You are on page 1of 144

Metis Yaynlar

Bamusahip Sok. 3/ 2, Caalolu/ I stanbul


F. Braudel
AKDENZ: MEKN VE TARH
n Ad: La Mditerrane, l'Espace et l'Histoire
Arts et Mtiers Graphiques, 1977
Bu evirinin btn yayn haklar
Metis Yaymlar'na aittir.
Birinci Basm: Nisan 1990
ISBN 975-7650-21-8
Redaksiyon: Aykut Derman
AKDENZ
Mekn ve Tarih
Femand Braudel'in
ynetiminde:
Braudel, Coarelli ve Aymard
Franszca'dan eviren: Necati Erkurt
METlS YAYINLARI
Metis Yaynlar
Bamusahip Sok. 3/ 2, Caalolu/ I stanbul
F. Braudel
AKDENZ: MEKN VE TARH
n Ad: La Mditerrane, l'Espace et l'Histoire
Arts et Mtiers Graphiques, 1977
Bu evirinin btn yayn haklar
Metis Yaymlar'na aittir.
Birinci Basm: Nisan 1990
ISBN 975-7650-21-8
Redaksiyon: Aykut Derman
AKDENZ
Mekn ve Tarih
Femand Braudel'in
ynetiminde:
Braudel, Coarelli ve Aymard
Franszca'dan eviren: Necati Erkurt
METlS YAYINLARI
i ndeki l er
Giri:
Akdeniz
Fernand Braudel
7
Toprak
Fernand Braudel
11
Deniz
Fernand Braudel
31
afak
Fernand Braudel
54
Roma
Filippo Coarelli
82
Tarih
Fernand Braudel
100
Meknlar
Maurice Aymard
122
i ndeki l er
Giri:
Akdeniz
Fernand Braudel
7
Toprak
Fernand Braudel
11
Deniz
Fernand Braudel
31
afak
Fernand Braudel
54
Roma
Filippo Coarelli
82
Tarih
Fernand Braudel
100
Meknlar
Maurice Aymard
122
AKDENZ
Bu kitapta gemiler yol alr; dalgalarn arklar srer gider;
baclar Cinque Terre yamalarndan Cenova Rivieras'na
inerler; Provence'da, Yunanistan'da zeytinler toplanmtr;
Venedik'in durgun sularnda ya da Cerbe kanallarnda balk
lar a eker; tekne yapmclar, vaktiyle yaplan teknelere
benzer tekneler yapar... Ve biz yine, onlara gre, zamann
dnda olduumuzu farkederiz.
Giritiimiz deneme, gemiin ve bugnn srekli karla
mas, birinden tekine srp giden bir gei, ak yrekle a
rlan iki sesli, sonsuz bir trkdr. Bu diyalog, birbirine yan
syan sorunlaryla bu kitaba bir ruh verirse, amacmza ula
m olacaz. Tarih, evremizi saran ve bizi igal eden bugnn
sorunlar Katta kayg ve skntlar adna gemi zaman
larn srekli sorgulanmasndan baka bir ey deildir.
TnsnTarn Kendilerine yaratt baka hibir dnya Akdeniz
kadar kantlayamaz bunu; nk Akdeniz'in kendini anlat
masnn, kendini tekrar tekrar yaamasnn sonu gelmez.
Kukusuz zevki iin olduu kadar, gerektii iin de yapar bunu.
Gemite varolmu olmak, varln bugn de srdrmenin bir
kouludur.
Nedir bu Akdeniz? Binbir eyin hepsi birden. Bir peyzaj
deil, saysz peyzajlar. Bir deniz deil, birbirini izleyen
birok deniz. Bir uygarlk deil, birbiri zerine ylm birok
uygarlk. Akdeniz'de gezen, Lbnan'da Roma dnyasn, Sar-
dinya adasnda tarihncesini, Sicilyada Yunan kentlerini,
Ispanya'da Arap varln, Yugoslavya'da Trk slm'ni bu
lur. Yzyllarn derinliklerine iner; Malta'daki megalitik
yaplara ya da Msr piramitlerine dek uzanr. Bugn hl
7
AKDENZ
Bu kitapta gemiler yol alr; dalgalarn arklar srer gider;
baclar Cinque Terre yamalarndan Cenova Rivieras'na
inerler; Provence'da, Yunanistan'da zeytinler toplanmtr;
Venedik'in durgun sularnda ya da Cerbe kanallarnda balk
lar a eker; tekne yapmclar, vaktiyle yaplan teknelere
benzer tekneler yapar... Ve biz yine, onlara gre, zamann
dnda olduumuzu farkederiz.
Giritiimiz deneme, gemiin ve bugnn srekli karla
mas, birinden tekine srp giden bir gei, ak yrekle a
rlan iki sesli, sonsuz bir trkdr. Bu diyalog, birbirine yan
syan sorunlaryla bu kitaba bir ruh verirse, amacmza ula
m olacaz. Tarih, evremizi saran ve bizi igal eden bugnn
sorunlar Katta kayg ve skntlar adna gemi zaman
larn srekli sorgulanmasndan baka bir ey deildir.
TnsnTarn Kendilerine yaratt baka hibir dnya Akdeniz
kadar kantlayamaz bunu; nk Akdeniz'in kendini anlat
masnn, kendini tekrar tekrar yaamasnn sonu gelmez.
Kukusuz zevki iin olduu kadar, gerektii iin de yapar bunu.
Gemite varolmu olmak, varln bugn de srdrmenin bir
kouludur.
Nedir bu Akdeniz? Binbir eyin hepsi birden. Bir peyzaj
deil, saysz peyzajlar. Bir deniz deil, birbirini izleyen
birok deniz. Bir uygarlk deil, birbiri zerine ylm birok
uygarlk. Akdeniz'de gezen, Lbnan'da Roma dnyasn, Sar-
dinya adasnda tarihncesini, Sicilyada Yunan kentlerini,
Ispanya'da Arap varln, Yugoslavya'da Trk slm'ni bu
lur. Yzyllarn derinliklerine iner; Malta'daki megalitik
yaplara ya da Msr piramitlerine dek uzanr. Bugn hl
7
yaayan ok eski eylerin yannda, ar modern eylerle
karlar: Aldatc bir durgunluk iindeki Venedik'in yannda
Mestre'nin youn sanayi yerleimini, hl Ulysses'in teknesi
nin bir ei olan balk kaynn yannda deniz dibini tarayan
balk gemilerini ya da o koca koca tankerleri grr. Bu, hem
adalarn antik dnyasna dalmak, hem de her trl kltr ve
kazan akmna ak olan ve yzyllardr denizi gzleyen, ke
miren ok eski kentlerin yepyeni grnmleri karsnda
aknla dmek demektir.
Btn bunlar Akdeniz'in ok eski bir yol kava ol
masndandr. Binyllardan beri, her ey ona komu, tarihinin
altn stne getirip onu zenginletirmitir: insanlar, yk hay
vanlar, arabalar, gemiler, fikirler, dinler, yaama sanatlar.
Hatta bitkiler bile. Bunlarn bir ounu Akdenizli sanrsnz;
oysa zeytin, zm ve buday dnda bunlar ok erken yerle
rini alm olan yerli bitkilerdir hemen hemen hepsinin
doum yeri denizden uzaktadr. Eer .. 5. yzylda yaam
olan tarihin babas Herodotos bugn bir turist kafilesine
katlp geri gelseydi aknlktan aknla derdi. Lucien
Febvre yle yazar: "Onun Dou Akdeniz gezisine imdi kt
n dnyorum. ap kalaca ne kadar ok ey olurdu! Bu
koyu yeil yaprakl bodur aalarn altn renkli meyvelerini,
portakallar, limonlar, mandalinalar mrnde grdn
hatrlamyordu. Elbette, nk bunlar Araplar Uzak Dou'
dan getirdiler. O acaip, tuhaf grnl, saplarnda iekler
aan, kakts, agave", aloes**/, frenk inciri gibi yabanc adlar
tayan dikenli bitkiler; onlar da mrnde grmemiti. El
bette, nk bunlar Amerikal'yd. Yunanca okalipts adm
tayan soluk yaprakl bu kocaman agaara hi karla
mamt. Elbette, nk bunlar da AvustralyalIyd. Serviler
derseniz, Acem kkenli. Bunlar iin dekorla ilgili yan. Ya be
* agave: Nergisgillerden bir Meksika bitkisi, (.n.)
^'fesrSmbai r^nerffen'b'i 's S^i tki si i 'si nsab r. (.n.)
sinler, srpriz srpriz stne: Peru'dan gelen domates, Hi nt
kkenli patlcan, Guyanal biber, MeksikalI msr, Araplar'n
hediyesi pirin; fasulyeden, patatesten, in dalarndan inip
ran tabiyetine geen eftaliden, ttnden hi sz amayalm."
Oysa btn bunlar Akdeniz evresinin mal olmu. "Bugn por
takal aacndan yoksun bir Riviera, servi aalar olmayan bir
Toskana, baharat satlmayan bir ar dnebilir miyiz hi?"
(Lucien Febvre, Annales, XII, 29).
Akdeniz insanlanmrT bir"listesini yapsaydk, kylarnda
domu olanlar ya da uzak alarda Akdeniz sularnda yel
ken am, onun sekili topraklarn, tarlalarn ilemi olan
larn ocuklarn, sonra zaman iinde birbiri ardna gelip bura
lar igal edenleri alt alta yazsaydk, bitkilerin, meyvelerin
adlarn sralarken kapldmz duyguya kaplmaz mydk?
Yer ekilleriyle olduu kadar insanlaryla da bir kavak
olan, birbirine zt eleri kendinde barndran Akdeniz,
anlarmzda uyumlu bir imge, hereyin birbiriyle kaynap
zgn bir btnde topland bir sistem gibi canlanr. Akde
nizin bu tartlmaz btnlnn, bu kkl varln srrn
nasl aklamal? Konuyu birka ynden ele almak gerek.
Doann bu alanda emei byk ise de, bu her eyi aklamaya
yetmez; inatla birletirici bir rol oynayan insan da her eyi
aklamaya yetmez. Bunu, hem doann sunduu ltuflar ya da
yadrd lnetlerle iki duruma da bol bol rastlarz hem
de insanlarn dn olduu gibi bugn de srp giden sonu gelmez
gayretiyle aklayabiliriz. Yani sonsuz rastlantlarn, fel
ketlerin ve doa karsnda tekrar tekrar kazanlan baar
larn toplamyla!
Bu kitabn amac, bu deneyim ve baarlar arasnda or
taklklar aramaktr, bugnn nn ou kez onlara uygun
dtn, bugn gzlerimizle grdmz eylerden hareketle
dnn yarglanabildiim,, anlalabildiini ya da btn bun
larn tersinin de geerli olduunu kantlamaktan ok, bu de
9
yaayan ok eski eylerin yannda, ar modern eylerle
karlar: Aldatc bir durgunluk iindeki Venedik'in yannda
Mestre'nin youn sanayi yerleimini, hl Ulysses'in teknesi
nin bir ei olan balk kaynn yannda deniz dibini tarayan
balk gemilerini ya da o koca koca tankerleri grr. Bu, hem
adalarn antik dnyasna dalmak, hem de her trl kltr ve
kazan akmna ak olan ve yzyllardr denizi gzleyen, ke
miren ok eski kentlerin yepyeni grnmleri karsnda
aknla dmek demektir.
Btn bunlar Akdeniz'in ok eski bir yol kava ol
masndandr. Binyllardan beri, her ey ona komu, tarihinin
altn stne getirip onu zenginletirmitir: insanlar, yk hay
vanlar, arabalar, gemiler, fikirler, dinler, yaama sanatlar.
Hatta bitkiler bile. Bunlarn bir ounu Akdenizli sanrsnz;
oysa zeytin, zm ve buday dnda bunlar ok erken yerle
rini alm olan yerli bitkilerdir hemen hemen hepsinin
doum yeri denizden uzaktadr. Eer .. 5. yzylda yaam
olan tarihin babas Herodotos bugn bir turist kafilesine
katlp geri gelseydi aknlktan aknla derdi. Lucien
Febvre yle yazar: "Onun Dou Akdeniz gezisine imdi kt
n dnyorum. ap kalaca ne kadar ok ey olurdu! Bu
koyu yeil yaprakl bodur aalarn altn renkli meyvelerini,
portakallar, limonlar, mandalinalar mrnde grdn
hatrlamyordu. Elbette, nk bunlar Araplar Uzak Dou'
dan getirdiler. O acaip, tuhaf grnl, saplarnda iekler
aan, kakts, agave", aloes**/, frenk inciri gibi yabanc adlar
tayan dikenli bitkiler; onlar da mrnde grmemiti. El
bette, nk bunlar Amerikal'yd. Yunanca okalipts adm
tayan soluk yaprakl bu kocaman agaara hi karla
mamt. Elbette, nk bunlar da AvustralyalIyd. Serviler
derseniz, Acem kkenli. Bunlar iin dekorla ilgili yan. Ya be
* agave: Nergisgillerden bir Meksika bitkisi, (.n.)
^'fesrSmbai r^nerffen'b'i 's S^i tki si i 'si nsab r. (.n.)
sinler, srpriz srpriz stne: Peru'dan gelen domates, Hi nt
kkenli patlcan, Guyanal biber, MeksikalI msr, Araplar'n
hediyesi pirin; fasulyeden, patatesten, in dalarndan inip
ran tabiyetine geen eftaliden, ttnden hi sz amayalm."
Oysa btn bunlar Akdeniz evresinin mal olmu. "Bugn por
takal aacndan yoksun bir Riviera, servi aalar olmayan bir
Toskana, baharat satlmayan bir ar dnebilir miyiz hi?"
(Lucien Febvre, Annales, XII, 29).
Akdeniz insanlanmrT bir"listesini yapsaydk, kylarnda
domu olanlar ya da uzak alarda Akdeniz sularnda yel
ken am, onun sekili topraklarn, tarlalarn ilemi olan
larn ocuklarn, sonra zaman iinde birbiri ardna gelip bura
lar igal edenleri alt alta yazsaydk, bitkilerin, meyvelerin
adlarn sralarken kapldmz duyguya kaplmaz mydk?
Yer ekilleriyle olduu kadar insanlaryla da bir kavak
olan, birbirine zt eleri kendinde barndran Akdeniz,
anlarmzda uyumlu bir imge, hereyin birbiriyle kaynap
zgn bir btnde topland bir sistem gibi canlanr. Akde
nizin bu tartlmaz btnlnn, bu kkl varln srrn
nasl aklamal? Konuyu birka ynden ele almak gerek.
Doann bu alanda emei byk ise de, bu her eyi aklamaya
yetmez; inatla birletirici bir rol oynayan insan da her eyi
aklamaya yetmez. Bunu, hem doann sunduu ltuflar ya da
yadrd lnetlerle iki duruma da bol bol rastlarz hem
de insanlarn dn olduu gibi bugn de srp giden sonu gelmez
gayretiyle aklayabiliriz. Yani sonsuz rastlantlarn, fel
ketlerin ve doa karsnda tekrar tekrar kazanlan baar
larn toplamyla!
Bu kitabn amac, bu deneyim ve baarlar arasnda or
taklklar aramaktr, bugnn nn ou kez onlara uygun
dtn, bugn gzlerimizle grdmz eylerden hareketle
dnn yarglanabildiim,, anlalabildiini ya da btn bun
larn tersinin de geerli olduunu kantlamaktan ok, bu de
9
neyim ve baarlarn ancak bir btn olarak ele alndklarnda
anlalrlk kazandklarn kantlamaktr. Akdeniz, tarihe
bPBaka" yaklam tarz sunmak iin gzel bir frsattr. n
k grdmz ve sevdiimiz haliyle bu deniz, bizi aknla
dren gemiiyle, kantlarn en ak seik olandr.
Femand Braudel
10
TOPRAK
,- "i
Bir dnya haritas zerinden bakldnda Akdeniz, yer
kabuunun basit bir paras; Cebelitark'tan Svey Kanal ve
Kzl Deniz'e doru uzanan, iki ucu dar, ortas geni bir deniz
dir. Krlmalar, atlamalar, kmeler, nc zamana ait b-
klmeler ok derin ukurlar meydana getirmi, bunlara kar
lk gen, ok yksek ve sarp sra dalarn sonu gelmez zinciri
lWWWBUIllUti u' * * - ........................... ' - -
olumutur. Matapan Burnu yaknlarnda bulunan 4600 metre
derinliindeki ukur,, Yunanistann en yksek tepesi olan, 2985
metrelik Olimpos Dann rahat rahat kaybolabilecei
byklktedir.
Bu dalar, denizin ilerine kadar girip sktrarak onu yer
yer basit bir tuzlu su geidine evirir: Cebelitarkta byledir
bu, Bonifacio Boaznda byledir, Kharybdis ve Skyllanm
anaforlu derinlikleriyle Messina Boaznda da byledir;
anakkale Boazyla Boazii'nin kylar boyunca da byle
dir. Buralar artk deniz deil rmaktr, daha dorusu basit
birer geit.
Bu boazlar, geitler, dalar denize biim verir, bamsz
blmler meydana getirir; Karadeniz, Ege Denizi, uzun yllar
Venedikliler'in mlk olan Adriyatik ve ondan ok daha
byk Tiren Denizi gibi. Denizin bir dizi havza halinde
bylece blnmesine karalar, bunun ters basks gibi duran ayr
ktalar halinde cevap verir: Balkan Yarmadas, Kk Asya,
talya, Iber Yarmadas, Kuzey Afrika.
Ama bu genel grnmden ayrlan bir ana izgi vardr ki, Yu
nan ve Fenike smrgecilik dneminden modem alara kadar
bu denizin gemiini anlayabilmemiz iin balca tutamak
odur. Tarih ve corafya, elbirlii ile kylardan ve adalardan
11
neyim ve baarlarn ancak bir btn olarak ele alndklarnda
anlalrlk kazandklarn kantlamaktr. Akdeniz, tarihe
bPBaka" yaklam tarz sunmak iin gzel bir frsattr. n
k grdmz ve sevdiimiz haliyle bu deniz, bizi aknla
dren gemiiyle, kantlarn en ak seik olandr.
Femand Braudel
10
TOPRAK
,- "i
Bir dnya haritas zerinden bakldnda Akdeniz, yer
kabuunun basit bir paras; Cebelitark'tan Svey Kanal ve
Kzl Deniz'e doru uzanan, iki ucu dar, ortas geni bir deniz
dir. Krlmalar, atlamalar, kmeler, nc zamana ait b-
klmeler ok derin ukurlar meydana getirmi, bunlara kar
lk gen, ok yksek ve sarp sra dalarn sonu gelmez zinciri
lWWWBUIllUti u' * * - ........................... ' - -
olumutur. Matapan Burnu yaknlarnda bulunan 4600 metre
derinliindeki ukur,, Yunanistann en yksek tepesi olan, 2985
metrelik Olimpos Dann rahat rahat kaybolabilecei
byklktedir.
Bu dalar, denizin ilerine kadar girip sktrarak onu yer
yer basit bir tuzlu su geidine evirir: Cebelitarkta byledir
bu, Bonifacio Boaznda byledir, Kharybdis ve Skyllanm
anaforlu derinlikleriyle Messina Boaznda da byledir;
anakkale Boazyla Boazii'nin kylar boyunca da byle
dir. Buralar artk deniz deil rmaktr, daha dorusu basit
birer geit.
Bu boazlar, geitler, dalar denize biim verir, bamsz
blmler meydana getirir; Karadeniz, Ege Denizi, uzun yllar
Venedikliler'in mlk olan Adriyatik ve ondan ok daha
byk Tiren Denizi gibi. Denizin bir dizi havza halinde
bylece blnmesine karalar, bunun ters basks gibi duran ayr
ktalar halinde cevap verir: Balkan Yarmadas, Kk Asya,
talya, Iber Yarmadas, Kuzey Afrika.
Ama bu genel grnmden ayrlan bir ana izgi vardr ki, Yu
nan ve Fenike smrgecilik dneminden modem alara kadar
bu denizin gemiini anlayabilmemiz iin balca tutamak
odur. Tarih ve corafya, elbirlii ile kylardan ve adalardan
11
geirdikleri bir orta snrla bu denizi kuzeyden gneye blm,
birbirine dman iki dnya yaratmtr. Bu snr, Korfu ve Ad
riyatik giriini yar yarya kapatan Otranto Kanal'ndan Si
cilya'ya ve bugnk Tunus kylarna kadar uzatn: Dou ve
Baty bu szcklerin tam ve klasik anlamyla birbirin
den ayrm olursunuz. Actium, Preveze, nebaht, Malta, Za-
ma, Cerbe gibi gemi savalarn bu ana izginin tam zerinde
verilmi olmasnda alacak ne var? Kinlerin ve onarlmaz
sonular getiren savalarn sraland izgidir bu; kalelerin
tepesinden ve nbet kulelerinden birbirini gzleyen, hepsi de
tahkim edilmi kentlerin ve adalarn sraland izgidir.
talya, yazgsnn anlamn burada bulur: Denizin orta ekse
ni odur ve kim ne derse desin, talya her zaman bir yzyle
Bat'ya, bir yzyle de Douya dnktr. Zenginliini uzun
zaman buradan salamad m? Btn Akdeniz'e egemen olma
olana doal olarak ona verilmitir; o da doallkla bunu
dlemitir.
in in Kaynayan Bir Jeolojik Yap
Akdeniz'deki krlmalar, kvrlmalar ve pe pee deniz
derinlikleriyle da zirvelerini oluturan etken, zamann henz
etkilerini silemedii ve ykcln gzlerimizin nnde bugn
de srdren, iin iin kaynayan jeolojik yapdr. Bu jeolojik,
yap, denize serpilmi adalar, yarmadalar, kimi suya g
mlm, kimi paralanm kta kalntlarn ya da parala
rn, pek anmaya uramam girintili kntl yer ekille
rini aklar; homurdanp duran, uykuya dalan, sonra birden
felket getirmek zere uykusundan uyanan yanardalarn ate
ini yine bu jeolojik yap aklar.
ite, Lipari adalarnn kuzeyinde, denizin ortasnda bir
nbeti gibi duran ba dumanl Stromboli. Pskrtt akkor
12
halindeki paracklarla ge ve evresindeki denize k saar
her gece. te, zirvesindeki duman sorgucunu Napoli'nin arka
snda birka yldr ykseltmiyorsa da, bir tehdit olmakta de
vam eden Vezv. Birka yzyl sessiz kaldktan sonra, I.S. 79
ylnda Herculanum ve Pompei kentlerinin kanna girmiti
Vezv. Ve ite, o sihirli Catania ovasna her an saldracakm
gibi duran aktif Etna yanarda (3313 m.), ate kuyularnn eh" .
by, efsaneler kayna Etna: Kykloplar gklerde akan
imeklerini Vulcanus'un ocaklarnda tavlamak iin, boa de
risinden yaplm o muazzam krkleri burada altryor
lard; filozof Empedokles kendini bu kratere atm, krater de,
dendime grc7ayandak sandallardan tekini geri frlatm.
"Ka kez grdk," der Vergilius, "Etna'nn kaynayp tatn,
ate kreleri yuvarladn, erimi kayalarn sel gibi akt
n". Pindaros ve Aiskhulos, Etna'nn .. 475 ylnda pat
ladn yazarlar; o gnden bu yana tarih, bu yanardan belki
yz kez harekete getiini kaydetmitir.
Ege'deki Santorin adas (eski adyla Thera) .. 1450
ylnda korkun bir patlama ile ikiye blnp sular altnda
kalan bir yanarda kraterinin yarsdr. Uzmanlara gre bu
patlama Sunda Boaz'ndaki (Endonezya) Krakatau adasn
1883'te darmadan eden patlamadan drt misli daha iddet
liymi, oysa Krakatau adas patlad zaman inanlmayacak
kadar korkun deniz depremlerine yol am, gemileri ve loko
motifleri birka katl evlerin zerinden arm, kzgn ve
youn kl bulutlarn yzlerce kilometre ierilere savurmutu.
O halde tarihilerin, Santorin patlamasnn yol at bir sr
zarara, parlak Girit Uygarl'nm ayn alarda birdenbire
ortadan silinmesini de katmalar akla yakn deil mi?,J he-
ra'nn pskrmesiyle Girit adasn rten ve zerlerinde ot bil
meyen kzgn kl tabakalar bugn yaplan kazlarla ortaya
karlmakta. Bu ldrc bulutlar Suriye ve Msr'a dek
uzanyor muydu? Tevrat'n ikinci kitab "k"ta gn
13
geirdikleri bir orta snrla bu denizi kuzeyden gneye blm,
birbirine dman iki dnya yaratmtr. Bu snr, Korfu ve Ad
riyatik giriini yar yarya kapatan Otranto Kanal'ndan Si
cilya'ya ve bugnk Tunus kylarna kadar uzatn: Dou ve
Baty bu szcklerin tam ve klasik anlamyla birbirin
den ayrm olursunuz. Actium, Preveze, nebaht, Malta, Za-
ma, Cerbe gibi gemi savalarn bu ana izginin tam zerinde
verilmi olmasnda alacak ne var? Kinlerin ve onarlmaz
sonular getiren savalarn sraland izgidir bu; kalelerin
tepesinden ve nbet kulelerinden birbirini gzleyen, hepsi de
tahkim edilmi kentlerin ve adalarn sraland izgidir.
talya, yazgsnn anlamn burada bulur: Denizin orta ekse
ni odur ve kim ne derse desin, talya her zaman bir yzyle
Bat'ya, bir yzyle de Douya dnktr. Zenginliini uzun
zaman buradan salamad m? Btn Akdeniz'e egemen olma
olana doal olarak ona verilmitir; o da doallkla bunu
dlemitir.
in in Kaynayan Bir Jeolojik Yap
Akdeniz'deki krlmalar, kvrlmalar ve pe pee deniz
derinlikleriyle da zirvelerini oluturan etken, zamann henz
etkilerini silemedii ve ykcln gzlerimizin nnde bugn
de srdren, iin iin kaynayan jeolojik yapdr. Bu jeolojik,
yap, denize serpilmi adalar, yarmadalar, kimi suya g
mlm, kimi paralanm kta kalntlarn ya da parala
rn, pek anmaya uramam girintili kntl yer ekille
rini aklar; homurdanp duran, uykuya dalan, sonra birden
felket getirmek zere uykusundan uyanan yanardalarn ate
ini yine bu jeolojik yap aklar.
ite, Lipari adalarnn kuzeyinde, denizin ortasnda bir
nbeti gibi duran ba dumanl Stromboli. Pskrtt akkor
12
halindeki paracklarla ge ve evresindeki denize k saar
her gece. te, zirvesindeki duman sorgucunu Napoli'nin arka
snda birka yldr ykseltmiyorsa da, bir tehdit olmakta de
vam eden Vezv. Birka yzyl sessiz kaldktan sonra, I.S. 79
ylnda Herculanum ve Pompei kentlerinin kanna girmiti
Vezv. Ve ite, o sihirli Catania ovasna her an saldracakm
gibi duran aktif Etna yanarda (3313 m.), ate kuyularnn eh" .
by, efsaneler kayna Etna: Kykloplar gklerde akan
imeklerini Vulcanus'un ocaklarnda tavlamak iin, boa de
risinden yaplm o muazzam krkleri burada altryor
lard; filozof Empedokles kendini bu kratere atm, krater de,
dendime grc7ayandak sandallardan tekini geri frlatm.
"Ka kez grdk," der Vergilius, "Etna'nn kaynayp tatn,
ate kreleri yuvarladn, erimi kayalarn sel gibi akt
n". Pindaros ve Aiskhulos, Etna'nn .. 475 ylnda pat
ladn yazarlar; o gnden bu yana tarih, bu yanardan belki
yz kez harekete getiini kaydetmitir.
Ege'deki Santorin adas (eski adyla Thera) .. 1450
ylnda korkun bir patlama ile ikiye blnp sular altnda
kalan bir yanarda kraterinin yarsdr. Uzmanlara gre bu
patlama Sunda Boaz'ndaki (Endonezya) Krakatau adasn
1883'te darmadan eden patlamadan drt misli daha iddet
liymi, oysa Krakatau adas patlad zaman inanlmayacak
kadar korkun deniz depremlerine yol am, gemileri ve loko
motifleri birka katl evlerin zerinden arm, kzgn ve
youn kl bulutlarn yzlerce kilometre ierilere savurmutu.
O halde tarihilerin, Santorin patlamasnn yol at bir sr
zarara, parlak Girit Uygarl'nm ayn alarda birdenbire
ortadan silinmesini de katmalar akla yakn deil mi?,J he-
ra'nn pskrmesiyle Girit adasn rten ve zerlerinde ot bil
meyen kzgn kl tabakalar bugn yaplan kazlarla ortaya
karlmakta. Bu ldrc bulutlar Suriye ve Msr'a dek
uzanyor muydu? Tevrat'n ikinci kitab "k"ta gn
13
srm olan korkun bir geceden sz edilir ki o tarihte Msr'da
Firavunun esiri olan Yahudiler bu kargaadan faydalanp
kamlardr. Acaba bu olay da Thera volkannn patlamasna
balanabilir mi?
Ne olursa olsun, nasl Krakatau adasndaki eski volkan su
lar altnda kald halde snmemise, Santorin'deki de ayn
ekilde snmemitir. .. 1. yzyldan gnmze kadar (1928)
zaman zaman birbiri ardnca grlen patlamalar ve tamalar,
bu eski kraterde bir sr ada ve adack meydana getirmitir;
Santorin adas aklarnda eit eit renkleriyle insana
aknlk veren deniz bugn bile kaynamaya devam eder. Bu da
eytann tenceresini kaynatan atein daha snmemi olduunu
gsterir.
1 Zaten Akdeniz'in insanlar tarih sahnesine ktklarndan
i bu yana her zaman yanardalarn ve depremlerin tehdidi
i altnda yaamadlar m? Kk Asya'da ok eski bir kent olan
atalhyk'te, .. 6200 ylndan kalma bir tapman duvar
| resimlerinde, kentin birka katl evlerinin arkasnda, krate
j rinden lavlar ve dumanlar pskrten bir volkan grlr; bu her-
| halde Hasan Da'dr. Gene Kk Asya'da bugn yaplan ka
zlarda, depremler yznden yklm olduu sanlan antlarn
kalntlar ortaya kmaktadr, hatta depremlerin en sk g
rld blgelerde sadan birka bin yl ncesine ait, her hal
de bu byk felketlere dayanacak ekilde tasarlanm, hafif
malzeme kullanan bir mimarinin izlerine rastlanmaktadr.
Denizi Neredeyse epeevre Saran Dalar
Jeolojik yaps, Akdeniz evresinin neden ok dalk olduu
nu aklar. Bunlar, hareketli ekiller gsteren yksek ve gen
dalardr, Akdeniz lkelerinin yzeyini tatan bir iskelet gibi
delik deik ederler: Alpler, Apeninler, Balkanlar, Toroslar,
14
Lbnan Cebeli, Atlaslar, spanya sra dalar, Pireneler gr
kemli bir alay olutururlar. Denize ve zerinde gllerin, por
takal aalarnn iek at scak ovalara tepeden bakan,
zirvelerinden aylarca kar eksilmeyen sarp doruklar ya da ou
zaman dorudan suya inen dik yamalar: Akdeniz batanbaa
birbirine ok benzeyen bu grnmlerle kapldr. Dalmaya,
Sardinya ya da Cebelitark yaknlarnda Gney spanya ky
larn bir bakta ayrt edebileceini kim iddia edebilir? Oysa
birbirlerinden yzlerce kilometre uzaktadr bunlar.
Ancak btn Akdeniz dalarla evrili deildir. Kuzeyde yer
yer kesintiler grlr: Rhne nehri deltasna kadar Languedoc
kylar ya da Adriyatik zerinde Venedik kylar gibi. Asl
istisnann by gr^ydedir; insan artan, sonsuz gibi gr
nen Tunus sahilinde^ Nil deltasna ve Lbnan dalarna uza
nan binlerce kilometrelik bir ky eridi. nsana bkknlk ve
ren bu usuz bucaksz kylarda Sahra ile ideniz burun buru-
nadr. Uaktan baktnzda, snrsz iki dzeyi l ile deni
zi yan yana grrsnz; renkleri birbiriyle atr, biri ma
viden mora hatta karaya alar, teki beyazdan toprak kzl
na, turuncuya gider.
l garip bir lemdir, Afrika'nn derinliklerini ve gebe
yaamn canlln alp kylara kadar uzatr. Bunlar dalk
yrelerinkine hi benzemeyen yaam biimleridir. l, Akde
niz'le atan ve hi bkmadan onun yerini almak isteyen baka
bir Akdeniz'dir. Bu ikili oyunu doa daha balangta dzen
lemi, belki de onlar doutan birbirine dman etmitir. An
cak tarih, tpk denizin suyla tuzu kaynatrmas gibi, farkl
elerin kaynamalarn salar.
Demek ki Bat insan Akdeniz konserinde yalnz kendisine
yakn gelen seslerle yetinmemeli, teki seslere, yabanc seslere
de kulak vermelidir, nk bu mzii iki elle almak gerekir.
Denizin kuzeyinde ya da gneyinde oluunuza gre, bu ynlerin
ranszca metinde "Sahel" olarak geiyor, (.n.)
srm olan korkun bir geceden sz edilir ki o tarihte Msr'da
Firavunun esiri olan Yahudiler bu kargaadan faydalanp
kamlardr. Acaba bu olay da Thera volkannn patlamasna
balanabilir mi?
Ne olursa olsun, nasl Krakatau adasndaki eski volkan su
lar altnda kald halde snmemise, Santorin'deki de ayn
ekilde snmemitir. .. 1. yzyldan gnmze kadar (1928)
zaman zaman birbiri ardnca grlen patlamalar ve tamalar,
bu eski kraterde bir sr ada ve adack meydana getirmitir;
Santorin adas aklarnda eit eit renkleriyle insana
aknlk veren deniz bugn bile kaynamaya devam eder. Bu da
eytann tenceresini kaynatan atein daha snmemi olduunu
gsterir.
1 Zaten Akdeniz'in insanlar tarih sahnesine ktklarndan
i bu yana her zaman yanardalarn ve depremlerin tehdidi
i altnda yaamadlar m? Kk Asya'da ok eski bir kent olan
atalhyk'te, .. 6200 ylndan kalma bir tapman duvar
| resimlerinde, kentin birka katl evlerinin arkasnda, krate
j rinden lavlar ve dumanlar pskrten bir volkan grlr; bu her-
| halde Hasan Da'dr. Gene Kk Asya'da bugn yaplan ka
zlarda, depremler yznden yklm olduu sanlan antlarn
kalntlar ortaya kmaktadr, hatta depremlerin en sk g
rld blgelerde sadan birka bin yl ncesine ait, her hal
de bu byk felketlere dayanacak ekilde tasarlanm, hafif
malzeme kullanan bir mimarinin izlerine rastlanmaktadr.
Denizi Neredeyse epeevre Saran Dalar
Jeolojik yaps, Akdeniz evresinin neden ok dalk olduu
nu aklar. Bunlar, hareketli ekiller gsteren yksek ve gen
dalardr, Akdeniz lkelerinin yzeyini tatan bir iskelet gibi
delik deik ederler: Alpler, Apeninler, Balkanlar, Toroslar,
14
Lbnan Cebeli, Atlaslar, spanya sra dalar, Pireneler gr
kemli bir alay olutururlar. Denize ve zerinde gllerin, por
takal aalarnn iek at scak ovalara tepeden bakan,
zirvelerinden aylarca kar eksilmeyen sarp doruklar ya da ou
zaman dorudan suya inen dik yamalar: Akdeniz batanbaa
birbirine ok benzeyen bu grnmlerle kapldr. Dalmaya,
Sardinya ya da Cebelitark yaknlarnda Gney spanya ky
larn bir bakta ayrt edebileceini kim iddia edebilir? Oysa
birbirlerinden yzlerce kilometre uzaktadr bunlar.
Ancak btn Akdeniz dalarla evrili deildir. Kuzeyde yer
yer kesintiler grlr: Rhne nehri deltasna kadar Languedoc
kylar ya da Adriyatik zerinde Venedik kylar gibi. Asl
istisnann by gr^ydedir; insan artan, sonsuz gibi gr
nen Tunus sahilinde^ Nil deltasna ve Lbnan dalarna uza
nan binlerce kilometrelik bir ky eridi. nsana bkknlk ve
ren bu usuz bucaksz kylarda Sahra ile ideniz burun buru-
nadr. Uaktan baktnzda, snrsz iki dzeyi l ile deni
zi yan yana grrsnz; renkleri birbiriyle atr, biri ma
viden mora hatta karaya alar, teki beyazdan toprak kzl
na, turuncuya gider.
l garip bir lemdir, Afrika'nn derinliklerini ve gebe
yaamn canlln alp kylara kadar uzatr. Bunlar dalk
yrelerinkine hi benzemeyen yaam biimleridir. l, Akde
niz'le atan ve hi bkmadan onun yerini almak isteyen baka
bir Akdeniz'dir. Bu ikili oyunu doa daha balangta dzen
lemi, belki de onlar doutan birbirine dman etmitir. An
cak tarih, tpk denizin suyla tuzu kaynatrmas gibi, farkl
elerin kaynamalarn salar.
Demek ki Bat insan Akdeniz konserinde yalnz kendisine
yakn gelen seslerle yetinmemeli, teki seslere, yabanc seslere
de kulak vermelidir, nk bu mzii iki elle almak gerekir.
Denizin kuzeyinde ya da gneyinde oluunuza gre, bu ynlerin
ranszca metinde "Sahel" olarak geiyor, (.n.)
birine ya da tekine bakmanza gre, deiik doa, tarih ve
ruh durumlar ile karlarsnz. Gzlerinizi Avrupa ve ona
bal yarmadalara evirirseniz karnza bir perde gibi da
lar kar. Gneye doru ise, kuzey Afrika'nn sk aalkl da
larn bir yana brakrsanz, l, uzayp giden bir ta ve kum
denizidir; Sahra'nn gerisinde ise kara Afrika'nn sonsuzluu
ve onun uzants Asya lleri vardr. Bu snrsz alanlardan ge
miler ya da gemi filolar deil, kervanlar geer; binlerce deve
nin srtnda taman yiyecek ve deerli mallar: baharat, kara
biber, ipek, il hammaddeleri, fildii, altn tozu...
Biraz da yzyldan yzyla atlan admlarla bu topran
nasl ar ar ele geirildiini dnelim. nsan burada derin
lerde sakl duran suyu bulmay baarm, vahalar oluturmu,
kkleri derinlere inen palmiyeler dikmi ve srlerini yaat
mak iin, kendisini seyrek otlu blgelere gtren yol iaretle
rini ve kaynak noktalarn bellemi. Ar ar, amaz adm
larla baarlm grkemli bir fetih bu!
Akdeniz bylece, kuzeyden gelirken ilk rastlanan zeytin
aacndan, lde karmza kan sk palmiyelere kadar uza
nr. Kuzeyden aa "inen" iin ilk zeytin aac, Rhne nehri
zerinde, Donzere kilidi"ni izleyen buluma noktasndadr.
lk sk palmiyelik ise El Kantara adl altn kapdan Sahra
Atlaslar'n aarken Batna ve Timgad'n gneyinde birden
karmzda bitiverir (durumu anlatacak tek szcktr bu). An
cak her seferinde gzlerinizi kamatran ve size heyecan veren
bu eit karlamalar, idenizin evresine denk getirilmitir.
Zeytin aalar, palmiyeler burada eref nbeti tutarlar.
Gne ve Yamur
Akdeniz birlii, her eyden nce iklime dayanr ve bu ok
zel iklim, denizin bir ucundan br ucuna kadar hep ayn
16
kalr; yaam tarzlarna ve manzaralara, benzer nitelikler ka
zandrr. Bu iklim yresel yer ekillerinden hemen hemen
bamszdr, nk bat komusu Atlas Okyanusu ve gney
komusu Sahra'nn nefesleri dardan onu biimlendirir. Bu
canavarlardan her biri srasyla onu ele geirmek iin hi du
raksamadan yerinden kar ama o kln kprdatmaz: Suyunun
lk olmas (11 ) da okyanusun ve Sahra'nn ona sokulmasn
kolaylatrr.
Her yaz Sahrann kuru ve yakc nefesi denizi batanbaa
kaplar, kuzeye doru snrlarn aar; Akdeniz zerindeki o
ltl, baka hibir yerde grlmeyen "prl prl gkleri" ve
o l l yldzl geceleri oluturur. Bu parlak gkler yalnz
birka gn, o da gneyden kopup gelen kum ykl samyelleri ya
da akayeller, Horatiusun "Plumbeus Auster" dedii kurun
gibi ar rzgrlar estiinde kararr.
Sahrann etkisindeki Akdeniz, alt ay boyunca durgun ve
parlak mavi sularyla, turistler, deniz sporlar, kalabalk
plajlar iin bir cennettir. Kurumu toprak zerindeki hayvan ve
bitkiler bu sreyi yamur beklentisi iinde geirirler. Su o ka
dar ktlar ki deerine paha biilmez. Nisandan eylle kadar
'kuzeydoudan, Yunanistan zerinden esen meltemler, Sahra
nn cehennem gibi havasn nemlendirecek gten yoksundur.
Okyanus ie karnca l kabuuna ekilir. Okyanusun nem
ykl, alak basnl hava akmlar ekimden balayarak
batdan douya doru yola kar. Her ynde esen rzgrlar bun
lara yklenir ve bu alak basn akmlarn douya doru savu
rur. Denizin rengi koyular, Baltk denizinin gri tonlar ege
men olur ya da beyaz kpkler altnda kaybolur, sanki zerine
kar yamtr. Bundan sonra frtnalar, korkun frtnalar pat
lar. Mistral, Bora gibi ortal krp geiren frtnalar denizi
altst eder, havada ise onlarn azgn iddetinden korunmak
gerekir. Provence blgesinde srayla dikilmi serviler, Miti-
cann kam rzgrlklar, Sicilya'da sebze fidanlklarnn
17
birine ya da tekine bakmanza gre, deiik doa, tarih ve
ruh durumlar ile karlarsnz. Gzlerinizi Avrupa ve ona
bal yarmadalara evirirseniz karnza bir perde gibi da
lar kar. Gneye doru ise, kuzey Afrika'nn sk aalkl da
larn bir yana brakrsanz, l, uzayp giden bir ta ve kum
denizidir; Sahra'nn gerisinde ise kara Afrika'nn sonsuzluu
ve onun uzants Asya lleri vardr. Bu snrsz alanlardan ge
miler ya da gemi filolar deil, kervanlar geer; binlerce deve
nin srtnda taman yiyecek ve deerli mallar: baharat, kara
biber, ipek, il hammaddeleri, fildii, altn tozu...
Biraz da yzyldan yzyla atlan admlarla bu topran
nasl ar ar ele geirildiini dnelim. nsan burada derin
lerde sakl duran suyu bulmay baarm, vahalar oluturmu,
kkleri derinlere inen palmiyeler dikmi ve srlerini yaat
mak iin, kendisini seyrek otlu blgelere gtren yol iaretle
rini ve kaynak noktalarn bellemi. Ar ar, amaz adm
larla baarlm grkemli bir fetih bu!
Akdeniz bylece, kuzeyden gelirken ilk rastlanan zeytin
aacndan, lde karmza kan sk palmiyelere kadar uza
nr. Kuzeyden aa "inen" iin ilk zeytin aac, Rhne nehri
zerinde, Donzere kilidi"ni izleyen buluma noktasndadr.
lk sk palmiyelik ise El Kantara adl altn kapdan Sahra
Atlaslar'n aarken Batna ve Timgad'n gneyinde birden
karmzda bitiverir (durumu anlatacak tek szcktr bu). An
cak her seferinde gzlerinizi kamatran ve size heyecan veren
bu eit karlamalar, idenizin evresine denk getirilmitir.
Zeytin aalar, palmiyeler burada eref nbeti tutarlar.
Gne ve Yamur
Akdeniz birlii, her eyden nce iklime dayanr ve bu ok
zel iklim, denizin bir ucundan br ucuna kadar hep ayn
16
kalr; yaam tarzlarna ve manzaralara, benzer nitelikler ka
zandrr. Bu iklim yresel yer ekillerinden hemen hemen
bamszdr, nk bat komusu Atlas Okyanusu ve gney
komusu Sahra'nn nefesleri dardan onu biimlendirir. Bu
canavarlardan her biri srasyla onu ele geirmek iin hi du
raksamadan yerinden kar ama o kln kprdatmaz: Suyunun
lk olmas (11 ) da okyanusun ve Sahra'nn ona sokulmasn
kolaylatrr.
Her yaz Sahrann kuru ve yakc nefesi denizi batanbaa
kaplar, kuzeye doru snrlarn aar; Akdeniz zerindeki o
ltl, baka hibir yerde grlmeyen "prl prl gkleri" ve
o l l yldzl geceleri oluturur. Bu parlak gkler yalnz
birka gn, o da gneyden kopup gelen kum ykl samyelleri ya
da akayeller, Horatiusun "Plumbeus Auster" dedii kurun
gibi ar rzgrlar estiinde kararr.
Sahrann etkisindeki Akdeniz, alt ay boyunca durgun ve
parlak mavi sularyla, turistler, deniz sporlar, kalabalk
plajlar iin bir cennettir. Kurumu toprak zerindeki hayvan ve
bitkiler bu sreyi yamur beklentisi iinde geirirler. Su o ka
dar ktlar ki deerine paha biilmez. Nisandan eylle kadar
'kuzeydoudan, Yunanistan zerinden esen meltemler, Sahra
nn cehennem gibi havasn nemlendirecek gten yoksundur.
Okyanus ie karnca l kabuuna ekilir. Okyanusun nem
ykl, alak basnl hava akmlar ekimden balayarak
batdan douya doru yola kar. Her ynde esen rzgrlar bun
lara yklenir ve bu alak basn akmlarn douya doru savu
rur. Denizin rengi koyular, Baltk denizinin gri tonlar ege
men olur ya da beyaz kpkler altnda kaybolur, sanki zerine
kar yamtr. Bundan sonra frtnalar, korkun frtnalar pat
lar. Mistral, Bora gibi ortal krp geiren frtnalar denizi
altst eder, havada ise onlarn azgn iddetinden korunmak
gerekir. Provence blgesinde srayla dikilmi serviler, Miti-
cann kam rzgrlklar, Sicilya'da sebze fidanlklarnn
17
evresine yerletirilen saman balyalan ekili topraklarn ko
runmas iin vazgeilmez usullerdir. Ayn dnemde her ey sel
gibi yaan yamurlar ve alak bulutlar altnda kaybolur.
Gkyz, El Greco'nun tablolarndaki Toledo'nun bir felket
ncesi gn andrr adeta. Kn Cezayirdfe turistler iddetli
saanaklar karsnda arp kalrlar. Aylardr yata kuru
mu rmaklar kabarr, Roussillon ya da Mitica ovalarnda,
Toscana'da, Endls'te ya da Selanik evresinde sk sk id
detli sel basknlar grlr. Kimi zaman anlamsz yamurlar
ln snrlarn ap Mekke sokaklarn suya boar ve Kuzey
Sahra'nn yollarn amur deryas haline getirir. Oran kenti
nin gneyinde Ayn Sefra'da srgn olarak yaayan Isabelle
Eberhard adl Rus kz kendini ln bysne kaptrm ve
1904'te beklenmedik bir sel basknnda boulmutu.
Bu yamurlarn hayrl bir yan da vardr. Zeusun grl
grl akan sular topraa bereket saarken, Aristophanes'in
kylleri, darda yapacak bir ileri olmadna keyiflenir,
ene alar ve kadeh tokutururlar. Esas alma, baharn son
yamur serpintilerinden sonra kum smblleri ve zambaklar
ap da krlanglar geri dnnce balayacaktr. Bunlar grn
ce arklar dklr dudaklardan. Rodos'ta yle bir ark sy
lenir:
Krlang krlang,
Seninle gelir bahar,
Karn beyaz krlang,
Srt kara krlang.
O grnd m, mevsimlerin kaps aralanm demektir.
Ksacas, bitkilerin yaamasna hi de uygun olmayan garip
bir iklimdir bu. Kn yamur gz atrmaz; souk, bitkilerin
yaamm durdurur. Scaklar baladndaysa su ortadan ekil
mitir. Akdeniz bitkilerinin, ho kokulu yapraklarnn tyl
ya da yal, saplarnn dikenli olmas yalnz bizlere sunulmu
18
bir armaan deildir. Bunlar, bir tek austos bceklerinin ha
yatta kalabildii ok scak gnlerin kuraklna kar birer sa
vunma aracdr ayn zamanda. Ve eer Endlste buday rn
nisan aynda erkenden baaklarn sarartp hasada geliyorsa,
evre koullarna uyup acele ettiindendir.
Teslim Olmayan Bir Toprak
Gz zevki ve evre gzellii, Akdenizin jeolojik yapsnn
ve ikliminin hainliklerini unutturur. Akdenizin, insanlara
keyif srsnler diye verilmi bir cennet olmad kimsenin
aklna gelmez. Bu yrede insanlar her eyi kendileri yapmak
zorunda kalmlar, ou zaman baka yerlere gre daha g
koullara katlanmlardr. Karasaban zayf ve yalnkat top
ra derinden sremez. Yamur biraz srekli yad m gevek
toprak bayr aa su gibi akar; Dalar geli gidie engel olur,
blgeyi hakszca igal eder, ovalar, tarlalar snrlar. Da
rack bir erit halinde kalm ya da avu ii kadar ufalm tar
lalardan sonra insanlarn ve hayvanlarn gidip geldikleri
keiyollar balar.
Ovaya gelince, eer uygun boyutlardaysa, o da, uzun zaman
ba bo sularn egemenlii altnda kalmtr. Onu yeniden ele
geirmek iin bataklkla savamak, acmasz k mevsiminin
kabartt nehirlere kar korumak, stmadan arndrmak ge
rekmitir. Ovalar tarma kazandrmak, nce bataklk su
larn yenmek demekti. Ama sonradan, sulama ileri iin bu
suyu temizlenmi olarak geri getirmek de gerekmitir.
Bu ar, ok ar yryen fetih, yzylmzda, daha dn
tamamland. Bugn ise zor olan, eski gnlerin o durgun bataklk
manzaralarn yeniden bulmak. Pontinia bataklklar orta
snda yeni kurulmu bir kent olan Sabaudia yaknlarnda, insa
na aknlk veren bir milli parkn gbeinde, aalar arasna
19
evresine yerletirilen saman balyalan ekili topraklarn ko
runmas iin vazgeilmez usullerdir. Ayn dnemde her ey sel
gibi yaan yamurlar ve alak bulutlar altnda kaybolur.
Gkyz, El Greco'nun tablolarndaki Toledo'nun bir felket
ncesi gn andrr adeta. Kn Cezayirdfe turistler iddetli
saanaklar karsnda arp kalrlar. Aylardr yata kuru
mu rmaklar kabarr, Roussillon ya da Mitica ovalarnda,
Toscana'da, Endls'te ya da Selanik evresinde sk sk id
detli sel basknlar grlr. Kimi zaman anlamsz yamurlar
ln snrlarn ap Mekke sokaklarn suya boar ve Kuzey
Sahra'nn yollarn amur deryas haline getirir. Oran kenti
nin gneyinde Ayn Sefra'da srgn olarak yaayan Isabelle
Eberhard adl Rus kz kendini ln bysne kaptrm ve
1904'te beklenmedik bir sel basknnda boulmutu.
Bu yamurlarn hayrl bir yan da vardr. Zeusun grl
grl akan sular topraa bereket saarken, Aristophanes'in
kylleri, darda yapacak bir ileri olmadna keyiflenir,
ene alar ve kadeh tokutururlar. Esas alma, baharn son
yamur serpintilerinden sonra kum smblleri ve zambaklar
ap da krlanglar geri dnnce balayacaktr. Bunlar grn
ce arklar dklr dudaklardan. Rodos'ta yle bir ark sy
lenir:
Krlang krlang,
Seninle gelir bahar,
Karn beyaz krlang,
Srt kara krlang.
O grnd m, mevsimlerin kaps aralanm demektir.
Ksacas, bitkilerin yaamasna hi de uygun olmayan garip
bir iklimdir bu. Kn yamur gz atrmaz; souk, bitkilerin
yaamm durdurur. Scaklar baladndaysa su ortadan ekil
mitir. Akdeniz bitkilerinin, ho kokulu yapraklarnn tyl
ya da yal, saplarnn dikenli olmas yalnz bizlere sunulmu
18
bir armaan deildir. Bunlar, bir tek austos bceklerinin ha
yatta kalabildii ok scak gnlerin kuraklna kar birer sa
vunma aracdr ayn zamanda. Ve eer Endlste buday rn
nisan aynda erkenden baaklarn sarartp hasada geliyorsa,
evre koullarna uyup acele ettiindendir.
Teslim Olmayan Bir Toprak
Gz zevki ve evre gzellii, Akdenizin jeolojik yapsnn
ve ikliminin hainliklerini unutturur. Akdenizin, insanlara
keyif srsnler diye verilmi bir cennet olmad kimsenin
aklna gelmez. Bu yrede insanlar her eyi kendileri yapmak
zorunda kalmlar, ou zaman baka yerlere gre daha g
koullara katlanmlardr. Karasaban zayf ve yalnkat top
ra derinden sremez. Yamur biraz srekli yad m gevek
toprak bayr aa su gibi akar; Dalar geli gidie engel olur,
blgeyi hakszca igal eder, ovalar, tarlalar snrlar. Da
rack bir erit halinde kalm ya da avu ii kadar ufalm tar
lalardan sonra insanlarn ve hayvanlarn gidip geldikleri
keiyollar balar.
Ovaya gelince, eer uygun boyutlardaysa, o da, uzun zaman
ba bo sularn egemenlii altnda kalmtr. Onu yeniden ele
geirmek iin bataklkla savamak, acmasz k mevsiminin
kabartt nehirlere kar korumak, stmadan arndrmak ge
rekmitir. Ovalar tarma kazandrmak, nce bataklk su
larn yenmek demekti. Ama sonradan, sulama ileri iin bu
suyu temizlenmi olarak geri getirmek de gerekmitir.
Bu ar, ok ar yryen fetih, yzylmzda, daha dn
tamamland. Bugn ise zor olan, eski gnlerin o durgun bataklk
manzaralarn yeniden bulmak. Pontinia bataklklar orta
snda yeni kurulmu bir kent olan Sabaudia yaknlarnda, insa
na aknlk veren bir milli parkn gbeinde, aalar arasna
19
skm birka hektarlk bir glck vardr. Arkeolojik bir
kalntym gibi gznz ondan ayramazsnz. Vahi hay
vanlar, zellikle su kular iin bulunmaz bir snaktr buras.
Eski olsun, yeni olsun akalama, sulama ve suyun akllca
yeniden datlmas konusunda gelitirilmi olan sistemler,
gsterilen bunca gayretin kantdr. Sonu olarak, Ispanya'da
Araplar'n ban ektii olaanst bir baardr bu. Valen-
cia'nn sulak ve verimli ovalarnda nl Su Datm Kurulu bu
nimeti alclara ak arttrmayla datma grevini her yl
srdrmektedir hl. Palermo evresinde portakal baheleri
ve balaryla cenneti andran Altn ukur, ancak 15. ve 16.
yzyllarda dzen altna alnabilen suyun yaratt bir muci
zedir.
Alak Guadalquivir vadisini, Po ovalarn, Floransa'nn
alak topraklarn ve daha uzaklardaki Yunanistan'n, delik
kaplarla su tamaya uraan Danaid'ler efsanesini hatrla
tan eit eit ovalarn dzensiz sularn bastn grmek iin
yzyllar iinde geriye doru gitmek yeterlidir.
Yaamnn gerektirdii uyum ve birikimi salamak iin ova,
kalabalk ve disiplinli topluluklara kucak amtr; yzyllar
boyunca byk mlk sahiplerinin, soylularn ve burjuvalarn
ykn tam, ayrca geni kentlerin ve varlkl kylerin
kklemesine katlanmtr. Bugn ise gerek buday retimin
de, gerek zm balar konusunda iletmelere ve modern ara
lara boyun emi durumda. Agzllerin, byk kapitalistlerin
tatl kr blgesinde yer alyor artk. Eski usul tarm hzla yok
oluyor. Elinden ne gelir ki?
Fakat alak blgelerde yerleimin g koullar altnda uzun
zaman almas ve gerelenmenin yava yava gelimesi, ilk
bakta bir kartlk gibi grnen u gerei aklar: Akdeniz
insannn tarihi, ou zaman tepelerde ve dalarda balam
tr. Geri buralarda tarm g koullar altnda ve gvensiz
yaplyordu ama bu blgeler stmann ldrc etkisinden ve
20
ikide bir ortaya kan sava tehlikelerinden uzakt. Bu yzden
nice ky daa konmu, nice kk kent, yamalarn kayalk
laryla kaynam hisarlar arasna kurulmutur. Kuzey Afri
ka kylarnda, Toscana tepelerinde, Yunanistan'da, Roma
dnda, Provenceda durum byledir. Guicciardini 16. yzyl
banda, "talya'da toprak, dalarn tepesine kadar ilen
mitir" der. Ama vadiler ve ovalar her zaman batanbaa eki
li deildir.
Geleneksel Toplumlar
O halde gemiten kalma grntlere, geleneksel yaamn el
aletlerine, alkanlklarna, ivelerine, giysilerine, bo inan
larna daha ok tepelerde, yksek blgelerde rastlanr. Mo
dern tekniklerin eski tarm yntemlerinin yerini alamad bu
blgelerde ok eski yaplar varlklarn srdrr. Gemiin en
iyi korunduu yer dadr.
Kuzey Afrika'da, Kabiliye denen blge, berberi dilini konu-
; an butun teki dalk blgeler gibi ok canl bir folklora sa
hiptir. Jean Servier Les Portes de l' anne [(Yln Kaplar),
(1962)] adl gzel yaptnda bu konuyu mkemmel bir ekilde
iler. Yeni yla uur getirsin diye dzenlenen ylba tren
lerinden, maskeli, bol yemekli, evlerin sprldii "Ennayer"
(ocak ay) bayram bunlar arasndadr. Bahar enlikleri de,
daha sonra 7 Temmuz'da yalnz Kabiliye'de deil, Kuzey
Afrika'nn hemen hemen her yerinde tututurulan "ainsara"
ateleri de bu folklorun bir parasdr. Bu ateler iin genellik
le anlatlan hikye, kendisine nikh dmeyen yaknlaryla
gnah iledii iin yaklarak cezalandrlan Yahudi kra
liesinin efsanesidir. Peki, eytan tersi denen reineli bitkileri,
zakkum demetlerini ve benzeri bitkileri yakarak bunlarn du
man ile meyve aalarn ve ahrlar zararl. bceklerden te
21
skm birka hektarlk bir glck vardr. Arkeolojik bir
kalntym gibi gznz ondan ayramazsnz. Vahi hay
vanlar, zellikle su kular iin bulunmaz bir snaktr buras.
Eski olsun, yeni olsun akalama, sulama ve suyun akllca
yeniden datlmas konusunda gelitirilmi olan sistemler,
gsterilen bunca gayretin kantdr. Sonu olarak, Ispanya'da
Araplar'n ban ektii olaanst bir baardr bu. Valen-
cia'nn sulak ve verimli ovalarnda nl Su Datm Kurulu bu
nimeti alclara ak arttrmayla datma grevini her yl
srdrmektedir hl. Palermo evresinde portakal baheleri
ve balaryla cenneti andran Altn ukur, ancak 15. ve 16.
yzyllarda dzen altna alnabilen suyun yaratt bir muci
zedir.
Alak Guadalquivir vadisini, Po ovalarn, Floransa'nn
alak topraklarn ve daha uzaklardaki Yunanistan'n, delik
kaplarla su tamaya uraan Danaid'ler efsanesini hatrla
tan eit eit ovalarn dzensiz sularn bastn grmek iin
yzyllar iinde geriye doru gitmek yeterlidir.
Yaamnn gerektirdii uyum ve birikimi salamak iin ova,
kalabalk ve disiplinli topluluklara kucak amtr; yzyllar
boyunca byk mlk sahiplerinin, soylularn ve burjuvalarn
ykn tam, ayrca geni kentlerin ve varlkl kylerin
kklemesine katlanmtr. Bugn ise gerek buday retimin
de, gerek zm balar konusunda iletmelere ve modern ara
lara boyun emi durumda. Agzllerin, byk kapitalistlerin
tatl kr blgesinde yer alyor artk. Eski usul tarm hzla yok
oluyor. Elinden ne gelir ki?
Fakat alak blgelerde yerleimin g koullar altnda uzun
zaman almas ve gerelenmenin yava yava gelimesi, ilk
bakta bir kartlk gibi grnen u gerei aklar: Akdeniz
insannn tarihi, ou zaman tepelerde ve dalarda balam
tr. Geri buralarda tarm g koullar altnda ve gvensiz
yaplyordu ama bu blgeler stmann ldrc etkisinden ve
20
ikide bir ortaya kan sava tehlikelerinden uzakt. Bu yzden
nice ky daa konmu, nice kk kent, yamalarn kayalk
laryla kaynam hisarlar arasna kurulmutur. Kuzey Afri
ka kylarnda, Toscana tepelerinde, Yunanistan'da, Roma
dnda, Provenceda durum byledir. Guicciardini 16. yzyl
banda, "talya'da toprak, dalarn tepesine kadar ilen
mitir" der. Ama vadiler ve ovalar her zaman batanbaa eki
li deildir.
Geleneksel Toplumlar
O halde gemiten kalma grntlere, geleneksel yaamn el
aletlerine, alkanlklarna, ivelerine, giysilerine, bo inan
larna daha ok tepelerde, yksek blgelerde rastlanr. Mo
dern tekniklerin eski tarm yntemlerinin yerini alamad bu
blgelerde ok eski yaplar varlklarn srdrr. Gemiin en
iyi korunduu yer dadr.
Kuzey Afrika'da, Kabiliye denen blge, berberi dilini konu-
; an butun teki dalk blgeler gibi ok canl bir folklora sa
hiptir. Jean Servier Les Portes de l' anne [(Yln Kaplar),
(1962)] adl gzel yaptnda bu konuyu mkemmel bir ekilde
iler. Yeni yla uur getirsin diye dzenlenen ylba tren
lerinden, maskeli, bol yemekli, evlerin sprldii "Ennayer"
(ocak ay) bayram bunlar arasndadr. Bahar enlikleri de,
daha sonra 7 Temmuz'da yalnz Kabiliye'de deil, Kuzey
Afrika'nn hemen hemen her yerinde tututurulan "ainsara"
ateleri de bu folklorun bir parasdr. Bu ateler iin genellik
le anlatlan hikye, kendisine nikh dmeyen yaknlaryla
gnah iledii iin yaklarak cezalandrlan Yahudi kra
liesinin efsanesidir. Peki, eytan tersi denen reineli bitkileri,
zakkum demetlerini ve benzeri bitkileri yakarak bunlarn du
man ile meyve aalarn ve ahrlar zararl. bceklerden te
21
mizlemek, "byyle arndrma yntemi olarak kabul edilse de,
aslnda parazitlere kar giriilen ilkel bir mcadele biimi"
saylmaz m? Bu buyurucu bilgelik buyruktur, nlemdir, insan
lar almaya zendirmedir.
Akdeniz'in btn yksek blgelerinde, talya'da, Ispan
ya'da, Provence'da, Yunanistan'da bugn Hristiyan inanla
ryla pagan adetlerini ile birletiren nice enlikler vardr. Bu
eski alara zg yaama, folklor kadar evrenin kendisi de
tanklk eder. Hem de ne tanklk! Batanbaa insan eliyle
gerekletirilmi, kolaycack bozuluveren bir evre: sekiler
halinde dikilmi topraklar, durmadan yenilenmesi gereken
dayanak duvarlar, eek ya da katr srtnda tanp yerlerine
oturtulan talar ve sepetlerle tanarak bunlarn arkalarna
ylan toprak. Bu dik yamalarda ne hayvan alr, ne de el
arabas: Zeytinler, zmler elle toplanr, rnler insan sr
tnda tanr.
Btn bu nedenlerle bu eski alarn tarm alanlar bugn
artk yava yava terk edilmektedir, nk zahmeti ok, ka
zanc yetersizdir. Toscana'mn nl yamalar bile ar ar, bi
rer birer nemini kaybediyor, sekilerin duvarlar yklyor,
yzyllk zeytin aalar birer birer kuruyor, artk buday
ekilmiyor, yzyllar boyunca ekilip biilmi yamalar otlak
oluyor, hayvanclk iin kullanlyor ya da terkediliyor.
Gzmzn nnden silinmekte olan ey eski, geleneksel, sert
ve zor bir yaama biimidir. Eskiden de kolay olmamtr. Her
zaman ok kalabalk olan dalk blgelerde baka yerlere gre
daha salkl koullarda yaayan insanlar, arlar gibi oal
m, zengin kovanlar oluturmulardr. Frioul blgesi insanlar,
yani Furlaniler, Venedik'in btn ayak ilerini yaparlard.
Arnavutlar herkese, zellikle Trkler'e hizmet ederlerdi.
talya'da herkesin hor grd Bergamolular (Lombardia) i
ve kazan peinde btn lkeyi dolarlard. spanya ve Porte
kiz'deki kentleri Pireneler'den inenler doldurur, KorsikalI de
22
likanllar Fransa ya da hi sevmecfikleri Cenova ordularnda
hizmet verirlerdi. Bunlara denizci, dal ya da srgn olarak
Cezayir'de de rastlanrd. 1562 Temmuzu'nda bunlarn binler-
cesi Sampiero Corsonun* peinden giderek, onu "kral iln
etmiler"di. Ksaca, yukar lkelerin hepsi, zengin krsal
blgelerin kaba iler iin adama ihtiyalar olduu zaman on
lara bol bol paral asker, uak, gezgin satc, gezici zanaat
bileyici, baca temizleyicisi, iskemle tamircisi gndeliki,
tarla iisi, babozumu iin yedek ii cinsinden yardmclar
gnderirdi. Bugn bile Korsika, Arnavutluk, Alp ya da Apenin
dalarnn kimi blgeleri kentlere, bol rnl ovalara, Ameri
ka'nn uzak kelerine zahmetli iler iin adam gndermi
yorlar m? Geri bazen bu serven, ticari amal byk glerle
bambaka ve daha iyi bir ekil alr. En azndan, ran ah
larnn gzde tccarlar olan, sfahan'dan balayarak Hindis
tan'da, Trkiye'de, Moskova prensliinde sekin bir yer edinen
ve 17. yzyl Avrupas'nn Venedik, Marsilya, Leipzig, Ams-
terdam gibi byk pazarlarnda sz sahibi olan Ermeniler'in
garip ve parlak durumu byledir.
Yaylaya kma ve Gebelik
Son yllarda artk pek sk karlamadmz bir olay da
srlerin yaylaya kmasdr. Oysa yzyllardan beri da,
ovayla ve ova kentleriyle balantsn bu yoldan salam, bu
ba hem atmalara, hem de karlara kaynaklk etmiti.
Yksek blgelerdeki yaz otlaklar ile k aylarnda ova
larn otluk blgeleri arasnda gidip gelen koyun ve kei
srleri, Gney Alpler'le Crau blgesi, Abruzzesler'le Puglia
yaylas, Kuzey Castilla ile Estremadura'nn ve Don Qui-
jotenin Mancha'nn gney otlaklar arasnda srekli akan
* Cenova'ya kar savam Korsikal vatansever (1501-1567). (.n.)
23
mizlemek, "byyle arndrma yntemi olarak kabul edilse de,
aslnda parazitlere kar giriilen ilkel bir mcadele biimi"
saylmaz m? Bu buyurucu bilgelik buyruktur, nlemdir, insan
lar almaya zendirmedir.
Akdeniz'in btn yksek blgelerinde, talya'da, Ispan
ya'da, Provence'da, Yunanistan'da bugn Hristiyan inanla
ryla pagan adetlerini ile birletiren nice enlikler vardr. Bu
eski alara zg yaama, folklor kadar evrenin kendisi de
tanklk eder. Hem de ne tanklk! Batanbaa insan eliyle
gerekletirilmi, kolaycack bozuluveren bir evre: sekiler
halinde dikilmi topraklar, durmadan yenilenmesi gereken
dayanak duvarlar, eek ya da katr srtnda tanp yerlerine
oturtulan talar ve sepetlerle tanarak bunlarn arkalarna
ylan toprak. Bu dik yamalarda ne hayvan alr, ne de el
arabas: Zeytinler, zmler elle toplanr, rnler insan sr
tnda tanr.
Btn bu nedenlerle bu eski alarn tarm alanlar bugn
artk yava yava terk edilmektedir, nk zahmeti ok, ka
zanc yetersizdir. Toscana'mn nl yamalar bile ar ar, bi
rer birer nemini kaybediyor, sekilerin duvarlar yklyor,
yzyllk zeytin aalar birer birer kuruyor, artk buday
ekilmiyor, yzyllar boyunca ekilip biilmi yamalar otlak
oluyor, hayvanclk iin kullanlyor ya da terkediliyor.
Gzmzn nnden silinmekte olan ey eski, geleneksel, sert
ve zor bir yaama biimidir. Eskiden de kolay olmamtr. Her
zaman ok kalabalk olan dalk blgelerde baka yerlere gre
daha salkl koullarda yaayan insanlar, arlar gibi oal
m, zengin kovanlar oluturmulardr. Frioul blgesi insanlar,
yani Furlaniler, Venedik'in btn ayak ilerini yaparlard.
Arnavutlar herkese, zellikle Trkler'e hizmet ederlerdi.
talya'da herkesin hor grd Bergamolular (Lombardia) i
ve kazan peinde btn lkeyi dolarlard. spanya ve Porte
kiz'deki kentleri Pireneler'den inenler doldurur, KorsikalI de
22
likanllar Fransa ya da hi sevmecfikleri Cenova ordularnda
hizmet verirlerdi. Bunlara denizci, dal ya da srgn olarak
Cezayir'de de rastlanrd. 1562 Temmuzu'nda bunlarn binler-
cesi Sampiero Corsonun* peinden giderek, onu "kral iln
etmiler"di. Ksaca, yukar lkelerin hepsi, zengin krsal
blgelerin kaba iler iin adama ihtiyalar olduu zaman on
lara bol bol paral asker, uak, gezgin satc, gezici zanaat
bileyici, baca temizleyicisi, iskemle tamircisi gndeliki,
tarla iisi, babozumu iin yedek ii cinsinden yardmclar
gnderirdi. Bugn bile Korsika, Arnavutluk, Alp ya da Apenin
dalarnn kimi blgeleri kentlere, bol rnl ovalara, Ameri
ka'nn uzak kelerine zahmetli iler iin adam gndermi
yorlar m? Geri bazen bu serven, ticari amal byk glerle
bambaka ve daha iyi bir ekil alr. En azndan, ran ah
larnn gzde tccarlar olan, sfahan'dan balayarak Hindis
tan'da, Trkiye'de, Moskova prensliinde sekin bir yer edinen
ve 17. yzyl Avrupas'nn Venedik, Marsilya, Leipzig, Ams-
terdam gibi byk pazarlarnda sz sahibi olan Ermeniler'in
garip ve parlak durumu byledir.
Yaylaya kma ve Gebelik
Son yllarda artk pek sk karlamadmz bir olay da
srlerin yaylaya kmasdr. Oysa yzyllardan beri da,
ovayla ve ova kentleriyle balantsn bu yoldan salam, bu
ba hem atmalara, hem de karlara kaynaklk etmiti.
Yksek blgelerdeki yaz otlaklar ile k aylarnda ova
larn otluk blgeleri arasnda gidip gelen koyun ve kei
srleri, Gney Alpler'le Crau blgesi, Abruzzesler'le Puglia
yaylas, Kuzey Castilla ile Estremadura'nn ve Don Qui-
jotenin Mancha'nn gney otlaklar arasnda srekli akan
* Cenova'ya kar savam Korsikal vatansever (1501-1567). (.n.)
23
rmaklar gibiydi.
Bu hareket gnmzde de, ok zayflam biimde devam et
mekte. Ancak imdi srler daha ok, kamyon ya da trenle
tamyor. Eskiden olduu gibi bir yerden bir yere gdlerek
gtrlen bir koyun srs grmek bugn artk g eriilir bir
mutluluk oldu. Yarn belki btnyle ortadan kalkacak. Ama
bu olay yeniden yaatmak elimizde: Yayla yollar, silinmez
ya da hi deilse silinmesi g izler gibi krlara nakolmutur,
tpk insanlarn yzlerinden yaamlar boyunca silinmeyen
yara izleri gibi. Aa yukar onbe metre genilikte olan bu
yollarn her blgede baka bir ad vardr: Castilla'da
"caadas", dou Pireneler'de "camis ramaders", Languedocta
"drailles", Provenceda "carrares", talya'da "tratturi, Si
cilya'da "trazzerc", Romanya'da "drumul oilor"...
Geriye doru nereye bakarsanz bakn yaylaya gme olay
uzun bir evrimin sonu, belki de erken yaplm bir iblmdr.
Kimi insanlar, ve yalnz bunlar, yardmclar ve kpekleriyle
birlikte srleri gderler, yayla otlaklaryla ova otlaklar
arasnda gidip gelirler. Bu ini klar doal ve kanlmaz
bir zorunluk, eitli yksekliklerdeki otlaklar bir sraya gre
kullanma zorunluudur. Brezilya'nn kimi blgelerinde, ok
yakn zamanlara kadar yar vahi srler, kendi balarna
yksek ve ukur blgeler arasnda gidip geliyorlard, rnein
lkenin en yksek noktas olan tatiaia evresinde. Yaylaclk
iin en mkemmel blgeler olan talya, Gney Fransa ve ber
yarmadasnda obanlarn uzmanlk kazanm olmas bunun
bir koulu ve ayrc nitelii olmutu.
Bylece farkl bir insan kategorisi ortaya kt; bunlar her
kesin uyduu kurallara uymayan, nerdeyse yasa d kimseler
di. Alak blgelerin ifti, meyve yetitiricisi trnden halk
bunlarn gelip gemesini korkuyla, dmanca karlyordu. On
lara ve kent halkna gre bunlar barbar, yar vahi kimseler
di. Mlk sahipleri ve kt at cambazlar bunlar dadan
24
indiklerinde dolandrmak iin el ele verirlerdi. Hele bir gen
kz bunlardan birine gnln kaptrsn, kzlca kyamet ko
pard. "Sevgili Nenna," der acmasz ark, "senin oban ie
yaramaz, nefesi le gibi kokar, tabakta yemeyi beceremez.
Canm Nenna, deitir bu kafay, bir kyly se koca diye,
akll uslu bir erkek olsun." Bu ark talya'da bugn hl
sylenir.
nsanlarn ve hayvanlarn bu gidi gelileri ilk bakta
grndnden daha karmaktr. Aslnda "normal" yay
laclk ile "tersine" yaylacl birbirine kartrmamak gere
kir: Normal yaylaclkta mal sahipleri aadadr; tekinde
ise dada otururlar. Bunlar tarihsel rastlantlardan ya da uzun
evrimlerden doan durumlardr. rnein her k Alp dala
rndan Crau blgesinin otu kt ayrlarna inen srler Arles'da
oturan varlkl kiilere aittir. Vicenzallar da krsal yaa
mn efendileridir; yaz gelince srleri Alplere kartarak,
kentin rahatlamasn salarlar. Tabii bu iki eit yaylaclk
arasnda karma durumlar da vardr ve ou zaman duruma
mdahale eden devlet, ii bsbtn kartrr. Denetim baha
nesiyle hareketin tmne el atar, srlerden gei paras alr,
alak blgelerdeki otlaklara sahip kar, bunlar kiraya ve
rir, yn ve hayvan ticaretini yasaya balar. Castilla Devleti
Mesta blgesinin koyun imparatorluunu byle kurmu ve baz
ar ayrcalklarn glgesinde Castilla yaylalarn ve dala
rn, srt kaln birka mal sahibi yararna byle smrmtr.
