You are on page 1of 3

B-ismi ALLAH 'i Rahman-i Rahim...

Hakan ÜÇOK
Mutlak Tekillik ile karadeliklerin Farkı
Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.

26.10.2009, Pazartesi – 13:11 16:00


Zaten defalarca, mutlak tekilliğin bu evrende var olamayacağı iddiasıyla, bu
Makale: Mutlak Tekillik ile Karadeliklerin Farkı sayfalarda iştigal ettik. Belki sizde artık bıkmışsınızdır. Ama en azından olaya bir
Yazan : Hakan ÜÇOK de böyle bakıp bu sonuca varmak da değişiklik olmadı mı ?
Yazdıklarım tekrardan ibaret, anladınız siz onu. Sadece olaylara farklı
Mutlak Tekillik ile Karadeliklerin Farkı noktalardan bakıp, farklı değişkenlerle de hipotezimi destekliyorum aslında. Şu
an için yazdıklarım mantıklı geliyor, he ne kadar farklı bilinç ve anlayışta kişilere
Mutlak tekillik (teklik/birlik manasında da kullanılabilinir), Kara deliklerde çok uçuk gibi görünse de... Doğrusu, uçuk kelimesi, bu hipotezi tanımlamaya
rastladığımız tekillikten çok farklı bir tabiata sahiptir. Mutlak tekillikte kütle çekim yetmez, gerçekten hasta bir ruhun zırvalarına benziyor, kabul ediyorum. Ama ne
kuvveti hacmin her noktasında eşittir (ve birdir), oysa karadeliklerde (her tür var ki, her şeyde olduğu gibi, insanın ruh sağlığı da görecedir.
madde/kütle de olduğu gibi) kütle çekim (gravitasyon) hacimsel (veya vektörel, 16:05
yani her yönde) olarak, uzaklığın ters karesiyle orantılıdır, sadece kütlenin 27.10.2009, Salı – 12:35
miktarı ve diğer özellikleri (element, yoğunluk gibi) bu uzaklığın mesafesine etki “Sonra bir duman halinde bulunan göğe yöneldi, ona ve yere, 'İkiniz de,
eder. Karadelikler, her ne kadar tekillik izlenimi veriyor olsalar da, mutlak tekillik isteyerek veya istemeyerek gelin !' buyurdu. İkisi de, 'İsteyerek geldik.' dediler.”
oluşturmaktan çok (sonsuz, ∞) uzaklar. Kütle çekimin uzaklığın karesiyle ters [Fussilet, 41:11]
orantısına bağlı kalmak şartıyla, elektromanyetik emisyonu 180 derece tersine “Böylelikle onları iki gün içinde yedi gök olmak üzere yerine koydu ve her gökte,
çevirebilecek bir olay ufkuna (event horizon) sahipler. Bu olay ufkunun genişliği ona ait emri de vahyetti. Dünya semasını da kandillerle donattık ve koruma
de, karadeliğin kütlesine (m=mass) bağlıdır. Öte yandan, mutlak tekillikte ne bir altına aldık. ...” [Fussilet, 41:12]
olay ufkuna rastlarsınız, çünkü mutlak tekillik sonsuz kütleye sahiptir dolayısıyla Benim kanaatime göre, bu iki Ayette söz konusu olan, 11 (Ya da 10 ?) boyutun
genişliği sonsuzudur, ne de mutlak tekilliğin içinden herhangi bir elektromanyetik ilk yaratıldıklarında bitişik olarak duman halinde (hidrojen protogeni)
emisyon çıkar, olsa dahi çıkamaz kısacası. Mutlak tekillikte sonsuz bir kütle bulunmaları, daha sonra 4 boyutlu evrenin (uzay-zaman, yer olarak geçiyor)
çekim kuvveti vardır. Bu haliyle 4 boyutlu Uzay-Zamanda (Einstein Evreninde) diğer boyutlardan ayrılmasıdır. Tabi bu ayette başka şeylere de dikkat çekiliyor;
var olamaz, ki mutlak tekilliği göreni de yoktur şimdiye kadar (veya biz Mesela dünya semasının koruma altına alınması ve kandillerle (Diğer gök
bilmiyoruz). Bu bilgilerden yola çıkarak, Özel ve Genel Görelilik Kuramlarında cisimleri) donatılması. Buradaki sema kelimesi uzayın, bana göre sonsuz,
(hipotezlerinde) geçen, zamanda geriye gitme olayı da, mümkün olamaz. Bu derinliklerine işaret etmektedir ki, diğer 7 gök (7 boyut) bu sema'nın ötesinde
manada, Kütle Çekim Kuvvetinin, uzaklığının karesiyle ters orantılı olarak etki bulunuyorlar. Ancak, 7 gök dahilinde uzay-zaman sisteminin göğünü de
etmesinin de çok büyük bir fayda olduğunu da idrak etmeliyiz. Öyle olmasaydı, düşünürseniz, o zaman dünya yer olur ve toplam boyut sayısı On'a (10) iner.
şimdi burada oturuyor, düşünüyor olamazdık. Tabi en doğrusunu Allah bilir, bizimkisi zan. Bence, artık kanaatim doğrudur-
13:45 yanlıştır, bir boyut fazladır-eksiktir, bunu burada tartışmaya gelmez, gerek de
15:46 yok, elimize bir şey geçmez.
Demek mutlak tekillik hiçbir şekilde elektromanyetik kuvvet üretmez, üretse de 12:57
serbest bırakamaz, enerjisi sadece ve sadece potansiyeldir. Bu potansiyel kütle
çekim kuvvetinin dışındaki tüm kuvvetler için geçerlidir. Aynı zamanda mutlak
tekilliğin tabiatı itibariyle her konuda (gravitasyon dahil) bir olması gereği
kendiliğinden ortaya çıkıyor.
15:57

