You are on page 1of 5

 Bir şeyi, elde edebileceğin yerde ara.

İnci arıyorsan, denizin


derinliklerinde ara, yoksa sığ kıyılarda köpükten başka bir şey bulamazsın.
Mevlâna

 Bir kulun üzerinde Allah'ın nimeti çoğaldıkça, o kimseye karşı insanların


külfeti de artar. İnsanların o külfetlerine katlanmayan kimse, o nimeti yok
olmaya sunmuş olur.
Hz. Muhammed

 İtibarı içinde yaşadığın ortam belirler,


Karakteri, inandığın doğrular…
İtibar, sandığın şeydir,
Karakter ise olduğun…
İtibarın bir anda oluşur ya da kaybolur,
Karakterin ise ömür boyunca…
İtibar zengin veya fakir yapar,
Karakter ise mutlu ya da mutsuz…
İtibar insanların mezar taşına kazıdıklarıdır,
Karakter meleklerin huzurda senin için söyledikleri…
William H. Davis

“Japonya'da bir çocuk 10 yaslarindayken bir trafik kazasi geçirmis


ve sol kolunu kaybetmis. Oysa çocugun
büyük bir ideali varmis . Büyüyünce iyi bir judo ustasi olmak
istiyormus. Sol kolunu kaybetmekle birlikte,

bu hayali de yikilan çocugunun büyük bir depresyona girdigini


gören babasi, Japonya'nin ünlü bir Judo

ustasina gidip yapilacak bir seyin olup olmadigini sormus..


Hoca:
-Getir çocugu ..bir bakalim, demis.
Ertesi gün baba-ogul varmislar hocanin yanina..
Hoca çocugu süzmüs ve
-Tamam demis..yarin esyalarini getir, çalismalara basliyoruz.
Ertesi gün çocuk geldiginde hocasi ona bir hareket göstermis ve
bu hareketi çalis demis.
Çocuk bir hafta ayni hareketi çalismis..
Sonra hocasinin yanina gitmis. "Bu hareketi ögrendim baska
hareket göstermeyecek misiniz?" diye sormus.

Hocanin cevabi:
Çalismaya devam et olmus...
2 ay,3 ay,6 ay derken çocuk okuldaki bir yilini doldurmus..
Çocuk bu bir yil boyunca hep o ayni hareketi tekrarlamis.
.Hocanin yanina tekrar gitmis:
-Hocam bir yildir ayni hareketi yapiyorum bana baska hareket
göstermeyecek misiniz?
-Sen ayni hareketi çalis oglum . Zamani gelince yeni harekete
geçeriz..
2 yil ,3 yil, 5 yil derken çocuk judodaki 10.yilini doldurmus.
Bir gün hocasi yanina gelip. .."Hazir ol ! " demis.. "Seni büyük
turnuvaya yazdirdim.

Yarin maça çikacaksin!"..Delikanli sok olmus..


Hem sol kolu yok hem de judo da bildigi tek hareket var.
Ünlü judocularin katildigi turnuvada hiçbir sansinin olmayacagi
düsünmüs ; ama hocasina
saygisindan ses çikarmamis...
Turnuvanin ilk günü delikanli ilk müsabakasina çikmis. Rakibine
bildigi tek hareketi yapmis ve kazanmis. Derken.. ikinci üçüncü
maç....

çeyrek, yari final ve final...

Finalde delikanlinin karsisina ülkenin son on yilin yenilmeyen


sampiyonu çikmis.
Tam bir üstat delikanli dayanamayip hocasinin yanina kosmus..
-Hocam hasbelkader buraya kadar geldik ama rakibime bir bakin
hele.. Bende ise bir kol eksik ve bildigim tekbir hareket var..bu
kadar
bana yeter.. bari çikip ta rezil olmayayim izin verin turnuvadan
çekileyim..
-Olmaz demis hocasi. Kendine güven,çik dövüs.
Yenilirsen de namusunla yenil.
Çaresiz çikmis müsabakaya. Maç baslamis.Delikanli yine bildigi o
tek hareketi yapmis ve tak.!

Yenmis rakibini sampiyon olmus.

