You are on page 1of 331

MARGARET ATWOOD

Damzlk Kzn
yks

AFA
ADA DNYA EDEBYATI

1939da Ottowada doan Margaret Attwood Quebec,


Ontario ve Torontoda byd. Boston, Vancouver,
Edmonton, Montreal, Berlin, Edinburgh ve Londra
dahil pek ok kentte bulundu, ayrca tm dnyay
dolat. Roman, iir ve edebiyat eletirisi dallarnda
yirmiye yakn eseri vardr.
Attwood/ halen romanc Graeme Gibson ve kzlar
Jess ile birlikte Torontoda yaamaktadr.

A F A - ada Dnya Edebiyat: 33


A FA-Yaynlar: 214

ISBN 975-414-162-2
Ekim, 1992
O .W . Toad Limited, 1985

The Handmaid's Tale


adl ngilizce orijinalinden evrilen
bu kitabn Trke eviri haklar
AFA Yaynclk A..ye aittir.

Dizgi: AFA Yaynclk A..


Bask: Glen Ofset

AFA Yaynclk A.., Shhiye Apt. 19/8 C a a lo lu - STANBUL

0 ( 1) 526 39 80

MARGARET ATWOOD

Damzlk Kzn
yks
evirenler:
Sevin - zcan Kabakolu

Mary W ebster ve Perry M illere

Ve Rahel Yakupa ocuk dourmadn grnce,


kzkardeini kskanp Yakupa dedi: Bana ocuklar
ver, yoksa lrm. Ve Rahele kar fkesi alevlenip
Yakup dedi: Ben rahmin semeresini senden esirge
yen Allahn yerinde miyim? Ve Rahel dedi: te, cariyem Bilha, onun yanna gir; ta ki, dizlerimin ze
rinde doursun da, ondan ocuklarm olsun.
Tekvin, 30: 1 3

Ancak bana gelince, yllar yl kibirli, bo, hayali d


nceler nermekten yorgun dtkten ve sonun
da baardan tamamen midimi kestikten sonra, ok
kr bu neriye drt elle sarldm...
Jonathan Swift,
Alakgnll Bir neri

lde, Ta Yememelisin diye emreden bir levha


yoktur.
Sufi Atasz

I
Gece

Bir zamanlar spor salonu olan yerde uyurduk. Eskiden oynanan


oyunlar iin izilmi izgi ve daireleri stnde barndran cilal par
kedendi zemin; basketbol alarnn emberleri hl yerli yerindeydi, ancak alar yoktu artk. Salonu bir balkon evreliyordu, seyir
ciler iin ve resimlerden bildiim kadaryla, nceleri kee, sonralar
minietekli, daha sonra pantolonlu, en sonunda da tek kulakta
kpe ve yeil meli dimdik salaryla izleyici kzlardan gelen ho sa
kz ve parfm kokusuyla karp insann burnuna arpan keskin
ter kokusunu duyabileceimi sanrdm, kakn bir art grnt
gibi. Balolar da yaplrd orada; mzik can ekiirdi: duyulmayan
bir ses parmeni gibi, biem biem stne, alttan alta gelen da
vul sesleri, mitsiz bir feryat; ince kat ieklerden yaplm elenkler; kartondan eytan maskeleri; dner bir cam top, ktan
bir kar serpitirirdi danslarn stne.
Gemite kalm bir cinsellik vard odada ve yalnzlk; ve bek
lenti, biimi ya da ismi olmayan bir eyin. Park yerinde ya da inip
kalkan bedenlerin zerinde sadece resimlerin titretii sessiz tele
vizyon odasnda, srtn en dar yerinde ya da dnda, orada ve o za
man stmzde olan eller gibi her zaman deien ve hemen oluverecek bir ey iin duyduumuz o zlemi hatrlyorum.
Gelecee de zlem duyardk. Nasl edindik bunu, bu doymaz
lk yeteneini? Havadayd; konumamz olanaksz klan aralklar
la yanyana dizilmi ordu ii portatif yataklarda uyumaya alrken
de hl havadayd; gecikmi bir dnce gibi. Flanel araflarmz
vard,.ocuklannkine benzer ve zerinde hl US yazan eski ordu
ii battaniyeler. Giysilerimizi dzgn bir biimde katlayp yatakla
rn ayak ularnda bulunan taburelere koyardk. Iklar sndrl9

meyip kslrd. Sara Teyze ve Elizabeth Teyze devriye gezerlerdi;


deri kemerlerindeki asklardan sarkan elektrikli drteleri vard.
Yine de silahlar yoktu, onlara bile silah verecek kadar gve
nilmezdi. Silahlar, zellikle Meleklerden seilen Muhafzlar iin
di. Muhafzlar3m arlmadka binann iersine girmelerine, bizim
de dar kmamza izin verilmezdi, gezintilerimiz hari; gnde iki
kez, ikier ikier, imdi dikenli tel rgyle evrilmi futbol sahas
nn etrafinda. Melekler bu itin dnda srtlar bize dnk durur
lard. Bizim iin birer korku nesnesiydiler, ancak bunun dnda da
bir eydiler. Ah, bir baksalard! Bir konuabilseydik onlarla. Bir
eyler dei toku edilebilirdi, diye dnyorduk, bir anlama,
bir alveri, hl bedenlerimiz vard elimizde. Bizim fantezimiz
buydu.
Handiyse sessiz fsldamay rendik. Yar karanlkta kollar
mz uzatabiliyor, Teyzeler bakmazken, boluu ap birbirimizin
ellerine dokunabiliyorduk. Dudak okumay da rendik, balar
mz yasta yapk, yana dnm, birbirimizin dudaklarn gzle
yerek. Bu biimde isimlerimizi iletiyorduk, yataktan yataa: Alma.
Janine. Dolores. Moira. June.

10

II
Alveri

Bir sandalye, bir masa, bir lamba. Beyaz tayanda elenk biiminde
bir rlyef ss ve ortasnda tek gz karlm bir yzdeki delii
andran sval bo bir alan. Orada bir avize sallanyor olmalyd, bir
zamanlar. p alabilecek her eyi ortadan kaldrmlar.
Bir pencere, iki beyaz perde. Perdelerin altnda da, kk bir
yastn bulunduu bir pencere peykesi. Pencere yar aldnda
daha fazla almaz zaten rzgar ieri girip perdeleri kmldata
bilir. Sandalyede ya da pencere peykesinde, ellerimi kavuturarak
oturup bunu seyredebilirim. Gn da girer pencereden ieri ve
dar eritli, fazla cilalanm parkelerle kapl yere yansr. Cilann ko
kusunu duyabilirim. Yerde bir kilim, oval, paavralardan dokun
mu. Bunu severler ite: halk sanat, arkaik, kadnlarn yapt,
bo vakitlerinde, baka bir ie yaramayan eylerden. Geleneksel de
erlere bir dn. sraf etme ki isteme. Ben harcanmyorum. N e
den isteyeyim ki?
Sandalyenin stndeki duvarda bir resim, ereveli fakat cam
sz: bir iek basks, mavi irisler, suluboya. iee hl izin verili
yor. Her birimiz ayn resme, aynusandalyeye, ayn beyaz perdelere
mi sahibiz acaba? Hkmet mal?
Farz edin ki ordudasnz, derdi Lydia Teyze.
Bir yatak. Tek kiilik, minderi orta sertlikte, ynl beyaz bir
rtyle kapl. Yatakta uyumaktan baka hibir ey gereklemez;
ya da uyuyamamaktan. Fazla dnmemeye aba gsteriyorum.
Baka eyler gibi, imdi dnce de karneye balanmal. Dnme
ye katlanlamayacak birok ey var. Dnmek ansn zorlayabi
lir insann, benim amacm dayanmak oysa. Mavi irislerin suluboya
resminin neden camsz olduunu ve pencerenin neden sadece yar
aldn ve camn neden krlmaz olduunu biliyorum. Onlarn
1?

korktuu kamamz deil. Zaten fazla uzaa gidemeyiz. Kendi


iinde kesici bir eyle aabilecein dier kalardr onlar korku
tan.
te byle. Bu ayrntlarn dnda, buras bir kolej misafir oda s olabilirdi, daha az sekin ziyaretiler iin; ya da bir pansiyon oda
s, eski zamanlara ait, kstl olanaklara sahip bayanlar iin. Biz bu yuz ite. Olanaklar kstl hl olanaklar olanlarmz iin.
Ancak sandalye, gn , iekler: Bunlar ortadan kaldrla
maz. Canlym ben, yayorum, nefes alyorum, uzatyorum elimi
hi krmadan gn nn iine. Bulunduum yer bir hapishane de
il, aksine bir ayrcalk, ya/ya dal laflar seven Lydia Teyzenin de
dii gibi.

Zaman len an alyor. Eskiden manastrlarda olduu gibi za


man burada da anlarla llmekte. Yine bir manastrdaki gibi,
ok az ayna var burada.
Sandalyemden kalkyorum, topuklar dans iin deil de
omurgay korumak iin dz olan krmz ayakkablar iindeki ayak
larm gn na uzatyorum. Krmz eldivenler yatan zerin
de. Onlar alyorum ve parmaklanma tek tek geirerek giyiyorum.
Her ey, yzmn yanlarndaki kanatlar hari, krmz: bizi belirle
yen kann renginde. Elbise ayak bileklerine kadar uzanyor, bol,
gsleri evreleyen geni bir bala toplanyor, kollar da bol. Be
yaz kanatlar da emir gerei; grmemizi engellemek iin, grlme
mizi de tabii. Krmz, oldum olas yakmamtr bana, benim ren
gim deildir. Alveri sepetini alp koluma asyorum.
Odann kaps benim odam deil, benim demeyi reddediyo
rum kilitli deil. Gerekte doru dzgn kapanmyor bile. Orta
snda kirli pembe bir yolluk bulunan cilal koridora kyorum. Or
manda bir patika, bir saltanat hals gibi bana yolu gsteriyor.
Hal bir dnemeten sonra n merdivenden aa iniyor ve
14

ben de onu takip ediyorum, bir elim, bir zamanlar aa olan, ba


ka bir asrda yaplm ve scak bir parlaklk alncaya kadar cilalan
m merdiven trabzannda. Ge dnem Viktoryen tarz bir aile evi,
byk ve zengin bir aile iin yaplm. Holde zaman ltfen gste
ren kocam bir duvar saati ve n taraftaki ana oturma odasna
alan bir kap var, ten rengi tonlar ve imalaryla, iinde hibir za
man oturmadm, sadece ayakta durduum ya da diz ktm
oturma odas. H oln sonunda, n kapnn stnde, renkli cam
dan bir pencere var: iekler, krmz ve mavi.
Geriye holn duvarndaki ayna kalyor. Merdivenlerden iner
ken, yzmn iki yanndaki beyaz kanatlar grm aynaya
doru ynlendirecek biimde bam evirirsem, yuvarlak, db
key, balk gz gibi cam aynay ve orada yansyan kendimi gr
yorum; arptlm bir glge, bir eyin parodisi, tehlikeyle edeer
de olan bir anlk dikkatsizlie doru inen krmz pelerinli bir ma
sal kiisi gibi. Bir rahibe, kana bulanm.
Merdivenlerin sonunda, bklm bir ereltiotunun alan
yapraklar gibi ekillenmi engellere doru yumuaka kvrlan
uzun yuvarlak aatan kollaryla bir apka ve emsiye asks
var. inde de birka emsiye: Komutana siyah, Komutann Karsna mavi ve bana da krmz tahsis edilmi. Krmz emsiyeyi oldu
u yerde brakyorum, gnn gneli olduunu pencereden gr
mtm. Komutann Kansnn oturma odasnda olup olmad
n merak ediyorum. Her zaman oturmaz orada. Kimi zaman, ileri
geri volta attn duyabiliyorum, bir ar ve sonra da bir hafif
ayak sesi ve kirli gl rengi halnn stnde bastonunun yumuak
tp tplar.

Oturma odas kapsn ve yemek odasna giden kapy geerek hol


de yryor ve holn sonundaki kapy ap mutfaa giriyorum.
Buras artk mobilya cilas kokmuyor. st beyaz emaye ile kapl
mutfak masasnn yannda Rita duruyor. zerinde gemie ait bir
15

operatrn elbisesine benzer donuk yeil, bildik Martha elbisesi


var. Bu elbise biim, uzunluk ve gizleme asndan benimkine ok
benziyor, ancak bir nl var, beyaz kanatlar ve peesi de yok.
Peeyi dar ktnda takar, ancak kimse bir Marthann yz
nn grlmesine pek aldrmaz. Elbisesinin yenleri kollarnn kah
verengiliini aa vurarak dirseklerine kadar syrlm. Son your
ma ve biim verme iin somunlar masaya atarak ekmek yapmakla
megul.
Rita beni gryor ve ban sallyor, bunun selam vermek
iin mi yoksa varlm basite algladn gstermek iin mi oldu
unu sylemek g; unlu ellerini nlne silip mutfak ekmece
sinde karne defterini aramaya koyuluyor. atk kalaryla, kar
ne koparp bana uzatyor. Glmsese yz sevecen grnebilir
di. Ancak ka at kiisel deil: onaylamad krmz elbise ve
onun temsil ettii ey. Bulac olabileceimi dnyor, bir hasta
lk ya da kt bir talih gibi.
Kimi zaman kapal kaplar nnde durip kulak kabartyo
rum, eskiden asla yapmayacam bir ey bu. Fazla uzun sreli din
lemiyorum, nk bunu yaparken yakalanmak istemiyorum. Yi
ne de, bir kez, Ritann Coraya kendini bu derece alaltmayaca
n sylediini duydum.
Kimse senden bunu istemiyor, dedi Cora. Her neyse, bunu
isteselerdi ne yapabilirdin ki?
Kolonilere giderdim, dedi Rita. Seme anslar var.
Gayr Kadnlarn olduu yere mi? Alktan lmenin ve Tan
r bilir baka nelerin seni bekledii o yere mi? dedi Cora. Samala
ma.
Bezelye ayklyorlard, kapal kapdan bile sert bezelye tanele
rinin tencereye derken kardklar hafif tkrty duyabiliyor
dum. Ritann kar kma ya da onaylama iareti olarak homur
dandn ya da i ektiini duyuyordum.
Her neyse, hepimiz iin yapyorlar bunu, dedi Coraya da y
le sylyorlar. Tplerim balanmam olsayd, ben de onlardan
16

olabilirdim, on ya daha gen olsaydm, szgelimi. O kadar kt


deil. Hem ar i de denmez buna.
Rita, benim yerime onun olmas daha iyi, derken kapy a
tm. Yzleri arkanzdan konuan ve duyulduklarn dnen ka
dnlarn yzleri gibiydi: akn, sanki byle konumak haklarym
gibi biraz da kstah. O gn, Cora bana genelde olduundan daha
sevimli, Rita da daha aksi davranmt.
Bugn, Ritann ask yz ve gergin dudaklarna ramen, bu
rada, mutfakta kalmay isterdim. Evin bir baka yerinden, elinde li
mon ya iesi ve toz beziyle ieri gelirdi Cora ve Rita kahve ya
pard Komutanlar5n evlerinde gerek kahve bulunuyor hl
ve Ritann mutfak masasnda sohbet ederdik masamn benim
olmad gibi bu masa da Ritann deildi artk arlardan, szlar
dan ve hastalklardan, yani ayaklarmz, srtlarmz ve bedenlerimi
zin tpk haylaz ocuklar gibi edinebilecei btn o deiik hasta
lklardan dem vurarak. Birbirimizin szlerini, evet bunlarn hepsi
ni biliyoruz anlamnda noktalamak iin balarmz sallardk. Birbi
rimize ilalar nerir ve fiziksel straplarmz anlatrken stn gel
meye abalardk; kibarca ikayet ederdik, seslerimiz yumuak ve al
ak perdeden ve yamur oluklarndaki gvercinlerinki kadar
znl olurdu. Ne demek istediini anlyorum, derdik. Ya da, za
man zaman yal insanlardan hl duyduumuz o garip lafi eder
dik: Nereden geldiini duydum. Sanki ses uzaktan gelen bir yol
cuymu gibi; aslnda yle olurdu, yledir de.
Eskiden bu tr konumalardan ne kadar da nefret ederdim.
imdiyse zlyorum. En azndan konumayd. Bir tr alveri.
Ya da dedikodu yapardk. Marthalar hep bir eyler bilirler,
aralarnda konuurlar, gayri resmi haberleri evden eve yayarak. Be
nim gibi kap dinliyorlar, phesiz ve gzleri baka yere bakarken
bile olan biteni grebiliyorlar. Kimi zaman onlara kulak misafiri
olur, zel konumalarndan cmleler yakalardm. l domu.
Ya da, Onu ilemi, tam kamndan. Onu yiyip bitiren kskanlk
olmal. Ya da, Kzn kulland ey tuvalet temizleyicisiymi. In17

san, tadndan anlayacan dnr adamn, aynen ie yaram.


Demek o kadar sarhomu; ancak kzn yaptn anlamlar.
Ya da, Ritann ekmek yapmasna yardm ederdim, ete ok
benzeyen o yumuak, direngen scakla ellerimi batrarak. Bir e
ye dokunmaya am, kuma ya da aa dnda bir eye. Dokunma
edimini gerekletirmeye am.
Ancak, sorabilsem, grg kurallarn bu derece ihlal edebil
sem bile, Rita buna izin vermezdi. Felaket korkuya kaplrd. Marthalarn bmfratemize etmeleri dnlemez.
Fratemize etmek, bir erkek karde gibi davranmak demektir.
Luke anlatt bunu bana. Bir kzkarde gibi davranmak anlamn
tayan uygun bir szck bulunmadn syledi. Sororize etmek
olmalyd, dedi. Latinceden. Bu tr ayrntlar bilmek Lukeun h o
una giderdi. Szcklerin kkenleri, garip kullanmlar. Ukalasn
diyerek kzdrrdm onu eskiden.
Ritann elinden karneleri alyorum. stlerinde resimler var,
dei toku edilebilecekleri eylerin: on iki yumurta, bir para pey
nir, et olduu varsaylan kahverengi bir ey. Elbise yenimin iinde
gei belgemi bulundurduum fermuarl czdana yerletiriyorum
onlar.
"Onlara, taze yumurta vermelerini syle," diyor Rita. "Ge
en seferki gibi olmasn. Ve bir pili, yle syle onlara, tavuk de
il. Kimin iin olduunu syle, bylece sallanp durmazlar."
"Tamam" diyorum. Glmsemiyorum. Neden dostlua ayar
taym ki onu?

3
Arka kapdan kyorum, geni ve dzenli baheye: ortada bir i
menlik alan, bir st aac, st aacnn boynu bkk iekle

18

ri; kenarlarda iek tarhlar, ilerinde, solmakta olan nergisler vt


etrafa renk saarak iek aan laleler. Laleler krmz; saplarn
doru daha koyu, sanki kesilmiler de oradan iyilemeye balyor
lar gibi.
Bu bahe Komutann Karsnn hkmranl altnda. Krl
maz penceremden darya bakarken ok kere grmtm onu
bahede, dizlerinin altnda bir yastk, geni bahe apkasnn st
ne atlm ak mavi bir pee ve yannda, makasn ve iekleri yerle
rine balamak iin ip paralarnn bulunduu bir sepet. Komutana verilen Muhafizlardan biri ar kaz ilerini yapar; Komutann Kars ynlendirir onu, bastonuyla iaret ederek. Elerin
ounun bu tr baheleri var, bu onlar iin dzenleyecekleri ve
bakmn stlenip stne titreyecekleri bir ey.
Bir zamanlar benim de bir bahem vard. Kazlm topran
kokusunu, elde tutulan iek soanlarnn tknaz biimlerini, do
luluklarn, parmaklar arasndan akan tohumlarn kard kuru
hrty hatrlayabiliyorum. Zaman byle daha abuk geebiliyor
du. Kimi zaman, Komutann Kars bir sandalye getirtip ylece
oturur bahesinde. Uzaktan, bu grnt huzuru artrr.
u an burada deil; nerede olduunu merak etmeye balyo
rum: Komutann Karsyla aniden karlamaktan holanmyo
rum. Belki rg ryor, oturma odasnda, arteriti yznden sol
aya taburenin zerinde. Ya da atk ryor, cephedeki Melekler
iin. Meleklerin bu tr atklara ihtiyalar olduunu pek sanmyo
rum; yine de, Komutann Karsnn yaptklar ok zenli. Dier
Elerin kulland have yldz rneine pek aldrmyor, zorla
yc gelmiyor bunlar ona. Atklarnn ularnda am aalar boy
gsterir, kartallar ya da yanyana duran hareketsiz insan figrleri,
erkek ve kz ocuu, erkek ve kz ocuu. Yetikin erkeklere gre
deil, ocuklar iin bunlar.
Bazen, bu atklarn hibir zaman Meleklere gnderilmedii
ni, sklp yine yumaklar halinde geri gnderildiini dn
rm, sras gelince tekrar rlmek iin. Belki de Eleri megul et19

mek, onlara bir ama duygusu kazandrmak iin. Yine de, Komutann Karsnn rgsn kskanyorum. Kolayca ulalabilecek
kk hedeflere sahip olmak iyi bir ey.
O benim neyimi kskanyor acaba?
Benimle konumuyor, kanlmaz olmadka. Onun iin ben
bir utancm; ve bir gereksinim.

lk kez be hafta nce bu grev yerine ulatmda yzyze gelmi


tik. nceki grev yerinin Muhafiz beni n kapya getirmiti. lk
gnlerde n kaplan kullanmamza izin verilir. Ama bundan sonra
arka kapy kullanmamz beklenir. ler tam rayna oturmad, he
nz ok erken, hi kimse emin deil statmzn tam olarak ne o l
duundan. Bir sre sonra ya hep n kapy ya da hep arka kapy
kullanacaz.
Lydia Teyze n kap iin kulis yaptn sylemiti. Sizinki e
refli bir konumdur derdi.
Muhafiz, zili ald benim iin, ancak birinin zili duyup hzla
gelebilmesi iin yeterince zaman gemeden kap ieriye doru alverdi. Kapnn arkasnda bekliyor olmalyd. Beklediim bir Marthayd, ancak karma o kt: toz mavi giysisiyle, hataya yer verme
yecek biimde.
Evet, yeni gelen sensin demek, dedi. eri girmem iin yana e
kilmedi, girii kapatarak kap aralnda ylece duruyordu. O izin
vermedike evin iine giremeyeceimi hissettirmek istiyordu bana.
Bu tr karlamalar bugnlerde iti kakl gereklemekte.
Evet, dedim.
Verandaya brak. Bunu, antam tayan Muhafiza sylemi
ti. anta krmz vinildendi ve fazla da byk deildi. inde klk
pelerinimin ve daha kaln elbiselerin bulunduu baka bir anta
daha vard, ancak o daha sonra gelecekti.
Muhafiz antay brakp ona selam verdi. Sonra arkamda, ge

20

ri dnen Muhafizn ayak seslerini, n kapnn t diye kapandn


duyabildim ve sanki koruyucu bir kolun ekilip alndn hisset
tim. Yeni bir evin eii yalnzlk doludur.
Arabann alp uzaklamasn bekledi. Yzne deil, bam
ne eikken grebildiim yerlerine bakyordum: mavi elbisesi al
tndaki kalnlam beli, bastonunun fildii tutmacndaki sol eli,
bir zamanlar herhalde gzel olan ve hl bakml yzk parman
daki byk elmaslar, kemikli parman ucundaki hafife eimli tr
plenmi trnak. Parmandaki bu eim ironik bir glmsemeydi
sanki, onunla alay eden bir ey gibi.
eri girebilirsin artk, dedi. Srtn bana dnp holden aa
topallayarak yrd. Kapy kapat ardndan.
Krmz antay ieri tadm, hi phe yok niyeti buydu, son
ra kapy kapadm. Ona hibir ey sylemedim. Onlar size doru
dan bir ey sormadka konumamak en iyisi, derdi Lydia Teyze.
Onlarn bak asyla dnmeye aln, derdi, ellerini kavutur
mu ve skca kenetlemi bir biimde, sinirli, savunucu glmseme
siyle. Bu, onlar iin de kolay deil.
eri gir, dedi Komutann Kars. Oturma odasna girdiimde
sandalyesine oturmutu bile, sol ayan da stne kanavieyle
gl sepeti ilenmi yastkl tabureye uzatmt. rgs sandalye
nin yannda, yerdeydi. ine batrlm ileriyle.
Ellerimi kavuturmu, nnde, ayakta duruyordum. Demek
yle, dedi. Dudaklarnn arasna bir sigara yerletirdi ve yakarken
onu skca kstrd. Dudaklar inceydi, bu haliyle, etrafndaki k
k dikey izgilerle, eskiden dudak kozmetikleri ilanlarnda gr
len dudaklara benziyordu. akmak fildii rengindeydi. Sigaralar
karaborsadan olmal, diye dndm ve bu bana umut verdi. im
di, gerek parann artk bulunmad bu zamanda bile, hl kara
borsa var. Her zaman bir karaborsa vardr, dei toku edilebile
cek bir ey vardr her zaman. Demek ki, kurallar zorlayabilen bir
kadnd o. Ancak benim pazarlayabileceim neyim vard ki?
21

Sigaraya arzuyla bakyordum. Likr ve kahve gibi, sigara da


yasak bana.
Demek u, eski nesi var oyunu ie yaramad, dedi.
Hayr, Efendim, dedim.
Glme denebilecek bir ses kard, sonra da ksrd. Yazk
olmu adama, dedi. Bu ikinci iin, deil mi?
nc, Efendim, dedim.
Senin iin de pek iyi saylmaz, dedi. Bir kez daha ksrmeyle
kark gld. Oturabilirsin. Bunun alkanlk haline gelmesini iste
mem, sadece bu seferlik.
Dik arkalkl sandalyelerden birinin ucuna ilitim. Gzm di
kip oday szmek istemiyordum, ona kar ilgisiz grnmek de; o
sra, samdaki mermer mine rafi, stndeki ayna ve iek buket
leri glgelerdi sadece, gz ucuyla grdm. Daha sonra fazlasy
la zamanm olacakt onlar incelemek iin.
imdi yz benimkiyle ayn seviyedeydi. Onu bir yerden tan
yorum gibi geldi; ya da en azndan bildik bir ey ard onda. Peesi
nin altndan bir tutam sa grnyordu. Hl sarnd. O zaman,
belki san boyadn, sa boyasnn da karaborsadan elde ettii
baka bir ey olduunu dnmtm, ancak imdi onun gerek
ten de sarn olduunu biliyorum. nce kvrk hatlar oluturacak
biimde alnmt kalar, bu da ona afallam bir ocukta grebile
ceiniz srekli bir aknlk, fke ya da merakllk grnts veri
yordu; ancak kalarn altndaki gz kapaklar yorgun grnly
d. Oysa gzleri deil, onlar kzgn gne altndaki bir yaz g
nn dmancl mavisiydi, sizi dlayan bir mavi. Burnu, bir zaman
larn deyiiyle irin olmalyd, ancak imdi yzne gre ok kk
t. Yz dolgun deil, ancak geniti. Aznn kenarlarndan aa
ya iki izgi iniyordu; aralarnda enesi yer alyordu, sklm bir
yumruk gibi.
Mmkn olduunca az grmek istiyorum seni, dedi. Senin
de byle dnmeni bekliyorum.
22

Cevap vermedim, evet aalamak, hayr da kar kmak olur


du nk.
Aptal olmadn biliyorum, diye devam etti. Sigarasndan bir
nefes ekip dumann fledi. Dosyan okudum. Bana kalrsa bu bir
i anlamasna benziyor. Ancak bana sorun karrsan, ben de sa
na sorun karrm. Anladn m?
Evet, Efendim, dedim.
Bana Efendim deme, dedi sinirli bir biimde. Bir Martha deil
sin sen.
Ona nasl hitap etmem gerektiini sormadm, nk byle
bir olayn hibir zaman gereklemeyeceini umduunu anlayabi
liyordum. D krklna uramtm. O sra, onu bir abla, bir an
ne figr, beni anlayp koruyacak birine dntrmek istedim. Es
ki grev yerimdeki E, zamannn ounu yatak odasnda geirmi
ti; Marthalar onun itiini sylyorlard. Bu seferkinin farkl ol
masn istiyordum. Onu, baka bir zaman ve yerde, baka bir ya
amda sevmi olabileceimi dnmek istiyordum. Ancak benim
onu, onun da beni sevemeyeceini imdiden grebiliyordum.
Yar iilmi sigarasn yanndaki sehpann stndeki kk yu
varlak kl tablasnda sndrd. Bunu kararl bir biimde yapt,
bir hamlede bir kez bastrarak, ou Elerin tercih ettii kibar ve
hafif vurularla deil.
Kocama gelince, dedi, neyse odur. Kocamdir ite. Bunun
tam olarak anlalmasn isterim. lm bizi ayrncaya kadar. Budur kesin olan.
Evet, Efendim, dedim tekrar, unutarak. Eskiden kk kzlar
iin, srtndaki ipi ektiin zaman konuan bebekler vard; sesimin
buna benzer, monoton bir ses, bir bebek sesi gibi ktn san
dm. Herhalde beni tokatlamay istemitir. Bize vurabilirler, In
cilde buna cevap veren rnekler var. Herhangi bir arala deil. Sa
dece ellerini kullanabilirler.
Mcadelesini verdiimiz eylerden biridir bu, dedi Komutann Kars, aniden bana bakmaktan vazgeip kemikli, elmas ss
23

l ellerine bakmaya balad, onu daha nce nerede grdm


anladm.
Sekiz ya da dokuz yandayken ilk kez televizyonda grm
tm onu. Pazar sabahlan annem uyurken, erken kalkp alma
odasndaki televizyona gider ve izgi film arayarak kanallan tarar
dm. Kimi zaman izgi film bulamadmda ocuklar iin ncil ma
sallarn anlattklarn ve ilahi syledikleri Yetien Ruhlarn n
cili erif Saatini seyrederdim. Kadnlardan birinin ad Serena
Joydu. Ba sopranoydu. Sarn ve narindi, burnu kk ve kal
kk ve ilahi sylerken yukar kaldrd gzleri iri maviydi. Ayn an
da hem glmseyip hem alayabilirdi, sesi en yksek notalara tit
rek, abasz trmanrken bir iki damla gz ya, sraya girmi gibi, za
rafetle yanandan aa szlrd. Dier ilere girmesi bundan
sonra olmutu.
nmde oturan kadn Serena Joydu. Ya da bir zamanlar y
leydi. Bu i dndmden de ktyd, demek ki.

Arka imenlii bir san ayrm izgisi denli dz blen akl yolda
yryorum. Gece boyunca yamur yam: yolun her iki tarafn
daki imenler slak, hava nemli. Orada burada solucanlar var, top
ran verimliliinin kantlar, gne tarafndan avlanm, yan l
solucanlar; esnek ve pembeler, dudaklar gibi.
Beyaz tahta kapy ap imenlii getikten sonra n kapya
doru devam ediyorum. Araba yolunda, evimize tahsis edilmi bir
Muhafiz arabay ykamakta. Bu da, Komutann evde, yemek oda
snn tesinde zamannn ounu geiriyor grnd kendi daire
sinde olduu anlamna gelmeli.
24

ok pahal bir araba bu, bir Whirlwind; Chariottan daha


iyi, bodur, pratik Behemothtan da ok daha iyi bir araba. Elbet
te, rengi de siyah, gcn ya da cenaze arabasnn rengi, aynca
uzun ve parlak. ofr elinde bir gderi paras, sevecenlikle araba
y siliyor. En azndan bu deimedi, erkeklerin iyi arabalar sevme
biimleri.
Muhafz niformas var stnde, ancak apkasn gsterili
bir biimde arkaya ir ve gneten yanm, koyu kllarla kapl
kollarn akta brakacal biimde gmleini dirseine kadar sva
m. Aznn bir kesin bir sieara var, bu onun da karaborsada
pazarlayabilecei bir eylere sahip olduunu gsteriyor.
Bu adamn ismini biliyorum: Nick. Biliyorum nk Rita ve
Corann ondan bahsettiini ve bir kez de Komutann ona seslen
diini duymutum: Nick, arabaya ihtiyacm olmayacak.
Burada, evde, garajn stnde kalyor. Stats dk: Ona
bir kadn tahsis edilmemi, bir tane bile. Deeri yok: Bu, bir tr
kusur, iliki noksanl olmal. Ancak bunu bilmiyormu ya da aldrmyormu gibi davranyor. An ilgisiz, ancak pek gurursuz de
il. Aptallk da olabilir, ama yle olduunu sanmyorum. Bayat
balk gibi kokuyor, derlerdi eskiden; ya da burnuma fare kokusu
geliyor. Garip bir koku. Kendimi, nasl kokabileceim dnmek
ten alamyorum. Ne balk ne de ryen fare kokusu, gnete ter
lemi, dumanla kaplanm yank bir ten. Derin bir nefes alarak i
ekiyorum.
Bana bakyor ve kendisine baktm gryor. Bir Franszn
yz: zayf, havai, dz ve keli, glmsedii zaman aznn etra
fnda beliren izgiler. Sigarasndan son bir nefes alyor, yola atp
stne basyor. Islk almaya balyor. Sonra da gz krpyor.
Bam ne eip beyaz kanatlar yzm saklayacak biimde
eviriyor ve yrmeye devam ediyorum. Kendini tehlikeye att,
ama neden? Peki, ya onu rapor etseydim?
Belki de sadece dosta davranyordu. Belki de yzmdeki ba
25

k grd ve onu yanl yorumlad. Aslnda istediim ey, sigaray


d.
Belki de bu bir snamayd, ne yapacam grmek iin.
Belki de o bir Gz.

Bam ne eik, arkama bakmadan n kapy ap ardmdan kapat


yorum. Kaldrm krmz tula deli. Dikkatimi stnde toplad
m manzara bu: Altndaki topran asrlardr meydana gelen k
donu yznden kvrld yerde yavaa dalgalanan dikdrtgen bi
imli alan. Tulalarn rengi soluk, ama yine de canl ve berrak. Es
kiye gre daha iyi temizleniyor kaldrmlar.
Keye kadar yryp bekliyorum. Eskiden beklemeyi bece
remezdim. Sadece durup bekleyenlere de hizmet ediyorlar, derdi
Lydia Teyze. Bize bunu ezberletmiti. Ve, iinizde buna dayana
mayanlarnz olacak, da derdi. Kiminiz sert zemine ya da dikenler
stne deceksiniz. Bazlarnzn kkleri zayf. Konutuu za
man aa yukar oynayan bir beni vard enesinin stnde. T o
hum olduunuzu ferz edin, derdi ve o an sesi kandrc, ibirliki
bir sese dnrd; tpk ocuklara bale reten ve kollar hava
ya, aa olduumuzu varsayalm, diyen kadnlarn sesi gibi.
Kede dikiliyorum, bir aa olduumu varsayarak.

Bir biim; bana benzeyen, yzn evreleyen beyaz kanatlaryla


krmz bir biim, bir sepet tayan, krmzlar iinde, tanmlanamaz
bir kadn kaldrmdan bana doru geliyor. Bana ulayor ve birbiri
mizin yzlerine gz atyoruz, bizi kuatan beyaz kumatan tnel
lerin iinden bakarak. Doru kii.
"Tanr meyveyi kutsasn," diyor bana, aramzdaki onaylanm
selam sz bu.
"Tanr yolunu asn," diye cevap veriyorum, onaylanm kar
26

lk. Dnyoruz ve byk evleri geerek ehrin merkezine doru


birlikte yryoruz. kili gruplar dnda oraya gitmemize izin veril
mez. Bunun korunmamz iin yapld dnlyor, ancak bu
sama bir dnce, zaten iyi korunuyoruz. Gerek u, o benim ca
susum, ben de onun. Gnlk yrylerimizin birinde meydana
gelen bir olaydan dolay birimiz kafesten dar kayarsa, dieri bun
dan sorumlu olacaktr.
Bu kadn iki haftadr yry arkadam. Ondan ncekine ne
olduunu bilmiyorum. Gnn birinde artk orada yoktu ite ve
onun yerine bu kadn gelmiti. Bu, hakknda soru sorabileceiniz
bir olay deildir, nk cevaplar genelde almak istediiniz cevap
lar deildir. Her neyse, bir cevap olamazd zaten.
Bu kadn benden biraz daha tombul. Gzleri kahverengi. s
mi de Gleninki, hakknda btn bildiim bu. Ar ballkla, ba
ne eik, krmz eldivenli ellerini nde kavuturmu ve eitilmi
bir domuzun arka ayaklan zerinde yrmesi gibi ksa kk adm
larla yryor. Bu yrylerde hibir zaman tmyle inanlara
kar bir ey sylemedi, ama te yandan, ben de byle bir ey sy
lemedim. Gerek bir inanan olabilir, isminin tesinde bir Damzlk
Kz. Bu tehlikeyi gze alamam.
"Sava iyi gidiyormu diye duydum," diyor.
"krler olsun" diye cevaplyorum.
"Tanr gzel bir hava gndermi bize."
"Mutlulukla karlyorum."
"Asilerden birkann daha hakkndan gelmiler, dnden bu
yana."
"krler olsun," diyorum. Bunu nasl rendiini sormuyo
rum ona. "Kimmi onlar?"
"Baptistler. Mavi Dalarda slenmiler. Onlar inlerinden et
miler."
"krler olsun."
Bazen sadece susmasn ve huzur iinde yrmeme izin ver27

meini istiyorum. Ancak haberlere, her trl habere, am; yalan


da olsa, onlarn da bir anlam olmal.
Engelli koulardaki ya da altyap kazlar yaplrken konan en
gellere benzeyen ilk bariyere ulatk: sar ve siyah izgili apraz
tahtalar, Dur anlamnda krmz bir altgen. Kapda, gece olmad
iin henz yanmayan birka fener var. Yukarmzda, telefon direk
lerine monte edilmi, acil olaylarda kullanlan projektrler oldu
unu biliyorum ve yolun her iki tarafndaki kulbelerde makineli
tfekli adamlar var. Yzmn yanndaki kanatlar beni engelledii
iin projektrleri ve kulbeleri grmyorum. Onlarn orada ol
duklarn biliyorum sadece.
Bariyerin arkasnda, dar geitte, bizi bekleyen iki adam var,
nan Muhafizlarnn yeil niformas, omuzlarndaki arma ve be
releriyle: iki kl, aprazlanm, beyaz bir gen zerinde. Muha
fzlar gerek asker deiller. Rutin polislik ve dier aalk iler iin
kullanlyorlar, rnein Komutann Karsnn bahesini kazmak
gibi; bunlar ya aptallar ya da yal, ya sakat ya da ok genler, teb
dil i kyafet dolaan Gzler dnda.
Bu ikisi ok gen: birinin byklar henz terlememi, dieri
nin yz de hl sivilceli. Genlikleri dokunakl, ancak bunun be
ni aldatamayacann farkndaym. Gen Muhafzlar genellikle en
tehlikeli, en fanatik, silahlarna en hzl davrananlardr. Zamanla
var olmay renememiler henz. Onlara temkinli yaklamak ge
rek.
Geen hafta bir kadn vurdular, tam burada. Bir Marthayd.
Elbisesi iinde gei belgesini aryordu, bir bombaya el attn san
dlar. Kadn kyafetine brnm bir erkek olduunu dnd
ler. Bu tr olaylar hep olmutur.
Rita ve Cora kadm tanyorlard. Mutfakta bu olay hakknda
konutuklarn duymutum.
lerini yapyorlar, dedi Cora. Bizi koruyorlar.
Bir lden gvenlisi yoktur, dedi Rita kzgn bir biimde. O
kadn iine bakyordu. Onu vurmak iin bir neden yoktu.
28

Bu bir kazayd, dedi Cora.


yle ey olmaz, dedi Rita. Her ey nceden ayarlanmt. La
vaboda kaplarla urarken kard sesleri duyabiliyordum.
Evet, biri bu evi havaya uurmadan nce iki kere dnecek
hi yoktan, dedi Cora.
Ne olursa olsun, dedi Rita. ok alyordu. Byle kt bir
lm hak etmemiti.
Daha kts de var, dedi Cora. En azndan abuk bir lm
oldu.
Evet, bu sylenebilir, dedi Rita. Ben biraz zamanm olsun is
terdim. leri yoluna koymak iin.

ki gen Muhafiz parmaklarnn n berelerinin kenarlarna


dedirerek bize selam veriyor. Bu tr ayncalklara sahibiz. Hizme
timizin doas gerei bize sayg gstermeleri gerekiyor.
Gei belgelerimizi geni elbise yenlerimizde bulunan fermuarl czdanlarmzdan kartyoruz, inceleyip damga vuruyorlar.
Adamlardan biri numaralarmz Kompeke basmak iin sadaki
kulbeye giriyor.
Belgemi geri verirken eftali renkli by olan, yzme baka
bilmek iin ban eiyor. Ona yardmc olmak iin bam biraz kal
dryorum ve gzlerimi gryor, ben de onunkileri, kzaryor. Y
z bir koyununki kadar uzun ve zgn, ancak gzleri bir teriyerin, yok hayr, bir spaniyelin kocaman alm byk gzleri gibi.
Derisi soluk ve salksz biimde narin bir grnme sahip, tpk
bir yarann altndaki deri gibi. Yine de elimi stne koymak istiyo
rum, bu korunmasz yzn. Baklarn karan o oluyor.
Bu bir olay, kurallara kk bir kar koyma, fark edilmeye
cek kadar kk, ancak bu tr anlar kendim iin sakladm dl
ler; gizlediim ekerlemeler gibi, ocukken, bir ekmecenin arkas
na. Bu tr anlar, olanaklardr, ufack gzetleme delikleri.
29

Gece, bu gen, grevde yalnzken ona bu tr bir yalnzlk


verilmeyecek olsa bile gelsem ne olurdu, onu beyaz kanatlar
mn altna braksam? Krmz kefenimi karp kenedimi ona, onla
ra, fenerlerin belirsiz nda gstersem ne olurdu? Uzun, siyah,
uultulu arabalaryla nananlarn Komutanlarnn, Kurtulu ve
Dua Trenleri iin mavi Eler ve beyaz peeli kzlarn, tknaz yeil
Marthalarn, arada srada Doumarabasnn ya da yaya gezen kr
mz Damzlk Kzlarn dnda kimsenin gemedii bu bariyerin ya
nnda sonsuza dek durduka dndkleri ey bu olsa gerek. Ger
i bazen siyah boyal, bir yannda beyaz kanatl bir gzn bulun
duu bir minibs geer. Minibslerin camlar koyu renklidir ve
n koltukta oturan adamlarn koyu renk gzlkleri vardr: ifte
belirsizlik.
Minibsler kesinlikle dier arabalardan daha sessiz. Onlar ge
tii zaman, gzlerimizi baka bir tarafa eviririz. erden gelen ses
ler varsa, onlar duymamaya alrz. Hi kimsenin yrei mkem
mel deildir.
Siyah minibsler bir kontrol noktasna geldikleri zaman, dur
madan gemeleri iin el sallanr. Muhafzlar ieri bakma, arama ve
yetkilerinden phe duyma gibi bir tehlikeye girmek istemezler.
Dnceleri ne olursa olsun.
Dnyorlarsa H e, bunu onlarn yzne bakmakla anlaya
mazsnz.
Ancak herhalde imenlie atlm elbiseler balamnda dn
myorlar. Bir pck dnseler bile, hemen ardndan yanan
projektrleri, tfek atlarn dnyor olmallar. Bunun yerine
grevlerini yapmay ve Meleklie terfi etmeyi, belki de evlilik izni
almay ve sonra da, yeterince g kazanabilir ve yeterince uzun ya
ayabilirlerse, kendilerine bir Damzlk Kzn tahsis edilmesini d
nyorlardr.

Bykl olan, bize kk yaya kapsn ayor ve geride kalyor,


30

epeyce kenara ekilerek; kapdan geiyoruz. Oradan uzaklarken


bizi izlediklerini biliyorum; kadnlara dokunmalarna henz izin
verilmeyen u iki adam. Bunun yerine gzleriyle dokunuyorlar,
kalalarm biraz oynatyorum, uzun krmz etein sallandn his
sederek. Tpk bir itin arkasndan nanik yapmak ya da ulaabilece
i bir uzaklktan tede bir kpei bir kemikle kztrmak gibi; bu
nu yaptm iin kendimden utanyorum, nk bunlarn hibiri
onlarn suu deil, ok genler.
Sonra da hi utanmadm anlyorum. G houma gidiyor;
bir kpek kemiinin gc, edilgen ama, orada ite. Bizleri grn
ce tahrik olup kendilerini gizlice boyal bariyerlere srtmek zorun
da kalyorlardr umarm. Ac ekecekler, daha sonra, gece, hizais
tikamete sokulmu yataklarnda. imdi kendileri dnda bir boal
ma aralar yok, kald ki bu bile bir tr gnah saylyor. Artk der
gi, film ya da dierlerin yerini tutacak bir eyler yok; ben ve gl
gem sadece, bir bariyerde dikkatle, dimdik duran ve giden ekilleri
mizi seyreden o iki adamdan uzaklaan.

iftlenmi, yolda yryorum. Artk Komutanlar sitesinde olma


mza ramen, burada da byk evler var. Evlerin birinin nnde
bir Muhafiz imen biiyor. imenler temiz, grnmleri irin, iyi
bakml; eskiden evler, baheler ve i dekorasyonla ilgili dergilerde
baslan gzel resimlere benziyorlar. Burada da ayn insan yoklu
u, ayn uykuda olma hali var. Cadde neredeyse bir mze ya da es
kiden insanlarn yaama biimlerini gstermek amacyla yaplan
maket ehirlerimdeki bir cadde gibi. Bu resimlerde, bu mzelerde,
bu maket ehirlerdeki gibi hi ocuk yok ortalkta.
31

Buras Gileadin kalbi, savan televizyon dnda zorla ieri gi


remedii yer. Snrlarn nerede olduundan emin deiliz, saldn ve
kar saldrlara gre srekli deiiyorlar, ancak buras merkez, hi
bir eyin hareket etmedii. Gilead Cumhuriyeti, derdi Lydia Tey
ze, snr tanmaz. Gilead iinizdedir.
Eskiden burada doktorlar otururdu, avukatlar, niversite
profesrleri. Artk avukatlar yok ve niversite de kapal.
Luke ve ben ara sra bu caddelerde yrrdk. Bunlara benze
yen bir ev, byk eski bir ev satn almak ve onu tamir etmekten
sz ederdik. Bir bahemiz olacakt, iinde de ocuklar iin salncak
lar. ocuklarmz olacakt. Bunun altndan kalkmamzn pek
mmkn olmayacan bilmemize ramen, konuacak bir eydi
bu. Pazar gnlerinin bir oyunu. P ylesi bir zgrln imdi s
z bile edilemez.

Bir anacaddeye alan keyi dnyoruz, burada trafik daha fazla.


Arabalar geiyor, ou siyah, kimisi de gri ve kahverengi. Sepetli
baka kadnlar da var, kimisi krmz, kimisi Marthalann donuk ye
ili iinde; kimisi de izgili elbiselerini giymi, krmz ve mavi ve ye
il ve ucuz ve yrtk prtk, bunlar daha fakir erkeklerin karlarn
belirliyor. Ekonokadn deniliyor onlara. Bu kadnlarn ayr ayn i
levleri yok. Her eyi yapmak zorundalar; yapabilirlerse. Bazen de
tamamen siyahlar iinde bir kadn geiyor, bir dul. Eskiden ok
vard onlardan, ancak grne baklrsa azalyorlar.
Komutanlarn Elerini kaldrmda gremezsiniz. Sadece ara
balar iindedir onlar.
Buradaki kaldrmlar betondan. Tpk bir ocuk gibi atlak
yerlere basmamaya zen gsteriyorum. Ayaklarm bu kaldrmlar
da yrrken hatrlyorum, nceki zamanda, ayaklanma ne giydii
mi. Bazen kou ayakkabs, yastk tabanl ve hava delikleri olan
cinsten, karanlkta yanstan fosforlu dokumadan yldzlaryla.
32

Geri geceleri komazdm hi, gndz de sadece kalabalk caddeler


de.
O zamanlar kadnlar henz korunmuyorlard.
Kurallar hatrlyorum, hibir zaman ifade edilmeyen ancak
her kadnn bildii kurallar: bir yabancya kapn ama sakn, polis
olduunu sylese bile. Kimlik kartn kapnn altndan vermesini
iste. Sorunu olduunu iddia eden bir motosikletiye yardm et
mek iin yolda durma. Kendini tut ve yrmeye devam et. Birisi s
lk alarsa arkana bakma. Gece tek bana bir amarhaneye git
me.
amarhaneleri dnyorum. Oralara giderken neler giymezdim ki: ortlar, kot, kou pantolonlar. Makinelere neler ne
ler koymazdm ki: kendi amarlarm, kendi sabunumu, kendi pa
ram, kendi bama kazandm paray. Byle bir denetime sahip ol
may dnyorum.
imdi ayn caddede yryoruz, krmz iftler halinde, hibir
erkek laf atmyor, bizimle konumuyor, bize dokunmuyor. Hi
kimse slk almyor.
Birden fazla zgrlk eidi vardr, derdi Lydia Teyze. Bir ey
ler yapma ve bir eylerden saknma zgrl. Anari gnlerinde,
bir eyler yapma zgrl vard. imdiyse size saknma zgrl
veriliyor. Azmsamayn bunu sakn.

nmzde sada, elbiseleri sipari ettiimiz dkkan var. Kimi in


sanlar bunlara alkanlklar diyorlar, yerinde bir laf. Alkanlklar
krmak zordur. Dkkann dnda byk tahtadan bir tabela asl,
altn bir zambak biiminde; Tarla Zamba deniyor ona. Zamba
n altnda harflerin boyayla kapatld yeri grebilirsiniz, o za
man dkkan isimlerinin bile bizim iin fazlasyla batan karc ol
duuna karar vermilerdi. imdi bu tr yerler ancak yazsz tabela
laryla biliniyor.
Zambaklar eskiden bir sinemayd. Oraya renciler oka gi
33

derdi. Her bahar bir Humphrey Bogart festivali dzenlenirdi, Lauren Bacall ya da Katherine Hepburnl, kendi balarna, kararla
rn kendileri veren kadnlar. Soyunuk szcnn olaslklarn
imleyen nleri aa kadar dmeli bluzlar giyerlerdi. Bu kadnlar
soyulabilirlerdi ya da soyulamazlard. Grne baklrsa seme
haklan vard. O zamanlar biz de seebilir gibi grnrdk. lme
ye yz tutmu bir toplumduk biz, derdi Lydia Teyze, ok fazla se
enek yznden.
Festivali dzenlemekten ne zaman vazgetiklerini bilmiyo
rum. Bym olmalydm. Bu nedenle fark etmedim.
Zambaklara girmeyip caddeyi geerek bir yan sokaa sapyo
ruz. lk duramz bir baka tahta tabelal dkkan: yumurta,
bir an, bir inek. St ve Bal. Kuyruk var, sramz bekliyoruz, ikier
ikier. Bakyorum da bugn portakal gelmi. Orta Amerika zgr
lklere kaybedildiinden beri portakal buimakTT)rlauTbazen
var, bazen de yok. Sava Kaliforniya portakallarna da mdahale
ediyor ve yol engelleri olduu ya da tren yollan havaya uuruldu
u zaman Florida bile gvenilir deil. Portakallara bakyorum, bi
rini arzulayarak. Ancak portakal iin karne getirmedim. Geri d
np Ritaya bundan bahsedeceim, diye dnyorum. Sevine
cektir. Bir ey, kk bir baan olacaktr portakal aldrtmak.
Tezgaha ulaanlar te tarafta duran Muhafiz niformal iki
adama karnelerini veriyorlar. Konuan pek kimse yok, geri fislt
var ve kadnlar balarn bir bu yana bir o yana sinsi sinsi eviriyor
lar: buras, al veri yeri, tandnz birini grebileceiniz bir yer,
nceki zamandan ya da Krmz Merkezden. Tandk bir yz y
le bir grebilmek bile yreklendirici. Ah, u Moiray bir grebilsem, sadece grebilsem onu, hl varolduunu bilsem. Artk, bir
arkadaa sahip olmay hayal etmek bile ok zor.
Ancak Gleninki, yanmda, etrafna bakmyor. Belki de artk
kimseyi tanmyor. Belki de hepsi kayboldu, tanm olduu kadn
lar. Ya da belki grlmek istemiyor. Sessizce dikiliyor, ba eik.
iftli.sramzda beklerken kap alyor ve ieri iki kadn daha
34

giriyor, ikisi de Damzlk Kzlarn krmz elbiseleri ve beyaz kanat


laryla. Birinin karn burnunda, bol elbisesi altnda, karn utkulu
bir biimde ikin. Odada bir hareketlenme oluyor, bir fsldama,
bir nefes koyveri; elimizde olmadan balarmz eviriyoruz, kaba
ca, daha iyi grmek iin; ona dokunmak iin can atyor parmaklar
mz. Bizim iin o byl bir varlk, kskanlk ve arzu nesnesi, ona
imreniyoruz. Doruktaki bayrak o, bize hl ne yaplabileceini
gsteren: biz de kurtarlabiliriz.
Odadaki kadnlar fisldayorlar, hatta neredeyse konuuyor
lar, heyecanlar ylesine byk.
"Kim o?" dendiini duyuyorum arkamda.
"Wayninki. Yo. Warreninki."
"Gsteri," diye tslyor bir ses, doru da. Gebelii bu derece
ilerlemi olan bir kadnn dar kmas, al veri yapmas gerekmi
yor. Karn kaslarnn iyi almas iin gnlk yry de artk zo
runlu deil. Sadece yer egzersizlerine gereksinimi var, nefes alma
verme altrmalarna. Evinde kalabilirdi. Hem darda olmak
onun iin tehlikeli de, kapnn dnda onu bekleyen bir Muhafiz
olmal. Artk bir hayat taycs olduuna gre, lme daha yakn
ve zel korumaya ihtiyac var. Kskanlk ulaabilir ona, daha n
ce de olmutu bu. imdi btn ocuklar isteniyor, ama herkes tarafindan deil.
Ancak bu yry onun bir kaprisi belki, kaprislere boyun
eiyorlar, gebelik bu derece ilerlediinde ve dk olmadnda.
Ya da belki onlardan biridir, Ykleyin daha, tayabilirim; bir e
hit. Ban etrafa bakmak iin kaldrdnda yzn bir an iin g
ryorum. Arkamdaki ses haklyd. Kendini gstermek iin gelmi.
Pespembe olup kzaryor, her anndan da zevk alyor.
"Susun," diyor tezgahn arkasndaki Muhafizlardan biri ve
okullu kz ocuklar gibi susuyoruz.
Gleninki ve ben tezgaha ulatk. Karnelerimizi uzatyoruz ve
bir Muhafiz istediimiz st ve yumurtalar verirken dieri numara
lar Kompbayta giriyor. Aldklarmz sepetlerimize koyup tek
35

rar dar kyoruz, gebe kadnn ve ortann yanndan geiyoruz,


yannda leylek gibi, bzlm duran kadnn; Hepimiz gibi. Gebe
kadnn karn ok byk bir meyveye benziyor. Humungous, o
cukluuma ait bir szck. Elleri karnn stnde duruyor, onu
korumak ister ya da ondan bir eyler, scaklk ve g, toplar gibi.
Yanndan geerken dorudan bana, gzlerimin iine bakyor
ve kim olduunu hatrlyorum. Krmz Merkezde beraberdik, Lydia Teyzenin gzdelerinden biriydi. Hi sevmemitim onu. nce
ki zamanda ismi Janinedi.
Janine bana bakyor ve aznn kenarlarnda bir srtn izgi
leri beliriyor. Elbisenin altnda karnmn dmdz kald yere bak
yor ve kanatlar yzm kapatyor. Sadece alnnn kk bir bl
mn ve burnunun pembemsi ucunu grebiliyorum.

Sonraki duramz, tabelas iki zincire asl byk tahta bir domuz
pirzolasndan ibaret olan Bilumum Etler. Burada o kadar uzun
bir kuyruk yok; et pahal. Komutanlar bile her gn alamyorlar.
Gleninki biftek alyor, yine de, bu hafta ikinci kez. Bunu Marthalara anlatacam. Duymaktan holandklar trden bir ey bu. Ba
ka evlerde ilerin nasl yrtld konusuyla ok ilgileniyorlar;
bu tr nemsiz dedikodu paralan onlara gurur ya da honutsuz
luk duyma firsat veriyor.
Kasap kadna sarlp iple balanm pilici alyorum. Plastik
olan pek bir ey kalmad, artk. Sonu gelmez beyaz plastik al ve
ri torbalarm hatrlyorum, spermarketten alnan; onlar atmak
tan nefret eder, lavabonun altna tktrrdm, ta ki ar oalp
dolabn kapsn atmda dan firlayarak yerlere salma gnleri
gelinceye kadar. Luke yaknrd bundan. Belirli aralklarla btn
torbalar toplayp dar atard.
Kz bunlardan birini alp bana geirebilir, derdi. ocuklarn
oynamay ne kadar ok sevdiini bilirsin. Bunu asla yapmaz, der
dim. Artk byd. (Ya da ok akll ya da ok ansl.) Ancak kor36

kuyla rperirdim, sonra da bu kadar dikkatsiz olduum iin sulu


luk duyardm. Doruydu, ok eyi olduu gibi kabul ederdim; ka
dere gvenirdim, o zamanlar. Onlar daha yksek bir dolapta birik
tireceim, derdim. Hi biriktirme onlar, derdi. Onlar hibir ite
kullanmyoruz. p torbalar, derdim. O da derdi ki...
Burada ve imdi olmaz. nsanlarn bakt bir yerde olmaz.
Dnyorum, yekpare cam vitrinde siluetimi gryorum. Dar
kmz demek, caddedeyiz.

Bir grup insan geliyor bize doru. Turistler, grne baklrsa Ja


ponyadan, belki de bir ticaret heyeti, tarihsel yerler turunda ya
da yerel hayat kefinde. Ufak tefek olduklar iin hemen gze ar
pyorlar; her birinin kendi fotoraf makinesi, kendi glmsemesi
var. Etraflarna bakyorlar, parlak gzleriyle, balarn ard kula
r gibi havaya kaldrarak, saldrgan neeleriyle; onlara bakmaktan
kendimi alamyorum. Kadnlarn bu kadar ksa etek giydiklerini
grmeyeli ok oldu. Etek boyu hemen diz altnda ve bitiminde ba
caklar grnyor, ince oraplarn iinde, neredeyse plak, cret
kr ve ayaa zarif ikence aletleri gibi balanm eritleriyle yksek
topuklu ayakkablar. Kadnlar, srklar stndeymi gibi ivili
ayakkablar zerinde, dengesiz, sallanyorlar; srtlar bel blgesin
de da doru bklp popolar dan itilmi. Kadnlarn balar
ak, salarn da olanca siyahlklar ve cinsellikleriyle tehir ediyor
lar. Krmz ruj srmler, azlarnn nemli oyuklarn belirleye
rek, tpk nceki zamandan kalma bir tuvalet duvarndaki karala
malar gibi.
Yrmekten vazgeiyorum. Gleninki de duruyor yanmda
ve onun da gzlerini bu kadnlardan ayramadn biliyorum. B
ylendik, ancak tiksindik de. plak gibiler. ok ksa srm, fikri
mizi deitirmemiz, bu tr eyler hakknda.
Sonra dnyorum: Eskiden ben de byle giyinirdim. z
grlkt bu.
37

Batllam, derlerdi buna eskiden.


Japon turistler cvldaarak bize doru geliyorlar ve balarm
z baka bir yana evirmekte ge kalyoruz: yzlerimiz grld bi
le.
Bir evirmen var yanlarnda, standart mavi takm elbiseli ve
krmz kravatl, stnde kanatlgz olan kravat ineli. Grup
tan ayrlp nmze geerek yolumuzu kesiyor. Turistler kmele
iyorlar arkasnda; biri fotoraf makinesini kaldryor.
"Affedersiniz," diyor her ikimize de, yeterince kibarca. "Bir fo
torafnz ekebilir miyiz diye soruyorlar."
Kaldrma bakyorum ve bam Hayr anlamnda sallyorum.
Grmeleri gereken ey sadece beyaz kanatlar, yzn bir blm,
enem ve azmn bir paras. Gzleri asla. evirmenin yzne
bakmayacak kadar akllym. evirmenlerin ou Gz ya da yle
syleniyor.
Evet demeyecek kadar da akllym. Alak gnlllk grnmezliktir, derdi Lydia Teyze. Asla unutmayn bunu. Grlmek
grlmek derken sesi titriyordu ulalmaktr. Olmanz gere
ken ey, kzlar, ulalmazlk. Kzlar derdi bize.
Yanmda Gleninki de sessiz. Krmz eldivenli ellerini elbisesi
nin kollar iine sokmu, saklamak iin.
evirmen gruba tekrar dnp ksa ve kesik cmlelerle geve
zelik ediyor. Ne syleyeceini biliyorum, repliini biliyorum. Bu
radaki kadnlarn farkl geleneklere sahip olduklarn, onlara bir fo
toraf makinesinin objektifinden bakmann, onlara gre, tecavz
saylacan anlatacaktr.
Kadnlarn ayaklaryla ipnotize olmu bir biimde aa, kald
rma bakyorum. lerinden biri ayak parmaklarn akta brakan
sandaletler giymi, trnaklar da pembe boyanm. Ojenin kokusu
nu anmsyorum, ikinci kat ok erken srdnde nasl krtn,
ince klotlu orabn satenimsi dokunuunu, bedenin btn arl
yla ayakkabnn aklna doru itilirken ayak parmaklarnn ne-

38

ier hissettiini. Ojeli kadn, arln bir ayandan dierine veri


yor. Ayakkablarn hissedebiliyorum, kendi ayaklarmda. Ojenin
kokusu acktrd beni.
"Affedersiniz," diyor evirmen yine, dikkatimizi ekmek iin.
Onu duyduumu gstermek iin bam sallyorum.
"Bu adam, mutlu musunuz diye soruyor," diyor evirmen.
Meraklarn dleyebiliyorum: Mutlular m? Nasl mutlu olabili
yorlar? Siyah ak gzlerini zerimizde hissedebiliyorum, cevapla
rmz yakalayabilmek iin nasl biraz nce eildiklerini, zellikle
kadnlarn, ama erkeklerin de: Biz onlar iin bir giz, yasak, onlar
heyecanlandran bir eyiz.
Gleninki bir ey sylemiyor. Sessizlik. Ancak bazen konu
mamak da ayn derecede tehlikelidir.
"Evet, ok mutluyuz," diye mrldanyorum. Bir ey syle
mek zorundaym. Baka ne syleyebilirim ki?

Bilumum Etlerden bir blok sonra, Gleninki duraklyor, hangi


yoldan gideceini kestiremiyormu gibi. Bir seeneimiz var. Ya
dorudan geriye dnebiliriz ya da uzun yoldan gidebiliriz. Hangi
yolu yeleyeceimizi imdiden biliyoruz, nk her zaman ora
dan gideriz.
"Kiliseden gemek isterdim," diyor Gleninki, dindarmas
na.
"Tamam," diyorum, geri onun kadar ben de biliyorum ger
ekte neyin peinde olduunu.
Yryoruz, sknet iinde. Gne km, gkyznde be
yaz kabark bulutlar var, ba olmayan koyunlara benzeyen. Ka39

iratlarmzla, at gzlklerimizle, yukar bakmak zor, gkyzn,


herhangi bir eyi tamamyla grmek zor. Ancak bunu yapabiliyo
ruz bir an iin, ban yukar ve aa, yana ve geriye doru hzl bir
hareketiyle. Dnyay kaamak anlarda grmeyi rendik.
Sada, yryebilirseniz, sizi nehre gtrecek olan bir cadde
uzanyor. Orada bir zamanlar sandallarn bulunduu kaykhane
var ve birka kpr; ayrca aalar, eskiden kazanmak iin krekle
rini gnee doru kaldran plak kollu erkekleri seyredebildiiniz
yeil kayklar. Nehre giden yolda eski renci yurtlan var, imdi
baka amalar iin kullanlan, masals kuleleriyle, beyaz, altn ren
gi ve maviye boyanm. Gemii dnrken setiimiz eyler g
zel olanlardr. Her eyin bu biimde olduuna inanmak isteriz.
Erkek Kurtulu Ayinlerinin yapld stadyum da orada. Aynca, futbol malar da burada yaplyor. Bunlar hl srdryor
lar.
Artk nehre gitmiyofum ya da kprleri gemiyorum. Ya da
metroya, hemen orada bir istasyon olmasna karn. Onlan kullan
mamza izin verilmiyor, artk Muhafzlar var orada, nk bu basamaklar inip nehrin altndaki trenlere binerek ana ehre gitmek
iin resmi bir nedenimiz yok. Buradan uraya neden gitmek isteye
cektik ki? Niyetimiz iyi olamazd ve onlar da bunu anlarlard.
Kilise kk, burada ilk ina edilenlerden, yzlerce yl nce.
Altk kullanlmyor, bir mze olmak dnda. inde resimler gre
bilirsiniz, uzun kasvetli elbiseler giymi, salan beyaz ballarla r
tlm kadnlarn ve kaskat duran, koyu renk elbiseli ve glmse
meyen erkeklerin. Atalarmz. Giri serbest.
eri girmiyoruz yine de, patikada duruyoruz, kilise mezarl
na bakarak. Eski mezar talan hl orada duruyorlar, iklimin etki
siyle deimi, anm, kafataslan ve apraz kemikleriyle, memento
mori*, hamursuratl melekleriyle, bize lml zamann getii
ni hatrlatan kanatl kum saatleri ve daha sonraki bir yzyldan,
kllkleri ve st aalaryla, at tutmak iin.
* Memento mori (lat.): Kuru kafa gibi lm sembol (.N.)

40

Nc mezar talarna ne de kiliseye ilitiler. Onlar rahatsz eden


ey, daha yakn tarih.
Gleninkinin ba eik, sanki dua ediyor. Bunu her defasnda
yapar. Belki, diye dnyorum, biri var, yok olan zel biri,
onun iin de: bir erkek, bir ocuk. Ancak buna pek inanamyo
rum. Her ii gsteri olsun diye yapan, doal davranmaktan ok
rol yapan bir kadn olarak dnyorum onu. Bu tr eyleri iyi
grnmek iin yapyor, diye dnyorum. Bunlardan en iyi bi
imde yararlanmaya alyor.
Ancak ben de ona byle grnyor olmalym. Nasl baka
trl olabilir ki?
imdi arkamz kiliseye dnyoruz ve ite, gerekte grmeye
geldiimiz ey: Duvar.
Duvar da yzlerce yllk; ya da en azndan bir yzyl akn.
Kaldrmlar gibi o da krmz tuladan, bir zamanlar sade fakat g
zel olmalyd. imdi kaplarda nbetiler var ve stne metal des
teklerle irkin yeni projektrler yerletirilmi; duvar boyunca di
kenli tel ve stne de beton iine krk camlar denmi.
Bu kaplardan imse isteyerek girmez. nlemler dar kma
ya alanlar iin; geri elektronik alarm sistemini geerek, ierden
Duvara kadar bile ulamak olanakszdan da te.
Ana kapnn yannda alt beden daha asl, boyunlarndan; el
leri nlerinden balanm, omuzlar stne yatm balar beyaz
torbalar iinde. Bu sabah erkenden Erkeklerin Kurtulu Ayini ya
plm olmal. anlar duymadm. Belki de onlara almmdr.
Sanki bir iaret zerine birlikte duruyoruz ve bedenlere bak
yoruz. Bakmamzn sakncas yok. Zaten yle yapmamz bekleni
yor: orada bulunmalarnn nedeni bu, duvarda sallanmalarnn.
Bazen gnlerce orada kalrlar, yeni bir grup gelinceye kadar, yle
ki mmkn olduu kadar ok insan onlar grme ansna sahip ol
sun.
engellere asllar. Bu ama iin yerletirildi engeller Duvarn tulalarna. Hepsi dolu deil. Kolu olmayanlar iin yapl
41

m protezlere benziyor engeller. Ya da elikten soru iaretlerine,


ters dnm ve yana yatk.
En kts balar zerindeki torbalar, yzlerinin alabilecei
ekillerden daha kt bunlar. Adamlarn yzleri, henz boyanma
m bebeklere benziyor; korkuluk gibi, bir bakma yleler zaten,
nk amalar korkutmak. Ya da balar, un ya da hamur gibi
ayrt edilemez bir malzemeyle doldurulmu uvallar sanki. Bala
rn belirgin arl, boluu, yer ekiminin onlar aa ekmesidir
bu etkiyi yaratan, onlar dik tutacak dirimsel bir g yoktur artk.
Bu balar sfirdr.
Bizim yaptmz gibi tekrar tekrar bakarsanz, beyaz bezin al
tnda yzlerin ana hatlarn grebilirsiniz, gri glgeler gibi. Balar,
dm kmr gzleri ve havu burunlaryla kardan adamlarn
balardr. Balar erimekte.
Ancak azn bulunmas gereken yerde beyaz kumatan sz
m bir kan izi bulunuyor torbalarn birinde. Baka bir az olutu
ruyor, kk krmz bir az, ana okulu ocuklarnn kaln fralar
la boyadklar azlar gibi. Bir ocuun glmseme tasavvuru. So
nuta, dikkati stne eken bu kandan glmseme. Kardan adam
deil ki bunlar.
Adamlar beyaz nlkl, tpk doktorlarn ya da bilim adamla
rnn giydikleri cinsten. Sadece doktorlar ve bilim adamlar deil
buraya aslanlar, bakalar da var, ama bu sabah bunlan avlam ol
mallar. Her birinin boynunda neden idam edildiini gsteren bir
yafta var: bir fts izimi. Demek ki doktordular, nceki zaman
da, bu tr ilem yasalken. Melek yapclar denirdi onlara: yoksa
baka bir ey miydi bu? imdi hastane kaytlarnn incelenmesi sra
snda ortaya karlmlar ya da, daha dorusu, meydana gelecek
ler anlalnca ou hastane bu kaytlar yok ettiinden, muhbir
ler tarafndan: eski bir hemire belki ya da iki hemire, nk tek
bir kadnn tankl artk kabul edilmiyor; belki kendini kurtarma
y uman baka bir doktor ya da oktan sulanm biri, bir dman
n ele veren ya da gvenlii iin rasgele umarsz bir teebbste bu
lunan. Geri muhbirler her zaman affedilmezler.
42

Bize bu adamlarn sava sulular gibi olduklar sylenirdi.


Yaptklarnn o zaman yasal olmas bir mazeret saylamazd: sula
r gemii olduu denli bugn de ilgilendirir. Ktlk yaptlar
ve kalanlara rnek oluturmallar. Bu pek gerekli olmasa da. Bu
gnlerde, gebe kalma ansna eriebilmi olan akl banda hibir
kadn bir doumu engellemeye almaz.
Bu bedenlere kar hissetmemiz beklenen ey nefret ve fke.
Ancak bunlar hissetmiyorum. Duvarda asl bu bedenler zaman
yolcular, tarihin hatalar. Gemiten geldiler buraya.
Onlara kar hissettiim boluk. Hissettiim, hissetmemem
gereken ey. Hissettiim ksmen ferahlama, nk bu adamlarn
hi biri Luke deil. Luke bir doktor deildi. Deil.

O krmz glmsemeye bakyorum. Glmsemenin krmzs Serena Joyun bahesindeki lalelerin krmzs, ieklerin dibine doru
iyilemeye baladklar yerdeki krmz. Renk ayn ama aralarnda
balant yok. Laleler kann laleleri deil, krmz glmsemeler i
ek deil, hibiri dierine bir yorum getirmiyor. Lale, asl adama
inanszln nedeni deil ne de bunun tersi doru. Her biri deer
li ve gerekten orada. Yolumu bu tr deerli nesneler tarlasndan
geerek bulmalym, her gn ve her biimde. Bu t r ayrmlar yap
maya byk aba harcyorum. Bunlar yapmaya ihtiyacm var.
Kendi zihnimde ok ak seik olmalym.
Yanmdaki kadnn titrediini hissediyorum. Alyor mu? Bu,
iyi grnmesini nasl salayabilir ki? renmeyi gze alamam. El
lerimin sepetin kolunu skca kavram olduunu fark ediyorum.
Hibir eyi aa vurmayacam.
Altnz ey, derdi Lydia Teyze, sradanlktr. Bu size imdi
sradan grnmeyebilir, ancak bir sre sonra sradan grnecek
tir. Sradan olacaktr.
43

III
Gece

Gece benim, bana ait bir zaman, istediim gibi kullanabilirim, ses
siz kaldm srece. Kprdamadm srece. Hareketsiz yattm
srece. Yatmak ve yatrmak arasndaki fark. Yatrmak her zaman
edilgendir: Eskiden erkekler bile, yatrlmak isterdim derlerdi. Yine
de kimi zaman, kz bir yatrsaydm derlerdi. Btn bunlar tama
men speklasyon. Erkeklerin eskiden ne dediklerini gerekten bil
miyorum. Sadece szckleri var bende.
Odann iinde, tavandaki sval gzn altnda, beyaz perdele
rin ardnda, araflarn arasnda, onlar kadar dmdz, yatyorum
yleyse, kendi zamanmn dna adm atyorum. Zamann dna.
Yine de zaman bu, ben de dnda deilim.
Ancak gece benim k zamanmdr. Nereye gitsem?

Gzel bir yerlere.


Yatamn ucunda, bacaklar apraz, topuu dizinde, mor tu
lumu iinde, kulanda uzun bir kpe, garip olmak iin altn rengi
ne boyad trnaklaryla, ksa san ulu parmaklar arasnda bir siga
rayla, Moira. Hadi, bira imeye gidelim.
Yatama kl dryorsun, dedim.
Yatan yapsan byle bir sorun olmaz, dedi Moira.
Yarm saat sonra, dedim. Ertesi gne, bir devim vard. Ney
di? Psikoloji, ngilizce, ktisat. Bu tr eyleri okuyorduk o zaman
lar. Odada, yerde yzst kapatlm, oraya buraya msrife sal
m kitaplar vard.
imdi, dedi Moira. Yzn boyaman gerekmez, ben varm sa
dece. devinin konusu ne? Ben daha geenlerde flrt tecavzleri
hakknda bir tane yazdm.
47

Flrt tecavz, dedim. Bakyorum da pek balsn modaya.


Bir tr tatlya benziyor. Flrtte cavze.
Hah, hah, dedi Moira. Ceketini al.
Kendisi ald ve bana doru firlatt. Senden be dolar bor al
yorum, tamam m?

Ya da parkta bir yerde, annemle birlikte. Ka yandaydm ki? So


uktu, nefeslerimizin buhar nmz sra kyordu, aalarda hi
yaprak yoktu; gri bir gkyz, havuzda iki rdek, kederli. Cebim
de parmaklarmn arasnda ekmek krntlan. Hadi bakalm, rdek
leri beslemeye gidiyoruz, dedi annem.
Ancak orada kitap yakan birka kadn vard, annemin gerek
ten peinde olduu ey buydu. Arkadalarn grmek; bana yalan
sylemiti, cumartesileri gya benim gnmd. Somurtarak uzak
latm ondan, rdeklere doru, ne var ki ate beni kendisine ekti.
Birka erkek de vard kadnlarn arasnda ve yaktklar da der
giydi. Benzin dkm olmalydlar, nk alevler ok yksekti,
sonra, bir kerede birka taneden fazla olmamak kaydyla, dergileri
kutulardan alp atee atmaya baladlar. Kimisi ark sylyordu;
seyirciler toplanyordu.
Yzleri mutluydu, neredeyse kendinden gemi. Ate bunu
baarabilir. Annemin genelde solgun, ince olan yz bile, kzar
m ve neeli grnyordu, bir Noel kart gibi; iri yar bir kadn da
ha vard, yananda isli bir leke ve portakal rengi rg apkal,
onu hatrlyorum.
Bir tane atmak ister misin, canm? dedi. Ka yandaydm ki?
Berbat sprntler iin iyi bir kurtulu, dedi, kkrdayarak.
Olur mu? diye anneme dnd.
stiyorsa, dedi annem, sanki onu duyamyormuum gibi ba
kalaryla hakkmda konuma alkanl vard.
Kadn, dergilerden birini bana uzatt. Gzel bir kadn vard
48

sapanda, elbisesiz, ellerine sarlm ve tavandan sarkan bir zincirc aslyd. lgiyle bakyordum dergiye. Beni korkutmuyordu. Sal.andn dnyordum, televizyonda, bir sarmakta sallanan
Tarzan gibi.
Aman grmesin, dedi annem. te, dedi bana, at onu, abuk.
Dergiyi alevlere attm. Yanarken kan rzgarda sayfalar al
d, hl yanan kadn bedenlerinin paralar gzlerimin nnde sivah kle dnerek havada uumaya balad.

yi de sonra ne olur, iyi de sonra ne olur?


Zaman yitirdiimi biliyorum.
neler, haplar, buna benzer eyler olmalyd. Yardm olma
dan bu kadar ok zaman yitirmi olamazdm. ok geirdiniz, dedi
ler.
Kpren dalgalar gibi bir grleme ve kargaayla kendime gel
dim. ok sakin olduumu hatrlayabiliyorum. lm da, bana
lk gibi gelmiti, ama sadece bir fislt da olabilirdi, Nerede o?
Ona ne yaptnz?
N e gece vard, ne gndz; sadece bir titreim. Bir sre sonra
tekrar sandalyeler vard ve bir yatak ve bundan sonra da bir pence
re.
O iyi ellerde, dediler. Uygun insanlarla birlikte. Sen uygun
deilsin, ancak onun iin en iyisini istiyorsun, deil mi?
Onun bir resmini gsterdiler bana, darda imenler zerin
de, yz kapal bir oval biiminde. Ak renk salan bann arkas
na skca toplanmt. Tanmadm bir kadnn elini tutuyordu.
Boyu kadnn dirseine kadar geliyordu ancak.
Onu ldrdnz, dedim. Bir melee benziyordu, ciddi, y o
un, havadan ibaret.
Hi grmediim, yere kadar inen beyaz bir elbise giymiti.

49

Bunun sadece anlattm bir yk olduuna inanmak isterdim.


Buna inanmay gereksiniyorum. nanmak zorundaym. Bu tr y
klerin sadece yk olduuna inanabilenlerin anslar daha fazla.
Bu anlattm bir ykyse, o zaman sonunu kontrol edebili
rim. O zaman yknn bir sonu olacak ve ardndan gerek yaam
gelecek. Braktm yerden devam edebilirim.
Bu, anlattm bir yk deil.
Bu, yaamaya devam ettiim srece zihnimde anlattm bir
vk.
Yazmaktansa anlatmak, nk yazmak iin hibir eyim yok
ve yazmak kesinlikle yasak. Ancak, bu bir ykyse, kafamn iinde
bile, onu birine anlatyor olmalym. Bir yky sadece kendine
anlatamazsn. Her zaman bir bakas vardr.
Hi kimse olmasa bile.
yk mektup gibidir. Sevgili Sen, diyeceim. Sadece sen,
bir ismin olmakszn. Bir isim vermek seni gerekler dnyasna ba
lar, bu daha rizikolu, daha tehlikeli: orada darda, senin yaama
ansnn ne olduunu kim bilir? Sen, sen diyeceim, eski bir ak
arks gibi. Sen birden fazla demek olabilir.
Sen, binlerce demek olabilir.
Yakn bir tehlikede deilim, diyeceim sana.
Beni duyabileceini farzedeceim.
Ne var ki yararsz bu, duyamayacan biliyorum.
J

50

IV
Bekleme Odas

Havann gzellii sryor. Yazlk elbiselerimizi ortaya karp k


lahta dondurma almaya gittiimiz Haziranlar gibi neredeyse. Duvarda yeni beden asl. Biri stnde hl siyah cppesi olan bir
papaz. Bunlar yllar nce, mezhep savalar ilk baladnda giy
mekten vazgemi olmalarna ramen, mahkeme iin giydirmiler
ona; cppe onlarn hemen gze arpmalarna neden oluyordu.
teki ikisinin boynuna mor yafta asl: cinsel ihanet. Bedenlerinde
hl Muhafiz niformas tayorlar. Birlikte yakalanm olmallar,
ama nerede? Klada m, duta m? Sylemesi zor. Krmz glmsemeli kardan adam gitmi.
"Geri dnmeliyiz," diyorum Gleninkiye. Bunu syleyen be1
nim hep. Bazen bunu sylemesem, Gleninki sonsuza dek burada
kalacak gibi geliyor bana. Yas m tutuyor, yoksa eytanca bir zevk
mi alyor? Hl emin deilim bundan.
Sanki sesle harekete geiyor, sanki kk yal tekerlekler
zerinde, sanki bir mzik kutusunun tepesindeymi gibi tek sz
sylemeden dnyor. Onun bu zarafetine ierliyorum. Sanki g
l bir rzgar altnda eilmi gibi duran uysal ban kskanyorum.
Ama ortalkta rzgar filan yok.
Duvardan ayrlp scak gnein altnda, geldiimiz yoldan ge
ri dnyoruz.
"Gzel bir Mays gn," diyor Gleninki. Bann bir cevap
bekleyerek dndn grmekten ziyade hissedjyorum.
"yle," diyorum. "Tannya kr," diye ekliyorum sonradan
aklma gelmi gibi. Mayday uzun bir zaman nce, lisede okuduu
muz u savalarn birinde kullanlm bir tehlike iaretiydi. Bu sa
valar srekli birbirine kartryordum, ancak dikkat edilirse onlan uaklarna bakarak ayrt etmek mmknd. Bana Maydayden
53

bahseden Luketu, yine de. Mayday, Mayday, uaklar vurulan pi


lotlar iin ve gemiler gemiler iin de geerli miydi? denizde vu
rulan. Belki de gemilerinki SOS iaretiydi. Bir yerden bunu aratrabilmeyi isterdim. Ve zaferin balangc iin, u savalarn birinde,
Beethovenden de bir eydi.
Maydayin kkeninin ne olduunu biliyor musun? dedi Luke.
Hayr, dedim. Byle bir durumda kullanmak iin garip bir
szck, deil mi?
Gazeteler ve kahve, Pazar sabahlarnda, kz domadan nce.
Hl gazeteler vard, o zaman. Onlar yatakta okurduk.
Franszca, dedi. M aidef den geliyor.
Yardm et bana.

