerinde katalizör malzemelerin nanoölçekte olmasından dolayı nanoteknolojinin kimya endüstrisinde önemli bir yeri vardır. Böylece modellemelerin yapılması biyolojik malzeme geliştirilmesinde ve yeni ilaç tasarımlarında zorunlu hale gelmiştir.muhtemel uygulamalar: gen alışmalarının daha hızlı bir şekilde yapılması ile teşhis ve tedavide yeni gelişmeler olabilir.5 Çevre ve Enerji Nanoteknolojinin enerjinin verimli kullanılmasında.vücut tarafından reddedilmeye dayanıklı suni doku organ malzemesi üretilebilir.Ayrıca yeni biyolojik malzeme üretiminin gerçekleştirilmesiyle suni organ yedeklemenin mümkün olacağı inancı kuvvetlenmektedir. Nanoölçekte malzemelerin nasıl kendi kendini ürettiğinin anlaşılmasıyla ‘‘selfassemble’’ proteinlerin ve çeşitli organik maddelerin üretim şekli kopyalanabilir.daha az atık yapan üretim sistemleri geliştirilebilir.görme ve duyma işlevlerinde yeni gelişmeler sağlanabilir. Otomobil endüstrisinde kullanılan nanoteknoloji ürünü malzemelerden yapılmış daha hafif otomobiller daha az yakıt harcayacağı için çevreyi daha az kirletecek. Otomobil tekerleklerindeki lastiklerde siyah karbon yerine nanoteknoloji ürünü inorganik kil ve polimer kullanılması çevre dostu lastiklerin yapımında nanorobotların ve akıllı sistemlerin nükleer atıkların kontrolünde e filtrelenmesinde kullanılma olasılığı vardır. vücut içerisine yerleştirebilen farklı ölçüm cihazları hem daha hassas sonuç verebilir hem de daha ekonomik olabilir. tehlikeli hastalıkları haber veren algılayıcı sistemler vücuda yerleştirilebilir. depolanmasında ve üretilmesinde önemli etkileri vardır. Çevre sorunlarının gözlenmesinde ve giderilmesinde kullanılabilir.

nano ve mikro mekanik aygıtların birleştirilmesi ile nükleer savunma sistemleri kontrol edilebilir.[20] 7.Hidrojen enerjisi konusunda üç önemli husus vardır: hidrojen gazının üretilmesi.7 Savunma Savunma sanayinde nanoteknolojinin önemli bir yeri vardır. Henüz araştırmalar devam etmekte olduğundan özellikle hidrojen gazını depolama işi şimdilik tamamen nanobilim ve nanoteknoloji konusu görülmekte.nano algılayıcılar ile zararlı gazlar ve radyoaktif serpintiler tespit edilebilir. hidrojen gazını depolama işine nanoölçekte çözüm aramak gerekmektedir. Böylece insan vücudunun tahammül sınırları dışında da etkin kullanımı gerçekleştirilebilir. Robot sistemlerinin etkin kullanılması ile daha az insan gücü kullanımı sağlanabilir. Bazı uygulama alanları: Nanoelektronik yardımı ile haberleşme askeri açıdan çok önemlidir. hidrojen gazının depolanması ve gazın depoya doldurulması ve depodan geri çekilmesidir. Nano malzemelerden yapılmış bazı aygıtlar daha hafif ve daha sağlam daha uzun ömürlü olabilir. Yine nanoelektronik yardımı ile çok karmaşık eğitim sistemleri yapılabilir. Biyolojik yapıtaşlarının suni malzemelerin ve aygıtların içine yerleştirilmesi ile biyolojik işlev ve istenen başka özelliklere sahip malzemeler üretilebilir. Örneğin bitkileri böceklere karşı korumak için moleküler seviyede kimyasalların geliştirilmesi hayvanlar ve bitkilerin genlerinin hayvanlar için ilaçların. Nanoteknoloji ürünü tekstil malzemeleri ile akıllı giyecekler yapılabilir.[23] 7. Tarımda da nanoteknolojinin kullanım alanları vardır.[5] 69 .6 Biyoteknoloji ve Tarım Biyosentezleme ve biyoişleme yeni kimyasal ve ecza malzemesi sağlayabilir. Bu üç husus birbirinden bağımsız olarak araştırma yapılabilecek önemdedir. DNA testleri için nanoölçekte kontrol yöntemlerinin geliştirilmesi sağlanabilir.

