İNCELEME İNCELEME İNCELEME

BETON PREFABRİKASYON
KASIM 2009 SAYI : 92 16
Demir Kilise (Sveti Stefan Bulgar Kilisesi)
Balat/İstanbul
A) GİRİŞ
Şinasi Acar Beyefendi’nin kaleme aldı-
ğı "Türkiye’de Beton Prefabrikasyonun
Tarihçesi" kitabının (1) giriş satırların-
da rastladım, ülkemizde yapılmış "İlk
Tam Prefabrike Yapı" tanımlamasıyla,
Haliç kıyısındaki ‘’Sveti Stefan Bulgar
Kilisesi" nam-ı diğer "Demir Kilise" is-
mine…
Yapı olarak bilirdim de, bu özelliğini
vurgulayan bir ibareye ilk kez rastlı-
yordum. Sayın Köksal Anadol’un yine
aynı kitaptaki (1) giriş notunda vur-
guladığı "geçmişine sahip çıkmayan
toplumların geleceği olmaz" düsturu
ile adı geçen bu ilk örneği -25.yılımızı
kutladığımız bu sene- sektörümüzün
dergisine taşımaya karar verdik ve
belki de böylelikle emeği geçen teknik
insanlara bir vefa borcunu "tarihe not
düşen bir selam’la" yerine getirirdik.
Kurulma hikayesi enteresan, hakkında
pek çok rivayet veya öykü kulaktan ku-
lağa oluşmuş. Lakabı da pek çok, de-
mir kilise -seyyar kilise- yap/boz kilise,
prefabrik kilise…
Yapım öyküsü ve mimarı da bir başka
ilginç konu….
Konuyla ilgili en önemli kaynak ise;
Hasan Kuruyazıcı-Mete Tapan tarafın-
dan kaleme alınan "Stevi Stefan Bulgar
Kilisesi" Bir Yapı Monografisi (2) adlı
1998 yılında yapılmış çok değerli -ne-
rede ise bir belgesel roman tadında-
bir çalışma. Şimdilerde yeni baskısı
yapılmış durumda, tarihe ve yapılara
Hakan ATAKÖY / İnş. Yük. Müh. / TPB
SVETİ STEFAN BULGAR KİLİSESİ-TEKNİK KÜNYE
İŞVEREN/FİNANSMAN : BULGAR HÜKÜMETİ
MİMAR : HOVSEP AZNAVUR (OSMANLI ERMENİSİ)
MÜTEAHHİT : R.H.WAAGNER (AVUSTURYA)
STATİKER : PROF. PAUL NEUMANN (AVUSTURYA)
MİMARİ DETAY PROJE : BAY HABLİTSCHEK (AVUSTURYA)
ÜRETİM BAŞ MÜHENDİSİ : BAY MARX (AVUSTURYA)
ÜRETİM YILI : 1893-1894
MONTAJ YILI : 1895-1896
YAPI TOPLAM AĞIRLIĞI : 500 TON
YAPININ MALİYETİ : 380 000 FRC
KONTROL : MİMAR SAMARCIYEV (BULGAR)
ÜRETİM YERİ : VİYANA (AVUSTURYA)
MONTÖR SAYISI : 15 KİŞİ (AVUSTURYA)
AÇILIŞ TARİHİ : 08.08.1898
MONTAJ SÜRESİ : 7 AY
Resim-1 Sveti Stefan Bulgar Kilisesi Genel Görünüşü
İNCELEME İNCELEME
BETON PREFABRİKASYON
KASIM 2009 SAYI : 92 17
ve süreçlerden sonra 1892 yılında
Aznavur’un projesi esas alınarak ya-
pının mühendislik projelerini hazırla-
yacak ve uygulamayı gerçekleştirecek
firma bir yarışma sonucunda belirlenir
ve Avusturya Viyana’daki R.Ph.Waag-
ner firması seçilir. (Resim-2)
Viyana’da Waagner firmasında bir
yandan detay tasarımlar ve hesap-
lar yapılır iken, bir yandan da tümü
demir(dökme) ve çelikten oluşan
yapı elemanlarının üretimine başlanır
ve yine ilginç bir nokta; tüm üretimin
tamamlanmasını takiben R.Ph.Wa-
agner firmasının fabrika sahasında
kilisenin tamamının montajı yapılır ve
kurulur. Böylelikle, üretilmiş elemanlar
İstanbul’a gönderilmeden önce, her-
hangi bir eksik veya hata var ise görül-
müş olacaktır. Tesiste montaj ve de-
montajını takiben yapı elemanları, bir
iddia deniz yolu ile Trieste ve Adriyatik
üzerinden, bir başka iddia ise Tuna
Nehri ve Karadeniz Yolu ile İstanbul’a
gönderilir. (Resim-3)
Bir yılı aşkın üretim ve ön montaj-de-
montaj işlemleri esnasında kilisenin te-
mel inşaatı sürmektedir. Zeminin suya
doygun ve zayıf taşıma gücüne sahip
olması dolayısıyla; çam ağacından
yapılmış 30 cm çapında ve muhteme-
len 10-12 mt boyunda 300 adet kazık
çakılarak, derin temel uygulaması ya-
pılmıştır. Bu uygulamanın İngiltere’den
getirilen buhar makinası ile çalışan bir
şahmerdanla yapılmış olması ise yine
bir başka ilginçliktir.