Napoli kral da Abruzzesler'den Puglia'daki Tavoliere'ye ka
dar uzanan dev yayla aknlarn kapana kstrarak, yn
satnn yalnz Foggia pazarnda yaplmasn emretmiti. En
azndan kt stnde hereyi kendi yararna dzenledi, ama
mal sahipleri ve obanlar da gereinde kendilerini savunma
sn biliyorlard.
Yaylaclk Akdeniz'in sadece baz blgelerinde geerlidir;
herhalde en kalabalk, belki de en gelimi, iblmnn kesin
25
rmaklar gibiydi.
Bu hareket gnmzde de, ok zayflam biimde devam et
mekte. Ancak imdi srler daha ok, kamyon ya da trenle
tamyor. Eskiden olduu gibi bir yerden bir yere gdlerek
gtrlen bir koyun srs grmek bugn artk g eriilir bir
mutluluk oldu. Yarn belki btnyle ortadan kalkacak. Ama
bu olay yeniden yaatmak elimizde: Yayla yollar, silinmez
ya da hi deilse silinmesi g izler gibi krlara nakolmutur,
tpk insanlarn yzlerinden yaamlar boyunca silinmeyen
yara izleri gibi. Aa yukar onbe metre genilikte olan bu
yollarn her blgede baka bir ad vardr: Castilla'da
"caadas", dou Pireneler'de "camis ramaders", Languedocta
"drailles", Provenceda "carrares", talya'da "tratturi, Si
cilya'da "trazzerc", Romanya'da "drumul oilor"...
Geriye doru nereye bakarsanz bakn yaylaya gme olay
uzun bir evrimin sonu, belki de erken yaplm bir iblmdr.
Kimi insanlar, ve yalnz bunlar, yardmclar ve kpekleriyle
birlikte srleri gderler, yayla otlaklaryla ova otlaklar
arasnda gidip gelirler. Bu ini klar doal ve kanlmaz
bir zorunluk, eitli yksekliklerdeki otlaklar bir sraya gre
kullanma zorunluudur. Brezilya'nn kimi blgelerinde, ok
yakn zamanlara kadar yar vahi srler, kendi balarna
yksek ve ukur blgeler arasnda gidip geliyorlard, rnein
lkenin en yksek noktas olan tatiaia evresinde. Yaylaclk
iin en mkemmel blgeler olan talya, Gney Fransa ve ber
yarmadasnda obanlarn uzmanlk kazanm olmas bunun
bir koulu ve ayrc nitelii olmutu.
Bylece farkl bir insan kategorisi ortaya kt; bunlar her
kesin uyduu kurallara uymayan, nerdeyse yasa d kimseler
di. Alak blgelerin ifti, meyve yetitiricisi trnden halk
bunlarn gelip gemesini korkuyla, dmanca karlyordu. On
lara ve kent halkna gre bunlar barbar, yar vahi kimseler
di. Mlk sahipleri ve kt at cambazlar bunlar dadan
24
indiklerinde dolandrmak iin el ele verirlerdi. Hele bir gen
kz bunlardan birine gnln kaptrsn, kzlca kyamet ko
pard. "Sevgili Nenna," der acmasz ark, "senin oban ie
yaramaz, nefesi le gibi kokar, tabakta yemeyi beceremez.
Canm Nenna, deitir bu kafay, bir kyly se koca diye,
akll uslu bir erkek olsun." Bu ark talya'da bugn hl
sylenir.
nsanlarn ve hayvanlarn bu gidi gelileri ilk bakta
grndnden daha karmaktr. Aslnda "normal" yay
laclk ile "tersine" yaylacl birbirine kartrmamak gere
kir: Normal yaylaclkta mal sahipleri aadadr; tekinde
ise dada otururlar. Bunlar tarihsel rastlantlardan ya da uzun
evrimlerden doan durumlardr. rnein her k Alp dala
rndan Crau blgesinin otu kt ayrlarna inen srler Arles'da
oturan varlkl kiilere aittir. Vicenzallar da krsal yaa
mn efendileridir; yaz gelince srleri Alplere kartarak,
kentin rahatlamasn salarlar. Tabii bu iki eit yaylaclk
arasnda karma durumlar da vardr ve ou zaman duruma
mdahale eden devlet, ii bsbtn kartrr. Denetim baha
nesiyle hareketin tmne el atar, srlerden gei paras alr,
alak blgelerdeki otlaklara sahip kar, bunlar kiraya ve
rir, yn ve hayvan ticaretini yasaya balar. Castilla Devleti
Mesta blgesinin koyun imparatorluunu byle kurmu ve baz
ar ayrcalklarn glgesinde Castilla yaylalarn ve dala
rn, srt kaln birka mal sahibi yararna byle smrmtr.
Napoli kral da Abruzzesler'den Puglia'daki Tavoliere'ye ka
dar uzanan dev yayla aknlarn kapana kstrarak, yn
satnn yalnz Foggia pazarnda yaplmasn emretmiti. En
azndan kt stnde hereyi kendi yararna dzenledi, ama
mal sahipleri ve obanlar da gereinde kendilerini savunma
sn biliyorlard.
Yaylaclk Akdeniz'in sadece baz blgelerinde geerlidir;
herhalde en kalabalk, belki de en gelimi, iblmnn kesin
25
olarak yerlemi olduu blgelerde. Ancak bu aklama her ne
kadar akla yakn ise de yeterli deildir. nk tarih oyununu
oynam, en azndan iki kez, Akdeniz'in belli bir kesimi
teki Akdeniz biri Arabistan'n kzgn llerinden, teki
Asya'nn souk bozkrlarndan gelen iki gl aknn apra
znda kalmtr. Birincisi 7., kincisi 11. yzyldan balayarak
srp gitmi olan bu Arap ve Trk istillar, Xavier de Plan-
hol'n doru olarak belirttii, o "byk kesintiler"i meydana
getirmitir.
Balkan Yarmadas'nda, Kk Asyada ve mantk gerei
Akdeniz Sahras'nda, en sonunda da Kuzey Afrika'da ge
beliin srp gitmesinin ve yaygnlamasnn nedeni o engebe
ktleleridir. l insanlarnn bu akmlar Kk Asya'ya ve
atn kral sayld Balkanlar'a, souk lkelerden gelen, da
lara trmanmakta usta olan ift hrgl deveyi tantt; Su
riye'den Fas'a kadar uzanan blgede ise, Akdeniz'e 1. yz
yldan sonra Arabistan'dan getirilmi olan, dalarn souk ve
tal yamalarn sevmeyen, ancak kumda rahat yryebilen,
soua dayanksz tek hrgl hecin devesi yayordu.
Byk gebelerin yaamn mile-Flix Gautier'nin esiz
yaptlarndan okumak gerekir. Bu konuda yazlm en ilgin
kitaplardr bunlar. Bugn artk azalan ye ortadan kalkma yo
lunda olan gebelik her halde yaylaclktan nceki evreyi be
lirler, nk daha nce de sylediimiz gibi yaylaclk, sr
lerin zorunlu ini klaryla, tarm kylerinin ve kentlerin
yerleiklii arasnda bir uzlamadr. teki Akdeniz dedi
imiz Dou Akdenizde yerleiklik pek youn olmadndan
srlerin yer deitirmeleri byk engellerle karlamam
tr. Bu yzden herhangi bir dzenlemeye gitmek gerekmemi ve
deime zorunluu domamtr.
Gebelik bir btndr: Srler, erkek, kadn ve ocuklar hep
birlikte yola kar, ok uzun mesafeleri kateder, gnlk yaam
lar ile ilgili ne varsa beraberlerinde gtrrler. Bu konuda eli
26
mizde gezginler ve corafyaclara borlu olduumuz binlerce
resim vardr. Bunlardan uzun uzadya sz etme zevkini bir ya
na brakalm. Berberi kyllerinin oturduklar da emberini
dolanan deve kervanlarnn gelip getii Kuzey Afrika'da,
gebeler kuzey yollarnn kendilerine at doal kaplar
dan geerek Tunus ve Oran'a szdlar. Srleri, atlar, devele
ri, konaklama yerinde kurulan kara adrlaryla bu gebeler
gemi yllarda, Sahrann gney snrlarndan Akdeniz'e ka
dar her yerde taze ot aramaya karlard. Ispanyollarm 1509
ylnda igal ettii Oran Kalesi'nde grevli asker Diego
Surez, 16. yzyl sonlarnda bunlarn, garnizonun bulunduu
ovalardan geip Akdeniz'e dek gittiklerini, kylarda ksa
srelerle yerleerek ufak tefek tarm ileriyle uratklarn
yazar. Hatta bir gn bu gebelerin spanyol askerlerine
lgnca saldrdklarn da kaydeder. Gebeler her yaz belli
bir tarihte geri gelirler. 1270te Fransa kral Saint Louis, Kar-
taca mevkiinde Tunus'a kar kararghn kurduu zaman
gebeler buradadr ve ermi kraln yenilgisini abuklatrr
lar. 1574 Austosu'nda Trkler Goulette limann ve Tunus kale
sini spanyollar'dan geri aldklar zaman da, Gney'in gebe
leri tabya sepetlerinin koruma engellerinin yerlerini deitire
rek Hristiyan kalelerinin dmesini kolaylatrrlar ve za
ferden paylarn alrlar. Rastlantlar bylece yzyllarn
tesinden tuhaf tekrarlara k tutar. Daha dn, 1940'ta, tat
sknts eken Kuzey Afrika, gebelerden yardm istedi. De
velerinin iki yannda asl kocaman buday uvallaryla
gebeler eski kervan yollarnn izinden giden yeni yollar
zerinde yeniden boy gsterdiler. Hatta kuzeyde yaayan yer
liler ve AvrupalIlar arasnda birden bir tifs salgnnn ba
gstermesine neden oldular.
Ksaca iki Akdeniz var: Bizimki ve tekilere ait olan. Biri
yaylac, teki gebe.
27
olarak yerlemi olduu blgelerde. Ancak bu aklama her ne
kadar akla yakn ise de yeterli deildir. nk tarih oyununu
oynam, en azndan iki kez, Akdeniz'in belli bir kesimi
teki Akdeniz biri Arabistan'n kzgn llerinden, teki
Asya'nn souk bozkrlarndan gelen iki gl aknn apra
znda kalmtr. Birincisi 7., kincisi 11. yzyldan balayarak
srp gitmi olan bu Arap ve Trk istillar, Xavier de Plan-
hol'n doru olarak belirttii, o "byk kesintiler"i meydana
getirmitir.
Balkan Yarmadas'nda, Kk Asyada ve mantk gerei
Akdeniz Sahras'nda, en sonunda da Kuzey Afrika'da ge
beliin srp gitmesinin ve yaygnlamasnn nedeni o engebe
ktleleridir. l insanlarnn bu akmlar Kk Asya'ya ve
atn kral sayld Balkanlar'a, souk lkelerden gelen, da
lara trmanmakta usta olan ift hrgl deveyi tantt; Su
riye'den Fas'a kadar uzanan blgede ise, Akdeniz'e 1. yz
yldan sonra Arabistan'dan getirilmi olan, dalarn souk ve
tal yamalarn sevmeyen, ancak kumda rahat yryebilen,
soua dayanksz tek hrgl hecin devesi yayordu.
Byk gebelerin yaamn mile-Flix Gautier'nin esiz
yaptlarndan okumak gerekir. Bu konuda yazlm en ilgin
kitaplardr bunlar. Bugn artk azalan ye ortadan kalkma yo
lunda olan gebelik her halde yaylaclktan nceki evreyi be
lirler, nk daha nce de sylediimiz gibi yaylaclk, sr
lerin zorunlu ini klaryla, tarm kylerinin ve kentlerin
yerleiklii arasnda bir uzlamadr. teki Akdeniz dedi
imiz Dou Akdenizde yerleiklik pek youn olmadndan
srlerin yer deitirmeleri byk engellerle karlamam
tr. Bu yzden herhangi bir dzenlemeye gitmek gerekmemi ve
deime zorunluu domamtr.
Gebelik bir btndr: Srler, erkek, kadn ve ocuklar hep
birlikte yola kar, ok uzun mesafeleri kateder, gnlk yaam
lar ile ilgili ne varsa beraberlerinde gtrrler. Bu konuda eli
26
mizde gezginler ve corafyaclara borlu olduumuz binlerce
resim vardr. Bunlardan uzun uzadya sz etme zevkini bir ya
na brakalm. Berberi kyllerinin oturduklar da emberini
dolanan deve kervanlarnn gelip getii Kuzey Afrika'da,
gebeler kuzey yollarnn kendilerine at doal kaplar
dan geerek Tunus ve Oran'a szdlar. Srleri, atlar, devele
ri, konaklama yerinde kurulan kara adrlaryla bu gebeler
gemi yllarda, Sahrann gney snrlarndan Akdeniz'e ka
dar her yerde taze ot aramaya karlard. Ispanyollarm 1509
ylnda igal ettii Oran Kalesi'nde grevli asker Diego
Surez, 16. yzyl sonlarnda bunlarn, garnizonun bulunduu
ovalardan geip Akdeniz'e dek gittiklerini, kylarda ksa
srelerle yerleerek ufak tefek tarm ileriyle uratklarn
yazar. Hatta bir gn bu gebelerin spanyol askerlerine
lgnca saldrdklarn da kaydeder. Gebeler her yaz belli
bir tarihte geri gelirler. 1270te Fransa kral Saint Louis, Kar-
taca mevkiinde Tunus'a kar kararghn kurduu zaman
gebeler buradadr ve ermi kraln yenilgisini abuklatrr
lar. 1574 Austosu'nda Trkler Goulette limann ve Tunus kale
sini spanyollar'dan geri aldklar zaman da, Gney'in gebe
leri tabya sepetlerinin koruma engellerinin yerlerini deitire
rek Hristiyan kalelerinin dmesini kolaylatrrlar ve za
ferden paylarn alrlar. Rastlantlar bylece yzyllarn
tesinden tuhaf tekrarlara k tutar. Daha dn, 1940'ta, tat
sknts eken Kuzey Afrika, gebelerden yardm istedi. De
velerinin iki yannda asl kocaman buday uvallaryla
gebeler eski kervan yollarnn izinden giden yeni yollar
zerinde yeniden boy gsterdiler. Hatta kuzeyde yaayan yer
liler ve AvrupalIlar arasnda birden bir tifs salgnnn ba
gstermesine neden oldular.
Ksaca iki Akdeniz var: Bizimki ve tekilere ait olan. Biri
yaylac, teki gebe.
27
Yaam Dengeleri
Her yaam kendi dengesini bulur, bulmaldr. Ya da silinip
gider: Ancak, canl ve salam Akdeniz yaam bu deyii
dorulamaz. Daha deniz zenginliklerinden sz etmediimize
gre, belki de Akdeniz lkesini bir btn olarak ele almak iin
vakit erkendir. Ama gene de Akdeniz'deki tarmsal ve krsal
hayattan, blgelerinin eitliliinden yola karak, hi de
' artc olmayan, hibir zellik tamayan baz saptamalar
yaplabilir.
G ve ou zaman ereti bir yaam biimi ile kar karya-
yz burada; bu yaam kendi dengesini insann zararna sala
makta ve onu srekli azla yetinmeye zorlamakta. Birka saat
lik ya da gnlk yiyecek bolluuna karlk (o da pheli ya!)
yllar ve mr boyu geim sknts srp gider. Tarihi ve tu
rist, Akdeniz'in baarl kentlemesini ve olaanst gzel
eski sitelerini grp de etkilenmesin. Kentler zenginliklerin
birikim yeridir ve yalnzca bu bile neden onlarn birer istisna
olduklarn anlatmaya yeter. Ayrca endstri devriminden n
ce insanlarn yaklak yzde 80 ya da 90' kylerde yayordu.
Kabaca, Akdeniz, yaamn zeytin, zm, buday lsne
gre dengeler. Pierre Gourou'nun dedii gibi "eti kt kemii bol"
bir yaam. 15. yzyldan balayarak Hristiyan lkelerin do
muz beslemeye nem vermeleri, bir yandan da "tuzlanm et"
kullanmnn genelleip yaylmas hi deilse Bat Akdeniz
iin uygun bir zm oldu, ama teki Akdeniz kendi istei ile
hem domuz etinden hem de araptan uzak kald. Besin seimi
konusunda slmiyet'in byk pay vardr. Ayrca unutmayn
ki deniz rnlerinin de Mslman mutfanda nemli bir yeri
yoktur.
temel rnden ikisi, zeytinya ve arap (bunlar Akdeniz
dna da ihra edilir) hemen hemen her zaman baarl ol
mutur. Yalnz buday sorun yaratr, hem de ne sorun! Buday-
28
dan sonra ekmek, vazgeilmez besin! Hangi unla yaplsn, ren
gi, arl ne olsun? nk fiyat her yerde ayn ama arl
deil. Akdeniz blgesinde buday ve ekmek srekli sknt ko
nusudur; bu, blge tarihine yn veren byklerin ba derdi ol
mutur. Bu yl rn nasl olacak? Btn yl boyunca yazmalar
srp gider, diplomatik yazmalar bile bu konuya geni yer
ayrr. Eer kt ise kentlerden ok krsal blgelerde sknt ba-
gsterecek demektir; yoksullarda zenginlerden fazla. nk
zenginlerin zel ambarlar, iinde uval uval budaylar var
dr. 16. yzyla kadar varlkl kiiler kendi budaylarn -
ttrp ekmek yaptrrlar; bu durum Cenova'da da byleydi,
Venedik'te de. Byk kentler de kendi yedek budaylarn bi
riktirir, ktlk ya da blgesel bir darlk olunca, kent tccarlar,
hkmetlerinden aldklar avanslarla gemiler donatr, anla
malar yapar ve kentin budayn salarlar. Karadeniz'den,
Msr'dan, Tesalya'dan, Sicilya'dan, Arnavutluk'tan, Gney
talya'dan, Sardinya'dan, Languedoc'tan hatta Aragon'dan ve
Endlsten. Bunlar ya ayrcalkl ya da pek kalabalk olma
yan lkelerdir, her yl rnn durumuna gre bir milyon kentale
yakn budayr denizar satarlar, bu "buday denizinin"
srekli alclar ise Venedik, Napoli, Roma, Floransa, Ceno-
va'dr.
Sonu beklendii gibi olur: Kent buday skntsn da, ktl
da atlatr. Ama kyl ekmeksizdir. Bir deri bir kemik kent
lere akn eder, Venedik kprlerinin altnda, rhtmlarda
srnr, kanallarn "fondamenta"larnda alktan lr. Ktl
n arkasndan hastalklar skn eder, nce stma, sonra da
Tann'nm Akdeniz afeti olan veba.
Akdeniz yaamnn rgs budur ite. Geri 16. yzyln
arbal insanlarnn hi de ho karlamad, tedbirli kent
lerin yasaklad ziyafetler ve lemler yine de (Venedik'te
olduu gibi) srp gitmektedir ama bunu yapabilenlerin says
ok azdr. Akdenizli'nin yaamnda bu eit bolluun yeri yok
29
Yaam Dengeleri
Her yaam kendi dengesini bulur, bulmaldr. Ya da silinip
gider: Ancak, canl ve salam Akdeniz yaam bu deyii
dorulamaz. Daha deniz zenginliklerinden sz etmediimize
gre, belki de Akdeniz lkesini bir btn olarak ele almak iin
vakit erkendir. Ama gene de Akdeniz'deki tarmsal ve krsal
hayattan, blgelerinin eitliliinden yola karak, hi de
' artc olmayan, hibir zellik tamayan baz saptamalar
yaplabilir.
G ve ou zaman ereti bir yaam biimi ile kar karya-
yz burada; bu yaam kendi dengesini insann zararna sala
makta ve onu srekli azla yetinmeye zorlamakta. Birka saat
lik ya da gnlk yiyecek bolluuna karlk (o da pheli ya!)
yllar ve mr boyu geim sknts srp gider. Tarihi ve tu
rist, Akdeniz'in baarl kentlemesini ve olaanst gzel
eski sitelerini grp de etkilenmesin. Kentler zenginliklerin
birikim yeridir ve yalnzca bu bile neden onlarn birer istisna
olduklarn anlatmaya yeter. Ayrca endstri devriminden n
ce insanlarn yaklak yzde 80 ya da 90' kylerde yayordu.
Kabaca, Akdeniz, yaamn zeytin, zm, buday lsne
gre dengeler. Pierre Gourou'nun dedii gibi "eti kt kemii bol"
bir yaam. 15. yzyldan balayarak Hristiyan lkelerin do
muz beslemeye nem vermeleri, bir yandan da "tuzlanm et"
kullanmnn genelleip yaylmas hi deilse Bat Akdeniz
iin uygun bir zm oldu, ama teki Akdeniz kendi istei ile
hem domuz etinden hem de araptan uzak kald. Besin seimi
konusunda slmiyet'in byk pay vardr. Ayrca unutmayn
ki deniz rnlerinin de Mslman mutfanda nemli bir yeri
yoktur.
temel rnden ikisi, zeytinya ve arap (bunlar Akdeniz
dna da ihra edilir) hemen hemen her zaman baarl ol
mutur. Yalnz buday sorun yaratr, hem de ne sorun! Buday-
28
dan sonra ekmek, vazgeilmez besin! Hangi unla yaplsn, ren
gi, arl ne olsun? nk fiyat her yerde ayn ama arl
deil. Akdeniz blgesinde buday ve ekmek srekli sknt ko
nusudur; bu, blge tarihine yn veren byklerin ba derdi ol
mutur. Bu yl rn nasl olacak? Btn yl boyunca yazmalar
srp gider, diplomatik yazmalar bile bu konuya geni yer
ayrr. Eer kt ise kentlerden ok krsal blgelerde sknt ba-
gsterecek demektir; yoksullarda zenginlerden fazla. nk
zenginlerin zel ambarlar, iinde uval uval budaylar var
dr. 16. yzyla kadar varlkl kiiler kendi budaylarn -
ttrp ekmek yaptrrlar; bu durum Cenova'da da byleydi,
Venedik'te de. Byk kentler de kendi yedek budaylarn bi
riktirir, ktlk ya da blgesel bir darlk olunca, kent tccarlar,
hkmetlerinden aldklar avanslarla gemiler donatr, anla
malar yapar ve kentin budayn salarlar. Karadeniz'den,
Msr'dan, Tesalya'dan, Sicilya'dan, Arnavutluk'tan, Gney
talya'dan, Sardinya'dan, Languedoc'tan hatta Aragon'dan ve
Endlsten. Bunlar ya ayrcalkl ya da pek kalabalk olma
yan lkelerdir, her yl rnn durumuna gre bir milyon kentale
yakn budayr denizar satarlar, bu "buday denizinin"
srekli alclar ise Venedik, Napoli, Roma, Floransa, Ceno-
va'dr.
Sonu beklendii gibi olur: Kent buday skntsn da, ktl
da atlatr. Ama kyl ekmeksizdir. Bir deri bir kemik kent
lere akn eder, Venedik kprlerinin altnda, rhtmlarda
srnr, kanallarn "fondamenta"larnda alktan lr. Ktl
n arkasndan hastalklar skn eder, nce stma, sonra da
Tann'nm Akdeniz afeti olan veba.
Akdeniz yaamnn rgs budur ite. Geri 16. yzyln
arbal insanlarnn hi de ho karlamad, tedbirli kent
lerin yasaklad ziyafetler ve lemler yine de (Venedik'te
olduu gibi) srp gitmektedir ama bunu yapabilenlerin says
ok azdr. Akdenizli'nin yaamnda bu eit bolluun yeri yok
29
tur. Kylerde o allagelmi ktln zaman zaman dna
kan bayram ziyafetleri bile Almanya ya da Hollanda'da
baka, talya'da bakadr. Kt kanaat geim, azla yetinme
Akdenizfh gerek tarihine egemen olmutur. nsan zevk almak
iin yaar diyen filozof Epikuros (.. 341-270) dostlarndan
birine unlar syler: "Bana bir anak peynir gnder de keyfim-
ce yiyeyim". Yzyllar sonra, talyan yk yazar Bandel-
lo'nun (1485-1561) Novelle'sini yazd dnemde bile deien
bir ey yoktur: Yoksullar arasndan bir yoksulu, rnein Berga-
molu bir gmeni anlatrken, onun kendine ekebilecei en
mstesna ziyafetin ancak bir kangal Bologna sucuu olabi
leceini yazar. Evlenince de, alaca kadn, Milano katedrali
nin arka sokaklarnda kendini kurua satan bir sokak kadn
olacaktr, der acmaszca.
Bugn bile Napolide, Palermoda paydos saatlerinde bir
aacn, bir duvarn glgesinde karnlarn doyuran iiler
grrsnz: zerine biraz zeytinya srlm bir para ekmee
soan ve domatesi katk eder, adna da "companatico" derler;
biraz da arap. Akdeniz'in temel besini burada da karmza
kmtr: zeytinya, buday ekmei ve yakn balarn
arab. Hepsi bu kadar.
Peki, Akdenizin o vakitsiz ve uzun zenginlii, eski refah ve
saltanat bir eliki deil mi? Sefalet deilse bile bu derece
yokluun yannda bu atafat neden, nasl? Kimilerinin yoksul
luu tekilerin refahnn tek nedeni olarak grlemez. Akde
niz'in yazgs sadece canla bala alp yaptn yeniden
yapmak zorunda kalan ve azla yetinen halklarn etin ura
ile anlatlamaz. Bu yazg ayn zamanda tarihin ona bir arma
andr; Akdeniz uzun yllar bundan yararlanm ve sonunda
elinden karmtr, tarihilerin yllardr anlatmak istedik
leri de budur.
DENZ
Deniz. Onu bir eski a adamnn gz ile canlandrmaya,
grmeye almalyz: Bir snr, ufka kadar uzanan bir engel,
insann her ann tutsak eden, gznn nnden gitmeyen,
olaanst, gizemli bir sonsuzluk. Daha dne kadar, yani bu
gn artk anlamsz grnen ilk hz rekorlarnn krlmaya ba
lad buhar ama kadar ubat 1852de Marsilya-Pire li
manlar aras 9 gnddeniz, eski yelkenlilerle rzgrlarn
keyfine kalm gemilerin llerine gre hep usuz bucaksz g
rnmtr; bu gemiler Cebelitark'tan stanbul'a iki ayda,
Marsilya'dan Cezayire ise en az bir, ou zaman iki haftada
varrlard.
O zamandan bu yana Akdeniz her geen gn, tuhaf bir
biimde biraz daha ufald: Gnmzde Akdenizi kuzeyden
gneye uakla gemek bir saat bile srmez. Tunus-Palermo aras
otuz dakikadr: Yola ktktan az sonra, Trapani Sicilya tuz
lalarnn ak renkli eridini aar amaz oradasnz. Kbrs'tan
havalanyorsunuz, morla kark kara ktlesiyle Rodosu gr
yorsunuz ve gz ap kapayncaya kadar Ege Denizi, gn or
tasna doru renkleri turuncuya alan Siklat adalar; bunlar
semeye vakit kalmadan bir de bakyorsunuz ki Atina'ya gel
misiniz.
Bugnk Akdeniz'i bir gl durumuna getiren bu grnmden
tarihi her ne pahasna olursa olsun uzak kalmaldr.
Yzeylerden sz ettiimize gre, unutmayalm ki Augustus ve
Antonius'un Akdeniz'i ya da Hallarnki, hatta II. Felipenin
donanmasnn gezdii Akdeniz'in boyutlar, bugnn hava ya
da deniz yolculuklarnn bizim kafamzda uyandrd boyut
larn yz kat, bin katdr. Tarihteki Akdeniz'den sz etmek,
3
tur. Kylerde o allagelmi ktln zaman zaman dna
kan bayram ziyafetleri bile Almanya ya da Hollanda'da
baka, talya'da bakadr. Kt kanaat geim, azla yetinme
Akdenizfh gerek tarihine egemen olmutur. nsan zevk almak
iin yaar diyen filozof Epikuros (.. 341-270) dostlarndan
birine unlar syler: "Bana bir anak peynir gnder de keyfim-
ce yiyeyim". Yzyllar sonra, talyan yk yazar Bandel-
lo'nun (1485-1561) Novelle'sini yazd dnemde bile deien
bir ey yoktur: Yoksullar arasndan bir yoksulu, rnein Berga-
molu bir gmeni anlatrken, onun kendine ekebilecei en
mstesna ziyafetin ancak bir kangal Bologna sucuu olabi
leceini yazar. Evlenince de, alaca kadn, Milano katedrali
nin arka sokaklarnda kendini kurua satan bir sokak kadn
olacaktr, der acmaszca.
Bugn bile Napolide, Palermoda paydos saatlerinde bir
aacn, bir duvarn glgesinde karnlarn doyuran iiler
grrsnz: zerine biraz zeytinya srlm bir para ekmee
soan ve domatesi katk eder, adna da "companatico" derler;
biraz da arap. Akdeniz'in temel besini burada da karmza
kmtr: zeytinya, buday ekmei ve yakn balarn
arab. Hepsi bu kadar.
Peki, Akdenizin o vakitsiz ve uzun zenginlii, eski refah ve
saltanat bir eliki deil mi? Sefalet deilse bile bu derece
yokluun yannda bu atafat neden, nasl? Kimilerinin yoksul
luu tekilerin refahnn tek nedeni olarak grlemez. Akde
niz'in yazgs sadece canla bala alp yaptn yeniden
yapmak zorunda kalan ve azla yetinen halklarn etin ura
ile anlatlamaz. Bu yazg ayn zamanda tarihin ona bir arma
andr; Akdeniz uzun yllar bundan yararlanm ve sonunda
elinden karmtr, tarihilerin yllardr anlatmak istedik
leri de budur.
DENZ
Deniz. Onu bir eski a adamnn gz ile canlandrmaya,
grmeye almalyz: Bir snr, ufka kadar uzanan bir engel,
insann her ann tutsak eden, gznn nnden gitmeyen,
olaanst, gizemli bir sonsuzluk. Daha dne kadar, yani bu
gn artk anlamsz grnen ilk hz rekorlarnn krlmaya ba
lad buhar ama kadar ubat 1852de Marsilya-Pire li
manlar aras 9 gnddeniz, eski yelkenlilerle rzgrlarn
keyfine kalm gemilerin llerine gre hep usuz bucaksz g
rnmtr; bu gemiler Cebelitark'tan stanbul'a iki ayda,
Marsilya'dan Cezayire ise en az bir, ou zaman iki haftada
varrlard.
O zamandan bu yana Akdeniz her geen gn, tuhaf bir
biimde biraz daha ufald: Gnmzde Akdenizi kuzeyden
gneye uakla gemek bir saat bile srmez. Tunus-Palermo aras
otuz dakikadr: Yola ktktan az sonra, Trapani Sicilya tuz
lalarnn ak renkli eridini aar amaz oradasnz. Kbrs'tan
havalanyorsunuz, morla kark kara ktlesiyle Rodosu gr
yorsunuz ve gz ap kapayncaya kadar Ege Denizi, gn or
tasna doru renkleri turuncuya alan Siklat adalar; bunlar
semeye vakit kalmadan bir de bakyorsunuz ki Atina'ya gel
misiniz.
Bugnk Akdeniz'i bir gl durumuna getiren bu grnmden
tarihi her ne pahasna olursa olsun uzak kalmaldr.
Yzeylerden sz ettiimize gre, unutmayalm ki Augustus ve
Antonius'un Akdeniz'i ya da Hallarnki, hatta II. Felipenin
donanmasnn gezdii Akdeniz'in boyutlar, bugnn hava ya
da deniz yolculuklarnn bizim kafamzda uyandrd boyut
larn yz kat, bin katdr. Tarihteki Akdeniz'den sz etmek,
3
ona gerek boyutlarn vermek, onu snrsz dnmek demektir;
zerinde durulmas gereken nemli bir noktadr bu. Eskiden Ak
deniz tek bana bir evren, bir gezegendi.
Snrl Bir Besin Kayna
Akdeniz lkesinin zenginliklerine denizin katks byktr
ama ona gnlk yaamnda bolluk salamaz. Kylarnda in
sanlar grlmeye baladndan, daha dorusu Eski Dnyann
tarih ncesi alarndan beri, balklk ona "deniz rnlerini"
^rutti di mare) salamaktan geri durmamtr; nk balk
lk, dnyann kuruluu ile yat bir uratr. Ama Akdeniz'de
bu rnler ok bol deildir. Akdenizde ne Kuzey Denizi'ndeki
Dogger Bankn zenginlikleri ne de Nevvfoundland'in, Kuzey
Japonya'nn Yeso'sunun ya da Moritanya'nn Atlantik kyla
rnn zengin balk yataklar vardr.
.Gerekte Akdeniz bir biyolojik yetersizliin tutsadr. Ky
sular ok derindir; deniz canllarnn geliip hzla oalma
lar iin gerekli s alanlardan yoksundur. Sonra ok eski bir
deniz olduu iin, uzun mr boyunca iindeki yaamsal ana
maddeler asndan fakirlemitir; plankton denen mikrosko
bik hayvanck ve bitkiler Akdenizin sularnda azalm
olduundan trler bu temel besini bulmakta glk ekerler.
Ayrca bu idenizin bundan binlerce yl nce, ikinci zamanda
Antil Adalar'ndan balayarak enlemler boyunca dnyann
hemen hemen tmn saran ok byk deniz kuann
jeologlarn Thetis'inin bir kalnts olduu da bilinmektedir.
Bugnk Akdeniz ise bu kuan ufak bir parasdr. Bu denizin
biyolojik bakmdan zengin olmamasn, onun bu efsanelemi
yaamna balamak yerinde olur; stelik Cebelitark Boaz
Akdeniz'in Okyanus'la karp sularn tazelemesi iin yeterli
deildir.
32
Ksacas Akdeniz sularnn fauna bakmndan yoksul olduu
aktr. Atlantik balklarnn srtme dedikleri dip alarn
dan boaltp gverteye ydklar iri balklar, Akdeniz'de,
tek tk istisnalar dnda hi grlmeyen bir manzaradr. Bu
yzden Akdeniz balk tekneleri, Cebelitark'n dna k
may yelerler ve Okyanus onlar hibir zaman d krklna
uratmaz.
Oysa normal olarak Akdeniz'de balk eidi boldur ama
balk bol deildir. Tutulan balk az da olsa, deniz tkenme
tehlikesi ile kar karyadr. Bir uzman olan Nino Caffie-
ro'nun dediine gre: "Bir gn gelecek Akdeniz'de balk av ya
saklanacak ve bu deniz, iindeki trlerin korunmas ve kur
tarlmas iin bir zooloji parkna dntrlecektir". Bu szler
bo deildir, tutkulu bir ekoloji uzmannn d de deildir.
rnein, be metre boyunda, srt yzgeci yelkene benzeyen, upu
zun burnu bir klla son bulan nefis bir balk, kl bal (Xi-
phias Gladius) eskiden Mesina boaznda ok ilgin bir ekilde
zpknla avlanrd. Bu av, eski alardan beri tuhaf teknelerle
yaplagelmitir. Teknenin burnunda denize uzanan bir iskelesi
olur, bu iskele zerinde de bir gzc bulunur. Kl bal, yu
murtlama dnemi dnda, o da ylda bir kez, derin sulardan
pek ayrlmaz, o yzden de g bulunur. Oysa son yllarda Japon
balklar kl baln derin sularda avlamaya baladlar,
hem de yl boyunca. Artk kl her mevsim bulunur oldu ama bu
esiz bal bir sre sonra hi bulamayacaz.
imdi Akdeniz lkeleri bu idenizi ciddi bir ekilde tehdit
eden her eit kirlenme ve bozulmaya kar korumay dn
dklerine gre bir "deniz park" tasars d olmaktan kyor.
Bilinen u ki bu parkta ne tuzlalar yasaklanacak, ne Tunus
kylarndaki snger av, ne de Sardinya ve Kuzey Afrika k
ylarndaki mercan av. Mercan av yzyllardr yaplr, ok
aranan bir mal olan mercan bugn bile atlyelerde ilenir,
zellikle Torre del Greco atlyelerinde. Eskiden ine, Kara
33
ona gerek boyutlarn vermek, onu snrsz dnmek demektir;
zerinde durulmas gereken nemli bir noktadr bu. Eskiden Ak
deniz tek bana bir evren, bir gezegendi.
Snrl Bir Besin Kayna
Akdeniz lkesinin zenginliklerine denizin katks byktr
ama ona gnlk yaamnda bolluk salamaz. Kylarnda in
sanlar grlmeye baladndan, daha dorusu Eski Dnyann
tarih ncesi alarndan beri, balklk ona "deniz rnlerini"
^rutti di mare) salamaktan geri durmamtr; nk balk
lk, dnyann kuruluu ile yat bir uratr. Ama Akdeniz'de
bu rnler ok bol deildir. Akdenizde ne Kuzey Denizi'ndeki
Dogger Bankn zenginlikleri ne de Nevvfoundland'in, Kuzey
Japonya'nn Yeso'sunun ya da Moritanya'nn Atlantik kyla
rnn zengin balk yataklar vardr.
.Gerekte Akdeniz bir biyolojik yetersizliin tutsadr. Ky
sular ok derindir; deniz canllarnn geliip hzla oalma
lar iin gerekli s alanlardan yoksundur. Sonra ok eski bir
deniz olduu iin, uzun mr boyunca iindeki yaamsal ana
maddeler asndan fakirlemitir; plankton denen mikrosko
bik hayvanck ve bitkiler Akdenizin sularnda azalm
olduundan trler bu temel besini bulmakta glk ekerler.
Ayrca bu idenizin bundan binlerce yl nce, ikinci zamanda
Antil Adalar'ndan balayarak enlemler boyunca dnyann
hemen hemen tmn saran ok byk deniz kuann
jeologlarn Thetis'inin bir kalnts olduu da bilinmektedir.
Bugnk Akdeniz ise bu kuan ufak bir parasdr. Bu denizin
biyolojik bakmdan zengin olmamasn, onun bu efsanelemi
yaamna balamak yerinde olur; stelik Cebelitark Boaz
Akdeniz'in Okyanus'la karp sularn tazelemesi iin yeterli
deildir.
32
Ksacas Akdeniz sularnn fauna bakmndan yoksul olduu
aktr. Atlantik balklarnn srtme dedikleri dip alarn
dan boaltp gverteye ydklar iri balklar, Akdeniz'de,
tek tk istisnalar dnda hi grlmeyen bir manzaradr. Bu
yzden Akdeniz balk tekneleri, Cebelitark'n dna k
may yelerler ve Okyanus onlar hibir zaman d krklna
uratmaz.
Oysa normal olarak Akdeniz'de balk eidi boldur ama
balk bol deildir. Tutulan balk az da olsa, deniz tkenme
tehlikesi ile kar karyadr. Bir uzman olan Nino Caffie-
ro'nun dediine gre: "Bir gn gelecek Akdeniz'de balk av ya
saklanacak ve bu deniz, iindeki trlerin korunmas ve kur
tarlmas iin bir zooloji parkna dntrlecektir". Bu szler
bo deildir, tutkulu bir ekoloji uzmannn d de deildir.
rnein, be metre boyunda, srt yzgeci yelkene benzeyen, upu
zun burnu bir klla son bulan nefis bir balk, kl bal (Xi-
phias Gladius) eskiden Mesina boaznda ok ilgin bir ekilde
zpknla avlanrd. Bu av, eski alardan beri tuhaf teknelerle
yaplagelmitir. Teknenin burnunda denize uzanan bir iskelesi
olur, bu iskele zerinde de bir gzc bulunur. Kl bal, yu
murtlama dnemi dnda, o da ylda bir kez, derin sulardan
pek ayrlmaz, o yzden de g bulunur. Oysa son yllarda Japon
balklar kl baln derin sularda avlamaya baladlar,
hem de yl boyunca. Artk kl her mevsim bulunur oldu ama bu
esiz bal bir sre sonra hi bulamayacaz.
imdi Akdeniz lkeleri bu idenizi ciddi bir ekilde tehdit
eden her eit kirlenme ve bozulmaya kar korumay dn
dklerine gre bir "deniz park" tasars d olmaktan kyor.
Bilinen u ki bu parkta ne tuzlalar yasaklanacak, ne Tunus
kylarndaki snger av, ne de Sardinya ve Kuzey Afrika k
ylarndaki mercan av. Mercan av yzyllardr yaplr, ok
aranan bir mal olan mercan bugn bile atlyelerde ilenir,
zellikle Torre del Greco atlyelerinde. Eskiden ine, Kara
33
Afrika'ya dek gnderilir, satlrd. Bu ticaret bugn de dnya
nn her yerinde srp gitmektedir. Kimi Orta Afrika blgele
rinde mercann hl para yerine kullanldm biliyoruz.
denizin btn limanlarnda srp giden zanaat tarznda
yrtlen bu av zel bir izine balamak m gerekecektir? Evet,
kukusuz. lkel koullar iinde srdrlen bu geleneksel avn
verdii zarar ok snrldr; bir kayk, iki ya da adamla
stesinden gelinir; modern tekneler ok nadir grlr. Kyl
kendi kynn topran nasl tanrsa bu balklar da kendi li
manlarnn andaki denizi yle bilirler. Sar hani, dlger
bal, dilbal, kalkan, barbunya, kefal, mezgit gibi balk
larn hangi noktalarda bulunduunu, sardalya ya da hamsinin
(bunlar ayn zamanda orkinos oltalarnda yem olarak kul
lanlacaktr) akta nereden ekileceini ok iyi bilirler. Ky
l tarlasn nasl ilerse bu balklar da denizi yle deerlen
dirirler, kyn limanndan ya da koyundan pek uzakla
mazlar. Buralarda avlanan balk ban kaldrsa kydaki
evini grr. Zaten kydan uzaklamas, balk yataklarndan
da uzaklamas demektir. Bir zanaati nasl hep ayri usulle
alrsa, bu balklar da hep eski yntem ve aralar kul
lanrlar, a, sepet, palanka (denize aklm kazklarn
oluturduu engel), lamparo (Provence dilinde balk feneri)
gibi. "Dn ral bir odun yakp k yapyordu, bugn karpit
lambas ya da elektrik feneri" kullanyor. Ik kayna
deimi, ilke deimemitir. Yunan kylarnda ve herhalde
baka yerlerde de korsan balklar, ky koruma tekiltn
atlatp dinamit kullanrlar: Pek drst bir hareket deildir
bu, ama eskiden beri yaplagelmektedir. Gnete kalmaktan,
slanmaktan, su stnde hareketsiz duran teknenin motor
grltsnden ya da her naslsa palankaya dalm bir mura
nann rpnmalarndan rahatsz olmayan biri iin, gn
gnne yaayan bu balklarla birlikte olmak bugn de kolay
ca elde edilebilecek bir mutluluktur.
34
Fakat bu balknn yaam yalnz teknesinde, oltalaryla
alarnn arasnda gemez. O ayn zamanda bahesini ve tar
lasn ileyen deneyimli ve dikkatli bir kyldr. ki ii bir
den yrtr, kendisine ve ailesine ancak byle bakabilir. Hem
denizi hem topra ilemek zorundadr. Kentlere ge zorlanan
Yunanl balklar kydeki tarlalarndan yoksun kalnca zor
duruma dmlerdir. Fransz Hkmeti 1872'de on kadar Bre-
ton balk ailesini Cezayir'e iki adm uzaklktaki Sidi Ferrus
Yarmadas'na yerletirmiti. Hepsi kat. Yine ayn tarih
lerde Bne yaknlarndaki Herbillon'a yerletirilen KorsikalI
balklar oralarda kaldlar ama "topraa dnp sebze yeti
tirmeye baladlar, kyleri zenginleti, durumlar dzeldi".
Ne derseniz deyin, nasl avlanlrsa avlanlsn, Akdeniz
balkl grnte ok renkli olan balk pazarlarm besleye
cek kadar verimli deildir. Bir Venedik lokantasnda "orata
ai ferri" ya da "in cartoccio", yani zgara ya da ktta pimi
balk ou zaman glden, ok nadir olarak da Adriyatik'ten ge
lir, ama yediiniz dilbal ya da stakozun Atlantik'ten gel
diine hi pheniz olmasn. Aznn tadn bilenler iin im
dilik Dalmaya kylarnn kaya barbunyasn ve Cezayir'in
pembe karidesini bulmak kolaydr. Akdenizliler bunlar sk
sk yiyemezler. Halkn sofrasnda ba keyi tutansa tart
masz kuzeyden ithal edilmi morina baldr.
Zaman Zaman Bereketli Avlar
Yine de verimli yerler vardr. stanbul Boaz, Bizerte Gl
girii, Comacchio lagnndeki balk yataklar ya da kefalin
ve ylan balnn bol olduu Berre Gl dalyanlar, szn
ettiimiz verimsiz sularn dnda kalr. stanbul'da Galata
Kprs altnda satlan renk renk, eit eit balklar seyret
mek insanda hayranlk uyandrr. Bu manzarann bu kadar
35
Afrika'ya dek gnderilir, satlrd. Bu ticaret bugn de dnya
nn her yerinde srp gitmektedir. Kimi Orta Afrika blgele
rinde mercann hl para yerine kullanldm biliyoruz.
denizin btn limanlarnda srp giden zanaat tarznda
yrtlen bu av zel bir izine balamak m gerekecektir? Evet,
kukusuz. lkel koullar iinde srdrlen bu geleneksel avn
verdii zarar ok snrldr; bir kayk, iki ya da adamla
stesinden gelinir; modern tekneler ok nadir grlr. Kyl
kendi kynn topran nasl tanrsa bu balklar da kendi li
manlarnn andaki denizi yle bilirler. Sar hani, dlger
bal, dilbal, kalkan, barbunya, kefal, mezgit gibi balk
larn hangi noktalarda bulunduunu, sardalya ya da hamsinin
(bunlar ayn zamanda orkinos oltalarnda yem olarak kul
lanlacaktr) akta nereden ekileceini ok iyi bilirler. Ky
l tarlasn nasl ilerse bu balklar da denizi yle deerlen
dirirler, kyn limanndan ya da koyundan pek uzakla
mazlar. Buralarda avlanan balk ban kaldrsa kydaki
evini grr. Zaten kydan uzaklamas, balk yataklarndan
da uzaklamas demektir. Bir zanaati nasl hep ayri usulle
alrsa, bu balklar da hep eski yntem ve aralar kul
lanrlar, a, sepet, palanka (denize aklm kazklarn
oluturduu engel), lamparo (Provence dilinde balk feneri)
gibi. "Dn ral bir odun yakp k yapyordu, bugn karpit
lambas ya da elektrik feneri" kullanyor. Ik kayna
deimi, ilke deimemitir. Yunan kylarnda ve herhalde
baka yerlerde de korsan balklar, ky koruma tekiltn
atlatp dinamit kullanrlar: Pek drst bir hareket deildir
bu, ama eskiden beri yaplagelmektedir. Gnete kalmaktan,
slanmaktan, su stnde hareketsiz duran teknenin motor
grltsnden ya da her naslsa palankaya dalm bir mura
nann rpnmalarndan rahatsz olmayan biri iin, gn
gnne yaayan bu balklarla birlikte olmak bugn de kolay
ca elde edilebilecek bir mutluluktur.
34
Fakat bu balknn yaam yalnz teknesinde, oltalaryla
alarnn arasnda gemez. O ayn zamanda bahesini ve tar
lasn ileyen deneyimli ve dikkatli bir kyldr. ki ii bir
den yrtr, kendisine ve ailesine ancak byle bakabilir. Hem
denizi hem topra ilemek zorundadr. Kentlere ge zorlanan
Yunanl balklar kydeki tarlalarndan yoksun kalnca zor
duruma dmlerdir. Fransz Hkmeti 1872'de on kadar Bre-
ton balk ailesini Cezayir'e iki adm uzaklktaki Sidi Ferrus
Yarmadas'na yerletirmiti. Hepsi kat. Yine ayn tarih
lerde Bne yaknlarndaki Herbillon'a yerletirilen KorsikalI
balklar oralarda kaldlar ama "topraa dnp sebze yeti
tirmeye baladlar, kyleri zenginleti, durumlar dzeldi".
Ne derseniz deyin, nasl avlanlrsa avlanlsn, Akdeniz
balkl grnte ok renkli olan balk pazarlarm besleye
cek kadar verimli deildir. Bir Venedik lokantasnda "orata
ai ferri" ya da "in cartoccio", yani zgara ya da ktta pimi
balk ou zaman glden, ok nadir olarak da Adriyatik'ten ge
lir, ama yediiniz dilbal ya da stakozun Atlantik'ten gel
diine hi pheniz olmasn. Aznn tadn bilenler iin im
dilik Dalmaya kylarnn kaya barbunyasn ve Cezayir'in
pembe karidesini bulmak kolaydr. Akdenizliler bunlar sk
sk yiyemezler. Halkn sofrasnda ba keyi tutansa tart
masz kuzeyden ithal edilmi morina baldr.
Zaman Zaman Bereketli Avlar
Yine de verimli yerler vardr. stanbul Boaz, Bizerte Gl
girii, Comacchio lagnndeki balk yataklar ya da kefalin
ve ylan balnn bol olduu Berre Gl dalyanlar, szn
ettiimiz verimsiz sularn dnda kalr. stanbul'da Galata
Kprs altnda satlan renk renk, eit eit balklar seyret
mek insanda hayranlk uyandrr. Bu manzarann bu kadar
35
canl bir an olarak yaamas bile benzerine sk sk rastlan
madn kantlamaz m?
Akdeniz'de en verimli av, bugn artk azalan, belki de yok
olmaya yz tutan, kimi ayrcalkl blgelerde, -drt hafta
gibi ksa bir srede yaplan orkinos avdr. Oysa 16. yzylda
orkinos av, rnein Portekiz'in gney kylarnda Algarve su
larnda (Akdeniz dnda) ya da gzclerin davul sesleriyle
ky kyleri toptan seferber olan Endls'te ve Provence su
larnda bugne gre ok daha byk nem tayordu. 16. yz
yln sonunda Provence'l bir yazar lkesini vmek iin yle
der: "Marsilya limannda eskiden bir gnde sekiz bin orkinos
yakalandn biliyorum." Bugn ne Marsilya aklarnda or
kinos, ne de Rhne nehri giriinde eskiden bol olan mersin
bal kald.
1923'te Dr. Charcot'nun ynetiminde yaplan "Neden ol
masn?" adl, birok soruyu aydnlatan inceleme gezisinden bu
yana orkinoslarn durumu bilimsel bir aklamaya kavutu.
Orkinoslar eskiden sanld gibi Atlantik'ten gelmiyorlar.
Mays, haziran aylarndan sonra yumurtlama dnemleri ge
linceye dek Akdeniz'in pek derin olmayan sularnda dank
yayorlar. Sonra, yumurtlamak iin en scak ve en tuzlu sulara
gyorlar, balklar da tuzaklarn buralara yerletiriyor.
Oysa Akdeniz kylarnda, bir yandan bitki rtsnn yer yer
yok olmas yznden tatl sular dorudan denize akyor, te
yandan kentlerden denize akan kirli sular korkun miktarlara
ulayor. Bu nedenlerle, tuzluluk derecesi normalin zerinde
olan bu doal balk yataklar kuruyor.
Bugn, mevsimi gelince, daha ok Sardinya-Sicilya-Tunus
geni iindeki sularda Akdeniz'in btn orkinoslar toplanr
ve burada avlanrlar. ki sra tekneye asl orkinos alan (ton-
nara'lar) denizin dibine kadar indirilir. Bu alarn oluturdu
u bir eit koridorda kalan orkinoslar dalyana doru ilerleyip
lm odalar diye adlandrlan madeni sepetlere girerler. Bu
36
raya skan orkinoslarn tek tek ldrlmesi kanl bir kyma
dnr, kana bulanm sularn iinden o koca balklar "vin
lerle karlp srlar gibi engellere aslr".
Orkinos av ok eski bir deniz "endstrisi"dir. Bu ie ilk
girienlerin Fenikeliler olduu sylenir. Yunanllar da orkinos
avcsydlar. Aiskhulos, Salamis savan anlatrken sanki
bir orkinos av sahnesini canlandrr: "Kanl cesetlerden bir
ynn altnda deniz grnmez olmutu, Yunanllar aa dm
orkinoslara benzeyen Perslere saldryorlar, ellerine geir
dikleri krk krek ve enkaz paralan ile onlarn brlerini
paralyorlard." Yakalama yntemlerinin Araplar'ca geli
tirildii sylenir. Kullanlan szckler Arapa kkenlidir,
'jytadrague" denilen orkinos dalyan, Arapa "al-mazra-
ba"dan gelir, etraf evrili yer anlamnadr. Orkinoslarn aa
giriini mjdeleyen ark "chaloma" Arapa "salm"dr,
balklarn bana ise "reis" denir, bu da bilindii gibi
Islm'da gemi kaptanlarna verilen addr.
Orkinos av byk serven olmakta devam ediyor; blge in
sanlarnn hepsi bu ava katlr, nk verimli bir avdr. Ama
bu istisna temel kural bozmaz; Akdeniz balklk konusunda
fakir bir denizdir. Akdeniz'de tutulan baln toplam, tek
bana Norvete tutulan baln te biri kadardr.
Uzaklara Sefer
Deniz sadece bir besin ambar deildir. Deniz her eyden
nce bir "tama yzeyi"dir. Mkemmel deilse bile yararl bir
yzey. Gemi, deniz yolu, liman donanm, ticaret kenti; btn
bunlar byk kentlerin, devletlerin, Akdeniz ekonomilerinin
hizmetindeki aralardr, onlarn al veri aralar, ksaca
zenginlik aralardr.
Gerek u ki deniz bir balant yolu olmadan nce, uzun za
37
canl bir an olarak yaamas bile benzerine sk sk rastlan
madn kantlamaz m?
Akdeniz'de en verimli av, bugn artk azalan, belki de yok
olmaya yz tutan, kimi ayrcalkl blgelerde, -drt hafta
gibi ksa bir srede yaplan orkinos avdr. Oysa 16. yzylda
orkinos av, rnein Portekiz'in gney kylarnda Algarve su
larnda (Akdeniz dnda) ya da gzclerin davul sesleriyle
ky kyleri toptan seferber olan Endls'te ve Provence su
larnda bugne gre ok daha byk nem tayordu. 16. yz
yln sonunda Provence'l bir yazar lkesini vmek iin yle
der: "Marsilya limannda eskiden bir gnde sekiz bin orkinos
yakalandn biliyorum." Bugn ne Marsilya aklarnda or
kinos, ne de Rhne nehri giriinde eskiden bol olan mersin
bal kald.
1923'te Dr. Charcot'nun ynetiminde yaplan "Neden ol
masn?" adl, birok soruyu aydnlatan inceleme gezisinden bu
yana orkinoslarn durumu bilimsel bir aklamaya kavutu.
Orkinoslar eskiden sanld gibi Atlantik'ten gelmiyorlar.
Mays, haziran aylarndan sonra yumurtlama dnemleri ge
linceye dek Akdeniz'in pek derin olmayan sularnda dank
yayorlar. Sonra, yumurtlamak iin en scak ve en tuzlu sulara
gyorlar, balklar da tuzaklarn buralara yerletiriyor.
Oysa Akdeniz kylarnda, bir yandan bitki rtsnn yer yer
yok olmas yznden tatl sular dorudan denize akyor, te
yandan kentlerden denize akan kirli sular korkun miktarlara
ulayor. Bu nedenlerle, tuzluluk derecesi normalin zerinde
olan bu doal balk yataklar kuruyor.
Bugn, mevsimi gelince, daha ok Sardinya-Sicilya-Tunus
geni iindeki sularda Akdeniz'in btn orkinoslar toplanr
ve burada avlanrlar. ki sra tekneye asl orkinos alan (ton-
nara'lar) denizin dibine kadar indirilir. Bu alarn oluturdu
u bir eit koridorda kalan orkinoslar dalyana doru ilerleyip
lm odalar diye adlandrlan madeni sepetlere girerler. Bu
36
raya skan orkinoslarn tek tek ldrlmesi kanl bir kyma
dnr, kana bulanm sularn iinden o koca balklar "vin
lerle karlp srlar gibi engellere aslr".
Orkinos av ok eski bir deniz "endstrisi"dir. Bu ie ilk
girienlerin Fenikeliler olduu sylenir. Yunanllar da orkinos
avcsydlar. Aiskhulos, Salamis savan anlatrken sanki
bir orkinos av sahnesini canlandrr: "Kanl cesetlerden bir
ynn altnda deniz grnmez olmutu, Yunanllar aa dm
orkinoslara benzeyen Perslere saldryorlar, ellerine geir
dikleri krk krek ve enkaz paralan ile onlarn brlerini
paralyorlard." Yakalama yntemlerinin Araplar'ca geli
tirildii sylenir. Kullanlan szckler Arapa kkenlidir,
'jytadrague" denilen orkinos dalyan, Arapa "al-mazra-
ba"dan gelir, etraf evrili yer anlamnadr. Orkinoslarn aa
giriini mjdeleyen ark "chaloma" Arapa "salm"dr,
balklarn bana ise "reis" denir, bu da bilindii gibi
Islm'da gemi kaptanlarna verilen addr.
Orkinos av byk serven olmakta devam ediyor; blge in
sanlarnn hepsi bu ava katlr, nk verimli bir avdr. Ama
bu istisna temel kural bozmaz; Akdeniz balklk konusunda
fakir bir denizdir. Akdeniz'de tutulan baln toplam, tek
bana Norvete tutulan baln te biri kadardr.
Uzaklara Sefer
Deniz sadece bir besin ambar deildir. Deniz her eyden
nce bir "tama yzeyi"dir. Mkemmel deilse bile yararl bir
yzey. Gemi, deniz yolu, liman donanm, ticaret kenti; btn
bunlar byk kentlerin, devletlerin, Akdeniz ekonomilerinin
hizmetindeki aralardr, onlarn al veri aralar, ksaca
zenginlik aralardr.
Gerek u ki deniz bir balant yolu olmadan nce, uzun za
37
man bir engeldi. Gemiciliin gelimesi .. 3. binyln ikinci
yarsnda Msrl denizcilerin Byblos'a gidip gelmeleriyle,
daha dorusu 2. binylda krek, mahmuz ve omurgas olan Sik-
lat yelkenlileriyle balar. Bu omurgal tekneler denize kk
salm gibidir adeta. (Oysa Byblos ile Msr arasnda ky
ky gidip gelen gemiler alt dz teknelerdi.)
Gemiciler uzun zaman ekingen davrandlar, yakn yerlere
gidip geliyor, kalktklar noktadan gzle grdkleri yere ka
dar alyorlard. Ky;mkemmel bir yol gstericiydi, gndz
bir kumsaldan br kumsala yol alyor, akam olunca da tek
neyi kyya ekiyorlard.
Bu ky denizcilii zamanla gelimi, olanaklarn oalt
m, bytm ve deniz tamaclnn temelini oluturmu
tur. 18. yzylda bile kayk konvoylar rnein Napoli ile Ce-
nova, Cenova ile Provence ya da Languedoc ile Barcelona ara
snda gerekli balantlar salyordu. Bugn Ege adalar
arasnda gidip gelen kk Yunan vapurlar, bu ok eski alar
anmsatr. Ksa mesafe yolculuunun zaferidir onlar. Akdeniz
birbirini izleyen denizlerden ve ufuklar snrl ayr blmler
den oluan bir denizler btn olduuna gre, bu yakn ky de
nizcilii ona zellikle uygun der. Akl banda denizciler,
yani denizcilerin byk ounluu, ili dl olduklar ve tra
fiini iyi bildikleri denizlerin dna kmay pek dnmez
lerdi. Buras onlarn, girintisini, kntsn, kylarn, bar
naklarn, uygun rzgrlarn ve bu rzgrlarn beklenmedik
deiimlerini iyi bildikleri kendi Akdeniz'leriydi. Bir Yunan
atasz yle der: "Malia burnunu geen yurdunu terketmi
saylr." Malia burnu Peloponnesos'un gneyinde, Bat'ya
alan snrsz yollardan nceki son kerteriz noktasdr.
Eer denizci bu snrl alemle yetindiyse bunun nedeni her
halde al veri ihtiyacnn ok geni olmamasdr. Ama bir
dier nedeni de denizin allm yollarda bile rktc,
srprizlerle ve ani tehlikelerle dolu olmasdr. Birok Akde
38
niz limannda hl, gnmze kadar gelmi dinsel trenlerde,
frtna ve kasrgalar yumuatmak amacyla yllar yl yine
lenmi sihirli szler sylenir. Tehlikelerden kurtulmay ba
arm denizcilerin adaklar insanlarn yreinde bu korkuyu
yaatr, bu insanlar denizin kalleliini hibir zaman akl
larndan karmazlar. Batl denizciler, yklerini, daha ok
da bedenlerini ve ruhlarn Meryem Ana'ya, "Maris Stel-
la"ya, Deniz Yldz'na emanet ederler.
Ak denize kmaktan, dosdoru yol almaktan kan
malar insanlarn iindeki bu korkuyu ele verir. Buna zamanla,
istisna olarak alacaklardr, stelik yalnz nceden bilinen
ve belli bir dzenle kullanlan yollarda. Bilinmeyene ynel
mekse bambaka bir eydir.
__Ack denize karak gneye doru gidip Nil nehrinin del
tasna ulamay ilk baaranlarn Giritliler olduu sylenir.
Ithaka'ya gelip kendini Giritli bir satc olarak tantan Ulys-
ses yle der: "Denize alp Egyptos'a gitmek geldi iimden...
Dokuz gemi donattm, gemici sknts ekmedim... Bu yrekli
kiiler nce alt gn gbek iirdiler... Yedinci gn yola ktk,
gzel ve tatl bir poyraz bizi Girit ovalarndan ald, bir
rman akntsnda gider gibi szldk... Btn yaptmz
rzgr arkamza alp dmen tutmak oldu. O gzel Egyptos
rmana be gnde vardk." Mkemmel denizciler olan Feni-
keliler'in de Girit'ten Sicilya'ya, Balear adalarna rota tut
tuklar anlalmaktadr. ok sonralar Helenistik ada ge
miler uygun rzgr bulunca Rodos'tan Msr'n skenderiyesi'ne
bazen drt gnde gideceklerdir.
16. yzylda ak deniz yolculuklar artar, Balearlar'dan,
Sardinya ve Sicilya adalarna acele seferler balar. Dou ile
ticaret, idenizle Kuzey Denizi arasnda Cebelitark yoluyla
balant kurulmas (1297'de Cenova gemileri Belikann
Brugges Liman ile devaml iliki kurmulard) ky eridin
39
man bir engeldi. Gemiciliin gelimesi .. 3. binyln ikinci
yarsnda Msrl denizcilerin Byblos'a gidip gelmeleriyle,
daha dorusu 2. binylda krek, mahmuz ve omurgas olan Sik-
lat yelkenlileriyle balar. Bu omurgal tekneler denize kk
salm gibidir adeta. (Oysa Byblos ile Msr arasnda ky
ky gidip gelen gemiler alt dz teknelerdi.)
Gemiciler uzun zaman ekingen davrandlar, yakn yerlere
gidip geliyor, kalktklar noktadan gzle grdkleri yere ka
dar alyorlard. Ky;mkemmel bir yol gstericiydi, gndz
bir kumsaldan br kumsala yol alyor, akam olunca da tek
neyi kyya ekiyorlard.
Bu ky denizcilii zamanla gelimi, olanaklarn oalt
m, bytm ve deniz tamaclnn temelini oluturmu
tur. 18. yzylda bile kayk konvoylar rnein Napoli ile Ce-
nova, Cenova ile Provence ya da Languedoc ile Barcelona ara
snda gerekli balantlar salyordu. Bugn Ege adalar
arasnda gidip gelen kk Yunan vapurlar, bu ok eski alar
anmsatr. Ksa mesafe yolculuunun zaferidir onlar. Akdeniz
birbirini izleyen denizlerden ve ufuklar snrl ayr blmler
den oluan bir denizler btn olduuna gre, bu yakn ky de
nizcilii ona zellikle uygun der. Akl banda denizciler,
yani denizcilerin byk ounluu, ili dl olduklar ve tra
fiini iyi bildikleri denizlerin dna kmay pek dnmez
lerdi. Buras onlarn, girintisini, kntsn, kylarn, bar
naklarn, uygun rzgrlarn ve bu rzgrlarn beklenmedik
deiimlerini iyi bildikleri kendi Akdeniz'leriydi. Bir Yunan
atasz yle der: "Malia burnunu geen yurdunu terketmi
saylr." Malia burnu Peloponnesos'un gneyinde, Bat'ya
alan snrsz yollardan nceki son kerteriz noktasdr.
Eer denizci bu snrl alemle yetindiyse bunun nedeni her
halde al veri ihtiyacnn ok geni olmamasdr. Ama bir
dier nedeni de denizin allm yollarda bile rktc,
srprizlerle ve ani tehlikelerle dolu olmasdr. Birok Akde
38
niz limannda hl, gnmze kadar gelmi dinsel trenlerde,
frtna ve kasrgalar yumuatmak amacyla yllar yl yine
lenmi sihirli szler sylenir. Tehlikelerden kurtulmay ba
arm denizcilerin adaklar insanlarn yreinde bu korkuyu
yaatr, bu insanlar denizin kalleliini hibir zaman akl
larndan karmazlar. Batl denizciler, yklerini, daha ok
da bedenlerini ve ruhlarn Meryem Ana'ya, "Maris Stel-
la"ya, Deniz Yldz'na emanet ederler.
Ak denize kmaktan, dosdoru yol almaktan kan
malar insanlarn iindeki bu korkuyu ele verir. Buna zamanla,
istisna olarak alacaklardr, stelik yalnz nceden bilinen
ve belli bir dzenle kullanlan yollarda. Bilinmeyene ynel
mekse bambaka bir eydir.
__Ack denize karak gneye doru gidip Nil nehrinin del
tasna ulamay ilk baaranlarn Giritliler olduu sylenir.
Ithaka'ya gelip kendini Giritli bir satc olarak tantan Ulys-
ses yle der: "Denize alp Egyptos'a gitmek geldi iimden...
Dokuz gemi donattm, gemici sknts ekmedim... Bu yrekli
kiiler nce alt gn gbek iirdiler... Yedinci gn yola ktk,
gzel ve tatl bir poyraz bizi Girit ovalarndan ald, bir
rman akntsnda gider gibi szldk... Btn yaptmz
rzgr arkamza alp dmen tutmak oldu. O gzel Egyptos
rmana be gnde vardk." Mkemmel denizciler olan Feni-
keliler'in de Girit'ten Sicilya'ya, Balear adalarna rota tut
tuklar anlalmaktadr. ok sonralar Helenistik ada ge
miler uygun rzgr bulunca Rodos'tan Msr'n skenderiyesi'ne
bazen drt gnde gideceklerdir.
16. yzylda ak deniz yolculuklar artar, Balearlar'dan,
Sardinya ve Sicilya adalarna acele seferler balar. Dou ile
ticaret, idenizle Kuzey Denizi arasnda Cebelitark yoluyla
balant kurulmas (1297'de Cenova gemileri Belikann
Brugges Liman ile devaml iliki kurmulard) ky eridin
39
den biraz biraz kopan seferlerin saysn oaltm ve asl de
nizin kefini salamt. Ama 16. yzylda bile ak denize
kmak, Franszlar'n deyimiyle "deniz tarafndan yutulmak"
bir ^rek iiydi; bugn hl yledir ve ucunda byk bir kar
olmadan gze alnmaz. 12. yzyldan bu yana bilinen pusula, bu
dnemde daha kullanlmyordu; bunun da tek nedeni, daha
nce de sylediimiz gibi Akdenizde hizmetin ounun ky
boyunca ksa seferlerle grlmesiydi: Domuz yam Toulon
dan, zeytinyan Hyeres adalarndan, peksimetini Savona'
dan satn almak; Marsilya'nn pazar kayklarnn yapt
gibi, her limanda durmak, kimi yerde satmak, kimi yerden
satn almak; hatta gerekirse bazen Livorno ya da Cenova so
kaklarnda bara bara mal satmak. Jean Giono ve Gabriel
Audisio her biri kendine zg biimiyle, Odysseia'nm li
mandan limana, tavernadan tavernaya anlatlageldiini,
Ulysses'in, Akdeniz denizcileri arasnda yaamay hep sr
drdn dler ve gnmz insannn buralarda kendi kula
yla dinleyebilecei efsanelerle Odysseia' nm douunu ve
sonsuza dek srecek olan canlln anlamas gerektiini d
nrler. tiraf edeyim ki bu iirsel ve geree yakn varsaymlar
ok houma gider.
Sonunda merak, serven, kazan, devletlerin tutkular ve
lsz politikalar Akdeniz'in kefini zorunlu hale getirir,
tamamlar. Kavgac devletlerin ve uygarlklarn ortaya
kmasyla deniz engelini ama, ona egemen olma, dmandan
nce davranp yollar tutma ve bunlar kendine balama yar
balar. Cenova ve Venedik'in stnlk atmalar srp gider.
Akdeniz, Hristiyan" ve slm lemleri arasnda ekime konu
sudur. Askeri seferlerin gerektirdii gayretler, kadrgalarn,
mhimmat gemilerinin, atlarn, insanlarn bir araya getirilip
uzaklara gnderilmelerine harcanan emek ve masraflarn ne
lere mal olduu kimin aklna gelir? Oysa bu seferler iin tehli
keyi gze almak gerekir, nk en kk bir aksilik her eyi
40
altst edebilir. 1540'ta arlken Cezayir nne gelir. Denizdeki
alkant gemileri birbirleriyle tokuturmaktadr, felkete
uramaktansa seferden vazgeer. 1565'te Trkler Malta nnde
bir avu valye karsnda yenilirler. 7 Ekim 1571'de Korint-
hos Krfezinde nebaht Savanda 100.000'e yakn insan bir
birleriyle atr. Bu, o an aralar (ve tutkular) lsnde
inanlmaz bir rekordur.
Kt Havada Sefer
Akdeniz her zaman durgun, hizmete hazr bir deniz deil
dir. Tam anlamyla bir frtnalar denizidir. Yazn her ey g
zel, hatta ok gzel grnr. Sular sakin, mavi, prl prl
ldar. Bu mevsimde sava gemileri bile, o alak gverteli,
dar gvdeli narin kadrgalar bile hi ekinmeden denize
alrlar. Yaz aylar, savalar ve yolculuklar iin balay dne
midir. Deniz kurdu Andrea Doria (1468-1560), "Akdeniz'de
liman vardr: Kartaca, Haziran ve Temmuz," demitir.
Eer havalar bozmadan, yani sonbahar balamadan tuz,
yeni krkm yapa, yln buday, taze arap flar ve daha
birok maln tanmas zamannda yaplm olabilse, iler ne
kadar kolaylard. Oysa harmanda ya da ba bozumunda
nefes almadan allm olsa bile deniz yoluyla tama ileri
zamannda yetimez. Gz ve kla beraber srekli kt hava
larn da kaps almtr. Kadrgalar ve yk yelkenlilerinin,
uzun gvdeli gemilerin, yuvarlak gvdelilerin hepsinin liman
da kalmas gerekir. Akl ve tecrbe bunu gerektirir. ler ve
Gnler adl eserinde Hesiodos (.. 7. yy. ba) daha o ada,
kendisi gibi kyl ama gerektiinde gemicilik de yapan
kardei Perseus'a yle der: "K gelip de rzgrlar her ynden
esmeye balaynca, sular arap rengine dnm denize ka
cana topra ile. Tekneyi kyya ek, etrafm tala evir...
41
den biraz biraz kopan seferlerin saysn oaltm ve asl de
nizin kefini salamt. Ama 16. yzylda bile ak denize
kmak, Franszlar'n deyimiyle "deniz tarafndan yutulmak"
bir ^rek iiydi; bugn hl yledir ve ucunda byk bir kar
olmadan gze alnmaz. 12. yzyldan bu yana bilinen pusula, bu
dnemde daha kullanlmyordu; bunun da tek nedeni, daha
nce de sylediimiz gibi Akdenizde hizmetin ounun ky
boyunca ksa seferlerle grlmesiydi: Domuz yam Toulon
dan, zeytinyan Hyeres adalarndan, peksimetini Savona'
dan satn almak; Marsilya'nn pazar kayklarnn yapt
gibi, her limanda durmak, kimi yerde satmak, kimi yerden
satn almak; hatta gerekirse bazen Livorno ya da Cenova so
kaklarnda bara bara mal satmak. Jean Giono ve Gabriel
Audisio her biri kendine zg biimiyle, Odysseia'nm li
mandan limana, tavernadan tavernaya anlatlageldiini,
Ulysses'in, Akdeniz denizcileri arasnda yaamay hep sr
drdn dler ve gnmz insannn buralarda kendi kula
yla dinleyebilecei efsanelerle Odysseia' nm douunu ve
sonsuza dek srecek olan canlln anlamas gerektiini d
nrler. tiraf edeyim ki bu iirsel ve geree yakn varsaymlar
ok houma gider.
Sonunda merak, serven, kazan, devletlerin tutkular ve
lsz politikalar Akdeniz'in kefini zorunlu hale getirir,
tamamlar. Kavgac devletlerin ve uygarlklarn ortaya
kmasyla deniz engelini ama, ona egemen olma, dmandan
nce davranp yollar tutma ve bunlar kendine balama yar
balar. Cenova ve Venedik'in stnlk atmalar srp gider.
Akdeniz, Hristiyan" ve slm lemleri arasnda ekime konu
sudur. Askeri seferlerin gerektirdii gayretler, kadrgalarn,
mhimmat gemilerinin, atlarn, insanlarn bir araya getirilip
uzaklara gnderilmelerine harcanan emek ve masraflarn ne
lere mal olduu kimin aklna gelir? Oysa bu seferler iin tehli
keyi gze almak gerekir, nk en kk bir aksilik her eyi
40
altst edebilir. 1540'ta arlken Cezayir nne gelir. Denizdeki
alkant gemileri birbirleriyle tokuturmaktadr, felkete
uramaktansa seferden vazgeer. 1565'te Trkler Malta nnde
bir avu valye karsnda yenilirler. 7 Ekim 1571'de Korint-
hos Krfezinde nebaht Savanda 100.000'e yakn insan bir
birleriyle atr. Bu, o an aralar (ve tutkular) lsnde
inanlmaz bir rekordur.
Kt Havada Sefer
Akdeniz her zaman durgun, hizmete hazr bir deniz deil
dir. Tam anlamyla bir frtnalar denizidir. Yazn her ey g
zel, hatta ok gzel grnr. Sular sakin, mavi, prl prl
ldar. Bu mevsimde sava gemileri bile, o alak gverteli,
dar gvdeli narin kadrgalar bile hi ekinmeden denize
alrlar. Yaz aylar, savalar ve yolculuklar iin balay dne
midir. Deniz kurdu Andrea Doria (1468-1560), "Akdeniz'de
liman vardr: Kartaca, Haziran ve Temmuz," demitir.
Eer havalar bozmadan, yani sonbahar balamadan tuz,
yeni krkm yapa, yln buday, taze arap flar ve daha
birok maln tanmas zamannda yaplm olabilse, iler ne
kadar kolaylard. Oysa harmanda ya da ba bozumunda
nefes almadan allm olsa bile deniz yoluyla tama ileri
zamannda yetimez. Gz ve kla beraber srekli kt hava
larn da kaps almtr. Kadrgalar ve yk yelkenlilerinin,
uzun gvdeli gemilerin, yuvarlak gvdelilerin hepsinin liman
da kalmas gerekir. Akl ve tecrbe bunu gerektirir. ler ve
Gnler adl eserinde Hesiodos (.. 7. yy. ba) daha o ada,
kendisi gibi kyl ama gerektiinde gemicilik de yapan
kardei Perseus'a yle der: "K gelip de rzgrlar her ynden
esmeye balaynca, sular arap rengine dnm denize ka
cana topra ile. Tekneyi kyya ek, etrafm tala evir...