Yapılabilecek nanomakinelerin elemanlarını birçok araştırmacı şimdiden tasarlamaya başlamıştır. Üçüncü katman. elektronik.9 Başka Muhtemel Uygulamalar Nanobilim ve nanoteknoloji yukarıda belirtilen uygulama alanları ile sınırlı değildir. güneş ışınlarını filtreliyor ve suyu uzaklaştırıyor.7.[5] Nanoboyutta makine veya robot yapmak ileri için düşünülen en önemli ve heyecan verici konulardan birisidir. Birinci katman (havayla temas halindeki).[24] 70 . cam üzerindeki tozu algılayıp ikinci katmanın harekete geçmesini sağlıyor. Böyle makine elemanlarına birçok örnek gösterilmiştir. cam üzerindeki tozların kenarlara doğru itilmesini sağlıyor. İkinci katman. ancak çalışan bir örneği Hidra adlı bu prototip de kullanılmış. kontrolü. Kuantum özellikleri çeşitli işlerde özellikle yeni ve devrimsel bilgisayar uygulamalarında kullanılabilir.8 Bilim ve Eğitim Nanobilim ve nanoteknoloji fizik kimya biyoloji gibi temel bilimler ile malzeme. kimya makine bilgisayar mühendisliği gibi uygulamalı bilimlerin ortak ilgi alanına girdiğinden dolayı nanoteknoloji disiplinler arası işbirliği yapılarak sonuç alınabilinecek bir sahadır. 8 UYGULAMA HALİNDE OLAN NANOTEKNOLOJİK ÜRÜNLER Sileceksiz Cam Leonardo Fioravanti tarafından tasarlanan bu ürün dört katmandan oluşmakta. azaltıcı yöntemleri geliştirilebilir. Eğitim programlarında da bu gelişmeye uygun olarak yeni düzenlemeler yapılması gerekir. Örneğin elektronların spinleri bilgi iletimi için kullanılabilir. Birçok gelişmiş ülkede bu alandaki gelişmeler dikkate alınarak yeni programlar açılmaktadır. Bunların yanında daha hafif ve daha emniyetli taşıma sistemleri geliştirilebilir. Türkiye de bu yönde gelişmelerin başarmış olması sevindiricidir. Güvenilir adli araştırmalar yapılabilir. kirlilik ölçümleri. Nanoteknoloji ürünü olan bu yeni tasarım seri üretimi 5 yıl içerisinde başlayacak gibi gözüküyor. Kaliteli baskı işlemleri yapılabilir.[22] 7. Ve son olarak dördüncü katman ise tüm bu mekanizmanın elektrik enerjisini sağlıyor. ‘‘spintronik’’ çeşitli maksatlar için kullanılabilecek nanometre boyutlarında mıknatıs yapılabilir.

eğer bu ürün hayatımıza girerse günlük kullanım cihazlarımızda büyük sorunları giderecek. etkisinin yüksek olması bekleniyor. yeter ki bu malzemeler bu amaç için üretilsin ve işlensin. en büyük sorunlarından biri. Kullandığımız birçok elektronik eşyaların."Ses dalgaları bile nano ve mikro aletleri çalıştırmaya yetebilir. Buluş küçük olsa da. Malzemedeki kristallerin boyutu 21 nm. ses dalgalarını %100 elektriğe çeviren piezoelektronik bir malzeme geliştirdi. fotoğraf makinesi. şarj süresi. Bu malzemeler mekanik bir kuvveti elektrik enerjisine çeviriyor. araçlardaki çakmaklarda da piezelektronik kristaller var.Şekil 8. cep telefonu. dizüstü.( Tahir Çağın (1999 Feynman ödülü sahibi))[20] 71 . Kullanıcının hiçbir müdahalesi olmadan.1 sileceksiz cam[24] Kendiliğinden Şarj Olan Nanoaletlere Doğru Texas A&M Üniversitesi'nde yapılan nanoteknolojik araştırmada.[20] Piezoelektrik yeni bir olgu değil. Buluşla ile ilgili makale Ekim ayında Physical Review B dergisinde yayınlandı. kendiliğinden şarj olan aletler yeni bir nesli başlatacak.

