You are on page 1of 26

1 - GİRİŞ

1.1. İlk Manyetik Yatak Tasarımı

Calgary şehrinin 110 km. doğusundaki Alta adlı küçük yerleşim biriminde, Doğu Kanada'nın doğal gaz kaynağı üzerinde küçük bir grup bina yeralır. Ahır büyüklüğünde bir yapı içersinde 1400 beygir gücündeki jet motorunun sağır edici sesi, günde 3 milyar lt3 doğal gazı doğuya uzanan yüzlerce km'lik boru hattı boyunca gönderen yakınlarındaki bir santrifüj gaz kompresörünü tahrik ederken hissedilebilir, aynı zamanda duyulabilir de. Burada kullanılan güç korkutucu olmakla beraber, yapılan işin büyüklüğü göz önüne alındığında şaşırtıcı gelmektedir. Ancak, Nova Corporation of Alberta tarafından işletilen Hussar Gaz Kompresörü İstasyonu'nda kaba kuvvetten daha fazla iş başındadır. Söz konusu olan şey bir zamanlar mekanizmaların ve makina mühendisliğinin etkileyici bir örneği iken, sıradan elektrik motorunkine benzer bir sistemle değiştirilerek günümüzün büyük kompresör, jeneratör ve diğer döner elemanlı cihazlarının tasarımını köklü biçimde değiştirmeye aday bir düzenlemedir.

Beş sene önce bu tesisteki manzara tamamen farklı ama, benzer cihazlarla uğraşanlara da çok tanıdık görünmekteydi. Jet motoruna ilaveten güç türbini, gaz kompresörü ve bunları birbirine bağlayan güç hattı eldeki boş alanın %50'sini işgal eden pompa ve borulardan oluşan bir yılan yuvasını andırıyordu. Dakikada 176 galon yağlayıcı debisi ise dönmekte olan şaftın çıktığı kompresör muhafazası üzerindeki açıklıktan doğalgaz kaçışını engelleyen yağlı sızdırmazlık sisteminin bir parçası olarak çok daha yüksek 1000 psig basınçlara pompalamak zorundaydı.

Yağlama ve sızdırmazlık ile ilgili problemler çok sayıdaydı ve bunların çoğu duraklama süreçlerine sebepti. Pompalar, fanlar ve diğer elemanların tümü düzenli bakım gerektiriyordu. Temizlik ve programlı bakım işleri için yapılan duraklamaların sayısı, beklenmeyen arızaların sayısına eşitti. Firma tarafından 1970'lerin başında yürütülen bilimsel çalışmalar, kompresörlerin işlememe süresinin %80'inin yağlama ve yağlı sızdırmazlık sistemlerinin problemleriyle ilgili olduğunu gösteriyordu. Sıkıntı ve bakım masraflarının ötesinde, yüksek sıcaklıktaki bir ortamda parlayıcı sıvı kullanılmasıyla ortaya çıkan bir risk olarak, her zaman geçerli bir yağlayıcı yangını tehdidi vardı. Boru hattının yağlayıcı yangını ile kirlenmesi de ayrı bir sorundu. Bu, gaz akışını zamanla %5 kadar sınırlayabilir, hat boyunca yeralan işleme ve ölçüm cihazlarını çalıştırmayacak şekilde kaplayabiliyordu.

1978'de Nova, yağlayıcı sistemleriyle beraber manifold problemlerine de çözümler aramaya başladı. Kompresörün yağlı sızdırmazlık sistemine, mekanik kuru salmastra ile çabucak bir alternatif bulundu. Mekanik kuru salmastra, pozitif basınçla sıkıştırılmış gazı kullanarak hem rotor etrafındaki doğalgaz sızıntılarını durduran hem de salmastranın dönen ve sabit parçalarını bir diğerinden ayrı tutarak aşınma ve yırtınmayı önleyen orijinal cihazdı. Firma bunları, gaz kompresörlerine monte etmeye 1980'de başladı.

Kompresör salmastrası yağlayıcı sisteminin sadece küçük bir parçası idi. Hussar'daki pompaların, soğutma fanlarının ve valflerin karmaşık dizileri, kompresörün yaklaşık iki tonluk şaftını ve türbinin yaklaşık 1ton'luk rotorunu yağlamak ve soğutmak üzere yerinde bırakılmıştı.

1982'de Nova, Fransız üreticisi Societe de Mehanique Magnetique (S2M) tarafından geliştirilen yeni bir sistem olan Aktif Manyetik Yataklar'ı keşfetti. Bir prototipinin konstrüksiyonu ve başarılı işletiminin ardında Nova, 1985'in sonlarına doğru dünyanın ilk yağlayıcısız kompresörünü Hussar'a uyguladı. Daha sonraki birkaç sene boyunca firma, geriye kalan 38 istasyonunun çoğundaki kompresörleri yenilemek için azimli bir program yürüttü. Bir şaftı havada asılı tutmak bir şey, onu hareket halinde kontrol etmek çok daha başka

bir şeydir. Hussar kompresöründe bu, 5200 dev/dak ile dönen yaklaşık 1, 5 ton'luk çelik şaftın kendisinden sadece 0.01inch uzaklıktaki yüzeylerle temas etmesini önlemek demektir.

Hussar'daki kompresör revizyonuna reğmen, yağlayıcı sistemi güç türbinine hizmet vermesi için kaldırılmamıştı. Aslında, oraya da manyetik yatakların montajına karar verilmişti. Nova mühendisleri için bu dönüşümün başlıca zorluğu; yatak bobin sargıları ile pozisyon sensörlerinin de içinde bulunduğu birkaç elektronik elemanın 2300C 'lik ortam çalışma sıcaklığına da yanması gerekliydi. Nova, bu zorlu şartlar altında çalışabilecek elektriksel ve diğer elemanları bulabilmek için Virginia, Rodford'da bulunan Actidyne Magnetic Bearings'in Kuzey Amerika bölgesi lisans sahibi Magnetic Bearings Inc. ile yakın çalışmalarda bulundu. Türbin dönüşümlerini yöneten Nova makina mühendisi Warren Grosdal; bu noktada insanlar sadece yüksek sıcaklık sebebiyle zaman içinde bir reaksiyon türbinine manyetik yatak teknolojisini uygulayabileceğimize şüphe ile baktı; diyordu. Ortamın verdiği zorluğa ilaveten, kompresör dönüşümü sırasında karşılaşılmayan bir başka sıkıntı da türbinde ortaya çıktı. Türbin şaftı bir ucunda diğer ucuna çok daha ağırdı. Bu, gazların jet motorundan gelerek içersinden geçerken genişlediği, şaftın dönüşünü sağlayan kanatçıklı diskten kaynaklanmaktaydı. Dolayısıyla, bu uçtaki radyal yataklar ekstra yükü kaldıracak şekilde tasarlanmıştı. Kanatçıklı disk üzerinde gazların yol açtığı yanal basınç sebebiyle türbinin rotoru, kompresörünkilere oranla çok daha büyük eksenel veya basınçlı yataklar ile tespit edilmişti. Radyal yataklardan dizayn yönünden farklı ama, prensipte aynı olmak üzere manyetik yataklar, jet etkisinin oluşturulduğu yanal kuvvete manyetik olarak karşı koymaktadırlar.

Yangın riskini azaltmanın, enerjiye açık kompresör istasyonlarından ve yağlayıcı sistemin bakım kabusundan kurtulmanın yanında manyetik yataklar, neredeyse tüm mekanik titreşimi de yok ederler. Ne kadar iyi tasarlanmış ve imal edilmiş olursa olsun, dönen parçaya sahip her makina titreşimden kolaylıkla görmeye açıktır. Mesela, şafttaki çok küçük hatalar yüksek hızlardaki balanssızlığın başlıca kaynağı haline gelebilir. Rotor ve stator kanatçıklarındaki aerodinamik kuvvetler de titreşime yol açabilir. Mesela, Grasdal'a göre, 5000 dev/dak ile dönen 6 inch boyundaki şaft üzerinde bulunan 28 gr. ağırlığındaki malzeme, 60 kg'lık bir balanssızlık kuvveti üretecektir. Aşınma ve yırtılma titreşime sebep olacak şekilde değiştirecektir.

İş, elektrik cihazları sektörüne geldiğinde manyetik yataklar gerçekleştirmeyi bekleyen bir teknolojik gelişme olarak karşımıza çıkmaktadır. Döner elemanlı makinaların birçok türünde gelecek vaat etmesine rağmen bu teknoloji, on seneyi aşkın zaman önce Kuzey Amerika piyasasına girişinden beri orada sınırlı bir uygulama alanı bulmuştur. Ontario' daki Hydra Şirketi'nden, manyetik yataklar hakkında araştırmalar yapmış olan Tribolist Ken Brown manyetik yatakların; işletme maliyetlerinin düşürülmesi, kritik hızlarının kontrolü ve yangın riskinin azaltılması konusundaki potansiyelin yüksek olduğunu söylemiştir. Özellikle nükleer sektöründeki sermaye yatırımlarının düşmesinin, pompa ve diğer büyük ekipmanların üreticilerine para harcayarak ürünlerini tekrar dizayn etmek konusunda ancak cuz' i bir cesaret verildiğini de eklemiştir. Tüm bunlara ilave olarak prototipleri, üretimi ve bahsine gerek bile duyulamayacak riskli piyasayı da düşünürsek, teknoloji üreticilere neredeyse itici gelmeye başlamaktadır.

Birşeyler yapmak için harekete geçme konusunda görevin büyük kısmı bu orijinal ekipman üreticilerine düşmektedir. Çünkü teknoloji, bu firmaların yeni ürünleri sayesinde, eskileri modernleştirme çalışmalarının sağlandığından daha fazla ekonomi sağlamaktadır. Eğer manyetik yatakları üreten kuruluşlar S2M, Magnetic Bearings Inc. ve bir avuç şirket maliyetlerini azaltabilirse işler daha iyiye gidebilir. Virgina Üniversite'si araştırma profesörlerinden, manyetik yataklar konusunda uzman olan Robert Humpris'e göre, bir zamanlar S2M tarafından başı çekilen bir rekabetin doğuşu hem daha düşük fiyatlar hem de daha fazla uygulama alanına sahip geniş bir ürün yelpazesi getirebilirdi.

Yoğunlaşan çalışmalar çerçevesinde manyetik yatakların bugün geldiği konumuna baktığımızda, alışıldık yatakların yerini alacak gibi gözüküyor. Her nekadar tasarım aşamasında çok yoğun bir çalışma gerektiriyor ise de, yeni yapılan çalışmalar çerçevesinde sorunların büyük bir kısmı çözülerek kullanılma alanları genişletilmiştir.

  • 1.2. Genel Olarak

Manyetik yataklar, diğer yatak sistemlerinden ayrı olarak yatak içine aldıkları şaftı havada asılı tutarlar. Mekaniksel etkilere maruz kalmadıklarından her türlü alanlarda rahatlıkla kullanılmaya açık olan bu sistemlere, elektrik ve mekanik mühendisliğin birleşimi olarak bakılmaktadır. Yataklarda kullanılan malzeme ve denge sistemleri için yapılan analizler mekanik mühendisliği, yatağı kontrol altında tutan ve çalışmasını her durumda denetleyen kontrol sistemlerinin tasarımını da elektrik mühendisliğinin ilgi alanını oluşturmaktadır. Genellikle elektrik motorlarına benzer bir çalışma şekline sahiptir.

