P. 1
DLI_12_Final

DLI_12_Final

5.0

|Views: 235|Likes:
Published by api-3782968

More info:

Published by: api-3782968 on Nov 21, 2009
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

03/18/2014

pdf

text

original

TURKISH

BASIC COURSE
Volume XII Lessons 89 – 96 Updated from DLI August 2008

PREFACE
These drills are taken from the DLI basic course and revised for current word usage and context. The use of drills is often underutilized when learning a language. A musician practices a song over and over again focusing on different aspects each time. One time for correctness of notes, once for piano & forte, again for timing etc… In the same way the language learner must repeat their work over and over again each time practicing one aspect of the sentence, first pronunciation, next for correct emphasis, again for intonation and then for speed and fluency. Each aspect is important to speaking well and the multiple practices help the brain to retain the information being used. These drills can be used to simplify the drilling process but are just a start of drilling for the learning of Turkish. Kolay gelsin.

ii

TABLE OF CONTENTS

iii

iv

TURKISH BASIC COURSE
Lesson 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Barbaros, Emin and Trader in Second Hand Items Barbaros, Emin ve Eskici

1

LESSON 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 1: A Keep on doing the following. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Sen ye. Sen oku. Sen konuş. O otursun. O televizyonu seyretsin. Öğretmen konuşsun. Biz yiyelim. Biz gidelim. Biz çalışalım. B While I (you, he, we etc…) do these. Ben giyineceğim. Ben geliyorum. Biz dinliyoruz. Biz gideceğiz. Ben yatacağım. Biz kitabımızı okuyalım. Onlar gelecekler. Onlar bize yetişirler. Siz gidiniz. Biz bekleriz. Biz burada oturup konuşalım. Sen kahvaltını bitir. C Combination of A and B. Sen yiyedur ben giyineceğim. Sen okuyadur ben geliyorum. Sen konuşadur biz dinliyoruz. O oturadursun biz gideceğiz. O televizyonu seyrededursun ben yatacağım. Öğretmen konuşadursun biz kitabımızı okuyalım. Biz yiyeduralım onlar gelecekler. Biz gideduralım onlar bize yetişirler. Biz çalışaduralım siz gidiniz. Siz kahvaltınızı yapadurunuz biz bekleriz. Çocuklar bahçede oynayadursunlar biz burada oturup konuşalım. Onlar bekleyedursunlar sen kahvaltını bitir. Perception Drill Pattern 1:

10. Siz kahvaltınızı yapınız. Çocuklar bahçede 11. oynasınlar. 12. Onlar beklesinler.

2

LESSON 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 2: A The following are done. (continuity is not emphasized) 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . 11 . Gezdim. Dün sizi bekledim. Niçin bağırıyorsun? Bütün gün koşuyorsun. Bütün sabah arkadaşlarıyla oynadı. Sabahtan akşama kadar içer. Şehirde gezdik. Dükkanların vitrinlerine bakarız. Orada yatıyorsunuz. Bütün gece televizyon seyrederler. Çocuklar bahçede ağlıyorlar. Perception Drill Pattern 2: B The action is kept up. (continuity is emphasized) Gezip durdum. Dün sizi bekleyip durdum. Niçin bağırıp duruyorsun? Bütün gün koşup duruyorsun. Bütün sabah arkadaşlarıyla oynayıp durdu. Sabahtan akşama kadar içip durur. Şehirde gezip durduk. Dükkanların vitrinlerine bakıp dururuz. Orada yatıp duruyorsunuz. Bütün gece televizyon seyredip dururlar. Çocuklar bahçede ağlayıp duruyorlar.

3

4

LESSON 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Section 2 – İkinci Kısım Diyalog: English Translation Barbaros, Emin and Trader in Second Hand Items 1. 2. 3. 4. Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Trader: Emin: Barbaros: Barbaros, how much is the suit worth? 75 Liras. What’s the matter, are you broke again? You know, it’s the end of the month. A little while ago there was a trader in second hand clothes wandering about here. He always wanders about here around the end of the month. Old clothes, I buy old clothes! Trader, Trader! Come here! You go ahead and bargain with him, I’ll go buy a pack of cigarettes and come back. (The trader in second hand clothes rings the door bell, Emin opens the door.) 5. Emin: Trader: Emin: Trader: Emin: Trader: Emin: Trader: Emin: Trader: Emin: Trader: How much will you give me for this suit? Let me look at it Sir. (He carefully examines the suit) It’s not worth more than fifty liras. (Angry) Why the pants alone are worth fifty. It’s genuine English fabric. That’s true Sir, but the color isn’t right. Nobody likes this color. Then what color is right? Navy blue. If this suit has been navy blue I would have paid a hundred for it. Alright, give me 70 liras for the suit and we’ll call it a deal. I can’t pay more than 60 for it. And I won’t sell this suit for 60. Let’s compromise Sir; I’ll pay you 65 liras for it. My final price is 70 liras. If you don’t like it, Good-bye. Just for your sake I’ll buy it for 70. I bet you it is going to be a job selling this for 72.50. Dialogue:

6. 7. 8. 9. 10 .

5

LESSON 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

6

LESSON 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

7

LESSON 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Section 3 – Üçüncü Kısım Diyalog: Barbaros, Emin ve Eskici 1. 2. 3. Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Eskici: Barbaros: Emin: Barbaros: Barbaros, bu elbise kaç lira eder1? 75 lira eder. Ne o, yine parasız mı kaldın? Biliyorsun ay sonu. Demin2 buralarda bir eskici3 dolaşıp duruyordu. O eskici ay sonlarında daima buralarda dolaşır. (Dışardan) Eskiciii, eskiler alıyorum...... eskiciiii. İşte yine geçiyor. Eskici, eskici, buraya gel! Sen eskiciyle pazarlık ededur, ben bir paket sigara alıp geleceğim. ( Eskici kapının zilini çalar, Emin açar) 5. 6. 7. 8. 9. 10 . Emin: Eskici Emin: Eskici Emin: Eskici Emin: Eskici Emin: Eskici Emin: Eskici Bu elbiseye kaç lira verirsin? Bir bakayım beyim. (Elbiseyi iyice muayene eder) 50 liradan fazla etmez4. (kızarak) Yahu, bunun yalnız pantolonu 50 lira eder. Halis5 İngiliz kumaşı. Öyle ama beyim, rengi iyi değil. Bu rengi hiç kimse beğenmez. Hangi renk iyi, öyleyse? Lacivert. Bu elbise lacivert olsaydı 100 lira verirdim. Haydi uzatmayalım, 70 lira ver al elbiseyi. 60 liradan fazla vermem. Ben de bu elbiseyi 60 liraya satmam. Beyim uyuşalım6, 65 lira vereyim. Son fiyat 70 lira. İşine gelmezse7 güle güle. Neyse hatırın için8 70 liraya alayım. Vallahi ben bu elbiseyi 72.50 liraya zor satarım. Dialogue:

4.

1 2

kaç lira eder – how much is worth? demin – a little while ago 3 eskici – trader in second items 4 fazla etmez – not worth more than…. 5 halis – genuine 6 uyuşmak (-le) – to settle mutually, to reach an agreement 7 işine gelmezse – if you don’t like it 8 hatırın için – just for your sake

8

LESSON 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Section 4 – Dördüncü Kısım Gramer Analizi: -e durmak This form is used when we want to indicate that an activity is to continue. This is the preferred form when we want to tell a person to go on doing something. Example: Siz gidedurun ben birazdan gelirim. You keep going I’ll follow shortly. Grammar Analysis:

Note: It is either –edur or –adur. The dur part of the suffix does not change. -ip durmak This form functions roughly the same way as –edur. This form is more often used when the verb is in the present, past or future. Examples: Bütün gün ağlayıp duracak mısın? Niçin benimle kavga edip duruyorsun? O gün akşama kadar sokaklarda dolaşıp durdum. Are you going to keep on weeping all day long? Why do you keep on quarreling with me? That day I kept wandering in the streets till dark.

Note: When we want to tell a person not to keep on doing something this form is used; not the –edur form. Example: Bunu bana söyleyip durma! Don’t keep saying this to me! not Bunu bana söyleye durma!

9

LESSON 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 1: A Keep on doing the following. Örnek: Sen çalış. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Sen yemeği pişir. Sen dersine çalış. Sen odanda oyna. O kahvesini içsin. O ağlasın. Ahmet ev ödevini yapsın. Biz yürüyelim. Biz yemeğimizi yiyelim. B While I (you, he, we etc…) do these. Ben gidip biraz gezeceğim. Ben gidip şarap satın alacağım. Biz diğer odada televizyon seyredeceğiz. Ben ders çalışacağım. Ben biraz sonra geleceğim. Biz diğer odaya gidelim. Biz gidelim. O yetişir. Onlar oynasınlar. Onlar gezsinler. Ben traş olacağım. Biz biraz konuşalım. Biz eve gidelim. Ben kahvemi bitireyim. Ben gidip telefon edeyim. Siz sınav kâğıtlarını düzeltin. C Combination of A and B. Sen çalışadur ben gidip biraz gezeceğim. Grammar Drill Pattern 1:

Evi temizleyelim. Siz kahvaltınızı 10. ediniz. Çocuklar 11. uyusunlar. 12. Onlar içsinler. Mektubunuzu 13. yazın. Siz öğrencilerle 14. konuşun. Soruların 15. yanıtlarını yazsınlar.

10

LESSON 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 2: A The following are done. (continuity is not emphasized) Örnek: Oğlum dün gece ağladı. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . 11 . 12 . Bu sabah radyo çaldım. Bütün gün geziyorum. Niçin bağırıyorsun? Niçin ağlıyorsun? Bütün gün barlarda içer. Sabahtan akşama kadar sokaklarda oynar. Dün sizi bekledik. Bu sabah bütün evi temizledik. Bir saat boyunca arkadaşınızla konuştunuz. Elinizdeki deftere bir şeyler yazıyorsunuz. Öğrenciler sınıfta oturuyorlar. Çocuklar bahçedeki çiçekleri kesiyorlar. B The action is kept up. (continuity is emphasized) Oğlum dün gece ağlayıp durdu. Grammar Drill Pattern 2:

11

LESSON 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Section 6 – Altıncı Kısım Okuma Barbaros, Emin ve Eskici Barbaros arkadaşı Emin’i ziyarete gitmişti. Ayın sonu olduğu için Emin yine parasızdı. Bazı kimseler için ay sonlarında para bulmanın bir yolu da evdeki eskileri satmaktır. Emin de giymediği bir elbisesini hatırladı. Elbiseyi önce Barbaros’a göstererek, “Bu kaç lira eder?” diye onun fikrini sordu9. Barbaros elbiseye bir eskici gözüyle baktıktan sonra, “75 lira eder” dedi. Onlar elbise hakkında konuşurlarken bir eskici, “Eskici, eskiler alıyorum, eskici” diye bağırarak oradan geçiyordu. Emin’in ay sonlarında parasız kaldığını çok iyi bilen eskiciler onun evinin önünde dolaşıp dururlar ve, “Eskici, eskiler alıyorum, eskici” diye bağırırlardı. Bu zamanlarda eskicilerin sesleri Emin’in kulağına tatlı bir müzik gibi gelirdi. Emin, hemen oradan geçen eskiciyi çağırdı. Zaten eskici de durmuş, Emin’in kendisini çağırmasını bekliyordu. Barbaros, Emin’e, “Sen eskiciyle pazarlık ededur, ben bir paket sigara alıp geleceğim” diyerek köşedeki tütüncüye gitti. Emin’in çağırdığı eskici sevinerek geldi. Elbiseye kıymet biçmeden10 önce, pantolonu aldı, güneşe tuttu. Bu, elbisenin ne kadar giyilmiş olduğunu anlamak içindi. Ondan sonra pantolonun paçalarına, dizlerine ve cep kenarlarına baktı. Ceketi de iyice muayene ettikten sonra elbiseye elli lira verdi. Eskicilerin en çok aradıkları renkler koyu renkler, bilhassa laciverttir. Halbuki Emin’in elbisesi griydi. Onun için eskici pek beğenmedi. Eskici elbiseye 50 lira verdikten sonra hararetli11 bir pazarlık başladı. Emin, “70’den aşağı inmem” dedi. Eskici nihayet 60’a çıktı. Emin, “60 liraya satmam” diyerek, elbiseyi alıp içeri götürdü. Emin’in 60’a satmayacağını anlayan eskici onunla uyuşmaya karar verdi ve 65 liraya çıktı. Emin son fiyat 70 deyip kapıyı kapatmak istedi. Eskici elbiseyi alıp gitti. Barbaros geri döndüğü zaman eskiciyi görmeyince çok şaşırdı. Çünkü, Emin’in eskicilerle tartışmaları ve pazarlıkları ekseriya çok uzun sürerdi. Barbaros, Emin’e, “Ne oldu, elbiseyi satamadın mı?” diye sordu. Emin gülerek cebinden 70 lira çıkardı sonra, “Haydi Beyoğlu’na gidelim” dedi. Reading

9

fikrini sormak (-in) – to ask the opinion of ...... kıymet biçmek (-e) – to estimate, to appraise 11 hararetli – animated, vehement
10

12

LESSON 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Section 7 – Yedinci Kısım Sorular 1. Emin niçin parasızdı? 2. Ay sonlarında parasız kalan bir insan bazen ne yapar? 3. Emin niçin elbisesini Barbaros’a gösterdi? 4. Barbaros Emin’e ne dedi? 5. Bir eskici ne yapar? 6. Eskici niçin o sırada Emin’in evinin önünden geçiyordu? 7. Emin eskicinin sesini işitince ne yaptı? 8. Emin eskiciyle pazarlık ederken Barbaros ne yapmaya gitti? 9. Emin elbiseyi eskiciye verdiği zaman eskici önce ne yaptı? 10. Eskicinin elbiseyi nasıl muayene ettiğini anlatınız. 11. Elbiseyi muayene ettikten sonra eskici kaç para verdi? 12. Niçin fazla para vermek istemedi? 13. Emin eskicinin elbiseye koyduğu fiyatı kabul etti mi? 14. Emin’le eskicinin nasıl pazarlık ettiklerini anlatınız. 15. Barbaros geri döndüğü zaman Emin eskiciden aldığı parayı gösterip ne dedi? Questions

13

LESSON 89 – SEKSEN DOKUZUNCU DERS Section 8 – Sekizinci Kısım Ev Ödevi Homework

Rephrase the sentences given below so that the idea of duration of an action is brought out. The idea represented by such forms as to continue to, to keep on, to go on, etc… 1. Sen okumaya devam et, ben birazdan dönerim. 2. Yemek pişmeye devam etsin, biz gidip birer bardak bira içelim. 3. Sen televizyon seyretmeye devam et, ben gidip ders çalışacağım. 4. Sen haberleri anlat, ben gidip telefon edeceğim. 5. Sabahtan akşama kadar sokaklarda dolaşıyor. 6. Acayip acayip sorular sorma. 7. Niçin burada bekliyorsun? 8. Siz yürümeye devam edin, ben size yetişirim. 9. Bana hep aynı şeyi söyleme. 10. Hep böyle ağlayacak mısın? 11. Sen o mektubu burada ara, ben de gidip çekmeceme bakayım. 12. Sen ona her ay para göndermeye devam edecek misin? 13. Çocuklar bütün gün güneş altında plajda oynarlar mı? 14. Sen hükümetin aleyhinde daima böyle yazmaya devam edecek misin? 15. Her teklifi (önerisini) reddetme!