[24] Şekil 8.” ibaresi 90 nm çapa sahip 20. 2008 Yaz Olimpiyatları logosunu nanoboyutlarda tasarladı. Testler sırasında uçak deniz seviyesinden 1000 metre yükseğe çıktı. pil gücü ve hidrojen yakıt pilinden üretilen elektrik kullanıldı. "Beijing 2008.3 meterlik kanat genişliğine sahip pervaneli bir uçak. insan figürü ve Olimpiyat halkaları 600 nm çapa sahip 4.[23] 72 .2 Olimpiyatlar pekin logosu[24] Hidrojen Yakıt Pili Kullanan İlk Uçak Boeing şirketi hidrojen yakıt pilleri ile çalışan insanlı uçağın testlerini başarı ile bitirdiklerini açıkladı. Uçuş sırasında. Logoda.000 logo sadece 1 cm2 yer kaplıyor.[23] Şubat ve Mart 2008'de Ocaña (İspanya) semalarında 3 tane test uçuşu yapıldı. Diamond Aircraft Industries of Austria tarafından üretildi.Olimpiyat Logosunun Küçük Hali Nortwestern Üniversitesi nanobilimcisi Chad A. Mirkin. 16. İki kişilik Dimona.000 nokta ile oluşturulmuş ve Mirkin'in oluşturduğu 15. BR&TE tarafından yakıt pili ve lityum pilinden oluşan hibrit sistemi yerleştirildi.000 nokta ile oluşturulmuş.

İşlemcinin yakın zamanda çıkacağı duyruldu. Şirket ayrıca. birden fazla çip içeren ve taşınabilir aletler için en iyi İnternet keyfini yaşatan MID platformları için de yeni bir işlemci teknolojisi olan Intel® Centrino® Atom™ 'u duyurdu. hesap yapınca yaklaşık 10 çıkıyor)[22] 73 .Şekil 8.3 Hidrojen yakıt pili kullanan uçak[20] Yeterli yüksekliğe ulaşılınca pillerle bağlantı kesildi.4 işlemci (Kaynakta 11 tanesi 1 Amerikan Pennysine sığar diyor.[24] Şekil 8. pilot saatte 100 km hızla 20 dakika boyunca sırf yakıt pilinden gelen elektrikle çalıştı. 1 Amerikan Pennysinin çapı 19 mm. Intel'den Yeni İşlemci: Atom Intel® Atom™ işlemcisi. 1 Yeni Kuruşun çapı 17 mm. yeni düşük enerjili ve mobil İnternet araçları için tasarlanmış çip ailesinin ilk ferdi olacak.

mikrofon.5 Grafen transistorü[24] Şimdilik geçit uzunluğu 150 nm'lik tranzistör için bir sonraki hedef geçit uzunluğunu 50 nm'ye düşürmek. yakın zamanda aktif olarak kullanılacağı bildirildi. mikrodalga fırın. Malzeme.[24] En Hızlı Grafen Tranzistörü IBM silikon en yüksek frekansta (26 GHz) çalışan grafen tranzistörünü yaptığını açıkladı.5 oranında engelleyen nanoteknolojik kumaş geliştirdiğini duyurdu. elektronik uygulamalarda kullanacaklar.5 oranında engellediğini tescilledi.İşlemci (Atom). Şekil 8. Kumaşın hem ev ürünlerinde hem de endüstride kullanılması düşünülüyor. 74 . İstikbal'den Nanoteknolojik Kumaş İstikbal. Geliştirilen kumaşın. TÜBİTAK kumaşın 500 kHz ile 6 gHz arası dalgalarını %98. askeriyede de kullanılması düşünülüyor. küçük ama güçlü aygıtlar için tasarlanmış yepyeni bir mikromimariye sahip. kablosuz iletişim araçlarından gelen elektromanyetik dalgaları engelliyor. "Biocare" adlı verilen kumaş. bu da Intel'in şu ana kadar yaptığı en küçük ve en güçlü işlemcisi demek. Çipin boyutu 25 mm2. Ürünün inşaatta. Grafen üzerinde son yıllarda birçok araştırma yapılmakta. elektromanyetik dalgalarını %98. cep telefonu. 10 tane çip 1 yeni kuruşun üzerine sığabilir.

Eskisinin üçte biri kalınlığa ve yarısı kadar ağırlığa sahip yeni altlık Adidas'ın ürettiği en hafif altlık. Algılayıcının DNA ile kaplanmış olması canlı hücrelerin içine güvenle enjekte edilmesine imkan sağlıyor.[20] 75 . Yeni altlık Adidas'ın daha önce tasarladığı 3 parçalık tasarımdan daha esnek. Algılayıcı. bilim adamlarının belirli molekülleri tanımlamasına yardımcı oluyor. beyzbol sopası gibi ürünlerde kullanılan karbon nanotüpler. Daha önce tenis raketi. Nano Teknoloji İle Kanser Tedavisi Amerikalı bilimadamları. Vücuttaki belirli kimyasal maddelerin izlenebilmesi imkânı sağlayan algılayıcı. Işığın sinyali.6 Adidas Lone Star [24] Karbon nanotüplerin mekanik ve kimyasal bağları altlığın ömrünü ve bütünlüğünü artırıyor. kansere yol açan toksinleri tespit edebilen çok küçük bir algılayıcı geliştirdi. algılayıcı hücre içinde DNA ile etkileşime girdiğinde değişiyor. yakın-kızılötesi ışık tayfında saptanabilen floresan ışığı yayıyor. "karbon nanotüpleri" olarak adlandırılan karbon moleküllerinin ince iplikçiklerinden yapılan ve DNA ile kaplanan algılayıcının insan vücudundaki canlı hücrelerden çok daha küçük olduğunu söyledi. Şekil 8.Karbon Nanotüpler Bu Sefer Ayakkabı Altlığında Adidas. Bu değişimler. Lone Star adını verdiği. İnsan dokularının aynı tayfta ışık yaymaması sayesinde algılayıcı göze çarpıyor. nanoteknolojiyle. bu sefer ayakkabı altlığında kullanılmış oldu. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden Michael Strano. dünyanın ilk karbon nanotüple kuvvetlendilmiş tabana sahip ayakkabısını geliştirdiklerini duyurdu. kanser ilaçlarının canlı hücreler üzerindeki etkisini de takip edebiliyor.

az enerji tüketimine sahip. boyutu küçük ve yüksek hassasiyete sahip bir cihazdır. Hisseden Teknoloji Hisseden teknoloji. Tespit elemanlarının her biri. Şekil 8. Karbon nanotüplerin kendine has özellikleri ve nanoyapı tescilli üretim tekniklerinin geliştirdiği bu cihaz.Şekil 8. insan vücudunun görüntülenmesinde alternatif bir yöntem olarak da kullanılabileceği kaydediliyor. özel hedefi (analizi yapılacak madde) çözümlemek için bağımsız olarak fonksiyonel haldedir. Birbirinden ayrı bir veya iki tespit elemanına sahip ince bir tespit çipi içerir.7 Algılayıcı protatipi[20] Çok düşük miktardaki kimyasalların vücuda etkilerini saptamak için etkili bir araç olarak hemen kullanılmaya başlanabileceği belirtilen algılayıcının zamanla.8 Nanotüp ağlardan oluşmuş nanoelektronik tespit aleti[24] 76 . Karbon nanotüp ağı üzerine kurulmuş bir nanoelektronik tespit platformudur.

Karbon nanotüpler.9 Nanotellerin lehimlenmesi[20] Gümüş nanotelleri birleştirmek için kullanılan yöntem şöyle işliyor: nanoteller kloroaurik asit ile indirgenip. yağ ve diğer organik kirleri temizlemekte kullanılacak yeni bir malzeme olabilir. dinamikler ve sınıflandırma' gibi pek çok karakteristik özellikleri ortaya çıkarabilmek için. nanotellerde aşınma olmuyor ve aralarında kalıcı bir bağ oluşuyor. Şekil 8. hassasiyet. ' özgünlük. ağırlığının 20 katı kadar yağ emebiliyor ve tekrar tekrar kullanılabiliyor.[24 Nano Lehimleme Gitgide daha küçük ölçekte elektronik devre üretimi. düzgün devre yapılması için çok önemli. Aygıt. Nanotellerin nanoseviyede birleştirme yöntemi. Bilim adamlarının ürettiği bu kağıt. 77 . Japon araştırmacılar nanoseviyede lehimleme olarak adlandırabilecek bir yöntem geliştirdiler. Gümüş nanotelleri çapraz yerleştirmek. kararlı devre oluşturmaya yetmiyor. daha sonra kloroaurik aside maruz bırakılırsa. metalik altın nanotanecikler oluşturuluyor. Karbon nanotüplerin gelişi güzel ağ kurmasından faydalanır. analizi yapılacak madde ile etkileşime girer ve gerçekleşen değişimleri elektronik simgelerle izlenecek hale dönüştürür. Japon araştırmacılar.Bu teknoloji. tellerin aşındığını gözlemlemişler. Teller önce tiyol tabakası ile kaplanıp. nano yapıların ayrı ayrı yönlendirilmesi yerine. Toriyama ve Ishiwatari bu yöntemi denedikleri zaman. Yağ Lekeleri İçin Yeni Nanotel Kağıt Nanotel kağıt. nanodevrelere olan ilgiyi artırdı. çok değişik kimyasal tanıma yöntemleri kullanılarak fonksiyonel hale getirilirler.

10 Kağıdın yağı nasıl emmesi[24 Fiberlerden Elektrik Üretimi 14 Şubat 2008 tarihli Nature dergisinde çıkan bir habere göre bilim adamları tekstil fiberlerinden elektrik enerjisi üretmeyi başardılar. buharlaşmış yağ başka bir kapta damıtılıyor Böylece yağ tekrar kullanılabiliyor. altlarında bulunan normal ZnO nanoteller var. Nanotel kağıtlar su temizlenmesinde de kullanılabilir. Bu nanoteller fiber üzerine sarılmış durumda. Kullanılan nanoteller potasyum magnezyum oksitten yapılmış. Yağı emebilen ilk malzeme bu değil ama bu kağıdın verimliliği diğerlerine göre yüksek. emilen yağ tekrar kullanılabiliyor. Malzeme Bilimi ve Mühendisliği doçenti. çalışmayı yürüten bilim adamı.Kağıt sıcaklığa dayanıklı olduğu için." diyor Francesco Stellacci. Kağıt ayrıca suya da dayanıklı. yağ buharlaşıyor. Yöntem şöyle işliyor: yukarıda altınla kaplı ZnO nanoteller. “Bulduğumuz şey nanotellerden oluşmuş ve yağ gibi hidrofobik sıvıları sudan emebilen bir kağıt. Yağ emmiş kağıt ısıtılıyor. Birkaç ay suda bekletilmiş kağıtlar fonksiyonlarını kaybetmiyor. 78 .[24] Şekil 8.

