You are on page 1of 74

KAYGI KAVRAMI-SREN KIERKEGAARD

SrenKierkegaard (1813-1855): Topu topu 42 yl sren yaamnda, 30'lu yalarnn banda yaymlad Ya/Ya
da ve Korku ve Titreme gibi yaptlaryla sivrilen ve etkisini hem felsefeci hem de yazar olarak gnmze dek
srdren nemli bir 15). yzyl dnrdr. 1843 'te yaymlad Kayg Kavram 'ysa, Kierkegaard'dan son
yllarda dilimize aktarlanlar arasnda zgn dilinden evriliiyle de farkn oluturan bir yapttr.
Trker Armaner (1968); Kuann felsefeyle edebiyat birbirini en iyi biimde besleyerek srdren nemli
yelerindendir, iskandinav dillerinden evirdii yazarlar arasnda Kierkegaard'n yan sra Sofi'nin Dnyas
yazan Jostein Gaarder de bulunan Armaner'in kendi yazdklar arasndaysa, ilki 1997 ylnda yaymlanan
(Kyz) de yk kitab bulunmaktadr.








HASAN AL YCEL KLASKLER DZS
DANCA ASLINDAN EVREN: TRKER ARMAN ER
TRKYE BANKASI
Kltr Yaynlar
iindekiler
KAYGI KAVRAMI-SREN KIERKEGAARD.................................................................................................................. 1
evirmenin nsz ............................................................................................................................................................ 3
KAYGI KAVRAMI ........................................................................................................................................................... 7
nsz ................................................................................................................................................................................ 7
Giri................................................................................................................................................................................... 8
Birinci Blm .................................................................................................................................................................. 15
Mevrus Gnah'n Balang Noktas ve Bu Kavramn ........................................................................................................ 15
Kkenine Dnerek Yaplan Bir Aklama Olarak Kayg .................................................................................................... 15
1."MEVRUS GNAH" KAVRAMI ZERNE TARHi YAKLAIMLAR....................................................................... 15
2.LK GNAH KAVRAMI .............................................................................................................................................. 17
3.MASUMYET KAVRAMI ............................................................................................................................................ 19
4.D KAVRAMI ...................................................................................................................................................... 20
5.KAYGI KAVRAMI ...................................................................................................................................................... 22
6.KAYGI: MEVRUS GNAH'IN N KOULU VE BU TERM KKENNE NEREK AIKLAYAN BR KAVRAM . 24
kinci Blm .................................................................................................................................................................... 27
Mevrus Gnah' leriye Dnk Aklayan Bir Kavram Olarak Kayg .................................................................................. 27
1.NESNEL KAYGI .......................................................................................................................................................... 28
2.ZNEL KAYGI ............................................................................................................................................................ 30
A. Soylar Arasndaki likinin Sonucu .......................................................................................................................... 31
B. Tarihi ilikinin Sonucu ............................................................................................................................................. 35
nc Blm -Kayg: Gnah Bilincinin Yokluundan Doan Gnahn Bir Sonucu Olarak ............................................... 39
1.TN'N YOKLUUNA DUYULAN KAYGI ................................................................................................................. 44
2.KAYGI: DYALEKTK YNTEMLE YAZGI OLARAK TANIMLANAN BR TERM ............................................... 46
3.KAYGI: DYALEKTK YNTEMLE SU OLARAK TANIMLANAN BR TERM .................................................... 48
Drdnc Blm .............................................................................................................................................................. 52
Gnahn Tad Kayg ya da Tekil Bireyin Gnahnn Sonucu Olarak Kayg .................................................................... 52
1.KT'YE LKN KAYGI .......................................................................................................................................... 53
2.Y OLANA LKN KAYGI (DEMONK) ................................................................................................................. 55
I. Bedensel-Ruhsal Olarak Yitirilen zgrlk .................................................................................................................... 62
II. Ruhun Soluuyla Yitirilen zgrlk ............................................................................................................................. 63
Beinci Blm .................................................................................................................................................................. 71
nan Yolu ile Gelen Bir Kurtarc Olarak Kayg ............................................................................................................... 71




evirmenin nsz

Kierkegaard'n "varolu"a ilikin retisi, gerekd bir gerekilik diye adlandrlabilir.
T. Adorno, Kierkegaard
Seren Kierkegaardn 1844'te Vigilius Haufniensis ms-tear adyla baslan Begrebet Angest {Kayg Kavram)
metni, bata Hegel olmak zere pek ok sistemle, hatta "sistem kurma"nn kendisiyle uramasnn yan sra,
grebildiim kadaryla, "Korku" (Frygt) ve "Kayg" (Angest) terimleri arasndaki farklla ilikin filolojik bir
inceleme olarak da okunabilir - en azndan 1995 Eyll'nde Kopenhag'ta bir sahaftan bu kitab aldmda
1
benim
niyetim byle bir farkn felsefe erevesinde nasl dile getirilebileceini renmekti, 2001'de okuduumda ve
evirmeye baladmda sanyorum bu bilgiyi bir lde edinebildim.
1 Soren Kierkegaard, Begrebet Angest; Glydendal, 1960 (ed.: Villy Sorensen)
1843'te Johannes de silentio adyla yaymlad Frygt og Bven (Korku ve Titreme), "kayg"dan ok, brahimin
olunu kurban etmekle ilgili seimi zerinden, Ben-bilincinin temel bir korkusu olan "umutsuzluk" zerinde
durur. brahim'in tbi tutulduu snav, Kierkegaard'a gre, "problem"i problematik
2
gz nne alarak
incelenebilir: 1) Etik olan ereksel biimde askya alnabilir mi? 2) Tanr'ya kar yerine getirmemizin gerektii
mutlak bir dev var m? 3) brahim'in amacn tekilerden gizlemesi etik adan savunulabilir mi?
Kierkegaardn etik olan ile tmelin zde tutulmasndan kaynaklandn iddia ettii bu problemler, Hegel'in
bak as kabul edilirse
3
, olumlanmas gerekmektedir.
Kayg Kavram'nda da izlerinin srld, Hegel ile Kierkegaard arasndaki temel kartlklardan birinin kkeni
de tmel ile tikel kartlnda yatar. Hegel'e gre birey Devlet ideasndaki bir "moment"tir, tikel zgrlk de
tmel idea gereklemeden mmkn deildir.
4
Kierkegaard ise inan ile dnme etkinliini kesin bir izgiyle
ayrdktan sonra, Hegel'in terimleriyle Hegel'den farkl bir "estetik" tanm yapar ve estetik yaamn "dolaysz"
bir yaam olduunu belirtir. Etik yaam da, Kierkegaard'a gre, bir tmelin dolaym olmakszn tek bir bireyin
inanc dorultusunda yapt seimlerle belirlenir.
"nsan, beden ile ruhun [Sjel] Tin [Aand] tarafndan tanan bir sentezidir." Kayg Kavram'nn deiik
blmlerinde ska yinelenen bu nerme, inan tayan tek bir bireyin "Ben" tasvirini yapmas asndan
Kierkegaard felsefesinin
2 Kierkegaard "problem" szcnn Eski Yunanca karln kullanmay tercih ediyor ( ). Bileik
bir yap tayan ( +() bu terim, gelecee ilikin bir tasarm, ya da kiinin nnde duran bir engeli,
onu koruyan fiziksel bir varl imliyor. Kayg Kavramnn zellikle nc blm, Kierkegaardn Antik
Yunan'daki "zaman" grn eletirel bir biimde serimlemesine ayrlmtr.
3 Hegel"in Hukuk Felsefesi, "Soyut Hak", "Ahlk" (Moralitat), "Etik Yaam" (Sittlichkeit) olmak zere
blme ayrlr. Hegel, son blmde Devlet'in "etik btn"n kendisi olduunu, etik ideann etkinlik haline
gemesinin ve zgrln somutlatrlmasnn Devlet araclyla gerekletirileceini, dolaysyla Devlet'e
ilikin devin mutlak, zsel bir dev olduunu syler.
4 Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesinin Eletirisi kitabnda, bu noktann "totolojiden baka bir ey olmadn"
belirtir.
anahtarlarndan biri konumundadr. Ayn yargya, 1846'da Johannes Climacus adyla kan, ngilizceye
Concluding Unscientific Postscript to the Philosophical Fragments diye evrilmi metinde ve 1849'da Anti-
Climacus adyla baslan Sygdommen til Dden (lme Ynelik/likin Hastalk) kitabnda da rastlarz.
Korku ve Titremedeki tmel/ tikel kartln, Johannes Climacus bu kitabnda nesnel doru/znel doru
kartl ile btnler. Hegel'in aamal, "kiiden bamsz olarak doru" nermelerine kart olarak
5
, burada
"inan"n bir baka kiiye ifade edilebilir olmad, Hristiyanln asl ele ald noktann Hristiyan bireyin
znel inanc olduu belirtilir. Kierkegaard'a gre psikolojik durumlar sadece tek bir kiiye zgdr, sadece o kii
bu durumlarn dolaysz bilgisine sahiptir. nancn nesnesi doru olmayabilir, ama kiinin o inanca sahip olduu
yanllanabilir nitelikte deildir. Dolaysyla znellik, neye inanld ile deil, inanan kii ile inanc arasndaki
ilikiye dairdir.
5 Bu aamalar; znenin kendine dnmesi, kendisini psikolojik ve fiziksel deiik durumlar iinde aa
karmas ve ussal Devlet'te zne-nesne birlii biiminde onaylanmas olarak tanmlanr.
Hegel, "Hakikat" (Wahrheit) terimini matematik ile doa bilimleri iin olduu kadar, ahlk, sanat ve mzik iin
de kullanr. Kierkegaard bu terimi (Danca: Sandhed) Hegel'in kulland genilikte alsa da ondan farkl olarak
znel ile nesneli, "ierisi ile darsn" kar karya getirir. Kayg Kavram'nn nc blmnde de ie
dnkl yitiren kiinin, kendisiyle dolaysz iliki kurma olanan yitirdii anlatlr. Johannes Climacus kiinin
varoluu iin iki seenek sunar: nsan ya kendi varoluunu unutacak, ya da tm dikkatini kendi varoluunda
younlatracaktr.
Anti-Climacus da Tin'in bir hastal olarak umutsuzluu "otantik" ve "otantik olmayan" biiminde ikiye ayrr.
kincisi, otantik olmayan, "kiinin bir Ben'i olduuna dair bilinten" yoksun olmasndan kaynaklanr. Bu,
Johannes Climacus'un ve Vigilius Haufniensis'in tanmlad, "darya dnkln, nesnel dorunun peinden
gitmenin dolaysz Ben bilincinin yoksunluuyla sonuland" durumdur. Otantik umutsuzluk ise kiinin
"kendisi olmak istememesinden doan" ve "kendisi olmak istemesinin yol at" biiminde tanmlanan iki
dorultuda aklanr. Burada da Johannes de silentio'nun brahim'e atfettii seimle karlarz: Tin, ya kendisi,
ya da bir bakas tarafndan kurulabilir. znel dorunun, tikel inancn araclyla Tin, kendisini kendisi olarak
kurar; bakasnn -tmel bir yapnn- kurduu Tin ise kendisi deildir. Victor Eremita da 1843'te yaymlad
Enten Eller'de (Ya/Ya da) kiinin yapaca seimin iyi ile kt arasnda deil, estetik ile etik arasnda yaplacak
bir seim olduunu, o insann zerinde umutsuzlua kapld Ben'in sonlu bir Ben (Tin) olduunu, kendisiyle
ilgili seim yaplacak Ben'in ise mutlak bir Ben olduunu syler.
Anti-Climacus'a gre insan bir Tin'dir, Tin de bir iliki deil, kendisiyle iliki kurma etkinliidir. lme ilikin
hastaln olana insann hayvan karsndaki stnl, bu hastaln farknda olmak hristiyann 'doal insan' a
kar stnldr, bu hastaln tedavi edilmesi de hristiyann takdis edilmiliidir. Johannes Climacus
etkinliin yok edilmi olanakllk olduunu dnyordu, Anti-Climacus'a gre ise etkinlik doygunlua ulam
olanakllktr. Vigilius Haufniensis de Kayg Kavramnn beinci blmnde olanakll etkinlik karsnda
yceltir ve "olanakllk tarafndan yetitirilen kii korkutan ve haz veren eyleri ayn derecede kavrar," der.
Kayg Kavramnn Giri blmnde "Bir sistem kurmaya girien kiinin sorumluluu byktr, ama bir
monografi yazar da kendi erevesine sadk olabilir, olmas da gerekir" denir. Kierkegaard sistem kuran kii
olarak Hegel'i kast ediyordu, monografi yazar da kendisiydi. Yukarda bir ksmndan sz ettiim mstear adlar,
bu "monografi yazm" iddiasnn gstergeleri olarak yorumlanabilir. Kierkegaard, kitaplarn hepsini bir araya
getirecek "tmel yazar" silerek, bir adan her metni sadece kendi zerine kapanacak bir varla indirgiyordu.

Kayg Kavram, bu nszn banda belirttiim ayrm en ak biimde nc blmde serimler: "Kayg"nn
nesnesi, "korku"dan farkl olarak, "hilik"tir. Kierkegaard bu kavram incelerken, "mevrus gnah
6
dogmasn
zihninden hi karmamtr". Kierkegaard Kayg Kavram'na bir soru ile balar: Mevrus Gnah ile Adem'in
gnah zde midir? Bu soruya olumlu cevap veren dogmatiklerin bir ksm, Kierkegaardn aktardna gre,
D' "hayal"
7
bir balang noktas olarak almtr. Bu ve benzer grlerin sonucu, Kierkegaard'a gre,
Mevrus Gnah'n neredeyse irsi bir hastalk gibi kuaklar boyunca insanla bulatnn dnlmesine yol
amtr. Bu kitapta Kierkegaard, Hegel ile olduu kadar, yerleik kilise doumlaryla da mcadele eder, bu
grlerdeki temel eksiklik de, Vigilius Haufniensis'e gre, Su ile Gnah kavramlarnn Kayg ile
ilikilendirilmemi olmasdr, bu nedenle Masumiyet ve Kefaret de yetersiz bir biimde aklanmtr.
6 "Mevrus Gnah", bu eviride Danca Arvesynd szcnn karl olarak kullanld. Kierkegaard da
bu terimi Latince peccatum haereditarium'dan evirmi. Bu eviri iin ok yararlandm ngilizce basksndaki
(The Concept of Anxiety, ev. R. Thomte, A.B. Anderson, Princeton University Press, 1980) szck de hereditary
sin. "Tevars etmi," "miras kalm" anlamnda evrildi: Kitabn ilk blm, Kierkegaardn yerleik kilise
dogmasnn temel retilerinden biri olduunu belirttii bu kavrama ilikin grlerin eletirisi iin ayrlm.
7 Kierkegaard "hayal" olarak evrilen szck iin burada kkeni Eski Yunanca'da olan phantastisk
terimini kullanyor, szc deiik yazarlar tarafndan "gerek d" olan bir imgeyi belirtmek iin
kullanlmtr. grn, hayal, glge, d gibi eitli anlamlar karlyor.
Kierkegaard iin Masumiyet "etik", Dolayszlk [Alm. Unmittelbarkeit, Dan. Umiddelbarheit, ng. Immediacy]
ise "mantk" alannda incelenmesi gereken iki ayr konudur.
8
Bylece Kierkegaardn nc blmde "zaman"
zerine syledikleri, Giri'te ve birinci blmde Hegel mantna ynelttii eletiriye balanr: Hegel, "manta
devinim atfettii iin" eletirilir, nk bu sistemde "masumiyet" gibi "zaman" da Kierkegaard'a gre mantk
kategorilerinin iine yerletirilmi, hatta bu kategorilerin kendisine dntrlmtr. Hegel Logikin giri
blmlerinde D ile Masumiyetten sz ederken, Tin'in kendi durumunun dolaysz bilgisini daha yksek bir
Tin araclyla edindiini syler.
9

Kierkegaard'a gre, masumiyette insan bir tin olarak deil, doal kouluyla dolaysz birlii iinde bir ruh olarak
nitelenir. Kiinin tin'i, d grmektir; Kayg da d gren tin'in nitelik kazanmasdr: "Adem masumiyette d
gren bir tin idi." ikinci blm de Adem'in masumiyette bir sentez olmad saptamasndan yola kan nerme
ile alr: "Cinsellik
10
, gnahkrlk ile vaaz edilmitir.
11
nsan trnn tarihi de ayn anda balar. nsan trnn
gnahkrl ile Kayg, nicel belirlenimler ile devinir."
8 Bu nedenle Hegel'in yntemi, Kierkegaard iin, "kategorik" olarak da yanltr. Bunu Giri'te ve birinci
blmde Hegel'in Logik [Mantk] kitabn eletirirken belirtir. Bu kitapta Hegel, mant Varlk [Sein], z
[Wesen] ye Kavram [Begriff] olmak zere blmde inceler. "Hakikat", ikinci blme ait bir alt-blmdr.
Kierkegaard, bunun "ne manta ne de hakikate yarar salamadn" syler ve bununla ilgili uslamlamasn
serimler.
9 Adorno'nun Hegel zerine yapt zmlemeye gre (Hegel: three studi-es, ngilizce'ye ev.: S,W. Nicholsen,
MT Press, 1993), bu sistemde her ey bir dolaym [Vefnittelt] ile gerekleir; dolayszln kendisinden bile
dolaym olmadan sz edemeyiz.
10 Sexualiteten, Kierkegaard tarafndan erkek ve kadnn cins olarak ayrmn belirtmek iin kullanlyor.
nc blmde zerinde durulan "ehvanilik" ise Danca Sandseligheten szcnn karl.
Concupiscentsen ise bulunduu balam gz nne alnarak "cinsel istek", "ksnllk", "ar istek" olarak
evrildi.
11 "Vaaz etmek" szcn, Danca Stte'nin karl olarak kullandm. Ortaya koymak, yerletirmek,
konumlandrmak gibi anlamlar da olan bu terim iin ngilizce'de posit, Almanca'da Setzen, Franszca'da poser
fiilleri kullanlyor. Bu nedenle "Pozitif yasa" da, hukuk alannda, "negatifin deil, "Doal Yasa"nn kart
olarak ierik kazanyor. J.G. Fichte'nin kurduu sistemin temel etkinlii olan bu szck, mantk, ontoloji, hukuk
alanlar arasndaki sreklilii de belirliyor. Hegel, bu sistemin "bo ekmecelerden ibaret" Kant kategorilerini
"aktif" hale getirdiini sylerken iddiasnn zemininde Ben'in etkin duruma dntrld bu etkinlik vard.
Kierkegaard Kayg Kavramnn drdnc blmnde Fichte'nin bu grne eletirel biiminde ksaca deinir.
Kierkegaard, "Kayg, hem pay almak istediimiz, hem de karsnda durduumuz bir 'pathos'tur," diyor
12
.
Burada "sempatik" ve "antipatik" szcklerini deil, '"pathos'tan pay almak; 'pathos' ortakl" ile '"pathos'un
karsnda durmak; 'pathos' kartl" terimlerini tercih ettim. Bunun nedeni gndelik dilin yol aabilecei anlam
kaymalarn nlemek olduu kadar, Kierkegaardn "pathos" szcn Eski Yunanca'daki anlamlarna
uygunluk iinde kullandn dnmem oldu.
Hint-Avrupa dillerinde karl kolay bulunan, ama gnderimde bulunduu kltrel erevenin hayli farkl
olmas nedeniyle Trke'de "problem" oluturan bir terim de Dmoniske. eviri srasnda okuduum Nurdan
Grbilek'in "Kt ocuk Trk"
13
adl yazs" ve bu yaz araclyla haberdar olduum erif Mardin'in
makalesi,
14
"demonik" olarak braktm bu terim zerinde dnmemde bana ok yardmc oldu. Kierkegaard'a
gre demonik, "iyi"ye ilikin bir kayg, bir "ie kapanma"dr.
Orijinal metinde Latince, Eski Yunanca, Franszca, Almanca braklm baz terimlerin karlklar eviride
keli parantez ile szcn ya da cmlenin yanna yerletirildi.
12 Angest er en sympathetisk Antipathie og en antipathetisk Sympatie.
13 Grbilek, Nurdan, "Kt ocuk Trk-I", Kt ocuk Trk kitabnn iinde, Metis Yaynlar, 2001
14 Mardin, erif, "'Aydnlar' Konusunda lgener ve Bir zah Denemesi", Toplum ve Bilim 24, Birikim
Yaynclk, 1984. Mardin bu makalede, Fichte ve Schelling gibi "romantikler"in, "aydnlanma devri"
dnrlerinden farkl olarak, bir "d gereklik" kabul etmediini belirtir ve romantiklerin, insanlarn iindeki
"daemonic" gce meruiyet kazandm ileri srer. 'Bizde' ise durum farkldr: "slam kltrnn bahis konusu
ettiim tasavvuf d ifadesinin belirgin taraflarndan biri, insann 'daemonic' taraflarnn yaratc bir yn
olabileceini kabul etmemesi, hatt byle bir teklife bile iddetle tepki gstermesidir. Btn modernliimize
ramen, ada Trkiye'de bu inancn resm tezlere de gemi olduuna inanyorum."
Baz Danca terimler de evirinin yannda gene keli parantez iinde verildi. Kierkegaardn dipnotlarnn
dnda evirmene ait birka dipnot (.n.) ibaresiyle ayrt edilebilir.
Trker Armaner Haziran 2002, stanbul

















KAYGI KAVRAMI
MEVRUS GNAH'I KONU EDNEN
DOGMATK PROBLEM ZERNE
PSKOLOJ AISINDAN
YALIN BR TEFEKKR
Vigilius Haufniensis

Ayrmlar yapma a gemi, sistem tarafndan yenilgiye uratlmtr. Gnmzde ayrm yapmaya tutkun
kiiye, ruhu uzun sre nce ortadan kalkm bir eye sadk tuhaf bir insan gzyle baklyor. yle olabilir,
Sokrates o srada naslsa, bugn de ayn yaln, bilge kiidir, nk o hem szckler, hem de hayat ile,
Hamann'n iki bin yl sonra hayranlkla yineledii u tuhaf szde ifadesini bulan bir ayrm yapmtr: "Sokrates
yceydi, nk kavrad ile kavramadn ayrt etmitir.'"

Bu Yapt
Yunan kltrnn en , Homeros'un hayran, Sokrates'in srda, Aristoteles yorumcusu -"Danimarka'dan
ald zevk" ile Danimarka'nn kendisinden haz ald, "hep yolculuk yapt" halde "Danimarka yazn aklndan
karmayan" hayranlk duyduum, derin kaybm
mteveffa profesr
POUL MARTIN MOLLER'E
adanmtr.





nsz
Benim grme gre, bir kitap yazmaya girien kii, hakknda yazd konuyu dikkatle incelemek zorundadr,
bu konu zerine daha nce yazlm ne varsa mmkn olduunca renmesi de gerekir. Bu konunun bir yn
zerine btnlkl, tatminkr bir inceleme yapm biriyle karlarsa buna sevinmesi gerekir, tpk gveyin,
yannda duran dostunun sesini duyduunda sevinmesi gibi. Bunu tam bir sessizlik ve yalnzlk gerektiren bir ak
heyecan ile yaptnda, baka bir eye ihtiyac kalmam demektir; artk bir kuun t gibi, dikkatli,
kendiliinden bir biimde kitabn yazabilir; daha iyisi bundan keyif almak, yarar salamaktr. Bundan sonra
kendini nemsemeden, tedirgin olmadan, sanki her eyi bir sonuca balam, yeryzndeki tm nesiller
yazdyla takdis olacakm gibi rahatlkla kitabn yaymlayabilir. Her neslin ii kendisine mahsustur, insan yok
yere daha nceki ve sonrakilerin urat her eyle ilgilenmek skntsna dmemelidir. Her gne bir derdin
yetecei gibi, bir nesle ait her kiiye de kendisiyle uramak yeterli gelmelidir; bir kii babadan kalma bir
merakla tm yzyl kuatmak, an ve dnemin, kitabyla balayacan varsaymak zorunda deildir; ne de,
verdii szn stne den Yeni Yl lambasn, ileriye dnk szlerine ilikin imalar, pheli bir deer zerine
verdii teminata yaplan atf hesaba katmak ykmll vardr. Ne her geni omuzlu insan Atlas'tr, ne de o
dnyay tad iin byle olmutur. Tanrm, Tanrm, diyen herkese gkyz krallnn kaps almaz.
Kendisini an gvencesi olarak gsteren kii, byle yapmakla gvenilir hale gelecek deildir, bu kendisine
kefil olabileceini de gstermez. Bravo, schvere, Notb, Gottsblitz, bravissimo diye baran herkes kendisini,
hayranln kavram saylmaz.
Basit bir insan olduumu dnerek, bir yazar olarak, lkesi olmayan bir kralm; korku ve titreme iinde,
iddiasz bir yazar olduumu itiraf ediyorum. Soylu bir imrenme, ya da kskan bir eletiri iin Latince isim
tamak fazla geliyorsa, Christen Madsen adn da memnuniyetle kabul ederim. Romallarn Tanr ibadetinde
gstermi olduklar hogr gibi, ben de kendi inancmn yetkesine sofuca balym; buna ramen, tahminden
uzak yaayp tahmin yapan ruhban snf dnda sradan biri olarak grlmek beni ok mutlu klar. nsan yetkesi
sz konusu olduunda, ben fetie tapan bir mminim, herkese ayn dindarlkla ibadet ederim, ama bir koulla:
Davullarn vuruuyla, tapacam kiinin o olduu, onun yetke ve o yl iin Imprimatur olduu ak olacak.
Karar, kavraymn dndadr; ister ekili, ister gizli oy ile olsun, isterse tahkim tahtasndaki kasaba
temsilcileri gibi herkesin srayla yetkeyi paylaacaklar trden deien bir rtbe olsun.
Bunun tesinde ekleyeceim bir ey yok; yalnzca, grlerimi paylaan ya da paylamayan, kitab okuyan ya da
nsz ile yetinen herkese itenlikle veda ediyorum.
Kopenhag Sayglarmla
Vigilius Haufniensis

Giris
Ele aldmz konu hangi anlamda psikolojinin alan ve
etkinlii iinde; psikolojinin bu etkinliinden sonra hangi
anlamda dogmatik dnceye devrediliyor.

Her bilimsel grn, kendisini evreleyen bilimin alan iinde belirli bir yeri, ls, snrlar olduunu,
bylece btn ile ahenkli bir uyum oluturduunu ve btnn kendisi tarafndan ifade edilen meru bir katlmda
bulunduunu ileri sren gr, bilim adamn heyecanl, hznl bir sevdayla yceltmekten ibaret bir pium
desiderium [dindarca bir arzu] deildir. Bu gr, onu sadece tmelliin hizmetine veren, kuralszln ve
anakaray gzden yitirecei maceraya atlmaktan alkoyan kutsal bir dev olmakla kalmaz; ayn zamanda daha
uzman bir dncenin de iine yarar, nk dnme etkinlii, dilde hayli mulak biimde ska ortaya kt
gibi, tam olarak nereye ait olduunu unutursa, kendini de unutur ve baka bir eye dnr, bylece hibir ey ve
her ey olma mkemmelliini kazanr. Bir kii bilimsel yntemle ilerlemezse, sanki sorun maskeli baloya ilk
varan olmakm gibi tekil konularn yan yana yrdne dikkat etmeden acele ederse, kazand grkemle
bakalarnn gzn kamatrr ve ok uzakta olan eyleri oktan kavram izlenimini verir. Bazen de, ok farkl
olan eyleri belli belirsiz bir biimde bir araya toplar. Meruiyet ya da bilimsellik tamayan byle bir kuralsz
kazan, her zaman elden kmaya mahkmdur.
Dolaysyla, yazar Logik'in son blmn "Hakikat" diye adlandrdnda, en yce olann mantk dahilinde elde
edildiini gsterme stnln kazanyor - buna en aa olan da diyebiliriz. Neyin yitirildii ise aktr, nk
hakikati Logik iinde gstermek, ne manta, ne de hakikate yarar salar. Hakikat'e yarar yoktur, nk
hakikatin zsel bir paras olarak olumsallk, mantk snrlar iinde kabul edilemez. Mantk'a yarar yoktur,
nk mantk hakikati dnmse, kendine benzetemeyecei bir eyi iermi, sadece nceden varsaymas
gereken bir eyi batan gerekletirmi demektir. Bunun cezas bellidir. Hakikatin doas zerine yaplacak her
trl tefekkr glemi, belki de uzun sre olanaksz hale gelmitir, nk "hakikat" teriminin nce kendini
toplamas, hatay unutmas gerekmektedir.
Bylece, dogmatik dnce inan' baka bir nitelemeye bavurmadan dolayszlk diye adlandrdnda, herkes
inan noktasnda durmamann gerekliliine ikna olur, bu da bir kazantr. Bu tavizi koyu bir dindar da verebilir,
nk her eyden nce o kii neyin yanl anlama olduunu, bunun kaynann sonraki bir hata deil Jtorcov
l|jsuo, [temel hata] olduunu gremeyecektir. Neyin yitirildii aktr. nan, kendisine meru bir biimde ait
olan eyden, yani tarih n kabulnden yoksun brakld iin, dolayszlk diye adlandrlmakla yenilmitir.
Burada dogmatik dnce de yenilmitir, nk doru balang noktasndan, yani daha ncesinden ie
balamamtr. Dogmatik dnce, daha nceki bir balangc kabul etmek yerine bunu gz ard etmi, sanki bu
mantk dahilinde bir eymi gibi, derhal ie balamtr. Aslnda mantk, en ince soyutlamann, yani en uucu
olann rettii eyle almaya balar: Dolayszlk ile. Mantk iin ok uygun olan ey, yani dolayszln eo ipso
ortadan kaldrlmas, dogmatik dncede bo konuma biiminde ortaya kmtr. smi sylendii an uyanan
uyurgezer gibi, sz edildii an ortadan kaldrlan dolayszlk ile (baka bir nitelendirmeye bavurmadan) snrl
kalmak mmkn olabilir mi? Dolaysyla, "Kefaret" szcnn speklatif bilgiyi, ya da alglayan zne ile
alglanan nesnenin zdeliini, znel-nesnel ilikisini, vb. tanmlamak iin kullanldn neredeyse temel bir
aratrmayla grdmzde, yazarn ne byk bir dhi olduunu, dehasyla da her bilmeceyi, zellikle de bilim
alannda gndelik hayatndaki zeni gstermeyenlere ynelik olarak, akladn grrz; bu kiiler, bilmecenin
terimlerini, anlamn tahmin etmeden nce, dikkatle dinlerler. te yandan, yapt aklamayla yeni bir bilmeceyi
ortaya atan kii olmak gibi benzersiz bir hreti de kazanr; sylediklerinin bir insana nasl aklama gibi geldii
bilmecesini. "Btn" hakkndaki dncenin gereklii olduu fikri, Eskia ve Ortaa felsefesinin tmnde
kabul edilmitir. Bu kabul, Kant ile pheli hale geldi. Bugn Hegel'in felsefesinin Kant'n skeptik yaklamn
tmyle doru biimde kavrad (Hegel'in ve ona bal sistemin "Yntem ve Aa karma" sloganyla
gizlediini, Schelling yeni bir balang noktas olarak ifade ettii "Zihinsel gr ve na etme" sloganyla gzle
grlr hale getirmiti; Hegelci yaklama ramen bu byk sorun varln srdrmektedir.) ve kendisinden
nceki etkinlii, dncenin bir n kabul yoluyla gereklik kazanmamas nedeniyle, daha yce biimiyle
yeniden ina ettii varsaylyorsa, dncenin bilin yoluyla ortaya att bu gerekliin bir kefaret olduu
sonucu kmaz m? Bu durumda yaplan ey, Kefaret'in muazzam anlam araclyla, sadece felsefeyi eski
gnlerdeki balangcna geri dndrmektir. Eski, saygdeer felsef terimler vardr: Tez, Antitez, Sentez.
Gnmzde tercih edilen, "dolaym" nc terimin yerine kullanmaktr. Bu olaanst bir ilerleme saylabilir
mi? "Dolaym" mulak bir terimdir, nk ayn anda hem iki terim arasndaki ilikiden, hem de bu ilikinin
sonucundan, yani birbirine balanm olan ve balanan iki terim olduundan sz eder. Devinimi olduu kadar,
duraanl da imler. Bunun mkemmel olup olmad, ancak Dolaym' daha derin bir diyalektik snava tbi
tutmakla mmkn olur, ama ne yazk ki bunun iin beklemek zorundayz. Sentez reddediliyor, yerine "Dolaym"
deniyor. ok gzel, dhiyane, ama yeterli deil. "Kefaret" deniyor, peki bunun sonucu nedir? Temel aratrmalar
burada ie yaramaz, nk bunlarla hakikatin akl asndan pek az ey elde edilir, tpk kurtulan bir insan
ruhunun kendisine ilitirilen sfatla pek bir ey elde edemeyecei gibi. Tam aksine, iki bilim olan etik ve
dogmatik dncenin kafas tmyle karmtr, zellikle de "Kefaret" teriminin ortaya atlmasndan, mantk ile
Ayo birbirine karlk gelen iki terim olarak ele alnp mantn Xyo iin doru reti olduu ileri
srldkten sonra. Etik ile dogmatik dnce, yazgnn bulunduu bir confinium [snr blgesi] dahilinde Kefaret
ile mcadele ediyor. Hn ve Su, Kefaret'e etik adan ikence ederken, teklif edilen kefareti kabul eden
dogmatik dnce, tarih somutluu olan bir dolayszlk edinip bilimin byk diyaloundaki syleme bununla
balyor. Peki sonu ne olacak? Muhtemelen dil, sz ile dncenin dinlendii byk Sabbatik tatilini geirirken
biz de balangca dnebileceiz.
Mantkta deilleyici olan, eyleri devindirmek iin kullanlan bir gtr. Hangi yol ya da ara ile ortaya
ktnn zerinde durmadan, mantk ile devinim elde edilmelidir. Deilleyici olann, szckler ve sradan
szlerle kurulan oyun iin bir ilevi Vardr; deilleyici olann kendisi bir szck oyununa dndnde ise hibir
ey baaramaz.
15

15 ExempH gratia: Wesen ist vas ist gevesen; ist geuesen seyn'n tempus prceteritum'udu, ergo, Wesen, das
aufgehobene Seyri Aa, olmu olan Seyn'dr. [rnek: z, olmu olandr, "olmu olmak", "olmak"n gemi
zamandr, yleyse z, ortadan kalkm, olmu olan varlktr.) te bir mantksal devinim! Eer birisi, Hegelci
mantn devinimle megul memurlar gibi (bu Hegelci okul tarafndan gelitirilmitir), tuhaf cin ve perilerin
hepsini toplamay kafasna takarsa, bir sonraki a, gz ard edilmi zekice sz oyunlarnn bir zamanlar
mantkta nemli bir rol oynam olmasna ok aracaktr; bu oyunlar boluk dolduran aklamalar ya da
hnerli ifadeler deil, Hegel'in mantn mucizevi yapan ve kimse onlar grmeden mantksal dnceyi ayaa
kaldrp yrten devinim ustalardr. Devinimin ileyiini grp kimse olmadan koan Lulu gibi, hayranln
uzun mantosu mantksal devinimin ileyiini rtyor. Manta devinim atfetmek Hegel'in marifetidir. Bunun
yannda, Hegel'in unutulmaz baka bir marifetinin, kategorik tanmlar ve onlarn dzenleniini birok adan
dzeltmi olmasnn sz bile edilmez; amasz kousunu srdrmek iin kendisi bu marifetini hor grmtr.
Mantk ile hibir devinim gereklemez, nk mantk, ya da mantksal olan her ey, sadece vardr.
16
Mantn
bu gszl, varolu ile hakikatin ortaya kt, mantktan varolua yaplan geiten kaynaklanr. Bylece
mantk, bandan beri hep ayn kalm olan kategorilerin somutlatrlmasna gmlr. Her devinim, eer an iin
bu ifade kullanlacaksa, ikin bir devinimdir, daha derin bir anlamda ise, devinim deildir. Devinim kavramnn
mantkta yeri olmayacak bir aknlk ierdii dnlrse, bu iddia da ikna edicilik kazanr. O halde deilleyici
olan, devinimde ikin, gzden kaybolan, yok olan bir eydir. Her ey byle oluuyorsa, oluan bir ey yok,
deilleyici olan da bir yanlsama demektir. Ama bir eyin mantk ile olumas iin, deilleyici olann ilevinin
daha fazla olmas gerekir; onun ilevi kartl getirmektir; deilleme olarak deil, tersevirme [Contraposition]
biiminde. Bylece deilleyici olan, ikin devinimin suskunluu deil, "zorunlu teki" dir. Aslnda, manta
devinim atfetmek iin bir ey ok gerekli olabilir, ama bu deilleme dnda bir eydir. Mantktan etie
dndmzde, Hegel'in tm felsefesinde etkin olan ayn sebatl deilleyici olanla karlarz. Deilleyici
olann "kt"y ifade ettii yolundaki keif de artcdr. Sonu tam bir kafa karkldr, zeknn ise snrlar
yoktur; Madam Stael Holstein'n Schelling felsefesi iin sylediini, Hegelcilik iin de kullanabiliriz: Bu sistem
insann mr boyu zeki olmasn salar. Manta devinim atfetmenin ne denli mantksz olduu kolayca
grlebilir, nk deilleyici olan "kt"y imlediine gre, "kt" de deilleyici olan ise, bunun etikte yerinin
olmas ne kadar etik d bir eydir. Bu terimler mantkta ok fazla, etikte ok az saydadr. Her ikisine de uygun
dt varsaylyorsa, hibir yere uygun deil demektir. Etikte baka bir aknlk yoksa, bu temelde mantktr.
Eer mantk, etikte yer alan aknl edinecekse, o da mantk deil demektir.
16 Mantn ebedi ifadesi, Elea okulunun bir yanl anlamayla varolua aktard eydir: Hibir ey var olmaz,
her ey vardr.
Burada gelitirilen dnceler, kapladklar alana oranlandnda, fazla kark gelebilir (ama konunun nemi
nedeniyle hi de uzun deildir); bununla birlikte, konunun dna da asla talmamtr, nk seilen ayrntlar,
kitabn ele ald konuya k tutmak amacyla kullanlmtr. Daha geni bir alana ait bu rnekler, daha dar bir
alanda da yinelenebilir; yanl anlama ise, sonulan kk bir blgede daha az zararl olsa da, her ikisinde de
benzerdir. Bir sistem kurmaya girien kiinin sorumluluu byktr, ama bir monografi yazar da kendi
erevesine sadk olabilir, olmas da gerekir.
Bu almann amac, "Kayg" kavramn psikoloji asndan incelemektir, ama bunu yaparken, Mevrus Gnah
dogmas, in mente [zihinde] ve gz nnde srekli olarak tutulmutur. Buna bal olarak, gnah kavramnn
aratrlmas da zorunludur. Ama gnah psikolojinin konusu deildir, bu kavram ancak arpk bir gz
kamatrcln hizmetine sunulursa psikolojik adan ele alnabilir. Gnahn kendi yeri vardr, daha dorusu, bir
yeri yoktur, bu da kendine has doasndan kaynaklanr. Gnah kendi alan dnda bir yerde incelenirse,
dncenin zsel olmayan bir krlmasna maruz kald iin, deiiklie urar. Kavram deimi, hakiki
kavrama karlk gelen ruh haline de mdahale edilmitir;
17
doru ruh halinin sreklilii, yerini yanl hallerin
szlen hayaletine brakr. Dolaysyla gnah estetiin alanna tandnda, bu ruh hali gevek bir zihinsel
ileyii, ya da melankoliyi imler; nk gnah ieren kategori bir elikiyi de ierir, bunun sonucu da komik ya
da trajiktir. Bylece ruh hali deitirilmitir, nk gnaha karlk gelen hal ciddiliktir. Gnah
17 iir ve resim gibi bu bilim de, hem yaratcda, hem de yapta bakanda bir ruh halini varsayar, bunun
deitirilmesi yoluyla ilenen hata da, dnceye etkinlii srasnda mdahale etmenin aynsdr; bunun hata
olduu, ie dnklk gibi, insanlarn sahip olduklarn sandklar ihtiamdan aldklar haz ya da bunu hrsla
brakmalar nedeniyle, glgeye giden kpek rneine benzer biimde, gnmzde tmyle unutulmutur.
kavram da deitirilmitir, nk ister komik ister trajik olsun, bu kavram sreklilii olan, ya da zsel olmad
iin ortadan kaldrlan bir eye dnmtr; gnah, hakiki kavram asndan, stesinden gelinmesi gereken bir
eydir. Daha derin bir anlamda, komik ile trajiin, bazen korkulan, bazen alaya alman bir gulyabaniden baka
dman yoktur.
Gnah metafizik alanda incelenecekse, bu ruh hali diyalektik bir tekbiimlilik ve tarafszlktr; gnaha,
dncenin ince soruturmasndan kaamayacak bir ey gibi yaklalr. Gnah kavram burada da deiiklie
uramtr, nk gnahn stesinden, dncenin hayat veremeyecei bir ey olarak deil, herkesi ilgilendiren
bir ey olarak gelinebilir.
Gnah psikoloji alannda incelenecekse, ruh hali, gizli bir polisin korkusuzluu gibi, srarl bir gzlemcilie
dnr; bu, gnahn dnda yer alan ciddiliin muzafferne uuuna benzemez. Kavram, baka bir kavram
olur, nk gnah bir durum olarak ele alnmtr. Ama gnah bir durum deildir. Gnahta, kendi kavramnn
srekli biimde ortadan kaldrlmas dncesi yatar; bir durum olarak (de potentia [olanak asndan]) deil, de
actu ya da in actu [etkinlie gre ya da etkinlik dahilinde] srekli olarak ortadan kaldrlmas dncesi.
Psikolojideki hal, "pathos" kart bir meraktr, doru ruh hali, cesur bir dirente kendini gsteren bir ciddiliktir.
Psikolojideki hal, Kaygnn kefedilmesidir; psikoloji, gnah kendi kaygs iinde tanmlar, kendi oluturduu
tanm nedeniyle de srekli kayg iinde kalr. Gnah, bu ekilde incelendiinde, daha gl konumdadr, nk
psikoloji gnaha kadns bir biimde yaklar. Bu durumun hakikilii ise kesinlik tar, etik durum kendi
kesinliini ortaya atmadan nce bu her insan yaamnda az ok gerekleir. Ama bu ekilde bakldnda gnah
kendisi deil, bir "az ya da ok" olur.
Gnah zerine yaplan her incelemede, ruh hali yoluyla kavramn doruluu gzlemlenebilir. rnein, gnahtan
bir hastalk, anormallik, zehir, ya da bir ahenksizlik gibi sz edilirse, kavram yanllanm demektir.
Gnah belirli bir bilime ait deildir, ama tek bir kiinin, tekil kii olarak, bir baka tekil kiiyle konutuu ksa
vaazlarn konusudur. Gnmzde, bilimsel nem dncesi papazlar oyuna getirmi, onlar vaaz vermeyi hakir
gren ve bilim uruna alan bir nevi maal memura evirmitir. Vaaz vermeye deersiz bir sanatm gibi hor
gryle baklmas artc bir ey midir? Oysa vaaz verme, tam olarak Sokrates'in ycelttii sanattr, sanatlarn
da en zorudur; bu, karlkl konuabilme sanatdr. Burada kast edilen, cemaat kilisesinde cevap veren birinin
olmas, ya da her seferinde vaaza karlk verecek birinin bulunmas deildir. Sokrates'in sofistlerde eletirdii
nokta, onlarn konuma yapmay bildii halde nasl karlkl konuulacan bilmiyor olmalaryd; sofistler her
konuda uzun sre konuabiliyor, ama konumay kendilerine mal etmiyorlard. Karlkl konumann srr,
konuulan eyin kiinin kendi mal olmasnda yatar.
Gnah kavramna karlk gelen ey ciddiliktir. Bu nedenle etik, iinde gnahn yer bulabilecei bir bilim olmak
zorundadr. Ama burada byk bir glk vardr. Etik, hl ideal bir bilimdir (ama bu her bilim idealdir gibi bir
anlam tamaz). Etik, ideal olan hakiki klmak iddiasndadr. te yandan, etiin kendine has devinimi, doas
gerei, hakikati ideal olann dzeyine ykseltemez.
18
Etik, ideale ulamann bir grev olduunu ve herkesin
bunun iin gerekli koullara sahip bulunduunu varsayar. Bylece etik, g ve olanaksz olan akla
kavuturarak bir eliki oluturur. Hukuk iin sylenen, etik iin de geerlidir: O talepleriyle sadece yarglayan,
ama hayata bir ey getirmeyen bir disiplin amiridir. Sadece Eski Yunan etii buna bir istisnadr, nk szn
ettikleri saf bir etik deil, estetik eyi de ieren bir etkinlikti. Bu en ok erdem tanmnda ortaya kar;
Aristoteles, zellikle
18 Logik metni dikkatli incelendii takdirde, etiin asla ulaamayaca bir anlamda "Hakikat"in, son blme
balk yaplmasnn ne denli parlak bir fikir olduu rahatlkla grlebilir. Mantn Hakikat ile bitmesinin,
hakikatin kendisiyle bir ilgisi yoktur, "Varlk" ile balamasnn, varlk ile ilgisinin olmamas gibi.
Nikomakhosa Etikte, tm ince Yunan yalnlyla, erdemin tek bana bir insana mutluluk ve huzur
getirmeyeceini, kiinin sala, dostlara, dnyevi nimetlere ve aile saadetine de ihtiyac olduunu belirtir. Etik,
ne kadar ideal olursa, o kadar iyidir; kendisini, olanaksz istemenin yararsz olduuna ilikin bo laftan uzak
tutmaldr. nk byle szleri dinlemek bile etik ddr, zaten etiin de buna ne vakti, ne de frsat vardr.
Pazarlk etmenin ne etikte yeri vardr, ne de kii bu yolla hakikate ulaabilir. Hakikate ulamak iin, devinim
tmyle tersine evrilmelidir. Etiin ideal olma zellii, kiiyi bu bilimle urarken nce metafizik, sonra
estetik ve psikolojik kategoriler kullanma konusunda cezbeden Ama etik, byle batan karmalara her bilimden
daha ok direnmelidir. Bylece, insann yedeinde tmyle farkl kategoriler bulundurmadan etik zerine
yazmas imknsz hale gelmitir.
Bu durumda gnah, ancak nedamet ile enkaz haline gelirse etiin alanna girebilir.
19
Etik, gnah ierecekse,
ideal durumu da sona ermi demektir.
19 Johannes de Silentio Korku ve Titreme (Frygt og Bcsven, Kopenhag: 1843) adl yaptnda bu konu zerinde
durmutur. Yazar bu kitapta, bir atma yaratarak, din asndan ideal durumun aslnda hakikatin ideal durumu
olduunu belirtmek iin, etik iin gerekli ideal durum adna, estetiin arzu edilen ideal durumunun kmesine
izin vermitir. Bylece estetik iin arzu edilen, etiin ideal durumu iin imknsz olmaktan kmtr. Bu, ideal
din durumun diyalektik srama ile ortaya kmas sayesinde mmkn olmutur, pozitif ("Yeni olan her eyi
seyret") ve negatif ("Yineleme" kavram ile karlanan, anlamsz olann tutkusu) olmak zere iki biimi vardr.
Ya etik istedii iin varolu tmyle sona erecek; ya da yaam ile varoluun, eski varolu ile bir sreklilik
kurarak deil (bu bir eliki olurdu), bir aknlk yoluyla yemden balamas iin gerekli koul salanacaktr. Bu
aknlk, yineleme ile nceki varoluu bir yarlma ile birbirinden ayrr. Bundan sonra iki varoluun ilikisinden,
okyanustaki, havadaki ve topraktaki canllarn birbiriyle ilikisi gibi, ancak mecaz biimde sz edilebilecektir.
Ama baz doa bilimcilerine gre eski varolu, yeni varoluun ortaya kardklarn eksik bir prototip olarak
temsil ediyordu. Bu kategori iin, Constantin Constantius'un Yineleme (Gjentagelsen, Kopenhag: 1843) adl
menline baklabilir. Bu kitap, tasarland gibi, phesiz zekice yazlmtr. Bildiim kadaryla yazar, "yineleme"
kavramm canl bir biimde kavrayan ilk kiidir. Bunun yannda, bilimlerin yeni bir bilim doana dek birbirine
dnt grnmez discrimen rerum'a (dn noktas], iaret ederek, "pagan" ile Hristiyan arasndaki ilikiyi
aklamak iin, "yineleme" kavramnn retkenliine de izin vermitir. Ama bunu yaparken, nkteli bir biimde,
"yineleme" kavramm bir benzeriyle ayn sraya dizerek bu kavramda kefettii eyi yeniden rtmtr. Bunu
yapmaya yazar neyin ittiini sylemek, daha dorusu anlamak kolay deil. Bu tarznn nedenini, kendisi
"tanrtanmazlarn kavrayndan uzak tutmak" diye aklyor". "Yineleme" kavram ile sadece estetik ve
psikolojik adan ilgilendii iin, bir szc bir an her eyi, teki an hibir eyi imleyecek biimde mizah
dzene kavuturmas gerekiyordu. Bu gei, ya da bulutlardan byle bir srekli d, kendi gln kartyla
harekete geiriliyor. Aslnda her eyi de kesin bir biimde otuz drdnc sayfada aklamtr: "Yineleme,
metafiziin ilgi alannda olduu gibi, strabna da yol aar; yineleme her etik yaklamn parolas, her dogmatik
problem iin bir conditio sine qua non'dur [vazgeilmez koul]. lk iddia, Kant'n estetik iin sylediine benzer
biimde, metafiziin yalnz bana kendine bir hayr olmayacam anlatr. Yarar ilerledike, metafizik ona yol
verir, szck bu nedenle vurgulanmtr. Hakikatte, znelliin yarar arttka, metafizik karaya oturur. Yineleme
olmazsa, etik snrlayc bir g olur. Yazar bu gerekeyle yinelemenin her etik yaklam iin bir parola
olduunu sylyor. Yineleme olmazsa, dogmatik dnce de varln srdremez, nk yineleme inan ile
balar, inan da dogmatik problemler iin bir organ ilevi grr. Yineleme, doa alannda devinimsiz bir
zorunluluk olarak bulunur. Tin alannda yaplmas gereken, yineleme yoluyla bir deiiklik elde etmek, ya da
yineleme srasnda gevemek deildir; zira Tin, yinelemenin tini ile sadece (iyi ile ktnn, yaz ve k gibi
deiecei) dsal bir iliki iinde deildir. Tin alannda stesinden gelinmesi gereken, yinelemeyi isel bir
biime, zgrln devi haline dntrmek, teki her ey deiirken zgrln yinelemeyi gerekletirecei
en yksek yarar salamaktr. Sonlu tin, bu noktada umutsuzlua kaplr. Bu, Constantin'in kenara ekilerek, din
yoluyla gen insanda yinelemenin ortaya kmasn salamasdr. Constantin bu nedenle birka kez, yinelemenin
din bir kategori olduunu, kendisi iin fazla akn olduunu, yinelemenin anlamszlk ile devinim kazandn
syler, yz krk ikinci sayfada da hakiki yinelemenin ebedilik olduunu belirtir. Profesr Heiberg tm bunlar
gzden karmtr. Bunun yerine o, kendisinin gzel ve zarif Yeni Yl Hediyesi gibi, konuyu debdebeyle
Constantin'in balad yere ekerek, bu yapt da [Yineleme} zarif ve ho, ama ayn zamanda nemsiz bir yere
koymaya alm; ya da yeni bir kitab hatrlayarak, konuyu En-ten Eller'dcki estetikinin "Ekinlerin
Mnavebesi"nde anlatt noktaya getirmek iin uramtr. Constantin bu ayrcalkl sekiye yerletirilerek
onurlandrlmasndan gururlanm olsayd, bu kitab yazd iin tmyle delirmi olmas gerekirdi. te yandan,
onun gibi yanl anlalmak iin yazan bir yazar, kendini unutur ve Profesr Heiberg'in yanl anlamas ile ruh
dinginliine kavumazsa, gene tmyle delirmi saylr. Bu korkacam bir ey deil, nk bu durum ortaya
ktndan beri Profesr Heiberg'e karlk vermemi olmas, onun kendisini kavradn gsterir.

Etik ideal durumunu koruduu srece, hibir zaman hakikati yitirecek kadar insana aykr bir hale dnmez; ama
kendini herkesin yerine getirmesi gereken bir dev gibi sunar, bu yolla kiiyi, KOT' Aoyr\t> [en yksek
anlamda] doru ve btnlkl bir insana dntrecei iddiasndadr, bu gln getirdii gerilim de bylece
artar. Gnah, etik devi yerine getirmek iin mcadele verirken, kendini arzi, kiiye tesadfen bal bir ey
olarak deil, kiinin tesine geen, derin, ok derin, gittike derine inen bir nkoul olarak ortaya koyar. te o
zaman etik her eyi yitirmi, her eyi yitirmesi iin etie destek verilmi demektir. Karmza kan, ulalacak
hedefin ok tesinde bir kategoridir. Mevrus gnah her eyi daha da umutsuzlua srkler; o etik yoluyla deil,
dogmatik dnce araclyla g durumu uzaklatrr. Antika'daki bilgi ve akl yrtme, dncenin bir
gereklie sahip olduunu varsayyordu, Antika'daki etik, bu yolla erdemin gerekletirilebilecei n koulu
zerine kurulmutu. Gnahta bulunan phecilik, pagan dnceye tmyle yabancyd. Gnah etik bilin iin
neyse, hata da gnahn bilgisi iin oydu - tekil istisna hibir eyi ispat etmez.
Dogmatik dnce, stricte [kesin anlamda] ideal diye adlandrlan bilime kart olarak, hakikat yoluyla ilerleyen
bir bilimi, etii, kendisine balang noktas almt; hakikat ile halamasnn nedeni, onu ideale ykseltme
isteiydi. Bu dnce gnahn varln inkr etmez, tam tersine, gnah bir on kabul olarak alr ve mevrus gnah
ile onu aklar. Bununla birlikte, dogmatik dnce nadiren ar bir biimde ele alnd iin, mevrus gnaha
kendi snrlar iinde yaklalr, bylece bu dncenin ok biimli orijinal grn akla kavumaz,
bulanklar. Bu durum, ncil'de melekler, vb. bir dogmayla karlaldnda da yaanr. Bu nedenle, dogmatik
dncenin yapmas gereken, Mevrus gnah aklamak yerine, onu n kabul olarak alp incelemektir. Bu, Antik
Yunan'da doa zerine pek ok ey sylenmesiyle oluan girdap gibidir: Hibir bilimin kavrayamayaca,
devinen bir ey.
Dogmatik dnceyle ilgili bu sylenenler, Schleiermacher'in bu bilime yapt lmsz katk yeniden
kavranrsa, doru olarak kabul edilebilir. O ok nce, insanlar Hegel'i tercih ettiklerinde geri planda kalmt.
Schleiermacher, Antika Yunan gibi, yalnzca bildii eylerden sz eden zarif bir dnrd. Hegel ise tam
aksine, olaanst yeteneine ve alma gcne ramen, yaptklaryla bize bir kez daha kendisinin geni bir
yelpazede tam anlamyla Alman bir felsefe profesr olduunu hatrlatyor, nk a tout prix [ne pahasna olursa
olsun] her eyi aklamak zorunda olduunu dnyor.
kin bilimin ie metafizik ile balad gibi, yeni bilim de dogmatik dnce ile balar. Burada etik kendine
yeniden bir bilim olarak yer bulur; hakikatin dogmatik bilincini, hakikat asndan zerine bir grev olarak alr.
Bu etik gnah gz ard etmez; ideal durumu da, ideal talepleri yerine getirmeyi deil, hakikatin bilincine,
gnahn hakikatine, gevek bir metafizik zihinle deil, psikolojik ehevilik ile nfuz etmeyi gerektirir.
Devinimlerdeki farkll grmek zor deildir: Szn ettiimiz etik, eylerin deiik bir dzenine tbidir. lk
etik, tekil bireyin gnahkrl ile karaya oturmutur. Bylece ilk etik, kiinin gnah insan trnn gnah
biiminde yayld iin, gnahkrl aklayabilmek yerine daha byk bir etik bilmecenin iine dmtr. Bu
noktada, dogmatik dnce mevrus gnah ile kurtarcla soyunmutur. Yeni etik dogmatik dnceyi n kabul
olarak alr, mevrus gnah ile de tekil kiinin gnahn aklar; bu arada ideal durumu da bir dev biiminde
tasarlar: Yukardan aaya deil, aadan yukarya bir devinim oluturacak biimde.
Aristoteles zerine genellikle bilinen, jtq<btt| cplooocpta [ilk felsefe] terimini metafizii tanmlamak iin
kulland ynndedir, bize gre bu tanm, iinde teolojiye ait bir paray da barndrr. Teolojiye bu adan
yaklamak, pagan dncenin dzenine uygundur. Byle bir yaklam da, nfuz edici ilahi tefekkrn
eksikliinden kaynaklanan, pagan tiyatroya ilahi bir ibadet gibi gereklik atfeden gr ile balantldr. Bu
mulaklktan bir soyutlama yaparsak, tanm koruyabilir, jtoytT] cpAoaocpia
20
ile bizim "pagan" dediimiz,
z ikinlik olan, Antik Yunan'da "hatrlama" diye ifade edilen bilimin btnln anlayabiliriz. Secunda
philolosophia [ikinci felsefe] da, z aknlk ya da yineleme olan bilimin btnln ifade eder.
21

Gnah kavram hibir bilimin konusu deildir; yalnzca ikinci etik, olu srecine dokunmadan, onun kendini
gstermesi ile uraabilir. Bu kavram baka bir bilimin elinde karmakark olmaya mahkmdur. Mevcut
tasarmza yaklamak iin, bu kavramn psikoloji tarafndan incelendiinde de ayn sonucun doacan
belirtmemiz gerek.
Psikolojinin inceleme konusu, huzursuz bir dinginlik iinde bulunan sknettir; bu, kendini her zaman reten ya
da bastran bir dinginlik deildir. Gnahn srekli ortaya kt bu sabit duru, zorunluluk ile deil (nk
zorunluluk ile olu hali bir durumdur, rnein bir bitkinin tm tarihi bir durumdan ibarettir), zgrlk ile
gerekleir. Bu bekleme hali, nceden tasarlanm bu kabul, gnahn gerek olanadr, psikolojinin yarar
salayaca konu da buradadr. Psikoloji, gnahn olu halini deil, nasl var olduunu konu edinip inceler.
Psikoloji gnaha, zaten var olan bir ey gibi yaklar, bir sonraki adm ise, gnahn orada olduudur; ilki ile
ikincisi arasnda nitel bir fark vardr. Psikolojinin muazzam tefekkr ve gzlemi asndan bu n kabul,
psikolojinin salayaca yarar bakmndan gittike geniliyor.
20-Schelling, Aristoteles'in bu terimine negatif ile pozitif felsefe arasnda kendi yapt ayrm desteklemek iin
dikkat ekmiti. Negatif felsefe ile kast edilen "mantk"tr; burada bir sorun yok. Ama pozitif felsefe ile,
kendisinin kurmak istedii felsefe dnda ne demek istedii benim iin o kadar ak deil. Bununla birlikte, ben
sadece kendi dncemi gelitirmekle uratm iin, bu konu zerinde daha fazla durmamn yarar yok.
21-Constantin Constantius, ikinliin "yarar" ile topraa ayak bastn syleyerek bu konuya iaret etmiti.
Hakikat, ilk kez bu kavram ile doru biimde gn na kyor.
Psikoloji kendinden vazgemeli, yani gnahn bir hakikat olarak orada durmasndan doan hayal krkln
brakmaldr. Ama bu hayal krkl psikolojinin gszln ortaya serer ve artk stlenebilecei bir i
olmadn gsterir.
nsan doasnn gnah olanakl klacak bir ekilde ina edildiini sylemek psikoloji asndan dorudur, ama
gnahn bu olanan etkin hale getirmek, etie kar isyan etmektir; dogmatik dnce de bunu, zgrl
tmyle olanaksz kld iin, bir kfr olarak grr. Gnah, var olduktan sonra etkindir, eski bir felsefenin
Tanrnn olanakl olmas ile zorunlu olmasnn ayn ey olduunu sylemesi gibi.
Gnah vaaz edildii anda etik ortaya kar ve gnahn att her adm gzlem altna alr. Gnahn yeryzne
nasl indii etiin konusu deildir, o yalnzca gnahn, gnah olarak yeryzne gelmi olmasyla ilgilenir. Ama
gnahn olanann duraanl, gnahn olumas kadar etiin alannn dndadr.
Psikolojinin ele ald nesne zerinde hangi anlamda ve nereye kadar gzlem yapabilecei daha ak sorulursa,
cevap bellidir: Gnahn hakikatinin bir dnce nesnesi biiminde incelenmesinin psikoloji ile bir inceleme alan
olarak da etik ile ilikisi yoktur, nk etik gzlem yapmaz, hep sular, yarglar, eylemde bulunur. u da bellidir
ki, psikolojinin hakikate ilikin deneysel ayrntlarla da, bunlarn gnahn dnda bulunuyor olmas dnda, bir
ilgisi yoktur. Aslnda psikoloji bir bilim olarak hibir zaman kendi alanndaki deneysel bir ayrntyla ilgilenmez,
psikolojinin somutluu arttka, ayrnt da daha bilimsel bir tasarm olacaktr. Gnmzde bu bilim, hayatn
kpren eitliliinden zehirlenmeye kendini teki bilimlerden daha ok amtr, bunun sonucunda da kendini
krbalayan insanlar gibi, riyazete ve asketik hayata balamtr. Ama bu durum bilimin deil, kendini ona
adayanlarn hatasdr. te yandan, gnah asndan, hakikatin tm ierii psikolojiye yabanc kalmtr, ona ait
olan tek ey gnahn olanadr. Etik iin ise, gnahn olana hibir zaman meydana gelmez. Etik
kandrlmasna izin vermez, byle dncelerle de yitirecek vakti yoktur. Psikoloji de bunlara baylr ve olanan
kenarlarn, alarn hesaplayarak Arkhimedes gibi rahatsz edilmeden almak ister.
Psikoloji artk gnahn derin olanana batmken, hi dnmeden baka bir bilime hizmet eder, bu bilim de
psikolojinin iini bitirmesini bekler, bylece o yeni batan balayacak ve aklama iin psikolojiye yardm
edecektir. Bu bilim etik deildir, nk etik bu olanakllk ile ilgilenmez. Bu bilim dogmatik dncedir, mevrus
gnah da burada ortaya kar. Psikoloji gnahn gerek olanan tmyle aratrrken, dogmatik dnce mevrus
gnah, yani gnahn ideal olanan aklar. Ama ikinci etik, ne gnahn olana, ne de mevrus gnah ile
ilgilenir. lk etik gnah gz ard eder. kinci etik ise gnahn hakikatini, kendi alan iine alr, burada psikoloji
ie ancak bir yanl anlama sonucu karabilir.
Burada sylenenler doru ise, yazarn bu yapt psikolojik tefekkr diye adlandrmas ve bu tefekkrn, bilim ile
ilikisinin bilinci iinde, nasl psikolojinin alanna girdii, daha sonra dogmatik dnceye nasl yneldii
akla kavumutur. Psikoloji znel tin zerine bir doktrin olarak adlandrlmtr. Buna daha yakndan
baklrsa, gnah asndan, onun mutlak tin doktrinine nasl gemek zorunda olduu da grlr. Dogmatik
dncenin yeri de burasdr. lk etik metafizii n kabul olarak alr, ikinci etik de dogmatik dnceyi; ama n
kabul olarak ald eyi burada ve baka her yerde tamamlayarak.
Giri blmnde yaplabilecekler bitti. Giri doru, kayg kavramna ilikin tefekkr ise tmyle yanl olabilir.
Geriye, byle olup olmadna bakmak kalyor.


Birinci Blm
Mevrus Gnah'n Baslang Noktas ve Bu Kavramn
Kkenine Dnerek Yaplan Bir Aklama Olarak Kayg
1."MEVRUS GNAH" KAVRAMI ZERiNE TARiHi YAKLASIMLAR
Bu kavram lk Gnah ile; Adem'in Gnah, D ile zde midir? Mevrus Gnah' aklamak ile Adem'in
Gnah'n aklamann zde bir i olduu yolunda yaygn bir yaklam benimsenmitir. Bu konu zerinde
dnmek zorluklar da beraberinde getirdii iin byle bir k yolu tercih edilmi, D, bir aklama yapm
olmak iin, hayal [phantastisk] bir balang noktas olarak gsterilmitir, bu noktann yitimi de D' bir
sonu olarak belirlemitir. Bu aklamann kazanc, byle bir koulun yeryznde bulunmadn herkesin
isteyerek kabullenmesi, ama bylece phenin de deitiini, yani hi var olmadn, onu yitirmek iin var
olmasnn da zorunlu olduunu unutmasdr. nsanlk tarihi, hayal bir balang noktasna kavumutur. Adem
bu tarihten hayal bir biimde dlanm, Takva ile Hayal, istediini, ilahi preld elde etmi, ama dnceye
hibir ey kalmamtr. Adem iki biimde dlanr. lk varsaym, zellikle Katoliklikte (Adem donum divinitus
datum supranaturale et admirable'yi [Tanrnn bahettii olaanst ve mucizevi dl] yitirdi) diyalektik ve
hayaldir. Ahiti Dogmatiklerde
22
ise tarih ve hayaldir; bu da Adem'in tm insanlk iin tam salahiyetli
grnn ieren hayal dnce iinde dramatik bir biimde yitip gitmitir. Her iki aklama tabii ki hibir ey
aklamaz; biri kendi yazd kurguyu aklarken teki hibir ey aklamayan bir kurgu yazar.
Mevrus Gnah kavramnn lk Gnah kavramndan fark, tek kiinin Mevrus Gnah'tan, gnahla olan ilkel
balants ile deil, sadece Adem ile olan balants araclyla pay almasnda m bulunur? Bu durumda Adem
tarihin dna hayal bir biimde yerletirilmi, Adem'in gnah da gemiten daha fazla bir ey olmutur (plus
quam perfectum)
23
. Mevrus Gnah imdiki zamanda olan bir eydir; Gnahkrlk'n kendisidir, bir tek Adem'de
yoktur, nk onunla birlikte olumutur. Bylece aklanmaya allan Adem'in gnah deil, sonular
asndan Mevrus Gnah'tr. Ama bu aklama akla uygun deildir. Bu yolla anlalan, simgesel kitaplardan
birinin aklamann olanakszln bildirmi olmas, bu bildirimin de eliki iermeksizin aklama yapm
olmasdr. Schmalcalden yazlar
24
aka anlatr: peccatum haereditarium tam profunda et tetra est corruptio
naturae, ut nullius hominis ratione intelligi possit, sed ex scripturae patefacti-one agnoscenda et credenda s it.
22-On yedinci yzyln ortalarnda Hollandal Coccejus tarafndan gelitirilen bir gr. .n.
23-Dilbilgisi olarak: Yakn gemiten daha eski; "hikye bileik zaman". Eretisel olarak; gemiten daha
mkemmel, gemi olan zamann dnda ya da tesinde olarak yorumlayabiliriz. .n.
24-Luther tarafndan yazlan, 1537'de Schmalkalden'daki izleyicileri tarafndan kabul edilen metinler.
Schmalkalden Birlii, 1531-1537 arasnda V. Karl'a kar kurulmu olan Protestan birliin addr. - .n.
[Mevrus Gnah insan doasnda var olan o kadar derin ve menfur bir ykmdr ki, insan anl ile kavranamaz,
ama lahi Metinler'in verdii vahiy ile bilinmeli ve inanlmaldr.] Bu ifade, aklamalarla kolayca
badatrlabilir, nk ilerinde ussal tanmlar deil, Mevrus Gnah'a kzgnlk duymay salayan bir dev
duygusu (etik anlamda) tarlar. Bu duygu bir sulaycnn roln stlenir: Neredeyse kadns bir duyguyla, k
bir kzn heyecanyla, sadece gnah ilemeye ve iledii gnahtaki payna ilikin giderek artan tiksintiye
odaklanm, kiinin bu gnahtaki payn betimleyecek szcklerin bulunamad bir duygu. Byle bir dnce ile
birlikte deiik itiraflara baklrsa, aralarnda bir derecelendirme olduu, ba ekenin de derin Protestan dev
ahlk olduu grlecektir. Yunan Kilisesi, Mevrus Gnah'tan **** [lk Baba'nn gnah] biiminde sz eder.
Bu aklama bir kavram bile iermez, nk tarihsel bir bilgiden baka bir ey deildir; bir kavram gibi imdiki
zaman anlatmaz, sadece tarihsel sonular aktarr. Vitium originis [kkenin erdemsizlii] (Tertullian) bir kavram
olmakla birlikte, dilsel yaps nedeniyle tarihsel olann kavramlatrlmasn baskn tutar. Peccatum originale [lk
Gnah] {quia originaliter tradatur [Kkenden tand iin] Augustinus) bu kavram gsterir ve peccatum
originans [neden olarak gnah] ile peccatum originatum [etki olarak Gnah] arasndaki farkla daha da ak
biimde tanmlanr. Protestanlk, skolastik tanmlar (carentia imaginis dei; defectus justitiae originalis [Tanrnn
grnnn yokluu; balangtaki doruluun yitimi]) ve Mevrus Gnah'n bir poena [Ceza] olduu yolundaki
gr (concupiscentiam poenam esse non peccatum, disputant adversarii. [Bize kar olanlar, ksnlln
gnah deil ceza olduunu iddia ederler.] Apologia A.C.) reddeder. imdi de heyecanl ykseli balyor: vitium,
peccatum, reatus, culpa. [ktlk, gnah, hata, su] zerinde durulan tek ey, tvbekar ruh zerine belagat
yapmak olunca, eliki tayan bir dnce de Mevrus Gnah tartmalarnda yerini alyor: nunc quoque afferens
ram dei s, qui secundum eemplum Adami peccarunt. [Adem'den sonra gnah ileyenler imdi Tanrnn
gazabn stlerine ekiyor.] Ya da dnceye katksnn ne olduu belli olmayan retorik bir yaklam, Mevrus
Gnah zerine rktc eyler sylyor: quo fit, ut omnes propter inobedientiam Adae et Hevae in odio apud
deum si-mus. [Bylece Tanr, Adem ile Havva'nn itaatsizlii nedeniyle hepimizden nefret ediyor. ] Concord
Forml; burada Mevrus Gnah' dnmeye kar karken de Forml saknmldr, nk kii bunu dnrse,
gnah onun tz olur.
25
Bu belirlemeler, inan ile tvbekrlk iin duyulan heyecan yitip gidince, kiinin iine
yaramaz, sadece gnah bilmesinden kamasn salayan zekice uslamlamalara dnr. Ama baka
belirlemelere duyulan gereksinim, amzn mkemmelliine ilikin kuku verici bir kanttr, tpk Drakon
yasalarndan
26
baka bir eye de gereksinim duymamz gibi.
25 Concord Forml'nn bu kavram dnmeyi yasaklamasna, dnlemez olanla dncenin nasl bir araya
geldiini bilmesini salayan yksek tutkunun bir kant olarak baklmaldr; modern dnceyle kartl
asndan hayranlk uyandran, ama hayli zayf bir tutku.
26 Drakon (M. O. 7. yzyl) Atinal yasa koyucudur, yazd kat ceza hukukuyla bilinir. - .n.
Burada aka kendini gsteren "hayal" yaklam, Dogmatik dncenin bir baka yerinde, Kefaret
dncesinde, kendini srekli yineler. Bu dnceye gre, Isa, Mevrus Gnah'n kefaretini demitir. Peki o
zaman Adem'e ne oldu? Mevrus Gnah' yeryzne indiren o olduuna gre, Mevrus Gnah onda fiili bir gnah
deil miydi? Ya da Mevrus Gnah'n Adem asndan anlam herkes iin ifade ettii kadar m? Bu durumda
yaklam kendi kendini yok ediyor. Yoksa Adem'in tm yaam m Mevrus Gnah idi? lk gnah onda teki
gnahlarn, yani fiili gnahlarn domasna yol amad m? Bu dncelerin gerisindeki hata burada daha da
aktr; nk bunlarn sonucu olarak Adem tarihin dna hayal olarak atlm, Kefaret'ten muaf tek kii
olmutur.
Sorunun nasl ortaya konduu bir yana, Adem hayal bir biimde darda brakldnda her ey birbirine
girmitir. Bylece Adem'in gnahn aklamak Mevrus Gnah' aklamak olmutur; Adem'i anlatp Mevrus
Gnah hakknda bir ey sylemeyen, ya da Mevrus Gnah' anlatp Adem'e ilimeyen aklamalarn da bir yarar
yoktur. Bunun altnda yatan en derin neden insan varoluuna ilikin zsel bir durumdur: nsan, kendisi ve ayn
zamanda tr asndan bir individuum" dur, trn tamam bireyden pay alr, birey de trn tamamndan.
27
Bu
saptamada gecikilirse, insan kolaylkla ya Pelagius'un, Socinus'un retilerini destekleyenlerden, insanl seven
bireyci bir kii, ya da Hayal dncesini savunanlardan biri olur. Usun dolayszca kavrad, trn saysal olarak
teklii olan Bir'e indirgendiidir. Hayal dnce, Adem'in tm insan trnden fazla oluu dolaysyla belli bir
gurura, bu trn dnda brakld iin de belirsiz bir gurura sahip olduu yolundadr.
27 Belirli bir birey trn dnda kalrsa, reddedilii trde bir deiiklie yol aar. Bununla birlikte trnn
dnda kalan bir hayvan olursa, trn kendisi hibir biimde etkilenmez.
Birey, her an, hem kendi, hem de trn kendisidir. Bu bir durum olarak, hem insann mkemmellii, hem de bir
elikidir; bir eliki ise bir devin ifadesidir, her dev de bir devinimdir. Ama devin kendisi ile nesnesinin
zde olduu bir devinim, tarih bir devinimdir. Bylece bireyin, dolaysyla da trn bir tarihi olmutur. Ayn
mkemmellie sahip olmalar nedeniyle bireylerin birbirlerinden saysal olarak ayrt edilememeleri, tr
kavramn da bir hayalete dntrmtr. Her birey, varolusal olarak, tekilerin tarihine kendi tarihine olduu
kadar baldr. Bylece kendi mkemmellii, btnden kusursuz biimde pay almasna dnmtr. Hibir
bireyin trn tarihine kaytsz kalamayaca gibi, tr de kimsenin tarihine kaytsz kalamaz. Trn tarihi
ilerledike, birey de srekli yeniden balar, nk ayn anda hem kendi, hem trn kendisi, hem de trn
tarihidir.
Adem ilk insandr. O ayn zamanda hem kendi, hem de trn kendisidir. Onunla iliki kurmamzn nedeni estetik
gzellik kaygs deildir; ne de, her eyin sorumlusu olarak dt boluktan kurtarma endiesiyle,
ballmzn ona uzanmasndan doan ruh ycelii... Bu ilikinin nedeni, acy paylamadan duyulan esrime,
bir ocuun babasnn suuna ortak olmak istemesine benzeyen bir Takva'ya teslimiyet de deildir; ne de,
zorunluluun getirdii gl bir merhamet duygusu... Biz onunla, Dnce yoluyla iliki kurarz. mdi, Adem'in
insan tr iin caput generis humani naturale, seminale, foederale [doa, kalt, ahit gerei insan trnn ncs]
olduu yolundaki her aklama abas, dogmatik vurguyu gz nne aldmzda, kafa karkl yaratmaktan
baka bir eye yaramaz. Adem, insan trnden varolusal olarak farkl deildir, nk byle olsayd, tr diye bir
ey olmayacakt; bu trn kendisi de deildir, nk bu durumda da ortada tr kalmayacakt. O kendi ve insan
trnn kendisidir: Adem'i aklayan her ey insan trn de aklayacaktr, insan trn aklayan her ey de
Adem'i...
2.iLK GNAH KAVRAMI
Geleneksel kavramlara gre, Adem'in gnah ile her bir kiinin ilk gnah arasndaki fark udur: Adem'in gnah,
gnahkrl bir sonu olarak koullar; ikincisi ise gnahkrl bir koul olarak varsayar. Byle olsayd, Adem
hakikatte insan trnn dnda bulunacak, tr onunla balamayacak ve insan trnn, kendisi dnda bir
balang noktas olacakt - bu dnce kavramlar tmyle ortadan kaldrr.
lk gnahn anlamnn herhangi bir gnahtan (baka pek ok gnah arasnda bir gnah) farkl olduu, bir
gnahtan ayr olduu (1 saysnn 2 says ile olan ilikisi gibi) aktr. lk Gnah, niteliin belirlenimidir; Gnah,
ilk gnahtr. O, ilk olann srrdr; ilk gnah soyut bir usa vurma ile aklamak kabul edilemez. nk bu
yaklama gre, bir kez, hibir kez demektir, birden ok olduunda bir anlam tar. Akl d bir grtr bu;
nk "ok kez", ya her belirli ann "ilk an" kadar olduunu, ya da bunlarn hepsi toplandnda oluan btnn
"ilk an" kadar olmadn imler. Dolaysyla, mantksal olarak sreklilik ieren nitelikler yeni bir nitelik
oluturaca iin, byle dnmek bir ie yaramaz. Durumun baka trl olduunu bilip, Hegel'in yapt gibi
mantksal devinim atfederek, bunu tmyle mantkta iselletirmek uruna sonucu gizlemek balanmaz bir
suskunluktur.
28
Yeni nitelik, srama ile, esrarl olann yardmyla, ilk nitelikle birlikte grnr.
lk Gnah saysal anlamda bir gnah demekse, ne birey ne de trn kendisi iin, hibir tarih ondan balayarak
geliemez ve gnahn kendi tarihi de olamaz. nk; trn tarihinin bireyin tarihi olmamasna, bireyin tarihinin
ise trn tarihi olmasna ramen, koullama her ikisi iin de ayndr -yaplan iin srekli bir eliki iermesi
dnda.
28 Her eyin tesinde, nicel bir belirlenim ile yeni bir nitelik arasndaki ilikiden sz eden bu nermenin yks
eskiye dayanr. Aslnda Yunan sofizmi, sadece nicel bir belirlenimi olumlamakla yetinmitir; bylece en yksek
farkllk da benzerlik ile benzemezlik arasnda olmutur. Gnmz felsefesinde, nicel bir belirlenimi farklln
tmn aklamak iin kullanan ilk kii Schelling olmutur. Daha sonra, doktora almasnda bunu tartt
iin, Eschenmayer'i eletirmitir. Hegel, sramay mantk dahilinde kullanmtr. Rosenkranz'n Hegel'e
duyduu hayranln (Psikoloji adl kitabnda) nedeni budur. Daha sonraki bir yaynnda (Schelling zerinedir)
Rosenkranz Schelling'i eletirir, Hegel'i ver. Hegel'in talihsizlii tam olarak udur: Yeni nitelii korumaya
alr, ama bunu istemez de; nk asl istedii bunu mantn iinde yapmaktr. Daha sonra, yeni niteliin
farkl bir bilin dzeyi ile farkl bir anlam olmas gerektiini fark eder.
lk Gnah ile, gnah yeryzne inmitir, ayn biimde, sonraki her kiinin ilk gnah ile gnahn yeryzne
indii de dorudur. Adem'in ilk gnahndan nce gnahn yeryznde olmamas, tmyle ikincil nem tayan,
gnahn kendisiyle ilgisi olmayan bir dncedir; bu, ne Adem'in gnahnn daha byk olduunu, ne de teki
kiilerin ilk gnahnn daha kk olduunu dorular. Bir kiinin gnahkrlnn, bir generatio aequivoca
[iftleme olmakszn domak] yoluyla insanda ilk gnah ortaya karana dek, kendini nicel olarak belirledii
grn benimsetmeye almak mantksal ve etik bir sapknlktr. Bu, nicel belirlenimin hizmetinde ustalaan
Trop'un hukuk derecesi alamamasna benzer. Brakn matematikiler ile gkbilimciler, ellerinden geliyorsa,
kendilerini sonsuza dek blnebilen boyuttaki byklklerle kurtarsnlar; bunlar yaamn iinde hi kimseye
snav kazandrmaz, Ruh'u aklamaktan ise ok uzaktr. Her bir sonraki kiinin ilk gnah gnahkrlkla ortaya
kyorsa, onun ilk gnah zsel olmayan bir biimde ilk olarak nitelenir, ayn zamanda trn evrensel
zeminindeki sra says ile -byle dnlebilirse eer- zsel olarak nitelenir. Bu mmkn olmad gibi; kiinin
hem ilk kif olmakla vnmesi, hem de bakalarndan farkl bir ey yapmadn syleyerek, bir ey dnme
iradesinin olmamasyla sorumluluundan kamas, irkin, mantksz, ahlksz, Hristiyanla aykr bir eydir.
nsann gnahkrl, ibretin gc, vb. -bunlar, bir kiinin trn kendisi olduu, her bireyin de hem kendisi hem
de tr olduu varsaylmazsa hibir ey aklamayan nicel belirlenimlerdir.
29

29 Bunlarn trn tarihindeki nemi, ya da srayn kendisini aklamadan sraya giden yolda ne olduu
baka bir konudur.
Yaratln lk Gnah'a ilikin yks, zellikle gnmzde, dikkatsiz bir biimde bir "mythos" olarak ele
alnmtr. Bunun iyi bir nedeni vardr; bu yknn yeri, zayf da olsa, bir "mythos" ile doldurulmutur.
Kavray, "mythos"u izlediinde, sonu genelde pek hayrl olmaz. Yaratl yks, diyalektik olarak tutarl
olan tek grtr. Tm ierii, (ek bir nermeden ibarettir: Gnah, yeryzne bir gnah ile inmitir. Gnah,
bu tanm doru olmasayd, nemsiz, aklanmasa da olabilecek bir ey olurdu. Kavrayn karlat glk, bu
tanmn zaferinden ve onun derin sonucundan doar: Gnah kendisini ngrr; gnah yeryzne, kendisi olarak,
kendisini ngrerek inmitir. Bylece gnah yeryzne birdenbire, bir sramayla inmitir. Ama bu srama,
nitelii de vaaz eder, nitelik vaaz edildii iin srama da o an nitelie dnr ve srama nitelik tarafndan,
nitelik de srama tarafndan ngrlr. Bu, kavraya aykrdr; ergo bir "mythos"tur. Kavray, telafi niyetine
kendi "mythos"unu icat eder: Srama yadsnr ve bu dng dorusal bir izgi biiminde aklanr. Artk doal
bir biimde ilerlemek mmkndr. Kavray insann D'ten nceki dnemine ilikin hayal szler syler, satr
arasnda da masumiyet yava yava gnahkrla dntrlr ve birden karmza kar. Kavrayn bu
konudaki sylemi ocuk tekerlemesi gibidir: Bir-dir-bir, iki-dir-iki,... so-ooon! te doal bir ilerlemeyle ortaya
kan. Kavrayn iindeki "mythos"un bir anlam varsa, 0 da gnahkrln gnahtan nce geldiidir.
Gnahkrlk gnahtan baka bir ey ile gelmise bu gr kendi kendini yok eder; gnah ile gelmise, gnah,
gnahkrlktan nce vardr. Bu eliki, hem "srama"ya, hem de -kendisinden sonraki- zihne ait olan tek
diyalektik sonutur.
Adem'in ilk gnah ile gnah yeryzne inmitir. Genel kabul gren bu nerme, birok mulak yanl anlamann
da domasna yol amtr. Gnahn yeryzne indii dorudur, ama bu tmyle Adem ile ilgili bir ey deildir.
Bunun daha ak ve seik olarak ifade edilmesi iin, lk Gnah ile gnahkrln Adem'e indiini sylemek
gerekir.
Hi kimse, gnahkrln yeryzne daha sonraki bir kiinin ilk gnah ile indiini syleyemez; ama
gnahkrln o kii ile yeryzne inmesi de benzer bir biimde (yani zsel olarak farksz) olmutur. nk ak
olarak belirtmek gerekirse, gnahkrlk, gnah ile geldii iin yeryznde bulunur.
Bu durumun Adem sz konusu olduunda farkllk tamas, sadece onun insan tr ile olan hayal ilikisinin
herkes iin ak olmasnn sonucudur. Onun gnah mevrus gnahtr. Bunun dnda, ona ilikin bilinen hibir
ey yoktur. Ama Adem'e ilitirilen mevrus gnah, tek lk Gnah'tr. O zaman Adem, tarihi olmayan tek birey
midir? Eer byle ise, insan tr birey olmayan bir birey ile balyor demektir; bu da hem tr hem de birey
kavramlarn ortadan kaldrr. Eer insan trnn baka bir bireyi, kendi tarihi ile trn tarihinde bir nem
tasayd, Adem'in de bir nemi olacakt. Adem bu nemi sadece lk Gnah vesilesiyle haizse, tarih kavram da
ortadan kalkacak, tarih, balad an yok olmu olacaktr.30
nsan tr her bireyle yeni batan balamadna gre, trn gnahkrlnn da bir tarihi vardr.
31
Bununla
birlikte, ilerleme, bireyin nitel srama ile katld bir nicel belirlenim ile gerekleir.Bu nedenle, insan tr her
bireyle yeni bir balang yapmaz byle olsa tr diye bir ey olmazd- ama her birey, tr ile yeniden balar.
30-Sorun her zaman Adem'i tekiler gibi insan trnn bir yesi saymaktan kar. Bu, Kefaret'i aklamak iin
dogmatiklerin zerine eildikleri bir noktadr. Adem ile sa arasnda bir karlkllk varsaymak, hibir eyi
aklamayan, ama her eyi kartran bir grtr. Bu, kavramsal btnl olmayan bir analojidir. sa, kendi
bana bir bireyin tesindeki bir bireydir. Bu nedenle balangta deil, zamann kemale erdii bir anda ortaya
kar.
31-Buna kart gr, l'de anlatlmtr. nsan trnn tarihi ilerledike, birey de srekli olarak yeniden balar.
Adem'in ilk gnahnn yeryzne insan trnn gnahn getirdii, her kavramn ortadan kalkt hayal bir
biimde anlalabilir, ya da gnahkrln yeryzne her bireyin ilk gnah ile indii de sylenebilir. nsan
trnn balangcn trn dndaki bir bireye atfetmek, gnahkrln yeryzne gnah dnda bir ey ile
indiini sylemeye benzer bir "mythos"tur. Ele geen, sorunu ertelemekten baka bir ey deildir; ikinci kiiyi
aklamak iin birinci kiiye ynelinir, zaten birinci kii de sfr numaral kiidir.
Sanki sonra gelen kii sadece doumu nedeniyle ilkinden zsel olarak farklym gibi, insanlar yanltan ve her
trl hayal tasavvura srkleyen sorun, kuaklar arasndaki iliki sorunudur. Bununla birlikte doum, hep nicel
belirlenimlerle devinen insan tr tarihinin srekliliinin ifadesinden baka bir ey deildir; bu nedenle de ortaya
bir birey karamaz. Bir hayvan tr, kendini binlerce kuak korumu olsa da, ortaya bir birey karamaz. kinci
insan Adem'den gelmi olmasayd, kendisinden ne tr, ne de birey tretilebilecek bo bir yineleme olarak
kalacakt. O zaman her belirli Adem kendi bana bir yontu olacak ve ayn belirlenimle, yani bir sayyla
nitelenecekti - deyim yerindeyse, saylarla isimlendirilen "mavi ocuklar" gibi. Bunun sonunda, her belirli kii,
hem kendisi hem de tr deil, sadece kendisi olacak ve asla bir tarihi olmayacakt - ne bir gemii, ne de iinde
bulunduu bir tarihi olan yalnz bir melek gibi.
Bu grn kusurundan; her bireyin, kendi zel tiyatrosunda trden bamsz olarak kk tarihini oynamasn
isteyen Pelagianus mezhebini muaf tutmak mmkn deil. nk insan trnn tarihi kendi yolunda sessizce
ilerler; iindeki bireyler, ayn yerden olmasa da, yeni batan balarlar - o anda birey, tarihteki yolculuuna
balayaca noktadadr.
3.MASUMiYET KAVRAMI
Her yerde olduu gibi burada da, insan gnmzn dogmatik tanmlarndan birini benimseyecekse, Hegel'in -
dogmatiklere yardm amacyla yapt- buluunu unutarak ie balamas gerekiyor. Hegel'in, dolayszlk ile
masumiyeti zde grd halde dolayszln yok edilmesi gerektiini ileri srd nl saptamasna, dorusal
bir izgi izlemek isteyen dogmatiklerin yaptlarnda atfta bulunulduunu grnce, insan garip bir duyguya
kaplyor. Hegel, her dogmatik kavram, sradan birini bunun mantksal olduuna ikna edecek kadar tutarl bir
biimde yok etmitir. Dolayszln yok edilmesi gerektiini bilmemiz iin ne Hegel'in bunu sylemesi
gerekiyor, ne de o bunu sylemekle kavutuu lmsz hreti hak ediyor; zaten sylediinin mantksal bir
tutarll da yoktur, nk dolayszlk hibir zaman olmad iin, yok edilmesi de gerekmez. "Dolayszlk"
mantk, "Masumiyet" etik iinde deerlendirilebilecek kavramlardr. Her kavrama, ait olduu bilim asndan
bakmamz gerekir; bir kavram bir bilime, ya iinde gelitirildii, ya da onun tarafndan varsayld haliyle aittir.
Aslnda masumiyetin yok edilmesi gerektiini sylemek etik adan yanltr, nk yok edilmesi gerektiini
sylediimiz an dile getirmi oluruz; masumiyetin ancak su ile yok edilebileceini unutmamz etik bize
yasaklar. Bu nedenle, masumiyetten bir dolayszlk olarak sz etmek, mantk asndan kendini bilmezlik, bunun
buharlamasna seyirci kalmak da kstahlktr; bir baka adan bakarsak, insan bunun ne olduunu anlayacak
kadar estetik duyarlla sahipse, anlad ey de uup gitmise, o kii geistreich [akll] biridir ve konuyu unutur.
Adem'in su yznden masumiyeti yitirmi olmas gibi, her kii de onu ayn biimde yitirir. Eer onu su ile
yitirmi olmasayd, yitirdii masumiyet olmayacakt; su ilemeden nce masum deildiyse de, hibir zaman
sulu olmamtr.
Adem'in masumiyeti ile ilgili olarak birok hayal tasavvur vardr; bunlar simgesel vakarlarn, insanln
kkenini rten kilise minberindeki kadife imdiki kadar ypranmad zaman kazanmlard, ya da mphem
kurgusal bulular gibi, daha romantik bir biimde ortada dolayorlard. Adem'in stne atlan hayal rtler
arttka, gnah ilemi olmas daha aklanmaz hale geliyor, gnah da daha rktc oluyordu. Adem bylece,
ezeli ve ebedi olarak ilahi kayradan mahrum kalmtr; insanlar da duruma gre duygusal ya da zeki, melankolik
ya da yzeysel, tarih adan nedamet getirmi ya da hayal bir nee iinde olmular, ama hibir zaman konuyu
etik ynyle kavramamlardr.
Daha sonrakilerin (Adem ile Havva hari herkesin) masumiyeti zerine ok zayf bir gr gelimitir. Etik
kesinlik kendi snrlarn grmezden gelmi, kamak ok kolayken insanlarn ykmllkten syrlmann
yollarn kapamayacana inanacak kadar da drst olmutur. Dar bir kafa hibir eyi kavrayamaz; masumiyet
sadece su ile yitirilir. Her bir kii masumiyetini zsel olarak Adem gibi yitirir. Adem dnda herkesi, sululuu
dert edinen, sululukla ilgilenen ama sululua katlmayan izleyiciler olarak grmek etik iin bir yarar getirmez.
Herkesi Kefaret'e katlmayan, ama Kefaret ile ilgilenen, ona kalben bal izleyiciler olarak tasarlamak da
dogmatiklerin iine gelmez.
Adem gnah ilemeseydi ne olurdu, diye kafa yorarak kiinin kendi zamannn olduu kadar, dogmatikler ile etik
iin de zamann israf edildiini grmek, sadece insann yanl bir ruh haline kapldnn, dolaysyla da yanl
bir kavramla uratnn gstergesidir. Masum insan byle bir soru sormaz, sulu olan sorduunda ise gnah
ilemi olur, nk estetik bir merak yznden sululuu yeryzne getirenin kendisi olduunu, kendisinin de
masumiyeti su ile yitirdiini unutur.
Masumiyet, dolayszlktan farkl olarak, yok edilmesi gereken deil, niteliinin yok edilmesi gereken, aslnda
olmayan bir eydir. Ama yok edildiinde, yok edilmesinin sonucu olarak ilk kez oluur, yok edilmeden nce ve
u an yok edilmekte olan bir ey olarak. Dolayszlk dolaym ile yok edilmez, ama dolaym ortaya ktnda,
dolayszl o anda yok eder. O halde dolayszln yok edilmesi, dolayszla ikin bir devinimdir, ya da
dolaymn dolayszl varsayd, dolaymn aksi ynnde ikin bir devinimdir. Masumiyet, bir Aknlk
[Transcendents] ile iptal edilir, nk masumiyet bir eydir (Dolayszlk iin en doru tanm, Hegel'in saf Varlk
iin kullanddr: O hibir eydir). Bu iddiaya gereke olarak u sylenebilir: Masumiyet aknlk ile iptal
edildiinde ortaya kan, kendisinden ok farkl bir eydir; dolaym ise, tam olarak dolayszlkla ayn eydir.
Masumiyet bir nitelik, sreklilii olan bir durum'dur; dolaysyla mantn masumiyeti ortadan kaldrmak
iin gsterdii tela anlamszdr, mantk bu aceleyi kendi iinde uygulasa daha iyi olur, nk mantk acele
ettiinde bile ge kalr. Masumiyet, kiinin yeniden kazanmak isteyecei bir mkemmellik deildir, nk kii
bu istei duyduunda onu yitirmi olur, sonra insann isteklerle vakit yitirmesinden dolay yeni bir su ortaya
kar. Masumiyet, kiinin tayamayaca bir eksiklik de deildir, nk o kendine yeterlidir, kii onu
yitirdiinde (insan mutlu edecek bir biimde deil, yitirebilecei tek biimde; yani su ile), kiinin masumiyeti
vererek vnebilecei bir mkemmellik de olmaz.
Yaratl anlats da, masumiyetin doru bir tanmn yapar. Masumiyet, cehalettir. Asla dolaysz olann saf
varl deil, cehaletin kendisidir. Dardan bakarak cehaletin bilgi ynnden bir tanmn yapmak, cehalet ile
ilgili bir ey sylemez.
Aktr ki, bu gr hibir Pelegianus dncesinden dolay sulu grlemez. nsan trnn kendi tarihi vardr;
gnahkrlk, bu tarihin iinde, kendi nicel belirlenimine sahiptir, ama masumiyet her zaman bireyin nitel bir
sramasyla yitirilir. Kuku yok ki, insan trnn ilerlemesi olan bu gnahkrlk, edimiyle gnahkrl
varsayan belirli bir bireyin iinde az ok kendini ifade eder; ama bunun az ya da ok olmas, su kavramn ina
etmeyen nicel bir belirlenimdir.
4.DSS KAVRAMI
Eer masumiyet cehalet ise, insan trnn sululuunun nicel belirlenimi tek bir bireyin cehaletinde mevcutsa ve
bireyin edimiyle o kiinin sululuu olarak kendini aa karyorsa, Adem'in masumiyeti ve sonrakilerin
masumiyeti arasnda bir fark var demektir. Yant hazrdr: "Daha ok", nitel bir belirlenim oluturmaz. Adem'den
sonra gelen bir kiinin masumiyetini nasl yitirdiini aklamak daha kolay grnyor; ama bu yalnz grnte
byledir. Nicel belirlenimin en yksek derecesi, sramay en dk dereceden daha kolay aklamaz: Adem'den
sonra gelen birinin suunu aklayabiliyorsam, Adem'in suunu da aklayabilirim. Alkanlk, zellikle de etik
ahmaklk, ilkini aklamann daha kolay olduunu ileri srmtr. Gne arpmasndan syrlmak iin ok kt
bir yoldur bu; kendimizi gnahkrln iinde buluruz, onu tarz, vs., vs. Kii kendini zmek istemez;
gnahkrlk iek gibi bulac bir hastalk deildir, "bylece her az kapanacaktr". Bir kii ok ciddi biimde
straba doduunu ve annesinin onu gnah ile dourduunu syleyebilir, ama gerekten ac ekmesi, ancak
suu yeryzne getiren ve tm bunlar zerine alan kendisi olursa olanakl olabilir, nk Gnahkrlktan estetik
bir ac duymak elikidir. Gnahkrlktan masum bir ac duyan tek kii sa'dr, ama o da bu acy iine dt
bir yazg gibi duymamt. Isa, yeryznn btn acsn zgr iradesiyle tayabilecek ve bunun cezasna
katlanabilecek bir kii olarak bu acy yaamt. Bu estetik bir niteleme deildir, nk sa bir kiiden ok daha
tesiydi.
Masumiyet cehalettir, peki ama nasl yitirilmitir? nsanln byk meselesi gnah ile sadece meraktan ilgilenen
dnrleri ve tahmin yrtenlerin tarihin balangcna ykledii btn o kurnazca ve sama hipotezleri
yinelemek niyetinde deilim; ksmen, benim renmekle yitirdiim vakti anlatarak bakalarnn vaktini almamak
iin; ksmen de, btn bu sylenenler tarihin dnda, cadlarla tahmin yrtenlerin sprge saplar ve kazklarla
yart alacakaranlkta cereyan ettii iin...
Bu aklamay zerine alan tek bilim psikolojidir; ama o da aklamayla yetinirken, baka bir bilimin bu iin
stesinden gelemeyecei, etik tarafndan yaplan aklamalarn da ancak dogmatiklerin varsaymlaryla adm
atabilecei yolunda verdii izlenimi korumak zorundadr. Eer psikolojik aklamay ele alp defalarca yineler,
bunun sonucunda da gnahn yeryzne bu ekilde geldiine inanrsak, her ey birbirine girer. Psikoloji kendi
snrlar iinde kalmak zorundadr, ancak o zaman yapt aklama bir nem tayabilir.
D'n psikolojik bir aklamas, Paulus'un doktrinlerini gelitiren Usteri tarafndan ok ak bir biimde
yaplmtr. Teoloji, artk byle eyleri aydnlatacak kadar speklatif olmutur, nk dolaysz olann yok
edilmesi gerektiini sylemek daha kolaydr, bazen teoloji de daha uygun olan neyse ona ynelir; bu durum,
aklamann son noktasnda, speklatif aklamann hayranlar tarafndan grmezden gelinir. Usteri'nin
aklamasna gre, Adem'in gnahnn nedeni, aacn meyvesini yeme yasann kendisidir. Bu aklama etik
olan darda brakmamakla birlikte, yasan sadece Adem'in nitel sramasyla ortaya kan nceden
hazrladn da kabul eder. Bu gre daha fazla yer vermek niyetinde deilim. Herkes bunlar okumutur,
okumayanlar da yazarn yaptna bakabilir.
32

Bu aklamadaki eksiklik psikolojik yaklamdan kanmasndan deil, nk byle bir nedenden dolay
sulanamaz, kendine Aziz Paulus'un doktrinlerini gelitirmek ve ncil'e balanmak gibi iki grev vehmetme
isteinden kaynaklanmaktadr. ncil'in bu adan sk sk zararl bir etkisi olmutur. nsan tefekkre belirli klasik
blmlerden balyor, sonra da tm aklama ve bilgi bu blmlerin dzenlenmesiyle oluuyor - sanki zerinde
allan tmyle yabanc bir eymi gibi. Doal olmak her zaman daha iyidir; insan tam bir ballkla
aklamay ncil'in hkmleriyle yapmay isteyebilir, ncil'e uygunluun olmad durumda da bir daha
deneyebilir. Bylelikle hi olmazsa, ne aklamann nesnesini kavramadan aklamann kendisini anlamak gibi
utan verici bir durumda kalnr, ne de, Msrllarla savarken kendine kalkan oluturmak iin onlarn kutsal
hayvanlarn kullanan Pers kral gibi kurnazca bir duruma dlr.
Yasakn D' koulladm varsaymak, onu concupiscentiann koulu olarak da grmektir. Burada psikoloji
kendi snrlarnn tesine gemitir.
32 Franz Baader her zamanki gc ve yetkesiyle u konular zerine birka yapt vermitir: zgrln
salamlatrlmasnda gnaha arnn nemi ve gnaha arya, sadece ktle ar, ya da insann
dnn nedeni gibi tek yanl baktan kaynaklanan yanl anlamalar - nk ona gre gnaha ar,
zgrln "zorunlu tekisi" olarak grlmelidir. Bu konuda dnm olan herkes bu yaptlardan haberdardr,
bunlar burada yinelemek gereksiz, Franz Baader'in metinlerini isteyen elde edebilir. Baader'in dncesini
daha fazla izlemek yarar getirmez, nk bence o ara terimleri ihmal etmitir. Masumiyetten sua geii sadece
gnaha ar kavramnn araclyla grmek, Tanr ile insan arasnda neredeyse deneysel biimde ina edilmi
bir iliki olduunu varsaymaktr. Bu gr, arac roln stlenen psikolojik saptamay darda brakr, nk
ara terim hl bir concupiscentia'dr. [ar istek] Sonu olarak, Baader'in gr, daraltlm bir psikolojik
aklamadan ok, gnaha ar kavram zerine yaplm diyalektik bir tefekkrdr.
Concupiscentia suu ve gnah nceleyerek, onlar belirler; hl su ve gnah deildir, nk onlar tarafndan
ortaya atlmtr. Nitel srama zayflam, D ardk bir hal almtr. nsann arzusunun yasaklanm olana
ynelik olduu pagan ve Hristiyan tecrbelerden kesinlik kazanm olsa da, Yasakn concupiscentia'y nasl
uyandrm olduu hl belirgin deildir. nsan tecrbeye yaslanarak ilerleyemez, nk ona yaamnn hangi
dneminde bu tecrbeyi edindii sorulur. Bir ara terim olarak concupiscentia ne mulaktr, ne de, hemen
grlebilecei gibi, psikolojik bir aklamadr. Aslnda en gl ve yapc aklamay Protestan kilisesi ortaya
atar: Mevrus Gnah' aklamak iin, insann concupiscentia ile doduu sylenir. (Omnes homines secundum
naturam propagati nascuntur cum peccato h.e. sine metu dei, sine fiducia erga deum et cum concupiscentia.)
[Herkes doal bir biimde gnah ile doar; yani iinde Tanr korkusu, Tanr inanc olmadan, ar istek
(concupiscentia) ile.] Bununla birlikte, Protestan Kilisesi sonraki kiiler (byle birinden sz edilebilirse) ile
Adem'in masumiyetini ayr tutar.
Psikolojik aklama, konunun evresinde dolamadan, suun nitel srama ile ortaya kt yolundaki gevek
mulakln koruyarak yerinde kalmaldr.
5.KAYGI KAVRAMI
Masumiyet, cehalettir. Masumiyette insan, bir tin [Aand] olarak deil, doal kouluyla dolaysz birlii iinde bir
ruh [ Sjel] olarak nitelenir. Kiinin tini, d grmektir. Bu gr ncil ile tam bir uyum iindedir; insann
masumken hayr ile er arasndaki fark bildiini ileri sren gre kar karak, Katolik liyakat deerlerinin
tm hayal biimlerini aa karr.
Bu durumda bar ve huzur vardr, ama bunlarla birlikte, kavga ve mcadele iermeyen -nk aslnda mcadele
edilecek bir ey yoktur- bir ey daha bulunur. Peki bu nedir? Hibir ey. Hiliin nasl bir etkisi olabilir? O,
kaygy dourur. Bu, masumiyetin derinlere sakl srr ve kaygnn kendisidir. Tin, dsel olarak, kendi
etkinliini yanstr, bu etkinlik hiliktir, masumiyet de her zaman kendi dndaki bu hilii grr.
Kayg, d gren tinin nitelik kazanmasdr, bylece psikolojideki yerini edinir. Uyankken, kendim ile tekim
arasndaki ayrm vaaz edilir; uykudayken ertelenir; d grrken ise bu ayrm, dolayl olarak haberdar
olduumuz hiliktir. Tin, etkinlik halindeyken, kendi olanan cezbeden bir biim olarak srekli ortaya kar,
ama bu olana elde etmek iin arayna balar balamaz gzden kaybolur; arad, kaygy dourabilecek tek
ey olan hiliktir. Ortaya kp kendini gstermekten tesine gidemedii srece, daha fazlasn da yapamaz.
Kayg kavramna psikolojide hemen hemen hi deinilmemitir. Bu terimin "korku"dan ve korkuya bal, belirli
bir nesnesi olan benzer kavramlardan tmyle farkl olduunu belirtmeliyim. Kayg bu nedenle hayvanda
bulunmaz; nk tin, hayvana yklenmi bir nitelik deildir.
Kaygnn diyalektik belirlenimlerine baktmzda, bunlarn tam bir psikolojik mulaklk iinde olduunu fark
ederiz. Kayg, hem pay almak istediimiz, hem de karsnda durduumuz bir "pathos"tur. ["Angest er en
sympathetisk Anti-pathie og en antipathetisk Sympathie."] Bunun, szn ettiimiz concupiscentia'dan anlamca
tmyle farkl olduunu grmek bence zor deildir, zaten dilin kullanm da iddiamz dorular: insan, haz veren
bir kaygy [den sode Angest], iyi bir eye kayg duymay [den sode Becengstelse]; ya da tuhaf bir kaygy [en
Underlig Angest], kayglanmaktan utand bir eyi [en sky Angest], vb. dile getirir.
Masumiyette vaaz edilmi kayg, bir su olmad gibi, bir dert yk, masumiyetin takdis edilmiliiyle
uyumsuzluk gsteren bir strap da deildir. ocuklar gzlemlediimizde, kaygnn belirli olarak maceraya,
korkun, esrarl olana yneldiini grrz. Bu kaygnn ortaya kmad ocuklardan sz etmek hibir eyi
kantlamaz, nk hayvanda da yoktur; tin slatka, kayg da azalr. Bu kayg ocua zsel olarak aittir, onsuz
yapamaz. Kaygya kaplacan bildii halde, haz veren bu kaygllk haliyle sarmalanr. ocuksuluu tinin d
grmesi olarak tanmlayan tm toplumlarda, bu kaygya rastlarz. Kayg derinletike, toplum da derinlik
kazanr. Bunun bir bozukluk olduunu sylemek, olsa olsa skc ve aptal bir dnceye iaret eder. Kayg, ne
zaman ki zgrlk tarihin eksik biimlerinden geip szn tam anlamyla kendisine dner, ite o ilerideki
noktada depresyon [Tungsind] ile e anlaml saylr.
33

33 Bu konuyla ilgili olarak Ya/Ya 'ya (Enten-EIIer, Kopenhag:1843) baklabilir. Depresyonun, ilk blmde
kayg iindeki "pathos" ortakl, "Egoizm" olarak belirtildii anlalrsa, ikinci blm daha ak hale gelecektir.
Kayg ile nesnesi (hilik olan bir ey: Dil de bunu ifade etmeye gebedir - bir hi uruna kayglanmak) arasndaki
ilikinin mulak olmas gibi, masumiyetten sua gei de o kadar diyalektiktir ki, bunun, olmas gerektii gibi,
psikolojik bir aklama olduunu grrz. Nitel srama, mulakln dnda kalr. Sulu olan kii, kayg
araclyla masumiyetini korur, nk onu sua iten kendisi deil, yabanc bir g olan kaygdr. Sevmedii bu
g, onu kayglanmaya iter. Ama gene de suludur; korktuu halde sevmekten vazgeemedii kaygya
srklenmitir. Dnyada daha mulak bir ey yoktur, bylece bu tek psikolojik aklamadr. Ama bir kez daha
yinelemek gerekirse, bu aklama nitel sramay iermez. nsann Yasak tarafndan cezbedildiini, batan
karcya kandn ne sren her gr, yzeysel saptamas yznden yeterince mulaktr. Ama nicel bir
belirlenim getiren bu yaklam, etik ilkelere aykr olduu gibi, psikolojinin yardmyla, etik ilkeleri kurban
etmek uruna insana bir armaan verir; yle ki, etik adan akl banda herkesin bu armaan yeni ve daha derin
bir batan karma olarak grp reddetmesi gerekir.
Kayg, evresinde her eyin dnd bir eksen olarak sahneye kar. nsan, ruh ile bedenin bir sentezidir; ama
iki terim bir nc tarafndan birletirilmedike, sentezden sz etmek olanakszdr: nc terim, Tin'dir.
nsan, masumiyette bir hayvan deildir, nk yaamnn herhangi bir nnda hayvan olmu olsayd, daha sonra
insan olamazd. Tin bu ekilde vardr; dolaysz, d grr haliye. Var olduu biimiyle, dman bir gtr,
nk ruh ile beden arasndaki ilikiyi srekli zedeler. Bu iliki, mevcut olduu halde, sreklilik iinde deildir,
nk bu sreklilie ancak Tin'in yardmyla kavuur. te yandan, Tin, dostane bir gtr, nk bu ilikiyi ina
eder. Peki bu mulak g ile insann ilikisi nedir? Tin, kendisiyle nasl iliki kurar, kendisini nasl koullar? Tin,
kendisine kayg ile balanr. Kaygy karn, Tin ayakta duramaz; bu durumda Tin, kendisini kendi dnda
bulur. nsan da hibir zaman bitkisel olanla bir tutulamaz, nk Tin, ona bir nitelik olarak yklenmitir.
Kaygdan kamaya alr, yapamaz, nk onu sever; kaygy gerekten sevmek ister, yapamaz, nk ondan
kamaya alr. Masumiyet burada artk ahikasna ulamtr. Masumiyet, cehalettir, ama hayvans bir yrtclk
olarak deil, nk Tin, cehaleti de niteler. Masumiyet kesinlikle bir kaygdr, nk masumiyetin cehaleti,
hilie ilikindir. Burada artk hayrn ve errin bilgisi falan yoktur; bunun yerini, cehaletin devasa bir hilii
olarak kendini kaygya yanstan bilginin btnsel etkinlii almtr.
Masumiyet gene mevcudiyetini srdrr, ama cehaletin kesif bir hal almas iin hl bir szce gereksinim
vardr. Masumiyet doal olarak bu szc kavrayamaz, ite o anda kayg ilk avn yakalamtr. Hilik yerine,
artk esrarl bir szce sahiptir. Yaratl'ta Tanr Adem'e "Sadece hayrn ve errin bilgisini tayan aatan
yemeyeceksin," dediinde Adem tabii ki bu szc kavramamtr. Hayr ve er arasndaki fark meyveden
alaca hazza neden oluyorsa, bu farkn bilgisini nasl kavrayabilirdi?
Yasan arzuyu uyandrd varsaylrsa, kii cahil deildir, bilgiyi elde etmitir; bu durumda Adem'in,
zgrln bilgisine de sahip olmas gerekir, nk arzu, zgrl kullanmak iin vardr. Aklama bylece
ardklk ierir. Yasak, Adem'i kaygya srklemitir, nk zgrln olana onda yasak ile uyanr.
Kaygnn hilii olarak masumiyet ile geip gitmi olan, artk Adem'in iindedir ve gene bir hiliktir -
yapabilmenin kayg tayan olana biiminde. Adem'in ne yapabileceine ilikin hibir fikri yoktur; baka trl
dnlseydi -genelde dnlr- sonradan ortaya kacak olan hayr ile er arasndaki farkn nceden
varsaylm olmas gerekirdi. Mevcut olan, sadece cehaletin yksek bir biimi, kaygnn yksek bir ifadesi olarak
"yapabiliyor olma"nm olanadr. nk ilahi anlamda, "yapabiliyor olmak," bir adan her ikisidir, bir adan
da deildir; Adem, ilahi bir anlamda kaygy hem sever, hem de ondan kaar.
33

33 Bu konuyla ilgili olarak Ya/Ya da'ya (Enten-EIter, Kopenhag: 1843) baklabilir. Depresyonun, ilk blmde
kayg iindeki "pathos" ortakl, "Egoizm" olarak belirtildii anlalrsa, ikinci blm daha ak hale gelecektir.
Yasan szn, yargnn sz izler: "Artk lmden kurtuluun yok." Doal olarak, Adem lmenin ne demek
olduunu bilmez. te yandan, dehete kaplmasn nleyen bir ey de yoktur, hayvanlar bile, szc
kavramadan, konuann sesindeki ifadeyi, devinimi anlarlar. Yasan arzuyu uyandrd dnlrse, cezann da
engelleme fikrini verdiini kabul etmek gerekir. Bu da her eyi kartrmaktan baka ie yaramaz. Adem ne
sylendiini anlamamtr, ortada kaygnn mulaklndan baka bir ey yoktur. Yasak ile uyandrlan
"yapabiliyor olma"nn sonsuz olana artk kapanmtr; nk bu olanak, kendisini izleyenin gene bir olanak
olacana iaret eder.
Yasak ve ceza ile ilikisini kayg dahilinde kuran masumiyet, bylece ahikasna ulamtr. Masumiyet sulu
deildir, yitip gitmi olsa da, kayg hl varln srdrr.
Psikoloji buradan daha ileriye gidemez, insan yaam zerine gzlem yaparken gidebildii noktada, olsa olsa bu
noktay biteviye yineleyebilir.
Sonuta, ncil metnine sadk kalyorum. Yasan ve cezann sesinin, dardan geldiini dnyorum. Bu elbette
birok dnrn kafasn megul etmitir. Ama zorluk gibi grnen, glp geilecek bir eydir. Aslnda
masumiyet, tinsel olan her eyin ifadesini dilde bulduu iin, konuabilir. Buna bal olarak, Adem'in kendi
kendine hitap ettiini varsaymak da yeterlidir. Bylece ykde eksik kalan yeri, baka birinin Adem'e
anlamad bir ey syledii iddiasn darda brakarak, tamamlam bulunuyoruz. Adem'in konuabiliyor
olmasndan, sylediini kavryor olduu sonucunu karamayz. Bu dnce, hayr ve er arasndaki fark iin de
geerlidir; dilde ifade edilebilen bu fark, sadece zgrlk iin vardr, nk bu fark, masumiyet iin ancak
yukarda sz ettiimiz biimde anlam kazanr. Aslnda masumiyet bu fark dile getirebilir, ama bu fark
masumiyet iin deildir.
6.KAYGI: MEVRUS GNAH'IN N KOSULU VE BU TERiMi KKENiNE iNEREK
AIKLAYAN BiR KAVRAM
Artk Yaratl anlatsn, bir "mythos" olduu sabit fikrini gz ard ederek inceleyebiliriz. unu da
unutmamalyz: Hibir dnem bugnk kadar kavraya dair "mythos"lar retmekte baarl olmad; bir yandan
"mythos"lar retirken, te yandan da onlar kknden skp atmaya alan bir a bizimki.
Adem yaratld ve hayvanlara isim verdi (burada dil vardr; ocuklarn, hayvanlar tahtadaki ekillerle ayrt
etmesine benzeyen eksik bir biimde de olsa), ama kendine bir e bulamad. Havva Adem'in kaburga kemiinden
yaratld. Onunla mmkn en yakn ilikiye girdi, ama hl harici bir ilikiydi onlarnki. Adem ile Havva sadece
saysal bir yinelemeydi. Bu adan, binlerce Adem de birinden fazla bir anlam tamyor. nsan trnn bir
iftten olutuuna dair gr hakknda bu kadar yeterli. Doa, anlamsz bir fazlala izin vermez. Bylece, insan
trnn birka iftten olutuunu varsayarsak, doann anlamsz bir fazlala vard bir an olacaktr. Oluu iin
iine katarsak, hibir insan fazla olmayacaktr, nk her birey, hem kendisi, hem de trn kendisidir.
Bunlar Yasak ve Yarg izliyor. Ama ylan hayvanlarn en akllsyd ve kadn batan kard. Bu bir "mythos"
olarak kabul edilse de, ne dnceye, ne de anlamaya zarar vermez, nk bu kavraya ait bir "mythos"tur.
"Mythos", aslnda isel olan bir eyin dsallatrlmasn salar.
Belirtmeliyiz ki, ilk batan karlan kadndr, bylece o daha sonra erkei de batan karmtr. Genel olarak
sylendii gibi kadnn hangi anlamda daha zayf cinsiyet olduu, kaygnn da ona erkekten daha yakn olduu
34
konusuna bir baka blmde geleceim.
34 Burada, kadnn erkee gre hangi adan eksik olduu hakknda hibir ey belirlenmez. Kayg, kadna
erkekten daha ok ait olduu halde, bu eksikliin bir gstergesi deildir. Eksiklikten sz edilecekse, bu baka bir
eyde aranmaldr; kayg srasnda kadnn, kendisinin dnda baka bir insana, erkee ynelmesinde.
Bu almada birka kez, gnahkrln soylarn oluu yoluyla yayldn; yani gnahkrln, olu yoluyla
kendi tarihini edindiini yadsmadmz syledik. leri srlen ey aslnda sadece, gnahkrln nicel
kategoriler iinde devindii, gnahn ise bireyin nitel sramasyla geldiidir. Burada, yaratla nicelik
yklemenin nemli bir yn grlebilir. Havva tretilmi olandr. Kesinlikle Adem'in suretinde olsa da,
kendisinden nceki bir yaratktan tretilmitir. Adem kadar masum olduundan emin olsak da, gene de bu
noktada gnahkrln deilse bile, bulac gnahkrln ipucu saylabilecek bir eyin hazrlandn seziyoruz.
Tretilmi olmak, belirli bir bireyin oluumunu hazrlar - onu sulu klmadan.
Bir nceki blmde (5) Yasak ile Yargnn sz zerine sylenenleri unutmamalyz. Anlatdaki,
"Kavrayamayaca bir ey Adem'e nasl sylenmi olabilir?" sorusundan doan eksiklii, unu aklmzda
tutarsak kapatabiliriz: Konuan Adem'dir ve o, dilin kendisidir.
35

Geriye ylan kalyor. Kurnazla hibir zaman scak bakmadm ve volonte deo [Tanrnn izniyle], ylann batan
karmalarna da her zaman direneceim; o ylan ki, Adem ile Havva'y zamann afanda kandrdnda,
yazarlar da kurnazla ekmeye balamt. Dorusu, ylan belirli bir dnce ile ilikilendirmekteki
beceriksizliimi rahata kabul edebilirim. Dahas, ylanla ilgili glk, yani batan karmann nedeninin
darda olduunu dnmek, hayli farkl bir glktr. Bu zaten ncil retisiyle de, Yakup'taki mehur klasik
blmle de taban tabana zttr: Bu blm, Tanrnn kimseyi batan karmadn, kimse tarafndan batan
karlmadn, herkesin kendisi tarafndan kandrldn syler. Eer insann ylan tarafndan kandrldn
syleyerek Tanr'y kurtardn, bu yolla
35 lk insann konumay nasl renmi olduu sorulursa, sorunun doru olduunu, ama yantn bu
aratrmann dnda olduunu sylerim. Kaamak yant veriyor gibi grnsem de, konunun modern felsefenin
snrlarnn dnda dnlmesi gerektii kesindir, bu soruyu baka yerde yantlamam da mmkndr, insann,
dilin yaratcs olarak tasarlanmasnn yanl olduu aktr.
Yakup'taki "Tanr kimseyi kandrmaz" szyle de uyum iinde olduunu dnen biri varsa, o kii ikinci
nermeyle, "Tanr kimse tarafndan batan karlmad" szyle yzleecektir. Ylann insana savlet etmesi de
Tanrnn dolayl bir batan karmasdr, nk bu taciz insan ile Tanr arasndaki ilikiye mdahale eder. Bunu
savunan birinin de karsna nc nerme kacaktr: "Herkes kendisi tarafndan kandrlr."
Bunlar D izliyor. D nitel bir srama olduu iin, psikoloji tarafndan aklanmas olanakl deildir.
imdi gzlerimizi bir an iin anlatda belirtildii biimiyle bunun sonucuna evirelim; bylece Mevrus Gnahn
n koulu olarak kayg zerinde younlaabiliriz.
D'n ifte sonucu olmutur: Gnah yeryzne inmi ve cinsellik ortaya kmtr; bunlarn biri tekinden
ayrlamaz. Bu da, insann ilk durumunu gstermek asndan byk nem tar. nsan nc bir terime dayanan
iki eyin sentezi olmasayd, bir durumdan iki sonu kmazd. nsan ruh ile bedenin, tin tarafndan taman bir
sentezi olmasayd, cinsellik gnahkrlkla birlikte yeryzne gelmezdi.
Bu konuda tasarm retme merakllarn gz ard edip, sadece olmayan bir eyi, D'ten nceki cinsel farkll
varsayacaz; aslnda yoktu, nk cehalet srasnda olamazd. Desteimizi ncil'den alyoruz.
Adem, masumiyette d gren bir tin idi. Dolaysyla sentez henz etkin deildi, nk birletirici e olan tin,
henz vaaz edilmi deildi. Hayvanlarda cinsel farkllk gdsel olarak geliiyor, olabilir, ama bir sentezden
olutuu iin bu insanda sz konusu deildir. Tin kendini vaaz ettiinde, sentezi de ortaya koyar, bunun iin de
nce sentezi oluturan eleri ayrtrmas gerekir, nk duyusal olann en st noktas cinselliktir. nsan bu en
yksek noktaya, ancak tin etkin olduunda geebilir. Daha nce ne bir hayvandr, ne de insan. nsan olduu
anda, hayvan da olmutur.
Dolaysyla gnahkrlk ehvanilik deildir, ama gnah olmadan cinsellik, cinsellik olmadan da tarih olmaz.
Btnle kavumu bir tin, ne biri, ne de tekidir, bu nedenle Dirili'te cinsel farkllk yoktur, bir melein tarihi
olamayaca gibi. Mikil ulatrd haberlerin hepsini dosyalam olsayd bile, bu onun tarihi olmayacakt.
Sentez, cinsellikte nce bir eliki olarak vaaz edilir, ama her eliki gibi bir itir de, tarih de o an balar.
zgrln olana, bu etkinlikten nce gelir. Bununla birlikte, zgrln olanann, hayr ile er arasnda
seim yapmas mmkn deildir. Bu dnce yoksunluu, ne ncil'in, ne de akl yrtmenin iine yarar. Olanak-
llk, yapabiliyor olmak'tr. Bir mantk dizgesinde olanaktan etkinlie gei olduunu sylemek uygun grnse
de, etkinlikte bu o kadar uygun kamaz, nk nc bir terime gereksinim vardr. nc terim, Kayg'dr,
ama nitel sramay, ancak etik adan aklayabilir. Kayg, ne zorunlulua, ne de zgrle ait bir kategoridir.
Kayg, karmakark bir zgrlktr; zgrlk, zgr deil, arafa dolanmtr, ama zorunlulukla deil,
kendisiyle. Gnah yeryzne zorunlulukla gelmi olsayd (bu bir elikidir) kaygnn da yeri olmayacakt. Kayg
yeryzne bir liberum arbitrium [zgr irade] (akl yrtmenin bana dert olan bu durum ne balangta, ne de
daha sonra yeryznde oldu) ile gelmi olsayd da ondan sz edemeyecektik. Gnahn mantksal bir aklamasn
vermek, ancak bir aklama bulmak iin gln bir telaa kaplanlarn yapaca bir aptallktr.
Hibir okuyucunun bu kadar derine inmeyeceini umarak, u soruyu sormak niyetindeyim: Adem gnah
ilememi olsayd ne olurdu? Etkinliin ortaya konduu anda, olanak da dnceden yoksun herkesi cezbederek
onun yan sra bir hilik olarak ilerler. Bilim, insanlar hizaya sokup kendine de zincir vuran tek eyse tabii!
Aptalca bir soru sorulduunda, yantlayan, soruyu soran kadar aptalca bir duruma dmemek iin dikkat etmeli,
ya da hi yantlamamak. Yukardaki soru bilime yneltilmi olduu iin o kadar sama saylmaz. Eer projeleri
iin ayn kafadaki arkadalar toplayan Akll Else
36
gibi biri bu soruyu yadrgamazsa, kendi aptalln da
rahatlkla grm olur. Bilim ise, tam tersine, bu tr eyleri aklayamaz. Her bilim ya bir ikinlik iindedir, ya
da aklamayaca bir aslanl ieren bir ikinlik iinde kalr. Gnah bu aknlktr, gnahn tek bireyin iine bir
birey gibi yerletii bu discrirem rerum'un [uyumazlk hali] kendisidir. Gnah yeryzne farkl bir biimde
girmez, hibir zaman da girmemitir. Burada birey iki ey yapabilir: Gnahn ne olduunu, sorunun da ne
hakknda olduunu bilmedii iin gnah kendisine yabanc bir eymi gibi aratrma yaparak sama sapan
sorular sorar ve aptalca bir durumda kalr; ya da aratrd eyin ne olduunu bilir, onu kavrar, hibir bilimin de
bunu aklayamayacann farkndadr. Bununla birlikte, bilim ara sra umutlara ar hipotezlerle karlk verir,
ama sonunda bunlarn da aklamalar iin yeterli olmadn kabullenir. Bu tmyle dorudur, kafa karkl
ise uradan kaynaklanr: Bilim sama sorular hemen gz ard edecei yerde, bir gn bir dhinin kagelip
tasarlaryla doru yant bulacan hayal eden sradan insann beklentilerini dorulamtr. Gnahn alt bin yl
nce yeryzne geldii, Nabukadnezarn
37
drt bin yl nce kz olduuna benzer biimde syleniyor. byle
anlalrsa, aklama da tabii ki ona uyacaktr. Bir adan dnyann en yaln eyi, en karmak eyi haline
getirilmitir. Sokaktaki adamn kendi kafasna gre doru olarak anlad (nk onun aklna yatan, gnahn
yeryznde alt bin yldan daha uzun zamandr bulunuyor olmasdr), bilimin de tahmin yrtme ustalaryla elele
vaat ettii dll soru, henz tatminkr biimde aklanmamtr. Gnahn yeryzne nasl indiini herkes
yalnzca kendi bana anlar.
36-Grimm masallanndaki bir karakter. - .n.
37-Eski Ahit'te ad geen Babil hkmdar. - .n.
Bakasndan renmeye kalkarsa, eo ipso [bu nedenden dolay] yanl anlar. Bunu biraz olsun aklayabilecek
tek bilim psikolojidir, o da hibir ey aklayamam olduunu kabul etmektedir; daha fazlasn da ne
syleyebilir, ne de syleyecektir. Herhangi bir bilim bu konuda aklama yapmaya kalkarsa, her ey birbirine
karacaktr. Bilim adamnn kendisini unutmas gerektii tmyle dorudur; neyse ki gnah, bilimsel bir sorun
deildir. Dolaysyla bir bilim adamnn, gnahn nasl yeryzne indiini unutma zorunluluu yoktur, tahmin
yrtme meraklsnn ise snrldr. Bilim adamnn yapmak istedii ey buysa, yce gnlllk gstererek tm
insanl aklamak iin kendini unutma hrsna sahipse, kartvizitini Ahmet, Mehmet gibi deiik isimlerle
brakp sonra kendi ismini unutan mstear kadar gln bir duruma decektir. Ya da kapld felsef
heyecanla akl bir kar havada olacaktr ve bunu soraca mfik, akl banda bir ee gereksinim duyacaktr;
konumann nesnellii iinde kaybolmu, heyecanl, unutkan Soldin'in, eine "Rebecca, bu konuan ben miyim?"
demesi gibi.
38

38 Kopenhag'L kitap, unutkanlyla bilinir. Bir gn merdivenin stnde raflar dzeltirken bir mteri gelir ve
Soldin'in sesini taklit ederek eine bir eyler syler. Soldin eine dner ve "Rebecca, bu konuan ben miyim?"
diye sorar. - .n.
Yaadm kutlu ada bir dizge peinde koan ve burada gnaha da bir yer bulmaya alan takdire ayan bilim
adamlarn cemaatin tm tanyor; onlar kendi dzenlerini kurmulardr, yukardaki gr de bilime hayli aykr
bulacaklardr. Brakalm cemaatin tamam, ya da en azndan dindar efaat peinde koan derin aratrmaclar,
almalarn srdrsnler; gnaha bir yer bulacaklardr, ama yanan kuma ararken aslnda kendi elinin
tututuunu fark eden kii gibi.






ikinci Blm
Mevrus Gnah' ileriye Dnk Aklayan Bir Kavram Olarak Kayg
Cinsellik, gnahkrlk ile vaaz edilmitir. nsan trnn tarihi de ayn anda balar. nsan trnn gnahkrl ile
kayg, nicel belirlenimler ile devinir. Kayg, Mevrus Gnahn sonucu ya da tek bir kiideki mevcudiyetidir; bu
birey Adem'den sadece nicel olarak ayrlr. Masumiyet durumunda -Adem'den sonraki kiiler iin de bu
durumdan sz edilebilir- kendisinden suun nitel bir srama ile kt tevars etmi gnah da, ayn diyalektik
mulakla sahip olmu olsa gerek. te yandan, Adem'den sonraki bir kiide kaygnn daha gl bir yanss
olacaktr, nk insan trnn ardnda brakt nicel birikim, kendini o kiide hissettirecektir. Kayg, artk insan
iin bir eksiklik deildir, tam tersine, insan kkenine ne kadar yakn olursa, kaygs da o denli derinleecektir;
nk insan trne dahil olduunda, bireysel yaamnn varsaymas gereken bir n koul olan gnahkrl
kendisine mal etmesi gerekecektir. Bylece gnahkrln gc artm, Mevrus Gnah da bymeye balamtr.
Kaygy hibir zaman tecrbe etmemi insanlar iin u sylenebilir: Adem de salt hayvan olduu durumda
kaygy hi hissetmemiti.
Adem gibi kendisinden sonra gelen kii de tin tarafndan taman bir sentezdir, ama bu tretilmi bir sentezdir ve
insan trnn tarihi de bu sentezde bulunur. Burada bir sonraki kii, az y da ok, kayg iindedir. Bununla
birlikte, henz hayr ile er arasndaki ayrm ortaya kmad iin, onun kaygs gnaha ilikin deildir, nk
bu ayrm nce zgrln hakikati ile gelir. Az ya da ok olan, sadece insan trnn tarihi ile bir anlam kazanr
ve bu ayrm, bu tarihe dair bir kavramdr.
Adem'den sonraki bir kiide, tre katlmasnn sonucu olarak, kaygnn daha byk bir izini grrz. Yeni bir
nitelik deil, nicel bir ilerlemedir bu; kiinin ikinci bir doas gibi, alkanla benzer bir eydir, nk kayg
yeryznde artk yeni bir anlam tayarak bulunur. Gnah kaygnn iine girmi, onu kendisiyle birlikte
indirmitir yeryzne. Gnahn hakikatinin salam olmad aktr, sreklilii ise, kaygy tayan bir olanaktr.
te yandan yarlgama [Frelse], kiinin hem sevdii hem de korktuu bir hiliktir, nk bu her zaman
olanakllk ile bireysellik arasndaki ilikinin tasarmdr. Kayg, sadece yarlgamann etkin olarak vaaz edildii
anda galip gelir. nsann ve yaratln zlemi, duygusal bir biimde belirtildii gibi, ho bir zlem deildir; byle
olmas iin, gnahn sngsnn drlm olmas gerekirdi. Gnahkrlk durumunu gerekten gren ve
yarlgama umudunun ne olabileceini anlayan biri, kukusuz bu durumu kabullenecek estetik utancn yokluu
nedeniyle ban biraz ne eecektir. Bu bir umut sorunu olduu srece dmen gnahn elinde olacak, umudu da
dmanca bir tavrla karlayacaktr. (Bu konuya daha soma deineceim.) Yarlgama vaaz edildiinde, kayg,
olanakllk ile birlikte, geride kalmtr. Bu, kaygnn yok edilmesi deil, doru kullanldnda baka bir rol
stlenmesidir. (5)
Gnahn getirdii kaygdan, yalnzca kiinin kendisi gnah vaz ettiinde sz edebiliriz; bu kayg, az ya da ok,
insan trnn nicel tarihinde karanlk bir biimde bulunur. nsan, birinin sululuuyla ancak kendi kaygs
araclyla karlar: Adem iin bu sz konusu olamazd. Bununla birlikte, her kiinin ancak kendisi nedeniyle
sulu olduu da dorudur; burada kiinin insan tryle olan ilikisindeki nicelik en st dzeye ular. O insan,
yukarda belirttiimiz nicel toplam ile nitel srama arasndaki fark aklnda tutmazsa, her gr birbirine
kartrabilir. Bu olgu zerinde daha sonra duracaz. nsan genelde en kolay yolu seip bunu ihmal eder. Ya da,
korkaka bir anlay ile duygusallk gsterip, kendisi byle biri olmad iin Tanr'ya kreder; bilmez ki, byle
bir kran hem kendisine hem de Tanr'ya ihanettir. unu da dnmez: Hayatta insann kolay kolay
kaamayaca birbirine benzer ok durum vardr. nsan tabii ki anlamaya almaldr. Ama bu anlay, ancak
birine olann herkese olabilecei, hakiki ve derinden kabul edildiinde doru saylr. Kiinin kendine ve
bakalarna hayr ancak o zaman olur. Akl hastanesindeki hekim hibir zaman yanlmayacana, bir para
bilgisiyle her eyin stesinden gelebileceine inanyorsa, delilerden daha akll olsa da, gene de aptaln tekidir;
pek kimseyi iyiletiremeyecei de kesindir.
Sonu olarak, kayg iki anlama gelir: Kiinin nitel sramayla iledii gnahtaki kayg ve gnah ile taman,
tanmay srdren, bir kiinin her gnah ileyiiyle yeryzne inen kayg.
*
Bilinen bir yapt yinelemeye, ya da edebi metinlerden destek almak iin vakit yitirmeye niyetim yok. Psikolojik
almalarda alt izilen rneklerin ou, doru bir psikolojik-iirsel salamlktan yoksundur. Bu almalar
yrtenler, yaltlm, notarialiter [Bir i iin insann "ehil" olmas] kiiler olarak kalnca, insan bir tarz
oluturmak iin bu yalnz, inat insanlara glse mi alasa m bilemiyor. Psikoloji ve psikolojik gzlem ile
gerekten uraan kii yle bir esneklik ediniyor ki, olgusal kesinlik bulamasa bile baka bir kesinlie dayanarak
rneini kuruyor. Psikolojik gzlem yapan kiinin, teki insanlara eilip uzanabilmesi, tutumlarn taklit
edebilmesi iin, bir ip cambazndan daha rahat olmas gerekir. Gvenin olutuu anda da, sessizlii ile batan
karc ve cezbedici olmas gerekir ki, gizlenmi olan, gzlemin olmad yapnt bir sessiz ortamda, yavaa
kendisiyle konuma durumuna geebilsin. Demek ki bu kiinin, bireyde ksmi ve deiken olarak bulunandan,
btnl ve deimez olan yaratabilmesi iin, bir air ruhunu da tamas gerekir. O zaman bu kii kendini
mkemmelletirdiinde, ne edebiyat arivinden rnekler toplamaya, ne de yar l anlar canlandrmaya
gereksinimi olacak; gzlemlerini ar bir sudan damtp, dans eden bir renk cmbnden yaratacaktr. Onun bir
eyden haberdar olmas iin lme komas da gerekmez; tam tersine, olan biteni zaten biliyor olan bir polis
memuru gibi, odasnda oturup kendini toplamas gerekir. Gerekli her eye nceden sahiptir; gereksindii eyler
elinin altndadr -iyi donatlm bir evde suyu sokaktan tamak yerine yksek basnla elde etmek gibi. Kukuya
kaplacak olursa, insan yaamndaki tecrbesi ve gerekli bireyi bulmak iin eitilmi gzleriyle, muhayyel
deneyi iin doru zneyi kefedecektir, isimlerle ya da tandk alntlarla desteklenmese de, onun gzlemi
bakalarndan daha gvenilir olacaktr - bir doktorun bakt Saksonyal kyl kz, bir tarihinin ilgilendii
Roma imparatoru gibi; sanki bunlar bin yl nce sadece bir kez olmutur. Psikoloji bundan ne yarar salayabilir?
Hayr, gzlemci olduu srece, byle eyler her gn oluyor. Gzlemci yeterince akll olursa, gzlemi taze ve
etkin olur. Buraya kadar, bakasnda bulduu her hali, her ruhsal durumu kendi iinde taklit edebilir. Bylece
taklit ile bakasn nasl kandrabildiini, kendi dncesinden rettii gelimeye bakasn nasl srklediini de
grebilir. Bylece insan bir tutkuyu gzlemlemek isterse, znesini semek zorundadr. Burada ie yarayan;
sakinlik, sessizlik ve karanlktr, ancak bu yolla znenin srrn kefedebilir. Sonra da, zneyi kandrabilmek iin
rendiklerini uygulamas gerekir. Artk tutkuyu kurgusal olarak yazabilir; znenin nne gelen de, tutkunun
insan tesi bir fiziksel bykldr. Bu sre doru biimde yerine getirildiinde, zne tarifi mmkn olmayan
bir rahatlama ve mutlulua kavuacaktr; tpk akln yitirmi birinin maraz iirsel olarak aa ktnda onu
gelitirmek istemesi gibi. ler yolunda gitmezse, ya uygulamada bir hata vardr, ya da seilen zne isabetsizdir.
1.NESNEL KAYGI
Nesnel kayg terimini kullandmzda, akla masumiyete ait kaygnn gelmesi doaldr; bu kayg, olanakll
dahilinde, zgrl kendi iine yanstr. Bu dnceye, bizi aratrmann baka bir yerine ektiini syleyerek
kar kmak, yetersiz bir iddiadr. Nesnel kaygnn, znel kaygdan fark dolaysyla ayrt edici zelliini
kazandn aklda tutmak daha yararldr; bu ayrm Adem'in masumiyet durumuna mahsus deildir. znel
kayg, iledii gnahn sonucu olarak bireyde vaz edilen kaygdr. Bu anlamdaki kaygya bir sonraki blmde
deinilecek. "Kayg" terimi bu anlamda anlalacaksa, nesnel kaygnn kart uzaklatrlm, kayg sadece
kendisi olarak, znel haliyle karmza km demektir. znel ile nesnel kayg arasndaki ayrm, Dnya zerine
yaplan tefekkre ve Adem'den sonraki bireyin masumiyet durumuna aittir. Burada yaplan ayrm udur: znel
kayg, bireyin masumiyet durumunda bulunan kaygy imler ve Adem'in kaygsna karlk gelir, ama insan
soyunun oluumundaki nicel belirlenim nedeniyle onun kaygsndan nitel olarak farkl deildir. te yandan,
nesnel kayg ile, bu oluumdaki gnahkrln yeryznn tmne vuran yansmasndan sz ediyoruz.
Bir nceki blmn ikinci ksmnda (1-2), "Adem'in gnah ile, gnahkrlk yeryzne indi" nermesinin dsal
bir bir yansmay ierdiini hatrlatmaya alyorduk, iinde barndrd doruluu bulabilmek amacyla, bu
nermeye geri dneceiz. Adem gnah vaaz ettii anda onu dnmeyi brakrz; nk insan soyu daha sonraki
her kiinin gnahyla olutuu iin, dikkatimizi bu oluun balangcna yneltiriz. Adem'in gnahyla insan
trnn gnahkrlnn vaaz edilmesi, insann iki aya zerinde yrmesi gibi gereklemise, birey kavram
ortadan kalkm demektir. Gnaha, tecessslerini gidermek iin deneysel bir merak saikiyle yaklaanlara itiraz
ettiimizde, bu konudan da sz etmitik. kilem uradan douyor: Kii, ya sorduu eyin ne olduundan habersiz
birini, ya da bunu bilen ve kastl cehaletiyle yeni bir gnaha giren aratrmacy dnmek zorunda.
Tm bunlar gz nne alnrsa, yukardaki nermenin doruluu da snrlanm olur. lk kii, nitelii vaaz eder.
Dolaysyla Adem, gnah hem kendi iinde, hem de insan tr iin vaaz eder. te yandan, tr kavram, gnah
gibi somut bir kategorinin vaaz edilmesi iin ok soyuttur; bu kategori belirli bir kiide vaaz edilir, belirli bir
kiinin bunu kendisinin vaz etmesi gibi. Bylece trn gnahkrl sadece nicel bir tahmine dnr, ama
balangc hl Adem'dir. Adem'in trn teki bireylerinin zerindeki byk nemi, yukardaki nermenin
doruluu ite tam buradadr. Din inanca ballk bile, kendini anlamak istiyorsa, buna hak vermelidir; nk bu
gr, Adem'in gnahnn, hem doaya hem de insan trne gnahkrl getirdiini anlatr. Ama belirtmeliyiz
ki, gnah, doa sz konusu olduunda gnahn bir nitelii olarak gelmez.
Gnah, yeryzne inerek, tm yaratln anlam olmutur. Gnahn, insann dndaki varolua ilikin etkisini,
nesnel kayg diye adlandrdm.
Bununla ne demek istediimi anlatmak iin, ncil'deki u ifadeye bavurabilirim: *********, [Yaratltaki
kavuma arzusu]. Bir kavuma arzusundan sz edilecekse, bundan yaratln eksik bir durum olduu sonucu
kar. Kavuma, kavuma arzusu, beklenti, vb. terimler ilerideki bir durumu ifade eder biimde okunursa, sk sk
yanlgya dlr; sanki bu durum var, kendini hissettiriyor, zlem de bylece artyor gibi. nsan beklentiye
kazara dmez... Bylece kendisini o beklentiye tmyle yabanc olarak grr, ama ayn zamanda beklentiyi
kendisi yaratr. Byle bir arzu iin doru terim kaygdr; insan sadece kayg iinde zlemini dile getirir, dile
getirmek zorundadr, nk kayg tek basma onu kurtarmaz.
Yaratln Adem'in gnah ile bozulmaya baladn sylemek; zgrln, onun istismar ile birlikte vaaz
edildiini ileri srp, bylece olanaklla gz krparak Yaratl' sua ortak etme abas; insann iki kart ucun
sentezi olarak yaratldn varsayp, kartlardan birinin gnah ilerken ar bastn ve bu ucun tekinden
giderek uzaklatn iddia etmek - bunlar psikolojik almalar deil, dogmatiklere ait dncelerdir; bu bilim,
Kefaret'i, gnahkrln n koulu olarak aklar.
39

39 Dogmatikler byle betimlenmelidir. Bir kere her bilimin, balangcn salama almas ve teki bilimlerle
karm bir yaam srmemesi gerekir. Dogmatikler ie gnahkrl aklamak, ya da gnahkrln
doruluunu kantlamak gibi bir amala balarsa, hibiri bunun iinden kamaz. Bu ekilde olacak olan,
dogmatiklerin tmyle sorunlu, belirsiz bir hale dnmeleridir.
Yaratl'taki kaygnn nesnel kayg olduunu sylemek doru olabilir. Bu kayg Yaratl ile gelmi olmasa da,
Adem'in gnah nedeniyle Yaratl baka bir gzle grlmeye balanmtr. Gnah yeryzne inince, ehvanilik,
gnahkrln eanlamls olarak dnlp aalanmtr. Bu yorumun, ehvaniliin kendi bana gnahkrlk
olduunu ileri sren rasyonalist gr bertaraf etme abasnda olduu kolaylkla grlebilir. Gnah yeryzne
indikten sonra ve gnahn yeryznde ortaya kt her seferde, ehvanilik gnahkrlk olmutur. Ama olan ey,
en banda olmu olan ey deildir. Franz Baader, sonlu olmann ve ehvaniliin kendi bana gnahkrlk olarak
grlmesine ska kar kmtr. Bu noktada dikkatli olunmazsa, tmyle baka bir yerden Pelegianus
dncesi treyebilir. Franz Baader insan trn hesaba katmad. Tre saysal olarak (zsel olmayan bir ekilde)
baklrsa, ehvanilik gnahkrlktr; ama tek bir kii asndan, o insan gnaha girip ehvanilii yeniden
gnahkrla dntrmedii srece, durum byle deildir.
Schelling okulundan baz kimseler,
40
doada gnah yznden meydana gelmi olan dnmn
41
farkndaydlar.
40-Schelling ska kayg, kzgnlk, endie, ac ekme, vb.'den sz eder. Ama Schelling'in Tanrnn durumlar
olarak tanmlad eylerle gnahn Yaratl'taki sonucunu kartrmamak iin, insan byle terimlere hep
kukuyla bakmaldr. Schelling bu terimlerle bence ilahiliin doum sancsn kast ediyor. Bu benzetmeler, onun
bazen "negatif" dedii eyi ve Hegel'in de geldii yeri betimliyor: diyalektik (TO ETEOOV) olarak tanmlanm
bir negatif. Schelling de bir mulaklk iindedir, nk doaya yaylm bir melankoliden, tanrsalla yaylm
bir depresyondan sz eder. Her eyden nce Schelling'in temel dncesi, kayg ve benzeri eylerin, Tanrnn
yaratma abasn betimledii yolundayd. Bu gr, Berlin'de Tanr'y Goethe ve Joh. von Mller ile
karlatrdnda aklad. Sylediine gre, her ikisi de yaratma srecinde kendilerini iyi hissederlerdi, ama bu
mutluluk kendisiyle iletiimini yitirince, mutsuzlua dnrd. Bundan burada sz ediyorum, nk Schelling'in
dncesine, Marheineke'nin ironi ile ele ald bir yazda da rastlayabiliriz. Ama bu olacak ey deildir, nk
kanl canl bir antropomorfizmin ihmal edilmemesi gerekir. Hata baka bir yerdedir; bu da, dogmatiklere
metafizik adan, metafizikilere dogmatik adan yaklaldnda her ikisinin de nasl bozulduuna rnek
olabilir.
41-Danca'da "Dnm" [Alteration] szc, mulakl gayet yerinde ifade ediyor. "Dntrmek" fiili,
deitirmek [Forandre], bozmak [f'orvanske], ilk durumuna getirmek -o ey artk baka bir ey olmutur-
anlamlarnda kullanlr. Ama korkmaktan sz ederken de "dnme uramak" [blive altereret] denir, nk bu
korkunun kanlmaz ilk sonucudur. Bildiim kadaryla bu szck Latince'de pek kullanlmam. Onun yerine,
tuhaf kasa da, adulterare [zina ilemek, tahrif etmek, bozmak] yelenmi. Franszlar, alterer les monnais [Kalp
para basmak] ve etre altere [Korkmak] der. Danca'da, bu szck gnlk dilde neredeyse sadece korkmak
anlamnda kullanlr, insan sokaktan geen birinin "ok korktum" [Jeg blev ganske altereret] dediini duyabilir.
En azndan ben bunu bir pezevengin azndan iittim.
Bu kiiler kaygnn cansz doasndan da sz etmilerdir. nsan bir anda, urat konunun dogmatiklerin
kurnazca kulland doa felsefesi alannda olduuna; ya da bu konunun, doa mucizelerini dn alp parlatan
dogmatik tanma uygun olduuna inanabilir - bunlar grn etkisini de azaltabilir.
Artk konuya dnyorum, bir an iin bu aratrmann dna taan ilgisiz szlere izin vermitim. Adem'de ortaya
kan kayg bir daha geri dnmeyecek, nk gnahkrlk onunla yeryzne indi. Bu nedenle, Adem'in
kaygsna ilikin iki analoji vardr: Doadaki nesnel kayg ile bireydeki znel kayg. kincisi Adem'in
kaygsndan daha ok, ilki daha azdr.
2.ZNEL KAYGI
nsan kaygy vaz edecek kadar kendisi zerine dndnde, kaygnn sua dnmesi de daha kolay
grnyor. Ama burada tahmin yrtmenin belirlenimlerine kanmamak: Bir "daha fazla" sramay oluturamaz,
hibir "daha kolay" da aslnda aklamay kolaylatrmaz. Bu noktada ipin ucu braklrsa, kii her eyin
kolaylkla olduu, dnmn de basit bir dnm olduu gibi bir olguyla karlama tehlikesine der. Baka
bir tehlike de, saf tecrbeye dayanan bir gzlem hibir zaman bitirilemeyecei iin, insann dncesini bir
sonuca ulatrmaya cesaret edememesidir. Bylece, kayg giderek daha fazla dnce halini ald halde, nitel
sramayla kaygda ortaya kan su, Adem'e ykledii sorumluluu korur, kayg da mulakln srdrr.
Adem'den sonraki her bireyin, Adem'inkine benzer bir masumiyet durumunda olduunu yadsmak ve bunun
varsaylmasna kar kmak, herkes iin souk du etkisi yaratacak ve her trl dncenin nn kesecektir.
nk bu durumda, birey kategorisi iinde sulu saylmasna ramen, kendini sadece bir emsal olarak ortaya
koyan, birey olmayan bir birey ortaya kacaktr.
Kayg, ba dnmesiyle karlatrlabilir. Aaya, cehennemin azn am ukuruna bakan herkesin ba dner.
Peki ama neden? Cehennem ukurundan olduu kadar, gzleri yznden de. Varsayn ki aaya bakmad:
Kayg, sentez tin tarafndan gerekletirildiinde oluan zgrln ba dnmesidir. zgrlk aaya, kendi
olanana bakar, dmemek iin de sonlu oluuna tutunur. zgrlk bu ba dnmesine boyun eer. Psikoloji
bundan bir adm teye ne gidebilir, ne de gidecektir. Tam o anda her ey deiir ve zgrlk yeniden ayaa
kalktnda sulu olduunu grr. Srama bu iki an arasndadr; hibir bilim bunu ne aklamtr, ne de
aklamaya gc yeter. Kayg nnda sulu olan kiinin sululuu, sulu olabilecei durumdaki kadar mulaktr.
Kayg, zgrln kendini kaybettii kadns bir zayflktr. Psikoloji asndan sylersek, gnah, her zaman
zayflk annda ilenir. Kayg her eyden daha bencildir, zgrln hibir somut ifadesi de, teki
somutlatrmalarn olana kadar bencil deildir. Bu da, kiinin acya ortak olma ile acdan kanma arasnda
kurduu ilikiyi belirleyen baskn bir nedendir. Kayg dahilinde, olanan bencil bir sonsuzluu vardr; seim
yapmada olduu gibi batan karc deildir, ama tatl endiesiyle insan kayg tuzana drr.
Kayg, Adem'den sonraki her bireyde giderek daha ok kendine dnen bir dnce halini alr. Baka bir deyile,
kaygnn nesnesi olan hilik, giderek daha fazla bir ey olur. Hiliin hakikatte bir ey olduunu, ya da bir eyi
imlediini sylyor deiliz; sonraki kiilerin masumiyeti iin sylenenler Adem iin de doru olaca iin,
hiliin yerine gnah ya da baka bir eyi koyduumuzu da iddia etmiyoruz. Tm bunlar sadece zgrlk
iindir, sadece tek bir kii nitel sramayla gnah vaaz ettii iin vardr. Burada kaygnn hilii, kendi iine
dnen sezgilerin karmak bir btndr, kiiye yava yava yaklarlar; buna ramen, kayg dahilinde
baktmzda, bu sezgiler aslnda bir hilii imler, ama kiinin iine yaramayacak bir hilii deil, masumiyetin
cehaletine dokunmaya alan bir hilii. Bu kendine dnen dnce, kii su ilemeden nce bir eyi imlemeyen
bir n hazrlktr; nitel sramayla sulu olduunda ise, bu hazrlk, kiinin kendisinin tesine gemesini salar.
nk gnah kendi kendisinin n kouludur; elbette vaaz edilmeden nce deil (takdiri ilahi), vaz edildii eyin
iinde.
mdi, kaygnn hiliinin Adem'den sonraki bireyde imleyebilecei eyi daha yakndan inceleyeceiz. Psikolojik
yaklam asndan bu bir anlam tar. Ama bu yaklam, kii belirli bir eyin sonucunda sulu olmusa,
dncenin sonuna gelindiinin de farkndadr. Mevrus Gnahn stricte sic dicta [szcn kesin anlamnda]
imledii bu belirli ey udur:
A. Soylar Arasndaki likinin Sonucu
Aktr ki, konumuz, ne sakat domu ocuklar gibi hekimlerin alanna giren bir konudur; ne de izelgelerle
yaplacak bir aratrmaya tbidir. Burada nemli olan, her yerde olduu gibi, mizacn doru seilmesidir. Bir
insan, dolu yann ve ekinlerin zarar grmesinin eytan ii olduuna ciddi ciddi ikna edebilirsiniz. Ama bu
tarz bir ikna, aslnda ktlk kavramn zayflatma, onu bir madrabazlk gibi sunma kurnazldr; bu, estetik
olarak, aptal bir eytandan sz etmeye benzer. nan kavramyla urarken de, iin sadece tarih boyutuna
arlk vermek, kiinin inancnn kkenini ihmal etmektir. Bu yolla inan, zgr bir sonsuzluktan, sonlu bir
kklk haline dnr. Sonuta inan ile ilgilenmek, Hol-berg'in oyunundaki Hieronymus'un tarzn izlemeye
balar; bu karakter Erasmus Montanus'tan sz ederken, onun inan sapknln, kyde kuaklar boyu inanlann
aksine, dnyann dz deil yuvarlak olduunu sylemesine balyordu. Byle bakarsak, herkesin dar pantolon
giydii bir kyde geni paal bir ey giyen insan da sapkn inanl olabilir. Biri kalkp da duruma aklk
kazandrmak amacyla eline kabartma bir renkli harita alp gnahkrln istatistiksel oranlarn vermeye
alrsa, o kii gnaha gz ard edilmemesi gereken, atmosfer basnc, yamur gibi bir doa olay olarak
bakmaya balam demektir. Elde edilen aritmetik orta ve l, saf empirik bilimlerde karl olmayan bir
samalk olacaktr. Ortalama insan gnahkrlnn 3
3/8
in, ya da Languedoc'ta yaayann 2
1/4
, Brtonya'dakinin
3
7/8
- in ektii ciddi biimde sylenirse, bu gerekten gln bir hokkabazlktan baka bir ey deildir. Byle
rnekler Giri'te verilenler kadar yzeyseldir; nk aada tartlan alandan domutur.
Gnah, ehvanilii gnahkrla dntrr. Bu nerme ifte anlam tar: Gnah, ehvanilii gnahkrla
dntrr ve Adem ile gnah yeryzne iner. Bu iki belirlenim birbirini srekli dengelemek zorundadr, yoksa
sylenilenin doruluu ortadan kalkar. ehvanilik, soylarn tarihinin bir annda gnahkrla dnmtr, ama
ehvaniliin gnahkrla dnmesi kiinin nitel sramasdr.
Daha nce (Blm 1-6), Havva'nn yaratlnn, soylar arasndaki ilikinin sonucunun dsal tasarm olduuna
dikkat ekilmiti. Havva bir anlamda tretilmi olan simgeler. Tretilmi olan, hibir zaman ilk olan kadar
eksiksiz olmaz.
42
te yandan, aradaki fark niceldir. Sonraki her kii, zsel olarak, ilki kadar kkene aittir.
Sonraki bireylerdeki in pleno [Ortak] farkllk, tretilmi olmaktr, ama tek bir kii iin tretilmi olmak, gene
"daha fazla"y ya da "daha az" temsil eder.
42 Bu tabii ki insan trne aittir, nk tin, kiinin bir niteliidir. Hayvanlarda ise, sonraki her rnek ilki kadar
iyidir, daha dorusu, bu durumda ilk olmann bir nemi yoktur.
Kadnn tretilmi olmas, erkekten daha zayf olduu ile ilgili varsaym da ierir; bunu syleyen bir paa, ya da
romantik bir valye olabilir, ama bu varsaym her zaman mevcuttur. Bununla birlikte, kadn ile erkek,
aralarnda bir bakalk bulunmasna ramen, zsel olarak farkl deillerdir. Bakadrlar, nk kayg, kadnda
erkekte olduundan daha ok yansmasn bulur. Bunun nedeni de, kadnn erkekten daha ehvani olmasdr.
Aktr ki, buradaki ne empirik bir durum, ne de bir ortalamadr; bakalk, sentezin kendisindedir. Sentezin bir
tarafnda "daha fazla" varsa, bunun sonucunda, tin kendisini vaaz ettiinde atlak daha da byyecek,
zgrln olanandaki kaygya daha ok yer alacaktr. Yaratl'a gre, Adem'i batan karan Havva'dr.
Ama bu, ne onun Adem'den daha sulu olduunu, ne de kaygnn bir eksiklik olduunu gsterir. Tam tersine:
Kaygnn bykl, mkemmelliin byklnn ilahi kehanetidir.
Bu noktada aratrma, ehvanilik ile kaygnn oranlar arasnda bir karlkllk olduunu gstermitir. Bylece,
soylar arasndaki iliki ortaya kar kmaz, Havva hakknda sylenen her ey, sonraki her kiinin Adem ile olan
ilikisine dair bir iarettir; yani kuaklar boyu ehvanilik arttka, kayg da artmtr. Soylar arasndaki ilikinin
sonucu, hibir bireyin kaamayaca bir "daha fazla"y imler. Bu "daha fazla," Adem'den sonraki her kiiye,
Adem ile ilikisi erevesinde atfedilir, ama bu asla o kiiyi Adem'den zsel olarak farkl klmaz.
Bu konuya devam etmeden nce, kadnn erkekten daha ehvani olduu ve kaygnn daha ok iinde olduu ile
ilgili nermeyi biraz aydnlatacam.
Kadnn erkekten daha ehvani olduu, ilk nce fiziksel yapsnda ortaya kar. Bu konuda daha ayrntl eyler
sylemek benim deil, fizyolojinin ii. Ben gene de nermemi deiik biimde sunacam. ilk olarak, kadn
ideal suretinde estetik adan tanmlayacam: Bu onun gzelliidir. Gzelliinin onun ideal sureti olmas,
ehvaniliine iaret eder.
Sonra kadn ideal suretinde etik adan tanmlayacam: Bu da onun dourganldr. Dourganlnn onun
ideal sureti olmas da, ehvaniliine bir iarettir.
Gzelliin egemenlii, Tin'in darda brakld bir sentezle sonulanr. Yunan kltrnn tm srr burada
yatar. Bu nedenle, Yunan gzellii ile ilgili bir sessizlik, temkinlilik vardr, ama gene bu nedenle, resim ve
heykellerindeki gzellik kayg ile sarslm olsa da, burada Yunanlnn pek farknda olmad bir kayg da
vardr. Tin darda braklm olduu iin Yunan gzellii tasaszdr, ama ayn zamanda burada derin,
aklanmadan kalm bir ac da vardr. Bylece ehvanilik gnahkrlk olmasa da, kaygya yol aan kapal bir
muammadr. Sonu olarak, bu naiflie aklanamaz bir hilik elik eder; bu, kaygnn hiliidir.
Yunan gzellii kadn ile erkei ayn biimde, Tin-d olarak anlar. Ama bu benzerlikte bile bir ayrm bulunur.
Tinsel olan, ifadesini yzde bulur. Plastik sanatn ebedi tazelii derin bir tinsellii grne yanstmak istemese
de, yz ve ifadesi, erkein gzelliinde kadnn gzelliinde olduundan daha zseldir. Bu konuda daha fazla
konumak benim iim deil, ama aralarndaki bakalkla ilgili olarak tek bir ey syleyeceim. Uyku durumu
Tin'den yoksunluu ierse de, Vens uyuduunda ayn derecede -belki daha da ok- gzel tasvir edilir. Bu
nedenle, kii byyp tinsel geliimi arttka, uykuda daha az gzel olur; ocuk da uykuda daha gzeldir. Vens
denizden ykselir ve bir sknet iinde tasvir edilir, bu durum, yznn ifadesini zsel olmaktan karr. te
yandan, uyku, ne Apollon'a, ne de Jpiter'e yakr; Apollon irkin, Jpiter gln olacaktr. Bacchus'e bir istisna
tannabilir, nk o Yunan sanatnda eril ile diil gzellik arasndaki benzerliin tasarmdr; bunun sonucunda,
onun eril formlar diil olarak da tasarlanr. Ama Ganymedes'te, yzn ifadesi her zaman daha zseldir.
Gzellik kavram romantisizmde farkl bir hale geldii iin, iki cins arasndaki bakalk, zsel benzerlikleri
iinde yinelenir. Tin'in tarihi (Tin'in esrar bir tarihi olmasnda yatar) kendini insann ehresinde kiiselletirme
cretinde bulunur; yapt sekin ve asil olursa, her ey unutulabilir. Kadn ise, yz klasik resimde olduundan
daha ok nem kazanm olsa da, etkisini baka ekilde bir btn olarak gsterir. Yzn ifadesi, tarihi olmayan
bir btnln ifadesi olmaldr. Demek ki sknet kadnn yalnzca en byk bilgelii deil, ayn zamanda en
yce gzelliidir.
Etik adan bakldnda, dourganl ile kadn en yce mertebeye ular. ncil, kadnn arzusunun eine ynelik
olduunu syler. Kocann arzusu da eine ynelmi olduu halde, o bu arzusuyla, sefalete dmedii ya da
lmedii srece, en yksek mertebeye ulamaz. Ama kadnn dourganl ile en yksek mertebeye ulamas,
onun kesinlikle daha ehvani olduunu gsterir.
Kadn, erkekten daha ok kayg iindedir. Bu onun fiziksel gszlnden falan deil (ele aldmz byle bir
kayg deildir), erkekten daha ehvani olmasndan ve onun gibi zsel olarak Tinsel bir nitelie sahip olmasndan
kaynaklanr. Kadnn daha zayf cinsiyet olmas ile ilgili sylenenler bana bir ey ifade etmiyor, nk byle
olsayd erkekten daha az kaygl olurdu. Bu aratrmada kayg, her zaman zgrlk asndan deerlendirilmitir.
Yaratl, kadm, tm analojilere ramen, erkei batan karan olarak tasarlamtr. Biraz dnlrse bu ok
dorudur, nk bu batan karma kadns bir batan karmadr; ylan, ancak Havva araclyla Adem'i batan
karabilir. Batan karmadan sz eden Yaratl dndaki her yerde, dilsel kullanm (cezbetmek, yolundan
karmak, vb.) hep erkee stnlk atfeder.
Tecrbeyle bilinen bir eyden, muhayyel olarak kurulmu bir gzlem yoluyla sz edeceim. Masum bir gen kz
dnn, bir adam da gzn onun zerine dikmi olsun; kz kaygya kaplacaktr. Buna ek olarak belki de
hiddetlenecek-tir, ama nce kaygya kaplacaktr. te yandan, arzu dolu gzlerini masum bir delikanlya dikmi
gen bir kadn dnn, ocuun hissedecei ey kayg deil, tiksintiyle kark bir arballk olacaktr, nk
delikanlnn tinsel nitelii daha yksektir.
Adem'in gnah ile, gnahkrlk yeryzne inmitir; Adem iin de cinsellik gnahkrl imler hale gelmitir.
Dnyada naiflik zerine sylenmi ve yazlm ok fazla sz vardr. Bununla birlikte, masumiyet kendi bana
naif olsa da, cahildir de ayn zamanda. Cinsellik bilin dzeyinde tasarlandnda hl naiflikten sz etmek,
dncesizlik, sahtekrlk, daha da kts ehveti rtmek iin bir klftr. Ama insann artk naif olmadn
sylemek, gnah iledii sonucuna yol amaz. Byle sama sapan bir laf kalabal, sadece insann dikkatini
doru ve ahlki olandan uzaklatrd iin cazip gelir.
Bir btn olarak cinselliin anlam ve onun belirli alanlardaki nemi zerine kukusuz hep yetersiz yantlar
verilmitir; yantlama biimi de nadiren doru bir miza tar. Cinsellie dair kurnazca laf cambazl yapmak
baya bir sanattr, t vermek kolaydr, konunun ierdii gl rtecek biimde vaizlik yapmak da zor
deildir; ama asl sanat, cinsellie dair insani eyler sylemektir. Bu konuyu ortada brakp vaiz minberine terk
etmek, bylece birinin sylediinden tekinin utanaca birbirinden ok farkl aklamalara yol amak, tamamen
teslim olup insanlarn srtna ar bir yk vermektir; kii bu yk hafifletmek iin parman oynatmaz ve art
arda gelen hocalarn yorumlad aklamalarda anlamlar bulmak iin didinir. Eer gnmzn insanlar, gzel
kurulmu yaamlar mahvetmek ve birinin kabul ettirmeye alt mucizeye yksek sesle karmak konusunda
kendilerini dncesizce mkemmelletirmi olmasalard, bu tutarszlk ok daha uzun srebilirdi. Bu abann
nedeni de, g verdiini sandklar sarslmaz bir inan altnda birlemek isteidir. Bu inan, biray ald fiyatn
altnda satp "nemli olan niceliktir" diyen meyhanecinin yaratt mucizeye benzer. Hal byle olunca, kimsenin
bu dnceye dikkat etmemesi de artc deildir. Ama unu biliyorum: Sokrates bugn yaam olsayd,
bunlar zerine kafa yoracak, bunu benden daha iyi, hatta daha ilahi biimde yapacakt. Eminim, bana yle
derdi: "Ey dostum! Tefekkre layk bu konular dnmekle isabet ediyorsun; aslnda insan geceler boyu bunlar
konusa da insan doasnn mucizelerini kefetmeyi bitiremez." Bu itimat, benim iin acllarmn tuttuu
grltl alktan ok daha nemlidir, nk bu itimat ruhumu sarslmaz klar, alksa kukuya sevk eder.
Cinsellik, kendi bana gnahkrlk deildir. zsel olarak var olduu halde bu konuda gerek bir cehalet
gstermek, kr gdlerin klesi olan ve bir kr gibi eylemde bulunan hayvana zgdr. Bu cehalet bir ocuun
cehaletinden de farkldr. Masumiyet, cehalete anlam ykleyen bir bilgidir. Ahlki cehaletin fark da u olgu
yoluyla rahata grlebilir: Cehalet, bilgi asndan nitelik kazanr. Masumiyet ile, cehaleti ieren bir bilgi ilk
niteliini kazanr. Bu, utan [Schaam] kavramdr. Utan kaygy barndrr, nk Tin, sadece beden deil, irs
fark ieren beden olarak sentezdeki farklln en ar noktasnda bulunur. Ama utan, irs farklln bilgisi olsa
da, bu fark kuran iliki deildir; yani cinsel gd, kendi bana mevcut deildir. Utancn asl anlam urada
yatar: Tin sentezin u noktasnda kendi doruluunu onaylayamadndan, utancn ierdii kayg hayli
mulaktr. ehvani istein izine rastlanmasa da, utan vardr. Ama neden duyulan utan? Hilikten. Kii utan
yznden lebilir. Yaralanm utan, en derin acy verir, nk bu aklanmas en olanaksz olan utantr. Bu
nedenle kayg, utan yoluyla kendini uyandrabilir. Buradaki rol stlenenin ehvani istek olmadn belirtmek
gerek. Bu istein rneine, Friedrich Schlegelin bir masalnda rastlarz (Sammtliche Werke, 7. cilt, s. 15,
"Merlin'in yks").
Utanta irs fark vaaz edilmitir, ama kendi tekisi ile iliki iinde deil. Bu iliki cinsel istek dahilinde
gerekleir. Ama bu istek bir gd, ya da sadece bir gd olmad iin, eo ipso bir *****'u vardr. Bu da
remedir; akn dinlenmeye ekildii, saf erotik bir istek. Henz Tin vaaz edilmi deildir. Tin, sadece sentezi
kuran e deil, kendisi olarak vaaz edildiinde, erotik olann da ii bitmitir. Bu konudaki en putperest ifade,
"erotik, komik olandr" biimindedir. Bu tutum, bir ehvet dknnn ksnl nktesine malzeme niyetine
erotik ile komii bir tutmas olarak anlalmamaldr. Daha ok zihinsel bir gtr bu; Tin'in tarafszln
kullanarak erotik olan ile ahlaki ilikiyi sadece erotie indirgeme amacn tar. Bu gcn kkeni ok derindedir.
Utantaki kayg, Tin'in kendisini bir yabanc olarak hissetmesinden kaynaklanr; artk Tin, tmyle muzaffer,
cinsellii yabanc ve komik olarak grr. Tabii ki utan, Tin'in bu zgrlne sahip olamazd. Cinsellik yle
byk bir Widerspruch'tur ki [eliki], lmsz Tin, bir genus [Cins] olarak belirlenir. Bu eliki, onu rten ve
anlamaya cesaret edemeyen bir Schaam iinde ifadesini bulur. eliki, erotik olan iinde, "gzel" anlamnda
dnlmelidir, nk gzellik, beden ile ruhun birliidir. Ama erotiin kendini gzele dntrd bu eliki,
Tin iin hem gzel, hem de komiktir. Erotik olan asndan Tin, gzel ve komik ile e anlamldr. Burada erotik
zerine ksnl bir dn yoktur; bu, kiinin erotik gzellikten uzaa decei bir ehvanilik olurdu. Oysa bu
e anlamllk Tin'in olgunlua ulamasdr. Bu durumu ak haliyle pek az kii grmtr. Sokrates bunlardan
biriydi. Demek ki Ksenophanes Sokrates'i "irkin kadnlar sevmek gerekir" diyen kii olarak tasarladnda,
ifadesi, Ksenophanes'in genel tutumuna uygun olarak, iren, dar kafal bir filistenlik halini alr; bunun da
Sokrates ile uzaktan yakndan bir ilgisi yoktur. Sokrates, erotiin kaytszla indirgenmesini ve komiin altnda
yatan elikiyi, bunlara karlk gelen ironik bir elikiyle, "insan irkini sevmelidir" ifadesiyle, doru bir
biimde belirtmitir.
43
Bununla birlikte, bu gr yksek safl iinde pek ortaya kmaz. Bunu anlayabilmek,
mutlu bir tarih geliim ile derin bir yetenein karlkl etkileimini gerektirir. Byle bir itiraz biraz bile
mmknse, grn kendisi irkin ve yapmacktr.
Hristiyanlk erotie gnahkrlk atfetmi ama etik bir yanl anlamayla kaytszlk olarak tanmlayarak
bulanklatrmtr. nk Tin, kadn ile erkek arasndaki ayrma
43 Sokrates'in Kritobulus'a pme zerine syledikleri de byle anlalmaldr. Sokrates'in pmenin "pathos"
ieren tehlikesinden ciddi biimde sz etmedii, bir kadna bakamayacak kadar muhallebi ocuu da olmad
sanrm herkes iin aktr. Kukusuz pme, Gney'deki lkelerde yaayanlar ve tutkulu insanlar iin,
Kuzeylilere olduundan daha ok ey ifade eder. (Bu konu iin Puteanus'un Yahya'ya yazd mektuba
baklabilir: nesciunt nostrae virgines uttum libidinis rudimentum oculis aut oscu-lis inesse, ieoque fruuntur.
Vestrae sciunt. Bkz. Kempius, Dissertatio de osculis, Bayie.) [Bizim (Belikal) bakirelerimiz pmenin ve
bakmann ehvetin balangc olabileceini bilmiyor ve kendilerini kaptryorlar. Sizin (italyan) bakireleriniz
bunun farkndalar.] Ama bir ironi ustas ve ahlk olarak Sokrates'in byle konumas ona ters der. Kii ok
sk bir ahlkysa, hocasna kar ironik olmak isteyen rencisinin iradesine ramen, arzusunu uyandrp onu
batan karr. Sokrates'in Aspasia ile ilikisi de bu noktaya iaret eder. Sokrates kadnn karanlk hayatn hi
dikkate almadan onunla arkadalk etmitir. Ondan sadece (Athenaus'u) renmek ister. Grne baklrsa,
kadnn da bir hoca olarak becerileri vardr; denildiine gre, kocalar elerini feyz almalar iin Aspasia'ya
getirirlermi. Aspasia cazibesiyle Sokrates'i etkilemeye balar balamaz, Sokrates irkin kadnlar sevmek
gerektiini, zerine daha fazla gelmemesi gerektiini sylemi olmal, nk Ksantippe hayatnda bunun iin
vard. (Bkz. Sokrates'in Ksantippe ile ilikisi zerine sylediklerine Ksenophanes'in getirdii yorum.) Ne yazk ki,
herkes her eyi nyarglarla okumaya ok merakl. Bir Kinik'in sefih hayat srd yolundaki yaklam da bu
adan artc deil. Ayrca Kinikler arasnda erotiin komik olarak yorumunu bulmak da mmkn olabilir
kaytszdr. Burada erotik, ironi ile cinsiyetsiz hale getirilir, Hristiyanlkn Tin'i yceltme abas ile de
bulanklar. Tin, utangalyla cinsiyet farkn ortaya karmaya ekinir, bundan kayglanr. nsan da,
birdenbire ortaya kp cinsiyet farknn iini etik olarak dolduraca yerde, Tin'in en ulvi aamasndan bir
aklamaya tutunur. Bu, etik bir kesinlik, ya da hkim bir temaa da olsa, tek yanl bir manastr grdr.
44

Kayg, gnahkrlk ile tmyle ilgisiz biimde, hem utanta, hem de erotik etkinliklerin hepsinde vaaz
edilmitir. Rahip evli ifti on kez takdis etse de bu byledir. Erotik, kendini ehvanilikten korumak iin mmkn
btn gzel, saf, ahlki biimlerde klktan kla girse de, kayg, araya sokularak deil, elik ederek her zaman
vardr.
Bu konularda gzlem yapmak byk glkler tar. Buna kalkan kii, kalp atn duyduunda bunun
kendisinin deil hastann olduuna emin olmak isteyen doktorun dik-katiyle almaldr. Benzer biimde
gzlemcimiz de, kefettii devinimin kendi huzursuzluu olmamasna dikkat etmelidir. Her air ak anlatr; ama
u kesindir ki, ne kadar saf ve masum olsa da, bu tasvirler hep nceden vaaz edilmi bir kaygy barndrr. Bu
konuyu daha derinliine ilemek estetikle uraanlarn ii. Peki neden kayg? nk Tin, erotii en yce
noktasna ulatramaz. Yunanllar gibi konumay deneyeceim: Tin, sentezi ina ettii iin vardr, ama erotiin
iinde suskun kalr; nk orada kendini yalnz hisseder. Sanki yle der erotie: Dostum, burada ben nc bir
e olamam, demek ki imdilik kendimi gizlemeliyim. te bu hem kayg, hem de utantr. htiya duyulan tek
eyin kilisedeki evlilik treni ya da erkein eine duyduu sadakat olduunu
44 Olgulara cesaretle bakmaya alk olmayan birine bu dnce tuhaf gelebilir. Ama Sokrates'in erotii komik
olarak gren ironik yaklam ile bir rahibin mulieres subintroductae [(Manastra) gizlice getirilen kadnlar] ile
ilikisi arasnda mkemmel bir analoji vardr. stismar, doal olarak yalnzca buna eilimi olanlarn ilgisini
eker.
varsaymak ahmakln daniskasdr. Evliliklerin bir ou, bir yabanc iin iine girmeden kirlenmitir. Erotik saf
ve gzel olduunda ise, kayg ince bir dost oluverir. Demek ki airler tatl bir kaygdan sz etmekte haklym.
Gene de aktr ki, kadndaki kayg, erkekte olduundan daha fazladr.
imdi konumuza, soylar arasndaki ilikinin bireydeki sonucuna dnebiliriz. Bu sonu, Adem'den sonraki her
bireyin Adem ile ilikisindeki bir "daha fazla"dr. Doururken Tin ok uzakta olduu iin, kayg ok byktr.
Yeni birey, bu kayg iinde oluur. Doum annda kayg, ikinci kez kadnda en yksek noktasna ular, yeni
birey de bu anda dnyaya gelir. Tbbn ve psikolojinin kendine has aklamalar vardr. ocuu doururken
kadn yeniden sentezin en u noktasnda bulunur. Tin o anda titrer, nk ertelenmi, ilevsiz kalmtr. Bununla
birlikte kayg, insan doasmdaki mkemmelliin bir ifadesidir. Bu nedenle, hayvanlarn dourmas ile analoji
oluturacak durum ancak dk dzeydeki topluluklarn iinde bulunur.
Daha ok kayg, daha ok ehvet demektir. Dnyaya gelmi bir birey, ilkinden daha ehvanidir. Bu "daha fazla"
sonraki bireylerin Adem ile ilikileri erevesinde soylara ait, evrensel bir "daha fazla"dr.
Ama kayg ile ehvanilik iin szn ettiimiz, sonraki bireylerin Adem ile ilikisi asndan ortaya kan bu
"daha fazla," her bireyde "daha fazla"y ya da "daha az" imler. Hi kimsenin zerinde derin derin dnmeye
cesaret edemeyecei, yani insana zg gerek bir "pathos" ortaklna raz olmayaca korkun farkllklar
aslnda burada yatar: Kii bu cesareti ancak, yeryznde niceli nitele basit bir geile dntrecek bir "daha
fazla"nn bulunmadna ikna olduunda gsterir. Bir babann ocuklarna yapt hakszln cnn drt
kuak sonra Tanr tarafndan alndn ncil'den okuduumuzda, yaamn haykrn yeterince iitmi oluruz. Bu
ifadenin Musevi retisinde bulunduunu syleyerek bu konuda ahkm kesmeye kalkmak hibir ie yaramaz.
Hristiyanlk, hibir bireye dsal bir anlamda baa dnme ayrcaln tanmaz. Herkes yaamna, doann
sonularyla yzletii tarih bir ba [nexus] iinde balar. Kiiler arasndaki fark, Hristiyanln bireye "daha
fazla "ya ykselmeyi retmesinde ve buna gnll olmayan da yarglamasnda yatar.
ehvanilik burada bir "daha fazla" olarak belirlendii iin, Tin'in ehvanilikten duyduu sorumluluun yol at
kayg da daha byk olur. Bu kayg en st noktaya ulatnda u korkun yargyla karlarz: Gnah iin
duyulan kayg gnah retir. Eer ktcl arzu, cinsel istek ve buna benzer eylerin insanda doutan var olduu
dnlrse, kiinin ayn zamanda hem sulu hem de masum olduu mulak bir ifade olmaktan kar. Birey,
kaygnn gszl iinde kendini teslim eder, bu nedenle de hem sulu hem de masumdur.
"Daha fazla" ya da "daha az" hakkndaki saysz ayrntl rnee burada yer vermeyeceim. Bu rneklerin bir
anlam tamas iin, geni ve dikkatli bir estetik-psikolojik incelemeden geirilmesi gerekir.
B. Tarihi ilikinin Sonucu
Adem'den sonraki her bireyin Adem ile ilikisinde ortaya kan "daha fazla"y tek bir szle belirtmem gerekirse
unu syleyebilirim: Tarihi de te fabula narratur [Anlatlan senin hikyendir] cmlesinin yanl kullanlna
benzer biimde, ehvanilik de gnahkrl, yani gnahkrln ve gnahn mulak bilgisini imliyor olabilir.
Burada bireyin kkeni dlanm, kii kendini tryle ve trn tarihiyle kartrmtr. ehvanilik, gnahkrlk
demek deildir; bizim sylediimiz, ehvaniliin gnah ile gnahkrlk olduudur. Adem'den sonraki her birey,
ehvaniliin gnahkrl imledii bir tarihsel balam iindedir. Bu bilgi kaygya bir "daha fazla" ek-
lese de, ehvanilik bireyin kendisi iin gnahkrl imlemez. Bylece Tin, sadece ehvaniliin deil,
gnahkrln kart olarak da ortaya konur. Bu sadece nitel olarak anlalabilecei iin, masum birey tarafndan
kavranamaz. Bununla birlikte, sz konusu bilgi yeni bir olanaktr; bylece zgrlk, kendi olana iinde,
ehvanilik ile ilikiye girerken, kayg da giderek byr.
Evrensel "daha fazla," tm bunlarn sonucu olarak, tikel birey iin, bir "ok" ya da "az" anlamn tar. Buradaki
zorunlu farkllamaya dikkat etmek gerek. Hristiyanlk yeryzne indikten ve "kurtulu" dncesi vaaz
edildikten sonra, ehvanilik paganlkta olmayan bir kartlk iinde deerlendirilmi, bu da ehvaniliin
gnahkrlk olduu yolundaki nermeyi dorulamak iin kullanlmtr.
Hristiyanla zg bu farkllkta, "daha fazla" gene bir "ok" ya da "az" anlamn tayor olabilir. Bu gr,
desteini tikel masum bireyin tarih balamyla olan ilikisinden alr. zgrln olana, kendini kayg
dahilinde ifade eder. Sonu olarak, niyet tam tersi olsa da, bir uyaryla birey kendini kaygya teslim edebilir
(hatrlatmak isterim ki, her zaman olduu gibi, bunlar sadece psikoloji asndan ve nitel sramay ihmal
etmeksizin sylyorum). Gnahkrn bak, bir bireyin batmasna da kmasna da yol aabilir. Bir davran,
hem ciddiyete, hem de tam tersine iaret edebilir. Konuma ve suskunluk, amalarna ters den etkileri
oluturabilirler. Bu alanda hibir snr yoktur. Bylece, nicel sonsuz snr temsil ettii iin, kii nicel "ok" ya da
"az" belirlenimin doruluunu grebilir.
Vakit yitirmemek iin, bu muhayyel gzlemler zerinde daha fazla durmayacam. nsan bakmasn bilirse,
hayat yeterince zengindir. Grmekten aciz birinin Paris'e ya da Londra'ya gitmesi bir ie yaramayacaktr.
Kayg burada da her zamanki mulakln korur. En st snr oluturan izgi, yani gnahtan kayglanan birinin
yeni bir gnah ilemesi, daha nce belirttiimiz noktaya karlk gelir: Su iledii iin deil, sulu olarak
grld iin kayglanan birey, bu yolla sulu olur.
Bu dorultudaki en st nokta, bireyin bulunduu yerde ilk uyanndan itibaren, ehvanilii gnahkrlk ile zde
grecei biimde etki altnda brakmaktr. Kii kendisini evreleyen dnyada bir destek bulamazsa, bu nokta
dayanlmaz bir straba yol aabilir. Bu noktada kii bir de kendisini gnahkrla ilikin edindii bilgiyle
kartrrsa, kaygdan sararm halde kendini birey olarak "birey" kategorisinin altna yerletirir, ama zgrln
arsn, "eer byle davranrsan" ifadesini de oktan unutmu olur - artk en st nokta mevcuttur.
Burada ksaca belirtilenleri kavramak -bunlarn ou da ak ve kesin biimde sylenmitir- iin zengin bir
tecrbe birikimine sahip olmak gerekir. Tm bunlar, yeterince dncenin nesnesi olmutur. Bu dnce
genellikle yle tanmlanr: rnek'in gcne eilmek. Gnmzn sperfelsef dneminde pek benimsenmi
olmasa da, zerine doru drst eyler sylenen bu yaklam yadsnacak deildir. Ama gene de eksik kalan
psikolojik ara terim vardr: rnekin bu gc nasl kazandnn aklanmas. Ayrca bu alanlarda pek dikkatli
alld, ufak bir ayrntda ilenen tek bir kk hatann hayatn muazzam dzenini nasl altst ettiinin
bilindii de sylenemez. Psikoloji dikkatini tmyle tekil bir olguya yneltmi, ama ebedi kategorileri ve
insanln kurtuluunu vurgulamay gz ard etmitir. Bu kurtulu, insan trndeki her tekil bireyin, bedeli ne
olursa olsun kurtarlmasyla gerekleir. rnekin ocuk zerinde etkili olduu varsaylmtr. ocuk hep,
evrenin bozduu kk bir melek olarak tasarlanr. evrenin ne kadar kt olduu, ocuu nasl yoldan
kard hakknda bitmez tkenmez dnceler ileri srlr. Ama bu basit bir nicel sre iinde gerekleiyorsa,
artk burada kavramsal dnceye yer yoktur. te
ihmal edilen de budur. ocuk, iyi rnei elde etme talihine eriememi, temelde kt bir varlk olarak tasarlanr.
una dikkat etmek gerekir: ocuk, rana paradoxann [Paradoksal kurbaa] doa bilimcilerini alaya alp kurbaa
snflandrmalarn yanllamas gibi bir gce; sadece ana babasn deil, tm insan sz ve dncesini aptal
yerine koyacak bir gce sahip olacak kadar kt deildir. Tekile bakmay ok iyi bilen, ama btnl in mente
[Zihinde] kavramaktan aciz kiiler vardr. Byle grler, deersiz olmasalar da, kafa karklna neden olurlar.
ocuklarn ou ne iyi, ne de ktdr. Ama hayr eliinde iyi, er eliinde kt olurlar. Orta terimler! Orta
terimler! Dnceye k tutacak ve kendisi olmadan ocuun kurtuluunun da hayal olaca bir orta terim
nerilebilir: Balam ne olursa olsun, ocuk ayn zamanda hem sulu, hem de masum olabilir. Orta terimler
adam gibi kullanlmazsa, mevrus gnah, gnah, tr, birey kavramlarnn hepsi havaya uar, bunlarla birlikte
ocuu da kaybederiz.
*
Demek ki ehvanilik gnahkrlk deildir, ama gnah vaaz edilmitir, vaaz edilmesi srdke de ehvanilii
gnahkrla dntrmektedir. Sonu olarak, sylenmeden de anlalaca gibi, gnahkrln imledii ey
bakadr. Ama gnahn bundan te neyi imlediini soruturmak almamzn dnda kalr. Bu, kiinin gnah
nceleyen duruma psikolojik adan dalmasn gerektirir ve gene bu adan "daha ok" ya da "daha az" gnah
iin nceden hazrlanr.
Bilgi aacnn meyvesinden yemek, hayr ile er arasndaki ayrmla birlikte, bir gd olarak cinsel farkll da
yeryzne indirdi. Bunun nasl gerekletiini aklamak hibir bilimin harc deildir. Psikoloji son akl
yrtmesiyle buna en yaklaan alan olmutur: zgrlk, olanan kaygsnda, olanan hiliinde, ya da
kaygnn hiliinde kendisini kendisi iin aa karr. Kaygnn nesnesi belirli bir eyse, sramadan deil, nicel
bir geiten sz etmemiz gerekir. Adem'den sonraki birey Adem'e gre "daha fazla"ya, teki bireylere gre de
"daha ok" ya da "daha az "a sahiptir. Bununla birlikte, kaygnn nesnesinin hilik olduu da dorudur. Kaygnn
zeminine baktmzda nesnesinin bir ey olduunu sylemek, yani zgrlk asndan bir eyi imlediini ileri
srmek sramay yadsmay gerektirir ve bizi kavramlar birbirine kartran nicel geile ba baa brakr. Tek
bir kii iin ehvaniliin sramadan nce gnahkrlk olarak vaaz edildiini sylediimde bile, iddia doru olsa
da, aslnda tam olarak byle vaaz edilmi deildir, nk kiinin kendisi bunu ne vaaz eder, ne de kavrar. Doan
kiide srama asndan ehvaniliin vaaz edilmi bir "daha fazla" olduunu sylediimde bile, bu gene de
geersiz bir "daha fazla" dr.
Bilimin, kaygnn sahip olduu dogmatik, etik, psikolojik stnlklerin dnda bir psikolojik orta terimi varsa,
tercih edilen bu olmaldr.
Burada serimi yaplan grlerin, gnah iin genelde kabul edilen aklamalarla da uygunluk iinde olduu
dnlebilir, yani gnah bencillik olarak aklayan grle. Ama byle bir nitelemeye kaplan biri, szn
ettiimiz psikolojik gln altndan kalkmak iin uramaz. Ayrca bu gr gnahn iini boaltmakta,
gnahn tinsel olduu kadar ehvani bir sonu olarak vaaz edildiini de ihmal etmektedir.
Yeni bilim, gnah bencillik olarak aklasa da, bu kavramn herhangi bir bilimde doru yerini bulamamas asl
gle iaret eder. nk bencillik tekil olana aittir, tikel bir bireyi imler ve ancak onun tarafndan bilinebilir;
oysa evrensel kategoriler altnda grlrse, hibir eyi imleyemeyecek derecede her eyi imleyecektir. Demek ki,
gnahn bencillik olduu, ancak bu kavramn bilimsel olarak ieriksiz olduu ve imledii bir ey olmad kabul
edildiinde doru olacaktr.
Gnah bencillik olarak aklayan gr, gnah ile mevrus gnah arasndaki ayrm ve bu ikisinin birbirini
aklamasn hesaba katmaz.
nsan bu bencillikten sz etmeye baladnda, her ey totolojiden ibaret olur ve ortada kurnazca bir gr ve
karmakark dncelerden baka ey kalmaz. Doa felsefesinin, bencillii, Yaratl'ta, yldzlarn evrenin
kurallarna uygunluk iindeki deviniminde, doadaki merkezka kuvvette bulduu nasl unutulabilir? Bir kavram
bu kadar zorlanrsa, daha da aa indirilebilir ve mmknse szana kadar iirilip sonra tekrar ayltlr. amz,
her eyin her eyi imlemesi iin urap didinmekten bkmad hl. Kurnaz bir gizem bilimcinin sebat gsterip
btn mitolojinin rzna getiine, ahin gzyle her tekil "mythos"u i bayltc melodisi iin bir varyasyon
haline getirdiine de sk sk rastlamadk m? Hristiyanla ait terimler de, baz tahmin yrtme merakls
sakarlarn yznden ara sra bozuluyor olamaz m?
"Ben" [Selv] terimi akla kavuturulmad srece, gnahkrln bencillik olduunu sylemek de bir ie
yaramaz. "Ben" terimi tam olarak, tmeli tekil olarak vaaz etme elikisini imler. Bencillikten ancak tekil
kavram ortaya konduunda konuabiliriz. imdiye dek saysz "Ben" yaam olduu halde, hibir bilim yeni
batan genel bir tanm vermek dnda bu terimi aklayamaz.
45

45 Bu konu zerinde durmaya deer, nk bu noktada dnce ile varln zde olduu yolundaki yeni ilke
ortaya kyor; tabii eer biri vakitsiz ortaya kp ksmen aptalca yanl anlamalarla bu ilkeyi bozmaya, ya da
kendisini dnceden yoksun brakacak en yksek ilkenin peine dmeye kalkmazsa. Dnce olan,
dnlmesi olanakl (dnlmesi olanaksz muhayyel kurgudan sz etmiyorum!), dnlen bir ey olarak
karmza kan tek ey tmeldir. Tekil, tmele direnerek, onunla bir deilleme ilikisine girer ve bu bakmdan
nem tar. Tekil olan dnlmediinde yok olur, dnldnde deiiklie urar. Dolaysyla insan tekili ya
dnmeyip muhayyel olarak dndn varsayar, ya da dnr ve sadece dnce tarafndan ierildiini
kurgular.
Hayatn mucizesi de buradadr: Kendisi zerine dnen herkes hibir bilimin eriemeyecei bilgiye sahip olur,
nk kim olduunu bilmektedir. dealizmin hafif yaklam yznden uzun sredir Alman felsefesinde "saf Ben
bilinci" olarak anlalan Yunanca deyiin ( [Kendini bil]) derinlii de burada yatar.
46
Artk bunu
Yunan tarznda anlamak ve Yunanllar Hristiyanln varsaymlarna sahip olsalard bunu nasl anlarlard diye
dnmek gerekir. Bununla birlikte, tam anlamyla "Ben," nitel sramayla vaaz edilir. lk durum asndan
burada bir sorun olamaz. Gnah bencillik olarak tanmlanrsa insan her eyi birbirine kartrp arafa dolanr,
nk asl tam tersidir: Bencillik, gnah ile, gnahn iinde oluur. Bencilliin Adem'in gnah iin sz konusu
olduu dnlrse, bu aklama yorumcunun bata kendi gizledii eyi gene kendisinin bulduu bir oyuna
dnr. Bencilliin Adem'in gnah ile olutuunu syleyen kii, orta terime sram demektir; bu yolla
aklama pheli bir biimde kolaylar. Ayrca bu aklama cinselliin anlam konusunda da bir bilgi vermez.
imdi daha nce sylemi olduum eye geri dndm. Cinsellik gnahkrlk deildir. Gene de bir an iin
uzlama gsterip aptalca bir laf syleyelim: Adem'in gnah ilememi olduunu dnrsek, cinsellik hibir
zaman bir gd olarak olumu olmayacakt. Kusursuz bir Tin'de cinselliin bir nitelik olarak var olduunu
syleyemeyiz. Bu hem Yeniden Dirili hakkndaki kilise retisine, hem kilisenin melek tasarmna, hem de bir
kii olarak sa iin yaplan dogmatik tanmlara uygundur. Bir ipucu vermek gerekirse; sa'nn btn ilahi
snavlara tbi tutulduu sylendii halde, bunlarn arasnda batan karlmadan sz edilmemitir.
46 Unum gzleyen kiinin kendisi, omnes de ar merak gstermeden "tmlk" olarak anlalrsa, Latince'deki
unum noris omnes [Birini bilirsen, her eyi bilirsin.] deyii, gevek ve etkin bir yorumla ayn anlama gelir.
nsanlar genellikle buna ok marur bir gr diye inanmaz; nk onlar ok korkak ve rahat bir ekilde gerek
kibri anlayp ona sahip olmaya dkndr.
Bu da yle aklanr: sa her tr batan karmaya kar koymutur.
ehvanilik gnahkrlk deildir. Masumiyetteki ehvanilik gnahkrlk deildir, ama ehvanilik gene de
oradadr. Adem'in elbette yeme ime gibi gereksinmeleri de vard. Aradaki trsel fark, kendisi olarak olmasa da,
masumiyette vaaz edilmitir. Trsel fark sadece gnahn vaaz edildii anda bir gd olarak vaaz edildi.
Burada, her yerde olduu gibi, yanl anlalacak sonulardan kanmak zorundaym: Sanki asl i cinsellii yok
etmek iin ondan bir soyutlama yapmakm gibi. Cinsellik sentezin en u noktas olarak vaaz edildiinde hibir
soyutlamann yarar dokunmaz. Yaplmas gereken, cinsellii Tin'in nitelemesi altna yerletirmektir (erotie
ilikin ahlki sorunlar da burada yatar). Bunun gerekletirilmesi, Akn bir kiinin iinde zaferini ilan etmesi
olacaktr; o kiide Tin, cinsellii alt edip onu sadece unutkanlk dahilinde hatrlanacak bir eye indirgemitir.
Bundan sonra ehvanilik Tin'de biim deitirir ve kayg darya atlr.
ster Hristiyan dncesi, ister baka bir ey deyin, bu yaklam Yunan gryle karlatrlrca, kazancmz
kaybmzdan ok olacaktr. Kukusuz, hznl, erotik Heiterkeit tan [nee (Hegel)] bir eyler yitirilmitir. Ama
kazanlanlar da vardr: Yunan kltrnce bilinmeyen bir Tin'in nitelik kazanmas. Gerekten kaybeden kiiler,
ayn sabit fikirle gnahn yeryzne alt bin yl nce indiine inanan ve bunun kendilerini ilgilendirmeyen bir
merak konusu olduunu dnenlerdir. Onlar ne Yunan Heiterkeit n elde eder (bu kazanlacak deil,
yitirilecek bir eydir), ne de Tin'in ebedi nitelemesine kavuurlar.







nc Blm -Kayg: Gnah Bilincinin Yoklugundan Dogan Gnahn Bir Sonucu
Olarak
nceki iki blmde srekli yinelenen gr, insann ruh ile bedenin bir sentezi olduu, bu sentezin de Tin
tarafndan kurulduu ve tandyd. Kayg, bireysel yaamda ann kendisidir: Daha nceki tartmada sylenen
eyi, aadaki dnceleri izlemek iin yeni bir ifadeyle belirtiyorum.
Gnmzn felsefesinde, tarih-felsef aratrmalarda olduu kadar, mantk alannda da hep kullanlan bir
kategori var. Bu, kendisiyle ilgili hibir aklamann yaplmad "Deime" kategorisidir. Bu terime, ne
olduunu anlamaya almadan balanlmtr; zaten Hegel ve Hegel okulu herkesi felsefenin n koulsuz
balangc konusunda, felsefeden nce hibir n koulun olmadn syleyerek sindirdii iin, "deime,"
"deilleme," "dolaym" gibi Hegel dncesine ait terimler de rahata kullanlyor: Devinimin ilkeleri olan bu
terimler sistematik ilerlemede yerini bulamamtr. Bu bir n koul deilse, n koulun ne olduu hakknda
benim hibir fikrim yok; hibir yerde aklanmayan bir eyi kullanmak n koulun ta kendisidir. Sistemin yle
muhteem bir akla ve i gre sahip olduu varsaylmtr ki, omphalopsychoi [merkezdeki/ gbekteki
ruhlar]
47
gibi, her ey kendini aklayncaya ve tm ierii kendi kendine oluuncaya kadar, baklarn
devinimsiz olarak merkezdeki hilie diker. Sistemin zellii de, insanlara ynelik iine dnm bu aklktr.
Ama durum pek de byle deildir; grne baklrsa sistematik dnce, i duygulanmlar asndan gizlilie
borcunu demektedir. Deilleme, deime, dolaym, devinimi oluturan pheli, gizlenmi damardr
(agentia). Hegel bunlarn n planda olduundan pek sz etmez, nk oyunlarn Hegel'in yksek
msaadeleriyle ekinmeden oynarlar; yle ki, mantk bile zamandaki deimeden dn ald terim ve
tmceleri kullanr, "bylece," "...d zaman," "... olduunda," "... olurken" gibi.
Brakalm byle olsun, mantk kendi bann aresine baksn. Tarihsel zgrlk alanna ait olan "Deime,"
mantk asndan zekice bir manevradr, bu zelliini de korumaktadr; nk etkin bir durumdur.
48
Platon
Deime'yi saf metafizik iinde konumlandrmann gln anlam, bu nedenle belirli bir an
49
kategorisi iin
ok aba
47-Kendi gbeklerine bakarak esrik bir ruh haline giren, ilahi hakikati byle bulabileceklerine inanan Yunanl
rahipler. Kierkegaard bu tr her eyi yok sayan yaltlm grlere iddetle kar kar. - .n.
48-Demek ki, Aristoteles Deime'nin olanakllktan etkinlie doru bir xtvno [Devinim] olduunu
sylediinde bunu mantk asndan deil, tarihsel zgrlk asndan anlamak gerekir.
49-An, Platon tarafndan sadece soyut bir ey olarak dnlmtr. Platon'un diyalektiini anlamak iin,
An'n "var olmayan" olarak zaman kategorisinin altna yerletirildiini unutmamak gerekir. "Var olmayan"
(xrrv [Olmayan]; Pythagoraslar iin xxev6v [Boluk]) modern filozoflardan ok, Eskia filozoflarnn
ilgisini ekmitir. Var olmayan, Elea okulunda ontoloji iinde dnlm ve kendisinin varlnn ancak eliki
ieren bir nermeyle olumlanabilecei ileri srlmtr. Biraz daha ileri gidersek, bu grn tm alanlarda
ortaya ktn grrz. Metafizik ilkelerde bu nerme yle ifade edilir: Var olmayan' ifade eden kii hibir
ey sylemi olmaz. (Bu arpk anlay Sofist'te yanllanmtr, erken bir diyalog olan Gorgias'ta da daha
takliti biimde bu yanllamay buluruz.) Sofistler de Var olmayan' eylem alannda ahlki kavramlardan
kurtulmak iin kullanmlardr; Var olmayan yoktur, ergo her ey dorudur, ergo her ey iyidir, ergo aldatma
gibi eyler de yoktur. Sokrates bu ak braklan kapy birka diyalogda kapatmtr. Platon
bu konuyla zellikle Sofist'te ilgilenmitir. Bu diyalog da teki hepsi gibi anlatt eyi sanatkrane biimde
betimler; temel olarak Sofist'in Var olmayan kavram ve tanm aratrlrken, Sofist'in kendisi de Var olmayan
olarak karmza kar. Bylece kavram ile rnek, ayn anda, Sofist'in saldraca sava alannda oluur ve
Sofist'in yok edilmesiyle deil, olumasyla sonulanr; bu da basma gelebilecek en kt eydir, nk Mars'n
kendini grnmez klan zrh gibi ileyen sofistliine ramen, gn na kmak zorunda kalr Gnmzn
felsefesi, Hristiyanlk iddiasna karn, aslnda var olmayan grnde daha ileri gitmemitir. Hem Yunan
felsefesi hem de modern felsefe, Var olmayan' Varlk'a dntrmekle her eyin hallolacan dnr, nk
Var olmayan'dan kurtulmak, onu silmek ok kolay grnr. Hristiyanlk, Hilik gibi Var olmayan'n da, her
yerde bulunduunu ve kendisinden her eyin yaratldn savunur; htiam ve kibir, gnah, Tin'den ayrlm
ehvanilik, sonsuzluun unuttuu zamansallk gibi. Sonu olarak, yaplmas gereken, Varlk' ortaya karmak
iin Var olmayan'dan kurtulmaktr. Ancak zihindeki bu ynelim ile Kefaret kavram tarih olarak doru biimde,
yani Hristiyanln bu kavram yeryzne getirdii haliyle anlalabilir. Bu terim kart biimde anlalrsa
("Var olmayan yoktur" nermesinden yola karak ileri srlen gr) Kefaret buharlar ve kendi iine dner.
Platon, "an" ile Parmenides' te urar. Bu diyalog, kavramlarn iindeki elikileri gstermeyi stlenmitir.
Sokrates bunu, gz kamatrc Eski Yunan felsefesine halel getirmeden aldatc biimde belirtmitir. Bu daha
ok, kendiyle vnen gnmz felsefesi iin utan vericidir; bu felsefenin, Yunanllarn aksine, kendiyle deil,
insanlar ve onlarn hayranlklar ile ilgili byk iddialar vardr. Sokrates, okluktan pay alan belirli bir eyin
tad kartl (x evavrlov) gstermenin alacak bir ey olmadn, ama birisi kavramlarn iindeki
elikileri gsterirse asl hayret edilmesi gerekenin bu olduunu syler (aXK' el 6 ecrav ev, cdk TOUTO 7io
cutoetAet xcd at) xa jtoM. f| ev, TOTO fjr| 9ati |xaoa. xcd jeoi tcv lXu>v jtvrcov (boaJTCo 129
b-c) [Birisi bana bir olann kendisinin ok olduunu, ok olann kendisinin de bir olduunu kantlarsa ite buna
hayret etmeye balayacam.] Bu, deneysel diyalektiin srecidir. Bir'in (t ev) hem var olduu hem de var
olmad kabul edilmi, bundan ve teki varsaymlardan kan sonular ortaya konmutur. Bylece "an",
devinim ile duraanlk arasnda zamanda yeri olmadan bulunan (OTOJTOV) [Yeri olmayan], bundan hareketle
de devinimin duraanlk, duraanln da devinim olarak deitii tuhaf bir varlk olarak ortaya km, bylece
deime (|iETapoXr |) kategorisi olmutur. nk Platon ayn biimde "An"n, Bir'in ok, ok'un Bir,
Benzerlik'in Benzemezlik olarak deimesine bal olduunu gstermitir. An, ne EV [Bir], ne JtoXXd [ok], ne
paralanan, ne de bir araya getirilen (OU7E ICOCIVETCII OTE UYKOIVETCU 157 a) bir eydir.
Platon gl netletirdii iin takdire ayandr, ama "an" hl suskun, iine kapak, gz ard etmekle
aklanamaz bir soyutlama olmay srdrr. Mantk, deime kategorisini iermediini belirtseydi (Bu
kategoriyi ieriyorsa, mantn kendisi de sistem dahilinde alt halde, gene de ona sistemin iinde bir yer
bulmak zorundadr), tarihe ait alanlar ve tarih bir varsaymn zerine kurulmu bilginin tm akla
kavuurdu. Bu kategori, Hristiyanlktaki pagan akl yrtmeler kadar, Hristiyanlk ile pagan felsefe arasndaki
ayrm asndan da nemlidir. Parmenides'te yer alan baka bir blm, "an"a byle bir soyutlama olarak
yaklamaktan doan sonuca iaret eder: Bir, zaman tarafndan belirlenmise eliki doar; nk Bir (t EV) bu
durumda hem kendisinden hem de ok'tan (T& toW.d) daha gen ve daha yal olacaktr (151 e). Ama Bir "var
olmak" zorunda olduu iin, '"Var olmak' imdiki zamanla birlikte varlktan pay almaktr" denecektir, (TO OE
Evca XKo xi EOTI rj (.IEGEAI otiaia \sx jtapovta, 151 e.) Bu eliki zerine daha sonra sylenenler (152
b-c), "imdiki Zaman"n, "imdiki Zaman," "Sonsuz" ve "An" arasnda dndn gsterecektir. "imdi"
(TOVOV), "idi" ile "olacak" arasnda bulunduu iin, "Bir," gemiten gelecee doru yol alrken "imdi"yi
grmezlikten gelemez. Bir, "imdi"de mola verir; daha yal olmaz, nk zaten yaldr. Gnmzn felsefesi
"safvarlk" ile ahikasna kar, ama "saf varlk" Sonsuz'un en soyut ifadesidir ve "Hilik" olarak An'n
kendisidir. Burada da An'n nemi akla kavuuyor, nk Sonsuz ancak bu kategori ile asl anlamna
kavuuyor. Sonsuz ile An iki u kartl oluturur, diyalektik byclk ise her ikisinin zde olduunu ileri
srer. ehvanilik, zamansallk ve An, ancak Hristiyanlk ile doru olarak anlalabilir, nk sadece
Hristiyanlk Sonsuz'u zemine yerletirmitir.
harcamak zorunda kalmtr. Gl grmezden gelmek, Platon'u "amak" anlamna gelmez. Bunu grmezden
gelmek, bylece dnceyi aldatp "tahmin"i ycelterek manta devinim atfetmek, "tahmin"in sonlu bir i
olduunu kabul etmektir. Bir keresinde tahmin yrten birinin yle dediini duymutum: Glkleri dnceye
nceden gstermek yersiz olur, nk o zaman insan tahmin yrtecei noktaya hibir zaman ulaamaz. nemli
olan tahminin kendisi deil de tahmin yrtecek noktay yakalamaksa, asl nemli olann tahmin yrtecek
noktay yakalamak olduu bir azim rneinden baka bir ey deildir: Tpk Dyrehaven'a gidecek arabas
olmayp, bunun nemli olmadn, kiralk bir ara bulabileceini syleyen kii gibi. Benzer bir durum; nk
her ikisinin de istei Dyrehaven'a ulamak. te yandan, ulam aralarn kafasna takmayan biri, tahmin
yrtecei noktay yakalasa da, tahminin kendisine ulaamaz. Deime, tarih zgrlk alan iinde, bir
"durum"dur. Ama bunu doru biimde anlamak iin, yeni olann srama ile ortaya ktn unutmamak gerekir.
Bu gzden karlrsa, deime, sramann geveklii stnde nicel bir hkimiyet kuracaktr.
Demek ki insan ruh ile bedenin bir sentezi; ama ayn zamanda zamansal ile sonsuzun da bir sentezidir. Bu
dnce ska yinelenmitir, benim de bir itirazm yok, nk niyetim yeni bir ey kefetmek deil, ok basit bir
eyin zerinde kafa yormaktr.
kinci sentezin (zamansal ile sonsuz) ilkinden (ruh ile beden) daha deiik biimde olutuunu grmek hayli
artcdr. lkinin eleri ruh ile bedendir, Tin de nc edir, ama sentezden sz etmemiz ancak Tin vaaz
edildiinde olanakldr. kinci sentezin sadece iki esi vardr. Peki ncs nerede? nc e yoksa tam bir
sentez olduunu syleyemeyiz, nk eliki ieren bir sentezin tamamlanmas iin nc enin varl
zorunludur. Sentezin bir eliki olduunu sylemek, onun var olmadn sylemektir. mdi, zamansallk nedir?
Zaman, doru olarak, sonsuz bir ardklk biiminde tanmlanrsa; imdiki zaman, gemi, gelecek diye de
tanmlanabilir. Ama bu ayrmn zamanda rtk olarak bulunduunu sylemek doru olmayacaktr, nk ayrm,
ancak zamann sonsuz ile olan ilikisi ve sonsuzun zamandaki izdm araclyla ortaya kar. Zamann
sonsuz ardkl iinde tutunacak bir yer, yani ayrm noktas olan "imdiki zaman" bulunursa, ayrm da tmyle
doru olacaktr. Ama anlarn toplam kadar her "an"n kendisi de (geip giden) bir sre olduu iin, zamann
iinde ne imdiki zaman, ne gemi, ne de gelecek vardr. Ayrmn gene de olanakl olduunu sylemek, an'n
uzama dntrlmesinden kaynaklanr. Bu durumda da sonsuz ardklk kesintiye urayacaktr, nk ne
srlen tasarm, zamann dnlmesi yerine tasarlanmasna yol aar. Bunu kabul etsek de, yaplanlarn doru
olduunu syleyemeyiz, nk zamandaki sonsuz ardklk, tasarm olarak bile, ieriksiz sonsuz bir imdiki
zamandr (sonsuzun parodisi de buradadr). Hindular, yetmi bin yl boyunca hkm srm bir krallar
dizisinden sz ederler. Krallar hakknda, isimleri dahil (bunu varsayyorum) hibir ey bilinmez. Bunu zamann
bir rnei olarak alrsak, yetmi bin yln sonsuzda yitip gittiini dnrz; tasarm olarak da, ierikten yoksun,
sonsuzun hayal grnne yaylan ve uzama dntrlm bir hiliktir.
50
Bir yln tekini izledii kabul
edildiinde de imdiki zaman vaaz edilmi olur.
50 Aslnda bu uzamn kendisidir. Dikkatli bir okuyucu burada benim iddiamn ispatnn doruluunu grecektir,
nk tasarm iin olduu kadar, soyut dnce ve Tanrnn her yerde hazr olarak tanm iin de zaman ile
uzam tmyle zdetir (nacheinander, nebeneinander).
"imdiki zaman", ierikten sonsuza dek yoksun olmas dnda, zamana ait bir kavram deildir; bu da gene
sonsuzda yitip gittiini gsterir. Bu unutulursa, ne kadar abuk gzden kaybolursa kaybolsun, imdiki zaman
vaaz edilmi olacak ve yeniden gemi ve gelecek kategorilerinde ortaya kacaktr.
Ebedilik ise, tam tersine, "imdiki zaman"n kendisidir. Dnce iin ebedilik, yok edilmi bir ardklk olarak
(zaman sregiden ardklktr) "imdiki zaman"dr. Tasarm iin ise, ebedilik, hibir zaman yitip gitmeyen bir
aktr; nk ebedilik, tasarmda, sonsuza dek ieriini koruyan bir "imdiki zaman" olarak karmza kar.
Ebedilik iin gemi ve gelecek ayrm yoktur, nk "imdiki zaman", yok edilmi bir ardklk olarak vaaz
edilmitir.
Demek ki zaman, sonsuz ardklktr. Zamanda var olan, sadece zamana ait bir yaamn "imdiki zaman"
yoktur. Genellikle ehvani yaam tanmlamak iin, an'da, yalnzca an'n iinde var olduu sylenir. yleyse an
derken, ebedilikten yaplan bir soyutlama kast ediliyor, "imdiki zaman" olduu sylenseydi, bu ancak bir parodi
olurdu.
"imdiki zaman" ebediliktir. Baka bir deyile, ebedilik "imdiki zaman"dr, "imdiki zaman" da eksiksizdir.
Latince'de tanrsallktan sz edilirken onun praesens olduu syleniyordu [praesentes dii) [Tanrlarn varl]. Bu
ifade tanrsallk iin kullanldnda, Tanrnn gl yardm da belirtilmi oluyordu.
An, "imdiki zaman", gemi ile gelecekten yoksun olarak imler, ehvani yaamn eksiklii de tam buradadr.
Ebedilik de "imdiki zaman" gemisiz, geleceksiz olarak imler; bu da ebediliin mkemmelliidir.
Burada an, "imdiki zaman" tanmlamak iin kullanlr, gemi ve gelecek bir soyutlama ile "imdiki zaman"
imlemesi iin ann dna atlrsa, an kesinlikle "imdiki zaman" olmaz, nk gemi ile gelecek arasnda bir
dolaym olmutur, salt bir soyutlama ile baklrsa da, aslnda yoktur. Demek ki an, zamann bir belirlenimi
deildir, nk zamann belirlenimi, "geip giden" bir eydir. Bu nedenle zaman, kendini zamanda ortaya
karan belirlenimlerden biriyle tanmlanacaksa, gemi zamandr. Tam tersine, zaman ile ebedilik birbirine
temas ediyorsa, bunun zamanda gereklemesi gerekir. imdi an'a geldik.
"An", mecazi bir ifade olduu iin, uralmas zor bir terimdir, ama dikkate deer lde de gzel bir szcktr.
Hibir ey bir gz krpmas kadar hzl deildir, zaten bu da ebediliin ierii ile oranldr. yleyse Ingeborg,
Frithiof'un ardndan denize baktnda, bu ancak mecazi bir szck ile ifade edilen bir resim oluturur. Onun
duygulan, bak, ya da bir szck, daha ok zamanda belirlenen bir sese sahiptir; yitip giden, sonsuzluu iinde
tamayan bir ey olarak vardr. Bu nedenle, bir bak ya da szck, ruhu rahatlatmaya muktedirdir. nk ruhun
tad ar yk, sze dkldnde, gemie ait bir ey olur. Demek ki bir gz krp, zamann betimidir, ama
dikkatinizi ekerim, ebedilik ile temas ettiinde yazgsal bir atmaya giren zamann betimidir bu.
51
"An"
dediimiz eyi, Platon xo ejaicpvr [Anszn; Bir anda olan] terimiyle karlyordu. Kkenbilimsel aklamas ne
olursa olsun, "an", grnmez olanlarn alanna girer; nk Tin kavramndan, dolaysyla da zamansallk
kavramndan yoksun olduu iin, zaman ile ebedilik, ayn derecede soyut bir biimde dnlr. Latince'deki
terim momentum dur (movere den [Devinmek] gelir), tretilmi hali de yitip gideni ifade eder.
52

51 Yunan sanatnn plastik sanatlarda ahikasna ulamas, bu sanatn da "bak"tan yoksun olmas dikkat
ekicidir. Bunun diplerdeki nedeni, Yunanllarn Tin kavramn, dolaysyla da ehvanilik ile zamansall derin
bir biimde kavramam olmasdr. Hristiyanlk ile arpc bir kartlk oluturan ey, Tanr tasvirinin bir gz
biiminde tasarlanm olmasnda yatar..
52 Eski Ahit'te an'n iirsel bir aklamas vardr. Paulus, dnyann bir anda ortadan kalkacan syler:
EV tup xod EV ttfj 6cp0cA(Xt>. Bu ifadeyle, an'n ebedilik ile oranl olduu, nk "yok olma"nn an'nn
ayn zamanda ebediliin an'n belirttii anlatlr. Ne kast ettiimi anlatmama izin verin, yapacam benzetmeyi
rahatsz edici bulursanz da balayn. Bir zamanlar burada, Kopenhag'ta, oyunculuklarm muhtemelen hi
kimsenin pek ciddiye almad iki aktr vard. Sahneye kar, karlkl durur, tutkulu bir atmann taklidini
yapmaya balarlard. Taklit edilen edim olgunlua ulatnda, izleyiciler yknn geri kalannn ne olacan
merak ederek gzlerini onlara odaklamken birden durur, sanki an'n taklidinde ta kesilmi gibi devinimsiz
beklerlerdi. An, rastlant sonucu ebedilik ile oranl olduu iin, bunun ok komik bir etkisi olabilir. Plastik
sanatlar asndan etki, ebediyetin ebedi biimde ifade edilmesinden doar; te yandan, komedi asndan etki
ise, rastlantsal ifadenin ebediletirilmesinden kaynaklanr.
Byle anlalrsa, an, sadece zamann deil, ebediliin de bir atomudur. An, ebediliin zamandaki ilk izdm,
zaman durdurmak iin gsterdii ilk abadr. Yunan kltr bu nedenle an' anlamam, ebediliin atomunu
anlam olsa bile bu atomun an'n kendisi olduunu kavramam, an', ileriye deil, geriye dnk bir dorultuda
tanmlamtr. Yunan kltr iin ebediliin atomu aslnda ebediliin kendisi olduu iin, ne zaman, ne de
ebedilik yerini bulmamtr.
Zamansallk ile ebediliin sentezi yeni bir sentez deil, ilk sentezin ifadesidir; bu da insann ruh ile bedenin Tin
tarafndan taman bir sentezi olduu dncesiyle uygunluk gsterir. Tin vaaz edildiinde, an da oradadr.
Bylece, kinayeyle insann sadece an'da yaad sylenebilir, nk oluann geip gitmesi nedensiz bir
soyutlamayla mmkn olur. Doa, an'da bulunmaz.
Bu saptama, zamansallk iin olduu kadar, ehvanilik iin de geerlidir. nk zamansallk, doann zamann
iinde gvenli grnen duruuyla karlatrldnda, hl daha eksik, an da nemsiz grnmektedir. Oysa
durum tam aksidir. Doann gvenli duruunun nedeni, zamann doa asndan bir nem tamamasnda yatar.
Tarih, ancak an ile balar, insann ehvanilii gnah yoluyla gnahkrlk olarak vaaz edilir, bylece hayvann
ehvaniliinden daha aa bir seviyeye indirilir. Burada daha yksek bir noktadan ie baland iin, Tin ile
karlarz.
An, zaman ile ebediliin birbirine temas ettii noktadaki mulklktr. An kavram ile, zaman ile ebedilik srekli
bir temas noktas bulur, ebedilik de srekli olarak zamann alann igal ederken, zamansallk vaaz edilir. Bunun
sonucu da, yukarda belirtilen ayrmn nem kazanmasdr: imdiki zaman, gemi zaman, gelecek zaman.
Bu ayrm ile dikkatlerimizi bir olguya yneltiriz: Gelecek, bir anlamda, "imdiki zaman" ile gemiten daha ok
ey imler, nk bir anlamda gelecek, gemiin bir parasn oluturduu btnn kendisidir; gelecek, bir
anlamda, btn imler. Ebedilik bu nedenle ilk olarak gelecei imler. Gelecein, zaman ile llebilir olmad
halde, onunla temas kaybetmemi ebedilii iinde barndran klk deitirmi kimse olmasnn nedeni de
ayndr. Dilsel kullanm ara sra gelecek ile ebedilii zde tutar (gelecekteki yaam/ebedi yaam). Yunanllar,
daha derindeki bir anlamda, ne "ebedilik", ne de "gelecek" kavramna sahip deildi. Bu yzden, Yunan
yaamnn an'da kaybolmas nedeniyle sitem edilemez; daha doru bir ifadeyle, kaybolduundan da sz
edilemez, nk Yunanllar Tin kategorisinden yoksun olduklar iin zaman-sall saf bir yaklamla ehvanilik
olarak grmlerdi.
An ile gelecek zaman, gemi zaman vaaz eder. Yunan yaam zamana bir nitelik yklemise, bu gemi
zamandr. Ama gemi zaman, imdiki zaman ve gelecek zaman ile ilikisi asndan deil, genel olarak geip
giden zamann kendisi olarak tanmlanmtr. Burada Platon'un "anmsama" teriminin nemi aktr. nk
Yunanllar iin ebedilik gemi zaman gibi geride olduundan, ona ancak geriye doru yryp ulalabilir.
53
Bununla birlikte, ebedilii gemite gren dnce, ebedilik ister felsef olarak (bir filozofun lmyle)
54
ister
tarih olarak aklansn, tmyle soyut bir kavramdr.
53-Burada, benim ne srdm bir kategori gz nne alnmaldr: Ebedilie, ileriye doru yryp
ulalmasn salayan "yineleme" kavram.
54-Kierkegaard, Platon'un Phaidon diyalogundaki ruh tasarmna dikkat ekiyor. - .n.r.
Btne bakldnda, gemi, gelecek ve ebediyet kavramlarn tanmlarken an'n nasl tanmland da
grlebilir. An olmasayd, ebediyet gemi zaman olarak geride belirecekti. Bu, yolda adm atmadan yryen,
bylece yolun o kiinin ardnda kat edilmi bir mesafe olarak grnd bir durumu hayal etmeme benziyor. An,
sadece discrimen [Ayrm; Blm] olarak vaaz edilseydi, gelecek zaman ebedilik olacakt. An vaaz edilirse,
ebedilik ile gemi zaman olarak tekrar karmza kan gelecek zaman da vaaz edilmi olur; bu dnce Yunan,
Musevi, Hristiyan grlerinde hayli belirgindir. Her eyi yeni batan oluturan belirleyici kavram, "zamann
mkemmellii", Hristiyanlkta bulunur. Ama zamann mkemmellii, "ebedilik olarak an"dr; bu ebedilik de,
gelecek ve gemitir. Buna dikkat edilmezse, tanrtanmazlk ile ihanetin kavram btnn yok eden
karmndan hibir kavram kurtaramayz. nsan gemii kendisi olarak deil, gelecek ile olan sreklilii iinde
anlar (htida, Kefaret, Kurtulu kavramlar bu ekilde dnya tarihindeki nemlerini ve bireysel tarihin
geliimindeki yerlerini yitirmilerdir). Gelecek, kendi bana deil, imdiki zaman ile yaln sreklilii iinde
vardr (burada da Yeniden Dirili ile lahi Yarg yok edilir).
imdi, Adem'i dnelim ve sonraki her bireyin, kuaklar arasndaki iliki ile tarih ilikinin sonucu olarak nitel
farklln korumakla birlikte, Adem ile ayn ekilde bir balang yaptn hatrlayalm. Bu nedenle "an",
sonraki bireyler iin olduu kadar, Adem iin de sz konusudur. Ruh ile bedenin sentezi Tin tarafndan vaaz
edilir; ama Tin ebedi olduu iin, bu ilk sentez, Tin ancak zamansallk ile ebedilii birletiren ikinci sentezi vaaz
ettiinde gerekleir. Ebedilik dahil edilmezse, "an" da yoktur, ya da sadece bir discrimendir [snr; ayrm
izgisi; dnm noktas]. Bunun nedeni de, Masumiyet'te Tin'e sadece "d gren Tin" niteliinin yklenmesi,
ebediliin de gelecek zaman olarak ortaya kmasdr; nk bu, daha nce de sylendii gibi, ebediliin ilk
ifadesi, onun klk deitirmi halidir. Tpk (bir nceki blmde), Tin sentezde vaaz edilecei srada, daha
dorusu Tin kendisinin bireydeki (zgrlk) olanan vaaz edecei srada, kendini Kayg olarak ifade etmesi,
bylece kendini Kayg olarak ifade eden gelecek zamann da, ebediliin bireydeki (zgrlk) olana olmas
gibi. "Olanak halindeki zgrlk" kendini zgrlk olarak ortaya koyduunda "zgrlk" boyun eer;
zamansallk da ayn ekilde, gnahkrl imleyerek ehvanilik olarak ortaya kar. unu yineliyorum: Bu
sylediklerim, nitel sramaya ynelik nihai psikolojik tahminin ulaabilecei en son aklamadr. Adem ile
sonraki birey arasndaki farkllk, gelecek zamann izdmnn ikincisinde daha ok bulunmasnda yatar.
Psikolojik adan, bu "daha ok" rktcdr, ama nitel srama asndan da hibir nemi yoktur. Adem'in en
ok farkllat nokta, gelecek zamann gemi, ya da Kayg tarafndan varsaylyor grnmesi, olanak halindeki
durumun ise daha ortaya kmadan kaybolmu olmasdr.
Olanak halindeki durum, tam olarak gelecek zamana karlk gelir. Gelecek zaman, zgrlk iin olanak
halindeki durumdur; demek ki gelecek zaman, sadece zaman asndan olanakldr. Kayg, bireysel yaamda her
ikisine de karlk gelir. Bylece kesinlik ieren doru bir dilsel kullanm, Kayg ile gelecek zaman bir tutar. Bir
kiinin gemie ilikin kayg duyduu sylendiinde, bu ifade sz konusu dilsel kullanm ile elikiye der.
Daha dikkatli bakldnda, bunun sadece bir sylem biimi olduu, gelecek zamann bir ekilde ortaya kt
grlr. Kayg duyduumu varsaydm gemi, benimle bir olanakllk ilikisi iinde bulunmak zorundadr.
Gemiteki bir talihsizlikle ilgili kayg tayorsam, bu zerine kayglanlan eyin gemite olduunu deil,
ileride, yani gelecekte yineleneceini dnmemden kaynaklanr. Gemiteki bir crm nedeniyle
kayglanyorsam, bu onu tam olarak gemite brakmam olmam, kendimi kandrarak ya da baka bir ekilde
gemite olmu olmasndan kanmam yzndendir. Gerekten gemi zaman olsayd, kayg deil pimanlk
duyardm. Piman deilsem, bu kendime crm ile diyalektik bir ilikiye girme hakkn tanm olmamdan,
bylece crmn kendisinin gemie ilikin deil, olanak halinde bir ey olmasndan kaynaklanr. Cezadan
kayglanyorsam, bu da ceza ile crmn diyalektik ilikisi nedeniyledir (teki trl cezam ekiyor olurdum), o
halde kaygmn olanak halindeki ve gelecee ilikin bir eye ynelik olduunu syleyebilirim.
imdi ilk blmdeki yere geri dndk. Kayg, gnahtan nce gelen psikolojik durumdur; gnaha, olabildiince
kaygl, yaknlar, ama sadece nitel srama ile ortaya kan gnah aklayamaz.
Gnahn vaaz edildii an, zamansallk gnahkrlk olmutur.
55
Zamansalln, gnahkrl ehvanilikten daha
ok imlediini sylyor deiliz; demek istediimiz, gnah vaaz edildiinde, zamansalln gnahkrl
imlediidir. Demek ki, sadece ebedilikten soyutlanm an'da yaayan kii gnah iler. Sama sapan bir
rahatlamay gze alrsak, gnah ilememi olsayd Adem'in o an'da ebediyete intikal etmi olacan
syleyebiliriz.
55 Zamansalln gnahkrlk olarak belirlenimini, bir ceza olarak lm dncesi izler. lmn rktcl,
dsal bir fenomene bal da olsa, organizmann mkemmellemesiyle artar; bu analoji nedeniyle de si placet
[Eer istenirse] yukardaki akl yrtme bir ilerlemedir. Bir bitkinin lm ve rmesi bahardaki kokusundan
daha ho bir rayiha yayarken, bir hayvann lm havay zehirler. Daha derin bir anlamda, insana yklenen
deer bydke, lmn korkunluunun artt da dorudur. Hayvan gerekten lmez, ama Tin, kendisi
olarak vaaz edildiinde, lm de korkun yzn gsterir. Bylece, lm kaygs da doum kaygsna karlk
gelir. lmn bir dnm olduu yolundaki ksmen doru, ksmen zekice, ksmen heyecanl, ksmen yzeysel
dnceyi burada yinelemek niyetinde deilim. nsan, lm annda kendini sentezin ev noktasnda bulur. Tin,
lmesi olanakl olmad iin, yoktur, ama beklemek zorundadr, nk bedenin lm zorunludur. Pagan
dnce ehvanilie daha safa yaklat iin, zamansalla ilikin gr de daha zensizdir. Bu nedenle,
pagan dncede lm daha yumuak ve ekici olsa da, en yksek noktaya kmaktan ok uzaktr. Lessing'in
klasik sanattaki lm tasarm zerine yazd olaanst yapt okurken, uyuyan peri resminden, ya da lm
perisinin bam eip kandili sndrrken resmedilen yce vakarndan hzn ve haz duymamak mmkn deildir.
Burada, eer istenirse, hibir eyin ammsanmad bir anmsama kadar yattrc bir mihmandara gven
duymay kkrtan tarif edilmez bir ekicilik bulunur. te yandan, bu suskun rehberi izlemenin meum bir yan
da vardr, nk onun gizledii bir ey yoktur. Bu rehber klk deitirmi deildir, ne ise odur; o, lmdr,
bylece her ey sona ermitir. Bu periyi, dostane haliyle lenin zerine eilip son pcnn nefesiyle yaamn
son kvlcmn sndrrken grmekte anlalmaz bir hzn vardr. Bu pckle her ey yava yava yitip gider;
geriye, kendisini anlatmayan, ama her eyin bir oyun olduunu, bunun da sonuna gelindiini, nemli nemsiz
herkesin okul ocuklar gibi uzaklatn, yanan bir kdn kvlcmlar gibi sndrldn, sona kalan tek
eyin okul mdrln stlenmi ruh olduunu syleyen lm kalr. Her ey bir ocuk oyunudur, oyun da
bitmitir; yok olmann sessizliini burada buluruz
te yandan, gnah vaaz edildiinde, zamansal, ya da ehvani olandan yaplacak bir soyutlamay mit etmek
nafiledir.
56

56 Burada ileri srlen dnce zerinde ilk blmde de duruldu. Yinelememin nedeni, bundan sonra
syleneceklere k tutacam dnmemdendir.
1.TiN'iN YOKLUGUNA DUYULAN KAYGI
Yaam gzleyen bir kii, burada ileri srlen dncenin doruluu konusunda ikna olacaktr: Kayg, gnahn
nitel sramayla ortaya kt nihai psikolojik durumdur. Bununla birlikte paganlk ve Hristiyanlk'ta yinelenen
pagan dnce, gnahn nitel sramasnn olumad yolundaki belirlenimden doar. Ama bu durum
Masumiyet deil, Tin asndan bakldnda, daha ok Gnahkrlk durumudur.
Hristiyanlk'taki yerleik dncenin paganln gnahkrlk iinde var olduunu sylemesi nemlidir, gnah
bilincini ilk ortaya atan ise Hristiyanlktr. Ama yerleik Hristiyan dncesi kendini daha kesin olarak
anlattnda iddias da doruluk kazanr. Pagan dnce, nicel belirlenimler yoluyla zamann dna kar, zaten
daha nce de oradadr ve gnaha en derin anlamyla hibir zaman ulaamaz, bu da gnahn ta kendisidir.
Paganln bu ekilde tanmn yapmak kolaydr, ama Hristiyanlk'ta yinelenen pagan dnceye gelince i
deiir. Bu dnce, ne sulu ne de susuzdur; imdiki zaman, gemi, gelecek ve ebedilik arasndaki ayrmdan
haberdar deildir. Hristiyanlk'ta ortaya kan pagan dncenin yaam ile tarihi, eski elyazmalarna benzer;
noktalama iaretleri olmadan, birbiri ardna gelen szcklerin, tmcelerin dizilii gibi mulak bir biimde ilerler.
Estetik adan komiktir bu; yaamn iinden akan bir rman mrltsn dinlemek gzeldir, ama bir ussal
varlklar toplam da anlamsz, sregiden bir fsltya dntrlmtr, komik olan da budur. Felsefe bu plebleri,
nebati amurun nce kat topraa, sonra yer kmrne dnmesi gibi, daha yksek bir kategori iin tayc
olarak kullanabilir mi, bilmiyorum. Tin asndan bakldnda, byle bir varolu gnahn kendisidir, bu durumda
insan en azndan ereveyi izip oradan Tin'i ekip almaya alabilir.
Burada sylenenler paganlk iin geerli deildir. Byle bir varolu sadece Hristiyanlk'ta mevcuttur. nk
Tin'in vaaz edilme dzeyi arttka yoksunluk derinleecek, yitirilen ey bydke de saadet iinde yzerken
byk bir sefalete denler ot nv^yr^Te [Hissetme zelliini yitirmi olanlar] olacaktr. Bu Tin
yoksunluundan duyulan rahatlkta, klelerin paganlktaki haliyle karlatrldnda, bir anlamda klelik sz
konusudur, nk bu kendi iinde bir hiliktir. Bununla birlikte, Tin yoksunluundaki kaybolmuluk en
korkuncudur, nk buradaki talihsizlik, kendisi bir hilik olan Tin yoksunluunun Tin ile iliki iinde
olmasndan kaynaklanr. Tin yoksunluu, bir yere kadar Tin'in tm ieriine sahiptir, ama altn iziyorum; Tin
olarak deil, zerimizde dolaan bir hayalet, anlalmaz bir laf yn, bir slogan gibi. Tn yoksunluu doruluu
ierebilir, ama yineliyorum; doruluk olarak deil, bir sylenti, bir kocakar masal gibi. Estetik adan, Tin
yoksunluunda derinde yatan, genel olarak dikkat ekmeyen taraf budur, nk aktr, Tin asndan, kendini pek
gvende hissetmez. mdi, Tin yoksunluu tasarlanmaya alldnda, aktrn diline bir laf salatas yerletirilir,
nk kimse kendi kulland szckleri Tin yoksunluunun diline yerletirmeye cesaret edemez: Gvensizlik
buradan kaynaklanr. Tin yoksunluu, en kapsaml Tin'in sylediinin aynsn syleyebilir, ama bunu Tin adna
syleyemez. Tin yoksunluunun bir nitelik olarak yklendii kii konuan bir makineye dnr, bu insan
felsef bir zrval, inanca ilikin bir itiraf, siyasi bir laf silsilesini ezberden okumaktan da kimse alkoyamaz,
ironiye ve mizaha en dkn glerin, en yaln grnen eyin, kiinin neyi kavrayp neyi kavramadn ayrt
etmesi olduunu bir azdan sylemesi anlaml gelmiyor mu? Tin'den en yoksun kiiyi bu nakarat tekrar
etmekten ne alkoyabilir? Tin'in bir tek ispat vardr; o da Tin'in ispatnn kendi iinde yaplyor olmasdr. Baka
bir yola sapan kii, bir ispat yn elde edebilir, ama bu insann Tin'den yoksun olduu zaten bellidir.
Kayg, Tin yoksunluunda bulunmaz, nk bu yoksunluk kayg iin fazla mutlu, fazla huzurlu, Tin'den fazlaca
uzaktr. Bu hzn veren bir nedendir, paganlk da Tin yoksunluundan u noktada ayrlr: Paganlk Tin'e
ynelmiken, Tin yoksunluu Tin'den uzaklamaktadr. Bu bakmdan Paganlk ok daha fazla yelenebilir. Tin
yoksunluu, Tin'in durgunlamas, ideal olann da palyaoya dnmesidir. Bu nedenle Tin yoksunluu,
ezberindekini okuduunda aptal saylmaz, ama tuz ne kadar ahmaksa o da bu lde aptallasn Tuz aptallarsa,
tuzlama etkinlii ne ile gerekleecektir? Tin yoksunluunun hibir eyi tinsel olarak kavramamas, kard
aksak seslerle her eye tutunma abasna ramen hibir eyi zerine vazife olarak almamas, kaybol-muluunun
ve getirdii rahatlamann nedenidir. Tin yoksunluu bir ekilde Tin'e temas etse ve arplm kurbaa gibi bir an
titrese, ortaya kan ey tam bir pagan fetiilii olacaktr. Tin yoksunluunda yetke yoktur, nk o bilir ki, Tin
iin de yetke sz konusu deildir. Bununla birlikte, edindii bilgiye ramen, Tin yoksunluu ne yazk ki Tin
olamad iin, mkemmel bir puta tapar olur. Tin yoksunluu bir geri zeklya ve bir kahramana ayn hrmetle
tapnr, gerek fetii ise bir arlatandr.
Tin yoksunluunda Kayg yoktur, nk o, Tin'in olduu kadar Kaygnn da dna atlmtr, ama Kayg gene
de bir yerlerde bulunur: Bekleyerek. Bir borlu alacaklsn gevezelikle oyalayarak kaacak kadar ansl olabilir,
ama burada gelen, kimseye benzemeyen bir alacakldr: Bu alacakl Tin'dir. Byle bakldnda, Kayg Tin
yoksunluunda da vardr, ama gizlenmi, klk deitirmi olarak. Kaygnn bakyla her dnce rperir,
nk Kaygnn grn -im-gelem byle bir grn tasarlamaya uygunsa- yeterince rktc ve
korkuntur. Bu grn, kendini olduu gibi gstermemek iin klk deitirirse daha da rktc olur, ama
zaten ne ise odur. lm, gerek haliyle grndnde, orayla kasvetli, yava yava yrdnde insan ona
korkmadan bakabilir; ama lmle alay edilebileceini sananlarn karsna klk deitirip ktnda, bu
insanlardan biri o bilinmez eklin herkesi nezaketiyle esir alp tutkularn vahi cokusuna kaplmasna neden
olan lm olduunu anladnda, artk derin bir dehete kaplmaktan kendini alamaz.
2.KAYGI: DiYALEKTiK YNTEMLE YAZGI OLARAK TANIMLANAN BiR
TERiM
ounlukla, Paganln gnahta var olduu sylenir, belki de Kayg'da var olduunu sylemek daha doru
olacaktr. Paganlk hem bir btn olarak, hem de Tin derin anlamnda "Tin" olarak vaaz edilmi olmasa da, Tin
ile ilikisi iinde ehvaniliktir. Bu olanak halindeki durum da Kaygnn kendisidir.
Kaygnn nesnesinin tam olarak ne olduunu sorarsak, yant burada da "Hilik" olduudur. Kayg ile Hilik her
zaman birbirleriyle karlkllk ilikisi iindedirler. zgrlk ile Tin etkinlik halinde vaaz edildiklerinde, Kayg
da ortadan kalkar. O zaman Kaygnn hilii Paganlkta daha kesin biimde neyi imler? Yazg'y.
Yazg, Tin ile dsal bir iliki iindedir. Bu iliki, Tin ile, kendisi Tin olmayan ama tinsel bir ilikiye girmi bir
ey arasndadr. Yazg, zorunluluk ile ilineksel olann birlii olduu iin, tam tersini de imleyebilir,
dikkatimizden kam bir eydir bu. Herkes pagan dncedeki fatum'dan bir zorunlulukmu gibi sz eder (bu
terim Dou ve Yunan dncelerinde farkl anlamlar tar). Yazgnn ilineksel olan, yani Sagr [Dan.
Forsynet;Lat. Providentia] ile llemeyecek olan imledii Hristiyan dnyasnda da bu zorunluluun izlerinin
kalmasna gz yumulmutur. Ama durum tam olarak da byle deildir, nk Yazg tam olarak zorunluluk ile
ilineksel olann birliidir. Yazgnn kr olduu yolundaki gr, bu ifadeyi ustalkla belirtmitir, nk
krlemesine ilerleyen bir kii, zorunlulukla olduu kadar ilineksel olarak da yrr. Kendi bilincinde olmayan bir
zorunluluk, bir sonraki an ile ilikisinde eo ipso ilinekseldir. Demek ki Yazg, Kaygnn hiliidir. Hiliktir,
nk Tin vaaz edildiinde Kayg da ortadan kalkar; ama ayn zamanda Yazg'dr, nk burada Sagr de
vaaz edilmitir. O zaman Paulus, Yanl Tanr [Afgud] dediinde, Yazg'dan sz ediyor olmal: Yeryznde
Yanl Tanr yoktur, ama Yanl Tanr pagan dindarlnn nesnesidir.
O halde, pagann kaygs nesnesini, hiliini Yazg'da bulur. Yazg ile bir iliki kuramaz, nk Yazg, bir an
zorunluyken, bir sonrakinde ilineksel olur. Ama pagan Yazg'ya balanmtr da; bu ballk Kayg'dr. Pagan
kii, Yazg'ya daha fazla yaklaamaz. Paganln yaklama abas, Yazg'ya yeni bir k tutacak kadar derinlik
kazanmt. Yazg'y aklamak isteyen kii, Yazgnn kendisi kadar mulak kalmaya mahkmdur. Khin'in
durumu budur. Aslnda Khin tam tersini de imleyebilir. Bu nedenle, pagan kiinin Khin ile olan ilikisi de
Kayg'dr. Paganln en trajik, aklanmaz durumu da burada yatar. Trajik olan, Khin'in sylediinin
mulaklnda deil, pagan kiinin ona danmaya cesaret edememesinde bulunur. Pagan kii Khin'in sz ile
ilikisini korur, ama ona danp yanlmaya cesaret edemez. Dant zaman bile, Khin'in sz ile mulak bir
iliki iindedir ("Pathos"a hem ortak, hem de onun karsndadr). Bu noktada, Khin'in aklamalar zerine
dnr!
Paganlkta su ve gnah kavramlar yoktur. Eer olsayd, kiinin Yazg nedeniyle sulu olmas elikisi
nedeniyle Paganlk silinip giderdi. Bu, elikilerin en bydr, Hristiyanlk da bu elikiyi aar. Paganlk
bunu anlamaz, nk gnah kavramn tanmlarken ok yzeysel bir usa vurmada bulunmutur.
Gnah ve su kavramlar, tekil birey tarafndan, tekil bir birey olarak ortaya konur. Bu kiinin bir btn olarak
dnya, ya da gemi ile ilikisi sorgulanmaz. Sorun sulu olmasdr; Yazg nedeniyle, dolaysyla sorgulanmayan
bir ey yznden sulu duruma dmtr. Bu durumda da Yazg kavramn ortadan kaldran bir ey durumuna
dnr, dt bu durumun sorumlusu da Yazg'dr.
Bu elikinin yanl anlalmas, Mevrus Gnah kavramnn yanl anlalmasna yol aacaktr. yi anlalrsa, bu
kavram doru bir dnceyi belirtir: Her birey, hem kendisi, hem de trn kendisidir, daha sonra doanlar da ilk
kiiden zsel olarak farkl deildir. zgrlk, Kayg olanak halindeyken, Yazg'ya yenik der ve ker. Bunun
sonucu, zgrln sulu olduuna ynelik aklamayla ayaa kalkmasdr. Kayg, bireyin suluymu gibi
grnd en u noktasnda, henz gnah deildir. Dolaysyla gnah, ne zorunluluk, ne de bir ilinek olarak
ortaya kar, Sagr'nn gnah kavramna karlk gelmesinin nedeni de budur.
Hristiyanlk'ta, Tin'in var olduu ama aslnda "Tin" olarak vaaz edilmi olmad her yerde, Pagan dncedeki
Kayg'ya gnah ile ilikisi iinde rastlayabiliriz. Bu olgu, en ak biimiyle, bir dhide grnr. Dhi, dolaysz
olarak dnldnde, temelde znelliktir. Bu noktada, yalnzca Tin tarafndan vaaz edilebilecei iin, kendisi
henz Tin olarak vaaz edilmi deildir. "Dolaysz" olarak, dhi Tin olabilir (olaand kavrayn Tin olduu ve
Tin tarafndan vaaz edildii grnn veren aldatmaca buradadr), ama o zaman karmza u kar: Tin,
kendisinin dnda Tin olmayan bir eye sahiptir ve kendisi de Tin ile dsal bir iliki iindedir. Dhi bylece
srekli Yazg'y aar ve deha derinletike, Yazgnn alm da derinleir. Tin yoksunu kiiye gre aptalca bir
ey olan bu durum, hakikatte yceliktir; nk hi kimse Sagr "ideas" ile domaz. Eitimin nemini kabul
ediyor olsam da, Sagr'nn eitimle yava yava kazanlacan syleyenler byk bir yanlg iindedirler.
Dhi, ilk yaln gcn Yazg'y amasyla gsterir, ama bu ayn zamanda onun gszln de aa karr.
Dhi, sensu eminentiori [En yce anlamda] olmasa da, her zaman dolaysz Tin'dir ve Yazg onun iin snrdr.
Sagr, gnaha ulalmadan vaaz edilmez. Dhi, Sagr'ye ulamak iin bu nedenle byk bir aba harcar;
ulaamazsa, Yazg zerine yaplacak aratrma iin bir zne olarak kalr.
Dhi, her eye Ansich [Kendi iinde] kadirdir, bu haliyle dnyann tmn yerinden oynatabilir. Dzenin
salanmas iin, yannda bir e belirir; bu da, bir hilik olan Yazg'dr. Onu aa karan dhidir, dehas
derinletike, Yazg'y daha derin biimde aa karr, nk bu e yalnzca Sagr'nn nceden
sezilmesinden ibarettir. Bu kii sadece bir dhi olarak kalr ve yzn darya evirirse hayranlk uyandran
eyler yapmay baaracak, ama her zaman Yazg'ya boyun eecektir. Elle tutulur, gzle grlr biimde darya
almazsa, ie dnmesi gerekir. Bu nedenle, dhi derin anlamda kendi iine dnmezse, dehann varoluu her
zaman bir peri masal olarak kalacaktr. Dhi her eyi yapmaya muktedirdir, ama hi kimsenin kavrayamayaca
bir anlamszla da mahkmdur; dhi, mutlak kudretiyle, bu anlamszln stne her eye kadir bir anlam ina
eder. Bylece bir temen, eer dhi ise, bir imparator olup dnyay deitirebilir. Ortaya kan, bir imparatorluk
ve tek bir imparator olacaktr. Yine ayn nedenle, bir ordu, koullarn mkemmel olduu, bir sonraki an da
bozulabilecei zaman sava iin toplanabilir. Bir kahraman topluluu sava emrinin verilmesini ister, ama o bu
emri vermez. Neden? nk o Marengo savann tarihidir. Her eyin hazr olduu zaman bile, o birliklerinin
nnde, sadece askerlerini ateleyecek kehaneti bildirmek iin gnein domasn bekler; gne, her
zamankinden daha ilham verici, ate ykl grnyle doabilir. Gne, sadece ona ilham vermekle kalmaz,
nk gne hibir zaman Austerlitz'deki kadar ihtiaml ykselmemiti; ancak Austerlitz'in gnei zaferi ve
ilham kazandrr. Bu aklanmas mmkn olmayan tutkuyla, ok nemsiz bir kiiye hn duyabilir,
dmanlarna merhamet gsterebilir. Evet, yazk erkee, yazk kadna, yazk masum ocua, yazk topraktaki
hayvana, yazk aaca, yazk Dhi kehanette bulunaca an o aacn dalma uan kua.
Dhi'ye dars kendi bana bir anlam ifade etmez, bu nedenle de onu anlayacak kimse yoktur. Her ey, onun
gizli dostuyla (Yazg) birlikte darsn anlamasna baldr. Belki de her ey yitirilmitir; sokaktaki adam ile
bilge kii, kendini yok yere atee atmamas iin bir azdan ona nasihat veriyor olabilir. Bu noktada, Yazgnn
istencini okumasn salayan grnmez metinden kuku duyuyor deilse, Dhi tm dnyadan daha gl
olduunu bilir. Bu metni kendi isteine gre okursa, her eye kadir sesiyle geminin kaptanna "A yelkenleri,
Caesar' ve onun talihini tayorsun" der. Her ey kazanlm olabilir, o an Dhi bir bilgi edinir; nemini hibir
canlnn, gkteki Tanrnn bile anlayamayaca bir sz sylenmi olabilir (nk belirli bir anlamda gkteki
Tanr Dahi'yi anlamaz), Dhi bu sz ile gcn yitirir.
Dhi, genelgeer olann dnda kalr. Yazg'ya olan inanc nedeniyle, kazansa da yitirse de yceliini korur,
nk utku da yenilgi de ona, daha dorusu Yazg'ya aittir. Genellikle kazand zaman ona hayranlk duyulur,
ama en ok kendi eliyle yenilgiyi tatt zaman ycedir. Bu elbette, Yazgnn kendisini dsal olarak ifade
etmedii yolunda anlalmaldr. nsani adan, o an yine de her ey kazanlmtr. Dhi pheli metni kefeder
ve sonra der, "Onu alt etmek iin bir dev gerekiyordu" denebilir, bunu da kendisinden bakas baaramaz,
insanlar bir sylence bulduklarn dnrler, oysa yeryzndeki krallklar ve lkeleri onun kutlu elinin
hkimiyeti altna alan inan, onu yenik dren inanla ayndr; onun d bile, kavranmas mmkn olmayan
bir sylencedir.
Dolaysyla, Dhi'nin kaygsnn zaman, tehlikeyi ancak tehlike annda sezen sradan insann kaygsndan ok
daha farkldr. Sradan insanlar tehlikeden nce ve tehlike getikten sonra kendilerini gvende hissederler. Dhi
ise tehlike annda her zamankinden daha gldr. Kayg onun iin hem tehlikeden nce, hem de o byk
bilinmezle, Yazg ile karlaaca o sarsc an olan tehlikeden sonra da sz konusudur. Belki de tehlikenin
getii an kaygs ahikasna ular, nk kesinliin sabrszl her zaman utkuya giden yolun ksalyla ters
oranldr. Utkuya yaklatka, zellikle de utkunun kazanld an yitirilecek eyler de artar: Yazgnn tutarl
olmas, tutarszln kendisidir.
Dhi, kendini din olarak kavrayamaz, bylece ne gnaha ne de Sagr'ye ulaabilir. Bu nedenle Dhi, Kayg
ile Yazg arasndaki ilikide var olur. Eer dindar da deilse, bu Kayg'dan yoksun bir dhi yoktur.
Dhi bu ekilde kalr ve darya ynelirse ycelecek ve baarlar gz kamatrc olacaktr, ama ycelii hibir
zaman kendisine dnemeyecek, hibir zaman kendisi iin bir ycelik elde edemeyecektir. Tm etkinlii darya
ynelirse, deyim yerindeyse, her eyi darya yayan, kendi iinde oluamayan bir nve olacaktr. Dhi'nin
kendisi iin anlam, bir hilik, mphem bir melankolidir; tpk Fr adalarnda yaayp eitli Avrupa dillerinde
hayranlk uyandran metinler yazan, lmsz katklaryla bilimleri dntren, ama kendi dilinde tek bir satr
yazmad iin bu dili nasl konuacan unutan bir kii gibi. Daha derine inersek, Dhi kendisi iin asla nemli
olamaz; talih, talihsizlik, takdir, onur, g, ebedi n gibi fni alanlara ynelik snr asla Yazgnn snrlarnn
dna kamaz. Gnahn daha derindeki her belirlenimi de darda braklmtr. Sulu saylmak, Kaygnn sua
deil, olsa olsa suun erdem tarafndan belirlenen grnne ynelmesiyle mmkn olur. Ruhun bu durumu iir
iin ok uygundur. Bu anlatlanlar herkesin bana gelebilir, ama Dhi iin bunun anlam ok derindedir, o
insanlarla deil, varoluun esraryla savar.
Byle dhice var olmak, tm gz kamatrclna, ihtiamna, nemine ramen gnahtr, bu varoluu kavramak
cesaret ister, kii ruhun arzu dolu aln gidermeyi renmedii srece de kavranmas pek mmkn deildir.
Durum, gerekte byledir, bu varoluun belirli bir mutluluk getirmesi de bir ey ispatlamaz. Yetenek bir oyun
arac gibi de grlebilir, ama insan bu srete kendini asla zamansal kategorilerin zerine ykseltemeyeceini
fark eder. Daha derine inersek, Dhi ile yetenek ancak din bir bak asyla dorulanabilir. Talleyrand gibi bir
dhiyi ele alalm: Yaam zerine daha derin bir tefekkr yapmann olanan tayordu, ama bundan kand,
yzn darya evirecek zelliini izledi. Bylece, dehas bir entrikac kimliiyle ihtiaml bir ekilde tescil
edildi; kendini toparlama yetenei, dehasnn (andrc asitler zerine alan kimyaclarn diliyle konuursak)
doygunlua ulatrma gc hayranlk uyandrd, ama o her zaman zamansalla baml kald. Byle bir dhi
zamansal olana hi tenezzl etmeyip iine, ilah olana dnseydi, ne denli dindar bir dhi olurdu! Tahamml
etmesi gereken aclar yaad, dolaysz niteliklerinin peinden gitmek de bir nevi teselliydi; bu nitelikler nemli
de olabilir nemsiz de, ama dl, nemli ya da nemsiz, her zaman bunlarla oranldr.
Kuaklar boyu srecek lmsz onurun bile zamansal bir nitelik olduunu kavrayacak kadar ruhunu eitememi
kii unu da gremez: nsanlar uykusuz brakan bu arzunun nesnesi iin uramak, tek bir insana mahsus, tm
yeryzn kskandracak lmszlk ile karlatrldnda su gtrmez lde eksiktir; bu ruh olgunluundan
yoksun kii ne Tin'i, ne de lmszl aklarken fazla uzaa gidemez.
3.KAYGI: DiYALEKTiK YNTEMLE SU OLARAK TANIMLANAN BiR TERiM
Genellikle hukukun k noktasnn Yahudilik olduu sylenir. Ama bu nerme, Yahudiliin Kayg iinde yer
ald biiminde de ifade edilebilirdi. Burada Kaygnn hilii, Yazg'dan baka bir eyi imliyor. Bu erevede,
"Hilikten kayg duyuyor olmak" cmlesi paradoksal grnebilir, nk su, belirli bir eydir. Bununla birlikte,
su Kaygnn nesnesi olduu srece, o ayn zamanda hiliktir. Su ile Kayg arasndaki iliki mulaktr, nk
su vaaz edildiinde, Kayg ortadan kalkar, yerini tvbekrlk alr. Kayg ile kurulan her iliki gibi, bu da
"pathos"a hem ortak, hem de kar olmak anlamn tar; paradoksal grnse de, durum aslnda byle deildir;
Kayg korkuya kapldnda, nesnesiyle kurduu ince iletiimi de korur, gzn ondan ayramaz, ayrmayacaktr
da, nk kii bunu yapmak istediinde, karsnda tvbe-krl bulur. Bu dncenin glk ierdii
sylenebilir, ama bu konuda yapabileceim bir ey yok. unu syleme cesaretini gstereceim: Gcn,
bakalaryla deil kendiyle kurduu ilikiden alan ilahi aktr, bunu g bulmayacaktr. Yaam, kayg duyan
bireyin, sua hem korku, hem de arzuyla yaklatna ilikin yeterli derecede olgu sunuyor. Su, ylann
byleyici bak gibi, Tin'in gznden ald gce sahiptir. Mkemmellie gnah yoluyla erime hakkndaki
Karpokrat
57
grn doruluu buradadr. Bu gr, dolaysz Tin'in, kendini Tin ile, Tin olarak vaaz ettii karar
nnda doru olur. Ama gene de, bu dncenin in concreto gerekletiini varsaymak, kfre girer.
57 M.S. ikinci yzyldaki gnostik bir tarikat. - .n.
Yahudilik, suun ierdii kayg nedeniyle Yunan kltrnn tesine gemitir. Kayg ile kurulan bu "pathos"
ortakl da, Yunan kltrnn ifade etmekte aceleci davrand dnceler konusunda gsterdii dikkat ile
anlalabilir: Yazg, talih, talihsizlik.
Yahudilik'teki kayg, sua ilikin bir kaygdr. Su, her yere yaylm bir kuvvettir; varoluu kaplyor olsa da, hi
kimse onu daha derin bir biimde kavrayamaz. Onu aklayacak her ne ise, doasnn da ayn olmas gerekir;
tpk khin ile yazg arasndaki karlkl iliki gibi. Pagan dncedeki "khin'^, Yahudilikte "kurban" karlk
gelir. Bu nedenle, "kurbann ne olduunu kimse kavrayamaz. Yahudilik'teki derin tragedya burada yatar,
paganlktaki khine benzer biimde. Yahudi, areyi kurbanda bulur, ama bu bir ie yaramaz, nk ona asl
yardm edecek olan, Kayg ile Su arasndaki ilikinin ortadan kalkmas ve doru bir ilikinin vaaz edilmesidir.
Bu gereklemedike, kurbann zerindeki yineleme ile ifade edilen sis perdesi kalkmaz; bir sonraki sonu da,
kurban etme edimi zerine yaplan tefekkrde cisimleen katksz pheciliktir.
Yukarda syleneni, yani Sagr'nn ancak gnah ile indiini hakl klan dnce burada da geerlidir: Kefaret
ancak gnah ile vaaz edilir ve onun iin bir kereye mahsus kurban verilir. Bunun nedeni kurbann grnteki
mkemmellii deildir, tam tersine, kurbann mkemmellii, gnahn etkin biimde vaaz edilmesine karlk
gelir. Gnah ile kurulacak etkin iliki vaaz edilmediinde, kurban verme ediminin yinelenmesi gerekir. (Kurban,
kendisinin mutlak mkemmellii biliniyor olsa da, Katoliklikte bylece yinelenir.)
Burada yeryz tarihi asndan ksaca belirtilen ey, Hristiyanlk'ta bireylerde yinelenir. Sradan insanda da
olan, ama dhinin tm aklyla ortaya koyduu bu durum, kolayca snrlandrlamaz. Btnlk iinde
baktmzda, dhi teki insanlardan sadece u noktada ayrlr: O, tarihsel nkoulunu, Adem'in yapt gibi yaln
biimde ortaya koyar. Bir dhi doduunda, varolu da snava tbi tutulur, nk dhi, kendisine kavuuncaya
dek, gemiteki her eyi, her tecrbeyi kat eder. Bu nedenle, dhinin gemie ilikin bilgisi, dnya tarihi zerine
yaplan aratrmalarda sylenenden tmyle farkldr.
Dhinin, iinde bulunduu dolaysz belirlenimi koruyabilecei belirtilmiti; bunun gnah olduunu sylemek,
rtk olarak dhiye yaplan bir iltifattr. Her insan yaam, din olarak tasarlanmtr. Bunu yadsma abas, her
eyi kartrmak ve birey, tr, lmszlk kavramlarn yok etmekten baka ie yaramaz. Bu konu byk
glkler barndrr, nk insan artk hangi nedenle olursa olsun, ayrm yapmay arzular. Kafas entrikaya
alan birinin diplomat ya da detektif, komedya taklidine yetenei olann aktr, vasfsz olann da adliyede
kapc olmas gerektiini sylemek yaama anlamsz bir yerden bakmaktr; aslnda hibir ey de demek deildir,
nk gn gibi aikr olan bir daha tekrarlanmtr. Asl i, din ve dsal varolu arasndaki ilikiyi aklamak,
din olann duyulur olanda kendini nasl ifade ettiini ortaya karmakta yatar. Ama mevcut yaamn uup giden
bir an'a her zamankinden ok dnt gnmzde bunlar dnmeyi kim kendine dert edinir? Biz sonsuzluu
kavramaya almak yerine, kendimizi, tekini idare etmeyi, an'n -sadece o an'n- peinde komay yeliyoruz.
Bir insan lm an'nn tadna bir kez baksa, o an ile bir kez vals yapsa; talihsizlerin, domak yerine yaama
frlatlp dolu dizgin koanlarn, hi bir zaman ani yakalayamayacak kiilerin gpta edecei biri olacaktr. Tek bir
gece danslarn yaamn bylyor, ertesi sabah da her ey snp gidiyorsa, gen bir kadnn ksa sren
yumuaklndan daha nemli bir ey var demektir; insan bunu grdnde gerekten yaam olur. Din
varoluun nasl olup da duyulur dnyaya nfuz edip yayldn dnecek vakit yoktur. nsann umutsuzlua
kaplmak iin acelesi yoksa da, gene de eli en yaknnda ne varsa ona uzanr. Bu yolla kii dnyada nemli bir
yer edinebilir, ara sra kiliseye urar; artk onun iin iyi gitmeyen bir ey yok demektir. Bu da, din olann
bazlar iin mutlak olduuna, bazlar iin ise olmadna iaret eder
58
- sonra da yaamn anlamna elveda!
Duyulur dnyadaki dev din niteliinden uzaklatka, tabii ki derin bir biimde dnmek gleir. Byle bir i
-rnein komedya aktr olmak- iin ne denli derin bir din tefekkr gerekir! Bunun mmkn olmadn
sylyor deilim, nk din kavraya sahip kii bunun altn madeninden daha esnek olduunu, yan yana bile
gelemeyeceini bilir. Ortaa, din tefekkrde bulunduu iin deil, bundan vazgetii iin hataya dmtr.
Burada yineleme sorunu tekrar karmza kyor: Din tefekkrde bulunmaya balayan kii, kendine her
anlamda yeniden dnmeyi ne lde baarabilir? Ortaa'da bir kesinti vardr. Bu nedenle kii kendine dnecei
zaman, bir yetenee -rnein komedya oynamaya- sahip olduunu fark eder ve bunu, mkemmellikten uzak
olduu gerekesiyle rter. Bugnlerde byle bir duruma aptallk deniyor. nk bir insann yetenei ve
58 Dinselliin Yunanllar arasnda byle tezahr etmesi olanakl deildi; gene de Platon'un bir yerde bunu
hesaba kattn grmek gzeldir [Protagoras diyalogu): Epimetheus insanlara her trl zellii dattktan
sonra, Zeus'a, iyi ile kt arasnda seim yapma yetisini de datmal mym, diye sorar; bylece bir kii bu
zellie sahipken bir bakas fiziksel gzellie sahip olacak, teki iir yazma, ya da resim yapma becerisini
edinecektir. Zeus'un yann, bu zelliin herkese eit biimde datlmas gerektii yolundadr, nk bu zellik
istisnasz tm insanlarn zsel niteliidir.
komedya duygusu varsa, o talihin Pamphilius'udur. Artk daha fazla ne isteyebilir? Byle aklamalar soruna
doal olarak teet bile geemiyor, nk gnmzde insanlar eski dnemlere gre daha bilge dosalar da, ou
din adan dnyaya gzlerini bir kr olarak ayor. Ama Ortaa'da derin dnme etkinliini daha ileri gtren
rnekler de bulunur. rnein bir ressam yeteneini din adan kavrayp bu yeteneini kulland yerlerde dine
yaklaamadn fark edebilir. Byle bir ressam sanatsal etkinliini tmyle bir Vens figrne vakfederse
dindar biri gibi grlebilir ve kilisenin yardmna gelip cemaatin gzlerini gksel gzellikle kamatran biri
olduu iin sanat din adan deerlendirilir. Tm bunlara ramen, grnrdeki yeteneklerine ramen kolay
yolu deil, yitirecei cazip eyleri dnmeden, ac, strap, kayg ile dolu patikay din uruna seen kiilerin
ortaya kmas beklenmelidir. Byle bir mcadele kukusuz tketir insan, nk bu srete kiinin bu yola
sapt iin pimanlk, melankoli, strap dolu anlar, karlarnda da yeteneklerinin peinde gittikleri takdirde
mutluluk vaat eden bir yaam olacaktr. Ama bu ekimenin ikencesi altnda, cazip glmsemesiyle aran
yeteneklerinin bulunduu yolun kendisi tarafndan kapatlm bir kmaz olduunu gren kii, yle bir ses
duyacaktr: Aferin evladm! Devam et, her eyi yitiren her eyi de kazanr.
59

59 Matta ve Luka ncil'lerinde yer alan bir sz. - .n.
Dindar, yani kendisiyle bir dolaym yoluyla iliki kuran bir dhiyi ele alalm. Yzn darya evirip
evirmeyecei bir sonraki sorudur. Onun ilk yapaca, kendi iine dnmektir. Yazgs tarafndan izlenen, kendisi
ile dolaysz bir iliki kuran dhi, sulu biridir. Kendine dndnde, Tanr'ya da dnm olur, Katolik yasa,
sonlu bir varln Tanr'y grmesiyle su ileyeceini syler. O kendine dndke, suu kefeder, dehas
derinletike, suu daha ok kavrar. Tin'den yoksun kiilerin bunu aptallk olarak grmesi benim iin elenceli
bir durumdur. Dhi bakalarna ne benzer, ne de onlar gibi olmakla yetinir; ama bakalarn hakir grd iin
deil, kendisi zerine yaln bir biimde dnd iin. Bu durumda, ne bakalarn, ne de onlarn yapaca
aklamalar dikkate almaz.
Suu bylesine derin biimde kefetmesi, bu kavramn onda -kart bir kavram olan masumiyetle birlikte- sensu
eminentiori bulunduunu gsterir. Kendisiyle dolaysz iliki iinde bulunan dhinin Yazg ile ilikisi de
byleydi, nk az ok herkes Yazg ile iliki iindedir. Talleyrandn (ondan nce de Young n) kefettii ve
ifade ettii eyi, tmyle bo lafn yapt gibi olmasa da, u sz dikkate almaz: Dilin amac dnceyi, yani
insann gizleyecek bir eyi olmadn gizlemektir.
Dhi kendi iine dndnde, zgrl kefeder. Yazgdan korkmaz, nk d dnyada tutunduu bir grevi
yoktur; zgrlk onun iin saadet demektir, dnyada istediini yapma, kral, imparator, ya da belagat yapan bir
sokak hatibi olma zgrl deil, kendini bilme, zgrln kendisi olduunu bilme zgrl. Kii ne kadar
st bir mertebeye karsa, her ey iin deyecei bedel de o denli byr. Dzeni salamak iin, sahneye
zgrl Ansich tayan bir varlk daha kar: Su. Su, onun iin, Yazgnn daha nce tad anlam
yklenmitir; artk korkusu Yazg'dan korktuu srada en st dzeye kan korku deildir: Sulu olarak
dnlmekten deil, sulu olmaktan korkar.
Sua ilikin kefi bydke, gnahn getirdii kayg da onun peinde bir olanak olarak o denli byr. imdi
sadece sutan korkmaktadr, nk ancak su onu zgrlkten yoksun brakabilir. Aktr ki, buradaki zgrlk
bir meydan okuma, ya da dar anlamda bencil bir zgrlk deildir. Bu varsaym zerinden, gnahn kkeni
aklanmaya allmtr, ama bu abalar emek israfndan baka bir ey deildir, nk byle bir varsaymn
kabul, aklamann kendisinden daha byk bir glk yaratr. zgrlk bu ekilde anlalrsa, kartm gz
nne almak da gerekli hale gelir; bu da bize, zgrln tefekkr yoluyla anlaldn gsterir. Hayr,
zgrln kart sutur, zgrln ycelii, kendine yetmesinden kaynaklanr; suu hem tasarlama, hem de
vaaz etme olanana sahiptir. Su etkin olarak vaaz edildiinde, zgrlk de onu kendisi zerinden vaaz eder. Bu
unutulduu takdirde, suun kendisinden tmyle farkl bir eyle, G ile kurnazca yer deitirmesine de yol
alm olur.
zgrlk, Su'tan korku duymaya baladnda, korktuu ey kendisini sulu grmek deil, sulu olmaktr;
nk Su vaaz edildiinde, zgrlk, nedamete dnr. O an iin, zgrlk ile su arasndaki iliki olanaktan
ibarettir. Dhi burada da basit bir kararn peine dmez; ne karar kendisinin dndaki Ahmet'te Mehmet'te arar,
ne de ucuz pazarlklarla yetinir. Ortada durann zgrlk m, yoksa vaaz edilmi su mu olduunu, zgrlk
sadece kendisi araclyla kavrar. Ezberlenecek ev devi: Bir kii gnahkr m, yoksa sulu mu diye din
kitaplarna bakmak kadar gln bir ey yoktur.
Kayg, zgrlk ile Su arasndaki ilikidir, nk her ikisi de hl olanak halindedir. zgrlk, kendisine
tutkuyla bakp Su ile arama mesafe koyduunda, suun hibir parasnn zerine dememesini salayabilir;
ama gene de Su'a bakmaktan kendini alkoyamaz, bu bak, Kaygnn bakdr - olanan iindeki vazgeiin,
iinde arzuyu barndrmas gibi.
Kaygnn, Adem'den sonraki bireyde Adem'den "daha fazla" olmasnn ne demek olduu burada aka
grlyor.
60
Su daha somut bir kavramdr, zgrlk ile ilikisi iinde de daha olanakl hale gelir.
60 Benzetmenin kesinlik tamad da gzden kamamaldr; konumuz, Adem' den sonraki bireyin masumiyeti
deil, bastrlm bir gnah-bilincidir.
Sanki sonunda tm dnya onu sulu klmak iin birlemi, o da tm dnyann suu yznden sulu olmutur.
Diyalektik nitelii nedeniyle, suu devretmek mmkn deildir, ama sulu olan her kii, sua yol aan ey
nedeniyle de sulu olur. nk suun nedeni asla darda deildir, batan karlan kii, batan karlma
nedeniyle kendisi suludur.
Bu durum, olanakllk dahilinde hayal gibi grnyor; ama nedamet etkin gnah ile karlatnda, onu nesne
olarak alr. zgrlk olana asndan, suun kefi derinletike, dhinin ycelii de byr, nk bir insann
ycelii, sadece iinde Tanr ile kurduu ilikiden doan enerjiye baldr - bu iliki hatal bir biimde Yazg
diye tanmlansa da.
Yazg, kendisiyle dolaysz iliki kurmu dhiyi ele geirir. O an, dhi ev noktasna ykselir; bu, gz kamatrc,
insanlarn iini brakp bakmasna neden olan da dnk bir kavrama n deildir. O an, Su'un dindar dhiyi ele
geirmesine benzer biimde, dhinin Yazg'ya yuvarland ev ndr. Dhi o an herkesten daha ycedir,
dindarlnn bir tatil cmbne dnd an deildir bu; o an, dhinin kendi nnde, kendi iine, gnah-
bilincinin derinliklerine gmld n dr.











Drdnc Blm
Gnahn Tasdg Kayg ya da Tekil Bireyin Gnahnn Sonucu Olarak Kayg
Gnah, yeryzne nitel bir srama ile indi ve dnyaya bu biimde srekli olarak szyor. Srama gerekleir
gereklemez, insan Kaygnn ortadan kalkacan dnebilir, nk Kayg, zgrlk'n kendisine olanak
halinde almas biiminde tanmlanmtr. Nitel sramann etkinlik halinde olduu aktr, olanak halinin Kayg
ile birlikte ortadan kalkacann dnlmesinin nedeni budur, ama aslnda durum bakadr. Her eyden nce,
etkinlik hali tek bir etken deildir, ikincisi, vaaz edilmi etkinlik kendisini gvenceye almamtr. Bylece
Kayg, vaaz edilmi olanla ve Gelecek ile yeniden bir iliki kurar. Ama bu kez Kaygnn nesnesi belirlenmi bir
ey, hilii ise etkin bir eydir, nk iyi ile kt
61
arasndaki
61 "yi nedir?" sorusu amzda giderek daha fazla sorulmaya balanmtr, nk bu sorunun kilise, devlet ve
ahlk arasndaki iliki asndan byk nemi vardr. Bylece, "doru", tuhaf bir biimde ncelik kazanr, nk
gzel/iyi/doru lemesi, "doru"nun (yani "bilgi"nin) alannda ortaya kar ve tasarlanr. "yi"nin tanmnn
yaplmas mmkn deildir. yi, "zgrlk"tr. yi ile kt arasndaki fark da, zgrlk iin, zgrlk dahilinde
sz konusudur, bu fark in abstracto deil, in concreto' dur. mdi, Sokratesci ynteme alk olmayan biri iin,
Sokrates'in aka soyut olduu belli bir eyi, "iyi"yi, aniden somut hale getirmesi rahatsz edicidir. Yntemi
tmyle dorudur, ama (Yunan dncesi bunu da doru kabul eder) Sokrates "iyi"yi dsal (yararl, sonlu bir
ereksellik ieren) ynyle ele alma hatasn iler. yi ile kt arasndaki fark gerekten de zgrlk asndan sz
konusudur, ama in abstracto deil. Yanl anlama, "zgrlk"n baka bir eye, dncenin nesnesine
dnmesinden doar. Ama zgrlk hibir zaman in abstracto deildir. zgrlk'e ne iyi ne de kt olduu bir
anda, ikisi arasnda bir seim yapma frsat verilseydi, o an zgrlk kendisi olmayacak, sadece anlamsz bir
dnme etkinliinden ibaret olacakt. Peki muhayyel yap kafalar > < kartrmak dnda ne ie yarar? Eer
sit venia verbo [Tabiri maruz grn] zgrlk "iyi"nin alannda bulunacaksa, "kt" hakknda hibir ey
bilmeyecektir. Bu anlamda, Tanrnn da (yanl anlalrsa bu benim suum deil) "kt"y bilmedii
sylenebilir. Bununla "kt"nn negatif, das Aufzuhebende [Ortadan kaldrlmas gereken] olduunu imliyor
deilim, tam tersine, Tanr "kt"y biliyor deilse, bu onu bilmeye muktedir olmadn gstermez, ne de bilmek
istiyor deilse, bu "kt"ye verilen mutlak bir cezadr. Bu anlamda Yeni Ahit'te [tesine] ntaks,
Tanr'dan uzak olmay, yani -bunu sylemeye cret edersem- Tanrnn "kr"y nemsememesini belirtir. Tam
sonlu olarak anlalrsa, O'nun kendisini grmezden gelmesi "kt"nn iine gelir. Ama Tanr sonsuz olduu
iin, O'nun grmezden gelmesi de etkin bir yok etmedir, nk "kt", sadece kendisi olmak iin bile, Tanr'dan
yoksun kalamaz. Tanr'y bilmeyenler ve Kutsal Kitap'a itaat etmeyenler iin sylenmi bir sz ncil'den
alntlyorum (II, Selanikliler 1:9): *********** [Onlar ebediyen yok edilecek ve Tanrnn mevcudiyetinden,
O'nun ilahi kayrasndan dlanmakla cezalandrlacaklar.]

ayrm in concreto vaaz edilmitir; Kayg bu sayede diyalektik mulakln yitirir. Bu, Adem iin olduu kadar,
onu izleyen her kii iin de geerlidir, nk nitel srama asndan herkes birdir.
Gnah tekil bireyde nitel srama ile vaaz edildiinde, iyi ile kt arasndaki ayrm da vaaz edilmi olur. Biz
hibir yerde, insann gnah ilemek zorunda olduu yolundaki aptallktan dolay sulu duruma dmedik. Tam
tersine, muhayyel biimde kurulmu bilgiye her yerde kar ktk. Yinelemek gerekirse, sylediimiz ey,
gnahn n koulunun kendisi tarafndan ortaya konduudur; tpk zgrln kendi nkoulunu ortaya koymas
gibi. Ne gnah, ne
de zgrlk, kendisinden nce gelen bir ey tarafndan aklanamaz. zgrln liberum arbitrium balad (bu
da hibir yerde yoktur. Kr. Leibniz), "iyi"yi olduu kadar "kt"y de seebileceini ne sren gr, her tr
aklamay kmaza sokar. yi ile ktden zgrln nesneleriymi gibi sz etmek, hem zgrl, hem de iyi
ile kt kavramlarn snrlandrr. zgrlk sonsuzdur ve hibir eyden domaz. Bylece, insann zorunluluktan
dolay gnah ilediini sylemek, sramann emberini dz bir izgiye evirmek olur. Bu ilem ok kiiye akla
yatkn grnebilir, nk dnce yoksunu ounluk iin doal olan budur; bunlar her ada kalabalktr ve
lyo doy [tembel usa vurma] (Khrysippus), ignava ratio (Cicero), sophisma pigrum, la raison paresseuse
(Leibniz) gibi etiketlerle damgalanmlardr.
Kayg, gene psikolojinin nesnesidir, ama bu disiplin artk dikkatli olmak zorundadr. Tekil bireyin tarihi, bir
durumdan tekine devinerek ilerler. Her durum, bir srama ile vaaz edilir. Gnah yeryzne indiine gre,
durdurulmazsa dnyaya szmay da srdrecektir. Ama bu yineleme, basit bir sonu deil, yeni bir sramadr.
En yakn psikolojik tahmin, her durumun bir srama getirdii yolundadr. Bu durum, psikolojinin nesnesidir.
Olanak hali her durumda ne kadar varsa, Kayg da o denli mevcuttur. Gnahn vaaz edilmesinden sonra
karmza kan budur, nk durum ile geiin birlii, ancak "iyi"nin snrlar iinde mmkn olur.
1.KT'YE iLiSKiN KAYGI
a) Vaaz edilmi gnah, yok edilmi bir olanakllk olduu kadar, gvence altna alnmam bir etkinliktir de;
Kayg, gnah ile bu ekilde iliki kurabilir. Gnah, gvenceye alnmam bir etkinlik olduu iin, deillenmesi
mmkndr; bu ii de Kayg stlenecektir - Kaygnn usta bilgelii maharetini burada gsterir. Gnahn
gereklii, Komutann Don Giovanni'ye yapt gibi, zgrln elini souk, kat sa eliyle tutarken, sol eli de
hilekrla, kandrmacaya, sihirbazlk numaralarna alr.
62

62-Aratrmann biimi nedeniyle, belirli bir durumu ancak ksaca, neredeyse bir cebir ilemi gibi tarif
edebiliyorum. Btnlkl bir betimin yeri buras deil.
b) Vaaz edilmi gnah, zgrlk iin yabanc olsa da, nihayetinde kendini aa vuran bir sonutur. Kayg da,
yeni bir durumun olana olarak, bu sonucun gelecekteki grnyle bir iliki kurar. Kii ne kadar batarsa
batsn, daha dibe batmaya muktedirdir; Kaygnn nesnesi de bu "muktedir olma" durumudur. Kayg, bu konuda
gevedii lde, kiiye in succum et sanguinem [ete kemie brnm] szm olan gnahn sonucunu o denli
belirginletirir. Bu da, gnahn artk kiide bir smak bulduunu gsterir.
Burada gnah, kukusuz somut olan imler, nk kii hibir zaman ortalama, ya da genel biimde gnah
ilemez. Gnahn balangcnn ncesine dnmeye duyulan arzu da ortalama bir gnah deildir, nk byle bir
gnah hibir zaman olmamtr.
63
insanlar hakknda biraz kavray olan biri, sofist yntemin belirli bir noktaya
yaptn, bu noktay da srekli saa sola ekitirdiini bilir. Kayg, etkinlik halindeki gnahn, tmyle deil
ama bir yere kadar uzaklamasn ister. Daha kesin bir deyile, Kayg bir yere kadar gnahn etkinlik halinin
srmesini ister, ama dikkat, bir yere kadar. Yani Kayg, nicel belirlenimlerle bir para krtrmaya pek de
gnlsz deildir. Kayg derinletike, bu flrt srdrme cesareti de artar.
63-Bu etik adan sylenmi bir szdr, nk eriin grd durumun kendisi deil, durumun o anda nasl yeni
bir gnaha dntdr.
Ama nicel belirlenimler, gevek topraktan olumu kovuktaki larvasnda bekleyen etobur karnca gibi,
davranlar ve batan karma oyunlaryla kiiyi nitel sramada ele geirecei srada, Kayg usulca geriye
ekilir, artk gnah olmakszn koruyaca kk bir alan kalmtr, bir sonraki anda da, bir baka alan elinde
tutmaya alr. Derinden, gerek bir biimde Nedamet ile ifadesini bulan bir gnah bilincine pek rastlanmaz.
Ama doru dnce adna, bunu aklamak iin, dhinin etkinliinden mzik vs. ile uraan bir kiinin etkinlii
gibi sz eden Schelling'in yolundan gitmeyeceim. nsan bunun farknda olmadan, aklamaya ilikin tek bir
szck ile, her eyi yerle bir edebilir. Mutlak'tan herkes pay almazsa, her ey bitmi demektir. Dolaysyla dhi,
din sz konusu olduunda, pek az kiiye nasip olan zel bir yetenek bahedilmi biri gibi grlmemelidir;
buradaki g, iradenin gcdr, iradeden yoksun birine de, en azndan, amas biriymi gibi bakmak doru
deildir.
Etik adan gnah, bir durum deildir. Bununla birlikte "durum", bir sonraki benzeri iin, psikoloji bakmndan
yaklak bir tahmin ltdr. Bu noktada Kayg, yeni durumun olana olarak her zaman mevcuttur: (a)
blmndeki betimde Kayg ok ortadadr, (b) blmnde ise gittike gzden kaybolur. Kayg byle bir kiinin
dndadr, bu da Tin asndan, teki her kaygdan daha byktr. Kayg (a) durumunda, gnahn etkinliine
ilikindir, sofist yntemin yardmyla bu etkinlikten olana tretir; etik adan bakldnda da gnah iler.
Kaygnn buradaki devinimi, psikolojik adan bakldnda, olanak halindeki gnahtan etkinlii treten
masumiyete ilikin kaygnn tam aksidir; etik adan, gnah, nitel srama ile ortaya kar. Kayg, (b)
durumunda, gnahn bir sonraki olanakllna yneltilmitir. Bu noktada Kayg'da bir azalma gzlenirse, biz bu
durumu gnahn zaferi olarak nitelendiririz.
c) Vaaz edilmi gnah, gvenceye alnmam bir etkinlik durumudur. Bu, kiinin nedamet sonucu vaaz ettii bir
etkinliktir; ama nedamet, kiinin zgrl anlamna gelmez. Nedamet, gnah ile kurulan iliki erevesinde, bir
olanaa indirgenmitir. Baka bir deyile, nedamet gnah yok edemez, ondan ancak strap duyar. Gnah sonuca
doru ilerlerken, nedamet onu pei sra izler, ama hep bir adm gerisinden. Nedamet, kendini korku verici olana
bakmaya zorlar, ama akln karm Kral Lear gibi (O du zertrmmert Meisterstck der Schpfung [Ey, doann
parampara edilmi bayapt!]
64
), imparatorluunu yitirmi, sadece yas tutmaya mecali kalmtr. Kayg, burada
ahikasna ular. Nedamet artk bir meczuptur, Kayg da nedamete ynelik bir olanak haline dnr. Gnahn
sonucu etkisini srdrr; kiiyi boylu boyunca srkler, tpk celladn nafile lklar atan bir kadn sandan
srklemesi gibi. Kayg artk ileridedir, varaca sonucu nceden kavrar, insann yaklaan frtnay iliinde
kemiinde hissetmesi gibi. Sonu yaklamaktadr, kii titremeye balar; bir atn, eskiden bir nedenle korktuu
biti noktasna varnca solumasna benzer ekilde. Gnah zaferini ilan etmitir. Kayg, kendini umutsuzca
Nedamet'in kollarna atar. Nedamet'in her eye cesareti vardr. Gnahn sonucunu ekilen bir ceza, cehennem
azabn da gnahn bir sonucu olarak grr, ama artk kaybetmitir. Hkm okunur, ceza kesinlemitir, yarg
kararn verir: Kii, yaamdan alnp, idam sehpasna kadar srklenecektir. Baka bir deyile, Nedamet, us
yitimine uramtr.
64 Kierkegaard, Shakespeare'i Almanca evirisinden okumutur. Orijinal metinde (King Lear, 4:6) u cmle yer
alr: "O ruin'd piece of nature!" -.n.
Yaam, burada ileri srlenleri denetlemeye yetecek kadar olanak sunuyor. Bu durum, tmyle bozulmu
kiiliklerde grlmez; bu ancak, daha derine inmi kiiler iin sz konusudur, nk kii (a) ya da (b) durumuna
uygun deilse, hayli yaln, salam bir yapya sahip olmas gerekir. Us yitimine uram Nedamet'i her an
yeniden reten byle bir sofistlik, hibir diyalektik yntem tarafndan bozguna uratlamaz. Byle bir nedamet,
diyalektik ile tutkunun davurumundan daha byk bir yeis iindedir, o yzden de doru nedametten daha
gldr. (Baka bir adan da, tabii ki tmyle gszdr. Byle durumlar gzlemleyen herkes, Nedamet'in
tm kar klar savuturacak, kendisine yaklaan herkesi cezbedecek belagata sahip olduunu fark eder, tm
bunlar ise, gsteri bittikten sonra kendi umutsuzluunu beslemeye yarar.) Bu iddeti szcklerle, cmlelerle
durdurmaya almak, boa krek ekmek olur, buna kalkan kiinin vaazlar, Nedamet'in sradan belgati
karsnda, ocuk vzldamasna dnecektir. Bu olgu, ehvanilikle (alkol, uyuturucu, sefahat, vb. dknl)
olduu kadar, insann yce yan ile de (gurur, kibir, nefret, intikam, meydan okuma, hner sahibi olma,
kskanlk, vb.) iliki iinde kabilir. Kii, nefret ettii iin nedamet getirebilir, kendisi derinletike, nedameti
de byr. Ama nedameti, onu zgrletiremez, ite burada yanlmtr. Frsat gelmi, Kayg da bunu fark
etmitir. Doru dnceye sahip herkes burada bir titreme geirir. Kayg, Nedamet'in gcn emip tketir ve
ban sallar. Zafer, sanki nefretin olmutur. O kii, bir sonraki an zgrlkten doacak olan yeisi oktan
sezmitir. O an gelir, kazanan nefret olur.
Gnahn sonucu ne olursa olsun, bu olgunun her zaman belirli bir lte gre gereklemesi, daha derin bir insan
doasnn gstergesidir. Sz edilen olguya, yaamn iinde nadiren rastlarz; yani insann bunu daha sk
grmesi iin, bir gzlemci olmas gerekir, nk bu olgu zeri rtlm, ya da uzaklatrlm olabilir, insanlar
bu embriyonu daha yksek bir yaamdan ancak mkul gerelerle kazyp alabilirler. ou insan gibi olmak iin,
Ahmet'in Mehmet'in tavsiyelerine uymak yeterlidir, birka saygdeer kiinin ahitlii de bu amaca hizmet
edebilir. Tinsel yargdan kamann en ksa yolu, tin yoksunu olmaktr; ne kadar abuk olursa o kadar iyi. Buna
zamannda dikkat edilirse, her ey yoluna girer. Tinsel yargnn da ya hi olmad, ya da keskin bir iirsel
kurgudan ibaret olduu sylenebilir. Eski gnlerde, mkemmellie giden yol dard ve tek bana yrnrd. Bu
yolculukta sapknlklar musallat olabilir, gnahn yrtc saldrlarna maruz kalnabilir, skit ordular kadar
tehlike arzeden gemie dnk oklarn peinden gidilebilirdi. imdi mkemmellie konforlu bir demiryolu
irketi araclyla ulalyor, insan nereye gittiini bilmeden o yere varyor.
Gnahn izledii sofist yntemi silahsz brakmann tek yolu inantr, bu durumun yeni bir gnah olduunu
bilmek, Kayg'dan, kayg duymakszn vazgemek cesaretidir; bu da ancak inan ile baarlabilir. Sonsuza dek
gen kalan nan, Kayg'y yok etmez, kendisini Kaygnn lm nndan syrr. Sadece inan bunu yapabilir,
nk olanakl her nn ebedi sentezi ancak inan dahilinde gerekleebilir.
*
Burada sylenen her eyin psikolojinin alanna ait olduunu grmek g deildir. Etik adan nem tayan,
kiiyi gnah ile ilikisi erevesinde doru bir yere yerletirmektir. Bu gerekletii an, kii gnah dahilinde
nadim biri olur. Bir dnceye gre, kii tam o anda dogmatiklere teslim edilir. Nedamet en byk etik
elikidir; ksmen, etik ideal olan hedeflerken nedameti kazandna memnun olduu iin, ksmen de, Nedamet
uzaklatrmaya alt ey ile ilgili olarak diyalektik bir mulaklk iinde olduundan. Bu mulakl, Mevrus
Gnah kategorisinin iinde akla kavutuu Kefaret'ten ilk uzaklatran, dogmatikler olmutur. Nedamet,
etiin ihtiya duyduu eylemi de erteler. Nedamet, eylem iin bir zarar olduu kadar, kendi kendisinin de
nesnesi olmaldr. Bu, ate gibi bir cesaret ile dolu, kendine zg bir etik hiddettir, yal Fichte de nedamet iin
vakit olmadn sylemistir. Bununla birlikte, bu nermeyle Fichte nedameti vaaz ettii diyalektik noktaya
yerletirmemitir, nedamet bu noktada kendini yeni bir nedamet ile yok edecek ve tmyle gzden silinecektir.
Bu blmde sylenenler, genel olarak da metnin kendisi, psikolojinin "zgrln gnaha ilikin tutumlar", ya
da "psikolojik adan yrtlen tahminler" dedii eyler zerinedir. Bu alma, gnah etik olarak aklamay
hedeflemiyor.
2.iYi OLANA iLiSKiN KAYGI (DEMONiK)
Gnmzde, demonik olana ilikin pek az ey syleniyor. Yeni Ahit'te buna ilikin blmler genelde insan
ortada brakyor. lahiyatlar bu blmleri aklamaya alrken, genellikle doal olmayan bir gnah zerine
yaplan gzlemlerde kayboluyorlar; hayvaniliin insana nfuz etmesiyle ilgili bulduklar rnekler de, bu
durumun kendisini anlalmaz bir hayvan sesiyle, hayvani bir davranla, ya da yrtc bir bakla ifade ettii
ynnde. Hayvanilik, insan biimli olabilir (fizyognomik aklama, Lavater), ya da aniden gzden kaybolan hzl
bir ulak gibi, bir anda iinde ne olduuna dair ipucu verebilir; us yitimine uram olann bakyla, davranyla,
en ksa andan daha ksa bir srede, kendisiyle konutuu ussal, zihni yerinde, zeki insanla alay etmesi, onu
hicvetmesi gibi. lahiyatlarn syledii bu adan doru olabilir, ama nemli olan, ele aldmz eyin
kendisidir. Genellikle bu olgu, kiinin gnahn esiri olduu biiminde aklanr; sz konusu durumu en iyi
aklayacak eyin aklma gelen u oyun olduunu dnyorum: ki kii, tek bir insanm gibi bir pelerinin altna
girerler, biri konuur, teki de sylenenlerle ilgisiz hareketler yapar. Benzer biimde, hayvan insan biimine
brnmtr ve durmadan hareketlerle, szlerle, biimini ald kiiyle alay eder. Ama gnahn klesi, demonik
olan deildir. Gnah vaaz edildiinde, kii de gnah ilemeyi srdrdnde, iki oluum ortaya kar, ilkini bu
blmde aklyoruz, buna dikkat edilmezse, demonik olan aklamak da mmkn olmaz. Kii, gnahn
iindedir, kaygs da, kt olana ilikindir. Daha st bir yerden baklrsa, bu oluum "iyi"nin iindedir, bu
nedenle de kt olana ilikin kaygnn iinde bulunur. teki oluum, demonik olandr. Kii "kt"nn iindedir
ve iyi olana ilikin kaygda bulunur. Gnaha klelik eden "kt" ile, demonik olan da "iyi" ile zgr olmad bir
iliki iindedir.
Bylece demonik olan, davurumunu ancak "iyi" ile ilikiye getiinde, kendi snrlarna dardan ulatnda
gerekletirir. Bu nedenle, demonik olann Yeni Ahit'te ilk ortaya knn sa'ya yaklamasyla olmas da dikkat
ekicidir. Demon ister bir ordu (Matta 8:28-34; Markus 5:1-20; Luka 8:26-39), ister dilsiz bir ahmak olsun (Luka
11:14) durum ayndr: Kayg, "iyi"ye ilikindir, nk Kayg kendini lkla olduu kadar, dilsizlikle de ifade
edebilir. Elbette "iyi", hangi adla olursa olsun, zgrlk'n, Kurtulu'un, Halsin slahn hedefler.
Eskiden demonik olana ilikin daha ok ey syleniyordu. Burada nemli olan, kapsaml, ilgin kitaplar zerine
almak, ya da bu metinlerden srayla alnt yapmak deildir. Bir zamanlar etkili olmu, u anda da mmkn
grnen baz grleri taramak zor deildir. Bunun da bir anlam olabilir tabii, nk grlerin farkll, bizi
ele aldmz kavramn tanmna yaklatrr.
Demonik olana, estetik-metafizik adan da baklabilir. Bu durumda Demonik olan, talihsizlik, yazg gibi
terimlerin sayfalar arasna yerletirip ona bir doum sakatl gibi bakmamz gerekecektir. Bu olguya "pathos"
ortakl ile de yaklalabilir. Ama umut etmenin solo performanslarn en sakili olmas gibi, "pathos" ortakl da
toplumsal virtzln, bu alandaki becerilerin en berbat olacaktr. "Pathos" ortakl, strap ekene yarar
salamaktan ok, bu ortakla soyunan kiinin kendi "Ben" sevgisini besler. Bu tr eyler zerine dnmeye
cesaret edemeyen kii, kendini "pathos" ortakl ile korur. Bu ortakla girien insan, ancak bir tr merhametle
strap eken ile ilikiye girdiinde, straba yol aan durumun tam olarak kendi durumu olduunu kavrar; ancak
bu kii ile kendini zde klmay bildiinde, bir aklama bulmak iin urarken, bu savan kendi sava
olduunu anlar. "Pathos" ortaklnn bir nem tamas iin, dnce yoksunluu getirecek her eyden,
geveklikten, korkaklktan vazgeilmesi zorunludur, bu ortaklk belki o zaman bir anlam da kazanabilir; nk
"pathos" ortakln kuran kii, strabn daha yce bir biimde ekiyor olmas asndan, asl strap eken
kiiden farkldr. "Pathos" ortakl demonik olan ile bu biimde ilikiye getiinde, artk teselli szcklerinin,
basit dllerin, ya da umursamazln bir yeri olmayacak, nk bir kii yas tutuyorsa, yas tutacak bir eyi
olacaktr. Demonik olan bir yazgysa, bu herkesin bana gelebilir. Bunun yadsnacak bir yan yoktur, en korkak
dnemimizde bile, yalnz dnceleri elenceyle, grltl Yenieri mziiyle bamzdan atarz, Amerika'daki
ormanlarda vahi hayvanlarn fener tutarak, bararak, ziller alarak uzak tutulmas gibi. Bu nedenle, gnmzde
insanlar tinsel yargnn yceliinden haberdar olmasalar da, kark bir akamn ve toplumsal yaamn
beraberinde getirdii, insanlar arasndaki, ya da erkek ve kadn arasndaki alengirli ilikiler zerine hayli
malumat sahibi. nsana zg doru bir "pathos ortakl", strap ekmeyi bir gvence, kendisini kollayan bir ey
biiminde kabul edecekse, strabn nereye kadar yazg, nereden sonra su olduunu akla kavuturmaldr. Bu
ayrm, zgrln dnceli, ayn zamanda ateli tutkusuyla izilmelidir; bylece bir kii tm dnya kse de,
gll ile tamiri mmkn olmayan zararlar ters yz ediyor gibi grnse de, salam durmaya cesaret
edebilecektir.
Demonik olana etik adan yaklalm, mahkm edilmesi gereken bir ey gzyle baklmtr; ortaya
karlmas, din adna ikence grmesi, cezalandrlmas iin uygulanan iddet de herkes tarafndan bilinir.
Gnmzde bu uygulama tylerimizi rpertiyor, aydnlanm amzda byle davranlmadn dnerek
duygulanyoruz. Bu doru olabilir, ama asl vgye deer olan duygusal bir "pathos" ortakl deil midir?
Benim iim bu davran yarglamak ya da mahkm etmek deil, sadece gzlemlemek. Etik adna bavurulan
iddet, kendi "pathos" ortaklnn daha nitelikli olduunu iddia ediyor. Kiinin bu olgu ile dncede bir
zdelik kurmas, olgunun sutan baka bir ey olmad konusunda kukuya yer brakmyor. Bylece,
sylenecek, yaplacak bir ey kalmadna, demonik olann da maruz kald her trl zulm ve iddeti hak
ettiine ikna olunur.
65
Benzer bir alandan rnek vermek gerekirse; tanrtanmazlarn -gerekirse lmle-
cezalandrlmasn salk veren Augustinus deil miydi? O "pathos" ortaklndan yoksun muydu? Yoksa onun
tutumunun gnmzdekinden farkl olmasnn nedeni, "pathos" ortakl ile korkakla srklenmemesi ve
kendisi iin unu syleyebilmesi miydi: Bu benim bama geldii takdirde, Tanr, beni terk etmeyip tm
nfuzunu kullanacak bir kiliseyi bahediyor. nsan gnmzde Sokrates'in uygun grd eyden, iyilemek iin
hekim tarafndan kesilip biilmekten ve dalanmaktan rkyor.
65 Etik olarak gelimemi kii, en byk strab da ekiyor olsa, birinin kendisine ak ve drst olarak "Bu
yazg deil, sutur" demesiyle rahatlar. Bu kii doru anlamda etik olgunlua kavumu deildir; nk etik
kiinin, ne yazgdan, ne de kendisini "zgrlk" adl mcevherle kandrmak isteyen, merhamet rtsyle
gizlenmi estetik deli samalarndan korkusu olmaz.
Demonik olana, hep tbbi tedavi asndan baklmtr. Bu tedavi, hi dnmeden mit Pulver und mit Pillen
uygulanr, sonra da rnga gelir! Hekim ile eczac bir olup, insanlar korkutmamas iin hastay bakalarndan
yaltrlar. u cesur amzda, ne bir hastaya leceini sylemeye, ne hi olmazsa oktan lmesi iin pastr
armaya, ne de birka sene nce bir bakasnn ayn hastalktan ldn sylemeye yreimiz yok. Hasta
yaltlacak, durumu da "pathos" ortakl kurularak soruturulacaktr. Hekim, hemen bir rapor hazrlamay ve
ortalamay bulmak iin istatistikleri incelemeyi taahht eder. Ortalama bulunduunda her ey akla
kavuacaktr. Tbbi tedavi gr, olguya tmyle fiziksel ve bedensel adan yaklar, hekimlerin genelde
yapt da budur, in specio Hoffmann masallarndan birinde olduu gibi, hekim burnuyla muayene eder ve
"Durum ciddi," der.
Bu deiik gr, ele aldmz olgunun mulaklna ve bir anlamda tm alanlara ait olduuna iaret eder;
bedensel, ruhsal ve manevi adan. Bylece, demonik olann dnldnden daha geni bir alana yayldn
grrz; bu durum ancak, insann, ruh ile bedenin Tin tarafndan tanan bir sentezi olduu gryle
aklanabilir. Bu nedenle bir kiide grlen bozuklua bakalarnda da rastlayabiliriz. Demonik olana dair
aklamann ne denli hacimli bir yer kapladn fark etmek, demonik olan ile ilgilenenlerin kendilerinin de bu
kategoriye dahil olduunu, bunun izlerinin -herkesin bir gnahkr olduu kadar kesin biimde- herkeste
bulunduunu anlamamz salar.
Demonik olann tad anlamlar zaman ierisinde deitii iin, artk hibir eyi imlemez hale geldi, o zaman
da akla gelen tek ey, bu kavramn tanmn mmkn mertebe daraltmak oldu. Bu nedenle, dikkatlerin iaret
ettiimiz yerde younlamas gerekir. Masumiyet durumunda, demonik olann bir sorun tekil etmesi mmkn
deildi. te yandan, kiinin tmyle ktlkten ibaret olaca, ktlkle szleme yaplaca gibi hayal
dncelerin de terk edilmesi gerekir. Eski dnemlerde uygulanan iddetin bir eliki iermesinin nedeni de
budur; insanlar bunu kabul ettikleri halde cezalandrmaktan geri durmazlard. Ama ceza, sadece z-savunmay
deil, kurtarmay da amalyordu (hem hafif cezalara, hem de lm cezasna tbi olanlar). Ama bir kurtulu
dncesi varsa, insan tmyle ktle mahkm deildir, insan tmyle ktln elindeyse, cezalandrma da
bir eliki olacaktr. Demonik olan nereye kadar psikolojinin sorunudur diye sorulursa, demonik olann bir
durum olduunu syleyeceim. Tekil gnah ileme edimi, bu durumdan srekli biimde treyebilir. Ama bu
durum, masumiyet ile ilikisi asndan nitel sramann vaaz ettii bir etkinlik olsa da, sonuta bir olanaktr.
Demonik olan, "iyi"ye ilikin bir kaygdr. zgrlk, masumiyet durumunda kendisi olarak vaaz edilmi
deildir; zgrln olana kiide Kayg halinde ortaya kar. Bu durum, demonik olanda tersine evrilmitir.
zgrlk, zgr-lk-olmayan olarak vaaz edilir; nk zgrlk yitirilmitir. zgrln olana burada da
Kayg'dr. Arada mutlak bir fark vardr, nk zgrln olana burada zgrlk-ol-mayan biiminde
karmza kar; bu da zgrlk'n tam kartdr ve zgrlk'e yneltilmi bir nitelendirmedir.
Demonik olan, kendi iine kapanmak isteyen, zgrlk-olmayan bir durumdur; bu ise olanakszdr. Demonik
olann her zaman koruduu bir iliki vardr, bu da yok olduunda, ortada hibir ey kalmaz ve Kayg kendini [iyi
ile olan] temas araclyla gsterir. (Bkz. Yeni Ahit'te bu konuda sylenenler).
Demonik olan, kendi iine kapanan ve zgr-olmayan bir biimde alan durumdur. Her iki aklama da ayn
eyi imler, nk iine kapanmas dilsizlemesidir, kendini ifade etmesi ise, istencine aykr olarak gerekleir;
zgr-olmayan tayan, ya da onun zemini olan zgrlk, kendisiyle dolaysz iliki kurar ve zgr-olmayana
isyan edip onu arkasndan vurur, bylece Kayg iindeki kii de, kendi istencine ihanet etmi olur. Bu durumda
kendi iine kapanmak, ayr bir anlamda dnlmelidir, nk terimin genel kullanl, en yce zgrl
imler. Brutus, ngiltere Kral V. Henry, Galler Prensi vd., kendi iine kapanmalar "iyi" ile vardklar bir
szleme olduu ortaya knca, durumlarn merulatrmlardr. Byle bir ie kapanma cokunluktur, cokun
bir kii de, tek ve byk bir dncenin ukuruna saplanm insandan ok daha gzel, daha soyludur. Buna kart
olarak, ben "ie kapanma"y zgrlk-d olmak biiminde kullanyorum. Kt iin, genelde daha
metafizik bir terim olan "olumsuzlama" kullanlr. Kt'nn etkisi kiide ortaya ktnda kullanlan etik ifade,
bu "ie kapanma"dr. Demonik olan, baka bir ey ile deil; kendisi ile, kendi iine kapanr, varolua ilikin
derinlik de burada bulunur: zgrlk-olmayan, kendi kendini mahkm eder. zgrlk her zaman Aayi
Rabbani'ye ait olandr (szc dini anlamnda almamzn bir zarar olmaz); zgrlk-olmayan giderek daha
fazla iine kapanr ve Tanr ile bir olaca bu yinden kanr. Bu durum her alanda gzlemlenebilir; kendini
hipokondride, ar sinirlilikte, yksek tutkularda aa karr ve derin bir yanl anlama ile suskun sistemini
kurar.
66
zgrlk ie kapanma ile temas ettiinde, Kayg ile tanr. Sokak aznda "Oradan bununla klmaz"
diye yararl bir sz vardr. e kapanma tam olarak dilsizlemektir. Dil ile szck, kiiyi ie kapanmann bo
soyutlamasndan koruyan tek eydir. Demonik olana x diyelim, zgrlk ile ilikisi, x dndadr.
66 Demonik olann snrlarnn sanldndan daha geni olduu belirtilmiti. nceki paragrafta da, teki
yndeki oluumlar anlatlmt, imdi de ikinci oluum dizisini serimliyoruz, aradaki ayrm daha da
netletirilebilir. Daha iyi bir ayrt etme yntemi bilen varsa, kendi snflandrmasn tercih etsin, ama bu alanda
dikkatli adm atmak gerektiim de bilsin, yoksa her ey birbirine dolanr.
Demonik olan, kural olarak, istencine aykr olarak "oradan bununla kar". Dil, ister istemez iletiimi gerektirir.
Yeni Ahit'te bir Demon, sa'ya yaklap ti eu,oi xcd ao [Seninle ne yapacam] diyor ve sa'nn kendisini
("iyi"ye ilikin kaygsn) yok etmek iin geldiini sylyordu. Ya da bir Demon sa'ya baka yne gitmesi iin
yalvaryordu. (Kayg, "kt"ye ilikin olduunda (Bkz. 1) kii Kurtarc'ya sarlr.)
Yaamn her alannda, her dzeyde, buna ilikin ok sayda rnek vardr. nat bir sulu itirafta bulunmayacaktr
(demonik olan tam da burada, ceza ekerken duyduu ac nedeniyle "iyi" ile temas etmeyi reddetmekte bulunur).
Byle birine uygulanan ender bir yntem, sessizlik ile gzn gcn kullanmaktr. Bir engizisyoncu, tek bir
kasn on alt saat bile oynatmayacak kadar fiziksel dayanklla ve ruhsal esneklie sahipse, yntem baarya
ulaacak ve itiraf kendiliinden dklecektir. Kiinin yalnzla mahkm edilmesi, hissizlemesine yol aar.
Ama bu sessizlik, yargcn ve her eyi kaydeden grevlilerin mevcudiyetinde, en derine inen, keskin bir
sorgulamaya dnr; en korkun ikence olmasna ramen, buna izin vardr, uygulanmas ve sonu alnmas ise
sanld kadar kolay deildir. "e kapanma"y zorlayacak tek ey ya daha yksek mertebede bir demon (nk
her eytan kendi zamannn kraldr), ya da suskun kalmaya tmyle muktedir olan "iyi"nin kendisi olabilir;
birisi hner gstermeye kalkp suskunluu demeye kalkarsa utan verici duruma bu kez engizisyoncu
decek, sonunda kendisinden korkup suskunluu bozacaktr. Aa mertebede bir demon ile Tanr bilinci
gelimemi birisi karlatnda, "ie kapanma" koulsuz biimde galip gelecektir, nk ilkinin salam duracak
gc yoktur, ikincisi ise tm masumiyetiyle ihtiyatsz, ak kalpli yaamaya almtr. ine kapanan insanlarn
bu masumlar zerindeki iktidar inanlmaz derecededir, bu ak kalpliler sonunda bir szck koparabilmek iin
yalvarmaya balarlar, ama zayfa bu kadar yklenmek de doru deildir. Byle eylerin hep prensler ile Cizvit-
lerin arasnda olduuna inanlr, bunu daha iyi anlamak iin Domitian'a, Cromwelle, Alba'ya bakalm, herhangi
bir Cizvit bu snflandrmaya uygun decektir. Ama bu durum onlarla snrl kalmaz, dnldnden daha sk
yaanr. Bu olgu iin karar vermekte gene de dikkatli olunmaldr, nk durum ayn olsa da, buna yol aan
nedenler birbirinin kart olabilir, nk ie kapanma gaddarln ve ikencesini uygulayan kiinin kendisi de
konumay arzular ve vahyi tayacak daha yksek mertebede bir demonu bekler. Bununla birlikte, ie kapanma
ikencesini uygulayan kii, bencilce kendi "ie kapanma "sna balanabilir. Bu konuda -hi denemesem de-
kapsaml bir kitap yazabilirdim, bu da Paris ve Londra'daki gnmz gzlemcilerinin kurduu geleneklere
uygun derdi; sanki bu ziyaretlerle seyyar satc gevezeliklerinden daha nemli bir ey elde edilebilirmi gibi.
Bir gzlemci sadece kendi stnde younlasa, ona insan ruhunun mmkn tm durumlarn anlamas iin be
erkek, be kadn ve on ocuk yeterli gelir. Syleyeceim eylerin, zellikle ocuklarla ilgilenen, ya da onlarla bir
ilikisi bulunanlar iin anlaml olacan dnyorum. Bir ocuun ulvi "ie kapanma" kavramyla yetitirilip
yanl anlalacak biimlerden korunmasnn sonsuz byklkte nemi vardr. Dardan baklrsa, zaman
geldiinde bir ocuu yrmesi iin brakmak kolay grnebilir; ama tinsel adan bu o kadar da kolay deildir.
Kii kendini tinsel adan ok g olan bu iten bir dad tutarak ya da yrme aleti alarak muaf tutamaz. Ustalk,
henz mevcut durum ortada yokken, srekli mevcudiyeti salayabilmek, bylece ocuu kendi geliimine
brakmak, gelimenin kendisi hakknda da ak bir fikir sahibi olmaktr. Ustalk, ayn zamanda, ocuu en yce
mertebede, mmkn en geni lekte kendi haline brakmak, her eyin farknda olarak, ama bunu
hissettirmeyerek, bu ak terk edilii ifade etmektir. stedii takdirde insan her eyi yapmaya muktedirdir.
ocuun emanet edildii baba ya da eitmen, her eyi yapp k kendi suskunluuna kapanmaktan
alkoyamazlarsa, sonsuza dek srecek bir sorumluluk altna girmi olurlar.
Demonik olan, "ie kapanma"dr, demonik olan, "iyi"ye ilikin Kayg'dr. e kapanma ve onun ierii iin x
diyelim; bu, en korkun, en nemsiz olan, yaamdaki mevcudiyetini ok az kiinin dleyebilecei, kimsenin
dikkate almad szler syleyen bir korkunluu imleyecektir.
67
O zaman "iyi"nin x olarak anlam nedir? O,
darya almay imler.
68
Darya alma en yce olan imledii gibi (ulvi anlamda Hals), en nemsiz olan da
belirtebilir (arz bir dnce). Bu bizi huzursuz etmemeli; nk kategori ayn kalacaktr, her ikisindeki olgu -
demonik olmalar- kafa kartracak kadar farkl grnmesine ramen, ortaktr. Darya alma burada "iyi"yi
imler; bu terim Kurtulu'un ilk ifadesidir. Eski bir deyi vardr: "Szck sylendiinde by kalkar"; ismi
sylendiinde de, uyur gezer gzlerini aar.
67 Gzleme derin bir anlam yklenmek isteniyorsa, bu kategoriyi kullanmak conditio sine qua non olacaktr. Bu
olgu bir yere kadar var ise, ok kimse bundan haberdar olup aklamakta aciz kalr, nk kategoriden
yoksundurlar. Ellerinde kategori olmu olsayd, bu olgunun izlerine rastladklar yerde kullanacaklar bir
anahtarlar olacakt; nk olgu kategorinin iinde olduunda, ona zilin cinlerinin zile itaat etmesi gibi boyun
eer.
68 "Darya alma" terimini bilerek kullandm. Bu terimin ve onun demonik olan ile ilikisinin -sanki dsal bir
ilikiymi, ancak itirafla alp kavranabilecekmi gibi- yanl anlalmasndan korksaydm kesinlikle baka bir
terim seerdim, ama burada dsal olann yapabilecei bir ey yoktur.
"e kapanma" ile "Darya alma"nn atma biimlerinin says, birok kk farkll iererek sonsuza
uzayabilir, nk tinsel yaamn cokulu bymesi, en az doadaki byme kadar grkemlidir, tinsel durumlarn
eitlilii de, iek trlerinden daha fazladr. "e kapanma", "darya alma"y ve onun d dnyadan
getireceklerini arzulayabilir. (Bu bir yanl anlamadr, nk "darya alma" iinde vaaz edilen zgrlk ile
"darya alma"y vaaz eden zgrlk arasnda diil bir iliki vardr. Bylece, iine kapanm kii daha mutlu
olsa da, zgrlk-olmayan varln srdrebilir.) "Darya alma"y bir noktaya kadar istese de, gene de
yeniden tmyle iine kapanaca bir kalnty da korur. (Bu durum, en gros bir ey yaplamayacak aa
seviyedeki tinlerde grlr.) "Darya alma"y isteyebilir, ama incognito olarak. (Bu "ie kapanma"da yatan
elikidir, rnekleri air-varoluunda grlebilir.) "Darya alma" zaferini ilan etmi olabilir, ama tam o anda
"ie kapanma" son bir abayla "darya alma"y gizemli bir hale dntrecek beceriyi gsterir ve asl kazanan
da kendisi olur.
69

