3

KARA KAPILAR

Serkan Akcan

CİNİUS YAYINLARI
ŞİİR
Babıali Caddesi, No. 14 Cağaloğlu - İstanbul
Tel: (0212) 5283314 — (0212) 5277982
http://www.ciniusyayinlari.com
iletisim@ciniusyayinlari.com
Serkan Akcan
KARA KAPILAR
Yayına hazırlayan: Zeynep Gülbay
Kapak tasarımı: Diren Yardımlı
BİRİNCİ BASKI: Nisan, 2008
ISBN 978-605-0068-18-4
Kitap Matbaası’nda basılmıştır
© SERKAN AKCAN, 2008
© CİNİUS YAYINLARI, 2008
Tüm hakları saklıdır.
Bu yayının hiçbir bölümü yazarın ön izni olmaksızın,
herhangi bir şekilde yeniden üretilemez,
basılı ya da dijital yollarla çoğaltılamaz.
Printed in Türkiye

Serkan Akcan 1976 Şubat’ının yirmi beşinci günü İstanbul’da
dünyaya geldi. İlk ve ortaokulu doğduğu semt olan Mecidiyeköy’de
okudu, daha sonra Kağıthane Profilo Anadolu Teknik Lisesi’ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği bölümüne girdi
ve aynı zamanda bilişim sektöründe çalışmaya başladı. İçinde her
zaman başka bir dünya büyüttü. Bu nedenledir ki, gençliğe adımını
atar atmaz yazmaya başladı. Uzun yıllar davul ve daha sonra klasik
gitar çalarak müzikle ilgilendi. Şarkı sözleri yazdı, besteler yaptı. Yıllar sonra kendini, fotoğraf sanatı ile ifade etmeye çalışırken buldu.
Şair bugün bilişim sektörünün tanınmış simalarından biri ve tanınmış şirketlerinden birinin kurucu ortağı.
Hayatıma açılan küçük pencerem
www.serkanakcan.com

Anla Beni

Bakıyor görmüyorsun
Ne sana muhtaç beni
Ne nefessiz halimi anlamıyorsun
Büyüyorsun içimde ağrılı bir çıban gibi
Yüreğimle besleniyorsun
Kurumuş bir nehir gibi çatlamış gözlerim
Avuçlarımda yüzyıllık çınar kırışıklığı
Sen ise bana güneşten bahsediyorsun
Kanım akmıyor
Anlamıyorsun
5

Seni Sevmek ve Sensiz Olmak

Seni sevmek
Ve sensiz olmak
İkisini aynı şiirde
Aynı yazıda
Aynı mektupta anlatmak
O kadar zor ki
Önce seni sevmek düşer
Kalbin en değerli yerine
En zayıf noktasına
Tam ortasına
Yeniden doğmuş gibi olur tüm beden
Yeniden yaratılmış gibi
Güneşi ilk kez gören bir bebek misali
O bilindik gülümseme düşer
Sana susamış dudaklara
Bahar çiçekleri büyür usul usul
Göçmen kuşlar geri gelir
Renklerinden bir gökkuşağıdır artık hayat
Her gün yeniden doğuverir

Seni sevmek
Ve sensiz olmak
İkisini aynı şiirde
Aynı yazıda
Aynı mektupta anlatmak
O kadar zor ki
Aynı vücutta yaşamak ise
İmkânsız

Sonra sensiz olmak
Bir kobra zehri gibi
Ansızın
Hızlıca
Ölümüne girer şahdamarından insanın
Göz kırpmaya fırsat yoktur
Can bedenden ayrılır
Tırnak etten ayrılır
Kan damardan ayrılır
Sana doğru akar
6

7

Alfabe

A’da doğdum
Çocukluğum geçti B’de
C’de gençliğe attım adımımı
Ç’nin çengeline takıldım düştüm
Ayağa kalktım D ile
Merhem oldu E yüreğime
Zaman aktı gitti böyle
Sonra N çıktı karşıma ansızın
Değişti dünya bütün
N’nin her köşesi canımı yaksa da
Bir başka mutluydum artık
Bütün kuş isimleri N ile başlar oldu
Bütün sevdalara N kazınmıştı
Kalpler N şeklindeydi gözümde
Bütün harfleri geçtim
Elif ve alfa bile kıskandı N’yi
Tuttum
İlk harfi yaptım alfabemin
Anlamadı

Saklasam Kendimi

Saklasam kendimi beni bul diye
Saklasam kendimi aynaların önüne
Birçok ben olsa karşında
Hiçbiri ben olmayan
Ben bile bilmesem nerede olduğumu
Kim olduğumu
Bulmak istesen ararsın beni
Kırarsın aynaları bir bir
Kaçmam, kaçamam senden
Beni bul, bana beni göster