Bize doru kk bir topluluk geliyor, bir cenaze alay: kadn,


her birinde balklarnn zerine atlm effaf siyah bir pee var.
Bir Ekonokadn ve iki baka kadn, atlar, onlar da Ekonokadn, belki de arkadalar. izgili elbiseleri, tpk yzleri gibi, ypran
m grnyor. Bir gn, zaman ilerledike, diyor Lydia Teyze, hi
kimse bir Ekonokadn olmak zorunda kalmayacak.
Bataki, kayba uram olan, anne, kk siyah bir kavanoz
tayor. Kavanozun ebadndan bebein iinde can verip lme ak
t zaman ka aylk olduunu anlamak mmkn. ki ya da ay
lk, bir GayrBebek olup olmadn anlamak iin ok kk.
Daha byk olanlar ve doumda lenler kutulara konur.
Onlar yanmzdan geerken saygyla duraklyoruz. Gleninkinin de benim gibi hissedip hissetmediini merak ediyorum; b
ak gibi bir ac, karnda. Bu yabanc kadnlara aclarn paylatm
z gstermek iin ellerimizi kalbimizin zerine koyuyoruz. Bataki
kadn peesinin altndan bize atk kalarla bakyor. Dierlerinden
biri de yana dnp kaldrma tkryor. Ekonokadnlar sevmez
ler bizi.
54

Dkkanlar geip tekrar bariyere geliyoruz ve gememize izin veri


liyor. Geni, bo grnl evlerin nnden, ayrk otsuz imen
liklerden geiyoruz. Tayin edildiim evin yaknndaki kede Gleninki durup bana dnyor.
"Tanr Gzetsin," diyor. Uygun veda sz.
"Tanr Gzetsin," diye cevap veriyorum ve o da ban hafife
sallyor, sanki baka bir ey daha syleyecekmi gibi duraksyor,
ancak sonra dnp caddeden aa doru yryor. Onu seyredi
yorum. Uzaklamakta olduum bir aynadaki kendi yansmam gibi
tpk.
Araba yolunda Nick, Whirlwindi parlatyor yine. Arkadaki
krom kaplamaya ulam. Eldivenli elimi kapnn mandalna ko
yup ayorum ve ieri doru itiyorum. Kap arkamdan t edip ka
panyor. Bahe snrndaki laleler her zamankinden daha krmz,
ayorlar, artk arap bardaklar deil kadeh gibiler; yukar itiyor
lar kendilerini, hangi amaca doru? Sonuta, bolar. Solduklar
zaman ileri dlarna kyor, sonra yavaa patlyorlar, iek yap
raklan krk mlek paralar gibi etrafa salyor.
Nick ban kaldrp bakyor ve slk almaya balyor. Sonra
da, "Yry gzel miydi?" diyor.
Bam sallyorum, ancak sesle cevap vermiyorum. Benimle
konumamal. Elbette, birka deneyecektir, derdi Lydia Teyze.
Btn bedenler zayftr. Btn bedenler ottur, diye onu kafamda
dzelttim. Ellerinde deildir, derdi, Tanr onlar bu biimde yarat
t, ancak O, sizi bu biimde yaratmad. O, sizi farkl yaratt. Snrla
r koymak size kalmtr. Sonra size kran duyulacaktr.
Evin arkasndaki bahede Komutann Kars dar karttrd
sandalyede oturuyor. Serena Joy, ne kadar aptal bir isim. Dier
zamanda, nceki zamanda, dikletirmek iin sana srdn bir
ey gibi. Serena Joy, diye ienin zerinde yazard, dilimli sar ke
narlaryla, pembe oval bir artalan stnde kattan kesme bir ka
dn ba silueti. Bir alay baka isim seenei varken, neden bu ismi
55

semi ki? Serena Joy hibir zaman gerek ismi deildi, o zaman bi
le. Gerek ismi Pamdi. Bunu hakkndaki bir biyografide okumu
tum, bir haber dergisinde, annem Pazar sabahlan uyurken onun
ark sylemesini ilk seyrettikten ok sonralan. O sralar, biyografi
si yazlacak kadar nemliydi: Time ya da Newsweek\', yle olma
lyd. O zamanlar artk ark sylemiyordu, sylev veriyordu. Bu
nu da iyi yapyordu. Sylevleri evin kutsall, kadnlarn nasl ev
de oturmalar gerektii hakkndayd. Serena Joy kendisi byle yap
myordu, bunun yerine sylev veriyordu, ancak kendi baarszl
n herkesin iyilii iin yapt bir fedakrlk olarak sunuyordu
O sralarda, biri onu vurmaya alt, ancak skalad; onun ye
rine, tam arkasnda duran sekreteri ld. Aynca bir bakas da ara
basna bir bomba yerletirdi ancak bomba ok erken patlad. Ger
i kimilerine gre, arabasna bombay sempati toplamak iin kendi
si yerletirmiti. te iler byle kzyordu.
Luke ve ben onu bazen geceyars haberlerinde izlerdik. Bor
nozlar, gece takkeleri. Spreyli salarn ve histerisini ve istedii za
man dkebildii gz yalarn ve yanaklarn siyaha boyayan mas
karasn seyrederdik. O zamanlar daha fazla makyaj yapyordu. K o
mik olduunu dnrdk. Ya da Luke yle dnrd. Ben sa
dece yle dnr gibi yapardm. Gerekte biraz korkutucuydu.
ini fazla ciddiye alyordu.
Artk sylev vermiyor. Konumaz oldu. Evinde oturuyor,
ancak bu ona uyar gibi grnmyor. imdi, onu ciddiye aldklan
iin kpryor olmal.
Lalelere bakyor. Bastonu yannda otlarn zerinde. Profili
bana dnk, bunu yanndan geerken ksa bir yan bakla grebili
yorum. Ona doru bakmak olmaz. Artk kattan kesme kusur
suz bir profil deil, yz kendi iine kyor, evleri ve btn cad
deleri bir gecede aniden ortaya kan bataklklara gmlen yeralt
nehirleri zerinde kurulu u ehirleri ya da altndaki tnellerine
ken maden ehirlerini dnyorum. Gelmekte olan eylerin ger
56

ek biimini grdnde buna benzer bir ey onun da bandan


gemi olmal.
Ban evirmiyor. Varlm hibir biimde tanmyor, orada
olduumu bilmesine karn. Bildiine yemin edebilirim, bilgisi tp
k bir koku gibi; ekimi bir ey, bayat st gibi.
Dikkat etmeniz gerekenler Kocalar deil, derdi Lydia Teyze,
Elerdir. Her zaman ne hissettiklerini hayal etmeye almalsnz.
Elbette, size ierleyecekler. Olduka doaldr bu. Onlar gibi his
setmeye aln. Lydia Teyze, baka insanlar gibi hissetmekte iyi ol
duunu sanrd. Onlara acmaya aln. Onlan affedin, nk ne
yaptklarn bilmiyorlar. Yine u bir dilencinin rkek glmseme
si, titrek gzn krpmas, yukan doru bak, yuvarlak elik ere
veli gzlklerden, snfin arkasna doru sanki yeil badanal tavan
alyor ve Tann Pink Pearl yz pudrasndan bir bulut zerinde
kablolardan ve su pskrtcl yangn tesisatndan geerek aa
geliyordu. Onlarn yenilgiye uram kadnlar olduklarn anlama
lsnz. Cinselliklerini kaybetmi...
Burada sesi kesildi, bir i eki, etrafimdakilerden gelen toplu
i ekii duyabildiim bir durgu olutu. Bu durgular sresince k
prdamak ya da kmldamak iyi bir fikir deildi: Lydia Teyze soyut
lanm grnebilirdi ama en ufak bir kprtnn farkna vanrd. Bu
yzden sadece i ekilirdi.
Gelecek sizin ellerinizde, diyerek yeniden balad. Kendi elle
rin bize doru uzatt, u gemi zaman jesti, hem teklif hem de
davet anlamna gelen, bir kucaklamaya, bir kabule doru atlmak
iin. Sizin ellerinizde, dedi, kendi ellerine bakarak, sanki ona bu fik
ri onlar vermi gibi. Ancak ellerinde bir ey yoktu. Botular. Do
lu olmas beklenen bizim ellerimizdi, tutulabilen, ancak grleme
yen gelecekle.

Arka kapya doru yryorum, ap ieri giriyorum, sepetimi mut


fak masasna koyuyorum. Masa silinmi, un temizlenmi; bug
57

nn ekmei, yeni frndan km, rafinda souyor. Mutfak maya


kokuyor, nostaljik bir koku. Bana baka mutfaklar hatrlatyor,
benim olan mutfaklar. Anne kokuyor, nceki zamanda, anne ol
duumdaki ben gibi.
Bu tehlikeli bir koku, onu darda tutmam gerektiini biliyo
rum.
Rita orada, masann banda oturmu havu soyup dilimli
yor. Bunlar gekin havular, kaln, ktan kalma, depoda geirdik
leri zaman yznden sakallanm. Taze havular, ince ve soluk
renkli, haftalarca hazr olmayacaklar daha. Ritann kulland b
ak keskin ve parlak, batan karc. Byle bir baa sahip olmak
isterdim.
Rita havular doramay brakyor, ayaa kalkp sepetteki
paketleri neredeyse sabrszlkla dar karyor. Paketleri aarken
kalarn her zaman atmasna ramen, ne getirdiimi grmek iin
ldryor; getirdiim hibir ey onu tmyle memnun etmez.
Kendisinin bu ii daha iyi yapabileceini dnyor. Alveri yap
may tercih ederdi, tam istedii eyleri almay; yry benden
kskanyor. Bu evde hepimiz dierlerinden bir eyler kskanrz.
"Portakal gelmi," diyorum, "St ve Bala. Hl biraz var.
Ona bu fikri bir teklif gibi sunuyorum. Kendimi sevdirmek istiyo
rum. Portakallar dn grmtm, ancak bunu Ritaya syleme
mitim, dn ok aksiydi nk. "Yarn biraz alabilirim, bana onlar
iin karne verirsen." Pilici ona uzatyorum. Bugn biftek istemiti,
ama yoktu.
Rita sevin ya da onay gstermeksizin, homurdanyor. Bunu
dnecek, diyor bu homurtusu, iyi zamannda. Pilicin ipini ve ef
faf kadn zyor. Pilici eviriyor eviriyor, bir kanad bkyor,
bir parman bolua sokuyor, i organlarn karyor. Pili yle
ce yatyor orada, basz ve ayaksz, r gibi prtklenmi derisi.
"Banyo gn," diyor Rita, bana bakmadan.
Cora yer bezleri ve sprgelerini bulundurduklar arka taraf
taki kilerden mutfaa giriyor. "Pili," diyor, neredeyse sevinle.
58

"Zayf ve kuru," diyor Rita, "ancak ie yaramak zorunda."


"Pek fazla bir ey yoktu," diyorum. Rita duymazdan geliyor
beni.
"Bana yeterince byk grnyor," diyor Cora. Bana destek
mi kyor yoksa? Ona bakyorum, acaba glmsemem gerekir mi
diye; ama hayr, dnd sadece tavuk. Ritadan daha gen; ba
tya bakan pencereden gelen eik gne nlar ortadan aynp ar
kada toplad san yakalyor. Gzel olmalyd, ok ksa bir za
man ncesine kadar. Kulaklarnda kk bir iaret var, gamze gi
bi, kpe deliklerinin kapand yerde.
"ri," diyor Rita, "ama kemikli. Aka sylemeliydin." lk kez
dorudan bana bakarak konuuyor. "Senin gibi sradan deil o.
Komutann rtbesini kastediyor. Ancak dier anlamda, kendine
gre, sradan olduumu dnyor. Altm yan stnde Rita,
dnceleri kemiklemi.
Lavaboya gidiyor, ellerini yle bir suya tutuyor. El beziyle
kuruluyor. El bezi, mavi eritli ve beyaz. El bezleri hi deimedi.
Bazen bu tr normallik aklar bir yandan ullanyor stme, tu
zaklar gibi. Sradan, bildik, anmsatc, bir tekme gibi. El bezini g
ryorum, balamn dnda, soluumu tutuyorum. Kimi insanlar
iin, bir biimde, iler o kadar ok deimedi.
"Kim banyo yapyor?" diyor Rita, bana deil, Coraya. "Bu
kuu yumuatmalym."
"Daha sonra yaparm," diyor Cora. "Toz aldktan sonra."
"yleyse biri yapmal," diyor Rita.
Sanki duyamyormuum gibi benden bahsediyorlar. Onlar
iin ben evin gnlk bir iiyim, birok iten biri.

Defedildim. Sepeti alp mutfak kapsndan geiyorum ve hol bo


yunca kocam duvar saatine doru ilerliyorum. Oturma odasnn
kaps kapal. Kap stndeki pencereden gn giriyor, yere
59

renkler saarak dyor: krmz ve mavi, mor. Hemencecik bu


a adm atyorum, ellerimi uzatyorum; ktan ieklerle doluyor
lar. Merdivenlerden yukar kyorum, holn aynasnda yzm,
uzak ve beyaz ve arpk, bask altndaki bir gz gibi dar uru
yor. Toz pembe yolluu takip ederek st kattaki uzun hol geip
odama geri dnyorum.

Holde biri duruyor, kaldm odann kapsna yakn. Hol lo, bu


bir erkek, srt bana dnk; odann iine bakyor, vuran kla ko
yu bir glge. imdi grebiliyorum, Komutan bu, burada bulun
mamas gerekiyor. Geldiimi duyuyor, dnyor, duraklyor, ileri
doru yryor. Bana doru. Kural iniyor. imdi ne yapsam ki?
Duruyorum, duraklyor, yzn gremiyorum, bana bakyor,
ne istiyor? Tekrar ileri doru hareket ediyor, bana dokunmamak
iin yana ekiliyor, ban eiyor, geti.
Bana bir ey gsterildi, ama ne? Bir tepenin kvrm zerinde
bir an iin grnen bilinmeyen bir lkenin flamas gibi; saldr,
toplant, bir eyin snr, bir blge anlamna gelebilir bu. Hayvan
larn birbirlerine verdikleri iaretler: indirilmi mavi gz kapaklar,
kulaklar arkaya yatk, kabarm tyler. plak dilerin anlk grn
ts, kahrolas ne yaptn sanyor? Baka hi kimse onu grme
di. Umarm. Saldryor muydu? Odamda myd?
Odam dedim.

Odam, yleyse. Bir yer olmal, so.uta, benim olarak sahiplendi


im, bu zamanda bile.
60

Bekliyorum, tam u anda bir bekleme odas haline gelen


odamda. Yataa girdiimde yatak odasdr. Perdeler hl sallanyor
hafif rzgarda, gne darda hl p*arlyor, pencereden dorudan
ieri girmemesine ramen. Batya doru ilerlemi. yk anlatma
maya alyorum ya da en azndan bunu.

Bu odada biri yaam, benden nce. Benim gibi biri ya da buna


inanmay yeliyorum.
Buraya getirildikten gn sonra kefettim bunu.
Harcayacak ok vaktim vard. Oday kefetmeye karar ver
dim. Sakin sakin bir otel odasn kefeder gibi, hibir srpriz bekle
meden, masa ekmecelerini, dolap kaplarn ap kapatarak, tek
tek sarlm kk sabunlar aarak, yastklar kabartarak. Tekrar
bir otel odasnda olabilecek miyim? Nasl da ziyan ettim onlar, u
odalar, u grlmekten saknma zgrln.
Kiralanm serbestlik.
le sonlarnda, Luke hl karsndan katayken, onun
iin ben hl dselken. Evlenmeden ve ben cisimlemeden nce.
Her zaman oraya giden ilk ben olurdum, kayt yaptrrdm. O ka
dar ok da gemite kalm deildi, ama imdi neredeyse bir on yl,
bir asr gibi geliyor; ne giydiimi hatrlayabiliyorum, her bir blu
zu, her bir earb. Onu bekleyerek odada gezinirdim, televizyonu
ap kapardm, kulaklarmn arkasna parfm srerdim: Opium.
Krmz ve altn renginde bir in iesinde satlrd.
Sinirliydim. Beni sevdiini nasl bilecektim? Sadece bir mace
ra olabilirdi. Neden hep sadece derdik? Geri o zamanlarda erkek
ve kadnlar birbirlerini elbise giyer gibi ylesine denerlerdi, uyma
yan bir kenara atarak.
Sonunda kap alnrd; aardm, rahatlama ve arzuyla. yle
sine anlk, ylesine youndu ki Luke. Ve yine de, hi sonu yok
mu gibiydi. le sonras yataklarnda yatardk, sonrasnda, elleri
miz birbirimizin stnde sohbet ederdik. Olanakl, olanaksz. Ne
61

yaplabilirdi? Bu tr sorunlarmz olduunu dnrdk. M utlu


olduumuzu nasl bilecektik yoksa?
Ancak imdi ayn biimde zlediim ey odalarn kendileri, du
varda asl duran o korkun resimleri bile, sonbahar yaprakl ya da
karl orman manzaralar ya da dnem kyafetleri iinde porselen
bebek yzl, bel alt vatkal ve gne emsiyeli kadnlar ya da z
gn gzl palyaolar ya da gergin ve tebeir grnml meyve
anaklar. Kirletilmeye hazr temiz havlular, davetkarlkla esneyen
umursamaz danklkta el eden p sepetleri. Umursamaz. O oda
larda hibir ey umursamazdm. Telefonu bir kaldrmla bir tepsi
yemek geliverirdi, benim setiim yemek. Benim iin kt olan ye
mek, phesiz ve iki de. Birka hayrsever topluluun yerletirdi
i nciller de vard ifonyer ekmecelerinde, geri olaskla kimse
okumuyordu pek onlar. Otelin resimlerinin bulunduu tebrik
kartlar da vard, bunlara bir eyler yazp istediin kimseye gnde
rebilirdin. ylesine olanaksz bir eymi gibi geliyor ki bu imdi;
uydurduum bir ey gibi.
te byle. Bu oday kefettim, bir otel odas gibi, sakin sakin
tketerek. Hepsini birden harcamak istemiyordum, srmesini sa
lamak istiyordum. Oday, zihnimde blmlere ayrdm; her gn
bir blm ayrdm kendime. Bu tek blm olanca dikkatimle in
celeyecektim: duvar kadnn altndaki svann dzensizliini, s
prgeliin ve pencere peykesinin st boya katmannn altnda bu
lunan izikleri, yataktaki lekeleri, nk o kadar ileri gittim ki, ya
taktan battaniye ve araflar kaldrdm, onlar para para katla
dm, yle ki biri gelecek olursa hzla tekrar eski haline getirilebilsin
ler.
Yataktaki lekeler. Tpk kurumu iek yapraklan gibi. Yeni
deil. Eskimi bir ak; bu odada baka tr bir ak yok imdi.
Bunu grdmde, iki kii tarafndan braklm bu kant, a
ka ya da ona benzer bir eye dair, en azndan arzuya, dokunua en
azndan, imdi belki yal ya da l iki insan arasndaki, yata tek
rar rtp stne uzandm. Tavandaki kr sva gze baktm. Lu62

-<e'un yanmda yattn hissetmek istedim. Geliyorlar, gemiin u


saldrlar, baygnlk gibi, bam yalayp geen bir dalga. Bazen day-anmak ok zor. Ne yaplmal, ne yaplmal, diye dndm. Ya
placak bir ey yok. Sadece durup bekleyenlere de hizmet ediyor
lar. Ya da yatp bekleyenlere. Penceredeki camn neden krlmaz o l
duunu ve avizeyi neden kaldrdklarn biliyorum.

Dolabn kefini nc gne kadar erteledim. lk nce dikkatlice


kapy aratrdm, iini ve dn, sonra da pirin engelli duvarlar
pirin engelleri nasl oldu da gzden karabildiler? Onlar ni
ye skmediler ki? Yere ok yakn olduu iin mi? Ancak, bir klot
lu orap, ihtiyacnz olan tek ey bu. Ve, elbiselerimin, souk ha-vakf-iinolan ktfTrizi yn p ieinimin, aln asl bulunduu plas
tik asklar tayan ubuk. Zemini incelemek iin diz ktm ve
oradayd, kk yazyla, ufack bir yazyla, ok yeni grnyor
du, bir ine ya da belki de sadece trnakla iziktirilmiti, en koyu
glgenin dt keye: Nolite te bastardes carborundorum.
Ne anlama geldiini ya da hangi d'tde yazldn bile bilmiyor
dum. Latince olabileceini dndm, ama ben Latince bilmiyor
dum. Yine de, bir mesajd ve yazlyd, salt bu gerekle bile yasakt
ve henz kimse tarafndan kefedilmemiti. Ben hari, yani mesajn
yolland kii. Mesaj kendisinden sonra gelecek kii her kimse ona
yollanmt.
Bu mesaj stnde kafa yormak houma gidiyor. Onunla, bu
bilinmeyen kadnla ba kurmak. nk bilinmiyor ya da bilinse
bile, bana hi ondan bahsedilmedi. Yasak mesajnn ulaabildiini,
en azndan bir baka kiiye, dolabmn duvarnda dayanabildiim,
alp benim tarafmdan okunduunu bilmek houma gidiyor.
Ara sra szckleri kendi kendime tekrarlyorum. Bana kk bir
mutluluk veriyorlar. Bunlar yazan kadn hayal ettiimde, benim
yamda, belki de biraz daha gen biri olduunu dnyorum.
OnuMoiraya dntryorum, kolejdeki haline, benimkine biti
63

ik odada: hareketli, kaygsz, atletik, bir zamanlar sahip olduu


bir bisikleti ve otostop iin srt antasyla. illi, diye dnyo
rum; saygsz, becerikli.
Kimdi ya da kim diye merak ediyorum ve ona ne olduunu.
Ritann azn aradm, mesaj bulduum gn.
O odada kalan kadn kimdi? dedim. Benden nce? Daha farkl
sorsaydm. Benden nce o odada kalan bir kadn var myd? deseydim, hibir sonuca ulaamayabilirdim.
Hangisi? dedi; isteksiz, pheci grnyordu, ama benimle
konutuunda neredeyse her zaman byle grnr zaten.
Birden fzla varm demek. Kimileri, grevlerinin sonuna ka
dar, tam iki sene, kalmam demek. Kimi uzaklatrlm, u ya da
bu nedenden dolay. Yoksa uzaklatn! mam da gitmi mi?
Neeli olan. Tahminde bulunuy jrum. illi olan.
Onu tanyor muydun? diy: sordu Rita, her zamankinden da
ha da pheci.
Daha nceden tanyordum, d ve yalan syledim. Burada ol
duunu duymutum.
Rita bunu kabul etti. Kulaktan kulaa haber tama, bir tr
yer alt rgtnn olmas gerektiini biliyor.
e yaramad, dedi.
Nasl yani? diye sordum, mmkn olduunca tarafsz grn
meye alarak.
Ama Rita dudaklarn kenetledi. Burada bir ocuk gibiyim,
bana anlatlmamas gereken eyler var. Bilmediin bir ey sana za
rar veremez, btn syledii buydu.

64

10

Bazen kendi kendime ark sylerim, kafamn iinde; ackl, zgn,


Presbiteryen bir ark:
artc rahmet, hangi tatl ses
Benim gibi bir sefili kurtarabilir,
Bir zamanlar yitik, ancak imdi bulunmu,
Eskiden tutsak, ancak imdi zgr.

Szcklerin doru olup olmadn da bilmiyorum.


Hatrlayamyorum. Bu tr arklar artk herkesin arasnda
sylenmiyor, zellikle zgr g b i szckler ierenler. Ar tehlike
li diye kabul ediliyorlar. Yasad mezheplere ait bu arklar.
yle yalnzm ki, bebeim.
yle yalnzm ki, bebeim.
yle yalnzm ki lebilirim.

Bu da yasak. Annemin eski kasetalarndan biliyorum bunu; bu


tr eyleri alabilen czrtl ve gvenilmez bir makinesi vard. Arka
dalar gelip birka iki itiklerinde bu kaseti koyard.
Pek sk ark sylemem byle. Boazm tahri ediyor.
Televizyonda duyduklarmzn dnda bu evde pek fazla m
zik yok. Kimi zaman Rita hamur yoururken ya da bir eyler so
yarken ylesine mrldanr; szsz, ezgisiz ve anlalmaz bir mrl
danma. Ve kimi zaman da n oturma odasndan Serenann ince se
si gelir, uzun zaman nce yaplan bir diskten, imdi ksk sesle al
nan; bylece orada rg rp eski ancak imdi elinden alnan h65

retini anmsayarak oturup diski dinlerken yakalanmayacak: Tan


rya kr.

Yln bu zaman iin, hava ok scak. Bu tr evler gnei grnce


finna dnerler, yeterince yaltm yok. Etrafmdaki hava durgun,
hafif esintiye, perdelerden geip gelen nefese karn. Pencereyi so
nuna kadar aabilmeyi isterdim. Yaknda yazlk elbiseleri giymemi
ze izin verilecek.
Yazlk elbiseler bavuldan karlm, dolapta asl duruyor; iki
tane, saf pamuk, daha ucuz olan sentetiklerden iyi, yine de, hava
scak ve nemli olduunda, Temmuz ve Austos aylarnda, onlar
da terletiyor. Gnete yanmak gibi bir kaygnz olmasn, derdi Lydia Teyze. Kadnlarn eskiden kendilerini iine drdkleri u uy
gunsuz durumlar. iteki kzartmalk et gibi yalanarak, plak srt
ve omuzlar, sokakta, herkesin gz nnde, stnde orap bile
olmayan bacaklar, eskiden bu tr eylerin olmasna hi amamak
gerek. Neyin yerine kullanrsa kullansn, azndan kacak sz
ok tatsz, iren ya da korkun olaca zaman kulland szck
t eyler. Onun iin, baarl bir yaam, eylerden kanan, eyleri
dlayan bir yaamd. Bu tr eyler iyi kadnlarn bana gelmez.
Dahas, yz gzelliine de yaramaz, hibir ekilde, kurumu bir el
ma gibi sizi buruturur. Ancak artk yz gzelliimize dikkat etme
miz beklenmiyordu, bunu unutmutu.
Parkta, derdi Lydia Teyze, battaniyeler zerinde uzanrlard,
kimi zaman, kadnl erkekli ve bunun zerine alamaya balard,
nmzde ylece dikilerek, btn heybetiyle.
Elimden geleni yapyorum, derdi. Size sahip olabileceiniz
en iyi ans vermeye alyorum. Gzn krpyordu, k ona g
re ok fazlayd, biraz ne kk, uzun ve san olan n dileri etrafn
da dudaklar titriyordu; kap eiimizde bulduumuz l fareleri
dndm, bir evde yaarken, mz, bu fareleri bize sunan ke
dimizle drt.
66

Lydia Teyze l bir kemirgeninkine benzeyen azna bastrd


elini. Biraz sonra da ekti. Ben de alamak istiyordum, nk ge
mii hatrlatmt bana. u farelerin yarsn yiyip brakmasa bari,
derdim Lukea.
Bunun benim iin de kolay olduunu sanmayn sakn, derdi
Lydia Teyze.

Odama bir rzgar gibi giren, kot ceketini yere atan Moira. Sigaran
var m? diye sordu.
antamda, dedim. Ama kibritim yok.
Moira antam kartryor. Bu vr zvrn bir ksmn atmal
sn, diyor. Bir i orospu partisi veriyorum.
Bir ne? diyorum. almakta diretmenin anlam yok, Moira
buna izin vermez, okumaya altnz zaman sayfaya atlayan bir
kedi gibidir o.
Bilirsin, sadece i amarlaryla. Orospu zmbrtlan. Dantel
donlar, kopal jartiyerler. Memeleri yukar kaldran sutyenler.
akmam buluyor, antamdan kard sigaray yakyor. ster
misin? Benim olduunu dnerek byk bir cmertlikle paketi
bana firlatyor.
Teekkrler, kmn kenar, diyorum terse. Delisin sen. N e
reden de geldi aklna bu?
Kendi abamla okumaya alrken, diyor Moira. likilerim
var. Annemin bir dostu verdi bu fikri. Banliyde ok revata, er
genlik sivilceleri kar kmaz hemen rekabete girmek zorunda ol
duklarn sanyorlar. Porno pazar ve senin neyin var vaziyetleri,
anlayacan.
Glyorum. Her zaman gldrrd beni.
Ama burada? diyorum. Kim gelecek? Kimin ihtiyac var?
renmenin ya yoktur, diyor. Hadi, mthi olacak. Gl
mekten altmza ieyeceiz.
67

Byle mi yayorduk o zamanlar? Ancak her zamanki gibi yayor


duk herhalde. Herkes yle yapyor, ou zaman. Her ne oluyor
sa her zamanki gibi oluyor. Bu bile her zamanki gibi, imdi.
Her zamanki gibi aldrmadan yaardk. Aldrmamak cehaletle
ayn ey deildir, stnde alman gerekir.
Hibir ey bir anda deimez: derece derece snan bir kvette
farkna varmadan halanarak lrsnz. Elbette gazetelerde y
kler vard, hendeklerdeki ya da ormanlardaki cesetler, lesiye d
vlm ya da sakatlanm, eskiden dedikleri gibi saldrya uram;
ancak bunlar baka kadnlar hakkndayd ve bunlar yapan erkek
ler baka erkeklerdi. Hibiri tandmz erkekler deildi. Gazete
ykleri bizim iin rya gibiydi, bakalarnn grd kt rya
lar. Ne korkun, derdik, yleydiler, ancak inanlr olmakszn kor
kuntular. Ar melodramatiktiler, bizim hayatmza ait olmayan
bir boyuta sahiptiler.
Gazetelere konu olmayan insanlardk biz. Bask kenarlarnda
ki beyaz bo alanlarda yayorduk. Bu bize daha ok zgrlk ve
rirdi.
ykler arasndaki boluklarda yaardk.

Aadan, araba yolundan, altrlan bir arabann sesi geliyor.


Bu blge sakindir, trafik ok deil, burada bu tr eyleri aka du
yabilirsiniz: araba motorlar, im bime makineleri, bir alnn kr
plmas, bir kapnn arplmas. Bir bar aka duyabilirdiniz ya
da bir silah sesini, ola ki byle sesler ksayd. Bazen de uzaktan ge
len siren sesleri duyulur.
Pencereye gidip rahat ettirmeyecek denli dar pencere peykesi
ne oturuyorum. stnde kanavie ili kk sert bir yastk var:
NAN, zambaklardan oluan bir elenkle evrelenmi keli bir
yazyla. NAN soluk mavi, zambaklarn yapraklar da kirli yeil.
68

Bu yastk bir zamanlar baka bir yerde kullanlm, ypranm, ama


rlacak kadar deil. Nasl olduysa gzden kam.
NAN yazs zerinde dakikalarca, onlarca dakika gzlerimi
czdrebilirim. Okumak iin bana verdikleri tek ey. Bunu yapar
ken yakalansam, su saylr m? Yast buraya kendim koymadm.
M otor alyor ve ne doru eiliyorum, beyaz perdeleri y
zme doru ekerek, bir pee gibi. Perde yar effaf, dary grebiyorum. Alnm cama dayayp aa bakarsam, Whirlwindin arka
ansn grebilirim. Kimse yok, ama bakarken Niclcin arabann ar
dasna dolanp kapsn atn, yannda dimdik durduunu grvorum. apkas dzgn imdi ve gmlek kollar dzeltilip dme .enmi. Yzn gremiyorum, nk yukardan bakyorum ona.
imdi Komutan dar kyor. Sadece bir an iin gryorum
onu, arabaya doru yrrken, sanki ksalm gibi. apkasn giy
memi, demek ki resmi bir ie gitmiyor. Sa gri. Nezaket adna, g
ms derdiniz. Kendimi nazik hissetmiyorum. Bundan nceki
seldi, yleyse bir ilerleme kaydettim sanrm.
Tkrebilsem, pencereden darya da bir eyi, rnein, yast
, atabilsem, onu vurmam olas.

Mo ra ve ben, suyla doldurulmu kat torbalarla. Su bombalar,


denirdi onlara. Yatakhane penceremden dar doru sarkarak aa
daki erkek ocuklarn tepelerine atardk. Moirann fikriydi bu.
NTe yapmaya alyorlard? Merdivenden trmanmak, bir ey iin.
amarlarmz iin.
Burada bir zamanlar karma retim uygulanrd, katmzdaki
banyolarn birinde hl pisuarlar vard. Ama oraya geldiim za
man erkek ve kadnlar eskisi gibi birarada deildi.
Komutan eiliyor, arabaya binip kayboluyor ve Nick kapy
kapatyor. Bir an sonra araba geri geri hareket ederek araba yolun
dan aa gidiyor ve caddeye kp allarn arkasnda kayboluyor.
69

Bu adamdan nefret etmeliydim. Biliyorum, byle hissetmem


gerektiini, ama gerekte hissettiim bu deil. Hissettiim bundan
daha karmak bir ey. Ona ne ad vermem gerek bilmiyorum. Ak
deil.

11
Dn sabah doktora gittim. Gtrldm yani, bu tr ilerden so
rumlu krmz kolluklu bir Muhafiz tarafndan. Krmz bir arabay
la gittik, o nde, ben arkada. Yanmda iftim olmadan; byle du
rumlarda tek bamaym.
Doktora ayda bir gtrlrm, testler iin: idrar, hormon,
smear testi, kan testi; eskiden olduu gibi, tek fark imdi zorunlu
olmas.
Doktorun muayenehanesi modern bir i hannda. Asansrle
kyoruz, sessizce, Muhafiz bana dnk. Asansrn siyah aynal
duvarnda bann arkasn gryorum. Muayenehaneden ieri giri
yorum ; o ise darda holde dier Muhafzlarla birlikte bu ama
iin konulmu sandalyelerin birinde bekliyor.
Bekleme odasnda baka kadnlar da var, krmz elbiseli:
bu doktor bir uzman. Gizlice birbirimize bakyoruz, karnlarmz
lerek: ansl olan var m? Erkek hemire isimlerimizi ve kimlik
kartlarmzdaki numaralar Kompdoka kaydediyor, olmamz ge
reken kiiler olup olmadmz anlamak iin. 1 .8 0 m boyunda,
yaklak krk yanda ve yanann zerinde aprazlamasna bir ya
ra izi var; daktilo yazyor, elleri ise klavye iin ok byk ve koltu
kalt klfinda da tabancasn tayor hl.
arldmda kapdan geip i odaya giriyorum. Beyaz bir
oda, zelliksiz, tpk d oda gibi, ancak burada katlanr bir para

70

van var, bir ereve zerine gerili krmz bir kuma, stnde altn
rengi bir gz, altnda da zerine bir ylan sarlm kl, bir tr tu t
ma gibi. Ylanlar ve kllar nceki zamandan kalma krlm bir
simgeciliin paralar.
Kk tuvalette benim iin braklan kk ieyi doldurduk
tan sonra, elbiselerimi paravann arkasnda karyorum ve onlar
katlanm olarak sandalyenin zerinde brakyorum. plak kald
mda muayene masasna yatyorum, souk, trdayan, tek kulla
nmlk kat arafn zerine, ikinci arafi, kuma olan, bedeni
min zerine ekiyorum. Boyun seviyesinde tavandan aa inen
baka bir araf var. Beni ikiye ayryor, yle ki doktor yzm
hi grmeyecek. Sadece bir gvdeyle ilgileniyor.
Hazrlandmda elimi uzatp masann sa tarafndaki kk
lvyeyi geri ekiyorum. Baka bir yerde bir zil alyor, benim duy
madm. Bir dakika sonra da kap alyor, ayak sesleri ieri doru
giriyor ve bir nefes alp verii duyuluyor. Kesinlikle gerekli olma
dka benimle konumas beklenmez. Ama bu doktor geveze.
"Naslsn bakalm?" diyor, dier zamandan kalma bir konu
ma biimiyle. Kuma, tenim zerinden kaldrlyor, bir esinti r
pertiyor beni. Souk bir parmak, lastik kapl ve yalanm, iime
kayyor, aratrlp drtlyorum. Parmak geri ekiliyor, baka bir
ekilde girip kyor.
"Sorun yok," diyor doktor, sanki kendi kendine. "Arn var
m, tatlm?" Bana tatlm diyor.
"Hayr," diyorum.
Sras gelince gslerim de yoklanyor, olgunluk ve bozul
ma belirtileri iin. Soluu yaklayor, bayat duman kokusu duyu
yorum, tra losyonu, salarda ttn tozu. Sonra da ses, ok yu
muak, bama yakn: bu o, arafta knt oluturarak:
"Sana yardm edebilirim," diyor. Fsldyor.
"Ne?" diyorum.
"t," diyor. "Sana yardm edebilirim. Bakalarna ettim."
"Bana yardm etmek mi?" diyorum, sesim onunki kadar alak.

71

"Nasl?" Bir ey mi biliyor, Lukcu mu grd, buldu mu yoksa, ge


ri getirebilir mi?
"Sence nasl olur?" diyor, hl aka soluyarak. Bacamdan
yukar kayan onun eli mi? Eldiveni karm. "Kap kilitli. Hi kim
se ieri giremez. Bebein ondan olmadn kimse asla bilmeye
cek."
arafi kaldryor. Yzn alt paras, beyaz kuma maskeyle
kapl, ynetmelik byle. ki kahverengi gz, bir burun, kahveren
gi sal bir ba. Eli bacaklarmn arasnda. "Bu ihtiyar heriflerin o
u artk bu ii beceremiyorlar," diyor. "Ya da ksrlar."
Neredeyse soluksuz kalyorum: Yasak bir szck syledi. K
sr. Artk ksr erkek diye bir ey yok, resmi olarak. Dourgan ve k
sr kadnlar var, kanun byle.
"Birok kadn yapyor bunu," diye devam ediyor. "Bir bebek
istiyorsun, deil mi?"
"Evet," diyorum. Bu doru, neden diye sormuyorum, nk
biliyorum. Bana ocuklar ver, yoksa lrm. Birden ok anlam
var bunda.
"Yumuaksn," diyor. "Tam zaman. Bugn ya da yarn ola
cak, neden boa gitsin? Sadece bir dakika yeter, tatlm." Kansn a
rd biimde, bir zamanlar; belki de hl byle aryor, ama
gerekte bu geni kapsaml bir terim. Tatlm hepimiziz.
Duraksyorum. Kendini bana sunuyor, hizmetlerini, kendisi
ni de tehlikeye atarak.
"Size neler yaptklarn grmekten nefret ediyorum," diye m
rldanyor. Bu gerek, gerek sempati; yine de bundan holan
yor, sempati ve her eyden. Gzleri efkatten yala dolu, eli ze
rimde hareket ediyor, sinirli ve sabrszca.
"Bu ok tehlikeli," diyorum. "Hayr. Yapamam." Cezas
lm. Ama sizi bunu yaparken yakalamallar, iki tankla. Neler
oluyor, yoksa oda dinleniyor mu, kapnn hemen dnda kim bek
liyor?

72

Eli duruyor. "Bunu dn," diyor. "Kartn grdm. Fazla


zamann kalmad. Ama bu senin hayatn."
"Teekkr ederim," diyorum. Kzmadm, bu neriye ak o l
duum izlenimini brakmalym. Elini ekiyor, neredeyse tembel
ce, geciktirerek, onun iin bu son sz deil. Testleri bozabilir, be
ni kanser, ksr diye rapor edebilir, Gayr Kadnlarla Kolonilere
gnderilmemi salayabilir. Bunlarn hibiri ifade edilmedi, ama bu
gcn bilgisi her eye ramen havada asl duruyor, kalama hafif
e vurduunda, kendisini asl arafin gerisine ektiinde.
"nmzdeki ay," diyor.
Elbisemi paravann arkasnda tekrar giyiyorum. Ellerim titri
yor. Neden korkuyorum? Hibir yasa inemedim, hibir sz
vermedim, tehlikeye atlmadm, her ey gvenlikte. Beni korku
tan bu seme ans. Bir k yolu, bir kurtulu.

12

Banyo, yatak odasnn yannda. Kk mavi iekli duvar kady


la kapl, unutmabeniler, perdeler de katla uyumlu. Mavi bir ban
yo hals ve tuvalet kapanda da mavi yapma krkten bir kaplama
var; bu banyonun nceki zamandan eksik kalan yan eteinin al
tnda yedek tuvalet kad saklayan bir bebek. Bunun dnda, lava
bonun zerindeki ayna karlp yerine dikdrtgen bir teneke par
as taklm ve kapnn kilidi yok, elbette, tra baklan da. lk
olaylar banyolarda meydana geldi; kesmeler, boulmalar oldu.
Btn bozukluklar giderilmeden nce. Kimsenin ieri girmemesi
ni salamak iin Cora darda holde bir sandalyenin stnde o tu
ruyor. Bir banyoda, bir banyo kvetinde, incinebilir durumdas
nz, derdi Lydia Teyze. Bizi neyin inciteceini sylemezdi.

73

Banyo bir gereksinim, ama ayn zamanda da bir lks. Salt


ar beyaz kanatlar ve peeyi kaldrmak, salt kendi sam kendi el
lerimle hissetmek bile bir lks. Sam imdi uzun, kesilmemi. Sa
uzun, ama rtl olmal. Lydia Teyzeye gre: Aziz Paulus ya
byle olur ya da ksa kesilir derdi. Glerdi, o dizginlenemeyen ki
nemesiyle, sanki bir fikra anlatm gibi.
Cora sular am. Buhar kyor kvetten, bir orba kasesine
benziyor. Kalan giysilerimi karyorum: stl, beyaz ilii ve
jponu, krmz oraplar, pamuklu bol pantolonu. K lotlu o
raplar aparasn piirir, derdi Moira. Lydia Teyze asla aparasn
piirir diye bir ifade kullanmazd. Onun kulland hijrenik deil
ifadesiydi. Her eyin ok hijyenik olmasn isterdi.
plaklm imdiden garip geliyor bana. Bedenim modas
gemi gibi grnyor. Sahilde, mayo giyer miydim, gerekten?
Giyerdim, dnmeden, erkekler arasnda, bacaklarm, kollarm,
kalalarm ve srtm sergileyerek, grlebildiimi umursamadan.
Utan verici, ahlakd. Bedenime bakmaktan kanyorum, utan
verici ya da ahlakd olduundan deil de, onu grmek istemedi
imden. Beni enine boyuna belirleyen bir eye bakmak istemiyo
rum.

Suya giriyorum, uzanyorum, suyun beni sarmasna izin veriyo


rum. Su el yumuaklnda. Gzlerimi kapatyorum ve ite bura
da, apansz, uyarmakszn; sabunun kokusu yol am olmal.
Boynunun arkasndaki yumuak salara yzm gmyorum ve
iime ekiyorum kokusunu, bebek pudrasnn, ykanm teninin
ve ampuannn; arka planda idrarnn belirsiz kokusu. Banyo ya
parken ben, hep bu yatadr. Deiik yalarda grnr bana.
Onun gerekten bir hayalet olmadn byle anlyorum. Bir haya
let olsayd, her zaman ayn yata olurdu.
Bir g f n, daha on bir aylkken, yrmeye balamadan hemen
nce, bir kadn onu spermarket arabasndan almt. Cumartesi

74

r-nyd, ikimiz de altmz iin Luke ve ben haftalk alverii


mizi hafta sonu yapardk. O zamanlar spermarket arabalarnda
bacaklar iin delikleri olan, kk bebek oturanda oturuyordu.
Pek mutluydu, ben arkam dnmtm, sanrm kedi mamas bmyd; Luke maazann teki yanndayd, et tezgahnn oralar
da, gzden uzakta. Hafta boyunca hangi tr eti yiyeceimizi se
mekten holanrd. Erkeklerin kadnlardan ok et gereksindikleri
ni. bunun bir bo inan olmadn ve aptallk etmediini, bu konu
da yaplm aratrmalar bulunduunu sylerdi. Kimi farklar var,
derdi. Bunu sylemeye baylrd, sanki ben tersini kantlamaya alyormuum gibi. Ama ounlukla bunu annem varken sylerdi.
Ona taklmay severdi.
Onun alamaya baladn duydum. Arkam dnp daha n
ce hi grmediim bir kadnn kollarnda geitten aa doru kay
bolduunu grdm. Ben barnca, birileri kadn durdurdu.
Otuz be yalarnda olmalyd. Alyor ve kendi bebei olduu
nu, ona Tanr tarafndan verildiini, Tanrmn kendisine bir iaret
gnderdiini sylyordu. Ona acmtm. Maaza mdr zr di
ledi ve polis gelinceye dek onu tuttular.
Kafay tm, dedi Luke.
O zaman bunun mnferit bir olay olduunu dnmtm.

K ayboluyor, onu burada yanmda tutamyorum, imdi gitti. Bel


ki de onu gerekten bir hayalet olarak dnyorum, lm bir
kzn hayaleti; be yanda len kk bir kzn. Bir zamanlar sa
hip olduum fotoraflar hatrlyorum: onu kollarmda tutarken,
standart pozlar, anne ve bebek, bir ereveye hapsolmu, gven
lik iin. Kapal gzlerimin ardnda kendimi imdi olduum gibi g
rebiliyorum: kilerde, bebek eyalarnn katlanp konduu, o iki ya
ndayken kesilen ve bir zarfin iine konulmu ak sar bir tutam
san bulunduu ak bir ekmecenin ya da bir sandn yannda
otururken. Sonralar koyulat salar.

75

Bunlara artk sahip deilim, elbiselere ve saa. Btn o eya


larmza ne olduunu merak ediyorum. Yamaland, boaltld, ta
nd. El konuldu.
Birok ey olmadan yaamay rendim. ok eyiniz olursa,
derdi Lydia Teyze, bu maddi dnyaya an balanr ve manevi de
erleri unutursunuz. Manevi yoksulluu beslemelisiniz. Sabrl
ve uysal olanlar kutsanr. Dnyann miras olarak braklmas hak
knda bir eyler sylemedi, nedense.
Uzanm yatyorum, suyla sarlm olarak, varolmayan ak
bir ekmecenin yannda ve be yanda lmemi bir kz dnyo
rum, hl varolduunu umuyorum, benim iin deil geri. Acaba
ben onun iin var mym? Bir yerde bir fotoraf mym, zihninin
gerisindeki o karanlk yerde?
Ona ldm sylemi olmallar. Yapmay dnecekleri
ey budur. Uyum salamasn kolaylatracan sylemilerdir.

Sekiz yanda olmal imdi. Yitirdiim zaman ekledim, ne kadar


getiini biliyorum. Haklydlar, lm olduunu dnmek da
ha kolay. Bu durumda umutlanmak zorunda deilim ya da boa
abalamak. Neden, derdi Lydia Teyze, banz bir duvara vuras
nz? Bazen olaylan canl bir biimde ifade ederdi.

"Btn gn seni bekleyecek kadar vaktim yok," diyor Corann se


si kapnn dndan. Doru, vakti yok. Hibir eyin tmne sahip
deil. Onu zamanndan yoksun brakmamalym. Sabunlanyo
rum, banyo frasn ve l derileri kazmak iin ponza tan kulla
nyorum. Bu tr temizlik gereleri salanyor. Tamamen temiz,
mikropsuz, bakterisiz, ayn yzeyi gibi olmak istiyorum. Bu gece
ve sonrasnda ykanamayacam, tam bir gn. Zararl, diyorlar,
hem ii niye ansa brakmal ki?
imdi ayak bileimdeki kk dvmeyi grmekten kanam-

76

vorum. D rt rakam ve bir gz, kart anlamda bir pasaport. Asla


baka bir yere doru ortadan kaybolamayacam garantileme
amac tayor. Bunun gereklemesi istenmeyecek denli nemli, az
bulunur bir eyim. Ulusal bir kaynam.
Kvetin tpasn ekiyor, kurulanyor, krmz havlu b orn o
zumu giyiyorum. Bugnk elbisemi burada brakyorum, Cora y
kanmas iin orada olacak. Odaya geri dndmde, tekrar giyini
yorum. Beyaz balk, gece iin gerekli deil, nk dar kmaya
cam. Bu evdeki herkes yzmn neye benzediini biliyor. Islak
sam, tralanmam bam kapatarak krmz peeyi yine de tak
yorum. Kendilerini tutan eller ve tutam tutam kesilip yerlere sa
lan salanyla kasaba meydanna diz km kadnlar hakkndaki
u filmi nerede grmtm? Sular neydi? Uzun zaman gemi o l
mal, nk hatrlayamyorum.

Cora akam yemeimi getiriyor, st rtl olarak, bir tepside.


eri girmeden nce kapya vuruyor. Bunun iin seviyorum onu.
Bu, eskiden zel yaam dediimiz eye biraz olsun sahip olduu
mu dnd anlamna geliyor.
"Teekkr ederim," diyorum, tepsiyi ondan alarak; gerekten
de bana glmsyor, ama yant vermeden geri dnyor. Birlikte
yalnz olduumuzda benden ekiniyor.
Tepsiyi beyaz boyal kk masaya koyuyorum ve sandalye
yi de yanna ekiyorum. rty tepsiden kaldryorum. Bir pili
butu, fazla pimi. Kanl olmasndan iyidir, nk ya az ya da ok
piirir. Rita ierlediini bir biimde hissettirir insana. Pimi bir pa
tates, taze fasulye, salata. Tatl olarak da konserve armut. Yeterin
ce iyi bir yemek, geri sade ve donuk ama. Salkl yemek. Vitamin
ve minerallerinizi almalsnz, derdi Lydia Teyze kokete. Deerli
bir tekne olmalsnz. Yine de kahve ve ay yok, alkol yok. Bu ko
nuda aratrmalar yapld. Kat peete de var, tpk kafeteryalarda
ki gibi.

77

Dierlerini dnyorum, bunlara sahip olmayanlar. lke


nin can alc blgesi buras, refah ve bolluk iinde bir yaam sr
yorum ; Tanr bizi gerekten minnet etmeyi bilenlerden klsn, der
di Lydia Teyze, yoksa mteekkir olmak myd ve yemek yemeye
balyorum. Bu gece a deilim. Midem bulanyor. Ancak yemei
atacak yer yok, saksl bitki de yok ve tuvaleti gze alamam. Ar
sinirliyim, nedeni bu. Tabakta brakp Coradan beni rapor etme
mesini rica edebilir miyim? ineyip ineyip yutuyorum, terledi
imi hissederek. Yemek midemde top top oluyor, bir avu dolusu
sktrlm slak karton.
Alt katta, yemek odasnca, byk maun masada mumlar, be
yaz bir rt , gm, iekler, iinde arap olan kadehler olmal.
Porselene arpan baklarn krts, Serena Joy g bela duyulabilen bir i ekile, tabandakilerin yarsna dokunmadan, ataln
masaya brakrken kan bir t sesi duyulacak. Olas, itah olmad
n syleyecek. Olas, hibir ey sylemeyecek. Bir ey sylese,
Komutan karlk verir mi acaba? Hibir ey sylemese, farkna va
rr m? Kendini farkettirmeyi nasl baardn merak ediyorum.
Z o r olmal sanrm.
Taban yannda bir para tereya var. Kat peetenin bir
kesini yrtp, tereyan saryorum, dolaba gtrp yedek ayak
kablarmn sa tekinin burnuna doru kaydryorum, daha nce
yaptm gibi. Peetenin kalann buruturuyorum: hi kimse, el
bette, onu dzeltmeye almayacak, kayp var m diye merak et
meyecek. Tereyan bu gece, daha sonra, kullanacam. Bu gece
tereya kokmak iyi olmazd.

Bekliyorum. Kendimi ayarlyorum. Varlm, ayarlamam gereken


bir ey imdi, bir konumay ayarlar gibi. Sunmam gereken ey ya
pay bir ey, doal deil.

78

V
ekerleme

13

Bo vakit var. Bu, hazr olmadm eylerden biri doldurulma


yan zaman miktar, hiliin uzun parantezleri. Beyaz sese benzer
zaman. Keke bir eyler ileyebilseydim. Dokumak, rmek; elle
rimle yapacak bir eyler. Bir sigara istiyorum. Sanat galerilerinde
dolatm hatrlyorum, on dokuzuncu yzyl yapdan: o zaman
lar haremlere duyduklan taknt. Dzinelerce harem resimleri; ba
larnda trbanlar ya da kadife apkalar bulunan, tavus kuu tyle
riyle yelpazelenen, divanlar stnde sere serpe yatan iko kadn
lar, arka planda nbet tutan bir harem aas. Hareketsiz bedenler
zerine almalar, orada hi bulunmam erkeklerin yapt resim
ler. Bu resimlerin erotik olduklar dnlyordu, ben de yle
dnyordum, o zaman, ama imdi gerekten ne zerine olduk
larn anlyorum. Canllk yoksunluu stneydiler; bekleme s
tne, kullanlmayan nesneler stne. Can sknts stneydiler.
Ancak belki de can sknts erotiktir, kadnlar, erkekler uru
na ektikleri zaman.

Bekliyorum, ykanm, firalanm, beslenmi, bir dl domuzu gi


bi. Seksenli yllarda bir ara domuz toplar icat etmilerdi, allarda
semirtilen domuzlar iin. Bunlar byk renkli toplard; domuzlar
burunlanyla oraya buraya yuvarlyorlard toplan. Domuz satcla
r bunun kas niteliklerini gelitirdiini sylyorlard; domuzlar
merakl hayvanlard, dnecek bir eye sahip olmay seviyorlard.
Bunu Psikolojiye Giri dersinde okumutum; bunu ve bir i
yapmalan iin kendilerine elektrik oku verilen kafesteki fareler
hakkndaki blm. Ve bir msr tanesi ortaya karan bir dme
yi gagalamak iin eitilen gvercinler hakkndakini de. Bu gver-

81

cinler gruba ayrlyorlard: birinci grup her gagalama iin, kin


cisi iki gagalamada bir alyordu msr tanesini, ncs ise rasge
le. Olay denetleyen adam msr akn kestiinde, ilk grup ksa s
rede, ikinci grup da biraz daha sonra vazgeiyordu. nc grup
asla vazgemiyordu. Brakmaktansa lene dek gagalamaya devam
ediyorlard. Neyin ie yarayacan kim bilir ki?
Bir domuz topum olsayd, keke.

rg halnn stne uzanyorum. H er zaman altrma yapabilirsi


niz, derdi Lydia Teyze. Gndelik ilerinize uygun olarak gnde
birka kez. Kollar yanda, dizler bkl, pelvisi kaldr, belkemiini
aaya yuvarla. Nefes al. Tekrar. Bee kadar sayarak nefes al, tut,
brak. Artk diki makinelerinin ve amar kurutucularnn kaldrl
m olduu ve eskiden Ev daresi odas olan odada yapardk bunu;
kk Japon ii hasrlarda yatar, bir teyp Les Sylphides alarken,
birlik iinde. imdi, kaldrr, yana yatar ve nefes alrken, kafamn
iinde, duyduum ey bu. Kapal gzlerimin ardnda, aalar ara
snda, ince beyaz danslar, zarafetle oradan oraya gidip geliyorlar,
bacaklar yakalanm kularn kanatlar gibi rpnyor.

le sonralar, spor salonunda bir saatliine, le drt aras, ya


taklarmzda yatyorduk. Bunun dinlenme ve meditasyon zaman
olduunu sylerlerdi. O zaman bunu bizi eitmeyi brakp kendi
lerine biraz olsun zaman ayrmak iin yaptklarn dnrdm,
grevde olmayan Teyzelerin bir fincan kahve iin ya da bu ad ver
dikleri her neyse, retmenler odasna gittiklerini biliyordum.
Ama imdi bu dinlenmenin de bir altrma olduunu dnyo
rum. Bo zamana almak iin bize bir ans veriyorlard.
Bir ekerleme, derdi Lydia Teyze, koket tavryla.
Garip olan bizim de bu dinlenmeye ihtiyacmz olmasyd. o
umuz uyurduk. ou zaman yorgun olurduk orada. Bizi sakin-

82

letirmek iin yemeklere koyduklar bir hap ya da ilacn etkisi altn


daydk, sanrm. Ama belki de byle bir ey yoktu. Belki de neden
orasyd. lk oktan, yola geldikten sonra, uyuuk olmak daha iyiy
di. Kendi kendine gcn koruduunu syleyebilirdin.
Moira geldiinde orada hafta geirmi olmalydm. Teyze
lerin ikisi tarafndan spor salonuna getirilmiti, her zamanki gibi,
biz ekerlememizi yaparken. Hl giysileri stndeydi, kot ve ma
vi bir sweatshirt sa ksayd, her zamanki gibi modaya kar gel
miti bylece onu hemen tandm. O da beni grd, ama baka
bir yne dnd, neyin gvenli olduunu gelir gelmez renmiti
bile. Sol yananda morarmaya yz tutmu bir rk vard. Krm
z elbisenin nceden hazrlanp stne konduu bo bir yataa
gtrd Teyzeler onu. Teyzeler yatan ucunda ayaktayken, geri
kalanlarmz da kslm gzlerimiz arasndan bakarken sessizce so
yundu, sonra tekrar giyinmeye balad. One eildiinde belkemiinin stndeki yumrular grebildim.
Birka gn onunla konuamadm; sadece birbirimize bakyor
duk, yudumlar denli kk baklarla. Arkadalklar phe ekiciy
di, biliyorduk bunu, kafeteryadaki le yemei sralarnda ve snf
larn arasndaki hollerde birbirimizden uzak duruyorduk. Ancak
drdnc gn, futbol sahas etrafnda yaptmz ikierli yry
mzde yanma dt. Mezun oluncaya kadar beyaz kanatlar ve
rilmezdi, sadece peeler vard; bylece, sesimizi ykseltmediimiz
ve birbirimize bakmak iin bamz evirmediimiz srece konua
bilirdik. Teyzeler srann banda ve sonunda yrrlerdi, bylece
tek tehlike dierlerinden gelebilirdi. Kimileri inananlardand ve bi
zi rapor edebilirlerdi.
Buras bir tmarhane, dedi Moira.
Seni grdme yle seviniyorum ki, dedim.
Nerede konuabiliriz? dedi Moira.
Tuvalette, dedim. Saate bak. Son blme, iki otuzda.
Btn konutuumuz buydu.

83

Moirann burada olmas kendimi daha gvende hissetmemi sal


yor. Elimizi kaldrrsak tuvalete gidebiliyoruz, geri gnde birka
kez olduuna dair bir snrlama var, nk bir karta iliyorlar b u
nu. nde, yeil tahtann stndeki elektrikli ve yuvarlak saate ba
kyorum. iki otuz, tiraf Saatine denk geliyor. Helena Teyzenin
yan sra Lydia Teyze de burada, nk tiraf Saati zeldir. Lydia
Teyze imandr, bir zamanlar Iowadaki Rejimciler acenteliinin
bandayd. tiraf ettirmeyi iyi becerir.
Janine on drt yanda, bir ete tarafindan kendisine nasl te
cavz edildiini ve krtaj yaptrdn anlatyor. Ayn yky ge
en hafta da anlatmt. Anlatrken neredeyse bundan gurur du
yar gibi grnyordu. Doru bile olmayabilir. tiraf Saatinde
aklayacak bir eyinin olmadn sylemektense bir eyler uydur
mak daha iyidir. Ancak sz konusu Janine olduundan, anlattkla
r az ok dorudur.
Ama kimin hatasyd bu? diyor Helena Teyze, tknaz parma
n kaldrarak.

Onun hatas, onun hatas, onun hatas, diye bir azdan syl
yoruz.
Onlar kim tevik etti? diye parlyor Helena Teyze, bizden
honut.

O tevik etti. O tevik etti. O tevik etti.


Neden Tanr bu kadar korkun bir eyin olmasna izin verdi?
Ona bir ders vermek iin. Ona bir ders vermek iin. Ona bir
ders vermek iin.
Geen hafta Janine gz yalarna boulmutu. Snfn nn
de, hepimizin onu, krmz yzn ve akan burunu grebilecei
miz bir biimde diz ktrd ona Helena Teyze. Salar donuk sa
ryd, kirpikleri ylesine ak renkliydi ki, sanki yoktular, yangn
dan km birinin kayp kirpikleri gibi. Yanm gzler. ren g
rnyordu: zayf, eci bc, lekeli, pembe, yeni domu bir s

84

an gibi. Hibirimiz bu biimde grnmek istemiyorduk, asla.


Ona yaplan eyi bilmemize ramen, bir an, ondan nefret ettik.
Sulugz. Sulugz. Sulugz.
Bunda ciddiydik, kt olan da bu.
Kendim hakknda iyi eyler dnrdm eskiden. O sra b y
le dnmyordum.
Bu geen haftayd. Bu hafta Janine onu paylamamz beklemi
yor. Benim hatamd, diyor. Kendi hatamd. Onlar ben tevik et
tim. O acy hakettim.
ok iyi, Janine, diyor Lydia Teyze. Sen bir rneksin.
Elimi kaldrmadan nce, bunun bitmesini beklemem gerek.
Bazen, yanl zamanda sorarsan, Hayr, derler. Gerekten gitmen
gerekiyorsa, g durumda kalabilirsin. Dn Dolores altna yapt.
ki Teyze koltukaltlarndan tutup srkleyerek dar kard onu.
le sonras yrynde yoktu, ama gece her zamanki yatana
geri dnmt. Gece boyunca inlemesini duyabiliyorduk.
Ona ne yaptlar? diye fsldadk, yataktan yataa.
Bilmiyorum.
Bilmemek daha beter.
Elimi kaldnyorum, Lydia Teyze bayla onaylyor. Kalkyo
rum ve hole kyorum, mmkn olduunca gze arpmadan.
Tuvaletin dnda Elizabeth Teyze nbet tutuyor. eri girebilece
imi iaret ederek ban sallyor.
Bu tuvalet eskiden erkekler iinmi. Buradaki aynalar da do
nuk gri metal drtgenlerle deitirilmi, ama pisuarlar hl orada,
bir duvarda, sar lekeli beyaz emayeden. Tuhaf biimde, bebek ta
butlarna benziyorlar. Erkek yaamnn plakl tekrar artyor
beni: dular basbaya akta, bedenler inceleme ve karlatrma
iin meydanda, zel yaamlarn tehiri. Niin yaparlar bunu? H an
gi gven tazeleme amacna hizmet eder? Bir niann bir anlk parla
mas, ey ahali bakn, her ey yerli yerinde, ben buraya aitim. K a
dnlarn birbirlerine kadn olduklarn kantlamalar neden gerek

85

mez? yle bir dme zmeler, ap arasn ap gstermeler, er


keklerinki denli tesadfen. Kpeksi, havay koklamalar.
Lise eski, blmeler tahtadan, ince suntadan. Sondan kincisi
ne giriyorum, kapy iterek kapatyorum. Artk kilit milit yok, ta
bii. Tahtada, arkada, duvara yakn, yaklak bel hizasnda, ufak bir
delik var, nceki bir vahiliin ans ya da eski bir rntgencinin mi
ras. Merkezdeki herkes bu delii biliyor; Teyzeler hari, herkes.
Korkarm ok ge kaldm, Janinein tirafi geciktirdi beni: Bel
ki de Moira buraya geldi bile, belki de dnmek zorunda ald. Fazla
zaman vermiyorlar insana. Dikkatlice aa bakyorum, blme du
varnn altndan eilerek ve orada iki krmz ayakkab gryorum.
Ama kim olduunu nasl bilebilirim?
Azm tahta delie koyuyorum. Moira? diye fsldyorum.
Sen misin? diyor.
Evet, diyorum. Ferahladm hissediyorum.
Tanrm, bir sigaraya nasl da ihtiyacm var, diyor Moira.
Benim de, diyorum.
Gln bir biimde mutlu hissediyorum kendimi.

Baslacak yerleri sadece benim bildiim bir batakla batar gibi be


denimin iine batyorum. Tehlikeli topraklar, kendi blgem. Gele
cein dedikodularn duymak iin kulam dayadm toprak olu
yorum. Her bir azap, her bir nemsiz ac mrlts, atk madde dal
gacklar, dokunun imesi ve klmesi, bedenin honutluu,
bunlar iaretler, bilmem gereken eyler. H er ay kann gelmesini
bekliyorum, korkuyla, nk gelmesi baarszlk anlamn ta
yor. Dierlerinin bana aitmi gibi benimsediim beklentilerini ger
ekletirmekte bir kez daha baarsz oldum.
Bedenimi bir zevk, bir tama nesnesi ya da kendi arzumun
gereklemesi iin bir ara olarak dnrdm eskiden. Komak,
dmelere basmak, u ya da bu biimde bir eylerin olmasn sala

86

mak iin kullanrdm bedenimi. Snrlamalar vard ama bedenim yi


ne de kvrak, tek, kanl canl, benimle birdi.
imdi vcut kendini farkl bir biimde dzenliyor. Bir bulu
tum, merkezi bir nesne etrafinda donup kalm, bir armut biimin
de, benim olduumdan daha sert ve daha gerek olan ve yar say
dam ambalaj iinde krmz parldayan, iinde bir boluk var, gece
nin gkyz kadar byk ve karanlk ve bunun gibi kvrak, siyah
tan ok siyah krmz. inde yldzlar kadar saysz k noktacklan iiyor, prldyor, patlayp bzlyor. H er ay bir dolunay var,
kocaman, yuvarlak, ar, bir kehanet. Geiyor, duraklyor, devam
ediyor ve gzden yitip gidiyor ve umutsuzluun, alk gibi, bana
doru geldiini gryorum. Bylesine bo hissetmek, tekrar, tek
rar. Yreimi dinliyorum, dalga dalga, tuzlu ve krmz, srekli de
vam ederek, zaman belirleyerek.

lk dairemizdeyim, yatak odasnda. Tahtadan yaplm katlanabilir


kaplar olan dolabn nnde duruyorum. Etrafim biliyorum ki
bo, btn mobilya gitmi, yerler plak, hal bile yok; ama buna
ramen dolap giysi dolu. Bunlarn benim giysilerim olduunu d
nyorum, ama benimkilere benzemiyorlar, onlar daha nce
hi grmedim. Belki de Lukeun karsna ait giysiler bunlar, onu
da hi grmedim; sadece resimler ve telefonda bir ses, gece ge va
kit, bizi aradnda, alayarak, sulayarak, boanmadan nce.
Ama hayr, benim giysilerim bunlar. Bir elbiseye ihtiyacm var, gi
yecek bir eye. Elbiseleri karyorum, siyah, mavi, mor, ceketler,
etekler; hibiri ie yaramaz, hibiri uymuyor bile, ya ok byk
ya da ok kkler.
Luke orada, arkamda, onu grmek iin dnyorum. Bana
bakmyor, yere bakyor, kedinin szlanarak ve miyavlayarak bacak
larna srtnd yere. Kedi mamasn istiyor, ama bylesine bo
bir dairede, mamay nereden bulabilir ki?

Luke, diyorum. Cevap vermiyor. Belki de beni duymuyor.


Yaamyor olabilecei geliyor aklma.

87

Kouyorum, kzmla, elinden tutarak, onu ereltiotlannn arasn


dan ekip srkleyerek, ona verdiim haptan dolay yar kendin
de, bylece alamayacak ya da bizi ele verecek bir ey sylemeye
cek, kzm nerede olduunu bilmiyor. Zemin dz deil, talar, l
dallar, nemli topran kokusu, solgun yapraklar, yeterince hzl
koamyor, kendi bama daha hzl koabilirdim, iyi bir koucu
yum. imdi alyor, korkmu, onu tamak istiyorum, ama ok
ar gelirdi. Yry ayakkablarm ayamda, suya yetitiimiz za
man onlar karp atmam gerekeceini dnyorum, ok souk
olacak m, bu kadar uzun yzebilecek mi, peki ya aknt, bunu
beklemiyorduk. Sus diyorum kzarak ona. Onun boulacan d
nyorum ve bu dnce beni yavalatyor. Sonra da silah sesle
ri geliyor arkamzdan, ok yksek deil, kat fiekler gibi de deil,
ancak kuru bir daln atrts gibi keskin ve kesin. Duyduum ses
yanl gibi geliyor kulama, zaten hibir eyi olacan dnd
nz gibi duymazsnz ve o sesi duyuyorum. Aa, gerek bir
ses mi, kafamn iindeki bir ses mi, yoksa da vurduum kendi se
sim mi?
Onu yere doru ekiyorum ve korumak iin stne kapan
yorum, ona siper olmak iin. Sus, diyorum yine, yzm slak, ter
ya da gz yalan, sakin ve yzer gibi hissediyorum kendimi, sanki
artk bedenim iinde deilmiim gibi; gzmn dibinde bir yaprak
var, krmz, erken renk deitirmi, her parlak daman grebiliyo
rum. Hayatmda grdm en gzel ey. Geviyorum, onu bo
may istemiyorum, bunun yerine onun etrafina kvrlyorum, elim
le azn kapatarak. Nefes allar ve yreimin vurular var, gece
gvende olacan dndn bir evin kapsn alar gibi. Her
ey yolunda, ben buradaym, diyorum, fsldyorum, Ltfen sus,
ama nasl susabilir ki? ok kk, ok da ge; ayryorlar bizi, kol
larm tutuluyor ve etraf kararyor ve kk, ok kk bir pence
re dnda hibir ey kalmyor, tpk bir teleskopun yanl tarafn
dan bakar gibi, eski bir N oel kartndaki pencere gibi, dnda gece

88

vc buz, iinde bir mum, parlayan bir aa, bir aile; anlar, ng
raklar bile duyabiliyorum, radyodan gelen, eski mzii, ancak bu
ocncereden kk ama ok net biimde grebiliyorum kzm,
benden uzaklaan, krmz ve sarya dnmeye balam aalarn
arasndan gtrlrken, kollarn bana uzatarak.

anlar uyandryor beni; sonra Cora kapma vuruyor. Dorulup


oturuyorum, kilim zerinde, elbisemin koluyla slak yzm ku
ruluyorum. Btn ryalarn iinde en kts bu.

89

VI
Ev Halk

14

an durduunda, merdivenlerden aa iniyorum, aadaki duvar


m asl aynann gznde bir kimsesizin anlk grnts. Saat sar
cayla birlikte tklyor, zaman ileterek; temiz krmz ayakkabla-mn iindeki ayaklarm merdivenleri admlyorlar.
Oturma odas kaps ardna kadar ak. eri giriyorum: henz
e n se gelmemi. Oturmuyorum, ama yerimi alyorum, Serena
'o v un birazdan bastonuna dayanarak tahta karcasna oturaca
tabureli koltuun yanna diz kerek. Olas, yerlemek iin bir eli
ni omzuma koyacak, bir mobilya parasymm gibi. Bunu daha
: nce de yapmt.
Oturma odasna bir zamanlar misafir odas deniyordu, herhal
de, sonra da salon. Ya da lobi belki, rmcekli ve sinekli cinsten.
Ama imdi resmi olarak bir oturma odas, nk burada yaplan i
bu, kimileri tarafndan. Bakalar iin sadece ayakta durma odas.
Bedenin duruu nemlidir, burada ve imdi: kk rahatszlklar
eiticidir.
Oturma odas lo ve simetrik; parann donduunda ald bi
imlerden biri bu. Para bu odadan yllar boyu akp gemi, sanki
bir yeralt maarasndan geer gibi, bu biimlere dnen sarktlar
gibi ekillenip sertleerek. Farkl yzeyler sessizce gsteriyorlar
kendilerini: ekili perdelerin koyu gl rengi kadifesi, perdelerin
rengine uygun sandalyelerin on sekizinci yzyl parlakl,
byk yaprakl eftali pembesi akayklaryla yerdeki pskll
in halsnn inekdili iei suskunluu, Kom utann koltuunun
ho derisi, yanndaki pirin kutunun parlts.
Hal hakiki. Bu odadaki baz eyalar hakiki, bazlar deil. r
nein, minenin her bir yannda asl iki kadn resmi, ikisi de koyu
elbiseler giymi, tpk eski kilisedeki kadnlarnkine benzer, geri

93

bunlar daha sonraki bir zamana ait. Resimler olas gerek. Enerjisi
ni inandnc bir biimde evcil olan bir eye yneltmesi gerektiini
anladktan sonra, Serena Joyun bunlar atalar olarak tantma ni
yetiyle elde ettiinden pheleniyorum. Ya da belki Komutan b u
ray satn aldnda evdeydiler. Bu tr eyleri bilmenin yolu yok.
Her neyse orada asllar ite, srtlar dik, azlan kapal, gsleri s
k, yzleri gergin, balklar kolal, tenleri gri beyaz, kslm gz
leriyle oday gzlyorlar.
Aralarnda, mine rafinn zerinde, oval bir ayna var, her iki
yannda iki kollu birer gm amdan, kolu bir kuzunun boynu
na sarl beyaz porselenden bir Ak Tanrs da tam ortalarna yer
letirilmi. Serana Joyun zevkleri garip bir karmdan oluuyor:
kaliteye kar duyduu iddetli bir itahn yannda yumuak, duy
gusal arzular. minenin her bir yannda kurutulmu ieklerden
aranjman var ve kanepenin yanndaki kakmal, cilal masa zerinde
gerek nergislerin bulunduu bir vazo.
Oda limon ya, ar kuma, solan nergisler, mutfak ya da ye
mek odasndan yollarn bulmu artk yemek kokular ve Serena
Joyun parfm, Vadinin Zamba kokuyor. Parfm bir lks,
zel bir kaynaa sahip olmal. Takdir etmem gerektiini dne
rek bu kokuyu iime ekiyorum. Daha erginlie erimemi kzla
rn, Anneler Gnnde gen ocuklarn annelerine verdikleri hedi
yelerin kokusu bu; beyaz pamuk oraplarn ve beyaz pamuk j
ponlarn, toz pudrann, henz kllanmaya ve kana teslim edilme
mi dii bedenin masumiyetinin kokusu. Biraz hasta ediyor beni,
sanki scak, skntl bir gnde ar pudralanm ihtiyar bir kadnla
kapal bir arabadaymm gibi. Oturma odas byle ite, zarafetine
ramen.
Bir ey almak isterdim bu odadan. Kk bir ey almak ister
dim, kvrk biimli kl tablasn, belki mine rafndaki kk g
m hap kutusunu ya da kurutulmu bir iei: elbisemin katlar
ya da fermuarl elbise yenimde saklamay, bu gece bitinceye kadar
orada bulundurmay; odamda saklamay, yatan altnda, bir ayak

94

kabnn ya da kanavie ili sert N A N yastnn bir yrt iinde.


Arada bir dan karp ona bakardm. G sahibi olduumu hisset
tirirdi bana.
Ancak bu tr bir duygu bir yanlsama olurdu ve de ok risk
li. Ellerim olduklar yerde, kavuturulmu olarak, kucamda kal
yorlar. Bacaklarm bitiik, topuklarm bedenime bask yaparak al
tmda kvrlm. Bam ne eik. Azmda di macunu tad: sahte
nane ve al.
Ev halknn toplanmasn bekliyorum. Ev halk: biz buyuz i
te. Komutan ev halknn reisi. E v elinde tuttuu bir ey. Sahip o l
mak ve elinde tutmak, lm bizi ayrncaya dek.
Bir geminin ykn elinde tuttuu amban. Boluk.
lk nce Cora geliyor, sonra da ellerini nlne silerek Rita. Onlar da an ard, buna ierliyorlar, yapacak ileri var, rne
in bulak ykamak. Ama burada bulunmalar gerek, hepsinin bu
rada bulunmas gerek, Ayin bunu gerektiriyor. Hepimiz buna da
yanmak zorundayz, bu ya da u biimde.
Arkamda durmak iin ieri girmeden nce Rita kalarn atp
bana bakyor. Bu benim hatam, onun zamannn boa harcanma
s. Benim deil de bedenimin, bu bir fark saylrsa. Komutan bile
onun kaprislerine tabi.
Nick giriyor ieri, mze ban sallayp odaya baknyor.
O da arkamda yerini alyor, ayakta. yle yakn ki botunun ucu
ayama deiyor. Bunu bilerek mi yapyor? yle olsa da olmasa
da, birbirimize deiyoruz, iki deri biimi. Ayakkabmn yumuad
n hissediyorum, kan akyor iine, snyor, bir tene dnyor.
Ayam yavaa hareket ettiriyorum, ondan uzaa.
"nallah acele eder," diyor Cora.
"Acele et ve bekle," diyor Nick. Glyor, ayan hareket et
tiriyor, bylece benimkine tekrar deiyor. Bunu hi kimse gre
mez, etrafa yaylm eteimin katlan altnda. Hareket ediyorum,
buras ok scak, bayat parfm kokusu biraz midemi bulandryor.
Ayam ekiyorum.

95

Scrcnann geldiini duyuyoruz, merdivenlerden aa, hol


boyunca, halnn stnde bastonunun bouk tprts, salam
ayann tprts. Kap eiinden ieri topallayarak giriyor, bize ba
kyor, sayarak ama grmeyerek. Ban sallyor, Nicke, fakat bir
ey sylemiyor. En iyi elbiselerinden birini giymi, gk mavisi ren
ginde, peenin kenarlan beyaz ilemeli: iekler ve kabartmalar. O
yanda bile hl kendinde ieklere brnme drtsn hissedi
yor. Sana yaramaz, diye dnyorum ona bakarak, yzm hare
ketsiz, onlar artk kullanamazsn, sen kurudun. ieklerin cinsel
organlar bunlar. Bir yerde okumutum, bir zamanlar.
K oltuu ve taburesine doru ilerliyor, dnp alalyor ve za
rif olmayan bir hareketle yerle jiyor. Sol ayan tabureye koyup
elbise yeninin cebini kartryor. Irty duyabiliyorum, akma
nn t sesini, duman, scak yank kokusunu duyuyorum, iime e
kiyorum.
"H er zamanki gibi ge kald," diyor. Cevap vermiyoruz. Lam
bal masaya elini uzattnda bir takrt duyuluyor, ardndan bir t
sesi ve televizyon snmaya balyor.
Bir erkekler korosu, tenleri yeilimsi sar, rengin ayarlanma
s gerek, "Ormandaki Kiliseye Gel" arksn sylyorlar. Gel, gel,

gel, gel diyor baslar. Serena uzaktan kumandaya basyor. Dalga


lar, renkli zikzaklar, czrtlar: bloke edilen Montreal uydu istasyo
nu. Sonra bir vaiz, ciddi, parlayan kara gzlerle, bir masann s
tnden bize doru eilerek. Bugnlerde i adamlarna ok benzit yorlar. Serena ona birka saniye veriyor, sonra da basmaya devam
ediyor.
Birka bo kanal, sonra da haberler. te arad bu. Geriye
yaslanp sigarasndan derin bir nefes ekiyor. Buna karlk ben
ne eiliyorum, byklerle gece ge vakitlere kadar oturmasna
izin verilen bir ocuk. Bu akamlarn, Ayin akamlarnn, iyi yanla
rndan biri de bu; haberleri seyretmemize izin veriliyor. Bu evde
ifade edilmemi bir kural sanki bu: Biz her seferinde zamannda ge-

96

jriz buraya, o her zaman ge, Serena da her zaman haberleri sey
rettirir bize.
Geri pek nemi yok ama: bu haberlerin doru olup olmad
n kim bilir? Bunlar eski kayt olabilir, sahte olabilirler. Yine de
seyrediyorum, satr aralarn okuyabileceimi umarak. Herhangi
bir haber, imdi, hi olmamasndan iyidir.
lk nce, cepheler. Gerekten cephe deil bunlar: sava ayn
anda birok yerde devam ediyor gibi grnyor.
Aal tepeler, yukardan grnmyle, aalar hasta bir sa
r. Serena keke rengi ayarlasa. Ik Melekleri Yirmi Birinci Taburunun hava desteiyle Vahiy Melekleri Drdnc Blnn
bir Baptist gerilla grubunu ortaya kardklar Apala Dalar, di
yor televizyondaki ses. Yanlarna gm rengi kanatlar boyanm
iki siyah helikopter gsteriliyor bize. Onlarn altnda bir aa k
mesi havada uuyor.
imdi de temiz siyah niformalar iinde iki Melekin arasnda
ki sakall ve kirli yzl bir mahkumun yakn plan grnts.
Mahkum, Meleklerin birinin tuttuu sigaray alyor, bal elleriy
le dudaklarna acemice yerletiriyor. Kk arpk bir srt yayl
yor yzne. Spiker bir eyler sylyor, ama duyamyorum: Bu
adamn gzlerinin iine bakyorum, ne dndn anlamaya
alarak. Kamerann onun zerinde olduunu biliyor: Bu srt
bir meydan okuma gsterisi mi, yoksa teslimiyet mi? Yakaland
iin akn m?
Sadece zaferleri gsteriyorlar bize, yenilgileri asla. Kim kt
haber ister ki?
Belki de bir aktrdr.
Ba spikerde sra imdi. Tavrlar efkatli, babacan; ekrandan
dar, bize bakyor, gne yan teniyle ve beyaz salar ve etrafinda bilge krklarn bulunduu samimi gzleriyle, herkesin ideal
bykbabasna benziyor. ll glmsemesinin ima ettii gibi,
bize anlattklar kendi iyiliimiz iin. Her ey yaknda dzelecek,

97

sz veriyorum. Bar olacak. Gvenmelisiniz. Uyku vakti geldi,


haydi yataa, uslu ocuklar gibi.
nanmay arzuladmz eyleri anlatyor bize. ok inandrc.
Onunla mcadele ediyorum Eski bir sinema yldzna benzi
yor, diyorum kendi kendime, takma diler ve sahte bir yz. Ayn
zamanda ipnotize edilmi gibi ona doru eiliyorum. N e olurdu
doru olsayd bunlar. nanabilseydim.
imdi de ierdeki bir muhbirle alan bir G z timi tarafndan
kertilen bir yeralt casusluk rgtn anlatyor bize. Bu rgt
deerli ulusal kaynaklar gmrkten Kanadaya karyormu.
"Quakerlerin heretik bir mezhebinin be yesi tutukland,"
eliyor yumuak bir biimde glmseyerek. "Ve daha baka tutukla
malar bekleniyor."
Quakerlerden ikisi ekranda grnyor, bir erkek ve bir ka
dn. Dehete dm grnyorlar, ama kamerann nnde onu r
larn biraz korumaya alyorlar. Erkein alnnda koyu, uzun bir
yara var; kadnn peesi parampara ve sa tutam tutam yzne
dklyor. H er ikisi de elli yalarnda.
imdi de bir ehir gryoruz, yine havadan. Eskiden D etroitti buras. Spikerin sesinin ardnda toplarn gmbrts duyulu
yor. Ufuk izgisinden stun stun dumanlar ykseliyor.
"Hamn* ocuklarnn tekrar yerletirilme ilemi plana uy
gun olarak devam ediyor," diyor tekrar ekranda grnen gven
verici pembe yz. "Bu hafta, Ulusal Anavatan N o l e bin kii
geldi, iki bini de yolda." Bu kadar insan bir anda nasl tayorlar
acaba? Trenle mi, otobsle mi? Bununla ilgili bir ey gsterilmi
yor. Ulusal Anavatan N o 1, Kuzey Dakotada. Tann bilir oraya
gittiklerinde onlardan ne yapmalar bekleniyor. Kuram, iftilik.
Serena Joy haberlere doymu olsa gerek. stasyon deitir
mek iin sabrszca dmeye basyor, yanaklan boalm inek me

* H am : Nuh Peygamberin ikinci olu. Afrika rklarnn atas olarak kabul edilir. ( .N .)