Sayfa 1/3 - Mutlak Tekillik ile Karadeliklerin Farkı


B-ismi ALLAH 'i Rahman-i Rahim...
Hakan ÜÇOK
Mutlak Tekillik ile karadeliklerin Farkı
Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.

30.10.2009, Cuma – 14:13 çok uzak noktaları arasında seyrederken adeta zamanı tüketmiş; gibi
İnternet'te bugün bulduğum bir makale: görünmektedir. Meselâ: güneşten yola çıkan bir muon'un arza ulaşması. teorik
olarak mümkün değildir. Muon'un fırtına gibi hızına rağmen yarı ömrü o kadar
Zaman ve 5. Boyut kısadır ki, arza ulaşmadan yolda değişime uğraması gerekir. Halbuki Güneş'ten
Yaratılış nizamında, varlıklarla boyutlar arasında değişmez bir ahenk vardır. Bir hatta daha uzak yıldızlardan bile dünyaya muon gelebilmektedir ki, bu ışınların
varlığın üç boyutlu sisteme uyması halinde, yani dünyamızda olduğu gibi maddî yarı ömrü değişmez bir nitelik taşıdığına göre, arza kadar gelebilmeleri, zaman
bir şekil gösterdiği taktirde, mutlaka 4 boyutun yani zamanın tesirine girer. Bu akışının uzayın muhtelif bölgelerinde değişini içinde olduğunu göstermektedir.
tesir maddî varlığın değişkenliğini zorunlu hale getirir. Önce bir hareket sistemi Bu gerçek, uzayın ve kainatın her noktasında 5. boyut tesirinin farklılığında
oluşur, varlıklar yer değiştirir. Bu değişim, kaba hatlarıyla bazan bir yerden bir doğmaktadır. Manyetik tesir boyutu, elipsoid bir yapıya sahip olan kainat
yere gidiş gibi gözlenir, bazan da mikro dünyalarda moleküller arasındaki alış- katlarında ayrı kuvvet hatları oluşturduğundan, zaman buralarda zaafa
verişler şeklinde de zuhur edebilir. Böylece yeni oluşlar, eskimeler ve değişimler uğramakta, yavaşlamakta ya da bazı bölgelerde hızlı akmaktadır. Manyetik tesir
ortaya çıkabilir. Biz bunları ölüm diye yorumlarız. Gerçekte ise olay, maddî boyutun şiddetindeki farklar, gravidasyon dediğimiz maddenin ona direnme
sistemin zaman boyutu ile birlikte yürüttüğü bir değişimdir. Daha önemlisi, 5. gücünü değiştirmektedir. Bunların ötesinde sistemlerin tamamı da, kendi
boyutu ve ondan sonraki boyutları iyi kavramadığınız için, kainattaki bütün gravidasyon bütünlükleri ile kainattan farklı mekan locaları oluşturmaktadır. Bir
sırları bu basit pencereden seyretmek isteriz. Halbuki maddenin özündeki güneş sistemi, hem tek tek fertleri ile hem de bütünü ile manyetik hareket
gravidasvon sırrı 5. boyutun tasarrufuna girince, zaman tesiri fonksiyonunu boyutuna tavır koymak zorundadır. Galaksilerde kendi bütünlükleri içerisinde bu
kaybeder ya da çok sınırlı çizgide kalır. 5. boyuttaki bir varlığın mekanı üç tarz özel bir gravidasyon tavrı arz eder. Böylece kainatın fark edilmez ekseni
boyutun mesafelerinde haps olmadığı için eskimeler, yıpranmalar ve dönüşümler etrafında bütün galaksi grupları ayrı tarzlarda dönüp dururlar. 5. Boyutun bu