14

TURKISH BASIC COURSE
Lesson 90 – DOKSANINCI DERS Mr. Kadri Invites His Old School Friends Kadri Bey Eski Mektep Arkadaşlarını Davet Ediyor

15

LESSON 90 – DOKSANINCI DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 1: A The following are the cause of “B”. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. Otobüsü kaçırdım. Bir kaç günden beri hastayım. Bir yerde çalışmıyorum. Her gece arkadaşlarınla geziyorsun. Her zaman Türkçe konuşuyor. Sınıfta öğretmeni dinlemiyor. Yarın sabah erken yola çıkacağız. B The following are the consequence of “A”. Okula geç kaldım. İşe gidemedim. Bütün gün evde oturuyordum. Derslerine çalışmıyorsun. Çok iyi Türkçe öğreniyor. Hiç bir şey bilmiyor. Bu akşam erken yatacağız. Bütün hafta sonu evdeydik. İyi not alamadınız. Paranız yok. Koğuşta yatıyorlar. Odalarında çalışıyorlar. Perception Drill Pattern 1: C Combination of A and B. Otobüsü kaçırdığımdan dolayı okula geç kaldım. Bir kaç günden beri hasta olduğumdan dolayı işe gidemedim. Bir yerde çalışmadığımdan dolayı bütün gün evde oturuyordum. Her gece arkadaşlarınla gezdiğinden dolayı derslerine çalışmıyorsun. Her zaman Türkçe konuştuğundan dolayı çok iyi Türkçe öğreniyor. Sınıfta öğretmeni dinlemediğinden dolayı hiç bir şey bilmiyor. Yarın sabah erken yola çıkacağımızdan dolayı bu akşam erken yatacağız. Hepimiz hasta olduğumuzdan dolayı bütün hafta sonu evdeydik. Doğru cevap veremediğinizden dolayı iyi not alamadınız. Bütün paranızı barlarda sarfettiğinizden dolayı paranız yok. Dün gece sabaha kadar şarap içtiklerinden dolayı koğuşta yatıyorlar. Yarın sabah mezuniyet sınavına gireceklerinden dolayı odalarında çalışıyorlar.

Hepimiz hastaydık. Doğru cevap 9. veremediniz. Bütün paranızı barlarda 10. sarfettiniz. Dün gece sabaha kadar 11. şarap içtiler. 12. Yarın sabah mezuniyet sınavına girecekler.

16

LESSON 90 – DOKSANINCI DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 2: A The following are the cause of “B”. B The following are the consequence of “A”. Perception Drill Pattern 2: C Combination of A and B.

Yeterli param olmadığından bu evi satın 1. Yeterli param yok. Bu evi satın alamam. alamam. Otobüsü kaçırdığımdan yürüyerek 2. Otobüsü kaçırdım. Yürüyerek geldim. geldim. Dün okula gelmediğinden yeni dersi 3. Dün okula gelmedin. Yeni dersi bilmiyorsun. bilmiyorsun. Amerika’da uzun bir zaman 4. Amerika’da uzun bir Amerikalıları iyi yaşamadığından Amerikalıları zaman yaşamadın. bilmiyorsun. bilmiyorsun. Bu sabah sınava Bu sabah sınava gireceğinden dün bütün 5. girecek. Dün bütün gece ders çalıştı. gece ders çalıştı. Dün akşam çok çay Dün akşam çok çay içtiğinden bu sabah 6. içti. Bu sabah uyumadı. uyumadı. Gelecek sene Suriye’ye Arapça öğrenmeye karar Gelecek sene Suriye’ye gideceğimizden 7. gideceğiz. verdik. Arapça öğrenmeye karar verdik. Evimizde fazla mobilya Yeni evlendiğimizden evimizde fazla 8. Yeni evlendik. yok. mobilya yok. Fransızca Onun ne dediğini Fransızca bilmediğinizden onun ne 9. bilmiyorsunuz. anlayamıyorsunuz. dediğini anlayamıyorsunuz. Biraz uzakta Öğretmenin tahtaya yazdığı Biraz uzakta oturduğunuzdan öğretmenin 10. oturuyorsunuz. şeyleri göremiyorsunuz. tahtaya yazdığı şeyleri göremiyorsunuz. Yakında evleneceklerinden ev eşyası 11. Yakında evlenecekler. Ev eşyası satın alıyorlar. satın alıyorlar. Ayla’nın babası Ayla’nın babası evlenmelerine izin 12. evlenmelerine izin Kaçmaya karar verdiler. vermediğinden kaçmaya karar verdiler. vermedi.

17

18

LESSON 90 – DOKSANINCI DERS Section 2 – İkinci Kısım Diyalog: English Translation Mr. Kadri Invites His Old School Friends (A Drinking Party) 1. 2. 3. 4. 5. Kadri: His Friends: Kadri: Muammer: Kadri: Şefik: Kadri: Muammer: Şefik: Kadri: Muammer: Kadri: Şefik: Muammer: Kadri: Şefik: Kadri: Şefik: Kadri: All together: Come in! Come in! Glad to see you. Thank you. Glad to see you too. Where is Tahsin? Something came up so Tahsin will be a little late. Let’s go straight to the table where the drinks are. Boy! These hors-d’oeuvres are marvelous! (Lifting his glass) Friends, let’s drink to the old days. How long has it been since we graduated from high school? Exactly 25 years. How time flies. Those were the days! Şefik, do you remember the time when you brought a frog into the class of Fatma Hanım? When the teacher got frightened how we all roared with laughter? Another time you brought a dog into the class. Yea! I nearly got thrown out of school. Do you remember the history teacher we had? We used to call him Napoleon. What was his name? Hayri Bey. May he rest in peace. He died a little while ago. Do you remember the English teacher Kerim? You mean Kerim the cross-eyed? Yes, that’s the one. When he said, “You answer” to a student, all of us got up. Drink friends! Drink! For auld lang syne! For auld lang syne! Dialogue:

6. 7.

8. 9. 10 .

19

LESSON 90 – DOKSANINCI DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

20

LESSON 90 – DOKSANINCI DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

21

LESSON 90 – DOKSANINCI DERS Section 3 – Üçüncü Kısım Diyalog: Kadri Bey Eski Mektep12 Arkadaşlarını Davet Ediyor (İçki Sofrasında) 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Kadri Bey: Buyrun! Buyrun! Hoş geldiniz! Arkadaşları: Hoş bulduk. Kadri Bey: Muammer: Kadri Bey: Şefik: Kadri Bey: Muammer: Şefik: Kadri Bey: Muammer: Kadri Bey: Şefik: Muammer: Kadri Bey: Şefik: Kadri Bey: Şefik: Kadri Bey: Hep beraber: Tahsin nerede? Tahsin’in bir işi çıktığından dolayı geç gelecek. Hemen içki masasına geçelim. Aman bu mezeler13 fevkalade! (Kadehini kaldırır.) Arkadaşlar, eski günlerin şerefine! Yahu biz liseden mezun olalı kaç sene oluyor? Tam 25 sene. Zaman ne çabuk geçiyor. Hey gidi günler hey!14 Şefik, Fatma hoca15 hanımın dersine kurbağa16 getirdiğin günü hatırlıyor musun? Öğretmen korkunca ne kadar gülmüştük, değil mi? Bir gün de sınıfa köpek getirmiştin. Ya, az kalsın17 okuldan kovulacaktım18. Bir tarih hocamız vardı. Ona Napolyon derdik. İsmi neydi? Hayri Bey. Allah rahmet eylesin19, geçenlerde20 ölmüş. Yahu, İngilizce hocası Kerim Bey’i hatırlıyor musunuz? Şaşı21 Kerim mi? Evet, evet, o Kerim. Bir öğrenciye, “Sen cevap ver” dediği zaman hepimiz ayağa kalkardık. İçelim arkadaşlar, içelim. Eski günlerin şerefine! Eski günlerin şerefine! Dialogue:

10 .

12 13

mektep – school (old) meze – hors d’oeuvre 14 Hey gidi günler hey! – Oh those bygone days! 15 hoca – teacher 16 kurbağa – frog 17 az kalsın – nearly, narrowly 18 kovulmak (-dan) – to be dismissed, to be sacked 19 Allah rahmet eylesin – Mercy be upon his (her) soul. 20 geçenlerde – a short while ago 21 şaşı – cross-eyed

22

LESSON 90 – DOKSANINCI DERS Section 4 – Dördüncü Kısım Gramer Analizi: -diğinden, -diğinden dolayı -eceğinden, -eceğinden dolayı -diğinden, -diğinden dolayı This form is used when some event or condition is given as the cause or reason for what follows. The condition or event may be something that occurred in the past, is occurring at the present time, or is a habitual occurrence. In meaning, -diğinden is the same as -diği için. The possessive ending after -diği indicates the subject of the clause. Gitmek istemediğinden yollamadım. Gitmek istemediğinden dolayı yollamadım. Gitmek istemediği için yollamadım. All mean: Because he didn’t want to go I didn’t send him. Grammar Analysis:

Hasta olduğumdan yarın okula gidemeyeceğim. Hasta olduğumdan dolayı yarın okula gidemeyeceğim. Hasta olduğum için yarın okula gidemeyeceğim. The suffix -diğinden or -diğinden dolayı is added directly to the stem of the verb that represents the event or condition. ötürü may be used in place of dolayı -diğinden ötürü

-eceğinden, -eceğinden dolayı, This is like -diğinden, only the cause or reason is some future action or condition, or some anticipated action. Geleceğinizden dolayı çok seviniyorum. I am very happy because you are coming. Bir iki güne kadar döneceklerinden mektup yazmadım. Since they were returning in a day or two I didn’t write to them.

23

LESSON 90 – DOKSANINCI DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 1: A The following are the cause of “B”. Örnek: Arabasını sattı. B The following are the consequence of “A”. Her yere yürüyerek gidiyor. Bu sabah çok geç kalktım. Tıraş olamadım. İyi İngilizce konuşuyorsun. Yarın bizimle İstanbul’a gidemeyecek. O filmi anlayamadı. Grammar Drill Pattern 1: C Combination of A and B. Arabasını sattığından dolayı her yere yürüyerek gidiyor.

1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9.

Dün gece çok geç yattım. Tıraş makinem bozuktu. İngiltere’de doğdun. Karısı çok hasta. İyi İngilizce bilmiyor.

Yarın sabah çok erken Bu akşam erken kalkacağız. yatacağız. Televizyonumuz yok. Dünyada olan bir çok şeyi bilmiyoruz.

Uzun zaman Bir Türk gibi Türkçe Türkiye’de oturdunuz. konuşuyorsunuz. Dişlerinizi sık sık fırçalamıyorsunuz. Dişleriniz iyi değil.

10. Öğretmen anlatırken o Derslerini iyi bilmiyor. sınıfta uyur. 11. Bütün gün bahçede oynadılar. 12. İngilitere’ye yeni geldiler. Çok yorgunlar. İyi İngilizce konuşamıyorlar.

24

LESSON 90 – DOKSANINCI DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 2: A The following are the cause of “B”. Örnek: Parası yoktu. B The following are the consequence of “A”. Sinemaya gidemedi. Öğretmenin sorduğu sorulara iyi cevaplar veremedim. Bu sabah erken kalkamadım. Yarın sabah iki ev ödevi getirmen lazım. Otobüsü kaçırdın. Babası çok kızdı. Okula gelemedi. Türkçe öğrenmemiz gerek. İzmir’de bir ev satın almaya karar verdik. Öğretmenin canı sıkıldı. Bu dersi tekrar anlatacağım. Bu akşam erken yattılar. Sahilde bir ev kiralayacaklar. Grammar Drill Pattern 2: C Combination of A and B. Parası olmadığından sinemaya gidemedi.

1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9.

Dersime hiç çalışmadım. Dün gece çok geç yattım. Bugün ev ödevi getirmedin. Evden geç çıktın. Ayla eve geç geldi. Kızı çok hasta. Gelecek yaz Türkiye’ye gideceğiz. Burayı çok seviyoruz. Sınıfta uyuyordunuz.

10. Dün verdiğim dersi iyi anlamadınız. 11. Yarın okula başlayacaklar. 12. Denizi çok severler.

25

LESSON 90 – DOKSANINCI DERS Section 6 – Altıncı Kısım Okuma Kadri Bey Eski Mektep Arkadaşlarını Davet Ediyor Kadri Bey piyango çıktıktan sonra bir gün, eski okul arkaslarından bir kaçını evine davet etmeye karar verdi. Zaten çoktandır22 böyle bir şey yapmak istiyordu. Nihayet, eski arkadaşlarından Muammer’i, Şefik’i ve Tahsin’i bir cumartesi gecesi için davet etti. Dört arkadaş aynı okula gitmişler ve aynı zamanda mezun olmuşlardı. Bir çok tatlı hatıraları23 vardı. Muammer ve Şefik saat yedide Kadri Bey’in evine geldiler. Tahsin’in bir işi çıktığından dolayı yarım saat sonra gelecekti. Hacer Hanım ve Hatice çok güzel ve zengin bir sofra hazırlamışlardı. Masanın üstünde her şey vardı. Üç arkadaş oturup rakı içmeye başladılar. Bir iki kadeh içtikten sonra, eski okul günlerinden bahsetmeye başladılar. Okuldayken içlerinde24 en yaramaz25 olan Şefik’ti. Hemen her gün bir şey yapar, sık sık okuldan kovulma tehlikesi26 geçirirdi. Şefik bir gün okula bir kurbağa getirmiş ve öğretmenin çekmecesine koymuştu. Fatma hoca hanım çekmeceyi açınca kurbağayı görmüş ve çok korkmuştu. Yine bir gün Şefik bir köpek getirmiş ve sınıfın arkasına saklamıştı27. Öğretmen tahtaya bir problem28 yazmış ve sonra, “Kim bu problemi çözmek istiyor?” diye sorduğu zaman köpek havlamıştı. Öğretmen bunu öğrencilerden birinin yaptığını sanarak çok kızmış ve “O havlayan öğrenci buraya gelsin!” dediği zaman köpek öğretmenin yanına gelmiş ve bir daha havlamıştı. Bu yüzden az kalsın Şefik okuldan kovulacaktı. Sonra eski tarih hocaları Napolyon Hayri’den bahsetmeye başladılar. Bu adam Napolyon’a hayran olduğundan29 her gün ondan bahsederdi. Öğretmenin Napolyon’a olan hayranlığını bilen öğrenciler sınava girecekleri zaman ona Napolyon hakkında bir soru sorarlar ve bütün saat öyle geçer ve sınavdan kurtulurlardı. Diğer bir hocaları da şaşı olduğundan kime baktığını anlayamazlardı. Onun için bir öğrenciye, “Sen cevap ver” dediği zaman hemen hemen bütün sınıf cevap vermek için ayağa kalkardı. Kadri Bey ve arkadaşları hem rakı içiyorlar, hem de eski günleri hatırlıyorlardı. Yarım saat sonra Tahsin de geldiğinden gurup tamam olmuş ve şimdi dört arkadaş eski sevgililerinden bahsetmeye başlamışlardı. Reading

22 23

çoktandır – for a long time hatıra – memories 24 içlerinde – among them 25 yaramaz – naughty 26 tehlike – danger 27 saklamak (-i) – to hide 28 problem – problem 29 hayran olmak (-e) – to admire also hayranlık – admiration

26

LESSON 90 – DOKSANINCI DERS Section 7 – Yedinci Kısım Sorular 1. Kadri Bey’e piyango çıktıktan sonra ne yapmaya karar verdi? 2. Muammer, Şefik ve Tahsin, Kadri Bey’i ne zamandan beri tanıyorlardı? 3. Üç arkadaş hep beraber mi geldiler? 4. Onlar yemeye mi gelmişlerdi? 5. Çay mı yoksa kahve mi içtiler? 6. Ne hakkında konuştular? 7. İçlerinden en yaramazı kimdi? 8. Şefik’in okulda yaptığı yaramazlıkları anlatır mısınız? 9. Şefik öğretmenin çekmecesine ne koymuştu? 10. Hocalarından hangileri hakkında konuştular? 11. Hayri Bey’in acayip olan tarafı neydi? 12. Şaşı olan hocaları, “Sen cevap ver” dediği zaman ne olurdu? Questions

27

LESSON 90 – DOKSANINCI DERS Section 8 – Sekizinci Kısım Ev Ödevi Written or on tape: Express these related thoughts in a single sentence. As a consequence of “A”, “B” occurs. A 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Çeki imzalamamış. Sizi çok beklettim. Daima tartışır. Bu haberlere pek inanmıyorum. B Çeki bozduramadım. Üzülüyorum. Bir şey öğrenmiyor. Homework

Merak etmiyorum. Vapurla seyahat etmek Arkadaşımı deniz tutar. istemiyor. Bu sabah erken Trene vaktinde uyandık. yetişebildik. Bu hafta sonu bir yere İzni yokmuş. gitmeyecekmiş. Parasını sarfetti. Şimdi benden para istiyor. Bu akşam bizimle sinemaya gidemeyecek. Bugün dışarı çıkmayacağım. Çok balık tutamadık. Gidip çarşıdan zeytinyağı almam gerek. Lütfen gidip bir hamal bulur musun? Bir taksi tutmak gerekmiyor.

