You are on page 1of 6

hegel

ve sanat tarihi
Ernst GOMBRICH, Hegel and Art History,
Architectural Design, say 51, 1981, ss. 3-9
eviren: Glsm NALBANTOLU

Bu konuma, 1977 yl ubat aynda yazara "Stuttgart


Kenti Hegel Odl"nn verilmesi zerine yaplmtr. Gombrich. konumasnn banda dl iin teekkrlerim
ilettikten sonra, kiilerin genellikle kendilerini bu tr onurlandrmalara layk grmediklerini,
kendisinin ise zellikle Hegel
iin verilen bir dle layk olmadnn fazlasyla bilincinde
olduunu belirterek yle der; 'Eninde sonunda benim yazlarmda Hegel'e yneltilen eletirinin pay hi de az deildir. Heinrich Heine bir zamanlar kendinden 'kaak bir romantik' diye sz etmiti, belki ben de kendimi 'kaak bir
Hegelci' diye
isimlendirebilirim.
HEGEL VE SANAT TARH
Bence Hegel sanat tarihinin -ya da hi olmazsa benim
anlayageldiim biimde sanat tarihinin- babasdr. Oullarn
babalarna kar gelmesi dncesini benimsemeye alknz. Eer psikologlara inanmamz gerekirse, bunun nedeni
baba yetkesinin (otoritesinin) basksndan kurtulma istei
ve gereksinimidir. Ben sanat tarihinin Hegel'in yetkesinden
kurtulmas gerektiine inanyorum ama bunun ancak Hegel in gl etkisini anlamay rendikten sonra yaplabilecei dncesindeyim.
Hegel'i sanat tarihinin babas olarak tanmladm. Bu genellikle Johann Joachim Winckelmann'a yklenen bir roldr ama bana yle geliyor ki, ada sanat aratrmalarnn
temel belgesi Winckelmann'n 1764'de yazd Kunstgeschichte des Altertums'dan (Antik Sanatn Tarihi) ok Hegel'in
Lectures on Aesthetics'idir.
(Estetik zerine Dersler; (182029). nk bunlar, dnya sanat tarihini, gerekten tm sanatlar kapsayarak aratran ve sistemletiren ilk abalan
ierirler. Hegel'in kendisi Winckelmann'dan "Sanat tarihi
alannda yeni bir uyar getirebilen ve akla seslenen yepyeni
yntemlerin yolunu aan"1 (A 1 s.92) kii olarak, saygyla
szeder. Ancak Winckelmann'n sanat kavram Hegel'inkinden olduka farklyd. O'na gre sanatn z Yunan lksnde yatyordu. nseli Vasari, bu sanatsal lknn yeniden
douu konusunda yazdndan dolay, Winckelmann da bu
mek sanatn mutlak kusursuzlua doru gelimesiyle ilgileniyordu. Ayn zamanda almasn bir Lehrgebaude (-

retici yapt) Yunan rneinden hareketle gzelliin ne olduunu gstermeyi amalayan kuramsal bir eser olarak gryordu. Bir an iin basitletirmek gerekirse, Hegel'in bu kuram kendi felsefe sistemine kattn, ancak, geerliini snrlandrdn syleyebilirim. Duyularla alglanan gzellie
klasik biim verme onuru hl tartmasz Yunanllara aittir, ancak Klasisizm sanatn yalnzca bir aamasn simgeler
ve sanat tarihi, tarihin kendisinden daha duraan kalamaz.
imdi ksaca Hegel'in Winckelmann'dan ne aldn ve
bugnk anlamda evrensel bir sanat tarihi oluturmak iin
onun duraan sisteminin kapsamn nasl genilettiini anlatmak istiyorum. Hegel Winckelmann'da, kendi dnce yapsna da katt, ana fikir buldu. Bunlarn en nemlisi
sanatn tanrsal yceliine olan kesin inant. Tpk Winckelmann'n Belvedere'deki Apollo heykelinde insan yaps nesnenin tanrsalln bulmas gibi, Hegel de tm sanat yaptlarnda akn deerlerin belirtisini grd. Bu, Platonun srekli yadsd, ancak neo-Platonizmin Avrupa dn yaamnda yeniden geerli kld bir dnceydi, nk sanatya
Idea'nn kendisini grp bakalarna aklamak ayrcaln
veriyordu. Buna belki, Kant'n akn estetii ile kartrmamak kouluyla, estetik aknclk (Aesthetic transcendentaalism) diyebilirim. Neo-Platonizm'den de payn alm bu
estetik aknclk Winckelmann'da, dostu ve rakibi Anton
Raphael Mengs'in felsefesinde olduundan kukusuz daha
az belirgindir ama yine de Winckelmann'n gzellik retisi
buradan dorulanr. Hegel'in devrald ikinci ana fikir tarihsel ortakla m aclk (historical collectivism) diye tanmlanabilir. Bununla bir insan topluluuna, bir ulusa yklenen
rol kastediyorum. Winckelmann'a gre Yunan sanat usta
bireylerin yaratsndan ok Yunan ruhunun ifadesi'ya da
yansmasdr. Buradaki ruh kavram henz Hegel'deki metafizik eleri kapsamaktan ok Montesquieu'nun Esprit des
Nations (Uluslarn Ruhu) kavramna yakndr. nc olarak Winckelmann'da bile bu kusursuz anlatm, temel gereklilii anlalabilir bir geliimin sonucudur. Yunan sanatnn
aamalar! uslup geliimi, manta uygun biimde soylu, sade aamasndan geip Winckelmann'n 'gzel uslup' dedii
aamaya varm ve kanlmaz olarak kendini duyusal zevklere vererek kmeye brakmtr. Bu nc kertede, Yunan sanatnn kendi iinde kendi knn tohumlarn tamasn aklayan bir tarihsel gerekircilikten
(historical
determinism) sz edebiliriz. 2
Bu gerekirciliin Winckelmann'n Yunan sanatn taklit
yoluyla sanatn altn ana dnme arsna bir lde zt
dt ak. Winckelmann'n retisindeki bu boluk, ulusal sanatlarnn bamsz kimliini tanma kavgas veren adalar tarafndan da apak biliniyordu. Burada ncelikle
Herder'i ama ayn zamanda 'ber Naive und Sentimentalische
Dichtung' (Naiv ve duygusal iir zerine) yazsnda Klasik
Yunan'm altn ama, onu mutlak olarak kabul etmeksizin
hakkn vermeyi amalayan Schiller'i dnyorum.
Eninde sonunda, bunlar eski Altn a ryasnn beklenmedik bir biimde ne kt yllard. Ryann gereklemesi iin insan aklnn dizginleri elinde tutmas yeterli
grnyordu. Hegel'in de gerekten evrensel bir olay olarak
niteledii Fransz Devriminden szediyorum. Hegel, Philosophy of History'de (Tarih Felsefesi) yle diyor: 'Gne
gkkubbede parlad ve gezegenler onun evresinde dndnden beri insann kafas, yani dnceleri stnde durduu grlmemiti...
Tm canl varlklar bu a kutladlar...
Ruhun esini dnyay huu ile doldurdu, sanki ilahi olanla
dnya en sonunda gerek uzlamaya varmt.' (s. 529)