41
dip tapasm kar ki Zeus'un yamurlan hibir eyi rt
mesin. Btn donanm evinde bir keye yerletir, yelkenleri
dikkatle dr, dmeni ocan bir kesine as ve deniz mevsimi
nin gelmesini bekle."
Sekiz yzyl sonra hibir ey deimedi. Havarilerden Aziz
Paulus'u bir grup esirle talya'ya getiren gemi, rzgrlarn uy
gun olmamas yznden Kbrs sularnda uzun zaman bekledi.
"O tarihten sonra deniz yolculuu tehlikeli olduundan (Adak
yortusu: 21-22 Eyll gemiti)" gemi kaptan k Girit Ada-
s'nn bir limannda geirmeye hazrlanyordu. Fakat frtna
yznden kyda tutunamayan gemi aa srklendi, onbe gn
sonra Malta nlerinde karaya oturdu. Hi olmazsa canlan kur
tulduu iin sevinen yolcular ve mrettebat, Malta Adas'nda
ay kaldktan sonra baharda "Dioscures adnda bir sken
deriye teknesiyle" yollarna devam ettiler. Bu gemi ve her
halde daha baka gemiler de zaten Malta'da klamlard.
u halde klamak herkesin kabul ettii bir kurald; ok ye
rinde bir kural olmal ki kentler ve devletler gvenlik kayg
syla deniz yolculuklarn k dnemi iin toptan yasaklam
lard. Daha 1569 ylna kadar Venedik 15 Kasm'la 20 Ocak
arasnda, "sul cuor dell'invernata" (k ortasnda) yola kma
izni vermiyordu. Doudakiler derseniz, onlar da yalnz Aziz
Georgios ile Aziz Dimitri gnleri arasnda (Yunan takvimine
gre 5 Mays-24 Ekim) denize kabiliyorlard. Kt mevsim
engelini amak iin teknik deiikliklerin gereklemesi gere
kecek, tabii bunlarn da gelimesi yava olacakt. Bunlar tek
ne gvdesi yapmnda ve dmen yerletirilmesinde greceiz.
Deniz Dibinde Tekneler
Gemiler her zaman karmak aralardr ve srekli ama
-yava yava geliirler. Bugn Messina'da bir sokakta, kk
42
bir Yunan kentinin kenar mahallesinde, Sakz, Midilli, Sisam
adalarnda, Trkiyede, yahut Cerbe adasnda yaplmakta
olan kayklarn, antik ikonografi ve sualt arkeolojisi saye
sinde tandmz Yunan ve Roma teknelerine ne kadar benze
diklerini grp arrz. Borda kaplamalar, postalar, ba,
k, omurga (teknenin belkemii), direk ya da direklerin yuva
lar arasnda byk bir benzerlik vardr. Yapm sras ya da
dmen biimi farkl olsa da, benzerlikler daha oktur.
Zaten Yunan ve Roma batklan da bu benzerliklerin tartl
maz kantlardr. Antikytheros adl Yunan gemisi mermer
heykel tarken batm (.. 1. yzyln ilk yarsnda), bugn
Atina mzesinde; Mahdia, ayn yzyln banda 230 ton
mermer stun ve bronz heykelle batm, bugn Bardo (Tunus)
mzesinde; Sicilya'da Marzamenni bat, .S. 6. yzylda
"prefabrike bir Bizans kilisesinin" mermer ve kzl somakiden
btn paralarn tarken batm; ya da Marsilya yakn
larnda Planier'de yeni bulunan Roma bat; btn bu batklar
bir Roma ticaret gemisinin ne olduunu anlamamza yardmc
olurlar: 20-30 metre uzunluunda, 5-7 metre geniliinde, bir,
iki ya da direkli, 50-200 ton yk tayabilen bir tekne. Bun
larn arasnda, beli kmeler halinde dizilmi, her sradaki
amforalarn dipleri, bir alt sradaki iki amforann az
arasna gelecek ekilde yerletirilmi, iinde arap ya da zey
tinya bulunan 3000-10000 amfora tayan batklar bulun
mutur. Bugn de Cerbe'de ya amforalar kayklara hl
byle yklenir ve bunlar antik amforalarn tpatp ayndr.
Roma gemisinin dmeni ise Yunan ve Fenikeliler anda
olduu gibi, tekne knn iki yanma yerletirilmi iki krek
ten oluur. Sualt arkeolojisi uzman Patrice Pomey'e gre, bu
"sanldndan ok daha etkin bir sistemdir, Romallar bunu
gelitirmi ve gereinde birlikte hareketi salayan yuval bir
dmen sistemi haline getirmilerdir. Bunlar sadece d grn
bakmndan kree benzerler."
43
dip tapasm kar ki Zeus'un yamurlan hibir eyi rt
mesin. Btn donanm evinde bir keye yerletir, yelkenleri
dikkatle dr, dmeni ocan bir kesine as ve deniz mevsimi
nin gelmesini bekle."
Sekiz yzyl sonra hibir ey deimedi. Havarilerden Aziz
Paulus'u bir grup esirle talya'ya getiren gemi, rzgrlarn uy
gun olmamas yznden Kbrs sularnda uzun zaman bekledi.
"O tarihten sonra deniz yolculuu tehlikeli olduundan (Adak
yortusu: 21-22 Eyll gemiti)" gemi kaptan k Girit Ada-
s'nn bir limannda geirmeye hazrlanyordu. Fakat frtna
yznden kyda tutunamayan gemi aa srklendi, onbe gn
sonra Malta nlerinde karaya oturdu. Hi olmazsa canlan kur
tulduu iin sevinen yolcular ve mrettebat, Malta Adas'nda
ay kaldktan sonra baharda "Dioscures adnda bir sken
deriye teknesiyle" yollarna devam ettiler. Bu gemi ve her
halde daha baka gemiler de zaten Malta'da klamlard.
u halde klamak herkesin kabul ettii bir kurald; ok ye
rinde bir kural olmal ki kentler ve devletler gvenlik kayg
syla deniz yolculuklarn k dnemi iin toptan yasaklam
lard. Daha 1569 ylna kadar Venedik 15 Kasm'la 20 Ocak
arasnda, "sul cuor dell'invernata" (k ortasnda) yola kma
izni vermiyordu. Doudakiler derseniz, onlar da yalnz Aziz
Georgios ile Aziz Dimitri gnleri arasnda (Yunan takvimine
gre 5 Mays-24 Ekim) denize kabiliyorlard. Kt mevsim
engelini amak iin teknik deiikliklerin gereklemesi gere
kecek, tabii bunlarn da gelimesi yava olacakt. Bunlar tek
ne gvdesi yapmnda ve dmen yerletirilmesinde greceiz.
Deniz Dibinde Tekneler
Gemiler her zaman karmak aralardr ve srekli ama
-yava yava geliirler. Bugn Messina'da bir sokakta, kk
42
bir Yunan kentinin kenar mahallesinde, Sakz, Midilli, Sisam
adalarnda, Trkiyede, yahut Cerbe adasnda yaplmakta
olan kayklarn, antik ikonografi ve sualt arkeolojisi saye
sinde tandmz Yunan ve Roma teknelerine ne kadar benze
diklerini grp arrz. Borda kaplamalar, postalar, ba,
k, omurga (teknenin belkemii), direk ya da direklerin yuva
lar arasnda byk bir benzerlik vardr. Yapm sras ya da
dmen biimi farkl olsa da, benzerlikler daha oktur.
Zaten Yunan ve Roma batklan da bu benzerliklerin tartl
maz kantlardr. Antikytheros adl Yunan gemisi mermer
heykel tarken batm (.. 1. yzyln ilk yarsnda), bugn
Atina mzesinde; Mahdia, ayn yzyln banda 230 ton
mermer stun ve bronz heykelle batm, bugn Bardo (Tunus)
mzesinde; Sicilya'da Marzamenni bat, .S. 6. yzylda
"prefabrike bir Bizans kilisesinin" mermer ve kzl somakiden
btn paralarn tarken batm; ya da Marsilya yakn
larnda Planier'de yeni bulunan Roma bat; btn bu batklar
bir Roma ticaret gemisinin ne olduunu anlamamza yardmc
olurlar: 20-30 metre uzunluunda, 5-7 metre geniliinde, bir,
iki ya da direkli, 50-200 ton yk tayabilen bir tekne. Bun
larn arasnda, beli kmeler halinde dizilmi, her sradaki
amforalarn dipleri, bir alt sradaki iki amforann az
arasna gelecek ekilde yerletirilmi, iinde arap ya da zey
tinya bulunan 3000-10000 amfora tayan batklar bulun
mutur. Bugn de Cerbe'de ya amforalar kayklara hl
byle yklenir ve bunlar antik amforalarn tpatp ayndr.
Roma gemisinin dmeni ise Yunan ve Fenikeliler anda
olduu gibi, tekne knn iki yanma yerletirilmi iki krek
ten oluur. Sualt arkeolojisi uzman Patrice Pomey'e gre, bu
"sanldndan ok daha etkin bir sistemdir, Romallar bunu
gelitirmi ve gereinde birlikte hareketi salayan yuval bir
dmen sistemi haline getirmilerdir. Bunlar sadece d grn
bakmndan kree benzerler."
43
Yelkenler, serenler ve bunlarla yaplabilecek manevralar
konusunda bavuracamz kaynak ikonografidir. Antik a
larda yalnz drtke yelken kullanlrd. Direin tepesin
deyse ou zaman kk bir gen yelken bulunurdu (byle olun
ca ikinci bir drtgen yelken hibir zaman kullanlmaz). Gemi
nin gen yelkenle donatlmasna Latin donanm denir, kkeni
ve Akdeniz'e yaylmas konusu tartmaldr. leri srlen
savlar birbirinden olduka farkldr; kk Arap teknelerinde
daha nce kullanlm olmalar da Dounun bu konudaki
nceliini kantlamaz.
Gvdenin yaplnda izlenen sra ise herkese bilinen bir
yoldur. aamadan geer: omurga, postalar, "borda" kapla
malar. "Postalar gemi iskeletinin bir eit kaburgasdr, bor
da kaplamalar ise derisi. Roma anda, bugn bize garip ge
len bir yol izlenirdi: nce borda kaplamalar yerletirilir, son
ra da iine postalar oturtulurdu; yani nce teknenin derisi
gerilir, sonra iine iskeleti oturtulurdu."
Yunan ve Roma ticaret gemileri byleydi, rnein alt keli
Ostia limanna gelip gidenler bu tr teknelerdi. Bunlarn
yannda krekli sava gemilerinden de sz etmek gerekir; uzun
dar teknelerdi bunlar, .. 480 ylnda Salamis'te Pers filosunu
yenen sra krekli gemiler de bu tr gemilerdi. st ste ya
da be sra krekinin yer ald bu Akdeniz sava gemileri 15.
ve 16. yzyllarn kadrgalarn andrr, u farkla ki toplar
yoktur. Bu yzden kadrgalardan daha hafif ve ok daha
hzldrlar.
Uzun Yol Sava Gemilerine Gelinceye Kadar
Buhar kullanmndan ve sa teknelerden nce Akdeniz gemi
lerinin gelime izgisinde deiiklik grlr: 12. yzyla
doru dmenin k bodoslamaya taklmas, 14. ve 15. yzyl
44
lara doru bordann "bindirme" yntemiyle yaplmas ve 17.
yzyldan bu yana kullanlmaya balayan uzun yol gemileri.
K bodoslama, geminin knda ibkey ve dbkey blm
lerin arasnda kalan blgedir. K bodoslama dmeni ise okya
nusta kullanlan dmen trdr, yani bildiimiz dmen: Tekne
nin iinden geip gemiye iten yn vermeyi salayan sistem. Bu
tip dmen daha 16. yzylda bir dmen dolabna taklm ve
dmenciye manevra kolayl vermitir: Hindistan'a giden
byk Portekiz karakalarnda dmeni tutmak veya dndr
mek iin kimi zaman bir dzine gemici gerekirdi. Tabii, yeni
dmenin eskiye gre stnlkleri tartlabilir. Grne gre
yeni dmen gemiye daha byk bir kolaylkla karaya yana
ma ve rzgra kar gitme olana vermitir.
kinci deiiklik bindirme bordadr. Byk olaslkla,
"cogue (kogge) ile birlikte (ki Akdeniz'de sonradan yaygn
olarak "nave" adn alacaktr) kuzeyden gelme bir borda kap
lama yntemidir. Bunlar birka yz ton yk tayabilen, sonra
dan daha bykleri de yaplacak olan olduka iri teknelerdi.
zellikleri ise bindirme tarznda yaplmalar, yani borda
kaplamalarnn u uca getirilmesi yerine, st ste bindirilerek,
damlara konan arduvaz levhalar gibi birbirini rtmesiydi.
Bundan dolay da, borda kaplamalar bititirilerek yaplm,
jmyarlak karnl geleneksel Akdeniz teknelerine oranla
"nave"ler sert dalgalara kafa tutabiliyor, k denizlerinin
kt koullaryla baa kabiliyorlard.
Bylece daha dzenli seferler balad, tama ilerinde
gerek bir devrimdi bu. Aralk, Ocak, ubat aylarnda kimi li
manlara gelen gemi says rekor dzeyine ulat. Akdeniz'de
byk gemi says gzle grlr lde artt. Bu 15. yzyl Ce-
nova karakalar, 1000 hatta 1500 tona kadar ktlar. Bunlar
Akdeniz'in devleriydi. 16. yzylda Ragusa limanna bal
yelkenli yk gemileri arasnda 1000 tona kanlar vard.
*j(araka: Hindistan ve Gney Amerika seferlerine kan yksek bordal yk
gemisi, (.n.)
45
Yelkenler, serenler ve bunlarla yaplabilecek manevralar
konusunda bavuracamz kaynak ikonografidir. Antik a
larda yalnz drtke yelken kullanlrd. Direin tepesin
deyse ou zaman kk bir gen yelken bulunurdu (byle olun
ca ikinci bir drtgen yelken hibir zaman kullanlmaz). Gemi
nin gen yelkenle donatlmasna Latin donanm denir, kkeni
ve Akdeniz'e yaylmas konusu tartmaldr. leri srlen
savlar birbirinden olduka farkldr; kk Arap teknelerinde
daha nce kullanlm olmalar da Dounun bu konudaki
nceliini kantlamaz.
Gvdenin yaplnda izlenen sra ise herkese bilinen bir
yoldur. aamadan geer: omurga, postalar, "borda" kapla
malar. "Postalar gemi iskeletinin bir eit kaburgasdr, bor
da kaplamalar ise derisi. Roma anda, bugn bize garip ge
len bir yol izlenirdi: nce borda kaplamalar yerletirilir, son
ra da iine postalar oturtulurdu; yani nce teknenin derisi
gerilir, sonra iine iskeleti oturtulurdu."
Yunan ve Roma ticaret gemileri byleydi, rnein alt keli
Ostia limanna gelip gidenler bu tr teknelerdi. Bunlarn
yannda krekli sava gemilerinden de sz etmek gerekir; uzun
dar teknelerdi bunlar, .. 480 ylnda Salamis'te Pers filosunu
yenen sra krekli gemiler de bu tr gemilerdi. st ste ya
da be sra krekinin yer ald bu Akdeniz sava gemileri 15.
ve 16. yzyllarn kadrgalarn andrr, u farkla ki toplar
yoktur. Bu yzden kadrgalardan daha hafif ve ok daha
hzldrlar.
Uzun Yol Sava Gemilerine Gelinceye Kadar
Buhar kullanmndan ve sa teknelerden nce Akdeniz gemi
lerinin gelime izgisinde deiiklik grlr: 12. yzyla
doru dmenin k bodoslamaya taklmas, 14. ve 15. yzyl
44
lara doru bordann "bindirme" yntemiyle yaplmas ve 17.
yzyldan bu yana kullanlmaya balayan uzun yol gemileri.
K bodoslama, geminin knda ibkey ve dbkey blm
lerin arasnda kalan blgedir. K bodoslama dmeni ise okya
nusta kullanlan dmen trdr, yani bildiimiz dmen: Tekne
nin iinden geip gemiye iten yn vermeyi salayan sistem. Bu
tip dmen daha 16. yzylda bir dmen dolabna taklm ve
dmenciye manevra kolayl vermitir: Hindistan'a giden
byk Portekiz karakalarnda dmeni tutmak veya dndr
mek iin kimi zaman bir dzine gemici gerekirdi. Tabii, yeni
dmenin eskiye gre stnlkleri tartlabilir. Grne gre
yeni dmen gemiye daha byk bir kolaylkla karaya yana
ma ve rzgra kar gitme olana vermitir.
kinci deiiklik bindirme bordadr. Byk olaslkla,
"cogue (kogge) ile birlikte (ki Akdeniz'de sonradan yaygn
olarak "nave" adn alacaktr) kuzeyden gelme bir borda kap
lama yntemidir. Bunlar birka yz ton yk tayabilen, sonra
dan daha bykleri de yaplacak olan olduka iri teknelerdi.
zellikleri ise bindirme tarznda yaplmalar, yani borda
kaplamalarnn u uca getirilmesi yerine, st ste bindirilerek,
damlara konan arduvaz levhalar gibi birbirini rtmesiydi.
Bundan dolay da, borda kaplamalar bititirilerek yaplm,
jmyarlak karnl geleneksel Akdeniz teknelerine oranla
"nave"ler sert dalgalara kafa tutabiliyor, k denizlerinin
kt koullaryla baa kabiliyorlard.
Bylece daha dzenli seferler balad, tama ilerinde
gerek bir devrimdi bu. Aralk, Ocak, ubat aylarnda kimi li
manlara gelen gemi says rekor dzeyine ulat. Akdeniz'de
byk gemi says gzle grlr lde artt. Bu 15. yzyl Ce-
nova karakalar, 1000 hatta 1500 tona kadar ktlar. Bunlar
Akdeniz'in devleriydi. 16. yzylda Ragusa limanna bal
yelkenli yk gemileri arasnda 1000 tona kanlar vard.
*j(araka: Hindistan ve Gney Amerika seferlerine kan yksek bordal yk
gemisi, (.n.)
45
denizin tahl, yn balyalar, kz ve manda derisi gibi ar
ve havaleli yklerini hep bunlar tard. Bunlar, Bat'nn
byk lde tkettii mallardr. Bu gemilerin ykleme liman
lar J ^armarada Rodosto*, Karadeniz'de Varna'dr.
Ragusa yelkenlilerinin stnl ambarlarnn byk olmas
ve gemici cretlerinin dkldr. Bu yzden bu tekneler Ak
deniz'i toptan ele geirmiler ve Venedikliler gibi onlar da
ngiltere ve Flandres kylarna kadar ulamlardr. Bu
byk gemilerin bir zellii de mlkiyetinin 24 paya blnm
olmasdr. Krat denen bu paylarn hepsi her zaman Ragu-
sallar'a ait deildir. Bir ya da birka pay sahibi Cenevizli
ler, Floransallar vardr; bunlar gemilerinin seferlerini gz
lerler. Gemi Livorno ya da Cenova limanna girince, genellikle
Ragusal olan patron hesap vermeye davet edilir, bugnn his
sedarlar durumunda olan pay sahiplerine olan borcunu der.
Bu hesaplamalardan doan anlamazlk ve davalarn li
man arivlerinde belgelerine rastlanr, bu gemilerin yaam ve
servenleriyle ilgili birok ayrnty tarihiler bu arivlerde
bulacaklardr. 15. ve 16. yzyllar bu teknelerin en parlak
adr ama 17. yzylda hemen hemen ortadan kalkarlar. Ak
deniz'de genel kural da zaten bu deil mi? Hem yalnz Akde
niz'de mi? Denizcilik bugnden yarna renilemeyecek kadar
g bir meslektir. Kullanaca adamlar dar ky kesim
lerinden seer. Bu kesimlerden biri baar salar da servet ya
parsa, denize birok tekne indirir ama bu zor oyun onu yava
yava tketir. Bu kural Provence koylar, Yunan adalar, Ceno
va nehirleri, Dalmaya kylar iin olduu kadar o esiz Ka-
talonya kylarndaki kentler ve kyler iin de geerlidir.
Ama zaman zaman yeniden doulara tank oluruz ve oyun ye
niden balar.
Son deiim, kadrgann yerini uzun yol gemilerinin al
masdr. nl nebaht Sava'nda (7 Ekim 1571) 250'si Trk,
;J^Rodosto: Bugnk Tekirda, (.n.)
46
250'si Hristiyan olmak zere 500 kadrga korkun biimde bir-
birbirine girdi. Daha Don Juan de Austria dneminde kadr
gann nemi azalmt. Son parlak an takviyeli ekliyle
yaad. Bu, her kreini drt be kiinin ektii, o gne kadar
bilinen kadrgalardan daha hzl, gereinde onlara rahata
yetiebilecek, hatta geride brakabilecek gte bir tekneydi.
Kadrgalarn kusurlar oktur. Her eyden nce "motorlar''
ok masrafldr: Forsalar satn almak, yedirip iirmek, bak
mak ve giydirmek gerekir. 16. yzyl ortasna kadar Vene
dik'te, Perikles'in Atinas'nda olduu gibi vatanda krekiler
de vard. Geri btn lkelerin gemilerinde gnll forsalar bu
lunurdu; talya'da bunlarn ad "buonvoglie"dir, bunlar sefa
letten kamak iin kendilerini bir sre iin kiralayan ok yok
sul kimselerdir. XIV. Louis'nin Malta temsilcisi yle yazar
(26 ubat 1664): "Fransa'dan ya da yabanc lkelerden ie ya
rar gnlller bulma olana pek yok. Bence bu i iin Trk ya
kalamak ya da satn almak daha uygun olur"; kukusuz burada
kastedilen, korsanlarn btn ganimetlerini seve seve ve d
zenli biimde sattklar Malta pazarlardr. Krek mahkm-
luu olmasayd XIV. Louis dneminin bozuk sistemi her halde
uzun sre yaayamazd. Belki de bu dzenin uzayp gitmesi
krek mahkmlar yznden oldu, nk bunlar hapsedecek
daha uygun bir yer yoktu. Kadrgalar ideal bir srgn yeri,
mkemmel bir cezaevi ilevi gryordu; Venedik'in "Piom-
bi"lerinden daha kullanl birer merkez cezaevi.
Kadrgalarn baka kusurlar da vard: Masraflar ard,
gemide yaayan bir sr adam yznden toplara yer kalmyor
du, oysa toplar gitgide nem kazanyor ve daha geni bir alana
ihtiya gsteriyordu; ayrca kadrgalar durgun yaz denizleri
iin yaplm teknelerdi. Bunlar kn kullanmak isteyenlerin
tehlikeyi gze almalar gerekirdi (pek gl olmayan filolar
bu taktii kullanr, sert dalgal deniz onlar dmann kar
saldrsndan korurdu). Teknenin harap olmas, forsa takm
47
denizin tahl, yn balyalar, kz ve manda derisi gibi ar
ve havaleli yklerini hep bunlar tard. Bunlar, Bat'nn
byk lde tkettii mallardr. Bu gemilerin ykleme liman
lar J ^armarada Rodosto*, Karadeniz'de Varna'dr.
Ragusa yelkenlilerinin stnl ambarlarnn byk olmas
ve gemici cretlerinin dkldr. Bu yzden bu tekneler Ak
deniz'i toptan ele geirmiler ve Venedikliler gibi onlar da
ngiltere ve Flandres kylarna kadar ulamlardr. Bu
byk gemilerin bir zellii de mlkiyetinin 24 paya blnm
olmasdr. Krat denen bu paylarn hepsi her zaman Ragu-
sallar'a ait deildir. Bir ya da birka pay sahibi Cenevizli
ler, Floransallar vardr; bunlar gemilerinin seferlerini gz
lerler. Gemi Livorno ya da Cenova limanna girince, genellikle
Ragusal olan patron hesap vermeye davet edilir, bugnn his
sedarlar durumunda olan pay sahiplerine olan borcunu der.
Bu hesaplamalardan doan anlamazlk ve davalarn li
man arivlerinde belgelerine rastlanr, bu gemilerin yaam ve
servenleriyle ilgili birok ayrnty tarihiler bu arivlerde
bulacaklardr. 15. ve 16. yzyllar bu teknelerin en parlak
adr ama 17. yzylda hemen hemen ortadan kalkarlar. Ak
deniz'de genel kural da zaten bu deil mi? Hem yalnz Akde
niz'de mi? Denizcilik bugnden yarna renilemeyecek kadar
g bir meslektir. Kullanaca adamlar dar ky kesim
lerinden seer. Bu kesimlerden biri baar salar da servet ya
parsa, denize birok tekne indirir ama bu zor oyun onu yava
yava tketir. Bu kural Provence koylar, Yunan adalar, Ceno
va nehirleri, Dalmaya kylar iin olduu kadar o esiz Ka-
talonya kylarndaki kentler ve kyler iin de geerlidir.
Ama zaman zaman yeniden doulara tank oluruz ve oyun ye
niden balar.
Son deiim, kadrgann yerini uzun yol gemilerinin al
masdr. nl nebaht Sava'nda (7 Ekim 1571) 250'si Trk,
;J^Rodosto: Bugnk Tekirda, (.n.)
46
250'si Hristiyan olmak zere 500 kadrga korkun biimde bir-
birbirine girdi. Daha Don Juan de Austria dneminde kadr
gann nemi azalmt. Son parlak an takviyeli ekliyle
yaad. Bu, her kreini drt be kiinin ektii, o gne kadar
bilinen kadrgalardan daha hzl, gereinde onlara rahata
yetiebilecek, hatta geride brakabilecek gte bir tekneydi.
Kadrgalarn kusurlar oktur. Her eyden nce "motorlar''
ok masrafldr: Forsalar satn almak, yedirip iirmek, bak
mak ve giydirmek gerekir. 16. yzyl ortasna kadar Vene
dik'te, Perikles'in Atinas'nda olduu gibi vatanda krekiler
de vard. Geri btn lkelerin gemilerinde gnll forsalar bu
lunurdu; talya'da bunlarn ad "buonvoglie"dir, bunlar sefa
letten kamak iin kendilerini bir sre iin kiralayan ok yok
sul kimselerdir. XIV. Louis'nin Malta temsilcisi yle yazar
(26 ubat 1664): "Fransa'dan ya da yabanc lkelerden ie ya
rar gnlller bulma olana pek yok. Bence bu i iin Trk ya
kalamak ya da satn almak daha uygun olur"; kukusuz burada
kastedilen, korsanlarn btn ganimetlerini seve seve ve d
zenli biimde sattklar Malta pazarlardr. Krek mahkm-
luu olmasayd XIV. Louis dneminin bozuk sistemi her halde
uzun sre yaayamazd. Belki de bu dzenin uzayp gitmesi
krek mahkmlar yznden oldu, nk bunlar hapsedecek
daha uygun bir yer yoktu. Kadrgalar ideal bir srgn yeri,
mkemmel bir cezaevi ilevi gryordu; Venedik'in "Piom-
bi"lerinden daha kullanl birer merkez cezaevi.
Kadrgalarn baka kusurlar da vard: Masraflar ard,
gemide yaayan bir sr adam yznden toplara yer kalmyor
du, oysa toplar gitgide nem kazanyor ve daha geni bir alana
ihtiya gsteriyordu; ayrca kadrgalar durgun yaz denizleri
iin yaplm teknelerdi. Bunlar kn kullanmak isteyenlerin
tehlikeyi gze almalar gerekirdi (pek gl olmayan filolar
bu taktii kullanr, sert dalgal deniz onlar dmann kar
saldrsndan korurdu). Teknenin harap olmas, forsa takm
47
nn gsz kalmas ya da gemilerin batmas gibi tehlikelerdi
bunlar; bir iki saat iinde btn bir filo yok olabilirdi. 1562 yl
Ekim aynda Herradura krfezinde spanyol kadrgalar
byle bir felkete uramlard. Bu durumda tek teselli, ola
nak varsa toplan kurtarmakt.
Ticaret gemilerine, korsanlardan korunmalar iin top yer
letirilmeye balannca, tka basa insan ykl kadrgalar, on
lar iin ideal bir hedef oldu. 1607'de Hollandallar'n
"yuvarlak gemileri, Cebelitark Boazn kapatmak isteyen
spanyol kadrgalarn darmadan ettiler. Artk gerek sava
gemisi olarak yelkenli yuvarlak gemiler ann almas ge
rekiyordu ama bu da zaman ald. Yuvarlak tekne kendini he
men kabul ettiremedi; nk onun da zayf noktalan vard. yi
silhlandrlm bir gemi rzgr kesilip de durgun deniz
zerinde hareket edemez duruma dt m kadrgalar bu
kmldayamayan dmana yaklar, onun at alanndaki l
noktalar seer ve evresinde dnerek keyiflerine gre ya atee
verir ya da teslim olmaya zorlarlard.
Yine de 1620ye doru kadrga ikinci sraya dt. O tarih
lerde Cezayir'de yerlemi olan kuzeyli dnmeler, uzun sefer
yelkenlilerini kullanmaya baladlar. Akdeniz batanbaa
onlarn av alan durumuna geldi. Ve bu mavi gzl sar sal
"Berberiler Cebelitark Boaz'n geerek Cadiz ve Lizbon
yollarnda pusular kurdular, zlanda'ya kadar uzandlar ve
ngiliz limanlarnn ya da HollandalI tccarlarn gizli yar
dmlaryla Kuzey denizinde korsanlk yaptlar. Bu arada Tu-
lon'da, Venedik'te hatta Cezayir'de bile hl kadrgalar
vard. 1798'de Napolyon Bonapart' Msr'a gtren filo, yolu
nun stnde bulunan Malta adasn ald zaman krmz
krekli kadrgalar La Valetta limannda demirliydiler. An
cak bunlar son kalntlard, ne Ebukir'de (1 Austos 1798), ne
Cebelitark yaknnda Trafalgar'da, kadrgalar artk sava
grevi almayacaklard.
Bu tarihte artk yelkenli tekne oktan birinci plana
kmtr. Bu tekneler iki eittir: Bir yanda ticaret gemileri,
br yanda uzun yol gemileri. Uzun yol gemileri yuvarlak tek
ne ile uzun teknenin kaynamasndan domutur. Bu mkemmel
teknelerin atalar herhalde Venedik ektirileriydi. Bunlar
gelecein uzun yol gemileri gibi ince uzun ve csseli teknelerdi,
fakat dar gvdeli kadrgalardan daha genitiler. ok ar ol
duklar ve ok sayda top tadklar iin hareket kolayl
ndan yoksundular, ancak yzen bir kale gibi ate gleri
yksekti. nebaht'da Don Juan de Austria'nn kadrga
hattnn nnde bu ar tekneler yer alm ve ilk karla
mada Trk kadrgalarn bozguna uratmlard. Fakat tek
bana ele alndnda ok heyecan verici olan bu baar da
abuk sonu vermedi. nk dnyann teki denizlerinde de
grld gibi Akdeniz'de teknelerin biim deitirmeleri ok
yava oldu. Gerekte 18. yzyl sonunda ada devletlerin
zenginlii, hrs ve lgnl olmasayd, zerinde yzden faz
la top tayan, ahap gvdeleri bakr levhalarla korunan,
herbiri bir denizcilik harikas olan ama korkun pahal o ge
miler ortaya kmazd.
Gemiler ve Ormanlar
Ahap gemiler acaba yava yava Akdeniz'in ormanlarn
tkettiler mi? Ne denirse densin bu ormanlar ok yerde zaman
la clzlam, yerlerini ancak ocak tututurmaya ya da frn
kzdrmaya yarayan allklara, fundalklara, kokulu bodur
aalklara brakmtr. Bunlar ya maki eklini alp topra
tamamen kaplar ya da Gney Fransa'daki gibi seyrek aa
lklar halinde grlr. Ormanlar bu hale getiren, ayn zaman
da onlarn dzensiz kullanlmasdr; ev yapmak, snmak iin
aalar kesilmi, ormanlar s gerektiren endstri alannda
49
nn gsz kalmas ya da gemilerin batmas gibi tehlikelerdi
bunlar; bir iki saat iinde btn bir filo yok olabilirdi. 1562 yl
Ekim aynda Herradura krfezinde spanyol kadrgalar
byle bir felkete uramlard. Bu durumda tek teselli, ola
nak varsa toplan kurtarmakt.
Ticaret gemilerine, korsanlardan korunmalar iin top yer
letirilmeye balannca, tka basa insan ykl kadrgalar, on
lar iin ideal bir hedef oldu. 1607'de Hollandallar'n
"yuvarlak gemileri, Cebelitark Boazn kapatmak isteyen
spanyol kadrgalarn darmadan ettiler. Artk gerek sava
gemisi olarak yelkenli yuvarlak gemiler ann almas ge
rekiyordu ama bu da zaman ald. Yuvarlak tekne kendini he
men kabul ettiremedi; nk onun da zayf noktalan vard. yi
silhlandrlm bir gemi rzgr kesilip de durgun deniz
zerinde hareket edemez duruma dt m kadrgalar bu
kmldayamayan dmana yaklar, onun at alanndaki l
noktalar seer ve evresinde dnerek keyiflerine gre ya atee
verir ya da teslim olmaya zorlarlard.
Yine de 1620ye doru kadrga ikinci sraya dt. O tarih
lerde Cezayir'de yerlemi olan kuzeyli dnmeler, uzun sefer
yelkenlilerini kullanmaya baladlar. Akdeniz batanbaa
onlarn av alan durumuna geldi. Ve bu mavi gzl sar sal
"Berberiler Cebelitark Boaz'n geerek Cadiz ve Lizbon
yollarnda pusular kurdular, zlanda'ya kadar uzandlar ve
ngiliz limanlarnn ya da HollandalI tccarlarn gizli yar
dmlaryla Kuzey denizinde korsanlk yaptlar. Bu arada Tu-
lon'da, Venedik'te hatta Cezayir'de bile hl kadrgalar
vard. 1798'de Napolyon Bonapart' Msr'a gtren filo, yolu
nun stnde bulunan Malta adasn ald zaman krmz
krekli kadrgalar La Valetta limannda demirliydiler. An
cak bunlar son kalntlard, ne Ebukir'de (1 Austos 1798), ne
Cebelitark yaknnda Trafalgar'da, kadrgalar artk sava
grevi almayacaklard.
Bu tarihte artk yelkenli tekne oktan birinci plana
kmtr. Bu tekneler iki eittir: Bir yanda ticaret gemileri,
br yanda uzun yol gemileri. Uzun yol gemileri yuvarlak tek
ne ile uzun teknenin kaynamasndan domutur. Bu mkemmel
teknelerin atalar herhalde Venedik ektirileriydi. Bunlar
gelecein uzun yol gemileri gibi ince uzun ve csseli teknelerdi,
fakat dar gvdeli kadrgalardan daha genitiler. ok ar ol
duklar ve ok sayda top tadklar iin hareket kolayl
ndan yoksundular, ancak yzen bir kale gibi ate gleri
yksekti. nebaht'da Don Juan de Austria'nn kadrga
hattnn nnde bu ar tekneler yer alm ve ilk karla
mada Trk kadrgalarn bozguna uratmlard. Fakat tek
bana ele alndnda ok heyecan verici olan bu baar da
abuk sonu vermedi. nk dnyann teki denizlerinde de
grld gibi Akdeniz'de teknelerin biim deitirmeleri ok
yava oldu. Gerekte 18. yzyl sonunda ada devletlerin
zenginlii, hrs ve lgnl olmasayd, zerinde yzden faz
la top tayan, ahap gvdeleri bakr levhalarla korunan,
herbiri bir denizcilik harikas olan ama korkun pahal o ge
miler ortaya kmazd.
Gemiler ve Ormanlar
Ahap gemiler acaba yava yava Akdeniz'in ormanlarn
tkettiler mi? Ne denirse densin bu ormanlar ok yerde zaman
la clzlam, yerlerini ancak ocak tututurmaya ya da frn
kzdrmaya yarayan allklara, fundalklara, kokulu bodur
aalklara brakmtr. Bunlar ya maki eklini alp topra
tamamen kaplar ya da Gney Fransa'daki gibi seyrek aa
lklar halinde grlr. Ormanlar bu hale getiren, ayn zaman
da onlarn dzensiz kullanlmasdr; ev yapmak, snmak iin
aalar kesilmi, ormanlar s gerektiren endstri alannda
49
kullanlm ya da tarla amak iin harcanm, bir sre sonra da
bu topraklar verimsiz olduklar iin terkedilmitir.
Bu orman kymnn en byk sorumlularndan biri olan ge
miler de sonunda bu oyuna kurban gitmediler mi? Bir gn geldi
Kalabria ormanlar, Monte Gargano'nun meeleri, Ragusa ya
da Napoli kylarndaki gemi antiyelerine yetimez oldu. Si
cilyalI esiz tarihi Carmelo Trasselli, ormanlarn azal
masnn ve buna bal olarak kerestenin pahallamasnn 16.
ve zellikle 17. yzyllarda Akdeniz'in gerilemesinin birok
nedenlerinden biri olduunu ileri srer. O tarihlerde Venedik
liler, hatta Malta valyeleri gemilerini Hollanda'dan satn
almaktadrlar.
Geree ok yakn olan bu aklama, Maurice Lombardn 11.
yzyln Mslman Akdenizi'ndeki kereste ve aa sknts
ile ilgili dncelerini aklmza getirir: Akdeniz'e egemen
olan Mslmanlar, aa yokluu yznden onu ellerinden
karmlardr. Ayn nedenler ayn sonular dourduundan,
birka yzyl sonra "Ponant"n Hristiyan Akdenizi de ege
menlii ngiliz ve Hollandallar'a kaptrr.
Akdeniz, Yollar Demektir
Akdeniz demek, birbirine bal deniz ve kara yollar de
mektir; el ele vermi kk, orta, byk kentler ve yollar, bitip
tkenmeyen yollar, ksacas bir gidi geli, btn bir ulam sis
temi demektir.
Bizim gzmzde Akdeniz kavram bu sistemle tamamlanr
ve bu kavram, deyimin ifade ettii en gl anlamyla, bir
hareketli mekndr. Deniz olsun kara olsun, yakn evrenin
kendisine salad, gnlk yaamnn temelinde bulunan
eylere, sz konusu bu hareket de kendi katklarn yapar.
* Ponant: Bat, (.n.)
50
Gnlk yaamn hzland lde hareketin katks gzle
grlr biimler alr. Yzyllar boyunca Toscana blgesi dn
yann en gzel krlarm oluturmutur. Horansa, Sicilya bu
day ile beslendii iin deil midir ki Toscana baclk ve zey
tincilikte uzmanlamtr? 14. yzyldan 16. yzyla kadar
Venedik, talya'nn ve herhalde Avrupa'nn da, ama kesin
likle Akdeniz'in en zengin kenti olmutur. nk Venedik o
an dolam sisteminin merkezindedir, bu sistem Akdeniz'in
btnn iine alr, Doudan ya da onun kadar nemli Hint
Okyanusundan gelen karabiber ve baharat almlarndan en
byk pay kendine ayrmtr; ayrca bu deerli maddelerin
Bat'ya ve zellikle Avrupa'nn en byk tketicisi Alman
ya'ya satn yapan en gl aracdr. Venedik nerdeyse Al
man tccarlarn "Fondaco dei Tedeschi" adl byk yapya
kapatmtr, tpk slm lkelerinin Venedik'i Dou'nun
"Fonduk"larna balad gibi. Venedik'i dndren konu
kendi deniz ticaretine Almanlar'n dorudan katlmalarn
nlemektir. Venedik byk bir kskanlkla kendi av alanm
korumak, onu sadece kendi vatandalarna, ierdeki ve dar-
daki Venediklilere ("de intus et de extra") kullandrmak
peindedir.
Akdeniz yollarnn, bu idenizin kentler ve tccarlar ta
rafndan iletilen alanlarm nasl snrsz lde bytm
olduu bylece grlyor. Uzak in'i adalar iin kefeden
bir Akdenizli'dir: Marco Polo Venedik'e 1296'da dner. 1492'de
Amerika'y kefeden de Akdenizli Kristof Kolomb'dur. 13.
yzylda Champagne blgesindeki panayrlar talyan tccar
larn elindedir ve iki yzyl sonra Lyon panayrlar da bun
larn eline geer; bu panayrlarda, btn Avrupa'nn serveti bir
anda el deitirmitir. Alman kentleri, Nrnberg, Ulm, Frank
furt, Augsburg, zellikle de Augsburg, hem talya'nn mez
leridir hem de onunla yar halindedirler. Brugges ve Londra
kentlerinde, 14. yzyldan bu yana talyan tccar bankaclar
51
kullanlm ya da tarla amak iin harcanm, bir sre sonra da
bu topraklar verimsiz olduklar iin terkedilmitir.
Bu orman kymnn en byk sorumlularndan biri olan ge
miler de sonunda bu oyuna kurban gitmediler mi? Bir gn geldi
Kalabria ormanlar, Monte Gargano'nun meeleri, Ragusa ya
da Napoli kylarndaki gemi antiyelerine yetimez oldu. Si
cilyalI esiz tarihi Carmelo Trasselli, ormanlarn azal
masnn ve buna bal olarak kerestenin pahallamasnn 16.
ve zellikle 17. yzyllarda Akdeniz'in gerilemesinin birok
nedenlerinden biri olduunu ileri srer. O tarihlerde Venedik
liler, hatta Malta valyeleri gemilerini Hollanda'dan satn
almaktadrlar.
Geree ok yakn olan bu aklama, Maurice Lombardn 11.
yzyln Mslman Akdenizi'ndeki kereste ve aa sknts
ile ilgili dncelerini aklmza getirir: Akdeniz'e egemen
olan Mslmanlar, aa yokluu yznden onu ellerinden
karmlardr. Ayn nedenler ayn sonular dourduundan,
birka yzyl sonra "Ponant"n Hristiyan Akdenizi de ege
menlii ngiliz ve Hollandallar'a kaptrr.
Akdeniz, Yollar Demektir
Akdeniz demek, birbirine bal deniz ve kara yollar de
mektir; el ele vermi kk, orta, byk kentler ve yollar, bitip
tkenmeyen yollar, ksacas bir gidi geli, btn bir ulam sis
temi demektir.
Bizim gzmzde Akdeniz kavram bu sistemle tamamlanr
ve bu kavram, deyimin ifade ettii en gl anlamyla, bir
hareketli mekndr. Deniz olsun kara olsun, yakn evrenin
kendisine salad, gnlk yaamnn temelinde bulunan
eylere, sz konusu bu hareket de kendi katklarn yapar.
* Ponant: Bat, (.n.)
50
Gnlk yaamn hzland lde hareketin katks gzle
grlr biimler alr. Yzyllar boyunca Toscana blgesi dn
yann en gzel krlarm oluturmutur. Horansa, Sicilya bu
day ile beslendii iin deil midir ki Toscana baclk ve zey
tincilikte uzmanlamtr? 14. yzyldan 16. yzyla kadar
Venedik, talya'nn ve herhalde Avrupa'nn da, ama kesin
likle Akdeniz'in en zengin kenti olmutur. nk Venedik o
an dolam sisteminin merkezindedir, bu sistem Akdeniz'in
btnn iine alr, Doudan ya da onun kadar nemli Hint
Okyanusundan gelen karabiber ve baharat almlarndan en
byk pay kendine ayrmtr; ayrca bu deerli maddelerin
Bat'ya ve zellikle Avrupa'nn en byk tketicisi Alman
ya'ya satn yapan en gl aracdr. Venedik nerdeyse Al
man tccarlarn "Fondaco dei Tedeschi" adl byk yapya
kapatmtr, tpk slm lkelerinin Venedik'i Dou'nun
"Fonduk"larna balad gibi. Venedik'i dndren konu
kendi deniz ticaretine Almanlar'n dorudan katlmalarn
nlemektir. Venedik byk bir kskanlkla kendi av alanm
korumak, onu sadece kendi vatandalarna, ierdeki ve dar-
daki Venediklilere ("de intus et de extra") kullandrmak
peindedir.
Akdeniz yollarnn, bu idenizin kentler ve tccarlar ta
rafndan iletilen alanlarm nasl snrsz lde bytm
olduu bylece grlyor. Uzak in'i adalar iin kefeden
bir Akdenizli'dir: Marco Polo Venedik'e 1296'da dner. 1492'de
Amerika'y kefeden de Akdenizli Kristof Kolomb'dur. 13.
yzylda Champagne blgesindeki panayrlar talyan tccar
larn elindedir ve iki yzyl sonra Lyon panayrlar da bun
larn eline geer; bu panayrlarda, btn Avrupa'nn serveti bir
anda el deitirmitir. Alman kentleri, Nrnberg, Ulm, Frank
furt, Augsburg, zellikle de Augsburg, hem talya'nn mez
leridir hem de onunla yar halindedirler. Brugges ve Londra
kentlerinde, 14. yzyldan bu yana talyan tccar bankaclar
51
egemendir; bu ayn zamanda uzak ve doyumsuz denizin egemen-
liidir.
Demek dar anlamda Akdeniz'i daha byk bir Akdeniz er-
evelemekte ve onun sesini uzaklara yanstmaktadr. Bylece
uzaklara yansyan idenizin sadece ekonomik yaam deil
dir: Uygarlklar, deiken renkli kltr hareketleri de yans
maktadr. Rnesans Floransa'dan yaylacaktr. Romadan ve
muzaffer Ispanya'dan kan barok sanat, kuzeyin protestan
lkelerini ve btn Avrupa'y kaplayacaktr. Tpk stanbul
camilerinin, zellikle Sleymaniye'nin ran ve Hindistan'da
taklit edildii gibi.
Bu byk Akdeniz'in ky eritlerinde, onun kendine zg
byklnn ve aydnlnn izleri vardr. Bylelikle Akde
niz'in gemii ile ilgili ve ilk bakta zmsz gibi grnen
birok sorun burada kendiliinden zme kavuur.
Dnyann en gzel caddesi olan Canale Grande boyunca ya
da dnyann en gzel meydan olan San Marco'da karmza
kan ve hem dnce, hem gerek olarak iinde yaadmz bu
lks, bu atafat ancak uzaklarda gerekletirilen bir smr ile
aklanabilir. nk yakn blgelerin ve Adriyatik evresin
deki kk limanlarn smrs yeterli olamazd. Ucu uzakla
ra giden Akdenizin, slm aracl ile Uzak Dou'ya dek va
ran antenleriyle salanan bir ticaretin verimi gerekliydi.
sann gk katma kt gn olan Sensa yortusunda Venedik
Dukas'nn denizle temsili olarak evlenmesi, sadece gzel,
grkemli bir gsteri ya da bir simge deil, bir gerektir. Duka
bu dnde tkenmez bir servet kayna olan en byk Akde
niz'le evlenmektedir.
Akdeniz'in gerilemesi, bunalmlar, skntlar, onun iinde
gelien, onu aan, evresini kaplayan ve yzyllar boyunca
gcne g katan dolam anda ortaya kan aksaklklardan,
yetersizliklerden, atlamalardan baka bir ey deildir. Ka
derin Akdeniz'e oynad ilk oyun Vasco da Gama'nn 1498'de
52
yapt uzun keif gezisidir. Ama o bu sarsntya dayanacak
tr. Gerilemenin iyice ortaya kmas, 1620'den sonra ngiliz ve
Hollandallarn Akdenizin uzaklarla olan balant yolla
rn kesip asl pazarlarn ele geirmesinden sonrasna rastlar.
Bu, uzun sreli bir kopma getirir. Peki, kesin bir kopma mdr
bu? ok zaman sonra, yzyllar sren bir kendi kabuuna ekil
meden sonra, Svey Kanalnm almas bile (1869) bu ko
nuya dneceiz Akdeniz'in eski bolluunu, hele hele eski
stnln geri getirmeyecektir. nk artk ngiltere dnya
ya rakipsiz egemendir. 16. yzylda yabanclarn ele geirdii
Akdeniz, eski sahiplerine geri verilemez.
53
egemendir; bu ayn zamanda uzak ve doyumsuz denizin egemen-
liidir.
Demek dar anlamda Akdeniz'i daha byk bir Akdeniz er-
evelemekte ve onun sesini uzaklara yanstmaktadr. Bylece
uzaklara yansyan idenizin sadece ekonomik yaam deil
dir: Uygarlklar, deiken renkli kltr hareketleri de yans
maktadr. Rnesans Floransa'dan yaylacaktr. Romadan ve
muzaffer Ispanya'dan kan barok sanat, kuzeyin protestan
lkelerini ve btn Avrupa'y kaplayacaktr. Tpk stanbul
camilerinin, zellikle Sleymaniye'nin ran ve Hindistan'da
taklit edildii gibi.
Bu byk Akdeniz'in ky eritlerinde, onun kendine zg
byklnn ve aydnlnn izleri vardr. Bylelikle Akde
niz'in gemii ile ilgili ve ilk bakta zmsz gibi grnen
birok sorun burada kendiliinden zme kavuur.
Dnyann en gzel caddesi olan Canale Grande boyunca ya
da dnyann en gzel meydan olan San Marco'da karmza
kan ve hem dnce, hem gerek olarak iinde yaadmz bu
lks, bu atafat ancak uzaklarda gerekletirilen bir smr ile
aklanabilir. nk yakn blgelerin ve Adriyatik evresin
deki kk limanlarn smrs yeterli olamazd. Ucu uzakla
ra giden Akdenizin, slm aracl ile Uzak Dou'ya dek va
ran antenleriyle salanan bir ticaretin verimi gerekliydi.
sann gk katma kt gn olan Sensa yortusunda Venedik
Dukas'nn denizle temsili olarak evlenmesi, sadece gzel,
grkemli bir gsteri ya da bir simge deil, bir gerektir. Duka
bu dnde tkenmez bir servet kayna olan en byk Akde
niz'le evlenmektedir.
Akdeniz'in gerilemesi, bunalmlar, skntlar, onun iinde
gelien, onu aan, evresini kaplayan ve yzyllar boyunca
gcne g katan dolam anda ortaya kan aksaklklardan,
yetersizliklerden, atlamalardan baka bir ey deildir. Ka
derin Akdeniz'e oynad ilk oyun Vasco da Gama'nn 1498'de
52
yapt uzun keif gezisidir. Ama o bu sarsntya dayanacak
tr. Gerilemenin iyice ortaya kmas, 1620'den sonra ngiliz ve
Hollandallarn Akdenizin uzaklarla olan balant yolla
rn kesip asl pazarlarn ele geirmesinden sonrasna rastlar.
Bu, uzun sreli bir kopma getirir. Peki, kesin bir kopma mdr
bu? ok zaman sonra, yzyllar sren bir kendi kabuuna ekil
meden sonra, Svey Kanalnm almas bile (1869) bu ko
nuya dneceiz Akdeniz'in eski bolluunu, hele hele eski
stnln geri getirmeyecektir. nk artk ngiltere dnya
ya rakipsiz egemendir. 16. yzylda yabanclarn ele geirdii
Akdeniz, eski sahiplerine geri verilemez.
53
AFAK
"lk uygarlklarn" Yakn Douda, dou Akdeniz'de mey
dana ktm herkes bilir, herkes syler. Ama bunu salayan
ncelikle deniz deildir. Akdeniz binlerce yl llerden daha
bo, daha tenha kald, daha erken alarda kylarnda ya
amlarn srdrmeye balayan insanlar arasnda ba deil,
engel oldu.
Bununla birlikte, sallarn ve aa ktnden oyma ilkel
teknelerin erkenden kullanlmaya baladklarn da kantla
ryla biliyoruz; yoksa tama ileri gerekleemezdi. rnein,
Kk Asya'da insan trnn grnmeye balamasndan bu
yana her zaman bir ada olarak tannan Kbrsa insanlarn ne
zaman ayak bastklarn tam olarak bilmiyoruz, ama .. 6.
binylda Kbrs'n alet yapmakta kullanlan kara akik denen
maddeyi Anadolu'dan getirttiini biliyoruz. Buna benzer
baka rnekler de var: lk kez .. 5000 yllarnda insan iga
line urayan Malta adas, kendisinde bulunmayan kymetli
talar Sicilya'dan salyordu. Kara akik de bunlar arasn
dadr. Ama dzenli gidi gelileri, srekli ilikileri belirten
bir iaret yok. Geri insanolu erkenden, ksa yolculuklarla de
niz engelini at ama bu bir sreklilik gstermedi. Geni apta
al verilere, gidi gelilere sahne olan deniz alan uzun sre
kullanlmad. Akdeniz uygarl ilk admlarn denizden
uzaklarda, onun katks olmadan att.
Yakn Dou' daki Devrimler
Tarmn kefi tarihin balangcdr, yani neolitik devrim:
54
Radyokarbonla tarih belirleme yntemleri yardmyla neoli
tik devrimin sa'dan 9000 yl ncesine doru baladn ve bir
ka binyl kapsadn reneli ok olmad. nsanlk tarihi
nin bu byk duraksamas uzun zaman ald. Ama aralarnda
iyi kt baz balantlar bulunan eitli kaynaklardan besle
nen bu duraklama, tahln bunlar uzun sre yabani bitkiler
olarak kullanldktan sonra ekilip biilmeye baland evcil
hayvanlarn, meyve aalarn, aletlerini ve yerleik dzen
alkanlrklarm temel alarak geliti.
Bu, tarmn neden daha kolay ekilip biilebilecei iin akla
ilk gelen ovalarda deil de Suriye l boyunca uzanan yksek
topraklarda ya da Anadolu'nun ve ran'n engebeli yayla
larnda domu olduunu aklar: Koyunun, keinin, bykba
hayvanlarn ve domuzun, bir de yabani budaygillerin doal
yerleim yeri 600-900 metre yksekliinde olan bu topraklar
dr; bu yre iin bol saylabilecek sularn, kuzey tepelerinin g
neye ve batya dnk yamalarndan akp gittii topraklar da
bu topraklardr. Tarihilerin Bereketli Hill dedikleri bu
yrede, tarm, ayrcalkl blgeden kalkarak uzun yolculu
una balamtr: Zagros'un bat vadi ve yamalar, Trk Me-
zopotamyas'nn dalk kesimi ve Anadolu yaylasnn gneyi.
Tarm denince insann aklna toplu yerleme, kkleme ge
lir. Bu konuda yine radyokarbonun ortaya kard beklenme
dik olay, .. 8. binyldan balayarak, yalnz bykl kkl
kylerin deil, kent adn alabilecek younlukta olan, ama bir
Mezopotamya ya da Msr sitesinin rgtlenii ile ilgisi bulun
mayan yerleme biimlerinin var olmasdr. Bylece Jane Ja-
cobs'un bu alandaki devrimci ve inandrc savlar kar kar
mza (The Economy of Cities, 1969). Ona gre prehistorya a
nn boluunda ya da Avrupallar'ca fethinden sonra, Yeni
Dnyann u veya bu blgesinde, kentlerin kylerle ayn za
manda, hatta belki de onlardan nce doup yaamaya bala
m olmalar normaldir, manta da uygundur. Eriha, atal-
55
AFAK
"lk uygarlklarn" Yakn Douda, dou Akdeniz'de mey
dana ktm herkes bilir, herkes syler. Ama bunu salayan
ncelikle deniz deildir. Akdeniz binlerce yl llerden daha
bo, daha tenha kald, daha erken alarda kylarnda ya
amlarn srdrmeye balayan insanlar arasnda ba deil,
engel oldu.
Bununla birlikte, sallarn ve aa ktnden oyma ilkel
teknelerin erkenden kullanlmaya baladklarn da kantla
ryla biliyoruz; yoksa tama ileri gerekleemezdi. rnein,
Kk Asya'da insan trnn grnmeye balamasndan bu
yana her zaman bir ada olarak tannan Kbrsa insanlarn ne
zaman ayak bastklarn tam olarak bilmiyoruz, ama .. 6.
binylda Kbrs'n alet yapmakta kullanlan kara akik denen
maddeyi Anadolu'dan getirttiini biliyoruz. Buna benzer
baka rnekler de var: lk kez .. 5000 yllarnda insan iga
line urayan Malta adas, kendisinde bulunmayan kymetli
talar Sicilya'dan salyordu. Kara akik de bunlar arasn
dadr. Ama dzenli gidi gelileri, srekli ilikileri belirten
bir iaret yok. Geri insanolu erkenden, ksa yolculuklarla de
niz engelini at ama bu bir sreklilik gstermedi. Geni apta
al verilere, gidi gelilere sahne olan deniz alan uzun sre
kullanlmad. Akdeniz uygarl ilk admlarn denizden
uzaklarda, onun katks olmadan att.
Yakn Dou' daki Devrimler
Tarmn kefi tarihin balangcdr, yani neolitik devrim:
54
Radyokarbonla tarih belirleme yntemleri yardmyla neoli
tik devrimin sa'dan 9000 yl ncesine doru baladn ve bir
ka binyl kapsadn reneli ok olmad. nsanlk tarihi
nin bu byk duraksamas uzun zaman ald. Ama aralarnda
iyi kt baz balantlar bulunan eitli kaynaklardan besle
nen bu duraklama, tahln bunlar uzun sre yabani bitkiler
olarak kullanldktan sonra ekilip biilmeye baland evcil
hayvanlarn, meyve aalarn, aletlerini ve yerleik dzen
alkanlrklarm temel alarak geliti.
Bu, tarmn neden daha kolay ekilip biilebilecei iin akla
ilk gelen ovalarda deil de Suriye l boyunca uzanan yksek
topraklarda ya da Anadolu'nun ve ran'n engebeli yayla
larnda domu olduunu aklar: Koyunun, keinin, bykba
hayvanlarn ve domuzun, bir de yabani budaygillerin doal
yerleim yeri 600-900 metre yksekliinde olan bu topraklar
dr; bu yre iin bol saylabilecek sularn, kuzey tepelerinin g
neye ve batya dnk yamalarndan akp gittii topraklar da
bu topraklardr. Tarihilerin Bereketli Hill dedikleri bu
yrede, tarm, ayrcalkl blgeden kalkarak uzun yolculu
una balamtr: Zagros'un bat vadi ve yamalar, Trk Me-
zopotamyas'nn dalk kesimi ve Anadolu yaylasnn gneyi.
Tarm denince insann aklna toplu yerleme, kkleme ge
lir. Bu konuda yine radyokarbonun ortaya kard beklenme
dik olay, .. 8. binyldan balayarak, yalnz bykl kkl
kylerin deil, kent adn alabilecek younlukta olan, ama bir
Mezopotamya ya da Msr sitesinin rgtlenii ile ilgisi bulun
mayan yerleme biimlerinin var olmasdr. Bylece Jane Ja-
cobs'un bu alandaki devrimci ve inandrc savlar kar kar
mza (The Economy of Cities, 1969). Ona gre prehistorya a
nn boluunda ya da Avrupallar'ca fethinden sonra, Yeni
Dnyann u veya bu blgesinde, kentlerin kylerle ayn za
manda, hatta belki de onlardan nce doup yaamaya bala
m olmalar normaldir, manta da uygundur. Eriha, atal-
55
hyk bu "neolitik" yerleimlerin iki rneidir: .. 7. bin-
ylda Eriha'da en azndan 2000 kii yayordu, atalhykn
bitiik evleri 15 hektara yaylmt ve kent iinde dolamak
iin evlerin duvarlarndaki yumurta biimi geitleri ve teras
lar kullanmak gerekiyordu.
Bu "ilkel kentler" an dzenleyici merkezleridir. Geni
apta bir al veri hareketinin hem balangc hem devam
drlar. Eriha tuz ve zift ihra eder, ithal ettikleri arasnda
Anadolu'dan gelen kara akik, Sina'dan gelen firuze, Kzl De-
niz'den gelen deerli deniz kabuklar vardr. atalhyk kara
akik karlnda Suriye'den akmak ta alr, Akdenizden
byk lde deniz kabuu, eit eit talar, su mermeri ve
mermer ithal eder. Deerli talar, sedef ve bakr ss eyas,
ince kumalar, anak mlek ve benzeri konularda el sanatlar
gelimitir. atalhyk'e ok yakn Pamphylia ovas ise ayn
dnemde kltrel adan ok geri kalmtr. Ekonomik canll
n belirtisi olan yaratclk atalhykte kendini btn gc
ile gstermitir.
Oysa hazrlk dneminde bulunan uygarln esas birikim
yeri Msrla beraber aa Mezopotamya olacaktr, yani ova.
nk byk bir uygarlk, geni apta bir dolam hareketi ol
mazsa yaayamaz; nehirlerin Frat, Dicle, Nil sular da
nehir tamaclnn hzla gelimesini salamtr. Nehir
kayklarnn ksa srede Basra krfezinin, Hint okyanusunun,
Kzl Deniz'in veya Akdeniz'in tuzlu sularna almas artk
iten deildir. Bu bir mucizenin balangcdr. Eya, mal, tek
nik her ey artk yava yava deniz yoluyla tanmaya
balanacak, bu da Akdeniz'in yaamnn balangc olacaktr.
lk Gemiler, lk Uygarlklar
Dicle ve Frat zerindeki tamacln Mezopotamya'nn
56
bymesinde ve zenginlemesinde birinci planda rol oynad
rahatlkla ileri srlebilir. (Nehir zerinde kullanlan ka
yklarn en byk yardmcs, iirilmi ve birbirlerine balan
m tulumlardan yaplan sallar oldu. Bunlara yklenen eya
aknt boyunca tanr, i bitince havas boaltlan bu tulumlar
eek srtnda geri gnderilirdi.) Bu nehirler zerindeki ta
maclk hem eitli rnlerin dalk ve ovalk blgeler ara
snda ekonomik dalmn salam, hem de bamsz olan ve
yle kalmak isteyen kentler arasndaki ilikileri yrtmtr.
Bugn bile Frat zerinde gidip gelen kayklara, nehrin yaygn
sularna, uzun sre bataklk halinde kalm engebesiz kyla
rna bakmak, Ninova saraynn o esiz alak kabartmalarnda
grlen balklar, su aygrlarn ve kamtan sandallar kafa
mzda yeniden canlandrmak iin yeterlidir. Fakat Mezopo
tamya Akdeniz kylarndan uzaktr; anladmz kadaryla
Mezopotamya, Kzl Deniz ve Basra krfezine almtr, ama
biz bu konuda pek az ey biliyoruz. Mezopotamya Akdeniz'in
ilk tarihinin arka planmdadr.
Buna karlk Msr gemileri bu idenizin tarihinde birinci
plandadr. lk piramitlerin alak kabartmalarnda, birbirle
rine bal papirs demetlerinden yaplm, ba ve k kalkk
Mezopotamya kayklarn biraz andran, su yzeyinin hemen
altndaki kumluklardan ve ok sayda bataklktan rahata
geecek ekilde yaplm, altlan dz gemiler grrz.
Az zaman sonra ilkel kamlarn yerini aa kalaslar, yu
kar Msrdan gelmi incir veya akasya ktkleri, Lbnan ser
visi alacaktr. Bu ksa ve enli kalaslar birbirlerine skca
balanr. Kalkk ba ve k bir halatla birletirilmi bu
omurgasz tekneler malzeme bakmndan aka ilkel kayk
lara benzerler. Bu gemiler mezar duvarlarnda ska grlen
kara ve balk av sahnelerinde ok kullanlan bir ayrntdr;
ayrca llerin son konaklarna tanmasnda da kullanlr.
Gemicilik Nil'de de Frat'taki kadar gelimitir, ayrca bir
57
hyk bu "neolitik" yerleimlerin iki rneidir: .. 7. bin-
ylda Eriha'da en azndan 2000 kii yayordu, atalhykn
bitiik evleri 15 hektara yaylmt ve kent iinde dolamak
iin evlerin duvarlarndaki yumurta biimi geitleri ve teras
lar kullanmak gerekiyordu.
Bu "ilkel kentler" an dzenleyici merkezleridir. Geni
apta bir al veri hareketinin hem balangc hem devam
drlar. Eriha tuz ve zift ihra eder, ithal ettikleri arasnda
Anadolu'dan gelen kara akik, Sina'dan gelen firuze, Kzl De-
niz'den gelen deerli deniz kabuklar vardr. atalhyk kara
akik karlnda Suriye'den akmak ta alr, Akdenizden
byk lde deniz kabuu, eit eit talar, su mermeri ve
mermer ithal eder. Deerli talar, sedef ve bakr ss eyas,
ince kumalar, anak mlek ve benzeri konularda el sanatlar
gelimitir. atalhyk'e ok yakn Pamphylia ovas ise ayn
dnemde kltrel adan ok geri kalmtr. Ekonomik canll
n belirtisi olan yaratclk atalhykte kendini btn gc
ile gstermitir.
Oysa hazrlk dneminde bulunan uygarln esas birikim
yeri Msrla beraber aa Mezopotamya olacaktr, yani ova.
nk byk bir uygarlk, geni apta bir dolam hareketi ol
mazsa yaayamaz; nehirlerin Frat, Dicle, Nil sular da
nehir tamaclnn hzla gelimesini salamtr. Nehir
kayklarnn ksa srede Basra krfezinin, Hint okyanusunun,
Kzl Deniz'in veya Akdeniz'in tuzlu sularna almas artk
iten deildir. Bu bir mucizenin balangcdr. Eya, mal, tek
nik her ey artk yava yava deniz yoluyla tanmaya
balanacak, bu da Akdeniz'in yaamnn balangc olacaktr.
lk Gemiler, lk Uygarlklar
Dicle ve Frat zerindeki tamacln Mezopotamya'nn
56
bymesinde ve zenginlemesinde birinci planda rol oynad
rahatlkla ileri srlebilir. (Nehir zerinde kullanlan ka
yklarn en byk yardmcs, iirilmi ve birbirlerine balan
m tulumlardan yaplan sallar oldu. Bunlara yklenen eya
aknt boyunca tanr, i bitince havas boaltlan bu tulumlar
eek srtnda geri gnderilirdi.) Bu nehirler zerindeki ta
maclk hem eitli rnlerin dalk ve ovalk blgeler ara
snda ekonomik dalmn salam, hem de bamsz olan ve
yle kalmak isteyen kentler arasndaki ilikileri yrtmtr.
Bugn bile Frat zerinde gidip gelen kayklara, nehrin yaygn
sularna, uzun sre bataklk halinde kalm engebesiz kyla
rna bakmak, Ninova saraynn o esiz alak kabartmalarnda
grlen balklar, su aygrlarn ve kamtan sandallar kafa
mzda yeniden canlandrmak iin yeterlidir. Fakat Mezopo
tamya Akdeniz kylarndan uzaktr; anladmz kadaryla
Mezopotamya, Kzl Deniz ve Basra krfezine almtr, ama
biz bu konuda pek az ey biliyoruz. Mezopotamya Akdeniz'in
ilk tarihinin arka planmdadr.
Buna karlk Msr gemileri bu idenizin tarihinde birinci
plandadr. lk piramitlerin alak kabartmalarnda, birbirle
rine bal papirs demetlerinden yaplm, ba ve k kalkk
Mezopotamya kayklarn biraz andran, su yzeyinin hemen
altndaki kumluklardan ve ok sayda bataklktan rahata
geecek ekilde yaplm, altlan dz gemiler grrz.
Az zaman sonra ilkel kamlarn yerini aa kalaslar, yu
kar Msrdan gelmi incir veya akasya ktkleri, Lbnan ser
visi alacaktr. Bu ksa ve enli kalaslar birbirlerine skca
balanr. Kalkk ba ve k bir halatla birletirilmi bu
omurgasz tekneler malzeme bakmndan aka ilkel kayk
lara benzerler. Bu gemiler mezar duvarlarnda ska grlen
kara ve balk av sahnelerinde ok kullanlan bir ayrntdr;
ayrca llerin son konaklarna tanmasnda da kullanlr.
Gemicilik Nil'de de Frat'taki kadar gelimitir, ayrca bir
57
de kolayl vardr, nk Msr'da dzenli esen rzgrda ge
miler akntya kar yelken aabilirler. br ynde ise tekneyi
akntya brakmak yeter. Kree ya da yedeklemeye daha
seyrek bavurulur. Bylece Nil, bu ve baka nedenlerle Msr'n
birlik ve zenginlik kaynadr. .. 25. yzylda granit, yukar
Msr'daki ocaklardan Menfise kadar Nil zerinde tanrd;
fildii, abanoz, deve kuu ty, deerli madenler ve zellikle
altnn bol bulunduu Nbye'ye de ancak Nil yoluyla ulalr
d. Bir sre sonra Koptos-Kuseyr yoluyla Kzldeniz'e kl
d, oradan da Pount lkesinden gelen gnlk, mrrsafi ve S-
ndan gelen bakr, firuze ve baka deerli talara ulald.
Btn bu zenginlikler firavun gcnn merkezi olan Aa M
sr'da topland. Msr, gereksinmelerini ya da isteklerini kar
layacak yollar bulmutu: Lbnan'dan sedir aac, Lut G-
l'nden zift, Suriye'den ya, daha sonralar arap.
Bylece Msr tarihinin balangc saylabilecek ada M
srla Suriye ve Lbnan kylar arasnda yolculuklar balam
oldu. nceleri bu seferleri belki firavunlar dzenledi. Fakat
.. 3. binyln ortasna doru artk Biblos ile Nil deltasndaki
limanlar arasnda gerek bir ticaret filosu kurulmutu; bunlar
Msr tipi teknelerdi ve herhalde masraflarn da Msr kar
lamaktayd; ama yine bu teknelerin Kenanllar'ca yaplm
veya monte edilmi olduklar dnlebilir. (Suriyeliler'e ve
Lbnanllar'a Kenanllar deniyordu.) Fenikeliler'in atalar
olan Kenanllar daha o zamandan denizci bir milletti; oysa
Msrl, yurdundan ayrlmaktan pek holanmazd; paras
olduundan, daha ok oturduu yerden ticareti sever, Akdeniz
ynn yelerdi. Bu konuda, bin yl sonrasyla ilgili hibir
kukuya yer yok: Teb kentinde bulunan, .. 15. yzyla ait bir
resimde, kendilerine zg giysiler iindeki Kenanllar gemi
lerinden Msr'a mal boaltrken gryoruz, bununla birlikte,
tekneler ayn yapda, Msr tipi, ba ve k neredeyse dik
ykseliyor ve grne gre omurga yok. Bunlar s sularda
58
alkantsz sefer yapmaya uygun teknelerdir; sular belli za
manlarda kabarnca Nil zerinde gidi geli darack yollara
skr ama ak denizin tehlikeleri burada yoktur.
2. binyln balarnda farkl bir anlaya dayanan baka
tipte gemiler ortaya kar: Ege halklarnn ihtiyalarna gre
tasarlanm olan bu hafif tekneler, yelken ve krek kullan
makta, karinal ve omurgal olduklarndan hem dalgalara
kar durabilmekte hem de suya daha fazla gmldklerinden
rzgrdan daha az etkilenmektedir. Fenike, Yunan ve Roma
gemilerinin dorudan atas olan bu Ege gemisi, denize ger
ekten uyarl ilk tama gemisidir. Bu tekne Akdeniz'in tari
hini hzlandrmtr.
Tarihin lk Tccar Akdeniz' i
Bylece 2. binyln banda denizci yetitiren, gemi yapan
iki blge ortaya kar: Lbnan kylar ve Ege adalar. Bura
larda Fenikeliler'in ve Yunanllarn atalar yaamaktadr.
Ege ve Kk Asya kylarnda, torunlar kadar alkan olan
bu insanlar kukusuz ticaretin ilk admlarn att bu Akde
niz'i yaratanlardr. Bu deniz, Akdeniz'in ancak yarsn iine
alr (dou kesimlerini), ama buras artk ekonomik birlie sa
hip bir mekn niteliini kazanmtr ve burada imdi eya
larn, tekniklerin, modalarn, zevklerin ve tabii insanlarn,
hatta diplomatik yazmalarn youn al verii balamtr.
' Bylece ortaya yepyeni bir durum kar, kozmopolit bir
kltr oluur ki bunda denizin kysnda olduu kadar or
tasnda gelimi uygarlklarn katklarn da grebiliriz. Bu
uygarlklarn kimisi Msr, Mezopotamya, Hititlerin Kk
Asyas gibi imparatorluklar, kimisi gcn kentlerden alan
Suriye ve Lbnan kylar, Girit ve daha sonralar Miken gibi
deniz uygarlklardr. Ama bundan byle hepsi birbirleriyle
59
de kolayl vardr, nk Msr'da dzenli esen rzgrda ge
miler akntya kar yelken aabilirler. br ynde ise tekneyi
akntya brakmak yeter. Kree ya da yedeklemeye daha
seyrek bavurulur. Bylece Nil, bu ve baka nedenlerle Msr'n
birlik ve zenginlik kaynadr. .. 25. yzylda granit, yukar
Msr'daki ocaklardan Menfise kadar Nil zerinde tanrd;
fildii, abanoz, deve kuu ty, deerli madenler ve zellikle
altnn bol bulunduu Nbye'ye de ancak Nil yoluyla ulalr
d. Bir sre sonra Koptos-Kuseyr yoluyla Kzldeniz'e kl
d, oradan da Pount lkesinden gelen gnlk, mrrsafi ve S-
ndan gelen bakr, firuze ve baka deerli talara ulald.
Btn bu zenginlikler firavun gcnn merkezi olan Aa M
sr'da topland. Msr, gereksinmelerini ya da isteklerini kar
layacak yollar bulmutu: Lbnan'dan sedir aac, Lut G-
l'nden zift, Suriye'den ya, daha sonralar arap.
Bylece Msr tarihinin balangc saylabilecek ada M
srla Suriye ve Lbnan kylar arasnda yolculuklar balam
oldu. nceleri bu seferleri belki firavunlar dzenledi. Fakat
.. 3. binyln ortasna doru artk Biblos ile Nil deltasndaki
limanlar arasnda gerek bir ticaret filosu kurulmutu; bunlar
Msr tipi teknelerdi ve herhalde masraflarn da Msr kar
lamaktayd; ama yine bu teknelerin Kenanllar'ca yaplm
veya monte edilmi olduklar dnlebilir. (Suriyeliler'e ve
Lbnanllar'a Kenanllar deniyordu.) Fenikeliler'in atalar
olan Kenanllar daha o zamandan denizci bir milletti; oysa
Msrl, yurdundan ayrlmaktan pek holanmazd; paras
olduundan, daha ok oturduu yerden ticareti sever, Akdeniz
ynn yelerdi. Bu konuda, bin yl sonrasyla ilgili hibir
kukuya yer yok: Teb kentinde bulunan, .. 15. yzyla ait bir
resimde, kendilerine zg giysiler iindeki Kenanllar gemi
lerinden Msr'a mal boaltrken gryoruz, bununla birlikte,
tekneler ayn yapda, Msr tipi, ba ve k neredeyse dik
ykseliyor ve grne gre omurga yok. Bunlar s sularda
58
alkantsz sefer yapmaya uygun teknelerdir; sular belli za
manlarda kabarnca Nil zerinde gidi geli darack yollara
skr ama ak denizin tehlikeleri burada yoktur.
2. binyln balarnda farkl bir anlaya dayanan baka
tipte gemiler ortaya kar: Ege halklarnn ihtiyalarna gre
tasarlanm olan bu hafif tekneler, yelken ve krek kullan
makta, karinal ve omurgal olduklarndan hem dalgalara
kar durabilmekte hem de suya daha fazla gmldklerinden
rzgrdan daha az etkilenmektedir. Fenike, Yunan ve Roma
gemilerinin dorudan atas olan bu Ege gemisi, denize ger
ekten uyarl ilk tama gemisidir. Bu tekne Akdeniz'in tari
hini hzlandrmtr.
Tarihin lk Tccar Akdeniz' i
Bylece 2. binyln banda denizci yetitiren, gemi yapan
iki blge ortaya kar: Lbnan kylar ve Ege adalar. Bura
larda Fenikeliler'in ve Yunanllarn atalar yaamaktadr.
Ege ve Kk Asya kylarnda, torunlar kadar alkan olan
bu insanlar kukusuz ticaretin ilk admlarn att bu Akde
niz'i yaratanlardr. Bu deniz, Akdeniz'in ancak yarsn iine
alr (dou kesimlerini), ama buras artk ekonomik birlie sa
hip bir mekn niteliini kazanmtr ve burada imdi eya
larn, tekniklerin, modalarn, zevklerin ve tabii insanlarn,
hatta diplomatik yazmalarn youn al verii balamtr.