Gözlüklerini kırdık. Dün akşam kendimi 10. biraz üşüttüm. 11. Denize açılmadık. 12. Evde zeytinyağı yok. Bavulları taşımak için 13. bir hamal lazım.

14. Arabası var. Sizin okulda olacağınız 15. bildirilmedi. Öğrenciler bugün gelmedi.

28

TURKISH BASIC COURSE
Lesson 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS The Kaflıs Go To the Wedding Kaflı’lar Düğüne Gidiyorlar

29

LESSON 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 1: A Ever since these events 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. B The following has been the situation. Perception Drill Pattern 1: C Combination of A and B. Türkiye’ye geldim geleli hiç İngilizce konuşmadım. Sigarayı bıraktım bırakalı çok yemek yiyorum. Meşhur oldun olalı bizi tanımaz oldun. İzmir’e geldin geleli bizi bir kere bile ziyaret etmedin. Televizyon aldık alalı hiç sinemaya gitmiyoruz. Arabamızı sattık satalı her yere yayan gidiyoruz. Gözlük takmaya başladınız başlayalı baş ağrılarınız geçti galiba. Yeni arkadaşlar buldunuz bulalı bizi tamamen unuttunuz. Evlendik evleneli karımla bir gün bile tartışmadım.

Türkiye’ye geldim. Hiç İngilizce konuşmadım. Sigarayı bıraktım. Meşhur oldun. İzmir’e geldin. Televizyon aldık. Arabamızı sattık. Gözlük takmaya başladınız. Yeni arkadaşlar buldunuz. Evlendik. Çok yemek yiyorum. Bizi tanımaz oldun. Bizi bir kere ziyaret etmedin. Hiç sinemaya gitmiyoruz. Her yere yayan gidiyoruz. Baş ağrılarınız geçti galiba. Bizi tamamen unuttunuz. Karımla bir gün bile tartışmadım. Bir kere yıkamamış.

10. Arabayı aldı. 11. İzmir’e gitti. Öğrenciler Türkçe 12. öğrendiler.

Arabayı aldı alalı bir kere bile yıkamamış. İzmir’e gitti gideli ondan hiç haber Ondan hiç haber alamadık. alamadık. Öğrenciler Türkçe öğrendi öğreneli yalnız Yalnız Türkçe konuşuyorlar. Türkçe konuşuyorlar.

30

LESSON 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 2: A These are the actions dealt with. 1. 2. 3. 4. 5. 6. Bu plajda yüzmek Bu diyaloğu yarım saatte ezberlemek 40 yılda general olmak Bazı kelimeleri hatırlamak Otellerde yer bulmak. B This is how we feel about “A”. tehlikeli imkansız kolay değil zor imkansızdı kolay olmayacak tehlikeli benim için çok zor hemen hemen imkansız pek mümkün değil yorucu bir iş zor olmayacak iyi bir şey değil çok zor iki buçuk saatlik bir iş Perception Drill Pattern 2: C Combination of A and B. Bu plajda yüzmek tehlikeli. Bu diyaloğu yarım saatte ezberlemek imkansız. Kırk yılda general olmak kolay değil. Bazı kelimeleri hatırlamak zor. Otellerde yer bulmak imkansızdı. Bunu ona anlatmak kolay olmayacak. Bu havada denize açılmak tehlikeli. Her sabah saat beşte kalkmak benim için çok zor. Ayda 100 dolara güzel bir ev bulmak hemen hemen imkansız. Bu gürültüde ders çalışmak pek mümkün değil. Günde 10 saat ders çalışmak yorucu bir iş. Bunu yapmak zor olmayacak. Sigaraya alışmak iyi bir şey değil. Bu adamı anlamak çok zor. Buradan Konya’ya gitmek iki buçuk saatlik bir iş.

Bunu ona anlatmak Bu havada denize 7. açılmak Her sabah saat beşte 8. kalkmak Ayda 100 dolara güzel 9. bir ev bulmak Bu gürültüde ders 10. çalışmak Günde 10 saat ders 11. çalışmak 12. Bunu yapmak 13. Sigaraya alışmak 14. Bu adamı anlamak Buradan Konya’ya 15. gitmek.

31

32

LESSON 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS Section 2 – İkinci Kısım Diyalog: English Translation The Kaflıs Go To the Wedding 1. 2. 3. 4. 5. 6. Hacer: Ayla: Hacer: Perihan: Kadri: Barbaros: Kadri: Atilla: Kadri: Atilla: Kadri: Hacer: 7. 8. 9. 10 . Atilla: Hacer: Atilla: Kadri: Atilla: Kadri: Atilla: Barbaros: Ayla dear, are you ready? It is seven o’clock. I’m fixing my hair. How about you Perihan? You haven’t left your room ever since you came in. I’ll be ready in five minutes, mother. Barbaros, are you through dressing? Yes Dad, I just have to comb my hair. Atilla, are you ready? Yes I am, but I can’t tie my tie. Come let me help you. I’d certainly appreciate it Dad. Children, since the wedding is to start at eight, we should be there at seven-thirty at the latest. Ayla dear, the Zafers are coming for us at seven-fifteen. You better hurry. Are the Zafers taking all of us? Only me, your father and Ayla. Then how are we going to get to the Hilton? By taxi. But Dad I don’t have any money! (laughing) Don’t get upset, I’m going to pay for the taxi. (looking out the window) The Zafers are here to take you. Hey brother! Take a look at that Mercedes, it’s a beaut. I wish we were going in it too. My dear chap, it may be a Mercedes, but doesn’t have room for ten. Dialogue:

33

LESSON 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

34

LESSON 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

35

LESSON 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS Section 3 – Üçüncü Kısım Diyalog: Kaflı’lar Düğüne Gidiyorlar 1. 2. 3. 4. 5. 6. Hacer: Ayla: Hacer: Perihan: Kadri: Barbaros: Kadri: Atilla: Kadri: Atilla: Kadri: Hacer: 7. 8. 9. 10 . Atilla: Hacer: Atilla: Kadri: Atilla: Kadri: Atilla: Barbaros: Ayla’cığım hazır mısın? Saat yedi. Saçımı düzeltiyorum. Perihan sen ne yapıyorsun? Geldin geleli odandan çıkmadın. Anneciğim beş dakikaya kadar hazır olacağım. Barbaros, giyinmen bitti mi? Bitti babacığım, yalnız saçımı tarayacağım. Atilla, sen hazır mısın? Hazırım ama kravatımı bağlayamıyorum. Gel ben yardım edeyim. Lütfen babacığım. Çocuklar, düğün saat sekizde başlayacağı için bizim hiç olmazsa yedi buçukta orada olmamız lazım. Ayla, kızım, Zafer’ler yediyi çeyrek geçe bizi alacaklar. Biraz acele et. Zafer’ler hepimizi mi alacaklar? Yalnız beni, babanı ve Ayla’yı. Ya biz Hilton’a nasıl gideceğiz? Taksiyle. Ama baba bende para yok! (gülerek) Merak etme oğlum, taksi parasını ben vereceğim. (pencereden bakarak) Zafer’ler sizi almaya geldiler. Aman ağabey şu Mercedes’e bak, ne güzel. Ah, biz de bu arabayla gitseydik! Oğlum, araba Mercedes ama on kişilik değil. Dialogue:

36

LESSON 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS Section 4 – Dördüncü Kısım Gramer Analizi: -mek and -mek için -mek but İhtiyatlı olmak iyidir. Onu cumadan önce görmemiz mümkün değil. It is wise to be cautious. It’s impossible for us to see him before Friday. Grammar Analysis:

You will notice that in the English translation of the second sentence, the infinitive to see has a definite subject us. Because of this we introduce the clause by for...to. The student is apt to transfer this to Turkish and use için (i.e. görmemiz için) which is wrong in Turkish. The student should watch this. In the first sentence, the infinitive can be used without the for because the subject of the clause is general or indefinite. This is an instance where the similarity of the two structures leads the Englishspeaking student to carry the English idiom over into Turkish. -mek için is used only when we want to indicate the purpose of the action in the main clause. Bunu öğrenmek için ne yapmam lazım? What must I do to learn this?

Bunu öğrenmek is the goal we have in mind, the purpose of the activity we are concerned with.

37

LESSON 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 1: A Ever since these events Örnek: Macaristan’a geldim. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Vapura bindim. İzmir’e geldim Sigarayı bıraktın. Evlendin. İzmir’e geldi. Onların evini gördük. Türkiye’ye gittiniz. Bu arabayı aldınız. B The following has been the situation. Hiç Türkçe konuşmadım. Hiç yemek yemedim. Kendimi iyi hissetmiyorum. Çok sinirli oldun. Partilerde görünmez oldun. Bir defa İstanbul’a gitmiş. Kendi evimizi beğenmez olduk. Sizden bir mektup aldık. Her gün tamirde. Çok dalgın oldu. 50 kişi telefon etti. Nezleden kurtulamadınız. Artık içki içmiyor. Her zaman hasta oluyoruz. Hep oradan bahsediyor. Akşamları hiç bir yere gitmez oldular. İngilizce konuşmaz oldun. Her hafta evine misafir davet ediyor. Her tarafım ağrıyor. Bana kızıyor. Hiç gezmeye gidemedik. Grammar Drill Pattern 1: C Combination of A and B. Macaristan’a geldim geleli hiç Türkçe konuşmadım.

Ali aşık30 oldu31. Gazeteye ilanı 10. koydum. 11. Sinop’a geldiniz. O partide sarhoş 12. oldu. 13. İzmir’e geldik. 14. Antalya’dan döndü. 15. Televizyon aldılar. 16. Türkçe öğrendin. Yemek pişirmesini 17. öğrendi. 18. Ağactan düştüm. Ona, “Çok gürültü 19. yapıyorsun” dedim. 20. Yağmurlar başladı.
30 31

aşk - love aşık olmak – to fall in love

38

LESSON 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 2: A These are the actions dealt with. Örnek: Bu plajda yüzmek 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. Bazı yabancı isimleri hatırlamak Tek elle araba kullanmak Bu kalabalıkta dans etmek Günde iki paket sigara içmek Komşuları gözetlemek O adamla geçinmek Bu kadar kişiye hizmet etmek B This is how we feel about “A”. tehlikeli zor tehlikeli imkansız sağlık için iyi değil hoş bir hareket değil zor olacak kolay iş değil oldukça zor delilik32 imkansız hoş bir şey en iyi şey Grammar Drill Pattern 2: C Combination of A and B. Bu plajda yüzmek tehlikeli.

Bu hikayeyi anlamak Bu havada sokağa 9. çıkmak Ahmet’in el yazısını 10. okuyabilmek 30 yaşında milyoner 11. olmak 12. Doğruyu söylemek

13. Yalan söylemek iyi değildir Hafta sonunu İzmir’de 14. geçirmek fena bir fikir değil Herkesi memnun 15. etmek imkansız

32

delilik – insanity, mania, folly

39

LESSON 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS Section 6 – Altıncı Kısım Okuma Kaflı’lar Düğüne Gidiyorlar Nihayet düğün günü geldi. O gün sabahleyin Hacer Hanım, Ayla ve Perihan kuaföre33 gidip saçlarını yaptırdılar34. Öğleden sonra herkes bir şeyle meşguldü. Ayla gelinlik elbisesini gözden geçiriyor, Hacer Hanım elbisesini ütülüyor, Barbaros ayakkabılarını boyuyordu. Hepsi bütün gün düğün için hazırlandıkları halde saat yedide Kadri Bey ve Hacer Hanım’dan başka kimse hazır değildi. Düğün saat sekizde başlayacağından hepsinin yedi buçukta Hilton’da olmaları lazımdı. Zafer’ler Kadri Bey’i, Hacer Hanım’ı ve Ayla’yı arabalarıyla Hilton’a götüreceklerdi. Saat yediyi çeyrek geçe Zafer’lerin arabaları Kadri Bey’lerin evinin önünde durdu. Zafer arabadan inip kapının zilini çaldı. Kadri Bey, Hacer Hanım ve Ayla arabaya bindiler. Atilla perdenin arkasından Mercedes’e bakıyor ve içini çekiyordu. Sonra o da aşağı inip bir taksi buldu. Perihan, Barbaros, Atilla ve Hatice de bu taksiyle Hilton’a doğru yola çıktılar. Hilton’a geldikleri zaman kız ve erkek aileleri kapıda yer aldılar35. Biraz sonra davetliler gelmeye başladı. Bir çok kimse düğüne çiçek göndermişti. Davetlilerin bazılarının elinde hediyeler vardı. Bunları köşedeki bir masaya bırakıyorlardı. Gelenler el sıkıyorlar36 ve “Allah mesut37 etsin” diyorlardı. Garsonlar etrafta dolaşıp misafirlere içki ikram ediyorlardı. Saat tam dokuzda orkestra, “La Camparsita”yı çalmaya başladı ve Zafer’le Ayla dansı açtılar. Pakize Hanım ve Hacer Hanım yaşlı gözlerle38 çocuklarını seyrediyorlardı. Dans bittiği zaman herkes alkışladı39. Ondan sonra Zafer ve Ayla anne ve babalarının ve yakın akrabalarının yanına gidip ellerini öptüler. Ayla kayınvalidesinin40 elini öptüğü zaman Pakize Hanım onun parmağına elmas41 bir yüzük taktı. Kayınpederi42 elmas bir bilezik, Ayla’nın annesi ve babası da bir iğne43 ve yüzük taktılar. Diğer yakın akrabalar da elleri öpüldüğü zaman başka mücevherler44 taktılar. El öpme bittikten sonra büfe45 açıldı. Davetliler büfeye doğru önce yavaş yavaş yürüdüler, fakat büfeye varınca herkes yemeklere saldırmaya başladı. Şimdi herkes yiyor, içiyor ve eğeleniyordu. Reading

33 34

kuaför – hairdresser saçını yaptırmak – to have one’s hair done 35 yer almak – to occur, to take place 36 el sıkmak (-i) – to shake hands 37 mesut (mutlu) – happy 38 yaşlı gözler – tear filled eyes 39 alkışlamak (-i) – to applaud 40 kayınvalide – mother-in-law 41 elmas – diamond 42 kayınpeder – father-in-law 43 iğne – brooch (elmas iğne) 44 mücevher – jewels 45 büfe – buffet

40

LESSON 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS Section 7 – Yedinci Kısım Sorular 1. Düğün günü Hacer Hanım ve kızları önce ne yaptılar? 2. Düğün saat kaçta başlayacaktı? 3. Herkes hazır mıydı? 4. Düğün nerede yapıldı? 5. Kaflı’lar Hilton’a nasıl gittiler? 6. Bütün aile Zafer’in arabasıyla mı gitti? 7. Zafer’in arabası güzel bir araba mıydı? 8. Atilla ve Barbaros Hilton’a nasıl gittiler? 9. Kız ailesi ve erkek ailesi Hilton’a varır varmaz ne yaptılar? 10. Davetliler neler göndermişlerdi? 11. Dans saat kaçta başladı? 12. İlk çalınan parça neydi? 13. Zafer ve Ayla ilk dans bittikten sonra ne yaptılar? 14. Ayla’ya kayınvalidesi ve kayınpederi neler hediye ettiler? 15. El öpme töreninden sonra davetliler ne yaptılar? Questions

41

LESSON 91 – DOKSAN BİRİNCİ DERS Section 8 – Sekizinci Kısım Ev Ödevi I. Rephrase the following without changing the meaning! Example: Yaz geldiğinden beri sık sık plaja gidiyoruz. Yaz geldi geleli sık sık plaja gidiyoruz. 1. İzmir’e geldiğimden beri bir kere bile on ikiden önce yatmadım. 2. Türkçe öğrenmeye başladığımızdan beri evde İngilizce konuşmuyoruz. 3. Sigarayı bıraktığımdan beri kendimi daha iyi hissediyorum. 4. Televizyon aldığımızdan beri akşamları kitap okumaz oldum. 5. Türkiye’den döndüğümden beri bizi bir kere bile ziyaret etmedi. Homework

II. Express these in Turkish! 1. It isn’t easy to make friends with him. 2. It’s a problem to make out what he is saying. 3. It requires at least a week to finish this. 4. It’s a shame to leave İstanbul without seeing it properly. 5. It’s better to buy a new car than to have the old one fixed.

42

TURKISH BASIC COURSE
Lesson 92 – DOKSAN İKİNCİ DERS Sinan Bids Farewell To Turgut Sinan Turgut’la Vedalaşıyor

43

LESSON 92 – DOKSAN İKİNCİ DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 1: A The following are done in the manner indicated under “B”. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Yazınız. Gidip bir kilo kuzu eti satın almış. Bu akşam eve gidip üç saat çalışacağım. Film çok güzeldi. Biraz yavaş konuşur. Bir ev satın alacak. Yapalım. Çiçekleri sulayalım. B “A” is done in the manner indicated below. Ben gösterdim. Ben tavsiye ettim. Sen diyorsun. Sen söyledin. Öğretmen istiyor. Annesi istedi. Onlar yaptı. Bahçıvan söyledi. Ben kesiyorum. O bitirdi. Öğretmenler gösteriyorlar. Onlar tavsiye ettiler. Bu dersi ben okuyacağım. Öğretmen gösterecek. Ben açacağım. Perception Drill Pattern 1: C Combination of A and B.

Gösterdiğim gibi yazınız. Benim tavsiye ettiğim gibi gidip bir kilo kuzu eti satın almış. Senin dediğin gibi bu akşam eve gidip üç saat çalışacağım. Senin söylediğin gibi film çok güzeldi. Öğretmenin istediği gibi biraz yavaş konuşur. Annesinin istediği gibi bir ev satın alacak. Onların yaptığı gibi yapalım. Çiçekleri bahçıvanın söylediği gibi sulayalım. Ekmeği benim kestiğim gibi kesiniz. Bu işi onun bitirdiği gibi bir saatte bitirmeniz mümkün. Niçin öğretmenlerin gösterdikleri gibi yapmıyorsunuz? Onların tavsiye ettikleri gibi Bodrum’daki doktora gideceğiz. Bu dersi benim okuyacağım gibi okursun. Bu ev ödevini öğretmenin göstereceği gibi hazırlamanız lazım. Bu kapıyı benim açacağım gibi yavaşça açınız.

Ekmeği kesiniz. Bu işi bir saatte 10. bitirmeniz mümkün. Niçin 11. yapmıyorsunuz? Bodrum’daki doktora 12. gideceğiz. 13. Okursun. Bu ev ödevini 14. hazırlamanız lazım. Bu kapıyı yavaşça 15. açınız

44

LESSON 92 – DOKSAN İKİNCİ DERS Section 2 – İkinci Kısım Diyalog: English Translation Sinan Bids Farewell To Turgut (Turgut has finished his basic training at the replacement training center. Turgut who is to be sent to his new unit within two days goes looking for his friend, Sinan, in order to say good-bye. He finds him sleeping on a bench in the garden of the barracks and goes to him.) 1. Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : (Tapping Sinan on the shoulder) Sinan, are you asleep? (Opening his eyes) No, I’m not sleeping. I had my eyes closed and was thinking about İstanbul. I’ve come to say good-bye. I’m going to my new unit in two days. Where’s your new unit stationed? It’s in the Second Army area. It seems it’s close to Konya. I lived in Konya for two years. It is a nice town as you will see for yourself. I hear there are some Americans there. Yes, they are working in Army Headquarters. I wonder what their mission is. I believe they are working with the Turks in matters related to training. Where are you going? Have they told you yet? Yes, they have. I’m going to Adana. Where in Adana? To the service unit at the air base in İncirlik. When will you be sent there? It is really not certain yet. Maybe you’ll be leaving the same time we are. I don’t think so; we’ll be going on different days. Well, good-bye, buddy. Don’t forget to write often from Adana. Good-bye Turgut. Of course, I’ll write. Don’t you fail to write either. Dialogue:

2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 .

45

LESSON 92 – DOKSAN İKİNCİ DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

46

LESSON 92 – DOKSAN İKİNCİ DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

47

LESSON 92 – DOKSAN İKİNCİ DERS Section 3 – Üçüncü Kısım Diyalog: Sinan Turgut’la Vedalaşıyor 46 (Turgut, Er Eğitim Merkezi’ndeki talim devresini bitirdi. İki gün sonra yeni kıt’asına sevkedilecek olan Turgut veda etmek için arkadaşı Sinan’ı arar. Onu kışlanın bahçesinde uyurken bulur ve yanına gider.) 1. Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : Turgut: Sinan : (Sinan’ın omuzuna vurarak) Sinan, Sinan, uyuyor musun? (Gözlerini açarak) Hayır, uyumuyorum. Gözlerimi kapamış İstanbul’u düşünüyordum. Vedalaşmaya geldim. İki gün sonra yeni kıtama47 gidiyorum. Yeni kıtan nerede? İkinci Ordu bölgesinde. Konya’ya yakınmış. Ben Konya’da iki sene oturdum. Kendin de göreceğin gibi güzel bir şehir. Orada Amerikalılar da varmış. Evet, ordu karargahında48 çalışıyorlar. Görevleri49 ne acaba? Galiba eğitim işlerinde Türklerle beraber çalışıyorlar. Sen nereye gidiyorsun? Söylediler mi? Evet söylediler. Adana’ya gidiyorum. Adana’da nereye? İncirlik Hava Üssündeki50 hizmet birliğine51. Ne zaman gönderileceksin (sevkedileceksin)? Vallahi daha belli52 değil53. Belki bizimle beraber sevkedilirsiniz (gönderilirsiniz). Zannetmiyorum (sanmıyorum), çünkü ayrı günlerde gideceğiz. Haydi, hoşça kal kardeşim. Adana’dan bana sık sık yazmayı unutma. Güle güle Turgut. Tabii yazarım. Ama sen de beni mektupsuz bırakma. Dialogue:

2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 .

46 47

vedalaşmak (ile) – to bid farewell, to say good-bye kıta – unit, troop (military); continent 48 karargah – headquarters 49 görev – mission 50 hava üssü – air base 51 hizmet birliği – service unit 52 belli – it’s evident 53 belli değil – it is not known, it is not certain

48

LESSON 92 – DOKSAN İKİNCİ DERS Section 4 – Dördüncü Kısım Gramer Analizi: -diği gibi -eceği gibi -diği gibi Ona meseleyi sana anlattığım gibi anlat. Sonuç, beklediğimiz gibi çıkmadı. Explain it to him the way I explained it to you. The results didn’t turn out as we expected. Grammar Analysis:

-diği gibi is added directly to the verb-stem representing the action if the action is past, present, or habitual. The verb in the main clause can be in any tense or in any mood. It may be conditional, it may be a request or a question, it may itself be a portion of a larger sentence; the -diği gibi does not change. The only change in the -diği gibi form is the possessive ending after the -diği indicating the subject of the clause ending in -diği gibi (-diğim gibi, -diğiniz gibi, -dıkları gibi, etc). -eceği gibi Sana göstereceğim gibi yaparsın. You’ll do it the way I’m going to show you.

If the action or condition in the subordinate clause is to occur at some future time, -eceği gibi is added directly to the verb-stem representing the action. This form functions exactly the same as -diği gibi in all respects.

49

LESSON 92 – DOKSAN İKİNCİ DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 1: A The following are done in the manner indicated under “B”. Örnek: Yapınız 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Konuşmaya çalışınız Okuyabilirsiniz Dansedemiyorum Türkçe zor değilmiş Yemek pişiremem Çok yağlı yemek yemeyiniz Yarın sabah erken kalkacağız O arabayı satın alacağız Her akşam dişlerinizi fırçalayınız B “A” is done in the manner indicated below. Öğretmen gösterdi. Ben konuşuyorum Ben okudum Sen dansediyorsun Sen söyledin Eşim pişirir Her zaman yiyiyorsunuz Dün akşam karar verdik Siz söylediniz Dişçi dedi Doktor tavsiye etti Diğer çocuklar oynuyorlar Gazeteler yazdı Grammar Drill Pattern 1: C Combination of A and B.

Öğretmenin gösterdiği gibi yapınız.

10. Çok fazla şarap içmeyiniz 11. Bahçede oynuyorlar 12. Yarın yağmur yağacak

50

LESSON 92 – DOKSAN İKİNCİ DERS Section 6 – Altıncı Kısım Okuma Sinan Turgut’la Vedalaşıyor Askerlerin Er Eğitim Merkezi’ndeki talim süresi54 iki gün önce yapılan büyük bir denetlemeyle55 sona ermişti. Denetleme sabahtan akşama kadar devam etmiş ve bir çok yüksek rütbeli subay bu denetimde bulunmuştu. Şimdi kışlada herkes yeni kıtasına katılmak56 için hazırlıklarla meşguldü. Turgut’un katılacağı birlik Konya civarında bir alaydı57. Sinan da Adana’ya yakın İncirlik Hava Üssündeki hizmet birliğine atandı58. Hareketinden bir gün önce Turgut vedalaşmak için bahçede Sinan’ı aradı ve onu bir sıranın59 üstünde uyurken gördü. Sinan’la Turgut çok eskiden beri arkadaştı. Hatta Sinan, bir sene önce Turgut’un kız kardeşini sevmiş ve onunla evlenmek istemişti. Fakat Sinan’ın askere gitmesi evlenmelerine engel olmuştu60. Sinan eskiden Konya’da bulunmuştu. Turgut Konya hakkında ondan bazı bilgiler61 istedi. Sinan şehri, eğlence yerlerini, sinemalarını, lokantalarını, otellerini anlattı ve İkinci Ordu Karargahı’ndaki Amerikalılardan bahsetti. Oradaki Amerikalı uzmanlar, Türk subay ve astsubaylarla62 beraber İkinci Ordu birliklerinin eğitim işleriyle meşgul oluyorlardı. Turgut yeni gideceği Konya civarındaki alayda da Amerikalı uzmanların bulunup bulunmadığını merak etti, fakat bunu Sinan de pek bilmiyordu. İki arkadaş bir süre böyle konuştular. Fakat ikisi de neşesizdi. Bilhassa Sinan çok üzülüyordu, çünkü kışlada arasıra Turgut’la kız kardeşi hakkında konuşabiliyordu. Şimdi hem kızdan, hem de ağabeyinden uzak ne yapacaktı? Evet, biliyordu, bir gün Turgut’un da söylediği gibi, kız onu askerliğinin sonuna kadar sabırla bekleyecekti. Ama, iki sene de uzun, çok uzun bir zaman değil miydi? İşte Turgut’tan ayrılırken Sinan’ın aklında hep bu düşünceler vardı. Reading

54 55

süre – period (duration of time) denetleme – inspection (denetim) 56 katılmak (-e) – to join (a group, like a church) 57 alay – regiment 58 atanmak (-e) – to be assigned (to a unit) (or tayin olmak) 59 sıra – bench 60 engel olmak (-e) – to prevent 61 bilgi – knowledge 62 astsubay – non-commissioned officer

51

LESSON 92 – DOKSAN İKİNCİ DERS Section 7 – Yedinci Kısım Sorular 1. Askerlerin talim süresi neyle sona erdi63? 2. Bu denetim ne zaman yapıldı? Ve ne kadar sürdü? 3. Bu denetimde kimler hazır bulunmuştu64? 4. Şimdi kışlada herkes neyle meşgul? 5. Turgut’un birliği nerede? Sinan’inki nerede? 6. Turgut, Sinan’ı nerede aradı? Ve onu niçin aradı? 7. Turgut, Sinan’ı bulduğu zaman Sinan uyuyor muydu? 8. Sinan kiminle evlenmek istemişti? 9. Sinan o kızla evlendi mi? 10. Kim Konya’da oturmuştu? 11. Konya’da Amerikalı uzmanlar var mı? Varsa nerede? 12. Bu Amerikalı uzmanlar Konya’da ne yapıyorlar? 13. Turgut’un yeni kıtasında Amerikalı uzman var mı? 14. Sinan niçin üzülüyordu? 15. Bir gün Turgut, kız kardeşi hakkında Sinan’a ne demişti? Questions

63 64

sona ermek – to end, to come to an end hazır bulunmak (-de) – to be present

52

LESSON 92 – DOKSAN İKİNCİ DERS Section 8 – Sekizinci Kısım Ev Ödevi Homework

This homework is to be both written and recorded. First record, then, write it. I. Express the idea that the section in “A” were done in the manner indicated in “B”. A 1. Kalemi tut. 2. Keşke dans edebilsem. 3. Bu kelimeyi kullanınız 4. Soruları sorunuz. 5. Bunları yazsınlar. B Benim tuttuğum gibi. Onun dans ettiği gibi. Benim kullandığım gibi. Benim sorduğum gibi. Benim yazdığım gibi.

II. Express the idea that the event took place as indicated or predicted or expected, etc. (shown in “B”). A 1. Pencereyi hakikaten o kırmış. 2. Bu işi beraber yapmaya karar verdik. 3. Bu ödevi bir kişi yapamaz. 4. Ona bir mektup göndermeye karar verdim. 5. Bu işi iki ayda bitirmek kolay olmayacak. B Biraz önce itiraf ettiği gibi. Teklif ettiğin gibi. Sana bundan önce de söylediğim gibi. Bana tavsiye ettiğin gibi. Sizin de bildiğiniz gibi.

53

54

TURKISH BASIC COURSE
Lesson 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Barbaros’s Friend Enters A Poetry Contest Barbaros’un Arkadaşı Şiir Yarışmasına Katılıyor

55

LESSON 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 1: A These are equal to “B”. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. İstanbul güzel. Bu oda büyük. Mercedes pahalı. Fatma güzel. Siz uzunsunuz. Oğlum çok yiyor. O zengin. Çok sigara içiyorsunuz. Bu ders zor. B These are the standard of measure. Ankara O oda BMW Ayşe Ahmet benim sizin babanız Anlattınız. Sandım. Oynayabildiler. babanız Perception Drill Pattern 1: C Combination of A and B. İstanbul, Ankara kadar güzel. Bu oda, o oda kadar büyük. Mercedes, BMW kadar pahalı. Fatma, Ayşe kadar güzel. Siz, Ahmet kadar uzunsunuz. Oğlum, benim kadar çok yiyor. O sizin kadar zengin. Babanız kadar çok sigara içiyorsunuz. Bu ders anlattığınız kadar zor. Adana sandığım kadar güzelmiş. Çocuklar bahçede oynayabildikleri kadar oynadılar. Babanız kadar çok çalışınız.