Hegel'in metafizik iyimserlik (metaphysical optimism)


diye tanmlamak istediim felsefesinin yalnzca bu olaya
bal olarak gerekten anlalabileceine inanyorum. Hegel
birok ada gibi akln zaferinden nceki gelimelere bu
dnm noktasndan bakt ve cansz dnyadan bitkilere, hayvandan insana sren doal geliim aamalarnda bile, tm
tarihsel srecin, sonunda ruhun kendi bilincine ulat gerekli bir geliim olduu yolundaki kuramnn dorulandn buldu.
Hegel dier fikirleri gibi evrensel geliim srecinde sanatn nemli bir rol oynad inancn da ocukluk arkada
Scnelling'den almt. lk almalarndan ar bir eser olan
'The Phenomenology'
(Grngbilim; 1806)de, sanata
inan zerine olan paragraf ylesine soyut kavramlarla
anlatlmtr ki, burada sanatn gerek tarihi hi yer almaz.
Ancak bana yle geliyor ki, daha sonra yazd Encylopedia'
(Ansiklopedi; 1817)da olduu gibi, burada bile soyutlamalarn gerisinde Wickelmann'n ana fikri yatar. nk burada da sanat ilahi olann grnmesi, aa kmasdr ve bir
tarihsel ortaklamacla baldr. Hegel'in kelimeleriyle,
"sanat eseri ulusun iinde yatan ruhu, arln bozmadan
karabilirse Tanrnn ifadesi olabilir" (Encyclopedia, s. 462)
Bylece tpk akncln ve ortaklaacln dinamik ilkeler
durumuna ykseltilmesi gibi, Winckelmann'daki geliimin
mant da mantksal gerekircilie ykseltilir. Kyasa dayanan mantn kar konulmaz gc yoluyla sanata da ruhun
kendini yaratmasnda bir rol verilir. Benzer biimde sanat
tarihinin sorunu "Dnya tarihinde yatan gerei ortaya karmaktadr." (A III 573)
Bu szlerdeki metafizik iyimserlik, Hegel'in sanat tarihi
kavramnda tm dier tarihsel olaylar yorumlamasnda olduu kadar nemli olan bir baka ilkeyi de zorunlu olarak
beraberinde getirir. Hegel'deki diyalektiin bir sonucu olan
grelilik (relativism) ilkesinden sz ediyorum. Sanat tarihi
sz konusu olunca, kendisi de greli olan bu diyalektik grelilik, ancak Lectures on Aesthetics (Estetik zerine dersler) de ilk kez nem kazanr.
Hegel'in Berlin'de drt kez verdii dersler bize kendi
ders notlan ve rencilerinin tuttuu notlardan, rencisi
Hortho'nun yapt bir derleme kanalyla ular. Belki de bu
nedenle her kelimeyi ince eleyip sk dokumamak gerekir
ama genelde tartlmaz bir otantiklik esere damgasn vurur. Hegel'in dier yaptlan gibi bu da okunmas zor bir almadr. Yer yer aldn yitiren bu soyut sunu iin rnek verme gerei duymuyorum, ancak okurun, tam sabrn
yitirmek zere olduu bir yerde, genellikle yaanan deneyimlere dayanan bir paragrafla yattmldn belirtmeliyim.
Hegel'in resim ve mzie eilimi olmasna karn sanatn gerek tarihi konusundaki bilgisi, Breda'daki Nassau
Kontu Engelbert H'nin mezannn Miclelangelo'nun eseri olduunu sanacak kadar azd. Yine'de eski ve ada tm
sanat yaptlannn oluturduu dnya konusunda fikir sahibiydi ve bunu bilgince bir urann gerei olarak gryordu. Aynca bir sanat eserinin biricikliinin zgn bir yn
olduundan anlalmas ve aklanabilmesi iin ayrntl ve
zengin bir tarih bilgisinin de gerekli olduuna inanyordu
(A 130). Bu konudaki uzmanlarn vard dncelerden
minnetle sz etmesine karn onlann bir sanat eseri konusundaki bilgilerinin yalnz d grnle ilgili olduuna ve
eserin gerek doas zerine ok az fikirleri olup daha derin
almalarn deerini bilmediklerinden bunlar bir tarafa attklarna hakl olarak dikkat ekiyordu (A 156). Doal olarak da Hegel'i ilgilendiren bu daha derin almalard. Onun

amac, sanat tarihinin de, kendi felsefesinde tm olaylan belirleyen amadan gelien ilkeler yoluyla anlalabileceini
gstererek evrensel akln varlna olan kkl ve rahatlatc
inancnn geerliliini kantlamakt. Byle bir giriimin hatal grnd yerlerde bile okurun Hegel'in her sanat biiminin her an ve her slubun zgn anlamn karmada
gsterdii tutarlla amamas olanakszdr. te bu tutarllk metafizik iyimserlii grelilik kapsamnda ele alan retisinin temel direi olan diyalektii vurgulamasna yardmc olmak iin gerekliydi.
Bu iliki en kolay yoldan, Hegel'e gre Yunan heykelinde doruk noktasna ulaan Antik a Klasisizmine bavurarak aklanabilir. Bir sanat biimi olarak heykel, madde
ile sk skya bal olan mimarlkla, esas znesi k olduundan daha gelimi bir ruhanileme srecini temsil eden
resim arasnda bir yerde durur ki, bu dnce belki de Herder'den kaynaklanmaktadr. 3
Doal olarak Hegel'e gre resim bile hemen hemen tmyle 'maddelememi' bir sanat biimi olan mzie varmadan geilecek bir aamay temsil eder. Buna karn mzik de yerini saf anlamla uraan iire brakr. Ancak sanatlann da deeri grelidir nk "sanat ... ruhun en yksek
ifade biimi olmaktan uzaktr; dnceyle eritilmi, felsefeyle, saf dnle yer deitirmitir ve bunun sonucu olarak
da gemie aittir." (A I, 24-25)
Dolaysyla, Hegel'e gre Winckelmann'n bakt biimde antik sanat, gerek sanat tarihinin temel direi olmakla birlikte, onun kusursuzlatnlmas, tannlann grlebilir varlklar olarak temsil edilebildii, snrl ve kutsal bir
zaman sresi iin mmkn olabilmitir. Antik sanattan nceki dou sanat daha bilinsiz bir aamadr. Hegel buna sanat ncesi (Vorkunst) der ve neo-platonist Creuzer'i izleyerek ruhun ifadesi iin henz yeterli olmayan bir Sembolizm
ykler. 4 Hegel'in talihi ya da talihsizlii hiyeroglifler zlp Msr uygarlna bak as kkten deimeden az nce
Msr sanat konusunda yazm olmasdr. Ona gre Msr
"semboln lkesidir ve hibir zaman gerekten ulaamad
kutsal amac, ruhun kendi gizini zmesidir. Ancak sorunlar
zmsz kalr. Bizim getirebildiimiz zmlerse, Msrllann kendilerinin zmeden brakt Msr sanatnn ve simgelerinin bilmecelerini yorumlamaktan ibarettir." (A 145657). "Msr ruhunun anlamnn simgesi olarak Sfenks'ten sz
edebiliriz. O simgesel olmann simgesidir... Sfenskler, iinden insan gvdesinin abalayarak kp st ksmn oluturduu boylu boyunca uzanm hayvan gvdeleridir... insan
ruhu, kendi zgrlne ve hayvanlatrlm biiminin kusursuz ifadesine ulamadan hayvann akldan yoksun gc
iinden synlmaya almaktadr." (A I 465)
Bylece aklanmam bir sanat eseri, Hegel iin tm
bir an ruhuna bir mecaz niteliini alr. Sfensk rneinde
olduu gibi ruhu bir kez hayvanla ilintilendirince Hegel'in
"Msrllar yksek dinsel yaplann aynen anlann hcrelerini yapmasna benzer bir igdyle yapmlardr. z bilince
ulama daha gereklememi ve tamamlanmamtr ama
arayarak, tahminlerde bulunarak, srekli reterek, ancak
tam bir doyuma ulamadan ve dolaysyla bir trl rahata
kavuamadan ilerlenmektedir" (A II 286) demesi de mmkn olabilmektedir.
Mcadele eden ruhun dramatik grnmnn diyalektik
ilkeye ne borlu olduunu grmek g deildir; bu, temelde gerek Winckelmann'n gerek Hegel'in Antik Yunan sanatnda gereklie dntrldn grd klasik idealin inkann temsil eder. lgili paragraflarda Hegel'in Winckel-

mann'a ne kadar bavurduu nemli deildir. O, dikkate


deer bir aklkla, kendini ustasndan ayran altm yln
Yunan sanatna bak asn nasl deitirdiini grmtr.
Aegina heykelinin ve en nemlisi Parthenon'un bulunmas,
vurgu noktasn kanlmaz olarak deitirmitir. Hegel ilk
kez bir ngiliz dergisinde soytarlk olarak nitelenen Belvedere Apollo'sunu birtaraf edenlerden ve Laokoon'u Mannerizm'e doru kmekte olan bir yapt olarak tanmlayanlardan biridir. (A II, 434) Hegel'in bu yaptlara fazla nem
vermedii sylenebilir. Kendisi hibir zaman talya'da bulunup neden antik dnem heykelinin soukluk duygusu yarattn neden resim karsnda kendimizi daha rahat hissettiimizi ve onda kendi iimizde bulunan hareketli ve etkin bireyler grdmz (A II 17) aklayacak nedenler
aramamtr.
Hegel'in tarih grndeki nemli bir nokta da heykelin dinsiz Antik dneme, resmin ise Romantik a dedii
Hristiyanlk dnemine ait olduu dncesiydi. Bu dnce, doal olarak, mermer heykellerin resimlerinden daha
uzun mrl olmas rastlants ile de destekleniyordu. Ancak Hegel eski Yunanllarn Zeuxis ve Apelles gibi ressamlarn yontuculardan hi de daha aa grmediklerinin
farkndayd ve resmin znel, romantik bir sanat biimi olduu yorumundan tam anlamyla honut deildi. Bunun
iin de Yunan sanatnn z, heykel sanatnn ilkelerine tm
dier sanatlannkinden daha yakn olduundan resmin heykele gre geri kalmlnn ancak 'beklenebilir' bir durum
olduunu belirtiyordu. (A III, 20) Durum ne olursa olsun,
Hegel her sanat biimini belli ruhsal deerleri ifade etme yeteneiyle sorgulama abas sayesinde, sanatnn iinde bulunduu ortam sanat tarihinde kendisinden nce ve sonra
ender ulalm bir aklkla betimlemitir.
Bize gre resimsellik (painterliness) kavram Principles
of Art History (Sanat Tarihinin Anahatlar) kitabnda heykelden resme doru slup geliimini anlatan Heinrich
Wlfflin'le balanr. Hegel'in de heykelsel olann zorunlu
olarak 'resimsel' olann gerisinde geldiine olan inancn
anmsamamz gerekir. Hegel resimdeki plastik-heykelsel
eden sz eder ve resimde kompozisyon sorunlarn nerdeyse Wlfflin tarafndan yazlm olabilecek bir paragrafta
yle anlatr: "Bundan sonraki dzenleme tr artk tmyle
mimaridir; figrlerinin homojen birliktelii ya da hem figrlerin kendilerinin hem davran ve hareketlerinin dzgn
kartl ve simetrik birlii. Burada kmenin piramit biimi
ok poplerdir... istine Madonna'snda da bu tr bir kmelenme ilkesi kullanlmtr. Bu, genelde gz iin dinlendiricidir, piramit tepe noktas araclyla kmeyi toparlar ve birlii salar." (A III 98)
Ancak, Hegel'in dedii gibi, sanatnda mmkn olabilecek tm yollan kullanan 'gerek ressam' bile hl yeni geliim olanaklan bulmaktadr. Bu yolla, 17. yzyl Hollanda
resmi, Hegel'in aynntl biimde anlatt sanatn geliim
izgisinde ereini kendi dnda aramak zorunda kalmamtr.
Hegel'in kuru bir anlatmdan bkp resme kar kendiliinden eilimini aa vurduu paragraflardan kk bir
derleme yapmaya deer. Kavramsal tartmalardaki rahatszlk buralarda yerini gerek bir sevecenlie brakr. u ksa rnek yeterlidir: "Klasik Sanat, kendi idealinin temsilinde
sadece somut olana biim verirken, burada deien doann
uuan ifadeleri yakalanp gzmzn nne serilir; bir rmak, bir elale, okyanusun kpren dalgalan, geliigzel
yansyp tabakalanarak parltlar saan durgun doa, vs.
Ruhsal gerekliin en zgl durumlardaki biimi; k ya-