' Bylece ortaya yepyeni bir durum kar, kozmopolit bir
kltr oluur ki bunda denizin kysnda olduu kadar or
tasnda gelimi uygarlklarn katklarn da grebiliriz. Bu
uygarlklarn kimisi Msr, Mezopotamya, Hititlerin Kk
Asyas gibi imparatorluklar, kimisi gcn kentlerden alan
Suriye ve Lbnan kylar, Girit ve daha sonralar Miken gibi
deniz uygarlklardr. Ama bundan byle hepsi birbirleriyle
59
iliki iindedir. Hepsi, hatta genel olarak iine kapank bir
lke olan Msr bile heyecan ve merakla da dnmtr. Yolcu
luklar a almtr, hediye alp vermeler, diplomatik
yazmalar ve bu "milletleraras" ilikilerin bir gvencesi
olarak yabanc krallarla evlendirilen prensesler adr artk.
yle bir a ki, Orta Dou'nun ve Ege'nin, Girit, Miken, Filis
tin, Nbye, Kenan ellerinin btn halklar kendilerine zg ve
aslna tpatp uygun giysileri iinde Msr mezarlarnn fresk
lerinde boy gsterirler; esiz gzellikte Girit seramikleri btn
Dou'yu kaplar (hibir kaz yoktur ki bu aa ait bir Girit va
zosu veya bir ie paras kmasn); her yere ihra edilen ve
Ugarit'te rahata kopya edilen mavi Msr inileri Miken me
zarlarnda llere arkadalk ederler; tccarlarn getirmi
olabilecei Kenan dini delta blgesine yaylrken Msr'n ka
natl sfenksleri veya tanrlar Suriye ya da Hitit lkesinde
ba tac edilir; Teb kentinin mezar duvarlarnda Girit resim sa
natnn fantezisi, arbal Msr geleneini bir kenara iter;
uzaklardaki Nil'in lots iekleri ve su kular Girit ya da
Miken seramikilerine esin kayna olur; bu seramikiler,
byk bir ustalkla kullanp iledikleri ekillerin belirsiz ha
vasn hem benimser hem de Msrn aksine bu ekilleri farkl
bir mekn ve ufuk anlay ile ele alrlar; o gne kadar beyaz
ketene bal kalm Msr modas da kendini Suriye ileme
lerine ve Giritin alacal kumalarna lgnca kaptrr.
2. binylm insana bu aknlk veren karmaas iinde, her
kesten hereyi alan ve bunlar keyfince birbirine kartran Su
riye ve Lbnan hi phe yok ki kozmopolitlik konusunda bata
gelir. Girit ise her yerde izlerine rastlanan tccarlarnn ve de
nizcilerinin btn etkinliklerine karn, aldndan daha ou
nu vermitir. Belki de ada olduundan ilk antik uygarlklarn
en zgn, en allmam olarak kalmtr. Apayr bir olay
gibi nasl anlalmaz bir ekilde gelitiyse, ortadan kayboluu
da o lde ani ve gizemli olmutur.
60
Knossos'tan Miken' e
Girit uzun zaman gelimemi, az nfuslu bir ada olarak ak
denizde bir kenarda kald. Girit'te yerli vahi hayvan yoktur,
ne tilki, ne kurt, ne kartal, ne bayku. Akrep, engerek ylan ve
zehirli bir rmcek dnda (ki bu rmcek trne kta zerinde
rastlanmaz) zararl hayvan da yoktur. Kikladlar'dan ve Ege'
den gelen uygarlk akmlarnn da bu adaya ok zayf yan
smalar olmutur. Hellespont (anakkale) yaknnda Troya
kentinin parlad yllarda bile Girit karanla gmlm bir
adadr. Biraz aydnlanmas .. 2500 ylnda balar. Tanr
Zeus'un Europay Fenike kylarndan karp Girit'e gtr
mesi efsanesinde hakikat pay olduunu dnebiliriz.
ki ayr dnemde adada saray-kentler kurulmutur. Birinci
si 2000-1700 aras, kincisi 1700-1400 aras. Bu tarihlerden de
anlald gibi ada, Orta Dou'daki deniz ulamyla bir
likte gelimitir.
Adada kurulmu birok saray-kent iinde en gzeli Knos-
sostur ama bu tek rnek deildir. Bunlar, acaba E. van Effen-
ter'in ileri srd gibi Yunan modeli bamsz kentler, site-
devletler midir? Bu saraylarn sahibi, Knossosun efsane kral,
yani hem tanr hem prens olan Minos'tur. Bu kentler belki de
ayn zamanda bir ekonomi biimi, retimin birletirilip yeni
den paylatrld yerlerdi; yakn kentlerin zanaat ve tc
carlarnn siparilerini aldklar ve d al verilere daha bi
linli olarak katlmann tasarland merkezler. nk 1700-
1450 yllar arasnda en parlak an yaayan bu gelime,
Yakn Dou'nun genel ekonomik kalknmasyla ayn tarihe
rastlar. Byk imparatorluklarn aydnl Girit uygarlnn
aynasnda yansr ve bu klar buradan uzaklara yaylr. De
nizi hi bo-brakmayan Girit gemileri saray-kentlerin en
gzeli Knossos'un nn drt bir yana duyururlar.
Daha nce de sylediimiz gibi Knossos'ta ve Dou Girit'te
61
iliki iindedir. Hepsi, hatta genel olarak iine kapank bir
lke olan Msr bile heyecan ve merakla da dnmtr. Yolcu
luklar a almtr, hediye alp vermeler, diplomatik
yazmalar ve bu "milletleraras" ilikilerin bir gvencesi
olarak yabanc krallarla evlendirilen prensesler adr artk.
yle bir a ki, Orta Dou'nun ve Ege'nin, Girit, Miken, Filis
tin, Nbye, Kenan ellerinin btn halklar kendilerine zg ve
aslna tpatp uygun giysileri iinde Msr mezarlarnn fresk
lerinde boy gsterirler; esiz gzellikte Girit seramikleri btn
Dou'yu kaplar (hibir kaz yoktur ki bu aa ait bir Girit va
zosu veya bir ie paras kmasn); her yere ihra edilen ve
Ugarit'te rahata kopya edilen mavi Msr inileri Miken me
zarlarnda llere arkadalk ederler; tccarlarn getirmi
olabilecei Kenan dini delta blgesine yaylrken Msr'n ka
natl sfenksleri veya tanrlar Suriye ya da Hitit lkesinde
ba tac edilir; Teb kentinin mezar duvarlarnda Girit resim sa
natnn fantezisi, arbal Msr geleneini bir kenara iter;
uzaklardaki Nil'in lots iekleri ve su kular Girit ya da
Miken seramikilerine esin kayna olur; bu seramikiler,
byk bir ustalkla kullanp iledikleri ekillerin belirsiz ha
vasn hem benimser hem de Msrn aksine bu ekilleri farkl
bir mekn ve ufuk anlay ile ele alrlar; o gne kadar beyaz
ketene bal kalm Msr modas da kendini Suriye ileme
lerine ve Giritin alacal kumalarna lgnca kaptrr.
2. binylm insana bu aknlk veren karmaas iinde, her
kesten hereyi alan ve bunlar keyfince birbirine kartran Su
riye ve Lbnan hi phe yok ki kozmopolitlik konusunda bata
gelir. Girit ise her yerde izlerine rastlanan tccarlarnn ve de
nizcilerinin btn etkinliklerine karn, aldndan daha ou
nu vermitir. Belki de ada olduundan ilk antik uygarlklarn
en zgn, en allmam olarak kalmtr. Apayr bir olay
gibi nasl anlalmaz bir ekilde gelitiyse, ortadan kayboluu
da o lde ani ve gizemli olmutur.
60
Knossos'tan Miken' e
Girit uzun zaman gelimemi, az nfuslu bir ada olarak ak
denizde bir kenarda kald. Girit'te yerli vahi hayvan yoktur,
ne tilki, ne kurt, ne kartal, ne bayku. Akrep, engerek ylan ve
zehirli bir rmcek dnda (ki bu rmcek trne kta zerinde
rastlanmaz) zararl hayvan da yoktur. Kikladlar'dan ve Ege'
den gelen uygarlk akmlarnn da bu adaya ok zayf yan
smalar olmutur. Hellespont (anakkale) yaknnda Troya
kentinin parlad yllarda bile Girit karanla gmlm bir
adadr. Biraz aydnlanmas .. 2500 ylnda balar. Tanr
Zeus'un Europay Fenike kylarndan karp Girit'e gtr
mesi efsanesinde hakikat pay olduunu dnebiliriz.
ki ayr dnemde adada saray-kentler kurulmutur. Birinci
si 2000-1700 aras, kincisi 1700-1400 aras. Bu tarihlerden de
anlald gibi ada, Orta Dou'daki deniz ulamyla bir
likte gelimitir.
Adada kurulmu birok saray-kent iinde en gzeli Knos-
sostur ama bu tek rnek deildir. Bunlar, acaba E. van Effen-
ter'in ileri srd gibi Yunan modeli bamsz kentler, site-
devletler midir? Bu saraylarn sahibi, Knossosun efsane kral,
yani hem tanr hem prens olan Minos'tur. Bu kentler belki de
ayn zamanda bir ekonomi biimi, retimin birletirilip yeni
den paylatrld yerlerdi; yakn kentlerin zanaat ve tc
carlarnn siparilerini aldklar ve d al verilere daha bi
linli olarak katlmann tasarland merkezler. nk 1700-
1450 yllar arasnda en parlak an yaayan bu gelime,
Yakn Dou'nun genel ekonomik kalknmasyla ayn tarihe
rastlar. Byk imparatorluklarn aydnl Girit uygarlnn
aynasnda yansr ve bu klar buradan uzaklara yaylr. De
nizi hi bo-brakmayan Girit gemileri saray-kentlerin en
gzeli Knossos'un nn drt bir yana duyururlar.
Daha nce de sylediimiz gibi Knossos'ta ve Dou Girit'te
61
(adann uygarlk gren tek yan) 1450ye doru her ey
yklr. Acaba bugn Santorin dediimiz Thera yanardann
patlamas sonucu mudur bu ykl? Genellikle akla en yakn
olan varsaym kabul edilir. Yoksa Mikenler'in iddetli bir
baskn m sz konusudur? Klasik varsaym budur. Ya da sosyal
patlamalar m? Nedeni ne olursa olsun Girit uygarl .. 15.
yzyln ortasnda kmtr.
Biz bu uygarl yarm yamalak tanyoruz. Dini hakknda
bilgimiz kt. Aa, direk, ift azl balta, boa boynuzlar,
tren kurallarna gre dmlenmi earp, ylan, kumru, boa
gibi baz kutsal hayvanlar trnden simgeler... hepsi bu. Bir de
tarih ncesinin karanlklarndan ve ilkel anlaylardan gelen
Ana-Tanra'nn egemen olduu anlalyor. Ama elindeki y
lan bir ss eyas gibi sallayan bu zarif ve gen tanra btn
Ege evresinde yzlerce rnei bulunmu etine dolgun bolluk
heykellerinden yle uzak ki! nce balerin vcutlu gen kadn
larn eteklerinin uutuu kutsal rahibe danslar ile, Mezopo
tamya'nn donuk ihtiam iinde Tanra tar'dan kutsal ema
netleri alan kraln temsil edildii Mari freskleri arasnda ne
ilgi var? Girit'te insan byleyen, doru ya da yanl, "baka"
olduunu dndmz bir uygarlk fikri vardr: yle bir uy
garlk ki her ey gzellie ve yaama sevincine ynelik; btn
bunlarn iinde savan yeri yok. (Zaten Girit kentleri surlarla
evrili deildir.) Knossos fresklerinde rahip-kral zambaklar
arasnda yrr, sar, mavi, beyaz ak renkler giyinmi kadn
lar, gsleri darda, mavi zeytin aalan altnda oturan ka
labalk seyirciler nnde dans ederler. nce vcutlu cambazlar
bir boann boynuzlar arasnda oynarlar. Yaln ve gl bir
doalcln her eye egemen olduu sahnelerdir bunlar: Bir ot
paras, bir demet safran iei ya da susam, bir vazo cils ya
da bir duvar svasnn kzl rengi zerinde beyaz zambaklar,
soyut diyebileceimiz kesintisiz bir motif iinde birbirine sa
rlm kamlar, iek am kk bir zeytin dal, bir ahta
62
potun kvrlm kollar, yunus balklar, bir deniz yldz, ka
natl bir mavi balk, hepsi balbana birer tema ve hepsi
artc bir yaratma zgrl iinde ele alnm. Gerek d
nee dolu bir alemde mavi bir maymun safran iekleri toplu
yor, zerlerinde yaban glleri am krmz, sar, mavi beyaz
alacal kayalara konmu firuze renkli bir ku; bir yaban kedi
si, sarmak dallar arasndan arkas dnk zavall bir kuu
gzetliyor ve yeil bir at gleryzl iki tanrann bindii ara
bay ekiyor.
Girit uygarlndan sonra gelen ve Miken uygarl dedii
miz uygarlk (adn Argolis'teki Miken sitesinden alr) uzun
zamandr onun etkisindedir. Giderek tehlikeli olmaya bala
yan rak, ustasn ortadan kaldrm olabilir mi? Neden ol
masn? Belki de sadece bo bulduu meydan igal etmitir.
Gerek olan u ki Miken, Tirins, Pilos, Argos, Teb, Atina gibi
Miken kentleri Girit'in birdenbire ortadan silinmesinden sonra
da gelimelerini srdrmler, Girit slubu byk saraylar ku
rulmu, Miken ticaret adamlar Giritliler gibi denizlere alp
Ege'de glerini kabul ettirmilerdir. Kbrs'a, Msr'a, Kk
Asya'ya, Suriye ve Lbnan'a esasl bir ekilde yerlemilerdir.
Yakn Dou'nun her kesinden Miken vazolar kar, daha es
kiden Girit vazolarnn kmas gibi. Ama hava deimitir:
Miken kentlerinin gzleri bakalarnn topraklarndadr,
kavgac olmulardr, hatta zaman zaman birbirlerine rakip
bile olmaktadrlar. Kale duvarlar iine kapanmlardr. So
nunda onlar bekleyen trajik bir yazgdr: Knossos'u ortadan
kaldran felketten daha karanlk bir dram Miken'in de sonu
nu getirecektir.
Karanlk 12. Yzyln Aklanmas G Felketleri
12. yzyl, karanlk yzyllardan biridir. Bu yzyln zin
63
(adann uygarlk gren tek yan) 1450ye doru her ey
yklr. Acaba bugn Santorin dediimiz Thera yanardann
patlamas sonucu mudur bu ykl? Genellikle akla en yakn
olan varsaym kabul edilir. Yoksa Mikenler'in iddetli bir
baskn m sz konusudur? Klasik varsaym budur. Ya da sosyal
patlamalar m? Nedeni ne olursa olsun Girit uygarl .. 15.
yzyln ortasnda kmtr.
Biz bu uygarl yarm yamalak tanyoruz. Dini hakknda
bilgimiz kt. Aa, direk, ift azl balta, boa boynuzlar,
tren kurallarna gre dmlenmi earp, ylan, kumru, boa
gibi baz kutsal hayvanlar trnden simgeler... hepsi bu. Bir de
tarih ncesinin karanlklarndan ve ilkel anlaylardan gelen
Ana-Tanra'nn egemen olduu anlalyor. Ama elindeki y
lan bir ss eyas gibi sallayan bu zarif ve gen tanra btn
Ege evresinde yzlerce rnei bulunmu etine dolgun bolluk
heykellerinden yle uzak ki! nce balerin vcutlu gen kadn
larn eteklerinin uutuu kutsal rahibe danslar ile, Mezopo
tamya'nn donuk ihtiam iinde Tanra tar'dan kutsal ema
netleri alan kraln temsil edildii Mari freskleri arasnda ne
ilgi var? Girit'te insan byleyen, doru ya da yanl, "baka"
olduunu dndmz bir uygarlk fikri vardr: yle bir uy
garlk ki her ey gzellie ve yaama sevincine ynelik; btn
bunlarn iinde savan yeri yok. (Zaten Girit kentleri surlarla
evrili deildir.) Knossos fresklerinde rahip-kral zambaklar
arasnda yrr, sar, mavi, beyaz ak renkler giyinmi kadn
lar, gsleri darda, mavi zeytin aalan altnda oturan ka
labalk seyirciler nnde dans ederler. nce vcutlu cambazlar
bir boann boynuzlar arasnda oynarlar. Yaln ve gl bir
doalcln her eye egemen olduu sahnelerdir bunlar: Bir ot
paras, bir demet safran iei ya da susam, bir vazo cils ya
da bir duvar svasnn kzl rengi zerinde beyaz zambaklar,
soyut diyebileceimiz kesintisiz bir motif iinde birbirine sa
rlm kamlar, iek am kk bir zeytin dal, bir ahta
62
potun kvrlm kollar, yunus balklar, bir deniz yldz, ka
natl bir mavi balk, hepsi balbana birer tema ve hepsi
artc bir yaratma zgrl iinde ele alnm. Gerek d
nee dolu bir alemde mavi bir maymun safran iekleri toplu
yor, zerlerinde yaban glleri am krmz, sar, mavi beyaz
alacal kayalara konmu firuze renkli bir ku; bir yaban kedi
si, sarmak dallar arasndan arkas dnk zavall bir kuu
gzetliyor ve yeil bir at gleryzl iki tanrann bindii ara
bay ekiyor.
Girit uygarlndan sonra gelen ve Miken uygarl dedii
miz uygarlk (adn Argolis'teki Miken sitesinden alr) uzun
zamandr onun etkisindedir. Giderek tehlikeli olmaya bala
yan rak, ustasn ortadan kaldrm olabilir mi? Neden ol
masn? Belki de sadece bo bulduu meydan igal etmitir.
Gerek olan u ki Miken, Tirins, Pilos, Argos, Teb, Atina gibi
Miken kentleri Girit'in birdenbire ortadan silinmesinden sonra
da gelimelerini srdrmler, Girit slubu byk saraylar ku
rulmu, Miken ticaret adamlar Giritliler gibi denizlere alp
Ege'de glerini kabul ettirmilerdir. Kbrs'a, Msr'a, Kk
Asya'ya, Suriye ve Lbnan'a esasl bir ekilde yerlemilerdir.
Yakn Dou'nun her kesinden Miken vazolar kar, daha es
kiden Girit vazolarnn kmas gibi. Ama hava deimitir:
Miken kentlerinin gzleri bakalarnn topraklarndadr,
kavgac olmulardr, hatta zaman zaman birbirlerine rakip
bile olmaktadrlar. Kale duvarlar iine kapanmlardr. So
nunda onlar bekleyen trajik bir yazgdr: Knossos'u ortadan
kaldran felketten daha karanlk bir dram Miken'in de sonu
nu getirecektir.
Karanlk 12. Yzyln Aklanmas G Felketleri
12. yzyl, karanlk yzyllardan biridir. Bu yzyln zin
63
cirleme felketlerini Romann 5. yzylda yklmasna benze
tenler vardr. uras kesindir: Bu felketlerden nce onia de
nizinden Msr'a ve Yakn Dou'nun geri kalan blmlerine ka
dar uzanan yerler aydnlk blgelerdi. Fakat 12. yzylda
buralara, kaba bir hesapla be yzyl srecek bir karanlk
kt. Bu yzden Roma'nn bakla kesilmi gibi birden kmesi
ile yzyllar sren ve her eyi yutan bir karanlk arasnda ben
zerlik aramak mantkl olmaz.
Bu arada ortadan silinen Kk Asya'nn Hitit mparator
luu Hatti'dir; yaklan ve tahrip edilen Miken saraylardr.
(Tirins kentinin kale duvarlar dibinde, yar yanm enkaz
altnda, kenti savunanlarn iskeletleri bulunmutur.) Bunlarn
sorumlusu kim? Gizini hl koruyan ve Orta an Norman-
lar'n anmsatan "deniz halklar" m? eitli metinlerde ma
dem ki bu insanlarn varlndan sz ediliyor, var olduklarna
inanmak gerek; ama kimdi bunlar, nereden geliyorlard?
Msr'a kadar sarkm olduklarn, .. 1225-1180 yllarnda
firavunun karsnda iki kez yenilgiye uradklarm, firavu
nun zaferini anmak iin yaplm alak kabartmalardan re
niyoruz. Fakat Msr felketten bu kadarla kurtulamaya
caktr, nk bu kark servenin sonunda, Akdenizin ticareti
uzun sre duraklar. Yangnlar, byk insan knmlan, yerle bir
olan kaleler, sanki keyif iin altst edilen kentler, yaklp
yamalanan siteler karsnda Akdeniz'de ticaret hayat sili
nip gitmitir.
Daha dne kadar bu felketler, Hint-Avrupa kavimlerinin,
Dorlar'n aknlaryla aklanyordu. Evet, bunlar barbar ka-
vimlerdi ama silhlar demirdendi. Ellerinde sadece tun
silh olan Mikenliler bunlarla ba edemezdi. Bu yeni gelenler
akna dnen halklar igal ettikleri yerlerden kovmu olabi
lirler. Deniz halklarnn ise bu kovulan halklar olduklar,
bunlarn da Hitit lkesinden Msr'a kadar heryeri yakp y
kp, yamaladklar, insanlar ldrdkleri ileri srlebilir.
64
Bu aklama ne yazk ki artk geerli deil, nk Antik Yu-
nan'm Hint-Avrupa kkenli son igalcileri olan Dorlar ancak
12. yzyln sonunda, yani en az yzyl sonra gelecek ve yan
larnda demir getirmeyeceklerdir. Demirin kkeni bakadr.
Arkeologlarn bugn kabul ettikleri budur.
Hibir aklamann doyurucu olmad ortada, nk hibiri
eletiriye kar ayakta duramyor. Dorulanmay bekleyen
varsaymlardan baka bir ey yok elimizde, onlar da kimbilir
nasl dorulanacak!
Claude A. Schaeffer, Hitit mparatorluu'nu ok iddetli
depremlerin yerle bir ettiini ileri srd. Olabilir, dorudur
da. Kk Asya'nn bu blgesi birok deprem felketi grm
tr. Fakat bu, Anadolu'nun snrlarn aan olay bir btn ola
rak aklamaya yetmez, deniz halklarnn bu olaydaki roln,
Miken kentlerinin yaklp yklmasn da aydnlatmaz.
Acaba Rhys Carpenter'n yeni kan bir kitabnda belirttii
gibi, uzun sren bir iklim deiiklii srekli bir kuraklk
dourdu da, sonunda ykc bir afet halini mi ald? Yamuru
uzaklatran imbat rzgrlar ok uzun sre estiler de, zaten
kurak olan fakat o zamana kadar ekilip biilen ok geni
blgeleri le mi evirdiler? Yalnz denize yakn yksek
blgeler bu afetten kurtulmu olabilir, hem bunlar ayn zaman
da bat rzgrlarn cepheden alan kesimlerdir: rnein, Ko-
rinthos krfezi (Gemicilik Talimat' nda bu blge maystan
temmuza ve eyllden ekime kadar kasrgalar blgesi olarak
belirlenir); rnein Attika, Rodos, Kbrs ya da Tesalya, Epir.
Baka yerlerde de, insanlar, stste birka yl rn ala
madklar iin ktla dp yurtlarn terketmek zorunda
kalm olabilirler, bunlar denize alp daha elverili toprak
lara kitle halinde g ederek buralar yakp ykm olabilir
ler. Miken saraylarna gelince, bunlarn igalciler tarafndan
deil, a kalm yerli halklar ve kyller tarafndan yklp
yama edilmi olduu dnlebilir, nk bu saraylar byk
cirleme felketlerini Romann 5. yzylda yklmasna benze
tenler vardr. uras kesindir: Bu felketlerden nce onia de
nizinden Msr'a ve Yakn Dou'nun geri kalan blmlerine ka
dar uzanan yerler aydnlk blgelerdi. Fakat 12. yzylda
buralara, kaba bir hesapla be yzyl srecek bir karanlk
kt. Bu yzden Roma'nn bakla kesilmi gibi birden kmesi
ile yzyllar sren ve her eyi yutan bir karanlk arasnda ben
zerlik aramak mantkl olmaz.
Bu arada ortadan silinen Kk Asya'nn Hitit mparator
luu Hatti'dir; yaklan ve tahrip edilen Miken saraylardr.
(Tirins kentinin kale duvarlar dibinde, yar yanm enkaz
altnda, kenti savunanlarn iskeletleri bulunmutur.) Bunlarn
sorumlusu kim? Gizini hl koruyan ve Orta an Norman-
lar'n anmsatan "deniz halklar" m? eitli metinlerde ma
dem ki bu insanlarn varlndan sz ediliyor, var olduklarna
inanmak gerek; ama kimdi bunlar, nereden geliyorlard?
Msr'a kadar sarkm olduklarn, .. 1225-1180 yllarnda
firavunun karsnda iki kez yenilgiye uradklarm, firavu
nun zaferini anmak iin yaplm alak kabartmalardan re
niyoruz. Fakat Msr felketten bu kadarla kurtulamaya
caktr, nk bu kark servenin sonunda, Akdenizin ticareti
uzun sre duraklar. Yangnlar, byk insan knmlan, yerle bir
olan kaleler, sanki keyif iin altst edilen kentler, yaklp
yamalanan siteler karsnda Akdeniz'de ticaret hayat sili
nip gitmitir.
Daha dne kadar bu felketler, Hint-Avrupa kavimlerinin,
Dorlar'n aknlaryla aklanyordu. Evet, bunlar barbar ka-
vimlerdi ama silhlar demirdendi. Ellerinde sadece tun
silh olan Mikenliler bunlarla ba edemezdi. Bu yeni gelenler
akna dnen halklar igal ettikleri yerlerden kovmu olabi
lirler. Deniz halklarnn ise bu kovulan halklar olduklar,
bunlarn da Hitit lkesinden Msr'a kadar heryeri yakp y
kp, yamaladklar, insanlar ldrdkleri ileri srlebilir.
64
Bu aklama ne yazk ki artk geerli deil, nk Antik Yu-
nan'm Hint-Avrupa kkenli son igalcileri olan Dorlar ancak
12. yzyln sonunda, yani en az yzyl sonra gelecek ve yan
larnda demir getirmeyeceklerdir. Demirin kkeni bakadr.
Arkeologlarn bugn kabul ettikleri budur.
Hibir aklamann doyurucu olmad ortada, nk hibiri
eletiriye kar ayakta duramyor. Dorulanmay bekleyen
varsaymlardan baka bir ey yok elimizde, onlar da kimbilir
nasl dorulanacak!
Claude A. Schaeffer, Hitit mparatorluu'nu ok iddetli
depremlerin yerle bir ettiini ileri srd. Olabilir, dorudur
da. Kk Asya'nn bu blgesi birok deprem felketi grm
tr. Fakat bu, Anadolu'nun snrlarn aan olay bir btn ola
rak aklamaya yetmez, deniz halklarnn bu olaydaki roln,
Miken kentlerinin yaklp yklmasn da aydnlatmaz.
Acaba Rhys Carpenter'n yeni kan bir kitabnda belirttii
gibi, uzun sren bir iklim deiiklii srekli bir kuraklk
dourdu da, sonunda ykc bir afet halini mi ald? Yamuru
uzaklatran imbat rzgrlar ok uzun sre estiler de, zaten
kurak olan fakat o zamana kadar ekilip biilen ok geni
blgeleri le mi evirdiler? Yalnz denize yakn yksek
blgeler bu afetten kurtulmu olabilir, hem bunlar ayn zaman
da bat rzgrlarn cepheden alan kesimlerdir: rnein, Ko-
rinthos krfezi (Gemicilik Talimat' nda bu blge maystan
temmuza ve eyllden ekime kadar kasrgalar blgesi olarak
belirlenir); rnein Attika, Rodos, Kbrs ya da Tesalya, Epir.
Baka yerlerde de, insanlar, stste birka yl rn ala
madklar iin ktla dp yurtlarn terketmek zorunda
kalm olabilirler, bunlar denize alp daha elverili toprak
lara kitle halinde g ederek buralar yakp ykm olabilir
ler. Miken saraylarna gelince, bunlarn igalciler tarafndan
deil, a kalm yerli halklar ve kyller tarafndan yklp
yama edilmi olduu dnlebilir, nk bu saraylar byk
erzak depolaryd.
Bu eit aklamalar insann hayal gcn zorlar, bunlarn
deeri ve yarar da buradadr. Fakat daha kesin bilgiler ele
gemedike sorun karanlktan kurtulamayacaktr. Daha isa
betli kazlara, daha inandrc seramik paralarna ve zel
likle daha kesin tarih belirlemelerine ihtiya vardr. Radyo-
karbona dayanan yeni tarihleme olanaklar birok karanlk
noktann gizini ortaya karsa bile, daha fazlasn beklemek
doru deil.
Yine de kesin olduunu kabul ettiimiz bir olay var: Dou
Akdeniz .. 12. yzylda tarihin sfr noktasna veya onun ok
yaknna dnmtr. Al veriler durmu, herkes glkler
iinde kendisi iin yaar olmutur. Geriye kalan iki imparator
luk ok snk bir dneme girmi, Msr kendi iine kapanm, i
atmalarna dalm ve sonulan belirsiz srekli igaller
altnda ezilmitir. Mezopotamya ise nedeni pek anlalmayan
kanklklara sahne olmutur; zaten bu onun yazgsdr, nk
kendisini evreleyen ln ve dalarn korkun etkilerine
aktr. Kenan lkesi kylar o dnemde artk Fenike'dir,
bu iki canavarn yaamlarnn her zaman birbiriyle kesitii
yerde bulunur. Bunlar birbirinden vazgeemez ve birbirleriyle
karlamalar, Lbnan'n darack kysndaki denizci yaa
mn yaratr. Burada Yakn Dou lemi, ufak paralara bo
lnse de, yani bir bakma "Balkanlasa da", baka yerde oldu
undan daha kolayca yaamaya devam etmi olsa gerektir.
Bilemediimiz nedenlerle, burada kck devletler trer, son
ra dalp ortadan silinirler. rnein 950 ylna doru bir Ya
hudi devleti parlak bir kurulu olarak ortaya kar, sonra
ikiye blnr, gneydeki Yahudiye (Yada), kuzeydeki Isra-
el'dir. Dorusunu isterseniz bu ksa sren politik servenleri iz
lemek iin bir byte gerekir. Kenan kylarnda Ugarit kay
bolur, Byblos (Gubla) sner, onun yerini Sidon (Sayda) alr; bin
ylma doru egemen site Tir'dir (Sur). Denize dnk Fenike'nin
66
yaam balar, oysa her yerde sava srp gitmektedir.
Bu karanlk dnemin ortasnda iki byk devrimin gelimi
olmas alacak ey deil mi?
nce demir ileme sanat yaylr. Kkeni Kafkasya ya da
Kilikya olan eliklenmi demirin karbonla sertletirilmesi,
uzun yllar Hititler'in tekelinde kalmtr. Belki de Hitit
mparatorluu'nun paralanmas, teki insanlann eytann
yardmclar gibi grdkleri demirci gruplarnn yaylmala
rn kolaylatrmtr. Fakat bu yaylma, bu dalma zaman
alr. Demirin herkesin mal olmas 10. yzyldan nce gerek
lemez, nk o tarihten sonra demirin Mezopotamya'da ucuz
ladn gryoruz.
kinci devrim alfabeli yaznn ortaya kmasdr. Yakn
Dou yazy biliyordu: Msr'da hiyeroglif, Kk Asya'da
ivi yazs, Girit'te izgisel A ve izgisel B yazlar (zlm
ve Greke'den domu bir dilin varln ortaya koyan tek
yaz) kullanlyordu. Prenslerin kullanmas iin yaplm olan
bu hecelere dayal karmak yazlar meslekten adamlar,
ktipler, ksaca "mandarinler" gerektiriyordu. Alfabeyi ba
sitletiren devrim .. 14. ile 10. yzyllar arasnda geni an-
lamyle Suriye'de gerekletirildi. Byle bir devrimin gerei
ni herkes kabul ediyordu: Yaplacak i, ktiplerin ve prensle
rin kullandklan yaznn yerine, acele ileri olan tccarlar iin
kolay ve eitli dilleri yazya geirmeye yarayacak bir yaz
bulmakt. Bu iki devrimin de, ok gelimi birer ticaret merke
zi olan iki ayn kentte, ayn zamanda yaplm olmasn doal
karlyoruz: Ugarit, ivi yazs kullanlan 31 harfli bir al
fabe, Byblos (Gubla) ise 22 harfli izgisel bir alfabe yapt; Fe
nikeliler sonradan bu alfabeyi aldlar, Yunanllar'a retti
ler, onlar da kukusuz .. 8. yzyl dolaylannda bunu kendi
dillerine uyarladlar.
Alfabe de, yeryznde .. 7. yzylda ortaya kan ve
dnya ticaretine byk bir yenilik getirmesi epeyce vakit alan
67
erzak depolaryd.
Bu eit aklamalar insann hayal gcn zorlar, bunlarn
deeri ve yarar da buradadr. Fakat daha kesin bilgiler ele
gemedike sorun karanlktan kurtulamayacaktr. Daha isa
betli kazlara, daha inandrc seramik paralarna ve zel
likle daha kesin tarih belirlemelerine ihtiya vardr. Radyo-
karbona dayanan yeni tarihleme olanaklar birok karanlk
noktann gizini ortaya karsa bile, daha fazlasn beklemek
doru deil.
Yine de kesin olduunu kabul ettiimiz bir olay var: Dou
Akdeniz .. 12. yzylda tarihin sfr noktasna veya onun ok
yaknna dnmtr. Al veriler durmu, herkes glkler
iinde kendisi iin yaar olmutur. Geriye kalan iki imparator
luk ok snk bir dneme girmi, Msr kendi iine kapanm, i
atmalarna dalm ve sonulan belirsiz srekli igaller
altnda ezilmitir. Mezopotamya ise nedeni pek anlalmayan
kanklklara sahne olmutur; zaten bu onun yazgsdr, nk
kendisini evreleyen ln ve dalarn korkun etkilerine
aktr. Kenan lkesi kylar o dnemde artk Fenike'dir,
bu iki canavarn yaamlarnn her zaman birbiriyle kesitii
yerde bulunur. Bunlar birbirinden vazgeemez ve birbirleriyle
karlamalar, Lbnan'n darack kysndaki denizci yaa
mn yaratr. Burada Yakn Dou lemi, ufak paralara bo
lnse de, yani bir bakma "Balkanlasa da", baka yerde oldu
undan daha kolayca yaamaya devam etmi olsa gerektir.
Bilemediimiz nedenlerle, burada kck devletler trer, son
ra dalp ortadan silinirler. rnein 950 ylna doru bir Ya
hudi devleti parlak bir kurulu olarak ortaya kar, sonra
ikiye blnr, gneydeki Yahudiye (Yada), kuzeydeki Isra-
el'dir. Dorusunu isterseniz bu ksa sren politik servenleri iz
lemek iin bir byte gerekir. Kenan kylarnda Ugarit kay
bolur, Byblos (Gubla) sner, onun yerini Sidon (Sayda) alr; bin
ylma doru egemen site Tir'dir (Sur). Denize dnk Fenike'nin
66
yaam balar, oysa her yerde sava srp gitmektedir.
Bu karanlk dnemin ortasnda iki byk devrimin gelimi
olmas alacak ey deil mi?
nce demir ileme sanat yaylr. Kkeni Kafkasya ya da
Kilikya olan eliklenmi demirin karbonla sertletirilmesi,
uzun yllar Hititler'in tekelinde kalmtr. Belki de Hitit
mparatorluu'nun paralanmas, teki insanlann eytann
yardmclar gibi grdkleri demirci gruplarnn yaylmala
rn kolaylatrmtr. Fakat bu yaylma, bu dalma zaman
alr. Demirin herkesin mal olmas 10. yzyldan nce gerek
lemez, nk o tarihten sonra demirin Mezopotamya'da ucuz
ladn gryoruz.
kinci devrim alfabeli yaznn ortaya kmasdr. Yakn
Dou yazy biliyordu: Msr'da hiyeroglif, Kk Asya'da
ivi yazs, Girit'te izgisel A ve izgisel B yazlar (zlm
ve Greke'den domu bir dilin varln ortaya koyan tek
yaz) kullanlyordu. Prenslerin kullanmas iin yaplm olan
bu hecelere dayal karmak yazlar meslekten adamlar,
ktipler, ksaca "mandarinler" gerektiriyordu. Alfabeyi ba
sitletiren devrim .. 14. ile 10. yzyllar arasnda geni an-
lamyle Suriye'de gerekletirildi. Byle bir devrimin gerei
ni herkes kabul ediyordu: Yaplacak i, ktiplerin ve prensle
rin kullandklan yaznn yerine, acele ileri olan tccarlar iin
kolay ve eitli dilleri yazya geirmeye yarayacak bir yaz
bulmakt. Bu iki devrimin de, ok gelimi birer ticaret merke
zi olan iki ayn kentte, ayn zamanda yaplm olmasn doal
karlyoruz: Ugarit, ivi yazs kullanlan 31 harfli bir al
fabe, Byblos (Gubla) ise 22 harfli izgisel bir alfabe yapt; Fe
nikeliler sonradan bu alfabeyi aldlar, Yunanllar'a retti
ler, onlar da kukusuz .. 8. yzyl dolaylannda bunu kendi
dillerine uyarladlar.
Alfabe de, yeryznde .. 7. yzylda ortaya kan ve
dnya ticaretine byk bir yenilik getirmesi epeyce vakit alan
67
paradan daha hzl yaylmad. Fakat ilk alfabeye ya da ilk
sikkeye devrimci adn vermemek kimin haddine?
Akdenizin Uzak-Bats
8. yzylda Yakn Dou yeni bir bolluk dnemine girer. Fe
nike ve Yunan limanlarndaki hareket, denize canllk getir
mitir. Bu limanlar, bu siteler, gemileri ve gemicileriyle Bat
Akdeniz'i gerekten fetheder. Bu kolonizasyon hareketleri so
nunda, tarihin Akdeniz'i, Dou'dan Herkl stunlarna (Ce
belitark) dek uzanacaktr.
I.. 8. yzylda batya doru gelien bu hareket, 1492'den
sonra Avrupa'dan Amerika ktasna doru giriilen kolonizas
yon akmyla kyaslanmtr. Duruma aydnlk getiren bir ben
zetitir bu, nk ikisi de uzaklara ynelen hareketlerdir, iki
sinde de sahipsiz olmayan yeni topraklarla kar karya ka
lnr. "Kolomb ncesi" Amerika'nn yerli halklar vardr, Ak
deniz uzak batsnn ise tarmla daha o zamandan yerleik bir
yaama girmi halklar. Duruma ve aa gre kimi merak ve
ilgi uyandran, kimi dmanlk ve tehlike barndran geni
lkelere yaslanm kylarda, bar iinde ya da sava zoruyla
yeni kentlerin temelleri atlmaktadr. Fakat Amerika konu
sunda durum deiiktir: Yerlemek amac ile yola kan ifti
ler, Yunanistan ya da Fenike'de bulduklar yaam koullarn
dan ok daha elverililerini o uzak topraklarda bulmulardr.
Bat'da her ey daha byk, daha zengindir. Sicilya, Agrigen-
te, Selinonte'deki Yunan kentlerine baknz, hepsinde byk
lkleriyle insan artan antlar grrsnz; "Yeni ehir"
Kartaca, grkemli anda, metropol olan Tir (Sur) kentinden
on defa byktr.
Akdeniz'i, enlemler ynnde batanbaa kesen deniz yolu
vardr. Kuzey ky eridini, Yunanistan' ve Yunan adalarm
68
syran biricisi Korfu'ya (Korkira) kadar ykselir. Buradan
kalkan hafif bir yelkenlinin, uygun rzgrda Otranto kanaln
gemesi bir gn bile srmez. Sonra talyan ky eridini izleye
rek Messina boazna kadar gittikten sonra ya Tiren denizine
ya da Sicilya kylarna klr. Miken andan bu yana bili
nen bu yol Yunan denizcilerinin yoludur.
Gney yolu Afrika kylar boyunca Msr'dan Libya'ya ve
Kk Afrika'ya kadar gider. Bu yolun sonunda Cebelitark
Boaz Herkl stunlar vardr.
nc yol bir dizi aday, yani Kbrs, Girit, Malta, Sicilya,
Sardunya ve Balear adalarn izleyerek denizin ortasndan
geer. Bu orta yol ak denizi gze almay gerektirse de, Feni-
keliler'in bu yolu gney yolu kadar kullanm olduklarn, a-
dalarda yaplan kazlardan kan kalntlardan anlyoruz.
Fenikelilerin denizciliine diyecek yoktur. "Ey Sur kenti, der
Hezekiel, senin bilgelerin gemideydiler ve tayfalk yapyor
lard... Ak denizde (bu terimin altn biz iziyoruz) seni
krekilerin ynetti." Kk Ayya bakarak yollarn izen
ve gece bile yola devam eden Fenikeliler bu konuda nc oldu
lar. Batya doru yar onlar kazand.
Yalnz Fenikeliler' i Ele Alacaz
Eski tarih dne kadar Grek tutkunuydu. Fenike'nin herhangi
bir konuda stn olabilecei inatla reddediliyordu. Fakat
resm tarih temsilcileri tarafndan mr boyunca Fenike'ye
tutkunluu yznden sulanan esiz Victor Berard (1864-1931)
savlarnda hakl kt, hem de umduundan ok. Bu konuda
kk olay, tartma kabul etmeyen bir zamandizinin saptan
masna yardm etti: nce Kbrs mzesinde, hasar grm bir
yazt kefedildi (1939). O gne kadar gzden kam olan bu
yazt .. 9. yzyla aitti. zerindeki yaz, Sardinya ada
L.
69
paradan daha hzl yaylmad. Fakat ilk alfabeye ya da ilk
sikkeye devrimci adn vermemek kimin haddine?
Akdenizin Uzak-Bats
8. yzylda Yakn Dou yeni bir bolluk dnemine girer. Fe
nike ve Yunan limanlarndaki hareket, denize canllk getir
mitir. Bu limanlar, bu siteler, gemileri ve gemicileriyle Bat
Akdeniz'i gerekten fetheder. Bu kolonizasyon hareketleri so
nunda, tarihin Akdeniz'i, Dou'dan Herkl stunlarna (Ce
belitark) dek uzanacaktr.
I.. 8. yzylda batya doru gelien bu hareket, 1492'den
sonra Avrupa'dan Amerika ktasna doru giriilen kolonizas
yon akmyla kyaslanmtr. Duruma aydnlk getiren bir ben
zetitir bu, nk ikisi de uzaklara ynelen hareketlerdir, iki
sinde de sahipsiz olmayan yeni topraklarla kar karya ka
lnr. "Kolomb ncesi" Amerika'nn yerli halklar vardr, Ak
deniz uzak batsnn ise tarmla daha o zamandan yerleik bir
yaama girmi halklar. Duruma ve aa gre kimi merak ve
ilgi uyandran, kimi dmanlk ve tehlike barndran geni
lkelere yaslanm kylarda, bar iinde ya da sava zoruyla
yeni kentlerin temelleri atlmaktadr. Fakat Amerika konu
sunda durum deiiktir: Yerlemek amac ile yola kan ifti
ler, Yunanistan ya da Fenike'de bulduklar yaam koullarn
dan ok daha elverililerini o uzak topraklarda bulmulardr.
Bat'da her ey daha byk, daha zengindir. Sicilya, Agrigen-
te, Selinonte'deki Yunan kentlerine baknz, hepsinde byk
lkleriyle insan artan antlar grrsnz; "Yeni ehir"
Kartaca, grkemli anda, metropol olan Tir (Sur) kentinden
on defa byktr.
Akdeniz'i, enlemler ynnde batanbaa kesen deniz yolu
vardr. Kuzey ky eridini, Yunanistan' ve Yunan adalarm
68
syran biricisi Korfu'ya (Korkira) kadar ykselir. Buradan
kalkan hafif bir yelkenlinin, uygun rzgrda Otranto kanaln
gemesi bir gn bile srmez. Sonra talyan ky eridini izleye
rek Messina boazna kadar gittikten sonra ya Tiren denizine
ya da Sicilya kylarna klr. Miken andan bu yana bili
nen bu yol Yunan denizcilerinin yoludur.
Gney yolu Afrika kylar boyunca Msr'dan Libya'ya ve
Kk Afrika'ya kadar gider. Bu yolun sonunda Cebelitark
Boaz Herkl stunlar vardr.
nc yol bir dizi aday, yani Kbrs, Girit, Malta, Sicilya,
Sardunya ve Balear adalarn izleyerek denizin ortasndan
geer. Bu orta yol ak denizi gze almay gerektirse de, Feni-
keliler'in bu yolu gney yolu kadar kullanm olduklarn, a-
dalarda yaplan kazlardan kan kalntlardan anlyoruz.
Fenikelilerin denizciliine diyecek yoktur. "Ey Sur kenti, der
Hezekiel, senin bilgelerin gemideydiler ve tayfalk yapyor
lard... Ak denizde (bu terimin altn biz iziyoruz) seni
krekilerin ynetti." Kk Ayya bakarak yollarn izen
ve gece bile yola devam eden Fenikeliler bu konuda nc oldu
lar. Batya doru yar onlar kazand.
Yalnz Fenikeliler' i Ele Alacaz
Eski tarih dne kadar Grek tutkunuydu. Fenike'nin herhangi
bir konuda stn olabilecei inatla reddediliyordu. Fakat
resm tarih temsilcileri tarafndan mr boyunca Fenike'ye
tutkunluu yznden sulanan esiz Victor Berard (1864-1931)
savlarnda hakl kt, hem de umduundan ok. Bu konuda
kk olay, tartma kabul etmeyen bir zamandizinin saptan
masna yardm etti: nce Kbrs mzesinde, hasar grm bir
yazt kefedildi (1939). O gne kadar gzden kam olan bu
yazt .. 9. yzyla aitti. zerindeki yaz, Sardinya ada
L.
69
snda bulunan ve bugn Cagliari mzesinde korunmakta olan, o
zamana kadar benzerine rastlanmam bir Fenike yazt ile
karlatrld bu ikinci olaydr, bir arkeolog bu iki yaz
nn ayn tarihten kalma olduklarn ileri srd (1941); o gnden
sonra da Sardinya'da benzer yazt paralar bulundu, bunlar da
nc grup yeni kantlardr.
Artk Sabatino Moschati'nin tezi (1966) geree yaklam
oluyor. Mikenin dmesi ile, Bat'ya ynelen ilk Yunan ya
ylmas arasnda en azndan 11., 10. ve 9. yzyllar vardr.
Moschati'nin dediine gre Fenike'nin byyp yaylmas bu
tarih boluuna yerleir. Fenike uzak denizi ele geirmek iin
"Yunan" denizciliinin zayflad bir dnemden yararlanm
olmal. Demek Yunanllardan nce "karanlk yzyllar" a
nda, Bat ilk olarak "Doulular'ca" fethedilmi; zaten Fe
nike, doann ne olursa olsun denizi kullanmak zorunda brak
t lke deil mi?
Denize Doru tilmi Bir lke
Fenike dalara yaslanm yarmadalar ve adalar zerine
yerlemi, sanki kendisine kar dmanca davranan karaya
yabanc kalmak ister gibi duran kk limanlarn meydana ge
tirdii bir ky erididir. Bugn artk alvyonlarla karaya
bitimi olan Sur kenti darack bir ada zerinde kurulmutu. Bu
konumu ona kolay savunma olana veriyordu. ki de liman
vard, kuzeyde olan onu Sayda kentine balyor, gneyde
olan ise Msr'la deniz ilikilerini salyordu; ayrca denizde
bir de ime suyu kayna vard. Bunlar dnda yiyecek madde
leri, zeytinya, arap, hammadde gibi her eyi denizcilerinin
getirmesi gerekiyordu.
Bu tr kentler ancak ticaret ve endstriyle yaayabilirler.
Kendilerinde olmayan yiyecek maddelerini dardan satn al
70
mak iin ve bunun neden olduu dengesizlii gidermek iin Fe
nike kentleri ticaret yapmak, kendi endstri mallarn da
rya satmak zorundaydlar. Bu kentlerde zanaatlar, demir
ciler, kuyumcular, gemi yapmclar vard. Ynl kumalar
kadar, "murex" denen bir deniz kabuundan karp pembeden
ll krmzya ve mora kadar giden eitleriyle rettikleri bo
yalarnn da n yaygnd. Bulunduklar yerin uygun koullar,
bakalarnn slup ve tekniklerini (rnein, Msr'n mavi ini
lerini ya da ok renkli cam eyasn) taklit etme kolayl sa
lyordu. Bunun yan sra baka lkelerin mallarn kendileri-
ninmi gibi her yerde satmamalar iin de hibir neden yoktu.
Fenikeliler'in ticaret a btn Dou lkelerini iine alp
Kzl Deniz'e ulaarak Hint Okyanusu'na sarkar. Bat kefe
dildikten sonra da bu a Cebelitark'a dek uzanarak Atlan
tik'e ynelecektir. Kutsal Kitap'ta kral Sleyman'n donatt
bir geminin, Fenikeliler'in filosuna katlarak Ispanya'da Tar-
tessos'a dek gidip yl sonra geri dnd yazar. Bu baar
larn kazanlmasnda balca etken denizcilerin cesaret ve us
taldr.
Fakat bunda tekniin de pay vardr, zellikle, P. Cintas'n
ileri srdne gre Lut Gl'nden alman ziftin teknelerin ka
lafatnda kullanlmas nemlidir. Ziftin Kartaca'da evlerin
d duvarlarna svandn biliyoruz, Plinius "zift kapl dam
lamdan sz eder. .. 146 ylndaki korkun yangn da bylece
akla kavuur. Zift olmasayd Romallar bu koca kenti ya
karak yerle bir edebilirler miydi? Mkemmel bir yakt olan
zift bugn bile, tabakalar halinde, bu yanan Pn kentinin kl
leri altndan, aratrmaclarn karsna kmaktadr.
Kartaca ya da kinci Kuak Fenike
Sur kenti ile Ispanya arasndaki gidi gelilerde Kartaca
snda bulunan ve bugn Cagliari mzesinde korunmakta olan, o
zamana kadar benzerine rastlanmam bir Fenike yazt ile
karlatrld bu ikinci olaydr, bir arkeolog bu iki yaz
nn ayn tarihten kalma olduklarn ileri srd (1941); o gnden
sonra da Sardinya'da benzer yazt paralar bulundu, bunlar da
nc grup yeni kantlardr.
Artk Sabatino Moschati'nin tezi (1966) geree yaklam
oluyor. Mikenin dmesi ile, Bat'ya ynelen ilk Yunan ya
ylmas arasnda en azndan 11., 10. ve 9. yzyllar vardr.
Moschati'nin dediine gre Fenike'nin byyp yaylmas bu
tarih boluuna yerleir. Fenike uzak denizi ele geirmek iin
"Yunan" denizciliinin zayflad bir dnemden yararlanm
olmal. Demek Yunanllardan nce "karanlk yzyllar" a
nda, Bat ilk olarak "Doulular'ca" fethedilmi; zaten Fe
nike, doann ne olursa olsun denizi kullanmak zorunda brak
t lke deil mi?
Denize Doru tilmi Bir lke
Fenike dalara yaslanm yarmadalar ve adalar zerine
yerlemi, sanki kendisine kar dmanca davranan karaya
yabanc kalmak ister gibi duran kk limanlarn meydana ge
tirdii bir ky erididir. Bugn artk alvyonlarla karaya
bitimi olan Sur kenti darack bir ada zerinde kurulmutu. Bu
konumu ona kolay savunma olana veriyordu. ki de liman
vard, kuzeyde olan onu Sayda kentine balyor, gneyde
olan ise Msr'la deniz ilikilerini salyordu; ayrca denizde
bir de ime suyu kayna vard. Bunlar dnda yiyecek madde
leri, zeytinya, arap, hammadde gibi her eyi denizcilerinin
getirmesi gerekiyordu.
Bu tr kentler ancak ticaret ve endstriyle yaayabilirler.
Kendilerinde olmayan yiyecek maddelerini dardan satn al
70
mak iin ve bunun neden olduu dengesizlii gidermek iin Fe
nike kentleri ticaret yapmak, kendi endstri mallarn da
rya satmak zorundaydlar. Bu kentlerde zanaatlar, demir
ciler, kuyumcular, gemi yapmclar vard. Ynl kumalar
kadar, "murex" denen bir deniz kabuundan karp pembeden
ll krmzya ve mora kadar giden eitleriyle rettikleri bo
yalarnn da n yaygnd. Bulunduklar yerin uygun koullar,
bakalarnn slup ve tekniklerini (rnein, Msr'n mavi ini
lerini ya da ok renkli cam eyasn) taklit etme kolayl sa
lyordu. Bunun yan sra baka lkelerin mallarn kendileri-
ninmi gibi her yerde satmamalar iin de hibir neden yoktu.
Fenikeliler'in ticaret a btn Dou lkelerini iine alp
Kzl Deniz'e ulaarak Hint Okyanusu'na sarkar. Bat kefe
dildikten sonra da bu a Cebelitark'a dek uzanarak Atlan
tik'e ynelecektir. Kutsal Kitap'ta kral Sleyman'n donatt
bir geminin, Fenikeliler'in filosuna katlarak Ispanya'da Tar-
tessos'a dek gidip yl sonra geri dnd yazar. Bu baar
larn kazanlmasnda balca etken denizcilerin cesaret ve us
taldr.
Fakat bunda tekniin de pay vardr, zellikle, P. Cintas'n
ileri srdne gre Lut Gl'nden alman ziftin teknelerin ka
lafatnda kullanlmas nemlidir. Ziftin Kartaca'da evlerin
d duvarlarna svandn biliyoruz, Plinius "zift kapl dam
lamdan sz eder. .. 146 ylndaki korkun yangn da bylece
akla kavuur. Zift olmasayd Romallar bu koca kenti ya
karak yerle bir edebilirler miydi? Mkemmel bir yakt olan
zift bugn bile, tabakalar halinde, bu yanan Pn kentinin kl
leri altndan, aratrmaclarn karsna kmaktadr.
Kartaca ya da kinci Kuak Fenike
Sur kenti ile Ispanya arasndaki gidi gelilerde Kartaca
uzun sre bir durak noktasndan baka bir ey olmad. Fenike
metropol olmakta devam etti, fakat 7. yzylda bu sistem bo
zuldu. Fenikeliler artk ilk baar yllarnda olduu gibi bom
bo bir Akdeniz'le kar karya deildiler, nce Etrskler'in,
sonra da Yunanhlar'n rekabeti kt karlarna. Ayrca Fe
nike 709'dan itibaren Kbrs'a yerleen Asurlular'a da kar
koymak durumundayd. Arados, Byblos, Sayda ve Sur kentleri
dayanyordu, fakat 671'de Asurlular'm Msr' igal etmele
riyle herey bitti. Bundan sonra Fenike kentlerinin "krallar"
boyun ediler. Asurbanipal bir metinde yle der: "Denizin or
tasndaki Arados'un kral Yakimlu [Arados bir ada zerinde
kurulmutur] kral atalarma ba ememiti. Fakat ben onu dize
getirdim. Zengin bir eyizle kzn bana, Ninovaya getirip
teslim etti, hem de ayaklarm pt." Sur kentinin "Baal"i de,
kzlarndan birini, yeenlerini, hatta olunu Asurbanipal'e
vermek zoruda kald, fakat Asur kral olan geri gnderdi.
574 ylnda Asur mparatorluu yklal otuz yl gemiti,
herkes rahat nefes alabilirdi fakat Babil Kral Nabukadono-
sor Sur kentini zaptetti.
Bu savalar, kentlerdeki karklklar, ticaret ilikilerinin
bozulmas, Kartaca'nn bana buyruk olmasn kolaylatrd.
Fenike yaamnn merkezi, her iki Akdeniz'in birleme nok
tas denebilecek Kartacaya kayd ve Fenike uygarl burada
devam etti, tpk benzeyen ve benzemeyen ynleriyle, Avrupa
uygarlnn sonradan Amerika'da devam ettii gibi.
Bu fark hem Kartaca ile Fenike arasndaki mesafeden, hem
de Kartaca'da eitli kavimlerin bulunmasndan ileri geliyor
du. Kartaca yeni bir kenttir, "Amerikanvri" gelimi, kark
halklarn yaadklar bir yer olmutur, ayrca uygarlk an
lay ile de "Amerikan"dr, kaba ve maddeci bir dnya gr
ne sahiptir. Kentin hareketli yaam, dnyann her kesin
den , denizcileri, zanaatlar, karclar Kartaca'da topla
m, tam anlamyle kozmopolit bir kent meydana getirmitir.
72
Fakat yine de bir Fenike kenti gibi yaamaktadr, nk
yaamn deniz zerinde ve deniz yoluyla srdrmektedir.
Hatta Sur kentinin denizcilik geleneine uyarak yeni toprak
lar kefetmeye kar. Sur denizcileri, herhalde .. 600 ylma
doru, firavun Neao'nun emriyle Kzl Deniz yoluyla Afrika
kylarna sarkmlard. Kartaca gemileri .. 450 ylma
doru Himilkon'un nderlii altnda Avrupa'nn Atlantik
kylarm, Britanya adalarna kadar (Kassiterid adalar)
kefettiler, amalar kalay bulmakt. Bundan eyrek yzyl
sonra bu kez Gney'e inen Hannon altn tozu peinde Afrika'nn
Atlantik kylarn dolat, bugnk Gabon ve Kamerun'a ka
dar gitti.
Ancak Kartaca'nn durumu Fenike'den farklyd, onun ar
kasnda byk imparatorluklarn tehdidi yoktu. Afrika
kylarndaki Kollo, Cidcelli, Cezayir, erel, Guraya, Tenes
gibi kk iskele ve limanlar yava yava Kartaca'nn deneti
mine geti; bunlar nceleri basit birer urak yeri iken zamanla,
i lkelerle ticaret balantlar kuran kkl bykl kentler
durumuna geldiler. Demek Kartaca ve teki ky kentleri ile
Kuzey Afrika arasnda gelien bir ortak yaama tank oluyo
ruz. Daha ta devrinden yeni kurtulmu olan Kuzey Afrika,
efendilerinden ok ey rendi: Meyve aalan (zeytin, zm,
incir, badem, nar), tarm, araplk ve birok el sanat. Karta
ca bir retici olarak ok derin izler brakt. Aziz Augustinus
zamannda, Roma mparatorluunun ykld yllarda Afri
ka kylleri hl Kartaca dilini konuuyor ve Kenanl olduk
larn sylyorlard: "Unde interrogati rustici nostri quid sint,
punice respondentes Chanani..."
Takas ile Para Arasnda
Dou ve Bat Akdeniz'in birletii noktada yer alan Karta-
73
uzun sre bir durak noktasndan baka bir ey olmad. Fenike
metropol olmakta devam etti, fakat 7. yzylda bu sistem bo
zuldu. Fenikeliler artk ilk baar yllarnda olduu gibi bom
bo bir Akdeniz'le kar karya deildiler, nce Etrskler'in,
sonra da Yunanhlar'n rekabeti kt karlarna. Ayrca Fe
nike 709'dan itibaren Kbrs'a yerleen Asurlular'a da kar
koymak durumundayd. Arados, Byblos, Sayda ve Sur kentleri
dayanyordu, fakat 671'de Asurlular'm Msr' igal etmele
riyle herey bitti. Bundan sonra Fenike kentlerinin "krallar"
boyun ediler. Asurbanipal bir metinde yle der: "Denizin or
tasndaki Arados'un kral Yakimlu [Arados bir ada zerinde
kurulmutur] kral atalarma ba ememiti. Fakat ben onu dize
getirdim. Zengin bir eyizle kzn bana, Ninovaya getirip
teslim etti, hem de ayaklarm pt." Sur kentinin "Baal"i de,
kzlarndan birini, yeenlerini, hatta olunu Asurbanipal'e
vermek zoruda kald, fakat Asur kral olan geri gnderdi.
574 ylnda Asur mparatorluu yklal otuz yl gemiti,
herkes rahat nefes alabilirdi fakat Babil Kral Nabukadono-
sor Sur kentini zaptetti.
Bu savalar, kentlerdeki karklklar, ticaret ilikilerinin
bozulmas, Kartaca'nn bana buyruk olmasn kolaylatrd.
Fenike yaamnn merkezi, her iki Akdeniz'in birleme nok
tas denebilecek Kartacaya kayd ve Fenike uygarl burada
devam etti, tpk benzeyen ve benzemeyen ynleriyle, Avrupa
uygarlnn sonradan Amerika'da devam ettii gibi.
Bu fark hem Kartaca ile Fenike arasndaki mesafeden, hem
de Kartaca'da eitli kavimlerin bulunmasndan ileri geliyor
du. Kartaca yeni bir kenttir, "Amerikanvri" gelimi, kark
halklarn yaadklar bir yer olmutur, ayrca uygarlk an
lay ile de "Amerikan"dr, kaba ve maddeci bir dnya gr
ne sahiptir. Kentin hareketli yaam, dnyann her kesin
den , denizcileri, zanaatlar, karclar Kartaca'da topla
m, tam anlamyle kozmopolit bir kent meydana getirmitir.
72
Fakat yine de bir Fenike kenti gibi yaamaktadr, nk
yaamn deniz zerinde ve deniz yoluyla srdrmektedir.
Hatta Sur kentinin denizcilik geleneine uyarak yeni toprak
lar kefetmeye kar. Sur denizcileri, herhalde .. 600 ylma
doru, firavun Neao'nun emriyle Kzl Deniz yoluyla Afrika
kylarna sarkmlard. Kartaca gemileri .. 450 ylma
doru Himilkon'un nderlii altnda Avrupa'nn Atlantik
kylarm, Britanya adalarna kadar (Kassiterid adalar)
kefettiler, amalar kalay bulmakt. Bundan eyrek yzyl
sonra bu kez Gney'e inen Hannon altn tozu peinde Afrika'nn
Atlantik kylarn dolat, bugnk Gabon ve Kamerun'a ka
dar gitti.
Ancak Kartaca'nn durumu Fenike'den farklyd, onun ar
kasnda byk imparatorluklarn tehdidi yoktu. Afrika
kylarndaki Kollo, Cidcelli, Cezayir, erel, Guraya, Tenes
gibi kk iskele ve limanlar yava yava Kartaca'nn deneti
mine geti; bunlar nceleri basit birer urak yeri iken zamanla,
i lkelerle ticaret balantlar kuran kkl bykl kentler
durumuna geldiler. Demek Kartaca ve teki ky kentleri ile
Kuzey Afrika arasnda gelien bir ortak yaama tank oluyo
ruz. Daha ta devrinden yeni kurtulmu olan Kuzey Afrika,
efendilerinden ok ey rendi: Meyve aalan (zeytin, zm,
incir, badem, nar), tarm, araplk ve birok el sanat. Karta
ca bir retici olarak ok derin izler brakt. Aziz Augustinus
zamannda, Roma mparatorluunun ykld yllarda Afri
ka kylleri hl Kartaca dilini konuuyor ve Kenanl olduk
larn sylyorlard: "Unde interrogati rustici nostri quid sint,
punice respondentes Chanani..."
Takas ile Para Arasnda
Dou ve Bat Akdeniz'in birletii noktada yer alan Karta-
73
ca, bu iki blge arasndaki ok byk ekonomik dzey
farkndan yararlanmtr. Bat barbardr, gelimemitir; Kar-
taca oradan her eyi ucuza elde etmektedir: Kassiterid ada
larndan ve Kuzey Bat spanya'dan kalay, Endls ve Sardin-
ya adasndan kurun, bakr ve zellikle gm, Kara Afri
ka'dan altn tozu getirir; buna bir de kle salayan her yerden
alp getirdii kleleri eklemeliyiz, hatta denizin ortasndan
bile. Kartacal tccar kenti mallarn ve bakalarndan ald
mallar Bat'ya getirip satmaktadr, ayrca Kzl Deniz yo
luyla Hindistan'dan gelen baharat, uyuturucu trnden mad
deleri de. Al veriler takas yoluyla yaplr. Bu durumda pa
rann ortaya kmas gecikir, Kartaca'nn igali altnda olan
Sicilya'da .. 5. yzyln gelip atmasn bekler, Kartacada
ise 4. yzyla dek gecikir. Bunda alacak bir ey yoktur,
nk Kartaca para kullanmnda pek acele etmemektedir.
Sayda ve Sur kentlerinde para kullanldn biliyoruz. Bunun
tek aklamas Kartacann para kullanma ihtiyacn duyma
masdr. in de ayn oyunu oynam, bu alanda hi de geri ol
mad halde (paray, hatta kt paray bildii halde) para
kullanmaya ok ge karar vermitir. nk biliyoruz ki in'in
al verite bulunduu Japonya, Hindiini ve Gney Dou As
ya adalarnn ekonomileri daha emekleme dnemindedir, ti
caretlerini takas usulyle yaparlar ve bunlara egemen olmak
kolaydr.
Takasn srp gitmesi para kullanmayan ekonomilerin, ra
kip ekonomiler karsnda, eninde sonunda zayf dmedii an
lamna gelmez. 5. yzyldan sonra Yunan ekonomisi 'trman
maya balar; rakiplerinin biblo ticareti karsnda yenik
den Kartaca'nn durumuna getirilecek aklamalardan biri
de Yunanllarn parasal stnl olabilir.
Kimi yazarlar Kartacann madencilikte pek ileri gitmemi
olmasn hayretle karlarlar, oysa kentin elinde birok ma
den yata-vardr. Kartaca'nn ba dndrc deniz ticareti
74
onu, bu ticaretin gsterdii kolaylklara doru srklemi ol
mal ki ou zaman ihra ettii mallar arasnda kendi ret
medii mallarn da bulunduunu gryoruz. Bunu Kartacay
zayf brakan gerek bir etken olarak grebilir miyiz? 17.
yzyl Avrupas'nn gl devleti Hollanda bile denizlerin
gezgin satcs olarak ayn yolu izleyecek, bir yerden alp
baka bir yere satacaktr. Kartacahlar da onlar gibi tay
clk, araclk yaptlar, bir elden alp brne sattlar. Onlar
gibi kendi durumlarn savunmay bildiler, zellikle spanya
madenleri zerinde (bu madenler Etrskler'e, Yunanllar'a ve
Romallar'a yasaktr) kurduklar tekeli srdrdler, kendi
deniz uraklarn, lks eya endstrilerini savundular ve b
yk apta buday toptancln kimseye brakmadlar.
Kukusuz byk kentin yaam ve sanat btn Akdenize
yaylan Yunan kltrnn youn etkisinden kendini kurtara
mad. Zaten egemen etkiyi benimsemek Fenike'de gelenekti
(Fenike daha nce de Msr' taklit etmiti). Yunan biim ve
izgilerine Fenike kylarnda olduu kadar Kartaca'da da
rastlamak olasdr. Kartaca ortas avlulu Yunan ev mimarisi
ni hi ekinmeden olduu gibi ald, ayn zamanda ssl vazo
lar, hidrolik imentoyu, lahitleri ve tabii baz tanrlar da
beraber (396'ya doru Demeter ve Kore); bu arada Pythagoras
felsefesini de. Annibalin babas Hamilkar, spanya seferinde
Byk skenderi rnek ald. Annibal Yunan kltr ile by
mt. Hatta Roma askelerini dehete dren, alacal kuma
larla rtlm fillerin kullanlmas bile Helen dnyasndan
esinlenmi bir yntemdir.
Kenti Grmek
.. 146 ylnda Romallar tarafndan tahrip edilen Karta-
ca'nn ortadan kalkmas basit bir yok olu deildi. Atee veri-
75
ca, bu iki blge arasndaki ok byk ekonomik dzey
farkndan yararlanmtr. Bat barbardr, gelimemitir; Kar-
taca oradan her eyi ucuza elde etmektedir: Kassiterid ada
larndan ve Kuzey Bat spanya'dan kalay, Endls ve Sardin-
ya adasndan kurun, bakr ve zellikle gm, Kara Afri
ka'dan altn tozu getirir; buna bir de kle salayan her yerden
alp getirdii kleleri eklemeliyiz, hatta denizin ortasndan
bile. Kartacal tccar kenti mallarn ve bakalarndan ald
mallar Bat'ya getirip satmaktadr, ayrca Kzl Deniz yo
luyla Hindistan'dan gelen baharat, uyuturucu trnden mad
deleri de. Al veriler takas yoluyla yaplr. Bu durumda pa
rann ortaya kmas gecikir, Kartaca'nn igali altnda olan
Sicilya'da .. 5. yzyln gelip atmasn bekler, Kartacada
ise 4. yzyla dek gecikir. Bunda alacak bir ey yoktur,
nk Kartaca para kullanmnda pek acele etmemektedir.
Sayda ve Sur kentlerinde para kullanldn biliyoruz. Bunun
tek aklamas Kartacann para kullanma ihtiyacn duyma
masdr. in de ayn oyunu oynam, bu alanda hi de geri ol
mad halde (paray, hatta kt paray bildii halde) para
kullanmaya ok ge karar vermitir. nk biliyoruz ki in'in
al verite bulunduu Japonya, Hindiini ve Gney Dou As
ya adalarnn ekonomileri daha emekleme dnemindedir, ti
caretlerini takas usulyle yaparlar ve bunlara egemen olmak
kolaydr.
Takasn srp gitmesi para kullanmayan ekonomilerin, ra
kip ekonomiler karsnda, eninde sonunda zayf dmedii an
lamna gelmez. 5. yzyldan sonra Yunan ekonomisi 'trman
maya balar; rakiplerinin biblo ticareti karsnda yenik
den Kartaca'nn durumuna getirilecek aklamalardan biri
de Yunanllarn parasal stnl olabilir.
Kimi yazarlar Kartacann madencilikte pek ileri gitmemi
olmasn hayretle karlarlar, oysa kentin elinde birok ma
den yata-vardr. Kartaca'nn ba dndrc deniz ticareti
74
onu, bu ticaretin gsterdii kolaylklara doru srklemi ol
mal ki ou zaman ihra ettii mallar arasnda kendi ret
medii mallarn da bulunduunu gryoruz. Bunu Kartacay
zayf brakan gerek bir etken olarak grebilir miyiz? 17.
yzyl Avrupas'nn gl devleti Hollanda bile denizlerin
gezgin satcs olarak ayn yolu izleyecek, bir yerden alp
baka bir yere satacaktr. Kartacahlar da onlar gibi tay
clk, araclk yaptlar, bir elden alp brne sattlar. Onlar
gibi kendi durumlarn savunmay bildiler, zellikle spanya
madenleri zerinde (bu madenler Etrskler'e, Yunanllar'a ve
Romallar'a yasaktr) kurduklar tekeli srdrdler, kendi
deniz uraklarn, lks eya endstrilerini savundular ve b
yk apta buday toptancln kimseye brakmadlar.
Kukusuz byk kentin yaam ve sanat btn Akdenize
yaylan Yunan kltrnn youn etkisinden kendini kurtara
mad. Zaten egemen etkiyi benimsemek Fenike'de gelenekti
(Fenike daha nce de Msr' taklit etmiti). Yunan biim ve
izgilerine Fenike kylarnda olduu kadar Kartaca'da da
rastlamak olasdr. Kartaca ortas avlulu Yunan ev mimarisi
ni hi ekinmeden olduu gibi ald, ayn zamanda ssl vazo
lar, hidrolik imentoyu, lahitleri ve tabii baz tanrlar da
beraber (396'ya doru Demeter ve Kore); bu arada Pythagoras
felsefesini de. Annibalin babas Hamilkar, spanya seferinde
Byk skenderi rnek ald. Annibal Yunan kltr ile by
mt. Hatta Roma askelerini dehete dren, alacal kuma
larla rtlm fillerin kullanlmas bile Helen dnyasndan
esinlenmi bir yntemdir.
Kenti Grmek
.. 146 ylnda Romallar tarafndan tahrip edilen Karta-
ca'nn ortadan kalkmas basit bir yok olu deildi. Atee veri-
75
len kent ta stnde ta kalmayacak ekilde yok edildi ve te
melleri zerine bir Roma kenti kuruldu. yle ki arkeoloji
almalar Kartaca'nn toplumsal yaam hakknda ie yarar
bilgiler edinmemize yetmiyor.
Hayal gcmz zorlayarak kenti Birsa (bugnk Saint-
Louis) tepesinin zerinde dleyebiliriz: tapnaklaryla, Feni
ke kentlerinin ounda olduu gibi birka katl yksek evleriy
le, sarnlaryla ve Romallar'm yaptklar btn deiiklik
lere karn tonozlarnn gzelliinde gerek Kartaca mimarisi
nin tek kalntsn grdmz Bin Amfora denen emesiyle.
Ancak yeni yaplan kazlar, Romallar'm kurduu kentin
drt metre altnda Kartaca sitesinin bir mahallesini ortaya
kard. nk Kartaca kentlerinin sokaklar dz izgi halin
deydi ve pek dar deildi, birbirleriyle balantlar merdiven
lerle salanrd, ayrca bu mahallede, Sicilya kentlerininkine
benzer bir de lam ebekesi bulundu.
Salammbo kumsalndaki iki limandan (ifte liman Antik
kentlerde ok sk grlen bir zelliktir: Knidos, Delos ve daha
baka on kent) biri dikdrtgen, teki yuvarlaktr; birincisine
ticaret gemileri yanar, yuvarlak limanda ise sava gemileri
karaya ekilip tersanenin dam altna gizlenir.
Birsa zerine kurulmu mstahkem kent, karadan gelecek
saldrlara kar iki ya da sra muazzam surlarla evrilmi
tir; popler mahalleler liman evresinde beklenir. Liman ile
Birsa yar yolu zerinde bir eit meydanlk vardr ki Agora
olabilir. Kuzeye doru Megar adl d semtlerde baheler,
meyvelikler, zengin villalar sralanr. Nfus bir hayli youn
dur, belki 100.000 kii. Birka zengin yneticinin evresinde
toplanm ii, kle, gemici ve zaman zaman paral askerler
den oluan bir halk topluluudur bu.
Kent ok gzel krlarla evrilidir. Varlkl snfn ilenmi
topraktan, bakml bahelerden, al aalardan, seme hay
vanlardan ok holand besbellidir. Kartacal bir tarm uz
76

man olan Nagon, dolayl olarak bize kadar gelen yazlarnda


ba yetitirmenin, onu iddetli kurakla kar korumann, iyi
arap yapmann, badem aac dikmenin, narlar kil iinde sak
lamann, kzn iyisini anlamann ve benzeri ileri yapmann
eit eit yntemleri olduunu anlatr. Ba bahe sahiplerine
de ok anlaml bir t verir: "Tarla satn alan evini satsn ki,
kent yaayn ky yaamna yelemesin."
Tanit'in Etkisinde
Kartaca blgesinde yaplan kazlardan kan sadece
yaklm ya da gmlm binlerce insan ve onlarla birlikte
gmlen eyalar olmutur. Yzlerce hatta binlerce mezar
tanda biteviye tanr adlar sralanr. Anlalmazl ile Ro-
mallar'a dehet salan ve ne mitolojisini, ne teolojisini, ne de
"dnya grn" bildiimiz bir dinin zne varmak iin bu
bilgi ok yetersizdir. Ayrca Kartaca dininin kkeninde yatan
Fenike dini hakknda da pek bir ey bilmiyoruz.
Fenike tanrlar genellikle bir l olutururlar, adlar kent
ten kente deiir, ilerinden biri tanr kral, teki bolluk ana
tanras, sonuncusu da gen bir tanrdr ki her yl mevsim bit
kileri gibi doar, lr, yeniden doar; yazgs budur. Sami rk
nn ok eski dnyasndan esinlenen, topraa, dalara, sulara
yakn bir dinin sade fakat kat trenleri, gebe bir kavmin
eski alarda ak havada kutlad dinsel trenlerin bir
uzantsdr.