Daha ileri gitmeye cesaret edemiyorum; bir cebir ileminden ibaret isimlendirme etkinliini nasl
tamamlayabilirim, en iyisi "ie kapanma"nn betimini vermek, ya da monologunun duyulabilir olmas iin onun
suskunluunu bozmak, nk monolog onun szdr, zaten iine kapanm bir kiiyi de "kendi kendine
konuuyor" diye tanmlarz. Burada sadece Hamlet'in iki dostuna tledii gibi, "Aklnzda kalsn yalnz,
dilinizde deil"
70
diyeceim.
69-"e kapanma "nn eo ipso yalan, ya da doru olmayan imledii grlebilir. Ama doru olmayan, zgrlk-
olmayandr ve "darya alma "ya ilikin kayg tar. eytan'dan yalanlarn babas diye sz edilmesinin nedeni
de budur. Yalan ile doru olmayan, yalan ile yalan, doru olmayan ile doru olmayan arasnda byk
farkllklar bulunduunu kabul ediyorum, ama kategori gene de ayn kalr.
70-Hamlet, 1:2. "And whatsoever else shall hap tonight/Give it an understanding but no tongue". Bu eviri
Sabahattin Eybolu'na aittir. - .n..
Szn edeceim atmann barndrd eliki, rktcl itibariyle "ie kapanma"y aratmyor. ine
kapanm kiinin kapanmlnda rtt ey o denli korkun olabilir ki, bunu kendine bile telaffuz etmeye
cesaret edemez. nk sz ile yeni bir gnah ileyecek, ya da yeniden syledii eyin cazibesine kaplacaktr.
Bu durumun gereklemesi iin, kiinin saf olan ile olmayann bir karm olmas gerekir, buna da nadiren
rastlarz. ounlukla kii, korkun bir eyi tarken kendi kendinin efendisi deildir. Benzer bir ekilde,
sarholuktan kendinden gemi kii, sonradan glkle hatrlayaca eyler yapar, durumun yabanlnn
farknda olduu iin, kim olduunu bile bilmez. Bir zamanlar bilin yitimine uram kii, iyiletikten sonra eski
durumuna ilikin belleinde bir eyler brakrsa benzer bir durumla karlarz. Bu olgunun demonik olup
olmadn belirleyecek ey, kiinin darya alma ile ilgili tutumudur; zgrlk ile bu durumun iine girip
durumu zgrlk dahilinde kabullenip kabullenmediidir. Kii bunu yapyor deilse, karmzda demonik bir
olgu vardr. Bu sylediim unutulmamal, nk bunu isteyen kii de aslnda demoniktir. O kiinin iki istei var
demektir; biri vahyi isteyen aa ve gsz bir istek, teki "ie kapanma"y isteyen gl bir arzu, ama bu
istein daha gl olmas, o kiinin aslnda demonik olduunun iaretidir.
"e kapanma", isteksiz bir "da alma"dr. Kii ne denli gszse, ie kapanma iin zgrlnn esnekliini
ne denli tketmise, srrn aa kmas da o kadar yaknlar. Hafif bir temas, bir bak, vb., o kiinin korkmas,
ya da "ie kapanma"nn ierii ile ilgili olarak komik karndan konuma etkinliinin balamas iin yeterlidir.
Karndan konuma dolaysz, ya da us yitimine uram birinin bakasn iaret edip kendi durumuna ihanet
etmesi gibi dolayl olabilir, o kii yle der: Bundan holanmadm, kesin deli bu adam. Darya alma, mutsuz
birinin srrn herkese anlatmas gibi, kendini szcklerle ifade edebilir. Yz, zellikle bak bir ifade biimi
olabilir, nk kii gzleriyle saklad bir eyi bilmeden ifa eder. nsann anlamaktan korktuu sulayc bir
bak, ya da gnlsz ekilmi telgraf gibi insann merakn cezbetmeyen, hzn veren, yalvaran bir bak vardr.
"e kapanma"nn ierii ile ilgili olarak, tm bunlar komik de olabilir; glnlkler, bo szler, kibir, ocuka
laflar, kk hasetler, basit tbbi delilikler, vb. kendilerini bu yolla gnlsz Kayg dahilinde ifade ederler.
Demonik olan, "bir andalk"tr. "Bir andalk" da, "ie kapanma"y baka bir adan tanmlayacak yeni bir
ifadedir. Demonik olan, ierii asndan "ie kapanma"dr, zaman asndan ise "bir andalk" diye tanmlanr.
"e kapanma", kiinin kendi Ben'iyle olan deilleyici ilikisinin sonucudur ve kendini giderek daha ok
iletiimden yaltr. letiim, srekliliin ifadesidir, srekliliin deillemesi ise "bir andalk"tr. "e kapanma"nn
olaand bir sreklilie sahip olduu varsaylabilir; ama bunun tam tersi dorudur, nk kiinin yavan, gten
dren zlmesi bir sreklilik arz etse de, bu yalnzca grn halindeki bir srekliliktir. "e kapanma" daki
sreklilik, en iyi srekli kendi ekseninde dnen krn yaratt ba dnmesiyle karlatrlabilir. "e
kapanma", kiiyi tekdze aynln hznl perpetuum mobile'si olan delilie srklyor olmasa da, kii gene de
yaamnn geri kalannda belirli bir sreklilii koruyacaktr. Bu sreklilik ile iliki iinde, "ie kapanma"nn
sahte sreklilii, kendini "bir andalk" biiminde gsterir. Bir an oradadr, bir sonrakinde ise gitmitir, tmyle,
bir daha dnmemek zere. Bu dirim bir sreklilie dntrlemez, kendini bu tarzda ifade eden ey "bir
andalk"tr.
Demonik olan bedensel bir ey olsayd, hibir zaman "bir andalk" biiminde tanmlanamazd. Delilie ait
belirtiler yinelendiinde, sonunda bir yasa kefedilir, bu yasa da "bir andalk"! bir dereceye kadar ortadan
kaldrr. Ama "bir andalk"n bildii hibir yasa yoktur. "Bir andalk" doaya deil, ruha ait bir olgudur; o
zgrlk-olmayann bir ifadesidir.
"Bir andalk", demonik olan gibi, "iyi"ye ilikin bir Kayg'dr. "yi", sreklilii imler, nk Kurtulu'un ilk
ifadesi srekliliktir. Bylece, kiinin geri kalan yaam bir dereceye kadar sreklilik iinde gese de, "ie
kapanma" kiide srekliliin bir hokkabazl olarak bulunur, bu tr yalanc bir sreklilik de sadece kendisi ile
iletiim kurar, bu nedenle de her zaman "bir andalk" olarak kalr.
"e kapanma"nn ierii ile ilikisi erevesinde, "bir andalk" korku verici olan imleyebilir, ama "bir
andalk"n etkisinin, durumu gzlemleyen kiiye komik olarak grnmesi de mmkndr. Bu adan, herkeste az
ok "bir andalk" bulunur, herkesin bir sabit fikri olmas gibi.
Bunun zerinde daha fazla durmayacam, ama kategori zerine yaptm tanm destekleyecek biimde, "iyi" ile
olan ilikisi asndan, "bir andalk "m her zaman Kayg'ya borlu kaldnn altn izeceim, nk
zgrlk'n iine yaylmakta gnlsz olduu bir ey vardr. Kaygnn "kt"ye ilikin olduu durumlarda, "bir
andalk", zayflk demektir.
Demonik olann nasl "bir andalk" biiminde tanmlandn akla kavuturmak iin, demonik olan salt
estetik bir bak asndan ele almak gerekebilir. Ortaya bir Mephistopheles karlacaksa, niyetimiz de onu z
itibariyle anlamak deil dramaturjideki bir e olarak kullanmaksa, ona "sz" atfetmemiz gerekir. Ama bu
durumda Mephistopheles kendisi olarak tasarlanmayacak; kt, kurnaz, dolap eviren bir zihne indirgenmi
olacaktr, sanki eytan bin yl oturup insan nasl mahvedebilirim diye dnm, sonunda da bunun yolunu
bulmu gibi. Burada " bin yla vurgu yaplr, iddia edilen de demonik olann uzun dncelere dalm, iine
kapanm durumudur. Biri Mephistopheles'i bu yolla ortadan kaldrmay hedefliyorsa, baka bir tasarm biimi
semesi gerekecektir. Yukarda belirtilen haliyle Mephistopheles tmyle bir taklit unsuru olmutur.
71

71 Ya/Ya dann yazar (Enten/Eller), Don Giovanni'nin aslnda mzie ilikin bir figr olduunu sylemitir.
Mephistopheles'in ayn biimde taklide ilikin bir unsur olduu da dorudur. Taklit unsurunu ilgilendirenler,
mzie ait olan da ilgilendirir. Her eyin bir taklit ve mzik olduu da ileri srlmtr. Faust balesini ele
alalm. Bestecisi Mephistopheles'in taklit unsuru olmasnn ne anlama geldiini anlasayd, Faust'u da asla
bestelemezdi.
Ktlk kuyusundan gelen en korkun sesler, taklidin snrlar iinde yer alan sramann "bir andalk"
durumunun etkisini brakmaz. Sessizlii korkun bir szck krsa, bu szck de isterse Shakespeare'e, Byron'a,
Shelley'e ait olsun, szn, umutsuzluu ve ktln dehetini anlatmaya yarayan halaskar yaps gerei, hibir
ey sessizlik kadar rktc olamaz. Taklit, "bir andalk" olmadan, onu ifade edebilir. Bu adan, bale ustas
Bournonville sahneye koyduu Mephistopheles nedeniyle vgy hak ediyor. Mephistopheles'i izleyen kiiyi
kaplayan dehet, pencereden srayp, "srama" olarak hareketsiz kalyor!
Avlanan kuun ve vahi hayvann sramasn andran sramadaki bu ni hareketin ikili bir rktcl vardr,
nk her ikisi de ayn devinimsiz durumdan sramlardr; bu ni hareketin etkisi sonsuzdur. Bu nedenle
Mephistopheles mmkn olduunca az yrmelidir, nk yrmenin kendisi de sramaya ynelik bir eit
geitir ve srama olanann nceden sezilmesini salar. Bylece Mephistopheles'in Faust balesindeki ilk
ortaya k teatral bir deiiklik olmasa da son derece derin bir dncedir. Szckler ve konuma, in abstracto
bakldnda ne denli ksa olursa olsun, zaman iinde duyuluyor olmas nedeniyle her zaman belirli bir sreklilii
ierir. Ama "bir andalk", sreklilikten yaplan tam bir soyutlamadr; hem gemiten, hem de gelecekten. Bu
Mephistopheles iin de geerlidir; o henz grnyor deildir, yaam kadar geni, din ve zinde, orada durur,
sratini belirtecek en gl ifade de onun bir srama iinde duruyor olduudur. Srama yrmeye dnrse,
etki de zayflar. Mephistopheles bu biimde tasarland iin, sahneye girii de demonik olann etkisini verir;
gece alan bir hrszdan daha ni ortaya kar, nk hrszdan beklenen gizlice gelmesidir. Ama
Mephistopheles kendini aa vurur, o demonik olan biimindeki "bir andalk"tr. Bylece demonik olan, ileriye
ynelik devinimde "bir andalk" tr, bir kiide bylece ortaya kar, bylece o kii olur. Demonik olan, kiiyi
ister tmyle ele geirmi, ister bir zerresine szm olsun, o kii demoniktir. Demonik olan bylece her zaman
varln srdrr ve zgrlk-olmayan kaygya kaplr, demonik olann kaygs da bu ekilde devinir. mdi,
demonik olann taklide ynelik eilimi -"gzel" deil, "bir anda, aniden" anlamnda-yaamn gzlem yapmaya
imkn veren bir frsatdr.
Demonik, ieriksiz, skc olandr.
Demonik olann "bir andalk" biiminde tasarlanndan doan estetik probleme dikkat ekmitim. Sylediimi
daha ak hale getirebilmek iin ayn sorunu yeniden gndeme getireceim. Bir demoniin konumas
tasarlanacaksa, bu sorunu zecek sanat kategoriler hakknda ihtiyat elden brakmamaldr. Demonik olann
aslnda taklide ynelik olduunu bilse de, "bir andalk" konusunda baarl olamaz, nk "bir andalk",
sanatnn dizeleriyle araya girer. Sanat bir takm szcklerle aldatmacaya bavurmayacak, dolaysyla tam
tersini, skc olan tercih edecektir. "Bir andalk"a karlk gelen sreklilik, "imha" diye adlandrlabilir.
Skclk, imha, Hilik'te ortaya kan bir srekliliktir. Artk sylencede belirtilen say daha deiik bir adan
ele alnabilir. U bin yln altnn izilmesinin nedeni "bir andalk" vurgulamak deildir, bilakis, zamann
muazzam genilii, "kt"nn korkun boluunu ve ieriksiz oluunu ortaya karr. zgrlk, sreklilikteki bir
durgunluktur. Bunun kart "bir andalk" olmakla birlikte, lp gmleli uzun zaman olmu gibi grnen bir
adama bakldnda akla gelen skneti de artrr. Bunu kavrayan bir sanat, demonik olann
tasarlanmasnn, komik olann kefine de yaradn anlar, nk komik olann etkisi de ayn biimde yaratlr.
"Kt"nn tm etik belirlenimleri darda braklp sadece boluun metafizik belirlenimleri kullanldnda,
ortaya nemsiz bir sonu kar; "komik", buna kolaylkla bir nitelik olarak yklenebilir.
72

72 Bylece, kk Winslv'un [J.L . Heiberg'in] De Uadskillelige [Ayrlamayanlar] oyununda stlendii Klister
[Tutkal] rol derin bir tasarm olmutur, nk o doru bir ekilde, komik olan skc olan biiminde anlamtr.
Sreklilii olan bir ak ilikisi tam tersim, sonsuz bir boluu imler (Klister kt, sadakatsiz biri olduu iin
deil, tam tersine samimi bir ak duyduu iin, ama o gmrkte olduu gibi ak ilikisinde de fazladan bir
gnlldr), vurgu skc olana yapldnda bunun da komik bir etkisi olur. Klister'in gmrkteki komikliinin
kesinlii yoktur, nk bir ilerleme yoksa bu onun suu deildir, ak ilikisinde ise kendi kendisinin efendisidir.
eriksiz ve skc olan, ie kapanmay imler. "e kapanma" belirlenimi, "bir andalk" ile ilikisi iinde, ierik
zerine tefekkrde bulunur, "ieriksiz" ile "skc olan" belirlenimleri ierik zerinde, "ie kapanma" da ierie
karlk gelen form zerinde tefekkrde bulunur. Kavramsal belirlenimin tm bylece tamamlanr, nk
ieriksiz olann formu "ie kapanma"nn kendisidir. u unutulmamaldr ki, benim szlmde kii Tanr'ya ya
da "iyi"ye doru kapanamaz, nk bu eit bir kapanma en byk yaylmay imler. Bylece, kii dnyann geri
kalanndan elini eteini ekmi olsa da, bilinci gelitike yaylm da geniler.
Gnmz felsefesinde kullanlan terimlere baktmda, demonik olann, arkasndan bakldnda bir boluk
grdmz peri kz gibi, deilleyici bir hilii imlediini syleyebilirim. Ama bu tanm tercih etmem, nk
toplumsal erevede kullanlan bu terimler ylesine esnek ve yumuaktr ki herhangi bir eyi de imleyebilir.
"Deilleyici" terimini kullanacak olursam, ieriksiz olann "ie kapanma"y karlad gibi, bence bu terim de
hiliin formunu imler. Bununla birlikte, deilleyici olann d mihrakl olma gibi bir kusuru vardr; "ie
kapanma" durumun kendisini tanmlarken, deilleyici olan, ilikiyi deillenmi baka bir ey ile kurar.
Deilleyici olan gnmz felsefesinin apkasna koyduu arlardan kurtulup bu ekilde anlalrsa, onun
demonik olan imlemesine bir itirazm olmaz. Deilleyici olan giderek bir vodvil karakterine dnr; bu laf da
beni hep gldrr, nce trompeti, sonra basit bir gmrk, en sonunda da hanc ve postac olan gln
karakterlerden birini gerek yaamda ya da Bellmannn arklarnda grdmzde glmsememiz gibi.
Bylece ironi, deilleyici olarak aklanmtr. Hegel bu aklamay ilk kefeden kiiydi, ama tuhaf bir biimde
onun da ironiden pek haberi yoktu. Bunu dnyaya ilk kez takdim edip isim babaln yapan Sokrates oldu, onun
ironisi tam bir "ie kapanma" idi: nce kendini teki insanlardan yaltt, sonra ilahi olana yaylabilmek iin iine
kapand, kapsn kapatp gizlilii salamak iin dardakilerle iaret diliyle konuan kii gibi
73
- bu kimsenin
dikkatini ekmemitir. Tesadfi bir durumda "ironi" szc kullanldnda o artk ironidir. Sonra papaanlar
sahneye kar, yeryz tarihini incelemi olmalarna karn temaa etmekten acizdirler; kavramlar, soylu
snftan genlerin kuru zmleri bildii kadar bilirler, bir manav ehil klmak iin snava tbi tutup kuru
zmlerin nereden geldiini sormular, o da "Biz Tvergaden'daki profesrden alyoruz," demi.
imdi, demonik olan "iyi"ye ilikin Kayg olarak tanmlayan aklamaya dnyoruz. zgrlk-olmayan kendini
tmyle kapatp tzsel bir e olmay becerebilirse, ama te yandan bunu srdrmeyi istemezse
74
(zgrlk-
olmayan iradesini yitirip bir eyi istediinde doan eliki buradadr),
73-Matta ncil'i 6:6. - .n.
74-Demonik olann ve dilsel kullanmn yaratt yanlgya ramen bu tuzaa dlmemelidir; nk bu durumu
aklamak iin byle terimlerin kullanlmas, insana zgrlk-olmayann zgrle ait bir olgu olduunu ve
doal kategorilerle aklanamayacan unutturabilir. zgrlk-ol-mayan en gl ifadelerle iradeden yoksun
olduunu beyan etse de bu doru deildir, o her zaman arzudan daha gl bir iradeye sahiptir. Bu durum ok
yanltc da olabilir, nk bir kii kendi sofist ynteminin stnde bir kategori ile umutsuzlua srklenebilir.
Bundan korkmak iin bir neden yoktur, ama genlik hayalleriyle oyalananlar bunu kendi alanlarnda
denemeseler iyi olur
demonik olan artk "iyi"ye ilikin Kayg duymayacaktr. Bylece Kayg, kendini en ak biimde temas nmda
ortaya koyar. Demonik olan ister tekil bireyde var olan korkunluu imlesin, ister gneteki bir leke ya da msr
koannda beyaz bir nokta olsun, btnl ile ksmilii ayn nitelie sahip olacaktr; en kk paras ile
btnl, "iyi"ye ilikin ayn Kayg'y duyacaktr. Gnahn vurduu pranga, ayn zamanda zgrlk-
olmayandr, ama yukarda belirtildii gibi, dorultulan farkldr, gnah ile ilgili Kayg "kt"ye yneliktir. Bu
aklda tutulmazsa hibir aklama mmkn olmaz.
Bylece zgrlk-olmayan, demonik olan, bir durumdur, psikoloji de buna bir durum olarak bakar. te yandan
etik, yeni gnahn bu durumdan nasl srekli olarak doduunu grr, nk durum ile devinimin birlii
"iyi"den baka bir ey deildir.
Bununla birlikte zgrlk, deiik biimlerde yitirilebilir, bylece demonik olanda da bir farkllk bulunabilir.
Szn ettiim fark u yarglarla belirteceim: zgrlk bedensel-ruhsal olarak ve ruhun soluuyla
yitirilmitir.
75
Okuyucu benim demonik olan kavramn geni bir biimde kullanmama alktr, ama bu kullanm
kavramn snrlarnn dna tamaz. Demonik olandan nce rkp sonra umursamayacamz bir canavar
yaratmanm bir hayr dokunmaz, nk sonuta demonik olan, yeryzndeki varln birka yzyldr
srdryor. Byle bir varsaym byk bir aptallktr, ama bu varsaym, zellikle tinsel alanda kullanlyor
olmasnn dnda, hibir zaman gnmzdeki kadar yaygn olmamt.
75 Kierkegaard, Eski Yunanca pneuma teriminden hareketle pneumatisk szcn kullanyor. - .n.
I. Bedensel-Ruhsal Olarak Yitirilen zgrlk
Burada ruh ile beden ilikisi zerine ne iddial bir tefekkr saanan, ne de ruhun hangi anlamda bedenini
yarattna (ister Yunan, ister Alman tarznda olsun), ya da Schelling'in ifadesini hatrlarsak, ruhun
cismaniletirme etkinliiyle bedenini hangi anlamda rettiine ilikin bir tartma amay amalyorum; bunlara
ihtiyacm yok. Amacma ynelik olarak, kendimi olabildiince ifade etmeye alacam: Beden, ruhun ve Tin'in
bir organdr. Bu iliki sona erdii an bedenin isyan balar ve zgrlk derhal beden ile kendisine kar bir
ittifaka giriir; ite o zaman, zgrlk-olmayan, demonik olan biiminde oradadr. Bu ve bir nceki blmlerde
gelitirilen dnceler arasndaki fark hl tam kavrayamayan biri varsa yineleyebilirim. zgrlk isyankr
tarafa ilimedii srece, isyandan doan kayg varln srdrr, ama "iyi"ye deil, "kt"ye ilikin bir kayg
olarak.
Bu alanda demonik olann ierdii saysz ince ayrm rahatlkla grlebilir; bazlar ancak mikroskopla tehis
edilecek kadar kktr, bazlar da, ayrmlarn grlebilmesi iin kategorinin ok esnek kullanlmasn
gerektirecek kadar diyalektiktir. Ar duyarllk, ar heyecan, sinir hastal, hipokondri, vb. - bunlarn tm
szn ettiimiz ayrmlardandr. Szn kendisi cebir denklemine dnd iin bunlardan in abstracto konumak
ok g. Burada benim elimden bu kadar geliyor.
Bu alandaki en u nokta, genel olarak hayvani ykm diye adlandrlan durumdur. Burada demonik olan, kendini
sz iinde ortaya karr, Yeni Ahit'teki demoniin Kurtulu'a ilikin syledii gibi: xl fiol xoci oo( [Seninle ne
yapacam?] Bylece, ister zgrlk'e ilikin yardm etmek istemesiyle tehdit ederek, ister sadece rastlantyla
olsun, [yi ile] her trl temastan kanm olur. Ama bu kadar da yeterlidir, nk Kayg inanlmaz lde
aya abuktur. Genelde byle bir demonikten, durumu tm dehetiyle ifade eden bir sz duyulur: Beni
ykntmla ba baa brakn. Ya da byle biri gemiindeki belirli bir dneme atfta bulunarak yle der: O srada
kurtuluum mmknd - bu olabilecek en korkun cevaptr. Ne ceza, ne de tekdir onu kaygya sevk etmez; bunu
yapacak olan, alt oyulmu zgrle ve dibine inilmi zgrlk-olmayana ilikin szcklerdir. Bu durumda
Kayg, kendini baka bir ekilde ifade eder. Byle demonikler arasndaki sarslmaz ve kayg dolu bir ballk en
yakn dostluklara ta kartr. Fransz hekim Duchatelet, almasnda byle rneklere yer vermitir. Kaygnn
toplumsallamas, kendini bu alann her noktasnda aa karr. Toplumsallamann kendisi, demoniin
varlna ilikin bir gvencedir, ama gnahn vurduu boyundurukta ifadesini bulan benzer durum nedeniyle,
toplumsallamann varlndan sz edemeyiz, nk Kayg, "kt"ye ilikindir.
Bu konu zerinde daha fazla durmayacam, nk benim iin nemli olan planm bir dzene yerletirmektir.



II. Ruhun Soluguyla Yitirilen zgrlk
a) GENEL SAPTAMALAR.
Demonik olann bu biimi ok yaygndr, birbirinden farkl pek ok olguda karmza kar. Kukusuz, demonik
olan, zihinsel ierie deil, zgrlk ile mevcut ierik
76
arasndaki ilikiye ve zihinsellikle uyumlu mmkn bir
ierie tbidir.
76 Yeni Ahit'teki terim udur: oocpia auovcbn [Demonik bilgelik] (Yakup 3:15) Kategori burada ak
deildir. Ama blm 2:19 buna atfta bulunur: wx cauva jtloTEnotat xod (pgiaaouat [Demonlar bile
inanr ve rperir] Bylece demonik bilgide zgrlk-olmayan ile mevcut bilgi arasndaki ilikinin bulunduu
akla kavuur.
nk demonik olan, dnceyi erteleyen bir uyuuklukta, mtecessis olmann tesine geemeyen bir
tecessste, insann aalk bir biimde kendini kandrmasnda, hep bakalarna baml kadns bir zayflkta,
ihmalkrlkta, ahmaka bir meguliyette, vb. kendini ifade eder.
Zihinsel adan baktmzda, zgrln ierii doruluktur; doruluk insan zgr klar. Bu nedenle, doruluk
zgrln eseridir, zgrlk bu yolla doruluu srekli oluturur. Gnmz felsefesinin iddia ettii,
dncenin zorunluluunun ayn zamanda onun zgrl olduu yolundaki kurnazca gr
77
kast etmediim
aktr; dolaysyla bu gr dncenin zgrlnden sz ettiinde, sadece ebedi dncenin ikin
deviniminden sz etmi oluyor.
77 Hegel. - .n.
Bu kurnazlk ancak ileri kartrmaya ve kiiler arasndaki iletiimi gletirmeye yaryor. te yandan, benim
sylediim ey son derece yaln ve aktr: Tekil birey iin doruluk, onun etkinlik srasnda kendisinin ortaya
kard bir eydir. Doruluk tekil birey iin baka bir eyse, ya da o kii doruluu bu ekilde oluturmaktan
kamyorsa, karmzda demonie ait bir olgu var demektir. Doruluun her zaman ok sayda rtkan
olmutur, ama sorun, bir kiinin doruluu derin anlamyla renip renmedii, doruluun tm varlna
nfuz etmesine izin verip vermedii, doruluun tm sonularn kabul edip etmedii ve kendisi ile doruluun
sonucunun Yahuda pc iin bir smak kazp kazmaddr.
ada dnyada doruluk zerine sylenmedik laf kalmad; artk kesinlii ve ie dn, bu terimi Fichte gibi
soyut anlamyla alarak deil, tmyle somut bir anlamda kullanarak korumann vakti geldi.
Sadece etkinlik ile, etkinlik dahilinde elde edilebilecek kesinlik ve ie dn, kiinin demonik olup olmadn
belirler. Bu kategori elden braklmazsa her eyin yolu alr, her ey akla kavuur: rnein, nedensizlik,
inanszlk, dini alaya alma gibi eyler sanldnn aksine ierikten deil; bo inanlar, sflilik, sofuluk gibi,
kesinlikten yoksundur. Deilleyici olgular kesinlikten yoksundur, nk onlarn iinde bulunduu kayg ierie
ilikindir.
amza ilikin iri szler sarf etme niyetinde deilim, ama bu kuaa bakan herhangi biri, dnemimizin ierdii
kartln ve kayg ile huzursuzluun kaynann belirttiim nedene bal olduunu sanyorum yadsmaz:
Doruluun alan ile nicelii, ksmen de soyut berrakl bir dorultuda artarken, buna kart dorultuda
kesinliin srekli olarak irtifa kaybettiini gryoruz. Gnmzde, eski ispatlar da birletirerek, ruhun
lmszln ispat etmek amacyla metafizik ve mantk alannda inanlmaz lekte aba harcanyor; ama
tuhaftr ki, kesinlik de bir yandan azalyor. lmszlk dncesi, sonular asndan bir gce ve arla;
bunun kabul asndan da, belki de korku veren bir yaam tmyle yeniden yarataca iin, sorumlulua sahip.
Bylece bir kiinin ruhu teskin edilip kurtarlrken, tekinin zihni yeni bir ispat retmesi iin cendereye almyor.
Ar bir Katolik anlamda, bu ispat "iyi i" olacak! Daha kendisi bile ikna olmadan ruhun lmszl iin ispat
icat eden hibir kii, (rneimizi srdrrsek) insann lmszlnn anlamna ilikin aklamay ilerletmek
kaygsndan asla kurtulamayacaktr. Bu onu rahatsz edecektir. Basit bir insan lmszle ilikin yaln szler
sylediinde daha dibe inecektir. Tam ters dorultuda da ie dnklnn eksik kalmas muhtemeldir. En kat
Ortodoks dnceye sahip biri demonik olabilir, o kii de tm bunlar bilir: lahi olann karsnda secdeye varr.
Doruluk onun iin trenler yndr. Tanrnn huzuruna kmaktan, gnde ka kere secdeye varlacandan sz
eder. Onun her eyi bilmesi, matematiksel bir nermede ABC harflerini grnce ispat yapan, harfler DEF olarak
deitirildiinde uvallayan birinin bilgisine benzer. Dolaysyla bu kii, tmyle ayn olmayan bir ey
duyduunda kayglanacaktr. Byle bir kiinin gnmzde tahmin yrtenlerle benzerlii artcdr; ruhun
lmszl iin yeni bir ispat kefedilir, sonra tahmin yrten bu insan hayatnn tehlikesini gze almken
ispat retemez, nk defterleri yannda deildir! Her ikisinde de eksik olan ey nedir? Kesinlik. Hem bo
inan, hem de inanszlk, zgrlk-olmayann formlardr. Bo inan sz konusu olduunda, nesnellie,
znellii -Medusann ba gibi- taa eviren bir kudret olarak baklr; zgrlk-olmayan da bynn
bozulmasn istemez. Alay etmek, inanszla ilikin en yksek ve aslnda en zgr ifadedir. Ama alay etmek de
kesinlikten yoksundur, bu nedenle istihzaya bavurulur. Mstehzi ifade kullanan ka kii -buna bakabiliyor
olsaydk eer- demonik olann iinde xi eu,oi xa ao [Seninle ne yapacam?] diye seslendii kaygy aklna
getirir? O an kopan alkta ok az kiinin alayc insan gibi marur ve hassas olmas da dikkate deer bir olgudur.
Gnmzde bu konuda tahmin yrtenler, endstriyel bir hrsla, sebatla, tm vakitlerini feda ederek, kendilerini
Tanrnn varl iin eksiksiz bir ispat yazmaya vakfetmiler! Ama ispatn mkemmellii arttka, kesinlii de
azalyor. Kiinin zgrl asndan vaaz edildiinde Tanrnn varl her yerde bulunur, ama akl banda biri,
ktlk yapmaya niyeti olmasa bile, bundan utan duyacaktr. Bu kavramla yce ve yakn bir birliktelik iinde
yaamak, tam bir ie ynelmeyi gerektirir, bu da rnek bir koca olmaktan ok daha byk bir ustalk ister. Byle
bir kii, sokaktaki basit insan Tanrnn varl hakknda konumaya baladnda bunalma girecektir. Tanrnn
varlnn ispat, insann belirli bir durumda renecei, metafizik adan zerinde alaca bir itir, ama Tam
fikri kiiye her durumda arln hissettirir. Byle bir kiinin yoksun olduu ey nedir? e ynelme. e
ynelmenin yoksunluu tam ters dorultuda da sz konusu olabilir. Sofuluk denen ey, sk sk alay konusu olur.
Sofular bunu dnyann er'den ibaret olduunu syleyerek aklyorlar. Ama bu tmyle doru deildir. Byle
"sofu" bir insan kendi sofuluu ile zgr-olma-yan bir iliki iindeyse, yani ie dnmekten acizse, estetik bir
bak asndan o kii ancak komiktir. Buraya kadar, herkesin ona glmeye hakk vardr. Tek bir adm atamayp
dans ustalna soyunan topal bir adam da komiktir. Ayn ey dindar kii iin de geerlidir. Bazen bir sofunun
tempo tuttuunu iitiriz, tpk dans etmeyi brakn, tek bir adm atamayan birinin tempo tutmay bilmesi gibi.
Bylece "sofu", belirli anlara ve durumlara bal olmayp kiinin hep tad bir ey olarak, dindarln da ayn
lye vurulduunu bilir. Bununla birlikte, bunu lye vurmaya kalktnda o kii zgr deildir. Belli ki o
insan, tm uhrevi grn ve ge at elleriyle, yapt hatalara ramen kendi kendine tempo tutuyordun O
kiinin bu eitimden gememi herkes iin kayglanmasnn nedeni de budur. Sofu, kendini gvenceye almak
iin, tm dnyann nefret edecei mufassal saptamalara tutunur.
Kesinlik ile ie dnklk, soyut olmayan bir anlamda, znelliin kendisidir. Her eyin korkun bir ihtiamnn
olmas, gnmzde retilen bilginin bir talihsizliidir. Soyut znellik ile soyut nesnellik, kesinlik ve ie
dnklkten ayn derecede yoksundur. Bu, In abstracto konuulduunda fark edilemez, yleyse soyut znelliin
ieriksiz olduunu sylemek de dorudur. In concreto konuulduunda ise ierik aa kar, nk kendini bir
soyutlamaya tbi tutmak isteyen kii, sadece trenler konusunda ustalamak isteyen biri gibi, ie dnklkten
yoksundur.
b) E DNKLN YADSINMASINA YA DA YOKSUNLUUNA LKN ZELGE.
e dnkln yoksunluu tefekkre dair bir kategoridir, sonuta her formun bir ikizi olacaktr. Tin'e ilikin
niteliklere hep soyut adan yaklalr, bu eilim durumu grmezden gelmekle birdir. Dolayszlk, genellikle
tefekkre (ie dnmeye), soma da senteze (bunu tzsellik, znellik, zdelik diye de ifade edebiliriz; zdeliin
de Us, Idea, Tin iinde bulunduu varsaylr) kart olarak vaaz edilir. Ama etkinlik alannda durum farkldr.
Burada dolayszlk, ayn zamanda ie dnkln de dolayszldr. e dnklkten yoksun olmak da, bu
nedenle her eyden nce tefekkre baldr.
Bylece ie dnklkten yoksun olmann her formu, ya etkinlik-edilgenlik, ya da edilgenlik-etkinliktir; ister biri
ister teki olsun, bu kendi zerine tefekkrde bulunma etkinlii iinde yer alr. Bu form, ie dnkln
somutluuna oranl olarak, bir dizi ince ayrmdan geer. Anlamak ile anlamak iki ayr eydir, diye bir deyim
vardr, yledir de. e dnme bir anlama trdr, ama in concreto nemli olan, anlamann nasl kavranddr.
Bir sz anlamak ile o szn atfta bulunduu eyi, yani kiisel olan kavramak iki ayr eydir; bir insan
syledii eyi anlar, ama kendisini syledii szn iinde kavramas farkldr. Bilincin ieriindeki somutluk
arttka, kavrama etkinlii de daha somut hale gelir, bu kavray bilinte var olmadnda, karmza, kendini
zgrlkten koparmaya alan, zgrlk-olmayana ilikin bir olgu kar. mdi, tarih bir e ieren daha somut
bir din bilin ile urarsak, bu bilin ile kavrama arasnda bir iliki kurmamz gerekir. Demonik olanda,
bununla benzerlik tayan iki form vardr. Kat Ortodoks dncede bir kii tm gayretkeliiyle Yeni Ahit'teki
her szcn bir havariden tretildiini ispatlamaya alrsa, ie dnme yava yava kaybolacak, sonunda da
anlamak istediinden ok daha farkl bir eyi kavram olacaktr. Dindar olmayan biri Yeni Ahit'in ikinci yzyla
kadar yazlmam olduunu ispatlamaya kalktnda ise, onun korktuu ey ie dnmenin ta kendisidir, bylece
Yeni Ahit'i teki kitaplarla ayn snflandrmaya tbi tutacaktr.
78
78 Demonik olann ilahi mahkemede din erevesinde aldatc bir grn olabilir, bu da hibir zaman in
abstracto belirlenemez. Bylece bir sofu, inanan bir Hristiyan kaygya kaplabilir ve Hristiyanla ynelimiyle
ilgili kayg duyabilir. Bu ilahi bir mahkemedir, byle olup olmadn da Kayg ile ilikisi dahilinde gsterir. te
yandan, demonik olan daha da ileri gidebilir, onun din bilinci yle somuttur ki, kayg duyduu ve kaygs
dahilinde kamaya alt ie dnme, kutsal yinlerin kavranlna ilikin tmyle kiisel bir kavramadr.
Bunu bir noktaya dek srdrmeye niyetlidir, o noktaya geldiinde durur ve kendini sadece bilgi sahibi bir kii
olarak tanmlar. Tecrbeden te, tarihsel nitelie sahip, sonlu bir kii olmak ister. Din bir mahkemeye kan
herkes, ilahi mahkemenin kendisini uzak tutabilecei bir yere gelmek ister; demonik ise, gl iradesi (zgrlk-
olmayana ilikin irade) uyarnca, iindeki zayf irade devam etmesini sylerken, o kamak ister. Bu ayrm aklda
tutulmaldr, yoksa demonik olan o derece soyut bir biimde dnlr ki, hibir eyin olmadn, zgrlk-
olmayann iradesinin bir ekilde kurulduunu, zgrln, zayf da olsa, kendiyle elierek iradesinin her zaman
var olmadn varsaymak durumunda kalabiliriz. lahi mahkemeye maddi biimde bakmak isteyen, Grres'in
gizemciliinde bundan bol miktarda bulabilir. inde Kayg barndrd iin bu kitab tmyle okuyamadm
da tm itenliimle kabul ediyorum. Ama grebildiim kadaryla, Grres demonik ile ilahi mahkeme arasnda
ayrm yapmay her zaman bilmiyor, bu nedenle yapt konusunda dikkatli olunmal.