10. Adana güzelmiş. Çocuklar bahçede 11. oynadılar. 12. Çok çalışınız.

56

LESSON 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 2: A These are less than “B”. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. B These are the standard of measure. Perception Drill Pattern 2: C Combination of A and B. Ankara, İstanbul kadar büyük değil. İzmir, Erzurum kadar soğuk değil. Ahmet, Mehmet kadar uzun değil. Ben, sizin kadar zengin değilim. O, benim kadar hasta değil. Onun, amcası kadar parası yok. Sizin eviniz kadar güzel evimiz yok. Nermin zannettiğiniz kadar güzel değil. Bu ders öğretmenin anlattığı kadar zor değil. Sizin dediğiniz kadar fakir değil. Türkler sizin söylediğiniz kadar hızlı konuşmuyorlar. Bu kalem onun anlattığı kadar güzel yazmıyor.

Ankara büyük değil. İstanbul İzmir soğuk değil. Ahmet uzun değil. Zengin değilim. O hasta değil. Onun parası yok. Güzel evimiz yok. Nermin güzel değil. Bu ders zor değil. Erzurum Mehmet siz ben amcası eviniz Zannediyorsunuz. Öğretmen anlattı. Siz dediniz. Siz söylediniz. O anlattı.

10. Fakir değil. Türkler hızlı 11. konuşmuyorlar. Bu kalem güzel 12. yazmıyor.

57

LESSON 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Section 2 – İkinci Kısım Diyalog: English Translation Barbaros’s Friend Enters A Poetry Contest (Emin comes to Barbaros’s house) 1. 2. 3. 4. Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: 5. Barbaros: Emin: 6. Barbaros: Emin: Hello Emin! How’s everything going? I have rather exciting news. Really? Would you like to enter a poetry contest? What poetry contest? I’m no poet. Read this. The magazine “Lyric” announces a contest. Look it says so here. (Reading) “The magazine ‘Lyric’ announces a contest to choose the best poem of the year.” Read the rest of it. (continues) “A prize of 1000 lira will be awarded for the best poem. The second prize is 500 and the third 250.” Are you going to enter? I had written a few sometime ago. Would you like to hear them? Sure, read them to me. This one is called, “The Neighbor’s Daughter” : Neighbor fair With red gold hair Golden care Your beauty brings Like starlit air. That’s not at all bad! Is she your new love? Yes. Now listen to the second one. Sabahat! O what Peace By your side. There I glide In joyful ride To Paradise. Good for you! How many poems will you send to this contest? I can send as many as I want, but I think I’m going to send two. Dialogue:

7.

Barbaros: Emin:

8.

Barbaros: Emin:

58

LESSON 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

59

LESSON 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Section 3 – Üçüncü Kısım Diyalog: Barbaros’un Arkadaşı Şiir Yarışmasına Katılıyor (Emin Barbaros’un evine gelir) 1. 2. 3. 4. 5. Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: 6. Barbaros: Emin: Hoş geldin Emin! Ne var ne yok?65 Oldukça heyecanlı bir haberim var. Deme Allah aşkına!66 Şiir67 yarışmasına68 katılmak ister misin? Hangi şiir yarışmasına? Ben şair69 filan değilim. Lirik dergisi bir yarışma açmış. Bak burada yazıyor, oku. (okur) “Lirik dergisi senenin en güzel şiirini seçmek için bir yarışma açmıştır.” Gerisini70 oku. (devam eder) “En güzel şiire 1000 lira, ikinciye 500 ve üçüncüye 250 lira ödül verilecektir.” Sen katılacak mısın? Geçenlerde bir iki şiir yazmıştım. Dinlemek ister misin? Tabii, tabii, oku. Bunun ismi “Komşunun Kızı”: Komşunun kızı Saçı kırmızı Kalbimdeki sızı Bil ki sendendir Akşam yıldızı! Hiç fenah değil vallahi! Bu yeni aşkın mı? Evet. Şimdi ikinciyi dinle: Sabahat Hayat Ne rahat Seninle! Seninle geçen Her saat Zevkli bir seyahat Zevk ülkesine!71 Bravo! Bu yarışmaya kaç şiir göndereceksin? İstediğim kadar gönderebilirim, ama galiba 2 tane göndereceğim. Dialogue:

7.

Barbaros: Emin:

8.

Barbaros: Emin:

65 66

Ne var ne yok? – What’s new? How’s everything? (said in greeting) Deme Allah aşkına! – No kidding! You don’t say! 67 şiir – poem 68 yarışma (müsabaka) – contest, race 69 şair – poet 70 gerisi – the rest of it, the remainder 71 ülke – land, nation, country

60

LESSON 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Section 4 – Dördüncü Kısım Gramer Analizi: -diği kadar -eceği kadar -diği kadar Onu sevdiğim kadar seni de seviyorum. Yiyebildiği kadar yesin. Senin yazdığın kadar yazmamış. I love you as much as I love him. Let him eat as much as he can. He hasn’t written as much as you have. Grammar Analysis:

When the verb in the main clause is positive (seviyorum, yesin), the state or action is equal in degree to that in the subordinate clause (i.e., the clause with the -diği kadar suffix). When the verb in the main clause is negative (yazmamış), the action or condition is less in degree that that in the subordinate clause. -diği kadar is added directly to the verb-stem. The only substitution is the possessive ending added to -diği. The kadar part remains constant. The verb representing the action having the -diği kadar suffix may be in the habitual, past or present forms. The two forms -diği gibi and -diği kadar are very similar. The only difference is that -diği gibi indicates a simple comparison. The action in the main clause is either like or unlike the action in the subordinate clause. The -diği kadar, on the other hand, represents the degree of likeness between the action in the main clause and the action in the subordinate clause. It is either equal in degree (if the verb in the main clause is positive) or less (if the verb in the main clause is negative.) -eceği kadar Bir insan yalnız yiyeceği kadar yemek almalı. One should take only as much food as one intends to eat.

If the action or state in the subordinate clause is to occur at some future time, or represents intention, -eceği kadar is added directly to the verb-stem representing that action. This form functions exactly as -diği kadar in all other respects.

61

LESSON 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 1: A These are equal to “B”. Örnekler: a) İstanbul büyük. b) Film güzelmiş. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Mehmet uzun. Nermin güzel. Siz zenginsiniz. Siz çok şarap içiyorsunuz. İyi Türkçe konuşuyor. Babam bana para verdi. Güzel İngilizce konuşuyorsunuz. Az yiyor. O kız güzel. B These are the standards of measure. Moskova Anlattınız. Hasan Ayten ben o biz İstedim. bir İngiliz bir kuş Siz anlattınız. Sandım. ben eşi C Combination of A and B. Grammar Drill Pattern 1:

İstanbul Moskova kadar büyük. Film anlattığınız kadar güzelmiş.

10. Adana sıcakmış. 11. İçiniz. 12. Konuştu.

62

LESSON 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 2: A These are less than “B”. Örnekler: a) Bu oda sıcak değil. b) Ahmet yaşlı değil. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Ayten güzel değil. Annem zayıf değil. Akdeniz soğuk değil. Bu sokak geniş değil. Fakir değilsiniz. Çok çocuğum yok. O şehir güzel değil. Türkçe zor değil. B These are the standards of measure. O oda Mehmet Gülser babam Büyük okyanus Atatürk caddesi ben sizin Dediniz. Korktum. Sandım. Düşündük. Biz harcıyoruz. siz C Combination of A and B. Grammar Drill Pattern 2:

Bu oda, o oda kadar sıcak değil. Ahmet, Mehmet kadar yaşlı değil.

Annem hasta değilmiş. İzmir’deki evler pahalı 10. değil. 11. Para harcamıyorsunuz. Fatma güzel dans 12. etmiyor.

63

LESSON 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Section 6 – Altıncı Kısım Okuma Barbaros’un Arkadaşı Şiir Yarışmasına Katılıyor Barbaros’un arkadaşı Emin Çağlar şiire çok meraklıdır72. Bilhassa ilkbaharda73 bahar74 rüzgarı tatlı esmeye75 başladığı zaman hemen kağıdı kalemi alıp şiir yazmaya başlar. Tabii ona şiir yazdıran yalnız bahar rüzgarı değildir, tanıştığı güzel kızların da bunda etkisi76 vardır. Emin zaten hemen hemen her hafta bir kıza aşık olur ve dertlerini samimi arkadaşı Barbaros’a anlatır. Son aşık olduğu kız da bir hafta önce karşıdaki apartmana77 taşınan ailenin kızı Sabahat’ti. Bir gün Emin evde otururken büyük bir kamyonun karşı apartmanın önünde durduğunu gördü. Bu kamyondaki eşyaları hamallar yukarı taşımaya başladılar. Emin kendi kendine, “Galiba karşı apartmana yeni kiracılar78 taşınıyor” diye düşündü. Fakat bu apartmanda oturanların hepsi orta yaşlı veya ihtiyar olduğundan Emin yeni kiracılara da önem verdi. “Herhalde bunlar da diğerleri kadar yaşlı insanlardır,”dedi. İki gün sonra Emin balkona çıktığı zaman karşı apartmanın balkonunda kırmızı saçlı bir kız gördü. Kız dar bir pantalon ve bol79 bir süveter giymişti. Balkonun güneşli bir köşesinde oturmuş, havluyla saçlarını kuruluyordu80. Emin kızı daha iyi görebilmek için hemen içeri girip dürbünü aldı ve perdenin kenarından kızı seyretmeye başladı. Aman Allahım! Ne güzel bir kızdı. Bir aralık rüzgar çıktı ve kızın elindeki havlu aşağıya uçtu81. Emin hemen dürbünü bırakıp, koşarak aşağıya indi. Yerden havluyu alıp kızı bekledi. Biraz sonra kız da aşağıya indi. Emin havluyu vererek, “Galiba bunu siz düşürdünüz” dedi. Kız gülerek teşekkür etti. Artık Emin her gün okuldan gelir gelmez pencerenin önünde oturuyor, dürbünle kızı seyrediyordu. İki gün sonra “Komşunun kızı” isimli bir şiir yazdı. Bir kaç gün sonra kızın isminin Sabahat olduğunu öğrendi ve bir de Sabahat isimli şiir yazdı. Emin ikinci şiiri yazdıktan sonra bir dergide bir yarışma açıldığını okudu. Bu yarışmada en güzel şiire 1000, ikinciye 500 ve üçüncüye 250 lira ödül verilecekti. Emin bu yazıyı okur okumaz yazdığı şiirleri cebine koyup Barbaros’un evine koştu. Barbaros şiirleri beğendi. Reading

72 73

meraklı (-e) – to be fond of... one who has a taste and liking for... ilkbahar – spring 74 bahar – season 75 esmek (rüzgar) – to blow (the wind) 76 etki – effect, influence 77 apartman – apartment building 78 kiracı – tenant 79 bol – loose 80 kurutmak (-i) – to dry (something) 81 uçmak – to fly, to be blown away

64

LESSON 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Section 6 – Altıncı Kısım Okuma (continued) Reading

Emin eve geldikten sonra şiirleri bilgisayarda yazdı ve sonra “Lirik” dergisine gönderdi. Bu yarışmaya bir şiir daha göndermek istiyordu. Eskiden yazdığı şiirleri gözden geçirdi, fakat hiç birini beğenmedi. Bir sigara yakıp düşünürken Sabahat şortla82 balkona çıktı, eline bir dergi alıp güneş banyosu yapmaya başladı. Emin’e derhal ilham83 geldi, “Seni sevdiğim kadar beni seviyor musun?” diye başlayan bir şiir daha yazdı, bunu da dergiye gönderdi. Eğer bu şiirlerden birisi yarışmada kazanırsa Emin ne yapacağını biliyordu. Hemen Sabahat’i görecek ve ona “Sizin hakkınızda bir şiir yazdım, bu şiir yarışmada birinciliği kazandı” diyecek ve ondan sonra Sabahat’i bir lokantaya veya gece kulübüne84 davet edecekti.

82 83

şort – shorts ilham – inspiration 84 gece kulübü – night club

65

LESSON 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Section 7 – Yedinci Kısım Sorular 1. Kim şiire çok meraklıdır? 2. Bilhassa ne zaman şiir yazmaya başlar? 3. Emin Barbaros’a neleri anlatır? 4. Bir gün büyük bir kamyon nerede durdu ve bu kamyonda ne vardı? 5. Emin’in karşısındaki apartmanın kiracıları nasıldı? 6. Emin balkona çıktığı zaman ne gördü? 7. Kızın kıyafeti85 nasıldı? 8. Kızın elindeki havlu niçin uçtu? Nereye uçtu? 9. Havlunun uçtuğunu görünce Emin ne yaptı? 10. Nerede bir şiir yarışması açıldı? 11. Yarışmanın açıldığını okuduğu zaman Emin ne yaptı? 12. Emin’e ne zaman ilham geldi? 13. Bu ilhamdan sonra Emin’in yazdığı şiir nasıl başlıyordu? 14. Bu şiiri nereye gönderdi? 15. Emin’in şiirlerinden biri yarışmada kazanırsa, Emin ne yapacaktı? Questions

85

kıyafet (giysi) – attire

66

LESSON 93 – DOKSAN ÜÇÜNCÜ DERS Section 8 – Sekizinci Kısım Ev Ödevi Compare the two items below and indicate that “A” is equal in degree to “B”. A B C Combination of A and B. Homework

1. Geçen sene mezun olan Bu sene mezun olan öğrenciler (Türkçe öğrenciler konuşabiliyordu) 2. Benim apartmanım (büyük) 3. Macar parfümleri (güzel kokuyor) 4. Enginarı (severim) 5. Bu gazinoda gazoz (pahalıymış) Sizin apartmanınız Fransız parfümleri patlıcan şarap

Compare the two items below and indicate that “A” is less in degree than “B”. A 1. İzmir’deki hava alanı (güzel) 2. Siz (gayret ediyorsunuz) 3. Beyaz sofra örtüsü (temiz) 4. Bu saç boyası (sarı) 5. Fenerbahçe’nin sağ açığı (iyi şüt çekiyor) 6. Emin Çağlar (spora meraklı) B İstanbul’daki hava alanı arkadaşınız Sarı sofra örtüsü Dün aldığım saç boyası Galatasaray’ın sağ açığı Arkadaşı Barbaros C Combination of A and B.

67

68

TURKISH BASIC COURSE
Lesson 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Emin Wins The Poetry Contest Emin Şiir Yarışmasında Kazanıyor

69

LESSON 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 1: A The action in “B” appears as if “A” were (is being, will be) done. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Anlıyor. Ağlıyor. Satın alacakmış. Biliyormuş. Araba bize çarpacak. Mehmet, Ayten’i öpecek. Her akşam dersinize çalışırmışsınız. O adam size bir soru soracak. B The main activity. Bakıyor. Konuşuyor. Arabaya baktı. Konuşuyor. Üzerimize doğru geldi. Ona doğru yürüyor. Konuşuyorsunuz. Bakıyor. C Combination of A and B. Anlıyormuş gibi bakıyor. Ağlıyormuş gibi konuşuyor. Satın alacakmış gibi arabaya baktı. Biliyormuş gibi konuşuyor. Araba bize çarpacakmış gibi üzerimize doğru geldi. Mehmet, Ayten’i öpecekmiş gibi ona doğru yürüyor. Her akşam dersinize çalışırmışsınız gibi konuşuyorsunuz. O adam size bir soru soracakmış gibi bakıyor. Öğrenciler öğretmeni anlıyormuş gibi dinliyorlar. Avrupa’da yaşamış gibi konuşuyorlar. Hayatında hiç kadın görmemiş gibi kadınlara baktı. Uzun seneler Türkiye’de yaşamış gibi hareket ediyor. Perception Drill Pattern 1:

Öğrenciler öğretmeni Dinliyorlar. anlıyorlar. Konuşuyorlar. Kadınlara baktı. Hareket ediyor.