nnda ineye iplik geiren bir kadn, hareketi donmu bir


hrszlar gruhu, bir hareketin ansall; tm bunlarda Ostade,
Teniers ve Steen ustadrlar..." (A II 227) "Duygu ve dnce
yetersiz kalsalar da yakndan bir inceleme bizi onlarla uzlatnr. Bize haz verecek ve onlara ulatracak olan resim sanat ve ressamdr. Ve gerekten resmin ne olduunu bilmek istiyorsak, u ya da bu usta hakknda konumak iin bu kk resimlere bakmamz gerekir." (A II 226)
Hegel Hollanda'da bulunmu ve Hollanda resmi karsnda aka grlebilir bir heyecanla dolmutu. talyan sanat zerine syledikleri geni lde Rumohr'un henz yaynlanm almasna dayand halde burada yazdklar tmyle kendi gzlemlerinin rndr. Ancak bir ideolojik
enin varl da sz konusu olabilir; Nazaren'lerin : hereyi
katolikletirmesi, yeni kefedilmi, 'ilkel' denilen talyan
ressamlarndan alnan zevki pek oklan iin yok ettii halde Hegel Hollanda resimlerinde Protestanln zaferini tatmtr.
1
Hibir koulda hibir toplum, sanatn esas ierii olarak Hollanda resimlerinde karlatmz konular sergilemeyi akl edemezdi" diyen Hegel, bu konu seiminin dorulanmasn zgrlklerini kendi eliyle kazanm olmann verdii duygu ile ulatklar refah, rahatlk, doruluk, evk,
canllk ve hatta nee dolu gndelik yaamdaki bir gurur
esinde bulur (A II, 226).
stesek Hollanda toplumunu bu yceltite bile Winckelmann'n Yunanllar kusursuzlatrmasnn bir yansmasn
grebiliriz. Ve tpk Winckelmann'da olduu gibi, Hegel sisteminin getirdii bir sonu da bir sanat biiminin geliirken
kendi kn iinde tamasdr. Resimdeki 'renk bys'
kanlmaz olarak mzie geii getirir. Hegel, bu sanat biimini zmlerken de Mozart ve Rossini've gsterdii hararetli heyecanla bizi artr, nk bu onun saf kuramsal
bir yap kurma abalaryla garip bir biimde ters der.
Her durumda bir tek ey kuku gtrmez. Hegel'in kategoriler ieren estetik kuram, tm felsefe sisteminin aynlmaz bir parasdr, nk, Aesthetics (Estetik) kitabnda belirttii gibi, "Sadece felsefenin tm kendi iinde bir organik btn olarak evrenin bilgisiyle zdeletirilebilir... Bilimsel gerekliliin kapal emberi iinde her teJtil para bir
yandan kendi kendine kapanm bir ember olutururken,
dier yandan, teki paralarla ezamanl ve gerekli bir iliki
iindedir. Tekrar kendi iinden bilimsel bilgiye ulatrlabilir bir bakalk' dourana kadar, iinden kt bir 'geri'
ye ve kendisini ynelttii bir 'ileri'ye sahiptir." (A I, 42-43)
Kavranabilir her doal, tinsel ya da tarihsel olgunun
belli bir yerinin olduu byle bir sistemde mthi ekici bir
yan olduu aktr ve Hegel byle bir sistemi kuran son ve
en tutarl kii olduu iin metafiziin etkisi azald zaman
bile felsefesi etkinliini yitirmemitir. Tinsel alandaki devamllk yalnzca onun Encyclopedia'sndaki her tanm
onaylayan filozoflara zg deildir. yi bilinir ki, rnein
Kari Marx, Hegel'in tinin ncellii tezine kar maddenin
ncellii antitezini koyarak, diyalektiin nl ift anlamn
kullanmak gerekirse, sistemi hem yok etmi hem de korumutur (aufheben). Bu, tarihi olaylann znn en azndan
tmn feda etmeden Hegel metafiziini layikletirmeye alan tek deilse de en etkin abadr. Ben, In Search of
Cultural History (Kltrel Tarih Aray) kitabnda 5 Almanca konuulan lkelerdeki nc kltr ve estetik ampiyonlarnn ne denli Hegel'in etkisinde kaldklarn gstermeye altm. Sanatta an ruhunu 'yeniden kurma' abalar Cari Schaase'den, Jakob Burckhardt'a, Heinrich VVlfflin'e, Kari Lamprecht'e, Alois Riegl ve Max Dvorak'tan Ervin