98

melerine benzeyen, yalanmaya yz tutmu bir bas bariton beliri


yor. Syledii ark "Fsldayan Umut". Serena kapatyor onu.
Bekliyoruz, holdeki saat tkrdyor, Serena bir sigara daha ya
kyor, ben de arabaya biniyorum. Bir Cumartesi sabah, bir Eyll
ay, hl bir arabamz var. Bakalar arabalarn satmak zorunda
kalmlard. smim Fredinki deil, baka bir ismim var, artk kimse
kullanmyor bunu, nk yasak. Kendi kendime bunun nemli
olmadn, ismin telefon numaralar gibi olduunu, sadece baka
larnn iine yaradn sylyorum, ancak bu doru deil, aslnda
nemli. smimin varln gizli bir ey gibi saklyorum, geri dne
rek kazp ortaya karacam bir hazine, gnn birinde. Bu ismin
gmldn dnyorum. Bu isim gizemli bir havayla evrili,
bir tlsm gibi, hayal edilemeyecek uzaktaki bir gemiten kalan bir
by gibi. Gece tek kiilik yatamda yatyorum, gzlerim kapal
ve isim karanlkta parlayarak gzlerimin ardnda dolap duruyor,
uzanacak kadar yakn deil.
Eyllde bir Cumartesi sabah, parlayan ismimi tayorum.
imdi l olan kk kz arka koltukta oturuyor, en iyi iki bebei
ve seneler ve sevgiden perian olmu dondurulmu tavanyla. B
tn ayrntlar biliyorum. Duygusal ayrntlar bunlar ama elimden
bir ey gelmiyor. Yine de tavan fzla uzun sre dnemiyorum,
Serenann bedenine girip km duman iime ekerken, burada
in hals stnde, alamaya balayamam. Burada olmaz, imdi o l
maz, bunu daha sonra yapabilirim.
Piknie gittiimizi dnyordu, gerekten de arka koltukta
onun yannda iinde gerek yemek bulunan, yani kat pimi yu
murtalar, termos ve her eyiyle bir piknik sepeti vard. Gerekten
nereye gittiimizi bilmesini, durdurulursak anlatmasn, istemeden
her eyi aklamasn istemedik. Gereimizin ykn srtna vur
mak istemedik.
Ben yry botlarm, o da lastik ayakkablarn giymiti.
Lastik ayakkablarn backlarnda kalpler vard, krmz, mor,
pembe ve sar. Yln bu zaman iin hava scakt, kimi yapraklar

99

renk deitirmeye balamlard bile; arabay Luke kullanyordu,


ben de yannda oturuyordum, gne parlyordu, gkyz maviy
di, yanlarndan getiimizde evler rahat ve bildik grnyordu,
evler geride kaldka gemi zaman iinde yok oluyorlard, sanki
hi varolmamlar gibi bir an iinde ufalanyorlard, nk asla tek
rar grmeyecektim onlan-ya da yle sanmtm o zaman.
Hemen hemen hibir ey yok yanmzda, uzaa ya da bir yere
temelli gidiyormu gibi grnmek istemiyoruz. Sahte pasaportlar
yanmzda, garantili, verdiimiz paraya deer. Nakit deyemedik,
elbette ya da Kompkaunta veremedik. Baka eyler kullandk,
bykannemin birka mcevherini, Lukea amcasndan miras ka
lan pul koleksiyonunu. Bu tr eyler baka lkelerde paraya evri
lebiliyor. Snra geldiimizde sadece gn birlik bir geziye gidiyor
mu gibi yapacaz; sahte vizeler sadece bir gn iin. Bundan n
ce ona bir uyku hap vereceim, bylece snr geerken uyuyor
olacak. Bylece bizi ele vermeyecek. Bir ocuktan inanlr biimde
yalan sylemesini bekleyemezsiniz.
Dahas onun korkmasn istemiyorum, imdi kaslarm gergin
letiren, bel kemiimi geren, beni gergin tutan yle ki bana do
kunulduunda krlacandan eminim korkuyu hissetmesini iste
miyorum. Her krmz trafik lambas bir dayankllk denemesi. Ge
ceyi bir motelde ya da daha iyisi, bir yan yolda arabann iinde uyu
yarak geireceiz, bylece pheci sorular olmayacak. Sabah sn
r geeceiz, kprnn stnden, tpk spermarkete gider gibi.
Fazla trafii olmayan evre yoluna dnyoruz, kuzeye do
ru. Sava balad iin, benzin pahal ve kt. ehrin dnda ilk
kontrol noktasn geiyoruz. Btn istedikleri ehliyete bakmak,
Luke bunu iyi beceriyor. Ehliyet pasaporta uyuyor: Bunu dn
mtk.
Yola dndmzde, Luke elimi skyor, bana bakyor. K a
t gibi bembeyazsn, diyor.
Kendimi aynen byle hissediyorum: beyaz, yass, ince. effaf
mm gibi geliyor bana. Eminim iimden geenleri anlayabilecek

100

ler. K t ; Lukca, kzma nasl sadk kalacam, bylesine yass,


bylesine beyazken? Sanki benden fazla bir ey kalmam gibi, his
sediyorum; kollarmdan kayp gidecekler, sanki dumandan yapl
mm, sanki bir serabm, onlarn gz nnde yitip giden. Byle

dnme, derdi Moira. Nasl dnrsen yle olur.


Hadi neelen, diyor Luke. imdi biraz fzla hzl sryor. Ad
renalin bana vurdu. imdi de ark sylyor. Oh ne gzel bir sa
bah, diye sylyor.
arks bile beni endielendiriyor. Ar mutlu grnmemek
konusunda uyarldk.

15

Komutan kapy tklatyor. Kural byle: Oturma odasnn Serena


Joyun blgesi olduu varsaylyor, girebilmek iin Kom utann
izin istemesi gerekiyor. Serena Joy onu bekletmekten holanyor.
Bu kk bir ey, ama bu evde kk eyler bile ok nemli. A n
cak bu gece bunun tadna varamyor, nk Serena Joy daha az
n aamadan Komutan odaya giriveriyor. Belki protokol unuttu
sadece, ama belki de kasten yapt. Serena Joyun gmlerle dona
tlm akam yemei masas zerinden ona ne dediini kim bilebilir
ki? Ya da ne demediini.
Kom utann stnde, iinde bir mze muhafzna benzedii,
siyah niformas var. Yar emekli bir adam, ho ama dikkatli, vakit
ldrmekle megul. Ancak sadece ilk bakta byle geliyor insa
na. Bundan sonra, dz ve zenle taranm gms salar, l
l duruu ve biraz eik omuzlaryla bir ortabat banka bakanna
benziyor. Bundan sonra da yine gms olan by ve bunun ar
dndan gerekten gzden karamayacanz enesi. Buraya kadar

101

geldiinizde, gemite kalm zamana ait parltl bir derginin bir


votka reklamndaki modellere benzetirsiniz.
Davranlar yumuak, kaln parmakl ve a gzl ba par
makl elleri byk, yalanc bir zararszla sahip mavi gizleri iletiimsiz. Sanki envanterimizi karr gibi, tek tek szyor bizi. Krm
zlar iinde diz km bir kadn, maviler iinde oturan bir bakas,
iki de yeilli, ayakta duran ve tek bir adam, ince yzl, arka plan
da. arm grnmeyi baaryor, sanki hepimizin buraya nasl gir
diini pek hatrlamyor gibi. Sanki ona miras kalm bir eyiz, rne
in Vktoryen org, stelik bizi ne yapacana karar vermemi gibi.
Deerimizin ne olduuna.
Serena Joya doru yle bir ban sallyor, o ise ses karm
yor. Kendisine ayrlan geni deri koltua doru ilerliyor, cebin
den anahtar kanp koltuun yannda duran ssl pirin ciltli, de
ri kapl kutuya el atyor. Anahtar kilide sokup kutuyu ayor, si
yah kapl ve sayfa kenarlan altn yaldzl sradan bir Incil nshas kanyor. Hizmetiler almasn diye eskiden insanlarn ay kilitli
tuttuklan gibi kilit altnda tutuluyor ncil. Bu ok fesata: Elimizi
ncile srebilsek bile, kim bilebilir, onunla ne yapacamz? K o
mutan tarafindan bize ncilden bir eyler okunabilir, ama kendi
bamza okuyamayz. Balarmz ona doru dnyor, hevesle
bekliyoruz, sra geldi uyku saati masalmza.
Bizim tarafmzdan izlenirken, Kom utan oturup bacak bacak
stne atyor. Kitap iaretleri yerli yerinde. Kitab ayor. Boaz
n temizliyor, sklm gibi.
"Bir bardak su alabilir miyim?" diye ortaya konuuyor. "L t
fen," diye de ekliyor.
Arkamda biri, Cora ya da Rita, tablodaki yerini terk edip m ut
faa doru sessizce yryor. Kom utan ba ne eik oturuyor.
ini ekiyor, i ceket cebinden altn ereveli bir okuma gzl
karp takyor. imdi de eski bir masal kitabndaki bir ayakkab ta
mircisine benziyor. Habire deitirdii iyilik melei maskelerinin
bir sonu yok mu?

102

Onu izliyoruz: milimi milimine, en kk kprtsn bile.

Bir erkek olmak, kadnlar tarafndan izlenen. Btnyle tuhaf ol


mal. H er zaman onu izlettirmek kadnlara. N e yapacak bundan
sonra, diye merak ettirmek. Hareket ettiinde, ok zararsz bir ha
reket olsa bile, rnein bir kl tablasna uzanmas gibi, kadnlan ir
kiltmek. Her hareketi lp bimek zorunda braktrmak. Onlar
dndrtmek, bunu yapamaz, bunu yapmayacak, bunu yap
mak zorunda kalacak, baka olmad iin aresiz giyilmesi gereken
bir giysi sanki, modas gemi ve eski psk.
Kendini kadnlara giydirtmek, denetmek, iskandil ettirmek,
kendisi onlan bir ayaa orap giyer gibi giyerken, bedeninin kn
tsna, fazladan duyarl ba parmana, dokunacna, smkl b
cein krlgan sapl gzne, dar urayan, genileyen, rkp eki
len, yanllkla dokunulduunda tekrar kendi iine bzlen, onla
rn iine doru, grmeye arzulu, bir yapran stndeymi gibi
ilerleyip ucunda bir para bel verirken tekrar byyen. Bu ekilde
elde etmek gr, kendisi krcesine ileri atlrken karanlkta gre
bilen kadnlardan, bir kadndan oluan karanla doru yapmak
bu yolculuu.
Serena Joy iinden izliyor onu. Hepimiz izliyoruz. Gerek
ten yapabildiimiz tek ey bu ve bouna deil: Sendeleyecek, baa
rszla urayacak ya da lecek olursa, halimiz nice olurdu? Bir iz
me gibi olmas artc deil, d sert, ancak yumuak bir ayaa e
kil veriyor. Bu sadece bir dilek. Onu bir sredir izliyorum ve hi
bir yumuaklk belirtisi gstermedi.
Ama dikkat et, Komutan, diyorum kafamn iinde. Gzm
stnde.
Bir yanl hareket ve ben lym.
Yine de, cehennem gibi olmal, bu biimde bir erkek olmak.
Pek ho olmal.

103

Cehennem gibi olmal.


ok sessiz olmal.

Su geldi, iiyor Komutan. "Teekkrler," diyor. Cora hrtyla ye


rine dnyor.
Ba ne eik, sayfay gzden geirerek duraksyor K om utan.
Acele etmiyor, farkmzda deilmi gibi. Bir lokanta penceresinin
arkasnda, dirseinden bir metre bile uzakta olmayan a karanlk
tan onu seyreden gzleri grmyormu gibi davranarak bifteiyle
oynayan bir adama benziyor. Ona doru eiliyoruz biraz, onun
mknatsna yakalanan demir talalan. Bizim sahip olmadmz bir
eye sahip, sze sahip o . Nasl da arur ederdik onu, bir zaman
lar.
Bildik yk, bildik ykler. Tanr Ademe, Tann N uh a. Se
mereli olun ve oaln ve yeryzn doldurun. Ardndan da Merkezde kafamza doldurduumuz u eski Rahel ve Lea samal ge
liyor. Bana ocuklar ver, yoksa lrm. Ben rahmin semeresini

senden esirgeyen Allahn yerinde miyim? te cariyem Bilha. Diz


lerim zerinde doursun da, ondan ocuklanm olsun. Vesaire, vesa
ire . Lise kafeteryasnda oturup kremal ve kahverengi ekerli lapa
yerken bize okunurdu bu, her kahvaltda. Size en iyisi veriliyor bi
liyorsunuz, derdi Lydia Teyze. Bir sava var darda, her ey karne
ye bal. K t kzlarsnz; gz seyiriyordu, bir kedi yavrusunu
azarlar gibi. Seni gidi kt kedi seni.

le yemeinde Mutlak Saadet* okunurdu. N e mutlu bana, ne


mutlu una. Bunu bir diskten alyorlard, ses bir erkee aitti. Ne

mutlu ruhta fakir olanlara, nk gklerin melekotu onlanndr.

* M utlak Saadet: H z. sannM atta nciFinde geen szleri (Matta 5 : 3 12). ( .N .)

104

Ve mutlu merhametli olanlara. Ne mutlu halim onlara. Ne mutlu


sulh edicilere. Bunlan uydurduklarn biliyordum, yanl olduu
nu biliyordum ve arada baz szleri atladklarn da biliyordum,
ama bunu kontrol etmenin bir yolu yoktu. Ne mutlu yasl olanla

ra; nk onlar teselli edilecekler.


Hi kimse bunun ne zaman olacan sylemezdi.
Tarnl konserve armutlardan olumu le yemeinin stan
dard tatl yenirken saati kontrol ediyorum. ki masa tede M oirann oturduu yere bakyorum. Gitmi bile. Elimi kaldryo
rum, izin veriliyor. Bunu ok sk yapyoruz, her zaman gnn de
iik saatlerinde.
Tuvalette sondan ikinci blmeye giriyorum, her zamanki gi
bi.
Orada msn, diye fisldyorum.
Yaam kadar byk ve iki kat daha irkin, diye Moira geri f
sldyor.
Neler duydun? diye soruyorum ona.
Fazla bir ey deil. Buradan kmalym, ldrmak zereyim.
Panie kaplyorum. Hayr, hayr, Moira, diyorum, bunu de
neme. Kendi bana olmaz.
Hasta numaras yapacam. Bir ambulans gnderiyorlar, da
ha nce grmtm.
Ancak hastaneye kadar ulaabilirsin.
En azndan bir deiiklik olur. u ihtiyar orospuyu dinlemek
zorunda kalmam.
N e yaptn anlayacaklar.
Endielenme, bu ii iyi beceririm. Lisedeyken, C vitaminini
kesmi ve iskorpit olmutum. lk evrelerde tehis koyamyorlar.
Sonra tekrar C vitaminine balarsn ve iyileirsin. Vitamin haplar
m saklayacam.
Moira, yapma.
Onun burada benimle, benim iin, kalmamas dncesine
dayanamyordum.

105

Seninle birlikte iki adam gnderiyorlar, ambulansta. Bir d


nsene. Bunun iin yanp tutuuyor olmallar, kahretsin, ellerini
ceplerine sokmalarna bile izin verilmiyor, olanaklar
Siz ierdekiler. Zamannz doldu, dedi Elizabeth Teyzenin se
si, kapdan. Kalktm, sifonu ektim. Moirann iki parma duvar
daki delikte belirdi. Sadece iki parman sabilecei bir delikti bu.
Kendi parmaklarm onunkilere dedirdim, hzla tuttum . Brak
tm.

"Ve Lea dedi: Allah cretimi verdi, nk cariyemi kocama ver


dim," diyor Kom utan. Kitab kapatyor. Yorgun bir ses kyor,
tpk belli bir mesafeden sngerlenmi bir kapnn kendi kendine
kapanmas gibi: bir hava akm. Ses, ince soan zarms sayfalarn
yumuakln, onlarn parmaklar arasnda nasl hissedileceini
anmsatyor. Yumuak ve kuru , papierpoudre gibi, pembe ve pudrams, nceki zamandan kalma, burnundaki parlamay yok etme
ye yarayan ve brorlerde rastlayabileceiniz, eitli biimler veril
mi mum ve sabunlarn satld u dkkanlarda: deniz kabuklar,
mantarlar gibi. Sigara kad gibi. iek yapraklar gibi.
Bir an Kom utan gzleri kapal oturuyor, yorulmu gibi. Sa
atlerce alyor. Sorumluluklar ok.
Serena alamaya balad. Arkamda duyabiliyorum onu. Bu
ilk kez olmuyor. H er zaman yapar bunu, Ayin gecesinde. G rl
t yapmamaya alyor. nmzde onurunu korumaya al
yor. Deme ve hallar sesini bouyor, ancak buna ramen onu
aka duyabiliyoruz. K ontroln yitirmesi ve bunu bastrmaya
almasndan kaynaklanan gerilim korkun. Kilisede yellenmek
gibi bir ey bu. H er zamanki gibi, glmek iin dayanlmaz bir istek
duyuyorum, ama bunun komik olduunu dndm iin de
il. Alamasnn kokusu stmze yaylyor ve bunu grmezden
gelir gibi yapyoruz.
Kom utan gzlerini ayor, farkna vanyor, kalarn atyor,

106

srondalndan vazgeiyor. "imdi scssizce dua edeceiz," diyor.


T a n n nn inayeti ve btn ilerimizde bizi baarl klmas iin dua
edeceiz."
Bam eip gzlerimi kapatyorum. Tutulmu nefesleri, han
diyse duyulmayan soluklan, arkamda meydana gelen titremeleri
dinliyorum. Serena Joy benden nasl da nefret ediyor olmal, diye
dnyorum.

Sessizce dua ediyorum: Nolite te bastardes carborundorum. N e an


lama geldiini bilmiyorum, ama doru gibi geliyor kulama, hem
bu yeterli olmal, nk Tanrya baka ne diyeceimi bilmiyo
rum. imdi deil. Eskiden dedikleri gibi, bu nazik anda deil. D ola
bmn duvarnda, Moirann yzne sahip, bilinmeyen bir kadn ta
rafndan braklan, iziktirilmi yaz gzmn nnde uuup du
ruyor. Onun dar ktn grmtm, ambulansa, iki Melekin
tad bir sedyede.
N e oluyor? diye yanmdaki kadna sessizce sordum; bir fana
tik hari herkese sorulabilecek trden bir soru.
Atei varm, diye kprdatt dudaklarn. Apandisit diyorlar.
O akam yemekteydim, hamburger kftesi ve rende patates
vard. Masam pencerenin yaknndayd, n kaplara kadarki alan
grebiliyordum. Ambulansn geri dndn grdm, bu sefer
sirenler almad. Meleklerden biri dar atlayp muhafizlarla ko
nutu. Muhafiz binaya girdi; ambulans park ettii yerde kald; M e
lekin srt bize dnkt, onlara retildii gibi. Teyzelerden ikisi
muhafzla birlikte binadan kt. Ambulansn arkasna gittiler. M oiray dan ekip her biri bir taraftan koltuk altlarndan tutarak ka
pdan ieri ve merdivenlerde yukan srklediler. Yrmekte zor
luk ekiyordu. Yemei braktm, yiyemiyordum; bu arada, masa
nn benim tarafimdaki herkes pencereden dar bakyordu. Pence
re yeilimsiydi, camn iine koyduklan u kmes telinden dolay.
Lydia Teyze, Yemeinizi yiyin, dedi. Ve gelip pancuru indirdi.

107

Eskiden Bilim Laboratuar olan bir odaya gtrdler M oiray. Hibirimizin isteyerek gitmedii bir odaya. Ardndan da bir
hafta yryemedi, ayaklar ayakkablarna smyordu, ok imi
lerdi. lk suta, yapacaklarn ayaklara yapyorlard. Ulan saakl
elik kablolar kullanyorlard. Bundan sonra da ellere. Ayaklarn
za ve ellerinize ne yaptklarna aldrmyorlard, kalc olsa bile.
Unutmayn, derdi Lydia Teyze. Amalarmz iin ayaklarnz ve el
leriniz nemli deil.
Moira yatanda yatyordu, bir rnek. Bunu denememeliydi,
hi deilse Meleklerde, dedi yandaki yataktan Alma. Snflara ta
mak zorunda kalmtk onu. Yemek saatlerinde kafeteryadan fazla
dan eker paketleri aldk onun iin, bunlar gizlice ulatrdk ona,
geceleri^yataktan yataa uzatarak. Olas ekere ihtiyac yoktu ama
almak iin bulabildiimiz tek eydi. Vermek iin.
Hl dua ediyorum ama grdm ey Moirann ayaklar,
onu geri getirdiklerindeki grnleri. Ayaklar hi de ayaa ben
zemiyordu. Boulmu ayaklar gibiydiler, imi ve kemiksiz, yal
nz renkleri farklyd. Akcierlere benziyorlard.
Oh Tanrm, diye dua ediyorum. Nolite te bastardes corborun-

dontm.
Dndn ey bu muydu?

Kom utan boazn temizliyor. Ona gre dua etmeyi brakma za


mannn geldiini bize gstermek iin yapt bir ey bu. "nk
Tannnn gzleri yeryznn her yerinde dolar, yrei kendisi
ne kar tam olanlar adna gl klmak iin kendini," diyor.
Biti iareti bu. Komutan ayaa kalkyor. Azledildik.

108

16

Avin her zamanki gibi gerekleiyor.


Salkl beyaz pamuklu i giysim hari, tamamen giyinik ola
rak srt st yatyorum. Gzlerimi aabilsem grebileceim ey,
Serena Joyun kocaman kolonyal stili drt direkli yatann geni
beyaz kubbesi olurdu, sarkan bir bulut gibi tepemizde asl duran,
kk gm yamur damlacklaryla sslenmi bir bulut, dikkat
lice baktnzda drt yaprakl ieklere dnen. Beyaz haly ya
da ince dallarla ssl perdeleri, gm srtl fira ve ayna takmnn
bulunduu rtl tuvalet masasn grmezdim; grebileceim sa
dece dokumasnn incelii ve aa doru yapt ar kvrmyla ay
n zamanda hem maneviyat hem de maddiyat hatrlatmay baa
ran kubbe.
Ya da bir geminin yelkeni. iirlerde ikin karnl yelkenler
derlerdi eskiden. Karnlamak. imi bir karn tarafndan ileri s
rklenmek.
Serin, neredeyse keskin bir Vadinin Zamba sisi evreliyor bi
zi. Oda pek scak deil.
stmde, yatan ba ucuna doru, Serena Joy yerini alm,
yaylm duruyor. Bacaklan ak, aralarnda yatyorum, bam kar
nnn stnde, kask kemii bamn altnda, kalalar da her iki ya
nmda. O da tamamen giyinik.
Kollarm kalkk; ellerim ellerinin iinde, ellerimi tutuyor. Bu
tek bir beden, tek bir varlk olduumuzu belirtme amac tayor.
Gerek anlam u: K ontrol elinde tutan Serena; ilemin ve bylece rnn kontroln. rn meydana gelirse tabii. Sol elinde
ki yzkler parmaklanma batyor. Bu, intikam olabilir, olmayabi
lir de.
Krmz eteim belime kadar kaldrlm, ama daha yukarya

109

deil. Aada da K om utan sikiyor. Siktii bedenimin alt tarafi.


Ak yapyor demiyorum, nk yapt bu deil. iftleiyor de
mek de doru olmazd, nk bu iki insann varlna iaret eder
di, ama bu iin iinde sadece bir insan var. N e de tecavz tanmna
girer: Burada benim istemediim hibir ey olmuyor. Seenekler
ok deildi, ama hi yoktan birka tane vard, benim setiim de
bu.
Bu nedenle hareketsiz yatyorum ve bamn stnde yer
alan grnmez kubbeyi zihnimde canlandryorum. Kralie Vktoryann kzna verdii nasihati hatrlyorum. Gzlerini kapa ve

ngilterey i dn. Ama sz konusu olan ngiltere deil. Keke bi


raz acele etse.
Belki de ben deliyim ve bu da yeni bir terapi tr.
Keke bu doru olsayd; bylece iyileirdim ve bu olay geip
giderdi.
Serena Joy ellerimi skyor, sanki sikilen ben deilim de o , san
ki bunu zevkli ya da ac verici bulan o ve Kom utan sikmeyi srd
ryor, ara vermeksizin damlayan bir musluk gibi, dzenli birikilik yry ritmiyle. Komutann akl baka yerde, farknda ol
madan duta kendi kendine mrldanan bir adam gibi; aklnda ba
ka eyler olan bir adam gibi. Sanki baka bir yerdeymi gibi, kendi
boalmasn bekleyen, beklerken de masann stnde parmaklary
la trampet alan. Ritminde bir sabrszlk var imdi. Ama bu herke
sin cinsel d deil mi, bir kerede iki kadn? Eskiden sylerlerdi
bunu. Heyecan verici, derlerdi eskiden.
Bu odada, Serena Joyun gms kubbesinin altnda olup
bitenler heyecan verici deil. Tutku ya da ak ya da romans ya da
eskiden kendimizi kaptrdmz btn o dncelerle hi ilgisi
yok bunun. Cinsel arzuyla da ilgisi yok, en azndan benim iin ve
elbette Serena Joy iin de. Tahrik ve orgazm artk gerekli grl
m yor; salt abesle itigal belirtisi saylyor, gzalc jartiyerler ya
da gzellik adna yze kondurulan benler gibi: s dnceliler
iin gereksiz sapmalar. Modas gemi. Kadnlarn bir zamanlar bu

110

tr eyleri okumak, onlar hakknda dnmek, endielenmek ve


\azmak iin bunca zaman ve enerji harcadklarn bilmek tuhaf geliyor insana. Elenceli olduklar ylesine ak ki.
Elence deil bu, Kom utan iin bile. Ciddi bir i. Kom utan
da grevini yapyor.
Gzlerimi biraz aacak olsam, onu grebilirdim, gvdem ze
rinde asl, birka tutam gm san alnna dt, bir ryada
olduu gibi yaklat hzla ondan kaan o yere doru pr tela
yapt yolculua btn dikkatini vermi, sevimsiz olmayan yz
n. Ak gzlerini grrdm.
Daha yakkl olsayd, bu iten daha ok holanr mydm aca
ba?
Yamurda bir kilise vestiyeri gibi, dii diinizi delmeye bala
dnda aznz gibi, bir burun delii gibi kokan ncekine gre bir
ilerleme en azndan. Oysa bu Komutan naftalin toplar gibi koku
yor, yoksa bu koku tra losyonunun bir tr cezalandrma biimi
mi? Bu aptal niformay neden giymek zorunda? yi de, beyaz,
prsm, i bedeninden daha m ok holanrdm acaba?
Aramzda pmek yasak. Bu, olay dayanlr klyor.
nsan kendini uzaklatryor. Tanmlamaya balyor.
Sonunda geliyor, rahatlam gibi, bouk bir iniltiyle. Serena
Joy nefesini brakyor. Birleik bedenlerimizden uzakta dirseklerin
den destek alan Kom utan kendini stmze brakmamaya zen
gsteriyor. Bir an iin dinleniyor, kyor, geri ekiliyor, fermuar
n kapatyor. Ban sallyor, sonra dnp sanki ikimiz de onun
hasta annesiymiiz gibi abartl bir dikkatle kapy kapatarak oday
terk ediyor. Gln bir eyler var bunda, ama glmeye cesaret
edemiyorum.
Serena Joy ellerimi brakyor. "Kalkabilirsin artk," diyor.
"Kalk ve k." ans arttrmak iin ayaklarm bir yastk stnde be
ni on dakika dinlendirmesi gerekiyor aslnda. Bu onun iinde ses
siz meditasyon zaman anlamna geliyor, ama o bunun havasnda
deil. Sesinde nefret var, sanki bedenimin dokunuu onu hasta

111

edip kirletiyor. Kendimi onun bedeninden zp kalkyorum;


Kom utann svs bacaklarmdan aa szlyor. Dnmeden n
ce mavi eteini dzelttiini, bacaklarn birletirdiini gryorum;
yukardaki kubbeye bakarak, bir heykel kadar kat ve dik yatakta
yatmaya devam ediyor.
Hangimiz iin daha kt bu, onun iin mi yoksa benim iin
mi?

17

Odama dndmde yaptklarm unlar:


Elbisemi karp geceliimi giyiyorum.
Akam yemeinden sonra sa ayakkabma sakladm bir par
a tereyan karyorum. Dolap ok scakm, tereya yar erimi.
Tereyann ou iine sardm kat peete tarafndan emilmi.
imdi ayakkabmn iinde tereya var. lk kez olm uyor bu, nk
ne zaman tereya, hatta margarin olsa birazn bu ekilde sakla
rm. Tereyann ounu ayakkab astarndan bir peete ya da ban
yodaki tuvalet kadyla yarn alabilirim.
Tereyan yzme sryorum, ellerimin derisine iyice yediri
yorum. Artk el losyonu ya da yz kremi yok, bize yok. Bunlarn
bo eyler olduklar dnlyor. Biz kaplarz, nemli olan ey
sadece bedenlerimizin ii. D sert ve krk olabilir, dndkleri
ey bu, bir findn kabuu gibi. Buna Eler karar verdiler, yani
bu el losyonu yokluuna. ekici grnmemizi istemiyorlar. On
lar iin iler u haliyle bile olduka kt.
Rahel ve Lea Merkezinde rendiim bir hile tereya. Kr
mz Merkez derdik oraya, nk o kadar ok krmz vard ki. Bu

112

odadaki ncm, illi vc gzel gll arkadam da bunu yapm


olmal, bu tereyalanmay. Hepimiz yaparz bunu.
Bunu yaptmz srece, yani tenimizi yumuak tutmak iin
yalandmz srece, bir gn dar kabileceimize, bize tekrar,
akla ya da arzuyla, dokunulacana inanmay srdrebiliriz. Ken
dimize ait ayinlerimiz var, zel eyler.
Tereya cvklam, ekiyecek ve ben kfl bir peynir gibi ko
kacam; eskiden dedikleri gibi, en azndan organik bir koku.
Bu tr eylere kadar dtk.

Yalanm olarak, tek kiilik yatamda yatyorum, bir para tost


gibi dmdz. Uyuyamyorum. Yan karanlkta grememesine ra
men tavann ortasndan bana bakan sval, kr gze doru bakyo
rum. Esinti yok, beyaz perdelerim, effaf bandajlar gibi, geveke
asl, geceleri bu evi aydnlatan projektrlerin yayd kla parl
yorlar, yoksa dolunay m var?
stmden araf ekiyorum, dikkatlice kalkyorum, sessiz
plak ayaklarm zerinde, geceliim iinde pencereye gidiyorum,
tpk bir ocuk gibi grmek istiyorum. Ay, yeni, dm karn ba
rnda. Gkyz ak ama projektrden dolay ayrt etmesi zor;
ama evet, belirsiz gkyznde gerekten de bir ay yzyor, yep
yeni, arzulayan bir ay, antik bir kaya paras, bir tanna, bir prlt.
Ay bir kaya ve gkyz lmcl silahlarla dolu; aman Tanrm, yi
ne de ne kadar gzel!
Lukeu burada felaket istiyorum. Bana sarlnmasn ve ismi
min sylenmesini istiyorum. Olmadm biimlerde deerlendiril
mek istiyorum; deerli olmaktan daha fazlasn istiyorum. Eski is
mimi tekrarlyorum, bir zamanlar yapabildiklerimi, bakalarnn
beni nasl grdn anmsatyorum kendime.
Bir ey almak istiyorum.

113

Holde gece yanyor, uzun boluk tatl bir pembeyle parlyor;


yryorum, bir ayam dikkatlice yere basarak, sonra dierini, g
crdatmadan, yolluk boyunca, bir orman zemini stndeymi gi
bi, sinsice, kalbim hzla arparak, gece evin iinde. Yerim buras de
il. Bu yaptm tamamen yasad.
Hol duvarndaki balk gzn geerken rtl bedenimin
beyaz biimini, yele gibi omuzlarma dklen salarm, parlayan
gzlerimi grebiliyorum. Bu houma gidiyor. Kendi bama bir
ey yapyorum. Aktif; yoksa bir zaman myd bu ? Gerilmi za
man. almak istediim ey, mutfaktan bir bak, ama buna hazr
deilim.
Oturma odasna ulayorum, kap aralk, ieri szlp kapy
biraz ak brakyorum. Tahta gcrdyor, ama bunu duyacak kadar
yaknda kim var ki ? Odada dikiliyorum, gz bebeklerimi byme
ye brakyorum, bir kedinin ya da puhu kuunun gzleri gibi. Ba
yat parfm kokusu, kuma tozlar burun deliklerimi dolduruyor.
Hafif puslu bir k var, kapal perdelerdeki aralklardan szan, da
rdaki projektrden; kukusuz iki adam devriye geziyordur, orada,
grmtm onlar, yukardan, perdelerimin arkasndan, koyu gl
geler, siluetler. imdi kimi eylerin d hatlarn grebiliyorum, pa
rltlar, aynadan; lambalarn ayaklar, vazolar, alacakaranlkta bir
bulut gibi hayal meyal seilen sedir.
Neyi alsam ? Yokluu fark edilmeyecek bir eyi. Gece yars
ormandan byl bir iek. Solmu bir nergis, kurutulmu bir
aranjmandan deil ama. Nergisler yaknda atlacak, kokmaya bala
mlar bile. Serenann bayat kokulanyla birlikte, rgsnn k
t kokusunu da duyuyorum.
Elimi uzatyorum, bir masa buluyorum, el yordamyla ilerli
yorum. Bir tkrt, bir eye arpm olmalym. Nergisleri buluyo
rum, kuruduklar uta burumular, saplarna doru zayflar, par
maklarm kullanyorum, onlar tutmak iin. Bunu kurutacam,

114

bir verde. iltenin altnda. Orada bir .sonraki kadna, benden son
ra gelecek olana, bulmas iin brakacam.
Ama odada biri var, arkamda. Admlar duyuyorum, benimki
cadar sessiz, ayn yer karosunun gcrtsn. Kap kk bir t se>Te keserek arkamda kapanyor. Donup kalyorum; beyaz
br hatayd. Karanlkta bile, ay ndaki karm ben.
Sonra da bir fislt: "Barma. Her ey yolunda."
Yok bir de baracaktm, her ey yolunda, demek. Dnyo
rum: bir glge, hepsi bu, elmack kemiinin donuk bir parlts,
renkten yoksun.
Bana doru adm atyor. Nick.
"Burada ne yapyorsun ?"
Cevap vermiyorum. Onun da burada bulunmas yasad, be
nimle, beni ele veremez. Ne de ben onu; u an iin birbirimizin aynasyz. Elini koluma koyuyor, beni kendisine ekiyor, az benim
kinin stnde, bu kadar kanunsuzluun ardndan baka ne gelebi
lir ki ? Tek bir laf etmeksizin, ikimiz de titriyoruz, ne de ok ister
dim. Serenann salonunda, kurutulmu ieklerle, in hals ze
rinde, ince bedeniyle. Tmyle yabanc bir erkek. Haykrmak gibi
olurdu, birini vurmak gibi olurdu. Elim aa kayyor, buna ne de
meli, dmeleri aabilirdim ve sonra. Ama bu ok tehlikeli, bunu
biliyor, birbirimizi itiyoruz, ama ok uzaa deil. An gven, ar
tehlike, imdiden arya katk zaten.
"Seni aryordum," diyor, neredeyse kulamn iinde nefes alvor. Yukar ulamak istiyorum, derisinin tadna bakmak, beni acktnyor. Parmaklar hareket ediyor, geceliin altndaki kolumu his
sederek, sanki eli akla mant kar gelecek gibi. Biri tarafindan do
kunulmak, bu denli doymazca hissedilmek, bu denli doymaz his
setmek yle iyi ki. Luke, sen bilirdin, sen anlardn. Burada olan
sensin, bir baka bedende.
Zrva.
"Neden?" diyorum, gece odama gelme tehlikesini gze alacak
kadar kt m durumu ? Aslm adamlar, Duvara engellenmi

115

adamlar dnyorum. Glkle ayakta durabiliyorum. Uzaklamalym, merdivenlere dnmeliyim, tamamen zmeden nce.
Eli imdi omzumda, hareketsiz, ar, scak kurun gibi aa bastr
yor. Uruna lm gze alacam ey bu mu ? Bir korkam ben,
ac dncesinden nefret ediyorum.
"Beni o yollad," diyor Nick. "Seni grmek istiyor. Brosun
da."
"Ne demek istiyorsun?" diyorum. Komutan olmal bu. Beni
mi grecek? Grmekle ne demek istiyor? Doymad m bana?
"Yarn," diyor, ancak duyulur bir sesle. Karanlk salonda bir
birimizden uzaklayoruz, bir cereyan, ayn derecede gl eller
ayryor bizi.
Kapy buluyorum, kolu eviriyorum, serin porselen zerin
de parmaklar; ayorum. Btn yapabildiim bu.

116

VII
Gece

18

Yatakta yatyorum, hl titreyerek. Bir bardan kenarn slatp


parmanz bu kenar zerinde gezdirdiinizde bir ses kacaktr.
te, benim hissettiim bu: bu bardak sesi. Krk szc gibi hisse
diyorum kendimi. Biriyle birlikte olmak istiyorum.
Yatakta yatyorum, Lukela; eli ikin karnmn stnde.
mz, yatakta, kz tekmeliyor, iimde dnyor. Pencerenin d
nda gk grlts var, uyank olmasnn nedeni bu, bebekler
duyabilir, uyuyabilir, hatta rkebilirler, yrein yattrclnda
bile, kumsalda onlar evreleyen dalgalar gibi. Bir imek akyor,
ok yaknda, Lukeun gzleri bir an iin beyaza kesiyor.
Korkmuyorum. Tamamen uyanz, yamur boanyor im
di, yava ve dikkatli olacaz.
Bunlan bir daha yaamayacam dnsem lrm.
Ama bu doru deil, hi kimse seks yokluundan lmez.
Ak yokluundan lrz. Burada sevebileceim kimse yok, seve
bileceim btn insanlar ya l ya da baka bir yerdeler. Nerede
olduklarn kim bilebilir ya da imdi adlarnn ne olduunu? Hibir
yerde de olmayabilirler, tpk benim onlar iin olmadm gibi.
Ben de kayp bir kiiyim.
Zaman zaman yzlerini grebiliyorum, karanla kar, azizle
rin grnts gibi titrek, eski yabanc katedrallerde cereyan altn
daki mumlarn nda; yannda dua etmek iin yakacanz mum
lar, diz kerek, alnnz tahta parmakla dayal, bir yant umarak.
arabiliyorum ama sadece birer serap onlar, kalc deiller. K o l
larm saracak gerek bir beden istediim iin sulanabilir miyim?
Onsuz ben de bedensizim. Yatak yaylarnda yanklanan kendi y
reimin arpmasn dinleyebilirim, kendimi okayabilirim, kuru be
yaz araflarn altnda, karanlkta, ama ben de kuru ve beyazm,

119

sert ve taneli; tabak dolusu kurutulmu pirin zerinde elimi gez


dirmek gibi bir ey bu; kar gibi. Bunda l bir ey var, terk edilmi
bir ey. Bir zamanlar bir eylerin bulunduu ve imdi bombo bir
oda gibiyim, pencere dnda yetien ayrk otlarn iek tozlarnn
birikip toz olarak yerde uumalar dnda.

nandklarm aada ite.


Lukeun yz st bir allkta yattna inanyorum, bir ereltiotu allnda, geen yln solmu yapraklan henz am yeille
rin altnda ya da belki kknar bu, geri meyveleri iin ok erken.
Ondan geriye kalanlar: sa, kemikleri, ekose yn bir gmlek, ye
il ve siyah, deri bir kemer, i botlan. N e giymi olduunu tam ola
rak biliyorum. Zihnimde giysilerini grebiliyorum, ok eski bir
derginin ta basmas resmi ya da tam renkli bir ilan kadar ak, ama
yzn gremiyorum, bu kadar iyi deil. Yz solmaya balyor,
belki de hep ayn olmad iin: Yznn farkl ifadeleri vard, ama
giysilerinin yoktu.
O deliin ya da iki ya da nn, birden fazla ate edilmiti
nk, ardardaydlar en azndan bir deliin, temizce, hzla ve so
nuta kafatasndan, btn resimlerin bulunduu yerden, gemi
olmasna dua ediyorum, bylece u tek ak gerekleirdi, karanl
n ya da keskin olmadn umduum acnn, gm szc gibi,
tek bir ak ve ardndan sessizlik.
Buna inanyorum ite.
Ayrca Lukeun oturduuna inanyorum, bir yerde, gri i
mentodan bir dikdrtgende, bir eyin, bir yatan ya da sandalye
nin, knts ya da kenarnda. Tann bilir ne giyiyor. Tanr bilir ne
yin iine koydular onu. Bilen sadece Tann deil, bylece belki de
bana ne geldiini bulmann bir yolu olabilir. Bir yldr tra olm a
m, geri san ksa kesiyorlardr, kesmeye her kalktklarnda, bit
lere kar olduunu syleyerek. Bunu dzeltmeliyim: Sa bite
kar kesiyorlarsa, sakal da kesmeliler. Byle dnr insan.

120

Her neyse, bunu iyi yapamyorlar, sa krplm, boynunun


rc i kesilmi, bu en kts deil, on yl ihtiyarlam grnyor,
TTtn vl, bir ihtiyar adam gibi beli bkk, gzleri torbalanm, ya-.e arn da atlam kk mor damarlar, bir yara izi var, y oo , he- _z iyilememi bir yara, sapn sonuna doru lalelerin aldklar
r.kte, etin yakn bir zaman nce yanld yzn sol altnda. Beoen yle kolay incinebilir ki, yle kolay elden karlr ki, su ve
cmvasallardan olumutur topu topu, kumda kuruyan bir deniz
masndan da pek fark yoktur.
Ellerini hareket ettirmek, hareket etmek ac verici geliyor
ona. Neyle sulandn bilmiyor. Bir sorun. Bir ey, bir sulama
olmal. Yoksa neden tutuyorlar onu, neden daha lmedi ? Onlarj bilmek istedii bir eyi biliyor olmal. Bunun ne olduunu d
nemiyorum. stedikleri her neyse bunu henz sylememi oldu
unu dnemiyorum. Ben sylerdim.
Bir kokuyla evrili, kendi kokusuyla, kirli bir kafese kapatlan
bir hayvann kokusuyla. Dinlenirken dlyorum onu, nk
onu herhangi baka bir zamanda dlemeye dayanamyorum, tp
k yakasnn altyla manetinin st arasnda herhangi bir ey dleyemediim gibi. Bedenine ne yaptklarn dnmek istemiyo
rum. Ayakkablar var m, acaba? Hayr, yer souk ve slak. Bura
da olduumu, canl olduumu, onu dndm biliyor mu?
Bunu bildiine inanmalym. Kstl olanaklar altnda her trl e
ye inanmalsnz. imdi dnce nakline, gkyzndeki titreimle
re, bu tr vr zvra inanyorum. Eskiden hi inanmazdm.
Ayrca unlara da inanyorum: Onu yakalayamadlar ya da
ona yetiemediler bile, kamay baard, kyya ulat, nehirde yz
d, snn geti, uzakta bir kyya ya da adaya g bela da olsa kt,
dileri birbirine arparak; yakndaki bir iftlie ulat, ilk bata p
heyle ieri alnd, ama sonra onun kim olduunu anladklarnda,
dosta davrandlar, onu ele verecek trden insanlar deillerdi, bel
ki Quakerdiler, evden eve onu lke iine karacaklar; kadn ona
biraz scak kahve yapt ve kocasnn bir takm giysisini verdi. Giysi

121

leri zihnimde resmediyorum. Onu scak tutacak eyler giydirmek


beni rahatlatyor.
Dierleriyle temasa geti, bir direni, srgnde bir hkmet
olmal. Danda birileri olmal, ileri ayarlayan. Glgesiz n ola
mayacana inandm gibi inanyorum direnie; ya da daha doru
su, k olmazsa glge olmayacana inandm gibi. Bir direni o l
mal, yoksa televizyonda gsterilen btn o sulular nereden geli
yorlar?
imdi her an ondan bir mesaj gelebilir. En beklenmeyen bi
imde, en olmayacak insandan, asla beklemeyeceim bir kiiden ge
lecektir. Belki tabamn altnda ya da akam yemei tepsisinde? Bi
lumum Etlerde karneleri tezgahn zerinden verdiimde elime mi
tututurulacak yoksa?
Mesaj sabrl olmam gerektiini syleyecek: E r ge beni dar
karacak, kz bulacaz, onu nereye koydularsa orada. Bizi hatr
layacak ve mz birarada olacaz. Bu arada dayanmalym, da
ha sonras iin kendimi kollamalym. Eskiden bana ne olduu,
imdi bana ne olduu onun iin fark etmeyecek, yine de beni sevi
yor, benim hatam olmadn biliyor. Mesaj bunu da syleyecek.
Beni yaatan, belki de hi gelmeyecek olan bu mesaj ite. Bu mesa
ja inanyorum.
nandm eylerin hepsi doru olamaz, buna ramen biri
doru olmal. Yine de, hepsine inanyorum, ayn anda Lukeun
akbetiyle ilgili her eitlemeye de. Bu kartlklarla dolu inan
ma biimi bana gre herhangi bir eye inanmann tek yolu, u an.
Gerek ne olursa olsun, buna hazr olacam.
Bu da benim inancm. Bu da doru olmayabilir.
En eski kilisenin yaknndaki mezarlktaki mezar talarnn bi
rinde bir apa ve bir kum saati var ve u szckler: Umut iinde.

Umut iinde. Bunu neden l bir insann mezar tana yaz


mlar ki? Uman l myd, yoksa hl yaayanlar m?
Luke da um ut ediyor mu, acaba?

122

VIII
Doum Gn

19

Uyank olduumu gryorum dmde.


Yataktan ktm ve oday, ama bu oday deil, bir utan bir
uca getijmi ve kapdan, ama bu kapdan deil, ktm gryo
rum dmde. Evdeyim, evlerimin birinde, kz bana kavumak
iin kouyor, gsnde bir ayiei bulunan kk yeil gecelii
iinde, ayaklar da plak, onu kucaklayp kaldryorum ve kollar
nn ve bacaklarnn beni sardn hissediyorum ve alamaya bal
yorum, nk o zaman uyank olmadm anlyorum. Tekrar bu
yataktaym, uyanmaya alyorum, uyanyorum ve yatan kena
rnda oturuyorum , annem elinde bir tepsiyle ieri giriyor ve kendi
mi daha iyi hissedip hissetmediimi soruyor. ocukken hasta oldu
umda ie gitmeyip evde kalmas gerekirdi. Ancak bu kez de uya
nk deilim.
Bu ryalardan sonra uyanyor ve artk gerekten uyank o l
duumu biliyorum, nk tavandaki elengi gryorum ve per
delerim suda boulmu beyaz sa gibi asl duruyorlar. Uyuturul
mu hissediyorum kendimi. Bu olasl hesaplyorum: Belki de ba
na ila veriyorlar. Belki de yaadm dndm bu hayat paranoik bir kuruntudan ibarettir.
Umut yok. Nerede olduumu biliyorum, kim olduumu ve
gnlerden ne olduunu. Bylece snyorum kendimi, aklm bam
da. Akl sahip olunacak deerli bir ey; bir zamanlar insanlarn pa
ra biriktirdii gibi biriktiriyorum onu. Saklyorum, zaman geldi
inde, elimde yeteri kadar olacak.

Grilik szyor perdelerden, sisli bir aydnlk, bugn pek gne yok.
Yataktan kyorum, pencereye gidip pencere peykesine diz k-

125

yorum, sert kk yastk, N A N , dar bakyorum Grlecek


bir ey yok.
teki iki yasta ne oldu acaba? tane olmalyd, bir zaman
lar. U M U T ve YARDIMSEVERLK, nereye kaldrdlar acaba?
Serena Joyun dzenli alkanlklar var. Tamamen eskiyip ypran
mam bir eyi asla atmaz. Birini Ritaya, dierini de Coraya m ver
di acaba?
an alyor, andan nce kalkmtm, zamann nndeyim.
Giyiniyorum, nm e bakmadan.

Sandalyede oturuyor ve chair* szcn dnyorum. Bir


toplantnn bakan anlamna da gelebilir. Ayrca bir tr idam bii
mi anlamna da gelebilir. Oarity** szcndeki ilk hecedir.
Franszcada beden anlamndadr. Bu gereklerin hibiri dierleriy
le balantl deil.
Sakinlemek iin kullandm dua eitleridir bunlar.
nmde bir tepsi, tepsinin stnde bir bardak elma suyu,
bir vitamin hap, bir kak, dilim kahverengi tost ekmeinin bu
lunduu bir tabak, iinde bal olan ufak bir anak ve bir kadnn
etekli gvdesine benzeyen baka bir tabak, ikinci yumurta sou
masn diye etein altnda. Yumurtalk mavi izgili beyaz porselen
den.
lk yumurta beyaz. Yumurtal itiyorum ' >iraz, bylece pen
cereden ieri girip tarak, azalarak, sonra tekrar tarak tepsinin
zerine den zayf gn nn iine giriyor. Yumurtann kabuu
dz ama prtkl de; ay zerindeki kraterlere benzeyen kk
kalsiyum tanecikleri ile belirleniyor. orak bir toprak, yine de m
kemmel; zihinleri arlklara kaplmasn diye azizlerin gittikleri

* Chair (Ing.): Sandalye, bu szcn ngilizce'de artrd yan anlamlar sralanyor.


( .N .)
** Charity (n g .): Yardmseverlik. ( .N .)

126

rardcn bir l. Sanrm Tanr buna benziyor olmal: bir yum urta
ca. Aydaki yaam yzeyde deil de ite olabilir.
Yumurta imdi ldyor, sanki kendine ait bir enerjisi varm gibi.
Yumurtaya bakmak bana byk bir zevk veriyor.
Gne kayboluyor ve yumurta soluyor.
Yumurtay kaptan alyorum ve bir an iin parmaklarmn ara
snda evirip eviriyorum. Scak. Eskiden kadnlar bunlar kuluka.amak iin gslerinin arasnda tarlard. Kendilerini iyi hissetmi.erdir.
Minimalist yaam. Bir yumurta bile zevk veriyor. Bir elin par
maklaryla saylabilen ! t uflar. Ama olas benden bu biimde tep
si vermem bekleniyor. Bir y.murtam varsa, daha baka ne isteye
bilirim ki?
Kstl olanaklar altnda, yaama arzusu kendini garip nesnele
re balyor. Bir hayvanm olsun isterdim: bir ku ya da bir kedi.
Bir dost. Bildik olan herhangi bir ey olabilir. Bir san da olur, ica
bnda, ama byle bir olaslk yok. Bu ev fazlasyla temiz.
Yumurtann tepesini kakla ap iini yiyorum.
ikinci yumurtay yerken sireni duyuyorum, bir bcein vzl
ts gibi ince bir ses, ilk nce uzaktan, byk evler ve biilmi i
menlikler arasndan dolanp bana doru geliyor; sonra yaklavor, sesten bir iek gibi alarak bir trompete dnyor. Bir bil
diri bu siren. Kam brakyorum, kalp atlarm hzlanyor, pen
cereye tekrar gidiyorum: mavi mi olacak, bana deil yani? Keyi
dndn, cadde boyunca ilerlediini, hl ses kararak evin
nnde durduunu ve krmz olduunu gryorum. Dnyada
mutluluk, bu gnlerde pek seyrek yaanan bir ey bu. ikinci yu
murtay yan yenilmi brakyorum, pelerinimi almak iin dolaba
kouyorum, imdiden merdivenlerdeki ayak seslerimi ve beni ar
dklarn duyabiliyorum.
"Acele et," diyor Cora. "Btn gn seni beklemezler." Peleri
nimi giymeme yardm ediyor ve gerekten de glmsyor.
H ol neredeyse koarak geiyorum, merdivenleri kayarcas-

127

na iniyorum, n kap ardna kadar ak, bugn onu kullanabili


rim, Muhafiz da selam vererek duruyor orada. Yamur yamaya
balam, iseliyor, toprak ve otlarn gebe kokusu havay kapla
m.
Krmz Doumarabas araba yoluna park etmi. Arka kaps
ak, ieri trmanyorum. Yerdeki hal krmz, pencerelere de krm
z perdeler ekilmi. Minibsn her iki tarafna yerletirilmi bank
larda kadn oturmu bile. Muhafiz ift kaplar kapatp kilitli
yor ve srcnn yanma n tarafa otu ru yor; camia kaplanm
tel zgaradan balarnn arkalarn grebiliyoruz. Bir sallantyla ha
reket ediyoruz, zerimizde siren baryor: Yol an, yol an!
"Kim?" diye yanmdaki kadna soruyorum ; kulana ya da be
yaz balnn altnda kulan olmas gereken yere doru. Neredey
se barmak zorundaym, grlt ylesine yksek.
"Warreninki", diye baryor. Keyi sallanarak geerken gay
ri ihtiyar elimi kavryor, skyor; bana dnyor ve yzn gr
yorum, yanaklarndan ya!?r szlyor, ama ne yalar bunlar?
Kskanlk m, d krkl m? Ama yok, glyor, kollarn b oy
numa sarveriyor, onu daha nce hi grmemitim, beni kucakl
yor, krmz elbisesinin altnda kocaman gsleri var, elbisesinin
koluyla yzn siliyor. Byle bir gnde istediimiz her eyi yapa
biliriz.
Dzeltiyorum: snrlar dahilinde.
Karmzda, dier bankta bir kadn gzleri kapal, eller azn
da, dua ediyor. Dua etmiyor da olabilir. Belki de trnaklarn sr
yor. Olas sakin olmaya alyor. nc kadn sakinlemi bile.
Kollarn kavuturmu, hafife glmseyerek oturuyor. Siren dur
madan alyor. Eskiden ambulanslar ya da yangnlar iin lmn
sesiydi bu. Olas bugn de lmn sesi olacak. Yaknda renece
iz bunu. Warreninki ne douracak, acaba? Hepimizin umduu
gibi bir bebek mi? Ya da baka bir ey, ine bal ya da kpek bu
runlu ya da iki bedenli ya da delik kalpli ya da kolsuz ya da perdeli
el veya ayakl bir Gayr-Bebek mi? Bunu sylemek olas deil. Bir

128

ramanlar syleyebiliyorlard, ama imdi bu yasad. Hem bilinse


ne olacakt? Aldramazsnz ki; ne olursa olsun sonuna kadar tan
mal.
ans drtte bir, bunu Merkezde renmitik. Bir zamanlar
-ava kimyasallar, nlar, radyasyonla ar doluydu, suda zehirli
molekller kaynayordu, btn bunlarn temizlenmesi yllar s
recek; bu arada onlar bedeninize nfuz edip yal hcrelerinize
yerleiyorlar. Kim bilir, vcudunuz petrole bulanm bir kumsal
d a r kirli olabilir, ky kulan ve domam bebekler iin kesin
lm. Belki de sizi yedii iin bir akbaba lrd. Belki de eski m o
da bir saat gibi karanlkta parlardnz. lm saati*. Bu, bir tr b
cek, le gmen.
Bazen iskeleti gz nne getirmeden kendimi, bedenimi d
nemiyorum: Bir elektron nasl gryor beni acaba? Kemikten
vaplm bir yaam beii; ve ite, tehlikeler, bozulmu proteinler,
cam gibi entilmi bozuk kristaller. Kadnlar ila ve haplar iti, er
kekler aalan ilalad, inekler otlar yedi, btn bu katk dolu d
klar nehirlere akt. Depremler srasnda, San Andreas hatasyla bir
likte aslnda kimsenin hatas deildi patlayan atom santralle
rinden ve hibir kalba uymayan deiime uram frengiden bah
setmeye hi gerek yok. Kimi kendini ksrlatrd, kimileri tplerini
balatt ya da kimyasal maddelerle rselediler bedenlerini. Nasl,
derdi Lydia Teyze, ellerini skarak, aman Tanrm, bunlar nasl ya
pabildiler? Utanmazlar! Tanrnn nimetlerini kmseyenler!
Riske giriyorsunuz, dedi Lydia Teyze, ama siz ok birliklerisi
niz, tehlikeli blgelere nden gideceksiniz. Bisk ne kadar byk
se, zafer de o kadar byktr. Yapmack cesaretimizle neelenerek
ellerini kavuturdu. Bamz emi masalarmzn stne bakyor
duk. Btn bunlar yaayp sonunda ark rk bir ey dour

* lm semti: Anobildae familyasndan ldrc bir bcek. Aaca yerleirler. Bir zamanlar l
mn iareti saylan bir tik tik sesi karrlar. ( .N .)

129

mak: Gzel bir dnce deildi bu. Snav gemeyen bebeklere,


Gayr Bebek diye belirlenenlere ne olduunu tam olarak bilmi
yorduk. Ancak bir yere, abucak, uzaa gnderildiklerini biliyor
duk.

Tek bir neden yoktu, diyor Lydia Teyze. Elinde bir iaret sopasy
la, haki elbisesi iinde odann n tarafnda ayakta duruyor. Kara
tahtada, eskiden bir haritann bulunduu yerde, imdi, bir grafik
izimi var: doum orann yllara gre binde olarak gsteren, kes
kin bir ini, sfr izgisinden aa, aa ve aa.
Elbette, kadnlarn bir ksm bir gelecein olmayacana ban
yor, dnyann patlayp yok olacan dnyordu. leri srdk
leri mazeret buydu, diyor Lydia Teyze. Dourmann bir anlam
yok, diyorlard. Lydia Teyzenin burun delikleri daralyor: ne ah
lakszlk. Tembel kadnlard, diyor. Srtktler.
Sramn st tarafinda tahtaya ba harfler ve tarihler oyulmu.
Bunlar da bazen ikili halinde seviyor szc ile birletirilmiler.

J.H ., B.P.yi seviyor. 1954. O.R., L.T.yi seviyor. Maaralarn ta du


varlarna oyulmu ya da is ve hayvan ya karmyla izilmi ve
haklarnda bir eyler okuduum yaztlara benzetiyorum onlar.
nanlmaz derecede eski geliyorlar bana. Srann st blm sar
tahta; aa doru meyilli ve sa tarafta bir kalemle kada yaz ya
zarken kullandnz bir kolak bulunuyor. Srann iine bir eyler
koyabilirdiniz: kitaplar, defterler. nceki zamann bu alkanlklarbana imdi savurgan, neredeyse yoz geliyor: ahlakd, barbar orjileri gibi. M .,G.yi seviyor. 1972. Srann anm cilasna bir kalem
le defalarca delinerek yaplm bu oyma, kaybolan btn uygarlk
larn hznlendirici zne sahip. Ta stndeki bir el basks gibi.
Bunu her kim yaptysa, bir zamanlar yaamt.
Seksenli yllarn ortasndan sonra hi tarih yok. ocuk olma
d iin kapatlan okullardan biri olmal buras.
Hatalan vard, diyor Lydia Teyze. Onlar tekrarlamak niyetin -

130

j i deiliz. Sesi dindar ve alakgnll, grevi bizim iyiliimiz iin


-.o olmayan eyler sylemek olan birinin sesi. Onu boazlamak
terdim. Aklma gelir gelmez kafamdan atyorum bu dnceyi.
Bir ey, diyor, sadece kt ve ulalmas gse deerlidir. Sizin
deerli olmanz istiyoruz, kzlar. yice tadna vard konuma ara_an vermekte cmerttir Lydia Teyze, inci olduunuzu dnn,
ralarmzda, bamz nmzde, oturup ahlaksal bir itahla az
nn suyunun akmasn salyoruz. Belirlenmek iin ona aitiz, nitecmelerine katlanmak zorundayz.
ncileri dnyorum. nci phtlam istiridye salyasdr.
Moiraya anlatacam bunu, sonra; yapabilirsem.
Burada bulunan hepimiz sizi biimlendireceiz, diyor Lydia
Teyze, tatminkr bir kvanla.

Minibs duruyor, arka kaplar alyor ve Muhafz dar gdyor


bizi. Omzunda asl u kmseyici makineli tfeklerden biriyle
baka bir Muhafz n kapda duruyor. Yamur iselerken n kapva doru sralanyoruz, Muhafzlar selam veriyor. Makinelerin ve
araba doktorlarnn bulunduu Byk Doumarabas gbein
daha ilerisine park edilmi. Minibsn penceresinden doktorlar
dan birinin dar baktn gryorum. erde, beklerken, ne yap
tklarn merak ediyorum. Herhalde kat oynuyorlardr, bir tr er
keksi ura. ou zaman onlara hi gereksinim duyulmaz; sadece
artk yaplacak baka bir ey kalmazsa ieri girmelerine izin verilir.
Eskiden durum daha farklyd, sorumluluk onlarnd. N e bvk bir utant, derdi Lydia Teyze. U tan vericiydi. Bize biraz n
ce gsterdii, eski gnlerin bir hastanesinde ekilmi bir filmdi: bir
makineye kablolarla balanm gebe bir kadn, her bir tarafndan
onu bozuk bir robota benzetecek kadar ok elektrotlar kyordu
ve koluna da serum balanmt. Tra edilmi bacaklarnn arasna,
k tutmu bakan bir adam, tek bana klsz bir kz, bir tepsi dolu
su parlak sterilize bak, herkes maskeli. Ortak bir hasta. Bir za

131

manlar kadnlara ila verip uyutururlar, doum sanclarn arttrr


lar, kesip biip sonra da dikerlerdi. Artk byle eyler yok. Aneste
zi bile yok. Elizabeth Teyze bunun bebek iin daha iyi olduunu
sylerdi, ama ayrca: Zahmetini ve gebeliini ziyadesiyle oaltaca

m; an ile evlat douracaksn. le yemeinde bize kahverengi


ekmek ve salatal sandvilerin yannda bunu da verirlerdi.
Basamaklar, her bir yannda tatan bir vazonun bulunduu
geni basamaklar karken Warreninkinin Komutan bizimkin
den daha yksek bir statde olmal baka bir siren duyuyorum.
Eler iin olan mavi Doum arabas. Bu, ihtiamla gelen Serena
Joy olmal. Onlar iin bank deil de gerek, demeli oturm a yer
leri var. One bakarlar ve perdeler kapatlmaz. Nereye gittiklerini
bilirler.
Olas Serena Joy buraya, bu eve, daha nce gelmiti, aya.
Olas Warreninki, ncelerin mzmz kanc Janine, nnde, onun
ve dier Elerin nnde, karnn grebilsinler diye, belki de doku
nabilsinler ve Ei tebrik edebilsinler diye dolatrld. Gl bir
kz, kaslar iyi. Ailesinde Orange Ajan yok, kaytlarn kontrol e t
tik, insan asla yeterince dikkatli olamyor. Ve belki de daha kibar
olanlardan biri: Bir biskvi ister miydin canm?
Ooh, y oo , onu hasta edeceksiniz, fazla eker yaramaz onlara.
Herhalde bir taneden bir ey kmaz, sadece bir kerelik, Mildred.
Ve arsz Janine: Ooh, evet, alabilir miyim, Efendim, ltfen?
Ay, ne de terbiyeli, tekiler gibi suratsz da deil, onlar ileri
ni yaparlar sadece, hepsi o kadar. Daha ok kznz gibi denilebilir.
Aileden biri gibi. Rahatlatc ana kkrdamalar. Bu kadar canm,
odana dnebilirsin.
Ve o gittikten sonra: Kk orospular, hepsi, ama ne yapa
caksn, seemiyorsun ki. N e verirlerse alyorsun, deil mi, kzlar!
Bu da Kom utann Kansndan.
Oh, ama sen ok ansl ktn. Bazlar, canm, temiz bile de
iller. Ve size bir gler yz bile gstermiyorlar, odalarna kapanp

132

: tryorlar, salarn ykamyorlar, ah u kokulan yok mu? M art-a lara yaptrmak zorunda kalyorum, neredeyse onu kvete baamalar gerekiyor, bir banyo yapmas iin basbaya rvet verr-ek, onu tehdit etmek zorundasnz.
Benimki iin sert nlemler almak zorunda kaldm, imdi de ak
sam yemeini doru dzgn yemiyor, teki ie gelince, ufack bir
sonu bile yok, hem o kadar da dzenli yapyoruz. Ama seninki,
^urur kaynan. Artk her an doum olabilir, ah ok heyecanl o l
malsn, baksana davul gibi imi, iddiaya girerim beklemek zor gejvordur.
Biraz daha ay? Kibarca konuyu deitirerek.
Orada nelerin olup bittiini biliyorum.
Bu arada Janine, yukarda odasnda, ne yapyordur? Aznda
hl ekerin tadyla, dudaklarn yalayarak oturuyordur. Pencere
den dar bakyordun Nefes alp veriyordur. ikin gslerini okuyordur. Hibir ey dnmyordur.

20

ki yanndaki kvrk trabzanlaryla ana merdiven bizimkinden daha


geni. Yukardaki kadnlarn arklarn duyabiliyorum. Tek sra ha
linde, birbirimizin yerlerde srnen eteklerine basmamaya dikkat
ederek merdivenleri kyoruz. Solda, yemek odasnn ikili kaplar
ak, ierdeki uzun masay grebiliyorum, stnde beyaz bir rt
ve bir ak bfe: jambon, peynir, portakal portakallar var!
ve taze pimi ekmekler ve pastalar. Bize gelince, st ve sandvi ve
rilecek bir tepsiyle, daha sonra. Ama onlarn kahve makinesi ve a
rap ieleri var, bylesi muhteem bir gnde Eler neden biraz sar
ho olmasnlar ki? lk nce sonucu bekleyecekler, sonra da len

133

yapacaklar. imdi bu Komutann Eini, Warrenin Eini, nee


lendirmek zere teki yanndaki oturma odasnda toplanmlar.
Ufak ince bir kadn, beyaz pamuklu gecelii iinde, yerde yatyor,
grilemeye balam sa halnn zerine k f gibi yaylyor; beline
masaj yaplyor, sanki gerekten doum yapacak kendisiymi gibi.
K om utan, elbette, hibir yerde gzkmyor. Erkeklerin bu
tr olaylarda gittikleri yere, bir tr ka yerine, gitmi olsa gerek.
Her ey yolunda giderse, terfisinin muhtemelen ne zaman ilan edi
leceini hesaplyordun Kesin bir terfi alr artk.
Warreninki ana yatak odasnda bulunuyor, oda iin bu iyi
bir ad; Kom utan ve Kansnn geceleri yattklar yer. Yastklarla
desteklenmi bir durumda o devasa yatakta oturuyor: Janine, i
kin ama kltlm, nceki ad kendisinden krplp atlm. Kal
alar zerine toplanm beyaz pamuklu bir giysi giymi, uzun ka
trtrna rengindeki sa kimsenin eline ayana dolamasn diye ar
kaya taranp topuz yaplm. Gzleri sk sk kapal, bu haliyle
onu neredeyse sevebilirim. N e de olsa, bizden biri; hayatn mm
kn olduunca iyi yaamaktan baka ne istemitir ki? Zaten her
hangi birimiz baka ne ister ki? Yakalamak istediimiz ey mmkn
olandr. Bu artlar altnda iyi idare ediyor dorusu.
Tanmadm iki kadn Janinein elini tutarak iki yannda duru
yor ya da Janine onlarn elini tutuyor. Bir ncs gecelii kald
ryor, karn tmseine bebek ya dkp aa doru ovuyor.
Ayak ucunda Elizabeth Teyze duruyor, askeri gs cepli haki
giysisi iinde; Gyn Ed* dersini veren oydu. Tm grebildiim ba
nn yan, profili, ama o olduunu biliyorum; bu kntl burun
ve dzgn sert eneyi. Onun yannda oturacak iki yeri olan iki D o
um K oltuu duruyor, arkadaki oturmalk bir taht gibi yukarya
yerletirilmi. Zaman gelmeden Janinei oraya oturtmayacaklar.

* Gyn Ed: Gynecobgical Educationn ksaltmas. Jinekolojik Eitim anlamndadr. (.N.)

134

araflar, banyo iin kk kvet, Janinein emecei buzlarn bu


lunduu kase hazr.
Dier kadnlar bada kurmu halnn zerinde oturuyorlar;
pek ok kadn var, bu blgede bulunan herkesin burada olmas
gerekiyor. Yirmi be, otuz kii olmal. Her Komutan bir Damzlk
Kza sahip deil. Eledin birkann ocuu var. Kudretine gre
her kadndan, gereksinimine gre her erkee, diyor slogan. Bunu,
kere, tatldan sonra ezbere okurduk. Incildendi ya da yle sy
lyorlard. Aziz Paulus yine.
Siz gei neslisiniz, derdi Lydia Teyze. En g durumda olan
sizsiniz. Sizden beklenen fedakrlklarn farkndayz. Erkeklerin si
zi aalamasna dayanmak zor. Sizden sonra gelenler iin daha ko
lay olacak. Grevlerini gnl rzasyla kabul edeceklerdir.
Sylemedii buydu: nk baka anlar olmayacak.
Syledii ise u: nk sahip olamayacaklar eyleri isteme
yecekler.

Haftada bir, le yemei sonrasnda ve ekerleme ncesinde, film


seyrederdik. Ev Bakm odasnda, yerde, kk gri hasrlarmzn
stnde oturur ve Helena ve Lydia Teyzeler projeksiyon tehiza
tyla mcadele ederken beklerdik. anslysak filmi ters yz etme
den takarlard. Binlerce yl nce kendi lisemde, dnyann geri kala
nyla ilgili filmler gsterdikleri corafya derslerini anmsatyordu
bana; al rp denkleri, sepetler, u ya da bu nehirden su dolu
plastik kovalar tayan, srtlarnda, allarda ya da a asklarda asl
bebeklerle, ekrandan bize a gzlym ya da korkmu gibi ba
kan, tek cam gzl bir makineyle onlara bir ey yapldn sezip
tam olarak ne olduunu kavrayamayan, uzun etekli ya da ucuz
baskl pamuklu elbise giymi kadnlar. Bu filmler rahatlatc ama
azck da skcyd. Uykumu getiriyorlard, hatta ekrana ilkel apa
ve kreklerle kayalar tayp sert topra kazan plak kasl erkek
ler ktnda bile, iinde dans, arklar, trensel maskeler, mzik

135

yapmak iin yontulm u sanat eserlerinin bulunduu filmleri ter


cih ederdim: tyler, pirin dmeler, helezoni sedef kabuklu isti
ridyeler, davullar. M utlu olduklarnda bu insanlar seyretmek h o
uma giderdi, sefilken, alk ekerken, bir deri bir kemikken, uygar
insanlarn ok nce zd sorunlar iin, bir kuyu kazmak, to p
ra sulamak gibi basit eyler iin lesiye abalarken deil ama. Biri
si onlara teknolojiyi verip uygulamaya brakmal diye dnr
dm.
Lydia Teyze bu tr filmler gstermezdi.
Bazen gsterdii film yetmili ya da seksenli yllardan kalma
eski bir p o m o olurdu. Diz ken, penis ya da silah emen kadnlar,
balanm ya da boyunlarna kpek tasmas geirilmi kadnlar,
aalara asl ya da ba aa, plak, bacaklar ayrk tutulan kadn
lar, rzna geilen, dvlen, ldrlen kadnlar. Bir keresinde ya
va yava paralanan bir kadn seyretmek zorunda kalmtk, par
maklar ve gsleri bir bahe makasyla kesiliyor, karn da yarlp
barsaklar dar karlyordu.
Seenekleri gz nne getirin, derdi Lydia Teyze. lerin eski
den nasl olduunu gryor musunuz? Kadnlar hakknda dn
dkleri ey buydu ite, o zamanlar. Sesi fkeyle titriyordu.
Moira daha sonra bunun gerek olmadn, bunlarn maket
lerle yapldn syledi; ama bunu anlamak gt.
Ancak kimi zaman, film Lydia Teyzenin Gayr Kadn belge
seli dedii ey olurdu. D nn, derdi Lydia Teyze, yararl bir ey
yapmalar gerekirken zamanlarn bu biimde boa harcyorlar. O
sralar, GayrKadnlar hep zamanlarn boa harcarlard. Bunu
yapmaya tevik edilirlerdi. Hkm et byle davranmalar iin onla
ra para verirdi. Bakn, kimi dnceleri pek salamd, diye devam
ederdi Lydia Teyze, sesinde hkm verme konumundaki birinin
kendini beenmi yetkisiyle. Kimi dncelerine gz yummak z o
runda kalrdk, bugn bile. Ama ancak kimi dncelere, derdi ko
kete, iaret parman kaldrp bize doru sallayarak. N e var ki o n

136

lar Tanrszd ve btn fark bundan kaynaklanyor olabilir, sizce


de yle deil mi?
Ellerimi kavuturmu hasrmn zerinde oturuyorum, Lydia
Teyze ekrandan uzaklap yana doru ekiliyor, klar snyor,
caranlkta grnmeden saa doru uzanp uzanamayacam ve
'. anmdaki kadna fsldayp fisldayamayacam merak ediyorum.
Ne fisldayacam ki? Moiray grdn m? diyeceim. nk
onu hi kimse grmedi, kahvaltda yoktu. Ancak oda, lo olmas
na ramen, pek karanlk deil, zihnimi dikkatin toplanmas iin ve
rilen bekleme sresine yneltiyorum. Bu tr filmleri sessiz oynat
yorlar, pornolan ise sesli. Ya ar ac ya ar zevk ya da ikisinin kar
m olduu varsaylan eye dair lklar, homurtular ve feryatlan duymamz istiyorlar, ama Gayr Kadnlarn sylediklerini de1lk nce filmin bal ve birka isim geliyor, ama bizim oku
mamamz iin bir bantla kapatlmlar ve sonra annemi gryo
rum. Gen annem, onu hatrladmdan daha gen, ben doma
dan nce olmas gerektii kadar gen. O gnlerde Lydia Teyzenin
anlatt GayrKadnlarn tipik giysilerini giyiyordu, bir kot tu
lum, iinde yeil ve leylak renkli ekose bir gmlek ve ayaklarnda
spor ayakkablar; bir zamanlar Moirann giydii eyler, ok uzun
zaman nce kendimin de giydiini anmsadm eyler. Salar, ba
nn arkasna bal leylak rengi bir earbn iine tklm. Yz ok
gen, ok ciddi, hatta gzel. Annemin bir zamanlar bu kadar g
zel ve ciddi olduunu unutmuum. Ayn tarzda giyinmi baka bir
kadnlar grubunun iinde; bir ubuk tutuyor, yo, bir bayran
paras, tutama. Kamera yukar kalkyor ve bir zamanlar herhal
de bir araf olan bir eyin zerine boyayla yazlm yazy gryo
ruz: G EC E Y G E R A LIN . Bu yaz karartlmam, okumamamz
gerektii halde. Etrafimdaki kadnlar i ekiyorlar, odada bir hare
ketlenme var, otlar zerinden esen rzgarn yapt gibi. Bu bilme
den yaplan bir hata m, yoksa aktrmadan bir ey mi elde etmi-

137

Ya da grmemizi istedikleri bir ey mi bu, gvenliin olmad


o eski gnleri anmsatmak iin bize?

Bu slogann arkasnda baka sloganlar var, kamera ksaca y


neliyor onlara: SE M E Z G R L . H E R B E B E K STE
NLM BR B E B EK O LS U N . B E D E N L E R M Z G E R V E
RN. B R KAD IN IN Y E R N N M U TFA K MASASI O LD U
UNA M I N A N IY O R SU N U Z ? Son slogann altna bir masa
ya yatrlm, kanlar iinde bir kadn iziktirilmi.
imdi annem ne doru yryor, glmsyor, glyor,
hepsi ne kyor, imdi de yumruklarn havaya kaldryorlar. K a
mera iplerini srkleyerek yzlerce balonun havaland gkyz
ne evriliyor: Krmz balonlar, zerine bir daire boyanm, elma
sapna benzeyen bir sapn olduu bir daire, sap da bir ha. Yery
zne dnyoruz, annem imdi kalabaln bir paras ve onu artk
gremiyorum.

Otuz yedi yandayken dourdum seni, derdi annem. Riskliydi, sa


kat ya da baka bir ey olabilirdin. Sen istenmi bir ocuktun,
evet, doru, hem kimi kesimler felaket yklendiler bana! En eski
arkadam Tricia Foreman beni protanalist olmakla sulad, kan
ck kar. Kskanlna verdim bunu. Kimi dierleri yine de iyiydi.
Ama hamileliimin altnc aynda, biroklan, sakat doum oran
nn otuz beten sonra nasl arttn anlatan yazlar gndermeye
balad. Tam da benim gereksindiim eydi yani. Ve tek ebeveyn
olmann ne kadar zor olduu hakknda bir sr samalk. Siktir
edin bu boktan ileri, dedim onlara, bu ie baladm ve bitirece
im. Hastanede kartma "leri yata Primipara" diye yazdlar, onla
r bunu yaparken yakaladm. Otuzun zerinde, tanr akna otu

zun zerinde, ilk bebein olduunda sana verdikleri ad bu. Zrva


bunlar, dedim onlara, biyolojik olarak yirmi iki yandaym, her
gn etrafnzda bir tur atabilirim. Siz hl yatanzdan kmaya a
lrken zlerimi dourup buradan yryp gidebilirim.

138

Bunu sylediinde, enesini ileriye iterdi. Onu bu biimde anms


yorum, enesi ileri km, mutfak masasnda, nnde bir iki; film
deki gibi gen ve ciddi ve gzel deil, ama ince, fkeli, bir sper
market srasnda kimseyi nne geirmeyen ihtiyar kadnlardan.
Evime gelip Luke ve ben akam yemeini hazrlarken bir iki iip
yaamnda nelerin yanl olduunu bu da her zaman bizim yaa
mmzda nelerin yanl olduu konusuna dnverirdi anlat
may severdi. O sralarda sa griydi, elbette. Boyamazd. Neden ol
duumdan farkl grneyim ki? derdi. H er neyse, niye ihtiyacm
olsun ki, etrafimda erkek istemiyorum, on saniyede yarm bebek
yapmaktan baka ne ie yararlar ki? Erkek dediin baka kadnlar
retmek iin kadnn kulland bir aratr sadece. Babann ho bir
adam falan olmadn sylemek istemiyorum, ama babalk iin uy
gun deildi. Ben de ondan byle bir ey beklemiyordum zaten. Sa
dece iini yap, sonra ekip gidebilirsin, dedim, iyi bir maam var,
bir bakc tutabilirim. Bylece Pasifik sahiline gitti ve Noel kartlar
gnderdi. Yine de ok gzel mavi gzleri vard. Ama onlarda bir
ey eksik, ho olanlarnda bile. Sanki srekli dalgnlar, sanki kim
olduklarn tam anmsayamyorlar. Gkyzne ok fzla bakyor
lar. Ayaklan yere basmyor. Bir kadna yapamyorlar, araba ta
mir etmek ve futbol oynamakta daha iyi olmalar bir yana, kadnla
rn yans kadar bile olamazlar, insan rknn gelimesi iin tam da
gereksindiimiz ey bu ite, deil mi?
Byle konuurdu, Lukeun nnde bile. Luke nemsemez
di, bir mao gibi davranarak ona taklrd, kadnlarn soyut dn
mekten yoksun olduklarn sylerdi ve annem bir iki daha alp
ona srtrd.
oven domuz, derdi annem.
N e antika, deil mi? derdi Luke bana doru ve annem kur
naz, neredeyse sinsi gibi grnrd.
Buna hakkm var, derdi. Yeteri kadar yalandm, payma de

139

ni dedim, antika olma zamanm geldi. Azn hl st kokuyor se


nin. Domuzcuk demeliydim.
Ve sana gelince, derdi bana, sen sadece tepki kumkumassn.
Kuru grlt. Tarih beni hakl beni hakl kartacaktr.
Ama byle eyleri nc ikiyi yuvarlayncaya kadar syle
mezdi.
Siz genler hibir eyin deerini bilmezsiniz, derdi annem. Si
zi sadece bulunduunuz yere getirmek iin neler ektiimizin far
knda deilsiniz. Bak una, havu doruyor. u kadarck yol al
mak iin bile ka tank ka kadnn yaamn ve bedenini ezip geti,
biliyor musunuz?
Yemek piirmek hobim, derdi Luke. Bundan holanyorum.
Hobi mobi, derdi annem. Bana mazeret gstermek zorunda
deilsin. Bir zamanlar byle bir hobiye sahip olmana izin verilmez
di, sana klbk derlerdi.
Bak, anne, derdim. Bir hi zerine tartmayalm.
Hi, derdi acyla. Sen buna hi mi diyorsun? Anlamyorsun,
deil mi? Neden bahsettiimi hi anlamyorsun.
Bazen alard. ylesine yalnzdm ki, derdi. N e kadar yalnz
olduumu bilemezsiniz. Arkadalarm vard, anslydm, ama yine
de yalnzdm.
Anneme kimi bakmlardan hayrandm, ilikimiz hi de kolay
olmasa bile. Benden ok ey beklediini hissederdim. Benden ken
di iin yaamn ve yapt seimleri hakl kartmam bekliyordu.
Hayatm onun artlarna gre yaamak istemiyordum. rnek ev
lat dncelerinin cisimlemesi olmak istemiyordum. Bu konuda
hep kavga ederdik. Varolu nedenin deilim ben, demitim ona
bir keresinde.
Onu geri istiyorum. H er eyi geri istiyorum, eskiden olduu
gibi. Ama bunun, bu istein, bir anlam yok.