Elektronik motorlardaki stator ve rotorlar çoğu zaman bundan daha yüksek toleranslarda hassas dizayn ve düzgün bakımla mesafelerini korurlar. Fakat serbest hareket eden, yataklanmamış bir rotor için bu doğru değildir. Manyetik yataklar bu hava boşluğunu, şaft etrafındaki statoru oluşturan dört adet çeyrek mıknatısa verilen akım üzerindeki gelişmiş elektronik kontrol yardımıyla sağlanır. Dört mıknatıstan sadece üsteki ikisi şaftı çekmek suretiyle kaldırırlar. Fakat, mıknatısların hepsi de şaft pozisyonunu ayarlamakta, onu konvansiyonel yataklara temas etmekten inch'in bir kesiri kadar uzak tutmakta rol oynarlar. Bu konvansiyonel yataklar gücün kapatılması veya arıza durumunda kullanılır. Yatak içi denge durumunu kontrol altına almak için de sensörler kullanılmaktadır.

Sensörler aradaki hava boşluğunu gözler ve elektronik kontrollere sinyal gönderir. Bu sinyaller daha sonra, şaft bu noktadan kayarsa elektronik kontroller, şaftı manyetik yöntemle pozisyona geri getirmek için stator çeyrek mıknatıslarından birine veya daha fazlasına akım göndermek amacıyla güç amplifikatörlerine kumanda edeceklerdir.

Manyetik yataklar rijit şekilde monte edilmezler. Ağırlık dağılımlarının yönlendirilmesine uygun olarak serbestçe dönerler. Geometrik eksenleri yerine eylemsizlik eksenleri, etrafında döndükleri eksendir. Sonuç; kendiliğinden sağlanan balanstır. Buna ek olarak, şaft üzerine etkileyen tüm aerodinamik kuvvetler stator mıknatısları aracılığıyla karşı kuvvet üretilerek ortadan kaldırılabilir. Yataklara giden maksimum akım 50 amper'dir. Hem 3700 pound' luk kompresör şaftını hem de 2400 pound'luk türbin şaftını kaldırmak için radyal manyetik yatağın üst kısmında yeralan iki adet çeyrek mıknatısın her birine 25 Amper yeterlidir. Tıpkı bir elektrik motoru gibi bobin sargılarının sayısı, tellerin boyutu ve sargı katlarının büyüklüğü manyetik yataklarda oluşturulan elektromanyetik kuvveti belirler. Bu yataklar üzerine yapılan her çalışma, yatakların daha da ön planda tutulmasını sağlamaktadır.

  • 1.3. Yeni Çalışmalar

Yıl 1999 - 2000, manyetik yataklar konusunda yapılan araştırmalar gitgide artmaya başladı. İlk olarak International Magnetic Bearing Center ismi altında bütün manyetik yatak üreticileri ve araştırma yapan üniversiteler toplanarak ileriye dönük atılımlar yapıldı. Günümüzde bu konu hakkında araştırma yapan üniversiteler arasında Virginia University, MIT University, Control Systems Laboratory, Department of Electrical Engineering, Auburn University ve Maryland Üniversity sayabiliriz. Virginia Üniversitesi manyetik yatakların gelişmesi ve yangınlaşması alanında birçok soruya ışık tutmuştur. Bu üniversiteler birçok kuruluşlarla işbirliği yapmakta olduğu da gözden kaçmamaktadır. Buna, NASA - AVCON işbirliği ile yapılan çalışma ve denemeler çalışmalara örnek gösterilebilir. NASA'nın özellikle turbo-pompa özellikli gaz türbinlerinde yaptığı çalışmalarda istediği başarıya ulaştığı söylenebilir. Marshall Uzay Havacılık Merkezi'nde uyduların uçuş-tekerlerine enerji

aktarımı için kullanacak olan manyetik yataklar ve bu alanda yapılan çalışmalar başarıyla yürütülmüştür. Günümüzde manyetik yatakların uygulama alanları yapılan çalışmalarla birlikte geliştirilmeye başlanmış, özellikle Almanya'da yapılan hızlı tren çalışmalarında yataklar başarıyla kullanılarak trene yaklaşık 320km/h hız kazandırılmıştır. Yapılan çalışmalar, bu yatak teknolojisini her geçen gün daha da geliştirmektedir.

2 - MANYETİK YATAK ve ELEMANLARI

  • 2.1. Manyetik Yatak Nedir?

Manyetik yatak, şaft ve ekseni etrafında boşlukta asılı kalarak serbest bir şekilde dönen bir yatak sistemidir (Şekil 2.1). Hiçbir şekilde mekaniksel sürtünme ve yağlamaya maruz kalmadıklarından dolayı, sessiz çalışma temizlik gibi birçok avantajlara sahiptirler. Manyetik yatak şaftı tam olarak, başka bir ana tahrik kaynağı tarafından çevrilmek üzere havada tutar. Asılı kaldığı ve sürtünmesiz olduğundan devir potansiyeli baş döndürücüdür.

aktarımı için kullanacak olan manyetik yataklar ve bu alanda yapılan çalışmalar başarıyla yürütülmüştür. Günümüzde manyetik yataklarınBaşa dön 2 - MANYETİK YATAK ve ELEMANLARI 2.1. Manyetik Yatak Nedir? Manyetik yatak, şaft ve ekseni etrafında boşlukta asılı kalarak serbest bir şekilde dönen bir yatak sistemidir (Şekil 2.1). Hiçbir şekilde mekaniksel sürtünme ve yağlamaya maruz kalmadıklarından dolayı, sessiz çalışma temizlik gibi birçok avantajlara sahiptirler. Manyetik yatak şaftı tam olarak, başka bir ana tahrik kaynağı tarafından çevrilmek üzere havada tutar. Asılı kaldığı ve sürtünmesiz olduğundan devir potansiyeli baş döndürücüdür. Şekil 2.1. Tasarım Halindeki Manyetik Yatak Manyetik yataklarının etkisi, bir bilim kurgu yazarının hayal gücünün ürünü gibi görünebilirse de, temel fikir çok basittir. Bir jeneratör, kompresör veya başka makinanın şaftı üzerine, farklı konumlarda olacak şekilde ferromanyetik malzemeden iki tane bilezik sıkı geçme olarak bağlanır ve bunların etrafına sabit mıknatıslar yerleştirilir; şaft bir elektromanyetik alan içinde havada asılı kalır (Şekil 2.2). Bunun tersi de sabit bir mili çevreleyen döner tambur mümkün olup, daha nadir rastlanır. Her durumda mıknatıslar stator ve rotor bir asenkron indüksiyon motoru gibi çalışır. Sadece, dönmek yerine havada asılı kalırlar. Şekil 2.2. Manyetik Yatak (Virginia Üniversitesi Laboratuarı) 2.2. Manyetik Yatak Elemanları Bu bölümde manyetik yatak elemanlarıyla ilgili kısa tanımlamaları verilecektir. Yatak içinde veya dışındaki görevleri 3. Bölüm' de daha kapsamlı işlenecektir. " id="pdf-obj-3-12" src="pdf-obj-3-12.jpg">

Şekil 2.1. Tasarım Halindeki Manyetik Yatak

Manyetik yataklarının etkisi, bir bilim kurgu yazarının hayal gücünün ürünü gibi görünebilirse de, temel fikir çok basittir. Bir jeneratör, kompresör veya başka makinanın şaftı üzerine, farklı konumlarda olacak şekilde ferromanyetik malzemeden iki tane bilezik sıkı geçme olarak bağlanır ve bunların etrafına sabit mıknatıslar yerleştirilir; şaft bir elektromanyetik alan içinde havada asılı kalır (Şekil 2.2). Bunun tersi de sabit bir mili çevreleyen döner tambur mümkün olup, daha nadir rastlanır. Her durumda mıknatıslar stator ve rotor bir asenkron indüksiyon motoru gibi çalışır. Sadece, dönmek yerine havada asılı kalırlar.

aktarımı için kullanacak olan manyetik yataklar ve bu alanda yapılan çalışmalar başarıyla yürütülmüştür. Günümüzde manyetik yataklarınBaşa dön 2 - MANYETİK YATAK ve ELEMANLARI 2.1. Manyetik Yatak Nedir? Manyetik yatak, şaft ve ekseni etrafında boşlukta asılı kalarak serbest bir şekilde dönen bir yatak sistemidir (Şekil 2.1). Hiçbir şekilde mekaniksel sürtünme ve yağlamaya maruz kalmadıklarından dolayı, sessiz çalışma temizlik gibi birçok avantajlara sahiptirler. Manyetik yatak şaftı tam olarak, başka bir ana tahrik kaynağı tarafından çevrilmek üzere havada tutar. Asılı kaldığı ve sürtünmesiz olduğundan devir potansiyeli baş döndürücüdür. Şekil 2.1. Tasarım Halindeki Manyetik Yatak Manyetik yataklarının etkisi, bir bilim kurgu yazarının hayal gücünün ürünü gibi görünebilirse de, temel fikir çok basittir. Bir jeneratör, kompresör veya başka makinanın şaftı üzerine, farklı konumlarda olacak şekilde ferromanyetik malzemeden iki tane bilezik sıkı geçme olarak bağlanır ve bunların etrafına sabit mıknatıslar yerleştirilir; şaft bir elektromanyetik alan içinde havada asılı kalır (Şekil 2.2). Bunun tersi de sabit bir mili çevreleyen döner tambur mümkün olup, daha nadir rastlanır. Her durumda mıknatıslar stator ve rotor bir asenkron indüksiyon motoru gibi çalışır. Sadece, dönmek yerine havada asılı kalırlar. Şekil 2.2. Manyetik Yatak (Virginia Üniversitesi Laboratuarı) 2.2. Manyetik Yatak Elemanları Bu bölümde manyetik yatak elemanlarıyla ilgili kısa tanımlamaları verilecektir. Yatak içinde veya dışındaki görevleri 3. Bölüm' de daha kapsamlı işlenecektir. " id="pdf-obj-3-18" src="pdf-obj-3-18.jpg">

Şekil 2.2. Manyetik Yatak (Virginia Üniversitesi Laboratuarı)

  • 2.2. Manyetik Yatak Elemanları

Bu bölümde manyetik yatak elemanlarıyla ilgili kısa tanımlamaları verilecektir. Yatak içinde veya dışındaki görevleri 3. Bölüm' de daha kapsamlı işlenecektir.

2.2.1.

Rotor

Manyetik bir alanın meydana getirilmesinde ferromanyetik bir rotora ihtiyaç duyulmaktadır. Rotor, küme halinde ince tabakalı bileziklerden oluşur (Şekil 2.3).

2.2.1. Rotor Manyetik bir alanın meydana getirilmesinde ferromanyetik bir rotora ihtiyaç duyulmaktadır. Rotor, küme halinde ince
  • 2.2.2. Stator

Şekil 2.3. Rotor

Rotorun etrafında manyetik akımın iletildiği 4 adet mıknatıstan oluşur (Şekil 2.4).

2.2.1. Rotor Manyetik bir alanın meydana getirilmesinde ferromanyetik bir rotora ihtiyaç duyulmaktadır. Rotor, küme halinde ince

Şekil 2.4. Stator ve Manyetik Akımın Oluşması

Stator, rotorun etrafında 4 adet mıknatıstan oluşmaktadır. Bobinlerin yardımıyla manyetik kuvvete ulaşan stator, şaftı dengede tutmak için bu kuvvetleri kullanmaktadır. Statorların malzemesi genellikle yüksek sıcaklıklara dayanabilen, mıknatıslanabilir özelliğe sahip kobalt alaşımlı çelikten seçilmektedir (Şekil 2.5).

2.2.1. Rotor Manyetik bir alanın meydana getirilmesinde ferromanyetik bir rotora ihtiyaç duyulmaktadır. Rotor, küme halinde ince

Şekil 2.5. Stator Kümesi

  • 2.2.3. Bobinler

Her bir kutubun etrafına çevrilmişlerdir. Bu sebepten manyetik yatak içersinde 4 çeyreğe bölünmüştür. Dikeye 45 derecelik bir açı yaparlar. Elektromanyetik kuvvetin oluşturulmasında kullanılmak üzere belli bir sarım sayısına sahiptirler. Her nekadar bir elektrik motorunda bobinlerin sahip oldukları sarım sayıları motorun gücüne etki ediyorsa, manyetik yataklarda da aynı mantık söz konusudur. Şekil 2.6'da bir manyetik yatak içersinde bobinlerin durumu görmekteyiz.