Panofsky'e kadar uzanr. Ksa zmlememi burada yinelemek istemiyorum, yineleyemem de. Ancak bu ustalara sayg
duymadm izlenimini yaratmay istemediimi yrekten belirtirim. Bir dnre verilebilecek en iyi hediyenin onu ciddiye almak ve tartma izgisini srekli yeniden deerlendirmek olduu kukusuz. Sanat ve kltr tarihinin eyler arasndaki ilikiyi aramaktan vazgeip kataloglamayla yetinmelerini isteyecek en son kii benim. Amacm bu olsayd
herhalde Hegel'le uramazdm. Beni duraklatan, eyler arasnda iliki kurmann glne olan inan deil, aksine bunun ou kez fazla kolay grnmesi. Hegel'in estetiinin
kendi dev yaps bu tezin kant olabilir. Ustal kukusuz
olmakla birlikte kendi kurduu tarihsel sanat sralamasna
uymas iin Msr sanatn yorumlamada nasl mecazi olandan olgusal olana kaymaya altn, ya da Apelles gibi birini nasl Yunan sanatnn snrlarnda deerlendirdiini grdk. Meslekten tarihi bile 'kaderi dzeltmek' hrsna kolayca boyun eer. Eninde sonunda her tarihsel sergileme seici
olmak zorundadr. Dolaysyla kiinin kendisini esas grlenle snrlayp daha az nemli olan gz ard etmesi doaldr.
Arkadam, byk bilim yntemcisi Sir Kari Popper bu siren seslerinin tehlikeli ekiciliine kar bana duyarllk kazandrd; gerek bilim adam hipotezlerine onay aramaz,
tersine ncelikle kar-meklerin aray iindedir. Hibireye kart olmayan bir kuramn bilimsel ierii yoktur.
Hegel mirasnn tehlikesi ite bu kar konulmaz derecede
kolay uygulanabilirliinde yatar. Herey bir yana, diyalektik her elikiden bir k yolu bulmay fazla kolay hale
getirdi. Hayattaki herey gerekten birbirine balym gibi,
her yorumlama yntemi de kolayca onaylanveriyor. Bu da
hereyden nce makul bir k noktasna bakyor; Lessing
"Ressam yemek yemelidir" diye yazar:Ressamlar yemek yemeden resim yapamayacaklarna gre inanlr bir sanat tarihi sistemini byle evrensel bir gereksinmeye dayandrmak
da pekl mmkn hale geliyor.
Tm bu yorumlama abalan bana sk sk bir iftinin
300 Krona bir domuz satt bir fkray dndrr. ifti, nnde para kesesiyle bir handa rahat rahat oturmaktadr. Keseyi masaya boaltr ve saymaya koyulur; bir, iki, ,
ona, elliye, yze kadar sayp esnemeye balar - 150, 180,
181. Aniden paralan toparlayp keseye geri koyar. Arkadalan ne yaptn sorduklannda 'Buraya kadan doruydu,
bundan sonras da naslsa dorudur' karln verir.
Tabii ki kendimi kesedeki paralan tekrar saymay yeleyen ilk ya da tek sanat tarihisi olarak grmyorum. Tersine, Hegel'in lmnden nerdeyse bir buuk yzyl sonra
belli tarih yorumlamalarn tartmamn yeldeirmenlerine
saldrmak olup olmadn kendi kendime sk sk sormuumdur. Ancak saldnlarn yel deirmenleri deil, gerek
devler olduunu da yeterince sk grdm. imdiye kadar
bu devlerin be tanesinden garip isimleriyle sz ettim; estetik aknclk, tarihsel ortaklaaclk, tarihsel gerekircilik,
metafizik iyimserlik ve grecilik. Her bakalamada (metamorphosis) sabit kaldklarndan bunlarn tm de Proteus*
isimli devle ilikilidir.
Artk sanatn aknl fikri layiklemi bir effafla
dnyor. Sanat yapt kendini-anlayan ruhun grnts
olmasa da hl an ruhunun grlebilir ifadesi olarak anlalyor.
'fade' szc tm artc anlamazlyla tarihiye
bir sanat yapsnn gerisindeki a felsefesini ya da ekonomik koullar ortaya karmaya iterek bu dnm kolaylatryor. ki yntemde de ortak olan, ortaklamaclkla

kurulan ilikidir. Bu yol sanattan geerek slubu bir belirti, bir snfn, rkn, kltrn ya da an grnts olarak
yorumlamaya gtryor.
Bu yntemde, gerekircilik aka ya da en azndan rtk olarak bir anahtar rol stleniyor. Hegel'in miras ite burada yatyor: Ya gotik slubun feodalizmin veya Skolastisizmin gerekli sonucu olduunu ya da her olgunun ayn temel ilkenin farkl grntleri olduunu ileri srmek. Bu
farkl olgular arasnda dorudan veya dolayl bantlarn
var olduu kabul edilebilir. Soru -Hegel'in ok sevdii ifadelerden birinin bir eitlemesini kullanrsak- nemsizliin
hangi noktada samala dntdr. Tarihi gerekircilik
yle ok kart grle karlamtr ki, bir tek soru cevaplanabilse bu soru da cevaplanm gibi grnecektir. Burada
tarihin gerekli bir geliim izledii fikrine kar kmak iin
nedensellik, doa kanunlarnn geerlilii veya zg irade
konusunda karar vermeye gerek yok. Nobel dl sahibi
Gttingen'li Manfred Eigen Doa Kanunlarnn geerliliini kabul edebileceimizi ve bunun tarihin geri dnlmez
ve nceden belirlenmi bir yolu olduu sonucuna varmak
iin yeterli bir neden olmadn yakn zamanda vurgulad.
Ben sanatsal yaratmann gerisinde yatan eitli etkileri iklimin bitkiler zerindeki etkisiyle karlatrmay seviyorum.
Kimse bu bamll yadsmaz, hatta bitkilerin de ayn zamanda iklimi etkiledii gerei diyalektik yanllarna da
byle bir karlatrmann yolunu aabilir. klim deiikliklerini yal bir aacn yl halkalarna bakarak bile anlamak
mmkndr. Ancak bu karlkl etkileim yalnzca bu iki
etkene bal olmadndan hesaplamann geerlilii de snrldr; nden hesaplanamayan ya da yeniden kurulamayan
pek ok baka etken de sz konusudur. Birka tavann
rastlantsal olarak Avusturalya'ya ithalinin nerdeyse tm
ktadaki bitkilerin yok olmasna yol atn hatrlatmakta
yarar var. Rastlant gereini gz ard etmek olanakszdr.
Hegel'in Encyclopedia'snn ikinci basmnda Philosophy
of Law'dan (Hukuk Felsefesi) ald u cmleyi akladn
biliyorum. "Aklc olan (vernnftig) gerektir ve gerek olan
akldr" ancak gereklikten anlalann yalnzca rastlantyla
karan olgusal varlk deil akl kavramndan ayrlamaz olan
varlk olmas kouluyla. 7 Ancak bu durum kurtarma abas
eninde sonunda dngsel bir tartmadan temellenir; eer
rastlanann felsefeyle hibir ilgisi yoksa, tarihin her ikisiyle de ilgisi yok demektir. Tarih, tarihsel gerekircilii tmden
kap dar eden 'Kleine Ursachen Grosse Wirkungen'
(nemli gelimelerin kk balanglar vardr) deyimini s
srekli tar.
nsanlarn neden bunca ak grnen bir anlaya bu
kadar sk kar koyduunu kendimize sormamz gerekir.
Belki rastlantnn gc z-saygmz yaralyor. Alnyazs olarak niteleyebildiimiz
lde, grnmez, sama ya da
aptalca rastlantlardan sz ediyor, hatta hem yaamdaki
hem tarihteki talihsizliklere daha kolay dayanabiliyoruz.
Hereyin eninde sonunda en iyiye gideceine bizi inandrmaya alan Hegel'in metafizik iyimserliini paylaabilsek
herey ne kadar kolaylaacakt. Bu istek, nceden belirlenmi bir mutlu sona inancn nasl formle edilebilecei sorusunu douruyor. Neyse ki, tm gerekirciler ayn zamanda
iyimser deiller. rnein Hegel'le ortak yn ok olan
Oswald Spengler, Bat dnyasnn kanlmaz olarak kecei kehanetinde bulunur. Oysaki metafizik iyimserlikteki
esas e, daha yksek dzeydeki bir gelimeye yol amayan
bir kme ya da bozulmann olamayaca ve olmamas gerekliliidir.

