You are on page 1of 42

TİCARİ İŞ

ve
SONUÇLARI
TİCARİ İŞLER ve TABİ OLDUKLARI HÜKÜMLER

 I-Genel Olarak
 Yukarıda da belirtildiği gibi Ticaret
Hukukumuzun uygulamasında esas
"ticari işletme" esas kavramı
alınmıştır.
§-3- TİCARİ İŞLER ve TABİ OLDUKLARI HÜKÜMLER

 I-Genel Olarak
 Ancak yasa koyucu bu kavramla
yetinmeyerek Ticaret Hukukunun
uygulama alanını belirlerken "ticari
iş" ve "ticari hüküm"
kavramlarından da yararlanmış ve
bu hukuka özgü sınırların
belirlenmesi amacını gütmüştür.
 Birişin ticari olarak
nitelendirilmesi Ticaret
Hukukunun uygulama
alanının belirlenmesi
açısından önem taşır.
 Yapılacak aynı işin farklı
hükümlere tabi
tutulmasının uygulama
açısından büyük önemi
vardır.
 Örneğin bir alım satım
sözleşmesinin ticari iş
olarak nitelendirilmesi
haliyle bu sözleşmenin
adi iş olarak
nitelendirilmesi arasında
uygulanacak hükümler
açısından farklılıklar
vardır.
 Birişin, adi veya ticari iş
olarak nitelendirilmesi, bu işe
hangi hükümlerin
uygulanacağının belirlenmesi
açısından büyük öneme
sahiptir.
 Buna karşılık bir işin sadece adi iş
olması ya da sadece ticari iş
olması durumunda ortada bir
sorun olmaz. Çünkü o işe sadece
adi iş ya da sadece ticari işe ilişkin
kurallar uygulanacaktır.
 Buna bağlı olarak "ticari iş" olarak
nitelendirilen işler özel bir alan
oluşturur ve biraraya gelerek
Medeni Hukukun özel bir kısmını
meydana getirirlerse Medeni Hukuk-
Ticaret Hukuku birliği gerçekleşmiş
olur.
 Buna karşılık, her ne kadar TK m. 1’de
Ticaret Kanunu, Medeni Kanunun
ayrılmaz bir parçası olarak
nitelendirmişse de hukuk
sistemimizde bu birlik
gerçekleşmemiş, Yasakoyucunun
Medeni Kanun ve Borçlar Kanununda
adi iş olarak nitelediği pek çok iş
Ticaret Kanununda "ticari iş "olarak
kabul edilmiş ve bunlara özel kurallar
getirilmiştir.
II- Hangi İşler Ticaridir?
TTK md. 3 hangi işlerin ticari iş
olduğunu belirlemiştir. Aynı zamanda
21. maddede belirlenen ticari iş karinesi
ile birlikte yapılacak değerlendirme
sonucunda bir işin ticari iş olup
olmadığı şu ölçütlere göre yapılabilir.
a) Ticaret Kanununda düzenlenen işler (TTK m. 3)

Bu düzenleme gereğince TTK da düzenlenen


bütün işler başka her hangi bir ölçüt
aranmaksızın yasa gereği ticari iş olarak
kabul edilecektir.
Kural olarak TTK da düzenlenen hususlar ticari
işletme ile ilgilidir.
Buna karşılık ticari işletmeyi ilgilendirmese de
TTK da düzenlenmiş bir husus, örneğin at
arabası ile taşıma işi ticari iştir. TTK da
düzenlenen haksız fiiller de ticari iş
niteliğindedir
b)Ticari işletme ile ilgili işlem ve fiiller (TTK m.3)