diğer kısımlar (alt taraf) eksi özellikte oluyor ve böylece akım üretilmiş oluyor.20 milivolt) yükseltmek. diğerini kaplanmamış farz edin)Grubun bir sonraki amacı üretilen voltaj seviyesini (800 nanovolt . Tabi ki bu yöntemle biraz zor.[23] 79 . böyle bir T-shirt'ün hiç yıkanmaması lazım! Şekil 8. çünkü ZnO yıkanmaya dayanıklı değil.[23 Şekil 8. Fırça şeklindeki çubuklar biribirine sürtüyor ve elektrik üretiliyor.Şimdi altınla kaplı nanoteller çekilince bunlar altlarındaki normal nanotelleri eğiyorlar.11 Fiberler[23] Yani üzerimizdeki giysilerin fiberleri biz hareket ederken birbirine sürtünecek ve elektrik üretip elektrikli aletleri şarj edebilecek.[23] Şekilde açık bir şekilde sistemi görebiliriz. Nanotellerin piezoelektronik özelliğinden dolayı yamulan kısımlar.12 Pembe tellerden biri normal ZnO nanotel. diğeri ise altınla kaplı. (yani normal nanotellerin üstü) artı. (yeşil altın kaplı.

iki atom kalınlığındaki karbon nanotüpler. Karbon nanotüp üretim yöntemlerindeki en önemli eksik. Güneş pillerinin önemli bir bileşeni olan saydam iletkenlerde kullanıldığı zaman avantaj sağlayan çift katmanlı karbon nanotüplerin de önemi artıyor. çift katmanlıları yoğunluk farkını kullanarak ayırıyor. Bizim buluşumuz da tam bu sorunu çözüyor.[23] Northwestern Üniversitesi'nden iki araştırmacı. Çift katmanlı nanotüpler. Şekil 8. Nanomalzemelerin özellikleri boyutlarına aşırı derecede bağlıdır. kullandığınız malzemelerin boyutları benzer olmalı. adından da anlaşıldığı gibi.13 Çift katmanlı nanotülerin çeşitli mikroskoplarda görüntüleri[23] Makale Nature Nanotechnology dergisinde yayınlandı. 80 . Yöntemin ismi ise yoğunluk gradient ultrasantrifigasyonu! Yöntem tek katmanlı ve çok katmanlı nanotüplerden.Karbon Nanotüpleri Ayırma Yöntemi Blogda 2 çeşit karbon nanotüpten bahsetmiştik zamanında: tek katmanlı ve çok katmanlı. Bu malzemeleri bir uygulamada kullanıp. Nanotüp üretiliyor ama hepsi istediğimiz tipten olmuyor. çift katmanlı karbon nanotüp üretimi için bir çözüm bulmuşlar. güzel performans sağlayabilmek için. reaksiyon sonucu oluşan farklı tip nanotüpleri birbirinden ayıracak bir sistemin olmaması.