10. Avrupa’da yaşamış. 11. Hayatında hiç kadın görmemiş. 12. Uzun seneler Türkiye’de yaşamış .

70

LESSON 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 2: A Action or condition. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Uyuyor. Ağlıyor. Şişeyi açacak. Topu atacak. Düşecek. Dersine çalışıyor. Bizi dinlemiyor. Başım ağrıyor. Dersini bilmiyormuşsun. B Pretending to be doing action in “A”. Yapıyor. Yaptı. Yaptı. Yaptı. Yaptı. Yapıyor. Yapıyor. Yapacağım. Yapma! Yaptı. Yaptı. Yaptılar. C Combination of A and B. Uyuyor gibi yapıyor. Ağlıyor gibi yaptı. Şişeyi açacak gibi yaptı. Topu atacak gibi yaptı. Düşecek gibi yaptı. Dersine çalışıyor gibi yapıyor. Bizi dinlemiyor gibi yapıyor. Başım ağrıyor gibi yapacağım. Dersini bilmiyormuşsun gibi yapma! Kadri oğluna vurur gibi yaptı. Kutuya parayı koyar gibi yaptı. Odadan çıkacak gibi yaptılar. Perception Drill Pattern 2:

10. Kadri oğluna vurur. 11. Kutuya parayı koyar. 12. Odadan çıkacaklar.

71

72

LESSON 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Section 2 – İkinci Kısım Diyalog: English Translation Emin Wins The Poetry Contest (Barbaros and Emin meet in the street) 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Barbaros! I’ve won! What have you won? You act as if you didn’t know anything. I swear, I don’t. My poem entitled “Sabahat” won third prize! When did you find out? This morning. Got a letter from the magazine. Congratulations. How much money does the third prize win? 250 Liras. What do you intend to do with the money? I have a few debts. First, I’ll pay those off. And then what? I’m going to find Sabahat and tell her the good news. Does Sabahat know of your interest in her? She appears to be aware of my interest in her. This news about the poem should soften her heart. Which girl’s heart wouldn’t soften with such a poem? We’ll see what will happen. Let me know the outcome. Good luck! I’ll let you know. See you tomorrow. Good bye now. Good bye Emin. Dialogue:

73

LESSON 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

74

LESSON 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

75

LESSON 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Section 3 – Üçüncü Kısım Diyalog: Emin Şiir Yarışmasında Kazanıyor (Barbaros ve Emin sokakta karşılaşırlar) 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Emin: Barbaros: Barbaros! Kazanmışım! Neyi kazandın? Yahu, hiç bir şey bilmiyormuş gibi hareket ediyorsun. Vallahi bilmiyorum. “Sabahat” isimli şiirim üçüncülüğü kazanmış ! Ne zaman öğrendin? Bu sabah. Dergiden mektup geldi. Tebrik ederim. Üçüncüye kaç lira ödül veriyorlar. 250 lira. Bu para ile ne yapmak niyetindesin? Bir kaç yere borcum var. Öncelikle onları ödeyeceğim. Sonra? Sabahat’i bulup bu iyi haberi ona da söyleceğim. Sabahat’in senin ilginden86 haberi var mı? Var gibi görünüyor. Bu şiir haberi herhalde kalbini yumuşatır87. Böyle şiir hangi kızın kalbini yumuşatmaz? Bakalım ne olacak? Neticeyi88 bana bildir. Şansın açık olsun! Bildiririm. Yarın görüşürüz. Şimdilik eyvallah89. Güle güle Emin. Dialogue:

86 87

ilgi – interest, attachment (also alaka) yumuşatmak (-i) – to soften 88 netice – consequence, end, result, effect 89 Şimdilik eyvallah – So long for now! Bye now!

76

LESSON 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Section 4 – Dördüncü Kısım Gramer Analizi: -iyor gibi -ir gibi -ecek gibi -miş gibi (-iyormuş gibi) (-irmiş gibi) (-ecekmiş gibi) Grammar Analysis:

When we describe an action or the appearance of something by saying of it, that it seemed as if… (or as though…), we use the forms above. There is a sense of seeming to be rather than actually being. The two forms -iyor gibi and -iyormuş gibi have exactly the same meaning and can be used interchangeable. The same is true of -ir gibi and -ecek gibi. Examples: 1. Uyuyor gibi yaptı. Uyuyormuş gibi yaptı. 2. Bilmiyormuş gibi hareket etme! 3. Anlar gibi karışıyorsun. 4. Düşecekmiş gibi sendeledi90. He made (acted) as if he were sleeping. Don’t act as if you didn’t know. You butt in as if you understand. (these things) He staggered as if he were about to fall.

5. Kendi gözüyle görmüş gibi anlatıyordu. He was describing it as though he had seen it with his own eyes.

90

sendelemek – to totter, to stagger

77

LESSON 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 1: A The action in “B” appears as if “A” were (is being, will be) done. Örnekler: a) Sizi anlıyor. b) Hiç uçağa binmemiş, 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Söylediğim şakayı anlamış. Uyuyacak. Hayatında hiç uçak görmemiş. Dört-beş dil biliyor. Önemli bir işi var. Bir milyonersin. Hepsini satın alacak. Yemeklerin parasını verecek. Bir şey söyleyecek. B The main activity. Bakıyor. Korktu. Güldü. Gözlerini kapıyor. Bakıyor. Hareket ediyor. Evden koşarak çıktı. Para harcıyorsun. Bütün elbiseleri giyip çıkarıyor. Elini cebine soktu. Barbaros ağzını açtı. Hareket etti. Oturuyorsunuz. Bana sorular soruyorsunuz. Sizi anlıyormuş gibi bakıyor. Hiç uçağa binmemiş gibi korktu. Grammar Drill Pattern 1: C Combination of A and B.

10. Bizi hiç tanımıyor. 11. Hiç bir şey yapmamışsınız. 12. Kazayı yapan arabayı ben kullanıyorum.

78

LESSON 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 2: A Action or condition. Örnekler: a) Ağlıyor. b) Çok hastaymışsınız. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Ayla odasında dersine çalışıyor. Zafer Ayla’yı tanımıyormuş. Kadri gazetesini okuyormuş. Barbaros okula gidiyormuş. Mehmet radyo dinliyormuş. O, orada otobüs bekliyormuş. Söylediklerimi anlamıyormuş. Çıkıp gidecekmiş. Köşedeki bakkaldan bir paket sigara satın alacakmış. B Pretending to be doing action in “A”. Yapıyor. Yaptınız. Yapıyor. Yaptı. Yapar. Yaptı. Yapıyor. Yapıyor. Yaptı. Yaptı. Yaptı. Yapar. Yaptı. Yapıyor. C Combination of A and B. Ağlıyor gibi yapıyor. Çok hastaymışsınız gibi yaptınız. Grammar Drill Pattern 2:

10. Yere düşecekmiş. 11. Kaçacakmış. 12. Bizi görmemiş.

79

LESSON 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Section 6 – Altıncı Kısım Okuma Emin Şiir Yarışmasında Kazanıyor Emin yazdığı üç şiiri, “Lirik” dergisine gönderdikten sonra sabırsızlıkla cevap beklemeye başladı. Postacı ne zaman kapıyı çalsa Emin heyecanlanıyordu. Fakat gelen mektupların çoğu alacaklılardandı91. Tabii, Emin her firsatta Sabahat’i seyrediyordu. “Şu kızı nasıl tavlasam92?” diye bir çare arıyordu. Tabii, en iyi çare onun hakkında yazdığı şiirin dergide çıkmasıydı. O zaman Emin kıza bu şiiri gösterecek ve Sabahat onun ilgisinin ne kadar ciddi93 olduğunu anlayacaktı. Emin, bir gün yine Sabahat’i seyrederken postacı, “Posta!” diye bağırdı ve kapının altından içeri bir kaç mektup attı. Bu mektuplardan birisi “Lirik” dergisinden geliyordu. Emin, mektubu heyecanla açtı. Mektupta, Emin’in “Sabahat” isimli şiirinin üçüncülüğü kazandığı ve yakında dergide çıkacağı yazılıydı. İkinci mektup da iyi bir mektuptu, babasından geliyordu ve bin lira gönderdiğini yazıyordu. Emin yarışmayı kazandığını Barbaros’a söylemek için hemen evden çıktı. Barbaros’un evine giderken kendisiyle sokakta karşılaştı. Arkadaşı bu habere çok memnun oldu. Emin öğle yemeğini birinci sınıf lokantaların birinde yedi. Yemekten sonra hemen eve döndü. Sabahat’e de bu iyi haberi vermek istiyordu. Eline dürbünü alıp Sabahat’in dairesini gözetlemeye başladı. Biraz sonra onu oturma odasında gördü. Galiba dışarı çıkıyordu, çünkü başında şapka vardı. Emin derhal aşağıya inip apartmanın holünde94 beklemeye başladı. Beş dakika sonra Sabahat karşı apartmandan çıktı. Emin onunla konuşmaya karar verdiği için takip etmeye95 başladı. Tam köşeye geldikleri zaman Emin, “Sizinle önemli bir şey hakkında konuşmak istiyorum. Acaba beraber şu pastaneye96 gitmemiz mümkün mü?”diye sordu. Kız oldukça şaşırdığı halde, “Eğer söyleyeceğiniz şey hakikaten önemliyse sizi dinlemek isterim” dedi. İkisi, beraber pastaneye girdiler. Emin iki çay ısmarladıktan sonra, ismini, karşı apartmanda oturduğunu, çoktan beri kendisiyle konuşmak istediğini söyledi. Kız dikkatle onu dinliyordu. Emin hemen cebinden şiiri çıkararak okudu. Kız şiiri dinledikten sonra, “Gerçekten (hakikaten) güzel bir şiir ama maalesef benim ismim Sabahat değil, Feriha” dedi. Tabii, Emin ne söyleyeceğini bilemedi, derin bir sessizlik97 oldu. Nihayet, Feriha, “Keşke benim nişanlım98 da böyle şiirler yazabilse!”dedi. Emin büsbütün99 şaşırdı, bayılacak gibi oldu ve boğuk bir sesle100, “Siz nişanlı mısınız?” diye sorabildi. Feriha, “Evet” diye başını salladı, sonra ayağa kalkarak, “Emin Bey, inşallah Sabahat isminde iyi bir kız bulursunuz” diyerek pastaneden çıktı.
91 92

Reading

alacaklı – creditor tavlamak (-i) – to win over a girl one is courting or flirting with 93 ciddi – serious 94 hol – hall 95 takip etmek – to follow 96 pastane – a shop where they serve pastry, coffee and tea 97 sessizlik – silence, stillness 98 nişanlı – fiancé 99 büsbütün – completely, utterly 100 boğuk ses – choke or catch in the voice

80

LESSON 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Section 7 – Yedinci Kısım Sorular 1. Emin yazdığı şiirleri nereye gönderdi? 2. Emin ne zaman heyecanlanıyordu? 3. Emin’in “Sabahat” isimli şiiri ne kazandı? 4. Kim Emin’e para gönderdi? Bu para ne kadardı? 5. Emin o sabah niçin hemen evden çıktı? 6. Emin öğle yemeğini nerede yedi? 7. Emin, Sabahat’in dairesini neyle seyrediyordu? 8. Emin ne zaman aşağı inip Sabahat’i bekledi? 9. Sabahat’i sokakta kim takip etti? 10. Sabahat’le Emin nereye gittiler? 11. Emin’in tanıştığı kızın ismi hakikaten Sabahat miydi? 12. Kim nişanlıydı? 13. Kız ne diyerek pastaneden çıktı? 14. Kız, Emin’in yazdığı şiiri beğendi mi? 15. O sabah Emin’e gelen mektupların çoğu kimden geliyordu? Questions

81

LESSON 94 – DOKSAN DÖRDÜNCÜ DERS Section 8 – Sekizinci Kısım Ev Ödevi Written or on tape Homework

A. Rephrase the following sentences to indicate that the person is only pretending to do the things indicated. 1. Odayı süpürüyordun. 2. Üzerime doğru ilerleyecek. 3. Kapıları ve pencereleri kapayacak.

4. Arkadaşını kucaklayacak101. 5. Birisini gözetliyorum. B. The main action ‘B’ is done as if ‘A’ were being done. Combine the two ideas to form a single sentence. A B 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Özür dileyecek. Bir şey teklif etmek istiyor. Borcunu ödemeye karar vermiş. Onunla tanışmak istiyor. Ne sormak için geldiğini unutmuş. Taksi tutmak istiyor. Derin derin düşünüyor. Söylediklerimi hiç dinlemiyormuş. Bir şey arıyor. Bana doğru geliyordu. Bize baktı. Cebinden çek defterini çıkarıp ona doğru döndü. Kıza uzun uzun baktı. Bir süre hiç bir şey söylemeden yüzüme baktı. Gelen geçen taksilere bakıyordu. Gözlerini kapamıştı. Denizde giden kayıklara bakıyordu. ¨ Kâğıtları karıştırıyordu. Yüzüme bakıyorsun.

C Combination of A and B.

10. Ne demek istediğini bilmiyor.

101

kucaklamak (-i) – to take in ones arms, to embrace

82

TURKISH BASIC COURSE
Lesson 95 – DOKSAN BEŞİNCİ DERS Barbaros Teaches Mr. Kadri How To Drive Barbaros Kadri Bey’e Araba Kullanmasını Öğretiyor

83

LESSON 95 – DOKSAN BEŞİNCİ DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 1: A a) The following took place. b) The following didn’t take place. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . 11 . 12 . 13 . 14 . 15 . 16 . 17 . 84 Düştüm. Otobüsü kaçırdım. Karatahtadaki yazıları sildim. Parayı geri vermedim. Bu iş için müracaat etmedim. Kitapları evde unuttum. Bir çocuğa çarptın. Yaralandı. Hırsızı öldürdü. Şişman adam sandalyeyi kırdı. Oyunu o kazandı. Bayıldı. Bir kavga çıktı. Köpeği çiğnedik. Mektupları göndermedik. Geri döndük. Çocukları uyandırdınız. B The following almost took place. The following almost didn’t take place. Az kalsın düşecektim. Az kalsın otobüsü kaçıracaktım. Az kalsın karatahtadaki yazıları silecektim. Az kalsın parayı geri vermeyecektim. Az kaldı bu iş için müracaat etmeyecektim. Az kalsın kitapları evde unutuyordum. Az kalsın bir çocuğa çarpıyordun. Az kalsın yaralanacaktı. Az kalsın hırsızı öldürüyordu. Az kalsın şişman adam sandalyeyi kıracaktı. Az kalsın oyunu o kazanacaktı. Az kalsın bayılacaktı. Az kaldı bir kavga çıkacaktı. Az kalsın köpeği çiğneyecektik. Az kaldı mektupları göndermiyorduk. Az kalsın geri dönecektik. Az kalsın çocukları uyandıracaktınız. Perception Drill Pattern 1:

18 . 19 . 20 .

Beni görmediniz. İstanbul’a gitmemize müsaade etmediler. Bizi affetmediler.

Az kalsın beni görmeyecektiniz. Az kalsın İstanbul’a gitmemize müsaade etmeyeceklerdi. Az kaldı bizi affetmiyorlardı.

85

LESSON 95 – DOKSAN BEŞİNCİ DERS Section 2 – İkinci Kısım Diyalog: English Translation Barbaros Teaches Mr. Kadri How To Drive (Barbaros and his friend, Necdet, stopped in front of the Kaflı’s house in an old jalopy. Mr. Kadri was in the garden.) 1. 2. 3. 4. Barbaros: Mr. Kadri: Barbaros: Mr. Kadri: Barbaros: Mr. Kadri: Barbaros: Mr. Kadri: Come on dad; let’s teach you how to drive. Where did you get this car? It’s Necdet’s car. We got our licenses today. Who taught you how to drive? Necdet’s uncle. Come on dad, get in the car. O.K. Where shall we start the lesson? Let’s begin in that back street. There’s no traffic there. O.K. Dialogue:

(Mr. Kadri gets in the car, all three go to the back street. There Mr. Kadri gets into the driver’s seat.) 5. Barbaros: Mr. Kadri: First, put it in first gear. Then, put one foot on the clutch and the other foot on the gas pedal. Which is the clutch and which is the gas pedal? (Barbaros shows it to him) 6. 7. Barbaros: Mr. Kadri: Barbaros: Mr. Kadri: Now, as you lift your foot from the clutch step slowly on the gas. That’s it! She skips and hops like a rabbit. That’s alright dad, it’s always like that in the beginning. What am I supposed to do now? (After going a little distance) 8. Barbaros: Mr. Kadri: Now, put it in second gear. And a little later in third. Hey! There is a car coming toward us. (Because the street is narrow Mr. Kadri practically grazes the other car.) 9. 10 . Barbaros: Mr. Kadri: Barbaros: Mr. Kadri: You almost hit that car. Yes, and I really got a scare. Don’t be upset dad, you’ll get used to it. See how smoothly it is going now. Driving a car wasn’t so difficult after all.