Kartaca'da dinsel yaam balangta iyi kt Sur rneine
yakndr. Esas tanr, Baal Hammon'dur. Ana tanra Astarte
ya da Mezopotamya'daki adyla tarn kzkardei Tanittir.
Baka yerde gemeyen bu ad zmsz bir sorundur. Gen tann,
gne ya da bitkilerin tanrs, ya Surlu Melkar ya da hasta
lan iyi eden Emun'dur, ama bu tann sonralan Apollon ve Ask-
77
len kent ta stnde ta kalmayacak ekilde yok edildi ve te
melleri zerine bir Roma kenti kuruldu. yle ki arkeoloji
almalar Kartaca'nn toplumsal yaam hakknda ie yarar
bilgiler edinmemize yetmiyor.
Hayal gcmz zorlayarak kenti Birsa (bugnk Saint-
Louis) tepesinin zerinde dleyebiliriz: tapnaklaryla, Feni
ke kentlerinin ounda olduu gibi birka katl yksek evleriy
le, sarnlaryla ve Romallar'm yaptklar btn deiiklik
lere karn tonozlarnn gzelliinde gerek Kartaca mimarisi
nin tek kalntsn grdmz Bin Amfora denen emesiyle.
Ancak yeni yaplan kazlar, Romallar'm kurduu kentin
drt metre altnda Kartaca sitesinin bir mahallesini ortaya
kard. nk Kartaca kentlerinin sokaklar dz izgi halin
deydi ve pek dar deildi, birbirleriyle balantlar merdiven
lerle salanrd, ayrca bu mahallede, Sicilya kentlerininkine
benzer bir de lam ebekesi bulundu.
Salammbo kumsalndaki iki limandan (ifte liman Antik
kentlerde ok sk grlen bir zelliktir: Knidos, Delos ve daha
baka on kent) biri dikdrtgen, teki yuvarlaktr; birincisine
ticaret gemileri yanar, yuvarlak limanda ise sava gemileri
karaya ekilip tersanenin dam altna gizlenir.
Birsa zerine kurulmu mstahkem kent, karadan gelecek
saldrlara kar iki ya da sra muazzam surlarla evrilmi
tir; popler mahalleler liman evresinde beklenir. Liman ile
Birsa yar yolu zerinde bir eit meydanlk vardr ki Agora
olabilir. Kuzeye doru Megar adl d semtlerde baheler,
meyvelikler, zengin villalar sralanr. Nfus bir hayli youn
dur, belki 100.000 kii. Birka zengin yneticinin evresinde
toplanm ii, kle, gemici ve zaman zaman paral askerler
den oluan bir halk topluluudur bu.
Kent ok gzel krlarla evrilidir. Varlkl snfn ilenmi
topraktan, bakml bahelerden, al aalardan, seme hay
vanlardan ok holand besbellidir. Kartacal bir tarm uz
76

man olan Nagon, dolayl olarak bize kadar gelen yazlarnda


ba yetitirmenin, onu iddetli kurakla kar korumann, iyi
arap yapmann, badem aac dikmenin, narlar kil iinde sak
lamann, kzn iyisini anlamann ve benzeri ileri yapmann
eit eit yntemleri olduunu anlatr. Ba bahe sahiplerine
de ok anlaml bir t verir: "Tarla satn alan evini satsn ki,
kent yaayn ky yaamna yelemesin."
Tanit'in Etkisinde
Kartaca blgesinde yaplan kazlardan kan sadece
yaklm ya da gmlm binlerce insan ve onlarla birlikte
gmlen eyalar olmutur. Yzlerce hatta binlerce mezar
tanda biteviye tanr adlar sralanr. Anlalmazl ile Ro-
mallar'a dehet salan ve ne mitolojisini, ne teolojisini, ne de
"dnya grn" bildiimiz bir dinin zne varmak iin bu
bilgi ok yetersizdir. Ayrca Kartaca dininin kkeninde yatan
Fenike dini hakknda da pek bir ey bilmiyoruz.
Fenike tanrlar genellikle bir l olutururlar, adlar kent
ten kente deiir, ilerinden biri tanr kral, teki bolluk ana
tanras, sonuncusu da gen bir tanrdr ki her yl mevsim bit
kileri gibi doar, lr, yeniden doar; yazgs budur. Sami rk
nn ok eski dnyasndan esinlenen, topraa, dalara, sulara
yakn bir dinin sade fakat kat trenleri, gebe bir kavmin
eski alarda ak havada kutlad dinsel trenlerin bir
uzantsdr.
Kartaca'da dinsel yaam balangta iyi kt Sur rneine
yakndr. Esas tanr, Baal Hammon'dur. Ana tanra Astarte
ya da Mezopotamya'daki adyla tarn kzkardei Tanittir.
Baka yerde gemeyen bu ad zmsz bir sorundur. Gen tann,
gne ya da bitkilerin tanrs, ya Surlu Melkar ya da hasta
lan iyi eden Emun'dur, ama bu tann sonralan Apollon ve Ask-
77
lepios ile birleti, Melkar'n da sonradan Herakles ile birle
tii gibi. Bu iki din arasndaki rekabet ne birine ne tekine za
rarl oldu. Melkar zellikle byk Barsid ailesinin tanrs ola
cak ve sk sk kullanlan Bomilkar, Hamilkar adlar, Tanr
Melkar'n adndan treyecektir. Birsa akropol zerine kurul
mu, Kartaca tapnaklarnn en gzeli Emun tapna 146
ylnda kenti savunanlarn son kalesi olacaktr.
Kartaca dininin en byk zellii Tanit inancnn gitgide
yaylarak 5. yzyldan sonra eski tanr Baal Hammon'u unut
turmu olmasdr. Kartaca artk Tanitin etkisinde yaamak
tadr: zerinde bir kurs bulunan bir gen ve ikisinin arasndan
geen yatay bir izgi. Bu ekil bir insan grnmne kolayca
benzetilebilir, hele yatay izginin iki ucu kalkksa ortaya
kollarn kaldrm bir insan kar.
Kesin olarak bildiimiz tek ey, Kartaca dininin katl,
korku verici ve ezici olduudur. Bu dinde insan kurban edildii
Latinler Kartaca'y hep bununla suladlar bir gerektir.
Salammbo tapnann suna "topher"den, iinde yaklm
ocuk kemikleri bulunan binlerce mlek kt. Bir tehlikeyi
uzaklatrmak gerekince, Kartaca en sekin yurttalarnn
ocuklarn tanrlarna kurban ederdi. Siracusann hizmetin
deki Agatokles, sava Kartaca toprana getirdii zaman da,
ortaya byle bir durum kt. 200 ocuun kurban edilmesi ka
rarlatrld, nk kimi nl Kartaca aileleri kendi ocuklar
yerine, satn aldklar yabanc ocuklar kurban vererek gnah
ilemilerdi.
Kurbanlarn kanlar Kartaca adn lekeler mi? Biliyoruz ki
btn ilkel dinler buna benzer uygulamalara bavurur. Kartaca
bu konuda Gublanm (Byblos) Kenanllar'n ya da srail'in
Samileri'ni izler; brahim de, olu shak kurban etmeye
kalkmam myd? Burada insan artan ey, Kartaca'nn
ekonomik yaamnda ileri doru ynelmesine karn dinsel
yaamnda yzyllar boyu geride kalm olmasdr. Giritii
78
"devrimler" bile 5. yzylda Tanit dinini kabullenmesi
gibi Kartaca'y bu insanlk d korkui inanlardan kurta-
ramamtr. Yunan'da bunun tam aksini grrz: nsanla d
dnya arasnda uyum salanmtr. Oysa burada youn bir i
hayat, hatta bir tarihinin hi ekinmeden "kapitalist" diye
adlandrd bir tutum, gerici bir din anlay ile uyum iinde
sre gider. Max Weber bu konuda ne dnrd dersiniz?
Arttk ki Akdeniz Vardr
Fenike'nin geliip yaylmasn aydnla karmamzn,
bunu n plana almamzn nedenlerini aklamtk. Bundan
sonraki blmlerde onu Yunan sitelerinin daha yakndan tan
dmz kolonizasyonlar iinde greceiz. Bir neden daha var,
o da Fenike tarihinin kendi snrlar dndaki olaylara da
tanklk etmesi.
Bu tarih aslnda "teki" Akdeniz'in tarihinin sadece bir
blmdr, Yakn Dou'dan Herkl stunlarna (Cebelitark),
idenizin Sahra kylar boyunca gelien tarihinin. Anlatla-
gelen basit olaylarn iinde btnl ve insan yadrgatan
gc kavranamayan bir tarih; bu tarih Klasik Akdeniz'in,
yani Yunanllar'la Romallar'n Akdenizi'nin, sonunda Bat
olacak olan bizim Akdeniz'imizin manzaralarndan ve insan
larla ilgili gereklerinden daha farkl manzaralar ve insan
gereklerini ele alan tarihtir. .. 671'de Msr' alan Asurlu-
lar, Akdeniz'in "Dou"sunda birlik kurma konusunda ilk
baarl giriimi gerekletirdiler. Daha geni bir alan kap
sayan ve daha uzun sren ikinci giriim Persler'in .. 525'te
Msr' ele geirmeleridir. "Ucu buca olmayan Pers lkesine"
Kartaca'nn yaylma alann da eklerseniz o gn olduu gibi
bugn de slm lkelerini kapsayan evrenin snrlarn tam ta
mna izmi olursunuz. Fenike'nin gelime alan Yakn Do
79
lepios ile birleti, Melkar'n da sonradan Herakles ile birle
tii gibi. Bu iki din arasndaki rekabet ne birine ne tekine za
rarl oldu. Melkar zellikle byk Barsid ailesinin tanrs ola
cak ve sk sk kullanlan Bomilkar, Hamilkar adlar, Tanr
Melkar'n adndan treyecektir. Birsa akropol zerine kurul
mu, Kartaca tapnaklarnn en gzeli Emun tapna 146
ylnda kenti savunanlarn son kalesi olacaktr.
Kartaca dininin en byk zellii Tanit inancnn gitgide
yaylarak 5. yzyldan sonra eski tanr Baal Hammon'u unut
turmu olmasdr. Kartaca artk Tanitin etkisinde yaamak
tadr: zerinde bir kurs bulunan bir gen ve ikisinin arasndan
geen yatay bir izgi. Bu ekil bir insan grnmne kolayca
benzetilebilir, hele yatay izginin iki ucu kalkksa ortaya
kollarn kaldrm bir insan kar.
Kesin olarak bildiimiz tek ey, Kartaca dininin katl,
korku verici ve ezici olduudur. Bu dinde insan kurban edildii
Latinler Kartaca'y hep bununla suladlar bir gerektir.
Salammbo tapnann suna "topher"den, iinde yaklm
ocuk kemikleri bulunan binlerce mlek kt. Bir tehlikeyi
uzaklatrmak gerekince, Kartaca en sekin yurttalarnn
ocuklarn tanrlarna kurban ederdi. Siracusann hizmetin
deki Agatokles, sava Kartaca toprana getirdii zaman da,
ortaya byle bir durum kt. 200 ocuun kurban edilmesi ka
rarlatrld, nk kimi nl Kartaca aileleri kendi ocuklar
yerine, satn aldklar yabanc ocuklar kurban vererek gnah
ilemilerdi.
Kurbanlarn kanlar Kartaca adn lekeler mi? Biliyoruz ki
btn ilkel dinler buna benzer uygulamalara bavurur. Kartaca
bu konuda Gublanm (Byblos) Kenanllar'n ya da srail'in
Samileri'ni izler; brahim de, olu shak kurban etmeye
kalkmam myd? Burada insan artan ey, Kartaca'nn
ekonomik yaamnda ileri doru ynelmesine karn dinsel
yaamnda yzyllar boyu geride kalm olmasdr. Giritii
78
"devrimler" bile 5. yzylda Tanit dinini kabullenmesi
gibi Kartaca'y bu insanlk d korkui inanlardan kurta-
ramamtr. Yunan'da bunun tam aksini grrz: nsanla d
dnya arasnda uyum salanmtr. Oysa burada youn bir i
hayat, hatta bir tarihinin hi ekinmeden "kapitalist" diye
adlandrd bir tutum, gerici bir din anlay ile uyum iinde
sre gider. Max Weber bu konuda ne dnrd dersiniz?
Arttk ki Akdeniz Vardr
Fenike'nin geliip yaylmasn aydnla karmamzn,
bunu n plana almamzn nedenlerini aklamtk. Bundan
sonraki blmlerde onu Yunan sitelerinin daha yakndan tan
dmz kolonizasyonlar iinde greceiz. Bir neden daha var,
o da Fenike tarihinin kendi snrlar dndaki olaylara da
tanklk etmesi.
Bu tarih aslnda "teki" Akdeniz'in tarihinin sadece bir
blmdr, Yakn Dou'dan Herkl stunlarna (Cebelitark),
idenizin Sahra kylar boyunca gelien tarihinin. Anlatla-
gelen basit olaylarn iinde btnl ve insan yadrgatan
gc kavranamayan bir tarih; bu tarih Klasik Akdeniz'in,
yani Yunanllar'la Romallar'n Akdenizi'nin, sonunda Bat
olacak olan bizim Akdeniz'imizin manzaralarndan ve insan
larla ilgili gereklerinden daha farkl manzaralar ve insan
gereklerini ele alan tarihtir. .. 671'de Msr' alan Asurlu-
lar, Akdeniz'in "Dou"sunda birlik kurma konusunda ilk
baarl giriimi gerekletirdiler. Daha geni bir alan kap
sayan ve daha uzun sren ikinci giriim Persler'in .. 525'te
Msr' ele geirmeleridir. "Ucu buca olmayan Pers lkesine"
Kartaca'nn yaylma alann da eklerseniz o gn olduu gibi
bugn de slm lkelerini kapsayan evrenin snrlarn tam ta
mna izmi olursunuz. Fenike'nin gelime alan Yakn Do
79
u'nun yaylmasnn denizdeki uzantsdr.
Belli bir dnemde Doulu gler birleerek Akdeniz'i bt
nyle ele geirebilirlerdi. Bu denizin her noktasnda Fenike-
liler'in dorudan rakibi olan Yunan siteleri, bu tehlikeye kar
yorulmadan savatlar. Oysa .. 146 ylnda Dou alannda
ki birleme giriimini nleyecek, Kartaca'y yok edecek ve
Yakn Dou'yu fethcdecek gc kendilerinde bulanlar yalnzca
Romallar oldu.
Fakat Roma serbeste yaylabilecei bo topraklar zerinde
kurulmad. Yunanllar'n ve Fenikeliler'in fazla nemseme
dikleri talya, Galya ve spanya kylarndaki kolonilerde
yaayan halklar Roma, teker teker ve ou zaman ierden
fethedip egemenlii altna ald. Bunlar pek iyi tannmayan
halklard, nk bir yandan Roma kltr bunlar az zamanda
kendi iinde eritti, bir yandan da tarih bu "barbarlarla" pek
fazla 'ilgilenmedi. Geri bunlar tarmdan anlyorlard ama
Mezopotamya, Msr, Truva, Girit, Kenanllar, Hititler dne
minde daha kendi kentsel devrimlerini tamamlayamam
lard; ne Yakn Dou nun byk deniz ticaretine katlmlar ne
de yaz devrimini gerekletirmilerdi.
Bu durumda, onlardan kalan, zerinde durmaya deer ne
varsa bunun "uygar" Doudan alnm olduunu sylemek ko
layd, oysa radyokarbon zmlemesine dayanan yeni tarih-
leme yntemleri bu savn doru olmadn ortaya kard.
Malta adasnda grlen olaanst tapmaklar, Sardinya ve
Balear adalarndaki nuraghe'ler, Kuzey spanya'nn byk
megalitik mezarlar ve btn Atlantik kylar boyunca Dani
marka ve Norve'e kadar yer yer grlen megalitler, ki bunlar
bir "Miken etkisini" yanstan kalntlar olarak ya da Yakn
Dou'nun .. 2. binylda giritii dzensiz bir kolonizasyonun
balangc olarak kabul edilmiti, btn bunlarn bugn Miken
uygarlndan hatta kimilerinin Msr antlarndan bile ok
daha eski olduu ortaya kyor. Colin Renfrew'nun Avru
80
pa'nn bu n-uygarl konusunda tartmalar davet eden ki
tab inandrc grler ileri sryor.
Bu kavimlerin somut varl, Sardinya adasnda on yla
yakn bir zamandr srdrlen kazlarla ak bir biimde
kantland. Bugn bile kenarda kalan bu adada .. 1. binyl-
dan kalma artc bir sanatn bulunmas (zellikle ok ilgin
bronz heykelcikleri) srf bu zel durumuyla dahi arkeologlarn
karsna her zaman sorunlar kard. Fenikeliler'in nemli bir
sse sahip olduu Tharros'ta son yllarda, ocuklarn kurban
edildii, tophet ad verilen bir sunakla, kenti deniz ynnden
deil (nk denizden korkmak iin bir neden yoktu), kara
ynnden gelecek saldrlara kar koruyan muazzam duvarlar
bulundu. Ayrca bir sra i kale ortaya kt ki bundan, Fenike
liler'in adann i blgelerini ve gm madenlerini elde bulun
durmak istedikleri ve bunu da ancak yerli kavimlere kar ka
le duvarlar ile korunan bir snr izerek baardkla'r anla
ld. Bu surlarn te yannda ok eski bir kltre sahip insan
lar yayordu. Bunlar ufuklar gzlemek iin nuraghe denen
nl kuleleri dikenlerdir.
Sardinya adasnda yaayan halklar bylece maddi ve kl
trel bamszlklarn savundula'r. Son yllarda bu adada bu
lunan bir dizi kk Fenike bronzu, Sardinyal bronz dkm
clerinin bu nl sanatlarnn Fenike ve Kartacadan esinlen
mi olduunu, belki de dkm tekniini onlardan rendik
lerini aka ortaya koydu. Fakat Sardinyallar bu sanat yle
benimsediler ki, onlar taklit etmek yerine canl ve bamsz
kltrlerini kendi kalplarna dktler.
S
u'nun yaylmasnn denizdeki uzantsdr.
Belli bir dnemde Doulu gler birleerek Akdeniz'i bt
nyle ele geirebilirlerdi. Bu denizin her noktasnda Fenike-
liler'in dorudan rakibi olan Yunan siteleri, bu tehlikeye kar
yorulmadan savatlar. Oysa .. 146 ylnda Dou alannda
ki birleme giriimini nleyecek, Kartaca'y yok edecek ve
Yakn Dou'yu fethcdecek gc kendilerinde bulanlar yalnzca
Romallar oldu.
Fakat Roma serbeste yaylabilecei bo topraklar zerinde
kurulmad. Yunanllar'n ve Fenikeliler'in fazla nemseme
dikleri talya, Galya ve spanya kylarndaki kolonilerde
yaayan halklar Roma, teker teker ve ou zaman ierden
fethedip egemenlii altna ald. Bunlar pek iyi tannmayan
halklard, nk bir yandan Roma kltr bunlar az zamanda
kendi iinde eritti, bir yandan da tarih bu "barbarlarla" pek
fazla 'ilgilenmedi. Geri bunlar tarmdan anlyorlard ama
Mezopotamya, Msr, Truva, Girit, Kenanllar, Hititler dne
minde daha kendi kentsel devrimlerini tamamlayamam
lard; ne Yakn Dou nun byk deniz ticaretine katlmlar ne
de yaz devrimini gerekletirmilerdi.
Bu durumda, onlardan kalan, zerinde durmaya deer ne
varsa bunun "uygar" Doudan alnm olduunu sylemek ko
layd, oysa radyokarbon zmlemesine dayanan yeni tarih-
leme yntemleri bu savn doru olmadn ortaya kard.
Malta adasnda grlen olaanst tapmaklar, Sardinya ve
Balear adalarndaki nuraghe'ler, Kuzey spanya'nn byk
megalitik mezarlar ve btn Atlantik kylar boyunca Dani
marka ve Norve'e kadar yer yer grlen megalitler, ki bunlar
bir "Miken etkisini" yanstan kalntlar olarak ya da Yakn
Dou'nun .. 2. binylda giritii dzensiz bir kolonizasyonun
balangc olarak kabul edilmiti, btn bunlarn bugn Miken
uygarlndan hatta kimilerinin Msr antlarndan bile ok
daha eski olduu ortaya kyor. Colin Renfrew'nun Avru
80
pa'nn bu n-uygarl konusunda tartmalar davet eden ki
tab inandrc grler ileri sryor.
Bu kavimlerin somut varl, Sardinya adasnda on yla
yakn bir zamandr srdrlen kazlarla ak bir biimde
kantland. Bugn bile kenarda kalan bu adada .. 1. binyl-
dan kalma artc bir sanatn bulunmas (zellikle ok ilgin
bronz heykelcikleri) srf bu zel durumuyla dahi arkeologlarn
karsna her zaman sorunlar kard. Fenikeliler'in nemli bir
sse sahip olduu Tharros'ta son yllarda, ocuklarn kurban
edildii, tophet ad verilen bir sunakla, kenti deniz ynnden
deil (nk denizden korkmak iin bir neden yoktu), kara
ynnden gelecek saldrlara kar koruyan muazzam duvarlar
bulundu. Ayrca bir sra i kale ortaya kt ki bundan, Fenike
liler'in adann i blgelerini ve gm madenlerini elde bulun
durmak istedikleri ve bunu da ancak yerli kavimlere kar ka
le duvarlar ile korunan bir snr izerek baardkla'r anla
ld. Bu surlarn te yannda ok eski bir kltre sahip insan
lar yayordu. Bunlar ufuklar gzlemek iin nuraghe denen
nl kuleleri dikenlerdir.
Sardinya adasnda yaayan halklar bylece maddi ve kl
trel bamszlklarn savundula'r. Son yllarda bu adada bu
lunan bir dizi kk Fenike bronzu, Sardinyal bronz dkm
clerinin bu nl sanatlarnn Fenike ve Kartacadan esinlen
mi olduunu, belki de dkm tekniini onlardan rendik
lerini aka ortaya koydu. Fakat Sardinyallar bu sanat yle
benimsediler ki, onlar taklit etmek yerine canl ve bamsz
kltrlerini kendi kalplarna dktler.
S
ROMA
Tarihin hesaba katmas gereken corafi etkenler, ancak
ekonomik, sosyal ve kltrel verilerle karlatrldklar za
man kesin bir nem kazanrlar. .. 6. yzylda Alaska'da bir
vadinin dibinden geen bir yol ya da bir rman geit verdii
slk, ayn ada Attika ya da Campania'daki benzerleriyle
ayn nemi tamayabilir. Ayrca amz dnyasnda bu d
ncenin tersine evrilmi olabilecei de ayn lde dorudur.
Kolaya kaan herhangi bir yanl anlamann gerekirciliine
dmek istemiyorsak, bu beylik deerlendirmeyi yapmalyz.
Corafi adan Roma mstesna bir konuma sahiptir, ama ayr
caln yine bir dizi tarih olayna borludur ki bunlar ara
snda Gney talya'da Yunan kolonilerinin kurulmas ve Etrsk
uyarlnn gelimesi bata gelen etkenlerdendir; Latium ve
Roma onlara gre, yava yava merkez bir duruma geer. Peki,
neden Yunan kolonizasyonu, neden talya'da Ve neden Etrsk-
ler'in stnl?
Bu sorularn yant, ancak Roma'nn geleneksel kurulu tari
hinden hemen nceki dnemde, Latium'un tarihsel konumuna
dnmekle verilebilir.
Latium'un protohistoryasnm, bronz ann sonu ile demir
a arasndaki dneme ait, yeterince tutarl ve eksiksiz bir
tablosunu canlandrmak son yllarn keifleriyle bugn artk
olanakldr; bu protohistoryann temelini oluturan sosyo-eko-
nomik yaplar, bir kentncesi toplumunun proto-kentsel toplu
ma geiini belirleyen kkl deiimler, komu Etrsk ve Cam
pania blgeleri ile ilikiler bu tablonun ana izgileridir. Bu
gelimenin kesinlemesi, grne gre Latium'un birinci demir
andan (dnem I-II: .. 1000-770) kinciye geiiyle gerek
82
leir (dnem III-IV: .. 770-580). Bu tarihin .. 770 olduu
ileri srlebilir ki bu da aa yukar Roma'nn (.. 754) ve ilk
Yunan bat kolonilerinin kurulu tarihidir: schia (yaklak
780-770) ve Cumes (yaklak 750). Bylece arkeolojik keif
lerden hareket ederek, yaznsal kaynaklarn nemini belirt
tikleri tarihsel bir ann niteliini gzden geirme olanam
elde etmi oluruz. Bu tarihten nceki yllarda (9. yy. sonu-8.
yy. ba) yeralt mezarlarnn yava yava deitii, ok ufak
boyutlardan ok daha byklerine doru gittii grlr (rne
in Forum'daki ve Albanus tepelerindeki yeralt mezarlar
yirmi otuz kiiliktir; bundan da anlyoruz ki bunlar birka ai
leden oluan kk bir toplulua aittir. Roma'daki Esquilinus
yeralt mezar ise geni bir topluluun varln kantlar). N
fustaki bu art, kullanlan aletlerin gelimesine bal olarak,
tarm alanndaki retimin artmasyla ezamanldr. Ayn ta
rihte topluluklarn eski damk yerleim biimini brakp bel
li bal blgelerde toplu yerleime getiklerine tank oluyoruz.
Bu olay 9. yzyl bana doru zellikle Etruria'da nem ka
zanr, nk en eski merkezler yava yava terkedilerek Veies,
Cerveteri, Tarquinia, Vulci gibi tarihsel Etrsk sitelerinin ku
rulduu alanlara kesin olarak yerleilmektedir.
Tarm aletlerinin gelimesi, retimin artmas, nfusun oal
mas, byk apta devaml yerleim merkezlerinin kurulmas;
bunlar aka birbirlerine bal olaylardr. Ailelerden oluan
eski klanlarn daha yaygn ve kalabalk topluluklarla btn
lemesi ile ok kkl deiimlerin meydana gelmi olmas ge
rekir. Bunun gzle grlen belirtisi iblmnn gelimesidir,
bu da yeni aletlerin ortaya kmasnn sonucudur: rnein m
lekilerin kulland ayak ark, byk lekli retime geil
mesini salamtr ve bu gelime, alan yeni pazarlarla doru
dan ilikilidir. Bu iki neden, el iiliini, dorudan tketime
ynelmi olan aile evresinden ayrr ve uzmanlk isteyen mes
leklerin ortaya kmas iin gerekli koullar yaratr. Bu yeni
83
ROMA
Tarihin hesaba katmas gereken corafi etkenler, ancak
ekonomik, sosyal ve kltrel verilerle karlatrldklar za
man kesin bir nem kazanrlar. .. 6. yzylda Alaska'da bir
vadinin dibinden geen bir yol ya da bir rman geit verdii
slk, ayn ada Attika ya da Campania'daki benzerleriyle
ayn nemi tamayabilir. Ayrca amz dnyasnda bu d
ncenin tersine evrilmi olabilecei de ayn lde dorudur.
Kolaya kaan herhangi bir yanl anlamann gerekirciliine
dmek istemiyorsak, bu beylik deerlendirmeyi yapmalyz.
Corafi adan Roma mstesna bir konuma sahiptir, ama ayr
caln yine bir dizi tarih olayna borludur ki bunlar ara
snda Gney talya'da Yunan kolonilerinin kurulmas ve Etrsk
uyarlnn gelimesi bata gelen etkenlerdendir; Latium ve
Roma onlara gre, yava yava merkez bir duruma geer. Peki,
neden Yunan kolonizasyonu, neden talya'da Ve neden Etrsk-
ler'in stnl?
Bu sorularn yant, ancak Roma'nn geleneksel kurulu tari
hinden hemen nceki dnemde, Latium'un tarihsel konumuna
dnmekle verilebilir.
Latium'un protohistoryasnm, bronz ann sonu ile demir
a arasndaki dneme ait, yeterince tutarl ve eksiksiz bir
tablosunu canlandrmak son yllarn keifleriyle bugn artk
olanakldr; bu protohistoryann temelini oluturan sosyo-eko-
nomik yaplar, bir kentncesi toplumunun proto-kentsel toplu
ma geiini belirleyen kkl deiimler, komu Etrsk ve Cam
pania blgeleri ile ilikiler bu tablonun ana izgileridir. Bu
gelimenin kesinlemesi, grne gre Latium'un birinci demir
andan (dnem I-II: .. 1000-770) kinciye geiiyle gerek
82
leir (dnem III-IV: .. 770-580). Bu tarihin .. 770 olduu
ileri srlebilir ki bu da aa yukar Roma'nn (.. 754) ve ilk
Yunan bat kolonilerinin kurulu tarihidir: schia (yaklak
780-770) ve Cumes (yaklak 750). Bylece arkeolojik keif
lerden hareket ederek, yaznsal kaynaklarn nemini belirt
tikleri tarihsel bir ann niteliini gzden geirme olanam
elde etmi oluruz. Bu tarihten nceki yllarda (9. yy. sonu-8.
yy. ba) yeralt mezarlarnn yava yava deitii, ok ufak
boyutlardan ok daha byklerine doru gittii grlr (rne
in Forum'daki ve Albanus tepelerindeki yeralt mezarlar
yirmi otuz kiiliktir; bundan da anlyoruz ki bunlar birka ai
leden oluan kk bir toplulua aittir. Roma'daki Esquilinus
yeralt mezar ise geni bir topluluun varln kantlar). N
fustaki bu art, kullanlan aletlerin gelimesine bal olarak,
tarm alanndaki retimin artmasyla ezamanldr. Ayn ta
rihte topluluklarn eski damk yerleim biimini brakp bel
li bal blgelerde toplu yerleime getiklerine tank oluyoruz.
Bu olay 9. yzyl bana doru zellikle Etruria'da nem ka
zanr, nk en eski merkezler yava yava terkedilerek Veies,
Cerveteri, Tarquinia, Vulci gibi tarihsel Etrsk sitelerinin ku
rulduu alanlara kesin olarak yerleilmektedir.
Tarm aletlerinin gelimesi, retimin artmas, nfusun oal
mas, byk apta devaml yerleim merkezlerinin kurulmas;
bunlar aka birbirlerine bal olaylardr. Ailelerden oluan
eski klanlarn daha yaygn ve kalabalk topluluklarla btn
lemesi ile ok kkl deiimlerin meydana gelmi olmas ge
rekir. Bunun gzle grlen belirtisi iblmnn gelimesidir,
bu da yeni aletlerin ortaya kmasnn sonucudur: rnein m
lekilerin kulland ayak ark, byk lekli retime geil
mesini salamtr ve bu gelime, alan yeni pazarlarla doru
dan ilikilidir. Bu iki neden, el iiliini, dorudan tketime
ynelmi olan aile evresinden ayrr ve uzmanlk isteyen mes
leklerin ortaya kmas iin gerekli koullar yaratr. Bu yeni
83
oluumun karsna yeni bir etken kar: Varl Miken dne
minden balayarak gittike glenen ve sonunda Gney talya
kylarnda koloniler kurmaya kadar giden Yunan esi ile ku
rulan ilikiler. Yunan seramiklerinin Roma'ya ithali ilk ola
rak ite bu yllarda balar (8. yzyln nc eyrei). Ayn
zamanda Yunan ustalarnn da Latium'a gelmelerinin ve gelir
ken yeni bir aleti de getirmelerinin bu yllara rastlamas gere
kir: Bu yeni alet, mleki arkdr. arkta yaplan yerli sera
miklerin retimi bu tarihte ya da bundan az sonra balamtr.
En eski Yunan kolonisi olan Pithecusa (bugnk schia),
daha sonraki tarihlerde grlecek olanlar gibi basit bir koloni
deildir. schia'nm kuruluu Yunanllar'n en eski yerleme
lerinden kolonilere gei dnemine rastlar; Yunanllar'n bu
blge ile ilgilenmeleri Etruria ve Sardinya'da bulunan maden
ler yznden olabilir. Proto-kentsel uygarln gelimesi Orta
talya'nn maden rnlerine ulamay olanaksz klyordu, bu
nedenle schia adasna yerletiler. Byk Yunanistan'n* en
byk kolonisinin ayn zamanda anavatana en uza olmas da
bu yzdendir; son yllarn keifleri Etruria'dan ve Elbe ada
sndan gelen demirin, 7. yzyldan itibaren schia'da ilenme
ye baladn ortaya kard.
Bu ekonomik olaylarla ayn tarihte, byk nem tayan
sosyal alkantlar da grlr. Latium uygarlnn balang
dnemlerinden kalan yeralt mezarlarndaki lahitlerde d
zey ve kltr bakmndan tam bir benzerlik vardr: Sosyal snf
ya da ekonomik durum asndan belirli bir ayrm yapmayan,
eit koullar iinde yaam bir toplum buluruz karmzda. Fa
kat Latium'un protohistoryasnn daha yeni dnemlerindeki
toplum, ilk ekonomik ve sosyal farklarn belirdii bir toplum
trdr. Bu deiimler yeralt mezarlarnda grlebilir; bir
ok "yoksul" mezarnn yannda ok masraf edilmi kabirler
* ok sayda Yunan kolonisinin bulunduu Sicilya ve Gney talya (.n.)
kar ortaya; gerek iindeki eyann nitelii, gerek kullanlan
malzeme (altn, kehribar) ve zellikle mezara yerletirilmi
eyann okluu bunlarn zengin kabri olduunu belirler. Bu
olay yukarda tanmlanan nfus art, yeni tekniklere bal
olarak iblmnn ortaya kmas ve bir "pazar"n olumas
gibi teki olaylardan ayrmann mmkn olmad aka
anlalr. Ancak, belirleyici e, eskiden blnmeyen ve kyn
ortak mal olan toprak ile ilgili yeni mlkiyet ilikileridir.
Baka bir deyile, zel mlkiyet ilikilerinin ar basmas
gerek aristokrasilerin olumas iin gerekli n gerektir ki
bunlarn varl, ekonomik planda olsun, reti plannda olsun
ileri demir ana ait yeralt mezarlaryla dorulanmtr.
Servetin bylece belli merkezlerde toplanmas ve bir soylu
snfn ortaya kmas Latium kltrnn yaygn olarak "Do-
u'ya dnk" diye nitelenen son dneminde aka kendini gs
terir (.. yaklak 700-580). Bu dneme "Dou'ya dnk" den
mesi, kullanlan birok eyann Yakn Dou lkelerinden (Fe
nike, Kbns, Suriye, Urartu vb.) ithal edilmesinden ve yine bu
Yakn Dou kltrnden esinlenen yerel bir sanatn doma
sndan gelmektedir. Bu dnemin kimi mezarlarnn olaanst
zenginlii karsnda insan hayrete der: Cerveteri'deki Re-
golini-Galassi mezaryla Palestrina'daki Bernardini ve Bar-
berini mezarlarnda altn, fildii, kehribar yzlerce para bu
lunmutur ki bunlarn kimi ithal edilmi kimi talya'da yapl
mtr. ok daha gsterisiz teki mezarlar yannda bunlar
kukusuz birer istisnadr. Bu dnemin genel grnm Castel di
Decima yeralt mezarndan kan buluntularla yeniden canlan
drlabilir. ok yeni tarihli olan bu kaz 7. yzyldan kalma
byk bir mezarl gn na kard. Bu malzeme arasnda
pahal eyann yannda orta deerde paralar da bulundu.
Bylelikle, esas olarak egemen bir soylu snfla "cliens"*ler-
* Cliens (o. clientes): Savata esir den ya da baka topluluklardan d
land iin korumasz kalan ve bir gens' e baml olarak katlan kimse, (.n.)
85
oluumun karsna yeni bir etken kar: Varl Miken dne
minden balayarak gittike glenen ve sonunda Gney talya
kylarnda koloniler kurmaya kadar giden Yunan esi ile ku
rulan ilikiler. Yunan seramiklerinin Roma'ya ithali ilk ola
rak ite bu yllarda balar (8. yzyln nc eyrei). Ayn
zamanda Yunan ustalarnn da Latium'a gelmelerinin ve gelir
ken yeni bir aleti de getirmelerinin bu yllara rastlamas gere
kir: Bu yeni alet, mleki arkdr. arkta yaplan yerli sera
miklerin retimi bu tarihte ya da bundan az sonra balamtr.
En eski Yunan kolonisi olan Pithecusa (bugnk schia),
daha sonraki tarihlerde grlecek olanlar gibi basit bir koloni
deildir. schia'nm kuruluu Yunanllar'n en eski yerleme
lerinden kolonilere gei dnemine rastlar; Yunanllar'n bu
blge ile ilgilenmeleri Etruria ve Sardinya'da bulunan maden
ler yznden olabilir. Proto-kentsel uygarln gelimesi Orta
talya'nn maden rnlerine ulamay olanaksz klyordu, bu
nedenle schia adasna yerletiler. Byk Yunanistan'n* en
byk kolonisinin ayn zamanda anavatana en uza olmas da
bu yzdendir; son yllarn keifleri Etruria'dan ve Elbe ada
sndan gelen demirin, 7. yzyldan itibaren schia'da ilenme
ye baladn ortaya kard.
Bu ekonomik olaylarla ayn tarihte, byk nem tayan
sosyal alkantlar da grlr. Latium uygarlnn balang
dnemlerinden kalan yeralt mezarlarndaki lahitlerde d
zey ve kltr bakmndan tam bir benzerlik vardr: Sosyal snf
ya da ekonomik durum asndan belirli bir ayrm yapmayan,
eit koullar iinde yaam bir toplum buluruz karmzda. Fa
kat Latium'un protohistoryasnn daha yeni dnemlerindeki
toplum, ilk ekonomik ve sosyal farklarn belirdii bir toplum
trdr. Bu deiimler yeralt mezarlarnda grlebilir; bir
ok "yoksul" mezarnn yannda ok masraf edilmi kabirler
* ok sayda Yunan kolonisinin bulunduu Sicilya ve Gney talya (.n.)
kar ortaya; gerek iindeki eyann nitelii, gerek kullanlan
malzeme (altn, kehribar) ve zellikle mezara yerletirilmi
eyann okluu bunlarn zengin kabri olduunu belirler. Bu
olay yukarda tanmlanan nfus art, yeni tekniklere bal
olarak iblmnn ortaya kmas ve bir "pazar"n olumas
gibi teki olaylardan ayrmann mmkn olmad aka
anlalr. Ancak, belirleyici e, eskiden blnmeyen ve kyn
ortak mal olan toprak ile ilgili yeni mlkiyet ilikileridir.
Baka bir deyile, zel mlkiyet ilikilerinin ar basmas
gerek aristokrasilerin olumas iin gerekli n gerektir ki
bunlarn varl, ekonomik planda olsun, reti plannda olsun
ileri demir ana ait yeralt mezarlaryla dorulanmtr.
Servetin bylece belli merkezlerde toplanmas ve bir soylu
snfn ortaya kmas Latium kltrnn yaygn olarak "Do-
u'ya dnk" diye nitelenen son dneminde aka kendini gs
terir (.. yaklak 700-580). Bu dneme "Dou'ya dnk" den
mesi, kullanlan birok eyann Yakn Dou lkelerinden (Fe
nike, Kbns, Suriye, Urartu vb.) ithal edilmesinden ve yine bu
Yakn Dou kltrnden esinlenen yerel bir sanatn doma
sndan gelmektedir. Bu dnemin kimi mezarlarnn olaanst
zenginlii karsnda insan hayrete der: Cerveteri'deki Re-
golini-Galassi mezaryla Palestrina'daki Bernardini ve Bar-
berini mezarlarnda altn, fildii, kehribar yzlerce para bu
lunmutur ki bunlarn kimi ithal edilmi kimi talya'da yapl
mtr. ok daha gsterisiz teki mezarlar yannda bunlar
kukusuz birer istisnadr. Bu dnemin genel grnm Castel di
Decima yeralt mezarndan kan buluntularla yeniden canlan
drlabilir. ok yeni tarihli olan bu kaz 7. yzyldan kalma
byk bir mezarl gn na kard. Bu malzeme arasnda
pahal eyann yannda orta deerde paralar da bulundu.
Bylelikle, esas olarak egemen bir soylu snfla "cliens"*ler-
* Cliens (o. clientes): Savata esir den ya da baka topluluklardan d
land iin korumasz kalan ve bir gens' e baml olarak katlan kimse, (.n.)
85
den oluan, bunlarn yannda u ya da bu ekilde bir tr toprak
klelerinin de ayr bir snf olarak bulunduunu dndren,
henz ekirdek halinde snfl bir toplum grnts yava
yava canlandrld.
Bu dnemde ortaya kan kltr sramas bir baka nemli
olayn sonucudur: Yaznn kullanlmaya balanmas. Etruria
ve Latium'da bulunan en eski rnekler 7. yzyln bandan kal
madr. lk Latince yaz Palestrina'da altn bir toka zerinde
grld. Latince iin kabul edilen alfabe (Etrsk dili de ayn
alfabeyi kullanr) Khalkis Yunancas'nm kulland alfabe
dir, Yunan kolonisi Cumes'den alnmtr. Bu site ile ilikilerin
ok sk olduu anlalyor. Yaznn kullanlmaya balamas
yukarda sz edilen byk deiimlerin sonucudur. Yaz
nceleri ok az sayda kiinin zaman zaman bavurduu bir
aristokrat lksyd; kltr sekinlerinki bile byk lde
szl kltrd. Ancak Dou'ya dnk dnemin sonunda ve kent
yapsnn olumasndan sonra, yaz genel yaama girmenin
koullanna kavutu. Ant zerinde grlen ilk yazt Roma Fo-
rumu'ndaki dikilitatr (Niger Lapis'in altnda bulundu). Bu
nun tarihi .. 6. yzyln ikinci eyrei olabilir.
Sistemin kurulmasna yardmc olmu ilk sosyo-ekonomik
etkenler ksaca da olsa aydnlandna gre, Roma'nn corafi
durumunu gzden geirmek ve tahminleri deerlendirmek iin
artk daha salam ltlere sahip olduumuz sylenebilir.
Temel elerden birincisi nehirdir: Tiber, Orta talya'ya giren
doal yollarn banda gelir, nk o gnn ilkel koullarnda
karadan gitmek ok daha zahmetliydi. Orte'den sonra gemiler
nehir yolu ile denize kadar gidebilirlerdi. Buradan, yani Etru-
ria'nn ilerinden balayarak tarm rnlerinin, maden cevher
lerinin ve kerestenin tanmasnda nehirden yararlanlyordu:
mparatorluk dnemine kadar nehrin s yerlerini belirten
iaretlerin kullanldn gsteren kantlar bulunmutur. Do
laysyla, Roma'ya ithal edilen ilk Yunan seramiklerinin, en
86
eski nehir liman olan Boarium forumundan gelmi olmas bizi
artmamal.
Bu doal yol gney Etruria'y (Vulci, Tarquinia ve Cervete-
ri'den geerek) Gney Latium'a ve Campania'ya balayan ba
ka bir anayol ile kesiiyordu; Alba kenti tepeleri hizasnda
ikiye ayrlyor, bunlardan biri Sacco vadisini (gelecekteki
Via Latina) teki ise Pontino ovasn (gelecekteki Via Appia)
izliyordu. Tiber nehri birka yerde geit veriyordu, suyun ak
ynnde, Tiberina adasnn hemen yaknndaki geit dorudan
Boarium forumuna kard. ok eski alarda zellikle yay
laya kan srlerin buradan gemi olmalar gerek. Fakat bu
yolun nemi daha ok protohistorya ann sonuna doru or
taya kacaktr, nk bu ada blgenin ilkel kyleri yava
yava genileyerek kentsel bir yapya kavuacaklardr. Neh
rin geit verdii yerde Sublicius kprs diye anlan ilk ahap
kprnn, eski bir gelenee gre 640-616 yllarnda Roma'da
egemen olduu saptanan son Latin hkmdar Ancus Marcius ta
rafndan ina ettirildii savn bir rastlant olarak grmemek
gerek. Anlatldna gre bu kral, Tiber nehrinin sol kysnda,
Roma ile deniz arasnda bulunan btn yerleim merkezlerini
ele geirip tahrip etmi, orada yaayan halk Aventino tepe
sine srm ve Ostia limann kurmu; ayrca nehrin sa ky
snda bulunan Janiculum tepesini de tahkim etmi. Btn bunlar
Boarium forumuna giden yollarn tmnn bilinli ve dzenli
bir ekilde ele geirildiini aklyor: Nehrin geit verdii
yerde artk bir kpr ba olumutur; br uta ise Vallis Mur-
cia arasndan gneye ynelen yol, tahkim edilmi iki tepe
arasndan, Palatium ve Aventino arasndan gemektedir. te
yandan Tiber azlarnn igali nehir yolunun yava yava ele
gemesini salam; sol kydaki yerleim merkezlerinin tah
ribi, Roma ile balanty gerekletirmitir.
Etruria ile Byk Yunanistan yolu zerinde balca kavak
noktas olan Roma'nn konumunu bylece daha iyi kavryoruz:
87
den oluan, bunlarn yannda u ya da bu ekilde bir tr toprak
klelerinin de ayr bir snf olarak bulunduunu dndren,
henz ekirdek halinde snfl bir toplum grnts yava
yava canlandrld.
Bu dnemde ortaya kan kltr sramas bir baka nemli
olayn sonucudur: Yaznn kullanlmaya balanmas. Etruria
ve Latium'da bulunan en eski rnekler 7. yzyln bandan kal
madr. lk Latince yaz Palestrina'da altn bir toka zerinde
grld. Latince iin kabul edilen alfabe (Etrsk dili de ayn
alfabeyi kullanr) Khalkis Yunancas'nm kulland alfabe
dir, Yunan kolonisi Cumes'den alnmtr. Bu site ile ilikilerin
ok sk olduu anlalyor. Yaznn kullanlmaya balamas
yukarda sz edilen byk deiimlerin sonucudur. Yaz
nceleri ok az sayda kiinin zaman zaman bavurduu bir
aristokrat lksyd; kltr sekinlerinki bile byk lde
szl kltrd. Ancak Dou'ya dnk dnemin sonunda ve kent
yapsnn olumasndan sonra, yaz genel yaama girmenin
koullanna kavutu. Ant zerinde grlen ilk yazt Roma Fo-
rumu'ndaki dikilitatr (Niger Lapis'in altnda bulundu). Bu
nun tarihi .. 6. yzyln ikinci eyrei olabilir.
Sistemin kurulmasna yardmc olmu ilk sosyo-ekonomik
etkenler ksaca da olsa aydnlandna gre, Roma'nn corafi
durumunu gzden geirmek ve tahminleri deerlendirmek iin
artk daha salam ltlere sahip olduumuz sylenebilir.
Temel elerden birincisi nehirdir: Tiber, Orta talya'ya giren
doal yollarn banda gelir, nk o gnn ilkel koullarnda
karadan gitmek ok daha zahmetliydi. Orte'den sonra gemiler
nehir yolu ile denize kadar gidebilirlerdi. Buradan, yani Etru-
ria'nn ilerinden balayarak tarm rnlerinin, maden cevher
lerinin ve kerestenin tanmasnda nehirden yararlanlyordu:
mparatorluk dnemine kadar nehrin s yerlerini belirten
iaretlerin kullanldn gsteren kantlar bulunmutur. Do
laysyla, Roma'ya ithal edilen ilk Yunan seramiklerinin, en
86
eski nehir liman olan Boarium forumundan gelmi olmas bizi
artmamal.
Bu doal yol gney Etruria'y (Vulci, Tarquinia ve Cervete-
ri'den geerek) Gney Latium'a ve Campania'ya balayan ba
ka bir anayol ile kesiiyordu; Alba kenti tepeleri hizasnda
ikiye ayrlyor, bunlardan biri Sacco vadisini (gelecekteki
Via Latina) teki ise Pontino ovasn (gelecekteki Via Appia)
izliyordu. Tiber nehri birka yerde geit veriyordu, suyun ak
ynnde, Tiberina adasnn hemen yaknndaki geit dorudan
Boarium forumuna kard. ok eski alarda zellikle yay
laya kan srlerin buradan gemi olmalar gerek. Fakat bu
yolun nemi daha ok protohistorya ann sonuna doru or
taya kacaktr, nk bu ada blgenin ilkel kyleri yava
yava genileyerek kentsel bir yapya kavuacaklardr. Neh
rin geit verdii yerde Sublicius kprs diye anlan ilk ahap
kprnn, eski bir gelenee gre 640-616 yllarnda Roma'da
egemen olduu saptanan son Latin hkmdar Ancus Marcius ta
rafndan ina ettirildii savn bir rastlant olarak grmemek
gerek. Anlatldna gre bu kral, Tiber nehrinin sol kysnda,
Roma ile deniz arasnda bulunan btn yerleim merkezlerini
ele geirip tahrip etmi, orada yaayan halk Aventino tepe
sine srm ve Ostia limann kurmu; ayrca nehrin sa ky
snda bulunan Janiculum tepesini de tahkim etmi. Btn bunlar
Boarium forumuna giden yollarn tmnn bilinli ve dzenli
bir ekilde ele geirildiini aklyor: Nehrin geit verdii
yerde artk bir kpr ba olumutur; br uta ise Vallis Mur-
cia arasndan gneye ynelen yol, tahkim edilmi iki tepe
arasndan, Palatium ve Aventino arasndan gemektedir. te
yandan Tiber azlarnn igali nehir yolunun yava yava ele
gemesini salam; sol kydaki yerleim merkezlerinin tah
ribi, Roma ile balanty gerekletirmitir.
Etruria ile Byk Yunanistan yolu zerinde balca kavak
noktas olan Roma'nn konumunu bylece daha iyi kavryoruz:
87
Bu site gerekten, kesin bir sosyo-ekonomik ereve iinde yeri
ni alan bu yol kavaklarnn yava yava bir yap kazanma
larnn sonucudur. Btn bu elerin olgunlamas, douya
ynelik en son dnemde (.. 7. yzyln son onyllar ile 6.
yzyln ilk onyllar), ayn zamana rastlar. Temelleri artk
atlm bulunan tarihsel sitenin "kuruluu", Etrsk Tarquinius
hanedannn eseri olacaktr.
Demek ki, bir dereceye kadar gelimi bir iblmyle, ken
disine bal bir krsal evreye dayanan ekonomik ve sosyal bir
kurulu olarak toprak birimleri iindeki akrabalk balarna
dayanan kken ilikilerinden daha ileri bir sosyal kurulu ola
rak sitenin, .. 600 yllarnda domu olabileceini syleye
biliriz. Roma'y zellikle ele aldmzda bu sre, en son bul
gularla son derece zenginleen bir dizi arkeolojik verinin n
da izlenebilir. Boarium forumundan sonra Forum'u da inceden
inceye gzden geirmek gereklidir. Kazlarn ortaya koydu
una gre Capitolium ile Palatium arasndaki vadi 7. yzyl
sonuna doru btnyle deiiklie uram ve tutarl bir
dzenlemeye tabi tutulmutur. Sitenin ilk politik, dinsel ve
ekonomik merkezi ilevini gren Forum ve Comitium'un ilk
deme talan bu yllarda yaplmtr. Bu verileri, Roma'nn
ilk Etrsk Kral Byk Tarquinius tarafndan ina edilen
"cloaca maxima" (ana lam) ile ilgili bilgilerle karla
trmak gerekir: Bilinen u ki vadinin ortasndan geen ve onu
batakla eviren derenin yata deitirilmi olmasayd Fo
rum, ilk talar dendikten sonra kent meydan olarak kul
lanlamazd. Edebiyatn salad bilgiler burada bir kez
daha arkeolojik verilerle dorulanyor. Bu ilk izlenimi des
tekleyen baka eler de var: Regia'da yaplan son kazdan
anlaldna gre ilk byk yap (kukusuz kral konutunun bir
blm) 7. yzyln son eyreinde birka kulbenin igal ettii
bir alanda ina edilmi. Ama balangta "domus" Regia'nn
yanndaki "domus publica", "pontifex maximus"un konutu (bu
arada, cumhuriyet dneminde sadece dinsel grevlerde kraln
yerini alan ve bu grevi onun adna yerine getiren rahip olan
"rex sacrorum"un konutu da) ve Vesta tapmayla birlikte
"atrium vestae" (ki bunlarn krallk konutunun yerinde kurul
duu aktr) herhalde "domus" Regia'nn bir blmn olutu
ruyordu. Bu tapnan hemen yaknndaki kuyulardan kan en
eski buluntular da 7. yzyln son yllanndan kalmadr.
Forum'un teki ucuna gidersek, Arx yamalarnda politik
toplantlarn yapld meydan olan Comitium ile karla
rz. En son almalardan alman sonulara gre Comitium'un
kullanlmaya baland tarih 7. yzyln sonudur ve bu alann
ilk deme talarnn da bu tarihte kaplandn dnmek
gerekir. Bu tarihten hemen sonra gelen dnemlerle Forun 'un
baka noktalarnda saptanan tarihler arasnda uygunluklar
grlmtr.
Bu ala ilgili kamu belgelerinde yaz kullanlm olmas,
hukuk ve din konularnda kamu hizmetleri iin ayrlm bir
kent blmnn varln kesin bir biimde kantlar. Kentin
douunun tartlmaz belirtisi olarak grnen mekn ve za
mann tmyle yeniden yaplanma aamalar 7. yzyln sonu
ile 6. yzyln ilk yars arasndaki ksa bir srede, "Etrsk"
dneminde younlar.
Gruplam kylerden oluan protohistorya toplumlarmda
"mekn" kesin snrlar bulunmayan, dmanlarla ve tehlike
lerle dolu olduu kabul edilen belirlenmemi soyut bir kav
ramdr. Ky ve kyn yakn evresi kapal, pozitif kutup olan
meknn kartdr. ki ky arasnda bo bir mekn vardr, bu
mekn atma ve sava alandr. Daha nce de iaret edildii
gibi mekn dzleminde bakldnda, site aamasna gei,
"kimseye ait olmayan bu arazinin" bir blmnn, kyle btn
leerek yaplanmas ve herkese kabul edilerek saptanm ku
rallara uygun savamlarn yaplmas iin kar karya ge
linen bir mekna dnmesi anlamn da tar. Baka bir deyi
89
Bu site gerekten, kesin bir sosyo-ekonomik ereve iinde yeri
ni alan bu yol kavaklarnn yava yava bir yap kazanma
larnn sonucudur. Btn bu elerin olgunlamas, douya
ynelik en son dnemde (.. 7. yzyln son onyllar ile 6.
yzyln ilk onyllar), ayn zamana rastlar. Temelleri artk
atlm bulunan tarihsel sitenin "kuruluu", Etrsk Tarquinius
hanedannn eseri olacaktr.
Demek ki, bir dereceye kadar gelimi bir iblmyle, ken
disine bal bir krsal evreye dayanan ekonomik ve sosyal bir
kurulu olarak toprak birimleri iindeki akrabalk balarna
dayanan kken ilikilerinden daha ileri bir sosyal kurulu ola
rak sitenin, .. 600 yllarnda domu olabileceini syleye
biliriz. Roma'y zellikle ele aldmzda bu sre, en son bul
gularla son derece zenginleen bir dizi arkeolojik verinin n
da izlenebilir. Boarium forumundan sonra Forum'u da inceden
inceye gzden geirmek gereklidir. Kazlarn ortaya koydu
una gre Capitolium ile Palatium arasndaki vadi 7. yzyl
sonuna doru btnyle deiiklie uram ve tutarl bir
dzenlemeye tabi tutulmutur. Sitenin ilk politik, dinsel ve
ekonomik merkezi ilevini gren Forum ve Comitium'un ilk
deme talan bu yllarda yaplmtr. Bu verileri, Roma'nn
ilk Etrsk Kral Byk Tarquinius tarafndan ina edilen
"cloaca maxima" (ana lam) ile ilgili bilgilerle karla
trmak gerekir: Bilinen u ki vadinin ortasndan geen ve onu
batakla eviren derenin yata deitirilmi olmasayd Fo
rum, ilk talar dendikten sonra kent meydan olarak kul
lanlamazd. Edebiyatn salad bilgiler burada bir kez
daha arkeolojik verilerle dorulanyor. Bu ilk izlenimi des
tekleyen baka eler de var: Regia'da yaplan son kazdan
anlaldna gre ilk byk yap (kukusuz kral konutunun bir
blm) 7. yzyln son eyreinde birka kulbenin igal ettii
bir alanda ina edilmi. Ama balangta "domus" Regia'nn
yanndaki "domus publica", "pontifex maximus"un konutu (bu
arada, cumhuriyet dneminde sadece dinsel grevlerde kraln
yerini alan ve bu grevi onun adna yerine getiren rahip olan
"rex sacrorum"un konutu da) ve Vesta tapmayla birlikte
"atrium vestae" (ki bunlarn krallk konutunun yerinde kurul
duu aktr) herhalde "domus" Regia'nn bir blmn olutu
ruyordu. Bu tapnan hemen yaknndaki kuyulardan kan en
eski buluntular da 7. yzyln son yllanndan kalmadr.
Forum'un teki ucuna gidersek, Arx yamalarnda politik
toplantlarn yapld meydan olan Comitium ile karla
rz. En son almalardan alman sonulara gre Comitium'un
kullanlmaya baland tarih 7. yzyln sonudur ve bu alann
ilk deme talarnn da bu tarihte kaplandn dnmek
gerekir. Bu tarihten hemen sonra gelen dnemlerle Forun 'un
baka noktalarnda saptanan tarihler arasnda uygunluklar
grlmtr.
Bu ala ilgili kamu belgelerinde yaz kullanlm olmas,
hukuk ve din konularnda kamu hizmetleri iin ayrlm bir
kent blmnn varln kesin bir biimde kantlar. Kentin
douunun tartlmaz belirtisi olarak grnen mekn ve za
mann tmyle yeniden yaplanma aamalar 7. yzyln sonu
ile 6. yzyln ilk yars arasndaki ksa bir srede, "Etrsk"
dneminde younlar.
Gruplam kylerden oluan protohistorya toplumlarmda
"mekn" kesin snrlar bulunmayan, dmanlarla ve tehlike
lerle dolu olduu kabul edilen belirlenmemi soyut bir kav
ramdr. Ky ve kyn yakn evresi kapal, pozitif kutup olan
meknn kartdr. ki ky arasnda bo bir mekn vardr, bu
mekn atma ve sava alandr. Daha nce de iaret edildii
gibi mekn dzleminde bakldnda, site aamasna gei,
"kimseye ait olmayan bu arazinin" bir blmnn, kyle btn
leerek yaplanmas ve herkese kabul edilerek saptanm ku
rallara uygun savamlarn yaplmas iin kar karya ge
linen bir mekna dnmesi anlamn da tar. Baka bir deyi
89
le, kanl savalar, yerini artk "szcklerin sava"na brak
mtr: Politika domutur, onunla birlikte de "polis". Gerek
ten, Forum'un ve Comitium'un sitenin politik merkezleri olarak
douuyla ilgili gelenein ardnda efsaneye dayanan bir kur-
maca-tarih yatar: Bu meknn, "lacus Curtius"tan "sacellum
Cloacinae"ye, "Niger Lapis"ten Jpiter Stator tapnana ka
dar olan en nemli yerleri, Latinler'le Sabinler, Romulus'la
Titus Tatius arasnda geen geleneksel savamn izlerini tar
ve kentin ilk kuruluuyla ilgili gerek efsane-topografyasn
yeniden canlandrmamza olanak salar. Kentin politika mer
kezi, sava halinde olan iki halk arasnda barn Comiti-
um'da onaylanmasyla ortaya km olur. Antik gelenek Co
mitium'un (bu Latince szcn kken olarak anlam aktr:
cum ire), Romulus'la Titus Tatiusun kar karya gelip d
manlklara son vererek daha geni bir Roma-Sabin topluluu
oluturmalarnn sonucunda ortaya ktn aktarr. Burada
bir kurulu efsanesinin ak izlerini gryoruz ki bu, bir "poli
tik mekn"n tarihsel oluma biimini belirliyor; gerekleme
tarihini yaklak olarak .. 600 yl olarak saptayabiliriz.
Kentin kuruluu srasnda uygulanan trensel kurallara ilikin
bilgileri (Etrsk kaynaklarndan gnmze ulaan bu trenin,
yaplan tarihsel uygulamay aynen aktarm olmas ok olas
dr) Plutarkhos, bize en eksiksiz biimiyle Romulus'un Yaam
adl eserinde aktarmtr; bu bilgilerin de daha eski bir kay
naa, Varro'ya dayand anlalmaktadr. Kentin kurulu
treninde srasyla iki nemli evre vardr: Herkese bilinen bi
rincisi "pomerium"un (kentin kutsal meknn belirleyen hat)
bir sabanla izilip belirlenmesi; kincisi de, kent iin en uygun
merkezin belirlenmesidir bu da "Mundus"tan baka bir yer
olmayacaktr: nsan .eliyle alm, kurulmakta olan yeni ken
tin gelecekteki yurttalarnn, elde ettikleri ilk rnle o rn
veren araziden getirdikleri bir avu topra, simgesel olarak
* cum: birlikte; ire: gitmek, (.n.)
90
iine attklar ukur. "Mundus", Plutarkhos'un bize belirttii
yerde, Comitium'um yanndadr kukusuz (Palatium zerinde
olduunu ileri sren modem varsaym dayanakszdr); bu konu
da Macrobius'un verdii bilgi, sz konusu ukurun Saturnus
tapma nnde uzanan alanda bulunduunu kesin olarak sap
tamamza yardm eder: Bu evrede, Septimus Severus dne
mindeki yenilenmi haliyle korunmu olan "Umbilicus Ur-
bis"in bulunmas, sorunun zmlenmesini salar; bu ant,
adndan da anlalaca gibi, kentin merkezidir, dolaysyla
da "Mundus"la zdelemitir. Demek ki bir kentsel meknn
ortaya kmas, birbirini tamamlayan ve birbirine skca bal
iki ilem gerektiriyor: Topluluu ilgilendiren etkinliklerle
politik etkinliklerin gerekleecei bir merkez noktasnn be
lirlenmesi, ayn zamanda kutsal olan (pomerium) ve olmayan
(surlar) da dnk bir snrn izilmesi. Anlatlagelen tarihe
gre kent surlarnn Roma'nn sondan bir nceki kral Servius
Tullius'a maledilmesi kukusuz bir rastlant deildir. lkeyi
oluturan boylarn saptanmas, yurttalarn centuria'lara
ayrlmas vb. gibi arkaik sitenin yaplanmasn salamla
tran nlemleri de, 6. yzyln ortasna rastlayan onyllarda
yine bu kraln alm olmas olasdr.
Kentin "iinde" bir blgenin snrlarnn izilmesi teki
blgeleri geri plana iter; bunlarn arasnda nemli olanlar da
bazen yava yava bu nemlerini yitirirler. Ayn ekilde bir
yurtta grubunun varl yurtta olmayan kesin olarak grubun
dna iter, oysa daha nce, ortak bir atadan gelen ailelerin bir
araya toplanmas doallkla ve aka yaplyordu. Bylece,
kuruluunda sitenin bir blmn oluturan Boarium forumu ve
Aventinus blgesi sitenin dnda kalr, nk buras liman
zelliklidir, gelge yeridir, d dnyaya aktr. Bu dlama
ya, Cumhuriyet dneminin banda patriciuslarla plebler
arasnda ortaya kan ve tohumlan 6. yzylda atlm olan
* umbilicus: gbek, merkez; urbis: kent, (.n.)
91
le, kanl savalar, yerini artk "szcklerin sava"na brak
mtr: Politika domutur, onunla birlikte de "polis". Gerek
ten, Forum'un ve Comitium'un sitenin politik merkezleri olarak
douuyla ilgili gelenein ardnda efsaneye dayanan bir kur-
maca-tarih yatar: Bu meknn, "lacus Curtius"tan "sacellum
Cloacinae"ye, "Niger Lapis"ten Jpiter Stator tapnana ka
dar olan en nemli yerleri, Latinler'le Sabinler, Romulus'la
Titus Tatius arasnda geen geleneksel savamn izlerini tar
ve kentin ilk kuruluuyla ilgili gerek efsane-topografyasn
yeniden canlandrmamza olanak salar. Kentin politika mer
kezi, sava halinde olan iki halk arasnda barn Comiti-
um'da onaylanmasyla ortaya km olur. Antik gelenek Co
mitium'un (bu Latince szcn kken olarak anlam aktr:
cum ire), Romulus'la Titus Tatiusun kar karya gelip d
manlklara son vererek daha geni bir Roma-Sabin topluluu
oluturmalarnn sonucunda ortaya ktn aktarr. Burada
bir kurulu efsanesinin ak izlerini gryoruz ki bu, bir "poli
tik mekn"n tarihsel oluma biimini belirliyor; gerekleme
tarihini yaklak olarak .. 600 yl olarak saptayabiliriz.
Kentin kuruluu srasnda uygulanan trensel kurallara ilikin
bilgileri (Etrsk kaynaklarndan gnmze ulaan bu trenin,
yaplan tarihsel uygulamay aynen aktarm olmas ok olas
dr) Plutarkhos, bize en eksiksiz biimiyle Romulus'un Yaam
adl eserinde aktarmtr; bu bilgilerin de daha eski bir kay
naa, Varro'ya dayand anlalmaktadr. Kentin kurulu
treninde srasyla iki nemli evre vardr: Herkese bilinen bi
rincisi "pomerium"un (kentin kutsal meknn belirleyen hat)
bir sabanla izilip belirlenmesi; kincisi de, kent iin en uygun
merkezin belirlenmesidir bu da "Mundus"tan baka bir yer
olmayacaktr: nsan .eliyle alm, kurulmakta olan yeni ken
tin gelecekteki yurttalarnn, elde ettikleri ilk rnle o rn
veren araziden getirdikleri bir avu topra, simgesel olarak
* cum: birlikte; ire: gitmek, (.n.)
90
iine attklar ukur. "Mundus", Plutarkhos'un bize belirttii
yerde, Comitium'um yanndadr kukusuz (Palatium zerinde
olduunu ileri sren modem varsaym dayanakszdr); bu konu
da Macrobius'un verdii bilgi, sz konusu ukurun Saturnus
tapma nnde uzanan alanda bulunduunu kesin olarak sap
tamamza yardm eder: Bu evrede, Septimus Severus dne
mindeki yenilenmi haliyle korunmu olan "Umbilicus Ur-
bis"in bulunmas, sorunun zmlenmesini salar; bu ant,
adndan da anlalaca gibi, kentin merkezidir, dolaysyla
da "Mundus"la zdelemitir. Demek ki bir kentsel meknn
ortaya kmas, birbirini tamamlayan ve birbirine skca bal
iki ilem gerektiriyor: Topluluu ilgilendiren etkinliklerle
politik etkinliklerin gerekleecei bir merkez noktasnn be
lirlenmesi, ayn zamanda kutsal olan (pomerium) ve olmayan
(surlar) da dnk bir snrn izilmesi. Anlatlagelen tarihe
gre kent surlarnn Roma'nn sondan bir nceki kral Servius
Tullius'a maledilmesi kukusuz bir rastlant deildir. lkeyi
oluturan boylarn saptanmas, yurttalarn centuria'lara
ayrlmas vb. gibi arkaik sitenin yaplanmasn salamla
tran nlemleri de, 6. yzyln ortasna rastlayan onyllarda
yine bu kraln alm olmas olasdr.
Kentin "iinde" bir blgenin snrlarnn izilmesi teki
blgeleri geri plana iter; bunlarn arasnda nemli olanlar da
bazen yava yava bu nemlerini yitirirler. Ayn ekilde bir
yurtta grubunun varl yurtta olmayan kesin olarak grubun
dna iter, oysa daha nce, ortak bir atadan gelen ailelerin bir
araya toplanmas doallkla ve aka yaplyordu. Bylece,
kuruluunda sitenin bir blmn oluturan Boarium forumu ve
Aventinus blgesi sitenin dnda kalr, nk buras liman
zelliklidir, gelge yeridir, d dnyaya aktr. Bu dlama
ya, Cumhuriyet dneminin banda patriciuslarla plebler
arasnda ortaya kan ve tohumlan 6. yzylda atlm olan
* umbilicus: gbek, merkez; urbis: kent, (.n.)
91
toplumsal kutuplama da eklenir. Bunun zellik gsteren bir so
nucu da, bu blgede daha o dnemde, yerli soylarla ilgisi ol
mayan tapnlarn younlamaya balamasdr: Bunlar, Fortu-
na'dan, Yunan kkenli olduu kuku gtrmeyen Ceres tapma
na, Liber ve Liberaya, Flora ve Mercurius'a kadar uzanan
tapnlardr. S. Omobono'nun "kutsal mekV'da yapt kaz,
bu sunaklardan birini, tapnaklarn en eski yapl evrelerinin
zamandizinsel olarak ortaya konmasyla Servius Tullius ta
rafndan yaptrld dorulanm gibi grnen Fortuna ve Ma-
ter Matuta sunan belirli bir kesinlikle tanmamz salad.
Bir hanedan tapnc olan Fortuna hakkndaki bilgilerimize
dayanarak bu tanrada, deiik ynleriyle Yunanllar'n
Aphrodite'sinde ve Romallar'm Vens'nde de grdmz
Fenike Tanras Astarte'yi bulduumuzu ileri srebiliriz; Pyr-
gi'de yaplan verimli kazlarda bulunan, hem Fenike hem de
Etrsk dilinde kaleme alnm yaztlar bugn bize, bu tapnma
biimlerinin talya'da daha .. 6. yzyldan balayarak va
rolduklarn kantlama olanan salyor.
Bir yandan kentsel meknn snrlar izilirken bir yandan
da zamann dzenlenmesi yolunda almalar srmektedir. Ro-
mallar'n hukuk ve din konularnda tutucu olmalar, tarih
asndan byk nem tayan bir belgenin bize ulamasn
salad: Bu, "Fasti Numani" dediimiz, yani Cumhuriyet
dneminin sonuyla mparatorluk dnemlerine ait daha yeni
takvimlerin iinde giderek nemini kaybetmi olarak rast
ladmz, eski bayramlar takvimidir. Tarihleri iyi bilinen
baz tapnlarn bu takvimde bulunmamasna dayanarak bu
eski bayramlar takviminin zamandizinini doruya yakn bir
biimde saptayabiliriz: Eksik olan bu tapnlar arasnda Ca-
pitolium ls, Aventinus'un pleb ls ve zellikle Fortuna
tapnc saylabilir ki bu sonuncunun 6. yzyln ilk yarsnda
alnm olduu artk kesinlemitir. Demek ki bu tarihten
nceki tarihlere itibar etmesek de olur. te yandan daha o za
92
mandan Etrsk etkisi tayan tapnlarn (rnein "Voltumus;
bu tapmta son yllarda Tiber adnn Etrskesi saptand) bu
lunmas, 6. yzyln son eyreinden ncesine ait herhangi bir
tarihlemeyi hemen hemen olanaksz klmaktadr. Bundan
karabileceimiz sonu, Roma takviminin kentin kuruluu ile
aa yukar ezamanl olduudur. Bu "feriale" (bayramlar
takvimi) iinde, daha eski takvimlerin (yln on aya blnme
si, baka baka aylarda ylba ilan edilmesi ve baz kltr
elerinin birbiriyle uyumas gibi) bulunmas, kentin, kyle
rin bymesinin tarihsel bir sonucu olduunu ortaya kanr.
.. 5. yzyl, daha nceki dnemdeki hzl bymeye kar,
ok karanlk ve iine kapank bir evre oluturur. Bu gzlem sa
dece Roma iin deil, Etruria'dan Byk Yunanistan'a kadar
talya'nn geri kalan blgeleri iin de dorudur. Bat ovalarna
inen da halklarna, rnein Volscilere kar srdrlen d
savalara, patricius ve plebler arasndaki i atmalar da ek
lendi ve sonuta plebler yava yava ynetenler snfna yak
lat. Bu karanlk dnem hakknda daha geni bilgimiz ol
sayd, sonra gelen ve yeni bir kentsel ve ekonomik gelimeye
sahne olan a daha iyi anlayabilirdik.
Gl bir komu olan Etrsk sitesi Veies'e kar giriilen
savan kazanlmasn (.. 396) ve Galyallar'n geici isti
lalarn izleyen yllarda (Romallar bu istilann nemini
abartmilardr) pleb snfnn iktidara gelmesiyle, nceki
yzylda derin izleri bulunan uzun savam sona erer. Licinae
Sextiae (.. 367) yasalaryla, "nobilitas" ad altnda, patri
cius ve pleblerden oluan daha kalabalk yeni bir ynetici snf
ortaya kar. Kent ynetiminin genilemesine yol aan bu olay
4. yzylda talya'y sarsan sosyal deiimlerin btn iinde
grmek gerek: Bu dnem hakknda btn bildiklerimiz, Etruria
ve Byk Yunanistan arasndaki alanda sosyo-ekonomik ve
kltrel durumun altst olduu konusundaki izlenimleri doru
lar. Snrl bir yurtta snfna dayanan eski dengeler geni
93
toplumsal kutuplama da eklenir. Bunun zellik gsteren bir so
nucu da, bu blgede daha o dnemde, yerli soylarla ilgisi ol
mayan tapnlarn younlamaya balamasdr: Bunlar, Fortu-
na'dan, Yunan kkenli olduu kuku gtrmeyen Ceres tapma
na, Liber ve Liberaya, Flora ve Mercurius'a kadar uzanan
tapnlardr. S. Omobono'nun "kutsal mekV'da yapt kaz,
bu sunaklardan birini, tapnaklarn en eski yapl evrelerinin
zamandizinsel olarak ortaya konmasyla Servius Tullius ta
rafndan yaptrld dorulanm gibi grnen Fortuna ve Ma-
ter Matuta sunan belirli bir kesinlikle tanmamz salad.
Bir hanedan tapnc olan Fortuna hakkndaki bilgilerimize
dayanarak bu tanrada, deiik ynleriyle Yunanllar'n
Aphrodite'sinde ve Romallar'm Vens'nde de grdmz
Fenike Tanras Astarte'yi bulduumuzu ileri srebiliriz; Pyr-
gi'de yaplan verimli kazlarda bulunan, hem Fenike hem de
Etrsk dilinde kaleme alnm yaztlar bugn bize, bu tapnma
biimlerinin talya'da daha .. 6. yzyldan balayarak va
rolduklarn kantlama olanan salyor.
Bir yandan kentsel meknn snrlar izilirken bir yandan
da zamann dzenlenmesi yolunda almalar srmektedir. Ro-
mallar'n hukuk ve din konularnda tutucu olmalar, tarih
asndan byk nem tayan bir belgenin bize ulamasn
salad: Bu, "Fasti Numani" dediimiz, yani Cumhuriyet
dneminin sonuyla mparatorluk dnemlerine ait daha yeni
takvimlerin iinde giderek nemini kaybetmi olarak rast
ladmz, eski bayramlar takvimidir. Tarihleri iyi bilinen
baz tapnlarn bu takvimde bulunmamasna dayanarak bu
eski bayramlar takviminin zamandizinini doruya yakn bir
biimde saptayabiliriz: Eksik olan bu tapnlar arasnda Ca-
pitolium ls, Aventinus'un pleb ls ve zellikle Fortuna
tapnc saylabilir ki bu sonuncunun 6. yzyln ilk yarsnda
alnm olduu artk kesinlemitir. Demek ki bu tarihten
nceki tarihlere itibar etmesek de olur. te yandan daha o za
92
mandan Etrsk etkisi tayan tapnlarn (rnein "Voltumus;
bu tapmta son yllarda Tiber adnn Etrskesi saptand) bu
lunmas, 6. yzyln son eyreinden ncesine ait herhangi bir
tarihlemeyi hemen hemen olanaksz klmaktadr. Bundan
karabileceimiz sonu, Roma takviminin kentin kuruluu ile
aa yukar ezamanl olduudur. Bu "feriale" (bayramlar
takvimi) iinde, daha eski takvimlerin (yln on aya blnme
si, baka baka aylarda ylba ilan edilmesi ve baz kltr
elerinin birbiriyle uyumas gibi) bulunmas, kentin, kyle
rin bymesinin tarihsel bir sonucu olduunu ortaya kanr.