Şekil 2.6. Bobinler 2.2.4. Kontrolör - Radyal Yataklar Tipik bir sistemin oluşumu, bir itici yatak ve

Şekil 2.6. Bobinler

  • 2.2.4. Kontrolör - Radyal Yataklar

Tipik bir sistemin oluşumu, bir itici yatak ve iki radyal yataktan oluşmaktadır (Şekil 2.7). Stator ve sisteminin monte edilmesi ile, saftın üzerine ayarlanmış ferromanyetik rotorun oluşturduğu aerodinamik kuvvetler ortadan kaldırılabilmektedir. Radyal yataklara benzer bir tasarımı olması sebebiyle bir diğer adı da radyal hareketlendirici olarak tanımlanmaktadır. Hareketlendiricinin görevi şaftın dönme esnasında belli bir mesafede seyretmesi için aradaki mesafenin korunmasında itici görevi görmektedir. Genel olarak manyetik yataklarda bu mesafe 0.254 mm' dir (Şekil 2.6).

Şekil 2.6. Bobinler 2.2.4. Kontrolör - Radyal Yataklar Tipik bir sistemin oluşumu, bir itici yatak ve

Şekil 2.7. Radyal Yatak Kontrolü ve Tasarımı

  • 2.2.5. Kontrolör - İtici Yataklar

Endüstriyel sistemlerde, eksenel ya da itici yatak iki adet statoru kapsamaktadır. Aralarından bir tanesi rotor disktir. Statorlar som çelikten yapılarak gene aynı malzemeden yapılan takozlarla desteklenirler. Bu statorlar ve radyal olukların aralarına takoz olarak yerleştirilmiş olan ince tabakalı elemanlar, yatağın tepkisin düzeltilmesi için kullanılmaktadır (Şekil 2.8). İtici statorlar yüzeyleri bobinlerle doldurulmuş bir yada iki dairesel oluklu mekanizmaya sahiptir (Şekil 2.9)

Şekil 2.6. Bobinler 2.2.4. Kontrolör - Radyal Yataklar Tipik bir sistemin oluşumu, bir itici yatak ve

Şekil 2.8. İtici Yatak Kontrolü ve Tasarımı

Şekil 2.6. Bobinler 2.2.4. Kontrolör - Radyal Yataklar Tipik bir sistemin oluşumu, bir itici yatak ve

Şekil 2.9. Bobinlerle Desteklenmiş İtici Yatak

Manyetik yatağın kontrol edilmesi, şaft pozisyonunun geri besleme bilgisi, kontrol sisteminin müsaade ettiği miktar kadar olmaktadır. Sistemin güvenli olarak işlemine devam etmesi açısından güvenlik merkezi olarak adlandırılabilir . Kontrolün geri iletilmesi ile şaft bir defa döndürülerek dengeye alınması sağlanır. Bu durum saftın durağan pozisyonda tutulması için gereklidir. Örnek adlandırma (ilk adlandırma) şaftın merkez pozisyonunun üzerinde olduğu ve artış sağlanıp merkez pozisyonunun altına indirilmesi yatağın üzerine indirilerek yapılır. Genelde üç ana elemandan oluşmaktadırlar. Bunlar ;

  • 2.2.6.1 Sensörler (Algılayıcılar)

Sensörler şaft hakkındaki bilginin iletilmesinde (alınmasında) ve elektrik voltajının uygun düzeyde tutulmasında kontrol görevi yapmaktadırlar. Normalde saftın hazır konuma geçmesi sensörlerin yardımı ile olmaktadır. Sensörler hüküm barındırmayan voltajla yüklenirler (yalıtkandırlar). Sensörler şaftın aldığı pozisyon durumuna göre negatif ve pozitif voltaj üretimi yapmaktadırlar. Mesela, şaft dönme hareketine gerçekleştirmeye başladığında merkezinden yukarı doğru bir kaçıklık yaparsa pozitif voltaj üretimi, alta doğru bir kaçıklıkta ise negatif voltaj üretimi söz konusudur. Sonuçta şaft her durumda denge konumunda tutulur.

  • 2.2.6.2 Kontrolör

Sensorlerin bulunduğu konum itibari ile algılayıcılardan gelen voltaj sinyallerine cevap veren bir işlemcidir (Şekil 2.10). Bu tür bilgilere sahip işlemci amplifikatörlerin ihtiyacı oranında işlem yapar .

Manyetik yatağın kontrol edilmesi, şaft pozisyonunun geri besleme bilgisi, kontrol sisteminin müsaade ettiği miktar kadar olmaktadır.

Şekil 2.10. Kontrol Ünitesi ve Stator Örneği

Kontrolör kendi içersinde üç gruba ayrılmaktadır. Bunlar ;

1. A / D ve D / A Sayısal İşlemciler

Bu çeviriciler sistemden çıkan anolog (tek çıkışlı) sinyallerini dijitale çeviren sayısal dönüştürücü (A / D) ve sisteme giren dijital sinyalleri de analoğa

çeviren diğer sayısal dönüştürücü, (D / A) kontrolör elemanlarıdır. Bunlar PWM devresiyle bir bütün halinde çalışırlar. Tamamiyle birbirlerini tamamlayarak çalışmalarını sürdürürler (Tablo 2.1). Çeviricilerin belli bir sıra halinde işlemlerini gerçekleştirmesi CPU (işlemci) tarafından sağlanmaktadır. Yataktan çıkan sinyaller anolog olarak CPU' ya ulaşır. Daha sonra yatağa doğru ilerleyen sinyaller D / A çeviricisi tarafından tekrar dijitale çevrilerek yatağın gelen sinyalleri dijital (çift çıkışlı) olarak alması sağlanır.

Tablo 2.1. CPU' da Operasyon Seyri 2. Değiştirici (PWM) Jeneratör Çeviricilerden çıkan sinyaller doğrultusunda, gerçek ve

Tablo 2.1. CPU' da Operasyon Seyri

  • 2. Değiştirici (PWM) Jeneratör

Çeviricilerden çıkan sinyaller doğrultusunda, gerçek ve güncel olan sistem arasındaki hata PWM sinyali olarak tanımlanarak amplifikatöre gönderilir. Bu gönderilen bilgi genişliğine göre eğilim gösteren frekans değiştirici (PWM) bobinlere gönderilerek PWM dalgası oluşturulur 1998 yılında NASA, Maryland Üniversitesi ile birlikte yaptığı lâboratuar çalışmaları ile değiştirici jeneratörün üzerinde birçok çalışma yapmıştır (Şekil 2.11).

Tablo 2.1. CPU' da Operasyon Seyri 2. Değiştirici (PWM) Jeneratör Çeviricilerden çıkan sinyaller doğrultusunda, gerçek ve

Şekil 2.11. Değiştirici Jeneratör

  • 3. Anti - Alizenik Filtreler

Algılayıcılardan alınan gerilim doğruca anti-alizanik filtrelerden geçirilerek bu sayede sinyallerde oluşan yüksek gerilimler atılır. Yüksek gerilimler ses dalgası oluşturmakta ve bu ses dalgası şaftın hatalı bir konumda durmasına sebebiyet verebilmektedir. Ek olarak kontroller, bu sinyali periyodik olarak ürettiği için, kontrolör içine yüksek frekans bilgilerinin bazısı düşük, hatalı frekans olarak alınabilmektedir. Bu durum üzerine katlama, bükülme olarak tanımlanmaktadır .

2.2.6.3 Amplifikatörler

Her yatak, bobinlerinin ve rotor boyunca herbir eksen pozisyonunun hatasız olarak sağlanması ve çekici kuvvetlerin meydana getirilmesi için birkaç amplifikatöre sahiptir. Temel olarak amplifikatörlerin voltaj anahtarları vardır. Bunların yüksek frekanslarda açılıp kapatılması ve komuta edilmesi kontroller tarafından sağlanmaktadır. Şekil 2.12' de Yatağın belli başlı elemanları görülmektedir:

Şekil 2.12. Radyal, İtici yatak, Rotor ve Stator 2.2.7 Düşürücü - Düşük Geçiş Filtresi Düşürücünün kullanımı

Şekil 2.12. Radyal, İtici yatak, Rotor ve Stator

2.2.7 Düşürücü - Düşük Geçiş Filtresi

Düşürücünün kullanımı ile yüksek frekansın meydana getirebileceği zararlı etkilerin önüne geçilebilmektedir. Bu filtrelerdeki frekans değeri genel olarak sistemin kritik frekans değerinin üzerine ayarlanmıştır . Düşürücünün yüksek frekans esnasında karşıladığı yükselme; ki faz her ne kadar kontrol ünitesi tarafından isteksiz olarak azaltılma aşamasına girse de sistem otomatik olarak kendini durdurmaktadır. Sonuçta düşürücünün yeri kritik bir noktada tayin edilmelidir.

  • 2.3. Kutup ve Sıfırlamaların Eklenmesi

Kutup ve sıfırlayıcılar kontroller üzerine eklenilerek, frekansın yükselmesi esnasında gerekli uyarıcı önlemlerin alınması ve sistemin kendini kapatması (roll off) için gereklidir. Bunlar her 10 yılda bir olmak üzere faz değerleri 90°' ye düşürülmektedir .

  • 2.4. Dar Kanal Filtreleri

Rotorun dengesinin sağlanması için eklenen ve rotorun üst kısmında kanal halinde çentik şeklini almış oluklardır. Çentiğin ortasında düşük bir ilerleme söz konusudur. (Sistemi kontrol etme durumunda çentiklere doğru bir alternatif akım uygulanmaktadır). Bu durum şaftın yüksek konumuna ulaşmasını engellemek için kullanılır. Faz yükselmesinde çentik pozitiftir. Bu durum uygun davranışın durdurulması için indirgenir. Şaftın dönüşünün durdurulması için doğrusal akım uygulanarak akımın çentiklere çarpması sağlanır. Bu durum aynı dönen bir bisiklet tekerine çomak sokarak durdurmak gibidir. Kanalların merkezi ses çıkaran frekans üzerine ya da sadece altına konumlandırılmaktadır. Bu şaftın hareketi frekansın meydana getirdiği ses boyutu ile ya da yükselmenin azaltılması ile önlenebilmektedir.

  • 2.5. Yatak İçinde Manyetik Alanın Oluşması

Yatak içersinde manyetik alan oluşması Şekil 2.13'de gösterilmiştir. Burada meydana gelen manyetik alan birbirine zıt yöndedir. Şaft, yatak içersine ilk etapta yapılan testler sonucunda denge konumuna havada asılı olarak alınır. Burada bahsettiğimiz uzun süren test aşamalarıdır. Testlerden sonra yatak içinde askıya alınan şaft, bir dahaki revizyon dönemine (yaklaşık 4.4 yıl) kadar açılmamak üzere kapatılır .