140

21

Buras scak ve ok grltl. Etrafmda kadnlarn sesleri ykseli


yor, sessiz geen onca gnden sonra alak sesle sylenen bir ark
rde benim iin ok grltl. Odann kesinde su kesesinin bo
almasyla kanlanm bir araf var, katlanp oraya atlm. Daha
nce dikkatimi ekmemiti.
Odada bir de koku var, havasz kalm, pencereyi amal. K o
u kendi bedenimizden geliyor, terli ve araftaki kandan dolay
demir renginde organik bir koku bu; Janineden gelen, yle olsa
;erek, bir baka koku var, daha hayvans: maaralarn, insanlarn
mesken tuttuu inlerin kokusu, bir zamanlar, ksrlatrlmadan
once kedinin zerinde dourduu yatan ekose battaniyesinin
kokusu. Dlyatann kokusu.
"Nefes al, nefes al,"diye ark sylyoruz, bize retildii gi
bi. "Tut, tut. Ver, ver, ver." Bee kadar sayarak ark sylyoruz.
Be nefes al, bee kadar tut, bee kadar ver. Janine, gzleri kapal,
nefesini yavalatmaya ve Elizabeth Teyze de doum kaslmalarn
hissetmeye alyor.
imdi Janine ikircikli, yrmek istiyor. ki kadn yataktan
kalkmasna yardmc oluyor, yrrken ona destek oluyorlar. Ani
bir kaslma ve Janine iki bklm oluyor. Kadnlardan biri diz
kp srtn ovuyor. Hepimiz iyiyizdir bu ite, dersini almtk. Gleninkinin, alveri ortamn, benden iki kii tede oturduunu
fark ediyorum. Alak sesle sylenen ark bir zar gibi saryor bizi.
Bir Martha elinde bir tepsiyle geliyor: zm suyuna benze
yen toz meyve suyu ve bir yn kat bardak. ark syleyen ka
dnlarn nne kilimin zerine yerletiriyor tepsiyi. Tek sz kar
madan Gleninki srahiyi boaltyor ve kat bardaklar sra boyun
ca uzatyor.

141

Bir bardak alyor, uzatmak iin yana eiliyorum ve yanmdaki


kadn sessizce kulama, "Birisini mi aryorsun?" diye soruyor.
"Moira," diyorum, onun kadar sessizce, "Koyu sal. illi."
"Hayr," diyor kadn. Bu kadn tanmyorum, Merkezde be
nimle deildi, ancak onu alverite grmtm. "Ama senin iin
saa sola baknrm."
"Adn?" diyorum.
"Alma," diyor. "Senin gerek adn ne?"
Merkezde benimle birlikte bir Alma olduunu anlatmak isti
yorum ona. Adm sylemek istiyorum, ancak Elizabeth Teyze ba
n kaldrp odaya gz gezdiriyor, arkda bir duraksama duymu
olmal, bu nedenle artk buna zaman yok. Doum Gnlerinde
bir eyler renebilirsiniz bazen. Luke hakknda bir ey sormann
anlam yok. Bu kadnlardan herhangi birinin onu grebilecekleri
bir yerde bulunmamtr naslsa.
ark devam ediyor, beni de etkilemeye balyor. Ar i bu,
younlamak zorundasnz. Kendinizi bedeninizle zdeletirin,
derdi Elizabeth Teyze. imdiden karnmda hafif sanclar hissedebili
yorum ve gslerim arlat. Janine lk atyor, hafif bir lk,
lk ve hom urtu aras bir ey.
"Kendinden gemeye balyor," diyor Elizabeth Teyze.
Yardmclardan biri Janinein alnn nemli bir bezle siliyor. Ja
nine imdi terliyor, sa lastik banttan tutam tutam kayyor, bir
ka tutam da alnna ve boynuna yapyor. Eti nemli, kaygan ve
parlak.
"Nefes al! Nefes al! Nefes al!" diye ark sylyoruz.
"Dar kmak istiyorum," diyor Janine. "Yry yapmak is
tiyorum. Kendimi iyi hissediyorum. Tuvalete gitmek istiyorum."
Kendinden getiini hepimiz biliyoruz, ne yaptn bilmi
yor. Bu ifadelerin hangisi doru? Herhalde sonuncusu. Elizabeth
Teyze iaret veriyor, tanabilir tuvaletin yannda iki kadn duru
yor ve Janine yavaa zerine yerletiriliyor. Bir koku daha ekleni
yor odadaki dierlerine. Janine tekrar inliyor, ba ne eik, b-

142

rin grebildiimiz sadccc sa. Bu biimde melirken bir oyun


cak bebee benziyor, soyulup bir keye elleri brnde atlm
eski bir oyuncak bebee.
Janine tekrar aya kalkp yryor. "Oturmak istiyorum," di
yor. Ne zamandr buradayz? Dakikalar ya da saatlerdir. imdi terli
yorum, elbisem koltuk altlarmda slanm, st dudamda tuz ta
d var, yalanc sanclar kavryor beni, dierleri de byle hissediyor,
sallanmalarndan anlyorum bunu. Janine bir para buz emiyor.
Sonra, bundan sonra, bir santim ya da kilometrelerce uzaktan,
Hayr," diye lk atyor. "Ooo hayr, ooh hayr, ooo hayr." Bu
.cinci bebei, bir zamanlar bir ocuu daha vard, bunu Merkezden biliyorum, gece onun iin alyordu, hepimiz gibi, sadece daha sesli. Bu nedenle bu olay, neye benzediini, onu neyin bekledi
ini anmsyor olmalyd. Ama bir kez geti mi kim acy anmsaya
bilir ki? Ondan btn geriye kalan bir glge, zihninde bile deil,
sadece bedende. Ac insanda iz brakr, ancak grlmeyecek kadar
derinde. Gzden rak olan, gnlden de raktr.
Birisi zm suyuna alkol katm. Birisi bir ie arm, aa
dan. Byle bir toplantda bu ilk olmayacak; ama onlar bunu gr
mezden gelecekler. Biz de denetimsiz ve lgn partiler gereksiniyo
ruz.
"Iklar azaltn," diyor Elizabeth Teyze. "Zamann geldiini
syleyin ona."
Biri ayaa kalkp duvara doru hareketleniyor, odadaki k
alacakaranla dnyor, seslerimiz gece tarladaki ekirgelerinki
gibi gcrtlar, bouk fsltlar korosuna dnyor. ki kii odadan
kyor, dier ikisi de Janinei Doum Sandalyesine gtrp iki
oturmaln altta olanna yerletiriyor. imdi Janine daha sakin,
dzgn bir biimde havay cierlerine ekiyor, ne eiliyoruz, ger
giniz, srt ve karn kaslarmz gerilmeden dolay sancyor. Geliyor,
geliyor, bir borazan gibi, silah ba ars, den bir duvar gibi,
aa inen, iimizde aa itilen ar bir ta gibi hissedebiliyoruz

143

onu, patlayacamz sanyoruz. Birbirimizin elini kavryoruz, ar


tk tek bamza deiliz.
Komutann Kars, altndan leylek bacaklarnn dar kt
gln pamuklu beyaz gecelii iinde aceleyle ieri giriyor. Mavi
elbiseli ve peeli Elemden ikisi, sanki ihtiyac varm gibi, onu kol
larndan tutuyor; yznde kk gergin bir glmseme, verme
meyi tercih edecei bir partideki ev sahibesi gibi. Onun hakknda
ne dndmz biliyor olmal. Doum sandalyesine trmanp
Janinein arkasnda ve zerindeki oturmala yerleiyor, bylece
Janine onun tarafndan sarmalanyor: sska bacaklar acayip bir
sandalyenin kollan gibi her iki yandan aa iniyor. in garibi, bir
de beyaz pamuklu orap ve klozet rtlerinin yapld tyl mal
zemeden mavi yatak odas terlikleri giymi. Ama biz Kadna dik
kat etmiyoruz, onu neredeyse grmyoruz bile, gzlerimiz Jani
nein zerinde. Lo kta, beyaz giysisi iinde bulutlar arasndaki
ay gibi parlyor.
imdi harcad aba yznden inliyor. "Ikn, kn, kn," diye
fisldyoruz. "Rahatla. Nefes al. Ikn, kn, kn." Onunlayz, onun
la aynyz, sarhouz. Elizabeth Teyze diz kyor, elinde bebei
yakalamak iin gerilmi bir havluyla; ite ta giyme treni ve zafer,
yourda bulanm mor bir ba; bir baka iti ve ba darya, bek
lentimize doru kayyor, sv ve kanla parlak ve kaygan. Tannya
kr.
Elizabeth Teyze onu incelerken nefesimizi tutuyoruz: Bir
kz; zavall ey, ama imdilik ok iyi, grnrde bir sakatl yok
en azndan, eller, ayaklar, gzler, sessizce sayyoruz, her ey yerli
yerinde. Bebei tutan Elizabeth Teyze ban kaldrp bize bakyor
ve glmsyor. Biz de glmsyoruz, tek bir glmsemeyiz, ya
naklarmzdan yalar szlyor, ylesine mutluyuz ki.
Mutluluumuz biraz da anlardan kaynaklanyor. Hatrlad
m Luke, benimle hastanede ve baucumuzda durup elimi tutu
yor ona verdikleri yeil giysi iinde ve beyaz maskeyle. Oo, dedi,

144

Oo, Tanrm, aknlkla nefes alp veriyordu. O gece hi uyuyamadn syledi, ylesine heyecanlym.
Elizabeth Teyze bebei yavaa ykyor, bebek pek alamad,
imdi ise susuyor. Bebei rktmemek iin mmkn olduunca
sessiz ayaa kalkp Janinein etrafna toplanyoruz, onu okayp
hafife koluna vurarak. O da alyor. Mavili iki E nc Ein,
evin Einin, Doum Sandalyesinden inmesine yardm ediyor ve
onu yataa gtryorlar, yatrp stn rtyorlar. imdi ykan
m ve sessiz olan bebek trenle onun kollarna yerletiriliyor. Alt
kattaki Eler imdi ieri doluuyorlar, bizi yarp saa sola iterek.
ok yksek sesle konuuyorlar, kimi hl tabaklarn, kahve fin
canlarn, arap bardaklarn tayor, kiminin az hl dolu, cvlda
p tebrik ederek yatan, anne ve bebein etrafna toplanyorlar.
Kskanlk yaylyor onlardan, kokusunu alabiliyorum, parfmle
rine karm belli belirsiz asit paracklar. Komutann Kars be
bee bir iek buketiymi gibi bakyor: kazand bir ey, bir
vn kayna.
sim verme iine ahit olmak iin bulunuyor Eler burada.
Buralarda isim verme iini Eler yapyor.
"Angela," diyor Komutann Kars.
"Angela, Angela," diye Eler cvldaarak tekrarlyorlar. "Ne
tatl bir isim! Oh, mkemmel! Oh, harika!"
Janine ve yatak arasnda duruyoruz, bylece bunu grmek
zorunda kalmyor. Birisi ona bir bardak zm suyu veriyor, uma
rm iinde arap vardr, hl sanclar var, plasentann gelmesi iin,
aresizce alyor; yank, perian gz yalar. Yine de, ok mutlu
yuz, bu bir zafer, hepimiz iin. Bu ii biz yaptk.
Bebei beslemesine izin verecekler, birka ay iin, anne st
nn yararna inanyorlar nk. Ardndan da baka bir yere gn
derilecek, ihtiyac olan birisiyle bunu tekrarlayabilir mi diye gr
mek iin. Ama asla Kolonilere gnderilmeyecek, asla GayrK a
dn ilan edilmeyecek. Onun da dl bu.
Doum arabas darda bizi kendi evlerimize gtrmek iin

145

bekliyor. Doktorlar hl minibslerinin iindeler; yzleri pencere


de grnyor, beyaz lekeler, eve kapatlm hasta ocuklarn yz
leri gibi. lerinden biri kapy ap bize doru geliyor.
"Doum yolunda gitti mi?" diye endieyle soruyor.
"Evet," diyorum. Sklp tketilmi bir haldeyim artk. G s
lerim sancl, hafife st szdryorlar. Yalanc st, kimimiz bu bi
imde etkileniyoruz. Gtrlrken birbirimize bakarak banklar
mzda oturuyoruz; artk duygusuz bir haldeyiz, neredeyse hissiz,
krmz kumatan bir boha da olabiliriz. Sanclyz. Her birimiz
kucanda bir hayali tutuyor, hayalet bir bebek. imdi heyecan
getikten sonra kar karya kaldmz ey, kendi baarszlmz.
Anne, diye dnyorum. Her neredeysen. Beni duyabiliyor mu
sun? Bir kadn uygarl istiyordun. Evet, imdi bir tane var. Senin
dediin bu deildi, ancak ite yine de var. Kk inayetlere k
ret.

22
Doumarabas evin nne geldiinde vakit ikindiyi bulmutu. G
ne bulutlarn arasndan yorgun argn geiyor ve snan nemli otla
rn kokusu havada asl duruyor. Btn gn Doum da geirmi
im demek; insan zaman kavramn kaybediyor. Alverii Cora ya
pacak, bugn btn grevlerden azledildim. Merdivenleri kyo
rum, arlm bir ayamdan dierine dermanszca vererek ve trabzana tutunarak. Gnlerce uyank kalm ve alabildiine komu gi
bi hissediyorum kendimi, gsm aryor; sanki ekersiz kalm gi
bi kaslyor kaslarm. Bu seferlik sessizlii honutlukla kabulleni
yorum.
Yataktaym. Dinlenmek, uyumak isterdim, ancak ok yorgu

146

num, ayn zamanda ok da heyecanl; gzlerim kapanmayacak.


elengin yapraklarn izleyerek tavana bakyorum. Bugn bir ap
kay hatrlatyor bana, eski gnlerin bir dneminde kadnlarn tak
t geni kenarl apkalar: devasa haleleri andran, meyve ve iek
lerle ve egzotik kularn tyleriyle sslenmi apkalar; ete kemie
brnm bir dnce gibi hemen ban stnde yzen bir cen
net fikrini antran apkalar.
Birazdan elenk renklenmeye ve ben de bir eyler grmeye
balayacam. Bylesine yorgunum ite: Birbirinizi yklerle uya
nk tutarak ve nbetlee direksiyona geerek btn gece boyun
ca, bir redenle imdi bir neden uyduracak halim yok taa tan
aarncaya kadar araba srdnzde olduu gibi; gne doma
ya yz tuttuunda gzlerinizin kenarlarnda bir eyler grmeye
balarsnz: yolun yanndaki allarda mor hayvanlar, dorudan
baktnzda kayboluverecek insanlarn belirsiz glgeleri.

Bu yky srdremeyecek denli yorgunum. Nerede olduumu


dnemeyecek denli yorgunum. te size farkl, daha iyi bir y
k. Moirann bana gelenlerin yks bu.
Bir blmn kendim tamamlayabiliyorum, bir blmn
Almadan duydum, Alma Doloresten, Dolores de Janineden, Janine de Lydia Teyzeden. Bu tr yerlerde ve bu tr artlar altnda
bile yaknlamalar olabilir. Gvenebileceiniz bir eydir bu: Her
zaman yaknlamalar olacaktr, u ya da bu trden.
Lydia Teyze Janinei brosuna ard.
Tanr Meyveyi kutsasn, Janine, demitir Lydia Teyze bir ey
ler yazd masasndan ban kaldrmadan. Her kuraln daima bir is
tisnas vardr: buna da gvenilebilir. Teyzeler3in okumalarna ve
yazmalarna izin verilir.
Tanr kabul etsin, diye yantlamtr Janine, tondan yoksun
effaf sesiyle, i yumurta beyaz sesiyle.

147

Sana gvenebileceimi hissediyorum, Janine, demitir Lydia


Teyze sonunda sayfalardan gzlerini kaldrarak ve gzlklerinin
ardndan hem tehditkr hem de yalvaran, hepsi birden olmay ba
aran bakyla Janinei yerine mhlayarak. Bana yardm et, diyor
du bu bak, bu ite hepimiz beraberiz. Gvenilir bir kzsn sen, di
ye devam etti, kimi dierlerine benzemiyorsun.
Janinein btn o salya smk alamalarnn ve pimanlklar
nn bir anlam bulunduunu, onun zldn ve gerek bir
inanan olduunu dnyordu. Ama o sralar Janine ok kimse
tarafndan rasgele her nne geldiinde tekmelenmi bir kpecie
dnmt: sadece bir anlk takdir iin herkesin nnde takla atar,
her eyi sylerdi.
Bu yzden Janine yle demitir: Umarm yledir, Lydia Tey
ze. Umarm gveninize layk olmuumdur. Ya da buna benzer bir
ey.
Janine, dedi Lydia Teyze, ok korkun bir ey oldu.
Janine yere bakt. Ne olursa olsun, bunun iin sulanmaya
can biliyordu, o susuzdu. Ama gemite ne yarar dokunmu
tu ki bunun, susuz olmann? Bylece ayn anda hem sulu hem
de cezalandrlmak zere gibi hissetti kendini.
Bunun ne olduunu biliyor musun, Janine? dedi Lydia Tey
ze yumuak bir sesle.
Hayr, Lydia Teyze, dedi Janine. O anda ban kaldrp doru
dan Lydia Teyzenin gzlerinin iine bakmas gerektiini akl etti.
Bir an sonra bunu baard da.
nk biliyorsan, beni d krklna uratm olacaksn, de
di Lydia Teyze.
Tanr ahidim olsun, dedi Janine ateli bir edayla.
Lydia Teyze u bildik konuma aralarndan birini verdi. Kale
miyle oynuyordu. Moira artk bizimle deil, dedi sonunda.
Aa, dedi Janine. Bu onu pek ilgilendirmemiti. Moira arkada
deildi. ld m? diye sordu bir sre sonra.
Sonra da Lydia Teyze bu yky anlatt ona. Egzersiz dersi

148

srasnda Moira tuvalete gitmek iin elini kaldrd. Gitti. Tuvalet


nbeti Elizabeth Teyzenindi. Elizabeth Teyze, her zamanki gibi,
tuvalet kaps dnda duruyordu; Moira ieri girdi. Bir sre sonra
Moira Elizabeth Teyzeye seslendi: tuvalet tayordu, acaba Eliza
beth Teyze gelip dzeltebilir miydi? Tuvaletlerin bazen tat
doruydu. Bilinmeyen kiiler tomar tomar tuvalet kad tkyor
lard tuvaletlere. Teyzeler bunu nlemek iin kusursuz bir zm
zerinde alyorlard, ancak fonlar azd ve imdi ellerindekiyle ida
re etmek zorundaydlar ve tuvalet kadn kilitleme yolunu bula
mamlard. Belki de kapnn dnda bir masada bulundurup ieri
girerken her kza bir ya da birka tane vermeliydiler. Ancak bu ge
lecekte olacak bir eydi. Yeni eylerin przlerini gidermek zaman
alr.
Elizabeth Teyze hibir ktlkten phelenmeden banyoya
girdi. Lydia Teyze dorusu bunun biraz aptalca olduunu kabul
ediyordu. Dier yandan, herhangi bir aksilik kmadan daha nce
leri de defalarca tuvalet arzalarn gidermek iin ieri girmiti.
Moira yalan sylemiyordu, her tarafi su basmt ve paralan
m dklar etrafta yzyordu. Pek ho deildi ve Elizabeth Teyzenin can skld. Moira kibarca yanda duruyordu ve Elizabeth
Teyze Moirann gstermi olduu blmeye aceleyle girdi, kloze
tin arka tarafina eildi. Amac porselen kapa kaldrp iindeki
plastik kre ve tapa dzeneini kurcalamakt. Sert, keskin ve olas
metalik bir eyin arkadan kaburgalarna batrldn hissettiinde
iki eli de kapan stndeydi. Kprdama, dedi Moira, yoksa soka
rm dibine kadar, nereye biliyorum, akcierlerini delerim.
Sonradan tuvalet sifonlarnn birinin iini sktn ve ince
uzun ulu lvyeyi, bir utan tutmaca ve dier utan da zincire
bal olan paray kardn anlamlard. Nasl yaplacan bil
dikten sonra bu pek zor bir i deildi ve Moira mekanik bir yetene
e sahipti, kendi arabasnn ufak tefek eylerini tamir ederdi. Bun
dan bir sre sonra tuvaletlere st kapaklar almasn diye zincirler

149

taklmt, tatklarnda onlar amak uzun zaman alyordu. Byle


birka sel felaketi geirdik.
Elizabeth Teyze srtna neyin batrldn grmyordu, dedi
Lydia Teyze. Cesur bir kadnd...
Oh, evet, dedi Janine.
... ama lgn deildi, dedi Lydia Teyze, kalarn biraz ata
rak. Janine fazla ateli konumutu, kimi zaman yadsmaya denk
der bu. Moirann sylediklerini yapt, diye devam etti Lydia
Teyze. Elizabeth Teyzeye kayndan karmasn emrederek drteci ve ddne el att Moira. Sonra da Elizabeth Teyzeyi merdi
venlerden aa bodrum katna aceleyle srkledi. nc deil,
ikinci kattaymlar, bu yzden hesaba katlmas gereken sadece iki
merdiven vard. Snflar derste olduundan koridorlarda hi kimse
yoktu. Aslnda bir Teyze grmler, ama koridorun dier ucunda
ve onlarn tarafna bakmyormu. Elizabeth Teyze barabilirdi
burada ancak Moirann dediini yapacan biliyordu; Moirann
kt bir hreti vard.
Oh, evet, dedi Janine.
Moira Elizabeth Teyzeyi bo dolap koridorundan ve spor sa
lonunun kapsndan geirip kazan dairesine gtrd. Elizabeth
Teyzeye btn giysilerini karmasn syledi...
Oh, dedi Janine zayfa, sanki bu saygszl protesto eder gi
bi.
... ve Moira kendisinkilerini karp tam olmasa da yeterince
uyan Elizabeth Teyzenin giysilerini stne geirdi. Elizabeth Tey
zeye fazla kaba davranmad, kendi krmz elbisesini giymesine izin
verdi. Peeyi eritler halinde yrtp kazann arkasnda Elizabeth
Teyzeyi balad. Bir para kuma azna tkp bir baka eritle
balad. Bir eridi de Elizabeth Teyzenin boynuna dolayp arka
dan ayaklarna balamak iin kulland. Kurnaz ve tehlikeli bir ka
dn, dedi Lydia Teyze.
Janine: Oturabilir miyim diye sordu. Sanki btn bunlar

150

ona ok fazla gelmi gibi. Sonunda pazarlayabilecek bir ey geir


miti ele, en azndan bir karne karlnda.
Evet, Janine, dedi Lydia Teyze, akn, ancak bu noktada reddedemeyeceini de bilerek. Janinein ilgisini, ibirliini istiyordu.
Kedeki sandalyeyi iaret etti. Janine de ne ekti onu.
Seni ldrebilirdim, dedi Moira, Elizabeth Teyzeyi gvenle
kazann arkasnda gzden uzaa yerletirdii zaman. Seni yle k
t yaralayabilirdim ki bir daha asla dzelemezdin. Bununla seni
ktekleyebilir ya da u eyle gzn ileyebilirdim. Bunlar yap
madm sakn unutma, ola ki iler o noktaya gelirse.
Lydia Teyze, Janinee bu blm hi anlatmad, ama eminim
Moira buna benzer eyler sylemitir. Her neyse, Elizabeth Tey
zeyi ne ldrd ne de yaralad, o da kazan arkasnda geirdii yedi
saatten ve muhtemel soruturmadan kendine geldikten sonra
nk gerek Teyzelerin gerekse bakalarnn dankl dv
yapma olasln gzard etmemilerdir Merkezdeki iinin ba
na dnd.
Moira dorulup kararllkla ne bakt. Omuzlarn geri ekip
srtn dikletirerek dudaklarn kst. Bu, bizim olaan duruumuz
deildi. Genelde bakmz ne eik, gzlerimiz ellerimizde ya da
yerde yrrdk. Moira pek Elizabeth Teyzeye benzemiyordu,
kahverengi ba rtsyle bile, ancak dimdik duruu, hibirimize,
Teyzelere bile ve belki de zellikle onlara, asla dikkatle bakmayan
Melekleri ikna etmeye yetti, nk Moira dorudan n kapdan
nereye gittiini bilen bir kiinin tavryla kt; selamland, Eliza
beth Teyzenin kimliini gsterdi, bunu kontrol etme zahmetine
katlanmadlar, nk kim bir Teyzeye bu biimde hakaret etmeyi
gze alabilirdi ki? Ve kayboldu.
Oh, dedi Janine. Kim bilir ne hissetti? Belki de houna gitti.
yleyse, bunu saklamasn iyi baard.
Bu durumda, Janine, dedi Lydia Teyze. te senden yapman
istediim ey.

151

Janine gzlerini kocaman aarak masum ve dikkatli grnme


ye alt.
G zn kulan iyice aman istiyorum. Belki dierlerinden
biri de iin iindedir.
Peki, Lydia Teyze, dedi Janine.
Sonra da gel ve bana anlat, tamam m, canm? Bir eyler du
yarsan.
Peki, Lydia Teyze, dedi Janine. Artk snfn nnde diz k
mek ve hepimizin ona kendi hatas olduunu haykrmamz dinle
mek zorunda olmadn anlamt. imdi, bir sre iin, bunu ba
ka birisi yapacakt. O, geici olarak, paay kurtarmt.
Lydia Teyzenin brosundaki bu karlama ile ilgili her eyi
Dolorese anlatmas gereinin hibir anlam yoktu. Bu, eline firsat getiinde bizi, herhangi birimizi, ele vermeyecei anlamna gel
miyordu. Bunu biliyorduk. O zamanlarda insanlarn eskiden ke
balarnda kalem satan, bacaklar olmayan kimselere davrandklar
gibi davranyorduk ona. Yapabilirsek ondan kayor, bu mmkn
olmaynca ona efkatli davranyorduk. Bizim iin bir tehlikeydi,
bunu biliyorduk.
Dolores, olas, Janinein srtn svazlayp bunu bize anlat
makla dostluunu kantladn sylemitir. Bu konuma nerede
mi gerekleti? Spor salonunda, yatmaya hazrlanrken. D oloresin yata Janineinkinin yanndayd.
yk o gece, yar karanlkta, fisr fsr yataktan yataa anlatl
d.
Moira orada, darda bir yerdeydi. Ya serbestti ya da l. N e
yapacakt? N e yapaca dncesi oday dolduruncaya dek genile
di geniledi. Her an angrtl bir patlama olabilir, pencere camlar
ierilere salabilir, kaplar ardna dek alabilirdi. ... G Moiradayd artk, serbest braklmt, kendi kendini serbest brakmt.
Artk serbest bir kadnd.
Sanrm rktc bulmutuk bunu.
Moira yanlar ak bir asansr gibiydi. Bamz dndryor

152

du. zgrlk tadn kaybetmeye, bu duvarlar gvenli bulmaya


balamtk bile. Atmosferin st katmanlarnda paralanr, buhar
larsnz, sizi bir arada tutan bir basn olmayacaktr.
Yine de, Moira hayalimizdi. Onu barmza basmtk, bizim
le birlikteydi gizlice, bir kkrdamayd o ; gnlk yaam kabuu
nun altndaki lavd. Moirann altnda, Teyzeler daha az kor
kutucu ve daha samaydlar. Glerinde bir atlak olumutu. T u
valetlerde haklarndan gelinebilirdi. Sz konusu kstahlkt hou
muza giden.
Her an srklenerek getirilmesini bekliyorduk, daha nce ol
duu gibi. Bu sefer ona ne yapabileceklerini hayal edemiyorduk.
Her ne ise, ok kt olaca kesindi.
Ama hibir ey olmad. Moira tekrar ortaya kmad. Henz
kmad.

23
Bu, bir tekrar canlandrma. Bunun tm bir tekrar canlandrma.
Bu, bir tekrar canlandrma imdi, tek kiilik yatamda dmdz ya
tp ne syleyip ne sylememem, ne yapp ne yapmamam, nasl oy
namam gerektiini zihnimde prova ederken. Buradan kacak olur
sam eer
Orada keselim. Amacm buradan kmak. Sonsuza dek sre
mez bu. Bakalar byle eyleri dnmlerdi, bundan nceki k
t zamanlarda, daima haklydlar, u ya da bu biimde dar kt
lar ve bu sonsuza dek srmedi. Geri bildikleri btn sonsuzluk
lar kadar srm olabilir onlar iin.
Buradan ktmda, bir biimde, bunu kaydedebilme olana
na sahip olursam, hatta birinden dierine iletilen ses biiminde ol

153

sa bile, bu yine bir tekrar canlandrma olacaktr, fazladan bir ba


ka dzlemde. Bir eyi tastamam gerekletii biimiyle anlatmak
olanakszdr, nk anlattnz ey asla tam olamaz, daima bir ey
leri atlamak zorunda kalrsnz, bir alay ayrnt, taraf, kart akm
ve farklar vardr, u ya da bu anlama gelebilecek bir alay tavr, asla
tam olarak betimlenemeyecek bir alay biim, havada ya da dilin
zerinde bir alay tat, yar renkler, bir alay. Ola ki bir erkeksiniz,
gelecekte bir zaman ve buraya kadar geldiyseniz, ltfen unu
unutmayn: bir kadn olarak bir erkei affetmeniz gerektii duygu
sunun batan karclna asla maruz kalmayacaksnz. nann ba
na, kar koymas zordur. Ancak affetmenin de bir g olduunu
unutmayn. Onun iin dilenmek bir gtr, onu elinde tutmak ya
da devretmek bir gtr, belki de en by.
Belki de bunun denetimle hi ilgisi yoktur. Belki de bunun ki
min kime sahip olabilecei, kimin kime ne yapabilecei, hatta l
me varncaya dek bununla nereye gidebileceiyle de bir ilgisi yok
tur aslnda. Belki kimin oturabilecei ve kimin diz kecei, ayak
ta duraca ya da bacaklar ak yatmak zorunda olduu ile de ilgisi
yoktur. Belki de kimin kime ne yapabilecei ve bunun iin affedilebilecei ile ilgilidir. Sakn bunlarn ayn kapya ktn syleme
yin.

Beni pmeni istiyorum, dedi Komutan.


Evet, elbette bundan nce bir eyler olmutu. Byle istekler
asla damdan dercesine gelmez.

Yine de uykuya daldm, kpe taktm grdm dmde, bir tane


si krkt; bunun tesinde bir ey yok, sadece beynin eski dosyalar
n kartrmas; ve akam yemei tepsisiyle gelen Cora tarafindan
uyandrldm, zaman tekrar yoluna girdi.
"Bebek iyi mi?" diyor Cora tepsiyi brakrken. Zaten biliyor
olmal, haberleri evden eve tayan bir tr azdan aza telgraf sis-

154

temine sahipler; ancak bunu duymak houna gidiyor, sanki be


nim sylediklerim bunu daha gerek yapacakm gibi.
"ok iyi," diyorum. "Salkl. Bir kz."
Cora bana glmsyor, imal bir glmseme. Yaptklarnn
ona deerli grnmesini salayan anlar olsa gerek bunlar.
"Gzel," diyor. Sesi neredeyse zlem dolu ve dnyorum:
elbet. Orada bulunmu olmay isterdi. Katlamad bir parti gibi
bu.
"Belki bizim de bir tane olur, yaknda," diyor, ekingen. Biz
derken beni kastediyor. Takmn yaptklarnn karln demek,
yemeimi ve geimimi hakketmek bana kalm, yumurtalar olan
bir kralie karnca gibi. Rita beni onaylamayabilir, ancak Cora y
le deil. Bunun yerine bana baml. U m ut besliyor ve ben, umu
dunun aracym.
Umudu en basit trden. Bir D oum Gn istiyor, burada,
misafirler, yemek ve hediyelerle, mutfakta martacak, elbiselerini
tleyecek, kimse bakmadnda ekerlemeler verecek kk bir
ocuk istiyor. Bu mutluluklar ona salayacak olan benim. Onay
lanmamay tercih ederdim, kendimi daha ok buna layk gryo
rum.
Akam yemeinde sr gveci var. O nu bitirmekte glk e
kiyorum, nk yansnda gnn aklmdan tamamen sildii eyi
hatrlyorum. Syledikleri doru, bir kendinden geme durumu
bu, dourmak ya da orada bulunmak, yaamnzn geri kalanyla
balantnz kaybediyorsunuz, sadece bu biricik an stnde y o
unlayorsunuz. Ama imdi bana geri dnyor, hazr olmadm
biliyorum.

Aadaki holde saat dokuzu vuruyor. Ellerimi kalalarma bastr


yor, nefes alyor, h ol boyunca ve merdivenlerden yavaa aa
yryorum. Serena Joy Doum un olduu evde olabilir hl;
ans bu, bunu daha nceden bilemezdi. Byle gnlerde Eler he-

155

diveleri amaya yardm ederek, dedikodu yaparak, sarho olarak sa


atlerce oyalanrlar. Kskanlklarn datmak iin bir eyler yapl
mal. Alt kat koridorunu geriye doru izleyip mutfaa giden kap
y geerek sonraki kapya, onunkine, ulayorum. nnde duru
yorum, okulda mdrn odasna arlm bir ocuk gibi hissede
rek kendimi. Neyi yanl yapmtm?
Buradaki varlm yasad. Komutanlarda yalnz kalmamz
yasak. reme amalan iin varz biz: odalk, geya ya da fahie dei
liz. Tam tersine: bizi bu kategoriden karmak iin mmkn olan
her ey yaplm. Bize dair elendirici hibir ey olmamal, gizli tu t
kularn serpilmesi ne hi yer braklmamal; ne onlar ne de biz zel
ilikiler iin yaltaklanamayz, ak iin hibir dayanak bulunmama
l. Biz iki bacakl rahimleriz, hepsi bu: kutsal tekneler, gezgin ka
dehler.
Peki, beni neden grmek istiyor, geceleyin, yalnz?
Yakalanrsam, Serena Joyun acmasz ellerine teslim edilece
im. Bu tr ev ii disiplin sorunlarna Komutann karmamas
beklenir, kadnlarn iidir bu. Bunun sonu tekrar snflamaya dek
varrd. Bir Gayr Kadn olabilirdim.
Ama onu grmeyi reddetmek daha kt olabilirdi. Gerek
gcn kimde olduuna hi phe yok.
Yine de benden istedii bir ey olmal. stemek zayflktr. Be
ni ayartan da, her ne ise, bu zayflk ite. Duvardaki kk bir at
lak gibi, imdiden kavranmas olanaksz. Gzm bu atlaa iyice
uydurursam, onun bu zayflna, yolumu aka grebilirim bel
ki.
Ne istediini bilmek istiyorum.
Elimi kaldryorum, asla bulunmadm, kadnlarn girmedii
bu yasak odann kapsna vuruyorum. Serena Joy bile gelmez bu
raya ve temizlik Muhafizlar tarafindan yaplr. Hangi gizler, hangi
erkeklik totemleri saklanr burada?
eri girmem syleniyor. Kapy ayorum, ieri adm atyo
rum.

156

Kipinin dier tarafindaki ey normal yaam. yle sylemeliy


im : Kapnn dier tarafindaki ey normal yaama benziyor. Bir
sa var, elbette, stnde de bir K om pkonu, arkasnda siyah
jeri bir koltuk. Masann zerinde saks iinde bir bitki, bir yaz seti
ve katlar var. Yerde oryantal bir hal ve yanmayan bir mine.
Kahverengi pel kapl kk bir kanepe, bir televizyon, bir seh
pa, bir ift de sandalye.
Btn duvarlar kitap raflaryla kapl. Kitapla dolu raflar. Ki
taplar, kitaplar ve kitaplar, tamamen akta, ne kilit ne kutu. Bura
ya giremeyiimiz artc deil. Yasak olann vahas buras.
Etrafa ilgiyle bakmamaya alyorum.
Komutan yanmayan minenin nnde, srt ona dnk,
ayakta duruyor, bir dirsei oymal tahta mine rafinda, dier eli
de cebinde. allm bir p oz bu, tara efendiliine dair bir ey,
parlak erkeklerin ekiciliinden kaynaklanan u bildik batan kanclk. eri girdiim zaman byle durmaya daha nceden karar
vermiti belki de. Kapya vurduumda mineye koup pozunu
taknmtr herhalde. Bir gz zerinde siyah bir bant, naili bir de
kravat olmalyd.
Btn bu eyleri dnmek benim iin ok iyi, stakato kadar
hzl, beynin yalpalamas. ten ie bir alay. Ama ayn zamanda pa
nik bu. Gerek u, dehet iindeyim.
Bir ey sylemiyorum.
"Kapy arkandan kapat," diyor, yeterince sevecen. Kapatp
dnyorum.
"Merhaba," diyor.
Eski selamlama biimi. Bunu uzun bir sredir, yllardr duy
mamtm. Bu artlar altnda yersiz grnyor, hatta komik, za
manda geriye doru bir srama, bir duraklama. Karlk olarak uy
gun hibir ey dnemiyorum.
Sanrm alayacam.
Bunu fark etmi olmal, nk bana bakyor, akn, ilgi ola

157

rak yorumlamay setiim hafif bir ka at, geri salt rahatszlk


da olabilir. "Buraya," diyor. "Oturabilirsin." Benim ;in bir sandal
ye ekip masasnn nne yerletiriyor. Sonra da masasnn arkas
na geip oturuyor, yava yava, bana fazla zenli gibi geliyor. Bu
hareketten, isteim dnda bana hibir ekilde dokunmayaca an
lamn karyorum. Glmsyor. N e ktcl ne de yabanl bu
glmseme. Salt bir glmseme, resmi bir glmseme, dosta fa
kat biraz mesafeli, vitrindeki kedi yavrusuymuum gibi. Seyrettii
fakat satn almay dnmedii.
Sandalye zerinde dik, ellerimi kucamda kavuturmu, o tu
ruyorum. Sanki krmz dz ayakkablar iindeki ayaklarm yere
pek basmyorlar gibi geliyor bana. Ancak elbette doru deil.
"Bu sana garip geliyor olmal," diyor.
ylece bakyorum ona. Yln lafi; annemin kulland bir ifa
de. Kullanm olduu.
Pamuk helva gibi hissediyorum kendimi: eker ve hava. Sk
maya grn beni, kk, hastalkl ve alamakl pembe krmz,
nemli bir topaa dnveririm.
"Sanrm bu biraz garip," diyor, sanki ben yant vermiim gi
bi.
Bir apka giymeliydim sanrm, enemin altndan bir fiyonkla
balanm.
"stediim..." diyor.
ne eilmemek iin kendimi tutuyorum. Evet? Evet, evet?
Sonra ne? N e istiyor? Ama bunu gstermeyeceim, duyduum
hevesi. Pazarlk dnemi bu, bir eyler dei toku edilmek zere.
Beklemeyen kadn yitirir. Hibir eyi aa vurmuyorum: satyo
rum sadece.
"sterdim ki..." diyor. "Bu aptalca gelecek ama." Ve gerekten
sklm gibi grnyor, tam szc koyun gibi aslnda; erkekler
eskiden byle grnrlerdi. Bu biimde nasl grneceini bile
cek ve kadnlarn bir zamanlar bunu ne kadar ekici bulduklarn

158

anmsayacak yata o. Genler bu numaralar bilmezler. Bunlar


kullanmak zorunda kalmadlar hi.
"Benimle bir el Scrabble* oynaman isterdim," diyor.
Kendimi tmyle kaskat tutuyorum. Yzm de hareket
siz. Demek yasak odada bulunan ey bu! Scrabble! Glmek istiyo
rum, katla katla glmek, sandalyemden decek kadar. Bu, bir za
manlar, yaz ya da emekliliklerini geirdikleri villalarnda, televiz
yonda iyi bir ey olmad zamanlar ihtiyar kadn ve erkeklerin oy
nadklar bir oyundu. Ya da yetikinlerin, bir zamanlar, ok uzun
zaman nce. Annemde de vard bir tane, karton kutular iindeki
Noel aac ssleriyle birlikte holdeki dolabn dibinde dururdu. Bir
keresinde bu oyuna ilgimi ekmek iin aba gstermiti, ben on
yanda ve sefil ve mutsuzken.
imdi kukusuz daha deiik bir ey bu. imdi bize yasak.
imdi tehlikeli. imdi ahlakd. imdi Karsyla birlikte yapamaya
ca bir ey. imdi arzu edilir bir ey. imdi kendisini tehlikeye at
m halde. Sanki bana uyuturucu n**rmi gibi.
"Olur," diyorum, kaytszca. Aslnda glkle konuabiliyo
rum.
Benimle neden Scrabble oynamak istediini sylemiyor. Ben
de sormuyorum ona. Sadece masasnn ekmecelerinin birinden
bir kutu karyor ve onu ayor. te anmsadm sert plastikten
talar, karelere blnm oyun tahtas, harfleri yerletirmek iin
kk stakalar. Talan masasnn stne boaltyor ve onlar ters
evirmeye balyor. Bir an sonra ben de katlyorum.
"Nasl oynandn biliyor musun?" diyor.
Bam sallyorum.
ki el oynuyoruz. Larynx* * diye heceliyorum. Valance. Qu
ince. Zygote.** Parlak talan dz kenarlarndan tutup harflere

* Scrabble: zerinde harfler ve puanlar bulunan talarla szck oluturup, bunlar karelere blnm bir oyun tahtasna yerletirerek puan toplamaya dayal yaygn bir szck oyunu. Dil
mece. ( .N .)
** Larynx, Valance, Quince, Zygote: Bu szckler "Q ,V ,Y ,X ,Z " gibi Scrabble oyununda ok pu
an getiren harfler ieriyorlar. Anlamlar srasyla: G rtlak, Sayvan, Ayva, Zigot. ( .N .)

159

dokunuyorum. Bu ok ehvetli bir duygu- zgrlk bu. zgr


ln gz krp. Limp * , diye heceliyorum. Gorge*. Ne lks.
Talar ekerleme gibi, naneli, serinletici. Naneli karamela denirdi
bunlara. Azma atmak isterdim onlar. Limon tad da verirler. K
harfi. Keskin, dil stnde hafife eki, leziz.
lk oyunu ben kazanyorum, kinciyi kazanmasna izin veriyo
rum: artlarn ne olduunu hl kefedemedim, karlnda ne is
teyebileceimi.
Sonunda eve gitme zamannn geldiini sylyor bana. Kul
land szckler bunlar: eve gitmek. Odam kastediyor. Tek ba
ma gidip gidemeyeceimi soruyor, sanki merdivenler karanlk bir
sokakm gibi. Gidebilirim, diyorurr alnma odasnn kapsn a
yoruz, hafif bir atrt, holder gelebilecek seslere kulak kabartyo
ruz.
Bu, biriyle kmak gibi. Saatler sonra yatakhaneye gizlice gir
mek gibi.
Entrika bu.
"Teekkrler," diyor. "Oyun iin." Sonra da, "Beni pmeni is
tiyorum," diyor.
Tuvaletin arkasn, kendi banyomdaki tuvaletin, bir banyo
gecesinde, hzl ve sessizce nasl kartabileceimi dnyorum,
yle ki darda oturan Cora beni duymasn. Keskin lvyeyi karta
bilir, elbise kolumun iine saklayabilir ve Komutann alma oda
sna gizlice sokabilirdim, bir dahaki sefere, nk bu tr bir istek
ten sonra bir sefer daha gelir mutlaka, ister evet ister hayr deyin.
Komutana yaklaabileceimi, burada yalnzken, onu pmek iin,
ceketini nasl kartabileceimi, daha baka bir eye izin verecek ya
da davet edecekmi gibi, gerek aka bir tr yaklam, kollarm
ona nasl sarabileceimi ve elbise kolumdan lvyeyi kaydrp kes
kin ucu aniden ona, kaburgalarnn arasna nasl sokabileceimi

* Lim p: Gevek ( .N .)\Gorge: Koyak ( .N .)

160

runyorum. Ondan fkracak kan dnyorum, orba kadar


acak, ehevi ellerimin arasndan.
Aslnda hi de bu tr bir ey dnmyorum. Sadece sonra
dan ekledim bunlar. Belki de o zaman bunlar dnmeliydim, an
cak dnmedim. Sylediim gibi, bu bir tekrar canlandrma.
"Olur," diyorum. Ona yaklap dudaklarm kapal olarak
rnunkilerin stne koyuyorum. Bildik trden tra losyonu, yete-nce alkn olduum naftalin toplarn artran o kokuyu du
ruyorum. Ancak, daha yeni karlatm biri gibi o.
Uzaklap bana bakyor. te yine o glmseme, koyun gibi
alan. Ne samimiyet. "Byle deil," diyor. "Gerekten istiyormu
sun gibi olsun."
ylesine zgnd ki.
Bu da bir tekrar canlandrma.

IX
Gece

Lo hol boyunca ve hal kapl merdivenlerden yukar gidiyorum,


:-dama, gizlice. Orada sandalyeye oturuyorum, klar kapal, kr
mz elbisem stmde, bal ve dmeli. Ancak elbiseleriniz st- tizdeyken salkl dnebilirsiniz.
Gereksindiim ey bir bak as. Bir erevenin yaratt dennlik imgelemi, dz bir yzeyde biimlerin dzenlenii. Bak as
erekli. Yoksa sadece iki boyutla kalrsnz. Yoksa yznz bir du
vara bastrlm yaarsnz, her ey devasa bir nplan oluverir, ay
rntlar, yakn planlar, salar, arafin dokumas, yzn moleklle
ri. Deriniz, hibir yere varmayan ince yollarla aprazlanm bir ha
rita, bir yararszlk diyagram gibi. Yoksa o ann iinde yaarsnz.
Bu da olmak istediim yer deil.
Ne var ki, bulunduum yer buras, bundan ka yok. Za
man bir tuzak, ben de iine dtm. Gizli ismimi ve btn dn
yollarn unutmalym. smim imdi Fredinki ve buras yaadm
ver.
imdiki zamanda yaa, tadn kart, sahip olduun her ey
bu.
Hesap kitap zamandr.
Otuz yandaym. Kahverengi salym. Ayakkabsz bo
yum 1.70 m. Eskiden neye benzediimi anmsamakta zorluk eki
yorum. Uygun yumurtalklarm var. Bir ansm daha var.
Ama bir ey deiti, imdi, bu gece. artlar farkllat.
Bir ey isteyebilirim. Olas pek fazla deil; ama bir ey.
Erkekler seks makineleridir, derdi Lydia Teyze, hepsi bu. Tek
bir ey isterler. Kendi iyiliiniz iin, onlar idare etmeyi renmeli-

165

siniz. Onlan parmanzda oynatn; bu bir eretileme. Doann


yolu yntemi bu. Tanrinn buluu. Bu iler byle yrr.
Lydia Teyze bunlar sylemedi aslnda, ama sylediklerinden
bunlar anlalyordu. Ba zerinde uuuyorlard, tpk daha ka
ranlk alarn azizlerinin zerindeki altn zdeyiler gibi. Onlar gi
bi, Lydia Teyze de kemikli ve etsizdi.
Ancak Komutan nasl oturtmal bu ereveye, alma oda
snda varolurken, szck oyunlaryla ve arzulayarak, kim bilir ne
yi? Oyununa elik ettirmek, kibarca plmek, gerekten istiyormuum gibi.
Bunu, onun bu arzusunu, ciddiye almam gerektiini biliyo
rum. nemli olabilir bu, bir pasaport olabilir, dm olabilir.
Bunu ciddiye almam, stnde kafa yormam gerek. Ancak ne ya
parsam yapaym, burada karanlkta otururken, dardan, bir gelin
lik kadar, d plazma kadar effafolan perdelerden geerek pencere
min drtgenini aydnlatan projektrlerle, bir elim dierini tutar
ken, hafife ileri geri sallanrken, ne yaparsam yapaym bunda deli
cesine gln bir eyler var.
Onunla Scrabble oynamam ve onu gerekten istiyormuum
gibi pmemi istedi.
Bu imdiye kadar bama gelen en tuhaf eylerden biri. Her
eydir balam.

Bir zamanlar grdm bir televizyon programn anmsyorum;


bir tekrar, yllar nce yaplm. Yedi ya da sekiz yalarnda olmaly
dm, bunu anlamayacak kadar kk. Annemin seyretmekten ho
land trden bir eydi: tarihsel, eitsel. Sonradan bana aklama
ya, iindeki eylerin gerekten olduunu anlatmaya almt,
ama benim iin sadece bir ykyd. Birisinin bunu uydurduunu
dnmtm. Sanrm btn ocuklar kendilerinkinden nceki
zaman iin byle dnrler. Sadece bir ykyse, daha az korku
tucu olur.

166

Program bir belgeseldi, u savalardan biri hakknda. nsan


larla gryor ve o zamann siyah beyaz filmlerinden paralar ve
fotoraflar gsteriyorlard. Pek bir ey anmsamyorum, ancak re
simlerin kalitesini, iindeki her eyin gn ve toz karmyla na
sl kaplandn ve insanlarn kalar altndaki ve yanak kemikleri
zerindeki glgelerin ne kadar koyu olduunu anmsyorum.
O zaman hl yaayan insanlarla yaplan grmeler renkliy
di. En iyi anmsadm, ldrmeden nce Yahudileri kapattklar
kamplardan birini yneten bir adamn metresi olmu kadnla yap
land. Onlar frnlara koyarlard, dedi annem; ancak frnlarla ilgili
hibir resim yoktu, bylece bu lmlerin mutfaklarda gerekleti
ine dair karmak bir fikre kapldm. Bu fikirde bir ocuk iin zel
likle korkutucu bir ey vardr. Frn yemek piirmek demektir ve pi
irmek, yemekten nce gelir. Bu insanlarn yenildiini dnyor
dum. Ve sanrm bir biimde yleydi de.
Anlattklarna gre, bu adam acmasz ve vahiydi. Metres
annem metresin ne olduunu aklad, gizlilie inanmyordu,
daha drt yandayken cinsel organlar anlatan bir kitabm vard
bir zamanlar ok gzelmi. Onun ve baka bir kadnn siyah beyaz
resmi vard, o zamann iki paral mayolar ve yksek ayakkablar
ve geni kenarl apkalaryla; kedi gz gne gzlkleri takm,
bir yzme havuzunun yannda ezlonglarda oturuyorlard. Yz
me havuzu evlerinin yanndayd, ev de frnlarn bulunduu kam
pn yaknnda. Kadn kendisine olaand gelen pek bir ey fark et
mediini syledi. Frnlar bildiini yadsyordu.
Rportaj srasnda, krk ya da elli yl sonra, amfizemden l
mek zereydi. ok ksryordu ve ok zayft, neredeyse bir deri
bir kemik; ama hl grnyle gurur duyuyordu. (una bak,
dedi annem, yan kzgn, yan hayranlk duyarak. Hl grny
le gurur duyuyor.) zenle makyaj yapmt, kirpiklerinde koyu
bir maskara, derisi skca ekilmi bir lastik eldiven kadar gerili olan
elmack kemikleri zerinde allk vard. nci takyordu.

167

Adam bir canavar deildi, dedi kadn. nsanlar onun bir cana
var olduunu sylyorlar, ama deildi.
N e dnyor olabilirdi ki? Pek bir ey deil, sanrm; o za
man ve o anda deil. Nasl dnmemek gerektiini dnyor
du. O dnemler anormaldi. Kendi grnyle gurur duyuyor
du. Adamn bir canavar olduuna inanmyordu. Adam bir cana
var deildi, onun iin. Belki de adamn sevilecek bir zellii vard:
du altnda slk alar, yer mantar sever, kpeini Liebchen diye a
rp kk i et paralan iin arka ayaklarnn stne kaldrrd.
Herhangi bir kimsede insancl bir yn bulmak ne de kolay. N e de
ie yarar bir tahrik. Ona, koca ocuk, demi olmal kadn kendi
kendine. Kalbi yumuar, adamn alnna den sa geriye doru
iter, kulan per ve bunu ondan salt bir ey koparm olmak iin
yapmazd. Yattrma, daha iyiye gtrme drts. Hadi, hadi,
derdi, adam bir kabustan uyandnda. Her ey senin iin o kadar
g ki. Btn bunlara inanm olmalyd, yoksa yaamaya nasl de
vam edebilirdi? ok sradand, o gzellii altnda. Nezakete inan
yordu, Yahudi hizmetiye kar nazikti ya da yeterince nazik, ge
rektiinden daha nazik.
Bu rportaj ekildikten birka gn sonra, kendini ldrd.
Bunu dorudan televizyonda sylediler.
Kimse o adam sevip sevmediini sormad.
imdi en ok hatrladm ey makyaj.

Karanlkta ayaa kalkyor dmelerimi amaya balyorum. S on


ra bir ey duyuyorum, bedenimin iinde bir yerlerde. Bir ey kr
dm, bir ey atlad, byle olmal. Yzmde krlan yerden ykseli
yor grlt, dan uruyor. Uyarmakszn: Buray, oray ya da
herhangi bir eyi dnmyordum. Grltnn dan kmasna
izin verirsem bu glmeye dnecek, ar yksek, ok fazla, birisi
mutlaka duyar, ardndan aceleyle koan ayak sesleri ve emirler ve
kim bilir baka neler olacak! Hkm: duruma uymayan coku.

168

Gezgin rahim, diye dnrlerdi eskiden. Histeri. Ardndan bir i


ne, bir hap. lmcl olabilirdi.
ki elimi azmn zerine kapyorum kusacak gibiyim, dizleri
min stne kyorum, glme boazmda lav gibi kaynyor. D o
labn iine doru srnyorum, dizlerimi ekiyorum, glmeyi bas
tracam. Kendimi tutmaktan kaburgalarm sancyor, sarslyo
rum, kabanyorum, sismik, volkanik, patlayacam. Dolap tmy
le krmzya kesmi, doumla boum uyak yapar, aman tanrm gl
mekten leceim.
Asl pelerinin katlar arasnda bouyorum glmeyi, yalarn
szd gzlerimi yumuyorum. Kendimi toplamaya alyorum.
Bir sre sonra geiyor, sara nbeti gibi. Buradaym, ite dola
bn iinde. Nolite te bastardes carborundonm. Karanlkta gremi
yorum ancak Krler Alfabesinde yazlm gibi parmak ularmla
hissediyorum kaznm yazy. Artk bir dua deil de daha ok bir
emir gibi hissediyorum onu zihnimde; iyi de, ne yapmak iin? Ne
olursa olsun, yararsz, anahtar kaybolmu eski bir hiyeroglif bu
benim iin. Neden yazd bunu, neden dert etti bunu? k yok
buradan.
Yerde yatyorum, ok hzl soluyarak, sonra daha yava, ne
fes alm dzelterek, doum iin yaplan altrmalardaki gibi. im
di btn duyduum kendi kalbimin sesi, alan ve kapanan, alan
ve kapanan, alan.

169

X
Dua Silindirleri

25

Ertesi sabah ilk duyduum ey bir lk ve ardndan bir angrt ol


du. Kahvalt tepsisini dren Corayd bu. Beni uyandrd. Bam
bohalnm pelerinin stnde, yar yarya dolabn iindeydim h
l. Pelerini askdan ekip orada uyuyakalm olmalydm; bir an
jin nerede olduumu anmsayamadm. ora yanma diz km
t, elinin srtma dokunduunu hissettim. Hareket ettiimde bir
lk daha att.
Mesele nedir? dedim. Dnp doruldum.
Oh, dedi. Sandm ki.
Ne sanmt acaba?
Sanki... dedi.
Yere den yumurtalar krlmt, portakal suyu ve cam para
lar vard yerde.
Baka bir tane getirmek gerek, dedi. Yazk oldu. Yerde byle
ne yapyordun ki? Beni kaldrmak iin saygl bir biimde elini uza
tyordu.
Ona, yataa hi girmediimi sylemek istemedim. Bunun hi
bir aklamas olamazd. Baylm olmam gerektiini syledim. Bu
da dieri denli ktyd neredeyse, nk hemen takld.
lk belirtilerden biri, dedi memnun memnun. Bu ve kusma
lar. Yeterince zaman gemediini biliyor olmalyd; yine de ok
umutluydu.
Hayr, bu deil, dedim. Sandalyede oturuyordum. Bu olma
dna eminim. Sadece bam dnyordu. Burada dururken her
ey kararverdi birden.
Nedeni dnn ve her eyin gerginlii olmal, dedi. Acs imdi
kyor.

173

Doumu kastediyordu, ben de doruladm. Bu arada ber.


sandalyede oturuyordum, o da yere eilmi, krk cam ve yumurta
paralarn toplayp tepsiye koyuyordu. Portakal suyunun bir ks
mn kat peeteye emdirdi.
Bir bez getirmeliyim, dedi. Fazla yumurtalarn nedenini bil
mek isteyecekler. stemezsen baka tabii. Ban kaldrp yan yan
ve kurnazca bana bakt, ikimiz de kahvaltm etmiim gibi yapabilir
sek daha iyi olacan anladm. Beni yerde yatarken bulduunu
sylese, bir alay soru sorulacakt. Krlan bardan hesabn ver
mek zorunda kalacakt yine de; ancak ikinci bir kahvalt hazrlama
s gerekirse, Rita huysuzlanacakt.
Kahvaltsz idare ederim, dedim. O kadar a deilim. yiydi
bu, ba dnmesine uyuyo.-du. Yine de kzarm ekmei yiyebili
rim, dedim. Hibir ey yemeden de durmak istemiyordum.
Yere dt ama, dedi.
Bo ver, dedim. O, banyoya gidip artk ie yaramayacak bir
avu dolusu yumurtay tuvalete atp stne su dkerken, orada
oturup kahverengi ekmek dilimini yemeye koyuldum. Biraz sonra
geri geldi.
Tepsiyi karken drdm syleyeceim, dedi.
Bu denli basit bir konuda ve kendi yararna olsa bile, benim
iin yalan sylemeye niyetlenmesi houma gitmiti. Bir bad bu
aramzda.
Ona glmsedim. Umarm kimse duymamtr seni, dedim.
Tepsiyle kap aralnda dikilirken, aklm bamdan ald, dedi.
Bata sadece elbiselerindir, diye dndm. Sonra orada yerde ne
ileri var diye sordum kendime. Dndm ki, belki de sen...
Kam..., dedim.
ey, ama, dedi. Ama endin.
Evet, dedim. Bendim.
Bendim ya; tepsiyle kp portakal suyundan kalanlar topla
mak zere bir para bezle dnd. O le sonras Rita, kimilerinin
beceriksizlii hakknda ineleyici bir laf etti. Akllan bir kar hava-

174

l nereye gittiklerine bakmyorlar, dedi ve hibir ey olmam gibi


saldmz yerden devam ettik.

Maysta olmutu bu. lkbahar geirmitik. Laleler gnlerini yaara, iek yapraklarn di gibi birer birer dkerek soluyorlard imi. Gnn birinde, bahede bir yastn stne diz km, bastor u yannda imenlerin stnde duran Serena Joy ile karlatm.
3ir makasla tohum zarflarn kesiyordu. Portakal ve kuzu pirzola: bulunan sepetimle geerken yandan seyrettim onu. Makasn bl
oklarn ayarlayarak nian alyor ve ellerini serte bastrarak kesiTordu. Arteriti mi ilerliyordu acaba? Yoksa, ieklerin kabarm
sel organlarna yneltilmi bir yldrm saldr, bir tr kamikaze
jydi bu yapt? Meyve veren gvde. Tohum zarflarn kesmekle
iek soann enerji depolamasnn saland varsaylr.
Azize Serena, dizlerinin stnde gnah karyor.
Onun hakknda, s, ac akalar yaparak elendirirdim kendi
mi ou kere; ancak fazla uzatmadan. Serena Joyu arkadan seyre
derek oyalanmaya gelmez pek.
Benim imrendiim ey makast.

Pekl. O zamanlar, ak mavi, ak leylak rengi, daha koyu olanla


r kadife ve mor renklerde, paralanm cam, srarken bir anda
donmu pastel su gibi uzun saplan stnde gzel ve serin ykse .en irislerimiz vard; gne altndaki kedi kulaklar, ivit glgesi ve
kz kalpleri: Biimleri ylesine kadnsyd ki imdiye dek kklerin
den sklp atlmamalar artcyd. Serenann bahesinde ykc
bir ey vard, gml eylerin, tek sz sylemeden, kendilerini
a attklarna dair bir sezgi; sanki yle sylyorlard: Susturulanlar duyulmak iin yaygara koparacaklardr, sessizce de olsa. Koku
larla arlam ve baygn bir Tennyson bahesi; bihu szc
nn geri dn. stlerine gneten k yayld doru, ancak s

175

da ykseliyor ieklerden, hissedilebiliyor bu: elini bir kolun, bir


omuzun bir santim stnde tutar gibi. Scan iinde nefes alyor,
kendini iine ekerek. Bu gnlerde bahede, akayk, pembe ve
ak krmz karanfiller arasnda dolamak bam dndryor.
St iek am ve hi de yardmc olmuyor, imleyici fslt
laryla. Randevu diyor teraslar, sesli harfler omuriliimi gcklyor,
ateim varm gibi bir titreme geliyor. Yazlk giysi kalalarmn eti
ne arpp hrdyor, ayaklarmn altnda otlar byyor, gz ucum
la birtakm kprtlar fark ediyorum, dallarda; tyler, rpnmalar,
saplama notalar, ku oluveren aalar, bakalam lgnca kou
turuyor. Artk tanralar olas ve hava arzuyla kaplanyor. Evin ki
remitleri bile yumuuyor, dokunabilir hale geliyor, onlara davan
sam snr ve bel verirler. Arzularn bastrlmasnn yapabilecekleri
artc. Dn kontrol noktasnda kimliimi drdmde ve be
nim iin almasna izin verdiimde ayak bileimi grmesi ban dn
drp sersemletti mi onu acaba? N e mendil, ne yelpaze, elimin al
tnda olan kullanrm ben.
K o kadar tehlikeli deil. Sertlie, soua, kmltszla ge
reksinim duyuyorum, saptaki bir karpuzmuum gibi, bu svsal o l
gunlua, bu arla deil.

Komutanla aramda bir anlama var. Tarihin bu trden ilk anla


mas deil geri, yine de ald biim olaand.
Komutan haftada iki ya da gece ziyaret ediyorum, hep ak
am yemeinden sonra, ancak sadece iareti aldm zaman. aret
Nick. Alverie gittiimde ya da dndmde arabay parlatyor
sa ve apkas banda eri duruyorsa ya da hi takmadysa, gidiyo
rum. Orada deilse ya da apkas dzgnse, her zamanki gibi
odamda kalyorum. Ayin gecelerinde, elbette, bunlarn hibiri uy
gulanmyor.
Sorun Kars, her zamanki gibi. Akam yemeinden sonra,
ok sessiz olmaya zen gstermeme ramen holden yavaa sr

176

nerek geerken beni belki de duyabilecei yatak odalarna gidiyor.


Ya da oturma odasnda kalyor, metrelerce karmak ve yararsz
ynden insanlar oluturup sonu gelmez Melek atklan rmeye de
vam ederek: Onun retim biimi de bu olmal. erde olduu za
man oturma odas kaps genellikle aralk braklr, ben de oradan
gemeye cesaret edemem. Bana iaret verilip de buna uyamadmda, merdivenlerden aa inemeyip oturma odasnn nnden ho
l geemediimde, Komutan anlayla karlyor bunu. Durumu
mu biliyor, hi yoktan. Btn kurallan biliyor.
Yine de zaman zaman, Serena Joy darda oluyor, baka bir
Komutann Karsn ziyaret ediyor, hasta olan birini; akamlar
belki de kendi bana gidebilecei tek yer. Yiyecek alyor yanna,
Ritann piirdii bir kek ya da brek ya da bir somun ekmek ya da
bahesinde yetien nane yapraklarndan yaplm bir kavanoz mar
melat. Komutanlar3n Eleri biraz ska hasta oluyorlar. Bu, ya
amlarna nem kazandryor. Bize gelince, Damzlk Kzlar ve hat
ta Marthalar, hastalktan kanyoruz. Marthalar emekli olmaya
zorlanmak istemiyorlar, nk kim bilir nereye giderler? Artk
pek fazla yal kadn grnmyor ortalkta. Bize gelince, herhangi
bir gerek hastalk, zayflatc herhangi bir ey, kilo ya da itah kay
b, sa dklmesi, bezelerin almamas lmcl olurdu. lkba
har balarnda grip olmasna ramen etrafta sendeleyerek yr
yen, kimsenin bakmadn dndnde kap erevelerine tutu
nan ve ksrmemeye zen gsteren Coray anmsyorum. Serena
sorduunda da, biraz tmm, demiti.
Serenann kendisi birka gnlne izin alr. Bu durumda,
elik edilmesi gereken o olur ve dier Eler merdivenlerden yukar
ya, gdaklayarak ve neeyle, hr hr karlar; bu sefer kekleri ve
brekleri, marmelatlar, onlarn bahelerinden gelen iek buket
lerini alan o olur.
Srayla yaparlar bunu. Bir tr liste var, grnmeyen, ifade

177

edilmeyen. Her biri ilginin kendi payna deninden fazlasna saldrmamaya zen gsterir.
Serenann darda olmas gerektii gecelerde benim arlaca
m kesindir.

lk seferinde aklm karmt. Gereksinimleri benim iin belirsizdi


ve alglayabildiklerim, backl ayakkab fetii gibi aptalca, gln
gelmiti bana.
te yandan, d krklna uramtm. lk seferinde, o kapa
l kapnn ardnda ne bekliyormuum acaba? Szcklerle ifade edi
lemez bir ey: drt ayak stnde yerde srnmeler, sapklklar,
kamlar, kesip bimeler? En azndan kimi kk apl cinsel zorla
malar, imdi mahrum brakld gemite kalm kimi kk su
lar, yasalarca yasaklanm ve bir uzvun kesilmesiyle cezalandrlabi
lir eyler. Bunlarn yerine, yal evli bir ift ya da iki ocukmuuz
gibi Scrabble oynamamn istenmesi ar derece tuhaf, kendi tarzn
da bir tecavz gibi gelmiti bana. Bir rica olarak belirsizdi.
Bu yzden, oday terk ettiimde, Onun neyi neden istedii
ya da bunlardan herhangi birini Onun iin yerine getirip getireme
diim benim iin hl ak deildi. Bir pazarlk olacaksa, alveri
artlar ortaya konmal. Bunu yapmam olduu kesindi. Benimle
kedinin fareyle oynamas gibi oynuyor olabileceini dnm
tm, ancak imdi dnyorum da drtleri ve arzular kendisi
iin bile ak deildi. Henz szck dzeyine ulamamlard.

ikinci akam tpk birincisi gibi balad. Kapal kapya gittim, al


dm, ieriye girmem sylendi. Bunu przsz bej talarla oyna
nan iki el Scrabble izledi. Prolix, quartz, quandary, sylph, rhythm* ,

* Bu szckler, Scrabble oyununda "p,q,x,z,h,m " harflerini ierdiklerinden olduka puan getirir
ler. Trke karlklar srasyla skc, kuvarz, phe, peri, ritimdir. ( .N .)

nsz harflerle anmsayabildiim btn o eski numaralar. Hecele


me abasyla imiti dilim. Bir zamanlar bildiim ancak neredeyse
unuttuum bir dili kullanmak gibiydi, bu dnyadan kalkal ok ol
mu detlerle ilgili bir dili. Bir balkon masas stnde caf au

lait*, yannda bir briyo*, uzun bir bardan iinde apsent ya da


bir gazete parasndan yaplm klahn iinde karides; bir zaman
lar haklarnda okuduum ancak hi grmediim eyler. Eski T V
filmlerindeki dzmece sahneler gibi, koltuk deneksiz yrmeye
almak gibiydi: Yapabilirsin. Yapabileceini biliyorum. Zihnim,
yuvarlak nllerin stnde akl talar stndeymi gibi kayarak,
keskin r ve tlerin arasnda, ite byle sendeliyor ve tkezliyordu.
Duraksadm ya da doru yazlm iin ona dantmda sabr
l davranyordu Komutan. Her zaman szle bakabiliriz, diyor
du. Biz, diyordu. Kazanmama izin vermi olduunun ilk kez ayrdna vardm.
O gece her eyin ayn olmasn bekliyordum, iyi geceler p
c dahil. Ancak ikinci oyunu bitirdiimizde koltuunda geriye
doru yasland. Dirseklerini koltuun kenarlarna, parmak ular
n birletirerek koydu ve bana bakt.
Senin iin kk bir hediyem var, dedi.
Hafife glmsedi. Sonra masasnn st ekmecesini ap bir
ey kard. Bana verip vermemeyi dnyormu gibi, iki parma
arasnda, yeterince ilgisizce, tuttu bir an. Oturduum yere gre
ba aa da olsa tandm onu. Bir zamanlar pek yaygndlar. Bir
dergiydi, resme baklrsa bir kadn dergisi, parlak kat stnde, sa
uuan, boynu earpl, dudaklar boyal bir fotomodel; gz mo
das. Bu tr dergilerin hepsinin yok edildiini sanyordum, ancak
bir tane kalmt ite, bylesi bir eyi bulmay hi ummayacanz
bir yerde, bir Komutann zel alma odasnda. Ona gre dz du
rumda olan fotomodele bakt; hl glmsyordu, onun u ar

* C af au lait (Fr.): Stl kahve; briyo (ng.: brioche): Paskalya rei hamurundan yaplan
tath rek. ( .N .)

179

zulu glmsemesi. Hayvanat bahesinde nesli neredeyse tken


mi bir hayvana yneltebileceiniz bir bakt.
Komutan balk yemi gibi nmde sallarken arzuladm bu der
giyi. Parmak ularm szlatan bir gle arzuladm onu. Ayn za
manda bu arzumu gereksiz ve sama buldum, nk bu tr dergi
leri bir zamanlar pek hafife almtm. Diilerin bekleme odalarn
da, bazen de uaklarda okurdum, otel odalarna gtrmek iin sa
tn alrdm. Lukeu beklerken bo zaman doldurmaya yarayan bir
ara. Onlar kartrdktan sonra atardm, nk son derece atlabi
lir eylerdi ve bir iki gn sonra ilerinde ne olduunu anmsavamazdm.
Oysa imdi anmsyordum. lerinde olan ey vaatti. D n
mlerin ticaretini yaparlard; yz yze bakan iki aynadaki yans
lar gibi genileyen, kaybolma noktasna dek suret suret stne
uzayp giden, sonsuz bir olaslklar dizisi nerirlerdi: Macera mace
ra stne, gardrop gardrop stne, gelime gelime stne, erkek
erkek stne. Yeniden genleme, stesinden gelinip alan ac ve
sonsuz akt nerdikleri. Sunduklar gerek vaat, lmszlkt.
Farknda olmakszn elinde tuttuu ey buydu. Sayfalar y
le bir kartrd. leri doru eildiimi hissettim.
Eski bir ey, dedi, nadir bir para. Yetmilerden, sanrm. Bir
Vogue. Bir ad nleyen arap uzman gibi. Bir gz atmak isteyebile
ceini dnmtm.
Duraksadm. Doktriner ballmn ne kadar derine gittiini
anlamak iin beni deniyor olabilirdi. Yasak bu, dedim.
Burada deil, dedi sakince. Durumu kavradm. Temel tabuyu
krdma gre, daha kk bir bakasnn stne gitmekte neden
duraksayacaktm ki? Ya da bir bakasnn, sonra bir bakasnn da
ha; nerede duracan kim bilebilirdi? Bu zel kapnn ardnda, ta
bu zlyordu.
Dergiyi ondan alp kendime uygun evirdim. te yine oraday
dlar, ocukluumun imgeleri: cretkr, uzun admlarla yryen,
gvenli, kollar havada hak iddia eder gibi savrulmu, bacaklar ay-

180

nk, ayaklan yere salam basan. Rnesans havas vard bu pozda,


vine de aklmdan geen prenseslerdi, yoksa salan lle lle kvr
lan kadnlar deil. u, makyajla glgelenmi iten gzler tamam
ama avnn stne atlmak iin ta kesilmi kedilerin gzlerine ben
ziyorlar. Bu pelerinlerde ve kaba tvitlerde, dizlere dek gelen u
izmelerde sinmilikten, kendine gvensizlikten eser yok. Gani
metlerini tamaya yarayan kadns evrak antalar ve ats, agzl
dileriyle korsan bu kadnlar.
Sayfalan evirirken Komutann beni izlediini hissediyor
dum. Yapmamam gereken bir ey yapyor olduum u ve onun be
ni izlemekten zevk aldn biliyordum. Kendimi gnahkr hisset
meliydim; Lydia Teyzenin idrakine gre gnahkrdm. N e var ki,
yle hissetmiyordum. Bunun yerine, eski bir Edvvards deniz man
zaras kart gibi hissediyordum kendimi: ahlaksz. Bundan sonra
ne verecekti bana acaba? Bir korse mi?
Neden saklyorsunuz bunu, diye sordum.
Kimilerimiz, dedi, eski eylere deer veriyoruz hl.
Yine de bunlarn yaklm olmalar gerekirdi, dedim. Ev ev ara
malar vard, enlik ateleri...
Ynlarn elinde tehlikeli olabilecek eyler, dedi, ironi ya da
deil, bizlerin elinde gvendedir, drtleri...
Kusursuz olanlarn, dedim.
Skntyla ban sallad. Bunu iten yapp yapmadn syle
mek olanakszd.
yi de, neden bana gsterdiniz? diye sordum ve aptal gibi his
settim kendimi. N e diyebilir ki? Bana zarar vermek pahasna kendi
sini elendirdiini mi? N e de olsa, eski zamanlar anmsamann be
nim iin ne denli ac verici olduunu bilmeliydi.
Gerekten syledii eye hi de hazr deildim. Baka kime
gsterebilirdim ki? dedi, yine ayn zgn ifade yerleti yzne.
Daha ileri gitsem mi? diye dndm. Onu ok fazla ve ok
.-.izli zorlamak istemiyordum. Eninde sonunda vazgeilebilir bir

181

eydim ben. Yine de kendimi tutamayp ok yumuak bir tonda,


Peki, ya Karnz? dedim.
Bunu dnr gibi grnd bir sre. Hayr, dedi sonra. O,
anlamazd. Her neyse, artk pek konumuyor benimle. Bu gnler
de pek ortak ynmz var gibi grnmyor.
te kmt, apak ortadayd: Kars onu anlamyordu.
O halde, orada bulunmamn nedeni buydu. Yine o eski, bil
dik ey. Gerek olamayacak denli banaldi.

nc gece, biraz el losyonu istedim ondan. Dilenir gibi grn


mek istemiyordum, ancak elde edebileceim eyleri istiyordum.
Biraz ne? diye sordu, her zamanki gibi kibar. Bana gre masa
nn aprazndayd. O tek, zorunlu pck dnda, pek dokunmu
yordu bana. Ne kaba ellemeler ne de sklaan nefes alp vermeler,
bunlardan eser yoktu; onun iin olduu denli benim iin de, bir
biimde, yersiz olurdu.
El losyonu, dedim. Ya da yz losyonu. Derimiz ok kuru
yor. Bir nedenle, benim yerine bizim demitim. Eskiden kolaylkla
alabileceiniz ve evde, annemin banyosunda yuvarlak cam kase
iinde varolduklar zamanlar bana sihir gibi gelen u kk renkli
toplardaki banyo yalarndan da istemeyi dilerdim. Ancak ne o l
duklarn anlamayacan dndm. Hem, artk yaplmyorlard
belki de.
Kuruyor mu? dedi Komutan, daha nce hi aklna gelmemi
gibi. N e yapyorsunuz bu konuda?
Tereya kullanyoruz, dedim. Ele geirebildiimiz zaman. Ya
da margarin. Sklk margarin kullanrz.
Tereya, dedi, dnceli. ok zekice. Tereya. Gld.
Onu tokatlayabilirdim.
Biraz elde edebilirim sanrm, dedi, bir ocuun sakz dileine
gz yumar gibi. yi de, karm kokusunu alabilir.
Bu korkusunun gemi deneyimlerinden kaynaklanp kay-

182

-aklanmadn merak ettim. Uzun gemi: gmlek yakasnda ruj


deri, manetlerde parfm kokusu, bir sahne, gece ge vakit, bir
-utfak ya da yatak odasnda. Bylesi deneyimlerden yoksun bir
rrkek bunu dnmezdi. Grndnden daha kurnaz deilse ta
bii.
Dikkat ederim, dedim. Hem, hi bu kadar yaklamaz bana.
Kimi zaman yaklayor ama, dedi.
Baklarm indirdim. Bunu unutmutum. Kzardm hisse
debiliyordum. O gecelerde kullanmam, dedim.
Drdnc akam, etiketsiz plastik bir ie iinde el losyonu
nu verdi. ok iyi kalite deildi; az da olsa bitki ya kokuyordu.
Bana Vadinin Zamba verecek hali yoktu herhalde. Hastaneler
de, yatak yaras iin kullanlmak zere yaptklar bir ey olabilirdi.
Yine de, teekkr ettim ona.
Sorun, dedim, bunu saklamak iin bir yerimin olmamas.
Odanda sakla, dedi, pek ak bir eymi gibi.
Bulurlar, dedim. Birisi bulur.
Neden ki? diye sordu, gerekten bilmez gibi. Belki de bilmivordu. inde yaadmz asl koullardan gerekten habersiz olu
ana dair verdii ilk kant bu deildi.
Bakarlar, dedim. Odamzn her yerine bakarlar.
N e iin? diye sordu.
O anda sanrm bir para yitirdim kontrolm. Jilet, dedim.
Kitap, yaz, karaborsa mallar. Sahip olmamamz gereken her ey.
Ulu Tanrm, bunlar biliyor olsanz gerek. stediimden daha fke
li kmt sesim, ancak kl bile kprdamad.
Bu durumda onu burada saklaman gerekecek, dedi.
Yaptm da bu oldu zaten.
Losyonu elime ve sonra da yzme srm, yine ayn de
mir parmaklklardan ieri bakar havasyla seyretti. Ona srtm dn
mek geti iimden benimle birlikte banyodayd sanki ancak
cesaret edemedim.

183

Onun iin gelge bir heves olduumu aklmdan karmama-

26
ki ya da hafta sonra, yine Ayin gecesi geldiinde, bir eylerin
deimi olduunu grdm. Daha nce olmayan bir beceriksizlik
vard. nceleri, bir i gibi ele alrdm bunu, mmkn olduunca
abuk bitirilmesi gereken, ancak bylece stesinden gelinebilir tat
sz bir i gibi. elikletir kendini, derdi annem eskiden, girmek iste
mediim snavlardan ya da souk suda yzmeden nce. O zaman
lar, bu ifdenin anlam stne pek kafa yormamtm, metallerle,
zrhlarla ilgili bir eydi olsa olsa; eh, yaptm da buydu, kendimi
elikletirirdim. Yokmuum, bedenimin iinde deilmiim gibi ya
pardm.
Bu yokolu, bedenden ayn var olma Komutan iin de geerliydi, bunu imdi biliyorum. Benimle birlikte olduu btn o za
man boyunca olas hep baka eyler dnyordu; bizimle yani,
nk o gecelerde kukusuz Serena Joy da orada olurdu. Gn b o
yunca neler yaptn, golf oynamay ya da akam yemeinde ne
yemi olduunu dnyor olabilirdi. Cinsel eylem, kald ki meka
nik bir biimde yapyordu, kanmak gibi, byk oranda bilind
bir ey olmalyd onun iin.
Ancak o gece, aramzdaki bu yeni dzenlemenin ad her ney
se buna bir ad koyamyordum onun balangcndan sonraki
ilk seferde, Komutandan utandm. Bir ynden, bana gerekten
baktn hissettim ve bundan holanmadm. Serena Joy, ne denli
belirsiz olsa da, romantik ya da erotik bir hava yaratacak her ey
den kand iin, klar her zamanki gibi yanyordu: glgelie

184

.arn gl tavan lambalar. Gz kamatrc k altnda bir ameli


yat masasnda yatmak gibiydi; sahnede olmak gibi. Bacaklarmn
kll olduunun bilincindeydim, bir zaman tra edilmi ancak son
ra tekrar dank olarak bym biimiyle; kukusuz grmesine
olanak yoksa da, koltuk altlarmn da bilincindeydim. Kendimi ka
ba saba hissettim. Bir arnn iee olduundan fzla bir ey ifade
etmemesi gerekirken, bu iftleme, belki de dlleme eylemi, daha
nce olmad halde, imdi uygunsuz bir ey, adetlere aykn, utan
drc bir hareket haline gelmiti benim iin.
Komutan, cansz bir ey olmaktan kmt artk gzmde.
Sorun da buydu. O gece ayrdna vardm bunun ve iimde yer et
ti. Gitgide karmaklat.
Serena Joy da deimiti benim iin. Bana yaplan eydeki ro
lnden dolay, bir zamanlar sadece nefret ederdim ondan; dahas,
o da benden nefret ettii ve varlmdan rahatsz olduundan, be
nim ocuumu bytecek ve her eyin tesinde bir ocua sahip
olabilecek biri olduundan dolay nefret ederdim. Ancak, imdi,
hl ondan nefret etsem de, yzkleri derime geecek denli elimi s
k tuttuunda ya da ayn biimde onlara asldnda olduundan
daha fzla deildi nefretim; elinden geldiince beni rahatsz etmek
iin bilerek yapyor olsa gerekti bunlar, nefretim artk katksz
ve sradan deildi. Ksmen, onu kskanyordum; ancak bu denli
ak biimde tkenmi ve mutsuz bir kadn nasl olur da kskanabilirdim? Ancak kendinde olmas gerektiini dnd bir eye sa
hip olan birini kskanabilir insan. Neyse ne, kskanyordum ite.
te yandan, kendimi sulu da hissediyordum. Onun olmas
gereken bir alana izinsiz girmi biri gibi duyumsuyordum kendimi.
Salt oyunlarn oynamak ve konumasn dinlemek iin olsa da,
Komutan ile gizli gizli bulutuumuzdan, ilevlerimiz kuramsal
balamda olmas gerektii denli ayr deildi artk. Bilmese de, on
dan bir evler alyordum. Aryordum akas. Kesinlikle isteme
dii ya da iine yaramayan, hl onundu bu, tam olarak tanmlayamadm bu gizemli "bu"yu da alrsam ne de olsa Komutan ba

185

na ak deildi, benim iin bu denli ar bir ey hissettiine inanma


y yadsyordum ona ne kalacakt ki?
Neden aldracakmm ki? dedim kendi kendime. Benim iir,
bir hi; benden holanmyor, bir bahane bulsa annda beni evden
attrr ya da daha ktsn yapar. Bizi yakalayacak olsa, rnein.
Beni kurtarmak iin araya giremezdi Komutan; Martha ya da Da
mzlk Kz olsun, evdeki kadnlarn sular sadece Elerin yargsna
bal kabul edilir. K t niyetli ve kindar bir kadnd, bunun farkn daydm. Yine de, atamyordum iimden ona kar duyduum bu
kk vicdan azabn.
Dahas: Farknda olmasa da, onun stnde bir tr hakimiyet
kurmutum imdi. Ve bundan zevk alyordum. Niye kvraym kir
Felaket zevk alyordum.
N e var ki, ok kolay ele verebilirdi beni Komutan, bir bak,
bir jest, izleyen birine imdi aramzda bir eyler olduunu ak ede
bilecek kk bir hata ile. Ayin gecesi handiyse yapt da. Yzme
dokunacakm gibi elini kaldrd; Serena Joyun fark etmediini
umarak, onu uyarmak iin bam evirdim ve elini geri ekerek yi
ne kendi iine, tek amal yolculuuna dnd.
Bir daha yapmayn bunu, dedim bir sonraki sefer yalnz kald
mzda.
Neyi? diye sordu.
Bana yle dokunmaya kalkmayn, biz ey yaparken,... o
oradayken.
Yaptm m gerekten? dedi.
Gnderilmeme neden olabilirdiniz, dedim. Kolonilere. Bili
yorsunuz bunu. Ya da daha kts olabilirdi. Bakalarnn yann
da, byk bir vazo ya da pencereymiim gibi, rol yapmay srdr
mesi gerektiini dnyordum; art alann bir paras, cansz ya
da saydam bir eymiim gibi.
zgnm, dedi. Bilerek yapmadm. Ancak bu bana...
Ne? dedim, devam etmeyince.
Duygudan yoksun bir ey gibi geliyor, dedi.

186

Bunu anlamanz ne kadar srd? diye sordum. Onunla ko


numa biimimden, daha imdiden ilikimizin farkllatn grebi
lirsiniz.

Lvdia Teyze, sonraki nesiller iin, derdi, her ey ok daha iyi ola
cak. Kadnlar birlikte uyum iinde yaayacaklar, herkes bir aile ola
cak; onlar iin kzlar gibi olacaksnz, nfus dzeyi tekrar ykseldi
i zaman, sizleri evden eve yollamak zorunda kalmayacaz artk,
nk idare edecek kadar olacak. Bu koullar altnda, derdi kendi
sini sevdirmek ister gibi gz krparak, gerek sevgi balar kurulabi
lir. Ortak bir ama uruna birleen kadnlar! Her biri kendisine ve
rilen grevi yerine getirirken, yaam yolunu omuz omuza katederken, gndelik ilerde birbirlerine yardm eden kadnlar. Ev ileri
nin uygun ynetimi iin gerekli btn ilevleri tek bir kadndan
beklemek niye? Ne aklc ne de insanca bu. Sizin kzlarnz daha
fzla zgrle sahip olacaklar. Tek tek her biriniz iin kk bir
bahe hedefine ulamaya abalyoruz yine kavuturulmu eller,
o nefes nefese ses u an iin hedeflerimizden sadece biri bu. Bize
doru sallanan o kalkm parmak. yi de, a gzl domuzlar gibi
vaktinden nce ok fazla ey talep edemeyiz, deil mi ya?

Gerek u ki, ben onun metresiyim. Zirvedeki erkeklerin her za


man metresleri olmutu, bu durum imdi neden deisindi ki? Ta
mam, dzenlemeler pek ayn deil. Eskiden metresler kk bir
evde ya da kendilerine ait bir katta muhafaza edilirlerdi, imdi ise
her eyi birbirine yaptrdlar. Ancak temelde ikisi de ayn kapya
kyor. yle ya da byle. Kimi lkelerde, darlk kadn derlerdi
eskiden. Ben darlk kadnm. Baka trl eksik kalacak eyleri sa
lamak iin, Scrabble bile. Aalk olduu denli sama bir konum
bu.
Bazen bildiini dnyorum. Bazen dankl dv iinde

187

olduklar geliyor aklma. Bazen, onu bu ie Serena Joyun srkle


diini ve benimle dalga getiini kuruyorum zihnimde; zaman za
man ve alayla, kendimle dalga getiimde. Kendi kendisine, brak
yk omuzlarna alsn, diyor olabilir. Handiyse, tmyle ondan
elini ekmitir belki de; belki de, onun zgrlk anlay budur.
Ancak byle bile olsa, aptalca ya, nceleri olduumdan da
ha mutluyum. Bir bakma, yapacak bir i bu. Geceleri, odamda ya
payalnz oturmak yerine, vakit geirecek bir ey. Hakknda d
nlecek bir baka ey. Komutan ne seviyorum ne de buna ben
zer bir ey hissediyorum ona kar; yine de benim iin ilgi kayna,
uzayda bir yer kaplyor, salt bir glge deil artk.
Ben de onun iin byleyim. Onun iin salt kullanlacak bir
beden deilim artk. Yksz bir tekne, iinde arap olmayan bir ka
deh kabaca ifade etmek gerekirse reksiz bir tava deilim
onun gznde artk. Onun iin salt bo bir ey deilim.

27
Yaz caddesi boyunca Gleninki ile birlikte yryorum. Hava scak
ve nemli; bir zamanlar yazlk elbise ve sandalet havas olur
du bu. Her ikimizin sepetlerinde de ilekler ve imdi ilek mevsi
mi olduundan, atlayncaya dek yiyeceiz paketlenmi birka
balk var. stnde glmseyen ve kirpikli bir balk resmi olan ah
ap tabelal Ekmek ve Balklardan aldk balklar. Geri ekmek sat
myorlar. ok gerekirse, Gnlk Ekmekten kk, kuru ekmek
ler ve prsk gzlemeler alnabilirse de, ou evler ekmeklerini
kendileri piirirler. Ekmek ve Balklar, nadiren aktr. Satacak bir
ey yokken neden amak zahmetine katlansnlar ki? Balk tarlalar
yllar nce yok olmutu, imdi varolan birka balk tr de iftlik-

188

ierden geliyor ve amur tad veriyor insana. Haberler, sahil alanla


rnn "dinlenmeye" alndn sylyor. Dilbaln anmsyorum
ve mezgit baln, klbal, tarak ve tuna baln; dolmas yapl
m ya da kzartlm stakozlar, pembe ve iman, dilimler halinde
kzartlm som balmda. Hepsinin nesli tkenmi olabilir mi, ba
linalar gibi? Vitrindeki dolgun ve klksz beyaz etlerin resmi az
mz sulandrrken, dkkann almas iin dardaki kuyrukta diki
lip beklerken duydum bu sylentiyi, neredeyse kmldamayan du
daklar, sessiz szcklerle bana dek tad onu. Vitrindeki resmi bir
eyleri olduu zaman koyup tkendiinde kaldryorlar, iaret di
li.
Gleninki ve ben bugn yava yryoruz; uzun elbiselerimi
zin altnda bunalyoruz, koltuk altlarmz slak, yorgunuz. Hi ol
mazsa bu scakta eldiven giymiyoruz. Eskiden, bu blokta bir yer
lerde dondurmac vard. Adn anmsayamyorum. Her ey ok a
buk deiebiliyor, binalar yerle bir edilip baka bir eye dntrlebiliyor, insann eskiden olduklar haliyle onlar zihninde tuta
bilmesi g. ki top dondurma alabilirdiniz, isterseniz stne iko
lata paralan da serperlerdi. Bir adamn adn tayorlard, Johnnies miydi? Jackies mi? Anmsayamyorum.
Kzm kkken giderdik oraya, tezgahn caml blmnden
sergilenen dondurma teknelerini grebilsin diye kaldrrdm onu;
olduka zarif renkleri vard, solgun portakal rengi, solgun yeil,
solgun pembe, seebilsin diye adlarn okurdum. Geri, adlarn
dan deil de, renklerinden seerdi. Elbiseleri ve tozluklan da bu
renklerdeydi. Dondurma pastelleri
Jimmies, isim buydu.

Gleninki ile ben, daha rahatz birlikte imdi, ne de olsa altk birbi
rimize. Siyaml ikizler. Birbirimizi selamlarken artk formalitelere
pek aldrmyoruz; glmseyip ardarda koulmu atlar gibi yolu
muza koyuluyoruz dosdoru. Zaman zaman rotay deitiriyo

189

ruz; barikatlarn izdii snrn iinde kaldmz srece, bunda bir


saknca yok. Labirentin iinde kald srece, bir fare de istedii ye
re gitmekte zgrdr.
Dkkanlara gitmitik oktan, kiliseye de; imdi ise Duvarn
oradaydk. Bugn stnde hibir ey yoktu, sinekler ve koku y
znden kn yaptklar denli uzun sre asl brakmyorlard beden
leri. Bir zamanlar spreyler lkesiydi buras. Pine and Floral, insan
lar tadn hl unutmadlar; zellikle de her eyde safl telkin
eden Komutanlar.
"Listendeki her eyi aldn m?" diye soruyor imdi Gleninki,
geri biliyor aldm. Listelerimiz hibir zaman uzun deildir. Son
zamanlarda, pasifliinin ve melankolisinin bir ksmndan vazge
miti. ou zaman, ilk o konuuyor benimle.
"Evet," diyorum.
"yle bir dolaalm," diyor. Aaya, nehre giden yolu kaste
diyor. Bir sredir oralara uramamtk.
"yi," diyorum. Yine de hemen dnmeyip olduum yerde kal
yorum, Duvara son bir bak firlatyorum. Krmz kiremitler ye
rinde, projektrler, dikenli teller ve engeller de. Byle bo oldu
unda, Duvar her zamankinden daha ok sezdiriyor kt bir ey
olacan. stnde biri aslyken, en ktsnn ne olduunu bili
yorsunuz en azndan. Ancak boken, ayn zamanda olaslklar da
barndryor, yaklaan bir frtna gibi. Bedenleri, gerek bedenleri
grebildiim zaman, llerinden ve biimlerinden hi birinin Luke olmadn tahmin edebildiimde, onun hl canl olduuna da
inanabiliyorum.
Onun bu duvarda ortaya kmasn neden beklediimi bilmi
yorum. Onu ldrm olabilecekleri baka yzlerce yer daha var
oysa. Ne var ki, u anda orada, bo, krmz tulalarn ardnda o l
duu fikrini atamyorum iimden.
Hangi binann iinde olduunu dlemeye alyorum. Duvarn br tarafndaki binalarn yerlerini anmsayabiliyorum; bir
niversite olduu zamanlarda, zgrce gezinebiliyorduk orada.

190

Arada bir gidiyoruz hl, Kadnlar3n Kurtulu Treni iin. Binala


rn ou da krmz tuladan; kimilerinin kemerli girileri var, on
dokuzuncu yzyldan kalma Roma etkisi. Artk binalarn iine gir
memize izin verilmiyor; iyi de, zaten kim ister ki girmeyi? Bu bina
lar Gzler3e ait.
Belki, ktphanededir Luke. Kubbelerin altnda bir yerler
de. Raflarn.
Ktphane bir tapnaa benzer. Sra sra kaplara yol veren
uzun, beyaz bir merdiven dizisi vardr. Sonra, ieride, yukarya
kan bir baka beyaz merdiven dizisi. Her iki yannda, duvarda, me
lekler bulunur. Kirli, kana bulanm ve kokmu deil de, grn
meleri gerektiince temiz ve soylu grnen, dven ya da dv
mek zere olan erkekler de vardr, iteki holn bir yannda onlar
tevik eden Zafer, dier yanda ise lm yer alr. u ya da bu sava
n erefine yaplm bir duvar resmidir bu. lmn tarafindaki
adamlar hl canldr. Cennete gitmektedirler. Kanatlar ve nere
deyse plak bir gsyle lm, bir kadndr; yoksa Zafer miydi?
Anmsayamyorum.
Bunu tahrip etmi olmayacaklar.

Duvara srtmz dnp sola yneliyoruz. Burada birok bo dk


kan vitrini var, camlan sabunla karalanm. Bir zamanlar oralarda
neler satldn anmsamaya alyorum. Kozmetikler mi? Yoksa
mcevherler mi? Erkekler iin bir eyler bulunduran dkkanlarn
ou hl ak; bo iler dedikleri eylerle uraan dkkanlard ka
patlanlar.
Kede Dua Silindirleri diye bilinen dkkan var. Bir acenta:
her ehir merkezinde, her banliyde var Dua Silindirleri, en azn
dan yle sylyorlar. ok kr ediyor olmal.
Dua Silindirlerinin vitrin camlan krlmaz cinsten. Camlarn
ardnda dizi dizi bask makineleri; bu makineler Kutsal Merdaneler
olarak bilinir, ama sadece bizim aramzda, rulolar halinde, sonu

191

gelmez halde kan dualar. Komptelefon araclyla smarlanr


lar, Komutann Kars bunu yaparken kulak misafiri olmutum.
Dua Silindirlerinden dua smarlamak dindarln ve rejime ball
n bir iareti olarak kabul edildiinden Kom utanlarn Eleri bu
ii ska yaparlar phesiz. Kocalarnn kariyerlerine yardm doku
nur.
Be tr dua vardr: salk ve refah, bir lm, bir doum, bir
de gnahlar iin. stediiniz seer ve numarasn, sonra hesabnz
dan dlsn diye kendi numaranz ve sonunda da duann tekrar
lanmasn istediiniz sayy girersiniz.
Dualar basarken makineler konuur; cannz isterse ieri gi
rip dinleyebilirsiniz, ayn eyi tekrar tekrar yineleyen tonsuz meta
lik sesleri. Dualarn okunmas ve baslmas bittiinde, kat bir ba
ka yarktan geri sarlp temiz ka;,t gelir yeniden. Binann iinde in
san yoktur: makineler kendi kendilerine alrlar. Sesleri dardan
duyamazsnz; salt bir mrlt, Vir vzlt, dizlerinin stne km
bir sofu yn gibi. Her maki en n bir yannda yaldzla boyanm
ve her iki tarafi kk altn kanatlarla desteklenmi gzler bulu
nur.
Dua Silindirlerine evrilmeden nce, bir dkkan olduu za
manlar burada ne satldn anmsamaya alyorum. Kadn i a
marlar satan bir yerdi sanrm. Pembe ve gm kutular, renkli
klotlu oraplar, dantelli sutyenler, ipek earplar? Yitirilmi ey
ler.
Gleninki ve ben, Dua Silindirlerinin dnda dikilip krlmaz
camlardan ieriye bakarak dualarn makinelerin epeyce dna k
masn ve sonra yarktan ieri, sylenmemiler diyarna doru kay
boluunu izliyoruz. Birden bakm kaydryorum. Grdm
makineler deil de Gleninki, dkkann camndaki yanss. Dosdo
ru bana bakyor.
Birbirimizin gzlerinin iini grebiliyoruz. Gleninkinin gz
lerini ilk grm bu, dorudan, sabit, yandan deil. Yz oval,
pembe, dolgun ama iman deil, gzleri deirmi.

192

Dz, deimez biimde camn stnde tutuyor bakm. imdi baka bir yana bakmak g. Bu grte sarsc bir ey var; birisi
mi ilk kez plak grmek gibi bir ey bu. Daha nce hi olmad
'aide, imdi bir risk olutu aniden, aramzdaki bolukta. Bakla
rn bu birlemesi bile tehlikeye gebe. Yaknda hi kimse yoksa da.
Sonunda Gleninki konuuyor. "Sence Tann dinliyor mu," divor, "bu makineleri?" Fsldyor: Merkezdeki alkanlmz bu.
Gemite, olduka nemsiz bir belirleme saylrd bu, bir tr
bilimsel speklasyon. imdi ise ihanet.
l basabilirdim. Kap gidebilirdim. Yanmda bu tr ko
numalarn yaplmasna msamaha gstermeyeceimi anlatmak
-zere, yavaa br tarafa dnebilirdim. Fesat, ifsat, kfr, sapkn
lk, hepsi tekerlenip bir olmutu.
Kendimi elikletiriyorum. "Hayr," diyorum.
Nefesini brakyor, rahatlama bildiren derin bir i ekile. G
rnmez snr birlikte gemitik. "Bence de," diyor.
"Yine de, bir tr inan sanrm," diyorum. "Tibet dua arklar
gibi."
"Onlar da ne ki?" diye soruyor.
"Sadece haklarnda bir eyler okumutum," diyorum. "Rz
gar tarafndan dndrlrlerdi. Yoklar imdi."
"Her ey gibi," diyor. Ancak imdi birbirimize bakmay brak
yoruz.
"Buras gvenli mi?" diye fsldyorum.
"Bana kalrsa en gvenli yer," diyor. "Dua eder gibi grn
yoruz, hepsi bu."
"Ya onlar?"
"Onlar m?" diyor, hl fsldayarak. "Dars her zaman en g
venli yerdir, mikrofon yoktur, neden koysunlar ki buraya? Kimse
nin cesaret edemeyeceini sanyorlar. Ancak yeterince oyalandk.
Geri dnmekte ge kalmann bir anlam yok." Birlikte dnyo
ruz. "Yrrken ban e," diyor, "ve biraz da bana doru eil.
Byle seni daha iyi duyabilirim. Birisi gelirken de sakn konuma."

193

Balarmz her zamanki gibi yere eik, yryoruz. O denli he


yecanlym ki, glkle nefes alabiliyorum, yine de dzenli adrr.
atyorum. imdi dikkat ekmekten her zamankinden fzla kan
malym.
"Senin gerek bir inanan olduunu sanmtm," diyor Gleninki.
"Ben de senin," diyorum.
"Kokumu bir sofu gibiydin hep."
"Sen de yleydin," diye yantlyorum. Glmek, haykrmak,
onu smsk kucaklamak istiyorum.
"Bize katlabilirsin," diyor.
"Bize mi?" diyorum. Demek bir bize var, bir biz var demek. Bi
liyordum.
"Bir tek benim olduumu sanmyordun herhalde," diyor.
Sanmamtm ya. Onun bir casus, beni iine drmek iin
kurulmu bir tuzak olduu geliyor aklma; iinde bydmz
toprak byle ite. Yine de, buna inanamyorum; umut byyor
iimde, aacn z gibi. Yaradan akan kan gibi. Bir giri yapmtk.
Moiray grp grmediini, Lukea, ocuuma, hatta anne
me neler olduunun renilip renilemeyeceini sormak istiyo
rum ona, ancak fazla zaman yok; ana caddenin ilk barikattan n
ceki kesine geleceiz az sonra. ok fazla insan olacak.
"Tek bir laf etme," diye uyaryor Gleninki, geri buna gerek
yok. "Hibir ekilde."
"Elbette sylemem," diyorum. Kime syleyebilirdim ki?

Zambaklar3!, Bilumum Etleri geerek, hi konumadan ana cadde


de yryoruz. Bu le sonras her zamankinden daha ok insan
var kaldrmlarda; scak hava dar karm olmal onlar. Yeil,
mavi, krmz ve izgili elbiseleriyle kadnlar; tabii erkekler de, kimi
si niformal, kimisi salt sivil giysileriyle. Gne bedava, zevk al-

194

k iin orada hl. Yine de, artk kimse gne banyosu almyor,
en azndan herkesin gz nnde.
Araba says da fzla, ofrleri ve yastklara gmlm yolcuanvla Whirlwindler, daha dk seviyeli adamlar tarafndan sr.en daha dk seviyeli arabalar.

Bir eyler oluyor: araba srleri arasnda bir karklk, bir tela
var. Kimileri arabalarn kenara ekiyor, yoldan kanmak ister gi
bi. Bam kaldrp abucak bakyorum: Bir tarafndaki beyaz ka
natl gzle, siyah bir minibs bu. Sirenleri ak deil, ancak dier
arabalar yine de kayor. Bir ey ararm gibi, cadde boyunca yava
vava ilerliyor: firsat kollayan bir kpekbal.
Donuyorum, souk batan aa dolayor iimde. Mikrofon
lar vard demek, bizi duydular ite.
Gleninki, elbise kolunun altndan, dirseimi skyor. "Yr
meye devam et," diye fsldyor. "Grmemi gibi yap."
Ancak grmeden yapamyorum. Hemen nmzde duru
yor minibs. Gri elbiseli iki Gz, arkada alan ift kapdan aa at
lyor. Yolda yryen evrak antal, sradan grnl bir adam
yakalayp minibsn siyah yanna yaptryorlar. Bir an asl kal
yor adam, metale yapkm gibi ylece yaylyor; sonra Gzlem
den biri ona doru gidip sert ve acmasz bir hareket yapyor ve
adam yumuak bir kuma tomar gibi ikiye katlanyor. Onu kald
rp bir posta paketiymi gibi minibsn arkasna karga tulumba
atyorlar. Sonra onlar da giriyor, kaplar kapanyor ve minibs ha
reket ediyor.
Birka saniyede her ey sona eriyor ve caddedeki trafik sanki
hibir ey olmam gibi normal akna dnyor.
Hissettiim ey rahatlama. Aranan ben deildim.

195

28

Bu le sonras ekerleme yapacak gibi hissetmiyorum kendimi,


hl ok fazla adrenalin var kanmda. Perdelerin yar effaflndan
darya bakarak pencere pervaznda oturuyorum. Beyaz gecelik.
Pencere olabildiince ak, gne altnda scak bir esinti var ve
beyaz perde yzme doru havalanyor. Dardan bir koza, bir
hayalet gibi gzkyor olmalym; bylesine rtlm bir yz, sa
dece d hatlar belirli, burun, bandajlanm az, bo gzler. Bu
na karn, bu duyum houma gidiyor, yumuak kuman yzme
srtnmesi. Bir bulutun iinde olmak gibi bir ey bu.
Kk bir elektrikli vantilatr verdiler bana, bu nemli hava
da yardmc oluyor. Kede, kanatlan bir kafesin iine yerletiril
mi, dnp duruyor yerde. Moira olsaydm, onu nasl aacam,
kesici kenarlarn nasl akta brakacam bilirdim. Tornavidam
yok, ancak Moira olsam, onsuz da becerebilirdim bu ii. Ben, M o
ira deilim.
Burada olsa, Komutan hakknda neler sylerdi acaba? Olas,
onaylamazd. Gemite, Lukeu da onaylamamt. Lukeun kendi
si deil de evli olduu gerei yznden. Bir baka kadnn blge
sinde yasad avlandm sylerdi. Lukeun bir balk ya da bir top
rak paras olmadn, bir insan olduunu, bu yzden kararlarn
kendisinin verebileceini sylerdim ben de. Durumu ussallatrdm savlard. Sevdiimi sylerdim. Bunun bir mazeret olmadn
sylerdi. Moira her zaman benden daha mantklyd.
Tercihini kadnlardan yana kullanmaya kara verdiinden bu
yana kendisinin byle bir derdi kalmadn ve grebildiim kada
ryla can ektiinde o kadnlar almakta ya da dn almakta hi
duraksamadn sylerdim. Bunun farkl olduunu, nk g
dengesinin kadnlar arasnda eit olduunu, bylece seksin al g-

196

Kim verglm al veri haline geldiini anlatrd. Ben ise "al


clm verglm"n cinsi bir ifade olduunu, kendisi eer by
le olacaksa, tartmann batan geersiz olacan iddia ederdim.
Meseleyi sradanlatrdm ve bunun geersiz olduunu dn
yorsam, bam kuma gml yaadm sylerdi.
Tm bunlar, kahvelerimizi ier, mutfak masamda oturur
ken, yirmi yalarmzn bandayken bu tr tartmalar iin kullan
dmz u alak ve youn tonlarda sylerdik birbirimize; kolejden
beri srdrdmz bir gelenek. Mutfak, nehrin yaknnda, d
cephesi tahta kapl, her katta odal ve arkada sarsak bir d mer
diveni olan trden bir binann bir katndayd. Ben ikinci kattay
dm, hem yukardan hem de aadan grltye maruz kaldm
anlamna geliyordu bu, gecenin bir yarsna kadar bas bas baran,
stenmeyen iki stereo diskalar. renci olduklarn biliyordum.
Hl ilk iimde alyordum, pek fazla gelir getirmiyordu: bir si
gorta irketinde bilgisayar altryordum. Bu yzden, Luke ile
yaptm otel bulumalar sadece ak ya da sadece seks anlamna bi
le gelmiyordu benim iin. Hamam bceklerinden, damlayan lava
bolardan, eritler halinde demelerden soyulan linolyumdan,
hatta duvarlara posterler yaptrp camlara prizmalar asarak ortal
canlandrma abalarmdan ka anlamna da geliyordu bu bu
lumalar. ieklerim de vard; ne var ki, ya rmcek kenesi musal
lat olurdu ya da sulanmadklarnda kuruyup giderlerdi. Lukela
kp gider ve onlar ihmal ederdim.
Ba topraa gml yaamann birden fazla yolu olduunu
ve kendisini sadece kadnlara mahsus zel bir dnyaya kapatarak
bir topya yaratabileceini sanyorsa, fena halde aldandn sy
lerdim Moiraya. Erkekler ylesine ekip gitmezler, derdim. Onla
ra kaytsz kalamazsn.
Git frengiye yakalan nk frengi diye bir ey var demeye
benzedi bu, derdi Moira.
Lukea sosyal bir salgn m demek istiyorsun? diye sorardm.
197

Glerdi. Moira. Neler konutuumuza bak, derdi. Savrr


iine. Annene benzedik.
Buna ikimiz de glerdik, giderken her zamanki gibi kucaklar
dik. Bana ecinsel olduunu syledikten sonra kucaklamadna
bir dnem olmutu; ancak sonra, onu kztrmadm sylevgvence verdi bana ve tekrar kucaklamaya baladk. Kavga edeb lir, az dala yapabilir ve birbirimize kt adlar takabilirdik, an
cak temelde hibir eyi deitirmezdi bu. O, hl benim en esc
dostumdu.
imdi de yle.

Bundan sonra Lukeun karsndan kurtulmann yollarn arad c


iki yl boyunca yaadm daha iyi bir kata tandm. Kirasn ke
dim dyordum, yeni iimle. Bir ktphanedeydi iim, lm :
Zaferdi u byk olanda deil, daha kk birinde.
Kitaplar bilgisayar disklerine geirme ilemini yapyordur,
depolama ve yenileme masraflarn azaltmak iin olduunu syl
yorlard. Diskiler diyorduk kendimize. Ktphaneye de diskotes
adn takmtk, aramzdaki bir akayd bu. Disklere geirildikten
sonra kitaplarn tcye gitmesi gerekirdi, ancak kimi zaman
eve gtrrdm onlar. Onlara dokunmaktan ve grnlerin
den zevk alyordum. Luke, bir antikacnn kafasna sahip oldua
mu sylyordu. Bundan holanyordu, eski eyleri o da severdi.
Bir ie sahip olmay dnmek bana tuhaf geliyor imdi. /;
Komik bir szck bu. I, artk erkekler iin. Yap bir iilik, derle:
di ocuklara, tuvalet terbiyesi verilirken. Ya da kpekler iin: hai
nin stne i yapt. Gazete rulosuyla vurman gerekir onlara, der
di annem. Gazetelerin bulunduu zamanlar anmsayabiliyorumgeri hi kpeim olmad, sadece kediler.
Jobun Kitab.*
Job'ut K itab: Eybn Kitab. Tanrran, inancn snamak iin bana getirdii felaketleri s*bir la kabullenen Eybn yks. "Job" szc ayn zamanda ngilizcede "i" anlamna da
liycr. ( .N .)

198

Btn o kadnlarn i sahibi olmalar: imdi inanmas zor, ani k binlercesinin ii vard o zamanlar, milyonlarcasnn. Normal
rc ey gzyle baklrd buna. imdi, hl varolduklar zamanlari k kat paralan anmsamak gibi bir ey. Annem, eski fotoraflaru birlikte albmne yaptrarak bir ksmn saklamt. O zamana
tadar yrrlkten kaldrlmt, onlarla hibir ey satn alamazd-jl . Kalnca kat paralan, dokununca yalym hissi veren, yeil
renkli, her iki tarafta resimler, kimi peruklu yal adamlar ve br
israfta da stnde bir gz olan bir piramit. Tanrya Gveniyoruz
bizard stnde. aka iin insanlarn yazar kasalarnn yannda levuiar bulundurduklarn sylerdi annem: Tannya Gveniyoruz.

Dier Herkes Nakit demeli.


Bu kfr olurdu imdi.
Bu kat paralarn alverie giderken yannza almak zorunjzvdnz, geri ben dokuz ya da on yandayken ou insan plasrk kartlar kullanrd. Yine de kartlar bakkalda gemezdi, bu daha
on raiar oldu. ylesine ilkel, neredeyse totemcilik grnyor
ru, tpk kauri gibi. Bu tr paray kendim de biraz kullanm ol
malym, her ey Kompbankasna girmeden nce.
Sanrm kimse nceden anlamakszn bu ii yle birdenbire ya
pabilmelerinin nedeni o kartlard. Hl nakit para olsayd, daha
zor olurdu bunu yapmalar.
Felaketten sonrayd, Bakan vurulup ldrldkten, K ong
re makineli tfekle tarandktan ve ordu skynetim ilan ettikten
nra yani. O zamanlar, Mslman fanatikleri sorumlu tuttular.
Sakin olun, dediler televizyonda. Her ey kontrol altnda.
oke olmutum. Herkes yleydi, bunu biliyorum. nanmas
zordu. Btn hkmet, bu biimde yok olmutu. eri nasl gir
milerdi, bu nasl meydana gelmiti?
Anayasay askya aldklarndayd bu. Bunun geici olacan
sylediler. Caddelerde herhangi bir ayaklanma bile yoktu. nsanjli televizyon seyredip bir vneltim aravarak akamlan evde otu
ruyorlard. Parmanzla gsterebileceiniz bir dman bile yok
tu.

199

Dikkat et, dedi Moira bana, telefonda. te geliyor.


Ne geliyor, dedim.
Bekle, dedi. Adm adm bu sonuca doru gidiyorlar. imdi du
vara tosladk ite, sen ve ben, bebeim. Annemin bir szn aln
tlyordu, ancak amac komik olmak deildi.

ler haftalar boyu en ufak bir canllk belirtisi gstermeden srp


gitti, geri arada bir eyler olmad da deil. Gazeteler sansr edil
mi ve birka kapatlmt, gvenlik nedenleriyle dediler. Barikat
lar grlmeye baland ve Kimlik Kartlar da. Herkes bunu onay
lad, nk yeterince dikkatli olamayacanz akt. Yeni seimle
rin yaplacan, ancak bunlara hazrlanmak iin zaman gerekecei
ni sylediler. Yaplacak ey, dediler, her zamanki gibi devam et
mek.
Porno dkkanlar kapatld ve artk Meydanda tur atan Feels
on Wheels minibsleri ile Bun Die fiugeylerden eser yoktu. Ama
onlarn gittiini grmek zmedi beni. Onlarn ne bela olduunu
hepimiz biliyorduk.
Birinin bir eyler yapmasnn zaman geldi de geti, dedi genel
likle sigara aldm dkkandaki tezgahn ardnda duran kadn. K
ledeydi, bir gazete bayii: gazeteler, ekerlemeler, sigaralar. Kadn
y; lca ve gri salyd, annemin kua.
ylesine kapattlar m onlar, yoksa baka bir ey mi yaptlar?
diye sordum.
Omuz silkti. Kim bilir, kimin umurunda, dedi. Belki de onlan
baka bir yere tadlar. Onlardan tamamen kurtulmaya almak
farelerin kkn kazmaya kalkmak gibidir. Kompnumaram
kasaya girdi, hemen hi bakmadan: Dzenli bir mteriydim, o s
ralar. nsanlar onlardan yaknyorlard, dedi.
Sonraki sabah ktphaneye almaya giderken, ayn dkka
na bir paket sigara daha almak iin uradm, nk hi kalmam
t. O gnlerde daha ok sigara iiyordum, nedeni gerilimdi, hissede -

200

Diliyordunuz onu, tpk yeraltndan gelen bir uultu gibi, her ey


ok sakin grnmesine ramen. Ayrca daha ok kahve de iiyor
ve uyumakta zorluk ekiyordum. Herkes biraz kukuluydu. Ge
nelde olduundan daha ok mzik vard radyoda ve daha az ko
numa.
Biz evlendikten sonrayd bu, yllardr evliydik sanki; kz ya
da drt yandayd, anaokula gidiyordu.
Hepimiz her zamanki gibi kalkm ve kahvalt etmitik, granola vard, diye anmsyorum, sonra Luke ona okula brakmt; srande sadece birka hafta nce aldm izgili tulum ve mavi bir ti
rt vard. Aylardan neydi acaba? Eyll olmalyd. Onlar toplaya
cak bir Okul Servisi vard, ancak bir nedenle bunu Lukeun yap
masn istemitim, Okul Servisinden bile endielenmeye balam
tm. Okula yryerek giden ocuk yoktu artk, ok fazla ocuk
kaybolmutu.
Kedeki dkkana geldiimde, her zamanki kadn orada deil
di. Onun yerine bir adam vard, gen bir adam, yirmiden fazla ola
mazd.
Hasta m? dedim, ona kartm verirken.
Kim? dedi, tavr saldrgan gibi gelmiti bana.
Her zaman burada bulunan kadn, dedim.
Nereden bileyim, dedi. Numaram giriyordu, her rakama ba
kp tek parmakla tulara basarak. Bu ii daha nct yapmad ak
t. Parmaklarm tezgahn stnde tprdatyordum, sigara almak
iin sabrszlanarak, ensesindeki u sivilcelere bir eyler yaplabile
ceini ona birisinin syleyip sylemediini merak ederek. Nasl g
rndn ok iyi anmsyorum: uzun boylu, hafif kambur, ksa
kesilmi koyu renk salar, burnumun kprsnn be santimetre
ardna odaklanm grnen kahverengi gzler ve u ergenlik sivil
celeri. Onu bu kadar iyi anmsamamn nedeni sonradan syledikle
ri olsa gerek.
zgnm, dedi. Bu numara geerli deil.

201

Sama, dedim. Geerli olmal, hesabmda binlerce dolar var.


Hesap raporunu daha iki gn nce aldm. Bir daha deneyin.
Geerli deil, diye inatla tekrarlad. u krmz gryor
musun? Geerli deil demek.
Bir hata yapm olmalsnz, dedim. Tekrar deneyin.
Omuz silkip usanla glmsedi, yine de numaray tekrar de
nedi. Bu sefer parmaklarn dikkatle izledim, her rakam ve ekranda
grnen numaralan kontrol ettim. Evet benim numaramd, an
cak krmz k yine vard ite.
Grdn m? dedi tekrar, hl u glmsemeyle, sanki bana
anlatmayaca zel bir fkra biliyormu gibi.
Onlara brodan telefon edeceim, dedim. Sistem nceleri de
karmt, ancak birka telefon grmesi genellikle hallediyordu
sorunu. Hl kzgndm, hi haberim bile olmayan bir eyle haksz
yere sulanmm gibi. Sanki hatay kendim yapmtm.
Yapn bunu, dedi kaytszca. Sigaralar tezgahta braktm, ne
de olsa parasn dememitim. yerinde birka tane dn alabili
rim, diye dndm.
Brodan telefon ettim, ancak btn elde ettiim, bir bant
kaydyd. Hatlar ar ykl, diyordu bant kayd. Ltfen tekrar ara
yabilir miydim?
Hatlar bildiim kadaryla sabah boyunca ykl kald. Birka
kere daha telefon ettim, ama ansm yoktu. Bu bile ok olaand
deildi.
le yemeinden sonra saat iki civan, mdr diskleme odas
na geldi.
Sizlere syleyeceklerim var, dedi. Korkun grnyordu;
salar karmakark, gzleri kzarkt ve sallanyordu, imi gibiydi.
Hepimiz bamz kaldrdk ve makineleri kapattk. Odada se
kiz ya da on kii olmalydk.
zgnm, dedi, ama yasa byle. Gerekten zgnm.
Ne iin? dedi biri.

202

Sizleri gndermek zorundaym, dedi. Yasa byle, mecbu


rim. Hepinizi gndermek zorundaym. Bunu neredeyse efkatle
ivlyordu, sanki vahi hayvanlardk, yakalayp bir kavanoza ka
ratt kurbaalardk, o da bize insancl davranyordu sanki.
Atlyor muyuz? dedim. Ayaa kalktm. Ama neden?
Atlmyorsunuz, dedi. Gnderiliyorsunuz. Artk burada al
nmazsnz. Yasa byle. Ellerini salarnn arasndan geirdi, ldr-n, diye dndm. Gerginlik ona fazla geldi ve keileri kard.
Bunu ylece yapamazsnz, dedi yanmda oturan kadn. Bu,
ahte ve umulmaz geliyordu kulaa, televizyonda sylenecek bir
ev gibi.
Ben yapmyorum, dedi mdr. Anlamyorsunuz. Ltfen gin, imdi. Sesi ykseliyordu. Sorun istemiyorum. Sorun karsa
etaplar yok olabilir, iler bozulacak... Omuzu zerinden arkaya
rakt. Dardalar, dedi, bromda. imdi gitmezseniz, kendileri ier. gelecekler. Bana on dakika verdiler. Artk her zamankinden faz=ldrm grnyordu.
Delirmi, dedi biri yksek sesle, hepimiz byle dnm o l
malyz.
Ancak ben koridoru grebiliyordum ve orada duran iki adam
ard, niformal, makineli tfekli. Bu gerek olamayacak kadar terraldi, yine de ite oradaydlar: birden ortaya kveren hayalet.er, Merihliler gibi. Dsel bir nitelikleri vard; ar canl, evrele~vle ar uyumsuzdular.
Makineleri brakn, dedi mdr eyalarmz toplayp uayla
an karken. Sanki onlan yanmzda gtrebilirmiiz gibi.
Ktphanenin dndaki merdivenlerde toplatk. Birbirimize
r.e syleyebileceimizi bilmiyorduk. Hibirimiz ne olduunu anla
madmz iin, syleyebileceimiz pek bir ey yoktu. Birbirimizin
razne baktk, rkml, belirgin utanc grdk, sanki yapma
mamz gereken bir eyi yaparken yakalanmz gibi.
Rezalet bu, dedi kadnn biri pek de inanmadan. Bizi bunu
Hakkettiimize inandran ey neydi acaba?

203

Eve geri dndmde kimse yoktu. Luke hl ite, kzm okulday


d. Yorgun hissediyordum kendimi, iliklerime kadar yorgun, ama
oturur oturmaz tekrar ayaa kalktm, yerimde duramyordum.
Evin iinde dolatm, odadan odaya geerek. Eyalara dokunduu
mu, yle pek bilinli deil, sadece parmaklarm yle bir srd
m anmsyorum, ekmek kzartcs, eker kp, oturma odasnda
ki kl tablas gibi eyalara. Bir sre sonra kediyi kucama alp onu
da benimle birlikte dolatrdm. Lukeun eve gelmesini istiyor
dum. Bir eyler yapmam, adm atmam gerektiini dnyor
dum; ama hangi admlar atabileceimi bilmiyordum.
Bankaya tekrar telefon etmeyi denedim, ancak sadece ayn
kayd duyabildim. Bir bardak st koydum kendime bir baka
kahve iin fazla sinirli olduumu syledim kendi kendime ve
oturma odasna gidip kanepeye oturdum ve st bardan sehpaya
koydum, dikkatlice, bir yudum bile almadan. Kediyi gsme bas
trdm, bylece grtlamda hissedebildim mrlamasn.
Bir sre sonra annemi evinden aradm, ancak yant yoklu. O
sralar daha bir yerleikti, birka ylda bir tanmaktan vazgemi;
nehrin tesinde, Bostonda yayordu. Biraz bekledim ve Moiraya telefon ettim. O da evde deildi, ama yarm saat sonra tekrar
aradmda evdeydi. Bu telefonlar arasnda geen sre boyunca y
le oturdum kanepede. Dndm ey kzmn okuldaki le ye
mekleriydi. Belki de ona ok fazla findik ezmeli sandviler verdii
mi dnyordum.
ten kovuldum, dedim Moiraya onu telefonda yakaladm
da. Geleceini syledi. O sralar bir kadnlar birliinin yayn bl
mnde alyordu. Doum kontrol, tecavz ve buna benzer
eylerle ilgili kitaplar karyorlard, geri bu tr eylere kar eskisi
kadar ok talep yoktu.
Geliyorum, dedi. Sesimden istediimin bu olduunu anlam
olmal.

204

Bir sre sonra geldi. te, dedi. Ceketini karp att, byk
soltua yayld. Anlat bana. lk nce kendimize birer kadeh iki
koyalm.
Kalkt, mutfaa gitti ve bize bir duble Scotch doldurdu, geri
jeldi, oturdu ve ona bama gelenleri anlatmaya altm. Bitirdi
imde, Bugn Kompkartnla bir ey almaya altn m? dedi.
Evet, dedim. Bunu da anlattm ona.
Onlar dondurdular, dedi. Benimkini de. Birliinkini de. E de
il de K kodlu hesaplarn her birini. Btn yapmalar gereken ey
birka dmeye basmak. Defterimiz drlilverdi.
Ama bankada iki bin dolardan fazla param var, dedim, sanki
nemli olan sadece benim hesabmm gibi.
Kadnlar artk servet edinemezler, dedi. Yeni yasa byle. Bu
gn televizyonu atn m hi?
Hayr, dedim.
Orada sylyorlar, dedi. Her yerde. O benim gibi akn de
ildi. Garip bir biimde neeliydi, sanki bu bir sredir bekledii bir
eydi ve imdi de hakl kmt. Hatta daha enerjik bile grnyor
du, daha kararl. Luke, Komphesabn senin iin kullanabilir, de
di. Senin numaran onunkine transfer edecekler ya da syledikleri
bu. Kocann ya da en yakn erkek akrabannkine.
Ama ya sen? dedim. Onun hi kimsesi yoktu.
Ben yeraltna ineceim, dedi. Homolardan biri hesaplarmz
stne geirip ihtiyacmz olan eyleri satn alabilir.
Ama neden? dedim. Neden yaptlar?
Bizim iimiz nedenini anlamak deil, dedi Moira. Bu biimde
halletmeleri gerekiyordu, Komphesaplar ve ileri, ikisini birden.
Havaalanlarn gznn nne getirebiliyor musun, br trl?
Bizim bir yere gitmemizi istemiyorlar, bundan emin olabilirsin.

Kzm okuldan almaya gittim. Abartl bir dikkatle srdm arabay.Luke eve geldii zaman mutfak masasnda oturuyordum. K

205

zm, buzdolabnn yannda resimlerinin yaptrld kedeki ken


di kk masasnda keeli kalemleriyle resim iziyordu.
Luke yanma diz kt ve kollaryla beni sard. Araba radyo
sunda eve gelirken duydum, dedi. zlme, eminim geicidir.
Nedenini sylediler mi? dedim.
Yantlamad. Bunu atlatacaz, dedi, bana sarlarak.
Bunun neye benzediini bilmiyorsun, dedim. Sanki birisi
ayaklarm kesmi gibi hissediyorum kendimi. Alamyordum.
Alt tarafi bir i, dedi, beni sakinletirmeye alarak.
Sanrm btn param alacaksn, dedim. lm bile deilim.
aka yapmaya alyordum, ancak dehetli kt sesim.
Sus, dedi. Hl diz km duruyordu yerde. Her zaman sa
na bakacam biliyorsun.
imdiden bana stnlk taslamaya balad bile, diye dn
dm. Hemen sonra da, sen de imdiden paranoyak olmaya bal
yorsun, diye dndm.
Biliyorum, dedim. Seni seviyorum.
Daha sonra, kz yattktan ve biz akam yemeini yedikten
sonra, kendimi o kadar sarslm hissetmiyordum, ona akam st
olanlar anlattm. Mdrn ieri geliini, pat diye aklama yap
n tarif ettim. Bu kadar korkun olmasayd gln olurdu, dedim.
Onun sarho olduunu dnmtm. Belki de yleydi. Ordu
mordu, herkes oradayd.
Sonra da o sralar grdm ve dikkat etmediim bir eyi
anmsadm. Bildiimiz ordu deildi. Baka bir tr orduydu.

Yryler yapld, elbette, bir alay kadn ve birka erkek. Ancak


saylan dnebileceinizden daha azd. Sanrm insanlar korkmu
tu. Polisin ya da ordunun ya da her kimseler, yryler daha ba
lar balamaz ate aaca duyulunca, yryler durdu. Birka
ver havaya uurulmutu, postaneler, metro istasyonlar. Ancak

206

bunu kimin yaptndan bile emin otamyordunuz. Ordu olabilir


di, bilgisayarla ve ev ev yaptklar dier aramalarn hakl karmak
iin.
Yrylerin hi birine katlmadm. Luke bunun bouna ola
can ve onlar, ailemi, onu ve kzm dnmem gerektiini syle
di. Ben de ailemi dndm. Daha fazla ev ii yapmaya, daha fazla
yemek piirmeye baladm. Yemek saatlerinde alamamaya al
tm. O sralar durduk yerde alamaya ve dar bakarak yatak oda
sn penceresinde oturmaya balamtm. Komulardan pek kimse
yi tanmyordum ve sokakta karlatmzda, olaan merhabala
malar dnda pek fazla bir ey konumamaya zen gsteriyorduk.
Kimse ihanet gerekesiyle ihbar edilmek istemiyordu.

Bunu anmsarken annemi de anmsyorum, yllar ncesini. On


drt, on beinde olmalydm, kzlarn annelerinden en ok skldk
lar yata. Onun, srekli deitirdiimiz evlerimizden birine bir
grup baka kadnla, srekli deien arkada evresinin bir ksmyla
geldiini anmsyorum. O gn bir yrye katlmlard; porno
kart ayaklanmalar zamanyd, yoksa krtaj ayaklanmalan myd,
ylesine yakndlar ki birbirlerine. Birok bombalama olmutu o
zaman: klinikler, video dkkanlar; takip etmek zordu.
Annemin yznde bir rk, biraz da kan vard. Hamama gi
den terler, btn dedii buydu. Kahrolas domuzlar.
Kahrolas kanamaclar, dedi arkadalarndan biri. Kar tarafa
kanamaclar diyorlard, tadklar sloganlara gre: Brakn kana
snlar. Demek ki krtaj ayaklanmalar olmalyd.
Yatak odama gittim, ayak altnda olmamak iin. ok fazla ve
ok grltl konuuyorlard. Beni yok sayyorlard, ben de onla
ra ierliyordum. Annem ve onun kabaday arkadalar. Neden,
sanki genmi gibi, bu biimde giyinmek, tulumla dolamak zo
runda olduunu anlamyordum; ya da neden bu kadar ok sv
mek zorunda olduunu.

207

Amma erdemlilik taslyorsun, derdi bana, genelde honut bir


ses tonuyla. Benden daha srad, daha asi olmaktan holanyor
du. Genler hep byle erdemlilik taslarlar.
Eminim kar kmn bir ksm buna dayanyordu: kaytsz
lk, rutin. Hem ondan daha trensel, gelge nlemlere ve kala
ra daha az bal bir yaam istiyordum.
Sen istenmi bir ocuktun, Tanr biliyor, derdi baka zaman
larda, beni ereveledii fotoraf albmlerinin sayfalarnda oyala
nrken; bu albmler bebek resimleriyle ikindi, ancak yam ilerle
dike suretlerim azalyordu, sanki bir eit salgn hastalk yzn
den saysna kran girmi gibi. Bunu biraz kederle sylerdi, sanki
ben tam beklediince kmamm gibi. Hibir anne, tam olarak
bir ocuun anne fikrine uymaz, sanrm tersi de geerli. Ancak
her eye ramen, biz birbirimizle kt deildik. ou insan gibiy
dik.
Keke burada olsayd, bylece sonunda bunu anladm sy
leyebilirdim ona.

Biri evden dar kt. Uzaktan bir kapnn kapandn, yan taraf
larda bir yerlerde, yry yolunda ayak sesleri duyuyorum.
Nick bu, imdi grebiliyorum onu; yoldan imenlie kt, iekle
rin, zl gelimenin, denize dklen istiridyeler gibi, rzgara firlatlan avular dolusu polenin kokusuna kesmi nemli havay iin
ekmek iin. Hep u savurgan reme. Gnete geriniyor Nick,
kaslarnn bedeni boyunca dalgalandn hissediyorum, tpk bir
kedinin kabaran srt gibi. Gmlei var stnde, plak kollar kv
rlm kumatan utanmazca dar kyor. Teninin bronzluu nere
de sona eriyor acaba? u geceden, ayn doldurduu oturma oda
sndaki dsel sahneden bu yana onunla konumadm. Benim bay
ram o sadece, semaforum. Beden dili.
Tam u an kepi yana eik. Demek ki arlyorum.
Haberci ocuk rol karlnda ne alyor? Komutan iin bu
belirsiz biimde pezevenklik ederken neler hissediyor? Bu iini tik

208

sintiyle mi dolduruyor, yoksa beni daha ok istemesine mi neden


oluyor? nk orada, kitaplar arasnda, gerekten neler olduu
hakknda hibir fikri yok. Sapka eylemler, ne kadar az ey bildii
dnlrse. Komutan ve ben, birbirimizi mrekkebe bulayarak,
sonra da bunu yalayan ya da yasak gazete ynlar stnde sevi
en. Ho, bunda pek yanlyor da saylmazd.
Ama una inann, bu ilikide onun iin de bir eyler var. u
va da bu biimde, herkesin bir bedeli vardr. Fazladan sigara m al
yor? ounlua verilmeyen fazladan zgrlkler mi? Her neyse,
neyi kantlayabilir ki? Komutannkine kar onun sz, peine bir
polis mfrezesi takp gelmedike. Basn tekmeyi kapya, aha size
ne demitim? Sust yakalandlar ite, gnahkrca Scrabble oy
narken. abucak, yiyin u szckleri.
Belki de gizli bir eyi bilmenin doyumu houna gidiyor sade
ce. Bana kar kozu olmasnn, eskiden dedikleri gibi. Sadece tek
bir kez kullanlabilecek trden bir g bu.
Onun hakknda daha iyi dnmek isterdim.
O gece, iimi kaybettikten sonra, Luke benimle sevimek iste
di. Acaba ben neden istemiyordum? Tek bana umutsuzluk bile
atelemeliydi beni. Ancak hl uyumu hissediyordum kendimi.
Ellerini bile glkle hissediyordum stmde.
Sorun ne? dedi.
Bilmiyorum, dedim.
Hl bir eylere sahibiz... dedi. Ama hl sahip olduumuz
eylerin ne olduunu sylemedi. Biz dememesi gerektiini dn
dm, nk ondan bildiim hibir ey alnmamt.
Hl birbirimize sahibiz, dedim. Bu doruydu. O zaman ne
den sesim, kendime bile, bylesine kaytsz geliyordu?
Ve beni pt, sanki imdi bunu sylediim iin iler normale
dnebilecekti. Ama bir ey deimiti, bir denge. Kendimi bz
m hissediyordum, yle ki beni sararak kollarn doladnda, bir
bebek kadar kktm. Akn bensiz ilerlediini hissediyordum.
Bunu nemsemiyor, diye dndm. Hi nemsemiyor,

209

hem de. Belki houna bile gidiyor. Birbirimize ait deiliz artk. Bu
nun yerine, ben ona aitim.
Deersiz, haksz, gerekd. Ama olan biten bu.
Evet Luke: imdi sana sormak istediim, bilmem gereken
ey: Ben hakl mydm? nk asla bunu konumadk. Bunu ya
pabileceim srada, korktum. Seni kaybetmeyi gze alamazdm.

29
Komutann odasnda oturuyorum, masasnn karsnda, mteri
konumunda, sanki ykl bir krediyi tartan bir banka mterisiyim. Ancak odadaki yerleimim dnda, bu formaliteden pek bir
ey kalmyor aramzda. Artk boynum ve srtm dik, ayaklar yerde
yanyana dzenlenmi, saygl baklarla oturmuyorum. Bunun ye
rme bedenim gevek, hatta neredeyse rahat. Krmz ayakkablar
m karmm, koltukta bacaklarm altma almm, geri krmz
etekten bir payanda ile evrelenmiler, ancak yine de altmdalar i
te, nceki piknik gnlerine ait bir kamp atei etrafndaymm gibi.
minede ate olsayd, cilal yzeylerde ldar, ten zerinde s
caka parlard. Ate n da ben ekliyorum.
Komutana gelince, bu gece son kerte rahat. Ceketini kar
m, dirseklerini masaya dayam. Bir madeni kalptaki gibi, krsal
demokrasiye dair bir reklam figr olmak iin tek eksii dudaklar
nn arasnda bir krdan. Sinek pisliine bulanm, eski, yaklm
bir kitap.
nmdeki tahtann kareleri dolmaya balad: Gecenin son
dan bir nceki oyununu yapyorum. Zilch* yazyorum, puan
yksek "Z"li uygun tek heceli bir szck.
* Zilch: H i ( .N .)

210

"Bir szck m bu?" diyor Komutan.


"Szle bakabiliriz," diyorum. "Arkaik."
"Senin olsun," diyor. Glmsyor. Apartta, kulaklan dikili
ve numara yapmaya hevesli evcil bir hayvan gibi acar gelimeler
gsterip ne ktmda, Komutann houna gidiyor. Onay beni
scak bir banyo gibi saryor. Erkeklerde, ara sra Lukeda bile, eski
den sezdiim dmanln zerresini sezmiyorum onda. Aklndan
orospu diye geirmiyor. Gerekte olumlu bir biimde babacl. Elendirildiimi dnmekten holanyor; ve evet eleniyorum, e
leniyorum.
Son puanlarmz ustaca cep bilgisayarnda topluyor. "Ban
alm gitmisin," diyor. Beni pohpohlamak, neelendirmek amacy
la hile yaptndan pheleniyorum. Ama neden? Bu bir soru ola
rak kalyor. Bu pohpohlamadan ne kazanacak ki? Bir ey olmal.
Arkaya yaslanyor, parmak ulan birleik, artk bana aina bir
hareket bu. Bu tr hareketler, bu tr ainalklardan derleme bir re
pertuar oluturduk aramzda. Bana bakyor, ktlkle deil fakat
merakla, sanki zlmesi gereken bir bulmacaym.
"Bu gece ne okumak isterdin?" diyor. Bu da bir alkanlk hali
ne geldi. imdiye kadar bir Mademoiselle dergisi, seksenlerden kal
ma eski bir Esquire, bir MS, yetiirken annemin deiik apartman
larnda grdm belli belirsiz anmsadm bir dergi ve bir Rea
ders Digest okumutum. Romanlar bile var. Raymond Chandlerin bir eserini okumu ve tam imdi Charles Dickensin Zor Yollari'n yarlamtm. Bu firsatlarda hzla, oburcasna, neredeyse ta
rayarak bir sonraki alk dneminden nce mmkn olduunca
ok eyi zihnime atmaya alarak okuyorum. Yemek olsayd bu,
alarn oburluu; seks olsayd, arka sokaklarda bir yerde hrszla
ma ayakta sevime olurdu.
Ben okurken Komutan oturup okumam seyrediyor, konu
madan, ancak gzlerini de benden ayrmadan. Bu seyretme tuhaf
bir cinsel eylem ve o bunu yaparken kendimi plak hissediyorum.
Arkasn dnmesini, odada dolamasn, kendi kendine bir eyler

211

okumasn isterdim. Bylece daha da rahatlayabilirdim, acele et


mem gerekmezdi. imdiki durumuyla, benim bu yasad okumam
bir tr gsteri gibi grnyor.
"Sanrm konumay yelerdim, diyorum. Bunu sylediimi
duymak artyor beni.
Tekrar glmsyor. arm grnmyor. Belki de bunu ya
da buna benzer bir eyi bekliyordu. "Ya?" diyor. "Ne hakknda ko
numak isterdin?"
Duraksyorum. "Herhangi bir ey, sanrm. ey, siz, mesela."
"Ben mi?" Glmsemeye devam ediyor. "Eh, benim hakkm
da sylenecek pek fazla bir ey yok. Sadece sradan bir herifim i
te."
Bunun ve hatta diksiyonunun gerekd l "herif?" be
ni birdenbire arpyor. Sradan herifler Komutan olmazlar. "yi
yaptnz bir ey olmal," diyorum. Onu tahrik ettiimi, ona ya
ektiimi, onu konumaya ayarttm biliyorum, bundan dolay
kendimden nefret ediyorum, tiksindirici bir ey bu aslnda. Ancak
kaamak kaamak konuuyoruz. Ya o konuur ya da ben konua
cam. Biliyorum bunu, konumak iin iim iimi yiyor, hissediyo
rum, biriyle gerekten konual o kadar uzun bir zaman oldu ki.
Gleninki ile yaptmz ksa, fsltl konuma, bugnk yry
mzde, pek saylmaz; ancak bu bir yumuama, bir balangt. Bu
kadarck konumann bile verdii ferahl hissettikten sonra fazla
sn istiyorum.
Ve onunla konuursam yanl bir ey syleyebilir, bir sr vere
bilirim. Olacan hissedebiliyorum, kendime ihaneti. ok fazla
ey bilmesini istemiyorum.
"Oh, balang olarak, piyasa aratrma iindeydim," diyor
utangaa. "Bundan sonra baka alanlara yayldm."
Onun bir Komutan olduunu bilmeme ramen, neyin K o
mutan olduunu bilmediimi anlyorum birden. Neyi kontrol
ediyor, alan ne, eskiden dedikleri gibi? zel unvanlar yok.
"Oh," diyorum, anlyormuum gibi grnmeye alarak.

212

"Bir tr bilim adam olduumu syleyebilirsin," diyor. "Snr


l anlamda, elbette."
Bundan sonra bir sre bir ey sylemiyor, ben de yle. ki
miz de birbirimizi bekliyoruz.
lk konuan benim. "Eeh, belki epeydir merak ettiim bir e
yi aklayabilirsiniz bana."
lgileniyor. "Ne olabilir bu?"
Tehlikeye atlyorum, ancak kendimi tutamyorum. "Bir yer
lerden anmsadm bir tmce." Nereden olduunu sylememek
en iyisi. "Sanrm Latince, belki diye dndm, b elk i..." Bir La
tince szl olduunu biliyorum. eit eit szlkleri olduu
nu biliyorum, minenin solundaki en st rafta.
"Syle," diyor. Mesafeli, fakat tetikte, yoksa bana m yle ge
liyor?

"Nolite te bastardes carborundorum," diyorum.


"Ne ?" diyor.
Doru olarak telaffuz etmemitim. Nasl olduunu bilmiyo
rum. "Heceleyebilirim," diyorum. "Yazabilir de."
Bu yeni fikir zerine duraksyor. Belki de bunu yapabildiimi
anmsamyor. Asla bir dolma ya da kurun kalem elime almadm,
bu odada, puanlar toplamak iin bile. Kadnlar toplama yapa
maz, demiti bir kez, aka yollu. N e demek istediini sorduumda,
dedi ki, Onlar iin bir art bir art bir art bir, drt etmez.
Ne eder? demitim, be ya da cevabn bekleyerek.
Sadece bir art bir art bir art bir eder.
Ama imdi "Tamam," diyor ve tkenmez kalemini masann s
tnden neredeyse kstaha bana itiyor, bir meydan okumay kar
lar gibi. Yazmak iin bir ey aranyorum ve bana skor bloknotu
nu, smile resimli bir masa st bloknotu uzatyor. Hl bunlar
yapyorlar demek.
Tmceyi dikkatlice yazyorum, zihnimin iinden, dolabmn
iinden kopyalayarak. Nolite te bastardes carborundorum. Burada,

213

bu balamda, ne bir dua bu ne de bir emir, ancak salt zgn bir


grafiti, bir zamanlar iziktirilip sonra terk edilmi. Parmaklarnm
arasndaki kalem duyusal, neredeyse canl, gcn hissedebiliyo
rum, ierdii szcklerin gcn. Kalem kskanlktr, derdi Lydia Teyze, Merkezin bir baka slogann alntlayarak, bu tr nes
nelerden uzak durmamz iin bizi uyararak. Ve haklydlar, kskan
lk bu. Sadece onu elde tutmak bile, kskanlk. Komutandan ka
lemini kskanyorum. almak istediim bir ey daha..
Komutan glmseyen yzl sayfay benden alp bakyor.
Sonra da glmeye balyor, kzanyor mu ne? "Bu gerek Latince
deil," diyor. "Bu sadece bir aka."
"Bir aka m?" diyorum, imdi hayrete derek. Bu sadece bir
aka olamaz. Sadece bir aka iin mi bunu risk ettim, bilgiye uzan
dm? "Ne tr bir aka?"
"Erkek rencilerin nasl olduunu bilirsin," diyor. Glmesi
nostaljik, bunu grebiliyorum imdi, nceki zne doru bir ho
gr glmesi. Ayaa kalkyor, kitap raflarna doru yryor, defi
nesinden bir kitap alyor; ancak szl deil. Eski bir kitap, bir
ders kitabna benziyor, sayfa keleri kvrk ve mrekkepli. Bana
gstermeden nce sayfalarn eviriyor, dalgn, anmsayarak; son
ra "te," diyor, nme kitab ak olarak koyarak.
lk grdm bir resim: Miloslu Vens*, siyah beyaz bir
fotoraf, stne beceriksizce izilmi bir byk ve siyah bir sutyen
ve koltukalt kllaryla. Kar sayfada ngilizce alt yazl Romadaki
Koloseyum ve altnda da bir tmce: sum, es, est, sumus, estis,
sunt**. "te," diyor, iaret ederek, Vens zerine izilen san
mrekkebiyle sayfa kenarnda yazm gryorum onu: Nolite te
bastardes carborundorum.

* Afroditin m erm er heykeli Miloslu Vens 1820*de SikJat adalar ndan biri olan Milosta bulun
du. Bu heykel imdi Louvre M zesfnde bulunuyor.
** Latince olmak fiilinin (esse) bildirme kipinin imdiki zaman ekimi: benim, sensin, o, biziz, sizsiniz, onlar.

214

"Latince bilmedike neden komik olduunu aklamak ok


zor," diyor. "Byle bir alay ey yazardk eskiden. Onlar nereden
bulduumuzu bilmiyorum, belki de daha byk ocuklardan."
Beni ve kendini unutarak sayfalar eviriyor. "Buna bak, diyor.
Resmin ad Sabineli Kadnlar* ve sayfa kenarna unlar iziktirilmi: pim pis pit, pimus, pistis pants. "Bir tane daha vard," diyor.
"Cim cis cit..." Duruyor, bu ana dnerek, akn. Tekrar glms
yor; bu sefer buna bir srt denilebilir. illi olduunu dlyo
rum, inat bir tutam sa. u an ondan neredeyse holanyorum.
"Ama anlam neydi? diyorum.
"Hangisinin?" diyor. "Oh. Anlam uydu: O pilerin seni
unufak etmesine izin verme. Sanrm o zamanlar pek zeki olduu
muzu dnyorduk."
Glmsemeye zorluyorum kendimi, ancak artk her ey g
zmn nnde. Bunu benden ncekinin neden yazdn anlaya
biliyorum, dolabn duvarna, ancak bunu, burada, bu odada,
renmi olduunu da anlyorum. Baka nerede olabilir ki? O asla
bir erkek renci olmad. Komutanla, ocukluk anlar ve gven
dei tokuu srasnda. Demek ki ben ilk deildim, sessizliine gi
ren, onunla ocuklarn szck oyunlarn oynayan.
"Ne oldu ona?" diyorum.
En ufak bir ayrnt bile karmaz. "Onu tanyor muydun?"
"Bir biimde," diyorum.
"Kendini ast," diyor; zgn deil, dnceli. "Ik tesisatn
bu nedenle kaldrdk. Odandakini." Duraksyor. "Serena anlam
t," diyor, sanki bu, olay aklarm gibi. Ve aklyor da.
Kpein lrse, bir bakasn al.
"Neyle?" diyorum.

* Sabine: Eskiden talyada Roma yaknlarnda yaam, davet edildikleri bir gsteri srasnda ka
dnlarn kardklar iin Romallara kar silahlanp intikam peine dmeleri efsanelemi
olan kabile. ( .N .)

215

Bana herhangi bir fikir vermek istemiyor. "Bu nemli mi?" di


yor. Yrtlm araflarla, diye dnyorum. Olaslklar ben de
gzden geirmitim.
"Sanrm onu bulan Corayd," diyorum. Barmasnn nede
ni buydu demek.
"Evet," diyor. "Zavall kz." Coray kastediyor.
"Belki de buraya artk gelmemeliyim," diyorum.
"Bunun houna gittiini dnyordum," diyor hafife, yine
de dikkatli parlak gzlerle beni izleyerek. Yeterince aklm olmasa
bunun korku olduunu sanrdm. "Gelmeni isterim."
"Hayatmn benim iin katlanabilir olmasn istiyorsunuz," di
yorum. Bu bir soru olarak deil de dz bir ifade olarak kyor a
zmdan; dz ve boyutsuz. Hayatm katlanlabilir olsa, belki de
yaptklar eye aldrmazdm.
"Evet, diyor. "yle. Bunu tercih ederdim."
"yi o zaman," diyorum. ler deiti. imdi, ona kar bir ey
var elimde. Ona kar elimde olan ey kendi lm olaslm. Ona
kar olan ey kendi sululuu. Sonunda.
"Ne isterdin?" diyor, hl u hafiflikle, sanki olay sadece bir
para transferi, hatta bundan da kk bir eymi gibi: ekerleme,
sigaralar.
"El losyonu dnda m, demek istiyorsunuz?" diyorum.
"El losyonu dnda," diye katlyor.
"sterdim k i..." diyorum. "Bilmek isterdim." Bu kararsz, hat
ta aptalca grnyor, dnmeden sylyorum bunu.
"Neyi bilmek?" diyor.
"Bilinecek ne varsa," diyorum; ancak bu ok saygszca. "Olup biten her eyi."

216

XI
Gece

30

Karanlk kyor. Ya da km. Gne gibi ykseliyor demek


yerine neden karanlk kyor denilir? Yine de douya bakarsa
nz, gnbatmnda, karanln kmek yerine ykseldiini grebi
lirsiniz; ufuk izgisinden yukar, bir bulut rts ardndaki kara
bir gne gibi gkyznde ykselen karanlk. Grnmeyen bir
ateten kan duman gibi, ufuk izgisinin hemen altnda ateten
bir hat, orman yangn ya da yanan bir kent. Karanlk kyordur belki de, nk ardr, gzler zerine ekilen kaln bir perde
gibi. Pamuklu battaniye gibi. Karanlkta grebilmeyi isterdim, im
dikinden daha iyi.
Karanlk km olsun, o halde. Bir ta gibi stme yklen
diini hissediyorum. Esinti yok. Yar alm pencerede oturuyo
rum, darda kimse olmad iin perdeler geriye ekilmi, namus
luluk taslamaya gerek yok, geceliim stmde, yazn bile uzun
kollu, kendi bedenimizin bizi batan karmasndan, plak kollar
mzla kendimizi kucaklamaktan korumak iin bizleri. Projektrl
ay nda hibir ey hareket etmiyor. Baheden gelen koku bir
bedenden yaylan s gibi ykseliyor, gece aan iekler olmal, y
le gl ki bu koku. Neredeyse grebiliyorum onu, le vakti
anayol asfalt zerindeki titrek parltlar gibi dalga dalga ykselen
krmz may.
Aada imenlikte, sdn saakl karanlndan birisi kp
ktan geiyor, uzun glgesi topuklarna yapk. Nick mi bu,
yoksa baka birisi mi, nemsiz birisi? Durup yukar bu pencereye
bakyor ve yznn beyaz drtgenini grebiliyorum. Nick. Birbi
rimize bakyoruz. Atacak bir glm yok, onun da lavtas. Yine de,
ayn alk bu.
Bu ala kaptramam kendimi. Soldaki perdeyi ekiyorum,
219

bylece yzm rterek aramza giriyor ve Nick hemen sonra y


rmeye devam ediyor, keyi dnerek grnmezlie doru.
Komutann dedii doru. Bir art bir art bir art bir drt et
miyor. Her biri tek kalyor, onlar birletirmenin yolu yok. Biri di
eriyle dei toku edilemez. Birbirlerinin yerine geemezler. Nick
Lukeun veya Lue Nickin yerine. Zorunluluk ilemez burada.
Duygularn dizginleyemezsin, demiti Moira bir zamanlar,
ama davranlarn ayarlayabilirsin.
Sylemesi kolay tabii.
Balam, her eydir; yoksa olgunluk mu? Biri ya da dieri.

Evi terk etmemizden nceki gece, son kez odalarda dolayordum.


Hibir ey toplanmamt, nk yanmzda pek fazla bir ey g
trmyorduk ve o zaman bile temelli gidiyor grnts brakma
y gze alamazdk. Bu nedenle, sadece ylesine dolayordum, ora
da burada, eyalara, ortak yaammz iin gerekletirdiimiz d
zenlemelere gz gezdirerek. Sonradan neye benzediini anmsayabilecekmiim gibi bir dnceye sahiptim.
Luke oturma odasndayd. Kollaryla sard beni. kimiz de pe
rian hissediyorduk kendimizi. M utlu olduumuzu baka nasl bi
lecektik, o zaman bile? nk en azndan biz buna sahiptik: bizi
saran kollara.
Kedi; dedii buydu.
Kedi mi? dedim sveterinin ynne doru.
Onu bylece burada brakamayz.
Kediyi dnmemitim. kimiz de dnmemitik. Kararmz
ani olmutu, ardndan da bunu gerekletirmek iin planlama ya
plmt. Kedinin bizimle geleceini dnm olmalym. Ama ge
lemezdi, snr tesine gnbirlik bir gezi iin yanna bir kedi almaz
kimse.
Niye dar brakmyoruz? dedim. Onu serbest brakabiliriz.
Etrafta dolanr ve kapda miyavlard. Birisi de gittiimizin farkna
varrd.
220

Onu birine verebiliriz, dedim. Komulardan birine. Bunu


syler sylemez, ne kadar aptalca bir ey olacan anladm.
Ben hallederim onu, dedi Luke. Onu demekle ldrmeyi kas
tettiini anlamtm. ldrmeden nce yapmak zorunda olduu
nuz ey bu, diye dndm. Daha nce olmad yerde bir "o" ya
ratacaksnz. Bunu ilk nce zihninizde hallediyorsunuz ve ardn
dan da gerekletiriyorsunuz. te, demek byle yapyorlar, diye
dndm. Bunu daha nce hi bilmiyormuum gibi geldi bana.
Luke yatamzn altnda saklanan kediyi bulmutu. Her za
man anlarlar. Onunla garaja gitti. Ne yaptn bilmiyorum ve hi
de sormadm. Oturma odasnda ellerim kucamda oturdum. Dan kmalydm onunla birlikte, bu kk sorumluluu paylama
lydm. En azndan sonradan ona sormalydm, bylece tek bana
bu yk tamak zorunda kalmazd; nk bu kk fedakrlk,
sevgi uruna bir yaamn sndrlmesi, benim iyiliim iin de ya
plmt.
te, yaptklar eylerden biri bu. Seni ldrmeye zorluyor
lar, kendi iinde.
Gereksizdi, sonradan ortaya kt gibi. Onlara kimin syledi
ini merak ediyorum. Bir komu olabilirdi, sabah arabamzn cad
deye kn izleyen, nseziyle, birilerinin gzne girme iin ihbar
eden. Bize pasaportlar bulan adam bile olabilirdi; neden iki kere
para almasn ki? Sahte pasaport yapanlar oralara yerletirmek on
larn ii bile olabilir; dikkatsizleri avlayan bir ebeke. Tanrnn
Gzleri yeryznn her kesine uzanr.
nk hazr bizi bekliyorlard. hanet an en ktsdr, p
he gtrmeksizin ihanete uradn anladn an: bir baka insa
nn senin iin bunca ktlk istediini.
En tepeden kablosu kesilen bir asansrde bulunmak gibiydi.
Dmek, dmek ve ne zaman arpacan bilmemek.

Her neredeyseler, kendi hayaletlerimi canlandrp armaya al


221

yorum. Neye benzediklerini anmsamaya ihtiyacm var. Gzleri


min ardnda hareketsiz tutmaya alyorum onlar, yzlerini, bir
albmdeki fotoraflar gibi. Ancak benim iin hareketsiz kalmaya
caklar, hareket ediyorlar, bir glmseme var ve ite gitti, yanan
bir kat gibi hatlar kvrlp bklyor, karanlk yutuyor onlan.
Bir anlk grnt, havada soluk bir parlaklk; bir parlt, renkli
klar, elektronlarn dans, ardndan tekrar bir yz, yzler. Ne var
ki yitiyorlar, kollarm onlara doru uzatmama karn, benden ka
yp gidiyorlar, afak vakti hayaletleri. Geriye, bulunduklar yere.
Benimle kaln, demek istiyorum. Ama kalmayacaklar.
Benim hatam. ok eyi unutuyorum.

Bu gece dua edeceim.


Yatan ayak ucunda spor salonunun sert tahtas stnde
diz kmek, Lydia Teyze kamburumuzu karr ya da geversek,
ya srtlarmza ya ayaklarmza ya popolarmza ya da kollarmza
tahta drteci ile hafife vurarak sadece bir fiske, bir dokunu
diz ken gecelikli kadn saflar arasnda dolarken, kollarn ka
vuturmu, drteci kemerinde asl Elizabeth Teyzenin ift kapla
rn yannda dikilmesi yok artk. Balarmz dzgn ememizi, ayak
larmzn bitiik ve dz, dirseklerimizin uygun ada olmasn ister
di Lydia Teyze. Bu kadar stne dmesinin nedeni estetik tutkusuydu: Bu grnt houna gidiyordu. Bir mezar tana kaznm
Anglo Sakson bir ey gibi grnmemizi istiyordu; ya da Noel
kart melekleri gibi, iffet giysilerimizle dizilmi halde. Ancak beden
sel katln, kas gerginliinin tinsel deerini de biliyordu: Biraz ac
zihni temizler, derdi.
Dualarmz boluk iindi, bylece doldurulmaya hak kazana
caktk: Zarafet, ak, zveri, sperm ve bebeklerle.
Oh Tanrm, Kainatn Kral, beni bir erkek olarak yaratmad
n iin krler olsun sana.
222

Oh Tanrm, arndr beni. Verimli kl. Nefsimi krelt ki reye


bileyim. Tatminkr kl beni...
Kimi bunlarla kendinden geerdi. Aalanmann esrimesi. Ki
mi inleyip alard.
Kendini maskara etmenin anlam yok, Janine, derdi Lydia
Teyze.

Olduum yerde dua ediyorum, pencerede oturur, perdeden bo


baheye bakarken. Gzlerimi bile kapatmyorum. Orada, darda
va da kafamn iinde, ayn karanlk var. Ya da k.
Tanrm. erde olan, Gkyznn Krallnda bulunan sen.
Keke sylesen bana adn, gerek adn yani. Ancak Sen de
bu ii grebilir.
Amacnn ne olduunu bilmek isterdim. Ancak ne olursa ol
sun, buna dayanmam iin yardm et bana, ltfen. Senin iin olma
sa bile; bir an iin bile orada, darda olup bitenlerin senin istedi
in bir ey olduuna inanmyorum.
Yeterince gnlk rzkm var, ba nedenle bunun iin zaman
Harcamayacam. Esas sorun bu deil. Sorun, boulmadan onu
vutabilmekte.
imdi sra balamada. imdi beni balamakla urama. Da
na nemli eyler var. rnein: dierlerini koru, eer gvenliktey
seler. ok fazla ac ekmelerine izin verme. lmeleri gerekiyorsa,
lmleri abuk olsun. Onlar iin bir cennet bile salayabilirsin.
Bunun iin Sana ihtiyacmz var. Cehennemi kendi bamza da ya
pabiliriz.
Sanrm, bunu yapanlar her kimse ve u an her ne yapyorlar
sa, onlar baladm sylemem gerek. Deneyeceim, fakat ko
lay olmayacak bu.
Sra batan kmada. Merkezde, batan kma, yemek ve uyu
mann ok daha tesindeydi. Bilmek batan kmakt. Bilmediiniz
ey sizi batan karamaz, derdi Lydia Teyze eskiden.
223

Belki de olup biteni bilmeyi gerek anlamda istemiyorum.


Belki de bilmemeyi yeliyorum. Belki bilmeye dayanamazdm, in
sanolunun D; masumiyetten bilgiye dt.
Artk orada olmamasna ramen avizeyi ok fazla dnyo
rum. Ama tuvaletteki bir engel kullanlabilir. Olaslklar incele
dim. Btn yaplmas gereken, kendini engele taktktan sonra,
arl ne vermek, mcadele etmemek.
Bizi ktlkten kurtar.
Sonra srada Krallk, g ve zafer var. u an bunlara inan
mak ok zor. Ama yine de bunu deneyeceim. Umutla, mezar ta
larnda dedikleri gibi.
Kendini soyulmu gibi hissediyor olmalsn. Sanrm bu ilk
deil.
Senin yerinde olsam bezmi olu dum. Bundan gerekten bk
m olurdum. Sanrm aramzd ki fark bu.
Seninle bu biimde konuu/ken kendimi pek gerekd hisse
diyorum. Bir duvara konuur gibi. Keke cevap verseydin. ylesi
ne yalnz hissediyorum ki ke di i.
Telefonun yannda yapayalnz. Ancak telefonu kullanamyo
rum. Hem kullanabilsem, kimi arayabilirim ki?
Ulu Tanrm. Bu bir aka deil. Ulu Tanrm, Ulu Tanrm. Na
sl devam edebilirim yaamaya?

224

XII
JezebePin Yeri

31

Her gece yataa girdiimde, Sabah kendi evimde uyanacam ve


her ey eski haline dnecek, diye dnrm.
Bu sabah da gereklemedi bu.

Elbiselerimi giyiyorum, yazlk elbiselerimi, hl yaz, mevsim yazda


durmu gibi sanki. Temmuz, nefessiz gnler ve hamam gibi scak
geceler, uyumak zor. Zamanla bam koparmamaya zen gsterivorum. Duvara entikler atmalydm, haftann her bir gn iin
bir tane ve yediye ulatmda stlerine aprazlamasna bir izgi.
Ancak bunun ne yaran olurdu ki, bu bir hapis cezas deil; bura
da geirilip sonunda bitirilecek belli bir sre yok. Yine de, btn
vapmam gereken sormak, hangi gn olduunu bulmak iin. Dn
4 Temmuzdu, eskiden Bamszlk Gnyd, iptal etmelerinden
nce. 1 Eyll Doum Bayram* olacak, bunu kutluyorlar. Eski
den annelerle ilgili olmamasna ramen.
Ancak zaman aya bakarak anlyorum. Ay yln kullanyo
rum, gne yln deil.

Krmz ayakkablarm giymek iin ne eiliyorum; imdilerde da


ha hafif yaplyorlar, zerlerinde gze batmayan kesikler var, geri
sandaletler kadar da cretkr deiller. Eilmek aba gerektiriyor;
altrmalara ramen, bedenimin gitgide arlatn ve kar koy
duunu hissedebiliyorum. Byle bir kadn olmak, eskiden ok

* Doum Bayram (ln g .: Labor D ay): 1 Eyll. Kuzey Amerikada i Bayram olarak kutlanr.
Labor szcnn yan anlamlarndan biri de doum yapmaktr. ( .N .)

227

yal olmann nasl olacana dair dnccmle ayn. Hatta yle y


ryor gibi hissediyorum kendimi: ne doru eilmi, bel kemiim
bir soru iaretine dnm, kalsiyum szlp akm kemiklerim
den ve kireta gibi delikliler. Ben genken ve dleme andayken, fazla zaman kalmadnda insan her eyin deerini daha iyi an
lar belki, diye dnrdm. Enerji kaybn eklemeyi unutmuum.
Baz gnler baz eylere, yumurtalara, ieklere, daha ok deer
veririm, ancak ardndan da sadece bir duygusallk saldrsna urad
ma karar verir ve beynim pastel Technicolor renklerine br
nr, Kaliforniyada eskiden yaptklar o saysz gzelim gnbatm
tebrik kartlar gibi. An parlak kalpler.
Tehlike, grn yitirmekte.

Keke Luke burada olsayd, bu yatak odasnda, ben giyinirken,


bylece onunla kavga edebilirdim. Sama, ama istediim bu. Bir
tartma, bulaklar makineye kim koyacak, amarlar dzeltme
ve tuvaleti temizleme sras kimde; genelde olaylarn gidii gz
nne alndnda gndelik ve nemsiz bir ey. Hatta bunun hak
knda, nemliydi, nemsizdi diye bile kavga edebilirdik. Ne byk
bir lks olurdu bu. ok kavga ettiimizden deil. Bu gnlerde b
yk kavgalar senaryolatnyorum zihnimde, sonraki barmalar
da.

Sandalyemde oturuyorum, tavandaki elenk bamn zerinde y


zyor, donmu bir hale, bir sfir gibi. Uzayda bir yldzn patlad
yerde alan delik. Suda bir tan atld yerde oluan halka. Her
ey beyaz ve dairesel. Amansz saatin yuvarlak yzne gre g
nn almasn, dnyann dnmesini bekliyorum. Przsz ve
yalanm, dnp duran geometrik gnler. st dudamda ter bi
rikmi imdiden, odann scakl denli lk ve sars zerinde yeil
bir tabaka olumu ve hafiften kkrt tad verecek kanlmaz yu
murtann geliini bekliyorum.
228

Bugn, daha sonra, Gleninki ile alveri yrymzdeyiz.


Her zamanki gibi, kiliseye gidiyor ve mezarlara bakyoruz. Ar
dndan da Duvara. Bugn sadece iki tane asl: biri Katolik, ancak
bir papaz deil, ba aa bir hala yaftalanm, dieri de karama
dm bir mezhepten. Beden sadece krmz bir J* ile iaretlenmi.
Yahudi deil, onlarnki sar yldz. Geri, onlardan pek kalmamt.
nk Yakupun oullar olarak ilan edilmilerdi ve bu nedenle
zeldiler, onlara bir seme ans verilmiti. Din deitirebilir ya da
sraile g edebilirlerdi. Birou g etti, haberlere inanabilirse
niz tabii. Onlardan bir gemi dolusu grdm, televizyonda, siyah
palto ve apkalar ve uzun sakallaryla parmaklklarn zerinden
eilip mmkn olduunca Yahudi grnmeye alarak; gemi
ten avlanm kostmler iinde, glmseyen ve el sallayan kadnla
rn balarnda allar vard. Doru, bu biraz zorlamayd sanki, poz
veriyorlarm gibiydiler; ardndan bir baka grnt, daha zengin
lerin uaklara binmek iin sraya girmeleri. Gleninki bakalarnn
da Yahudiymi gibi davranarak bu yolla dar ktklarn syl
yor, ancak uyguladklar testler yznden bu pek kolay deildi,
hem imdi daha da zorlatrdlar.
Yine de salt Yahudi olduunuz iin aslmazsnz. Doru sei
mi yapmayp olay kartan bir Yahudi olduunuz iin aslrsnz ya
da din deitirmi gibi yaptnz iin. Bu da televizyonda gsteril
miti: gece basknlar, yatak altlarndan karlan gizli Yahudi stok
lar, Tevratlar, ibadet atklar, Davut Yldzlan. Ve spikerin h
znl sesi ihanetleri ve nankrlklerini anlatrken bizlere, Gzler
tarafindan yatak odalarnn duvarlarna yaptrlan ask yzl if
lah olmaz sahipleri.

* J harfi tngilizttde/ew (Yahudi), Jehovas Witness (Yehova ahitleri) vcJesuits (Cizvitler) szcaklerininba harfidir. ( .N .)

229

Bu nedenle J, Yahudi anlamna gelmiyor. Ne olabilirdi? Yehova


ahitleri mi? Cizvit mi? Ne anlama gelirse gelsin, basbaya l i
te.

Bu trensel seyirden sonra yolumuza devam ediyoruz, her zaman


ki gibi geebileceimiz ak bir alana doru, bylee konuabiliriz.
Buna konuma denebilirse tabii, beyaz kanatlarmzn kanalndan
kan bu kesik Asltlara. Daha ok bir telgrafa, szl bir semafora
benziyor bu. Budanm bir konumaya.
Bir yerde asla pek uzun kalmayz. Babo dolamak gereke
siyle yakalanmak istemiyoruz.
Bugn Dua Silindirlerinin tam tersi istikametine dnyoruz,
iinde ge Vktoryen tarznda, renkli camla sslenmi, byk, eski
bir binann bulunduu ak bir park var. Eskiden ad Memorial
Halld, ancak neyin ant olduunu hi bilmiyordum. l insan
larn.
Moira bir keresinde, burann niversitenin ilk yllarnda,
rencilerin yemekhanesi olarak kullanldn sylemiti. eri bir ka
dn girerse, ona ekmek atarlard, demiti.
Neden? demitim. Moira, yllar getike, bu tr yklerde
gitgide daha ustalayordu. Pek houma gitmezdi bu, gemie bu
denli kin duymak.
Kadn dan karmak iin, demiti Moira.
Belki daha ok fillere fitik atmak gibi bir eydi, demitim.
Moira glmt; her an glebilirdi. Egzotik canavarlar, de
miti.

Biim olarak az ok bir kiliseyi, bir katedrali andran bu binaya ba


karak duruyoruz. Gleninki "Burann Gzlerin ziyafetlerini verdik
leri yer olduunu duydum," diyor.
"Kim syledi bunu sana?" diyorum. Yaknlarda kimse yok, da
230

ha zgrce konuabiliriz, ancak alkanlktan alak sesle konuuvoruz.


"Ayakl bir haber gazetesi," diyor. Duraksyor, bana yandan
bakyor, kanatlar hareket edince beyazl alglayabiliyorum. "Bir
parola var," diyor.
"Bir parola m?" diye soruyorum. "Ne iin?"
"Kimin bizden olduunu ve kimin olmadn anlayabilmek
in," diyor.
Bunu bilmenin ne iime yarayacan anlamamama karn, so
ruyorum: "Neymi?"
"Mayday," diyor. "Sende bir kere denemitim."
"Mayday," diye tekrarlyorum. O gn anmsyorum. M aidez.

"Mecbur kalmadka kullanma," diyor Gleninki. "Dierlerin


den, yani ebekedekilerden, ok kiiyi tanmak bizim iin iyi deil.
Yakalanmamz durumunda."
Bu fsldamalara, bu aklamalara inanmak zor geliyor bana,
geri o an hep inanyorum. Ancak sonradan bunlar olanakd,
hatta ocuksu, elence olsun diye yaplan bir ey gibi grnyor;
tpk bir kzlar kulb gibi, okuldaki srlar gibi. Ya da eskiden haf
ta sonlarnda, devimi bitiriyor olmam gerekirken okuduum ca
sus romanlar gibi ya da gece ge vakit seyrettiim televizyon prog
ramlan gibi. Parolalar, anlatlamayan eyler, gizli kimlikleri ve ka
ranlk balantlar olan insanlar: Dnyann gerek biimiymi gibi
grnmyor bu. Ancak bu benim kendi yanlsamam, nceki za
manda rendiim gereklik yorumundan kalma bir ey.
Ve ebekeler. ebekelenme, annemin eski ifadelerinden biri,
geen yln khne argosu. Altmnda bile byle adlandrd ey
ler yapard hl, geri bana gre bunun anlam baka bir kadnla
le yemei yemekti sadece.

Gleninkiyi kede brakyorum. "Sonra grrz," diyor. Yava


231

yava kaldrmda uzaklayor vc ben de eve giden yolda yukarya


doru yryorum. te Nick, apkas eri; bugn bana bakmyor
bile. Yine de, beni beklemi olmal, sessiz mesajn iletmek iin,
nk onu grdm anlar anlamaz elindeki gderiyle Whirlwindi son bir kez siliyor ve garaj kapsna doru hzla uzaklayor.
Ar yeil imenlii blen akll yolda yryorum. Serena
Joy st aac altnda koltuunda oturuyor, bastonu dirseine
asl. Elbisesi serin tutan pamukludan. Mavi, su renginde, benimki
gibi sy eken ve ayn zamanda alev alev yanan krmz renkte de
il. Yandan gryorum onu, rg ryor. Yne dokunmaya na
sl dayanabiliyor, bu scakta? Ama belki de derisi duyarszlat; bel
ki de hibir ey hissetmiyor, gemite kaynar suyla halanm biri
gibi.
Baklarm patikaya indiriyorum, grnmez olmay umarak,
grmezden gelineceimi bilerek, yanndan kayp geiyorum. An
cak bu kez olmuyor.
"Fredinki," diyor.
Duruyorum, kararsz.
"Evet, sen."
Siperlenmi bakm ona eviriyorum.
"Buraya gel. Seni istiyorum."
imenlii geip yryor ve nnde duruyorum, nme ba
karak.
"Oturabilirsin," diyor. "te, al u yast. Yn tutman iin
sana ihtiyacm var." Bir sigaras var, kl tablas yannda imenlikte
ve bir fincan ay ya da kahve. "Oras lanet boucu. Biraz havaya
ihtiyacn var," diyor. Oturuyorum, sepetimi yere koyarak, iinde
yine ilek, yine tavuk var ve kfr farkediyorum: yeni bir ey.
Yn ilesini uzattm iki koluma yerletiriyor, sarmaya balyor.
Grne baklrsa, tasmalandm, kelepelendim; rmcek ana
takldm, bu daha doru. Yn, gri renkli ve havadaki nemi iine
ekmi, ilenmi bir bebek battaniyesi gibi ve hafife, slak koyun
kokuyor. Hi olmazsa ellerim lanolinlenecek.
232

Sercna yn saryor, aznn kesindeki sigara ayartc bir


duman yollayarak iin iin yanarken. Yava yava fel olan ellerin
den dolay ar ar ve glkle, ancak kararllkla saryor. rg,
onun iin, bir ekilde irade gcn snamak anlamna geliyor bel
ki de; ola ki ac bile veriyordur. Belki de salk asndan nerilmi
tir: gnde on sra dz, on sra ters. Geri bundan fazlasn yapyor
olmal. u srekli yeil aalar ve geometrik erkek ve kz ocukla
rn deiik bir adan gryorum: tmyle kmsenemez dikballnn kant.

Annem rg ilemez ya da ona benzer eyler yapmazd. Ancak ne


zaman temizleyiciden bir eyler, kymetli bluzlar, klk mantolar
rnein, alp gelse, engelli ineleri biriktirip onlardan bir z ncir
yapard. Sonra da bu zinciri bir yere yatana, yasta, bir san
dalye aralna, mutfaktaki frn eldivenine inelerdi ki kaybet
mesin. Ardndan da unuturdu. Onlar ben bulurdum, evin, evle
rin orasnda burasnda; varlnn izleri, kaybolmu bir niyetin ka
lntlar, hibir yere varmad anlalan bir yol stndeki iaretler
gibi. Ev hayatna geri dnler.

"Pekl," diyor Serena. Yn sarmaktan vazgeiyor, kollarm hay


van kllaryla hl sarl brakyor ve sndrmek iin azndan siga
ray alyor. "Henz bir ey yok mu?"
Neden bahsettiini biliyorum. Aramzda konuulabilecek o
kadar ok konu yok; ortak pek bir zemin yok, u gizemli ve ansa
bal ey dnda.
"Hayr," diyorum. "Yok."
"ok kt," diyor. Onu bir bebekle dnmek zor. Ancak
ou zaman Marthalar bakacaklardr ona. Yine de benim hamile
kalmam isterdi, bitmi, iim sona ermi ve yolundan ekilmi ola
rak, artk aalayc terli sarlmalar yok, gm ieklerden oluan
233

yldzl kubbesinin altnda artk beden lemeleri yok. Huzur ve


sessizlik. Bana, herhangi baka bir nedenle, iyi ans dilemek isteye
ceini dnemiyorum.
"Sren bitmek zere," diyor. Bir soru deil bu, bir gerek.
"Evet," diyorum tarafszca.
akmakla oyalanarak bir sigara daha yakyor. Ellerinin duru
mu kesinlikle daha da ktye gidiyor. Ancak sigarasn yakmay
teklif etmek bir hata olurdu, gcenirdi. Zayflnn farkna varma
hatas.
"Belki de yapamyor," diyor.
Kimi kastettiini bilmiyorum. Komutan m yoksa Tanry
m? Tanrysajapm/ycv demeliydi. Her iki biimde de, dinsel reti
lere aykn. Yapamayanlar, inatla kapal, dumura uram, hatal
olanlar sadece kadnlardr.
"Hayr," diyorum. "Belki de yapamyor."
Ona bakyorum. O da bana. Uzun sreden beri ilk defa birbi
rimizin gzlerinin iine baktk. Karlatmzdan beri. Bu an ara
mzda uzayp gidiyor, kasvetli ve sabit. Gerei syleyip syleme
diimi anlamaya alyor.
"Belki," diyor, yakmay baaramad sigaray tutarak. "Baka
bir yol denemelisin belki de."
Drt ayak stnde mi demek istiyor? "Hangi yolu?" diyo
rum. Ciddiyetimi korumalym.
"Baka bir erkek," diyor.
"Biliyorsunuz bunu yapamam," diyorum, rahatszlm gs
termemeye alarak. "Bu yasalara aykr. Cezasn biliyorsunuz."
"Evet," diyor. Buna hazr, enine boyuna dnm. "Resmi
olarak bunu yapamayacan biliyorum. Ama yaplyor. Kadnlar
bunu ok sk yapyorlar. Her zaman."
"Doktorlarla m, demek istiyorsunuz?" diyorum, sempatik
kahverengi gzleri, eldivensiz elleri anmsayarak. Son gittiimde
baka bir doktor vard. Belki de biri suunu ortaya kard ya da ka234

dinin biri onu rapor etti. Kadnn szne inanmazlar geri, kant
olmadan.
"Kimi bunu yapyor," diyor, ses tonu artk neredeyse nazik,
ancak mesafeli; sanki hangi marka ojeyi alacamz dnyoruz.
"Warreninki byle halletti. E bunu biliyordu, elbette." Bunun
hazmedilmesi iin ara veriyor. "Sana vardm ederdim. Hibir eyin
kt gitmemesini salardm."
Bunu dnyorum. "Bir doktorla olmaz," diyorum.
"Olmasn," diye kabul ediyor, en azndan bu an iin eski dost
lar gibiyiz, bu bir mutfak masas olabilirdi, tarttmz bir rande
vu olabilirdi, kafesleme ve flrt iin bir tr kzca oyun. "Kimi za
man antaj yapyorlar. Ancak bir doktor olmas gerekmez. Gven
diimiz biri olabilir."
"Kim?" diyorum.
"Nicki dnyordum," diyor, sesi neredeyse yumuak.
"Uzun sredir bizimle. Sadktr. Onunla bunu ayarlayabilirdim."
Demek ki kk karaborsa ilerini yapan o. Karlnda, her
zaman ald ey bu mu?
"Komutan ne olacak?" diyorum.
"ey," diyor, metanetle; hayr, bundan daha fazla, kavrayc
bir bak, birden at diye kapanan bir para antas gibi. "Ona hi
bir ey sylemeyeceiz, deil mi?"
Bu fikir aramzda asl duruyor, neredeyse grnr, neredey
se dokunulabilir bir biimde: ar, biimsiz, karanlk; bir tr arp
ma, bir tr ihanet. Bu bebei gerekten istiyor.
"Bu bir risk," diyorum. "Bundan da fazlas." pte asl olan be
nim yaamm; ancak er ge olaca yer yine oras, bu ya da u ekil
de, yapsam da yapmasam da. kimiz de farkndayz bunun.
"Yine de yapabilirsin," diyor. Benim de dndm ey bu.
"Tamam," diyorum, "Evet."
ne eiliyor. "Belki de senin iin bir ey bulabilir," diyor.
235

nk iyi davrandm. "stediin bir ey," diye ekliyor, neredeyse


yaltaklanarak.
"Nedir o ?" diyorum. Bana vermesi olas ya da verebilecei ger
ekten istediim herhangi bir eyi dnemiyorum.
"Bir resim," diyor, sanki bana genlik as, bir dondurma,
hayvanat bahesi gezisi nerir gibi. Tekrar bakyorum ona, akn
ca.
"Onun," diyor. "Kk kznn. Ancak, belki."
Onu nereye yerletirdiklerini, nerede tuttuklarn biliyor de
mek. Bunu hep biliyormu. Bir ey tkyor boazm. Orospu, ba
na bunu sylememek, haber vermemek, herhangi bir ey tlatma
mak. Ufack bir ey bile sylememek. Odundan ya da demirden ya
plm, d kuramyor. Ancak bunu syleyemem, bunu kaybedemem, bu kadar kk bir eyi bile. Bu umudu brakamam. Konu
amam.
Gerekten glmsyor, kokete hatta; yznde geici para
zitler gibi titreip duran nceki kk ekran mankenliinin cazibe
sine dair bir ipucu var. "Bunun iin sence de lanet scak, deil mi?"
diyor. Btn bu sre boyunca tuttuum yn kollarmdan al
yor. Ardndan elinde evirip evirdii sigaray, biraz beceriksizce, eli
me sktryor, parmaklarm stne kapatarak. "Kendine bir kib
rit bul," diyor. "Mutfakta var, Ritadan bir tane isteyebilirsin. Ona
benim izin verdiimi syle. Ancak sadece bir tane," diye muzipe
ekliyor. "Saln bozmak istemeyiz."

32
Rita mutfak masasnda oturuyor. nndeki masada iinde buz
paralarnn yzd cam bir kap var. ieklere, gl ya da lalelere
236

dntrlen turplar da iinde batp kyorlar. nndeki tahta


da kesmeye devam ediyor, bir soyma bayla, byk elleri bu ie
yatkn ve kaytsz. Bedeninin geri kalan hareket etmiyor, yz de
yle. Sanki bunu uykuda yapyormu gibi, bu bak numarasn.
Beyaz emaye yzeyin stnde bir yn ykanm ancak kesilmemi
turp var. Kk Aztek yrekleri.
eri girdiimde ban kaldrp bakmaya pek zahmet etmiyor.
"Hepsini aldn, ha," diyor, incelemek iin paketleri kartrken.
"Bir kibrit alabilir miyim?" diye soruyorum. Sadece ka at,
kaytszlyla bile kendimi kk dilenci bir ocuk gibi hissetme
me yol amas artc; srarc ve mzmz bir ocuk.
"Kibrit mi?" diyor. "Kibriti ne yapacaksn?"
"Bir tane alabileceimi syledi," diyorum, sigara aldm! a
a vurmak istemiyorum.
"Kimmi o?" Turplar soymaya devam ediyor, ritmini bozma
dan. "Kibrit almaya hakkn yok senin. Evi yakarsn."
"stersen gidip ona sorabilirsin," diyorum. "Darda imenlik
te."
Rita gzlerini tavana kaldryor, oradaki bir tanrya sessizce
danrm gibi. Ardndan i ekip ar ar kalkyor ve gsterili bir
biimde ellerini nlne siliyor, amac ne byk bir sorun oldu
umu bana gstermek. Acele etmeden lavabonun zerindeki do
laba doru yryor, cebindeki anahtar destesine el atp dolabn
kapsn ayor. "Onlar burada tutuyorum, yazn," diyor sanki
kendi kendine. "Bylesi bir havada yangna davetiye kartmann
anlam yok." Nisan ayndan anmsadm kadaryla, serin havalar
da oturma ve yemek odalarndaki ateleri yakan Coradr,
Kibritler st srmeli tahta bir kutu iindeler, eskiden bebek
ekmeceleri yapmak iin imrendiim cinsten. Kutuyu ayor, iine
bakyor, hangisini almama izin vereceini dnyormu gibi. "Onun sorunu," diye mrldanyor. "Ona bir ey anlatmann yolu
yok." Byk elini iine daldryor, bir kibrit seip bana veriyor.
237

"imdi sakn bir eyi atee vermeye kalkma," diyor. "Odandaki


perdelere dikkat et. Zaten hava yeterince scak."
"Yakmayacam," diyorum. "Onun iin almyorum bunu."
Ne iin olduunu sormaya tenezzl etmiyor. "Yese de, ba
ka bir ey de yapsan, bana vz gelir," diyor. "Bir tane alabileceini
sylemi, ben de sana bir tane veriyorum, hepsi bu.
Benden uzaklap tekrar masaya oturuyor. Ardndan da kap
tan bir para buz alp azna atyor. Bu, onun iin olaand bir
davran. alrken onun bir eyler tkndn hi grmemitim.
"Sen de bir tane alabilirsin," diyor. "Banda btn bu yastk klf
larn tattrmalar utan verici, bu havada."
aknm: Genelde bana bir ey teklif etmez. Belki de bir kib
rit almay hak edecek kadar aama kaydettiime gre kendince k
k bir jest yapabileceini hissetmitir. Birdenbire, ho tutulmas
gerekenlerden biri mi oluvermitim?
"Teekkr ederim," diyorum. Kibriti dikkatlice sigarann bu
lunduu fermuarl koluma yerletiriyorum, bylece slanmaya
cak; bir para buz alyorum. "Bu turplar ok gzel," diyorum,
kendiliinden bana verdii hediyenin karl olarak.
"leri doru yapmay severim, o kadar," diyor, tekrar aksice.
"Yoksa anlam kalmaz."

Koridor boyunca merdivenlerden yukar aceleyle yryorum. Ka


visli hol aynasnn nnden geip gidiyorum, kendi gr alan
mn kesinde krmz bir biim, krmz dumandan bir hayalet. Ci
erlere ekilen, uzun, dopdolu ve kirli, tarnl bir i ekile iimi
dolduran duman zihnimde olutu bile, imdiden azmda hissede
biliyorum ve ardndan da kana nikotin arptndaki hamleyi.
Aradan bunca zaman getikten sonra midemi bulandrabilirdi. amazdm buna. Ancak bu dnce bile houma gidiyor.
Koridor boyunca yryorum, nerede imeli? Havay temizle
mek iin suyu aktrken banyoda m, yoksa ak pencereden dar
238

hrltyla fleyerek yatak odasnda m? Kim yakalayacak ki beni?


Kim bilir?
Azmn iinde beklentiyi yuvarlayarak bu biimde gelecein
keyfini kartrken bile, baka bir ey dnyorum.
Bu sigaray imem gerekmiyor.
Onu paralayp tuvalete atabilirim, ya da yiyip bu biimde de
kendimden geebilirim, bu da ie yarayabilir, her seferinde bir par
a, kalann saklayarak.
Bylece de kibriti harcamam olurum. iltede kk bir de
lik aabilir ve iine kibriti dikkatlice yerletirebilir. Bu kadar ince
bir ey asla dikkat ekmez. Gece, orada durur, ben yataktayken, al
tmda, ben stnde uyurken.
Evi yakabilirim. yle gzel bir dnce ki, beni titretiyor.
Bir ka, hzl ve klpay.

Komutan, geen gece, parmaklar bitiik, ellerimi yal losyonla


ovarak otururken bana bakyor. Ne tuhaf, ondan bir sigara iste
meyi dnm, ancak sonra vazgemitim. Bir kerede ok ey is
tememek gerektiini biliyorum. Onu kullandm dnmesini is
temiyorum. Ayrca mdahale etmek istemiyorum.
Geen gece iki imiti, Scotch ve su. Gnn yorgunluunu
atmak iin yanmda imenin houna gittiini sylyor. Bundan
bask altnda olduu sonucunu karmalym. Yine de, bana hi
teklif etmiyor, ben de istemiyorum: kimiz de bedenimin ne iin
kullanlacan biliyoruz. Ona iyi geceler pc verdiimde,
sanki gerekten istiyormuum gibi, alkol kokan nefesini duyuyor
ve bunu duman gibi iime ekiyorum. Bunun bana zevk verdiini
kabul ediyorum, bu sefahat pcnn.
Ara sra, birka kadeh ikiden sonra aptallayor ve Scrabbleda hile yapyor. Beni de tevik ediyor; fazladan harfler alyor ve
onlarla varolmayan szckler, smurt ve crup gibi, oluturup bun
lara glyoruz. Bazen de ksa dalga radyosunu ayor, nmde
239

bir ya da iki dakika, yapabileceini gstermek iin, zgr Amerika


Radyosunu alyor. Sonra da tekrar kapatyor. Kahrolas Kbal
lar, diyor. Evrensel ocuk bakm hakkndaki btn u pislik.
Kimi zaman, oyunlardan sonra, sandalyemin yannda yere
oturuyor, elimi tutarak. Ba biraz benimkinin altnda, yle ki ba
na baktnda ocuk gibi grnyor. Elendiriyor olmal onu, bu
sahte boyun eme.
O, yukarda, diyor Gleninki. Tepede, en tepeyi kastediyo
rum.
Byle zamanlarda bunu dnmek zor.
Ara sra kendimi onun yerine koymaya alyorum. Bir tak
tik gerei yapyorum b u ru , bana kar davrannn nasl ynlendi
rilebileceini nceden tahmin etmek iin. Onun stnde bir gce,
herhangi trden bir gce, sahip olduuma inanmak g geliyor
bana, ancak buna sahibim; iki anlaml olmasna karn. kide bir,
bulank da olsa, onun beni grd gibi kendimi grebileceimi
sanyorum. Bana kantlamak istedii eyler var, vermek istedii he
diyeler, yapmak istedii hizmetler, esinlenmek istedii efkat halle
ri var.
stiyor, pekl. zellikle birka kadeh ikiden sonra.
Kimi zaman huysuzlayor, baka zaman da filozof kesiliyor;
ya da bir eyler aklamak, kendini hakl karmak istiyor. Geen
geceki gibi.
Sorun sadece kadnlarla ilgili deildi, diyor. Esas soran erkek
lerle idi. Onlar iin hibir ey yoktu artk.
Hibir ey mi? diyorum. Ama onlarn sahip olduklar...
Onlar iin yapacak hibir ey yoktu, diyor.
Para kazanabiliyorlard, diyorum, biraz utanmazca. u an on
dan korkmuyorum. Elinize losyon srerken oturmu sizi seyre
den bir erkekten korkmak g. Bu korku eksiklii tehlikeli ite.
Bu yeterli deildi, diyor. ok soyut bir ey bu. Benim demek
istediim, kadnlarla yapacak bir eyleri kalmamt.
Ne demek istiyorsunuz? diyorum. Btn u porno keleri
240

ne ne demeli, her yerde onlardan vard, onlar seyyar hale bile ge


tirmilerdi.
Ben seksten bahsetmiyorum, diyor. Bu olayn bir yn sade
ce, seks ok kolayd. Herkes satn alabiliyordu. Urunda abalanacak, savalacak bir ey yoktu. O zamann istatistikleri elimizde.
En ok neden ikayetilerdi, biliyor musun? Hissetme yetersizli
inden. Erkekler sekse srt evirmeye balamlard hatta. Evlilie
de.
imdi hissediyorlar m? diyorum.
Evet, diyor, bana bakarak. Hissediyorlar. Ayaa kalkyor,
masann etrafndan oturduum sandalyeye geliyor. Ellerini omuz
larma koyuyor, arkadan. Onu gremiyorum.
Ne dndn bilmek istiyorum, diyor sesi, arkamdan.
Pek bir ey dnmyorum, diyorum hafife. stedii ey ya
knlk, ama bunu veremem ona.
Dnmemin pek anlam yok, deil mi? diyorum. Dndk
lerimin nemi yok.
Bana bir eyler anlatabilmesinin nedeni de bu.
Hadi, diyor, elleriyle omuzlarm skarak, senin fikrinle ilgile
niyorum. Yeterince akllsn, bir fikrin olmal.
Ne hakknda? diyorum.
Yaptmz ey hakknda, diyor. lerin nasl gittii hakknda.
Kendimi kasyorum. Zihnimi boaltmaya alyorum. Gk
yzn dnyorum, gece, ay yokken. Fikrim yok, diyorum.
ekiyor, ellerini gevetiyor, ancak yine de omuzlarmda b
rakyor onlar. Ne dndm biliyor, zaten.
Yumurta krmadan omlet yapamazsn, diyor. Daha iyisini ya
pabileceimizi dnmtk.
Daha iyisini mi? diyorum, alak bir sesle. Bunun daha iyi ol
duunu nasl dnebilir?
Daha iyi asla herkes iin daha iyi demek deildir, diyor. Kimi
leri iin, daha kt demektir, her zaman.

241

Dmdz yatyorum, zerimdeki nemli hava bir rt gibi. Toprak


gibi. Keke yamur yasa. Daha iyisi mi bir frtna, kara bulutlar,
imek, kulak zarn patlatc bir grlt. Elektrik kesilebilirdi.
Mutfaa inebilirdim o zaman, korktuumu syler, Rita ve Corayla mutfakta otururdum, korkmama izin verirlerdi nk paylatk
lar bir ey bu, beni de aralarna alrlard. Yanan mumlar olurdu,
pencerelerin dndan gelen keskin n titreimlerinde, beyaz pa
rltlarnda yzlerimizin gelip gitmesine bakardk. Aman Tanrm,
derdi Cora. Tanrm, koru bizi.
Hava bundan sonra temiz ve daha hafif olurdu.
Yukar tavana bakyorum, al ieklerin dairesine. Bir daire
iz, iine gir, o seni koruyacaktr. Ortasndan avize ve avizeden de
burulmu bir para araf aa sarkyordu. O kadnn salland
yerdi, pek hafife, bir sarka gibi; bir ocukken sallanabileceiniz
gibi bir aa dalna tutunmu sarkarak. O zaman gvendeydi, ta
mamen korunmu. Cora kapya at zaman. Bazen hl burada
olduunu dnyorum, benimle birlikte.
Gmlm hissediyorum kendimi.

33
le sonras ge vakit, gk puslu, yine de gne aralardan yol bu
lup olanca gcyle her yere yaylyor, bronz rengi toz gibi. Gleninki ve ben cadde boyunca kayp gidiyoruz; biz bir ift, nmz
de bir bakas, kar tarafta bir ift daha. Uzaktan iyi grnyor ol
malyz: pitoresk, bir duvar kad motifindeki Alman st kzlar
gibi, eski zaman giysili figrlerle bezeli seramik tuzluk ve biberlik
lerle dolu bir raf gibi, kk bir kuu filosu ya da eitlilik gster
242

meksizin, hi yoktan bir para zarafetle kendini tekrar eden her


hangi bir ey gibi. Gz boyamak iin, Gzler iin, ne de olsa bu
gsteri onlara. Dua Trenine yollanyoruz, ne denli itaatkr ve
dindar olduumuzu gstermeye.
Grnrde tek bir kara hindiba bile yok, imenlikler terte
miz edilmi. Bir tane istiyorum, sadece bir tanecik, deersiz ve arszcasna rasgele, bandan savmas g ve gne gibi yl boyunca sar
bir tane. Neeli ve sradan, herkes iin ayn oranda parlayan. Y
zkler yapardk onlardan, talar ve gerdanlklar, ac style de
parmaklarmz lekelerdik. Ya da kzmn enesinin altna tutardm
birisini: Dnleri seviyor musun? Onlar koklarken, iek tozlar
bulard burnuna. (Yoksa dn iekleri miydi?) Ya da tohum
ekmeye giderdik: imenlikte koutururken ki halini getirebiliyo
rum gzmn nne, u hemen nmdeki imenlikte, ya da
drt yanda, birini eline alm, maytap, beyaz ateten kk bir
ubuk gibi sallyor, hava kk paratlerle dolu. fle ve saati
syle. Btn o zaman, yaz melteminde uup giden. Geri ak iin
papatyalar vard, onlarla da oynardk.

Kontrol noktasnda ilemlerimizi yaptrmak iin sraya geiyoruz,


kililer ve kililer ve kililer halinde, yrye kp darda ok faz
la kalm zel bir kz okulu rencileri gibi. Yllar yl gemi kadar
ok kalmz darda, bu yzden her ey ok fazla byk; bacak
lar, bedenler, bunlarla beraber elbiseler. Bylenmiiz gibi. Bir
masal olduuna inanmak isterdim. Oysa kontrol edilip iftler ha
linde yrmeye devam ediyoruz.
Bir sre sonra, Zambaklar3! geip aa, nehre doru ynele
rek saa dnyoruz. Nehir kysndaki geni aklklara, eskiden
gnein altnda yattmz ve kprlerin kavis yapt yerlere dek
gidebilmeyi isterdim. Kirisi kvrmlar boyunca nehri yeterince
uzaa dek izlerseniz, denize ularsnz; iyi de, insan orada ne yapa
243

bilirdi ki imdi? Kabuk toplamak, kaygan talar stnde dolan


mak.
Nehre doru gitmiyoruz geri, o taraftaki binalarn kk
kubbelerini grmeyeceiz, mavi ve altn sars ilemelerle beyaz,
ylesi sade bir ssllk. Daha modern bir binaya giriyoruz, kaps
nn stne devasa bir bez yafta asmlar BUGN KADINLA
RIN DUA TREN. Yafta binann eski adn, vurduklar bir Bakann ad, kapatyor. Krmz yaznn altnda daha kk harflerle
bir baka satr var, siyah, her iki tarafnda kanatl bir gzn d hat
lar bulunuyor: TANRI ULUSAL BR KAYNAKTIR. Kapnn
her iki yannda o kanlmaz Muhafzlar var, iki ift, toplam drt,
bir yanlarnda silahlar, gzler ileri bakmakta. Neredeyse maaza
mankenleri gibiler, dz salar ve tl niformalar ve al sertli
indeki gen yzleriyle. Sivilceliler yok bugn. eride yapabilece
inizi dndkleri herhangi bir tehlikeli ya da tahrip edici eylem
iin atee hazr hafif makineli tfekleri var her birinin.
Dikdrtgen bir alana ve dam penceresine sahip st kapal
avluda yaplmas gerek Dua Treninin. Btn ehri kapsayan bir
Dua Treni deil bu, yle olsa futbol sahasnda yaplrd; sadece
bu blge iin. Sa tarafa doru katlanr tahta sandalye dizileri yer
letirilmi, yksek rtbeli memur ya da subay eleri ve kzlar iin,
aralarnda o kadar da fark yok. Beton parmaklklaryla yukardaki
galeriler daha dk seviyedeki kadnlar iin; Marthalar, ok renk
li izgili elbiseleriyle Ekonokadnlar. Dua Trenine katlmalar zo
runlu deil, zellikle grevdeyseler ya da kk ocuklar varsa,
ne var ki galeriler yine de dolacak gibi grnyor. Bir ov ya da
sirk gibi, bir elence biimi bu sanrm.
Elerin bir ksm, en iyi nakl mavi elbiseleriyle imdiden yer
lerini almlar. Onlarn karsna denk den yerlerimize doru, kr
mz elbiselerimizle, ikier ikier yrrken stmzdeki baklarn
hissedebiliyoruz. Seyrediliyor, llp biiliyoruz, hakkmzda fsldayorlar; hissedebiliyoruz bunu, plak derimizin stnde ko
uturan karncalar hissedebildiimiz gibi.
244

Burada hi sandalye yok. Bizim blgemiz, sinemalarda mte


rileri zaptetmek iin eskiden varolan trden ipeksi, rg, kzl bir
kordonla ayrlm. Bu kordon bizi ayrp biraraya topluyor, snrla
rmz belirliyor, dierlerine bir eyler bulatrmaktan alkoyuyor,
bizim iin bir al ya da kmes ilevini ykleniyor; bylece giriyo
ruz iine, hiza istikamete bakarak sraya geiyoruz, nasl yaplaca
n pek iyi bildiimiz bir ey bu, sonra beton zemine diz kyo
ruz.
"Arka tarafa ynel," diye mrldanyor Gleninki. "Daha rahat
konuabiliriz orada." Balar hafife eik, diz kerken her taraf
mzdan gelen bir hrt sesi duyabiliyorum, yksek ve kuru otlar
arasndaki bceklerin ltlar gibi: bir fslt bulutu. Haberleri da
ha serbeste alp verebileceimiz, birinden dierine geirebilecei
miz yerlerden biri buras, iimizden konuan saptamalar ya da
sylenen eyi duymalar g. Dahas, televizyon kameralarnn
nnde treni kesmek ilerine gelmez.
Gleninki, dikkatimi ekmek iin dirseiyle drtyor beni, ba
m kaldryorum, yavaa ve aktrmadan. Diz ktmz yer
den, insanlarn srekli ieri akt avlu giriini gayet iyi grebiliyo
ruz. Grmemi istedii kii Janine olmal, nk ite orada, yeni bir
kadnla iftlenmi, eskisi yok; tanmadm biri. Janine yeni bir
eve, yeni bir greve atanm olmal bu durumda. Aslnda bunun
iin erken daha, ana style ilgili bir sorun mu kt acaba? ocuk
stne bir kavga olmadysa, tayin etmelerinin tek nedeni bu olabi
lir; sanldndan ok olur bu tr kavgalar. Bir kez ocuu dour
du mu, onu vermekte direnmi olabilir. Bunu anlayabiliyorum.
Krmz elbise altndaki bedeni ok zayfgryor, neredeyse kemik
leri km, dahas u hamilelik prltsn da yitirmi. zsuyu emilip
bitirilmi gibi beyaz ve eriyip zayflam yz.
"Yarar yoktu, biliyorsun," diyor Gleninki, bamn yann
dan. "Eninde sonunda bir kyma makinesiydi o."
Janinein bebeini kastediyor, baka bir yerlere giderken, Janinein iinden geen o bebei. Angela bebek. Onu bu denli abuk
245

adlandrmak yanlt. Mide ukurumda bir rahatszlk hissediyo


rum. Rahatszlk deil de, bir boluk. Onunla ilgili sorunun ne ol
duunu renmek istemiyorum. "Tanrm," diyorum. Bir hi uru
na katlanmak btn bunlara. Hiten de beterine.
"ikinci bebei," diyor Gleninki. "Kendisininkini saymazsak.
Sekiz aylkken bir dk yapt, bilmiyor muydun?"
Dokunulamazlk ve kt talih rtsne brnm Janinein
kordonla ayrlm alana giriini izliyoruz. Beni gryor, gryor
olmal, ancak baklar iimden geip gidiyor sanki. Zafer glmse
mesi yok bu sefer. Dnp diz kyor, imdi btn grebildiim
srt ve ince kavisli omuzlan.
"Kendi hatas olduunu dnyor," diye fisldyor Glenin
ki. "st ste iki tane. Gnahkr olduu iin. Bir doktoru kulland
n sylyorlar, Komutandan deilmi bebek."
Bildiimi syleyemem yoksa Gleninki nereden bildiimi me
rak eder. Kula delik olduu srece, bu trden bilgiler iin tek
kaynam; alacak kadar ok bilgi var onda. Janinee olanlar na
sl renmi acaba? Marthalardan m? Yoksa, Janinein alveri or
tandan m? ay ve arap ierken rglerini ren Eleri kapal ka
plarn ardndan dinleyerek mi? stediini yaparsam Serena Joy da
hakkmda byle konuur mu acaba? Hemen kabul etti, aslnda al
drmyordu, iki ayakl ve iyi bir eyi olan herkese razyd. Tiksinti
nedir bilmez onlar, bizim duygulanmza sahip deiller. Ve misafir
leri ne doru eilirler sandalyelerinden, Aman Allahm, dehetle

ve ehvetle. Nasl yapabildi? Nerede? Ne zaman?


Kukusuz Janine iin yaptklar gibi. "Korkun bir ey bu,"
diyorum. Geri her eyi kendinden bilip ocuun sakatlklarnn
kendi suu olduuna karar vermek tam Janinee gre bir davran.
Ancak insanlar kendi yaamlarnn hibir nemi olmadnn itiraf
etmektense her eyi yapacaklardr. Yararsz demektense, yani. Kurgusuz.

246

Bir sabah, biz giyinirken, Janinein hl pamuklu beyaz geceliiyle


durduunu fark ettim. Yatann kenarnda ylesine oturuyordu.
Teyzelerin genelde dikildikleri yere, spor salonunun ifte ka
psna doru baktm, onun da fark edip fark etmediini anlamak
iin, ancak Teyze yerinde deildi. O zamana dek bize epeyi gve
nir olmulard; kimi zaman dershanede bamzda kimse olmadan
brakyorlard bizi, arada bir, birka dakikalna kafeteryada bile.
Olas, bir sigara ya da bir fincan kahve imek iin svmt.
Bak, dedim benden sonraki yatan sahibi Almaya.
Alma, Janinee bakt. Sonra ikimiz de ona doru yrdk. El
biselerini giy, Janine, dedi Alma, Janinein beyaz srtna. Senin y
znden fazladan dua cezas almak istemiyoruz. Ancak Janine kml
damad.
O zamana kadar Moira da gelmiti. kinci kez kirii krmasn
dan nceydi bu. Ayaklarna yaptklar ey yznden hl topall
yordu. Janinein yzn grebilmek iin yatan br tarafna do
land.
Buraya gelin, dedi Almayla bana. Dierleri de toplamaya
balyorlard, kk bir kalabalk olumutu. Geri basn, dedi
Moira onlara. Olay abartmayn, ya imdi ieri girerse?
Janinee bakyordum ben. Gzleri akt, ancak beni grm
yordu bile. Gzleri yuvarlak ve bykt, dileri donmu bir srt
la aktayd. Glmsemesi ve dilerinin arasndan, kendi kendine
bir eyler fisldyordu. Ona doru iyice eilmek zorunda kaldm.
Merhaba, dedi, ama bana deil. Adm Janine. Bu sabahki gar
sonunuz benim. Balang iin size bir fincan kahve getirebilir mi
yim?
Tanrm, dedi Moira yanmda.
Tanr adna yemin etme, dedi Alma.
Moira, Janinei omuzlarndan tutup sarst. Kendine gel Jani
ne, dedi kabaca. Ve o szc kullanma.
Janine glmsedi. imdi, iyi gnler size, dedi.
247

Moira tokatlad onu, iki kez, bir dz bir ters. Geri gel bura
ya, dedi. Hemen geri gel buraya! Orada kalamazsn, artk orada de
ilsin. Hepsi gemite kald.
Janinein glmsemesi dondu. Elini yanana gtrd. Ne
den vurdunuz bana? dedi. yi deil miydi? Baka bir tane getirebili
rim. Bana vurmanz gerekmezdi.
Ne yapacaklarm bilmiyor musun? dedi Moira. Ses tonu d
k, ancak sert ve kararlyd. Bana bak. Benim adm Moira, buras
da Krmz Merkez. Bak bana.
Janinein gzleri dikkatini toplamaya balamt. Moira m?
dedi.Moira diye birini tanmyorum.
Seni revire gndermeyecekler, bunu aklna bile getirme sa
kn, dedi Moira. Seni tedavi etmek iin yrtnmayacaklar. Seni, Kolonilere yollama zahmetine bile katlanmayacaklar. ok daha
uzaklara gidersin sen, alp Kimya Laboratuarna gtrp ve bey
nine bir kurun skarlar, hepsi bu. Sonra da plerle birlikte yakverirler seni, tpk bir Gayr Kadn gibi. Vazge bundan.
Eve gitmek istiyorum, dedi Janine. Alamaya balad.
Hey Allahm, dedi Moira. Yeter artk. Bir dakika iinde bura
da olacak, inan bana. u Allahn cezas elbiseleri giy ve eneni de
kapa.
Janine szlanmaya devam etti, ancak ayaa kalkp giyinmeye
de balad.
Bunu bir daha yaptnda ben burada olmayacam, dedi M o
ira bana, onu byle tokatlaman gerek. Kayp gitmesine gz yuma
mazsn. Bu i bulacdr.
Daha o zamandan nasl kaacan planlyor olmalyd.

248

34

Avludaki oturma yerleri dolu imdi; hrdayp bekliyoruz. Sonun


da bu ayini ynetecek Komutan ieri giriyor. Kellemeye yz tu t
mu, kare yapl biri, yal bir futbol antrenrne benziyor. ni
formasn giymi; madalya ve nian dizileriyle ar bal siyah bir
niforma. Etkilenmemek elde deil, ancak ben dayanyorum: Ei
ve Damzlk Kzyla yatakta gzmn nne getirmeye alyo
rum onu, deli gibi dllerken, kzp iftleen bir som bal gibi,
zevk alyormu gibi yaparak. Tann, semereli olun ve oaln der
ken bu adam m kastetmiti acaba?
Komutan, stne byk beyaz kanatl bir gz ilenmi krm
z bir kumala kapl podyuma doru iniyor merdivenlerden. ev
rede yle bir gezdiriyor baklarn, yumuak seslerimiz kesiliyor.
Ellerini kaldrmak zorunda bile kalmyor. Sesi mikrofondan girip
hoparlrlerden kyor, dk tonlarndan syrk, bylece son ker
te metalik, az ya da bedeni tarafndan deil de, hoparlrlerin ken
dileri tarafndan retilen bir ses gibi. Sesi metal renkli, hoparlr bi
imli.
"kran gndr bugn," diye balyor. "Hamd gn."
Zafer ve fedakrlk konularyla dolu konuma boyunca ken
dimi soyutluyorum. Sonra uzun bir dua geliyor, deersiz tekneler
hakknda, ardndan da bir lhi: "Gileadta Huzur var."
"Gileadta bomba var," derdi Moira eskiden.
Asl olay imdi balyor. Cephelerden yeni dnm yirmi Me
ler giriyor ieri, eref muhafzlarnn eliinde, yeni nianlar alm
lar, birki, birki, uygun admlarla ortadaki ak alana ilerliyor
lar. Hazrol, rahat! Ve imdi de, beyazlar iinde yirmi kz rkek r
kek ileri kyor, anneleri de kollarna girmiler. Bu zamanda kzla
r veren ve evlilik dzenlemelerine yardmc olanlar babalar deil
249

de, anneler. Bu evlilikler, phesiz, dzenlenmi. Bu kzlarn yl


lardr bir erkekle yalnz kalmalarna izin verilmemitir; hepimiz bu
ilere baladk balayal.
nceki zamana dair bir ey anmsayacak denli bykler mi
acaba: beysbol oynamay, kot ve spor ayakkabyla bisiklet srme
yi? Tmyle kendi balarna kitap okumay? Kimileri on drdn
den fazla deilse de Politika, hemen balatmaktr onlan, kaybe
decek bir an bile yok hl anmsayacaklardr. Dahas, onlardan
sonra gelenler de anmsayacak, , drt ya da be yl iin; ne var ki
bundan sonra hayr. Her zaman beyazlar iinde olacaklar, kz
gruplaryla; her zaman sessiz kalacaklar.

Aldmzdan fazlasn verdik onlara, dedi Komutan. Daha nce


ektikleri dertleri dn. Yalnzlarn barlarn, liselerde hi tanma
dklar kimselerle kmalarnn yakkszln anmsamyor mu
sun? Et pazarn. Bir erkee kolayca sahip olabilenlerle olamayan
lar arasndaki o korkun uurumu, ya da? Kimileri umutsuzdu, za
yflamak iin kendilerini ala mahkum ettiler ya da silikonla iir
diler gslerini, burunlarn kestirip bitirdiler. u insanolu
nun sefaletini bir dn.
Eski dergi ynna doru sallad elini. Hep ikayet ediyorlar
d. undan ikayet, bundan ikayet. Gnl Postas kelerindeki
ilnlan anmsa, otuz beinde, parlak ve ekici bayan... Bu yolla
hepsi bir erkek bulur, kimse akta kalmazd. Ve sonra evlenirler
se, bir, iki ocukla ortada braklabilirlerdi, koca alacan alp do
yar ve svrd, srra kadem basard, kadnlar da resmi kurulularn
yardmlaryla geinmek zorunda kalrlard. Olur da gitmezse, onla
r pataklayp dururdu. Bir ie sahipseler, ocuklar kree verir ya
da kaba ve cahil bir kadna terk ederlerdi, parasn da kendileri de
mek zorundaydlar, o kk sefil ekleriyle. Herkes iin tek deer
lt parayd, anne olarak hibir saygnlklar yoktu. Her ey
den el etek ekmelerine amamak gerek. Bu yolla korunuyorlar,
250

biyolojik mukadderatlarnn gereini yerine getirebiliyorlar. Tam


bir destek ve yreklendirmeyle. imdi, syle bana. Zeki birisin
sen, ne syleyeceini duymak istiyorum. Neyi gzden kardk
biz?

Sevgiyi, dedim.
Sevgiyi mi? dedi Komutan. Ne tr sevgiyi?
Ak olmay, dedim.
Komutan, drst ocuk gzleriyle bakt bana. Ah, evet, de
di. Dergileri okumutum, ortaya srdkleri ey buydu, deil mi?
Bir de u istatistiklere bak, canm. Gerekten deiyor muydu, ak
olmaya? Dzenlenmi evlilikler, daha iyi deilse eer, en az nceki
ler denli iyi iliyor.

Sevgi, dedi Lydia Teyze, irenerek. Bu halt kartrrken yakalama


yaym sizi sakn. Buralarda aygn baygn dolamak yok, kzlar. Par
man bize doru sallayarak. Sevgi deil nemli olan.

Tarihsel balamda konuursak, o yllar tam bir anomaliydi, dedi


Komutan. Kazara yaandlar sadece; bizim btn yaptmz, her
eyi Doann normlarna uydurmak.

Kadnlarn Dua Treni, byle grup evlilikleri iin dzenlenir ge


nelde. Erkeklerinki askeri zaferler iin. Srasyla, en ok sevinme
miz gereken eylerdi bunlar. Geri kimi zaman da, inancndan d
nen bir rahibe iin yaplrd bu tren. Bunlarn ou daha ncele
ri gerekleti, rahibeleri toparladklar dnemde, ancak bugnler
de bile birer ikier bulup karyorlar, kstebek gibi saklandklan
yeraltn eeleyerek. Byle bir grnt de vermiyor deiller hani:
miyop gzleriyle parlak ktan sersemlemi haldeler. Yal rahibe
leri vakit geirmeksizin Kolonilere yollarlar, ancak gen ve dour
251

gan olanlar inanlarndan dndrmeye abalar, bunu baardkla


rnda ise hepimiz toplanp bu trenden gemelerini, evlenmeme
yeminlerinden vazgeip toplumun yaran iin onu feda etmelerim
izleriz. Diz kerler ve Komutan dua eder ve krmz duva alr
lar, bizlerin de yapm olduu gibi. Yine de, E olmalarna izin ve
rilmez; bylesine gl bir konum iin hl ok tehlikeli olarak
kabul edilirler. stlerine cadlk kokusu sinmitir, gizemli ve egzo
tik bir eylerin kokusu; ovup temizlemelerine ve tabanlarndaki
denek izlerine ve hcrede geirdikleri zamana karn vardr bu ko
ku. Bu izler hep kalr tabanlarnda, o zaman hep yapmlardr bu
ii, sylenti byle srer gider: yle kolay kolay brakmazlar ada
m. Rahibelerin ou Kolonileri seerler bunun yerine, hibirimiz
alveri orta olarak onlardan birine dmek istemeyiz. Bizlerden
daha ok paralanmtr onlar; yanlarndayken kendini rahat his
setmek gtr.

Anneler beyaz duvakl kzlar yerlerine gtrm, imdi de sandal


yelerine dnmlerdi. Hafif hafif alamalar var aralarnda, karlk
l kola vurmalar ve el tutmalar, mendilini gsteri olsun diye kul
lanmalar. Komutan trene devam ediyor:
"Kadnlarn, kendilerini gsterisiz kyafetlerle donatmalarn
arzu ediyorum," diyor. "Mahcubiyet ve ar ballkla; rlm
salar, altn, inciler ya da pahal kostmlerle deil; ama (ki onlar
tanralk taslayan kadnlar olmulard) iyi ilerle.
Kadn kendini btnyle teslim ederek sessizce rensin." Bu
rada stmzde gezdiriyor baklarn. "Btnyle," diye tekrarl
yor.
"Ancak bir kadnn eitmesine izin vermem, ne de erkek s
tnde zorla hakimiyet kurmasna, sessiz kalsn yeter.
nk nce Adem yaratld, sonra Havva.
252

Ve Adem kandrlmad, ancak kandrlan o kadn gnah iin


deydi.
Bununla birlikte, ocuk dourmakla kurtarlacak; inan ve
merhamet ve lllkte sabr sebat zre olurlarsa eer."
ocuk dourmakla kurtulmak, diye dnyorum. nceki
dnemde, bizi neyin kurtaracan sanyorduk acaba?
"Bunu Elere anlatmalyd, diye mrldanyor Gleninki. "Sherry iinde yzerlcrken." lllk ksmn kastediyor. Konu
mak gvenli hale geldi yine, Komutan trenin esas ksmn bitirdi;
imdi, yzkleri takp duvaklar kaldryorlar. B, diye d
nyorum iimden. yi bak, nk imdi ok ge. Melekler, daha
sonra, Damzlk Kzlara bak kazanacaklar, zellikle yeni Eleri o
cuk retemezlerse. Ne var ki, kzlar, siz olduunuz yere mhland
nz. Elinize geen grdnzle unrl. Ancak onlar sevmeniz
beklenmiyor sizden. Pek yaknd anlayacaksnz bunu. Sessizce
grevinizi yerine getirin yeter. pheye dtnzde, srtst
uzandnzda, tavana bakmanza izin var. Orada, yukarda ne g
receinizi kim bilir? Cenaze elenkleri ve melekler, tozdan takm
yldzlar, yldzslar ya da bakalar, rmcekler tarafndan brakl
m muammalar. Sorgulayan zihni megul etmek iin her zaman
bir eyler bulunur.
Bir ey mi var, canm? diye srer o eski aka.
Yo, niye?
Kprdadn da.

Sakn kprdama.

Hedeflediimiz ey, diyor Lydia Teyze, kadnlar arasnda bir yol


dalk ruhu yaratmaktr. Hep birlikte aba gstermeliyiz.
Saym yoldalna, diyor Moira, tuvalet kabinindeki delik
ten. Sokmaya devam, Lydia Teyze, eskiden dedikleri gibi. Janinei
dizlerinin stne ktrdne dair ne kadarna bahse girersin?
Brosuna ne diye gidiyorlar sanyorsun? Bahse girerim stnde
253

aralksz alyordur Lydia Teyze o kara kuru kll ve yal, sol


mu
Moira! diyorum.
Moira ne? diye fisldyor. Bunu dndn biliyorsun.
Byle konumak hi de doru deil, diyorum, yine de kkrda
ma drtsn hissederek. Ancak o zamanlar hl vakara benzer
bir eyleri korumaya almamz gerekiyormu gibi yapyordum
kendi kendime.
dlein teki olmuundur hep, diyor Moira, sevgiyle ama.
yle iyi geliyor ki. Gerekten.
Haklydn ite, imdi bu yadsnamayacak denli sert zeminde
diz km, alak ve monoton bir sesle srer treni dinlerken an
lyorum bunu. Hkmedenler h kkndaki ak sak laflan kulak
tan kulaa fsldamakta g veren bir eyler var. Dahas, ho bir
ey de var, yaramazca, gizemli, ' asak lanm, heyecan verici. By
gibi, deyim yerindeyse. Havala n indiriyor, haklarndan gelinebi
lecek ortak bir paydaya indiryyor onlan. Banyo kabininin duvanna bilinmeyen biri kazmt: Lydia Teyze somuruyor. syanda bir
tepenin stnden sallanan bir bayrak gibiydi. Lydia Teyzenin
salt bir ey yapt fikri bile kendi iinde yreklendiriciydi.
Bu yzden imdi, bu Melekler ve kurutulmu beyaz gelinler
arasnda geecek son kerte ciddi homurtu ve terlemeleri, nemli kllanyla yzlemeleri getiriyorum gzmn nne; ya da, daha iyi
si, rezilne baarszlklar, haftalk havuca dnm aletler, pi
memi balk gibi souk ve tepki vermeyen et stnde ac dolu, be
ceriksiz debelenmeler.

Tren sonunda bitip biz dar karken o hafif, insann iine ile
yen Asltsyla yle diyor Gleninki: "Onunla yalnz bulutuun
dan haberimiz var."
"Kiminle?" diyorum, ona bakma arzuma kar koyarak. Kim
olduunu biliyorum.
254

"Komutannla," diyor. "Ta bandan beri biliyoruz." Nasl


rendiklerini soruyorum.
"rendik ite," diyor. "stedii nedir? Sapk ak m?"
Ona ne istediini aklamak g olacakt, nk hl bir ad
koyamamtm buna. Aramzda gerekten ne olduunu nasl ak
layabilirim ki? Glerdi, bir kere. Benim iin, "Bir bakma," demek
daha kolay. Bunda, en azndan zorlamann arl var.
Bunun stne dnyor. "Kann istediini bilsen," diyor,
"aarsn."
"Yapabileceim bir ey yok," diyorum. "Gelmeyeceim diye
mem ki." Bunu bilse gerek.
imdi kaldrmdayz ve konumak gvenli deil, dierlerine
hem ok yaknz hem de kalabaln koruyucu fslts kesildi. Arka
larda oyalanarak sessizce yryoruz, ta ki sonunda, "Elbette diye
mezsin. Yine de, bulup anlat bize," diyebileceine kanaat getirene
dek.
"Neyi bulacam?" diyorum.
Ban hafife dndrdn grmekten ok hissediyorum.
"Bulabilecein her eyi."

35

imdi doldurulmas gereken bir uzam var odamn ok scak hava


snda, bir de zaman; bir uzamzaman, buras ve imdi ve oras ve
o zaman arasnda, akam yemeiyle noktalanan. Yatalak bir hasta
iinmi gibi merdivenlerden yukar tanan tepsinin ulamas. Bir
yatalak, geersiz klnan biri. Geerli bir pasaport yok. k yok.
255

Snrdan gemeyi denediimiz o gn olan da buydu, olduumuz


kimseler olmadmz syleyen yeni pasaportlarmzla: rnekse,
Luke hi boanmamt, bylece yeni yasalara gre birlikteliimiz
yasald.
Biz piknik olayn akladktan ve kendisi de arabann iine
gz atp eski kuma hayvanlan arasnda kzmzn uyuduunu gr
dkten sonra, pasaportlarmzla ieri girdi o adam. Luke, koluma
vurup hava almak ister gibi, arabadan dar kt ve g brosu
nun penceresinden adam izledi. Ben arabada kaldm. Kendimi ya
ttrmak iin bir sigara yaktm ve duman iime ektim, yapay bir
rahatlama salayan uzun bir soluk. O zamana kadar alldk olma
ya balayan, allmadk niformal iki askeri seyrediyordum; sa
rsiyah eritli indir kaldr bariyerinin nnde aylak aylak dikili
yorlard. Pek bir ey yapmyorlard. Biri, havalanp dnen, sonra
tekrar te yandaki kpr parmaklklarna konan bir ku srs
n, martlar, seyrediyordu. Onu seyrederken, kular da seyret
tim. Her ey her zamanki rengindeydi, sadece daha parlak.
Yolunda gidecek her ey, dedim, iimden dua ettim. Ah, ne
olur gitsin. Geelim, br yana geelim. Sadece bu sefer, sonra
ne olursa yaparm. Bunu dinleyen iin, her kimse, yapabileceimi
sandm eyin hi ie yaramayacan, hatta ilgi bile ekip ekme
yeceini hi renemeyeceim.
Sonra Luke arabaya bindi, alelacele, mara basp geri vitese
ald. Telefon ayordu, dedi. Ve sonra ok hzl srmeye balad,
sonra o toprak yola ve ormana girdik ve arabadan atlayp koma
ya baladk. Bir kulbe, saklanmak iin, bir tekne, ne dndk
bilmiyorum. Pasaportlarn mkemmel olduklarn ve plan yap
mak iin ok az vaktimiz kaldn syledi. Belki de bir plan vard,
aklnda bir tr harita. Bana gelince, sadece kouyordum: teye,
daha teye.
Bu yky anlatyor olmak istemiyorum.

256

Anlatmak zorunda deilim aslnda. Hibir ey anlatmak zorunda


deilim, ne kendime ne de bir bakasna. Burada ylece oturabili
rim, huzur iinde. Geri ekilebilirim. nsann o denli uzaa gitmesi
olas ki iinde, aaya ve geriye doru o denli uzaa, bir daha asla
karamazlar oradan.
Nolite te bastardes carbonmdomm. Ona hi yaran olmad.
Mcadele etmek neden?

Asla ie yaramayacak.

Ak m? dedi Komutan.
Bu daha iyi. Bildiim bir ey. Bunun hakknda konuabiliriz.
Ak olmak, dedim. Aka dmek, hepimiz yapardk o zaman,
u ya da bu ekilde. Onu nasl hafife alabilmiti byle? Kmsemiti hatta? Sanki bizim iin nemsizmi, bir gsteri, bir kapris
mi gibi. Aksine zahmetliydi. Temeldeki eydi; kendinizi anlaman
zn yoluydu; eer banza hi gelmediyse, bir kez bile, mutasyona
uramsnz demektir, d dnyadan bir yaratk. Herkes bilirdi bu
nu.
Ak olmak, derdik; ona dt gnlm. Den kadnlardk
biz. Buna inanrdk, aa doru olan bu harekete: ylesine seve
cen, umak gibi, ancak ayn zamanda ylesine rkn, ylesine srad, ylesine beklenmedik. Tann aktr, derlerdi bir zamanlar,
ancak biz bunu tersine evirmitik ve ak, Cennet gibi, hemen eli
mizin altndayd. Yanbamzdaki o zel erkei sevmek ne denli
gse, o denli ok inanrdk Aka, soyut ve btncl. Bekliyor
duk, her zaman, cisimlemesini. Bu szcn ete kana brnmesi
ni.
Hem kimi zaman da olurdu bu, bir sre iin. Bu tr ak gelir
geer ve daha sonra anmsamak gtr, ac gibi. Gnn birinde o
257

adama bakar ve dnrsnz, Seni sevdim , ancak cmlenin za


man gemi zamandr ve bir merak duygusu dolar iinize, nk
bu yapm olduunuz artc, pheli ve aptal bir eydir. Dahas,
dostlarnzn, o zamanlar, neden bu konudan kandkla n da an
larsnz.
Bunu anmsamak epeyce teselli veriyor imdi.
te yandan kimi zaman da, hl seviyorken, hla dyorken aka, gecenin ortasnda uyanrdnz, ay pencereden szp
onun uyuyan yzne vurur, gz ukurlarnn glgelerini gn
nda olduundan daha kovu ve derin yaparken, yle dnr
dnz. Ne yaptklarn kim bilir, kendi balarna ya da dier erkek
lerle? Ne sylediklerini ya da olas nereye gideceklerini kim bilebi
lir? Gerekten ne olduklarn kim anlatabilir? Gndelik grnle
ri iindeyken.
O zamanlar olas yle dnrdnz: Ya beni sevmiyorsa?
Ya da gazetelerde okuduunuz ykleri anmsardnz, hen
deklerde ya da ormanlarda ya da terk edilmi kiralk odalardaki buzdolaplarnda bulunmu kadnlar hakknda sklk kadnlar, ancak
kimi zaman da erkekler ya da en kts ocuklar elbiseleri s
tnde ya da plak, cinsel saldrya uram ya da deil; ancak her
durumda ldrlm. Yrmek istemediiniz yerler vard, pence
re ya da kap kilitleriyle ilgili, perdeleri ekmek ve klar ak brak
mak biiminde nlemler vard aldnz. Yaptnz bu eyler dua
gibiydi; onlar yapar ve sizi koruyacan dnrdnz. Hem o
u zaman korurlard da. Ya da bir ey korumutu; hl hayatta ol
duunuz gereinden karabilirdiniz bu sonucu.
Ancak bunlarn hepsi gece iin geerliydi ve sevdiiniz erkek
le hi ilgisi yoktu, en azndan gndz. Bu erkekle yrsn istiyor
dunuz, zme ulasn. zm, vcudunuzun biimini korumak
iin yaptnz bir eydi ayn zamanda, o erkek iin. Siz yeterince
zm bulursanz, belki erkek de yapard byle. Belki, birlikte bir
sonuca ulatrabilirdiniz, sanki ikiniz zlebilir bir bulmacayms
nz gibi; yoksa ikinizden biri, byk olasfikla da erkek, uyuturu
258

cu mptelas bedenini de yannda gtrp sizi kt bir geri ekil


meyle yz t brakarak kendi yrngesinde ekip gider; etkisini
azaltmak iin yapabileceiniz tek ey idman yapmaktr. Onu bir so
nuca ulatrmadysanz, bunun nedeni birinizin tavrnn yanl ol
masyd. Yaamnzda olup biten her eyin zihninizden yaylan
olumlu ya da olumsuz bir gten kaynakland dnlrd.
Houna gitmiyorsa, deitir, derdik birbirimize ve kendimize.
Ve bylece deitirirdik o erkei, bir bakasyla. Deiimin her za
man daha iyi olduundan emindik. Revizyonisttik bizler; revize et
tiimiz ey kendimizdik.
Eskiden nasl dndmz anmsamak tuhaf, sanki her
ey emrimize amade, sanki olumsallk hi yokmu, hi snr bulun
mazm gibi; sanki yaamlarmzn hep genileyen parametrelerini
sonsuza dek biimlemek ve tekrar biimlemekte zgrmz gibi.
Ben de byleydim, ben de byle yaptm. Luke, benim iin ilk er
kek deildi, dahas sonuncu da olmayabilirdi. Bu ekilde dondurul masayd ayet. Zamann iinde, havann tam ortasnda, gemiteki
o aalarn arasnda, dme eyleminin iinde, devinimsiz durdurulmasa.
Gemi zamanlarda, kk bir paket yollarlard, eyalan ie
ren: ld zaman yannda olan eyler. Sava zaman yap tklan
budur, derdi annem. Ka zaman at yakmanz beklenirdi acaba,
hem ne derlerdi ki? Varln sevilene armaan et. Ve yleydi, sevi
len. Biri.
Dir, diyorum. Dir, dir, sadece harf, seni boktan aptal,
anmsamay beceremiyor musun, bylesi ksa bir szc bile?

Elbisemin koluyla yzm siliyorum. Bir zamanlar, lekelenir kor


kusuyla yapmazdm bunu, ancak imdi hibir ey olmuyor. Y
zmdeki, benim tarafmdan grlmeyen ifade her ne ise gerektir.
Beni affetmeniz gerekecek. Gemiten bir snmacym ben, dier
snmaclar gibi braktm ya da ardmda brakmaya zorlandm
259

varln gelenek ve adetlerinin stnden geiyorum. Ve buradan,


btnyle srad ve ho grnyor, ben de bir o kadar takanakl
ym bu varlk konusunda. Pariste ay ien, yirminci yzylda tek
bana ssz bir adaya braklm bir Beyaz Rus gibi, geriye doru
yneliyorum, o rak patikalar tekrar bulmaya abalyorum; ar
duygusallayorum, kaybediyorum kendimi. Brakyorum aksn
gz yalarm. Olan bu, alama deil. Bu sandalyede oturup bir
snger gibi su szdryorum.
yleyse. Daha fazla beklemek. Bekleyen Kadn: hamilelik el
bisesi alabileceiniz o maazalara byle derlerdi eskiden. Bekleyen
kadn daha ok bir tren istasyonunda bekleyen birini antryor.
Beklemek, ayn zamanda bir yerdir: beklediiniz yerdir. Benim
iin, beklemek bu oda. Bir boluum ben, burada, parantez iaret
leri arasnda. Dier insanlar arasnda.

Kapm alnyor. Cora olmal, tepsiyle.


Ne var ki, o deil. "Bunu senin iin getirdim," diyor Serena
Joy.
Ve o zaman bam kaldrp etrafa bakyorum ve sandalyem
den kalkp ona yaklayorum. Elinde tutuyor, bir Polaroid resim,
kare ve parlak. Demek hl yapyorlar onlar, bu tr fotoraf ma
kinelerini. Dahas, aile albmleri de olacak, iinde btn ocukla
rn bulunduu; hi Damzlk Kz olmayacak geri. Gelecein tari
hinin bak asndan bu tr, yani bizler grnmez olacaz. Yine
de, ocuklar olacak ilerinde pekl, aada, bfede plenen ve
doum iin bekleyen Eler5in bakmas iin.
"Sadece bir dakikalna kalabilir sende," diyor Serena Joy, se
si alak ve bir suu paylar gibi. "Onlar kaybolduunu fark etme
den geri gtrmeliyim."
Bunu onun iin ele geiren bir Martha olmal. Bu durumda,
Marthalarn iinde, onlar iin de bir eyler bulunan, bir ebeke
var demektir. Bunu renmek ho.
260

Ondan alyorum resmi, dzgn grebilmek iin eviriyorum.


Bu o mu, gerekten byle mi acaba? Benim hzinem.
ok uzam ve deimi. imdi biraz glmsyor, ne de a
buk, sanki bir eski zaman lk Komnyonu iin giydirilmi beyaz el
bisesiyle.
Zaman ylece durmam. Sanki ben dikkatsiz bir ocuk tarafindan suya ok yakn bir yerde braklm kumdan bir kadnmm
gibi ykad beni, srkleyip gtrd. Onun gznden silindim.
imdi salt bir glgeyim, bu fotorafin parlak yzeyinin ok geri
sinde. l annelerin olduu gibi, bir glgenin glgesi. Bunu gz
lerinde grmek mmkn: Ben yokum orada.
Ne var ki, o var, beyaz elbisesiyle. Byyor ve yayor. G
zel bir ey deil mi bu? Bir ltuf?
Yine de dayanamyorum buna, byle silinmi olmaya. Bana
hibir ey getirmese daha iyiydi.

Bir atalla kremal msr gevrei yiyerek kk masada oturuyo


rum. Bir atal ve kam var, ancak bir bam asla. Et ktnda,
el yeteneim ya da dilerim yokmu gibi, nceden kesiyorlar be
nim iin. Her ikisine de sahibim halbuki. Bana bak verilmemesi
nin nedeni de bu zaten.

36
Kapsna vuruyor, sesini duyuyor, yzm ayarlayp ieri giriyo
rum. minenin yannda ayakta duruyor; elinde neredeyse bo
bir iki barda var. Sert likre balamak iin ben gelene dek bek
ler genellikle; geri akam yemeinde arap itiklerini de bilirim.
Yz kzarm biraz. Ne kadar itiini karmaya alyorum.
261

"Merhabalar," diyor. "Bizim tatl ufaklk naslm bakalm bu


akam?"
Oluturup ynelttii glmsemenin zeninden birka tane
itiini syleyebilirim. Nezaketi stnde.
"yiyim," diyorum.
"Kk bir heyecana hazr msn?"
"Pardon?" diyorum. Bu hamlesinin ardndaki sklganl duyumsuyorum, benimle ne kadar ileri ve hangi ynde gideceine da
ir bir kararszlk.
"Bu gece kk bir srprizim var sana," diyor. Glyor; da
ha ok, zaptedilemeyen bir glme bu. Bu akam her eyin kk
olduunu fark ediyorum. eyleri kltmeyi istiyor, ben dahil.
"Houna gidecek bir ey."
"Nedir?" diyorum. "in damas m?" Bu kadar cret gsterebi
lirim; bunlardan holanr grnyor, zellikle de bir iki ikiden
sonra. Uar olmam yeliyor.
"Daha iyi bir ey," diyor meraklandrmaya alarak.
"Sabrszlanyorum."
"Gzel," diyor. Masasna gidip bir ekmeceyi kartryor.
Sonra, bir elini arkasnda tutarak bana doru geliyor.
"Tahmin et," diyor.
"HayVan, sebze yoksa maden mi?" diyorum.
"Ah, hayvan," diyor, alayc bir ciddiyetle. "Kesinlikle hayvan
derdim ben olsam." Arkasndaki elini uzatyor. Grnne bak
lrsa, bir avu dolusu leylak ve pembe renklerde ty tutuyor elin
de. imdi sallayp ayor. Bu bir giysi, akas, hem de bir kadn
giysisi: M or yaldzlarla kaplanm sutyeni bile var gsler iin.
Yaldz dediim kk yldzlar. Tyler kala etrafnda ve stnde.
Demek korse tahminim yanl deilmi.
Nereden bulduunu merak ediyorum. Bu trden btn giy
silerin yok edilmi olmas gerekirdi. Bunu televizyonda grd
m anmsyorum, bir ehirden dierine ekilen yeni kplerde.
262

New Yorkta, Manhattan Temsilcilii denmiti buna. Times Meydannda enlik ateleri yaklmt, evrelerinde ark syleyen yn
lar, kameralarn kendilerini ektiini hissettiklerinde kollarn k
ranla ge uzatan kadnlar, alevlere bir eyler frlatan iyi yontul
mu ta yzl gen erkekler, kucak dolusu ipek ve naylon ve ya
pay krk, misketyeili, krmz, meneke; siyah saten, altn lame,
parlak gm; bikini klotlar, meme balarn kapatmak iin dikil
mi pembe saten kalpleriyle ii grnen sutyenler. Ve reticiler
ve ithalatlar ve satclar diz st kmler, halkn gz nnde
tvbe ediyorlar, balarndaki komik kat apkalar renci ceza k
lahlarna benziyor, krmzyla stlerinde UTAN yazyor.
Ancak kimi eya yaklmaktan kurtulmu olmal, hepsini ele
geirmeleri olas deildi. Bunu da, dergileri elde ettii yoldan bul
mu olmal, drste deil yani: karaborsa kokuyor. Dahas, yeni
de deil, daha nce giyilmi, koltukaltlarndaki kuma burumu
ve hafife lekelenmi, bir baka kadnn teriyle.
"ly tahmin etmek zorundaydm," diyor. "Umarm
uyar."
"Bunu giymemi bekliyorsunuz ha?" diyorum. Sesimin iffet
taslar ve onaylamaz biimde ktn biliyorum. Bu fikirde ekici
bir ey var. Bu denli uuk, parlak ve teatral bir ey hi giymemi
tim, teatral, doru szck, bu; eski bir tiyatro kostm olsa ge
rek ya da artk yok olmu bir gece kulb gsterisinden kalma bir
ey; giydiim buna en yakn ey mayoydu ve Lukeun bir keresin
de benim iin satn ald eftali renginde dantelden bir kakorse se
ti. Yine de, bu eyde bir batan kanclk var, o ocuka giyinme
cazibesini tayor stnde. Hem pek afili olacakt, Teyzelere haka
ret, pek gnah, pek zgr. zgrlk, baka her ey gibi, grece
dir.
"Peki," diyorum, ok hevesli grnmek istemeyerek. .Kendisi
ne bir iyilik yaptm hissettirmek istiyorum. imdi sadede gelebili
riz, derinlerdeki gerek arzusuna. Kk bir kams m var kap
263

nn ardna saklanm? kence izmelerini kanp masann stne


mi eilmemi isteyecek, yoksa kendi mi eilecek?
"Bu bir klk deitirme," diyor. "Makyaj yapman da gereke
cek; bunun iin de bir eyler aldm. O olmakszn asla giremezsin."
"Nereye?" diye soruyorum.
"Bu gece seni dar kanyorum."
"Dan m?" Arkaik bir ifade bu. Kesinlikle hibir yer yok ar
tk, bir erkein bir kadn dar karmas iin.
"Buradan dan," diyor.
nerdii eyin riskli olduunu sylemeden biliyorum, onun
iin, ancak zellikle benim iin; yine de dan kmak istiyorum.
M onotonluu kracak, eylerin alglanan saygn dzenini tersine
evirebilecek herhangi bir eyi istiyorum.
Bu eyi giyerken beni seyretmesini istemediimi sylyorum
ona; onun nnde hl utangacm, vcudumu gsterme konu
sunda. Arkasn dneceini sylyor ve yle de yapyor, ayakkab
larm, oraplarm ve pamuklu i amarlarm karp tylleri gi
yiyorum, elbisemin altnda. Sonra elbisenin kendisini de kanp in
ce yaldzl kuma asklarn omuzlarma atyorum. Ayakkab da
var, acayip yksek topuklu, leylak rengi. Hibiri tam uymuyor,
ayakkablar birazck byk, elbisenin gs ok sk, ancak idare
eder.
"te," diyorum ve dnyor. Aptal gibi hissediyorum; kendi
mi bir aynada grmek istiyorum.
"Ho," diyor. "imdi de yzn."
Elindekilerin hepsi, eski ve erimi ve yapay zm kokan bir
ruj, birka gz kalemi ve maskara. Ne far, ne de allk var. Bir an
iin nasl yapldn anmsayamayacam sanyorum, gz kalemiy
le ilk denemem, sanki kavgadan kmm gibi siyah isli bir leke bra
kyor gz kapaklarmda; ancak onu nebati yadan el losyonuyla
silip tekrar deniyorum. Elmack kemiklerime biraz ruj srp elim
le yayyorum. Ben btn bunlar yaparken, o byk ve gm
264

bir el aynas tutuyor benim iin. Serena Joya ait olduunu fark
ediyorum. Odasndan dn alm olmal.
Salarma yapacak bir ey yok.
"Fevkalade," diyor. Her ey bittiinde olduka heyecanl g
rnyor; sanki bir parti iin hazrlanyoruz.
Gardroba gidip bir pelerin karyor, kukuletal. Ak mavi,
Elerin rengi. Bu da Serenann olmal.
"Kukuletay yzne kadar indir," diyor. "Makyajn bulatrmamaya dikkat et. Kontrol noktalarndan gemek iin bu."
"yi de ya benim gei kartm?" diyorum.
"Bunu kafana takma," diyor. "Senin iin aldm bir tane."
Ve bylece yola kyoruz.

Birlikte, kararmaya balayan caddelerden kayp geiyoruz. Sinema


lardaki yeni yetmelermiiz gibi sa elimi tutmu Komutan. Gk
mavisi pelerini skca saryorum bedenime, iyi bir Ein yapmas ge
rektiince. Kukuletann oluturduu tnelden Nickin bann ar
kasn grebiliyorum. apkas dz, dik oturuyor, boynu dik, t
myle dimdik. Duruu varlm onaylamyor, yoksa bana m yle
geliyor? Bu pelerinin altnda neyin olduunu biliyor mu, o mu
salad acaba? O saladysa, bu onu fkeli mi, arzulu mu, kskan
m klyor ya da en azndan etkiliyor mu? Ortak bir eyimiz var
onunla; ikimiz de grnmez olarak kabul ediliyoruz, ikimiz de hiz
metliyiz. Bunu bilip bilmediini merak ediyorum. Komutan iin,
sonra da bana, kapy atnda, baklarn yakalamaya, bana bak
masn salamaya altm, ancak beni grmemi gibi davrand. N e
den olmasn? Onun iin kolay bir i bu, kk haberler gtr
mek, kk iyilikler yapmak; eh, bunu tehlikeye atmann da bir
anlam yok dorusu.
K ontrol noktalar hi sorun deil, Komutann olacan sy
ledii denli yolunda gidiyor her ey, hzl kalp atlarma ve ba
mn zonklamasna karn. Korkak tavan, Moira byle derdi.
265

kinci kontrol noktasn geince, Nick, "Buras m, Efendim?"


diye soruyor ve Komutanda, "Evet," diyor.
Araba duruyor ve Komutan, "imdi senden yere yatmam ri
ca etmekzorundaym, diyor.
"Yere mi?" diyorum.
"Bahe kapsndan gememiz gerek," diyor, sanki bunun be
nim iin bir anlam varm gibi. Nereye gittiimizi sormaya altm
ancak beni artmak istediini syledi. "Eledin girmesi yasak."
Bylece kendimi yassltyorum ve araba tekrar hareket edi
yor, sonraki birka dakika hibir ey grmyorum. Pelerinin alt
boucu scak. Pamuklu yazlk deil de klk bir pelerin ve naftalin
kokuyor. Ardiyeden dn alm olmal, Serenann fark etmeye
ceini bilerek. Bana yer amak iin saygl biimde ekmi ayaklar
n. Buna karn alnm ayakkablarna deiyor. Daha nce ayakkab
larna hi bu kadar yakn olmamtm. Sert ve matlar, bcek kabu
u gibi: siyah, boyal, esrarh. Ayaklarla hi ilgileri yok gibiler.
Bir baka^ kontrol noktasn ayoruz. Resmi, hrmetkar ses
ler duyuyorum ve gei katlarnn gsterilmesi iin inip kalkan
elektrikli pencereyi. Bu kez benimkini gstermeyecek, benim ol
duu kabul edileni yani, imdilerde resmen varolmadma gre.
Sonra araba hareket edip yine duruyor ve Komutan dorul
mama yardm ediyor.
"abuk davranmalyz," diyor. "Arka giri buras. Pelerini
Nicke brakmalsn. Her zamanki saatte," diyor Nicke en son. De
mek bu da daha nce yapm olduu bir ey.
Pelerini karmama yardm ediyor; arabann kaps ak imdi.
Neredeyse plak tenimde havay hissediyorum ve terlemekte ol
duumu fark ediyorum. Arabann kapsn kapatmak iin dner
ken Nickin aynadan bana baktn grebiliyorum. imdi beni g
ryor. Gzlerinde okuduum anlam hor grme mi, kaytszlk m,
benden salt bekledii ey bu mu yoksa?
Krmz tuladan ve olduka modern bir binann arkasndaki
geitteyiz. Bo konserve kutularndan bir yn dar, kapnn ya266

mna konmu; rmeye balam kzarm tavuk kokusu var orta


lkta. Dz, gri vc duvarla ayn dzlemdeki, sanrm, elikten yapl
m kapnn anahtar var Komutanda. erde, floresan tepe kla
ryla aydnlatlm beton blok bir koridor var; bir tr ilevsel t
nel.
"te," diyor Komutan. Bileime elastik bir eritle bal mor
bir fi geiriyor, havaalannda bagajlar iin kullanlan filer gibi.
"Soran olursa, akam iin kiralanm olduunu sylersin," diyor.
plak kolumun st tarafindan tutup ileri doru ynlendiriyor
beni. stediim ey bir ayna, dudak boyamn uygun, tylerin ok
aptalca, ok dank olup olmadn merak ediyorum. Bir k al
tnda korkun grnyor olmalym. Geri ok ge rtk.
Ahmak, diyor Moira.

37
Koridor boyunca gidip, bir baka donuk gri kapdan geip bu se
fer hafif aydnlatlm ve mantar renginde, kahverengimsi pembe
hal deli baka bir koridor boyunca yryoruz. Bu hole alan
numaral kaplar var: yz bir, yz iki, bir frtnada sayar gibi, tepe
nize inebilecek yldrmn size ne kadar yakn olduunu anlamak
iin. Demek, bir otel buras. Kaplardan birinin arkasndan gl
meler geliyor, bir erkek ve bir kadndan. Bunlar duymayal ok za
man geti.
Merkezi bir avluya kyoruz. Geni ve ayrca yksek: tepede
ki at penceresine kadar birka kat ykseliyor. Ortasnda bir fski
ye var, tohuma kam bir karahindiba biiminde su fkrtan yu
varlak bir fiskiye. Orada burada saksya konmu iekler ve tomur
cuklanan aalar, balkonlardan sarkan asmalar. Oval biimli cam
asansrler duvarlardan dev salyangozlar gibi aa yukar kayyor.
267

Nerede olduumu biliyorum. Daha nce burada bulunmu


tum: Lukela, akam stleri, uzun bir zaman nce. Bir oteldi, o ak
am. imdi kadn dolu.
Hareketsiz durup onlar seyrediyorum. Seyredebiliyorum,
burada, etrafima bakabiliyorum, bunu engelleyecek beyaz kanat
lar yok. Onlardan kurtulmu bam allmadk biimde hafif geli
yor bana; sanki stnden bir yk alnm gibi ya da bir arlk.
Kadnlar oturuyor, uzanyor, dolayor, birbirlerine yaslan
yorlar. Aralarna karm erkekler var, bir ok erkek, ancak koyu
renk niformalar ya da elbiseleriyle birbirlerine yle benziyorlar
ki sadece bir tr artalan oluturuyorlar. te yandan, kadnlar tro
pikal, her trde parlak, festival giysileri var stlerinde. Kimisi be
nim gibi giyinmi, tyl ve parltl, kaladan eritli, gslerin az
stnde bitiveren elbiseler. Kimi, eski gnlerin i amarlarn giy
mi, ortlu gecelikler, fantezi pijamalar, bildik effaf sabahlklar.
Kimi, mayolu, tek para ya da bikini; birinin meme ularn kapa
tan byk tarams kabuklardan oluan dantelli bir ey giydiini
gryorum. Kimi kou ortlu ve gne siperli, kimi de eskiden te
levizyonda gsterilenlere benzeyen skca bedene yapk, pastel
renkli rg tozluklaryla egzersiz mayolar giymiler. Hatta amigo
kz kostmleri giymi birka kii var, kk pileli etekler, gs
zerinde iri harfler. Sanrm arabildikleri ya da kurtarabildiklerin
den oluturduklar karmla yetinmek zorunda kalmlar. Hepsin
de makyaj var, bunu kadnlarda grme alkanlm nasl da yitirdi
imin ayrdna varyorum, nk gzleri ok byk, ok karanlk
ve parltl, azlar ok krmz, ok slak, kana bulanm ve prltl
geliyor bana; ya da, dier yandan, ok soytarca.
lk bakta bu sahne adeta enlikli. Bir maskeli balo gibi; iri
ocuklar gibiler, sandklardan kartrp kardklar giysileri iinde.
Nee var m bunda? Olabilir, ancak kendi seimleri mi bu? Gr
ne baklarak anlalmaz bu.
Bir alay popo salnp duruyor bu odada. Onlara pek alk de
ilim artk.
268

"Gemie doru yrmek gibi," diyor Komutan. Sesi mem


nun gibi, hatta sevinli. "Sence de yle deil mi?"
Gemi tamtamna byle miydi diye anmsamaya alyo
rum. Pek emin deilim, imdi. Bu tr eyleri ierdiini biliyorum,
ancak bu karm bir biimde farkl. Gemie dair bir film, gemile
ayn deildir.
"Evet," diyorum. Hissettiim tek bir ey deil. Elbette bu ka
dnlar beni korkutmuyor, akna da evirmiyor. Onlara okul ka
aklan gzyle bakyorum. Resmi gr, onlan inkr ediyor, on
larn varln bile inkr ediyor, ne var ki buradalar ite. Hi yok
tan, bir ey bu.
"Aval aval baknma," diyor Komutan. "Kendini ele verecek
sin. Doal hareket et." Beni tekrar ileri yneltiyor. Baka bir adam
ona selam veriyor ve bize doru hareketleniyor. Komutann eli
kolumu iyice skyor. "Sakin ol," diye fsldyor. "Kendini kaybet
me."
Btn yapman gereken, diyorum kendi kendime, azn kapa
l tutmak ve aptal grnmek. Bu o kadar zor olmasa gerek.

Konumalar benim adma Komutan yapyor, bu adamla ve onu


izleyen dierleriyle. Hakkmda pek bir ey sylemiyor, buna gerek
yok. Yeni olduumu sylyor, bana bakyorlar ve beni brakp
baka eyler hakknda konuuyorlar. Klk deitirmem ilevini ye
rine getiriyor.
Kolumu tekrar tutuyor ve konuurken belkemii fark edil
mez biimde geriliyor, gs geniliyor, sesi gittike genliin can
ll ve akaclna brnyor. Bana yle geliyor ki, gsteri yap
yor. Benimle gsteri yapyor onlara ve bunu anlyorlar, yeterin
ce kibarlar, ellerini kendilerine saklyorlar, ama gslerimi, bacak
larm inceliyorlar, sanki bunu yapmamalar iin hibir neden yok
mu gibi. Ama aynca bana da gsteri yapyor. Bana dnyaya hkmediini gsteriyor. Burunlarnn dibinde kurallar iniyor, onla
269

ra nanik yapyor, atlatyor onlar. Belki de, gcn esinledii syle


nen sarholuk durumuna ulat, vazgeilemez olduunuza ve bu
nedenle her eyi, tamamen istediiniz her eyi, ama her eyi yapabi
leceinize inandnz duruma. ki kere, kimsenin bakmadn d
ndnde, gz krpyor bana.
Bu ocuksu bir gsteri, btn bu eylem, ackl; ancak anlad
m bir ey.
Bunu yapmaya doyduunda beni tekrar baka yere srkl
yor, bir zamanlar otel lobilerinde bulunan iekli kabark bir kane
peye; bu lobide, gerekten de, iekli bir desen anmsyorum, fo
nu lacivert olan pembe art rouveau iekleri. "Ayaklarn yorul
mutur dedim," diyor, "bu ayakkablarn iinde." Hakl ve bunun
iin minnettarm ona. Beni oturtuyor ve kendi de yanma oturu
yor. Bir kolunu omzuma sanyor. Ceket kolunun dokumas teni
mi trmalyor, son zamanlarda dokunulmaya hi de alkn dei
lim.
"Evet?" diyor. "Kk kulbmz hakknda ne dnyor
sun?"
Tekrar etrafima bakyorum. Erkekler, bata dndm gi
bi, tek rktan deiller. Fskiyenin ortada bir grup Japon var,
ak gri elbiselerle, uzak kede de beyaz bir leke: Araplar, stle
rindeki uzun giysiler, kefiye ve agelleriyle.
"Bir kulp m bu?" diyorum.
"Eh, yle diyoruz, kendi aramzda. Kulp."
"Bu tr bir eyin kesinlikle yasaklandn dnuyoauiu
diyorum."
"Evet, resmi olarak," diyor. "Sonuta hepimiz insanz."
Bu konuyu biraz daha amas* iin bekliyorum, ama bunu
yapmyor, bu yzden, "Bu ne anlama geliyor?" diyorum.
"Bu, Doay kandramazsn demek," diyor. "Doa eitlilik
talep eder, erkekler iin. Bu akla yatkn, dlleme stratejisinin bir
paras. Doann tasarm." Bir ey sylemiyorum, bylece de
vam ediyor. "Kadnlar bunu igdsel olarak bilirler. Neden o ka
270

dar ok deiik giysiler satn alrlard, eski gnlerde? Erkekleri fark


l kadnlar olduklarna inandrmak iin. Her gn yeni biri."
Buna inanyormu gibi konuuyor, ancak birok eyi byle
sylyor zaten, belki buna inanyor, belki de deil ya da ayn za
manda her ikisini de yapyor belki. Neye inandn sylemek ola
naksz.
"Demek imdi deiik giysilerimiz olmad iin," diyorum, "de
iik kadnlara sahipsiniz." Bu ironi, ancak fark ettiini gstermi
yor.
"Bu, birok sorunu zyor," diyor, kln kprdatmadan.
Buna yant vermiyorum. Ondan bkmaya balyorum. On
dan souduumu, akamn kalann kasvetli bir suskunluk iinde
geireceimi hissediyorum. Ancak bunu gze alamam, biliyorum.
Ne olursa olsun, hl darda geirilen bir akam bu.
Gerekten yapmak istediim ey, kadnlarla konumak, an
cak bunun iin pek az ansm olduunu gryorum.
"Kim bu insanlar?" diye soruyorum ona.
"Bu sadece subaylar iin," diyor. "Btn branlardan; ve k
demli memurlar. Ve ticari delegasyonlar, elbette. Ticareti tevik
ediyor. nsanlarla tanmak iin iyi bir yer. Bu olmadan pek ticaret
yapamazsn. Baka bir yerde bulabilecekleri kadar iyi eyler sala
maya alyoruz. Ayrca bir eylere kulak misafiri olabilirsin; bilgi
edinebilirsin. Bir erkek bir kadna bazen bir baka erkee anlatma
yaca eyleri anlatr."
"Hayr," diyorum. "Kadnlar kastediyorum."
"Oh," diyor. "Evet, kimi gerek profesyonel. alan kzlar,"
glyor "nceki zamandan kalma. Asimile edilemediler; her
neyse, ou buray tercih ediyor."
"Ya dierleri?
"Dierleri mi?" diyor. "Eeh, iyi bir koleksiyonumuz var. ura
daki, yeil giysili olan, bir sosyolog. Ya da yleydi. u bir avukat
t, u i dnyasndayd, idari bir konumda; fast food zinciri gibi
bir ey ya da belki de oteller zinciriydi. Cannn ektii sadece ko
271

numaksa, onunla ok iyi sohbet edilebileceini duymutum. On


lar da buray tercih ediyorlar."
"Neye tercih ediyorlar?" diyorum.
"Seeneklere," diyor. "Sen bile, sahip olduklarnla karlat
rrsan tercih edebilirsin buray." Bunu pikince sylyor, zarf at
yor, vlmek istiyor, konumann ciddi blmnn sona erdiini
anlyorum.
"Bilmiyorum," diyorum, bunu dnrm gibi. "Bu i ar
gelebilir."
"Kilona dikkat etmen gerekecektir, kesinlikle," diyor. "Bunda
ok titizler. Be kilo aldn m, Hcreyi boylarsn." aka m yap
yor? Herhalde, ama bilmek istemiyorum.
"Evet," diyor, "burann havasna girmen iin, kk bir iki
ye ne dersin?"
"imemem gerek," diyorum, "biliyorsunuz."
"Bir kereden bir ey kmaz," diyor. "Her neyse, imemen iyi
olmaz. Burada nikotin ve alkol yasak deil! Gryorsun, bu
radakilerin kimi avantajlar var."
"Tamam," diyorum. ten ie bu fikir houma gidiyor, yllar
dr bir iki imedim.
"Ne olsun, o zaman?" diyor. "Burada her ey var. thal."
"Bir cin tonik," diyorum. "Ama az, ltfen. Sizi rezil etmek
istemem."
"Bunu yapmazsn," diyor, srtarak. Ayaa kalkyor, sonra
da, hayret verici bir biimde, elimi alyor ve pyor, avu iini. Ar
dndan uzaklayor, bara doru. Bir garson kz arabilirdi, birka
tane var, gslerinde ponponlar ve ayn tip siyah mini eteklerle,
ama megul grnyorlar ve onlar durdurmak zor.

Sonra onu gryorum. Moira. ki kadnla birlikte duruyor, e


menin yaknnda. Dikkatle bakmam gerek, tekrar, o olduundan
272

emin olmak iin; bir rpda yapyorum bunu, gzlerimi hzla oy


natarak, kimse farkna varmasn diye.
Sama sapan giyinmi, bir zamanlar parlak olan siyah saten
den, giyilmeyecek kadar kt grnl bir giysi var stnde. As
ksz, ierden balanm, gsleri kaldrarak, ama Moiraya pek
uymuyor, ok byk, yle ki bir gs prtlam, dieri snk.
Dalgnca bluzunu ekiyor, yukan doru. Arkasnda pamuktan
bir tampon var, yarm dndnde grebiliyorum bunu; gazl be
ze benziyor, bir msr tanesi gibi patlatlm. Bir kuyruk olarak d
nldn anlyorum. Bana iki kulak ilitirilmi, bir tavann
ya da bir geyiin, hangisi olduunu sylemek kolay deil; kulak
lardan birinin kolas kaybolmu ya da teli esnemi ve dp duru
yor. Boynunda siyah bir papyon var, siyah file orap ve yksek
topuklu ayakkab giymi. Yksek topuktan nefret ederdi hep.
Antik ve garip olan bu kostm gemiten bir eyi anmsat
yor bana, ama neyi bilemiyorum. Bir sahne oyununu mu yoksa
mzikal bir komediyi mi? Paskalya iin giyinmi kzlar, tavan kl
nda. Burada anlam ne bunun, tavanlar erkeklere neden cinsel
olarak ekici geliyor? Bu apaul kostm nasl ekici olabilir?
Moira sigara iiyor. Bir nefes alyor, puanl uzun bir kuyruu
ve gm boynuzlar olan krrruz pullu elbiseli bir eytan giysi
si kadna uzatyor. imdi kollarn nnde, desteklenmi gs
lerinin altnda kavuturmu. Bir ayana veriyor arln, sonra
dierine, ayaklar aryor olmal; belkemii hafife eiliyor. lgisiz
ve dnmeksizin odaya baknyor. Bu onun iin bildik bir sahne
olmal.

Bana bakmasn, beni grmesini istiyorum, ama baklan zerim


den kayp gidiyor, sanki salt baka bir palmiye aac, baka bir kol
tukmuum gibi. Kukusuz dnecek bu tarafa, o kadar ok istiyo
rum ki, bana bakmal, erkeklerden biri yanna gidip onunla birlik
te ortadan kaybolmadan nce. Yanndaki dier kadn, pembe pe
273

l yakal ceketi iindeki sarn, cam asansre binip yukar doru


gzden yitti bile. Olas mterileri kestirmeye alarak ban saa
sola eviriyor Moira. Orada sahipsiz durmak zor olmal, sanki bir
lise balosunda gzden karlm gibi. Bu sefer gzleri bana takl
yor. Beni gryor. Tepki gstermeyecek kadar akll.
Yz ifadelerimiz bo ve kaytsz, birbirimize bakyoruz. Sonra
bayla kk bir hareket yapyor, saa doru hafife eerek. Kr
mzl kadndan sigaray geri alyor, azna gtryor, be parma
n gstererek bir an elini havada tutuyor. Ardndan srtn bana d
nyor.
Eski iaretimiz. Onun sanda bir yerlerde olmas gereken ka
dnlar tuvaletine gitmek iin be dakikam var. Etrafa baknyo
rum: tuvalete ait hibir iaret yok. Komutan olmadan kalkp bir
yerlere gitme riskine giremem. Pek bir ey bilmiyorum, burann
kurallarn bilmiyorum, durdurup kimlik sorabilirler.
Bir dakika, iki. Moira etrafa baknmadan sallana sallana kma
ya balyor. Onu anladm ve onu takip edeceimi umabilir sade
ce.
Komutan geri geliyor, iki ikiyle. Bana doru glmsyor,
kanepenin nndeki uzun siyah sehpaya ikileri yerletiriyor, otu
ruyor. "Eleniyor musun?" diyor. Elenmemi istiyor. Her eyden
nce bu bir elence.
Ona glmsyorum. "Tuvalet var m burada?" diyorum.
"Elbette," diyor. kisini yudumluyor. Herhangi bir yn gs
termiyor.
"Oraya gitmem gerekiyor." Artk zihnimden sayyorum, sani
yeleri, dakikalar deil.
"Orada," diye ban sallyor.
"Beni biri durdurursa ne olacak?"
"Fiini gstermen yeter," diyor. "Sorun kmaz. Sahipli oldu
unu anlarlar."
Kalkyorum, oday yalpalayarak geiyorum. Biraz sendeliyo
rum, emenin yannda, neredeyse decek gibi oluyorum. To
274

puklu ayakkablar yznden. Komutann beni destekleyen kolu


olmadan dengesizim. Erkeklerden birka bana bakyor, ehvetten
ok aknlkla diye dnyorum. Bir aptal gibi hissediyorum
kendimi. Sol kolumu gzle grlr bir biimde nmde tutuyo
rum, dirsekten bklm, fi dar dnk. Kimse bir ey demiyor.

38
Kadnlar tuvaletinin giriini buluyorum. stnde hl Bayanlar
yazyor, ssl yaldzl yazyla. Kap bir koridorun ucunda, giri
klar kontrol eden bir kadn da kapnn yanndaki masada o turu
yor. Yalca bir kadn, mor bir kaftan giymi ve altn rengi far sr
m, ancak onun yine de bir Teyze olduunu anlayabiliyorum.
Drteci masann zerinde, kay da bileine takl. Sakn bir aptal
lk yapmayn burada.
"On be dakika," diyor bana. Masa stndeki bir istiften ald
drt ke mor bir kat uzatyor. nceki dnemin maazalarn
daki bir soyunma kabinine benziyor. Arkamdaki kadna, "Daha de
min buradaydn," dediini duyuyorum.
"Tekrar girmeliyim," diyor kadn.
"Dinlenme molas saat ba," diyor Teyze. "Kurallar biliyor
sun."
Kadn alamakl, umutsuz bir sesle kar kmaya balyor.
Kapy iterek ayorum.
Buray anmsyorum. Bir dinlenme alan var, pembe tonlarla
hafife aydnlatlm, birka koltuk ve bir kanepe, bambu stne
limon yeili boyal ve stnde yaldzl telkari ereveli bir duvar sa
ati. Aynay kaldrmamlar, kanepenin karsnda uzun bir tane
var. Burada, nasl grndn bilmek zorundasn. tedeki ke
275

merli koridorda tuvalet blmeleri mevcut, onlar da pembe; lava


bolar ve birka ayna daha.
Koltuklarda ve kanepede ayakkablarn karm birka ka
dn sigara ierek oturuyor. eri girdiimde bana bakyorlar. Hava
da parfm ve bayat duman ve i grm beden kokusu var.
"Yeni misin?" diyor ilerinden biri.
"Evet," diyorum, grnrde hibir yerde olmayan Moiray
arayarak etrafma baknyorum.
Kadnlar glmsemiyorlar. Ciddi bir imi gibi, sigara imeye
devam ediyorlar. tedeki odada, portakal rengi yapma krkten
kuyruklu bir kedi elbisesi giymi bir kadn makyajn tazeliyor. Bu
ras, kulis gibi: tiyatro makyaj iin boyalar, duman, yanlsama mal
zemeleri.
ekingen duruyorum, ne yapacam bilmeden. Moiray sor
mak istemiyorum, bunun gvenli olup olmadn bilmiyorum.
Sonra bir tuvaletin suyu ekiliyor ve Moira pembe bir blmeden
kyor. Bana doru sendeleyerek yryor; bir iaret bekliyorum.
"Tamam," diyor, bana ve dier kadnlara. "Onu tanyorum."
tekiler artk glmsyorlar ve Moira bana sarlyor. Kollarm
boynuna dolanyor ve gslerini kaldran teller gsme bat
yor. Birbirimizi pyoruz, bir yana, sonra tekini. Sonra yle
bir geri ekiliyoruz.
"Aman Tanrm," diyor. Bana srtyor. "Babil Orospusuna
benzemisin."
"Byle grnmem gerekmiyor mu?" diyorum. "Sen de kedi
nin srkledii bir eye benziyorsun."
"Evet," diyor, nn yukar ekerek. "Benim stilim deil,
hem bu ey de paralanmak zere. Keke bunlarn nasl yapld
n hl bilen birini yer altndan bulup karsalar. Bylece biraz da
ha edepli bir ey ele geirebilirdim."
"Bunlar seiyor musun?" diyorum. Bunu dier eyalardan da
ha az cafcafl bulduu iin seip semediini merak ediyorum. En
azndan sadece siyah ve beyaz renkte.

276

"Kahretsin hayr," diyor. "Hkmet ii. Tam bana gre oldu


unu dndler sanrm."
Hl karmdakinin o olduuna inanamyorum. Koluna tek
rar dokunuyorum. Sonra da alamaya balyorum.
"Alama," diyor. "Makyajn akacak. Her neyse hem vakit de
yok. teye kayn. Bunu kanepedeki iki kadna sylyor, bildik
otoriter, kaba ve savruk tavryla her zamanki gibi bundan baarl
oluyor.
"Molam bitti naslsa," diyor, bebek mavisi dantelli en Dul k
yafeti iindeki beyaz orapl kadn. Ayaa kalkyor, elimi skyor.
"Ho geldin," diyor.
Dier kadn nazike teye kayyor, Moira ve ben oturuyo
ruz. lk yaptmz ey ayakkablarmz karmak.
"Allahakna ne halt ediyorsun burada?" diyor Moira sonra.
"Seni grmek harika geri. Ama senin iin yle deil pek. Nasl bir
hata yaptn? Herifin eyine mi gldn?"
Tavana bakyorum. "Dinleniyor muyuz?" diyorum. Parmak
ularmla dikkatle gzlerimin etrafn siliyorum. Siyah boya k
yor.
"Herhalde," diyor Moira. "Sigara ister misin?"
"ok isterim," diyorum.
"ey," diyor yanndaki kadna. "Bana bir sigara bor versene."
Kadn bir tane veriyor, homurdanmadan. Moira hl becerik
li bir otlak. Buna glmsyorum.
"Dier yandan, olmayabilir de," diyor Moira. "Konutuklar
mza aldracaklarn sanmyorum. ounu zaten duydular, her
neyse, hi kimse buradan siyah bir minibs haricinde kamaz.
Ama biliyor olmalsn, burada olduuna gre."
Ban kulana fsldayacak biimde kendime ekiyorum. "Ge
iciyim," diyorum ona. "Sadece bu gecelik. Burada hi olmamal
ym. Beni gizlice soktu buraya."
"Kim?" diye fsldyor. "Birlikte olduun u boktan herif mi?
Onunla yattm. opurun teki."
277

"Benim Komutanm o." diyorum.


Ban sallyor. "Kimi yapyor bunu, zevk alyorlar bundan.
Sunak ya da benzeri bir yerde dzmek gibi: sizin takmn namus
timsali olduu dnlr. Sizleri boyanm grmek holarna gidi
yor. Bir baka sefil g gsterisi."
Bu yorum aklma gelmemiti. Bunu Komutana uyguluyo
rum, ancak onun iin ok basit grnyor, ok kaba. Eminim
onun drtleri bundan daha incedir. Ancak beni byle dnme
ye zorlayan sadece kibir de olabilir.
"Pek fazla zamar,"rw kalmad," diyorum. "Bana her eyi an
lat."
Moira omuz silkiyor. "Ne anlam var?" diyor. Ancak bir anla
m olduunu biliyor, bu nedenle anlatyor.

Bunlar anlattklar, fsldadklar, hemen hemen. Tam olarak anm


samyorum, nk bunlar yazarak kaydetmenin hi yolu yoktu.
Becerebildiim kadarn tamamladm; pek fazla zamanmz yoktu,
bu nedenle sadece anahatlar verdi. Ayrca bunu bana iki seferde
anlatt, birlikte ikinci bir molaya firsat bulduk. Becerebildiimce
onun azndan aktarmaya altm. Onu yaatmann bir yolu bu.

"u kocakar Elizabeth Teyzeyi kaloriferin arkasnda bir Noel hin


disi gibi drlm braktm. Onu ldrmek istedim, gerekten
byle hissettim, ama imdi bunu yapmadma seviniyorum, yok
sa iler benim iin baya kt olacakt. Merkezden kmann ne
kadar kolay olduuna inanamadm. O kahverengi giysi iinde yle
ce geip gittim. Nereye gideceimi biliyormuum gibi yrmeye
devam ettim, gzden yitinceye dek. yle harika bir planm yoktu;
onlarn dndkleri gibi ayarlanm deildi, geri bunu benden
renmeye alrlarken birok masal uydurdum. Elektrotlar ve
dier eyleri kullandklar zaman bunu yapyorsun. Ne syledii
ne aldrmyorsun.
278

Omuzlarm dik ve bam yukarda yrmeye devam ettim,


bundan sonra ne yapacam dnmeye alarak. Matbaay bas
tklar zaman tandm kadnlarn ounu yakalamlard ve imdi
ye kadar kalann da byk olaslkla yakalamlardr diye dn
dm. Bir listeleri olduundan emindim. Eskisi gibi ileri devam etti
rebileceimize inanmakla budalalk etmitik, yeraltnda olsak bile,
her eyi ofisten insanlarn bodrumlarna ve arka odalara tam ol
sak bile. Bu evlerden birine gitmememin daha akllca olacan bi
liyordum.
ehir merkezine gre nerede olduuma dair bir fikrim vard,
geri daha nce grdm anmsayamadm bir caddeye yr
yordum. Ancak gnee bakp kuzeyin nerede olduunu hesapla
dm. Sonunda Kz zci olmak bir ie yaramt. Bu ynde devam
edebileceimi dndm, Yard ya da Meydan ya da etrafndaki
herhangi bir eyi bulup bulamayacam grmek iin. Bylece ne
rede olduundan emin olacaktm. Ayrca olaylarn merkezine git
menin da doru gitmekten benim iin daha iyi grneceini d
ndm. Daha mantkl grnecekti.
Biz Merkezdeyken kontrol noktalarn oaltmlard, her
yerde vard onlardan. Birincisi dm bokuma kartrd. Keyi
dnerken birden nme kverdi. Tamamen ortaya ktktan son
ra arkam dnp geri gidersem bunun doru grnmeyeceini bi
liyordum, bylece blf yapp getim, aynen kapdaki gibi, u ka
atn yzme yerletirip kendimi dik tutarak ve dudaklarm b
zerek ve onlar baklarmla dorudan delip geerek, sanki irinli ya
ralarm gibi. Erkek szcn syledikleri zaman Teyzelerin na
sl baktklarn bilirsin. Bir tlsm gibi i grd, dier kontrol nokta
larnda da.
Ama beynim deli gibi alyordu. Onlar ihtiyar yarasay bu
lup alarm verinceye kadar zamanm vard. Pek yaknda aryor ola
caklard beni: sahte bir teyze, yaya. Birini hatrlamaya altm, ta
ndm insanlar tekrar tekrar aklmdan geirdim. Sonunda mek
tup listemizi yapabildiimce anmsamaya altm. Yok etmitik on

279

lar elbette, ok nccdcn; ya da yok etmemitik de aramzda bl trmtk; her birimiz bir blm ezberledikten sonra yok etmi
tik. O sralar hl mektupla i gryorduk, ama artk zarflarn s
tne logomuzu koymuyorduk. ok fazla riskli olmaya balam
t.
Bylece listenin bana ait blmn anmsamaya altm.
Setiim ismi sana sylemeyeceim, nk balar belaya girsin is
temiyorum, imdiye kadar girmediyse tabii. Belki de onlar ele vere
cek eyler sylemiimdir, sana yle eyler yaptklarnda ne syledi
ini hatrlamak g. Her eyi sylersin.
Onlan setim nk evli bir ifttiler ve bunlar bir bekardan,
zellikle bir homodan daha gvenliydiler. Ayrca isimlerinin ya
nndaki unvan da anmsadm. Qdi, Quaker yani. Varsa, dinsel un
vanlar iaretlerdik yryler iin. Bylece kimin hangi gsteriye
gelecei anlalabilirdi. Mesela, krtaj konusunda Hlere bavur
mak iyi bir fikir deildi; son zamanlarda pek byle gsteriler yapt
mzdan deil hani. Adreslerini de anmsadm. Birbirimizi bu adres
ler zerinde ok sorguya ekerdik, onlar tam olarak anmsamak
nemliydi, posta kodu vesaire.
O sra Mass Avenueye gelmitim ve nerede olduumu bili
yordum artk. Onlarn nerede olduunu da. Ama artk baka bir
ey iin kayglanyordum: Bu insanlar yoldan bir Teyze geldiini
grdklerinde kapy kilitleyip evde deillermi gibi davranmazlar
myd? Ama denemek zorundaydm, tek ansmd bu. Beni herhal
de vurmayacaklard. Bu ara saat be gibi olmutu. Yrmekten
yorulmutum, kndan sarkan drteciyle kahrolas bir asker gibi
yryen Teyzelerin stili yznden zellikle yorulmutum, ayrca
kahvaltdan beri de bir ey yememitim.
Kukusuz benim bilmediim ey, o ilk gnlerde Teyzelerin,
hatta Merkezin, pek tannmadyd. lk bata her ey srd, diken
li teller ardnda yaptklarna kar klabilirdi, o zaman bile. Byle
ce insanlar garip Teyzeleri etrafta grmelerine ramen, gerekten
ne ie yaradklarnn farknda deillerdi. Onlarn bir eit ordu hem

280

iresi olduklarn dnm olmallar. Mecbur kalmadka soru


sormay brakmlard oktan.
Bylece bu insanlar beni hemen ieri aldlar. Kapya gelen ka
dnd. Bir anket yaptm syledim ona. Bunu syledim ki, biri izli
yorsa eer, arm grnmesin diye. Ama kapdan ieri girer gir
mez, balm kardm ve kim olduumu syledim onlara. Polisi
ya da baka birisini arayabilirlerdi, biliyorum, riske giriyordum,
ama dediim gibi baka ansm yoktu. Her neyse, aramadlar. Ba
na birka giysi verdiler, kadnn bir elbisesini, Teyzenin giysilerini
ve kimliini ocaklarnda yaktlar; bunun hemen yaplmas gerekti
ini biliyorlard. Orada olmam holarna gitmiyordu, bu kadan
akt, onlar pek sinirlendiriyordu bu durum. ki kk ocuklan
vard, ikisi de yedi yan altndayd. Nedenlerini anlayabiliyordum.
Banyoya gittim, ne byk bir rahatlama. Kvet plastik balk
vesaireyle doluydu. Anne babalar aada kalr ve benimle ne ya
pacaklarna karar verirken yukarda ocuklarn odasnda otur
dum, onlarla ve plastik kpleriyle oynadm. O sra korkmuyor
dum, gerekte kendimi ok iyi hissediyordum. Kaderci, diyebilir
sin. Sonra kadn bana bir sandvi ve bir fincan kahve yapt ve
adam beni baka bir eve gtreceini syledi. Telefon etmeyi g
ze alamamlard.
Dier ev de Quakerlarnd ve tam da yeriydi, nk buras
Yeralt Kadn Yolunda bir istasyondu. lk adam gittikten sonra,
beni lke dna karmaya alacaklarn sylediler. Sana nasl ol
duunu sylemeyeceim, nk kimi istasyonlar olas hl al
yordun Her istasyon sadece bir bakasyla temastayd, her zaman
bir sonrakiyle. Bu sistemin avantajlar vard yakalandnda ie
yarard ama dezavantajlar da, nk bir istasyon datldnda,
bir baka rota kurabilen kuryelerden biriyle temas kuruluncaya
kadar btn zincir kopuyordu. Dnebileceinden daha iyi r
gtlenmilerdi, yine de. Birka nemli yere szmlard; biri posta
neydi. Orada, u kullanl kk kamyonu olan bir srcleri
vard. Kprden ehre bir posta torbas iinde gittim. Bunu sana

281

syleyebilirim, nk onu yakaladlar, bu iten ksa bir sre son


ra. Duvar boylad adamcaz. nsan duyuyor byle eyleri; bura
da yle ok ey duyuluyor ki, aarsn. Komutanlar kendileri anla
tyorlar, sanrm niye olmasn diye dnyorlar, bunu iletebilece
imiz kimse yok ki, birbirimiz dnda ve bunun da nemi yok.
Kolaym gibi gstermeye alyorum, ama deildi. Btn
bu sre boyunca dokuz dourdum. in en zoru, aslnda mecbur
deilken bu insanlarn senin iin hayatlarn tehlikeye attklarn
bilmekti. Ama bunu dinsel nedenlerden dolay yaptklarn syl
yorlard ve kiisel olarak almamalydm. Bu biraz ie yarad. Her ak
am sessizce dua ediyorlard. Buna ilkin almakta zorluk ektim,
nk Merkezdeki bokluu ok fazla andryordu. Dorusunu
sylemek gerekirse, midemi bulandryordu. aba gstermem,
kendi kendime bunun tamamen baka bir ey olduunu syle
mem gerekti. Bata nefret ediyordum bundan. Ama onlar ayakta
tutan eyin bu olduunu anlyorum. Yakalanrlarsa, balarna ne
geleceini aa yukar biliyorlard. Ayrntlaryla deil, ama bili
yorlard. O sralarda televizyonda bunlarn bir ksmn gstermeye
balamlard, mahkemeleri ve dier eyleri.
Mezhep takipleri ciddi olarak balamadan nceydi. Bir eit
Hristiyan ve evli, yani ilk evliliin, olduunu sylediin srece, sa
na pek dokunmuyorlard henz. ncelikle dierleriyle urayor
lard. Dier herkesle ilgilenmeye balamadan nce, onlar az ok
denetim altna almlard.
Yeraltndaydm, sekiz ya da dokuz ay olmalyd. Bir gvenli
evden dierine gtrlyordum, o zamanlar bu evlerden ok var
d daha. Hepsi Quaker deildi, kimi dindar bile deildi. Olaylarn
gidiatndan holanmayan insanlard sadece.
Neredeyse baaryordum. Beni, Saleme kadar gtrdler, ar
dndan da tavuk dolu bir kamyonla Mainee. Kokudan neredeyse
kusacaktm. Hepsini de araba tutmu bir kamyon dolusu tavuk tarafindan boka bulanmann neye benzeyeceini hi dndn m?
Orada beni snrdan geirmeyi planlyorlard; araba ya da kamyon-

282

la deil, bu oktan zorlamt, ama botla, kumsaldan yukar. Bu


nu o geceye kadar bilmiyordum, hemen ncesine kadar bir sonra
ki adm sylemiyorlard. ylesine dikkatliydiler.
Bu yzden, ne olup bittiinden haberim yok. Biri korktu bel
ki ya da dardan biri phelendi. Ya da dikkati eken bottu belki,
adamn gece botuyla darda ok uzun sre kaldn dndler
belki. O sra oralar ve snra yakn her yer Gzlerle kaynyor olma
lyd. Her ne idiyse, tam doka gitmek iin arka kapdan karken ya
kaladlar bizi. Beni, adam ve karsn. Yal bir ifttiler, elli yalarn
da. Adam stakoz iindeydi, oradaki ky balklnn bana b
tn o iler gelmeden nce. Onlara bundan sonra ne olduunu bil
miyorum, nk beni ayr bir minibse koydular.
Sonun geldiini dndm, benim iin. Ya da Merkeze, Lydia Teyze ve onun elik tellerinin efkatli ilgisine geri dneceimi.
Bu houna gidiyordu karnn, biliyorsun. Btn o gnahkr sev, gnahtan nefret et vr zvrn yapyor grnyordu,
ama bundan da holanyordu. Kendimi ldrmeyi dndm,
belki de yapardm, bir yolunu bulsam. Ancak minibsn arkasn
da Gzlerden ikisini yanma vermilerdi, bir ahin gibi gzlyor
lard beni; tek bir laf bile etmediler, orada ylece oturup ei be
baklaryla izlediler beni. Bu nedenle olmad ite.
Yine de, merkeze deil de, baka bir yere gittik. Bundan son
ra olanlarn ayrntsna girmeyeceim. Konumamay tercih ede
rim. Btn syleyebileceim, hibir iz brakmadklar.
Bu i bittiinde bana bir film gsterdiler. Ne hakkndayd bili
yor musun? Kolonilerdeki yaam hakknda. Kolonilerde, zaman
larn temizlikle geiriyorlar. Bugnlerde temizlie pek dknler.
Kimi zaman temizlenen sadece cesetler oluyor, bir arpmadan ar
ta kalan. ehrin kenar mahallelerindekiler en kts, daha uzun
bir sre ortalkta braklyor, daha beter rm oluyorlar. Bu ta
km, etrafa salm cesetlerden holanmyor, bir salgn ya da ben
zer bir eyden korkuyor. Bu nedenle, Kolonilerdeki kadnlar ce
set yakma iini yapyorlar. Dier Koloniler daha da kt, zehirli
283

atklar ve radyasyon szntlar yznden oralarda burnun dme


den ve derin lastik eldiven gibi soyulmadan nce en fzla yln
olduunu hesaplyorlar. Yedirip iirme, insana koruyucu giysi ya
da baka bir ey verme zahmetine katlanmyorlar, bunlar yapma
mak daha ucuz. Hem naslsa, bunlar kurtulmak istedikleri insan
lar ounlukla. Baka Kolonilerin de bulunduunu sylyorlar,
bu kadar kt olmayan ve insanlarn tarmla uratklar koloni
ler: pamuk, domates ve dier zerzevat. Ama gsterdikleri film
bunlar hakknda deildi.
Kadnlar ihtiyard, bahse girerim artk neden onlardan ortalk
ta pek fzla grmediini merak ediyorsundur; aynca ansn da
kullanm Damzlk Kzlar ve benim gibi slah edilemezler vard.
Bir kenara frlatlp atlanlar, hepimiz. Elbette, hepsi de ksr. Ba
langta byle deillerse de, bir sre orada kaldktan sonra olmala
r kanlmazd. Emin deillerse, insana kk bir ameliyat yapar
lar ki herhangi bir hata olmasn. Kolonilerdekilerin drtte biri er
kek diyebilirim. Btn Cinsel hanetilerin sonu Duvarda sallan
mak olmuyor.
Hepsi uzun elbiseler giyiyorlar, tpk Merkezdekiler gibi, yal
nz onlarnki gri. Grup ekimlerinden kardm kadaryla, kadn
lar kadar erkekler de elbiseler iinde. Sanrm bu, erkeklerin diren
cini krmak amacyla yaplyor, yani elbise giymek zorunda brak
mak. Kahretsin, benim direncimi yeterince krard dorusu. Sen
nasl dayanyorsun buna? Btn bunlar dnlnce, bu giysiler
daha ok houma gidiyor.
Bundan sonra, bana KrmzMerkeze dnme ayrcal tann
mas iin fazlasyla tehlikeli olduumu sylediler. Ykc bir etkim
olurmu, yle dediler. Seme ansmn olduunu da sylediler,
buray ya da Kolonileri. Evet, kahretsin, bir rahibe dnda hi
kimse Kolonileri semezdi. Demek istediim, ben bir inan ehidi
deilim. Tplerimi balatmtm bile, yllar nce, bylece bu ame
liyata ihtiyacm olmad. Burada alanlar arasnda yumurtalklar

284

olan kimse yok zaten, bunun ne gibi sorunlar yaratabileceini an


larsn herhalde.
Buradaym ite. Yz kremi bile veriyorlar insana. Buraya gir
menin bir yolunu bulmalsn. u ksack sren bitip seni hurdaya
karmalarndan nce ya da drt yl iyi yaardn. Yemekler fena
deil, istersen iki ve uyuturucu da var, hem sadece geceleri al
yoruz."
"Moira," diyorum. "Ciddi olamazsn." Beni korkutuyor im
di, nk sesinde duyduum ey kaytszlk, irade eksiklii. Gerek
ten yapmlar m, onda ylesine temel olan eyi neyi? ekip al
mlar m yoksa? Cesaretinin bendeki dncesiyle ondan devam
etmesini, yaamasn nasl bekleyebilirim, ben kendim bunu yap
mazken?
Onun benim gibi olmasn istemiyorum. Teslim olmasn, uz
lamasn, korkaka cannn derdine dmesini. Olay, sonunda ge
lip buna dayanyor. Ondan cesaret, vnme, kahramanlk,
tek kiilik bir sava istiyorum. Bende eksik olan bir eyi.
"Benim iin zlme," diyor. Dncelerimin bir ksmn anla
m olmal. "Ben hl buradaym, bunun ben olduumu grebilir
sin. Her neyse, olaya bir de yle bak: O kadar da kt deil, bir
sr kadn var etrafta. Sevici cenneti diyebilirsin buna."
Alay etmeye balad, canllk belirtisi gsteriyor, daha iyi his
sediyorum kendimi. "Buna izin veriyorlar m?" diyorum.
"zin vermek mi, kahrolsun, bunu tevik bile ediyorlar. Ken
di aralarnda bu yere ne dediklerini biliyor musun? Jezebelin Ye
ri*. Teyzeler hepimizin bir biimde lanetli olduunu dnyor
lar, bizden vazgetiler, bu yzden nasl bir gnah ilediimiz
nemli deil, Komutanlar da bo zamanlarmzda ne yaptmzla
ilgilenmiyorlar bile. Her neyse, kadn kadna ak kztryor onla
r."

'Jezebel'in Yeri: Eski srail kral Ahabin k ars tzabel. irret Kadn anlam da vardr. ( .N .)

285

"Peki ya dierleri?" diyorum.


"yle diyelim," diyor, "erkeklerden pek holanmyorlar."
Tekrar omuz silkiyor. Teslimiyet olabilir bu.

unu anlatmak isterdim: Moirann nasl kat hakknda, bu se


fer temelli, bir yk anlatmak isterdim. Ya da bunu yapamazsam,
Jezebelin Yerini iinde elli Komutanla birlikte havaya uurduu
nu anlatmak isterdim. Sonunun, cretkr ve gsterili, tahripkr,
ona uyan bir eyle gelmesini isterdim. Ama bildiim kadaryla ol
mad bu. Sonunun nasl geldiini bilmiyorum, hatta gelip gelme
diini, nk bir daha asla grmedim onu.

39
Komutanda bir oda anahtan var. Ben iekli kanepede beklerken
gidip resepsiyondan ald onu. Bana gsterivor. kurnazca. Anlama
lym yani.
Asmalarla kuatlm balkonlarn yanndan, yarm yumurta
biimli cam asansrle yukar kyoruz. Etrafa gsterildiimi de an
lamalym.
Odann kapsn ayor. Her ey ayn, tpk eskiden olduu gi
bi. Perdeler ayn, yatak rtsne uyan byk iekleri olan perde
ler, saltanat mavisi stnde portakal rengi gelincikler ve gnelik
olarak kullanlan ince beyaz olanlar; yaz masas ve komodinler
keli, kiiliksiz; lambalar; duvardaki resimler: bir anan iinde
meyveler, stilize elmalar, bir vazo iinde iekler, perdelere uygun
dn iekleri ve eytan fralar. Her ey ayn.
Komutandan bir dakika izin isteyip banyoya giriyorum. Si-

286

gara yznden kulaklarm nlyor, cin uyuturdu beni, yorgu


num. Kk bir havlu slatp alnma bastryorum. Bir sre sonra,
tek tek ambalajlanm kk sabunlar var m diye aranyorum.
Evet var. zerinde ingene olanndan, spanya mal.
Sabun kokusunu iime ekiyorum, dezenfektan kokusunu;
akan sularn uzaktan gelen seslerini, suyu ekilen tuvaletleri dinle
yerek beyaz banyoda dikiliyorum. Garip bir biimde rahat hissedi
yorum kendimi burada, evde gibi. Tuvaletlerde gven verici bir
eyler var. Hi deilse, bedensel ilevler demokratik kalyor. Her
kes syor, Moiranm diyecei gibi.
Kvetin kenarnda temiz havlulara bakarak oturuyorum. Bir
zamanlar beni heyecanlandrrlard. Ak sonras anlamna gelirler
di.

Anneni grdm, dedi Moira.


Nerede? dedim. Sarslm, der emi kaybetmi hissettim kendi
mi. Onun ldn dndmn lirkna vardm.
Kendisini deil, bize gsterdikleri Koloniler hakkndaki u
filmdeydi. Yakn bir ekim vard, kesinlikle oydu. u gri eylerden
birine sarlyd, ama o olduundan eminim.
Tanrya kr, dedim.
Neden, Tannya kr? dedi Moira.
ldn dnmtm.
lm de olabilir, dedi M o'n. lmesini dilemelisin, iyilii
iin.

Onu son grdm zaman anmsayamyorum. Ktn dierleriy


le karyor; nemsiz bir olayd. yle bir uram olmalyd; sanki
ben anne o da ocukmu gibi yapard bunu, evime rzgar gibi girip kard. Hl o kaygszla sahipti. Kimi zaman, evler arasn
dayken, yan birin'e ya da birinden tanrken, kendi amarlan iin
287

benim makinemi kullanrd. Belki de benden bir ey dn almaya


gelmiti: bir tencereyi, sa kurutucusunu. Bu da alkanlklarn
dan biriydi.
Bunun son kez olacan bilmiyordum, yoksa daha iyi anm
sardm. Ne konutuumuzu bile anmsayamyorum.
Bir hafta sonra, iki hafta, hafta sonra iler birdenbire bu
kadar ktletiinde, ona telefonla ulamaya altm. Ancak ya
nt yoktu, tekrar denediimde de yoktu.
Bir yere gideceinden bahsetmemiti bana, ama belki de et
mezdi; her zaman sylemezdi. Kendi arabas vard ve sremeyecek
kadar yal deildi.
Sonunda apartman yneticisini yakaladm telefonda. Onu ya
knlarda grmediini syledi.
Endieliydim. Belki de bir '.alp krizi geirdiini ya da fel oldu
unu dndm, bu olmayacak bir ey deildi, geri benim bildi
im bir hastal yoktu. Her za .n n oyle salklyd ki. Hl Nautilusta egzersiz yapar ve iki haf adi bir yzmeye giderdi. Eskiden ar
kadalarma benden daha salkl olduunu sylerdim hep ve bel
ki de doruydu bu.
Lukela birlikte ehre indik ve Luke yneticiye zorla daireyi
atrd. lm, yerde yatyor olabilir, dedi Luke. Orada ne kadar
uzun sre brakrsan o kadar kt olur. Kokuyu hi dndn
m?.Ynetici izin gerekeceine dair bir eyler syledi, ancak Luke
ikna edici olmay becerirdi hep. Beklemeyeceimizi ya da gitmeye
ceimizi aka anlatt ona. Ben alamaya baladm. Belki de so
nunda buydu onu ikna eden.
Adam kapy atnda grdmz ey tam bir kargaayd.
Mobilyalar devrilmi, ilteler yarlm, yaz masas ekmeceleri ters
yz edilmi, iindekiler etrafa salp bir tarafa ylmt. Ancak an
nem yoktu.
Polisi arayacam, dedim. Alamaktan vazgemitim; batan
aa buz kesmitim, dilerim birbirine vuruyordu.
Yapma, dedi Luke.
288

Nedenmi o? dedim. Ona dik dik bakyordum, artk kzgn


dm. Oturma odasnn ykntlan arasnda duruyordu, ylece bana
bakarak. Ellerini ceplerine soktu; baka ne yapacaklarn bileme
diklerinde insanlarn bavurduu u nedensiz davranlardan biri.
Yapma ite, dedii ey buydu.

Annen garip bir kadn, derdi Moira, kolejdeyken. Sonralar: cazi


besi var. Sonra da: cana yakn.
Cana yakn deil, derdim. O benim annem.
Eeeh, derdi Moira, benimkini grmelisin.
Annemi dnyorum, Rusyada eskiden yal kadnlar pis
lik temizleterek harcadklar gibi lmcl zehirleri temizlerken.
Ancak bu pislik ldrecek onu. Aslnda pek de inanmyorum bu
na. Eminim kendine gveni, iyimserlii ve enerjisi, cazibesi bu iin
stesinden gelmesini salayacaktr. Bir yol bulacaktr o.
Ancak bunun doru olmadn biliyorum. ocuklarn hep
yapt gibi, sorumluluu annelere yklemek bu sadece.
Onun iin yas tutmutum zaten. Ama bunu yine yapacam,
sonra yine.

Geri dndryorum kendimi, buraya, bu otele. Olmam gereken


yer buras. imdi, beyaz n altndaki bu byk aynada, kendi
me bakyorum.
yice bakyorum, yava ve ll. Bir ykntym. Moirann
dzeltmelerine karn maskara tekrar akm, mor ruj bulam, sa
lar amaszca sarkyor. Tyleri dklen pembe pskller karnaval
bebekleri gibi baya ve yaldzl pullarn birka km. Belki ta
batan dklmlerdi de ben fark etmemitim. Bir travestiyim
ben, kt bir makyajla ve bakalarnn giysileriyle, kullanlm bir
parlt.
Keke bir di firam olsayd.

289

Burada dikilip bunun stne kafa yorabilirdim, ama zaman


akp gidiyor.
Geceyars olmadan eve dnmeliyim; yoksa bir balkabana
dnrm, yoksa atl araba myd dnen? Yarn Ayin Gecesi,
takvime gre, Serena hazrlanmam ister bu gece; dahas orada bu
lunmazsam nedenini aratrr, peki ya sonra?
Bu sefer de Komutan bekliyor; odada aa yukar dolatn
duyabiliyorum. imdi banyo kaps dnda duraklyor, boazn te
mizliyor, aktrce bir h. Scak su musluunu ayorum, hazr ol
duumu ya da buna benzer bir eyi ima etmek iin. Ellerimi ykyo
rum. Hareketsiz durmaktan kanmalym.
Dar ktmda kocaman yatakta yatar halde buluyorum
onu, ayakkablarn kardnn farkna varyorum. Yanna uzan
yorum, bunun sylenmesi gerekmiyor. Bana kalsa istemezdim;
ama yatmak iyi geliyor, yle yorgunum ki.
Sonunda yalnz kaldk, diye dnyorum. Gerek u ki,
onunla yalnz kalmak istemiyorum, bir yatakta deil. Serenann
da burada olmasn tercih ederdim. Scrabble oynamay tercih eder
dim.
Ama sessizliim onu caydrmyor. "Yann, deil mi?" diyor yu
muaka. "Biraz erken davranabiliriz gibi geldi bana." Bana dn
yor.
"Neden getirdiniz beni buraya?" diye soruyorum souka.
imdi vcudumu, dedikleri gibi batan aaya, okuyor, sol b
rden sol bacaa hafif okamalar. Ayaa ulanca duruyor, par
maklar bilei saryor, ksaca, bir bilezik gibi, dvmenin olduu ye
ri, okuyabildii bir Krler Alfabesi, bir sr damgas. Sahiplik anla
mna geliyor bu.
Kaba bir adam olmadn anmsatyorum kendime; farkl
artlar altnda, ondan holandm da.
Eli duraklyor. "Deiiklik olarak bundan holanacan d
nmtm." Bunun yeterli olmadn biliyor. "Bir tr denemey
di sanrm." Bu da yeterli deil. "Bilmek istediini sylemitin."

290

Oturuyor, dmelerini amaya balyor. Daha m kt ola


cak, onu soymak, btn bu giysi gcnden? Gmlee kadar ula
t; sonra, altnda, kederli, kk bir gbek. Birka tutam kl.
Asklarmdan birini aaya ekiyor, dier elini tylerin aras
na kaydnyor, ama bu ie yaramyor, l bir ku gibi yatyorum.
Bir canavar deil o, diye dnyorum. Kibir ya da nefreti gze
alamam, vazgeilmesi gereken eyler var, belli artlar altnda.
"Belki de klan sndrmeliyim," diyor Komutan, ylm ve
phesiz d krklna uram bir biimde. Bunu yapmadan n
ce bir an iin gryorum onu. niformas olmadan daha kk,
daha yal, kurutulmu bir ey gibi grnyor. Sorun, her zaman
kinden daha farkl bir biimde onunla birlikte olamayacam. Ge
nellikle iinde bulunduum durum hareketsizlik. Elbette, burada
bizim iin bir eyler olmal, bu yararszlk ve adilikten farkl bir ey
ler.
Poz yap, diye kendi kendime baryorum zihnimin iinde.
Nasl olduunu anmsamalsn. Bunu bitirelim, yoksa btn gece
burada kalacaksn. Kendini harekete geir. Bedenini kvr, sesli ne
fes al. En azndan bunu yapabilirsin.

291

XIII
Gece

40

Gece sca gndznkinden beter. Vantilatr alsa bile hibir


ey kprdamyor, duvarlar scakl depolayp kullanlm bir firn
gibi geri veriyorlar. Yaknda yamur yaaca kesin. Yamasn ne
den istiyorum ki? Sadece daha fazla nem demek olacak bu. Uzak
larda imek akyor, ancak gkgrlts yok. Pencereden dan
baknca, dalgal bir denizdeki yakamozlar gibi grebiliyorum bu
nu, bir parlt, bulutla kapl, ok alak ve donuk gri enfraruj ren
ginde olan gn ardnda. Projektrler kapal, bu olaan deil.
Bir elektrik kesintisi. Ya da Serena Joy ayarlad bunu.
Karanlkta oturuyorum; yakmann bir anlam yok, hl
uyank olduum gereini iln etmenin. Tmyle krmz elbisele
rimi giydim tekrar, pullar kardktan, ruju tuvalet kadyla sildik
ten sonra. Umarm hibir ey belli olmuyordur, umarm onun ya
da Komutann kokusu sinmemitir stme.
Syledii gibi geceyans burada Serena. Onu duyabiliyorum,
kapy sessizce tklatmadan nce gelen hafif bir tprt, koridorun
boucu hals stnde hafif bir srtnme sesi. Bir ey sylemiyo
rum, ama onu hol boyunca ve merdivenlerden aa takip ediyo
rum. Daha hzl yryebiliyor, dndmden daha gl. Sol
eli trabzan kavryor, acyla belki ama dayanarak buna, onu destek
leyerek. Dudan sryor, ac ekiyor, diye dnyorum. Evet,
pekl istiyor u bebei. Aa inerken, aynann ksa cam gznde
gryorum ikimizi, bir mavi bir de krmz biim.
Mutfaktan kyoruz danya. Mutfak bo, bir gece lambas
ak braklm; geceleri bo mutfaklara has o sessizlie sahip. Tez
gh zerindeki kaplar, kutular ve toprak anaklar glgemsi k y
znden yuvarlak ve ar grnyorlar. Baklar tahta raflarna kal
drlm.

295

"Seninle dar gelmeyeceim," diye fsldyor. Onun bizden


biriymi gibi fisldadn duymak garip. Genelde Eler seslerini al
altmazlar. "Kapdan kp saa dneceksin. Orada baka bir kap
var, ak. Merdivenlerden yukar k ve kapy vur, seni bekliyor.
Hi kimse grmeyecek seni. Ben burada oturacam." Demek be
ni bekleyecek, bir sorun karsa diye; Cora ve Rita, nedendir bilin
mez, uyanrlarsa, mutfan arkasndaki odalarndan ieri girerlerse
diye. Ne diyecek onlara? Uyuyamadn. Cannn biraz scak st is
tediini. yi yalan kvrmay becerecektir, bunu anlayabiliyorum.
"Komutan, yukarda, yatak odasnda," diyor. "Bu kadar ge
saatte aa inmez, hi yapmaz bunu." Byle sanyor.
Mutfak kapsn ayorum, kp gzm alsn diye biraz bek
liyorum. Gece tek bama dar kmayal o kadar uzun bir sre
geti ki. Artk duyuluyor gkgrlts, frtna yaklayor. Muha
fzlard nasl halletmi acaba? Bir hrsz diye vurulabilirim. Onlara
bir tr rvet yedirmitir, umarm: sigara, viski ya da her eyi bili
yorlar belki, damzlk iftliini, belki bu ie yaramazsa, onlar de
ner bir dahaki sefere.
Garaja giden kap sadece birka adm uzakta. Yryorum,
ayaklarm imen zerinde sessiz, abucak kapy ap ieri kayyo
rum. Merdiven sahanl karanlk, gremeyeceim kadar karanlk.
Yukarya doru, yolumu yoklayarak, basamak basamak, buluyo
rum. Burada hal var, mantar renklidir, diye dnyorum. Bir za
manlar bir apartman dairesi olmalyd buras; bir renci, ii olan
gen bir bekr iin. Etraftaki byk evlerin birounda bunlar
dan vard. Bekr odas, stdyo; bu tr dairelerin adlan byleydi.
Bunu anmsayabilmek houma gidiyor. Ayn giri, denirdi ilanlar
da ve bu, gzlenmeden seks yapabilecein anlamna gelirdi.

Merdivenlerin sonuna ulayor, oradaki kapya vuruyorum. Ken


di ayor kapy, baka kimi bekliyordum ki? Bir lamba yanyor, sa
dece bir tane, ama gzm krptrmama yetecek kadar k var.

296

Ondan teye bakyorum, gzleriyle karlamamay umarak. Tek


bir oda bu, bir ekyatl, alm; uzak kede ufak bir mutfak tez
gah var ve banyoya almas gereken bir baka kap. plak bu
oda, askeri, asgari. Duvarlarda resim yok. iek yok. Kamp kur
mu sanki. Yataktaki battaniye gri ve stnde U.S. yazyor.
Gememe izin vermek iin geriye ekiliyor, hafife yana d
np. Srtnda gmlei, elinde yanan bir sigara. zerindeki duman
kokluyorum, odann scak havasnda ve her yerde. Giysilerimi
karmay, bu kokuda ykanmay, derime srmeyi isterdim.
Hibir n muhabbet yok; neden burada olduumu biliyor.
Bir tek sz bile etmiyor, neden boa vakit geirmeli, bu bir grev.
Benden uzaklap lambay sndryor. Darda, bir noktalama
iareti gibi, bir yldrm parlts; neredeyse hi durak vermeden
gkgrlts duyuluyor ardndan. Elbisemi karyor, karanlk
tan yaplma bir erkek, yzn gremiyorum, zorlukla nefes al
yor, zorlukla ayakta duruyorum ve ayakta durmuyorum artk.
Az zerimde, elleri, bekleyemiyorum ve hareket ediyor, imdi
den, ak, o kadar uzun zaman oldu ki, tenimin iinde capcanlym,
tekrar, kollarm onu saryor, d ve her yeri yumuaka kapla
yan su, ard arkas kesilmeyen. Byle bir eyin sadece tek bir kez
olabileceini biliyorum.

Bunu uydurdum. Bu biimde gereklemedi. te olup bitenler:


Merdivenlerin tepesine ulayor, kapya vuruyorum. Kendi
ayor kapy. Bir lamba yanyor, gzlerimi krptryorum. Gzle
rinden teye bakyorum, tek kiilik bir oda bu, plak, askeri yatak
yaplm. Resim yok, ama battaniyede U.S. yazyor. Gmleiyle,
elinde bir sigara var.
"Al," diyor bana, "bir nefes ek." n muhabbet yok, neden
burada olduumu biliyor. Ykl olmak, sorun sahibi olmak, kar
n burnunda olmak; bir zamanlar hep byle adlandrlrd. Ondan
sigaray alyorum, derin bir nefes ekip geri veriyorum. Parmaklar

297

mz pek dokunmuyor. Bu kadarck duman bile bam dndr


yor.
Bir ey sylemiyor, sadece bana bakyor, glmsemeden. Ba
na dokunsayd, daha iyi, daha dosta olurdu. Aptal ve irkin hisse
diyorum kendimi, hibiri olmadm bilmeme karn. Yine de, ne
dnyor acaba, neden bir ey sylemiyor? Belki de etrafta srt
tm, Jezebelin Yerinde, Komutanla ya da bakalaryla. D
ndkleri konusunda endielenmem bile kzdryor beni. Pratik
olalm.
"Pek fzla zamanm yok," diyorum. Kaba ve beceriksizce dav
randm, demek istediim bu deildi.
"Bir ieye boalabilirim ve sen de iine aktrsn," diyor. G
lmsemiyor.
"Kaba olmaya hi gerek yok," diyorum. Belki de kendini kul
lanlm hissediyor. Belki benden bir ey istiyor, biraz duygu,
onun da insan olduuna dair bir onaylama, salt bir tohum zarfn
dan fazla bir ey olduuna dair. "Senin iin zor olduunu biliyo
rum," diye deniyorum.
Omuz silkiyor. "Karln alyorum," diyor, bo bir terslik
le. Ama hl hareket etmiyor.
Karlm alyorum, seni yatryorum, diye zihnimde uyaklyorum. Demek bu ii byle yapacaz. Makyaj ve pullar houna
gitmedi. Kat olacaz.
"Buraya ska gelir misin?"
"Benim gibi iyi bir kzn byle bir yerde ne ii var?" diye yant
lyorum. ikimiz de glmsyoruz: bu daha iyi. Rol yaptmz
onaylamak bu, nk byle bir durumda baka ne yapabiliriz ki?
"Perhiz arzuyu kamlar." nceki zamana ait eski filmlerden
alnt yapyoruz. O zamanki filmler daha nceki bir zamana aitti:
Bu tr konumalar kendi amzdan ok nceki bir tarihe denk
dyor. Annem bile byle konumazd, en azndan onu bildim
bileli. Belki de gerek yaamda hi kimse byle konumazd, ba
tan beri yaland btn bunlar. Yine de, insann aklna kolayca gel-

298

mesi nc kadar artc, homolara zg bu basmakalp ve yapmack


akann ne ie yaradn anlyorum imdi, eskiden beri ne ie yara
dn: kendi zn uzak tutmaya; kapal, korunmu.
Artk zgnm, konuma biimimiz son derece hznl: yi
tik mzik, solmu kat iekler, ypranm saten, bir yanknn yan
ks. Hepsi yok oldu, artk olanakd. Durup dururken alamaya
balyorum.
Sonunda bana doru hareketleniyor, kollarn saryor bana,
srtm okuyor, bu biimde tutuyor beni, rahatlatmak iin.
"Hadi," diyor. "Pek fzla zamanmz yok." Kolu omzumda be
ni ekyata gtryor, yatryor. lk nce battaniyeyi bile ayor.
Soymaya balyor beni, sonra 'okamaya, kulamdan pyor.
"Romantizm yok," diyor. "Tamam m?"
Baka bir anlam vard bunun, bir zamanlar. Bir zamanki anla
m: kstlama yok. imdiki anlam: abart yok. Anlam: benim iin
kendini tehlikeye atma, iler o noktaya geiirse.
Ve byle sryor. Ve byle.
Sadece tek bir kez olabileceini biliyordum. Elveda, diye d
ndm, o zaman bile, elveda.
Gkgrlts de yoktu, bunu eklemitim. karmaktan
utandm sesleri bastrsn diye.
Byle de olmad. Nasl olduundan emin deilim, tam olarak ya
ni. Tek umudum bir tekrar canlandrmada: ak hissetmek her za
man iin yaklak bir eydir sadece.
Yan yolda, Serena Joyu dndm, aada mutfakta otu
rurken. Dnrken: ucuz. Herkes iin bacaklarn aarlar. Onla
ra vermen gereken tek ey bir sigara.
Ve ardndan dndm: Bu bir ihanet. in kendisi deil, an
cak benim tepkim. Kesin olarak onun lm olduunu bilsey
dim, fark eder miydi?
Utansz olmay isterdim. Utanmaz olmay isterdim. Cahil o l
may isterdim. Bylece ne kadar cahil olduumu bilmezdim.

299

XIV
Kurtulu

41

Bu yk farkl olsun isterdim. Daha uygar olsayd keke. Keke,


daha mutlu olmasa da, daha iyi bir k altnda gsterseydi beni,
sonra en azndan daha aktif, daha az tereddtl, nemsiz eylerce
daha az engellenmi. Daha biimli olsayd keke. Ve keke ak hak
knda olsayd ya da insan yaamndaki nemli ani farkndalklar, g
ne batm hakknda hatta, kular, firtnalar ya da kar.
Belki de btn bu eyler hakkndadr, bir bakma; ancak
olup biten baka birok ey daha var bu arada, bir alay fslt, ba
kalar hakknda bir alay speklasyon, doruluu kantlanamayan
bir alay sylenti, bir alay sylenmemi sz, ortalkta sinsi sinsi do
lamalar ve bir alay gizlilik. Dahas, dayanlmas gereken bir alay
zaman var, kzartlm yiyecekler ya da koyu bir sis denli ar bir za
man; hem sonra, baka trl allagelmi ve anacl ve uyurgezer
caddelerde, patlamalar gibi apansz boy gsteren anarik olaylar.
Bu ykde bu kadar ok ac olduu iin zgnm. Para par
a olduu iin de zgnm, apraz atee yakalanm ya da zorla
paralanm bir bedencesine. Ne yazk ki, deitirmek iin yapabi
leceim hibir ey yok.
ine iyi eyler koymaya da altm oysa. iekler rnein,
nk onlar olmasa, biz nerede olurduk?
Her eye karn, onu tekrar tekrar anlatmak incitiyor beni.
Bir kere yeterdi: Bir kere yetmemi miydi o zaman? Oysa ben, bu
znl ve a ve sefil, bu aksayan ve sakat ykyle yaamay sr
dryorum, nk senin dinlemeni istiyorum ne de olsa, tpk be
nim de eninkini dinleyeceim gibi, firsat bulursam, yani seninle
karlarsam ya da sen kaarsan, gelecekte ya da Cennette ya da ye
raltnda, baka bir yerde. Ortak noktalan buras olmamalar. Sana
hi yoktan bir eyler anlatmakla en azndan inanyorum sana, ora-

303

da olduuna inanyorum, inanmakla varediyorum seni. Bu yk_


y sana anlattmdan, varoluunu da kararlatnyorum. Anlat
yorum, yleyse varsn.
Bu yzden devam edeceim. Bu yzden zorlayacam kendi
mi devam etmeye. Hi holanmayacan bir blme geliyorum
holanmayacaksn, nk bu blmde uygun biimde davranma
dm, ancak ne olursa olsun hibir eyi atlamamaya alacam
Ne de olsa buraya dek geldin, geriye ne kaldysa bu ykden dinle
meye hakkn var; ok bir ey yok geri, ancak gerei ieriyor.

O halde, ite yk.


Tekrar gittim Nicke. Tekrar tekrar, kendi bama, Serena bil
meksizin. stenmi deildi, hibir mazeret yoktu. Onun iin deil
de, tmyle kendim iin yaptm. Kendimi ona vermek olarak bile
dnmedim bunu, nk verecek neyim vard ki? Beni ieri ald
her sefer, cmert deil, mteekkir hissettim kendimi. Yapmak zo
runda deildi.
Bunu yapmak iin pervaszlatm, olmadk frsatlar deerlen
dirdim. Komutanla birlikte olduktan sonra her zamanki gibi yu
kar kar, ancak sonra koridoru izleyerek Marthalarn arka taraf
taki merdivenlerinden aa iner ve mutfaktan geerek ona gider
dim. Her seferinde arkamdan kapanan mutfak kapsnn t sesini
dayar neredeyse geri dnerdim, ok metalik gelirdi kulaa, fare ka
pan ya da bir silah sesi gibi, ancak geri dnmezdim. Her an, sesle
rinden bile nce mermilerin iime saplanmalarn hissetmeyi bekle
yerek, imenliin klandrlm birka metrelik blmn aceley
le geerdim, projektrler tekrar yaklmt. Karanlk merdivenler
de dokunarak bulurdum yolumu ve kapya yaslanp dinlenirdim,
kanmn gmbrts kulaklarmda. Korku gl bir uyarc. Son
ra kapy alardm yavaa, bir dilencinin al. Her seferinde git
mi olmasn beklerdim; ya da, daha ktsn, ieri giremeyecei
mi sylemesini. Benim iin artk daha fazla kurala kar gelmeyece-

304

ini, daha fazla atele oynamayacan syleyebilirdi. Ya da, daha


da kts, artk ilgi duymadn anlatabilirdi. Bu eylerden her
hangi birisini yapmadaki beceriksizlii, yaadm en inanlmaz yar
dmseverlik ve ans deneyimiydi.
Kt olduunu sylemitim sana.

te yle sryor yk.


Kapy ayor. stnde gmlei var sadece, iine sokmam,
serbeste sarkyor etekleri; bir di firas var elinde ya da bir sigara
ya da iinde iilecek bir ey bulunan bir bardak. Kk, gizemli
bir deposu var burada, karaborsa mallar sanrm. Elinde hep bir
eyler oluyor, yaamn her zamanki gibi srdrrcesine, gelecei
mi ummadan, beni beklemeden. Belki gerekten ummuyor ya da
beklemiyor. Belki gelecek kavram yok onda ya da dlemeyi dert
etmiyor ya da cesaret edemiyor buna.
"ok mu ge?" diyorum.
Hayr anlamnda sallyor ban. imdiye kadar, hi ok ge
olmad konusunda bir anlama olutu aramzda, yine de bildik
sorma nezaketini gsteriyorum. Olaya daha hakim olduum duy
gusunu veriyor bana, u ya da bu ekilde yaplabilecek bir seim,
alnabilecek bir karar varmasna. Kenara ekiliyor, yanndan ge
ip giriyorum ieri ve kapy kapatyor. Ardndan sndr
yor. Artk aramzda pek konuma gemiyor, en azndan bu aama
da. oktan yar soyunmu oluyorum. Konumay sonraya brak
yoruz.
Komutanlayken gzlerimi kapatrm, iyi geceler pc ve
rirken bile. Onu bu denli yaknda grmek istemem. Ancak imdi,
burada, her seferinde, gzlerimi ak tutuyorum. Bir yerlerde bir
n yanmasn isterdim, bir mum belki de, bir ienin tepesine
kondurulmu, koleji yanklayan bir ey, ancak byle bir ey ok
byk bir risk olurdu; bu yzden projektr yla idare etmeli
yim, benimkilerle ayn olan beyaz perdelerinden geerken sz

305

len projektr nn parltsyla. Grlebilecek eyleri grmek is


tiyorum, ona dair, onu iime almak, ezberlemek onu, iimde sakla
mak, bylece o imgeyle idare etmek, sonralar: vcudunun hatla
r, teninin dokusu, terin derisindeki parlts, uzun, alayc ve sr ver
mez yz. Bunu Luke ile de yapm olmalydm, daha fazla dikkat
etmi olarak, ayrntlara, benlere ve lekelere, tuhaf izgilere; oysa
yapmadm ve solup gidiyor ite. Gnden gne, geceden geceye si
liniyor, ben de daha sadakatsiz oluyorum.
Pembe tyler, mor yldzlar takardm, istedii bu olsayd; ya
da baka herhangi bir ey, hatta bir tavan kuyruu. Ne var ki,
byle sslenmeleri gereksinmiyor. kimiz iin de, herhangi biriyle,
bir daha asla, bir baka sefer olmayacan en ufak bir kuku duy
madan biliyormuasna seviiyoruz her seferinde. Ve sonra, yeni
bir sefer olduunda, bu da her zaman bir srpriz, bir ekstra, bir ltf oluyor bizim iin.
Burada onunla birlikte olmak gvenli; danda firtna srer
ken birbirimize sokulup sarldmz bir oyuk. Bu bir yanlsama,
kukusuz. Bulunabileceim en tehlikeli yerlerden birisi bu oda.
Orada yakalansam en ufak bir hogr gstermezlerdi, ancak al
drma snrn atm oktan. Hem nasl oldu da ona bylesine gve
nir oldum, kendi iinde lgnca bir cesaret deil mi bu? Nasl olur
da onu tanyor ya da hakkndaki en ufak bir eyi ve gerekte ne
yaptn biliyor gibi yapabilirim?
Bu huzursuz fsltlar defediyorum. ok fazla konuuyo
rum. Anlatmamam gereken eyleri anlatyorum ona. Moiradan,
Gleninkiden bahsediyorum; Luke hakknda konumuyorum ger
i. Odamdaki kadndan dem vurmak istiyorum ona, benden nce
orada olan kadndan, ancak yapmyorum bunu. Kskanyorum o
kadn. Benden nce burada da, bu yatakta bulunduysa, duymak
istemiyorum bunu.
Ona gerek adm sylyorum ve bundan sonra bilindiimi
hissediyorum. Bir mankafa gibi davranyorum. Daha akllca dav
ranmalydm. Onu bir idol, katon bir siluet haline getiriyorum.

306

Oysa o az konuuyor: artk ne dolantl laflar ediyor ne de a


ka yapyor. G bela sorular soruyor. Sylemem gerekenlerin o
una ilgisiz grnyor, sadece bedenimin sunduu olanaklara du
yarl sanki, yine de konuurken izliyor beni. Yzm seyrediyor.
Bylesi bir kran duygusu beslediim birinin bana ihanet
edebileceini dnmek olas deil.
kimiz de ak szcn telaffuz etmiyoruz, bir kez bile. Ka
dere meydan okumak olurdu bu: romans olurdu, kt talih.

Bugn farkl iekler var, daha kuru, daha belirli, scak yaz iekle
ri: papatyalar, kzgz benzeri san papatyalar, aa doru gi
den uzun ve eimli yolda artyorlar bizi. Onlan bahelerde g
ryorum, Gleninki ile aa yukar yrrken. Pek kulak vermiyo
rum sylediklerine, ona gvenmiyorum artk. Fsldad eyler ba
na gerekd gibi geliyor. Benim iin ne yararlan var ki imdi?
Gece odasna girebilirsin, diyor. Masasn kartr. Belgeler,
notlar olmal.
Kap kilitli, diye mrldanyorum.
Sana bir anahtar bulabiliriz, diyor. Kim olduunu, ne yapt
m bilmek istemiyor musun?
Ne var ki, Komutan benim iin yakn bir ilgi kayna deil ar
tk. Ona kar ilgisizliimi belli etmemek iin aba harcamam gere
kiyor.
Her eyi tastamam nceden olduu gibi yapmaya devam et,
diyor Nick. Sakn deitirme. Yoksa anlarlar. pyor, srekli sey
rederek beni. Sz m? Hata yapma.
Elimi kammn stne koyuyorum. Oldu, diyorum. Olduu
nu hissediyorum. ki hafta sonra emin olacam.
Bunun kendi hsnkuruntum olduunun farkndaym.
Komutan lene dek sevecek seni, diyor. Serena da.
Ama senin o, diyorum. Senden olacak, gerekte. yle olsun
istiyorum.

307

Bunun peinde deiliz geri.


Yapamam, diyorum Gleninkiye. ok korkuyorum. Hem be
ceremezdim ki, yakalanrdm.
Mutsuz grnme zahmetine pek katlanmyorum, o kadar
tembel oldum ite.
Seni dar karabiliriz, diyor. Gerekten zorunluysak, insanlan dan karabiliriz, tehlikedelerse eer. Yakn tehlikede.
Gerek u ki, ben artk aynlmaic, kamak, snrdan zgrle
gemek istemiyorum. Burada, ona ulaabileceim yerde, Nickle
birlikte olmak istiyorum.
Bunu anlatrken kendimden utanyorum. Ancak bundan faz
las da var. imdi bile, bu kabullenmenin bir tr bbrlenme ol
duunun ayrdna varyorum. Gurur var bunda, nk benim
iin ne denli an ve hakl olduunu koyuyor ortaya. Buna ne ok
dediini. yiletiiniz hastalk ve kurtulduunuz lmcl durum
lara dair yklere benziyor; sava yklerine. Bu tr ykler cid
diyet sergilerler.
O halde, bylesi bir ciddiyet, bir erkek hakknda, daha nce
olas grnmemiti bana.
Kimi gnler daha aklcydm. Sevgi szcklerine dkmyor
dum bunu, kendi hesabma. Kendim iin bir yaam kurduumu
sylyordum, burada, bir tr yaam. Gmen kanlarnn dn
cesi de bu olmalyd ve savalardan sa kan kadnlarn, hl bir er
kekleri varsa tabii. nsanolu her eye alr, derdi annem. Yerini
dolduracak birka ey bulunduu srece, insanlarn nelere alabil
dikleri gerekten artc.
Pek uzun srmeyecek, diyor Cora, aylk det bezi istihkakm
verirken. Pek srmeyecek, utanga ancak anlayla glmseyerek.
Biliyor mu acaba? O ve Rita, geceleri merdivenlerinden aa sinsi
ce inerek neler evirdiimin farkndalar m? Kendimi ele veriyor
muyum, dlere gmlp durduk yerde glmseyerek, bakmadk
larn sandm anlarda hafife yzme dokunarak?
Gleninki de kesiyor umudunu benden. Daha az fsldayp da

308

ha ok bahseder oluyor havadan sudan. Bu yzden pimanlk


duymuyorum. Hissettiim ey, rahatlama.

42
an alyor, epey uzaktan duyabiliyoruz sesini. Sabah, henz
kahvalt etmedik. Ana kapya ulatmzda sraya geerek yryo
ruz, ikier ikier. Bir alay muhafz ve zel grevli Melek var, kar
gaa donanmlaryla onlan bceklere benzeten darlak, koyu
caml vizrleriyle kasklar, uzun coplar, gaz bombas atar silah
lar Duvarn dnda bir kordon oluturmular. Bir kargaa du
rumu iin bu. Duvardaki engeller bo.
Bu blgesel bir Kurtulu Ayini, sadece kadnlar iin. Kurtu
lu Ayinleri her zaman ayr ayr yaplr. Dn bildirildi. Sadece bir
gn nce sylyorlar. Yeterince vakit kalmyor, kendini altr
mak iin.
ann sesine doru, bir zamanlar renciler tarafndan kulla
nlan yollardan yryor, ilerinde bir zamanlar konferans salonlan ve yatakhane olan binalarn yanndan geiyoruz. Tekrar burada
olmak ok tuhaf. Dardan bakp u ya da bu deimi diyemezdi
niz, pencerelerin oundaki panjurlarn inik durmas dnda. Bu
binalar imdi Gzlere ait.
Eskiden ktphane olan binann nndeki geni imenlie
doru srayla yryoruz. Yukar kan beyaz merdivenler hl ay
n, ana giri kapatlmam. imenliin stnde kurulmu ahap
bir sahne var, nceki devirde, her bahar, Diploma Treni iin kul
landklarna benzer bir ey. apkalar geliyor aklma, kimi annele
rin giydii pastel renkli apkalar, rencilerin giydii siyah pelerin

309

ler ve krmz pelerinler. Ne var ki bu sahne hi de ayn deil, ilmekli halatlaryla stnde duran tahta direk yznden.
Sahnenin nnde bir mikrofon var; televizyon kameras ihti
yatl bir biimde bir baka yana evrili.
Bunlardan sadece birinde bulunmutum, iki yl nce. Kadn
larn Kurtulu Ayini sk sk yaplmyor. Git gide daha az gereksi
nim oluyor onlara. Bu gnlerde ok usluyuz.
Bu yky anlatmay istemiyorum.

Standart dzende yerlerimizi alyoruz: Eler ve kzlar arkaya do


ru yerletirilmi katlanr tahta sandalyelerde oturuyorlar, Ekonokadnlar ve Marthalar kelerde ve ktphane merdivenlerinde,
Damzlk Kzlar ise en nde, herkesin bizi gzleyebilecei bir yer
de. Biz sandalyelerde oturmayp diz kyoruz, ancak bu sefer
minderlerimiz var, stlerinde hibir ey, hatta nan bile, yazl ol
mayan kk krmz kadife minderler.
ans eseri hava iyi: ok scak deil, paral bulutlu. Burada
yamur altnda diz kmek kt olurdu. Belki de bu yzden bize
sylemeyi bu denli geciktiriyorlar: bylece havann nasl olaca
n anlyorlar. One srlebilecek herhangi bir neden kadar iyi bu.
Krmz kadife yastmn stne diz kyorum. Bu geceyi
dnmeye alyorum, sevimeyi, karanlkta, beyaz duvarlarda
yanslanan kta. Kucaklanmay anmsyorum.
lk minder dizisinin nnde bir ylan gibi kvrmlanan, ikinci
diziyi geip arkadaki sandalye sralarnn arasna dek uzanan uzun
bir halat var; havadan grnen ok eski, ok yava akan bir nehir
gibi geriye doru kvrlyor. Halat kaln, kahverengi ve zift koku
yor. Halatn bataki ucu sahneye doru gidiyor. Bir fitili ya da bir
balonun balarn andryor.
Sahnede, sola doru, kurtarlacak olanlar duruyor: iki Da
mzlk Kz ve bir E. Elerin bulunmas pek normal deil, ona il-

310

giyle bakmaktan alamyorum kendimi. Ne yaptn bilmek istiyo


rum.
Kaplar almadan yerletirilmiler buraya. Hepsi, katlanan
tahta sandalyelerde oturuyorlar, birazdan dlleri verilecek me
zun renciler gibi. Elleri kucaklarnda dinleniyor, sknetle ka
vuturulmular gibi sanki. Biraz sallanyorlar, olas ine yapm ya
da hap iirmilerdir, bylece ortal velveleye vermeyecekler. Her
eyin przsz olmas daha iyi. Sandalyelerine ballar m acaba?
Btn bu kuma ynnn iindelerken sylemesi zor.
imdi resmi alay sahneye yaklamakta, sa taraftaki merdiven
lerden trmanyorlar: kadn, nde bir Teyze, bir adm ardnda si
yah kukuleta ve pelerinleriyle iki Kurtarc. Onlarn arkasndan da
dier Teyzeler geliyor. Aramzdaki fsltlar kesiliyor. Bataki l,
sraya geip bize doru dnyor, siyah giysili iki Kurtarc, Teyzenin iki yann tutuyor.
Lydia Teyze bu. Son grdmden bu yana ka yl geti? Sa
dece benim zihnimde varolduunu dnmeye balamtm, ama
ite orada, biraz daha yal, hepsi bu. Grm iyi, burnunun her
iki yannda derinleen krklklar, yzne kaznm ka atn g
rebiliyorum. Gzlerini krptryor, sinirli sinirli glmsyor, sa
a sola baklar frlatarak, izleyicileri tartarak; balyla oynamak
iin elini kaldnyor. Ses Yayn sisteminden tuhaf, biri boazlanrcasna bir ses geliyor: boazn temizliyor.
Titremeye balamm. Nefret, tkrk gibi doluyor azma.
Gne kyor, sahne ve stndekiler bir Noel tablosu gibi
a brnyorlar. Lydia Teyzenin gzlerinin altndaki krklar
seebiliyorum, oturtulmu kadnlarn solgunluunu, nmde, i
menin stndeki halatn saaklarn, imenin yapraklarn. Bir ka
rahindiba iei var, tam nmde, yumurta sars renginde. Alk
hissediyorum. ann sesi kesiliyor.
Lydia Teyze ayaa kalkyor, her iki eliyle eteklerini dzeltip
mikrofona doru ileri kyor. "Tnaydn bayanlar," diyor, Ses Ya
yn sisteminden ezamanl ve kulak trmalayc bir czrt geliyor.