.. 5. yzyl, daha nceki dnemdeki hzl bymeye kar,
ok karanlk ve iine kapank bir evre oluturur. Bu gzlem sa
dece Roma iin deil, Etruria'dan Byk Yunanistan'a kadar
talya'nn geri kalan blgeleri iin de dorudur. Bat ovalarna
inen da halklarna, rnein Volscilere kar srdrlen d
savalara, patricius ve plebler arasndaki i atmalar da ek
lendi ve sonuta plebler yava yava ynetenler snfna yak
lat. Bu karanlk dnem hakknda daha geni bilgimiz ol
sayd, sonra gelen ve yeni bir kentsel ve ekonomik gelimeye
sahne olan a daha iyi anlayabilirdik.
Gl bir komu olan Etrsk sitesi Veies'e kar giriilen
savan kazanlmasn (.. 396) ve Galyallar'n geici isti
lalarn izleyen yllarda (Romallar bu istilann nemini
abartmilardr) pleb snfnn iktidara gelmesiyle, nceki
yzylda derin izleri bulunan uzun savam sona erer. Licinae
Sextiae (.. 367) yasalaryla, "nobilitas" ad altnda, patri
cius ve pleblerden oluan daha kalabalk yeni bir ynetici snf
ortaya kar. Kent ynetiminin genilemesine yol aan bu olay
4. yzylda talya'y sarsan sosyal deiimlerin btn iinde
grmek gerek: Bu dnem hakknda btn bildiklerimiz, Etruria
ve Byk Yunanistan arasndaki alanda sosyo-ekonomik ve
kltrel durumun altst olduu konusundaki izlenimleri doru
lar. Snrl bir yurtta snfna dayanan eski dengeler geni
93
halk tabakalarnn basks altnda bozulmutur, nk kk
ve orta toprak sahipliinin yaylmasyla ekonomik bamsz
la kavuan bu snf politik iktidara ortak olmak iin arl
n duyurmaya balamtr. Olay, yerel koullara gre dei
en grnmlerde ve deiik sonularla ortaya kar. rnein
Yunanllar'la Byk Yunanistan'n yerli halk arasndaki
ilikilerde sz konusu olay, bu iki etnik enin az ok kay
namasna yol aacaktr; ya da Yunanistan'dan bir grup yeni
kolonun gelmesi sz konusu olacaktr (Byk Yunanistan'a ve
Timoleonun Sicilyas'na). Bu yoni akmlar sosyal temelleri
olduka yaygn ve o gne d ; ' >yada grlmemi boyutlara
ulaan kentsel yaplarn domasna neden olacaktr. Uzaktan
uzaa yaklak bir tanmla "demokratik" denebilecek yeni
politik ekiller oluacaktr ki eilimleri, radikal demokrasi
ile lml oligari arasnda deiecektir. deolojik adan bu
nun yansmasn, bu dnemi belirleyen ve "koine" medio-italik
ad verilen ok byk kltrel badamada gryoruz: Bunun en
youn ve en verimli devresi iki kua amaz (yaklak 330-
270) ve sonraki yllarda hzla bunalm dnemine girer. Cumhu-
riyet'in sonunda bu dnem rnek alnacaktr ve Roma'da
"optimates"lerden "populares"e dek kart politik gruplar
arasnda anlamazlk grlmeyecektir.
talya'da Roma kentinin stnl yava yava bu yllarda
temellenmeye balad; bu stnl harekete geiren de ku
kusuz nce nfus art ve buna bal toprak edinme hrs oldu.
te yandan gelecein "emperyalizmi"nin silik bir nbelirtisi,
yeni aristokrasiye bal birka egemen ailenin evresinde belli
belirsiz grnmeye balamtr, bunlar zellikle Helen klt
ryle iyice kaynam olan, bu nedenle, skenderin fetihlerin
den sonra meydana km Dou Akdeniz krallklarndan y ' n
eitli telkinleri yorumlayabilecek durumdaki ailelerdir. N
fus younluu, kurulmu olan ve saylar gittike artan Latin
kolonilerinde ve giderek daha uzak blgelerde, .. 338
94
ylndan itibaren artk kendini aka belli etmektedir. Cam-
pania blgesinin, i Etruriann ve Padua evresinin verimli
ovalar zellikle daha ekici grnme brnr, buna karlk
Apenin dalarnn tesindeki Dou talya blgeleriyle bir sre
kimse ilgilenmez. Bu durumda nce Samnit'ler ve Etrskler,
sonralar Yunanllar ve Keltler'le km olduunu sandmz
kanlmaz atmalar bu yaylmann aamalarn oluturur.
Bunun dnda Roma'da parann ilk olarak ortaya kmasyla
birlikte kullanm deerinden fazla dolam deeri olan ve
Roma emperyalizminin ilk belirtileri ile ilikili, en azndan
ekirdek halinde farkl bir ekonomik etkenin bulunduu da
aka grlr (k tarihi tartmaldr, ancak 3. yzyln
snrlar iinde olduunu syleyebiliriz).
.. 4. yzylda bile aka belli olan bu yaylma eilimi 3.
yzylda artk kendini iyice gstermeye balamtr. Ayn ta
rihte bu medio-italik diye adlandrabileceimiz toplum mo
delinde bir bunalm ba gsterir. Bunun belirtilerini, Pyr-
rhus'un seferi srasnda (280-275) ve sonrasnda, daha belirgin
bir biimde de Etruria'da grmek olanakldr. Birinci Pn
savann Sicilya'da, kincisinin Gney talya'nn geri kalan
blmnde meydana getirdii ar sarsntlar kesin ykln
nedenleri olmutur. Bu klerin btn sorumluluunu yalnz 3.
yzyln savalarna yklemek yanl bir grtr: Bu savalar
sadece, kmekte olan yapya indirilen son darbedir. Bu durum
rnein Hannibal savandan en ok zarar alm blgelerden
biri olan ve ksa zamanda kalknmay baaran Campania
blgesinde grlr, nk bu blge Byk Yunanistan'n geri ka
lan blmnden farkl olarak, 2. yzylda kendini kabul ettir
mi ve Cumhuriyet'in son dnemini belirleyecek olan yeni
kalknma modeline uymutur.
Roma emperyalizminin Cumhuriyet'in sonunda domu ol
masnda ekonomik etkenlerin rol zerine bugn yaplan
tartma, bize iyi tanmlanmam bir sorun rnei gibi grn
95
halk tabakalarnn basks altnda bozulmutur, nk kk
ve orta toprak sahipliinin yaylmasyla ekonomik bamsz
la kavuan bu snf politik iktidara ortak olmak iin arl
n duyurmaya balamtr. Olay, yerel koullara gre dei
en grnmlerde ve deiik sonularla ortaya kar. rnein
Yunanllar'la Byk Yunanistan'n yerli halk arasndaki
ilikilerde sz konusu olay, bu iki etnik enin az ok kay
namasna yol aacaktr; ya da Yunanistan'dan bir grup yeni
kolonun gelmesi sz konusu olacaktr (Byk Yunanistan'a ve
Timoleonun Sicilyas'na). Bu yoni akmlar sosyal temelleri
olduka yaygn ve o gne d ; ' >yada grlmemi boyutlara
ulaan kentsel yaplarn domasna neden olacaktr. Uzaktan
uzaa yaklak bir tanmla "demokratik" denebilecek yeni
politik ekiller oluacaktr ki eilimleri, radikal demokrasi
ile lml oligari arasnda deiecektir. deolojik adan bu
nun yansmasn, bu dnemi belirleyen ve "koine" medio-italik
ad verilen ok byk kltrel badamada gryoruz: Bunun en
youn ve en verimli devresi iki kua amaz (yaklak 330-
270) ve sonraki yllarda hzla bunalm dnemine girer. Cumhu-
riyet'in sonunda bu dnem rnek alnacaktr ve Roma'da
"optimates"lerden "populares"e dek kart politik gruplar
arasnda anlamazlk grlmeyecektir.
talya'da Roma kentinin stnl yava yava bu yllarda
temellenmeye balad; bu stnl harekete geiren de ku
kusuz nce nfus art ve buna bal toprak edinme hrs oldu.
te yandan gelecein "emperyalizmi"nin silik bir nbelirtisi,
yeni aristokrasiye bal birka egemen ailenin evresinde belli
belirsiz grnmeye balamtr, bunlar zellikle Helen klt
ryle iyice kaynam olan, bu nedenle, skenderin fetihlerin
den sonra meydana km Dou Akdeniz krallklarndan y ' n
eitli telkinleri yorumlayabilecek durumdaki ailelerdir. N
fus younluu, kurulmu olan ve saylar gittike artan Latin
kolonilerinde ve giderek daha uzak blgelerde, .. 338
94
ylndan itibaren artk kendini aka belli etmektedir. Cam-
pania blgesinin, i Etruriann ve Padua evresinin verimli
ovalar zellikle daha ekici grnme brnr, buna karlk
Apenin dalarnn tesindeki Dou talya blgeleriyle bir sre
kimse ilgilenmez. Bu durumda nce Samnit'ler ve Etrskler,
sonralar Yunanllar ve Keltler'le km olduunu sandmz
kanlmaz atmalar bu yaylmann aamalarn oluturur.
Bunun dnda Roma'da parann ilk olarak ortaya kmasyla
birlikte kullanm deerinden fazla dolam deeri olan ve
Roma emperyalizminin ilk belirtileri ile ilikili, en azndan
ekirdek halinde farkl bir ekonomik etkenin bulunduu da
aka grlr (k tarihi tartmaldr, ancak 3. yzyln
snrlar iinde olduunu syleyebiliriz).
.. 4. yzylda bile aka belli olan bu yaylma eilimi 3.
yzylda artk kendini iyice gstermeye balamtr. Ayn ta
rihte bu medio-italik diye adlandrabileceimiz toplum mo
delinde bir bunalm ba gsterir. Bunun belirtilerini, Pyr-
rhus'un seferi srasnda (280-275) ve sonrasnda, daha belirgin
bir biimde de Etruria'da grmek olanakldr. Birinci Pn
savann Sicilya'da, kincisinin Gney talya'nn geri kalan
blmnde meydana getirdii ar sarsntlar kesin ykln
nedenleri olmutur. Bu klerin btn sorumluluunu yalnz 3.
yzyln savalarna yklemek yanl bir grtr: Bu savalar
sadece, kmekte olan yapya indirilen son darbedir. Bu durum
rnein Hannibal savandan en ok zarar alm blgelerden
biri olan ve ksa zamanda kalknmay baaran Campania
blgesinde grlr, nk bu blge Byk Yunanistan'n geri ka
lan blmnden farkl olarak, 2. yzylda kendini kabul ettir
mi ve Cumhuriyet'in son dnemini belirleyecek olan yeni
kalknma modeline uymutur.
Roma emperyalizminin Cumhuriyet'in sonunda domu ol
masnda ekonomik etkenlerin rol zerine bugn yaplan
tartma, bize iyi tanmlanmam bir sorun rnei gibi grn
95
yor. Bu tartma esas olarak gereinden ok blnm ve uzman
lam bir aratrmaya bal ve tarihin en karmak sorun
larndan birini, btn yansmalarn global bir ekilde ele al
madan, bir tek yaklam yolu ile zmlemek iddiasnda
bulunan yntem uygulamalarndan kaynaklanyor. zellikle,
prosopographique ynteme dayal bir ok aratrma bu durum
dadr. Bunlar, sekinler kuramn (hatta kimi zaman bu se
kinlerin, hareketlerinin ideolojik doruluu konusunda bize
braktklar kantlar gvenle kabul edilir), Cumhuriyet sonu
dneminin btn politik tarihini aklamak iin tek geerli
yntem olarak grme eilimindedirler. Oysa Roma edebiya
tndan amza kalan belgelerde ekonomik gerekelere ancak
blk prk rastlanmas byle bir tutumu hibir zaman hakl
gstermez. uras kesindir ki, bu trden ekonomik gerekeleri
kmseyen ynetici aristokrat snf ideolojik dzlemde bun
lar hi dnmeden bir kenara itecektir; ancak farkl belgele
rin, zellikle arkeolojik ve yaztsal belgelerin de dikkate
alnmasyla, artk sadece olaylar yanstmakla yetinmeyen
ve eski toplumun gereklerine daha yakn den sonular elde
etmeyi bekleyebiliriz. Roma'nn i deiimlerinin ve da al
masnn temelinde, antik talya'nn yapsna yeni bir biim
vermi olan ekonomik alkantlarn bulunduunu, bu belgelere
dayanan incelemeler giderek daha aka gstermektedir.
.. 2. yzylda Roma Devleti'ni btn kurumlaryla sarsan
ar bunalm, o an talyan toplumunun zlmesinden kay
naklanr; bunun nedeniyse Roma'nn girimi olduu fetihler
dir. Bu toplumun atsn oluturan kk bamsz devletler,
snrlar k daha geni bir politik topluluk iinde az zamanda
anp daldlar. 3. yzyln korkun savalar da bu an
maya hz verdi. Fakat politik yaps kk bir "polis"in bo
yutlarna gre olan istilc site de, srekli yaylma halinde
bulunan bir imparatorluun ynetiminde glklerle karla
maya balad ve ok ar sorunlar zmek zorunda kald.
96
Kk toprak sahiplerinin krsal blgeye srt evirip kent pro
letaryasna katlmalaryla, topraklarn ok byk bir blm
nn belli sayda kiilerin elinde toplanmas ve bu topraklarn
zgr bir alma dzenine gre deil, zellikle Akdeniz'in
dousundan "ithal" edilmi ok sayda kle altrlarak
iletilmesi ayn tarihe rastlar. Ortaya kan bu yeni durumda
geim amacyla yaplan retim azalmaya balar, yerini orta
boyutlarda, uzmanlam tarma brakr: retilen mallar sa
tlmak ve ihra edilmek iindir. Bir de buday ekimi ve ko
yunculuk yapan byk "latifundium"lar vardr (daha ok Si
cilya ve Gney talya'da).
Politik adan bu durum, nceki dneme zelliini veren ve
getirdii zmlerle vatanda topluluunun ok byk bir
blmn iine alan dengelerin ortadan kalkm olmasyla
kendini gsterir. Bylece senato oligarisi daralm, iktidar,
tabandan gelecek her eit yenilenmeye kar kan az sayda
ailenin tekeline gemitir.
Bundan doan sosyal gerilimler kentin pjeb snfnn huzur
suzluklaryla kendini gsterir; bu snf yoksul kalm mlk sa
hipleri ve azad edilmi klelerin de katlmasyla byyen,
egemen snflarn elinde her an kullanlmaya hazr dank
bir sosyal gruptur. Politika bylece soylu gruplar arasnda bir
atma eklini alr, nk gerek ekonomik gerekse ideolojik
bakmdan bu lde dalm bir sosyal duruma hakim olabile
cek yalnz onlar vardr. 2. yzyln ihtillci tribunuslarmm*
ve zellikle Gracchus'larn egemen snftan kmalar bir rast
lant deildir. Bunlar egemen snftan birka ailenin haksz
yere ele geirmi olduu "ager publicusun topraklarn kent ve
kr proletaryasna datarak daha nceki durumun biraz ben
zerini yeniden canlandrmay denediler. Ancak olayn kke
ninde yatan "emperyalist" yaylma eilimini ters yne evir
meden bu giriimin baar salamasna olanak yoktu, oysa buna
* Tribunus: Pleb snfnn haklarn savunan yksek grevli, (.n.)
97
yor. Bu tartma esas olarak gereinden ok blnm ve uzman
lam bir aratrmaya bal ve tarihin en karmak sorun
larndan birini, btn yansmalarn global bir ekilde ele al
madan, bir tek yaklam yolu ile zmlemek iddiasnda
bulunan yntem uygulamalarndan kaynaklanyor. zellikle,
prosopographique ynteme dayal bir ok aratrma bu durum
dadr. Bunlar, sekinler kuramn (hatta kimi zaman bu se
kinlerin, hareketlerinin ideolojik doruluu konusunda bize
braktklar kantlar gvenle kabul edilir), Cumhuriyet sonu
dneminin btn politik tarihini aklamak iin tek geerli
yntem olarak grme eilimindedirler. Oysa Roma edebiya
tndan amza kalan belgelerde ekonomik gerekelere ancak
blk prk rastlanmas byle bir tutumu hibir zaman hakl
gstermez. uras kesindir ki, bu trden ekonomik gerekeleri
kmseyen ynetici aristokrat snf ideolojik dzlemde bun
lar hi dnmeden bir kenara itecektir; ancak farkl belgele
rin, zellikle arkeolojik ve yaztsal belgelerin de dikkate
alnmasyla, artk sadece olaylar yanstmakla yetinmeyen
ve eski toplumun gereklerine daha yakn den sonular elde
etmeyi bekleyebiliriz. Roma'nn i deiimlerinin ve da al
masnn temelinde, antik talya'nn yapsna yeni bir biim
vermi olan ekonomik alkantlarn bulunduunu, bu belgelere
dayanan incelemeler giderek daha aka gstermektedir.
.. 2. yzylda Roma Devleti'ni btn kurumlaryla sarsan
ar bunalm, o an talyan toplumunun zlmesinden kay
naklanr; bunun nedeniyse Roma'nn girimi olduu fetihler
dir. Bu toplumun atsn oluturan kk bamsz devletler,
snrlar k daha geni bir politik topluluk iinde az zamanda
anp daldlar. 3. yzyln korkun savalar da bu an
maya hz verdi. Fakat politik yaps kk bir "polis"in bo
yutlarna gre olan istilc site de, srekli yaylma halinde
bulunan bir imparatorluun ynetiminde glklerle karla
maya balad ve ok ar sorunlar zmek zorunda kald.
96
Kk toprak sahiplerinin krsal blgeye srt evirip kent pro
letaryasna katlmalaryla, topraklarn ok byk bir blm
nn belli sayda kiilerin elinde toplanmas ve bu topraklarn
zgr bir alma dzenine gre deil, zellikle Akdeniz'in
dousundan "ithal" edilmi ok sayda kle altrlarak
iletilmesi ayn tarihe rastlar. Ortaya kan bu yeni durumda
geim amacyla yaplan retim azalmaya balar, yerini orta
boyutlarda, uzmanlam tarma brakr: retilen mallar sa
tlmak ve ihra edilmek iindir. Bir de buday ekimi ve ko
yunculuk yapan byk "latifundium"lar vardr (daha ok Si
cilya ve Gney talya'da).
Politik adan bu durum, nceki dneme zelliini veren ve
getirdii zmlerle vatanda topluluunun ok byk bir
blmn iine alan dengelerin ortadan kalkm olmasyla
kendini gsterir. Bylece senato oligarisi daralm, iktidar,
tabandan gelecek her eit yenilenmeye kar kan az sayda
ailenin tekeline gemitir.
Bundan doan sosyal gerilimler kentin pjeb snfnn huzur
suzluklaryla kendini gsterir; bu snf yoksul kalm mlk sa
hipleri ve azad edilmi klelerin de katlmasyla byyen,
egemen snflarn elinde her an kullanlmaya hazr dank
bir sosyal gruptur. Politika bylece soylu gruplar arasnda bir
atma eklini alr, nk gerek ekonomik gerekse ideolojik
bakmdan bu lde dalm bir sosyal duruma hakim olabile
cek yalnz onlar vardr. 2. yzyln ihtillci tribunuslarmm*
ve zellikle Gracchus'larn egemen snftan kmalar bir rast
lant deildir. Bunlar egemen snftan birka ailenin haksz
yere ele geirmi olduu "ager publicusun topraklarn kent ve
kr proletaryasna datarak daha nceki durumun biraz ben
zerini yeniden canlandrmay denediler. Ancak olayn kke
ninde yatan "emperyalist" yaylma eilimini ters yne evir
meden bu giriimin baar salamasna olanak yoktu, oysa buna
* Tribunus: Pleb snfnn haklarn savunan yksek grevli, (.n.)
97
ne kimsenin gc yeterdi ne de byle bir istek vard. ki
kardein tasars; hatta, Roma valyeleri, talikler ve kent
plebleri gibi dank gleri soylulara kar bir plan evresin
de birletirmeye uraan Gaius'un politik bakmdan daha ol
gun tasars bile ac bir biimde bozguna urad. Ayn tarihler
de gneyin krsal blgelerinde grlen geni apta kle ayak
lanmalar da tutarl bir programn ve herhangi bir politik
grn yokluu yznden baarsz kald. Grnrde "nobili-
tas" kazanmt ama gerekte bu zaferler onu ykma gtrd.
Sonunda kabul edilen zm, ayaklanan tribunuslarn yenil
melerini izleyen onyllarda yava yava gerekleen iki yeni
olayla belirlendi: Bunlardan ilki, Romal ve talik proleter
ktleyi yeni almlara yneltmek amacyla profesyonel bir
ordunun kurulmasdr; bu ktle, sonunda "sava beylerinin"
hizmetine girecek ve ynetenlerin kafalarnda tasarladklar
gibi clientelay oluturacaktr (bunlar, .. 1. yzylda ka
cak ve Cumhuriyeti kertecek olan i savalarn ilk belirti
leridir); bunlarla ayn zamana rastlayan kincisi de, talik
mttefiklerin bakaldrmas ve bunun sonucunda da talikler'
in tmyle Roma vatandalna kabul edilmeleridir. Bu ge
nileme de, ilk kurulu biimini hl korumaya alan site-
devletin zaten sallanmakta olan kuramlarnn kesin olarak
yklp gitmesine neden oldu. Bylece, pek de uygun olmayan
bir deyile yaygn olarak "Roma devrimi" ad verilen olguya
yol aacak olan koullarn tm gereklemi oldu; yani, cum
huriyeti eski ynetici snfn, baka bir deyile "nobilitas"m
yerini yeni bir ynetici snfn almasna, buna bal olarak da
devlet kuramlarnn dnme urayarak Principatus dzeni
nin kurulmasna yol aan koullar olutu. Eski kurulu ile yeni
politik durum arasnda .. 1. yzyln i savalar sonunda
adm adm ortaya kan ve grnte bir uzlamay andran bu
"clientela: Roma mparatorluu'nda gsz bir ulusun, daha gl olanla ba
mllk ilikisi, (.n.)
98
yeni iktidar, aslnda profesyonel bir ordunun ve talik kkenli
"orta snflarn" desteine dayanmaktadr: Daha nce ikti
dar Augustus'a teslim etmi olanlar da ayn glerdir.
ne kimsenin gc yeterdi ne de byle bir istek vard. ki
kardein tasars; hatta, Roma valyeleri, talikler ve kent
plebleri gibi dank gleri soylulara kar bir plan evresin
de birletirmeye uraan Gaius'un politik bakmdan daha ol
gun tasars bile ac bir biimde bozguna urad. Ayn tarihler
de gneyin krsal blgelerinde grlen geni apta kle ayak
lanmalar da tutarl bir programn ve herhangi bir politik
grn yokluu yznden baarsz kald. Grnrde "nobili-
tas" kazanmt ama gerekte bu zaferler onu ykma gtrd.
Sonunda kabul edilen zm, ayaklanan tribunuslarn yenil
melerini izleyen onyllarda yava yava gerekleen iki yeni
olayla belirlendi: Bunlardan ilki, Romal ve talik proleter
ktleyi yeni almlara yneltmek amacyla profesyonel bir
ordunun kurulmasdr; bu ktle, sonunda "sava beylerinin"
hizmetine girecek ve ynetenlerin kafalarnda tasarladklar
gibi clientelay oluturacaktr (bunlar, .. 1. yzylda ka
cak ve Cumhuriyeti kertecek olan i savalarn ilk belirti
leridir); bunlarla ayn zamana rastlayan kincisi de, talik
mttefiklerin bakaldrmas ve bunun sonucunda da talikler'
in tmyle Roma vatandalna kabul edilmeleridir. Bu ge
nileme de, ilk kurulu biimini hl korumaya alan site-
devletin zaten sallanmakta olan kuramlarnn kesin olarak
yklp gitmesine neden oldu. Bylece, pek de uygun olmayan
bir deyile yaygn olarak "Roma devrimi" ad verilen olguya
yol aacak olan koullarn tm gereklemi oldu; yani, cum
huriyeti eski ynetici snfn, baka bir deyile "nobilitas"m
yerini yeni bir ynetici snfn almasna, buna bal olarak da
devlet kuramlarnn dnme urayarak Principatus dzeni
nin kurulmasna yol aan koullar olutu. Eski kurulu ile yeni
politik durum arasnda .. 1. yzyln i savalar sonunda
adm adm ortaya kan ve grnte bir uzlamay andran bu
"clientela: Roma mparatorluu'nda gsz bir ulusun, daha gl olanla ba
mllk ilikisi, (.n.)
98
yeni iktidar, aslnda profesyonel bir ordunun ve talik kkenli
"orta snflarn" desteine dayanmaktadr: Daha nce ikti
dar Augustus'a teslim etmi olanlar da ayn glerdir.
TARH
Akdeniz'in tarihini btn olarak alrsak, insann akl yeti
sini aan byklkte, dank, elikili, arkeolog ve tarihi
lerin gereinden fazla inceledikleri bir lem iinde alt il on-
bin yllk bir tarih birikimi kar karmza; bu, her eit akl
c bireime meydan okuyan bir bilgi toplamdr. Dorusunu sy
lemek gerekirse, Akdeniz'in gemii uzak in tarihi kadar yo
un katmanlar halinde birikmi bir tarihtir.
Uygarlklara ncelik tanyoruz.
Eer ille de bir genel grnm vermek gerekiyorsa kendimize
bir yol semek zorundayz. Bunun iin de en iyisi Akdeniz'in
kendisine bavurmak, bugnk Akdeniz'in esas yaamn, gzle
grnen dengesini ve belki de eski dengelerini dikkatle aratr
mak olur. Bu konuda, hemen ve kesin olarak akla gelen ey
udur: Bugnn politik blnmelerinin tesinde Akdeniz,
ayn kltr topluluu, byk ve canl uygarlk ve bunlarn te
melden farkl dnce, inan, yeme ime, yaama biimidir...
Gerekte bunlar, neredeyse dnya kurulal beri, hi deilse
yzyllardan bu yana dilerini her an birbirine gstermeye
hazr canavar, yazglar asla birlemeyecek ayr kii
liktir. Bunlarn kendilerine izdii snrlar devletlerinkini
hie sayar; bu snrlarn o canavar iin, sirk soytarsnn sr
tna geirdii giysiden, hem de en incesinden fark yoktur.
Akdeniz tarihinin eitli ini klar ve olaylar arasnda
izleyebileceimiz uzun sreli yazglar, gerekte yalnz bu uy
garlklardr.
uygarlk var: nce Bat, belki buna Hristiyanlk demek
daha uygun olur, anlam ykl eski bir szck; belki de Romal-
lk terimini kullanmak daha yerinde olur: Balangta Latin,
100
sonradan Katolik olan bu kocam evrenin merkezi dn Roma'
yd, bugn yine Roma'dr; bu evren Protestan dnyasna, Okya
nusa ve Kuzey Denizi'ne, Ren nehrine ve Tuna'ya dek uzanr.
Kar reformun bu nehirler boyunca diktii barok kiliseler uya
nk nbetiler gibidir. Bu evren Atlantik tesi dnyalara kadar
gider, sanki Roma'nn ada yazgs, zerinde gnein hi bat
mad arlken mparatorluu'nun etki alann korumaktr.
kinci evren slm dnyasdr, bir ucu Fas'ta bir ucu Hint Ok-
yanusu'nun tesinde, .S. 13. yzylda bir blm igal edilip
slmlatrlm olan Gney Dou Asya'dadr. Bat'yla slm
dnyas, kar karya kedi kpek gibidir. Buna, Bat kart
dnya da denebilir, iinde birarada barndrd rekabeti,
dmanl, borluluu ile, her trl kar koymada grlen
trden karmak davranlarn oluturduu bir kar-Bat.
Dou ile Bat, Germaine Tillion'un terimiyle "birbirlerini ta
mamlayan dmanlardr". Ama ne biim dman, ne biim ra
kip! Birinin yaptn teki de yapar. Bat Hal seferlerini
icat eder ve yaar; slm Cihad, kutsal sava icat eder ve
yaar. Hristiyanlk Roma'ya ular; slm Mekke'ye ve Pey-
gamber'in kabrine ular, burasn bir merkez yapmasnda
hibir mantkszlk yoktur, nk slm, Asya'nn derinlikle
rine kadar lleri amaktadr, nk o tek bana "teki" Ak
deniz'dir, ln eklenmesiyle uzam Kar-Akdeniz.
nc kiilik bugn yzn hemen gstermiyor. Yunan dn
yas, Ortodoks dnyadr bu. Bugnk Balkan yarmadasnn en
azndan tamam, Romanya, Bulgaristan, hemen hemen btn
ile Yugoslavya, Yunanistan'n kendisi, antik Hellas'n anm-
sand ve sanki yeniden yaad anlarla dopdolu Yunanis
tan; ayrca, kukusuz, o koskoca Ortodoks Rusya. Peki bu ale
min merkezi neresi? Konstantinopolis diyeceksiniz, ikinci Ro
ma ve gbeinde de Ayasofya. Evet ama Konstantinopolis
1453'ten beri stanbul'dur, Trkiye'nin bakenti. Gl dne
minde Balkan yarmadasnn tmne sahip olan Trk slm,
101
TARH
Akdeniz'in tarihini btn olarak alrsak, insann akl yeti
sini aan byklkte, dank, elikili, arkeolog ve tarihi
lerin gereinden fazla inceledikleri bir lem iinde alt il on-
bin yllk bir tarih birikimi kar karmza; bu, her eit akl
c bireime meydan okuyan bir bilgi toplamdr. Dorusunu sy
lemek gerekirse, Akdeniz'in gemii uzak in tarihi kadar yo
un katmanlar halinde birikmi bir tarihtir.
Uygarlklara ncelik tanyoruz.
Eer ille de bir genel grnm vermek gerekiyorsa kendimize
bir yol semek zorundayz. Bunun iin de en iyisi Akdeniz'in
kendisine bavurmak, bugnk Akdeniz'in esas yaamn, gzle
grnen dengesini ve belki de eski dengelerini dikkatle aratr
mak olur. Bu konuda, hemen ve kesin olarak akla gelen ey
udur: Bugnn politik blnmelerinin tesinde Akdeniz,
ayn kltr topluluu, byk ve canl uygarlk ve bunlarn te
melden farkl dnce, inan, yeme ime, yaama biimidir...
Gerekte bunlar, neredeyse dnya kurulal beri, hi deilse
yzyllardan bu yana dilerini her an birbirine gstermeye
hazr canavar, yazglar asla birlemeyecek ayr kii
liktir. Bunlarn kendilerine izdii snrlar devletlerinkini
hie sayar; bu snrlarn o canavar iin, sirk soytarsnn sr
tna geirdii giysiden, hem de en incesinden fark yoktur.
Akdeniz tarihinin eitli ini klar ve olaylar arasnda
izleyebileceimiz uzun sreli yazglar, gerekte yalnz bu uy
garlklardr.
uygarlk var: nce Bat, belki buna Hristiyanlk demek
daha uygun olur, anlam ykl eski bir szck; belki de Romal-
lk terimini kullanmak daha yerinde olur: Balangta Latin,
100
sonradan Katolik olan bu kocam evrenin merkezi dn Roma'
yd, bugn yine Roma'dr; bu evren Protestan dnyasna, Okya
nusa ve Kuzey Denizi'ne, Ren nehrine ve Tuna'ya dek uzanr.
Kar reformun bu nehirler boyunca diktii barok kiliseler uya
nk nbetiler gibidir. Bu evren Atlantik tesi dnyalara kadar
gider, sanki Roma'nn ada yazgs, zerinde gnein hi bat
mad arlken mparatorluu'nun etki alann korumaktr.
kinci evren slm dnyasdr, bir ucu Fas'ta bir ucu Hint Ok-
yanusu'nun tesinde, .S. 13. yzylda bir blm igal edilip
slmlatrlm olan Gney Dou Asya'dadr. Bat'yla slm
dnyas, kar karya kedi kpek gibidir. Buna, Bat kart
dnya da denebilir, iinde birarada barndrd rekabeti,
dmanl, borluluu ile, her trl kar koymada grlen
trden karmak davranlarn oluturduu bir kar-Bat.
Dou ile Bat, Germaine Tillion'un terimiyle "birbirlerini ta
mamlayan dmanlardr". Ama ne biim dman, ne biim ra
kip! Birinin yaptn teki de yapar. Bat Hal seferlerini
icat eder ve yaar; slm Cihad, kutsal sava icat eder ve
yaar. Hristiyanlk Roma'ya ular; slm Mekke'ye ve Pey-
gamber'in kabrine ular, burasn bir merkez yapmasnda
hibir mantkszlk yoktur, nk slm, Asya'nn derinlikle
rine kadar lleri amaktadr, nk o tek bana "teki" Ak
deniz'dir, ln eklenmesiyle uzam Kar-Akdeniz.
nc kiilik bugn yzn hemen gstermiyor. Yunan dn
yas, Ortodoks dnyadr bu. Bugnk Balkan yarmadasnn en
azndan tamam, Romanya, Bulgaristan, hemen hemen btn
ile Yugoslavya, Yunanistan'n kendisi, antik Hellas'n anm-
sand ve sanki yeniden yaad anlarla dopdolu Yunanis
tan; ayrca, kukusuz, o koskoca Ortodoks Rusya. Peki bu ale
min merkezi neresi? Konstantinopolis diyeceksiniz, ikinci Ro
ma ve gbeinde de Ayasofya. Evet ama Konstantinopolis
1453'ten beri stanbul'dur, Trkiye'nin bakenti. Gl dne
minde Balkan yarmadasnn tmne sahip olan Trk slm,
101
sonradan kendine ait bir Avrupa parasn elinde tuttu. Baka
bir merkez Moskova, nc Roma... Kukusuz o da roln oy
nad. Ama o da Ortodoksluun parlak bir kutbu olmaktan kt
artk. Peki, ortodoks dnyas bugn babasz bir dnya m?
Yzyllar Geriye Doru Trmanrken
Uygarlklarn mkemmel bir yol gsterici olduklarn kim
inkr edebilir? Zaman aan, sreyi alteden onlardr. Tarihin
filmi bir yandan oynayadursun, sarslmaz gleriyle onlar
ayaktadrlar. Ve ayn g onlann kendi alanlarna egemen ol
malarn salar, nk igal ettikleri topraklar snr deiik
liklerine urayabilir fakat en ortada, merkez blgede onlarn
alm olduklar yer deimez. Sezar veya Augustus zamannda
nerede idiyseler, Mustafa Kemal veya Albay Nasr zama
nnda da oradadrlar. Zaman ve mekn iinde hareketsizdir
ler ya da ok az hareket ederler.
Bu hareketsizlik uygarlklarn, ilk bakta grndnden
ok daha gerilerde bulunan bir gemie kk salmalarn salar
ve bu uzun sre, ister istemez onlann nitelii ile btnleir. Ro-
mallk sa ile balamad. slmiyet 7. yzylda Muhammet
ile balamad. Ve Ortodoks dnyas da 330 ylnda Konstanti-
nopolis'in kuruluu ile balamad. nk bir uygarlk srek
lilik demektir, yle ki bu uygarlk deitii zaman hatta bu
deiiklik yeni bir dinin getirdii derin bir deiiklik de
olsa kendi iinde yaamaya devam eder ve zn oluturan
eski deerleri iine sindirir. Valry ne derse desin, uygarlklar
lml deildirler. eitli sarsntlara, felketlere gs ge
rerler. Gerekince klleri iinden yeniden doarlar. Yklsalar,
harap olsalar da ayrkotu gibi yeniden biterler.
Yunan uygarln ele alalm. Bu uygarlk Yunan alann,
tarihin sfr dzeyine indiren ykm, kym ve istilalardan
102
sonra, I.. 8. yzyla doru doar ve kendini belli etmeye
balar. Bugn hl ayaktadr. En azndan bin ylk bir
sre... Bu uzun yolda bana gelmedik felket, musibet kalmaz!
Yunanistan ve Helen dnyas Roma lejyonlan karsnda yeni
lirler. Fakat Konstantin'in .S. 330 ylnda Konstantinopolis'i
kurmasyla drt be yzyl sren bu uzun bamllktan, bu esir
likten kurtulurlar. Bundan sonra bir Hristiyan mparatorluu
balar ki Roma mparatorluu kadar byktr. Fakat 395'te bu
imparatorluk ikiye blnr, "pars orientis", Bizans Yunan m
paratorluu olur, "pars occidentis" ise Barbarlar'n ayaklar
altnda ezilir; ama Yunanistan btn gcyle yeniden doar. Bu
atlm onu binyl daha yaatacak, ancak 1453'te Trkler'in
Konstantinopolis'i almalar her eyin yeniden ele alnmasn
gerektirecektir. Oysa 19. yzylda Rus Ortdokslarnn ve
Avrupa'nn yardmyla gerekleen bir Hal seferi Balkan-
lar'n Hristiyan halklarn birer birer kurtaracaktr.
Ortodoks dnyas iin sylenenler, kendi koullar iinde,
teki iki merkez iin de dorudur: Roma ve Mekke. Esas olarak
Roma iin sfr noktas sa'nn douudur. slm iin sfr nok
tas Muhammet'tir. Onun 16 Temmuz 622'de Mekke'den Medi
ne'ye hicretidir. Bat'nn yapt sadece, dilini, dncesini,
hukuk sistemini ve daha birok eyini ald Latin alemini de
vam ettirmektir. slm'n kkenindeyse Arabistan lleri ve
kervanlar vardr, onun gerisinde de uzun bir gemi; ama slm
daha ok, Arap atllanmn ve deve srclerinin byk bir ko
laylkla elde ettikleri lkeler demektir: Suriye, Msr, ran,
Kuzey Afrika. slm her eyden nce Orta Dou'nun ve bir dizi
eski kltr, ekonomi ve bilimin mirassdr. slm'n kalbi
Mekke'den Kahire'ye, am'a ve Badat'a uzanan dar ak a-
landr. Sk sylenen bir sz vardr: slm l demektir. Kalp
gzel ama unu da eklemek gerek: slm Yakn Dou'dur. Bu da
onu, inanlmaz byklkte bir mirasla, dolaysyla da yzyl
larla ykl klar.
103
sonradan kendine ait bir Avrupa parasn elinde tuttu. Baka
bir merkez Moskova, nc Roma... Kukusuz o da roln oy
nad. Ama o da Ortodoksluun parlak bir kutbu olmaktan kt
artk. Peki, ortodoks dnyas bugn babasz bir dnya m?
Yzyllar Geriye Doru Trmanrken
Uygarlklarn mkemmel bir yol gsterici olduklarn kim
inkr edebilir? Zaman aan, sreyi alteden onlardr. Tarihin
filmi bir yandan oynayadursun, sarslmaz gleriyle onlar
ayaktadrlar. Ve ayn g onlann kendi alanlarna egemen ol
malarn salar, nk igal ettikleri topraklar snr deiik
liklerine urayabilir fakat en ortada, merkez blgede onlarn
alm olduklar yer deimez. Sezar veya Augustus zamannda
nerede idiyseler, Mustafa Kemal veya Albay Nasr zama
nnda da oradadrlar. Zaman ve mekn iinde hareketsizdir
ler ya da ok az hareket ederler.
Bu hareketsizlik uygarlklarn, ilk bakta grndnden
ok daha gerilerde bulunan bir gemie kk salmalarn salar
ve bu uzun sre, ister istemez onlann nitelii ile btnleir. Ro-
mallk sa ile balamad. slmiyet 7. yzylda Muhammet
ile balamad. Ve Ortodoks dnyas da 330 ylnda Konstanti-
nopolis'in kuruluu ile balamad. nk bir uygarlk srek
lilik demektir, yle ki bu uygarlk deitii zaman hatta bu
deiiklik yeni bir dinin getirdii derin bir deiiklik de
olsa kendi iinde yaamaya devam eder ve zn oluturan
eski deerleri iine sindirir. Valry ne derse desin, uygarlklar
lml deildirler. eitli sarsntlara, felketlere gs ge
rerler. Gerekince klleri iinden yeniden doarlar. Yklsalar,
harap olsalar da ayrkotu gibi yeniden biterler.
Yunan uygarln ele alalm. Bu uygarlk Yunan alann,
tarihin sfr dzeyine indiren ykm, kym ve istilalardan
102
sonra, I.. 8. yzyla doru doar ve kendini belli etmeye
balar. Bugn hl ayaktadr. En azndan bin ylk bir
sre... Bu uzun yolda bana gelmedik felket, musibet kalmaz!
Yunanistan ve Helen dnyas Roma lejyonlan karsnda yeni
lirler. Fakat Konstantin'in .S. 330 ylnda Konstantinopolis'i
kurmasyla drt be yzyl sren bu uzun bamllktan, bu esir
likten kurtulurlar. Bundan sonra bir Hristiyan mparatorluu
balar ki Roma mparatorluu kadar byktr. Fakat 395'te bu
imparatorluk ikiye blnr, "pars orientis", Bizans Yunan m
paratorluu olur, "pars occidentis" ise Barbarlar'n ayaklar
altnda ezilir; ama Yunanistan btn gcyle yeniden doar. Bu
atlm onu binyl daha yaatacak, ancak 1453'te Trkler'in
Konstantinopolis'i almalar her eyin yeniden ele alnmasn
gerektirecektir. Oysa 19. yzylda Rus Ortdokslarnn ve
Avrupa'nn yardmyla gerekleen bir Hal seferi Balkan-
lar'n Hristiyan halklarn birer birer kurtaracaktr.
Ortodoks dnyas iin sylenenler, kendi koullar iinde,
teki iki merkez iin de dorudur: Roma ve Mekke. Esas olarak
Roma iin sfr noktas sa'nn douudur. slm iin sfr nok
tas Muhammet'tir. Onun 16 Temmuz 622'de Mekke'den Medi
ne'ye hicretidir. Bat'nn yapt sadece, dilini, dncesini,
hukuk sistemini ve daha birok eyini ald Latin alemini de
vam ettirmektir. slm'n kkenindeyse Arabistan lleri ve
kervanlar vardr, onun gerisinde de uzun bir gemi; ama slm
daha ok, Arap atllanmn ve deve srclerinin byk bir ko
laylkla elde ettikleri lkeler demektir: Suriye, Msr, ran,
Kuzey Afrika. slm her eyden nce Orta Dou'nun ve bir dizi
eski kltr, ekonomi ve bilimin mirassdr. slm'n kalbi
Mekke'den Kahire'ye, am'a ve Badat'a uzanan dar ak a-
landr. Sk sylenen bir sz vardr: slm l demektir. Kalp
gzel ama unu da eklemek gerek: slm Yakn Dou'dur. Bu da
onu, inanlmaz byklkte bir mirasla, dolaysyla da yzyl
larla ykl klar.
103
Uzak Tarihler
Kukusuz ideniz, yeniden canlanan tarih anlaryla, uzak
tarihlerle, grnrde l sanlan ama yaamaya devam eden
dnyalardan gelen klarla yorulmutur. Herkese ve her eye
karn Roma'nn 5. yzylda Barbarlarn saldrlaryla
yklmadn iddia eden tarihileri severim. Roma mpara
torluu arlman'la, Otonlar'la ve arlkenin, birok Batl
hmanistin yerlemesini temenni ettii Evrensel Monari denen
ynetimi ile yeniden domu saylmaz m? Sonra, milletlerle
kltrlerin Avrupas'n kurmaya alan bugnn insanlar, bi
linli ya da bilinsiz bir "pax romana"' dlemiyorlar m?
Roma'nn Avrupa zerindeki derin etkileri tartlmaz, ama
kimi eylerin srp gitmesi gene de insan artyor. Hristi
yanlk 16. yzylda ikiye blndnde, bu iki kamp birbirin
den ayran snrlarn, Roma mparatorluu'nun ifte snr olan
Ren ve Tuna nehirleri olmas sadece bir rastlant mdr?
Keza, slm'n akna eviren fetihlerinin hem Yakm
Dou'da, hem de Kartaca'nn iki alannda birden, yani hem
Kuzey Afrika'da hem spanya'nn bir blmnde kolayca ka
bul edilmi olmas da m rastlantdr? Daha nce de syledik,
Pn dnyas Roma yasasn benimsemekten ok slm uy
garln kabule daha derinden hazrd, nk slm uygarl
sadece bir katk deil, bir sreklilikti. O sadece Yahudilii ve
brahim peygamber geleneini deil, uzun zamandr yerine
oturmu bir kltr, treleri, alkanlklar kendine malet-
miti. nk uygarlk sadece din deildir, geri her kltrel
sistemin merkezinde bir dinin bulunmas gerekir, ancak uy
garlk bir yaama sanat ve durmakszn yinelenen binlerce
alkanln bir toplamdr. Binbir Gece Masallar'nda h
kmdar selmlamak, "onun nnde secdeye varp topra p-
* pax romana: Roma bar. A ugustus zamanndan balayarak ilka
kltrnn A kdeniz havzasnda iyice yerlemesini salayan, yaklak iki
yzyl srm bar ve dinginlik dnemini anlatmak iin kullanlr, (.n.)
104
mektir". Bu, Hsrev'in (531-579) saraynda teden beri srp
giden bir alkanlktr. 16., 17. yzyllarda ve daha sonralar
bile stanbul'a, sfahan'a, Delhi'ye atanan Avrupal eliler bu
selm biimini, hem kendileri hem de temsil ettikleri prens
iin kk drc bulduklarndan ondan kurtulmann arele
rini ararlard. Msrllar'n bu adetlerine sinirlenen Herodo-
tos: "Selm vermek iin sokak ortasnda birbirlerinin nnde
yerlere kadar eilirler, ellerini dizlerine kadar indirip k
pekleri taklit ederler" diyor. Mslmanlarn geleneksel kya
fetlerini de anmsayn, deimesi ne kadar uzun srmtr. Bu
kyafeti eski Babil'de de grrz, bundan yirmibe yzyl nce
yine Herodotos'un yazdna gre: "Babilliler nce ayaklarna
kadar inen bir keten gmlek giyerler, [E.F.Gautier buna gandou-
rah der] bunun zerine uzun bir yn bluz geirirler, [buna da
cellbe denir] ve en son beyaz bir mantoya sarnrlar [bu bir
eit kk beyaz malhtr] bir de balklar vardr, [fes ya
da tarbuh]". Ev (slm ncesi evidir), yiyecekler, btl inan
lar konusunda da durum ayndr: Hristiyanlar'n tadklar
madalyon ya da ruhanilerin omuzlarndan sarkan atknn,
Mslmanlar'daki edeeri Fatma'nn elidir ve Kartacada
mezar talarn sslemektedir. slm'n, Yakn Dou'nun tarih
zenginlikleriyle ykl topraklarna bal olduu bir gerektir.
Bat uygarl gibi slm uygarl da, Alfred Weber'in (B
yk Max Weber'in kardei) dedii gibi "tremi bir uygarlk",
ikinci dereceden bir uygarlktr; buna alanm uygarlk da
diyebiliriz. Birinci dereceden tek uygarlk acaba in uygar
l m?
Ksaca bugnn zihniyetlerini ele alan her trl inceleme,
zorunlu olarak uygarlklarn sonu gelmez gemilerine ynelir.
Yzyllar iinde her ikisi de uzun sreli iki Hristiyanlk mey
dana gelmitir ki bunlar aslnda daha nceki dnemlerin ger
eklerine birer dn olmutur: Bu iki Hristiyanlk'tan birinin
merkezi Roma ve Bat, tekininki ise yeni Roma, yani Kons-
105
Uzak Tarihler
Kukusuz ideniz, yeniden canlanan tarih anlaryla, uzak
tarihlerle, grnrde l sanlan ama yaamaya devam eden
dnyalardan gelen klarla yorulmutur. Herkese ve her eye
karn Roma'nn 5. yzylda Barbarlarn saldrlaryla
yklmadn iddia eden tarihileri severim. Roma mpara
torluu arlman'la, Otonlar'la ve arlkenin, birok Batl
hmanistin yerlemesini temenni ettii Evrensel Monari denen
ynetimi ile yeniden domu saylmaz m? Sonra, milletlerle
kltrlerin Avrupas'n kurmaya alan bugnn insanlar, bi
linli ya da bilinsiz bir "pax romana"' dlemiyorlar m?
Roma'nn Avrupa zerindeki derin etkileri tartlmaz, ama
kimi eylerin srp gitmesi gene de insan artyor. Hristi
yanlk 16. yzylda ikiye blndnde, bu iki kamp birbirin
den ayran snrlarn, Roma mparatorluu'nun ifte snr olan
Ren ve Tuna nehirleri olmas sadece bir rastlant mdr?
Keza, slm'n akna eviren fetihlerinin hem Yakm
Dou'da, hem de Kartaca'nn iki alannda birden, yani hem
Kuzey Afrika'da hem spanya'nn bir blmnde kolayca ka
bul edilmi olmas da m rastlantdr? Daha nce de syledik,
Pn dnyas Roma yasasn benimsemekten ok slm uy
garln kabule daha derinden hazrd, nk slm uygarl
sadece bir katk deil, bir sreklilikti. O sadece Yahudilii ve
brahim peygamber geleneini deil, uzun zamandr yerine
oturmu bir kltr, treleri, alkanlklar kendine malet-
miti. nk uygarlk sadece din deildir, geri her kltrel
sistemin merkezinde bir dinin bulunmas gerekir, ancak uy
garlk bir yaama sanat ve durmakszn yinelenen binlerce
alkanln bir toplamdr. Binbir Gece Masallar'nda h
kmdar selmlamak, "onun nnde secdeye varp topra p-
* pax romana: Roma bar. A ugustus zamanndan balayarak ilka
kltrnn A kdeniz havzasnda iyice yerlemesini salayan, yaklak iki
yzyl srm bar ve dinginlik dnemini anlatmak iin kullanlr, (.n.)
104
mektir". Bu, Hsrev'in (531-579) saraynda teden beri srp
giden bir alkanlktr. 16., 17. yzyllarda ve daha sonralar
bile stanbul'a, sfahan'a, Delhi'ye atanan Avrupal eliler bu
selm biimini, hem kendileri hem de temsil ettikleri prens
iin kk drc bulduklarndan ondan kurtulmann arele
rini ararlard. Msrllar'n bu adetlerine sinirlenen Herodo-
tos: "Selm vermek iin sokak ortasnda birbirlerinin nnde
yerlere kadar eilirler, ellerini dizlerine kadar indirip k
pekleri taklit ederler" diyor. Mslmanlarn geleneksel kya
fetlerini de anmsayn, deimesi ne kadar uzun srmtr. Bu
kyafeti eski Babil'de de grrz, bundan yirmibe yzyl nce
yine Herodotos'un yazdna gre: "Babilliler nce ayaklarna
kadar inen bir keten gmlek giyerler, [E.F.Gautier buna gandou-
rah der] bunun zerine uzun bir yn bluz geirirler, [buna da
cellbe denir] ve en son beyaz bir mantoya sarnrlar [bu bir
eit kk beyaz malhtr] bir de balklar vardr, [fes ya
da tarbuh]". Ev (slm ncesi evidir), yiyecekler, btl inan
lar konusunda da durum ayndr: Hristiyanlar'n tadklar
madalyon ya da ruhanilerin omuzlarndan sarkan atknn,
Mslmanlar'daki edeeri Fatma'nn elidir ve Kartacada
mezar talarn sslemektedir. slm'n, Yakn Dou'nun tarih
zenginlikleriyle ykl topraklarna bal olduu bir gerektir.
Bat uygarl gibi slm uygarl da, Alfred Weber'in (B
yk Max Weber'in kardei) dedii gibi "tremi bir uygarlk",
ikinci dereceden bir uygarlktr; buna alanm uygarlk da
diyebiliriz. Birinci dereceden tek uygarlk acaba in uygar
l m?
Ksaca bugnn zihniyetlerini ele alan her trl inceleme,
zorunlu olarak uygarlklarn sonu gelmez gemilerine ynelir.
Yzyllar iinde her ikisi de uzun sreli iki Hristiyanlk mey
dana gelmitir ki bunlar aslnda daha nceki dnemlerin ger
eklerine birer dn olmutur: Bu iki Hristiyanlk'tan birinin
merkezi Roma ve Bat, tekininki ise yeni Roma, yani Kons-
105
tantinopolistir, ama ayn zamanda kukusuz hi de yeni ol
mayan bir Yunanistan'dr.
Peki, bu iki Hristiyanlk arasndaki ayrm nereden geli
yor? znde uradan: Biri, Roma'nn ba edirdii fakat kendi
iinde eritemedii Yunan dnyas zerine, tekiyse yine Ro-
ma'nm kesin baanlar kazand bat blgesine yerlemitir.
Hristiyanlk, zndeki bu derin ayrm ortadan kaldr
may baaramad. ki kiliseyi birbirinden uzaklatrm olan
teolojik atmalar aklamaya girimek yerine, bugnk du
rumu ele almak her halde daha uygun olacaktr. sa sevgisi ile
yorulmu bu iki karde dinin badaamadklar, temel kav
ramlar farkl anladklar hemen grlr. Yunanca'da, daha
dorusu Slav dilinde hakikat, deimeyen, ncesi ve sonras ol
mayan, aklmzn alglad biimiyle yaratlm dnyann
dnda gerekten var olandr. "Pravda" szc bylece hem
hakikat hem adalet anlamn tar. Latince'de ise tersine,
hakikat her zaman aklmz iin bir kesinliin, bir gerein ifa
desidir. Bat'da kutsallatrma ilemi dinsel hiyerariyi ge
rektirir, nk bu ilem, kutsalln ancak bu yoldan kazanr;
Dou'da ise kutsallatrma her eyden nce "giz"dir, anlama
yetimizi aan, dorudan Tanr'dan gelendir. Bunlar kk
ayrmlar diyeceksiniz. Fakat sa'nn yz ifadesi bile bu iki
alemde baka bakadr. Bat'da Paskalya'dan nce gelen Kut
sal Hafta, nsan-sa'nn lmnn verdii yas, azap ve aclarn
havasna brnr. Dou'da ise Kutsal Hafta sevinle, Tanr-
sa'nm diriliini ycelten arklarla karlanr. zerinde ar
mha gerilmi sa bulunan Rus halarnda, Bat'nn aclar iin
de kvranan kurtarcsn gsteren ilk talyan halarnn, zel
likle Cimabue'nin halarnn tersine, lmde huzur bulmu bir
sa grrsnz. Uzun zamandr sregelen bu elikiler saymak
la bijmez.
Sorbonne'da verdii derslerde Jrme Carcopino, "Ne yazk
* Qmabue: 13 yzyl talyan primitif ressamlarndan, Giotto'nun ustas, (.n.)
106
ki Roma, Ren nehrini ap dou ynnde, hi deilse Elbe neh
rine kadar gidemedi. Bu fetih gerekleseydi Roma'nn kaderi
dolaysyla bizimki de bambaka olurdu" derdi. Fakat
Moskova prensliini Yunan kilisesi deil de Roma Kilisesi H-
ristiyanlatrm olsayd, Avrupa'nn ve dnyann yazgs hi
kukusuz altst olurdu. Bugnn byk oyunlar o zamanlarda
oynanm, ya kazanlm, ya da kaybedilmi olurdu.
Uygarlklarn rtmesi
Demek ki birinci zellik: Uygarlklar ok, ama ok uzun
sreli gereklerdir.
kinci zellik: Uygarlklar corafyalaryla belirlenmi
mekna sk skya baldr. Elbette ki en gl olan, sava
kazanan ou zaman zayfn topran alr, oraya yerleir ve
rgtlenir. Ama uzun vadede iler tersine dner. stisnalar ku
ral pekitirir: Roma'nn Galya'da baar salamas, Karta-
ca'nn el abukluu ile Afrika'y ele geirmesi ya da Avru
pa'nn Amerika'ya baar ile yerlemi olmas, btn bunlar,
daha hibir konuda yerine oturmam bir uygarln dardan
gelene kendini teslim etmesinin rnekleridir. Bu da bize Roma
igalinden nce Galya'daki kltr dzeyini fazla abartma
mak, hi deilse Camille Jullian'n bu konudaki etkileyici
heyecanndan uzak durmak zorunda olduumuzu hatrlatr.
Gelimi ve oturmu uygarlklarn bal olduklar kural
(Akdeniz eski temellere dayanan oturmu uygarlklarn bee
nerek setikleri blgedir) bunlarn genelde ok yava da olsa
kmekten kurtulamamalardr. Aslnda kendini kabul ettir
mi her uygarlk byle bir durumda, genellikle sadece grn
te boyun eerek daha da bilenir, bilinlenir ve dn vermeyen
bir milliyetilik gelitirir. Byk bir ksm Yunan ya da Orto
doks dnyasnn egemenlii altnda olan Balkan Yarma
107
tantinopolistir, ama ayn zamanda kukusuz hi de yeni ol
mayan bir Yunanistan'dr.
Peki, bu iki Hristiyanlk arasndaki ayrm nereden geli
yor? znde uradan: Biri, Roma'nn ba edirdii fakat kendi
iinde eritemedii Yunan dnyas zerine, tekiyse yine Ro-
ma'nm kesin baanlar kazand bat blgesine yerlemitir.
Hristiyanlk, zndeki bu derin ayrm ortadan kaldr
may baaramad. ki kiliseyi birbirinden uzaklatrm olan
teolojik atmalar aklamaya girimek yerine, bugnk du
rumu ele almak her halde daha uygun olacaktr. sa sevgisi ile
yorulmu bu iki karde dinin badaamadklar, temel kav
ramlar farkl anladklar hemen grlr. Yunanca'da, daha
dorusu Slav dilinde hakikat, deimeyen, ncesi ve sonras ol
mayan, aklmzn alglad biimiyle yaratlm dnyann
dnda gerekten var olandr. "Pravda" szc bylece hem
hakikat hem adalet anlamn tar. Latince'de ise tersine,
hakikat her zaman aklmz iin bir kesinliin, bir gerein ifa
desidir. Bat'da kutsallatrma ilemi dinsel hiyerariyi ge
rektirir, nk bu ilem, kutsalln ancak bu yoldan kazanr;
Dou'da ise kutsallatrma her eyden nce "giz"dir, anlama
yetimizi aan, dorudan Tanr'dan gelendir. Bunlar kk
ayrmlar diyeceksiniz. Fakat sa'nn yz ifadesi bile bu iki
alemde baka bakadr. Bat'da Paskalya'dan nce gelen Kut
sal Hafta, nsan-sa'nn lmnn verdii yas, azap ve aclarn
havasna brnr. Dou'da ise Kutsal Hafta sevinle, Tanr-
sa'nm diriliini ycelten arklarla karlanr. zerinde ar
mha gerilmi sa bulunan Rus halarnda, Bat'nn aclar iin
de kvranan kurtarcsn gsteren ilk talyan halarnn, zel
likle Cimabue'nin halarnn tersine, lmde huzur bulmu bir
sa grrsnz. Uzun zamandr sregelen bu elikiler saymak
la bijmez.
Sorbonne'da verdii derslerde Jrme Carcopino, "Ne yazk
* Qmabue: 13 yzyl talyan primitif ressamlarndan, Giotto'nun ustas, (.n.)
106
ki Roma, Ren nehrini ap dou ynnde, hi deilse Elbe neh
rine kadar gidemedi. Bu fetih gerekleseydi Roma'nn kaderi
dolaysyla bizimki de bambaka olurdu" derdi. Fakat
Moskova prensliini Yunan kilisesi deil de Roma Kilisesi H-
ristiyanlatrm olsayd, Avrupa'nn ve dnyann yazgs hi
kukusuz altst olurdu. Bugnn byk oyunlar o zamanlarda
oynanm, ya kazanlm, ya da kaybedilmi olurdu.
Uygarlklarn rtmesi
Demek ki birinci zellik: Uygarlklar ok, ama ok uzun
sreli gereklerdir.
kinci zellik: Uygarlklar corafyalaryla belirlenmi
mekna sk skya baldr. Elbette ki en gl olan, sava
kazanan ou zaman zayfn topran alr, oraya yerleir ve
rgtlenir. Ama uzun vadede iler tersine dner. stisnalar ku
ral pekitirir: Roma'nn Galya'da baar salamas, Karta-
ca'nn el abukluu ile Afrika'y ele geirmesi ya da Avru
pa'nn Amerika'ya baar ile yerlemi olmas, btn bunlar,
daha hibir konuda yerine oturmam bir uygarln dardan
gelene kendini teslim etmesinin rnekleridir. Bu da bize Roma
igalinden nce Galya'daki kltr dzeyini fazla abartma
mak, hi deilse Camille Jullian'n bu konudaki etkileyici
heyecanndan uzak durmak zorunda olduumuzu hatrlatr.
Gelimi ve oturmu uygarlklarn bal olduklar kural
(Akdeniz eski temellere dayanan oturmu uygarlklarn bee
nerek setikleri blgedir) bunlarn genelde ok yava da olsa
kmekten kurtulamamalardr. Aslnda kendini kabul ettir
mi her uygarlk byle bir durumda, genellikle sadece grn
te boyun eerek daha da bilenir, bilinlenir ve dn vermeyen
bir milliyetilik gelitirir. Byk bir ksm Yunan ya da Orto
doks dnyasnn egemenlii altnda olan Balkan Yarma
107
das'mn fethini Trkler 1453-1541 yllar arasnda tamam
ladlar. Trkler'in ve onlarla birlikte slm'n yarmaday
terketmesi ancak 1918'de, drt yz yllk bir aradan sonra ger
ekleti. Yalnz unutmamak gerekir ki Latinlere kin besleyen
Yunanllar balangta Trkler'in baarsna yardmc olmu
lardr. spanya'y 711'de ele geiren Mslmanlar'n egemen
lii ancak yedi yzyl sonra 1492'de Grnatann alnmasyla
son bulacaktr. Burada da balangta ibirlikiler vardr. Fa
kat her iki durumda da ilgin olan, bir uygarln yzyllar
sren bir tutsaklktan sonra, sanki hibir ey olmam gibi, ken
di benliine sahip kmasdr. Daha douya gidildiinde
ran topraklarnda ayn olay slm iin geerli olmutur.
skender'in .. 334-329 yllarnda Yakn Dou'yu fethetme
siyle kurulmu olan Grek ve Latin kkenli Dou'nun tarihi de
gerektiinde ayn sav dorular. Emile Flix Gautier'e gre "Bu
uzun tarih binyla yakn bir dnemi kapsar: ok uzun bir za
man, btn Fransa tarihini iine alacak kadar uzun bir sreyi
(634, 636 hatta 641 yllarndaki Arap fetihlerine kadar). Ve
bu binyl sonunda, Arap kllarnn daha ilk parltsnda bir
den her eyin altst olduunu, temelden ktn grrz, Yu
nan dili ve dncesi, bat kadrolar, herey toz duman olmu
tur; bu bin yllk tarih sanki blgede hi yaanmam gibidir."
Karlatrrsak, yzyl sren igal ya da fetihlerin bir ara
dnem oluturduunu grrz. Hallar tarafndan 1099'da i
gal edilen Kuds'n Hristiyanl 1187'de son bulur; Fransz
Kuzey Afrikas 1830'da ele geirilmitir, 1962deyse artk
yoktur.
Kimisi ok uzun, kimisi daha ksa btn bu sreler, ayn
cinsten bir dizi sorun halinde karmza kar. Bu da, ne kadar
nazik ve karmak da grnse, uygarlk kavramnn baz olay
lar aklayacak gte olduunun bir kantdr. Denizin ykl
gemii iinde aceleci bir yolcunun izleyebilecei tek yol, bu
kavramn onun nne serdii sonsuz yollardr.
108
Yalmz Uygarlk atmalarn Ele Almak
O halde, daha nce de ileri srdmz gibi, yalnz atan
uygarlklarn zerinde durmak gerekir, olaylarn zetlenmesi
bunlarn birer kilometre tadr. Marathon sava (490): Bir
yanda kendi iinde blnm, Kk Asya kylarndan Sicil
ya'ya kadar dalm durumdaki Yunan dnyas, te yanda
Ege Denizinden Hindistan'a kadar uzanan "snrsz Pers m
paratorluu". Roma'mn Kartacaya kar verdii, .. 146
ylna kadar sren sava "znde denizci ve tccar olan bir
halkla, hereyden nce kara insan, sava ve kyl" olan bir
halkn atmasdr. Bu arada Kartaca kazansa, kendi uygar
ln btn Akdenizde yaysa ve onun kukusuz dipsiz uurum
larla dolu derin sularn herkesin nne serseydi ne olurdu diye
baz tahminlerde bulunulabilir. Ama Kartaca kazanmad...
Hallar: nebaht'da 7 Ekim 1571'de Kutsal ttifak'n (Vene
dik, Papalk, spanya) Don Juan de Austria kumandasndaki
filosu, Korinthos krfezinin giriinde, daha kesin bir deyile,
Patrai krfezinde tarihin en byk kadrga savanda Trk
"Armada"sn perian etti. Devlerin bu ksa sren sava "gn
doarken balad, ikindi zeri sona erdi." (Robert Mantran)
Kimisi ksa (Marathon, nebaht) kimisi uzun sreli (Pn
savalar, Hal seferleri) bu atmalar, uygarlklar dedi
imiz gl hayvanlarn birbirlerine ard ardma indirdikleri
sert ve iddetli darbelere iaret eder. yle ki bu savalar,
atmalar ve zerinde durulmaya deer nemli baz anlarn
yaand daha bakalar [Tark'n 711'de Vizigotlar yendii
Cadiz sava; Poitiers muharebesi (735) veya Konstantinopo-
lisin fethi (1453)] bunlar yapanlarn ve yapldklar yerlerin
snrlarn aar. Bir yanda btn Bat vardr (Yunanllar ve
Latinler) te yanda btn Dou. Bu iki dnya arasndaki
anlamazln bykl atmalar iddetlendirir ve ciddi
yetini arttrr. Yunanllar Marathon'da yklma tehlikesi ile
109
das'mn fethini Trkler 1453-1541 yllar arasnda tamam
ladlar. Trkler'in ve onlarla birlikte slm'n yarmaday
terketmesi ancak 1918'de, drt yz yllk bir aradan sonra ger
ekleti. Yalnz unutmamak gerekir ki Latinlere kin besleyen
Yunanllar balangta Trkler'in baarsna yardmc olmu
lardr. spanya'y 711'de ele geiren Mslmanlar'n egemen
lii ancak yedi yzyl sonra 1492'de Grnatann alnmasyla
son bulacaktr. Burada da balangta ibirlikiler vardr. Fa
kat her iki durumda da ilgin olan, bir uygarln yzyllar
sren bir tutsaklktan sonra, sanki hibir ey olmam gibi, ken
di benliine sahip kmasdr. Daha douya gidildiinde
ran topraklarnda ayn olay slm iin geerli olmutur.
skender'in .. 334-329 yllarnda Yakn Dou'yu fethetme
siyle kurulmu olan Grek ve Latin kkenli Dou'nun tarihi de
gerektiinde ayn sav dorular. Emile Flix Gautier'e gre "Bu
uzun tarih binyla yakn bir dnemi kapsar: ok uzun bir za
man, btn Fransa tarihini iine alacak kadar uzun bir sreyi
(634, 636 hatta 641 yllarndaki Arap fetihlerine kadar). Ve
bu binyl sonunda, Arap kllarnn daha ilk parltsnda bir
den her eyin altst olduunu, temelden ktn grrz, Yu
nan dili ve dncesi, bat kadrolar, herey toz duman olmu
tur; bu bin yllk tarih sanki blgede hi yaanmam gibidir."
Karlatrrsak, yzyl sren igal ya da fetihlerin bir ara
dnem oluturduunu grrz. Hallar tarafndan 1099'da i
gal edilen Kuds'n Hristiyanl 1187'de son bulur; Fransz
Kuzey Afrikas 1830'da ele geirilmitir, 1962deyse artk
yoktur.
Kimisi ok uzun, kimisi daha ksa btn bu sreler, ayn
cinsten bir dizi sorun halinde karmza kar. Bu da, ne kadar
nazik ve karmak da grnse, uygarlk kavramnn baz olay
lar aklayacak gte olduunun bir kantdr. Denizin ykl
gemii iinde aceleci bir yolcunun izleyebilecei tek yol, bu
kavramn onun nne serdii sonsuz yollardr.
108
Yalmz Uygarlk atmalarn Ele Almak
O halde, daha nce de ileri srdmz gibi, yalnz atan
uygarlklarn zerinde durmak gerekir, olaylarn zetlenmesi
bunlarn birer kilometre tadr. Marathon sava (490): Bir
yanda kendi iinde blnm, Kk Asya kylarndan Sicil
ya'ya kadar dalm durumdaki Yunan dnyas, te yanda
Ege Denizinden Hindistan'a kadar uzanan "snrsz Pers m
paratorluu". Roma'mn Kartacaya kar verdii, .. 146
ylna kadar sren sava "znde denizci ve tccar olan bir
halkla, hereyden nce kara insan, sava ve kyl" olan bir
halkn atmasdr. Bu arada Kartaca kazansa, kendi uygar
ln btn Akdenizde yaysa ve onun kukusuz dipsiz uurum
larla dolu derin sularn herkesin nne serseydi ne olurdu diye
baz tahminlerde bulunulabilir. Ama Kartaca kazanmad...
Hallar: nebaht'da 7 Ekim 1571'de Kutsal ttifak'n (Vene
dik, Papalk, spanya) Don Juan de Austria kumandasndaki
filosu, Korinthos krfezinin giriinde, daha kesin bir deyile,
Patrai krfezinde tarihin en byk kadrga savanda Trk
"Armada"sn perian etti. Devlerin bu ksa sren sava "gn
doarken balad, ikindi zeri sona erdi." (Robert Mantran)
Kimisi ksa (Marathon, nebaht) kimisi uzun sreli (Pn
savalar, Hal seferleri) bu atmalar, uygarlklar dedi
imiz gl hayvanlarn birbirlerine ard ardma indirdikleri
sert ve iddetli darbelere iaret eder. yle ki bu savalar,
atmalar ve zerinde durulmaya deer nemli baz anlarn
yaand daha bakalar [Tark'n 711'de Vizigotlar yendii
Cadiz sava; Poitiers muharebesi (735) veya Konstantinopo-
lisin fethi (1453)] bunlar yapanlarn ve yapldklar yerlerin
snrlarn aar. Bir yanda btn Bat vardr (Yunanllar ve
Latinler) te yanda btn Dou. Bu iki dnya arasndaki
anlamazln bykl atmalar iddetlendirir ve ciddi
yetini arttrr. Yunanllar Marathon'da yklma tehlikesi ile
109
kar karya olan bir Bat'y kurtarrlar. Roma Kartaca'y
yere sermekle yumruunu Dou'nun stne indirir. Hallar
ayn ynde yrmekte inat ederler. 1453'te Konstantinopolis'in
fethi slm'n verdii muazzam bir karlktr. Daha ge bir
tarihte (1571) nebaht Sava'yla sularnda amansz Trk fi
lolarnn ve Berberi korsanlarnn kol gezdii Akdeniz'in sela
meti bir kez daha tehlikeye der.
Btn bunlar son derece anlalr olaylardr, nk henz ye
rine oturmam uygarlklarn atmasndan daha doal ne
olabilir ki? Bu savalarda onlar, varolu nedenlerini bulurlar.
Baars yalnzca denizlerde birlii salad yzyllara rast
layan Roma, kendisinden nce Akdeniz yresine yerlemi d
man topluluklar ortadan kaldrmaz bile; sadece egemenlii
altna alr, bir yandan da kendi uygarln, dilini ve sanatn
birinci plana karr. Ama Roma barnn, dmanlklar rt
mekte pek baarl olmayan rts altnda atmalar srp
gider.
u halde uygarlklarn temelinde sava vardr, kin vardr;
muazzam bir glge dmtr zerlerine, neredeyse yansn
kaplar. Kin onlarn eseridir, onunla beslenir, onunla yaarlar.
Yunanl'nm Pers'e kar nefreti, hogrl diye bilinen Pers'in
Yunanl'ya nefretinden daha oktur. Romal'yla Kartacal
birbirinin can dmandr. Hristiyanlk ile Mslmanln
birbirlerinde imrenecek bir ey grmelerine olanak yoktur. Ta
rih mahkemesinde ikisi de haksz kar, hkm giyerdi. Zaten
kimin sulu, kimin susuz olduu ne zaman anlalmtr ki?
Sabatino Moschati'ye gre Kartacallar tam anlamyla
barsever insanlardr. Geri kendilerini cesaretle savunurlar
ama yalnzca saldrya uradklar takdirde. Baz tarihi
lerin sylediine baklrsa Roma mparatorluu'nun yklma
sndan Konstantinopolis'in zaptedilmesine kadar ayakta ka
lan Bizans, kendi lsnde bir kutsal sava (ya da bir Hal
seferi) dzenlemeyi becerememitir. Bu yorum doru ise Bi
110
zans'm bu beceriksizliine sevinmemiz gerekir. Ama Bizans bu
yapc kinden yoksun olmann bedelini gnn birinde demedi
mi? Buradan da anlald gibi gelecek yalnz kin beslemesini
bilenlerindir. Gerekten uygarlklar ou zaman kmseme,
hor grme, nefretten oluur. Ama uygarl douran yalnz bun
lar deildir; zveri, gelime, kltr deerlerinin birikimi, akl
miras da gerekir. Akdeniz'de yaplm olan savalann nedeni
bu uygarlklardr, Akdeniz zerinden yaplm teknik, fikir,
hatta inan al verilerinin nedeni de yine onlardr. Akde
nizin bugn bize sunduu btn o eitlilik ve alacal grnm
de ayn kaynaktan gelir. Akdeniz rengrenk bir mozaiktir. te
bu yzden, zerinden bu kadar yzyl getikten sonra birok
antn, eskinin gelgitlerini iaret eden bu snr talannn kut
sallna yaplm olan saygszlklara hogr ile bakabili
riz: Ayasofyann drt bir yannda yksek minareler nbet tu
tar; Palermo'daki San Giovanni degli Eremiti manastr, eski
bir caminin krmz ya da krmzms kubbeleri arasna yerle
mitir; Kurtuba'da, dnyann en gzel camisinin kemerlerden
ve stunlardan oluan ormannn ortasnda, arlken'in buy
ruuyla yaplm sevimli, kk, gotik Santa Cruz kilisesi yer
alr.
Tarih Uygarlktan baret Deildir
Sonuta, yayld alann genilii, yansmalar, sresi ne
olursa olsun Uygarlk kendi bana insanln tm tarihi de
mek deildir; konumuz asndan bakacak olursak, Akdeniz'in
de tm tarihi deildir.
Politikann sz hi bitmeyecektir, bu ak. Tarihin teki
glerini ve biimlerini bir yana itip defalarca kendi iradesini
zorla kabul ettirmedi mi politika? Yzyllar boyunca, Ro-
mann stnl srp giderken, bu stnlk, politikann hiz
111
kar karya olan bir Bat'y kurtarrlar. Roma Kartaca'y
yere sermekle yumruunu Dou'nun stne indirir. Hallar
ayn ynde yrmekte inat ederler. 1453'te Konstantinopolis'in
fethi slm'n verdii muazzam bir karlktr. Daha ge bir
tarihte (1571) nebaht Sava'yla sularnda amansz Trk fi
lolarnn ve Berberi korsanlarnn kol gezdii Akdeniz'in sela
meti bir kez daha tehlikeye der.
Btn bunlar son derece anlalr olaylardr, nk henz ye
rine oturmam uygarlklarn atmasndan daha doal ne
olabilir ki? Bu savalarda onlar, varolu nedenlerini bulurlar.