Viyana’dan nakliyenin deniz yoluyla
İstanbul’a yapılması ve temellerinde
hazır olması ile Waagner firmasının
gönderdiği onbeş teknisyen yardımıyla
tüm montaj 7 ay içinde tamamlanmış
ve kilisenin 1896 yazında montajı ta-
mamlanmış, inşaatı bitirilmiştir, ancak
dini simgelerin tamamlanamaması ne-
deniyle 1898 yılında açılmıştır.
C) YAPI KARKASI
Sveti Stefan Kilisesi baştan aşağı de-
mirle inşa edilmiş bir yapıdır ve "demir
kilise" olarak anılma nedeni de budur.
Tüm taşıyıcı karkası, çelik profillerin
kompozisyonundan oluşmuş ve bunun
dışında duvar kaplamalarından, döşe-
melere, pencere doğramalarından kapı
kanatlarına varıncaya değin yapıya ait
ilgi duyanlar için zengin bir özgün kay-
nakça…
Haliç’in kıyısında tüm karkas eleman-
larının çelik prefabrike çözüldüğü 1868
Feshane ve 1884 Cibali Tütün Fabrika-
sından sonra aynı kıyı çizgisinde 1898
yılında tamamlanarak hizmete girmiş,
Demir Kilise. Kısacası prefabrikasyon
anlamında öncü ve tarihi yapılar ül-
kemizde Haliç’in kıyısında yan yana
dizilmişler ve hala tüm zarafetleriyle
hizmet vermeye devam etmekteler…
B) YAPININ HİKAYESİ
Pek çok konuda ilk olma özelliği ta-
şıyan bu yapının; en önemli tarihi-
siyasal özelliklerinden belki de ilki,
İstanbul’un fethi ile beraber Fatih Sul-
tan Mehmet’in koyduğu Yahudi yada
Hıristiyan dini yapılarının inşa edilmesi
yasağına rağmen yapılan ilk dini yapı
olmasıdır. (2)
Bulgar cemaatinin 1858 yılında Os-
manlı Hükümetinden aldığı izinle,
1889 yılında bir Osmanlı Ermenisi
olan Mimar Hovsep Aznavur’a kilise-
nin mimari planlarının hazırlanması işi,
finansmanı sağlayan Bulgar hükümeti
tarafından verilir. Çeşitli aşamalardan
Resim-3 Wagner Firması Sahasında Ön Montaj
Resim-2 Yapıda Wagner Rumuzu
İNCELEME İNCELEME
BETON PREFABRİKASYON
KASIM 2009 SAYI : 92 18
her türlü unsur tamamen demirden
imal edilmiştir.
Çelik karkas sistemin düşey taşıyıcıla-
rını oluşturan kolonlardan kare kesitli
olanlar; 6’lık ve 8’lik korniyerlerle, yine
aynı ebattaki diagonel korniyerlerin
perçinlenerek birbirlerine bağlanma-
ları ile oluşturulmuş ve tüm yüzeyleri
saç levhalarla kaplanarak kare kolonlar
üretilmiştir. Yine sistemdeki daire ke-
sitli kolonlar ise içleri boş olarak dö-
küm demirden imal edilmiştir.
Zemin kattaki çevre kirişleri 2x30 U
profillerle kutu olarak oluşturulmuş,
kolonlarla bağlantıları kaynakla yapıl-
mış ayrıca düğüm noktaları köşebent-
lerle perçinlenerek takviye edilmiştir.
İçeride ise kirişleme I20 ve I12’lik
profillerle yapılmış, bunların üstüne
dik yönde 23 cm aks aralığı ile 4,5
profilleri yerleştirilmiş ve I profillerin
üst başlığına tel kenetlerle bağlanmış-
lardır. profillerin içlerine içi boşluklu
tuğla yerleştirilerek kaba döşeme oluş-
turulmuş, bunların üstüne de döşeme
kaplaması olarak 25cmx25cm ebadın-
da karo döşenmiştir.
Tüm cephe kaplama levhaları düz
saçtan, kabartma tekstürlü olanlar ise
dökme demirden imal edilmiş ve bun-
ların ilgili aksesuar profilleri perçinle,
saç ve dökme demir levhalar ise kay-
nakla karkasa monte edilmiştir.