En çok Z darıldı bana
N’de ölmek istediğim için
8

9

Tekrar Seversem

Çiçekli bahçeler yapacağım
Gökkuşağına boyayacağım odamı
Şiirler yazacağım her gün
Şöyle okkalı aşk şiirleri
Bir de her gün tıraş olacağım
Eğer tekrar seversem
Ve sever sevmez öleceğim
Hiç kimse yaşatamayacak bana verdiğin acıları
Her gün binlerce defa ölmeyeceğim
Her ölüm günlerce sürmeyecek
Bir kez ama tam öleceğim
Demek ölmek sevdana düşmekten daha güzelmiş
Emek vermek kazanmayı gerektirmezmiş
Ölmekten daha zoru seni sevmekmiş
Zaman yavaşça akmış, ölüm vakti gelmiş
10

İki Resim

İki resim
İki yol ayrımı gibi
Belki önümde duruyor belki arkamda
Bir sevda iki gönüle sığmadı sanki
Senin içindi ne yaptımsa
İki resim
Resimlerde gülmüşüz şimdi ağlasak da
11

Beyaz

Kelebek

Bir buğulu düş, rengârenk bir kelebek
Dünyadaki en güzel canlı, en sıcak ateşsin
Bir eziyetsin belki ölümlere dek
Renkli gözlerin gibi sen de sahtesin
12

Dört yanım beyaz bu gece
Boş sokaklar bembeyaz kar
Sokak lambasının ışığından
Korkar karanlıklar
 
Beyaz kazaklı resmin odamda
Bir abide gibi dikilir
Beyaz gecelerin ortasında
‘Bir adam’ın haykırışı yükselir
 
Ben beyazı güzel bilirdim
Saçlarım ağarana kadar
Oysa en acı şiirlerimi
Beyaz sayfalar saklar
Bu beyaz gecelerde
Beyaz tenin gelir aklıma
Beyazlar içinde
Kara bir hüzün başlar
13

Karşılaşma

Gözlerimi görünce gülecekti gözlerin
Bir buse konacaktı yine yüreğime
Kısık sesinle kulağımı okşayacaktı sözlerin
Bilemedim gözlerini kaçıracağını benden
14

İstemem

İstemem senden gelecek hayrı
Ne olur bana uzak ol
Bir kez düşürdün beni
Başkasına tuzak ol
Sakın yoruldum deyip
Sırtını bana verme
Ne yaparsan yap ama
Bir daha geri dönme
15

Renkler
Hiç bu kadar renkli olmadı dünya
On parmağımda on renk
Hangi birini süreceğime karar veremiyorum dudaklarına
Her bir renk bir ömre denk
Bir anda 10 ömür yaşıyorum yanında
Gece olup evinden ayrıldığımda
Parmaklarım kaybediyor renkleri
Anlasana
Aslında sensin renklerin sahibi
En çok mavi halini sevdiğimi söylemedim mi?
Sen maviyken gördüğüm
Büyük bir okyanusta küçük bir gemi
O geminin kaptanı sanıyorum kendimi
Dalgalarınla savaşıyorum
Ya da
Dalgalarınla sevişiyorum
Kırmızı halin kışkırtıcı, sarın cesaret
Yeşilin sakinlik, siyahın asalet
Grin muhtaçlık, beyazın bereket
Ne kadar güzel her rengini sevmek
Her rengine sahip olmak
Tek korkum seni kaybetmek
Bir gün renk körü olmak
16

Ne dersin?

Özlemiyorum seni eskisi kadar
Sana tutsaklığım bitti mi dersin?
Yeşil gözlerini anımsayamıyorum artık
Gemiler limandan gitti mi dersin?
17

Çirkin oyun
Dört yanımda rezillik üstatları
Yol gösterdi akıllarınca
Dediler belli etme sevdiğini
O kovalar sen kaçınca
Önce o tutsun elini
Yoksa kaçar sen tutunca
Sonra bu kadar çok arama dediler
O da seni özlesin
Her an geleceğin umuduyla
Yollarını gözlesin
Oysa ben ölesiye sevdim
Yer yoktu içimde ne gurura ne utanca
Hatta belki ölüp de geldim
Yeniden doğacaktım O da beni sevince
Şimdi düşünüyorum da
Neyim varsa O’na verdim
Yapma dediler, uyardılar:
“Aşk çirkin bir oyundur
Hep kaybeder oynamayanlar”
Dinlemedim onları, kulak arkası ettim
Yalansız yaşadım, yalansız sevdim
Ve gün geldi öğrendim
Onlar hep haklıydılar
Aşk çirkin bir oyundur
18