Bu grelilii, kendini gerekircilie balad lde,


ada sanat tarihi retiminin resmi dogmas olarak tanmlamakla byk bir hataya deceimi sanmyorum. Kanlmaz olan yadsmak, bir jeologun buzul an yadsmasna
benzer. Sanat tarihileri, dengeleme eiliminde Hegel'in
ok tesine gitmi olan bu davran benimseyene dek belirli bir zaman gemitir. Hegel'e gre, ilerlemeye hizmet etse dahi bir k tabii olarak sz konusudur. Bugn, bir zamanlar mahkum edilmi her a, gelime izgisinde yerli
yerine oturtmak iin kme kavramn sanat tarihisinin
szlnden silmek bilimsel saylyor. 18. Yzylda Gotik
sanatn desteklenmesini Hegel bile onaylamt. Daha sonra,
Burckhardt'n izinden giderek Wlfflin Barok sanat, VVickoff
Roma sanatn, Riegl ge antik sanat ve Max Dvorak El
Greco'nun mezar resimlerini savundular. Walter Friedlander
manyerist sanat k damgasndan kurtard ve Millard
Meiss ge 14. yzyl resminin olumlu bir deerlendirmesini
yapt. imdi, yakn zamana kadar kitsch'in son aamas olarak grlen 19. yzyl Fransz salon resmine duyulan saygnn yinelenmesine bile tank oluyoruz.
Tm bu abalardan ok ey kazandmzn tartmasna girecek deilim; nyarglardan synldk ve daha dikkatli
bakmay rendik.
Ben barsever bir insanm ve iddia alanlann snrladklan srece be devrin her birinin sz sahibi olmasna izin
vermeye haznm. Metafizik iyimserlikte, doa ile tarihi balayan bir ilerleme biiminin varln da onaylarm. Darwin'
den beri anlam bulunuyoruz ki, burada bir teleolojiye deil, uyum gstermeyeni bertaraf eden bir mekanizmaya gerek vardr. Belki sanat alannda da ou kez rastlantsal bir
deiim, kendi de bir baka semeye yol aan mit verici
bir zme gtrmektedir. Sanat tarihi nce Antik dnemde, sonra Rnesansta daha sonra da Winckelmann tarafndan byle bir geliim izgisi erevesinde sunuldu. O zaman
k olarak grlen, greli olarak bakldnda bir baka
uyum sreci olarak yorumlanabilir. Ama neye uyum? Nihayet her toplum, her topluluk sanatlar ve ltleri zerinde
ayn yarglar yapmaz. Bu balamda Julius von Schlosser
gerek sanat tarihini, slup tarihiyle kartrmamak gerektiinde hakl olarak srar eder. 8 Tabii ki slup tarihi, sanatsal
ustalk olgusuna gre hipotetik yeniden-kurmaya daha yatkndr. Bir bayapt bile koullann uygunluundan bamsz deildir. Ancak ben byk olan sanat yaptnn kkende
bile bilimsel zmlemeye meydan okuyan bir alana ykseldii konusunda estetikakncl onaylyorum. 9
Hegel'in gndeme getirdii konularn gncelliini koruduu bence kuku gtrmez. Bunlarn tartmall sanatn
bugnk durumuyla ilgilidir. Burada bu dersin balna da
giren 'tarih' szcnn yapsndan gelen belirsizlii anmsatmak gerekir. 'Hegel ve Sanat Tarihi', benim burada yaptm gibi Hegel'in sanat tarihi yazmyla olan ilikisi iin kullanlabilecei gibi, rtk olarak Hegel'in kendisinin sanatn
geliimini etkilemi olduunu da belirtebilir ki bu kukusuz
ok daha ar bir tartmadr. Tarih yazmnn olaylarn gidiini de belirleyebildiini unutmamamz gerekir. Hegel'in
diyalektik diye tanmlayabilecei bu geri-besleme tarih felsefesinin belirleyici etkisini aklar. Hegel'in sanatta sadece
ilahi olann yansmasn deil, sanatdan geen srekli bir
yaratma srecinin varln da grdn anmsayalm. (A I,
50) Dolaysyla, klasik antikitenin en ok aire yaratrd
rol her gerek sanatya yklenmitir. O sadece Tannnn
szcs olan bir peygamber, bir kahin deil, ayn zamanda
Tannnn z-varlnn bilincine varmasna yardm edendir.