artık söz konusu değildir. Hem buradaki olayların zamana bavlı diye bildiğimiz manyetik hareket gücü öylesine net bir boyuttur ki, galaksi topluluklarının
süratleri çok artmıştır ve adeta anlık intikaller (bir anda ulaşma) şeklindedir, helezon şeklindeki yapılan ve virgül şeklindeki düzenleri, bu hareketin adeta
hem de açık bir ölümsüzlük vardır. 5. boyuttaki bu hikmetleri, kainatın nazlısı sonsuz uzaydaki ahenk nakışlarıdır.
EFENDİMİZ (S.A.V.) miracında net bir şekilde yaşanmıştır. Efendimiz (S.A.V.) Big-Bang teorisi ile ortaya çıkarı astrofizik tartışmalarının uzama sebebi,
dünya mekanında ilk intikali Kudüs'e yaparken, zamana bağlı kalarak bir kaç manyetik hareket boyutunu fark edememekten kaynaklanmaktadır. Çünkü 4
saniye harcadığı halde; 5. boyuta geçince hem zamanın gerisini hem de ilerisini boyutlu sistemi içerisinde büyük enerji dağılımlarının yerleşimlerini izah etmek
bir anda seyretmiş ve anlatılması asırlar sürecek intikalleri, yatağı soğumadan imkânsızdır. Kainattaki bu sonsuz gücün bir noktadan patladığı ve dağılan
yaşamıştır. parçacıkları nasıl şekillendirip uzay mekanına yerleştirdiği, ancak manyetik
5. boyuttan ötesindeki boyutların niteliklerini ise, bugünkü fizik nosyonumuzla hareket boyutuyla izah edilebilir.
hiç fark edemeyiz. 6 ve 7 boyutlarda varlıklarını sürdüren meleklerin sonsuza Paul Davies'in mutlak vakumda yeni kuantların doğurduğunu tesbit etmesi,
yakın titreşim süratleri, bu boyutların özelli6inden gelmektedir. Bundan dolayıdır manyetik hareket boyutunun mesafe ve mekanları aşan sırrı ile açıklanmaktadır.
ki yüce kitabımız KUR'ÂN, bunların görünmezli6ini ve bilinmezliğini net olarak Gerek semaların ve uzayın sınırsız mekanlarında, gerekse varlıkların en küçüğü
bildirmiştir, daha önemlisi yüce kitabımızın zaman boyutu açısından yaklaşımıdır. sayılabilecek atom ordugâhlarındaki faaliyetlerde, 5. boyut hükmünü icra
Meleklerin Dünya mekanına bile sığması zor büyüklükleri yanında zamanla etmektedir. Hilbert'in maddî varlıkların sığınamayacağı kadar küçük, fakat var
ilgilerini akıl almaz süratle ifade etmiştir. olan mesafeleri dahi, 5 boyutun istilasından ötede kalamaz.
"Mearic" Sûresi âyet 4'de "Melekler ve ruh oraya uzunluğu 50.000 yıl olun bir 5. Boyut aynı zamanda varlıkların değişmezlik kazandığı bir geçiş noktasıdır. 4
günde yükselip çıkarlar" buyurulmaktadır. İşte zamanla 5. boyut arasındaki bu boyutlu sistemde değişkenliğe ve ölüme mahkum olan olaylar 5. boyuta
ahenk, kainatın çeşitli katlarında zamanın akış süratinde kaçınılmaz bir yansırken yeni bir hüviyetle sonsuzluğa ilk adımını atmış olur. Ne var ki,
değişkenlik hasıl eder. Astrofizikte müşahade edilmiştir ki, belli bir ışın; kainatın varlıkların bu noktaya intikali, kara delikler misalinde olduğu gibi,

Sayfa 2/3 - Mutlak Tekillik ile Karadeliklerin Farkı


B-ismi ALLAH 'i Rahman-i Rahim...
Hakan ÜÇOK
Mutlak Tekillik ile karadeliklerin Farkı
Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.

gravidasyonlarını terk etmekle mümkündür. İnsanın bütün varlıklardan farklı bir maddesel boyutların yani en, boy, derinlik ve zaman boyutlarının beşinci boyut
özelliği, bu intikali sağlayacak kabiliyette yaratılmış olmasıdır. İnsanlar, ruhî olan manyetik eylem boyutu tarafından yutulması olayıdır-. İkinci âyetin harika
yanları ile her an 5. boyuta yansıma kabiliyetine sahipken maddî yanları ile 4 tanımı ile kıyamet başlayınca madde, boyutları bu arada ışınların boyutları
boyutlu sistemin şartlarına tabiî olurlar. Bir anlamda "gizli gravidasyon" duruşur ve solar. Sûrenin âyetlerinin diziliş ahengi öylesine açık bir tarzda
sayılabilecek olan nefislerini yenemedikleri için, bu muhteşem kabiliyetlerini kıyameti tanımlamıştır ki; Bir yandan kıyamet mizansenini ekrana getirirken bir
kullanamazlar. Ehil olmayanlarca anlaşılamayan yüce insanın bu sırrı, pek çok yandan boyutlar ve yaratılışa dair fizik dersi vermektedir. Kur'ân inzal sırası
örnekleri ile yaşanmıştır. Yüce Peygamberimiz’in "Yaşarken ölünüz" emri, bu açısından hesap edilirse, yüce kitabımızın daha yeryüzünü nurlandırdığı ilk
söylediklerimizin özünü teşkil etmektedir. İnsanda mevcud olan muhteşem ruh günlerde ALLAH Sûre-i Tekvîr’i inzal ederek; bütün bilimin Kur'ân'da olduğunu
varlığı, nefsin dünya çıkarları tuzağında hapsedilmezse, o insan 5. boyutu da bütün "bilenlere" ilan edivermiştir. Zaten boyutlar yıkılınca neler olur? sorusuna
yaşayabilir. Zaten insanın ölümü bir anlamda 5. boyuta ve daha ötesindeki cevab bulabildiğimiz zaman boyutlara ve maddeye ait her şeyi anladınız
boyutlara intikal olayıdır. İnsan inansa da inanmasa da, yaradılışın bu akıl almaz demektir. Sûre ahengindeki çok zarif bir incelik de boyutların yıkılışını
sistemlerine tâbidir. 5. Boyutun çağımızda böylesine net bir görüntüye tanımlarken tüm maddeyi kapsayan ünlü atom çekirdeğini tarif eden âyeti
bürünmesi, ALLAH'ın kainatı tanımamız için bize açtığı yeni bir penceredir. Bir konunun sonuna getirmiş olmasıdır. Boyutlar, kıyametin kader düğmesinde
hadîs-i kudsîde Cenab-ı Hak: "Ben bir gizli hazineydim, bilinmeyi diledim, onun yorulup solarken Rahman esmâsından yansıyan "Hünnes" ve "Künnes"
için varlıkları yarattın" buyuruyor. Bu hadîs-i kudsî ALLAH'ın; ilmi bize neden hikmetleri yeniden varoluşlara ışık tutmaktadır.