Ölümüne Sevmek
Ölümüne seviyorum derdin
Bilemedim dokuz canlı olduğunu
19

Kara

Kara kalem dert ortağım
Bir yıl oldu sana muhtaç olmayalı
Kapında diz çökmeyeli
Bir yıl oldu
Kara derenin zehirli sularını
Yudumlamayalı
Umuda koştum çoğu zaman
Bazen sevdiğime koştum kilometrelerce
Karasular indi ayaklarıma
En güzel derelere gittim
Albatroslar, pelikanlar göreyim diye
Karabatak buldum her gidişimde
Bir kuş buldum son gidişimde
Kuşum dedim gönlüme koydum
Kara bir güneş doğdu ansızın
Karşıma aldım konuştum
Kuşum dedim şu gökyüzüm senin olsun
Kapkaraydı gökyüzüm
Dedi: Ben seni dost bildim
Göçümde bir durak bildim
O an kara zindanda idim

Her sürüşümde merhemimi
Ömrümden ömür gitti
Giden kara ömrüm idi
Kanatlarımı kuşuma verdim
Yükseklerden yere düştüm
Kara balçık içindeydim
Yakında iyileşecek kuşum
Göçüne devam edecek arkasına bakmadan
Resmini çizecek kara kalemim
Yaralı kuşum, ak yüzlü kuşum
Seni sevmek bildiğim tek suçum
Karaydı ak oldu, bir gecede saçım
Kara kalem dert ortağım
Bir yıl oldu sana muhtaç olmayalı
Kapında diz çökmeyeli
Yaz bu gece bütün karanı yüreğime
Karaya boya beni baştanbaşa
Boya ki incinmişliğim gizlensin
Beyazımı aradım yıllar boyu
Karamı buldum her defasında
Kara kapılar arkasında

Kuşum yaralıydı gördüm
Kapkara olsa da dünyam
Yarasına kara merhem oldum
20

21

Senli Dünya

Bir bulutsun tepemden ayrılmayan
Bazen bembeyazsın canıma can katan
Bazen gölgelerindir yarama tuz basan
Gökleri senle, dört yanı gamla dolu dünyamın
22

Elveda

Buraya kadarmış elveda sana
Bu kadar zulüm yeterli bana
Dostluğun yalanmış aşkların bayat
Kısmet bugüneymiş, elveda hayat
23

Bir Delinin Öyküsü
Önce karşıma geçip söylendi
Küfretti azarladı
Sonra gitme deyip yalvardı
Boynuma sarılıp ağladı

Fotoğraf

Ne kadar utansan da
Kaçıramam gözlerimi senden
Saçlarına dokunmamak
Günah gibi geliyor

Gitmedim arkamı dönüp
Gözyaşlarına yenildim
Bal dudaklarından öpüp
Sabaha kadar seviştim
Akşam oldu döndük başa
Tutuştuk kavgaya yine
Üstüme saldırdı birden
Hiç özlememişim diye

Şirin burnundan aldığı her nefes
“Bir bahar akşamı” şarkısını anımsatıyor
Yüzündeki bu güzel tebessüm
“Haydi durma öp beni”
Anlamına geliyor

Gideyim dedim kal dedi
Sensiz yapamam dedi
Terk edip gidemedim
İşte böyle delirdim

Güzel bir fotoğrafa bakınca insan
Sahibini görmek istiyor
24

25

Seni Sevmiyorum

Hiç bakma yüzüme
Arama güneşi gözlerimde
Gözlerim yansa da alev alev
Yüreğim sönmüş küller gibi kirli
Eskimiş duvar çatlakları
Suya hasret dudaklarımda
Sen de benim gibi
Bir güneş hayal et ufukta
26

Bataklık

Kan rengi karanlıklar
Senle dolu yalnızlıklardayım
Onurum engel gel kurtar demeye
Parçalanmış yürekte bir aşk
Bir de onur kalıyormuş meğer
Bir gün ölecektim elbet
Sen öldürmeseydin eğer
Düşe kalka bataklığından geçeceğim
Yaşadığım her an seni seveceğim
27

Döndüm

Asma kilit dilimde
Yüreğim açık ardına kadar
Döndüm demeye yok cesaretim
Kara kalem elimde
Söyleyemediklerimi yazar
Yokluğun yüreğime
Dipsiz kuyular kazar
28

Bahane

İçmek istiyorum bu akşam
Yokluğun bahane
Ölmek istiyorum bu akşam
‘Gidişin’ bahane
29

Tükenmiş
Ne desem, ne yazsam bilemiyorum
Öyle bir boşlukta sallanıyorum
Bir ileri bir geri
Aklımda hep hayalin
Aşılmaz yükler taşıyor dermansız dizlerim
Gücüm kalmadı artık
Dayanamıyorum artık
Yok bir adım atacak halim
Ne ileri ne geri
Yine de dön demeyeceğim
‘Bir gün ölecektim elbet
Sen öldürmeseydin eğer’
‘Sensizliği böyle hayal etmemiştim’
Yokluğun ne büyük acıymış meğer
30

