You are on page 1of 32

EDEBÎ SANATLAR

www.turkceciler.com

02/04/10 1
EDEBÎ SANATLAR-1
Edebi metinlerin anlaşılmasında ve
yorumlanmasında edebi sanatların önemli bir
yeri vardır. Özellikle Divan edebiyatının
anlaşılabilmesi için edebi sanatların çok iyi
bilinmesi gerekir. Divan şiirinde sanatsız bir beyit
hemen hemen yok gibidir. Divan şairleri sanat
yapmaya düşkün olduklarından, bir beyit içinde
birkaç sanatı iç içe kullanmışlardır.

02/04/10 2
EDEBÎ SANATLAR-2
Söz sanatı çoğunlukla nazımda ve nesirde
ortaktır. Nazımda yapılan sanatların birçoğu
nesirde de yer almıştır. Edebî sanatlar söze
güzellik, canlılık vermek ve sözü daha etkili
kılmak için yapılır.

Edebiyatımızda kullanılan belli başlı sanatlar


şunlardır:

02/04/10 3
TEŞBİH(BENZETME)
Ahmet boğa gibi kuvvetlidir.
Benzeyen kendinebenzetme benzetme yönü
benzetilen edatı

*Bileği çelik gibi kuvvetli adam.


*Nur topu gibi çocuk
*Gül yüzünde güller açar.
*O adam tilkinin biridir.
*İnsan gibi hayaletler
*Yolcuyum bir kuru yaprak misali
*Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı, o gün dev gibi bir orduyu yendik.

02/04/10 4
İSTİARE-1
Teşbihin ana unsurlarından biriyle yapılan
benzetme sanatıdır.

a. Açık istiare: Benzeyen yok, kendisine


benzetilen var.
*Aslanım, koçum, aslansın…
*İki kapılı bir handayım
*Semanın kandilleri yanıyor.
*Yüce dağ başında siyah tül vardır.
*Havada bir dost eli başımızı okşuyor.

02/04/10 5
İSTİARE-2
b. Kapalı istiare: Benzeyen var,
kendisine benzetilen yok.
Kişileştirme(teşhis) olan yerde kapalı
istiare vardır.
*Ağlıyordu ırmaklar
*Tekerlekler yola bir şeyler anlatıyor.
*Sanatçılar gülerken perde ağlıyordu.
*Ay, zeytin ağaçlarından yere damlıyordu.
*Yedi yüz yıl süren hikayemizi
Dinlemiş ihtiyar çınarlardan
*Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal
02/04/10 6
MECAZ-I MÜRSEL(AD
AKTARMASI)
AKTARMASI
Benzetme amacı olmadan bir sözün başka
bir sözün yerine kullanılmasına denir.
*Tabağını bitir.
*Sobayı yak.
*Ankara, savaşta tarafsız kalmayı
düşünüyor.
*Ahmet Haşim, edebiyatımızın güçlü
kalemlerindendir.
*Ayağını çıkar, odaya öyle gir.
*Ersin’le Tahir sınıfa haber versinler.

02/04/10 7
ÖRNEK SORU
Anadolu kelimesinin “Anadolu, hepimize hınç, şüphe
ve ehemmiyetsizlikle bakıyordu.” cümlesindeki
kullanılışına benzer bir kullanım aşağıdakilerden
hangisinde vardır?
A)Ankara, bütün Orta Anadolu’ya bir iç kale vazifesini
görmüştür.
B)Erzurum, Türkiye coğrafyasına 1890 metreden bakar.
C)O günlerde Konya’nın nasıl yaşadığını ve ne
düşündüğünü bilmiyoruz.
D)İstanbul’un asıl iç manzarasını, bu sivil mimari
oluşturmuştur.
E)Bursa kadar muayyen bir devrin malı olan bir başka
şehir bilmiyorum.
(1984 - ÖYS)

02/04/10 8
KİNAYE
Bir sözün gerçek anlamının söylenip, mecaz
anlamının kastedilmesidir.
*Bulamadım dünya da gönüle bir mekan
Nerede gül bitse etrafı diken
(iyilik) (kötülük)
* Dursun, gözü açık çocuktur.
• İçinizden en yürekli olan gelsin.
• Hatasını söyleyince yüzü kıpkırmızı oldu.
• Ey benim sarı tamburam/Sen ne için inilersin
içim oyuk derdim büyük/Ben onun çün inilerim