311

Aramzda, inanlmaz biimde, glmeler oluyor. Glmemek zor.


gerilim ve sesini ayarlarken Lydia Teyzenin yznde beliren rahat
sz ifde neden oluyor buna. Vakarl olmas gerekiyor halbuki.
"Tnaydn bayanlar," diyor tekrar, sesi imdi teneke gibi ve
donuk. Eler de bulunduundan, kzlar yerine bayanlar diyor.
"Hepimizin, bata benim, baka bir ey yapmay tercih edecein
den emin olduum bu gzel sabah, bizleri buraya toplayan talih
siz koullardan hepimiz haberdarz, kukusuz. Ne var ki, vazife
zorlu bir angaryacdr, bu durumda belki angaryeci de diyebilirim,
ite bugn burada vazife adna bulunmaktayz."
Birka dakika byle devam ediyor, ancak ben dinlemiyorum.
Daha nce, bu ya da buna benzer konumalar yeterince dinle
dim: ayn yavan laflar, ayn sloganlar, ayn ifadeler: gelecein me
alesi, rkn korunmas, nmzdeki vazife, falan filan. Bu konu
madan sonra, hafif bir alkn ardndan imenlikte ay ve kurabiye
servisinin yaplmayacana inanmak zor.
Bu giriti, diye dnyorum. imdi sadede gelecek.
Lydia Teyze elini cebine atp kartryor ve buruuk bir kat
paras karyor. Dzeltip gz atmas gereinden uzun sryor.
Bylelikle onu burnumuza sokuyor, tam olarak kim olduunu
anlamamz salayarak, sessizce okurken kendisini izlettirerek, ayncalklanyla gsteri yaparak. ren, diye dnyorum. unu da
atlatalm bari.
"Gemite," diyor Lydia Teyze, "mahkumlarn sulu bulunduklan crmlerin ayrntl bir dkmnn Gerek Kurtulu
Ayinlerini ncelemesi bir adet haline gelmitir. Bununla birlikte,
herkesin nnde yaplan byle bir yklemenin, zellikle televiz
yonda gsterildiinde, istisnasz, tastamam ayn sularn ilenme
sinde bir gzpeklie, ifade doruysa, aslnda patlamaya demeliy
dim, yol atn saptadk. Bu yzden, herkesin iyiliini dnerek
bu uygulamaya bir son vermeyi kararlatrdk. Kurtulu Ayinleri
daha fazla amata olmadan gerekletirilecektir."
Toplu bir mrlt kyor bizim taraftan. Dierlerinin iledii

312

sular gizli bir dil aramzda. Onlar araclyla neler yapmaya kadir
olduumuzu gsteriyoruz kendimize ne de olsa. Herkesin nn
de bir aklama olmayacak demek. te yandan, glmseyip sanki
alklarla ykanyor gibi gzlerini krptran Lydia Teyzenin duru
undan da bir ey anlalmaz. imdi kendi halimize brakldk, ken
di speklasyonlarmza. lk kadn, imdi sandalyesinden kaldrdkla
r, siyah eldivenli eller koluna yapm: okumak m? Yo, bunun
cezas ellerini kesmek, o da nc mahkumiyette. ffetsizlik, yok
sa Komutann yaamna kast m? Ya da, Komutann Einin yaa
mna daha dorusu. Aklmza gelenler bunlar. Ee gelince; Kur
tulua uratldklan ounlukla bir tek ey var sadece. Bizlere he
men her eyi yapabilirlerse de, ldrmelerine izin verilmiyor, en
azndan yasal olarak. rg ii ya da bahe makasyla, o da olmasa
mutfaktan arlan bir bakla, hele hele hamile olduumuzda bu
ii yapmalar kesinlikle yasak. Zina da olabilirdi, tabii. Her zaman
olabilirdi bu.
Ya da kamaya almt.
"Charlesinki," diye bildiriyor Lydia Teyze. Tandm biri de
il. Kadn ileriye karlyor; yapt ie gerekten konsantre olu
yormu gibi yryor, bir adm, sonra dieri: uyuturulduu apa
k. arpk bir sarho glmsemesi var aznda. Yznn bir yan
kaslyor, dzensiz bir gz krpma, kameraya ynelmi. Bunu asla
gstermeyecekler kukusuz, canl yayn deil. ki Kurtarc ellerini
balyor, arkasnda.
Arkamdan bir yerlerden rme sesi geliyor.
te bu yzden kahvalt etmiyoruz. *
"Byk olaslkla Janinedir," diye fsldyor Gleninki.
Daha nce grmtm bunu, beyaz torba bana geirilmi,
bir otobsn basamaklarn karmasna yksek taburenin st
ne kmasna yardm ediliyor kadnn, orada sabitleniyor, ilmek
zenle ayarlanyor boynunda, bir cbbe gibi, tabure tekmeleni
yor. Etrafm evreleyen uzun i ekii duyuyorum, haval bir ya
taktan boalan hava gibi bir i eki, arkasndan gelen dier sesle-

313

rin duyulmasn engellemek iin Lydia Teyzenin elini mikroforu


bastrdn fark ediyorum, nmdeki halata dokunmak iin iler
veriyorum kendimi, dierleriyle ayn anda, her iki elle dokunarak
scak havada eriyen ziftiyle yap yap, saakl ipe, sonra Kurtanc.
larla birlikteliimi ve onaym gstermek iin bir elimi kalbimin s
tne koyuyorum, bu kadnn ldrlmesindeki su ortaklm.
Havay tekmeleyen ayaklarn ve siyahlar iindeki ikilinin onlar
kavrayp olanca gleriyle aa doru asldklarn gryorum
Daha fzla grmek istemiyorum. imenlere bakyorum onun yeri
ne. Halat tanmlyorum.

43
beden asl duruyor orada, tuhaf biimde yaylm grnen ba
larna geirilmi beyaz torbalarla hem, bir kasap vitrininde boyun
larndan aslm duran tavuklar gibi; kanatlar krplm kular gi
bi, uamayan kular, kazayla dnyaya dm melekler gibi. nsa
nn gzlerini onlardan almas g. Elbiselerin kvrmlar altnda
ayaklar sarkyor, iki ift krmz, bir ift de mavi ayakkab. Halatlar
ve torbalar olmasa, bir tr dansa benzetilebilir, baleye, bir foto
raf makinesinin flana yakalanm: havada asl. zellikle dzen
lenmi gibi grnyorlar. Gsteri dnyasna aitmi gibi grn
yorlar. Maviliyi ortaya koyan Lydia Teyze olmal.
"Bugnk Kurtulu Ayini sona ermitir," diye iln ediyor Ly
dia Teyze mikrofondan. "Ancak..."
Ona doru dnyoruz, onu dinliyoruz, onu izliyoruz. Dur
gular nasl kullanacan her zaman bilmitir. Bir dalgalanma olu
yor aramzda, bir kaynama. Belki baka bir ey daha olacak.
"Ancak sizler ayaa kalkp bir daire oluturabilirsiniz." Biz-

314

lcrc doru glmsyor, licenap, son kerte cmert. Bir eyler ver
mek zere bize. hsan eylemek zere. "Hadi, dzenli olun."
Bize hitap ediyor, Damzlk Kzlara. Kimi Eler ayrlyor im
di, kimi kzlar da. ou kalyor, ancak geride kalyorlar, uzakta,
salt seyrediyorlar. Onlar dairenin paras deiller.
ki muhafiz ileri km, kaln halat toplayp ayak altndan e
kiyor. Dierleri yastklar alyor. imdi, sahnenin nndeki imen
lik alanda koyun gibi toplayoruz, kimileri nde merkeze yakn
bir yer kapmak iin yarrken, birou da perdelenecekleri ortalar
da bir yere ulamak iin dierleri denli aba gsteriyor. Buna ben
zer herhangi bir grupta ok aka arkada kalmak bir hata; coku
yoksunu ve ilgisiz olarak damgalanmanza neden olur. Burada yo
unlaan bir enerji var, bir mrlt, bir tetiktelik ve fke rpertisi.
Bedenler gergin, gzler daha parlak; tpk nian alr gibi.
Ne nde olmak istiyorum ne de arkada kalmak. Srada ne bu
lunduundan emin deilim, geri yakndan grmek isteyeceim
bir ey olmadn duyumsuyorum. Ne var ki, Gleninki kolumdan
tutmu ekiyor beni, ite ikinci sradayz imdi, nmzde beden
lerden oluan ince bir ift var sadece. Grmek istemiyorum, buna
karn geri de ekilemiyorum. Yan inandm sylentiler duymu
tum. imdiye dek rendiim her eye karn, kendime yle sy
lyorum: bu denli ileri gitmezler.
"Ortak nfaz kurallarn biliyorsunuz," diyor Lydia Teyze.
"Ben ddk alana dek bekleyeceksiniz. Bundan sonra yapacakla
rnz size kalm, dd tekrar alana dek tabii. Anlald m?"
Bir uultu kyor bizden, biimsiz bir onay.
"Peki, o halde," diyor Lydia Teyze. Ban sallyor, iki muha
fiz, halat kaldranlar deil, bu sefer sahnenin arkasndan kyor
lar. Aralarnda, yan tayp yan srkledikleri nc bir erkek
var. O da muhafiz niformas giymi, ancak apkas yok, niforma
s kirli ve yrtk. Yz kesik ve rklerle dolu, koyu kiremit rengi
rkler; eti imi ve yamru yumru, kesilmemi sakal yznden
tra uzun. Bir yze deil de, bilinmeyen bir sebzeye benziyor,

315

ezik bir soan ya da yamru kk, kusurlu byyen bir ey. Dikilc:
im yerden bile kokusunu duyabiliyorum: bok ve kusmuk koku
yor. Salar san ve yzne dyor; neyle atal atal olmu aca
ba? Kurumu terle mi?
Irkiltiyle bakyorum ona. Sarho gibi grnyor. Kavgadar.
km bir sarhoa benziyor. Neden bir sarho getirmiler ki bura
ya?
"Bu adam," diyor Lydia Teyze, "tecavzden sulu bulunmu
tur." Sesi fkeyle titriyor, bir tr zafer duygusuyla. "Bir zamanlar
Muhafizd. niformasn lekeledi o. Kendisine duyulan gvene
ihanet etti. Su orta nceden vurularak ldrld. Tecavzn
cezas, hepinizin bildii gibi, lmdr. Tesniye, Bap
22 :2 3 2 9 *. Bu suun aranzdan iki kiiyi hedef aldn ve silah
tehditi altnda gerekletirildiini de ekleyebilirim. Bu ayrca insan
lk d bir ey. Ayrntlarla kulaklarnz incitmeyeceim, sadece ka
dnlardan birinin hamile olduunu ve bebein ldn syle
mekle yetineceim."
Bir uultu kyor bizden; yumruklarm skmaktan kendimi
alamadm hissediyorum. Bu kadan da fazla, bu tecavz. Bebei
de demek, btn bu katlandklarmzdan sonra! Doruya doru,
kana susama diye bir ey var; paralamak, gzlerini oymak, kopar
mak istiyorum.
Birbirimizi ite kaka ilerliyoruz, balarmz bir o yana bir bu ya
na dnyor, burun deliklerimiz krk gibi, lmn kokusunu
alarak birbirimize bakyoruz, grdmz ey nefret. Vurmak ltf olurdu. Adamn ba, ayyaasna dnyor fini frl: onu duy
du mu acaba?
Lydia Teyze bir an bekliyor; sonra hafife glmsyor ve d
dn dudaklarna gtryor. Sesi duyuyoruz, keskin ve g
ms, uzak gemie ait bir voleybol oyunundan bir yans.

* Tesniye: Eski Ahirin 5 inci kitab. ( .N .)

316

ki muhafz nc adamn kollarn brakp geri ekiliyorlar.


Sendeliyor uyuturulmu mu? ve dizlerinin stne kyor.
Gzleri, k kendisi iin ok parlakm gibi, yznn ikin etinde
kuruyup bzm. Onu karanlkta tutmular. Elinin birini yana
na uzatyor; sanki hl orada olup olmadn anlamak ister gibi.
Tm bunlar arabuk oluveriyor, ancak yavam gibi geliyor insa
na.
Hi kimse ilerlemiyor. Kadnlar dehetle bakyorlar ona;
mutfakta srne srne ilerleyen yar lm bir fareye bakar gibi.
Gzlerini ksarak etrafin evreleyen bizlere bakyor, krmz kadn
lardan oluan daireye. Aznn bir kenar yukar doru kmldyor,
inanlmaz bir ey bir glmseme?
ini grmeye abalyorum, rselenmi yzn iindekini, ger
ekte neye benzemesi gerektiini bulmaya. Otuz yalarnda san
rm. Luke deil.
Yine de olabilirdi, bunu biliyorum. Nick olabilirdi. Ne yap
m olursa olsun ona elimi sremeyeceimi biliyorum.
Bir eyler sylyor. Sesi bouk kyor, boaz rm, dili
azna byk geliyor gibi, yine de duyuyorum. "Yapmadm..." di
yor.
ne doru ani bir dalgalanma oluyor, kaplar aldnda eski
zamandaki bir rock konseri kalabalnn yapt gibi, bu zorunlu
luk bir dalga gibi geliyor stmze. Adrenalinle yor hava, her
eyi yapmamza izin var ve zgrln ta kendisi bu, bedenimde
de; sarhoasna sendeliyorum, krmz her yana yaylyor, ancak
bu elbise ve beden gel giti ona arpmadan Gleninki nmzde
ki kadnlan iterek atlyor, dirsekleriyle yol aarak ilerliyor, sol,
sa, ona doru kouyor ite. Yere yuvarlyor adam, yandan, son
ra serte vuruyor bana, bir, iki, kez, keskin ve ac verici tekme
ler, iyi nianlanm. imdi sesler, kesik nefesler, homurtuya ben
zer alak perdeden bir uultu, lklar var, krmz bedenler ileri
doru yuvarlanyorlar ve onu artk gremiyorum; kollarn, yum
ruklarn ve ayaklarn arasnda kayboluyor. Bir yerlerden iddetli
bir lk geliyor, rkm bir at l.
31,7

Geride kalyorum, ayakta kalmaya abalyorum. Arkadan bir


ey arpyor bana. Sendeliyorum. Dengemi tekrar bulup etrafima
baktmda, Elerin ve kzlarn sandalyelerinde ileri doru eildik
lerini, platformdaki Teyzelerin ilgiyle aa doru baktklarn g
ryorum. Yukardan daha iyi gryor olmallar.
Adam artk bir eya oldu.
Gleninki tekrar yanmda. Yz gergin, ifadesiz.
"Ne yaptn grdm," diyorum ona. imdi hissetmeye bal
yorum yine: ok, fke, bulant. Barbarlk. "Neden yaptn bunu?
Sen! Sanmtm ki sen..."
"Sakn bakma bana," diyor. "zliyorlar."
"Umurumda deil," diyorum. Sesimin tonu ykseliyor, elim
de deil.
"Kendine gel," diyor. stm bam silkeler gibi yapyor, ko
lumu ve omzumu, yzn kulama yaklatryor. "Aptal olma.
Tecavz mecavz etmemiti, politik bir suluydu o. Bizden biriy
di. Vurup baylttm. ektii acdan kurtardm. Ona ne yaptklar
n bilmiyor musun?"
Bizden biri, diye dnyorum. Bir muhafiz. Olanakd g
rnyor bu bana.
Lydia Teyze tekrar alyor ddn, ancak hemen durmu
yorlar. ki muhafiz aralarna girip ekiyor onlar, adamdan geriye
her ne kaldysa, Kimileri kazayla kendilerine vurulduklar ya da
tekmelendikleri yerde, imenin stnde yatyorlar. Kimileri bayl
m. Srden ayrlp dalyorlar, ikili, l ya da kendi balarna.
Bylenmi gibi grnyorlar.
"Elerinizi bulup tekrar sra oluturun," diyor Lydia Teyze
mikrofondan. Pek az kimse aldryor ona. Kadnlardan biri geliyor
bize doru, yolunu karanlkta ayaklaryla hissederek buluyor gi
bi: Janine. enesi boyunca bir kan lekesi var, balnda daha da
fazlas. Glmsyor, parlak minimini bir glck. Gzleri kay
m.

318

"Meraba," diyor. "Nabersiniz?" Sa elinde sk sk bir ey tu


tuyor. San bir sa kmesi bu. Hafife kkrdyor.
"Janine," diyorum. Ne var ki, kendini koyvermi, imdi t
myle, serbest de gemi, kabuuna ekilmekte.
"yi gnler diliyorum," diyor ve yanmzdan geip gidiyor, ka
pya doru.
Ardndan bakyorum. Dndm ey, kolay bir k oldu
u. yle gerekse de, onun iin znt bile hissetmiyorum. fke
duyuyorum. Bunun iin kendimle gurur duymuyorum ya da, di
er eyler iin. Ne var ki, o zaman durum buydu.

Ellerim scak zift kokuyor. Eve geri dnp banyoya kmak ve


sert sabun ve ponza tayla ovmak, ovmak, ovmak istiyorum be
denimi, bu kokunun her zerresini derimden skp atmak iin. Bu
koku hasta ediyor beni.
Ayn zamanda am. ren bir ey bu, ancak her eye karn
gerek. lm acktryor beni. Belki boaltldm iindir; ya da ha
yatta kalmla bedenin bunu halletme yoludur, temel duasn yi
nelemeyi srdrmesi: varm, varm. Varm, hl.
Yataa girmek istiyorum, sevimek, hemen imdi.
tah, szc taklyor zihnime.
Bir at bile silip sprebilirim.

44

ler normale dnd.


Nasl normal diyebilirim ki? Yine de, bu sabahla karlatrld
nda normal.

319

le yemeinde, esmer ekmekle yaplm peynirli sandvi,


bir bardak st, kereviz, konserve armut vard. Bir renci yemei.
Hepsini yiyip bitirdim, abucak deil, tadndan zevk alarak, dilim
de bir alay lezzet. imdi al verie gidiyorum, her zamanki i. Hat
ta drt gzle bekliyorum. Rutinden alnmas gereken belli bir te
selli var.
Arka kapdan kyorum, patika boyunca. Nick, arabay yk
yor, apkas bir yana yatk. Bana bakmyor. Bu gnlerde birbirimi
ze bakmaktan kanyoruz. Kukusuz bir ey belli edebilirdik, bu
rada, aklkta bile, grecek kimse yokken.
Kede Gleninkiyi bekliyorum. Ge kald. Sonunda geldii
ni gryorum, krmz beyaz bir elbis: biiininde, bir uurtma gi
bi, hepimizin uymay rendii dzenli admlarla yryerek. Onu
gryor ve bata hibir ey fark etmiyorum. Sonra, daha yakna
gelirken, onda bir tuhaflk olmas gerektiini dnyorum. Yan
l grnyor. Tanmlanamaz t ir biimde bakalam; yaral de
il, topallamyor da. Bzlra gibi sanki.
Sonra, iyice yakna geldiinde, ne olduunu anlyorum. Gleninki deil bu. Ayn boyda ama daha zayf ve yz de pembe deil
de saz rengi. Bana doru gelip duruyor.
"Tanr meyvay kutsasn," diyor. Yz duvar, danteli dik.
"Tanr yolunu asn," diye yantlyorum. aknlk gsterme
ye alyorum.
"Fredinki olmalsnz," diyor. Evet, diyorum ve yrmeye
balyoruz. Ne olacak imdi, diye dnyorum. Bam dnyor.
yi haber deil bu, ne oldu ona acaba, ok ilgili grnmeden nasl
renirim ki? Birbirimizle dostluk, ballk kurmamamz gereki
yor. Gleninkinin imdiki grevinde daha ne kadar kalmas gerekti
ini anmsamaya alyorum.
"Tann gzel bir hava gndermi bize," diyorum.
"Mutlulukla karlyorum." Sesi uysal, dz, aavurmaz.
Daha baka bir ey sylemeden ilk kontrol noktasn geiyo
ruz. Suskun duruyor, ama ben de yleyim. Bir eyler balatmam

320

iin beni mi bekliyor, kendimi aa vurmam, yoksa inanan biri


mi, i tefekkre dalm biri?
"Gleninki bu denli abuk mu transfer edildi?" diye soruyo
rum, yle olmadn bile bile. Daha bu sabah grdm onu. yle
olsa, sylerdi.
"Gleninki benim," diyor kadn. fade kusursuz. Hem kuku
suz hakl, yenisi, Gleninki, her neredeyse, artk Gleninki deil.
Gerek adn hi renmemitim. te byle kayboluverirsiniz, ad
lar denizinde. Onu bulmak hi de kolay deil imdi.
St ve Bala ve Bilumum Etlerde uruyoruz, ben tavuk, yeni
Gleninki de bir buuk kilo hamburger alyor. Her zamanki kuy
ruklar var. Tandm birka kadn gryorum, son kerte belirsiz
hareketlerle balarmz sallyoruz karlkl, birbirimize tannd
mz, en azndan birilerince, hl varolduumuzu gsteriyoruz
bylece. Bilumum Etlerin dnda, yeni Gleninkiye, "Duvara git
meliyiz," diyorum. Bundan ne beklediimi bilmiyorum; olas, tep
kisini lmenin bir yolu. Onun bizden biri olup olmadn ren
me gereksinimi duyuyorum. yleyse ve ben bunu belirleyebilir
sem, Gleninkiye gerekte ne olduunu anlatabilir bana belki.
"Nasl isterseniz," diyor. Kaytszlk m bu, yoksa temkinlilik
mi?

Duvarda bu sabahki kadn asl, hl elbiseleriyle, ayakkabla


ryla hl ve hl beyaz torbalar balarna geirilmi halde. Kollan
zlm, kazk gibi ve dzgn sarkyor iki yanlarnda. Mavili or
tada, krmz ikili de sanda ve solunda, geri renkler o denli par
lak deil artk; solmu, donuklam grnyorlar, lm kele
bekler ya da topran stnde kuruyan tropik balklar gibi. Yaldz
lan dklm. Durup sessizce seyrediyoruz onlar.
"bret olsun bize," diyor yeni Gleninki sonunda.
Bata hibir ey sylemiyorum; nk ne demek istediini an
lamaya alyorum. Bizim iin, bu rejimin adaletsizliinin ve vahe

321

tinin bir ibreti olduunu sylemek istemi olabilir. Bu durumda,


evet, demek gerek. Dier yandan tersini kastetmi de olabilir; yani,
bize sylenenleri hatrlayp bamz belaya sokmamamz gerektii
ni, nk byle yaparsak hakl olarak cezalandrlacamz. Bunu
kastediyorsa, sylemem gereken ey, krler olsun. Sesi yumuak
ve tonsuz, hi ipucu yok.
ansm deniyorum. "Evet," diyorum.
Buna tepki vermiyor, ancak gzmn kenarnda beyaz bir
titreim hisseder gibi oluyorum, sanki abucak bana bakm gibi.
Bir an sonra dnp geriye doru uzun yolu yrmeye bal
yoruz; uygun ekilde uyduruyoruz admlarmz, bylece bir
lik beraberlik iinde grnyoruz.
Daha ileri gitmeden belki de beklemem gerektiini dnyo
rum. Zorlamak, sondaj yapmak iin daha ok erken. Bir hafta ver
meliyim buna, iki hafta, belki daha da fazla, dikkatle izlemeliyim
onu, sesindeki tonlamalan dinlemeliyim, saknmsz szckleri,
Gleninkinin beni dinledii gibi. imdi Gleninki gittiinden tekrar
tetikteyim, tembelliim yok oldu, bedenim salt zevk iin var deil
artk, ayn zamanda bana gelebilecek tehlikeleri de hissediyor.
Aceleci olmamal, gereksiz risklere girmemeliyim. Ne var ki, bil
mem gerek. Son kontrol noktasn da geene dek tutuyorum ken
dimi ve sadece birka blok kalyor gidecek, ite o zaman kendimi
kontrol edemiyorum artk.
"Gleninkiyi pek iyi tanmazdm," diyorum. "Senden ncekini
kastediyorum."
"Ya?" diyor. Bir ey sylemi olduu gerei, ne denli saknml olsa da, yreklendiriyor beni.
"Sadece Maystan beri tanyorum onu," diyorum. Derimin
git gide sndn, yreimin hzlandn hissedebiliyorum. Dzen
bazca bu. Bir kere, yalan. Hem buradan, sonraki can alc lafa na
sl geeceim? "Maysn biri civaryd sanrm. Eskiden May Day de
dikleri ey."
"yle mi derlerdi?" diyor, hafif, kaytsz, tehditkr. "Anmsad

322

m bir ifade deil. Sizin anmsamanza da ardm dorusu. aba


gstermi olmanz gerekirdi..." Duraklyor. "Zihninizi temizlemek
iin..." Tekrar duraklyor. "Bu tr yansmalardan."
Su gibi derimden szan souu hissediyorum imdi. Yapt
ey, beni uyarmak.
Bizden biri deil. Ancak biliyor.
Son bloklar dehet iinde yryorum. Aptallk yaptm yine.
Daha da beteri. Daha nce aklma gelmemiti, ancak imdi dank
ediyor kafama: Gleninki yakalandysa, konuabilir, bakalarnn
yannda, benim hakkmda da. Konuacaktr. Baka trl yapa
maz.
Ama ben hibir ey yapmadm ki, diyorum kendi kendime,
gerek anlamda. Btn yaptm bilmekti. Btn yaptm bildirmemekti.
ocuumun nerede olduunu biliyorlar. Peki ya onu getirip
bir ey yapmakla tehdit ederlerse, benim nmde? Peki ya, yapar
larsa? Neler yapacaklarn dnmeye dayanamyorum. Ya da Luke, Luke ellerindeyse ne olacak? Peki ya annem, Moira ya da her
hangi biri handiyse? Ulu Tanrm, semek zorunda brakma beni.
Buna tahamml edemezdim, farkndaym; Moira haklyd. stedik
leri her eyi syleyeceim, herkese su ykleyeceim. Gerek bu,
ilk lk, hatta ilk inlemede, hemen pelteye dneceim, herhangi
bir suu itiraf edeceim, sonum Duvardaki bir engelde asl kal
mak olacak. Ban yere e, derdim kendime eskiden ve tongaya
basma. Hi yarar yok.
Kendi kendime byle konuuyordum, eve dn yolunda.
Kede, bildik ekilde birbirimize dnyoruz.
"Tanr gzetsin," diyor yeni, gvenilmez Gleninki.
"Tanr gzetsin," diyorum, evkli grnmeye alarak. Sanki
byle yapmackl davranmak ie yarayacakm gibi, bu noktaya
dek gelmitik imdi.
Sonra ok tuhaf bir ey yapyor. leri doru eiliyor, yle ki
bamzdaki sert beyaz siperlikler neredeyse deiyor birbirine, so

323

luk bej rengi gzlerini yakndan grebiliyorum, yanaklarndaki in


ce izgi an, fsldyor, bir solukta, sesi kuru yapraklar gibi soluk.
"Ast kendini," diyor. "Kurtulu Ayininden sonra. Kendisi iin ge
len minibs grd. Bylesi daha iyiydi."
Sonra, benden ayrlp caddeden aa doru yryor.

45
Tekme yemi gibi, nefesim kesilmi, bir an dikilip kalyorum.
Demek lm ve ben de gvendeyim bylece. Onlar gelme
den yapm. Byk bir rahatlama hissediyorum. Ona kar minnet
hissediyorum. Ben yaayabileyim diye ld o. Yas tutmay sonra
ya brakyorum.
Tabii, bu kadn yalan sylemiyorsa. Her zaman var bu olas
lk.
Nefes alyorum, derince, veriyorum, oksijenle besleyerek
kendimi. nmdeki alan kararyor, sonra netleiyor yeniden. Yo
lumu grebiliyorum.
Dnyorum, kendimi toplamak iin bir an elimi stnde tu
tarak kapy ayorum, ieri giriyorum. Nick orada, hl arabay y
kayarak, hafif bir slk alarak. ok uzakta gibi grnyor.
Ulu Tanrm; diye dnyorum, istediin her eyi yapaca
m. Sen ki beni braktn imdi, kendimi ortadan sileceim, istein
gerekten buysa eer; iimi boaltacam, sahiden, bir ayin kadehi
gibi tertemiz olacam. Nickten vazgeeceim, dierlerini bo ve
receim, ikayet etmeyi keseceim. Kaderime raz olacam. Kendi
mi feda edeceim. Tvbe edeceim. Her eyi brakacam. Her ey
den elimi eteimi ekeceim.
Bunun doru olamayacan biliyorum, ancak aklmdan gei-

324

yor yine de. Krmz Merkezde rettikleri her ey, direndiim her
ey, stme stme geliyor. Ac ekmek istemiyorum. Bir dans
olmak istemiyorum, ayaklar havay dven, ba beyaz kumatan
yzsz bir dikdrtgen. Duvara aslm bir kukla olmak istemiyo
rum, kanatsz bir melek olmak istemiyorum. Yaamay srdrmek
istiyorum, hangi biimde olursa olsun. Kendi irademle vazgeiyo
rum bedenimden, bakalarnn kullanm iin. Canlar ne ekiyor
sa yapabilirler benimle. Sefilin tekiyim ben.
Onlarn gerek glerini, ilk defa olarak, hissediyorum.

Arka kapya doru ynelerek iek tarhlarnn ve st aacnn


yanndan geip gidiyorum. eri gireceim, gvende olacam. Diz
lerimin stne keceim, odamda, mobilya cilasn koklayarak ci
erlerim patlayana dek bayat havay ekeceim iime minnetle.
Serena Joy, n kapdan km; basamaklarda dikiliyor. Beni
aryor. stedii nedir ki? Oturma odasna gidip gri yn sarma
ya yardm etmemi mi istiyor acaba? Ellerimi dzgn tutmay bece
remeyeceim, bir eylerin farkna varacak. Yine de, ona doru y
ryorum, baka seeneim olmadna gre.
st basamakta benden ok stn grnyor. Gzleri ate
sayor, derisinin bzlm beyazna karn kor mavisi. Baklar
m karyorum yznden, yere yneltiyorum; ayaklarna, basto
nunun ucuna.
"Sana gvendim," diyor. "Sanayardm etmeye altm."
Hl bam kaldrp bakmyorum ona. Sululuk duygusu ya
ylyor bedenime, yakalanmtm, ancak ne iin? Saysz gnahla
rmdan hangisi iin sulanyordum? Anlamann tek yolu sessiz kal
mak. imdi mazeret beyan etmek, u ya da bu konuda, aptalca bir
hata olurdu. Aklndan bile geirmedii bir eyi karabilirdim a
zmdan.
Hibir ey olmayabilirdi de. Yatamda sakl bulunan kibritti
belki de. Utanla eik tutuyorum bam.

325

"Eee?" diye soruyor. "Kendin iin bir ey sylemeyecek mi


sin?"
Bam kaldrp bakyorum ona. "Ne hakknda?" diye kekele
meyi baaryorum. Azmdan kar kmaz kstaha geliyor kula
a'"Bak," diyor. Botaki elini arkasndan ekip gsteriyor. Elin
de tuttuu pelerini, klk olan. "stnde ruj izi vard," diyor.
"Nasl bu denli kaba olabildin? Ona da syledim..." Pelerini brak
yor, imdi baka bir ey var elinde, tmyle kemikten ibaret elin
de. Bunu da yere frlatyor, mor pullu elbise dyor, ylan derisi
gibi merdivenlerden aa kayarak, gne nda parlayarak.
"Hem de arkamdan," diyor. "Bana da bir eyler brakabilirdin."
Her eye karn, onu seviyor mu yoksa? Bastonunu kaldryor. Ba
na vuracak sanyorum, ancak yapmyor. "u iren eyi al ve oda
na git. Tpk dieri gibisin. Bir srtk. Sonun da ayn olacak."
Eilip topluyorum. Ardmda Nick slk almay kesmi.
Dnmek, ona doru komak, kollarm boynuna dolamak is
tiyorum. Aptalca olurdu bu. Yardm etmek iin yapabilecei hi
bir ey yok. O da bataa srklenirdi.
Arka kapya doru yryorum, mutfaa girip sepetimi brak
yorum, yukar kyorum. taatkr ve sakinim.

326

XV
Gece

46

Odamda oturuyorum, pencerede, bekleyerek. Kucamda rse


lenmi bir avu yldz.
Beklemek zorunda kaldm zamanlarn sonuncusu olabilirdi
bu. Ancak ne iin beklediimi bilmiyorum. Ne bekliyorsun? der
lerdi eskiden. Acele et, anlamna gelirdi. Yant beklenmezdi yani.
Ne iin beklemektesin, farkl bir soru, benim bu soruya verecek
yantm da yok.
Yine de, tam olarak beklemek deil bu. Bu havada kal duru
muna benziyor daha ok. Duraksama olmakszn. Hi vakit yok
eninde sonunda.
Utan verici bir durumdaym, ki bu da faziletli olmann tersi.
Bu konuda daha kt hissetmeliyim kendimi.
Oysa huzurlu hissediyorum, sakin, kaytszlkla dolu. O pile
rin seni un ufak etmelerine izin verme. Kendi kendime tekrarlyo
rum bunu, ancak hibir anlam tamyor. Pekl, Hava almasna
izin verme ya da Varolma, demek de olas.
Sanrm bu sylenebilirdi.

Bahede hi kimse yok.


Yamur yaacak m diye merak ediyorum.

Darda, hava kararmakta. imdiden kzla alyor. Yaknda karara


cak. imdi bile daha karanlk. ok srmedi bu.

Yapabileceim birka ey vard aslnda. rnekse, evi atee verebilir -

329

dim. Kimi giysilerimi ve araflan tomarlayabilir ve sakl tek kibriti


mi akabilirdim. Yanmazsa, yanmazd. te yandan bir yansa, en
azndan bir olay olurdu, km belirleyecek bir tr iaret. Kolay
ca sndrlen birka alev. Bu arada duman bulutlar salp ortal
a, boularak lebilirdim.
Yatak arafim eritler halinde kesip bkerek szde bir halat
yapar, bir ucunu yatamn ayana balayp pencereyi krmay de
neyebilirdim. O krlmaz pencereyi.
Komutana gidip, eskiden dedikleri gibi, salarm dank, ye
re diz ker, dizlerine sarlr, itiraf edebilir, yanar yaklr, affim ni
yaz edebilirdim. Nolite te bastardes carborundorum, diyebilirdim.
Bir dua deil. Ayakkablarn getiriyorum gzmn nne, siyah,
iyi parlatlm, ulalmaz, ser verir sr vermez.
Bunun yerine, yatak arafn boazma dolayabilir, tuvalet
te kendimi kancaya balayabilir, arlm ileri vererek kendimi bo
abilirdim.
Kapnn ardna saklanp bekleyebilirdim Serena gelinceye
dek, koridor boyunca topallayarak, verdii hkm, gnahmn ke
fareti ya da ceza her neyse, onu da getirerek, stne atlp yere y
kabilir, bana vurabilirdim, keskin ve kusursuz biimde. Onu sefa
letinden kurtarmak iin, kendiminkinden de tabii. Sefaletimizden
kurtarmak iin onu.
Zaman kazandrrd bu.
Uygun admlarla merdivenden aaya inebilir, kapdan kar
ve cadde boyunca yryebilirdim, nereye gittiimi bilir gibi grn
meye alarak ve ne kadar uzaa gidebileceime bakabilirdim. Kr
mz ok gze batan bir renk.
Nickin odasna gidebilirdim, garajn stndeki, daha nce
yaptmz gibi. Beni ieri alp almayaca konusundaki merakm
giderebilirdim, beni koruyup korumayaca. imdi bu gereksinim
gerekken.

330

Btn bunlar gzden geiriyorum tembel tembel. Her biri, dier


leriyle ayn grnyor. Hibiri dierine yelenecek gibi deil. Bit
kinlik kyor stme, bedenime, bacaklarma ve gzlerime. S o
nuta sizi ele geiren bu oluyor. nan bir szck sadece, ssl
bir szck.

Darya bakyorum alacakaranlkta ve mevsimin k olduunu d


nyorum. Den kar, hafife, aba gstermeksizin, her eyi yu
muak kristallerle kaplayarak, bir yamur ncesi ay pusu, d
hatlar belirsizletiren, rengi silen. Donarak lmek ac vermez der
ler, ilk meden sonra. ocuklarn yapt bir melek gibi uzanp
karn iine uyuyup gidersiniz.
Ardmda varln hissediyorum onun, kadn atamn, ikizi
min, avizenin altnda havada dnen, yaldz ve tylerden oluan
kostmyle, uarken durduruluverilen bir ku, bir melee dn
trlen bir kadn, bulunmay bekleyen. Bu sefer benim tarafm
dan. Burada yalnz olduuma nasl da inanabildim? Her zaman
vardk ikimiz. Bitir u ii, diyor. Skldm ben bu melodramdan, ses
siz kalmaktan skldm. Koruyabilecein hi kimse yok, hi kimse
iin deeri yok senin yaamnn. Sona ermesini istiyorum bunun.

Tam ayaa kalkarken siyah minibsn geldiini duyuyorum. Gr


meden nce sesini duyuyorum; alacakaranla bezenmiliiyle,
kendi sesinin somutlanmas, gecenin phtlamas gibi grnyor.
Araba yoluna dnp duruyor. Beyaz gz grebiliyorum sadece,
o iki kanad. Boyas fosforlu olmal. ki adam aracn biiminden sy
rlp n merdivenleri kyor ve zili alyorlar. Zilin sesini duyuyo
rum, dingdong, kozmetik pazarlayan bir kadnn hayaleti gibi,
aada holde.
Daha kts geliyor demek.

331

Zamanm ziyan ediyormuum. Henz ansm varken olayla


rn gidiini kendi elime almalymm. Mutfaktan bir bak almal,
diki makaslarna ulamann bir yolunu bulmalymm. Bahe ma
kaslar vard, rg ileri; ararsanz, silahla doludur dnya. Dikkat
etmeliymiim.
Ancak bunu dnmek iin ok ge imdi, ayaklar imdiden
merdivenlerin tozlu gl rengi halsnn stnde; ar, sessiz
bir yry, alnda atan bir damar. Srtm pencereye dnk.
Bir yabancy bekliyorum, ancak kapy iterek aan ve bir fis
keyle yakan Nick oluyor. Bunu koyacak yer bulamyorum
zihnimde, onlardan biri deilse tabii. Her zaman iin vard bu olas
lk. Nick, zel Gz. Pis iler, pis insanlarca yaplr.
Seni bok herif, diye dnyorum. Bunu sylemek iin az
m ayorum, ancak bana doru geliyor, yaknma ve fsldyor.
"Her ey yolunda. Mayday bu. Git onlarla." Gerek admla ar
yor beni. Neden bir anlam olsun ki bunun?
"Onlarla m?" diyorum. Arkasnda duran iki adam gryo
rum, koridordaki tavan lambas balarn kafataslarna dntr
yor. "ldrm olmalsn." phem stnde, havada asl duru
yor, beni uyaran esrarl bir melek. Handiyse grebiliyorum onu.
Mayday muhabbetini neden bilmeyecekmi ki? Btn Gzler bili
yor olmal bunu; skarak, ezerek, burarak karm olacaklar yete
rince bedenden, yeterince azdan karmlardr imdiye dek.
"Gven bana," diyor; asla kendi iinde bir tlsm olmamt
bu ifade, hi garantisi yok.
Yine de, sk sk yapyorum buna, bu neriye. Bana brak
lan tek ey bu.

Biri nde, biri arkada, merdivenlerden aaya elik ediyorlar bana.


Admlar sakin, klar ak. Korkuya karn, ne kadar da sradan.
Buradan saati grebiliyorum. zellikli bir zaman deil.

332

Nick bizimle deil artk. Grlmeyi istemeyerek arka merdi


venlerden inmi olabilir.
Serena Joy koridorda dikiliyor, aynann altnda, yukar baka
rak, kukulu. Komutan onun arkasnda, oturma odasnn kaps
ak. Salar ok gri. Endieli ve aresiz grnyor, ayn zamanda
benden kayor, kendini uzak tutuyor. Onun iin baka her ney
sem, u noktada bir musibetim de. Benim hakkmda bir kavga et
tiklerine phe yok; kuku yok Serenann ona cehennem azab
yaattna. Onun iin zlecek kadar duygu tayorum iimde h
l. Moira haklyd, yufka yreklinin tekiyim ben.
"Ne yapm?" diye soruyor Serena Joy. Onlar aran kendisi
deil demek. Benim iin her ne tasarladysa, daha zel bir eymi.
"Syleyemeyiz, efendim," diyor nmdeki. "zgnm."
"Yetki belgenizi grmem gerek," diyor Komutan. "Tutukla
ma belgeniz var m?"
Trabzana yapp kibarl elden brakarak l basabilirdim
imdi. Onlar durdurabilirdim, en azndan bir sre iin. Gerekse
ler, kalrlar; yok deilseler, kap giderler. Beni brakarak burada.
"htiyacmz yok, efendim, ancak her ey emirlere uygun" di
yor birinci yine. "Ulusal srlara ihanet."
Komutan elini bana koyuyor. Ne anlatyormuum ve ki
me, dahas dmanlarndan hangisi karm bunu ortaya? Olas,
bir gvenlik riski oluturacak imdi Komutan. Onun stnde
yim, oradan aaya bakyorum; bzlp klyor. Daha nce
de temizlik yaplmt Komutanlar arasnda, bundan sonra da yap
lacak. Serena Joy bembeyaz kesiliyor.
"Orospu," diyor. "Senin iin yapt onca eyden sonra.
Cora ve Rita iti kak kyorlar mutfaktan. Cora alamaya
balam. Ben, onun umuduydum, boa kardm. Bundan byle
hep ocuksuz kalacak.
Minibs araba yolunda bekliyor, ift kaps ak. kisi imdi
her biri bir yanmda, dirseklerimden tutup ieri girmeme yardm
ediyor. Bunun sonum mu, yoksa yeni bir balang m olduunu

333

anlamann hibir yolu yok: kendimi yabanclarn eline teslim et


tim, nk baka yolu yok.
Ve bylece trmanyorum, ierdeki karanla; aydnla ya
da.

334

Tarihsel Notlar

Damzlk Kzn yks


stne Tarihsel Notlar

25 Haziran 2195 tarihinde, Denay niversitesinde, Nunavit, gerekletiri


len Ulus/aras Tarih Kurulu Kongresinin bir blm olan, Gilead almalan stne yaplan 12. Sempozyumun kaytlarnn ksmi bir nshas
dr.
Bakan: Profesr Matyann Crescent Moon, Kafkas* Antropolojisi Bl
m, Denay niversitesi, Nunavit.
Gndem Konumacs: Profesr James Darcy Pievcoto, Yirminci ve Yir
mi Birinci Yzyl Arivleri Yneticisi, Cambridge niversitesi, Ingiltere.

CRESCEN T MOON: Bu sabah burada hepinize ho geldiniz de


mekten zevk duyuyorum. Dahas, pek ounuzun Profesr Pieixotonun, eminim, ilgi ekici ve deerli konumas iin toplanm
olduunuzu grmek beni sevindirdi. Gilead Aratrmalar Birlii
olarak biz, bu dnemin, zellikle bu yar krede, eninde sonunda
dnyann haritasnn yeniden izilmesinden sorumlu olmakla, da
ha ileri almalarn karln vereceine inanyoruz.
Daha fazla yol almadan birka duyuru yapmam gerek. Balk
av seferi, planland gibi, yarn gerekletirilecek; bu yzden,
yamur iin uygun giysiler ve bcek ilac getirmeyenleriniz iin,
Kayt Masasnda dk bir cretle bunlar .salamak mmkn.
Doa Yry ve Ak Havada Tarihi Kostml ark Syleme
faaliyetleri, yanlmaz Profesrmz Johnny Running Dog tara-

* K afkas (ng. Caucasian): Beyaz rk iin ilk kez Alman antropolog Johann Blumenbach
( 1 7 5 2 1840) tarafndan kullanlmtr. ( .N .)

337

findan bu sre zarfnda gzel bir hava teminat verildiinden,


br gn iin tekrar programa alnmtr.
Bu kongrede, On kinci Sempozyumun bir paras olarak Gilead Aratrmalar Birlii tarafndan desteklenen ve hizmetinize su
nulan dier faaliyetleri anmsatmama izin verin. Yarn leden son
ra, Hindistann Baroda niversitesi, Bat Felsefesi Blmnden
Profesr Gopal Chatterjee, "Erken Gilead Dnemi Devlet Dinin
deki Krina ve Kali Unsurlar" hakknda konuacak. Ayrca, Per
embe sabah, Teksas Cumhuriyeti San Antonio niversitesi, As
keri Tarih Blmnden Profesr Sieglinda Van Burenin sunuu
yer alacak. Profesr Van Buren, "Varova Taktii: Gilead Sava
nda ehir Merkezlerini Kuatma Politikalar" stne ilgi ekici
olacana emin olduum bir konferans verecek. Kukusuz hepi
miz bunlara katlmay arzu edeceiz.
te yandan, gndem konumacmza geri, eminim bu ge
rekli deil sresini amamasn anmsatmak zorundaym, byle
likle sorulara zaman ayrabiliriz ve sanrm hibirimiz dnk gibi
le yemeini karmak istemeyiz. (Glmeler)
Profesr Pieixoto, kiisel olarak deilse bile saylar hayli ok
olan yaynlar araclyla hepimiz tarafndan gayet iyi tanndn
dan, ayrca tantlmaya pek gereksinimi yok. Bu yaynlar, "alar
Boyunca Para Arzn nlemeye Ynelik Yasalar: Belgelerin Bir
Analizi" ve iyi bilinen almas "ren ve Gilead: Gncelerden G
rldkleri ekliyle ki Ge Yirminci Yzyl Monoteokrasileri"dir.
Hepinizin bildii gibi, bugn ncelenmekte olan bant kaytlar
nn, yine Cambridgeden Profesr Knotly Wade ile birlikte ortak
yaymcsdr ve bylece yazya dklp anlamlandrlmasnda ve
yaynlanmasnda rol oynamtr. Konumasnn bal"Damzlk
Kzn yks ile lgili Olarak Gerekliini ve Yazarn Kantlama
Sorunlaradr.
Profesr Pieixoto.
Alklar.

338

PIEIXOTO: Teekkrler. Dn geceki yemekte o gzelim Arctic


Char*muzdan hepimizin holandndan eminim, imdi ise bir o
kadar ho Arctic Chair* * den zevk almaktayz." Zevk almak" ifade
sini, kukusuz modas gemi ncy dtalayarak, iki ayr an
lamda kullanyorum. (Glmeler.)
imdi izninizle biraz ciddileeyim. Kk sohbetimin bal
nn da imledii gibi, artk hepiniz tarafndan ok iyi bilinen ve Da
mzlk Kzn yks balyla anlan soi -disant bant kaytlaryla
ilgili kimi sorunlar ele almak istiyorum. Soi-disant diyorum, n
k nmzdeki ey, zgn biimindeki malzeme deil. Daha ak
konumak gerekirse, kefedildiinde dzenli bir kayt zellii yok
tu ve bir bala da sahip deildi. "Damzlk Kzn yks" bal
Profesr Wade tarafindan taklmt, ksmen byk Geoffrey Chaucera hrmetle; ne var ki Profesr Wadei benim gibi yakndan ta
nyanlar, btn szck oyunlarnn belli bir amala yapldndan
emin olduumu sylediimde ne demek istediimi anlayacaklar
dr. zellikle, tail*** szcnn arkaik ve kaba anlamyla ilgili
olan szck oyunu sz konusu olduunda; bir lye kadar, y
kmzn getii Gilead toplumunun o dnemindeki anlamazlk
nedeninin ta kendisidir sanki. (Glmeler, alklar.)
Bu para belge szcn kullanmakta duraksyorum
bir zamanlar Bangor ehri olan yerde ortaya karlmt, Gilead re
jiminin balangcndan nce Maine Eyaleti olarak anlan yerde.
Bu ehri, yazarmzn "Yeralt Kadn Yolu" olarak belirttii eyin
nemli bir ara istasyonu olarak biliyoruz, bu yzden timi tarih
nktedanlarmz sonradan "Yeralt Gnah Yolu" olarak adlandr
mlard. (Glmeler, homurtular.) te bu yzden, Birliimiz bu
na zel bir ilgi gstermitir.
Arctic Char. Olas bir tr alabalk. ( .N .)
Arctic Chair. Bir tr szck o- nuyla oturumu kastediyor olsa gerek. ( .N .)
*** Tail: Bu szck, Trkede yk olarak karlanan Tale szcyle ses benzemesine sa
hip. A rkaik ve kaba anlam ise cinsel nesne gzyle baklan kadn(lar). ( .N .)

*
**

339

Asl biimiyle bu para, U.S. ordu ii, belki circa (yaklak)


1955 ylna ait bir metal sandktan ibarettir. Bu gerek kendi iin
de pek nem tamayabilir, nk bu tr kk sandklarn "ordu
ihtiya fazlas olarak ska satldklar bilinmekte, bu yzden ko
lay bulunur olsalar gerekti. Bu sandn iinde, bir zamanlar pos
tayla gnderilen paketlerde kullanlan trden bir bantla kapatl
m, yaklak otuz teyp kaseti bulunuyordu; kompakt diskin k
yla seksenli ya da doksanl yllarda bir yerde modas gemiti bu
kasetlerin.
Bunun, bu tr buluntularn ilki olmadn hatrlatmak iste
rim. rnekse, Seattlen bir varoluunda bir garajda kefedilen ve
"A.B. Anlar" olarak bilinen parayla, bir zamanlar Syracuse ady
la bilinen evrede, yani New Yorkta, yeni bir toplant evinin ina
at srasnda kazayla kazlp karlan "P.nin Gnl"ne kuku
suz ainasnz.
, Profesr Wade ve ben bu yeni buluntuyla karlanca b
yk bir heyecana kapldk. ok kr, bundan birka yl nce, an
tika merakls mkemmel asistan teknisyenimizin yardmyla bu
tr bantlar alabilen bir makineyi tekrar yapabilmitik ve hemen
zahmetli kopyalama iine koyulduk.
Elimizdeki koleksiyonda, konumalara karn deien oranda
mzik de ieren otuz kadar bant vard. Her bant, kukusuz kamuf
laj amacyla iki ya da arkyla balyor genelde: sonra mzik ani
den duruyor ve konuma balyor. Ses bir kadna ait ve ses kayt
uzmanlarmza gre konuan hep ayn ses. Kasetler zerindeki eti
ketler o dnemin gerek etiketleriydi, elbette erken Gilead ann
balangcndan nceki bir tarihe aittiler, nk bu tr dnyevi
mzik o rejimde yasaklanmt. rnekse, "Elvis Presleyin Altn Yl
lar" ad altnda drt kaset, "Litvanya Halk arklar" adl , "Boy
George Kaldryor Onu" adl yine , "Mantovaninin Yumuak
Yaylar adl da iki kaset vard. Ayrca, tek bir bant stnde bulu
nan adlar da vard: "Twisted Sister Carnegie HalPda" zellikle ho
uma gidenlerden biri.

340

Etiketlerin gerek olmalarna karn, ilgili arklarn bulundu


u kasetlere denk dmyorlard her zaman. Buna ek olarak, ka
setler belli bir srayla dzenlenmemilerdi, kutunun dibinde ylesi
ne duruyorlard: numaralanmamlard bile. Bylece, bu konu
ma bloklarn gidiyor grndkleri srayla dzenlemek Profesr
Wade ve bana kalmt; yine de, baka bir yerde dediim gibi, bu
tr dzenlemeler, biraz tahmine dayanmakta, bu yzden yaklak
ve daha ayrntl bir aratrmaya gebe olarak grlmeli.
Kaytlar elimize alr almaz aksandan, belirsiz gndergelerden ve artk kullanlmayan kimi ifadelerden kaynaklanan glk
ler yznden defalarca incelemek zorunda kaldk edinmesi bize
bu denli ok emee mal olan bu malzemenin doasna dair kimi ka
rarlar vermemiz gerekti. Birka olaslkla ba baa kalmtk. nce
likle, teyp kaytlar sahte olabilirdi. Bildiiniz gibi, kukusuz bu
tr yklerin sansasyonelliinden para kazanmay arzulayan, ya
ynclarn byk paralar dedii, bylesi birok sahtecilik olaylar
meydana gelmiti. Grne baklrsa, tarihin belli dnemleri,
hem dier toplumlar hem de onu izleyenler iin, bir rpda zel
likle ibret menkbelerine malzeme salamakla kalmayp byk
oranda ikiyzl kendini kutlamalara da vesile olmakta. Burada bir
parantez amama izin verilirse, bence Gileadllar stne ahlaki yar
glar verirken dikkatli olmamz gerektiini sylememe msaade
edin. Kukusuz imdiye dek bu tr yarglarn zorunlu olarak kl
tre zel olduunu renmi bulunuyoruz. te yandan, Gilead
toplumu demografik ve baka bir takm sorunlarn devasa basks
ve bizlerin bugn daha bamsz olduumuz unsurlarn etkisi al
tndayd. Bizim iimiz sansr etmek deil anlamaktr. {Alklar.)
Tekrar konumuza dnelim: bu gibi kaytlar inandrc biim
de taklit etmek, naslsa, ok gtr; dahas onlar inceleyen uz
manlar, bu fiziksel nesnelerin gereklii konusunda gvence verdi
ler bize. Kukusuz kaydn kendisi, yani mzik kaseti stne sesin
kaydedilmesi, son yz elli yl iinde yaplm olamazd.
Kasetlerin gerek olduu varsayldna gre, ieriin doas

341

hakknda ne demeli acaba? Akas, yazar doruyu sylyorsa,


kendisinin kullanmna hibir makine ya da teyp verilmediinden,
dahas bunlar saklayacak bir yeri de bulunmadndan, ykledii
zaman diliminde kaydedilmi olamaz. te yandan, ezamanl d
lama karan vermeme neden olan belirli bir dnsel nitelik var y
kde. Dinginlik annda deilse bile, en azndanpostfacto anmsan
m duygulanmlara dair bir esintiye sahip.
ykcye bir kimlik yaktrabilsek, bu dokmann lafi
uzatmamak adna byle dememe izin verin nasl varedildiine da
ir bir aklama iin epeyi yol alabileceimizi hissettik. Bunu baar
mak iin, iki yol izledik soruturmamzda.
lk olarak, Bangorun eski kent planlarn ve bugne kalan di
er belgeleri ele alarak, yaklak bu zamanda keif yerinde yaam
olan bu ev sakinlerinin kimliini belirlemeye giritik. Bu evin, sz
konusu dnemde, olas, Yeralt Kadn Yolu stndeki "gvenli
ev"lerden biri olduu ve yazarmzn rnein at kat ya da kilerde
birka hafta ya da aylna sakland, bu sre boyunca da kaytlar
yapma olana bulduu eklinde akl yrttk. Kukusuz, kaset
lerin sz konusu yere kaytlar yapldktan sonra getirilmi olabile
cei olasln gzard etmek iin hibir neden yoktu. Varsaylan
bu yre sakinlerinin torunlarnn izini bulup yerlerini saptayabile
ceimizi umuyorduk, bu kiilerin de bizi baka malzemelere gt
receini tabii: gncelere belki ya da kuaktan kuaa gemi aile
kaytlarna.
Ne yazk ki, bu yol hibir yere kmad. Bu insanlar, yeralt
zincirinin bir halkasydlarsa gerekten, olas kefedilip tutuklan
mlard; bu durumda onlarla ilgili her trl belge yok edilmi
olurdu. Bylece ikinci bir giriim yolu izledik. Yazarmzn yk
snde boy gsterenlerle bilinen tarihsel kiileri badatrmaya al
arak dnemin kaytlarn taradk. Gilead rejiminin eitli kadro
ayklamalarndan ve i isyanlardan sonra bilgisayarlarn ve dkm
lerini temizleme huyu yznden o zamandan kalma kaytlar d
zensiz, yine de kimi dkmler mevcut. Aslna baklrsa bazlar, o

342

vakitler ngiliz Adalarnda pek oklan bulunan KadnlarKur


tarma rgtleri tarafindan propaganda amacyla kullanlmak ze
re gizlice karlmt ngiltereye.
ykcnn kendisini dorudan belirlemek yolunda hi
umutlanmadk. Elimizdeki malzemeden kardmza gre, dour
ma amac iin toplanan ilk kadn dalgas iinde yer ald ve hem
bu tr hizmetleri gereksinen hem de elit tabaka iindeki konumlan gerei onlar zerinde hak iddia edebilen kimselere tahsis edildii
ak. Rejim, tm ikinci evliliklerin ve evlilie dayanmayan btn
ilikilerin zina sayldn iln edip kadn elerin tutuklanmasna da
yal basit bir taktik sayesinde bir anda bu trden bir kadn grubu
oluturdu. Bundan baka, ahlaki bakmdan uygunsuz olduklar
gerekesiyle, sahip olduklar ocuklara el koyup her ne ekilde
olursa olsun evlat sahibi olmaya can atan daha yksek makamda
ki ocuksuz ailelerin yanna verdi. (Orta dnemde, bu uygulama
devlet kilisesi tarafindan onaylanmayan btn evlilikleri kapsaya
cak denli geniletildi.) Bylelikle, rejimde yksek mevkileri igal
eden erkekler, bir ya da iki salkl ocuk dourmakla bu amaca uy
gunluklarn kantlayan kadnlar arasndan istediklerini seip alabi
liyorlard. nceden yaplm salkl doumlar, salt Gileadta deil
o zamann ou kuzey Kafkas toplumlarnda grlen bir feno
men olan, doum oranlarnn hzla aa dmesiyle belirlenen o
ada arzu edilen bir zellikti.
Bu dn nedenleri bizim iin tmyle belirli deildir. Do
urganlktaki bu baarszlk ksmen, hemen Gilead ncesi dnem
deki, krtaj dahil eitli trden doum kontrol trlerinin yaygn
olarak kullanmna dayandrlabilir kukusuz. Bu durumda kimi k
srlklar istenmiti, ki bu da Kafkasyan ve olmayanlar arasndaki
farkl istatistikleri aklayabilir; yine de, istenmemi ksrlklar da
vard. Bilmem bunun kaltsal frengi ve rezilane AIDS salgn a
olduunu anmsatmama gerek var m? kincisi topluma byk
oranda yayldnda, birok gen ve cinsel bakmdan etkin insan
retken grubun dna itmiti. l doumlar, dkler ve genetik

343

bozukluklar yaygnd ve artmaktayd. Dahas bu eilim, eitli


nkleer tesis kazalar, fabrikalarda i tatil etmeler ve dnemi belir
leyen sabotaj olaylaryla balantlyd. Yasal ya da deil binlercesinin bulunduu kimyasal ve biyolojik sava ihtiyat depolarndan
ve toksik atklarn tutulduu yerlerden kimi durumda bu mad
deler ylece kanalizasyon sistemine salnveriyordu kaynakla
nan szntlar, zararl bcek ve bitkileri ldren kimyasallarla dier
spreylerin denetimsiz kullanm da sz konusuydu.
Ancak nedenler ne olursa olsun, etkiler fark edilebilir biim
deydi ve o zamanlar bu duruma tepki gsteren sadece Gilead reji
mi deildi. rnekse Romanya, her trl doum kontrol yntemi
ni yasaklayarak, kadn nfusu zorunlu gebelik testlerine tabi tuta
rak ve ykselmeyle maa artlarn dnyaya getirilen ocuk says
na balayarak seksenli yllarda Gilead ncelemiti.
Doum hizmetleri olarak adlandrabileceim eye duyulan
gereksinim, Gilead ncesi dnemde de farkna varlan bir olayd:
"yapay dlleme", "dourganlk klinikleri" ve bu ama iin kirala
nan "vekil anne" kullanmyla yetersiz biimde karlanmaya all
yordu bu gereksinim. Gilead, ilk ikisini dine aykr olduklar gerek
esiyle yasaklarken, kutsal metinlerde cevaz verici nclleri varol
duu dnlen ncy yasallatrp zorunlu hale getirdi. By
lelikle, Gilead ncesi dnemde yaygn olan seri ok ele evlili
i, hem Eski Ahit zamannda hem de on dokuzuncu yzylda eski
Utah Eyaletinde uygulanan ezamanl biimine dntrdler.
Tarih almalarndan bildiimiz gibi, hibir yeni sistem eskisinde
bulunan birok unsuru bir ekilde ie komadan dayatamaz kendi
sini: tpk Ortaa Hristiyanlnda pagan unsurlarn varlna a
hit olmamz ve Rus "KGB" tekilatnn kendisini nceleyen a^n
gizli servisinden evrimlemesi gibi. Kukusuz, Gilead da bu konu
da bir istisna oluturmuyordu. rnekse, rk politikalar sk sk
ya Gilead ncesi dneme bantlanmt; ite bu rk korkular Gi
lead rejiminin gidebildii yere kadar gitmesini salayan cokusal ya
ktn salamtr.

344

Bu durumda ykcmz, biroklarndan biriydi ve paras


olduu tarihin o annn dar erevesi iinde grlmeli. Ancak
onun hakknda yandan, herhangi birine ait olabilecek fiziksel
zelliklerden ve ikamet ettii yerden baka ne biliyoruz ki? ok
fazla ey deil. Grne baklrsa eitimli bir kadnm, o zama
nn herhangi bir Kuzey Amerikan koleji mezununa eitimli denile
bilirse tabii. (Glmeler; kimi homurdanmalar.) Ne var ki, sizin
de dediiniz gibi, ormanlar bunlarla doluydu, bu yzden hi yara
r yok. Gerek adn vermeye layk grmyor bizi, aslna baklrsa
Rachel ve Leah TekrarEitim Merkezine giriiyle bu ada ilikin
btn resmi kaytlar yok edilmi olmal. "Gleninki" ve "Warreninki" gibi, sz konusu adamn ilk ad ve iyelik son ekiyle oluturul
mu, bir baka isimden tretilmi bir ad olduundan "Fredinki" de
hibir ipucu vermiyor. Bu tr adlar kadnlarn belirli bir Komutann ev halkna dahil olmalaryla alnp oradan ayrlmalaryla da
otomatikman braklrd.
Dokmandaki dier adlar da kimlik ve gerek kaydn gerekse
yazarn gerekliini saptama amalar iin ayn biimde yararsz.
"MoiraB ve "Janine" gibi, "Luke" ve "Nick" adlan da havada kal
yor. Ola ki kasetler kefedilir diye bu kiileri korumak iin uyarlan
m takma adlar olduklan yolunda byk bir olaslk mevcut. Du
rum byleyse, kaytlarn Gilead snrlan iinde, dnda deil de
iinde, Mayday yeralt rgt tarafndan daha sonra kullanlmak
iin gizlice geri gtrlmek zere yapld yolundaki grmz
kantlanm olur.
Yukardaki olaslklarn elenmesi bizi sadece bir tanesiyle ba
baa brakt. u kakn "Komutan"n kimliini saptayabilsek, en
azndan bir para yol alnm olacan hissettik. Bu denli yksek
bir konuma sahip birinin, Gileadn felsefesinin ve sosyal yapsnn
ekillendirildii okgizli bir kurul olan Yakupun Oullarnu
ilk Beyin Takmnn olas bir yesi bulunduunu varsaydk. Bu
kurullar, sper glerin karlkl saldrmazl tanmalarndan ve
gizli Etki Alanlan Anlamasnn imzalanmasndan ksa sre sonra

345

oluturuldu. Bu anlama, sper gleri kendi imparatorluklar


iinde git gide artan saydaki ayaklanmalarla, dierinin karmasyla
engellenmeden, serbeste ilgilenmede zgr brakt. Yakupun
Oullan toplantlarnn resmi kaytlar, Gileadn gerek mimarla
rndan bir ksmn itibardan drp eriten Orta Dnem Byk
Temizlikinden sona imha edildi. Yine de, orada bulunan sosyobiyologlardan biri olan Wilfred Limpkin tarafndan ifreli olarak tu
tulan gnce sayesinde kimi bilgilere sahibiz. (Bildiimiz gibi, tpk
Darvinciliin daha nceki ideolojiler tarafndan kullanlmas gibi,
doal ok elilie dair sosyobiyolojik kuram, bu rejimin daha ga
rip kimi uygulamalar iin bilimsel bir kant olarak kullanld.)
Limpkinden edindiimiz malzemeden iki olas aday olduu
nu biliyoruz; yani, adlan "Fred" unsurunu barndran iki kii: Fre
derick R. Waterford ve B. Frederick Judd. kisinin de fotorafi gel
memi gnmze, geri Limpkin kinciyi kendini bir ey sanan al
n teki olarak tanmlar, bakn alntlyorum: "Sizin bir golf etabn
da yaptnz eyin kendisi iin n sevime olduu birisi." (Gl
meler.) Limpkinin kendisi Gileadn kuruluundan sonra pek
uzun yaamad, gncesine sahip olmamzn biricik nedeni sonunu
nceden grp Calgarydeki baldzna iletmesidir.
Waterford ve Judd, ikisini de bizim iin ilgin klan zelliklere
sahipler. Waterford, piyasa aratrmas konusunda birikime sahip
ti ve, Limpkine gre, kadn giysilerinin dizaynyla Damzlk Kz
larn krmz giymeleri nerisinden sorumluydu; grne baklr
sa, kinci Dnya Sava dneminde Kanadadaki "POW" kampla
rndaki Alman esirlerin niformalarndan dn almt bu krmz
fikrini. "Ortak nfaz" ifdesinin yaratcs da o grnyor, yzy
ln son te birlik dneminde bir zaman popler olan bir egzersiz
programndan armt bunu; geri, toplu ipe ekme ayini bir on
yedinci yzyl ngiliz ky geleneinden karlmt. "Kurtulu" da
ona ait olabilir, ancak Gileadn kurulduu zaman, kaynan Filipinler'de bulan bu uygulama, birinin politik dmannn safd b
raklmas anlamnda kullanlan genel bir ifade olarak yaygnlk ka

346

zanmt. Baka bir yerde de sylediim gibi, gerekten Gileada z


g ya da ona ait pek az ey vard: onun dehas sentez gcnde yat
maktayd.
te yandan Judd, paketlemeden ok taktik gelitirmekle ilgili
grnmekte. Yabanc hkmetlerin destabilize edilmesi stne
pek bilinmeyen bir "CIA" kitapnn Yakupun Oullar iin stra
tejik bir elkitab olarak kullanmn neren odur; bundan baka,
zamann nde gelen "Amerikallarnn lm listesini de o hazrla
mtr. Aynca, Bakann Gn Katliamn dzenlediinden de
phelenilmektedir: gerekletirilmesi iin Kongreyi evreleyen
gvenlik sistemine had safhada szma gerektirmi olsa gerek; daha
s, bu katliam olmakszn Anayasann askya alnmas da gerekleemezdi. Ulusal Anavatan ve Yahudileri gemilere doldurma, onlar
vatanlarna iade etme tasarsn zelletirme fikri gibi, ona aitti. So
nu, kr artrmak iin birden fazla gemi dolusu Yahudinin ylece
Atlantike boaltlvermesiydi. Judd hakknda bildiklerimize baklr
sa, bu olay onu pek sarsmam olmal. Sabit fikirlinin biriydi ve
Limpkin u ifadenin sahibi olduuna tanklk eder: "Byk hata
mz, onlara okumay retmekti. Bunu bir daha yapmayacaz."
Kiinin sapkn unsurlardan kendisini uzak tutmas iin salt r
ktc ve etkin bir yol olmakla kalmayp Gileadtaki kadn unsur
lar iin bir emniyet sbab olarak i greceini ileri srerek, Or
taknfaz ayininin biimini tasarlayann Judd olduuna inanlr.
Gnah keileri kt hretleriyle tarih boyunca yararl olagelmi
lerdir; dier zamanlarda ok sk biimde denetlenen bu Damzlk
Kzlar iin arada srada plak elle bir erkei paralayabilmek b
yk bir nimet yerine gemi olsa gerek. Bu uygulama ylesine po
pler ve etkili bir hal ald ki, gndnm ve ekinokslarda, ylda
drt kez gerekletirildii orta dnemde dzenli hale getirildi. Eski
alarn Toprak Tanralar iin yaplan bereket ayinlerinden yan
smalar var burada. Dn leden sonraki panel tartmasnda duy
duumuz gibi Gilead, yapsal anlamda kukusuz ataerkil olmasna
karn, kendisini oluturan sosyal dokudaki kimi sektrler gibi, ie

347

rikte zaman zaman anaerkildi. Gileadn mimarlarnn da pek iyi bil


dii gibi, etkin bir totaliter sistemi ya da aslnda herhangi bir siste
mi kurmak iin, kaldrdklarnzn yerine kimi kar ve zgrlkler
sunmanz gerek, en azndan ayrcalkl bir aznla.
Bu balamda, "Teyzelik" olarak bilinen u yaman kadn dene
tim kurumu stne bir iki yorum yapmann srasdr belki. Judd
Limpkin malzemesine gre daha en batan, dourganlk ve di
er amalar iin kadnlar denetlemenin en iyi ve en ekonomik yo
lunun yine kadnlardan getii dncesindeydi. Bunun iin bir
alay tarihsel ncl bulunmaktayd; aslna baklrsa, zorla ya da
baka ekilde kendini dayatan hibir imparatorluk bu zellik olma
dan yapmamt: orann yerlisi olanlarn yine kendi topluluunun
yeleri tarafindan denetlenmesi. Gileadn durumunda, ya "gele
neksel deerler" dedikleri eye gerekten inandklar ya da bu yolla
edinebilecekleri menfaatler yznden Teyze olarak hizmet verme
ye gnll birok kadn vard. Gcn kt olduu yerde, birazc
bile batan karcdr. Olumsuz bir tevik de mevcuttu geri: evli
olmayan ve ocuksuz, ksr ya da ya gekin kadnlar Teyzelik sis
teminde grev almakla, gereksiz saylp sonunda kt hretli Kolonilere sevkedilmekten kurtulabilirlerdi. Bu koloniler, esasen
harcanabilir toksik temizlik ekipleri olarak kullanlan tanabilir in
san topluluklarndan olumaktayd; yine de, yeterince anslysa
nz, pamuk toplamak ve meyve hasad yapmak gibi daha az tehli
keli grevlere atanabilirdiniz.
Demek ki fikir Judda ait, ancak uygulama VVaterfordun dam
gasn tayor stnde. Yakupun Oullar Beyin Takm arasndan
baka kim, hemen Gilead ncesi dnemde kadnlarn ulaabildikle
ri, dolaysyla alkn olduklar ve gven verici birtakm ticari malla
rn adlarnn kozmetik eitlerinin, kek karmlarnn, dondurul
mu tatllarn, hatta ifal ilalarn adlar Teyzelere verilmesi ge
rektii nerisiyle kard ortaya? Parlak bir davrant bu, Waterfordun gzde olduu zamanlarda, hatr saylr bir yaratcla sa-

348

hip olduu yolundaki grmz salamlatrmakta. Eh, kendi


yolunda Judd da byle biriydi.
Bu baylarn ikisi de ocuksuz, dolaysyla bir dizi Damzlk
Kz edinmeye uygun olarak bilinmekteydiler. Profesr Wade ve
ben, "Erken Gilead Dnemindeki Tohum Nosyonu" adl ortak
tezimizde, ikisinin de Gilead ncesi dnemde kabakulak hastalary
la yaplan gizli gen ba deneylerinden gelitirilmi ksrlk yapc
bir virse maruz kaldklar yorumunu yapmtk; asl niyet, bu vi
rsn Moskovadaki st dzey yneticilerce tketilen havyar stouna kartrlmasyd. (Bu deney, Etki Alanlar Anlamasndan
sonra terk edildi, nk bu virs ok kimse tarafndan fazlasyla
denetlenemez ve dolaysyla tehlikeli bulundu; yine de, kimileri vi
rs Hindistann stne serpmeyi arzuluyordu).
Her neyse, ne Judd ne de Waterford, "Pam" ya da "Serena
Joy" adl ya da yle bilinen bir kadnla evliydi. Bu ikinci, yazarm
zn bir ekilde kt niyetli uydurmas olarak grnyor. Juddun
karsnn ad BambiMae, Waterfordunkinin ad ise Thelma idi. Bu
nunla birlikte ikinci, tanmlanan tipte bir televizyon kiisi olarak
almt bir zamanlar. Konu hakknda birka alayl deinmede
bulanan Limpkinden biliyoruz bunu. Rejimin kendisi de, elit ye
lerinin karlar tarafndan yaplan genel teamlden bu tr eski sap
malar gizlemekte glk ekiyordu.
Kantlar tmyle Waterfordtan yana. rnekse, olas yazar
mzn anlatt olaylardan hemen sonra, ilk temizliklerin birinde,
akbetini yaadn biliyoruz. Liberal eilimlere sahip olmak, hat
r saylr miktarda ve yetki d, genel teamle aykr resimli ve ya
znsal bir malzeme koleksiyonunu elinde bulundurmak, dahas
bir rejim aleyhtarna yataklk etmekle suland. Rejim, mahkemele
rini gizli tutmaya balamadan nceydi, hl televizyonda yaynl
yordu; bu yzden, olaylar uydu araclyla ngilterede kaydedil
di ve halen Arivimizdeki video kaset bankasnda bulunmaktadr.
Waterfordun ekimleri iyi deil, ancak sann gerekten gri oldu
u sonucuna varmaya yetecek kadar net.

349

Waterfordun yataklk etmekle suland rejim aleyhtarna


gelince, ka kendisini pekl bu kategoriye sokmu olacandan
"Fredinki" olabilirdi. Aslnda, bizzat kasetlerin varlnn kantlad
gibi "Fredinki"nin kamasna yardm eden "Nick" olma ihtimali
daha byk. Bu ka gerekletirebilme biimi, Yeralt Kadn Yo
luna zde olmayan ancak onunla balantl Mayday yeralt rg
tnn yesi olarak belirlemektedir onu. lki tmyle bir kurtar
ma operasyonuyken, ikinci yar askeri bir rgtt. Bir ksm May
day rgt elemanlarnn Gilead g yaplanmasna en yksek sevi
yede szd bilinmekte, bu anlamda yelerinden birini Water
fordun ofrl iine yerletirmek kesinlikle tam bir darbe olur
du; bu tr ofr ve kiisel hizmetlilerin sklk olduu gibi,
"Nick"in ayn zamanda Gzlerin bir yesi olmas gerektiinden,
ifte darbe hem de. Kukusuz, Waterford bunun farkndayd, an
cak yksek rtbedeki btn Komutanlar otomatikman Gzlerin
ynetiminde bulunduundan, bu duruma ok fazla nem verme
mi ve daha nemsiz olarak grd kurallarn tarafindan ihlalini
kesintiye uratmasna izin vermemitir. Daha sonra temizlenen o
u erken dnem Gilead Komutanlar gibi, o da konumunu bir sal
drnn stnde gryordu. Orta dnem Gileadnn tarz daha ih
tiyatlyd.
te bizim tahminimiz. Bunu doru olduunu varsaysak bile
yani Waterfordun gerekten "Komutan" olduunu varsaysak
bile birok ak nokta kalmakta. Doal eilimi farkl olsayd, bu
ak noktalarn bazlar kimlii belirsiz yazarmz tarafindan doldu
rulabilirdi. Bir gazetecinin ya da bir casusun igdlerine sahip ol
sayd, Gilead Imparatorluunun uygulamalar stne ok ey an
latabilirdi bize. Waterfordun kiisel bilgisayarnn yirmi sayfalk
bir dkm iin bile neler vermezdik imdi! Her neyse, Tarih Tan
rasnn bize ihsan eyledii her krnt iin kran duymalyz.
ykcmzn akbetine gelince, bu belirsiz kalmakta. Gile
ad snrndan o zamanlar Kanada olan yere gizlice karlp oradan
ngiltereye ulaabildi mi? Bylesi akllca olurdu, nk Kanada

350

gl komusunu kzdrmak istemiyordu ve bu trl mltecilerin


toplanp iade edilmesi sz konusuydu. Byle olduysa, kaydettii
yksn neden yannda gtrmedi? Belki yolculuu ani oldu;
belki yolda durdurulmaktan korktu. Dier yandan, tekrar yakala
nabilirdi de. Gerekten ngiltereye ulatysa, d dnyay ulatkla
rnda dier pek oklarnn yapt gibi, neden yksnn herkes
e bilinmesini salamad? Hl yaadn varsayarak (ki olanak d
yd) "Luke"tan, hatta kzndan intikam alacaklar korkusuna ka
plm olabilir. Ne de olsa, Gilead rejimi bu tr nlemler almyor
deildi. Yabanc lkelerdeki rejim aleyhtar yaynlara engel olmak
iin kullanyordu akas. Birden fazla ihtiyatsz mltecinin, rne
in bir kahve kutusuna gizlenmi ve vakumlanm zel bir paket
iinde el, kulak ya da ayak ald bilinmektedir. Ya da srdrdkle
ri korunmu yaamdan sonra, bir kez ulatlar m, d dnyaya
uyum salamakta zorlanan u kurtulmu Damzlk Kzlardan bi
riydi. Onlar gibi bir mnzevi haline gelmi olabilirdi. Bilmiyoruz.
"Nick"in onun kan ayarlamasndaki drtlerini de ancak
karsayabiliriz. Kzn ei Gleninkinin Mayday ile balants kefe
dildiinde kendisinin de bir tehlike iinde bulunduunu varsayabi
liriz. nk, Gzlerdin bir yesi olarak ok iyi bildii gibi, Fredinkinin de sorgulanaca kesindi. Bir Damzlk Kz ile yetkid cinsel
etkinlikte bulunmann cezalan ard, dahas Gz olma stats de
onu kurtaramazd. Gilead toplumu son kerte karkt ve kiinin
herhangi bir kural ihlali rejim iindeki ad verilmeyen dmanlan
tarafndan kullanlabilirdi. Kukusuz, onu kendisi yok etmi olabi
lirdi, belki daha akllca bir yoldu bu; yine de, insan yrei diye bir
ey var, hem bildiimiz gibi, ikisi de ondan hamile kalm olabilece
ini dnyorlard. Kald ki, Gilead dneminde hangi erkek,
bunca stat kokan, bu denli cmert dllendirilen babalk olasl
na kar koyabilirdi ki? Bunun yerine, gerek ya da deil ancak
her durumda onun emri altndaki Gzlerden oluan bir kurtarma
timi ard. Byle yapmakla pekl kendi dne de neden ol
mu olabilirdi. Bunu da asla renemeyeceiz.

351

ykcmz d dnyaya gvenle ulap kendisi iin yeni bir


yaam kurdu mu acaba? Yoksa at katndaki saklanma yerinde bu
lunup tutuklanarak, Kolonilerde ya da Jezebelin yerine mi gnde
rildi? Yoksa idam m edildi? Kendi bieminde iyi dokunmu olan
dokmanmz bu konularda suskun. Eurydiceyi ller dnyasn
dan arabiliriz, ancak yant vermeye zorlayamayz onu; dahas
ona bakmak iin dndmzde, kavraylarmzdan syrlarak ka
p gitmeden nce, sadece bir an iin grrz onu. Btn tarihi
lerin bildii gibi, gemi devasa bir karanlktr ve yansmalarla dolu
dur. Ondan gelen sesler ulaabilir bize; ne var ki, bize syledikleri
eyler iinden ktklar dlyatamn belirsizliine bulanmtr. Da
has, ne denli abalarsak abalayalm, kendi amzn daha aydn
lk altnda, anlamlarn her zaman tam tamna skemeyebiliriz.
Alklar
Sorusu olan var m?

352

B ir kadn bir sabah kalksa, ie gitmeden nce her zaman


sigara ald dkkana urasa ve kendisine kredi kartnn
geerli olmad sylense, ardndan iten atlsa ve bunlarn
sadece kadn olduu iin bana geldiini rense neler
hisseder?
Evet, olan olmutur. Bunca mcadele boa gitmitir.
Kadn gene erkein bakmna muhta, ona hizmetle ykml
bir yar kledir. Hkmranl evii ile snrlandrlmtr.
.stelik artk ortada fazla ocuk da yoktur. Hava kirlilii,
kimyasal atklar, nkleer szntdar ksrla yol amakta^
doan az saydaki ocuk ise sakat olduundan imha
edilmektedir.
B u durumda kadn Koloniler5e gnderilmek, Hizmetilik
ya da Fahielik yapmak dnda drdnc bir seenekle kar
karyadr: Komutanlar5a salkl yavrular retmek.
Damzlk Kzin yks, 1984 benzeri bir topya. Yalnz bu

kez kadnlar asndan yazlm.

KAPAK RESM: M. BECKMANN


KAPAK DZEN: AL PLATN

ISBN 975-414-162-2