86

LESSON 95 – DOKSAN BEŞİNCİ DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

87

LESSON 95 – DOKSAN BEŞİNCİ DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

88

LESSON 95 – DOKSAN BEŞİNCİ DERS Section 3 – Üçüncü Kısım Diyalog: Barbaros Kadri Bey’e Araba Kullanmasını Öğretiyor (Barbaros ve arkadaşı Necdet çok eski bir arabayla Kaflı’ların evinin önünde durdular. Kadri Bey bahçedeydi.) 1. 2. 3. 4. Barbaros: Gel baba, sana araba sürmesini öğretelim. Kadri Bey: Bu arabayı nereden buldun? Barbaros: Necdet’in arabası. Biz bugün ehliyetlerimizi102 aldık. Kadri Bey: Yahu size kim araba sürmesini öğretti? Barbaros: Necdet’in amcası. Haydi baba, bin arabaya. Kadri Bey: Peki, derse nerede başlayacağız? Barbaros: Şu arka sokakta başlayalım. Orada hiç trafik yok. Kadri Bey: İyi olur. (Kadri Bey arabaya biner, üçü arka sokağa giderler. Orada Kadri Bey şöför yerine oturur.) 5. Önce vitesi bire tak103. Sonra bir ayağını debriyaja, bir ayağını da gaz pedalına104 koy. Kadri Bey: Hangisi debriyaj, hangisi gaz pedalı? Barbaros: (Barbaros gösterir.) 6. 7. Barbaros: Şimdi ayağını debriyajdan çekerken yavaş yavaş gaz pedalına bas105. Tamam. Kadri Bey: Araba tavşan gibi zıplıyor. Barbaros: Ziyanı yok106 baba, başlangıçta107 hep böyle olur. Kadri Bey: Şimdi ne yapacağım? (Biraz gittikten sonra.) 8. Barbaros: Şimdi vitesi ikiye tak. Biraz sonra da üçe. Kadri Bey: Aman karşıdan bir araba geliyor. (Sokak dar olduğu için Kadri Bey diğer arabayla çok yakın geçer.) 9. 10 .
102 103

Dialogue:

Barbaros: Az kalsın o arabaya çarpacaktın. Kadri Bey: Doğru, ben de çok korktum. Barbaros: Üzülme baba, alışırsın. Bak şimdi araba ne güzel gidiyor.

Kadri Bey: Araba sürmek pek zor değilmiş.
ehliyet – driver’s license, operator’s license vitesi bire takmak – to put in first gear 104 gaz pedalı – accelerator, gas pedal 105 basmak (-e) – to step on something 106 ziyanı yok – it doesn’t matter 107 başlangıç – beginning

89

LESSON 95 – DOKSAN BEŞİNCİ DERS Section 4 – Dördüncü Kısım Gramer Analizi: Az kaldı... Az kalsın... When we want to say that something almost happened we use az kaldı or az kalsın followed by the verb representing the action. The verb following az kaldı or az kalsın ends either in –iyordum or –ecektim. No other form can be used. The idea this form conveys is: A little more and the thing would have happened. Examples: 1. 2. 3. 4. Az kalsın elimi kesiyordum. (I almost cut my hand.) (A little more and I would have cut my hand.) Az kalsın köpeği ezecektik. (We almost ran over the dog.) Az kaldı fincanı düşürecektin. (You almost dropped the cup.) Az kalsın kayık batacaktı. (The boat almost sank.) Grammar Analysis:

90

LESSON 95 – DOKSAN BEŞİNCİ DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 1: A a) The following took place. b) The following didn’t take place. Örnekler: a) Treni kaçırdım. b) Köpeğe çarptım. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . 11 . 12 . 13 . 14 . 15 . 16 . Düştüm. Hastalandım. Pencereyi kırdım. Kaza yaptın. Adamı öldürdü. Bizi tanımadı. Zafer’le evlenmedi. Sınava girmedi. Hastaneye girdi. Vapur battı. Karısından ayrıldı. İstanbul’u ziyaret etmedik. Yeni bir ev satın aldık. Bütün paramızı kaybettik. Hırsızları kaçırdık. Bana çarptınız. B The following almost took place. The following almost didn’t take place. Az kaldı treni kaçıracaktım. Az kalsın köpeğe çarpıyordum. Grammar Drill Pattern 1:

91

17 . 18 . 19 . 20 .

Elimi kestiniz. Uçağı kaçırdınız. Okula gitmediler. Bizi dövdüler.

92

LESSON 95 – DOKSAN BEŞİNCİ DERS Section 6 – Altıncı Kısım Okuma Barbaros Kadri Bey’e Araba Kullanmasını Öğretiyor Barbaros’un arkadaşı Necdet eskiden beri bir araba sahibi olmak108 isterdi. Onun bu arzusunu bilen amcası, yeni bir araba alınca eskisini Necdet’e hediye etti. Tabii o günden sonra Necdet ve Barbaros sabahtan akşama kadar arabadan inmiyorlardı. Necdet’in arabası 1980 model bir Ford’du ve saatte 40 kilometreden fazla gidemiyordu. İki arkadaş önce arabayı kırmızıya boyadılar, sonra bir iki yerini tamir ettirdiler. Necdet’in amcası Macit Bey akşamları onlara şöförlük dersleri veriyordu. Önce arabanın çeşitli109 kısımlarını öğrendiler, bir müddet evin önünde ileri110 ve geri gittiler. Necdet ve Barbaros biraz araba sürmesini öğrendikten sonra Macit Bey onları evin arkasındaki sokağa götürdü. Orada da çalışmaya devam ettiler. Saatlerce sağa döndüler, sola döndüler, geri gittiler ve arabayı park etmesini öğrendiler. Bu şöförlük dersleri iki ay kadar devam etti. Barbaros evde bundan hiç bahsetmiyordu. Çünkü, ehliyet aldıktan sonra onlara sürpriz yapmak istiyordu. İyice araba sürmesini öğrendikten sonra ehliyet almak için trafik şubesine gittiler. İmtihanı geçip ehliyetlerini aldıkları zaman sevinçten uçuyorlardı. Barbaros ve Necdet ehliyetlerini alır almaz arabayla hemen Kaflı’lara gittiler. Kadri Bey bahçedeydi. Acayip bir arabanın evin önünde durduğunu gördüğü zaman oldukça şaşırdı. Arabayı Barbaros’un sürdüğünü görünce daha fazla şaşırdı. Barbaros ve Necdet hemen Kadri Bey’e araba sürmesini öğretmek istediler. Onu da arabaya alıp trafiği az olan bir sokağa gittiler. Orada Kadri Bey şöför yerine oturduktan sonra Barbaros’un dediklerini yaparak arabayı hareket ettirdi. Fakat, araba tavşan gibi zıplamaya111 başladı. Barbaros ona nerede hata yaptığını anlattı. Kadri Bey çok çabuk öğreniyordu. Şimdi ne yapacağını biliyordu. Barbaros söylemeden vitesi birden ikiye, ikiden üçe takıyordu. Kadri Bey sürati biraz arttırdığı zaman birdenbire karşıdan bir araba göründü. Süratle onlara doğru yaklaşıyordu. Kadri Bey zamanında direksiyonu kıramadığı112 için az kalsın iki araba çarpışacaktı113. Barbaros çok korkmuş, arkada oturan Necdet’de gözlerini kapamıştı. Kadri Bey de çok heyecanlanmıştı. Bir saat kadar gezdikten sonra eve geldiler. Kadri Bey onlara 50 lira verip benzin almalarını söyledi. İki arkadaş, “Yarın yine ders yapacağız” deyip sevinçle uzaklaştılar. Reading

108 109

sahip olmak (-e) – to own çeşit – various (or muhtelif) 110 ileri – forward 111 zıplamak – to jump, to leap 112 direksiyonu kırmak (-e) – to turn the steering wheel 113 çarpmak (-e) – to collide, to hit

93

LESSON 95 – DOKSAN BEŞİNCİ DERS Section 7 – Yedinci Kısım Sorular 1. Necdet eskiden beri ne olmak isterdi? 2. Kim yeni bir araba aldı? 3. Yeni araba alınca, eski arabasına ne yaptı? 4. Necdet kimden şöförlük dersleri aldı? 5. Kimler trafik şubesine gittiler? 6. Kadri Bey bahçedeyken neden şaşırdı? 7. Barbaros ve Necdet, Kadri Bey’e ne öğretmek istediler? 8. Kadri Bey şöför yerine oturdu mu? 9. Araba tavşan gibi zıplayınca, Barbaros ne yaptı? 10. Kadri Bey viteslerle ne yaptı? 11. Kadri Beyin karşısına birdenbire ne çıktı? 12. Kim direksiyonu kırmadı? 13. Barbaros korktu mu? Necdet ne yaptı? 14. Eve ne zaman döndüler? 15. Eve döndükten sonra Kadri Bey ne yaptı? Questions

94

LESSON 95 – DOKSAN BEŞİNCİ DERS Section 8 – Sekizinci Kısım Ev Ödevi Express these thoughts in Turkish! (Do not make a word for word tranlation!) 1. I nearly cut my hand while cutting the bread. 2. I nearly phoned you at six o’clock this morning. 3. We came close to missing the bus. 4. I nearly forget to give him the money. 5. He nearly ran into me. (He was driving a car) 6. You almost burned your hand. 7. You almost ran over the dog. 8. We nearly lost the game. 9. The fish almost got away. (You are fishing.) 10. The patient almost died. Homework

95

96

TURKISH BASIC COURSE
Lesson 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Sinan In His New Unit Sinan Yeni Kıtasında

97

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 1: A Do the following. (not emphatic) 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . 11 . 12 . Dersine çalış. Mektup yaz. Yarın sabah erken gelsin. Doktora gitsin. Onlara para verelim. Okula vaktinde geldim. Doktorun verdiği ilaçları iç. Sizin pişirdiğiniz yemekleri yedim. Verdiğiniz işleri yaptık. Sana istediğin şeyleri satın alır. Babama söylüyorum. Mektuplarınıza cevap vereceğim. Perception Drill Pattern 1: B Be sure you do the following. Don’t fail to do the following. (emphatic) Dersine çalışmamazlık etme. Mektup yazmamazlık etme. Yarın sabah erken gelmemezlik etmesin. Doktora gitmemezlik etmesin. Onlara para vermemezlik etmeyelim. Okula vaktinde gitmemezlik etmeyelim. Doktorun verdiği ilaçları içmemezlik etme. Pişirdiğiniz yemekleri yememezlik etmedim. Verdiğiniz işleri yapmamazlık etmedik. Sana istediğin şeyleri satın almamazlık etmez. Babama söylememezlik etmiyorum. Mektuplarınıza cevap vermemezlik etmeyeceğim.

98

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 2: A Two actions following one another without any speed-up or acceleration between the two actions. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . 11 . 12 . Alıp çıktı. Çalıp kaçtı. Köpeğe çarpıp öldürdün. Yatıp uyudun. Kalkıp giyindik. Polis bizi yakalayıp götürdü. Giyinip evden çıktık. Parayı alıp gideceğiz. Oturup yemeye başladık. Arabaya binip gideceksiniz. Şişeyi alıp içmeye başlar. Şapkasını giyip gider. Perception Drill Pattern 2: B Two actions following one another with great speed and acceleration between the two actions. Aldığı gibi çıktı. Çaldığı gibi kaçtı. Köpeğe çarptığın gibi öldürdün. Yattığın gibi uyudun. Kalktığımız gibi giyindik. Polis bizi yakaladığı gibi götürdü. Giyindiğimiz gibi evden çıktık. Parayı aldığımız gibi gideceğiz. Oturduğumuz gibi yemeye başladık. Arabaya bindiğiniz gibi gideceksiniz. Şişeyi aldığı gibi içmeye başlar. Şapkasını giydiği gibi gider.

99

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 1 – Birinci Kısım Alıştırma Egzersizleri Örnek 3: A Two actions follow each another. Perception Drill Pattern 3: B Two actions follow each another so rapidly that one almost begins before the other is ended. The two seem like one continuous action. Girmesiyle oturması bir oldu. Tüfeği almasıyla ateş etmesi bir oldu. Kalkmamla tıraş olmam bir oldu. Yatmamla uyumam bir oldu. Kahvaltını etmenle gitmen bir oldu. Yaralanmamızla düşmemiz bir oldu. Polisleri görmemizle kaçmamız bir oldu. Şişeyi almanızla kırmanız bir oldu. Aysel’le tanışmanızla evlenmeniz bir oldu. Annesini görmesiyle öpmesi bir oldu. Kapıyı açmalarıyla çıkmaları bir oldu. Düşmesiyle ölmesi bir oldu.

1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . 11 . 12 .

Girip oturdu. Tüfeği alıp ateş etti. Kalkıp tıraş oldum. Yatıp uyudum. Kahvaltını edip gittin. Yaralanıp düştük. Polisleri görüp kaçtık. Şişeyi alıp kırdınız. Aysel’le tanışıp evlendiniz. Annesini görüp öptü. Kapıyı açıp çıktılar. Düşüp öldü.

100

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 2 – İkinci Kısım Diyalog: English Translation Sinan In His New Unit (Sinan has joined his new unit. He is now in the company room talking to a sergeant.) 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . Sergeant: Sinan: Sergeant: Sinan: Sergeant: Sinan: Sergeant: Sinan: Sergeant: Sinan: Sergeant: Sinan: Sergeant: Sinan: Sergeant: Sinan: Sergeant: Sinan: Sergeant: Sinan: What is your name and surname? Sinan Yaşar. Where are you from, what year were you born? I’m from İstanbul. I was born in 1987. Are you married? No, I’m single. What schooling have you had? I left after the 10th grade. Why didn’t you finish high school? I got sick. I would certainly have finished high school otherwise. Did you have a trade when you were a civilian? I was working in the office of a friend of my father’s. Are your mother and father living? Yes, both of them are living. Do you have brothers and sisters? Yes, I have two, one brother and one sister. They have assigned you to the second platoon. Yes, Sergeant. What am I to do now? Wait outside; a little later the company commander will see you all. Thank you. Dialogue:

101

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

102

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Sections 2 & 3 – İkinci ve Üçüncü Kısım

103

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 3 – Üçüncü Kısım Diyalog: Sinan Yeni Kıtasında (Selim yeni kıt’asına vardı. Şimdi bölük odasında bir çavuşla konuşuyor.) 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . Çavuş: Sinan: Çavuş: Sinan: Çavuş: Sinan: Çavuş: Sinan: Çavuş: Sinan: Çavuş: Sinan: Çavuş: Sinan: Çavuş: Sinan: Çavuş: Sinan: Çavuş: Sinan: Adın114 ve soyadın ne? Sinan Yaşar. Nerelisin ve kaç doğumlusun? İstanbulluyum. 1987’de doğdum. Evli misin? Hayır, bekârım. Öğrenimin115 nedir? Onuncu sınıftan ayrıldım. Neden liseyi bitirmedin? Hastalandım. Yoksa bitirmemezlik etmezdim. Sivilken bir mesleğin var mıydı? Babamın bir arkadaşının yazıhanesinde çalışıyordum. Annen ve baban sağ116 mı? Evet, ikisi de sağ. Kardeşin var mı? Evet, biri kız, biri erkek, iki kardeşim var. Seni ikinci takıma vermişler. Peki, çavuşum. Şimdi ne yapacağım? Dışarda bekle, biraz sonra bölük komutanı sizleri görecek. Sağol117. Dialogue:

114 115

ad – name öğrenim – education (or tahsil) 116 sağ – living, alive 117 sağol – This expression is used when we mean to say, “Thank you” as a conventional way of replying to some statement.