Ticari yaşamda geçerli olan görüşler


uyarınca ticari işletmede yürütülen ticari
faaliyet ile doğrudan veya dolaylı bir
ilişkisinin bulunduğu kabul edilebilen her
işlem , fiil ve işi ticari sayılır.
Onun bir hukuki işlemden, hukuki işlem
benzerinden, vekaletsiz iş görmeden, haksız
fiil veya sebepsiz zenginleşmeden doğması
arasında bir fark yoktur
c)Ticari iş karinesinin uygulanması :
TTK md. 21 gereğince "Bir tacirin
borçlarının ticari olması asıldır".
Burada bir karine konulmaktadır. Aynı
maddeden anlaşıldığı gibi tüzel kişi
tacirlerin her türlü işleri ticari iştir.
Yani bu kişilerin adi hukuk alanı
yoktur. Buna karşılık gerçek kişi
tacirler bu karinenin aksini iki yoldan
kanıtlayabilirler:
i-İş, eylem yada işlemin ticari sayılmaması
gerektiğinin halin icabından kaynaklandığı
durumlar. Örneğin tacirin evlenme
sözleşmesi yapması, halin icabından bu
sözleşmenin ticari iş olarak
nitelendirilememesi sonucunu doğurur.
ii-İşin işletmesi ile ilgili olmadığının gerçek
kişi tacir tarafından karşı tarafa açıkça
bildirilmiş olması.Örneğin tacirin evinin
ihtiyacı için bir koltuk takımı satın
almasında bunu açıkça beyan etmesi.
III-Bir Taraf İçin "Ticari İş" Diğer taraf
İçin "Adi İş " Say ıla n Haller

  Bir iş, bir taraf için "ticari" diğeri için


"adi" iş olarak nitelendirildiğinde
durumun ne olacağına ilişkin sorunun
cevabını TTK m. 21/2 vermiştir:
 Buna göre "Taraflardan yalnız birisi
için ticari iş niteliğinde olan
mukaveleler kanunda aksine hüküm
olmadıkça, diğer taraf için de ticari
sayılır".
Hangi İşler Ticaridir?
 a)Türk Ticaret Kanununda
düzenlenmiş olan işler (TTK
md. 3)
• b)Ticari işletme ile ilgili bütün
işlem ve fiiller (TTK md.3)
• c)Ticari iş karinesinin
uygulanması
Bu durumda taraflardan birisi için ticari iş
olarak nitelendirilen iş eğer karşılıklı irade
uyuşmasından (sözleşmeden) doğuyorsa, yasada
aksine bir hüküm bulunmadığı sürece kural
olarak bu iş her iki taraf için de ticari iş
sayılacaktır.
Ancak bundan doğan anlaşmazlıklar doğrudan
doğruya hukuk mahkemelerince çözülecektir.
Çünkü TTK md. 4 f. 1 gereğince bir
uyuşmazlık nedeniyle Ticaret mahkemelerine
gidilebilmesi için işin her iki taraf için de ticari
iş sayılması yetmez, her iki taraf için de " ticari
iş" olması gerekir.
Eğer bir taraf için ticari iş olarak
nitelendirilen iş karşılıklı irade
beyanlarından doğmuyor, örneğin bir
haksız fiilden doğuyorsa bu iş doğrudan her
iki taraf için de adi iş olarak
nitelendirilecektir.
IV-Ticari İş Olarak Nitelendirilmeye Bağlanan
Sonuçlar
 1-Ticari İşlerde Teselsül Karinesi
 BK md. 141 adi işlerde müşterek
borçlular arasındaki müteselsil
sorumluluğun ancak taraf
iradesinden açıkça anlaşılabilen
hallerde ve yasada buna ilişkin özel
düzenlemelerin olması durumunda
gerçekleşebileceğini belirtmiştir.
Buna karşılık TTK md. 7/1
gereğince:
"iki veya daha fazla kimse
içlerinden biri veya hepsi
için ticari mahiyeti haiz bir
iş dolayısıyla diğer bir
kimseye karşı müştereken
borç altına girerlerse,
mukavelede aksi
kararlaştırılmış olmadıkça
müteselsilen mesul
sayılırlar" .
Ticari işlerde kefalet
Yine aynı maddenin ikinci
fıkrası gereğince ticari bir
borca kefalet halinde aksi
öngörülmemişse kefaletin
müteselsil olması esasını
koymaktadır.
Buna karşılık adi işlerde
aslolan kefaletin müteselsil
olmamasıdır.
 Buna bağlı olarak da eğer kefalet
müteselsil sayılmazsa, alacaklı,
doğrudan doğruya kefile
başvuramayacak, ancak alacağını elde
etmek için borçlunun malvarlığına
başvurup sonuç elde edememiş ya da
yasada belirtilen nedenlerle borçluya
başvurmasının mümkün olmaması
hallerinin (iflas, aciz vesikası, hakkında
Türkiye'de takip yapmanın olanaksızlığı
gibi) gerçekleşmiş olması aranacaktır
 Müteselsil kefalette ise alacağın
ödenmemesi neticesinde alacaklı
2-Ticari İşlerde Faize İlişkin Hükümler.
 Ticaret Kanununun 8, 9 ve 10.
maddelerinde de "ticari faiz"e
ilişkin hükümler vardır. Bu
maddelerde düzenlenen faize
ilişkin hükümlerin özellikleri şöyle
sıralanabilir.
 Hukukumuzda faize ilişkin
düzenlemeler hayli dağınık ve
karışık haldedir. Mevzuatta bir çok
yerde bu arada Borçlar
Kanununda, Kanuni Faiz ve
Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda
(3095 sayılı Kanun) faize ilişkin
genel düzenlemeler mevcuttur.
1- Faizin Türleri
a) Kapital faizi
Bir miktar parayı talep hakkına
sahip bulunan alacaklıya, bu
paradan belli bir süre yoksun
kalması nedeniyle borcun
vadesine kadar ödenen
karşılığı ifade eder.
b) Temerrüt faizi:
 Para borcunu zamanında
ödemeyerek temerrüde düşen
borçlunun ödemesi gereken paradır.
Temerrüdün gerçekleştiği andan
itibaren başlar. Kapital faizinin
ödenmesinde temerrüde düşülürse
temerrüt faizi kural olarak
mahkemeye veya icra dairesine
başvurma anından itibaren başlar.
 Temerrüt faizinin ödenmesinde
gecikilmesi durumunda temerrüt faizi
talep olunamaz.
c)Tazminat faizi:
 yasada düzenlenmemiş,
uygulamada yer almaktadır.
 Esas itibariyle bir haksız fiil
sonucunda doğan bir para alacağı
olarak ifade edilen bir tazminat
ödeme borcuna, zarar gerçekleştiği
tarihten itibaren yürütülen faizi
ifade eder.
 Bir fikre göre, haksız fiil faili her
zaman mütemerrittir. Bu nedenle
İkinci fikre göre ise temerrüt için
borcun muayyen olması ve ihtar
gereklidir. Bu koşullar
gerçekleşmeden temerrüt faizine