Başkan Clinton’a baskı yapıp nanoteknolojiyi öncelikli alan olarak ilan ettirdiler. Nanoteknolojik malzemeler. Nanoteknolojide Son Gelişmeler Nanoteknolojinin önümüzdeki 10. Diğer yandan. uzay endüstrisinin roketin taşıdığı yükleri olabildiğince küçük boyutlarda ve hafif yapmak için sürekli bir talebi vardır. Biri öncesinde hiç ayak basılmamış bir zirveye çıkmak isteyen bir dağcınınki gibi sadece ‘‘bu daha önce yapılmamıştı’’ tarzı bir motivasyondur. çok sayıda laboratuvar kuruldu. Son zamanlarda ABD ve Avrupa’da çok sayıda nanoteknoloji araştırma merkezi. Avrupa Birliği ülkeleri. Çerçeve Programında nanoteknolojiyi öncelikli alan ilan etti.[15] ABD’de mevcut teknolojiler doyum noktasına yaklaşırken ve uluslararası rekabet karşısında kâr marjları düşerken. israil. nanoteknolojide oluşabilecek pazar ve elde edilecek kârı çok iyi değerlendirebilen ekonomistler. cihazlar ve sistemlerin yeterince eminyetli hale geldikten sonra uzay sanayine oldukça uymaktadır. Diğeri ise ‘‘doğayı ele geçirmek’’ için olan sürekli arzudur. Çin’de nanoteknoloji konusunda bir milyon uzman ve araştırmacı yetiştirmek üzere yeni bir program başlatılmış durumda. çünkü çok fazlası zaten yapılmıştır. ayrıca üniversitelerde bu alanda yüksek lisans programları açıldı. [16] Günümüzde ABD dışında Japonya. Bunu aşina olunan makroskopik ölçekte bu şekilde yapmaya yönelik fırsatlar çok sınırlıdır. Avrupa Birliği 2010 yılında ABD ve Japonya’yı yakalamak için 6.DÜNYADA NANOTEKNOLOJİ Nanoteknoloji alanında filizlenen dünya çapındaki faaliyet sadece ‘‘aşağıdaki yer’’ den faydalanmak için mantıksal bir girişim olarak açıklanamaz. Çin ve Kore’de de nanoteknolojiye önem verilmekte. Diğer iki önemli insan motivasyonu ise şüphesiz ki bir rol edinmektir.15 yıl içinde yeni bir teknoloji devrimi olarak ortaya çıkacağına inanılıyor. O günden bu günlere gelirken ABD’de kurumlar yeniden yapılanmaya giderek yeni yatırımlar yapıldı. 2015 yılında ABD’de nanoteknoloji ürünlerinin satışlarının 1-3 trilyon dolar dolaylarında gerçekleşeceği tahmin edilmekte. ABD’de üniversite ve araştırma merkezleri kendi aralarında örgütlenerek kaynakları daha etkin kullanmak üzere “araştırma üçgenleri” oluşturmuş bulunuyorlar. Bütün bu çabaların altında teknoloji yarışında geri kalma endişesi yatıyor. [4] Teknolojide ilerlemiş ülkeler nanoteknolojiye odaklanarak. 81 . bu devrimin içinde yer almalarını sağlayacak programlar üzerinde ciddi çalışmalar yapmaktalar.

bilgi işllemden işlemden akıllı malzemelere ve mikroelektroniğe kadar çok gelişmiş teknolojileri kullanan otomotiv endüstrisinde rekabet nedeniyle son yıllarda kâr marjları çok düşmüş durumda. nanoölçeklerde tel çapının ve bir bakıma kesitte bulunan atom sayısının bile kesikli olarak değişeceğini gösteriyor. Çin’de de tekstil sanayinde uygulanacak nanoteknoloji ürünleri hızla geliştiriliyor.[4] Dokumada kullanılacak elektronik fiberler sayesinde. ısı ve elektrik iletkenliğinin kuantumlaşması. güneş enerjisinden elektrik üreterek yazın soğutan. çamaşır makinesi üreten kuruluşların stoklarını eritip kapasite indirimine gideceklerinden bahsediliyor. Nanobilim ve nanoteknolojide araştırma çalışmaları çok çeşitli alanlarda sürdürülüyor. vücudumuzu zararlı ışınlardan koruyan. şimdi ingiltere ve ABD’de yüksek teknoloji kullanılarak tekstil sanayilerinin yeniden canlandırılması için ciddi adımlar atılıyor.[15] 82 . istenildi¤inde renk değiştirebilen. su tutmayan giysiler şimdiden geliştirildi. Çin’de geliştirilen kirlenmeyen kumaşlar ve dokuma ürünleri nedeniyle. Gelişmiş ülkeler otomotiv sanayi ve benzer sanayileri daha az gelişmiş ülkelere bırakıp rekabetsiz bir ortamda yüksek kârlı teknolojilere yönelmekteler. Ancak. faz tutarlılığı. spine bağlı elektron taşınması. Böylece nesne büyüklüklerinin de kuantumlaşabileceği sorusu gündeme geliyor. Nanotellerde kuantum iletkenlikle tel kesiti arasında gözlemlenen ilginç ilişkiler. gelişmekte olan ülkelerin.20. özellikle Çin’in ucuz iş gücüne dayalı rekabeti karşısında yok olmaya yüz tutmakta. kışın ısıtabilen giysilerin yakın bir zamanda vitrinlere çıkması beklenmekte. [4] Günümüzde tekstil sanayi de benzer sıkıntıları yaşamakta. Aslında nanoteknolojinin tekstil sanayinde çok önemli işlevinin olacağı biliniyor. Özel polimerler sayesinde terin emilip vücudumuzun kuru kalmasını sağlayan. yüzyılın başından beri gelişmekte olan ve her alanda. işçiliklerin çok yüksek olduğu gelişmiş ülkelerin tekstil sanayi. kararlılık ve denge dışı fiziksel olaylar çok sayıda kuramsal ve deneysel çalışmalara konu oldu. Nanoteknoloji bu bağlamda (kozmetikte reflektan boyalardan tıp dalında kanser tedavisine kadar) geniş bir alanı kapsayan uygun bir konu olarak ortaya çıktı ve bu nedenle de bütün önceliklere sahip oluverdi. Son zamanlarda nanometre boyutlarında ortaya çıkan çeşitli kuantum olaylar.