02/04/10 9
Aşağıdakilerin hangisinde bir kinaye vardır?
A) Gönül sevdiğinden soğur
Görülmeyi görülmeyi
B) Gölgesinde dinlendiğim
Koca çamlar yerinde mi
C) Şu karşıma göğüs geren
Taş bağırlı dağlar mısın
D) Elbet bir devasız dertten
Doğan göz bir zaman ağlar
E) Uçtu kuşların kervanı
Her biri bir dala gider
(1992 - ÖYS)
02/04/10 10
TEŞHİS(KİŞİLEŞTİRME)
Kişileştirme demektir. Teşhis, insan dışındaki
canlı ve cansız varlıkları düşünen, duyan ve
hareket eden bir insan kişiliğinde göstermek,
kişileştirmektir.
* Toros dağlarının üstüne
Ay un eledi bütün gece
* Öldüğü gün gök ağlamıştı.
* Atıyor her tepe gül-deste

02/04/10 11
ÖRNEK SORU
“Menekşeler külahını kaldırır.”
dizesindeki edebi sanat, aşağıdaki dizelerin
hangisinde vardır?
A) Güzel gitti diye pınar ağladı.

B) Ak kuğular sökün etti yurdundan

C) Gül budanmış dal dal olmuş

D) Kara yerde mor menekşe biter mi?

E) Gözlerim kapıda, kulağım seste.

1981-ÖYS

02/04/10 12
İNTAK(KONUŞTURMA)
İnsan kişiliğinde canlandırılan bu varlıkları
konuşturmaya intak denir. İntakta kesinlikle teşhis
vardır. Çünkü konuşan tek canlı varlık insandır.
Fakat, teşhiste her zaman intak olmayabilir. Teşhis
ve intak sanatına en çok masallarda ve fabllarda
başvurulur.
• Adam, tam koparacağı sırada menekşe: ” Bana
dokunma!” diye bağırdı.
• Leylek Tilki’ye:”Merhaba” dedi.

02/04/10 13
ÖRNEK SORU
Kütüphanede bir gürültü koptu. Şiir kitapları
orada bulunanlara: “Niye bize bakmıyorsunuz?”
diye bağırdı.
Bu cümledeki en belirgin söz sanatı
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Teşbih (benzetme)
B) Tezat
C) İstiare
D) Kinaye
E) İntak (konuşturma)
02/04/10 14
TECAHÜL-İ ARİF
Bir anlam inceliği oluşturmak için bildiğini
bilmezlikten gelmeye denir.
*Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz? (C. Sıtkı)

* Sular mı yandı? Neden tunca benziyor


mermer?(A. Haşim)

02/04/10 15
HÜSN-İ TÂLİL
Güzel bir nedene bağlama demektir. Edebiyatta,
herhangi bir gerçek olayın meydana gelmesini,
hayali ve daha güzel bir nedene bağlama
sanatıdır.
• Ateşten kızaran gül arar da
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi
F.N.Çamlıbel
*Yeni bir ülkede yem vermek için atlarına
Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgarına
Y. Kemal
*Hâk-i payine yetem der ömürlerdir mutttasıl
Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su Fuzuli
02/04/10 16
TEVRİYE
Tevriye; örtmek, meramı gizlemek demektir.
Edebiyatta, nükte yapmak amacıyla iki anlamı
bulunan sözcüğün uzak anlamını kastederek
kullanma sanatıdır.
*Beyefendi grubumuzun güneşi, sen de ayısın.
*Tahir Efendi bana kelp demiş/İltifatı bu sözde
zahirdir
Mâlîki mezhebim zira benim/İtikadımca kelp
Tahirdir (Nef’i)
*Ulusun, korkma nasıl böyle bir imanı boğar

02/04/10 17
MÜBALAĞA(ABARTMA)
Edebiyatta sözün etkisini artırmak için bir şeyi
olamayacağı biçimde yahut olduğundan çok az
gösterme sanatıdır. Ancak bu aşırı anlatma soğuk
olmamalı, nükteli ve zarif olmalıdır. Divan şairlerinin
daha çok medhiye, fahriye ve hicviyelerde başvurdukları
bir sanattır.
*Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle (Y. Kemal)
*Akdeniz’in dalgası gönlüm kadar taşmadı.
*Ateş kesilir geçse saba gülşenimizde
*Alem sele gitti gözüm yaşından
*Merkez-i hâke atsalar da bizi/ Küre-i arzı patlatır çıkarız
(N. Kemal)

02/04/10 18
ÖRNEK SORU
Aşağıdaki dizelerin özellikle hangisinde bir
abartma vardır?
A) Bir ah çeksem dağı taşı eritir
Gözüm yaşı değirmeni yürütür
B) Bu topraklar ecdadımın ocağı
Evim, köyüm hep bu yerin bucağı
C) Ne doğan güne hükmüm geçer
Ne halden anlayan bulunur
D) Derdim çoktur hangisine yanayım
Yine tazelendi yürek yarası
E) Yükseğinde büyük namlı karın var
Alçağında mor sümbüllü bağın var
(1991 - ÖYS)
02/04/10 19
TEZAT
Edebiyatta iki düşünce, duygu ve hayâl
arasında birbirine karşıt olan nitelikleri bir
arada söyleme sanatı.
*Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz
*Âdular kahkaha eyler, güruh-ı dostan ağlar
*Gerçek mi yalan mı duyduğum haber
*Neden böyle düşman görünürsünüz
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar
*Ağzı yok dediler
Dediklerince var imiş

02/04/10 20
TENASÜP
Bir konu üzerinde, aralarında türlü ilgiler bulanan en
az iki sözcük, terim ve deyimi bir dize ya da beyit
içinde rast gele, sıralama amacı gütmeden
kullanmaktır. Ancak bu sözcükler arasında karşıtlık
ilgisi bulunmaması gerekir.
*Aşk derdiyle hoşem, el çek ilacımdan tabip
Kılma derman kim, helakim zehr-i dermanımdadır
*Gonca gülsün gül açılsın cûy feryâd eylesin
Sen sus ey bülbül biraz gül-şende yârim söylesin(Nabi)

02/04/10 21
TEKRİR(YİNELEME)
Sözün etkisini güçlendirmek için bir sözcüğü
ya da söz kümesini art arda tekrar etme
sanatıdır.
*Ey varlığı varı var eden var
Yok yok sana yok demek ne düşvâr (Z. Paşa)
* Büyüksün İlahi büyüksün büyük
Büyüklük yanında kalır pek küçük (Ali Haydar Bey)
*Senin şem’-i cemâlinde vücûdum
Münevverdir münevverdir münevver (Nesimi)

02/04/10 22
CİNAS
Söylenişleri ve yazılışları aynı, anlamları farklı olan
kelimeleri bir arada kullanma sanatıdır.
*Kısmetindir gezdiren yer yer seni
Göğe çıksan âkıbet yer yer seni (İbni Kemal)
*Bülbül eder güle naz/ Gül eder bülbüle naz
Bugün bir şehre vardım/Ağlayan çok gülen az
*Eyleme vaktini zâyi’ deme kış yaz oku yaz
(Sünbülzâde Vehbi)
*Bağda meyler içilir nâleler eyler neyler
Sesi çıkmaz acaba bülbül uyur mu neyler

02/04/10 23
LEFF Ü NEŞR
Genellikle bir beyit içinde, birinci dizede en az iki şeyi
söyleyip, ikinci dizede bunlarla ilgili benzerlik ve
karşılıkları verme sanatıdır. Divan şiirinde çok sevilmiş
ve kullanılmış bir sanattır.

*Bakıp ol şûh ile nâz ü niyâze meşkederiz


Gülün tebessümüne bülbülün temanesine (Nedim)

*Yâkût-sirişkiz yerimiz dîde vü dildir


Ateşle sudan hâsıl olur bir güheriz biz (Ş. Galip)

02/04/10 24
TELMİH
Söz arasında, geçmişteki herkesçe bilinen bir
olaya, ünlü bir kişiye, bir inanca ya da yaygın bir
atasözüne işaret etmek, onu hatırlatmaktır. Telmih
edilen şey uzun uzadıya açıklanmaz, bir iki
sözcükle anımsatılır.
* Gökyüzünde İsa ile
Tûr dağında Musa ile
Elindeki âsâ ile
Çağırayım Mevlam seni (Yunus Emre)
• Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi (M. Akif)

02/04/10 25
ALLİTERASYON
Bir ahenk meydana getirmek amacıyla bir
dizede aynı sessiz harfin tekrar edilmesine
aliterasyon denir.
*Eylülde melûl oldu gönül soldu da lâle
Bir kaküle meyletti gönül geldi bu hâle
(Edip Ayel)
*Dost-bûsi arzusuyla ger ölürsem dostlar
Kûze eylen toprağım sunun ânınla yâre su (Fuzuli)

02/04/10 26
SECİ
Divan edebiyatında nesirdeki(düzyazı)
kafiyeye denir.

*Dost yolunda nistlik gerek, yâr önünde


pestlik gerek, ten cübbesi çâk gerek,
gönül evi pâk gerek.

02/04/10 27
ÖRNEK SORULAR
Nedir can kim anı sen nâzenin cânâne vermezler
Sana âşık olanlar yoluna cânâ ne vermezler
Bu dizelerde olduğu gibi, söylenişleri bir, anlamları
ayrı iki sözü bir arada bulundurma sanatı
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Cinas B) Hüsn-i tâlil C) Teşhis
D) Tevriye E) İntak

02/04/10 28
ÖRNEK SORULAR
İlahi, kabul senden ret senden; şifa senden, dert
senden… İlahi, iman verdin, daim eyle; ihsan
verdin, kaim eyle.
Bu parçada altı çizili sözcükler aşağıdakilerden
hangisine örnektir?
A) İmale B) Seci C) Alliterasyon
D) Redif E) Cinas
1987-ÖYS

02/04/10 29
ÖRNEK SORULAR
Kalem böyle çalınmıştır yazıma
Yazım kışa uymaz, kışım yazıma
Bu iki dizedeki söz sanatı, aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Benzetme(teşbih) B) Cinas

C) Kişileştirme(teşhis) D) Abartma(mübalağa)
E) İstiare
1986-ÖYS

02/04/10 30
ÖRNEK SORULAR
Yapıtlarında daha çok kırsal kesim insanlarını anlatan birkaç
yazar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’yla görüşmeye gider. Bu
ilgiden çok hoşnut olan Yakup Kadri, bir ara merakla konuk
yazarlara, nerelerden geldiklerini sorar.Yazarlardan biri
gülerek: “Yaban’dan geliyoruz üstat, Yaban’dan!” der.
Bu parçada geçen “Yaban’dan geliyoruz!” sözünde, aşağıdaki
açıklamaların hangisinde uygun bir söz sanatı vardır?
A) Bir anlam inceliği yaratmak için bildiğini bilmezlikten gelme
B) Bir sözcüğü alışılmış anlamının dışında bir anlamda kullanma
C) Söylenmek isteneni en az sözcükle anlatma
D) Bir gerçeği sezdirmek için bir sözün hem gerçek hem de mecaz
anlamıyla kullanma
E) Söz arasında, bilinen bir duruma işaret etme
1990-ÖYS

02/04/10 31
ÖRNEK SORULAR
Anavarza at oynağı/ Kana bulanmış gömleği/ Kıyman a
zalimler kıyman/ Koca karının bir değneği
Yaşlı bir kadının öldürülen tek oğlu için duyduğu
acıyı dile getiren bu dörtlükte, aşağıdaki
açıklamalardan hangisine uygun bir söz sanatı
vardır?
A) Bir anlam inceliği yaratmak için bildiği şeyi bilmez
görünme
B) Bir sözcüğü, iki anlamını birden sezdirecek biçimde
kullanma
C) Bir sözcüğü, gerçek anlamı dışında başka bir sözcük
yerine kullanma
D) Bir olgunun gerçek etkenini bir yana bırakarak olguyu
başka bir nedene bağlama
E) Birkaç şeyi söyledikten sonra onlarla ilgili başka şeyleri
bir sıra gözeterek anlatma
1988-ÖYS
02/04/10 32