Ayrıca yine vurgulanması gereken bir
özgün detay da; çatıdan toplanan yağ-
mur suyunun kolonların içinden geçen
düşey borularla zemine kadar indirilip,
buradan bina çevresinde kanallara
bağlanmasıdır.
D) MEVCUT DURUM
Çeşitli zamanlarda muhtelif onarım-
lar gören yapı, son kapsamlı onarımı
1991 yılında görmüş, ancak bugüne
kadar farklı uzmanlar tarafından rapor-
lanan geoteknik problemler ve koroz-
yon riskine açıklık maalesef giderile-
memiştir. (2)
Yapıdaki en büyük problem (ve bugün-
de net olarak görülen) Haliç yönüne
doğru kayma ve korozyon nedeniyle
oluşan hasardır. (Resim-4)
Kilisenin iç hacminde belirgin bir de-
formasyon görülmemekle birlikte yapı
temellerindeki oturma ve kaymanın
sürmesi nedeniyle; temel duvarları
ile yapı karkasının oturduğu noktalar
arasındaki açılmalar ve bunun neden
olduğu kaplamalardaki yırtılmalar ol-
dukça belirgindir. (Resim-5)
Resim-4 Haliç Yönüne Doğru Kayma ve Açılma
Resim-5 Kaplamalardaki Yırtılmalar
İNCELEME İNCELEME
BETON PREFABRİKASYON
KASIM 2009 SAYI : 92 19
bu önemli kültürel mirasın; oturma ve
kaymayı engelleyecek geoteknik çö-
zümlere süratle ihtiyacı vardır.
E) SON SÖZ
Her yönü ile gerçekten ilginç bir yapı,
demir kilise. Peki onca zengin külli-
yatına rağmen bu yapının prefabrike
yapılma nedeni ne idi? Bu sorunun
teknik yanıtını ise; yapının statik pro-
jelendirilmesini yapan Prof.Paul Neu-
mann 1895 yılında "Bizans uslubun-
daki Demirden Kilise üzerine" yaptığı
sunuşunda şöyle anlatmış; "Yapı Haliç
kıyısında çok kötü bir zemin üzerinde
kurulacağı için, ağırlığını olabildiğince
azaltmayı düşündük. Bu nedenle ana
parçaları tümüyle demirden tasarladık,
çünkü demir yapı kagir bir yapıdan çok
daha hafif olacaktı. Aynı zamanda tek
tek parçaları sağlam bir biçimde birbi-
rine bağlı bir bütün oluşturacağı için
temellerdeki düzensiz oturmalardan
da kagir bir yapı kadar zarar görmeye-
cekti. Evet prefabrike tasarladık, çünkü
alınan tüm önlemlere karşın yine de te-
mellerde bir çökme ya da kayma orta-
ya çıkarsa, bu eser sökülerek bir başka
yere kurulabilinir."…
115 yıl önce bu öngörüde bulunan
meslektaşımızı ve kültürler mozaiği
1998 yılı başlarında saptanan (2) bod-
rum duvarları ile yapı izdüşümünün
arasındaki açılma 2 cm iken bugün
de bu rakam 8 cm mertebesine ulaş-
mıştır.Bu noktada vurgusu yapılmayan
ve dikkat çeken bir ayrıntı da bodrum
duvarlarına oturan yapı izdüşümün
kolonları da dahil olmak üzere bir
bağlantısının gözükmemesidir. Bu da
bodrumlu temelin nerede ise binadan
bağımsız farklı deformasyonunu doğ-
rulamaktadır. Çünkü yapıda bu farklı
oturmaya rağmen gözle görülen bir
düşeyden kaçma gözükmemektedir.
Kısacası; bir mihenk taşı gibi değerli
Resim-6 Bahçeden Görünüş
Resim-8 Kayma ve Açılma
Resim-7 Dökme Demirden Daire Kesitli Kolonlar
Resim-9 Deformasyonlar
İNCELEME İNCELEME
BETON PREFABRİKASYON
KASIM 2009 SAYI : 92 20
ülkemize bu renkli yapıyı kazandırarak
emeği geçen tüm teknik elemanları
şükranla anıyoruz.
Not: Portland Çimentosu 1824’te bu-
lunmuş, ilk betonarme sistem uygula-
ması 1877’de yapılmış ve ülkemizdeki
ilk betonarme karkaslı bina 1919 yılın-
da Mimar Kemaleddin Bey tarafından
projelendirilmiştir.
Kaynakça
1)Türkiye’de Beton Prefabrikasyonun Ta-
rihçesi-M.Şinasi Acar/ TPB Yayını /2006
2)Sveti Stefan Bulgar Kilisesi-Bir Yapı Mo-
nografisi/Hasan Kuruyazıcı-Mete Tapan/
YKB Yayını/1998
Resim-10 Kulenin Uzaktan Görünüşü
Resim-11 Kule Görünüşü

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful