You are on page 1of 2

B-ismi ALLAH 'i Rahman-i Rahim...

Hakan ÜÇOK
Tekamül Eden Evren
Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.

05.10.2009, Pazartesi – 11:00 biline en küçüğüne kadar olan yapıtaşlarının dahi, en azından titreştiğini yani
hareket halinde olduğunun tespit edildiğine dair duyumlar elde ediyoruz. Makro
Makale: Tekamül Eden Evren düzeyde ise, dünyanın kendi etrafında, ayların gezegenler etrafında,
Yazan : Hakan ÜÇOK gezegenlerin de yine güneş gibi veya benzeri yıldızlar etrafında, bu çeşit çeşit
yıldızların da Samanyolu'muz gibi galaksilerin küme elemanları olarak
Tekamül Eden Evren galaksilerin etrafında yörüngeler çizdiğini ve yine bu galaksilerin de kendi
etraflarında yörüngelerde hareket ettiklerini duyumsuyoruz. Buna itiraz edecek
Mevcut bilimsel veriler (ve tabi ilimsel gerçekler kabul ettiğimiz vahiy) kimse yoktur herhalde. Bu durumda akla yatkın olan, galaksilerin de yine daha
evrenin evrimleşmediğine, tekamül ettiğine dair, gayet açık deliller sunmaktadır. büyük kümeler oluşturup yörüngelerde hareket ettiklerini kabul etmektir. Bu
Çoğu Biliminsanı bunun aksine inanmaya ve aksini ispat etmeye çalışsa da, yörüngelerde hareket hali kuralını, galaksiler boyutunda birden bire istisna kabul
bunun aksini iddia etmek, bilimin kendi kurallarına ve felsefesine aykırı bir edip, birbirlerinden uzaklaşıyorlar demek ne kadar mantıklı olur, kendime
davranış olur. Bilimin rasyonel olmak gibi bir iddiası var olması, ancak bu soruyorum. Hele ki, Samanyolu ve Andromeda galaksilerinin birbirlerine
rasyonelliği tanımlarken sınırlı verilere ve bilgi kaynağına sahip olduğundan olsa yaklaşıyor olmaları gerçeği bilinip dururken, “Evren galaksiler veya
gerek, henüz açıklaması getirilememiş duyular, duyumlar, olaylar ve/veya süperkümeler boyutunda bir genişlemeye tabidir.” demek, bana saçma
fenomenler karşısında çaresizliğini inkar ile dengeleme çabası içinde geliyor. Burada kabul edebilecek herhangi bir tek düze genişlemenin söz konusu
bulunduğunu görmemek mümkün mü ? Bilim, bir Yaratıcıyı inkar ettiği an, olması mümkün görünmüyor. Muhtelif galaksilerin bazıları, birbirinden
bilimselliğini, tarafsızlığını (objektifliğini) kaybetmiş, çaresizliğini göstermiş olur. uzaklaşıyor, bazıları yaklaşıyor, bazıları teğet geçiyor, bazıları üst üste biniyor,
Olur olmasına da, ne sana bana, ne de kendine bu çaresizliğini itiraf edemez, bazıları kaynaşıyor veya bazıları ayrılıyor da olabilirler, genelleme yapmanız
kabullenemez. “Aklın yolu birdir !”, derler; Ancak o yola gelinceye kadar, bilim doğru değildir. Genişleme ve/veya Şişme Modelleri ise bir genellemenin ötesine
doktrini veya dogması, akla karayı seçer. Bazan da seçemez. Biri çıkar, “Evren gitmiyorlar ve tespit edilen anormallikleri istisna olarak kabul ediyorlar. Oysa,
Big Bang ile başladı, soğuyor ve kritik hızda genişliyor/şişiyor.”, derse, böyle bir genelleme yapabilmek için yeterince bilgiye sahip miyiz, bilmiyoruz.
bunu hipotez olarak kabul etmek, bahsettiğimiz bilimsel kurallara ve bilimin Özellikle de sınırlı bir ufkunuz (Hubble Hacmi) varsa, böyle iddialarda bulunmak