Bilincin sahip olabilecei en somut ierik, kendi bilinci, kiinin kendisidir. Bu saf bir "Ben bilinci" deil, en
gl tasviri kullansa bile hibir yazarn anlatamayaca, her kiide bulunuyor olsa bile tekillii olan bir "Ben
bilinci"dir. Bu "Ben-bilinci" temaa [Dan. Contemplation] deildir, buna inanan biri de kendini kavram
saylmaz, nk kendisi olu srecindeyken temaann da tamamlanamayacam grr. Bu "Ben-bilinci"
etkinliktir, etkinlik de ie dnmektir; ie dnme bu bilin durumuna karlk gelmediinde, ie dnmenin yitimi,
kendini elde edilmesine ilikin Kayg olarak ifade ettiinde, karmza demonik olan kar.
e dnme yoksunluu mekanik biimde ele alnrsa, bu konu zerine sylenenler havanda su dmekten ibaret
kalr, byle de olmamas gerekir. nk ie dnme yoksunluuna ilikin her olguda, edilgenlikle balasa da, bir
etkinlik bulunur. Etkinlikle balayan olgular daha aktr, bu nedenle gze arpar. Sonu olarak bu etkinlikte bir
edilgenlik olduu unutulur ve demonik olan ele alndnda bu iki olgunun kartl dnlmez.
Plann doru olduunu gstermek iin birka rnek vereceim.
nanszlk-Bo inan.
Bu ikisi birbirine tmyle karlk gelir: Her ikisi de ie dnmekten yoksundur, ama inanszlk bir etkinlik
araclyla edilgen olurken, bo inan bir edilgenlik yoluyla etkindir. Bir anlamda, biri daha eril, teki daha diil
form tar; her iki formun ierii de "Ben" zerine yaplan tefekkrdr. in aslna baktmzda, ikisinin de
zde olduunu grrz. nanszlk ile bo inan "iman"a ilikin Kayg'dr, ama inanszlk zgrlk-olmayann
etkinlii ile balarken, bo inan zgrlk-olmayann edilgenliiyle balar. Genellikle dikkat edilen bo inancn
edilgenliidir, bu nedenle bo inancn daha nemsiz, kolay balanr bir ey olduu dnlr; tm bunlar,
uygulanan kategorinin este-tik-etik ya da etik olmasna gre deiiklik gsterir. Bo inanta aldatc bir zayflk
vardr, ama edilgenliini koruyacak kadar bir etkinlii de tayor olmas gerekir. Bo inan, kendisi sz konusu
olduunda, inanszdr. nanszlk da, kendisine ynelik bir bo inan tar. Her ikisinin ierii, kendi
"Ben"lerine ilikin tefekkrden oluur. Bo inan iinde yer alan rahata dknlk, korkaklk, alaklk, kendi
Ben'inden feragat etmektense, bunun zerine tefekkrde bulunmay tercih eder. nanszlk iinde yer alan
meydan okuma, gurur, kibir de, kendi Ben'inden feragat etmektense, bunun zerine tefekkrde bulunmay tercih
eder. Byle bir tefekkrn en incelmi biimi, bulunduu yerde gnl rahatlyla kalyor olsa da, bu durumdan
kma arzusudur.
kiyzllk-iftira.
Her ikisi de birbirine karlk gelir. kiyzllk bir etkinlik, iftira ise bir edilgenlik yoluyla balar. Genellikle
iftiraya daha yumuak baklr, ama kiinin bu durumdan vazgemeye niyeti yoksa, iftiradan duyduu acy
koruyacak kadar bir etkinlii de tayor demektir. ftira bir almlamay da gerektirir (nk bir aaca ya da taa
iftira edilmez), bu da iftira ortadan kalktnda akla gelir. te yandan, iftirann edilgenlii, oturup beklemeye
tahamml edemez ve iftirann kendine yarar salayaca yere dek trmanmasn ister. Bu nedenle ikiyzllk
kiinin kendine iftiras, iftira da kiinin kendine ynelik ikiyzlldr. Her ikisi de ie dnmekten acizdir ve
kendilerine bakmaya cesaret edemezler. Bu nedenle, her ikiyzllk sonunda kiinin kendine ikiyzl olmasyla
sonulanr, nk ikiyzl kii ya iftiraya uramtr, ya da kendi kendine iftira yneltir. Her iftira da, ortadan
kalkmad srece, bakalarna ynelik ikiyzlle dnr, nk iftiraya uram kii, bu durumdan
vazgememesini salayan derin etkinliiyle, bu almlamay baka bir eye dntrr, bylece artk bakalarna
kar ikiyzldr. una da rastlarz: iftiraya uram kii, bu iftiray rtnecei bir incir yapra olarak kullanr,
nk belki de bunu yapmasa ikiyzl bir pelerine ihtiyac olacakt.
Gurur-Korkaklk.
Gurur bir etkinlik, korkaklk bir edilgenlikle balar; her adan zdetirler, nk korkaklkta "iyi"ye ilikin
Kayg'y koruyacak kadar edilgenlik bulunur. Gurur ise derin bir korkaklktr, nk korkaka bir tavrla kendini
doru bir biimde kavramaktan kanr. Bunu kavramas iin zorlandnda, bir patlamayla ortaya kar ve balon
gibi sner. Korkaklk derin bir gururdur, nk yanl anlalm gururun nermelerini bile kavramaktan
korkaka kanr, kendi gururunu da, bir yenilgiden hibir zaman ac ekmemi olduunu hesaba katarak, ezilip
bzlerek sergiler. Bylece o insan gururun deilleyici ifadesi, yani yitirmekten ac ekmiyor olmak nedeniyle
de marurdur. una da rastlarz: ok marur bir kii, gururunu salama almak iin, hibir eyi tehlikeye atmayp
mmkn olduunca silik grnecek kadar korkak davranr. Biri etkin, teki edilgen olmak zere iki marur
kiiyi etkin olann de getii an bir araya getirirsek, korkak olann nasl gurur duyduunu gzlemleme frsat
buluruz.
79

79 Descartes De affectionibus adl denemesinde, her tutkuya karlk gelen bir baka tutku olduunu, ama
"hayret etme"nin istisna tekil ettiini syler. Burada yaplan ayrntl serim biraz zayftr, benim ilgimi eken
ise, Platon ve Aristoteles'e gre felsefenin tutkusu olan, tm felsef etkinliin balamasna yol aan "hayret
etme"ye tand ayrcalktr. Ayrca "gpta etmek" "hayret"e karlk gelir, gnmz felsefesi "phe etmek"ten
de sz eder. Gnmz felsefesinin yapt temel hata da burada yatar; evetleyici yerine deilleyici olan ile
balar, omnis affirmatio est negatio [Her evetleme bir deillemedir] ifadesinde affirmatio teriminin baa
alnmas gibi. Evetlemenin mi, yoksa deillemenin mi baa alnaca ok nemlidir, evetlemeden yana tavr alan
tek ada filozof da Herbart olmutur.
c)KESNLK VE E DNME NE ANLAMA GELR?
e dnmeyi tanmlamak kukusuz ok gtr. Gene de bunun bir tr ciddiyet olduunu syleyebilirim. Bu
herkesin anlayabilecei bir szcktr. Ama tuhaftr ki, baz szckler zerinde tekilerden daha az
dnlmtr. Macbeth kral ldrdnde yle barmt:
From this instant
There's nothing serious in mortality
Ali is but toys; renown and grace is dead
The wine of life is drawn,
and the mere less
Is left this vault to brag of

Macbeth bir katildi, dolaysyla szckleri de korkun ve sarsc bir doruluk ieriyordu. e dnmeyi yitiren her
birey "The wine of life is drawn" ve "There's nothing serious in mortality; all is but toys" diyebilir, nk ie
dnme ebedi hayata akan emedir, bu emeden kan da ciddiyettir. Eski Ahit'teki vaiz kitabnda "Her ey
kibirdir" denildiinde vaiz in mente [zihinsel olarak] ciddiyeti dnyordu. te yandan, ciddiyet yitirildiinde
her eyin kibir olduu sylenir, demek ki bu ayn eyin (melankolinin meydan okumas) etkin-edilgen, ya da
edilgen-etkin (bo sz ile nktenin meydan okumas) ifadesidir, bylece szlanmak ya da glmek iin bir frsat
km, ama ciddiyet yitirilmitir.
Bildiim kadaryla ciddiyet iin verilen tek bir tanm bulunmuyor. Eer doruysa, bu beni memnun eder, ama
tanm yok eden akc, bir azdan ifade edilen ada dnceye merakl olduumdan deil, tanmlardan
kanmak iin varolusal kavramlarla ilikisi iinde bir uyan yapt iin. nk insan bir tanmda, kendi
anladndan, anlamak istediinden, tmyle farkl bir biimde grmek istediinden baka, yabanc bir ey
bulmay tercih etmez. Gerekten k bir kii de aka ilikin kesin bir tanm grmekten holanmaz.
Gndelik hayat iinde Tanr ile enlikli bir btnlk yaayan kii, ne bunun bozulmasn ister, ne de Tanr'ya
ilikin bir tanmla paralara ayrlarak bozulduunu grmeyi tercih eder. Ciddiyet de byledir, buna ilikin bir
tanm bo szden ibaret olabilir. Bunlar sylememin nedeni dncelerimin mulak olmas deil, ne de benden
phelenecek dirayetli bir tahmin yrtme meraklsndan korkum var - sanki nerede konutuumu
bilmiyormuum gibi. Byle tahminler yrten kii, bir matematikinin ispatlara ilikin tavrna benzer bir
inatlk gsterir ve bir matematiki gibi unu syler: Bu neyi ispatlar? Bence burada belirttiim eyler,
tartmann konusuna ilikin ciddi bir bilgimin olduunu, herhangi bir kavramsal akl yrtmeden daha iyi
ispatlyor.
Burada ne ciddiyetin bir tanmn vermeye, ne de bu terim hakknda soyutlama yoluyla konumaya niyetim
olmad halde yol gsterme kabilinden birka saptamada bulunmak istiyorum. Rosenkranzn Psychologie adl
kitabnda "Huy"a [Dan. Gemyt, Alm. Gemt] ilikin bir tanm
80
bulunur: 322. sayfada "Huy"un duygu ile Ben-
bilinci'nin bir birlii olduunu syler. Bu saptamann biraz ncesinde de (ss. 320-321) harika bir serimleme
yapar: "Duygu ile Ben-bilinci birbirlerine doru alrlar, zne Ben-bilinci'nin ieriinin kendine ait olduunu
hisseder. Ancak bu birlik 'Huy' diye adlandrlabilir. Bilme etkinlii, duygunun bilgisi aklktan yoksun olursa,
sadece doa tin'inin zorlamas,
80 Okuyucumun benim kadar okuduunu varsaymak beni her zaman sevindirir. Bu varsaym, hem yazar hem de
okuyucu iin ekonomiktir. Bu nedenle, okuyucumun atfta bulunduum kitaptan haberdar olduunu
varsayyorum. Ama deilse, bir bakmasn salk veririm; genel geer dncelerle ve insan yaamna insani bir
bakla kendine ayrcalkl bir yer edinen yazar, bu dikkate deer kitapta, ieriksiz bir plana yerletirdii bo
inanlarndan vazgeebilseydi, zaman zaman gln duruma dmekten de kurtulurdu. Bu olaanst byk
planda bazen anlalmakta glk ekilen tek ey, somut bir tartmaya burada nasl yer bulunduudur.
(rnein, ss. 209-211. Das Selbst-und das Selbst-1. Der Tod; 2. Der Gegensatz von Herrschaft und
Knechtschaft.)
dolayszln gsterii var olacaktr. te yandan, duygu eksik kalrsa, geriye kalan, tinsel varoluun en son
noktasndaki ie dnmeye ulaamam, Tin'in Ben'iyle btnleememi soyut bir kavram olacaktr." Geriye
dnp, yazarn "duygu"yu "Tin'in kendi duygululuu ve bilinci ile dolaysz birlii" [unmittelbare Einheit seiner
Seelenhaftigkeit und seines Beiwusstseins] biiminde tanmlamasna bakarsak, bu "duygululuk"
[Seelenhaftigkeit] tanmnn da doann dolaysz belirlenimlerinin birlii araclyla yapldn hatrlarsak,
yazarn hepsini bir araya getirerek somut bir kii kavramn elde ettiini grrz.
Ciddiyet ile huy birbirlerine karlk gelirler; ciddiyet, huy'dan daha yksek ve onun en derin ifadesidir. Huy,
dolayszln bir belirlenimidir, ciddiyet ise, huy'un zemininin elde ediliidir. Ciddiyetin zemini zgrln
sorumluluunda korunur ve takdis edilmilikten alman hazda olumlanr. Huy'un zemini, tarih gelimesi iinde,
ciddiyetin ebediliini belirler, nk ciddiyet hibir zaman alkanlk haline gelmez. Rosenkranz, alkanlk ile
"Pneumatoloji"de deil, "Fenomenoloji"de ilgilenir; ama alkanlk Pneumatoloji'ye de ait saylr; ebedilik
yinelemeden uzaklatnda alkanlk ortaya kar. Ciddiyetin zemini elde edilip korunduunda, karmza kan
ardklk ile yinelemedir, ama yineleme zemininden yoksun kalnca, geriye kalan alkanlktr. Ciddi kii,
ciddiyeti zemini araclyla elde eder, ama bunu yinelemede iade eder. Canl, ie dnk bir duygunun bu zemini
koruduu sylenir, ama duygunun ie dnkl ciddiyet uzaklatnda hemen souyacak bir ate gibidir. te
yandan, duygunun ie dnkl de durumuna gre deiiklik gsterir; bazen bir baka anda olduundan daha
ie dnktr. Her eyi somutlatrmak iin bir rnek vereceim: Bir papaz her pazar belirli dualar okur ve
birka ocuu vaftiz eder, imdi o nasl heyecan, vb. eylere sahip olsun. Ate sner, o canlandrr, insanlar
harekete geirir ve bu byle srer, bazen daha az, bazen daha ok. Ciddiyet, her pazar ayn zemini ayn ey iin
yalnz bana kurmaya muktedirdir.
81
Ama ciddiyetin bu ayn ciddilikle iade etmesi gereken ey gene kendisidir,
teki trl bu ciddiyet deil bilgilik taslamak olurdu. Ciddiyet bu anlamda kiiliktir, ancak ciddi bir kii gerek
bir kii olabilir, ancak ciddi bir kii bir ii arballkla ifa edebilir, bir ii arballkla yapmak da ciddiyetin
bilgisinin nesnesini edinmekle mmkn olur.
81 Constantin Constantius Yineleme'de [Gjentagelsen] "Yineleme, varoluun ciddiyetidir," demiti. "Yaamn
ciddiyeti de, bir binici atna her seferinde byk bir ciddiyetle binse de, bir at binme ustalna dnmek
zorunda deildir." (s. 6)
Gndelik hayatta ciddiyetten sk sk sz ederiz. Bazs milliyetilik asndan, bazlar kategoriler, bazlar da bir
tiyatro oyunu, vb. asndan ciddidir. roni durumu grr ve bununla urar, nk yanl yerde ciddiyet
gsteren kii, her kim olursa olsun komik; klk deitirmi amz ve bu an rettii dnce ar ciddiyet
gsterse de, eo ipso komik olacaktr. Bylece, kiinin gerek deerini lmek iin onun laf kalabalna
bakmaktan, ya da u srr kurnazca ondan almaktan daha uygun bir yol yoktur: Onu kim hayatta ciddi hale
getirdi? nsan baz huylarla doar, ama ciddilik ile deil. "Onu kim hayatta ciddi hale getirdi?" tmcesi, baka bir
eye gebe olduu iin, kavranmas gerekir; kii bir ey araclyla ciddiyeti ile krtrr. Kii ciddiyetin nesnesi
ile ciddi olduunda, istedii takdirde baka eyler konusunda da arbal olabilir, ama sorun, ciddiyetin nesnesi
hakknda ciddi olup olmaddr. Bu nesne her kiide bulunur, nk bu nesne kiinin kendisidir, bunun
hakknda ciddi olmayp baka eylerde ciddiyet taslayan kii grltl bir ey olmann tesine geemez; tm
ciddiyetine ramen nktedan bir kii olmaktan kurtulamayacak, bazen ironiyi de aldatt halde, volente Deo
[Tanrnn inayetiyle] komik olmay srdrecektir, zira ironi ciddiyete haset eder. te yandan, doru yerde
ciddiyet gsteren kii, Tin'in salamln baka eylere hem duygusal, hem de aka ile bakarak gsterecektir;
insanlar kendilerini ciddi klan bir ey hakknda aka yapldn grnce, ciddiyetin aldatc omurgasndan
souk bir rperti szlecektir. Ama o kii ciddi olduu iin, akaya nerede tahamml edilmeyeceini de bilir,
nk bunu unuttuunda, uhrevi bir konuyla ilgili yrtt tahminle vnrken birden geri zeklya dnen
Albertus Magnus'a, ya da idealini gerekletirmek iin Pegasus'a binmiken onu lml bir kadnla bulumak
iin srme istismarnda bulunduunda birden den Bellerophon'a dner.
82

e dnme, kesinlik, ciddiyettir. Bu biraz sama grnyor. Bunun znellik, saf znellik, bergreifende [kuatc,
kavrayc] znellik olduunu syleseydim, phesiz ok arbal davranm olurdum, ama ben konuyu baka bir
adan da ele alabilirim. Tin, ie dnmeden yoksun olduunda, sonlu hale getirilmi demektir. yleyse ie
dnme, insanda ebedi olann ebedilii ya da kurucu esidir.
82 Kr. Marbach, Geschichte der Philosophie, B.2, s. 302, Dipnot: Albertus ex asino factus philosopbus et ex
philosopho asinus. [Albertus aniden bir aptaldan filozofa, sonra filozoftan bir aptala dntrld] Kr. Tenne-
mann, VHI, B.2, s. 485, dipnot. Baka bir skolastik olan Simon Torna-censis, bu konuyu daha byk bir
kesinlikle ele akmr; ona gre Tanr Albertus'a Teslis'in bir ispatn vermekte zorunlu olmalyd, nk
istediinde: profecto si malignando et adversando vellem, fortioribus argu-mentis scirem Ulam infirmare et
deprimendo improbare. [stediimde ktlk ile husumeti gl dncelerle zayflatabilir, onlar indirgeyerek
tersini ispat edebilirim] yi insan, abalarnn dl olarak, alfabeyi ancak iki ylda skebilecek bir aptala
dntrlmtr. Bkz. Tennemann, Geschichte der Philosophie, VIII, s. 314, dipnot. Byle olduunu
varsayalm. Bunu sylemi ya da kendisine yaktrlan eyi telaffuz etmi olsun - byk aldatc hakkndaki
Ortaan nl kfr- yoksun olduu ey diyalektik dahilindeki gl bir ciddiyet deil kendisine ilikin bir
kavramayd. Bu yknn birok benzeri vardr, gnmzde rahmin yrtenler de, Tanrnn kendisinden emin
olmamasn salamak iin byle bir yetkeyi varsayarlar, tpk meclisin kendisini mutlak m, yoksa snrl bir
yetkiyle mi donatacam bekleyen monark gibi.
Demonik olana doru bir biimde bakmak iin, sadece ebediliin kiide nasl ortaya ktn, kiinin bunu nasl
rendiini grmek yeterlidir. amz bu adan geni bir gzlem alan sunuyor. Gnmzde, ebedilik zerinde
yeterince tartlmtr; kabul edilmi ya da yadsnmtr (nasl bakldna bal olarak), her iki bak da ie
dnmeden yoksundur. Ama ebedilii doru ve somut bir biimde
83
anlamayan kii, ie dnmeden ve ciddiyetten
yoksun demektir.
83 Constantin Constantius ebediliin doru yineleme olduunu sylerken bunu kast ediyordu.
Burada daha ak konumak istemiyorum, ama birka nokta zerinde duracam.
a) Bazlar insandaki ebedilii reddeder. Ayn anda Lebenswein ist ausgeschenkt [hayatn arab taar] ve
byle her kii demonik olur. Ebedilik vaaz edilirse, imdiki zaman da kiinin olmasn istediinden ok daha
farkl gerekleir. nsan bundan korkar ve "iyi"ye ilikin kayg duyar. Bu kii istedii srece ebedilii
reddetmeyi srdrebilir, ama bunu yaparken ebedilii tmyle ldremez. Bir yere kadar, bir anlamda ebedilii
kabullenmeyi ister, baka bir anlamda ve daha yce bir noktada da ondan korkar. Ama ne kadar inkr edilirse
edilsin, ondan tmyle kurtulamaz. Gnmzde insanlar, ebedilie ilikin soyut, vc szler sylediklerinde
bile, ondan ok korkuyorlar. Bugnlerde, eitli ynetimler huzursuz dzen bozuculardan duyduklar korkuyla
yayor; birok insan da, aslnda gerek huzur olan tek bir dzen bozucudan, ebediyetten korkuyor. Bu nedenle
an' ilan ediyorlar, cehenneme giden yolun iyi niyet talaryla deli olmas gibi, ebedilii yok edecek en iyi ey
de anlardr. O zaman neden insanlar byle korkun bir acele gsteriyor? Ebedilik yoksa, o an da istedikleri kadar
uzayabilir. Ama ebedilie ilikin kayg, an' bir soyutlamaya dntrr. Dahas, ebediliin inkr, dolayl ya da
dolaysz, kendini birok biimde ifade edebilir; alayclk, saduyu ile can skc bir zehirlenme, meguliyet,
zamansal olana duyulan heyecan, vb.
b) Bazlar ebedilii tmyle soyut bir ey olarak ele alr. Mavi dalar gibi, ebedilik de zamansal olann
snrn izer, ama zamansalla ok dkn biri snra hibir zaman ulaamayacaktr. Bunu grebilen tek kii,
zamansalln dnda kalan snr bekisidir.
c) Bazlar, hayal gc adna, ebedilii zamana doru eker. Byle bakldnda, ebedilik byleyici bir
etki yaratr. nsan neyin d, neyin gerek olduunu bilmez. Ay nn bir ormanda ya da odann iinde
parldamas gibi, ebedilik de, arzu dolu, apkn, dsel baklarn an'a diker. Ebedilik dncesi, gz kamatran
bir oyalanmaya dnr, soru da hep ayndr: D m gryorum, yoksa ebedilik mi beni dnde gryor?
Bazlar da, bu zppe oaltmalara bavurmakszn, ebedilii saf ve yaln bir biimde tahayyl eder. Byle bir
dnce de kesin ifadesini u yargda bulur: Sanat ebedi hayatn sezilmesidir, nk iir ile sanat ancak hayal
gcnde bir araya gelir. Her ikisi de sezginin Sinnigkeitna [Anlamllk] sahip olabilir, ama ciddiliin
Innigkeitndan [e dnklk] yoksundurlar. Bazlar ebedilii hayal gcnn duvayla ssler, sonra da ona
hasret ekerler. Bazlar ise, Dante olmaya zenerek, ebedilii bir kyamet olarak grrler; ama Dante hayal
gcne ne kadar boyun emi olsa da, etik yargy askya almamtr.
d) Ya da ebedilik metafizik biimde dnlr. Bir kii lch lch [Ben Ben] dediinde
84
her eyden daha
gln olur: Saf Ben, ebedi Ben bilinci. Bu insan lmszlkten de yle sz eder ki, sonunda kendisi lmsz
deil, lmszln kendisi olur. Buna ramen, o kii lmszln sistemine almakta baarsz olduunu
idrak eder ve ona, sistemine ekleyebilecei
84 Kierkegaard, Fichte'yi eletiriyor. - .n.
bir yer bulmaya alr. Poul Moller'in bu glnle ilikin syledii dorudur; lmszlk her yerde olmaldr.
Ama yle olsayd, zamansal olan, arzu edildiinden ok daha farkl olurdu. Ya da ebedilik, zamansal olan
komik bir biimde ierecek kadar metafizik adan dnlr. Saf bir estetik-metafizik bak asndan, zamansal
olan komiktir, nk kendisi bir elikidir, komik olan da her zaman bu kategori dahilinde bulunur. Ebedilik,
zamansall ierecek kadar metafizik bak asyla incelenecekse kesinlikle komik olur, nk bu durumda
ebedi bir Tin'in bir zamanlar mali skntya dtn hatrlyor olduunu da varsaymamz gerekir. Ebedilii
desteklemek iin yaplan her ey ziyan olmu, bo bir abadr, nk hi kimse saf bir metafizik adan ne
lmsz olabilir, ne de lmszlne kendisi ikna olur. Ama lmszlne baka bir adan ikna olacaksa,
komik olan da bu kiinin yakasndan dmeyecektir. Hristiyanlk, kiinin sarf ettii her sradan szn hesabn
tutmas gerektiini syledii halde, biz bunu hayatta zaten gereklemi olan eylerin hata pay olmakszn
btnsel olarak hatrlanmas diye anlyoruz. Hristiyanlk retisi, lmszlerin Lethe rmandan imesiyle
unutacaklarn syleyen Yunan dncesine baka her eyden daha kart olmasna ramen, hatrlama gene de
dolayl ya da dolaysz komiktir; dolayl olarak, nk hatrlananlar arasnda komik eyler de vardr, dolaysz,
nk komik eyler gerek kararlara dntrlr. Asli olan dnmek ve yarglamak olduu iin, asli olan, asli
olmayan zerinde Lethe etkisi yaratacaktr; kiinin beklemedii pek ok ey de asli olabilir. Ruh, yaamn
tuhaflklarnda, nemsiz koullarnda, kuytu kelerinde ve atlaklarnda asli olarak bulunmaz; tm bunlar yok
olur, geriye tek asli ey olan ruh kalr, bu da kiiye komik grnmez. nsan komik olan zerine bir uzman gibi
dndnde, komik olann zamansalla ait olduunu, bu kategorinin ok net olduunu grebilir, nk
eliki zamansallkta bulunur.
elikinin zamansal olan her eyi silip sprmesi, sonra da yutmas metafizik ve etik olarak engellenemez; bu,
komik olan kullanabildii halde, inter et inter [biri ile teki arasnda] ayrt edebilecek olgunlua ulaamam
kiinin bana gelir. Ebedilikte artk eliki yoktur; zamansal olana nfuz edilmi ve korunmak zere ebediliin
iine alnmtr, burada da komik olann hibir izine rastlayamayz.
Bununla birlikte, insanlar ebedilik zerine ciddi biimde dnmek yerine, ona ilikin kayg duymay istiyorlar,
Kayg da, yzlerce bahane bulmaya muktedirdir. Bu, demonik olann kendisidir.






Besinci Blm
inan Yolu ile Gelen Bir Kurtarc Olarak Kayg
Grimm'in masallarndan birinde, Kaygnn ne olduunu renmek iin maceraya atlan bir delikanlnn yks
anlatlr. Yolda korkun eylerle karlap karlamadyla ilgilenmeden, maceracmzn yoluna devam
etmesine izin vereceiz. Bence bu, her insann kat etmesi gereken bir yoldur; ne yitip gitmeyi, ne de Kayg'ya
boyun emeyi semeden kaygl olmay renmek. Doru bir biimde kaygl olmay renen kii, nihai noktay
da renmi demektir.
nsan, hayvan ya da melek trnden olsayd kayg iinde olamazd; o, bir sentez olduu iin kayg duymaya
muktedirdir, kaygs derinletike kendisi de ycelir. Bu, genelde dnld gibi, dsal olana ilikin, kiinin
tesinde deil, kendisinin rettii bir kaygdr. sa'nn lmden duyduu kaygya ilikin Yahuda'ya syledikleri
ancak bu anlam gz nne alndnda kavranabilir: Ne yapacaksan, elini abuk tut. Vaaz ettiinde Luther'i
kaygya sevk eden u sz bile strab en derin haliyle anlatmaz: Tanrm, Tamm, beni neden terk ettin? nk
bu, sa'nn kendisini iinde bulduu koulu imler. Yahuda'ya syledii ise, var olmayan bir koula ilikindir.
Kayg, zgrln olanadr, ancak inan yoluyla gelen byle bir kayg yol gsterebilir, nk o tm sonlu
yollar tketir ve bu yollarn aldatclm ortaya karr. Kaygnn sahip olduu ikenceler hibir Byk
Engizisyoncu'da bulunmaz; hibir gizli polis, zanlya saldraca, ya da onu tuzaa drecei zayf n Kayg
kadar iyi bilmez; hibir yarg, suluyu soruturma yolunu, onun ne elenceyle, ne grltyle, ne iiyle, ne
gndz, ne de gece elinden kamamasn salamay Kayg kadar iyi baaramaz.
Kaygnn eittii kii, Olanak tarafndan da eitilmi demektir, ancak bu kii kendi sonsuzluu asndan
eitilir. Demek ki olanak en ar basan kategoridir. Genelde tam tersini, olanan hafif, etkinliin ar olduunu
iitiriz. Ama bunu syleyen kimdir? Olanan ne olduunu bilmeyen, bir ie yaramadn, hibir zaman da
yaramayacan etkinlik kendilerine gsterdii iin gzel, byleyici bir olana yalanc bir biimde canlandran
sefil kimseler; bu olanan zeminini de, aslnda utanmalar gereken bir genlik sarholuu oluturur. Hafif
olduu sylenen bu olanak, genelde mutlulua, talihe, vb. ilikin olanaktr. Ama bu olanak deildir. Bu daha
ok, hayattan, lahi Takdir'den ikyet edilmesi ve insanlarn kendilerini nemli grmeleri iin bahane sunan,
insan sapknlnn klk deitirmesini salayan yalanc bir keiftir. Hayr, olanakllk asndan her ey eit
derecede olanakldr; olanak tarafndan yetitirilen kii, korkutan ve haz veren eyleri ayn derecede kavrar.
Byle bir kii olanakllk okulundan mezundur; hayattan bir ey talep edemeyeceini, dehetin, yitip gitmenin,
yok olmann yan banda olduunu, bir ocuun alfabeyi bildiinden daha iyi bilir. Bu kii, kaygland eylere
ilikin her Kayg bir sonraki an karsna ktnda bir baka aklamay etkin klacak, etkinliin deerini
bilecek, etkinlik omuzlarna bindiinde onun olanaktan ok daha hafif olduunu hatrlayacaktr. Olanak ancak bu
ekilde insan eitebilir, nk sonlu olmak ve her kiinin kendine bir yer bulduu sonlu ilikiler, kk, gnlk,
tarihsel de olsalar, ancak sonlu bir biimde insan eiteceklerdir. Bir kii bu ilikileri her zaman ikna edecek,
onlarn dnda kalacak, pazarlk edecek, onlardan kaacak, bir ey rense de kendini onlardan saknacak gce
sahiptir. Bunu yapt takdirde, olanakll yeniden kendi iine alacak, bir sonraki an yaratt eylerin kadri
bilinmese, hatta onu gcnden yoksun braksa da, bir eyler renip kendini gelitirecektir.
Bir insann olanakllk tarafndan mutlak ve sonsuz bir biimde eitilebilmesi iin, o kiinin olanaa kar drst
olmas, ona inanmas gerekir. nan ile, Hegel'in doru bir biimde ifade ettii, sonsuzluu nceden gren i
kesinlii kast ediyorum. Olanaklln keifleri dzgn biimde altrldnda, olanakllk sonlu olan her eyi
bulacak, ama onlar sonsuzlua doru evirecek ve kii inan yoluyla bu sonlu olan eylerin yeniden stesinden
gelinceye dek, Kayg dahilinde onu ele geirecektir.
Burada sylediklerim birok kiiye mulak ve aptalca gelebilir, nk onlar hi kayg duymam olmakla
vnen insanlardr. yle cevap vereceim: Kii hibir zaman insanlara, sonlu olan eylere ilikin kayg
duymamaldr, ancak olanakllk kaygsnn tezghndan geen kii hi kayg duymamak zere eitilebilir, nk
o olanakllk ile karlatrldnda zayf olduklar iin hayatta karsna kan dehet verici eylerden kaabilir.
te yandan, biri bana kendisini yce klan eyin kaygdan hep uzak durmas olduunu sylerse, ona sunacam
aklama da bu kiinin Tin'den tmyle yoksun olduu ynnde olacaktr.
Bir kii kendisini eitecek olana kandrmaya kalkarsa, hibir zaman inan sahibi olamaz; onun inanc ancak
sonlu eylerin bilgeliine ilikin, mezun olduu okul da sonluluk okulu olacaktr. Ama insanlar olana her
adan kandrmaya alyorlar, nk teki trl pencereden baksa eitimine balamaya yetecek kadar
olanakllk malzemesi bulacak. Chodowiecki'nin yapt, Calais'nin teslim oluunu temsil eden oyma bir resim
var: Drt kiinin deiik ruh halleri resmedilmi, ressamn amac, drdnn izlenimine deiik yz ifadeleriyle
ayna tutmak olsa gerek. En sradan hayat bile, kukusuz kfi miktarda tecrbeyle doludur, ama sorun kiinin
kendine kar drst olup olmaddr. Sylendiine gre, Hintli bir mnzevi iki yl iy damlalaryla beslenmi,
bir gn kente geldiinde ise arab tatm ve onun mptelas olmu. Benzerleri gibi bu yk de deiik
biimlerde anlalabilir; komik olarak da grlebilir, trajik olarak da. Ama olanakllk tarafndan eitilen kiinin
byle bir ykye ihtiyac yoktur. O kii, zaman geldiinde kendini talihsiz insanla zde tutar, kaabilecei
sonlu bir yol olmadn da bilir. Olanaklln kaygs da, o kiiyi inan tarafndan kurtarlana dek bir av gibi
elinde tutar. Huzura kavuabilecei baka bir yer yoktur, bakalarnn bilgelik dedii eyler yalnzca
gevezelikten ibarettir. Bu nedenle, olanakllk mutlak biimde eiticidir. Etkinlik dahilinde hi kimse, bir
krnts bile kalmam olduundan dolay ok mutsuz olmaz, nk saduyunun da doru biimde belirttii gibi,
eer kii kurnazsa her eyin en iyisini bulmaya muktedirdir. Ama olanaklln yolunu talihsizlik olarak gren
kii, her eyini, kimsenin yitirmedii kadar ok yitirmitir. O kii kendisini eitmek isteyen olanakll
kandrmaz, kurtarcs olan Kayg'ya da yaltaklanmazsa, her eyini on katyla geri alabilir, bunu etkinlik
dahilinde kimse baaramaz, nk olanaklln tilmizi sonsuzlua kavumuken, tekinin ruhu sonlu olanda
yitip gitmitir. Etkinlik dahilinde hi kimse, bazlar hari, ok fazla derine batamaz. Ama olanakllk dahilinde
batm kiinin gzleri kamar, Ahmet'in Mehmet'in kendisini kurtarmak iin uzattklar ubuu gremez,
kulaklar sradan insanlara, kendisinin herkes kadar iyi olduunu syleyenlere kapaldr. O mutlak biimde
batmtr, ama sonra kuyunun derinliklerinden yeryznde strap ve korku veren her eyden daha hafif biimde
kar. Olanakllk tarafndan eitilen kiinin tehlikeye maruz kalabileceini yadsyor deilim, sonlu bir eitimden
geen kiiler gibi kt yola sapp devrilebileceini, yani intihar tehlikesine de ak olduunu biliyorum.
Eitiminin banda Kayg'y yanl anlarsa, Kayg onu inanca tamak yerine, inantan uzaklar, sonra da yitip
gider. te yandan, olanakllk tarafndan eitilen kii, Kayg dahilinde kalr, saysz hatalarla yoldan kmaz,
gemii doru biimde hatrlar. Bu durumda Kaygnn saldrlar, ne denli rktc olursa olsun, kamasn
gerektirmez. O kii iin Kayg, kendi iradesine ramen, gitmek istedii yere k tutan rehber bir tin'dir. te o
zaman Kayg kendini aa karr, her eyden daha korkun bir ikence aleti icat eder, ama o kii geriye
ekilmez, grlt ve kafa karklyla ondan kamaz, bu ikenceyi neeyle karlar, Sokrates'in zehir dolu
kupay eline almas gibi, kendini kapatr ve ac dolu bir ameliyata balayacak cerraha hastann dedii gibi "Artk
hazrm," der. Kayg onun ruhuna girer, her eyi inceler, sonlu olan her eyi ekip karr, un ufak eder, sonra o
kiinin istedii yere gitmesine izin verir.
Tarihte olaand bir olay gerekletiinde; tarih bir kahraman, evresine baka kahramanlar toplayp byk
baarlar elde ettiinde, bir kriz patlak verip her ey anlam kazandnda insanlar bunda yer almak ister, nk
tm bunlar eiticidir. Olabilir, ama kiinin kendini ok daha kapsaml bir biimde eitecei yaln bir yol da
vardr. Olanaklln tilmizini alp Jutland allna brakn; burada olacak en byk olay grltyle kanat rpan
kekliklerdir. Bu insan her eyi, olanakllktan feyz almayp tarihin sahnesinde alklanan kiiden ok daha
mkemmel, kesin, kapsaml biimde tecrbe edecektir.
Bylece Kayg kiiyi inan ynnde eittiinde, tad her eyi skp atacaktr. Kayg, Yazg'y kefeder; ama
kii srtn yazgya dayamaya kalktnda Kayg onu alp gtrr, nk Yazg da Kayg gibidir, Kayg da,
"byl" bir resim
85
gibi, Olanakllk'a benzer. Kii, Yazg ile kurduu iliki erevesinde kendini
dntrmezse, sonlu olan hibir eyin uzaklatramayaca diyalektik eyi hep barndracak demektir; insann
lotaryada -kendisi istemezse- inancn yitirmeyecei, ama srekli kumar oynayp elindekini avucunda-kini
verdiinde kesinlikle yitirecei gibi. Kayg, en nemsiz eylerde bile, kii bir eyden kamak istediinde, ya da
tesadfen bir eye rastgeldiinde, derhal hazr bulunur. Kendi iinde bunun bir anlam yoktur; dardan, sonlu
olan asndan kiinin renecei bir ey yoktur. Ama Kayg ni bir eylemde bulunup sonsuz olann kozunu,
yani kategoriyi kullanr, kii de bu tuzaktan kurtulamaz. Byle bir kii, Yazg'dan ve onun geirdii
deiikliklerden, yenilgilerden dsal biimde korku duyamaz, nk Kayg o kiinin iine Yazg'y zaten
yerletirmi ve Yazgnn ondan alabilecei her eyi mutlak olarak uzaklatrmtr. Sokrates, Kratylos
diyalogunda kiinin kendini aldatmasnn korkun bir ey olduunu, nk aldatc birinin her zaman insanda
mevcut olduunu syler. Benzer bir biimde, insanda talih eseri onu kr krne kandran, sonlu olan bir
sakarlk yapmaya balamadan ocuu stten kesen birinin bulunduunu syleyebiliriz. Gnmzde bile bir kii
olanakllk tarafndan bu ekilde eitilmez, ama amz, iyi olan renmeye hevesli derin kiileri barndrmas
asndan hayli zengindir. Bir a ne kadar huzurlu ve sakin olursa her ey o kadar yolunda gider, "iyi" de
bylece dln sunar; bir insann abalarna karlk gzel, ama sonlu bir ama seerek kendini kandrmas da
her zaman kolaydr. Hayatn bu tiyatro sahnesine kan birinin Eriha'dan dnerken haydutlara atan kiiye
benzeyeceini
85 Kierkegaard burada Hexebrev szcn kullanyor. Tam evirisi "byc mektubu". .n.
anlamak iin gnmzde artk on alt yandan byk olmak gerekmiyor. Sonlu olann sefaletine batmak
istemeyen herkesin, szcn derin anlamyla, sonsuz olanla mcadele etmesi gerekir. nceden yaplan byle
bir rehberlik olanaklln verdii eitime benzer, bu rehberlik de ancak olanakllk araclyla gerekleebilir.
Bylece kurnazlk saysz numaraya bavurup oyunu kazandnda Kayg ortaya kar, kazan ve kayplar
etkinlik dahilinde oyundan nce bile belli olmutur; Kayg, eytan'a ha gsterir, kurnazlk aresiz kalr ve zek
ile kurduu bileimler, Kaygnn her eye kadir Olanakllk ile kurduuyla yzletiinde, yok olur gider. En
kk meselelerde bile, kii bir eyden kurtulmak iin kurnazca olmasnn tesine geemeyen bir manevra
yaptnda, muhtemel olan ne ise onu izleyecektir; Kayg bu durumda derhal ortaya kar. Bu mesele nemsiz
olduu iin gz ard edilirse, Kayg bunu kk Marengo kentinin Avrupa tarihinde sahip olduu neme
kavuturacaktr, nk oras byk Marengo savann gerekletii yerdir. Bir kii kurnazlktan kendi bana
syrlamazsa, kurnazlk hibir zaman o kiiden tam olarak ayrlmayacaktr; nk sonlu olan aklamay btnsel
deil hep ksmi olarak yapar, kurnazlk yoluyla diki tutturamayan kii de (bu etkinlik dahilinde ortaya kmasa
bile) bunun nedenini kurnazlk yoluyla arayacak ve kurnazln sivriltmeye alacaktr. Kayg, inan yoluyla,
kiinin Sagr'de huzur bulmasna yardmc olur. Kaygnn kefettii ikinci konu olarak su hakknda da ayn
eyleri syleyebiliriz. Suunu sonlu olandan renmek isteyen kii, sonluluk dahilinde yitip gider, bir insann
sulu olup olmadnn sonlu olarak belirlenmesi de, ancak dsal bir yarg srecinde, eksik biimde gerekleir.
Kii ancak mahkemede verilen kararlara bakarak suunu renmek ister, ilahi yarg ise onun sulu olup
olmadn kavrayamaz, nk bir kii suluysa, sonsuzluk dahilinde suludur. Bylece bir kii sadece sonlu
olan tarafndan eitilirse, mahkemeden ya da kamuoyundan suuna ilikin bir yarg elde edemeyecektir; bu insan
gln ve acnacak biri, ortalama insandan biraz daha iyi, ama bir rahip kadar iyi olmay da beceremeyen bir
erdem rnei olacaktr. Bu insana hayatta ne yardm edebilir? Neden, neredeyse lmeden nce, bir rnekler
ynna ekilecektir? Kii sonluluk dahilinde ok ey renebilir, ama sradan ve bozuk bir biimi dnda, asla
nasl kayg duyulabileceini renemez. te yandan, gerek anlamyla kayg duymay renmi olan kii, sonlu
olana ait kayglar mzie baladnda ve sonluluun raklar akllarn ve cesaretlerini yitirdiinde, kalkp dans
etmeye balar. nsan hayatta sk sk bu yanlgya der. Evhaml biri en kk eyle ilgili olarak kayglanr, ama
nemli bir ey olduunda daha rahat soluk almaya balar. Peki neden? nk etkinlik asndan nemli olan ey,
kendi kurduu, kurmak iin byk aba harcad olanakllk kadar rktc deildir, abasn artk etkinlik iin
de kullanabilir. Evhaml kii, olanakllk tarafndan eitilen kiiyle karlatrldnda, ancak kendine yeten
eksik bir eitmendir, nk evham bedensel olsa da, sonuta arzidir.
86
Kendini doru biimde eiten kii
[Autodidakt], bir yazarn dedii gibi,
87
Tanrnn eittii kii [Theodidakt]
88
dzeyindedir; baka bir terim
kullanrsak, Oeouoy [Tanr ilerine eilim duyan kii] dzeyinde bir auTonpyo t rfj pAoaocpa
[Felsefeyi kendi bana gerekletiren kii] olarak da tanmlanabilir.
86 Hamann "hipokondri" terimini daha yksek bir anlamda kullanyor: Ama yeryzndeki bu kayg ancak bizim
heterojen yapda olduumuzun ispat olabilir. Yoksunluunu duyduumuz bir ey olmasayd, ne paganlardan, ne
de Tanr hakknda bir ey bilmeyen transandantal filozoflardan daha fazla ey yapamazdk; elimizden olsa olsa
gzel Doa'ya k olmak gelir, yurt hasreti de ekmezdik. Bu kstah endie, bu kutsal hipokondri, belki de
iinde bulunduumuz seculi nin [a] rmesinden kendimizi saknmak iin kurban ettiimiz hayvanlar
yakacak atetir, (c. 6, s. 194)
Bylece, sua ilikin olarak Kayg tarafndan eitilen kii, ancak Kefaret ile huzur bulacaktr.
Tefekkr burada, balad yerde sona eriyor. Psikolojinin Kayg ile ii bittiinde, artk dogmatiklere
devredilmesi gerekecektir.
87 Bkz. Ya/Ya da (Enten-Eller)
88 Kierkegaard bu szc Aziz Paulus'tan almtr (Selaniklilere Mektuplar, 4:9). - .n.