Sensiz Olmaz

Seni senden iyi tanıyorum
Gözlerinden anlıyorum ne demek istediğini
Gözlerini hiç görmedim
Yirmi yedi yıldır seni arıyorum
31

Hoş geldin
Bir ışık gibi düştün önüme
Karanlıkta kalmış yüreğim
Volkan olup akıverdi
O güzel gülüşünle
Anlattım bir bir hayallerimi
Asırlardır seni beklediğimi
Bilmiyordun seni kaç defa
Beyaz laleler içinde düşlediğimi
Beş yıl önce sana haykırdım
‘Yirmi yedi yıldır seni arıyorum’ dedim
Yirmi yedi Şubat’ın ilk saatlerinde
Buldum seni beklediğim yerde
Korkma kendini bana bırakmaktan
Yerinden oynasın taşlar
Koşalım laleden bahçelere
Büyük ‘sevdalar böyle başlar’
Göçlerini bitirip yere konar kuşlar
İki kumru buluşup hoşsohbete başlar
Lalenin bittiği yerde papatya başlar
Bundan böyle ‘her sabah seninle başlar’
32

Ben

Ben
Dağlar arasında kaybolmuş aşk kahramanı
Ben
Sevdasını kalbine mühürlemiş âşık
Ben
Hiç yazılmamış şiirlerin şairi
Ben
Sensiz hiçbir şeyim
33

Kapılar

Dört duvara hapsetti beni
Her duvarda bir kapı
Yeni bir odaya çıkar
Her kapının ardı
Hangi odada kaybettim onu
Hangi acıda boğuldum
Kapılar tüketti beni
Yaşamaktan yoruldum
Farkı var mı kapıların?
Sonu sensizlik dolu
Açıyorum her birini
Yüreğim umut dolu
Hangi odada kaybettim onu
Hangi acıda boğuldum
Kapılar tüketti beni
Yaşamaktan yoruldum

Gelme

Gelme gittiğin uzaklardan
Uzaktan daha güzelsin
34

35

Biliyorum

Biliyorum
Güneş doğmasını istediğim için ufukta
Elimi uzatsam da erişemem
Günlerce peşinden koşsam da
Mutluluğum güneşin varlığından
Özlemimi hiç sorma
36

İyi ki Doğdun

Hep derdime içecek değilim ya
Sana içiyorum bu akşam
Yokluğunda gözlerim küflenmiş
Yüreğim yosun
Şerefine içiyorum bu gece
Doğum günün kutlu olsun
37

Hatırlar mısın?

Hatırlar mısın?
Her akşam seni almaya gelirdim
Sen de hep yorgunum eve gideceğim der
Geçiştirirdin
Oysa ben saniye saniye sayar beklerdim akşam olmasını
Hatırlar mısın?
Her gece şiirler yazar yollardım sana
Sen de hep nasıl yazıyorsun bunları der
Geçiştirirdin
Oysa ben satır satır yaşardım yazdıklarımı
Hatırlar mısın?
Bir günde onlarca kez arardım seni
Sen ya telefonu açmazdın ya da meşgulüm der
Geçiştirirdin
Oysa ben yaşamak için sesine muhtaçtım
Hatırlar mısın?
Sana hep hediyeler alırdım
Sen de niye zahmet ediyorsun der
Geçiştirirdin
Oysa ben bir kez gülmen için dünyaları verirdim

Büyümek

Küllerini savurmuş engeline
Yenilmiş umutlarım
Susuz kalmış yokluğunda
Gözyaşı bulutlarım

Elbette hatırlarsın!
Ben de hatırlıyorum an ve an her şeyi
Sana ne kadar çok şey verdimse
Bin katını vermeye hazırım unutmak için
Elbette hatırlarsın!
Hiç hatırlamak istemesen bile
En az senin kadar hatırlamak istemesem de
Unutamam
Unutmak nankörler için

Yine de başım dik
Yolumda yürüyorum
Herkes gibi ben de
Acılarla büyüyorum
38

39

Marmaris

Güzel bir Marmaris sabahı
Burnumda kırmızı saçlarının kokusu
Uyuyan şişkin iki göz
Hâlâ hatırımda sana verdiğim söz
Her sabah uyandığımda gözlerini ararım
Kırmızı saçlarına uzanır ellerim
Nafile...
Kaplar içimi ağır sancılı bir his
Aklımın kaldığı tek yer Marmaris
40

Bu Son

Bu son diye başlıyorum her sigaraya
Bu son diye başlamıştım senle sevdaya
Ne sigaramın koru söner, ne kalbimin koru
Unutulmakmış meğer her şeyin sonu
Bu son olsun
Bu son aldanış
Her aldanış yeni bir son
Her son yeni bir başlangıç
Bu son olsun
Senle olsun
Senin olsun
Son nefesim
41

Sensizlik I
Koklayacak bir şeylerin kalacaktı bende
Birkaç resmin kalacaktı bakmadan uyumadığım
Birkaç mektup belki
Her kelimesine anlamlar yüklediğim
Senle geçen güzel günlerimi anlatacaktım
En iyi dostlarıma
Az da olsa beni sevmiş olmanın mutluluğunu
Kara toprağa taşıyacaktım
İyi ki O’nu tanımışım
İyi ki O’nu sevmişim diyecektim kendi kendime
Belki de gizlice özleyecektim seni
Gözlerin aklıma geldiğinde
Saklı bir tebessüm belirecekti yüzümde

Ağlayamam

Ucunda ölüm olsa sana giden yolların
Kaderime başım gökte giderim
Dağlardan büyük olsa da eziyetlerin
Yine de ağlayamaz erkek yüreğim
42

Çilingir soframa arkadaş
Çayıma şeker olacaktın
Geceleri sen diye sarılacaktım yastığıma
Gündüzleri seni arayacaktı gözlerim
Yine de kızamayacaktım gidişine
Beni sevmiş olman düşüncesi
Ömür boyu mutlu edecekti beni
Sensizliği böyle hayal etmemiştim
43

Sensizlik II
Sigaramın dumanında yüzünü arıyorum
Her sabah uyandığımda
Tiksiniyorum yaşıyor olmaktan
Ne bir resim
Ne bir mektup
Tek hatıran kırgın yüreğim

Sensiz de mutlu olmalıydım
Özlemeliydim varlığını
Beceremedim
Yükünü taşıyamaz oldum
Artık ölmeliyim
Sensizliği böyle hayal etmemiştim

Yine de seni görüyorum
Gözlerimi diktiğim her noktada
Çürük, kokuşmuş bir yara büyüyor içimde
Gözlerim kan çanağı uykusuz gecelerden
Gözlerim kan çanağı
Hiç sevilmemiş olmanın acısı yayılıyor beynime doğru
Habis bir tümör gibi
Fikrinden kurtulmak için
Saniye saniye sayıyorum öleceğim günü
Yaşamak istemiyorum senin dünyanda
Yaşamak istemiyorum senli dünyada
Yaşamak istemiyorum sensiz dünyada
Hayır, hayır…
Yaşamak istiyorum
Belki bir gün
Tekrar görürüm seni uzaktan
Görüyor musun ne çaresizim?
Sonu yok bunun
Mutlu etmiyor beni artık
Ne varlığın ne yokluğun
44

45

Rehber

Hayatını yalanlar üzerine kurmak
Yalanını hayatlar üzerine kurmaktan
Daha kötü değildir
46

Bu Gece

Bu gece yazarım
Bin şairin bin yılına yeter
Yüreğimdeki mürekkep
Bu gece mezar taşıma yazıyorum
Ben yazarım şiirimi
Ben kazarım mezarımı
47

Karnını doyurdum
Evine götürdüm
Gözlerini gözlerime dikti
Yüzünde çaresizliğimi gördüm

Yüz Kalbin Aynasıdır

Bir adam
Atmış kendini pencereden
Dün akşamüstü
Ölmüş
Parça parça olmuş
Cesedinin başında komşuları
Dedikodu sarmış her tarafı
“Zaten ayyaştı”
“Bir kadın yüzünden olmuş”
Eğildim yüzüne baktım
Yüzünde sevdamı gördüm

Bu gece öldüreceğim kendimi
Bir bidon benzinle
Yakacağım her yerimi
Önce yüzüm yanmalı
Cesedime bakan
Anlamamalı
Kara sevdamı

Bu sabah küçük bir çocuk
Bakkalın çırağından
Bir araba sopa yiyordu
Ayırdım
Neden vuruyorsun dedim küçük yavruya?
Nefsine yenilmiş
Küçük bir şeker çalmış
Küçük elleriyle
Eğildim öptüm yanağından
Bir şeker daha tutuşturdum eline
Yüzünde korkumu gördüm
Akşam, yaşlı bir adam ilişti gözüme
Dağınıktı
Üzgündü
Ağlamaklıydı
Gittim derdini sordum
Susuzmuş
Açmış
Evinin yolunu unutmuş
48

49

Sen ve Ben
Biz aynı telden çıkan notalar değiliz sanki
Aynı renk değiliz bir palet üzerinde
Bir elmanın iki yarısı da değiliz belki
Başka arılarız başka çiçeklerde
Ama aynı yolun yolcusuyuz
Seslerimizden çıkıyor yeni notalar
Renklerimizle güzelleşiyor duvardaki tablolar
Suyunla dönüyor gönlümdeki değirmen
Damla damla bulaşıyor suyun unuma
Hamur olup doğuyoruz başka bir dünyaya
Aşkın ateşi pişiriyor bizi ağır ağır
Sen kokan bir ekmek oluyoruz sonunda
50

Bir Gülsen

Bir gülsen ağaçlar yeşerecek
En güzel üzümünü verecek bağlar
En lezzetli şaraplar yapılacak o üzümlerden
İçip keyifleneceğim
Bir gülsen
Seni daha çok seveceğim
51

Yenik

Yüzünde gülümseme içinde acı
Omuzları düşmüş dağılmış saçı başı
Ne yapsa dönmeyecek başının tacı
Son darbeyi yemiş yorgun savaşçı
52

Bitti

Bildiğin adam değilim artık
O adam gitti
Kendimi bile inandırdığım
Yalan bitti
53

Deniz

Acımasız fırtınalar ortasındayım
Kara senin kadar uzak
Gücüm yok dümeni çevirmeye
Güzergâhım belirsiz
Mezarım olacağını bilsem de
Yaşayamam denizsiz
54

Bencil

Sevdiğim
Seni terk ediyorum
Çünkü dayanamam
Beni terk etmene
55

Kafiyesiz

Ne kadar koşabilirim sana doğru?
Kanım oluk oluk akarken damarlarımdan
Gözlerim kapanırcasına şişmişken uykusuzluktan
Ne kadar koşabilirim?
Yüreğimde hançerin duruyorken
Cam kırıkları batmışken her yanıma
Nasıl düşünebilirim
Sana yazdığım şiirlerdeki kafiyeyi?

Geceleri

Her gece bu saatlerde sen gelirsin aklıma
Korkar Azrail canımı almaya
Şeytan sokulamaz yanıma
Bardaklar parçalanır avuçlarımda

Sana hiç benim ol demedim
Ben, ben değilim artık
Kendime dönmeye çok geç
Dünya dönmüyor artık

Her gece bu saatlerde yokluğun
Bir kefen gibi bedenimi sarar
Her gece bu saatlerde
Seni anan biri var
56

57

Uzak Dur

Uzak dur
Sevmiyorsan beni
Yaklaşma
Yaklaştırma

Fakat

Hiç arkana bakmazsın
Yaptığını tartmazsın
Tartsan bile kendine
Bir paye çıkartmazsın
Hayatı sorgulayıp
Doğruyu aramazsın
Yine de
Sevdim seni

İzin ver
Uzaktan uzağa seveyim seni
Yeşermesin içimde
Zehirli umut çiçeği

58

59

Bana Seni Soranlara (Sen varken)
Bana seni soranlara yaşam gibidir diyorum
Onunla geçen zaman şelaleden akan su gibidir
Akar gider
Bataklıkta açmış bir gül gibidir
Ya da bir çocuğun elindeki pamuk şeker
Güzel yüzü sabahın ilk ışığına benzer
O ince ve derinden sesi insanın nefesini keser
Telaşı bile güzeldir onun diyorum
Küçük elleri titrer
Bir de korkusu vardır, yitirme korkusu sevdiklerini
O yüzden tutunur sevdiğine, başına taç eder
İyisiyle kötüsüyle diyorum, sevdiğim yaşama benzer
Bir an daha yaşamak onunla yedi ömre bedel
Bana Seni Soranlara (Sen yokken)

Sen

Bin yıl yaşamak isterim
Beni sevdiğini bilsem
Bütün tanrıları topla
Evrenlerle çarp
Tırnağına değişmem
Dünyaları versen
Hiçbir şeyde gözüm yok
Hiçbir şeyden korkum yok
Sen
Yalnızca Sen

Bana seni soranlara ölüm gibidir diyorum
Üzerine yemin ettiğin felaket
Kaçmaya çalışıp beceremediğin
Kavuşmak isteyip cesaret edemediğin kara nokta
Önceleri yüzüne bakmayanların arkanda saf tuttuğu yalan
Hiç kavuşamayacak olmanın hamiline yazılmış senedi
Geldiğinde kalbin durduğu, kanın donduğu kıyamet
Tanrıya son yakarışın takipçisi
Sonunda hep ağlatan kumar
Bana seni soranlara ölüm gibidir diyorum
Yüzünde patlayan en son şamar
60

61

Dün – Bugün

Sabret

Az kaldı sabaha ha gayret gönül
Bir geceye sığdı koskoca ömür
Uyusan rüya, uyumasan hayal
Fikri bırakmaz peşimi gönül
Her gece işkence ya sabır gönül
Her gece tükenir yeni bir ömür
Gelmen diriliş, ölmem kurtuluş
Bir türlü huzura kavuşmaz gönül
Sık dişini verme canını
Vur dibine iç şarabı
Yak içinde ne kalmışsa
Yırt kefeni çık sabaha

Eskiden ne güzeldi seni rüyada görmek
Beni sevdiğini söylediğin zamanlarda
Geceleri keyifli bir özlemle geçirmek
Sabaha seni görmek umuduyla
Sonra salaş bir çay bahçesinde
Şiirler yazmak peçetelere
Seni beklerken
Ne güzeldi her anı seninle yaşamak
Sevgin ömrüme ömür katarken
Şimdi sensiz bir köşede aç susuz
Rüyalardan uzak kalmak için uykusuz
Hatıralarda boğulmuş sefil bir adamım
Gündüzleri kör gözleri ışıksız
Geceleri şeytan gibi Tanrısız
Günahları birikmiş rezil bir adamım

62

63

İsimsiz

İskele yakın
Biliyorum ki yoksun
Yine demir alıp limandan limana koşacağım
Martılara seni anlatacağım
Seyir defterimde hep adın yazacak

İsimsiz 2

Bir gece de ölmesem diyorum
Bin gece sürerken ölümlerim
Kendimi öldürmesem
Bir gece de gelmesen aklıma diyorum
Gündüz aklımda yokmuşsun gibi

İyi – Kötü
Kötüyü kendime aldım
İyiyi sana sakladım
Karşıma bir ayna aldım
Düşündüm bütün gece
Bütün kötüler bende
Kötü değilsin öyleyse
Bütün iyiler sende
İyi değilim öyleyse

İsimsiz III
Yılların sevgisizliği çöktü üstüme
Hem de bir gecede
Deliler gibi âşık oldum
Hiç tanımadığım birine

Bir yalan söyledim sana
‘Kendimi bile inandırdığım’
İçimdeki mikrobu
Sana da bulaştırdığım

Ne olur sen başkaları gibi olma
Kanayan yarama tuz basma

Hep iyiyi aradım yüzünde
Kötüler yapıştı üzerime
Sen melek, ben şeytan
İşte sana koca bir yalan

Gün olur
Şiirlerim senin olur
Sen benim ol ne olur
64

65

Adam Gibi Yaşamak
Her canlıya bahşedilmiş
En büyük nimettir ölüm
Bir nevi kurtuluştur ölen için
Kalanlara ise zulüm
Biri ölen için ağlar
Biri öleceğini hatırladığından
Köşede kalmış yitik biri ise
Ağlar hâlâ yaşadığından
En çok doğru düzgün sevmiş olan ağlar
O doğru düzgün sevilmemiştir çünkü
Hep aynıdır dertler hep aynıdır acılar
Eziyetler aynıdır, ha yarınki ha dünkü
Madem ölüm var, adam gibi yaşamalı insan
Sevdiği kadar sevilmeli
Öyle olmuyor ama
Yok dünyanın ‘adalet’i
Öyleyse darılma yaşadığım için ağladığıma
Bu işkence bitmeli
Adam gibi yaşayamıyorsak
Adam gibi ölmeli
66

Son Perde

Bir perde daha kapandı hayat sahnemde
Oyuncular da gitti bu kez
Seyirciler de
Son bir kez selamlamanı isterdim beni
Şimdi tozlu sahnede tek başımayım
Senaryomu sen yazmışsın belli
Kaderimi yazdığın gibi
En aldanmış karakteri bana vermişsin
Varsın olsun, oyunmuş der geçerim
Umudum yok, son perdeyi beklerim
Bir gün son perde inecek elbet
Sahne kapanacak
Son perde dindirecek acıları
Trajedi bitecek
Perdeler utanacak senden
Son perde sahneye değil
Gözlerime inecek
67

Sokak Köpekleri
Bu sensiz gece nöbetleri
Dert dolu tasa dolu
Saatimin tik tak sesi
Gecelerin tek dostu
Sağ tarafımda belirli belirsiz
Sokak lambasının renksiz ışığı
Bir de ulu orta havlayan
Benden farksız köpekler
Kırmızı
Bütün şiirlerim kırmızıdır benim
Bıçak yaptım onları
Bir bir sapladım kendime
Önce bacaklarıma, karnıma
Ve sonra yüreğime
Kan bulandı ellerime, şiirlerime
Sonra gözlerimi oydum
Kestim bileklerimi, şahdamarımı
Acımadı canım Tanrı şahidim
Canımı acıtan tek şey terk edişin
68

Sabah uyanacaksın yeni bir güne
Her uyanışın yeni
Her günün taze
Benim için öylesine bir gün yine
Öylesine kara
Öylesine çile
Seni nice güzellikler bekleyecek
Gündüzleri geceleri
Beni bekleyen birkaç kadeh
Bir lamba
Bir de sokak köpekleri
69

Bugün
Gün doğacak az sonra
Şarkılarını söyleyecek kuşlar
Sonra o bilindik koşuşturma
O tanıdık bakışlar
Yeni bir yalana uyanacak dünya
Sahte insanlar sahte konuşmalar
Takım elbiseli adamlar
Ve boyanmış kadınlar

Beş Yıl Sonra
Sensiz doğmazdı güneş
Sana doğru akardı nehirler
Rüzgâr taşırdı kokunu
Gözlerinin rengini denizler
 
Yokluğun amansız bir kuraklık olurdu
Yağmak bilmezdi yağmurlar
Senle akar giderdi
Sensiz geçmeyen saatler
 
Ansızın terk edip gittin
Doyamadım öpmeye seni
Beş koca yılı tükettim
Koyamadım yerine kimseyi
70

Bir sen farklı uyanacak
Telaşlanacaksın bugün
Hatırlayacaksın elbet
Bugün benim doğum günüm
Yıllar öncesi düşecek aklına
Bir fotoğraf gibi siyah beyaz
Öldürdüğün adamı hatırlayıp
İç çekeceksin biraz
Duvarların ağlayacak bugün
Ne yapsan ne etsen nafile
Bugün benim doğum günüm
Ölüm günüm olur belki de
71

Buraya Kadar

Teşekkür etme
İnsan sevdiğini nasıl bırakır
Kara günlerinde?
Düşünme artık olanları
Kayıpları, acıları
Kötü günler geride
Hastalığın da geçti
Ateşlerin de düştü
Bahar geldi kış gününde

Muhtaç

Kendimi kaybetmişim
Önce “bana” muhtacım
Kendimi bulsam bile
Doğru yola muhtacım
Ben bensizim
Ben sensizim
Ekmeği suyu geçtim
Bir tek sana muhtacım

Bırakmadım seni
Zor günlerinde yalnız
Uzattım elimi eline
Karalarını paylaştım
Yaralarını dağladım
Kanayan yüreğimle

Yolun sonu bataklık
Sıcaklığına muhtacım
Hiç görmesem bile yüzünü
Varlığına muhtacım
Sensizlik ağır
Sensizlik zor
Ayakta kalmak için
Omuzuna muhtacım

Yoruldum ağır ağır
Yaralandım, karalandım
Yollarımız ayrılıyor burada
Kuşum buraya kadar
Göçmen kuşlar seni bekler
Yaşatırım seni hayallerimde
72

73

Korkak
Sen korkağın tekisin benim için
Birine kendini adamaktır cesaret dediğin
Ölümü seçebilmektir yokluğuna karşın
Uykusuz gecelerde umut dokumaktır gönül tezgâhında
Sönmemek için direnmektir ayrılık rüzgârında
Bazen kulu olmaktır sevdiğinin
Bazen Tanrısı
Bazen de alıp ceketini gitmektir cesaret dediğin
Sen korkağın tekisin benim için
74

Unuttum

Günler oldu yazmayalı
Sanma ki unuttum seni
Ben kendimi unuttum
Yıllar oldu unutalı
Dünya durdu sen gideli
Güneş battı, doğmaz oldu
75

Kutsal Yalan
Ağzından çıkan her sözü
Kutsal sandım, kutsal saydım
Tanrı yaptım seni dünyama
Adını koydum dualarıma
Sonra bir gün
Kovuldum cennetinden şeytan gibi
Tanrı yalan söyler mi?
Ama söyledi…
Bir yalanıyla dünyamı cehennem etti
Şimdi susuz çöllerde bir bedevi
Tanrısını arıyor yana yakıla
O eski
O yalansız Tanrısını
Günahlarının tek sebebi
Aldanmışlığı bir yalancıya
O saf
O zavallı aldanmışlığı

Benim İçin Aşk
Bir yiğidin dev bir orduyla çarpışması benim için aşk
Ya da değirmene su taşımak belki döner umuduyla
Talihsiz bir ceylan yüreğim Afrika çöllerinde
Yenilmek yazılmış kitabıma
Yalnızca yenilmek
Vazgeçmeyeceğim sana yenilmekten

76

77

Neredeyim?

Güneşin doğmadığı yerdeyim
Bir kurdun bir ceylanı kovaladığı
Sisli ormandayım
Soğuk namlunun ucunda
Patlayan volkanın ortasındayım
Çaresizim
Kutuplarda çırılçıplağım
Günlerdir susuzum Afrika çöllerinde
Bitkinim
En ucuz kölesiyim
Dünya denen bu köle pazarının
Okyanusun dibinde nefessiz
Körkuyularda merdivensizim
Tanrı’nın bittiği yerdeyim.
Aşktayım...

Aylar Sonra

Aylar geçti aradan
Asırlar kadar uzun
Ve gördüm seni uzaktan
Yüreğimde yine hüzün
Kaçmadım bu defa
Kendimle yüzleştim
Keskin bir öfkeyle
Karşında devleştim
78

79

Related Interests