Baars yalnzca denizlerde birlii salad yzyllara rast
layan Roma, kendisinden nce Akdeniz yresine yerlemi d
man topluluklar ortadan kaldrmaz bile; sadece egemenlii
altna alr, bir yandan da kendi uygarln, dilini ve sanatn
birinci plana karr. Ama Roma barnn, dmanlklar rt
mekte pek baarl olmayan rts altnda atmalar srp
gider.
u halde uygarlklarn temelinde sava vardr, kin vardr;
muazzam bir glge dmtr zerlerine, neredeyse yansn
kaplar. Kin onlarn eseridir, onunla beslenir, onunla yaarlar.
Yunanl'nm Pers'e kar nefreti, hogrl diye bilinen Pers'in
Yunanl'ya nefretinden daha oktur. Romal'yla Kartacal
birbirinin can dmandr. Hristiyanlk ile Mslmanln
birbirlerinde imrenecek bir ey grmelerine olanak yoktur. Ta
rih mahkemesinde ikisi de haksz kar, hkm giyerdi. Zaten
kimin sulu, kimin susuz olduu ne zaman anlalmtr ki?
Sabatino Moschati'ye gre Kartacallar tam anlamyla
barsever insanlardr. Geri kendilerini cesaretle savunurlar
ama yalnzca saldrya uradklar takdirde. Baz tarihi
lerin sylediine baklrsa Roma mparatorluu'nun yklma
sndan Konstantinopolis'in zaptedilmesine kadar ayakta ka
lan Bizans, kendi lsnde bir kutsal sava (ya da bir Hal
seferi) dzenlemeyi becerememitir. Bu yorum doru ise Bi
110
zans'm bu beceriksizliine sevinmemiz gerekir. Ama Bizans bu
yapc kinden yoksun olmann bedelini gnn birinde demedi
mi? Buradan da anlald gibi gelecek yalnz kin beslemesini
bilenlerindir. Gerekten uygarlklar ou zaman kmseme,
hor grme, nefretten oluur. Ama uygarl douran yalnz bun
lar deildir; zveri, gelime, kltr deerlerinin birikimi, akl
miras da gerekir. Akdeniz'de yaplm olan savalann nedeni
bu uygarlklardr, Akdeniz zerinden yaplm teknik, fikir,
hatta inan al verilerinin nedeni de yine onlardr. Akde
nizin bugn bize sunduu btn o eitlilik ve alacal grnm
de ayn kaynaktan gelir. Akdeniz rengrenk bir mozaiktir. te
bu yzden, zerinden bu kadar yzyl getikten sonra birok
antn, eskinin gelgitlerini iaret eden bu snr talannn kut
sallna yaplm olan saygszlklara hogr ile bakabili
riz: Ayasofyann drt bir yannda yksek minareler nbet tu
tar; Palermo'daki San Giovanni degli Eremiti manastr, eski
bir caminin krmz ya da krmzms kubbeleri arasna yerle
mitir; Kurtuba'da, dnyann en gzel camisinin kemerlerden
ve stunlardan oluan ormannn ortasnda, arlken'in buy
ruuyla yaplm sevimli, kk, gotik Santa Cruz kilisesi yer
alr.
Tarih Uygarlktan baret Deildir
Sonuta, yayld alann genilii, yansmalar, sresi ne
olursa olsun Uygarlk kendi bana insanln tm tarihi de
mek deildir; konumuz asndan bakacak olursak, Akdeniz'in
de tm tarihi deildir.
Politikann sz hi bitmeyecektir, bu ak. Tarihin teki
glerini ve biimlerini bir yana itip defalarca kendi iradesini
zorla kabul ettirmedi mi politika? Yzyllar boyunca, Ro-
mann stnl srp giderken, bu stnlk, politikann hiz
111
metindeki iddetten baka bir ey olmad: Yaratt emperya
lizm, Akdeniz dnyasn kendine btnyle ba edirmeden
yatmad. Ve Roma, bu sonuca ulancaya kadar acmaszca
vurdu: .. 146 yl hem Kartaca'nm hem de Korinthos'un yerle
bir edildii yldr... Neredeyse on yl, .. 59'dan 53e kadar
sren Galyann fethini de bir dnn. Avrupallan Ameri
kada yapt da daha farkl olmad. Roma, "Pax romana"nm
mimar olmadan nce her yan savaa bodu.
Halklarla birlikte uygarlklar da ba emek zorunda kald.
Byk Actium sava (.. 2 Eyll 31) byk, nk bu
savan sonular snrsz byklkte oldu, ite bu sava
"teki" Akdeniz'in yzyllar srecek yazgsna damgasn vur
du. ok sonralar, hemen hemen tam Preveze deniz savann
yapld yerde (Trkler burada, Hristiyanlarn ilk Kutsal
ttifaknca oluturulan donanmaya kar 1538'de zafer ka
zanmlard) yaplan bu avan sonunda Kleopatra'nn gemi
leri kap Antonius ve Msr yenilirken, Octavius zafer ka
zand. Aslnda Roma mparatorluu bu savatan sonra dodu.
Roma, kendi iradesini ve siyasal btnln Akdeniz dn
yasnn tmne kabul ettirdi, ancak farkllklar, aykrlk
lar, kmeleri ve kltr atmalarn ortadan kaldramad.
Bu konuda o kadar zaaf gsterdi ki, incelik bakmndan ken
disininkinden ok daha ilerde olan bu kltrlerin, onu eitecek
olan Yunanistan'n (bakentin sekin evrelerinde Yunanca ko
nuulacaktr) ve Yakn Dou'dan yaylan gl dinlerin ve
tapnma ekillerinin etkisinde kald, onlarn yrngesine gir
di. Buna karlk, Akdeniz'in btnnde kendi politikasnn ve
kuramlarnn stn dilini egemen kld.
Ekonominin Yeri
Akdeniz tarihinin birlii iinde ekonomi de roln oynad;
112
bu rol ou zaman belirleyici oldu. Bir denge esi olan ekono
mik hareketi yok eden toplum bir hi derecesine iner, devletler
de cansz varlklar durumuna derler. Uygarlklara gelince,
onlar da ekonomi olmakszn ne yaayabilir ne de gelie
bilirler. Uygarlklar iin gelime demek, harcamalarn, sa
vurganlklarn artmas demektir. Biraz ciddi ekonomik bu
nalmlar kacak olsa, Floransa'daki Santa Maria del Fiore
kilisesinin antiyesinde i durabilir, Bologna ya da Siena ka
tedralleri yarm kalabilirdi.
Zenginliklerin en by denizden gelir, deniz bir tama ve
ulam alandr. Denize sahip olan zenginliklere de sahip
olr. Oysa ne kadar usuz bucaksz olsa da denizin er ya da ge
bir tek sahibi olacaktr, bunun Romann verdii ilk rnek
gibi ille de politik bir g olmas gerekmez, sadece ticaret
ilikileri erevesinde yaplan alverilere, grlen eitsiz
liklere ve ini klara egemen olmas yeter.
Pek grltc olmayan bu eit krallklar bir gnde deil,
savalar sonucunda ve savalar iinde kurulur. 9. ve 10. yzyl
larda uygarlnn en parlak anda slm, ideniz zerinde
tartmasz bir egemenlik kurar. O alarda Hristiyanlar,
Akdeniz'de "tahtadan baka ey yzdremez olmutur. Ama
11. yzyldan sonra ve ayn zamanda Hallar'n srekli
aknlaryla durum deimeye balar. talyan kentlerinin ge
mileri Akdeniz'e batan baa egemen olurlar. Bizans gemileri
bir kenara itilmi, slm gemileri pskrtlmtr. Deniz, yani
suyun yzeyi kelimenin tam anlamyla Hristiyanlarn eline
gemitir; Hristiyan sava gemilerinin, sava seferlerinin,
korsan teknelerinin korumas altnda ticaret gemilerinin de
says giderek artmtr. Uzun yllar yinelenen bu krl oyun
Horansa-Ancona izgisinin kuzeyindeki talya'y, btn Ak
deniz'in en hareketli en zengin blgesi yapmtr. 11. yzyl ile
16. yzyl arasndaki dnem iin unu syleyebiliriz: Ekonomi
ncelikle ve srekli olarak kent devletleri yararna geli
113
metindeki iddetten baka bir ey olmad: Yaratt emperya
lizm, Akdeniz dnyasn kendine btnyle ba edirmeden
yatmad. Ve Roma, bu sonuca ulancaya kadar acmaszca
vurdu: .. 146 yl hem Kartaca'nm hem de Korinthos'un yerle
bir edildii yldr... Neredeyse on yl, .. 59'dan 53e kadar
sren Galyann fethini de bir dnn. Avrupallan Ameri
kada yapt da daha farkl olmad. Roma, "Pax romana"nm
mimar olmadan nce her yan savaa bodu.
Halklarla birlikte uygarlklar da ba emek zorunda kald.
Byk Actium sava (.. 2 Eyll 31) byk, nk bu
savan sonular snrsz byklkte oldu, ite bu sava
"teki" Akdeniz'in yzyllar srecek yazgsna damgasn vur
du. ok sonralar, hemen hemen tam Preveze deniz savann
yapld yerde (Trkler burada, Hristiyanlarn ilk Kutsal
ttifaknca oluturulan donanmaya kar 1538'de zafer ka
zanmlard) yaplan bu avan sonunda Kleopatra'nn gemi
leri kap Antonius ve Msr yenilirken, Octavius zafer ka
zand. Aslnda Roma mparatorluu bu savatan sonra dodu.
Roma, kendi iradesini ve siyasal btnln Akdeniz dn
yasnn tmne kabul ettirdi, ancak farkllklar, aykrlk
lar, kmeleri ve kltr atmalarn ortadan kaldramad.
Bu konuda o kadar zaaf gsterdi ki, incelik bakmndan ken
disininkinden ok daha ilerde olan bu kltrlerin, onu eitecek
olan Yunanistan'n (bakentin sekin evrelerinde Yunanca ko
nuulacaktr) ve Yakn Dou'dan yaylan gl dinlerin ve
tapnma ekillerinin etkisinde kald, onlarn yrngesine gir
di. Buna karlk, Akdeniz'in btnnde kendi politikasnn ve
kuramlarnn stn dilini egemen kld.
Ekonominin Yeri
Akdeniz tarihinin birlii iinde ekonomi de roln oynad;
112
bu rol ou zaman belirleyici oldu. Bir denge esi olan ekono
mik hareketi yok eden toplum bir hi derecesine iner, devletler
de cansz varlklar durumuna derler. Uygarlklara gelince,
onlar da ekonomi olmakszn ne yaayabilir ne de gelie
bilirler. Uygarlklar iin gelime demek, harcamalarn, sa
vurganlklarn artmas demektir. Biraz ciddi ekonomik bu
nalmlar kacak olsa, Floransa'daki Santa Maria del Fiore
kilisesinin antiyesinde i durabilir, Bologna ya da Siena ka
tedralleri yarm kalabilirdi.
Zenginliklerin en by denizden gelir, deniz bir tama ve
ulam alandr. Denize sahip olan zenginliklere de sahip
olr. Oysa ne kadar usuz bucaksz olsa da denizin er ya da ge
bir tek sahibi olacaktr, bunun Romann verdii ilk rnek
gibi ille de politik bir g olmas gerekmez, sadece ticaret
ilikileri erevesinde yaplan alverilere, grlen eitsiz
liklere ve ini klara egemen olmas yeter.
Pek grltc olmayan bu eit krallklar bir gnde deil,
savalar sonucunda ve savalar iinde kurulur. 9. ve 10. yzyl
larda uygarlnn en parlak anda slm, ideniz zerinde
tartmasz bir egemenlik kurar. O alarda Hristiyanlar,
Akdeniz'de "tahtadan baka ey yzdremez olmutur. Ama
11. yzyldan sonra ve ayn zamanda Hallar'n srekli
aknlaryla durum deimeye balar. talyan kentlerinin ge
mileri Akdeniz'e batan baa egemen olurlar. Bizans gemileri
bir kenara itilmi, slm gemileri pskrtlmtr. Deniz, yani
suyun yzeyi kelimenin tam anlamyla Hristiyanlarn eline
gemitir; Hristiyan sava gemilerinin, sava seferlerinin,
korsan teknelerinin korumas altnda ticaret gemilerinin de
says giderek artmtr. Uzun yllar yinelenen bu krl oyun
Horansa-Ancona izgisinin kuzeyindeki talya'y, btn Ak
deniz'in en hareketli en zengin blgesi yapmtr. 11. yzyl ile
16. yzyl arasndaki dnem iin unu syleyebiliriz: Ekonomi
ncelikle ve srekli olarak kent devletleri yararna geli
113
mitir kendilerini klsa bir sre iin toparlam olsalar da,
14. yzyln derin bunalm kta devletlerini ekonomik bakm
dan kertmitir.
Bu arada bu kentler Akdeniz'deki karlar yznden birbir
lerine dmlerdir. Cenova ile Venedik arasnda sonu gelme
yen atmalar srp gider. Ancak Chioggia savandan (1378-
1381) sonra Venedik stn gelir ve talya savalar (1494)
dediimiz savalara kadar Venedik Akdeniz ticaretinin mer
kezi olur. 15. yzyln sonunda kta devletleri eski glerine
kavumu ya da yeni gler kazanmlardr. Trkler Otran-
to'ya yerleir (1480-1482), VIII. Carlos 1494 Eyll'nde Alp-
ler'i aar, kan savaa Aragonlu bu kral da katlacaktr.
Kentlerin, hatta Venedik'in bile bu gl rakipler karsnda
tutunamayacaklar artk iyice anlalmtr. Politika cn
almaktadr.
Akdeniz' in Kuzeylilerce gali
Bununla birlikte, talya'nn ve talyan kentlerinin yazgs
stndeki arlklar ne olursa olsun, Akdeniz'in stnlnn
ekonomik temellerini ykan ne Trk armadalar, ne Fransz or
dular, ne de spanyol tercio'lar olmutur. Byk devletlerin
geliip evrelerine meydan okumaya balamalar yarmada
nn dengelerini bozdu ya da ortadan kaldrd ama 1559'da
talya'nn bir blmn Ispanya'ya veren Cateau-Cambresis
Antlamasndan hemen sonra talya bar dnemine t;irdi ve
bundan yararland. Geri dze kamad ama bunun baka ne
denleri vardr.
Akdenizi tehdit eden ve sonunda onu bir kenara itecek olan
gelime, dnyann merkezinin idenizden Atlas Okyanusu'na
kaymasndan baka bir ey deildir. Bu gelime 1492'de Ame
rika'nn kefi ve 1497-1498'de mit Burnu seferiyle balar. An
114
cak bu olaylarn btn boyutlar zamanla ortaya kacaktr.
Karabiber ve baharat Lizbon'a gelir, buradan Anvers'e gider.
Ama Svey ya da Basra Krfezi yolu kapanm deildir;
Afrika kylarn dolanan uzun yolla rekabet edebilir. S
vey'te kanal almas bile gndemdedir. Karabiber ve baha
rat zaten Avrupa'ya gm karl gelmektedir. Elinde
gm olan, karabiber ve baharat reticisine, satcsna ve
taycsna sipari verebilmektedir. Geri 1530 yllarndan
sonra hemen hemen yalnz Amerika'dan Sevilla aracl ile
gelen gm spanya'nn elindedir, ama arlken savalar
yznden Castilla hkmeti talyan tccarlarna ve banka
clarna, zellikle de Cenovallar'a borlanmak zorunda ka
lnca, spanyol gm de 1550'den sonraki yllarda talya'nn
yolunu tutar. i riyal ya da "sekizlik sikke" dolu sandklar
kadrgalarla srekli olarak Barcelona'dan Cenova'ya tan
maktadr. 1568 yllarnda nce Ingiliz, arkadan HollandalI
korsanlar Atlantik'in ve Kuzey Denizi'nin yolunu, isyan ha
linde olan Hollanda'ya kadar kesince, spanyol gm artk
yalnz Akdeniz yolundan, Barcelona-Cenova aras tanmak
zorunda kalr. Aziz Georgius'un kenti btn Avrupa'nn ban
kaclk merkezi olur. Akdeniz hncn almtr. nk Cenova
bu ayrcal, Katolik Kraln Hollanda'da savaan spanyol
ordusunun masraflarn ve deneklerini karlamak zorunda
olmasna borludur. Bu durum srp gidecektir. 1579'dan sonra
ki yllarda elence panayrlar ile Cenova'ya para salayan
bir sistem yerleir. Hatta artk tarihiler 1557'de balayp
1622-1627 ylllarnda son bulan bir "Cenova andan" sz eder
oldular.
Gm ihtiyacn karlamay dzene sokan talya, hi va
kit kaybetmeden, 1560 yllarnda Orta Dou'nun eski yol
larndan karabiber ve baharat ihtiyacn da salamaya ba
lad. Bu yollardan gelen mallarn miktar aa yukar mit
Burnu yolundan gelenler kadard; bu arada Avrupa'nn tke
115
mitir kendilerini klsa bir sre iin toparlam olsalar da,
14. yzyln derin bunalm kta devletlerini ekonomik bakm
dan kertmitir.
Bu arada bu kentler Akdeniz'deki karlar yznden birbir
lerine dmlerdir. Cenova ile Venedik arasnda sonu gelme
yen atmalar srp gider. Ancak Chioggia savandan (1378-
1381) sonra Venedik stn gelir ve talya savalar (1494)
dediimiz savalara kadar Venedik Akdeniz ticaretinin mer
kezi olur. 15. yzyln sonunda kta devletleri eski glerine
kavumu ya da yeni gler kazanmlardr. Trkler Otran-
to'ya yerleir (1480-1482), VIII. Carlos 1494 Eyll'nde Alp-
ler'i aar, kan savaa Aragonlu bu kral da katlacaktr.
Kentlerin, hatta Venedik'in bile bu gl rakipler karsnda
tutunamayacaklar artk iyice anlalmtr. Politika cn
almaktadr.
Akdeniz' in Kuzeylilerce gali
Bununla birlikte, talya'nn ve talyan kentlerinin yazgs
stndeki arlklar ne olursa olsun, Akdeniz'in stnlnn
ekonomik temellerini ykan ne Trk armadalar, ne Fransz or
dular, ne de spanyol tercio'lar olmutur. Byk devletlerin
geliip evrelerine meydan okumaya balamalar yarmada
nn dengelerini bozdu ya da ortadan kaldrd ama 1559'da
talya'nn bir blmn Ispanya'ya veren Cateau-Cambresis
Antlamasndan hemen sonra talya bar dnemine t;irdi ve
bundan yararland. Geri dze kamad ama bunun baka ne
denleri vardr.
Akdenizi tehdit eden ve sonunda onu bir kenara itecek olan
gelime, dnyann merkezinin idenizden Atlas Okyanusu'na
kaymasndan baka bir ey deildir. Bu gelime 1492'de Ame
rika'nn kefi ve 1497-1498'de mit Burnu seferiyle balar. An
114
cak bu olaylarn btn boyutlar zamanla ortaya kacaktr.
Karabiber ve baharat Lizbon'a gelir, buradan Anvers'e gider.
Ama Svey ya da Basra Krfezi yolu kapanm deildir;
Afrika kylarn dolanan uzun yolla rekabet edebilir. S
vey'te kanal almas bile gndemdedir. Karabiber ve baha
rat zaten Avrupa'ya gm karl gelmektedir. Elinde
gm olan, karabiber ve baharat reticisine, satcsna ve
taycsna sipari verebilmektedir. Geri 1530 yllarndan
sonra hemen hemen yalnz Amerika'dan Sevilla aracl ile
gelen gm spanya'nn elindedir, ama arlken savalar
yznden Castilla hkmeti talyan tccarlarna ve banka
clarna, zellikle de Cenovallar'a borlanmak zorunda ka
lnca, spanyol gm de 1550'den sonraki yllarda talya'nn
yolunu tutar. i riyal ya da "sekizlik sikke" dolu sandklar
kadrgalarla srekli olarak Barcelona'dan Cenova'ya tan
maktadr. 1568 yllarnda nce Ingiliz, arkadan HollandalI
korsanlar Atlantik'in ve Kuzey Denizi'nin yolunu, isyan ha
linde olan Hollanda'ya kadar kesince, spanyol gm artk
yalnz Akdeniz yolundan, Barcelona-Cenova aras tanmak
zorunda kalr. Aziz Georgius'un kenti btn Avrupa'nn ban
kaclk merkezi olur. Akdeniz hncn almtr. nk Cenova
bu ayrcal, Katolik Kraln Hollanda'da savaan spanyol
ordusunun masraflarn ve deneklerini karlamak zorunda
olmasna borludur. Bu durum srp gidecektir. 1579'dan sonra
ki yllarda elence panayrlar ile Cenova'ya para salayan
bir sistem yerleir. Hatta artk tarihiler 1557'de balayp
1622-1627 ylllarnda son bulan bir "Cenova andan" sz eder
oldular.
Gm ihtiyacn karlamay dzene sokan talya, hi va
kit kaybetmeden, 1560 yllarnda Orta Dou'nun eski yol
larndan karabiber ve baharat ihtiyacn da salamaya ba
lad. Bu yollardan gelen mallarn miktar aa yukar mit
Burnu yolundan gelenler kadard; bu arada Avrupa'nn tke
115
timi byk lde artt iin (iki misline yakn) Venedik eski
ticaret gcn yeniden kazanm oldu. O halde 16. yzyln so
nuna gelinceye dek idenizin, talya'nn ve onun pilot kentleri
nin gerilediklerini sylemek aceleci bir yarg olur. Portekizli-
ler'in keifleri ile bu denizin birdenbire gzden dt yolun
daki eski yorumlar bir kenara brakmalyz. Hint Okyanu-
su'nda yelken aan Portekizliler gerekte ne Basra Krfezi'nin
ne de Kzl Denizin yolunu kesmilerdir.
Peki yleyse olan nedir? 18. yzyln ilk 20 ylnda Akdeniz
trafiinde ve uzak al verilerde bir yavalama olduu kesin.
Bunun en uygun aklamasn son yllarn gen tarihisi Ri
chard Rapp yapt. Ona gre ideniz, hile, zorlama, iddet yo
luyla, ekonomik farkllklarn da etkisiyle Kuzeyliler'in eli
ne geti; Kuzeyli deyince nce ngilizler'i ve Hollandallar'
dnmek gerek, ama daha ok ngilizler'i. ngilizler 15. yz
yl sonlarndan balayarak 1530-1550 yllarna dek zaten tica
ret yoluyla Akdeniz'e szmlard. Ancak bu igalin 1550-1570
yllar arasnda birdenbire durakladn gryoruz. kinci
dalga 1570'lerde balad ve birincisinden daha yaygn, daha
srekli oldu.
1571'de nebaht'da verdikleri byk mcadeleden sonra,
Mslmanlarn ve Hristiyanlarn gsz dtkleri bir Ak
denizde protestan lkelerin gemileri yava yava egemen
oldu. Bu gemilerin silhlar daha gl, mrettabat daha
usta, tadklar yk daha ok, seferleri daha dzenliydi,
navlunlar ise Akdeniz.yelkenlilerinden daha dkt. nem
li ticaret yollarn yava yava ele geirdiler: rnein Hol
landa gemileri ile spanya'dan Livorno'ya taman yn balya
lar kara yoluyla Venedik'e geliyor ve burada btn gcyle
gelimekte olan yn endstrisini besliyordu. Bu gemiler arasn
da spanya'dan Venedike dorudan gidenler bile vard. By-
lece deniz ticaret yollar el deitiriyor, kuru zm, Cerbe ya
da Puglia blgesi zeytinya tamacl ve Dou-Bat ticaret
116
yollan bile Kuzeyliler'in eline geiyordu. Bununla kalmayan
Kuzeyliler odun, katran, tahta, kalas, buday, avdar, f
iinde ringa bal, kalay, kurun tamaya baladlar; bir sre
sonra da ilenmi mallarn ticaretine el attlar. Bunlar Vene
dik ya da teki talyan kentlerinin iledikleri mallarn dk
kaliteli taklitleriydi, ancak sahte "talya" markas altnda
asllarna benziyorlard. Btn bunlara rekabeti, Cezayir'le
ve Trkler'le yaplan anlamalar ve bunlardan doan iddetli
srtmeleri, meydan okumalar, gizli ortaklklar (zellikle
Livorno'da) eklersek ngiliz ve Hollanda sanayi ve ticaretinin
ihtiyar Akdeniz'den miras kalan birikmi mal mlk ve zengin
liklerle nasl beslendii anlalr. Fetih, yama, soygun bir
likte yrm, hatta uzak blgelerde, Endonezya ve Filipin
adalarnda, Hint Okyanusu'nda Portekizliler'in yerini Hol-
landallar'm almasyla abluka bile sz konusu olmutur. Por
tekizliler Akdeniz ynne giden mallarn gemesine izin verir;
HollandalIlar ise, nnde sonunda Douya giden ipei olmasa
da, karabiber ve baharat hi gzden karmaz. Marsilyal-
lar'm dediklerine gre 1620 yllarna doru baharat ve kara
biber Akdenize eski Kzl Deniz yoluyla deil Hollanda ge
mileriyle, Atlantik ve Cebelitark yoluyla gelmektedir. Ak
deniz bir yandan igale uram, te yandan da yollann dei
tirilmesiyle ky lkelerinin elinden en verimli alveri o-
lanaklar alnmtr. Ve o gn bugndr Akdeniz'in denizleri
bu ky lkelerine geri verilmemitir.
Svey Kanal'nn Almasnn (1869) ncesi ve Sonras
1620 ya da 1650den sonra Akdeniz artk dnyann merkezi
olmaktan kp, yabanclarn ticaretine ve savalarna sahne
olur. Bu alveri ve savalarda Akdenizlilere artk kk
roller dmektedir. Satran tahtasndaki piyonlar gibi uzak
117
timi byk lde artt iin (iki misline yakn) Venedik eski
ticaret gcn yeniden kazanm oldu. O halde 16. yzyln so
nuna gelinceye dek idenizin, talya'nn ve onun pilot kentleri
nin gerilediklerini sylemek aceleci bir yarg olur. Portekizli-
ler'in keifleri ile bu denizin birdenbire gzden dt yolun
daki eski yorumlar bir kenara brakmalyz. Hint Okyanu-
su'nda yelken aan Portekizliler gerekte ne Basra Krfezi'nin
ne de Kzl Denizin yolunu kesmilerdir.
Peki yleyse olan nedir? 18. yzyln ilk 20 ylnda Akdeniz
trafiinde ve uzak al verilerde bir yavalama olduu kesin.
Bunun en uygun aklamasn son yllarn gen tarihisi Ri
chard Rapp yapt. Ona gre ideniz, hile, zorlama, iddet yo
luyla, ekonomik farkllklarn da etkisiyle Kuzeyliler'in eli
ne geti; Kuzeyli deyince nce ngilizler'i ve Hollandallar'
dnmek gerek, ama daha ok ngilizler'i. ngilizler 15. yz
yl sonlarndan balayarak 1530-1550 yllarna dek zaten tica
ret yoluyla Akdeniz'e szmlard. Ancak bu igalin 1550-1570
yllar arasnda birdenbire durakladn gryoruz. kinci
dalga 1570'lerde balad ve birincisinden daha yaygn, daha
srekli oldu.
1571'de nebaht'da verdikleri byk mcadeleden sonra,
Mslmanlarn ve Hristiyanlarn gsz dtkleri bir Ak
denizde protestan lkelerin gemileri yava yava egemen
oldu. Bu gemilerin silhlar daha gl, mrettabat daha
usta, tadklar yk daha ok, seferleri daha dzenliydi,
navlunlar ise Akdeniz.yelkenlilerinden daha dkt. nem
li ticaret yollarn yava yava ele geirdiler: rnein Hol
landa gemileri ile spanya'dan Livorno'ya taman yn balya
lar kara yoluyla Venedik'e geliyor ve burada btn gcyle
gelimekte olan yn endstrisini besliyordu. Bu gemiler arasn
da spanya'dan Venedike dorudan gidenler bile vard. By-
lece deniz ticaret yollar el deitiriyor, kuru zm, Cerbe ya
da Puglia blgesi zeytinya tamacl ve Dou-Bat ticaret
116
yollan bile Kuzeyliler'in eline geiyordu. Bununla kalmayan
Kuzeyliler odun, katran, tahta, kalas, buday, avdar, f
iinde ringa bal, kalay, kurun tamaya baladlar; bir sre
sonra da ilenmi mallarn ticaretine el attlar. Bunlar Vene
dik ya da teki talyan kentlerinin iledikleri mallarn dk
kaliteli taklitleriydi, ancak sahte "talya" markas altnda
asllarna benziyorlard. Btn bunlara rekabeti, Cezayir'le
ve Trkler'le yaplan anlamalar ve bunlardan doan iddetli
srtmeleri, meydan okumalar, gizli ortaklklar (zellikle
Livorno'da) eklersek ngiliz ve Hollanda sanayi ve ticaretinin
ihtiyar Akdeniz'den miras kalan birikmi mal mlk ve zengin
liklerle nasl beslendii anlalr. Fetih, yama, soygun bir
likte yrm, hatta uzak blgelerde, Endonezya ve Filipin
adalarnda, Hint Okyanusu'nda Portekizliler'in yerini Hol-
landallar'm almasyla abluka bile sz konusu olmutur. Por
tekizliler Akdeniz ynne giden mallarn gemesine izin verir;
HollandalIlar ise, nnde sonunda Douya giden ipei olmasa
da, karabiber ve baharat hi gzden karmaz. Marsilyal-
lar'm dediklerine gre 1620 yllarna doru baharat ve kara
biber Akdenize eski Kzl Deniz yoluyla deil Hollanda ge
mileriyle, Atlantik ve Cebelitark yoluyla gelmektedir. Ak
deniz bir yandan igale uram, te yandan da yollann dei
tirilmesiyle ky lkelerinin elinden en verimli alveri o-
lanaklar alnmtr. Ve o gn bugndr Akdeniz'in denizleri
bu ky lkelerine geri verilmemitir.
Svey Kanal'nn Almasnn (1869) ncesi ve Sonras
1620 ya da 1650den sonra Akdeniz artk dnyann merkezi
olmaktan kp, yabanclarn ticaretine ve savalarna sahne
olur. Bu alveri ve savalarda Akdenizlilere artk kk
roller dmektedir. Satran tahtasndaki piyonlar gibi uzak
117
tan gelen irade ve glere gre yer deitirirler. 17. yzylda
Hollanda hakim olur. 18. yzyl banda ngiltere, spanya'da
Veraset Sava srp giderken bu frsat deerlendirir ve
Ingiliz amirali George Rooke'un 25 Austos 1704'te Cebeli-
tank bir basknla ele geirmesiyle, Akdeniz'de stnln
kurar. Franszlar ve Ispanyollar 1704'te, 1727'de, 1779'da ve
1782'de bu mevkii geri almak iin bouna uraacak, hatta son
saldrda atete kzdrlm glleler ve d'Aron'un icad olan
yzer bataryalar kullanacak, fakat kesin sonu alamayacak
lardr. Akdeniz'in yazgsna bir mhr daha vurulmutur:
Ingilizler bugn hl Cebelitark'tadr. Bylelikle, 18. yz
ylda Bat k gz altnda tutulmaya balanan, 17. yz
yldan beri de doudan k zaten kolay olmayan bir gl ha
line getirilmi bu idenizde Ingilizler ikiyzyl akn bir
sredir kap nbeti tutmaktadr.
Oysa idenizin tehlikeli ve herkesin gz diktii blgesi Ce
belitark'ta deil Dou'dadr. 17. ve 18. yzyllarda Dou de
mek Balkanlar'a, geni anlamyla Kk Asyaya ve
Msrdan Fasn dou snrna kadar Afrika'ya yaylm geni
bir pazar olan Trk mparatorluu demektir. Bu pazar ayrca
ran'a ve "iskelelerin" en by durumuna gemi olan zmire
kadar transit gelen ipekle bantldr. Dou ticaretinin hede
fi de budur ve yar Akdenizli olan Fransann 18. yzylda bu
oyunda ayrcalkl bir rol olacaktr.
Fakat ticaret ve Orta Dou lkelerinin tesinde, ana hedef
uzaklardaki Hindistan'dr. Plassey Savandan (1757) hemen
sonra ngiltere burada bakeyi tutmu; kimse de onu yerinden
kprdatamamtr. Avrupa'dan Hindistan'a giden en kestir
me yol Orta Dou'dur, ivedilik tayan haberleri, kararlan ve
emirleri ulatracak en uygun yol budur. Ayrca kahve ticareti
Kzl Deniz'i yeniden canlandrm ve skenderiye yeniden ba
harat ve karabiber alarndaki gibi hareketli bir liman
olmutur. htill ncesi Fransz politikasnn Svey ber-
118
zahnn yoluyla yakndan ilgilenmesini Dou Hindistan
ngiliz irketi kaygyla izlemektedir. ngiltere'nin endiesi,
en glsnden (bata Fransa) en elimsizine (Cenova ya da
Venedik) ya da Rusya gibi en uzak olan rakiplerine ve d
manlarna kadar, Akdeniz'in Hint Okyanusu'na doru al
masdr, nk Rusya bile Hindistan serabnn ve gereinin
ekimine kaplmtr. Napolyon Bonaparte'n 1798 Msr sefe
rini bu genel durum iinde grmek gerekir. Bu sefer baanl ol
sayd, Trk mparatorluu ikiye blnecekti: kuzeyde Anadolu
ve Balkanlar, batda Trablus, Tunus ve Cezayir gibi bana
buyruk vilyetler ve Hint Okyanusu'na doru alm engelsiz
bir yol kalacakt. Tarih yorumunda aceleci davranan ta
rihilere gre Napolyon Bonaparte Akk'y eline geirseydi
Lbnan dalarnda ve yamalannda ordusuna eki dzen verir
ve yeni kurulmakta olan Britanya mparatorluunu parala
yabilirdi.
Ama bu byk giriim yrmedi ve iki yl nce Fransz filo- > '
sunun Msr'a giderken igal ettii Malta Adas Ingiltere'nin
eline geti (1800). Amiens Anlamasna (1801) gre geri veril
mesi gerekiyordu ama yakm zamanlara kadar ngiliz deneti
minde kald. Malta byk bir ada deildi, ama yine de deniz
ortasnda ngilterenin egemenliini salyordu (bir dier Ce
belitark). Daha sonralar Kbrs'a (1878), Msr'a (1882)
yerleen Londra, Hindistan yolunu batanbaa ele geirmi
oluyor ve Pax Britarinica btn arl ile Akdenize yerle
iyordu. Artk bir kez daha bu deniz politik bir dzene balan
mt. Saint-James kabinesinin bir sz ile gemiler Malta'ya
ulayor ve herey yoluna giriyordu.
Bu arada Fransa bo durmamakta, Kuzey Afrika'ya yerle
mektedir. 1830'da Cezayir'i igal eder, fakat Kuzey Afrika
Londra'nn karlar iin tehlikeli deildir. Galya horozunun
Sahra kumlarnda einmesine aldran yoktur. Fransa'nn he
defe ulaan tek darbesi 1869da alan Svey Kanal'dr.
119
tan gelen irade ve glere gre yer deitirirler. 17. yzylda
Hollanda hakim olur. 18. yzyl banda ngiltere, spanya'da
Veraset Sava srp giderken bu frsat deerlendirir ve
Ingiliz amirali George Rooke'un 25 Austos 1704'te Cebeli-
tank bir basknla ele geirmesiyle, Akdeniz'de stnln
kurar. Franszlar ve Ispanyollar 1704'te, 1727'de, 1779'da ve
1782'de bu mevkii geri almak iin bouna uraacak, hatta son
saldrda atete kzdrlm glleler ve d'Aron'un icad olan
yzer bataryalar kullanacak, fakat kesin sonu alamayacak
lardr. Akdeniz'in yazgsna bir mhr daha vurulmutur:
Ingilizler bugn hl Cebelitark'tadr. Bylelikle, 18. yz
ylda Bat k gz altnda tutulmaya balanan, 17. yz
yldan beri de doudan k zaten kolay olmayan bir gl ha
line getirilmi bu idenizde Ingilizler ikiyzyl akn bir
sredir kap nbeti tutmaktadr.
Oysa idenizin tehlikeli ve herkesin gz diktii blgesi Ce
belitark'ta deil Dou'dadr. 17. ve 18. yzyllarda Dou de
mek Balkanlar'a, geni anlamyla Kk Asyaya ve
Msrdan Fasn dou snrna kadar Afrika'ya yaylm geni
bir pazar olan Trk mparatorluu demektir. Bu pazar ayrca
ran'a ve "iskelelerin" en by durumuna gemi olan zmire
kadar transit gelen ipekle bantldr. Dou ticaretinin hede
fi de budur ve yar Akdenizli olan Fransann 18. yzylda bu
oyunda ayrcalkl bir rol olacaktr.
Fakat ticaret ve Orta Dou lkelerinin tesinde, ana hedef
uzaklardaki Hindistan'dr. Plassey Savandan (1757) hemen
sonra ngiltere burada bakeyi tutmu; kimse de onu yerinden
kprdatamamtr. Avrupa'dan Hindistan'a giden en kestir
me yol Orta Dou'dur, ivedilik tayan haberleri, kararlan ve
emirleri ulatracak en uygun yol budur. Ayrca kahve ticareti
Kzl Deniz'i yeniden canlandrm ve skenderiye yeniden ba
harat ve karabiber alarndaki gibi hareketli bir liman
olmutur. htill ncesi Fransz politikasnn Svey ber-
118
zahnn yoluyla yakndan ilgilenmesini Dou Hindistan
ngiliz irketi kaygyla izlemektedir. ngiltere'nin endiesi,
en glsnden (bata Fransa) en elimsizine (Cenova ya da
Venedik) ya da Rusya gibi en uzak olan rakiplerine ve d
manlarna kadar, Akdeniz'in Hint Okyanusu'na doru al
masdr, nk Rusya bile Hindistan serabnn ve gereinin
ekimine kaplmtr. Napolyon Bonaparte'n 1798 Msr sefe
rini bu genel durum iinde grmek gerekir. Bu sefer baanl ol
sayd, Trk mparatorluu ikiye blnecekti: kuzeyde Anadolu
ve Balkanlar, batda Trablus, Tunus ve Cezayir gibi bana
buyruk vilyetler ve Hint Okyanusu'na doru alm engelsiz
bir yol kalacakt. Tarih yorumunda aceleci davranan ta
rihilere gre Napolyon Bonaparte Akk'y eline geirseydi
Lbnan dalarnda ve yamalannda ordusuna eki dzen verir
ve yeni kurulmakta olan Britanya mparatorluunu parala
yabilirdi.
Ama bu byk giriim yrmedi ve iki yl nce Fransz filo- > '
sunun Msr'a giderken igal ettii Malta Adas Ingiltere'nin
eline geti (1800). Amiens Anlamasna (1801) gre geri veril
mesi gerekiyordu ama yakm zamanlara kadar ngiliz deneti
minde kald. Malta byk bir ada deildi, ama yine de deniz
ortasnda ngilterenin egemenliini salyordu (bir dier Ce
belitark). Daha sonralar Kbrs'a (1878), Msr'a (1882)
yerleen Londra, Hindistan yolunu batanbaa ele geirmi
oluyor ve Pax Britarinica btn arl ile Akdenize yerle
iyordu. Artk bir kez daha bu deniz politik bir dzene balan
mt. Saint-James kabinesinin bir sz ile gemiler Malta'ya
ulayor ve herey yoluna giriyordu.
Bu arada Fransa bo durmamakta, Kuzey Afrika'ya yerle
mektedir. 1830'da Cezayir'i igal eder, fakat Kuzey Afrika
Londra'nn karlar iin tehlikeli deildir. Galya horozunun
Sahra kumlarnda einmesine aldran yoktur. Fransa'nn he
defe ulaan tek darbesi 1869da alan Svey Kanal'dr.
119
Bu giriimin baarya ulamas iin on yl sren srarl bir
alma ve ie drt elle sarlan Ferdinand de Lesseps gibi bir
adamn gayreti gerekmitir. Bu arada yer yuvarlann deniz
leri ve okyanuslarnda gidi gelilerin genel koullarn dei
tirmekte olan buharl gemiler de hesaba katlmaldr. Sonuta
Akdeniz gl olmaktan km, dorudan doruya Hint Okyanu-
su'na ynelik bir yola dnmtr. Bundan byle Hindistan'a
gidenlerin anlatt yolculuk yklerinin arkas kesilmeye
cektir: Kanal, Kzl Deniz'in yakc rzgr, Hint Okyanusu'
nun l dalgalar... nk artk Akdeniz, ok uzun bir yolculu
un ksa, farkedilmeyen ilk durandan baka birey deildir.
Fransa'nn bu baars, bata mparatorie Eugnie olmak
zere Avrupa'nn btn krallarnn katldklar grkemli bir
al treni ile kutland. Ama btn bunlar iin d grn
dr, nk siyasal oyunun merkezi Paris deildir, aynca Msr
seferinin acsnn karlmas da sz konusu deildir. Gerekte
1811'den beri bamsz olan Msr da, Akdeniz satran tahtas
zerinde sadece bir piyondur. Vaktiyle kanaln yaplmasna
bir sr engel karm olan ngiliz hkmeti borca batm H-
div'in bu durumundan faydalanarak 1875'te kanaln 117.000
hissesini satn ald; 1882'de Msr igal edildi; 1888'de Fransa
ile Londra'da imzalanan szleme kanaln tarafszln bel
geledi. Bylece Ferdinand de Lessepsin eserinden en byk ya
rar salayan ngiltere oluyordu. Binba Marchand'm 10 Tem
muz 1898'de Beyaz Nil zerinde giritii Faoda (Sudan) ha
rekt ise, Ortadou kavann paylalmasnda dramatik
bir olaydan baka birey deildi ve hibir sonu vermedi.
Bu hesaplamalarda kaybeden-taraf sadece Fransa deil
dir. Maurice Aymard, "Svey Kanal Akdeniz dnyasnn
politik knn semboldr" demekte hakldr. Yar Akde
nizli olan Franszlar'n yapt kanal, Akdeniz'le beraber bir
ngiliz yolu durumuna dmtr. Bylece bu idenizin ya
banclamas srp gider. O zamandan beri ayn oyun tekrar
120
lanp durur; kanal durmadan el deitirir. 26 Temmuz 1956da
Nasr kanal milliletirir. Fransa ve ngiltere'nin bu karara
kar birlikte giritikleri "alt gn sava" sonu vermez. Zaten
bu tarihten nce de, ne Fransa ne ngiltere bu idenize ve onun
ky lkelerine egemendiler. "Amerikan uak gemilerinin ve
Sovyet helikopter gemilerinin Akdeniz'de bulunmalar bu iki
dnya devletinin birbirlerine meydan okuyan egemenliinin
iaretidir." Akdeniz onlarn kapal alandr. Daha dorusu,
onlara ait ve iinde onlarn keyiflerine gre gladyatrlerin
dvtkleri bir sirktir. Eer bu dnyann bykleri glad
yatrlerin kanl oyunlaryla ilgilenmeselerdi, onlar da dv
lerinde bu derece acmasz olmazlard.
Akdeniz elbette yaamn srdrecek i kavgalara devam
edecek, sanayilemesini yrtecek, yaam dzeyini yksel
tecek ve glkle paralad smrgecilik emberinin izlerini
silecek. Bu denizin gneyinde, Fas'tan Trkiye ve Iraka kadar
uzanan teki Akdeniz ise, yitirdii ve gittike aras alan za
man yakalamaya alyor.
121
Bu giriimin baarya ulamas iin on yl sren srarl bir
alma ve ie drt elle sarlan Ferdinand de Lesseps gibi bir
adamn gayreti gerekmitir. Bu arada yer yuvarlann deniz
leri ve okyanuslarnda gidi gelilerin genel koullarn dei
tirmekte olan buharl gemiler de hesaba katlmaldr. Sonuta
Akdeniz gl olmaktan km, dorudan doruya Hint Okyanu-
su'na ynelik bir yola dnmtr. Bundan byle Hindistan'a
gidenlerin anlatt yolculuk yklerinin arkas kesilmeye
cektir: Kanal, Kzl Deniz'in yakc rzgr, Hint Okyanusu'
nun l dalgalar... nk artk Akdeniz, ok uzun bir yolculu
un ksa, farkedilmeyen ilk durandan baka birey deildir.
Fransa'nn bu baars, bata mparatorie Eugnie olmak
zere Avrupa'nn btn krallarnn katldklar grkemli bir
al treni ile kutland. Ama btn bunlar iin d grn
dr, nk siyasal oyunun merkezi Paris deildir, aynca Msr
seferinin acsnn karlmas da sz konusu deildir. Gerekte
1811'den beri bamsz olan Msr da, Akdeniz satran tahtas
zerinde sadece bir piyondur. Vaktiyle kanaln yaplmasna
bir sr engel karm olan ngiliz hkmeti borca batm H-
div'in bu durumundan faydalanarak 1875'te kanaln 117.000
hissesini satn ald; 1882'de Msr igal edildi; 1888'de Fransa
ile Londra'da imzalanan szleme kanaln tarafszln bel
geledi. Bylece Ferdinand de Lessepsin eserinden en byk ya
rar salayan ngiltere oluyordu. Binba Marchand'm 10 Tem
muz 1898'de Beyaz Nil zerinde giritii Faoda (Sudan) ha
rekt ise, Ortadou kavann paylalmasnda dramatik
bir olaydan baka birey deildi ve hibir sonu vermedi.
Bu hesaplamalarda kaybeden-taraf sadece Fransa deil
dir. Maurice Aymard, "Svey Kanal Akdeniz dnyasnn
politik knn semboldr" demekte hakldr. Yar Akde
nizli olan Franszlar'n yapt kanal, Akdeniz'le beraber bir
ngiliz yolu durumuna dmtr. Bylece bu idenizin ya
banclamas srp gider. O zamandan beri ayn oyun tekrar
120
lanp durur; kanal durmadan el deitirir. 26 Temmuz 1956da
Nasr kanal milliletirir. Fransa ve ngiltere'nin bu karara
kar birlikte giritikleri "alt gn sava" sonu vermez. Zaten
bu tarihten nce de, ne Fransa ne ngiltere bu idenize ve onun
ky lkelerine egemendiler. "Amerikan uak gemilerinin ve
Sovyet helikopter gemilerinin Akdeniz'de bulunmalar bu iki
dnya devletinin birbirlerine meydan okuyan egemenliinin
iaretidir." Akdeniz onlarn kapal alandr. Daha dorusu,
onlara ait ve iinde onlarn keyiflerine gre gladyatrlerin
dvtkleri bir sirktir. Eer bu dnyann bykleri glad
yatrlerin kanl oyunlaryla ilgilenmeselerdi, onlar da dv
lerinde bu derece acmasz olmazlard.
Akdeniz elbette yaamn srdrecek i kavgalara devam
edecek, sanayilemesini yrtecek, yaam dzeyini yksel
tecek ve glkle paralad smrgecilik emberinin izlerini
silecek. Bu denizin gneyinde, Fas'tan Trkiye ve Iraka kadar
uzanan teki Akdeniz ise, yitirdii ve gittike aras alan za
man yakalamaya alyor.
121
MEKNLAR
Bizler bugn Akdeniz'in sadece dekor ynn, denizin gne
le, dan bitki rtsyle kaynatn grmeyi yeliyoruz; bu
bize verimli ve gsterili ama yine de nankr bir doann he
diyesidir. nk ieklerin altnda, ta hemen kendini gste
rir. insan, dikkatini ve ilgisini bir an gevetmeye grsn, dan
yamacnda sabrla dzenledii sekiler ker, allk haline
gelir, yanm orman makiye dnr, ovalar bataklk olur. Na
zik bir dengedir bu, bir kez bozuldu mu yeniden dzelmesi bazen
yzyllar ister. Roma'y evreleyen krsal blge, imparator
luun knden gnmze dek bir eit l olarak kald; Ponti-
no bataklklarnn kurutulmas faizm iin Romanm eski aza
metini yeniden bulmak demekti. Fakat Venedik'in, Po ve Adi-
ge nehirlerinin takn sularyla ilgilenmesi, ancak 16. yzyl
dan itibaren, ticaret tekelini elinden karmasyla balar.
Akdeniz'in btn kylar kh deerlendirilmi, kh ar
tc bir ekilde terkedilmitir. Sanki insan, elinden kayp gi
den bir mekna sahip kamamakta, ona hibir zaman tam an
lamyla egemen olamamaktadr. Sanki her ada bir seim
yapmak durumunda kalm, kydan ierlere doru ekilmi
veya bugn olduu gibi bunun tersini yapm, tarlalarn ge
belerin srlerine terketmek zorunda kalm, sonra da bu ge
beleri yaadklar topraklardan srp karmtr. Dn Su
riye'den spanya'ya kadar, bugn ise aa Rhne blgesinden
Necef ve Assuan'a kadar Akdeniz tarmnn byk baarlar
suya egemen olmakla, toprak insannn dikkat ve gayretiyle
gerekletirilmitir. Fakat bu baarlar istisna izgisini a
maz, ou zaman insan yokluu gze arpar. Kastilyann,
Gney talya'nn, Puglia blgesindeki Tavoliere'nin ya da Te-
122
salya'nm buday tarlalarnda, koyun otlaklarnda insan yok
tur. Geni ormanlk ya da talk arazilerde, dalarda ve
yazlk yksek yayla otlaklarnda insan sadece gebe olarak
grlr. ok yeni alarda stmadan kurtard ky ova
larnda bile yerlemekten pek holanmaz, kumsallar da ba
kalarna brakr, baka yerlerde yerleir, evresi balk bah
elik, meyvelik olan (Endls'te bunun ad "ruedo", emberdir)
evleri st ste ylm skk kasaba ve kentlerde oturur. Bu
kentlerden uzaklanca krsal blge zerindeki egemenlii za
yflar: Yalnz ekim ileri iin gerekli zaman oralarda gei
rir, ihtiya yznden kyldr, ama zoraki bir kyllktr bu;
Akdenizli bir kentli gibi yaar.
Ayn merkezde toplanan yararlar arasndaki hiyerari,
topran sadece zaman zaman igal edilmesi ve ilenmesindeki
dzensizlik, doadaki elikilerin sonucudur. Roma andan
gnmze dek topra kullanma biimi hemen hemen ayn
kalmtr. Ekilmi tarlalar blgesi "ager" bir yanda, aalar
ve zayf otlarla kapl, koruluk yerlerle talk arazi te yan
dadr: Buralan kmrclerin, obanlarn, evcil ya da yabanl
hayvanlarnn dnyas, "saltus"tur. Fakat "ager"in uzun sre
nadasa braklmas gerekirdi; bylece her iki ylda bir ya da
ylda iki yl, hatta daha uzun sre koyunlara terkedilirdi.
Bahe ve balardan uzak tutulan koyunlar hasat biter bitmez,
biilmi tarlalara yaylr, bu yzden de "ager ile "saltus"
arasndaki snrn nereden getii pek belli olmazd. Ancak
kentin evresini dolanan ve onu "ager" ile "saltus"tan ayran
baheler kuann snrlar belliydi; bu kuak lkenin "kala
balk kesimi ile "tenha" kesimi arasndan geiyordu. Bu snr,
nfus oalmasnn tehdidi altndaki ekolojik dengenin ne den
li kolay bozulabilir olduunu ortaya koyar. Erozyonun kolayca
srkledii ince humus tabakasn tutan, yer yer fosillemi bir
orman rtsnn dn olduu gibi bugn de feci ekilde tahrip
edilmesiyle; insanlarn gnden gne kylarda younla
123
MEKNLAR
Bizler bugn Akdeniz'in sadece dekor ynn, denizin gne
le, dan bitki rtsyle kaynatn grmeyi yeliyoruz; bu
bize verimli ve gsterili ama yine de nankr bir doann he
diyesidir. nk ieklerin altnda, ta hemen kendini gste
rir. insan, dikkatini ve ilgisini bir an gevetmeye grsn, dan
yamacnda sabrla dzenledii sekiler ker, allk haline
gelir, yanm orman makiye dnr, ovalar bataklk olur. Na
zik bir dengedir bu, bir kez bozuldu mu yeniden dzelmesi bazen
yzyllar ister. Roma'y evreleyen krsal blge, imparator
luun knden gnmze dek bir eit l olarak kald; Ponti-
no bataklklarnn kurutulmas faizm iin Romanm eski aza
metini yeniden bulmak demekti. Fakat Venedik'in, Po ve Adi-
ge nehirlerinin takn sularyla ilgilenmesi, ancak 16. yzyl
dan itibaren, ticaret tekelini elinden karmasyla balar.
Akdeniz'in btn kylar kh deerlendirilmi, kh ar
tc bir ekilde terkedilmitir. Sanki insan, elinden kayp gi
den bir mekna sahip kamamakta, ona hibir zaman tam an
lamyla egemen olamamaktadr. Sanki her ada bir seim
yapmak durumunda kalm, kydan ierlere doru ekilmi
veya bugn olduu gibi bunun tersini yapm, tarlalarn ge
belerin srlerine terketmek zorunda kalm, sonra da bu ge
beleri yaadklar topraklardan srp karmtr. Dn Su
riye'den spanya'ya kadar, bugn ise aa Rhne blgesinden
Necef ve Assuan'a kadar Akdeniz tarmnn byk baarlar
suya egemen olmakla, toprak insannn dikkat ve gayretiyle
gerekletirilmitir. Fakat bu baarlar istisna izgisini a
maz, ou zaman insan yokluu gze arpar. Kastilyann,
Gney talya'nn, Puglia blgesindeki Tavoliere'nin ya da Te-
122
salya'nm buday tarlalarnda, koyun otlaklarnda insan yok
tur. Geni ormanlk ya da talk arazilerde, dalarda ve
yazlk yksek yayla otlaklarnda insan sadece gebe olarak
grlr. ok yeni alarda stmadan kurtard ky ova
larnda bile yerlemekten pek holanmaz, kumsallar da ba
kalarna brakr, baka yerlerde yerleir, evresi balk bah
elik, meyvelik olan (Endls'te bunun ad "ruedo", emberdir)
evleri st ste ylm skk kasaba ve kentlerde oturur. Bu
kentlerden uzaklanca krsal blge zerindeki egemenlii za
yflar: Yalnz ekim ileri iin gerekli zaman oralarda gei
rir, ihtiya yznden kyldr, ama zoraki bir kyllktr bu;
Akdenizli bir kentli gibi yaar.
Ayn merkezde toplanan yararlar arasndaki hiyerari,
topran sadece zaman zaman igal edilmesi ve ilenmesindeki
dzensizlik, doadaki elikilerin sonucudur. Roma andan
gnmze dek topra kullanma biimi hemen hemen ayn
kalmtr. Ekilmi tarlalar blgesi "ager" bir yanda, aalar
ve zayf otlarla kapl, koruluk yerlerle talk arazi te yan
dadr: Buralan kmrclerin, obanlarn, evcil ya da yabanl
hayvanlarnn dnyas, "saltus"tur. Fakat "ager"in uzun sre
nadasa braklmas gerekirdi; bylece her iki ylda bir ya da
ylda iki yl, hatta daha uzun sre koyunlara terkedilirdi.
Bahe ve balardan uzak tutulan koyunlar hasat biter bitmez,
biilmi tarlalara yaylr, bu yzden de "ager ile "saltus"
arasndaki snrn nereden getii pek belli olmazd. Ancak
kentin evresini dolanan ve onu "ager" ile "saltus"tan ayran
baheler kuann snrlar belliydi; bu kuak lkenin "kala
balk kesimi ile "tenha" kesimi arasndan geiyordu. Bu snr,
nfus oalmasnn tehdidi altndaki ekolojik dengenin ne den
li kolay bozulabilir olduunu ortaya koyar. Erozyonun kolayca
srkledii ince humus tabakasn tutan, yer yer fosillemi bir
orman rtsnn dn olduu gibi bugn de feci ekilde tahrip
edilmesiyle; insanlarn gnden gne kylarda younla
123
masyla; sanayi artklarnn neden olduu evre kirlenme
siyle; su kaynaklarnn yetersiz duruma gelmesiyle bu ekolojik
denge her an bozulma tehdidi altndadr.
nsan, zaten fazla birey beklememeye alt bu topran
abucak sonuna varr. Onun iin nemli olan kukusuz, yaamm
srdrmek, her eyden nce de toplum olarak yaayabilmek ve
teki insanlarla iliki kurmaktr. Akdeniz, birliini iklimin
den, jeolojisinden, yer ekillerinden ok, erkenden kurulmu ve
yaamn inatla srdrm olan kasaba ve kentler ana bor
ludur: Akdeniz mekn bu a evresinde olumu, ona canllk
veren, onu yaatan bu a olmutur. Kentler krsal kesimden
domaz, tersine, krsal kesim kentlerden doar ve kentleri
glkle doyurur. Kentler yle bir toplumsal dzen rnei mey
dana getirirler ki zorunlu ya da gnll btn gmenler bu
rnei her yerde uygulamaya alrlar. Gebe iseler, konak
lama yerlerini deimez kurallara gre dzenleyeceklerdir.
Yerleik iseler, ayn biimde kentler kuracaklardr. Yunanis
tan'n nce kendi kolonilerinde, sonra da Helenistik dnemde
yapt ey bu olmutur. Roma mparatorluu da lkesini bir
batan bir baa, birbirinin tpatp ei askeri kamplara benze
yen, sokaklar birbirini dik a ile kesen, forumlar ayn,
antlar ayn olan kentlerle doldurmutur. slm'da da bu by-
ledir, kentin yaratc ve rgtleyici gcn hibir ey o vaha
lardan, "huertas"lardan daha iyi anlatamaz. Kentlerin ev
resini kaplayan bu verimli, bakml topraklar yaamlarn
kente borludur.
am'dan Valencia'ya, Yemen'den Elche'ye ve Alicante'ye
dek sulama tekniklerinin benzerlii, suyun paylalmasn d
zenleyen iki ayr gelenei izlememizi salar. Bunlar iki eit
topluluk meydana getirmilerdir: Biri aristokratik, teki
daha eitliki. Birincisinde suyun mlkiyeti ile toprak mlki
yeti ayr ellerdedir; suyun mlkiyetini ve onu kullandrma
hakkn elinde tutan, iftiler zerinde egemenlik kurar. kin
124
cisindeyse bunun tersine, sulanan topraklarn sahipleri iin su
karlksz bir haktr. Bu toprak sahipleri bir araya gelip
bentlerin, su kanallarnn bakmn stlenecek, doan anla
mazlklara zm getirecek yetkili kurullara sahip topluluk
lar olutururlar. Bunlardan biri olan Su Datm Kurulu yeleri
Valencia Katedrali'nin kaps nnde hl her perembe gn
hzl ve yerinde kararlar vermeyi srdrmektedir.
Her fetih, her g, belirli bir kent toplumu modelinin
farkllk gsteren .onlarca rneini tekrarlama ve bu arada
balangta rtk olarak ierdii eyi da vurma eilimin
dedir. Bir kent, ister byk olsun ister kk, iindeki evlerin,
antlarn, sokaklarn toplamndan ok baka bir eydir; tpk
bunun gibi sadece bir ekonomi, ticaret, endstri merkezi de
deildir. Toplumsal ilikilerin meknsal izdm olarak
kent, dnyevi olan kutsal olandan, almay elenceden, ka
muya ait olan zel olandan, erkekleri kadnlardan, aileyi ona
yabanc olan her eyden ayran snr izgileri ann kendi
iinde kesitii, ayn zamanda da onun yapsn oluturduu bir
mekn grnmyle karmza kar. Bu nitelii ile de, mkem
mel bir ifre anahtar salar bize.
Nerede yaamal? Tek bana deil, bykl ve zenginlii
ne olursa olsun, bir topluluun yesi olarak yaamal kukusuz.
Topraktan salayabildikleri rnlerle ve bunlar dei toku
ederek yaamlarn yoksulluk iinde srdren bin kadar in
sann bir araya gelmesi Akdeniz'de, kendine zg temel da
yanmalaryla ve ztlamalaryla bir kent oluturmak iin
yeterlidir. Baka yerde olsa bunun iki kat insan bir ky ya
oluturur, ya oluturmaz. Kk kasabalardan tutun da ana
kentlere kadar hepsinde, aslnda karmak bir hiyerarinin
btn dereceleri grlr elbette, nk bu hiyerari sadece nfus
saysn, ekonomik hareketleri, birikmi sermayeyi dikkate
almakla yetinmez, kentin tarihini, antlarn, itibarn, poli
tik ve idari roln, fikir ve sanat yaamn ve bir kenti bir
125
masyla; sanayi artklarnn neden olduu evre kirlenme
siyle; su kaynaklarnn yetersiz duruma gelmesiyle bu ekolojik
denge her an bozulma tehdidi altndadr.
nsan, zaten fazla birey beklememeye alt bu topran
abucak sonuna varr. Onun iin nemli olan kukusuz, yaamm
srdrmek, her eyden nce de toplum olarak yaayabilmek ve
teki insanlarla iliki kurmaktr. Akdeniz, birliini iklimin
den, jeolojisinden, yer ekillerinden ok, erkenden kurulmu ve
yaamn inatla srdrm olan kasaba ve kentler ana bor
ludur: Akdeniz mekn bu a evresinde olumu, ona canllk
veren, onu yaatan bu a olmutur. Kentler krsal kesimden
domaz, tersine, krsal kesim kentlerden doar ve kentleri
glkle doyurur. Kentler yle bir toplumsal dzen rnei mey
dana getirirler ki zorunlu ya da gnll btn gmenler bu
rnei her yerde uygulamaya alrlar. Gebe iseler, konak
lama yerlerini deimez kurallara gre dzenleyeceklerdir.
Yerleik iseler, ayn biimde kentler kuracaklardr. Yunanis
tan'n nce kendi kolonilerinde, sonra da Helenistik dnemde
yapt ey bu olmutur. Roma mparatorluu da lkesini bir
batan bir baa, birbirinin tpatp ei askeri kamplara benze
yen, sokaklar birbirini dik a ile kesen, forumlar ayn,
antlar ayn olan kentlerle doldurmutur. slm'da da bu by-
ledir, kentin yaratc ve rgtleyici gcn hibir ey o vaha
lardan, "huertas"lardan daha iyi anlatamaz. Kentlerin ev
resini kaplayan bu verimli, bakml topraklar yaamlarn
kente borludur.
am'dan Valencia'ya, Yemen'den Elche'ye ve Alicante'ye
dek sulama tekniklerinin benzerlii, suyun paylalmasn d
zenleyen iki ayr gelenei izlememizi salar. Bunlar iki eit
topluluk meydana getirmilerdir: Biri aristokratik, teki
daha eitliki. Birincisinde suyun mlkiyeti ile toprak mlki
yeti ayr ellerdedir; suyun mlkiyetini ve onu kullandrma
hakkn elinde tutan, iftiler zerinde egemenlik kurar. kin
124
cisindeyse bunun tersine, sulanan topraklarn sahipleri iin su
karlksz bir haktr. Bu toprak sahipleri bir araya gelip
bentlerin, su kanallarnn bakmn stlenecek, doan anla
mazlklara zm getirecek yetkili kurullara sahip topluluk
lar olutururlar. Bunlardan biri olan Su Datm Kurulu yeleri
Valencia Katedrali'nin kaps nnde hl her perembe gn
hzl ve yerinde kararlar vermeyi srdrmektedir.
Her fetih, her g, belirli bir kent toplumu modelinin
farkllk gsteren .onlarca rneini tekrarlama ve bu arada
balangta rtk olarak ierdii eyi da vurma eilimin
dedir. Bir kent, ister byk olsun ister kk, iindeki evlerin,
antlarn, sokaklarn toplamndan ok baka bir eydir; tpk
bunun gibi sadece bir ekonomi, ticaret, endstri merkezi de
deildir. Toplumsal ilikilerin meknsal izdm olarak
kent, dnyevi olan kutsal olandan, almay elenceden, ka
muya ait olan zel olandan, erkekleri kadnlardan, aileyi ona
yabanc olan her eyden ayran snr izgileri ann kendi
iinde kesitii, ayn zamanda da onun yapsn oluturduu bir
mekn grnmyle karmza kar. Bu nitelii ile de, mkem
mel bir ifre anahtar salar bize.
Nerede yaamal? Tek bana deil, bykl ve zenginlii
ne olursa olsun, bir topluluun yesi olarak yaamal kukusuz.
Topraktan salayabildikleri rnlerle ve bunlar dei toku
ederek yaamlarn yoksulluk iinde srdren bin kadar in
sann bir araya gelmesi Akdeniz'de, kendine zg temel da
yanmalaryla ve ztlamalaryla bir kent oluturmak iin
yeterlidir. Baka yerde olsa bunun iki kat insan bir ky ya
oluturur, ya oluturmaz. Kk kasabalardan tutun da ana
kentlere kadar hepsinde, aslnda karmak bir hiyerarinin
btn dereceleri grlr elbette, nk bu hiyerari sadece nfus
saysn, ekonomik hareketleri, birikmi sermayeyi dikkate
almakla yetinmez, kentin tarihini, antlarn, itibarn, poli
tik ve idari roln, fikir ve sanat yaamn ve bir kenti bir
125
bakasndan daha fazla kent yapan u anda aklmza gelme
yen baka eyleri de hesaba katar. Bylece byk siteler kk
sitelere yksekten bakp oralarda oturanlar yontulmam,
kaba saba grmekten pek holanrlar. Oysa, en gsterisiz ka
saba bile bir minik evrenin niteliklerini tar: Burada toplum
yaam gruba gre dzenlenir. Demek ki, bir Akdeniz kentinden
sz etmek, kent yaamnn hepsi ayn rnee uygun olan btn
bu basamaklarndan sz etmek demektir.
Grup halinde yerlemenin neden sreklilik gsterdii ve
kimi zaman uygun koullar, ou zaman da glkler gsteren
yerleme alanlarnn neye gre seildii konularna tarihiler
ve corafyaclar birok aklamalar getirdiler: Su ve gne,
kara ve deniz yollan, uygun bir liman ya da bir su geidi gibi
etkenler yannda, kylarn gvensiz, bataklk ovalarn sa
lksz oluu da yerleme nedeni olarak ileri srld. Gerekte
bu nedenlerin hepsi zaman zaman etkili oldu, fakat ters yn
den. Gney talya ve Sicilya'ya deniz yolu ile gelen igalci Yu
nanllar, yerli halklar i blgelere doru srdler, kylarda
koloniler kurdular, buralara yerletiler; koullar elverdiince
Siracusa ve Taranto'da olduu gibi savunmas kolay yerle
ri setiler. Kendine ve bar politikasna gvenen Roma, aklna
bile getirmedii bu igalciye kar sitelerini duvarla evirmek
zorunda kalacan ok ge anlad. Arap istils, slm toprak
larnda btn karayollarna ak byk kervan menzillerinin
ok iine yarad, ama Marip'in Berberleri'ni ve Lbnan'n
Marunleri'ni artk snak olarak nem kazanan dalara sr
d, Akdeniz kylarnn Hristiyan halklarn ise sahilden
gvenli bir uzaklkta bulunan kayalk tepelere: Birka yzyl
sonra Trkler de Balkanlar'da ayn eyi yapacaklard. Yz
yldan beri ekonomik gelime ile koloniletirme darack do
lambal sokaklaryla ortaa grnmnde kalm eski
ekirdein karsna, caddeleri geni ve plan dzgn yeni bir
kent kard. Bylece her uygarlk kentsel bir miras brakt ve
126
insanlar bugn, kendisini yaratan koullar ortadan kalkm
olsa bile, hl gemiin basklar altnda yaatmaya devam
eden erevenin belirlenmesinde etkin oldu. Yeni gelimeler,
tek bana olmann sonularna katlanan i blgelerin zarar
na, ky blge yerleimlerine ayrcalk tand ve kimi zaman
ekonomik baary, kimi zaman krsal blgenin sefaletini,
kimi zaman da her ikisini birden simgeleyen byk limanlarn
nfusunu, gze batan biimde iirdi. Beyrut, skenderiye, Ati
na, Pire, Napoli, Palermo gibi... Fakat kylleri "latifun-
dia"nm hareketsizlik simgesi olan tanm kentlerinden kopar
mak ve kendilerine datlan topraklara sndrmak iin ya
plan toprak reformu ile Sicilya'nn gbeinde kurulan koloni
kyleri hi umutsuz, bombo kald. Zaten 18. yzyldan itiba
ren yeniden gvenilirliine kavuan Kalabria ya da Sicilya
kylarnda narenciye bahelerinin gelimesi, tepelerde yaa
yan nfusu "denize" indirmiti belki, ama yerleme gelene
inde en ufak bir geveme yaratmamt: Genellikle, balan
gta yksek blgelere yerlemi olan kent ikiye blnerek
yaamn srdrmt.
Krsal blgenin byle devaml bo kalmasnn balca nedeni
sosyal yapnn ve tarm tekniklerinin basksdr. Balarn,
bahelerin ve sulanan tarm alanlarnn dnda zengin top
raklar, ovalar ve yaylalardaki buday tarlalar byk iftlik
sahiplerinin elindedir; buralara gelip yerlemek isteyen ky
ller her seferinde kovulmular, ancak hasat zaman gndelik
i olarak gelip alabilmilerdir. "Latifundia"larda kurul
mu byk yerleim blgelerinde kyller, geici olarak konak
lar ya da dalarn yamalarna yerleir, kendi topraklarnda
yetitirip sattklar zm, zeytin, dut ve teki meyvelerden
elde edemedikleri paray burada alarak tamamlarlar.
Hayvan olarak, kyn obanna teslim ettikleri birka koyun-
lar, koumluk bir katr ya da bir eekleri vardr, bunlar da
tavuklarla beraber evde yatrrlar kentlerdeki tavuklar ise,
127
bakasndan daha fazla kent yapan u anda aklmza gelme
yen baka eyleri de hesaba katar. Bylece byk siteler kk
sitelere yksekten bakp oralarda oturanlar yontulmam,
kaba saba grmekten pek holanrlar. Oysa, en gsterisiz ka
saba bile bir minik evrenin niteliklerini tar: Burada toplum
yaam gruba gre dzenlenir. Demek ki, bir Akdeniz kentinden
sz etmek, kent yaamnn hepsi ayn rnee uygun olan btn
bu basamaklarndan sz etmek demektir.
Grup halinde yerlemenin neden sreklilik gsterdii ve
kimi zaman uygun koullar, ou zaman da glkler gsteren
yerleme alanlarnn neye gre seildii konularna tarihiler
ve corafyaclar birok aklamalar getirdiler: Su ve gne,
kara ve deniz yollan, uygun bir liman ya da bir su geidi gibi
etkenler yannda, kylarn gvensiz, bataklk ovalarn sa
lksz oluu da yerleme nedeni olarak ileri srld. Gerekte
bu nedenlerin hepsi zaman zaman etkili oldu, fakat ters yn
den. Gney talya ve Sicilya'ya deniz yolu ile gelen igalci Yu
nanllar, yerli halklar i blgelere doru srdler, kylarda
koloniler kurdular, buralara yerletiler; koullar elverdiince
Siracusa ve Taranto'da olduu gibi savunmas kolay yerle
ri setiler. Kendine ve bar politikasna gvenen Roma, aklna
bile getirmedii bu igalciye kar sitelerini duvarla evirmek
zorunda kalacan ok ge anlad. Arap istils, slm toprak
larnda btn karayollarna ak byk kervan menzillerinin
ok iine yarad, ama Marip'in Berberleri'ni ve Lbnan'n
Marunleri'ni artk snak olarak nem kazanan dalara sr
d, Akdeniz kylarnn Hristiyan halklarn ise sahilden
gvenli bir uzaklkta bulunan kayalk tepelere: Birka yzyl
sonra Trkler de Balkanlar'da ayn eyi yapacaklard. Yz
yldan beri ekonomik gelime ile koloniletirme darack do
lambal sokaklaryla ortaa grnmnde kalm eski
ekirdein karsna, caddeleri geni ve plan dzgn yeni bir
kent kard. Bylece her uygarlk kentsel bir miras brakt ve
126
insanlar bugn, kendisini yaratan koullar ortadan kalkm
olsa bile, hl gemiin basklar altnda yaatmaya devam
eden erevenin belirlenmesinde etkin oldu. Yeni gelimeler,
tek bana olmann sonularna katlanan i blgelerin zarar
na, ky blge yerleimlerine ayrcalk tand ve kimi zaman
ekonomik baary, kimi zaman krsal blgenin sefaletini,
kimi zaman da her ikisini birden simgeleyen byk limanlarn
nfusunu, gze batan biimde iirdi. Beyrut, skenderiye, Ati
na, Pire, Napoli, Palermo gibi... Fakat kylleri "latifun-
dia"nm hareketsizlik simgesi olan tanm kentlerinden kopar
mak ve kendilerine datlan topraklara sndrmak iin ya
plan toprak reformu ile Sicilya'nn gbeinde kurulan koloni
kyleri hi umutsuz, bombo kald. Zaten 18. yzyldan itiba
ren yeniden gvenilirliine kavuan Kalabria ya da Sicilya
kylarnda narenciye bahelerinin gelimesi, tepelerde yaa
yan nfusu "denize" indirmiti belki, ama yerleme gelene
inde en ufak bir geveme yaratmamt: Genellikle, balan
gta yksek blgelere yerlemi olan kent ikiye blnerek
yaamn srdrmt.
Krsal blgenin byle devaml bo kalmasnn balca nedeni
sosyal yapnn ve tarm tekniklerinin basksdr. Balarn,
bahelerin ve sulanan tarm alanlarnn dnda zengin top
raklar, ovalar ve yaylalardaki buday tarlalar byk iftlik
sahiplerinin elindedir; buralara gelip yerlemek isteyen ky
ller her seferinde kovulmular, ancak hasat zaman gndelik
i olarak gelip alabilmilerdir. "Latifundia"larda kurul
mu byk yerleim blgelerinde kyller, geici olarak konak
lar ya da dalarn yamalarna yerleir, kendi topraklarnda
yetitirip sattklar zm, zeytin, dut ve teki meyvelerden
elde edemedikleri paray burada alarak tamamlarlar.
Hayvan olarak, kyn obanna teslim ettikleri birka koyun-
lar, koumluk bir katr ya da bir eekleri vardr, bunlar da
tavuklarla beraber evde yatrrlar kentlerdeki tavuklar ise,
127
Napoli'nin Monte di Dio mahallesinde grld gibi, ka
masn diye bir bacandan bal olarak sokakta beslenir. Elle
rindeki tarm gereleri; karasaban, apa, kazma, krek, ya
koymak iin birka fyla, tahl iin birka kp de ayn at
altnda barnacak sayda ve byklktedir.
Kasaba ve kent, rnlerin dei toku edildii ve byk
iftlik khyasnn gn aarmadan gelip ii arad yerdir.
Sabah yola klr, akam yatmaya dnlr. spanya ve Gney
talya'da Ortaa'dan kalma bir kurala gre, i gn "gn
dounca balar, gn batnca biter". Bu kurala gre rgat, gn
doarken i banda olacak demek ki ie gelmek iin gece
yola kacak ama gn batmmda dnm olacaktr demek
ki dn yolunu aydnlkta yapacaktr. Ve bu gidi geliler i
sahibinin verecei aralarla yaplacaktr. Hasat, babozumu
ve zeytin toplama mevsimlerinde i acele olduundan, ou za
man uzaklardan gelmi olan bu gerler geceyi, altklar
yerde, ak havada ya da byk iftliklerin avlularnda, sun
durma altlarnda geirirler. E. Vittorini'nin La Garibaldina
romannda olduu gibi. Kk toprak sahibi ise, bann ya da
bahesinin bir kesinde kurduu kulbede hem tarm aletleri
ni saklar, hem de "siesta" saatlerini geirir. Durumu biraz da
ha dzgnce olanlar, tpk zenginlerin arazileri zerinde, ken
dilerine iftlik ilerini yakndan izlemek iin kk ya da "a
to" yaptrmalar gibi, kendilerine ikinci bir ev yapar ve yaz
burada geirirler. Provence'da buna, iddiasz bir ev olduunu
belirtmek iin "campagne" denir. Ama esas konut, kiiye top
lumdaki itibarn kazandracak olan ev, kenttedir. Yln b
yk bir blm ve tarm ilerinin hafif olduu dnemler kentte
geer.
Bununla birlikte, krlar hibir zaman bombo kalmaz. Ancak
btn yl burada geirenlere parya deilse bile, ona yakn bir
gzle baklr. Ortak'yaamn dnda kalm obanlardr bun
lar. Byk iftliklerde devaml alanlar, Provence ya da
128
Languedoc blgelerinin irili ufakl kr evlerinde, Endls'n
"cortijo" ve "hacienda"larnda, Gney talya ve Sicilya'nn
"massaria"larmda kalanlardr; Sicilya'nn ve talya'nn bu
evleri, ayn zamanda haydutlarn ve Mafya'nn da geleneksel
smaklardr, yani topluma kar bir toplumun maddi daya
na. Toprak reformunun son yllarda gerekletirdii baar
lar ya da topran eski blnmeleri sonucunda, tarm iletmele
rindeki kk ifti ya da mal sahiplerinden oluan bir kyl
topluluunun kalkp, bir blgeden baka bir blgeye yerlemesi
ok az rastlanan bir durumdur. Ortaklar, yarclar, tarm i
ileri daha dne kadar kleydiler: Kent dnda oturmak bir
efendinin hizmetinde olmakt, bunun anlam da kesin bir ba
mllkt.
Almas gereken ya da bir zamanlar gerekmi olan en
gelleri herhalde hibir ey, Rocco Scotellaro'nun 1950 yl
larnda, Paestum ovasnda bir "massaria"da alan manda
obannn azndan derledii szler kadar iyi zetleyemez:
"Ben burada byle mandalar gderken gezip dolaan insanlar
dnrm...Barda oturup portakal suyu, kahve ya da baka
ey ienleri... Her akam sinemaya gidenleri... Benim de ne is
teklerim var, artk toprak bellememek, lesiye yorulmamak,
manda gtmemek, saat yedide ie balayp bete paydos et
mek, sonra da zgr olmak... Akamlar kentte olmak isterdim
("al paese"); insan orada, paras olmasa da saa sola bakar,
bir eyler renir." Herkesin ancak geici i bulabildii ya da
isiz kald bir ortamda yl boyunca alacak i bulmu bir in
sann geici bir ii ya da "disoccupazione"yf gze almas
aykr gibi grnse de, onun istedii basit bir gndeliki olmak
ve "her cumartesi akam haftalm eve getirmek... bir kena
ra biraz para koyup kendine bir ev yapmak"tr ki anlamazlk
karsa ev sahibi onu sokaa atmasn. "Biraz da toprak, bir
baheyi iine alacak kadar." Madem ki bir i sahibinin hizme-
* Disoccupazione: sizlik, (.n.)
129
Napoli'nin Monte di Dio mahallesinde grld gibi, ka
masn diye bir bacandan bal olarak sokakta beslenir. Elle
rindeki tarm gereleri; karasaban, apa, kazma, krek, ya
koymak iin birka fyla, tahl iin birka kp de ayn at
altnda barnacak sayda ve byklktedir.
Kasaba ve kent, rnlerin dei toku edildii ve byk
iftlik khyasnn gn aarmadan gelip ii arad yerdir.
Sabah yola klr, akam yatmaya dnlr. spanya ve Gney
talya'da Ortaa'dan kalma bir kurala gre, i gn "gn
dounca balar, gn batnca biter". Bu kurala gre rgat, gn
doarken i banda olacak demek ki ie gelmek iin gece
yola kacak ama gn batmmda dnm olacaktr demek
ki dn yolunu aydnlkta yapacaktr. Ve bu gidi geliler i
sahibinin verecei aralarla yaplacaktr. Hasat, babozumu
ve zeytin toplama mevsimlerinde i acele olduundan, ou za
man uzaklardan gelmi olan bu gerler geceyi, altklar
yerde, ak havada ya da byk iftliklerin avlularnda, sun
durma altlarnda geirirler. E. Vittorini'nin La Garibaldina
romannda olduu gibi. Kk toprak sahibi ise, bann ya da
bahesinin bir kesinde kurduu kulbede hem tarm aletleri
ni saklar, hem de "siesta" saatlerini geirir. Durumu biraz da
ha dzgnce olanlar, tpk zenginlerin arazileri zerinde, ken
dilerine iftlik ilerini yakndan izlemek iin kk ya da "a
to" yaptrmalar gibi, kendilerine ikinci bir ev yapar ve yaz
burada geirirler. Provence'da buna, iddiasz bir ev olduunu
belirtmek iin "campagne" denir. Ama esas konut, kiiye top
lumdaki itibarn kazandracak olan ev, kenttedir. Yln b
yk bir blm ve tarm ilerinin hafif olduu dnemler kentte
geer.
Bununla birlikte, krlar hibir zaman bombo kalmaz. Ancak
btn yl burada geirenlere parya deilse bile, ona yakn bir
gzle baklr. Ortak'yaamn dnda kalm obanlardr bun
lar. Byk iftliklerde devaml alanlar, Provence ya da
128
Languedoc blgelerinin irili ufakl kr evlerinde, Endls'n
"cortijo" ve "hacienda"larnda, Gney talya ve Sicilya'nn
"massaria"larmda kalanlardr; Sicilya'nn ve talya'nn bu
evleri, ayn zamanda haydutlarn ve Mafya'nn da geleneksel
smaklardr, yani topluma kar bir toplumun maddi daya
na. Toprak reformunun son yllarda gerekletirdii baar
lar ya da topran eski blnmeleri sonucunda, tarm iletmele
rindeki kk ifti ya da mal sahiplerinden oluan bir kyl
topluluunun kalkp, bir blgeden baka bir blgeye yerlemesi
ok az rastlanan bir durumdur. Ortaklar, yarclar, tarm i
ileri daha dne kadar kleydiler: Kent dnda oturmak bir
efendinin hizmetinde olmakt, bunun anlam da kesin bir ba
mllkt.
Almas gereken ya da bir zamanlar gerekmi olan en
gelleri herhalde hibir ey, Rocco Scotellaro'nun 1950 yl
larnda, Paestum ovasnda bir "massaria"da alan manda
obannn azndan derledii szler kadar iyi zetleyemez:
"Ben burada byle mandalar gderken gezip dolaan insanlar
dnrm...Barda oturup portakal suyu, kahve ya da baka
ey ienleri... Her akam sinemaya gidenleri... Benim de ne is
teklerim var, artk toprak bellememek, lesiye yorulmamak,
manda gtmemek, saat yedide ie balayp bete paydos et
mek, sonra da zgr olmak... Akamlar kentte olmak isterdim
("al paese"); insan orada, paras olmasa da saa sola bakar,
bir eyler renir." Herkesin ancak geici i bulabildii ya da
isiz kald bir ortamda yl boyunca alacak i bulmu bir in
sann geici bir ii ya da "disoccupazione"yf gze almas
aykr gibi grnse de, onun istedii basit bir gndeliki olmak
ve "her cumartesi akam haftalm eve getirmek... bir kena
ra biraz para koyup kendine bir ev yapmak"tr ki anlamazlk
karsa ev sahibi onu sokaa atmasn. "Biraz da toprak, bir
baheyi iine alacak kadar." Madem ki bir i sahibinin hizme-
* Disoccupazione: sizlik, (.n.)
129
tinde almak gerek, onun topran kazmak bellemek neyse
ama, insana kendine ayracak hi zaman brakmayan hayvan
bakmna hayr.
Basit maddi istekler deil, bir sr simgesel d bunlar. Bir
ev sahibi olmak: Bamszlk. Bir bahe: nsann bakas iin
deil kendisi iin alaca bir yer, ve bir lde zerklik.
cretini para olarak almak, srtma gibi mal olarak deil:
Para harcayabilmek, belki de gerekli eylerden nce gereksiz
leri satn almak. almaya bir diyecek yok: Ama topraa ve
i sahibine hak ettiklerinden fazla zaman vermeyen ve toplu
yaama katlma olana veren bir alma. "Bilgilenmek": Bir
kyl, bir "cafone" olarak kalmamak. Ve zellikle insanlar
arasnda yaamak, hayvanlar arasnda deil: nsan olmann
ve kendini insan hissetmenin tek yolu bu. Gerekli koul ama
yine de yeterli deil.
nk al veri, elence ve her eit toplum yaamnn yeri
olan kent; alma, hayvanlarla urama ve maddi deerler
retme yeri olan krsal blgenin aka kart ise de, iine gi
rer girmez insann kentli oluverdii basit ve homojen bir mekn
deildir, yazl olmadklar halde titizlikle uyulan kurallar
erevesinde birbirleriyle sk skya uyumu meknlarn t
mdr. Kent yaamnn her katnda grlen bu kurallar bir kl
trn karmak niteliini belirler.
Modern kent tasarm Akdeniz'de, 5. yzyl Yunanistan'
nda, dama tahtasn andran kent planlarnn yaratcs Mile-
toslu Hippodamos'la dodu. Yerine oturmu ve dierlerinden
daha stn kabul edilen rnek bir plann, kentlerdeki doal
gelimeden bir bakma alrcasna yinelendii, kltr stan
dartlamasna nem verilen her ada, rnein Hellen a Yu-
nanistan'nda, Romada, Rnesans ve Barok alarnda, gn
mzn dnyasnda bu anlay hep ar basmtr. Bu anlay,
kesin biimini almam Haussman'c ilevsel gerekirliklerin
tesinde, insanlarn oturduklar meknn btnyle saydam ol
130
mas gerektiini ileri srer: Akln egemen olduu ideal bir
kentte dzenin dzensizlie kar kazand bir zaferdir bu.
Ama bu u durumda bile, her eyi aydnla karma abas ge
lip kentin temel nvesini oluturan birimin duvarlarna, "ev"in
duvarlarna arpar. Ev, temel kartlklarn snd yerdir.
En temel kartlklardan birini, genel ile zeli, birbirinden
ayrd gibi, btn teki kartlklar da birbirinden ayrr:
Erkek olsun, kadn ya da ocuk olsun her bireyin yerini, baka
bireylere gre belirler.
Ev kimi zaman ok basit, ok sade olabilir: Arkaik Yunan si
telerinde olduu gibi, Maripteki btn evler gibi, Sicilyada,
Napolinin "bassi"lerinde olduu gibi, darya alan bir tek
kapsndan baka bir eyi olmayan, e bir odadan ibaret
olabilir. Yoksullarn evleri gnmzde de bunlardan farkl
deildir. Ama elverili bir durum ortaya kar kmaz ev by-
yverir, geniler, kapal bir mekn daha eklenir Araplar'm
bir i avlu evresinde gelien "zariba"s, Patricius'larn evle
rindeki "atrium" ya da "cortile", bylece kii saygsz bak
lardan korunmu olur. Bu gelime ykselerek deil, yaylarak
gerekletirilir: Ama Romallar'n "insulae"lerinden balaya
rak, modern yaplarda olduu gibi birden fazla katl inaat
lara giriilir, farkl meknlar st ste konmaya balar. nk
ev her zaman ayn ihtiyaca cevap verir: Yalnz aileyi ve mal
larn hayvanlar da bu mallardan saylr bir at altnda
toplamak deil, onu d alemden ayrmak ve btn teki var
lklardan stn olan bu deerli varl, yani aile topluluunun
ve aile reisinin erefini bylece korumak. Evin yapmna ba
lanrken Tanr'nn rzasn dileyen trenlerin anlam budur.
erisi ile dars arasnda bir snr olan eiin kutsall da
buradan gelir; eik er kuvvetlere kar bir engeldir. Herhangi
bir kimse yabanc ise onu aamaz: Ancak yeni gelin, bir yakn
ile birlikte, dourganlna gvence olarak verilmesi adetten
saylan armaanlar eliinde bu eikten geebilir; misafir ise,
131
tinde almak gerek, onun topran kazmak bellemek neyse
ama, insana kendine ayracak hi zaman brakmayan hayvan
bakmna hayr.
Basit maddi istekler deil, bir sr simgesel d bunlar. Bir
ev sahibi olmak: Bamszlk. Bir bahe: nsann bakas iin
deil kendisi iin alaca bir yer, ve bir lde zerklik.
cretini para olarak almak, srtma gibi mal olarak deil:
Para harcayabilmek, belki de gerekli eylerden nce gereksiz
leri satn almak. almaya bir diyecek yok: Ama topraa ve
i sahibine hak ettiklerinden fazla zaman vermeyen ve toplu
yaama katlma olana veren bir alma. "Bilgilenmek": Bir
kyl, bir "cafone" olarak kalmamak. Ve zellikle insanlar
arasnda yaamak, hayvanlar arasnda deil: nsan olmann
ve kendini insan hissetmenin tek yolu bu. Gerekli koul ama
yine de yeterli deil.
nk al veri, elence ve her eit toplum yaamnn yeri
olan kent; alma, hayvanlarla urama ve maddi deerler
retme yeri olan krsal blgenin aka kart ise de, iine gi
rer girmez insann kentli oluverdii basit ve homojen bir mekn
deildir, yazl olmadklar halde titizlikle uyulan kurallar
erevesinde birbirleriyle sk skya uyumu meknlarn t
mdr. Kent yaamnn her katnda grlen bu kurallar bir kl
trn karmak niteliini belirler.
Modern kent tasarm Akdeniz'de, 5. yzyl Yunanistan'
nda, dama tahtasn andran kent planlarnn yaratcs Mile-
toslu Hippodamos'la dodu. Yerine oturmu ve dierlerinden
daha stn kabul edilen rnek bir plann, kentlerdeki doal
gelimeden bir bakma alrcasna yinelendii, kltr stan
dartlamasna nem verilen her ada, rnein Hellen a Yu-
nanistan'nda, Romada, Rnesans ve Barok alarnda, gn
mzn dnyasnda bu anlay hep ar basmtr. Bu anlay,
kesin biimini almam Haussman'c ilevsel gerekirliklerin
tesinde, insanlarn oturduklar meknn btnyle saydam ol
130
mas gerektiini ileri srer: Akln egemen olduu ideal bir
kentte dzenin dzensizlie kar kazand bir zaferdir bu.
Ama bu u durumda bile, her eyi aydnla karma abas ge
lip kentin temel nvesini oluturan birimin duvarlarna, "ev"in
duvarlarna arpar. Ev, temel kartlklarn snd yerdir.
En temel kartlklardan birini, genel ile zeli, birbirinden
ayrd gibi, btn teki kartlklar da birbirinden ayrr:
Erkek olsun, kadn ya da ocuk olsun her bireyin yerini, baka
bireylere gre belirler.
Ev kimi zaman ok basit, ok sade olabilir: Arkaik Yunan si
telerinde olduu gibi, Maripteki btn evler gibi, Sicilyada,
Napolinin "bassi"lerinde olduu gibi, darya alan bir tek
kapsndan baka bir eyi olmayan, e bir odadan ibaret
olabilir. Yoksullarn evleri gnmzde de bunlardan farkl
deildir. Ama elverili bir durum ortaya kar kmaz ev by-
yverir, geniler, kapal bir mekn daha eklenir Araplar'm
bir i avlu evresinde gelien "zariba"s, Patricius'larn evle
rindeki "atrium" ya da "cortile", bylece kii saygsz bak
lardan korunmu olur. Bu gelime ykselerek deil, yaylarak
gerekletirilir: Ama Romallar'n "insulae"lerinden balaya
rak, modern yaplarda olduu gibi birden fazla katl inaat
lara giriilir, farkl meknlar st ste konmaya balar. nk
ev her zaman ayn ihtiyaca cevap verir: Yalnz aileyi ve mal
larn hayvanlar da bu mallardan saylr bir at altnda
toplamak deil, onu d alemden ayrmak ve btn teki var
lklardan stn olan bu deerli varl, yani aile topluluunun
ve aile reisinin erefini bylece korumak. Evin yapmna ba
lanrken Tanr'nn rzasn dileyen trenlerin anlam budur.
erisi ile dars arasnda bir snr olan eiin kutsall da
buradan gelir; eik er kuvvetlere kar bir engeldir. Herhangi
bir kimse yabanc ise onu aamaz: Ancak yeni gelin, bir yakn
ile birlikte, dourganlna gvence olarak verilmesi adetten
saylan armaanlar eliinde bu eikten geebilir; misafir ise,
131
yalnz aile reisinin daveti zerine ve bir hediye sunarak.
Ama bu eii geenin karsna hemen baka engeller kar.
nk d alemden btnyle ayrlm olan yuva kendi iinde
de d aleme benzer bir biimde dzenlenmi ve blnmtr.
Ailenin ve zel yaamn egemenlik alan olmas, sadece
kadna ait olmasndandr, nk kadn besleyici ve dourgan
dr; buras da beslenme, uyku ve reme gibi esas biyolojik etkin
liklerin yeridir. yleyse erkein burada geirecei zaman ok
snrldr, btn gn darda geecektir, ya tarlada alacak
ya da kent meydannda, kahvede teki erkeklerle beraber ola
caktr: Hatta yazn kimi zaman darda uyumas bile ho gr
lr. Konut roisafir kabul edebilecek kadar zenginlemi ve b
ymse artk ikiye blnecek, bir blm misafir kabul iin
kullanlacak, teki kadnlara ayrlacaktr: Klasik Yunan'
daki gynoeceum budur, yani "andron" ad verilen erkeklerin
mekn dnda, kadnlara ayrlm olan: slm aleminde ise
harem mahrem yer. Bu temel blnmeyi gebe adrlarnda
bile grrz: ki mekn bir perde ile birbirinden ayrlmtr.
Erkein yapt ile kadnnkini birbirinden ayrd lde
ilevsel olan bu blnme, sembolik anlamlar da tar.
Kabiliye Berberleri'nin evini, iindeki her szck bir ba
ka szce gnderme yapan, varln gnderme yapt sz
ckle kazanan, anlam ykl bir yazl metin gibi zmleyen
P.Bourdieu, sz konusu evin kartlklar ve benzerlikleriyle
ne denli karmak bir sistem ierdiini ve bu sistemin nasl
kk bir evren oluturduunu, ancak bunun, tersine dnm bir
kk evren olduunu gsterdi: Eer ev, normal olarak douya
dnk ise kapdan giren k dipteki duvar aydnlatr, bu du
varn d batya bakar ve kapnn duvar iten karanlktr.
Hastann yata bu duvara bitiiktir. Dilin mant duvar
larn i ve d yzeyleri iin farkl szckler kullanr ve ana
ynlerin evin iinde bylece yer deitirmi olmalarn dik
kate alr. Bu yzeylerin birincisine, "erkek mala ile svam",
132
kincisine ise "kadn eliyle beyaz badana edilmi ve sslen
mi" ad verilir. Srtnz gneye, yznz kuzeye dnk olarak
ieri girdiinizde soldaki blm hayvanlara ayrlm mekn
dr. Sada bulunan, bir duvarla yarya kadar ayrlm ve yk
seltilmi mekn ise insanlara aittir: Sadaki duvarn ya da
tavandan inen duvarn ortasnda yer alan ocam ("knn")
evresinde tencere tava gibi mutfak takmlar ve saklanm er
zak vardr: Ama tohumluklar karanlk bir kede korunmak
tadr. Girie kar gelen dip duvarda dokuma tezgh bulunur,
misafir burada kabul edilir, yeni gelinin gsterildii yer de bu
rasdr. Btn bu i mekn bylece karanlkla aydnlk, gece
ile gndz, alakla yksek, kadnla erkek kartlklaryla
uyum iindedir. Kadnn dourgan olmas da lm kadar doal
dr; erkein cinsel etkinlii ekim alannda kendini gsterir.
Evin ana direi atal bir aa gvdesi evli kadn temsil
eder, bu da temelde sk skya topraa baldr, ana kiri ise
evin efendisi, koruyucusu, savunucusu ve aile erefinin gveni
olan erkekle zdelemitir.
Snrl bir durum zerinde yaplan bu titiz inceleme, kural
larn ve davranlarn iinde sakl bulunan bir mant ortaya
dkyor ve biz dtan, bunlar birbirine balamadan ve anla
madan yan yana getirmeye urayoruz. Oysa, bunlar ada
lamann amansz bir tek biimliletirmeyle paralayp ezdi
i Akdeniz dnyasnda zaten karmza bir btn olarak km
yorlar. Hepsi de, daha uygun bir sfat bulamadmz iin es
kimi gzyle baktmz bir gemii, yeniden tutarl bir biim
de oluturmak iin abalarken elimizde bulunan krk dkk
kantlar: blm ve kadnn rol, aile ve eref, dayanmada
hiyerari.
blm: Kadna gre tanmlanr, nk erkek ona ayrlm
alanlara karmaz. Biyolojik reme: Gebe kalmak, dourmak,
ocuklar bytmek, terbiye etmek, kollamak, kzlara evlenin-
ceye kadar bakmak ve onlar evlendirerek sorumluluu, baba
133
yalnz aile reisinin daveti zerine ve bir hediye sunarak.
Ama bu eii geenin karsna hemen baka engeller kar.
nk d alemden btnyle ayrlm olan yuva kendi iinde
de d aleme benzer bir biimde dzenlenmi ve blnmtr.
Ailenin ve zel yaamn egemenlik alan olmas, sadece
kadna ait olmasndandr, nk kadn besleyici ve dourgan
dr; buras da beslenme, uyku ve reme gibi esas biyolojik etkin
liklerin yeridir. yleyse erkein burada geirecei zaman ok
snrldr, btn gn darda geecektir, ya tarlada alacak
ya da kent meydannda, kahvede teki erkeklerle beraber ola
caktr: Hatta yazn kimi zaman darda uyumas bile ho gr
lr. Konut roisafir kabul edebilecek kadar zenginlemi ve b
ymse artk ikiye blnecek, bir blm misafir kabul iin
kullanlacak, teki kadnlara ayrlacaktr: Klasik Yunan'
daki gynoeceum budur, yani "andron" ad verilen erkeklerin
mekn dnda, kadnlara ayrlm olan: slm aleminde ise
harem mahrem yer. Bu temel blnmeyi gebe adrlarnda
bile grrz: ki mekn bir perde ile birbirinden ayrlmtr.
Erkein yapt ile kadnnkini birbirinden ayrd lde
ilevsel olan bu blnme, sembolik anlamlar da tar.
Kabiliye Berberleri'nin evini, iindeki her szck bir ba
ka szce gnderme yapan, varln gnderme yapt sz
ckle kazanan, anlam ykl bir yazl metin gibi zmleyen
P.Bourdieu, sz konusu evin kartlklar ve benzerlikleriyle
ne denli karmak bir sistem ierdiini ve bu sistemin nasl
kk bir evren oluturduunu, ancak bunun, tersine dnm bir
kk evren olduunu gsterdi: Eer ev, normal olarak douya
dnk ise kapdan giren k dipteki duvar aydnlatr, bu du
varn d batya bakar ve kapnn duvar iten karanlktr.
Hastann yata bu duvara bitiiktir. Dilin mant duvar
larn i ve d yzeyleri iin farkl szckler kullanr ve ana
ynlerin evin iinde bylece yer deitirmi olmalarn dik
kate alr. Bu yzeylerin birincisine, "erkek mala ile svam",
132
kincisine ise "kadn eliyle beyaz badana edilmi ve sslen
mi" ad verilir. Srtnz gneye, yznz kuzeye dnk olarak
ieri girdiinizde soldaki blm hayvanlara ayrlm mekn
dr. Sada bulunan, bir duvarla yarya kadar ayrlm ve yk
seltilmi mekn ise insanlara aittir: Sadaki duvarn ya da
tavandan inen duvarn ortasnda yer alan ocam ("knn")
evresinde tencere tava gibi mutfak takmlar ve saklanm er
zak vardr: Ama tohumluklar karanlk bir kede korunmak
tadr. Girie kar gelen dip duvarda dokuma tezgh bulunur,
misafir burada kabul edilir, yeni gelinin gsterildii yer de bu
rasdr. Btn bu i mekn bylece karanlkla aydnlk, gece
ile gndz, alakla yksek, kadnla erkek kartlklaryla
uyum iindedir. Kadnn dourgan olmas da lm kadar doal
dr; erkein cinsel etkinlii ekim alannda kendini gsterir.
Evin ana direi atal bir aa gvdesi evli kadn temsil
eder, bu da temelde sk skya topraa baldr, ana kiri ise
evin efendisi, koruyucusu, savunucusu ve aile erefinin gveni
olan erkekle zdelemitir.
Snrl bir durum zerinde yaplan bu titiz inceleme, kural
larn ve davranlarn iinde sakl bulunan bir mant ortaya
dkyor ve biz dtan, bunlar birbirine balamadan ve anla
madan yan yana getirmeye urayoruz. Oysa, bunlar ada
lamann amansz bir tek biimliletirmeyle paralayp ezdi
i Akdeniz dnyasnda zaten karmza bir btn olarak km
yorlar. Hepsi de, daha uygun bir sfat bulamadmz iin es
kimi gzyle baktmz bir gemii, yeniden tutarl bir biim
de oluturmak iin abalarken elimizde bulunan krk dkk
kantlar: blm ve kadnn rol, aile ve eref, dayanmada
hiyerari.
blm: Kadna gre tanmlanr, nk erkek ona ayrlm
alanlara karmaz. Biyolojik reme: Gebe kalmak, dourmak,
ocuklar bytmek, terbiye etmek, kollamak, kzlara evlenin-
ceye kadar bakmak ve onlar evlendirerek sorumluluu, baba
133
dan onun yokluunda erkek kardelerden baka bir adama
devretmek, erkek ocuklar ise erkeklerle birlikte yaamaya
balayncaya kadar (Klasik a Atinas'ndan bugnk Ma-
rip'e kadar erkek ocuklar ok erken yata snnet ya olan 7
yanda erkekten saylmaya balanrlar) kollamak. Kadn,
ayrca, en geni anlam ile evin bakmn ve yiyeceklerin ha
zrlanmasn stlenir: Yalnz temizlik ileri ve yemek piir
mek deil, evin ekmeini yourmak, suyunu tamak, odununu
getirmek ve kmes hayvanlarna bakmak da onun iidir. Ayr
ca, Homeros'tan beri tank olduumuz gibi, ev zanaatlerinin
pazar ekonomisine kar kt, direndii her yerde yn eir
mek, aile yelerinin giyeceklerini dokumak gibi btn iler de
kadnn srtmdadr: Kabiliye evinde, dokuma tezghnn ba
keye yerlemi olduunu daha nce grdk. Btn bu iler on
larn ne komu kadnlarla grmelerine, ne de eme banda
gevezelik etmelerine engel olur; o eme ba ki, kadnlarn bir-
birleriyle kaynatklar ama ayn zamanda ekime ve kav
galara da sahne olan, erkekleri ister istemez ie karmaya
zorlayan geleneksel yerdir. Tarla ilerine yardm gerekince ya
da acele bitmesi gereken iler knca, kadn kocasyla erkek
kardelerinin yanndadr, belirli iler iin kurulan ii kafi
lelerine katlr: Messina, Kalabria, Catania'dan her yl tu-
rungil ve zeytin toplamaya gelen kadn iiler bunlardr. Ba
larnda yal kadnlar, kabileden de bir erkek bulunur. Fakat
yuvann dnda kalan bu almalar genellikle istisnadr.
Erkee tarm ilerinin nemli blmn, kadna ise ev hiz
metlerinin hepsini ykleyen bu i blm kadnn srekli ola
rak evde kalmasn hakl gstermeye yeter. Birok Akdeniz
kltr, bu srekli evde kalmay bir zorunluluk, bir grev ha
line getirmi, onun anlamn deitirmitir. Kadnlarn rtl,
sakl, misafire grnmeyecek bir ekilde evde kapal tutulma
lar 17. yzyldan itiberen Gney talya'y, Osmanl yneti
mindeki Balkan lkelerini, Yakn Dou ya da Kuzey Afrikay
134
ziyaret eden Avrupal gezginlerin azlarndan drmedik
leri bir konu olmu ve bugne dek sregelmitir. Kadnn by-
lece toplum yaamnn tamamen dnda braklmasn, Batl
daha o zamandan hayretle karlar. Oysa, Bat insan da ka
dnlarn ayn hizmetleri yapmasna, gerek politikada gerekse
kent yaamnda ayn ekilde kadnlara sorumluluk verilme
mesine alkndr. Doulu kadnn toplum yaamna katlma
mas Batl'nn gznde bir uygarlk olaydr ve bunu haksz
olarak slmiyet'e balar, oysa 5. yzyl Yunanistan'nda
da kadnn durumu ayndr. Gerekten de, eer kadnn evde
kalmas gerekiyorsa "Evin mezarndr" der, bir Kabiliye
atasz (P. Bourdieu) bu kukusuz gerekte de var olan fakat
yn deitirmi bir aa grmeden deil nk anann ya
landka oullarna nasl sz geirdiini biliyoruz kadnn
stlendii grevlerin ona verdii, neredeyse efsanevi uzman
lamadan gelmektedir. Kadnn dourganl ailenin devam
lln salar ve bylece erkein erefini temsil eder o eref
ki tek bir bakla bile zedelenecek kadar duyarldr. Bu dour
ganlk erkee devaml bir denetleme, kovma, cezalandrma
hakk verir: Bu, kocaya, babaya, erkek kardelere gelenein
tand, hatta kullanlmasn zorunlu kld bir haktr.
Fakat bu dourganlk ayn zamanda gizemli ve byl bir
g gibi sayg grm, deerlendirilmi, yceltilmi ve zaman
zaman onu savunmak, durdurmak ya da yok etmek isteyen bir
dizi tapnma ekillerinin koruma ya da tehdidi ile karla
mtr; uruna savalara girilmi, Toprak Ana, btn eski Ak
deniz dinlerinde olduu gibi tapnma konusu olmutur: ok me
meli, Efesli Artemis, Yunanl Demeter ve Hades'in karp ev
lendii kz Proserpina, Romal Ceres gibi.
Doum ve lm evrimine egemen olan kadnn, yeralt g
leriyle ayrcalkl ilikileri vardr. Sokaklarda ve herkese
ak yerlerde yaplan dinsel trenlere ve tapnaklara ou za
man alnmayan (alnsa bile her zaman erkeklerden kesinlikle
135
dan onun yokluunda erkek kardelerden baka bir adama
devretmek, erkek ocuklar ise erkeklerle birlikte yaamaya
balayncaya kadar (Klasik a Atinas'ndan bugnk Ma-
rip'e kadar erkek ocuklar ok erken yata snnet ya olan 7
yanda erkekten saylmaya balanrlar) kollamak. Kadn,
ayrca, en geni anlam ile evin bakmn ve yiyeceklerin ha
zrlanmasn stlenir: Yalnz temizlik ileri ve yemek piir
mek deil, evin ekmeini yourmak, suyunu tamak, odununu
getirmek ve kmes hayvanlarna bakmak da onun iidir. Ayr
ca, Homeros'tan beri tank olduumuz gibi, ev zanaatlerinin
pazar ekonomisine kar kt, direndii her yerde yn eir
mek, aile yelerinin giyeceklerini dokumak gibi btn iler de
kadnn srtmdadr: Kabiliye evinde, dokuma tezghnn ba
keye yerlemi olduunu daha nce grdk. Btn bu iler on
larn ne komu kadnlarla grmelerine, ne de eme banda
gevezelik etmelerine engel olur; o eme ba ki, kadnlarn bir-
birleriyle kaynatklar ama ayn zamanda ekime ve kav
galara da sahne olan, erkekleri ister istemez ie karmaya
zorlayan geleneksel yerdir. Tarla ilerine yardm gerekince ya
da acele bitmesi gereken iler knca, kadn kocasyla erkek
kardelerinin yanndadr, belirli iler iin kurulan ii kafi
lelerine katlr: Messina, Kalabria, Catania'dan her yl tu-
rungil ve zeytin toplamaya gelen kadn iiler bunlardr. Ba
larnda yal kadnlar, kabileden de bir erkek bulunur. Fakat
yuvann dnda kalan bu almalar genellikle istisnadr.
Erkee tarm ilerinin nemli blmn, kadna ise ev hiz
metlerinin hepsini ykleyen bu i blm kadnn srekli ola
rak evde kalmasn hakl gstermeye yeter. Birok Akdeniz
kltr, bu srekli evde kalmay bir zorunluluk, bir grev ha
line getirmi, onun anlamn deitirmitir. Kadnlarn rtl,
sakl, misafire grnmeyecek bir ekilde evde kapal tutulma
lar 17. yzyldan itiberen Gney talya'y, Osmanl yneti
mindeki Balkan lkelerini, Yakn Dou ya da Kuzey Afrikay
134
ziyaret eden Avrupal gezginlerin azlarndan drmedik
leri bir konu olmu ve bugne dek sregelmitir. Kadnn by-
lece toplum yaamnn tamamen dnda braklmasn, Batl
daha o zamandan hayretle karlar. Oysa, Bat insan da ka
dnlarn ayn hizmetleri yapmasna, gerek politikada gerekse
kent yaamnda ayn ekilde kadnlara sorumluluk verilme
mesine alkndr. Doulu kadnn toplum yaamna katlma
mas Batl'nn gznde bir uygarlk olaydr ve bunu haksz
olarak slmiyet'e balar, oysa 5. yzyl Yunanistan'nda
da kadnn durumu ayndr. Gerekten de, eer kadnn evde
kalmas gerekiyorsa "Evin mezarndr" der, bir Kabiliye
atasz (P. Bourdieu) bu kukusuz gerekte de var olan fakat
yn deitirmi bir aa grmeden deil nk anann ya
landka oullarna nasl sz geirdiini biliyoruz kadnn
stlendii grevlerin ona verdii, neredeyse efsanevi uzman
lamadan gelmektedir. Kadnn dourganl ailenin devam
lln salar ve bylece erkein erefini temsil eder o eref
ki tek bir bakla bile zedelenecek kadar duyarldr. Bu dour
ganlk erkee devaml bir denetleme, kovma, cezalandrma
hakk verir: Bu, kocaya, babaya, erkek kardelere gelenein
tand, hatta kullanlmasn zorunlu kld bir haktr.
Fakat bu dourganlk ayn zamanda gizemli ve byl bir
g gibi sayg grm, deerlendirilmi, yceltilmi ve zaman
zaman onu savunmak, durdurmak ya da yok etmek isteyen bir
dizi tapnma ekillerinin koruma ya da tehdidi ile karla
mtr; uruna savalara girilmi, Toprak Ana, btn eski Ak
deniz dinlerinde olduu gibi tapnma konusu olmutur: ok me
meli, Efesli Artemis, Yunanl Demeter ve Hades'in karp ev
lendii kz Proserpina, Romal Ceres gibi.
Doum ve lm evrimine egemen olan kadnn, yeralt g
leriyle ayrcalkl ilikileri vardr. Sokaklarda ve herkese
ak yerlerde yaplan dinsel trenlere ve tapnaklara ou za
man alnmayan (alnsa bile her zaman erkeklerden kesinlikle
135
ayr tutulan) kadn, mezarla egemendir; oraya yalnz gitme
ayrcalna sahiptir. ly giydirip hazrlayan, ona yar
dmc olan da kadndr. Antik Grek ve Latin dnyasndan beri
kabul edilen, Kilise'nin reddetmekle beraber ou zaman ho-
grd at kadnlar, geleneksel gmme ve lye sayg t
renlerinin vazgeilmez eleridir. Bugn hl Marip'te, Si
cilya'da, Kalabria'da ller gnnde alama ve yakarlar,
ailenin en yal kadn ynetir. Rahip Fortis "Morlaklann rf
ve Gelenekleri zerine Mektup" (Bern 1778) adl kitabnda
Karadal kadnlar yle anlatr: "Kilisede... lnn yakn
lar ile parayla tutulmu at kadnlar hznl bir anlatm
la, gidenin yaam hakknda atlar sylerler... Yaknlar
len Morlak kadnlar bir yl sreyle en az her bayram gn
kabristana gidip alarlar, mezarn stne iekler, kokulu
otlar serperler. Herhangi bir nedenle bu grevi yerine getire
meyenler zr diler, sanki canlym gibi mezarla konuurlar
[...] Ona teki dnyadan haber sorar, en akla gelmeyecek soru
lan yneltirler. Erkekler ise cenaze dn doru lnn evinde
toplanr, kendilerine iyi bir ziyafet ekerler."
Kadnn iffet ve dourganlna bu lde deer verilmesi,
corafi snrlaryla erefinin snrlar birbirine karan evin
kutsal ve gizemli niteliini daha da pekitirir. Bizim Avrupa
toplumlarmz eref kavramnn aristokratlara zg modelini
benimsedi. Buna gre eref, dardan gelecek olan etkilere ka
pal bir ahlk deeri olarak, insann bakalaryla olduundan
ok, kendi kendisiyle ilikisi gibi kavranr ve ancak toplumun
yksek snflarn ilgilendiren bir kavram olarak kabul edilir.
Akdeniz'de eref, toplumun btn iin ayn deeri tar; hem
zenginler, hem yoksullar iin, hatta zenginlerden ok yoksul
lar iin: Hibir eye' sahip olmayanlarn elinde kalan tek de
er budur. Burada erefin somut bir anlam vardr, nesneldir ve
kadnn namusu gibi ok iyi tanmlanm belirgin maddi l
tlere baldr. Evin duvarlar gibi eref de bir ayrm, bir en
136
gel grevi yapar. "Ona sahip olan teki insanlardan ayran bir
blme," der Bir Fares, Arap dnyas ile ilgili yazlannda, "ki
iyi ya da topluluu d saldmlardan koruyan bir duvar." By-
lece bir meknla ve bu meknda yaayan toplulukla zde
leir: Kadn iin edilgen bir deer olan namus, erkek iin etken
bir deerdir, onun her eit tehlikeye kar gvenliinden aile
reisi sorumludur nk yitirilmesi ok kolaydr, kiiden nce
topluluun maldr. Namusun kiisel bir nitelik kazanmas,
temeli soy sop deil, kar kocaya dayanan Hristiyan toplum-
larmda grlr; bu durumda bile karmza kan yine ailedir.
Bu konuda da yine en tutarl rnekleri veren, etnologlarn
daha iyi inceledikleri slm dnyasdr. "Gens"Tere dayal
eski Roma toplumu gibi Mslman toplum da Bedevi kkenle
rine byk lde bal kalarak ataerkil soy zincirini, kzlara
miras hakk tanyan Kuran esaslaryla badatrarak srd
rr. Kendi hiyerarik yapsn kurmu gl bir devlet, srekli
bir egemenlik salamay baaramamsa, onun siyasal dengesi
bu soylarn kendi aralarnda kurduklar dengeye dayanr. De
mek ki her aile ekirdei daha geni bir toplulukla birleip b
tnleir ve bu topluluk kz alp vermeyi kat ve sk kurallara
balayarak kapal bir mekn ekline girer. Topluluun malla
rnn paralanp dalmasn nlemek, ancak amca kzlaryla
evlenmeyi tercih eden, sk bir iten evlenme gelenei ile mm
kn olur. iddet veya bask yolu ile komu ailelerden kz al
mak grubun itibarn ykselten, vermek ise dren bir olaydr.
Aile ilikilerinin iine kapand bu meknn snrlarn ye
niden izen ve bu snrlar belirli srelerde yeniden glendi-
rense, babaya bal soy zinciridir. Ayn babann soyunu tekil
eden grubun dndan bir erkekle evli kadnlar her kuakta o
cuklaryla beraber soy dna itilirler. Bu soy zinciri, toplum
sal istikrarszlk kayna olan belirsiz hsmlk, akrabalk
snrlarna hem maddi mal varlklar, "arazi" hem de
* Gen s: Roma'da ayn ad tayan aile gruplan ayn atadan gelen aile kol
larnn tmne verilen ad: gens Cornalia gibi, (n.)
137
ayr tutulan) kadn, mezarla egemendir; oraya yalnz gitme
ayrcalna sahiptir. ly giydirip hazrlayan, ona yar
dmc olan da kadndr. Antik Grek ve Latin dnyasndan beri
kabul edilen, Kilise'nin reddetmekle beraber ou zaman ho-
grd at kadnlar, geleneksel gmme ve lye sayg t
renlerinin vazgeilmez eleridir. Bugn hl Marip'te, Si
cilya'da, Kalabria'da ller gnnde alama ve yakarlar,
ailenin en yal kadn ynetir. Rahip Fortis "Morlaklann rf
ve Gelenekleri zerine Mektup" (Bern 1778) adl kitabnda
Karadal kadnlar yle anlatr: "Kilisede... lnn yakn
lar ile parayla tutulmu at kadnlar hznl bir anlatm
la, gidenin yaam hakknda atlar sylerler... Yaknlar
len Morlak kadnlar bir yl sreyle en az her bayram gn
kabristana gidip alarlar, mezarn stne iekler, kokulu
otlar serperler. Herhangi bir nedenle bu grevi yerine getire
meyenler zr diler, sanki canlym gibi mezarla konuurlar
[...] Ona teki dnyadan haber sorar, en akla gelmeyecek soru
lan yneltirler. Erkekler ise cenaze dn doru lnn evinde
toplanr, kendilerine iyi bir ziyafet ekerler."
Kadnn iffet ve dourganlna bu lde deer verilmesi,
corafi snrlaryla erefinin snrlar birbirine karan evin
kutsal ve gizemli niteliini daha da pekitirir. Bizim Avrupa
toplumlarmz eref kavramnn aristokratlara zg modelini
benimsedi. Buna gre eref, dardan gelecek olan etkilere ka
pal bir ahlk deeri olarak, insann bakalaryla olduundan
ok, kendi kendisiyle ilikisi gibi kavranr ve ancak toplumun
yksek snflarn ilgilendiren bir kavram olarak kabul edilir.
Akdeniz'de eref, toplumun btn iin ayn deeri tar; hem
zenginler, hem yoksullar iin, hatta zenginlerden ok yoksul
lar iin: Hibir eye' sahip olmayanlarn elinde kalan tek de
er budur. Burada erefin somut bir anlam vardr, nesneldir ve
kadnn namusu gibi ok iyi tanmlanm belirgin maddi l
tlere baldr. Evin duvarlar gibi eref de bir ayrm, bir en
136
gel grevi yapar. "Ona sahip olan teki insanlardan ayran bir
blme," der Bir Fares, Arap dnyas ile ilgili yazlannda, "ki
iyi ya da topluluu d saldmlardan koruyan bir duvar." By-
lece bir meknla ve bu meknda yaayan toplulukla zde
leir: Kadn iin edilgen bir deer olan namus, erkek iin etken
bir deerdir, onun her eit tehlikeye kar gvenliinden aile
reisi sorumludur nk yitirilmesi ok kolaydr, kiiden nce
topluluun maldr. Namusun kiisel bir nitelik kazanmas,
temeli soy sop deil, kar kocaya dayanan Hristiyan toplum-
larmda grlr; bu durumda bile karmza kan yine ailedir.
Bu konuda da yine en tutarl rnekleri veren, etnologlarn
daha iyi inceledikleri slm dnyasdr. "Gens"Tere dayal
eski Roma toplumu gibi Mslman toplum da Bedevi kkenle
rine byk lde bal kalarak ataerkil soy zincirini, kzlara
miras hakk tanyan Kuran esaslaryla badatrarak srd
rr. Kendi hiyerarik yapsn kurmu gl bir devlet, srekli
bir egemenlik salamay baaramamsa, onun siyasal dengesi
bu soylarn kendi aralarnda kurduklar dengeye dayanr. De
mek ki her aile ekirdei daha geni bir toplulukla birleip b
tnleir ve bu topluluk kz alp vermeyi kat ve sk kurallara
balayarak kapal bir mekn ekline girer. Topluluun malla
rnn paralanp dalmasn nlemek, ancak amca kzlaryla
evlenmeyi tercih eden, sk bir iten evlenme gelenei ile mm
kn olur. iddet veya bask yolu ile komu ailelerden kz al
mak grubun itibarn ykselten, vermek ise dren bir olaydr.
Aile ilikilerinin iine kapand bu meknn snrlarn ye
niden izen ve bu snrlar belirli srelerde yeniden glendi-
rense, babaya bal soy zinciridir. Ayn babann soyunu tekil
eden grubun dndan bir erkekle evli kadnlar her kuakta o
cuklaryla beraber soy dna itilirler. Bu soy zinciri, toplum
sal istikrarszlk kayna olan belirsiz hsmlk, akrabalk
snrlarna hem maddi mal varlklar, "arazi" hem de
* Gen s: Roma'da ayn ad tayan aile gruplan ayn atadan gelen aile kol
larnn tmne verilen ad: gens Cornalia gibi, (n.)
137
maddi olmayan grup iinde kiinin yerini belirleyen daya
nma hiyerarisi, bakalarna yapmak zorunda olduu, ba
kalarnn da ona yapmak zorunda bulunduu yardmlar ken
di kesin snrlaryla kar kabilir. Soy zinciri, zaman iinde
ilerleyen tek bir dorultu belirler, bunun srekliliini salaya
bilecek olan da sadece erkek evltlardr; bylelikle erkek dn
yasnn kadm dnyasna stnlnn temellerini atar. Bu s
tnlk, baz karmak nedenlerle slm'n snrlarn aarak
Akdeniz'in btnne yaylr. Bunlar rnein, Roma'dan miras
kalan ve Rnesansn soylu, hatta tccar kkenli ailelerinin uy
gulad fideicommis* kural; kz evltlarn evlenmesini ana
babann iznine daha sk ekilde balayan Dou kilisesine z
g gelenek; ve eref duygusuna an nem verilmesidir ki bunun
rneine de slm'la temas halindeki ortaa Kastilya'snda
rastlarz. Kentte halkn toplu olarak bulunduu ak meknlar
her yerde ve her durumda ncelikle erkeklere ayrlmtr.
Erkein bu meknlarda boy gstermesi onun hakk olduu ka
dar grevidir de: Bakalarnn gz nne kmad, onlara
meydan okumad, kar durmad zaman erkek saylmaz.
Kentte, erkein herkese gzkmesi gereken bu mekn, doas
gerei ifte tanma sahiptir. Tanmlardan biri, dinlenme ve
uyumaya ayrlm, ama kapal, kadna ait, yabancya yasak
lanm ve korunmas gereken bir yer olan eve kyasladr. kin
cisi, krlktaki dz alana, "bo alana" kyasladr ki bu mekn
ak olmakla birlikte, allan, doayla i ie olunan yerdir.
yleyse bu mekn kendini, i yaplmadan etkinlik gsterilen
mekn olarak benimsetir: Buras, dinsel kutlama trenlerinin,
bayramlarn yapld, kahramanlara ait destanlarn dile
getirildii, gsterilerin izlendii, oyunlarn oynand yerdir.
Tren, ayin gibi toplant ve gsterilerin yapld yer olarak
genel mekn: Hi bir kent yoktur ki gerek ya da efsanelemi
* Fideicommis: lerde baka bir kimseye vermesi iin bir ki mseye mal
brakma: (.n.)
138
\
bir kurucusu, bir kahraman ya da bir kutsal kiisi olmasn;
ayn zamanda hem politik hem de dinsel bir merkezi bulun
masn. Roma'nn "Pomeriumu* gibi kenti kesin bir izgi ile kr
sal blgeden ayran ve Tanr'nn himayesine veren surlar ol
masn. Aka belirli bir yn de vardr her kentin, eer dzgn
bir plana uymusa "Cardo"su* ve "Decumanus"u** dik a ile
kesiirler; gelime ekseninin de bir yn vardr; o kentin do
masnda etkili olan ve kaplarna kadar dayanan, onu krlar,
ller, denizlerden geerek baka kentlere balayan yollarn
da bir yn vardr ve nihayet kiliselerinin baucu ve ibadet
yn bellidir. Her kent anlamn ve gereini, belli iaret nok
talarnn oluturduklan bir sistemden alr.
Plan ister geometrik olsun, ister kendiliinden bir biim al
m olsun kent, insanlar arasndaki al veri dzenine gre ku
rulmutur: Maldan ok baz iaret ve simgelerin al veriidir
bu. nemli olan sokak deildir, nk sokak darack ve faz
lasyla dolu bir gei yeridir. Evler her zaman onu bir avlu gibi
kullanmak ister; kapsnn nne birka iskemle atan berber
mterisini sokakta tra eder, ocuklar devlerini sokakta ya
par ya da bir yandan ene alan bir yandan da rgsn ren a-
nalarnn gzleri nnde oynarlar. Toplum yaamnn gerek
merkezi, bu dar sokaklarn kark ve belirsiz trafiinin son
bulduu meydandr. Kent yaamndaki birlik ve beraberlik
srdke, bireysel saldrlara kar giderek daha iyi korunan
meydan, kamuya ait mlkn en yetkin rnei, Yunanllar'in
"agora"smdan, Romallar'm "forum"undan bu yana Akdeniz
kent tasarmnn deimez esidir. Her spanyol kentinde
karmza ayn dekor altnda kan ve ounlukla atafata
boulmu Plaza Mayor'dur. Yunan adalarnda limann evre-
* Pomerium: Dinsel tren ve etkinliklere aynlm alan. Eski Roma kentlerinin
evresinde dinsel etkinliklere ayrlm; yap ve ekim yasa ile korunmu
alanlar, (.n.)
** Cardo: Eski Roma kentlerinde kuzey-gey dorultusunda ana eksen, (.n.)
*"* Decumanus: Dou-bat ekseni, (.n.)
139
maddi olmayan grup iinde kiinin yerini belirleyen daya
nma hiyerarisi, bakalarna yapmak zorunda olduu, ba
kalarnn da ona yapmak zorunda bulunduu yardmlar ken
di kesin snrlaryla kar kabilir. Soy zinciri, zaman iinde
ilerleyen tek bir dorultu belirler, bunun srekliliini salaya
bilecek olan da sadece erkek evltlardr; bylelikle erkek dn
yasnn kadm dnyasna stnlnn temellerini atar. Bu s
tnlk, baz karmak nedenlerle slm'n snrlarn aarak
Akdeniz'in btnne yaylr. Bunlar rnein, Roma'dan miras
kalan ve Rnesansn soylu, hatta tccar kkenli ailelerinin uy
gulad fideicommis* kural; kz evltlarn evlenmesini ana
babann iznine daha sk ekilde balayan Dou kilisesine z
g gelenek; ve eref duygusuna an nem verilmesidir ki bunun
rneine de slm'la temas halindeki ortaa Kastilya'snda
rastlarz. Kentte halkn toplu olarak bulunduu ak meknlar
her yerde ve her durumda ncelikle erkeklere ayrlmtr.
Erkein bu meknlarda boy gstermesi onun hakk olduu ka
dar grevidir de: Bakalarnn gz nne kmad, onlara
meydan okumad, kar durmad zaman erkek saylmaz.
Kentte, erkein herkese gzkmesi gereken bu mekn, doas
gerei ifte tanma sahiptir. Tanmlardan biri, dinlenme ve
uyumaya ayrlm, ama kapal, kadna ait, yabancya yasak
lanm ve korunmas gereken bir yer olan eve kyasladr. kin
cisi, krlktaki dz alana, "bo alana" kyasladr ki bu mekn
ak olmakla birlikte, allan, doayla i ie olunan yerdir.
yleyse bu mekn kendini, i yaplmadan etkinlik gsterilen
mekn olarak benimsetir: Buras, dinsel kutlama trenlerinin,
bayramlarn yapld, kahramanlara ait destanlarn dile
getirildii, gsterilerin izlendii, oyunlarn oynand yerdir.
Tren, ayin gibi toplant ve gsterilerin yapld yer olarak
genel mekn: Hi bir kent yoktur ki gerek ya da efsanelemi
* Fideicommis: lerde baka bir kimseye vermesi iin bir ki mseye mal
brakma: (.n.)
138
\
bir kurucusu, bir kahraman ya da bir kutsal kiisi olmasn;
ayn zamanda hem politik hem de dinsel bir merkezi bulun
masn. Roma'nn "Pomeriumu* gibi kenti kesin bir izgi ile kr
sal blgeden ayran ve Tanr'nn himayesine veren surlar ol
masn. Aka belirli bir yn de vardr her kentin, eer dzgn
bir plana uymusa "Cardo"su* ve "Decumanus"u** dik a ile
kesiirler; gelime ekseninin de bir yn vardr; o kentin do
masnda etkili olan ve kaplarna kadar dayanan, onu krlar,
ller, denizlerden geerek baka kentlere balayan yollarn
da bir yn vardr ve nihayet kiliselerinin baucu ve ibadet
yn bellidir. Her kent anlamn ve gereini, belli iaret nok
talarnn oluturduklan bir sistemden alr.
Plan ister geometrik olsun, ister kendiliinden bir biim al
m olsun kent, insanlar arasndaki al veri dzenine gre ku
rulmutur: Maldan ok baz iaret ve simgelerin al veriidir
bu. nemli olan sokak deildir, nk sokak darack ve faz
lasyla dolu bir gei yeridir. Evler her zaman onu bir avlu gibi
kullanmak ister; kapsnn nne birka iskemle atan berber
mterisini sokakta tra eder, ocuklar devlerini sokakta ya
par ya da bir yandan ene alan bir yandan da rgsn ren a-
nalarnn gzleri nnde oynarlar. Toplum yaamnn gerek
merkezi, bu dar sokaklarn kark ve belirsiz trafiinin son
bulduu meydandr. Kent yaamndaki birlik ve beraberlik
srdke, bireysel saldrlara kar giderek daha iyi korunan
meydan, kamuya ait mlkn en yetkin rnei, Yunanllar'in
"agora"smdan, Romallar'm "forum"undan bu yana Akdeniz
kent tasarmnn deimez esidir. Her spanyol kentinde
karmza ayn dekor altnda kan ve ounlukla atafata
boulmu Plaza Mayor'dur. Yunan adalarnda limann evre-
* Pomerium: Dinsel tren ve etkinliklere aynlm alan. Eski Roma kentlerinin
evresinde dinsel etkinliklere ayrlm; yap ve ekim yasa ile korunmu
alanlar, (.n.)
** Cardo: Eski Roma kentlerinde kuzey-gey dorultusunda ana eksen, (.n.)
*"* Decumanus: Dou-bat ekseni, (.n.)
139
sine skp kalm kck meydanlardr. Orta talya'daki
kentlerin Senyrlk Meydan ya da Belediye Meydandr.
Kentin bir kapsndan tekine uzanan ve onu ikiye blen Byk
Dubrovnik Meydan'dr (Placa). Meydan, insanlarn birbiriyle
bulutuu, gevezelik ettii, hemerilerin topland, kitle gs
terilerinin yapld, nemli kararlarn alnd ve sulularn
idam edildii yerdir.
Balangta basit bir toplanma yeridir, ancak ksa srede,
zerinde toplanan insanlar gne ve yamurdan koruyan re
vaklarla, sra kemerlerle evrilir. Pazar yeri olarak kullanl
d enderdir, buna karlk dinsel ve kamuya ait yaplar onun
evresinde toplanmtr; meydan Roma ve Augustus tapma
, senato, katedral ve bayargcn saray trnden bu yap
larn bir bakma bekleme salonu, sahne n gibidir. Meydan,
kentin maddi ve siyasal baarsnn ifadesini bulduu yerdir.
Kent bydke, meydan klr ve belli ilere ayrlr. Byk
meydandan sonra toplum yaamn kademe kademe yanstan
kk meydanlar oluur: Her mahallenin bir meydan olur, her
etnik ya da dinsel topluluk kendine bir meydan yaratr; her g
rev, ar, inan, toplant, bayram iin bir meydan vardr; bir
cadde geniliinde meydan da vardr corso, burada zengin
lerin konutlar ve lks dkknlarn nnden geit trenleri ya
plr; nihayet her meydann, kibar snfa ya da halka ait ol
masna gre, kendine zg bir rengi vardr. Ama kk bir kasa
bada bile, kilisenin ya da belediye binasnn yaknnda kah
vesiyle, birka aacyla, biraz glgeliiyle ufack bir meknn
varl, insanlarn orada birbirleriyle bulumalarna ve bura
y meydan olarak yaatmalarna her zaman yeterli olmutur.
Mslman kentlerinin kendine zg yazgs meydannlev-
lerini datt ve mekna farkl bir dzenleme getirdi. Kentin
merkezinde camiden, cami avlusundan ve bunlar evreleyen
"medrese"lerden, "han"lardan ve hamamlardan baka in
* Bu iki szck metinde Trke gemektedir, (.n.)
140
sanlarn toplanabilecei bir yer yoktur. ktidarn kararlarnn
iln edildii ve hkmdarn adna dualar okunan yer buras
dr. Ticari hayatn merkezi, ar ve pazarlardr. Bu arada
baka meydanlar, kukusuz en bykleri sitenin kaplarnda
geliir, buralar kervanlarn var noktas, deve yklerinin
boaltld yerlerdir.
Ara sokaklar, caddeler ve meydanlar bylece, vakit gei
rilen bir mekn oluturur. Topluluk bu meknda kendini gsterir
ve kendi kendini seyreder. Meydanda yryen, konuan ve oya
lanan erkekler buraya almak iin gelmemitir. Kimisi gece
sini balkta, kimisi gnn tarlada geirmitir. Ya da bir ok
Akdenizli gibi dzenli bir ii yoktur, zaman zaman alr ve
dledii ii bekler. Ya da bugn gitgide daha ok grld
gibi, Amerika, Almanya, Venezuela ya da Avustralya'da
alm, i hayatn geride brakm, kalan mrlerini oluk
ocuklarnn yannda geirmektedirler. Kentin zaman, kendi
ritmini onlara da kabul ettirebilir, bu ritim alma hayatnn
dzenli ve monoton ritminden farkl, susmann ve konumann
kesintili ritmidir ya da her karar ncesi srdrlen, her konu
da giriilen ve her olay yorumlayan uzun tartmalarn ritmi.
Gezintiler de "passeggiata" veya "paseo", ar ar yu
dumlanan "uzo" da byledir. Kahveye iki imek iin deil, bir
erkek topluluunda yerini almak iin gidilir. Akdenizlilerin
yaamnda byk nemi olan oyunlar iin de ayn eyi sy
lemek gerekir. Cezanne'n "Kt Oynayanlar" tablosu, Mar-
cel Pagnol'n oyunlarnda canlandrd ve en az Cezanne'mki
kadar nl sahneler, bu tutkunun rnekleri olarak gsterile
bilir. Bu tutkuyu, Roma forumunun dama bezekli kaplama
talarnda, Sezar'dan beri talih simgesi haline gelen ak ke
miklerinde, zarlarda bile grrz. Demek oyunu ya da kuman
her yerde greceiz. Yoksulsa sokakta, ama daha ok herkese
ak yerlerde, kahvelerde, teraslarda, ya da sosyal farklla
mann ortaya kmasyla kulplerde, demeklerde. Endls'te
141
sine skp kalm kck meydanlardr. Orta talya'daki
kentlerin Senyrlk Meydan ya da Belediye Meydandr.
Kentin bir kapsndan tekine uzanan ve onu ikiye blen Byk
Dubrovnik Meydan'dr (Placa). Meydan, insanlarn birbiriyle
bulutuu, gevezelik ettii, hemerilerin topland, kitle gs
terilerinin yapld, nemli kararlarn alnd ve sulularn
idam edildii yerdir.
Balangta basit bir toplanma yeridir, ancak ksa srede,
zerinde toplanan insanlar gne ve yamurdan koruyan re
vaklarla, sra kemerlerle evrilir. Pazar yeri olarak kullanl
d enderdir, buna karlk dinsel ve kamuya ait yaplar onun
evresinde toplanmtr; meydan Roma ve Augustus tapma
, senato, katedral ve bayargcn saray trnden bu yap
larn bir bakma bekleme salonu, sahne n gibidir. Meydan,
kentin maddi ve siyasal baarsnn ifadesini bulduu yerdir.
Kent bydke, meydan klr ve belli ilere ayrlr. Byk
meydandan sonra toplum yaamn kademe kademe yanstan
kk meydanlar oluur: Her mahallenin bir meydan olur, her
etnik ya da dinsel topluluk kendine bir meydan yaratr; her g
rev, ar, inan, toplant, bayram iin bir meydan vardr; bir
cadde geniliinde meydan da vardr corso, burada zengin
lerin konutlar ve lks dkknlarn nnden geit trenleri ya
plr; nihayet her meydann, kibar snfa ya da halka ait ol
masna gre, kendine zg bir rengi vardr. Ama kk bir kasa
bada bile, kilisenin ya da belediye binasnn yaknnda kah
vesiyle, birka aacyla, biraz glgeliiyle ufack bir meknn
varl, insanlarn orada birbirleriyle bulumalarna ve bura
y meydan olarak yaatmalarna her zaman yeterli olmutur.
Mslman kentlerinin kendine zg yazgs meydannlev-
lerini datt ve mekna farkl bir dzenleme getirdi. Kentin
merkezinde camiden, cami avlusundan ve bunlar evreleyen
"medrese"lerden, "han"lardan ve hamamlardan baka in
* Bu iki szck metinde Trke gemektedir, (.n.)
140
sanlarn toplanabilecei bir yer yoktur. ktidarn kararlarnn
iln edildii ve hkmdarn adna dualar okunan yer buras
dr. Ticari hayatn merkezi, ar ve pazarlardr. Bu arada
baka meydanlar, kukusuz en bykleri sitenin kaplarnda
geliir, buralar kervanlarn var noktas, deve yklerinin
boaltld yerlerdir.
Ara sokaklar, caddeler ve meydanlar bylece, vakit gei
rilen bir mekn oluturur. Topluluk bu meknda kendini gsterir
ve kendi kendini seyreder. Meydanda yryen, konuan ve oya
lanan erkekler buraya almak iin gelmemitir. Kimisi gece
sini balkta, kimisi gnn tarlada geirmitir. Ya da bir ok
Akdenizli gibi dzenli bir ii yoktur, zaman zaman alr ve
dledii ii bekler. Ya da bugn gitgide daha ok grld
gibi, Amerika, Almanya, Venezuela ya da Avustralya'da
alm, i hayatn geride brakm, kalan mrlerini oluk
ocuklarnn yannda geirmektedirler. Kentin zaman, kendi
ritmini onlara da kabul ettirebilir, bu ritim alma hayatnn
dzenli ve monoton ritminden farkl, susmann ve konumann
kesintili ritmidir ya da her karar ncesi srdrlen, her konu
da giriilen ve her olay yorumlayan uzun tartmalarn ritmi.
Gezintiler de "passeggiata" veya "paseo", ar ar yu
dumlanan "uzo" da byledir. Kahveye iki imek iin deil, bir
erkek topluluunda yerini almak iin gidilir. Akdenizlilerin
yaamnda byk nemi olan oyunlar iin de ayn eyi sy
lemek gerekir. Cezanne'n "Kt Oynayanlar" tablosu, Mar-
cel Pagnol'n oyunlarnda canlandrd ve en az Cezanne'mki
kadar nl sahneler, bu tutkunun rnekleri olarak gsterile
bilir. Bu tutkuyu, Roma forumunun dama bezekli kaplama
talarnda, Sezar'dan beri talih simgesi haline gelen ak ke
miklerinde, zarlarda bile grrz. Demek oyunu ya da kuman
her yerde greceiz. Yoksulsa sokakta, ama daha ok herkese
ak yerlerde, kahvelerde, teraslarda, ya da sosyal farklla
mann ortaya kmasyla kulplerde, demeklerde. Endls'te
141
her kentte bir "iftiler Dernei", Sicilya'nn her kasabasnda
birbirlerine rakip "Galantuomini"* kulpleri vardr: Bunlar
sosyal kaynamay bozan yerlerdir kukusuz ama, buradakiler
kendi benzerlerini bulur, tanr, bahse tutuurlar, nk kumar
ve bahis, oyunla birlikte yrr.
Tabii, Barcelona, Marsilya, Cenova gibi becerikli insanlar
la dolu, ii bandan akn kentler de vardr. Bunlar, dn ege
men olduklar dnya ekonomisine uzak kalmamlardr. Ama
birer istisnadrlar. Bunun dnda her yerde, zanaat ve tica
rette en gl anda Perikles'in Atinas'nda olduu gibi, ay
laklk deerleri egemendir: almak bakalarnn yapmas
gereken eydir, bu bakalar da her zaman klelerdir. Ve her
kentte grlen tek etkinlik ticaret, alveri bu aylakln
temposuna uymak eilimindedir. abucak balanm bir i il
gin deildir. Pazarlk zevkinin, arada kesilip yeniden bala
yan sonu gelmez pazarlklarn yannda, satmak, almak, kazan
mak, kaybetmek ikinci planda kalr ve iki taraf oyunu iyi g
trdkleri iin birbirlerini tebrik edince al veri sona ermi
olur.
Ancak bunun nemi ne olursa olsun, yine de bakalarna bal
olarak yaamak insana doyum vermez. Bu grnm ancak kii
sellikten kurtulup ortak bir nitelik alnca anlam kazanr. im
di sra, topluluu btnyle harekete geiren o byk gsteri
lerdedir. Bunlar o topluluun kaynap bir btn olmasn sa
lar. Bu btnlk duygusunu aa vurmak, onu dorulamak, onu
btn gcyle kavramak yepyeni bir gven yaratr. Bunlar top
lumsal yaamn gl anlardr. Tiyatro, sirk oyunlar, araba
yarlar, gladyatr dvleri antik an gsterileriydi.
Gladyatr dvlerinin Romal ahlaklarca mahkm edil
mesi, bunlar yozlam olduundan hakl grnse de, byle bir
bak bize bu gsterilerin dinsel kken ve boyutlarn unuttur
mutur. Gnmzde bunlarn yerini alan ey ise her yerde ya da
* Kibarlar, (.r.)
142
hemen her yerde spordur; spanyol meydanlarnda boa gre
idir, kimi talyan kentlerinde hl kutlanan ve yakn bir
gemie tanklk eden dinsel ya da kentsel nitelikte byk bay
ramlardr. Ald ekil ne olursa olsun, bunlar insanlarn ya
ratt, insanlarn yine insanlar iin yapt gsterilerdir.
Eer spor, takm sporu olarak yaplan biimiyle, zellikle
de futbol olarak ba keye yerlemise, hi kuku yok ki bu
onun atletik deerinden ok, Aristo'nun Yunan tragedyasna
ykledii ilevi, zayflam biimiyle de olsa stlenmesinden
ileri geliyor. Bu, seyircinin kendi iinde tad tutkulardan
arnmasnn gsteri sresince doruk noktasna ulamasdr. Ta
raftarlarn gsterdii, politik yaamdaki gruplarn savam
larn andran fkeli davranlarn kayna budur ite: Bir
kimsenin, bir karlamay, taraflardan birini tutmakszn,
sadece sporun verdii gzellik duygusuyla yetinerek izleme
sine olanak yoktur. Kazanlan baarnn bir zafer kutlamas
haline dnmesinin nedeni de budur; ksa bir sre iin de olsa, o
anda kent, tuttuu takmla btnyle zdeleir.
Boa greindeyse, birbiriyle karmakszm st ste gelen ve
iki ayr dzeyde oynanan incelikli bir oyun sz konusudur. Bun
lardan gzle grnr olan, kent halkn ayn dv izlemek,
ayn heyecanlar yaamak ve ayn kahraman yceltmek ze
re arenann kapal alanna gruplar halinde toplayan her
snftan halk bir araya gelir, ancak birbiriyle kaynamaz
bir kutlama olmasdr. tekiyse, seyirciyle hayvan-insan ki
lisi arasnda gizliden gizliye, bilincine varlmadan oluan su
ortakldr; hayvan ldrmeden nce insan yrekliliiyle,
zeksyla dize getirir onu; yiite kar karya gelen bu iki
yaratk, grein sonunda gelecek olan lmn hakl grle
bilmesi iin, birbirlerini bir sre dengelemelidirler sanki.
Fakat arenann ya da stadn dna knca gsteri boyut de
itirir, dorudan doruya kenti sahne olarak kabul eder, se
yirciyi oyuncudan ayran snrlar ykar, halkn bir blmn
143
her kentte bir "iftiler Dernei", Sicilya'nn her kasabasnda
birbirlerine rakip "Galantuomini"* kulpleri vardr: Bunlar
sosyal kaynamay bozan yerlerdir kukusuz ama, buradakiler
kendi benzerlerini bulur, tanr, bahse tutuurlar, nk kumar
ve bahis, oyunla birlikte yrr.
Tabii, Barcelona, Marsilya, Cenova gibi becerikli insanlar
la dolu, ii bandan akn kentler de vardr. Bunlar, dn ege
men olduklar dnya ekonomisine uzak kalmamlardr. Ama
birer istisnadrlar. Bunun dnda her yerde, zanaat ve tica
rette en gl anda Perikles'in Atinas'nda olduu gibi, ay
laklk deerleri egemendir: almak bakalarnn yapmas
gereken eydir, bu bakalar da her zaman klelerdir. Ve her
kentte grlen tek etkinlik ticaret, alveri bu aylakln
temposuna uymak eilimindedir. abucak balanm bir i il
gin deildir. Pazarlk zevkinin, arada kesilip yeniden bala
yan sonu gelmez pazarlklarn yannda, satmak, almak, kazan
mak, kaybetmek ikinci planda kalr ve iki taraf oyunu iyi g
trdkleri iin birbirlerini tebrik edince al veri sona ermi
olur.
Ancak bunun nemi ne olursa olsun, yine de bakalarna bal
olarak yaamak insana doyum vermez. Bu grnm ancak kii
sellikten kurtulup ortak bir nitelik alnca anlam kazanr. im
di sra, topluluu btnyle harekete geiren o byk gsteri
lerdedir. Bunlar o topluluun kaynap bir btn olmasn sa
lar. Bu btnlk duygusunu aa vurmak, onu dorulamak, onu
btn gcyle kavramak yepyeni bir gven yaratr. Bunlar top
lumsal yaamn gl anlardr. Tiyatro, sirk oyunlar, araba
yarlar, gladyatr dvleri antik an gsterileriydi.
Gladyatr dvlerinin Romal ahlaklarca mahkm edil
mesi, bunlar yozlam olduundan hakl grnse de, byle bir
bak bize bu gsterilerin dinsel kken ve boyutlarn unuttur
mutur. Gnmzde bunlarn yerini alan ey ise her yerde ya da
* Kibarlar, (.r.)
142
hemen her yerde spordur; spanyol meydanlarnda boa gre
idir, kimi talyan kentlerinde hl kutlanan ve yakn bir
gemie tanklk eden dinsel ya da kentsel nitelikte byk bay
ramlardr. Ald ekil ne olursa olsun, bunlar insanlarn ya
ratt, insanlarn yine insanlar iin yapt gsterilerdir.
Eer spor, takm sporu olarak yaplan biimiyle, zellikle
de futbol olarak ba keye yerlemise, hi kuku yok ki bu
onun atletik deerinden ok, Aristo'nun Yunan tragedyasna
ykledii ilevi, zayflam biimiyle de olsa stlenmesinden
ileri geliyor. Bu, seyircinin kendi iinde tad tutkulardan
arnmasnn gsteri sresince doruk noktasna ulamasdr. Ta
raftarlarn gsterdii, politik yaamdaki gruplarn savam
larn andran fkeli davranlarn kayna budur ite: Bir
kimsenin, bir karlamay, taraflardan birini tutmakszn,
sadece sporun verdii gzellik duygusuyla yetinerek izleme
sine olanak yoktur. Kazanlan baarnn bir zafer kutlamas
haline dnmesinin nedeni de budur; ksa bir sre iin de olsa, o
anda kent, tuttuu takmla btnyle zdeleir.
Boa greindeyse, birbiriyle karmakszm st ste gelen ve
iki ayr dzeyde oynanan incelikli bir oyun sz konusudur. Bun
lardan gzle grnr olan, kent halkn ayn dv izlemek,
ayn heyecanlar yaamak ve ayn kahraman yceltmek ze
re arenann kapal alanna gruplar halinde toplayan her
snftan halk bir araya gelir, ancak birbiriyle kaynamaz
bir kutlama olmasdr. tekiyse, seyirciyle hayvan-insan ki
lisi arasnda gizliden gizliye, bilincine varlmadan oluan su
ortakldr; hayvan ldrmeden nce insan yrekliliiyle,
zeksyla dize getirir onu; yiite kar karya gelen bu iki
yaratk, grein sonunda gelecek olan lmn hakl grle
bilmesi iin, birbirlerini bir sre dengelemelidirler sanki.
Fakat arenann ya da stadn dna knca gsteri boyut de
itirir, dorudan doruya kenti sahne olarak kabul eder, se
yirciyi oyuncudan ayran snrlar ykar, halkn bir blmn
143
ya da hepsini harekete geirir. te kent halknn toplum
iindeki yerine ve dzeyine gre sralanarak katld, politik
ve dinsel anlamlar tayan byk tren alaylarnn ilevi bu-
dur. Bunlarn klasik rneini Atina'da- kutlanan Panathenaia
enliklerini canlandran duvar kabartmasnda grrz. Ama
Roma karnaval rnei, bu eit bayramlarn iktidarlarca ele
alndnda nasl abucak bozulup resmiletiini, zamanla
kutlama olmaktan kp basit bir gsteriye dntn kant
lar. Bu eit enliklere, en ilkel ve basit, fakat ilk rneklere
yakn biimde Gney talya'nn kk kentlerinde rastlarz.
talya ortak enlikler asndan grlmemi biimde zengindir,
bunu da kentlerinin okluuna borludur. Sienna'da hl yap
lan eyersiz at yarlar talya'nn hemen hemen her yerinde,
daha nce de Roma'nn "Corso"sunda yz, yz elli yl ncesine
kadar yaplan palio"larm bir parasdr.
Ayn ekilde Gubbio'da "Ceri" Mumlar bayram ve Nola'da
"Gigli" Zambaklar bayramnda, bayrama katlanlar kentin
iinde birka kental ya da birka ton arlnda, aatan ya
plm bir taht zerinde kentin kutsal koruyucusunu gezdirir
ler. Bu alayn bir yanyla sportif bir nemi vardr, kentin deli
kanllar iin bir kuvvet gsterisidir, teki yanyla da dinsel
bir anlam vardr: Bayramn asl amac, eitli kesimleri uz
latrp, kentin her an tehdit altnda olan, dalmaya yatkn
meknn, simgesel yoldan da olsa kurulu andna sadk tut
maktr.
144
ya da hepsini harekete geirir. te kent halknn toplum
iindeki yerine ve dzeyine gre sralanarak katld, politik
ve dinsel anlamlar tayan byk tren alaylarnn ilevi bu-
dur. Bunlarn klasik rneini Atina'da- kutlanan Panathenaia
enliklerini canlandran duvar kabartmasnda grrz. Ama
Roma karnaval rnei, bu eit bayramlarn iktidarlarca ele
alndnda nasl abucak bozulup resmiletiini, zamanla
kutlama olmaktan kp basit bir gsteriye dntn kant
lar. Bu eit enliklere, en ilkel ve basit, fakat ilk rneklere
yakn biimde Gney talya'nn kk kentlerinde rastlarz.
talya ortak enlikler asndan grlmemi biimde zengindir,
bunu da kentlerinin okluuna borludur. Sienna'da hl yap
lan eyersiz at yarlar talya'nn hemen hemen her yerinde,
daha nce de Roma'nn "Corso"sunda yz, yz elli yl ncesine
kadar yaplan palio"larm bir parasdr.
Ayn ekilde Gubbio'da "Ceri" Mumlar bayram ve Nola'da
"Gigli" Zambaklar bayramnda, bayrama katlanlar kentin
iinde birka kental ya da birka ton arlnda, aatan ya
plm bir taht zerinde kentin kutsal koruyucusunu gezdirir
ler. Bu alayn bir yanyla sportif bir nemi vardr, kentin deli
kanllar iin bir kuvvet gsterisidir, teki yanyla da dinsel
bir anlam vardr: Bayramn asl amac, eitli kesimleri uz
latrp, kentin her an tehdit altnda olan, dalmaya yatkn
meknn, simgesel yoldan da olsa kurulu andna sadk tut
maktr.
144