Şekil 2.13. Bobin Kutupları; Yatakta Oluşan Manyetik Alan Ortada bulunan her iki halka bobinleri göstermektedir. YukarıdakiBaşa dön 3 - MANYETİK YATAKLAR NASIL ÇALIŞIR? 3.1. Genel Anlamda Genel anlamda manyetik yatakların uygulanması ferromanyetik çekim özelliğine sahip elektromanyetik esaslara dayanmaktadır. Gerek elektromanyetik stator yatak içersinde, gerekse manyetik alanın meydana getirilmesinde bir ferromanyetik rotor geliştirilmektedir. Doğal eğilim gösterebilen statorlardan, iyi bir çekim gücüne sahip rotora kadar her ikisi arasında iletişim kurulması kontrolün amacı içersindedir. Kontrol, manyetik alanın ayarlanmasında ve rotorun hazır konumda tutulmasında gereksinim duyulmaktadır. Kontrol sistemlerinin en yaygın kullanımı, şaftın dönüşünü kontrol altında tutmaktır. Manyetik alanın amplifikatörlere doğru aktarılması, ayarlanması ve bunun için gereken bilgilerin tam olarak sağlanması için kontrol sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sebeplerden dolayı rotorun hazır konumda tutulması, şaftın ve olası değişimleri kontrol altına alınması sağlanabilmektedir. Bir aktif manyetik yatak sisteminde elektromanyetik yatak alanın oluşması, sensörlerin (algılayıcılar) pozisyonu, kontrol sistemi ve amplifikatörler Şekil 3.1'de görüldüğü gibi gösterilmiş, yatak hareketlendiricileri ve sensörler makinanın içine yerleştirilmiştir. Kontrol sistemi ve sensörler, genel olarak küçük bir dereceye kadar yerleştiriebilirler. " id="pdf-obj-9-2" src="pdf-obj-9-2.jpg">

Şekil 2.13. Bobin Kutupları; Yatakta Oluşan Manyetik Alan

Ortada bulunan her iki halka bobinleri göstermektedir. Yukarıdaki bobinden oluşan manyetik akım, karşısındaki diğer bir bobinden oluşan manyetik akım ile ters yöndedir. Oluşan bu akım alternatif akımdır. Sistemin ani bir durumda durdurulması için doğru akıma dönüşen akım, rotorun üzerinde bulunan kanallara çarparak şaftın durmasını sağlamaktadır (Aynı hareket halindeki bisikletin tekerine çomak sokup durdurulması gibi).

3 - MANYETİK YATAKLAR NASIL ÇALIŞIR?

3.1. Genel Anlamda

Genel anlamda manyetik yatakların uygulanması ferromanyetik çekim özelliğine sahip elektromanyetik esaslara dayanmaktadır. Gerek elektromanyetik stator yatak içersinde, gerekse manyetik alanın meydana getirilmesinde bir ferromanyetik rotor geliştirilmektedir. Doğal eğilim gösterebilen statorlardan, iyi bir çekim gücüne sahip rotora kadar her ikisi arasında iletişim kurulması kontrolün amacı içersindedir. Kontrol, manyetik alanın ayarlanmasında ve rotorun hazır konumda tutulmasında gereksinim duyulmaktadır. Kontrol sistemlerinin en yaygın kullanımı, şaftın dönüşünü kontrol altında tutmaktır. Manyetik alanın amplifikatörlere doğru aktarılması, ayarlanması ve bunun için gereken bilgilerin tam olarak sağlanması için kontrol sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sebeplerden dolayı rotorun hazır konumda tutulması, şaftın ve olası değişimleri kontrol altına alınması sağlanabilmektedir. Bir aktif manyetik yatak sisteminde elektromanyetik yatak alanın oluşması, sensörlerin (algılayıcılar) pozisyonu, kontrol sistemi ve amplifikatörler Şekil 3.1'de görüldüğü gibi gösterilmiş, yatak hareketlendiricileri ve sensörler makinanın içine yerleştirilmiştir. Kontrol sistemi ve sensörler, genel olarak küçük bir dereceye kadar yerleştiriebilirler.

Şekil 3.1. Aktif Olarak Çalışan Manyetik Yatak Sistemi 3.2. Eksenlerin Yöneltilmesi Konvensiyonel olarak resimlenen aşağıdaki diyagramda

Şekil 3.1. Aktif Olarak Çalışan Manyetik Yatak Sistemi

3.2. Eksenlerin Yöneltilmesi

Konvensiyonel olarak resimlenen aşağıdaki diyagramda (Şekil 3.2). 5 eksenli manyetik yataklarda eksenlerinin kullanılması gösterilmiştir.

Şekil 3.1. Aktif Olarak Çalışan Manyetik Yatak Sistemi 3.2. Eksenlerin Yöneltilmesi Konvensiyonel olarak resimlenen aşağıdaki diyagramda

Şekil 3 .2. Manyetik Yataklarda Eksen Tanımlamaları

3.3. Hareketlendirici - Radyal Yataklar ve Yataktaki Görevleri

Tipik bir sistemin oluşumu bir itici yatak ve iki radyal yatakta gerçekleşmektedir. Bu stator ve sistemi monte edilen manyetik yatak şaftın üzerine ayarlanmış ferromanyetik rotorun oluşturduğu aerodinamik kuvvetler, bu stator mıknatıslar sayesinde ortadan kaldırılabilmektedir. Rotor, saftın üzerine bir tabaka halinde monte edilmiş küme şeklinde bulunan bileziklerin bir bütün halidir. Bu bilezikler çok ince tabakalar halindedir. Yatak içersinde girdap dolayısıyla oluşan kayıpların azaltılmasını ve yatağın her durumdaki tepkisinin düzeltilmesini sağlamak için bu bilezikler ince olarak tasarlanırlar. Stator dört adet mıknatıs parçasından oluşmaktadır. Stator ince tabakalar halinde kutupları birbirini karşılayacak şekilde iç çapları üzerine yığın halinde yapılmaktadır (Şekil 2.5). Bobinler herbir kutubun etrafına çevrilmiştir. Bu sebepten dolayı manyetik yatak içersinde stator 4 çeyreğe bölünmüştür. Her çeyrekte bobinler çevirdiği bölge içersinde işlevlerini seri bir şekilde yerine getirmektedirler. Bu her çeyrekteki işlev bir elektro manyet olarak ortaya çıkmaktadır. Makinalarda tipik olarak bu bölüntüler, yatağa göre 45° açı yaparlar. Her bölüntünün karşıtı bir eksen oluşturur ve bununla birlikte her radyal yatak en az iki eksenli olarak tanımlanabilir.

3.4. Kontroller - İtici Yataklar ve Yataktaki Görevleri

Endüstriyel makina sistemlerinde, eksenel ya da itici yatak iki adet statoru kapsamaktadır. Statorlar som çelikten yapılarak gene aynı malzemeden yapılan takozlarla desteklenirler. Statorlar, radyal oluklar aralarına takoz olarak yerleştirilmiş olan ince tabakalı elemanlar olarak adlandırılırlar ve yatağın tepkisin düzeltilmesi için kullanılırlar. İtici statorlar yüzeyleri bobinlerle doldurulmuş bir yada iki dairesel oluklu mekanizmaya sahiptir. Rotorun her bir kenarına monte edilen bu statorlarla itici yataktaki eksenel kuvvetler (aerodinamik kuvvetler) her iki yönde önlenebilmektedir. Saftın pozisyonunun tespit edilmesi, sensörlerin aldığı pozisyonuna göre bu sinyallerin iletilmesinde kontrol sistemi kullanılmaktadır. Şaftın yerinden oynaması gibi pozisyonlarda hataların tespit edilip, bunu düzeltmeye yönelik sinyaller yardımı ile hata durumunu tanımlanması ve işlemlerin gerçekleştirilmesi sağlanabilmektedir. İlk sinyal yatağın güncel o anki durumunun belirtildiği sinyallerdir. Bunlar yatağın kontrolü için gereklidir (Şekil

3.1).

3.5. Kontrol Sistemleri Nedir? İşlevleri Nelerdir?

Manyetik yatağın kontrol edilmesi, saft pozisyonunun geri iletilmesi bilgisi, kontrol sisteminin müsaade ettiği miktar kadar olmaktadır. Kontrolün geri iletilmesi kapalı konumda şaftın bir dönüşü ile ifade edilmekte ve şaftın durağan pozisyonda tutulması için bu işlemler seri olarak tekrarlanır. Örnek adlandırma (ilk adlandırma), şaft merkez pozisyonunun üzerinde olduğu anda sinyal artışı sağlanıp merkez pozisyonuna getirilmesi ile dengeye alınması ile gerçekleştirilmektedir. Normalde, manyetik yatak kontrolü sinyallerin giriş ve çıkış (SISO Single Input - Single Output) davranışlarına göre sağlanmaktadır. Bu geçerli olan kontrol, uygun eksen değiştirilmesi ile bir algılayıcının sebep olmasıyla ortaya çıkan güncel bir bilgidir. Kontrol sisteminin unsurlarının kapsamı düşünüldüğünde bir pozisyonlu sensor ve buna eşlik eden elektronik devreler, kontroller ve amplifikatör gelmektedir (Şekil 3.3).

3.4. Kontroller - İtici Yataklar ve Yataktaki Görevleri Endüstriyel makina sistemlerinde, eksenel ya da itici yatak

Şekil 3.3. İdeal Kontrol Sistemi

3.5.1. Sensorler (Algılayıcılar)

Sensörler, saft hakkındaki bilginin kontrol sistemine iletilmesinde ve elektrik voltajının uygun düzeyde tutulmasında bir nevi kontrol görevi görmektedirler. Normalde saftın hazır konuma geçmesinde, sensorlerin ayarı ile mevcuttur. Sensorler hüküm barındırmayan voltajla yüklenirler (yalıtkandırlar).

3.5.2.

Kontrolör

Sensorlerin bulunduğu konum itibari ile algılayıcılardan gelen voltaj sinyallerine cevap veren bir işlemcidir. Bu tür bilgilere sahip işlemci amplifikatörlerin ihtiyacı oranında işlem yapar. Kontroller genel olarak, genişliğe göre eğim gösteren değiştirici (PWM) jeneratör (Şekil 2.11), dijital sinyal işlemcisi, analogtan dijitale çeviren çeviriciler ve anti - alizenik filtrelerden oluşmaktadır. Algılayıcılardan alınan gerilim doğruca anti-alizanik filtrelerden geçirilerek bu sayede sinyallerde oluşan yüksek gerilimler atılır. Yüksek gerilimler ses dalgası oluşturmakta ve bu ses dalgası şaftın hatalı bir konumda durmasını sebebiyet verebilmektedir. Ek olarak kontrolör, bu sinyali periyodik olarak örnek teşkil etmesi amacıyla yayınladığı için, yüksek frekans bilgilerinin bazısı düşük, hatalı frekans olarak kontrolör içine alınabilmektedir. Bunun için diğer adıyla bilgi danışmanı olarak bilinen kontrolör tarafından cevaplanmaktadır. Yüksek frekansın uzaklaştırılmasından sonra anologtan dijitale çeviren sayısal dönüştürücü (A / D) tarafından pozisyon sinyali, örnek olarak gönderilmeye başlanır. Belki bir forma sahip voltaj sinyalleri, dijital sinyal işlemcisi tarafından işlemi gerçekleştirilebilir. Bu üretim sonunda şaftın hatalı olan pozisyonunun düzeltilmesi için gerekli, orantılı bir çıkış yapılarak işlem gerçekleştirilmektedir. Bu işlemler gerçek yatak hareketleyicisine benzetilmekte olup, bu iletileri sezinlese dahi filtrelenir ve A / D sayısal dönüştürücüsü tarafından örnek olarak yayınlanır. Bu gerçek ve güncel olan sistem arasındaki hata PWM sinyali olarak tanımlanarak amplifikatöre gönderilir. Bu gönderilen bilgi genşliğine göre eğilim gösteren frekans değiştirici (PWM) bobinlere gönderilerek PWM dalgası oluşturulur, buradan da bu dalgalar amplifikatörlere gönderilir. Bu yapılan güncel istek doğrultusunda yapılacak olan kontrol dağıtımı şafta aldırılan sonraki pozisyondan önce, daha iyi olmalıdır. Bu sinyal gönderimi ile yapılan kontrol dağıtım işlemi 10kHz hızında gerçekleşmektedir.

  • 3.5.3. Amplifikatörler

Her yatak, bobinlerinin ve rotor boyunca herbir eksen pozisyonun hatasız olarak sağlanması, çekici kuvvetlerin meydana getirilmesi için birkaç amplifikatöre sahiptir. Temel olarak amplifikatörler voltaj anahtarlarından oluşur. Bunların yüksek frekanslarda açılıp kapatılması ve komut edilmesi kontrolör tarafından sağlanmaktadır.