104

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 4 – Dördüncü Kısım Gramer Analizi: I. Grammar Analysis:

–mamazlık etmek When we want to impress upon a person that he must not fail to do something, or to put it in another way, he must be sure to do something, we add –mamazlık or –memezlik to the verb stem followed by etme, etmeyelim, etmesin, etc... Sometimes the word sakın is placed before the sentence for added emphasis.

Examples: 1 . 2 . Sakın gitmemezlik etme! Söyle gelmemezlik etmesin! Now be sure to go! Don’t fail to go. Tell him to be sure to come!

This form is rather limited in use compared to English. What we want to do is to impress upon a person the importance of doing something. We say, “Don’t fail to do it”. II. Aldığı gibi gitti. When two actions follow one another – the first being the initial and preparatory leading to the second – we add -ip to the root of the verb representing the first action. Now, if there is a certain vehemence, rapidity or violence in the whole action we add -dığı gibi to the initial act followed by the past, future, aorist, etc… verb representing the second act. Examples: 1 . 2 . Kitabı masadan aldığı gibi yere attı. Yakasından tuttuğum gibi dışarı attım. He snatched the book from the table and threw it on the floor. I grabbed him by the collar and threw him out.

Note: There is a strong stress on the first verb which falls on the verb root. This is very important; otherwise the form may mean something else. ‘gibi’ here is a mere function word, and no longer has the meaning of like. Things to notice in the form: In -dığı gibi which is added to the first verb the only change in the possessive ending after –dığı. gibi is always the same. The verb representing the second action may be in the past, future, aorist, etc… depending upon when the action took place. Examples: 1 . 2 Bak sana söylüyorum seni tuttuğu gibi yere vurur. Vurduğu gibi kırıyor. I’m warning you, he’ll grab you and slam you to the ground. One blow and he smashes it. 105

.

106

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 4 – Dördüncü Kısım Gramer Analizi: III. Almasıyla gitmesi bir oldu. Grammar Analysis:

Here two actions almak and gitmek follow one another so rapidly that they seem almost one action. How this form differs from others fairly close in meaning. In the model sentence given above; between the two acts al and git the only connection is that they follow one another instantaneously. One action has hardly happened when the next follows. In alıp gitti there is no feeling of speed. In alır almaz gitti there is speed but the feeling is that the moment he got what he wanted he left because that was all he had come for. While in ‘almasıyla gitmesi bir oldu’ what strikes us is that the second action follows before the first is barely completed. Example: Odaya girmesiyle çıkması bir oldu. Form: -memle, –menle, –mesiyle, –memizle, –menizle, –meleriyle is added to the root of the first verb. This is followed by the -mem, –men, –mesi, –memiz, –meniz, –meleri. ‘bir oldu’ never changes. Examples: 1. Düşmesiyle kalkması bir oldu. 2. Oturmamla kalkmam bir oldu. 3. Girmemizle çıkması bir oldu. He had barely entered the room before he was out again.

107

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 1: A Do the following. (not emphatic) Örnekler: a) Öğretmeni dinle. b) İstediğiniz parayı göndereceğim. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . 11 . 12 . Derslerine çalış. Yatmadan önce dişlerini fırçala. Bize mektup yaz. Erken yatsın. Okula zamanında gelsin. İstediğim kitabı göndersin. Türkiye’ye uğrayalım. Ev ödevlerimizi yapalım. Sınıfa girmeden önce derslerimizi hazırlayalım. Verilen işleri yaptım. Sizi dinliyorum. Dişçiye gideceğim. Grammar Drill Pattern 1: B Be sure you do the following. Don’t fail to do the following. (emphatic) Öğretmeni dinlememezlik etme. İstediğiniz parayı göndermemezlik etmeyeceğim.

108

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 2: A Two actions following one another without any speed-up or acceleration between the two actions. Örnek: Bıçağı alıp kesti. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . 11 . 12 . Kapıyı açıp çıktı. Tabancayı alıp ateş etti. Kalkıp koşmaya başladı. Şişeyi alıp içtin. Binip gittin. Kızı yakalayıp öptüm. Kitapları alıp kaçtık. Kalkıp giyiniriz. Evden çıkıp koşmaya başlar. Tabancalarını çekip ateş ettiler. Çocuğu yakalayıp dövdüler. Oturup okuyacağım. B Two actions following on another with great speed and acceleration between the two actions. Bıçağı aldığı gibi kesti. Grammar Drill Pattern 2:

109

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 5 – Beşinci Kısım Gramer Egzersizleri Örnek 3: A Two actions follow each another. Örnek: Polis Ahmet’i görüp yakaladı. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10 . 11 . 12 . Kalkıp odadan çıktı. Taşı alıp attı. Fatma’yı yakalayıp öptü. Gözlerini kapatıp öptü. Yataktan kalkıp giyindi. Yatıp uyudun. Aysel’le tanışıp nişanlandım118. Görüp satın aldık. Polisi görüp kaçtık. Odaya girip çıktım. Kedi eti alıp kaçtı. Mutfağa girip yemekleri yediler. Grammar Drill Pattern 3: B Two actions follow each another so rapidly that one almost begins before the other is ended. The two seem like one continuous action. Polisin Ahmet’i görmesiyle yakalaması bir oldu.

118

nişanlanmak (-le) – to be engaged

110

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 6 – Altıncı Kısım Okuma Sinan Yeni Kıtasında İzmir’den Adana ve civar bölgelerine119 sevkedilen erler, bir sabah Basmane İstasyonu’ndan trene bindiler. 18 saatlik bir yolculuktan sonra Adana’ya vardılar. Adana istasyonu önündeki meydanda İncirlik Hava Üssü’nün bir büyük otobüsü park etmişti. Yanında başka birliklere ait altı otobüs daha vardı. Onlar da İskenderun, Mersin ve Tarsus’ta bulunan kıtalara ayrılan erleri götürecekti. Sinan ve İncirlik Hava Üssüne ayrılan kırk kadar er, İncirlik otobüsüne bindiler. Sinan etrafı seyretmek için şöförün tam arkasına oturdu. Biraz sonra otobüs hareket etti. Önce geniş bir caddeye saptılar. Caddenin sağında ve solunda güzel, bahçeli köşkler vardı. Şehirde bir zenginlik göze çarpıyordu120. Sinan Adana’yı hiç bilmediği için gördüğü binalar hakkında şöföre bazı sorular sormak istedi. Fakat geçtikleri yolda oldukça (epey) trafik olduğundan, şöför hiç birine cevap vermedi. Sinan da bundan sonra hiç bir şey sormadı. Otobüs şehrin içinden geçtikten sonra karayoluna çıktı. İki tarafta geniş pamuk tarlaları uzanıyordu. Karayolunda bir saat kadar gittikten sonra otobüs sola saptı ve biraz sonra da İncirlik Hava Üssü’nün binaları göründü. Otobüs, üssün nizamiye kapısına121 yaklaşırken yavaşladı ve oradaki nöbetçinin önünde durdu. Yalnız durmasıyla kalkması bir oldu, çünkü nöbetçi eliyle, “Geç” işaretini verdi. Otobüs beş yüz metre kadar gitti ve üzerinde “HİZMET BÖLÜĞÜ” yazılı bir binanın önünde durdu. Şöför başını geriye çevirerek122, “Arkadaşlar, işte geldik” diye seslendi ve el frenini çektiği gibi otobüsten indi. Binanın kapısı önünde bir Türk yüzbaşısı, iki astsubay ve bir er duruyordu. Astsubaylardan biri otobüse girerek erleri saydı ve onlara, “Eşyalarınızı otobüste bırakınız ve hemen aşağı ininiz” dedi. Askerler de otobüsten indiler. Reading

119 120

civar bölgeler – neighboring areas göze çarpmak – to draw one’s attention 121 nizamiye kapısı – main gate of a post 122 başını geriye çevirmek – to turn one’s head around

111

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 7 – Yedinci Kısım Sorular Questions

1. Adana’ya ve civar bölgeye giden erler nereden trene bindiler ve yolculukları ne kadar sürdü? 2. Otobüsler nereye park etmişti? 3. Sinan ve arkadaşları Adana’da neye bindiler? 4. Sinan otobüste nereye oturdu? Niçin? 5. Otobüsün geçtiği cadde nasıldı? 6. Şehirde göze çarpan şey neydi? 7. Sinan eskiden Adana’ya gelmiş miydi? 8. Sinan, otobüste şöförle konuşmak istedi mi? Şöför ne yaptı? 9. İncirlik Hava Üssü’nün binaları ne zaman göründü? 10. Üssün nizamiye kapısında otobüs ne yaptı? 11. Nizamiye kapısındaki nöbetçi ne yaptı? 12. Otobüs üsse varıp durduğu zaman şöför otobüstekilere ne dedi? 13. Binanın önünde kimler duruyordu? 14. Otobüse binen astsubay ne yaptı? 15. Erler otobüsten ne zaman indiler?

112

LESSON 96 – DOKSAN ALTINCI DERS Section 8 – Sekizinci Kısım Ev Ödevi I. Rephrase the sentences given below to convey greater emphasis or urgency. 1. Bu iş için onlar müracaat etsin. 2. Bu paketleri göndersin. 3. Gitmeden önce evrakları123 imzala. 4. Borçlarımızı ödeyelim. 5. Bu akşam yemeğe gittiğin zaman kravat tak. II. Rephrase the sentences given below to convey the idea that the two actions follow one upon another so rapidly that they seem like a single action. 1. Beni görünce bana doğru koşmaya başladı. 2. Kapı açılır açılmaz kapandı. 3. Vapur yanaşır yanaşmaz iskeleye atladı. 4. Kutuyu alıp ateşe attı. 5. Düşer düşmez kalktı. 6. Fotoğraf makinasını alıp parçaladı. Homework

123

evrak – documents, papers

113

TURKISH - ENGLISH VOCABULARY – LESSONS 89 – 96 TÜRKÇE - İNGİLİZCE KELİMELER 89 – 96 DERS ad – name.....................................................104 alacaklı – creditor...........................................80 alay – regiment...............................................51 alkışlamak (-i) – to applaud............................40 Allah rahmet eylesin – Mercy be upon his (her) soul.............................................................22 apartman – apartment building.......................64 aşık olmak – to fall in love.............................38 aşk - love........................................................38 astsubay – non-comissioned officer...............51 atanmak (-e) – to be assigned (to a unit)........51 az kalsın – nearly, narrowly...........................22 bahar – season................................................64 başını geriye çevirmek – to turn one’s head around.......................................................111 başlangıç – beginning.....................................89 basmak (-e) – to step on something................89 belli – it’s evident...........................................48 belli değil – it is not known, it is not certain..48 bilgi – knowledge...........................................51 boğuk ses – choke or catch in the voice.........80 bol – loose......................................................64 büfe – buffet...................................................40 büsbütün – completely, utterly.......................80 çarpmak (-e) – to collide, to hit......................93 çeşit – various (or muhtelif)...........................93 ciddi – serious................................................80 civar bölgeler – neighboring areas...............111 çoktandır – for a long time.............................26 delilik – insanity, mania, folly........................39 Deme Allah aşkına! – No kidding! You don’t say!.............................................................60 demin – a little while ago.................................8 denetleme – inspection...................................51 direksiyonu kırmak (-e) – to turn the steering wheel..........................................................93 ehliyet – driver’s license, operator’s license. .89 el sıkmak (-i) – to shake hands.......................40 elmas – diamond............................................40 engel olmak (-e) – to prevent.........................51 eskici – trader in second hand clothes..............8 esmek (rüzgar) – to blow (the wind).............64 etki – effect, influence....................................64 evrak – documents, papers...........................113 fazla etmez – not worth more than…...............8 fikrini sormak (-in) – to ask the opinion of ... 12 gaz pedalı – accelerator, gas pedal.................89 gece kulübü – night club................................65 geçenlerde – a short while ago.......................22 gerisi – the rest of it, the remainder................60 114 görev – mission..............................................48 göze çarpmak – to draw one’s attention.......111 halis – genuine..................................................8 hararetli – animated, vehement......................12 hatıra – memories...........................................26 hatırın için – just for your sake........................8 hava üssü – air base........................................48 hayran olmak (-e) – to admire also hayranlık – admiration..................................................26 hazır bulunmak (-de) – to be present..............52 Hey gidi günler hey! – Oh those bygone days! ....................................................................22 hizmet birliği – service unit............................48 hoca – teacher.................................................22 hol – hall.........................................................80 içlerinde – among them..................................26 iğne – brooch..................................................40 ileri – forward.................................................93 ilgi – interest, attachment (also alaka)............76 ilham – inspiration..........................................65 ilkbahar – spring.............................................64 işine gelmezse – if you don’t like it.................8 kaç lira eder – how much is .................. worth? ......................................................................8 karargah – headquarters.................................48 katılmak (-e) – to join (a group, like a church) ....................................................................51 kayınpeder – father-in-law.............................40 kayınvalide – mother-in-law..........................40 kiracı – tenant.................................................64 kıta – unit, troop (military)\; continent...........48 kıyafet (giysi) – attire.....................................66 kıymet biçmek (-e) – to estimate, to appraise 12 kovulmak (-dan) – to be dismissed, to be sacked.........................................................22 kuaför – hairdresser........................................40 kucaklamak (-i) – to take in ones arms, to embrace......................................................82 kurbağa – frog................................................22 kurutmak (-i) – to dry (something).................64 mektep – school..............................................22 meraklı (-e) – to be fond of... one who has a taste and liking for......................................64 mesut (mutlu) – happy...................................40 meze – hors d’oeuvre.....................................22 mücevher – jewels..........................................40 Ne var ne yok? – What’s new? How’s everything? (said in greeting).....................60 netice – consequence, end, result, effect........76 nişanlanmak (-le) – to be engaged...............110

nişanlı – fiance...............................................80 nizamiye kapısı – main gate of a post..........111 öğrenim – education (or tahsil)....................104 pastane – a shop where they serve pastry, coffee and tea.............................................80 problem – problem.........................................26 saçını yaptırmak – to have one’s hair done....40 sağ – living, alive.........................................104 sağol – This expression is used when we mean to say, \“Thank you\.................................104 sahip olmak (-e) – to own...............................93 saklamak (-i) – to hide....................................26 sendelemek – to totter, to stagger...................77 sessizlik – silence, stillness............................80 sıra – bench....................................................51 sona ermek – to end, to come to an end.........52 süre – period (duration of time).....................51 takip etmek – to follow..................................80 tavlamak (-i) – to win over a girl one is courting or flirting with..............................80 tehlike – danger..............................................26

uçmak – to fly, to be blown away .................64 ülke – land, nation, country............................60 uyuşmak (-le) – to settle mutually, to reach an agreement.....................................................8 vedalaşmak (ile) – to bid farewell, to say goodbye..............................................................48 vitesi bire takmak – to put in first gear..........89 yaramaz – naughty.........................................26 yarışma (müsabaka) – contest, race...............60 yaşlı gözler – tear filled eyes..........................40 yer almak – to occur, to take place.................40 yumuşatmak (-i) – to soften...........................76 ziyanı yok – it doesn’t matter.........................89 zıplamak – to jump, to leap............................93 şair – poet.......................................................60 şaşı – cross-eyed.............................................22 şiir – poem......................................................60 Şimdilik eyvallah – So long for now! Bye now! ....................................................................76 şort – shorts....................................................65

115

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->