Hegel'in tarih felsefesi zerine dersleri bize onun byle


ilahi bir grevin tarihsel roln nasl kavradn estetik zerine olanlardan daha ak anlatr. Onun 'dnya tarihine ait
bireyler' diye isimlendirdii kiilerle daha ok politik nderleri kastettii dorudur. En ok aklnda olan da Fransz
ihtilalinin getirdiklerini yok etmeden bunlann stesinden
gelen ve Jena savandan sonra yazd nl mektubunda
'bu dnyann ruhu' diye tanmlad Napoleon'dur. 10 Ancak Hegel'in szn ettii byk adamlar arasna sanatlan
da katmaya hakkmz var; zaten onlar da kendilerinin dtalanmasna izin vermeyeceklerdir. Hegel'e gre 'Dnyann atmas gereken admn farknda olmak ve tm glerini buna
adamak Dnya Ruhunun yneticileri olan sanatlann grevidir... Onlar, isel nitelikleri belirlenmi olan bir sonraki
trn temsilcileridirler' (S. 46)
Gelecei imdiden tanma ve anlama yetisinin sradan
lmllere bahedilmedii aktr. Dolaysyla Hegel'in felsefesinden karlabilecek bir sonu vardr. Amac ne olursa
olsun Dnya Ruhu yeni birey olmaldr. Bylece bilinmeyen ve denenmemi olan, gelecein tohumlarn atma olasln iinde tarken, eski olan da deerini yitirmektedir.
a tarafndan onay grmemi olmak dehann damgas olmaktadr. Byk ustalar zamanlannn nnde olmaldr, aksi
halde byk usta deildirler.
slup deiimlerini, eilim ve moda deiimlerini daha
yksek amalann aa kmas olarak grmeyenlerimiz
kendilerine gelecei neyin beklediini nasl bilebileceimizi
sormaldrlar: Aslnda gelecek neslin hangi nedenle bizden
daha zeki olacan tahmin etmemiz gerektiini de sorabiliriz. Ama Hegel'in metafizik iyimserliini onaylayanlar iin
seip ayklama sreci imdiki zamandan gelecee kaymtr.
Geerli olan, doru hkm tayan, ilahi iradenin snav saylan sadece gelecek baanlandr. ada olaylann eletirisi
kuramsal olarak olanakszdr, nk byle bir eletiri her
zaman gelecekte svgye dnme tehlikesini tar. Eletirmene kalan tek ey rzgrn hangi yne estiini grmeye
almaktr. Popper'in gsterdii gibi metafizik iyimserliin
gerisinde daha da tehlikeli bir dev belirmektedir: Metafizik
karclk.
Ne Popper ne de ben sanatta gelime felsefesinin, avantgarde kuramnn, 11 Hegel felsefesinden yola kp gelitiini
ne srmek istemedik. Ancak Hegel geleneiyle ne denli
esasl bir katknn yaplm olduunun gsterilebileceine
inanyorum. Baka bir yerde Heinrich Heine'nin, Hegel'in
felsefesinden sanat eletirisi iin bu sonucu karan bir deyiinden sz etmitim. Hegel'i Leibniz'den sonra en byk
Alman filozofu olarak gren veKant'n da stnde deerlendiren Heine, Descamps'n bir resmine kt izildii gerekesiyle sansr koyan eletirmenlere Hegel'in lm yl olan
1831'de yazd 'Paris Salons' (Paris Salonlan) da yle kar kmt. "Her zgn sanat, daha dorusu her deha,
kendi estetik ltleriyle deerlendirilmelidir... Renkler ve
biimler, Dnya Ruhu sanatnn zihnini harekete geirdiinde onda uyanan Idea'nn sembollerinden baka birey
deildir." Heine, sanatnn 'gizemli esaret'inden sz eder.
zgrle yer olmaynca herhangi bir eletiri de kibirli bir
bilgilie dnecektir.
Sanat eletirisi alannda eletirmenlerin yenilgiyi kabul
edip Hegel'in 'sanat eletirisinin kendini yok etmesi' diye
niteleyecei noktaya gelmelerinin uzun zaman ald dorudur. Ama 19. yzyl sanatnda birbirini izleyen her devrim
dalgas iyimser bir grelilii tazeledi. lerlemeye olan inan
yalnz politika dnyasna deil, sanat dnyasna da yn ver-

di; geriye sadece ilerlemenin hz ve kar koyanlann ataleti


(sreduum) kald. Bu bileimde artk eletiri eletirmenin
grevi deildi; onun grevi hareketin baansna yardmc olmakt; o yeni dnemin habercisi oldu ve ndeyilerin geree dnmesi iin elinden geleni yapt. Yirminci yzyl balarndaki bildirilerin (manifesto) yeni gn, yeni a, yeni
dzeni nasl bir beeniyle ve ilahi bir tavrla duyurduklann
anmsayalm. Burada da esin kaynan Hegel salamtr.
Eckart Von Sydow, 1920'de davurumcu Alman Kltr
ve resmi zerine yazd bir kitapkta; "Tam anlamyla olmasa da, Alman Ruhu'nun birkez daha Ortaa'da olduu
gibi Dnya Ruhu ile bulutuunu syleyebiliriz" (s. 73) demitir.
Yanl anlalmak istemiyorum. Byle bir ifade davurumculua deil, onun estetik aknclktaki metafizik temeline kar kmaktadr. Daha da ileriye gidip metafizik
inancn bir sanatya ya da sanat akmna ilham verebileceini de sylemek isterim. Hemen hemen her byk sanat
dinseldir ve Hegel'in felsefesin de ki dinsel enin de esinlendirici bir etkisi olmutu. Yzylmzn sanat tarihisinin Hegel'i bilmesinin, orta alarda bir din sanat rencisinin ncili renmesi kadar gerekli olduuna inanyorum. O sadece
bu yolla, rnein ada mimarln balangtaki zaferini
ve gnmzdeki bunalmn anlamay renebilir.
Walter Gropius'un 1923'de "The Idea and the Structure
of the National Bauhaus" (Ulusal Bauhaus Dncesi ve yaps) makalesinde yer alan u cmleyi alalm: "Bir dnemin
dnyaya kar tutumu yaplarnda somutlar, nk bunlarda an hem ruhsal, hem maddi kaynaklan birarada ifade bulurlar" 12 Onun hasl bir ifadeyi hayal ettiini Bauhaus'
ta ilk renci almalan sergisinin alnda yapt konumadan reniyoruz "Dank akademik kurumlar yerine
inancn z olan gizemi korumay ve ona bir kez daha tm
sanatlan balayan ve byk bir Gesamtkunstwerk'te % kendini ortaya karan kapsaml ve gl bir ruhani grnt
iinde eritilene kadar biim vermeyi amalayan kk, gizli
ve kendine yeterli localarn, iliklerin, anlamalarn douuna tank olacaz. Gelecein katedrali, bu byk toplumsal
yarat, yla gnlk yaantnn en kk nesnesini bile aydnlatacak". 13
I
Byk bir mimann bu szlerindeki sarho edici rzgan
sizin de sezdiinizi umanm. Ancak bilirsiniz ki, sarholuu
ou kez bir knt izler ve bunun iin fazla beklememiz
gerekmez. Birka ay nce ngiltere'nin en nde gelen mimarlk tarihisi ve eletirmeni John Summerson, Royal
Institute of British Architects'in altn madalyasn ald
toplantda kendisinin balangta ngiltere iin hararetli
bir Modern mimarlk yanls olduundan sz etmi ve ilk
makalelerindeki naif iyimserlii artk itici bulduunu sylemiti. 1 4 Bir baka nde gelen ngiliz eletirmeni ayn forumda yapt iten bir itirafta, kendisinin Modem mimarlk iin yaplan savata ou kez gerekten ok iyi bulmad yaptlan yalnzca ay kn olmayp, modem olduklan iin
vdn syledi. 15 Bunlar saygya deer itiraflardr ve bizim bugn mimarln retildii ve uyguland her yerdeki tartmalan itenlikle karlamamz gerekir. Gemi birka onyln yanllanndan ancak tartmalar ve kar-tartmlar yoluyla ders alabiliriz.
Grsel sanatlardan resim ve heykel sz konusu olduunda, bu tr eletirel bir tartmaya girmek kolay olmayacaktr. stelik onlann hakl karmak durumunda olduklan
klgsal ltler de yoktur zaten. Burada eletirmen tmyle

kendi banadr. Tabii ki, onun gelecee ilikin hibir nyargs ve umudu olmamasn bekleyemeyiz. Ancak kuramsal olarak da 'Bizim amz'n, hele 'Gelecek alar'n sloganlanyla hareket etmeye hibir zaman hakk yoktur.
Hikimsenin ve hibireyin -Hegel'in tarih iinde var
olduunu sand tecellinin bile- kendi yargmzn ahlaksal
sorumluluunun yknden bizi kurtaramayaca yolundaki
kat ve rktc retinin zerinde srar eden Immanuel
Kan t'tr; "nk" der O "Bir Varlk hangi yolla ilahi olarak
tanmlanrsa tanmlansn, gerekten yle grnse bile, bu
kimseyi byle bir varl Tann olarak nitelemeye ve tapmaya kendi kendine karar verme grevinden balamaz." 16 Burada Kant insanca mmkn olann stnde birey istiyor
olabilir ama Kant'n hakl olduu anlay sanat dnyasnda
temel bulabilseydi ok ey kazanlrd.
NOTLAR:
1-

Hegel, G.W.F., 'YVerken in Zwanzig Banden' Suhrkamp Verlag,


Frankfurt-Main, 1 9 7 0 . A 1 Estetik zerine Derslerinin ilk cildi
anlamndadr.

2-

Benim ders notlarm: "The Ideas of Progress and Their Impact


on Art', Cooper Union, Nevv York, 1971 (sat yaplmyor).
Bu kavram Winckelmann'n kendi yaptlarna da dayanmaktadr.
Herder'in 'Plastik' ( 1 7 7 8 ) yapt konusunda verdii bilgi iin
rencim Alex Pootts'a teekkr borluyum.
Bkz. Benim 'Vom VVert der Kunstvvissenschaft fr die Symbolforschung' Wandlugen des Paradiessischen und Utopischen
(Problem der Kunstwissenchaft II), Berlin, 1966.

34-

56-

7.
8-

910111213141516-

Oxford, 1969.
Popper, K.R., 'Logik der Forschung' Wien, 1 9 3 5 ; 'Die Offene
Gesselschaft und Dire Feinde', Bern, 1 9 5 7 ; 'Das Elend des
Historizismus', Tbingen, 1965.
Rosenkranz, K., Georg YVilhelm Friedrich Hegels Leben, Berlin,
1844, s. 335
Schlosser, J . von, ' "Stilgeschichte" und "Sprachgeschichte" der
Bildenden Kunst'; Sitzungsberichte der Byr. Akademie der
YVissenschaften, Phil-Hist Abt, 1 9 3 5 . Ayn zamanda bkz. Benim, 'Art History and the Social Sciences', Oxford, 1975.
Bkz. Benim; 'Art History and the Social Sciences', Oxford,
1975.
Rosenkranz, K., opcit., s. 229.
Piggioli, R., Teoria del 'Arte d'Avanguardia', Bologna, 1962.
Piggioli bu balamda Hegel'den sz etmez.
'Manifeste, 1 9 0 2 - 1 9 3 3 ' , Diether Schmidt, Dresden, 1964, s. 290.
Ibid. s. 238.
Bkz. 'The Hollovv Victory, 1 9 3 2 - 1 9 7 2 ' Journal of the Royal
Institute of British Architects, December 1976.
Richards, J.M., RIBA Journal, May 1972.
'Die Religion Innerhalb der Grenzen der Blossen V e m u n f t ' ,
II Abschn, II Teil, 4 Stck, par I, YVerke, Berkn, 1914, B d V I ,
s. 318.

(*)

Nazarenler- Ortaa'a duyulan ilginin artmas zerine 19. y y .


balarnda Roma'da bir manastrda iliklerini kuran bir grup
Alman ressam, zellikle fresk trnn yeniden domasna alan grubun balca yeleri arasnda Johann Friedrich Overben
Peter von Cornelius, Wilhelm von Schadovv-Godenhaus, Philipp
Veit, Joseph A n t o n Koch, Julius Schnorr von Carolsfeld bulunmaktadr. (.N.)

($)

Farkl biimlere girme yeteneine sahip Yunan deniz tanrs


(.N.)

(t)

Tm sanat kollarnn ibirlii yaparak rettikleri sanat yapt


anlamnda (.N.)