  • 3.7. Rotor Dinamikleri

Makina operasyonlarından geçirilen bir manyetik yatak sisteminin gösterdiği performans ile sensörlerin yerinin tayin edilmesi gibi etki eden faktörlerin en iyi şekilde ifade etme, rotor sisteminin incelenmesine olanak sağlamaktadır. Yapılan yeni incelemeler; 'Bu sistemden nasıl daha verim alabiliriz?', 'En iyi faydayı nasıl sağlarız?' gibi sorulara yanıt vermektedir. Yapılan bu araştırma sonuçları hoşnut edici olmaya başladığında, manyetik yatak ve kontrol sistemlerinin etkileri tanıtılarak daha detaylı analiz sonuçları alınmaya başlanmıştır. Bu test sonuçları ve daha kalıcı bilgilerin ortaya çıkartılması art arda yapılan testler sayesinde rotor hakkında sonuçlar bulunabilmektedir.

  • 3.8. Yardımcı İniş Sistemi

Sonuçta şöyle bir kanıya varabiliriz 'Manyetik yatakta güç kaybı var ise bu kayıp ne oluyor?' Kutuplar, manyetik yatak statorları üzerine rotorun dışına kadar kaplanıp, makina

yüzeyine dikkatli bir biçimde işlenmektedirler. Usulde, yataklarda ki bu yüzeylerde güç kaybının korunması yardımcı iniş sistemi ile bağlanmaktadır. Her konvensiyonel kaymalı yataklarda, ya da pasif inişli plakalarda tipik olarak bu kullanımlar mevcuttur. Hareket elemanına emniyet mesafesi bırakılması ½ gibi bir orandır. Sonuçta şöyle bir kanıya varmamız mümkündür; dönüş esnasında güç kayıpları yardımcı bir sistem tarafından tutulmaktadır. Bu sebepten dolayı yataklar bazen destekleyici, tutucu ya da duran yataklar olarak da adlandırılmaktadır.

6 - MANYETİK YATAKLARIN AVATAJLARI ve DEZAVANTAJLARI

  • 6.1. Manyetik Yatakların Avantajları

    • 1. Manyetik yataklarda şaft, yatak içinde bağımsız olarak havada asılı kaldığından dönme

esnasında sadece hava ile teması söz konusudur. Bu yüzden mekaniksel sürtünmeye maruz kalmaz .

  • 2. Manyetik yataklar temiz bir çevre için kullanımında herhangi bir ters unsur

içermemektedir. Yağlama sistemlerinin olmayışı, yağın ısınmasından meydana gelen yağ

buharlarının da oluşmaması, buna bağlı olarak da havaya ve yatağın kendisi için kirlilik oluşturmaz . Bu sebeplerden dolayı bakım gerektirmez.

  • 3. Yüksek hızlara kısa bir sürede ulaşabilirler ve bu hızlarda verimli olarak çalışırlar.

Oldukça yüksek rotor hızına sahiptirler. Şaft yatağının boyutları da çok büyük ölçülerde

olduğu gibi, çok küçük ölçülerde de yapılabilmektedir.

  • 4. Sürtünmeden dolayı meydana gelen kayıplar normal konvensiyonel yataklara nazaran

5 - 20 kat daha az olması sebebiyle yapılan parasal sarfiyatlar oldukça azdır. Fazla bakım istemez. Mesela kullanılan sensörlerin her 10 yıl da bir bakımı yapılır.

  • 5. Mekanik sürtünmenin olmayışı bir açıdan yapılan bakım harcamalarının olmayışı

anlamına gelmektedir.

  • 6. Boyut bakımından her türlü büyüklüklerde üretilebilmektedir. Üretilen yatak ağırlıkları,

1gr. - 45400gr. arasında değişebilmektedir. Tasarlanan şaft yatağı, (minumum 75 psi (50

kPa)) yüksek kuvvetleri kaldırabilecek düzeydedir.

  • 7. Yatak kontrol sistemleri, manyetik yatağın yüksek hızda yapacağı balanssızlığı otomatik

olarak ayarlar ve tehlikeli durumlarda yine otomatik olarak durdurur. Bu nedenle tehlike arz edecek her durum kontrol altına alınmıştır.

  • 8. Titreşim yok denecek kadar azdır. Bu yüzden sessiz çalışırlar .

  • 9. Manyetik yatak ile motorun boş çalışma güç kayıplarında %15 lik bir azalma

görülmektedir.

  • 6.2. Manyetik Yatakların Dezavantajları

Diğer yataklarla karşılaştırma yapıldığında manyetik yatakların dezavantajları oldukça azdır. Bu dezavantajlar da manyetik yatakla birlikte kullanılan devrelerin karmaşıklığından ileri gelmektedir. Bunlar;

  • 1. Kullanıldığı sistemler itibari ile oldukça yüksek maliyetlere sahiptirler.

  • 2. Normal yataklarla karşılaştırıldığında, daha karmaşık bir yapıya sahiptirler.

  • 3. Şaftın ilk konumda dengeye alınması oldukça zahmetli ve uzun süren bir süreç

gerektirir.

  • 4. Manyetik yatağın üretimine geçilmeden önce protopinin geliştirilmesi için normal

üretimine harcanan süre kadar bir süreye ihtiyaç vardır.

7 - UYGULAMA ALANLARI ve YENİ YATIRIMLAR

  • 7.1. Uygulama Alanları

7.1.1. Tıp

Manyetik yatak tasarımlarını tıp alanında kalp üzerinde yapılan çalışmalarda görmekteyiz. Bu alanlarda da, suni kalplerde yaygın olarak bilinen sol - karıncığa ait yardımcı devre (LVAD) için tasarımları yapılmaktadır. Bu uygulamada manyetik yataklar yüksek emniyete

sahiptir. Tasarlanan pompa geometrisinin biyolojik olarak insan vücuduyla uyum içersinde olması, manyetik yatağın bu alanda kullanımını arttırmıştır.

  • 7.1.2. Endüstri - Sanayi

Manyetik yataklar, yüksek devirli makinalarda kullanışlı bir alana sahiptir. Manyetik kuvvetlerin tasarımı olarak bilinen bu yatak sistemleri, yüzeysel kesiciler ve un ve su değirmenlerinin dönen sistemlerinde uygulanabilmektedir. Diğer uygulamalar olarak da turbo - makina sistemleri ve yüksek hız motor yataklarında (gaz kompresörleri) yaygın olarak kullanılmaktadır.

  • 7.1.3. Ulaşım - Taşıma

Manyetik yataklar, Almanya Messerchimitt - Bolkow - Blohm tarafından yapılan 'KOMET' araçları gibi kritik bir teknoloji alanında tasarlanmaktadırlar. KOMET olarak adlandırılan bu proje içersinde bir trene uygulanan manyetik yatak sistemi sayesinde trenin hızı 360 km / h' ye kadar çıkabilmektedir. Aynı tür kullanım Japonya' da yürütülen hızlı tren projesinde de uygulanmaktadır.

  • 7.1.4. Uzay Endüstrisi

Manyetik yatakların yüksek emniyet sağlaması sebebiyle uzay endüstrisinde kullanımları oldukça yaygındır. Bu tür uygulamalarda yataklar daha çok uyduların momentum tekerleri üzerinde kullanılmaya başlanmıştır. Burada amaç uyduların uçuş - tekerleri' ne enerjinin depolanmasıdır. Böylece manyetik yataklardan oldukça yüksek verim alınmaktadır.

  • 7.1.5. Vakum ve Temizlik Alanında - Çevresel Temizlik

Manyetik yatakların, mekaniksel faktörlerden etkilenmemesi ve yağlama gereksinimi olmamasından dolayı, çevreyi koruma amaçlı ve doğal temizleyici olarak birçok alanda olduğu gibi temizlik alanında da kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır.

8 - MANYETİK YATAKLARIN DİĞER YATAKLARLA KARŞILAŞTIRILMASI

8.1.Genel Olarak

Manyetik yataklar şu anki bulundukları konum itibariyle, endüstride kullanılan birçok yatak sistemlerinden neredeyse %100' lük bir avantaja sahip olmaktadırlar. Sahip oldukları ileri teknoloji, sürtünme ve aşınma, yağlamanın olmayışı manyetik yatakları tamamiyle üstün konuma getirmektedir.

8.2. Rulmanlı Yataklarla Karşılaştırılması

  • 1. Rulmanlı yataklar çok sağlam yapıda olmadıkları için, fazla zorlanan ve vuruntulu

çalışan muylularda başarıyla kullanılmazlar. Manyetik yatakların yüksek güç isteyen vuruntulu yerlerde (ör: gaz tribünleri) kullanımı elverişlidir.

  • 2. Rulmanlı yataklarda yağlanma bulunduğundan ve toza karşı çok hassas olduklarından

tozlu yerlerde kullanılmaları doğru değildir. Manyetik yataklarda yağlama sistemi

bulunmaz bu sebepten her ortamda rahat çalışırlar.

  • 3. Rulmanlı yataklarda muylu yuvalarına geçirilirken çok dikkatli olmayı ve ince alıştırmayı

gerektirir. Manyetik yataklarda şaft havada asılı kaldığı için bu sorun ortadan kalkmıştır.

azdır. Bu yüzden sessiz çalışırlar.

  • 5. Rulmanlı yataklar mekaniksel faktörlere kolaylıkla maruz kalabilmektedir (sürtünme ve

aşınma). Manyetik yataklarda sürtünme (sadece hava ile) ve aşınma gibi mekaniksel

olaylar yoktur.

  • 8.3. Kaymalı Yataklar ile Karşılaştırılması

    • 1. Kaymalı yatakların iç yatak gereçleri aşınmaya karşı gösterebildikleri direnç ile doğru

orantılıdır. Mesela kaymalı bir yatakta iç gereç olarak çok fazla kullanılan malzemeler

metal, kalay, bakır, antimuan ve kurşun alaşımıdır. Manyetik yataklarda ise önemli olan unsur ferromanyetik malzemelerin seçimidir.

  • 2. Kaymalı yataklar bilindiği gibi şaft, muylu ya da mil - yatak yağlanmış durumda iken

çalışabilmektedir. Bu yüzden kullanılan yerlerde yağ kirliliği söz konusu olabilmektedir.

Manyetik yataklar çevreyi kirletme açısından tamamiyle çevre ile dosttur.

  • 3. Kaymalı yataklarda çok yüksek hızlar elde edilemez. Manyetik yataklar yüksek hız

gerektiren yerlerde rahatça kullanılabilir.

  • 4. Kaymalı yataklarda titreşim yüzünden zamanla yatak cıvataları gevşeyebilmektedir. Bu

yüzden titreşim önemli bir sorundur. Manyetik yataklarda titreşim tamamiyle etkisiz hale getirilmiştir.

9 - YENİ YATIRIMLAR ve ARAŞTIRMALAR

  • 9.1. Genel Olarak

Manyetik yatakların her türlü endüstri alanında kullanılır olma özelliğinin farkedilmesi ile bu alanda birçok çalışmalar yapan araştırmacılar her geçen gün bu yatak sistemini farklı alanlara uyarlamaktalar. Bu araştırmaların sonuçları incelendiğinde memnun edici olduğu görülmektedir.

9.2.NASA - Yüksek Sıcaklıklarda Kullanılmak Üzere Manyetik Yatakların Gaz Türbinleri İçin Geliştirilmesi

9.2.1. NASA Lewis - 1000°F - 1200°F Sıcaklıklarda Manyetik Yatağın Test Edilmesi Nasa Lewis araştırma merkezi ve U.S hükümetinin yeni araştırma projelerinden bir tanesi manyetik yataklardır. NASA / U.S. ordusu, gaz türbinlerinin gelecekteki uygulama alanları dikkate alarak, bu makinaların yüksek sıcaklıklarda kullanımı için uygulamalar başlattılar. Şekil 9. NASA / Lewis Manyetik Yatak Test Ünitesi:

azdır. Bu yüzden sessiz çalışırlar. 5. Rulmanlı yataklar mekaniksel faktörlere kolaylıkla maruz kalabilmektedir (sürtünme ve aşınma).Başa dön 9 - YENİ YATIRIMLAR ve ARAŞTIRMALAR 9.1. Genel Olarak Manyetik yatakların her türlü endüstri alanında kullanılır olma özelliğinin farkedilmesi ile bu alanda birçok çalışmalar yapan araştırmacılar her geçen gün bu yatak sistemini farklı alanlara uyarlamaktalar. Bu araştırmaların sonuçları incelendiğinde memnun edici olduğu görülmektedir. 9.2.NASA - Yüksek Sıcaklıklarda Kullanılmak Üzere Manyetik Yatakların Gaz Türbinleri İçin Geliştirilmesi 9.2.1. NASA Lewis - 1000°F - 1200°F Sıcaklıklarda Manyetik Yatağın Test Edilmesi Nasa Lewis araştırma merkezi ve U.S hükümetinin yeni araştırma projelerinden bir tanesi manyetik yataklardır. NASA / U.S. ordusu, gaz türbinlerinin gelecekteki uygulama alanları dikkate alarak, bu makinaların yüksek sıcaklıklarda kullanımı için uygulamalar başlattılar. Şekil 9. NASA / Lewis Manyetik Yatak Test Ünitesi: Şekil 9.1. NASA / Lewis Manyetik Yatak Test Ünitesi 1999 yılında tamamlanan çalışmalar sonucunda önemli burgular elde edilmiştir. 'Allison Engine Company'ile işbirliği yapılarak yüksek sıcaklıklardaki manyetik yatakların çalışması ele alınmıştır. Bu test esnasında tek problem konvensiyel tasarımların korunması olmuştur. Lewis'in esnek - duyarlı test makinası, yüksek sıcaklıklara dayanan manyetik " id="pdf-obj-15-44" src="pdf-obj-15-44.jpg">

Şekil 9.1. NASA / Lewis Manyetik Yatak Test Ünitesi

1999 yılında tamamlanan çalışmalar sonucunda önemli burgular elde edilmiştir. 'Allison Engine Company'ile işbirliği yapılarak yüksek sıcaklıklardaki manyetik yatakların çalışması ele alınmıştır. Bu test esnasında tek problem konvensiyel tasarımların korunması olmuştur. Lewis'in esnek - duyarlı test makinası, yüksek sıcaklıklara dayanan manyetik

yatak için değiştirilmiştir (Şekil 9.1). 1997'nin üçüncü yarısında başlatılan test sonucunda DN değerleri, yüksek sıcaklık kontrolü, tabakaların kaplanması, fiber kuvvetlendiriciler, yüksek sıcaklıktaki tel yalıtımlarının geliştirilmesi asıl parametreler olarak ele alınmıştır.

  • 9.3. Elektromanyetik Yataklar - Suni Kalp Pompası Prototipi

Manyetik yatakta, geliştirilen suni kalp projesi çerçevesinde bir prototip oluşturularak (CF3), su ve kan kullanılarak değişik çaplarda (pompa) başarılı olarak gerçekleştirilen bir test yapıldı. Tahminen pompa 1.6inc. boyunda, 4 inc çapındadır. Bu yeni üretilen devre insanlara kalp yardımcı devresi olarak yerleştirilebilmektedir.

Pompadaki manyetik yatakta; 1-) İtici kısım giriş / manyetik moment, bölündüğünde 8 bölüntü, 2-) Boşaltma radyal kısmı / itici yatak bölündüğünde dahi yine 8 bölüntü elde edilir.

Bu durum itici yatak merkezindeki geçiş mesafesinde, yatak performansının iyi olmasını sağlamaktadır. Bunun en önemli sebebi pompanın tek yönlü çalışması olarak tanımlanabilir. CF3 yatak formları ilk aşamada birçok malzemenin karışımı olarak yapılmaktaydı. Kullanılan bu alaşımlar ise birçok problemleri de beraberinde getiriyordu. Bu yüzden yeni malzemeler geliştirilerek yeni tip materyal bulundu. CF3 sisteminin bütün unsurları şu an silikon esaslı demir ile yeniden yapılarak bu problemlerin önüne geçilmiştir. Yeni tür malzemeden yapılan bu küçük yataklara yüklenen kapasite arttırılabilmektedir. Bu şekilde tekrardan üretilen manyetik yatak sistemli CF3 prototipi, rahatlıkla kalp pompası olarak kullanılabilmektedir. Yatak akış karakteristiklerin, yatak içinde yer alan bobinleri, sensörleri vb. pompa operasyonlarının altında tanımlanması zihinleri karıştıracak düzeyde olmasına yeterliydi. Böyle bir durumda ise ortaya çıkan tek sorun kullanılan devrelerin karmaşık oluşudur. Bunu ön planda tutan tasarımcılar prototipi tekrardan geliştirme aşamasına soktular. A / D ve D / A kartlar ve ciplerle yeniden geliştirilen TI C60 pompa serisi, ileri kullanımlar için uygun bulundu. Bu yeni kontrolör tahmini bir ders kitabı büyüklüğünde olacaktı. Bu prototipin yatak sisteminde kullanılan ileri kontrol iticileri sayesinde pompa performansı, akışın değişimine göre iticilerin ters yön almasını sağlayarak durumu kontrol altına alabiliyordu. Bu da istenen bir durumdu. Bu projenin geliştirilmesi ve sponsorluğunu Medquest Products, Inc. şirketi üstlenerek, Artificial Heart Lab. of Utah' da uygulamaya koyuldu.

  • 9.4. Manyetik Yataklarda Rotorlar için Kaymalı Yol Kontrolörü

Rotor üzerindeki bir denge kirişinin doğrusallığı için geliştirilmiş bir allogaritmik kontrolördür. Yapılan bu detaylı çalışmada amaç, karışık bir basamak durumunda bulunan manyetik yatak rotor kiriş sisteminin, şaftın durağan halde havada asılı kalması durumundaki limitlerinin belirlenmesidir. Bu aşama sonunda 5 serbestlik derecesine sahip bir suni kalp pompası modeliyle yapılan araştırma başarıyla tamamlanmıştır (Şekil 9.2).

yatak için değiştirilmiştir (Şekil 9.1). 1997'nin üçüncü yarısında başlatılan test sonucunda DN değerleri, yüksek sıcaklık kontrolü,

Şekil 9.2. Üretimi Tamamlanmış Manyetik Yatak

1. A2-D Sonlu elemanlar bilgisayar kodları manyetik yatak konfigurasyonları için geliştirilen bu teknik, rotordaki güç kayıpları, asılı kaldığı sürece oluşturduğu girdaptan dolayı manyetik yatak malzemelerinin bu etkilere karşı gösterdiği tepkilerinin hesaplanmasında kullanılmaktadır (Şekil 9.3). Modelde kullanılan inceltilmiş etkilerin bir eksenel iletkenlik doğurduğu anda, ölçümlerin sağlıklı bir şekilde belirlenmesi için değerler hesaplanır. Materyalin bu etkilere doyduğu anda kodların verilmesine başlanır. 2. A3-D Sonlu elemanlar bilgisayar destekli kod üretimi hala geliştirilme aşamasındadır. Manyetik yataktan kopan demir kayıplarının hesaplanmasında kullanılma amacını içermektedir. Bu model hem özdeş olmayan, hem de özdeş yataklarda yeterli derecede kullanılmaktadır. İlk olarak rotorun bir modeli yapılarak analitik olarak çözümü ile manyetik vektörlerin yeterliliği hesaplanabilmektedir.

1. A2-D Sonlu elemanlar bilgisayar kodları manyetik yatak konfigurasyonları için geliştirilen bu teknik, rotordaki güç kayıpları,

Şekil 9.3. Bilgisayar Destekli Test Ünitesi

  • 9.6. Test Ünitesi - Manyetik Yatak Kontrolü

Düşey düzlemde çalışacak manyetik yatak kontrol test ünitesi hala geliştirilme aşamasındadır. Bu sistemde kullanılmak üzere üç yatak bulunmaktadır. Bunların ikisi normal manyetik yatak ve üçüncü ise bunları hareketlendirebilecek ana tahrik kaynağı ve buna ait olan normal bir yataktır. Rotor modellenerek küçük bir test ile karakteristik özellikleri geniş olarak incelenmiştir. Gerek rotorun havada asılı kalması gerekse manyetik yataktaki durumu hala inceleme aşamasındadır. Bu işlemler için; sistemin işlemesi, manyetik yatak x, y yanal konumunun belirlenmesi, eksenel manyetik kontrolörü ve manyetik dengeleme sistemine ayarlanması gerekmektedir. Bu projenin sponsorluğunu NASA Goddard ve American Flywheel Systems yapmaktadır.

  • 9.7. Manyetik Yatak Sistemli Motorlar

Manyetik yataklar, motorlar üzerinde çok sınırlı bir uygulama alanlarına sahiptir. Sessiz ve temiz olmaları motorlar üzerine tasarımlarını sağladı. Bu sayede yapılan çalışmalar sonucunda bir manyetik yatak sistemine sahip bir motor sistemi geliştirildi. Belirtilen sistem iki fazlı bi- polar DC temizleyicisidir. Bir ekmek tahtası modelli elektronik devreleri, üç pozisyonlu bobinleri tersine çevrilerek, rotor saat yönü ve saat yönünün tersine çevrilerek örnek olarak test edilmiştir. 2000 dev/dak. rotor hızına sahip bu model bu yöndeki uygulamalar için daima hazır bulundurulur. Farklı bir temizleyici sisteme sahip rotor bu yöndeki araştırmalar için daima hazır bulundurulmaktadır. Bu sistem tamamiyle analog ve dijital çevirici devrelerin karışımı ile tasarlanmıştır. Rotorun analizi için sonlu elemanlar metodu kullanılmıştır.

  • 9.8. CNC Dikey İşleme Merkezinde Kesme Esnasında Meydana Gelen Takım Yolu

Hatalarının Manyetik Yatak Sistemi ile Belirlenmesi

9.8.1.Genel Olarak

Rotor kanallarının daha verimli bir şekilde üretim için geliştirilmiş olan mikrodalga yardımcısı Şekil 9.4'de gösterilmiştir. Bu yardımcı manyetik toplayıcı olarak çalışmaktadır. Burada uygulanan ikincil talaş alma işlemi işlemden atılmış, bu sayede mil hızı ve tabla

ilerlemesi yükseltilerek operasyon cazip hale getirilmiştir. Yüksek hızlarda işleme aşamasına zaman zaman da olsa geçilmiştir. Manyetik yatak kullanılarak, dikey frezeleme işleminde olduğu gibi bir test ünitesi oluşturulmuş örnek iş parçası üzerinde testler yapılmıştır. Yüzey bitirme işlemleri ve toleranslar korunarak limitler dahiline uyulmuştur. Uygulanmakta olan bu test Cinninatti Milacron, Westinghouse ve Manyetik Yatakları kapsamamaktadır. Standart ölçüler kullanılarak belirli ilerleme ve hızlarda yapılan karşılaştırmaların amacı, takım yolu hatalarının düzenlenip mili kontrol altına almaktı. Burada yer alan takım yolları hataları parmak Freze çakısı ile rotor kanallarının işlenmesi esnasında son talaş için adresler belirlenerek kontrolü yapılmaktadır. Takım yolu hatalarının kontrolü için manyetiksel asılı milin kullanımı dikkate alınarak, yüksek hızlarda frezeleme çerçevesinde incelemeler sürdürülmüştür.

ilerlemesi yükseltilerek operasyon cazip hale getirilmiştir. Yüksek hızlarda işleme aşamasına zaman zaman da olsa geçilmiştir. Manyetik