öğrettiğinin sebebini de açıklamaktadır. Onun için ALLAH ölümden sonra daha DR. HALUK NURBAKİ
nice boyutları bize seyrettirecektir. Boyutlar sistemi mesafelerden başlayarak
zaman ve manyetik eylemle devam eder. Ancak bitmez. Çünkü buradan ötede İlginç, değil mi ? Ben pek öyle tesadüflere inanan bir insan değilim, bence
meleklerin varlıklarını sürdürebildikleri 6. ve 7. boyutlar, daha ötelerde ise tesadüf yoktur. Ama öte yandan, tüm evrenin benim etrafımda döndüğünü de
ruhlarını varlıklarını koruyabildikleri pek çok boyutlar vardır. İnsanoğlu boyutları düşünmüyorum. Bu makaleyi, google aramasında kendi makalelerimin hangi
aşabilen muhteşem yaradılışıyla Rabbinin rızasını elde ettiği taktirde âyette sıralarda çıktığını araştırırken buldum. Aslında pek öyle yeni birşeyler çıkmadı
belirtilen "Eni yerlerle gökler kadar olan bir cennete" mazhar olacaktır. Şimdi benim açımdan bu makaleden, ancak içinde sayılan hadisleri es geçersek, Sure
Sûre-i Tekvîr'i bu bilgilerin ışığı altında anlamaya çalışalım. Kıyamet aslında dört ve ayetlerin ilginç açılımlarını beğendim. Varılan neticeler (sonuçlar) itibariylede
boyutun yıkılıp beşinci boyutun, hatta diğer boyutların açılma olayıdır. Bunu en makale çok da müthiş bir aydınlanma sayılmaz. Ama birisi oturmuş da, bu
net şekilde ifade eden âyet on birinci âyettir. Kur'ân bilimlerinde Keşt-i Sema konuda kafa yormuş, işte bu hareket çok ama çok hoşuma gitti. 5.boyut ile ilgili
diye tanımlanan "Sema sıyrılıp soyulunca" tanımı beşinci boyutun açılışını ifade ortaya atılan hipotez de yine aşağı yukarı benim bu konuda vardığım sonuçlara
etmektedir. Yüce kitabınızda kıyamette semanın aldığı şekil çeşitli tanımlarla (veya geçişlere) çok benzer noktalar içeriyor.
anlatır. Kıyametin daha ileri safhaları ayrı âyetlerde bildirilmiştir. Meselâ Sûre-i
Rahman'da semanın bir alev gülü haline geleceği vurgulanmıştır. Bu tanım,
kıyametin daha ileri bir safhasını anlatmaktadır. Sûı-e-i Tekvîr'in 11. âyetinde
bildirilen safha ise 5. boyutun açılmasıdır ki, Arapçâ da nefis bir kelime olan
Keşt-i Sema olarak kullanılmıştır. Yani gökyüzünün bir zar gibi, bir perde gibi
açılışı diye dile getirilmiştir. Bu olayın Güneş'in kör bir nokta, bir kara delik
haline gelmesi eylemi ile birlikte ortaya çıkması fevkalade önemli bilimsel
gerçekleri dile getirmektedir. Kur'an bilimlerinde Tekvîı–i Şems dediğimiz
Güneş'in kara delik haline gelmesi, kıyametin temel fonksiyonudur. Yani
kıyamette. başlangıç noktası Güneş'in kara delik haline gelmesidir. Bu olay

Sayfa 3/3 - Mutlak Tekillik ile Karadeliklerin Farkı