genel felsefesine ters düşmez. Ancak, bunca soru işareti hala açıktayken, bu gayet saçma olabiliyor. Mutlak Düzenden Isınarak Yörüngelerde Tekamül Eden bir
hipotezi mutlak gerçek ve doğru kabul ettiğinizde, saçmalık olur. Yine bir başkası evren modelinse, böyle bir soruna yol açması mümkün değil. Böyle bir evrenin
çıkar da, “Evren mutlak düzen ile var edildi (yaratıldı), ısınıyor, mutlak düzenden (bak. Entropi Kuralı), yani maddenin mutlak sıfırdan
yörüngeler halinde tekamül ediyor (olgunlaşıp değişiyor) ve Merkez başlayarak, ısındığını iddia etmek durumundayız. Bu evrenin, ilk anındaki
Zaman Ufku diye adlandırdığımız küresel Hubble Hacmi (Mevcut yarıçap: Yaratılmasının Termodinamik Yasalarla çelişkisini gözardı edersek, ki Big Bang
~13,7 milyar Işıkyılı), saniyede yaklaşık 300.000 km ile genişliyor.”, Modeli veya Hipotezi de bu (Büyük Patlama ile) yoktan varolmanın sebebini
derse, bunu da en kötü ihtimal hipotez olarak kabul etmemek, bilimin cevaplayamıyor, genel olarak maddenin neden böyle davrandığına dair herhangi
kurallarına, felsefesine, bütünlüğüne ve amacına nankörlük etmek, dogmatik bir soruyu cevaplamak da nispeten kolay olabilir. Yaratıldığı veya Oluştuğu o
saplantıya girmiş olmak, inat etmek olur. Veya bu ısrarda kasıt aramak gerekir. ilk anında ise, her iki hipotez için geçerli olmak üzere, ne Entropi kuralı, ne de
Yakın çevremizden ve/veya bilimsel araştırma ve yayınlardan elde ettiğimiz Termodinamik yasalar geçerli olmuyor, olamıyor. Ancak Yaratılması durumunda,
bilgileri değerlendirdiğimizde, evrenin sürekli olarak değişim ve hareket halinde biz bir Hikmet'ten, Sebepten, amacını vahiy ile açık ve net zikreden bir
olduğunu, hiç bir zerresinin kazık çakmışcasına sabit olmayıp, sürekli hareketli, Yaratıcıdan bahsedebiliyorken, Kendiliğinden Oluşması durumundaki bir hipotez
olgunlaşma ve değişme yani tekamül halinde, olduğunu görmek mümkün. Örnek ise, hiçbir açıklama getiremiyor; Sebep ulaşılamaz bir açıklama olarak kala
vermek gerekirse, mikro düzeyde elektronların atomlar etrafında yörüngeler kalıyor. Bilim, belkide bir çeşit megalomanyak üstünlük kompleksi ile, kendini her
çizdiğini (veya bir kinetik enerjiye sahip olduklarını), atom çekirdeğinin içindeki soruya cevap, her soruna da çözüm bulabilme yetisi ve yetkisi iddiasıyla, bir
Yaratıcıdan bağımsız olabileceğine dair hüsnü zan içinde kıvranmaya mahkum
Sayfa 1/2 - Tekamül Eden Evren
B-ismi ALLAH 'i Rahman-i Rahim...
Hakan ÜÇOK
Tekamül Eden Evren
Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.

ediyor olabilir. Oysa bu, kendisini mutlak bilgi olarak tanımlayan ve hiç eksiksiz
her soruya cevabı bulunan bir Yaratıcının sunduğu apaçık bilgiden mahrum
bırakmaktan başka bir şey değil. Öyle ki, bu gerçek bilgiler olmadan,
çözdüğünüz her sorun yeni bir veya daha fazla sorun, verdiğiniz her cevap yeni
bir veya daha fazla soruya yol açmaktadır. Bunun sonunun çıkmaz sokak
olduğunu, eninde sonunda kafanın duvara çarpacağını anlamak için bilimadamı,
dâhi, zeki, müneccim, falcı veya herneyse olmaya da gerek yok hani.

Sayfa 2/2 - Tekamül Eden Evren