Şekil 9.4. Mikrodalga Yardımcısı (Westinghouse Şirketi tarafından geliştirilmiştir)

9.8.2.Takım Yolu Hataları

Takım yolu hataları Şekil 9.5'de olduğu gibi 3 eksende gösterilebilmektedir. Hataların CNC makinalarınde yapılan işlemlerde olduğu gibi ilk girilen takım yolu tanımlamaları ile son konumu arasındaki farklar takım yolu hataları olarak açıklanabilmektedir. Bir başka ifadeyle; CNC' de başlangıç noktası verilerek takım sıfırı tanımlandıktan sonra işleme için gerekli kodların girilmesi ile parça işlemeye başlanır. Bu tanımlamaları yaparken birbirleriyle oluşan mesafe farklılıkları takım yolları hatalarını doğurmaktadır. Mil kontrolünde ise mildeki ufak bir çarpıklık oldukça büyük hatalara sebebiyet verebilmektedir.

ilerlemesi yükseltilerek operasyon cazip hale getirilmiştir. Yüksek hızlarda işleme aşamasına zaman zaman da olsa geçilmiştir. Manyetik

Şekil 9.5. Takım Yolu Hataları

Bu hataları 4 gruba ayırmak mümkündür :

  • 1. Belirleyici pozisyon hataları

  • 2. Isı kökenli deformasyon

  • 3. Kuvvet ağırlıklı deformasyon

  • 4. Kesme kuvveti deformasyonları

Şekil 9.6'da gösterildiği gibi bu hataları üç tipte inceleyebiliriz. Bunlar, statik belirleyici, dinamik belirleyici ve stokastik hatalardır. Belirleyici pozisyon ve dinamik hatalar

tekrarlanabilir hatalardır. makina takımında yapısal olarak verilmiş, giriş parametreleri ayarlandığında tekrarlanacak olan hatalardır. Stokastik hatalar, diğer el üzerinde makinaya girişler yapıldığında verilen hata değerleri gibi tanımlanabilir. Esasen stokastik hatanın temeli yüzey pürüzlülüğünden ve bu pürüzlü yüzeylerin işlenmesinden meydana gelmektedir.

tekrarlanabilir hatalardır. makina takımında yapısal olarak verilmiş, giriş parametreleri ayarlandığında tekrarlanacak olan hatalardır. Stokastik hatalar, diğer

Şekil 9.6. Hataların Sınıflandırılması

9.8.3. Manyetiksel Kontrollü Miller

makina takımları için kullanılan manyetik miller tam anlamıyla deneyseldir. Uzunca süren bir deney aşaması sonucunda ortaya çıkarılırlar. Fransa'nın Mecanique Magnetique (S2M) topluluğu tarafından bu makina takımları için kullanılan millerin geliştirilmesi ve üretimi gerçekleştirilmektedir. Frezeleme amaçları içeren bu manyetik millerin üç değişik modeli günümüzde mevcuttur. Bu üç model yaklaşık 20-34 BG, rotor hızları 30.000 - 60.000 dev/dak arasında değişen sistemlerde rahatlıkla kullanılmaktadır. Manyetik miller bilindiği gibi etkileşimsiz, serbest bir manyetik ortamda dönebilecek durumlar için tasarlanmaktadır. Şekil 9.7'de manyetik mil ve yatak unsurları gösterilmiştir. Operasyon esnasında manyetik eksenlerle asılı kalan mil şaftı herhangi bir mekaniksel etki ile karşı karşıya gelmemektedir (pozisyon belirleyici sensörler bu şaftın etrafına sıralanmıştır).

Şekil 9.7. Manyetik Yatak Elemanları Sensörlerden alınan bilgiler kontrol ünitesi tarafından korunmakta ve şaftın bu pozisyon

Şekil 9.7. Manyetik Yatak Elemanları

Sensörlerden alınan bilgiler kontrol ünitesi tarafından korunmakta ve şaftın bu pozisyon ölçüleri elektro manyetik bobinler tarafından çeşitli aşamalarda düzeltilmektedir (şaftın eksenden kayması durumunda üretilecek karşı manyetik kuvvetler gibi). Bu yüzden şaftın gerçek konuma dönme esnasında bile merkez konumundadır. Kütle merkezi geometrik eksenden sapsa bile manyetiksel mil şaftı her durumda kütle merkezi etrafında döndürülebilir. Önemli bir durumda mil şaftı ±0.005 inc ve 0.5° gibi konumlarda ekseninden çevirtilebilir. Bu da mil sisteminin performansında herhangi bir düşüş etkisine sebep olmaz. Manyetik olarak millerin, kontrol edilmesinin özelliği takım yolları hatalarının düzeltilmesinde önemli bir etkiye ve manyetik millerin tasarlanmasında önemli derecede avantajlara sahip olmasıdır. Bu da takım yolları hatalarının düzeltilmesi alanında kendini göstermektedir.

Bu avantajlar;

  • 1. 3 ölçülü pozisyon sensörlerinin yapılması kesme işlemlerine karşı kontrolün

sağlanmasına yardımcı olur.

  • 2. 3 ölçülü pozisyon sensörlerinin yapılması, kesme işleminin kontrolü için

kullanılabilmektedir.

  • 3. Çevrimin gerçekleştirilmesi ve mil şaftının eğilmesi (hava aralığının sıfırlandırılması) ile

takım yolu hataları sıfıra indirilebilmektedir. Bu uygulanabilirlik kesme esnasında meydana

gelebilecek belirleyici ve stokastik hataların minumuma indirilmesinde yardımcı olur.

  • 4. Yüksek hız gerektiren yerlerde dahi kesme kuvvetlerinin azaltılması ve bitirme

işlemlerinin düzeltilmesi sağlanabilmektedir.

  • 5. Milin sertlik derecesinin ayarlanmasında (genel kontrol için etkili olan) etkili bir kontrol

içerir.

  • 6. Yüksek kesme hızına sahip malzemelerde ilerleme miktarı (tabla hızı)

yükseltilebilmektedir.

Mesela 10 mm çapında bir parmak frezeleme işleminde parçanın yüzey kalitesi çok iyi kalitede olması isteniyor. Bu durum için normal de yapılacak olan tezgah devir sayısı, malzemenin kesme hızına oranla yüksek tutulur. İlerleme miktarı ise çok azdır bu sayede parça üzerindeki pürüzlülükler mümkün olduğu kadar azaltılır. Bu işlemde dezavantaj olarak işleme zamanı artmaktadır. Fakat kullanılacak olan bir manyetik yatak sistemi

sayesinde yüksek devirler ilerleme ile birlikte kullanılabilmektedir. Manyetik yatak kontrol ünitesi parça üzerinde yer alan pürüzlülükleri manyetik milin gösterdiği tepkiye göre hissedecek ve devamlı olarak bunlara karşı kuvvetler oluşturacaktır. Tabiki sonuç olarak kaliteli hassas bir yüzey, yüksek ilerleme ve yüksek devir sayıları.

9.8.4. Hataların İndirgenmesi

Maryland Üniversitesi ile manyetik yatak sistemleri, Cinnitti Milacron, Westinghouse gibi CNC devlerinin birleşerek gerçekleştirdikleri dik işleme merkezlerinde hataların düzeltilmesi ve kontrol altına alınması programını başarıyla yürütmektedirler. Ana strateji, test makinasında karmaşık hataların tecrübesel olarak belirlenmesidir. Bunu ön plana alan araştırmacılar uzunca bir süre kesme kuvveti hataları modeliyle başlayarak doğrusal kontrol projesinin yerine getirirerek, işleme esnasında parça üzerindeki hataların azaltılması ile sonuçlandırmışlardır. Şekil 9.8' de bu proje ile ilgili bir düşey işleme merkezine bir manyetik yatak uygulanmıştır. Manyetik yatağın mil kontrolü için blok bir diyagram kullanılmıştır. meydana gelen hataların karmaşık bir kesme modelleri oluşturularak kontrol üniteleri sayesinde anlık olarak bu hataları indirgemişlerdir.

sayesinde yüksek devirler ilerleme ile birlikte kullanılabilmektedir. Manyetik yatak kontrol ünitesi parça üzerinde yer alan pürüzlülükleri

Şekil 9.8. Bitirme İşlemlerinde Takım Yolu Hatalarının İndirgenmesi İçin Yapılan Ön Kurulum İşlem Döngüsü

Araştırmanın güncel içeriği aşağıdaki uygulamaları içermektedir;

  • 1. Uç frezesi operasyonlarında, statik ve dinamik hataların genelleştirilmesi için uygundur.

  • 2. Takım yolu hatalarının belirlenmesi için uzman bir sistemdir.

  • 3. Stokastik hata, doğrulanması ve düzeltilmesi için geliştirilen uzman bir sistemdir.

  • 4. Manyetik millerin üzerinde bulunan hataların indirgenmesi için kontrol üniteleri

geliştirilir ve yerine getirilmesi için işleme sokulur.

  • 5. Manyetiksel askıda olan mil ile uyumluluk içersindedir. Teste uygunluk ve modellerin

geçerli kılınması ve allogaritmik kullanım CNC dik işleme merkezleri için uygundur.

9.9. Üç Fazlı Bir Asenkron Motorda Manyetik Süspansiyonlu Yatak Uygulaması

Manyetik süspansiyon ve levitasyonun halihazırdaki popülaritesi şüphesizki yüksek hızlı yer taşımacılığı tasarımlarının olabilirliğinden kaynaklanmaktadır. Manyetik süspansiyon ve levitasyonun üstünlüğü ve heyecan verici olmasına rağmen, sürtünmesiz yataklarda süspansiyon tekniklerinin uygulanmasında büyük sınırlamalar vardır. Bunlar, toleransın çok az olması, az güç sarfiyatı, küçük aralığı ve küçük ebattır. Böylece, kontrollu DC elektromıknatıs şemaları, diğer itici levitasyon tekniklerinden daha fazla dikkati üzerinde

toplamaktadır. Planlanan prototip sistemi bir stator, demir nüvesiz sincap kafesli bir rotor, rotor milinin süspansiyonu için elektromıknatıs gurubu ve foto-dönüştürücüler gurubunun geri-besleme yaptığı kompanzasyon devrelerinden oluşmaktadır. Prototip sistemi bir laboratuvar gösteri aygıtı olarak amaçlandığından mekanik rulmanla ulaşılan 1500 dev/dak lık hızlara ulaşılmaya çalışılmamıştır. Manyetik süspansiyonlu yatak sistemi, üniversite eğitim programlarında elektrik eğitiminde örneğin, elektromanyetik tasarım, kararsız bir kontrol sisteminin PD kontrollu kompanzasyonu ve güç yükselteci tasarımı gibi prensiplerde çok etkili görsel bir gösteri sağlamaktadır. Sistem 350 dev/dak lık hızlarda mekanik ve manyetik yataklar arasında iyi bir karşılaştırma özelliğine sahiptir. Manyetik yatak ile motorun boş çalışma güç kayıplarında %15 lik bir azalma göstermektedir. Motorun gürültüsü de düşük bir seviyeye inmiştir.

10 - SONUÇLAR ve DEĞERLENDİRMELER

İlk kullanılan manyetik yatak, 1987 yılında Nova'ya 176.000$ kazandırmıştı. O günden bu yana manyetik yatakların kazandıracağı alternatifler daha da arttığı düşünülecek olursa bugünkü geldiği konumunu tahmin edebilmekteyiz. Ayrıca kompresörlerde kullanılan diğer yataklar, yağlayıcı pompalamak için gereken fuzili 225 Kw veya yaklaşık 300 BG enerjiyi, manyetik yataklar sadece 4 Kw olarak kullanmaktadır. Kuru salmastraların ve manyetik yatakların uygulanma maliyeti, yağlama sisteminden vazgeçilmesiyle sağlanan para tasarrufuyla beraber düşünülecek olursa, amorti süresi, revizyon 4.4 sene ve yeni bir makina için bir seneden daha azdır. Bu alanda paranın ötesinde, güvenlikte de ilerleme kaydedilmiştir.