Kupayi aldiktan sonra hocasinin yanina kosmus:


-Hocam nasil oldu bu is? Benim bir kolum yok ve bildigim tek
bir hareket var. Nasil oldu da ben kazandim.?
-Bak oglum 10 yildir o hareketi çalisiyordun. O kadar çok çalistin ki
,
artik yeryüzünde o hareketi senden daha iyi yapan hiç kimse yok.
Bu bir, ikincisi de o hareketin tek bir karsi hareketi vardir.
Onun için de rakibinin senin sol kolundan tutmasi gerekir.!”

Bunu anlatan dostumuz bir de şunu ekledi:


İnsanlarin eksiklikleri bazen , ayni zamanda en güçlü
taraflari olabilir: Ama yeter ki bu eksiklik kafalarinda olmasin...

Konu : kaderini sev belki de en iyisidir.

Nietzsche 'den harika bir alinti...

Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.


Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrıya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
"Ol" der Tanrı. Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bulut olmak ister. "Ol" der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgar alır götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur.
Rüzgar olmak ister bu kez. Ona da "Ol" der Tanrı.
Rüzgar her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Herşey karşısında eğilir.
Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Ordan eser burdan eser, kaya banamısın demez!
Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı....
Sırtında bir acı ile uyanır....
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. ..

"Amor Fati - Nietzsche "


(Kaderini sev-belki seninki en iyisidir)

Özgürlüğün Resmi

Babası İspanya`nın en ağır siyasi


cezalarının verildiği bir hapishanede
mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her
hafta sonu babasını ziyaret için annesiyle
birlikte hapishaneye giderdi.

Yine bir ziyarete giderken babası için


çizdiği resmi yanında götürdü ancak
hapishane kurallarına göre özgürlüğü
çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara
verilmesi yasaktı.

Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul


etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı...

Çok üzülmüştü küçük kız. Babasına söyledi


bunu, o da "üzülme kızım, yine çizersin; bu
sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?"
dedi.

Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni


bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine
bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler
çizmişti.
Babası keyifle resme baktı ve sordu:
"Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki
benekler ne? Portakal mı?"

Küçük kız babasına eğilerek, sessizce şöyle


dedi :

"Hşşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan


kuşların gözleri...

__._,_.___
.

__,_._,___
Açısı

Bakış açınızı ne kadar geniş tutarsanız, doğruya ulaşmanız o kadar hızlı olur.

Amerika'da ünlü bir avukatın kaybettiği tek dava....


Ünlü bir futbolcu karısını öldürmekle suçlanıyordu. Futbolcu yakalanmıştı.
Ama karısının cesedi ortada yoktu. Duruşma Amerikan filmlerindeki gibiydi.
Futbolcu sanık sandalyesinde oturuyordu. Kucak dolusu parayla tuttuğu
avukatı jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu: 'Sayın jüri üyeleri, müvekkilimin
suçsuz olduğuna yürekten inanıyorum. Buna az sonra sizler de inanacaksınız.
Neden mi? Bakın, şimdi 1' den 10' a kadar sayacağım ve müvekkilimin
öldürdüğü iddia edilen karisi bu kapıdan içeri girecek... 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7,
8,

9, 10...' Bütün jüri kapıya döndü. Kimse girmedi içeri.

Avukat bir savunma dahisiydi, öldürücü hamlesini yaptı:

'Bakin, siz de kadının öldüğüne inanmıyorsunuz. Çünkü hepiniz içeri girecek


diye kapıya baktınız. İşte kararı buna göre vermenizi talep ediyorum.'

Jüri, ünlü futbolcuyu suçlu bulduğunu bildirdi ve dava bu şekilde sonuçlandı.


Mahkeme çıkışında avukat, bayan jüri başkanına yaklaştı:

'10' a kadar saydığımda siz de diğer üyeler gibi kapıya bakmıştınız. Neden
böyle bir karara imza attınız?'

'Doğru' dedi jüri başkanı; 'Ben de kapıya baktım, ama müvekkiliniz kapıya
bakmıyordu!..'

NOT: En iyi analist herkes bir noktaya bakarken, o


noktaya yönelen bakışları izleyen kişidir.