günümüzde canlı örnekleriyle hayatımızdaki yerini almaya başlamış durumdadır. Yapılan yatırımlar. araştırmalar göz ardı edilemeyecek seviyelerde iyidir. Nanobilim ve nanoteknoloji devrimi denilen devrim niteliğindeki bu gelişmeler. 83 . gelişme ve yenilikleri ihtiyaçların önüne geçirmiştir. yeni nesillere kısa sürede çok daha farklı bir dünya sunmuştur. Ancak ilerleyen zamanla beraber. Bu gelişmeler doğrultusunda. dünyanın birçok yerinde nanobilim ve nanoteknolojiye büyük yatırımlar yapılmakta. yüksek lisans ve doktora seviyelerinde araştırma. sağlık konusunda. rahat ve ferah bir yaşam geçirmekte yardımcı olacak olan bu teknoloji ile sonuna kadar içli dışlı olmaktır. çeşitli yöntemler geliştirmiştir. Bilginin hızlı paylaşımı ülkemizi de çok ileride olmasa bile bu yarışın içerisinde tutmaktadır. ülke olarak bu büyük yarışta en ileri seviyelerde olarak. Temennim. Son dönemde kuantum teorilerinin gerçekçiliği ve daha aşağılarda apayrı bir dünyanın bizi bekliyor olduğu söylenmekteyken. hız kesmeden yapılmakta olup kurumsal ve bireysel çabalar ileri seviyelerdedir. Yani günlük hayatı kolaylaştırıcı dizaynların sayısı hayatımızı apayrı bir yere taşımış.SONUÇLAR Geçmişten günümüze insanlık. günlük ihtiyaçlar tasarlamakta. Yani başındayken bir anda sonunu görebileceğimiz bir teknolojik serüvenin içerisindeyiz. Birçok lisans. dünya teknoloji gelişimine katkı sağlamak. enstitüler açılmakta ve araştırma merkezleri kurulmaktadır. Özellikle bilgi paylaşımının bilgisayar ve bilişim teknolojileri sayesinde inanılmaz bir hıza ulaşılması buna büyük katkı sağlamıştır. araç gereçler tasarlamış. ihtiyaçları doğrultusunda yenilikler yapmış. bütün hızıyla birincil oyuncu olmaya başladı. yaşanan teknolojik ilerlemeler. Nanoteknolojinin henüz başlarında olsak ta birçok yenilik ve gelişme yaşanmış durumda ve eskiye nazaran gelişme hızları inanılmaz seviyelere ulaştı. en başta insana.