ilişkin kurallar uygulanamaz.
Bu yüzden de borcun doğumundan
itibaren uygulanması gereken faize
ilişkin bir kural olmadığından bu
boşluk kapital faizine ilişkin
kurallarla doldurulmalıdır.
d-Kanuni faiz-İradi (akdi)faiz:
 Miktarı yasa tarafından
belirlenen kapital ve temerrüt
faizi, kanuni (yasal, nizami)
faizdir. Akdi (iradi) faiz ise
miktarı sözleşme ile
karşılaştırılmış faizdir.
 Buna karşılık 3095 sayılı Yasa
açısından , yasal faiz deyimi
sadece miktarı sözleşme ile
belirlenmemiş olan kapital
faizini ifade eder. Sözleşme ile
gösterilmemiş olan temerrüt
1- Faizin Türleri
 a) Kapitalfaizi
 b)Temerrüt faizi
 c)Tazminat faizi
 d-Kanuni faiz-İradi faiz:
2-Faiz Oranları
 a)      Kapital faizinde: gerek adi
gerek ticari işlerde taraflar sözleşme
serbestisi sınırları içerisinde faiz
miktarını diledikleri gibi
belirleyebilirler.
 Taraflar bu konuda bir belirleme
yapmamışlarsa, Merkez bankasının
önceki yılın 31 Aralık günü kısa
vadeli kredilere uyguladığı reeskont
oranı uygulanacaktır. Yılın ikinci
yarısında eğer 30 Haziran günü bu
orandan 5 puan fazla ya da az ise
bu oran uygulanacaktır.  
 TTK 9/I,2 de , faizin işlemeye
başladığı tarihte ödeme yerinde
benzer işlemler için daha yüksek bir
faiz ödenmekte ise bu faiz
miktarının esas alınacağı hükmü
3095 sayılı yasanın 5/II maddesi
uyarınca
 “ BK ve TTK nın kanuni faiz ve
temerrüt faizini belirleyen
hükümleri uygulanmaz” denildiği
için , her ne kadar 9/I,2 de bir faiz
oranı verilmemiş olsa da faiz
b) Temerrüt faizinde:
 Adi ve ticari işlerde borçlunun
temerrüde düşmesi halinde
uygulanacak faiz taraflarca
serbestçe karalaştırılır.
Kararlaştırılmamışsa kapital faizi
için belirlenen kural burada da
geçerlidir. Ancak Merkez
bankasının önceki yılın 31 Aralık
tarihinde kısa vadeli avanslara
uyguladığı faiz daha fazla ise bu
miktar uygulanır. Yılın ikinci
yarısında 30 haziran günü
 Kısa vadeli avanslara uygulanan faizin
uygulanabilmesi için, ticari faiz ya da
yasal faizin talep edilmesi biçimindeki
talep yeterli değildir. Açıkça kısa vadeli
avanslara uygulanan faizin talep
edilmesi gerekir.
 Taraflar arasında temerrüt faizi
belirlenmemiş, buna karşılık kapital faizi
belirlenmişse, bu faiz oranı reeskont
oranından ya da kısa vadeli avanslara
uygulanan orandan daha fazla ise bu
oran uygulanır.
 Yasada belirtilen özel hallerde
3-Ticari İşlerde Faizin Özellikleri
a-Ticari işlerde daha
önceden kararlaştırılmış olmasa bile faiz
yürütülür
 Buna karşılık BK 307.
maddeye göre adi karz
(ödünç) sözleşmelerinde
faiz istenebilmesi için
bunun ayrıca şart
edilmiş olması aranır.
b-Ticari işlerde faiz oranı serbestçe
belirlenir. (TTK md.8/1
  ii- Bunakarşılık bu hüküm
de mutlak değildir. TTK
md. 8/3 gereğince "Ödünç
Para Verme İşleri,
Bankalar Tasarruf
Sandıkları ve Tarım Kredi
Kooperatifleri hakkındaki
hususi hükümler
mahfuzdur".
c- Faize faiz yürütmek yasaktır. (TTK
md.8/2).
 “Faizin ana paraya
zammedilerek tekrardan faiz
yürütülmesi evvelden
mukavele edilmiş olsa bile
batıldır (BK 308/2). 3095
sayılı yasa da mürekkep faizi
yasaklamıştır. Ancak bundan
TTK'nın ilgili hükümlerini
muaf tutmuştur.
Buna göre TTK 8/2 gereğince :
"Cari hesaplarla
borçlu bakımından ticari iş
mahiyetini haiz olan karz akitlerinde"
üç aydan az olmayan devreler
itibariyle
faiz yürütülmek ve
 ana paraya eklenmek kaydıyla
geçerli kabul edilmiştir.
d-Ticari işlerde temerrüt faizi ve adi
işlerde temerrüt faizi oranı tarafların
anlaşmalarına göre belirlenebilir
 . Buna karşılık bu

oranın
belirlenmediği
durumlarda adi
işlerle ticari işler
ayrı
düzenlenmiştir.
 a-Ticari işlerde daha
önceden kararlaştırılmış
olmasa bile faiz yürütülür
 b-Ticari işlerde faiz oranı
serbestçe belirlenir. (TTK
md.8/1
 c-Faize faiz yürütmek
yasaktır. (TTK md.8/2).
 d-Ticari işlerde temerrüt faizi
ve adi işlerde temerrüt faizi
oranı tarafların anlaşmalarına
göre belirlenebilir
3-Ticari İşlerde Zamanaşımı
Süreleri
 TicaretKanunu, aksine
yasada düzenleme olmaması
halinde zamanaşımı
sürelerinin
değiştirilemeyeceğini
öngörmüştür (TTK md.6)