Manyetik yataklar rijit şekilde monte edilmezler. Ağırlık dağılımlarının yönlendirilmesine uygun olarak serbestçe dönerler. Geometrik eksenleri yerine eylemsizlik eksenleri, etrafında döndükleri eksendir. Sonuç; kendiliğinden sağlanan balanstır. Şaft üzerine etkileyen tüm aerodinamik kuvvetler stator mıknatısları aracılığıyla karşı kuvvet üretilerek ortadan kaldırılabilir. Bu özellikleri sebebiyle NASA uzay sistemlerinde bu teknolojiden yararlanmasına sebep olmuştur.

1985 yılından itibaren kullanılma ve geliştirme aşaması içersinde bulunan manyetik yataklar, o zamanlar kullanıldığı sistemi bir anda kâra geçirebilecek düzeyde olması bugünü düşündüğümüzde, ilerleyen teknoloji sayesinde elde edilecek çok yaygın kullanım alanları ve üstün özellikleri ile hayrete düşürecek bir yatak sistemi olarak tanımlamamız mümkündür. Sonuç olarak bu yapılan çalışma ile manyetik yataklar hakkında tanıtım yapılmış ve bu tanıtımın yanısıra günümüzde yapılan manyetik yataklar ile ilgili yeni çalışmalara da yer verilmiştir. Diğer yataklarla karşılaştırılması yapılarak manyetik yatakların ayırt edici yönleri vurgulanmıştır. Tasarım aşamalarına değinilmiş bu aşamada yapılan hesaplamalardan bahsedilmiştir. Konu genişletilerek bu alanda tasarım deneylerinin test edilmesi için yazılan program detaylı olarak anlatılmıştır.

11- KAYNAKLAR

1. Electrical Business, Kasım 89, pp 37 - 38.

2 . Committee organized during Mag'97 Conference on Magnetic Bearings Maurice Brunet (S2M) agrees to draft initial recommendation for ammendments to API 617 (22 Aug

1997).

3.

James J. Haggerty, National Aeronautics and Space Administration Office of Space

Access and Technology, Commercial Development and Technology Transfer Division, Spinoff 1996,

  • 4. D.K. Anand, J. A. Kirk M. Anjanappa, Research In The Flexible Manufacturing

Laboratory, Aug.1998.

  • 5. N. G. Albritton and J. Y. Hung, "Observers for sensorless control of industrial magnetic

bearings, " IEEE Industrial Electronics Conference, Orlando, FL, Nov 1995.

  • 6. S. Nolan and J. Y. Hung, Control Systems Laboratory, Department of Electrical

Engineering, Auburn University, "Technology advances for magnetic bearings, " Space

Technology and Applications International Forum, American Institute of Physics Conference Proceedings 361, p. 169-174, Albuquerque, NM, Jan 1996.

  • 7. Trumper, D. L., "Magnetic Suspension Techniques for Precision Motion Control, " Ph.D.

Thesis, Department of Electrical Engineering and Computer Science, Massachusetts

Institute of Technology, September, 1990.

  • 8. F. Xia, N. G. Albritton, J. Y. Hung, and R. M. Nelms, "A hybrid nonlinear control scheme

for active magnetic bearings, " 3rd International Symposium on Magnetic Suspension Technology, Tallahassee, FL, Dec 1995.

  • 9. J. Y. Hung, "Magnetic bearing control using fuzzy logic, " IEEE Transactions on Industry

Applications, v. 31, n. 6, p. 1492-1497, Nov / Dec 1995. Original presentation at IEEE

Industry Applications Society Annual Meeting, Toronto, Ontario, CANADA, pp. 2210-2215, Oct 1993.

  • 10. J. Y. Hung, R. M. Nelms, F. Xia, and M. Story, "Three-mode variable structure control

of a pulse density modulated current feedback amplifier, " 1995 IEEE Symposium on

Industrial Electronics, Athens, GREECE, pp. 736-740, July 1995.

  • 11. J. Y. Hung, "Nonlinear Magnetic Bearing Control Using Fuzzy Logic, " an invited paper

for the IEEE International Workshop on Neuro-Fuzzy Control, Muroran, Hokkaido, JAPAN, March 1993.

  • 12. Trumper, D.L., "Nonlinear Compensation Techniques for Magnetic Suspension

Systems, " NASA Workshop on Aerospace Applications of Magnetic Suspension

Technology, Sept.25-27, 1990.

  • 13. Trumper, D.L. and Queen, M.A., "Precision Magnetic Suspension Linear Bearing, "

NASA International Symposium on Magnetic Suspension Technology, Aug. 19-23, 1991.

  • 14. Williams, M. E., and Trumper, D. L., "Materials for Efficient High Flux Magnetic Bearing

Actuators, " NASA 2nd International Symposium on Magnetic Suspension Technology, NASA Conference Publication No. 3247, Part 1, Seattle, WA, pp. 135-145, August 11-13,

1993.

  • 15. Kim, W.-J., and Trumper, D.L., "Precision Control of Planar Magnetic Levitator, "

proceedings of the 1998 ASPE Annual Meeting, St. Louis, MO., October 25-30, 1998.

  • 16. Eric Maslen, Üniversity of Virginia Department of Mechanical, Aerospace, and Nuclear

Engineering Charlottesville, Virginia, January 5, 1999.

  • 17. Kim, W.-J., and Trumper, D.L., "Six-Degree-of-Freedom Planar Positioner with Linear

Magnetic Bearings/Motors, " 6th International Symposium on Magnetic Bearings, MIT, Cambridge, MA, Aug. 5-7, 1998.

18.Holmes, M. L., Trumper, D.L., Hocken, RJ., "Magnetically-Suspended Stage for Accurate Positioning of Large Samples in Scanned Probe Microscopy, " 6th International Symposium on Magnetic Bearings, MIT, Cambridge, MA, Aug. 5-7, 1998.

  • 19. Fittro, R.L. A High Speed Machining Spindle with Active Magnetic Bearings: Control

Theory, Design and Application, Ph.D. Dissertation, University of Virginia, August 1998.

  • 20. Holmes, M. L., Trumper, D.L., Hocken, RJ., Machine Design, "Magnetic Bearings Holds

Spindle For Milling", November 9, 1989, pg. 56.

  • 21. Nohavec, D.R., and Trumper, D.L., "Super-Hybrid Magnetic Suspensions for

Interferometric Scanners, " JSME International Journal, Series C, Vol. 40, No. 4, Special

Issue on Magnetic Bearings. / Internatıonal Magnetıc Bearıng Center, Dec, 1997.

  • 22. Brad E. Paden, PhD EE University of California, Chen Chen, Tsinghua University in

China, Alvin R. Paden, Oregon State University, MMSB Inc., Applications of Magnetic Bearings, Fabruary, 2000.

23.Trumper, D. L., Olson, S. M., and Subrahmanyan, P. K., "Linearizing Control of Magnetic Suspension Systems", IEEE Transactions on Control Systems Technology, Volume 5, Number 4, pp. 427-438, July 1997. 24.Ludwick, S. J., "Modeling and Control of a Six Degree of Freedom Magnetic / Fluidic Motion Control Stage, " S.M. Thesis, Department of Mechanical Engineering, Massachusetts Institute of Technology, February 1996.

25.Williams, M. L., and Trumper, D. L., "Precision Magnetic Bearing Six Degree of Freedom Stage, " NASA 3rd International Symposium on Magnetic Suspension Technology, Dec. 13-15, Tallahassee, FL, 1995.

  • 26. Williams, M.E. and Trumper, D.L., "Materials for Efficient High-Flux Magnetic-Bearing

Actuators, " Proceedings of the 2nd International Symposium on Magnetic Suspension Technology, Seattle, WA, NASA Conference Publication #3247, Part 1, pp. 135-145, Aug.

11-13, 1994.

  • 27. Michael Baloh, Paul Allaire, Naihong Wei, Jeff Decker, and Roger Fittro (Aston

University), University of Virginia, Artificial Heart Pump Prototype- Electromagnetic Bearings, Dec. 1999.

  • 28. Edgar Hilton, Paul Allaire, Naihong Wei, Marty Humphrey, and Takis Tsiotras (Georgia

Tech.), University of Virginia, Magnetic Bearing Controls Test Rig, Dec. 1999.

  • 29. Paul ALLAİRE, Alok Sinha (Pen State University), Jun - Hon Lee, Michael Baloh, and

Gang Tao, University of Virginia, Sliding Mode Controls for Rotors in Magnetic Bearings,

Dec. 1999.

  • 30. Robert Rockwell, Paul Allaire, Catherine Lebedzik, Mary Kasarda (Virginia tech.), Andy

Provenza (NASA Lewis) and Gerry Brown (Nasa Lewis, University of Virginia, Magnetic Bearing Finite Elemant Loss Computer Program, Dec 1998.

  • 31. Trumper, D.L., Holmes, M., Behrozjou, R., and Batchelder, D., "Atomic-Scale Motion

Control via Hybrid Fluid/Magnetic Bearings, " 4th International Symposium on Magnetic

Bearings, ZŸrich, Switzerland, August 25, 1994.

  • 32. American Machinist, "Magnetically Levitated Spindle to Debut, Delivers Up to 52 kW

at 40,000 RPM", August 1989, pp. 78-79.

  • 33. Nonami, K., et. al.,"H µ Control of Milling AMB Spindle", FourthInternational

Symposium on Magnetic Bearings, 1994, Zurich, pp. 531-536.

  • 34. Fedigan, S.J., Williams, R.D., Shen, F., and Ross, R.A., "Design and Implementation of

a Fault Tolerant Magnetic Bearing Controller", 5thInternational Symposium on Magnetic Bearings, Kanazawa, Japan, August 28-30, 1996.

35 Stephens, L.S. and Knospe, C.R., "m-Synthesis Based, Robust Controller Design for AMB Machining Spindles", 5th Int. Symp. on Magnetic Bearings, Kanazawa, Japan, August 1996.

  • 36. Young, P.M. Robustness with Parametric and Dynamic Uncertainty, Ph.D. Dissertation,

California Institute of Technology, 1993.

  • 37. Williams, M.E. and Trumper, D.L., "Precision Magnetic Bearing Six Degree of Freedom

Stage," Proceedings of the 9th Annual Meeting of the American Society for Precision Engineering, October 2-7, 1994, pp. 65-68.

  • 38. Williams, M. E., and Trumper, D. L., "Materials for Efficient High Flux Magnetic Bearing

Actuators," NASA 2nd International Symposium on Magnetic Suspension Technology,

NASA Conference Publication No. 3247, Part 1, Seattle, WA,August,11-13,1993,pp.135-

145.

  • 39. Poovey, T., Holmes, M., and Trumper, D.L., "A Kinematically Coupled Magnetic Bearing

Test Fixture," Proceedings of the 7th Annual Meeting of the American Society for Precision

Engineering, Oct. 20-23,1992.

  • 40. Schwartz, L.S. and Trumper, D.L., "Magnetic Optical Bearing Design for Minor

Wavelength Scans in a Spaceborne Interferometer," 5th International Symposium on Magnetic Bearings, Kanazawa, Japan, August 28-30, 1996.

  • 41. Williams, M.E. and Trumper, D.L., "Materials for Efficient High-Flux Magnetic-Bearing

Actuators," Proceedings of the 2nd International Symposium on Magnetic Suspension Technology, Seattle, WA, Aug. 11-13, 1994, NASA Conference Publication #3247, Part 1, pp. 135-145

  • 42. Poovey, T., Holmes, M. L., and Trumper, D. L., "A Kinematically Coupled Magnetic

Bearing Calibration Fixture," Precision Engineering, Volume 16, Number 2, April 1994.